You are on page 1of 642

SERVERTANLL

yzyllarn
gCTegl
ve
miras
NSANLIK TARHNE
GR
II
ORTA AG
cem yaynevi



c10 - eskikitaplarim.com
YZYILLARIN GERE VE MRASI
NSANLIK TARHNE GR
Birinci basm: Ocak 1986
nc basm: Kasm 19W3
Drdnc basm: Kasm 1995
YZYILLARIN GERE VE MRASI
NSANLIK TARHNE GR
II. ORTAA
Servcr Tanlli / Yaymlayan: Cem Yaynevi / 4. Basm: Kasm 1995
Kapak: Sait Maden / Harita izimleri: Semih Poroy / Dizgi: Ekran
Dizgi / Bask: zyurt Matbaas
CEM YAYINEV Kkparmakkap pek Sokak No: 11
Beyolu-STANBUL Tel: 243 05 50 - 243 20 23 Faks:244 15 33
SERVER TANILLI
yzyllarn
gerei
ve
miras
NSANLIK TARHNE
GR
II
ORTAA
.cemfTY
yaynevi v #
ORTAA STNE
Or t a a terimi, XV. yzyldan kalmadr. talyan ede
biyatlar ve tarihileri evresinde ortaya kt bu terim. Bu
aydnlar, kendi kltrlerinin, dorudan doruya lka kltrn
den doduuna inanyorlard; bu lka kltr, talyada, yeni
den ortaya kmt onlara greVe lkala Rnesans arasnda
ki dneme, derin bir kltrel k, bir Orta a (medium
aerum) olarak bakyorlard.
nsanlk tarihinin ana devirleri -malm- XVII. yzyln
sonunda saptand: lka, Ortaa ve Modern Zamanlar idi bun
lar. Ykselen burjuvazinin grlerini dile getiren Rnesans
tarihileri de, Ortaa, Kilisenin egemen olduu bir gerileme
ve karanlklk devri olarak gryorlard. XIX. yzylda, burju
vazi, feodalizm kar kesin zaferini kazannca, en ileri lkelerin
burjuva tarihileri, Ortaala ilgili deerlendirmelerini deitir
diler; bilime tarihsel ilerleme kavram girdii iin, bir Orta-
an yarlm tanmak zorunda kaldlar bu tarihiler de. Bu
devri lkletirmeye ve adalatrmaya kalkanlar bile oldu.
Ancak, gerei u ki, burjuva bilimi, Ortaa hakknda gerek
ten bilimsel ve nesnel bir lt koyamad ortaya.
Kimi keyf dnemletirmelerin kaynanda bu yatar.
Ortaam balangcn, bazan I. Konstantinusun hkm
darlna, bazan Bat Romann son imparatorunun tahtndan
indirilmesine (476), ya da Arap istilasnn Avrupaya yneliine
(VIII. yzyl) karrlar; Ortaam bitimi de bylesine keyfi
biimde gsterilir: stanbulun Trklerce zapt (1453), Ameri
kann kefi (1492), Almanyada Reformun balamas (1517),
daha eski olaylar ya da.
Ortaa teriminden neyi anlamal gerekte?
Ortaa tarihi, f e o d a l r e j i m in, yani feodal sosyo -eko-
7
nomik oluumun tarihidir aslnda. Feodalite kavram, burjuva
tarihiliinde, XVIII. yzyldan balyarak domutur. Bu
terim, vassalhk ilikileri zerine kurulu siyasal, sosyal ve hukuk
sal rgtlenii ve vassallerin senyre kar yerine getirmekle
ykml olduklar borlan belirtmek zere bugn de kullanlr
ve devletlerin paralanp dal byle anlatlmak istenir.
Yeterli midir bu kadar?
yle sylemeli aslnda: Feodal rejim, topran, temel re
tim arac olarak, byk toprak sahiplerinin elinde olduu bir
retim biimidir; yle ki, bu byk toprak sahipleri, o toprak
zerinde kendi bireysel ekonomierini yneten baml kylle
rin emeini smrrler. Feodalizm, lkeden lkeye ne denli
eitlilik gsterirse gstersin, feodalitede retim ilikilerinin
temeli budur. Kleye, kendi emeindeki karlardan hibirini
tanmayan kleci retim biimine oranla, ileri bir nitelii de var
dr. Aklamaya gerek yok, feodal rejimdeki bu retim ilikileri
de, toplumun yapsn, hukuksal ve siyasal st yapsn, giderek
ideolojik yaamn belirlemitir.
te, bylesi bir feodalizm kavramdr ki, Ortaa da iine
alacak genel zamanlama ile, devrin kendi iindeki dnemlendi-
rilmesi hakknda nesnel ltler verebilmektedir bize. Buradan
hareketle, Ortaam tarihi, kleci rejimin dyle, yani V.
yzylda balar; ve Avrupann en ileri lkelerinde burjuva dev-
rimlerinin, yani kapitalizmin douunu izleyen devimlerin bala
masyla sona erer. Avrupada ilk nemli buirjuva devrimi ise,
XVII. yzyln ortalarndaki n g i l i z d e v r i mi oldu.
Modern tarih, onunla balar aslnda. Bylece, Avrupada Orta
a tarihinin zamansal erevesi, V. yzyl ile XVII. yzyl orta
lar arasnda yer alr.
Bu zamanlamay Dou iin kullanrken elbette dikkat etme
li.
Douda feodalizm konusunda ise, yle bir dncenin ile
ri srldn de yeri gelmiken hatrlatalm: Feodalizm, Dou
iin sz konusu olmamak gerekir. Gerekten, Japonya bir yana,
Dou toplumlar byle bir retim biimini tanmam gzk
yorlar; Japon feodalitesinin bile Avrupadaki ile benzerlii tam
deildi. yle olunca, feodalizm, Batya, yalnz onun tarihine
has bir devirdir demek, gereklere daha uygun der.
Kukusuz, doru deil bu dnce; Dou da tamd feodaliz
mi.
Ortaa tarihi, bir yerde, feodal retim biiminin douu,
gelimesi ve sona eriinin tarihi olduundan, yle bir dnemle-
me gereklere uygundur: 1) Y u k a r O r t a a (V. yzyl -
XI. yzyl ortalar), ilkel feodalizm; 2) A s l O r t a a (XI. -
XV. yzyllar), gelimi, feodalizm; 3) A a Or t a a
(XVI. yzyl - XVII. yzyl ortalar), feodalizmin bitimi, yani
Avrupa'nn eri gelimi lkelerinde kapitalist ilikilerin palazlan
d, giderek feodal retim biiminin dal dnemi. Birok yn
den grecedir bu blnme; nk, tarihsel gelimenin ritmi,
eitli lkelerde pek eitsiz olmutur. Ancak, yle de olsa, Orta
am hemen her dnemindeki gelimenin genel kanunlarm
yanstmaktadr.
lkel feodalizm dnemi, feodal retim ilikilerinin, toprak
zerinde feodal mlkiyet hakknn doup yerletii ve byk top
rak sahipleri snf ile baml kyller snfnn olutuu bir
dnemdir. Avrupa, bu dnem boyunca, ana izgileri tm Orta
a iin tipik kalm olan bir tarm biimine tank oldu. Ve
bu dnemdedir ki, Avrupa milliyetleri olutu ve ilk Avrupa dev
letleri dodu.
kinci dnemde, feodal toplum doruuna kar. Zanaatla
tarmn birbirinden ayrl, zanaat ve ticaret merkezleri olarak
kentlerin yeniden douuna varr. Kentlerin alp serpilii,
meta-para ilikilerini artrr. Feodal toplumun grn deiir,
yaam daha az yeknesaklar, laik kltr ve kent kltr ortaya
kar. Yeni bir devlet rgt biimi grlr: Zmrelerin (ordre)
temsili ile yumuatlm monaridir bu. Gelimi feodalizm,
kyller zerindeki smry de oaltr; bu ise, snf ztlklar
n keskinletirir. Feodalizme kar eitli kyl bakaldrlar ile
doludur bu dnem. Dnemin bitiminde, talyada, yeni bir ideo
lojinin, ykselen burjuvazinin dnya grn dile getiren hma-
nizmann palazland grlr.
9
nc dnem boyunca, feodal rejimin i elimeleri kes
kinlemesini srdrr. Geleneksel hale gelmi mlkiyet ve ktisa
d rgtleni biimleri, retici glerin gelimesine takanak
olur. Feodal toplumun barnda, kapitalist retim biimi doar.
Feodal smr ile gelimekte olan kapitalist smr arasnda
skp kalm bulunan alan kitlelerin durumu, her yerde ar
lar. Feodal toplum, bir kmaza saplanr. Katolikler, feodal
ideoloji olarak, yeni sosyal snflarn gereksinmelerine yant ver
mez olur. XVI. yzyl, Avrupada, feodalizme kar ilk ideolojik
savan, yani Reformun yzyldr; Ortaam en byk halk
bakaldrsnn, yani Almanyada Kyl Savann yzyldr.
Avrupallarm, byk keifler sayesinde dnya hakkndaki tasar
lar altst olur; modern deneysel bilim ilk admlarn artar; feo
dal snf, yok oluunu nlemek, egemenliinin sona eriini gecik
tirmek ister ve bu amala da, feodal devletin en gl hkmet
biimini, mutlak monariyi kabul eder ve katolik gericilii salve
rir ortaya. Ancak, feodal toplumun temelleri bir kez sarslm
tr; Avrupann en ileri lkelerinden biri, ngiltere, burjuva dev-
riminin eiindedir.
Ortaam zaman dolmutur.
Biz, bu ciltle, salt hacim sorunu yznden, Ortaam ilk
iki dnemini anlatacaz; son dnem ise, nc ciltde ele alna
cak. O ciltte, XVIII. yzyl da anlatacaz.
Konumuzun ayrntlarna balamadan nce belirtelim ki,
Ortaa tarihinin inceleniindeki nemi azmsamamal. Feoda
lizmin gelimesindeki kanunlar tanmak, bu rejimin evrensellii
gznnde tutulursa, insanlk tarihinin geliimini tanmak bak
mndan gereklidir. Bu kanunlarn incelenmesi, yerini kanlmaz
olarak sosyalizme brakacak olan kapitalizmin gerici niteliini
aydnla karr; nk, kapitalizmin feodal rejimin barndaki
gelime srecinin bilinmesi, onun kanlmaz knn neden
lerini de aydnlatma olanan salar bize.
10
KLEC DZENDEN
FEODALTEYE
Ortaam, adna Yu k a r - O r t a a dediimiz
ilk dnemi (V. yzyl - XI. yzyl ortalan), Batda ve Douda
farkl grnmler ortaya serer. Bat, nce byk bir ke
tank olur: R o m a m p a r a t o r l u u k e r . Aslnda,
daha nce ikiye ayrlm olan Bat kanad, Barbar darbeleri
altnda ger.
Balarda, eitli B a r b a r k r a l k l a r na tank oluyo
ruz.
Deiiklik, sadece st yapdaki bir ey deildir. Ayn
dnem, Avrupada bir yap deiikliine de tank olur: F e o d a
l i z m doar. Feodalizm, Ortaa'n seherinde, V. yzyla
dein Romann sultas altnda bulunan lkelerde, iki sosyo-eko-
nomik biimin karmndan doacaktr: Eski kleci rejimle,
Roma topraklarm istil etmi bulunan Barbar kabilelerin ilkel
ortak rejimidir bunlar. Barbar istilalarla Roma imparatorluu
nun d srasnda, bu iki biim, derin bir bunalmn ortasn
da zlyorlard. te, onlarn karlkl etkileridir ki, Avrupa
halklarnn yeni bir sosyal rejime, feodalizme gemeleri iin
gerekli koullar hazrlar. Avrupa, btn bu dnem boyunca,
ana izgileri tm Ortaa iin tipik kalm olan bir tarm bii
mine tank olur; ve yine bu dnemdedir ki, Avrupa milliyetleri
oluur ve ilk Avrupa devletleri doar.
Bunlardan, F r a n k d e v l e t i , apayr bir nem tayor.
Ne var ki, henz alaca karanlktaki bir Avrupadr bu.
Bunu, sadece B i z a n s iin syleyemiyoruz; batda ken
Roma, douda Bizans olarak srer. Ancak, yalm bir uzant
deildir o; ayr bir anlam tar. Btn Ortaa tarihi boyunca,
Bizans, gelimelerin ya dorudan, ya da dolaysyla iinde bulu
nacaktr. Batda ken lka kltrne, bir lde miraslk
edecek olan da o olacaktr.
13
Etkilenmekten ok, etkileyecektir Bizans.
Asl dou iinse, bambaka bir tablo gsterir Yukar-Orta
a: Bata Asyada, geri g e b e l e r i n harekete geip,
byk ktay bir batan bir baa allak bullak ettikleri bir dnem
dir bu. Ancak, yle de olsa, A s y a u y g a r l k l a r , zellikle
Hint ve inin kiiliklerinde doruk noktalarna ularlar.
O yzyllarn Douda - b e l k i - asl nemli olay ise udur:
s l m domutur. Yalnz Yakndounun tarihi iin deil, o
zamann bilinen hemen tm Bat ve Dou dnyas iin slmn
getirdii bir hareketlilik vardr: ktisad, sosyal ve kltrel bir
hareketliliktir bu.
slm, hem etkileyecek, hem etkilenecektir.
14
BLM I
ROMA DNYASININ K: BATI
(V. - VII. YZYILLAR)
sadan sonraki 400 yl dolaylarnda, hemen btn Latin
yazarlar, az birliiyle, Romann grkeminden sz ederler.
Hemen hepsi de, uygar dnyann mparatorluun snrlarnda
bittii ve bu snrlarn iinde de bir birliin olduu inancndadr
lar: Madd, kltrel ve dinsel bir birliktir bu. Ne var ki mpara
torluk, ok nceden balam bir k yaamakta ve Barbarla
rn darbeleri altmda sarslmaktadr; pek yaknda, yine Barbarlar
dan gelecek darbelerle gecektir.
Bunu grmezler, gremezler daha dorusu.
I
ROMA VE BARBARLAR
III - V. yzyllarn Roma mparatorluu, gitgide artan bir
b u n a l m a sahneydi: ktisad, sosyal ve kltrel bir bunalm.
Nereden kaynaklanyordu bu?
ROMA DNYASINDAK BUNALIM
Gerekten III. yzyln ortalarndan balyarak, Roma
mparatorluu, gitgide zor koullar iindedir. Snrlar zerinde
yan ve -kukusuz- bata Roma, dnyasndaki zenginliin
ektii Barbar dalgalarn o snrlarda tutmak, ya da az ok yola
dzene koymak abasnn yan sra, ierde askerlerin bakaldr
ve el koymalaryla srekli tehdit edilen mparatorluk hkmeti
nin istikrarm srdrmek iin abalamak, korkun bir gerginlii
15
B

k

i
s
t
i
l

l
a
r

n

e

i
n
d
e

R
o
m
a

i
m
p
a
r
a
t
o
r
l
u

de getirmitir beraberinde. IV. yzyln sonlarnda bykl ve


grkemi adalarnn hayranln hl toplayan imparatorluk
ta, ancak tarihinin grebilecei t e h l i k e l i e i l i m l e r var
dr: Bir yandan Romaiamn, Konstantinusun lmnden (337)
sonra, artk her biri hemen hemen hep kendi imparatoruna tbi
Dou Blm ile Bat Blm, yava yava birbirinden kopmak
tadr; te yandan, btn ktisad, siyasal, dnsel ve dinsel zin
de gler Grek Douda topland iin, Latin Batda Antik
uygarln temelleri desteklerini yitirip gmektedir.
Nasl?
Bata, y u r t t a l k d u y g u s u n d a bir k vardr.
Eskiden - a z ok- zerk siteler federasyonu olan mparator
luk, dzensizlik ve tehlikelere direnebilmek iin, Msrdaki gibi
bir monari olup kmtr; mutlak ve brokratiktir bu monari.
Daha nceleri belediyelere ya da zel giriime den grevler,
kamu organlarnca yerine getirilmektedir imdi. Ne var ki, kar
mak ve etkinlikleri pahalya mal olan bu organlarn gideri, hal
kn srtna binmitir ve halk da bkp usanmtr bundan. Roma
yurtseverlii, uygulamada Romann yayd uygarlk biimine
bir ballktr genellikle; imparatorluk ynetimi ve grevlilerine
kar gitgide artan bir sevgisizlik, bir soukluu da beraberinde
getirmektedir bu. Vergilerin yarar bata kendilerine dokundu
u iin, onlar toplamada daha da a gzl kesilen grevlilere
kar, Romal yurttalar ya edilgin durumdadr ya da ellerinden
geldiince borlarndan syrlmann yollarn aramaktadrlar:
Yoksullar kaarak ya da bakaldrarak; zenginler, bir baklk
elde etmek iin nfuzlarn kullanarak! Temelde herkes, az ya
da ok bir direni iindedir. Bu boyunemezlik, bu saymazlk,
zellikle asker alanda kendisini gstermektedir: nsanlar, asker
likten kamaktadr; aslnda, acemi yeni kura eri yerine, devlet
de, paraya kyp, Barbarlardan en iyi askerleri almay yelemek
tedir. IV. yzyln sonunda, btn Roma ordusu, en yksek rt
belere varncaya dein, yabanc paral askerlerden olumakta
dr. Kukusuz, bu paral askerler de, kendilerine bakan devletin
ve zmsenmeleri iin altklar uygarln ateli savunucular
17
dr. Ne var ki, kayglandrc bir belirtidir bu: Romallarn hare
ketsiz kitlesinin ortasnda, canl tek siyasal kurum, tek g, Bar
barlarn avularndadr artk.
T i c a r e t v e k e n t l e r de kmektedir. Batda, zel
likle de Galyada, Romann gelimesini destekledii tarm,
kent ve ticaret ekonomisi, btnyle Douya baml olmutur
ve gcn yitirmektedir gitgide. Aristokrasi, kulland lks nes
nelerin ounu Grek diyarndan salamaktadr imdi; bu da
lm ekonomisinin sahipleri olan Doulu tacirler ok satmakta,
az almaktadrlar ve bu tek ynl al veri, Batda Roma fethi
nin yd deerli maden birikimini de azaltmaktadr yava
yava. yle ki, daha IV. yzyln sonlarnda altn nadir hale gel
mitir ve deme aralarndaki bu ktlk, uzak mesafelere yaplan
ticarete bir yavalama getirmi, giderek kentlerin gerilemesine
yol amtr. III. yzyldaki karklklar srasnda, Yukan-mpa-
ratorluun byk siteleri, alelacele yaplm, yle olduu iin de
"alabildiine dar bir surun iine kapanmlard; imdi, bu surlar
dan yava yava ekilmektedir yaam. Gerekten, gm ufaklk
parann deerini yitirmesi, tarm rnlerinin yerel dolamn
daha da gletirdiinden, zengin kentliler bu rnlerin kayna
na, krsal kesime, topraklarnn ortasndaki vtV/alarma gidip yer
letirmektedirler; ok gemeden krsal yaamn zevkine de varr
lar ve Doudan getirilmi rnlerin yerine, daha kaba, ama
ok daha az paraya mal olan ev zanaatnn rnlerini kullanma
ya alrlar. Kentlerdeki zanaat ve tacir birlikleri, mparatorluk
maliyesince l dnda smrld ve yksek snflardaki al
clarnn ortadan ekilmesiyle durgunluk iine dtklerinden,
boalrlar. Bylece, t a r m s t n e k a p a n m bir ktisa
d sisteme doru gidilir yava yava; kentler, pazarlar, yollar, bu
tarmsal ortamda ar ar boulurlar. Devlet de aka tarmsal
bir nitelie brnr: Kaynaklan, topraktan alnan vergiye ynel
mitir; ou kez mal olarak denmektedir bu, yle olduu iin
de toplanmasnda glkler vardr ve elde edilenlerden yararlan
ma da pek kolay olmamaktadr. Ekonominin ve kamu mliyesi
nin tarmlamas, grevlilerin ve asker garnizonlarn dorudan
18
doruya bakmn toprak sahiplerine brakmaya gtrmtr
devleti ve iktidarn paralann hazrlamaktadr bylece de.
mparatorluk ynetimi, iini kolaylatrmak ve vergi taban
n kararllk iinde tutmak iin, her zgr insan, miras yoluyla
geecek biimde, kendi sosyal durumuna ve ktisad grevine
balamak arzusundadr. Ne var ki, bu yoldaki abalarna karn,
yeni bir sosyal yapya gtrmektedir gelimeler. Kentler k
mekte, mliyenin dayanlmaz arl bamsz kk mlkiyet
sahiplerini ykmakta ve haralara kar kendilerini koruyabile
cek gl kiilerin korumasn istemeye itmektedir onlar.
Btn bunlarn sonucu, orta snf kmekte, aristokrasinin, sivil
grevlerinden dolay zenginleen senatoryal snfn etkisi artmak
tadr. B y k t a r m m a l i k n e s i , toplumun balca er
evesi olmutur. ou kez tahkim edilmi ve zel birliindeki
koruyucularn koruduu, evindeki klelerin de kendisine hizmet
ettii maliknesinde, efendi, kolonlarna btnyle egemen
durumdadr. Bu kolonlar da, kendilerine braklm topra ile
mekte; bundan dolay devlete kar kefil de efendi olmaktadr.
evredeki zgr iftiler alclar arasna girmitir; ballklar
nn yam sra, hizmetlerini de sunmaktadrlar ona. Kamu gc
nn gitgide dna kayan bu toprak beyliklerinin dnda, toplum
zlmektedir: Saylar giderek azalan ve de gnden gne de
yoksullaan kentler, henz daha bamsz olsa da, bir koruyucu
nun vaseyetini kabul etmeye hazr kasabal tarmclar, sz dinle
mez guruplar, kaak kleler, vergiden varn younu yitirmi
kyller...
Ne var ki, IV. yzyl sonlarnn Batsnda kten en az
etkilemi grnen, uygarln manev deerleri, dinsel, dnsel
ve sanatsal deerlerdi hl. Gerekten, Hristiyaln ve bu
dinin Dou ve halkla ilgili kkenlerinden gelen eylerin etkisi
altnda, sanat ve dnce, klsik biimlerden yava yava ayrl
maktadr; ama, buna karlk, yeni katklarla da zenginlemekte
dir. Bununla beraber, bu alanda bile, gerileme iaretleri vardr.
Bu dzey deiiklii, dinsel ve kltrel deerlerin yaylma ve
avamilemesinin bir sonucudur nce. zellikle Hristiyanlk,
19
Roma toplumunun st tabakasnda yayld lde, yaygnlk
tan kazandn ykselite yitirmektedir. Ne var ki, kltrdeki
k, ekonomideki bzle ve kentlerdeki gerileyie baldr
zellikle.
Krsal kesimde yaamaya balam ve giderlerini kstla
mak zorunda kalm bir aristokrasiden gelen siparilerin seyrek
lemesi, sanat atlyelerinin kapanna yol at gibi, teknik
dzeyi de drmtr. Kentler boalmaktadr; ama site bir
okuldu, edeb eserlerin kamu nnde okunduu yerlerdi,
dn yaamnn bir ocayd. Krsala ekilmi okur-yazar tak
m gerekte kltre balln srdrmektedir; ellerinden geldi
i kadar, sk sk bir araya gelebilmektedirler, kitap alp vermek
te, yazmaktadrlar (rnein mektup en canl edeb tr olacak
tr ve uzun sre yle kalacaktr); ocuklarna eitmen tutmakta
drlar. Ama yle de olsa, eitim ailev ve ev ii kald, dary
la ilikilerin aras ald lde, dnsel ve sanatsal gelenek
ler, uygarlamam bir krsal ortamn etkisi altnda bozulup yoz
lamaktadr. nk, Antik kltr, IV. yzyln sonlarnda, hl
dar bir sekin grubun ayrcalyd: Bu sekinler, kentlerde bir
btn oluturduu lde, barnda sanat ve edebiyat da alp
serpilebiliyodu; ama, bu kk gurup, dald ve yeleri kr
saldaki kitle (pagani) iinde kaybolup gittiinde byle olmad.
Kentlerden uzakta, birbirinden kopuk bir halde yayan oku
mu yazm insanlar, kaba saba bir kii olmaya mahkmdular.
Bylece, 400 yl yaklatnda, Batda uygarlk, adalan
aka farknda olmasalar da, deimenin t ortasmdayd. Kle
ci devlet, kendi etki aralarm yitirirken, gerek siyasal etki, top
rak aristokrasisi ile yabanc paral askerlerin efleri arasnda pay
lalyordu; kentlere ve ticarete bal bir yaam biimi ve dar
dan getirilmi kltr zldke, yerli tarmsal gelenekler yeni
bir katla brnyorlard. Bu doal geliimi ani biimde hzlan
dracak da bir olay vard:
B a r b a r i s t i l a l a r .
AVRUPANIN BARBAR KABLELER, GERMENLER
Renle Tunann tesinde Barbarlar diyar uzanyordu;
hemen hemen bilinmeyen ve Roma uygarlna katlma mutlulu
20
una ermemi bir dnya parasmda oturanlarn diyaryd bu.
Snrlarla (limes) dorudan temas olan Barbarlar ise G e r
me nl e r di .
Kimdi bunlar?
Germenler, J utlar d adas dolaylarnda bir blgeden geldik
leri sanlan bir Hint-Avrupa halk idi.
Almanyann byk bir blmnde Keltlerin yaad a
larda, Germenler denizci bir halkt. Tarihleri, srekli kavim
deiikliklikleri ile doludur. Bu kavimler, birdenbire tarih sahne
sinden kaybolurlar. Bunlarn, daha gl komular iinde mi
eridikleri, yoksa daha geni topluluklar oluturmak zere birbir-
leriyle mi birletikleri bilinmez. Belli bir tarihi olan Hasdingler,
Burgundlar gibi kavimlerin says azdr. sadan nce IV. yzy
ln sonlarna doru, Germenler Wesere, Vistule, skandinav
yaya vardlar; sadan nce III. yzylda, Keltler Galyaya sre
rek Almanyay ele geirdiler. Aradan yzyl gemeden aknlara
giriip Roma ile arptlarsa da, Roma onlar, sadan sonra
III. yzyla kadar, kendi imparatorluk snrlar dnda tutmasn
bildi.
2. - Germenler: Bir Roma alak-kabartmas (Solda);
ki hayvani#bouan adam (Sada).
Germen dnyas, ok dank, ksa mrl boylara ayrlm
t; bir devlet, bir kent kuramamlard. Germen dnyasn bir
btn halinde gren komulardr aslnda ve Germen ad
bile, yaps ynnden Keltedir. Aralarnda, onlardan szeden
byk Roma tarihisi Tacitusun grne gre, ortak bir des
21
tandan ve ortak bir dinsel inandan doan -belli belirsiz- bir
dayanma duygusu vard olsa olsa. O yzdendir ki, bu gezgin
halklar, hsmlklarnn bilincine din birlii sayesinde varmlar
d.
Yeterli bir syleyi midir bu?
Deil! Germen dnyas asl birliim, benzer yaam biimle
rine, ortak teknik ve uygarla borludur. Kabile yaps iinde
(sava soylular, zgr yurtdalar, kleler) Germen, bir sava
ve kyldr. Silahlar karg, ift yzl balta ve uzun klt.
ou kez nankr ve ilkel bir teknie gre ilenen bir topraa iyi
ce yerlememi bu kyller, Yenita anda olduu gibi, top
ra ortaklaa ilerler ve yaygn bir hayvanclklar vardr; evleri
ni ve giyimlerini, topraktan, srlerinden ve avladklar hayvan
lardan salarlar.
Dinleri, doaya tapma zerine kuruludur.
Gerekten Germenler, frtnalarn ve yengin savalarn
tanrs Wodann. kollarndan yldrmlar yaan Tiwazn,
Dotarn kar karya gelip bir Sava alanna evirdikleri doa
ya taparlar. Yksek yerlerde, kutsal aalarn altnda, pnar
balarnda ve gn dnmlerinde kutlayp ycelttikleri hep bu
doa kltdr. Kelt rahiplerinde olduu gibi, Germenlerde de
bir rahipler topluluu yoktur. nsanlarn kurban edildii kanl
ayinleri, ou kez kabile bakanlar, aile babalan ynetir. Kelt-
ler gibi lme inanmazlar. Yaktklar ve - daha sonra Keklerin
etkisinde kalarak- kllerini, silahlar ve aletleriyle birlikte top
raa gmdkleri llerim, NValkr'lerce Wodanm yanma gt
rleceklerine, orada da, sonsuzlua dein, mutlu lenlere ve
byk savalara katlacaklarna inanrlar. Daha sonraki edeb
eserlerden (Nibelung, skandinavyadaki Edda, Saksonyada
Beovvulf) rendiimiz Germen Destan, her halde, Kelt ozan
larnn da yapt gibi, ikili lenlerde alnp sylenirdi.
Boluktan kanmak: Germen sanatnn balca zellii de
bu.
Germenler iin temel sosyal hcre aileydi ve baba hml-
na dayanan bu geni guruplar, kabileler, o kabileler de askeri
federasyonlar, halklar halinde toplamlard: Bu halklar
22
Franklard, Alman, Burgond, Vandal, Ostrogot ve Vizigotlard.
Her biri, bir sava efinin, krallarn ynetimindeydi. Barbar dn
yay Romaniadan ayran snr, su geirmez bir halde deildi:
mparatorluun misyonerleri, Gotlar arasna Hristiyanl geti
rip sokmulard, ama sapkn biimiyle, yani(riuscujuk olarak;
buna karlk Germenler de, kitleler halinde snrlar amlard:
Kimi, Roma dnyasnn nfusa az blgelerine ifti olarak yer
lemek, kimi orduda bir yer tutmak iin. 280 ylndan balya-
rak, Roma, bu g denetlemeyi baarabilmiti. Ama, IV. yzy
ln sonlarnda, Asyann ortasndan balyarak usuz bucaksz
bozkrlar boyunca yaylan bir itiin etkisi altnda, Germen kabi
leleri, savunulmas daha da geveklemi snrlar zerinde, git
gide artan bir baskya baladlar; engel ykld ve Barbarlar
mparatorluun bat blmn istila ettiler.
BYK STLALAR
nce V i z i g o t l a r , Tunay zorlayarak, 378 ylnda
imparator Valense bakaldrdlar. mparatorluk hkmeti, onla
rn yryn Batya doru evirmeyi baard; krallar A 1a -
r i k 410 ylnda Romay ald; 412 ylnda Galyann gneyinde
gryoruz onlar. Galyaya da -Alanlarla Suevlerin beraberli
inde- 406 ylnn son gn Reni aarak V a n d a 11 a r girmi
lerdi. Bu srler, oradan spanyaya geerek bir sre kalacak
lar, sonra efleri G e n s e r i k , 429da alp Afrikann fethine
gtrecektir onlar. Galyamn kuzeyine de F r a n k l a r ,
A l m a n l a r v e B u r g o n d l a r girmiler ve ilerinden Bur-
gondlar 443te Savuaya yerlemilerdir. 400le 430 yllar arasn
da, Roma birlikleri, Britanyay terkederler; arkaya kalan yerli
Keltleri de, btn Kuzey Denizi ve Man kylar boyunca yerle
meyi ariyan S a k s o n istilaclar tehdit etmeye balyacaktr
ok gemeden; V. yzyln sonlarna kadar, istil durdurulacak,
ama sonra Germenler, onlar adann kuzeyine ve batsna itecek
ler ve Bretonlardan bir blm de Armorike geceklerdir.
451 ve 452 yllarnda A t i l l nn H u n 1a r , Pannoniadan
23
.
y

z
y

l
d
a
k
i

i
s
t
i
l

l
a
r
balyarak, Galya ve Po ovas zerine -gelecei olmayan- dal
galar halinde atlrlar. Son olarak da, 488 ylnda, Os t r o g o t
l a r m kral T e o d o r i k , halkm talyaya sokar. Bylece geni
bir g, Germenleri, bir yzyla varmadan imparatorluun
btn bat eyaletlerine yerletirir; Dou ise, bir zarara uramaz
bundan. lkam sonu ile Yukar-Ortaa arasndaki -belirsiz
de olsa- teden beri ekilen izgi ite bu dneme rastlatlr.
Ne oldu sonular bu olayn?
Snrlarn yaknnda oraya buraya serpilmi ve iine Barbar
elerin daha ncelerden derinden derine girdikleri Roma kuru
lular, garnizon kentleri ve snr pazarlar, hemen hibir iz
brakmadan yitip gittiler. Britanya, yerli Keltlerle Saksonlar ara
snda blld. Flandrda, Renanyada, Tuna ile Alpler arasn
da, istilaclar, Franklar, Alamanlar, Bavyerallar halkn ounlu
unu oluturdular ve lkeyi smrgeletirdiler; ou Romallar
da terkettiler oralar. Pek kaba saba igalcilere terkedilmi olan
kentlerdeki antlarla, kent yresindeki villalar, koruyup gzetme
sini bilmeyen ve bilinsizce yamalyan ellere getii iin, yknt
haline gelmekte gecikmediler. Okullar, Hristiyan topluluklar
ortadan kayboldular; silinmi snrlar, bu topraklar, German-
yaya, aileler ye klanlar dnyasna, btnyle tarmsal ya da kr
sal bir ekonomiye, pagan bir dnyaya katld. Benzer bir olay
Bretonlarm istila ettii Armorikte grld; spanyamn kuzeyin
deki Kantabriya dalarnda, pek yzeysel biimde romallam
bulunan yerliler, Barbarla dndler. Bylece, bugn az ok
Bask, Kelt ve Germen dillerini roman dillerden ayran dil snr
nn iinde kalan blgedeki Roma uygarl ykld.
Bu snrn gneyinde ise, istilalarn sonular ok daha az
duyurdu kendisini. Akdeniz lkelerine giren o saylar pek az
Barbarlar, -Genserik Cebelttark geerken beraberinde
80.000 kii vard ve Teodoriki izleyenler de yalnz 20.000 Ostro-
gottu- sayca az olularnn dnda, daha nce Roma kltrne
az buuk zmsenmilerdi. Kukusuz kaba saba, zalim ve a
gzlydler ve o yzden de talyadan, Galyadan, spanya ve
Afrikadan geileri, Latin dnyasm derinden derine sarsan bir
25
felaket oldu. Maddi ykmlar, yama ve yangnlar sard her yan:
Tehlike annda topraa gmlm birok hzinenin sonradan
sahiplerince karlmam olmas da gsteriyor ki, ynla zengin
Romal ldler ya da dnsz bir yolculua ktlar; kalanlarn
ise, kimisi varn younu yitirdi, kimisi de istilaclarla ibirlii ii
ne girdi. Sosyal kargaa kol gezdi: Her yanda kleler bakaldr-
dlar ve ou kez yoksul kyller Barbar ordularna yardm etti
ler. Bir ktisad karklk gryoruz: Gvensizlik ticarete ket
vurdu, dardan yiyecek maddesi getirilmesini gletirdi. zel
likle psikolojik darbe indirdi istilalar: 410 ylnda Romann
d, btn uygar dnyay akna evirdi; Filistinin bir ke
sinde, Ermi Jerome, acdan iki bklm, almasn durdurdu
bir sre; hl pagan olan senatrlerin gznde, terkedilmi tan
rlarn bir al, iddete bavurmay istemeyen Hristiyan ahl
knn felaket getirici bir sonucuydu bu; Hristiyanlar kayglar ii
ne dtler: Tanr, Ermi Pierrein kentini niin korumamt?
Kimisi, yeniden eski putlara dnd korkusundan; hemen herkes
dnyann sonunun yaklatna inand: Bar yeryzn terket-
mi, der Akitanyah Prosper, ne ki gryorsun sonuna yakla
mtr; ve E r mi A u g u s t i n u s , imana kar kanlarla
savamak ve tkenmileri glendirmek iin, tutar Tanr Site-
.v/ni yazar.
Bu kitabnda, Augustinus, Romamn dne alar;
ancak ykntlarnn zerinde onun yeniden doaca umudunu
da dile getirir. Paganizmin arl ile insanlarn gnahlar altn
da eilen geici Yeryz Sitesinin karsna Gerek Romay,
edeb ve salam Tanr Hkmdarln koyar; Hristiyan Kili
sesi de, bu kralln yeryzndeki temsilcisidir. Aziz Augusti
nus, devletin yeniden douunun, kendisine boyun eilecek bir
kilise ile gerekleeceine yrekten inanr. Can ekien bir top
lumun gerek savunucusu olarak, Augustinus, Barbarlara kar
dr. Klelik, doal bir dzendir onun gznde. Klelerin azat
edilmeleri, ona gre, ancak manev planda mmkndr: Kle
liklerinden azat edilmemilerse, korkuyla deil, akla hizmet
ederek, kulluklarnda zgrl tadacaklardr...
yle der.
26
4. - Ermi Augustinus
Bununla beraber, karklklar geince, etkileri abuk ona
rld ve gven yeniden geldi. 417 ylndan balyarak, Rutilius
Namatianus, bolluun geri geliini, al-veriin, kibar leminin
yeniden douunu akr. Orosiusa gre, istilalar bir kaza eseriy
di yalnzca; zaferler iinde yzm Roma mparatorluunun
barnda, Barbarlar gerek imana gelip zmsensinler diye Tan
r izin vermiti buna. Ve, 422 ile 440 yllar arasnda, Romada
nl iki bazilika yaplr ve Konstantinus dnemi sanatmn gele
neklerine tam tamna uygun mozayiklerle sslenirler.
27
II
BARBAR KRALLIKLAR
Bat Roma mparatorluu, istilalarn dayanlmaz basks
altnda ktnde, V. yzylda, gneydeki eyaletlerin toprakla
r zerinde yeni krallklar ortaya kt: Kuzey Afrikada Vandal
larn krall, gneybat Galya ile spanyada Vizigotlarm krall
, gneyat Galyada Burgondlarm krall, talyada Ostrogotla-
rm krall idi bunlar. Bu sonuncular, VI. yzylda yeni bir Ger
men halk, Lombardlar kovdular ve yerine Lombardlar krall
n kurdular.
Akdeniz havzasnn batsndaki bu lkelerin Germenlerce
fethi, yeni bir sosyal rejime yol at.
Elbet siyasal bir rejime de.
YEN YAPILAR
stilnn ertesinde, mparatorluk hkmeti, Barbarlarn
Roma lkesindeki varln yasallatrma abasnda bulundu.
Aslnda Roma, uzun bir zamandan beri, Germen savalar
kabul ediyordu ve istilaclarn birlikleri resm ordudan pek farkl
deildiler; onlardan herbirini bir eyalete yerletirerek, bir f e
d e r a s y o n szlemesiyle asker sistemin iine sokuldular.
talyaya girmeden nce de, Alarik, Roma ordusunda yksek
rtbeli bir subayd ve Vizigotlarm - 415 ylnda- Akitanyaya
yerlemeleri de byle bir anlamayla oldu; buna benzer anlama
lar Vandallar ve Burgondlarla da yapld; federe Ostrogotlarm
efi Teodorik, 483 ylnda milis ba ve st rtbeden bir grevli
idi. Federeler, kendi ulusal hukuklarn ve zerk rgtlerini sak
l tutuyorlard; Romayla anlaan krallaryd ve yalnz adamlar
nn madd bakmnn salanmas karlnda halknn hizmetini
vaadediyordu mparatorlua.
Bu bakm salamak iin, mparatorluk hkmeti, balar
da, Barbar birliklerin ve grevlilerin yer deitirmeleri srasn
da, onlar barmdrma olana veren yntemler uygulad. Ekono
28
5. - Teodorik adna baslan parann stndeki portresi
minin tarmsallamas, srekli bir yerletirmeyi ngrme zorun-
- lduu, bu k o n u k l a n d r m a rejimini az buuk deitir
meye zorlad Romallar: Toprak sahipleri, topraklarndan her
hangi birinin te birini ya da te ikisini birliklerin eflerine ter-
ketmek zorunda kaldlar; onlar da adamlarm, bu kendilerine
braklm topraklara yeletirdiler. Bunda, pek de glkle kar
laamad grlyor; nk barndrlacak Barbarlar sayca faz
la deildiler ve senatoryal smftan olanlarn da garnizona yaban
c savalar kabul etme detleri vard. Sivil hizmetler, eskiden
olduu gibi almalarn srdrdler; yalnzca -srekli igal
halinde bir ordunun baklmas gibi- yeni bir ykmllk, mpa
ratorluun kimi blgelerinde Romallarn her zamanki ykml
lklerine eldendi.
Bununla beraber, bu blgelerde, gerek iktidar, federe hal
kn seilmi ba olan Barbar kraln eline gemi bulunuyordu.
Gc ve resmi bir vekletle kendisine verilen otorite, btn ida
reyi denetlemeye gtrd onu: Yardmclar olan kontlar -bu
unvan Aa-mparatorluun asker hiyerarisinden alnmt -
igal edilmi lkenin daha aa kademelerinde gvenlii srdr
mekle grevlendirildiler. Ordunui organlar yava yava zayfla1
m mparatorluun organlarnn yerine geti; blge, Barbarlar
la Romallarn -ayrm gzetmeden- sava efinin iktidarna
tabi olduklar bir krallk oldu. Bu ef, ok gemeden, birlikleri
ne ayrlm blgenin dna yaymak istedi etkisini; mparatorluk
iktidarn bu amala gerilemek zorunda brakt ve ar ar
Douya itti onu: stiladan ok nce, mparatorluun merkezi
Trevesden Milanoya gtrlmt; 403 ylnda da, bataklklar
la evrili cra bir yere, ama Yunan denizine ak bir liman olan
Ravennaya yerleildi. Ve, 476 ylnda son Roma ordusu, federe
halklara tannm olanaklardan yararlanmak isteiyle bakaldr
dnda, General O d o a k r , mparatoru tahtndan indirdi,
Ravenna sarayna yerleti ve imparatorluk almetlerini Bizansa
yollad. Bu hareket, Roma mparatorluuna birliini yeniden
veriyordu; o tarihten balyarak tek bakent vard artk: Konstan-
tinopolis. Hukuksal ynden, mparatorluktan ayrlm bir Bat
yoktu. Barbar efler, kendilerini imparatorun delegeleri olarak
gryorlard. VI. yzyl balarnda bile, Burgondlarn kral Sigis-
mond, imparator Anastasiosa yle yazyordu: Halkmn ara
snda bir kral olarak grlyorum, ama sizin askerinizden baka
bir ey deilim. Ancak uygulamada, mparatorluun Latin
blm birbirinden bamsz krallklar arasnda paralanmt.
Ne var ki, snr blgelerinde olan bitenin tersine, siyasal ili
kilerin ald bu yeni biim, uygarlk tarihinde bir kopua gtr
medi. Akdeniz kylarnda, Barbarlar, iktidarn mutlak sahipleri
de olsalar, kk bir aznlktlar; dahas, uzun bir sre, Roma
halkndan uzakta kk guruplar halinde yerletirildikleri yerler
de kendi balarna kaldlar: talya kentlerinde Ostrogotlarn ken
dilerine zg mahalleleri vard. Yalnz Germen efleridir ki,
senatoryal snfn yeleriyle abucak iliki iine girdiler; bu ye
ler de, rejimin kendi keyfine gre yaamasna olanak tand
lde onunla uzlam ve sivil ynetimdeki grevlerini yerine
getirmeyi srdren kiilerdi. Ancak, o zaman da, yerli kltr
zmseyenler istilaclar oldular. Bu istilaclarn getirdikleri rf
ler, belki kiisel ballk gibi scakl olan ve hukuksal erevele
re de giren kimi biimler bir yana braklrsa, Latin aristokrasisi
nin kabul edemeyecei kadar aa dzeydeydi gerekten. Buna
karlk, Barbarlar uygar dnyayla btnlemenin hrs iindeydi
ler; bir yazarn dedii gibi, soyluluun ltnn imdi okur
yazarlk olduunun inanc iinde, bazlar Romallarn rahle-i
tedrisine oturdular.
30
Bylece, istilalar izleyen ykmlar, zenginliklerin yamalan
mas, incelmi sekinlerin iine kaba insanlarn girmesi, genel
dzeyi hissedilir biimde drm ve bir kent uygarlndan kr-
salla geii hzlandrm da olsa, s r e k l i l i k kopmad yine
de. Vizigot krallarnn saraym ziyaretten dnen bir yazarn
dedikleri de gsteriyor ki, Galyah kimi aristokat evrede, kl
tr, V. yzyl ortalarnda, inceliinden hibir ey yitirmemiti.
Ondan bir ka yl sonra, Afrikada, Vandal krallarnn saray,
gerek edeb bir rnesansn merkezi oldu. VI. yzyl balarnda,
Teodorik, talyada Roma uygarlnn yeniden ieklenmesi
iin baarl abalarda bulunur: Roma antlarn onartp eski hal
lerine getirtir, Ravennada, Bizans biiminde kiliseler ve binalar
yaptrr; bunun gibi, balca kentlerde, IV. yzyldan beri ne yer
lerini ne de yntemlerini deitirmi bulunan hatiplik okullar,
paraca yardm grrler kendisinden, yazarlar bahiine konmak
iin ekiip dururlar. Piskopos Pavial Ennodius, yazd vg
lerde, Barbar kral, kafaca Romal olduu iin kutlar; filozof
B o e t i u s ise, Roma Cumhuriyetinin srdne ve kltrn
zenginletirmek gerektiine inand iin, Yunan felsefesinin kl
sik eserlerini, asl metinlerinden okuyamyacak olan adalar
nn anlyabilecei hale getirmeye alr; son olarak, da dou
tan Romal ve kraln ba mhrdar olan Cassiodorus, karlkl
hogrden szedip dururken, Gotlarla Romallar arasnda tam
bir kaynamay hazrlar gibidir.
Yakn myd byle bir kanama?
Ve imparatorluun kuzey snrlarn terkettikten sonra
Akdenizin zerine kapanan Latin uygarl, yeni krallklarn er
evesi iinde gelimesini sessizce srdrebilir miydi?
Hayr! nk, Germen efendilerle onlarn uyruklar arasn
da, bir engel, bata dinin ykselttii bir engel vard. Gerekten,
Barbarlar Hristiyandlar, ama A r i u s c u yani sapkn; kilisele
ri, ruhban vard ve dindeki bu zellik ulusal bilinlerini de g
lendiriyordu onlarn. Ortodoks inanca kazanlmalar yle dur
sun, kimi zaman Katoliklere zulmediyorlard: Katolikler, Van
dal Afrikada kiliselerinden kovulmu ve srgne yollanmlar-
31
6. - Boetius
d. Oysa, Hristiyanlarn gznde, Roma, imanm birliini temsil
ediyordu her eyden nce. yle olduu iin de, mparatorluk
ynetiminin gcn yitirdii gnden beri, Roma halknn szc
s ve savunucusu olup km piskoposluk ynetimi altnda,
igalcilere kar d i n s e l n i t e l i k l i bi r d i r e n i rgt
lendi, sonra da sertleti. Galyada bir direni gryouz; Afri
kada bir direni gryoruz; hatta, Romanm iinde bir direni
vardr ve dorudan doruya Teodorike kar komplolar dzen
lenmektedir. Barbar ynetim tehdidi grnce, daha da zalimle
ir: Boetiusla Papa I. Johannes, Ostrogotlarn kralnn hapisha
nesinde leceklerdir. Ancak, gerilim ylesine artar ki, sonunda
32
krallklarn temellerini sarsp kar: Sapkn olduu iin kendileri
ne kar hogrsz davranan bir egemenlikten kurtulmak iin,
Katolikler, otoritesini yeniden kurmay isteyen Bizans imparato
runun entrikalarn desteklerler; te yandan da, o zamana dein
pagan kalm ve ortodoks dine dndrlmeleri umut edilen
Kuzeydeki Barbarlarn, Franklarn ilerleyiini. Bylece, ilk istila
lardan yzyl sonra, Romallarla onlarn Got ve Yandal krallar
arasndaki dinsel ztlk, Batnn siyasal ynden yeni bir dzenle
niine yol at; bu dzenleni, ktay, Greklerin imparatorluuna
yeniden balanm Akdeniz kylarndan ayrp Germenlerin
daha Barbar olanlarna teslim ederek, Bat uygarlnn tarihini
yeni bir yne evirecekti.
AKDENZ LKELER
mparator Justinianus, 533 ylnda Afrikay, 554te de Beti-
quei kolayca kurtard; denizlere egemendi nk. Ne var ki,
ordularn kyriar boyunca daha ilerilere gtrecek olanaklardan
yoksundu: Bylece boyun emiyen blge, Magripte geniledi,
spanya egemenlii ise, i-spanyada varln srdryordu;
Galyaya kar hibir giriimde bulunulmad ve Provence kylar
da Franklara terkedildi; son olarak, talyay nparatoluun do
rudan otoritesi altna sokmak iin, Bizansl generaller, g ve
pek uzun seferlere girimek zorunda kaldlar: 535 ylnda saldr
ya urayan Ostrogot garnizonlar, ancak 563te kesinlikle yenilgi
ye uratldlar.
Kurtulu, tam deildi ve bylece ykntlar da beraberinde
getirmiti.
Tam deildi: nk, kurtulutan sonra, fethedilen kimi eya
letler, bir Dou deniz imparatorluunun ekleri haline geldiler;
Doudan gelen etkilere artk btn btne ak baml evre
lkeleri olup ktlar. Ravenna, Napoli ya da bir Kartaca gibi
byk limanlardan balyarak, Yunan modalar, bu kolonileri
istil ettiler; VI. yzylda Bizanstan gelen askerler, grevliler,
servenciler ve tacirler yayyorlard bu modalar; VII. yzylda
ise, zellikle Arap istilasndan kaan kilise adamlar yayacaktr.
Gotlarm kovulmalarndan sonra yaplp sslenmi olan Ravenna
antlarnn pek gzel gsterdikleri gibi, bu Bizans etkisi ok
33
derin oldu; bunu, Milanonun kuzeyindeki kk Castel-Seprio
kilisesinin freskolarmdan da anlyoruz. Ve srekli sonular
dourdu: Bizans sanat biimlerinin girii - k i kimi kiliselerin
mozayiklerinde grdmz gibi, yerli geleneklere kartnda
byleyici eserlere yol amaktadr- talyada, btn Ortaa
sanat tarihini ynlendirecektir.
Yakndounun byk kltr ocaklaryla daha yakn iliki
ler, bylece, kurtarlm lkelerde uygarln dzeyini aka
ykselttiler. Bununla beraber, Justinianusun giriimi, bata
gelen etkisini, bu lkeleri tehlikeli biimde zayflatmakta gster
di. Gerekten, bu giriim, maddi ykntlar arttrarak, Roma
uygarlnn talyadaki son temellerini de sarst; Teodorik ise,
tersine salamlatrmaya abalamt onlar. Roma kentinin g
ten, giderek gzden d, zellikle bu tarihlerden balar: 541
ylnda konslleri ortadan kayboldular; 549dan sonra sirk oyun
lar yoktu, 552den sonra da zafer alaylar; Senato, ak olarak
en son 579 ylnda zikredildi. Krsal kesim yaklp ykld, sekin
ler blnp datld; zellikle zaferlerini smrmeyi dnen
BizanslIlara kar byk bir kin yerleti halka. O yzdendir ki,
yeniden fethedilmi eyaletler, yeni istilaclara kar kolayca yara
alabilir bir duruma gelmilerdi. Gerekten, 568 ylndan balya-
rak, yani son Ostrogot savalarnn teslim olularndan yalnz
ca be yl sonra, bir baka Germen halk, L o m b a r d l a r ,
Alpleri aarak, bitkin hale gelmi Kuzey talyaya girip yaylyor
lard; Afrikay ise, bir yzyl sonra Arap istilas kaplayacaktr.
zetle, Bizans fethi, Roma dnyasnn birliini srekli ola
rak yeniden kurmak yle dursun, tersine, Batmn ilk ve kesin
kopuunu belirlemi oldu. Kta, Latin denizinden ve Antik
uygarln en diri kalntlarndan soyutlanyor ve Germen bar
barln nne atlm oluyordu; artk, gitgide ve bamsz bir
biimde, Frank Galyamn evresinde rgtlenecektir o.
FRANK DEVLETNN BALANGILARI
Renle Somme arasna yerlemi olan S a l F r a n k l a r ,
V. yzyln ortalarndan beri, le-de-France adl kk Roma
devletinin balaklarydlar; bu kk devlet, mparatorluun
34
Galyadaki son kalntsyd ve Franklar da Hunlara, Vizigotlara,
Saksoi korsanlara kar savunuyorlard onu. 470 ylma doru,
bu yardmclar iinde en etkin olan, Tournai kral Childeric,
yava yava Romal eflerin yerine geer. Onun olu C 1o v i s
de, 486 ylnda, bu eflerden sonuncusunu, Syagrisu yener,
hzinesine el koyar, teki Sal kabilelerinin balarn ortadan kal
drr ve Douda Alamanlar da tepeledikten sonra, Meuse ile
Loire rmaklar arasnda kalan btn bir lkeyi hkm altna
alm olur. V. yzyln son yllarnda da, Vi/.igotlar Toursdan
kovacak ve bu kentin piskoposunca gler yzle karlanacak,
Ermi Martinin mucizelerinden de akna dnp Katoliklii
kabul edecektir. teki Barbarlar, Hristiyala girerken Ariuscu-
luu kabul etmilerdi; Clovis, btn Batnn tek Katolik devlet
bakam olur. Olay nemli olduu iin, Galyadaki btn pisko
poslara bildirilir ve ilerinden biri, Viyanal Avitus da, ortak bir
duyguyu dile getirerek, yeni dnmeyi, artk hristiyanlatrma ii
ni ynetmeye arr. Galyanm gneyini, Ariuscularm tiranln-
dan kurtarmaya davettir bu. Clovisin yapt da bu olur: Birlik
lerini Vizigotlara kar gnderir, onlar Vouilledc ezer (507),
krallar Alarici ldrtr ve Pirenelerin tesine srer tmn.
Bu seferin arkasndan Toursda, imparator Anastasiosun kendi
sine yollad konsllk belirgelerini taknr. Ren zerinde
Ripuaire Franklarna da kendini kabul ettirdikten sonra, Clovis,
Parise yerleir ye Frank Kilisesinin, Orleansdaki ilk genel kon-
siline bakanlk ettikten sonra lr (511). Eserini, oullan
tamamlyacaktr: 534 ylnda Brgond krall ele geirilir, Thu-
ringe boyun edirilir; talyada Justinianusa yardm etmi olan
Thibert, Provence katar devlete ve portresini ieren altn para
bastran ilk Barbar kral olur. VI. yzyln ortalarnda, -Breton
ve Bask lkeleriyle Vizigotlarm Septimaniesi dnda- tm Gal
ya ile Germanyanm bir blm tek bir devlet iinde toplanm
bulunmaktadr.
Ad da, Regmm Franconmdm.
Ortaya kan zgn bir siyasal kurulutu: mparatorluk, yer
leme biimini denetlememiti. Federasyon ve konuksever
lik gibi hukuksal erevelerin dnda olumutu, ne yakp yk-
35
malara, ne de - b e l k i - kitle halinde soygunlara bavurulmam
t; Frank efleri, kamu topraklarna el koymann yan sra, Gal-
ya-Romal aristokrasinin bir blm topraklarn da ellerinden
almlar myd? Emin deiliz. man birlii, toplumun yukar kat
manlarnn batan aaya zmsenmesini de destekliyordu: VI.
yzyln son eyreinde, Tourslu Gregoire, senatoyal snftan
geldii halde, Frank halkndan olduu bilinciyle, gsn gere
rek yceltir bunu. Bu kez, artk asalak Barbarlarn Roma dnya
sna girileri deildi sz konusu olan. Tersine, Romalln bir
blm, bir Hristiyan ulus iinde bir araya gelmi bulunuyor
du; Bizansn etkisine yabancyd bu; Paris, Orleans, Reins,
Soissons gibi belli bal merkezleri uygar blgenin snrlarnda
kurulmutu ve Kuzeyle Douya doru Germen Barbarlnn ii
ne derinden derine giriyordu. Bu ereve iinde olmak zere,
VI. ve VII. yzyllarda, Roma geleneklerinin, istilaclarn getir
dikleri rflere gitgide kart ve bu karmadan da zgn bir
uygarlk doduu grlr.
Dorusunu sylemek gerekirse, bu kaynama, kltr dze
yinde -hissedilir- bir dle damgaland nce ve bu alalma,
talya ve Kuzey Afrika gibi Douyla daha sk ilikilerden
doan canlln koruyan Gney lkeleriyle kta arasnda hl
sren elimeyi de gsterir. VIII. yzyl balarna dein uzanan
bu gerileme, sosyal yap kadar siyasal kurumlan, ktisad etkin
likler kadar dnsel ve dinsel yaam da etkiledi.
Neydi Merovenj toplumunun zellikleri?
Clovis ve oullar, ilk Barbar krallklarnn efleri gibi,
Roma devletinin kendi hizmetine ald saygn federeler
deil, zgr fatihlerdi. ktidar bilek zoruyla ve rakiplerini ld-
rrek ele geirmilerdi. Bylece, kiisel mlkleri olarak bakyor
lard topraklara ve kimseye geri verme ykmllkleri yoktu;
dostlarna istedikleri gibi databilecekler, onlar ldklerinde de
miraslar arasnda paylalabilecekti bunlar. yle olduu iin
de, lke, 511 ylndan balyarak, drde blnd ve her paras
n Clovisin oullarndan biri ald. Merovenj krallar, atalarnn,
kabilelerindeki insanlar zerinde uyguladklar biimde, yani
ilkel bir ereve iinde bakyorlard otoritelerine: Hereyden
37
nce, birer sava efi olarak gryorlard kendilerini; halklarm
savata ynetmek ve adli meclislere bakanlk edip hkmlerini
yerine getirerek onlar bar iinde yaatmakla ykml bir ef.
Tm Galyann sahipleri olarak, Romal ya da Barbar, zgr
durumdaki btn insanlara askerlik ve durumada bulunma hiz
meti yklediler. Ne var ki, daha nce Teodorikin diledii gibi,
baka grevlerle, Romann eserini srdrmek ve kltr yay
makla ykml olduklarm asla dnmyorlard. Yalnzca g
lerinden yararlanmak istediler; onlar iin, krallk, sadece sahibi
nin yararlanabilecei bir tr zel iletme idi. Khyalaryla ynet
tikleri Hazine topraklar, saraylarnn bakmn salyordu. Bu
arada nakit kaynaklar da arzu ediyorlard; yle olduu iin de,
kendilerine kolayca altm salyacak kurumlan korumaya alt
lar. Topraktan alnan adam bana vergi pek karmakt, o yz
den de tapu sicillerini gncel tutmak gerekiyordu; ve aslnda
dorudan vergi kavram, Germen rflerine yabanc idi. Krallar,
zaten dk olan kendi yararlarndan abucak vazgetiler. Buna
karlk, gidi-geli ve tacirlerin mallarm ordan oraya gtrmek
ve pazarlarda sergilemek hakkn elde etmek iin dedikleri ver
giler (tonlieu) oaltld; bunlar toplamak pek kolayd nk.
dare mekanizmasnn teki aletleri terkedildii iin abucak
bozulup gittiler. Yerel otorite, bir blgede, kraln dostu olan bir
k o n t un elindeydi: Kont, hkmdarn asker ve dar btn
gcyle donanmt ve aslnda, vergi ve cezalardan elde edileni,
bir blmn kendisi iin ayrdktan sonra, geri kalanm saraya
yollamakla ykmlyd.
Kralln geni topraklara an yayl, Sal halknn zgr
insanlarn kendi rklarndan olan krallara balayan geleneksel
balar gevetirken, soyut devlet kavram da siliniyordu ayn
anda. yle olunca da, Merovenj krallar, kendi despotluklarm
salamca yerletirebilmek iin, bir egemen snfn desteini
kazanmak zorunda kaldlar. Bu snf, iktidarn yararlarna katla
cakt. Bu amala krallar, szle yaplm kiisel ballk ykml
l karlnda, gvendikleri kiilere tutup altm ve toprak
dattlar. Kendi zel koruyucularn, bu ballk andn imi
uyruklar (leude) arasndan setiler; glerine ortak olan ve
grevlerine bal bir toprakla donanm kontlarn yan sra,
38
8. - Sal Kanunu
Hristiyan cemaatlerin seiminde hak sahibi olduklarna inandk
lar. iin psikoposlar bile bu kiiler arasndan kendileri setiler.
Bylece, kralln ltuflar miras yoluyla geen bir aristokrasinin
yerlemesini desteklediler; zgr insanlarn en zenginlerinin
bile haklar bakmndan en yoksullardan ayr tutulmad Frank
toplumunda byle bir snf yoktu. Bu arada kimi byk aileler,
Galya-Romal senatrlerin ocuklarn Frank eflerinin ocukla
ryla birletirerek, zel ayrcalklardan yararlandlar: zellikle,
krala bal bu kiilerin kan bedeli zgr insanlarmkinden mis
li daha fazlayd.
Merovenjler gl kaldklar srece, ltuflarm adilce da
tarak ve boyun emezlikleri serte cezalandrarak byklerin
ballklarn srdrmeyi ve - araclar yoluyla- kralln sahiple
ri olarak kalmay baardlar. Ancak, D a g o b e r t in lmn
39
den (639) sonra, krallar, hepsi de pek gen yata tahta ktlar
ve ok erken baladklar elence yaamnn iinde soysuzlat
lar, giderek abuk ldler. O zamandan balyarak, aristokrasi
nin btn gc ele geirdiini gryoruz; Neustria, Austrasia ve
Burgonya, krallk iktidarnn miras yoluyla paralanmasndan
doan bu eyaletin her birinde, kral soyundan gelenler, krall
kendilerinin ynetmeleri iin rgtlenirler. Sarayda szcleri,
majr domus, yani s a r a y n a z r vardr. Evdeki khyalarn
ba olan bu nazrn grevleri grnte pek nemsizdi; ne var
ki, bu villam baka bir villaya, gidi gelileri dzenliyerek, kay
naklar tek merkezde toplyarak ve nerelere harcanacaklarna
karar vererek sarayn btn ktisad yaamn denetliyordu; des
tek aramak ve kralm maiyetinde beslenmek, giderek bir
mevki edinmek iin saraya gelen soylu genleri kabul eden de
oydu. yle olunca da, kral soyunun kyle, grevleri ve
organlar en yaln anlamlarna indirgemi bir devlette balca
kiilik, doal olarak, onunkiydi. Bylece, VII. yzyln sonunda,
Aa-mparatolukta balam olan siyasal ve sosyal bir gelime
sonuna varr: respublica kavram bile unutulur; zgr insanlar
iin vergi yoktur, ama orduda ve adl meclislerde kiisel hizmet
ler vardr. Btn siyasal g, b y k t o p r a k s e n y r -
1e r inden oluan kk bir kastn elindedir; klelerin ve kolon
larn efendileridir onlar, gelip vesayetleri altna girmi olan
daha az servet sahibi Franklarn da senyrleri.
Ayn anda, Frank Krallnda, lkadan miras kalm olan
ktisad yaplar da kaybolur. Dou rnleriyle ilgili byk da
lm ticareti o zamana dein srmt. Kimi byk manastrlarn
keileri, kralm tand bir ayrcala dayanarak, gmrklerdeki
kamu maazalarndan koku, bahaat, hurma, incir, bol miktarda
zeytin ya alabiliyorlard; kilise adamlar, gnlk yaamlarnda,
Akdeniz lkelerinden ve Yakndoudan gelmi yiyecek madde
leri tketiyorlard. Btn kentlere yaylm Syn'ler, yani Yunan
ca konuan Yahudi ve Hristiyanlar, dardan getirilen bu malla
rn ticaretini tekellerine almlard. Tacirlerden kimi vesilelerle
alman vergilerin Merovenj krallarna salad altn kaynaklar
nn bolluu, uzak mesafeli ticaretin varlna bir kanttr.
Ancak, uzun bir sreden beri k iine girdiinden, bu al 9.
40
-'Y a cenderesini ileten iki kle
veri etkinliinin ilevi de, VIII. yzyl yaklarken birbiri arka
sndan silinip gitti. Yerli rnler, her yerde Doudan ve
Gneyden getirilen yiyecek maddelerinin yerine geti: yle
olduu iindir ki, 660 ve 680 yllar arasnda, krallk daireleri,
Msr papirs yerine parmen kullanmaya balarlar; kuzey
eyaletlerinde, tapmaklarn aydnlatlmasnda yam yerini balmu
mu alr. Krallarn, dinsel topluluklarn ve yksek aristokrasi ye
lerinin sakladklar mcevherat hzinelerinde, deerli madenler
hareketsiz hale gelir. Arl azalm ve iine gitgide daha ok
kurun kartrlm gm paralar aa yukar tm deerini yiti
rirken, altm para basm da durdurulmutur.
Parann deerinde bylesine d, Frank ekonomisindeki
o byk ie kapann da bir tandr.
III
V. - VII. YZYILLARDA BATI AVRUPADA
KLTR
Ayn gelimelerin sonucu olarak, lka kltr de deerini
yitirmitir.
Nasl?
41
UYGARLIIN GERLEMES
lka kltr, Frank devletinin gney eyaletlerinde, Pro-
venceta daha uzun bir zaman yaamt. VI. yzyln ortalarn
da, kraln Avignon piskoposluuna setii bir Parisli, Gneyin
uygar Hristiyan blgelerinden biri olan bu yeri yneteniyecek
denli kaba grr kendini; VII. yzylda, Pirenelerdeki atlyele-
de mermer stne alan heykeltralar, btn kralla, rnle
rinden hl gnderebiliyorlard. Ne var ki, Roma geleneklerinin
daha derinlie kk sald bu blgeler, Merovenj dnyasnn ev
resinde bulunuyorlard ve aylk Frank ordularnca da sk sk ya-
malanrlard. zellikle Akitanyamn bana ok gelmiti bylcsi
felketler. O yzden de, bu blgeler, Loire tesi lkelere aydn
lklarn daha fazla serpemediler, uygarlk dzeylerini ykselte
mediler, giderek barbarlatlar. Rahiplerin - o da pek ilkel
olmak zere- piskoposluk okullarnda grdkleri eitim bir
yana, r g t l bi r e i t i m y o k t u artk. Krallk idaresi
ylesine yalmlamt ki, devlet grevlisi olmay meslek olarak
seen laikler, temel bilgilerle yetiniyorlard yalnz. Kitap okuyan
kalmamt ve dil, yaznn destei olmaynca, klsik Latinceden
hzla kayp uzaklat. Geri, Ravennada yetimi air Fortunat,
VI. yzyln ortasnda, Galyann eski senatoryal aileleriyle hl
yazyordu. Ama, hemen hemen ayn zamanda, Tourslu Grego-
ire, daha o zamanda bozulmu ve lanetlenmi bir Latinceyle
yazyor ve edebiyatn nasl tkenip yokolduunu gryordu.
VII. yzylda, Galyada, Antik kltrden az buuk renk tayan
hemen hemen bir piskopos Didier de Cahors kalmtr ve Mero-
venjlerin tarihini yazan Fredegaire, kendi eserinin de pek gzel
gsterdii gibi, barbarlktan yaknr durur.
Buna benzer bir gerileme, K i l i s e n i n r g t l e n i i n-
de de grlyor. Kukusuz, Frank egemenliinde, Galya iman
birliine yeniden kavumutu; aslnda dnsel bir tembellik ia
reti de olsa, ilahiyat tartmalarndan ve sapknlklardan, Mero-
venjlerin dneminde de uzak yaad. Kukusuz Hristiyan kral,
Kiliseyi destekliyor, tapnaklar sadakaya bouyor ve Kilise
42
mlklerine dokunulmazlk ayrcal, yani mal ykmllkler
den baklk tanyordu. Yine kukusuz, herkesin, selmete
ancak Kiliseye bata bulunarak eriebileceini dnd bir
dnemde, dinsel kurulularn serveti gitgide artyordu. Bununla
beraber, imparatorluk uygarlnn teki kalntlar gibi, din
kurumlan da ar ar apndan dt. VI. yzylda, Galya-Ro
mal aristokrasinin bilgili ve bozulmam eski aileleri arasndan
seilen piskoposluk, genel bir zl ortamnda, Merovenj dn
yasnn en canl ve en salkl organ olarak kalyordu kukusuz.
Ne var ki, ok gemeden krallar, byk yararlarn kayna olan
piskoposluk grevlerini, manev bir deer tamayan ve mevkile
rine dayanp evrelerim smrmekten baka bir ey dnme
yen gzdelerine datmaya baladlar. Piskoposlar hkmdarn
evresinde toplayan ve Frank Kilisesinde ynetim birliini ve
disiplini srdren ulusal konsiller, VII. yzylda gitgide daha sey
rek toplanr oldular ve 696 ylndan sonra da hi toplanmaz
oldular. Bu tarihten balyarak, ynla piskoposluk makam,
zellikle de Galyann gneyinde temsilcisiz kald.
Oysa, Kilisenin temel esi piskoposluun zayflamas pek
vahimdi. Paganlk, Galyann kuzeyinde hl sryordu; istilac
larn inanlaryla pek eski bo inancn yeniden ortaya k,
btn krallkta, Hristiyan imann -tehlikeli biimde- bozmu
tu. Manev yaamdaki gerileme, r f l e r d e k i g e r i l e m e -
y i de getiriyordu beraberinde; aristokrat evrelerde, korkutucu
bir biime brnmt bu rfler: Evlilik ahlak kalmamt,
nikhsz yaama her yanda yaygn bir haldeydi; adalete bavur
ma ortadan kalkmt, kaba gce le yant veriliyordu. Mero
venj mezarlarndan karlan iskeletler, yara izleri ya da raitiz
min pek belirgin iaretlerini tayorlar; btn bunlar, ocuk
lmlerindeki fazlal ve ortalama yan dkln gsteri
yor. Mezarlarn bu tankl edeb metinlerin tankln da do
ruluyor: Onlarn da bahsettikleri byklerin iddeti, ezilen snf
larn sefaleti ve kt beslenmesi. Uygarln btn grnlerin
de, ayn gelimedir gze arpan: Eski geleneklerin bozuluu,
Germen det ve anlaynn, gitgide szmas, barbarla gei.
43
VII. yzyl boyunca, buna benzer deiiklikler Vizigot
spanyasnda oldu. Ariuscu kral Recaredonun -589 ylnda -
Katoliklii kabul etmesiyle, bu lkede de, Barbarlarla Hispa-
no-Romenler birbirlerine yaklatlar ve ok gemeden kaynat
lar. Bu birleme de ayn sonular dourdu: Kltrn k
nn yan sra, krallk iktidarnn zayflamas ve aristokrasinin
ykselii. Kltrel kteki boyutlar orada da nemliydi: 636
ylnda len Sevillal sidoro, Elymologiaesinde, Romann
dnsel mirasnn dkmn yapt; ama ondan sonra, lkan
din d yazarlarm okuma diye bir ey kalmad ve klsik Latince
kullanlmaz oldu. Bununla beraber, Ispanyada Germen ge,
Roma uygarln bozacak kadar nemliydi; ama ona yeni bir
g ve canllk getiemiyecek kadar da zayf. Orada barbarla
ma, yaygn ve derin bir gszlemeye yol at; yle olduu iin
de Mslman Berberlerin eteleri, 711 ylnda yarmaday cidd
bir direnile karlamakszn, birka kolay seferle fethediverdi
ler. Tersine Galyada ve zel olarak da Loire, Meuse ve Kuzey
Denizi arasnda, eski Roma lkeleriyle Germenlemi blgeler
arasnda kalan ve her ikisiyle de iliki iinde olan bu blgede,
Antik kurumlanl, kltrn, inan ve tekniklerin gerilemesi,
geni lde, Barbar dnyann zgn katklaryla giderilip den
gelendi. Burada, daha bereketli oldu halklarn kaynamas. En
derin bir kn ortasnda bile, VII. yzyl boyunca, bir rne-
sansn ilk iaretleri belirdi.
YENLK BELRTLER
Bylece, Akdenizle ilikilerin -hemen hemen btnyle-
kesilmesinin sonucu olarak byk lde azalm olan t i c a
r e t , yeni bir erevede, Galyann bat yznden Britanya ada
larna doru uzanan bir izgi boyunca, yeniden rgtlenmeye
balad. Seinele Loire zerinde, Kuzey Denizinde ve Manda,
Atlantik kylar boyunca, kayk ve gemilerle tama gelimesini
srdrd; ticaret, Rouende ve Canche zerinde yeni Ouenturic
limannda daha youn hale geldi; Saint-Denis fuarlarn ve
44
Londra ile York ticaret merkezlerini ziyaret eden Frison tacirle
ri sayesinde, Galya, Ren Germanyas ve Baltk lkeleri arasnda
ilikiler kuruldu. Bizans dnyas ile al verite bir ara olan
imparatorluk altn hzla seyrekleirken, Anglo-Saksonlarn
gm paralan, ticaretin bu yeni dorultusunun bir simgesi ola
rak, Galyada yaylyordu.
Bir baka yenilik iareti de, H r i s t i y a n l n y a y l -
yd. O zamana dein bir kent dini olan Hristiyanlk, gerek
ten o dnemde, egemen snflarn krsal kesime g etmelerinin
de etkisiyle, Galya tarm kesimine girmeye balad: Kasabalarda
piskoposlarn yaptrd ayin yerleri, byk toprak sahiplerinin
artk olaan oturma yeri haline getirdikleri maliknelerinde yap
trdklar zel dua yerleri, vaftiz edilmi kiliseler dzeyine yk
seldi ve Hristiyan topluluklarn yeni merkezi, yani ruhan evre
ler (paroisse) oldular. Gelime pek hzlyd VI. yzyln sonla
rnda Bourges piskoposluunun elinde krk kadar ecclesiae var
d; aa yukar elli yl sonra, yze ykselmiti bunlarn saylar.
45
Ayrca, Dagobertin ada olan byk piskoposlar, bir Ermi
Eloi, bir Ermi Ouen, bir Ermi Suplice, seferler diizenliyerek,
gidip putlar yakp yktlar; paganlarn hac yerlerini, bir ba
melein ya da bir ehidin koruyuculuu altna sokarak, kendileri
ne kattlar; krsal kesimde Hristiyan dinin - e n azndan- ayn
biimini yayarak, tarm kltlerinin trenlerini Hristiyanlatrd-
lar. Son olarak da, Noyon, Cambrai, Reims gibi Hristiyanln
ileri duraklarnda yerlemi yksek rtbeli papazlar, Ermi
Amand gibi Akitanyadan gelmi misyonerler, Frank istilasna
uram ve batan aaya paganlam Kuzey Galya blgesini
Hristiyanlatrmaya giritiler ve Meusele Escaut boyunca ha
yeniden diktiler. VII. yzyl sresince, Lorrainedeki mezarlarn
stnde, pagalm iaretlerinin yerini, Hristiyanln simgeleri
ald yava yava.
Son olarak da s a n a t alannda bir yeniden dou gryo
ruz.
Germen istillarnn balca katks olarak, yepyeni ve pek
gl bir sanat; Romallam lkelere gelip girmiti. Temalar
n evredeki yerleik uygarlklardan alan, bir biimlendirme
beenisi olan ve hayvan biimlerini yorumlamay yeleyen bir
gebe sanat gryoruz; sonra, silah retmeye ve maden ile-
. meye elverili bir demircilik sanat. Bu sonuncusu, kk apta
mcevherlere uyguland nce; ancak altn ve deerli talar
olmak zere, en deerli maddeler zerinde gerekletiriliyordu.
Btnyle izgisel olan ve tm Batda Germen mezarlarnda
birbirine benzer biimde grlen bu sslemelerde, kabartlar
horlanrken, biimleri, nceden saptanm bir erevenin iine
olduu gibi geirme kaygs vardr. VII. yzylda, bu dardan
getirilmi ve Roma estetiinden btnyle farkl olan bu sanat,
Kuzey Galyada, kendine uygun bir zemin buldu ve orada serpi-
lirken de deimeye balad. nce kuyumcular, bugn hemen
hemen hepsi kaybolmu olan, byk boyutlarda iilie giriti
ler; bu eserlerde, blmeli kuyumculukta eskiden beri kullanlan
yntemleri yetkinletirdiler ve ayrca, bronz dkm ya da
demir zerine ssleme gibi yeni teknikler uyguladlar. Sanat
lar, son olarak, esinlerini yenileyip, soyutlamadan btnyle
vazgemeden, insan ehresini betimlemeye, biimlendirmeye
giritiler.
Bylece, Germen sanat, Seine lkesinde daha bir genilik
kazanrken, dinsel kurulularn zenginlemelerinin de destekle
dii Roma tekniklerinin, ta sanatlarnn gerek bir rnesans
46
da grld. ok nl olduklar! iin, ngiltere keilerinin, tap
naklarn sslemeleri amacyla oraya ardklar mimarlar ve
duvarclar, o zamann Galya yaplarnn bir zellii olarak, cep
hesi an kuleleriyle ssl kiliseler yaptlar. Bu yaplarn sslen
mesi de, heykeltralm gelimesine yol at. Heykeltralm
balca merkezi, Pirenelerdeki mermer ocaklarnn evresi idi
ve Doudan, bitkilerin biimlendirilmesine dayanan, pek
yumuak bir ssleme biimi alyordu;1heykeltralk, VII. yzy
ln sonlarnda, Barbar estetiinden esinlenen kuyumcu atlyele
ri ile dorudan iliki iindeki le-de-Francea tand. Orada
sanatlar, J ouarre trbesindeki sandukalarda grld gibi,
yumuak kalkerde, insan ehrelerinin kabartmasn yeniden
yaratmay baardlar.
11. - Merovenj sanat: armhlara balanm cefakeler (solda); bir
blmeli kuyumculuk ii (sada).
Hristiyan dininin, krsal kesimin yaam biimine ve anlay
na uygulanmas, yeni ticaret akmlarnn balamas, sslemeci-
lerdeki ustalk, btn bunlar, tartlmaz bir uyan gsteriyor
lard. Bu gelimenin srebilmesi iin, Merovenjlerin Galyasm-
da yine de bir ey eksikti: Siyasal ilikilerde aristokrasiyi ekip
47
cvirme'olanan verecek farkl bir dzenleme. Ne var ki, kii
sel ballk ve saval renme konusundaki Germen uygula
malarnn girii, iktidar organlarndaki bu yenilenmeyi hazrlyor
du ve Austrasiada, Franklarn bu en barbar eyaletinde, daha
imdiden, saray nazrlnn evresinde, yeni bir dzenin temeli
ni oluturacak bir ballklar a rlmeye balamt. Bir ey
daha eksikti o Galyada: Bir aydnlar kadrosu, zellikle de sis
temli bir klsik Latince eitimi. Bylesi bir eitim, Hristiyanl
n kutsal kitaplarn tm rahiplerin eline vererek, hem pisko
poslukta bir reformu hazrlayacak, hem de pagan szmalarna
kar mcadelelerinde kilise adamlarm glendirecekti. Ne var
ki, daha VII. yzyln son yllarnda, Man kylarnn yeni liman
larnda Anglo-Sakson misyonerleri kyorlard karaya. ki ey
vard beraberinde: Antik kltrn daha iyi korunmu miras; bir
de, daha saf, daha sert ve Romadaki temsilciye daha iyi balan
m bir din.
HIRSTYANLATIRMANIN SRDRLMES
Frank krallnn dnda, Roma kltr mirasnn bir bl
m ile klsik Latincenin srdrlmesine yarayacak retim
metin ve yntemleri, Kilisenin elinde toplanmt. Ne var ki,
deiiklie uram bir Kiliseydi o: Manastra yer veriyordu,
Papala inanyordu ve misyonerdi.
Msrdan gelen k e i l i k , Batda erkenden yerlemi,
ilk m a n a s 11 r 1a r , 410 ve 418 yllar arasnda nce Provence
kylarnda, sonra da rlandada kurulmutu. rlanday, Ermi
Patrick ve mezleri, 452 ylndan balyarak Hristiyanlatrm-
lard. Hristiyanlk, ylesine yerleti ki bu adaya, btn dinsel
yaamn erevesi oldu ve oradan bir gmen nitelii ald. Ger
ekten adadaki keiler iin, yolculuk, kutlulatrmanm en iyi
aralarndan biri oldu. Bylece, rlandal din adamlar, btn
Kelt lkelerine, skoyaya, ngilterenin kuzeybatsna ve Armo-
rike yayldlar; VI. yzyln sonlarnda Ermi Colombanm
nderlik ettii sko keileri, Frank krallna ve Germen halk
larn arasna girdiler ve manastrlar kurdular. En salam ve diri
dinsel biimleri, en u noktadan Germenyann ortasna kadar
48
tayp gtrecek olan manev akmn dorultusu budur. Bunun
la beraber, pek sert ve ilkel bir nitelik tayordu rlanda keili
i. Geri, kutsal kitaplara, belli sayda metinlere dayanan
Hristiyan dini, bu kutsal kitaplarn dili ile ayin usul ve sras
hakknda temel bilgileri gerektiriyordu; skoyallar ise Latince-
yi kullanyorlard ve Galya Hristiyanlarmdan farkl olarak, gn
lk dilleri bu saf Latinceye kknden yabancyd ve onu bozmak
tehlikesi yoktu. Ne var ki, dind kltr stne hibir kaygs
yoktu ve dnyayla ilgisini btnyle koparm, alabildiine ile-
ci, alabildiine tvbeye dayanan bu dinsel hareket, uygarlk ta
ycs olamazd.
Bununla beraber, VI. yzyln ikinci eyreinde, Got sava
larnn yerle bir ettii talyada, daha gl bir manastr yaam
biimi rgtlendi.
E r mi B e n o t nn eseridir bu.
Hali vakti yerinde bir aileden gelen ve Romada edebiyat
renimi grm olan Nursial Benot, 525 ylma doru, evre
sinde toplanm olan insanlara, Mont-Cassin manastrnda bir
yaam kural gsterdi. Ana izgisi lmllkt bu yaamn. Ona
gre, bir bakann (abbe) sk skya ynettii kei topluluu,
bir milis olmal, bir asker birlik gibi dzenlenmeli ve toplu
dualara adamaldr kendini. Herkesin nnde -ve yazl- bir
ykmll kabul etmi olan yeler, dengeli bir yaam sre
ceklerdir. Bu yaamn bir blm de, an bir bedensel sertlie
kamadan, elle almaya ayrlmtr. Giyinileri, beslenme
biimleri ve zaman kullanmalar, dnemin kyl askerleririki-
ne benzemektedir. Manastr, bir keye ekilme yeri, bir s
nak olmal; dandan hibir ey beklemiyecek kadar yeterli top
raklar bulunmal; ama herkese ak tutulmal ve iindeki sade
yaam hi kimseyi bktrp usandrmamaldr. Bylece Ermi
Benot, manastra, bir havarilik grevi, Hristiyan inancm yay
ma grevi vermeyi asla dnmyordu; tersine, ona gre, bir
smak, dnyann yaad byk bir k ortamnda kendi ii
ne kapanm bir yerdi bu.
VI. yzyln sonlarnda, yldz parlayan Papalk, bylesi
bir keilik anlayn Hristiyanlatrmann bir arac olarak
grecektir.
49
12. - Mont - Cassin Manastr
Justinianusun fethinden beri, Roma, Bizans mparatorlu
una, basileusun sk vesayetine tbi bir piskoposluktu; ve
Yunan Kilisesinde Dou patriklerinin baskn etkisi, Romadaki
makamn manev stnln sorun haline getiriyordu. Buna
karlk, Papa, imparatorluun yakp ykp terkettii talyada
saygn bir durumdayd; Romada bile, sivil kurumlarn gten
dmesiyle, kentin gerek ba olup kmt. Ermi Pierrein
mlk, talyann en byk toprak serveti olarak, bol gelir sal
yordu ona. Bylece, doal olarak, Lombard istilasna kar dire
niin bam ekmeye, yerel milislerin toplanmasn rgtlemeye
gtrd bunlar onu; Latin yurtseverliinin temsilciliini stlene
rek, Roma cumhuriyetinden ne kalmsa onunla ar ar zde
leti otoritesi. Barbar haclar da, Romann ve imparatorluk
dncesinin bir temsilcisi olarak bakyorlard ona; ve Yunan
dnyasna yabanc olduklar lde daha da aka grlyordu
bu. Ortaam ilk byk Papasi olan B y k G r e g o r i u s
(590-604), bu durumdan yararland. Yunancay bilmediini ak
a syleyen ve evinde Ermi Benotmn kurallarna uygun bir
kei topluluu kurmu olan bu Romal, dinsel iktidara da sahip
kan Bizans mutlakiyetinden yakasn syrmak iin, Roma pis-
50
koposhunun Barbar Batmn nderi olmas gerektiinin fark
na vard. Byk bir hzla yaylan yazlar, Papalk makamnn
saygnln artrd; talyada Lombardlarn Hristiyanl kabul
etmelerini hazrlad; Galya ve spanya piskoposlaryla mektup
lat, zellikle de Bat paganlarnn Hristiyanlatrlmalarna
giriti. 586-588 ylndan balyarak, Anglo-Saksonlar dine dn
drme tasarsn kafasna koydu; 596 ylnda adaya bir Benedik-
ten kei kafilesi yollayarak bunu gerekletirecektir.
Saksonlar ngilteresi pagand henz; nk sko misyoner
leri, Germen istilaclara kar, onlar Hristiyan imanna kazan
may arzu etmiyecek kadar amansz dmandlar, Cante-
buryde, talya dndaki ilk Benedikten manastr kuruldu;
manastr nce byk bir baar kazand ve eitli Anglo-Sakson
krallklarnn hkmdarlar ok gemedi vaftiz oldular. Ne var
ki, bir pagan tepkisi bu ilk baarlar glgeledi. Kuzeyde Hristi-
yanlatrma iini rlandal keiler stlendi. 660 ylma doru,
ngiltere, batan aaya Hristiyanlamt ve skoyal ile
Romal olmak zere birbirinden iyiden iyiye farkl iki Hristiyan
uygulamas arasnda blnm bulunuyordu. Ne var ki, birlik,
ok gemeden, Romallar lehine olmak zere kurulacaktr.
Papaln hizmetinde ve rlandann gezici keilii ile iliki
iinde olan Benediktenler, misyoner olmulard bylece. Ancak,
VII. yzyln ortalarnda, edeb kltre pek az dkndler.
Gerekten, Bat Kilisesinde, klasik yazarlar aasama ve horla
ma hl egemendi; paganizmin en hayranlk verici yann ta
yan eserler karsnda bir koku da vard; son olarak, ileci bir
anlay, dnyev kitaplar okumay, yasak bir istek olarak mah
km ediyordu: Papa Byk Gregorius, Piskopos Viyanal Didi-
eryi, gramer rettii iin pek sert szlerle azarlamt. Ne var
ki, ilkel Hristiyanln bu kkl eilimine kar, ilk tepki, VI.
yzyln ortalarnda palazland. Teodorikin lmnden sonra,
nazr C a s s i o d o r u s , Romada, Papa Agapetusla anlaa
rak, Nisip rnei, bir kutsal1edebiyat okulu kurmak istemiti;
bir ktphane kurmak dncesi zaten vard. Cassiodorus,
Kalabriadaki maliknesine ekildi ve kendisini kei yaamna
51
verdi. Bununla beraber, kendisi ve arkadalar iin setii
yaam biimi, madd uralardan uzak, kitaplarla evrili aydn
bir senyr yaam idi: Balca abalar dnseldi, el yazmas
kopyaclyd. Gerekten, klasik retimi horlayan gelenekle
balarn koparan Cassiodorus, kutsal kitaplarn anlamna en iyi
varabilmek iin serbest sanatlara bavurmann gerekliliine ina
nyordu. Yaamnn son yllarn, hem kutsal hem dnyev incele
melerle geirdi. Onun sayesindedir ki, kaybolup gitme noktas
na gelmi olan Antik okul, manastrda bir snak bulmu olu
yordu. Ne var ki, evre dikkafal idi, zamansz giriim ve dn
sel uralar Benedikten manastrlara yle hemen gelip girmedi.
52
Ruhbann klsik kltr karsndaki bu tutumu, bir yzyl
sonra, talyaya ve Afrikaya snm olan Doulu din adamlar
nn etkisi altnda deiti. Gerekten, Yunanca konuulan lke
lerde, daha da salam olarak kk salm olan Hristiyanlk, lk-
an dnsel mirasnn byk bir parasn kendine mal etmi
ti. Bylece din d incelemeler yapma zevki, nce Romada
yayld, sonra da yeni Hristiyan olmu ngilterede. nk,
Papaln - 669 ylnda- Anglo-Sakson kilisenin rgtleniini
bitirmekle grevlendirildii iki kii vard: renciliini -belki
d e - Atina okullarnda yapm Tarsuslu Theodore ile, Bizans
Kartacasnda Yunanca ve Latince eitimi grm olan bir Afri
ka l, Hadrians. Onlar, ngiliz Kilisesine niteliklerini kazand
rr, kat bir hiyerari koyar ve Papalkla sk bir ilikiyi dayatr
ken, Kutsal Kitabn anlalmas iin gerekli Latincenin ilk bilgile
rinin yeni Hristiyan olmulara zaten retildii manastr okulla
rna, daha geni ve kucaklayc bir inceleme program soktular:
Cassiodorusunki gibi din d edebiyat hakknda derinlemesine
bir bilgiyi ieriyordu bu program; onlarn dn miraslarnn en
parlak temsilcilerinden biri olan Muhterem Bedein daha sonra
syleyecei gibi, yrekleri, hergn kurtarc bilimin dalgalaryla
suluyordu bu. Wermouth, Yarrow gibi yeni Benedikten manas
trlar, gl dnce ocaklar oldular; onlarn kurucusu Benot
Biscop, ktphaneler kurdu oralarda, Romaya alt kez gezi yap
t ve her dnnde ynla el yazmas alp getirdi ngiltereye
ve ok gemedi, Yorkda, Latin Hristiyanlnn en byk ei
tim merkezi kuruldu. Son olarak, yalnz kitaba bal kltrn
bu birden alp serpilii ile dorudan ilikili olarak, rlanda
manastrlaryla, kuzey ve dou ngiltere manastrlarnda, 700
yl dolaylarnda ada minyatrnn ilk aheserleri kondu ortaya:
Bunlardan, Canterbury Mezamiri gibi, bir blm, talyaya da
Afrikadan getirilmi antik rneklerden esinleniyordu; Lindisfar-
ne Dua Kitab gibi, bir blm de, hayvan temalarn ve Barbar
kuyumculuunun geometrik sslemelerini alyor ve olduundan
da gzel hale getiriyordu.
Ne var ki, VII. yzyl sonlarnda, Arap fethinin Afrikadaki
53
14. - Elyazmalarn kopya eden rlandal keiler
Bizans topraklarna yayld ve Ispanyadaki Vizigot krallm
tehdit ettii sralarda, misyonerler, Anglo-Sakson manastrlarn
terkettiler; Frank krallnn hl pagan kalm dou snrlarm
hristiyanlatrmaya girimekti amalan. Bylece, bir yandan,
Romal olan Papalk ile -imdi Austrasia saray nazrlarnn ege
men olduu- en gl devlet arasnda iliki kuruluyordu; te
yandan da, en canl Latin kltr ile Paris blgesinin gen Gai-
ya-Frank sanat arasnda bir iliki.
Ortaa uygarlnn gelimesini, bu drt katl balama ile
hazrlayacakdr onlar.
54
BLM II
ROMA DNYASININ K: DOU
(V. - VII. YZYILLAR)
V - VII. yzyllarda, Dounun, Batdan kkten farkl
olduunu sanmyalm. Kukusuz, Bat mparatorluunun yerine
Germen krallklar geerken, Douda, kendine Romal diyen,
bakentinin eski adndan hareketle, Bizans mparatorluu
dediimiz bir devclet varln srdryordu ve 1453 ylma dein
de srdrecektir; ne var ki, bu devlet, Ortaam yar yolunda,
Konstantinusun mparatorluuna, -Charlemagnem ve
Ottonun yeniden yarattklar- ada Bat mparatorluu kadar
benziyordu. Douda kopu, daha az ani olmutu; ancak geli
me, balarnda bile, bir blmyle ayn ynde oldu.
I
BZANS MPARATORLUUNUN
BALANGILARI
Dou mparatorluu, birbirinden pek farkl blgeleri iine
alyordu.
Neydi ktisad ve sosyal grn bu blgelerin?
BARBAR STLALARI ZAMANINDA
DOU MPARATORLUU
Balkan yarmadas, Yunanistan bir yana, Asyadan ok
Bat Avrupaya benziyordu; Msr da, Roma Asyasndan birok
izgileriyle ayrlyordu. Bununla beraber, btn bu eitli blge
ler, ayn eilimle yzyzedir: Brokratizm ve Batnm acsn
ektii vergilendirme; gereke de ayn: Halklarn devlet biimi
ne kar soukluu. Batda olduu gibi, Douda da b y k
55
t o p r a k m l k i y e t i gelimitir; ve'zgr kyllk -bir
blmyle- kolonluun iinde yok olmufSrr. Bu kylln,
yakasn devletten ve patrondan kurtarabilmek iin bulabildii
- b e l k i - tek are vardr: Kamak! Kent ve kasabalarda, devlet,
insanlar babadan oula, mesleklerine ve kamusal sorumlulukla
rna balamann aran iinde, sosyal yaam talatrn tr;
zanaat ve ticaret etkinlii, inceden inceye dzenlenmitir; lks
kuma ve silah retimi, dorudan doruya devlete rgtlenmi
tir; bata Konstantinopolis olmak zere, byk kentlerin yiye
cek ve ieceinin salanmas, mallara el koymalarla ya da dk
fiyata zorunlu edimlerle salanmaktadr. Son olarak, Batda
olduu gibi, ordu, gitgide paral barbarlardan olumaktadr;
efleri de, V. yzylda, talya, Galya, spanya ve Afrikadaki kar
deleri gibi, benzer bir iktidar fethetmenin eiindedirler ve
adamlar, mparatorluun topraklarnda, Batdaki konuksever
lik^ hayli andrr biimde yerleirler. stilaclara kar, onlarn
taktiklerine gre kar koyma zorunluluu, yine Batda olduu
gibi, ordunun rgtleniini kknden deitirmitir ve pahalya
mal olmaktadr devlete bu.
Pkei, bu ykc etkenlere, Dou mparatorluu nasl oldu
da Batdakinden daha fazla kar koyup direnebildi?
Bir soluk alma zamann bulmu olmakla!
nk, VII. yylda, btn bu Avrupa eyaletleri, Germen
lerden daha da zmsenemez durumda olan barbarlarca isti
l edilirken, hemen tm Asya ve Afrika blmn de yeni ve
nceden bilinmeyen bir dman fethediyordu. Ancak, ilk Bar
barlardan kiminin ba baka yne evrilmi, kimi de - zm-
senmese b i l e - en azndan etraf sarlmt. Nedenleri, bir yany
la dsaldr bunun: Asl bask Avrupadayd; Asya eyaletleri iin
de en zenginleri, bu saldrnn uzanda kalmlard. Geri, Pers
savalarna belli aralklarla sahne oluyorlard; ne var ki, Avru
pada barbarlarn ieriye dalmalarna yol aacak bir ekim mer
kezi deillerdi; Sasan devletinin kuzeyihi tehdit eden basklar
da daha ierilere girme olanaklarn vermiyordu ve, olsa olsa,
yerlemeden ok, birka eyaletin siyasal bakmdan ele geirilme-
56
siydi sz konusu olan. Ama Barbarlar! asl engelliyen, Dou
mparatorluunun k e n d i g c olmutur: Bu g, onlar,
Konstantinopolisi fethederek iktidar btnyle ele geirmek,
Boaziini ve anakkale boazn amaktan alakoymutur; ve
frsat ktnda vazgeip, bir Bat topranda yerlemeyi yele
melerine neden olan da bu gtr yine.
Nereden geliyordu bu g?
Dounun Batya olan bu stnlnn kayna, t i c a - ,
r e t ve z a n a a t idi; kentlerdeki gelime ve -bir olaslkla-
krsal kesimdeki nfus younluu bile, bundan ileri geliyordu.
Geri, uluslararas ticaretin konusu, yalnz aristokrasinin yararla
nabilecei, giderek halk kitleleri zerinde dorudan etkisi olma
yan lks maddelerle ilgili idi; ancak, i ve blgesel tama, dar
bir nitelik tayan, bylece de ticar olmayan tarm rnlerinin
teslimine ilikindi. Bylesi bir ticaretin varl, kentlerin varlkl
snf iin pek nemliydi; dolaysyla kent halknn btn iin
de yaamsald, nk i ve ekmek kaps salyordu ona. Tica
ret, zellikle Asyada, Hinde, hatta ine ynelikti: Gemi yz
yllardaki mal kolaylklar iinde olmuyordu bu; o yzyllarda,
Romal tacirler, Hind ve inin ticaret merkezlerine doru
dan doruya ularlard. imdi ise, Orta Asyann geitlerini
Akdenizin kylaryla birletiren kervanlarla olsun, Kzl
Denizi, ran krfezi yararna devreden kararak Hindle kurul
mu deniz ilikileriyle olsun, Sasanler, bir transit tekeli kurmu
lard; bir kr kaynayd bu onlar iin, Romal mparatorluk
iin de kayg kayna. Geri, Batnn Yakndou ile ilikilerinde
ban ektii altn kayb gibi, Dou Akdenizde de, uzak Asya
ile ilikilerinde byle bir kaybn acsn ektiini ve Avrupann
altn kaybm srdren etkenin de bu olduu ileri srlmtr.
Ne var ki, bir yerde ar bir savdr bu: Kimi rnleri t inde
bulunmu olan zanaat, hesaplar dengeliyebiliyordu ve Bizans
parasnn, yzyllar boyunca, uluslararas parann ls haline
getiren salamln nasl olup da koruduu aklanmas gereken
bir nokta olarak kalsa da, yalnz bana bu salamlk bile, made
n para bakmndan vahim bir yoksullama ve ticaret alannda
tam bir dengesizlik yolundaki varsaym geersiz klar.
57
Buna karlk, Batya doru ticaret neyi temsil ediyordu
Dou Akdeniz tacirleri iin?
Duruma Batdan bakldnda, byk bir aklkla grlen,
bu ilikilerin Barbar krallklarnda da srp giderken, bir yan
dan da ktdr. Bu k, Batnm satn alma gcnn azal-
dan ya da Vandal donanmalarnn geici korsanlndan ileri
geliyordu. Ama Doudan bakldnda, sorun, hi de ayn deil
di: Bu ticaret, Batnn zayflayan ekonomisi iin nemini koru
yabildi; ancak, baka yerlerde ok byk apla iler evirmeye
alm Doulular iin, Balya byk bir dikkatle bakmalarnda
bir zorunluluk yoktu. Bununla beraber, ak olan bir nokta u
ki, V. yzyln sonlarndan balyarak, Dou mparatorluu,
donanmasn yeniden kurar; karada stnl Barbarlara terke-
dermi gibi grnd anda, denizdeki stnl ele geirir.
Bu donanma sayesinde, topraklar da fethedecektir; ancak Afri
kada, Ispanyada ve hatta -btnyle ele geirdii- talyada,
kylar, limanlar, savunmaya yaryacak noktalarla yetinecektir.
Zorunluluk gerei kukusuz. Bununla beraber, Barbar lke
lerle ticaretin Romal lkelerle ticaretten daha zor olduunu
syleyecek hibir kant da yoktur. VI. yzyln sonlarna dein,
Bizans rnleri Tuna Avrupas ile Dou Avrupaya girer, Bal-
tka ular; kukusuz oralarda, yerli efler, vergi ve yamadan
elde ettikleri krk ve klelerle deiiyorlard bunlar, ya da
mparatorluk diplomasisi gerei armaan .olarak datlyordu o
lkelerde. Konstatinopolis ya da Suriyeli tacirlerin, bu ticareti
kesintiye uratacak savalar, ya da bahasna demeyecek yak
lp yklm topraklarn yeniden fethini uygun grdkleri hi de
kesin deildir. Eer Justinianus bu itirazlar bir yana itip, her
eye karn Akdeniz kylarn yeniden ele geirmise, mal
gerekelerle yapt bunu. Bizans politikasnda, vergi toplama ve
tekelleri rgtleme arzusu, sistemin yararlarna yeterince katla
mam kimi byk toprak sahipleri ile tacirlerin muhalefetine
stn gelmitir ou kez. Barbarlar birbirine drecek diplo
matik armaanlar olarak, asker savunma gereksinimlerine kat
kda bulunmak, sarayn lksn karlamak, bakentteki pleble-
58
ri -rahat durmalar iin- beslemek gerekiyordu. zetle Bat-
nn, evresindeki tm eyaletleri Germenlere feda ederken,
Dounun, nce varln srdrebilmek iin, sonra da kar-sal-
drya gemek ve ierde belli bir kalknmay salamak iin bu
kaynaklara gereksinmesi vard.
Bu ticaret ekonomisinin sosyal plandaki yanks, k e n t l e r
d e k i g e l i me di r . Kk Asyann batsnda, Suriye, Yuka
r-Mezopotamyada, hem -Antakya gibi - byk kentler vardr,
hem de -daha belirgin olarak- ynla orta ve kk yerleme
merkezleri. Beslemek gerekir onlar; Suriye ilerinin kurak yay
lalarnn irili ufakl ietmelerle deerlendirilmesi bunun sonucu
dur. Pek byk bir kent de, Msrdaki skenderiyedir; ancak
ifti kalm bir lkenin kylarnda daha da istasna bir grn
vardr onun. Son olarak Konstantinopolis, bakent ve pek
nemli bir liman olmann yan sra, istilalar nnden kaan Bal
kanllarn bir smadr da ve gitgide bymektedir, belki milyo
na yaklamtr iinde oturanlarn says; ayrca, ynetimin kar
sna, kamu dzeni, yiyecek-ieceinin salanmas ve gitgide
daha zorunlu hale gelen savunmas ile ilgili sorunlar karmakta
dr. Her yanda, zamann gerei, kenti kuatan kale bedenleri,
zellikle Justinianus zamannda glendirilmitir. Kamusal yap
larn, onlarla ayn zamanda ykselen zel konaklarn gzellii,
bir gnencin de tanklardr; geicidir bunlar, ykntlar zerine
kurulmulardr, ama gerektirler. Mlk sahipleri, hep krsal
kesimdeki maliknelerinde deil, orada oturmaktadrlar. Kentle
rin yresinde, orta mlkiyet daha uzaktaki byk toprak sahiple
rini dengelemektedir. Kk kyl mlkiyeti bile, yer yer, kent
lerin aznn salanmasna katlarak varln srdrr gibidir.
Kentte, zanaatla uraan aa-halk tabakas, Ma v i l e r ve
Y e i l l e r diye, geni guruplar halinde rgtlenmilerdir. Tut
kunu olduklar spor yarmalarndaki rolleri byktr geri;
ama asl kamu dzeninden sorumlu milislerdir bunlar ve -bir
lde de - snf atmalarnn billrlatrd geni dernekler.
Bu sfatla da, imparatorlar tahtndan indirip ya da oraya yksel
ten btn hareketler, bunlardan birine ya da tekine dayanmak
59
15. - Hipodromdaki sosyal - politik etkinliklerden at yarlar
60
zorundadr. Kimi hallerde, iktidara kar bir tertibin kayna
bile olmaktadrlar: nl N i k a b a k a l d r s bunun bir
rneidir; Justinianus, Barbar paral askerlerine dayanarak,
kan iinde bomutu bu hareketi.
Bakaldranlarm, - zafer anlamna - nika! diye haykr
malarna bakp Nika ayaklanmas olarak anlr bu. Olayda, Ye
illersin ve Mavilerin aa tabakalar birleirler, justinianus,
Hipodroma geldiinde talanr. Kent yanmaktadr. Kuatlan,
sarayda yiyecek ve iecek stoklan tkenir. mparator, Boazii
dorultusunda kamaya hazrlanmaktadr. mparatorie T h e -
dor a mn srar ve giriimiyle, duruma egemen olmak iin,
son bir abada daha bulunur. Zeki, cesur ve otoriter bir kadn
d Theodora; J ustinianusla evlenmeden nceki servenleri
skandallara yol am ve nlendirmiti onu. Mavilerin efi
satn alnr. Bakaldranlarm dolat Hipodroma gizlice paral
askerler sokulur; bunlar silahsz insanlarn zerine anszn sald
rrlar ve hemen orackta 30.000e yaknm ldrrler. Soluu
kesilen halk kurulular, uzun bir sre siyaset arenasndan kay
bolacaklardr.
Aa yukar ayn devirde Filistinde de bir bakaldr
olur. 536 ylnda, Afrikada askerler ayaklanrlar; nk, yendik
leri Vandallardan kendilerine kalm olan topraklar ellerinden
alnmaktadr. Stotzey adndaki deneyimli bir savann yneti
minde, oniki yla yakn direnirler, imparatorluun talyadaki
varl, yalnz silah zoruyla srdrlebiliyordu. Haydutlar
hareketi, Balkanlarda, Barbar istilalaryla kaynaarak genile
mektedir.
JUSTNANUS VE MRASI
J u s t i n i a n u s un saltanat (527-565), geleneksel olarak,
Bizans uygarlnn ilk altn a olarak gsterilir. Fetihlerin
salad saygnla, yaplarn debdebesine, bir yazarlar toplulu
una bakp yalnz onlar gren bir kuruntu bu; nitekim, bunla
rn hibiri, mparatorluun iinde bulunduu zayflk ve tehlike
lerin, hem de pek az sonra btn korkunluu ile ortaya kp
daha da arlamasn engellemez. Bununla beraber, kendine
gvenen bir iradenin, grkem al iinde, gleri yeniden der
leyip topladn da grmezlik edemeyiz.
Gerekletirdii kimi eyler vardr ki, belleklerimizde bir
any srdrr durur.
61
16. - I. Justinianus
nce idare mekanizmasnn' ve toplumun ele alnmas gere
kiyordu. Sonunda urad baarszl unutarak konualm. e
balamak iin, geen yzylda Codex Theodosiunus'Vd giriilmi
alma geniletilerek, eski Roma hukukunda yararlanlabilir ne
varsa toplanr; rflerdeki gelime ve Hristiyanln kazand
zafer de gz nnde tutularak, Codex Justinianus ortaya konur.
Btn Latin halklarnn kuramlarnn kayna olan bu eser, ykl
mas olanaksz bir ant gibi kalmtr; tarihiler ve hukukular
lka okurlar aynasnda onun. Sonra, buna kout olarak ve
ayn anlayla, Digestada hukukularn grleri bir araya getiri
lir.
O andan balyarak, Bizans devleti, artk hi silinmeyecek
olan ve, dorusunu sylemek gerekirse, daha Konstantinusla
balayan bir gelimenin sonucu olarak, kimi nitelikler kazanr.
Bata, Ki l i s e i l e d e v l e t i n b t n l e m e s i gelir.
Batda Kilise, Ariuscu olduklarnda, Germen prenslerin dma
ndr; ya da, onlarn kltrce dk dzeyde olular ve ynetim
deki yetersizlikleri sonucu, vesayetlerinden kap kurtulmutur.
Douda ise, dinin zemberei olduu bir hkmet iradesiyle
zdelemitir; ne var ki, Kilise, kendisi kadar Hristiyan olan
bu devletin denetimi altndadr. Mminlerin ve devletin de yard
myla, Kilise, zenginlik ve g sahibidir; patrikleri, hele Konstan-
tinopolistekiler, arl olan kiilerdir. Ne var ki, imparatordur
62
hkmeden; uzakta Romada Papa ne dnrse dnsn,
iman konusunda bile onun szdr geen.
Dini de elinde tutan mutlakiyetin en ileriye vardrlm
rneidir bu.
mparator, basiles, kkeni ne olursa olsun, mu t l a k
hkmrandr. Asker kkenlidir ve ou kez miras yoluyla gel
mez iktidara. Mutlak olduu kadar k u t s a 1dr da kiilii. Kent
iinde kapal gerek bir kent olan saraynda, iitilmemi bir lks
ve trenli yaam, onu halktan, hatta saraydaki evresinden ay
rr: Kimi yanlar, Dou monarilerinin geleneklerinden alnm
tr bunlarn; ama bir i gelimenin de rndrler. V. yzyln
balarnda, Batda olduu gibi, basileusnn da gerek ynetimle
ilikisini kesmesinden korkulmutur. Ne var ki, yzyln sonun
da, dizginleri yeniden eline geirir ve ou kez ordulara kuman
da eden bir general, her eyi yneten, her eyi denetleyen bir
ba olarak kalacaktr hep. evresinde ynla insan, merkez
hkmetin dairelerini ya da yerel ilere bakan daireleri doldu
rur; byk daireleri ynetenler de nemli kiilerdir. Bununla
beraber, basileusun iradesinin dnda, baka bir irade karmaz
ynetime; egdm yoktur yani. ifte bir hiyerari iinde her
ey ona gelip varr: Kimi onursal sfatlardr bu hiyeraride, kimi
gerek grevleri karlar. Hepsi de laiktirler ve gitgide cretli
grevliler olmakta ve ezici grevlerden kama abasndaki yerel
majistralarn yerine gemektedirler. .
Me r k e z i y e t i l i k doruk noktasndadr.
Tanry ve imparatoru yceltme duygusunun da katld bir
grkem gsterisi, y a p 1 1a r da kendisini ortaya koyar. Onlarda
Justinianusun ehresini bugn de grrz. Bu sanat, insanln
en gerek ve en gzel sanatlar arasndadr. A y a S o f y a ,
bat yakasnda, Halie girerken bugn de her eye egemen
durur. Dardan bakldnda, her trl sslemeye kaytsz yap
syla ziyaretiyi artabilir; ama bir kez iine girildiinde, boyut
lar, ok renkli mermerlerinin grkemi ve gzelliinden hibir
eyi eksiltmeyen sslemeleri, kubbesindeki baar, hayranlk ve
aknlk yaratr insanda. Mimarlar Miletli sidoros ile Tra-
63
11. ~ Aya Sofya
lesli Anthemiusun cesaret ve ustalklar karsnda dili tutulur
insann. ylesine bir rnektir ki bu, bin yl sonra, Osmanl ve
Moskoval mimarlara da esin verecektir. Felketler, teki kilise
lerden pek az ey brakt bugne; kimi bazilika plann, kimi
Yunan ha biimini tar bunlar. Son olarak fethedilmi tal
yada, Ravennada, pek iyi korunmu -hayranlk uyandran -
mozayiklerde, imparatorun ei Theodorann ve teki saygn
kiilerin grntleri tekrarlanr. Kukusuz, heykel k halinde
dir; ama ne antsal sslemedeki iilik, ne de tahta ya da fildii
eyadaki incelik bu llere varabilmitir. ou kez Doulu
temalarn kart canl renkleriyle lks kumalar ve el yazmala
rndaki minyatrler de dikkat ekicidir. konografilerde donmu
gibi grnen bir ey varsa, belki bir teknik gerileyiten gelir;
ama, daha da ok, sanatta insan st bir anlaytan.
Bizans sanat, hi kukusuz, Yunanllara olduundan
daha fazla bakalarna borlu: Suriyelilere, Ermeneilere; ve
btn bir Yakndou sanatn zetlemekten de uzaktr o. Bu
sanatlarda bulduklar kimi eylere bakp bunun tersi bir arla
sapanlarn durumuna dmekten de saknalm. Ancak gl bir
64
J
u
s
t
i
n
i
a
n
u
s

u
n

n
d
e

B
i
z
a
n
s

m
p
a
r
a
t
o
r
l
u

u
devletin bakenti, birbirinden bunca farkl etkileri kendi potasn
da eritebilirdi ve dev bir monari, bir Aya Sofyay yapacak ara
lara sahip olabilirdi ancak. Bizans sanatn etkileyenler ve
ondan sonra gelenlerin zerinde, Bizans da kendi n serpe
cek ve bereketli tohumlarm ekecektir. Justinianus ncesinden
balyarak, Ravenna, Bizanstan, eserlerini hayranlkla seyrettii
miz sanatlar alyordu ve Batda btn bir Yukar-Ortaa,
sanatn srlarn Bizansta arad yine.
Bizans edebiyat da, bir daha hi terketmiyecei yollara
gelip girer. Felsef ve bilimsel esinin soluu kesilmitir: skende
riye Okulunda, ikinci olarak da Konstantinopolisde yeni kurul
mu olan niversitede, her iki daln, geleneklerini srdrme
sine karn, gerek budur. Ancak, buna karlk, yeni zaferlerin
ya da yeni mcadelelerin destekledii t a r i h y a z a r l geli
ir. Bu alanda, herkesten nce de, P r o k o p i p s eker dikkati
mizi. Pers, Vandal, Ostrogot Savalar adl eserinde, Yaplar Kita-
fc/nda, Gizli Tarihinde, Justinianusa nce vgler dzp sonra
karsna geen bu tarihi, yazdklar kimi yerde ortadan aa
da olsa, zeki bir gzlemci, iyi bir yazar ve bizim iin, dnemi
hakknda birinci snf bir bilgi vericidir; Gizli Tarihnde syledik
leri ise, gerekten bir skandaldir dnemi iin. Onu, laik ve din
adam bir tarihiler kafilesi izleyecektir; ou da Dou kkenli
dir bunlar. Justinianusun Codex ve Digestas iin kendisine yar
dm etmi olan hukukular da Douludurlar. Doaldr ki, btn
bunlar aristokrasinin edebiyatdr. Ne var ki, yeni din, mminler
ve ruhbann ortaklyla, zgn ye artk ahenkli dinsel iirler de
koyar ortaya; dinsel trkler prensi diye anlan R o m a n o s
aar bunun yolunu. Yunan halknn dine balln, bunlar bes
leyip duracaktr yzyllar boyunca.
BLGESEL ZELLKLER, DN ATIMALARI
VE ULUSAL UYGARLIKLAR
Merkezi Boaziinde olan bu uygarlk, Romal olmak
savndadr. Batda olduu gibi, o yce Roma dncesi, toplu
mun geici biimlerinin stne km bir deer olarak, Roma
mparatorluunun yklndan sonra da yayordu; ayrca, eski
66
Romanm mirasnn Konstantinopoliste, Yeni Romada korun
duu kans, uygar dnyann tek ba olarak gsteriyordu onu.
mparatorluun u ya da bu eyaleti, Barbarlar a terkedilmek
gerektiinde, daha da ateli olarak srdrld bu dnce. Justi-
nianusu, bu lliryal Latini, zamann andramad bir any
yeniden gerek hale getirmek iin fetihlere itmede, hibir dn
ce bundan daha gl olamazd. Bununla beraber, Bizans srtn
dnyordu Romaya. llyricum Barbarlara terkedildiinde, tal
ya dnda, mparatorluun uyruklarndan hibiri Latince konu
maz oldu artk. Edebiyat adna Yunan ve Dou edebiyat vard
yalnz ve Justinianusun kendisi de, Roma hukukunun metinleri
ni Latinlere toplatt halde, kendi kanun ve emirnamelerini
yani Novellay Yunanca yazdracaktr. Hem, III. yzyldan bal-
yarak, Batda, yar-hellenlemi aristokrasinin k, Yunan
kltr bilgisini de kertmiti; bu ukur, aikrdr ki, Barbar
krallklarda daha da derinleti.
Dou dnyas ile Bat dnyasnn birbirini anlayamayaca
gnler yaknd.
Ne var ki, Douda bile, yapnn d yzndeki o gzel bir
lik, kayboluyordu gitgide. Sosyal glkler, ulusal glkler
iieydi. Roma devletinin Dou eyaletlerini d dmanlara
kar savunmada yetersizliinin ortaya kt dnemlerle, mal
smrnn ve dar ya da dinsel merkeziyetiliin glendii te
ki sorunlarn ard arda gelii, eyaletlerde z e r k l i k e i l i m
l e r ini keskinletirip duruyordu. Asyallar, Msrllar, Roma
mparatorluunun ekonomi ve kltrnde vaktiyle oynadklar o
byk roln, Batnn dyle daha da arttnn bilincindeydi-
ler. Oysa, pek doru olarak, aristokrasinin Hellenistik miras
ile, halkn daha geni, ulusallklarn da daha az yitirmi katlar
nn Hristiyanl arasnda gitgide artan rastlama, zerlerine
uzun zamandan beri bir Yunan cils ekilmi olan yerli kltrle
rin yeni bir atlm iine girmelerine yol ayordu. Bunun gibi,
Suriye ya da Msr iin uzak Bizans rejimi, hibir eyin hakl gs
teremedii bir yabanc egemenlik biimine brnyordu. Kpt-
lerin, Yahudilerin ve Ermenilerin gitgide artan sabrszlklar,
mparatorluun birliinin altm oyup duruyordu.
67
Bunun yemilerini slm toplayacaktr daha sonra.
zellikle d i n s e l a t ma l a r n arasndan kendisini
gstermektedir bu atlak. Mminlerin ounluunun anlyamya-
ca incelikte ilahiyat sorunlarnn ortaya kard tartmalar
dan doan tutkular anlamakta glk ekiyoruz geri; belki de
Kilise edebiyat, onlardaki kzgnl abartyor gzlerimizde.
Bununla beraber, Dounun din anlay, bir dncenin ege
menlii altndayd: Her eyden nce, insann davran sorunla
ryla ilgilenen Batl din anlayndan fazla olarak, kurtulu, ona
gre, nce tanrsal dzeni doru olarak anlamaktayd; bu tanr
sal dzende, ya boynunu bkp kalacakt insan, ya da byye
benzer bir yolla yakasm syracakt ondan. Ancak, zellikle u
nokta abucak aa kt ki, ilahiyatlarn arkasnda, sosyal ve
ulusal sorunlarn harekete geirdii halk ynlar vard.
Nasl?
lahiyatta asl uzlamazlk, sann, nsan ve tanrsal olmak
zere, ifte nitelii konusundayd. Bazlar iin, tanrsal birlie
dikkatleri ekmek istediklerinden, sann nsan varl, ektii
ac (Passion), bir grnt yalnz: Bu dncede olanlar
M o n o f i z i 11e r di. Bazlar iin, sam* varl ve ektikleri
mutlak gereklerdi; ancak tanrsal nitelikten ylesine ayryd ki
bunlar, birinin aclar tekinin yetkinliini bozmuyordu: Bunlar
da, Konstantinopolis patrii Nestoriusun (V. yzyl) adndan
hareketle, N e s t u r l e r diye adlandrlyorlard. Aslnda, bu
retilerden her ikisi de, Tanry, sann ektiklerinden ayrmak
la, sann btn insanlk adna ac ekerek insanlar kurtarmas
(Redemption) dncesinin saygnlm bozup tehlikeye atyor
lard; o kadar ki, greko-romen ortodokslu, her iki niteliin
birlikte bulunduunu iln etti; insann da eriemiyecei bir srd
bu. Nestirler, V. yzylda, nce pek gl Monofzit etkisiyle
arkalarna dld iin, Sasan mparatorluunu bir yaylma
alan olarak grdler. Monofizitler, balca yandalarm Yahudi-
ler arasnda buldular; nk Yahudiler, o uzlamaz tektanrc
geleneklerini gryorlard onda; ayrca Kptleri ve - o denli g
l olmamakla beraber- Ermenileri de fethetti bu gr. Orto
doksluk, Romann dnda, Yunanllar elinde tuttu; baka yer
68
lerde ise yabanc efendilerin dini olarak grld. Antakya ve
skenderiye patrikleri, iktidarn hemen yambanda olan yerini
kskandklar Konstantinopolisteki meslekdalarim yola getir
mek iin, Monofitizlie gelip daldlar. Ne var ki, keilerin arac
lyla, kendi halklarna gvenebileceklerini de biliyorlard.
Ke i l i k , Douda, Batda olduundan ok daha erken
ve hayli deiik biimlerde, byk bir gelime iine girmiti;
Yunanistanda olduu kadar, Ermenistanda, ya da Kiptiler ara
snda da byleydi. Genellikle Ermi Basileiosun sylediklerin
den esinleniyordu bu; keiler, bir ilecilik ve kendinden geme
lks yayyorlard. Bir blm, Kudste, V. yzylda Ermi
Sabasm kurduu manastrda olduu gibi, ortaklaa bir yaam
sryorlard; bir blm de, herkesin gznden uzakta, tek ba
na yayorlard: Ermi Simeon Stylitein mezleri byleydi ve
ustalar gibi, stunlarn tepesine kar, Tanry seyretmekle (!)
geirirlerdi yaamlarn. Bu dindar insanlarn saygnl halk ara
snda sonsuzdu ve saylar da gitgide artyordu; onlara yetiip
katlmak, bu dnyann ikence ve basklarndan kap kurtulma
nn bir biimiydi. Onlarn rneklii ve szleri, ktl, zengin
lii, giderek iktidar ayplayp eletiriyordu; piskoposlarca pek
yola getirilemedikleri iin, srekli bir disiplinsizlik rneiydiler
ve frsat ktnda, ya da ilhiyat atmalar bahanesiyle, kala
balklar ayaklandryorlard. Bu atmalar, daha ar tehlikele
rin ortasnda, Bizans mparatorluunun yaamn, iki yzyldan
fzla bir sre zehirleyip durdu ve ancak Arap fethi, bu hak mez
hep d inanlara inananlarn ounluunu Bizans egemenliin
den kurtard vakit dindi ortalk.
Kendilerine sorarsanz, bu fetih, Yunan Kilisesinin zulmn
den kurtaryordu onlar.
Bir yerde doruydu da syledikleri.
te nemli aamalar uygulanan basknn: 431 ylnda Efes
Knsili, Sasanlerin lkesine snm Nesturilii mahkm eder;
451 ylnda Kadky Konsili de Monofizitlii. Ne var ki, Suri
yede ve Msrda gcnden hibir ey yitirmeyen Monofzitlik,
bir yzyldan fazla bir zaman, t Konstantinopolisteki hkmet
evrelerine dein etkide bulunacaktr. mparatorlarn, Monof-
69
zitlere verilecek dnler, Roma ile birlik ve Monofizitler kar
snda sertlik politikas arasnda duraksadklar olmutur. Ancak,
i bar srdrmek iin Monofzitlere verilecek dnler boa
km, fazla olarak da Roma ile glklere yol amtr. zellik
le Justinianus, teki sapknlara ya da imanszlara, Ariusculara,
paganlara, Manicilere, Yahudilere zulmederken, Monofzitlere
de zulmetti. Buna bir tepki olarak, Monofizitler, kesin biimde
ayr ve zerk kiliseler kurdular: Kpt Kilisesi, Suriye -ya da
Yakub- Kilisesi, ok gemeden de Ermeni Kilisesi byle do
du. Her birinin trenleri, kendi dillerinde yaplyordu ve kendi
hiyerarilerine bamlydlar.
Her halkn kendi u l u s a l kilisesi vard artk.
VII. yzylda, Heraklius, karsnda bulunduu o korkun
Pers, Avar, Arap tehlikesine bakp, boa kan yeni formller
bulmaya kalkt; imparatorun iradesi iman konusunda yasamaya
girimiti. Bir ya da iki nitelikten sz edilmesini yasaklayp, tek
bir iradeye inanlmasn (monoteizm) istedi; ne var ki, herkesi
doyurmad bu. Bunun tek sonucu, yerine geen II. Constant
zamannda, Papalkla korkun bir uyumazlk oldu; basileus,
talyan uyruklaryla bir blm Yunanly Papaya brakt. Arap
fethi, Bizansn elinden Doulu uyruklarn ekip alrken, Herak
liusun bu giriimini de yararsz klacak ve o yzyln ikinci yar
snda Bizans hkmeti de vaz geecekti bundan.
Yeni Sryan, Kpt, Ermeni, Grc ve Msr kltrleri de,
ite bu mcadeleler ortamnda olutu. nemli gelimeler var
dr: V. yzyln balarnda, dinsel efleri S a h a k ve rahip
M e s r o p un abalaryla, Ermeni dili alfabesirie kavuur; ulu
sal bir edebiyatn gelimesinde byk bir rol oynayacaktr bu.
ncelikle dinsel ve eviriye dayanan edebiyat, ulusal seferleri
ycelten tarih eserlerine de yer vermeye balar; bunlarn iinde
en nls H o r e n l i M u s a mnkidir. Ermenistann yann
da Grcistan, Yunanllarn yan sra, Ermenilerin de etkisine
urar. Hemen yalnz dinsel nitelik tayan Kpt edebiyatn, asln
da bu alanda pek fazla bir deeri yoktur. Ondan gelen Habe
edebiyat, henz ocukluunu yaamaktadr.
ok daha nemli olan S r y a n e d e b i y a t dr.
70
Onda da baskn olan di nsel eserlerdir, ama daha eit
lidir: lahiyat, Kilise hukuku, mistik, dinsel trenlerde usul ve
srayla ilgili eserler. Yazarlar da, asl olarak manastrlardan
gelir, bunlarn. Bu eserlerde, iki gurubu birbirinden ayrmak
gerekir: Bir blm Monofizit, bir blm de Nesturdir.
Monofizitlii, Urfa okulu temsil eder; Nesturi olanlarn asl
merkezleri ise Sasan topraklarndadr, Yukar-Mezopotam-
yada Niziptedir, Trakta Cundapurtadr. Tarihinin ilgisini
eken, zellikle dinsel bir vurgulamas olan ve kimi zaman
-tartlmaz zgnlkte- halk olan Monofizit kroniklerdir;
Monofizitlerde, ok daha fazla da Nesturlerde, l ka
dnce ve bi l i mi ni n ok sayda aheserinin evirileri
de bu ilgiyi ekecektir. Daha sonra, bu evirilerin araclyla-
drki, slm, giderek -hi olmazsa bir blmyle- Bat Avru
pa, Hellenistik miras hakknda bir bilgi edinecektir. Aristo ile
Yeni Eflatuncular banda geliyordu bunlarn; onlara Ptolemai-
os, Hippokrates ve Galienus -Cundiapur bir tp merkeziydi-
Euclides, simyaclar ekleniyordu; asl eserlere sahtelerinin kar
t da oluyordu ki, gelecek kuaklarn karsna hayli g
sorunlar karacaktr bu. Buna karlk, Hristiyan tarih bir
yana, ne eski tarih, ne din-d Yunan edebiyat, doallkla ne
de Latin edebiyat -skenderin Roman dnda- Sryan
yazarlarn uralarnda yer almazlar.
Bununla beraber, onlarn hizmeti ok byktr yine de;
Batnm ve kimi zaman da Bizansn, her eyi paganlkla leke
lenmi sayp horlad gznnde tutulursa hele.
Bir ayaklar Bizans, bir ayaklar Sasan snrlarnda olan
Yahudiler de, zulmlere ve dala karn, dnce tarihlerinin
nemli bir anm yaamaktadrlar. Srgnde, balarnda bir efle
ri vardr; iktidarlar, belli bir lde, kefil olarak bakarlar ona,
eitli patrikler de kiliselerine bal bir kimse diye. Ancak, siya
sal tutkularn yitirdikleri gnden beri, Kutsal Metni tanyan ve
Kanun koyan bilginler, byk kiilik kazanmlardr artk:
Hahamlar ve onlarn da stnde Gaon, okullarn badr. Uzun
zamandan beri, bu kiilerin inan ve yaam sorunlar karsnda
ki itihatlarn bir' araya getirip dzenlemek gereksinmesi duyu
luyordu. II. yzylda Kudste balyan alma, baka bir yerde
sonunda bitirilir: T a 1m u d diye adlandrlr bu. Antsal bir der
71
leme olan bu eserden, Hristiyanln zaferinden sonra gitgide
iine kapanacak olan geleneksel Yahudi, dnce ve uygulamas
beslenip duracaktr.
Bat Yahudileri de, yzyllar boyunca, Doudaki kardele
rinden alacaklardr aydnl.
Yeni Hristiyan topluluklarn sanatsal hareketleri de pek
dikkat ekicidir. Ermenistanda kiliseler ykselmeye balar; bun
larn Bizans mparatorluuna hayli dalm olan mimarlar,
- b e l k i - t Batya dein etkilerini yayarlar; Batda ilk ro
man sanatn kimi izgilerine garip bir biimde benzeyen nitelik
ler gryoruz onlarn eserlerinde. Grcistann da okulu vardr.
Suriye Hristiyan sanat da, V. ve VI. yzyllarda grkemli ey
ler gerekletirir. O yzyllardan kalan kilise ve manastrlar,
geometrik, bitkisel ya da hayvan motifleriyle ar ssldr ve
daha ok Dou etkilerinin damgalarm tarlar. Msrda bam
sz bir Hristiyan mimarlk gryoruz; ne var ki, bu sanat, ok
renkli sslemelerde kulland yntemler, Hellenizmin portre
sanatna olan ball, fildii ileri, nl kumalaryla nn sa
lar.
II
BZANS VE ASYA
Ortaan afanda, Yakndou ile ilgili bir incelemede
Bizansla yetinmek olanaksz. 111. yzyldan beri randa S a s a -
n hanedannn ynettii imparatorluk, Bizansn rakibidir ve
birok ynden onunla karlatrlabilir. :
SASAN MPARATORLUU
Bu imparatorluk, rann dnda Hint kaplarna dayanyor;
bir yandan Mezopotamya ve Ermenistann byk bir blm
n, te yandan Sogdian, Baktrian, Aral Denizi ile bugnk
in Trkistan geitleri arasnda sralanm eyaletleri iine al
72
yordu. Bu devletten, ulusal diye bahsetmek abartma olur;
Mezopotamyallar ya da Ermeniler, BizanSlar kadar uzakt
ranllara. yle de olsa, eski rejimlere oranla, rann ounlu
unda, ya da - e n azndan- aristokrasisinde gl bir ballk
vard.
Sasan devleti, az ok dayankl ve egemen bir k a s t n den
gesi stne kurulmutu: Bata,- eski ve gl toprak soylular
geliyordu; onun yan sra, kademelendirilmi vc zengin bir ruh
ban ile, brokratik ve merkeziletirilmi bir idare vard. Hepsi
nin de stnde saygn bir monari. Aada, toprak sahiplerin
den oluan canl bir orta snfn ereveledii alan kyl kitle;
gelien, gitgide gelien kentlerde -hepsinden nce de, Dicle
zerinde kurulu bakent Ktesifond a - faal bir zanaatkar halk
yayordu. Bu kastlar, Hintteki kadar ok deilse de, hemen
onlar kadar katyd; babann durumunun miras yoluyla gemesi
ni Romada devlet dayatyordu, burada ise toplumun yapsnda
19. - Bir Sasan hkmdar
73
vard bu. zellikle kuzey snrlar, Bizansta olduu gibi, Bar
barlarca tehdit edildiinde, monari, glkle de olsa, y k
s e k a r i s t o k r a s i zerinde otoritesini srdryordu; bu
aristokrasiye kyllk de kar kyordu. yle olduu iindir ki,
Kubad ve Anu-irvanm (500e doru) yaptklar ma l
r e f o r m, devlete kolaylklar salamasnn yan sra, toprak
vergisinin dalmnda belli bir adaleti gerekletirme amacm
tar. Sasanlerin sava politikasnn bir amacnn da, byk
soylularn disiplinsizlii ve agzlln nlemek olduu ku
kusuz. Sasanlerin temelini oluturduu ordunun zerinde, Aka-
man emperyalizminin ans dolayordu; aralarda Ermenilerin
de bulunduu vassaller, ordunun geri kalann oluturuyorlard.
Her yerde olduu gibi, yoksul halk arasndan devirilmi piyade,
eski roln, beraberinde de sosyal g ve nemini kaybetmiti.
ahlar ah olan Sasan hkmdar, sava ve ynetime
faal olarak katlrd ve bir debdebe ile kuatlm olarak, saygn,
hemen hemen kutsal bir kiilii vard; Basileustan farkl olarak
da miras yoluyla tahta geiyordu. Ycelik, adalet, ynetme sana
t, yiitlik, kltr, hemen tm Sasan hkmdarlarnn bu nitelik
leri, hanedannn yklndan sonra da gelecek kuaklarn belle
inde yaayacak ve -1000 ylna doru - Firdevsnin yazd
ulusal destanda, ehnamede yeniden dile getirilecektir. leride
slm vezirlerine rneklik edecek olan B y k F e r a h ma -
d a r m emrinde, btn bir idare kadrosu bulunuyordu. nceden
inceye llp biilmi kurallar harfi harfine uygulayan bu kad
ro da gerek bir kastt.
Partlarn rejiminden farkl olarak, Z e r d t d i n i ,
monariye sk skya bal resm din oldu. Alabildiine hiyerari
ye sahip ruhbann banda, Mobedler Mobedi ya da Byk
Mage bulunuyordu, ve her yerde de Ate Tapnaklar. V. ve VI.
yzyllarda, bu din yeni bir alfabe koydu ortaya; bu alfabe, teki
kitapl dinlerin karsnda, Avestanm dev mirasn koruyacaktr.
Bu resm din, kendisini tanmayanlara kar zaman zaman giri
tii zulmlere karn, tartlmaz bir gce sahip olmad. Bata
undan ileri geliyordu bu: Bir yerde, rejimle, aristokrasi ile sk
74
balar vard; sonra ulusal bir din olarak, Iranllarn dndaki
insanlarn yreklerine hitap etmeyi aramad; bunun gibi, reti
si, bilim ve hukuk adna tad tm elere karn, teki
evrenselci dinlere oranla, bulank, kemiklemi ve devrin insan
larnn karsna dikilmi yeni sorunlara yant vermekte yetersiz
kald. yle olduu iin de, III. yzylda, ran topra zerinde
yeni bir din dikildi karsna ve urad zulmlere karn, belli
bir n kazand: M a n i c i l i k i di bu.
Daha halk olan, kurtulu sorununa daha fazla eilen
bu din, tm dinlerin bireimi olduunu ileri sryordu. Yaygnl
da buradan dodu: V. yzylda, yalnz Sasan mparatorluun
da deil, Kuzey Afrikada, Msrda, Romada, -fazla tutunama-
salar d a - Konstantinopoliste ve zellikle Orta Asyada Manici-
ler vard; Orta Asyada, VIII. yzylda bir Trk devletinde - h e
men hemen- resm bir din olarak kabul edilen Manicilik, sl-
mn zaferine dein yaayacak, XIII. yzylda bile varln duyu
racaktr.
Albigeoislar ortaya ktklarnda onu srdreceklerdir.
Bununla beraber, kuzeyde ve kuzey-bat eyaletlerinde,
Hint, kltrne ak Budistler vardr ve bat eyaletlerinde ranl
olmayanlarn arasnda da Hristiyanlk yaylmaktadr: Bunlar
zellikle Nesturdirler; Bizans ynetimiyle aralar aldktan son
ra, Sasan ynetimi kendilerine zgrce rgtlenmek zgrl
n tanmtr. Son olarak, Yahudileri gryoruz.
randa, V. yzyln sonlarnda, bir son din daha kacaktr;
tekilerden ok daha farkl olarak, ak bir sosyal protesto niteli
ini tayan bir din: Ma z d e k i l i k .
reti bakmndan Mancilikten de gelse, M a z d e k in
kurduu dinin asl stnl, -Ortaada sk sk dile getirildi
i gibi- mallarn ortaklim ileri srmesiydi. Kadnlar da bu
ortakla giriyordu. Ne var ki, kadnlarn da ortakla sokulma
s, bir ahlaki geveklikten ileri gelmiyordu, nk Mazdekiler
gerekte puritendiler; olsa olsa, kadnlarn byklerin harem
lerine kapatlmalar, ya da soyluluk snrlaryla kuatlm kast
gururuna kar bir tepkiydi bu.
Hkmdar Kubad, aristokrasiye kar mcadelesinde, ken-
75
diine bir balak olarak grd Mazdekin bir sre etkisinde
kalacak, ancak sonra korkacak ve ldrtecektir onu. Bununla
beraber, slmlktan sonra da, dinsel ve sosyal hareketlerde,
Mazdekiliin yer altndan etkisi grlecektir.
Dinsel edebiyat, ranllarn tm kltrn zetlemiyor.
Ticarette olduu gibi, dncelerde de bir yol kava olan bu
topraklarda, ulusal gelenekler, Hint ve Yunan -Sryan etkiler,
hatta turam etkiler, Sasanlerin edebiyat ve sanatnda bir ara
ya gelirler. Nazm ve nesir, t verici yklerden oluan -kimi
zaman Hint kkenli - resm tarihilik, epik ya duygusal nitelikte
hayali ykler, aristokrasisinin ve brokratlarn beenilerini pay
layorlard ve onlar iin yazlmlard. slm dneminde Arapa
ve Farsa ya da teki dillere yaplm eviri ya da uyarlamalar
yoluyla, Sasan tarihinin -yar efsanev- bir zeti yine de kald
bize, Budann yaamnn baka bir balamda anlatld Barla-
am ve Josaphat, ya da t verici yklerden oluan Kelile ve
Dimna da yle. Bu iki eserin her ikisini de, Hinteden, Nestur
hekim Burzoe evirmitir. Yzyllar boyunca, iir, II. Hsrevle
irinin aklarn akd durdu. Besteleri elimizde olmadndan,
Sarka ve Barbdh gibi mzisyenlerin oynadklar rol, ancak
fkralar yoluyla5reniyoruz. Daha sonra Arap denilen mzi
in yaratclar bunlardan esinleneceklerdir. Byklerin elenme
si iin satran vard (satrantaki ah da farsa hkmdar gs
terir). Bu oyun bir beyiiz yl kadar sonra, Hal seferleri yoluy
la, tm Hristiyan lkelere yaylacaktr. Bilimde de, Yunan etki
sinin yan sra, Hint katks, tpta', astronomide, matematikte
duyulur biimdeydi.
Sanatta da ayn eyi gryoruz.
Buna karlk, bat randa, asl anlamyla Sasan diyebilece
imiz bir sanat geliiyordu. Bu sanat, Hellenistik dnemle Part
dneminin yabanc esinleriyle, Akamanlarn eski geleneklerini
birletiriyordu. Bu sanatn btn Yakndouda byk etkisi
oldu; bu etkinin izlerim, Bat Avrupada kimi kilise ve baz
sanat eyalarnda bile gryoruz.
Doulu sanatlar buralara dein ulaabilmilerdi demek
ki!' ' .
76
Orta Asyada, bat randa ve Mezopotamyada, Sasanler,
hepsi de gnen iinde kentler kurdular. Ticaret, bu gnence
yardm ediyordu; Hint okyanusundan Akdenize doru gei
Msrn elinden kaplmt; buna, inle olan ticaretin kervanla
rm da katmal. Ne var ki, sz konusu ticaretin nemi, Bizansla
ran arasnda keskin bir ztlamay da beraberinde getiriyordu:
Bizans, bu tekelden kurtulmay ararken, ran, Akdeniz limanla
rna dein gzn dikerek, bu giriimleri boa kartmaya al
yordu.
ASYA TCARET VE BZANS - SASAN YARIMASI
Bizans iin, ran tekelinden kurtulmann iki yolu vard:
Birincisi, yeni ticaret yollar bulmakt. nce, Kzl Denize yne-
lindi. Bu denizin gneyindeki bitiminde, bugn modern Eritre-
nin bulunduu yerde, yeni Hristiyan olmu bir krallk gelimek
teydi. Vaktiyle Yemenlilerin kurduu bu krallk, imdi Yemeni
fethederek, Arap denizci ve kervanlarnn rekabetini etkisiz hale
getirdi ve Justinianus, Hint ticaretinin tekelini ranllarn elin
den almas iin o krall yreklendirdi. Ne var ki, pek az baar
l oldu bu giriim. kinci olarak, VI. yzyln ikinci yansnda,
Orta Asyada bir Trk imparatorluunun kuruluu yeni olanak
lar hazrlad. Sasantlere kar, Bizansla Trklerin isteyerek olu
turduklar balakla, zellikle II. Justin zamannda, ran ev
relemek zere, Hazar tesi bir ticaret yolunun almas eklendi.
Bunun ne sonucu oldu, pek bilemiyoruz. Ancak, sonraki yzyl
da, Volga ve Kara Deniz lkelerinin Hazar, giderek Trk ege
menlii altna dmelerine bakp, inden kalkan ve bugnk
Rusyaya ve Kara Deniz kylarna dein ulaan belli bir ticare
tin varlna inanmak gerekiyor.
randan kurtulmak iin, Bizans, dardan pek pahalya
getirtilen kimi rnleri, kendi topraklarnda retmeye giriti.
Justinianusun hkmdarlnn sonlarnda, gezgin keiler, yal
nz ipek retiminin srrn renmekle kalmam, Konstantino-
polise kozalar ve ipekbcei yetitirmede gerekli bilgileri de
getirmilerdi. Bu zanaat Suriyeye, Yunanistana ve Sicilyaya
77
P3
O
e '
0Q<
C
7*
P5
1
a
er.
'
3
to
o
'S:
f
S
PO
tti
B
S
S
g*
C/J
v>
3
B
%
.
O
-*
cT
cro<
c
O
>-t
cT

00
g
da sokuldu. Geri Bizans ipei, nicelik ve nitelik bakmndan,
in ve randan getirtilenin yerini tutmuyordu, ama yine de
Sasanler iin ak bir tehlikeydi bu.
Konstantinopolisle, Sasanlerin bakenti Ktesifon arasnda
ki etki mcadelesi, din araclyla da oluyordu. Vaazedenler ne
denli kaytsz da olsalar, Hristiyanla her dn, Bizans iin
bir ilerleme anlamn tayordu ve Barbar lkelerde, Bizans
kurallarna gre siyasal ve sosyal rgtlenmenin bir balangcy
d bu. Mazdekilik, bir yerde ulusal bir nitelik tad iin, yeter
ri kadar gl bir kar-propaganda arac olamyordu.
BizanslIlarla Sasanler arasndaki snrlarn stratejik nemi,
ticari yarma, her iki imparatorluun blt Ermeni ya da
Aram halklarn iindeki uyumazlklar, ran aristokrasisinin
sava eilimi ve bu aristokrasiye kar Sasan monarisinin
tutumu, btn bunlar, Bizansla ranllar arasnda, III. yzyl
dan balyarak srp giden sava halini aklarlar. V. yzylda
Barbarlarm ran zerindeki basks, bu atmalara son ver
mese de, en azndan gevetmiti. Bundan yararlanan da Bizans
oldu elbette. Ne var ki, rann iinde yaad tehlikelerin bilin
cine varlmas, her iki imparatorluun iinde asker enin gide
rek nem kazanmas, sava, dizginlenemez biimde, tututura-
cakt yeniden. Uzlamazlk, son noktasna, VII. yzyln balarn
da vard. Tm Kk Asya, Filistin de iinde olmak zere tm
Suriye, bir aralk t Msra dein, hepsi Sasanlerin eline dt.
626 ylnda da Konstantinopolisi, ranllardan ve Avarlardan
oluan bir ordu kuatt. Sanki son saati gelmiti Bizansn. Ne
var ki, Herakliusun stn abalaryla hasm pskrtld ve
stelik dman topraklarna gtrld sava. Bizans mparator
luunun btnl yeniden salanmt. Ancak, her iki devletin
harcad asker ve mal aba, zemberei son kertesine dein
germiti. Sasan hanedanm son hkmdarlar, bunalma kar
bouna uratlar. Bizans da, bamszlk isteyen halklara kar
anlay gstermedi; zellikle Yunan Kilisesi, eskisinden ok
daha fazla hogrsz hale geldi. Yeni bir hasmn, Arabistan
dan kan yeni bir dmann, bu kez her iki imparatorluun ze
rine atlmak zere bulunduu farkedilmiyordu: slmlk^domu
tu ve her iki imparatorluk da ona kar direnmekte gszdler.
79
Bu felketten pek az nee, bir baka kayba urad Bizans: mpa
ratorluun teki yars Olan Balkan yarmadasn, Barbarlar, yal
nz yamalayp durmulard o zamana dein.
imdiyse ele geirmilerdi.
III
SLAV YAYILII
Germenlerin yaylnn Bat Avrupa tarihi iin nemi ney
se, Slavlarn yaylnn Dou Avrupa tarihi iin nemi de odur.
yle olduu iin de, kitaplarda hakettii yeri vermeli ona. Ne
var ki pek nadir yaplr bu; hatta, Avrupann oluumunda istila
larn roln en iyi ortaya koyan eserlerde bile, Slavlara, bal
bana bir yer vermek yerine, arada bir dokunulur, geilir. Ku
kusuz, Slav yaylnn tad nitelikler yznden, belgeler de,
insan alatacak denli az.
Yine de bilinmesi gerekli eyler var, sylenmeli!
Slavlarn kkeni, tartma konusu. Hi olmazsa dilleri bak
mndan, Hi n t - A v r u p a l olduklar bir gerek. sann
douuna doru, Vistln batsnda oturuyorlard. Aa-mpa
ratorluk zamannda, bir bakma Gotlar gleri sonucu, bir
blm Karpatlara doru yaylr; bir blm de -Antlar ady
l a - bugnk gney Rusyaya. Germenlerin, Batya doru yer
deitirmeleri bir boluk yaratr; bu boluu Slavlar doldurur:
Karpatlarn evresini dolaarak, Aa-Tunadan Elbeye dein
yaylrlar. H unlar, Bulgarlar ve Avarlar yrrken, onlar da arka
larndan srklerler. Gepidlerin yokoluu ve Lombardlarn hare
keti, yeni bir boluk yaratr Tuna ovasnda; bunu Avarlar tek
balarna dolduramazlar; Tuna zerinden Slavlar inerler oraya.
Bir yandan Sava ve dou Alplere eriirken, te yandan Bavyera
ve Thuringe snrlarna, Baltk, Dinyeper ve Duna snrlarna
varrlar. Baltk, Dinyeper ve Dunann tesinde ise, gneyde
Trk gebeleri, kuzeyde ise oraya buraya serpilmi Finler ege
mendirler. Onlar da, kendiliklerinden, ya da Bulgarlarn ve
80
Avarlarm arkasndan, VI. yzyldan balyarak, Sava ve Tuna
tesindeki Roma eyaletlerini yamalayacaklardr.
Korunmas pek pahalya mal olacak, mal ve ktisad bakm
dan getirecekleri de zayf olan bu blgelerin savunulmasna
-belki d e - Bizansllar pek byk bir deer vermediler; nk,
ilk byk Bulgar-Slav aknlarnn Trakyadan Dalmayaya de
in yayl, BizanslIlarn Akdenizde balattklar yeni fetihlerle
ayn zamana rastlyor. En azndan fethi gerektiren bir ey yoktu
buralarda; nk, 600 ylna doru, Avarlar zerinde kazanlm
baarlardan sonra, u izlenim uyanyor ki insanda, Tuna cephe
si, bir kez daha gven altna alnmt. Hibir ganimet getirme
yen meakkatli savalarn yolat Roma ordusunun bakald
rs, ya da byle adlandrlan hareket, arkasndan Sasanlerin o
korkun saldrs, kesin olarak bir kez daha yerinden oynatt bu
cepheyi. Ancak, unu da sylemek gerekir ki, barbarlarn by
le birbiri arkasndan gelileri, mparatorluun btn Tuna beri
si eyaletlerinde tarm nfusunun azalmasna neden olmu ve
onlardan kiminin stratejik noktalara yerletirilmeleri ve kimi
gl kentlerin bir garnizon evresinde korunmas, bu nedenle
doan zarar karlayamamtr. Birok noktada, jyeni igalciler
iin yer akt. yle olunca da, btnlne bir hareket, Slavla
r, bir kumanda birlii olmakszn, byk savalara girimeden,
olaysz, t Ege ve Adriyatik kylarna dein iter. 640 ylna
doru, yeni bir gurup, Hrvatlarla Srplar, Oder ve Vistl ovala
rn terkederler ve llyricumda, kendilerinden nce gelmi olan
larla birleirler. Onlar, toprak kayb bahasna da olsa, Avarlara
kar kullanan Heraklius da rza gsterir bylesi bir gelimeye.
Balarda cins ismi olarak kullanlan Slovenler ad da, bundan
byle, yukar Drava ve Sava havzasnda daha gney-batya gelip
yerleecek yeni eler iin kullanlacaktr. Son olarak, 670-680
yllarna doru, -Kubratn oullarndan biri olan- Asparuun
ynetiminde bir Bulgar gurubu, Bizans otoritelerinin geici
anlamalaryla gelir, Aa-Tuna ve Balkanlar arasna yerleir
ler; oraya daha nce gelmi olan Slavlarn etrafn evirir, Slav-
lar da zahmetsiz stnlklerini tanrlar onlarn.
81
VII. yzyln ikinci eyreine doru, Avarlarm knden
yararlanarak, S a m o adl biri, Avusturya Alplerinden Baltka
dein, bilinen ilk Slav kralln kurar; ekler, Moravlr ve Slo-
vaklr, temel esini oluturmaktadrlar bu kralln. Kuzeydeki
teki Slavlara gelince, lkadan beri Vendler diye adlandrlan
bu Slavlar hakknda -aa yukar- tek bildiimiz, Franklarla
Saksonlara kar verdikleri mcadeledir. Aslnda, Kuzey Slavlar
ile Gney Slavlar arasndaki farklar da byk deil.
Yalnz doudakiler bir para kenarda yaarlar.
Romal Balkanlardan, bildiimiz ilk Slav prensliklere
geiin iareti olan iki yzyl, koyu bir glgeyle rtl. Slav dal
gasnn geliip yaylmas bile tartmal: Slav kannn Yunan
lkesini etkilemesini Yunan tarihileri kmserken, Slav tarih
iler abartrlar; birine gre geriletici olmu, tekine gre yeni
bir ruh vermitir bu. En azndan, Slav az Makedonyay fethet
mi de olsa, Yunanca -son bir zmlemede- yarmadann
sahibi kalmtr. llyricuma gelince, orann Slavlamas, Bat-
nn Roma herhangi bir lkesinin Germenlemesinden ok
daha derin olmutur. Kukusuz eski Romallar, kalar ve
kymlar da olsa, birden kaybolmadlar. Dalmaya kylarna as
l, birka mstahkem kentte onlardan birer para kald. Bunun
la beraber, klndileriyle karmaktan baka hibir arenin bulun
mad yeni bir halkn ortasnda, tek balarna, zellikle evlen
me yoluyla, hzla zmsendiler. Ancak, u da belirtilmeli: Yz
yllar sonra, iki halkn, Arnavutlarla Rumenlerin yeniden ortaya
klar, olmayan bir eyden domamtr. Bu sonuncular, ak
tr ki daha nce Romallam topluluklardan geliyorlar; Balkan
larda yava yava zmsenseler de, Karpatlarda direnmi olmal-
l a r .
Bu yaylma srasnda, Slav toplumunun ak seik bir tablo
sunu izmek olanaksz..yle grnyor ki, k a b i 1e , bu aama
da da pek esnek bir ereve olarak kalmt. Gerek hcre, bir
topra, aka bireysel mlkiyete konu yapmadan ileyen, ailele
rin kk bir gurubu ya da kyckt. Gerekten Slavlar, g
ncesindeki Germenlere pek benzer biimde, yerleik tarmc
lard; sadece, yaadklar ovann genilii nedeniyle, daha derinli
ine bir ekim sistemi aramaktan ok, bulunduklar yeri belli
82
aralklarla deitirmeye almlard. Ekip bitiklerinin dnda,
avclkla geiniyor, ya da krk, bal mumu ve bal topluyorlard;
efleri, bunlar vergi olarak da ister ve ticarette kullanr ya da
armaan alp vermede yararlanrd onlardan. Gnlk yaam iin
gerekli nesneleri yapmay biliyorlard. Din uygulamalar hakkn
da pek bilgimiz yok; bu dinin doac nitelii, halk geleneklerin
de uzun zaman yaad durdu; Hristiyanlk, hereye karn,
henz elini dedirmemitir onlara.
Bununla beraber, gler ve asker hareketler aamasnda
bile, sosyal farkllama, yava yava ortaya km olsa gerek.
eflerin evresinde kk birlikler olumutu; bu askerlere bak
mak iin, efler, savata ele geirdikleri esirlere ekip bitirdikle
ri belli topraklar ayrdlar kendilerine. te yandan mal tamac
l, rmaklar zerinde kimi ambarlarn domasna yol at:
Avrupa Rusyasnda, N o v g o r o d ya da K i e v in kkeni
budur. '
Ne var ki, henz taslak halindedir btn bunlar.
Bylece, Slav halklarn tarihi, Batnn tarihinden pek farkl
terimlerle gsterir kendisini. Roma devletinin siyasal miraslar
olmadan nce Roma uygarlna srtnm olan Germenler, bu
devletin topraklar zerinde yerletiler, onun gerilemesini -ku
kusuz- abuklatrdlar; ne var ki, gemile balln hoyrata
koparp atmadlar. Bylece Batnn Ortaa toplumu, birok
grnyle, Roma toplumunun mirass oldu. Slavlar ise, tersi
ne, uygulamada uygar dnyann dnda.kalyorlard; ilerin
den, eskiden Romanm olan topraklara gelip yerleenler, oras
n Romallamadan ylesine uzak buldular ki, onlarn yerine
gemekte glk ekmediler; bunu yaparken de, o topraklarn
vaktiyle yaadklar toplum ve uygarlktan da etkilenmediler.
Slav Ortaa, Romanm aracl olmadan, dorudan doruya
kabile aamasndan kar gelir.
Bu karklklarn ortasnda Bizansn durumu nedir?
Bizans, talyada Lombardlarm nnde daha da geriler;
Afrikada Berberlerin, spanyada da Vizigotlarm nnde geri
ekilmektedir. Ve en zengin eyaletlerini kaybedecektir ilerde;
Asyadaki eyaletlerini ve Msr. Ne var ki, bu son halde, olay
lar, kknden farkl bir biimde geliecektir yine de.
83
BLM III
ASYANIN YERLLER VE GEBELER
(IV. - VII. YZYILLAR)
Akdeniz dnyasnda Grek-Latin uygarlnn ykl yzylla
r, Asyann byk imparatorluklar iin grkem yzyllar oldu;
ama ayn Asya ktas iin, bata Trk - Moollar olmak zere,
gebeleri harekete geirip btn bir ktay derinden derine
saran yzyllardr da onlar. Bu yeni dnem, IV. yzylda alr.
O srada, Asyada byk uygarlk bloku vardr: ran, Hint ve
in. Her de, tarihlerinin farkl bir dnemine gelip dayan
mlardr. Bunlardan Sasanler rann daha nce grdk. VII.
yzyla dein srecek bir zaman kesitinde, nce Hintten bala
yalm anlatmaya.
O yzyllarda, Dou Asyann ekici kutbu o oldu nk.
85
I
HNDN DORUA VARII: GUPTALAR
rann ve Romamn etkilerini srekli duyduklar, kuzeyde
Kushna mparatorluu ve gneyde ndra krallnn parlak
devirlerinden sonra, Hint, paralanr. Onunla beraber, dn
ve sanat yaam da aptan der. Bununla beraber, IV. yzyln
balarnda, yeni bir hanedann, G u p t a l ar n Hindi yeniden
derleyip toparlamaya baladn grrz. erde siyasal birlie
kout olarak, Hint, kuzeyde t Yukar Asya, in, Kore ve
Japonya, gneyde de gney-dou Asyaya kadar yayar etkisini.
Hindistann gerekten altn devridir bu.
TARH VE TOPLUM
Hanedann ilk byk hkmdar I. a n d r a g u p t a dr.
andragupta, Magadhada kk bir blgenin yneticisiyken,
320 ylnda ta giydi ve imparator iln edildi. Bu tarih, Gupta
ynetiminin balangc olarak kabul edilir ayn zamanda. and
ragupta, sonradan varlkl bir aile olan Liavilerin kz prenses
Kumaradevi ile evlendi. Guptalar, balarda Ganj deltasyla
ndus rma ve Arap denizi arasnda kalan kuzey Hindistanda
hkm sryorlard.
andragupta topraklarn geniletti.
Bir imparatorluun temelini atm oldu bylece.
Kendisini baka hkmdarlar izleyecektir. Hemen hepsi de
fatih, byk kltr adam, kurucu ve koruyucu insanlar oldu
bunlarn; kimi yerde, Akamam ve Sasan rannn hkmdarla
rndan esinlenmie benzerler hepsi de.
andraguptada sonra tahta kan Samudragupta, gerek
kuzey, gerek gney Hindistanda birok savalar yapt ve Pen-
capn byk bir blmn, Uttar, Prade, Madhya Prade,
Bihar ve Bat Bengal blgelerini topraklan arasna katt. 380
ylndan nce len Samudraguptanm yerine II.' andragupta
geti. Vikromaditya diye de anlan bu imparator 413 ylma
86
dein hkmi srd. Bat Hindistan da egemenlii altna ala
rak, imparatorluun Romallarla ticaret ilikileri kurmasn sa
lad. Daha sonra hkm sren iki imparatorun, I. Kumaragupta
(413-455) ile Skandagupta (yaklak 455-467) zamannda,
Asyadan gelen Akhunlartn saldrlarna karn, imparatorluk
btnln koruyabildi. Her ne kadar, Skandagupta, Hunlar
bozguna uratarak, Hindistann yama edilmesine engel olduy
sa da, bu hareketin ktisad arl, sonunda imparatorluun sar
slmasna yol at; 475 ylndan sonra imparatorluk paralanma
ya balad.
VII. yzyla dein, birbirinden bamsz'eitli Gupta kral
lklar greceiz.
Hatrlanacaktr: sadan nce IV. ve III. yzyllarda, kuzey
Hindistanda Mauryalarn egemenlii altnda bir birlik kurul
mutu. Guptalarm ynetim biimi, Mauryalannkine oranla
d a h a az me r k e z i y e t i y d i : Guptalar dneminde, aske
r kumandanlar, yerel krallar olarak ynetimi ele aldklarnda,
imparatorlua dorudan doruya bal blgelerin says azald.
Bu yerel krallklar, imparatorluk hkmetine, vergi verirlerdi.
Guptalar zamannda, devletin kendi mlkiyetinde geni top
raklar ve tekelleri vard; bunlarn hepsinin de geliri hzineye
giderdi. Ekilmemi topraklar da devletindi ve kiilere devri
yasaklanmt. Ayrca devletin, dokuma tezghlar, altn ve
gm atlyeleri, madenleri ve oyun salonlar bulunuyordu.
Brahmanlarnki bir yana, mirassz mallar hkmdara kalrd.
Geri kalan topraklar zerinden devlet vergi alrd.
Tacirler ve zanaatlar da vergiye balanmlard. Yalnz
Brahmanlar ve ayrcalklarndan yararlanan Katriyalar vergi
den baktlar.
Gupta mparatorluunda tarm, sanayi ve d ticaret son
derece gelimi, Roma ve gney-dou Asya lkeleriyle yaplan
ticaret, lkeye bol miktarda altn ve gm girmesini salamt.
Uluslararas ticaretin gelimesi ise, birok Hintlinin gney-dou
Asya lkelerinde yerlemelerine yol at. Hint' kltr, Hintli
tacirler araclyla, Burma, Malaya, Kamboya ve Endonezya
gibi lkelere yayld; ayn devirde gelien gney-dou Asya kral-
87
tklarnn bir ounda Hint etkilerinin grlmesi bundandr;
zellikle, dinsel dnce ve uygulamalarda, siyaset ve hukuk
kuramlarnda grlr bu etkiler. Ayrca, bu krallklar, Hintlile
rin Mah&bhmta ve Rmyanasn da benimsemilerdi.
Toplum, k a s t l a r a blnm olarak kalmaktadr.
Kuram olarak, kkl bir deiiklik yoktur eskiye oranla; byk
bir olaslkla Brahmanlarn basksyla, kastlar blen dinsel snr
lar daha da sklamtr. Ancak uygulamada, yine de bir geve
me grlmektedir. zellikle evlenme yoluyla kastlar arasnda
birbirine karmalar vardr. Byk servetlerin olutuu bir
ortamda, aa kastlarn temsilcilerinin, ellerindeki madd ola
naklara da dayanarak yukarya doru kmak isteyileridir asln
da sz konusu olan. O zamandan kalan edeb belgelere inanlr
sa, servet, en etkili sosyal lt olup kmtr. O yzdendir ki,
Guptalar, eski sertlii kaybolmu olan dzeni yeniden ihya
etmek iin, fermanlar yaynlamak zorunda kalrlar. Sylemeye
gerek yok: Brahmanlar, ele geirilmez durumlarm korumakta
drlar ve Katriyalar da, ilke olarak, byk mlk sahibi bir snf
olarak kalmaktadrlar.
II. andragupta zamannda Hindistan ziyaret etmi olan
Budist Fa-hien, imparatorluk ynetiminin pek yumuak, vergi
lerle cezalarn ok hafif olduunu, insanlarn bar ve zgrlk
iinde yaadklarn syler.
KLTR YAAMI
Bu madd gnen ortamnda, Hint dn ve sanat yaam
da doruuna vard.
Hint felsefesinin en nemli akmlar, Guptalar devrinde
hemen hemen eksiksiz bir yapya kavutu. Birka yzyldan beri
gelimekte olan bu sistemler, geleneksel olanlar (Purva Mima-
sa, Uttura Mimansa [Vedanta], Nyaya, Vaiseika, Samkhya,
Yoga) ve sonra ortaya kailar (Budizm, Caynaclk, materya
lizm) olmak zere iki guruba ayrlr. Yoga ve Vedanta sistemle
ri, daha sonraki yzyllarda tamamlanan ve bir dnce, inan
ve dinsel uygulama sistemi olan Hinduizmin (Brahma dini)
89
temellerim oluturacaktr. Ayrca Puranalar da, bugnk biim
lerine yaklak bir yetkinlie erimilerdi.
Bir baka nemli nokta, Budizmin, bu dnemde doruk nok
tasna ulamasdr. Onunla beraber, manastrlar da byk bir
gelime iine girerler; keiler, hkmdarlarca korunmaktadr;
ve saylar gitgide artan bu manastrlara, dardan gelen yabanc
lar da vardr. '
Eitim ve retim, geni boyutlara varmtr: inde yzler
ce rencinin en seme Ve zengin bir retim kadrosundan ders
grd byk okullar gryoruz. Bu okullarda, felsefe, kutsal
metinler ve gramere ek olarak, mzik, tiyatro, dans ve resim
retiliyordu.
Guptalar devrinde gzel sanatlar ok geliti. Gupta sanat
lar, hem Yunan, hem de Kuhan sanatndan esinlenmi, ancak
ortaya Hintli olan yeni bir akm karmlard.
Guptalar dneminde, Hindistann birok yeri, haclarca
ziyaret edilmeye balanmt. Bu durum, tapmaklarda ikonolara
tapmlmasma yol at. zel bir tapmak mimarl ortaya kt.
Bu yaplarda tula ve ssl talar kullanld. Bhumara, Deogarh
ve Bhitargaonda bulunan antlar, bu mimarln rnekleridir.
Bu mimarlk, Ortaa Hint mimarlk okulunun da ncs oldu.
Gupta heykelciliinin en gzel rneklerinden biri, Budhay dua
ederken gsteren bir ikonadr; Varanasi yaknnda Sarnathda
bulunan bu ikona, Hint sanat geleneinin dinsel niteliini yans
tan bir eserdir. A j a t a daki maara ii tapmaklarda bulunan
duvar resimleri de, Gupta mparatorluu snrlar dnda olmak
la beraber, bir blmyle bu dnemden kalm olan eserlerdir.
Hindistann bir ok yerinde bol sayda bulunan Gupta
maden paralar, 200 yla yakn bir sre kullanlmtr. Gupta
darphanelerinde Yunan ve Kuhanlarm sanat gelenei srdrl
m, kalp ve portre basma teknikleri gelitirilmitir. Paralarn
zerindeki yazlar da klasik Sanskritedir.
Guptalar demi edebiyatnda bata gelen ad, Ka l i d -
s a dr.
90
Kalidsa, IV. ve V. yzyllar arasnda yaad.
Sanskrite yazan en byk airlerden biri olan Kalidsa,
kinaye ve benzetme sanatlarn ustalkla kulland. iirlerinde
Sanskrit dilinin ses uygunluunu pek iyi deerlendirmitir. Bu
dil, en byk duruluuna, denilebilir ki, onun zamannda ula
mtr. Kalidsann oyun ve iirleri, daha sonraki devirlerde de
Hint edebiyatn geni lde etkiledi. zellikle, Sakuntala
(Mhr Yz) adl dram, evrensel edebiyatn klsikleri ara
snda yer alacaktr.
23. - Guptalar devrinde Hint
91
Teknikte ve ustalkta Kalidsa ile boy len, giderek
Gupta edebiyatn en yksek dzeye ulatran baka yazarlar da
gryoruz: nl Pimi Topraktan Arabackm yazar d r a -
k a , sonra Vikhadatta, Amaru ve Bhartrhari byledir.
Guptalar dneminde, matematik ve astronomi alannda da
byk gelimeler olur. Devrin iki byk matematikisi A r y a b -
h a t a ve V a r a h a m a h i r a yd. Aryabhata, dnyann ekseni
evresinde dnd gereini ortaya koyan, ondalk sistemi kul
lanan ve bir yl doru olarak hesaplyan ilk Hintli bilim adam
dr. Varahamahira da, matematik alannda devrim yapan onda
lk sistem zerine alt. Ayrca Hint astronomlar, Gne ve
Ayn elipsini doru olarak hesaplamay da baarmlardr.
II
III. YZYILDAK BUNALIMDAN SONRA
N MPARATORLUU
Hint, snrlarndan pek uzaklara kadar byle parlarken,
in, ok byk glkler iinde rpnp duruyordu. Sseu-Mala-
rn, Han mparatorluunun ykntlar stne kurduu T s i n
H a n e d a n , tm in zerinde iktidarn bir yirmi yl kadar
(280-304) srdebildi. O tarihten sonra ise, Barbarlarn, - T a
tarlar ya da Hunlar ve Proto-Moollar - istil tehdidi, kuzey
snrlar zerinde younlamasn srdrd; bu gebelerin, 316
ylndan balyarak Kuzey eyaletlerinde yerlemeleri, inin siya
sal paralann iki yz yldan fazla bir zaman iin belirlemi
oldu.
304-316 yllar ise, in iin kanla dolu bir dnemdir.
Bata Barbar zulmnden kaan halk, kitleler halinde
Gneye ger. 318 ylnda,. Nankinde, yeni bir Tsin imparato
ru iln edilir. Gen hanedan, Kuzeyde egemenliini yeniden
kuramaz. alkantlar da sona ermez. Pek abuk lks ve uyuuk
luk iine den Tsin hanedan dzeni kuramaz; kurumlan yeni
den rgtlemede yle byk eyler yapmaz, yapamaz. Bununla
92
beraber, balarda, in ekonomisinin temel esi olan tarm des
teklenir: Tarm kolonileri kurulur; sulama almalarna girii
lir; toprak, aileler arasnda -yelerinin saysna gre- yeniden
bllr. Bunun gibi, byk toprak sahiplerinin topraklarn
geniletmelerinin nne geilmek istenir; ormanlardan, akarsu
lardan, dalardan yararlanmay halka brakmak zorunda kalr
lar. Btn bu reformlara gz kulak olacak bir brokrasi yarat
lrsa da, pek etkisi olmaz uygulamada. B y k t o p r a k
s a h i p l i i , sosyal gcn temeli olarak kalr; yoksullaan,
bor idinde yzen ve cesareti krlan halk, somut bir din lks
ne tutunur kalr.
GNEY NLE KUZEY N
mparatorluk iktidar, lkenin kuzeyini Barbarlara terketti-
inde, halkn kitleler halinde g, aileleri topraklardan kopard
ve kaynaklarn kuruttu giderek. Hemen hemen te ikisi Nan-
kine g etmi olan soylular ise, mevkilerin ve topraklarn ken
dilerine verilmesini istediler.
Bu tutarsz gmen dalgasnn geldii blge, inlilerin
henz koloniletirdii bir lkeydi. Bu yerleme kolay olmad.
Bir milyon dolaynda insan kitlesi lkenin stne ulland. le
rinden ou gmen anlayna sahipti, giderek, ok gemeden
asl yerlerine dneceklerini umuyorlard; yle olduu iin de, ne
vergi demeyi kabul ettiler, ne de yurttalk grevlerini yerine
getirmeyi. Hkmet, birok kez, onlara dzene uymalarn hatr
latt bouna. Bu geici durumun sreceini anladklarnda da,
byk topraklarn sahipliini elde etmeye kalktlar ve gc
yeten yetene oldu. Devlet, ancak 364 ylnda onlardan toprak
vergisi alabildi. Bylece, gmenler yalnz kendi hesaplarm
dnrken, hanedan da ileri oluruna brakt ve batmaya bala
d.
410 ylnda, rejime ksa bir canllk gelir: Eski bir ayakkab
onarcsyken general olmu olan L i e u Y u , Tsinler adna,
Moollarn elindeki kimi yerleri fetheder. Ne var ki, geici baa
rlardr bunlar. yle de olsa, Lieu Yu, son Tsin imparatorunu
tahtndan indirir ve yerine S o n g Ha n e d a n n kurar. Bu
93
hanedan 470 ylma dein srer; ancak, ne saray rflerindeki
kokumaya son verebilir, ne de felket iindeki bir lkeyi ynet
me yeteneini gsterebilir. Bir rmenin yan sra, kanl bir
dnemdir de bu.
Songlarn yerine geen T s i 1e r (479-502) ayn apta
insanlardr. Leang hanedannn kurucusu L e a n g Wo u - t i
(502-549), bu rezillie bir virgl koyar. Ancak, Budizmi kabul
ettikten sonra, kendisini ylesine dine verir ki, grevlerini unu
tur ve devlet yeniden paral askerlerin oyunca olur. Bir aralk
bir macerac ele geirir iktidar, arkasndan da son bir gneyli
hanedan, T c h e n l e r tahta geerler. Ne var ki, ileri dzel
tecek kadar bir zaman bulamazlar; nk S u e i 1 e r ok ge
meden Nankini alrlar.
inde yeni bir birlii kurmann balangcdr bu.
Btn bunlar olurken, Barbarlar da Kuzey inin stne
ullanm ve oraya yerlemilerdi: Hiong-nular en-siye, Tab-
galar Ta-tong blgesine, Mu-Jonglar da gney Manuryaya.
Doaldr ki, aralarnda da ekiip durmaktadrlar. Hiong-nu-
lar, -merkez ang-an olmak zere- yzey olarak Gney mpa
ratorluu byklnde nemli bir krallk kurarlar. Ancak, isti
laclar arasndaki ekimeler, bir merkezi otoritenin kurulmas
n geici klar. IV. yzyln ikinci yarsnda -bir olaslkla Mool
kkenli- bir subay, ang-anda bamszln iln eder; olu
Fu Ki e n (357-385), Mu-Jong mparatorluunu da katar lke
sine ve bylece tm Kuzey inin sahibi olur. Buna kout ola
rak, -kukusuz Trk kkenli- Tabgalarm gc de ykseliyor
du: T o - p a ailesinin efleri, W e i H k m d r l a r ady
la, o tarihlerden (396-398) 534 ylna kadar Kuzey inin byk
bir blmnde hkm srmeye balarlar; komu bozkrlarn
halklaryla ekimelere karn, yz otuz be yl kadar sren bir
birlik kurulmu olur. Bu Weiler hanedan gerekten nemli bir
rol oynad: Onlarn sayesindedir ki, Budizm sk skya oraya yer
leti. inlileti ve uygarln bata gelen bir etkeni oldu; Weile-
rin tutkular, zellikle heykel sanatnda kendini gsterir ki, b
tn zamanlarn din sanatnn doruklarndan biri olup kar.
94
Geri orada da, din, hl Barbar bir takm rfleri iinde tayor
du; ancak, Tatar kkenli Ma v i S a k a l e - H u (334-349)
nunkilerle boy lemezler; Budizmi koruyup gzetmekte ala
bildiine gayretli olan bu hkmdar, en sevdii gzdelerini
kzarttrp sofrasna getirtirmi.
Olacak i deil ama, byle!
534 ylnda Weiler. krall ikiye ayrlr: Ho-nan devleti ile
en-si devleti; birincisi on alt yl, kincisi ise yedi yl srer.
Uzun zaman yabanclarn elinde kalm olan bu Kuzey ini, o
yllara dein kt bir ynetimin elinde bulunan Gney mpara
torlua katacak olan S u e i ler olacaktr.
UYGARLIKTAK SREKLLK VE SOSYAL YAAM
Btn bu olan bitene karn, in uygarlnn gelimesi dur
mad; Barbar efler bile, onu srdrme zorunluluunu duydu
lar. Gelenein ba kopmamt; zellikle, in yazsnn sayesin
de, toprak rejimi ve Budizmle balln srdrd.
Gerekten in yazs, dilden bamsz bir varlktr; dnce
leri izgi olarak temsil ettii iin syleyiteki deiikliklerin pek
az nemi vardr. Bylece yaz, yabanc halklarn iin iine girme
sine karn, dncelerdeki sreklilii salyarak, uygarlktaki
ilerlemelerin bir eit canl dkm olmutur; bu yazy ren
mek ve ondan yararlanmak zorunda kalan istilaclar, bu yolla
daha abuk inlilemilerdir.
Barbarlarn saldrlar, Budizm iin ldrc olmutur;
nce zulme uram ve IV. yzyl boyunca, bir sre iin yasak
lanmtr da. Gebelerin istilas karsnda keiler yerlerinden
olmu, tapnaklar boalm, yamalanm ve yklmtr. Sonra,
Wei imparatorlar Budizmi kabul etmi, ilerinden kimisi de
desteklemitir onu. Budizm, yabanc kkenli de olsa baka lke
lerle iliki kurmada rol oynuyordu.
lk kei gezginler, Kuzey inden yola ktlar. Ellerindeki-
lerden honut olmadklar iin, baka lkelere, Orta Asyaya ve
Hinde gidip Budist kitaplar aryorlard. Bu yolculuklarn sonun
da byk ktphaneler dodu; IV. yzyln sonlarndan balya-
rak, mparator F Kienin koruyuculuunda, dzenli bir eviri
95
dairesi kuruldu; Hint Budizminin nl eserleri bylece evrilmi
tir inceye.
Eski yeni ynla eserden oluan bu temeller zerinde, in
felsef dncesi byk bir gelime iine girdi; bu gelime yalnz
Budizm iin deil, Taocu ve Konfysc dnce iin de sz
konusudur. Budizme inde byk bir atlm kazandran ve onu
Taoculuun ciddi bir rakibi haline getiren bu felsefe eylemi,
Budizmi pek deitirmedi.
Bu din, halk ve somut kalmakta devam ediyordu.
ine Barbarlarn girii, topluma gerekten bir karklk ve
dzensizlik getirmiti. Gneydeki mparatorlua kitle halinde
gen eski soylular, daha nce grdmz gibi, byk mlkiye
ti orada da ihya etmi ve ayrcalklarm yemden yrrle sok
mulard. Kuzey inde ise, yeni imparatorlar, yle bir lke kar
snda bulunuyorlard ki, kendi zayf gleri onu yeniden rgt
lemede yetersizdi. yle olduu iin de, grevlilerini, Kuzey eya
letlerinde kalm en bilgili kiiler arasndan derlediler; dokuz
snfa ayrlm olan bu kiiler, aralarnda cidd bir hiyerari bulu
nan bir soylu snf oluturdular. Eski Kap, Yeni Kap, Soy
lu Kap diye adlar tayan bu aristokrasi, zellikle istilaclarla
yaplan evlilikleri hi ho karlamyordu. stila edilmi blgeler
de, yabanc dmanl, hatta bir rklk hkm srmtr.
yle de olsa, belli bir uzlama yine de olmutur ve in toplu
mu, yabanc rktan insanlar gitgide zmseyebilmitir. Geni
topraklarn sahibi aileler byle kt ortaya; bu ailelerin balar
kentte oturuyor ve hkmetin kararlarn etkiliyorlard. Sonun
da, yava yava, otorite, merkezi hkmetten toprak aristokrasi
sinin eline geti. Snflar arasndaki izgiler keskinleti; hemen
hemen birbirlerine kar kapandlar: S o y l u l a r , t a c i r l e r
ve h a 1k . Temel devlet grevleri soylulara zgyd; bu grevle
rin uzanda tutulan halk, daha aa grevlerle yetinmek zorun
dayd. Bu bakmdan, Weiler toplumuyla Tsin ve Han toplumu
arasnda byk fark vardr: Birincisinde hiyerari sert bir biime
brnmken, tekilerde servenciler servet yapabiliyor, tahta
bile kabiliyorlard. Bu sosyal tabakalama, belli bir siyasal bir
likten sonra bir kat daha artt; nk, kk hanedanlar, birbiri
96
arkasndan kayboluyorlard. Gney mparatorluunda rflerde
ki geveme, Sueilerin geliine dein srd.
inde siyasal birlik de onlarn geliiyle gerekleti yine.
III
YKSEK ASYA VE HUN YAYILII
Y k s e k As y a ad altnda birok geni blgeler toplan
yor: Moolistan, in Trkistan ve Tibet, banda geliyor bunla
rn. te bu geni corafyada, VI. yzyldan balayarak, h a l k
l a r n k a y n a ma l a r n grrz: Srlerin ve kabilelerin
bitip tkenmeyen gidi gelileri, pek Yolu zerinden kervanla
rn az ok dzenli geileri, Budizmi yayan kiilerin dzenli yol
culuklar, zafer kazanm ya da yenilmi ordularn ypratc yr
yleri... Tarmn vahalar gibi ekilir topraklardan oluan blge
ler, sonsuz ve korkun llerle bu kaynamann iinde yer alr
lar srasyla.
Gebeler ve yerliler, oralarda karlarlar.
IV. yzyldan balyarak, gebe kitlelerin, ekili topraklara
doru, belli srelerde yinelenen ak, grlmemi boyutlara
ykseldi.
Nedeni?
Belki de bu topraklar -eskisine oranla- daha ok rn
verir olmu ve yerlilerin gnenci daha ok gze arpar hale gel
miti; belki, bu zenginliin yan banda gebe yaam daha
etinlemiti; bozkrlarda, geni insan kitlelerini harekete geire
cek kadar bir nfus oal olmutu belki de. Bu hareket halin
deki kitleleri oluturan Trkler ve Moollar, zeklar, dengeci-
likleri ve pratik duygusuna sahip olmalarna karn, krsal yaam
dzeyinde kalmlard; oysa kentlerin yerlileri, ilerlemi bir
tarm tekniine sahip olan bu insanlar, uralarnn gerektirdii
sakin ve dzenli yaamn iinde geveyip kalmlard.
IV. yzylda, kar konulmaz bir patlama, bir iti, usuz
bucaksz bir potada, btn bu halklar harekete geirdi. Uzun
97
bir zamandan beri ilk kez, gebeler, krallklar halinde rgtlen
diler: lki, J u a n - J u a n l ar m ya da A v a r l a r n k r a l l
oldu (407-553); belki, Avrupay istil eden ve Charleman-
gen boyun edirdii Avarlarn hsmlar ola Moollard bunlar.
Biraz daha az gl olan A k h u n l a r n krallyd; bu sr
ler, 500 ylma doru, Afganistann ve Hindin stne ulland
lar-ve Hindin, korkun bir biimde altn stne getirdiler. Son
ra T u k i u 1ar k r a l l geliyor; bunlarn yerini de, Trk
ve Turfan blgesinde, VI. yzyla doru U y g u r 1a r alacaktr.
Deiik rklardan da gelseler, bu gebeler arasnda, yaa
mak zorunda kaldklar ortamn sert gereklerinin biimlendirdi
i ortak izgiler var. Gerekte, bunlar asl anlamyla gebe de
deil; hkmdarlar bakentte otururken, onlar, su ve otlak
arkasnda yer deitirmektedirler.
Bir tarihi, yle anlatr onlarn yaamn: Barnaklar
keeden yapmadr. Yazn, serin yerlere gerler; k gelince lk
blgelere giderler. Erkek kardeler, ortaklaa ayn kadn e
olarak kullanrlar. Karlarn, eitli yerlere, -kimi zaman birbi
rinden 200-300 li uzaklkta- yerlere datrlar. Hkmdar, bir
yerden bir yere dolaarak yer deitirir ve her ay deiik bir
yerde yerleir... Bu insanlar sert ve cesur kiilerdir, yetenekli
savalardr.
Akhunlardan bahseden biri de yle anlatyor onlar:
Kral geziye ktnda kenarlan krk ayak geniliinde, drt
ke, keeden bir adr kurulur kendisine; adrn i duvarlar
ve blmeleri yn haldandr. Hkmdar, ssl ipekten elbiseler
giyer; ayaklan altn drt anka kuundan yaplm altndan bir
karyolada oturur... Hkmdann asl ei de, etekleri ayak
boyunda olup yerleri sryen ssl ipekliden bir elbise giyer;
bu etei bir erkek tar arkasndan. Banda 8 ayak uzunluun
da bir boynuz vardr bu ein; boynuzun zerinde de, be renkli
mcevherlerden yaplma sslemeler bulunur. Kralie dan k
tnda, bir araba zerindedir; evindeyken, alt koruyucu ve
drt aslan olan beyaz bir fil biimindeki .altndan karyolada
oturur.
Btn bu gebelerin evresinde, kentler ve dolaylan, itah
lar kabartr durur. zellikle Hotan krall, prl prl parlamak
tadr.
98
Gandara da yle.
Bir utan tjir uca dolatklar geni blgelerinde, gebeler^
kimi yerde bir kurulu iktidara, kimi yerde doal bir engele arp
yorlard: ini Byk Duvar koruyordu; Afganistan, Gandara
ve Hinde giden -bir blm Sasanlerin sultasndaki- geitle
re kumanda ediyordu; tede, Tibeti koruyan, Himalayann al
maz sarplklaryd.
Orta Asyann yerleik halk, o sralar Hi n t - A v r u
p a c l a r d . Bunlar, -Ermenice, Slavca ve talo-Keltce ile
yaknlk gsteren- Tkarca (Turfan ve Kca), dou ranca (Ho-
tan) ve - kervanlarn lingua franca dedikleri- Sogdca konuu
yorlard. Bu mavi gzl sarn insanlarn ou Budistti. Sanatla
rnn gsterdii gibi adamakll Hellenlemi, ya da tersine,
Dou vahalarnda bir blmyle inlilemi bu halklar, ran
etkisine gecikerek girerler ve Bizans estetiinden de dolayl ola
rak esinlenirler. Afganistan da, corafyas ve kltr ile bu bt
ne giriyor. Btn bu blgelerde yeni bir bieni, r a n o -
B u d i k denen yeni bir biem doar; Sasan ram ile Budist
dnyasnn ilikisinden doan bir karmaktr bu. Bu karmak
biem, VI. - VII. yzyllarda, Weilerin araclyla ine ula
r.
evrede kol gezen gebeler iin, bu zengin topraklar, bu
parlak kltr merkezleri ba dndrcyd. Yerleik yaamn
yaratt mucizelerle, kendi yaamlar arasndaki derin farkll
ister istemez gryorlard. Daha III. yzylda, Or d o s H u n
l a r , Byk Duvar kysnca ymlard; IV. yzylda, Roma
mparatorluu snrlar boyunca yerlemi Germen kabileleri
gibi, onlar da in hanedan ile iliki iine girmilerdi. Hun efle
ri imparatorluk bakentini ziyaret ediyor; birlikleri -Hanlarn
sonuna doru- inlilere paral askerlik yapyorlard. Korkun
gebeler, yanlar halinde nl duvardan ieriye girmi oldular
bylece. inde Hanlarn d ve arkasndan balyan i
savatan Hnlar yreklendiler; ierdekler, yerletikleri toprakla
r ele geirdiler, dardakiler de gelip onlara katldlar. ylesi
boyutlara eriti ki bu, Tsinler, btn bir Kuzey ini terketmek
zorunda kaldlar. Bylece kurulan bu kk Trk-mool devlet
99
lerin, geni Hun devletinde nasl zmsendiklerini daha nce
anlattk; 349da yklan bu devletin yerini yeni Barbarlar aldlar;
ancak, onlar da geici oldular. T a b g a y a d a T o - p a Trk
lerinin 396-398 yllarnda Weiler mparatorluunu kuruncaya
dein srd bu.
Bunlar olurken, teki Hnlar, -Bizans tarihilerinin
A k h u n 1a r dedikleri - H e f t a l i t l e r , Altaylardan inerek,
Rus Trkistamna yerleiyor, sonra da, Sogdian (Semerkand)
ve -olasdr k i - Baktrian ele geiriyorlard; arkadan Sasanle-
ri yenerek, Merv ve Herata yerletiler. Ancak, Sasanler ran
pek iyi savunduklar iin, Afganistan dorultusunda geri pskr
tldler. Oradan da, Hindin fethine getiler; Guptalar iktidar
n kerten mcadeleler oldu bunlar. Hellenlemi ve uzun bir
zamandan beri Budizmi kabul etmi olan bu blgelerde Hunlar,
Barbarlar gibi hareket ettiler, halklar kesip doradlar, zellik
le Budist topluluklara zulmettiler, manastrlar ve sanat eserleri
ni yakp yktlar ve bylece o gzelim Greko-Budik uygarl
kerttiler (Grousset). ..
Bu Hint Barbarlarnn tarihten silinileri de VII. yzyln
ortalarna doru olur.
Bylece, Asyann gebeleri, yzlerce kollu bir ahtapot
gibi, Budist dnyasn kuatp skyor, teki gezgin srleri itip
kakyor ve imparaloluklar yerle bir ediyordu. rann direnile-
riyledir ki, Araln kuzeyindeki Hunlar yzlerini Avrupaya evir
diler ve Roma mparatorluuna girdiler (376).
Tarihi Ammianusun syledikleri, inli yazarlannkini
tamamlyor: Hunlar, Barbarlkta dnlebilecek olan her
eyi geerler... Saban kullanmasn bilmezler, yerleik bir eyle
ri, evleri ya da kulbeleri yoktur. Ebed gebeler olarak, daha
ocukluktan soua, ala ve susuzlua almlardr. Bir yer
den bir yere gerken, ailelerini iine tktklar arabalar eken
srleri de kendilerim izler... Giydikleri bir keten gmlekle, bir
birine dikilmi san derilerinden bir kazaktr... Balarnda zrh
l bir balk ya da arkaya devrilmi bir serpu, kll, bacaklarna
doladklar teke derileri,' bu donanm tamamlar. Biimsiz ve
lsz ayakkablar yrmelerine engeldir; yle olduu iin
100
de, piyade olarak savaamazlar; ancak bir kez ata atladlar m,
o irkin, ama yorulmak bilmez ve imek gibi hzl atlarnn
zerinde sanki mhlanmlardr... Ular sivriltilmi kemikten,
demir kadar sert ve ldrc oklarn akln alamyaca mesafe
lere atmakta gsterdikleri eviklik ve hner bakmndan zerle
rine kimse gelemez.
XIII. yzylda, Mool mparatorluu btn gcyle ortaya
ktnda, yeniden karlaacamz bu ayn Barbarlardr kuku
suz.
Urallardan Karpatlara dein uzanan tm ovalarn sahibi
kesilen Hunlar, Eflk ovasna, arkasndan da Macar ovasna eri
irler. eflerinden biri A11 i 1 , Tunay 441 ylndan balaya
rak geti; on yl sonra Galyaya doruldu, Rene ulat, - 7
Nisan 451d e - Metzi atee verdi ve Orleans kuatt; Troyes
stne dnd, orada yenildi ve Tunaya dnd yeniden, 452
ylnda talyada yeniden grld, ancak ertesi yl Pannoniada
ld. Bu Tanrnn Afeti, tam bir Hun tipini canlandrr: Ksa
boylu ve geni gsldr; ba yuvalak, gzleri kk, burnu
basktr, koyu renkte ve seyrek sakalldr. Hiddetli de olsa, sava
n iddeti yerine, politika ve diplomasi -daha ok hiyle ve
hesap diyelim- yolunu seiyordu. Korkun bir ykcyd; bunun
la beraber, kendi halk iin doruluktan ayrlmaz bir yarg h
reti vardr. Grtlana kadar boinanlyd. evrelerine okumu
kiileri toplayan in Hunlar gibi, o da Yunanl, Romal ve Ger
men ktipleri toplamay severdi. zetle, bir baka Mool fatihi,
Cengiz Han canlandrr. Bununla beraber, Hindin Heftalit
Hunlar gibi, onun bakanlk ettii Hunlar da tarihten silinip git
tiler; Attilnm vakitsiz lmnden sonra paralandlar ve Rus
bozkrlarna, Dobrucaya ve Mesyaya doru aktlar. Konstanti-
nopolis, bu aknn nnde zaferle direndi (468 ve 559 yllar).
Asyadan gelen bir baka sr, A v a r 1a r gzktnde, Hun
lar i mcadelelerle tkenmilerdi zaten. Avarlar da, Justinia
nusun saltanatnn sonuna (lm 565) doru Avrupaya gt
ler ve Volgadan Avusturyaya dein uzanan bir blgede hkm
srdler; onlar, VII. yzylda, Konstantinopolisle yeniden
mcadele iinde greceiz.
101
24. - Attila
Son olarak, bir baka gebe imparatorluk, VI. yzylda
bozkrlarda ve Moolistanda kuruluyordu: T u k i u 1a r d
k u r a n l a r . rana kar Bizansn balaklar olan bu Tukiu-
lar, bir olaslkla Mazdekilii kabul etmilerdi.
Yaam, onlarda da aynyd.
Bununla beraber, birbirine rakip iki kola ayrlan Tukiular,
glerini srdremediler; Sueilerin ini, arkasndan Tangla-
rn ini onlar yenip, Yksek Asyada egemenlii ellerine geir
diler.
eitliliklerine, aralarndaki i mcadelelere karn, btn
bu Barbarlar arasnda ylesine yaknlklar vardr ki, onlar geti
rip bir kaliba sokar. Yazdan habersiz, at stnde gebe yaa
m sren, srlerinin arasnda yayan, keeden adrlarda bar
nan, sert ama zeki, evresinde okumulardan rahatsz olmayan,
bununla beraber vahi ve kokun hareketlere hazr bu insanlar,
XIII. yzylda, insanlk tarihinin en olaanst glerinden biri
102
olarak ortaya kacak olan Moollarn - tek kelimeyle - doru
dan atalardrlar. Onlarn sanat da bu trdelii yanstr: B o z
k r s a n a t diye adlandrlan bu sanat, her eyden nce hay
van resimlerine dayanan bir biemi ierir. Bu sanat, gelitii bl
gelerin yaknlna gre, az ok ranl ya da inli etkiler tar
elbette. Bununla beraber, aratrmalar gsteriyor ki, bu bozkr
sanat da, kendisini evreleyen yerleik blgelerin sanat zerin
de etkide bulunmutur.
IV
SUELERN N
Weiler, iki kola, P e i T s i (550) ile P e i e u (557)
kollarna ayrldktan sonra da, in, karklklarla dolu bir
dnem yaad. Birinciler ateli birer Budist, kinciler kat bir
Konfysc idiler. Bu farklln, Budizm iin korkun sonula
r olacak gibi grnyordu. Gerekten, Pei Tsi hanedannn
hkm srd yirmi yedi yllk gibi ksa bir sre boyunca, lke
leri, Budist sanatnn yeniden douuna tank oldu. Bu sanat,
Weilerin son dnemlerindeki estetiin kuruluunu terkederek,
gerek bir canlan iine girdi ve Tanglarn plastiine giden
yolu hazrlad. Oysa, bu sre iinde, Pei eular kendi devletle
rinde Budistlere zulmediyorlard; ve 577 ylnda, Pei Tsilerin
topraklarn ele geirdiklerinde, bu zulm tm Kuzey ine
yayld. Bereket ksa srd; 581 ylnda saray nazrlan olan
Y a n g Ki e n onlar devirdi ve S u e i H a n e d a n n kur
du. Kuzey inde alt yl hkm srdkten sonra, Nankin mpa
ratorluuna boyun edirdi (589).
inin siyasal birlii yeniden gereklemiti.
270 yllk bir kopukluktan sonra hem de.
Kiisel olarak hem Budizmden yana, hem de ateli bir
Taocu sofu olan Yang Kien, Konfyscle hasm bir tutum
taknd. yle olduu iin de, bir yandan Budist manastr ve tap
103
naklarm onartr ve Taocu haclara katlrken, te yandan eitli
Konfysc okullarn kapatlmas emrini de veriyordu. Olu
Y a n g - 1i (605-618), bu konuda daha az sert oldu: Oturma
yeri olarak yeledii Lo-Yagm gzelletirilmesine verdi kendi
sini; Yang-euyu Lo-Yaga balyan bir kanal atrd ve bir
zevk sefa yaam srd. Yapt korkun giderler, byk vergi
ler gerektiriyordu ve acmaszca mallara el koyuyordu. Pek kor
kun bir bakaldrya yol at bu ve Yang-ti ldrld.
Suei hanedan sona erdi bylece.
Yirmi dokuz yl sren ksa bir mr olmutu hanedann.
Ancak, yle de olsa, bu hkmdarlk dneminin kltr
ynnden byk bir nemi vardr. in mparatorluunun her
iki yarsnn yeniden birletirilmesi, dncelerin birbiriyle kay
namasna bir canllk getirdi; o yllardan balyarak Budist,
Taocu ve Konfysc inanlarn birbiriyle uzlatrlmasm ya
da yaknlatrlmasn deneyen bir badatrmaclk eiiimi orta
ya kt. Karklklarn ve zulmlerin bir ara uzaklatrd Hint
li keiler, yeniden in yollarna dtler. Japonyada anii-
dizm adyla tannan mistik Budizm, byk ilerlemeler kaydetti.
te yandan, gemile balarn yeniden kurulmasna, iki buuk
yzyl sren istilalarn, karklklarn ve ykllarn neden oldu
u yaralarn sarlmasna giriildi; korunmu btn kitaplarn bir
listesi - 610 ylna doru - sonulandrld.
Ancak, SueiTerin ksa sren dnemi ine bir dzen getir
mi, dnen kafalara dinginlik ve yeniden dnme yollan
am da olsa, gerek anlamyla yaratc da olamad. Sanat, pek
gzel bir tanddr bunun: Sert, ar, ok kez kuru olan bu
sanat, Tanglar dneminin ona kazandraca atlmn kvlcmla
rn tamaz henz. Bununla beraber, o dnemden balyarak,
in, bir rnesansa hazrdr.
Doduunda da pek grkemli olacaktr o.
104
BLM IV
SLMIN BALANGILARI
(VII. - IX. YZYILLAR)
Uygarlka tam bir gerileme iinde bulunan Bat Avrupa
ile, gebelerin vurduklar darbelerin sarsntsndan henz syr
lamam Asya dnyas arasnda, slmm douu ve gelimesi bir
mucizeye benzer.
O zamana dein -hemen hemen- bilinmeyen bir halk,
yeni bir dinin atlm iinde birlemiti. Bir ka yl iinde tm
Sasan mparatorluunu ykyor; ve Bizans mparatorluunun
-Kk Asyann bats dnda- btn Asya ve Afrika eyaletle
rini fethediyor; bu arada, Ispanyann kimi noktalarm ekliyordu
bu fethe. Hindin ve inin, Habeistann ve Bat Sudann, Gal-
yann ve Konstantinopolisin kaplarn vuruyordu. En eski dev
letler kyor ve Sir-Deryadan Senegale dein, yerleik dinler,
yeni bir dinin nnde eiliyorlard. Bu fetihlerden doan yeni
uygarlk, en parlak uygarlklardan biri olacakt ve Antik mirasn
byk bir blmn canlandrarak derleyip toparlandktan son
ra, Batya da retmenlik edecekti ok noktada.
I
SLMIN DOUU
Arabistan, Arapa adlandrlyla Ceziret-l-Arab, Asyann
gney-batsmda, Kzldenizle ran krfezi arasnda bir yarma
dadr. Bu dev yanmada, Afrika ve Orta Asya llerini birbirine
balyan bir l aslnda.
slmlk, ite bu lde dodu.
105
SLMLIKTAN NCE ARABSTAN
Arabistann yazl tarih ncesi hakknda pek az ey biliyo
ruz; yazl tarih dneminde ise, Araplar stne en eski bilgileri
yerleik ve uygar komular veriyorlar: Msrllar, Mezopotamya-
llar, braniler. Yine de kesin olmayan bilgiler bunlar. Sleyman
Peygamberin kervanlarnn Arabistana altn ve gnlk aramaya
gittiini biliyoruz geri, ama ilek bir ticaret merkezi olduu sy
lenen efsane ve masal kenti Ofirin bulunduu yer hakknda bir
bilgimiz yok. Ancak, lkala ilgili kesin olan bir ey u: Yakn
dounun btnne sahip kp ilk byk dnya imparatorluu
nu kuran Akaman Persleri, Araplar egemenlikleri altna
almak istmedi; yle de olsa, Araplar zerinde kltrel etkileri
byk oldu onlarn.
sadan nceki yzyllarda, zellikle gney Arabistanda bir
takm b a m s z d e v l e t l e r kurulur: Saba, Man ya da
106
25. - Hicretin eiinde Arabistan
Man, Qataban, Hadrmut ve Awsn. Aralarnda sk sk at
p dursalar da, bu devletler, zellikle de Saba ve Hadramut,
Afrikann dou kys, Habeistan, Hindistan ve Msr ile, t
Yunanistana dein, sk ticaret ilikileri kurmulard. Kervan
lar, kuzeyden gneye dein, btn yarmaday aard.
Gney Arabistann nemi, ekonomik rolnden 'geliyordu
bylece.
Kuzeyde Petrann Arap halk N a b a t 1e r , alkan ve
zengin tacirlerdi; Suriyeyi etkileri altna almlard; ne var ki,
daha sadan nce 60 ylnda Romann bamls oldular. Msr
valisi Aelius Gallus, onlarn yardmyla, Sabaya doru, pek
baarl olmayan bir sefere kt (.. 24). 105 ylnda, Nabat
devleti aleyhine A r a b i a adl Roma eyaleti kuruldu. Aila
yoluyla deiz ticareti desteklendi ve bir snr izgisi (limes) lkeyi
Bedev basknlarndan korudu. Baka bir kervan ticaret merkezi
olan Tedmir, 272 ylnda, kralie Zeynep (Zenobia) dneminde
mparator Aureliusca ele geirildi.
Gneyde Yemende, Mineenlerin yerini alan S a b a
k r a l l , nce mukarrib adm tayan byk rahipler, sonra
da krallarca ynetildi. Ne var ki, bu krallk, Petrann gelitii
dnemde, iyiden iyiye kmeye balamt. Hindistana varmak
iin Musonlardan yararlanmay renen Yunanl denizcilerin git
tike artan yarmasyd bunun da nedeni. Saba krallnn yeri
ni, H i m y e r Kr a l l ald. Corafi durumu, Romanm ege
menlii altna girmesini nlediyse de, sonradan Perslerle Bizans
lIlar arasndaki kavgaya karmak zorunda kald. lkede Yahu
dilikle Hristiyanlk geliti ve Necran Hristiyan topluluu -hi
deilse- Halife mer dnemine dein srd. Arabistanda
Hristiyanlk, zellikle Nesturlik ve Monofizitlik yoluyla bir hay
li yayld. Yahudi bir Himyer prensi, Yemen Hristiyanlarn ok
eziyordu; Habeistandaki Hristiyan krallarnn ie karmas ve
lkeyi igal etmelerine yol at bu durum (VI. yzyln ba). VI.
yzyln sonunda Sasanler de gelip yerletiler buraya. Romanm
k dneminde (IV - V. yzyllar), kent ve ticaret uygarl
geriledi ve gebe obanlk yeniden yayld. Arap yarmadasnn
i blgelerini iletmenin tek yolu buydu.
107
Ar derecede bireyci, ok salam yapl olan B edevi
l er, eyhlerin ynettii kabileler halinde rgtlenmilerdi. Bir
liin temeli kabile balan idi; kabileye ballk gl bir sosyal
ba olutururdu. Namusu korumak, snan himaye etmek, yl
mazlk, yiitlik, dmandan alma ve kan gtme, kabile ahl
knn eleri bunlard. O dnem edebiyatnn esi de bunlar
dr. Sylemeye gerek yok, bu inan ve davranlar, kabileler
arasnda sk sk atmalara yol ayordu. Her topluluun kendi
sine has tanrlar ve fetileri, rnein kabilenin belli zamanlar-
26. - Kbe.
108
da evresinde topland kutsal talar vard. Daha Muham-
medin ortaya kmasndan ok nce, bu tanrlar arasnda yce
bir tanr zel bir yer tutuyordu: A 11 a h t bu!
Sasanler ve Bizans imparatorlar da, topraklarm, gebe
Bedevilerden korumaya alyorlard; siyasetleri, Bedevilerden
bazlarnn yardmn salamak amacn gdyordu. Bylece,
Suriye snrnda G a s s a n Araplarmn (bakent Basra), ran
dolaynda da L a h m ,l e r in (bakent el-Hira) birer kk tam
pon devlet kurmasn desteklediler. Gassan hkmdarlardan
El-Haris, Justinianustan soyluluk pyesi ald ve kabile bakanl
na getirildi. Ne var ki, Araplarn Bizansa ball srekli
olmuyordu. Monofizit Hristiyan Gassanler, kimi zaman Dou
mparatorluunun din kavgalarna byk bir hrsla katldlar.
Lahmler olduka glyd: Bir Lahm olan mr-l-Kays, b
tn Araplarn hkmdar olduunu sylyordu; ondan sonra
gelenler, dalarn ve ovalarn szn eklediler bu nvana; ba
kentleri, iyi sulanan ve verimli bir blgede bulunan bayndr bir
kentti.
H i c a z ise, olduka kenarda kalm, orak bir blgesidir
Arabistann. zellikle konaklama merkezi olan bakenti Mek
ke, Perslerle Bizansllar arasnda bitip tkenmeyen savalar
yznden kuzey Arabistan ticaretinin tehlikeye dmesi zeri
ne, nem kazanmaya balar. Mekkenin kendisi de kervan sefer
leri rgtlyordu; sonunda bir ticaret kenti, bir tacir cumhuri
yeti olup kt; bu cumhuriyeti, klan efleriyle eraftan oluan
bir kurul ynetiyordu. Erkek kadm herkes ticaretle urayordu;
kervanlar akalamak iin ortaklklar kuruluyordu. Bu koullar
sayesinde btn bat Arabistan ekonomik ynden kalknyordu.
Bir gebe dnyann ortasnda bir ticaret ekonomisi geliiyordu.
Bedevilerin tek bildii trampa yannda, parayla al veri skla-
mt. Kentlerin zengin tacirlerine borlanan bedevler, ya kle
oluyor ya da baml bir duruma dyorlard. Kabile toplumun-
da bir zlme balamt. Okazda yapld gibi, dinsel nitelik
de tayan ve byk edeb yarmalara sahne olan fuarlarda, en
uzak yerlerden kalkp gelmi Araplar ve yabanclar grlyor
du.
109
gleK a b i 1e u f k u almt.
Kabile humanizmasnm tesinde yeni deerler palazlan
yordu. l ocuklarnn geleneksel nitelikleri deildi artk baa
ry salyan. Kazan hrs ve doymazlk: Egemen olan buydu.
Zenginler, kabilelerinin deil, kendilerinin eseri olan baarnn
gurur ve kasnts ile doluydular. Yoksullar, genler, drst
insanlar ise, bu durumdan ac ekiyorlard. Ancak, sonradan
grme insanlarn eletirilmesinde l tutulacak yllanm kabile
lksnn ise eskidii duygusu, berrak olmasa da byle bir ^uy
gu vard ortada.
Birey adna dinler yaylyord. Judaizm ve Hristiyanlk, az
ok akla smayan biimleriyle de olsa, yanda topluyordu. Ne
var ki, Arap pazarn denetlemek iin mcadele eden glere
bal yabanc ideolojilerdi bunlar; onlar kabul etmek, Arap
gururu iin alaltcyd bir yerde. Kimi insanlar, yeni yollar ar
yor, Allahtan korkuyor ve saysz kabile putlarndan kukuya
dyorlard. Ayn zamanda tm Arabistan birletirecek, ona
teki byk imparatoluklar karsnda saygnlk kazandracak,
kazanlm servetleri ve ticareti koruyup gvence altna alacak,
giderek karn a Bedevilerin hrslarm, Araplarn ticar etkinlik
lerine engel olacak yerde, darya doru evirecek bir devlete
de gereksinme vard. Gney Arabistann gebelere kar kolo
nici, Bedevilerden de pek uzak devletleri, bu grevi yerine geti
remediler.
Bir Arap ideolpjisiyle ynetilen, yeni. koullara uygun,
bunun yan sra da kuataca Bedevi ortama daha yakn bir
Arap devleti.
Dnemin byk gereksinmesi buydu.
Yollar, bunu baaracak bir dhi insana akt.
Muhammed, ite byle bir ortamda ortaya kar.
MUHAMMED
M u h a m m e d , 571 ylnda Mekkede dodu.
Hatrlatmakta yarar var: Mekke kenti, VI. yzylda, Arabis
tann en nemli merkeziydi. Tapma K b e sayesinde dinsel
110
bir, bakentti; ticaret ynnden ise, uzun zamandan beri Petra-
nm yerine gemiti. Bata ticaretle yayan Mekkeli tacirler, bir
eit aristokrasi oluturuyorlard; kentin yneticileri de, bu aris
tokrasinin iinden kyordu. Halkn geri kalan ise kleydi ve
kentin kenar mahallelerinde barnrlard: Esnaf tabakasn olu
turanlar onlard; ln bir tutam ot veren yerlerine srleri
gtrp otlatanlar da onlar.
Mekkenin aristokrasisi, kkenini t brahime dein ka
ran K r e y kabilesine mensuptu. Kabile, birok ailelere
blnmt; ilerinde zellikle ikisi, E m e v i l e r ile H a i m -
1e r bata geliyordu. Haim ailesi, geri en zengi olan deildi;
ancak en saygn olanyd ve kentin siyasal ye asker ynetimini
elinde tutan Emev ailesinden daha az gl de olsa, tm lke
de bu sonsuz saygnlktan yararlanyordu. Kabede nemli grev
leri elinde tuttuu iin, hac zamanlarnda nemli bir rol oynu
yordu.
Muhammed, bu ailedendir ite.
Muhammed, doduktan iki ay sonra babasn yitirir; alt yl
sonra da annesini. Kk ksze nce bykbabas sahip kar;
sonra da amcalarndan Ebu Talib yanma alr ve kervan src
s olarak yetitirir. Gelecein Peygamberinin genlii hakknda
elimizdeki krk dkk bilgiler bunlar yalnz. Kurann, yetimler
ve kszlere olanca zenin gsterilmesi konusundaki srarlarn
dan anlyoruz ki, Muhammedin ocukluk ve genlik yllar ac
larla gemitir.
Suriyeye yapt yolculukarda, Bahira adl bir Hristiyan
rahibiyle iliki kurmak frsatn bulur: Tanr hakkmdaki ilk kav
ramlar bu rahip vermitir ona ve Kutsal Kitabn birok parala
rn da bu rahipten renmitir.
Yirmibe yama doru, Muhammed, Mekkeli zengin bir
dulun, kendisinden bir hayli yal H a t i c e nin hizmetine girdi;
onunla evlenmek zorunda kald. Birok ocuklar olacaktr bu
evlilikten; ancak, ilerinden yalnz kzlar yayacaktr. Kzlarn
dan Fatmay da ilerde amcas Ebu Talibin olu Aliyle evlendi-
recektir.
Muhammed, evlenmeyle yoksulluktan kurtulmutur.
Bununla beraber, ruh dnyasnda sorunlar vardr: Zeki,
H
27. Muhammedin soyaac ve Drt Halife
ll ve pek gereki de olsa, sinirli ve tutkulu bir yaradlta
dr. Genlii, ynla doyumsuzluklarla gemitir: Kendisinden
hayli yal tek bir kadnla yetinmek zorunda kal; Araplarn
pek nem verdikleri erkek ocua sahip olamayn getirdii
hayal krklklar...
112
Krk yama doru, Tanrnn arsn duyar ilk kez. evresi
ne korku ve kayglarn aklar ve kendisini cin arpm sana
rak, Cebrailin sylediklerini reddetmeye balar; bu melein her
grnnde, mistik bir hale girer, kendinden geer. Kukusuz
hayaldir grd; ad ne olursa olsun, ruhsal bir bunalm iinde
dir. Nitekim, canna kyma giriimlerinde bulunur bir ara.
Ancak, itenliine de inanmak gerekir Muhammedin.
Einin ve dar bir dost evresinin de manev desteiyle, gre
vine akl yattnda, Muhammed, gitgide arlm hissettii Tan
r buyruunu herkese aklamaya karar verir. Mekkenin tapir
aristokrasisi yannda pek baar salamaz syledikleri; bu kasn
tl evre, aalayc bir kaytszlk gsterir kendisine, giderek
de dmanlk. Alayc ve inansz takmn bunaltp ezen tanrsal
vahyin tehditleri, olsa olsa kinleri arttrr ve Muhammed, Arap
paganlna saldrd iindir ki, dmanlar, bu tutumunu bir
tehlike olarak grrler onun. Mekkeliler, Peygamberin yaknla
rn aka uyarrlar ve yeni dine girenler iinde, ailecek ikinci
srada olanlara ya da kle snfndan gelenlere kt muamelede
bulunmaya balarlar. Bylece Muhammed, olan bitenlerin zorla
masyla, ilk mritlerini kleler ve azatllar arasndan edinir.
Ancak, buna bakarak, bugn kimi evrelerin yapt gibi, Pey
gamberin tutumuna sosyaliste bir anlam da vermemeli.
Olanlara aldrmadan, Muhammed, abalarn srdrr;
ancak, tleri zerine, durumlar tehlikeye girmi olan yeni
mminler Habeistana gerler. Kendisine gelince, amcalarn
dan birinin korumasna snr; ne var ki, 620 ylma doru, ei
Haticenin lmnden birka hafta sonra o da lr. Hemehrile
rinin alay konusu olan Muhammed, lmleriyle an aziz bildikle
rinin de desteinden yoksun kalnca, Mekkenin dnda, bu yal
nz kendini dnen evrenin uzanda yanda aramay d
nr. Mekkede kendisine inananlarn saysnn artacandan
umudunu kesmitir; yine de onlar arasnda, Ebu Bekir, mer
ve damad Ali gibi, ilerde nemli roller oynayacak ve zellikle
kendisinden sonra yerine geecek olanlar vardr.
Mekkenin kuzeyinde Yesribe snr (622).
Nedir anlam bunun?
113
Hi c r e t diye,adlandrlan ve slm takviminin de ba
langc olarak kabul edilen bu olay, aslnda bir ka deildi.
Geri Peygamber, pek yaknna gelmi bir tehlikeden kayordu;
ancak yapt, hi kukusuz sosyal bir boyut tayordu: Kabilesi
nin dna kmt; onunla her trl ortak balan koparp atyor
du. Bylece hicret, gerekten bir gtr ve gebelii ter-
ketme anlamn da ieren bir hareket!
O olaydan sonra d deiip - Peygamberin kenti anlam
na- Medinet-iil Nebi, ksaca Me d i n e diye anlacak olan bu
kentte, Peygamberin yaamnn grn deiir: Tanrsal bir
greve arldn syleyen inan, bir rgtieyici, bir devlet ba
kan olur ayn zamanda. Mminleri arasnda, Mekkeden kendi
siyle birlikte gelmi olanlarla (Muhaciru), yeni kente kendisini
kabul edenler (yardmclar ya da koruyucular anlamna ansar)
arasnda bir kardelik dayanmas yaratmaya balar.
Bylece, yeni bir mcadele balamtr: Yerel adetler kar
snda tutucu bir eilimi temsil eden, kentin siyasal ve ktisad
hegemonyasn srdrme kaygsndaki Me k k e o v e n i z m i
ile, Muhammedin ban ektii - v e arnm bir din dncesi
nin desteinde - kabileler birliini iln eden g e n i l e t i l m i
bi r y u r t s e v e r l i k .
Peygamber, bir klan pltokrasisinin boyunduruundan ken
disini kurtarmak isteyen Araplar evresine toplar. Muham-
medin dehas uradadr ki, hasmlarnm gcn deerlendirme
sini iyi bilmi ve nazik anlarda bir uzlamaya gidebilmitir. Ger
i, en takn ve Mekkelilere kar snmez bir kinle dolu dostlar
arasnda, bu uzlamay kabul eden her zaman olmamtr. Ne
var ki, Peygamber, lksel olanla gereklii uzlatrmay bilmi
ve gerektiinde izzeti nefsinden yapt zverilerle, son zafere
ulamtr. Gerektiinde, canm da koymutur ortaya; bununla
beraber, byk baarlar zellikle diplomatik yollarla salam
tr.
Bu uzlamalardan biri olarak, Mekkedeki tapnan evre
sinde somutlaan eski inanlarn byk bir blmn kabul
eder. Hazreti brahimin byk saygnlna dayanarak, gemi
ten kalan birok dnce yeniden canlandrlr, yalm ve anlalr
114
biimler iinde dzenlenir, erevelenir. Yerel geleneklerin sr
drlmesini, kendi zaferi iin pek grkemli gren Emev partisi,
dayand eyin altnda eriyip dkldn grr bylece. zet
le Peygamber, Tanrnn gnderdii bir kii olma sfatna,
hkmdar, yarg ve yce rahip sfatlarn da ekler: lk camiyi
kurar ve ibadeti rgtler.
Katlmak zorunda kald asker hareketler arasnda, bata
Be d r S a v a ile karlm grrz: Bedrde, bir Mekke
kervan bastrlr ve yamalanr (624). Buna karlk Mekke par
tisi, U h u d da gerek gcn ortaya koyar; Mslmanlar yenil
giye urarlar (625). Zafer, Emevlere garip bir cesaret verir ve
kimi kabilelerin de katlmas salanarak, Peygamber, Medi
nede kuatlr. Medineliler, savunma amacyla kentin evresine
ukurlar kazdklar iin H e n d e k S a v a diye n kazanm
tr bu sava; Muhammed, dman saflarndaki ayartmalaryla
tehlikeyi savuturur (627).
Muhammed, propagandasn eitli yollarla, Mekkenin
dnda younlatrma abasndayd. Kimi evrenin, peygambe
rin kadn dknl -kukusuz o da var!- diye ayplad
eitli evliliklerle, yeni dine kazandrmay arzulad aileler ve
kabileler yannda dayanak salar. Bu sre iinde vahiyler, toplu
luu diken stnde tutar: Sulamalara sulamayla karlk verir,
cesaret krc hareketlere kar kar, kt yorumlanm eylemle
re yeni bir yorum getirir ve ebed mutluluu vaadeder.
Muhammed, Bizans, Habe ve ran hkmdarlarna ,
slam dinine girmeleri iin birer mektup gnderir. Hepsinden
de red yant gelir. Bu arada yarmadada, uzaklara yaplan sefer
leri de sylemeli; Muhammed, en bal adamlarna brakr bun
larn ynetimini. Medine ve evresindeki Yahudilere otoritesini
dayatmak iin, inandrma yetmediinde, kaba gce bavurur.
Peygamber, ibadetin yn olarak Kuds almt nce ve bra
himin dinini izlediini ileri sryordu bununla; Medine evre
sindeki Yahudileri de byle ekebilmiti kendisine. Oysa, 624
ylnda, Mekke, Filistinin kutsal kentinin yerini alyordu. Ayrca
Kuran, yine brahime balanmann sonucu, Kutsal Kitaptaki
kimi ykleri halkn anlyabilecei hale getiriyordu. Ancak, bel
115
ki de bu sn nokta, bir dram kard ortaya. Yahudiler, yeni
Vahiyle, Ahdi Atik arasndaki farkllklar saptayarak, Peygam
beri gln duruma drdler; Muhammed de, Kutsal Kitapla
rm bozmu olduklar sulamasyla yant verdi onlara. Geri, din
sel bir konudayd uzlamazlk; ne var ki, ktisad bir neden, zen
gin hurmalklarn ele geirilmesi yatyordu atmann altnda;
Ha y b e r v a h a s n n ele geirilmesi, Yahudileri yok etme
mcadelesinin en kanl yklerinden biridir.
Muhammed iin durum gitgide aydnla kyordu: nk,
btn eski inanlarn stne dayandrlan yeni din, artk tanm
lanmt ve bamszlk kazanyordu. Muhammed, tanrsal esin
le, slm vahyedilmi byk dinlere balyor; brahimi KbeV
nin kurucusu yaparak, Arap paganlnn kimi grnlerini de
btne katyordu.
Ne var ki, sonuca tam olarak varlamamt ve Peygamber,
zaferin sava alannda kazanlmayacann iyice bilincindeydi;
Mekkeliler de silahl mcadeleye bir son vermek istiyorlard.
Aslnda Mekke tacirleri, eski stnlklerini yeni toplumda da
srdrebilmek amacyla, Mslman olmaya, bir ihtiyatllk nle
mi olarak bakmaya balamlard. Btn bunlar gren Muham
med, byk bir taktie bavurdu: Hicretin altnc ylnda, Mek
ke haccn yerine getirmek zere, mminlerinin banda yola
koyuldu; Mekke svarileri, bu kafileye yolu kapamak zere mev-
zilendi; bir uzlama gerekiyordu. Muhammed, Mslmanl
kabul etmi bir Emevyi, gelecein Halifesi Osman bu uzlama
da tam yetkili klmak hnerini gsterdi: On yllk bir silah bra
kmas ngrlmt ve Mslmanlar ertesi yl Mekkeye
gidip, hac iin gn kalabileceklerdi.
Muhammed, bu byk baarsndan dolay pek nyordu
hakl olarak. Geri andlamann kimi hkmleri aleyhine idi; bu
arada, kendisine snm olan Mekkelileri de geri verecekti.
Ancak u da akt ki, Mekkenin glleri onunla bir andlama-
ya gitmiler, bylece de otoritesini tanmlard. Gerekten Ms
lmanlar, 629 ylnda Mekkeye giderek hac grevlerini yerine
getirdiler. Yarmadada byk bir saygnlk kazandrd Peygam
bere bu.
116
Burada, Peygamberin apullarndan szetmeyeceiz.
Varlan anlama bunlar da yasaklyordu zaten.
Muhammed, bu arada Mekkenin balarndan birinin, Ebu
Sfyann kzyla evlenir; kentin nde gelen kiileri arasnda yeri
ni salamlatrr bylece. Ve birgn, kabileler arasndaki bir
anlamazl da bahane ederek, Mekkenin zerine yrr; 630
ylnda savasz ele geirir onu. Tapmaa girer ve btn putlar
krp paralar.
slm, Mekkede de iktidarn kurmutur.
631 ylnda, bakaldran kimi Arap kabileleri ve Bedeviler
zerinde H u n e y n geitinde bir zaferini gryoruz. Az ok
iten de olsa, slma giriler, siyasal ynden boyun emeyi de
beraberinde getiriyordu. 632 ylna doru, bakalarnn havarilik
ve peygamberlik iddialarna karn, hemen btn Arabistan
slma kazanlmtr. Muhammed, 632 ylnda Ved Hacc
denen ziyaretiniyapar Mekkeye; orada insann hak ve grevleri
ni anlatan nl Veda Hutbesini verir. Ayn gn vahyedilen
bir Kuran ayeti, Muhammedin tanrsal grevinin son bulduu
nu aklar. yle der o ayette: Bugn sizin dininizi yetkinlie
erdirdim ve zerinizdeki nimetlerimi tamamladm. Size din ola
rak slm verip ondan honut oldum (Maide suresi, 3). Medi
neye dnten birka ay sonra da hastalanr ve lr.
Medineye gmerler onu.
Kiilii ne denli karmak olursa olsun, Muhammed, tari
hin -kukusuz- en nemli insanlarndan biridir. nanlarna
olan ballk ve direkenlik: Eylemini belirleyen bunlar olmu
tur bata. ldnde arkaya brakt, kabile rgtleniinden
stn bir toplum tasla ve henz dayanksz da olsa, tarihinde
ilk kez birlemi - ya da federe halindeki- bir Arabistand.
Din olarak ne getirmitir? Nedir slm?
Ksaca ona deinelim imdi.
SLM NEDR?
slm retisi, aslnda pek zgn deildir. Bir bireim savn
da da olsa, semecilikten teye gidememitir. erdii kimi
117
eleri, ortaya kt toplumdaki en ilkel inanlardan, kimi e
leri de kendinden nceki en ileri dinlerden almtr: Cinlere ve
meleklere inanma, eski ilkel inanlardan geliyor; tek tanr
dncesi. Son Hkm, Cennet ve Cehennem gibi inan
lar da Musevlikle Hristiyanlktan.
Musevlie borlar ise, Hristiyanla olduundan daha faz
la!
slmm temel ilkesi, tek tanrya, A l l a h a inanmak. Ms
lmanlarn inancna gre, Allah buyruklarn Peygamberin arac
lyla, Arap dilinde ve vahiy yoluyla bildirmitir. Bu vahiy,
K u r a n dr. Bylece Kuran, slm dininin temeli, kutsal kita
bdr.
Ve Tanr kelm olduu iin de ebeddir.
Peygamber ldnde, Kuran kitaplam deildi henz;
onun lmnden yirmi be yl sonra olur bu; byle bir kitapla
trmann zorunluluuna inanlr nk.
Vahiylerin Kurandaki blmleni ve sralannda acayip
bir keyfilik grlr: Gerekten, hepsi 114 adet tutan blmler
(sure), en uzunlar balarda, en ksalan sonlarda olmak zere,
uzunluklarna gre sralanmlardr; bu sralanta, vahyin gelii
ne gre hibir kronolojiye de uyulmamtr. Oysa, Kuranda
ynla elime vardr; yle olunca da, birbiriyle elien buyruk
lar karsnda, hangisi hangisini ortadan kaldrmaktadr, gide
rek kanun gcnde olan hangisidir, bunu saptayabilmek iin,
Mslmanlar yeniden bir zamanlama abas iine girmilerdir,
daha dorusu girmek zorunda kalmlardr. Bir btn olarak
alndnda ise, Kuranda, nitelike birbirinden pek ayn
blm vardr: Birincisi, ki en eskisidir, kayptan haber veren
bir insan diliyle, kzgn renklerle dnyann sonu ve Son
Hkm hakknda tablolar izer. Bir baka blm, eski halkla
rn yazglarndan, kendilerine gnderilmi peygamberler kar
snda takndklar tutumlardan ykler anlatr. Son olarak,
Kuranm nemli bir blm, gerek anlamyla yasamadr, yani
uygulanmas gerekli kurallar ierir.
slm dini, inananlarn Tanrya boyun emelerini ngrr.
Gerek mslman, gc snrsz bir varln karsnda, kendi
iradesinden vaz geerek ona mu t l a k bi r b a m l l k
118
28. - Parmen zerine eski Kuran metninden bir para.
iine girmi insandr; aslnda slm kelimesi de, Tanrya bt
nyle balanmak anlamna, selemden geliyor.
Bu dinin temel kavram budur; onu, baka dinlerden ayrde-
den de.
slmda, dinin her trl belirtisine, dncelerine ve biim
lerine, ahlkna ve ibadetine esin veren, daha dorusu damgas
n vuran bu ilkedir. Belirtmeye gerek yok, bu ilke, insana alan
mak istenen belli bir anlay, kurulmas istenen belli bir kafa
yapsn da aydnla karyor: Tanrnn, insann mutlak baml
ln da arkasndan srkleyip getiren bu snrsz gc, her alan
da, insan etkinliini kanlmaz kurallarla dzenlemeyi gerekti
rir. Bylece, dine kaytsz bir eylem olamaz; ve slmn, her
sorundaki, ahlaki davrantan en yaln davran kurallarna varn
caya dein, her sorunda syleyecekleri olmaldr ve vardr da.
slm retisi, onun dayatt inanlar btn, ksa ve ak
tr; byk bir yalnlk tar bu ve mmin esrarl bir atmosfer ii
ne atlmamtr. slma inancn dile getirilii pek bilinir: Allah
tan baka Tanr yoktur ve Muhammed Onun Peygamberidir.
Bylece Tanrnn birlii ve Muhammedin Peygamberlik grevi
aklanp kabul edilmi olur. lhiyatlar, bu ilkeye dayanarak,
ermilere tapnmay daima yasaklamlardr; ne var ki, hibir
119
yerde ve hibir dnemde, Mslmanlar, etin bir yaamn ya
da belli olaanst niteliklerin ermi diye gsterdii, hemen
'yaknlarndaki arac kiilere bavurmalarm da engelleyememi
lerdir. slm inanc, meleklerin ve cinlerin (!) varln, Son
Hkm gnnn zorunluluunu kabul eder: O gnde, insan
lar, deerliliklerine gre ya cennetin nimetlerine kavuacaklar
ya da cehennemin azaplarna urayacaklardr.
slm retisi, yalnz bu inanlar demek deil; ibadeti olu
turan, Tanr karsndaki grevleri emrederken, gnlk yaamla
ilgili kimi kurallar da koyar o.
Asl anlamyla ibadet, mminin kanamayaca be temel
grevden oluur: Mmin, yukarda belirttiimiz iman forml
n, yani a h a d e t i zellikle trenlerde - v e hele hele lmek
zereyken- sylemelidir. Gnde be vakit klaca n a ma z (sa-
lt) borcu vardr. Namaz vaktini, genellikle ezan haber verir.
Namaz, aslnda bir dua deildir; onunla Mslman Tanrya tap
nr, ancak bir istekte bulunamaz. nk, hem yersiz, hem de
etkisizdir bu-istek. Namazn camide olmas art deildir; isteni
len yerde yaplr. Ancak mmin, yzn Mekke dorultusunda
evirmelidir: Kble denir ona ve camide mihrab denen bir
girinti ile gsterilmitir. Toplu namazlarda, mminlerden biri
n sraya kar ve herkes ona uyarak belli hareketleri tekrarlar.
Namazdan nce abdest alnmaldr; temiz suyla olur bu, o
yoksa kumla. Yine buyruklar arasnda olan o r u , slmm ba-
datrmaclmn en belirgin rneidir: Aa yukar Hristiyan
perhizi uzunluunda ve Yahudi perhizi katlndadr bu. Ay yl
na gre olan Mslman takviminin dokuzuncu aynda, Rama
zanda mmin, gnein douundan batna dein, hibir ey
yiyip imedii gibi, cinsel ilikide de bulunamaz. Ayrca, geliri
nin onda birini, topluma z e k t olarak vermek zorundadr.
Mekkeye h a c c a gitmek de mmin iin bir grevdir; ancak
salk ve mal varl koullarna baldr bu. Bu yolculuk, Hic
retten nce Mekkede paganlarn yaptklar trenlerin bra
himin geleneine balanmasdr.
Yiyecek-iecekle ilgili kimi yasaklamalar gryoruz:
Mmin arap ve mayalanm ikiler iemez, domuz eti ve l
hayvan yiyemez.
120
Kuran, Mslman ailesinin de temellerini saptamtr:
Drt ele yetinmek kouluyla, ok karllk kabul ettii
malm. Bunun, gebe yaamna byk kolaylk getirse de,
kentlerde zengin snfn bir ayrcal olduu da aikr. Ancak,
kadn sz konusu oldukta asl belirtilmesi gereken u: Kuran,
herhangi bir kukuya yer vermeyecek biimde, kadn, erkekten
aa grr ve ikinci snf bir insan muamelesi yapar ona.
Kadn, erkein istedii zaman boad, istedii zaman geri ald
, gerekirse dvd bir mal gibidir; evine kapanmal, san
ban skca rtmeli, kapsndan ieri yabanc erkein admm
atmasna izin vermemelidir. Bugnk anlaymzla baktmz
da, daha bir yn gariplikler, anormallikler...
Btne bakldnda, kimi sorunlara -zellikle mirasla ilgi
li olanlara- baz ayrntlarla yaklalm da olsa, Kur7ann, Ms
lman toplumun karsna kacak btn glkleri zmleme
ye yetmedii de aikr; yle olduu iin de, bir slm yasamas
nn, yani e r i a t m kurulmas, glklerle dolu karanlk nok
talar ieriyordu. Ancak, tutarl bir sistemin yaratlmasnda bal
ca engel bu deildi. slm, dogmasn saptamak amacyla, din
bilginleri toplantlarn (konsil) kabul etmedii gibi, Kuranm
sessiz kald noktalarda yasamay da kabul etmez.
Kurandan kan ahlak kanunu pek serttir; ancak, her zel
durum iin bir zme varma iddiasnda da olunmad. Peygam
ber, kendisinin -btn zaaflaryla- vasat bir insan olarak
alnmas iin rpnp durmutur ve zellikle kendisine bir kera
met sahibi olarak baklmasna, gnah ilemiyen bir kii olarak
grlmesine kar kmtr daima. Bir meale gibi aydnlatc
bir rehber olarak grlmesini de istememitir; ancak, Msl
manlarn, onun kiiliini bir model olarak almalar da kanl
mazd, nitekim yle olmutur. yle olduu iin de, slm bilgin
leri, Muhammedin dile getirdii grlere, genel tutumuna
bakarak, onun konumalarn, hareketlerini ve hatta ses kar-
maylarm toplayan pek kabark bir dosya ortaya koydular.
H a d i s diye adlandrdlar bunlar.
Btn bunlarn toplamna S n n e t (det) ad verilir. sl-
121
mm ortodoks topluluuna verilen Snnler d buradan gelir.
Snnlerin karsnda, Peygamberi amcazadesi ve damad Ali
nin yandalar anlamna iiler bulunur. Balarda siyasal bir
gurup oluturan iiler, Muhammediri ailesinden olanlarn ta
dklar hadislerin doru olabileceini kabul ederek, dinsel bir
tutum takndlar. Snnler arasnda ise, hadis aratrclar,
byk bir gayretle, ellerindeki malzemeyi zenginletirmeye
koyuldular ve bize ylesi bir miras braktlar ki, belki bir insan
mr boyu bu kadar ok ey syleyemezdi. Bununla beraber,
bu da yetmedi ve yeni zel durumlar zmlemek iin, ileride
drt byk okul doacaktr.
slm dini, zel hibir ruhban tanmaz. Ancak uygulamada,
dinsel konularda grevler yklenmi kimi kiilerin ortaya kma
sn nleyememitir bu. Bata Ka d , sivil olsun, ceza olsun,
Mslmanlar arasnda kan uyumazlklar zmeye yetkili bir
yargtr. M f t , kendisine sunulan hukuk konularnda gr
lerini bildirir: Yant, geri yarglar balamaz, ancak itihada
yol aabilir; u var ki, mftnn kendi yetki blgesinin dnda
hibir deeri yoktur bu itihadn.
ma m sfatna gelince... Madd ve manev, kelimenin her
iki anlamyla bakanlk eden kiiye verilir bu nvan. Bylece,
dar anlamda, duada, sralanm mminlerin nne kan kiidir
o; ancak, daha geni anlamyla, imam, slm topluluunun ba
dr, halifedir. H a l i f e , mminlerin hkmdar, bylece Msl
manlarn asker badr ve gc, daha gerek olabilmek iin,
hem cisman hem de manev olmaldr. Halifenin, dinin dogma
larn tamlamak konusunda hibir yetkisi yoktur; yasama yetkisi
nin olmad bir alandr bu. leride greceimiz gibi, Halife
Memun ve -Halife Mtevekkil dnda- arkasndan gelenler,
Mtezile grn kabul ederek, rollerinin dna ktlar. Ne
var ki, baka Halifelerden hibiri bylesine bir cesareti kendisin
de bulamad. Halife, eriatn uygulanmasna gz kulak olur
ancak onu etkileyemez.
122
II
ARAP FETH
Peygamber ldnde, yerine kimin geecei belli deildi.
nce, bu bir sorun olarak ortaya kar. u da anlalr az sonra:
Yirmi yllk bir t dnemi, doal olarak her trl otoriteyi
reddetmeye eilimli ou Bedeviyi bir arada tutmaya yeterli
olmamtr. Onlar tek bir demette tutmann yolu, yzlerni da-
ya evirmektir.
Arap fethi balar.
LK HALFELER
Peygamberin kendisine bir halef belirlemeden lmesi,
onun yerine kimin geecei konusunda gerekten ciddi bir anla
mazla yol at; Muhacirler ile Ensar arasndayd bu anlamaz
lk. Bunalm, merin kararl davran sonucu zld.
E b u b e k i r halife seildi (632).
Onunla, Hlefa-i Raidin de denen, D r t Ha l i f e
D n e m i balar (632-661).
slm tarihi iin byk nem tayan bu dnemin bata iki
zellii var: A r a p f e t hi ni n balamas; bunun yan sra i
a t ma l a r m boy atmas. Bu atmalar, giderek btn
slm tarihinde yzyllarca srecek mezhep mcadelelerinin
tohumlarn atar. Drt halifeden yalnz biri, Ebubekir yatanda
lr; tekiler, srayla mer, Osman ve Ali bu kzgn ortamda
hanerlenerek yaamlarn yitireceklerdir.
Fetihler, fethe kanlarn hi beklemedikleri bir hzla geli
ti. nceleri olan, snrlardaki apul ve taland; ne var ki, karda
ki hasmn gszlnn anlalmas fetih dncesini dourdu
ve ilk baarlar byk bir cokunlua yol at. Hasmn gszl
de undan ileri geliyordu: Fethe klan lkelerde oturan hal
kn, sultasnda yaadklar rejimlere kar duyduklar soukluk
tu; yle ki, yerli halk, istilacya kar hemen hemen pek az dire
ni gsterir, htt kimi zaman ibirlii iine girer. O zamanki
123
bir tarihinin syledikleri pek ilgintir, yle der o: Romalla
rn zulmnden kurtarlmamz, bizim iin ok yararl olmutur.
633 ylnda balayan Suriyenin fethi 636da biter; ayn yl
balayan Irakn fethi 637de tamamlanr; Msrnki 639-642 yl
lar arasnda gerekleecektir; ran fethi, kenar blgeler dnda
651 ylna doru sona erecektir: Bununla beraber, randa, da
lk bir corafyadan da destek alarak, belli lde ulusal bir
direni grlr. Bizans eyaletlerinde ise tersi olur; oralarda, res
m yneticiler, ya Konstantinopolise ekilirler, ya da Araplarla
zahmetsizce anlama yoluna giderler. Kk Asyadaki yayl
daha zor olur ve fetihlerin hzn keser; Konstantinopolis de ger
i iki kez kuatlacaktr, ama ikisi de boa kacaktr bunlarn.
Orta Asyaya doru yryte de ayn arlk grlr: Syr-Der
ya, in ya da gebe Trklerin etki alanndaki lkelerin karsn
da, ancak VIII. yzyln ortalarnda slmn kesin snr izile
cektir. Kuzey Afrikann ele geirilmesinde de glklerle kar
lalr: Berberler byk direni gsterirler ve onlar da, span-
yanm, bir yzyl sonra da Sicilyam fethine srklemek yoluyla
dr ki, ie - a z ok- bir kararllk getirilmi olur. Avrupaya s
ram olan slm yry, bilindii gibi, Galyaya dein uzana
cak ve Poitiers sava ad verilen bir savata Charles Martel dur
duracaktr bu yry (732).
Bylece, ndustan Tageye, Aral denizinden Senegale
dein, usuz bucaksz topraklar, birbiri arkasndan ele geiril
miti. Btn bu corafyada, iklim, Araplarn kolaylkla duruma
uymalarna elveriliydi; gnlk yaam koullar bakmndan,
kimi yerlilerle karlkl ilikilerde zorluk ekilmedi. Ne var ki,
corafyann teki zellikleri ve tarih, bu lkeleri birbirinden ay
ryordu. yle olduu iin de, ilk karlamalarda, rgtleni pek
gevek tutuluyor ve yerel rflere zel bir sayg gsteriliyordu;
yerli halkn boyun eiinde nemli bir etken oldu bu. Denecek
odur ki, Germen fetihlerinin Avrupay paralamasna karn,
Arap fethi Yakndouyu birletirmitir.
Bir yerde detlerini blmedikleri ve aralarnda kaybolup
gidecekleri yerli ounluun iinde erimekten ok, Araplar
ordughlarda yerletiler nce; bununla beraber, tam kentleme
124
mi blgelerde, bu ordughlar, abucak yerlilerle balarn kurul
duu kentler olup ktlar: rnein Mezopotamyada Kfe ve
Basra, Msrda Fustat (eski Kahire), ok gemeden de Mag-
ribte Kayrevan byledir. Btn bu kentler, tarmsal blgelerle
ve l ileriyle srekli iliki iindedirler; ancak, henz egemen
likleri altna almadklar denizden ise genel olarak uzaktadrlar.
Silh tayabilecek yata olan tm erkeklerden oluan milisleri,
stratejik noktalarda asker blgelere (cund) blnmt ve ora
larda, hiyerarik bir dzen iinde, ganimetle ve yerlilerin, doru
dan ya da kendilerine braklm topraklarn gelirinden dedikle
ri deneklerle yayorlard. evresini Sahabenin ald halifenin
genel ynetiminde, kabile, fetihlerin beraberinde getirdii para
lanlara ve yeniden guruplamalara karn, sosyal yaamn
nemli bir esi olarak kalyordu yine de. Arap dnyasndaki
yeni koullardan doan partilemelerin daha karmak hale
getirdii Kuzey ve Gney kabileleri arasndaki mcadeleler, bu
dnyay bir yarm yzyldan fazla - v e ok kez de kanl biim
d e - kvrandrp duracaktr.
Muhammedin lmnn ortaya kard halifelik bunal
mn zm olan fetihlerden sonra, bu yeni koullarn, bir ba
ka ar ve srekli bunalma yol amas da kanlmazd. mpara
torluu, giderek hkmeti rgtlemenin ortaya kard nce
den farkedilmeyen dev sorunlar, derin uyumazlklar douracak
t; birinci kuak ortadan ekilir ekilmez, topluluu blen -kii
sel grnml - anlamazlklarn arkasna gizlenmi uyumazlk
lard bunlar. Ne var ki, garip de grnse, bir baka boyutu daha
vard bu anlamazlklarn: eriat ile sosyal rgtleni arasndaki
yakn iliki gz nnde tutulursa, o sralar gitgide ete kemie
brnen guruplamalar, hem parti hem de mezhep haline geli
yorlar ve politikayla dinin iie bulunduklar retiler ortaya at
yorlard.
EMEV MPARATORLUU
nc Halife O s m a n , arkasndan da Suriye valisi
M u a v i y e y i , drdnc Halife A 1i ye kar kmaya ynel
125
ten mcadelelerde, iki eilim gze arpmaktadr: Balangta,
bir yanda ilkel yaamn biimlerini srdrmek ya da yeniden
dzeltmek gibi, hemen btn dinlerde grlen - o gerekleme
yecek- dn arkasndan koan yal Mslmanlarla, yenilik
leri cesaretle benimseyip ortaya kan yeni durumlardan karla
rm gzetenler vardr. Bir baka deyile, daha ilk saatlerde dine
sarlm ateli dindarlarla, -aslnda Kureyli ileri gelenlerin
ban ektikleri- yeni toplumda eski nfuzlarm tekrar ele
geirmenin sabrszl iinde olanlarn mcadelesidir bu. Ne
var ki, birinci eilimin iinde de, birbirinden ayrlan iki gr
daha vardr: H a r i c l e r iin, btn mminler -ilke olarak-
birbirine eittirler ve eer topluma bir ba gerekiyorsa, hibir
kken farkll gzetilmeden, en yetkin Mslman ba olmal
dr; baa byle biri gememise, kim olursa olsun, ona kar da
imansz diye savalmaldr. Kolayca grlmektedir ki, bu gr,
geleneksel Arap anarizmine uygun dmektedir. i l e r iin
se, ilkel slama balanma, aslnda Peygamberin ailesine balan
ma, daha da zel olarak yalnz ondan gelenlere, kz Fatma ile
damad Alinin ocuklarna balanmadr. Onlar iin sz konusu
olan, yalnz bir hkmdarlk ilkesi deildir; bakann kiiliini
basit bir kanun uygulaycdan ileri gtrmeyen hasmlarnm ter
sine, onlar vahyin Peygamberin ailesi yararna srmesi gerektii
ni savunmaktadrlar; bylece bu aileden gelenler, mminlerin
gerek yol gstericileridirler, ksacas ma m drlar.
Politikayla dinin birbirinden ayrlmasna raz olmayan bir
baktr bu!
lk iki eilimden kincisi mcadeleyi kazanr.
Ve Muaviye i l e Eme v H a n e d a n kurulur (661).
Hariciler, aralarnda birlik olmasalar da, hemen her yerde
ba kaldrrlar; iiler ise o denli kavgac olamadlar ve kendi
dvclarn, zellikle Ke r b e l s a v a n d a lme terk etti
ler (680). Savan sonundaki felket de, ehitlerine, yzyllar
sren bir saygnlk kazandrd.
Ynetmesini bilenler ve ynetenler Emevler oldular.
Muaviye halife olunca, amdaki yerini terketmedi. Arabis
tann gzden dt anlamna geliyordu bu: Onun tarihsel
126
rol, dnyaya bir din ve bir ordu vermi olmakt sanki; onlar
Arabistann dna dalmlar ve o da kendi glgesine ekilmi
ti. Gerekten Mekke hacc, Medinede Peygamberi tanm
olanlarn ocuklarnn varl, bu iki kutsal kente daha uzun
sre saygnlk verdi durdu; bu saygnlk, birka bakaldrya des
tek de salad ise, baarya ulaamad bunlar. Ayrca, Emevle-
rin amda yerlemeleri, Suriye Araplarna, tekiler, zellikle
Irak Araplar zerinde stnlk salyordu: Kfeni iiliin
merkezi olmasnn anlam budur. Son olarak, doan imparator
luun grevlilerinin yerliler arasndan alnmas, bir yerde,
Bizans geleneinin Sasan geleneine stn gelmesiydi.
Aslnda, yenilen halklarn yaamnda bozucu etkisi olma
yan pek nadir fetihlerden biri olmutur bu: Arap olmayanlar
iin dinde baskya uramak sz konusu deildi: Yahudiler ve
Hristiyanlar, Tanrdan kendilerine kitap inmi olduundan, ho
grye kendiliinden adaydlar. Uygulamada Zerdutlere,
Manicilere, Budistlere, -yldzlara tapan- Harran Sabienleri-
ne de ayn biimde davranld. Onlar iin zorunlu olan, zellik
le belli vergileri verme biiminde kendini gsteren, slmn siya
sal stnl kabul etmeleriydi yalnz; bir de, ordu btnyle
Arap olduu iin, Mslmanlar arasnda kendi dinlerini yayma
abalarna kalkmamalaryd. Gnlk yaam pek az etkileyen bu
kaytlar altnda, st rtl bir szleme ile korunmulard,
z m m idiler. Ayrca, Mslman Araplar aznlkta olduklar
iin, bir hogrszlk politikas uygulamalar zordu; fetihleri
nin etkisini hie indirebilirdi bu.
29. - lk slm paralar
127
Bylece, Etnev ynetiminde i k i k e s i m vardr. Biri
Mslmanlar ilgilendirir: Sava ve kamu dzeni, dinin yneti
mi, deneklerin datm ve rn alnmas; bu, hi olmazsa
ynetici mevkilerde, amda ve eyaletlerde Araplarn elindedir.
teki yerli ynetimdir ve her eyden nce de vergi ile ilgilidir:
Bu, salt yerli grevlilerce ynetilmektedir; balarda yazlar
yazanlar, hatt paralar kendi dillerinde basanlar onlard; eriat
la da hibir ilikisi yoktur bunun. Ancak Mslman kesimde
bile, devletle eriat arasnda bir ayrm yerleir. eriat, ilke ola
rak, kamusal ve zel yaamda, her eyi ynetir ve deitirile
mez. Bununla beraber, kamu yaamnda, hkmet, yeniliki giri
imlerde bulunmak zorundayd; kamu ileri ile zel yaamn bir
birinden ayrl bundan dodu ve zel yaam da hkmetten
bamsz oldu.
Yeni devletin yerlilerle ilikileri, kanunlarn kiisellii reji
mine gre, -bir bakma- kolayca dzenlendi. Her cemaat, ken
di z hukukunu ve onu uygulayacak grevlilerini korudu. Btn
bu konularda, hkmetin koyduu kamu hukuku sz konusu
deildi; cemaatler arasndaki ilikilerde ise, dindalar iin zel
gvenceler altnda, bir Mslman yargt hkm veren. B u
k a d , hkmetten yar bamszd; ayln devlet dese de,
devletin koymad bir kanunu uyguluyordu. Buna pek benzeyen
bir geliim Hristiyanlarda olmutu; orada Kilise, bata aile
konularnda, zel adaletin bir blmn ele geirmiti. yle
olduu iin de, patriklerin ve piskoposlarn, yerel mlk eflerin
stnde, cemaatlerinin en st yarglar olmalarnda byk g
lkle karlalmad; ayn ayrcalklar Yahudiler iin de srd.
Yerli halktan kyllerin hemen hemen tm, kentlerin ise
byk bir ounluu, slma yabanc da olsalar, yaamda byk
altst olular grlmedi: Dinsel yaam eski durumunu srdr
d; ktisad ve sosyal yaamda da ayn sreklilii gryoruz. Kr
sal kesimde, t op r a k l a r i k i y e a y r l m t : zel mlki
yetteki topraklarla, kamusal topraklard bunlar. Sahipleri sava
larda kap ya da len topraklar da, toplum yararna kamu top
raklan arasna sokuldu. Birinci gurup topraklar sahiplerine bra
128
kld; onlar, Arapa h a r a ad verilen - v e Bizans ya da Sasa-
nler zamanndaki vergiyi srdrmekten baka bir ey olma
yan - bir toprak vergisi deyeceklerdi yalnzca. kinci gurup top
raklar ise, kimi kez kiraclarca iletildi, kimi kez i k t a olarak
Araplara datld.
30. - Kadnn huzurunda
Bunlar, bir szleme gereince bu topraklan deerlendire
ceklerdi. Aslmda devlet, birer malik olarak bakyordu onlara.
Sonradan ortaya kacak bir durum nedeniyle sk sk yaplan
bir yanla dmemek iin sylemek gerekir: kta, bu aamada
bir mlkiyettir; sahibine ktisad yararlar salar. Ne var ki, snr
lan vardr bunun: Sahibi, her Mslmanm dedii vergiyi, -
r demekle ykmldr; bunun gibi, devletin kiraclar zerin
deki yetkilerinden hibiri yoktur onda. Bylece, kiraclar bu
sahiplere, Bizans ya da Sasanler zamannn byk patronalar
na olduundan ok daha az bamldrlar. Bu ortak kiraclar
(muzraa), malik-kyllerin dedikleri haraca benzer denti
lerde bulunuyorlard.
129
Bu iki toprak kategorisi, znde birbirinden farkl bir ktisa
d rejime sahip deillerdi; birinin yerine tekinin terkedilmemi
olmasnn nedeni budur. zetle, koloniletirme diye, ekilip
biilmeyen topraklar zerindeki oban kabilelerin koloniletiril-
mesi sz konusudur. Bu bakmdan, igal, Germenlerin rnein
Avrupada yerletirilmelerinden ok daha az hissedilir oldu yerli
halka.
Kaan Bizansl patronlarn yerine geen Arap malikler,
onlardan daha az senyr olsalar bile, kyllere zgrlk sala
mad bu. Aslnda, yerlilerin aleyhine toprak kazanmak Araplara
yasaklanmt. Ancak, balarda eitli nedenlerle nlenemedi
bu. Bylece, haratan yakasm syran bu topraklar, devlete
sadece r dyorlard. Daha nceki ynetimlerin denetledikle
ri, kyllerin bir yurtlua balanmas, fatihlerce yrrlkten kal
drlmad. Gerek adyla c i z y e , Mslman olmayanlarn de
dikleri bir ikinci vergi olan bu ba vergisi de, bir yenilik deildi
aslnda; Bizansta, Hristiyan olmayanlar ve zgr olmayanlar
iin byle bir vergi vard zaten. Vergileri toplayanlar ve toplama
yntemlerinde de bir deiiklik olmamt; yalnzca yararlanan
deimiti ki, bu da pek az ilgilendiriyordu halk.
Kentlerin yaamnda da ok az deiiklik vard.
Ya ticaret yaamnda?
Aslnda Akdenizden Orta Asyaya kadar yaylan ve o zama
na dein birbiriyle yaran iki devletin, Bizansla Sasanler arasn
daki mcadelelerin konusu olan lkelerin siyasal adan birleti
rilmi olmas, tacirlerce pek olumlu karland. Sonraki yzyllar
da daha iyi grlecektir bunun etkileri. Deniz ticaretinde ise
olumsuz ynde bir deiiklik olmad; ne Hint okyanusunda, ne
Akdenizde. Araplar denizlere sahip deillerdi. Kuzeyin Hristi
yan lkeleriyle, imdi kendi egemenliklerine gemi olan Gney
lkelerinin yerlileri arasnda ticaretin, gemi yzyllarda olduu
gibi srmesinde hibir saknca yoktu onlar iin.
Son olarak, dn yaamnda ayn sreklilii gryoruz.
Yerli kltrle Arap kltr, sanat alan bir yana, birbirinden
farkl yollar izler. Araplarda, Hicretin ilk yzylnda edebiyat,
zellikle iirdir ve Bedev geleneklerine geni lde sadktr.
Bununla beraber, eski temalara karan yeni temalar vardr:
Bahiini dedii iin prenslere vgler, parti mcadeleleri ya
130
da kent Araplarnn yeni yaam koullarn yanstan temalardr
bunlar. iirde, gelecek yzyllara ad kalr o dnemden:
A h t a l , F e r e z d a k v e D j a r i r . Ayrca, bamsz bir ak
iiri geliir; kimi zaman iffetli, kimi zaman da ak s aktr bu ve
meslekten arkclarn mziine elik eder. Nesirde, Kuran bir
yana, byk bir yenilik yoktur. Bununla beraber, Kuran ve
Hadislerin ilk yorumcular yava yava ortaya kmaktadr.
VII. ve VIII. yzyllarn Yakndousunda, Hristiyan kl
tr ise, Halifeliin snrlar iinde temsil edilmektedir.
Hristiyan ve Mslman, bu iki kltr, sanat retiminde
ok daha fazla ibirlii iindedir; nk Araplar, yaplarn yerli
lere yaptrmaktadrlar. Islm dini, camiye, zgn dzenlemeler
getirirken, ssleme genellikle yerli kalmaktadr. O dnemden
bugne de kalabilen en nl eserler, Msr fatihi Amrm Fus-
tattaki Amr Camisi; Kudste -yanllkla mer Camisi
denen - Kubbet-s Sahra ile, yarubamdaki Mescid-l I s a dr.
Son olarak, bir de amdaki Byk Cami.
31. - am Camisi
131
Arap fetihlerinden ortaya kan durum, yeni etkenlerin
sonucu, giderek altst oldu. Bu etkenlerin banda, yerlilerin kit
leler halinde Mslmanl kabul etmeleri gelir. Baka fetihler
de, fatihleri, boyun edirdikleri, ama kendilerinden daha stn
bir uygarla sahip halklarn dini ekmitir; imdi ise tersi olu
yordu, Araplar, inanlarn yerlilerle paylayorlard.
Neydi nedeni bunun?
nce, slmlkla teki dinler arasnda tartma ve atma
lar ne denli canl olursa olsun, sradan mmin, ilhiyatnn gr
d btn inceliklerin farknda deildi. Hristiyanlar ise, kendi
dogmalar zerine koparlm yorum kavgalarndan bkp usan-
mlard; slm, daha yalm bir deer olarak grnyordu onla
ra. Hem sonra, slm da Muhammedin slm deildi artk;
din, boyun edirilmi halklarla temas sonucunda gel iiyor ve
yeni dini kabul edenler, kendi manev miraslarn da sokuyorlar
d ona. Daha da nemlisi, Mslman olmak, devlette ve toplum
da egemen snfa girmek demekti; bylece, yeni dini kabul etme
nin altnda bir sosyal zlem yatyordu. Ayrca, yerlilerin kabul
ettikleri slm, ok kez iktidarn kabul ettii, yani resm slm
deil, ona kart mezheplerdi; bu da, resm slm karsnda duy
duklar kklk duygularn gideren bir eydi onlarca.
Emev rejimi, A r a p s t n l n n r e j i mi idi.
Fatihler iin Mslmanlarla Arap eanlaml idi. slma dnme
ise, bu eanlamhl ykyor ve bir halkn teki halklar zerinde
-dinin hakl gstermedii- bir egemenlii aa karyordu.
slma ilk dnenler, bir kabul ilemiyle, M a v a 1 adyla, ege
men halkn ileri gelenlerinin korumalar altna girdiler. Ama
yine de ast durumundaydlar. Yeni devletin idare kadrolarnda
geni lde yer alanlar onlard geri. Ne var ki, asker bakm
dan zayf bir rol verilmiti kendilerine; ne ganimette haklar var
d, ne de denek alabiliyorlard. Daha kts, mal ynden aa
bir durumda idiler. Geri, slm kabul etmeleriyle, cizye den
kurtuldular ve haralar da re dnt. Ne var ki, uygulama
da deien hemen hibir ey olmad; nk, baka mal yollarla
eitsizlik sryordu. Bu durum karsnda, slma dnenler,
132
kkeni ne olursa olsun, tm Mslmanlar arasnda bir eitlik
istemeye baladlar. Baka bir deyile, yerlilerin honutsuzluu,
ne Mslman egemenliineydi, ne de yeni dine; kesinlikle kabul
edilmi slm erevesi iinde, Mslman rejim ierden ele gei
rilmek isteniyordu artk. Mavalnin en ok olduu randa olan
buydu; Araplarn Berberler arasndan gen ocuklar kle ola
rak topladklar Magripte, ksa bir sre sonra spanyada da
olan buydu. Bununla beraber, randadr ki hareket en byk
boyutlarna ulat: Geri Emevler, kadrolarn Suriyelilerden
oluturduklar iin, merkezden uzakta olan eyaletlerin halklar,
haklarnn yenilmi olduu duygusu iindeydiler. Ancak, bu halk
lar iinde yalnz ran, gerekten ulusal bir gelenee sahipti.
Bylece mal sorunda, ulusal sorunla sosyal sorun i ie gir
milerdi. Mlkiyet rejiminde, daha da iinden klmaz duruma
geliyordu bu. Fetihlerde, Araplar, ilke olarak yerlilerin elinde
kalmas gereken topraklan da, alm-satm yoluyla ya da zorla
ellerine geirmekte serbest braklmlard. Araplar, eitli yol
lardan daha da genilettiler bunlar; yerliler ise, iddete ya da
mliyenin hakszlklarna kar kendilerini korumak, ya da kt
hasat zamanlarnda tefecilere daha da artan borlarm baka tr
l deyemediklerinden, topraklarndan u ya da bu koulla vaz
geerek, bir gl patronun korunmas altna giriyorlard. Hele
snr lkelerde, rnein Magripte, Araplar, hkmdarn gzn
den uzakta, tam bir soygun rejimi uyguluyorlar ve kle haline
getiriyorlard halk. Baka yerlerde, zellikle randa ise, yerli
byk toprak sahipleri, yenenle uzlamasn yapabilmiti ve aa
snflarn smrlmesine katlyorlard; o kadar ki, bu smr
nn kanunsal yararlarn tehlikeye drr diye, -tuhaf gele
cek! - slama dnlere kar kyorlard. Bylece, ulusal
zlemlerle sosyal zlem arasnda aynlk yoktu. Ve, btn bunla
r izleyecek mcadelelerde, ulusal birliin gc, her cephenin
kendi iine Araplarla Arap olmayanlar almasn engellemedi.
Duygular plnnda, gizli anlama -grnte artc
biimde- Araplarn en geleneki olanlaryla, yerlilerin en ba-
kaldrc eleri arasnda oldu. Bu Araplar, slm eriatnn
133
uygulanmasn istiyorlard; onlar iin, yar-laik Emev devleti
karsnda, slm geleneine dn anlamn tayordu bu. teki
ler iinse, eriatn uygulanmas, fetihten domu imparatorluk
kuramlarnn erevesi iinde, tm Mslmanlarn eitlii
demek olacakt. stekleri ak ve seik bir ierik tamasa da,
her iki taraf da, r e j i mi n s l m l a t r t m a s n istiyor
du zetle. Bununla beraber, anlama yine de akt; ksm ayak
lanmalar ezmi, tiksinti duyulan bir rejime kar herkesin geni
bir birlik iinde toplamay aramas normaldi.
Bylesi bir birlik zafer salayabilecekti onlara.
III
ABBAS DEVRM
Emev iktidarma kar muhalefet eitli biimlere brnd.
Haricilik randa, Arabistanda, Msrda kimi eleri kendine
ekti; ancak, gerekten asl nemli egemenliini Berberler ara
snda kurdu; bu lkelerde, halkn geleneksel anarizmine uygun
dyordu nk. Ancak Berberler uzaktaydlar, Hariciler ara
larnda birleemiyorlard, Bedeviler ise kabaca arydlar; yle
olduu iin de hibiri srekli baar salayamad. Bylece muha
lefet, ileri bir reti olarak, ilikte en gl deyimini buldu.
Tanrdan kendisine zg erdemler alm bir hkmdar dnce
si, hem gelenekilere, hem de ranllara ho geliyordu; gelenek
iler, Muhammedin grevinin tad niteliin bilincindeydiler,
ranllar ise Sasan monarisine alkndlar. Bazlar, bu iktidar
anlayna, Arap olmayanlarn atalardan kalma dncelerini
yanstan kimi eyler de sokuyorlard. Gerek anlamyla iler,
iktidar, Alinin evld iin istiyorlard; oysa tekiler, u ya da
bu dal yelemeden genel olarak Peygamberin ailesine balanan
lar, boyutlar bir para geni herhangi bir hareketi destekleme
ye hazrdlar. Muhammedin amcas Abbasn torunlarndan
134
biriyle, onun Horasandaki misyoneri E b u M s l i m in bece
riklilii, bu muhalefeti Abbas ailesi yararna bir araya getirmesi
ni bildi ve Emev hanedann 750 ylnda ykarak, A b b a s
h a n e d a n m kurdu.
Hi olmazsa, kuramda, XVI. yzyl balarna dein sre
cektir onlarn iktidar.
YEN REJM
Aslnda, Emev rejimi, yerine oturmak giriiminde bulun
mutu.
Bizans aleyhtar politika kadar, ktisad nedenlerle de,
Abdlmalik, mparatorluun paralarm birletirerek Arap harf
leriyle para bastrmt: Adlar Bizansm denin si ile drahmisin
den gelen, altn dinarla, gm dirhemdi bunlar. Bunun gibi,
Abdlmalik, devletin merkez idaresine Araplar sokmutu.
ok gemeden, sofu bir hkmdar lksn temsil eden mer
bin Abdlaziz, iki yllk iktidarnda, Medine gelenekilerinin
mali programn uygulamaya kalkmt. Bizansla -hi de zafer
lerle dolu olmayan- sava hali nedeniyle, Hristiyanlara kar
- anlk ya da blgesel - kimi nlemler alnd: Msrda, her tr
l yer deitirme iin pasaport ykmll, -kuramda da kal
sa- zel bir giysi zorunluluu, dardan grlebilecek Hristi
yan resimlerinin yaklmas gibi...
Ne var ki, hibiri salam nlemler deildi bunlarn ve ran-
llarm slma kitle halinde girmesinin ortaya koyduu gerek
soruna zm getirmede hibir eye yaramyordu.
Bylece, hibir nlem, ne bakaldry nledi, ne Emevle-
rin dn.
Doaldr ki, Abbas rejimi, Muhammedin yetingenliine
dnemedi; harata, da herhangi bir ey deimedi. Bununla bera
ber, yeni devlet eskisinden pek farklyd. Zafer, Suriye hanedan
na kitle halinde kar km olan Irakl Araplarn, daha da fazla
olarak ranl -zellikle Horasanl- Mevallerindi. Abbas idare
sini dolduran bu sonunculard artk ve Sasan gelenei ile bala
r kurmaktaydlar. Uyumsuzluk gsteren Bedevler yeniden le
135
3
2
.

-
I
X
.

y

z
y

l
d
a

I
s
l

m

d

n
y
a
s

.
T
i
c
a
r
e
t

y
o
l
l
a
n
,

2
.

-
H
a
c

y
o
l
l
a
r

,

3
.

-
M

s
l

m
a
n

l
k
e
l
e
r
,

4
.

-
B
i
z
a
n
s

l
k
e
s
i
)
atlm; hatt ordudan karlmt. Orduda da, seme birlikler,
yar-meslek gnlller olan Horasanllardan olumaktayd.
Btn bu deiikliklerin simgesi olan yeni bir bakent kuruldu:
B a d a t ! Eski Ktesifonun yaknnda kurulan bu kentin ou
sakinleri, rflerine varncaya dein oradan geliyordu. Suriyenin
stnl kayboldu: Hint Okyanusunun ekicilii Akdenizdeki
ekiciliin yerine geti.
Yeni rejim, ruhu bakmndan, hem Sasan mirasyla balar
kurmak, hem de Emev inanszlklarnn yerine gerekten
Mslman bir cokuyu geirmek savndadr. Mslman bir
rejimdir bu: Hkmdar, Peygamber ailesindendir nk; bu
durum, geri ona eriati deitirmek ya da tamamlamak yetkisi
vermez, ancak uygulama biiminde, uyruklarnn imam olarak,
byk bir saygnlktan yararlanma olana salamaktadr kendisi
ne. Aslnda evresini donatan lks, kendisini -Sasan anlandan
esinlenilmi debdebe ve trenler iinde- ancak bayram gnleri
grebilen halktan soyutlanm konutu, bu hemen hemen insa
nst niteliine tanklk etmektedirler onun. Mslman bir
rejimdir bu: nk, eriatn yce bilginleri olan u l e m a , zel
likle eriatn insanlar ilgilendiren hkmlerini inceliyen f u k a -
ha ile yakn ilikiler kurmutur; hem ilhiyat, hem hukuku
olan fukaha, Abbas rejimi ile ilkel Mslman topluluunu bir
tutmaya kadar gitmeseler de, zorunluluk adna belli bir yenilik
yapma gcnn tannd onamalaryla, yani i c m a ile, gerek
te hemen btn kurumlarm, kamusal rgtleniin hemen btn
kanlmaz verilerinin slmla badatn sylemektedirler.
E b u Y u s u f , Halife Harun r-Reit iin Kitab-iil-Ha-
ra\ bu anlayla yazar.
Oysa, Abbas idaresi, Bizans ve Sasan modellerini pek
yakndan izlemektedir. Bu idare, balarnda byk hizmet grev
lilerinin bulunduu di vanl ar l a glendirilmitir. Yalnz,
Bizansta imparatorun kendisi bu dairelerin ibirliini salar
ken, ondan farkl olarak, halife, genel ynetimi bir v e z i r e
brakmtr; Sasanlerin bozorg-frahmadnnn uzaktan mirass
dr bu vezir. Bu gerek idareci, beraberindeki grevli kadrosuy
137
la gelir, bylece gc bir yerde kayglandrc olabilir; yle oldu
u iindir ki, Baktrianl B e r m e k ailesinden, Harun r-Re-
id, pek yanklar olacak biimde yakasn syrabilmitir. Vezi
rin emri altndaki en nemli daireler -doallkla- vergi, posta
ve mhrdarlktr: Posta, gerektiinde zel kiiler iin de bir
eyler gtrp getirir; ama her eyden nce blge idareleriyle
merkez arasndaki haberlemeyi salamaktadr. Bunun iin de
pek hzl ve dzenli olmas gerekmektedir onun. Buyruklar, ata
malar, diplomatik yazmalar kaleme alan ve hkmdarlk
mhryle onlar resmiletiren ise mhrdarlktr.
Bu idare b r o k r a t i k tir; ayn zamanda da m e r k e z i
ye t i . Blgesel farkllklar geri ortadan kalkmtr, ama her
ey de merkezin denetimine girmitir. Eyalet idaresinde, hkm
dar bir asker komutan, veziri de bir mlk ynetici temsil
etmektedir. Biri silhl gc, teki mal kaynaklar elinde bulun
durmaktadr ve karlkl olarak da birbirlerine bamldrlar.
Hkmetin her zaman bir para kysnda olan adalet,
k a d nn elindedir. Ancak dayand eriatn yetersizlikleri, bir
yarglama usulnn yokluu, hkmlerini gllere uygulama
olanakszl yznden, halifenin kiisel sorumluluu altnda,
ktye kullanmalar dzelten, daha esnek daha etkili bir m a z a -
1i m mahkemelerini kurmaya gidilir. Hukukular iin bu mah
kemeler, eriatn uygulanmasnda kadnn adaletiyle birleir;
aslnda, dinsel detlerin yan sra, bir devlet adaletinin balang
cdr bu. Byk merkezlerde, meslekten bir zabta rgt, o r -
t a dzeni salamakta; baka yerlerde ise, halk arasndan seil
mi milisler, a h d a t , gnlk gereksinmeleri karlamakta ve
yetmektedirler de.
Ne var ki, bu Mslman rejim, Abbas devriminin kke
nindeki tm sorunlar zmekten ya da tm honutsuzluklar
yattrmaktan hayli uzakt. Siyasal ve sosyal eitsizlikler hafifle
miyordu; Arap olsun olmasn, byk topraklarda hibir eye
dokunulmamt nk. Alacal bulacal bir koalisyonun zaferi,
dinsel muhalefetleri de yattrmamamt: zellikle iler, Ali
soyundan gelmeyen bir hanedandan nasl honut olabilirlerdi?
138
Kimi Emev yandalar arasnda, eski inanlarn szd kentler
de, Yezidler ortaya kmt. Bunun gibi, ulusal rekabetler varl
m srdryor, ya da baka biimler altnda yeniden douyor
du: rann zaferi, imdi bir muhalefet durumuna itilmi Arapla
r ortadan kaldrmamt. Hem sonra, btn ranllar da, bu
zaferde istediklerini bulabilmi deildi. Asl galipler, Horasanl
lar, daha nce Sasanlerin ezdii ve honutsuzluklar -kuku
suz- srp giden teki ranl guruplar glgeye itmilerdi. Hora
sanllar da, zafer yolunu atklar tanmadklar bir Arabn, iler
olup bittikten sonra kalkp kendi kahramanlarn ldrtm
olmasndan esef duyuyorlard kimi zaman. Btn bu konularda
bulank kalan, iyice bilinmeyen noktalar var ve ayrntlara inme
olana da yok belki. Bununla beraber, ana izgileriyle ak olan
u ki, Abbas devrimini douran kaynama, zaferin ertesinde
dinmedi.
Karklklar her yanda grlyordu: spanyada, cann top
lu kymdan kurtarp oraya kam olan bir Emev, bamsz bir
krallk kurmutu; Magripte Haric klnda bir hareket vard;
Msrda, maliye grevlilerinin basklar altnda, Bizansla ticaret
ilikileri ktye gidiyordu; Suriyede, siyasal stnln kayb
dolaysyla vahim sasntlar vard doallkla. Daha da dikkatleri
ekici olan ve sonular daha da ar olan, randaki karklk
lard; nk, dinsel grnmleri altnda, ok daha somut istekle
ri dile getiriyorlard. Topu topu, eyrek yzyl iinde, Hazar
blgesinin henz -bir lde- slmn dnda kalm halklar
n da iine alacak biimde, Horasandan Ermenistan'a dein
uzanan dalk blge, srp giden dinsel bakaldrlarla sarslp
durdu. Bu dinsel bakaldrlarn, kimi kez sapkm Mslman
retilerle, kimi kez de eski Manici ya da Mazdeki inanlarla,
yani rann eski manev yaamnn en halk biimleriyle yaknl
vard. Bylece, btn bunlar, siyasal ve -kimi zaman da-
sosyal planda enternasyonalci Abbaslerle yazglarm birletir
mi ynetici evrelere kar, ulusal ve sosyal muhalefetin srekli
liini dile getirmekteydi. Bu hareketlerin kiminin altndan,
grltl biimde snfsal istekler ykselmekteydi: Ezilen ky
ller, byk toprak sahiplerine kar kmakta ve onlar -blge
sine gre- yabanc egemenlii ile bir tutmaktaydlar.
139
Bu bakaldrlarn iinde en nemlisi de, H u r r e m l e -
r inki oldu.
Hurremlerin, ahlak reformu ve -hi olmazsa kimi
zaman- sosyal eitlik konularnda, ikici kuramlarla ballklar
vard ve Ebu Mslimin tanrlna, ruhlarn gne, dinler ara
sndaki ayrla inanyorlard. Onlarn balca efi B a b e k ,
IX. -yzyln balarnda Azerbaycanda baarszla uradktan
sonra, M az yar n bakaldrsna da birlikler saladlar. O
zaman, Hazarn gney kysndaki lkelerde, kk toprak
sahipleri, aka byk toprak sahiplerinin stne atldlar;
mcadelenin zellikle sert nitelii buradan gelmektedir kuku
suz.
Yllar boyunca lkenin gerek sahipleri olarak kalan Hurre-
mler ile Mazyar, sonunda yokedildiler. Ne var ki, onlarn orta
dan kalkmalar, muhalefetleri hi de yattrmad ve bu kez d
grn bakmndan Mslman ereveler iinde dile geldiler
artk. Bu anlamda, Abbasler, bunalmdan yenmi olarak k
yorlard. Ancak, bu yolda harcadklar aba, asker plndaki
deiiklikleri de beraberinde getirdi.
Onlar uuruma srkleyecek olan da bunlar oldu.
SLM RNESANSINA DORU
Dn yaamnda da gelime ak. Yerlilerin slma girii,
bylece yerli kltrlerin yrngesinde bir slm, slmn, bu kl
trlerin alk olduu sorunlarn iine de girmesi demekti; byle
ce, Emevler zamannda stste konmu olan iki uygarln yeri
ne, slm dnyas iin t e k b i r u y g a r l k geiriliyordu.
Bu badatrmada, yerliler, dnce plannda olduu gibi,
sosyal alanda da balar dik, kendi yerlerini istiyorlard; zellik
le ranllar, u u b i y e h a r e k e t i yle yaptlar bunu. Arap kat
ks bu yzden savsaklanabilir olmad. slm, daha balarda,
st kapal da olsa sorunlar ortaya atyor, dncelerde zengin
letirme umutlan .veriyordu; imdi, bunlarn gereklemesine,
Arap olmayanlar katkda bulunacaklard. Dncedeki bu derin
lemeye, bilgideki bu genilemeye Araplar kadar -daha da
140
fazla- yerliler ve zellikle melezler katldlar. Ne var ki, kimi
zaman belirsiz olan bu etnik ayrmn pek yarar yok; hepsi de
ayn yaamn iindeydiler nk. Ancak nemli olan uydu:
Yeni kltr, ne Yunancada ne de Sryanicede dile getirilmekte
dir; kltrn dili Arapadr artk. Bu anlamda, pek de yerinde
olarak, bir Arap kltrnden szedebiliriz. Bununla beraber,
Arapanm zaferi bir yerde tan olmaktan uzakt: zellikle ran,
yenenlerin dinine o denli kolay kazanlm olmakla beraber, ken
di dilini korudu; Arapayla bir hayli bozulsa da, bir sre sonra,
bir edebiyat dili doacaktr bundan.
33. - Abbas devrinden kalma bir toprak testi
Genel izgileriyle, dnce etkinliinin iki alan vardr:
slm stne derinliine bir bilgi ya da doru bir uygulama;
ou kez slmn dnda daha geniliine bir kltr edinmedir
bunlar. slm anlama, Kurana dayanyordu nce: Onun
yorumlar bundan dodu. Ayrca Hadisler vard. lerinden
141
ounun doru olup olmadklar bilinmedii iin, bu doruluu
salama abasna giriildi: IX. yzyl ortalarnda -bugn de say
gnl olan- B u h a r ile M s 1i m in geerli Hadis derleme
leri ortaya kt. Btn bu almalarda, bir yzyldan fazla bir
zaman, iki okul tartmalara egemen oldu: Ba s r a o k u l u ile
K f e o k u l u .
Hadis bilginleri iinde en by, hi kukusuz Buhar
(810-869) dir. Buharada doduu iin byle tannr. Avrupah
arkiyatlar ranl olduunu ileri srerlerse de, kesinlikle bilin
miyor bu; en gl sylentiler, Trk asll olduunu gsterir
niteliktedir.
Buhar, daha onbir yanda iken Hadis ile uramaya ba
lad; zeksnn keskinlii ve belleinin gc ile evresinin dikka
tini ekti, hayranlm kazand. Hadis toplamak ve ayn zaman
da ders vermek iin bir ok slm lkesini dolat. Doruluu
btn bilginlerce kabul edilmi olan Hadisleri bir araya getiren
El Cami-s Sahh (Doru Derleme), Buharnin en tannm
eseridir. On alt yllk bir alma sonunda yazlan ve bin kii
den toplanan altm bin Hadis arasndan seilmi 7275 Hadisi
kapsayan bu eser, Kurandan sonra en doru kitap olarak tan
nr.
Metinler bir kez saptanp kelime anlam da kavrannca, bir
ilhiyata gidebilmek, belli ayin buyruklarn aklamak, kamusal
ve zel hukuku ortaya koymak iin, btn bu verilerin aralarn
daki ilikileri saptamak ve onlar derinletirmek gerekiyordu.
Abbaslerin ilk yzyllarnda, byk ilhiyat ve hukukularn,
yani f u k a h a nn eseri oldu bu.
Onlar aralarnda blen, somut buyruklardaki farkllklar
dan ok, anlay biimidir.
M a 1i k in okulu, metne olabildiince baldr; ekleme
ya da yorum gerektiinde de Medine ulemasnn ortak dnce
lerini kabul eder; Medinenin, nk slmm beii olduu
iin ayrcalkl bir kenttir o. E bu H ani f e nin okulu ise,
tersine, kiisel dnceye byk yer verir; ulemann uzlamas
sz konusu olduunda da yalnz Medinedekilerle yetinmez.
tekiler, bu byk zgrlkten kaygl, ancak gerekli btn
buyruklarn yalnzca metinde bulunamyacam da bildikleri
142
iin, kyas yoluyla dnmeye kapy aarlar: a f i i nin duru
mu budur. Son olarak da, bu iki yeniliki tutuma tepki olarak,
bni Hanbel i , dar bir yoruma balanr ve ulemadan hi
birinin grn de kabul etmez.
Hukukularn gelitirdikleri btn sistemler iinde, hak--
mezhep (ortodoks) olarak tannan bu drd oldu yalnz; Orto
doksluun iinde, onlar bir dnce eitlilii yaratyorlard.
Her Mslman istedii okulu seebilirdi, nnde yarglanmak
istedii kady da.
Malikilik, Bat Mslmanln fethetti; afilik, Orta-
ada, Arap dilini konuan Dou dnyasna egemen oldu, son
ra da Trklerce ylesine itildi ki, -bugn olduu gibi- Malez
ya adalarna gelip skt; Hanefilik Abbaslerde, daha sonra da
Horasanda benzer bir etki gsterdi ve oradan da, Trkler, ege
menliklerine aldklar tm lkelere yaydlar onu; son olarak,
Hanbelilik, Arap dili konuan eitli evrelerde ciddi bir etki
yapsa da, ancak modem zamanlarda Arabistan Vahabileri ara
snda egemen duruma geti.
Bu birbirinden ayrlan okullarn zerinde birletikleri nok
ta, kurulu bir kilise olmad iin, i c m a dr; bu ise, fukaha ve
ulemann bir eit zel korporasyonudur. Bu eilim, btn
slmda ortaktr; hatta Hariclerde ve hukukularn grlerini
imamn kuramsal otoritesi altna koyan iilerde bile. Bylece
Mslmanlar iin, devletin yasama faaliyetinden doan bir yasa
yoktur; devletin dnda bir eriati dile getiren derlemeler vardr
ve devlet bunu uygulamakla ykmldr. nk eylemlerinden
hibirinin mminlerin gznde kanunsal bir deeri yoktur.
Btn sorun uradayd: Devlet zerinde bir fukaha diktatoryas
ne lde kurulabilecekti? Abbas egemenliinin balarnda ise,
bu rgtlenme ve temaslara geilme aamasndayz.
slm dncesi, ilahiyat ve felsefe planna ykselince,
byk dinlerin ebed sorunlaryla karlat. nce yazg soru
nuyla: Mutlak Gl Tanr ile Mutlak Adil Tanr arasnda, yaz
g ile insann cz idaresi arasnda, Kuranla Hadisler, her trl
yoruma kaplar ayorlard. Czi iradeyi yeleyerek, K a d i r -
/
l e r , Emevlerin son zamanlarnda, boyun emezliin tohumla
rm ektiler ki, Abbasler de desteklediler onlar. Arkasndan,
Aklla mann ilikileri sorunu geldi. Felsef dnme biimi
143
ne k e 1 m ad verildi; bununla Vahiy aydnlatlyor, yorumlan
yor, htt sorguya ekiliyordu. Bylece dinsel grler, halk
inanlarndaki o insan-biimci grnlerden syrlyor, daha
soyut, giderek dine aykr bir duruma geliyordu. slmn gelime
sindeki nemi bakmndan, temel tartmalar, M ut ez i l e ad
verilen okulun evresinde yapld. Balangta, ahlaki doruluk
ve siyasal denge kaygsndaki insanlar bir araya getiren bu okul,
kukusuz Abbasleri destekliyordu; Abbasler de, bir sre, Mute-
zilii resm ve zorunlu bir reti yapmaya kalktlar. Tanrsal yet
kinlii, yaratlm olann grnlerinden karma kaygsndaki
bu czi irade yandalan, tzle ilinek arasnda ayrm yapma
zorunluluu zerinde srar ediyorlard; daha da zel olarak, salt
tz Tanrnn yaratlmam niteliine kart, Tanr kelm Kra-
nn yaratlm nitelii zerindeydi bu srar: Bu ise, aklc olma
yanlar iin mann deerini alaltyordu. Aslnda, yntemle ilgi
liydi sorunun temeli: Geree varmak iin, belli bir mann
dnda, Akl yoluyla filozof olunabilir miydi?
Uyumazlk, btn Mslman vicdanlar altst etti.
slmm, Antik felsefenin rnleri ve yntemleriyle temasa
getii bir zamana raslamt nk; slm ise, hemen hepsi de
Antik felsefenin gelenekleriyle beslenmi olan yerlilerin dini
olmutu.
Bylece, Y akndou kltrnn nemli bir noktasna var
lr. Yalnz Araplar iin, klsik miras bir d katkyd; yeni Msl-
manlar iinse, yeni dinlerini, kendi dnsel gelenekleriyle
btnletirmek gerekiyordu. Buna benzer bir sorun, gemi yz
yllarda btn Hristiyanlarn karsna kmt. Ancak, topluma
yeni bir dinin girii, bir yeniden dzenlemeyi, bir koullara
uydurmay, bir yeniden dnmeyi gerektiriyordu. te yandan,
artk Arapada dile getirilen bu kltr, ok nemli bir eviri ve
aklama almasn da istiyordu. Son olarak, Abbasi mparator
luunda eitli geleneklerin birbirine karmas, karlatrmaya,
karlkl zenginlemeye, keiflere gtryordu. Bylece, dn
cenin temelleri gerekten yenilenmemi de olsa, Ortaam son
larnda Batda grlen Rnesans hareketine benzer, cokulu
144
bir dirili grlmektedir. Tpk o Rnesans gibi, bu da bereketli
ilerlemelere yol aacakt.
abalar, nce e v i r i etkinliinde younlat.
ounlukla, Bizans ve Sasanler zamannda Sr yani
dilindeki yazarlarn yapt alma yemden ele alnd; yeni evi
riler nce Sryan evirilerinden yararland, sonra gitgide
Yunancadaki asl metinlere yneldi. Abbasi Halifesi
M e m u n, antik Yunan hzinelerine drt / elle sarlm olan
evirmenleri, zel olarak destekledi, eski Romanm eserlerine
bu tr bir rabet gsterilmedi. Bat Mslmanlarmda ise, by
le bir eviri etkinliine katlma hi olmad. eviri etkinlii,
daha snrl bir alanda da olsa, kimi zaman Hintle Akdeniz ara
snda araclk yapm olan Pehlevi edebiyatna da el atmt.
Yunanm tm edeb trlerini almak yerine, eviriler, zel
likle uygulamada ie yaryabilecek bilimsel eserlere ve reti
uyumazlklarnda silahlarn arand felsefeye ynelmiti. Hel-
lenizmin gerekten edeb ve tarihsel eserlerini, Arap uyarlanm
alar bir yana braktlar; bu eserler, aslmda Sryan kltrne
de yabanc kalmt. leriki yzyllarda, Bat, slmm edeb zen
ginlii iine daldnda bylesi bir semede bulunacaktr. Pehle-
v ya da Hind edebiyatna gelince, bilimsel almalarn yan
sra, t verici masallar -ki La Fontainee dein ulaacaktr
bunlar - ve halkn holand ykler alnd.
Dikkate deer olan bir ey, -ama ranlIlarn egemen
olduklar bir devlette olaand - Greko-Romen tarih bir yana,
Arap gemii ile beraber, tm ran tarihsel gemii, Mslman
larn tarihsel bilincine aktarld.
Btn dinler, bu lehimlenie katkda bulundular. Bylece
Aristotelesin, Hippokratesin, Galenosun, Euclidesin, Ptole-
maiosun ou eseri yayld. Kimi aym zamanda zgn yazarlar
olan bu evirmenler iinde, Nesturi hekim H u n e y n b n i
s h a k ile Harrnl Sb matematiki T b i t b n i Ku r -
r y gryoruz; her ikisi de IX. yzylda yaamtr bunlarn.
VIII. yzyln ortalarndan balyarak, Arap nesrinin yaratcla
rndan biri, b n i Mu k a f f a , Pehlev eserleri evirmiti.
Bireysel almalardan ok, evirici okullar sz konusuydu
zaten. Hatta, yle oldu ki, Hristiyanlarn okuyaca Hristiyan
edebiyat da, Arapada dile getirildi.
145
Dncelerdeki coku, Yahudi cemaatine de hareketlilik
getirdi.
34. - Yaz sslemeli tabak
Zerdt topluluklar hakknda pek fazla bir ey bilmiyoruz.
Bununla beraber, IX. yzylda eski Avesta metinlerinin sistemli
olarak toplandn, htt yeni eserler yazldm gryoruz.
slm karsnda, bir miras kurtarma iaretiydi bu belki; ama
bir canlant ayn zamanda. O zamana dein teki dinler gibi
hogryle karlanm olan Manicilere kar, saptrc bir ikicili
i temsil eden tek din olduu iin, bir kouturma politikas
uygulamaya balad da bir gerek: ilik ile Haricilik dnda,
sapknlk kukusu tayan ve tehlikeli grlen btn insanlara,
zellikle Bbekten sonra, gln bir anlama da gelen Z n -
d k sfat takld. Abbaslerin bana o kadar i aan randaki
Mslman ve sapkn hareketlerde, Manici bir etkinin olduu
kukusu vard.
Yalnz dnce hareketleri ve reti atmalar deildi
btn faaliyetlerin younlat konular; btn bunlar, ahlk
yetkinlik ve i dnyalarda bir kan da isteyen insanlara yetmi
yordu.
146
Mslman mistiklii, ilkel slmda tohum halinde var my
d, yoksa tersine slm kabul eden halklarn dinsel alkanlkla,-
rndan m dodu, ya da Hristiyan ve Hint manastrlarndan da
esinlendi mi? Bu tartmalar bir yana brakarak syleyelim,
slm mistiklii, bireysel ilecilik olarak balad. rneim de,
daha Emevler zamannda, Ha a n Ba s r vermiti. Kendin
den gemeye varan uzun dualar resm slmm ibadet biimleri
nin yerine geirme eiliminde olduu iin, ulema ve yneticiler
kuku ile karladlar mistiklii; yle de olsa, halktaki duyarla
kolayca yant verebiliyordu. unu da belirtmeli ki, Yeni Platon-
cu kuramlarn gitgide tannmas da, mistik dncelerin canla
nnda bir rol oynamtr.
Bu ileciler, bir sre sonra suf denen bir aba giymeye
baladlar; btn Mslman mistikliine verilen S u f i l i k
buradan alr adn.
Bu felsef ve dinsel eserlere, Abbaslerin ilk yzylnda,
Arap dilinde, nazm ve nesir, bereketli ve eitli bir edebiyat da
eklendi. Bununla beraber, bu edebiyatta akl, duygu ya da imge
lerden daha ar basar; szl yollardan srp gelen halk ykle
ri bu yargnn dndadr elbette. IX. yzyln ve sonraki devirle
rin drst insan lks, db dodu; dnyev ve dinsel btn
bilimler, hem bilgin, hem de herkesin anlyabilecei kolay bir
biemde buna kartlar.
Basrah C a h i z (776-868) oldu bunun yaratcs.
Cahiz, Basral ve Kfeli filozoflarn rettikleriyle, Mute-
zilenin felsefi dnelerini, kendi ansiklopedik bilgilerini de
iin iine katarak, doyum olmaz ve alaya bir sanatn iinde bir
araya getirip eritmesini bildi. Bunun iin de, retici ve yn
temi} aklamalar bir yana brakarak, anlattklarn-, kendi fan-
tazisine uyarak sralad. Onun Hayvanlar Kitab, bir doa tarihi
bahanesi altnda, adalarnn ilgi ve tutkularm eken dn
sel ve sosyal yaamn btn grnmleriyle zarif bir biimde
ene almak frsatn verir ona.
Ondan biraz daha gen olan ranl bn Ku t e y b e ,
Cahizin yaratt Arap adabn kendi yurtdalannm nne.geti
rip koydu.
Her ikisi de, yksek zmre nesrinin yaratclardr.
M i s t i k 1i e yol aan da bu olmutur.
147
Doaldr ki, iir, geleneklere hl sayglyd. Filolojinin say
gnlk kazanmas, eski Arap iirine olan ilgiyi canlandryordu;
E b u T a n ma n ile B uh t ur nin antolojileri bundan do
du. Sonra, klasik iire -kimi zaman yapma- nazireler gryo
ruz. O zamanki modern iir, zellikle ranlIlarn eseridir.
Mslmanlkla, hatt ahlakla ilgisi -alacak kadar- az; kimi
zaman-saraylarn iret sofralarnda, kentin rndan km ak
ve curcunas iinde yazlm, ama byk bir inceliin duygular
n dile getiren, getirebilen; bu arada politikann ve dinin temel
konularna yaklaan olgun airlerin eseflerini de yanstan iirler
dir bunlar. Klsik iirin nde gelen tr kasideye, racazm daha
halk, daha hafif ritmi yelenir ou kez. Bu airler iinde en
by ve en eitlisi, E b u N u v a s (lm 815)tr; onun
yanna, zarif bir ressam olan -bir gnlne- Halife b n i
M u t a z (IX. yzyl ortalar) koymal.
35. - Samarradaki Byk Caminin duvarlar ve minaresi
148
Tanyabildiimiz kadaryla, Abbas sanat da eitli gelenek
leri kendine gre birletirerek, alp serpildi. Gitgide saylar
artan mminler iin, yeni camiler yaplyor, eskileri de genileti
lip ssleniyordu. Bugne de kalm olduu iin nemli olan Kay-
revan Camisi IX. yzyl balarnda yaplmtr ve Emev dnemi
nin Suriye modellerine sadk kalmaktadr. Buna karlk, halife
lerin Mezopotamyadaki konutlar, Sasan geleneklerini izler.
Deirmi Kent denen, eski Badattan hemen hibir ey yok
elimizde; ancak Abbaslerin sivil sanatndan, bir teki kentin,
pek retici, htt bir ara halifenin oturduu yer olarak Ba
datn yerini alan S a m a r r a mn ykntlar kalm durumda.
Bu ykntlar, Zerdtlerin ate kulelerine yknen bir kule sey
retmektedir bugn. Bu sanat, bugne de kalan kimi eserleri
Abbaslerin ilk yzylndan sonraki bir devrin mal da olsalar,
kendi kendinin bilincine varmaktadr o dnemde. Bununla bera
ber, sivil ve dinsel mimarlk arasndaki ztlk belirginlemektedir
imdiden: Birincilerde, gnlk eyada olduu gibi, insan ve hay
van figrleri, ikonografinin geerli temalardr; kincilerde ise,
bu betimlemeler, fiili olarak, ok gemeden de hukuksal olarak
yasaklanr.
Putataparln bir biimi olarak karlanmaktadr nk!
IV
VIII. - IX. YZYILLARDA BZANS
slm dnyasnn yannda Bizans, kt durumdadr: Ge
mi yzyln korkun karklndan soluu kesilmi bir halde
kmtr; yava yava bir yeniden rgtleni iindedir imdi.
Bununla beraber, Mslman olmu eyaletleri harekete geiren
olay ve dncelere sk skya bal bir bunalm yeniden penesi
ne alr onu.
D i n s e l bir bunalmdr bu.
mparatorluk, kukusuz daha da geni topraklar elinden
karmak zorunda kalmtr: nce, talyada elinde -hemen
149
hemen- ne kalmsa onu; talyada halk, yabanc olarak grd
bir egemenlikten, giderek Dounun yitirilmesiyle daha da
arlatrlm vergilerden, Lombard felaketinden bile kendisini
koruyamam dinsel atmalardan gitgide kurtarr kendisini.
IX. yzylda Sicilya yitirilecektir. Ne var ki, btn bunlar uzakta
ki topraklard, kukusuz astar da yznden pahal eylerdi. Bal
kanlarda, Bulgar tehlikesi, 750 ylndan sonra, Aa-Tunanm
gneyinde, derin bir kayg kayna haline gelir. Yunanistandan
bir blmyle atlm Slavlar, yarmadann geri kalanna yerle
milerdir; kimi Slav topluluklarnn Kk Asyaya, Asya yaka
sndaki kimi topuluklarn da Yunanistana ve Trakyaya gtrl
mesi, imparatorluun en yaamsal blgelerini el altnda tutma
olana salar. Douya doru, Konstantinopolisin Araplarca
kuatlmasnn ikinci kez baarszla uramasndan (718) son
ra, Mslmanlarla Bizanshlar, belli aralklarla birbirlerine akn
eder dururlar; btn bunlar, kukusuz, geni bir snr blgesini
etkiler, ama yine de izgilerde deiiklik yapmaz. Kala kala Ege
Denizi evresine kalm imparatorlukta, Yunan - y a da Yunan-
lam- ge, ounluu oluturmaktadr ve etnik eitlilik pek
belli deildir artk.
Boyutlarn izmekte glk ektiimiz sosyal deiiklikler
de, bu darala elik etti. Kullanlr topraklara ilikin kimi eyalet
lerde, geen yzyllarda da acs ekilmi olan el emei ktlnn
yerine, imdi e me k b o l l u u ve t o p r a k k t l ge
miti. Biimlerini saptamakta glk de eksek, yle grnyor
ki, byk topraklar, aslnda asker rgtlenme iin pek yararl
olan k k t o p r a k m l k i y e t i n i n y a y l ma s kar
snda -bir lde- gerilemiti. VIII. yzyln balarnda ka
rlm olan Tarm Kanunu bir kanttr buna: Bu kanunda, kyl
lkte imdi pek fazla grlen t a r m t o p l u l u k l a r na an
trmalarda bulunulur. Kimi tarihiler de, Slav ortaklnn bir
etkisini grrler onlarda. Bizans erevesiyle pek btnlemi
de olsalar, sz konusu topluluklar zerinde bu etki yadsnamaz;
ancak, yine de abartmamal bunun nemini. Nedeni de u:
Tarm Kanununda anlan topluluklar, yalnz Hazine karsnda
zincirleme kefalet altndaydlar; hem sonra, Slav ky ortakh-
150
36. - Dilenciler
nn rgtlenii daha sonra tannmtr. Ayrca, kk toprak
mlkiyetinin yaylmas, byk laik mlkleri ortadan kaldrmad
gibi, Kilise mlkiyetinin genilemesini de engellememitir.
Mminlerin balarnn -bakasna devredilmez toprak halin
d e - birikmesi, Tanrnn gazabn savuturma arzusu ve mallan
Kilisenin koruyuculuuna brakma, din adamlarm da zenginle
tiriyordu; iktidarla ilikilere fazla girimi cisman ruhban iin o
kadar olmasa da, manev ve madd g ve etkisi, btn Hristi
yanlk dnyasnda gitgide artan manastrlar iin de byleydi bu.
151
Uzun bir sreden beri gze arpan r e j i mi n a s k e r i
l e t i r i l m e s i , ordunun ve idarenin yeniden rgtlendirilme-
sine vard sonunda. Kimi yazarlarn Justinianus dnemine kadar
kardklar bu sre, aslnda zellikle Heraklius hanedan zama
nnda doruuna vard.
Neydi deien?
Eskiden eyaletlerin idaresi, genel bir kural olarak, sivil bir
nitelik tayordu; sivil-asker ilikilerinde, asker harektn dour
duu kimi iie girmeler olsayd da byleydi bu; hatt, ordunun
nemli bir blm, ayr bir eyalette uzun zaman kalsa bile, bak
m, yerel halka ykmllkler getirme bahasna, devlete d
yordu. imdi ise, durumdaki ivedilik, idari ynden bir yalnlatr-
may ve rollerde bir sra deitirmeyi dayatyordu artk. te,
bunun sonucu olarak, lke thema ad verilen, a s k e r b i r i m
l e r e blnd; bunlardan her biri, bir ordunun konaklama yeri
olduundan, kumandan, ya da stratege, tm idareyi ynetmeye
ve sivil grevlilere emir vermee balad. Ayrca ordu, konakla
d yerde kendiliinden bakld iin, artk yalnz dar el koy
malarla yetinilmedi; askerlere, mlkiyeti de kendilerinin olmak
zere, ekip biecekleri ve ailenin geimim salyabilecek lde
toprak paralan verildi. Romada kimi Barbar federeler iin
uzun bir sre uygulanm olan bir sistem, btn bir orduya yay
gnlatrld bylece. SlaV ya da bakalar, asker koloniler kurup
yerletirmenin normal bir tamamlaycs olan bu sistem, ordu
nun yapsm kknden deitiriyordu; sistem, btn sosyal
sonularyla, kk mlkiyetin gelimesine de katkda bulunu
yordu ayn zamanda.
Pek aykr kaacak sylemesi: Mslmanlarla Bizans arasn
da husumetlerin yavalamas, gerek bir ktisad savaa yerini
brakma benzer. Halife parasyla, -papirs gibi- devlet reti
mindeki kimi nesnelerin slmlamas, Yunanllarla ayn inanta
ki Hristiyanlara kar Mslmanlarn gsterdii gvensizlik
nlemleri, misillemelere gtrd Bizans imparatorlarm.
Oysa, karada pskrtlm Bizans, denizde egemen kalmt;
bu dnemde yazlm bir tr deniz yasas olan R o d o s
Ka n u n u , bunun bir tandr. Bu yeni politikay balatanlar,
152
37. - Bir Bizans zrhl svarisi
s o r i e n l e r h a n e d a n imparatorlar, Asya ticaretinin
ellerinden kap gitmesini kukusuz engelliyemezlerdi; htt,
tacir ve toprak sahipleri kesiminin yararna olmak zere, Kon-
stantinopolisin yiyecek ieceinin salanmas konusundaki tekel
den vazgetiler ve parasz yiyecek datmm durdurdular. En
azndan Avrupaya dorudan yaplan her trl d satm, rakiple-
ri Mslman devletlere yasaklamay, transit tekelini, Konstanti-
nopolise ve -Bizans denetimindeki- zel ambarlara salamak,
Akdenizdeki tamaclk zerinde -Modem zamanlarda ngilte
renin daha geni sular zerinde gerekletirecei gzetime ben
zer- bir gzetim uygulamay istiyorlard. Uzun vadede, mutlu
sonular vermedi bu politika. Ynetimin bata gelen amac,
yani Konstantinopolisin ve sarayn gereksinmelerinin karlan
mas gven altna alndysa da, Ba t A k d e n i z l e o l a n
t i c a r e t kt; ondan kalan ya da sonradan bu konuda yapla
cak giriimler ise, hep Bizansn yararna olmayacaktr.
Belikal tarihi Henr i P i r enne in ortaya att ve
kimi aratrmalara yol am nl kurama gre, Akdeniz ticare
tinin knden slm sorumludur; slm fethinin neden oldu
u ani koputur ki, Bat Avrupann yaamn alt st etmitir,
denir.
Doru mu?
Bu k, ki hibir zaman tam olmad, baka trl ak
lamal. nce unlar sormal: slmn kurucular tacir deiller
iniydi? Mslmanlar, ok gemeden, Sudandan Volgaya,
inden Madagaskara dein dnyay dolamyacaklar myd?
u da var: Akdenizin Dousu ile Bats arasndaki ticaretin
k, slmn ortaya kmasndan nceye rastlar ve slm
da, bu k -hissedilecek kadar- fazla etkilememitir. VIII.
yzylda, Bizans, ticaretini Gney talyadaki ve Adriyatikteki
topraklaryla srdrd. Ticaretin kanszl, baka bir deyile
d, bu snrl kesimin tesinde, Batdaki i geliime oldu
u kadar, Bizansn politikasna da baldr; Bizans, mal ama
larla, ticaretine, dorudan doruya kendisine baml limanlar
dan baka mahreler de kabul etmiyordu: Venedikin gitgide
tekel-benzeri bir duruma kavumas bunun bir sonucudur. Son
ra, Mslman Bat da, Yakndouyla etkin bir ticarete girie-
miyecek kadar gen ve yontulmamt; bylesi bir ticaret,
slm, kendi tamacl iin gerekli olan Akdeniz adalarna
yerletii anda mmkn olabilecekti ancak.
Bunun iin de, IX. yzyl beklemek gerekiyordu.
Ne var ki, Bizansllar kztran sorun, din konusunda bir
sorundu bu kez de; ve bunun, o zamanki Bat Asyay, daha
154
zel olarak da Ermenistan dolaynda, Mslmanlarla BizanslIla
rn ekitikleri eyaletleri etkileyen benzer nitelikteki karklk
larla ayn zamana rastlam olmas hi de rastlant deildir. Ms
lmanlarn korumas altndaki bu zerk topraklar, Ermeni Kili
sesinin Konstantinopolisle ilikisini btnyle kesmiti; ne var
ki, dayankl bir siyasal egemenliin bulunmay, oralarda sap
kn hareketlere de destek oluyordu; bunlarn iinde zellikle
P a u l i k i a n l a r dikkati ekiyor. Onlarn retilerinin kkeni
ni pek iyi bilmiyoruz: Kukusuz, eski Marcinitlerle, zellikle
de randa etkinliini srdren - a z ok- ikici o geni hareketle
de iliii olduu ak. Konumuzu dorudan doruya ilgilendiren
yanlar da, Tanrnin bir biim altnda gsterilmesine kar duy
duklar korkun tiksinti; daha az iddetli de olsa, komular
Monofzitlerde de vard bu tiksinti. Onlara gre, sa gerekten
tanrsal bir nitelik tayorsa, onu insan biiminde gsterme ola
na yoktu. Bizans mparatorluunu bir yzyldan fazla alkalan-
dracak olan T a s v i r l e r M c a d e l e s i n i iyi anlyabilmek
iin, bu koullarn iinde kalarak dnelim. Artk, gemi yz
yllardaki gibi, bir ilahiyat tartmas deildi sz konusu olan;
bir inan sorunu, giderek bir siyasal sorundu ortadaki.
Bizansl halkn inancnda, kutsal kiilerin tasvirleri ylesi
ateli bir saygnn konusuydu ki, dorudan doruya grlemiyen
kiiden ok, onun suretine hitap edilir ve gerek bir put olup
kard o suret. Dindarlkta bylesi bir sapma, saflk yanls
insanlar arpyordu; devrin olaylarna da bakp, tanrsal cezann
bir nedeni olarak gsterebiliyorlard bunu. 730 ylma doru, III.
L e o n , tasvir dmanl nlemleri ald. Herkes bu politika
ya kar olduundan, Hristiyan yazarlar, bu nlemlerle, Halife
II. Yezidin, ayn trdeki grleri arasnda bir ballk kurdu
lar. Daha doru olarak, ounlukla Dou eyaletlerinden gelen
Bizansl tasvir dmanlarnn dncesi, Mslman ve Hristi
yan davranlarnn karlatrlmasndan olsun, Paulikianlarla
Monofzitlerin propagandasndan olsun, son olarak Mutezile
aydnlarnn abalarndan olsun, slmn kendi iinde domu
olan atmalarla bir noktada birleiyordu. Tasvir yanllarna
kendilerim hakl gsterecek kantlar da Doudan geldi: oan-
155
38. - Bir tasvir yanlsn kouturan tasvir krclar
nes Damaske nosa gre, tasvirlerin eitici, hatta simgesel bir
deeri vard; soyutlamann tehdit ettii bir iman srdrmek iin
gerekliydi onlar.
Kavga, baka grnler de ald. Tasvir savunucular kei
ler arasndan kyordu; nk, manastr dindarl, entellektua-
list tavrlardan tiksindii gibi, manastrlarn mlkiyetinde de say
gn ynla tasvir vard ve onlarn manevi etkilerine olduu gibi,
gelirlerinin oalmasna da katks oluyordu bunlarn. Asker
kkenli imparatorlar, manastrlarn zenginlik ve gleri ile uyu-
amyorlard; IX. yzyln balarnda I . N i k e p h o r o s un,
tasvirlerden yana olduu halde, manastrlara kar mal nlemle
re girimesi bunu gsterir. Tasvirler mcadelesi, en keskin iki
aamasnda (VIII. yzyln ortalan ile IX. yzyln ikinci eyre-
i), imparatorluk iktidarnn Kiliseye egemen olmak ve daha da
zellikle, keilerin ktisad ve sosyal etkinlikleriyle mcadele
etmek iin yrttkleri uzun savan paralarndan biri oldu.
Doaldr ki, tasvir dmanl, Batyla ve Papalkla da uyumaz
lklara yol at; Papalk, tasvirlere tapma gibi arlklar uygun
grmemekle beraber, tasvirlerin kaldrlp atlmasn da doru
bulmuyordu. Sonunda imparatorluk, halk dindarl ile keiler
ve tasvirler arasndaki o salam dayama karsnda teslim
oldu.
zerklik yanls ve sapkn halklarn oturduu topraklarn
yitirilmesinin sonucu olarak ve bir yurtseverlik biimine br
nen bu dinsel ballktr ki, Bizans tarihini nitelendirecektir
artk; kendi gemiine bakarken olsun, komusu Mslman dn
yayla ilikilerinde olsun byledir. Bat Kilisesinde olduu gibi,
zellikle Asya yakasndaki topluluklarn, dncelerini slm
uygarl erevesinde dile getirmeye baladklar gnden beri,
dnce etkinliindeki kn de sonucudur bu. mparatorluk
ta varlm srdrebilmi tek emli sapkn inan, Paulikianlar,
IX. yzyln ikinci yarsnda kan iinde boulacaklardr; snrla
rn salamlatrlmas hareketleri srasnda, sapknlar, ortodoks-
lara kar, Mslmanlarla ibirlii yapm saylacaklardr.
Kiliseye gelince... Tasvir dmanl bunalmndan da arn
m olarak kar kimi noktada.
Ancak, btn bunlarn olduu sralarda, madd felketler,
en verimli topraklarn yitirilmesi, edebiyata ve sanata pek zarar
l olmutu. Daha nce de syledik: IX. yzyln balarna dein,
yalnzca birka ermi Bizans edebiyatm dile getirir. Ne bir tarih
i vardr, ne de bir filozof; htt ne de ilahiyat; Ermi oannes
Damaskenos, Mslman bir lkede yaad. Kendini en abuk
derleyip toparlayan sanat oldu belki; ne var ki, IX. yzylda tas
vir yandalna tepkinin getirdii ykntlardan sonra, bu konu
da hkm vermek de g bizim iin. Sanatnn sonraki yllarda
ald sonulara bakarak denilebilir ki, tasvir yasa, bir yerde
ssleme sanat konusundaki aratrmalar destekledi. Doulu
sanatlar, zellikle de Ermeniler, kendi lkelerinde de olduu
gibi, geometrik, hayvansal ya da bitkisel sslemeyi gelitirdiler;
157
teki sanatlar, skenderiyenin kkl geleneiyle yeniden ba
kurdular: Daha halk bir grn alan dinsel sanatn yan sra,
bu noktada laik bir eilimden de sz edilebilir. Kukusuz, tasvir
dmanlnn sona ermesiyle, kiliselerin laik sslemesi de son
buldu; ancak, sanatn ve dncenin teki alanlarnda ortaya
kan son yenilikler, IX. yzyln ortalarndan balyarak, gerek
bir rnesansa doru evrilecekti.
158
BLM V
AVRUPANIN ALACAKARANLII
(VIII. - X. YZYILLAR)
Bat Avrupa, VIII. yzyln balarnda, vahi bir blgedir:
Birbirinden kopuk birka sman dnda, Antik kltrn son
kalntlar ryp kokumutur sonunda; Hristiyan dininin eh
resini, paganln boinanlar alabildiine deitirmitir. Kltr
sz, kabna smaz, kaba yararlarn al iinde yayan ve hi
bir gcn disipline sokamad bir aristokrasinin egemen olduu
bir iddet lkesidir o. Gitgide de boalmaktadr; nk, zenginli
in tek kayna haline gelmi olan toprak, pek ilkel yntemlere
gre ilenmekte ve verimlilii de alabildiine zayf kalmaktadr.
Gerek gler arasndaki bu ibirlii yokluu, Hristiyan Avru
pay kolayca yaralanabilir klmaktadr. Kuzeyi, pagan srleri
nin mevsimlik aknlar altst eder; douda Avarlarm tehdidi
vardr; gneyde ise slm. slm, Ispanyada Vizigot kralln
ykm ve Pirenelerin tesine tam, yrmektedir*
te, yine bu sralardadr ki, Batdaki gler arasnda yeni
bir derleni toparlan grlr.
Geici de olsa pek nemlidir bu!
I
YEN BATI MPARATORLUU: KAROLENJ LER
Bu derleni toparlana, ok byk topraklarn sahibi bir
aileden gelen K a r o l e n j l e r nayak olur. Frank dnyasnda
domu bir hanedandr bu ve kurucular da, Merovenjlerin
saray nazrlar arasndan kar.
159
KAROLENJ MPARATORLUUNUN KURULUU
Otoriteyi temsil eden organlarn zl ile, saray nazrl
, en etkin kumanda arac olmutur; Frank krallklarndan biri,
Austrasia, en barbar, nfusu en az lke olmasnn yan sra, aris
tokrasi de orada daha az dikkafal ve Hristiyanlk daha canl ve
ardr. 714 ylnda Herstalli Pepinin lm zerine, pilerin
den biri, -adna sonradan M ar t e l de eklenecek olan-
C h a r l e s , iktidar ele geirir. Kendine bal olanlarn da yar
dmyla, bakaldrlar ezer, Nesturiaya boyun edirir; 732 yln
da, spanya emirinin seferini p o 1i t i e r s yaknlarnda durdu
rur; kazand zaferle, Ltin Hristiyanln kurtarcs olmutur.
teki seferler, Mslmanlara kuzey yollarn kapar ve ayn
zamanda Akitanya ile Provence da Frank egemenliine sokar.
Charles, Galyadaki btn kontluklara, kendi hsmlarndan ve
Austrasiadan gvendii kiileri yerletirir ve Kilisenin pek
byk toprak zenginliine el atarak, onlarla donatr bu kiileri.
Son olarak da, Germanyamn uygarlatrlmas ve Hristiyanlat-
rlmasna akln takarak, Anglo-Sakson misyonerlerine destek
olur; onlar da gelir, Germen lkelerinde ilk manastrlar kurar,
dinsel yaam rgtlerler.
lerinden E r mi B o n i f a c i u s unad pek nemlidir.
Charles Martelin manastrlarda yetitirilmi oullar, Kili
se adamlarnn gitgide artan etkisinde daha fazla kalrlar ve
Ermi Bonifaciusla beraber -Frank lkesinde Kilise kurumlar-
nn reformuna giriirler. 747 ylnda, P e p i n , iktidarn tek ba
na sahibi olunca, yine Bonifaciusun araclyla, Papalkla tema
sa geer. Papalk ise, Bizansa, ne gvenebildiinden, ne de
gvenmek istediinden, stelik Lombardlarca tehlikeli biimde
sktrld iin, bir destek aramaktadr. Papa, Kilise reformcu
su ve misyonerleri koruyup gzeten saray nazrl iktidarn sa
lamlatrma kaygsyla, pek zayf Merovenj kralnn yerine - b i
imsel de olsa- geme msaadesi verir ona. 751de, Pepin, kral
seilir ve hanedan deiikliini merulatrmak, iktidar gaspet-
mi olan kiiye, Clovisin sarayndan gelenden daha yksek bir
mistik saygnlk kazandrmak amacyla, Ermi Bonifacius, tutar
160
39. - Charlemagne
alnma kutsal ya srer; hkmdar artk kutsallamtr. 754
ylnda, Papanm kendisi de ayn hareketi tekrarlar ve soy zinciri
ni Pepinin oullarna da yayar. Bu tren, Frank krall ile
Roma piskoposu arasndaki balakl mhrler ve arkasndan
Pepin, Papala asker yardmm sunar. Vaktiyle Charles Mar-
telin, Papa II. Gregoriusun arsna yant vermesini engelle
mi olan Lombardlarla dostluu keserek, iki kez talyaya iner;
Pavia krallarnn elinden son fethettikleri yerleri alr, onlar
161
trenle Papala balar, karlnda da, Romallarn Patri-
cei unvanm alr. Bu, hem kanunsal olmayan bir yolla BizanslI
larn topraklarna, hem de yalnz imparatorlarn databilecei
bir unvana el atmakt. Ne var ki, bu giriimler, Papaln cisma-
ni iktidarn kurar; Konstantinopolisten kesin olarak kopmutur
ve Frank korumasna bavurmak zorundadr artk.
Bat mparatorluunun yeniden kuruluunun hazrlklardr
btn bunlar.
Bu olay, Pepinin olu C har l emagne m asker baar
lar da kolaylatrd. Gerekten Charlemagne, ordularm her yl
bir cepheden bir cepheye gtrerek, snrlarn, kta zerinde,
Ltin Hristiyanlnn snrlarnn bittii noktalara dein geni
letti. Lombard tacn ele geirdi, Hristiyan Germanyann zerk
devletlerine egemenliini kabul ettirdi. Saksonlara boyun edi
rip onlar Hristiyanla dnmeye zorlad, birka seferde Avar-
larn gcn krd ve slm pskrterek Pireneleri at. 800
ylnda, Frank kralnn otoritesi ylesine geni lkelere yaylm
t ki, ruhban evresinde, onun kiiliinde imparatorluun yeni
den kurulmas ve 476 ylnda kesilmi olan gelenein yeniden
balatlmas dnlr oldu; nk Bat, yz yl sren bir
blnme ve karklktan sonra, siyasal ve manev birliine yeni
den kavumutu. Bir Noel gn, Romada Saint-Pierre Kilisesin
de, Charlemagne, tpk Konstantinopolisteki ta giyme trenle
rinde yapld gibi, imparator tacm bana koydu ve Romalla
rn imparatoru olarak selmland.
On iki yl sonra, Bizans da, Bat imparatorluunun kurulu
unu resm olarak tanyordu.
Bununla beraber, onu izleyen kuak, yani imparator D i n
dar L o u i s nin kua, imparatorluun yeniden kuruluuna
yol aan ilkelerin uygulanm grr. mparator, Hristiyan hal
kn en yce nderi olarak, cisman tm ilerin ynetimini stlen
melidir ve iktidar da paralanamaz. yle olduu iin de, 817
tarihli O r di nat i o i mper i i , eski barbar detine son ver
me giriiminde bulunur; bu dete gre, Frank krall, hkmda
rn lmnde miraslar arasnda blnmeliydi. 824 ylnda da,
imparator, Papalk devletinin ynetimini denetleme ve Papay
seme hakkn kendine mal eder.
162
I
X
.

y

z
y

l

b
a

l
a
r

n
d
a

K
a
r
o
l
e
n
j

m
p
a
r
a
t
o
r
l
u

u
,

B
i
z
a
n
s

v
e

s
l

m
Karolenj ailesinin zenginlii ve Frank gcnn hzla ykseli
i, Bat uygarlnn kuruluunun ilk admn destekler. yle de
olsa, bu rnesansm snrlarn belirtmeli: Maddi eler, ktisad
eilimler, sosyal yaplar bundan -hissedilir biimde - etkilenme
diler; bu alanda, o zamana dein kn balca etkeni olmu
bulunan yzyllk geliim sonuna ulat. Ne var ki, bu uygunsuz
koullar, VIII. yzyln ikinci yarsnda, bir an iin dzen ve bir
lik getirmi olan siyasal organlarn yeniden glenii ile gideril
mi oldu. Bylece, daha Merovenj devrinin sonlarnda palazlan
maya balyan kltrel rnesansm gelimesine ve yaylmasna
uygun bir iklim yaratld. Anglo-Sakson lkelerde dnsel plan
dayd bu rnesans; kuzey Galyada ise sanatsal. Bu sanatsal
rnesans, bereketli oldu ve kesintisiz bir ilerlemenin balangc
n oluturdu. B canlantan zellikle Loire ve Ren arasndaki
lkeler, eski Frank eyaletleri, Karolenj devletinin merkezleri
yararlandlar. En kalc kurulular oralarda ortaya kt; en eit
li belgeler de oralardan geliyor. Bylece, Karolenj uygarlnn
780 ve 830 yllar arasnda kazand belirleyici nitelikleri gr
mek iin oralara bakmal nce.
Bu gelime, Hristiyan Batnm teki blgelerini de etkileye
cektir.
EKONOM VE TOPLUM
Uzun sren bir gerilemenin sonunda, Galyann kuzeyinde
ktisad ve sosyal yap, VIII. yzyln ortalarnda pek ilkeldir.
Halk, oraya buraya serpilmi durumdadr. lkel tarm teknii,
srlmesi kolay ve suyu abuk szdran pek yngl topraklardan
yarar salyabilecek durumdadr; hemen btn ar ve nemli
topraklar, aalara ya da bataa terkedilmitir. Ekili dzlkler,
hemen hemen ssz, tede beride be oduncunun ve obann
dolat geni orman alanlaryla birbirinden ayrlmaktadr.
yle grnyor ki, gvenliin yeniden kurulmas 750 ile 850 yl
lar arasnda, belli bir nfus artna yol amtr. rnein, ky
l iletmelerin ounda birok ailenin birden barnd Paris bl
gesindeki kyler, XVIII. yzyl sonlarnda ne kadar kalabalksa,
hemen hemen o zaman da yle. Ne var ki, halktaki bu art faz
164
las, ekilmemi topraklara doru bir ge yol amaz; nk, o
zamann insanlar, iftini srlmemi topraklara yaymakta yeter
sizdir.
Bu koullarda, ticar etkinlik pek azdr. Mslman aknlar,
Charles Martele Pepinin gvenlii salama iin yaptklar
seferler, gneyde, Akdenize dnk Antik ekonominin son
kalntlarm da ykmtr; Merovenjler zamannda, her sitede,
uzun mesafeli ticaretin araclar olan Dou kkenli kk tacir
kolonileri ortadan ekilmilerdir; kendini, o da ou kez rastlan
tya bal biimde ticarete veren kimi yerliler vardr, ne var ki,
onlar da pek seyreklemitir. Bununla beraber, kuzey Galyada
siyasal dzenin glenii, yle grnyor ki, bu konuda da, 750
ylndan balyarak, belli bir kalkna ve al verite -hafif de
olsa- bir canlana yol amtr.
Gerekten, bir yandan, baharat, koku ve zellikle ok
lks kumalar gibi, laik ve dinsel aristokrasinin kulland pek
pahal Dou rnlerinin dalm srmektedir. Bu deerli malla
rn geli yollarnda deiiklik vardr yalnzca: imdi,bu deerli
mallar, gney talya ve Adriyatikteki Bizans limanlarndan, Po
ovas ile Alp geitlerinden, Slav lkelerini kateden kara yolla
rndan, en ok da Baltk Denizi yolundan ulamaktadr Batya.
te yandan, yeni dei-toku eilimlerinin palazland grl
yor: Gnlk gereksinmeleri iin kuma retiminin Kuzey Deni
zi kylarnda gelitii grlyor ve darya satlmaya balan
yor. Bunun gibi, VIII. yzyl sonlarnda, Frank tacirleri, Msl
man pazarlarnda dzenli olarak silah satmna balyorlar;
kuzey Galyann yetkin demircilerinin ve pagan lkelerden esir
alnm klelerin rettii eylerdir bunlar; gizli bir ticarettir,
ama krldr. Darya bylesi mal satmna balama ve bundaki
gelimenin byk nemi vardr: O tarihe kadar, Bat, pek paha
l Dou mallarnn alcs olarak, nakit yedeini tketmiti ve
yerine yenisini de koyamamt; imdiyse, slm lkesine sat
lar, Bat ktisad sistemine deerli maden getirmekte, bu da
para dolamn ve yerel dei-tokuu canlandrarak, Bizanstan
gelen mallarn kolayca satlmasn salamaktadr. O kadar ki,
deme aralarndaki ktlk, Bizanstan mal getirilmesini kese
cek noktaya getirmitir.
Durumda tam bir dnmn balangcdr bunlar.
165
Ayn anda, ticaretin -lml da olsa- canlan ve yeni
ynelileri, iki sonu douruyor. nce, 754-765 ile 820 yllar
arasnda, Frank parasnda bir reforma gidiliyor: Altn ve
gm, Arap ya da Sicilya paralarnn -pek zayf da olsa-
dolam karsnda, krallar, srekli altn para basmna balyor
lar ve -belki- Mslman para sistemine balyarak, Frank
gm parasnn durumunu dzeltip, bir kararlla kavuturu
yorlar onu. Doaldr ki, bu dzeli, i ticareti de canlandryor.
Fazla olarak, ticaretteki bu gelime, Seinele Ren arasndaki
kent yaamnda da belli bir canlana yol ayor: 750 ile 850 yl
lar arasnda kimi eski kentlerde ak bir bymenin yan sra,
etkin bir ticaret ya da aktarma merkezlerinin dolaynda yeni
toplap ylmalar vardr, Aa-Ren boyunca, Man ve Kuzey
Denizi kylarnda...
Ne var ki, byk boyutlu gelimeler deildir bunlar. XI.
yzyldaki byk aln habercileridirler geri; ama Karolenj
ekonomisini niteleyen derin durgunluu, darlk ve bzlml-
de unutturamazlar. Aslnda, bir t a r m e k o n o m i s i dir
bu: Kentler, silik bir rol oynamaktadr; deerli madenler oun
lukla mcevheat hzinelerinde hareketsiz beklemektedir; dola
mdaki nakit para miktar pek azdr bu ekonomide. Herkes, ek
bir yarar kaygs duymadan gnlk geliimini dnmekte,
bunun iin de tm gereksinmelerini ektii topraktan karmaya
abalamaktadr.
Nasl?
Devrin temel ktisad iletmesi, b y k m a l i k n e dir.
erevesi ok nceden izilmi de olsa, IX. yzyln ilk yllarn
daki belgelerinde ad villa diye geer. Neustria ve Austrasiada
pek bol olan bu iletme tipi, tm ekili topra iine almaz; daha
ufak apta bamsz iletmelere de yer brakr. Miraslar, alp-
satmalar, balar biimlerini srekli deitirip durmutur; yle
olduu iin de, herbiri birbirinden pek farkl byklktedir.
Ancak, dtaki bu eitlilie karn, malikneler yeknesak bir
yapdadrlar; hepsi de iki paradan olumaktadrlar: Bir yanda,
dorudan doruya efendinin ilettii toprak paras (reserve)
vardr; bunun merkez (cour), senyrn - ya da yneticisinin-
166
konutunun evresinde, hizmetilerin oturduklar yerleri, iletme
yaplarn, ou zaman bir kiliseyi iine alr ki, hepsi, villann
ekili topraklarnn, -iklim elverili i s e - bann, srlmemi
topraklarnn, otlak ve koruluunun ya da drtte biri kadar
dr. teki para ise, ekilebilir topraklar zerinde, kyllere bra
klm kk tarm iletmelerinden (manse) olumaktadr.
Niin bylesi bir bln?
Topran deerlendirilmesine yant verdii iin.
Villa, toprak sahibinin, ekilebilir tm topraklar yalnz ba
na iletemiyecei kadar genitir. T arm tekniinin o gnk aa
masnda, topran ekimi, ok sayda el emeini gerektirmekte
dir. Oysa parann ktl, cretli emeki kullanlmasna engeldir;
ok sayda kle kullanlmas da elverili deildir, nk elde
edilmeleri -bir lde- zor, bakmlar pahal ve verimleri
dktr. yle olduu iin de, byk toprak sahipleri, toprakla
rnn bir blmn paylara ayrp, bylece oluan kk aile
iletmelerine kleleriyle zgr kylleri yerletirmilerdir. Bu
kesenekiler, kendilerine braklm toprak paralarndan, iste
dikleri gibi yararlanp geimlerini salarlar; karlnda da iki
tr ykmllkleri vardr: nce, senyrn evinin bakmna do
rudan doruya katkda bulunmaldrlar; her y belli bir para,
tarm rnlerinden bir miktar, yaptklar kimi eyleri verirler,
bir aa ii, bir dokuma. Ayrca, asl nemlisi, senyrn kendi
ne ayrd topraklarn deerlendirilmesine katlmak zorundadr
lar. Bunun iin de, bir yanda belli bir toprak parasn ekip
biip, btn rnn sahibine verirler; te yandan da, yln belli
gnlerinde, onun hizmetine koularak, senyrlk topraklarm
eker, bier, hasadn yapar, tar ve avlunun yaplarna bakar
lar. Bu bedava edimler, malikne sisteminde, paraca ve aynen
denen vergilerden ok daha nemlidir. Gerekten, IX. yzyl
da, byk toprak zenginliini ellerinde tutanlar, topraklarndan
belli bir blmn bakalarna brakyorlar idiyse, gelir elde
etmek amacyla deildi bu; her eyden nce, dzenli tarm eme
i salamak iindi ve bununla, o g cret sorununu zyorlar
d.
167
Toplumun snfsal tablosu da sistemle ilikilidir. Frank top
lumu, Karolenj devrinde de, Merovenj devrinde olduu gibi
k l e c i dir: ngenuilerle semler arasndaki lkadan gelen zt
lk, adalarn gznde temel ayrm olarak kalmaktadr; yalnz
birinciler toplumun yesidirler ve o sfatla askerlik ve adl etkin
lie katlrlar. Dil de gstermektedir bunu: zgr ve frank
eanlamldr.
Ne var ki, gerekte, pek ak bir gerileme iindedir klelik.
Hristiyan ahlk, vaftiz olmu kiilerin kleletirilmesini
yasaklamak ve azat etmeyi selmet getirici bir hareket olarak
karlamakla, kle snfnn azalmasna -belli bir lde- katk
da bulunmutur. Ancak, olayn asl nedeni ktisaddir: Hl
pagan blgelerden getirilen kleler, Mslman alclarn hayli
krl al-veriine konu olduklar gnden beri, pek pahal olmu
lardr; te yandan, zellikle malikne sisteminin uygulanmas,
byk kle guruplarnn kullanlmasn pek elverisiz hale getir
mi ve o yzden de terkedilmitir bu. IX. yzyln balarnda,
semler, grne gre, tarm nfusunun onda biri kadar bir ey
dir ve aralarndan ou, belli bir topraa yerletirilmilerdir. Bu
yerletirilme, fazla olarak, onlarn efendilerine kar bamllk
larn da -hissedilir derecede- gevetmitir. Kukusuz, durum
lar yine miras yoluyla gemede ve onlar mlk sahibine bt
nyle balamakta, mlk sahibi de istedii gibi cezalandrmakta,
sahip olduklar her ey ve ocuklar zerinde stn bir hakk
elinde tutmaktadr; efendilerinin izni olmadan ne yerlerini dei
tirebilirler, ne de evlenebilirler; her isteine yant vermek zorun
dadrlar onun. yle de olsa, aileleriyle belli bir kk tarm
iletmesine yerletirildikleri gnden beri, borlar, kendilerine
braklm toprak parasnn belli ykmllkleriyle snrlanma
ynndedir; edindikleri yararlar, ou kez miraslarna gemek
tedir; angaryaya koulmadklar zamanda, topraklarnda serbest
e alrlar ve rnlerinin bir parasn da satabilirler; zgrlk
lerini satn almaya yaryacak bir para biriktirebilirler ve ilerin
den geriimci olanlar iin, serbest bir toprak paras satn ala
rak, pek geni bir ktisad bamszlk kazanabilme olana da
168
41. - Karolenj dneminde bir kyl
vardr. Son olarak, krsal kesimin Hristiyanlatrlmas boyun
ca, onlar da Hristiyan toplumuyla btnlemi ve manev bir
kiilik kazanmlardr bir tr: Evlilikleri, nikhsz bir karkocalk
deil dir artk; dinsel bir ileme tbidir ve Franklarnkiyle ayn
deerdedir.
Klelerin byk ounluunun durumu bylece dzelirken,
keseneki durumunda olan ve belgelerin k o l o n l a r (coloni)
diye adlandrdklar zgr kyllerin ou, gitgide gerileyen bir
zgrlkten yararlanmaktadrlar. Kuramda, Frank halknn bir
parasdrlar ve kamu kuramlarna baldrlar; gerekte ise,
onlar mallar gibi gren, istedii gibi smren ve emreden top
169
rak sahibinin gcne tabidirler; asker grevlerinden kurtulmu
lardr, ancak buna karlk ellerindeki topran senyrnn
donatlmasna katkda bulunmak, kendi yerine askerlik yapan
iin vergi vermek, aalayc grlen kimi angaryalar stlen
mekle ykmldrler; htt bazlar, bir topraa yerletirilmi
klelerinki kadar ar hizmetlerde bulunmak zorundadr. Hi
olmazsa uygulamada, kolonlar, klelerle beraber, kmekte
olan geni bir snftr. Ve topra bamsz olan zgr insanlar,
bir maliknede btnlemi emekiden ayran bu nitelikteki bir
ktisad ortamda, sosyal blnme, gitgide daha nem kazanmak
tadr.
Gerekten, toprakta tam mlkiyet sahipleri (alleutiers),
Frank topluluunun asker ve adl etkinliklerine katlmaktadr
lar. Bununla beraber, ilerinden zengin olmayanlar ve toprakla
rnn iletmesini ynetmeyi bakalarna brakamyanlar iin,
mahkemelere katlmak ve her yaz seferlerde grev almak ykc
olmaktadr; yle olduu iin de, ou, bir gl kiinin koruma
s altna girerek ve htt topaklar zerindeki tam mlkiyetten
(alleu) vazgeip, onu, bir senyrn bakasna brakt toprak
durumuna (tenure) dntrerek, bir byk toprak sahibinin
kolonu olarak bu grevlerden kamann yollarm aramaktadr
lar. Bylece, orta snf gitgide eriyip tkenmekte ve zgr toplu
mun genel zayflay, t oprak s a h i b i s e n y r l e r i n stn
ln daha arpc hale getirmektedir; kendi topaklarnda kese-
neki durumunda olan ynla ailenin hizmetine konarak, zrh
kuanp atyla orduya katlan, zellikle bir ok villay ellerinde
tutanlar onlardr. Bu birok villann sahipleri, kimi onur verici
unvanlarla anld gibi, krallarn ltuflar ve kendilerine verilen
sivil ve Kiliseyle ilgili yksek grevlere bal toprak gelirleriyle
de zenginlemektedirler; kyllerin efendileri onlardr, orduda
ve adl meclislerde, kralla dorudan doruya temas olanlar ve
gerek zgrlkten yararlananlar da yalnz onlardr. Bylece,
kiisel durumlardaki hiyerarinin t o p r a k z e n g i n l i i ne
gre deitii bu batan aaya tarmsal toplum, birbirinden
kopuk topluluklar halinde blmlenmitir; darya alan
170
hemen hemen hibir penceresi de yoktur bu blmlerin ve ikti
dar, pek byk toprak sahiplerinden oluan kk bir gurup
btnyle ele geirmitir.
SYASAL KURUMLAR
Gerekten Austrasia saraynn nazrlar, krallk iktidarn
ellerine geirmilerdi; nk en gei topraklar ellerindeydi. Ne
var ki, bu iktidar, gerekte var olan bir iktidar da yapmak istedi
ler. Pek g bir iti bu. Kukusuz, toplumun durumu elveriliy
di: Kyl kitlelerin senyrlk topraklar zerinde erevelenmi
olmas, hkmet sorununu yalnlatryordu; nemli olan, kraln
mlkn sap savurmadan ve hkmdarn ktisad stnln
ykmadan, birka yz byk senyr u ya da bu biimde elde
tutmakt.
Nasl olacakt bu?
Soyut devlet ve yurtdalk kavramlar, btnyle glgelen-
milerdi. O nedenle, byk toprak sahiplerinin balln sala
mak iin, ya onlar armaanlara bomak, ya da zerlerinde zor
kullanmak gerekiyordu; ve byle bir ballk, sarayla yerel g
ler arasnda gerek organsal ilikiler olmad iin, geici olabi
lirdi ancak. nsanlarn ve nesnelerin gidi geliinin alabildiine
yavalayp arlat, yazya bavurmann hemen hemen bt
nyle kaybolma eilimini gsterdii bir dnemde, siyasal iliki
ler sze, kiisel temaslara ve bellee dayanmak zorundayd;
kral, her yerde hazr olamyacandan, eyaletlerde k o n t l a r -
dan baka temsilcileri yoktu. Yetkisiz kontlarn ise, sadece bir
ka adl yardmcs vard; bylece bulunduklar blgeyi gerek
ten idare edebilecek kadar yardmcdan yoksundular. Kald ki,
byk toprak senyr olarak, uygulamada yerlerinden oynatla-
maz, kraldan uzakta ve yerel yandalar olan kiilerdi kontlar
da; yle olduklar iin de, dikkafal ve zel gler kadar disipli
ne gelmez insanlard. Son olarak, Merovenj mliyesinden kalan
kimi alntlar, krala, belli aralklarla para datarak ballklar
canlandracak kadar dzenli ve bol kaynaklar salamyordu.
171
42. - Aix - la - Chapelle Saraynn maketi ve pln
Bununla beraber, VIII. yzyln sonunda, Karolenjler, eit
li yollarla aristokrasiye kendilerini kabul ettirmeyi baardlar.
nce, her yl snrlarn tesine s e f e r l e r e karak. Gerek
ten, Barbar kkenli olan Frank monarisi, temelde asker bir
nitelik tayordu: Halk, hereyden nce ordudur; kral da, her
eyden nce bir sava efi. Bu grevi yerine getirir getirmez oto
ritesi hemen yaygnlar ve glenir; ve halkn seferber ederek
avucu iinde tutabilir. Tm zgr insanlar, zellikle en zengin
ler, arsna yant vermek ve belli bir anda kendisine katlmak
zorundadrlar, pek ar cezalarla karlarlar yoksa; ve sefer
sresince de, en ok zayflklar, en ciddi cezalan getirir berabe
rinde. Bylece, her yaz, maystan ekime kadar, tm Frank aris
tokrasisi, sava arkadalnn daha da tutarl hale getirdii disip
linli bir gurup halinde, hkmdarn buyruu altnda bir araya
gelir. Ayrca, sava ta krl bir itir: Bir apuldur bu ve fethedi
len topraklarla ganimet, iyi hizmet edenleri dllendirme ve ba
ka dostluklar kazanma olana salar krala. Anlamldr, ciddi
bakaldr giriimleri, sefer baarsz sonulanmsa kendini gs
terir. Bylece sava, belli bir lke zerinde yama sava, hk
172
met etmenin ba ve en etkili aracdr. Ne var ki, her yl yenilen
se de bu, srekli deildir yine de. yle olduu iindir ki, krallk
iktidar mevsimliktir bir bakma ve kt giden aylarda silikleir;
ayrca, yollarn elverili olup olmamas etkiler onu, kralln git
gide genilemesi de. Bylece, bu koullarda, krallk arsnn
etkilerinin bir yazdan tekine uzatlmas ve hkmdarlk gc
nn, ordu k iin kesine ekildiinde, bar zamannda da
uzaktan farkedilebilir olmas gerekir. yle olduu iin de, kra
ln, yerel aristokrasi arasna dalm, kendisine kiisel olarak,
hereyden nce de hsmlk balaryla bal gven ver i ci
dost l ar olmaldr; hele h s ml k , o devirde en salam
badr. Bu aile balar, kraln ltuflarna da bal olarak, Frank
aristokrasisinin yksek kademelerini, siyasal ynetimdeki grev
lerle birlikte, gerek bir soylulua dntrmektedir. Ayrca,
kraln saraynda srekli olarak kalan zengin senyrlerin ok say
da oullar vardr: Uzun yllar sofrasnda yemek yedirdii, oda
snda yatrd bu yeni yetmelerin bir eit babas olur. Bu iten
liin ansnn, senyrlklerinin bana dndklerinde, onlar
daha bal klacam bilir. Ne var ki, byk toprak sahiplerini
elde tutmak iin, Karolenjler, Kuzey Galyamn aristokrat evre
lerinde uzun zamandan beri yaygn, bir baka zel uygulamadan
da yararlandlar.
Kralln byklerinin ounu v a s s a 1leri yapmaya abala
dlar.
Gerekten, VIII. yzyln balarnda, ou zgr insanlar,
zgrlklerini yitirmeden, bir s e n y r n kor uma sim
istiyorlard. Bu kendi kendinden feragat, belli usullere gre
yaplyordu; ilk kez 757 ylndaki bir belgede yazl olan bu usul
yledir: Vassal, diz km bir durumda, ellerini bititirip sen-
yrn ellerine koyar ve bylece onun adam olur; bu k u 1-
l ua gi r me (hommage)dir, arkasndan da trenle ballk
andn ier. Koruma altma giren kii, bunlarla balln vaade-
diyordu; karlnda korunmay elde ederken, kimi zama mad
d yararlar da salyordu kendisi iin: Ball srd srece,
karlksz bir toprak veriliyordu kendisine; o devirde, t op
rak ayr cal (benefice) denen bu toprak, sonra fief
173
43. - Karolenj hafif svarileri ve bir kente saldr
diye adlandrlacaktr. ki kii arasnda bir tr manev hsmlk
douyordu bylece. Devletin zayflamas ve gvensizliin yan
sra, ekonominin tarmJ amas, Galya-Roma toplumunda oldu
u gibi, ilkel Germen toplumunda da izlerini bulduumuz bu
alklarn gelimesini desteklemiti. Pepin ile Charlemagnem
atalar, kendilerini Austrasiaya yaymak iin yararlanmlard
bundan; hanedan deiikliinden sonra ise, hkmet sisteminin
iine sokuldu bu. Hkmdarlar, nce krallk iktidarnn yetkili
kld kontlarn ve Kilisenin nde gelenlerinin kiisel ball
n istediler; onlar bu grevleri en iyi biimde yerine getirirken,
krala, yani senyrlerine hizmet etmi saylacaklard. Arkasn
dan, Hzinenin mlklerinden ve Kilisenin hesapsz toprak ser
vetinden bir blmn onlara datarak, ilk Karolenjler, en
174
zengin toprak sahiplerini kendi yanlarna ektiler; bunlar da,
kraln vassalleri olunca, uyrukluk grevlerini daha da byk
bir titizlikle yerine getirecekler, en iyi biimde donanm ola
rak orduya katlacak, kral mahkemesine sk sk girecek, hkm
darn dzen ve bar srdrmesine var gleriyle yardm ede
ceklerdi. Son olarak, daha az apta mlk olanlar, kraln vassal-
lerinin korumas altna girmeye arldlar. Bylece, feodal top
lumda egemen snfn tm, vassa.llk ykmllklerinden olu
an kademeli bir sistemin iinde btnlemi oldu.
Bu kademeler, yukarda kraln kiiliinde sona eriyordu.
Devletin temel yapsn oluturan, stelik etkili ve kararl
bir sistem kuran bu vassal detleri yasalatrld ve saptand.
Y kmlln sresi akt artk: Senyr ynnden pek ar bir
eksiklik olmazsa, her iki insan da yaam sresince balyordu.
Ayrcalkl toprak verilmesi, gitgide sklaan biimde, vassallie
girii de beraberinde getiriyordu; yararlar, balln creti ola
rak grnyor, vassal de mr boyu yararlanyordu bundan;
ancak, grevlerine ihanet ederse, senyrn topra ekip alma
hakk vard; kralm cmertlii bylece arta balyd ve el koyma
tehdidi, byk bir bask arac idi. Vassalin borlarnn nitelii
daha bulank da kalsa, kral, adamlarndan, savata ve barta
srekli ibirlii bekliyordu. Bylece, Frank dnyasnn birka
dzine egemen soylusuna kan balan, can yoldal ve vassalli-
in glendirip srdrd asker disiplin yoluyla baediren
Karolenjler, fazla olarak, Merovenjlerden kalan dar kanunlar
bir para yetkinletirmeyi aradlar. Pek baarl olmasalar da,
kontlar, daha fazla yaz kullanmaya ve ariv tutmaya zorladlar.
Kendileri de, zetlemeler, her ilkbaharda seferin alnda
ordu nnde yaptklar szl hatrlatmalar saptayan emirname
ler yazdrdlar. Y erel grevlilerin neler yapp ettiklerini daha
yakndan denet l emek istediler; Missi dominici adn verdik
leri gezici mfettilerle bunu salamaya altlar: IX. yzyln
balarnda bu kralm yolladklar, yanlarnda bir piskoposla bir
kot, kk guruplar halinde kontluklar dolayorlard; dzenli
hale gelen bu dolamalar, ylda, kural olarak, drt kez tekrarlan
mak gerekiyordu. Bu mfettiler, krallk buyruklarnn yerine
getirilmesini, barn ve adaletin hkm srmesini salyorlar;
175
zgr insanlarn -cesaret edip de dile getirebiliyorlarsa- yakn
malarn dinliyorlar, kont idaresini derleyip dzeltiyorlard.
Bu denetim de yetersiz kaldndan, Karolenjler, kontlarn
giriimlerini de azalttlar. Adl konuda, yetkileri, o sralarda
byk bir gelime kaydetmi olan saray mahkemeleriyle, her
kontlukta yaratlan meslekten bir yarglar heyetince snrlanr-
d. Bu yarglar missi\cr seiyordu; yerlerinden ahlamadklar
gibi, kontlar da kararlarna sayg duymakla ykmlydler. Ayr
ca, krallk otoritesinin pek byk lke zerinde genilemesi,
hkmdarlarla kontlar arasnda ara makamlarn kurulmasn da
gerektirdi. Bunlarn amac, kontlar daha iyi ekip evirmekti:
Neustria, Austrasia ve Burgonya gibi gerekten Frank eyaletle
rin dnda, imparatorluun kimi blgeleri, talya, Akitanya ve
Bavyera zerk krallklar haline getirildi; tekiler, douda Dani
markalIlar, Slavlar ve Avarlar karsndaki hareketli snrlar,
batda Bretanya snrlar ve gneyde, slmdan geri alan yerler
marche olarak, yani g e n i a s k e r b l g e l e r olarak
rgtlendirildi. Bu marchelar, srekli alarm halinde, tek bir
sava efinin ynetimine verilmiti ki, kontlar sk skya kendisi
ne balydlar. Son olarak, Merovenjler zamannda dinsel byk
kurulularn ouna tannm olan d o k u n u l m a z l k ayrca
lklar yaygnlatrld: IX. yzylda, btn piskoposluk toprakla
r, byk manastrlar, kontlarn ve yardmclarnn mdahelesi
dna karlmlad; bununla, Kilisenin nde gelenleri, dokunul
mazlk tannm topraklarda yerlemi zgr insanlar iin krallk
otoritesinin tek temsilcisi oluyordu; onlar orduya gtren, sula
rn cezalandran ve daha byk sularn sanklarn hkmdar
mahkemesi nne karan onlard. Bu yolla, kralln nemli bir
blmnde, kontlardan daha drst ve daha gven verici say
lan yksek rtbeli papazlar (prelats), dar etkinlie ortak edildi
ler. Burada, Karolenjlerin siyasal kurumlarm nitelendiren son
bir zellii gryoruz: Kr a l l k i k t i d a r y l a K i l i s e
ni n y a k n b i r l i i .
Gerekten, VIII. yzyl boyunca, monarik iktidar,
Bizansda ve Mslman dnyada olduu gibi, Frank krallnda
da, pek belirgin bir dinsel renk alr; egemenliin nitelii de by-
176
lece bir deiiklie urar. Kutsallatrma ayininin dorudan
sonucudur bu: Tanrnn, yeryznde temsilcisi olarak setii
kral, kutsal bir grev yapar; bir despot deildir artk o. Halka
kar grevleri vardr, Kiliseyi gzetmeli, zayflar korumal, ba
r ve adaleti srdrmelidir. Bar ve adalet, bu iki kavram,
kraln Kiliseden gelen danmanlarnn fikrini uratrr durur.
Ancak, otoritesi bylece snrl da olsa, uyruklar, onun bar
grevinde kendisine yardm etmekle ykmldrler. Bylece,
Merovenjler dneminde kaybolmu olan soyut devlet dncesi
nin yeniden doduu grlr: Ancak, yeni Hristiyan respublica-
s biimindedir bu kez; vaftiz edilmi halkla zdelemitir bu
cumhuriyet, manev dayana dinseldir, dzenleyici organlar da
Kiliseden gelir. Politik btn hakkndaki Kutsal Kitaptan gelen
bu anlayn, Charlemagne zamannda, yksek laik aristokraside
ok yank yapm olmas kukuludur; yle de olsa, o devirde
ortaya kan bu anlay, btn Ortaa monarilerinin ideolojik
dayana olacaktr. Dinsel nitelikte bir baka ey, kutsal nesne
ler zerine yaplan yemin, Charlemagnea, iktidarm glendir
mede bir ara olarak grnr; unutulmu bir gelenei canland
rarak, 798 ylnda; btn uyruklar, hkmdara zarar verecek
bir ey yapmamak iin and imekle ykml tutar. zetle, din
sel duygular, Karolenj iktidarnn maddi dayanaklarna eklenen
manevi bir destek oluturmaktadrlar.
Kukusuz, ilkeldir bu siyasal yap. Ne var ki, 780 ve 830 yl
lar arasnda, byk maliknelerin sahipleri, grece bir disiplin
altna alnmlardr sonunda. nemlidir bu. O dnemin hi de
uygun olmayan ktisad ve sosyal koullar gznnde tutulursa,
Frank krallnn, iinde dzenin hkm srd bir devlet hali
ne gelmesi, artc bir baardr. Bu yarm yzyllk i bar,
insanlarn belleinde uzun zaman kalacaktr; iktidarn o sralar
daki bylesi bir onarl ise, birbirine ayrlmaz biimde karm
olan din ve kltr yaamn bir rnesansa gtrd.
177
KAROLENJ KLSES
Bu rnesansm ilk kurucular A n g l o - S a k s o n m i s
y o n e r l e r i oldu. Austrasia saray nazrlarnn yardmyla Ger-
manyay Hristiyanlatrrken, onlar da u dnceye gtrd
ler: Yeniletirilmi bir Kilise ile ibirlii, iktidarlarn salamla
trmaya yardmc olacakt. Ksa Pepin ile kardei Carlomanm
istei zerine, Ermi Bonifacius, Frank Kilisesinde genel bir
reforma giiti. Onun eserini, arkadan gelen Frank krallar izledi
ler; zaten kutsallatrma yini ile kutsal bir kiilik kazanm,
stelik Papann bala ve son olarak da -8Q0 ylndan son
ra- imparator, yani Hristiyanln nderi olmulard. IX. yz
yl balarnda, Kilisenin tm kurumlan dzeltilmiti.
nce, Kilisenin kendisinde bir dzelme gryoruz. Mero-
venjler devrinin sonlarnda, Kuzey Galya, daha o zamandan
manastrlarla kaplanmt. Dzensizliin ve laiklerin mdahalesi
nin aclarn ekmi ortak yaamann ok eitli kurallarna
genellikle pek uyulmam, mlklerinin byk bir blmn
Charles Martel adamlarna datm da olsa, bu manastrlar,
Frank Kilisesinin en salkl parasyd yine de. Ermi Bonifaci
us, pek uramad onlarla. Btn manastrlara Benedikten
kurallarm sokamad; bu kurulularda, en azndan keiliin
Anglo-Sakson eilimleri geliip serpildi: Papazlar, Ermi Beno-
itin dndnn tersine, kapal topluluklarn yerli yneticile
ri deil, Hristiyanlatrmay ynlendiren ve dorudan doruya
Papala bal havariler oldular; te yandan, manastrlardaki
etkinliklerde kitab almalar, elle almalardan nce gelmeye
balamt.
Pepinle Charlemagne, manastrlarn dzenli bir halde kal
malarna aba harcadlar; kendi politikalar iin onlardan yarar
lanyorlard nk. Manastr mlknden ayrcalkl toprak da
tmyla, dinsel balardan alabildiine zenginlemi kimi evleri,
laik hizmetilerden bazlarna datmay srdrdler; ancak,
keilere braklm paralarn iyi idare edilmesine gz kulak
oldular; uygulamada, onlann denetimi altnda, manastrlar
byk bir gnence eritiler. Ayn zamanda, okumaya ayrlm
178
almalara da bir aklk geldi; nk, malikne rejiminin uygu
lanmas ve manastr mlklerinin toprak senyrliikleri halinde
rgtlenmesi, din adamlarm, gnlk geimlerini bizzat alp
salama kayglarndan kurtarm oluyordu. Son olarak krallar,
papazlara bir tr grevli olarak bakyorlar, onlar da kontlar
gibi ayn sosyal evreden, sarayda beslenen proceres ocukla
r arasndan seiyor ve bu etkin ve genellikle gen insanlara,
nemli dar ve siyasal grevler veriyorlard. 750 ile 814 yllar
arasnda, kltrn sma, dnsel ve sanatsal rnesansm ilk
alma yeri haline gelen Kilise, dnemin ekonomisiyle pek
gzel kaynam olarak, Frank uygarlnn -kukusuz- en sa
lam esidir ve Karolenjlerin dikilip dorulamalarnn en
gven verici dayanaklarndan da biri.
Dindar Louisin tahta kyla, Akitanyadan ba papaz
Amanel Benoitm etkisiyle bir deiik oldu; bu papaz, Benedik
ten kuraln daha sk bir yorumuna dnlmesini istiyordu. Byle
ce bir yandan, imparator manastrlarn topraklarna el atmaktan
vazgeti ve ilerinden bazlarna bapapazlarn kendilerinin ser
beste seme hakkn aka tamd. te yandan, her manastr
da, Ermi Benoitnm kuralnn dzeltilerek uygulanmasna
karar verildi: Keilikte ak, aydn ve havarilie dayanan Ang-
lo-Sakson anlaynn yerine, Akdenizin dnyadan el etek ek
me geleneklerine daha uygun eilimler geirildi; manastra sk
skya kapanma, okumalarn azaltlmas ve dualarn oaltlma-
syd bunlar. O tarihten balayarak da, manastrlarn parlayp
ykselmeleri zayflad; Kilisede ve toplumda piskoposluk ald
ba yeri.
Kilise rgtleniinin temel esi olan p i s k o p o s l u k
grevi, VIII. yzyln balarnda, tam bir k iindeydi. Bunda
bir reform yapmak, Ermi Bonifaciusun balca ura oldu;
katedralleri dzeltmeye, bo makamlar doldurmaya, kt hare
ket eden yksek rtbeli papazlar kovmaya, konsilleri yeniden
rgtlemeye zel bir nem verdi. Ne var ki, dzeltme ii zor ve
ar yrd ve ancak Charlemagne zamannda bitirilebildi.
Onun zamanndadr ki, piskoposu kral semeye balad; bu,
saraydaki papaz adaylarndan biri, ya da yalanm bir bapapaz
oluyordu, ama her zaman saygn bir kiiydi. Gerekten, merkezi
179
eski bir Roma sitesi olan bir blgede, tm Hristiyan topluluk
iin yol gsterici bir papaz yerletirmektir sz konusu olan: Din
adamlarn o seip piskoposluk dairesine bitiik okulda eitecek
tir; mminlerin dinsel davranlarna o gz kulak olacaktr ve
uyruklarn manevi borlar sivil ykmllklerinden artk pek
ayrlmad iin, kontla hkmdara bar ve adaleti salama
grevlerinde o yardm etmi olacaktr. Yksek rtbeli papazlar
(prelats) da missilerce denetleniyor ve kraln bakanlk ettii ve
ynettii bir konsilde grevlerinden alnabiliyordu; bir rahipler
genel meclisinde talimat da alabiliyorlard. Manev ile cisman-
nin ayrdedilmez biimde birbirine kart bir devletin temel
organlardr onlar. Ve hem daha ok piskopos salamak, hem
mparatoluk Kilisesinin bir geleneini yeniden kurmak iin, IX.
yzyln balarnda, Charlemagne, bapiskoposlara yeni bir
nemlilik kazandrd: Kendilerine bal piskoposlar grp
gzetmekle ykml bu kiiler, Anglo - Sakson Salisesinde oldu
u gibi, arvek diye adlandrld. Bylece arnm, yn ve er
evesi izilmi Frank piskoposluu, Karolenj dnyasnda, 814
ylndan sonra stn bir yer tutmaya balad; yalnz din adamlar
n deil, laikleri ve keileri de ynetecek ve geveyip dmeye
yz tutmu krallk iktidarndan ok daha iyi biimde, imperium
christianumu ynetecek bir kurulu olarak grlmeye baland.
Piskoposluk kurumunun bylece onarlmas, te yandan
Kilisenin alt organlarn da glendirdi. Kentlerde, rahipler
kurullar halinde toplatlar. Krsal kesimde, daha Merovenjler
zamannda giriilmi ruhan evrelerin rgtlenii tamamland.
Bu ky kilisesinin papazlar, ayn zamanda Kilisenin patronu
olan toprak sahibine pek baml kaldlar; eitimleri pek yzey
sel olduundan hayli bilgisizdiler ve bu dzey, okumaz - yazmaz
kyllerle temas iinde daha da abuk alalyordu. Bununla
beraber, nemli bir ilerleme vard: IX. yzylda, krsal kesimde,
paganln oraya buraya serpilmi adacklar, kesinlikle emilip
datlmt ve en yontulmamnn bile, elini uzattnda bir
rahip vard yanbamda imdi.
Son olarak, Papann ve Frank krallarnn abalaryla, Kilise
nin disiplini ve detleri birletirildi.
Krallk otoritesinin onarlmasyla gerekletirilen Kilisedeki
180
reform da, ma n e v ve k l t r e l bir y e n i l e t i r me n i n
temeli oldu. rflerde bir yenileme nce: Din adamlarnn etki
siyle, insanlar bir para yontuluyorlard. Ancak, o devrin insanla
rnn Kilisenin buyruklarna harfi harfine uyduklar sanlmasn;
manastrlarn dnda, din, pek ilkel kalmaktadr yine ve ok
kaba bir ahlakla uyumakta, uyuabilmektedir. Son olarak, zel
likle kral ailesinde belli bir ilerleme vardr: Pepinle beraber,
adam ldrme, olaan bir hkmet etme arac olmaktan kar
ve Dindar Louis, tahta kar kmaz, sarayda sert bir temizlie
verir kendini. Genel olarak syleyelim, Frank halk, yabanlktan
gitgide kurtulmaya balamtr.
KAROLENJ RNESANSI
Bir k l t r e l c a n l a n m a da vardr. Ne var ki, ok
daha snrldr ve dar, yalnzca ruhban takmndan oluan bir se
kin zmrenin yararland bir parlaydr bu. Gerekten, reform
nclerine, Ermi Bonifacius ile yardmclarna gre, dinsel
yaam, inceleme ve bilgi olmadan anlalamazd ve misyonerler,
yeni manastrlar aarken, birer okul da kurdular ilerinde. By
lece, Frank Kilisesinin onarlmas, daha bandan balayarak kl
trn yeniden onarlmasna sk skya bal kald. Ne var ki, yal
nzca dinsel bir kltrdr bu; son amac Tanrya hizmettir, ocak
lar olan manastrlar ve katedraller ise bilgisiz laik bir ortamda
soyutlanmlardr. Latince bir kltrdr bu ve temelinde dil bil
gisiyle ilgilidir; nk amac, klsik eserleri inceliyerek, kutsal
metinleri daha iyi anlamaktr. Bu kltr, son olarak din trenle
riyle ilgilidir; sanatsal amac hereyden nce duay, mihrab ve
Kutsal Kitab sslemektir.
Anglo-Sakson keilerinin balatt hareket, VIII. yzyln
son yllarnda kesin bir hamle yapt: O yllar, Karolenj fetihleri
nin Frank eyaletlerini Romanm edeb mirasnn daha az bozul
duu Gney lkeleriyle, talyayla, spanya snrlaryla temasa
geirdii yllardr ve Charlemagne da, Kuzey Galya din adamla
rnn dnsel dzeyinin ykselmesiyle zel olarak uramakta
181
44. - Karolenj dnemi elyazmas sanatndan bir rnek
dr. Hkmdar, bu amala, aydn yabanclar ekmektedir; Lom-
bardlar gelir, spanyollar gelir, bir de bir ngiliz vardr ilerinde:
A l c u i n .
York piskoposluk okulunun yneticisi Alcuine, talyada
rastlamt Charlemagne; o da, 782 ylnda, Frank krallna
gelir yerleir. Bu bilginler, manastr ve katedral okullaryla
saray okulunun bak tutulduu yntemli retimin kadrolar
n oluturmada Charlemagnea yardm ettiler. Bu okullara
gidenler, soylu ailelerden gelen din adamlaryd, kral da pisko
poslarn bunlar arasndan seiyordu. Alcuin, dorudan doru
ya klsik Antik incelemelerden oluan bir program aydnla
kavuturdu ve yayd kitaplarnda. ki dnemi ieriyordu bu
182
program: Birincisi t r i v i u m , bir raklk aamasyd ki, din
ya da din d yazarlarn eserlerini yorumlama yoluyla Latin
diline altran grameri, yazma sanatn eten retorii ve
dnme sanatn reten diyalektii iine alyordu; kincisi
q u a d r i v i u m , aritmetik, mzik, astronomi ve geometri,
yani corafya incelemesi ile, doa ve dnya stne ansiklope
dik bir bilgi vermek amacndayd.
Bilgideki bu canlann balanglar pek lml oldu. Charle-
magnen ada ve hemen hepsi de yabanc olan bu yazarlarn
kaygs, zgn eserler ortaya koymak deil, ellerinden geldiin
ce Antik rneklere yknmekti; kendileri de, bir renci, bir
mez olarak hareket ediyorlard. Aslnda, bylesi ar bal
davranma da gerekiyordu. Gerekten, bilginin temel aralarn
ortaya koymak, Ltin Hristiyanln temel metinlerini bozulma
m biimleriyle saptamak, giderek onlar okuyup anlamak
nemliydi. te bu yzdendir ki, Alcuin, nce Kutsal Kitabn
metnini dzeltme ile ie balad ve yine bu yzdendir ki, aydn
lk ve kolayca okunabilir metinleri oaltmak iin, yeni bir yaz
tipi hazrlad. Btn bu abalarn sonunda, en azndan, Barbar
yzyllarn tesindeki klsik Ltin dnyas ile ba yeniden kurul
du; kitap kopya edenlerin sabr ve saygsyla R o ma e d e b
mi r a s nn byk bir blm kurtarld. Son olarak, Ltince,
Galyada, daha nce Anglo-Sakson lkelerindeki dzeyine kt;
halk azndan farkl, dzgn ve yksek dzeyde bir dil oldu.
Pek nemli ve ilk Karolenj rnesansnn dorudan sonucu olan
bir olay da, r o m a n l e h e l e r i n i n bu sralarda belirleni
idir: IX. yzyl balarnda, konsiller, Galyada, avami dilde
vaaza izin verirler.
Tm Hristiyanln ifte dili olacaktr artk!
Bu yntemlere gre yetien ve Charlemagnen lmnden
sonra rnlerini ortaya koymaya balyan kuak, ilerleyii daha
da ileri bir noktaya gtrd. Uyandrd tepkilerden anlyoruz
ki, dnsel uyann boyutlar hayli geniti. skandinavlarn isti
lsndan kaan - b u kez- rlandal kimi yabanclar da gelip
rnesansa destek oldular: Sedulius Scot i l e J o h a n n e s S c o -
t u s E r i u g e n a bunlar arasnda; Scotus Eriugena, stelik
183
Yunan dncesiyle dorudan doruya ilgiliydi ve Bat Ortaa
mn ilk zgn filozofu oldu.
Scotus Eriugena, Latin dncesini, XII. yzyl dolaylarn
dan balyarak, derinden derine etkiledi. Onunla, Latin dnya
snda, olumsuz ilahiyat denilen ey balar. Ne var ki, ilhiyat
da olsa, Yeniplatoncu grlerin etkisiyle, akla da nemli bir
yer ayrr. Bunun gibi doaya da dikkatleri eker. u dncele
re baknz: Tanr, mutlak yokluk, sonsuzdan gelip sonsuza
giden bir srdr; insan, kk apta bir evrendir; evrensel btn
varlklar kendinde zetler. Varlmzdan kukulanmamalyz,
ddmz iin varz. Gnah, baka bir deyile erdemsizlik,
insann beden yapsndan gelir; bir bakma, insan duyularnn
gelimekte olan insan akl stndeki egemenliinin sonucudur.
Bylece mutlak ktlk ya da erdemsizlik, giderek eytan yok
tur. Yaratma, ba gibi sonu da olmayan bir olutur; o, olmu
deildir, oluyor. Ve hephimiz bu sonsuzluun iindeyiz.
Bu dnceleri, Scotus Eriugenay, Kilisenin ve kendisini
tutan imparatorun gznden drm, perian etmitir. Onun
ldrldn syleyenler de vardr. Gerek u ki, yaam st
ne pek az ey biliyoruz. Ancak bir ey kesin: Aklc ve ilerici
bir din adam oluu.
Bununla beraber, IX. yzylda, hemen tm yazarlar Frank
tr. Hepsinin de kltr derinlemi ve ufuklar genilemitir.
Kiminde nde gelen kayg, din adamlarm bilgilendirmektir;
ou, kiiliklerini ortaya koyan eserler yazarlar ve etkinlikleri
drt temel dorultudadr: nce, mzik sanatna yakndan bal
dinsel iirlerle din trenlerini zenginletirme; sonra, siyasal
kurumlar zerine dnceleri gryoruz; Hristiyan halkn yazg
sna doru yryn izlemek gerektii iin tarih izliyor onlar;
son olarak da, byk dogmatik sorunlara eilmeyi denemek iste
yen ve her dinsel kltrn son ura olan ilahiyat. Kukusuz,
bu edeb rnlerin deeri yle yksek deil; ama, Bat dnce
sinin ilk uyann temsil ettikleri de bir gerek.
Gzel sanatlarda da bir rnesans vardr ve edebiyatta oldu
u gibi, o da, siyasal dzendeki canlan ve dinsel yaamdaki
yenilenile yakndan ilgilidir. Ne var ki, hepsinden daha erken
doar bu rnesans, hepsinden daha zgndr; bu arada, dar
184
ya ve gemie daha az bamldr. Sanatlar, yle yazarlar gibi,
klsik eserlerin kopya edilmesi dncesinde deildir; onlarn
eserlerinde, VII. yzyl sonlarndan balyarak Loirela Ren ara
snda, Antik geleneklerle Barbar katksnn bereketli bir kayna
masna tank olduumuz lkelerde kendini gsteren eilimler
alp serpilir.
Galyal duvarc ve sslemecilerin tekik ustal, Charle-
magnem hkmdarl zamanndaki ilk mimarlk eserlerinde
kendini ortaya koyar; Germiny Kilisesi, geleneksel yerli usulle
re gre yaplr ve sslenir ve Frank kral, iktidarnn Bizans
imparatorlarmda ile ayn nitelikte olduunu tantlamak iin,
Bizans rnek alarak bir kilise yaptrr. Ancak, edebiyatta oldu
u gibi, sanatta da asl bereketli dnem, 814 ylndan sonra ba
lar. Bu tarihten sonra yaplan kiliseler, dinsel trenlerin yerli
gereksinmelerine yant veren, ayn zamanda roman mimarlk
devrimine hazrlk niteliindeki yenilikleri ierirler.
Kitap sslemesi ve ciltlemede de, Karolenj sanat, en yet
kin baarlarn koyar ortaya.
Bu yaratlarn kkeninde de, dinsel trenlerdeki yenilik
vardr yine.
Ren ve Loire arasndaki lkelerde, 780 ve 830 yllar arasn
da uygarln durumu budur. Ne var ki, bu uygarlk, btn impa
ratorluk stnde parlama eilimindedir. eitli nedenleri vardr
bunun: nk, bu uygarln iine din iyiden iyiye ilemitir ve
bu dinin manev ynetimini elinde tutanlar, Kiliseye baldrlar;
bata dndkleri Hristiyanlktr ve btn yerel zelliklerin
imdi bir birlik iinde erimesi gerektii inancndadrlar. Sonra,
bu uygarln serpilip gelitii eyaletler, hemen tm Baty kap
layan bir devletin yreidir. Ayrca, Kuzey Galyada pek byk
topraklarn sahibi, Austrasia ve Neustria aristokrasisinin ba
olan Frank kral, Roma imparatoru olmutur ve Papayla bera
ber de, saya inanan btn mminlerin nderidir. Son olarak,
aydnlarn kendi aralarnda srdrdkleri ilikiler, asker sefer
ler dolaysyla tm laik aristokrasinin zaman zaman bir araya
toplamas, ynetici zmrenin, piskoposlarn, manastr bapa
pazlarnn, btn mparatorlua yaylm kontlarn ortak bir k-
185
45. - Karolenj dnemi mermer sanatndan bir kabartma
186
kenden gelmesi, Karolenj mparatorluunun yayln kolayla
trmtr. yle de olsa, bu mparatorluk tm Bat demek deil
dir; kimi eyaletlerinde yerel ve salam gelenekler varlklarn
srdrmektedir. Bylece, Karolenjlerin uygarl, btn mpara
torluk stnde parlama eilimindedir; ancak, blgeden blgeye
deien bir younluktadr bu.
zetle, 800 yl dolaylarnda, tm Hristiyan Batnn uygar
l, byk istilalardan bu yana ilk kez, hem ykseli halindedir,
hem de - y e r e l farkllklara karn-bir rnektir.
Ne var ki, uzun srmez bu.
KAROLENJ MPARATORL UUNUN PARALANII
IX. yzyln ikinci eyreinden balyarak, bu atlm ve birli
i, iki olay kstekleyip paralar; ikisi de birbirine sk skya ba
l olaylardr bunlar: Bir yandan, Batnn siyasal yapsnn bel
kemii olan Karolenj monarisi kmeye balar; te yandan,
Gneyden, Kuzeyden ve Doudan gelen yeni istillar, ayn
anda saldrya geer.
Pepinin, sonra da Charlemagnem zamannda ve manev
ile cismannin gitgide kaynamasnn etkisiyle, birbirine zt iki
ilke Frank monarisinde birbirine karmt: Daha batan beri
var olan ve iddet, sava ve yamaya dayanan asker ilke, laik
yksek aristokrasiyi tutup dizginleme olana vermiti. Yeni bir
ge olarak, dinsel nitelikteki bir ilke, egemenlii, dinsel trenle
re, kutsallatrma ayini ve and stne dayandrdndan, krala,
temel grev olarak, bar ve adaleti srdrmeyi veriyordu. Zayf
bir dengeydi bu, nitekim ok gemeden bozuldu. Gerekten,
Dindar Louisnin hkmdarlndan balyarak, dnsel rne-
sansn ilerlemesi, ruhban takmnn etkisini pek artrmt; bu
din adamlar, imparatoru, bar ve adalet yolundaki grevlerini
yerine getirmesi gerektiine inandrdlar.
Hkmdar, bar olur bylece ve snrlar dna sefer yap
may durdurur. Hristiyanln yaylmas politikas izlenmektedir
geri; ama din adamlar ve pagan kabile eflerinin giriimiyle
olmaktadr bu. Oysa, bylesi bir tutum, hkmdar yamann
187
yararlarndan, yani kralm kendi mlkn azaltmadan adamlar
n dllendirmek aracndan yoksun klm oluyordu. yle olun
ca, o da, aristokrasinin yelerine kendi topraklarndan datmak
zorunda kald ve sonunda, Karolenj ailesinin o usuz bucaksz
toprak serveti abucak eriyip tkeniverdi.
mparator, bunun yan sra, adil olmaya, kutsallatrma yi
ninden doan krallk grevlerini ve vassallk antlamasndan
doan senyrlk borlarn titizlikle yerine getirmeye abalad.
Oysa, kutsallatrma yini ve vassallik, ilk Karolenjlerin iktidar
n glendirmede bir zaman yardmc olmuken, hkmdarn
iktidarm sk skya snrlyordu imdi. Kutsallatrma yini,
rahiplerin etkisiyle, aka bir vaadi beraberinde getirmekte
gecikmedi; bununla kralm kendisi, otoritesine snrlar getiriyor
du: 843 ylnda, K e l C h a r l e s , laik byklerle ve Kilise
bykleri huzurunda, akla ve hakkaniyete uyacan vaatedi-
yor ve herbirine, zmresi ya da saygnl ne olursa olsun, kanu
nunu koruma hakkn tanyordu. Vassallik szlemesine gelin
ce... Bu szleme, senyrn, adam stnde artsz egemenlii
ni kurmuyordu; tersine, szleme patrona, vassaline yardmc
olma ve onu koruma borcunu yklyordu ve vassala, senyrn-
den hibir zarar gelmemeliydi. yle olunca, kral, adamlarnn
lrken miraslarna braktklar ayrcalkl topraklan onlardan
geri almakta ve savsaklyan vassallerinin grevlerini ellerinden
alarak cezalandrmakta duraksad. Bylece, ynetici kadroyu
belli faslalarla genletirmeyi ve herkese rnek olarak cezalan
drlmalarla ballklar canlandrmay kendine yasaklam olu
yordu. yle olunca da, kullua girme ile kurulmu olan ba
yava yava gevedi ve olumlu sonular vermez oldu. IX. yzy
ln ikinci otuz ylnda, ilk Karolenjlerin kurulmasn destekledik
leri vassallik sistemi, bykleri bir hkmdara tbi klmada g-
szleti; buna karlk, laik toplumun daha alt tabakalarnda,
kk aristokrasisinin yelerini daha yksek ailelerin eflerine
sk skya balama sryordu. Bylece, uzaktan ilikileri yasak
layan ktisad yapya, byk toprak sahiplerinin stnln
gvence altna alan sosyal yapya ok daha iyi uyan, gitgide
k k s i y a s a l t o p l u l u k l a r olumaya balad. Krallk
iktidar, ahlaki kayglarla ve piskoposluk erkannn denetimiyle
188
felce uraynca, Frank krallnda otorite p a r a l a n m a y a
balad.
Bu paralan, Karolenj ailesindeki anlamazlklar da hz
landrd: Dindar Louis, yalandnda iki duygu, imparatorluun
birliini koruma ile, oullarndan herbirine mirasndan eit bir
paray brakma konusundaki eski dete uyma kaygs arasnda
bocalad. Uzun bir mcadele, oullarla babay kar karya
getirdi; o lnce de, kardeler birbirine dtler. Hasmlardan
her biri, dnler ve vaatler yoluyla, aristokrasinin yelerini ken
di yanlarna ekmeye altlar; onlar da, ballklarn ak arttr
maya kararak, bamszlklarn alabildiine artrdlar. Sonun
da, 843 ylnda, V e r d u n a nt l a ma s y l a , Bat Avrupa,
189
kesin olarak bamsz kralla blnd: Bat Frank krall,
Dou Frak krall, aralarnda da Kuzey Denizinden Gney tal
yaya dein uzanan ve Roma ile Aix-la-Chapellei iine alan bir
krallkt bunlar. Bu ncsnn kral, imparator unvann da
saklamt kendisine; ne var ki, bunun saygnl kuramsald
artk. Dou krallnda, eitli Germen halklarnn kiilikleri git
gide kendini belli ettii halde, krallk iktidar, tutarln uzun
zaman korudu. Ortadaki krallk ile Bat Frank krallnda, ok
gemedi yeni blnmeler oldu; oralarda krallk otoritesinin
yerel temsilcileri, zellikle, marki ve dkler, yani byk bir aske
r ynetimle donanm bulunanlar, grevlerini ayrcalkl olarak
grdklerinden kendilerini hkmdara balyan - o pek geve
mi - vassallik ban aka koparmadan, vesayetinden hzla sy
rldlar ve babadan oula geen prenslikler kurdular.
mparatorluun paralannn Kilisenin birliine de zarar
dokundu. Batdaki lkelerde, arvekler, markilerin rneine
uyarak, IX. yzyln ikinci yarsnda, Papamn denetiminden kur
tularak, kendilerine bal piskoposlar egemenliklerine almaya
kalktlar. Kukusuz Papalk tepki gsterdi buna. Htt, Papa I.
Nicolas, imparatorluun saygnlnn siliklemesinden bir an
yararlanarak, kendi manev stnlne de dayanp, hkmdar
lar arasndaki uyumazlklarda hkm vermeye kalkt. Ne var
ki, korunmas g kk bir devletin sahibi olarak, kendisinin
korunmaya gereksinmesi vard. Ve, X. yzyln balarnda, impa
ratorluun, Lombard ovasndaki zorbalarn aralarnda tarttkla
r gln bir sfat olduu bir zamanda, Papalk, Bat Kilisesi ze
rindeki manev otoritesini btnyle yitirmese de pek derin bir
gszln iine gmlp gitmiti.
Bylece, IX. yzyln ak iinde, ngilterede Mercie krall
, hegemonyasn srdrmeyi baaramazken, Karolenj devleti
nin dal, Avrupay istil karsnda daha yaralanabilir bir
duruma getirdi.
190
47. - IX. yzyln ilk yarsnda Bat Avrupa
(1. - Karolenj mparatorluu, 2. - Papalk Devleti. 3. - Bizans top
raklar, 4. - teki Hristiyan lkeler, 5. - Belli bal kltr merkezle
ri, 6. - Belli bal byk ticaret menzilleri, 7. - 843 ylndaki blme
de Bat Franciemn dou snr).
191
II
YEN STLLAR VE SONULARI
Hristiyanlk, drt bir yandan saldrya urad.
Gneyden, M s l ma n l a r (Sarrasins) geldiler. VIII.
yzylda, Frank ordular, Mslman ilerleyiini durdurmu, son
ra da slm gitgide Pirenelerin tesine itilmiti; bir asker
komutanlar hanedannn skca elinde tuttuu spanya snr bl
gesi, etkili bir kale olup kmt: Arap svarileri, bir daha Aki-
tanyaya giremezlerdi artk. Ancak, deniz taraf serbestti. Ms
lman korsanlar da, spanya ve Maripten hareket ederek,
nce Bat Akdenizdeki adalar, Balear adalarn ele geirdiler;
806 ylndan balyarak Korsika, arkasndan Sicilya fethedildi
ve oralardan tm Hristiyan kylara yama aknlarma balad
lar: Nice, Marsilya, Arles, Roma, Les Pouilles, Kampanya arka
arkaya soyulup inendi. IX. yzyln son yllarnda, Mslman
servenciler, Maures kylarnda bir noktada srekli yerletiler;
oradan btn Alplere szdlar ve talya ile Galya arasndaki yol
lan keserek, kuak boyunca, tacirlerle haclar haraca kesti
ler.
Yine deniz yoluyla, Kuzeyden de istillar geldi. skandi
navya, Norve ve Danimarka kylarna yerlemi Germen
kkenli klanlar, denizcilikte ustaydlar; VII. ve VIII. yzyl
boyunca, kullandklar tekneleri hayli gelitirmilerdi; 40 il 100
kii alan bu aralarla, rmaklar boyunca ilerleyebiliyorlard. Bu
teknik gelimelerin de kolaylatrd yayla, kukusuz hem
Hristiyan lkelerin zayflamas, hem de nfus art yol am
t; youn bir kalabaln oturduu kendi lkelerinin dnda, ek
kaynaklar aramaya gidiyorlard. Bat Hristiyanlar, N o r m a n -
1a r diye adlandrrlar onlan. Norveliler, kk guruplar halin
de, koloniletirecek toprak aram iindeydiler; nce ngiltere
dolayndaki adalar, sonra rlanday, son olarak da zlanday
ele geirdiler. DanimarkalIlara gelince, balarnda efleri,
byk guruplar halinde, daha sert ve derinliine oldu onlarn
akmlar.
Bu kez, tarmc ve balk avclannn deil, korsan tacirlerin
ilerleyiiydi bu; uzun zamandan beri Kuzey Denizinin Hristi
yan tacirleri ile iliki iindeydiler, aynca Frank ve Anglo-Sak-
192
son lkelerinin -grece de olsa- gnencini tanyorlard. Ura
dklar limanlarda sk bir zabta hkm srd srece, bar
bir ticaretin snrl krlaryla yetindiler; ancak, biraz zayflama
grnce, al-verii terkederek, zorla servetlere el koydular,
kleleri, altm ve gm silip sprdler ve yeni ganimetlerin
aran iinde, daha uzun bir yolculua ktlar. ngiltereden
balyarak Man kylarn soydular; sonra, oradan spanya ky
larna kadar uzanp, Akdenize girdiler. Ky blgelerinde ele
geirecek bir ey kalmaynca, ierilere daldlar, rmaklar boyun
ca ktlar, sonra gemilerini terkederek svari oldular. Son ola
rak, IX. yzyln ortalarndan balyarak da, DanimarkalI svari
ler, yerle bir edilmi blgelerde srekli biimde yerletiler; ba
larda sradan klamalar olan yerlemeler, gerek kolonilere
dnt ok gemeden: ngilterenin kuzey-dousunu iine
alan bir skandinavya krall, York blgesinde rgtlendi; 911
ylnda, Bat Fransa kral, Aa-Seine blgesini Normanlara
tanmak zorunda kald.
Bylesine ykma urayan Avrupann stne, X. yzyln
ilk yarsnda, baka istilclar da gelip ktler: Bu kez bozkr
lardan gelen bu svariler, M a c a r 1a r d. 906 ylndan nce,
Pannonia ovasna yerlemilerdi. Oradan hzla yama seferleri
ne giritiler; nce Gney Almanyaya, arkadan Lorrainee,
Lombardiyaya, Ron vadisine doruldular; 935 ylnda Burgon-
ya ile Berydeydiler, 937 ylnda Romada, 951 ylnda da Aki-
tanyada.
Bylece, Batnn hibir eyaleti yoktu yakasn syran bu
yamadan.
Bu oldu sonular bu yeni istilalarn?
Bu haydutluk giriimlerinin baars artc grlebilir. Ne
var ki, Ltin Hristiyanl, bir savunma sava iin rgtlenme-
miti; ar, toparlan yava olan Frank ordusu, seilmi bir d
mana kar ve zaman daha nceden belli asker aknlara uygun
du zellikle. Kk birliklerin srekli oturduu kaleler sistemi
ne dayanan bu ordu, sava yntemleri kendisininkine benzeyen
bir saldrgana kar bir cepheyi koruyabilirdi. Birden ortaya
kan bir akma kar direnebilmekte ise yetersizdi; kald ki, bu
aknlar, tehlikesiz grlerek savunulmas daha nce rgtlenme
mi deniz kylarna kar ynelmiti. Ayrca aknlk, ilk
193
48. - X. yzyl bir ngiliz elyazmasma gre bir Viking saldrs
(yukarda), Vikinglerin ticaret yollan (altta).
direnme giriimlerinin urad baarszlklar, savalarda bir
yetersizlik duygusu yaratt ve giderek de artt bu duygu. te o
yzdendir ki, bir yzyldan fazla bir zaman, Avrupa, kolayca
yaralanabilir bir av oldu ve ykntlara urad; bu zararlar, Bat
blgelerinde, deniz cephesi daha geni olan ngiltere adalarnda
ve Bat Frank krallnda ok daha ar oldu.
stillar, bata mo n a r i k k u r u ml a r n z l
n hzlandrd: Hkmdarlarn saygnlna byk darbe vur
du; nk ordu, hibir yardmda bulunamyordu ve zararlar bir
para snrlandrmak iin, 845 ylndan balyarak, Galyada ve
ngilterede, herkesten para toplayp Normanlara yllk bir vergi
vererek, krallklarnn esenliini salamaya kalktlar. Onur veri
ci bir zm deildi bu; halkn houna gitmedi, kalc sonular
da olmad zaten. te yandan, gvensizliin artmas, snrlardaki
askeri blgeler rejimini tm lkeye yaymaya, kaleleri ve savun
ma eserlerini oaltmaya, krallk ordusunu srekli savunma ile
grevli blgesel kk milisler halinde paralanmaya, asker
hareketin giriimini hkmdarn yerel temsilcilerine brakmaya
gtrd. Kumanda yetkilerinin paralanna doru gelime hz
land bylece.
stillar, ayrca nemli ma d d y k n t l a r a yol at
lar: Yamalar, deerli maden birikiminin nemli bir blmn
ekip ald Avrupann elinden. Mcevherat hzinelerinin manas
trlara dalm olmasnn para dolamnda ve ticar harekette
dorudan bir etkisi yoktu geri, ama dzenli haralar, para ola
rak baslm byk gm birikimini sildi sprd. Asl acy kr
sal kesim ekti; surlarn koruduu kentsel topluluklar, darbeler
den alabildiince uzak kalabilmilerdi. IX. yzyln balarnda
Kuzey Galyada grdmz hafif nfus art, birden kesildi;
toptan kymlar, karmaiar, kalar, eksik beslenme, tehlikeye
en ok ak blgeleri boaltt; bir yandan da haydutlar, zellikle
Alplerde kimi ticaret yollarn keserken, ynla ekili yerler de
ekilmez oldu.
Son olarak, k l t r e l d e e r l e r de yakasn kurtara
mad bu felketten. nk istilclar, kentlerden daha fazla
yararlanabilir olan manastrlara saldryorlard; manastrlar ise,
195
itah kabartc zenginliklerle doluydu. lerinden ou yamalan
d, yaklp ykld; tekilerini iindekiler terketti ve daha bar
bir yer aramak iin ktklar yolculukta, beraberlerinde gtr
dkleri -ykte hafif- eyler heder olup gitti. Manastrlarn koy
duklar kurallara uyulmaz oldu, kitaplklar dald, okumalar
savsakland. Bylece, krallk iktidar zerken bile etkisini srd
ren Karolej rnesansnm atlm krld. Vahi ve pagan elerin
gitgide szmas, sefaletin ve srekli tehlikenin kafalara sald
karklk, uygarlkta -hissediler- bir alala yol at genel ola
rak.
Ne var ki, snrl bir gerileyiti bu ve geiciydi. Snrlyd:
nk, Batnm btn eyaletlerini arpmamt bu felket;
bunun gibi Britanya adalar, Kuzey Galya ve Provence dnda,
aknlar abucak geiyor ve ykmlarn giderilebilecei uzun ses
sizlik molalar oluyordu; ayrca, hemen bir yanda snaklar,
ormanlk dalar, kapal kentler, aceleyle tahkim edilmi manas
trlar vard ve tehlike anlarnda, en deerli eyler oralarda s
nacak bir ke bulabiliyorlard. Geici bir gerileyiti de: nk,
sonunda durdu istillar. Gerekten, Batl insanlar, yava yava
yeni asker tekniklere altlar; yerel savunma atolarn evresin
de rgtlendike, yama seferleri de hem daha rastlantl olu
yor, hem de umulan getirmiyordu. Ayn zamanda, isilclarn
kendi lkelerinde de derin deiiklikler olmutu: Macar gebe
ler, Macar ovalarnda yerleiyor, tarmc ve yerli oluyorlard;
skandinav lkelerinde, IX. yzyl sonunda Norvete Harald
Hrfagr zamannda, Danimarkada, X. yzyl boyunca Corm ile
Mavi Dili Harald zamanlarnda, monarinin otoritesi gleni
yordu. Bylece, tehlike azald, sonra da kayboldu. Frank lkele
rini, son kez olmak zere, 926 ylnda, bir Danimarka ordusu
ciddi olarak tehdit etti; 955 yhnda, Germen kralnn Lech ze
rindeki zaferi, Macar tehlikesine son veriyordu; 972 ylnda, Pro
vencetaki yuvalar ele geirildikten sonra, Mslmanlar Alpler-
den kovuldular. stillar devri kapanmt: Yalnz ngiltere, XI.
yzyln ortalarna dein, Norroislarm basksn ekecektir;
ancak kta Avrupas, artk yabanc aknlara uramyacakt bir
daha ve byk bir ayrcalkt onun iin bu.
196
Aslnda, IX. ve X. yzyllarn istilclar, yalnzca ykc
olmadi. Gerekten, yol at ilikilerle, Hristiyan topluluun
genilemesini hazrlad: Hristiyanln kimi elerini zmse
yen ynla Viking, onlar skandinavyaya tadlar ve orada
pagan inanlarla kart bunlar; kark iman dneminin arka
sndan da, -Danimarkada Harald, Norvete Olar gibi
hkmdarlarn destekledikleri Hristiyanl kesin olarak kabul
etme dnemi geldi. stillar, ticar al-verii de yreklendirdi;
korsanlkla bar ticaret arasndaki gei pek hissedilir deildi
ve Norman yamaclarn srekli kamplar, atmalara ara veri
len zamanlarda, fuar yerleriydi; Kuzey Denizinde ticar dolam,
ilk iddetli saldrlarla arlatysa da, yeni bir geliim iine gir
mekte gecikmedi. Son olarak, kimi blgeler, Vikinglerin srekli
yerlemesine tank oldu eitli biimler altnda: rlandada
limanlara, ve kylarla snrl olarak, balkla ve deniz tamac
lna egemenlik; Kuzey-Dou ngilterede tarmc halk kolonile
ri; Seinein az dolaylarnda, kendini yerli halka dayatan asker
bir aristokrasinindir bu biimler. Ve bu son Normandiya,
Batnn en salam eyaletlerinden biri olup kacaktr ok ge
meden; skandinav katksnn da bereketli bir kant.
Bylece, gvensizliin ve madd ykmlarn -bir anlna-
durdurduu Bat uygarlnn kalkn, bar gelir gelmez yolu
na koyuldu. Avrupa, birliini yeniden bulmad geri; ancak,
Karolenj mirasnn en yetkin blmn elinde tutuyordu ve
Charlemagnem hkmdarlna rastlyan ksa dnem boyunca
etkilmi tohumlar, Hristiyanln eitli blgelerinde birbiri-
den farkl da olsa- yemilerini verdiler.
III
VIII. - IX. YZYILLARDA BATI AVRUPA
VIII. - IX. yzyllarda Bat Avrupay, ngiltere, Fransa ve
Almanya olmak zere, ayr blgede incelemeli.
197
SAKSON NGLTERES
ngiltere, teki Bat lkelerinden ok daha uzun ve ok
daha fazla sertlikle yaad istillarn acsn: Vaktiyle bir klt
rn aydnlm tm Avrupaya sam olan manastrlarnn
hemen hepsi yaklp yklmt ve York, o Alcuinin kenti, 867
ylndan 954 ylna dein, skandinavyalI pagan kralln baken
ti oldu. Bununla beraber, Anglo-Sakson uygarl ayakta kald
ve gitgide kendini derleyip toparlad. Sna W e s s e x oldu:
Adadaki krallklar iinde en batl olanyd bu; hkmdar
B y k A l f r e d (871-899), skandinav istilclara kar
zafer kazanarak direndi ve yitirdii topraklarn bir blmn
geri almasn bildi; yeniden fethedilen btn topraklar otoritesi
altnda birleti ve onun zamanndan balyarak, Anglo-Sakson
lkeleri artk tek bir krallk haline geldiler. Alfred, ayn zaman
da kltr de canlandrmaya abalad ve Kara Avrupasmdan
rahipleri saraya ekti. Ancak, bilginin laik toplumda da yaylma
s gerektiine inand iin, yalnz Ltin edebiyatla Kilise edebi
yatnn rnesansn desteklemekle yetinmedi; klsik eserlerin
halkn konutuu dile evrilmesini de ynetti.
Anglo-Sakson nesri, bu evirilerle balar.
X. yzyln ilk yarsnda, Alfredin yerine geenler, Dani
markalIlara kar mcadeleyi srdrp, Kuzey-Dou ngiltereyi
btnlyle kurtarrlarken, Kilisenin kuramlarndaki yenile
meye sk skya bal olarak, kltr de gelimesini srdrd. Ne
var ki, eski eilimlerin tam tersine, adadaki uygarlk, artk Kara
Avrupasna balyd ve zellikle, iine Karolenjlerin su katlma
m geleneklerinin szd Germen kltr merkezlerinden gelen
katklarla canlanyordu. Manastrlarda reform, bu etkilerin dam
gasn tar. Keilikteki bu reform ise, dnsel ve sanatsal yaa
m yreklendirdi ve balca merkezi de Winchester Katedralinin
evresinde yerleti; yine Karolenj rneklerinden esinlenen min-
yatrclerin o parlak alma yeri bu katedral olmutur. Alcu
inin bulduu harf biiminin kullanl tm ngilterede yaygnla
rken, Ren blgesi mimarlnn geleneklerine gre de Kiliseler
yaplyordu. X. yzyln sonunda, skandinav tehlikesinden yaka-
198
sim syrmam olan Anglo-Sakson lkeleri, salamlklarm yeni
den kazandlar; krallk iktidar, fetih sresince glendi. Ne var
ki ngiltere, Hristiyan kltrn balca merkezlerinden biri
olmaktan kt; uygarlk, yeni parlaynn kaynam baka yer
den ald ve kalkp dorulma, kta Avrupasmdaki rnesasn yaln
bir yanks oldu.
49. - VIII. ve IX. yzyllarda Britanya adalan
199
BATI FRANCE
Verdun Antlamasnn snrlandrd biimiyle, Bat Fran-
cie krallnda siyasal iktidardaki zlme, son noktasna var
mt bu sralarda. Btn bir X. yzyl boyunca, -Loirela Seine
arasnda- Normanlara kar savunmay ynetmi olan marki,
G l R o b e r t in ocuklar arasnda tartlp duruldu. Bu
uzun ekime, egemenliin paralanm daha da hzlandrd.
Krallk, bamsz prensliklere blnmtr imdi: nce dklk
ler gelmektedir, Fransa, Burgonya, Akitanya, Normandiya; her
biri byk etnik guruplar karlamaktadr; bir blm pek eski
Barbar krallklarn uzantsdr, sonuncusu ise, son istillarla
ortaya kmtr. teki prenslikler de, kendilerini blgesel aris
tokrasiye kabul ettirmi olan kimi kontluklar evresinde olu
mutur. Bu siyasal guruplarn sahipleri, soylarndan geldikleri
Karolenj grevlileri gibi, krala baldrlar; ne var ki, bu vassallik
ba, gerekte hibir bamllk dourmamaktadr; atalarnn
krallktan -veklet yoluyla- aldklar kural koyma ve cezalan
drma yetkisi, miras yoluyla kendilerine geen bir iktidar olmu
tur ve bunu da hibir denetime tbi olmadan kullanmaktadrlar
imdi. Krallk iktidarnn zl, Gneyin yarsnda daha da
ileriye varmtr: Aslnda, kralln bu blmnde, Karolenjlerin
vassallik kurumlan pek yle salamca yerlememiti ve X. yzy
ln son yllarnda, kontlarn kendileri bile stnlklerini yitirirler
oralarda. zetle, krallk iktidar, pek kk paralara blnm
bulunmaktadr: F e o d a l diye adlandrlan sosyal dzenin siya
sal yapsdr bu gelen.
Kamu gc kavramnn tam bir kararmas da niteliklerin
den biridir bunun.
Gerekten, her otorite zellemitir: Otoriteyi miras yoluy
la eline geiren, malvarlnn bir paras olarak bakmaktadr
ona ve kendi yararna kullanmaktadr; zgr insanlarn en varlk-
llarm kendi davas iin savaa gtrmektedir; korumas karl
nda kyllerden ald vergiler, gelenekle hakl gsterilmekte
dir ve o yzden de detler diye adlandrlmaa balanmtr
200
bunlar; adaleti yerine getiriyor ve yaptrm uyguluyorsa, bata
-para cezalarnn el koymalarn salyaca- madd yararlar
umut ettii iindir. Bu anlay, Karolenj devletinin kuramlarn,
htt toplumun yapsn btnyle deitirdi. Krallk ordusu,
her atoya bal kk birliklere blnd. Eski kamu adl mec
lisleri, zel mahkemeler olup ktlar; kontluk durumalar, yerel
aristokrasinin yelerinin ziyaret ettii feodal mahkemelere
dnt; konttan, sonra da kraldan veklet alan ve daha aada
adalet datan meclisler, baml tm kyllerin, serfler kadar
zgr kyllerin de yarglandklar senyrlk mahkemeleri oldu
lar. ato sahipleriyle, ayrcalkl toprak sahiplerinin iktidar kar
snda, o Antik zgrlk ve klelik arasndaki ayrm silindi gide
rek; tersine, yoksullar ve zenginler arasndaki izgi derinleti:
Yoksullar, sahip olduklar topraklar kendileri ileyenlerdi; zen
ginler de, senyrlk topraklarnn, bir sava at beslemeye, silah
la donanmaya, bo vakitlerinde klla svari talimi yapmaya ola
nak salad kimselerdi ve savata etkili rol oynayabilecekler
yalnz onlard.
zetle, X. yzyln sonunda, Frank devrinin kamu kuramla
rnn son kalntlarnn kaybolduu sralarda, laik toplum, birbi
rinden pek farkl iki snfa blnr: Bir yanda k y l l e r var
dr ki, tam mlkiyet sahipleri, keseneki ya da serf olarak hepsi,
kendilerini korumasna alm senyrn adaletine, giderek sm
rsne tbidirler; te yandan da v a l y e l e r . Meslekten
sava olan bu kiiler, senyrn haracndan baktr; kullua
girme andn zgrce imitir ve fieflerinin sahibi olan senyre
kar -snrl ve onurlandrc- silahl hizmet ve danma hizme
ti ile ykmldr ve uygulamada her trl basknn dndadr.
Kumanda yetkilerinin yerel milis eflerince ele geirilmesi,
siyasal ve sosyal kuramlarn toprak ekonomisine baarl bir
uygulandr aslnda; bu ekonomide ulam ve balantlar g
tr ve gerek iktidar da byk toprak sahiplerinin ellerindedir.
Uzun bir zamandan beri hazrlanan, krallk iktidarnn Karolenj-
lerce -muhkem olmayan- ihyasnn bir anlna geciktirdii,
egemenlikteki bu blnme, istillar srasnda, dzeni ve bar
201
srdrebilecek tek rgtleni olarak ortaya kmt. Bu olaydan
hareketle, ona bir k etkeni olarak bakmakta acele etmeme
li. Tersine, feodal yap, istikrarl bir denge gerekletirir ve Bat
uygarlnn geliip serpilmesine en uygun zemini hazrlam
grnmektedir. Gerekten, X. yzyln sonunda, Fransada,
feodalitenin yerletii ayn anda, yeniliin ak iaretleri de ken
disini gstermektedir.
Neydi feodal toplumun vaadleri?
Bata, krallk makam, daha salam bir tabana oturuyor:
987 ylnda, Robertien ailesinden birinin, H u g u e s
C a p e t nin seilmesiyle, krallk, bir daha kmamacasma,
Fransann eski, Kuzey Galyamn da en zengin markiler ailesi
nin eline geer. Hkmdar, btn lkeye dalm haklarn ve
oraya buraya serpilmi, sistemli olarak smrlmesi g vvY/ala-
rn sahibi deildir artk; Paris ve Orleans dolaynda toplam,
birbirine sk skya bal topraklar ve gelirlerden oluan bir
ekirdee, tutarl bir mlke sahiptir. En salam feodal prenslik
ler kadar gven verici bir toprak tabana, Frank monarisinden
miras kalan iki temel daha eklenir: nce, hkmdarn kiiliini
mistik bir saygnlkla evreleyen ve Karolenj geleneine gre
ona ynla piskopos ve manastr ban seme hakkn veren kut
sallatrma ayini; sonra da, kralla en gl dk ve markiler ara
snda -hi olmazsa manev plnda- bir ilikiyi srdrme olana
n veren vassallik badr bunlar. Kralln btn senyrlkle-
riyle bu ba yoktur; nk, ballklar a, piramitsel niteliini
yitirmitir ve bir yn bamsz kk yandalara blnmtr.
te yandan, Charlemagne zamannda kendini haber veren
pek ar bir ktisad dirili aydnla kavuur. 950 yl dolaylarn
da, tarma toprak kazandrma etkinlii dallanr budaklanr: ift
srme tekniindeki kesin bir gelime sayesinde kyller, eski
dzlkleri terkederek, ormanlk araziye dalma cesaretini kendi
lerinde bulurlar ve kk guruplar halinde birleerek, yeni top
raklar kazanrlar ekine; gnlk geim iin retimin artmasn
hazrlayan, giderek gelecein nfus oalnn kaplarn aan
bu giriimler, bo alanlar azaltr ve bylece de insanlar arasm-
202
da temaslar kolaylatrrlar. Ticaret al-verii daha etkin hale
gelir; Paris havzasnn arabi, Atlantik kylarnn tuzu, Kuzey
lkelerinde satlrken, Mslman spanya ile de ticaret gelimek
tedir ve X. yzyln ikinci yarsnda, Kuzey Denizinden t Arap
lkelerine dein, tacirlerin gitgide canlanan yolculuklar gr
lr.
Kukusuz, bu yollar boyunca, Germanyanm ve talyann
dn ve sanat merkezlerine en yakn olan kralln Dou bl
mnde, istillara en az urad iin ustalara, bilginlere ve kitap
lara snak hizmeti grm olan eyaletlerdedir ki, Karolenjlerin
kltr miras yemilerini vermeye balar. Kimi Katedral okullar
etkinliklerine balarlar. Bununla beraber, piskoposluk, dnyev
ilere pek daldndan ve feodal entrikalara hayli kartndan,
genel olarak ak bir gerileyi iindedir; yle olunca da, en bere
ketli merkezler manastrlardr: Oralardadr ki diyalektik re
tim, kopyaclk, kitap sslemecilii gelimektedir; dinsel trenle
ri zenginletirme abalar mzikte ok sesliliin ilerlemesini des
teklerken, dinsel tiyatronun geliini de hazrlamaktadr; Ortaa
heykellerinin -bel ki- ilki de o manastrlardan birinde yaplr.
C 1u n v manastrnn zel bir nemi vardr ilerinde.
, Cluny manastn, 910 ylnda kuruldu. Benedikten kuralna
tbiydi. Tek bir bapapazn otoritesi altndayd. Keiler, uygu
lamada tm madd uralarn dnda tutulmulard; evrelerin
de kendilerine hizmet edenler, kesenekilerin ilettii toprakla
rn rnleriyle byk bir rahatlk iinde yayorlard; tm
zamanlarn Opus Deiye, dinsel trenlerin grkemli bir biim
de yaplmasna ayryorlard. Kurucusunun da istedii gibi,
manastr, din-d evrelerin her trl mdahalesine kar
korunmutu; dorudan doruya, her trl vergiden baklk
ayrcaln kazand iin, piskoposluk denetiminin de dnday
d.
Manastrn yaamndaki yetkinlik, nn hzla yayd, o
yzden de ynla sadaka topluyordu; yneticileri, olaanst
deerde insanlar olarak, baka din kuramlarm dzeltmeye a
rldlar, arkasndan da yeniletirilmi manastrlarn ynetimleri
ni ellerinde tuttular.
Tarikatn zellikle Auvergnee ve Akdeniz lkelerine do
ru olan yayl, belli bal ticaret yollarn da izledi.
203
50. - Cluny manastrnn kilisesi
Ticaret yollar, slm spanyasnn snrlarna varyordu ve
Hristiyanln snr eyaletlerine giren Asturien krallna, Kurtu-
ba halifelerinden kaan ynla Mazarab Hristiyan gelip sn
mt, beraberlerinde de yeni mimarlk tekniklerini ve Dou
sanatndan alnm eleri getirmilerdi; birok parlak manastr
larla kapl spanya snr blgesinin Arap bilimiyle de ilikisi var
d; btn bu eyaletler, Avrupa uygarlnn bereketli bir zengin
leni yeri de oldu. Bununla beraber, X. yzyln ikinci yarsnda,
en salam gelime, eski Karolenj mparatorluunun dou bl
mnde, Germanyada gerekleti.
GERMANYA VE KUTSAL MPARATORLUUN
BALANGILARI
Gerekten, istillarn acsn baka yerlerde olduundan
daha az eken bu blge, siyasal iktidarn zln o kadar
tanmamt; ama, buna karn, eski etnik topluluklarn, Sakson,
Baveryal, Suab, Frankonien, Lorraine, Burguignonne ve Lom-
bard topluluklarnn yeniden su yzne kna tank olmutu;
204
bu topluluklarn gelenekleri de Frank iktidarnn gerekletirdi
i birlik iinde -bir an iin- birbirine karm ve ulusal dka-
lklarn ereveleri olmulard. Bu blge, Karolenjlerin en kr
pe kurulularn, Antik kltrn en dayankl kalntlarn toplu
yordu. Son olarak da, Bizans etkilerine daha akt. Yamac
akmlarm sona erii, orada hemen sonucunu verdi: mparatorluk
iktidar yeniden canlanrken, Kilise evresinde dn ve sanat
yaam da ieklendi.
VIII. yzyln balarnda, devlet, nasl Frank eyaletleri iin
de en yaban olanna dayanarak canlanmsa, Avrupann dou
sunda siyasal glerin yeniden derlenip toparlan da Sakson
yada oldu nce. Hristiyanla en son kazanlm bir blgeydi
bu; Germen rfleri en canl biimleriyle sryorlard; asker
rgtleni, kabark bir zgr mlkiyet sahipleri snfna dayan
yordu; son olarak da, Saksonyann dk Henri, 919 ylnda,
Germanyanm kral oldu. Aslna baklrsa, Henri, iktidarna pek
ilkel olarak bakt ve kendi eyaletinin savunmasn salamay
dnd bata. Ama olu B y k Ot t o n (936-973), Karo
lenj gelenei ile sk skya ballk kurarak, krallk iktidarnn
stnln yerletirmeye alt. nce, Aix-la-Chapellede ta
giydi ve alnna kutsal ya srdrd. Arkasndan, dkalklar
ortadan kaldrmadan, sahiplerinin bamszlklarn gitgide azalt
t; dkalklarn iinde hkmdarn haklarn onlara kabul ettirir
ken, kontlar da dorudan doruya kendisine balad. Son ola
rak, ilk Karolenjlerin balattklar bir yntemi sistemli bir biim
de kullanarak, kendisinin setii ve kontluk grevleriyle donatt
piskoposlar, iktidarnn en gven verici yardmclar yapmak
istedi. Bylece, tehlikeli vassallik durumunu ktye kullanma
yoluna gitmeden, yerel glerin ayrcalklarn snrlandrmay ve
hkmdarn, tm Almanya zerinde barn ve adaletin tek savu
nucusu olarak hkmdarn gerek stnln srdrmeyi
baard. Bu bakmdan, zel senyrler, Fransada olduu gibi
kraln ayrcalklarn kendilerine mal edemediler; Germen lke
lerinde bir ordu, bir kamu adaleti varlm srdrd, bunun
sonucu olarak da eski zgrlk kavram canl kald.
Byk Ottonun, Slavlar ve Macarlar stndeki baarlar,
205
saygnln daha da ykseltti. Karolenjlerin eserini izledi. Hris
tiyanln kuzeye ve gneye doru yayln destekledi; Ham
burg, kendi iktidarna tbi, gen skandinav kiliselerinin baken
ti oldu; 962 ylnda, Magdeburgta, Slav paganizmine ynelik
yeni bir misyonerlik arveklii kuruldu, 972 ylnda da Pragda
bir piskoposluk. Bunlar olurken, Almanya kralnn etkisi, Ger-
manyaya komu Hristiyan lkelere de yaylyordu: Fransada
Karolenjlerle . Robertienler arasndaki ekimelerde hakemlik
yapyor, 940 ylnda Lotharingieyi otoritesi altna alrken, 942
ylnda da Burgonya kralnn balln elde ediyordu. Son ola
rak, 951de, arkasndan da 961de, kendini talya kral olarak
tantt ve Papa XII. Johannes, imparator unvann verdi ona.
Bylece, IX. yzyln ortalarndan bu yana ilk kez, imparator,
Batnn, hristiyan dnyann ynetimini stlenecek yetenekte,
en gl hkmdar oluyordu. Germanyada piskoposlua verdi
i nemli siyasal roln de etkisiyle, Papalk kurumunu artmak
ve Roma aristokrasisinin tiksinti verici entrikalarndan kurtar
mak iin, Papa Johannesi makamndan indirtti ve yerine bir
bakasn kartt. Byk Otton, gerekten yeni bir Charlemag
ned ve imparatorluk tacnn Germanya kralna verilii, Roma
mparatorluunun gerekten ihyas anlamna geliyordu.
Srekli bir yeniletirme oldu bu; nk Otton, mparatorlu
un saygnln kendi ailesine de kazandrmt: Kars da kendi
siyle beraber ta giydi ve olu II. Otton, 967 ylnda, daha tahta
kmadan imparator olarak ta giydi. Tahtn miras yoluyla gei
i bylece salama alnnca, imparatorluk kavram yeni bir muh
kemlik kazand; ayn zamanda, Bizansn etkisi altnda deiiyor
ve kendini dayatyordu. Roma Kilisesinden olduu kadar, II.
Ottonun ei Yunan prensesi Teofanodan da geliyordu bu etki
ler. Sakson hanedannn nc imparatoru olan III. Otton
(983-1002), bakentini Romaya tad; Papalk makam ile
yakn bir iliki iinde, imparatorluk grevini Konstantinin yapt
gibi, Ltin Hristiyanl aralarnda blm eitli siyasal
kurulularn stnde manev, evrensel ve bar nitelikte bir
grev yapmak istedi. Dindar Louisnin evresindeki en kltrl
rahiplerin kuramlarn genileterek kabul etmekti bu aslnda;
206
51. - I. Otton
ve, ulusal zerkliklere verilen bu dn, Hristiyanl yeni kabul
etmi olan halklarn da Hristiyan dnyayla btnlemesini des
tekledi: Polonya dk Miesko ile Macar kral Istvan, imparato
run bala olan Papay, kendilerinin yce hkmran olarak
tandlar.
mparatorluun yeniden kurulmas ile, manev yaamda,
dn ve sanat etkinliklerinde de pek byk gelimeler balad.
Karolenj rnesansmn dorudan uzants olan bu gelimeleri,
btnyle Kilise ereveledi ve ynlendirdi; dinsel kurumlarda,
bu arada keilik anlaynda da deiiklikler oldu ve krallarca
207
desteklendi: nk, bu kurumlar, mparatorlukta, Charlemag-
ne zamannda olduu gibi, siyasal gcn balca dayanaklaryd
lar.
Bu dnsel gelimeleri Byk Otton da benimseyip payla
t.
Charlemagnen yapt gibi -ve ayn gerekelerle- saray
da bir okul at ve bilginleri toplad sarayna; zellikle talyanla
r, nk Roma retoriinin en duru geleneklerinin srd
Lombardiya retim merkezlerinde yetimilerdi bunlar. Ne
var ki, yenilemi tm mparatorlukta, edeb ve sanatsal yaam,
VIII. yzyln sonlarnda balam olann aynsyd ve bylece,
ayn anlayla hareket ettii iin, gelimesi de ayn amalara
ynelik oldu; istillar, bir an iin de olsa, yryn yavalatt
bunun, ancak ne yolundan saptrd, ne de kopukluk getirdi.
Kltrn ana merkezleri srekli unlar oldu: Kuzeyle olan tica
retin canlandrd Meuse vadisi; tam bir gelime iine girmi
Venedik araclyla gitgide daha fazla Bizansa alan Po ova
s; bir de, Karolenj iktidarnn ilk zamanlarnda kurulmu olan
byk Benedikten manastrlar: Saksonyada Korvey, Suabda
Reichenau ve Saint-Gall.
IX. yzyln balarnda olduu gibi, yazarlarn ar basan
etkinlikleri, gramer, yllk yazarl ve tarih eserleri oldu. Witu-
kindin Saksonlarn Tarihi o yllarda yazld. iir ve mzikteki
aramlar, dinsel trenlerdeki usul ve sralarda da gelimelere
yol at. Kami zgn temalar esini yenilese de, bunlarn ou,
klsik eserlerin birer kopyasdrlar yine de. Bunun gibi, kubbe
siz byk bazilikalar kurmak iin, ustalar, Dindar Louis zama
nnda ykseltmi dev yaplara bavurmaktadrlar. Son olarak,
Karolej teknik ve motifleri, kk sanatlarda da kendini srdr
mektedir. Otton Rnesans, dorudan doruya Alcuinin,
mimar Metzli Eudesin ve minyatrc Utrechtli Psautiernin
aratrmalarnn bir uzantsdr aslnda.
Zaten, X. yzyln sonunda, Batda uygarln ehresinde
zellikle arpc olan, Karolenj damgasnn derinliidir. Snrla
r, -vassallik, kutsal krallk, imparatorluk olmak zere- siyasal
dayanaklar, -toprak senyrl ve para sistemi olmak zere -
ktisad kurumlan, dinsel organlar, dncesi ve sanat ile, tm
Avrupa, 800 ylnn erevesini izdii, aa-yukar bir yarm
yzyl gibi pek ksa sren bir sessizlik ve birlik annda kesin bii -
208
52. - Kutsal mparatorluun nl altndan tac
mini ald. Bu salam temele dayanan Ltin Hristiyanl, artk
istillardan korunmu, al-verite kesin uyan ve nfustaki
oalla yeniden canlanm bir halde, bin ylndan balyarak,
tam bir gelime iine girecektir.
209
BLM VI
YAKIN-DOU VE ASYADAK GELMELER
(IX. - X. YZYILLAR)
IX. yzylla XI. yzyln balan arasnda, slm dnyas,
gemi iki yzyln kendisine hazrlad byk bir madd ve
manev gelimeye tank olur; ne var ki, nemli siyasal, sosyal ve
dinsel bulanmlar da iinde tar bu dnem. Bizans mparatorlu
u da kalknp dorulur bu arada; onun da ciddi sosyal glkle
ri vardr. Bylece, Yakndouda iki imparatorluk birbirini den
geler ve kukusuz her ikisi de, ayn yap ve uygarlk btnlne
katlr. Ne denli ztlasalar, birbirinden ne denli nefret etseler,
bir arada yaamann iklimi vardr ve ayn topraklardr boy l
tkleri topraklar da.
VII. - XII. yzyllar ise, Asya uygarlklarnn gerekten
dorua ulatklar bir devirdir.
I
SLM DNYASINDA LERLEME
VE BUNALIMLAR
IX. yzylla XI. yzyl balan arasnda, Ebrodan Urallara
feodal Avrupann bir tablosunu izmek ne denli gse, Atlas
Okyanusundan ndusa kadar uzanan Mslman toplumun tab
losunu izmek de o denli gtr. Aada, kimi ortak izgilere
ve ztlklara deineceiz.
Bu arada, topluma zg baz nemli olaylara da.
KTSAD VE SOSYAL GRN
slm dnyas ile Bizans toplumu, o yzyllarda, teknik
211
bakmdan, aa yukar ilka dzeyindedirler; retim ve dei
-tokuun temel kurallarn deitiren hemen hibir bulu olma
mtr. Ancak, ayn dnemde Batda, -daha az lde olmak
zere d e - lkada olann zddna, t i c a r e t ve k e n t y a a
ra inin sekin bir yeri vardr; bununla beraber, baskn olan
onlar deildir: nsanlarn ou kentlerin dnda yaamaktadr
ve tarmla hayvanclk da toplumun ve devletin temel kaynaklar
arasndadr, ticaretin etkileri snrldr. yle de olsa, ticaret ze
rinde durmaldr nce; nk, o alandaki byk ilerlemelerdir
ki, ekonominin teki kesimlerindeki kkl deiiklikleri belirle
di.
Mslman ticareti ile Bizans ticareti iiedir: Bizansnki
tekinin uzantsdr; ancak Mslman ticareti, ok d a h a
g e n i bi r u f k a aldndan, Asyayla olan btn temel
alverileri srekli denetliyebilmektedir. Irak da, kavak nokta
sdr bunda. Iran krfezi, Kzl Denizden ok daha fazla, Hint
Okyanusu ile Akdeniz lkeleri arasnda ana gidi-geli yolu ola
rak kalmaktadr. Mslman tacirlerin Bat Hint kylarnda kolo
nileri vardr; Seylanda in tacirleriyle karlamaktadrlar. T
ine kadar erimitir bu yolculuklar; Kanton yaknlarnda,
Kan-Fuda, yar-bamsz bir Mslman kolonisi bulunmakta
dr. Yemen dorultusunda bile, Kzd Denizden -Mekkenin
liman- Ciddeye, Afrikann batsndan Madagaskara dein,
ranllar, X. yzyldan nce, Msrllar hayli geride brakmlar
d. Iraktan bahyan karayollarnn bir ucu Orta Asyaya, ine
ulamakta, bir ucu da Suriyeye, Msra ya da Bizans mparator
luuna erimektedir. Mslman tacirlerin Volga lkelerine,
Baltk denizine, htt daha kuzey-batya ulatklarm kimi bulgu
lar gsteriyor bize. Bat Mslman lkelerinde de byk i
deimeler vardr: Giritle Sicilyanm fethi, Gney talyada
Barinin yan sra, Sardunyada, Korsikada, Baleard adalarnda
kimi nemli noktalarn ele geirilmesi, Akdeniz ticaretini canla-
dryor; Mslmanlara Bat denizlerinin egemenliini salarken,
Msrdan Magribe dein rahata yolculua kmann olanaklar
n veriyordu.
212
I
X
.

y

z
y

l
d
a

U
z
a
k
d
o

u

i
l
e

d
e
n
i
z

i
l
i

k
i
l
e
r
i
slm karsnda Bizansn durumu ise gerekten zayftr:
Bizans, Ege denizine ve Adriyatike tklmtr; oralarda Girit,
Suriye ve Dalmaya korsanlaryla tehdit edilip durmaktadr.
Sava ve ticaret donanmas, eitli nedenlerle zayflamtr; ger
i, IX. yzyln sonlarndan balyarak yeniden kurulmaya al
lacaktr bu, ne var ki eski stnln elde edemeyecektir.
Hristiyan ticareti, Venediklilerle Amalfililerin eline geme
yolundadr; Amalfililer, Mslmanlarla yakn ilikiler kurmular
dr. spanya Yahudileri, karadan ve denizden t Uzakdouya
dein gidip gelmekte, ticaretin Bat yararna dnmesinin yolla
rn amaya almaktadrlar; Hristiyanlar da ok gemeden
yararlanacaklardr bundan.
Bu geni corafyada ticaret, bata ok gerekli hammadde
ve varlkl zmrelere ayrlan lks eya zerinedir. Mslman
dnya, Uzakdoudan baharat, Hintle Afrikadan deerli talar
ve fildii, Sudandan altm, inden ipek, Endonezyadan deerli
aalar, Kk Asya ve Avrupadan kereste, Rusyadan deri,
krk, balla balmumu ve son olarak da kle satn almaktadr:
Dalmaya ve Orta Avrupa Slavlar, Trkler, Sudann siyahileri
dir bu kleler. Mslman lkelerin iinde Hazarn ipeklileri,
Arabistann pamuk ve gnl, Ummanm inci ve sngerleri,
hemen tm madenler el deitirmektedir. D lkelere ise,
slm teknik ve sanatnn stnln dile getiren mamul eya
satlmaktadr: Dokuma ve maden rnler de banda gelmekte
dir bunlarn. Kleler bir yana braklrsa, daha az eitli olmak
zere, Bizansn da alp satt bunlardr. Douya sattndan
ok oradan alan Bizansta, ticaret dengesi, AvrupalIlarn ondan
satn aldklaryla salanmaktadr; Avrupann elindeki olanaklar
ise, Dou ve Batdaki Mslmanlara sattklarndan olumakta
dr. Ama, hereye karn, Bizans, daha ok tketici ya da arac
bir rol oynamakta ve ticaretin genel durumunda ok az eyi
deitirebilmektedir.
T a c i r i n s e r ma y e s i , eitli kaynaklardan geliyordu:
Memurlar, varlkl tabakalar, toprak sahipleri, zellikle de aske
r aristokrasi idi bunlar. Dahas, devlet sermayesi de ticarete
katlyordu. Byk tacirler, polie ve ekle demelerini yapyor -
214
54. - Irakta kle tacirleri
lard. eriat, tefecilii her yerde yasaklamt geri; ama, her yer
de de, ya aka yaplyordu bu ya da onun yerine baka kurnaz
lklara bavuruluyordu. Elden deitirmeler, sarraflarn iiydi.
Hristiyan, Yahudi ve gitgide oalan Mslman tacir dirsek dir-
seeydi. Ticaret ilikilerinde dinin yeri yoktu. Ancak, Mslman
olsun Hristiyan olsun, bir tacir, dadan slm lkelerine girer
ken gmrk derdi. Gmrn miktar, Mslman iin % 10,
Mslman olmayanlar iin % 20 idi. Gmrklere, devlet ve
yerel otoritelerin aldklar baka vergiler de eklenirdi. Devletin
de ticaret yapt olurdu: Ktlk zamanlarnda geimi salamak
iin bavurulurdu buna; normal zamanlarda ise, rnein saf
altn sat gibi, devletin tekel kurduu alanlar vard. zellikle
Msrda hayli boldu bu tekeller. unu da belirtmeli ki, daha
edilgen ve alan olarak daha snrl olan Bizans ticaretinde, Ms
lman dnyadaki sermaye rgtleri olmad gibi, mal esneklik
de yoktu. Ticarette, Mslman lkelerde uygulanan bu rf ve
yntemler, daha sonra tm Hristiyan Akdenize yaylacaktr.
215
Bizansta olsun, Mslman dnyada olsun, sanayi, zanaat
trnde de olsa, byk lde alan vardr. Bunun gibi,
Bizansta da Mslman dnyada da, dorudan doruya devlete
kullanlan mesleklerle, zel meslekleri birbirinden ayrmak gere
kir. Birinci kategoride, para basm ve silh yapmndan baka,
saray ve diplomasinin lks gereksinmesi iin alan dokuma
atlyeleri ar basyordu; kt da devlet iletmeciliine giriyor
du. Bunlarn dnda, sanayinin ounluu zeldi. Hemen btn
Antik ve Ortaa toplumlarnda olduu gibi, meslekler k o r p o -
r a s y o n rgtlenii iindeydi. Bu korporasyonlarn nitelii ne
olursa olsun, ktisad amalar aynyd: Tekel salamak ve yar
may nlemek! Uzmanlklar hayli ileriye gitmi kent meslekleri
nin ounun, kendine zg soka ya da mahallesi vardr; daha
sonra Batda da yle olacaktr. raklar, geici emekiler ve
cretliler, kleler ustalara balanmlardr. Bu kleler, sahipleri
nin sorumluu altnda, krdan bir blmn de ona vermek
kouluyla, kendi hesaplarna kimi mesleklerde alabilmektedir
ler. Ayrca kle emei, genel olarak ev hizmetlerine ayrlmtr
ve kentsel mesleklerde grlmektedir; ok nadir istisnalar dn
da, tarm almalarna katlmamaktadr. Ama, nerede olursa
olsun, gndeliki kleden daha ok tutulmaktadr. Kent halk
arasnda, bunun dnda, aralarnda gz boyayclarn, arlatanla
rn, kurnazlarn ve hrszlarn kaynat, varn younu yitirmi
ok sayda plebler vardr. Btn bunlar, eski Romada olduu
gibi, zenginlerin artklaryla yaamaktadrlar.
M s l ma n k e n t i , aslnda Dou eyaletlerinde, hibir
zaman birrnek olmam olan Grek-Roma kentlerinin plann
dan ayryd. Bu kentte, kentilik yetersiz grnebilir bize; ama
yine de, am ve Badatta olduu gibi bir ok kentlerde, su
gereksinimi iin yetkin bir sistem gelitirilmitir; says gitgide
artan hamamlar, Mslman kentlerin ayr bir zelliidir.
Bizansn ilk yzyllarnda, kentlerde, halkn aralarnda paylal
d demes, artk karklklarda byk rol oynamamaktadr; bu
karklklar, Konstantinopolis halkn zaman zaman sarssa da
byledir. Mslman kentlerinde ise, -belki d e - bunlarn deva
m olan, ama her halde onlara pek benzeyen rgtlenmeler
gryoruz. rnein Suriyede, X. yzyldan balyarak, kent
216
milisleri (ahdth) rgtleniyorlar. Kelime olarak gen adam
lar anlamna gelen bu insanlar, resm olarak, kamu dzenini
salama ile gevlendirilmilerdir; ne var ki, karklk hallerin
de, bakaldrarak hemehrilerinin honutsuzluunu da pekla
dile getirebilmektedirler. te yandan, ran kentlerinde ve Ba
datta, ftvve diye adlandrlan ve yeleri yine genlerden (fit-
yan) oluan daha karmak rgtler vardr; bu genler, aile ve
kabilenin dnda, ortak bir yaam srdrme ve karlkl yar
dmlamalar iin bir araya gelmektedirler. Onlarn yan sra,
byk kentlerde, serseri ve yankesicilerden oluan dayanksz
sefiller kalabalnn (ayyarn) arlm gryoruz. Bunlar,
zaman zaman bakaldrr, zengin mahallelere baskn yapar ve
kendilerine belediye zabtasnda yer verilmesini isterlerdi. X.
yzylda, fityan ve ayyarn, bir arada rgtleneceklerdir. X. ve
XI. yzyllarda, fityanm gerekten gl olduu ve bakanlar-
mn bir belediye bakan kadar iktidar kazandna tank olaca
z.
Mslman lkelerde t a r m y a a m n a gelince... Kent
le krsal kesim arasnda meta dolam yoktur. Tacirler, kentten
kente sat yapmaktadr; ettikleri kr da, bir yerde, zengin zm
relerin kyllerin emeinden elde ettikleri gelirlerle denmekte
dir; ne var ki, krsal kesim kentten hibir ey almamaktadr:
Mesken, besin ve aletler olabildiince yalndr ve yerinde retil
mitir. Tarm tekniinde kkl hibir deiiklik olmamtr.
Bununla beraber, Mslmanlar, kimi bitki ve teknikleri, onu
vaktiyle tanmayan lkelere gtrmlerdir: eker kam,
pamuk, dut, ipek bcei Batya kadar yaylacaktr. Kentlerde
nfus arttka, yiyecek gereksinmesi de artmaktadr: Buday
tayan kafileler, Badad beslemek iin Dicleyi inmektedir.
Ama bunlarn hi birinin, kyllerin yaamna getirdikleri bir
deiiklik yoktur.
Tarm yaamnda, s uyun pek nemli bir yer vardr; yle
olduu iin de, kanal yapm, ya da suyu kuyulardan ve rmaklar
dan ekip ykseklere tayan -bostan dolab gibi- temel al
malar, idare stlenmitir. Vergi bierken de, topran sulanma
biimi gznnde tutulmaktadr.
Gebelerin hemen tek kayna hayvan yetitirmektir.
217
55. - Arap dnyasnda bugn de kullanlan sulama teknii
Ekonomideki gelime, kylln yaamn ne ynde etkile
mitir? Kabaca sylemek gerekirse, b y k m l k i y e t e
d o r u g i d i , kylleri daha da baml klm, sefaletlerini
artrmtr. Bata gelen sorumlular da, byk tacirlerin yan
sra, gitgide ordudur. Toprakta byk mlkiyet, daha nce de
vard geri; ancak ap dard. Abbasilerin ilk yzylnda, kk
kyl mlkiyeti varln srdrmt. Ancak, sonralar ticaret
ten gelen byk servetler, gitgide artan lde topraa da yatrl
d ve b y k m a 1i k n e 1er dodu. klim yznden ya da
baka bir nedenle borlanan kyller, komusu byk toprak
sahibinden bor alyordu; deyemeyince de, topran ona bra
218
kyor ve kiracs oluyordu. Hukuk, iinde demirba insanlarn
bulunduu yurtluu tanmyordu; ancak alma, borcunu deye
mez duruma den kyl iin borcunu demenin de tek aracy
d. Katnda, izleniyordu; o kadar ki, Hazine, Bizans mpara
torluunda olduu gibi, bir kyn tm halkn vergiden zincirle
me sorumlu tutuyordu.
Aa-Irak, genellemeye kam olmadan syleyelim, bize
eski Romay hatrlatan olaylara sahne oldu: Dicle ile Fratn
denize dkldkleri blgede, Badatn byk tacirlerinin, hay
li kr getiren eker kam iletmeleri vard. El emei iin ky
ller yetersiz kaldndan, Zenci l er diye adlandrlan siyahi
kleler kullanyorlard; bunlar da, ticaret ilikilerinin bulundu
u Dou Afrika kylarndan kolaylkla satn alabiliyorlard. Bu
insanlarn sefaleti, o zamann kentli yazarlarnn da syledikleri
gibi, ayyka kmt. Bu tarm iletmelerinin sahipleri, onlarn
srtndan, yredeki kyllerle rekabet ediyorlard; durumlar
bylece daha arlaan bu kyller de, klelerle belli bir snf
dayanmas iine girmilerdi doal olarak. IX. yzyln ikinci
yarsnda, bu Zenciler, dayanamayp bakaldrdlar sonunda;
ou kyller de katldlar bu korkun ayaklanmaya. Ne var ki,
Spartaksn kleleri gibi, vahice ezildiler hepsi.
Ancak, bakaldr ylesi tohumlar ekmiti ki, daha sonra
ki hareketlerde etkisini gsterip duracaktr hep.
Krsal kesimde sefalet, kentlerin nfusunu daha da oalt
t; zellikle sava ve karklk zamanlarnda, b sefil kitleler,
kentlerin kenar mahallelerine akyorlard. Bu sefalet, kimi kent
lere kadar taan haydutluu da kanlmaz hale getirmiti.
Or d u da, tarmdaki bu dknl hzlandrmt. yle
ki: lk fetih yllarnda, ordu, ganimetle geinen Araplardan olu
uyordu. Abbasi devriminden sonra, Araplar geri hizmetlere
alndlar; ordunun ekirdei Horasanl, meslekten gelme paral
askerlerdi artk. Onlar her zaman iktidara saygl tutmann g
l bir yana, sava tekniinde de deiiklikler olmutu; ar
svari birlikleri gitgide nem kazanmlard. Askerliin bu tr
ise, uzun bir talim istiyordu; ayrca, varlksz kiiler, kendilerine
yeterli at ve silh salyamyacaklar iin, onlarn orduya girmele
219
rini de engelliyordu bu yeni teknikler. IX. yzyln ikinci eyre
inde bir adm daha atld: Kuzeydeki lkelerle ticaret geliince,
oralardan, zellikle de Trklerden gen kleler satm alnmaya
baland. Bunlar, halifelerin klalarnda, grevlilerce Msl
man askerler olarak eitiliyordu. Bu askerler, subay rtbesine
eritikten sonra, zgr insanlarn ounluunun srd
yaamdan ok daha farkl bir madd yaam iine giriyorlard.
Bununla beraber, eskisinden ok daha pahalya mal oluyor
du bu yeni ordu. ktidar orduya dayanyordu, onun ball hali
fe iin yaamsald. Hzinenin ise, bu askerlerin cretini deyebi
lecek kadar dzenli ve bol geliri yoktu. Askerler, bir tarihten
sonra, toprakla beraber dzenli gelir kaynaklar istemeye bala
dlar. O zamana dein, hkmdarn koruduu kiilere -ayrm
gzetmeden yaplan- i k t a datm, gitgide yalnz askerlere
ayrlr oldu. Bu da yetmedi; nk, devletin elindeki kullanlr
topraklar bir yerde snrlyd ve eskiden datlm olanlarn
miraslarn yerlerinden etmek de olanakszd. X. yzyl bala
rndan balyarak, askerlere, yine ikta ad altnda, zel mlkle
rin vergisi brakld ve bunlar toplama hakk da onlara verildi.
Her yerde byle olmam da olsa, en azndan Mezopotamya ve
Bat randaki uygulama byleydi.
Devlet ve kyller iin bir felket oldu bu.
Devlet, hukuksal bakmdan olmasa da, uygulamada, toprak
lar ve gelirler zerindeki denetimini yitirdi. Kyllerin yeni
sahipleri tarm iletmeciliinden hi anlamadklarndan, tek iste
dikleri zenginlemekti; bir mlkn yoksullamasnn da nemi
yoktu, nk bir yenisini isteyebiliyorlard. Ayrca, alacaklarm
almak iin zora da bavurabiliyorlard; kk ve orta mlk
sahiplerini kendilerine snmaya ve topraklarn kendilerine dev
retmeye zorlayabiliyorlard. Sonu u oldu: Byk tacir mlkiye
ti varln srdrmekle beraber, onun yannda, byk bir
a s k e r a r i s t o k r a s i s i domaya balad. Bu askerler, gide
rek ynetime de karacaklar ve komutanlar -kendi bana buy
ruk- byk bir senyr olup kacaklardr. Gelimeyi nlemek
isteyenler olmad deil, oldu; ne var ki, bakaldrlarla karlat
giriimleri. Bir yerde, imparatorluun birlii tehlikeye girmiti;
220
56. - Bir ky ziyaret eden saygn kiiler
askerlerin tutkularna, eyaletlerin ayrlk eilimleri de gelip
eklendi.
Tacir ve asker mlkiyetinin yan sra ve onunla ilikili ola
rak, bir baka mlkiyet biimi daha gelimeye balad ki, ileriki
yzyllarda byk bir rol oynayacaktr: V a k f 1a r dr sz
konusu olan. Bakalarna devredilemeyen mallard bunlar.
ou kez ba, -cami gibi- dinsel bir eseri destekliyor, ya da
-hamam, hastahane, kervansaray gibi- bakm devlete ng
rlmemi, kamu yarar tayan bir kurumun yakarma yaplyor
du. Vakfn ynetimi bir aileye braklmsa, o aile de yararlan
221
yordu gelirlerinden. Bakalarna kiralanma olana tannm da
olsa, vakflar, ynetimlerinde belli bir katl da tayorlard. O
yzden de, ktisad gelimeye ayak uydurmakta glk ekecek
lerdir.
SLMIN SYASAL PARALANII
slm lkelerinde, sosyal gerilimler dinde s a p k n l k l a
ra da yol ayorlard. Mslman kisvesi altnda ortaya kan bu
sapknlklar, aslnda ok daha eski retilerin gn na ky
d. Mezhepler arasnda kopu geniliyor ve gitgide derinleiyor
du. Haricilik, Berberistanda toplamt; oradan, X. yzyln
ortalarnda, Fatimlere kar korkun bir harekete esin kayna
olacaklardr.
Douda, honutsuzluklar bir noktada toplayan i l i kt i .
Ne var ki, o da blnmt kendi iinde. Grnte, mamn
kiilii stneydi uyumazlk. ilere gre, mamlk, gerekten
Alinin soyundan gelenlerin hakkdr; ancak, ok gemeden soy
zinciri tartma alanna kar. Ayrca, Ali soyundan gelenlerin
kiminin yetersizlii, gr ayrlklar, u dnceye de yol aar:
Miraslk zinciri kopmutur; sonuncu imam -nasl olmusa! -
lmeden kaybolmutur; daha sonra, Mehd olarak gelecek,
insanlk sona ermeden adaleti kuracaktr. Aslmda, Kutsal Kitap
taki mesih inancnn bir yanksdr bu. Mehd gelinceye kadar
da, topluluu, Ulemann rzasyla, mminlerin imanm koruma
ya yetenekli vekiller ynetecektir.
i mezheplerin ortak izgileri bu olmakla beraber, arala
rnda gr ayrlklar vardr: Kimine gre, meru imamlar,
-740 ylnda len- beinci imam Zaitle bitmektedir. mam-
ler iin, liste, IX. yzyln sonlarnda kaybolan on ikinci imam
Muhammetle tamamlanmaktadr. smai l l er i n grleri
bambakadr: nce imamlar, yedinci imamla-Imamilerin yedin
ci sraya koyduklar Musa Kzm kardei olan- smail ile bit
mektedir. Ama asl nemlisi, smaillerin grleridir ki, slm
lkla yzeysel bir ilikisi olup, aslmda daha ok slmn dou
arefesinde Yakndouda pek yaygn olan Yeni Platoncu ve
222
gnostik dncelerden hareket etmektedir. smaillie gre, kut
sal metinlerin yorumu temsilidir, yle olduu iin de btn din
ler birbirinin ayn olarak grlebilir. Tanrdan insana yayl
yedi aamada olmutur: lk aama Tanrdr; kincisi Evrensel
Akldr ki, birbirini izleyen yedi peygamberde somutlamtr
ve Muhammet bunlardan altncsdr, smailin olu olan yedin
ci de 870 ylma doru kaybolmutur; her peygamber arasnda
yedi imam vardr: Muhammetin imam olan Ali ilk imamdr;
Fatimiler de yedinci peygamberin imamlardr. Hepsi tanrsal
esini dorudan doruya alrlar, yle olduu iin de yanlmaz
insanlardr hepsi de; ruhlara egemen olduklar kadar insanlarn
da hkmdardrlar. Hem sonra Selmet, Cennet, Cehennem
gibi dncelerin smaililer iin pek az anlam vardr; ruh g
ne inanmaktadrlar nk.
Grld gibi, smaililer, slmm pek uzandadrlar.
Yanlalarndan ok az kimse de anlasa, altnda sosyal kayg
lar yatyordu bu dncelerin.
Sosyal istemlerle din, K a r ma t l e r hareketinde ok
daha sk skya balyd birbirine. Hareket Arabistan, Suri
yeyi, Mezopotamyay, ran, htt Hindi sarst ve korkutucu
anlar brakt arkaya. yle de olsa, hemen her yerde ezildi, ya
da -tehlikeli olmayacak kadar- dar evrelerin iine hapsedildi.
Ne var ki, 900 yl dolaylarnda, btn Irak, kyl kitlelerin ve
Zenciler hareketinden arta kalanlarn bakaldrsyla alevler iin
de kald. Abbas hanedannn ykl ve Badatn d, uzun
ama zor ve kanl bir mcadele ile nlenebildi; bununla beraber,
lkenin bataklk ya da l kesimlerinde bakaldr ve propagan
da ocaklar sndrlemedi; egemen snflarn kayglar dindirile-
medii gibi, ran krfezinde, Bahreynde bir Karmatler devleti
nin kurulmasnn da nne geilemedi. Ortakla dayanan,
kleci de olsa alabildiine anti-aristokratik olan bu sert ilkeli
Cumhuriyet, evreye dehet sald; o kadar ki, bir gn Mekke
den -btn haclar iin kutsal olan- Kara Ta da kardlar;
deniz ve kara ticaretini de ar lde tehdit ettiler. Mcadele,
Abbas devletini eritip tketmiti ve iflah olmaz biimde askerle
rin eline drmt; artk, kurtaramazd yakasn onlardan.
223
Karmatilerin bakaldrsnn baarszla uramasndan birka
yl sonra da smaillik yeniden ortaya kt: Daha siyasal bir
biimdeydi bu kez ve Ali ile Fatmadan geldikleri varsaylan
Fatmlerin iktidar isteklerini destekliyordu. Darbe, bu kez baa
rya ulat.
Ne oldu ortaya kan tablo? slmn siyasal paralan!
Aslnda bu karklklar desteklemeseydi de, yalnz bana
mesafe, o usuz bucaksz mesafeler, imparatorluu tek ynetim
altnda tutmay olanaksz klyordu. Bask, zerklik isteklerini
kamlyor, kendi kendini ynetmeye alm kimi halklar horlu-
yordu; otoriter bir asker ynetici gndermek ise, bamsz bir
hkmdarlk yaratmakla eanlaml idi. slmn siyasal paralan
, aslnda VIII. yzylda balamt; imdi ise hzlanyordu.
Batda spanya Emevileri ve Hariciliin egemen olduu Magrip
vard; drisler, Fasta bir krallk kurmulard. Halife frikyay,
babadan oula gemek zere, yneticilere verdi: Tunus da,
Aglablerin zamannda Douyla ilikilerini srdrd ve Dou-
nun etkilerini de Magribin geri kalan blmne yayd.
Douda da paralan vardr: Arap dnyasnda, Zaidiler
Yemene egemendir, Karmatler Bahreyne. Msr, srekli kar
klklara sahnedir: Dzeni salasn diye tam yetkiyle gnderilen
bir Trk kumandan, b n i T u 1u n , tutar zerk bir hanedan
kurar; ne var ki, ok gemeden ortadan kaldrlr (IX. yzyl
sonu). Yeni yneticiler, hidler, onlar da zerklie giderler. X.
yzylda, Suriyenin kuzeyi ile Musul eyaleti Hamdanlerin eline
geer; hkmdarlar arasnda S e y f d D e v l e , BizanslIara
kar zaferler kazanacak, edebiyat ve sanat erbabn koruyacak
tr. rana gelince... Hazer Denizinden Diclenin kaynaklarna
kadar, iktidar -btn bir X. yzyl boyunca- eitli Krt efleri
nin eline geer. Orta randa -mam olan- Bveyh oullarnn
banda bulunduu gl bir hkmdarlk vardr. Dou ran,
Horasan ve Maverannehire, Samanoullar egemendir. Onla
rn zamannda, bu lkeler, byk bir ktisad ve kltrel gelime
ye tank olacaklardr. Bylece, her yanda y e r l i h k m d a r
l ar hkm srmektedir. Ne var ki, ksa mrl olur bunlar.
224
1000 ylna doru, Samanoullarm, dardan bir Trk saldrs,
ierden de yine Trk olan ordunun bakaldrs ykar. Ordunun
kumandanlar, -bugnk Afganistanda- Gazne dolaynda,
yeni bir hkmdarlk kurarlar ki, ok gemeden Gazneli Mah
mutun ynetiminde n salacaktr. Ve yine ok gemeden, tm
ran, yeni T r k f a t i h l e r in penesine decektir.
Ne var ki, bu tarihten nce Halifeliin k tamamlan
mt.
Bveyh oullar, 945 ylnda, Badat zaptederlerse de,
halifeyi yerinde tutarlar. Ama F a t m f e t h i , asl felketi
bu getirecektir ona. Gerekten bir Fatm imam, Ubeydullah,
grevli Ebu Abdullah sayesinde, Berberlerin i mcadeleleri ve
Aglabilere kar honutsuzluklarndan yararlanarak, X. yzyl
balarnda frikiyay, Sicilyay ve Rstemilerin topraklarn ele
geirdi. Yerine geenler, 969 ylnda Msr fethettiler ve -Fus-
tatm kaplarnda- yeni bakentleri Kahireye yerletiler; Ifrk-
yay da zerk vassallerine terkettiler. Yine o tarihten balya
rak, smaillik, Msrda, halk katlmam da olsa, resm mezhep
haline geldi. Msra rakip bir halifenin yerlemesi, Msr
Asyadan koparyordu; iktidarn destekledii smaillik, t uzak
lara kadar ortodoks evrelere korku salp duracaktr.
Fatmlerin Asya kaplarna yerlemeleri, slm arlarnn
kaynamasna son veremedi. Hibir sosyal reform yapamadkla
r iin, Fatmler, bata Karmatilerin desteini yitirdiler. smail-
likteki, o yar-tanrsal hanedan dncesiyle, ahr zamann yak
lat dncesi, yneticiler karsndaki hayal krklm glen
dirip duruyordu. te bu nedenlerle, 1000 ylma doru, dengesiz
bir Fatm olan E 1- H a k i m , kimi insanlarca Tanrnn bir
somutlamas olarak grld; buna inananlar Drzler oldular.
Ayn tarihlerde, Suriyenin kuzeyinde Nusayrler ortaya kyor
du. ine, Hristiyanlktan belli belirsiz eylerin kart, - b e l
k i - eski pagan halklardan gelen Nusayrler, slmca hrpalan
mlard ve iin cokun bir yandaydlar. Onlara gre, Ali bir
Tanryd ve eski mitolojide olduu gibi kutlanyordu. El-Ha
kime gelince, kendinden ncekilerin, Mslman olmayanlara
225
tandklar ayrcalklara kar halkn duyduu tepkiye kaplp,
Hristiyanlara zulmetti ve Kuds tapmam ykt: Kukusuz l
gnlkt yapt ve hac yeri olduu iin de, uluslararas apta yan
klar oldu bunun; o kadar ki, bir yzyl sonra bile, Hallar pro
pagandasn besleyip duracaktr bu olay.
Rakipleri Abbasler gibi, Fatmler de siyasal istikrar yz
grmediler. Afrikadaki vassallerine kar felketle sonulanan
bir seferleri oldu. Dinsel saygnlklarm da yitirdiler. XI. yzy
ln sonlarndan balyarak, iktidar, vezirlere ve sivil ynetime el
atan a s k e r e f l e r e geti. 1171 ylna kadar da srse, orta
da bir kuklayd kalan.
Bununla beraber, Ispanyada, X. yzyln ilk yllarndan ba-
lyarak, III. A b d u r r a h m a n , Abbasler karsnda bamsz
ln iyice ortaya koymak iin Fatmler gibi halife iln etti ken
disini. Mslmanl kabul etmi yerlilerin de katld bir iktida
r temsil ediyordu; spanya da, slma kazanlmt. Kuzeydeki
Hristiyan krallklar, Maroc zerindeki Endls etkisi, gz
kamatrc bakent Kurtuba, btn dinlerin ve inanlarn yart
zgn bir uygarln aydnln yayyordu. Rejimle btnle
mi hristiyanlar (mozarab), kuzeydeki dindalaryla ilikilerini
srdryorlard. Yahudiler, byk bir gelime iindeydiler; yle
ki, ilerinden biri, Abdurrahmanm veziri bile oldu. Araplar,
Berberler, yerliler, -zellikle Slav kkenli- kleler arasnda
uyumazlk olmad deil, oldu; ama hibir zaman Doudaki
genilie brnmedi, hibir zaman askerlerle yerlileri kar kar
ya getirmeye kadar varmad. Magripte olduu gibi, span
yada da, Maliklik egemen oldu; ama ne bir sapknlk patlamas
grld, ne de bir tepeleme kudurganl. spanya, XI. yzyla
dein hogrnn yurdu oldu. Frank saray nazrlar rneinde
grld gibi, -sivil ya da asker- nde gelen kiilerin hk
meti ele geirmeleri nlenemedi. Bin yl dolaynda, onlardan
biri, A mi r a l - Ma n s u r en ok dikkati eken kii oldu. Ne
var ki, ocuklar mezkezka glere kar etkili bir mcadele
yrtemediler: Berberler, Slavar, yerliler, bir dzine prenslik
ler kurdular. Onlardan kimi, Sevillada kurulmu olan gibi, pek
parlak bir kltrn merkezi oldu. Bununla beraber, bu para-
226
lan, Bat Hristiyanlnn uyand bir srada, spanya slml
nn geleceini de glgeliyordu.
Btn bu gelimelerin sonunda, bir Mslman dnyadan
sz edilemezdi artk. Ancak, ne siyasal paralan, ne kltrle
rin gitgide artan farkllamas, o devrin Mslman dayanmas
duygusunu ortadan silip atamad.
SLM RNESANSININ DORUU
Bu derinden derine altst olmu dnyada, asl arpc olan,
d n c e d n y a s n d a k i g e l i me l e r d i r . Saraynda,
dneminin byk zeklarn toplamyan hemen hibir prens yok
tur; dn ve sanat merakna merkez olmayan hibir kent de
hemen hemen. Varlkl smf, aristokrasisinin kimi efleri, klt
rn deiik biimlerini evresine kazandrp, onlar destekleme
yi onur saymaktadr kendileri iin. Geri Badatn stne yok
tur; ama Asyada Samanler, Bveyhler, Hamdanler, Batda
da Kahire, Kayrevan, Kurtuba gibi rakipleri vardr onun. Bu
dal, bir eitlilii de getirmitir beraberinde; ama yle bir
eitliliktir ki bu, ne ortak ana akmlar dlar, ne de karlkl
etkileri.
Edeb eserler imdiden ylesi bir yekna ulamtr ki, bir
dkmn yapmak gerei duyulur: b n i N e d m Fihristi
yazar; E b u F a r a e l s f a h a n de arklar Kitabn.
Esiz bir hzineyi gzlerimizin nne seren yeni bir trde dev
almalardr bunlar. rnlerdeki bu oal kdn yayl da
destekliyordu; nce inde ortaya kan kt, Mslman dnya
da yaylm, papirsn grevine son verdikten sonra parme
nin alann da snrlamt. Kentlerin ounda nemli kitaplklar
vardr; her kitapln da maal bir kopyaclar ordusu. Btn
bunlar gsteriyor ki, geni bir okuyucu kitlesi bulunmaktadr,
onlara yant veren ynla da yazar.
Duygu ya da imgeye dayanan edebiyat, hi olmazsa Arap
dilinde, felsef eserlerden -doaldr ki bu iki trn birbirinden
ayrlabildii lde- ok daha az. iir, zellikle Seyfd Devle-
228
nin saraynda temsil edilmektedir; E l M t e n e b b nin
(915-955) eserinde olduu gibi, air, bata cihad vp yceltir.
Suriyede, onu izleyen yzylda, gzleri gn na kapal
E b l A l e l M a a r r (979-1058) ile doruuna varr
iir; seyrek rastlanr bir felsefi zgrlkle ve bilgince bir alayla
edeb, dogmatik ya da sosyal sorunlara eilmektedir air. Bu
hasada, teden spanya da elinde bir demetle kar gelir: Daha
X. yzyl balarnda, b n i A b d u R a b b i h i nin antolojisi
ve zgn iirleri, Arap iirinin tekniini gtrmt oraya. Arka
sndan, evrensel bir zek, b n i Ha z m (994-1064), ktalar
halinde - v e iine pltonik akla bedensel ak da kartrarak -
nl Gvercin Gerdanlm verir: spanyada, kendisini daha
bakalarnn da izleyecei, en tannm iir derlemesi budur;
saraya bal akn gerek kitab, Endls edebiyatnn tipik
temsilcisidir bu eser ve daha sonra Gney Fransada halk ozan
larnn (trubadur) akyacaklar iiri de etkileyecektir bir lde.
Irak da, Cahizin yaratt edeb nesri, onu aamasa da ile
yip gelitirmektedir.
Bununla beraber, Abbaslerin ikinci yzylnda, en arpc
baarlar kazanan, tarihle corafyadr. Bata, Hadis bilimiyle
kark olarak Peygamberin tarihi gelmektedir. IX. yzyln ikin
ci yarsndan balyarak, b n i K u t e y b e , E b u H a n i f e
D i n a v a r ve Y a k u b , evrensel tarih yazclnn yolunu
aarlar. Kutsal Kitabn anlatt alara, Arap ve ran gnleri
ne, slm sonras tarih eklenir; bu slm sonras dnemle, Arap
larn ilk fetihlerini konu alarak zellikle B e l a z u r urar.
Ne var ki, Arap tarih yazclnn gerek ustas T b e r
(839?-923) dir. Onun, kiisel yarglara pek bavurmadan aydn
lk bir dille kaleme ald evrensel tarih bir anttr aslnda ve
modern eletiri iin de baha biilmez bir kaynaktr. Ondan son
ra tarih, tam alt yzyl Arap dnyasnda en ilenmi edeb tr
olacaktr. Yalnz, X. yzyl iin, - 9 5 6 da len- M e s u d yi
analm. Byk eserinden ancak paralar kald bize; kimi halife
lerin yaamlarn anlatt Altn ayrlari ise, retici olduu
kadar renklidir de. Badattaki ve saraydaki anlarn -byk
229
bir canllkla- anlatan S u l (lm 946) de nemli. teki
yazarlar, X. yzyldan XII. yzyla kadar Taberyi srdrmekle
yetinirler. lerinde Hi l l e s - S a b (lm 1056) ile, Ulus
larn Deneyiminin yazar b n i Mi s k a v e y h (lm 1030)
zellikle anlmak. Bu ksteye, siyasal paralanma ile beraber,
Magrip, spanya, Msr, ran tarikleri ve onlar yazan tarihiler
de eklenecektir. Son olarak da, kent tarihleri ve bilginlerin
yaamlar kaleme alnmaya balanr.
Btn bu trler, ok parlak bir gelecee de adaydrlar.
Corafya alannda da nemli gelimeler gryoruz. Kimine
gre, Ptolemaiosun yapt gibi, zellikle matematik ve kozmog-
rafyadr sz konusu olan; bal olduklar ynetimlerin kullanma
s iin, canllar ve insanlar dnyas hakknda ilgin betimlemeler
getirenler de var. Bylece, o gnk Mslman dnya, htt
Hint, in, Orta Asya ve Rusya hakknda -baha biilmez- bilgi
ler ediniyoruz onlardan. Hele bu son ikisini, hemen hemen
onlardan rendik. Mslman tacirlerin fazla uramadklar
Bat Avrupa stne ok daha az bilgi veriliyor. Corafyaclar
iinde en zengini, 1000 ydna doru yayan M u k a d d i s dir:
Eserlerinde harita deneyimleri de vardr onun.
Pekiy, E l B i r u n yi (973-1048) nereye koymal?
Arapa ve Farsa, hemen her konuda, byk bir baaryla
kalem oynatt bu bilgin. Bal olduu hkmdar Gazneli Mah
mutun fetihleri ve gerekletirdii diplomatik ilikiler sayesin
de, Asya ve Hint uygarlklar hakknda verdii bilgilere baha
biilmez. Bu adan, slm kltrnde tek bana bir dnyadr
o.
Dnya iinde dnya...
randa bir byk yenilik vardr: Mslman ran edebiyat
domaktadr; Arap alfabesiyle yazlan ran dilindedir bu. Epik
iir, daha balarda, F i r d e v s nin ehnamesiyle, doruuna
kar. X. yzyla doru, Saman saraynn desteiyle yaratlr
eser. ranllarn ulusal destandr bu; slm ncesi zaferlerin ger
ek ya da efsanev anlar, grkemli bir biimde dile getirilmi
tir. Daha soma ran nesri, ilk Gazneliler zamannda tarih ala
nnda, frsat dtnde de bilimi avamiletirmede kendini gs
terecektir.
230
Firdevsi (9347-1020), Eski rann tarihsel anlarna ve
geleneklerine bal, toprak sahibi bir aileden geliyor. ran tari
hinin slmlktan nceki kahramanlklarn ve mitolojisini can
landran ehname, 60 000 beyitten oluan dev bir eser; dnya
destan edebiyatnn da en gl rnlerinden biridir. Firdevsi,
eserini hazrlarken, halk arasnda -zellikle yahlarca- syle
negelen destan ykleri derlemi; Avesta'y, Hudayname adl
destan, ran devlet tarihini ve kendinden ncekilerin denedik
leri ehnameleri gznnde bulundurmutur. Firdevsi, toplum-
lardan ok bireylere nem vermitir. Eserinde egemen rol
kahramanlar oynar. Sava sahnelerine n plnda yer verilen
esere, bir yeden sonra lirizm ve duygusal ynler egemen olur.
Ana-evlt sevgisi gibi temiz duygular yannda, dehet verici sah
neler de vardr. Yiit, en, gururlu, gzel konuan, trelere
uygun davranan, dindar kahramanlar, Firdevsinin dncesin
deki ideal insan tipini temsil ederler. Kubad, Keyhsrev, Kisra,
Firdevsinin iyi hkmdar tipleri, Kvus kt hkmdar tipidir.
nemli olan noktalardan biri u: Eserinde rann slmlktan
nceki yaamm milliyeti bir grle canlandran Firdevsi,
Arap uygarlnn egemen olduu bir dnemde, ran kltrne
ait deerleri savunur. Geni bir hogr duygusuyla bakar
dine; Mazdekiliin akla ynler tayan biimine ilgi duyar,
din anlamazlklarn knar. ehname, ran edebiyatnda olduu
kadar Trk edebiyatnda da kahramanlk mesnevileri iin bal
ca rneklerden biri olacaktr ilerde.
Firdevsi, ehnameyi Gazneli Sultan Mahmuda sunar.
Eserinde, Sultan Mahmudu ltuf sahibi, eli ak bir hkmdar
olarak vd halde, umduu karl alamaz. Ar bir yergi
yazarak kap gizlenir. yle derler, Sultan Mahmud Firdevsiye
gereken ilgiyi gstermedii iin pimanlk duyup 60 000 dinar
deerinde bir armaan yollar; ne var ki, bu armaan, Taberan
kentinin bir kapsndan girerken, bir baka kapsndan da sanat
nn cenazesi kmaktaym!
Ulusal dilde bu uyan olurken, Arap lkelerinde, bir halk
edebiyat da palazlanmaktadr. Abbasler zamannda varl
kesin olan bu edebiyat, aslnda dilden dile dolamaktadr ve son
raki yzyllarda yazya dklecektir. Tane tane sralanan bu
yklerin kimi eski kltrlerden kalmadr, kimi slmn barn
da domutur ve ar ar bir btn oluturmaktadr: Biribir
231
Gece yklerinden sz ediyoruz. A n t a r m valye romanla
r, eski ya da yeni Araplarn seferlerini anlatmakta; Kk
Asyada snr boylarnda savalarn yaamn, aknlar, gnlk
sava hiylelerini, Mslmanlarla Bizansllarn arasnda dmle
nen saray aklarn ykletirenler de var. Bunlardan, yar-tarih-
sel bir kahramanlk destan olan S ey yit Battal Gazi, Sonra dei
ip Kk Asya Trklerinin ulusal destan olacaktr.
IX. ve X. yzyllar boyunca, bilimsel ve felsef etkinlik de
doruuna ulayordu. Bu alanlarda rn verenler, hem bilimde
hem felsefede kalem oynattklar iin, kesin bir snflama olana
pek yok. Bununla beraber, iki dnr topluluunu birbirin
den ayrabiliriz: Bir yanda filozoflar vardr ki, slmda, akl
ve Antik bilgelikten hareket edenlere verilen bir addr bu; te
yandan, tersine yalnz mana dayananlar ve akl, imann imdad
na yetitii lde kabul edenleri gryoruz. Aslnda, filozoflar
la bilim adamlar, genel olarak birdirler; nk felsefenin bili
me ballndan ok, bilim felsef sorunlara ynelik kalmakta
dr. Bilimle, eitli mesleklerin teknikleri arasnda iliki, tersine
o kadar yetkin deildir. Kukusuz zel bir takm konularda, gz
lem ve deneyime gidilmektedir; ne var ki, almann temelleri
deildir bunlar. Matematikinin l ve hesaplan, mneccimle
simyacnn aratrmalar sz konusu olduunda, bilgin aka
pratik amalar arkasndadr; ama, yle de olsa, varlan sonular
hi de almann ynn belirlememektedir.
Btn slm dnyasna yaylm dnrlerin tersine, bil
gin, yalnz douda, zellikle de randa, htt Kuzey-douda
grlr. En artc ilerlemeler tptadr: Korporasyonlar halin
de rgtlenmi olan hekimlik, belli bir snavdan sonra yaplmak
tadr; Mslman ve Hristiyanlar kadar Yahudileri de ekmekte
dir bu meslek. IX. yzyldan balyarak, btn devletler, o
zaman iin pek dikkat ekici olan hastahaneler kurarlar; saray
da olduu kadar kentte de, tabib, nemli bir kiidir. ounun
pratik yetenekleri vardr; ne var ki, bu pratik uralar, gz
hekimliinde, doum biliminde, derman biliminde ilerlemelere
yol aacaktr; yrekle cierler arasndaki kann kk dola
m! gibi olaylarn saptanmas da bunlar arasndadr. Gelecek
232
kuaklar, btn slm tbbna egemen olan u iki ad unutmaya
caklardr: Ayn zamanda bir simyac olan R a z (865-925) ile
Buharal b n i S i n a (9807-1037). Belki filozof olarak ok
daha nemli olan bni Sina, yaygn nn ve etkisini hekimliiy
le yapmtr; onun, aslnda bir tp ansiklopedisi olan Kanunu,
hemen hemen gnmze dein Douda, Moliere zamanna
kadar da Batda, hekimlerin kutsal kitab olarak ba stnde
tutulacaktr.
58. - bni Sina
233
Astronomi, mneccimlikle pek iie de olsa, kesin ilerleme
ler kaydeder yine de. k noktas, Ptolemaiostan baka, Sasa-
nlerden ve Hintten yaplan evirilerdir. IX. yzyln balarn
dan balyarak, Halife Memun, Badatta bir gzlemevi yapt
rr; onu, X. yzylda, baka yerlerdeki kurulular izleyecektir.
Gne ve ay tutulmalar, gezegenlerin hareketi, dnyann yuvar
lakl varsaymndan kalkarak, dnyann emberinin llmesi,
hele o. zamanki aralarn ilkellii gz nnde tutulursa, hayran
lk vericidir. E l B a t t a n (877-918), bu bilimin kukusuz en
byk addr.
Mslmanlar, Hint rakamlarn, sfrla ondalk sistemi, ar
ar da kabul etmi olsalar, btn bunlar Batya gtrenler
onlar oldular. Mslman matematikilerin iinde, en eskisi ve
nls E l - H a r i z m (780?-850)dir. Logaritmaya -bulan
o olmasa d a- onun ad verilmitir; ancak, onun asl eseri, elce-
bir denen denklemler stnedir ki, cebirin adn ve yntemleri
ni dnyaya yaymtr. Onun rakipleri de, trigonometri ile geo
metriyi ilediler.
Kimya da, btn Ortaa zeklarnn tutkusuydu. Tm
Avrupa ve Dou simyaclarnn arayp durduklar iksir, Arap-
adr. Bu bilimin babas, Ca b i r b n i Ha y v a n dr. Bitkibi-
limcilerin, madenbilimcilerin, tarmbilimcilerin eserlerini daha
gereki buluyoruz. Bu sonuncular iinde, en nls, b n i
V a h i y a oldu.
Hem bilgin, hem bilim ve -rnein mzik gibi- sanat
kuramcs olan filozoflarn hepsi de, Aristotelesin yntem ve
bilimsel verileriyle, Yeni Platonculuun kozmogonik ve ahlki
eilimlerini birletirmenin arkasmdaydlar. Onlarn atas, istis
na olarak tam bir Arap olan ve yle olduu iin de Araplarn
filozofu olarak adlandrlan - IX . yzylda yaam- e l -
K m d oldu. Ancak, lka felsefesinin gerek yeniletiricisi
- X . yzylda yaayan- bir Trktr: F a r a b . lerinde en
by olan bni Sina, tam bir Aydnlanma felsefesine yneldi;
Aristo mantna gre ve iman sz konusu deilmi gibi d
nr o!
Metafizik planda da kalsalar, dnce biimlerinin dine
234
byles yabanc bir noktaya varmas, bunun gibi sapknlklar ve
kutsal metinlerin birbirinden ayrlan yorumlara uramas kar
snda, kimi kafalarn imann geleceinden kaygya dmemeleri
olanakszd. Daha nce Mutezlik, iman ve akln ilikileri soru
nunu ortaya atm ve tartmt. E l - E a r (874-935) ile
E l - M a t u r d i (lm 944te), bakalarnn olduu gibi
Mutezilenin de gelitirdii dnme yntemlerini, tutup imann
hizmetine vermeye abaladlar. Ne var ki, akla kar iman da
savunsalar, bir yerde aydm mmin olan bu insanlarn tutumu ile
mistiklerin, yani yrekten inananlarn - v e az ok sapknlk ku
kusu altnda kalanlarn- arasnda bir kopu vard ki, hep yle
kald. IX. yzylda Mu h s i b i l e C n e y d , muhakemeye
bakmayan bu mistik insanlarn ileciliini ve ahlaki arnmalarn
dile getirdiler. H a l l a (858-922), bu davran en son noktas
na vardrr: Karmatlere kar mcadelenin en azgn bir aama
snda onun kp, -Gerek Benim anlamna- En el Hak
demesi, toplum iin tehlikeli grlr.
Derisini yzerler!
II
BZANS VE SLAV LKELER
ok ince ve zel farklarla da olsa, Bizans toplumu da, Ms
lman dnyada olan bitenlerin dorultusunda geliiyordu.
Nasl?
BZANSTA SOSYAL VE SYASAL GELMELER
Mslman dnyadaki kadar byk tacir servetinin destekle
medii geni mlkler, Mslman dnyadakilerin apnda ola
mazd ister istemez; laik soylularn topraklar, istillarn sonucu
daralmt. yle olunca da, IX. yzyla dein Kilise mlkiyeti n
plana geti; tasvir dman imparatorlarn, htt I. Nikepho-
rosun abalar nleyemedi bunu. Arkasndan byk laik mlki
yeti, yeniden ykselie balad; Aa-mparatorlukta ve o dne-
235
min slm dnyasnda olduu gibi, kylln gller karsn
da zayflad lde oldu bu. stillarn dourduu bunalm, ani
bir geri ekilie neden olmutu; gelimelerin mantn srgit
deitirmemiti. Orada da, evreyi kaplayan gvensizlik, tefeci
likten gelsin gelmesin kk mlkiyet sahiplerinin borlan,
byklerin doymak bilmezlii, kimi zaman kylnn topraklar
n elinden karmas, kimi zaman da kendi halinde insanlarn
gllerin korumalar altna girmeleriyle sonulanyordu; orada
da, borcunu deyememezlik, gitgide artan lde, demirba
insanlarn bulunduu bir yurtlua balanmakla sonulanyordu;
orada da, asker otorite, maliknelerin artp yaylmasn kolay
latrmt. Byk asker etkinliklere sahne olsa da, yeniden - a z
ok- gvenli bir blge haline gelmi bulunan Kk Asyann
merkezindedir ki, en byk malikneler olutu: Bu kez, yerli
kkenli olmak zere, bir s a v a a r i s t o k r a s i n i n yarar
na oluyordu bu ve kimi zaman, Phocaslar, Skeleroslar, Malei-
noslar ve Komnenoslarn rneinde olduu gibi, btn bir eya-'
leti alyordu iine ve bu kiiler de, oralardan, imparatorluk ikti
darna kar meydan okuyup duruyorlard.
Devlet, daha nce kk mlkiyet sahibinin dedii vergile
ri imdi byk mlkiyet sahiplerine detemiyordu, ya da rnle
rin piyasaya srlmesinde kamu iin kurulmu olan tekellere
sayg gstermelerini sahyamyordu onlarn; yle olunca da
gelir kaybna uruyordu. Bykler, devletin adaletine meydan
okuduklarndan, otoritesinden de oluyordu devlet. Asker, zgr
kyller arasndan topland iin, devlet, ondan da yoksun kal
yordu; byklerin kendi kylleri arasndan topladklar birlik
ler ise, ne eski orduda olduu kadar fazlayd, ne de o ordu
kadar balyd imparatora. yle olduu iin de, imparatorluk
ynetimi, btn bir X. yzyl boyunca, Kiliseyle ilgili olsun olma
sn, byk mlkiyetin artna kar sert bir tepki gsterdi: Ky
llerin topraklarnn satn alnmasn yasaklad; hiyleyle ele gei
rilmi topraklar sahiplerine geri verdirtti; Hazine karsnda zin
cirleme sorumluluk iinde bulunan topluluklarda kk mlki
yet sahiplerinin stlenemeyecekleri ykmllkleri byklerin
stne ykt.
236
59. - IX.-X. yzylda Bizans tarm yaamndan grnmler
Bununla beraber, hibir eyi deitirmedi bu. X. yzyldan
balyarak, asker aristokrasiden gelen Nikephoros Phocas ya da
oannes Tsimiskes gibi imparatorlar, bir elle yaptklarn teki
elleriyle yktlar. Ar silahlanmadaki gelimeleri yalnz orta ml
kiyet izleyebilirdi; kk mlkiyet bunu stlenmekte yetersiz kal
d iin feda edildi. O yzyln sonunda, bykler arasndaki
rekabetler, darsyla sava olaslklar, enerjik bir imparator
olan II. B a s i l e i o s a, bakaldranlara stesinden gelerek
mallara el koymak, aristokrasiye dur demek olanan verebildi
yine de. XI. yzylda ise, gelimeler ban alm gidiyordu;
biraz gecikmeyle, ama Mslman dnyadakine benzer biimde.
Bununla beraber, arada u farkllk vard: mparatorluk daha
237
kk olduundan, glklerin arkasndan kotuu, topra bl
mek deil, tac ele geirmekti; etnik ve dinsel birlik daha byk
t ve ordu hl ulusal bir nitelik tayordu.
slm dnyasnn siyasal paralan dneminde, Bizans
mparatorluu, X. yzyl boyunca, y o u n bi r g l e n i
iindedir; slm sarsan dinsel uyumazlklar, ancak ok sonra
ve daha dar bir erevede yaayacaktr. Athos Dam uluslara
ras apta keilerin gerek bir federasyonu yapp kan manas
tr yaamnn dorua kmasna, dinde millici bir eilim gelir
eklenir; Slavlar Hristiyanlatrmak kadar, Yunan Kilisesini,
zayflam Papala kar direni biiminde savunmada kendini
gsterir bu. nce bir kiide, P h o t i u s da, her iki hareket
somutlar. Konstantinopolis niversitesinin en nl kiilerin
den olup patriklie ykselmi olan Photius, Romayla Konstanti-
nopolisin birbirleriyle yartklar Slavlarla Bulgarlarn Hristi-
yanlatrlmasmdan esinlenerek, kendisini tanmayan Papala
kar savar. Bizans kamuoyu, Romanm Bizansn ilerine
karmasna kar, ulusal davann bir simgesini grr Photiusun
kiiliinde. badet biimlerinden dogmann ieriine varncaya
dek, Dou Kilisesi ile Bat Kilisesini birbirinden ayran her ey,
o mcadelede ete kemie brnr. ki kilise arasnda bir ukur
almaya balar ve bir daha da doldurulamaz.
I. Basileiosla 867de iktidara gelen Makedonya haneda
n, kuramlarn yeniden dkmnn yaplmasna byk aba har
car ve devlet otoritesini yeniden salamlatrr. Bizans kuramla
rnn kendine zgln kazand bir dnemdir bu.
Ayn yolda, bakalar izler onu.
Bylece Bizans, zayflam slma kar saldrya gemek
iin iyice silahlanm olur: 850den 950lere kadar, Kk
Asyann ortasn yeniden fethetmek iin tam bir yzyl urar.
Paulikianlarn kiminin ldrld, kiminin Trakyaya srld
yaamsal bir blgedir bu. Akdenizde, Gney talyada yitiril
mi topraklar -Sicilya dnda- yeniden ele geirilir; Girit kur
tarlr. Douda yeniden fetihlere giriilir ki, bunun arln
Hamdanlerden Seyfd Devle tek bana ekecektir; Toros te
sindeki topraklar da ele geirilir: Antakya blgesi, Malatyayla
238
beraber Frattaki kaleler, sonra da Urfa. Ermenilerin yardmy
la, Hristiyan etkisi, Ermenistanda o gne dein egemen slm
etkisinin yerine geer. Mezopotamyadaki devletlere kar ortak
bir dmanlk, Fatimlerle Bizansllar yaknlatracak ve bun
dan da -Kutsal topraklarda kimi Hristiyan topluluklar koru
mas altna alarak- Bizansllar yararlanacaklardr. zetle, Arap
fetihlerinden bu yana, Bizansn saygnl hi bylesine yksek
olmamtr.
slmn zayflamasyla, Ermenistan da yeniden bamszl
n kazanr.
Ne var ki, uzun srmeyecektir bu.
Btn bu baarlfn glendirdii Bizans, Balkanlarda
Slavlara ve Bulgarlara saldrabilirdi. Hem bu, monariye, zel
likle Kk Asyadaki sava byk toprak sahiplerine,
Douya sefer amaktan ok daha yararl idi. Bu blgede nce
din istilas, diplomasi, halklar kar karya getirmiti; sonra
silahlar girdi iin iine. Bizans, byk Slav istilalarndan bu yana
hayli deimi olan blgelere yeniden eviriyordu yzn.
SLAV LKELER
Balkan lkeleri stne gven verici bilgiler, IX. ve X. yz
yldan balyor ancak. Slavlar, her yanda prenslikler halinde top
larlar: Batidakiler, Hrvatlarla Slovenler, Karolenjlerin etkisin
de kaldlar, htt -bir zaman- o imparatorluun bir paras
bile oldular; Orta blgedekiler Ave Doudakiler, zellikle Srp
-Bonaklar da buna benzer bir gelimeyi izlediler. Yalnz Bul-
garlardr ki, daha ileri bir siyasal rgtlenie sahiptiler. VIII.
yzyln ortalarndan balyarak, aa Tunann gneyinde kur
duklar monari ile Bizans arasnda, ilk balakln yerini ka
nlmaz bir sava alr; 800 ylndan pek az sonra, ar K r u m ,
parlak bir zafer kazanr bu savan sonunda. O tarihlerden bal-
yarak, Bulgarlar, egemenliklerini yava yava Yukar Meri hav
zasna, arkasndan da, batya ve gney-batya, Moravya ve Var-
dar Slavlarma yayarlar; kuzey-batda, yayllar Macar istils
durduracaktr. Ne var ki, 900 yl dolaylarnda, ar S i me -
239
r Kara Denizden Adriyatike uzanan gerek bir imparatorlukta
hkm srer: Bu imparatorlukta, Bulgar ge, Slav ounluka
gitgide zmsenmektedir; her iki halk da, resm olarak birbiri
ne eit grldnden, Slav dili Bulgarlarn eski Trkesinn
yerini almaktadr.
60. - XIV. yzyldan kalma gmten bir kutsal kalntlar korunca
240
Orta Avrupa Slavlar, zellikle Sorablar, Polablar, Pome-
ranyallar, PolonyalIlar, nce Karolenjlerin, sonra da Otton
hanedanndan olanlarn savatklar btn bu halklar hakknda
pek az ey biliyoruz. Moravya prenslerinin, IX. yzyl ortalarn
da kurduklar, ek ve Slovak halklarn iine alan gl devleti
biraz daha fazla tanyoruz. Rus topranda bylesi eilimlerin
palazland da kukusuz. Bununla beraber, o topraklarda ya-
yan halklarn tarihini deitirecek yeni bir yabanc ge iin iine
giriyordu: svelilerdi bu! Orta Avrupa Normanlarnn hsm
lar olan sveliler, Rus topra zerinde, geni rmaklar sayesin
de, t Hazar Denizine ve Kara Denize dein dolap duruyorlar
d. Etkinlikleri ticaret ve yamayd. IX. yzylda, Baltktan, Nov-
gorod ve Kiev araclyla Karadenize uzanan uzun bir ticaret
yolu boyunca, sabit kurulular kurdular; buralarda, Slavlarn
efendileri diye dayattlar kendilerini; son olarak da, 850 ylma
doru, onlarn yar-efsanev efi R u r i k , bu yolun katettii
btn lkeleri kumandas altnda birletirdi. Rus adnm nce
bu sveliler iin kullanlm olduu, sonra btn uyruklarna
yayld noktas kesin deil; onlardan nce bana getikleri bir
Slav topluluunun olduu hakknda salam kantlar da pek yok
elimizde. lerinden ounu asker olarak toplayan Bizansllar,
Ruslarn adn bildikleri halde, V a r e g 1e r diye adlandryor
lard onlar. Ne olursa olsun, Ki e v d e v l e t i n i n hibir Slav
gemii olmadn, skandinavlardan da hibir ey almadklarn
ileri sren kimse yok artk: Bu devletin tarihi, ite bu etkilerden
olutu ve hzla Slavlat. Douya doru Volga Bulgar devleti,
gney-douda Hazarlar devleti, gneyde Tuna Bulgarlar, daha
sonra Peenek srleri ve Karadeniz, Batda domakta olan
Polonyann belli belirsiz snrlad bu devlet de, XI. yzyl orta
larna dein, gerek bir g olup kt. Oleg, gor, Olga, Vladi-
mir, Yaroslav: Onu bu gce ulatran, halk edebiyatnn lm
szletirdii prenslerin adlar.
Cepet hanedanndan I. Henri ile evlenen bir Kievli prense
si de tanyoruz.
Tuna Slavlar da, yeni istilclarca, Fin kkenli, ama Trk
etkisinde kalm Macarlarca itilip kakldlar. Peeneklerin itiiy
241
le, Ural lkelerinden kovulunca, kabileleri, kendilerine benze
yen ynla topluluktan sonra, Pannonya bozkrlarna yerletiler;
oraya buraya serpili Slavlar aralarnda erittiler ya da ortadan
kaldrdlar ve daha youn guruplar oluturan Kuzey Slavlar ile
Gney Slavlar arasndaki balar da kesin olarak koparp att
lar. Bununla beraber Macaristan, Hunlarn ya da Avarlarn
gerekletiremedikleri baka bir gelimeyi yaayacaktr. Macar-
lar, bir baka halka zmsenmeden yerleik bir dzene gee
ceklerdir; kuracaklar toplumda, toprak zerindeki kollektif ml
kiyete, azok eiti bir zel mlkiyet eklenecek ya da onun yeri
ni alacaktr v e A r p a d h a n e d a n zamannda evrelerinde
ki topluluklara yaklam olacaklardr.
Sosyal yap, btn Slav -ya da Slav temelli- devletlerde
birbirine hayli benzer durumdayd. Balkanlarda z a d r u g a ad
verilen ky topluluu ya da byk aile, temeli oluturuyordu.
Ayrca, efler -prensler ve Balkanlarda j up an diye adlandr
lan blge yneticileri- kendileri iin zel topraklar alkoyuyor
lar ve bir blmn de silh arkadalarna, b o y a r l a r a dat
yorlard. Bu topraklarn ilenmesi, savalarda ele geirilen kle
lerce salanmaktayd. Kleler de, Dalmaya ya da Karadeniz
kylarna, Selanik ve Konstantinopolise doru domakta olan
ticaretin balca kurumlarmdan biriydi; geri kalan kara ve su
avclndan salanrd, bal da nemliydi. Karlnda bykler,
Bizans sanayisinin dokumalarm ve lks biblolarm almaktayd
lar. Rusyada ufuklar geniler; nk, Baltktan Karadenize
dein uzanan Kiev ticareti, Orta Asyaya daha dnk olan Vol-
ga Bulgarlar ticaretinin iki katdr. Kukusuz yerinde tketilen
tarmsal retim, genel ekonominin temelini oluturuyordu her
zaman; ancak, hem pazar hem de siyasal ve askeri merkezler
olan kentler geliiyordu, zellikle de Ki e v ve N o r g o r o d .
Prensin kalabalk bir maiyeti (drujina) vardr. Baty istilya
giritiklerinde Germen krallarnnkine benzer bu. Bu mai
ye t in, XII. yzyldan balyarak grlecei gibi, toprak beyleri
ne dnmeleri daha nce ne hzda ve hangi biimlere gre
olmutur, sylemek g; ve bylece, ilke olarak zgr olan ky
ller (smerdi), borlanma ya da baka nedenlerle onlara ne
242
lde bamllamlardr, bunu da sylemek g. Kralln
merkezinde ya d^ halkn dank bir yerleim iinde olduu ve
pek yoksul bir yaam srdkleri uzak orman blgelerinde, geli
me ayn hz ve dzenlilii gstermemitir denebilir.
Bununla beraber, Hristiyanlk, btn bu halklarn iine
giriyor, siyasal ve sosyal yaplarn da deitiriyordu bu arada.
Bizans iin, Hristiyanlatrma, bir siyasal etkileme isteinden
kaynaklanyordu; yle olduu iin de, abalarn pek erkenden
Makedonya, Yunanistan ve Dalmaya Slavlar zerinde youn
latrd. Hrvatlar, Franklarla temaslarnn sonucunda, Roma
Katolikliini kabul ettiler; Srplarsa, tersine Yunan ruhbannca
Hristiyanlatrld: ki yugoslav halknn gnmze dein
sren farkllnn temelinde bu vardr. Moravyann Hristiyan-
latrlmas ise, Slavlarn Havarileri diye adlandrlan Ki r i l
ile M e t h o d e un eseri oldu; her ikisi de, kendilerinden nce
gelenlerin tasarladklar dnceleri -bu vesileyle- gelitire
rek, Slavlara bir alfabe ve kendi dillerinde yazlm metinler ver
diler, dinsel trenlerine Slavca bir usul ve sra getirdiler ve bir
Slav Kilisesi rgtlediler: Bu halklarn btn din ve edebiyatlar
bu giriimden domutur. Birok kltr dillerinin ortasnda
gelimi olan Dou Hristiyanl, dini, her halkn diline uydur
maya kalkmt hep; o dillere daha kolayca giriyordu, ancak
Hristiyan birlii ve ana-kltrlerle ilikiyi de tehlikeye sokuyor
du. Bylece, Kiril ile Methodeun eseri de Romay kayglandr
d; nk Roma, tek bir Kilise, -Latince olmak zere d e - tek
bir dil tanyordu. Onlarn yaptklarna Alamanlar da kar kt
lar; nk, Germen ruhbannn otoritesinden kacak bir Slav
Kilisesini kabul etmiyorlard. Macarlarn Tuna blgelerine giri
i, Alman balln kanlmaz hale getirdi ve o tarihlerden ba-
lyarak da Orta Avrupa Slavlar Hristiyan Dounun tarihinin
dna ktlar.
Kirilin eylemi, Bulgarlar arasnda daha bereketli sonular
verdi. Bulgar prensleri, Hristiyan uygarln etkisinde kalmlar
d zaten. Bununla beraber, byklerin muhalefetini hesaba kat
mak zorundaydlar; nk, onlara gre, Hristiyanlk, aka teh
likeli siyasal bir yap ve yabanc egemenliinin de bir biimiydi.
243
Bylece, IX. yzyl ortalarnda, a r B o r i s , ulusal bir kilise
istedi; bunun sonucu olan pazarlklar, Photius zamannda,
Roma ile Konstantinopolis arasndaki blnmenin nedenlerin
den biri oldu. Sonuta, Bulgar Kilisesi, Yunan Kilisesinin daire
si iinde kald; bu ise, tersine Bulgar hkmdarlarnn siyasal
amalarn dindirmedi.
Bir yzyl sonra, Ruslar, Hristiyanl -Bizans kisvesiyle -
kabul edeceklerdi. Aslnda Hristiyanla giri, kral ailesinde
daha nceden balamt. Bin ylndan az nce, ar VI a d i -
m i r in, Kievde kendi bapiskoposu vard. Ayn tarihlerde, ev
relerini Hristiyanlarn ald Macarlar, krallar E r mi s t -
v a n zamannda Hristiyan oldular. Ne var ki, Latin Hristiyanl
yd bu: Adriyatikte olan bitenlere, Hrvatlarn ve Almanlarn
ilerine gitgide daha dikkatli olarak, onlar da Batnn yrngesi
ne girdiler.
Hristiyanln zaferi, bir imann, bir kltrn zaferi deildi
yalnz. Arkasndan, Slav prenslerinin gerekletirmeye kalktkla
r bir devlet anlayn da beraberinde getiriyordu; getirdikleri
arasnda, Bizansta olduu gibi, toprak ve baml kyllerle
donanm bir Kilise, hi olmazsa balarda ve -bir blmyle-
Yunanllardan devirilmi bir ruhban da vard. Bunun, sosyal ya
da ulusal direnilere yol amasn ve hemen arkasndan da,
Bulgaristanda Hristiyanla kar bir propagandayla karla
m olmasn iyi anlyoruz. Bu kar-propaganda, Trakyaya
srlm Paulikiartlarn yaydklar ve B o g o m i 1in de havarili
ini yapt retilerden esinleniyordu.
YAKIN-DOUNUN GLKLER
Balkan devletleri iinde en gelimii olan Bulgar mparator
luu korkun bir felkete urad. eriden zayflam da olsa,
yine de t Konstantinopolis kaplarna dein uzanan geni snr
laryla, kendini henz derleyip toparlam bulunan Bizans iin
byk bir tehlikeydi. ar S a m u e l e kar II. Basileios,
uzun ve acmasz bir mcadele yrtt: Bu mcadelenin sonun
da, o gne dein Bulgarlara tbi olan Bat Slavlan, Bizans koru
244
mas altnda zerkliklerini yeniden kazandlar; Bulgaristan ise,
batan aaya Bizansn bir eyaleti oluyordu (XI. yzyl bala
r). Bulgar halknn -snrl da olsa- bamszlna yeniden
kavumas iin iki yzyl beklemek gerekecektir.
O sralarda. Kiev Rusyas, bozkr gebelerinin -birbiri
arkasndan gelen- saldrlaryla mcadele iindeydi: Peenek-
ler, Ouzlar, Kumanlar, siyasal bamszlndan ok, ticari kay
naklarm tehlikeye sokuyorlard. Yaroslavn yerine geenler,
hanedann miraslk dzenini rgtleyemediklerinden, krallk
XI. yzyl ortalarna doru paraland: Novgorod ve Kiev, kimi
zaman birbirinden farkl yazglar yaayacaklardr.
Bu zayflayn tehlikeleri de olacaktr kukusuz.
Buna benzer bir bunalm, XI. yzylda, Bizans arpt;
kimi noktadan baarlarnn da bir sonucuydu bu. Bizans, snrla
rnn iine, yerli olmayan ynla halk sokmutu: imdi tm
Dou eyaletlerine yaylm bulunan Ermeniler, kendi ulusal
monarilerinin yklmasn hazmedemiyorlard; nk, Yunan
Kilisesi, hibir ey renmemi gibi, Ermenileri ve Monofizitle-
ri -eskiden olduu gibi- tedirgin edip duruyordu. Bulgarlar
arasnda ise, ruhbana kar sosyal muhalefet, yabanc egemenli
ine kar kini glendirip duruyordu; o kadar ki, B o g o m i -
1i z m i n ulusal bir din haline gelmesine ramak kald. Bogomi-
lizm, oradan Hrvatistana geecek ve, eitli dolamalardan son
ra, XII. yzylda Albigoislarn retisine varacaktr.
Ayn tarihlerde, asker imparatorlarn -geici de olsa-
ynlendirdikleri b y k t o p r a k a r i s t o k r a s i s i nin geli
mesinden doan glkler de artyordu. II. Basileiosun yerine
geenler, ondan daha az giriken olduklar ve evrelerini de sivil
aydnlar aldklar iin, geici bir yatmann sonunda, eyaletler
de teslim oldular: Aristokrasinin btn gc oralarda kabul edil
di, bunun sonucu olarak da z g r k y l l n k -
. Hkmdarlar, soylulardan asker hizmet istediklerinde,
kendi topraklarna ek olarak, gerek yararlar (prooiai) da tan
yorlard onlara; nceleri geici ve yaam boyunca sren bu
yararlar, sonra miras yoluyla geer oldu. Ne var ki, senyrlerin
-Batdaki ostslara benzeyen- birlikleri, gven verici deildi
245
ler. Onlara bir kar-arlk olmak zere, ticari kaynaklar ve
Konstantinopolise yakn eyaletler sayesinde, ok sayda p a r a
l a s k e r topland: 1050 ylndan sonra Batl Normanlarm
yerine geen Varegler, Slavlar ya da Hristiyanlam Trklerdi
bunlar. Ermeni ve Bulgar birlikleriyle daha da ien bir ordu,
tm manev birliini yitiriyordu; ou kez yalnz kendi eflerine
bal olduklar iin, senyrlerin birliklerinden ya da paral asker
lerle Mslman lkelerin klelerinden daha az tehlikeli deildi
ler. mparatorluk eer kmediyse, grece daralm lkesi
stnde bakaldrlarn ezilmesi ya da taht ele geirmeleri
yizndendir. Ne var ki, yeni d tehlikeler belirdiinde, aristok
rasi de iktidar ele geirmekte gecikmeyecekti.
Oysa, bu tehlikeler pek yakndayd: Peenekler Tuna ze-
rindeydiler imdi, Trkler Kk Asya kaplarnda; Normanlar
da, BizanslIlarn elinden Gney talyay, Mslmanlardan da
Sicilyay aldktan sonra, yonya denizinin dou kylarna ayak
basmaya kalkmlard. Papaln, Alman imparatorlarna kar
kullanmak zere, Normanlara gereksinmesi vard. Konstantino-
poliste, Papalktan kopma yolunda yeni bir giriim, can skc
bir rastlant da olsa, Papala, Bizansa kar olan bu politikann
iine girme olanan verdi. Kukusuz, Roma ve Konstantinopo-
lis, sonra, daha da yumuam olarak, Hal seferleri grmele
rine balayacaklardr. Ne var ki, felket, bir kez ortaya kmt;
slama yeni kazanlm halklarn vuracaklar ar darbeler vard.
Bizansn yeni fetihleri, slm dnyasndaki paralan ve
karklar, XI. yzyln Yakndousunda,' ticaret ilikilerinin
haritasn hissedilir biimde deitirdi. Yeni duruma, g de
olsa uymak gerekiyordu. Daha nce Rus bozkrlarna doru
Trk gleri, Orta Asya Mslmanlarnn ya da Bizans mpar-
torluunun Rus lkeleriyle srdrdkleri ilikileri bozmutu.
Ayrca, Kzl Denizle Msrn, Dou ticaretinin Batya giri
yolu olarak, Pers krfezi ile Mezopotamyann yerine ar ar
geiinin yan sra, talyan tacirleri ile Bizans ve slm tacirleri
nin Akdeniz ilikilerinde rekabetinin byk sonulan oldu. Bu
deiikliklerden birincisine birok etken katld: Iraktaki kark
lklar, Abbas ordusu ile Hzinesinin sertlikleri, Irak ve Bah
246
reyn Karmatlerinin korsanlklar, Bizans fethinin sonucunda
Badatla Antakya arasnda ek bir snrn kurulmas; bunun kar
snda Msrn siyasal kopuu, Kahire saraynn ekicilii, artk
gitgide Akdenizin ticaretine sunulan tahln daha kolay aktarl
mas idi bu etkenler. Bu sonuncusunun zellikle Venedikle
Amalfiye yarar dokundu: talyann gneyi ile Giritin
Bizansn eline geii ve Dalmayadaki zaferleri, Venedikin
Bizansla ilikilerini salar; Amalf ise, Kuzey Afrika Mslman
lar ile iyi ilikiler kurarak, Fatmlerin Msrna yayar onlar.
Magribin iin iine girmesiyle ortaya kan baka karklklar
dan da, uygun bir yerde kurulmu limanlar olarak, yine Vene
dik ile Amalf yararlanr. Bu yeni ticarette Bizans ta yerini alma
lyd; ancak, mal nedenlerle, Yunanllar talyaya gnderecek
yerde, talyanlar Konstantinopolise ekmeyi yeledi; hem son
ra, ayn talyanlarn dorudan doruya slmla ticaret yapmalar
n engelliyebilecek durumda da deildi. Bylece, talya ile sken
deriye arasnda Badat-Konstantinopolis mihveriyle yanan ve
-bir blmyle- onun yerini alan bir al-veri akm yerleti.
Geri, Asya kervan ticareti ortadan kalkmad, ama yine de
btn Mslman Douda tanr servetlerde bir k gryo
ruz.
Asker ve toprak kastnn ykselii, gze ilk arpan iaretiy
di bunun.
BZANS EDEBYATI VE YAKIN-DOU SANATI
Bizans kltrnn gerek deeri hakknda, onu, Bat ve
Doudaki komularyla karlatrarak bir yargya varabiliriz
ancak. Bu kltr, Batda olduundan ok daha fazla bilim ve
incelikle donanm ve kukusuz ondan ok daha fazla baarl
dr; buna karlk, slm kltrnden daha az zengin ve daha az
eitlidir. slm, ynla halkn kltrne, onlar birbiriyle btn
letirerek ve zenginletirerek, damgasn vurmay bildi; Bizans
ise, tersine, etkisi altna ald halklar zerinde, yalnz d i n ve
b i r k a s a n a t b i i mi bakmndan n sat. Kuku
suz, henz barbar olan bu halklar, baka kltr elerini pek
zmseyememilerdi; ancak Bizans da, kendisine kalan Yunan
247
mirasnn asl deerini oluturan eyi bakalarna gtrmekte
yetersiz kalyordu. Bunun gibi, dardan etkileni bakmndan
da su geirmez oldu: Doudan, sanatnn birka izgisini ald;
dnce plnnda ise hibir ey. Oysa, bu zenginliklere srtm
evirmenin tehlikesi de vard kendisi iin. Bylece, kapal bir
vazoda geliiyordu Bizans kltr; yle olduu iin de, bakalar
az ey ald ondan, byk yaygnl olmad; canlyd kukusuz,
ama yalnz kendini dnen bir kltrn canllyd bu. Bunun
tek istisnas, belli bir lde halk edebiyatdr; daha zgr, daha
kendiliinden oldu o.
O yzyllardan kalan en nl eser de bir destan oldu: Dige-
nis Akritas.
Hristiyan olsun Mslman olsun, btn Yakndouda,
sanat, birok ortak eleri srdrerek, u l u s a l o k u l l a -
r a ayrma eilimindedir. Aralarndaki farkllklara karn, Ms
lman sanatla Bizans sanat arasnda su geirmez bir duvar yok.
Her ikisi de, birbirlerine kout bir gelime iinde bulunan top-
lumlarn gereksinmelerine yant vermekte, her ikisi de birbirine
benzer tekniklerden yararlanmakta.
Bu bakmdan bir birlik var aralarnda.
Ta ya da tula kullanlmasna gre farkllk gsteren
mimarlk tekniini, asker yaplar bakmndan iyi tanyamyoruz.
Bizansta da slmda da, snrlar korumak, yerel eflerin iktida
rn yerletirmek ya da dizginlenmesi g blgelere gz kulak
olmak iin, pek ok sayda yaplmt bunlardan; merkez otorite
deki paralann birer de tanklar hepsi. Sivil mimarlktan
hemen hibir ey kalm deil. Bununla beraber, Abbaslerin
geici bakenti Samarrada ortaya karlan ykntlar, Badatta
ki Halife saraynn betimlenmesinde yaryor. unu da biliyoruz
ki, Makedonya hanedannn Konstantinopolisteki saray, Ba
dat rneinden esinlenmiti: Bu, bir saraydan ok kent iinde
bir kentti; hkmdarn ve beraberindekilerin oturma, savunma,
yiyip imeleri iin her eit yapy iine alyordu. stelik kentler
de, insanlarn byk bir blmnn oturduklar iren viraneler
le bunlar arasndaki ztlk da pek arpc.
Daha iyi korunmu olan dinsel yaplar, ibadet gereklerin
248
den dolay, cami ya da kilise olularna gre, daha da ak farkl
lklar gsteriyorlar. Bununla beraber, hepsinin, geni bir salo
nun stn rtmek gibi bir sorunu vardr. Bylece, Konstantino
polis ve ran mimarlar, tuladan kubbe yapmna alrlarken,
Ermeni, Suriye, -ok gemeden d e - Balkan mimarlar, tatan
kiliselerini bir atyla rtyorlard. Kubbedeki yetkinlik, Bizans
kiliseleri iin, Yunan ha biiminde bir plann zaferini salad.
I. Basileiosun Yeni Kilisesi yok olup gitti geri, ama daha ufak
apta bir oklar, bugnk stanbulda -kimi camiye evrilmi
durumda- varlklarm srdryorlar.
Ermeni mimarln altn devri de bu yzyllara rastlar.
Cami yapm, daha az sorun karyor. O dnemden kal
m nemli camiler olarak bni Tulun Camisini, (IX. yzyl
sonu), El-Hakim Camisini, bir de El-Ezheri gryoruz. frki-
yede ilk byk baar, -I X. yzyl balarnda- Kayrevan Cami
si oldu. Kunuba Camisi ise, Ispanyann aheseridir.
, v, V,
u 'V * v *
i< *\ s ?*** * . . / * ''-i:-
61. Kahirede bni Tulun Camisi
249
IX. yzyl, byk sfahan Camisinin yapld yzyldr. Ancak
ran bir eyi daha bulmutur: Amt-kabir, yani trbe.
Ayrca, minare biiminde de byk deiiklikler vardr.
.62. - Kayrevan Camisinin minaresi
Bizans ve Mslman sanatlar, ssleme anlaylar bak
mndan da birbirlerine yaklamaktadrlar. Antsal heykel ve ss
leme yksek-kabartma kaybolmu, ou kez ayrntl ve ar,
kimi zaman renkli kimi zaman oyma bir ssleme gemitir yeri
ne. Tekrar olacak syleyeceimiz: slm, canl varlklarn betim
lemesini yasaklyordu. Aslnda banaz bir yorumdu bu, dahas
sonradan ortaya kmt; kald ki, ranl sanatlar hibir zaman
uymadlar bylesi bir yasaa. Kukusuz, dinsel yaplarda, Allah
insan ya da bir hayvan biiminde betimlemek sz konusu deil
250
di; nk Allah, tanm gerei, somut varlklara stn bir cev
herdi. Bunun gibi, yaratklar olduklar gibi canlandrmak da
olmuyordu. Ne var ki, Mslman sanat, rneklerini oka gr
dmz gibi, sivil yaplarda, bitki, hayvan dnyasnn, htt
gnlk yaam iinde, avda ya da savata insanlarn ona esinlen
dirdii her eyi sslemede kulland. Aslnda, zellikle Yahudi
evrelerde, sanat, varlklar biimleme eilimindeydi; Arap
dnyasnn pek gzel biimde kulland arabesk bundan esin
lenmitir. Ayn eilim, Bizans sanatlarnn da yabancs deil
di. Onlar da, tasvir mcadelesinden sonra, tapmaklarda, kutsal
kiileri, hatta Tanry betimlemekte duraksama gstermediler.
Ne var ki, Kutsal Kitabm yklerini insanletirmeye giriecek
. olan Bat sanatlarnn tersine, Bizansl sanatlar, dogmatik
olarak tanmlanm ve deimez, nsan olmayan ya da insans
t biimlerde soyut bir teolojiye gittiler.
Bizansn ilk yzyllarnda, balarda slmn da kulland,
aristokratik nitelik tayan mozayik sanatna, Bizansl sanat,
daha az pahalya mal olan freskoyu yelemektedir imdi. Bunun
gnmze dein gelen rnekleri, zellikle Konstantinopolis
dnda nemlidir. Mslman dnya ise, freskodan haberdar da
olsa, ini kaplamay yelemektedir. Msr, zellikle de ran, bu
konuda en gzel rnekleri verirler.
Heykelli sslemenin grevsel bir rol vardr artk; stn
balklarmdadr ve kornilerdedir. Kaplar, mobilyalar, hallar,
bu sslemeyi tamamlarlar. Ancak, antsal boyutlarda ortadan
kalksa da, heykel kk sanatlar denen alanda gcn ortaya
koyar. Deerli aalardan Mslman dnyada ou kez heykel
yaplmaktadr; bunun gibi, kakmaclk, Mslmanlara zg bir
sanattr. te yanda, Bizansta fildii ilemeler gzalcdr; Ms
lman Akdenizde de yaygn kalacaktr bu. Bizansn, ayrca
bronz kap yapmnda, gm eyaclkta ve mcevhercilikte h
reti vardr; slm dnyasnn nce tun, sonra bakrdan tepsileri,
ibrikleri, lambalar n kazanr, silhlk ta yle.
Minyatr, Ortaaa zg bir sanattr. Batda olduu gibi
Bizansta da, el yazmalarm, zellikle dinsel motiflerle ssle
251
mektedir. Tezhip, Hristiyanlardan Mslman sanatlara geti.
ran minyatrnn aheserleri ise, ileride baka etkiler altnda
doacaktr.
Pahal dokumaclk, btn Yakndouda bir sanattr ayn
zamanda.
zetle, Yakndouyu sarsan siyasal ve sosyal derin buna
lmlar, imdilik, uygarln kn de beraberinde getirmemi
ti; bu bunalmlar, tersine, uygarla btn arlklarn koyan
yeni glerin sahneye kn kolaylatryorlard. Bu tehditler
ise, XI. yzyl boyunca ete kemie brneceklerdir.
III
ASYA UYGARLIKLARININ DORUU
Yukar-Ortaa boyunca, Hristiyan Bat kendi iine kapa
nk yaar, Yakndou slmm douu ve grkemli gelimesine
tank olurken, Asya lkeleri de uygarlklarnn doruuna eriir
ler. Onlarn bu parlak dnemi VII. yzyln ilk yarsnda ald
nda, Sasan mparatorluu yklnn arifesindedir. Hint ise,
byk Hun istillarnn topraklarna yayd ykntlarn iinden
abuk syrlr; ve Guptalar, Kanauj Haralar gibi, yeni bir birli
e ynelir. in, Trklerle Moollar yendikten sonra, Tang
hanedan zamannda yeniden kurulur ve otoritesini, btn bir
Trkistana, Tonkine ve Kuzey Annama yayar. Gney denizle
rinin lkeleri, Hint uygarlnn koruyuculuunda gelimelerini
srdrrlerken, Asya uygarlklarnn tablosuna yeni lkeler
girer: Budizmi kabul etmi bir T i b e t vardr ve -Trkler
gibi- inin korkun bir hasm, Hint Budizminin de emsalsiz
bir koruyucusu olacaktr; te yanda, J a p o n y a uyanmaktadr
ve in kltrn kabul ederek, daha sonra ona btn kiiliini
verecek olan anlaml niteliklerini sergilemeye balyacaktr ok
gemeden. Btn bu grkemli yayl i k i b y k u y g a r
l k m e r k e z i nden hz almaktadr: H i n t le i n ! in, Tr
kistan ve Tonkinde, Hint Hindiini ve Endonezya lkelerinde
252
olmak zere, her ikisinin de geleneksel etki blgeleri vardr; ve
her ikisinin de kendilerine zg yntemleri: in, silahlarnn
gc ve ynetiminin rgtllyle kendisini dayatrken, Hint
ticaret ilikileri, dinsel ve dnsel ilikilerle etkisini srdrmek
tedir evresinde.
Asyann VII. - XII. yzyllar arasndaki tarihinde, ne
Batda, ne Yakndouda olup bitenlerle bir benzerlik kurama
yz. Bu sre boyunca, Asyann byk imparatorluklar, yapca
ve uygarlka elbette donup kalmadlar. Ama, koullan XII. yz
yln seherinde gerekleecek olan byk Mool fethine dein,
Asya, temelde belli bir dayankll srdrr durur.
Nedir bu beyz yl boyunca Asya dnyasnn temel nitelik
leri?
VII, - XII. YZYILLARDA ASYA DNYASININ
TEMEL NTELKLER
Bu usuz bucaksz ktada, bu pek uzun zaman boyunca,
Asya tarihinde grdmz birlii nitelendirmede yardmc ola
bilecek u iki olay vardr nce: Balarda B u d i z m i n y a y l -
; btn dnem boyunca da t i c a r a l - v e r i i n
y o u n l u u .
Geici de olsa kararlla kavumu ve grnte daha
gnenli VII. yzyl Asyasnda, Budizm, bata gelen bir rol
oynar. Hindde resm olarak korunduu gibi, Seylanla Ganj
vadileri kutsal topraklardr. Gney denizinin btn lkelerine
yaylmtr; en etkin merkezlerinden biri in Trkistanmdadr.
Tanglar ini, kendisine yaknlk gsterdii gibi, hem Hinde
hem Dou Asyaya misyoner ve hac gndermektedir; o tarihle
re dein iine kapal olan Tibete de ulamtr; son olarak da
Koreyi ve Japonyay kazanr. Her yerde, evrensel niteliine
dayanarak, birbirine uymayan uygarlklar da olsa onlar, baarr
bunu.
Biemlerin gelimesini her yerde belirleyen odur.
VII. yzyl boyunca, in haclarnn gezileri oalr; Hinde
ve teki Budist merkezlere gelip belge aramaktadrlar. Sonraki
253
yzyllarda, bakalar, Japonyay ziyaret ederler; Japonya da
ine eliler yollamaktadr. in imparatorluk saray, byk
nem vermektedir bu gezilere; yle ki, kimi zaman kendi elile
rinin yanma bir nl hac katmakta, kimi zaman bylesi bir hac
ya diplomatik grevler vermektedir. Byk saygnl da vardr
bu keilerin; dnlerinde ly vl ile karlanrlar. Bununla
beraber, ou da dnmez: Ya gittikleri yerlerde yerleir kalr
lar, ya da yollarda harcanr giderler. Geziler etin, yollar byk
tehlikelerle doludur nk.
Onlar bu tehlikelere seve seve katlanrlarken, Gney deniz
lerinin Asyann geri kalan blmyle ticareti de younlayor
du. inin 50-60 ton yk ykleyen ar ticaret gemileri Sonda
adalarna kadar giderken, Arap gemileri Yang-euya kadar
kyor, Cava gemileri de Mslman pazarlarna rastlamak iin
Batya yelken ayorard. Bata Musonlar kollayan bu deniz
yollarnn glkleri de bykt; yle de olsa, Arap corafyacla
rnn bize olanca ayrntlaryla anlattklar bu deniz yoluyla
pazarlama parlak olduu kadar istikrarlyd da.
in, kuaklar boyunca, zellikle IX. yzyldan XI. yzyla
dein, ran Krfezi ve Badat tacirleri iin b y l e y i c i bi r
p a z a r oldu: Fiyatlar, grece ehvendi orada ve byk krlar
brakyordu. Iraktan ine uzanan o byk yolun zerinde, mer
kezler olarak, Malezya yarmadasndaki Kedah, Khmer mpa
ratorluunu, Sumatra ve Cavay gryoruz. Deiik para sis
temleri de olsa, ilemler yryordu. Mallarn bu youn gidi
gelii, tm Asya dnyasnn gereksinmelerindeki bir artm da
yanksyd aslnda. ine giden yabanclar, belli bir korumadan
yararlanyorlard; bunun yan sra, pasaport denetimi, tadklar
mallar ve nakitler iin de denetim vard.
Bu ticaretin maddeleri arasnda madenler bata geliyor
du: Sumatra ve Koreden pek bol getirilen altndan balyarak,
gm, tun, in bilginlerince ok aranlan civa, bakr, son ola
rak da demir. Onlar santal, bambu, kfur ve abanoz olmak
zere, deerli aalar izliyordu. Gnlk ve misk bata olmak
zere, kokularn listesi de olduka uzundu; ran Krfezinde en
ok aranan misk de, Tibetinkiydi. Baharat ticaretine gelince,
254
Hindin ve Gney-Dou lkelerinin nn salyan bata buy
du. Pek bol olan besleyici maddelerin ticaretini unutmamal:
Ya karlan Hindistan cevizi, eker kam, pirin ve hububat
t bu. Deerli maddeler arasnda fildii, Hindden, Kedah ve
Khmer lkesinden geliyordu; amber d satmm yapan balca
indi; deniz kaplumbaas pullar zellikle Gney denizlerin
de retiliyordu; Cavadan ve Kamboyadan gelen gergedan
boynuzu, Arap tacirlerine byk krlar salyordu; yakut,
elmas, kedi gz Hintden, Seylandan ve Gney-Dou denizle
rinden ine gidiyordu. Renklendirici maddeler, dokumalar ve
krklerin de bu ticarette byk yeri vard. Bu liste, hayvanlara
kadar uzanyordu: Konuan papaanlar, Hint okyanusundan
ran Krfezine gtrlyordu; Kuzey-Bat Hintin tazlar
Iraka sokulurken, ine de kei, manda ve kz tamyordu.
Son olarak, ounlukla inde retilmi eitli nesneler, pazar
dan pazara tanp duruyordu: Porselenler, lke ya da bakr tep
siler, kt, tahta taraklar, emsiyeler, demir tencereler, kalbur
lar, ineler ve at eerleri idi bunlar. Ayaa giyilen en iyi sandal
lar Hintte retiliyordu. Yal-apkm tyleri salyan Kambo
ya, Yakndoudan gelen ve inde pek tutulan mavi camdan
aynalarn ticaretinde de araclk yapyordu.
255
Gerekten, bu youn ticaretten en byk kr salyanlar
da, G n e y - D o u l k e l e r i y d i : Hintlilerle inliler,
altn ve pek bol olan baharat iin oraya gelmek zorundaydlar;
kendi lkelerinde karklk ve anari sren Hint ve inliler de
oraya geip tezgh kuruyorlard ve bolluk, Araplar da ekiyor
du. Bu arac lkeler iin yle bir sonucu oldu bunun: Yalnz
madd zenginlikleri artmakla kalmad, Hint ve in uygarlklar
ile temastan byk yararlar grdler.
Bununla beraber, bu gnen iindeki dnyay, azok uzun
vdeler iinde etkisini gsterecek de olsa, dardan iki ey teh
dit ediyordu: Dou Asya kaplarnda M s l ma n f a t i h
l e r in ortaya k; M o o l i s t a n g e b e l e r i nin gitgide
artan rgtlenileriydi bunlar.
Gerekten, VIII. yzyldan balyarak, Hint, ar ar Ms-
lmanlarca istila edildi; cihadn srkledii Mslmanlar,
Kuzey-Bat eyaletlerinde, Afganistanda ve Trkistanda yerlee
rek, in ve Hint ticaretinin kilit noktalarn yava yava ele geir
diler. Bu 'fetih, Hun fetihleri kadar -giderilmesi olanaksz-
ykntlara yol at: Tasvir ykcl ise kol gezdi. Ayrca, o sra
larda gelime iine girmi bulunan Hinduizmin yaralad
Budizm de, istilaclar karsnda geri ekildi. XIII. yzyln sehe
rinde son Budist imparatorluklar ortadan kaldrldnda,
Budizm de, doduu ve getii topraklar zerinde tutunamaz
oldu. Arada, VII. yzyln ilk yarsnda Hintte bir birlik gerek
letirilmiti; onu, bir siyasal paralan izledi. eitli devletler
arasnda hegemonya atmalar balad. Btn bunlar, kimi bl
geleri d istilaya kar daha zayf dryordu. yle de olsa,
sanat ve edebiyatn gelitii dnemler de yaand; ayrca, Gney
denizleri lkeleriyle temasn srdrd ve o yolla da Hint etkisi
devam etti.
Dou Asyann ehresini deitirecek olan teki etken ise,
VIII. yzylda belirginleti: 744 ylndan balayarak, Uygur Trk-
leri imparatorluklarn kuruyorlard; onun yerine, bir yzyl son
ra, Krgz mparatorluu geecektir. O dev Mool mparatorlu
unun uzak bir balangcdr bu. Aslnda, sz konusu olan, uzun
vdeli bir felkettir; Kuzeyde ve Batda ini tehdit eden ge
256
belerin birlemesi tam olmaktan uzakt; btn sonularyla,
ancak 1.206da, Cengiz Han ortaya ktnda gerekleecektir
bu.
Sasan mparatorluunun ykl, Hind'in paralan,
Tanglarm zayflamas, Songlarn fetihleri, arkasndan Gney
inde geri ekilileri, son olarak Moollarn harekete geii,
btn bunlar, be yz yllk bir tarihi noktalayan olaylar; berabe
rinde, btn fetihlerin tiynetinde olan sefaletleri, kymlar,
dramlar da getirerek elbette. Bununla beraber, tekrar edelim,
bu sre iinde Budist kltr yaylmaktan geri kalmad;
Hintde, inde, Japonyada, Cavada biemlcr yaratyor, am-
pda, Khmer mparatorluunda ve Siyamda bereketli sanat
rnlerinin douuna yol ayordu. Hint kltr de, Hintde
daha az parlak deildi.
Bu kltrel ieklenii, ksaca lke lke gzden geirelim.
HNDN MUTLU VE FELKETL YILLARI
VII. yzylda, inli haclar Hinti anlatrken, bir yanda
srp giden geleneklerle rflerin eitliliinden, te yanda mut
lak hkmdarlarn grkemli yaamndan szederler. Onlarn
sylediklerine baklrsa, k a s t l a r s i s t e m i eskisinden ok
daha fazla keskinlemitir: En ciddi bir ahlk temizliinin leke
siz bir yaam iin kural olduunu ileri sren Brahmanlarn
yan sra, hkmdar soyundan Katriyalar, tacir Vaisyalar,
ifti ve kyl Sudralar vardr. Son olarak da aa kastlar, kast
d olanlar ve dokunulmazlar: Kasaplar, balklar, cellatlar;
bunlar, kent dna atlmlardr; kylere gidip geldiklerinde,
akta, yolun sol kysnda yrrler.
Hkmdar, rnektir hep ve sava Katriya kastnn btn
niteliklerini toplamtr kendisinde. inli haclarn gznde,
mparator H a r a , en yetkin temsilcisidir bunlarn; Budizmin
ateli koruyucusu olan bu hkmdar, Guptalann grkemini sr
drmektedir. ann en yetkin aydnlarndan biridir; saray,
yazarlarn buluma yeridir ve kendisi de iir ve dram yazmakta
dr. Dahas, yapt seferlerde sava ve devlet adamln da
257
tantlam ve Kuzey Hintte birlii yeniden kurmutur. Son ola
rak, din konusunda btnyle yansz olmasa da, Hintin byk
hkmdarlarnn geleneini srdrmekte ve btn dinlere kar
geni bir hogr politikas uygulamaktadr; yle grnyor ki,
liberalizmini belli bir badatrmacla kadar gtrmtr.
Guptalarm manevi mirass Hara, VII. yzyln ortalar
na dein bu uygarl ve gnenci srdrr. Bakenti Kany-kub-
ja (Kananj), kendinden nce gelenlerin kurduu kentlere benze
mektedir. H i u a n - s a n g , gzleri bylenmi unlar anlatr:
Ganja yakn bir yerde, yksek duvarlarla ve derin ukur
larla korunmutur. Her yerde, ynla kule ve kk grlmekle
dir, her yanda iekli korular, sular duru ve bir ayna gibi
aydnlk kk gller ve balk havuzlar; yabanc lkelerden
getirilmi en nadir ynla mal, meta bulunmakta. Kentte otu
ranlar, zengin ve mutludurlar ve her aile bolluk iinde yzmek
tedir. Her yandan iekler ve yemiler dklmekte... Bir yz
kadar manastr vardr ki, aa yukar 10.000 din adamn barn
drmaktadr... 200 kadar (Hindu) tanrlarnn ve binlerce de
sapknn (Budist olmayanlar) tapma vardr.
Ayn yazlar, kentlerin, kylerin ve krlarn gnencini anla
trken, dzensiz de olsa, nfusun byk younluunu gzler
nne serer. Bu zenginlik, zellikle t a r m i l e t m e c i l i i
zerine kuruludur; t i c a r e t de etkindir ve Gney denizleriyle
gidi-geli youndur.
inli haclar, pek doal olarak, din yaam hakknda da ok
a bilgi vermektedirler bize: Hinduizm, hayli gelitiinden, eski
den budistlerin barndklar yerleri Hindu kentleri ve tapnaklar
evrelemitir artk. Hinduizmin daha o zamandan kutsal kenti
haline gelmi plan Benareste, bir otuz kadar Budist manastr
ve yz Brahman tapma vardr; hepsi de bugnk kadar renkli
dir bunlar.
inli haclar bir artan da i v a ya inananlarn halleri
ve tavrlar.
Ganj kylarnda, bugn de olduu gibi, her gn binlerce
kadn-erkek toplamakta ve sularnda ykanmaktadr; nk,
bylece btn gnahlarndan arnmaktadrlar. Suyundan
258
64. - Tanjuvur, Briha - divara tapna
259
ienler, ya da yalnz azm alkalyanlar, kendilerini tehdit eden
felketlerin yitip gittiini grmektedirler. Sularnda boulanlar,
tanrlar arasnda yeniden domaktadrlar.
Budist antlarn ve oralarda yayan topluluklarn grn
de bir bakadr: Bir manastr kenti olan gz kamatrc
N l a n d - ki XIII. yzylda Mslmanlarca yok edilecektir -
bir on kadar manastr iine alyordu. Bu manastrlar, Batya
bakan yznde antsal bir kaps olan tuladan bir surla evriliy
di. Yaplar da, tuladandr, ya da drt katldr; din adamlar
nn oturduklar yerlerden baka, geni avlularla ayrlan toplant
ve dua salonlar, pavyonlar, stpalar, verandalar iine alyordu.
Duvarlar cill yalanc mermerle kaplanmt, aralarna altm ve
deerli talar kartrlmt; yuvalara yerletirilmi heykeller de
batan aaya yaldzlyd. Ayn zamanda birer niversite olan
bu manastrlar, byk topraklarn da sahibiydiler; kendilerine
baml, gelirlerini saladklar iki yzden faza ky vard. Yn
la balaycdan, her gn, keiler ve renciler iin pirin, tere
ya ve st gelirdi; hkmdar da sk sk nemli balarda bulu
nuyordu. Budizmin en bilgin hocalar, oralarda ilahiyatla bera
ber, btn teki bilimleri okuturlard. Bu yksek dzeyde ei
tim, daha nce niversite aamasn gemi yirmi ya dolaynda
ki genlere yaplyordu. Manastrlarda byk bir disiplin hkm
srerdi: Her topluluu bir papaz ynetiyordu; keiler meclisi
nin ba da oydu. Gnlk yaam bir su saati ve anla dzenlenir
di; toplant, dua ve yemek zamanlarnda bu an alnrd.
Yemek vakitlerinde ardna kadar ak kaplar, gece olunca kilit
lenir ve mhrlenir ve mhrler de papaza verilirdi. Topluluk,
adaleti de, oybirliiyle aklanm kararlarla kendisi yerine geti
rirdi; mlkiyetin ynetimiyle ilgili btn kararlar, keiler mecli
sinde almyordu. Hrszlk ve dolan, topluluktan hemen karl
makla cezalandrlrd.
Laik yaam da, Hindu tapmaklarnn ve Budist manastrlar-
nmkine geni lde katlyordu. eitli bayramlar vesilesiyle,
halkn katld byk toplantlar yaplrd; ve bu toplantlarda
btn bir grkem sergilenirdi. Hara, imparatorluunun btn
keilerine yiyecek datyordu. Her be ylda bir de, Allaha-
260
badm geni ovasnda, Ganjla .Tumnann birletii yerde, B
yk Kurtulu Meclisi ad verilen bir toplant yaplyor ve herke
se sadaka veriyordu. Byle bir toplantda bulunmu olan Hiu-
an-sang, ayrntlaryla anlatr bunu.
Kamlardan ykseltilen geni bir surun ortasna saplar
dan pavyonlar yaplyor, her birine de armaanlar konuyordu:
Altl, gm, inci, krmz cam (?), deerli talar, ipekli ve
pamuklu giysiler, altn ve gm paralar... Surun dna da
byk bir yemekhane ile bin kiinin oturabilecei bir toplant
salonu yaplyordu: Keiler, Hindu mritler, plak ileciler,
yoksullar, kszler, yurdunu yuvasn yitirmi insanlar oraya
davet ediliyordu. mparator ve vassalleri de Ganja yakn adr
larn kurduruyor, filler ve askerler ovaya yaylyorlard. Da
tm, iki buuk ay sryordu: nce, bir Buda heykelinin huzu
runda, Budistlerin armaanlar verilirdi; arkadan srayla gne
kltne inananlar, ivanm mritleri ve eitli Hindu mezheple
ri gelirdi; daha sonra plak ilecilerin geidi balard; son ola
rak da din adamlaryla laikler, yoksullarla kszler. mparator,
be yldan beri birikmi btn servetleri orada datrd; srtn
daki giysileri, kolyeleri, bilezikleri, tacndaki bezek kordonu,
boynundaki incileri, trbanndaki kzl yakutda iinde olmak
zere her eyi! Vassalleri, bu sonuncu mcevherleri satn alyor
ve onlar Haraya geri veriyorlard; belki, bir eit ykmll
n ya da verginin sonucuydu bu. Ne var ki, Hiuan-sangm
eklediine gre, bir ka gn sonra, hkmdarn giysileriyle en
yksek deerdeki mcevherler, birinci kez olduu gibi, yeniden
sadaka olarak kullanlyorlard.
Hindin teki blgelerinde de yaam, Hara krallndaki
kadar tantanal ve o kadar da sefildi. rnein Dekhanda, yk
sek kastlar, Sanskrit kltr de alsalar, insanlar, baka diller
-telugu, tamul- konuuyorlard. klim daha tropikal olduun
dan, arlklar da o orandayd: Bir yanda geveklik ve uyuuk
luk, te yanda bolluk ve taknlk. Egemen olan Hinduizmdi,
ancak Budizm de ayak diretiyordu hl. Dravid hanedanlar ara
snda bitmez tkenmez savalar gryoruz. Ne var ki, onlardan
her birinin grkemli dnemleri de oldu. zellikle Dekhanm
Gney-Batsma yerlemi olan P a 11 a v a lar, IX. yzyla dein,
261
mimarl ve edebiyatyla incelmi bir kltr gelitirdi ve Hindi-
ini lkelerini, zellikle Kamboya ve ampay da derinden
etkiledi.
a 1u k y a lar da unutulmaz izgiler braktlar.
Son olarak, Kuzey-Bat eyaletlerinde, rklar ve dinler daha
da karktlar: Bir yanda Trkler, ranllar ve Aryenler vard,
te yanda Parshk, Manicilik, Nesturilik, Hinduizm, Cayna dini
ve tslm. ranla, htt Batyla olan eski deniz ticareti bu blge
de sryordu. Corafi durumlar gerei, nce bu lkeler slm
fethinin konusu oldular. Bin yldan fazla bir zamandan beri hep
ayn yolu izleyen istilalara alk da olsalar, halklar, slm istils
na kar -silah elde- sert bir direni gsterdiler; ayrca, bugn
bile ortadan btnyle kalkmam olan kimi rfler yarattlar:
ocuklarn evlilii ile kadnlarn ieri kapanmas (purdah) byle-
dir; biriyle rkn safl korunmak isteniyordu, tekiyle de istilc
larn uygunsuz baklarndan kalm oluyordu. slm fethinin
u sonular oldu ki, Hint yaam kendi iine kapand, zellikler
glendi, gelime felce urayp dondu. Kimi yerlerdeki camiler
de Hint bieminin yanklarnda olduu gibi, balarda bir uzlatr
ma abas olduysa da, taraflar arasndaki ztlk, arkas gelmiye-
cek kadar bykt. yle olunca da, Hint iin, karanlk bir
dnem ald; gcn yitirirken bamszln da yitirdi Hint.
ine dald uyuukluu, direniten doan kimi yerel canlan
lar kesti zaman zaman; bunun - h i olmazsa- u yarar oldu ki,
gnmze dein, bir sosyal aty, dinsel ve felsefi gelenekleri,
Hint halknn temel niteliklerini el demeden korumu oldu.
Bu temel nitelikler ise, VII. ile XIII. yzyllar arasnda ne
idiyseler, bugn de odurlar ou noktada.
KHMER MPARATORLUU
VI. yzyln sonlarnda, Gney denizlerinin Hintlilemi
devletleri iinde, uzun bir sreden beri en etkin ve en nl g
olup kan Fu-nan, vassallerinden biri, en-Lamn kral ykar
ve yerine Kh me r mp a r a t o r l u u n u kurar. Yeni krall
n, bir yzyl boyunca grkem iinde yaad grlyor:
262
Hkmdar, Asyann teki mutlak krallar gibidir: Bir saray hal
k ve ulu kiilerce evrelenmitir; haftada kez onlar toplar
konuur ve byk saygyla selmlanr. Grevliler, kat bir hiye
rariye gre sralanmlardr. Belli bal Hindu mezhepleri bir
arada yaamaktadr. Kltr, Hindin Sanskrit kltrnce zm-
senmitir. Dikkat ekici bir baka olay da u: Tanr ivann lin
ga (erkeklik organ) s onuruna zel bir klt kutsanmaktadr ve
hemen hemen devlet dini olup kmtr.
Ne var ki, VIII. yzyl, Gney-Dou lkeleri iin bir kay
nama yzyl oldu: ampann iki krall birleir, birleik am-
pa kralln kurarlar; Malezya krall, yarmadada gcn
yayar ve bir deniz imparatorluunun temellerini atar; son ola
rak da Cavada, Da krallar adyla yeni bir hanedan ortaya
kar. Ayn dnemde, Khmer krall anari iindedir ve ikiye
ayrlr. Da krallar hanedanyla beraber, Cavada, Budizmin
de birden gelitiini grrz; Sanskrite ile Kuzey Hint yazs
kabul edilir ve tm resmi devlet rgt de Hintlileir. Cavann
merkezi Budist antlaryla donanr. Cavanm merkezine egemen
olan Budizm, Hinduizme bal tutucu eleri de adann dou
blmne iter; bu blmde linga klt vardr. IX. yzyln bala
rnda da Kamboya iin nemli bir olay olur: Cavadan gelen
bir Khmer prensi, Khmer kralln Cava egemenliinden kurta
rr ve - 802 ylnda- Angkor ovasna bakan bir tepeye yaptrd
bir tapmakta tanr-kral kltn kurar. Bir Brahmandan da
krallk simgesi lingay alr; Khmer krallarnn imparatorluk
gcn bu temsil edecektir artk. Bununla, Kamboya iin yeni
bir tarih dnemi balamtr: Khmer mparatorluu domu,
A n g k o r h a n e d a n kurulmu ve bamszlk kazanlmtr.
Ve in, Tanglarn ve Be Hanedann sona ermesiyle, bir kar
klk dnemine girer. Cavadaki Da krallar hanedannn
iktidar, dou Cavada domakta olan stnlk karsnda geri
lerken, Khmer mparatorluu temel niteliklerini kazanr.
XIV. yzyldaki kne dein bu nitelikleriyle tannacak
tr. ,
Hintte olduu gibi, kral, btn devlet rgtnn temel
esidir; otoritenin kayna ve tek sahibidir. Kanunun ve yerle
263
ik dzenin, dinin, dinsel kurulularn koruyucusu olan hkm
dar, yeryznde bir tanr olarak grlr. Gnde iki kez gr
meye kar: Elinde kl, altn ereveli bir pencerede gzkr;
gelii sarayda mzikle, grme de boru alarak haber verilir.
Aya yere basmaz; yrrken nne kuma sererler ve saraydan
ktnda da ya file biner ya da tahtrevana. Bakenti, evrenin
-mimarlk plannda- bir zetlemesidir; merkeze, dnyann
eksenini temsil eden bir da - tapmak oturtulmutur. Her
hkmdar, olanaklar lsnde kendi datapnan yaptrr ve
iine de, kendine zg bir trenle krallk liga&m\ yerletirir.
lkenin ynetimi, bir a r i s t o k r a s i nin ellerindedir:
Brahmanlar, kral ailesinden olanlar, kral papaznn yaknlar ve
Katriyadan oluur bu aristokrasi. Toplum, pek aka kademe-
lendirilmitir: Kraldan sonra Brahmanlar gelmektedir; sonra
miras prens, bakanlar, ordu efleri, byk rtbeli kiiler,
deerli savalar; arkasndan sradan kiiler, sefiller ve miras
tan yoksun braklmlar; sakatlar, kamburlar, cceler, byk
caniler, serseriler, yabanclar, czzamllar ve bozulmu insanlar
ise, toplumda gzden dm kimselerdir. Yalnz birinci snf
tan olanlar tapmaa girebilirler. Bunun gibi, idare, yine kademe-
lendirilmi bir memur kitlesinin elindedir: Bakanlar, ordu efle
ri, danmanlar, mfettiler, eyalet efleri, blge ve ky efleri,
maaza efleri, angarya efleri, btn bunlar, -niteliini pek iyi
bilemediimiz- drt guruba ayrlmlardr. Khmer pazarnn
nemi gz nnde tutulursa tacirlerin says da hayli fazla
olmak gerekir; haklarnda ok az ey bildiimiz kyllerin
byk bir blm toprak almalarna ayrlmlardr ve ynetici
snflarca aalayc adlarla arlrlar.
Bu o 1i g a r i , yzyllar boyunca, Hinduizmi ya da Budiz-
mi -ayrm gzetmeden- uygulad. Ayrca, kukusuz atalar kl
tne bal hayli zel bir klt daha kutlanyordu: Kral, prensler,
ulu kiiler ve zafer kazanm savalar, tapmaklar kurduruyor
ve iine de, daha yaarken, balaycnn adna eklenmi bir tan
r adna bir heykel diktiriyordu; bu heykellere taplmasma, ba
laycnn kendisi de zen gsterirdi. te dnya yaam da
Khmerleri dndryordu; Angkordaki byk kabartmalar
264
dan biri, Gklere ve Cehennemlere adanmtr ki, Hint ikonog
rafisinde allmam konulardr bunlar.
Irmaklarn dnda, pek yetkin bir yol ebekesi gryoruz
lkede.
65. - Angkor Vat Da - tapma
En gzel rnekleri -zellikle Angkor V at- XII. yzylda
ortaya konmu olan tatan tapnaklarn dnda, btn konutlar
ahapt. Pek alak mobilyalar, eitli kapkacak zenle sslenmi
ti. Silahlar da pek eitliydi. Savalar zrhl ve miferliydi. Giy
silerde bol mcevherat kullanlmas, Hint etkisini gsteriyor.
Yaam dzenini, IX. yzyldan balyarak su saati belirliyordu.
Yabanc ziyaretileri en ok artan krdan kullanma deti
olmutur; ve hepsi de, yerlilerin temizliinden szediyorlar.
Gzde elence horoz dyd; buna hkmdar da katlr ve
bahse girdiinde de payn altnla derdi. Kadnn toplumda say
gn bir yeri var: Ana ynnden hsmlk da yabanc deildi.
Gen ve gzel kzlar olan byk aileler, hkmdara sunarlard
onlar; bu kzlar, sarayda odalk, mzisyen ya da danszlk eder
lerdi; bu sfatla siyasal yaama da katlrlard sksk ve dinsel
yaamda bile kimi zaman resm bir rol oynarlard.
T a p n a k l a r a ve onlara hizmet edenlere nemli bir
yerin verildiini gryoruz.
Tapman, ou kez bir bakann ynetiminde, bir manas
tr vard. Disiplinden, ekonomiden sorumlu olan oydu, tanrla
ra sungu sunanlar ve mneccimleri de o seerdi. Onun yan
265
sra, hkmdarn papaz, trenlerin dzenini salard; sonra da
gzeticiler, Brahmanlar, ileciler, asl anlamyla rahipler ve
onlara yardm eden bir yn koruyucu gelirdi. Onlarn da aa
snda byk bir kitle, tapman ve iinde oturanlarn yaam
iin alr dururlard. Erkek-kadm dans, arkc ve mzisyen
ler ayr bir gurup oluturuyorlard. Komu kylerden gelen
btn bu hizmet edenlerden ou, yamur mevsiminde ie al
nrlard. Hepsi de hkmetin el koymasndan kaar ve ancak
kendi topluluklarnn szne uyarlard; buna karlk, bal
olduklar tanrdan baka tanr hizmetinde angaryaya koulmak
onlara yasaklanmt. Bir tapmaa, rnein IX. yzylda Bako
Tapnana hizmet edenlerin says 2.253 kiiydi ki, bunun te
ikisi kleydi. XII. yzylda Ta Prohm Tapna iin bu rakam
daha da yksektir: 79.365 kii. Bu yeknun iinde 18 byk
rahip, 2.740 yin yneten papaz, 2.202 yardmc ve 615 dansz
bulunuyordu. Bu say, beslenme ve teki konulardaki gereksin
melerin bykln de gsterir; yle olduu iin de bu tapma
n 3.140 ky vard.
Tapnaa hizmet edenlerin hepsi, vergiden baktlar;
ama hepsi de tapmak kurallarna aykr bir harekette bulunduk
lar ya da ona kar bir su ilediklerinde, ayn yaptrmla kar
larlard; nk, bu davrann btn bir halk tehdit ettii
inanc vard. Ne bedensel ne de para cezasna uramayacaklar
iin, Brahmanlar yalnzca grevlerinden karlrlard; bunun
dnda kalanlar para cezas derlerdi, deyemeyenlerin de srt
na yz denek vurulurdu.
Angkorun gc ykselirken, bu Khmer yaamnn birok
izgisi, byk bir deiiklie uramadan varlm srdrd. Ang
korun doruuna ulamas ise, VII. J a y a v a r ma n zamannda
(1181-1219a doru) oldu; Kamboyann en byk hkmdarla
rndan biridir o. Ateli bir Budist olan Jayavarman, tanr-kral
kltn, artk ivann linga sna, deil de, bir ylann zerine
oturmu dev bir Buda heykeline uygulam gzkyor. Czzam-
lyd belki; o yzden de 102 hastahane yaptrd sylenir. Kii
sel kltlerin en ok yaygnlk kazanmas da onun zamanna rast
lar.
266
Khmer mparatorluu, hakknda en ok bilgi sahibi olduu
muz Gney denizleri lkelerinden biri ise de, Gneydou
Asyann btn bu geni blgesi, o devirde, temelini Hint gele
neklerinin oluturduu ayn uygarlk biimine katld denebilir;
ve ayrntya girmeden sylemi olalm: Hintde kimi zaman
ancak iaret edilmi olan eyleri, bu lkeler pek somut biimde
akla kavuturdular. Bu lkelerin bir baka ortak nitelikleri
de - hi olmazsa bir zaman iin- linga krallk kltdr.
Evrensel egemenlik anlayn ona dayandryorlard.
Ne var ki, tarihsel olaylar, batp kan yerli inanlar ve rf
ler, giderek andrp ypratt bu birlii; bir yerde Hindi ininin
ve Gneydou Asya adalarnn siyasal corafyasn deitirdi.
1288 ylna doru Marko Polo, 1296da da eu Ta-kuan, Gney
dou Asya lkelerini ziyaret ettiklerinde, Khmer mparatorluu
bir kn eiindeydi; amp, lkesinin yarsn yitirmi de
olsa, iki frtna arasndaki sakin bir an yayordu; XI. yzylda
parlak bir dnem yaam olan Birmanyay, Annam olduu
gibi, in Moollar ele geirmilerdi. Bir tek dou Cava idi
bamszln koruyan ve gelimesini srdren; ne var ki, o da
gemiine esin veren Hint geleneklerinin zararna, Malezyal bir
nitelie brnyordu gitgide.
TANGLAR NNDEN SONGLAR NNE
inde Sueilerin imparatorluunun iine dt anari,
gen olduu kadar hnerli ve yavuz bir ba da bulmutu kendisi
ne: L i e - m i n di bu. Li e-min, Tang kontunun oluy
du. Halkn pek tuttuu ve Sueilere kar drst davranan kont,
an-si de, asker bir blgeyi ynetiyordu. ok gl bir kiilii
olan Li e-min, babasn mparatorluk tahtna kard (618);
drt yl sren seferler sonunda da ini yeniden fethetti ve arka
sndan kendisi de - T ai-song adyla- tahta kt (626). Yirmi
yl sren hkmdarlnda, mparatorluk ini, btn grke
mi ve gcyle yeniden kuruldu: Bugnk Moolistann tm
mparatorlua baland (630); Trkistan Trkleri ile Gobinin
Hint-Avrupa vahalarna boyun edirildi; son olarak da, eskiden
267
hasm olan btn bu halklar arasnda gerek yandalar kazanl
d. Bu grkemli saltanattan sonra blyan saray entrikalarna,
imparatorlarn aczine, nikhsz hkmdar elerinin zalimliine
- k i bunlardan biri kendini imparator iln etmitir- bir yzyl
kadar sonra H i u a n - s o n g (712-756) bir ara verdi. Bu impa
ratorun salamlatrd in, Asyada en byk yayln yapt.
Sava bir dnemidir bu inin: te bu dnemdedir ki, geici
bir karanlk iine girmi olan in dnyasnda, kltr de byk
bir gelime gsterdi; inle, Araplarn egemen olduklar Yakn
dou da iinde olmak zere, Asyann geri kalan blm arasn
da din ve ticaret ilikileri younlat.
Ne var ki, 750 yl dolaylarnda, tek bir kalemde yklacak
tr her ey: Generallerden biri anlamsz bir harekette bulunur,
tutar, o zamana dein ini e ballklarn srdrm vassaller
olan Takent Trklerine saldrr. Hemen arkasndan, gneyde
Yunnan bakaldrr. Asker mcadelelerin yzyllardr seferber
tuttuu halk bitkindir, huzura gereksinmesi vardr; in, parala
nr. 960 ylnda Tang hanedan ortadan kalktnda, in, yeni
den gneydeki eyaletlerin iine skr; nfusu da byk lde
azalmtr.
Bylece, yzyldan fazla srm olan T a n g d e v r i ,
inin tarihinde grd en yaygn fetihleri gerekletirmekle
kalmad yalnz; kendinden nceki btn geleneklerden bir birei
me gitti. Bu bireim, daha sonraki devirleri iin bir model ola
caktr ona. Gerekten Sueiler, in topran yeniden birletirir
ken, bu birliin ortaya karaca sorunlar zecek vakti bula
mamlard; Tanglar ise, daha iin banda el attlar bunlara ve
her eyden nce de, dar yapy batan aaya elden geirdiler:
darenin btn komuta mevkilerine eitli snavlarla giriliyordu.
Hanedann -61.8den 705 yl dolaylarna dein- ilk yzyl
boyunca, iktidarlarda pek ileriye vardrlm bir merkeziletirme
grlr. Ne var ki, VIII. yzyln ikinci yarsnda ve btn bir
IX. yzyl boyunca, byk idare birimleri, eflerinin ynetimin
de hemen hemen btn bamszlklarn kazanrlar; bu efler
sivil iktidarla askeri iktidar da birletirmilerdir. Bylece, nce
leri hkmran olan bakent, eyaletler lehine olmak zere, otori
268
tesinin paralandm grr; eyaletlerin, asker gle balakl
da olan bu zerklii, mparatorluk iktidar iin korkun bir
hale gelir. O kadar ki, X. yzyln byk yneticileri, devlet iin
de devlet olduklarndan, mparatorluk iktidarna adaylklarn
koyarlar; nitekim onlarn iinden en gl olan, Tang haneda
nnn sona erdiini iln edecek ve kendisi tahta kacaktr: 960
ylnda S o g 1a r n iktidara gelii byle olur.
66. - Songlar dneminde in
Bu gelimelere kout olarak, ordu da, bir meslek ordusuna
evrilir.
Ne var ki, bu evrilme, halk kitlelerini sefalete gtren sos
yal altst olularla ilgilidir. Gerekten, mparatorluk saray ge
miin debdebesini srdrr. Ancak, VIII. yzyldan balyarak,
halk, saysz glkler iinde rpnmaktadr; nfustaki byk
269
azaltan anlyoruz bunu: 754le 839 yllar arasnda, yani ey
rek yzylda 52 milyondan 30 milyona iner nfus. Nedeni de
udur: Topraklan yeniden datma tbi tutmu olan devlet, ky
l mlkiyetini savunmaktadr. Oysa, VIII. yzyln ortalarna
doru kaybolmutur bu mlkiyet; nk vergiler, angaryalar,
askeri hizmet ve birikmi borlar, kk iletmecileri topraklar
satmaya ve hizmetlerini de byk toprak sahiplerine kiralamaya
zorlamtr. Ayn zamanda yksek grevliler olan bu byk top
rak sahipleri, mlklerini miras yoluyla elde etmektedirler. Tica
ret yaam da ykntya uramtr. Ancak tacirler, Araplarn ve
Gneydou lkelerindeki pazarlarn nerdikleri pek krl al-ve-
rilere -her yola ba vurarak- yneldikleri iin, vergilerin,
elkoymalarn kendilerini btnyle yok edemedii sonucunu
karabiliriz.
te, kylln k, ticaretin nne konulan engeller,
in mparatorluunun bu iki temel stununun iine dt bu
durumdur ki, - 874 ylnn sonlarnda patlyan- devrimi kanl
maz hale getirir. Ksa bir sre nce Kuzey inde yerlemi
olan Trkler, inin vesayetinden kurtulmak iin bundan yarar
lanmak isterler; Tang hanedan bu ktan iflh olmaz, nk,
yksek grevlilerin oluturduklar yeni - miras yoluyla geen -
feodalite, ona son darbeleri indirmek iin atlr.
nce gnenci yayan, sonra takn bir emperyalizmin eli
ik durumlar, kararszlklar iine yuvarlanan bu toplumda,
dnce zgrl, gemite olduundan ok daha fazladr; ses
ler, mparatorluk ynetimine bile ykseltmekte duraksama gs
terme. Din alannda Budizm, evresinde yaplan tartmalar
bunu gsterir. Konfyiis geleneinin temsilcileri ona iddetle
kar karken, imparatorlar koruyup kayrrlar. Daha nceden
balam bir geliime uyarak, Budizm, sanat alannda olduu
gibi, felsefe alannda da inlileir ve Taoizme yaklar. ine
daha nceki yzyllarda girmi teki dinler de gelimelerini sr
drrler: Manicilik Moolistan fetheder. Tarm blgesindeki
Uygurlar arasnda ateli yandalar bulur, inin birok byk
kentinde tapmaklar ykseltir; Nesturi Hristiyanlk da korunur,
gzetilir. 845 ylndan balyarak, Budizme ve dardan getiril
mi teki dinlere kar genel bir saldr ve bask balarsa da,
270
Budizm ylesine inlilemitir ki, yeni bir din olup kmtr;
nitekim iinden bir mezhep kacak ve Z e n adyla J aponyay
da kazanacaktr kendisine.
Kt kullanmnn genellemesi ve basmclkta byk
gelimeler de TangIar devrine rastlar.
Bununla beraber, inde bu uygarln gelimesinde, kom
u lkelerin pay unutulmamal.
X. yzyln sonuna doru Songlar ininin soluunu alp
verdii atmosfer bambakadr. Tang devri, ne denli eski gelenek
leri korumu, savalar, krmlar, alk ve - sonulan yle byle
olumlu- deneyimler iine gmlmse, Songlar devri, tersine,
o denli iddetten ve fetihlerden tiksinmektedir. Tanglar devrin
de, emperyalizm, yabana eylere kar bir beeniyi srdrm
t; o kadar ki, o devrin en nl airi L i T a i - p o , salt inli
bir anlaytan ok Batl dnrlere ok daha yakndr gerek
te. Songlar devrinde ise, tersine, geleneksel deerler yeniden
canlandrlrken, uygarlk, her alanda, en tipik inli olabile
cek eyi yceltir.
Song hkmdarlar, in topraklarnn yarsn yitirip, lke
nin yalnz gneyi ile yetinmek zorunda kalmlarsa, ne zayflk
tan geliyordu bu, ne de kaytszlktan. Hanedann ilk imparator
lar, Tanglarn dne yol aan anariden sonra, mparatorlu
u yeniden kurabilecek yeteneklere sahiptiler. Ne var ki, ierde
ve darda ynla engele kafalar arpmt; ve zellikle krsal
kesimdeki sefalet, ktlklarn getirdii ykm, gler, inin sava
gcn sfra indirmiti. Tarm sorunu, zlmesi bir yana,
daha da ktye gitmiti ve bu da Hzinenin zararna olmutu;
nk vergi gelmiyor, ona karlk giderler oalyordu. inin
daha nce birok kez iine dt ksr dngye yeniden giril
miti. Hanedann kurucular, -bir blm geleneki, bir bl
m daha yeniliki olan- Konfysc aydnlar gerekli reformla
r yapmakla grevlendirdiler. En ivedi olann zmek iin ve
ine iyi memurlar salyabilmek iin snav sisteminde deiik
liklere gidildi; idarenin emir yetkisine sahip btn makamlarna
snavla girilebiliyordu nk. Hayr ambarlar kuruldu; devlet
depolarnda -eskiden uygulanan- ihtiyat tahl bulundurma usu
271
l yeniden uygulamaya konuldu; giderler %40 azaltlp, bte
de denkletirildi. rn zerinden dn para vererek retim
yreklendirildi; angarya kaldrlp, bir ba vergisi halinde, yllk
bir vergi konuldu yerine; kadastro batan aaya gzden geiril
di ve yeniden toprak datmna gidildi. Aslnda, mal amalarla
yaplmt btn bunlar, sosyal bir hedefe ynelik deildi; n
k, toprakta byk mlkiyet rejimi varln srdryordu; do
rulamas ve detilmesi en kolay olan da toprak zerinden alman
vergiydi. Tarm, ticaret herey vergiye baland. Ancak, ticari
iletmecilii yreklendirmek iin, devlet, mlkiyet zerinden
dn vermeye balad; ipotekle avans da verilebilecekti tacirle
re. Btn bunlarn sonucu olarak yaam pahall hafifledi;
pirin, kyleri ve kentleri yeniden doyurmaya balad; istifiler
de kouturuldu.
Ksa srd bu kalknma ne yazk ki!
rn zerinden dnleri deyebilmek iin, kyller, ba
kalarna borlanyorlar; devletin istedii %20ye, tefecilere bor
landklar %50 de ekleniyordu. Tutucu aydnlar da reformcula
ra sert klarda bulunuyorlard. erdeki bu dengesizliklere d
glkler de eklendi. Sonunda, Song imparatorlar, Kuzey ini
tmyle terkederek, Hang-euya yerletiler kesinlikle.
Militarist basklardan gerekten uzak bir dnemdi balyan.
Dnce ve sanat alannda, hibir dnem, bu denli zengin
olmad in tarihinde. mparatorlarn kendileri de, in tarihinin
o gne dein grmedii aydn kiiler oldular. lerinde bir
H u e i - s o n g (1100-1125) vardr ki, anlatlr gibi deil:
Arkeolog, kolleksiyoncu, sanat eletirmeni ve ressamd. Dne
biliyor musunuz? Arkasndan, yeni bakent, 1132 ile 1276 yllar
arasnda, resim akademisinin merkezi bir mze-kent oldu; ok
gzel bir yerde de kurulmutu; ve orada pavyonlar, kkler,
pagodalar ve saraylarla donatld.
Yeniden kavuulmu bu bar ortamda ve deiik gr
nmlerin ayrcalk kazandrd bir eyalette, Song Resi m
Okul u da aheserlerini koydu ortaya. Felsefeye ve iire sk
skya bal bu resim, daha ok bir peyzaj resmidir: Her ey bir
272
w~w
67. - inde bir gk kresi
sisin iinde boulup gitmitir; ufuklar belli belirsiz, yalnz
temel ayrntlar vardr ortada. Eskidiinde scak bir kehribar
rengine brnen ince bir ipein stne izilen bu peyzajlar, az
273
ok sulandrlm bir ini mrekkebiyle yaplmtr. Kendilerini
Tchan mezhebinin ya da Taoizmin dleme ve dalp gitmeleri
ne vermi dnrlerin vardklar mistik idealizmin etkisi altn
da yceleen bu resimde, peyzajlar bir bahanedir aslnda; Bun
lar, olabilir halinden olmu durumuna gemi dlemelerdir;
doada gizli olan ye -benzeim yoluyla da-filozof-ressamn
i dnyasn dile getirmektedir bu dlemeler; ve bu znel
resim, felsefe gibi, somutun tesinde evrensel ruhu aramakta
ve onun iimde erimektedir. Ve eer tek renkli suluizi bir iir
se, Song iiri de bir resimdir; bu iirde de ayn ince fra doku
nular, ayn duyarllk ve ayn doa ak grlr.
Sanatsal yaamdaki bu ieklenie, Konfys felsefesinde
ki bir rnesans da elik eder; basmclktaki gelimeler de des
tekler bunu. Devrin bir nitelii olarak, aralarnda polemiklere
girimi olan Budizm, Taoculuk ve Konfysclk, ayn sonuca
ynelmilerdir aslnda: Tekilik, yani evreni ve insan tek bir
ge ile aklatmaktr bu! yle der a o Y a n g (1011-1077):
nsan, gkle Ve yerle birdir, btn zamanlarn varlklaryla bir;
evrenin kanunu tektir nk... Yaamsal ruh tektir, herkes kat
lr ona... Bir evrimcilik de gelip eklenir bu dnceye; ilkel
in toplumunun en eski kavramlaryla Budizmin Uzakdouya
gtrd Hindu grleri buluruz bu evrimcilikte. Bu felsefeye
kesin biimini u H i (1130-1200) verdi ki, Song devri dn
cesinin en ilgin yanlarndan biri grlr onda. u Hinin kurdu
u sistem, salamd ve yanklar da byk oldu; ne var ki, dn
cesi, spritualizme her trl k yollarm kapayan bir ksr dn
gye varmt. in felsefesini XIII. yzyldan XX. yzyla dein
etkileyecek felcin balardaki sorumlusu odur; bu felci Mool isti
ls, daha sonra da Ming tutuculuu daha da arlatrmaktr.
JAPONYANIN SAHNEYE IKII
IV. yzyln sonlarndan balyarak, in ve Budizm, Kore
ile Japonyaya ulamlard. 552 ylnda bir Kore elisi, Japon
imparatoruna bir Buda heykeli ile Budist utralarm getirir; ola
yn pek nemli sonular vardr: Japonya, Budizmi resm olarak
274
kabul eder. Bu, sert bir atmaya yol aar: Budizme kar olan
larla onun ateli yandalar kar karya gelirler; gl S o g a
A i l e s i , bu sonuncularn bam ekmektedir; zafer de onlarn
olur. O aileden mparatorie S u i k o (593-629) ile, Budizm
devlet dini, olup kar. Bu kadn, Japonyada tahta kan ilk
kadndr da. mparatorie, kendisine yardmc olarak, ayn aile
den bir prensi, devrinin en nemli kiilerinden olan S h o t o k u
T a i s h i yi seer. Shotoku, Japonlarn yerli eski into dini kar
snda Budizmin byk kltrel stnlnn farkna varm
tr; intoizm, ilkel bo inanlardan kurtulamad gibi, hibir
ahlk anlayna da varamamtr henz. Bylece Shotoku,
Budist ahlakna dayanarak, 604 yliida, 17 maddelik bir ferman
yaynlar: Otoriter, aia mutlakiyeti olmayan, adil bir hkmet
biiminin temellerini atar bu. lk Budist manastrlaryla tapmak
lar da o yldan balyarak kurulacaktr.
Japon pagodasyla in pagodas arasnda temelde hemen
hibir farkllk yoktur.
Japonyann inle resm ve dorudan ilikileri o tarihlerde
balad geri; ne var ki, in bilim ve sanat, Kore araclyla,
V. yzyln sonlarndan balyarak gelmiti. Japon egemen snf
larn youn bir inseverliin kaplad bir dnemdir bu; ilk in
elilerini arpan da, Japonlarn yaay ve inanlarndaki yalnlk
olur; ilk Tanglar dnemindeki inin gnenci Japonlar derin
den derine etkiler; inden gelen her ey byk bir hayranlkla
kabul edilir. Ve neler gelmez inden de! Yazdan mzie,
resim tekniinden takvime, saray dabndan kpr yapmna
dein, akla gelebilecek her ey. Arivler, tapu sicilleri, ferman
lar, merkezi bir otoritenin geliimini desteklemeye balar. ki
ulusal tarih (Kojiki ile Nihonji), bir iir derlemesi (Manyshi) ve
bir topografya raporu (Fdaki) o yllarda gerekletirilir. Btn
bunlar, ou kez Korenin araclyla gelir Japonyaya. Her dal
dan sanat ve zanaat, zellikle inde -VI. yzyln sonlarn
d a - zlm rzgrlar estii sralarda, gelip Japonyaya yerleir
ler. VII. yzylda, in bilim ve sanatm renmek, zellikle de
tp eitimi iin, Japon rencileri gnderilecektir ine.
275
J aponya'da krsal yaamdan bir grnm
Japonya, ine kr krne yknrken, Tanglarn gc
nn, onlarn idare sisteminden ve ktisad reformlardan dodu
una inanyordu; anlamad bir ey vard ki uydu o da: inde
bu emperyalizmin demokratik biimi, Japon egemen snflarnn
-batan aaya- aristokratik gelenekleriyle uzlaamazd; bu
egemen snf ise, klanlarn ve kast ayrcalklarnn egemen oldu
u byk toprak mlkiyetinden oluuyordu.
Na r a d n e m i (707-781) nde, bir tr anlamaya gidi
lir.
ktidarn miras yoluyla alan imparatorun, hem madd
hem manev gc vardr; ulusun badr ve ulusal tanrdr. Buy
ruunda iki kurulu vardr: Si nto Dai resi yl e Devl et
K onseyi . Birincisi, tm dinsel sorunlara, zellikle eski
J apon tanrlaryla ilgili tapnlara bakar; kincisi, merkezdeki
bakanlardan yerel kurumlara kadar giden bir ynetim piramidi
nin bandadr. Ynetimde yeral, deerlilie gre, ya da snav
daki baarya gre deildir; mevkiler, mparatorluk niversite
sinde yetimi byk a i 1e 1e r in oullarna verilmektedir;
J aponyay eskiden ynetmi olan byk kabbilelerden gelen
ler, -az ok miras yoluyla geen- grevlerle donanmlardr
bylece. Onlarn onursal olarak grdkleri bu grevler, aslnda
bte iin korkun bir arlktr; bte ise, soyl u ol ma
yanl ar ve k 1e 1e r ce beslenmektedir; pek ar vergiler,
denmesine kadn-erkek daha alt yandan baladklar kk
mlkiyet sahiplerini yoksullua gtrmektedir. Aslnda, miras
yoluyla gemeyen toprak, iftinin lmnde devlete kalmakta,
her alt ylda bir de yeni bir datma gidilmektedir; toprak,
ayn zamanda, evlerin ve Coka aalarnn dikildii yerler dn
da, bakasna devredilmedii gibi, satlamaz da. tr vergi
salnmaktadr halka: Ekilen topran nemiyle oranl pirin ver
gisi, tek tek insanlardan alnan ayn vergi, bir de angaryalar!
Ayrca, eyalet yneticilerinin, devletin raz olduu dnlerin
faizlerinden bir blmn almak haklar olduu iin, iftlik
kiraclar ar bir faiz demektedirler ki, gerekten bir ek vergi
halindedir bu. Son olarak, yllk bir asker hizmet ykmll
vardr erkekler iin; kendi donanm ve azn da askerin
kendisi salamakla ykmldr. J aponya, lke olarak adalar
dan olutuundan, dardan istilaya uramann olanakszl,
orduyu etkisiz hale getirmektedir.
277
Bununla beraber, soylular da, hi olmazsa kuramda, mpa
ratorluk ailesi yararna topraklarndan yoksun. klnmlardr.
yle de olsa, nemli dnler elde etmilerdir. Ele geirdikleri
kimi mevkilerde, vergi de toplayabilmektedirler. mparatora ya
da hkmete zel hizmette bulunduklarnda, ek yararlar da
salamaktadr bu onlara.
Giderek artacaktr bu yararlar ve ayrcalklar.
Tanglarn merkeziyetiliine hayran ve tutkuyla bal in-
severlerin kardklar kanunlara gre oluan bu sistemde, mer
kezi iktidar, iradesini zel karlara dayatamyacak dein zayft
henz. Eski kabileler, topraklarn ya da atolarn (shoen) koru
dular. Bu toprak sahipleri, giderek topraklan iin vergi bakl
ve kiraclar iin de angaryalar elde ettiler; s h o e n ler, mpa
ratorluk iinde bamsz kk devletler olup ktlar sonunda.
Toprak sahibi devlet grevlilerinin de gleri artt: Bir yandan,
devlet arpalklarndan yararlanyorlar; te yandan, topraklarn
ve stndeki insanlar iletip smrmekte tam bir zgrlk elde
etmilerdir. te, bu aralara dayanarak, kabileler, otoritelerini
yeniden ele geirdiler: lerinden en gls, Fujiwara kabilesi,
az ok btn komuta mevkilerini elinde tutmaktadr.
Japon feodalitesinin kkeninde bu shoenler vardr. Ne vr
ki, kapsamlar ve yaplar hayli eitlidir bunlarn. yle de olsa,
hepsinin temelini, iftlik kiraclarnn ya da yanclarn ekip bi
tikleri pirinlikler oluturuyordu. En geni olanlarnda -ufak
apta da olsa- devlet organlar gibi organlar vardr; nk, ok
byk sayda insan almaktadr ilerinde. Hepsi de senyre
baldr. Ancak, topraklarnda gerek bir hkmdar olan seny-
rn de stnde, ou soylulardan ve mparatorluk ailesinden
gelen bir koruyucu gryoruz. Bu koruyucu, mparatorun
yannda senyr korumaktadr; karlnda da, baarlar ora
nnda, senyrce yllk bir vergi denir kendisine. Ne var ki, sho-
ende asl g senyrn elindedir.
Sz geen yzyllarda, Japonyann btn i tarihi, bu sho-
e/lerin arasndaki mcadeleler ya da balaklklar, onlarn say
larn snrlandrmak, varlklarna son vermek ya da - e n azn
dan- hale yola koymak yolunda merkezi iktidarn duyduu kay
278
glar ve abalarla doludur. Bununla beraber, shoenlsr, asker
bakmdan mparatorluk hkmetinden ok daha gl fiefle-
re dntler gitgide. Devletin zayflad her yerde, feodalite
kazand: Japon halknn gelime derecesine ve yaradlna daha
uygun olan bu biim, fazla nfus, i dzen - shoen, gerekten
devletten daha iyi ynetiliyordu- ve yaam dzeyinin ykseltil
mesi gibi sorunlarn zmnde ie yarad. Bunun gibi, en iyi
askerleri de o salad: Devlet ordusunda hizmet etmek iren
bir i olarak grlrken, shoenler'm askerleri, onur verici bir
grev olarak bakyorlard bu hizmete.
Bu ar sosyal gelimenin yapc yanlar da oldu. VIII. yz
yldan balyarak, Nara devri Japonyas, tarihinin en yce nokta
larndan birine ular: Gl bir ktisad ve siyasal yapya daya
nan devlet, sanat ve edebiyatn geliimini destekler; reformlar,
byk ailelerin gcn azaltmak ve kyl mlkiyetini salamla
trmak eilimindedir. Budizm, devlet dini olarak, eitli kurulu
lar yoluyla olumlu etkilerde bulunur; bunlarn, mparatorluk
denetimi altnda, salam bir biimde ynetilmeleri, geni bir sos
yal etkinlie yol aar: Dispanserler, hastalara gsterilen zen
ler, yoksullara yardmlar, eitim-retim... Nara kentindeki dev
let niversitesi, drt faklteden olumaktadr: Tarih, edebiyat,
hukuk ve matematik; fonetik ve gzel yaz da retilmektedir.
Budist keileri byk rol oynamaktadr: Yalnz ayin ynetmek
le kalmazlar; yollar ve kprler yaparlar, aa dikip, kamu iin
kuyu ve kanallar aarlar. mparatorlar da, takmadalarda eitli
adalarn fethini tamamlar ve gitgide ortadan kalkacak olan
Ainular yenilgiye uratrlar.
Btn bu eilimler, bireimini, bata grsel sanatlarla orta
ya kor.
Ne var ki, devir ilerledike, byk ailelerin entrikalar
artar. Fu ij i w a r a larn etkisiyle olur bunlar, krl kan da
onlar olur sonunda. te yandan, devlet, gerekten sava bir
ordu rgtlemeye kalkar: Savalar ve valyeler zmresinin
balangcdr bu ve Japon toplumunda pek byk bir rol oynaya
caktr ilerde. yle de olsa, H e i a n d e v r i (781-1167), hi
olmazsa ilk dneminde, Fujivvaralann doruunu ve inseverli-
in de en yce noktasma k simgeler. Yeni bakent Kyoto,
279
tapmaklar ve saraylar, mparatorluk sarayndaki yaamn inceli
i, bu eilimleri yanstr: Pek kltrl soylular in estetiinden
yararlanrlar; ne var ki, daha imdiden kendi kiiliklerinin de
bilincine varmlardr. Tanglarn knn balamas, gide
rek dnn bir sonucu olarak, inle ktisad ve manev ba
lar zldke, Japonya da kendi dehasnn farkna varmaya ba
lar. s
Budizm bile, inden uzaklaldka ulusal bir tavra br
nr.
Saray kltr in etkisinden kurtulduka, iir de, daha
belirgin biimde Japonlar; daha az uzlamac olur ve yaan
m! daha ok yanstr. Yaz yetkinletike, kadnlardan da
yazarlar kar;~S-&-i- S h o n a g o n (987-1011) un Yastk Notla-
rnd'd olduu gibi, gerekten tazeliini yitirmeyen ve artc
biimde modern bir syleyie sahip kimi eserleri, bu kadn
yazarlara borluyuz. niversite eitimi, kollejlerin saysn oal
tr; renciler, pek genken, fonetik, in klsikleri ve -bete
bir orannda d a- tp eitimi yaparlar bu kollejlerde. Yerli sanat
lar, byk bir ustalkla, in gzel yazs ve resmini uygularlar;
nk, bamszlklarn kazanm d olsalar, Japon aydnlar,
Tanglarn dnden sonra bile, inli rakipleriyle ilikilerini
srdrrler, bu inceli, hibir yerde, Fujiwaralarm saraynda
olduundan daha ileri gitmemitir; o kadar ki, Fujiwaralr,
mparatorluun gcn btnyle glgede brakr, deyim yerin
deyse, gerek bir diktatrlk uygularlar: iir lenleri, mzik,
mimikli danslar,. bunlarla geirirler zamanlarn; ilkbaharda
iek am kirazlar seyre gider, sonbaharda kzlaalara hay
ran hayran bakar, kn da karn ortaya koyduu hnerlere dalar
lar.
Saraya asl canllk getiren, esin veren de kadn olur.
inseverlerin VII. yzylda kurduklar iktisadi ve siyasal sis
tem, 967 ylnda kt; ayn zamanda rahat ve debdebeli bir
yaam iinde Uykuya dalm Fujiwaralarn gc de kyordu.
Aslnda onlarn kabilesi ylesine genilemiti ki, birliini koru
ma olana yoktu: Entrikalar ve i savalar iinde blnen, ken
dilerini birbirlerine kar bile koruyamyan, yle olduu iin de
karlarnn korunmasn paral askerlere brakmak zorunda
280
kalan Fujivvaralar, sonunda iktidar soylulara, eyalet baronlar
na ve geni shoenlznn sahiplerine brakmak zorunda kaldlar.
Yerel feodalitenin bu ykselii, halkta bir hayal krkl ve
ktmserlik yaratt. Zenginlik iinde yzen Budist keileri de,
dinle hi ilgisi olmayan nedenlerle birbirlerine dmlerdi. By
lece halk, kendisine avuntu getirecek bir dinin aran iine gir
di; o sralarda gelime halinde olan B u d h a A m i d a ya yz
n evirmesi bu nedenledir. Buna kout olarak, Japonya, geici
de olsa, kendi iine kapand: Ticaret bir yana, inle ilikileri
seyrekleti; Kuzeydeki adalarn fethine dald ki, XI. ve XII. yz
yllar bununla geecek ve Batyla ilikiler yeniden bahyacaktr.
Ksa sren R o k u h a r a d n e m i (1160-1181)nde,
byk feodal aileler arasnda -stnlk uruna- balam olan
sava son kertesine varr; Fujivvaralar kesin olarak ker,
Tairalarla Minamotolar mcadeleye giriir, mparatorluk aile
si Deniz kylarna doru kaar. Sonunda, 1185te, bir Mina-
moto, iktidar onarr ve yeni bakenti Kamkurada, yeni bir
hkmet biimini, s h o g u n a t y kurar. Bununla, imparatorun
otoritesi - h i olmazsa kuramda- sakl tutuluyordu; ancak,
asker rgtn mutlak efi olan bir shogunun sert vesayeti alt
na sokuluyordu. Bir Genel- Kurmaya, bir stinaf Mahkemesi ve
bir Yrtme Kuruluna dayanan shogunaty, her eyalette bir
asker ynetici temsil ediyordu; mlk ynetim grevlileri de
kendisine verilecektir ok gemeden. Bu ynetici sayesinde ver
giler aksamadan toplanyordu; yerel grevlilerin bamszln
engellemek iin de, mfettilerden, iktisat yazanaklardan ve
olaanst soruturmaclardan oluan bir heyet kuruldu. Byle
ce, geleneksel biimler aka deitirilmi olmadan, ynetim
mekanizmasnn ruhu batan aaya yeniletirildi.
Otoritedeki bu gleni, ekonomi ve toplumdaki olumlu
sonulan ortaya koymakta da gecikmez: Ticaret, ierde ve dar-
da geliir; kylnn durumu dzelir; klelik ise kaybolma yolun
dadr. nemli bir olaydr u syleyeceimiz ve madd yaam ze
rinde byk yanklan olacaktr: XII. yzyln sonlarna doru,
a y k l t r girer Japonyaya. Kadnlara varncaya dek, u
ya da bu hakk elde etmemi kimse yoktur. Ayn tarihlerde, in-
281
to, aristokratik snfn dini olarak kalr ve Amidizm halk arasn
da yaylrken, Japonya inden t c h an mistiini alr; inde
byk bir gelime kaydetmi olan bu felsefe, Z e n adyla,
Japonyada dnce ve sanat dehasn onun sayesinde dile geti
recektir. Budist, Taoist ve Hindu grleri badatran Zen,
egemen snflarn lksne kar sosyal bir tepkinin de dile gelii
dir; aydnlarn kitaptaparlna kar dnsel bir tepki olmas
nn yan sra, Shinto dininin biimciliine, Amida mritlerinin
sofuluuna, zamann banazlna ya da boinanlarma kar din
sel bir tepki ayn zamanda. Bu felsefe, yeni bir dinsel mimarl
n yaratlmasna, peyzaj resmi iin suluiziden yararlanmaya,
son olarak da Japon kltrne zel bir damga vuracak olan ay
trenine yol aacaktr. savalarda yaklp yklm byk tap
naklarn ykselii de bu zamana rastlar. iir de yeni bir atlm
iine girer; canl, ama o oranda yaln bir nesir, nl bir takm
tarih eserlerinin yazlna yol aacaktr.
XIII. yzylda, in Moollarnn istilasna kar zaferle
biten bir savunmay, ite bu yeniletirilmi Japonya gerekleti
recektir.
282
FEODAL AVRUPA, MSLMAN TRK
VE MOOL ASYA
II
283
Ortaam, adna Asl Ortaa dediimiz ikinci dnemin
de, yani XI. - XV. yzyllarda, feodal toplum doruuna varr.
Ancak, bu dnemi, byk bir younluk tad ve ok nemli
olaylara sahne olmas bakmndan iki ayr bahiste incelemek
doru olacak. Bu ilk bahiste, feodal Avrupadaki yenilenilerle,
Mool Asya ve Mslman Trk ele alacaz.
XI. - XIII. yzyllar arasndaki gelimelerdir konumuz.
1000 yl dolaylar, Avrupa tarihi iin pek nemli: Avru
pay yzyllardr ezen istil tehlikesi kesinlikle savuturulmu-
tur. Feodal toplum, kkleri daha ncelere giden, bir y e n i 1e -
n i iine girer. Bata, nemli bir ktisad gelime gryoruz.
Bu atlm, tarmdaki uygulamalarn temelden yenileniine sk
skya bal; aslnda uzun zamandan beri bilinen, sadece o tari
he dein uygulan snrl kalm bulunan yntemler, krsal
kesimde hzla yaylr. Bir bakma bir devrimdir bu; pek hzl
deildir geri, ajna daha az emekle daha fazla ey retmenin
yollarn ap, ktisad yaamn koullarn altst eder. Yollarn
yeniden canlanmas, ticar al-veriteki yenilik de eklenir buna
ve Batmn en kayrlm blgelerinde ok nemli bir olaya yol
aar: K e n t l e r i n g e l i m e s i ve k o m n h a r e k e t i -
dir bu.
Feodal toplumun barnda yeni bir snf domaktadr:
B u r j u v a z i .
O yzyllarn Avrupas, yalnz iktisad ve sosyal yaamda
deil, dinde, dncede ve sanatta da yenileme diyardr: n i -
v e r s i t e l e r i n douu, l a i k d n c e n i n ortaya k,
r o ma n s a n a t m boy at o yzyllara rastlar. Ne var ki, ilk
bakta bir birlik, bir denge grlse de, salam deildir bu; ikti
285
sad skntlarn, siyasal uyumazlklarn, vicdanlardaki huzursuz
luklarn habercileri vardr ve gelir ortaya dklrler.
Hristiyan Batnin gelimesi karsnda, slm dnyasnn
XI. yzyln ilk yarsnda ortaya koyduu tablo, zellikle siyasal
anari, dinsel blnmeler, htt kimi blgeler iin ktisad k
le damgaldr; Bizans, bir alacakaranlk iindedir. yle de olsa,
slmm Batsnda, bir E n d l s u y g a r l boy atar. sl-
mn dousundaki dorulup dikilii ise T r k 1e r gerekletire
ceklerdir. Ne var ki, grnte de olsa kararllk kazanm Ms
lman Trk dnyas gibi, uygarl alp sivrilme noktasna gel
mi grnen Rusya da, yeni bir felketten yakasn kurtaramaya
caktr.
Mo o l i s t i l a s mn saati almtr nk.
Asyada kopan kasrga, etkilerini yalnz Dou iinde gster
mekle kalmaz, Baty da etkiler.
286
BLM I
AVRUPANIN YENLEN
(X. - XII. YZYILLAR)
Tarihiler, 1000 ylna, bir korku, bir karanlk ve uyuukluk
an olarak bakmlardr uzun zaman; onlarn gznde, Batl
Hristiyanlar, dnyann sonunun pek yakn olduuna inanr bir
halde, her trl giriimden uzak,korkularna gmlm yayor
lard. Toplumun geni tabakalarnda, hr zaman bekleiyin,
1000 ylnn sonlarnda daha da kayg verici bir hale brnd
kansn uyandran ok belirti vard aslmda. Ancak, onun kadar
kesin olan da u idi: Kilisenin yneticileri bu inanlarla mcade
le etmilerdir ve kimi insanlar da bu korkunun stesinden gelip
nde gitmeyi srdrmlerdir. Gerekten, 1000 yl, hi de kas
vetli bir alacakaranlk olarak deil, yan bir seher gibi grn
yor: Avrupann uzun bir tarihten beri hzlanan yenilenii,
hemen her alanda, o sralarda belirginleir. Yzyllardr Avru
pay ezen istil tehlikesi, kesinlikle savuturulmutu; PolonyalI
larn, eklerin ve Macarlarn Hristiyanla giriiyle, bozkrlarn
gebelerine kar geni bir barikat kurulmu olur; ve en son
aknlarn brakt izler silinirken, bir genileme de balar ar
ar.
Bir yzelli yldan fazla hz eksilmeden srecektir bu.
Bununla beraber, t XII. yzyl ortalarna dein, Karolenj
ler ktnde bir eki dzene kavuturulmu olan sosyal ve
siyasal erevede hissedilir bir deiiklik olmadan gerekleir bu
gelime. Adna f e o d a l i t e dediimiz bu yap, tersine yerleir
ve, her plandaki atlmdan yararlanarak, esneklik kazanr, denge
ye kavuur.
287
I
FEODAL TOPLUM
XI. yzylda, Avrupada, hkmdarn -kendisine bal
yerel yardmclar araclyla- geniliine bir lke zerinde
dzen ve kar bar srdrebildii o byk siyasal egemenlik
lerden hibiri yoktur.
Ne vardr?
YEN KTDARLAR
Bu imparatorluklardan sonuncusu, Danimarka krallarnn
bin yl dolaylarnda tm Kuzey Denizi ve Baltk kylarnda kur
duklar imparatorluk, ok gemeden dalmtr. Karolenjlerin
siyasal egemenliklerinin salamca korunduu Germanyada
bile, krallk iktidar, Roma ile Slav marchelar arasnda durak
samal, boyutlar genilemi eitli grevlerle bitkin bir halde,-
hzla zlr; ve, 1075 ylndan balyarak, yz yl nce Fran
sada ya da talyada olduu gibi, egemenlik paralanmaya ba
lar. Bylece, her yanda yksek grevliler, krallklar, ortadan
kalkmasa da, tm gerek glerinden soyulmutur ve mitos hali
ne gelmilerdir. Kral, kutsal bir varlk olarak, herkesin gzn
de, doast bir nitelik, giderek bir stnlk tamaktadr; sa
nn sevgili kulunu, ynla efsane bir aylayla kuatmtr: Tac giy
dii gn alnna srlen kutsal ya, dorudan doruya gkten gel
mektedir; elini bir dokundurduunda kimi hastalar sala
kavuturmaktadr; herkesin stndedir, ama kimse de elini
dokunduramaz ona; tanrsal dzenin somutlamasdr o. Ancak,
feodal dnyann krallk grevi iin oluturduu dnce, ne den
li yce olursa olsun, hkmdarlar, gerek iktidardan soyutlan
mlardr aslnda. Otoriteleri, kral deildir artk, feodaldir ya
da mlkle ilgilidir: Kilisenin vassali olmayan kral, krallnn
nde gelenlerinin kulluunu kabul etmektedir; ayrca, teki sen-
yrler gibi, o da, ailesinin mlknde, miras yoluyla geen mali-
288
knesinde, topran sahibi ve kyllerin de dorudan koruyucu
sudur. Aslnda, nemsiz bir gtr bu ou kez. XII. yzyln
balarnda, Fransa kral VI. Louisin, yannda birka adamyla,
oturduu blgede, yani le-de- Francetaki kk ato sahipleri
nin hadlerini bildirmek iin rpndn gznzn nne getiri
niz. Hkmdarn gerek yetersizlii ile, yerine getirmesi gere
ken yksek grevler arasndaki ztlk, kimi halk trklerinin
konulan arasndadr.
Bununla beraber, monariler, manev ama gsz grevli
ler haline de gelseler, Hristiyan toplumunu srdrmek iin
gerekli olan tanrsal bir grevi, bar ve adalet grevini de biri
nin stlenmesi nem kazanmtr. Bu grevi, nce, genel ola
rak, Kilise stlenmitir; Karolenj devrinden beri aptan den
hkmdarn yerini almann abas iindedir zaten. Bu grev, en
gsterisiz gnlk biimler altnda, zel yerel gler, kale sahip
lerince stlenilmitir bir de.
Akitanyada, siyasal zlmenin - b e l k i - en ileri aamaya
varm olduu bu eyalette, 989 ve 990 yllarnda yaplan Charro-
ux ve Puy kurullarnda, Kilise yneticileri bir hareketi balatr
lar: T a n r B a r hareketi. Hareket, abucak btn Gney
ve Dou Galyaya ve hatta, senyrlerin izniyle, daha salam
prensliklerle rgtlenmi olan kuzey blgelerine dein yaylr.
Kraln, kendisinin bar savunacak kadar hl gl olduu Ger-
manya dndadr bunun.
Nedir anlam bu giriimin?
Sz konusu olan, vaktiyle Barbar krallklar erevesinde
insanlar arasnda doal olarak kullanlm ve hkmdarlarn
ynetimine braklm pek eski bar derneklerinin gszletik
leri her yerde, yerlerine yenisini kurmaktr; bu kez, balarnda
yksek rtbeli papazlar olacak bunlarn, ellerinde yaptrm ola
rak da Kilisenin biecei ceza: Aforoz yani! Tm senyrler, g
cn Tanrdan alm herkes, grevleri savamak olan ve takn
lk esi olma tehlikesini tayan btn zenginler, bu dernekle
rin yesi olacaklar ve, trenli bir eyalet meclisinde, toplu bir
yeminle balanacaklardr birbirlerine ve her kuakta da yenile
necektir bu yemin. Nedir konusu bunun? lerinden hibiri,
289
nce Kilisenin adamlarna ve mallarna kar, asla bir iddet
eylemine girimeyeceklerini kabul edecektir; sonra, toplumun
savunmasz kk insanlarna kar da geerli olacaktr bu
ykmllk; fazla olarak, karlkl ilikilerinde, her haftann bel
li gnlerinde ve dinsel takvimin belli dnemlerinde silha ba
vurmayacaklardr; son olarak, bu ortak antlamay bozacak olan
herkese kar da birleeceklerdir.
. ilen anda sayg gibi, asker zmrenin en salam ortak duy
gularndan birine dayanan bu rgtleni, kukusuz her trl
dzensizliin stesinden gelemedi; ama, en azndan, Karolej
ynetimi kadar, belki ondan da fazla etkili oldu ve bir buuk
yzyl boyunca, moiarik otoritenin yerine oturmasn bek-
69. - Bir Ortaa atosu
290
lerken, gerekli gvenlii srdrmeyi de baard. Bu arada, Bar
Hareketi, silahl kiiler zmresini, zel bir topluluk oluturan ve
ayr bir disiplinle korunan ve ynetilen Kilise adamlarndan ve
-zgr olsun olmasn- toplumun aa tabakasn oluturan kit
leden aka ayryor. Gerekten, bu tabaka iin, iddeti nle
mek amacyla, cezalar arlatrlmtr; oysa, daha nceleri, nor
mal zamanlarda, zgr kyller yalnz para cezas ile cezaland
rlrken, XI. yzylda beden cezalara uruyorlard, ve bu olaa
nst yarglamann, bu kan adaletinin yerine getirilmesi, bar
kurullarnca, krallarn asker gcne miras olanlara, yani
a t o s a h i b i s e n y r l e r e braklmtr.
nk a t o , blgesel egemenlikten zlnden sonra,
iktidarn simgesidir.
Eskiden, ahap, imdi -gitgide daha ok- tatan, doal
ya da yapma bir tepenin stne oturtulmu, bir kazk duvar
ile evrili, iki ya da katl drt ke bir yapdr bu. Says yle
o kadar fazla da deildir; hemen hepsi eski kamu yaplandr.
nk, yeni bir kale yaptrmak isteyen bir kii, iin madd g
lklerini hesaba katmak zorundadr: Halkm direnii olabilir,
zellikle de komu ato sahipleri, kendi haklarna el atacak
olan bu davetsiz misafire kar birleirler. Bu asker yaplar,
her eyden nce, tehlike annda snma yerleri, yerel milislerin
buluma noktalandr. atoyu evreliyen on ya da yirmi ruhan
evrede, ban salama -ve bu arada bastna adaleti yerine
getirme- grevi, doal olarak kale sahibine, zellikle senyr
olarak grnen kiiye dmektedir. Senyrn, banm yeni
rgtleniine gre, ilke olarak, atonun lkesinde bulunan kili
senin adamlan ve topraklan stnde hibir hakk yoktur; evre
si baka topraklarla evrili, dokunulmazl olan topraklardr
onlar. ato sahibi senyr, kendi eitlerinden, yani komu ato
sahiplerinden ve atl olarak savaabecek ve asker, grevlerini
sonuna dein yerine getirebilecek kadar zengin olan btn laik
lerden, -en azmdan- ban meclislerinde alnm kararlara say
g gsterilmesini bekler; en ok da, bir dostluk ve kullua ya
da vassallie girite vaadedilmi hizmetlerin yerine getirilmesi
ni, Onlarn zerinde hibir baskda bulunamaz. Buna karlk,
atonun topraklannda bulunan daha alt dzeydeki tm laikler
avucunun iindedirler.
291
Bylece, monarik iktidarn knden sonra iktidarlarn
dal, toplumun yeniden dzenleniini dayatmaktadr.
FEODAL SINIFLAR
O devrin insanlar, bask glerinin karsndaki durumuna
gre, z mr e (ordre)ye ayrlyorlar: Birinci zmreye,
grevi Tanrnn ann yceltmek olan d u a e d e n l e r giriyor;'
arkamdan, zayflar savunmak ve tanrsal bar srdrmekle
ykml s a v a a n l a r geliyor; son olarak, bu iki zmreden
oluan egemen snfn altnda k y l l e r var ve, tanrsal plana
gre, emekleriyle, duadan ve savatan anlayanlarn geimini sa
lamakla ykmldrler. Bin yl dolaylarnda, toplum bilincine
giren her yanda, kitaplardan vaazlara varncaya dein dile getiri
len ema budur ve yzyllar boyunca Bat toplumunun temel
ats olacaktr bu ema.
Bu zmrelerden birincisi de iki guruba blnmtr: Bir
yanda, piskoposluun ereveledii p a p a z m e z l e r i
gurubu vardr; te yanda, daha az tutarl olan, ancak reformlar
la daha da birlie kavuan k e s i l e r g r u b u . Egemen sn
fn uzun zamandan beri oluan bu zmresi, XI. yzylda, gele
nekleri, organlar ve zel konumlaryla, gerek bir heyettir.
Daha imdiden, .ardan ara bir yeniletirme, bir ayklama
hareketi balamtr iinde; manevyi cismanden ayrmaya yne
lik bu hareketle, laikler ruhbandan daha da ak olarak ayrlma
yolundadr. Kendini Tanrnn hizmetine adayan Kilise adamlar
nn geimini salyan ey vardr: nananlarn verdikleri sada
kalar; blge papazlarnn yararlandklar ayinlerde ve mevsimlik
olarak verilen sungular; ve zellikle, dinsel kurumlara hayr iin
ba olarak terkedilmi topraklardan gelen gelirler. Sadakala
rn te dnyay kurtarc niteliine inan, X. yzyln sonu ile
XII. yzyln balar arasndaki kadar canl olmamtr kukusuz;
ve bu dnem boyunca, Tanrya ve ona yer yznde hizmet eden
lere braklm miraslardan nemli bir blm, bylece Kilise
nin mallar arasna sokulmutur. Ruhban zmresi, darya ak
292
bir zmredir: Asker zmreden ise, silhlarn brakmak kouluy
la, her zgr insan girebilir ona; beraberinde -alld zere -
bir cihaz da getirmesi gerekir ve iinde yer alaca grev derece
sini belirleyecek olan da, balarda getirdii bu eyin nemidir.
nk, Oratores gurubu alabildiine mertebelenmitir.
kinci zmrede, kimi metinlerin yalnzca askerler (mili-
tes) dedii, ou halk aznda ise valyeler diye adlandrlan
lar toplanyor. S v a r i s a v a l a r dr bunlar. Sava ve
svari: Gerekten bu iki kavram, X. yzyl boyunca eanlaml
olmulardr; savata piyadenin rol ikinci plna dtnden
beri byledir bu. zgr insanlardan dzenli asker salama ola
na da kalmamtr; nk, bu insanlar, ok yoksul olduklar
iin, svari donanmyla orduya katlamamadadrlar. Bylece
valyelerin, bu sava gurubun, ktisad bakmdan durumlar
ykselmektedir. valye, grevini yerine getirebilmesi iin, tm
zamann silh kullanmaya ayrmaldr; arlr arlmaz yant
vermeli, atoda nbet tutmal, efini, onun dzenledii seferde
izlemelidir. Bylece bo vakitlerin adamdr o, retime katl
maz, bakasnn almasyla yaar. Ayrca, saldrc ve koruyucu
silhlar ve bir at olmaldr; sk sk yenilenmesi gereken, daya
nksz ve pahal bir alettir at. Bylece byk bir sermayesi olma
ldr valyenin: XI. yzylda, bir zrh, orta byklkteki bir
tarm iletmesi deerindeydi. Bu ktisad zorunluluklar, saylar
hibir zaman ok olmam olan, valyeler zmresinin bileimi
ni de belirlemektedir: nce, Yukar-Ortaam byk soylu aile
lerinin torunlarn gryoruz onlar arasnda, nl atalardan
gelenleri, eski krallarn hizmeti ve hsmlarm; sonra daha az
soylu, ama yeterince zengin kiileri; son olarak da, byk soylu
aile eflerinin donandrp bakt servencileri ve uaklar.
valyeler arasndaki servet farklar pek hissedilir biimde
dir: Kiminin bir atosu vardr, yle olduu iin de kyllere
emretme, onlar cezalandrma ve smrme hakk. Ne var ki, bu
yksek senyrler, bir kk sekin guruptur. valyelerin ou,
bir kyl evinde, yar-kyl bir yaam srer ve, greve arlma
dklarnda, kk bir malikneyi bizzat kendileri ynetirler; ile ~
293
70. - Bir valye
rinde alktan kadidi km olan nemsiz soylular vardr: Kala
balk bir ailenin yaa kkleridirler, silahlarna yetmeyen ufak
bir mirasn stnde skp kalmlardr ve kyllerin srasna
dmemek iin, servene atlmak zorunda kalmlardr. Son ola
rak kimisi, her trl varlktan yoksun, kendisini besliyen seny
rn evinde yaar ve orada lrler. Bununla beraber, ister zen
gin ister yoksul olsun, btn valyeler, hi olmazsa dnem
294
dnem, ayn yaam biimini palarlar; m e s l e k t e n s a v a
l kabul eden bir yaam biimidir bu ve ona bal da bir
anlay vardr: Beden salamlna zel bir rabet, avlanma zev
ki, sava andrr yarmalar. valye snfnn asker uzmanln
dan doan bu alkanlk ve duygular, birliin bata gelen etkeni
dir. kinci etken, siyasal trden bir ayrcalktr: Btn valye
ler, tm topluma yaplm saylan asker hizmetleri nedeniyle,
alanlarn srtna bindirilmi bask ve ykmllklerden ba
ktrlar; feodal haralardan hibirini demezler ve kendilerini
cezalandracak yarg da yoktur; fieflerinin senyrne kar,
kendi zgr iradeleriyle vaadettikleri birka onurlu hizmeti yeri
ne getirmekle ykmldrler yalnz.
valye zmresi, bir nitelii de bu, batan sona feodal
kurumlarca erevelenmitir: Karolenj devrinin sonlarndan ba-
lyarak, yksek durumdaki zgr insanlarn hemen hepsi, bir
koruma ya da eitli yararlar salamak iin, b i r k o r u y u c u
n u n k u l l u u na giriyorlar; bir atonun topranda oturan
valyeler zellikle bu durumdadrlar ve ato sahibinin vassalle-
ri olmulardr; ve - X . yzyln sonundan balyarak Galyada,
yalnz XII. yzyln balarnda da Germanyad a - monarinin
zayflamasndan beri, bu k i i s e l b a l a n t l a r , aristokra
sinin yeleri arasnda tek siyasal balar olmutur. Anak, ayn
zamanda vassalliin nitelii de hissedilir biimde deiiklie
uramtr. Gerekten, 1000 ylndan balyarak, tbi soylunun
hizmetlerinin dzenli biimde dllendirilmesi gerektii dn
cesi ar basmaya balar her yanda; senyr, zaman zaman evre
sine toplad adamlarna yalnz armaan datmakla yetinme
yip, vassalliine girdikleri andan balyarak ve ballklar sr
dke kendilerinin olacak bir toprak da vermelidir onlara:
F i e f diye adlandrlr bu. XI. yzyln balarnda, fiefn verilii,
ballk andm hemen izler ve kullua girme treniyle iie olma
eilimindedir; fiefle vassallik arasndaki bu yakn ballk, insan
dan insana olan bada da bir deiiklie yol aar. nk top
rak, bu madd, somut verimli nesne, soyutlama yetenei az olan
bu sava insanlarnn dncesinde daha fazla nem kazanmaya
295
71. - Kullua girme
balar yava yava; sonunda, bu devredile kiisel ballk arasn
daki iliki ters yz edilerek u dnceye varlr: Vassalin vaadi,
hizmetleri ve kullua girmenin kendisi, fefn birer sonucudur;
ve balanann grevleri, bu zel toprak parasnn kirasdr. XI.
yzyln son eyreinde, bu gr deiiklii olmu bitmitir:
Senyrle fef sahibi, ayn toprak zerinde, dostluk vaadinden
ok, o r t a k b i r h u k u k la balanmlardr birbirlerine.
Nedir karlkl durumlar imdi?
Kukusuz, vassal valye, fiefi stnde mutlak olarak
296
zgr deildir: Vassallik szlemesindeki koullara uymazsa yiti
rebilir onu; gerekten, vassalin hareketlerindeki bir eksiklik,
giderek ihaneti, btn vassallerin topland mecliste tantlanr
tantlanmaz, senyr el koyar topraa. Ballk andnda durduk
a da, yararlanmasn hibir ey engelliyemez: Fiefin kimi para
larn da o kendi vassallerine devredebilir; onu, kendi mallary
la kartrma eilimindedir zaten; XI. yzyl sonunda, rf, onu
bakasna devretme, miraslarna brakma hakkn tanmtr
kendisine. Kukusuz kimi snrlamalar vardr bu konuda: Miras
yoluyla da kalsa, fief blnemez; bir de senyrn rzas olmal
dr bunda; mirasta ise, miras ou kez bir ey deyecektir sen-
yre ve and ierek kullua girmelidir o da. Ne var ki, senyr-
lk hukukunun bu gvenceleri, fieflerin kolayca elden ele ge
mesini, andlarn bozulup yenilenmesini onleyememektedir. Bu
hareketlilik, insandan insana ilikilerde belli bir gevemeyi de
getirir beraberinde. Senyr, vassallerini seemez; miraslarn ve
satlarn rastlantlar onu yeni yzlerle kar karya getirir.
Ayrca, miras yoluyla kalma ve bakasna devredilme olana
nedeniyle, ynla valye de, birka senyrn birden vassali
olabilmektedir.
Senyrle vassal, k a r l k l s a d a k a t le ykml
drler; birbirlerine zarar verecek hibir harekette bulunmamal
drlar. Vassalin, ayrca d a n ma ve y a r d m borcu da var
dr. Yardm, eldeki btn olanaklarla senyrn imdadna
komaktr; ou, kez silahl destektir bu. XII. yzyl boyunca,
detler bu yardmn niteliini ve ieriini daha da berraklatra-
caktr: Senyr vassalinden, atosunda belli aralklarla staj yap
maya gelmesinin dnda, ylda krk gn bedava asker hizmette
bulunmasn; esir dtnde kurtarma akasnn denmesine
katlmasn, kzna cehiz verilmesini isteyebilir. Danma bor
cuna gelince, vassal, her gerektiinde, senyrnn yanma gelip,
onun yapaca toplantya katlmaldr. Ayrca, karlkl yemin
ler ve aile ballklar, disiplini salamada ie yaryorlar.
te, bu meslekten sava, tfeyli ve yaygarac zmrenin
tablosu!
297
KYLLER
Feodal snflarn teki iki zmresinde olduu gibi, alan
lar snfnda da, iktisadi durum pek eitlidir. valye sekinle
rinden olmayan laikler arasnda olsun, geimlerini kendi emekle
riyle topraktan karanlar arasnda olsun, yleleri vardr ki, hi
bir eyleri yoktur: Emeklerini manastr kaplarnda ararlar, bir
ie rastlarlar diye yollarda dolarlar, ya da senyrlerin malik
nelerinde uaklarn arasna katlr, didinip dururlar. ou k y
l dr bunlarn; kendi aile iletmelerini -keyfince- deerlendi
rirler; onlarn arasnda da, koum hayvanlar olanlarla (laboure-
urs), topra apalamak zorunda kalanlar (manouvriers) birbi
rinden ayrmal. Son olarak, kimi s o y l u - o l m a y a n l a r
grlr: Kesenekileri, uaklar vardr ve aylaklk iinde yaar
lar.
Servet durumlar ne olursa olsun, btn bu emekilerin,
kendilerinin seemedikleri bir efendisi vardr: Onlar korur,
ama zellikle onlara emreder ve cezalandrr. lerinde, IX. yz
yl Fransasnda s e r f denen yleleri vardr ki, doularndan
balyarak bakasna aittirler ve efendileri, onlar zerine her tr
l hakka sahip olduunu ileri srebilmektedir; geri kalanlar,
zerinde oturduklar topraklar hangi ato sahibinin ise, onun
egemenlii altndadrlar. Efendilerine kar det denen, - k i
mi zaman armaan ad da verilen- eitli hizmetlerle ykm
ldrler.
nce, a s ke r y k ml l k l e r gelmektedir:
Uyruklar, atoda nbet tutmal, imdat halinde istihkmlar ber-
kitmeli, vassallerin valyelerini izlemelidirler; yeterince silhla
r olmasa da, svari savalara birtakm hizmetleri dokunabil-
mektedir. Ayrca, a n g a r y a l a r vardr: Onarma almalar
na katlrlar; atonun ya da asker birliin gereksinmesi iin,
yulaf ya da yiyecek tarlar. Adl bakmdan tab durumdadrlar:
S e n y r ma h k e me s i nde yarglanrlar; mahkeme, zarar
grenin zararnn giderilmesi dnda, bir para cezasna da mah
km eder onlar; zina, byk bir hrszlk ya da kastl adam
ldrme halinde ise, efendinin insafna terkeder. Son olarak
eitli edimler: Dei tokuta, zahirenin srmnde, senyrn
298
deirmen, frn ya (la skacann kullanlmas halinde, bir har
derler. Kimi zamanlarda, senyryle adamlarn barndrmak,
ya da onu karlayacak lde bir zahire teslim etmek borlan
vardr: Konaklama hakkdr bunun ad. Son olarak, onlar da
kendilerini koruyan kiiye yardmla ykmldrler; ve bu
koruyucu da, para ya da yiyecek, evlerinde ne varsa, istediin
de el koyma hakkm kendinde grr.
Dpedz ha r a almaktadr yani.
72. - Bir senyrlk maliknesinin emas
Bu senyrlk haklan, bir senyrlkten tekine deise de,
ister tam mlkiyet sahibi olsunlar ister keseneki, ister zgr
olsunlar ister deil, tm uyruklarn srtndadr; ve, XII. yzyl
da, efendiler bakmndan, malikne gelirlerinden ok daha fazla
kar salamaktadr. ato sahipleriyle, byk dinsel toplulukla
rn kaynaklarnn temeli bu smrde yatmaktadr; ayrca, bu
smr, onlar, kendilerine braklm topran kirasyla geinen
basit valyelerin de ok stne karmaktadr. Btn bu haksz
vergiler, onlar srtlanm insanlar iin, topraktan doan denti
lerden ok daha ar eylerdir; kimisi zellikle boucudur, keyfi
dir nk, hele hele hara byledir. yle olduu iin de, ou
nun gznde bir hrszlktr bu; yoksul grnmeye zorlamakta
299
ve bir eyler biriktirme ruhunu ldrektedir. Senyrlerin istek
lerine kar kendini daha iyi savunmak iin, bir araya gelip top
lamann daha iyi olaca dncesi yer etmektedir yava yava:
Kyllerin bir araya gelmeleri, XI. yzyl boyunca, iddet ve el
koymalardan kap kurtulabilecekleri, kilise ve onun mezarl
dolaynda, dua ve karlkl yardmlama topluluu olan tarikat
evresinde palazlanmaktadr ar ar. Tarm toplumunun temel
hcresi, ky topluluu, e me i n d e r n e k l e m e s i byle
byle oluur. Bu derneklemede, yelerin ortaklaa kullanacak
lar mallar ve haklar vardr; ve topran deerlendirilmesini
rgtlemek, ortak sry nadasa braklm topraklarda birle
tirmek, ekim dnemlerini ayarlayp dzenlemek iin anlamlar
dr. Ayn, zamanda, savunma iin bir derneklemedir bu:
Adeti kqfUmak ister, senyrn yeniliklerine kar kar ve
kimi zaman -XII. yzylda- feodal rejimin bir para dunlatrl
mas amacyla dnler kopard olur ondan.
Feodal toplumun, genel izgisiyle yaps ite budur.
Kukusuz, bu genel tablo, lkeden lkeye geerken, farkl
lklar edindi. Kamu gcnn silinii ve egemenliin zerk hcre
lere bln, en son noktasna Fransada vard; valyelii
oluturan eitli elerin birbiri iinde erimeleri de en erken
orada oldu; ve bu zmre, toprak sahiplerinin hemen hemen
tmn birletirerek, miras yoluyla geen, gerekten soylu bir
kast oldu. Mirasnn deerini kiisel giriimle -hissedilir biim
de - arttrmak ya da azaltmay baarabilenlerin saysnn nadir
olduu bylesi bir ktisad gszlk devrinde doaldr bu geli
me. Orta Fransada, XI. yzyln son eyreinden balyarak,
kendisini saydran kan oldu, servet deil. Btn valye oulla
r, valye niteliiyle miras oldular; yeniyetmelikten ktktan
sonra, savatan anlyanlar gurubuna kabul edilenler de onlar
oldu yalnz. Ne var ki, Kutsal mparatorlukla, krallk iktidar,
soylu ya da kyl, btn zgr insanlara uygulanabilir bir huku
ku srdrmekte direndi. Soylular, basit valyelerden ayr kald
lar ve ou milites, bamllk balar iinde oldular. Frise, sen-
yrlk ile feodaliteyi hi tanmad. ngilterede, Normandiyada,
Flandreda, skandinav lkelerinde, toprak sahibi prensler, ato-
300
larm ounun sahipliini ellerinde tuttular ve btn insanlar ze
rinde stn bir otoriteyi korudular: Buralarda, siyasal ve sosyal
ilikilerin dzenlenmesi, btnyle ayn deildi.
Bununla beraber, genel olarak, sosyal rgtleni, etkinlik
lerde uzmanlama zerine kuruldu: ki sekin zmre, biri mane
v grevlerle, teki asker grevle ykml iki zmre, egemen
snf olarak, k y l k i t l e l e r i n e me i yle, onlar sm
rerek yaad. Kilise adamlaryla valyelerin yaam dzeyi, by
lece tarmdaki almann verimine balyd; X. yzyln ortasn
da, tarm almas, hl pek dkt ve ruhbanla soylular
ancak besliyebiliyordu. Ne var ki, tarmdaki retim arttnda,
dua ve sava erbab, zenginliin byk bir blmn, elence,
lks, uzak diyarlarn fethi, dnsel ve sanatsal aratrmalar iin
harcayacaklard. Tarm etkinliklerinde bu uyan ise, 1000 yl
dolaylarnda aka ortaya kar.
Onunla da Bat uygarlnn geliimi balar.
II
KTSAD VE SOSYAL GELMELER
lk iaretleri daha Karolenj dneminde seilen, ama Nor-
man, Mslman ve Macar istilalarnn bir yzyldan fazla bir
zaman engelledii ktisad etkinliin yenilenii, Avrupada 1000
yl dolaynda kesinlikle kendini belli eder. te bu sralardadr
ki, krsal kesimde, byk sonulan olacak eitli teknik yetkinlik
ler hzla yaydr; aslnda uzun bir zamandan beri bilinen, sadece
o tarihe dein uygulan snrl kalm yntemler, Batda yayl
maya balar. Ortaa Batsnm byk atlm, tarmdaki uygula
malarn temelden yenileniine sk skya bal. Bir bakma, ger
ekten bir devrimdir bu; pek hzl deildir, ama daha az zahme
te katlanarak daha fazla ey retmenin yollarm ap, ktisad
yaamn koullarn alt st eder.
301
KTSAD GELME
Bata t e k n i k g e 1i m e l e r gryoruz.
ie gemi eitli teknik yetkinliklerden ilk gze arpan
da, akar sularn itici gcnden en iyi yararlanma giriimleri. Su
deirmeni canlanyor; onun harekete geiiyle de, kolla al
lan havan ve deirmen ta yararsz hale geliyor ve bunlar iin
harcanan el emei daha yararl ilere ayrlyor. Su enejisinin
dizginlenii ile, havyanlarn ekim gcnden daha iyi yararlan
ma uralar, birlikte yryor: Koum yntemlerinde kkl
dzelmeler vardr; bunlar, at ve kzn gcn daha ok orta
ya koyuyorlar. Bu hayvanlar daha iyi beslenmektedirler stelik,
gleri de o oranda artmtr. Aletlerde de yetkinleme vardr:
apa ya da dirgende, demir, aacn yerini almtr; trpandan
yararlanma balamtr ve zellikle tarm aralar daha byk
bir gce kavumutur. Gerekten, o tarihlerde, btn Kuzey
Avrupada, iri ve ar tekerlekli ve kulaklkh saban yaylr ve
topra stn kr srmeden ileriye gidemeyen karasaban,
daha yzeysel ilere, ya da daha kuru topraklara braklr gitgi
de.
Daha geniliine altst edilen, daha iyi havalandrlan top
rak, baka gelimelerden de yararlanr: Bat Fransada toprak
kabartlmakta, XII. yzyln balarndan balyarak, Lombardi-
yada geni lde sulamaya bavurulmaktadr; bylece de,
tarm almasnn verimi artmtr. Son olarak, ekim dnemi
bakmndan kkl bir deiiklie gidilmitir: Eski Romallarn
iki ylda bir almak ekim usul ile, geici ya da gynk yerler
de ekim gibi daha ilkel ve daha az retken uygulamalar yerine,
yllk usul geer yava yava. Bu teknik, toprau iki ylda
bir yl yerine, ylda iki yl deerlendirilmesine olanak salar
ve bylece de, yiyecek maddelerinin retimini -en azndan -
yan yanya arttrr. Bu yllk almak ekim usul ile ayn
zamanda yeni bir tahl kullanm yaylr: Yulaf; onun nnde
de arpa geriler. Yulaf, kaynatlarak insanlarn beslenmesine
yaramaktadr ou kez; ama bir paras sr hayvanlanna da
verilmektedir ve bu yolla da hem says, hem nitelii artar onla-
nn. zellikle, at yetitirme yaygnlamtr: nemli bir olaydr
bu; sava yntemlerinde kkden deiiklie yol am, giderek
302
Bat aristokrasisinin tm geliimini ynlendirmi olan at yetitir
me, tarm ekonomisinde de yanklar yapar; XI. yzyln sonla
mdan balyarak, Kuzey Galyada, at, tarmda kzn yerini
almaya balar.
Balca teknik yetkinlikler ite bunlar!
Ancak, unu da ekleyelim: Ar ar ve hereyden nce de
en nemli tarm iletmelerinde olur bu yayl; yayl merkezle
ri de, yle grnyor ki, Loirela Ren arasndaki amurlu ve
geni Frank ovalardr; Ortaada gerekten yaylaca yerler,
Gney ngilterenin krlar, Fransa ve Kuzey Almanya olacaktr;
Gney ise, bata iklim nedeniyle, eski detleri korur, lkadan
kalma kara sabanla iki yllk almak ekimi srdrr durur.
Bu teknik devrim, tarm yaamnda tam bir yenilenie yol
aar. nce, btn iletmelerde, rn ok daha nem kazanm
tr. Senyrn kendine ayrd blmde (r6serve), ilenmeye
elverili topraklar srp ekebilmek iin, angaryaya koaca o
kadar fazla insana gereksinmesi kalmamtr, bir ka kii yet
mektedir ona. yle olunca da geri kalanm armaz ve anlar
onlarla: Angarya hizmeti yerine, para ya da tarm rn ister.
303
Bylece, senyrlk topraklarnda angaryalardan ou kaybolur
gitgide. Teknik gelimelerin dorudan etkisi olarak, eski al
ma edimlerinin dentilere dnmesi, toprak sahibine ek iki
kaynak salam olur: rn olarak denenlet, evinin geimini
saladndan, kendine ayrd topra (reserve) azaltr, bir
blmn kiralar ve kesenekilerinin saysn, giderek krn
oaltr; para olarak denenler ise, daha ok satn alma olana
n verir ona. Bylece senyr, toprana ok daha az sklkla ba
ldr; rantlar, gelirleri arasnda gitgide byk yer tutar; ve mali
kne darya almaya balar.
Emein veriminin artmas ve angaryalarn azal, kylnn
kendi ilettii toprakta (manse) daha bol rn elde etmesine yol
aar. Geri, bir blm yine senyre gidecektir onun, ya da
eski emek hizmetlerinin yerine geen harlar demek, ya da
senyrn yeni isteklerini karlamak iin satacaktr. yle de
olsa, geriye kalan, kyl ailelerin daha iyi. beslenmesine yol
amtr. Yukar-Ortaam sreen derdi olan eksik-beslenme-
ye are bulunmutur. 1000 ylndan sonra, ktlklar gitgide sey
rekleir ve kaybolur sonunda; bunun yan sra, nfus, dzenli
olarak artmaya balar. Nfus art, teki teknik yeniliklerle bir-
leerek, bir byk harekete yol aar: T a r ma t o p r a k
k a z a n m a k tr bu!
Avrupada, 950 ve 1100 yllar aras, bu urala alkalanr.
Tarma toprak kazanma hareketi, bata ormanlar ve
bataklklar hedef almtr; ve kyllerle senyrler ibirlii iin
dedirler giriimde. Kyller, kimi yerde ortaklaa sk bir disip
lin iinde yrtrler ii. Bylece, her yanda tahl iin retken
topraklar oalr; XII. yzyln ortalarnda, hareket, en byk
younluuna varr; etkileri, teknik ilerlemelerdekilerle de birle-
ince, beslenme iin gerekli eylerin hacmi daha da artar ve
nfusun oaln srdrr durur.
Bu gelimelerin dorudan sonucu, a l - v e r i t e k i
c a n l a n olur: 1000 ylnda, alanlar, hemen hemen yal
nz kyllerdir, ve topraktan, valyelerle ruhbann temel
304
4U *iMuymw tuyu*
fiurnfic t**f u.jr.m
' ft.
. 1
. V V
j c n tt.v(i
um rot
trvutnulic
\vatc u\(' fi
iCfU-Hfl.lt
r t f iLictit
pcentfhtn
coiKfpru><
as *nf iW.h
i-n tiprm
Hotnallf a
Hitfcnu
hu f fvutn
mi mctu
fiaf locutu
r quoq: tu
ftgmhcaao
*&*1'pop
tuantr a f ' ,
W c \ p
*pp*rtncfl
UUhiMptlU
*tu*dcoL>.
f c f a M i a ?
- Tarma toprak kazanmada kesiler
gereksinimlerini karmamn kavgas iindedirler; pek nadir istis
nalarn dnda, zenginliklerin aktarlmas, dentiler kanalyla
senyrln iinde olur, o ise kapal bir btndr. Ne var ki,
tarmdaki almann veriminin artmasyla, senyrln gelirle
rinde hissedilir bir gerileme olur: Toplumun yksek snflar,
zorunlu geimlerini salamakla yetinmemektedirler; yaam
dzeylerini ykseltmeye ardr bu. te yandan, ayn olay, al
anlar, git gide artan sayda topraktan ekip alarak, zenginlerin
isteine yant veren yeni grevlere, zanaatla ya da ticarete
gtrr. Bu uzmanlar, tarm iletmelerinin retim fazlasyla bes
lenmektedirler; ancak bunu iin de, satn almalar gerekmekte
dir o rnleri: Bylece, al-veri, senyrlk erevesinin dn
da artmaya balar; ktisad ilikilerde bir al, genel bir yumu
ama olmu ve servetlerin dolam hzlanmtr. Bunun doal
sonucu udur: Para, gnlk yaamda daha nem kazanr.
Mcevherat hzinelerinde hareketsiz kalm deerli madenler
dolama koyulur; yle de olsa yetersiz kalr bu, nk arl
az, dk ayarda para baslr; nakit yayldka da deeri der,
giderek satn alma gc azalr. ktisad gelimenin son bir sonu
cu udur: Fiyatlarda ykseli balar, ar ama sreklidir.
Gezilerin yeniden sklamas, yollarn ani canlan ise, yaa
mn brnd yeni grnmler iinde, 1000 yl dolaylarnda
yaayanlar en nce etkileyen eyler. Bununla beraber, tama
teknii ilkeldir: Araba yoktur henz, en kolay yolculuk da rmak
ve deniz yoluyla yaplanlardr. Karada ise daha ardr gidi
geli ve yollar glkler ve tehlikelerle doludur. Gezi bahaneleri
iinde hac, pek sk rastlanan. 1000 ylndan balyarak, bu
manev ziyaretler, byk boyutlar kazanacaktr; en ok ziyaret
edilen yerler de Roma, Kuds ve Filistinin kutsal yerleri; bir de
-Kuzey Portekizd e - Ermi Compostellein mezar.
Yollarda gidi-geliin gitgide artan younluu, tarm rnle
ri iin ayr bir pazarlama frsat yaratr; kyl, elindeki rn faz
lasn, konaklama yerlerine karr. Nakit, tarm kesimine de
girer bylece. Aslnda, kk ifti, bu paradan yararlanmaz
pek; aldnn byk bir blm, eitli gerekelerle, senyrle-
306
re, feodal iktidarn efendilerine, dinsel kuramlara akmaktadr.
Bunun sonucu olarak da, aristokrasinin -dinci olsun, laik
olsun- yeleri, giderlerini hissedilir biimde arttrrlar. zellik
le Kilise adamlar, bu yeni nakit kaynaklardan tapnaklarn
gzelletirilmesinde yararlanrlar; yeni kiliseler yaplmaya bala
nr, heykel atlyeleri alr. XI. yzyl biterken, sanattaki o iek
leni, uzman zanaatlktaki, zellikle ta iiliindeki o gelime,
para ekonomisindeki bu yeniden doua sk skya baldr.
75. - ahin av
307
valyelere gelince.. Soylularn balca elencelerinden biri
olan kibr lemin toplantlarnda grnme ve caka satma zevki
uruna, zellikle bunun iin ellerindeki paralar harcarlar. Mali
knelerinin rnleriyle yetinmemektedirler artk. Lkse alm
lardr. Bata sofra lks gelir: Misafrerine nadir yiyecekler,
Kuzey araplar sunarlar, her yanda da baharat vardr; sonra
sslenme lks: Eski avam dokumalar terkedilmitir, krkler,
yabanc ve pahal kumalar, grlmedik renkte giysiler.. Aslnda
daha nce de dardan getirilen ve hibir zaman snmemi olan
bu gzel nesneleri kullanma zevki, birdenbire canlanr ve yeni
bir lks ticaretinin yaylna yol aar. Mslman lkelere yap
lan satlarla dengelenen Dou rnlerinin alm artarken, baz
pahal nesnelerin retim ve alm-satm Bat dnyasnn iinde
younlar: "Seme ve Oise blgesinin, Loire ve Atlantik kylarn
dan ngiltere ya da Pays-Basa kadar uzanan yerlerin araplar
vardr; Artois ve Flandre kentlerinin de kumalar. Bylece yol
larda, haclarn yan sra, mallarn dolam da artar. Ticar ta
malarda genileyen boyutlar gsteren yenilikler de vardr: ato
sahipleri, kendi topraklarn, korumalar altnda geip giden
pahal nesnelerin bysne kaplp, XI. yzyln ikinci yarsnda,
harca tbi tutarlar. alanlar arasnda bir snf palazlanmakta
dr; yksek snflarn yelerine, arzuladklar lks eyay salama
ya uraanlarn oluturduklar bir snf: T a c i r l e r .
Bu ticaret erbabnn arasnda bazlar, Yahudi cemaatinden-
dir; eski kentlerde toplam olan bu cemaatler, ktisad durgun
luk dneminde, eski Dou tacir kolonilerini Avrupada srdr
mlerdir, ve imdi de, pek doal olarak al-veriteki yenilenie
katlmaktadrlar. Ne var ki, balca gelirlerini ticaretten salyan
Hristiyanlar da gitgide oalr: Senyrlerin ticaretle grevlendir
dii adamlar; ilk kazanlarn yolculardan salam kayklar ya
da ykler; kalabalk aile ocam terketmek zorunda kalm
ve, tarma toprak kazanmann zahmeti yerine, iportacln rast
lantlarm yelemi kyl ocuklar. Hepsi de geicidir bu tacir
lerin; mah bulunduu yerden gidip alp getirir ve mterisine
satar. Gerekten bir iportacdr o yllarn taciri. yle de olsa,
308
pek krl bir itir bu ve ok abuk zengin olmu tacirlerin says
hayli fazladr. Ne var ki, tacir, eitli tehlikelerle de yzyzedir;
yle olduu iin de, tacirler ounlukla bir araya gelir ve kervan
halinde bir yerden bir yere giderler. Bu guruplamanm salad
baka yararlar da vardr: Her biri, pazarlar hakkndaki deneyim
lerini arkadalarna da aktarr; kimi zaman, sermayeler de bir
araya getirilir ve hayli iler evrilir. Balarda geicidir bu der
neklemeler, sonra sonra dzene girer. Bir yenilik de u: Baka
76. - Bir fuar
309
baka ufuklardan gelen tacirler zaman zaman belli noktalarda
toplarlar: Fu a r l a r , doar. inde, zel bir barn hkm
srd, kurulduu topran senyrnce -ufak bir har karl
nda- gvencesi salanm olan fuar, gezici ticaretin temel
organdr gerekten; konaklama yeri, srekli karlama noktas
olarak kent de yle: nk, kervanlar ve fuarlar mevsimini bek
leyerek, kt aylarn geirilecei ambarlar gerekmektedir. yle
olduu iin de, yollarn yeniden canlan gibi, ticar al-verite-
ki yenilik de, Batnn en kayrlm blgelerinde, ok nemli bir
olaya yol aar:
Ke n t y a a m n n y e n i d e n d o u u dur bu.
KENTLERN GELMES VE KOMN HAREKET
Kent anlamna boutg -ou kez de yeni kent- diye
adlandrlan bu yeni toplamalar, gidi-gelie ve savunmaya
uygun yerlerde doar ve geliirler. Gidi-gelie uygun bir yerde
dir, nk kent, bir temas, bir iliki noktasdr; savunmaya
uygun bir yerdedir, nk korunmas gereken servetleri barn
drmaktadr kent. Bu yeni yerleim, genellikle eski bir Roma
sitesinin yanndadr; eski site, gidi-geli kolaylklarnn gzetildi
i bir yerdedir; surla evrilidir; ayrca bir piskoposluk makam
dr; ynla manastr vardr iinde; ou kez kimi soylu aileler
de oturur ve srekli ve kalabalk bir mterisi bulunur. nemli
atolarn ya da manastrlarn yannda kurulduu da olur yeni
kentin. Ancak, nerede olursa olsun, yeni mahalle, eski kent
ekirdeinden hemen hep farkldr: Eskisi surlarn arkasna
kapanm, genellikle dinsel ya da asker grevleri olan, zellikle
ruhbann ya da silhh adamlarn oturduu bir yerdir; yeni kent,
tersine, surlarn dnda ak bir yerde, ticar al-verie ayrlm
ve iinde her hafta bir pazarn kurulduu ou kez geni bir ala
nn evresindedir; zerinde hanlarn sraland yollar, balca
gidi-geli eksenine gre uzanr; evleri bile yledir. Yeni biriki
min niteliklerini tamaktadr.
Bu yeni kenti oluturanlar, eitli evrelerden gelen insan-
310
77. - Kentlerdeki gelimenin bir rnei
lardr; ancak, kkenleri ne olursa olsun, hepsi de ayn sosyal
snfn iinde karmlardr birbirlerine.
Nedir o snf? B ur j u v a z i .
XI. yzyln ortalarna doru palazlanan bu snf, her ey
den nce, belli bir ktisad grevle nitelenir: yeleri, ticaret ve
zanaatta uzmandrlar. yle olduu iin de, kentte asl zenginlik,
baka yerlerde olduu gibi, toprak deildir; kle ya da nakit
olarak paradr, deerli mallarn stokudur. ok daha hareketli
deerlerdir bunlar. Yine o nedenle, kentte servetler ok daha
abuk oluur ve dalr; meslein nitelii gerei de, aile ba,
tarm toplumunda olduundan ok daha gevektir. Ne var ki,
kentte ktisad ve sosyal iklim pek kendine zg de olsa, siyasal
rejim, kentteki ktisad etkinlie uygun deildir. Yeni yerleme,
tarm topranda olduu gibi, tm kent, bir ya da birka seny-
rn sultas altndadr; ayrca sitenin piskoposu, manastrn ba,
atonun sahibi vardr, ve hepsi de -hara da iinde olmak ze
311
r e - can skc isteklerle dikilmektedirler burjualarn nne.
Ancak, kent halknn da, iktidar sahiplerini yolundan saptracak
servetlerin yan sra, eitli silhlar vardr. te, btn bunlara
dayanarak, senyrlerden, f e o d a l r e j i mi n d z e l t i l m e -
s i ni istemeye kalkarlar.
Ne yaparlar? Ve nedir elde ettikleri?
ktidar sahibinin karsnda en iyi durumda olabilmek iin,
ou kez sk bir birlie giderler; bu birlik, kent halknn btn
guruplarn ve btn aile balarn bir araya getirir: K o m n
dr bu. valyelerin kendi aralarnda oluturduklar, Tanr Bar
n savunma dernekleri gibi, komn de, karlkl bir and zeri
ne kuruludur; ilk hedefi de, and ienler arasndaki uzlamann
srdrlmesidir: Kent Barn bozacak olanlar, topluluun
verecei ar yaptrmlara urayacaklardr. Bunun gibi komn,
yeni topluluun dmanlarna kar, birlikte bir eylem amacyla,
btn bireysel etkinlikleri birletirir. Bylesi, disiplinli bir der
neklemedir bu; yeleri, genel olarak da en byk mal kaynak
lara sahip olan -uzak lkelerle al-verite bulunan- tacirler
salarlar.
Burjuvazinin direnii, ticar hareketin daha youn olup da
kentsel gelimeyi daha erkenden destekledii blgelerde ortaya
kar nce; yani iki blgede: Lombardiya talyas ile Kuzey
Fransada. Hareket, gitgide btn boyutlaryla sarar kentleri ve,
1150 ylnda nce de, ou yerde, en skc feodal basklarn
hafifletilmesini gerekletirir. Kimi zaman bakaldryla yrr
gelime; nitekim 1115 ylnda, Laon burjuvalar, istediklerini
azaltmay reddeden piskoposlarn dpedz ldrrler. ok
daha sk grleni de, senyrlerin, byk paralar karlnda,
burjuva topluluu ile anlamas olur; yazl ve mhrl bir sz
leme, burjularn zgrlk ya da baklklarm, yani hak
sz istemlerin azaltlmasn gvenceye balar.
zgrlk szlemelerinin hkmleri, genel olarak, btn
kent halkna, kiisel bamszlk vaadeder nce: Kiiyi kiiye
baml klan btn ykmllkler sona erer. Ayrca, senyrlk
detleri, tmyle ortadan kalkmasalar da, byk lde smr-
312
landnlrlar; hara, keyfi niteliini yitirir, zellikle efendinin
btn ticar ayrcalklar, serbest dolama ve ticarete konmu
btn engeller ortadan kaldrlr.
Bu sonu elde edilince, ou kez komn de sona erer.
Kent, o andan balyarak baktr, serbesttir, o kadar. Ne var
ki, komn andnn zaferden sonra da srd ve kentsel derne
in varlnn szleme ile tannd da olur. Bylece, burjuvala
rn topluluu hukuksal bir kiilik kazanr, eski efendilerin yetki
lerinden bir blmne konar, kollektif bir senyrlk olur. nce
asker bir senyrlktr bu: Burjuvalar, silah tamaya tab tutu
lur; ancak tayacaklar silah senyrn deil, kentindir, ticar
karlarn savunulmas, herkesin gneni iindir. kinci olarak,
adli bir senyrlk: Daha nce zgrlk iin mcadelede ortaya
konulan olaanst yarglama, yerini, - kentin szlemeyle red
dedilen- eski bastrma yetkilerinin yerine geer. Son olarak,
kendi mal kaynaklarn kendisi kullanan bir senyrlktr bu.
Bu kollektif iktidara btn burjuvalar katlrlar ve, genel meclis
ler halinde toplanarak, en nemli kararlar ortaklaa alrlar.
Bununla beraber, gnlk ilerin yrtlmesi, adl grev, kamu
parasnn idaresi, genellikle ticaret oligarisinden gelen bir heye
te braklr.
Bylece, 1000 ylyla XII. yzyln ortalar arasnda, ticaret
rnesans, tarm dnyasnn ve feodal toplumun barna, yaban
c bir eyi, kenti getirip sokar. Kukusuz, henz apszdr bun
lar ve olsa olsa birka yz, nadir de olsa birka bin burjuvay ii
ne almaktadr. Bununla beraber, onlarn ortaya k, evrede
derin deiikliklere yol amtr. nce, kentlerin gelimesi, k r
s a l k e s i m e p a r a e k o n o m i s i n i n g i r m e s i ni des
tekler. Tacir kent, gerekten, tarmsal retime yabanc - v e bu
arada imrendirici- zahirenin srekli olarak sergilendii bir
maazadr nce; bu sergileme de, krsal kesimdeki snflar,
henz kylleri deil, ama byk bir hzla, soylular, yksek ruh
ban takmm tketime gtrr ve kent, bylece, bu insanlarn
harcad paralar, yani tarmdaki yeni uygulamalardan doan
byk verimin yaratt servet fazlasn kasalarna aktmaktadr..
313
Ancak, te yandan, kentlerde bylece biriken tanr deerler,
sonra yeniden datlr. Bata kredi yoluyla: nk tacirler, alc
lar olan tarm erbabna dn para verirler, ve faizli dnlerin
oald grlr. zellikle de, Yahudiler uygulamaktadr
bunu; nk tefecilik, ilke olarak Hristiyanlara yasaklanmtr.
Tanmaz mal rehni zerinden dn de balamtr; bu yolla
da, bor deninceye kadar, toprak ve rnleri alacaklnn elinde
kalmakdadr. Kentlerde biriken tanr deerlerin yemden dal
mnda kentlilerin satn almalar da rol oynar: Gerekten kent,
tarlada yetienlerin, yiyecek maddelerinin ve -yn, kereste ya
da deri gibi- kentte zanaatnn kulland maddelerin tketim
merkezidir. Bylece, kentin varl, parann dolam hzn art
rrken, tarm ekonomisjni ve tarm iletmelerinin gitgide da
aln abuklatrr.
Ayrca, baklklarn fethedilmesi urunda burjuva giriim
lerin baarya ulamas, s i y a s a l d e n g e y i a l t s t
e d e r ; o kadar ki, o yllarda kimi insanlar skandal diye
bakarlar buna. Nasl da olmasn? Gerekten, valyeli ve hiye-
rarili feodal rgtleniin ortasmda, soylu ya da dinsel bir nite
lik tamyan senyrlkler, eitleri birbirine balyan andlar
grlmektedir; yeni bir sosyal gurup, burjuvazi, zgn ekono
mik yetenei ve ayrcalkl hukuksal stats, yani kii zgrly
le, eski l zmre dzeninin yan sra, servetlerin geleneksel
hiyerarisini bozmaktadr: Bozmaktadr, nk alanlar, tica
ret yoluyla, valyelerden daha zengin olabilmektedirler. Efendi
sinden kaan smrlenler yalnz snmakla da kalmazlar,
daha ilk yln sonunda burjuva topluluu ile btnelirler: Ky
de oturanlar iin bir rnektir bu; yle ki, kentlilerden -aa
yukar- bir yarm yzyl sonra, onlar da kalkp, senyrlerinden,
feodal detlerin yazdmasm ve hafifletilmesini istemeye bal-
yacaklardr. Yeni kent, feodal dnyann barna girmi ykc bir
tohumdur bylece. Bununla beraber, o sralarda - v e XII. yzy
ln da sonlarna dein-, kentlerin rnesans ve tacirlerin gnen
ci, zellikle y a y l ma mn gl etkenleri haline geldiler. Bun
lardan ilk yararlananlar da egemen snflar oldu.
valyeler ve ruhban yani.
314
III
ASKER YAYILMA
, Kyl nfusun artmas, ekilebilir topraklarn genilemesi
ne, yeni kylerin yaratlmasna ve kentsel yerlemelerin oal
masna yol aar; ayn olay, aristokraside serven duygusunu da
gelitirir. Soylu ailelerin kalabalk ocuklar, ek kaynaklarn ara-
n iinde, aldklar eitimin de nedeniyle, asker giriimlere
evirirler dikkatlerini; ve bar kurumlan, feodal dzen ve kendi
lerini komularna balyan ynla ba, evresindekilerle savaa
girimekten, giderek savan nimetlerinden -gen lde- al
koyduu iin, daha uzaklara seferlere atlrlar. Bat valyelii
nin yaylnn kkeninde bu nfus oalnn itii vardr byle
ce. Ancak, bu giriimlerin baars, Hristiyan savalar arasn
da yaygn sava tekniindeki gelimelerle de aklanr.
SAVA TEKNNDEK GELMELER
Bu gelimelerin en nemlisi, atn savata ok daha sk kulla
nlmas; bu da, koum takmlarndaki yetkinlemenin ve, zellik
le zenginin yaylmasnn, at yetitirmedeki gelimelerin, gide
rek tarm tekniindeki ilerlemenin, yllk almak ekimin ve
yulaf ekiminin yaylmasnn bir sonucu. XI. yzylda, sava ad
na lyk kii, bilindii gibi, valyedir. At stnde valyenin
koruyucu silahlan daha arlamtr, giderek daha dayankl ve
etkindir. Karolenj devrinden beri zrh, gitgide glenmitir. Bu
yetkin korunma pahalya mal olmaktadr geri; ancak, valyeyi
de - o k gibi- uzaktan kullanlan silahlara kar da yaralanmaz
duruma getirmitir; olsa olsa, atma zarar vermektedir bunlar.
S a v a m a d a d a v r a n deitirir bu.
Mesafeli saldn yoktur artk; mermi kullanm, yayalara
braklmtr, kald ki onlann rol de ikinci plana gemitir ve
yalnz dmanlarn yaklamasn geciktirmektir. Gerek asker,
hasmyla gs gse boy lmektedir imdi. Savan, sonu
cu belirleyen aamas, gitgide daha sk olarak, valyelerin ar
315
pmasdr. zengi, valyeye, at zerinde daha dengeli durma
sna ve ona yeni bir saldr yntemi uygulamasna frsat verebil-
mekdedir: valye, bir elinde mzrak, bir elinde kalkan, hasm
zerine drt nala saldrr; amac, hasmn attan drmektir ve
bu da yetmektedir; nk, o iddetle ve o arlyla atndan
den valye, hemen o anda saf d olmu demektir. O yz
den de, karlamann amac deiir yava yava; Ama, dma
n ldrmekten ok esir etmek ve kurtulu akasndan yararlan
maktr. Btn bu gelime, XII. yzyln balarnda tamamlanr;
o tarihten balyarak, sava, ar svarinin ard arda saldrlarn
dan olumaktadr, ve hasmlan, ayn silahlarla donanmam ve
ayn teknii kullanmyorsa yenilmeleri kanlmazdr. Eitim de
buna gre deiiklie urar: Bedeni gelitirmek, ata binmede
ustalamak nem kazanr; en gzel vakit geirmeler, sert altr
malar, sava oyunlardr; beden gcn ve silah arkadalarna
ball tm erdemlerin stne karan bir anlay da berabe
rinde getirir bu. 1000 ylndan balyarak, asker ara ve yn
temlerdeki yetkinlie, valyelerin btn teki meslekten sava
lara stnl de eklenmitir.
316
lk servenciler, XI. yzyln balarndan balyarak, Nor-
mandiyadan kar. Norman istilasnn -sonucu bakmndan -
en nemli olay, F a t i h G u i 11 a u m e un, 1066 ylnda, bir
birliin banda ngiltereye kp, krall ele geirmesidir. O
tarihten balyarak da, Anglo-Saksonlar, skandinav etkisinden
kesinlikle syrlarak Kuzey Galya uygarlna balanrlar; yerli
kltr canlln yine de korur kukusuz, ancak egemen snflar,
kta Avrupasnn dilini, kibar leminin detlerini ve btn dn
ce biimlerini benimserler. Dardan getirilmi feodal detler,
Saksonlarn sert ortak kuramlarna eklenerek, ngiltere kral
n, o zamann Avrupasnn en gl senyr yapp kar.
Ne var ki, ngilterenin fethi srasnda, baka bir ok Nor
man da, Latin Hristiyanln gney snrlarna bahtlarm dene
meye gitmilerdi. ou, talyann gneyinde asker hizmetlerini
kiraya verirler. talyann bu blgesi ise, eitli egemenliklerin
att bir yerdir. Apeninlerin Lombard dkleri, kydaki
bizans yneticileri, tacir siteler, son olarak da -Sicilyay hl
ellerinde tutan- Araplar, atp durmaktadr. Bu stn nitelik
li askerler, yollarn kolayca buldular, lkelerinden kardelerini
ve hsmlarm ardlar. Bu paral askerlerden biri, hsmlk ve
vassallk balaryla birbirine bal bir asker ortakln efi
R o g e r G u i s c a r d , olaan st bir varlk gsterdi: Klc
nn hakkyla talyada bir devlet kurdu, talyann gneyinden
Yunanllar karp att; Sicilyay Mslmanlardan kurtard,
lliryaya yaylmay aklna koyarak Durazzoya ve Korfuya yer
leti.
Bylece, Akdenizli dnyann, Latin, Bizans ve Arap
dnyalarnn bulutuu noktada, Bat Hristiyanl ilk admn
atar ve bir yeni devlet kurulmu olur: Yksek organlarnn yap
s bakmndan feodal bir devlettir bu; ancak bandaki hkmda
rn, ngilterede olduu gibi, fetihle boyun emi halk zerinde
pek geni haklar vardr ve bol mal kaynaklardan yararlanabil-
mekdedir. nk dillerin, dinlerin, uygarlklarn yol az duru
mundaki Sicilya da, byk deniz sefererinin bir menzil noktas
olarak, altn ve byk ticaret lkesidir. yle olduu iindir ki,
adann Hristiyanlarn eline gemesi ve salam bir monarinin
iine sokulmas, tm Bat iin pek nemli bir olaydr; gerek
317
ten, bununla korsanlarn etkinlii -hatr saylr lde- azalr,
giderek Hristiyan gemiler iin Yakndou limanlarna kolayca
eriebilmek frsat doar. Akdenizin bat havzas akblukadan
kurtulmutur; Venedik ve Adriyatik, Douyla olan ticarette ba
lca yollar olmaktan karlar ve Katalonya, Langedoc, Proven-
ce kylarnda ticar etkinlik -Balear adalarndaki Mslman
korsanlara karn - gelimeye balarken, talyann bat kylarn
da Pisa ile Cenova, Amalfnin yerine geerler. Amalfinin, o
tarihe dein, Sicilya Araplaryla yapt bir anlama Sonucu,
Messina boazn aabilen ve ticaret gemilerini Douya gnde-
rebilen tek liman olduunu da hatrlatalm.
HALI SEFERLER
spanya yarmadas, Mslmanlara kar yeni bir fetih cep
hesi oldu; ve yarmadann kuzeyindeki kk Hristiyan devletle
rin, Katalonyanin, Aragonun, Kastilyann efleri de, Fransa
nn valyelerinden, hatta Normanlardan asker yardm aldlar.
Bu desteklerle de glenerek, zayflam Mslman egemenlik
lere kar nce yama aknlarna baladlar, arkasndan da fetih
seferleri geldi. Bu seferler, kyl ve kentli koloniletirmesine
ak kimi topraklar kazandrd Hristiyanla. Ve yine spanya-
dadr ki, bu baarl savalar boyunca, Bat valyeliinin gen
yaylmac gcnn bir belirtisi olarak, yeni bir duygu olutu:
te dnyada kurtuluu da salayacak bir hayr ii olarak K u t
s a l S a v a dncesi, Yiitlik destanlarnda da dile gelen ve
yaylan bu duyguyu, Kilisenin yneticileri smrd ve ynlendir
di. Mslmanlara kar ilk asker sefer, 1063 ylnda Ebro vadisi
boyunca hareket geer; seferler baarldr, ama pek ar yrr,
o kadar ki, Sirakza ancak 1118 ylnda decektir. Buna kar
lk, Kastilya kral I. Ferdinand, arka arkaya baarlar kazanr:
1064 ylnda Coimbre dedir ve yarmadadaki hemen tm Msl
man prensliklerini vergiye balar; olu da Toledoyu fetheder
(1085). Hristiyanlar, Afrikadan gelen Murabtlar karsnda
bir ara gerilerlerse de, ok gemez terkedilen topraklar geri al
nr. Mslmanlara kar sava, ou kez baarlarla, aralksz
srecektir artk.
318
79. - Papa II. Urbanusun Hal seferi iin vaaz
Asl anlamyla Hal Seferleri, Ispanyada Mslmanlara
kar srdrlen Kutsal Savatan -basit ayrntlarla da olsa-
farkldr: Hal Seferlerinde, Hristiyan askerler, Papaln da
ynetimine katld bir giriime alnyorlard; ayn zamanda bir
kurtulu simgesi olarak bir ha vard gslerinde; kendilerine
salanan ayrcalklar geniletilmiti ve daha belirgindi, ve zellik
le nlerine konulan ama Kastilya ovalarn fethetmekten ok
daha fazla coturucuydu: sann kabrini kurtarmak, 1000 yl
dolaylarnda, hac uygulamasnn gelimesinden balyarak, Kut
sal Topraa gezi, en selmet getirici yol olarak grldnden,
gitgide sklamt; ok hogrl olan Araplar bunu pek engel
lemiyorlard ve Trk istilasnn da Filistindeki kutsal yerlere
girii k daha da zorlatrd sylenemez. Bununla beraber,
XI. yzyln ikinci yarsnda, Bat valyeleri, Kutsal Sava
319
dncesinin bysne kaplarak, kk silahl guruplar halinde
hacca baladlar; dndklerinde, Yakn -Dounun zenginlikleri--
i anlatrken bir fethin hi de olanaksz olmad dncesini
yayyorlard, aristokratik evrelere. Yine o sralarda, Trklerin
yry, Bizans tehlikeli biimde tehdit etmeye balad ve
Batda, Hristiyanln Dou yakasnda korunmas gerektii
dnlr oldu. Papa III. U r b a n u s , bu uygun iklimden
yararlanarak, geni ve ortak bir sefer tasarsn koydu kafasna
ve, 1095 ylnda, askerlikten anlyan tm Hristiyanlar, Kuds
iin silaha sarlmaya ard. ar, Papaln dndnden
de byk yanklar yapt; Latin Hristiyanln drt bir yanndan,
valyeler cokuyla yant verdiler. ki yzyldan fazla srecek bir
giriim byle balar; o kadar ki, zlemi t Modern Zamanlarn
afana dein soylularn dlerine girip duracaktr. lk Hal
Seferi, ayrntl olarak, ar ar hazrland; drt silahl gurup,
ayr yollardan harekete geip Konstantinopolis nnde bulutu
lar. Krallar, o srada gerek bir gce eriemediinden, balarn
da kral yoktur; ne var ki, bu kez de en kalabalk ve en direken
savalar, eski Frank eyaleterinden gelenlerdir.
15 Eyll 1099da Kuds alrlar.
Arkasndan Kutsal Toprakta, Bat feodalitesinden uzak,
bir tr ileri-karakol rgtlenir.
Gerekten, bata corafi durumundan gelen dayanksz
bir siyasal yapdr bu: Frank egemenlii, kyda tutunabilir
ancak ve, Kilikya dalan boyunca Urfaya kadar yayld yerler
bir yana, le giremez; slm amdadr, Haleptedir ve kyda
ki bu pskle btn arlyla yklenmektedir. yaps bak
mndan da dayankszdr: Siyasal yapnn belkemii Batdan
yapay olarak getirilmi detlerden olumaktadr; devleti de,
-Sicilya Devleti ya da Anglo-Norman krall gibi- bir birliin
efi deil, hac ve sava gibi geici bir toplulukta, eitlik temeli
zerine bir araya gelen ato sahipleri ile valyeler kurmutur.
Sz konusu olan, bir monaridir kukusuz ve gl bir monari
dir. Ne var ki, bu krallk, Urfa, Antakya ve Tripolideki -ba
msz giriimlerin rn olan- prenslii denetlemez; byle
ce hkmdar, tehlikeli bir biimde tehdit edilen bir cephe kar
snda, glerin gerekli birliini gerekletiremez. u bakm-
320
dan da dayankszdr: Hallar, Kalabriyanm Norman paral
askerlerinin ya da Fatih Guillaumeun yoldalarnn tersine,
denizar bir scnyrlk ele geirip orada yerlemek amacyla
yola kmamlardr; Kuds kurtarmay ykmlenmilerdir,
yoksa orada srekli nbet tutmay deil; bylece, amaca ulap,
gnahlar da balannca ou yurtlarna dner.
Bu bakmdan, Yakn-Doudaki Frank devletleri koloni
ler olmadlar. Birka valye ailesi, birka tacir ortakl, oraya
buraya dalm atolara ve kimi ticaret yerlerine yeretiier; ne
var ki, Batthlar, yerli halk arasnda zayf bir aznlk olarak kal
yorlard. ,
!es
. '" y K c k n u & u ....
A N T A K Y A /
Antakffin ;
PREn Sl G'
. TfiiFoU
Hamak
Ko a /Tl u g u ) a'
Tripoli A.
Sielo,
Tir
g e L L U C L
DdtttS
T o PRAI L A R i
k Z u b i j S I C/^^are
>R-ALLl,l ji
. , . . Kuds i
4skalonti
KA U i R e /
HALFelii) }
80. - lk Hal Seferinden sonra Douda Hristiyan devletler
321
yle de olsa, Akdenizin dou kylarndaki Latin kurulula
r varlklarn srdrrler. nk, bata slm pek zayflamt;
sonra, btn bir XII. yzylla ve XIII. yzyln ilk yllar boyun
ca, Hallar, -tarihilerin kimi nemli seferlere verdikleri
numaralara karn- aslnda srekli bir kurumdu: Her yl, dilek
ler tekrarlanr ve her ilkbaharda bir gurup valye Kutsal Topra
a gelir, birka ay, kimi zaman birka yl geirir dnerdi; srek
liydi bu gidi-geli. Ayrca, konusu imdi Kutsal Sava olan din
darln bu zel biimine uygun yeni tarikatlar da ortaya kt:
ine aldklar kimseler, hem kei, hem asker olan tarikatlard
bunlar. Ta p na j c v a l y e l e r i (Templicrs) ile, grevi
haclar Kutsal Toprakta karlayp dmana kar korumak
olan Ku d s H a s t a n e s i v a l y e l e r i (Hospitaliers)
nemlidir. Bunlarn da, Yeni Hallar salamada rolleri oldu;
gelemiyenlerin de sadakalarn topladlar. Bylece, her iki tari
kat arasnda yarma da olsa, ikisi de Hristiyan prensliklerin
varlklarm srdrmelerinde katkda bulundular. Aslna baklr
sa, bu prenslikler azalr yava yava: Urfa 1144 ylnda yitirilir;
Kuds 1187de der. Ancak ky blgesi tutunur ve Franklar,
slm nnde ekilirlerse de, yitirdiklerini, XII. yzyln sonla
rnda Bizans topraklarnda gidermeye balarlar: Kbrs ele gei
rirler (1191), Konstantinopolisi alr yamalarlar (1204) ve ora
da bir Latin mparatorluu kurarlar; Konstantinopoliste daya
nksz olur bu mparatorluk, Morada daha srekli yerleirler.
Dou Akdenizle balar, kopmak yle dursun glenir gitgide.
Btn bu uzayp giden ilikilerin, Avrupa uygarlnn
stnde byk etkisi olmutur.
Nedir onlar?
Gerekten, Avrupada, yelerinden - e n a z - biri bu sefer
lere katlmam pek az valye ailesi vardr; Hallara katlmak
bir gelenek olup kar. Bylece, Kutsal Sava ve uzun mesafele
re yolculuklar, laik aristokraside, nfus artnn etkilerini azalt
m ve karklk frsatlarnn ve ktisad glklerin boyutlarn,
kltmtr.
Ayrca, bu asker giriimler, Batnm madd bakmdan zen
ginlemesini ve deniz ticaretinin gelimesini destekledi. Her ey
322
bir yana, saylar gitgide artan hac kafilelerini tama zorunluu
bile yeterdi byle bir gelime iin. Armatrler, bu yolla kazan
dklar sermayeleri ticarete yatryorlar, yolcularn boalttktan
sonra da, gemilerine, baharattan lks eyaya dein, Dou rn
lerini ykleyip, getirip Avrupada yksek fiyatla satyorlard; ht
t Papaln yasaklamasna karn, Mslmanlara kle ve kaak
silah bile sunulmutur bu yolla. Bu srekli ticaret, deniz kentle-
rinde, zellikle talyada, deerli maden birikimini byk bir hz
la artrd ve bu birikim, Akdenizdeki Hristiyan lkelerinin
tarm retimi alannda aa dzeydeki durumunu dengeledi.
Gney ticaretinin -belirtilerini Kuzey Denizi kylarnda oldu
undan ok daha erken ortaya koyan - yaylnn kkeninde bu
vardr.
Barselona ve Marsilya, zellikle de Piza, Cenova ve Vene
dik deniz tacirlerinin, daha ilk Hal Seferlerinden balyarak
uyguladklar kimi mal ve ticar ortaklklar da, Mslmanlara
ve Bzansllara kar yrtlen sava seferlerine etkin olarak kat
kda bulunmutur; karlnda da, fethedilen lkelerin ticar
bakmdan en elverili yerlerinde topraklar edinmilerdir: Fu-
duk ad verilen, bu kk ticaret kolonoleri, i merkezleri ola
rak edindikleri krlarla, Batdaki komnlerin, yani ana-vatann
zenginlemesine destek olmulardr. Yabanc kentlere yerlemi
bu ticaret mahalleleri, garip bir biimde Ortaan ilk yzylla
rnda, Suriye tacirlerinin Galya ya da spanya sitelerinde ellerin
de tuttuklar belli keleri hatrlatr bize. Bylece, Latin Hristi
yanln Dou karsndaki ktisad durumunun, XII. yzyln
ortalarndan balyarak btnyle tersine dndn gryo
ruz: imdi talyan, Katalonyal ya da Provenceli tacirler, Akde
nizin Asya ve Afrika yakasnn tm ticaretini ellerinde tutuyor
ve krlarm topluyorlard.
Son olarak, Hal Seferleri, yksek kltr lkeleriyle sk
ilikiler kurulmasna yol aarak, valye detlerinin incelmesini
hzlandrmlar, Dou moda ve mallarnn kullanlmasn yaym
lar, yeni tekniklerin girmesine olanak salamlar, Batl aydnla
ra, Arap ve Yunan bilim ve felsefe, edebiyat ve sanatnn eitli
grnlerini aklayp duyurmulardr. Kami zaman Filistin
323
prensliklerinde, ama zellikle Gney talyada, ya da spanya
yarm adasn yeniden fethetmek iin alan cephelerde deviri-
len ve hatan her dnenin yayd btn bu biimler, kavramlar,
reeteler ve detler, Hristiyan Avrupann kltr varln zen-
ginletrirler. Btn bunlar, manev yenilemeye bir canllk geti
rirler. Bu yenileme, daha Karolenj devrinde balam ve o
tarihten sonra da -zaman zaman kesintilere urasa d a - ar
ar srmt; imdiyse, genel gnen, ilikilerdeki oal, her
tr al-veriteki hzlan destekliyordu kendisini.
. IV
DNDE, DNCEDE VE SANATTA YENLEN
XI; - XII. yzyllar, feodal Avrupada, yalnz ktisad ve sos
yal yaamda deil, dinde, dncede ve sanatta da yenileme
yzyllardr.
Nasl? . .
KLSEDE ARINMA
Batda Kilise, XI. yzylda eitimin tekelini hl elinde tut
tuu iin, kltrn geliimi ve dnsel etkinlikler, dorudan
doruya Kilise organlarnn durumuna bal kalmakdadr. Kili
se, X. yzyln balarndan beri geliip dzelmektedir. Ne var
ki, 1000 ylnda, manastr yaam, bata Cluny tarikatnn detle
rinin etkisiyle gitgide arnr da olsa, onun dnda kalan ruhban,
vahim eilimler iindedir; rahipler yaama karmlardr, byle
ce ortamn bozucu yanlar daha da tehdit eder olmutur kendile
rini.
Nedir balca yakmalar?
lk grnenler, detlerdeki bozulu: Rahipler, en byn
den en kne kadar, Kilise dndakiler, yani laikler gibi
yaamakta, silah tamakta ve bekrlk kuralna uymamaktadr
lar; bunun yan sra, kutsal eylerin ticareti yaplmakta, dinsel
324
grevler ak artrmaya karlmakdadr, ksacas, din smrl-
mekdedir. Her iki sapmann da temelinde ayn neden yatmakta
dr: Kilise grevlerinin datlmasnda laiklerin oynadklar rol!
Gerekten de Kilise, btn kiliseler, uygulamada laiklerin iktida
r altndadr. Krsal kesimdeki ruhani blge, valye ailelerinin
mlkiyetindedir; o daireyi kurann miraslar da, onu istedikleri
gibi smrme hakkn kendilerinde grmekte ve blge papazn-
da, kendilerine en ok evet diyecek adamlar arasndan semek
tedirler. Piskoposluklarla, tam rgtl byk manastrlarn ba
larna geecek olanlar ise, krallar ve kimi prensler atamaktadr.
Bu nedenle ve feodal anlayn etkisiyle, dinsel grev, yetkiler
ve ona bal yararlar gzlerde birer mlktr ve sahibi de laik
efendidir; simgesel bir biimde, kilise adamna vermitir onu,
makam boaldnda da yine kendisine dnecektir. Bu tehlikeli
zmseyiin sonu udur: Dinsel otoriteler, cismani otoritelere
baml olmaktadrlar.
Seilenlerin ahlki dzeyleri de elbet buna bal olarak
deimektedir.
Buna benzer bir sorun, vaktiyle manastrlar dzeltmeye
kalkanlarn da karsna kmt ve zellikle Clunyde, din ile
rinde, hele hele dinsel makamlarn belirlenmesinde laik her tr
l mdahaleyi mutlak olarak uzaklatrmakta bulunmutu are.
Keilerin etkisiyle, gn geldi Kilise dnyas iin de ayn biim
de dnlmeye baland ve bylesi bir zm yolunun dorulu
una Papaln da akl yatt. Nitekim, bir yarm yzyldan fazla
srecek olan reformun balca gerekletiricisi bir Papadr: VII.
G r e g o r i u s (1073-1085).
yle olduu iin de, Gregorius Reformu diye anlr hare
ket.
Nedir sonular bunun?
lk sonucu, Roma Kiliseninin durumunun ykseliidir.
Hem de, Bat Kiliseninin Bizans Kilisesinden kesin olarak ayrl
d sralara - bu ayrl 1054 ylnda olmutur - rastlamtr bu;
bylesi nazik bir zamanda, Bat Kilisesinin, Bat dnyasndaki
btn glerin stne km yce bir otoritenin, Papaln yne
timinde sk skya merkezilemi bir heyet grnmn almaya
325
balam olmas pek nemliydi. mparatorlarn denetiminden ve
yerel aristokrasinin entrikalarndan bamsz bir serbest seim
ilkesi, 1058 ylndan balyarak, nce Papann seimi iin gerek
leir: Papay, Roma ruhbannn yeleri, yani kardinaller see
cektir artk. Yalnz doma konusunda deil, Kilise dnyasndaki
disiplin bakmndan da Papann saygnl artar bylece; bundan
byle Papa, Kilisenin yarglayamayaca ve kararlarm tartam-
yaca bir kiidir.
XII. yzyln sonundan balyarak, Latin Kilisesi, bir monar
i olmutur.
81. - Bir kralm bir piskoposa unvan verii
326
kinci olarak, laik senyrlerin, yksek rtbeli papazlarn
seilmesine karmalar, btnyle ortadan kaldrlmas bile,
byk lde snrlanr. Yine VII. Gregoriusun n ayak olduu
giriim, sert tepkilerle karlar. En byk tepki de IV. Hein-
richden gelir, nk Germen monarisinde, piskoposlar, kraln
en gvendii dayanaklar arasndadr. Tarihe U n v a n V e r
me Ka v g a s (Ouerelles des investitures) diye geen uzun
bir atmadan sonra, o zamann iki evrensel gc, Papalkla
imparatorlar arasnda -karlkl dnlerle - bir uzlamaya var
lr: 1122 tarihinde yaplan W o r m s K o n k o r d a s na
gre, piskoposlarn manev grevlerini t iareti olan s ve
yzkle- Kilise verecektir; cisman yetkilerini ise laik otorite
tanyacaktr; prensin kulluuna da girme sz konusu deildir
artk, basit bir ballk and yetmektedir. Kilise, amacna ula
mtr bir yerde.
Bu reform, krsal kesimde ok daha ar yrr.
Kilisenin organlarnn yaps ve feodal uygulamalar karsn
daki bamszl sorunu henz zlmtr ki, daha geniliine
bir baka sorun gndeme gelir: Kilise adamlarnn dnyann zen
ginlikleri karsndaki tutumu ne olmaldr? Sorun yemdir ve git
gide artan zenginliin yol at iktisa koullardaki deimeler
den kaynaklanmaktadr dorudan doruya. Grevlerinin bilin
cinde olan rahipler iin, Kilisenin laik otorite karsnda bam
szl bir ilk admd sadece; ancak kurtulu tam olmal, Kilise,
havar yaamna, ilk yllarn Hristiyan yaamna dnmelidir:
Bunun iin de, cisman ar isteklerden, iktidar zevkinden, lks
dknlnden vazgemelidir. Clunydeki rahatla bile eletiri
ler yneltilir; nk, aslnda feodal yapya ve toplumun l
snfsal blnne tam tamna uyan aristokratik bir manastr
yaamyd orada gerekletirilen. Sorulmaya balanr: Bir dinda
rn, grkemli yaplar iinde, lks giyinip, ar beslenip, rahatna
dkn bir senyr yaam srmesi doru mudur? Bylece, XI.
yzylda, Gregorius Reformu akmna alanan, ama onu aan
yeni bir akm szkonusudur imdi; daha derin bir reformu ama
lamaktadr, yalnz organlar deil, bu kez Kilisenin anlayn
hedef tutan bir reform.
327
Eilim, her yerde u verir. Laik evrelerde, zellikle zen
ginliin tehlikelerinin daha bilincinde olan, kent halknn aa
tabakalarnda da rastlanr ona. Komn mcadeleleri srasnda,
Kilisenin zenginliini mahkm eden sesler de nadir deildir;
Lombardiya sitelerinde, az sonra P a t a r e n l e r diye adlandr
lacak olan keiler arasnda, rahiplerin yoksulluu iin pek g
l bir hareket geliir; v e B r e s c i a l A r n a u 1d adl bir k
krtc, XII. yzyln ortalarnda, Papalk iktidarna kar, ayn
dncelerden esinleen Roma Komnn kurar. Ynla rahip
bu duygulan paylar, sorun zerine dnr ve eilimlere
somut zmler arar. ki eilim ortaya kar: Biri, toplumdan el
etek ekmeye, daha ileci bir yaam anlayna (eremitisme)
gtrr; teki, yalnz kiisel yoksunlukla toplu gnen "arasnda
bir denge kurmu olan Cluny yoksullukuna deil, asl gerek
olanna, l Babalarnin yoksulluk anlayna varr.
Manastr yaamnda bir yenilik yapmak iin de byle aran-
lar kendini gsterir.
XI. yzyln son eyreinde, Clunynin karsnda, daha sert bir
yaam biimi neren yeni tarikatlar kurulur. Bunlarn iinde en
ok baar salyan, C i t e a u x Ta r i k a t oldu. Bu tarikat
la, Ermi Benoitnin kuralna dnlr, Cluny sapmas dzeltilir
ve sessizlik ypksuklukla birletirilerek, iki eilim arasnda bir
denge kurulmaya allr. XII. yzyln ilk yarsnda, yeni rahip
ve kei topluluklarnn olaanst oalmasnn, zellikle
Citeaux tarikatnn pek abuk yaylmasnn kkeninde, bir yan
dan nfus artnn, te yandan gitgide kr kaygs iine gm
len bir dnyadan ruh yaam uzak tutma dncesinin bulun
duu bir gerek. Citeaux tarikatnn olaanst gelimesinde,
Clairveaux Manastrm kuran, hem mistik, hem eylem adam,
ann en nemli kiiliklerinden biri olan Er mi B e r
na r d m olaanst deerini de gznnde tutmal.
Daha manev bir Kilise adna daha ileri admlar atlr.
Dinde sapmalar ann eiine gelinmitir.
Aslnda, XII. yzyln balarndaki mayalama, dnsel
olgunluun tartlmaz bir iaretidir.
328
DNCE HAREKET
Dnce ve edeb yaamdaki gelime kolaylkla anlalr:
Daha gnenli bir yaam, madd kayglardan ve dnyev tutku
lardan gitgide kurtulu, ruhban takmna, dnsel etkinliin
kaplarn daha da am bulunuyor. Ayrca, Bat valyeliinin
yayl, Dou uygarlklaryla temaslar destekliyor: Suriyeden,
Kk Asyadan Arapa ve Yunanca el yazmalar gelmektedir;
yeniden fethedilmi Ispanyada, zellikle Toledoda, talyada,
Pizada ve Romada, Sicilyada, Latinliin ileri-karakolu olan ve
kitapl XI. yzyl ortalarnda yeniden kurulmu olan Mont-
Cassin Manastrnda, eviriciler, Latince bilen rahiplerin yarar
lanmasna sunuyorlar bu eserleri.
Bu iki nedenle, daha Karolenj Rnesansndan beri dnce
yaamna gelip girmi kadrolar, saflarn daha da sklatryor
lar: Kurulu olarak okullar yledir, aydn kadrolar yle. O zama
na dein, en etkin merkezler manastrlard; XI. yzylda, onlar
dan kiminin parlakl yine srmekdedir, ne var ki, en canl
ocaklar manastrlarn dndadr imdi: Liegede, Toursda,
Angersde, Le Mansta, Chatresda, son olarak da Pariste.
Okullar, krsalda soyutlanm manastrlardan kentlere doru yer
deitirmektedir; kentlerin gelimesine, aydnlar krsal kesimin
retici kurulular olan manastrlardan kurtaran, giderek re
tim kurumlarn darya daha ak, daha zgr klan para eko
nomisine sk skya bal bir olaydr bu. Hocalar, yan yana, ama
ortak bir disipline bal olmadan derslerini verebilmektedir;
renciler bir okuldan tekine, bir kentten bir bakasna gidip
gelmektedirler; yollar dolduran yalnz haclarla tacirler deil,
onlardr da.
Dinleyicilerin nne alan daha geniliine ufuklardr ayr
ca.
Eski disiplinler olarak gramer ve retorikte, syleyie bir
yumuaklk gelmitir. Btn Kilise adamlar iin gerek dil,
dncenin tm inceliklerini yanstabilen dil olarak Latince dc,
halk azndan temizlenmi, durulamtr. Yeni bir rnesans
adna, lkan klsik kltrnn en yetkin eserleri zerinde
329
derinliine bir alma yaparak yeniden canlandrma gayreti ii
ne girilmitir: Virgilius ile Ovidiu, Lucanus ile Horatiusa, salt
gramer rnekleri diye deil, derin bir hayranlkla yaklalmakta
dr. Pagan yazarlara gsterilen eski sarlk yoktur artk; manev
sorunlarn zmnde yararlanlmaktadr da onlardan. Bylesi
bir iliki biem aratrmalarna gtrmektedir; kimi vaazlar ve
eserlerde tantanal bir dildir grlen. Bunun yan sra, hmanist
bir eilim de farkedilmekdedir. XI. yzyln sonlarndan balya-
rak, hzla gelien yeni kltr dallar grlr; bu arada ilhiyat,
ve onun gitgide bamszln kazanmakta olan hizmetisi:
Felsefe.
Arap dnyas ile daha itenlikli ilikiler, gerekten iki bilgi
dalndaki ilerlemeleri destekler: nce, soyut bir bilim dal ola
rak matematii gryoruz; sonra teknik bir dal, tp. Hippokra-
tesin Mslman yorumcularndan alman reeteler, slm snr
larna komu zel okullarda yaylr: X. yzylda nl Salerno,
XII. yzyl balarnda kurulan Montpellier okulunda. Bata tica
retin ve kentlerin gelimesinin yol at ve feodal detlerin ste
sinden gelemiyecei hukuksal uyumazlklar zmek zere,
hukuk aratrmalar kendini gsterir: zellikle talyada, Bolog-
nada Roma hukuku incelemelerine ynelinir. Bu arada, Kilise
hukuku da kesinlik kazanacaktr.
Ne var ki, devrin en dikkat ekici gelimeleri ma n t k
ve i l h i y a t alanndadr.
XI. yzyln ilk yarsnda, felsefe, sorulu-yamtl, rencile
rin usa vurmalarm kolaylatran yaln bir retim yoludur
ancak; bata Platon olmak zere, kimi filozoflarn metinleri,
renciler nnde bu yolla yorumlanr ve tartma biraz ileriye
gtrlnce de, zamann btn dnrlerim heyecana boan
o nlii sorunla karlalr: Klliler, yani genel dncelerin
gereklii sorunudur bu. Ne var ki, bu zek oyunlar, dinsel
sorunlar tartmann hayli uzandadr henz. nk, o zama
nn okumu Hristiyan, akl yoluyla deil, ak yoluyla Tanrya
yaklamay aramaktadr. Bununla beraber, 1070 ylna dein,
Vahyin ieriini tartmak deil, onu usa vurma yoluyla derin
letirme gereksinmesi duyulur: Yeni kuak rahipler iin Tanr,
330
yalnz ak deildir, gerektir de, ve insann onunla benzerlii
akl zerine kuruludur; buradan kalkarak da, doma zerinde
akl yoluyla dnmeye giriirler; imanlar akln ardndan git
mektedir. Er mi A n s e 1m o (1033-1109) ile, usa vurmac
ilahiyatn yolu alr; bu ise, grevi vahiyle akl uzlatrmak
olan felsefeyle sk skya ilikilidir. O andan balyarak, diyalek
tiin yntemleri kutsal metinlere uygulanr; doaldr ki, kiisel
grlerin pay da geniler bu arada. Ve bir sorun hakknda,
otoriteler uyumaz durumdalarsa, onlar uzlatrmak mantn
iidir ve bu kez -hep imann hizmetinde olan- akl, gerein
aratrmalarnda asl rol oynar.
ki kuakta S k o l a s t i k y n t e m kurulmutur.
Ne var ki, insan yetilerinin, zellikle Pariste P i e r r e
A b e l a r d n (1079-1142) retisinde kazand bylesi bir
zgrlk, tehlikeli grlmeye balanr. Usa vurma, kutsal metin
lerin saygnln, htt iman tehdit etmektedir. Ban Ermi
Bernardn ektii manastr evrelerinden, diyalektie kar ilk
tepkiler gelir: Kimi nerileri yasaklanan Abelard, krgn, dnya
dan elini eteini eker; bir baka Parisli usta Gilbert de la
82. - Pierre Abelard
331
Poreeye syledikleri geri aldrtlr. Ancak, btn bunlar, man
tk aratrmalarnn ateini kllendirmez; Paris okullarnda
rencilerin says gitgide oalmaktadr; en usta diyalektikiler
oralarda toplamaktadr ve Batmn byk felsefe sistemlerinin
ilki de oralarda olumaktadr yine.
Kilisenin dnsel etkinliindeki bu gelime, uzak diyarlara
yapt asker seferlerle ufku genilemi ve zevki incelmi olan
laik topluluun en yukar tabakalarnda da yanklar yapmaktan
geri kalmaz; ve Latince eserlere dorudan doruya bavur anla
yanlar elendirmek amacyla h a l k d i l i n d e bi r e d e b i
y a t m palazland grlr. valye snfndan olanlar iin, o
zamana dein azdan aza dolap gelmi iirler, XI. yzyln
sonlarnda kaleme alnr.
Balca iki merkezden yaylr bunlar ve birbirinden farkl
esinlerin damgasn tarlar: Akitanya da, aristokrasinin kadnla
rnn da katld feodal toplantlarda, ou kez soylu trubadur
larn yazd ksa iirler okunur; konusu ak ilikisidir bunlarn:
Balarda, pek ehvet kokan bu ak, XII. yzyln ilk yarsnda
sekin, zellikle de uzakta bir kadna tutku olup kar.
Buna karlk, Kuzey Fransada, daha sava olan valye
takm, kadnn yksek tabakann yaamna biraz daha ge gir
mesinin de etkisiyle, Ch a n s o n de g e s t e denen yiitlik
destanm yeler: Soylularn erdemleri, kahramanlk, saya,
hsmlara, vassal yoldalara ballk yceltilir bu uzun iirlerde;
Frank devrinin tarihsel kiileri olan kahramanlan, Mslman
paganlara ya da feodal ahlakn elimelerine kar savarlar.
lerinden bazlar, zellikle Chanson de Roland, byk bir
gzelilk tar yer yer. XII. yzyln sonlanna doru, zellikle
al-veriin younlatrd sk ilikiler sonucunda, gneydeki
biimler ve temalar Kuzeye doru kmaya balayacaktr.
332
83. - Saz airleri
SANATTAK GELME
XI. yzyln son eyreinde, mimarlarn ve sslemecilerin
aratrmalar, bir byk biemin douuna varr sonunda. Asln
da bu aranlar, ne Karolenjlerin k kesintiye uratmt,
ne de istilalar. Her meslekle ilgili formllerin ve temalarn hzla
yaylmasna, ustalarn sk sk karlamas ve deneyimlerinin
sonularn karlatrmalarna olanak salyan gidi-gelilerdeki
byk kolaylklar, sanatta kesin bir al destekler. zellikle
matematikteki ilerlemenin de pay vardr bu desteklemede; bir
de dinsel byk yaplarn zenginletirilmesinin. rn fazlasnn
satndan, aardan ve kesenekilerin dentilerinden salanan
paralar, yap malzemesinin alnmasna, taaronlarn tutulmasna
olanak verir; te yandan, para dolamnn hz, uzmanlam
sanat atlyelerinin ortaya kna yol aar. yle de olsa, tek
ynde kalr sanatsal etkinlik: Tanrya hizmet, onu ululatrmak;
333
bunun iin de kutsal kitab, zellikle tapma sslemek. yle
edebiyatta olduu gibi, laik bir mteri topluluunun destekledi
i sanatlar grlmez henz; yenilik, katedrallerden en sade
ky kiliseciine varncaya dein, irili ufakl dinsel yaplarn orta
ya konuunda ve ssleniindedir. En dev yaplar da manastrla-
rmkidir. Btn bu giriimler, r o ma n s a n a t ad verilen bir
ta sanatna yol aar.
Nedir bu sanat niteliyen?
Mimarlkta kubbenin genelletirilmesi, sslemede de insan
cl ve antsal byk heykelin dirilii.
Mimarlktaki bu yeniden uyann ilk iaretleri, 1000 ylla
rnda, matematikteki ilerlemelerle ayn anda ortaya kar; Ba-
tnn krlar yeni kiliselerden bir beyaz mantoya brnd: Bir
tarihi, yle izer o yllarn tablosunu. Bununla beraber, XI. yz
yln balarnda ykselen yaplar yalndr ve Karolenj devrinde
kullanlm usuller, ar ar, el yordamyla deiirler. Kilisele
rin plannda bir deiiklik yoktur; trenlerin ortaya kard
yeni gereksinmelere yamt veren temel yenilikler, IX. yzylda
gereklemiti. Ustalar imdi dndren ise, yapnn rtlme
biimidir; kubbeyi yapnn btnne, zellikle asl sahna yayma
nn yollarn ararlar. Geleneksel ahap atdan ok daha ar
olan bir ta kitleyi, kilisenin duvarlarnn ekebilmesi iin bir
are bulunmaldr. Baka sorunlar da vardr. XI. yzyl doldu
ran btn bu -baarl, baarsz- aramlardan sonra, 1075 yl
na doru, aheserler birden ortaya karlar.
O byk roman mimarl devri balar.
Alabildiine eitlilik gsteren bir mimarlktr bu. Blgesel
birok okullar, eilimler gryoruz; yle de olsa, hepsinde
ortak bir esini, benzer anlaylar farketmemek olanaksz. XI.
yzyln sonlarnda en nemli olaylardan birinin, blgesel al-ve-
riin younluunun byk pay var bunda. Daha da gze arpa
n, denge sorunlarna getirilmi zmlerdeki eitlilik. 1100 yd-
m evreliyen yllarda btn bir Bat uygarln bir batan bir
baa dolaan o youn mayalamay, o alacak bulu gcn de
anlatr bize.
Sslemedeki teknik ve biem, daha ar bir gelime izler.
334
XI. yzyln ilk yarsnda, Karolenj devrinde kullanlan
yntem ve malzemeye bavurulur hemen hemen: Sslemeciler
freskoculardr, minyatrcler ve kuyumculardr; esin, Dou
Hristiyanlndan gelen temalarla yenilenmitir. Ne var ki,
uzun zaman pek yaln kalr antlarn sslenii. XI. yzyln son
larndan balyarak, roman mimarln baarlarna, heykelle
ssleme de gelir eklenir.
Bu sslemeler figuratiftir nce: Geometrik ve bitkisel
temalar hl canl da olsa, asl konu, yeniden insan olur; edeb
hmanizmadan ayrlmaz biimde, Antik grlerin toprak altn
dan yrydr sz konusu olan. Bununla beraber, kutsal bir
sanattr bu: Roman sanat iin d biimler bir aratr sadece;
doa st gleri, zellikle Tanrnn mutlak gcn duyurmak
ister onunla. Yapda sslenenler de birka edir: nce stun
balklar, sonra yapnn d yz, ya da yalnzca kaplar.
Son olarak, sslemedeki bu gelime, dinsel topluluklarda
ki gitgide artan zenginliin en belirgin iaretidir.

84. - Perigueucdeki Saint-Front Katedrali


335
Ne var ki, roman sanat, aslnda Gneyli bir sanattr: En
cani kklerini, vaktiyle en ok Romallam blgelerde salar;
oysa, ayn tarihlerde Almanya, Karolenjlerin sanatsal gelenekle
rine bal kalr. Ancak, XII. yzyln balarnda, mimarln yeni
deneyimlerinin yava yava Kuzeye doru ktn ve kimi nokta
lara ulatn gryoruz.
zetle, 1000 ylnda kendini gsteren derin ktisad deiik
likler, 1075 ye 1150 yllar arasnda, her alanda -alacak hz
d a - bir gelimeye yol at. Youn ve bereketli bir canllktr bu;
ayn zamanda da bir eitlilik: Bu gelime devri, ztlklarla dolu
dur, karakterlerde, zlemlerde ve beenilerde ztlklar. Ayn
grevi gren kimi ehrelerde bile grrz bu ztl. Ne var ki,
XII. yzyln ortalarna doru, bu grltl ve birbirinden farkl
akmlar, yatp lmllamaya ve bir ahenge kavumaya balar
lar. Hristiyan Bat iin yeni bir dnem alr: Yeni bir rgtle
ni ve disiplinin, yatm annn, dengeli dev yaplarn, klasik olma
ya doru gidiin dnemidir bu.
336
BLM II
SLM VE BZANSIN GERLEY
VE MCADELELER
(XI. - XIII. YZYILLAR)
Hristiyan Batmn gelimesi karsnda, Mslman dnya
nn X. yzyln ilk yarsnda ortaya koyduu tablo, zellikle siya
sal anari, dinsel blnmeler, htt slmn geni blgeleri iin
ktisad kle damgaldr. Tehlikesi gzard edilemiyecek olan
bu felketlere bakp, kitleler, gitgide artan sayda, bar ve
dncelerde birlik zlemi iindedirler. Msr Fatmileri gibi
hak-mezhep dndaki rejimler, bu zlemleri greekletireme-
milerdir. Kime dyordu bu grev? Yeni gelecekler! Onlar,
silh gcyle dinsel propaganday birletirecek, hak-mezhebi
zafere ulatracak ve yeni bir siyasal iktidar kuracaklardr. Bat
Hristiyanlnn yaylnn hzm kesecek ya da frenleyecek olan
da budur. Bu dorulup dikilme, slmm birbirine zt iki ucunda,
hemen hemen ayn anda olur; Bat ucunda -Magrip ve Ispan
yada- Berberler yapar bunu; Douda ise Trkler.
I
SLMIN BATISI VE DOUSU
slmm bats bata spanyadr ve orada boy atm bir
uygarlk: E n d l s u y g a r l .
SPANYA VE ENDLS UYGARLII
Sahra ile Sudann snrlarnda, slma yeni girmi Berber
gebeler yayordu. XI. yzyln ortalarna doru, birka misyo
ner, bu Berberleri, saldrgan yobaz bir gurup halinde, pagan
337
siyahilere kar geleneksel cihada yneltti. Bu Berberler, ribt
ad verilen mstahkem manastrlarda oturuyorlard; ribt
adamlar anlamna M u r a b i 11e r diye adlandrlmalar da
bundan ileri gelir. Magribin Maliki hukukularnn sapklk
ocaklar diye gsterdikleri kimi yerlerin temizlenmesi gerektii
ne kolayca inandlar: Birka yl iinde Fas ve bugnk Ceza
yirin yarsn ele geirdiler. Arkasndan, Hristiyan fethi kar
snda Mslman prenslerinin zayflndan kayglananlarca
Ispanyaya arldlar; Hristiyan yakasnda o andaki durum da
uydu: Mezhepler arasndaki anlay, Pireneler-tesi valyele
rin uyumazlna brakyordu yerini; Doya, hal seferlerine
kanlar da, onlard. 1086 ile 1110 yllar arasnda, Mslman
spanyadan ne ki kalmsa, yani yarmadann gney yars, bu
Murabitlerce birletirildi. Onlarla, hukukun ve ilahiyatn lafzna
balanan Maliklerin diktatrl yerleti; ayn zamanda Hristi-
yanlara kar cihat, Mozaraplara kar da hogrszlk uyand.
Ne var ki, Endlste, sert Berberler abucak geveyip g-
szletiler; zaten, bylesi bir hukukular diktatrl, kitlelerin
dinsel gereksinmelerine uzun boylu yant veremez durumdayd.
Daha gl ve daha da zgn yeni bir gelimeye yol at bu;
yleydi nk, Fasl ve yerli Berberlerden geliyordu hareket.
Birin yandalar anlamna gelen Mu v a h h i t l e r i in bam
ektii hareketi b n i T u ma r kurmu ve ondan sonra da
A b d l m m i n rgtlemiti; hanedan, XII. yzyln ortalarn
dan XIII. yzyl ortalarna dein srecektir. Douda Gazalinin
mistik geleneini kabul etmi olan bni Tumar, imann doru
dan kaynaklarna dn tlyordu ve, hukukularn snrsz
ve mutlak gcn krmak iin -smalilerin anladklar anlam
da, ya da hemen hemen ona yakm biimde- tutup mehd iln
etti kendisini. Geri, Ulemay yine de ortadan kaldramad,
nitekim onlarn gc bugn de byktr Magripte; en azndan,
Douda da daha nce yapld gibi, dinsel ordodoksluun iine
getirip derin bir mistik duygu soktu; ermilere tapma, halktaki
dindarln bu tipik grnm, zlemlerin somut taycs ola
caktr artk.
338
Hristiyanlar, htt Yahudiler karsnda hep hogrsz
de kalsa, Malikliin arlklarndan kurtulmu Muvahhitler
spanyas, slm dncesinin gelimesini destekler ve orada
doruuna varr bu dnce. Pek nemli bir andr bu an: span-
ya-Mslman kltr, Dounun uyuklamaya balad alanlar
da onun yerini alr; ve Hristiyan Bat da kabullenmeye hazr
bulunduu bir anda, spanyol dnrlerinin eliyle, Mslman
kltrnn hzinelerine gelip girer. Aratrma ve dnce
zgrl, - belki - en yetkin deyimini bni T u f e y i l in
nl felsefi romannda bulmutur: Hayy bni Yakazan (Tanrnn
Olu Hayy) adn tayan bu byk eserde, duygunun biimcili
e ar bast bir tr doa dini dile getirilir. Hristiyan Avrupa
dncesi iin daha da byk olan, b n i R t n eseridir.
Aristo felsefesinin en aydnlk ve sistemli aklanm o yapm
tr: lka filozofunun sistemi, imanla akl uzlatryormu gibi
ele alnr onda; ne var ki, daha nce b n i B a c e nin ileri sr
d gibi, felsefenin bamsz gelimesine de yollar aar. Ayn
anda, uzun zaman Doudan alan spanya bilimi, daha zgn
aratrmalara verir kendini: Hemen Latinceye evrilecek olan
astronomi tablolarn yapanlar vardr; bitki bilimcileri ve b n i
B a y t a r gibi derman bilimcileri vardr; son olarak, b n i el
- A v r a m gibi tarm bilimcileri ve b n i Z h r e gibi hekim
ler. Tarihin de yetkjn tenisilerini gryoruz, bir de iki gezgin:
b n i Z y e b i r ile Grnatah E b u Ha mi d ; biri, Halla
rn bulunduu yerler de iinde olmak zere, tm Douyu brak
t bize, teki Rusyadan pek deerli tablolar. Asl anlamyla ede
biyat da etkinliini srdrr; gezgin air b n i G u z m n ,
ak sak iirleriyle, muvaah ad verilen ktalar halindeki halk
iiri trne edeb bir saygnlk kazandrr.
339
85. bra Riid
Muvahhitler dneminde sanatn
grkemi de bunlardan aa deildir:
spanyada olduu kadar Fatada,
Doudan gelen elerle yerli gele
nekler, kiisel ve zgn bir yaratta
eriyip karrlar birbirlerine. Rabat
Kalesi, Meraketeki Kuteybiye Cami
si, Alkazar ve Sevillada Giratda adl
kule, sonraki yllarn deiikliklerine
karn, bu sanatn glkle ince
nasl bir araya getirebildiini bugn de gzler nne serer.
86. - Kurtubada 800 stunlu Byk Cami
Gitgide daralm Mslman egemenliin snrlar dna da
tat bu kltr. Normanlara tbi, ama slmn kklerini korudu
u ve -seyrek rastlanr- bir hogrrlkle karlat Sicil
yada, Ispanyadaki kadar nemli olmasa da bir baka ocak tt
t; Mslman kltr oradan geti Batya. Hristiyan prensler
iin alan Mslmanlar gryoruz orada: Septede doup Sicil
yada yerleen dr i s , Corafya sim, XII. yzyln ortalarna
doru II. Roger iin yazd; deerli haritalarn ssledii bu kitap,
bir Arabn kaleminden, Mslman corafyasnn byk ustalar
nn katklaryla, Avrupa stne hatr saylr bilgileri bir araya
getirir. Kltrlerin iie geiinin en gzel rneklerinden biridir
o.
Son olarak, Endls kltr, Yahudi dncesinin de geli
mesine kaplar at.
Yahudiliin Ispanyadaki kolonileri, Daltan sonra
dzeyi en yksek topluluklard o sralar. nce Hristiyan fetih
leri, arkasndan Muvahhitlerin verdii skntlar sonucu, bu
Yahudiler dnyaya yaylmaya baladlar: Bir b n i , M ey -
m n Douya gidip yerleirken, dindalarndan ou Hristi
yan Ispanyada kalr ya da -pek ho karlandklar - gney
Fransaya yerleirler; hepsi de talyadaki kardeleriyle temas
kurarlar ve onlar, o zamana dein egemen olan Mslman
Sicilya ve Kayrevan etkisinden koparrlar; bylece, bir aya
slm bir aya Hristiyan snrlar zerinde, yeni bir Yahudi
kltr btnl oluur: Bu kltr, XIII. yzyl balarna
dein, eski Yahudi-spanyol geleneklerini derinletirecektir. Bir
yandan brani grameri, dinsel ve din-d iir, Yahudi tarihi
incelenirken, te yandan bilimsel, felsef ya da dorudan doru
ya dinsel almalar yaplacaktr. bni Zubeyirin ada,
T o l e d o l u B n y a mi n , onun gibi Dou gezisini anla
tr. Bir blmyle Mslman aratrmalarnn etkisinde kalan,
Hristiyan dnrlerince de tannan felsef ve dinsel eserler,
evrensel tarih bakmndan en nemlileridir kukusuz. J u d a
H a 1e v y de yanklandn grdmz Yeni Eflatuncu akm
lara kar, Aristoculuk ve aklclk tartmaya girer ve bni Mey-
mnda en yetkin temsilcisini bulur: slm dnyasndaki ada
bni Rt gibi, bni Meymn da, Ortaa Yahudiliinin
341
-kukusuz- en byk zeksdr; o devrin Yahudi filozoflarnn
en cesuru ve sonuncusu ayn zamanda. Ondan sonra, Yahudi
topluluklarnn dnsel yaam, yeni ynler iine girip gelie
ceklerdir: Bu Dou bilim ve felsefe elerini kabul etmek iin
hazrlklar tam olmayan ve yeni ortamlarna da glkle uyum
salayan Hristiyan lkelerin Yahudilerinde, Albigois hareketi
nin gelitii hava iinde, K abbal adyla tannan dinsel've
mistik eilimler baskn karlar; bu eilimin en nemli eseri
olan Zohar, XIII. yzylda, Ispanyada doar. Yahudi mistiklii-
nin, Doudan gelen entellektel retilere daha az bal, Hris
tiyan keiliinin kimi grnlerinin daha etkisinde kalm bir
baka eilimi, Renan blgesindeki gettolarda H a s s i d i z m
ad altnda doar ve -Hallar bahanesiyle- ac bir zulme
urar.
Yahudi yaam, Hristiyan lkelerin kltrne baldr
artk.
Muvahhitler rejimi, Bat Mslmanlnn uzun tarihi
boyunca gerekletirebildii birletirici en yetkin eseri koydu
ortaya; en azndan, Fas Berberlii ile Mslman Ispanyann
en bereketli birliidir o. Sicilya Normanlarnn giriimiyle tehdit
edilen Dou Magrip de, Muvahhitler mparatorluunun etkisi
ne girdi; o denli ki, tm Bat slml iinde, bu etkinin dnda
kalan yalnz Murabitler dalndan gelen - Balear adalarnda mev-
zilenmi- servenciler, Banu Ganiya idi. Denizlerde - s o n bir
kez- glenmi bir donanmann koruduu bu birlik, bu grece
bar, ktisad yaama da bir canllk getirmiti. Kukusuz, talya
ve Fransa ile ticaret, imdi zellikle Pizallarn, Cenovallarn ve
Marsilyallarn elindeydi; ne var ki, ayrcalk kazandklar liman
larda onlarn etkinliini denetlemek olana yine de vard; ayr
ca, yerli retimler, Murabitlerin serveninden beri spanya ile
iliki iine girmi olan -altn reticisi bir lke- Nijerya
Sudanndan gelen yiyecek maddeleri, Hristiyan Avrupaya do
ru bereketli pazarlar buluyorlard.
Ne var ki, uzun srmez bu denge ve gnen: 1200 yl
dolaylarndan balyarak, Hristiyan fethi yeniden balar; iyice
oturmam Magrip ve Endls halklar alkalanp dalgalanmaya
balar; Avrupal tacirler daha titizleirler. Bir elli yl sonra, Mag-
342
rip geleneksel blmne dnerken, Mslman spanya da,
kk G r n a t a E mi r l i i iine gelip tklr. slm dnyas
nn bir ucunda skp kalm olan bu eyalette, evrelerindeki
havann gitgide arlatn hisseden -mistik bni Arab gibi -
byk zeklardan kimisi, daha nce, son gnlerini yaayacaklar
Douya gitmilerdir; Dou, kendine zg felketleri de olsa,
kltrlerinin beiidir nk.
Kimdi Mslman Dounun bu felketlerinden sorumlu?
Trkler miydi?
Konuya daha yakndan eilelim.
TRK STLALARI VE SONULARI. SELUKLULAR
Yaygn dnce, kukusuz Osmani mparatorluunun son
yzylda iine dt saygnlk d durumun da etkisinde kala
rak, slm uygarln Trklerin boduu sonucuna kolayca var
mtr. Ancak unutmamal: Trkler, Mslman Douyu fethe
gitmeden nce arldlar; ayrca, bu fetihten sonra da, sanat ve
slm edebiyatnn - e n azndan- kimi biimleri gelimelerini
srdrdler; son olarak, slm dnyasnda k XVI. yzylda,
yani Trklerin bu dnyaya yerlemelerinden bir beyz yl kadar
sonra balad. Bu aradaki zaman boyunca, nce btn bir Ms
lman Dounun, sonra da tm Bizans mparatorluunun ve
Balkanlardaki komularnn sahibi olan Trkler, Osmani mpa
ratorluunu, yani Roma mparatorluunun dnden sonra
byk Akdeniz imparatorluklar iinde- en srekli olanm kur
mulard. Denecek odur ki, dorudan ya da uzak sonular bak
mndan, Trk olay, yle stnkr geitirilecek bir olay deil
dir. Trkler, slmda ke neden olmak yle dursun, Msl
man devletlere gnmze dein damgasn vuran izgilerin ou
nu belirlemilerdir.
Daha nce de sylemitik: Yakndoudaki slm devletle
ri, ordularm, uzun bir zamandan beri Trk klelerden oluturu
yorlard; akmlarda ele geirilen, ya da dpedz satn alman bu
gen kleler, Mslman toplumuyla btnlemi askerler ola
rak yetitiriliyorlard. imdi deineceimiz g olay ise daha da
yenidir. Gerekten, Orta Asya bozkrlarndaki Trk devletleri,
343
tacirler, misyonerler ve htt paganhm snrlarnda eski cihat
ruhunu srdren gnll g a z i l e r araclyla, slmla iliki ii
ne girmilerdi. Daha grkemli bir uygarlkla iliki kuran bu
Trklerden ou, X. yzylda, Volgadan Altaylara kadar, Vol-
ga Bulgarlarnn rneini izlediler ve tutup slm dinini kabul
ettiler: slm halk arasnda aman geleneklere katlp katabil
mi ya da hak-mezhep d her tr inanca kaplarm aabilmiti;
ancak efler, Samanoullan devleti ulemasnn buyruklarm
kabul ettiler, bu ulema ise Hanefi mezhebindendi. Gazilerin
slm da ilkel savakanlyla onlar byledi; ilhiyatlarn kl
krk yaran inceliklerine kaytsz kalarak, nce pagan kalm kar
delerine ynelttikleri cihat, geleneksel apul detlerine yant
veren bir ara olarak grdler.
87. - XII. yzylda, Halife ordusunda yabanc kkenli
bir asker
Ne var ki, ranl devletler iin, bu yeni Mslmanlarn ara
sndan tutup kle ayrmak olana kalmamt. Ordularnn
asker kaynam srdrmek iin, ynla Trk kabilesi arld,
onlar da gelip yerletiler; ve o andan balyarak da, parti kavga
larna katldlar ya da ba emeyen hak-mezhep d kiilerin
ezilmesine katkda bulundular. K a r a h a n l l a r d e v l e t i
344
nin kkeni budur; X. yzyl sonlarndan balyarak, slm yeni
kabul etmi olan in Trkistamyla Samanoullarmn elinden
ekip aldklar eski Mavernnehiri birletirirler. Bu prenslerin
Trk ordusu da, Afganistanda, Gaznede, bir baka prenslik
kurarlar ki, ok gemeden, Samanoullarmn son topraklar
olan Horasana yaylacaktr.
Trk ordu eflerince kurulan teki prensliklerin ouna
benzeyen G a z n e l i l e r d e v l e t i , yine de kimi yeni nitelik
lerle ayrlr onlardan: Hak-mezhebe sk skya bal Gazneli ef
ler, Halifelii iilerin elinden ekip kurtaracaklarm iln ettiler;
askerlerini alabildiine doyurmadan orduyu ellerinde tutamaya
caklarn, fetihlere yollanmadan da gazilerin etkinliini dizginli-
yemeyeceklerini grdkleri iin, G a z n e l i Ma h m u t la,
ndus vadisinde, bereketli seferlere giritiler. Balardaki ama,
Brahman tapnaklarnn yamalanmasyd yalnz; ancak, tarih
bakmndan pek kalc bir sonucu olduu bu giriimin: Kuzey-
Bat Hint slmlat.
Balarnda Aral denizi Ouz Trkleri olmak zere, S e l
u k l u l a r lkelerine kabul edenler de yine bu Gazneliler
oldular. Snn misyonerlerin iledikleri bu gebe kabilelerin
efleri ve zellikle T u r u l B e , cihada, sapknlklarn
parampara ettii bir slmn fethi olarak baktlar. 1041 ylnda
Gaznelilerin ordusunu ezdiler: ran nlerinde almt. Abbas
Halifesi, i mezhebinden olan Eyyublerin vesayetinden kurtul
mann zlemi iindeydi; ve byk hukuku e 1 - M v e r d ,
(974-1058), onun arzusuna uyarak, sonralar klasik olacak bir
eserde, hak-mezhebe uygun bir hkmetin kurallarm aklyor
du: Eserin ad da, Sultan Hkmler Kitab anlamna, Kitabul
Ahkm il Sultanye idi. Dinsel gler, slm onaramadk!ar
iin, Halife, Turul Beyi ard; o da gelip kan dkmeden Ba
data girdi (1055); Halifeden Dounun ve Batnn hkmdan ile
Sultan unvann alyor ve ierdeki hak-mezhebe kar olanlar
gibi, darda Msr Fatmilerini de ortadan kaldrma grevini
stleniyordu. Ve gerekten Turul Beyin yerine geenler,
rana ve Mezopotamyaya, Msrllardan aldklar Suriyeyi ekle
diler. Kukusuz, Halife iin tehlikeli bir zmd bu; zayf bir
efendinin yerine, doymak bilmez bir vasiyi geiriyordu nk.
345
Ne var ki, Mslman hak-mezheplii iin bir zaferdi: slm,
Abbasilerin yeil sanca ardnda resn olarak birlemi bir hal
de, btn Yakndouda, rejimi, Trk ordusunun nderliinde
s
yeniden rgtleyecektir.
Bununla beraber, Trk fethinin bir baka yan var: Bu ge
be Trkmenler iin nemli olan, retinin saflndan ok,
apul ve Mslman olmayandan alacaklar ganimetti. rann
batsna geen bu yamaclar, etkinliklerini doaldr ki Bizans
mparatorluuna kar ynelteceklerdi. Aslnda, kabile gurupla
rnn olduka gevek bir konfederasyonuydu bu; Sultan da gei
ci bir sava efi olarak grdkleri iin, bana imdi kendi sultan
larnn gemi olduu uygarlam bir devlet disiplinine glkle
boyun eiyorlard. Devletten anarik eyi uzaklatrmak iin,
onlarn stne gidecek yerde, en yerinde olan, yzlerini gerekti
inde Bizansa kar apula evirmek deil miydi? Kald ki,
Bizans mparatorluunda da ordu, karmakark durumdayd ve
halk manev bir birlikten yoksundu. 1071de Sultan A l p -
A r s l a n , Malazgirtte, Bizansn son ordusunu darmadan
edip mparator R o m a n o s D i o g e n i s i esir aldnda,
Kk Asya nlerinde almt. Bizans ordusunda rkdalarn-
dan niceleri vard ve tahtta hak ileri srenler, i mcadelelerde,
onlardan yararlanmakta duraksamamlard: Kendi balarna
gidecekleri noktadan ok daha uzaklara ardlar onlar, sald
ryla alamyacaklar kentlerin kaplarn atlar nlerinde. Trk
halknn, Bizans Asyasna yerleirken, mparatorluun kadrola
rn da yktnn pek ge farkna varld; Ermenilerle Yakub
Suriyeliler, bu yeni efendilerle uyuuyorlard; son olarak, Asya
yakasnn Rumlar, gitgide Ege kylarna itilmi, uzun savalarla
parampara bir halde, onlara direnebilecek durumda deillerdi
artk.
Bir Trkiye olumutu bylece; ve yeni bir lke fethedilmi
ti slama.
Aslnda, Seluk devleti, snrlarnn dnda drt bir yana
dalm Trkmenleri denetliyemez; hak-mezhepten yana olan
Horasanllarn ynettikleri bir Trk asker diktatrl olarak
346
kalr. Gerekten, Trkmenlerin ok
lukla yerletikleri Azerbaycann
dnda, Yakndouda, halkn yerlei
minde pek deiiklik olmamt; ida
renin kurallar, hatt idarede yer
alan grevliler, ran ve Gaznelilerin
braktklaryd. stn nitelikli sava
adamlar olan ilk sultan -Turul
Be, Alp-Arslan ve Melikah - idare
de yetenekleri olmadklarnn bilin
cinde olarak, boyun edirilmi halkla
rn ynetilmesini vezirlere terkeder-
88. - Alparslan
ler. Bu vezirlerden biri, n plnda gelen bir kiilik sahibi,
N i z a m 1 - M l k , kendi ynetim anlayn bir kitapta,
Siyasettime sinde dile getirir.
Syledii yeni hibir ey yoktur aslnda!
Bylece, Seluklularn getirdikleri deiiklikler, idarede
deil, rejimin ynelimindedir. Gerekletirdikleri geni siyasal
birlikte, ordu, halka kkten yabancdr artk ve fetihten tek
yararlanan da odur. Usuz bucaksz topraklar ikta biiminde
orduya ayrlmtr: Ne denirse densin, bu datmlar, hi de fe
odal bir rejim ortaya karm deildir; nk, Seluklu devle
ti, asker kiiler, savalar zerinde, onlar sk skya ereve
iine alabilecek sert bir denetim mekanizmasn elinde tutmakta
dr ve bylece onlara braklan ikta -genel olarak- lldr.
Hkmet edenler sultanlardr: Kentlerin taknln boar,
Arap ya da Krt kabilelerini denetler, dzeni bozanlar boaz
larlar.
Bu yeniden onarlm otorite, ikinci olarak, ortodokslua
ve onun ulemasna yaramaktadr. Hak-mezhebe inanmayanlar,
kii olarak izlenip zulme uramasalar bile, kurumlan ykdmtr.
Hak-mezhebi yerletirmek, Mslman toplumunun ynetimini
ona inananlara brakmak iin, madd ve manev byk bir aba
harcanmaktadr. reticilere ve rencilere geim ve alma
aralarnn saland zel okullar kurulur; yar-zel kurulular,
u ya da bu daln reticisi sz konusu deildir artk: smailin
347
Msrdaki oca el-Ezher niversitesi gibi, hak-mezhebe uygun
bir eitim yapan kamusal okullardr sz konusu olan. darenin
grevlileri bu okullardan kacaklardr; o grevlilere danman
lk edecek hukukular ve onlar denetleyecek yarglar da: Bun
lar m e d r e s e 1e r dir. Pek nemsiz de olsa, bunlarn en eskile
rini son Sasanler kurmutu, sonra da Gazneliler; hkmetin ve
ok gemeden btn ileri gelenlerin giriimiyle, tm Seluk dn
yasnda saylar arttrlr. Bunlardan bir rneini, Badatn tam
ortasnda, Nizam l-Mlk, grkemli N i z a m i y e syle verir;
zamannn en nl ulemas, zellikle Earlie bal olanlar ders
vermektedirler orada ve byk vezir, baarlaryla yakndan ilgi
lenmektedir.
Seluklular, ayn zamanda, byk mimarlar olarak, dev
camiler ykseltir, hastaneler, okullar, kervansaraylar, kprler,
gelenein dinsel sorumluluunun bilincinde bir hkmdara ver
dii grevlere ilikin tm yaplar kurarlar. Ve btn bu kurum
lar, gitgide nemli gelirlerle donanrlar: V a k f l a r salar bun
lar. O zamana dein ou zel olan ve nemsiz boyutlar ta
yan vakflar, kamusal bir nem kazanrlar artk ve olaanst
biimde oalrlar; bu vakflardan geinenlerin, cami adam ve
medreselilerin saylar gitgide artar ve hepsi de kendilerini besle
yen hak-mezhebi savunup tutmaktadrlar aslnda.
Son olarak, Seluklu rejimi, mminlerin kafalarnda oldu
u kadar, hkmetin tutumunda da, sufilikle hak-mezhep ara
snda bir uzlamay dnr; sufler, halk katnda, gitgide artan
sayda, bu hak-mezhebin balaklar olurlar. Byk dnr
Ga z a l i , uzun bir skolastik retim deneyiminden sonra,
dinin yrekten istenmedike bir gc olamayacam, bunun gibi
akln desteklemedii din duygusunun ou kez dengesizlie gt
receini, zetle, kalc olann yrekle akim birlii olduunu bul
duunda, kavrayl bir biimde, Mslman aristokrasisinde yay
gn, ama genel bir eilimi dile getirmi oluyordu. Zaten, ayn
sralarda, sufler de, yava yava insanlardan uzakta tek bana
yaam detlerini terkederek, topluluklar halinde bir araya geli
yor ve onlar Hristiyan tarikatlarna pek yaklatran bir kuraln
nnde eiliyorlard. Seluklular rejiminin ilk zamanlarndan
balyarak tasarlanan bu yeni uygulamalar, XII. yzyldan
348
X

349
!
.

y

z
y

l

s
o
n
l
a
r

n
d
a

S
e
l

u
k

i
m
p
a
r
a
t
o
r
l
u

u
balyarak, ilk gerek tarikatlarn kurulularna varacaktr; bun
lardan birincisi de, A b d l k a d i r G e y l a n nin kurduu
Ka d i r i y e t a r i k a t dr. Kukusuz sufler, ortak klte
yabanc, htt kimi zaman sapknca uygulamalar yine de srd
ryorlard; ne var ki, artk resm dinle ztlam ya da sapknlk
la damgalanm olarak baklmyordu onlara. Ve Seluklularn
kendileri de onlara balarda bulunurlar, tekke olmayan yerler
de tekkeler kurarlar; Seluklular, sonu olarak kendi davalarna
balarlar onlar ve ermilerinin halk kitleleri katndaki mane
v etkilerinden yararlanrlar.
Bylece, hak-mezhebe kar olanlar, etkinliklerini, ya cra
blgelere snarak, ya da gizli eylem halinde, rtl biimde
srdrebilirlerdi; yle olur nitekim.
Elebas Ha a n S a b b a h olan terrc rgt byle
doar.
Haan Sabbah, ranl bir-smil idi. Fatimil'i benimse
dikten sonra Msra gnderildi ve orada Nizar bn l Mustan-
srdan yana oldu; o yzden de Fatimilerle aras almt.
rana dndkten sonra, zorla alnmas olanaksz birok kalele
ri, zellikle Kazven yaknndaki Alamut kalesini ele geirdi. Sel
uklular, bu kaleyi almay baaramadlar.
Kurduu tarikatn zgnl., retisinden ok, gizliliin
de, iitilmemi disiplininde ve siyasal cinayetlere bavurmasn-
dadr; bu cinayetlerin kurbanlar arasnda en nls, Nizam l
Mlkiin kendisi de oldu. mezler, szde cennet zevklerini
umup tadsmlar diye hahal bir ikiyle sarho edilirlerdi; tari
katn ad olan Hahai yye de buradan gelir. Tarikat, Suri
yede pek abuk oald; ve, gerek mezlerinin says ok
olmasa da, btn Yakndouda, kuaklar boyunca korku salp
durdu insanlara.
Bu yeni dinsel ortamda, Mslman olmayanlarn gerek
durumundan da sz etmeli; nk, Hal propagandas bozup
saptrmtr bunu. Kk Asyadaki Trkmenler, Hristiyan
Rumlara -kukusuz- korkun aclar ektirmilerdir; apullar
nn ilk aamasnda, Ermenilere ve Monofzitlere de zararlar
veriyorlard. Ne var ki, rgtl Seluk devletlerinde, zellikle
350
Filistinde, Hristiyanlarn durumunda hibir deiiklik olmad.
Anadolu yakasnda kesintiye urayan hac ziyaretleri, deniz
yolunda younlat ve bir engelle karlamad. Gerekte, Bat-
nn kendisi, Kk Asya Rumlarnn uradklar aclarla, Filis
tindeki Hristiyanlarn durumlarm kimi zihinlerde bilerek kar
trmtr; Frank valyeliinin Mslmanlar karsnda, spanya
savalarnda alt duyarlk da zemin hazrlamtr buna. Ne
olursa olsun, 'Hristiyanlarn sertlikleri dolaysyla spanyada
olanlar bir yana, slmn geleneksel hogrsn yalanlyan pek
bir ey grmyoruz. Hristiyanlarn, Endlste olduu gibi,
Latin valyelerle gizli anlama, giderek su ortakl kukusuz
altnda bulunmadklar Douda, hogry Hal seferleri bile
etkilemedi.
SLM - TRK DNYASININ PARALANII
slm dnyasna getirdii yenilie karm, Seluk rejimi, bu
dnyada birlii uzun zaman srdremedi. M e 1i k a h n l
mnde (1092), iktidardaki hanedan eriyip dald: Tahtta hak
ileri srenlerin kavgalar, haslarn dalm, erken lmler ve
gsz aznlklar, mparatorluun paralalanmasyla sonuland;
A t a b e g l e r kurumu, daha da hzlandrd bu sreci. Atabeg-
ler, sultann henz erginlie ulamam oullarndan herbirinin
vasisi idi; haslar onlar ynetiyor ve, doaldr ki, bu ocuklarn
yerine gemenin zlemini tayorlard. O zaman, orduyu hesaba
katmadan yeni iktalann datlmas gerekti ve bunlar da baba
dan oula geen senyrlkler olup ktlar. Araplarla Trkler,
Trkmenlerle Krtler arasndaki srtmeler keskinleti. Hal
larn baarsn, Grclerin ilerlemesini ve Fatm Halifeliinin
mrnn uzamasn da aklar btn bunlar. Ne var ki, geici
Seluk mparatorluunun ykntlar zerinde, zerk prenslikler
kuruldu: Kukusuz daha kk, ama daha salam ve srekli idi
ler bunlar; ve Yakndouda, Trk istilalarndan doan sosyal
yapy srdrdler.
Balca drt blgeyi birbirinden ayrabiliriz: Irak, Suriye,
ran ve Kk Asya.
351
slm dnyasnn artk balca merkezi olmaktan kp basit
bir eyalet haline gelmi bulunan Irak, Seluklularn knden
yararlanarak, az-buuk bir zerklik kazanr yeniden; Halifelerin
-dorusunu sylemek gerekirse, beklenmedik- ynetimi altn
da olur bu. O Halifelerden biri, En N a s r , 1200 yl dolayla
rnda, Halifelii, ulemann stnde gerek bir din otoritesi hali
ne getirmeye bile kalkar. Bunun iin dc, -giriimleri arasnda
en ok bilinenidir b u - Badattaki beled kurulularn (ftvve)
sktrlmasn durdurduu gibi, tersine bir hkmet arac hali
ne getirir onlar; ayrca, bu kurulular ieriden dzeltmeye, ken
di ynetiminde olmak zere birletirmeye, ilerinde ortak suf-
liin kimi' biimlerinden uzun bir sreden beri esinlenen manev
bir lknn serpilip gelimesini desteklemeye kalkar. Arkadan,
prenlerle soylular aristokratik bir flvve halinde toplamaya
giriir, bir tr valye tarikat yapar onu. Geri, bu son giriim
ksa mrl olur; ne var ki, zenle eki-dzen verdii halk ftv-
vesi, Trk lkelerin yaamm srekli etkileyecektir.
Suriye ile Yukari-Mezopotamyann tarihi, btn bir XII.
yzyl boyunca, Hallara kar savalarla doludur. O tarihe
dein kimi zaman Iraka, ya da Msra tbi olan, kimi zaman
da dayanksz prensliklerin elinde kalan bu blgeler, Hallara
kar mcadelede, uzaktaki Badattan ok daha iyi konumda
olduklar iin, bir asker direniin, yeni bir manev ve kltrel
yenilemenin merkezi olurlar. Yzyln balarnda, Arap aristok
rasisi, zellikle -Frank valyelerinin Halepten ok daha az
tehdit ettikleri- am prenslii, Ltin fethine yle byle raz
olur. Ancak, kimi Franklan arlklar, yeni Hallarn srekli
mdahalesi, Suriye kentlerindeki halk ve kimi ulema arasnda
bu utan verici kaytszla ve slmdaki blnmle kar bir
protesto hareketine yol aar. Hareketten, Trk prensleri de, bir
ok yerleri ele geirmek iin yararlanrlar. Z e n g nin arkasn
dan, XII. yzylda olu N u r e d d i n inyapt budur: Frankla
ra kar cihatta bir kavak noktas olan Halep prensliine, onlar
tutup Yukar-Mezopotamyanm nemli bir parasn ve tm
Suriyeyi eklediler; ordularma, Trkler kadar Krtleri de ald
lar. Bylece, Bizanstan ya da Batdan kendilerine omuz da
verilse, Franklar Suriye kylarna doru gitgide itebilmeyi
352
baardlar. Sonuta, ilere kar aalayc nlemlerle, medre
selerin ve ranl gmenlerin yardm ettikleri Spf topluluklarn
oalmasyla, Suriyeyi, Snn slmln d ve i dmanlarna
kar en kzgn bir ocak haline getirdiler. Bu derlenip toparlan
may, madd zenginliin art da kolaylatrd: Dou ticaretinde
uzun bir sreden beri yapay bir biimde srdrlen Badatn
stnl sona erdi; Yukar-Dicle maden kaynaklarna daha
yakn byk bir sanat merkezi olan Musulla, Suriye limanlarna
ve talyan tacir kentlerine ulalan Halep ve am, Kahire ve
skenderiyenin yan sra, ktisad yaamn en etkin merkezleri
oldular; htt, Kahire ile skenderiyeden ok daha fazla olarak
da, slmn dnsel ve sanatsal merkezleri haline geldiler.
Ordularndaki anlamazlklar, smailliiri iindeki blnler ve
saygnlm yitirme yznden tkenip bitmi olan Msr Fatimili-
i, kendisini slm-Tkten ayran ifte bir siperle yaamn sr
drebilirdi artk; l ve Frank devletleriydi bunlar. Ancak, Hal
lar, Nil deltasndaki zengin kaynaklara el koymaya kalknca,
Msrllar Nureddini armak zorunda kaldlar. Halep ynetici
sinin yollad ve banda Krt S a 1 h a 11 i n in bulunduu
ordu, Msr fethetti ve arkasndan da, 1171 ylnda Fatim Hali
feliine son vererek, blnten iki yzyl sonra tm Dou
slmln birletirmi oldu ayn zamanda.
Bu fetih, Mslman glerdeki bir alt st olua da yol at:
Siyasal alanda dorudan doruya etkisini gsterdi; manev pln
da ise daha ar ve daha az kapsaycyd. Msrn tartlmaz
madd stnlyle glenmi olan Salhattin, Nureddinin yeri
ne geenlerin zayflklarndan da yararlanarak, bu byk hkm
darn btn mirasna kondu. Bylece, Msrn ve Suriyenin bir
araya getirilmi kaynaklan, Trk ve Krtlerden oluan bir ordu
nun hizmetine verildi. Franklara kar mcadele iin yanp tutu
an bu ordu, Kuds Hallarn elinden geri ald (1187) ve ky
daki dar bir eride itti onlar. nc Hal Seferi diye anlan
korkun kar-saldr, Franklara, son kalelerini korumak olana
n verdi; Salhattinin miraslar, yani E y y u b l e r de, frsat
n yakaladklarnda, yeni hal saldrlarn pskrtmekle bera
ber, cihad srdrmekten ok, talyan tacirleriyle iyi i ilikileri
kurmann yollarm aradlar. Onlardan biri, e l - K mi l , II.
353
Friedrichin anlayl diplomasisine, banazlktan uzak bir tutum
la yant vermesini bildi. Kzl Deniz yoluyla Hint ticaretinin ve
Akdenizdeki talyan ticaretinin rastlama noktas olan Msr
iin gitgide artan bir gnen dodu bundan: Karimis adndaki
byk tacir ortaklnn baharat dalmn tekeline geirmeye
kalktn gryoruz; ve, bunun bir sonucu olarak da, Yemene
kutsal kentler zerinde Eyyub korumas ar basmaya balar.
Bununla beraber, balak ve merkeziyeti yapdaki Msr,
byk feodal paralanlara, yerel bakaldr ve ayrklara tank
olmasa da, Eyyub rejimi, yine de ordusuna tutunmaktadr.
XIII. yzyln ortalarndan balyarak, ifte bir tehlikeye, Frank
saldrsyla Mool istila tehdidine kar giderek glenen ordu,
hemen hepsi de kle kkenli olan eflerini iktidara geirir; bu
askerler de, birka yzyl srecek askeri bir rejim kurarlar byle
ce.
M e m 1 k 1a r diye adlandrlacak saltanat budur.
Buna karlk, rann durumu daha alkantl, daha karma
kt; nk, Orta Asyay sallayp duran halklarn hareketleri
tepkilerini srdryordu zerinde. XII. yzyln ikinci eyrein
den balyarak, Mslman Mavrannehir, Kara Hitaylarn
korumas altna dt. Kara Hitaylarm ou Nesturi idiler; sl
m da teki dinlerle bir tuttuklar gibi, hak-mezhebin baarya
ulamasndan da fazla kaygl deildiler. randaki Seluk sultan
S a n c a r m karlarnda urad yenilgi, Batda Rahip Jean
efsanesini dourdu; slm lkelerinden tede bir yerdeki Hristi
yan bir kralln gizemli hkmdar idi bu ve maiszn hakkn
dan onun geleceine inanlyordu. Aslna baklrsa, Kara Hitay-
larn gerekletirdikleri, yeni Trkmen srlerini dou rann
bana bela etmek olmutur; bu srler, srekli bir egemenlik
kuranadan, oralar ykmaktan baka bir ey yapmadlar. Tek
direnen, Kuzey-Bat blgesinde, ln koruduu I I a r e z m
oldu ki, ok gemeden hemen btn ran egemenliine geire
cektir. Ancak, Badat alamad ve Halifenin koruyucusu ola
rak da kendini kabul ettiremedii iin, Harzemahlar Snn sl-
mn desteinden yoksun kaldlar; zaten ordularn, Mslman
olmadklar gibi sava ve yamayla yayan, zmsenmesi ola-
354
nakz apulcu Trk halklar arasndan karyorlard, doaldr
ki gzden dlerini bunlar da arttrd. Mool istilas
Harezmin kolayca stesinden gelebilecektir bylece; daha da
berbat olan, bozguna urayan ordu, btn Ortadou Msl
man dnyasna yayld ve beraberinde yknt gtrd gittii >
yere. Yalnz g alr dalarn koruduu Kuzey-Bat dnda kal
d bu istilann; Hindin bu blm, az-ok dorudan Gazneliler-
den gelen Trk prensliklerin egemenliindeydi ve bu prenslikler
de, XIII. yzyln balarndan beri, Msr Memlklarnnkine
benzer bir asker rejim kurulmutu.
Mslman-Trkn yeni fethettii Kk Asya, balarda
apayr bir dnya oldu. Topraklarna yerletii Bizans dnyasn
da olduu kadar, eski Mslman devletlerin geleneklerine de
yabanc olan -alabildiine yontulmam- Trkmenlerin ele
geirdii bu blgeyi, o sralardaki gelimeleri bakmndan pek
iyi bilemiyoruz, Bununla beraber, birbirine zt iki kesimi birbi
rinden ayrabiliriz: Bir yanda, Rumlara komu snrlardaki
marchelarda az-buuk yerlemi ve cihad srdren Trkmen-
ler vardr; D a n i m e n d unvanyla bir efin ynetimi altna
girmi olanlar byledirler. te yanda, ranl grevlilerin yardm
ettii Seluklu hanedannn bir dal, Bizansla bar iinde yaa
maya daha istekli olarak; salam bir devlet kurar; bu devlet,
yava yava Kk Asyay birletirir ve hatta Bat Ermenistan
da alr iine. XIII: yzyln balarnda, Mslman Dounun eri
yip ufaland bir ortamda, ---eski Roma eyaletleri anlamna -
Rum Seluk Sultanl, byk bir gc temsil etmektedir:
Trkmen gebelerin balarda zayf drdkleri kentler yeni
den canlanrlar; tarmsal, krsal ve madensel kaynaklar yeniden
iletmeye alr; Orta Asya ve Kontantinopolisle, Msr ve Rus
yayla ticaret balar; son olarak, monari, gl ordsu sayesin
de, Yukar-Mezopotamya ve Suriyenin ilerine karr. Harzem-
lilerin yamalarnn arkasndan Mool itiinin ard ardna kard
ranllarn snd Trk Anadolu, ran uygarlnn iine at
lr ve onun mirasna konar; buna karlk, Arap dnyasnda tam
bir kopu olur. Aslnda, sadece bir asker aristokrasi olarak kal
dklar bu dnyaya hibir zaman alp uyuamamt Trkler.
355
Yeni Trkiyenin ilerleyileri, gitgide ranllamas da, hal
k ile, zmsenemez olan Trkmenler arasnda bir uurum yara
tr. Oysa, Asya halklarnn glerinin ittii yeni srler, otlak
al iinde, ama her trl dar ereveye kar sabrsz bir hal
de, Anadolu snrlarm amay srdrrler. Onlarn Seluk reji
mine kar olular, giderek sosyal ve dinsel bir hareket biimi
ne brnr; bu hareketi, ehresini belli belirsiz farkedebil-
90. - XIII. yzyl balarnda Yakndou ve Avrupa
(1. - Latin devletler, 2. - Rum devletler, 3. - Balkanlarn
Slav devletleri, 4. - Grc devletleri.)
356
diimiz B a b a s h a k adl birisi ynetir. ou kez hak-mez-
hep d zlemlerin bir temsilcisi olan Baba shak yenilir; ancak
yol at karklklar Moollarn baarsn kolaylatrr. Mogol-
lar, 1243 ylnda Seluklu rejimini korumalar altna alacak, ve
uygulamada, otoritesini gitgide drp duracaklardr.
Baba shak, Babaler de denilen B abal l ar dandr.
Bu ad, Baba lyasa bal olanlara verilmitir. Gerek Baba
lyas, gerekse Baballar stne bilgilerimiz snrl. Kaynaklarn
belirttiine gre, Mool istilsndan kaarak Anadoluya gelen
Baba lyas Horasanldr; Baba shak da oun mridlerinden.
Baba shakn kimlii konusunda da yeterli ve kesin bilgiler
yok. Ancak, Seluklu ynetimine kar bir kyl hareketi ola
rak gelien Baballar ayaklanmasnn, Baba lyastan ok Baba
shak adna balanmas gerekir. Etnik adan bir Trkmen ba
kaldrs olan ve Baba shakn ldrlmesiyle bastrlan ayak
lanmaya sosyal koullarn yol at da bir gerek.
Baba shakm inan ve dnceleri konusunda da bilgileri
miz ak seik deil. Babalar, aslnda i - Btn inanlar yay
yorlard ve XIII. yzylda Anadoluda, zellikle gebe Trk-
menler zerinde etkiliydiler. Baba shakm da, manev gcn
den yararlanarak, kmekte olan Seluklu merkez otoritesine
kar bir halk ayaklanmasn rgtledii anlalyor; iinde
bulunduu koullan deerlendirmesini bilen bir nder olduu
da gerek.
Baballar ayaklanmas, sonraki yzyllarda da etkisini sr
drecektir.
SLM UYGARLIININ SR
Trk istilalarnn derinden derine deitirdii, siyasal ya da
etnik yapsnda -eskiden olduundan ok daha fazla- bln
m olan Mslman Dou, -Arap ve ranl olmak zere-
temel iki biim altnda, pek parlak bir uygarl hl srdrmek
tedir. Yalnz zgr dnce alamndadr ki dn yaam zayf
lar, giderek sner: G a z a l (1058-1111), Dou filozoflarnn
sonuncusudur; bunun yan sra, bilim de tekrara der. Ne var
ki tarih, Arap dnyasnda edeb trler iinde en canls olup
kar: Genel ya da yerel tarihler, biyografiler, bilgisi hayli kt
357
asker aristokrasi iin yazlm zet eserler, ya da bilgili oku
yucular iin yazlm ay ansiklopediler vardr; aml b n i el
- K a 1a n i s nin tarihi yannda U s m e b n i Mu n k i d
in anlar; b n i e l - A t h r in yazd olaanst bilgi
veren ve ustaca sunulan evrensel tarihin (XIII. yzylbalar)
yan sra, ma d e d - d n e l - s f a h a n nin yazd
-pek ssl-- Salhattinin yaam; b n i e l - Ki f t ile
b n i E b u l i s e i b i a nn kaleme aldklar - bilim tarihisi
iin pek deerli- bilgilerin ya da hekimlerin yaamlarnn yann
da, yine XIII. yzyln balarnda yazlm Y a k u t un dev Co
rafya Szl, kitaplklarn hayli dolu raflarn deerlendirirler.
Bunlara kar, al anlamyla, edeb rn daha azdr; ancak
Hemedannin geleneini srdren I-I a r i r nin Makamat ile
edebiyat dev eserlerden birini kazanrken, mistik, Duya sn
dktan sonra yeni sufiliin balca Arap kuramcs olan b n i
e l - A r a b ile byk bir ne kavuur.
Ve bir de byk bir air vardr: Msrl b n i e l -
F e r d .
Araplam herhangi bir aristokrasinin dizginlemedii ran
edebiyat da, bir engele rastlamadan geliir. Gerekten,
Harezm, Z a m a h a r nn nlendirdii bir Arap kltr mer
kezi olarak kalrken, Farsa, edeb alanda Arapaya stnl
n tantr artk. Edebiyatta da bata iir gelir ve aheserlerini
koyar ortaya: Bir me r 11 a y y a m vardr; byk Seluk sul
tanlarnn ada olan ve tanr tanmaz bir grle kaleme ald
o nefis Rubailerm unutulmaz airi, deerli bir matematiki ve
astronomdur da ayn zamanda. Onu izleyen yzylda Azerbay
cann kuzey snrlarndan gelen N i z a m , esiz bir duyarlkla
ve byk bir bicmle airane uzun mesneviler yazar. Son ola
rak, uzun yaamnn sonlarn Mogollar zamannda tketen bir
i r a z l S a d i vardr: Nesirle nazm kartrarak, t veri
ci yklerle ssledii Glistanyla ran airlerinin en nllerin
den biri odur kukusuz, ran edebiyat, Arapada olduundan
ok daha fazla ve gzel mistik eserler de ortaya koyar: Nesir-
onu izleyen yzyln Ortalarnda bir baka dev airle doruuna
ulaacak bir trn yaratcsdr: Bu dev air, M e v l n a diye
de anlan C e l l e d - di n R u m dir. Maverannehirde
doan Cell ed-din Rum, adnn da belirttii gibi, hemen
hemen btn yaamn, Mool fethi sonunda Kk Asyada
geirir.
O dev eserlerini orada yazar; tarikat, yani Mevlevilik de
orada kurulur.
Mevln Celleddin Rum (1207 - 1273), Belirli soylu bir
aileden geliyor. Kk yatayken, ailesi Anadoluya ger; yeti
mesi de orada olacaktr. Mevln, iirlerinde, rint bir air ola
rak, eriat llerini zaman zaman aarsa da, temelde bir eri
at adam olarak kalmtr. zellikle Mesnevde, bir Kuran
yorumcusudur. yle, denildii gibi hogrden yana da deil
dir; tam tersine, felsefeyi yasaklar. Sonra, inanlar dnda
kalan btn dinleri ve mezhepleri Tanrdan uzak sayar; Msl
man olup dinin gereklerini btnyle yerine getirmeyenlerin
bile ldrlmelerini uygun bulur: Din ve mezhep ayrm yann
da rk ve ulus ayrm da yapar; Trk ve Hintliyi ktler.
Onun ak ve insan sevgisinden szederken bunlar gz-
nnde tutmal. Toplumda en yukarda grd, eyhler, ermi
ler, padiahlar, varlkllardr; alt katta ise halk ve kyller var
dr ve ktler onlar. Bu yanlaryla, tipik bir egemen snfn
sanatsdr. yle olduu iin de, Mevlevlik, bir burjuva tari
kat olarak, saraylarda, konaklarda ve sekinler arasnda yay
lp desteklenecektir.
Ayn yzylda diliyle ve gnlyle bir halk adam olan
Yunusla Mevln iki kutup gibidir; onu, Trk ulusal kltr
iinde grmekse btnyle yanltr.
Kimi Trk evreleri, hi ranllamam olanlar bile, slm
kltrne giriyorlard. Daha nce kendilerine zg bir yazlar
olan Trkler, unutmu grnyorlard bunu; yle olduu iin
de, dillerine hi de uymad halde, yei girdikleri dinin Kutsal
Kitabnn yazsn kabul ettiler. Orta Asyada ise, Trke yaz
mak iin, XI. yzyldan balyarak,"bir'Karahan prensinin oku
mas iin, Kutatgu Bilig ad verilen slm bilgeliinin bir zetle
mesi yaplr; onp .izlemen yz^d^ d s , A h ^ e d Y e s e v ,
Trk hemehrilerinin dinsel duyarl iinde kimi r anl eleri
dile getirdii -halkn bugn de sev
dii- iirlerini yazar. Kk Asya Trk-
menleri arasnda da, nce btnyle sz
l, ama ileride Mool egemenlii srasn
da yazl eserler de verecek bir edebiyat
palazlanmaktadr.
91. - Mevln Celleddin Rum
Kabaca, XI. yzyl ortalarndan XIII. yzyl ortalarna
dein sren Trk dnemi, Mslman Yakndou iin, sanat ala
nnda da youn bir geliip serpilme dnemi oldu. Kukusuz,
92. - Halep Kalesinden bir grn
360
daha nceki antlarn hemen btnyle yklmasna bakp, Trk-
lerin diktiklerinin nemini abartmaya gitmeyelim. yle de olsa,
Seluklular, Zengler, Eyyubler, byk eserler koydular ortaya;
nitelikleri de nicelikleriyle at ba gider onlarn. ran etkisi, ya
da daha doru olarak Horasan etkisi, edebiyattaki kadar ege
mendir bu konuda da; ancak, bu etki, -bel ki - Trk gelenekle
rine karr ve, ne olursa olsun, bu grkemli yenilenie yn ve
hz veren Mslman Trk ustalardr.
Geri, sivil antlar sonraya kalmad, ama asker yaplar
daha iyi korundu. X ve XI. yzyl boylarnca, Yakndou -ha
trlanacaktr- kalelerle donanmt. XII. yzyl, zellikle kent
lerdeki surlara ve hisarlara nem verdi. Bunlardan iinl Halep
Kalesi, Hallarn atolarna bir yant gibidir. Trk sultanlar,
din ve hayr adna ynla tank braktlar arkaya: sfahan Cami-
sinin stnde ne kadar durulsa azdr. Sancarn Mervdeki tr
besi gibi, trbe yaygnlk kazanr. Yeni bir yap tipi de, medre
sedir:. Salonlar, oturma yerlerinin yan sra, ou kez kurucusu
nun cami ve trbesini de iine alr. Trkistandan Magribe
kadar, yaz ve ssleme sanatlarnn ulat dzeyi unutmamal.
Anadoluda Trkler, slm dinine olduu gibi, sanata da
yeni bir alan aarlar: lke Konyada, Kayseride, Sivasta, Divri
ide camiler, medreseler, trbeler ve kervansaraylarla donanr;
bunlarda ranl etkiler, yerli ta yap gereklerine, Ermenilerin
-zengin bir ssleme adna bavurduklar- yksek kabartma
tekniine karr. Bu eserlerde grdmz kimi hayvan, hatt
insan betimlemelerinin, Orta Asyadaki Trk rneklerinden gel
mi olmas hi de olanaksz deil. Bylece, bu kadar karmak
ve zgn eser karsnda, Trk egemenliinin ykc niteliin
den sz etmek gereklere aykr olmaz m?
1 11
DOU HIRSTYANLII
slm dnyasndaki bu edeb ve sanatsal gelime ve serpil
meye kar, Bizansn durumu nedir?
Konuya, bir baka noktadan girelim.
361
KPTLER' ERMENLER VE GRCLER
Dou Hristiyanlnda etkinlikler; hayli clz ve tortu kabi-
lindendir. Monofizitlerle Ermenilcr bir yana,;eserler artk Arap
a kaleme alnmakta ve hayli dar bir okuyucu zmresine seslen
mektedir. Bununla beraber,i Asya Hristiyanlaryla karlatrld
nda, o tarihe dein pek geride kalm olan Kiptiler, dnsel
plnda byk bir atlm yaparlar.:
Topluluklarnn varlm srdrmesi iin arttr da bu.
: Kilise ile ilgili kurallar toplanrken, tarihiler de yetime
ye bklar: Eyyblerin grevlisi ti ni el - A m d, Avru
pada erkenden tannr. Monofizit topluluklarla ilgili olarak u
noktay da belirtmeli: lk bakta tuhaf grnecek, Seluk reji
minde onlar da1dnsel bir rnesans yaarlr. Ne var ki akla
nabilir bir olaydr bu: Kk Asyann yerii efendileri, Araplara
da Rumlara da gven duymadklarndan, yerli grevlilerini Sr-
yaniler arasndan semeyi yeliyorlard; Siiryanilerin de bir
blm Rumca, bir blm de Arapa kounuulan lkelerde
bulunduklar iin, bu edeb rnesansn yazarlar, dindalar gn
lk yaamlarnda kullanmasalar da, tutup eski Sryani syleyii
ne dndler: l de olsa, bu zengin dilde, bir byk zek, Pat
rik Sur i yel i M i c h a e 1, XII. yzylda bir tarih yazar ve
daha yaarken de Ermeniceye evrilir eseri. Hareket, Mool
rejiminin balarnda, B ar - Hebr aeus un, ayn zaman
da tarihsel, siyasal ve dinsel nitelikteki eseriyle doruuna vara
caktr. Bu edebiyatn yaylndaki zayfla bakarak diyeceiz
ki, b son yazarla, hareket, son byk temsilcisini koymutur
ortaya.
Ermeni kltr daha canl, daha eitli ve renklidir o sra
lar. Kimi Ermeniler, Anadolu ve Azerbaycann snrlarnda,
Trk prenslerinin egemenliindi yayorlard; kimisi de, XII. ve
XII. yzyl boyunca kurulup genilemi olan Grc krall ile
btnlemilerdi;f^uM gjzisitte # dlsa^Cbifi Hristiyan devlet
iinde bylesi bir kaynama, Arasn yukar havzasnda bulunan
fefr&Stnli&^e^ ilk ocann ttme
sini destekledi. Zaten tek Eteeh'iler, Kk Asyann ortasiffi-
dan Trk fethiyle kovfflfiteS|
XII. yzylda kk bir devlet kurdular. Bizansla Suriye Frank
larnn kimi zaman yardm ettikleri, kimi zaman horladklar bu
devlet, XIII. yzyln balarnda, B y k Le o n a doruuna
eriti. Bu prens, rkek bir milliyetilii korumu da olsa, Rum
ya da Latin katklara kaplar geniliine at. Batl etkilere
daha kapal olan Aras oca, zellikle tarihsel ve hukuksal eser
ler koydu ortaya.
93, - Van(da,.^tamar(^,Samte,r Croix Kilisesi
363
Son olarak, Grc krallnn kuruluuyla, bu halkn edebi
yat ve sanatna bir canllk geldi. Rumlardan esinlenen dinsel
eserlere, artk tarih ve destan da eklenmektedir; nitekim, ulusal
destan, ran etkilerine pek ak da olsa, o t a R u s t a v e l i
dile getirecektir. Ermeniler ise, el yazmas sslemeciliine bal
kalrlar. Ama Grclerin olsun, Ermenilerin olsun, sanat tarihi
ne bir katklar da, verdikleri derslerdedir: Rus ve - kukusuz-
Balkan sanatlar ok ey reneceklerdir onlardan.
Bununla beraber, btn bu topluluklar, Mslman kitleler
den oluan bir ortamda, gitgide kenarda yayorlard; onlarn
yayllarnn hayli zayf oluu da bundan ileri gelir; ve bu toplu
luklardaki aydn kiiler de farkndayd bunun. yle olduu iin
de, XIII. yzylda Hallarn baarszl Latin Batnin gznde
btn plaklyla ortaya kna, Romadan gelen misyonerler
le Dou Hristiyanlnn rahipleri arasnda temaslar balad.
Papaln grd dlere karn, farkllklar sryordu her iki
dnya arasnda; slmn dmanlaryla siyasal balama iinde
grnp, Mslmanlarn bu topluluklara gsterdii hogr de
tehlikeye atlm olabilirdi. Hepsi Frank Suriyesinde bulunan
Ma r o n i t l e r , XII. yzyldan balyarak, zerkliklerinden hi
bir ey yitirmeden Katolik dnyayla btnletiler. Ne var ki,
Kilikya Ermenilerinden kimi eler dnda, onlar izleyen ba
ka kiliseler olmad. Mool fethinden sonra tazelenen bu temas
lar, retici de olsa, baarsz kald.
BZANSIN ALACAKARANLII
Bu yaknlamann yandalar, Konstantinopolis Kilisesine
deil de. Roma Kilisesine yzlerini evirmi idiyseler, undan
ileri geliyordu bu: Bizans mparatorluu soluksuz kalmt.
Bununla beraber, XII. yzylda, son bir atlmda daha bulunmu
tu. erdeki bozukluklar, Trk fethinin Kk Asyada kendisi
ne getirdii felketlerden geni lde sorumluydular kukusuz;
bu felketlere,'XI. yzyln son yllarnda, Peeneklerin Aa
Tunaya girileri ve talyadaki Normanlarn Epeirosa saldrs
eklenmiti. Ne var ki, Peenekler yok edildiler ve Normanlar da
364
olduklar yerde tutuldular. Kk Asya Trklerine gelince, fetih
lerini rgtlemenin byk sorunlaryla bbaaydlar ve, ilk Ha
llar seferinin de etkisiyle, dizginlenmi ve Anadolu yaylasn
deniz kylarnn uzanda tutulmulard. Bylece Bizans, Boaz
larn, Ege denizinin, Y unanistann, Trakyann, Bulgaristann
tartlmaz sahibi olur; Srplar korumas altna almtr, gc
hayli azalm da olsa, uluslararas politikada hl hesapta tutul
maktadr. XII. yzyln nc eyreinde, M anuel K o m -
men o s, Tunayla ilgili ilerde szn syler, talyadaki entri
kalara karr, Latin Douda bir rol oynar. Laik aristokrasinin
etkisinin mparatorluun iinde daha da ar bast dorudur:
Pronoiailer, gitgide artar, babadan ola geer olur, ve byk
ler, kendilerine ayrlm manastr topraklarndan (karislika)
gelen gelirleri de eklerler bunlara; aristokrasiden domu olan
K omnenos hanedan nn bu zaferi salamada pay
byktr. Ne var ki, Kk Asyann yitirilmesi, pek byk aile
leri ykp batrmtr ve devlet de bylece onlarn paralayc g
leri karsnda terbiyeli maymun gibidir. Komnenoslar dnemi,
geen yzyln srekli hkmet darbeleri ile bir ztlk olutur
maktadr. Geri, snrlar sk sk savalarla kasp kavrulmaktadr;
ye de olsa, lke, genelde grece bir bar yaamaktadr.
94. - Bizansta bir byk toprak sahibi
365
Bu istikrar sayesinde, dnsel ve sanatsal etkinliklere de
canllk gelir. Bol bol yazlan tarihtir hep: Bizansla ilgili eserle
rin yan sra, Z o n a r a s m yazd bir evrensel tarih zetle
mesi byk bir n kazanr hemen. Klasik ve bilgi bir dilde
yazlm, belgesel deeri olan mektuplar, sylevler ve dinsel
eserler gryoruz. T heodor os P r odr omos un adyla
bilmen ve -ilerinden kimi- Franszlarn Villonunu hatrla
tan, halk dilinde yazlm iirler vardr; Bizans iin yeni olan bu
tr srdrlecektir. O sralarda slm dnyasnda olduu gibi,
felsefe aratrmalar zayflar: P s e 11o s un bir mezi olan
tal yan J ean m cesur k, ortdoks evreleri kayglan
drr; yzyln esprisi, sonraki kuaklarda pek bereketli olan
pagan esinler karsnda kuku duymaktadr ye dinin buyruklar
na daha skca sarlmaktadr.
Bun karlk, sanatta hibir d yoktur ve etkisini dar-
da da siirdrmekdedir.
Dnce ve sanat alanndaki bu etkinliklerle, mparatorlu
un XI. yzyln sonlarndan balyarak girdii ktisad k ara
sndaki ztlk pek arpcdr. Trk fetihleri, Asya eyaleterinden
salanan denizci askerlerin kkn hemen hemen kurutmutur;
Normanlara kar mcadele iin bir donanmann gerekli olduu
bir zamanda olmutur bu stelik. A 1e k s i o s K o m n e n o s ,
buna bakarak, Akdenizin tek deniz gc olan Venediklilerle,
mparatorluun d ticareti zerinde onlara - f i i l i - bir tekel
tanyan ayrcalklar karlnda, balaklk kurar (1082). Aleksi-
osun yerine geenler de, Venedikin gcn zayflatmak iin
Cenevizlilerle ve Pizallara buna benzer ayrcalklar tanmak,
her iki yam dengede tutmak ve aralarndaki atmadan yarar
lanmaktan baka bir are bulamazlar. Ancak, mali kaynaklar
gitgide azalan mparatorlukta, talyan kolonilerinin Konstantino-
polist'e yerlemi etkileri de durmadan artar ve, onunla bera
ber, Latinler Bizansn politikasna karrlar: Douda Anadolu
Trklerine kar pek ie yaramyan Hal devletleri, Yunan say
gnln karartmaktadr stelik; bizans ordusu da, gitgide Bat-
mn paral askerlerinden olumaktadr; ve aristokraside olduu
gibi, hkmdar ailesinde de, kz alp vermeler yznden, Manu-
el Komnenosun sarayna yar Latin detler gelip girmitir. Ne
366
var ki, Rum halk kitlesi, bu davran izlemek yle dursun, ruh
bann da kkrtmasyla, Batnn, burnunu bylesine sokmasna
kar tepki duyar. Pek gecikmi bir silkelenile de olsa, Manuel,
talyan tacirlerden yakasn syrmaya kalkar (1171), ama onlar-
sz da edilemez; vakitsiz bir sava, mparatorun lmnn arka
sndan, Konstantinopolisteki Latinlerin genel kymyla sonula
nr. Zayflam Bizans,-gler dengesinin -tehlikeli biimde-
Batdan yana deimeye yz tuttuu bir srada, onunla kprle
ri atar bylece.
Arkas ksa, kark ve dramatik oldu bunun. Manuel Kom-
nenos, uyruklarm yiyip tketen bir byme politikas gtmt;
aslnda etkisi de olmad bunun: Nitekim, Myriokefalon felketi
(1176) Asya Trkiyesini yeniden ele geirmenin olanaksz oldu
unu kantlad. Halkn kini, hem asker aristokrasiye, hem Latin-
lere kar ykseldi; A n d r o n i k o s K o m n e n o s un taht
ele geirmesi, arkasndan A n g e l o s h a n e d a n nn ksa
sren iktidar, Latin-kart tepkinin yd ykntlar zerinde
srekli, giderek yapc hibir ey getirmedi. Komplolar arasnda
ki mcadeleden yararlanan Normanlar, Bulgarlar, Srplar, Ana
dolu Trkleri, saldrlarn sklatrdlar ve imparatorluk dalp
un ufak oldu. Angeloslar, o sralarda, Latinlere kar Salhattin
Eyyubye yaklarken, teki komplolar da, iktidar ele geirmek
iin Latinlerden yararlanmay dnyorlard. Drdnc Hal
seferinin kimi yneticilerinin, daha balardan, Bizans-kartj tut
kularla ne lde beslenmi olduklarm bilemiyoruz. Bildiimiz
u ki, 1204 ylnn balarnda, Venediklilerle Kuzey Fransa val
yeleri Konstantinopolisi alrlar, yamalarlar vc Bizansn yknt
lar zerinde dayanksz bir Latin,mparatorluu kurarlar.
Bizans tarihi, birok bakmdan, bu tarihte kapanr aslnda.
Kukusuz Latinler, tm Rum lkesine boyun ediremedi-
ler: Trabzon dolaynda, Epeiros despotluu dolaynda, zellik
le de znik mparatorluu evresinde, Bizans topraklarndan
bir eyler kald; hele bu sonuncusunun, Kk Asyann bat
kylar zerinde yaamm srdrmesinde Trkler yarar grd
ler ve kyllerden oluan bir orduya dayanan znik hkmdarla
r da, Yunan kltrnn bu son snam salamlatrmay
367
baardlar: Bir ansiklopedici N i k e f o r o s B l e m m y d e s i
yetitiren bu kltr olmutur ite. Ne var ki, oraya buraya dal
m paralardr bunlar. Latin mparatorluunu oluturan prens
likler kadar blnmlerdir onlar da aralarnda. Btn bu geli
melerden gerekten yararlanacak olanlar da, nce Balkanlarda
ki Slav devletleridir, sonra da, daha uzun vadede Trkler olacak
tr. Bylece, 1204 ylnn servencileri, bir Grek-Latin yaknla
mas davasna hizmet etmek yle dursun, Bat valyelii ile
-Kiliselerinin arkasnda toplam- Rum kitleleri arasnda dol
durulmaz bir uurum atlar; bu anlamda, bugn de sren din
sel kopuun tarihi, 1054 ylndan ok, 1204 yldr.
MOOL FETH ENDE RUSYA
Bizansn d ile kurtulan Balkan halklar, XIV. yzyl
da glerinin doruuna erieceklerdir: Rusya iin baka trl
olur ama; nk, Rusya'nn tarihi,i slm tarihi gibi, XIII. yzy
ln ikinci eyreinden balyarak, Mool fethiyle birdenbire
kesintiye urar.
Nedir Rusyada bu fethin eiindeki tablo?
Usuz bucaksz Slav topraklarnda, Kiev Prenslii yklm
t. Onun zayflamasnda, miras dzeninin pay byk kukusuz;
bu dzene gre, kral ailesinden bir prens ldnde, egemenli
i zincirleme kullandna inanldndan, bir hiyerari iinde,
topraklar yeniden bllyordu. Ne var ki, Kiev Devletinin
k, Rus halknn yaylna da bal: Gerekten ticaret,
Konstantinopolisten ok, Almanyaya ve Hazar Denizine doru
ynelmitir artk. Bu kte, zellikle Kumanlarm ya da Plovt-
larn aknlarnn da payn unutmamal: Bozkrlardan kovuyor ve
onlar Dinyesterin sulad az nfuslu ovalara ya da, Kuzey-Ba-
tya doru, t Orta Volgaya kadar yaylan ormanlk ve l ben
zeri blgelere sryorlard. Birbirinden farkllam halklar
doacaktr bu daltan: Ukraynallar, Beyaz Ruslar, Byk-
Ruslar. imdiki halde, iki blge bamszln kazanmtr: Ta
Kuzeyde, N o v g o r o d ile P s k o v , yerel meclislerin (vee)
368
zerkliine kadar giderek, tacir cumhuriyetleri halinde rgtle
nirler; bu cumhuriyetlerde, aa-halk tabakas ile, i adamlar
oligarisi ve ynetici beyazlar arasnda, daha imdiden elime
vardr. te yanda, Kuzey-Douya doru, Andre Bogolinski,
XII. yzyl ortalarmdan balyarak, iinde -ok gemeden-
Moskovanin byyecei blgede, S u z d a l P r e n s l i i ni
rgtler; bu prenslik, o gne dein Dinyeper stne merkezile
mi btn bir Rus gemiine srtm dner.
Bununla beraber, farkl ynlerde gelien bu hareketlere
karn, Kievin manev saygnl yine de srer: Kievdedir ki,
XII. yzyln balarnda Ruskaya Pravda, yani R u s Y a s a s
dzenlenir; ve yine oradadr ki, Nestor ad verilen Tarih, eski
hanedann efsanev ya da gerek seferlerini yceltir. Halk imge
leminin bilgeliin simgesi yapaca Konstantin Monomak ile,
Kumanlara kar mcadelenin kahraman gr, yine orada
hkm srerler. O zamanm yazl ya da szl edebiyatndan
bize kadar ulaan btn eserlerde arpc olan u: Rus halknda
ki derin dayanma ve yurtseverlik! Edebiyat, Grek evirileriyle
yetinecek yerde, kendisini bamszla gtrecek bir gelime ii
ne girer. Ozanlarn, halk bilgeliini dile getiren yar efsanev
ykleri oradan oraya dolaarak okuduklar bir devirdir bu;
bylir ad verilen bu ozanlara, Rus kylleri, XII. yzyln seheri
ne kadar tapacaklardr. Kukusuz, onlarn yazya dkl ok
sonralar oldu: Igorun oyunu denen nl yknn gereklii
stne kukular da bundan ileri geliyor. Ancak, XII. yzylda da
ortaya km olsa, doan Rusyann, edeb deeri devrin byk
uygarlklarnda'grlenlerden -hibir noktada- aa kalma
yan bir destan yaratabileceini gsterir bize o. Ayn bamszlk
ve ayn deha sanatta da kendini ortaya koyar: XII. yzyl Rus
yas, daha nceki kuaklarn Kiev devletindeki gibi, Bizans sana
tnn yle basit bir eyaleti deildir artk. Novgorodla Pskovun
daha yaln yaplar, Yunan etkileriyle Baltk Almanyasnn etkile
rini bir araya getirip uzlatrmay baarmlardr; ikona ressamla
r ile minyatrcler de de ayn baary gryoruz. Ve zellikle
gelecein Moskovasnda, Suzdalda ve Vladimirde, bir ta
mimarl doar; Ermeni ve Grc rneklerine yknm de
369
olsa, grsel sslemesindeki zenginlik bakmndan yepyenidir bu.
Aslnda her yanda, gitgide oalan yerli sanatlar, yabanc usta
larn yerini almakta ve onlardan rendiklerini gnden gne
zgrce yorumlayabilmektedirler.
Ne var ki, grnte de olsa kararllk kazanm slm-
Trk dnyas gibi, uygarl alp serpilme noktasna gelmi
grnen Rusya da, yakalarm yeni bir felketten kurtaramaya
caklardr.
Mool istilasnn saati almtr nk.
370
BLM III
MOOL ASYASI
(XIII. - XIV. YZYILLAR)
XII. yzylda Asyay niteleyen yeni olay udur: Hint ve
in, o usuz bucaksz ktadaki Dou halklar zerinde yzyllar
dr srdrdkleri stnlklerini yitirmilerdir. Uzun bir tarihsel
gemiin zenginliini elinde tutan her ikisi de, felsefe ve dinde
olduu gibi, edebiyatta, mzikte ve grsel sanatlarda,^Ulatklar
o hayran olunacak sonularn nc iindedirler. ok daha
yeni olan bir Gney-Dou Asyann, bir Korenin, bir Japon
yann manev bakanlar olarak kalmaktadr her ikisi de, ve bu
saygnl, hl etkin bir ticaret desteklemektedir. Ne var ki, her
ikisi de, yakn bir kn habercisi olarak, ieriden bir zayfla
yn sancsn ekmektedir.
Nasl?
I
MOOL YAYILII ENDE ASYA
VE GEBE DNYASI
XII. yzylda Hindin ve inin Asyada izdikleri tablo
ilgintir. Ama daha da ilgin olan, gebe dnyasndaki geli
melerdir.
MOOL YAYILII ENDE ASYA .
Hint, Mslman istilasyla ikiye blnmtr; Douya do
ru durmadan ilerleyen bu istil, Bengale varm ve fetih 1202
ylnda durmutur. Ne var ki, yeni slm devletleri birbirlerine
dmlerdir; bu arada, Afganl Guriler, Gaznelileri bozguna
371
uratmlardr. yle de olsa, fatihlerin Gneye doru ilerleyii
ni de engellemez bu. Dekhana itilmi yerli hkmdarlklar yar-
damay paylarlar ve stnlk de, savalarn yazgsna gre,
birinden tekine geer durur. Kukusuz, sert bir direni vardr
istilcya kar; ama bu direni, blnmenin ve karde kavgas
nn da acsn eker.
in de blnmtr; Songlar, Tanglarm topraklarm yeni
den ele geirmekten kesinlikle vazgemilerdir ve Hang eu
adl mze-kentte, sanat, estetik ve metafizikle uramay yeler
ler. Btn Kuzeye K i n ler egemendir; Kitatlar devletini yk
mlar, XII. yzyl boyunca da ylesine srdrmlerdir yaylla
rm ki, Song bakentini tehdit eder noktaya gelmilerdir bir ara.
Bu yzyln ortalarna doru, in lkesinde yine de alt bakent
vardr: Kuzeyde Ta-ting; Douda Leao-yang; Batda Tatong;
ortada Pekin; Kin hkmdarlnn gneyinde Kaifong; son ola
rak da Songlar diyarnda Hang-eu. Kinlerle -ou kez boz
duklar- ireti bir bar, usuz bucaksz topraklar terketmitir
onlara; Songlarn saray, edeb ve felsef tartma ve yarmala
rn iine gmlmtr geri; ama kuzeydeki halklarna yaam,
henz barbarlktan kurtulamam eflerin hkm altnda alabil
diine etindir.
Bu ifte kn ilk sonucu, Asyadaki teki glerin -ku
ramda olmasa da uygulamada- in ve Hindin egemenliinden
kurtulmalar olmutur: Khmer mparatorluu prl prl parla
maktadr; II. Suryavarman (1112 dolay - 1152) ve VII. Jayavar
man (XII. yzyl sonu) dnemleri zellikle nemlidir. Da-tap-
nan - b e l k i - en yetkin rnei ve evrensel sanatn aheserlerin
den biri olan Angkor-Vat, o sralar ykseltilir. Buna karlk am-
pnn gcnde bir d vardr: Birmanyada byk hkmdar
larn soyu tkenir ve son olarak Gney-Dou Asyadaki adalar
belli bal hkmdarlk arasnda blnmtr. Japonyaya
gelince, hatrlanaca gibi, yzyllarca in katksyla yaadktan
sonra, dnsel ve sanatsal alanda yava yava kendi dehasn
koyuyordu ortaya; gl Fujiwara ailesinin de egemenlii altn
da kalmt. XII. yzylda, iktidara gz koymu byk ailelerin
372
mcadeleleriyle srekli karp dursa, mparatorluk hanedan
bozukluk iinde yzse, yeni Shogunat sert bir disiplin uygulasa
da, gelime ancak XII. yzyln sonunda kesintiye urayacaktr
ve onu izleyen karklklar da, -iin kts- tam Mool istila
s tehlikesiyle ayn zamanda rastlyacaktr. Ne var ki, henz ba
langcnda da olsa, mistik Zenin, Japon kltrne en zgn
damgasn vurmaya balad bir andr bu.
Bylece, Hindle inin btn Dou ve Gney-Dou lke
lerine yaydklar tohumlar, -Khmer, Cava, Japon olmak ze
r e - yeni uygarlklar dourmutu. Ancak, ne Hindin ne inin,
iktidarlarn evre halklar zerinde yaymak iin gerekli g elle
rinde yoktu artk; bunun gibi, kendilerine kar, bir yandan ciha
dn banazlatrd slm mparatorluunun, te yandan zellik
le rgtlenme yolundaki gebe dnyasnn yapt dev baskya
kar koyabilmekte de hayli yetersizdiler.
GEBE DNYASININ GEM
lkadan balyarak, gebe kabileler, Avrupa - Asyann
nemli bir blmn kaplyan usuz bucaksz bozkrlar dolap
duruyorlard. Dilleri, A l t ay ya da T r k - Mo o l di l
a i l e s i n e balyordu onlar. Yerleme biimleri de, binlerce
yridan beri, adalan yerli uygarlklar yannda pek ilkel kalan
krsal bir yaam biimi dayatyordu. Bozkrlar evreliyen incel
mi halklarn srekli kendilerine ektikleri kabileleri, bir zaman
iin komularna kar sert ve gelge apulla yetinerek, ar ar
toplayorlard. Arkasndan, dehet salan bir istil iin, gebe
kalabalklardan oluan bir btn beliriyordu; tarmla uraan
halklar kartan bir istila oluyordu bu ve ekine alm tarlalar,
ok gemeden kullanlmaz hale geliyor ve tek kayglar atlar ve
srleri olan gebelerin otlaklarna dnyorlard. Avru
pa-Asya bozkrna komu halklarn tm tarihi, bu g i d i -
g e l i l e dokunmutur; gebeler, bozkrn snrlarm ekili top
raklara doru ilerletmi, iftiler de tarlalarm bozkrlarn snr
larna kadar yaymlardr. Snrdaki halklarn grece gebelii,
373
kabilelerin gei yolu zerindeki topraklarda birbirine karp
dolamalar, gebelerle yerliler arasndaki ilikileri kolaylatr
yordu. Bozkr insanlar, svari ve obanlarn sert yaamna bal
lklarn srdrrseler de, gelimi uygarlklarn gnen ve incel-
milikleri yine de ekiyordu onlar; ve ilerinde bu uygarlklar
ykmaya drt elle sarlanlar olsa da, bazlar gzleri bylenip,
gerektiinde yerli uygarla kendilerini uydurma noktasna geli
yorlard: Bir blm inlileiyordu; X. yzylda Kuzey inin
bir blmn ele geirip Pekini bakent yapan Mool Kitatlar
byledir. tekiler ranllayorlard; rnein Uygur Trkleri by-
ledir ve Manicilii kabul edip yazy rendikten sonra, teki
Trk-Mogol devletlerinin gerek eiticileri olmular ve gebe
yaama dnmeyi reddetmilerdir.
Yardmlarna bavurmann politik7olacam sanan ya da
bunu istemek zorunda kalan byk gler iin, kimi zaman
drst balaklar oldular; ou zaman da ar ve srekli bir teh
dit: Kck atlarnn tez ayak oluu yznden yldrm gibi sal
drda usta ve arkalarnda da ne varsa her eyi ykp yerle bir
eden bu insanlar, korkun bir hasmdlar. Kukusuz, bozkrda
oraya buraya dalm kabile toplamalarm tutarh btnler hali
ne getirememilerdi henz; g e l g e bir dizi i m p a r a t o r
l u k l a r kurmulard: Bu imparatorluklarda, yzyllar boyunca,
kimi zaman Trkler, kimi zaman Mogollar stnlklerini kabul
ettirirlerdi; ou zaman en az uygar olanlar, ilerinden en uygar
olanlarn kurmay baard hkmdarhklar ykyorlard. IV.
yzyln byk istilalarndan balyarak, uzantlar Attila ile
Avrupaya, Mihirakula ile de Hinde ulaan bu tarihe ksa bir
bak gerekli olacak; nk, Cengiz Hann eserinin hem oluu
munu, hem de zgnln anlamamz kolaylatracak bu.
VI. yzylda, inden Donun azlarna kadar byk
kme yaylmt: Moolistanda, Manuryadan Turfana kadar
J u a n - J u a n l a r ; Karaar blgesinin kuzeyinden Merve,
Araldan Pencaba kadar A k - H u n l a r ; Azak Denizi ve
Donun denize dkld yerin dolaylarnda -bir olaslkla
Trk rkndan olan- Avrupa Hunlar. Ne var ki, 550 ylna do
374
ru, Juan-Jlanlarla Trkistan Ak-Hunlarm T u k y l a r ite
lerler; daha kararl bir rgtleni gsteren ilk gebe imparator
luun kuruculardr bunlar. Tukyularn, lkesi Manuryadan
Horasana kadar yaylan iki ikiz devlete blndkleri bir ger
ek; bu bln, Zayflamalarna da neden olur. Batdakilerin
Sasanlerle ortak bir snr vard; ve Bizans da, Sasanilere kar
mcadelesinde yardm istemiti onlardan. Gl in hanedan
Tanglarn, Moolistandaki kardelerini ezdikten sonra onlar
da egemenlikleri altna geirdikleri tarihe kadar, varlklarm sr
drdler. Bir baka Trk imparatorluu geti yerlerine:
U y g u r mp a r a t o r l u u idi bu. Baykal glnn gneyin
de yerlemi, bakentleri de Kara-Balgasun olan Uygurlar, Tur
fan dolaynda, Trkistann bir blmne egemen oldular. Yerli
leince pek uygarlaan, ama o yzden de zayflayan Uygurlar,
yaban kalm Trkler olan K r g z 1a r , 840 ylnda bakentle
rinden attlar. Bu arada Avarlar, Rus bozkrlarnda Hunlarm
yerine gemiler ve Dinyester ile Tuna arasnda tutunmulard;
bozkrlarn teki ucunda ise, inlilemi Trkler, yani a -
T o l a r , Ha-mi dolaylarnda gebe yaam srerken, Tang-
larn zayflamasndan yararlamp inin kuzey-batsm ele geirdi
ler (808). Ve, t 920 tarihine dein, o yontulmam Krgzlar,
Mogolistan barbarlk iine atarken, Uygurlar zayflam da olsa
lar, Trkistanda varlklarm srdrdler.
X. yzyl balarnda, Krgzlar da, Mool rkmdan baka
barbarlar, K i t a 11 a r kovup yokettiler. Kitatlar, yzyl nce
ine szma giriiminde bulunmular, ancak Tanglarca pskr-
tlmlerdi. imdi ise, inde iktidarn tkenmesinden yararla
narak, cesur bir efin nderliinde imparatorluk tahtna bir in
generalini geirmek iin giriyorlard. Barbarlarn ine daha
byk bir kitle halinde yerlemelerine bir balangt bu; gebe
ynlar, ini fethe girieceklerdir. Kitatlarm yerlemesi srek
li oldu: inliletiler, altn anlamma ine Kin adn aldlar ve,
savakanlklarndan hibir ey yitirmeden, tam iki yzyl Gney
inin snrlarm hrpalayp durdular. Onlarn tarihi, adalar
Macarlarnkinden hayli farkldr bylece: Daha nce de grd
375
mz gibi, IX. yzyln sonlarna doru Orta Avrupaya gelen
Macarlar, Tuna ovasna kesinlikle pskrtlmeden nce, bir alt
m yl, ykc, ama srekli aknlar yapm, arkadan topraa ba
lanp Hristiyanl da kabul ettikten sonra, Avrupa zerine
gelen son gebe istil dalgalarna kar Hristiyanln kalesi
olmulard. teki barbarlar, Volga ile Hazar denizi arasna yer
leirler: Bu blgede, krk alcs Bizans ve Arap tacirlerine rast
larlar; Bizans imparatoru Romanos Lekapenosun zulmnden
kap snm ynla Yahudi de vardr orada; H a z a r l a r ,
yle grnyor ki, Yahudilii kabul ederler. Onlar 965 ylnda
Kievli bir Rus prensi pskrtecek, sonra imparator II. Basilei-
osu ezecek (1016) ve 1030 ylnda da tarih sahnesinden ekile
ceklerdir. Bu arada, Bat Trkleri ya da K a r a h a n l l a r ,
Mslman Samanoullar devletinin kaplarn vuruyorlard;
geni, ama geici bir egemenlik kurmu olan bu tranl devletin
elinden Maverannehiri alacak, ona Kagr katp Trkletire
cek ve kendileri de slml kabul edeceklerdir.
Hazarlarm ortadan ekiliinden sonra, Kitatlarla Karahanl-
larm, XI. yzyln byk bir blm boyunca, durumlarnda bir
deiiklik olmad. Sonra, 1071 ylna doru, Karahanllar Seluk
mparatorluunun iinde eritildi; bu mparatorluun kurucular
ise, gemii pek olmayan ve ksa bir sre nce slml kabul
etmi olan bir gebe kalabalndan, O u z l a r dan geliyorlar
d: Onlarn -daha nce anlattmz- tarihleri artk gebe dn
yasndan syrlp kopacaktr; eski Trkmen, temel davranlarn
da ou kez ortaya ksa da byle olacaktr gelime. Ayn
zamanda, bir Tibet halk, Ordos ve Alaana yerleir; Si-hia ad
n tayan bu teki gebeler, inin kuzey-batsm ele geirir
ler, Kitatlar da kuzey-dousunu ellerinde tutmaktadrlar zaten.
XII. yzyl boyunca gebe kalabalklarn yer deitirmele
ri, bozkrlar dnyasnn iki ucunda oldu yine. Gney Rusya ova
larnda, Hazarlarn yerini P e e n e k l e r ald. Bu Peenekle-
rin Bizans mparatorluunun Tuna snrlarnda, imparator oan-
nes Komnenos ortadan kaldrncaya dein (1122), nasl bir tehli
ke yarattklarn biliyoruz. Arkadan Ouzlar gelir; onlar da Bal-
376
kanlan yakp ykarlar ve yerlerine K p a k l a r geer. te yan
da, Songlar ini, kendini, Kuzeydouda Kitatlarm, Kuzey-ba-
tda da Si-Hialarn tehdit ettiinin grr. Yetkin bir sanat ve
air olduu kadar usta bir politikac da olan imparator Huei-
song, giderilemeyecek bir yanl yapar: Kitatlar Pekinin dna
atmak iin, tutar, bugnk Manurlarla hsml olan C r -
a t 1a r arr. Bu yar-barbar halk, Huei-songun kendileri
ne ayrd i Moolistan ve Manuryayla yetinmezler. in yaa
mna uyduktan sonra, btn Kuzey ini ellerine geirirler ve
-glkle karldklar- Song lkesine dein uzatrlar seferleri
ni.
XIII. yzyln seherinde, Cengiz Hann dev giriiminin ei
inde, Si-Hialar Kuzey-bat topraklarm ellerinde tutarken,
Cratlar da btn Manuryay ve Kuzey ini ele geirmiler
dir bylece. Uygurlar, yerleik yaama gemi, Kucadan Tur-
fana dein, Tarm vahalarna oturmulardr. inlilemi ve
Hristiyanlam K ar a h i t ay l a r , Ha-miden Arala ve
Hocende kadar, Trkistann geri kalannda gebelik yapmak
tadrlar ve korumalarn Yukar-Yeniseyden Amu-Deryaya
kadar yaymlardr. Bu rman tesinde ise, slmlam Trk-
ler olan H a r e z m P r e n s l i i Seluklularn yerini almtr;
geni topraklar, asl anlamyla Harezmden baka, Horasan,
Kbil ve Gazne blgesini, Grcistana kadar da tm ran iine
almaktadr. Son olarak, Hindin tm kuzeyini, Gaznelileri
yenen Afganlar olan Gu r i l e r ele geirmitir. Trk dnyas
btn Mslman Yakndouyu kapsamaktadr; Trk-Mogollar,
Rusya ve-Balkanlar zerinden, Tuna ovalarna dein yaylmlar
dr.
te, gebe halklarn insana aknlk veren mozayii!
Cengiz Hann ortaya kt sralarda, bunlarn bir blm
bir para yerlilemilerdi. Yzyllardan beri durmadan hareket
halinde olan bu halklarn, kendi iinde gerek bir tutarll yok
tur; hkmdarlklar, hareketli, ama u ya da bu lde geici
imparatorluklar oluturmaktadrlar. Dil birlii, inanlardaki ve
siyasal biimlerdeki eitlilii giderememektedir; kimi zaman
inlilemi, kimi zaman ranhlam ya da Trk-Mogol gele-
377
C
e
n
g
i
z

H
a
n

d

n
e
m
i
n
d
e

A
s
y
a
neklerine bal kalm olan bu halklar, uzun boylu gezip dola
malarnn karlarna kard rastlantlarna gre, kimi yerde
Budist ya da Konfysc olmulardr, kimi yerde de Nesturi
Hristiyan, Manici, Mslman ya da Yahudi. Balaklklar
geicidir; ve uygarln ilerlemelerine kar direngen olduklar
iin, Barbar alkanlklarn korumaktadrlar ou.
II
MOOL MPARATORLUU
Bu karmakark ve dank gebe dnyasnn Cengiz
Hanm buyruuna uymas, zaman plnnda, derinden derine
hazrlanr aslnda.
Nasl?
MOOL MPARATORLUUNUN KURULUU
X. yzyldan balyarak, Krgz Trklerinin Kitaylarca ezil
mesi, Juan-Juanlarn dnden beri Trklerin vesayetine gir
mi otan Mogollar serbest brakmt. te yandan, XII. yzyln
ilk eyreinde Kara-Hitaylar mparatorluunun kurulmas, ba
larndaki hkmdarlarn ortadan aa kiiler olmasna karn,
yeni gebe istilalarnn zaferinin bir yzyl ncesinden belirtisi
dir: Gerekten, ilk oturduklar yerlerden uzakta, o zamana
dein yerleik halkn elindeki nemli bir blgede kurulan ilk
Mool mparatorluudur bu.
Ne var ki, XII. yzyln ortalarna doru, Mool lkeleri,
pek eitli kabilelerin aralarnda tarttklar topraklardr: Tatar
lar, gerek anlamyla Mogollar, Konjiratlar, Oyratlar, Markitler-
dir bunlar. Daha Batda, iyice belirleyemeyeceimiz bir blge
de, gemi yzyln balarndan beri Nesturilii kabul etmi olan
Karayit gebeleri dolamaktadr; ayrca, belki Trk knenli,
bir blm amanla bal kalm Naymanlar vardr. Karayit-
379
lerle Naymanlara az-buuk uygarlk cils ekilmi olsa da,
Mool lkelerinin btn, Krgz egemenliinden beri, aka
Barbar bir haldedir. Uygur ya da Tuk-yu kentlerinde grd
mz cinsten, kazklarla evrili, duraan ya da hareketli hibir
byk toplama yoktur; yoksul kyckler ve iinde birka aile
nin, ou kez de bir tek ailenin bulunduu konaklamalardan
baka hibir ey grlmez. Klan ve onun blmleri stne kuru
lu toplum, aileye kadar paralanr. Kendini kuatan anarinin
etkisiyle aile de ufalamr.
Moolistanda, bu gebelerin en geri olanlarnda, Cen
giz Hann kendi atalar da birletirme giriimlerinde bulunmu
lard. K a y d u adl biri, daha soma Cengizin de yararlanaca
bir usule gre, kendi kabilesi olan B o r c i g i n l e r evresin
de, korunmalarn isteyen aileleri btnletirdi. Bylece kurulan
ilk Mool hkmdarlnda, ynetim torunu K a b u 1 a
brakt; ona da yeeni A m b a k i , arkasndan onun olu
Ku t u l a miras oldu. Gitgide glenen Mogollar, inlilemi
ve yerleik yaama gemi soydalar Kitatlarla iliki kurdular.
Pekindeki imparatorluk sarayna davet edildiinde, Kabul, faz
la incelmemiler de olsa, evsahiplerini, kaba ve hoyrat davran
lar, doymak bilmez itahyla artr. Armaanlara boarlar
onu, ancak bir pusudan korkarak, sonradan imparatorun elile
rini ldrtr ve Kitatlara kar kar; Kitatlar da, Songlarla
mcadeleye tututuklarndan ona direnmekte geveklik gsterir
ler ve, sonunda, kz, koyun ve tahldan oluan bir vergi vaadi
ile, kimi kaleleri kendisine terkederler (1147). Mogollar, arka
dan kardeleri Tatarlarla kavgaya tutuurlar; Tatarlar ve Kitat-
lardan oluan bir birleme kolayca baarya ular ve Mool h
kmdarl savata yenilir, kabileler ve klanlar eski anarik par
alanmla dnerler.
C e n g i z Ha n , ite bu uralarda doar (1167).
Kutula Hann yeeni olan babas Y a s u g a y , Borcigin-
ler karsnda, Kiyat gurubunu ynetiyordu; eini, Markizler
den karmt. Amcasnn yannda, Tatarlarla savam ve
-1155e doru- onlarn eflerinden birini, Temuin-gay
380
ldrmt; arkasmdan, Karayitlerin i savalarna katlarak,
hanlar T ur ul un dostluunu kazanmt; Turul Han da,
halk zerinde iktidar elde etmesi iin yardm etti ona.
Tatar efine kar kazand zaferin ansna, tuttu drt
olundan en byne T emui n adn verdi. Ne var ki,
Tatarlarca zehirlenerek ld; ldnde de, olu Temuin 9
yandayd. Einin ve gurubu ynetemeyecek kadar gen olan
ocuklarn ellerinden srleri alnd, hepsi de sefalete dtler.
Ona olaanst bir dayankllk kazandran o etin ocukluk yl
larndan sonra, Temuin, babasnn bala Karayitler han
nn yanna snd; han da vassali yapt onu. Erken gelien, kur
nazlk, tutku ve hnerin kart pratik zeksna dayanarak,
aile ilerini yoluna koydu, sonra da Mool hkmdarln
-kendi yararna- yeniden kurmaya giriti; babasnn bile ta
mad han nvann ald: Toplad kabilelerin huzurunda
Cengiz Han adyla alkland (1196). Turulla balakln
dan yararlanarak, Kitatlarn istei zerine, Tatarlarla savaa
tututu; bu, inin soyluluk unvanlarm kazandrd ona. Arka
smdan, kiisel dmanlarn cezalandrarak, Karayitler hesab
na ynla komu kabileye boyun edirdi. Turulun iktidar tep
kileri armad da deil; zellikle kimi klanlar birleerek ba-
kaldrdlar ve efleri de Moolistan imparatoru (gr-han) iln
etti kendisini. Ne var ki, Turulun destekledii Cengiz Han
kazand sonunda. Srayla, kendisininkine hsm kabileler olan
Tayiiutlan, Tatarlar, Markitleri ve -daha az nem tayan -
teki guruplar yendi. Karayitlere kar kacak kadar gl
olduunu o sralarda duydu: etin bir savata yenildiyse de,
Turul ldrldkten sonra, Karayitler, ona boyun emeyi
kabul ettiler. Arkasndan, Naymanlara geldi sra (1204); bir
oklannm yan sra Oyratlan, ayaklanan Markiteri ve Krgzlan
boyunduruuna ald (1207).
Btn Moolistan egemenlii altnda birletirdikten son
ra, kendini kaan, yani en yce Han iln eden Cengiz Han,
devleti ve orduyu rgtlemeye giriti ve arkasndan yerleik
lkelerin fethine kalkt. Kuzey inden balad; nce Si-Hiala-
ra saldrd (1209), sonra Kitatlarla -yirmibe yl srecek- bir
savaa tututu. Tm Kuzey inin ele geirilmesini beklemeden
Batya doruldu: Karahitaylan (1218) ve Harezmi (1220) ald
ve bu sonuncusunun denetledii btn lkeleri katt mapara-
torluuna, yani Maverannehiri, Afganistan, rann byk
bir blmn. En yetkin komutanlarn Hazar blgesine yolla
d; onlar da Grcistan ve Azerbaycan krp geirdiler, Heme-
dan yaktlar, Kafkasyann kuzeyinde Alanlarla arptlar ve
son olarak da Kpaklar (1221) ve Kiev prensini bozguna
urattlar (1222).
381
Yirmi yldan az bir zamanda -1227de ld- Cengiz Han,
Pekinden Volgaya uzanan bir imparatorluk kurmutu. Yerine
setii nc olu g d a y , daha da geniletti onu:
Gney-Dou inin kantonlarnda hl tutunan Kitatlarm ege
menliine kesinlikle son verdi; Koreyi fethetti ve Songlarla
uzun bir savaa tututu; son olarak da rann batsn yeniden
fethetti. Kimi komutanlar Grcistana ve Ermenistana kadar
uzandlar; tekileri Avrupaya doru atldlar: 1236 ile 1242 yl
lar arasnda, arka arkaya Bulgaristan, gney Rusya, Ukrayna,
Polonya, Moravya, Macaristan, Hrvatistan, t Adriyatik kylar
na dein, yaklp ykld ve anlatlmaz bir iddetle karlat. Ger
i, gdaym lm ve mirasnn tartlmas yznden Vol
gaya kadar ekildiler; ne var ki, mparatorluk Orta Avrupa
kaplarna gelip dayanmt.
G y k Ha n n pek ksa sren hkmdarl
(1241-1248), dnr grnd Hristiyanln fethini engelle
di. Kendisinden sonra Mool fethi, asl abasn Uzakdouya
yneltti: nce kardei M n g e (1251-1259) giriti buna; ljjj.
myle yeniden paralanacak da olsa, imparatorluun idare
mekanizmasn da dzeltti. Kardei K u b i 1a y , Songlara kar
sava srdrd ve bitirdi; bu kez, Mogollara pahalya mal
olan ykc yntemler, yerlerini, fethedilen lkelerin sistemli ola
rak rgtlendirilmesi, tarmn korunmas, idar ve sosyal sorun
larn incelenmesine brakyordu. Songlar kesin olarak dtk
ten sonra (1279), Kubilay, binbeyz yllk bir imparatorluun
ilk yabanc sahibi olarak, Y u a n H a n e d a n m kurdu ve
in imparatorlarnn geleneksel politakasndan -kendi hesab
n a - yararlanmaya balad. lkenin eski vassallerinin kendisine
de ba emesini istiyordu; Kore zerindeki Mool egemenlii
glendirildi ve birok kez Japonyay ele geirmeye giriti ise
de, byk bir sefer ordusunun bir tayfunda yok olup gitmesin
den sonra (1281) vazgeti bundan: Annam ve Samp ile de ile
ri yolunda gitmedi: ampy - v e Birmanyay - pek etkisi olma
yan bir koruma altna ald; Cavaya kar giriilen bir seferde
(1293), oramn hkmdar Kadiri, saldrganlar denize dkmeyi
382
baard ve, bu kurtarc eylem iktidarn da glendirdiinden,
tutup arkasndan Ma j a p a h i t m p a r a t o r l u u nu kur
du.
Grn oydu ki, Mool mparatorluu snrlarna varm
t; zaten, daha imdiden, Moolistann kendisi i savalarla sar
slyordu, yle olduu iin de, Kubilay, yola getirmek iin kendi
soydalarnn stne yrmek zorunda kald. Onunla Pekin, t
Tunaya ve Frata kadar yaylan usuz bucaksz bir egemenliin
bakenti olmutu. mparatorluk, inde oturan byk hann yk
sek otoritesi altndayd; ne var ki, her eyaleti dorudan doru
ya bir han ynetiyordu: rnein, rann banda, Kubilayn kar
dei H u 1 g u (1256-1265) vard; Hulgudan sonra da ocuk
lar ynetecektir oray.
MOOL UYGARLIININ NTELKLER
Belki hibir uygarlk, Mogollarmki kadar, c o r a f y a nn
ve i k 1i m in emrinde olmamtr. Bozkrda yerleme biimi,
birbirine zt scaklk derecelerine uymak zorundadr: Ksa sren
bir ilkbahar, kavurup kurutan bir yaz, sert ve buzlu bir k; deli
rzgrlar, hibir engele rastlamadan bu dzlkleri sprp
dururlar. Bu kat iklim, salkl bir kiiyi dve dve demirleti
rir, ama clzlara da yaama hakk tanmaz. Bylece Mool rk,
nerede olursa olsun, alabildiine grbzdr. Tayganm ucunda
avclarn ya da bozkrn tam ortasnda obanlarn etin yaam,
bedensel olarak ortama uymay gerektirir: Fazla ata binmekten
yay gibi olmu bacaklarnn stnde kaln bir beden ve gelimi
bir gs; keskin bir gr ve byk bir eviklik! Hepsi de et
dkndr ve stl yiyeceklerin tketicisidirler, kolayca da sar
ho olurlar. Gle ve cesurdurlar, ama iitilmemi derecede de
zulme yatkn; ou kez zeki, kurnaz ve uygarlamaya yetenekli.
Kabilelerin ou o b a n l a r dan oluur. Daha az uygar,
stelik obanlardan da nefret eden ormanlk blgelerin avclar
nn ne davar ne de atlar vardr; yalnz avclkla yaarlar ve bir
iki zanaat sahibidirler: Dlgerdirler, demircidirler. Kn geni
383
tabanl levhalar giyerler ayaklarna, karda yrmek ya da kay
mak iin yksek sopalara dayanrlar; tekiler, ayaklarnda dz
ve kaygan kemikten patenleriyle, sert karn ya da buzun stne
frlar, koan hayvanlara yetiirler. Kayn aac kabuklaryla rt
l dallardan yapma kulbeleri, arabalarn stnde oradan oraya
tanr durur.
oban kabileler, bozkr ikliminin deiikliklerine ve otlakla
rn durumuna gre, belli dnemlerde yaylaya kmak ve gebe
yaam srmek zorundadrlar. Ki srler daha az souk
yapan bozkra inerler, otun en iyi olduu ilkbahara kadar orada
kalrlar; yazn, dalarn yamalarna karlar, biraz serinlik
bulurlar orada ve ormanlarla iliki kurarlar. Bu uzun yolculukla
ra uymas iin, kolay tanr haldedir her ey. Daire biiminde
dizilen arabalar, bir tr duvar gibidir. ou kez arabalarn st
ne kurulu adrlar iki eittir: Bir blm (ger), kutsal olarak
grlen bir orta snn evresindeki srk ve latalardan hareketli
bir iskeletin zerine geirilmi, yuvarlak biimde, kara keeden
yaplmtr; yukarda kk bir boru, dumann kmasna ve
havalandrmaya yarar. tekiler (maikan), geni ve bask olup
ynle rtldr; kabile efinin adr ise, beyaz ya da altn gibi
sar rengiyle belli eder kendini.
ki de sedye taklm ahap arabalar, yiyecek ieceklerden
baka, ilkel alet ve edevat, tencereleri, deriden kovalan, tulum
lar, krkleri de tarlar. stlerine su geirmez bir kara kee
geirilmi bu arabalar, yollar boyunca gcrdar ve sarsdr durur
lar. zerlerine aileler ve uzun sre yryemeyecek kadar zayf
ve yeni domu hayvanlar yr. Onlar, deri bir eyer koulu,
binicileri kadar evik kk atlarnn stnde erkeklerin evrele
dii srler izler. Sr sineklerinin canlarndan bezdirdii sr
lerde, binek atlaryla ksraklar, kzlerle inekler, keilerle
koyunlar, kimi zaman da develer birbirine karrlar.
Btn gebeler gibi, Mogollar da, ktlktan bollua, bol
luktan ktla birden geerler. Her bayram, her sevin verici
olay, bir len frsatdr. Halanm ya da kzartlm at ve
koyun etiyle, yourt, sarmsak, soan ve bir de dlm
385
97. - Bir Mool adr
tereyayla beslenirler; ktlk halinde ise vez, yaban yemii ve
kktr yedikleri. Kmz dedikleri mayalanm ksrak style sar
ho olurlar. Kamp ateleri, akmakla yaklr ve krklerle srd
rlr; tezek, diken ve kkler besler bu atei. K yaklatnda,
koyunlar kesilir ve klk et ayrlr; kurutulmu ve toz haline geti
rilmi st de saklarlar. Yalnz Markitler gibi kabileler, kervan
yolu zerinde gerler ve un salarlar kendilerine.
obanlar da, savalar ve avclarnki kadar hnerle, okla
yay, eri kl ve mzrak kullanrlar; okla yay, skit ler in gorytusu
nu andran bir deri heybede korunup durur. ocukluktan bal-
yarak, ard ya da eftali aacndan ok ve yay yapmn renir
ler; okun ucuna kemik ya da servi aacndan bir sivrilik -ekler
ler. En korkun oklar, ucuna demirden sivrilik taklandr; bun
lar, ormanlk blgedeki kabile demircileri salar onlara ve kimi
zaman zehir bulatrdklar da olur okun ucuna. Av, hayvann
ldrlmeden nce kuatld srek av biimindedir; tyl
avlar iin doan, yaban atlar iin kemend, geyik ve ceylan iin
ok kullanrlar. Yerden kstebek karmasn, krkl hayvanlara
pusu kurmasn, ormandan ay uratmasn, gl ve rmakta ala
balk tutmasn bilirler; avda olduu kadar savata da yrtclkla
386
ryla nl kpekleri yardm eder kendilerine. Konakladklar
yerin tepesinde alakargalar uuur; ve evrede, gece, kurtlarla
akallar, htt kaplanlar fr dner.
Gece molas verildiinde, kamp ateinin evresinde nbet
tutulur; gzetleyenler ak oynar ya da bozkrlar boyunca az
dan aza yaylan ykleri dinlerler. Mevsimlik yerlemelerde,
konaklama kente dnr; arabalarn evreledii ynla daire
lerden oluur bu. adrlar gneye bakacak biimde yere kuru
lur; eflerin ve elerinin adrlar, tekilerden ayr bir yerde,
ynla hizmeti ve klenin dnda, kendine zg sr ve otlak
larn baland ilkel bir saray olup kar. Mogollar, kee dv
mesini, ip ve kolon, ar koum takm, sadak ve silh, adr ve
arabalar iin iskelet, son olarak da deri ve krk hazrlamasn
bilirler.
6
Yuanlann Gizli Tarihi, Mool halk, karams giysileriyle
pis kokar der. Aslnda, deri ve krk giymelerinden ileri gelir
bu. En zenginleri, klk kazaklarna samur, sincap ya da tilki
derisinden astar geirtirler; scak mevsimde ipekli ya da nakl
dokuma giymeleri iin ini fethetmeleri beklenecektir.
Kadn-erkek, kulaklarn rtecek biimde salarn uzatrlar. ki
kulak arasn ve parmak geniliinde de alnlarm tra ettirip
her iki yanda birer perem brakan erkekler, kalarnn stne
inen bir de perem brakrlar. Evli kadnlar, iki inli aya yk
sekliinde, aa kabuklarndan rtl bir balk takar, stn
de yn kumalar, ya da gnen iareti diye ipekli ile rterler;
hepsi bir kuyrukla sonulanr ki, bir inli gezgin kaza ya da
rdee benzetir onlar.
Vahi hayvanlara ya da komu kabilelere kar korunmak
amacyla hep tetik stnde duran bu cesur ve kurnaz savalar,
dmamn yaklamasn, ufukta kardklar toz bulutundan ya
da kulaklarm topraa dayyarak anlarlar. Byk bir sayg besle
dikleri ve her savata tadklar sancan evresinde, insan hay
ran brakacak birer svaridirler. Yalnz bozkr otuyla yetinen
atlar da kendileri gibi grbzdr; onlara iyi bakarlar, ama kam
zoruyla da olsa, ok ey beklerler onlardan: At, insann arka
387
dadr ve Mool ykleri gerek bir kiilik verir onlara. Zrh
diye deri kuanan, yaamm hie sayarak hasmmm stne yld
rm gibi atlan M,ogollar, korkun birer okudurlar da; Marko
Poloya sorarsanz, dnyada bilinenlerin en iyileridirler bu
bakmdan. ln sonsuzluunda kaybolup giden birlikleri, iitil
memi bir dayankllk iindedir: Eerlerine asl tulumlardan
ksrak st ierler, yaban yemii toplar ve yolda rastlad av
vurur yer, at stnde bir gz ak uyur, pek uzun mesafelere
dolu dizgin gider. Yolda yiyecei tkenmise, on gn, bir dama
rm delip atlarnn kanyla srdrrler yaamlarn, ya da st
tozunu bir para suyla kartrp ierler.
Ani basknlarda, al rpyla gizledikleri arabalarnn arka
snda barikat kurarlar ya da etrafa ok savurarak kaarlar; bunu
yapabilirler, nk drt nala giden atlarnn stnde arkaya dn-
.
meini bilirler: Daha nce Iskitlerin ve Partlarn da uyguladkla
r korkun bir taktiktir bu. Casusluk hizmetini seve seve kabul
ederler; savata tek dndkleri ldrmektir, karmak ve ya
malamaktr. Esir aldklarm korkun ikencelere uratrlar: Yal
nz onlar kan aktmadan boarak ldrrler; ruhun kanda oldu
una inanrlar nk. Tm gebeler gibi hrsz, apulcu ve hay
dut olan bu insanlar, aralarnda acmasz kan gderler: Btn
bir aileyi, hayvanlarn ele geirerek, eyasn talan ederek, otlak
larna varncaya dek yakarak, ileri szlamadan yok ederler.
Savata ganimet de, av hayvan gibi, efler, maiyeti ve savalar
arasnda bllr.
MOOL TOPLUMU VE SOSYAL REJM
Gvensizliin hkm srd bu dnyada, gebe toplum,
hi olmazsa ilke olarak, alabildiine mertebeye brnmtr.
Kabilenin iinde, temel ge k l a n dr: Klan, ayn atadan gelen
ve btn yelerinin kendilerini baba ynnden hsm olarak gr
dkleri aileleri iine alr; bylece, b a b a y n n d e n
h s ml k , ailenin dallanp budaklanmas nedeniyle komu
birok klanlara kadar yayldndan, elerini semek iin, erkek
388
lerin, ortak hibir atann bulunmad, ou kez pek uzak otlak
larda gp dolaan klanlara gitmesi gerekir. yle olduu iin
de, soy kt, az yoluyla, kuaktan kuaa zenle aktarlr.
Bu dardan evlilie, o k k a r l l k da elik eder: Bununla
beraber, i l k k a d n , byk ya da asl e olarak grlr. Kz
karmaya sk sk bavurulur ve hemen ou kez de kan gtme
ye dnr. Evliliin aileler arasnda grlp pazarlk edildii
de olur ve klanlar arasnda balakln tamamlaycsdr bu; ya
da ana-babalar, ocuklar evlenme yama gelmeden ok nce
aralarnda anlarlar: Bu durumda, erkek nianl, gelecekteki ei
nin ailesinin yanma gider yaamaya; bir nc halde, yeni yet
me, gen kzm ana-babasyla anlar: JCza, bir kz ve kara
samur derisinden armaanlar verir, kurtulmalk der, kz da
cehiz ve kendi hizmetilerinden baka, annesinin, gelecekteki
kaynvalideye ayrd bir armam getirir.
Hep kalabalk olan ailede, bir o l a n ocuun domas
byk bir sevince yol aar; ocua ad diye, anann doumdan
sonra gzne ilk arpan eyin ad verilir; sonra eitli armaan
lar sunulur yavruya: Yorgan, samur derisinden yatak, krk astar
l kundak: Btn ocuklar, hatta ikinci eten doanlar da meru
grlrler, hepsine karde olarak baklr ve bir arada yetitirilir.
Bu ocuklara, evltlklar, yetimler, terkedilmi ya da yolunu
arm olanlar, htt piler de eklenir; ancak pilerin iinde,
klana yabanc bir babadan doduklar kukusunu tayanlar bu
zverilere katlamazlar; o kadar ki, klann dnda grldkleri
in, onlar da, gidip bir baka gurup kurmak zorunda kalrlar
ou kez. Bununla beraber, hukuk bakmndan klann dnda
da olsa, evlt edinilen ocuklar, meru ocuklarla ayn haklar
dan yararlanrlar.
Btn ocuklar, evleninceye dein ana-babalaryla birlikte
yaarlar. Yalnz e n k k o u l , bir yuva kursa da, baba
nn adrnda kalr; nk, babann lmnde, ocam koruyucu
su o olur, adr, iindeki her ey ve ona bal otlaklarla beraber
onun olur. tekiler, mallardan geri kalann blrler aralarn
da; evltlklar, sadece kk bir para alrlar; bununla be'raber,
389
byk oul, kendini klann kltne balyan zel haklar edinir.
Sylemeye gerek yok ki, htt aristokraside bile, ynla gebe,
yoksulluk iine derler ve daha zengin kan hsmlarna kar
zora bavurmamlarsa, mirastan ellerine bir ey gemez.
Evde ileriyle uraan k a d n n r o l pek byktr bu
toplumda: adrlar onlar kurup kaldrrlar; arabalar sren,
hayvanlara bakan, tereyan yaykta alkalayp dven, st kuru
sunu (gntj hazrlayan, derileri hazrlamada, ayakkablar yap
mada, kee dvmede erkeklere yardm eden onlardr; eve gerek
li olan her eyi trampa ile alrlar. Htt savaa, eflerin yannda
katlrlar ve erkeklerin yaptn yaparlar sava srasnda. Byle
ce erkekler, bir kadna seve seve danrlar; tarih, kimi eflerin
kararlarn etkilemi olan byle kadnlarn adlarn sylyor
bize. Kadnlar, dul kalnca, kk ocuklarnn vesayetini stle
nir, aile mallarn serbeste kullanr, konaklamann ynetimini
stne alr, htt savalar ynetir.
Son olarak, and iilerek kurulan aile-d kardelikler var
dr: Genel olarak birbirine yabanc klandan gelen iki erkek,
armaan alp vererek, dinsel danslarn eliindeki bir lende,
bir kardelik andlamas yaparlar; yeminli kardeler ( a n
d a ) durumuna gelince, hangi halde olursa olsun, birbirlerine
kar yardmla ykmldrler artk.
Nedir bu toplumdaki sosyal snflar tablosu?
mparatorluktan nce, gebe Mogollarda, toplum, hukuk
sal ynden de birbirinden ayr, st ste d r t s n f tan olu
mutur: Ynetici aristokrasi, zgr insanlar ya da savalar,
ortak insanlar ve kleler; belli bir lde, hizmet edenler ve
zanaatlar da girerler bu drdnc guruba.
Talihsiz bir sava, ya da atlar kadar gen erkeklerin de
yamaland bir apul sonucu, kendi klanlarndan koparlm
olan kleler topluluunu kabartan bakalar da vard: Kendini
hsm olmayan bir klana brakan yoksul kiiler; yaplan bir hiz
metten duyulan minnettarlk adna, babalarnn bir efe ya da
bir savaya sunduklar ortak oullard bunlar. Bunlarn hepsi
390
de ailenin mlkiyetine girerler; mlkn blmyle onlar da
bllr ya da kzlar cehizlerinin arasnda onlar da gtrr
ler kocalarnn yanlarna. Klelik, miras yoluyla geer ve ancak
azat edilmeyle ortadan kalkar. Savata yenilen btn bir kabile
nin de kleletirildii olur; tekiler ise, daha gl olan kabile-
lerin vassali olurlar. Klelerin yaam etindir geri; ne var ki,
grdkleri iler, aristokrasinin zenginliiyle beraber saylan
artan hizmetilerinkinden pek farkl deildir.
Ortak insanlarn ailelerinin olan mallar vardr; ancak
otlaklar ve -tartmal da olsa- srler bunun dndadr, kla
nn ortaklndadr. Bu insanlarn eflere, kimi hizmetler ve
dentilerle ykml tutulmu olmalar da olas.
Germen eflerin maiyetindekilere pek benzeyen savalar
ya da yoldalar, genel olarak, zgrlklerinden hibir ey
yitirmeden hizmetine girdikleri klann dnda bir klandan gelir
ler. Mool toplumunun ynetici snfndakilerle bir tutulan ve
bir efe ya da geni korunaklar olan bir soyluya bal bu insan
lar, grevlerini zgrce terkedip hain damgasn yemeden, bir
baka klana geebilirler. Efendilerinin muhafz takmn olutu
rarak, ona yardm eder, dman kabilelerin en gzel kadnlar
n kaldrr, atlar karp konak yerine srer, savalara katlr
lar; sekin bir zmre olarak, klann, ancak sava srasnda kulla
nlan milis kadrolarn olutururlar. Haberci, ya da eli oldukla
r da olur; bu halde, bartan sonra kar kamptaki efin maiye
tine girerler, kimi zaman danman, dostu olurlar; efler de
koruyup gzetmekle ykmldr onlar: Kendilerine konut sa
lamak, onlar beslemek, giydirip kuatp silahlandrmak zorun
da olduu iin, btn bunlar salamak amacyla, efler de
apullarn arttnrlar.
Son olarak, servet dereceleri deiik, ama balan (no-
yan), gc, hneri, iyi niyeti ya da zenginliiyle gller katego
risine kendini kabul ettirmi olan aileler de aristokrasiye girer
ler. eflerinin etkisiyle, bu aileler, sofra arkadalarnn saysn
oaltarak, etkilerini arttrrlar; klandan syrlmak, kendilerini
skan herkesten ayrlmak, kendilerine yararl olabilecek btn
insanlar eflerinin evresinde toplamak, bylece kabilelerin
yapsn dallandrp budaklandrmak eiliminde olanlar da var
dr. Cengiz Han, bunlar kendi otoritesi altnda yeniden topla
madan nce, onlar, kabile kurulu, yani k u r u 11a y ca seilen
eflerin ynetiminde federasyon halinde birleme gerekliliini
391
duymulard; sava ya da bereketli bir ay iin geici eflerdi
bunlar ve o yzden de iktidarlar miras yoluyla gemiyordu.
efinden klelerine varncaya dek, klann btn, dar bir
topluluktur, bir ul us tur; aa yukar mal varl ya da
mlkiyet diye evirebiliriz bu terimi. O ulusun, zerinde
konup gt ve ktisad bakmdan geimini srdrd,
al-veri adna da sadece ilkel bir trampann bulunduu bir
lkesi vardr: Y ur t ad verilir buna. Klana- kalan otlaklar ve
lkesinin snrlarn saptamak, bir yerden bir yere gmenin ve
konaklamann tarihini ve yerini belirlemek, gidilecek yollan
kararlatrmak, klann yaamnn zorunlu bir tamamlaycs
olan avlanmay, giderek srek avlarn ynetmek efin grevi
dir.
mparatorlukla beraber ne gibi bir deime oldu bu tablo
da?
Cengiz Han, Yce Han olur olmaz, bu sosyal hiyerari
kesinleti ve f e o d a l g r n m l e r ald. Ulus kavram,
imparatorluu dile getirmek zere genilerken, imparatorluk
klannn mlk olarak da anlalmaya baland. Bu imparator
luk klamndan olanlar, hepsi de imparatorun kan hm sfatyla,
imparatorluk prensleri oldular; Yce Han seen onlarn konse
yi (kurultay) idi ve onlarm dmda kimse de imparator seilemi-
yordu. Bu prensler, bir ulus sahibi de olmak istediler; bununla
imparatorluun byk vassalleri oluyorlard ve bu unvan verme
srasnda, alnlarn dokuz kez yere dedirecek biimde eilmek,
bir tr kullua girmenin iaretiydi. Kukusuz, Yce Hann, bt
nyle, ya da bir blmyle bu mlk onlarm elinden alma hakk
vard, ve genel olarak da nemli bir yekn tutuyordu bu mal var
l: Halklarn hatr saylr bir blm, onlarn stnden getii
topraklar, prensin saray iin gerekli gelirler, bu malvarlna
giriyordu. Adna k u b i denen bu fefler, coraf bakmdan
ayrma kaygusu duyulmadan datlyorlard; nk, gebe anla
yna gre, imparatorluk blnmezdi.
mparatorun sadk hizmetkrlar ve yoldalar, imparator
luk prenslerinin arkasnda toplanm bulunan aristokratlar ve
savalar, imdi artk hepsi de n o y a n unvanyla anlan bu
392
kimseler de fef sahibi oluyorlard: Belli bir sayda ocak
(al), baka bir deyile, yaylaklaryla ailelerdi bu fieflerin ie
rii; ve verilen genilerse, bir ulus olabiliyordu. Bu ayrcalklarn
sahipleri, adamlarnn arasnda yayordu, ancak ynetimine
verilenlerden oluturduu bir birlikte efine hizmet etmeyi de
srdryordu; vergi vermek, imparatorluk prensinin emrine
ayrlm birlikleriyle askeri hizmette bulunmak ve imparator
huzurunda bir uvan verme treninde bulunmak zorunda idilerse
de, buna karlk ynettikleri insanlar zerinde her trl haklar
vard: Adalet datyor, otlaklar bltryor, -nemlerine
gre yzer yzer ve biner biner (en fazla 10.000 kiiye kadar)
blnm- birliklere kumanda ediyor, srek avnda en iyi yer
de bulunuyor, avn en gzel paralarna konuyor, son olarak da
kendisine tbi aileler zerinden vergi alyor ve angarya yklyor-
du. Kendilerine asker bakmdan baml astlarn belirleme hak
lar da vard, ve imparator, onlarn setiklerini sadece onamakla
yetmiyordu; yiirflarmdan kimi yerleri, hkmdar klan yeleri
nin gmlmesi ya da senyrlk avlar iin yasaklama da haklan
arasndayd. Ne var ki, imparatora ve kendi senyrne baml
lklar da bykt: Onlara borlu olduklar hizmeti terkedeme-
dikleri gibi, fieflerini bakalarna da devredemezlerdi; kendi
senyrleri, onlar ellerinden alp bakalarna verebilecekleri
gibi, asker komutadan -kaytsz artsz- yoksun da brakabilir
di. Ancak, onlarn nitelikleri, bir unvan verme mektubuyla, kimi
onursal unvanlarla ve levhalarla resm olarak belirtilmiti.
Marko Polo, bu tableterin dereceleniini bize anlatyor:
100 adamlk -yani 100 askerlik- bir birlik karan bir senyr
lk, bir altn ya da yaldzl bir gm levhaya hak kazanyordu;
100 adam iin levha, hep altndand ve zeri ayrca aslan bay
la sslenmiti. Bu levhalarn zerinde Yce Ham anp kutsa
yan ve ona uymayacak olanlara beddualar sap savuran bir
yaz bulunurdu. Ellerinde levha bulunanlarn, bir yerden bir
yere gittiklerinde emsiyeye, bir kimseyle grmeye kalktkla
rnda da gm tahta haklan vard. En yksekleri, imparatorun
ak emri olmakszn posta atlan kullanabiliyorlard. Bunlar u
imparatorluk balarndan da yararlanyorlard: Gm kab
393
kacak, gzel koum takm, mcevher ve deerli talar, son
olarak da, zenginliin doruuna varm bu bozkr ocuklar iin
armaanlarn en deerlisi olan atlar. Kubilay, ylda bir veril
mek zere, unlar ekledi bu balara: Bir onur giysisi, bir
altn kemer, gm tellerle ssl deve derisinden ayakkablar;
ve hepsi de pek byk bir deer tayan talar, inciler, baka
soylu eylerle sslyd. Her byk bayramda, imparator ve
kendisine koruyuculuk eden 12.000 kiilik birlik, ayn renkten
giysileri tantanal biimde giyerlerdi.
SYASAL VE DAR KURUMLAR
Cengiz Hann mparatorluu kurup bana gemesi, efin
klan konseyince seilmesindeki eski Mool usulne -grn
te - hibir deiiklik getirmedi. m p a r a t o r l u k K u r u l t a -
y haline gelen fatihin kk imparatorluk gurubu, imparatoru
kendi yeleri arasndan seiyordu. Aslnda, miras yoluyla gei
kendini dayatyordu: mparator, kendi yerine gelecek olan - a
drlarn rfne gre e n k k o u l d u bu- vasiyetname
siyle belirliyor; Kurultay da genel olarak bu istee katlyordu.
Mool egemenlii en byk geniliine vardnda, Yce
Hann, nbetlee bir yerli gebe olan yaam, inceden inceye
dzenlendi. Grkemliydi bu yaam. mparator, yabanc elileri,
adrnda, basamak yksee serili yaldzl bir yatan stnde
oturmu olarak kabul ederdi; ba kadn da yannda bulunurdu.
Her nemli toplant, her bayram bir len frsatyd.
Marko Polo, bize inceden inceye anlatr bunlar.
mparatorun yaamn daha da belirgin olarak gsteren
byk bayramlar iinde, onun ya gn iin dzenlenenin dn
da daha da nemli olan, ubat aynda, yeni yln kutlanyd:
Tm halk beyazlar giyinirdi. Mogollarda hayra lmettir bu
renk; Ming Hanedannn geliiyle de yas iareti olacaktr. mpa
rator, yannda ailesi, prenslerden mneccimlere, byk senyr-
lerden hekimlere ve doanclara varncaya dek, herkesin geii
ni seyrederdi. Armaanlar verilirdi kendisine, herkes de birbiri
ne armaan sunard: O gn, ayn zamanda fethedilen lkelerin
394
vergilerini kabul gnyd: Trkistanla Moolistan at verirdi;
Hintle ampa fil; Horasan deve, baka yerler de altn ve
gmten kab kacak. Her biri imparatora sayg ve minnettarl
n belirtir ve arkasndan, adn tayan ve bir tr mihraba kon
mu olan altn levhay bulurlard; bunu, hokkabazlarn da gste
rileriyle elendirdikleri bir len izlerdi.
mparatorun bir byk elencesi de avlanmakt ve ince
den inceye dzenlenmiti.
Yce Han, ldnde Moolistana gtrlyor, ve orada,
kutsal bir dan eteklerine gmlyordu. Daha nce skitler ve
inlilerde de grld gibi, yolda cenaze alaynn geiine rast
layan herkes ldrlrd. Atlar da kurban edildiine gre, kut
sal bir anlam m vard bunun? Ya da imparatorun lmn,
olabildiince sakl tutma nlemi miydi bu? Bilmiyoruz. Bildii
miz, Mnge Hann cenaze treninde 2.000 den ok insann can
na kylm olmas.
Mogollarda o r d u nun yeri ve rgtlenii nasld?
Cengiz Han, mparatorluk ordusunu rgtlemeden nce,
Mogollarda sava, hem silhl halkn hem de meslekten askerle
rin iiydi. Klanlarn insanlar, herbiri kendi kabile efinin yneti
minde, sava birlikleri ve yardmc birlikler arasnda blnrler
di; ayrca hepsi de, bir efin ve -says bin kiiye varan- bir se
me birliin emrindeydi. Meslekten savalar ise, hangi klandan
gelirse gelsinler, u ya da bu efin emrine giriyorlard.
Cengiz Hann, balarda btn bir Mool ordusunun komu
tasn stlenen, - 7 0 kiilik- koruyucusu vardr. Ancak, mpara
torluk genileyip de, ok uzak mesafelere fetih seferleri oaln
ca, daha sk bir rgtlenie gidilir. Silah altna alnm erkekler,
onluk, yzlk, binlik, son olarak da 10.000lik birliklere bl
nr. mparatorun koruyucu birlii de 10.000e karlr; bu birli
i, senyrlerin oullar (noyot) ye deerli zgr insanlar arasn
dan Byk Han semektedir ve l de bedensel nitelik ve yiit
liktir. lerinden 1000 kiisi seferde ordunun ncs olan bu se
me birlie, gece ve gndz pek nemli grevler dyordu. ef
leri deil, bizzat imparatorca verilen cezalar, krbalanmaktan
lm cezasna kadar varyordu
395
Asker ve gebe bir devlette, yneticilerin tm kayglar,
iktisadm sorunlar ya da dinsel retilerden ok, ordu ve savat.
yle olduu iin de, edeb kaynaklar, askerlere tlerle dolu
durlar; bunlardan biz, gebe halklara zg sava yntemlerini
bulup karyoruz. Bu tler, zellikle davullarn, mzraklarn
bakm, sancaklarn korunmas, arabalarn ve adrlarn gvenli
i ile ilgilidir; ayrca, seferlerde tutumlu davranmak gerei t
lenir; yem kararl verilmeli, zayf atlarla yola klmamal, ar
lk veren koumlar atlmaldr, son olarak da eyer hayvan incit-
memeli, svari de dizginleri gevetmemelidir.
98. - Atn eerliyen Mool svarisi
Sefere ka, mneccimlerine danarak, imparator karar
verirdi; ve iki gn ncesinden, yzlerce svari kefe gnderilir
di. Askerin donanm hafifti; her ey, orduya byk bir hareketli
lik salamak amacyla dnlyordu. Moollarn hasmlar ze
396
rindeki stnln salyan bu h a r e k e 11i 1i k olmutur ve
sava sanatnda bir devrime yol amtr; bu devrim, Yukar-Or
taada Batda ve Yakmdouda, ar svari birliklerine stn
lk veren devrime benzer. Ve yine bu hareketlilik, ele gemez
okularn ani saldrsna urayan dmana, ok sayda hasmla
kar karya bulunduu izlenimini veriyordu. Kukusuz Mool
ordularnn asker says, Batnn --10.000 kiiyi pek seyrek
aan- kk valye birliklerinde olanlarn ok stndeydi;
bununla beraber Trkistana, Yakndouya ve Avrupaya doru
o yldrm akmlarm yapan Mool ordular 20 ile 30.000 kii ara
sndayd yine de. Cengiz Hann lmnde, tarihi Reidddine
inanmak gerekirse, savaa hazr ordu mevcudu 129.000 kiiydi;
bunun -28.000 kiilik- bir blm imparatorie ile prenslerin
korumasna ayrlmt, geri kalan da Merkez, Dou ve Bat
diye birlie blnmt. Sonraki yllarda, Batl yazarlarn ya
da Batl gezginlerin szn ettikleri 500.000 kiilik bir ordunun
doruluk pay yoktur. Bylece, hafif svari, Mogollarda, ordu
nun temeli olarak kald hep; hareketlilii, casusluk ve keif hiz
metlerindeki yetkinlik, yar-l niteliindeki usuz bucaksz
mesafelerde donanmn salanmas, ok daha az sayda asker
bulundurulmasn gerektiriyordu. Bu say, o zamanki yerleik
imparatorluk ve krallklarn seferber edebileceklerinden ok
daha fazla da olsa, gerek budur.
Son olarak unu da belirtmeli: yle grlyor ki, Mogol-
lar, daha sonraki yllarda, hasmlarmm sava yntemlerine ken
dilerini uydurdular ve her eyden nce de dzenli sava kuralm
kabul ettiler.
mparatorluun i r g t l e n i i nasl olmutur?
Btn gebeler gibi, Mogollar da, klann ve yaylan
kanunlarndan bakasn bilmiyorlard; zaten, yerleik halklara
hor gzle bakyor ve kylerini yakp ykmak, tarlalarn yamala
maktan baka bir eyi dnmyorlard. yle de olsa, fetihleri,
ok daha uygar insanlarla temas ettirdi onlar ve kimi zaman bu
insanlar dinlemek bilgeliini de gsterdiler. Cengiz Han, 1204
ylnda, Uygurca konuup yazan ve Naymatlarn efinin hizme
397
tinde bulunan bir Trk ktibine rastlar. Adam, efendisinin mh
r ile esir edilmitir; Barbar fatihler iin de artc bir eydir
mhr. Cengiz Han, hizmetine alr onu ve, o gnden balyarak
da, resmi belgeler Uygur Trkesiyle yazlr. Ktip, imparato
run oullarn eitmek, onlara bu Uygur yazsyla yazmay ret
mekle de grevlendirilir. Uygur yazs, aslnda Sryani yazsn
dan geliyor ve Mool harflerine kaynaklk edecektir giderek.
Ktibe, daha sonra, Karayit kkenli, ama yine Uygur kltrn
den gelme bir baka aydm kii katlr. Her ikisine, imparatorlu
un mhrdarl grevi verilir; bu grev, onlarn da etkisiyle,
gitgide dairelere ayrlr, ok gemeden baka daireler de eklenir
bunlara.
lsz derecede genilemi bir mparatorluun idaresi
iin ilk ekirdektir bu.
Bu idar ekirdek, geday zamannda geliti ve geniledi.
zellikle de, mparatorluk lkesi, idar blgelere ayrld. Dzen
li kaynaklara dayanan bir bte yaplyordu: Bu kaynaklar ara
snda, yerleik lke kyllerinin rnleri zerinden parayla de
dikleri nlad gryoruz; bir de, obanlara salman 100 hayvan-
bama bir hayvan vergisi var. Vergi toplamay gvenceye bala
mak ve hzlandrmak iin, mparatorluk grevlileri rgt kurul
du. Bu rgt, mparatorluk p o s t a r g t nden yararlana
biliyordu. Cengiz Hann kurduu, arkasndan gedayn yeni
den rgtledii bu posta hizmeti, daha sonra kullanlmaz hale
geldi.
Bu posta rgt de Marko Poloyu hayran brakmtr.
llk blgelerde, gidi-gelii kolaylatrmak iin kuyular
almas gibi, kamu yararna iler de gedaya balanrsa da,
idarenin yetkinleip tamamlanmas Kubilay zamanndadr.
Ancak Kubilay, her eyden nce bir in imparatoru olmutur;
yntemleri ve idarede grev alanlar, batan aaya inli idi. 34
eyalete blnen mparatorluu aslnda oniki inli nzr yneti
yordu: Pekinde bir sarayda oturan, kendileri de byk senyr
olan bu nazrlardan her biri bir ie bakyordu; eyalet yneticileri
ni de onlar seiyordu; her eyalet iin bir yarg ve birkok kti
398
bin kendilerine yardm ettii bir de yksek mahkeme oluturu
yor ve orada asker sorunlar istedikleri gibi karara balyor,
harekete geirilecek birliklerin saysn saptyor ve -imparato
run hkmne bal vahim durumlar dnda- nemli davalarda
kesin kararlar veriyorlard. Yerel adalet rgt daha karmak
olmakla beraber, senyrlerin kendi haslar zerinde yarglama
haklar vard. Mool dnyasnda en ok ilenen suun da hrsz
lk olduu grlyor.
Kubilay ynetimi, ylesine genilemi bir mparatorluktaki
azk ve gereleri salamann karmakl karsnda, kendinden
ncekilerden ok daha fazla ktisad sorunlarn kaygsn duydu.
O yzden de, Pekinle Yang-eu arasnda kanal ama abalar
na giriildi; eyaletlere, gereksinmelerini renmek iin aratr
ma heyetleri yolland; kt havalardan ve salgnlardan zarar
grenler -geici olarak- vergiden bak tutuldu; inin,
Songlar zamannda da grd, devlet dnc sistemi kuruldu;
ktlk zamannda, idare, bolluk dneminde alp saklad tahl ve
hayvanlar datyordu. Hastaneler, ksz evleri, yal yurtlar,
parasz yiyecek ve giyecek datlmas, sarayda her gn sadaka
verilmesine kadar bir yn ey, bu yardmlama politikasnn
tanklardr.
Vergiler ve dentiler, bir zaman iin mparatorluk hzinesi
ni beslemee yetti. Mal olarak edimler byk bir yekn tutuyor
du: Av aletleri, noyatlann posta, koruyucular ve ordu iin sala
dklar atlar, fethedilmi lkelerin verdikleri her tr yiyecek
maddesi; yerleik lkelerin iftilerinden -nakit olarak- alnan
vergi,tuz stne konulan - v e altn olarak denen- vergi, eker
ve kmr stne konulan teki vergiler de ekleniyordu bunlara.
Hazine, her trl ticar maldan da bir vergi alyordu; son olarak
yabanc ya da baml lkelerin dedikleri vergiler vard. mpa
ratorluun zenginlii bylece tkenmez gibi grnyordu. Ne
var ki, kt parann ktye kullanlmasyla abucak bozuldu;
birazdan greceimiz gibi, Yuanlarn dnn balca neden
lerinden biri de bu oldu.
399
TCARET VE DI LKLER
O sralar, Moollarn, kukusuz paradan habersiz ve basit
bir trampaya indirgenmi ilkel ekonomisinden uzaktayd her
ey. Bununla beraber, XIII. yzyln balarndan balyarak, in
Trkistanndan birka tacir, samur ve sincap derisiyle koyun ve
deve dei tokuu yapmak iin tehlikeyi gze alp, Moolistann
iine dalmlard. Mool mparatorluunun kuruluu, iitilme
mi servetleri mparatorlua aktrken, bir yandan da bozkrlar
da hkm sren gvensizlikten tr yzyllardr terkedilmi
eski ticaret yollarn yeniden at al-verie. Ne var ki, bundan
yararlanan Moolistan olmad; bakentin Pekine tanmas, tica
retin ynn Kuzey ine doru evirdi. Cengiz Hann o sra
lar Uygurlarn elinde bulunan p e k y o l l a r mn nemini
erkenden kavram olmas mmkndr: Nitekim, Uygurlarla
anlaarak, Asyann btn zenginlikleriyle ykl ve Harezmle
ticar ilikileri kurmak isteyen 500 develik byk bir kervan
dzenler. Bu kervann -kt bir rastlant sonucu- Harezmli
bir yneticinin dzenledii bir saldrya urayp yamalanmas,
dinmek bilmeyen bir savan iareti olur; sava uzun yllar sre
cek ve Mool srleri Yce Hann ticaret yapmay dnd
zengin blgeleri -acmaszca- yakp ykacaktr. yle de olsa,
sra ine geldiinde, Cengiz Han, gebe kafasyla kurduu,
halklar ldrp kentleri ve pazarlan yerle bir etmek, fethedil
mi usuz bucaksz yreleri bozkrn ve Mool obanlarnn eli
ne vermek tasarsmdan glkle vazgeirtilir. Ne var ki, o sra
lar, Si-Hia lkesinin fethi (1226), Uzakdou ile Bat arasndaki
kervanlarn bahca geit yeri haline getirir oray; nk, daha
nceleri, randan ine ulamak iin, Yukar-Mogolistan yoluy
la uzun ve tehlikeli bir dn yapmak gerekiyordu. Moolis
tanda dzen -geici de olsa- kurulunca, Su-eu ve Tu-huang
yoluyla daha dorudan gerekletirilebilen bir yolculuk, yabanc
tacirlere, Yukar-Asyada yeniden grnmek ve ine girmek
olanan salar.
inde, Mool fethiyle beraber, h a l k l a r n s i s t e m l i
s m r l de rgtlendi. Fethedilmi lkelerde byk
400
topraklarn sahibi olan Mool beyleri, ele geirdikleri servetlere
dayanp, in halkna yksek faizle bor vermeyi kafalarna koy
dular. Aralarnda yardmlama ve banka ortaklklar kurmu
olan -ou da Mslman- tacirlerin araclyla gerekletirdi
ler bunu. Byk para tacirlerinin aslan payndan yararlandk
lar bu rejim, 1298 ylnda, resm olarak ortadan kaldrld:
Artk Moollarla bir tutulan in halk, Mslman ortaklklarn
haksz para toplamalarna, borlularn karlar ve ocuklarna el
koymalarna kar kanunsal gvenceler elde ediyorlard. Kylle
rin ve esnafn smrlmelerine kar etkisiz kald iin, 1301 ve
1302 yllarnda yenilendi bu kanunlar; yle de olsa, ticaret
byk lde geliti: Al-veri etkinliinin doruuna k,
Kubilay zamanna rastlam grnyor; Marko Polonun aznn
kulaklarna var da her halde o sralardadr!
99. - Marko Polo (1254 - 1324)
Orta inde, yelkenliler, Yang-senin zerinde vzr vzr
gidip geliyorlard; ayn zamanda pek byk boyutlar kazanm
kuma retimi iin alabildiine ipek tketicisi durumundaki
Pekinin pirin gereksinmesini karlamak amacyla, Kubilayn
yeniden onartp tamamlad B y k Ka n a l da da teki yel
kenliler dolayordu; Batda eng-tu, Orta Asyaya in ipeklile
ri satyordu. Deniz kysnda olaanst bir etkinlikle uuldayan
limanlar sralanmt: Yang-eu, byk bir pirin pazaryd; zen
gin ticaret ortaklklarnn prens yaam srdrdkleri Hang-eu,
bir eker ambaryd ve Hindle Mslman dnyaya ipekli yollu-
yorlard; Fu-eu, baharat ve deerli talarn ticaretini yaparken,
Fu-kien porselenleriyle nlyd. Her yana akn akn Arap,
Pers, Dou ve Avrupa Hristiyan tacirleri, Hint ve Malezyal
tacirler geliyorlard; Hint ve Hindin baharatndan byk krlar,
giderek servetler elde ediyorlard. Kubilaym Gney Hint racala
ryla yapt ticaret szlemeleri sayesinde, in tacirleri de bu
lkeye gidip ham ipek, ipekli kumalar satyor ve baharat, mus
lin, pamuklular ve deerli talar getiriyorlard oralardan.
Kara yoluyla ya da deniz yoluyla ticaret ilikileri, Hulgu-
nun temsil ettii Mool hanedannn ynetimindeki ranla
younlayor; randan saraciye, silh takmlar, bronz ve mine
ileri geliyordu. O zamanki ran minyatrlerinde grdmz
in etkisi bu karlkl ticaret ilikilerinin bir sonucudur. Son ola
rak, Avrupa ile de ilikiler kuruluyor: Donun azm, Kpak
Mool Hanl, Kuzey in Trkistan, Moolistan ve Karaku-
rumdan geen yollar Pekine balyor; bu yollar, baka yollar
da, Trabzondan ya da Dou Akdenizden kalkp, Tebriz,
Semerkand, Takent, Trkistan vahalar zerinden Kan-suya
balyordu. Venedikle Cenova, Krmda acenteler, randa
koloniler kurunca, Bat dnyas, tarihinde ilk kez, btn bu yol
lar boyunca, U z a k D o u i l e d o r u d a n i l i k i l e r
iine girmi oldu.
Moollarn ykc fetihleriyle elien bir sonu, ama gerek!
inde bile, k t p a r a m nn kullanlmasyla al-veri
hzland. Kt paray, ilk kez Songlar denemilerdi; sonra ge-
402
day, 1236 tarihinden balyarak, Kuzey inde Kitatdan bu ilke
yi ald, son olarak Kubilay sistemli biimde yararland bu ara
tan. Pekinde bir Paralar Dairesi karyordu bunu; kt para,
ipek kurduna yedirilen dut yapraklarndan yaplyor, kapkara
olan bu biletler, temsil ettikleri deere gre byyp klyor,
resmliini de zerindeki imparator mhr salyordu. Bu para-
njn dolam, btn mparatorluk uyruklar iin, lm cezas
karlnda zorunlu klnd. Aslnda, yabanc tacirler yzlerini
asmadlar bunun iin; nk onlar, darya gnderecekleri mal
lara kolayca evirebildiler. Bununla beraber, Kubilay, kt
para karlmasn aralksz srdrnce, enflasyonun kapsn
am oldu bylece.
XIV. yzylda, in mparatorluunu ite bu kertecektir.
100. - in oymalarna gre Kubilay Han
403
DNSELYAAM
Uluslararas ilikilerin kurulmas, yollarn yeniden gvenli
e kavumas, Uzakdouya, misyonerlerin, drt bir yandan tek
rar akm etmesine yol aar. Ne var ki, dinsel sorunlar, Moolla
rn balca kayglar deildir. Kabilelerden bazlar, Nesturlii,
ya da Budizmi, htt slml kabul ederler geri; ancak oun
luk, gebe dnyasnn eski evren anlayna bal kalr. Pek
yaln inanlardr bunlar ve btn Trk-Mogol halklarna has
olan a m a n 11 k , onlar zerine kuruludur.
Bu inanalara gre, evren, birok katlardan olumutur;
Gk blgesi, n ve iyi ruhlarn lkesidir ve st ste onyedi
kat iine alr; karanlk ve hain ruhlarn blgesi olan yeralt
dnyas, yedi ya da dokuz kata blnr; her ikisi arasnda,
insanlarn yaad yeryz bulunur. Gk ve yer, en yksek kat
ta oturan bir yce varla, T angr ya da Gk T anr ya
uyarlar. teki tanrlar arasnda tanra U m a y ocuklara
bakar; yer tanrs t k e n ise, tken Da ile somutlam
tr. Toprakta ve sularda, dalarda ve kaynaklarda da saysz tan
rlar vardr; bu dalar ve kaynaklar, uzun bir sreden beri sayg
duyulan kutsal yerlerdir. Klann koruyucu tanrs ya da S u 1d ,
bir direkte somutlamtr; direin tepesinde, kuyruu doru
kara yeleli -bir olaslkla kutsal hayvanlar olan-' aygrlardan
alnan bir tutam yele kl vardr; direk, kum stlerinden bir
itle evrilidir ve kltn grevlilerince korunur. Ne var ki, kla
nn sancanda da (tu) bir tann vardr; o yzden, sancak da
kutsaldr ve sefere kmadan nce trenle kutsanr. Her insa
nn kendisinin bir yazg tanr s vardr ve ona taplr;
rnein Cengiz Hannki Ebed Mavi Gkt; yaamnn en
etin anlarnda imparator ona yalvarrd: Kutsal bir daa trma
nr, balm karr, kemerini omuzlarna atar, gneye dnerek
dokuz kez secdeye varrd.
Son olarak, klann koruyucu tanrsnn, yani Suldun, atala
rn ruhlarn korumaya yaram olmas da mmkn; nk, ona
etler sunuluyor ve sonra da klan yeleri, dinsel bir lende bun
lar yiyorlard. lmnden sonra, bir koruyucu tanr olarak
grlp, Cengiz Hana da zel olarak taplrd. Ancak, btn
ayinler iinde, atalarn kutsand ayin -kukusuz- en nemli
404
olanyd; buna katlmayan, klandan kovulma tehlikesiyle karla
rd.
Secdeler ve k m z salar, Kubilaym her yl -28 aus
tosta- Pekinde dzenledii byk bayramda tam yanklarn
buluyorlar; bu bayramda, bereket getirsin diye, topraa mpara
torluk ksraklarnn st salrd: Marko Poloya gre, topraa,
ge ve ruhlara topluca yaplan bu sununun, tm halka mutlu
luk, bereket ve gnen getireceine inanlyordu.
Kukusuz i lk e 1 bi r d i n. bu; ve bo inanc gsteren
bir yn da uygulamayla dolu: rnein, kt ruhlar kovmak
iin, kzartlm bir koyunun krek kemii okunurdu; lnetleme-
ler var iinde. Suya ta atarak, dmann stne karl ve ya
murlu frtna arlm olurdu; kpeklerin ulumalar ktye
yorulurdu; armaanlar, ayinli len ve danslarn eliinde and-
lar iilirdi; son olarak da, -belki- totem anlayndan gelen
izler gryoruz: Kurt ve dii geyik, Cengiz Hann bal olduu
klamn -ok eskilerden gelen- iaretleriydi.
Bu dinde, rahip diye, bycler ya da a ma n l a r var.
amanlarm elinde, kara boa derisi gerilmi bir davul gryo
ruz. Bu kaba ve kurnaz adamlar, kendilerinde vehmedilen doa
st bir gten yararlanarak kamusal bir rol oynarlar; zellikle
ormanlk blgelerin kabilelerinde ef unvanm alr ve kendileri
ni halkn yneticilerine dayatrlard. Cengiz Han ve kendisinden
sonra gelenler, bunlardan, fazla can skanlar saf d brakmak-
da duraksama gstermediler, hatta kimini ldrttler. yle de
olsa, bir aman, kimi ayinler ve kt belirtilerin yorumlanmas
iin gerekliydi. Sarayda, beyaz bir atn stnde beyazlar giyin
mi byk-aman, imparatorun maiyetinde herkesten nce geli
yordu; her seferden nce onun dncesi sorulurdu.
ounluu eski aman inanlarna bal kalan Mogollar,
yine de bir dogmann esiri olmadlar. yle olduu iin de,
btn mparatorlukta dirsek dirsee dolaan dinlere, Budizme,
Taoculuga, Konfyscle, Mslmanla, Manicilie, Judaiz-
me, Nesturi ya da Katolik Hristiyanla ve - b o l bol reyip tre
yen - daha nice mezhebe kar ayn hogry gsterdiler. Her
kiliseye kanunsal bir stat tannd ve adil bir yarglamaya tbi
405
Bir aman
oldular; htt ilerinden kimisi vergi bakl bile elde etti.
Mogollar, rastladklar yabanc dinden olanlara, inanlar st
ne soru sorma meraklsydlar, ama yine de baka dinlere girme
milerdir; baka dinlere girenler ise, beraberlerinde o pek kaba
bo inanlar srdrdklerinden, onlarla temasa giren ynla
yabanc din deiiklie uram ve soysuzlamtr.
Mool imparatorlarnn kendileri, btn teki dinler kar
snda ne kadar hogrl olsalar da, daha Kubilaydan nce
Asya dinlerine ayr bir yer verdikleri bir gerekli. Bir tarihten
sonra da, terazinin kefesinde Budizm ar basmaya balar; Ms
lmanlara ve zellikle Taoculara kar nlemler alnr. Bu ei
limler, Kubilayn yerine geenlerde, daha da belirginleecektir:
Hepsi de ateli Budist oldu bunlarn; bir tek prens Ananda
slml kabul etmiti, ne var ki o da tahta kmadan nce ld
rld. i
III
MOOL MPARATORLUUNDAN SONRA
ASYA VE N
Moollarn artc serveni, sonunda dev bir Asya impara
torluu yaratrken, ister istemez, yklnn tohumlarn da ta
yordu kendi iinde. Fetih dnemi bir kez alnca, rgtlemek
ve ynetmek gerekmiti. Oysa, Mool yabanl ile, kuattklar
ve ynetmek savnma bulunduklar incelmi yerli halklar arasn
daki dengesizlik pek bykt. Bu yabanl dizginlemede,
Moollarn, imdi bir siyasal tehlike haline gelmi olan o kkten
anarilerine are bulmada, yeni t opl umun f eodal
yap s geici bir nlemdi; nk, bu yap da Mool halknn
kendi iinde bir atlaa yolamt: Bir yanda, grtlana kadar
g ve debdebe iine gmlm byk senyrler vard; te yan
da ise, kendi bozkr sefaletleri iinde kalm gebe savalar.
Bu gebe savalarn taknlklar yattramazsa, mparatorlu
407
un birlii ve gnenci tehlikeye debilirdi; te yandan, byk
senyrlerin yerli yaama gemeleri, fethedimi halk kitlesi ara
snda kaybolmu olan Mool eden, saldrganln, giderek
kiiliini ekip alyordu. Bununla beraber, atadan kalma Moo
listana sekin bir yer ayrlmt; Mool rf ve gelenekleriyle
ayinleri srdrlyordu; daha da nemlisi, yerli lkeerin incel
mi uygarlna dayanlyordu ve idare, bozkrlarn aceleci yne
timine gre yrtlmeyip, ister istemez yerli grevlilerin elleri
ne getii lde daha da hzla oluyordu bu. Bylece, Cengiz
Han Oullan Hanedannn son atak temsilcileri, Kubilayla toru
nu T e m u r (1294 - 1307), daha o sralarda, Mool hanlar
olmaktan ok, in imparatorlardr. Ve, bu nedenledir ki, ok
gemeden, iktidarn nimetlerinden uzaklatrlm olan Moolis
tan Mogollarnm taknl balad: Yukar-Asyada Ka y d u
nun kurduu bir hanlk, uygulamada mparatorluktan koptu.
Mool dnyasnn birliini kendi hesabna yeniden kurmak iin
artk gc de olmadndan, bu bozkr kabileleri topluluu,
inle ran arasnda bir perde oluturdu; Yce Hann otoritesi
inle snrlyd ve randa ise Hulgunun hanedan sryordu.
Sonraki paralann temel etkeni bu oldu bylece.
leride, randaki hanln hzla ranllamasn anlatacaz
ve Trk elerin gitgide artan stnlklerinin, Cengiz Han
mparatorluunun Bat yakasnda, hem de birka kuakta,
Mool adm deilse bile, en azndan ona zgnln veren
eyi nasd yprandrp yokettiini gstereceiz. Burada, indeki
Mool egemenliinin ani ve hzla dn hatrlatmak yetecek.
Bu d de iki ey kolaylatrd: Bir yandan, gzdelerinin ya
da kaba sofu Lamalarn ynlendirdikleri, soysuzlam son impa
ratorlarn zayfl; te yandan da, uyanan in milliyetilii.
Nasl?
Bu son hareket, Cengiz Han Oullarnn, yalnz resm din
lere deil mezheplere de yaylan hogr politikasnn destekle
dii ve, daha nce Songlarm zulmne urad iin, balarda
Mool rejimi ile uzlam gizli derneklerde doup palazland.
Bu dernekler iinde en etkin olanlardan biri, B e y a z L o t u s
408
409
1
0
2
.

-
K
u
b
i
l
a
y

d

n
e
m
i
n
d
e

M
o

o
l

A
s
y
a
s

mezhebi, bir Budist mesihe, Meitreyaya inantan alyordu say


gnln; bu mesih, yaknda gelecek ve dnyay dzeltecekti. Git
gide byyen anarinin, saraya egemen Lamalarn arlklar
nn, son olarak da kt-paramn srp giden enflasyonunun yol
at mal dzensizliin glendirdii devrimci hareket, 1352
ylnda Kanton blgesinden yola karak, ok gemeden btn
Gney ine yayld. Dzensiz biimdeydi nceleri; ve yle oldu
u iin de, bakaldranlarn haydutluu korkun ykntlara
neden oldu. Bununla beraber, hareketin iinden ok abuk bir
kii belirdi: Budist papazln brakm 25 yanda gen bir ser
venci, u Yu a n - a n g . Siyasal bilinci, birliklerine her
trl yamay yasaklyan sert disiplini ile sivrilip, kurtulu hare
ketinin bana geti. Tm Gney ine egemen olduktan sonra,
Pekini kolayca ele geirdi (1368) ve orada, atadan kalma boz
krlara kam olan son imparatorlarnn arkasndan gitmemi
btn Mogollar -acmaszca- ldrd.
ou kez Kuzeyli fatihlerin eline dm olan inin tari
hinde ilk kez olmak zere, u l u s a l d e v r i m, nce Gney
ini -bir yzyl sren - Mool kleliinden kurtard; arkadan,
drt yz yldan beri yabanc kkenli hkmdarlarn ve asker
aristokrasilerin egemen olduu Kuzey blgelerini yeniden fethet
ti. u Yuan-ang, Hong-vu adn da alarak, M i ng H a n e d a
n m kurdu. Hareket, su anlamda da ulusald: Temel gcn,
inin asl geleneklerine dnten alyordu. u Yuan-ang da,
artc bir sreklilik duygusuyla, tm ine egemen olmu, ne
var ki drt yzyl nce kp gitmi olan son ulusal hanedan,
Tang ailesinden geldiini ileri sryordu. Otuz yl sren
-1398de ld- hkmdarl boyunca, tm abas, Mool ege
menliinden kalan boluu doldurmak, yeni ini, temelde gele
neki bir uygarlk yaratarak, en uzak ulusal gemiine balamak
oldu: Btn bunlar, gitgide glenen bir mutlakiyet, Mandaren-
liin yeniden kurulmas, soyluluk unvanlarnn geri getirilii,
Konfys kltnn resm olarak kutlanmas, kltr akademile
rinin yeniletirilmesi zerine kuruldu. Hong-vu, yalnz bir alan
da, o da din alannda, vaktiyle kendisinin de bir manastrda
410
Budist papazl yaptm hatrlayarak, Konfysc aydnlarn
dileklerini yerine getirmedi ve Budizmi korumay srdrd.
Geri kalan her noktada, in, ulusalc bir ruhla doluyor, giderek
gelenekler iinde donup kalyordu.
XVII. yzylda Minglerin dne dein srecektir bu.
Bylece, Uzakdou uygarlklarn, Mool mparatorluu
nun kopuuyla kendi zerlerine kapandklar ve Batyla hemen
her trl ilikilerinin kesildii bir anda brakacaz. Avrupallar,
onlarla ilikilerini, ok sonra, XVI. yzyln seherinde, Porte
kizi! gemicilerin gezileriyle kuracaklardr. Byk Mool serve
ninden kalan anlar, yeni in horlayp kovuyordu geri; ne var
ki, in incelii ile Mool gerekiliinin kucaklatklar bir sra
da yarattklar, bugn mzeleri ssleyen o tadna doyulmaz
valye ve hayvan resimleri de kalmt o servenden. Bat
Asyada, Cengiz Han Oullar destannn anlar, daha uzun bir
sre srecektir; nice yzyllar, Rusya ovalarnda gebelik eden,
birbiriyle benzemez ve hepsi de slmlam kalabalklar T atar
adn yaktracaklardr kendilerine. Ve bir Trkmen olan
A k s a k T i mu r , inde Minglerin iktidar ele geirmesin
den pek az sonra, Mavernnehirdeki yurtdalarn btn bir
Yakndouya saldrya geirdiinde, yine Mool adnn arkasna
sakland, ve Cengiz Hann, aatayn eserini srdrp onar
dn ileri srd grlecektir. Ne var ki, aldatc bir hsmlk
tr bu; nk, Trk stnl, Mool egemenliinin yerine ok
tan gemiti.
Kagardan t Tunamn azlarna dein...
411
BLM IV
FEODAL AVRUPANIN GELMES
(1150 - 1320 DOLAYLARI)
XII. yzyln ortalan ile 1320 yl dolaylan arasnda kalan
zaman aralna, Bat Ortaainin klsik dnemi olarak baklr.
nk, bu dnemdedir ki, Avrupada Ortaa uygarl, doruu
na varm ve de ng e s i ni bulmutur. Gerekten, 1000 ylndan
balayp, onca ilerlemeye yol aan o grltl atlm yatr ve
dzene kavuur. likilerde gitgide artan kolaylk, mesafelerdeki
azal, -Paris niversitesi gibi- btn Hristiyan lkelerinden
gelen insanlarn karlatklar byk dnce kavaklarnn
kuruluu, blgeler arasndaki eitliliklerin uzlamasn, yerellik-
lerin silinmesini, dzensiz bulularn ahenge kavumasn, birlik
zlemlerini destekler. Byk bireimlerin, Aynalarn, iinde
evrensel bilgilerin dkmnn yaplp yntemli bir biimde snf-
landrld ansiklopedilerin zamandr bu; ilhiyatlar, btn
dogmatik nerilerini birletirip karlatrdklar zetler, yar
glama ile vahyi uzlatrma abalarndadrlar. Birlik ve denge
aramm dile getiren baka eyler de vardr: Katedrallerin eiin
de, Tanrnn yzndeki izgilerle insanmkileri -alabildiine
gzellikte- birletiren sa suretleri, Tanrnn insan biiminde
ortaya k hakkndaki Hristiyan inancn - e n yetkin biim
d e - ortaya koyan ehreler...
Ne var ki, salam deildir bu birlik, bu denge. Grnteki
ahengin altnda, derinlerde, btn deerlerde bir a l t o l u
vardr. Para ve ticaret, bugne dein -hemen hemen- btny
le tarmsal kalm olan bir dnyada, her geen gn biraz daha
nem kazanmaktadr ve sosyal dzenin temelleri de sarslmtr
bundan; daha nceden atmaya balam monarilerin gleni-
i, laik dncenin douu ve birden geliimi, Hristiyanln i
balln tehlikeye sokmaktadr; ktisad skntlara, siyasal
413
uyumazlklarn, vicdanlardaki huzursuzluklarn habercileri var
dr daha imdiden ve bunlar ilerde herkesin gzleri nne dk
leceklerdir.
lgin bir tablo zetle!
Nereden balamal anlatmaya?
I
AVRUPA EKONOMS
Avrupa ekonomisindeki gelimeleri iyice deerlendirebil
mek iin, tarm ekonomisine gz atmak gerekir nce.
TARIM EKONOMSNN SINIRLARI
yerleme hareketi, 1150 ylndan sonra, Batnn eski
lkelerinde arlamaya balar, Geri XIII. yzylda da, kimi
yerde denizden toprak kazanld ya da yeni kylerin kurulduu
grlmektedir; ne var ki, genel olarak, ekilebilir toprak yzeyi
artmaz pek. Gerekten, tarma toprak kazanma, o gnk tarm
tekniinin kullanlabilecei son snrlarna varmt ve, XI. yzyl
daki o byk yenileniten beri de, bu teknikte -hissedilir- bir
deime olmamtr; htt kazanlm kimi topraklarn verimsiz
olduu anlalm ve birka -hayal krc- hasattan sonra terke
dilmilerdir. Aslmda, tarm ekonomisini dengede tutmak iin
gerekli orman yedei, alabildiine azalmtr ve aclar, senyr-
lerin ve kendi otlak ve baltalk haklarn savunan ky toplulukla
rnn direniiyle karlamaktadrlar. Son olarak, kentlerin et ve
deri gereksinmesi, dokuma tezghlarnn yn gereksinmesi iin
kr amacyla hayvan yetitirme, iftilerin yaylyla ztlamakta
dr: Eskiden, gelirini artrmak iin yerleecek insan aran
srlmemi otlu toprak sahipleri, artk itmektedir onlar; nk,
ekilmemi topraklarda daha kr vardr imdi, koyunlara ayrl
maktadr onlar, srlara ayrlmaktadr. Tarm, krsal alann
genilemesi ve ormanlarm korunmas nedeniyle snrlanmtr
414
bylece. Ne var ki, tarm fethinin durmasna karn, nfustaki
oal srdnden, XIV. yzyln balarnda bir an gelir ki,
krsal kesim insanla dolup taar ve tarmsal iletmeler de kyl
ailelerini beslemekte glk ekmeye balar. yzyldan beri,
hem tarm ekonomisinin gelimesini ve nfuslandrmamn ilerle
yiini arkasndan ekip gtren ve, hi kukusuz, roman
uygarln gelimesinin en salam temelini oluturmu olan--o
yararl- byk eilim, btnyle ortadan kalkmadan nce, hz
n yitirir bylece. XIII. yzyln ortasndaki denge, -belirtmek
gerekir- besin maddelerinden ounun retimini etkileyecek
olan bir durgunluun balangcdr bir yerde.
103. - XIII. yzylda teknik ilerlemelerden bir rnek
Bununla beraber, Bat Avrupada, daha nce yerleimin
gerekletii lkelerde, tarmsal ekonomide bir durgunluun ilk
iaretleri kendini gsterse de, ktisad ilerleme teki lkelerde
415
srmektedir. nce, Hristiyan dnyann Kuzey ve Dou snrla
rnda, yeni topraklarn yaratlmas, kylerin kurulmasyla: skan
dinavyada byledir rnein, eski merkezlere yeni ylmalar,
to/plar eklenmitir imdi; zellikle, byk Dou ovasnda
A l ma n k o l o n l a r n i l e r l e y i i balamtr.
Bat tarihinin temel olaylarndan biridir bu.
Gerekten, 1150 ylna doru, Weserin tesinde Kuzey
Denizinin kysndaki bataklklarn sessizliinde hzl bir yayl
iinde olan Alman yerlemesi, Douya doru almyordu pek
ve Karolenj devrinden beri de Slavlarn basks altnda hayli geri
lemiti. Gitgide Hristiyanlaan ve yava yava prenslikler halin
de rgtlenen Slavlar ise, soylulara ve Kiliseye sk skya bam
lydlar ve geici nitelikte zayf bir tahl ekimiyle, pek ilkel bir
tarm tekniine bir para uygun topraklarda da dar ekimiyle
urayorlard; kentlere rastlanmyan lkeleri, byk bir bl
myle tarma almamt. Alktan kadidi km, uzun zaman
dan beri de saldrganlm elden brakmam olan bu yar-ge-
be halklar tehlikeliydiler.
Balarda onlarn akmlarna kar direnme kaygs iinde
olan Almanlar, nfustaki art ve silahlardaki gelime sayesinde,
Slavlar zerindeki egemenliklerini yaymaya baladlar: XII. yz
yln ikinci yarsnda, Germen din adamlar Cistercienler ve Pre-
montreler, Elbe ile Vistul arasnda birok manastr kurarken,
mparatorluun snrlarna yerlemi prensler de, yredeki kimi
Slav efleri vssalliklerine sokarlar ye hl pagan kalm toprak
larn fethine giriirler. XIII. yzylda, hareket daha ileriye gt
rlr ve Baltk halklarna, Prusyallara, Finlere ve Litvanyalla-
ra, Avrupada paganln son nemli lekesini oluturan bu halk
lara sann inanc dayatlmak istenir. Germen kkenli dinsel ve
asker tarikatlerce yrtlr bu.
Harekete, geni bir tarm koloniletirmesi de elik eder.
Manastrlar ve prensler, yeni fethedilmi topraklan enlendir
mek iin Alman kylsnn el emeine ar karrlar, Senyr-
ler, ilerin yrtlmesini, valyelere, zellikle de burjuvalara
brakrlar; onlar da, zahmetlerine karlk, enlenmesine yardm
ettikleri yeni kylerde ayrcalkl bir durum elde ederler ve sen-
416
yrlk gelirlerinin bir blmne konarlar. Kyller de uygun
koullarla arlrlar. Bu kitle halinde g, hi de kalabalk
olmayan bu blgelerde, ni bir nfus oalna yol aar; ve
tarmsal grnm de kknden deitirir: Gerekten, Alman
kolonlar, Slav topraklarna, ok daha yetkin bir tarm teknii
getiriyorlard. Ortak bir yapya sahip byk kyler, eskiden
Slav adacklarnn bulunduu bu ssz topraklara yerleirler.
Alman koloniletirmesi, yalnzca asker plnda, manastrlar
eliinde ve krsal nitelikte olmad. Baka teknisyenler de geldi:
Madenciler rnein, zellikle de ticaretle uraanlar. yle oldu
u iin de, eskiden sadece kasabacklarn bulunduu bu blgeler
de kentler boy att ve oald. Bu zengin topraklarda apayr bir
tarm teknii ile ileyen yeni tarmsal yerlemeler, ticaret ekono
misine aktlar. Birok yeni kyler, ayrcalkl bir pazar buluyor
lard karlarnda; hepsi, bir kente sk skya balydlar ve kent
de, onlarn byk ticaret akmlaryla ilikilerinin kurulmasnda
rol oynuyordu. Bylece, hemen hemen tepeden trnaa Germen
olan ticaret merkezleri, Alman kyl gn evreye bu biim
de serpitirdi.
Burjuva koloniletirmesi, bu evrenin de dna kt gide
rek.
Bylesi geniliine g, Bat uygarlnn en stn biimleri
ni, hl yaban kalm lkelere, o sralarda Moollarn elinde
bulunan bozkrlarn snrlarna dein gtrd. Bu hareket, Slav-
lara bir sosyal at verdi ve, yeni topraklar -byk bir blm
n - darya satlan budaya aarak, Baltk Denizinde balk
avcln gelitirerek, her trl al-verii yreklendirerek, Bat
lkelerindeki gitgide artan tarmsal durgunluu giderip dengele
di ve byk Avrupa ticaretinin alna katkda bulundu.
TCARETN YEN BOYUTLARI VE SONULARI
Zanaatn gelimesine ve parasal deerlerin hzl dolamna
bal ticaret, XIII. yzyln sonlarna dein, Avrupann btnn
de genilemekten geri kalmad. Geni bir ktisad evre rgtlen
di giderek: k i t e m e l o d a k gryoruz: Kuzey Denizi
417
dolaylan ile talya yarmadas, yani Yukar-Ortaadan beri
ticar alveriin en youn olduu iki yol kava; bir de dzenle
yici bir merkez, Champagne fuarlar.
Kuzeydeki odan gitgide gnen kazanmasnn asl nedeni,
kuma retiminin srekli artmas. Bu arta neden olan da, top
lumun yukar snflarnda en iyi nitelikte, deiik ve gzalc
renklerde ynl dokumalara kar istek; bir yerde, kibar alemin
deki gelimeye bal bir olay. En etkin iyerleri de, yava yava
F l a n d r o v a s n d a toplanr ve Batmn tand ilk byk
sanayi kentleri de orada kurulur. retimin byk bir blm,
uzak lkelere dsatm iindir ve birok ie birden girimi
byk tacirlerce denetlenmektedir. Bu tacirler, ou kez tezgh
larn esnafa kiralar ve para zerine i datrlar, bylece kk
esnaf sk bir ktisad vesayet altnda tutarlar. O esnafn yanla
rnda altrdklar karn a iiler ise her trl gvenceden yok
sundurlar. XIII. yzyln ilk eyreinden balyarak, sosyal
huzursuzluklara yol aacaktr bu: lk grevler, 1250 ylna doru
ba gsterir. retimde bir bunalm bile ortaya kar.
ok miktarda kuma retimi, Flamand kavanda ticareti
destekler; XII. yzyln balarndan beri, orada, blgesel fuarlar
da grlmektedir zaten. eitli trde al-veri vardr; hepsi de
yava yava bir merkezde, Kuzey Denizinde bir yerde, Br u -
g e s de toplanr. Ne var ki, Bruges bir aamadr, baka yerler
den gelen tacirlere ak bir buluma yeridir; burjuvalarnda ise
deniz mesleklerine merak yoktur, ticarete de yabanclar egemen
olur: Hansallar nce, sonra da, XIV. yzyln balarnda tal-
yanlar.
H a n s a , Almanlarn Baltk kylarna giriinden, yeni kent
lerin, i blgelerdeki tarm rnlerini sata sren hali kentleri
nin kuruluundan dodu. XII. yzyln ikinci yansnda, bu kent
lerin tacirleri bir ticaret birlii kurarlar ve Baltk deniz ticaretini
tekellerine alrlar. Birlik gitgide byr: Balarda tacirler aras
bir birlik olan Hansa, XIII. yzyl ortalarnda, kentlerin bir top
luluu olmutur, yrei de Lubeckte atmaktadr. T Londraya
ve Fransann Atlantik kylarna dein uzanan ticaret, XIII. yz
yl sonlarnda, gittii yerlere Kuzey rnlerini, krk, bal, Ringa
418
bal, Germenlerin yerletikleri lkelerin budayn tar, tuz ve
arap ykler getirir oralardan.
Ne var ki, Hansann rakibi vardr: t a l y a n i a d a m
l a r ' Gneydeki bu odan da balca dayana deniz ticareti
dir ve gitgide iki limanda younlamtr: Venedikle Cenova.
Aslnda Douya dnk olan bu ticareti Hal Seferlerinin balta
lamas beklenirdi, olmamtr: talyan tacirleri, Douda acente
kurmak ve kimi ktisad ayrcalklar karlnda, donanma deste
i salamlardr askeri seferlere. te yandan, XII. yzyln son
larndan balyarak, Kutsal Sava dncesi de hzndan pek kay
bettii iin, Mslman prenslerle ticaret anlamalar yapmlar
dr. Btn bunlardan dolay, ve ayrca, dev kadrgalarn gitgide
daha kullanlr olmas, -ilk deniz haritalarnn yaplmas gibi
denizcilik sanatndaki ilerlemeler sayesinde, bu tacirlerin etkin
lik alan daha da genilemitir.
XIII. yzyl balarnda, o tarihe dein Bizans ticaretinin
tekelinde bulunan Karadeniz alr nlerine. Krm ve Azak
Denizi yoluyla, bozkr halklaryla ticarete balarlar. 1250 ylna
doru, Moollarn Karadeniz kylarna dein tm Asyay iine
alan bir devlet kurmalarndan yararlanarak, Uzakdou ile doru
dan ilikilere girmeyi ararlar: Daha nce grdmz gibi, kimi
Cenoval ya da Venedikli, t Hinde, in Denizine, Gney Asya
adalarna kadar giderler. Cenovallar, Cebelttark geerek
gneye Afrika kylarna uzanrken, bir yandan da kuzeye doru
spanya yarmadasnn evresini dolarlar. XIII. yzyln sonla
rnda, talyan denizcilii, Hristiyan ya da Mslman ayrma
dan, Kfe ya da Trabzondan Peraya, Kahire ve skenderiye
den Tunusa ve teki noktalara kadar, srekli kolonileriyle
btn bir Akdeniz dnyasn kuatmtr.
ap, baharat, byk lks eyas gibi Dou rnlerinin Avru
paya tanmas; zellikle kuma ve ince bez gibi Avrupa tezgh
larnn kimi rnlerinin Douya gtrlmesi; Kk Asyadan
Fasa kadar Mslman limanlan arasnda deniz tamacl,
Cenova ve Venedik denizcilerinin tamamlayc etkinlikleri bun
lar olmutur bu dnem boyunca. Byk kr brakan giriimler
dir bunlar; nk, pek yksek deerde mallarla ilgilidir ve
419
Sudann sar madeniyle beslenen Berber limanlarnda kolayca
altna dnmektedir. Ne var ki, byk sermayeleri, denizin ve
korsanln rastlantlarna brakt iin tehlikeli giriimlerdir de.
yle olduu iin de, 1150 ylndan XIV. yzyln balarna
dein, ticar ve mal uygulamay getiren btn teknik yenilikle
rin konusu, mal rgtleniin yan sra, ite bu tehlikelerin azal
tlmas olmutur. Venedikteki gelimeler, bu bakmdan daha az
gzalc niteliktedir; nk, geni karlar topluluu olan bu
cumhuriyeti, XIII. yzyln son eyreinden balyarak en byk
tacirler denetledii ii, gemi yapm tekelini ellerinde tutarak
ve belli tarihlerde -koruyucu gemiler eliinde- toplu ticaret
kervanlar dzenleyerek, tehlike ve zararlarn en byk blm
n stleniyorlard. Sermayenin korunmas, orada, sadece ortak
lk anlamalarnn oaltlmasyla saland. ok daha bireyci bir
yap tayan Cenovada ise, tersine, ortakln daha yetkin biim
leri bulundu. Yksek faizli bir tr deniz dnc, deniz tehlikele
rine kar s i g o r t a n n i l k b i i m l e r i orada uyguland.
Btn bu paral yatrmlar, ou kez toprak aristokrasisinden
gelen sermaye sahipleri ile, denizcilik ve ticarette ustalam kii
ler arasndaki btn bu ibirlii, talyan limanlarnda ilerin
srekli gelimelerini salad. Biraz gecikerek de olsa, ierdeki
talyan kentlerinin burjuvalar da katld bu ticarete; stelik,
daha byk sermayeleri toplayarak, sanayinin katks ile bankac
l da sokuyorlard bu etkinlie.
Bu b a n k a l a r ylesine glenirler ki, krallara bor ver
meye balarlar.
O zamana dain, talyan gurubu ile Kuzey Denizi gurubu
arasndaki ilikiler, Alpleri ve Fransa krallm kateden karayol
lar ile oluyordu. Bu gidi-geli yolu zerinde, Champagne
blgesinde, f uar l ar , XII. yzyldan balyarak tm Avrupal
tacirlerin rastlama yeri olur. Yalnz alveri yaplmaz buralar
da, tacirler arasnda hesaplar da grlr. Emre yazl senet
uygulamas, bu fuarlarda yaylr. Fuarlarn gitgide artan etkinli
i, 1296 ylma doru doruuna varr. Ne var ki, XIII.' yzyln
sonlarnda bu rol hzla azaltan olaylar da bagsterir: Tacirler
yava yava yerlerine yerlemiler, baka lkelerde ube aarak,
420
yazl ticar ilemlere bavurarak, alclar ile bizzat yiizyidze gel
me zorunluundan kurtulmulardr; kara yolunda deiiklik
olmu, zellikle gemi tekniindeki deiiklik nedeniyle dzenli
deniz seferleri balamtr; ok daha genel nitelikte bir baka
deiiklik, Champagne fuarlarnn kn tamamlamtr:
Kentlemenin gitgide yaylmasdr bu. nk her kent, kendi
blgesinde bir pazardr ve fuarlarn oynad rol oynamakta
dr.
XIII. yzyln sonlarnda zellikle hzlanan ticar etkenlik,
para dolamna da bir yenilik getirmitir. Bata, piyasadaki
deerli maden miktar artmtr; ama, asl nemlisi, deme
kolaylklar yaylmtr. Para basm da gelimitir; tam ayarda
ve sabit deerli kimi paralar -XII. yzyln sonlarndan balya-
rak ngiliz Sterlini ile Suablarn Helleri - yerel paralan, kendi
ktklar blgelere hapsetmitir. Ayrca, byk ticaret iin
Bizans ya da Arap paralan yetersiz kaldndan, yksek deerde
para basm balamtr; san maden zellikle talyan kisvesi
altnda dolamaktadr, altn flrenin kazand baar olaans
tdr ve ticar etkinlikteki genilemenin de en belirgin simgesi
dir.
XI. yzyldan balyarak, al-verideki ve parann dola
mndaki gelimeye elik eden f i y a t l a r d a k i y k s e l i , bu
dnem boyunca hzn srdryordu: Bylece Normandiyada,
1180 ile 1260 yllar arasnda, tarm rnlerinin fiyat, dolaysy
la toprak kirasndaki fiyatlar %50 artar. Bu fiyat ykselii, nce
kentlerdeki zanaatlar olmak zere, reticilere yarar salar.
Devir, bilindii gibi, gl bir kentleme devridir; dev katedral
lerin yapm, srekli bir byme iinde olan btn bu kentlerde
ki gnencin birer tandrlar. te yandan, z a n a a t m e s l e k
l e r i de r g t l e n i r l e r : Hayr ileme amacna dnk
bir dinsel tarikatn evresinde, bir ite uzmanlam ustalar, kal
falar ve raklar meslekler ya da sanatlar diye dernekler
halinde birleirler. Meslein yerine getirilmesini dzenlemekte
dir bu guruplar; zellikle de, alma sresini, yntemlerini,
rnlerin niteliini denetliyerek, rekabeti azaltmakta ve ustalar
arasndaki eitlii salamaktadrlar.
421
104. - XIII. yzyln sonlarnda
(A. talyanlar 1. Bellibal ktisad merkezler, - 2. Bellibal acente
ler, - 3. Bellibal ticaret yollar, B. Hansallar: 4. Bellibal Hansa
kentleri, - 5- Bellibal acenteler, - 6. Bellibal ticaret yollar,
422
Avrupa ekonomisi
- 7. Germen tarm koloniletire blgesi, - 8. Champagne fuarlar,
- 9. Byk-arap dsatm yapan blgeler, - 10. Byk boya dsat
m yapan blgeler, - 11. Bellibal kuma sanayi merkezleri.
423
Ticaret ekonomisi, krsal kesime de daha derinliine girer
ayn zamanda. Krsal kesimdeki reticilerin nlerinde gitgide
genileyen pazarlar almtr; bu pazarlar, reticileri, rettikleri
nin gitgide artan bir blmn sata armaktadr. Tarm ilet
melerinin yapsnda derin deiikliklere yol aar bu: Baclkta
byk gelime vardr; boyaclkta kullanlan bitki yetitirilmesi
yaygnlk kazanr; byk kentlerin et gereksinmesi iin hayvan
besleyicilii geliir; yn ticareti, krsal ekonomiyi alt st etmi
tir: zellikle ngilterede, kyllerle senyrler, dsatmclarn
isteine yant vermenin gayreti iine dmlerdir. imdi, top
raklarnda yalnzca yaamay deil, kr amacyla ondan daha
ok rn salamay dnen tarm reticilerinin anlayndaki
bu deiiklikle ilikili iki de olay vardr: Bir yandan, toprak kira
lamada yeni biimler oalmaktadr, ve toprak artk srekli
deil, vadeli, kimi zaman birka yllna kiralanmakta, bu yolla
savsaklyan ifti de saf d edilmektedir; te yandan, tarmla
ilgili yeni eserler kaleme alnmaktadr.
Tarm iletmeciliinin bu gitgide alp serpiliinden hare
ket eden toprak sahipleri, toprakta almay zendirerek ve
isteklerini oaltarak kyllerden ok daha fazla yarar salamak
tadrlar kimi zaman. Sermayelerini senyrlerin toprana yat
rp, tpk ticarette olduu gibi onu deerlendirmek isteyen kimi
burjuvalar da vardr. Ne var ki, ekonomideki bu yeni yneliten
ilk yararlananlar, genellikle kk iletmecilerdir. zellikle
Fransada byledir: Orada soylular, para ekonomisinin giriin
den, kendilerinin dorudan doruya topra iletmekten kurtul
malar dorultusunda yararlanrlar; toprakta kendilerine ayrl
m blm azaltr, onu byk lde maliknelerinde alan
khyalarna kiralarlar ve kiraclardan daha nce istedikleri rn
leri de nakte evirirler. Senyrlerin de bavurduklar yollar var
dr: Kendilerine ayrdklar toprak blmnn daha iyi deerlen
dirilmesine dikkat kesilirken, kimi haklarn da tutar kendilerine
bal olanlara satarlar; kyler, bir baklk szlemesiyle, ken
dilerini en ok skan haralardan kurtulmaktadrlar gitgide.
424
SOSYAL DEKLKLER
ktisad gelime, ilikileri, topran zerine kapanma dne
minde belirlenmi olan toplumun eitli snf ve zmreleri ara
sndaki ilikileri de deitirdi. Aslnda, karmak bir grnm
vardr bu sosyal deimelerin; ama, yle de olsa, durumlar
daha ok eitlendirmi, - o zamanlar talyada revata olan bir
deyimle- ikolarla clzlar arasndaki mesafeleri daha faz
la arttrmtr. En bata gze arpan sonular da bunlardr.
ou soylu olmayanlarn durumu dzelirken, soylularn duru
munda da k balamtr.
Sosyal durumlar, XII. yzyl balarnda yeknasaklama
sreci iinde olan kylln arasna, para ekonomisi daha faz
la farkllk getirdi. Hzla gelien al-veriin iine ekip ald
kimi kyller daha ok harcamaya baladlar; zellikle prensle
rin artan vergileriyle de sktrlnca takattan dtler ve, yeter
siz kaynaklarn tamamlamak iin bor almak, topraklarnn bir
parasn rehin altna koymak, htt kimi zaman bir yardm kar
lnda, topraklarnn tam sahipliini yitirmek zorunda kald
lar. Zenginlerin smrsne teslim olmu bu km snfn aa
durumunu, XIII. yzylda, Roma hukukundan edindikleri bil
gilerden de esinlenen meslekten hukukular, eskisinden hayli
farkl y e n i b i r s e r v a j erevesi iine getirip sokarlar; ken
dine zg ykmllkler ve efendinin keyf hareketlerine tbi
nitelikler tamaktadr bu durum. Bir yurtlua bal, istenildii
kadar angarya yklenebilecek ve smrlebilecek olan bu serf-
ler, Fransada nadir, Almanyada az sayda olmakla beraber,
ngilterede, kylln ounluunu oluturmaktadr. Bununla
beraber, ngiltere ve talya dnda, kyl kitlenin madd duru
munda hissedilir bir dzelme vardr genel olarak; ve, artan ver
gilere karn, bu snf, XIII. yzyln ikinci yarsnda, olaanst
bir gnen dnemi yaar; o kadar ki, belleklerde yer edecektir
bu ve kukusuz Fransada kral Saint Louisnin saygnln yk
seltip, iktidarnn ansn taze tutmakta yardm olacaktr. Son
olarak, krsal kesimde kk bir sekin gurup, servetler hiyerar
isinde pek ak bir ykseli gsterir. valyelerin skandal
425
diye grdkleri bu ykseliin bir iareti olarak, - o gln - son
dadan grme kyl temas, XIII. yzyl balarnda edebiyata bir
den girip yaylr. Gerekten, almasnn rnn satmada
daha hnerli davranp kk bir sermaye toplamay baarma
m, komusunun topraklarndan rant elde etmemi, sknt iin
deki valyelerden toprak satn almam, giderek kk bir sen-
yrlk kurmam, evrede alabildiine ktisad bir egemenlik eli
ne geirmemi, aylaklk iinde, yani soyluca yaamayan bylesi
yontulmamlarn bulunmad pek az ky vardr; bu yeni zengin
lerden ou, kyde kalm nemsiz soylularn kzlaryla evlenir
ve kimisi de, 1250 ylndan sonra, kendini kibar takmndan diye
kabul ettirmeyi baarr.
Aktr ki, iktisad ykseli, ok daha kolay para kazanlan
ve kazanlann da nemalandrld kentlerde daha ileriye gitti.
Ne var ki, orada da bu ykseli herkes iin ayn olmad ve burju
va halkn bir blmn tekine baml klacak biimde geliti
iler. XII. yzyln ortalarnda, hemen btn kentlerde byk
servetler ym tacirlerin says artar. O tarihten balyarak da,
ilerinden ou, paralarm mlklere yatrmaya balarlar: Evleri
ni tatan yaptrrlar, tanmaz mal rehini zerinden dn para
verirler; kent dolaynda, r, rant ve enyrlkler satn alrlar.
Bylece, servetler kararllk kazanr ve hemen hemen her kente
egemen k k bi r k a s t oluur; yeleri al-verile zengin
lemeyi srdren, ticaretin rastlantlarna kar kendilerini mlk
leriyle koruyan kiilerdir bunlar. Ellerindeki sermayeye dayana
rak, en krl ileri, uzun mesafelere ticareti, para ticaretini ken
dilerine ayrmlardr. Bal olduklar, mesleki kurulular, zanaat
larn kk mesleklerine egemen durumdadr ve, bu kuru
lular, kent toplumunun iskeletini oluturduklar, giderek ortak
sorunlarn ynetimini stlendikleri iin, en zengin burjuvalar,
en gl meslek kurulular araclyla, beled ileri denetler
ve, komndeki kentlerde, belli bal yneticilikleri ele geirirler.
Byle olduu iindir ki, Flandrem sanayi kentlerinde, byk
kuma tacirlerinin nde gelenleri, kendi kurallarn daha aa
daki yn emekilerine dayatrlar; Floransada, komn, XIII.
yzyln sonlarnda popolo grosso ynetmektedir ve onun iinde
426
de stn durumda olan byk i adamlardr. Kentin kurumlar-
na el koyan, bu yolla da iktisad yaam kendi karlarna gre
daha iyi rgtlemek, giderek komnn mliyesini ynetmek ola
nan elde eden zengin burjuva zmre, stnln yerletirir
ve kendilerini orta snflardan ayran ukur derinleir. Bu zm
re, bir kast dncesi gerei, sonradan grmelere kendini kapa
ma eilimi iine girer; rnein, 1296 ylnda byk Venedik
Konseyi kapatlr. Bu zmrenin iinden kimisi, valyelerin ara
clyla, soylular arasna girerler.
ktisad gelime, kimi istisnalar dnda, e s k i s o y l u
s n f n z a r a r n a geliti. Gerekten, ilke olarak aylk ya-
yan, savurganl bata gelen bir erdem olarak bellemi valye,
harcama frsatlarnn oaldn grr. XIII. yzylda, atalar
nn krsal ve yaln yaamlaryla uyumaz olur artk; toplantlar
ve saraylar daha titizlikle ziyaret eder ve oralara da tacirlerin
sattklar soyluluk renkleri denmi kumalar giyinmeden
gidemez; asker donanm gitgide daha karmak bir hal alr ve
daha etkili de olsa, imdi daha da pahaldr. Kale ve surlar g
lendirmek olduu gibi, onlara saldr sanat da gelimitir; eski
ahap ve topraktan kuleyi tatan bir bedene dntrmek gere
kir; ato sahipleri, imdi silahl askerlerin hizmetini, sk sk satn
almak zorunda kalmaktadrlar; cretli askerlik, XII. yzyln
son otuz ylnda Batda yaylr ve yz yl sonra da btn ordular
cretli olacaktr; ve kk soylular da atadan kalma iftliin ev
resine bir ukur kazdrmaya, ona kuleler eklemeye, giderek
mstahkem bir konut haline getirmeye balarlar. Ne var ki,
para ister btn bu eyler ve her eyin fiyat ykseldike bu
para da artar srekli. Nakit kullanm her yere girmitir. Kzlara
topraktaki miras pay ayrlmamaktadr artk, onun yerine nakit
olarak bir cehiz verilmektedir; kiliselere sadaka diye gitgide
daha az toprak ve gitgide daha fazla nakit adanmaktadr; yld-
nmleri, ayinler, kiliseler vasiyet edilmekte, bunlar iin mlkten
srekli nakt rant ayrlmas art koulduu iin, kuaktan kuaa
miktar artmaktadr ve miraslara da ar ykmllkler getir
mektedir. Geri, soylunun kendine ayrd kk bir blmn,
hizmetileri marifetiyle dorudan iletilmesi, rn vergisi olarak
427
elde tutulan ondalk, evin geimini salamaktadr; ancak, geri
kalan her ey iin valyenin paraya gereksinmesi vardr. Tm
dentiler ve angaryalar nakte dntrlm olsa, senyrln
ald vergiler nakt kaynaklar hissedilir lde arttrm da
olsa, bir yerde yetersiz kalmaktadr bu ve XIII. yzyln balarn
da, valyelerin bteleri srekli ak vermektedir. Soylular,
yaam dzeylerini srdrmek iin, daha nceleri hsmlarndan
ya da dostlarndan bor alrlard: imdi onlar da sknt iinde
olduklarndan, en gnenli dinsel kurululara, burjuvalara, kent
lerin lombardlarna, prenslere el almaktadr. Kredi de tke
nince, mal varlklarndan para para devretmeye balarlar; hak
ya da mlk olarak yaplan bu satlardan yararlananlar da, daha
gvenli bir yatrm aran iinde olan zengin kyller ya da bur
juva kapitalistlerdir.
Bu ktisad sknt, giderek yoksullama, kimi soylu olma
yan snflarn ykselii bahasna olan bu d, soylu snfta, bir
k o r u n ma t e p k i s i n e yol at: Toprak varlm korumak
amacyla, ayn sradan miraslar arasnda eit bltrme konu
sundaki o eski detten vazgeildi ve en byk parann en
byk oula braklmas ya da btn kk kardelerin dinsel
yaama adanmas deti yerleti. Ayn zamanda, imdi fiili bir
stnlkten de yoksun olduklar iin, soylular, onursal ayrcalk
larna, kkenlerini belli eden d iaretlere daha ok baland
lar; kimi yerde baz giyim biimlerini, baz renkleri tekellerine
aldlar ve soylu olmayanlarn silah tamalarnn yasaklanmasna
kadar vard bu. Snf bilincindeki younlamann bir sonucu ola
rak, soyluluk Fransada, XIII. yzyln balarnda, askerlikte
uzmanlam olmaktan, valyelikten, yani zenginlikten ayr,
kanla geen bir nitelik olarak grlmeye baland. valyele
rin ocuklarnn ve torunlarnn sosyal stnln gstermek
zere, yeni unvanlar kt ortaya.
Sonunda kime yarad bu sosyal deiiklikler?
Btn bu sosyal deiiklikler, yani soylu olmayan sekinle
rin zenginleip de ykselilerini benimseyip onaylyacak bir ikti
dar desteine gereksinme duymalar; fazla olarak, soylularn
yoksullap da, haklarn ve hizmetlerini gllere satmak zorun
428
da kalmalar, kimi prenslerin iine yarad: Para ekonomisinin
gelimelerine oranla en uygun yerlerde bulunan ve onlardan
kendileri iin yararlanabilecek kimi prenslere, otoritelerini yay
mak olanan salad bu deiiklikler; kimi ato sahipleri,
kk prensliklerini glendirmek olana buldular bu yolla.
Ancak gelimeler, asl k r a l l a r krl kard; nk onlar,
mal yetkilerini geni bir toprak parasnda uyguluyorlard ve
te yandan, paray ellerinde tutanlarn zerinde, elverili durum
larda onlardan dn alabilecek kadar saygnlklar vard ve
yeterince etki aralarna sahiptiler.
II
MONARLERN GLEN!
Bylece, para ekonomisinin yayl, araya baka ilikilerin
gitgide arttrd kolaylklarn da girmesiyle, XII. yzyl ortalary
la XIV. yzyl balar arasnda Batnn siyasal yapsnda gr
len temel deiikliin balca nedenlerinden biri oldu. Nedir o
deiiklik? Latin Hristiyanl ile karan ve bir yn kk
zerk hcrelerden oluan bir kitlenin yerine, yan yana duran
-alabildiine- bireysellemi, geni topraklara hkmeden ege
menlikler geti. Modern Avrupa devletlerinin i l k t a s l a k l a -
r dr bunlar. Bununla beraber, blgeden blgeye, hayli deiik
grnmlere brnd bu deiiklik.
Nasl?
FRANSA KRALLII
Gerekten, XI. yzyln balarnda, feodal daltan -ba
kalarndan ok daha- fazla etkilenmi-grnen Fransa kralln-
dadr ki, glerin bir araya gelii, en dzenli ve en srekli izgi
yi izledi. XII. yzyl ortalarnda, kralln daha imdiden elveri
li bir durumu vardr orada. Alt kuaktan beri her hkmdara
bir oul veren mutlu bir rastlant, krallk onurunun miras yoluy
la gemesi ilkesinin gitgide yerlemesine olanak salad nce ve,
429
onun sayesindedir ki, Capet ailesinin toprak varl Taca sk
skya balanm oldu ve ona senyrlnde bir temel salad;
kukusuz orta halliydi bu, ama kararllk tayordu ve uygun bir
yerdeydi. 1080 yl dolaylarndan balyarak, krallar, btn dik
katlerini bu mlk zerinde younlatrarak, onu bozulmadan,
htt daha da genilemi olarak miraslarna brakrlar; ayrca,
snrlar iindeki tm laik senyrlere de iktidarlarm kabul ettirir
ler. Arkadan, 1160 ylma doru, ktisad glerin, kralln bt
nnde, Capetlerin miras kadar geni ve derli toplu blgesel
egemenliklerin gelimesini desteklemeye balad ayn anda,
Capeter, eylemlerini, kararl bir biimde, le-de France dna
yayarlar. O tarihten balyarak, bir yzyldan fazla bir sre iin-
de, monarik iktidar, gleni iinde olacaktr.
Fransa kral, ato sahibi olarak, belli ayrcalklar olan bir
s e n y r d. VII. Louis, Phillippe Auguste, VIII. Louis, Saint
Louis, bu senyrl geniletip yaymakta hibir frsat karma
dlar: Asker fetihler ya d -bir para aalk- uzlamalarla,
gitgide rflere giren el koymalarla, uyank bir evlilik politikas
gderek, koruduklar dinsel kurulularn kimi mlklerine ortak
olarak yrd iler; kimi zaman, 1204 ylnda Normandiya
Dkalmm kralla katlmasnda olduu gibi, bir byk lokma
nn yutulduu grld; zetle, kk ya da byk kazanlarla,
ama sabrla oldu her ey. 1275 ylma doru, Capetlerin Szma
sndan yakasn syrabilmi drt prenslik kalmt evrede; kimi
zaman dilleriyle, ama asl rfleri ve anlaylaryla kiiliklerini
korumu olan drt prenslik: Flandre, Guyenne, Burgonya ve
Bretagne.
Fransa kral, ato sahibi olarak, f e o d a l s e n y r d
ayn zamanda; yle olduu iin de, bir ok vassal, kullua gir
mi olduklarndan dolay, kiisel hizmetle ykmlydler ona.
Capetler, bu durumdan da yararlandlar: Kralln iinde, feo
dal ilikileri, banda kraln bulunduu geni bir piramit -olarak,
sabrla rgtlediler; bylece, henz krallk mlkyle dorudan
doruya btnlememi soylularn topraklar kuatlm olacak
t. XIII. yzyl iinde, Fransa, hzla feodalleti: Tm yksek
snf, toprak ilikileriyle ve kiisel ilikilerden oluan bir
430
105. - Fransada 1328 ylnda krallk topraklan
sistemin iine alnm oldu; btn bu ilikiler tutarlyd ve hepsi
birlikte kraln kendisine doru ynelmilerdi. lke olarak, nce
kraln kimsenin kulluunda olmad kabul edildi; sonra, zorla
ya da baka yollarla, kral, daha nce kulluuna girmemi olan,
krallndaki nde gelen tm kiilerin kulluunu elde etti yava
yava. Son olarak da, kral ve grevlileri, bu senyrlk stnl
nden yarar salamann frsatlarm kolladlar: Btn bu fef-
ler, silahl hizmet, sarayda hizmet, ayn zamanda mal hizmetle
ykml idiler; zellikle, kraln yardmclar, baml senyrlk-
lere karabilecek, kimi atolardan yararlanabilecek, baz sulu
431
larn istemlerini kabul edebilecek, tmar sahibini soluk solua
tutmak iin feodal rfn incelikleriyle oynayabilecekti.
Kraln otoritesindeki bu ilerleme, i k t i d a r o r g a n l a r
n n g e 1i m e s i ne de yol at. Bu organlar, XII. yzylda
pek ilkeldirler: Kraln hsmlar, hizmet edenleri, dostlarndan
oluan kk bir gurup vardr kendisine yardm eden; bu gurup,
danma grevini yerine getirmek zere gelmi vassallerle gide
rek byr, kraln divan kar ortaya. Saray, senyrlklerin
herbirinde yerini korumak, oralarda haklarn kullanmak, gelir
lerini toplamak iin grevliler (ministeriaux) de kullanmaktadr.
XIII. yzyl balarnda, kraln topraklar birden byynce, bu
orta halli kadroya, daha gvenli, daha etkiri grevliler eklemek
gerekti: ou, kraln evresindeki kk valyeler arasndan
seilen bu grevliler (baillis ve senechaux) uzakta senyr kral
temsil ediyorlard. Merkez idare organlar da farkllamaya ba
lad ayn zamanda. Sarayda uzman blmler kt ortaya ve git
gide zerklik kazandlar ve srekli hale geldiler: Adaletle grev
li bir blmn (Cour en Parlement) yan sra, krallk mliyesini
denetlemekle grevli bir blm (Chambre des Comptes) gr
yoruz. Bu organlarla kral arasnda herhangi bir ztlamaya da
rastlanmaz. Bylece, 1250 ylna doru, geni lde bu yardm
clarn da katklaryla, Fransa kralnn egemenlii alabildiine
glenmitir. Bir yzyldr srekli bakent grevini gren
Parisin dnce dnyasndaki saygnlnn da bunda rol var
dr; ve bir de, feodal bir senyr de olsa, kendinden ncekiler
den ok daha fazla adalet zerine titreyen bir kraln.
S a i n t L o u i s dir kastettiimiz!
Ne var ki, XIII. yzyln son eyreinde, gitgide glenmi
olan krallk iktidar, nitelik deitirmeye balar. ki eyin etkisiy
le oluyordu bu: ne, bir dncenin, k a mu i k t i d a r
d n c e s i n i n etkisini gryoruz. Yzyln bandan beri
Roma hukuku stne yaplan aratrmalardan yeni bir egemen
lik kavramna varlmt; buna gre, iktidar, ortak yarara uygu
land iin, zel mlkiyetin konusu olamazd. zellikle, legis-
tes diye adlandrlan ve gneyde Montpellier okulunda okumu
hukukularn yaydklar bir dnceydi bu. Bir etki de, do-
432
106. - Saint - Louis
rudan doruya kraln adamlarndan geliyordu: Yeni bir zmre,
iktidar grevlileri, kanun ve kalem erbabndan oluan bir zmre
domutu. Kamu iktidar dncesinin etkisi altnda, onlara
gre de, krallk snrlar iinde, imperiumu, yani tam egemenlii
kullanacak olan yalnz kraldr. Aslmda, bunu sylerken, kendi
adlarna da konumu oluyorlard. Nitekim, o tarihten balya-
rak, imdi ideal ve anonim olarak anlalan bir otoriteyi topluca
ellerinde tutan, kendi kendine ileme yeteneine sahip bir idare
makinesini temsil eden hkmet grevlileri, kraln kiiliini gl
gede brakmaya baladlar: Gzel Philippe, ilerin yry ze
rindeki etkisi tartlabilecek ilk Fransz kraldr. Tac giyme tre
ni nemini yitirirken, monarik iktidar, o andan balyarak, ok
daha soyut ve kiilik-d bir nitelie brnd.
Kendi dnda baka herhangi bir iktidara stn ve znde
zel senyrlerin gcnden farkl olan bu hkmran otoritenin
yeni grn de' yeni gelimelere yol ap kral destekledi. u
dnce kabul edilmeye baland yava yava: Kral, artk kamu
yararna hareket ederken,.ortak i r a d e y i dile getirmekte
dir; ve, kendi maliknesinin ya da feodal ilikilerin dnda,
uyruklarnn yardmm istemek ya da baka yardmlara bavur
433
mak hakk vardr onun. Dorusunu sylemek gerekirse, bu son
noktadaki ilerleme pek yava oldu: XIV. yzyl balarnda, ken
di senyrlnn olaan gelirleriyle artk yetinemiyecei, vergi
toplamas gerektii dncesi baskn kmaktan uzakt henz.
Parann gitgide nemli bir rol oynad bir dnyada, cretin kral
lk ordusunda yayld, cretli askerliin vassal hizmetlerin yeri
ne getii bir anda, monarinin mal organlar ekirdek halindey
di.
Fransada bunlar olurken, ngilterede ve mparatorlukta
gelimeler pek farkl bir dorultudadr.
NGLTERE
Kk ngiliz krallnda, Normandiyal Guillaumeun fet
hi, feodal sistemi yerletirmiti; her ey hkmdara doru ynel
mi, o ise -Kuzey ve Bat snrndakiler dnda- feodal prens
liklere gz atrmyordu. Fatihin, arkasndan da oullarnn sk
skya dizginledikleri ngiliz-Norman aristokrasisi, I. Henrinin
lmnden sonra ortaya kan taht kavgalarndan yararlanmay
dnd (1135); kendisinin yoksun brakld kta Avrupasnda-
ki gibi bir zerklik kazanmak istiyordu: Kralm maliknesinin
nemli bir blmne el koydular, atolar ele geirdiler, yeni
kaleler yaptlar, daha gl yerel gler yarattlar.
Ne var ki, ksa mrl oldu bu hareket.
II. H e n r i P l a n t a g e n e t nin -1154 ylnda- balatt
monarinin onarlmas, Sakson dneminin temel kurumlarn
-byk blmyle- koruduu lde kolay yrd: Bu kuram
larda, tm halk, yerel meclisler ereveliyor, ve Ortak
Kanun, yani kralm kanunu altnda bulunuyorlard; bu kanun
ise, krala, istil annda, tm zgr insanlarn silhl hizmetini
salyordu. Bata bu nedenlerle, monarik iktidar, bir engele
rastlamadan alp serpilebildi. Balca organlar, dikkatleri
ekecek kadar, erkenden geliti: Kraln otoritesi ile donanm
yerel grevliler (erifler); belli dnemlerde krall dolaan yar
glar ve ayn zamanda mal bir denetim arac (Echiquier); son
434
olarak da, merkezde bir adalet divan gryoruz. Bu divan, ok
gemeden ikiye blnecektir. Biri (Ortak Sra) yerinde kalacak,
o
teki (Kral Sras) hkmdarla dolaacaktr. Hepsi de, kralla
salam bir yap kazandrmaktadr,
I. He n r i ile olu A s l a n Y r e k l i R i c h a r d ,
dnemlerinin en gl krallar ve kendilerine bal meslekten
yetime bir grevliler zmresine sahip tek hkmdarlar oldular,
en zenginleri de; nk, feodal haklarndan alabildiine yararla
nyorlard. Ne var ki, bu sert ykmllkler btn arlklaryla,
toprak senyrlerinin stne kyordu. Fransada soylular ap
tan derken, ngilterede bu senyrler ktisad bakmdan g-
lenmektedirler. Sonucu u olur ki bunun, krallk otoritesi, Fran
sada, Capetlerde olduu gibi yaylp genilemek yle dursun,
snrlanmaya balar. XIII. yzyl boyunca, iki kez, kraln vassal-
leri iinde en zengin olan gurup, yani baronlar, Kilisenin de des
teiyle, hkmdar isteklerini azaltmak zorunda brakr; htt,
1264 ylnda olduu gibi, kralln ynetimini birka aylna elle
rine de geirirler. Bu gelimelerden nemli yazl belgeler kar
ortaya: 1215 tarihli B y k a r t (Magna Carta) ve onu izle
yenler, kraln keyfiliine aka snrlar koyar; hkmdar, yk
sek soylularn rzasn almadan ve onlarn katlm olmakszn
hareket edemeyecektir. Son olarak, valyelerin zenginlii kont
luk meclislerine saygnlk kazandrd iin, bu asker kast, hem
gnen iindeki ileri gelen kiiler, hem yerel yneticiler olarak,
kraln adamlarnn eylemine snrlar koyarlar ve ou ilerin
dzenlenmesini, zellikle kamu dzeninin srdrlmesini, seil
mi grevlilere, v a l y e j r i 1e r i ne (Coroners ve Constab-
les) brakrlar. Bununla beraber, unu da belirtmeli ki, iktidarn
kullanlmas amacyla baronlarn ve yerel kurulularn bu birle
mesi, baka yerde olduundan ok daha itenlikli biimde, halk
la kraln birliini gerekletirdi. Kral, yetenekli ve popler oldu
unda, kullanaca pek gl etki aralar vard elinde.
XIII. yzyln sonlarnda I. E d u a r d byle oldu. Fetihten
beri, niyete ngiliz olmasa da bir ngiliz ad tayan ilk hkm
dar olarak, Galler lkesini kralla katt,, skoyaya seferlere
435
1
0
7
.

-
M
a
g
n
a

C
a
r
t
a

n
m

b
a

l
a
n
g

kt; bu zaferlerin de etkisiyle, snrlardaki byk baronlarn


roln ve etkisini azaltt; feodal ilikiler iinde, krallk haklarn
srdrmek iin geni soruturmalara giriti; hkmet etmek iin
en hzl hizmetlerden yararland ve zellikle mal organlar geli
tirdi. Ticaretin gelimesinden yararlanarak, gmrklerden ve
zellikle dardan getirtilen araplarla, darya satlan yn ve
derilerden gelen vergilerden gelir salad; Londraya yerlemi
talyan iadamlarndan borlar ald. Bylece, birka skntl an
bir yana braklrsa, byk zenginliklerden yoksun bir kralla
-l dnda- yk yklemeden, politikasn mal bakmdan
437
destekledi. Son olarak da, kralln yceliini btn parlaklyla
ortaya koymak zere, sk sk parlamentolar toplantya ard:
Adaleti yerine getirmede kraln yardmcs, hkmdarn istedii
yardmlara karar verecek ortak kurul olan b baron toplantla
r, bu feodal meclisler, imdi baka temsilcilerle de kabarm
bulunuyorlard: Ykselen snflarn, yani kontluklarn valyele
ri ile, doan kentlerin burjuvalarnn temsilcileri idi bunlar. By
lece, arkas gelmeyen uyumazlk anlar ve birka gerileyiten
sonra, ngiliz Krall, XIV. yzyln balarnda, Fransa krall
kadar glyd.
Ancak, bir para farkl temeller zerinde!
MPARATORLUK LKELER
Bu dnemde, monarik otorite, tersine mparatorlukta
btnyle aptan dmt. Ancak, yle de olsa, XII. yzyln
ikinci yarsnda, Roma hukukunun yeniden douu, Bizansla
daha sk ilikiler, hatta F r i e d r i c h B a r b a r o s s a nn kii
lii, imparatorluk dncesini tuhaf biimde glendirdi. imdi,
Alman krallyla karsa da, mparatorluk, Bolonya hukukula
rnn ycelttikleri ve kutsallk tandklar imperium romanoru-
mun bir uzants olarak grnyordu yine de. Ayn zamanda,
krallkta, Germanya, talya ve Provence krallklarnda, hkm
darlk yetkilerini tumturakl biimde belirtiyor ve imparator,
gcn yaymak iin, feodal kuramlardan yararlanmak istiyordu.
Son olarak da, kendinden ncekiler gibi, Hristiyanln evren
sel ynetimi, Papaln Karolenjler zamanndaki gibi denetlen
mesi, mparatorluun evresindeki gezegenler olarak grlen
Batnn teki krallar zerinde manev otorite isteindeydi: VI.
H e i n r i c h , bu patronluu, vassallik ilikileri araclyla ger
ekletirmeye kalkt; bunun iin de, Kbrs ve ngiltere krallar
nn kulluunu elde etti ve Fransa kral Phillippe Augustenk-
n de elde etmek iin giriimde bulundu.
Ne var ki, bu grkemli yap, salam temelleri olmad iin
kt.
438
109. - Friedrich Barbarossa ve Oullan
nce, mparatorluun dayana olan Alman Krall karar
llk ve salamlktan yoksundu: Seimli bir monari olduu iin,
her seimde, seilenin vermek zorunda olduu dnler zayflat
yordu kral; stelik maliknesi olmayan, oradan oraya dolaan,
her yana dalm ama hibir yerde salam temeli olmayan bir
monariydi bu. Bu koullar altnda, onun kalkp bir de teki iki
krallkta stnln srdrmesi pek gt. Sonra, daha imdi
den, Jura ile Alplerin batsnda, mparatorluun otoritesi bir
kelimeden baka birey deildi ve siyasal bakmdan etkinlii,
Fransz etkisinin szmasndan ok daha azd. Kentlerle donan
m o dikbal talyay elde tutmak iin, Germen seferlerinden
vazgemek gerekiyordu ve Alman imparatorlar Douya doru
yayln ynetimini snrlardaki prensler yararna terkettiler.
mparatorluk gneye doru kayd yava yava: Sicilyann sahibi
439
VI. Heinrich, bir Akdeniz egemenlii dledi; olu II. F r i e d -
r i c h , iktidarn Romada kurmak istedi. Son olarak da, Alman
ya kralnn evrensellik savlar, talyada ve Germanyada iktida
rn temellerini kerten korkun bir muhalefetle karlat.
Muhalefet Bat krallklarndan geliyordu bata: nk oralarda,
kendi krallklarnda birer imparator olduklar iin, hibir vesaye
ti kabul edemeyecekleri dncesi olgunlayordu; bylece, II.
Friedrich, alnganlklar gidermek iin her trl patronluktan
vaz gemi de olsa, Bat hkmdarlarn, hem sapknla, hem
de Kilisenin cismani savlarna kar ynelmi, bir respublica uni-
versae christianitatis, yani bir tr manev topluluk kurmaya ar
dnda boa gitti ars. ok daha kavgac bir muhalefet,
manev stnlne gitgide daha ateli olarak balanan Papalk
tan geliyordu.
Bu glerin stesinden gelemiyen mparatorluk, bylece,
bir kurum olarak XIII. yzyln ortalarnda kayboldu; bir birlik
ve bar d olarak, i m p a r a t o r l u k d n c e s i yaad
yalnz. Bu k, talyam, Almanyaya bahyan birlii bozdu,
imparatora dorudan doruya bal blgelerde derin bir siyasal
sarsnt yaratt; o yzdendir ki bu blgeler, Bat Avrupann
tutarl krallklarnn tersine, paralanm bir halde ekimeler
iine dtler. Almanyada krallk iktidar, II. Friedrichin l
mn izleyen -yirmi yl akn- bir fetret dnemi dolaysyla
pek apndan dt; iddet ve i savalarla dolu bu fetret dne
minde ise, hkmdarn malikne ve haklan yamaland, btn
yerel gler bir genel anari iinde glendiler. lke, o tarihten
balyarak, bamsz prenslikler yn olup kt. Douda daha
youn ve geni olan bu prenslikler, tersine Batda zellikle Ren
vadisinde -olabildiince- danktlar; siyasal savunma toplu
luklarnda birlemi zgr kentlere, ve kimi zaman da, Alpler-
de, bamsz dal topluluklara bir yer brakyorlard. Bu dal
topluluklar, svirede bir konfederasyona doru gidiyorlard.
talyada, iktidarlarn dal ok daha ileriye vard. Alple-
rin tesinde birka prensliin dnda, zellikle kentler vardr
burada. Ne var ki, ticar yarma yznden birbirleriyle ztla-
mtr bu kentler; ve her kentin iinde de soylular, zenginler,
440
kk zanaatlar birbirinden farkl karlar temsil etmekte, bir
birine hasm partiler iinde toplamakta, srekli bir anlamazlk
hkm srmektedir aralarnda. Ve aktr ki bu kark ortam
da, yabanc bir kente kap oradan yitirdikleri yurtlarnn d
n gren srgnler arasnda imparatorluk umudu daha da gl
olarak varln srdrebilirdi; bu kez, gerekten Romaldr ve
Germen etkisinden syrlm bir imparatorluk umududur bu.
mparatorluk iktidarnn kyle glenen, dnyann siya
sal ynetimini eline geirme dncesinin bir baka gdcs
olan Papala gelince... Hristiyanlk, giderek Kilise zerinde
imparatorun kuraca bir stnlk dncesine direni iinde,
Papaln stnl dncesi, gerekten glendi; hem feodal
kurumlarda, hem de Corps Jurisin tayp getirdii yeni ege
menlik kavramnda dayanaklar buluyordu bu dnce. XIII. yz
ylda, Papa, stnlnn iareti olarak, ikinci bir tac geirdi
kafasna. mparator IV. Henrinin giriimiyle yarma iinde,
III. nnocentius, Papalk makam evresinde, Roma Kilisesinin
arkasnda, tm Hristiyan dnyann hkmdarlarn toplayacak
geni bir vassal bamllklar ebekesi kurmaya abalad; kimi
senyrlkler, arkasndan da ngiltere Krall Papaln haslar
oldular, yllk bir ey de deyerek bamllklarn dile getiriyor
lard. Gitgide de u dnce belirginleti: mparatorun kendisi
de Papaln vassali idi, ve III. B o n i f a t i u s , buradan kalka
rak, Roma piskoposunu, manev olduu kadar da cisman, Hris
tiyan halkn tek nderi olarak kutlayp yceltti.
Ne var ki, aa uymayan davranlard bunlar.
mparator gibi, Papa da, imdi Avrupay blen devletle
re vesayetini kabul ettiremezdi. Cismani egemenlie soyunmu
bir Papann gerek grevine ihanet edeceine inananlar gitgide
oalmt. lk Hallar zamanndaki feodal dnemin birlemi
Hristiyanl kesinlikle paralanmt. Bir yandan laik glerin
gitgide glenii, te yandan ktisad gelime, parann byyen
gc ve rflerdeki ard arda deime, XII. yzyln ortalarndan
balyarak, Kilisenin iinde gitgide dayanlmaz hale gelen bir
huzursuzluu srdrp duruyorlard.
441
110. - 1300 ylma doru Almanya
III
KLSENN BRLNE KARI TEHDTLER
Batda teki krallk, prenslik, ya da senyrlklerde olduu
gibi, Kilisede de, monarik iktidar, dnyev glere kar verilen
mcadele boyunca srekli glenmiti. Kse hukuku, Hristi
yanln en stn yasamacs yapmt onu ve yanlmazd. Dnye
v monarilerde merkez organlar giderek nasl farkllamlar
sa, Kilisede de, iler uzman kurullar arasnda paylalmt; ste
lik, gitgide oalm ve eitlenmiti: Piskoposlarn belirlenmele
ri iin mdahaleler, ayrca baka hukuksal sorunlar vard. Son
olarak da, XIII. yzylda, bu istilac iktidarn mal organlar geli-
442
ir; nk, Kilisenin byk paras vardr. Bu iktidar merkezle
mesi, idare atsndaki bu gelime, teki devletlerde olduu
gibi, Kilisede de, i tutarl ve birlii destekler.
Ne var ki, bu Kiliseye kar tehditler de vardr.
HASIM GLER
Kilisedeki merkezilemeye, Hristiyan halk da hareketlen
diren eitli ve pek gl eilimler kar kar. Ayrcalklarna
kar gitgide kskan kesilen dnyevi glerin, Kilisenin dokunul
mazlklaryla mcadele etmelerini, rahipleri de -teki uyruklar
gibi- yarglamak, boyun edirmek ve smrmek isteyilerini bir
yana brakrsak, 1150 ylma doru, Roma Kilisesinin - e n gl
aralarla dayatt- manev ve dnsel disiplinine kar kan
h a r e k e t vardr.
nce, ktisad koullarn ve yaam ilikilerinin gelimesinin
bir sonucu olarak, d n y a z e v k l e r i n e gitgide artan bir
b a l l k gryoruz. valyelerin balattklar kibar leminin
toplantlar, XII. yzylda btn Avrupay Sarmtr. Soylular
meclisine kadn girmitir; kadnla beraber grg kurallar ve
ak; gzde kadnn rol, Hristiyan evliliin erevesi dndadr.
Btn beenilerde srekli bir incelme vardr. Ve btn bunlar,
yksek snftan olanlar, Kilisenin emrettii kavramlar ve grev
lerden saptrmaktadr. Bylece, bu evrelerde, -grlr biim
d e - bir dnya ak gelimektedir; dnya zevklerini, nce XII.
yzyln sonlarnda Fransz valyelerinin lirik iirleri akr. ster
istemez, lmden korkuyu da beraberinde getirir bu: lm, yol
culuun sonu ve sakin sevinlerin balangc deildir artk, bir
kopu, bir kknden skltr o. Ticar evrelerde de bir
kazan ak vardr: ou kez burjuvalarda rflerdeki savurgan
lkla iiedir bu; kr, Hristiyanln telkin ettii acmayla da
uyumamaktadr. Madd koullardaki bu ilerleme, ruhban tak
mn olsun, laik evreleri olsun, Hristiyan emir ve kurallarna
kar ak bir srt evirmeye gtrmtr.
kinci baemezlik tohumu, a k l d n c e d e k i
443
i l e r l e y i tir. XII. yzyln ilk yarsnda palazlanm diyalek
tik, sonra kk bir aydm evrede, dncenin her trl yneli
i iin kullanlr olmutur. Aslnda, Bathn tarihinde, bu XIII.
yzyldan daha mantk, daha usavurma, tartma, snflandr
ma, soyutlama kaygsn tayan baka bir dnem yoktur. XII.
yzyldan balyarak, Ispanyada ve talyada Arapadan Latince-
ye evrilen Aristotelesin eserlerine kar gsterilen o yakn ilgi,
dnmeye olan bu coku ve tutkuyla aklanabilir ancak.
Bizansla kltrel ilikilerin yeniden balamas, zellikle mesafe
lerdeki daral, Hristiyanlk ncesi felsefe ile daha iten temas
salar. Aristotelesin Yunanca el yazmalar, filozofu, Mslman
yorumcularn bozucu klfndan syrr, daha retici, daha eki
ci klar. 1225 ylna doru, Paris okullarndaki hocalar, aklc fel
sefenin yntemlerini, bilinli olarak ilhiyatn sorunlarna uygu
lamaya balarlar. Bu yneli kesin ve nemlidir: nk akl,
otoriteler karsnda insann zgrlyd, dnceye bask
lar nnde de bir bamszlk tohumu. Bu tutum, u bakmdan
daha da kayglandrcyd: Hepsi de rahip olan hocalar ve ren
ciler, yine de yerleik Kilisenin kadrolar iindeydiler. Gerek
ten, XII. yzyln balarndan balyarak, aydnlar, en yetkin
hocalarn ve en iyi kitaplarn bulunduu birka byk merkezde
toplayorlard: Bolonyada, Roma hukuku, Pariste zgr sanat
lar retimi ve ilhiyat iin ilk aratrc kadrolar byle byle
olumutu. Daha zgr olan bu okullar, yredeki katedral rahip
lerinin okullaryla yaryorlard; geri, reticilere retim bel
ge s ini verme ayrcaln ellerinde tutuyorlard bunlar, yle de
olsa retimi ve dncenin akn yeterlice gzetliyebilecek
durumda da deildiler.
Dnce etkinlii, bamsz ve ok ynl olma yolundayd
byece.
ok daha yaygn, halk katna girmi, grne gre kentle
rin aa-tabakalarnda gl bir son eilim, Kilise iin daha da
tehlikeliydi. Ancak, teki iki eilimden farkl olarak bu, Hristi
yan maneviyat iin bir zenginik, bir genletirme etkeniydi.
D i n s e l t a v r ve u y g u l a m a d a derin bir d e i i k -
444
1i k 1e ilgiliydi bu eilim. Kilisenin emrettii ayin ve trenlere
daha bir scaklk getirecek btn duygusal yanklanlar arayan,
dorudan doruya duygulan harekete getirerek, insanlarn ac
yan ve avutan Tanryla -dolambasz- duygu ve dnce ortak
l kurmalarm salamak isteyen bu mistik nitelikli eilim, by
lece yerleik Kilisenin roln azaltma dorultusundayd. Kilise
ye, zenginliklere fazla baland eletirisi de yneltiliyordu; n
k, bu dinsel eilim, XI. yzyln ortalarndan, para ekonomisi
nin kesin olarak douundan beri, Kilisedeki hiyerariye kar
ilk Hristiyanln yoksulluk lksn yeniden yerletirmek iin
harcanan abalarn dorudan bir uzantsyd aslnda. Dnya
nimetleri iine gmlm bir ruhbann, alabildiine idarilemi
bir Kilisenin araclndan tiksinen bu eilim, dinsel topluluun
yapsnda kkl bir reform istiyordu. Ar biimlerinde, bir
kk yetkinler topluluu oluturmaya varyordu: Dorudan
doruya laik, ama gerekten saf, yani yoksul ve lekesiz evre
den gelen, Kutsal Ruhu pek yalm trenlerle halk kitlesine
gtrmek ve ona, kendi dilinde Incili okyarak kurtulua ula
trmakla grevli bir topluluk. Hareket, XII. yzyln ikinci yar
snda, kimi noktalarda, ilgin s a p k n l k l a r a yol at.
Biri K a t a r i z rrt di bunlarn: Fransann gneyinde zellik
le gl olduunu grdmz bu hareketin, retisi hakknda
bildiklerimiz tam deil; iyi Tanrnn karsna kt Tanry koyan
Manicilikten gelme ikiciliin -aleyhinde olanlarn daha da abart
tklar- ar bir biimiydi kukusuz ve her halde, sonradan
-1167 ylma doru- Balkanlarda kimi Bogomiller ile kurulmu
temaslar sonucu, stne de baz eyler eklenerek gelmiti. Baar
s, zellikle yneticilerinin ileciliinden geliyordu; bunlar, bozul
mu ve mzmz Katolik ruhbann tersine, manev ykmllkleri,
btn sertlikleri iinde yalnz balarna ykleniyorlard ve inanan
sradan insanlara da dnya zevklerine rahata katlmalarna ola
nak salyorlard.
teki sapknlk, V a l d i z m, balarda bir yoksullar mezhe
bi oldu: nananlar, Lyonlu bir burjuvann yapt gibi, ellerinde
avulannda ne varsa datp, sann yaamna uydurmaya alt
lar yaamlarm. Ne var ki, ilk Hristiyanlktan esinlenen hareket,
445
1180 ylma doru Kilisedeki hiyerarinin muhalefetiyle karlat:
nk, laik kiiler olan yandalan, rahip olarak grnmek isti
yor, evrilmi ncil metnini yalnz balarna yorumlayabilecekleri
ni ileri sryor ve vaazda bulunmak hakkn istiyorlard. Ne var
ki, Kilisenin muhalefetine karn, kukusuz derin zlemlere yant
veriyordu bu; o yzden de Alplerin tesinde berisinde hzla yayl
d.
KLSENN TEPKS, DLENC TARKATLARI
Bylece Kilise, rflerin ynetimi, dncenin denetimi, ht
t kendi grevini, insanlarla Tanr arasndaki arac roln yitir
me tehlikesiyle yzyzeydi. Soylularn saray yaamn etki altna
almak iin, valyelik det ve ruhunu Hristiyanlatrmak, bu
asker kast bir tr tarikat haline getirmek iin harcanan abalar
bir yana, Kilisenin tepkisi, genel olarak, pek sert oldu bu eilim
ler karsnda.
Ne yapt?
Tacirlerin acma bilmeyen uygulamalarm kknden skp
atmak iin, faizle dn verme aka yasakland. Yeni Aristo
teles^ en tehlikeli kitaplar mahkm edildi: Pariste, 1210 yln
da, M etafizik^ Fizikin erhleri yasakland; ve 1228 ylnda,
Papa, tantlamalarna pagan felsefesinin ilkelerini artk kartr
mamaya ard ilhiyatlar. Vaudoislar Kilise makamlar ara
maya koyuldular. 1208 ylnda, sapknlk thmeti altndaki Hris-
tiyanlara, -lbililer diye adlandrlan- Languedoc Katharla-
rna kar bir Hal Seferi dzenlendi. Ne var ki, hakd mez
heplere kar kouturma ve bastrma, o zamana dein piskopos
larn giriimine braklmken, bu kez dzenlenip rgtlendi bu:
nce, kimi prensler yapt bunu; sonra da Papalk, 1231 ylndan
balyarak, kouturmanm dizginlerini eline ald, E n g i z i s
y o n u kurdu. Ancak, pek az etkisi oldu bu bastrc nlemle
rin; yle olduu iin de, XIII. yzyln ilk yarsnda, Kilisenin
bilinli bir abasyla tamamlandlar. Papa III. nnocentiusun
giriimiyle balyan bu abalarla, Kilise, yeni akmlara uymak,
onlardan iine en uygun gelen paray almak istiyordu.
D i l e n c i t a r i k a t l a r , bu gelimenin rndrler.
446
111. - Albililer sava
Gerekten, yoksulluk adna ve sradan insanlarn anlyabile-
cekleri dinsel biimler adna ortaya kan pek gl hareketi
Kilise ile btnletirmek, bir an nce yaplmas gereken bir ey
di. Papalar, yeni ruhla canlanm olan zellikle iki din topluluu
nu, Dilenci tarikatlar diye adlandrlan D o m i n i k e n 1e r le
F r a n s i s k e n l e r in Kilisenin barnda kurulup gelimelerini
desteklediler. Bunlardan birincisi, Katharlara kar yrtlen
eylem iinde dodu: 1206, ylnda, bir rastlant sonucu Langue-
doca yolu den spanyol din adam D o m i n i q u e Toulo-
useda yerleir, yanndaki az sayda mezleriyle, sapknlar sz
le ve dahas -yetkinler kadar etin ve yoksul- yaamyla
rnek olarak, inandrmaya abalar; her trl dnya malndan
vazgeer, dilencilikle yaamak ister ve vaaza adar kendini. Fran-
siskenlik ise, tersine, Vaudois hareketine pek benzeyen bir
biimde dodu: A s s i s e i zengin bir tacirin olu olan F r a n -
o i s , ilk Hristiyanln arlarndan pek duygulanarak, 1206
ylnda, elinde nesi var nesi yoksa yoksullara datr, hereyden
447
el etek ekmi bir halde ve Tanr sevinci iinde bir yaama verir
kendini; 1209 ylnda, evresinde duygulandrd kimi genler
le, ilk kardeler ailesini kurar. sayla mistik bir ortaklk iinde
lirik bir ilecilii srdren bu laik insanlar, ekmeklerini arar
ken, ya da byk tarm iletmelerinde gndeliki olarak alr
ken, dinsel trenler iinde boulmadan, ilk Hristiyan ahlkn
vaazederler. Bu yaam biimi, Orta talyann kent halk arasn
da, Vaudoislarnkine benzer bir baar salar.
Amalar ve manev dnyalarnn rengi birbirinden pek
ayr, ama ikisi de Tanryla dorudan doruya ilikiyi yoksulluk
yoluyla kurmaya kalkan bu iki yetenek, teki nice sapkn giriim
ler gibi, kendiliinden domulard. Ne var ki, Roma ile sk bir
birlik iinde kaldlar. III. nnocentius, Dominiquele Assiseli
Franoisy pek gler yzle kabul etmiti. Kendinden sonra
gelenler de, bu iki dilenci tarikat m ekip evirmeyi ve evcille
tirmeyi baardlar; ve her iki tarikat da, Roma Kilisesinin koru
yuculuunda btn Hristiyanla, hem de hzla yayldlar.
Neydi kazanc Papaln bundan?
Manastr tarikatlarndan pek farkl olan bu iki dinsel toplu
lua kucan amakla, Kilise genleiyor ve pek deerli gleri
zmsemi oluyordu. Dilenci tarikatlar, Kiliseye, o gne dein
ortodoksluun doyuramad yeni zlemlere verecei yant sa
ladlar; ama, ona asl verdikleri, sapkn mezheplerle etkili biim
de yarabilmenin aralaryd.
NVERSTELER, LAK DNCENN GELM,
BLM VE DOGMA
Papalk, okullardaki dnsel hareketin dizginlerini de ele
geirmeye abalad. XII. yzyla dein, eitim, ruhbanca, iki tr
l okullarda yaplrd: Ma n a s t r o kul l a r y l a , k a t e d
r a l o k u l l a r idi bunlar. XIII. yzyln ilk yarsndaki papa
lar, nce III. nnocentius ve arkasndan gelenler, katedral okul
larna ve lik glere kar, yeni okullarn hocalarna ve dinleyi
cilerine, onlarn mesleki kurulular olarak toplamalarna, ayr
calklarna, idar zerkliklerini kazanmalarna tutup yardm etti
448
ler. n i v e r s i t e l e r byle dodu. Latince universitastan
gelen niversite de, hocalarn ve rencilerin yeminli korparos-
yonu demek. Bologna gibi, daha nceleri kurulmu ve impara-
torlarca korunan kimi niversiteler, bu Papalk etkisine hep ba-
kaldrr oldularsa da, Paristeki hoca ve renci kurulular, kra
la kar byle bir destei aradlar. Papalk, talyada -Roma
bata olmak zere- niversiteler kurdu; Montpellier okullarn
korudu; Kathar sapknlnn bozup kartrd bir ortamda Kili
senin retisini yaysn diye Toulouse niversitesini kurdu
(1229); ve son olarak da, ngiliz hocalarn Paristeki retim
yntemlerini getirip soktuklar Oxford niversitesinin gelimesi
ni destekledi. Kimi insanlarn, balaryla, yoksul rencilerin
bakm ve barnmas iin y u r t l a r la (colleges) donattklar ni
versiteler, rgtlenirken F a k 11e 1e r e ayrldlar: Drt fakl
teden biri, hazrlayc bilgiler veren S a n a t l a r F a k l t e s i
idi; tekiler, yani l a h i y a t , Hu k u k ve T b , uzmanlk
aratrmalarna ynelmilerdi. Pariste, XIII. yzyl ortalarnda,
hoca ve renci olarak en kalabal olan Sanatlar Fakltesi,
ana dillere gre drt ulusa blnmt; herbirinin seilmi
bir vekili vard; sonra bunlarn da aralarndan seip balarna
geirdikleri rektr, giderek btn niversitenin szcs oldu.
Ne var ki, Papalk, bylece bamszlklarn kazanm olan
bu kurulularn etkinliklerini iyice denetlemek amacndayd.
Buna kolayca eriebilmek iin de, tuttu Dilenci Tarikatlarndan
her ikisinden de yararland. Papaln, Engizisyonun yrtlme
sinde her ikisinden de yararland bu tarikatlar retime itildi
ve niversitelere sokuldular. Kimi yerde hocalar Fransisken
yapld; kimi yerde, zellikle ilhiyat retimi bu tarikatlarn eli
ne geti; ilhiyat retiminde de, birka yldan beri Yunan
dncesinin yaylmasyla ortaya kan byk soruna saldrdlar.
Ve sonunda, u g bireimi gerekletirdiler: Kimi, akl mantk
tan kukulanp Platoncu bir dncecilie ynelirken, kimisi de
Aristoteles felsefesini Hristiyan dogmasna uydurdu. Aq u -
i n o l u T h o m a s bu sonuncular arasndadr. Onun, diyalek
tii yumuatmak iin, iki yz yldan beri yrtlen abann
449
112. - Paris niversitesinde bir ders
rn olan Sommas, Hristiyan Batda ortaya konmu olan ilk
ilhiyat bireimidir.
Ne var ki, Fransiskenlerle Dominikenlere ok ey borlu
olan bu yenileni, bu tartmasz baarlara karn, Kilise, ktisa
d, sosyal, siyasal, giderek duygusal deimelerin sarst duru-
450
munu yine de tam dzeltemedi. XIII. yzyln son otuz ylnda,
mminlerin manev gereksinmeleriyle, Kilisenin gitgide sertle
ip arlaan yaps arasndaki mesafe daha da artt.
La i k d n c e nin yararna oldu bu, o ilerledi.
113. - Aquinolu Ermi Thomas
Gerekten nce, laikler, yani Kilise dnda kalanlarla ruh
ban arasndaki ztlk belirginleti. Duygulann inceldii ve ruh
larnn besinini imdi Incili okumakta arayan laik Hristiyanlar-
da, Kilise adamlarna kar derin bir alayclk, bir gvensizlik,
htt ak bir dmanlk geliti. Dilenci Tarikatlarnn kimi dav-
451
ramiarmn da canl tuttuu bu Kilise kartl, ruhban takm
nn dnyev durumuna kar yneltilmiti temelde: Rahipler,
hemen her yerde, mal ykmllklerden bak olduklarn ile
ri sryor; Papalk, kimi lkelerdeki mlklerini alabildiine
smryordu; vaktiyle dnya malna srtlarn dnm Fransis-
kenler bile zenginlemilerdi.
Ne var ki, eletiriler, bu ayrntdaki saldrlarn tesine ge
ti ye dorudan doruya Kilisenin yapsn, zellikle XIII. yzyl
da o pek talyanlam, pek politikaya batm, gzn para hrs
brm Papalk monarisini mahkm etti. Bu eletiriler, Fran-
siskenler arasndan da yandalar buldu kendisine. Bir kk
Fransisken aznl, XIV. yzyln eiinde Kilisenin dna kay
d, ve Vaudoislarla, Katharizmin kimi miraslaryla, eitli laik
tarikatlarla birleerek, mistik, sapkn, ya da sapknla srtn
m ve hibir zaman da ortadan silinip gitmemi olan akmn ii
ne gelip girdi. Ayn anda, Papa VIII. Bonifatiusun teokratik a
rlklar da, tm laik monarilerin savunucularn Papala kar
ayaa kaldryordu. 1305 ylndan sonra, Papa, Romadan kap
ta, Fransann gneyine yerletiinde, manevi gcnden daha
nce ok ey yitirmiti zaten.
Hristiyanlkta, henz hafif ve yzeyden de olsa, bir huzur
suzluk vard.
Yine o sralarda, Ermi Aquinolu Thomasn bireim aba
larnn bo olduu ortaya kmt ve, akl dnme, dnyay ve
insani inceliyen bilimle, Kilisenin denetledii imann gereklii
arasndaki kopu olup bitmiti. Gerekten niversiteler,
Romanm dayatmak istedii disipline yle uslu uslu boyun emi
yorlard. Pariste, 1233-1257 yllar arasnda, laik hocalar, ba-
kaldrp Dominikenlerle Fransiskenlere verilmi krslerin say
sn azaltmak istediler; niversiteye yabanc bir disipline fazla
boyun emekle suluyorlard onlar. Mcadele kuaktan kuaa
geerek, ngiltereya kadar ulaacaktr. Bunun gibi, niversite
de, Papal ya da piskoposlar gzetme kaygs duymadan
dnsel klar yapan hocalar vardr. Ayn zamanda, Aristote-
lesden esinlenen, ama Hristiyanln zmsemesine ok daha
az uygun olan bir yeni Aristoteles, b n i R d n dn
452
cesi, zellikle Salerno okulu hekimleri araclyla yaylm ve
Paris okullarnda kk salmt. Dogma karsnda aklc dnce
nin tam bamszln savunduklar iin tehlikeli retilerdi bun
lar; nitekim, 1270 ylndan balyarak, aklla imam uzlatrmaya
alan Thomasc giriimlerin saygnln on paralk ettiler. Onla
rn etkisiyle, nce en ihtiyatllar mistik platonizme yneldiler;
sonra da, yeni bir bireime giden yol hazrland. Bu yolda sko-
yal J o h n D u n s , XIV. yzyln balarnda, yerilip ktlen
mi olan Ermi Thomasn grnn yerine gemek zere,
-Augustinizmle beslenen- yeni bir gr savunuyor, felsefeyle
ilhiyat, aklla iman uzlatrmaktan vazgeerek, onlara farkl
dorultulara giden ynler iziyor ve yle diyordu: Tanr, insan
lara akim eriebilecei gerekler aklamamtr, akl da, Tanr
nn aklad gereklere eriemez. Ne demekti bu? Vahyedil-
memi ne ki var, zgrce tartlabilirdi. Balarn B r a -
b a n t l S i g e r in ektii Parisli en cesur hocalara gelince,
iki kez mahkm edilseler de, Aristotelesle bni Rd yorumla
may srdrdler; imana giren eylerle, bilim alanna girenleri
birbirinden btnyle ayr iki alana yine onlar yerletirdiler:
man alanna girenlere, hibir tartmaya girimeden tam olarak
katlacaklard insanlar; bilim alanna girenler iinse, her trl
yarglama serbestti.
Otoriteleri horlayan, her trl bilginin kayna olarak dene
yi gren bu dnceler, aratrmaya, Kilisenin her trl vesaye
tinden syrlm bir alan ayorlard. Misyonerlerin ve tacirlerin
gezilerinin, dnyann bykl ve doann eitlilii hakknda
-her zaman tam doru olmasa d a - daha btnlne bir gr
nm izdii, yabanc dillerin, Yunanca, Arapa, branicenin kul
lanlmasnn yayld bir ortamda, imann erevesi dnda,
ahlk stne, politika stne, htt Kilisenin yaps stne d
nebilecekti artk. bni Rtcle dorudan doruya bulama
m kiiler iin bile, dnce iklimi temelden deiiklie ura
mt. Oxford niversitesinde, mantktan ok, Quadrivium bilim
lerinin, doa bilimlerinin ya da matematiin kaygsn duyan
kimi dnrler nesneleri gzlemlemeye baladlar. lerinde
453
b i r Ro g e r B a c o n vardr ki, bu konuda yntemin deneysel
olmas gerektiini syler ilk kez.
Roger Bacon (1214 - 1294), yaam ve dnce dnyasyla
gerekten ilgintir. Uzun yllar Pariste kalr. Fransisken tarika
tna girdikten sonra Aristotelesin eserlerini yorumlar; ancak,
ok gemeden kendini bilimsel incelemelere verir.. Bir ara
Oxforda dndnde ders vermesi yasaklanr. Eserleri bir
sre sonra, ada Dominikenlerden bazlarna, bu arada
Albertus Magnus ve Aquinolu Thomasa ynelttii saldrlar
dolaysyla tehlikeli grlr. Roger Bacon, ileri srd gr
ler yznden mahkm olarak tam onbe yl hapiste yatar.
zgrle kavutuktan iki yl sonra da lr.
Zamannn en uyank bilim adamlarndan olan Roger
Bacon, J ul Sezar takviminin yanl olduunu fark eden ilk bil
gindir. Ptolemaios sisteminin eksik yanlarn ortaya koydu.
Optik alannda n yansma kanunlaryla krlma olaylarn
buldu; kresel aynalarn ileyiini inceliyerek bir gkkua
' kuram ortaya att. Gemi, araba ve uak gibi birok mekanik
buluun temellerini aklad. Yazlar arasnda top barutunun
forml bulunduu iin, Roger Bacona, bu barutun bulucusu
gzyle bakld uzun sre. Oysa, Roger Bacon, bu forml
Araplardan almt. Felsef taa (haceri felsef) inanmasna kar
n, bunu deney yoluyla aratrmaya hibir zaman ynelmedi:
Roger Bacon, yenilik arayan, ak dnceli, her eye ilgi
duyan bir bilgindi. Bilimin sonu olmadn ileri srer, lka
yazarlarna sayg bahanesiyle her trl dnce ve aratrma
abasnn durdurulmasn kabul etmezdi; nk lka, insanl
n genlik ayd ona gre. Zamannn btn sorunlaryla ilgi
lendi. Roger Bacon, kendisini skolastiin basksndan kurtara
rak deneye dayanan bilimi cokunca selamlayan bilginlerin
banda yer alr. yle der: Deneysel bilim, gerei yksek
bilimlerden elde etmez. O', bilimlerin efendisidir, teki bilimler
de onun hizmetisi!
Bu aratrmalar, o sralarda kesin sonular vermekten uzak
tlar geri; ancak XIV. yzyl balarnda, vahyin alanm sk sk
ya izerek, kiisel aratrma zgrl, bilimin laiklemesi gere
ini ortaya koymulard.
Byk bir deer tayorlard bylece.
454
Y
Tarm ekonomisinin, feodal dnyann ve Hristiyanln
temellerinin atrdad bu dnemde, toplumun yukar snflar
nn zihniyet deiiklikleri, edebiyatn geliiminde de yanklar
yapt. Onda da benzer bir genileme gryoruz: XII. yzyln
ortalarndan balyarak, Bizanstaki ermi yaamn anlatma ile
dinsel trenlerde usul ve sralama, Arap ykcl, Kelt folklo
ru gelip Batl temalar zenginletirmiti; zgr tartma, insann
ve doann dorudan doruya gzlemini ve, son olarak da Kilise
nin erevesinden kp syrlma konusunda gitgide belirginleen
bir istek, bir heyecan da vard.
EDEBYAT
O sralardaki nemli olay, yaamn madd koullarndaki
dzelmeye bal olarak, e d e b k l t r d e k i y a y l tr.
lerin geliimi, burjuvalardan, mesleki bakmdan sistemli
bir yetimilik istemektedir; okumay, yazmay renmeleri ve
byk apta ticaretin dili olan Franszcay anlamalar gerek
mektedir. XII. yzyln sonundan balyarak, talyan ve Flaman
kentlerinde, genel okullar alr onlar iin; ruhbann elinin uza
ndadr bu okullar ve retim de konuulan dilde yaplmakta
dr. valye zmresinde de eitim-retim yaylmaktadr; o
zmreden kadnlar ve erkekler, XIII. yzylda okumay bilmek
le nmektedirler. Teknik zorunluluk da gerektirmektedir
bunu: Szlemeler ve hukuk ilikilerinin hemen hepsi, trenli
davranlara, bellee ve szl tankla dayand iin,-hukuksal
uygulamada yaz pek snrldr; XII. yzyln ortalarndan bal-
yarak bu da pek hzla geliir: lemler yazl yaplr, siciller tutu
lur, yerel detler kaleme alnr. Okumay bilmek, valyeler
iin, kendi ilerini ynetmede de nemliydi; hele bir prensin
yannda bir idar grevde iseler, daha da nem kazanyordu
bu. Devletlerin kuruluu, siyasal organlarn geliimi de, XIII.
yzylda, gitgide artan sayda, kalem efendisi, noter, zabt kti-
FRANSIZ UYGARLIININ YKSEL
455
bi, defter tutan, bir para bilgiyle donanm bir gurubun ortaya
kmasna yol aar. Son olarak da, kitap, nadir olmaktan kar.
XII. yzyldan beri, byk niversite merkezlerinde, rencile
rin git gide artan isteklerine yant vermek zere, kimi insanlar,
ilek bir yazyla kitap kopyacl yapmakta ve piyasaya srmek
tedirler onlar.
Edeb kltrn laik evrelerde gitgide geniliine bylesi
yayl, Latin edebiyatnn gerilemesine yol at. XII. yzyln
ikinci yarsnda, hatr saylr eserler hl Latince yazlmaktadr
geri; ne var ki, 1230 ylndan balyarak, Latince, hi olmazsa
Fransada, artk yalnz yksek retim dilidir ve bir de Kilisede
dinsel trenlerdedir. Bunun sonucu u olur: Karolenj Rnesan-
smdan beri, birbirine sk skya bal olan bilimsel etkinlikle
estetik uralar ayrlrlar; halk lehelerinin saygnl da o oran
da artar. Bu leheler, XII. yzyln ikinci yarsnda, yerel syle
yilerin zerinde, iki yeni edeb dile yol aarlar: Bir yanda,
Latin Hristiyanln gneyinde lirik airlerin kulland O c
d i l i vardr; te yanda da, Champagne ve Picardienin edeb
evrelerinde bieme kavuan ve genel bir yayl iinde olan
l e d e - F r a n c e l e h e s i . nk Fransann, dnemin bir
baka nitelii olarak, edebiyat alannda mutlak bir stnl
vardr. Anlalmas da kolaydr bunun: Fransa, byk bir kral
lk, dahas Avrupann en kalabalk lkesidir; Champagne fuarla
rnn Bat ekonomisinde oynad rol gerei gnen iindedir;
XI. ve XII. yzyllardaki asker yayl, ngiltereye, Kutsal Top
raklara, Kbrsa, Moraya, Franszca konuan sekin bir zmre
gtrp yerletirmi, Fransz valyelerim Hristiyan spanyaya
ve Gney talyaya yaymtr; son olarak da, pek nemli bir
aydnlk merkezi olan Paris vardr.
Ne olursa olsun, herkesin zevkine yant veren eitli akmla
rn izlenecei yer, Fransz edebiyatdr.
1150 ylna doru, gneyli biimler, kuzey Fransaya doru
yaylmaya balar. Akitanyal Alienorun VII. Louis ile -1137
ylnda - evlenmesinin sonucu olarak Poitiers saraynn le-de-F-
rancea tanmasnn, Alienorun kzlarndan Alicein Bloisda,
Marienin de Champagneda yerlemelerinin de bunda byk
456
paylan var kukusuz. Capetler maliknesinin dolaynda, feodal
prensler, kontlar, XII. yzyln ikinci otuz ylnda, pek parlak
toplantlar yapar ve kendi maliknelerinde edebiyatlar toplar
lar. Ne var ki, krallk iktidarnn kesin ilerleyii evredeki devlet
lerin yldzm glgelerken, prenslerdeki bu edebiyat ve sanat
koruyuculuu da, XII. yzyl yaklarken, tavsar. Ancak, yine o
ifalarda, edebiyat ve sanat zevki, daha yaylm, ato sahipleri
ne ulamtr. Gney kkenli bu saray edebiyatnn yaylmas,
nce eserlerdeki d biimi deitirir: Eserler, ilk asker destan
lar gibi yalnz akmak iin deil, okunmak iindir; kukusuz
yksek sesle, ve o nedenle de uyakldr. Ak dile getirirken,
duygularn ve davranlarn da yalnlaarak yaygnlatn gr
yoruz ayn zamanda. O nedenle de, yiitlik destanlar ilk nitelik
lerini hzla yitirir, daha ince, ama aka daha aristokrat bir ruh
la dolar, psikolojik zmlemelere gider ve ak temalar da ola
anstnn damgasn tayan bir havada geliirler. Bununla
beraber, yeni kayglara daha uygun bir tr oluur o sralar:
S a r a y a d e g i n r o ma n (roman courtois) dr bu.
Roman, bir zengin evlilii arkasnda dolaan gen soylularn
babo yaamn dile getirmektedir.
Ve bu arada aristokrasinin apknlklarn.
114. - Bir Roman de la Rose elyazmas
457
XIII. yzyln balarnda, gerekliin dselin iinde kolay
ca yitip gittii bu aristokrat eilim de hissedilir lde deiikli
e urad. Bireysel okumann ilerlemesiyle, nce iir, nazmn
nnde geri ekilir. Ayrca, hl pek hdk burjuvalarn yan
sra, aydnlarn ve soylularn imdi yeledikleri yerler olan kent
ler, edeb yaamn balca merkezleri haline gelirler; ilerinde
en parlaklar da Parisle, byk kumalar ve bankaclar kenti
olan Arrastr. Artk kibar leminin zlemlerine de yant verme
yen, imdi somut gereklik kaygsna daha ok kaplm, valye
liin Hristiyan anlayyla, skolastik yntemlerle ve dncele
rin inceliklerle irekilie doru genel gelimesiyle de etkilenen
saraya degin roman, gelip simgecilik iine girer. Buna kar,
Hal Seferlerinin anlats biiminde bir gncel edebiyat geli
mekte; ksa ve kouklu halk ykleri (fabliaux), gereki ayrnt
ve ak-sak akalarla dolmaktadr; son olarak da alay vardr:
Hl hafif ve neeli, ama kadnlara ve Kiliseye kar olan, bu
arada aristokrasinin apknlklar ve adetleriyle matrak geen
bir alay!
Zeky duygunun nne geiren bu gerekilik ve yergi ei
limi, bu yepyeni tutum, 1240 ylndan sonra aka kendini orta
ya koyarken, byk okuyucu kitlesi de, bilimi halka yayan kitap
lara gitgide artan bir ilgi gsteriyordu. XIII. yzyln ortalarnda
olumaya balyan zel kitaplklar, gitgide yollar ayrlan ifte
bir yneli iindedir; bir yandan kiisel ve mistik bir dindarlk,
te yandan dnya ve insan hakknda akl ve zgr bir bilgi:
retici eserler, ansiklopediler, hazineler, dnyann grnt
leri ve dindarlk eserleri. Kuruluktan syrlmam da olsa, ger
ee, yalnla, her trl biimsel ya da ahlki baskdan syrlm
gzleme dn: 1275 ylna doru, Thomaslm giriiminin
baarszla urad ayn anda, byk edeb eserleri niteliyen
izgi budur. Yine o sralarda, dinsel kkenlerinden syrlm ve
toplumun betimlemesine balanan bir tiyatronun habercileri var
dr; ve ayrca -Parisli Rutebeufle - yaln, iten, kk burjuva
halkn duygularn yanstan ve karlnda valye erdemlerinin
kn ortaya koyan bir iir eklenmektedir. Ve bu yeni
anlayn en yetkin temsilcisi J e a n de Me u n g , 1275 ylna
458
doru, Pariste, Roman de la Rosea uzun bir ek yapar: Btn
sosyal nyarglara, btn duygusal karmaklklara olanca akl
yla saldrr orada; saray ahlkn ykar, kadna tapnmayla alay
eder, kan soyluluunun stnln yadsr; kurduu sistemde,
Doaya ve Akla ayrd yer, bni Rt grleri dile getirmek
tedir dorudan doruya. Fransz edebiyatnn bu byk dnemi,
bu ykc eserle sona erer.
Bu edebiyat, btn Bat Avrupay da etkileyecektir.
GOTK SANAT
Fransann bu ykselii XIII. yzylda, belki ok daha
youn olarak, sanat alannda kendini belli etmektedir. Mzikte
rnein: Parisli ustalar, ok-sesli aratrmalarm ilerletmi ve
yeni trler koymulardr ortaya; onlardan sonra daha da gelie
cektir bunlar. Ama asl grsel sanatlardadr yenilik: Gerekten
de, Kuzey Fransada, Ortaan en byk sanat, Go t i k
s a n a t doar. Roman sanat kadar kutsal, ama ondan ok daha
insancl, daha gereki ve yle olduu iin de dncelerdeki
genel geliime yant veren, verebilen bir sanattr bu; kentlerin
de sanatdr: Burjuvazinin ykseliine, kentlerdeki kiliselerin
parlayna, krsal kesimdeki manastrlarn siliniine tanklk
etmektedir.
Gotik biem, XII. yzyln ikinci yarsnda, roman biimler
den kt aslnda, ama ar ar. Mimarlkta sivri kemerin kul
lanlmasyla, kiliseler, bodurluktan kurtulur, baka boyutlar
kazanr. rtnmeden kap biimine, stunlara; ve dekorda hey
kellere ve temalara dein her ey deiir. Hereye bir incelik ve
tatllk gelir. Roman sanatta olduu gibi birbirinden pek farkl
drlar geri, ama ana pln hepsinde birbirine yaklar. Yksee
doru gitgide trmanan bir yapdr bu. Kubbe alabildiine yk
selmitir; gz trmalamasn diye stun balklar atlmtr.
Koronun gitgide daha fazla yer ald bir ortamda, yap genile
mitir de. Heykelde, temalar yine kutsaldr; ama sanat, Tanr- .
nin yceliinden ok, iyilikseverliini dile getirmektedir ve yle
olduu iin de hareketlere, yzlere ve baklara alabildiine bir
459
115, - Strasbourg Katedrali
scaklk gelmitir. Yaradla bakta da byk bir deiiklik var
dr: Dnyadaki btn varlklar, bitkiler, hayvanlar, insanlar ve
onlarn uralar bir btn iinde yer alrlar. Fantastik konular
terkedilmitir; bitki modelleri, gereki biimde her yana dal
mtr ve insan biimlerinde l ve ahenk egemendir. Bu yn
den heykel, duvardan yava yava* ayrlr, bamszlk kazanr;
insancl ynelii bakmndan ise, Antik heykele -acayip biim
d e - yaklamtr.
Gotik estetiin gerekten ortaya konduu 1200 ve 1250 yl
lar arasnda, yine Fransada, bu biemin aheserleri yaratlr:
Chartresda, Reimste, Amienste. Ne var ki, Paris havzasnda
ete kemie brnen Gotik, btn Avrupaya da yaylr. Bata
Capetler devletinin bymesi ve kral Ermi Louisnin Hristi
yanlktaki saygnl, kimi dinsel hareketlerin Fransadan km
olmas, le-de-Francetaki dn merkezlerinin parlakl, bu
yayl desteklerler. Etkileni, Kutsal Toprakta zellikle derin
olur; Karolenj geleneklerine uzun sre balln korumu olan
Germen lkelerde de. ngilterede bamsz bir gelimesi olacak
tr. Roman biemin beii ve gzde topraklar olan Gney lke
lerinde ise, daha snrl kalr bu etki. Bir yandan Bizansn, te
yandan -zellikle- Antik geleneklerin toprak altndan ar
ama glkle ynlendirdii talya ise, kendi zgn sanatsal ei
limlerinden vazgemez, geemez.
FRANSIZ ETKSNN ZAYIFLAMASI
VE TALYAN RNESANSININ HABERCLER
Fransz sanatnda, 1275 ylna doru, edeb rnlerdekine
benzer bir tkeni kendini gsterir. Yaratn kayna kurumu
tur; tm teknik sorunlar zlmtr, grler yenilenmez; ince
li vardr yalnz, ama ngilterede olduu gibi bir barok ssleme
ye doru ynelme cesareti gsterilmez; heykelde zenti ve yap-
mackla doru gidilir. Fransz uygarlndaki zayflayn gr
nmlerinden biridir bu. Ne var ki, CapetTerin krall da, Bat
kltrnn geliiminde tuttuu egemen durumunu yitirmitir o
sralar. eitli nedenleri var bu siliniin ve bata da, XIII. yzy-
461
Itn sonlarnda Avrupa ekonomisini 'etkileyen deiikliklere bal.
Gerekten Fransa, daha nceleri tarmdaki genilemeden, her
hangi bir baka lkede olduundan ok daha fazla yararlanyor
du; oysa, XIII. yzyl boyunca durmutur bu ve bu durgunluk,
gitgide oalan nfusla gelip bir noktada sabitlemi olan re
tim arasndaki dengesizliin db etkisiyle bir bunalma yol aar;
1316-1317 yllarndaki o korkun ktlk en ak iaretidir bunun.
Ayn anda, Champagne fuarlarnn k de belirginleir; ve,
byk ticaretin hl kesintisiz gelimesi, banka ve kredilerdeki
genileme, altn parann daha da yaygn kullanl ile, o tarihe
kadar ykseli halinde olan Fransz ekonomisi, talyan i adam
larnn egemenlii altna girmitir.
Pariste bile ok ak grlr bu.
Bu bataki gerileme etkenine, Frank egemenliinin
Yakm-Doudaki geri ekilii de gelip eklenir. 1261 ylnda
Grekler, Konstantinopolisi yeniden almlardr ve Latinlerin
elinde, Morada, birka senyrlk kalmtr, kald ki onlar da
hzla talyanlamaktadrlar; Suriyede, Hristiyanln son kalesi
Saint-Jean dAcre 1291de dmtr. Bu geri ekili, talyan
ticaretini hibir noktada rahatsz etmese de, Fransz kltrnn
etkisini azaltmaktadr. evre lkelerdeki gelimeyi de gz nn
de tutmal: Douya doru genileyen Almanya kentlerle rtl
mtr ve Alplerden inen yeni ticaret yollar zerinden gemek
te ve zenginletirmektedir onu; ngiltere, kralla aristokrasinin
ktadaki topraklarn terkettii gnden beri, kimi yerli gelenekle
riyle yeniden canlanmtr; Kastilya Araplar Grnata dolayna
skmtr ve ticareti Akdenizde gelien Aragon, Sicilyay ele
geirmi ve Napoli Kralln yarmadayla snrlamtr. Fransa
yalnz deildir artk, yarmay Paris niversitenin iindeki geli
melerden de grp tanmak olasdr: XIII. yzyln ortalarnda,
Paris okullarnn stnl tartlmaz geri, ancak oralarda al
an dnrler, ders veren hocalar, byk bir sayda yabanc
kkenlidir: Bir Kolonyah Albertus yledir, bir Aquinolu Tho-
mas yledir, bir Ermi Bonaventura yle. Gelimesini hibir
zaman durdurmam olan Oxford Okulu, 1270 ylndan balya-
rak, kimi alanlarda, aratrmalarn bana geer. XIV. yzyln
462
balarnda, Papayla Fransa kraln kar karya getiren uyumaz
lklar, kimi hocalarn ve rencilerin gne yol aar. lk dal
tr bu. Hristiyanln gitgide bireyci devletlere bln, Paris
gibi dnce merkezlerinin zararna olmaktadr: Nitekim, 1302
ylnda, Duns Scot ad verilen John Dunsu, Romadan yana
olduu iin Gzel Philippe kovmutur.
Btn bu nedenlerle Fransz etkisi azalmaktadr.
Kimin yararna? talyann!
Kltrn dizginleri Fransadan talyaya gemektedir.
O tarihe dein kertilip gten drlm, uzun zaman
istilalar ve yabanc vesayetler altnda yaam, ama buna kar
lk, mesaj tek bana btn bir Ortaa Hristiyanln yenile
tirmeye yetecek olan Assiseli Ermi Franoisy, baka lkeler
den ok daha fazla iinde duymu olan bu lke, denizlere canl
lk getiren ticaretle onarlm olarak, manev bamszln ve
yaratc gcn yeniden bulmaktadr. Batnn tanr en byk
servetlerinin gelip yld kentlerinde, Douyla temas sonucu
zenginlemi ve Roma kltrnn genlemi kalntlaryla git
gide balar kuran zgn bir kltr olumaktadr. Fransann
edeb mirasna konan ve trlere yeni bir yaam, veren bu tal
yadr. Bu trler, dalan am ama kendi yurdunda tkenmi
tir: valye roman gelenei, Capetlerin krallnda ekicilii
olmayan bir oal iinde kaybolurken, XIV. yzyln balarn
da, Lombardiya tiranlarnn saraylarnda scak bir yuva bulmu
tur kendine; nce Sicilyal, sonra Toskanya ve Bolonyal olan
iir, trubadurlarn kurumu lirizmine dlce stil nuovada bir
soluk katar. Son olarak, hem skolastik hem mistik olan btn
bir klasik Ortaa kltr, yine ayn anda, D a n t e nin
(1265-1321), o iinde derin imanla Papalk monarisinin ac
eletirisinin, Virgilius ve Aristotelese hayranlkla bni Rt bil
gisinin ve son olarak da saray akn yceltmenin birbirine gelip
kart lhi Komedyasnda, en grkemli sonucuna varr;
zetlenir bir yerde.
Engels yle der: Dante, hem Ortaam son airi, hem
de modem zamanlann ilk airidir.
463
Bylesi bir tanmlan gerekten yakyor na.
Dante, siyasal frtnalarn esip kavurduu, ama yeni bir
kltrn atelerinin de tututuu Floransada dodu. Kendini,
pek erkenden, hem de byk bir tutkuyla siyasete verdi; Flo-
ransanm en st makam olan Konseyde ye oldu. Aile gele
nekleri bakmndan Guelfi partisindendi. Bu parti, Karalar
(ilericiler) ve Beyazlar (lmllar) diye ikiye blndnde,
Dante, Beyazlamn yannda yer ald. Ne var ki Beyazlar
yenildiler ve Dante, teki yoldalaryla birlikte, srgne mah
km oldu. Floransay terketti; lecei gne dein de bir daha
dnemedi oraya. talyadaki devletler arasnda srp giden
savalara bir son vermenin d iinde Ghibelini partisine gir
di; ve belli bir sre de, talyann VII. Heinrihin egemenliin
de yeniden birletirilebilecei umudunu tad. De Monarchia
adl eserini o sralarda yazd. Bu kitapta, mparatorluk iktidar
n lkletiriyor ve evrensel monari gibi hayali -ve doaldr
ki gerici- bir dnceyi savunuyordu. yle de olsa eser ilgi
ekicidir; nk, Papaln cismani iktidar hakkndaki grle
rinin ac bir eletirisi sergilenir onda.
Srgn yllarnda, Dante, kuzey talyann deiik kentle
rinde oturdu srayla. O lmsz lah Komedyasm da o sra
larda yazd. Yazar, poemine Commedia adn vermiti. Orta
a edebiyatnda, ackl balyan ama sonu tatlya balanan
eserlere bu ad veriliyordu genellikle. lah eklemesi ise, eser
deki yetkinlii belirtmek zere, sonraki yzyllarda yaplmtr.
Poem, o olaanst ahengi ve ayrntlaryla akna evirir oku
yucuyu; grkemli gotik bir katedrali hatrlatr bize o yap. Eser,
Ortaa yaamnn, insan hayran brakan bir ansiklopedisidir
ayn zamanda. Birka yl nce yazd teki kitab Nuova Vita
(Yeni Yaam) gibi, Dante, lah Komedyay da, Latince deil,
halk dilinde yazd.
talyanca, bu eserle yaratlr.
lah Komedya, airin yapt dev bir yolculuun eretili
(mecaz) yksdr. Yolculuk, te dnyada ayr blgeyi,
Hristiyan mitolojisinin yaratt cehennemi, araf ve cenneti ii
ne alr. nce Virgilius yol gsterir aire, sonra sevgilisi, Beatri-
ce. Dante, cehennemi de, araf da, cenneti de dile getirirken,
simgelere, mesellere ve adalarnn pek iyi bildii byl
rakamlara bavurur. Teolojik ve skolastik simgelere, bal oldu
u Katolik gre karn, Dantenin poemi, dnya ve insan
464
anlaynn ne denli yeni olduunu aka gsteren izgilerle
doludur: Dante, te dnya yaamndan verdii tablolara, kendi
kiisel deneyimi ve gereki gzlemlerine dayanan dnyasal bir
ereve izer; bylece, eserin ayaklan yere basar. Kiiler, hayali
bir ufukta da geliseler, aka belirlenmilerdir. Her biri kendi
kiiliklerim ortaya koyan, alabildiine canl varlklardr bunlar.
Ve hepsi de, doay ve onun gzelliklerini, yeryznn aclar
n ve sevinlerini dile getirirler. lahi Komedya, bir yeni ak
anlayn da sergiler. Ve air, her eyi bilmek isteyen insanla
rn dinmeyen cokusunu yceltir.
Dante, lah Komedyaya, btn siyasal tutkularn da sok
tu. Poem, talyann XIV. yzylda sahne olduu o keskin mca
deleleri yanstr. air, siyasal dmanlarn, iinde baz Papalar
da olmak zere, sonu gelmez bir acyla rpnacaklar cehenne
me atar. Ama te yandan, kimi Germen imparatorlar lkleti-
rilir; nk Dante, talyann olas birletiricilerini gryordu
onlarn kiiliklerinde.
talyann katks sanat alannda daha da zgndr. Gerek
ten de, Antik biimlerin yeniden douudur sz konusu olan;
zellikle Orta talyada, yabanc estetiklerin egemenliine teki
ler denli girmemi olan o snak eyaletlerde grlmektedir bu.
Bu blgelerde, saf bazilika geleneklerine gre kiliseler kurulma
s hibir zaman kesintiye uramamt zaten; Antik usullere by-
lesi bir ballk, sslemede de gsterir kendisini. Uzun zaman
dardan gelme modalarn etkisinde kalm olan heykeltrahk
da, Roma gemiine evirmitir yzn. II. Friedrichin kafasn
da yeniden kurulacak bir imparatorluun merkezi olarak tasar
lanm Sicilya, XIII. yzyln ikinci eyreinde Antik heykelin
yeniden douuna tank olur. Son olarak Toscanada, bir gurup
sanat, Fransadan gelme ikonografk temalar, dorudan do
ruya oyma ta sandukalardaki figrlerden esinlenerek yorumlar
lar. XIII. yzyln sonunda, bu hareket, resme de srar. talya
nn karanlk kiliselerinde yer bulmam olan vitray sanatndan
bamsz olan resim, Bizansn derinliine etkisi altndayd ve
kimi mozayikler hl Dou rneklerine bir yknme iindeydi
ler. Ne var ki Romada, kimi mozayiki ve fresko cu, Grek
Dousunun yavan ve donmu suretlerini kopya etmek-
465
116. - Dantc
ten vazgeerek, Antik figrlerdeki o gr hareketi ve hacmi yeni
den bulurlar. Giottonun habercileridir bunlar; kimi freskolann-
da gotik duyguyu aka diriltmi Roma biimleriyle btnleti
ren Giottonun.
Oysa, G i o t t o nun, (1266? - 1337), 1317-1318 yllarnda,
Floransann byk bankerleri Bardiler ailesi iin, onlarn kk
kiliselerinin duvarlarna Ermi Franoisnm yaamndan sahne
ler izdii anlar, Bat iin nemli anlardr. Gerekten, Ortaa
uygarlnn siyasal, ktisad, dinsel ve dnsel eleri arasnda
ki denge, elli yl nce Ermi Louisnin zamannda le-de-Fran-
ceda bir ara gereklemi olan denge, imdi iflh olmaz biim
de bozulmutur. Bat dnyas, madd glklerin penesindedir,
giderek de dnsel kayglarn.
466
III
MODERN AVRUPANIN
KAYNAKLARI
XIV. - XV. yzyllar, feodal Avrupa iin etin yzyllardr.
Bata k t i s a d v e s o s y a l g l k l e r gelmekte
dir: Ktlk, sava ve veba; insanlar her an tehdit eden tehlike
dir bunlar. Avrupa ekonomisi, ok geni bir ktisad durgunluk
ve bunalm iindedir. ktisad dengesizlik, snf elimeleri, kent
lerde esnafn, krsal kesimde kyllerin bakaldrlarna varr.
Bu durgunluk ve bunalm, ykntlar lkeden lkeye deise de
sava daha da younlatrmaktadr. Silhl atma, btn Hris
tiyan Batda ortaktr; diplomasi de yetersizlikler iindedir.
Siyasal plandaki kopular, baka nedenlerin yan sra, zt
lklarm ve elimelerini Kiliseye ve niversitelere kadar yayar:
Ki l i s e b y k g l k l e r i i n d e d i r ; eitli neden
lerle saygnlm alabildiine yitirmitir. Dinde sapmalarn g
kazannda bunun da rol vardr. Papaln zorbala bavurup,
Engizisyonu iletmesi hibir zm getirmez. Kilisede reform
dncesi iyiden iyiye yer etmitir kafalarda. Ne var ki, zm
iin XVI. yzyl beklemek gerekecektir.
Nedir gerek, nedir dnya ve insan?
Avrupada, XIV. ve XV. yzyllar, bu ebed sorunlar ken
dine zg bir kaygyla ortaya koyarlar. Ve modern dncenin
kaynaklar olan yeni eilimler, yaratc bir imgelem ve akim
btn umursamazlklar gelir birbirlerine karrlar. Edebiyat ve
sanatta da aramlar vardr:
H m a n i z m a domaktadr.
Avrupada her yanda, krallklar, prenslikler ve siteler, lke
lerini geniletmek iin birbirleriyle yar halindedirler. Gelenek
sel sosyal erevelerin dalyla sarslan devlet de, yeni bir yap
aran iindedir; znde bir arantr bu, biimde bir aran.
469
ktidar ellerinde tufanlarn ise, gznnde bulundurmak zorun
da olduklar bir gereklik vardr: Burjuvazi. Ekonominin dizgin
lerini eline geirmi olan burjuvazinin siyasal yaamda da rol
gitgide artmaktadr.
O yllarn temel olaylarndan biri de Douda gelimekte
dir: O s m a n l g c olumaktadr. Anadoluda kk bir
beylik, pek ksa bir zamanda glenmi, Bizans ykm, Balkan
lar egemenliine alm, koar admlarla yrmektedir. XVI.
yzylda Viyana kaplarna dayanacaktr. Bat iin ciddi tehlike
budur imdi.
Bir baka nemli olay da, Mo s k o v a R u s y a s n n
douudur.
Rusya, XIV. ve XV. yzyllarda ortaya koyacak deildir
arln geri; ama, birka yzyl sonra, tarihin sahnesinde ba
rol oynayacak olan glerden birinin temeli kesinlikle atlm
tr.
470
BLM I
FEODAL AVRUPANIN GLKLER
VE DENGESZL
(XIV. YZYIL)
XIV. yzyln ilk eyreinde, Hristiyan dnyann geici den
gesi bozulduunda, Bat Avrupa, u z u n bir k a r k 11 k 1a r
d n e m i ne girer; 1320 ylnn dolaylarndan balayp 1450 yl
dolaylarna dein srecek bir dnemdir bu. Devletlerde, ktisad
ve sosyal yaplarda, zihniyetlerde, d e r i n l i i n e bi r d e i
i k 1i k le sonulanr bu karklklar. Yz Yl Savalarnn kvra
nlar, nfus felketleri, Hristiyanln Osmani istils karsn
da geri ekilii, Roma Kilisesindeki yrtllar, bu zahmetli dou-
ruun olumsuz grnleridir ancak. Bu karklklar, kukusuz
monarik gler arasndaki yarmalar artrr; devletlerin Kilise
karsnda bamszla kavumalarn hzlandrr; feodal rejim
den gelen balarn geveyip gittii bir toplumda, prenslerin mal
ve asker kaynaklaryla ynetim aralar arasndaki oranszl
aa karr. Sosyal dzenin, krsal kesimin sefaletleri vardr;
kentlerde sradan insanlar, meslek ve beled ayrcalklar kar
snda, kskan zenginlere kar kzgnlk ve hn iindedirler. Sos
yal dzen, btn bunlardan doan blnler iinde z l
m e benzer. Her yanda duyulan, ekonomide uzayp giden
bir kaslma ve bzlmenin sonulardr: Beslenme maddeleri
retimindeki dklk, zanaatlardaki yarma, nakit ktl ve
fiyatlardaki dengesizlik...
Ne var ki, bu glkler, yle oka sanld gibi, dnce
lerde tam bir karkln, rflerde dzensizliin ya da yaratc
glerde bir tkeniin iareti de deildirler. mr sresinin
kimi zaman pek ksa olduu o devirde, belirsiz bir yaam sr
drmek iin, insanlar, ne batan aaya umutsuzluk iine d
mlerdir, ne de dizginsiz bir sarholua brakmlardr kendile
rini. Dnce rnlerinde olduu gibi, sanat alannda da, ztlk-
471
lar ve elimeler iinde de olsa, bunlar bir yerde yaamn da ia
retleri olduu iin, XIV. yzyla hor bakamayz.
I
AVRUPANIN GLKLERN
BLNCNE VARMASI
Bu uygarln gerek ve nsan boyutlarndan balyalm
nce.
FEODAL BATININ BOYUTLARI
XIII. yzyln ortalarndan beri, R o m a H r i s t i y a n l -
nn snrlar, d a r a l ma sim srdrmektedir: Yeniden kurul
mu Grek mparatorluu ile slm karsnda, -Kbrs, Rodos,
Girit, Ege adalar gibi- kimi adalara ve Mora ile Attikada
kimi blgelere kadar ekilmitir; bir kar-saldr iinse fazla
yeterli deildir bunlar. Kald ki, saraylarda oluturulacak yeni
Hal tasarlar iin Cenovann, Venedikle, Barselonann tica
r kayglar bal bana birer engeldir ve kitlelerde yank yapa
mazlar artk. Bylece, Trk korsanlaryla kaynyan Dou Akde
nizde, Batyla Dounun ilikileri seyreklemitir. Sonra,
Osmanllarm ilerleyii vardr; karada Hristiyan uygarln git
gide geriletmektedir. XIV. yzyl bitmeden, Bat dnyas,
Douda Hrvatistan, Macaristan ve Polonya ile snrlanmtr.
Mslman Trk nnde tehlikeli bir durumdur bu ve birka
yzyl byle kalacaktr. Bu gerileyii, kuzeyde, Hristiyanln
Litvanyay fethi de gidermez. Bunun gibi, spanyadaki krallkla
rn slm zerine yry, o yldrm hzn terketmitir. Msl
manlk, Grnata emirliine de skm olsa, XV. yzyln sonu
na dein varln srdrecektir. Kald ki, yarmadada Hristiyan
krallklar da birbirine dmlerdir; bir Aragon, gerekten g
l bir ilerleyi iindedir. Ne var ki, Hristiyan spanya, XV. yz
yln balarndan balyarak Akdenizin bat havzasna kapana
caktr.
472
Bylece, Hristiyanln ekim merkezi Batya gemitir.
Ufuklar snrlanan Batda, tacirler, bilginler ve ynetici
ler, aralarndaki yaknln gitgide bilincine varmaktadrlar.
Cesaret verici t e k n i k g e l i m e l e r ve d n s e l e i
l i ml e r vardr: Boylam ve enlemlerin daha salkl hesaplan
masnn n almtr. Bir yerin saptanmasndaki kolaylk ve
haritaclktaki gelimeler, yolcularn yollarn ksaltmakta, gide
rek zaman kazandrmaktadr onlara. Sonra, kara ve deniz yolcu
luklarnda da, glklerin daha kolayca stesinden gelinmekte
dir; tama aralarnda byk bir gelime gryoruz; ateler,
limanlarn giriini ve en ok geilen kylar, iaret etmektedir,
pusulann kullanm ise genellemitir. Gvenlik ve hz, mesafe
leri gitgide azaltmtr. Sonra, denizle karann somut tehlikele
riyle mcadele eden insanlar iin mesafe, uzunluk ls deil
dir; yolculuk gnyle hesaplanmaktadr o; yirmi gn uzunlukta
ve onalt gn genilikte: Fransann boyutlar byle tanmlanr
o sralar.
Ortaa Batsnn boyutlar insan apndadr.
Bat dnyasndaki geri ekilile nfustaki byk azal ara
snda bir koutluk var mdr?
Tarihiler u noktada birlik: XIV. yzylla, XV. yzyln
byk blm, n f u s a bir d u r g u n l u k ve b u n a l m
dnemidir. Teknik ilerleyi yokluundan, geni alanlar hemen
hemen sszdr: Yalnz hayvancln insan besleyebildii dalar,
ekilmemi tepeler, stmann kol gezdii Akdenizin ky ovalan.
Tarmsal nfusun dalndaki eitsizlikte bundan ileri geliyor.
Sonra, bu halk, dnem dnem savan aclarn da ekmektedir.
Ne var ki, eksik-beslenmenin ve ktisad bunalmn sonular,
silhlarn tepinmelerinden ok daha ykcdr. Ktln yan sra
veba krar geirir zaman zaman: 1316 ylndaki korkun ktlk,
byk nfusu olan Flandren kuma kentlerinde halkn onda
birini alr gider; 1347 ylnda, Kfeden Messinaya bir tacir
gemisiyle gelen Kara Veba, birka ay iinde t ngiltereye ve
skandinavyaya dein yaylr ve yoklad blgelerde halkn
sekizde birinden te birine kadar gtrr; kimi yerlerde daha
da can alc olur. Vebann ar bast bu felketler, XIV. yz-
473
yln sonuna dein tekrarlayp duracaktr. Uzun vadeli ktisad
k aklayan temel olay da, retici ve tketici olarak, insan
saysndaki te bu kitlece azaltr; zellikle el emeindeki aza
l, Avrupada her yerde etkisini duyurmaktadr. Kyler kadar
olmasa da kentler de eker vebann acsn. Ve btn bu kentler
de, aslnda hibir zaman ortadan silinmemi de olsa, yar-tarm-
sal nitelik, daha bir belirginleir. Nfustaki bunalm, yaamn
ortalama sresini de hatr saylr biimde ksaltmtr; insanlar
gen lmektedirler.
Yaklaan lm, snrlar daralan Avrupada ufuklar daha
da daraltr.
Daha nce Hristiyan Batya grnteki birliini veren
kimi izgiler de belli belirsiz hale gelmektedir. Krallk ya da
prenslik iktidarndaki gelimeler, insanlara, senyr ln ya da
bulunduklar kentin geleneksel snrlarnn tesine bakmay
rettikten sonra, imdi de sosyal ilikilerin iinde yer aldklar
474
u l u s a l e r e v e l e r i sertletirmektedir. XIV. ve XV. yz-
y boyunca, halklar, kendi kiiliklerinin bilincine varmaktadr.
ktisad yarma, dinsel mcadeleler ve siyasal rekabetler artp
younlatka, yurt ve ulus kelimeleri, btn dillerde, tutku
lu bir anlama brnr; nk, hemen her halk, komularna kar
kendisini tanmlamaya kalkmaktadr. Bakalarndan ok daha
erken oluan da ngiliz ulusudur. Ne var ki, btn Avrupa bu
deiikliklere katlmaktan uzaktr: Almanyada, gerekten ulu
sal hibir bilin yoktur. Sanat ve edebiyat alanndaki parlakl
tartmasz da olsa, talya, ulusal glerdeki bu yeni derleni
toparlana, bakalarndan ok daha fazla kardr. XI V. yzy
ln eiinde, Dante, evrensellii haykrmt; yant diye, yerel
bencillii bulur ancak!
XIV. yzyl ulusuluu, toplulukla en sk ilikilerini de dil
le kurmaktadr; ayn kelimelerle duymak, ayn kelimelerle
dnmektir aranan. Ortak bir dilin nnde yerel syleyiler
ekilmektedir.
Doan ulusuluk, bu duygusal edeb plandan yava yava
siyaset arenasna da iner.
Hangi biimde?
Mirasclk haklar ne denli geerli olursa olsun, her trl
yabanc yarmaclara kar, u l u s a l h a n e d a n l a r a b a
l l k ad altnda! Son olarak, XIV. yzylda, Batda, gerek
Kilise ulusuluklar da kendini gsterir; ulusuluk, Katolikliin
kendi alannda bile duvarlar rmee balamtn Krallklara ve
prensliklere blnme, gitgide glendirmektedir bu duvarlar.
Bu duvarlar amak iin, artk i z i n b e l g e s i gerekmek
tedir. Geleneksel ayakbast ya da gei parasna, g mr k
d a i r e l e r i eklenmitir imdi ve hemen tm Avrupada gr
len bir yeniliktir bu. Blgesel ekonomiler de, ulusal ereveler
iine yerlemektedir. Kskanlk ve kuku duyulan yabanclar
karsnda, bir ulustan olanlar, ticarette tekel olmasa bile, hi
olmazsa ayrcalkl bir rejimden yararlanmalar gerektiini ileri
srerler. Yabanclarn durumu da, bu ktisad ulusuluun etkisi
altndadr her yerde. Horlanan yabancnn yazgs da belirsizdir
ou kez; kimi yerde saldrya urar ve sk sk nkseden yabanc
475
dmanlyla yz yzedir. En g durumda olanlar da Yahudi-
lerdir: Doal afetlerin nedeni olarak gsterildikleri yerlerde,
dpedz kyma gidilir; kanunlar da- daha serttir onlar hakknda.
Bu skc eylerden yakasn syrabilmek iin, yabanc, ou kez
y u r t d a l k i s t e i n d e bulunur ve elde eder; ulusu dn
cenin belli bir hukuk kavram olmaya doru gidiinin yeni bir
kantdr bu. rnein Fransada, XV. yzyln ortalarna doru,
ulusal dayanma adna, yabanclarla evlilik yasaklanr.
Hristiyan dnyann monarik ve ulusal birimlere bln,
kukusuz devletlerin ve halklarn, ktisad, sosyal, siyasal ya da
dnsel plndaki gelime derecelerine gre deiti. Dzenleyi
ci bir iktidarn olmay da destekledi bunu; insanlar, Hristiyan
dnyay dzenleyip ynetecei dne gtren byk g sar
slmt: II. Friedrichten sonra, kimi giriimlere karm, mpara
torluk ne eski saygnlm bulabildi, ne de salamlm; impara
torluk, bir dt bu artk. Papalk, geri alabildiine merkeziyet
i, dzenli ve en iyi biimde donanmtr, dogmatik roln de
tartan pek yoktur; ama Fransann gneyinde snt halinde
dir, sonra da Byk Blnme srasnda, ulusal devletlerin birbi
rinden farkl ynlerdeki karlarna gre yrtllar iine decek
tir. Kime dinletebilir anm teokratik iddialarn? Nitekim,
Fransa ile ngiltere arasndaki atmaya son vermede, siyasal
nc rol oynamak yle dursun, hakemlii bile tartlmtr.
Fransaya gelince... Yzyllk saygnlna baktp, Gzel Philip-
pein, gc tkenmi mparatorluk ve Papalk karsnda, Hris
tiyan dnyann nderi olabileceini dnenler kmt. Ne var
ki, bunlar da bir dt. Bylesi dncelerin ileri srld sra
larda bile, Fransann madd ve manev stnl k dnemi
ne girmiti; sava, bu k daha da hzlandracaktr.
Dzenleyici bir iktidar yoktur Avrupada zetle.
Ne yapmal? Kimi glerin yeledii, bekleyitir.
KLSENN GLKLER
Siyasal plnda bir kopular yzyl olan XIV. yzyl, zt
lklarn ve elimelerini Kiliseye ve niversitelere kadar yayar.
476
Bata Ki l i s e nin s a y g n l nda byk bir d
vardr: Papalk, glkler iindedir, zaman zaman da skandallar-
la sarslr durur. Bu dn uzak nedenlerinden daha nce sz
ettik: II. Friedrichten sonra, mparatorluun mutlak zayflay,
Hristiyanlk zerindeki cisman ynetimi yalnz Papala brak
yordu; ancak, Papaln elindeki aralara gre fazla ar bir iti
bu onun iin ve stelik, laik iktidarn tepkisini ekmek bakmn
dan fazla tehlikeli de: Gzel Philippein hukukular, bir evren
sel imparatorluk iin gerekeleri, Roma hukukunda, kendi efen
dileri iin bulmulard. Dnyev, uhrevye kar almaya bala
mt: Papay zaman zaman Deccal diye gsteren eletiriler,
Gzel Philippeten sonra gelenlerin dnemlerinde de tekrarla
np duracaktr. Bu eletiriden, Papann kiilii kadar, kendi ev
resi ve iktidar da yakasn syramaz. Hristiyanlar en ok ar
pan, Papaln iinde yzd lks ve zenginliktir. sann syle
dikleriyle ztlaan eylerdir bunlar. Kiilik ynnden ise, XIV.
yzyl Papalar iinde yalnz V. U r b a n u s herkesin saygsn
toplayabilmi ve Petrarka nnde eilmitir. tekilerin herbiri
bir eksiklikle malldr: Ben ne kadar Tanrysam, Papa da o
kadar Papadr. Papa XXII. J o h a n n e s iin o yzylda yaa
yan birinin syledii bir szdr bu ve gitgide byyen saygmszl-
m derecesini gsterir bize.
B y k B l n m e (Schisme) ile rezlet de ayyka
kar.
yky bandan alalm: Papa VIII. B o n i f a t i u s ile
Gz e l P h i l i p p e i kar karya getiren mcadele, Papa
lk aleyhne hayal krc olmutur. Onun lmnden (1303) son
ra, Fransa kralnn hncndan korkan kardinaller, tutar bir Fran-
sz, Bordeaux arveini Papa olarak seerler (1305), o da V.
C1e m e n s adn alr. Ne var ki, yeni Papa, sal, ama daha
ok da kral Gzel Philippein yannda bulunmak zorunda oldu
u iin, Romaya gitmez, Fransada kalr: Sksk yer deitirir,
ama ou kez, Papala ait bir kent olan A v i g n o n da otu
rur. Onun yerine geenler de, orada kalmay yelerler; iklimi
nin yan sra, Romamri bakaldrlarla alkalanmasdr bunun
nedeni. Ancak, 1377 ylnda, Papa XI. Gr e g o r i u s ,
Romaya dnmek gerektiini grr ve Ebed Kente tar
477
Papal. Ertesi yl ldnde, kardinaller, kentte patlak veren
bir bakaldrdan korkarak ve ayaklanmay ynetenlerin de iste
iyle, tutar bir talyan Papa seerler. Birka gn sonra da, ile
rinde yeni Papaya kar olan birka, korktuklar iin yle hare
ket ettiklerini syleyip, bir Frasz Papa seerler. Doaldr ki
bir skandaldir bu; nitekim, ok gemez Hristiyanlk blnr:
Kimi lkeler (ngiltere, mparatorluk), Rortada oturan talya-
n Papa olarak tanrlar; tekiler (Fransa, Kastilya) Avignonda-
ki Fransza Papa gzyle bakarlar.
Byk Blnme diye adlandrlan ite budur.
Ne var ki, skandal burada noktalanmaz. Ne uzlatrma
denemeleri, ne tehditler, htt ne de zora bavurmalar, iki
Papay da geriletmez. Uyumazlk, krk yla yakn srecektir;
her Papay kendi bulunduu yerde baka Papalar izleyecektir.
Son olarak, 1409 ylnda, bir zme varlr: Her iki tarafn kar
dinalleri, Hristiyanln btn piskoposlarn bir Konsilde top
lamay kabul ederler ve Pi z. a K on si l i toplanr. Toplant
sonucunda, her iki Papann grevine son verilir ve herkesin
tanyaca* bir ncs seilir. Ancak, ilk iki Papa grevden
alnmalarn kabul etmezler ve kimi lkeler kendilerini destek
lemeyi srdrrler. zetle, iki Papa yerine, Papa vardr im
di.
Papalk saygnln daha da yitirir ve dinde s a p ma l a r
g kazanr.
J a n H u s un bam ektii hareket, aclar iinde gelise
de, pek nemlidir.
Byk Blnmenin patlak verdii bir srada, Oxford ni
versitesinde bir profesr, W y c 1i f , kitaplarnda, Papal ac
bir dille eletiriyor ve Katolikliin en nemli kimi inanlarn
reddediyordu; ok gemez, sapkn diye iln edilir, ancak ngiliz
hkmetince korunduu iindir ki, cann kurtarr. Ne var ki,
V/yclifin dnceleri, Hristiyan dnyada, zellikle de Prag ni
versitesinde pek abuk yaylr. Prag niversitesinin ngiltere ile
ilikileri vardr ve Bohemyada oturan ekler de, komu blge
lerden gelmi olan Almanlarla husumet halindedirler. Aslnda,
Bohemyann yksek ruhban zmresi pek zengindir; o yzden
de ac eletirilere uramaktadr ve bu zmre iinde hayli Alma
nn bulunmas gerginlii daha da arttrmaktadr. Piskoposlara
478
saldrmak, ekler iin yabanc Almanlarn etkisine kar kmak
tr ayn zamanda. Bylece, dinsel olduu kadar, ulusal nitelii
de vardr davranlarn.
XV. yzyln balarna rastlyan o sralarda, Jan Hus ortaya
kar. Prag niversitesinde ders veren bu pek dindar ek papa
z, ruhban zmresinde bir reform yapmann d iindedir; Kili
se adamlarnn, lks yaam terkederek, sade ve arbal bir
yaam srmelerini istemekte, buna inandrmaya almaktadr
onlar. Vaazlar, ekler arasnda byk yanklar yapar: ok ge
meden, daha da sertleir eletirileri; sonu olarak vaazda bulun
mas yasaklanr. Bunu yapmasnn grevi olduunu syleyerek
ba emez; Papa, kendisini mahkm etmekle tehdit edince de,
ona deil, yalnz ve yalnz saya uymakla ykml olduunu sy
ler. Bu, Katolik dogmann emrettii, piskoposlara ve Papaya
uymay reddetmeye gtrr onu; ve, ayn zamanda, WycliPin
kimi dncelerini kabul eder. Kilisejin gznde sapknlk iine
dmtr; ne var ki, bunu yaparken, Almanlara kar ekler
vardr beraberinde.
te o sralardadr ki, Blnmeye son vermek amacyla,
mparatorun yardmyla, Constanceda, ok sayda, piskopos ve
ilhiyatdan oluan nl Con. s t . ans Ko n s i l i toplanr.
Toplanr toplanmaz, Jan Husu da alrlar gndemlerine. Byle
ce, iki sorun iie dzenlenmek istenmektedir. Konsil, her
Papann da grevlerinden ayrlmalar gerektiine karar verir
nce: lerinden biri, kolayca uyar buna; kincisi reddederse de,
Hristiyan dnyada kendini tutan hemen hi kimse yoktur; n-
cs kurnazlk yapmak ister, hapsedilir ve sonunda ayrlr.
Btn bunlardan sonra bir yeni Papa semek mmkn olur ve
Byk Blnmeye de resm olarak son verilmi bulunur. Jan
Hus karsnda da korkun bir karara varlr: Konsil, elinde
mparatorun verdii izin belgesinden baka bir ey bulunmayan
Jan Husu tutuklatr ve yaptklarnn yanl olduunu kabul
etmesi istenir kendisinden; Hus yiite reddeder: Odun ynlar
zerinde yaklmaya mahkm edilir ve karar yerine getirilir.
Bunlar, byk bir ey getirmiyordu aslmda. Gerekten,
Kilisenin iindeki durum dzeltilmemi oldu: nk, yeni
479
118. - Jan Hu sun ikenceye gtrl
Papay seerken, Constanceta toplanm olanlar, yalnz Kon-
silin, yani tm piskoposlar topluluunun Kilisede en yce ikti
dar sahibi olduunu, giderek Papann ona uymas gerektiini de
iln ettiler. Papalk monarisine kar yerinde bir tepkiydi bu;
ne var ki, yeni bunalmlar da beraberinde getirdi ve bunlar XV.
yzyln ortalarna dein srecek, Konsillerle Papalar attrp
duracaktr. Konsil yandalan yenik dnce, her lkenin kendi
iinde tutunurlar; krallarn da desteiyle, ulusal ruhban rgt
lerler ve Papala pek hak tanmazlar. Fransada, zgr Fransz
Kilisesi retisi anlamna, g a 11 i k a n i z m denir buna. Hare
ket, 1438 ylnda, VII. Charlesin bir kararyla zafere ular: Pis
koposlar, Papann mdahalesi olmadan, ruhban ve kral see
cektir artk; ve Papala da vergi denmeyecektir.
480
Bunun gibi, Jan Husun mahkm edilmesi, Bohemyada
korkun bir bakaldrya yol at. Bunlar, eklerle Almanlar
kar karya getiren Hu s S a v a l a r (1419-1436) diye an
lr. ekler sonunda yenilirler ve, birka dn karlnda, Papa
la tbi olurlar. Ancak, ilk frsat yakaladklarnda, Katolik Kili
sesini terke kalkp kalkmyacaklar bir sorundur.
Husun yandalar, belli bal iki guruba ayrlr: P r a g 11
l ml H us ul ar ve T abor l u a r H us u-
l ar. Tabor da, Gney Bohemyada bir kentin ad. Tabor, o
Sralar, tm Avrupada sosyal hareketin gerek merkezi olmu
tu. Kardelik duygusu btn Taborlularn yreine yerlemiti.
Aralarndaki tm snf farklar ve toplumsal eitsizlik kaldrl
mt. Btn mal mlk ortaklaayd. Dindarlk ve nee, toplu
luk iin almak, ak havada yaplan toplantlar ve kutlanan
bayramlar, Tabrlulann yaamnn belli-bal zelliklerindendi.
Kral Vaclavm lmnden sonra, bu guruplar, 1420 ylnda
kabu ettikleri bir program (Prag Maddeleri) stnde gr bir
liine vardlar: Vaaz zgrln, iki ayr biimde ayin yapma
y, Kilise adamlarnn yoksulluunu ve byk gnahlarn sivil
makamlarca cezalandrlmasn ngryordu bu program. Vas
la vn kardei Kral Sigismund, bu program kabule yanamayn
ca, Taborlu yandalar bakaldrdlar ve btn Husulan sava
a srklediler.
Sava, uzun yllar srd (1419-1436).
Sigismund, Papann yardmn salyarak, Husulan yen
meyi denediyse de baaramad. Bakanlan J an Zi zka,
Byk Prokop ve Kk Prokopun ynetiminde arpan
Husular, Papaln dzenledii Hal seferlerine kar eitli
zaferler kazandlar. Kardinal Sezarininin urad bozgun
(1431). Baselde balayp Pragda sren grmelere yolat.
1433te kabul edilen compactata, Husulara iki ayr biimde
ayin yapma hakkn tamd; ancak, teki maddeler stnde pek
dn vermedi. Bu andlamay kabul etmek istemiyen Taborlu-
lar, lml Husular ve Katolikler karsnda yenilgiye uradlar.
Diyet meclisi ise andlamay onaylad ve Sigismundu Bohemya
kral olarak kabul etti (1436). Husularn ou, XVI. yzylda
Luthercilerin etkisinde kalacaktr; pek az 1494te yeniden
Katolik olur. An Taborlular ise, K ar del er B i r l i
i ne girerler. Bohemya Kardeleri ve Moravya Kardeleri ad
481
m tayan bu gizli tarikatler, daha sonra ortaya kan Quaker-
ler tarikatini andryordu. Tpk onlar gibi bar, sosyal
reformdan yana ve hem alkan hem de acmas olan kimseler
di bunlar.
Husu savalarn biricik etkili sonucu, Wyclif ve Hus
retilerinin Almanyada yer etmesi olmutur. Bu retiler,
Reform hareketine kaynaklk edecekler ve 1525 kyl ayaklan
masn etkileyeceklerdir.
Son olarak, Constance Konsili, btn vaadlerine karn, en
ivedi sorunu, ruhban zmresinde reform sorununu unutur.
Aslnda, Kilise hiyerarisinin btn kademelerinde zorunludur
bylesi bir reform: Papalktan lks karp atmak, onun dayatt
vergiler sistemine son vermek, piskoposlarn drst bir
yaam srmelerini salamak, rahipleri eitmek, doru yoldan
sapmalarn nlemek gerekiyordu. Oysa, XV. yzylda, Papa II.
P i u s un kimi denemeleri dnda, hemen hibir ey yaplmaz
bu alanda. Dahas, o yzyln sonunda, Papalar, Kilise dndaki
insanlar gibi yaamaya koyulurlar. Ktye kullanmalar daha sr
tr olur; btn lkelerde Hristiyanlar, reformu dayatmak iin,
nce Roma Katolik Kilisesini terkedip etmemek gerektiini sor
maya balarlar kendilerine.
Kesin yant, XVI. yzylda verilecektir bunun.
DNCELERDE ARANILAR VE MA YALANILAR
niversitelerde de bir zayflama vardr.
Aslmda, grn olarak, niversite yaam byk bir geli
im iine girmitir: Ynla niversite almtr, ulusal devletler
deki gelimelere olduu kadar, dinsel dncelerdeki farklla
da bal bir olaydr bu. Doaldr ki, kimi prenslerin bilim ve
sanat koruyuculuu, kltr alanndaki yarma da iin iine
girer. Ne var ki, bu ar oalma yznden, kimi niversiteler
bitkisel bir yaam iine girerler ya da silinip giderler. Dahas,
niversiteleri o tarihe dein yaatan iki byk ilke, dnsel
uralarn uluslararas nitelikte olmasyla, siyasal iktidar kar
sndaki bamszlk terkedilmitir. Ayrca, dinsel uyumazlklar
482
ve ulusal kskanlklarn da etkisiyle, niversitelerin politikaya
karmalar da ykla gtrmektedir onlar. Ama aslnda, ni
versitelerdeki gerileyiin, btn Batda niversite yaamnn ii
ne dt bunalmn daha genel ve derinde nedenleri vardr:
Yntemde, retide ve dncede geveme ve dtr bunlar.
niversiteler, birka bir yana, dncenin yeni ufuklarna ala
mamaktadr; ada dnyann dnda yaamaktadrlar. Oysa,
karklklarla dolu bir dnyada, yaamn anlam stne dnce
ler mayalamakta, kafalara sorular mektedir. niversitele
rin yant diye verdii tek ey vardr bunlara: Kyaslamalar!
Nedir gerek? Nedir dnya ve insan?
XIV. ve XV. yzyllar, bu ebed sorunlar, kendine zg
bir kaygyla ortaya koyarlar. Ve modern dncenin kaynaklan
olan yeni eilimler, yaratc bir imgelem ve akim btn umursa
mazlklar gelip birbirlerine karrlar.
B o c c a c i o nun anlatt o Yzk yks, devrin
belirsizlii ve kararszln pek gzel zetler: Bir baba, lrken,
hangisinin asl olduunu aklamadan birbirine benzer yzk
brakmtr oluna; herbiri de gerek yzn kendisinde
olduuna inanmaktadr. Hristiyanlk, Mecusilik ve Mslman
lk olmak zere, din de byledir. Hangisi en iyisidir? Gkte
ki Babamz bilmektedir. Her inanan da kendi uyguladna en
iyisi olarak bakmaktadr.
Bylece, kimi zeklar, byk evrensel bireimlerden cayp,
ok cepheli bir gerei kabul ederler. u nokta nemli ki, XIV.
yzyl dncesi, Ermi Thomasdan deil, Duns Scotdan hare
ket ederek gelimektedir. Duns, akln pagan gururunu bir yana
atmak isteiyle, kendi Tanr ve dnya anlayn her trl zihn
elerden arndryordu; Kutsal Kitaptaki vahiyden kard
uydu: Tanr, yaradla akl bir dzen verici bir g olmaktan
ok, yaratc ve zgr bir iradeydi. yle olunca, kendi halindeki
akl, ancak kyaslamalarla geree varabilirdi; Tanry aray ise
erdemin yol gsterecei bir atlmla olabilirdi. Bylece, bir yan
dan ak ve belirgin kavramlar yeleme, bilimsel gelimeleri,
belirginliin ve kesinliin aratrlmasn haber verirken, te yan
dan erdemin gerekleri mistiin - g z alc biimde- ahp serpi-
483
liini hazrlyordu. Ne olursa olsun, imanla akim uyumasnn
geersizliini iln etmek, her eyi sorun haline getirir ve birbirin
den farkl ynlere giden yollar aar: Kimi, felsefesini yalnz akl
zerine kurar ve kimi bilimsel deneyin gereklerim sezinler; mis
tik cephede ise kimileri, ahlkn srrn Antik dncede bulur
lar. Bereketlilik ve etkililik bakmndan birbirine eit deildir bu
yollar, ama hepsi de varl ve yazgs stne aran iinde olan
insann dorulduu yollardr.
XIV. yzylda, bilimsel gelimenin gerek yolacs, O c k -
h a m l G u i l l a u m e ve mezleridir. XIV. yzyln ortala
rna doru onlarn dncelerinin kazand baardr ki, Tho-
masclm gerileyiini hzlandrr. 1280 ylma doru doan Guil
laume, -bir olaslkla- Duns Scotun rencisi oldu ve onun
gibi Oxfordda ve Pariste ders verdi. Pariste daha da alp ser
pilir dncesi. Eski gerekilik ile nominalizm tartmas yeni
den balamtr. Guillaume iin, dnce, duygularla edinilmi
izlenimlerin zek yoluyla bir hazrlan, bir ruh tutkusudur
ancak; ve bylece yarglamada, nesnelerin tasarlanmasnda bir
rol oynar, kelimeler de dile geliidir onlarn. Gereklik hakkn-
daki bilgimizin grecelii buradan gelir; metafizikle akl ilhiya-
tn gszl de. Yalnz vahyedilmi ilhiyat, Tanrnn sfatlar
kavramn, madd olmayan ruh, ahlak kanunu kavramlarn daya
tabilir. Buna karlk, iyi dnmek, usavurmak sanat, akim her
trl knn zorunlu kouludur.
Paris Fakltesince iki kez mahkm da edilse, Ockhamc
reti Pariste yurtdahk hakk kazanr ve yine oradan teki
lkelere yaylr. S a k s o n y a l A l b e r t u s , n g h e n l i
M ar s i l e, J e a n B u r i d a n ve N i c o l a s o r e s m e , bu
dncelerle beslenirler. Mant, zaman zaman kmaza da gir
se, Ockhamclk, yntem olarak gzlem ve deneyime dayand
iin, bilimsel ilerlemede bereketli bir uyarc oldu. Matematik,
geometri, mekanik, yer yuvarla fizii, doa bilimleri, ilk
modern deyimlerini tandlar; te yandan, yine onun etkisiyle,
say, mesafe ve zaman kavramlar daha ak bir deyime kavutu
lar: Muhasebe, corafya ve .saatlktaki ilerlemeler buradan
doacaktr. Aristotelesin saltanat sarslm ve dnya gr
sorun haline gelmitir.
484
119. - Ockhamh Guillaume
lk h u m a n i z m a da XIV. yzylda ortaya kar; banda
da P e t r a r c a y gryoruz.
Floransal bir noterin oludur Petrarca, hukuku olmay
istemez, Kiliseden bir geliri vardr, alr bam gider bir kentten
bir kente; o zamanki Avrupada ynla yeri dolar ve her gitti
i yerde de kendini grp gzeten bir kii bulur. Hemen
hemen btn bir yzyln tan (1302-1374) olan Petrarcay
bir tutku canlandrr: Latin edebiyatdr bu. Bir dn arl
altndadr: Papann banda olaca bir Hristiyanln yeniden
kurulmasdr bu d. Bir hayal krkl paralar yreini:
Laurann paylamak istemedii aktr o. Hibir onur, hi bir
pohpohlama, bu kararsz yaradltaki airin alkantl ruhuna
durulma getirmez, bni Rt dncelerden kaar, Augusti-
nizmin etkisinde kalr; ie dn, bilgelii tek reten budur
ona gre ve ktmserlik karsnda tek kurtulu da katr:
Her trl sevin, her trl ac bir hiliktir. Canzionere, Trionfi
ya da De remediis utriusque fortunae, Floransada byk
vebay yayan bir adamn bunalmn dile getirirler: 6 pek
bulank Hristiyan duygusall ile yatamyan, De vita solita-
485
riann yazan, lka yazarlarna bavurur; ne var ki, bni Rt-
clerin ba Aristotelesten nefret eder; Platondan, Cicero ya
da Kilise Babalan araclyla, felsefi ve bilimsel temellerden
yoksun olarak dinsel idealizmini karr; ve Cicero ile Seneca-
nn uzlamac duygusallndan ister avuntuyu.
O zamann insanlar iin, bir olaslkla, k olmayan
grlerdir bunlar; nk mezleri de ayn kararszlklar duya
caklardr. Decameroriu yazd iin pimanlk da getirmi olsa,
Boccacio, teki eserlerinde ve itenlikli bir Katolik olmasna
karn, adalarna vere vere her trl doast anlaytan sy
rlm bir pagan ahlk verebiliyordu ancak. Gerekilii, J ean
de Meungun Roman de la Roseun ikinci blmnn okuyucu
larna nerdii ahlk iin bir yol gsterici olmaktan fazla bir
ey deildi.
talya gibi, Floransada da ieklendi bu Cicerocu ilk
hmanizma. Petrarcann at yolu, Eskiler hakknda daha yet
kin bir bilgiye sahip olarak geniletmek, gelecek kuan ii ola
caktr. Ve bu iyimser ve kendine gvenen yneli, Rnesansn
ilk rpertileridir ve her eyden nce de talyanndr onu duy
mak onuru.
EDEBYAT VE SANATTA ARANILAR
Yaamdan sklma ve daha iyi bir yaama doru zlem: Fel
sef ve dinsel dnceye damgasn vuran btn duraksamalar
ve btn ztlklar, XIV. ve XV. yzyllarda, sosyal yaamda oldu
u gibi sanatn grnlerinde de kendilerini aa vururlar.
Duyulabilir ile akl olan, kendiliindencilik ile aratrma, kaba
ile duygulandran arasnda bir tartma almtr.
Ama hibir eilim de yant verememitir henz.
Gotik sanat, hemen tm Avrupay vesayeti altna almtr.
lkelerini yadsmadan, kurtulmak gerekiyordu ondan. Deiik
yollara ynelmi talya bir yana braklrsa, her Avrupa lkesi,
kendi estetik deyimini yeniletirmeyi, ulusal farkllklar da iin
iine katarak, gotik formllerin yumuatlmasnda aramaktadr.
Onu, soyut ve -bir para- souk bir incelikle mimarlkta gr
yoruz nce: Tonoz ykselir; k daha saydam ve durudur; renk
486
lerin dizisi, sardan gmye dein zenginlemitir. O zamana
kadar mimarlktan ayrlmayan grsel sanatlar, imdi bir zerkli
e yneli iindedirler. Heykel ve resimde, kesinlii titizce aray
a, teknik yetkinlie doru gidi vardr; ve heykel, yapnn zorun
lu bir tamamlaycs deildir artk. Ayn zamanda o zarif ocuk
lu Meryemlerin yzyldr bu: Kalalarda bir para yapmacklar
olsa da, yzlere, gen kadnlardaki o gerek glmseyii yerle
tirmi, yerletirebilmitir heykeltra. Bunun gibi Fransada ve
talyadadr ki, resim, zerkliini ve yeni niteliklerini belirginle
tirmektedir. Ve resim, imdi bir mihrap arkalnn tahtadan
panosunda, ya da bir el yazmasnn safyalarndadr; antsal niteli
ini de yitirmitir.
Gelimeler, mimarlk ya da grsel sanatlardan ok daha
fazla edebiyat etkiler dorudan doruya: Nesir, dncenin do
ru dile getiriliinin kaygs iindedir. lka yazarlarnn - zellik
le Franszcaya - evirileri, XIV. yzylda, dilin gitgide yetkinle
mesine yol aar. Hukuk dncesinin yayl, derlemeler ve
yorumlarn art ile kendini gsterir. Henz bir teknik haline
gelmemi de olsa, tarihi de eklemeli buna; bu alanda bata dik
kati eken d e F r o i s s a r t . Joinvillein amalnn eriemedii
bir noktadr o. Daha ciddi bir aratrc, geree daha dkn,
zamanndaki toplumu tanma ve aklamaya merakl Froissart,
kendi mesleini pek gzel tanmlar, ve yle der: Srrn ama
dan, aydnlatmadan, bu zamanda yle yle oldu deseydim,
kronik olurdu o, tarih deil yoksa. Olaylarn akndaki gizi
yakalamak, byk adamlarn hareketlerindeki etkenleri aratr
mak, ite yeni kayg!
Tarihle, imgeye dayanan anlatm, valye roman, yk ya
da rflerin yergisi arasnda byk farkllk da yoktur. Fransa,
yiitlik destanlarnn eski temalarn yeniler durur; nk, nesir
ya da nazm, valye roman ya da saraya degin roman revata
dr hep ve Fransa dnda da Fransa biiminde byle derleme
ler arkasnda koulmaktadr. Ne var ki, 1325 ylma doru, top
lum dna itilmi insanlarn servenlerini dile getiren ilk roman
(roman picaresque) yaynlanr. Aslnda beeni, gitgide ykye
yneliyordu: C h a u c e r in Canterbury Tales, Boccacioya hay
487
ranlk ve yknmeden de yola km olsa, ruhsal zmlemeler
deki doallk ve sosyal eletirilerindeki incelikle gze arparlar;
bu alanda bakalar izler onlar. Bylece, yergi ve gerekilik,
edebiyatta randevu vermilerdir birbirlerine.
Ballad, rondo, kral trks gibi belli biimlerde dile getiri
len iir, zgnln ve esinin kurulua dme tehlikesini tad
iin, tehlikeli bir sanattr. Bu kurallar, kimi zaman yapmaca
da dse, dnce rn zevkini yaym ve dili artp incelmiler
dir. Onlar, yapayln iine dp kaybolmaktan kurtaran bir
Guillaume de Machaut gelir; arkasndan bir Eustache Desc-
hamps gryoruz. Ama iirde XV. yzyl talandran kuku
suz F r a n o i s V i l l o n dur. Servenli bir yaam oldu
onun. Dili, kabalktan lirizme kadar btn tonlar tar. Modern
, okuyucu, bir Mussetyi, daha da ok bir Verlainei hatrlatacak
ztlklar grr eserinde: Bedensel isteklerle ac bir ktmserlik,
ahlak-d bir tutumla derin bir dinsel balan arasnda gider
gelir Villon. Aslmlar Balladnn unutulmaz airi, belki asr
diyebileceimiz ilk airdir.
Mzikte, ok seslilik de gerekilie almaktadr.
11
AVRUPANIN KTSAD VE SOSYAL
GLKLER
O yzyllarda, Fransada, kylerdeki dinsel trenlerde yeni
bir yakar duyulur: A fame, belle et pete, libera nos, Domine.
K t l k , s a v a ve v e b a , insanlar her an tehdit eden
tehlikedir bunlar. Breton air Jean Meschinotnun msralarnda
dile gelen de ayn l felketten yaknmadr:
Ey sefalet ve aclarla dolu yaam.
Penesindeyiz savan, lmn, ktln,
Soukla scak yer bizi, gndzle gece tketir.
488
SAVA
Modern tarihilerin ortaya attklar Y z Y l S a v a -
deyimi, ok noktada yanltc da olsa, bata gelen bir felke
tin srekliliini gstermesi bakmndan bir meziyeti var en azn
dan. 1336 ylma doru, o yzyllk Akitanya sorunu yznden
kan bu Fransz - ngiliz uyumazl, 1375 ylnda durur bir
aralk, sonra para para bir yzyl aan bir zamana yaylr; gev
edii sralarda da, Brtanyada, Ispanyada, Pay-Basda baka
kk atmalar nbete geer. Bu krallklardan her birinde
ortaya kan, kimi zaman i savaa kadar varan parti kavgalar
n, prenslerin bakaldr ve komplolarn, durumdan yararlanp
kendi alklarm doyurmak isteyen senyrlerin sava giriimle
rini, kylerdeki ve kentlerdeki ayakanmalar da eklemeli bunla
ra; karada ve denizde haydutluun ve korsanln yaptklarn
bir yana brakm olalm bir an iin.
S i l a h l a t ma , btn Hristiyan Batda ortaktr.
Ve stelik Gney-Batda, Osmanllarm at bir srekli
cephe vardr.
Krallarla prensler arasnda kan dklmesini nleyecek g
hangisidir? Uluslararas hukukun kimi ilke ve rflerini hazrla
makta olan diplomasinin, elinde geici aralar vardr henz.
Papaln temsilcileri, btn Baty, bir uzlama salamak iin
dolar dururlar; ate kesmelerden ve bar konferanslarndan
elde edilenler de geicidir. Papaln hakemliine, ya da bir
nc kiinin araclna, dorudan doruya hkmdarlar ara
snda grmeler de eklenir. Silahlarn konumas yerine, ocuk-
ca da olsa, krallarn ya da prenslerin kar karya gelip delloya
tututuklar da grlr. Elilerin dokunulmazlklar da olsa, iyi
gzle baklmaz kendilerine.
zetle, diplomasi yetersizlikler iindedir.
Daha nceki dnemlerden gelen kimi izgileri tasa da,
koullar, sava bir meslek yapp karmtr. Savan tehlikeleri
ni, yararlarn ve onurunu aramak gibi kendine zg bir anlay,
soylu ailelerde gitgide azalan gelirlere karlk byk bir nfus
art, zellikle en kalabalk blgelerde, ailelerin yaa kk
489
olanlarn serven aramaya gtrr. Geici feodal birlikler, sava
n srekliliine uygun deildi ve vassallk kurallar, esnek ve tr
de birlikler ortaya karlmasn engelliyordu. XIII. yzyln son
larndan balyarak, kimi rnekler, prenslerin cretli askerlere
bavurmalarndaki zorunluluu anlatr bize. XIV. yzyldaki
savalar niteliyen de bu m e s l e k t e n s a v a tiplerdir.
zellikle Fransa ve talya savalar sayesinde, sava ortaklk
lar! (compagnie) bir kurum ve apulcu asker (routier) de bir
sosyal tip olup kmtr.
Sefer zamanlarnda, kraln silahl adamlar arasna katlan
bu apulcu asker, atekeslerde ayrlr ondan; dzenli bir toplulu
a sokulmas olana olmayan, kknden koparlm bir isizdir
o. Sava anlarnda bu ortaklklar tutmak, atekeslerde onlara
bir tr isizlik tazminat demek, durumun gerektirdii nlem
lerdi. Fransada 1445 ylnda yaplan bir reform, savalk mes
leini, kraln hizmetinde rgtler. Yeni ortaya km bir silah
olan top, topuluun gelitirilmesini de gerektirir orduda. Byle
ce, devletin dedii ve yalnz ona bal f e o d a l o l ma y a n
bir k r a l l k o r d u s u kurulmu olur.
GENEL FETLER
Savan yanma, iyice dizginlenememi bir doann durma
dan tehdit ettii insanlarn gvensizliini de eklemeli. Gerek
ten, elinde dzenli bir izin belgesi bulunan yolcunun, yollarda
ve kylarda tutuklanmay ve kurtulu akas demeyi savutur
ma ans vard. Misilleme adeti de, korsanlk ve esirlik tehlikele
rini -bir lde- snrlyordu. Ne var ki, kylarda burunlar ve
limanlar atelerle belirlemek nafileydi; kimi yerlerde k aylar
ynla gemi batard; dkntlerini de kydakiler toplarlard.
Dada olduu gibi denizde de yolu yitirmek felketti.
Bunun gibi, su basmas ve yangnn, hastaln ve aln
felketleri de, insan gelip evinde yakalyordu. Yaplarda alev
alr malzemeler kullanld, evler birbirinin stne yld,
korunma aralar da pek yetersiz olduu iin, her yerde yangn
vard ve geldiinde de mahalleleri silip spryordu. Her kent,
490
yangna kar bir iki grevli ayrr; her yerde emelerin bakm
na ve saylarnn arttrlmasna zen gsterilirdi. Yamur, rmak
tamalarnn ve sellerin getirdii felketlere kar ise, korunma
daha gt.
Bununla beraber, felketlerin en korkuncu s a l g n l a r d.
Ne salk bilgisi yeterliydi, ne de korunma nlemleriyle, belli
belirsiz ilerlemeler iinde bulunan tp. Hele sava ve ktisad
knt dnemlerinde, bunlarn ykm daha byk oluyordu,
Bata v e b a geliyordu; 1347 ylnda, Ceneviz gemilerinin
Doudan getirdikleri ve btn Avrupay saran veba, dehetle,
hatrland hep. Onu, dizanteri ve iek hastal izliyordu.
120. - Tanrnn gazab olarak grlen veba
Tptan anlayanlarn yetersizliinin yan sra, tp da, kimi
yeri bozulmu lka tbb ile yetiniyordu; spanya ve talya
491
dnda, kimse Yahudi ve Arap bilimine aka bavurma cesare
tini gsteremiyordu. Byk Veba, yldzlarn durumuna ve Mars
gezegeninin kt hretine verildi. nerilen ilalarn kar etkisi
oluyordu. Genel salk bilgisi tptan ve zel salk bilgisi de
genel olanndan daha geerliydi. Vebaya ve ilalara dayanabil
mek iin pek salam olmak ve dzenli yaamak gerekiyordu. Ne
kadar giyinilirse giyinilsin, snma, zellikle kylerde yetersizdi.
Evler k almyordu; kentlerde bile lks olan pencere cam yeri
ne, yal kt kullanlyordu. Ky evleri, gnei, ou kez kap
dan alrd; kentte de esnaf, yol kenarnda almak zorundayd.
Ykanma, bir lde yolundayd. Her eye karn, ahap evler,
insanlarla beraber, vebann korkun yayclar olan sanlar ve
ynla haarat barndrrd. Genel salk bilgisi, kukusuz,
Byk Vebadan da hayli dersler kard: 1350 ylndan balya-
rak, Paris sokaklarnda domuzlarn dolamas yasakland; alt yl
sonra da ilk lam yapld; ancak plerin, genel depolara atla
cak yerde, sokaa ya da Seinee atlmasn nlemek iin tzk
ler, XVI. yzyla dein arttrlp duracaktr.
Aslnda, iine ayrlarn ve tarlalarn geni lde sokulabil-
dii kentlerin havas ile, bir yerde yeterli hava alacak biimde
yaplmaya balanan evlerin sala aykrlklarndan ok, b e s
l e n m e d e k i k a r a r s z l k l a r d r ki, salgnlar davet edi
yordu. Sala dokunan detler vardr: Kak yoktur, herkesin
ayr ana da. Dengesiz bir beslenme vardr: Tuzlu, niastal,
salal, erimi domuz yal Ve baharatl yiyecekler fazla yer tut
maktadr; yeterince taze ve bol yiyecek grlmez. zellikle de
yiyecekler yeterli deildir; salgnlar da ktlklarla beraber gel
mektedir.
K 1 111 k 1a r n neden doduklar, onlarn boyutlarndan ve
yaylndan ok daha iyi biliniyor. Yerel olsun genel olsun, kt
lklar, hemen hep kt havalarn bir sonucuydu; savan yknt
lar da ou kez bunu artryordu. XIV. yzyln iki byk ktl
ile yetinelim: 1314 ve 1315 yllarnda tufan andrr yamurlar,
sonbahar ekimini engellemi, tohumun byyp olgunlamasn
nlemi, souk geen bir yaz da tuz rn ve hasad umutlarn
ykmt. Rusyadan Pirenelere dein, btn kaynaklar kurudu,
492
fiyatlar alabildiine ykseldi ve ktlk da korkun salgnlara yol
at. Ondan altm yl sonra da, Gney Avrupa buna benzer ey
lerin acsn ekti; arkasndan da veba bagsterdi. Siyasal ve
asker durumlar, ktl ve fiyat ykselilerini daha da iddetlen
dirirken, her yerde speklatrler de, beled iktidarlarn gszl
nden yararlanp korkun krlar salyorlard.
Yumuama ve glk dnemlerinin boyutlarn izdii by-
lesi byk bunalmlar, insanlarn yaamndaki kararszl da
vurguluyordu. zetle insan, savalarn, hekimlerin, speklatrle
rin, doal fetlerin insafna terkedilmiti. Ekmei kendine sa
lanmamsa, hi olmazsa onu satn alabilecek eyi kazanabiliyor
muydu?
Burada da, k t i s a d d e n g e s i z l i k giriyordu iin ii
ne.
KTSAD DENGESZLK
Neydi ekonominin eilimleri XIV. ve XV. yzyllarda?
O zamanlarla ilgili olarak saptayabildiimiz btn rakam
lardan kan kesin sonu u: Avrupa ekonomisi, ok geni boyut
larda bir k t i s a d d u r g u n l u k ve b u n a l m iindedir.
Bu rakamlar bize, bunun nedenlerini ve niteliini tanmlamak
olanan da veriyor. talyada daha abuk stesinden gelinen,
ngilterede daha ardan yryen, savalarn yakp ykt Fran
sada belki ok daha srekli ve derin olan bu durgunluk ve bna-
lm, blgeden blgeye eitli grnmlere de brnr; ekono
mik etkinlikleri deiik biimlerde etkiler ve eitli snf ve zm
releri farkl llerde arpar.
ktisad durumdaki bu kntnn temel nedeni, n f u s
l a t a r ms a l r e t i m a r a s n d a k i d e n g e s i z l i k te
yatyor bata. Bunun yan sra, paralarda da, o zamana kadar ii
tilmemi apta altst olular gryoruz. Ortaan bu iki yzy
lnda parann geliimine yksekten baktmzda gzmze ar
pan, p a r a n n d e e r i n d e , lkeden lkeye az ok deise
de, gitgide d t r ; ve hibir nlem de parann ktlm
giderememektedir.
493
XIV. ve XV. yzyllarda ekonomiye egemen grnen olay
lardan biri, t a r m f i y a t l a r n d a , zellikle tohumluk tane
nin fiyatndaki srekli d tr. arap, hayvan rnleri, yn,
boyama bitkileri gibi tarmsal rnlerin fiyatlaryla, yap malze
mesi, giyim eyas gibi sanayi rnlerinin fiyatlarnda ise, daha
byk bir kararllk grlyor: Bu rnlerde fiyatlar deimiyor,
htt ykselme eiliminde. Tanede alal, teki rnlerde yk
seli gibi, fiyatlardaki bu farkllk, reticiye eitli biimlerde
yansyor: Krsal kesimde, ekim alanlar -hissedilir oranda-
daraltlr ya da tahl yerine daha krl eylere yer verilir: Bac
lk, hayvancln geniletilmesi gibi. Kentlerde ise, sna rnle
rin fiyatlarndaki ykseli, istemin azalyla uzlamaz.
XIV. yzyln ortalarndan balyarak, e l e m e i n d e de
byk bir a z a l vardr. Bu azal, en geni boyutlarna
Byk Vebanin ertesinde ular. Toprak, yeterce kol gc bula
mad gibi, iyerlerinde de esnaf eksiklii grlr. Emekiler,
emek gcndeki bu ktlktan yararlanarak, cretlerini arttrmak
isterler; kamu otoriteleri, tpk salgn hastalklarn yaylndan
duyulan korkuya benzer bir korkuyla, hemen her yerde mdaha
le ederek, bu cret ykseliini snrlayan nlemler alrlar. Ne
var ki, hibiri etkili olmaz bunlarn; cretler artmay srdrr.
Gelimelerden daha da ok etkilenen senyrlerin rantlary
la, her trden toprak rantdr. Byk Veba, emek pazarn
altst ederek, geleneksel ma l i k n e s i s t e m i n i n k
n hzlandrd. Gelime k ncelerden balamt ve zaman
aralklarna karn, geneldi. Yalnz mparatorluk, dou blgele
rinde, byk maliknenin yeni bir trn srdrd. Onun dn
da her yerde, kiisel bamllk balar geviyor, eski malikne
topluluu zlrken, toprak da el deitiriyordu. Hemen her
yerde, kyl, toprak sahiplerinin iinde bulunduklar glkler
den yararland. Bitip tkenmeyen sava giderleri, kurtulu aka-
lar, sabit gelirleri gne altndaki kar gibi eriten para deerinde
ki dler, yaam dzeyini srdrme zorunluluu, ynla sen-
yr ok g durumda brakmt. Vasiyet yoluyla toprak ba
larnn yan sra, mirasta eit blmede direni de mlkleri
kltyordu. Daha kts, XIV. yzyln ilk eyreinden
494
Sradan ailelerin temel yiyecei: Ekmek;
kentte bir demirci atlyesi
balyarak, tarm fiyatlarndaki kararszlklar ve bunalm, seny-
rn kendi gereksinmesi iin ayrd topraktan (reserve) olan
gelirlerini de daraltyordu. Ayrca, el emeindeki ktlk, cretle
rin ykseliiyle, iletme giderlerini arlatryordu. Daha baka
nedenlerin de eklenmesiyle, malikne sistemi her yanndan atr
dad. Toprakta bireysel iletmeye doru olan, o ok nceden
balam geliimi durdurma olana yoktu.
Ne oldu?
zgr olsun olmasn, el emeini topraa balamak iin,
paraca alabildiine skm senyr, dn vermek zorundayd ve
verdi. Kiminin azat edilmesi, kiminin ykmllklerinin hafifle
tilmesi, kyllerin, senyre kar bamllk balarn gevetti.
XIII. yzyln azat edemedii serfler de, uzlamayla ya da baka
yollarla zgrlklerini elde ettiler. Ykmllkler de gzden
geirildi. Bunun yan sra, vassale ya da kesenekilere braklan
topraklarn (tenure) braklma biimleri de yumuuyordu: Kira
lama, ortakln yerine geiyordu. Senyrler, kendi yararlarna
baka yollara da bavurdular. Toprak ve kyllerle dorudan
balarn koparp, toprakta rantiye durumuna gelen senyrler
karsnda, kimi iletmeci kyllerin yan sra, ellerinde para
olan burjuvalar da, toprak gelirlerinde, bir yatrm frsat buldu
lar. zellikle Fransz soylularn aleyhinde olan bu gelime,
Alman ve talyan soylularnn da aleyhine idi; daha geni lde
ruhbann da. yle de olsa, ynla soylu aile, Yz Yl Savalarn
dan nceki atalarnn durumundan daha yksek bir ktisad
durumda idiler, ya da byle bir durumu yarattlar.
Malikne rejimindeki bu zlten yararlanan varlkl bir
orta snf kyl tabakasn da gryoruz; kimi yeni zenginler,
gelir getiren haklan elde ettiler, htt kimi senyrlerin toprakla
rna kondular. Burjuvalar, ticaretten kazandklarn topraa
seve seve yatryorlard; nk, bylesi bir yatrm, i leminin
kt olaslklarndan ok daha gven verici idi ve, toprak da, sos
yal bakmdan ykseliin bir iaretiydi ayrca. Burjuvalar, topra
a sermayelerini yatrdklar gibi, onu kr amacyla iletiyorlard
da: Baclara dn para veriyor, ayak stnde rnleri satn
alyor, hayvan yetitiricilerle ortaklk kuruyor ve r zerinde
496
speklasyona giriiyorlard. Bylece toprak, burjuvalar iin, onu
senyr srasna ykselten yalnz krl bir yatrm deil, bir ham
maddeydi, bir ticaret malyd.
Kentle krsal kesim birbirine balanmt bylece.
XIV. ve XV. yzyllarn ticaret yaamnda da nemli dei
iklikler vardr; XV. yzyln ikinci yars, Hansann kne
tank olur. Ortaa Avrupa ekonomisinin temel direkleri arasn
da, ikisi, Pays-Bas ile talya arasnda gidi-geli yollar birok
kez yer deitirir. Bunlara bal olarak, uluslararas byk fuar
larda da deiiklikler vardr; bu fuarlar, douya doru dei
mek ve Alp geitlerindeki mahrelere yaklamak eilimindedir:
Champagnedaki fuarlarn yerine Chalon, Cenevre, Frankfurt,
sonra da Leipzig fuarlar geer; 1450 ylndan sonra da, Lyon
fuar, Cenevreninkinin yerine gemek isteyecek, Milano ile kimi
kentler de kendi fuarlar iin mcadele vereceklerdir. Aslna
baklrsa, fuarlarn parlak dnemi de sonuna varmtr: Onlarn
zaman zaman devreye giren kesikli rol, imdi yerlerine otur
mu olan tacirlere pek uygun gelmemektedir; ticar ve mal
ilemler de, artk grevlilerin araclyla ya da yazarak yapl
maktadr.
Ortaklklarn, muhasebenin ve kredi ilemlerinin doduu
bir dnemdir bu.
Ne var ki, ktisad durgunluun etkisi kendisini bu alanda
da gstermektedir. rnein, ynla ifls bunun bir iaretidir.
Bu etki, XV. yzyln son eyreine kadar da basksn srdre
cektir. ktisad alanda uzun bir zamandan beri egemen olan bu
rahatszln, sosyal plnda yanklarn gstermesinden daha
doal ne olabilirdi?
SOSYAL KARIIKLIKLAR
TournaiIi esnaf, 1302 ylnda, herkesin bakalarndaki
kadar varlnn olaca gnleri dlerler. Sekisen yl sonra,
J o h n B a l l da, bir trknn nakaratnda, senyrlerine ve
Hazine grevlilerine kar bakaldran ngiliz kyllerinin hnla
rn bileyleyip duruyordu. Floransada popolo minuto haykmyor-
497
du: Yaasn halk!. Her yanda, yardm kuramlarnn sefaletle
rine are bulamad yoksullarn says artm olmal; ve ok ge
meden, varlkl snf ve zmrelerde dilenci ve haydut korkusu
doacaktr. 1280 ylndan beri, Pays-Bas kentleri, tehlike iaret
lerini vermilerdi ve t kylere kadar yank yapmt bu. Krsal
kesimin yaps, parann gitgide artan rolne uygun deildi; yeni
zenginliklere kskana sarlm insanlarn bulunduu kentlerde
de atlaklar ve sosyal karklklar vard. Hatrlatmak gerekir:
Bu mcadeleler, ktisad durumdaki altst olutan ok nceye
gider; ekonominin bzlp daralmas ise onu daha da arlatr-
mtr.
122. - Yerel adalet: Bir mahkm ikenceye gtrlyor
498
Bu karklklarda ba rol oynayanlar e s n a f l a k y l -
1e r dir; kurbanlar da zenginler ve senyrler.
Philippe Beaumanoir, XIII. yzyln sonunda, sorunu daha
o zamandan iyi grr ve yle der: Nice gzel kent gryoruz
ki, iindeki yoksul burjuvalarla orta durumda burjuvalar, kentin
ynetimine asla katlmazlar ve her ey zengin kiilerin ellerinde
dir; nk komn, servetleri ve hsmlklar dolaysyla bu zen
ginleri korkutmaktadr. yle olunca da, bir blm belediye
bakan, jri yesi ve tahsildardr ve ertesi yl da, grevlerini
yakn hsmlarna devrederler. Zenginler, hesaplarm her trl
denetimden karmak iin aralarnda anlamlardr; ve, ne den
li hakl olunursa olsun, onlara kar bir hiyle ya da aldatma su
lamasnda bulunmak bounadr. Yoksullar bunun acsn ek
mezlerdi aslnda, ne var ki haklarn almann doru yolu nedir,
onu bilmiyorlard.
Durum, hemen hemen her yanda birbirine benzer. Kent
halk, XIII. yzylda alacak biimde oalmtr; ne var ki,
burjuvazinin ayrcalklar ok az saydaki byk zenginin tekelin
dedir. talyada bir de ad vardr bu aznln: Popolo grosso,
yani kodoman halk demek. Bunlar toprak sahibidir, mlklerinin
rantndan kazanr, kiralar toplar. zellikle talyada, tarm kesi
mindeki toprak sahipleri, kentlerin iaesini, fiyatlar saptayarak
denetlemektedirler. Sermayeyi ellerinde tuttuklar iin, zel ser
vetlerin ve kamu mliyesinin yazgs onlara baldr. Ayrca,
mamul rnlerin satna kadar her ey ellerinde olduklar iin,
Kuzey kentlerindeki tacir kurulularna ve talyan kentlerindeki
nde gelen sanatlara egemendirler. Hemen her yerde, yeleri
kendileri setikleri iin, beled grevlerin tekeli onlardadr:
Onlar idare eder, onlar yarglar, onlar mliyeyi ynetir; reti
me varncaya dein her ey onlara baldr. Nasrsz ve mavi tr
nakl olmayan elleriyle, Flaman zengini her gn arabn
ien kimsedir; atna atlar, kendine bey dedirtir; lnce de
kiliseye gmlr. Gandl zanaat, aylak diye ad takmtr
ona. Uzun zaman, soy dayanmas, bu zenginlerin evresinde,
onlar yara almayacak bir savunma duvar ile evirmitir.
Sosyal hncn, zellikle d o k u m a c e s n a f arasndapat-
499
lak vermesi, hi de rastlant deildir. Bu zmre, manev ve sos
yal harekette, bir nc rol oynad hep. Bir Pierre Valdo, bir
Assiseli Franois, Umilitatiler, Spritueller, Begardlar, yoksul
luu ve alakgnlll verlerken, bu zanaatlar arasnda bir
yank bulmulardr. Kumaln ilemlerinin oalmas ve
cretlerdeki farkllklar, bu esnaf, zellikle halla ve rpclar,
baka hibir meslekte grlmeyecek biimde, ak bir dkn
lk iine sokmutu. Bununla beraber, yine de aldanmyalm: Bu
zanaatlarn, XIII. yzyln sonlarndan balyarak, kurabildikle
ri rgtler, zenginlere kar kendilerini savunma kadar, aralarn
daki ekimelere de hizmet etmilerdir.
Okumas yazmas olmad gibi, ayrca kendi arasnda da
tutarsz aa-halk tabakas, duygularm ve isteklerini dile geti
ren efler bulmu olmasayd, bakaldrlar sonusuz kalrd.
Bu ayaklanmalar, kimi zaman cret ve belediye ynetimi
gerekesiyle zenginlere karyd; kimi zaman, Almanyada
Byk Vebamn ertesinde Yahudilere, ngilterede yabanclara
kar olduu gibi, para babalanna yneliyordu saldrlar: ngilte
re, 1360-1460 yllar arasnda bylesi yabanc dmanlklarna
tank oldu. ou kez halk, para ve vergi nedeniyle Hazine
grevlilerine, kamu otoritelerine ve krallk iktidarna kar
ayaklanyordu. Karklklar kkrtp krkleyenler arasnda
hibir ideolojik sistem grmyoruz; ou, bulank ei ti
ei l i ml er bunlar.
Flandrede bir Pierre de Coninck (1301), Romada bir
Cola di Rienzo ve Floransada bir halla Michel de Lando
dnda, nclerden hibiri, halk kkenli deil; ou kez, zen
ginler arasnda ya da daha yksek mesleklerden -XIV. yzyl
da kumalar, XV. yzylda kasaplar- geliyorlard. Artvelde-
lerle, Etienne Marcel byk burjuvalard; Sylvestre de Medi-
cinin Michel de Lando ile ilikileri biliniyor. Kimi yerde de,
zenginler, soylularm elinden iktidar almak iin esnafla birlei-
yor, arkasndan da esnafn elinden iktidar koparmak amacyla
soylularla birleiyorlard. Kimi yerde, daha da blnm olan
zenginler, esnaflara da efler salyorlard aralarmdan. Aslmda,
byle balaklklar olmasayd, esnafn kent ynetimlerine tr
manabilmesi gerekleemezdi.
500
123. - XV. yzylda bir ii topluluu
Tarm kesimindeki karklklar, daha iddetli olmakla bera
ber, kentlerdeki alkantlar kadar tutarl deildir, onlar kadar
da baarl. Belli kararlarn sonucu olmaktan ok, sefaletin ve
kzgnln getirdii patlamalardr bunlar. Flandre kylarnda,
1323-1328 yllar arasndaki bakaldr, tm sosyal dzeni kar
sna ald; le-de-Francedaki - J a c q u e r i e diye adlandr
la n- kyl ayaklanmas, tutarsz ve bantsz kald; Wat
T y l e r in birlikleri, Londray ele geirdikten sonra, II. Ric-
hardm ilk vaadinde dalverdiler; L a n g u e d o c l u Tu c -
h i n 1e r i n (1380) ne programlan vardr, ne de balar;
Kentdeki J a c k C a d e n b a k a l d r s (1450), genel
honutsuzlua karn, sonusuz kald. Ayn zamana rastlyan,
501
Katalonyadaki R e m a n s a s l a r , daha baarl oldularsa,
tarmdaki kurtulu lkleri, Katalonyal burjuvalarn desteiyle
tutarllk kazand iindir. skandinav kentlerinde, 1411 ve
1436 yllar arasnda eitli ayaklanmalar, geici baarlarn,
Hzineye ve yabanclara kar olmalarna borlu.
Kylnn kurtuluu ve, daha da fazla olarak, esnafn burju
vazinin sahip olduu olanak ve yetkilere erimeleri adna yap
lan bu ifte mcadele, kimi kazanmlarna karn, yine de baar
szlkla kapand sonunda.
IH
AVRUPA'NIN SYASAL DENGESZL
XIV. ve XV. yzyllarda, Batda, siyasal mcadeleler de
devletleri kar karya getirir, ya da i dengelerini bozar. Feoda
lite yok olmaya doru giderken, monarilerin, yeni kurumlan
deneme alanna srd bir dnemdir bu; modern devlet, bu
kuramlardan doacaktr. ktisad ve sosyal glklerin daha da
arlatrd bu dengesizliin en arpc iareti, kukusuz
h a n e d a n b u n a l ml a r n d a k i o a l tr.
Neydi anlam bu hanedan sorunlarnn?
HANEDAN SORUNLARININ ANLAMI
Hanedan sorunlar ile sosyal yapdaki olaylar arasnda bir
uygunluk aramaktan ne olursa olsun kanmal. Avrupa dei
kendir; uzlamazlklarnn nedenleri de deiken. yle de olsa,
Fransadan ngiltereye ve spanya yarmadasndaki krallklara
dein, Y z Y l S a v a l a r nn eitli aamalarn birbiri
arkasna sralayan zincirleme tepkilerde, kimi ballklar arana
bilir. Bahane olarak ve hukuksal dayanaklar bakmndan hane
danlarla ilgili bu byk Fransz-ngiliz uyumazl, byle bu
kadar uzad ise nedeni uydu: Gitgide ulus olduklar bilincine
varan iki toplumu, feodal dnya, ortak yaamaya zorlayan ba
502
larla balyordu birbirine ve bunlarn, sava olmadan, bar
yoluyla koparlp atlmasnn olanaksz olduu ortaya kmt.
Nasl?
Fransz baronlarnn giriimiyle, 1316 ve 1324 yllarnda,
kzlarn taca miras olmakta saf d braklmalar, sonra, 1328
ylnda, kral soyundan prens P h i l i p p e de V a l o i s nm,
anas sabelle yoluyla kral Gzel Philippein torunu olan gen
III. E d o u a r d a yelenmesi, yalnz bana bir uyumazla yol
amaya yetecek cinsten deildi. Ve ili. Edouardm delice giri
imleri, Fransz krall iinde, kimi vassal guruplar kendisine
silahlaryla destek olmasalard, kukusuz-srekli baarlar sal-
yamazd. Bu abalarn bir sonucu olarak, Fransz krallndan
btnyle koparlm ve dorudan doruya ngiltere tacna bal
geni bir Akitanya Prenslii deneyimi, on yl bile srmedi. V.
C h a r l e s da, Gaskonya soylularnn muhalefetinde, bir kopu
un bahanesini buldu ve aa-yukar btnlne bir fethe giri
mek iin bu destei elde etti. Sonra, XV. yzyln seherinde,
uyumazlk yeniden patlak verip, T r o y e s a n t l a m a s ,
1420 ylnda, V. H e n r i ye, veliaht Charlesn haklarnn zdd
na, Catherine de Francen ei olarak tac elde etmek umudunu
verdiinde, hanedan bakmndan bylesi bir zm, kamu oyu
nun bir blmne kabul edilebilir grnd: nk, monarinin
iktidarnda uzun sren bir boluk ve i savalarn etinlii, ergin
lie ulam bir kraln sert adaleti altnda dzenin yeniden kurul
mas umudunu veriyordu. Ne var ki, bu giriim de boa kt:
Veliahta kar mcadeleyi srdrmek zorunda kalan V. Henri
olsun, kardei B e d f o r d olsun, altst olmu bir lkeye dzen
getiremediler. Sonunda, VII. C h a r l e s unvann alan veliaht
tr ki, ulusal gerekliin dile geldii bar ve birlik zlemlerini
kendi kiiliinde toplad, toplayabildi.
Halktaki yurtseverliin doup ykseliinde, gen bir kyl
kznn oynad rol ise pek byktr.
J e a n d A r c kastediyoruz.
J ean dArc, basit bir kyl ailesinin kzyd. ngilizlerin
bala Burgonyallarn yakp ykt, bir blgede, Lorrainele
Barrois yaknlarnda Domremyde, 1412 ylma doru dodu.
503
Yurdunun urad felketlerin sorumlusu ngilizlerden nefret
ediyordu; istilaclar Fransann dna atmak: Tek d buydu.
Bylesi g zamanlarda, halk katndan insanlarn arasnda pek
yaygn olan dinsel bir cokunun iindeydi o da. Yurdunu, Fran
say kurtarmak: Tanrdan geldiini syledii sesler, bu greve
aryordu onu.
J ean dArc, 1429 ylnda Charlesn yanma varr. Grevi
nin, Fransa tahtnn gerek mirassna geri verilmesini sala
mak olduunu anlatr kendisine. Charles, bir iki duraksamadan
sonra, desteklemeye karar verir onu. J ean dArc, valye kl
nda, bir ordunun bana geirilir ve Orleansa yrr. Sava
sanat hakknda hibir bilgisi yoktur; deneyimli asker efler var
dr evresinde. Varl ve yiitlii, kendisine gz kapal inanan
askerlere, sava srasnda ruh ve cesaret verir. Sonu pek nem
lidir: ngilizler bozguna uratlr ve Orleans kenti dmandan
kurtarlr. Orleansl Bakire -zaferden sonra ad budur artk -
Fransa krallarnn ta giydikleri Reims kentine ynelir. Yolda,
heryandan birliklerine akn akn gelip katlan kentli ve kyller
le de glenerek, ngilizlere kar bir dizi zaferler kazanr.
16 Temmuz 1429da Reimse varr ve iki gn sonra da
Charles ta giyer.
Bylece, Fransann gerek kral o olmutur; oysa hasm
VI. Henri kutsanmamtr. yle olunca da Charlese itaat etme
lidir artk; Troyes antlamasnn utana ortadan kaldrlmtr.
Ne var ki, yurtseverlik hareketinin genilemesinden kor
kan Fransz feodalleri, J ean dArcm baarlarnn srmesine
engel olurlar. Entrikalar balar. Parise saldr baarszlkla
sonulanr; nk kral, kendisine yeterince destek olmamtr.
J eanne, yalnz bana hareket etmek zorunda kalr. Bir aknda
da Burgonya dknn eline geer; o da J eanne dArc, on bin
liraya ngilizlere teslim eder. ngilizlerin emri zerine, Rouen
dini mahkemesi, J eannea kar bir dava aar: Dinde sapma ile
sulanmaktadr. ngilizler, Franszlarn kazandklar zaferlerin
eytann yardmyla salandm tantlama abasndadrlar.
Mahkeme, dpedz dmanla ibirlii iindedir. Charles ise,
onu kurtarmak yolunda en kk bir harekette bulunmaz.
J eanne dArc, 30 mays 1431de diri diri yaklr.
Sonu bylesi bir sahneyle de bitse, J eanne dArcm eylemi
pek nemliydi. Halk katndaki hreti ye saygnl, Fransz-
504
lara, onlar harekete geiren ortak bir duygu alamtr: Yurtse
verliktir bu. ngiliy.leri bununla kovacaklardr. Yz Yl Savala
r, ulusal bir savaa dnr bylece.
J ean dArc, Fransann ulusal kahramandr gerekten.
Birbirinden pek farkl sosyal glerin arptklar ngiliz
devrimleri de Fransadaki karklklarla belli benzerlikler gste
rir. III. Edouardn 18 yanda darbe yapp, annesinin vesayetin
den kurtulup ve onun a M o r t im e r i devirmesi (1330),
kukusuz belli bir baronlar gurubundan destek gryordu;
bunun gibi, skoyada, Akitanyada, Fransada kabul edilmi
olan toprak terklerine kar ulusal bir tepkiyi de dile getiriyordu
bu. Nitekim, gen kral, bu topraklarda, bu ateli soylularn aske
r etkinliini ynetecektir. Krk yd sonra, pek uzun sren bir
atekes dneminin ardndan ortaya kan savan ilk terslikleri
ne bakp komplolar mcadelesinin iine yeniden dalacak olan
yine bu ayn soylulardr ve stelik tutar He r i de La n -
c a s t r e in -1399 ylnda- iktidar gaspetmesini kabul ederler:
Bu kraln mir alk hakk yoktur, ancak II. R i c h a r d n ti-
ranlna kar kan baronlarm simgesidir; II. Richarda, ayr
ca Brestle Cherbourgu Franszlara teslim ettii, uzun sren
mcadeleye son vermeyi arad ve sabel de Francela yemden
evlendii sulamas yneltilmektedir. V. Henrinin ksa sren
hkmdarlndan sonra, hibir saygnl kalmaz bu hanedann;
stelik konplolar mcadelesi de giderek kzr. k i G l
S a v a nn da hanedanlarla ilgili bahaneleri vardr. Bylece.
teki sosyal snflar, bar burjuvalar, korku iindeki kyller,
kylerdeki ihtiyath nemsiz soylular - a z nce Fransada olduu
gibi- gerek bir otoritenin kurulmas ve karklklara son veril
mesinin bekleyii iindeydiler.
Bakaldrm oullar, iktidar gaspetmi piler ve dman
kardeler: spanya yarmadasndaki krallklarn tarihini de bunla
rn kinleri, kskanlklar ve cinayetleri doldurdu. Kimi hallerde
bir partiler kavgasdr bu, kimi yerde yabanc bir hanedana kar
ulusal tepki; ou kez de, byk Fransz-ngiliz uyumazlnn
bir yanks. Hanedanlara dayal formllerin dayankszl
hemen her yerde kendini belli eder; ve btn bunlara kar, ger-
505
eklik, yalanlamasn dayatr: Aragonu, Kastilyay ve Navar-
re, tek bir topluluk iinde eritmek mevsimsizdir.
Aslnda Tunadan skandinavya denizlerine varncaya dek,
hibir krallk yoktur ki, hanedan karklklarnn dnda kalm
olsun; bu karklklarn arasndan, kimi zaman da, halklarn
dayanksz toplamalar belli eder kendini. En derin anari de,
XIV. yzyln balarnda, Kuzey lkelerinde hkm srer.
talya, ok daha byk karklklar iindedir.
Yerel koullarn artc eitlilii altnda, Avrupada her
yanda, krallklar, prenslikler ve siteler, lkelerini geniletmek
iin birbirleriyle yarma halindedirler.
DEVLET KAYNAKLARININ YETERSZL.
YEN KAYNAKLAR
Karklklarn ve savalarn uzayp gitmesi, nce iktidarda
ki gszlkten geliyordu. Fransa ve ngiltere krallar bile, ken
di lkelerinde, etkinliklerindeki, en bata da asker giriimlerin
deki gelimeye uygun aralar bulamyorlard. Asker birliklerin
dzeylerindeki dklkten ve onlar sava sanatnn yenilikleri
ne altrp grevlerine uygun hale getirmek iin harcanan aba
lardan daha nce sz ettik. Boa giden abalard bunlar; nk,
byk blmyle gn gemi bir sosyal rgtlenie dayanyor
du. Feodal hizmet, karlnda cret de dense, ne yeterince
asker salyordu, ne de disiplin. Askerlik, topraklardaki hiyerar
i ve vassal bamllk balar stne kuruludur hep. Ancak,
sava bir meslek halini aldndan, krallar paraya dayanan baka
bamllk balarnn da evrelerinde dmlenmesini isterler;
oysa, onun da tehlikeleri vardr: nk, en ok paray kim de
yecekse, ona gre cephe deitirmektedir bunlar. Bununla bera-
ber, srekli ordular bulunmad iin, feodal dzenin rgtszl-
ne are olmak zere, cretli askerlere bavurmaktan baka
are de yoktur. Onlar feodal birliklerle bir arada tutmak, ordu
daki birlii salamak g itir geri; ancak, askerlik hizmetine
para dkmek, cretli askerleri donatmak, atolar glendir-
506
mek, gemiler yaptrp silahlandrmak gerekmektedir. Bu ise
paraya bal olduu iin, Hzineyi g durumda brakan bir
itir. Her askeri sefer, beraberinde u korkun sorunu da getir
mekte: Maliye, yeni uyumazlklara da yol amaktadr.
Eldeki belgelerin akladna gre, geleneksel gelirler
yetersizdir. Avrupann eitli lkelerinde, hkmdarn mlk,
birbirine benzer elerden olumaktadr: Tarmsal iletmeye
alm topraklar, ormanlar, madenler, tuzlalar, Yahudiler zeri
ne konmu vergiler, fuarlar ve pazarlar zerindeki haklar, gei
paralan ve gmrkler, adl cezalar... Btn bunlarn iletilme
yntemleri de, her yerde ayn hzla gelimi deildir. Ak olan
nokta u ki, prensler, her yerde mlklerinden azam geliri sala
mann arkasndan kotuklar iin, bir yerde bu mlkn k
iin de alm olmaktadrlar. Gelirlerin gitgide zayflamas o
noktaya varmtr ki, yeni kaynaklar bulmak iin, yalvar yakar
olmak zorundadr devlet; ve olaanst gerekler o denli skla-
mtr ki, olaanst kaynaklara bavurmak olaand olup k
mtr ve srekl