You are on page 1of 591

BERKES

YAYINA HAZIRLAYAN
Düzelti: Korkut Tankuter

Kapak ve Sayfa
Nahide Dikel

ISBN 975-08-0434-1

Telefon: (0 212) 252 47 00 (pbx) Faks: (0 212) 293 07 23


http://www.yapikrediyayinlari.com
e-posta: ykkultur@ykykultur.com.tr
www.teleweb.com.tr
YAYINA HAZIRLAYANIN ÖNSÖZÜ - 7
ÖNSÖZ -13
1.
-17
-17
- 24
3. Saltanat, hilâfet, gelenek – 28
- 35
II -41
-41
-45
- 50
- 55
5. Askerlik - 63
-73
- -91
1. Yeni reform projeleri-91
2. Uygulamalar -96
3. Mali sorun -101
4. Nizam- -108
5. Nizam- - 120
-133
-133
-137
3. Halifelik- 145
-147

- 169
1. I -169
2. II. Mahmut rejiminin portresi -171
-
Harp Okulu -184
-194
-
sorunlar -203
- -213
2. Hükümet-218
-220
- 227
-229
- 244
-
253
- 253
- 255
- 258
-260
5. Kavram ve anlam sorunu -266
-271
-271
-275
-282
- -296
X. KANUN-I ESÂSÎ- 309
-309
-313
-319
jimi-328 5. II. Abdülhamit Meclis'i
- 335
- 341
-341 2. Abdülhamit rejiminin portresi -
343
- -364
-368
6. Manevî u - -370
7. Edebiyatta isyan -375
-381
-389
1. Gizli örgütlenmeler - 389
- 393
-
) - 405
- -412
-415 8. Kültür ve anlam sorunu - 418
- 429 , 1. Devlet sorunu- 429
2. Ulusçuluk sorunu - 435
3. Dinde reform sorunu - 439
4. Aile sorunu - 444
5. Din - 450
6. Ulusal ekonomi sorunu - 461
- 475

-475

- 480

- - 494

4. Meclis'teki muhalefet cephesi-501

5. Saltanat - - 504

6. Son perde - 509

-521

-521

2. Devrimci hukuk -527

- 532

4. Din sorunu (1) - 536

5. Din sorunu (2)-541

-547

KAYNAKÇA - 555

- 577
YAYINA HAZIRLAYANIN ÖNSÖZÜ

dinledik.

te" deyip duruyordum ama. y vesilesiy

hi

durduktan sonra, yeri ge

Berkes

.
-
-

7
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

Türki söyledi. Bu yüzden bu ki-

var. Eminim, okurlar da birçok

eksik ve
Türkiye'de
Manitoba Üni
-
Türkiye'de yeni bir bas

mlanan The Development of Secularism in


Turkey edition critique Ancak, o kitap
ta olup da

nik

izce eseri tümüyle


iki kitap oldukla

gerekir.

da, bazen marjlarda, bazen de kitaba


lede

bölümlerin son
-

a -
-

hlerimi -
8
YAYINA HAZIRLAYANIN ÖNSÖZÜ

-
-
-

Türkiye'de

-
-
-

Temmuz 2002
ÖNSÖZ

ol

- gelenek

lum, devlet ve

içinde ba
sonuç, kendilerini tarih süreci boyunca gözlemlemenin ister istemez

Daha önce, 1964'te The Development of Secularism in Turkey

13
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

-
la

ne de Müslüman

i onu

bir kimsenin ya tarih olayla

sürüyorum ki, ne denli geri dönme çabala olursa ols

Niyazi Berkes
Mart, 1978

14
I.
I

laicisme biçiminde
-

-
Din- biçim olarak görülürdü, ikisi-
nin birbirinden ya da ikisinin kendine buyruk birer yetke (autoritâ) ol-

bir

bunun tersi, yani durum

-Türk toplumunda-

17
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

-
-

gösterecektir.

Çünkü gerçekte, sorun sadece din-


-
laicisme't -

sözcük, secularism -

Laicisme dilinde, özellikle

-öncesi Grekçe'deki laos (halk), laikos (halksal) söz-


clericus,
laicisme, dan, rahiplerden

saeculum
asr
asrilik biçiminde bir sözcük kulla-
secularism -

uyacak
a gel-

bu talihsiz anlamlardan,
-

-
-

18
GR

-
-

-
d -

demektir.

-devlet ya da devlet-kilise
-

secularism
oktaya
laicisme -
rak,
clericus ile
birbirinden iyice durumu yerine
so-
-
topl -

ok rahat ve kolay bulur-

toplum da yok ölçüleri

kurallar almaya ya da kendileri yeni kural -

19
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

n gelen birçok
-

-
küyor ve burada laicisme ile secularism , sözcük kö-
kenlerinden geldikleri halde, birbirine uyuyor.

ortaya da isteyerek ist


-
-
rülen
-
ma ile -

Görüyoruz ki geleneksel din kurumunun rolü sadece ruhanî

-
-
-

ve adamla -
mindedir. Demek ki, ruhanî (ya da dinî) ile dünyevî (ya da cismanî) m-
ruhani yada dinî -
pedüz dünyevî ve cismanî cismanî -
çekte ruhanî güçler ve yetkililerdir.
Laicisme ya da secularism,

1
in gerçek kurucu-

20
GR

msuz
k-
la 'ya ait olan. Ona göre
n ku-
.

-
-

steklerinden, dünya nimetlerinden, maldan,

a göre var olan din

kanunumsu bir din

e biçimlendiren bir ki-

ve ma -
adamla
-
-
-
21
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

durumuna geldi.
Ü

-
-
laicisation ya da secularisation
ve soru
sorun-

(laicus, lay)
- et-
k
-
-

olarak iki - -
da da (özellikle -
-

kitapta -ki-
lise, hattâ devlet- p
dan tâ

da d
-
-
ha da kap-

çok daha önemli, çok daha büyük


dinî olan ile cismanî olan; "kilisenin olan" ile "devle-

22
GR

-
(concordat'lara) va ki
dinlerde ise, bu
1
Bunlarda din-

kapsar ya da saptar.
kutsal

zam -
ileri-
-
- millet-devleti, millet-toplumu
olma biçimine girer.
-
-
de dinle bir tutulm -

le, Aziz Pav-


los hafinde -

Din- -
ri kurtararak ba
da
Bu son

-
lendi; genel bir panorama ve iyi bir özet için bkz. Thierry Hentsch, -
tanbul, 1996).

23
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

Türk- - -

-
ayk . Osman

yapanlar bu tarihi ile -


-
,

-
ka
-
rihinde Adam Smith'ten John Stuart Mill'e kadar bunla feodal toplumlar olarak

imparatorluklarca yut -

-
-

gerçekte -
ulus
,
yla, bu ki
24
GR

sto'nun
-
-
-
lizme ve Roma Ki

defa da despotizm hukuk ku-

bn
-
delde en önemli yan, en üstün siyasal gücün toplumdan , hattâ yaban-
bir kul . Bu hem klâsik Grek ge-
-
-

en üstün dinsel-
-

-
-
i zaman bile

bile), ekonomisi ne feodal ne de kapitalist ekonominin kuralla


rejime en uygun ekonomi "ahiret ekonomisi" ile "öteki dünya" üzerine spekülas-
yon il birincisi ma-
25
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

dan
-

-
-
hinde görülen papa-

engelleme, kilisenin
Bugün de bu teokratik kilise devleti ancak kapita-
list ekonomiye uymak sayesinde ve böyle bir ekonomiye dayanan devletlere sos-
-
-
-

n
-
, hu-
-
liliklerinin görevlileridir. Bunlar ruhanî bir gövde, bir ruhban corpus'u

. Bunla birincisi devletin en


üstün kaza iftâ -
-
rumlama yetkesidir. Din kendi arala -
cusu, hattâ halifesi oldukla
{auto-cephalus)
ne
çok olduysa d
-

ileri sürdükleri inançla yürümesi devleti


Sünnî -
Sün -

26
GR


bir nitelik ve yetke yoktur. - n
olmakla birlikte, tarihinde Sünnî, Hanefî ve Matüridî mezhep, hukuk ve ilahiyat
(heretic) olma-
la

Bir din devleti olarak Îslâm devleti


-

Sünnî
lâm Türklerin Kutad-
gu Biligte. -
dedirler.3 Kutadgu Bilig’de kendini belli
eden devlet, toplum v - -

- sal

-
n halkla hangisinin tarihine bakarsak onun
z
rejim-
lar, zaptettikleri halkla kültürü-
-
-
- -
-
-

27
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

a çabala
-

-
-
ri çok güçlü
-
-
-
neml -

-
-
min -
Tarih
-

ya
dönemi

3. Saltanat, hilâfet, gelenek

- din-devlet rejiminin incelenme-


si o -
-

sorunla içinde -

28
GR

-
4
rüz.
tehlikede gören her t
-
dan fark edilmez -

ilk fark eden -


ra din giysisinden a ür. Bu yüzden, tutucula olumsuz

toplumla

-
-
bir mezhepten olanlar gözlem-

-
da kendini
göst
-

si-
-
-
Sünnî
- -
-
-
torluk haline geldikten so -
(Yahudi, Ortodoks, Katolik mlan
gi
Os-
29
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

manii reji -
-
-

rejiminde heplerine, Musa dinine, Ortodoks dinine,


arala

çok gelenekselliktir.

ile "nizam", "âlem" ya da "nizam- -


rlü-
dür ("ebed-müddettir"). ikinci kanun- (en eski, ilk
r, yani onu -

böyle bir d

here-
tic, -
-
r ya da uygularsa onun
- -
-
5

imonializm" dedi
mak
kili,

30
GR

hak olarak -
-
-

-
la
düzeni, sürekli ola-
rak denge halinde duran toplumdur. toplumun bölümlerini yerlere

"reâyâ" yani "sürü" denir. nün çoba-

Bunlara olan -
ya ("
-

-
kilerin hepsini kapsar.
ni
gösterir. Çünkü
-
devlet ile toplum -

a Berkes'in bu son iki tümcesinden, "halife" sözc -


"Halife Mütevekkil" gibi unvanlarda kullana
-
or.

Dergâh, 30(1992): 1 ve 15, 31(1992): 16-


17 ve Gilles Veinstein, "Les origines du califat ottoman", Les A ales de l'autre , cilt II: La
question du califat (Paris, 1994) içinde, s. 25-36.

31
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

kar gereklerine dayanmaz. Siyasal ege-

fetih ve güç yoluyla) oturtulur.

nî egemenlikte (kilise devletinde) ya da cismanî egemenlikte bu


-

prenslerin, kralla ) hizmetinde olmaktan ku -


nî otoriteler de ne -

-
-
in ve
dünya despotlukla
-
na
Fakat bu ege

6
Fakat bu

tleriyle,

32
GR

ebed-müddet -
-
lâbat-

tutulan

-
m
-

-
-
celenecek olan ön dönemde

(terakki)

kavramlardaki bu evrimlerle devlet ve toplumun gerçekte olan de-


-
-
-
-

-
-
-
-

33
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

kar-
-
çimde

-
ileri durumla görebilen, -
-
la -

göstereceklerdir. Yüksek düzeydek -

-
rinde bir J.- -J. Rousseau olabilecek miydi ?
-
-
-
-

oldu-
bo-

tu daha da
-
-

öre gözlemle-

34
_______________________________ GR ___________________________________

oldu? Bu kitap ekonom -

Türk- - -

Sünnet'te

bölgelerde k -

Sünnîlik

smailî

Bu bize gösteriyor devlet olabilmesi

- -
Onlar daha bu yolu bulmadan önce,
- despotik devlet sisteminin yeni bir modeli

35
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

-
-
Kur'an ve Sün-
bir saltanat dev-

smailîlerin güçsüz, gizli ya da anar-

-
ilk

mo
-

Kurulan reji-
) halife-

ordu
-
rütecek bürokrasi.
-
-

lunuyordu. -
-

ün -
s-
36
GR

ne

Bunu -
-
-

Alman-

Bayezit (1481-1513), I. Selim (1512-1520) ve Kanunî Süleyman (1520-1566)


-
-20 milyon

-
meye de olanak yoktur. Tersine, bu yaba

lan üstünlük duygusu,

-
larda bu halkla tahammül edemeyecekleri iki olan yan-

devlet yönetimi ala-

halkla
-
-
-
-
-
-
, Kanunî Süleyman döneminin gücü
-
37
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

8
Militer tutumla -

tarihçi Peçevî, içinde Er-

-
da ta -
-
-

izleyebiliriz: ma -

Yahudilerine, 1539'da Meksika'

b
-

-
d
kendi ekonomilerinin ve siyasal örgütlerinin temellerini etkileyecek ticarî imtiyaz-
lar0 -
rokrasi v -

-
-
-
hareketleri üzerindeki umut ve-

38
GR

-
r.
va lamayan
ihtilâl)
yazarla -

-
a anlamak için eski kaynaklan, eski kanunla in-
-
let
a

17. yüz
ya da tanzim literatürü olarak nitelendirebili-
-
mâya dek bütün geleneksel organla -

-
-

-
b

yenile kavramla -

eski düzene dönmekle mümkündü.7


-

ülkelerde
-

ba ve tica-

b Bu

39
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

-
-
Karlofça
Pasarofça
tarihinin

Notlar
1 -Dün-
ya Teokrasi ve Laiklik -23.
2 Bkz. Richard Koebner, "Despot and Despotism: Vicissitudes of a Political Term", Journal of the War
burg and Courtauld Institute, XIV, 3-4 ( 1951 ) : 2 75-302 ve Franco Venturi, "Despotismo orientale",
Rivistastorica italiana, LXXII, 1(1960): 117-126.
3
in (Ankara, 1967) içinde, s. 259-271 ve
da Kutadku Bilig ve Kültür Tarihimizdeki Yeri", Tarih Enstitüsü Dergisi, 1(1970): 1-38.
4 Bkz. Berkes, not 1 'deki makale.
5 "Süleyman Kanunnâmesi", Millî tetebbular
1(1331/1915): 98.
6
çev. Hüseyin C
-20.
7 Niyazi Berkes, "Islah", Encyclopedia of islam, 111, s. 167-170.
8

40
II

devlet olmak yerine diplomatik önemi olmayan bir devlet olacak, yani daha güç
lü Avrupa devletlerinin (Fransa, Avusturya,
ya da
;,

bir sonuç al
-
-

41
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

te bu sürekli
-

sürekli pol

-
yüzünden (bunl

geleneksel dü-
zene dönme -
eskiden yeniye geçme sorununun getire-

adamla -
la

önemli olanla ilerini incele

gözden geçirdikten sonra, bu yeni


le kar

42
LK A AMA

-
ar direnmekte idi. Avrupa'da 17.

-
1
-

an
-

m-
darla
-
-devlet bir demirperde olma
n -

-
-
-
-

asabiyeti et-
hos'unun
tamamlayan dinsel ya

-
areti-
-
43
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

fark edilebilecek kahve


da
-

miz
(Nizam- giri-
-

in siyasal önemini, bugün bizim gözümüzde can-


2

a gidecek, toplanacak yeri yoktu. Buralarda da


-

yla kolay

mescidin yerini alan ilk siyasal dedikodu, hattâ fesat yuvalan oldular. Daha kötü-
nlenme yeri

Yüksek tabaka, Paris'e elçilikle giden Yirmi Sekiz Çelebi Mehmet Efen-

-
-

44
LK A AMA

belgeleri

Takrir olarak nitelendirilen


4

Bu Takrir, bay
-

ra bu belgeden söz eden Esat Efendi (1785- -


Pa-
bu belgeden söz
-
5

-
amlar nitelikte

olan bu Takrir,
k

le

durur. Müslüman bunu tasdik etmezse de, tersini de iddia etmez. Sözü edilen ye-

konusunun kon-

hiçbir etki ol-


-
la renler çev-
çevresinde bu belgedeki

n
-
-
sonrala -

45
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

(heretic) ra

gelmi Huguenot
Huguenot’lar, Fransa'da Ka-
toliklik'ten

ri
6

köylüye dayanarak Huguenotlara


1598'e kadar Fransa'da, Katolik-
Huguenot öldürül-
Huguenotla önemli savunma
-
Huguenotlara
n

.7 Hugu-
enotla -
8

Huguenot'lar.
etmekle birlikte gittikçe ikinci s f
a . Yu-
Huguenot'la n kabul et-
sonrala bu -
cektir. Bizim konumuz olan dönemde Huguenot
olay, XIV. Louis'nin Mart 1715'te n
veren karan

yer, bunun için de hükümetten izin almaya gelen Huguenot -


9
Huguenotla
hükümetlerine ba
46
LK A AMA

-
Bâb-
biçiminde bildirilen bir de
10

için üzerinde durulan üçün -

Huguenot 1a as-
imizde, bunla o zaman Avrupa'da bu alanda
Huguenot
na
pyeni bir askerî örgüt ve dev-
Para ile toplanan bir ordu yerine Protestan commu-
i regiment'lar (alaylar) kuru-
luyordu.3 En regiment'la-
-
-
maz ve l tehli-
-
Hugu-
enot'lar bir pi-
Huguenot

örgütün deniz askerl merkezi de La Rochelle idi. Huguenot'lar belki de eski


Osma - da
Huguenot
- -
-
regiment -
b

a Commune-. colloqm: bu-


da "toplama", "toplanma"

b Günümüzde, "nizam -

47
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

göster -

i devlet adamla
-
-

alarak kendi ülkelerine götürüyorlar, kendi sanayilerinde -


-

Huguenot'la
hammaddeleri kullanacak yeni bir sanayi kurulabilirdi ve bu, ülkenin ekonomik
ka

adamla
ak yolunda
aramalar Fakat, bir yan
getirile -1703'te sadrazam olan Râmî
Meh
kal

olma
yüzünden Rochefort'un teklifinin P
11

Takrir ya da -Müslü-
na
inanabiliriz. Yine biliyoruz ki Huguenotla
Fakat, Huguenot\a -

Daha sonra

48
LK A AMA

as
-
-
-

-
- göre Rochefort'un fikir-

-
cümanlar ne-

- -
-
göz hükümetinin kendisine

rquis de Bon-
-
12
porla yi
faali-

kaybedecektik.
13
Kapitülasyonla bunla
yeni-
echelle'lerde -
-
14

olanakla -
15
lik'i yaymak gerekti. Fr

n kapitülasy sürdürme yolundaki gay-

49
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

3. Müteferrika

-
sa'daki Huguenot'la

-1745).

önemli olan yan

le
yuka da sözü edilen Müslüman- -
Takrir'in -
16

Müteferrika Takrirdeki e onu sadece


militer -
terimini ve
Müteferrika' -

Müteferrika' -
lanarak tarihe sokan ve Türk yazarla a da bir gerçek olarak kabul ettiren iki Ka-
zezârnak, ikincisi
-
da Müteferrika üzeri-
elenme-
-
-

Macar ailesindendir.

getirilerek köle o
kimse "fidye-
kölelik
Türk -1711 ya da
1711 -
50
LK A AMA

Risâle-i iye

17

18

ve Tibor Halasi-Kun19, Risâle-i iye nda bilinen eserini, -


'in
r,20
a
eserin içindekilerden,
Gerçekte, bu eser ne

de (Halasi-Kun'un

-
brahim -
-

Gerek
la ze
-
-
nistlik ve Unitarius idi. Bu sonunc -

,
a Miguel Servetus
-
-
ya-
-
kabul etmez.
Risâle-i i-
ye'rim.
Müteferrika ve Risâle-i (Ankara, 1982).

51
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

21
-
leri üzerine orada devlet dini olar heretic (resmî doktrinden

da gizlice Ser-

Servetus'un iddiala dan biri, Katolik Kilisesi'nin -


Biblia Sacra
-

Böyle bir i -

'in Katolik Habsburgla

-
-
-

da

taassubuna -

ve
-
leri aya -

z.

52
LK A AMA

Risâle-i iye
-

-
22
Takrif'in.
-
lerde bulunuyordu, hacegân -

23
Mahmut'a sunu
-
-
Risâle-i iye denen kitaptan çok daha
fazla Osman

Sözü edilen Usûlü'l-hikemfî nizâmi'l-ümem'in -


-
-
-
mokrasiya. bunla -
cüsü ile ilgilidir.24
-

demokra-

yasala -
kelere daya

-
on Moskof
devletinin (o zaman henüz "Rusya" terimi yoktu; Moskovya, daha sonraki Rus-
-

bunla -
cik çarenin bunla
53
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

yla Avrupa ticaretinin dünya ölçüsünde


-
lüyor. Bundan ötürü, fizik ve astronomi gibi bilimlerle bugünkü jeopolitik anla-
-
-
elinde
-
(Risâle- -
ye'sinde, tün
Böyle

Bu vesileyle
(nizamla )
ni, taktik ve strateji yenilikl -

geleneksel düzen an
'in "nizam-
lara gider.
Avrupa
Latin
çeviri Commentarii bellici
eserini
birlikte Os Müteferrika
25

belirlenmesi ve yolla öne-


-
cek malî kaynakla -
ler. Onun hem örnek olacak yanla -

toplumdan
54
LK A AMA

-
unun saf geri-
la
-
-
-
26

-
-
-
r.
kta bulur.
-
-
[regiment,
gelen bir sözcüktür. Onun için yeni yöntem alay ya da regiment sözcü-
-
37) söz eder ve ilk kez "infantri" (piyade), "baylonta" (sün-
gü), "grandiz", "dr
dü-
39-
"ihdas eyledikleri nizam- - -i harbiyye
ve hîyel-

gücünün çökmesinin en önemli nedeninin asker ile sivilin birbirine -


-

-
-
-
55
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

yla
-

o za

27

-
-
-
ola-

bunla uygulanabilecek ol -
Sefaretnâme' -
o
28

, hastaneleri,
omi ), lim , karantina yön-

Memoires
-

29

Müteferrika ile Sait Meh-


r da bulunan 'in daha 1719'dan
-
30

56
LK A AMA

Vesiletü't-
islâma ve ulemâya sunuldu,
ülkesinde uy
r
31

32

-i ilmiyye ricali
zî- - -
-
- -i umumî ve
33
muamelât- -

-
-
Abdul-
lah Efendi,
v

34

"ulûm- bilimler, fen ya da müspet bilimler üze-

-
anlamca tersi olan bir sözcüktür. Arapça'daki "ayn" har -

gibi bir sorun ile ilgili bir


o Kur'an,
-
-
57
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

-
-
-

mühürsüz yani resmi ödenmem

i. Çok
muhtemel olarak matba

daha sonra ge
kadar devletçe verilen bir tekel olarak

erin belgelere dayanarak

-
bir tutumdur. ,r
-
-

alle, Os-
-

35

58
LK A AMA

-
36

rmeniler ara-

girmeksizin biraz

d
lan ve "Marrano"

Yeniden eski dinlerine dönen


dan kalma inançla , gerçek
Yahudilik'in

birçok mucizeli olaydan sonra, dünya

kitapla incele
Almanya, Polonya'da bulunan
ce Yahudi
ile malla
-la

e sorguya çekildi,
mucizelerini göstermesi istendi. Zvi,

kabul ederek kurtuldu.37

siyasal sonuçla -

59
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

polemikle
inançla
teyen Katolik Kilisesi'ni ürkütüyordu. Türklerin Anadolu'ya
Yeni Pavlosçuluk
geçen Bogomülik, hem
lu
geçmesine yol aç
birçok
biliniyordu. 1629'da Patrik Kiril
Lukaris'in yeni bir inanç doktri

-
-
de üç kez
(anathema) ilân ederek kendisini
-
nin
-
lerinin
38

-
-

-
-
-
-

Yu-
-

Katoliklik'e 1740 Kapitülasyonla dan son-


e alenî olma-

60
LK A AMA

önemli ticaret merkezlerinde de güçlendi.


-
a
-

olan alerjiyi ancak bununla kavrayabiliriz. Matbaaya


-

Kur'an, hadis, tef-


aylar
-

39

lik konula -

ön

-
-
40

sonra -

41
-
si
-
getirtilmesi için Eflâk
61
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

cinstendi. Onun için

Aslan
Ustalar ve
malzemeyi yol
ve geçim
a

bildiriyordu.
1742'de -

onun ölümünden sonra matbaa bir ra,


ile eski Anadolu
42
Matba
rüyoruz.

-
-

ancak Sami- -Subhî tarihi ile ve Arapça

Bunla 11 tanesi ta

13.200'dür. Kitapla 1.200, bazdan 1.000,


43

Önemli noktalardan biri de fiyat sorunudur. -

-
-
-
or,
iki ciltlik -
62
LK A AMA

-
in ki-

ler
44

lemesine ne denli etkisi oldu-


-
-

5. Askerlik
da
-
gulamalarda da görürüz.
-
enilik
-
-
ri

-
-

sorumlu idiler. Komut

45
75-
da
çeri

-
63
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

-
46

Bu zat Claude-Alexandre, Comte de Bo eval'dir (1675-1747).47 -


tokrasisine mensup olan Bo
-
da

tutan

na'ya

-
a genera-

-
-
len iki
-
kale

Bo -
-
-

48

Comte de Bo -

64
LK A AMA

Bo -
-

ordu ( ), bunla -
tavsiye etti.
-

49

Bo
-
-
-
-
-
-

Bo

-
-
-
50

"Deli" Petro'nun eli -


-
51

-
ho için
65
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

-
52
lir. I.
modern -
-

-
53

o - -

-
-

-
liyordu".54

Notlar
1 Bkz. Eric J. Hobsbawm, "The General Crisis of the European Economy in the 17th Century", Past
and Present, 6(1954): 44.
2 Kahve -

için bkz. Eliezer Birnbaum, "Vice Triumphant, the Spread of Coffee and Tobacco in Turkey", Dur
ham University Journal, XLIX, 1 (1956-1957): 21-

Encyclopedia BriTannica, "coffee" maddesi [YN: Bu konuyla ilgili Türkçe'de yeni iki kitap bulunu
yor: Ralph S. Hattox,
-Grégoire ve François Georgeon (yay.),
çev. Meltem Atik ve
3 -
Koçu, Yeniçeriler -

4 Bu Islahat Takriri",
I, 2(1941): 107-121. Belge, Kazasker Esat Efendi'nin Vekayinâme

66
LK A AMA

5 Netâyicü'l-vukuât,
-1980), ciltli, s. 35.
6 Bkz. Henry Lehr, Les Protestants d'autrefois (Paris, 1901-1907) ve Warren C. Scoville, "The Hu
guenots in the French Economy, 1650-1750", Quarterly Journal of Economics, LXVII, 3(1953):
423-444.
7 Bkz. Joseph Dedieu, Le rôle politique des protestantsjrançais (1685-1715) (Paris, 1920).
8 Bkz. Charles Weiss, Histoire des réfugiés protestants depuis la Révocation de l'Edit de Nantes (Pa
ris, 1853).
9 Bu Huguenot'lar
Rochefort'un projesi üzerine onun verdi

Joseph von Hammer-Purgstall, Histoire de l'Empire ottoman, çev. J.-J.


Hellert (Paris, 1835-1843), cilt XV, s. 348-

söz edilecek olan Comte de Bo eval'in Türkiye'deki etkinlikleri üzeri


Bu gizli rapordan Huguenotl

-
Huguenot
man ki- dar para is

-
André, anneden
10
-
isme ve bu tar
Monsieur Rochefort, capitaine au régiment de Brancas

ve modern askerlik fe i
Pierre Loti de
Rochefort'ludur.
11 (Ankara, 1959), cilt IV(2), s.

-305. Talimat-
Tarih- I, 3(1326/1910): 140-149. Gerek

12 Charles Schefer (yay.), Mémoires historiques sur l'Ambassade de France à Constantinople par le
Marquis de Bo ac (Paris, 1894), s. 144-145.
13
-
Observations on the Religion,
Law, Government and Ma ers of the Turks, 2. s. 362.
14 Schefer, 144-145.
15

atoliklik'e

67
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

XIV,
5/82(1340/1924): 262.
16 ,
1982), s. 45.
17 Saussure, Karâcson, Simonffy, Halasi-Kun gibi Macar; Toderini, Hammer, Babinger ve Mordtman
-

bilginlerin hepsi savunmak


için Risâle-i iye
18 147-152.
19 mre Karâcson, Türk-

Müteferrika", Tarih- I,
3(1326/1910); 178-

-,
bkz. Tibor Halasi-Kun, " Müteferrika", cilt Vb, s. 897.
20 -Kun, bu Risâle-i iye

21 Belleten,
XXVI, 104(1962): 715- Macaristan üzerindeki egemen -

çizgi üzerinde yer yer görülen heresy r tanesidir. Hepsinde bulunan yan, Ma-

Balk
Bosna'd

kir. dris-

tesadüf müdür?
Une ambassadejran-
çaise en Orient sous Louis XV (Paris, 1887), s. 281. [YN: dininin
V. A. Fine,
"The Medieval and Ottoman Roots of Modern Bosnian Society", Mark Pinson (yay.), The Muslims of
Bosnia-Herzegovina (Cambridge, MA, 1994) içinde, s. 4-11.]
22 -
na ait bir vesikada (Türkei, I, no. 143) 'den Geüdkly, Geiidükly, Geiidklii Muteferaka ola
rak söz edilmektedir.
23 Usûlü'l-hikemfinizâmi'l-ümem

Traité de la tactique ou méthode artificielle pour l'ordo ance des trou


pes -

68
LK A AMA

kadar yerinde -
-
"conduit des peuples" söylüyorsa da kitaptaki
De la lit-
térature des Turcs, i de
görülür: L'organisation militaire et civile des nations occidentales. en iyi ta-
Usûlü'l-hikem'in
Müteferrika ve Usûlü'l-hikemfi Nizâmü'l-ümem (Ankara, 1995)].
24

unan

25 Bibliothèque Nationale
Müteferrika olarak gösterm

de Vauban, Fe -
tahmini yerinde olabilir.

Commentarii belici,
kom Memorie del Generale Principe di Montecuccoli
Afforismi applicati alla
guerra possibile col turco in Ungheria isidir.
çevirisi: Mémoires de Montecuccoli, Généralissime des Troupes de l'Empereur, çev. Jacques Adam,
(Paris ve Amsterdam, 1746). Usûlü'l-hikem'de

ar

-1670'te

rinin ve yöntemlerinin a

yordu.
26

Nizam- Hülâsâtü'l-
kelâmjî reddi'l-avâm rin yazan,
Hülâsâtü'l-kelâmfi reddi'l-avâm
1332/1916), özellikle s. 32- si
tanbul, tarihsiz), s. 66-

Moskoflara ilk bilgi veren bu eser 1615'te Kriegs-


kunstzu Fuss

69
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

Richard Hellie, Enserf-


ment and Military Change in Muscovy (Chicago, 1971), s. 188. Rusça'ya çevirilen bu eser, Monte-

27 Bkz. Robert Alexander Peddie, Printing. A Short History of the Ari (londm, 1927),s. 251.
28 Yirmi Sekiz Mehmet Çelebi Sefaretnâme' Paris
sefaretnâmesi Relation de l'ambassade de Mohammed Efendi (Paris, 1841) ve

Comédie Française
-
Mahomet
29 Louis de Rouvroy, duc de Saint-Simon, Mémoires, yay. A. de Boislisle (Paris, 1887-1925), cilt
XVII, s. 249.
30 Bkz. Selim Nüzhet Gerçek,

31 Vankulu
Türk Ha
yat, III, 73(1928): 414 ve Gerçek, I: 50-

32 - Vesile-
tü't-ttbaa'mn çevirileri için bkz. Henri Omont, Documents sur l'imprimerie à Constantinople au
XVIIIe siècle, Revue des bibliothèques'ten (Paris, 1895), s. 10-12 ve 13-21.
33 Bunu yazan Katolik rahibi Karâcson (s. 183), kaynak olarak Czézârnak de Saussure'ün bir mektu

-721.
34
ar
'in Nizâmü'l-ümem'im -
-Kâfi'nin Nizâmü'l-âlem

César de Saus
sure: Lettres de Turquie (1730-39) et Notices (1740) - Törökorszdgi levelei 1730-39-böl es Föl-
jegyzései 1740-böl -
neminde, bun-

35
ediliyor. 1450- Vulgate,
incitin

36 Küçük Türk tetebbular


302- -1334/1917-1918), cilt III,

70
LK A AMA

Nasi ailesinden II. Selim


-

bkz. Peddie, 303.


37 Hirsch Graetz, History of the Jews,
çev. Bella Lowry (Philadelphia, 1891-
lan incelemelerin en önemlisi Gershom Scholcm'inkidir: Sabatay Sevi: Mesih mi Sahte Peygamber
mi? -

temiz Yahudilik'e d
için bkz. Walter Ze er, "The Case of the Apostate Messiah", Archives de sociologie des religions,
21(1966): 115-116.
38 Der Patriarch Çyrillus Lucaris und seine Zeit (Münih,
1862), Arnold J. Toynbee, A Study of History (Oxford, 1954), cilt VIII, s. 151-160 ve G.orgios A.
Hadjiantoniou, Protestant Patriarch: TneLife qf Cyril Lucaris
için, s. 78-90. Anglikan Kilisesi'yle getirilmesi üzerine
bkz. Franklin L. Baumer, "The Church of England and the Common Corps of Christendom", Journal
ojModern History, XVI(1944): 18-
Schaff, The Creeds of Christendom, (Londra, 1877), cilt 1, s. 658-661.
39 Toderini, III; birçok yerde, Franz Babinger, Stambuler Buchv/esen im 18. Jahrhundert (Leipzig,
1919), s. 11-17 ve W. J. Watson, " Müteferrika and Turkish Incunabula", Journal of Ame
rican Oriental Society, LXXXVIU, 3(1968): 435-441.
40 Hammer, XIV: 106.
41
eden Ata, "Mehmet Han- -
Tarih (istanbul,

biçiminde gösterir; bkz. Henri Omont, Missions archéologiquesjrançaises en Orient auxXVIIe et


XV///e siècles, (Paris, 1902), cilt I, s. 543; ca bkz. IV(2): 518 not 1 ve 519 not 3.
42 IV(2): 517.
43
Gentry ve David Greenhood, Chronology of Books and Printing,
(New
- ,
ilahiyat ve hukuk kitaptand
Huguenot mat

44 -146 ve 163-181.
45
streltsy yerine Avrupa usulü soldaty
nilir Streltsy askerleri yeniçeriler gibi durmadan isyan
streltsy

71
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

46

47 -146 ve 173-181 ve Le Pacha Bon-


neval (Paris, 1885), Septime Gorceix, Bo eval Pacha
eval)", Tarih- III, 18(1328/1913): 1153-
1157, IV, 19(1329/1913): 1220-1224 ve 20(1329/1913): 1282-1286, Ahmet Refik, Tesâvir-iri
cal -
Ansiklopedisi, -325 ve Harold Bowen, "Ahmad Pasha Bo e
val", Encyclopedia of Islam, -292.
48 Subhî (Tarih,

bombardier
-162, Mehmet Esat, Mir'ât- Ergin,
Türkiye Maarif Tarihi

bildirir; bkz. Mémoires -

ber

49 Nizâmü'l-ümem'm Bo eval'in
Documents, 21- 'den
eval bu ese

bir it

50 Bo

(III: 106 not 2), Bo eval'in Réflexions sur l'état criti


que actuel de la puissance ottomane

51 eval'in Huguenot göçmenleri getirilmesi


canton'latia
asker Huguenot’lardan fayda

edinmekteydi. Huguenot

Huguenot'lara
bilir],
52 Atâ, I: 157.
53 Mehmet Esat, 6. .
54 III: II: 56.

72
III
ENGELLER

biri, dev-

iç tarih-

gerekir.
-

d -

-
-

73
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

yasal ve milite
Moskof devletinin pometse ve streltsy -
x

humb -

-1669
Girit seferinde bile
durumla
-
yordu. 1578- 1593-
-
-
yii devam ediyordu. En önem-

-
-
-
3

regiment

-
du.
Nizam- döneminde yeni ordu formas-

ordula -
-
-

söy-
-

74 -
VE DI ENGELLER

saflardakiler de -

-
-
-

-
-

-
dan süvari hücumu olsa, bir anda öndekiler yere diz çökerler, harbili tüfeklerini

süvarinin bunla

büyük subayl -
-
4

Al-
-

-
-
-

-
, strateji ve
5
taktik yöntemlerini tecrübe ve pratik y fennî -
75
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

-
meyen, bu tecrübe -
yerine geçecek bir makam da
-

-
da bürokrasiden gelen bir

-
-
rme i çürüyor, asker

-
sonralar , ya-

-Kâfî,
Usûlü'l-hikemjî nizâmi'l-âlem ad ya-

a -
6
yorlar. Bunu yapan özellikle hünkâr kulu ( ) diye .

tarihçisi ni
-
76
VE DI ENGELLER

-
fek
-
-
zümlemek için teknoloji sorununu, onu çözümlemek için de ekonomi ve maliye
sorunun

-
-
ethos'unun
7

-
-

sistemine

-
-

r, öte yandan yeniçeriler kasap, hamal,

77
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

Bu tutumu, siyasa-

Bu örgütün milit
-

a, mütevellile-
-
8
-

elindeydi.
ssubu ile yo-

-
istemeyeceklerdi. Hükümdarlar
ciddî bir istek yoktu; kimileri de -

.
Militer kurum, siyas
-
larda gözükmemesi yüzünden ücretle tutulan ya da Hasan el-
-

-
le -
78
VE DI ENGELLER

-
-

9
, Avru-

ma gitmez, sa-
hipleri ekonomik amaçlar gütmezlerdi. Bundan ötürü, kapitülasyon siyasetine

hemen hemen tümü "iltizam" ya


10
lerdi.

-
-

11
An-
e 18.
-
-
-
beylik, reâ
-
bir yönde toplum düzeyinde tutucu bir

ini Rusya'ya

-
79
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

düyordu.12

ve
ibi
:

-
13
Kapitülasyon
-
"concession"
-

-
fikrinin

tam ter

z diploma-

nihayet Protestan din rekabetleri de bunun bir görüntüsüdür.14

güçlü siyasa-din -

-
15
-
l
-

l-
-

80
VE DI ENGELLER

-
yüzünden ve ittifak

16
-

oldu.
a
-
-

-
l -
17
-
-
-

-
-
-

-
-
mek üzere bir askerî misyon gönderilmesi teklifi reddedilince, Fransa kendili-

biçimde, Osma
Tarih Enstitüsü
Dergisi, 10-11 (1981): 343-368.

81
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

Baron de Tott -
18

mü ve süratli topçu

, subay ve uzm
Mora, Rumeli, Girit,
Ege

da incelemeler yürütüldü. :. ...


farz olunan -
-

eline koz verecek -


19
Bu zat, 1781'de Fran-

-
-
-
ndirildi. Ondan sonra
Comte de Bo
-
Tutumu

20

-
-
yeni bir elçi göndermesi ile ilgili-

iyi tayin kar


Choiseul- -1817) .21
-
82
VE DI ENGELLER

782'de bu gezisini çok güzel gravürlerle süslü iki büyük cilt ha-
Discourspreliminaires
Isparta -

ile Academie Française -

ilecektir.
-
22

-
-
- -
geldi.
ok nüfuzlu Lüksemburg dükü-

ninin yeni
-
lerle sürat topla
-
23
manl

24

Murat ve
-

bir

83
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

alt üst etti ve Halil Hamit'in 1785'te azli ve

25

alet

26
An-
siklopedistl -Rus
- - -

-
-

n Avrupa'da en büyük devrimin Os-


27
Türklerin Avrupa'dan ko-
-
28

Türklerin körcesine kendilerine güvendikleri halde son derece cehalet içinde bu-

84
VE DI ENGELLER

ve teknikle -

29

Öteki eser, Comte Constantin François de Volney'nin ayn


30
- Volney, Türk ka-

tirler.
-

-
ler...

dinleri ve âdet-
lerinin bizimle olan münasebetleri, Türklerin fanatik ve korkunç olan

bakan barbar bir


ticareti için Os

. "Bunlar
sokakta yürüdükleri

imtiyazlara malik
müyordu; "Türk karakteri" etiketi bunu
yorumlamaya yetiyordu!

kendi tavsiyelerine de
iyisi Gerçi,
"Bâb- -

-
Fransa, Rus ticaretinin Akdeniz'e inmesinden

85
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

-
ze
-
lar -
-
-
lerinin büyük bir ilgi ile okudukla
-
-
-
-

r a göre gide-

Kaynarca ile sonuçlan -


kelerini gören Ahmet Resmî (1700-1783) bunlardan biridir. Hülâsâtü'l-itibâr
a
-

-
le
zeni

en öte-

içine girme
"dev dan dinlenmemeliydi.a
-

-Ahmed Resmi Efendi (1700-1783),


86
VE DI ENGELLER

1768-177 -
-
-
lerle yeniden ve müttefiksiz o -
-

-
-
-
-

-
di ve kendisi bu yolda
etm

-
- -
-
-
rupa siyaset ve diplomasisinden haberi olmayan tecrübesiz, fakat idealist bir

Fran-

ya

-
Netâyicü'l-vukûât yaza

ederek ma
nun... Moskof ve Nemçelileri ( -
-
-yu hümayun
, çözüldü; pek çok insan, hayvan, mühimmat ve hattâ Reisülküttab Hayri
Efendi yok oldular."31 ' , .

bu zat
87
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

Notlar
1 pometse
ise
yeniçeri örgütüne daha çok benzer. Streltsy'rân

Benedict Humphrey Sumner, Peter the Great and the


Ottoman Empire (Oxford, 1949), s. 8-

Belleten, XV, 58(1951): 290-294.


2 -
üzerine bkz. V. J. Parry, "Bârûd", Encyclopedia of , 2. -
of War in the Ottoman Empire", Michael Cook (yay.), Studies in the
Economic History of the Middle East (Londra, 1970) içinde, s. 219-
bibliyografya verilmektedir.
3 Oman, A History of
the Art of War in the Sixteenth Century (New York, 1937), Michael Roberts, The Military Revolu
tion, 1560-1660 (Belfast, 1956), John Rigby Hale, "Armies, Navies and the Art of War", The New
Cambridge Modern History, cilt II (Cambridge, 1958), içinde, s. 481-509, Felix Gilbert, "Machi-
avelli: The Renaissance of the Art of War" vc Henry Edward Guerlac, "Vaubam the Impact of Scien
ce on War", Edward Meade Earle (yay.), Makers of Modern Strategy (Princeton, 1943 ve 1971)
içinde, s. 18, 20 ve 31-32.
4 - -
sundaki tahminler için bkz. Bölüm IV, not 8.
5 Tarih -1303/1885-1886), cilt I, s. 98.
6 Bkz. Mehmet , "Hasan Kâfi el-Akhisarî ve Devlet Düzenine ait Eseri (Usûlü'l-htkemjt nizâ-
mü'l-âlem". Tarih Enstitüsü Dergisi, 10-11(1981): 247-278.
7
8 (Ankara, 1943-
1944), cilt I, s. 493 not 2, 496 not 2, 498-501 ve 532.
9 Bu sistemde servetlerin üretim ve tüketim biçimleri üzerine bkz Sabri F. Ülgener,
Tarihimizin Ahlâk ve Zihniyet Meseleleri -
nin Ahlak ve Zihniyet D -
III: 97- II: 127-142 ve Stanford J.
Shaw, Between Old and New: The Ottoman Empire under Selim III, 1789-1807 (Cambridge, MA,
1971), s. 154.
10 Shaw, 89.
11 -

88 .
VE D ENGELLER

daki durumuna enderak


kaçak
pa
bkz. IV(1): 316-319.
12 Villeneuve'e verilen talimat ve Levant Vandal, Une am
bassade, 73-75.
13 Paul Masson, Histoire du commercejrançais dans le Levant au
XVnie siècle (Paris, 1911), s.
14

Vandal, Une ambassade, 16.


15 1737'de Villeneuve'e verilen talimat üzerine bkz. Vandal, Une ambassade, 293.
16

tu. Kaleler savun


lik yapan Comte de Verge
Louis Philippe, comte de
Ségur, Tableau historique et politique de l'Europe depuis 1786jusqu'en 1796 ou l'an IV (Paris,
III içinde, s. 115-142.
17 soldaty
olan pometse -

Vl(1935): 225 ve arihi,


ve yeniçeriler ile Rusya'daki pometse ve streltsy

18
-267 ve 1V(1): 479-481
Auguste Boppe, "La France et le militaire turc", Feuilles d'histoire du XVIIe
au XXe siècle, VII, 1(1912): 386-402 vc 490-501.
19 François, baron de Tott ( 1730-

20 -
IV(2): 446-
Tekâlif kavaidi, -
1330/1912-1914), cilt 1, S. 344.
21 Marie Gabriel Florent Auguste, comte de Choiseul-Gouffier'nin Léon-
- ce Pingaud [Pierre Philibert], Choiseul-Gouffier: La France en Orient sous Louis XVI (Paris, 1887),
eserleri için bkz. Voyage pittoresque de la Grèce
(Paris, 1782) ve Discours préliminaires (Paris, 1783).
22 1787'de Osmanh-
ford Lancaster Hoskins, British Routes to India
(New York, 1928), s. Dogu'yu

89
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

23 -71, U \): 484.


24 John Marlowe, The Perfidious Albion: The Origin of Anglo-French Rivalry (Londra, 1971), s. 37-
38, 47, 50 ve 57-59.
25 XVI et le Sultan
Selim III", Revue d'histoire diplomatique, XXVI(1912): 516-
IH'ün Louis XVI ile Muhabereleri", Belleten, II, 5-6(1938): 191-
Shaw, 155.
26 Bkz. Albert Lortholary, Le mirage russe en France au XVIlIe siècle, doktora tezi (Paris, tarihsiz),
özellikle s. 109-135; genel olarak Dimitri Sergius von Mohrenschildt, Russia in the Intellectual Li
fe of Eighteenth-Century France (New York, 1936).
27 René-Louis de Voyer, marquis d'Aigenson, Journal et mémoires du marquis d'Argenson, (Paris,
1857-1858), cilt I, s. 361 ; zikreden Vandal, Une ambassade,
28
(1754-1840) Législation primitive'de
yle yazar: "/l/aut que le Turc soit enfin chassé
de l'Europe; il est dérisoire, impie de penser à faire entrer ces barbares dans le système politique
européen"
dahil etme Pierre-Joseph Proudhon, Correspondence
(Paris, 1875), cilt V, s. 330.
29 Baron de Tott, 1757'de

için Karadeniz,

Académie
Royale
Lettre
... contenant quelques observations relatives aux Mémoires, qui sont parus sous le nom de Mr. Le
Baron de Tott (Amsterdam,

30 Constantin François Chasseboeuf, comte de Volncy (1757- -1785


Voyage en Egypte et en Syrie, pendant les a ées
1783, 1784 et 1785, 2 cilt (Paris, -

Considérations sur la guerre des Russes et des


Turcs (Paris, 1788-1789), s. 15. Volney'nin Les ruines ou Méditations sur les révolutions des em
pires Harabeler

daki fikirlerin (Oeuvres,

31 IV: II: 183.

90
IV
-

1. Yeni reform projeleri


-
dula -
-
-

a gel-

uyanm
-

120.000'den fazla
-

- -

bürokrasisinin görevli ya da görevsiz ileri gelenlerinden, ulemâdan kurulu bir

kiden ya-
-

91
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

III. Selim'in Nizam-


-

den,

- 1) Nizam-
kli kaynakla

Projelerden önemli olanla -

2
Projeler

-
-

-
kadar onlarla
3
or
-
zam- -
-
-
-
temini tek-

92
K NC A AMA: N ZAM-I CED T

-
la -
yasî- -
an isteyenler

Müslüman edilmesini de öneriyordu).


lar

-
li
-30 bin

-4
bin asker ye
-
-

-
nlarak top-

oluyordu.
bir ör

subayla l-

nun artt
-

öneriyordu. .
-
-
93
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

isteniyordu.

mile-

askerî mevkileri,

omuta
-

yeniçeri s -

-
nula da da fikir y
-
-
- -

ya da kölelerden

lanlar kul, yönetici taba-

-
-
-
dan söz ederken kastedilen, bunla m olarak
94
K NC A AMA: N ZAM-I CED T

-
-
-

-
teklifiydi. Fakat bu, merkezci bir devletin kabul
-

Rusya modelindeki tutum da kabul edilemezdi. Orada Petro'nun yapt

Avrup -
-
-
ralan Fransa'da "vat
bile ordu komut
su
kabul edilemezdi. Nizam- -

-
du. Talimli Nizam-
getirecek

-
-
la terir.

-
ri bulunmakla birlikte,
yazarla
da

95
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

ya-
Hülâsâtü'l-kelâmjl reddi'l-avâm
- -
-

Askerî
-

Avrupa'da en ünlü askerî uzman -

-
4
rojelerde, Avrupa'dan askerî uzman

5
-
m h von Moltke getirtil-
-
-

2. Uygulamalar

-
tirmek, -
-
-

- -
formla -
tion idaresine, istenen subay ve teknisyenler için listeler gönderildi. Eski Mühen-
-

-
-
-
96
K NC A AMA: N ZAM-I CED T

omi
6
ve yüksek matematik okutuluyordu. Gerçekte, bu okul bir mühendis okulu ol-
-

-
-1
-
7

Nizam- -
Koca
olarak bilinen belgenin yazan,8 -
-

"bir yelkenlik mesafede" olan bir üsten yönetilmesi muhtemel


olmamakla
sonucunda Bo-
modern yöntemle

d
-

-
metinin daveti ile!).
îlk nüve olarak ve daha sonrakilere model olmak üzere 1794'ten önce 1.600
er ve suba - -

97
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

a-
-

-
-
-
Daha sonra, bu bir "mesele" oldu).

kuruldu.

-
-
lik a
-

mavi renkli üni

-
"Irad- -zeamet sistemi gelirleri bütünü
ile Nizam- -
-
Selim, merkezi Edirne'de olmak üzere Rumeli'de de Nizam- na

oluyordu.9
-
-
devrimsel anlamla -

98
K NC A AMA: N ZAM-I CED T

10
Önce Londra'ya, daha sonra Berlin, Madrid,
Viyana'ya el -
-
göstermek istiyordu.
-
sa, en -

ilgileri önlenemezdi. Fakat bu elçilerin hiçbiri herhangi bir Avrupa dili bilmiyordu.

içlerinde gönderildikleri
-
çilerin ve tercümanla
tayin edilmesidir.

-
lan olmakla beraber, Avrupa lehine ya da aleyhine ilginç raporlar ya da sefaret-
da belki en önemli sefaretname,

projesini tamamlar nitelikte olan raporudur.11

giler bu devletin en önemli yanla

devletini nitelendiren en önemli yanlar üzerine par

12
. : ..

99
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

-
13
vinde, daha sonra Paris'te 1807'de ve 181O'da iki kez
-

sonr

Fransa'ya gideme cahil

alanda hendese uygula-mala


anla
çizgileri niye çiziyorlar? Bun
-

böyle bir çözümleme yapab

bir toplumda, Seyyit Mustafa gibi yeni bilim adamla

si

topografya haritala -

-
-
-
-
100
K NC A AMA: N ZAM-I CED T

-
-

Louis Mathieu Langles, yaza -


-
olarak Do-
-
-
14
-
-

çaba
erdi.
Türki

onun için Ba-


Belki de bun-lan "ingiliz
Mahmut" lâ

-
yesin-
-
intelligentsia'mn

y
-
zam- -

3. Malî sorun

101
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

-
15
Yeni bir ordu
-

-
-
da
-

ne
16

-
-

.17 -

ocakla
-
-
18
bildirdi. Fas
-
-

ol-
102
K NC A AMA: N ZAM-I CED T

ci

-
l -
-

-
-
-

Malî b
deniz ticareti tekelinden
19

r görevdi.
-
yordu. Devletin zaten gelirleri masrafla -

mukataalan müstesna, darphânece tutulan mukataalar tahsis edilebilirse de bu-

(kahve, tütün ve alkollü içkilere konan resimler) ve pembe (pamuk) resmi gelirleri
de yetmeyecekti. Eski gelir -
- bir hazine kurulma-
20

Nizam-
ni anlamak için eski Osmanl

miz gerekir.
-zeamet siste-
-

103
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

lu
-
-

(malî ve askerî
-
-
ka en) vergi geliri mik -
-

-
-
-
-
den parça parça t

"mukayyet bedel"den

- -

-
likeli iki sonucu oluyordu.
-
-
rinde asla önlenemeyen yolsuzluklar, -

-
-

-
104
K NC A AMA: N ZAM-I CED T

"mukayyet bedel'lerinin birkaç

-
-

hazine yani devlet

da bozuk ve güçsüz biçimleriyle tutmaya" -

"tefeci" ile "sarraf gücünü y


-
-
ruklu" denen sarraflardan bir kefil gös-

devlet hazinesi faizcilerle sarrafla -

-
-
kentte, hattâ sarayda lobbyleû iplerini ellerinde bu-
lundu Nizam- -
z.
-

105
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

-
len tedbirlerden biri olan sancakla da oturmalan zo-
-

-
-
ti.

-
-

bozulmala -
-
-

-
r

-
-

di
adla
gerisi ile yetineceklerdi.21
-
ne geliri
- -
darphanece yeniden "sa-

-
22
ala -
106
K NC A AMA: N ZAM-I CED T

lirleri tahsis edilir, bunla -

hepsinin "zapt" edilmemesine karar verildi. Mirî ve Haremeyn mu-


kataala -
-
-

-
larak

bunlar için belirli bir "muaccele" tespit edilecek, bunun dengi olarak "zecriyye" re-
-
ra

miktar azala azala 5-


para, mukataa -
ca Irad-
hazinesinde birikecekti.23
-
tedilmesi -
-

Irad- - -

-
meyn mukataala

saptanarak bunla -

Irad- -
-
24

da bulunmayan ya da görevlerini
yapmamakta olanla
- a karar verildi.
107
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

4. Nizam-

Nizam-
- -
mar ve zeamet sistemini devlet m -

takdirde, Nizam-

Birincisi, mirî toprak gelirle


-

yolsuzluklar, üçüncüsü ise geleneksel hazine ile Irad- -

-
Nizam- -
le

in mili-
-
- -
-

(kazanç) belirli bir miktardan fazla olanla


sahiplerinin gelirleri
ki

gelirlerle elde ettikleri gücü kaybe

-
ulukla
25
Bunlar halk ta-
- -

-
-

108
K NC A AMA: N ZAM-I CED T

26

kazala nlar da bunla -

Bunla -
-
-
-
tayin
27

görmeksizin âyânla -
28
Bunla güçlenmeleri sonucunda valiler
(ve onla adamlan olan müteselli -

-
hükmünü destekleyen iki merci haline
geldi. Âyânla

-
-
-
-

Irad- -
29
-

ndan Avusturya,
-

(yamaklar), valilerin "yerli kullan", âyânla -


lanabilen gönüllüler. Bunla -
30

109
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

-
rinin devlete sa-

-
le-
rinde âdeta yeni bir devlet kuranlar olur. Fakat derebeyler sadece bu kaynaktan

da, alabil
-
-
or , kendi bölgelerinde toplanan vergilerle finanse edili-
31

-
olarak isyan

-
k si

rastlar.32
1'798-
âyân ve derebeyle -

de en önemlisi
Arabistan'daki Vehhabîlik hareketi idi.33 Irad- Cedit reformu âyân ve
-

dan, ca, bir


sürdükleri bölgeleri öteki -
- i

- - -
- -
leri yolu ile merkezî hükümetin malî kontrolü

110
K NC A AMA: N ZAM-I CED T

- -
amet sistemini diril -
-zeamet birimlerinin gelirleri askerî-malî hiz-
-
tezimler yolu ile elde edilecekti. Bu yüzden ortaya bir de mültezimler güruhunun

Irad- -
- -
t -
-
yaratabilecek

Böyle
34
deyimiyle "vükelâ- - Bunlar sabahlan

mültezimlerle, Eflâk ve Bo -

a
büyük ve müzeyyen hâne ve sahilhâneler

büyükleri, "Nizam-
krabala -

yolla avucuna giriyorlar, onlar istedikle-

si
maz;
-
-

giyilme -i emval"
-

111
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

Bu zümre de, âyân ve derebeyler kadar îrad- -


35

-
- -
-
-
-
-

eriyle
hazine giderlerinin tam bir bütçesini yapmak, özellikle ulufe harcamala -

-
36
Bu ay ve
-

-zeamet sistemi kesiminde bu fark, önemli malî bir


-

-
- - -

- -
nm mirî hazine -

olanlarla Irad-

- -
yesinde, Irad- -
z" geliri 10 kese ol -
- gelirlerini ala-
da zaten yeniçeri yamakla -

112
K NC A AMA: N ZAM-I CED T

-
gelince, kendi mukataala -
silen yük
-

-i mülûk" tar-

-
ulan Irad-

-
hatl
-
iz ilâvesiyle
ile bunlar -
-
lerdi. Bütün bunla -
37
vunma olanakla -
-

ere giderken birkaç kese akçe ile bir ferman verilirdi.

Kaçanla vergi yükü de kaçamayanla omuzla a yükletiliyordu. Bütün yerli

bildirirler.38 Kasabalara kaçabilenler içinde bir yeniçeri tezkiresi

113
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

n erzak ve
bir-

-
-
-
39
-
o zaman her t
f -i vahit" (tekel) usulü
de rol oynuyordu. Zahire ticareti "kapan" tüccarla lik
kârla
sahipleri ellerindeki tekeli a esnaf

-
en

-
-

dan, içeriye sokmamaya ya da so-


kul

Devlet s

40

Bu kadar
iradesine

diplomat, he organla görevlerinin


hepsi zirvede onun iradesine, -

41

- -
114
K NC A AMA: N ZAM-I CED T

-
-

-
-

-
lere lüzumlu olan mal (devlet geliri) üretimi bunla -
-

-
sa
den olur. Bunlardan birinin, di

-
42

Tarihçi Âsim, eski hikmet kitapla -

a yolunu uygula-

-
aley-

bazen bi -

- -
netleyecek, Fran
süre sonra -
-

115
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

Böylelikle, Nizam- - rin

43
bir hükümdar

istihareye yatarak, bir de-

mü -
lerde gerekli olan iradeden yoksun olan Selim, kendini bir cihangir sanarak ger-
çekte sahtekârla
, ne de Hin

44
-

refah
var, filvaki" gibi sözlerle bu iddialan desteklerlerdi.45

-
maya karar verere

46
Selim, bütün çabala

Nizam-

-
-

116
K NC A AMA: N ZAM-I CED T

-
-
lunuyoruz. Nizam-
-

meydana getirilince, yeniçeri örgütü ya kend

l düzene kar
lan

ara-
-
47
-
-
bep olurlar, geri

Son zam

elçilikl -
mala -
-
panla yerini ala

48

niçeri
117
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

-
çerileri bildirmezler, onla
-
ler

-
-

askerî tabaka imtiya-


-

ola
yeni
ocak içinde profesyonel asker

di
a göre kullanarak ocakla -
-

da halk ayaklanmala

-
an hare-
-

-
te,
- -

118
K NC A AMA: N ZAM-I CED T

-
-
-
an-

-
-
sin. Maksa -
49
yollu
-
içinde tâlimleri anl
-

kanun-
kadîmin

50

devlet adamlanyla
evlerinde bunlarla kombinezonlarla idare ettiklerini ileri sürer.
-

-
51
Bunla dan de-
-

119
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

5. Nizam-

- -
-

ez bu dönemde Avrupa

Bunla -
r önem
-

b -
-lngil-
-
öneminde gözüken çok oynak diplomasi kombinezonla -
-
-

-
Porte (Bâb-

verilir, "Bâb-
rar
lerin

mutlaka bir
Avrupa devleti ile ittifak kurma fikri ile
destek fikriydi. Fakat,
devrim

120
K NC A AMA: N ZAM-I CED T

-
52
- Fransa'daki yeni rejimi, Prusya'dan sonra
Ancien Regime'm benim

ilk gaze-
-

Bulletin de Nouvelles
bu g -

Fakat Verniniac, Nizam- -

eski gücünü kazanabilirdi.53


iplomatik olayla

-
de büyük bir tepki
-
-

-
manla -
-
yordu. Allah'a ve Kur'an'a büyük

121
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

-
-
pala -
-
dia edecek kadar atak bir bildiriydi.54
Bu bildiri Osm

-
-
-
-
olojilerine inanmayanlara "aç kö i-
-

'ya ve Resulüne inananlar! Bu


yordu.55
Bu bildiri propagandala -
la

Arap ülkeleriy -

o zaman albay olan (daha sonra General olarak gelecek olan) Sebasti-
ani'yi gizli talimatla göndermesidir.

Napolyon'un O -
-
56

muh-

-
rup
-
122
K NC A AMA: N ZAM-I CED T

ar Bulgaristan,

-Asya ticaretinin
merkezi olaca -

-
57

Napolyon'a bu projeler sunulurken, Rusya'da da Çar Aleksandr'a bölme pro-

-
mekti. Çartoriski, projelerin birinden Pan-slavizm fikrini alarak bunun Balkan-
lar'd
yararlan gösteriyordu.58
-

nitele
- kopyala-
59
dan
olan Ali Efendi'den sonra gelen ve son derece zeki ve kurnaz bir adam olan Halet
-
-
lamakta idi.
tercümanla

da Avrupa diplomasisi hak

60

-
-
-
123
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

-
lan ilk Avrupa devletleri olmakla beraber bu ittifaklardan askerî ve siyasî bir so-
-

Bu

-
geçerek Adalar Denizine, bu bölgeyi ve Yunanistan ile
-

u'nun karalan ve sulan, büyük Avrupa


-

-
-
-
t -

Zihinlerin böyle allak b

Moskof
prensi olan Rusya ça -
-

124
K NC A AMA: N ZAM-I CED T

ri
-

Yunanistan ve Ege Fran -


-

Nizam- -
-
-
-
-
-

a Nizam- -

-
-
n "Üsküdar ve Gala-

-
-

Türk m

alanla -
la -

125
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

arak isyan-

denemeden, despotik devletler tarihinde her hükümda


gibi

Notlar
1 C

2
-
zam- I, 6(1942): 411-425, II, 8(1942): 104-111,
11 (1943): 342-351 ve 12(1943): 424-432. En iyi iki projenin tam metinleri için bkz. Tarih-i Os-
man cilt VII ve VIII. Sunulan projelerin en önemlisini yazan Abdullah Mol-
Tarih- VII, 41 (1332/1917): 257-284,
42(1332/1917): 321-346 ve VIII, 43(1333/1917): 15-34; özeti için bkz. Cevdet -43. '

Tableau général de l'Empire ottoman, (Paris,


1788-
Shaw, 93.
3 Pometse ve streltsy örgütle
rinden soldaty örgütlerinin yöntemlerine bu t
- sol
dat
4 Bkz. Vauban; Vauban
5 soldaty
-

Palmer, "Frederick the Great, Guibert, Bulow: From Dynastic to Na


tional Wars", Earle içinde, s. 49-

Reinhard Wittram, Russia and Europe


(Londra, 1973), s. 75-78. Almanla

he-

126
K NC A AMA: N ZAM-I CED T

6 Mühendishâne'de okutulan dersler üzerine bkz. Mehmet Esat, 9-26 ve 30-31.


7 Charles Pertusier, Picturesque Promenades in and Near Constantinople,
(Londra, 1820), s. 46- Promenades pittoresques dans Constantinople et sur les ri
ves du Bosphore, suivies d'une notice sur la Dalmatie (Paris, 1815). Topçu s
-192.
8 Hülâsâtü'l-kelâmji reddi'l-avâm

-
bkz. William Wilkinson, An Account of the Principalities of Wallachia and Moldavia (New York,
1820 ve 1971), s. 216-294; MacFarlane MacFarlane, Turkey and
Its Destiny, (Philadelphia, 1850), cilt I, s.

"erbâb- -

-
Müteferrika, Montecuccoli gibi

zan Nizam-
-

süren
-
fulu Kont Ya
-
ich'tir (bkz. Wittram, 56). Denizden zaptetme

yaza
reayas

u olan Rumla-

lif eden 11-12; 2.

ikri mi, yoksa Nizam-


retle savunan yaza
bu nitelikte istihbarat geldi-

: 127
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

- daki

- 2.536 er, 27 su-

(bkz. Shaw, 131- -

-
-
rindedir; çünkü Levent Ç -

yerlerde Nizam-

10 Thomas Naff, "Reform and the Conduct of Ottoman Diplomacy in the Reign of Selim III, 1789-
1807" Journal ofAmerican Oriental Society, LXXXIII, 3(1963); 303-304 [YN: Elçilik kurumunun
Carter V. Findley, "The Legacy of Tradi
tion to Reform: Origins of the Ottoman Foreign Ministry", International Journal of Middle East Stu
dies, I, 4(1970): 334-357 ve "The Foundation of the Ottoman Foreign Ministry", International Jo
urnal oj Middle East Studies, III, 4(1972): 388-416].
11 Shaw, 95-98.
12 Enver Ziya Karal, "La transformation de la Turquie d'un empire oriental en un Etat moderne et na
tional", Cahiers d'histoire mondiale, IV, 2(1958): 431.
13 Séid Moustafa, Diatribe de l'ingénieur sur l'état actuel de l'art militaire, du génie et des sciences à
Constantinople (Istanbul, 1803; Paris, 1807 ve 1810) [YN: -

-
Risalesi", Tarih Enstitüsü Dergisi, 13(1987): 387-479],
14 Mahmud Raif, Tableau des nouveaux règlements de l'Empire ottoman
bkz. ihsan (Sungu), "Mahmud Raif Efendi ve Eserleri", Hayat, I, 16(1927): 309-
-188.
15

er

ne bunla
16 -
sandros Mavrokordatos'un para ve ma

-4 bin keselik gelir, "Mirî'nin ya

128
K NC A AMA: N ZAM-I CED T

-
-
-

-
yir ve Tunus ocakla -
s -
du

teklif etti. Buna itiraz edenler borç

ktan sonra

-
-

-
-

-
-

paralar gibi sürü -

Comte de Bo
ya

et
-

üzerinden öden -
a
III: 99-101 ve
IV: 154-159, 212 ve 295-296.
17

18

129
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

19 VI: 57-58.
20 ki

21 F -292.
22 VI: 48-49.
23 VI: 51.
24 1793-
not 60. Shaw'a göre lrad-

25 cilt II, s. 41-42, Hamil


ton A. R. Gibb ve Harold Bowcn, Islamic Society and the West, (Oxford, 1950-1957), cilt I, s. 164-
165 ve 256- Belgeler, 1(1964):
221-225. 1789- -80 [YN:
la région d'Izmir et le commerce du Levant
(deuxième moitié du XVIIIe siècle)", Revue de l'Occident musulman et de la Méditerranée,
XX(1975): 131-146, Yücel özkaya, AV/H (Ankara,
1977), Suraiya Faroqhi, "Zeytin Di
Osman
-100 ve Yu-
zo Nagata, (Ankara, 1997)].
26 IV:

27
28 Bkz Gibb ve Bowen, I: 257 ve Harold Bowen, "Âyân", Encyclopedia of Islam , 2. s.
778. Farsça bir sözcük olan "hanedan", Grekçe'deki dynasteia

a benzer güçlere
dynast'lai
nitelendirmedir.
29
-
lamala
Netâyicü'l-vukûât'mda ve daha

iddia edenler "derebeylik" terimi ile


-

30 Gibb ve Bowen, I: 192.


31 -

-
-

130
K NC A AMA: N ZAM-I CED T

. "Taraf taraf
- -i liva- -

32 -

33 VI: 106-124.
34 Tarih, -

35 -
bi Ahmet'e ait Fethü'l- taalara konan "zamîme"leri Paz

36 Cogto, 22(2000): 226-259.


37 - ve emanet, malikane ya da iltizam tutanlara

in, "salyaneli" denen eyalet ve sancakla vali ve beyleri

kez toplanan (bunla

seçilmesine

38 IV: 285 ve Gibb ve Bowen, I: n re-

-289. Cevdet Pa-

IV: 28/ve VI: 314.

131
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

39 V:
40 Âsim, II: VIII: 144-145.
41
erlerdi" der.
42 Âsim, II: 8-9.
43

rahmine hangi

-
girlik hül
44

n güven ve huzurunun

45 Âsim, II: 12.


46 Âsim, II: 13.
47 Bir sonraki bölümde sözü edilecek olan Esat Efendi'nin Üss-üzqfer
rinden.
48 IV: 282. "
49 VIII: 57.
50 Âsim, II: 9-10.
51 VIII: 139.
52 Bu dönemde Fransa- Edouard de Marcère, Une ambassade à Cons
tantinople: La politique orientale de la Révolution française, (Paris, 1927).
53 Marcère, I: 67.
54 VI: 333-336.
55
56 Genel olarak Osma
Djuvara, -1913), çev. Pulat Tacar (Ankara,
1999) ve Paul Frederick Shupp, The European Powers and the Near Eastern Question, 1806-1807
(New York, 1931), s. 76-77.
57 Kodrika bkz. Panagiotis Codrikas, Mémoire sur les pouvoirs de la France d'employer au
près de la Sublime Porte ottomane après la mémorable victoire d'Austerlitz, pour tirer de ses rela
tions avec cette puissance de très grands avantages politiques et commerciaux
Turquie, cilt XVI, belge no. 28.
58 Shupp, 16.
59 Naff, 301.

132
V ÜÇ

-180 -
- Cedit -
-
-
-
-

ve sanatla -

-
1
III. Se -

-
-

-
narak,
ethos'unun) -
olayla -

133
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

bunl
a
3

biri kesin bir


siyasa dü-
zeyinde

e
-

Bu
-
- -
-
4

noktala
1. Devlette saray ileri gelenleriyle devlet adamla
- -
a yarayan i

kuralla

2.

adamla

134
ÜÇ G R M

3.
tenmeyenin önlenmesi" (Emr bi'1-marûf ve nehy ani'l-

unla ordu isteklerine

4.

nirse pad

ve komutanlar söz verirler.


-
-
-
zala
-

halife olarak

bu ordu, halk iradesine

termek üzere or
-

evlet adamla -
-

-
derinde ("ulû'l- -
belirli ku-

135
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

ve onla

Bu hüc kanun gele-

gibi yeniçeri subaylan ve erleri "kul"durlar; hak ve özgürlüklerini, bütün var-


iradesine -

bid'at
5
bir d

birbirlerini anlamadan, s ye

-
imiz gibi, -

kalkm

136
ÜÇ G R M

ler

- l-

-
likte, bir Nizam- -
ten

ulemâ tarikinden gelerek kalemiye silkine giren, Nizam- Cedit döneminde asker-
7
;
-

hül bir dedek-


-

üyesi olarak kalan genç Mahmut'un taht -

-
-
- -

birinciye
8
benzeyen, fakat yönce ona ters olan bir belgedir.

137
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

-
-
- -
müz gibi, kendisi bid'at

edilen hanedanlar

da,
la-cak
rin

-
-
-
reformla
-

-
-
-
kamla
-
belir-

kuralla kanunla-
-
-

1
" terimlerinin dinsel olmayan yasama

daki dinsel anlamla -

ne bir -

138
ÜÇ G R M

-
-
nak -
-
-
d -
-

hepimizin taah-

bas-
-

10

2. ve hanedan olarak bizlere

ne göre devlet askeri olarak derlenmesine birlikte çal

3. taahhüt ederiz. Bunla toplan

4.
mutlak vekili (s
mayacak, emir ve yasaklar bu makam

5.

adamla
139
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

-
-
a

kendilerinin, öldüklerinde
hanedanlar da kendi yönetimlerindeki âyân ve ileri
Hanedanlardan biri bunlara

Hiçbir hanedan kendisine verilen top-


-
sun, hepimizce birlikte önlenecektir. Hanedan ve ülke ileri gelenleri ve âyân tek
te
u-

ri

belirlen
6.

edilecek, dirlikleri ve esame tezkireleri acak,


ha

7.
ve ileri gelenlerce kendi yönetimlerindeki kazala

lerle ne karar verilirse ona uy

dirilecek, tutumlan hep birlikte önlenecektir.


dav-
ve Peygamber üzerine yemin edilerek saklanmak üzere bu

din ve devletin
gerekli ol-

140
ÜÇ G R M

sadaret ve fetva makamla -


ken bu senede mühür ve imzala için di-

Bu sened -

-
-

-
adaletsizce eylem-

-
-

z -

-
estek oluyor-
-

-
gesine hükmü geçen -

-
mak, -

etat'ya -
miz gib

141
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

ku

ki, derebeyl
etat
genç pa-

-
-
11

ra
a uymayan
kuralla
-
-

-
12
sel ilkeden çok köklü bir
-

la -
-

padi-

142
Netâyicü'l-vukûât -

söyler; çünk -
-
-
- -

çekmeyiz!13
-

- -

yeniçerilerin Sekban-

14

kuralla a göre -
-

-
herhangi bir eylemin hânedanlarca

-
Esâsîsi'ne kad birin-
sa bile zamanla
yeni bir yönteme göre devlet askeri
verilen lâyihalarda bu konunun

-
ran nokta, kökenleri ve derlenme yöntemlerinden -
-
da

- 143
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

-
-
sürekli
-

gerektir
biçiminde, birbirinden -
-

kanun - nitelemesi
yapan tarih yazan Mustafa
-

ilkeler ve -

-
ra -
-

kar

yerleri yoktu. -
neyi, "halk" ve "millet" ter -
görülecektir.
144
ÜÇ G R M

-
-

-
slâm
15

da Abdurrah-
tutumla -
-
-
releri ol -

3. Halifelik

-
-
-
n ve belki Os-

bir tutum olarak


gözükür; fakat bu, eski

yürütme, yeniyi önleme -

-
çala

145
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

ezhep

belgesi -

irdik-
-
makla kendini tek ba-

-
-
e bile getirildi. Bir
-
-
ürklerin
-

-
yanla -
146
ÜÇ G R M

16

Mahmut'un 1808-

Mahmut buna,
ve kurumla ilân etmek gibi ondan

bir ha-

-
-
-

Efendi), bunla -
kilere hiç uymaz. îlk dönem, âdeta cinayet romanla
-
larla doludur. Bu olayla -
-

-
ti

ulus
-

gerçek-
-

147
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

p
-
-

-
tan, kendisinin halife olarak
nedenlerle, tek 'ya inanan ümmetin, ûlü'l-
emrt
-
isi kurmaya memur ettim".17
-

syan halin-
-
-
-
yan halk

bu
ba

Bu halkla -

doks kavimler üzerinde ruhanî egemenlik kapsayan (oikumenik) bir nitelik ver
-

Bâb-
bilen Rumlar tayin ediliyordu. Birin

-
.
148
ÜÇ G R M

y yla gerçekte bir - -


a
-

-
-
Levant'da (bugünkü Suriye ve Lübnan'da) bulu-

le
nitelerler.

, Rumla , Arnavutla

-
-

18
ya
bir

olarak Ba -
dan prensi olan Demetrius Kantemir, Bâb-
Mavrokordato (1673-
tarihini ve alaturka musikiyi en iyi -

Bu görevler -
-
a toptan et
satan zengin bir müteahhi
19
Nikussios (1667- .
L'Empire ottoman
(Paris, 1985).

149
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

-
-
-
-
Habsburg yönetimini
olmala

ld'un
-

20
devletler ara

-
-

(1618- ti
ne
-

-
y -
-

kendi kilise -
-

-Pro -
-

21
kültür hem siyasa yanla

150
ÜÇ G R M

da gör-
-
ise-
si'ne -
-
ne

devletlerinin kendilerini desteklemesi gibi nede


Rum ayaklanmala -

öncesi Avus-
-
-
-

ikincisi

ve özellikle Bulgarla
olarak Arnavutla ha ba-

çok yararlananla ver-


c

bölgede daha faz-


-
ha yeni bulgular için bkz. Allan Cu ingham, CollectedEssays, Cilt I: Anglo-Ottoman Encounters in
the Age ofRevolution (Londra, 1993).
151
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

e verilen ay-

-
-

-
-
a
devletler gibi, Rus

-
-
-
elçiliklerin vilâyetlerdeki

22
Yerli tercümanlara beratla izin

-
mektey-
-

r-

23

ömürlerinde bir kez bile gitmedikleri Midilli, Kudüs, Mora, Akkâ gibi yerlerin
konsoloslukla

24
Bu tedbirle,
mek
isteniyordu. Bu tutum, özellikle Rum tüccar zisinin

a Bkz. Bölüm III, s, 81.

152
ÜÇ G R M

-
la da

Rusy

-
-
-

yolla
-

nünde güçlendiriyordu.
-
-
omenler
-
-
-
la -

-
da tarih ve filoloji il-

25

804'te
-

-
-
-

153
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

yüzünd
-

Bulgarlar da Ortodoks Kilisesi'nin Helle


da edebî ve kültürel

n buna benzer bir tarih daha yaz-


-

26

ak bul

bir

bir araya geldi.a

Bunla birincisi olan Adamantios Kcrais (1784-1833) Fransa'da Montpel-


ki Grek klâsiklerini,

-Yves Guiomar, La Nation entre l'histoire et la raison (Paris, 1990). Nite

154
ÜÇ G R M

-
-
lik -

-1798). "Grek Marscillaise"\n

ere,

-
-
mesiyle Rum -
-

-
yasal planda dinsel tepkiye yönel Müslüman

li
yanla din yönünde

kur
-
-
-
155
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

-
ya
mecbur e -

27

tere
ya da Fransa'daki gibi feodal aristokrasi sanmala da ve âyânla derebeyleri

28
da
- -
-
-

-
tir.

-
la -
la -

- -

adam Hal
-
yordu.
156
ÜÇ G R M

-
-
-
-

-
-

evrilen komplola -

kadar uzanarak yeniçe-


29

-
-
miyor. Hasluck'a göre Tepedelenli'nin
ra

30

157
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

emirle Pazva -
-

Yunan ihtilâlcisi olarak ta


olan bir adam olmaktan ziyade, dini ya da milleti ne olursa olsun bütün insanla
31
, Müslümanla kendi dinlerinin hak dini

kendi

doktrinidir; evrimi ideolojisinden etkilenerek Müslüman

-
-
m -

-
lu'nu bundan ötürü -

he-
-

lik perdesi al-


-

-
-

158
ÜÇ G R M

, esnaf temsilcisi olarak nakibü'l-

(1648- zama-
-

nlar en üstün

-
-

kendini gösterdi. III. Ahmet, b a

silâhdar ve nakibü'l-

yeniçeri- -

-
-
-
sunda, Mevlevî- Üss-ü zafer yazan
Esat Efend -
-
-
den ve Mahmut'un taht
-

159
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

cit'e, 1861'de Abdülaziz'e çelebiler ya da


-
-

II. Mahmut'un cülusundan sonra -

-
-
-

Asâkir-i Mansûre-i Muhammediye ordu-

Vak'a-iHayriye
Üss-ü za-
fer, in yazan olan Esat
Vak'a-i
Hayriye'yi
- e bilinç-

Kadiri vesaire gibi tarikatla

sonra folklor inceleyicisi olan Hasluck, inanç ve tarikat olayla -

-
lerini ellerine g -
-
160
ÜÇ G R M

ile -

- ce

-
lerdir. Dine
et eh-
linin -
leri sayarken daha önc Hülâsâtü'l-kelâmji reddi'l-avâm

-
zlerle tekrarlayarak bunu yapanla
arak,

da, metrislerde ca-


-
bep oldukla sözü edilen, a -
na Bek-
-

Bir gün d -

le

-
-

-
mide bir -
161
TÜRK YE'DE ÇA DA U MA

-
lar, südûr,

-
-
-
lerini anlatmaya davet etti. Bunlar, "hallerini hakikati üzre bilmeyiz deyu sükûtu
ihtiyar ve -
dir", demekle yetindiler. Anla

bütün olarak eylemleri bilinmek-


le birlikte, -

tekkelerin sü

-
tlara verilme-
-i Mansûre- -
ni
32
likle
-

Esat Efendi, Üss-ü Cafer'inde -

Birçok konu üzerinde çok ay

162
ÜÇ G R M

"Vak'a-i
Hayriye, Sünnî -
-

bu kez
tersine yolda çok ileri gidildi". Yaza -

Notlar
1 I: 67-68.
2 VI: 5.
3 VIII: 337.
4 VIII: 251.
5

Çerkez, Gürcü ve Abaz

Tanzimat, hattâ II. Abdülhamit dönemlerine kadar köle

6 Ansiklopedisi,
cilt I, s. 720-

7 Shaw, 396-397.
8 IX: 278-283; tam metin "Zeyl"dedir.
9 IX: 3-7 ve 338-339 ve Âsim, II: 49 ve 46-
- -
hane Hatt- Belleten, XXVIII, 112(1964): 603-622.
10 Senedin metninde "derebey", "mütegallibe" sözcüklerine rastlanmaz. Buna k

not 28. _
11 IX: 8.
12
eki Magna Carta'ys.
{"Carta" "chartu-
I "
charte, charter

-, bkz. X. Bölüm, not 12 ve VII. Bölüm, not 3.


da önemli yeri olan kimi yanlar Magna Carta'

163
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

-, -
-

madde, ancak
Magna Carta gene de ana-
k villeinage (sertlik) sisteminin -
estate état) {bourgeoisie) -
Magna Carta'nm. -

état'lan (commons,
-
ile beylerin

-
bütünü bir état birimi olarak anla-

olan bir état -


- Mecelle-i umûr-
belediyye - -1521.
13 IV: II: 232.
14 IX: 11 -14 ve 19-24.
15

olmakla beraber,

607-608). Biz,
-

- Magna Carta

Tanör, - -64].
16 Comte Auguste de Forbin, Voyage dans le Levant en 1817 et 1818 (Paris, 1819), s. 88.
17 Ahmet Rasim, -imilliyeye, (Istanbul, 1923), cilt I, s. 129-130; hat sureti için
bkz IX: 216.
ÜÇ G R M

18 Wesley Marsh Gewehr, The Rise of Nationalism in the Balkans (New York, 1931 ve Hamden, CT,
1967), s. 14.
19 Toynbee, VIII: 178.
20 Toynbee, VIII: 167.
21 Toynbee, VIII: 171.
22 Naff, bkz. Bernard Lewis, "Beratli" maddesi, Encyclopedia of Islam, dit I, s.
1171.
23 Naff, 301.
24 Mecelle, I: 675- II: 655-659.
25 Gewehr, s. 30-33.
26 O
2. -

27 Adolphus Slade, Records of Travels in Turkey, Greece, etc. in the Years 1829, 1830 and 1831,
(Londra, 1833), cilt I, s. 215-220.
28 Sened-
-1941,1(1944): 237-263 ve Tanzimat ve Bulgar
Meselesi
29 Frederick William Hasluck, Christianity and Islam under the Sultans (Oxford, 1929), s. 586-596.
30

da
31

32 - XII: 212.

165
II. KESÎM

MUTLAKIYETTEN ME RUT YETE


VI GÂVUR

Nizam- -
-

bir devlet kurmak, 3) hükümda -


hiçbiri belirli ve bilinçli bir
ün
-
-
-

-
-
gi-

Bu hükümdar -

-
-

169
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

mât-

din, bürokrasi ve ordu -


a
göre gidecektir.
-
hükümette söz sahibi et-

- -
nun-

üman halk ile Müslüman olmayan halklan temsil edecek

devletin kendi
-
-

-i merkeziyet) tezi, "hâkim millet"


-
idiler ki, Abdülhamit gibi güçlü bir hükümda elinde ka-
nun-

- -
yet - adem- - -
yürütme oldu. Bu, hüküm-
da - -

2) m lehine ve aleyhine Av-


-
170
GÂVUR PAD AH

-
-

2. II. Mahmut rejiminin portresi

ama deneyle-
-
mutlak yetki

oluyor, c farklan gözetilmeden


sivil bürokrasi
-
-
nun yapma görevlisi sürekli meclisler kuruluyor.
-
böyle bir reji-
-

olan ve Ancien Regime -


-

Fak
-

kümda ve onun mutlak yetkesini uygulayanla eylem-


-

-
-

171
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

Bu dönem, bu kurallan koyma çabalan içinde geçen bir dönemdir; fakat bu


kuralla

Tanzimat, hükümda
halde, onda da yetke kayn ten

-
-hii

manlarda birçok sorunlarda devlet gücü-


nü elinde tutanla -

nürler. Bu yüzden, bu
bir dizi ikilik
-
m dönü-
-

a-
-

dan gelecek yenilik-


-
-
da özet-

onu müstebit, e olmayanlar (ör-


-

a benzetirlerse de, on-

172
GÂVUR PAD AH

-
-

gelir. Uzun süreden beri görünmez mahlûklar haline gelen padi-


monarkla -
-
-

hük

-
-
dan kalan keyfî idarelerle müsadere

söylerken bunu içtenlikle

rmekte
8
gecikmediler.
-

ço -

Bu meclisler, yetkilerini, hükümda -


dan memur e

-
on -

zaman, onu kurallara uymaya zorlayacak hiçbir güç yoktur. Tanzimat bu sorunu

a Telemaque konusunda bkz. Bölüm VIII, s. 267.

173
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

- - - Mî), Adliye
(Medis-i Ahkâm- (Dâr- -
ra- -
-
- -

- -

Eski hüküm -
revleri henüz belirlenmeden, yapacaklan kanunlar henüz ortaya konmadan, yü-
rütme ve uygulama org -
n yerlerini ve anlamla
ikincisi Eski

-
kümda bu yetkisinin olumlu ol-

da -
-
-

sanayi, zira -

hükümda kendisidir.
l-

(Meclis-i Umûr- -
ma) kurulu -

1
in hükümet yönetimi ve planlama ku-
rulla yhül -

-
174
GÂVUR PAD AH

din-dev-

Bu sonuç

-
-
nunla ilgilidir.
-
irtebiliriz. Bunla birincisi insan

anlar ile "müs-


da
a
-
riyle -
rin yöneticisi" olan ûlü'1-

-
-

urulan
adla da bile görürüz. Bunla en önemlisi, Adalet Kural-
(Divan- -
-
nin, gere -
mek ki,

175
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

farkla

olan ve olmayan halkla -


-
nun ne denli -
var olmak ya da olmamak so-

-
nunla ilgili büyük devletlerin mala -

çabala anayasa -
din- -
ma çizgilerinde gidecek olan yol Cumhuriyet dönemi-

(codification)
an

a bö

:
Mer -
-

ya
"Sü -
-
176
GÂVUR PAD AH

tum Mahmut'un ölümünden sonra daha da güçlenecektir. Ancak Tanzimat döne-

-
-
-
n vergiler, medrese softala
ele

nu
1

amayaca
-

bu,
onla -

hukuk sistemini kay

"pseudo-ulemâ-

"sahte" {pseudo)
-
l

zamana ka-
-
-

177
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

bir yen
-

-
rallayacak bir mecl

kanu
-
-
a, ka-

-
bir kanunun ku-
-
-

-
kun biçim ve öz y -

Bu eksiklikler ileride cezala


ve daha sonra medenî hukukta dinsel ile dünyasal hukuk, kamu hukuku ile özel
hukuk alanla
-
(hukukla -Os-
-

178
GÂVUR PAD AH

yenili-
-

nakil ve yollanyla, yani


Kitap ve Sü et'ten gelen, ve icmâ si
demektir. Bu bilgiye sahip olana "âlim" denirdi. "Ulemâ" teri -

çin "ilim" yerine

Bunu da bi

'nin (Meclis-i Umûr-


içine giriyordu. . . .
âlim, öteki cahil.
2
Fakat bu dönemde "ceha-
-

179
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

biri olan nakil


Ezbercilik yüzünden ikisi de tarihsel bilinmeden tekrarlanan gelenek
bilgileri

i görü-

bir zanaata konmadan önce bu okullarda


Kur'an,
4

bir
rüz.
-
la

-
-
zanaata verilmeyip
mahalle okuluna -
ma-
m -
la -
da ana babala , çocuklan Kur'an okulla -

çocuk
ileri sürüyordu.5

rilince, M

medrese ürünü
180
GÂVUR PAD AH

-
eleneklerinde, okutulan konularda geleneksellik, ezbercilik, korkutma,

Kur'an, tecvit, namaz sureleri, ilm-


parlamentosunda ilkokull Kur'an

Oysa daha önceki I. Mahmut döneminden III. Selim dönemine kadar, yükse-
da verilecek
yüksek ö

-
6

-
-
-

-
timle, askerî amaçlarla da olsa, kurulacak olan yüksekokulla
-.

nyadaki haya-
ni

sanat
-
-
-

pratik olarak meydana getirdikleri sanayi ilerlemez. Cahil insanlar devletin ve

öteki bütün am

-
bu fenler
için gerekli temel bilgilerden yoksun oldukla -
181
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

bu sanatlarda da ilerleme olamaz".

lara yeni
bir düzen verilmesindedir. Mahalle okulla -
-
özel okul-
-
7

si,
-i sübyan, Birgevî risalesi
çocukla Kur'an ve tecvidi*
-
-
8

-
-
lerlendikçe ve Bir-
9
gevî risâlestv& Bu meclis,
-
de Mahmut, "bu husus din
-
3
di. Ulemâdan tmamzade Esat Efendi'ye Anadolu payesi verilerek okulla-n
üzerinde du-

182
GÂVUR PAD AH

- -
cuk okulda harflerin adla -
cek, kendisine dualar ve Kur'an ilecektir. bitiren çocuklara
Kur'an'm

bir zanaata gireceklerdir.

alanda gerekli olan reformlan öz -


"Kur'an, tecvit ve öteki

'a havale etmesinin

-
10
Biraz sonra bu okul ikiye bölünerek ikincisine
"Ulûm- -
-
-
-
-
-
zünden askerlik, mühendis

-
il-
-
-

183
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

m gözünde bilgisizlikle

-
nahmet'te bir okul kurmakla yetimim esi bunla -
muna geldikl -

-
daki gücü -
-

-
-
-
hendishânesi

-
11
-îMansûre taburla
den
a subay tayin edildiler.

-
-
t
12

-
184
GÂVUR PAD AH

-
-

AtaullahEfendi'dir.13

-i
-
edildi.

rin
Saip
Efendi,
14
na
di
anatomi okutuyordu. 1852'ye k
rine

15
Fakat
-
6
nard (1808-
-

-
185
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

âm okul-
la da bu kitaplar ilgi konusu olmaktan . -
-
lerine
-
-

-
-

17

Mahmut'un bu söylevinin önemini kavrayabiliriz. Mahmut bu söyleviyle Arapça


-
mak
gösteriyor.
-
-
rupa dilinde
-

186
GÂVUR PAD AH

Gülistan gibi konular oku

do
18

e önem verdi.
Okula Avrupa'dan koleksiyonlar ve laboratuvar malzemesi getirtti. 1844'te ölü-
münden sonra, anatomi dersi için 1839'da Viyana'dan getirtilen Dr. Sigmuns

19

-
-
-
-
-
-
20
kaynaktan
-

21

187
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

-
-
Avru-
-
22

-
-
23

korkunç kolera sal-


da24 bu
-
ye

-
nada'da
DeKay, koleraya yakalananla -

kuruldu; Dârü'l-Etibba (Hekimler Dairesi) ad -


-
25
1836'da Takvîm- gazetesinde
ülkelerden geti-
188
GÂVUR PAD AH

rilen uzmanla (Meclis-i Umûr- -

-
26

-
-

da caiz olup ol-

ve
-
27

-
-

-
28

aristokrat
-
-beled", "emirü'l-

29

189
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

bu Köle-
-

bir ordu kurmakla kalm -


-

30
Kölelikten gelme

çok geçmeden bunla


-
-i Mansûre-
-

-
n

ne
plum-
dan ter

dan ortaya

ziyade siyasal bir araç olur. Nizam- -

k hizmeti yü-

31

hizmetten terhis edilenlerden "


-4, ya da her
vilâyette 10- mevcudu 50-60 bin kadar
-

hassa taburia -
yolun tersine, kö-
190
GÂVUR PAD AH

32

Gerçekte is

adamla -
-
- -
-

33

-
cek Har

-
-
Harp Okulu'nun ku-

Kur'an, tecvit, Birgevî


risalesi,
modern bir ulusal ordu

eline verilmesi gerekli idi.


-
dusunun durumunu incelemek
-
34

hizmetleri gayr- -
35
-i mertebe nefret gösterirlerdi" der.

191
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

-6 ora-

lar
36
görülüyordu.
-
dur. Moltke'ye göre
lar
bölgelerdeki
komutanlar, bazen ötekinin aleyhine olacak harekâtta bulunurdu. Büyük gay-
-

-
daki subaylar bilgisiz ve ehliyetsiz... Hiçbirinde kendine ve ötekilere
ar". Modern taktik ve strateji bilgilerinin yoklu-
-
-
-
-
-
tanla -

37
adam subayla

ve Prusya'da geleneksel olarak aristokrasiden gelirdi. Feodalite ve aristokrasi ta-

-
192
GÂVUR PAD AH

-
-
ki gün üniforma giydirilerek asker-
-
38
bunla -
-

yerine, Asâkir- çocukla dan,

39

Albay Nam
da okul bölükle-
ri
larak bunlar okul bölükl
Seçilen

göre, en zeki erlerden kurulan okul bölük ve taburla

veriliyordu. Okutulan dersler


yöntem ve ödevleri idi. Mar-mont, bu metodla devam edilirse bunlardan

bildirir.40
-
-

41
II. Mah-
-
-

ade

yoktu. Din dersleri ve Arapça da okutulurdu. Ancak 1846'dan sonra hendese, ce-
193
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

-
42

Woolwich, Porstmouth ve Sandhurst okulla a gönderildi. Öteki küçük bir grup


43

-
urum haline gelmesinin nedenleridir. Harp Okulu'nun bu biçimde meyda-
ba-
ro
met olarak halk tabakala ro
-

yönetenlerin, -
-

Harbiye'nin kurul -
-
-
tumu, mezunla

-
-
-
-

II

da gülünç bulurken kimileri de


194
GÂVUR PAD AH

takdirl
-

-
çaba-

III. Selim'in idaresinde Nizam-


44
yeni askerlere Fra Ni-
zam-
-

olarak çok daha c

-
-

tehli

le

-
ile -
ma

denemeler boyunca üniforma sorunla

birincisi, Os-
195
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

te

-
mut'un reformla -

adamla -
dir"45 -

-
-

ine, Avrupa
bü-

te,
-
-
-
yacakl -

yön verecek güçte olan uzmanla tavsiyelerini dinleriz" .


-
-

hükümda -
giden, "körükörüne bir
47

1831 'de
-

-
196
GÂVUR PAD AH

-
-

fakat bazen partal, çok kez de kirli ve insana yürüyen bir mantar izlenimi veren

cap giyi -
lonla -
48

Bu parçada sözü edilen "cap"


-

-
oradan Fransa'ya, oradan da Kuzey Afrika'ya

soba borusu-

-
-

-
-
ne

e, hele dinle hiçbir ilgisi olmayan fesi


ancak Mahmut gibi bir hükümda idaresi kafalara oturttuktan sonra, onu ancak

bir süre önce fes giymeyi de dine


197
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

manki biçimiyle sivil ve


militer -
-

-
siyaseti ile ilgilidir. a,
-
manla tir. Büyük ticaret merkezlerin-
-

ruhban heyeti yok-


ruhban oldukla
-

Sünnî madde din


Sünnî
- -

göste -

-
yafet devriminin Tersine, bir sü-
-
-
alk,
-

toplum

tutucula

198
GÂVUR PAD AH

Avrupa dünyas -
-

süre içinde Avrupa tarihine yepyeni bir yön veren fikirleri -

-
-
ri, geleneksel olarak Rum tercümanla -

-
lüman olmu

ilk
Mecmua-i ulûm-

-
-

49

için Rusya'ya kaçan elçi Choiseul-

Sal-
50
pinks Hellenikon

199
TÜRK YE'DE ÇA DA I-A MA

-
-
51

edildi.52 1831'de Takvîm- ve Le Moniteur ottoman


Gaze Ûss-ü zafer
Fakat
Takvîm-i Vakayfnin -
-

-
-
53

Le Moniteur
-
-
kiye olayla -
-

54

Takvîm-i Vakayi'mn
ilme törenleri, Asâkir-i Man-

-
çeviri-
-

Avrupa siyasal -
- -

200
GÂVUR PAD AH

lere de oldukça

-
, devlet memurla -

-
-
dan Kay

erini ço-
îlm-i hal -

Le Moniteur'de

-
bir daha tek-
55
za
göre bu gazete Avrupa'ya "nizâmât-
56
usul-

yanla -

Bunla

-
likte Paris'e giderken Roma, Floransa, Viyana, Prag, Berlin, Frankfurt, Brüksel,
Avrupa risalesi
Sefaretnâme'sini
-
nedenlerini
edeni müspet bilimlerin ilerlemesidir. ikinci

201
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

neden -

-
bilim ve
-
57
nayide Avrupa'ya muhtaç olmaktan kurtulmak mümkün olabilecektir.
-1856).

özellikleri olarak memur-


ve de
buhar gücü

-
rasyonel devlet yönetimimi ve bu in-
58
-
-
-
halk hükü-
met için hükümetler halk içindir. Bundan ötürüdür ki hükümetler hal-

-
-
bir -

-
-
ödevlerini
-
-

202
GÂVUR PAD AH

59

-
te, -
-
-
lan dü-

Görüyoruz ki, II. Mahmut'un reform dönemi basanlar dönemi olmaktan çok,
-

Bunla

Dünyasal ve ruhanî er bir


-

demek oldu.

-
rek tamam

lerin
-

cahil kitlesi yani halk -

203
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

-
-
diriltmekte önemli

-
tir.

halk çocukla üzerinde olumsuz et-

-
k sadece büyükba-
bala , babala
-

büyük

dünyasal ve dinsel
a da bu dönemde
-

imde dev-

henüz sadece askerî tiptir) anlamla münevver olma

204
GÂVUR PAD AH

alanla
-

-
olgusuyla
ilgilidir. Sorunun özü halk ile devle

duracak olan bu yanla

-
ilikleri

-
-

ileri gelenlerin biyografilerinden -


intisap ve himaye (clientele) sis-
-
rafla müntesip
kliklerinden birine protege

K -

205
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

-
60
Tanzimat döneminde buna bir de yabanc
elçiliklere mensup olma, onla -

ubudiyet gösteren bendegân


-
rildikten sonra -
-
-

-
-
mut'un son da bile Arnavut, Kürt ve Arapla askerlik hizmeti zorunlulu-
-

-
-
-
-
ma, arala -

ni

b -
-
-
kelerinde m
ortak bir amaca

61
alünda, bu ko

206
GÂVUR PAD AH

-
tiyan "milleflerin Türk ve Müslüman halkla -
-
mit rejimi, Arnavut, Kürt ve Arap halkla

imiz fen, maarif, sanayi kavramlan ekonomik


-
-

ge-

-
-
-
-
la o zamanki Alman devletlerinin

List'in
-
-
da hi-
maye -
-
-

207
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

Notlar

1 Edouard Engelhardt, Tanzimat,


2
demektir.
3
corruption hakim
Auguste Frédérique Louis Viesse de Marmont, The Present State ojthe Turkish
Empire, çev. Frederick Smith (Londra, 1839), s. 101. Moltke de

tahmin ediyordu; bkz. Roderic H. Davison, çev. Osman

4
"Tevhid-i Tedrisat", Belleten, 11, 7-8(1938): 397-431.
5 X: 277-279.
6

7 Umûr- Maarif-i Umûmiye Nezareti tarihçe-


- -11.
8 Mahmut Cevat, 12- -15.
9 Mahmut Cevat, 15- -16.
10 -i Maarif-i Adliye'nin Tesisi", I, 3(1941): 212-225.
11 Mehmet Esat, 46-47.
12 Mehmet Esat, 46-47 ve 51-58.
13 -196, Kari Süssheim, Eski Viya

Tanzimat I
içinde, s. 936-937, James Ellsworth DeKay, Sketches ojTurkey in 1831 and 1832 (New York,
Mirat-iMekteb- -
1330/1912-1914), cilt 1, s. 6 ve 37-
si,
-
n
14 Abdülhak Molla (1786-
bkz. Ünver, 936-
15 -4.
16 Dr. Bernard üzerine bkz. Semavi Eyice, "Mekteb-
II, 3-4(1952): 89-96, Süheyl Ünver ve
uallim-i Evvel:
Dr. C. A. Bernard 1806-1844", III, 11(1940): 1420-1425 ve Feridun Na
Dirim, XII, 6(1937): 204-
-

Takvîm-i Vakayi,
Il(h l2 47 /1829 ).
17 Nutku - -11.

208
GÂVUR PAD AH

18 - -19.
19 a Dr. Spitzer'in ha
Tarih- VI, 34(1331/1915): 599-622.
20 Ünver, 943.
21 MacFarlane, II: 16 ve 165 ve John Mason. Three Years in Turkey. The Journal of a Medical Missi
on to the Jews (Londra, I860), s. 178 ve 235.
22 Cevdet Pa I: 123.
23

Seyahatname ya da Rufa'a Bey risalesi

Restauration döneminin 1831 charte'mm tam bir

Paris Göz
lemleri,
24 DeKay, 153-154.
25
26 Daha çok bilgi için bkz. Ünver, 942 not 7, 947-949 ve 951.
27

I: 37- I: 22-23.
28 cilt V, s. 606-

nudur.
29

enlerin ileri gelenlerinden

III: 72- II: 98-99.


30 jim Nizam-
-
n Arap

209
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

31 IV: 109- II: 297-298.


32
33 1870 Fransa-

Türkiye'deki Durum ve
Olaylar Üzerine Mektuplar, 1835-1839, çev. Hayrullah örs (Ankara, 1960; istanbul, 1969). Mar-
-
Avusturya- -
delenli ve Alemd

ükür.
34
rick Stanley Rodkey, "Lord Palmerston and the Rejuvenation of Turkey, 1831-40", Journal of Mo-
demHistory, 1(1929): 570-593 veil, 1(1930): 193-225.
35 Mustafa IV: II: 298.
36 Moltke, 220-221.
37 Marmont, 67.
38 Mustafa IV: II: 298.
39 -1892) Asâkir-

1867'de Âyân Meclisi üyesi oldu.


40 William Goodell, Mémoires of Forty Ye
ars in the Turkish Empire (New York. 1876), s. 143 ve 165 ve Marmont, 78-79.
41
-

42 Harbiye'de okutulan dersler üzerine bkz. Mehmet Esat, 17-30.


43

ve 64-65). Bu subaylar Tan

- - kerî
kurulla

44

için gerekli idi. Nizam-

önce -

210
GÂVUR PAD AH

nu

45 Slade, I: 265-267.
46 Frank Edgar Bailey, British Policy and the Turkish Reform Movement (Cambridge, MA., 1942), s.
172 not 153'te
47 Engelhardt, 30.
48 DeKay, 225.
49 Mehmet Esat, 34, Abdolonyme Ubicini, Lettres sur la Turquie, (Paris, 1876), cilt I, s. 43, Cevdet
XI: 166veAtâ, 111: 122.
50 Harold Temperley, England and the Near East: The Crimea (Londra, 1936 ve 1964), s. 403 not
33.
51 Selim Nüzhet, -1931 -30.
52 -
maya

y, 1842'den ölümüne kadar


-
-
(Ankara, 1943), s. 66-67.
53
Opinions of the European Press on the Eas
tern Question

Rumca, Ermenic

54 Nassau William Senior, Journal Kept in Turkey and Greece (Londra, 1859), s. 19.
55 DeKay, 403-404.
56 a
lerin biri, Takvîm-i vekayîmn
"sivilizasyon usûl-ü mergubesini" her

mat (Ankara, 1954), s. 79.


57 Mustafa Sami, Avrupa risalesi -13, 26, 35-
(yay.),
tanbul, 1996), s. 60-62, 71-72 ve 78-81.
58 Müntahabât-
-i umûmiyye-i dü -i esâsîyye
ve dahiliyye", Tarih musahabeleri (istanbul, 1924) içinde, s. 125-
Duru (yay.), - -124.
59 Abdurrahman
60 XI, 15/92(1926): 171'de, Abdülmecit'in

-
lu (yay.), Mâruzât göre
(bkz.
nu sorar. Bunun Liverpool-

211
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

bilmesi için özel sermaye, hükümete güven, özel mülkiyet güvencesi o

na
-

acak". 61 Marmont, 98-99.


VII

Müslüman olan ve olmayan halkla -

-
-
ha öteye gitti. Acaba bu, yeni bir rejim, -
na da geliyor muydu?

-
-

sözcükle özetleyerek, bir -


a
mutlak yetkesini tyra ie (zulüm)
kas-

çevirebiliriz.
213
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

-
1

-
2

rla kendi yetkele-

charte (senet, Latince carta) türünden bir belgedir.3 -


-

Bir anayasa (constitution) -

temsil eden kurum ya da kurumla ödev ve yetkileri, d) yürütme gücü-


nün yetkileri, e) adalet organla
-
kurucular meclisinde
Haklar Bildirisi (Bili ofRights) ile birlikte ya da
-
-
-
-
-
kurumlar, hattâ kanunlar üstü düzenleyicilik ve kendine uyumluluk

charte ile kendi iradesinin -


yor, b) can, -

mevadd- (temel ilkeler) olarak


4

Bildiri buraya kadar bir constitution


belirsizlikler "esas maddeler" deyiminin anlamla -
öyle bildirir: a) devlet
yönetimi JWH kanunlara göre düzenlenecektir, b) bu kanunlar ola-

ygula-

214
TANZ MAT

böyle yürümesine gözcülük edecekti.


Bunla -
(charte) -
c
ilân

çünkü yasama görevi yapacak sürekli meclisler öngörülmektedir. Fakat, kendine


inin
-

-
lerin bi

kanun koyucu meclislerdeki hukuk uzmanla -


la belirleyecektir.
-
-

ile siyasa hep


-
hilâfet saltanat-
Hanefî jurisprudence' tâzir yetkisi
kanun irade

Tanzimat bildirisinde b -

mutlak yetkisinin halk ya


hükümet -

Yeni kanun gerekleri ile nda, kanun yapanlarla ka-

215
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

-
-
-

si,
mek
üzere Adalet Kurallan Meclisi'nden bir parça
hem
ma ve
yürütme makamla disi
kanun- -lik

devletlerin temsilcilerinin Tanzimat maddelerinin uygulanmala


5
Bunlar
-
ya-
-
-

6
kurallanm
Bu ferman, 1839
-

- ve
-
erilen garanti
-

an
-
216
TANZ MAT

ristiyanla -
edir.
"citoyen" -
"pays"
"patrie" -
recinde terimler eski anlamla
-
-
.7

yer verilecekti. Bu
"millet" (cemaat)

halktan (lai'c) - , \
ni

için birincisi

-
veret meclisin -
de
-
kentten uzak böl
-
formla
-
mala

hale getirmekti.8

de sevindirmedi. Çünkü bunla "millet" denen cemaatler üzerindeki yetkileri ve


halktan ü-
-
-

217
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

-
9

-
edeli,

bakmaya b
makamla

için âdeta bir sa-


ing (Lord Stratford de Redcliffe) verilen

-
-

devlet adamla -
-
-
di gelenek ve dinleri-
10
nin kuralla

-
1
la * Müslümanlar ara-

2. Hükümet

sil
- dan
-
218
TANZ MAT

mut gibi tepeden zorlanan reformlar yürütmek isteyen bir mo-


-

sorumlu
elinde ya da
Stratford Ca ing
Bunla
olurdu. Bu yüzden Tanzimat

göre
haline geldi. Reformlan anlama ve yürütme bi

bunla
Eski (Meclis-i Valâ- - -
Meclis-i Âlî-yi Tanzimat (Yüksek Tan-
12
Bu meclis
-

13
Bu, hü-

-
tim, ulemâ, ordu ileri gelenleriyle Müslüman olmayan cemaat örgütlerinin temsil-
-
te, kanunla -

14

-
lik, mebusluk gibi bir nitelikleri yoktu. Hükümetten , sürekli bir kurum olarak
n ihtiyaçla
-
219
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

15
mesi yöntemi ile 1860- Üçüncü deney
meclislerine bir yan temsilcilik niteli-
-
16

Adalet Yüksek Kurulu (Ahkâm-

-
-

17

-
kuku ile

Yasama gücü ile yürütme gücü; yasama gücü ile adalet gücü; adalet gücü ile

n gelenekle-
-
ve kanun adalet -
maarif 'sadece

geliyorsa, adliye
olarak ye-
ni düzenleyici kurallar geti -

220
TANZ MAT

ka-
dür.

-
çik mecelleler (code) -
-

-
den, jüristl -
da
da
ulama biçimi devlet yasama organla
kanun -
odal hukuk, kral hukuku -
-
hukukunu de-
kanun -
ve kanunu
-

da
-

örne-

dan alman malzemeyle Av-


mecellelere
(code'lara) benzer kanunlar -

-
-
221
TÜRK[YEIDE ÇA DA LA MA

cak bir ticaret kanunu -


nizamiye mahkemelerinin
zamanda oldu.
ki an-

Ticaret Meclisi dÂ\

Müslüman olmayan tebaadan kurulu karma (muhtelit) mahkemeler haline geldi-


ler.18 Kapitülasyonla kuralla -

19

yeni kurulan Ticaret Ba-


-
meler bu ticaret mahkemeleri oldu. 1861'de Ticaret Muhakeme Usulü Kanunu ile
e-

-
-
liye ya da nizamiye mahk

da nizamiye mahkemelerin -

"code"

sorunla ilki, yeni bir Ceza Kan -


-
mala ukûbât denen bölümündeki ceza kuralla -
ve diyet -
tâzir
esas
222
TANZ MAT

maddelerinden -

-
-
ni alacak bir

r
-
-
-

Bu kanun, suçla -
dern bir code -
-

20
-
-

-
-
rayan bu kanun 1918

-
dan ancak
kanun da
-

an mahke-
melerden
21
-
-

-
-
223
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

22
Nitekim,
medenî hukuku kan -

- -

yapmak
mu-
amelât ve münakehât bölümlerini bir mecelle (code)
nizamiye ile alanla
-

23

-
ekçi olarak
gözükür. Tarih'vom

-
ne, -

24

ed-Devvanî'nin (1424- -

bunla
- - -
-

224
TANZ MAT

-
-

medenî hukuka
-
nun- -
-

önemli olan medenî hukuktu.

-
-
(Code Napole-
on) alan Anthon Thiba-
ut'nun (1722- -
-1861) bir ulusun
-
ma -

{Volksgeisfm)
-
le, Savigny'ye göre hu-
-Sa-

Volksgeist -
bir ulus hukuku mu-

r yap-

225
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

öre
-

Arapça'da umma ulus birimi, milla ise müminler birimi demektir).


-
-

-
-

code'un -

ölçülerine göre zamana en uygun olan kurallar kabul edilecekti. Bunla birincisi,
Kur'an'da

Malikî ve Hanbelî okulla


Mecelle,
kanun olmak gibi iki
-
cek o
-
25

-
-
-
de

-
-

-
226
TANZ MAT

ça -
-
pençesinden kurtararak
18 76'ya kadar Mecelle'nin -

mi
tiyan halkla -
-
-
k sorunlardan
-

a
Böyle bir va-
ta
Eskinin din-devlet ya da saltanat-
l-
ve dünya otoriteleri biçiminde olmamakla birlikte) saltanat ya
-
-
-
hül -
-
atlerinin ruhanî makamla

olmayan halkla -

bkz. Richard Clogg, "The Greek Millet in the


Ottoman Empire", B. Braude ve B. Lewis (yay.), Christians andjavs in the Ottoman Empire (New
York, 1982) içinde, cilt I, s. 185-207. ,

227
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

Tanzimat'a gelinceye kadar, imparatorluk toplul -


-
matla tan-

-
26

-
-

ikincisi bu "millef'lerin Kilise meclislerine ruhbandan olmayan {lak) üyelerin


ve (Grekçe'deki
a

topra-

hukukta yan özerk üyeleri haline gelmeleriydi.


Özellikle Ermeni cemaati bu yönde o kadar ilerlemeler gösterdi ki, bunla ,

27
1863'te Tanzimat hükümetinin onaylad

-
-
- -
-
-
-
-

-
tahmin olarak kaydediyoruz.
228
TANZ MAT

-
-
ulus toplumu
olarak -
nin bu Müslümanla

- -
mun üç sonucu -
ten
-

-
yordu. Geleneksel temelleri kal -
lamda köksüz bir egemenlik -

büyük Avrupa devletlerinin deste-


-

-Türk unsurunun ekonomik ve siyasal bir


-
-
dan beri kanun-
(lai'c)
-
-

kavram olan maarif ahnmda daha ileri

229
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

-
-
-
-

gereklidir."28

k
onu maarif

biraz daha derinl


-

yüksekokuUa daha ötesine giderek bir Dârü'l-Jünûn

-
-

-
Dârü'l-
muallimin -
mek üzere Dârü'l-muallimat kuruldu.
230 \
TANZ MAT

Gerçekte, 19

tini göremeyen ara okullar

, 18

mpo ile de olsa


/ =
-

1873'te oldu. 1881 'de ilk kez bir -

-
hamit dönemine rastlar!
Tanzimat döneminde medr
29
Ne hükümet
-

Dârü'ljunûn -
-

Tanzimat döneminde eskiden devralman Mühendishâne, H


gibi yüksekokulla -1847'de Mühendishâne yeniden ge-
-
30
turya'ya, Almanya'ya gönderildiler. -
-

-
231
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

-
31

-
da da in-
-

1841'de Profesör Bernard, -


nemeyeceklerini bildirerek insan kadavrala
istedi ve bu izin verildi.32
Gülistan -
den sonra, bunun ret
eden MacFarlane'in izlenimleri bize bir fikir verebilir. Türkiye'yi ikinci kez ziyaret
den
rin
olup olma
Eh! Monsieur, ce ' n 'est
venir chercher la religion.^ (Okul, o zaman
Galatasaray'da idi).

Systeme de
la nature'ü -
rot'nun Jacçu 'den parçalar okuyarak

Rapports du physique et du moral de l'homme


34
.
232
TANZ MAT

MacFa

-
ler. "Bunlardan biri iyi Fra Dictio aire phüosop-
hique'mm
-
ledi. Candide'ln

de bekliyordu. "Üsküdar'daki askerî hastanede nihayet Tü

lan mü-
-
Systeme de la na-
ture'ün
birçok parçala
-
-
C'est ungrand ouvrage! C'est un
grand philosophe! il a toujours raison.®
-
-

bilim kitapla ndi'nin


(ölümü 1834) Mecmua-i ulûm-
Yahudilik'ten
Bâb- -
lan ve Türk ay -

233
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

-
35

önemli yerler
-

Encümen-i Dân

üyesi ve nihayet Tahran'a elçi


-
36

-1871)
elir. Bu, Arnold
Müslü-

Cerrahhane'yt -
-
-
-

si
37

- -

ilk mezunla -
-
-
döneminin birçok ta

-
da ilk modern
234
TANZ MAT

li

de bir daha canlanmamak üzere ilk ölen, bununla birlikte bi-


-

bütün maarif 'ya da irfan -


Encümen- -

-
38
Özellikle, dil, edebiyat
ve tarih alanla Encümen-

tngilizce-Türkçe, Türkçe- i-

Encümen- -

n Lâle Devrinden

a ver

Tarih'mm

Dârü'l-fünûn fikri) bu Encümen- -


235
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

Encümen-
da nitelen-

Cemiyet-i llmiye-i Osmaniye'dir


-1910) Efendi'dir (1879'dan sonra pa-
39
-
-
yalist felsefesine ilgi göstere -
da gördü-
-

mezunla
-i llmiye-
ilk bilim dergisi olan Mecmua-ijünûn'u erginin sayfa-

hikmet (felsefe), ilm-


-i
yerine, "fenler evi" demek olan bir dârü'l-Junûn -

Daha 1863'te Cemiyet-i llmiye-


k

40
kafala Mecmua-ijunûriun
-
r birinde

-i Ke-
bir-
41
Bir de Münif Efen-

tu -
-

236
TANZ MAT

hukuk, idare okutacak bir üniversi-

1869'da Maarif-
-
42

Edebiyat, Hukuk ve Fen Fakülteleri.43 Dersler Türkçe olarak verilecek, ancak ya-
rslere ya-
-

-
bat 1
Dârü'l-
-fünûn'un müdür-
et-
men ve Maarif Meclisi üyesi (daha sonra Güzel Sanatlar Akademisi'nde sanat ta-
rihi profesörü) olan Jan Aristokles Efendi, ve nihayet Arapça olarak (resmî bildiri-
de "son zamanlarda seyahat tarikiyle
ü kemal sahibi" sözleriyle nitelendirilen) Cemalettin Efendi nutukla

-
ve
gelecekte

adamla -
-
-
yordu. -
-

- -
yahat
ulusla -
-
237
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

Mecmua-i ulûm
- -fünûn deneyinin
olumsuz sonucundan sonra da, Safvet
-
-
ini gerçek bir uygar
dan ve

hakla
-
Dârü'lju'nûn
-
layabildi, ne de ne zaman ve na -
-
-
-
nen bir "Cemalettin-
-

-
rü'1-
44

Efendi, bir medrese -

Und -
lenm -

a ve deney-
-
-
-
238
TANZ MAT

rak t
dan kafa-
la -
lu
-
-ulûm" denmesi yerine "dârü'l- -
-

-
1869'da
da biridir. Bu, sonradan fi -

-
-

-
- ermeye davet et-
45

Cemalettin'in, Türkiye'de kendini anadili Türkçe olan bir Azerî olarak, Arap
-

-
-

Tahs
-
-

-
-

-
-
239
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

-
man

Cemalettin Efendi Meclis-i Kebir-


-i llmiye-i Osmani-
ye, Dârü'l- -

verilmesine devam ediyordu. Dârü'l- -

onuncusunun konusu "Fen ve sanatla


-
-
-

-
-

-
-
-
Hasan Fehmi
-
r-
-
-
-
-

Süyufü'l- -
nu

-
zofla
bir ruh -

240
TANZ MAT

" -
zünden Dârü'l-
Hasan Feh-

a fikirler ileri sür-

Gerçekte bunla

kadar bildi

hk'taki bir yere verilirdi.

, hem de

vesiledir. -
46

onacak hukuk ve felsefe fakültesinin veya derslerinin, Tür-

evi"nin programla
fe -

- -
-
-
di'nin, kendisini Sünnî
Süyufü'l-
47

daha ötesine ge

.
241
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

, öteki din-
-
-
n -

-
-

48

-
-
-

An-

daki kilise ve havrala a gideceklerdi. Okula

150 Müslü
Müslüman- -
-Villedieu,
ondan sonraki müdürlerin ikincisi Ermeni, üçüncüsü ve dördüncüsü Rumdur. Daha
sonra müdürler, 1895- ler

si
-
49

-
50
yük çaba göstermekteydi. Ortodoks Rumla bu o

Müslümanla -
-
ralla a

242
TANZ MAT

-
-

temasla -
51

-
-

52

-fünûn deneyinin

"Hukuk"un ilk kez olarak, 1874


-
- -
lli bir biçimde ileri sürül-
- -

ende
-
-
fünûn'un iki fakültesi olarak Hukuk ve Sivil Mühendislik Fakülteleri lisemize
53

Dârü'l-
-

Galatasa

-
-

-
-
-
liyet" duygula -
243
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

mala -
-

Bulgar ve Rum milliyetçilik duygula önemli rolleri

bir durumda Tanzimat, bu impara-


-

-
-

halin -

-
tecek bir uzman kadrosu yoktu. ru,
-
54

-
-

reformla
inesinin gelirlerinin arta-
-
-
55

244
TANZ MAT

Tanzimat rejimini benimsemeyen ya da o -


yan tutucula -

a -
56
Bu dönemde, birbirinden

-
, mültezimleri ve sarraftan orta-
memnun

köylünün omuzla
-

-
-

üslü-

-
-
konu olma istida yönetiminde esas
-
-
sürüklemektedirler. Bu tarihten sonra Balkan-

- -
57
la

245
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

- -
-
-
let adamla

- -
esâsîcilik ve adem-

Bu olaylar içinde Türk-


kendi

-
le alay edercesine yen -
diliyordu.58 . ;
-
-
-
-
-

daki halkla ulus-

da
da yürütemezdi.

246
TANZ MAT

ekonomisine kapayabilecek bir


-

yoksundu. "Türklük", ne eski anlamda bir "millet" -

-
-

toprak,
-

ken
-

halk iradesine dayanan bir g

birimin ötesine kadar gücünü yürütecek merkeziyetçi bir imparatorluk devleti

247
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

-
leme

Notlar
1 Bailey, 271-276 ve Frederick Stanley Rodkey, "Reshid Pasha's Me
morandum of August 12, 1839", JournalojModern History, II, 2(1930): 251-259.
2 Metternich, Palmerston ve Britanya Elçisi Stratford Ca
bkz. Richard de Melternich (yay.), Mémoires de Metternich, cilt VI (Paris, 1833), s.
3"S-386, Muharrerat- -707, Engelhardt, 38 ve
-1858", English His
torical Review,
Tanzimat I
içinde, s. 747-
-Poole, Tanzi

ing'in tutumunun Tanzimat'a bü


ing'i tatmin etmek kolay olmuyordu... Onun,
Türk devlet adamla

a ve Bâb-

tum, Bâb-

Henry Layard, Autobiography and Letters, (Londra, 1930), cilt II, s. 83-85. Layard

ing

Harold Temperley, "British Policy towards Parliamentary Rule and Consti-

248
TANZ MAT

tutonalism in Turkey (1830-1914)", Cambridge Historical Journal, IV,

ekonomi için gerekli idare ve vergi reformla


3 Hat-ti Chérif tenmi
en y "charte"
dür; bkz. François Alphonse Belin, "Charte des Turcs"', Journal asiatique, III. Dizi, 9(1840): 5-29.
4 "Mevadd- - -
nun-
5 Bkz. not 2 ve Engelhardt, 88-91.
6 -
charte impériale Thomas Xavier Bianchi, Khaththy Humaioun ou Charte
Impériale Ottomane (Paris, Tanzimat I, -

Fermam", XIV, 4/81(1340/1924): 193-215 ve Karal, V: 256-


260 ve VI: 1- La Turquie et le Tanzimat, (Paris,
1882-1884), cilt I, s. 263- Bailey, 287-291 ve J. C. Hurewitz, Diplo
macy in the Near and Middle East: A Documentary Record, (Princeton, 1956), cilt I, s. 149-153.
Davison, I: 70 not 9.
7 "citoyen"
"patriotisme" Jeunes Turcs terimini çevir
mede Vatan -

8 Tezâkir (Ankara, 1953), cilt I, s. 76-

9 Ubicini, Lettres sur la Turquie,

10 Bkz. not 2.
11 1860- Davison, 1:137-
159.
12 Meclis-i Âli-i Tanzimat için bkz. Davison, I: 68 not 4'de gösterilen kaynak
13 Ahmet Rasim, I: 239-244.
14 Tanzimat!içinde, s. 177. . -. ..
15 Davison, I: 121-122.
16 Engelhardt, Tanzimat, 75-76, Ahmet Rasim, I: 256-58 ve Temperley, "British Policy", 162-163.
17 Engelhardt, Tanzimat, 180.
18 Ubicini, I: 171-174 ve Temperley, The Crimea, 233-234.
19 -197.
20 -179, Tahir Taner, "Tanzimat devrinde ceza hukuku", Tanzimat /içinde, s. 226-
228 ve Ubicini, I: 164-165. Kanunun metni için bkz. Kaynar, 303-312.
21 - tribunaux réguliers"', daha
sonra "tribunaux réglementaires"

249
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

22
nek için bkz. Taner, 230-

Tanzimat I içinde, s. 214.


23
tanbul, 1332/1916) ve Ebul'ulâ Mardin, -
1895
24 Tezâkir, h 62- Ri-
câl-i mühimme-isiyasiyye 118-
Belleten, VII, 28(1943): 323 ve Baron I.
de Testa, Recueil des traités de la Porte ottomane, cilt VII, (Paris, 1892), s. 469. Ticaret mahke
melerinin med

25 Arazi Kanunu üzerine bkz. Ömer Lütfi Barkan, "Türk Toprak Hukuku Tarihinde Tanzimat ve 1276
( 1858) Tarihli Arazi Kanu âmesi", Tanzimat 1 içinde, s. 321 -

26 Bailey, 215-216.
27 Engelhardt, Tanzimat, 101- -212 ve özellikle
Davison, I: 142-146, 147 not 33 ve 151-152.
28
29 Tanzimat I içinde, s. 463-467.
30 Mehmet Esat, 94-122.
31 - -24.
32 -
Tanzimat I içinde, s. 969.
33 çevirilebilir: de
nde olmasa gerek!].
34 MacFarlane, II: 163 ve 167.
35 -

36 Ünver, 937- -
Türklük, II, 8(1939): 102-104.
37

38 -68.
39 Hayaü için bkz. -1942), cilt
VI: 997-1013.
40 -fiinûnda ders- Mecmua-ifünûn, 6(1279/1863): 258-
260.
41 Mahmut Cevat, 83- -78. :
42 Mahmut Cevat, 469-509; 2. -. 424-459, Cemil Bilsel,
1934) ve Mehmet Ali Aynî, Darü'l-Jünûn tarihi

43 - ile bilinmeyen Cemalet-


-fünun'un kapa

250
TANZ MAT

44 - Hafta,
5(1298/1882): 75-76, Necip Âsim, "Hoca Tahsin", XVII,
96/19(1928): 57- Tarih musahabeleri
içinde, s. 183- - Yâd-
1332/1916), s. 38- esinin Do
-252. Abdül-
içtihat,
153(1923): 3174-3175. Yeni Osmanklar'la ilgili olarak bkz. Mithat Cemal Kuntay,
(istanbul, 1944-1949), cilt I, s. 576-

söz ederler. Paris'te bilar

Kitâb- -
Sutur-u hâdisat- -
- -i Mahfuz'u tabiatta
Mücessem Lâfz-

Hasedinden akar âb-


Sofi görse Seine'in üstünde beni!
-
Has -

45 Granville Browne, The Persian Revolution oj 1905-


1909 (Cambridge, 1910), s. 6'da Cemalettin'in daha önce Encümen-i
-i Maariftir ve bu da Darü'l-
bkz. Ali Canip, "Cemâleddin-i Efganî", Hayat,

Emini Halil Efendi'nin Süyuf-


ya da muhayyele

-
re'ye, Petersburg'dan -
-

ciddî ve dengeli inceleme için bkz. Nikki R. Keddie, Sayyidjamâl ad-Dîn


'al-AfghânV: A PoliticalBiography (Berkeley ve Los Angeles, 1972), özellikle 58-80.
46 -
P - Takvîm- 23
ilahiyat Fakültesi
Dergisi, X(1962): 96- -64. Afganî'nin söyledikleri Nizam-

251
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

47
l’a Cq/r, Hazreti Ali'nin
"chiffre"

48 Engelhardt, Tanzimat, 171-178 ve 237-240, Sungu, "Galatasaray", 315-347 ve Ernest de Salve-


Villedieu, "L'enseignement en Turquie: Le Lycée Impérial de Galata-Séraï", Revue des deux mon
des, V(1874): 836-841.
49 Engelhardt, Tanzimat, 176-177.
50 Benedict Humphrey Sumner, "Ignatyev at Constantinople, 1864*1874", The Slavonic and East
European Review, XI, 33(1933): 556-571.
51 Sungu, "Galatasaray", 328-329.
52 Salve-Villedieu, 839.
53
-, bkz. çev. Baha Ankan, 2 cilt (Ankara, 1955-
1956).
54 -
lemedir.
55 Davison, I: 78 not 39'da bol kaynak verilmektedir.
56 Davison, I: 85-87.
57 Belleten, XXVIII, 112(1964): 690.
58 - -12.

252
VIII

imat
-
ikincisini
siyasal özgürlük -
riyle bun
-
-
lanabiliriz. Bat le
-
-
oruz.

araçla mutlak gü-

-
1
Fakat 1830'larda a -

253
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

"maarif, "fen" kavramla


-
kla
-
-

-
-
n (en son

Siyas

veya "dil sorunu"dur. Buna


[çommunication, -
yasal özgürlük rejiminin kurulabilmesinin çimentosudur. Devletle toplum, din ile
-

Ta -
birincisi, çok-
-
n din-dünya -

-
- da geçen olay-
la

oynarlar. Dil,

254
_______________ D L ÇA DA LA MASI VE S YASAL ANLAMLARI _________________

-
-
li, edebiyat dili, bilim dili ve halk dili arala
-

lanla eksik-
liklerinde çok iyi görülür.

ca ve medrese dili

ici
-
-

gel
-

olarak T
-

kalan üç kurum kay-


ve tasavvuf. Medresenin resmî dili

-
-
255
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

yöndek
-

hukuk ve devlet

di

-
daki uçurumu li
mi

yayan Bizans misyonerleri (ve daha son -

kat
diliyle ya da yüksek seviyede tasavvuf diliyle, daha de
ma
muna

-
-

256
D L ÇA DA LA MASI VE S YASAL ANLAMLARI

-
-
lk diline ya-

-
cü gösteren) medresenin bi -
dan çekildi.

Kur'an Kur'an'm Türkçe'ye çevril-


Kur'an Arapça olarak ilâhi
-
-
ediyordu; çünkü
Kur'an'm
-

edrese Kur'an'm. -

-
nlabilirdi. Kur'an'm. -
Kur'an'm sözünün ta ken-

hattâ daha sonra, onu Türkçe'ye çevirme ve basma i -


Kur'an'm,
kuralla

Kur'an'm -
-
Kur'an pasajlan
Kur'an'm -
Kur'an'm -
de o
çevirmeye yeterli bir dil
ca medresenin hem Arap filolojisini hem de Türk filolojisini bil-
Kur'an'm
257
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

Birgevî risalesi yerine, okul çocuk-


la
üzere - ve Tarih-i hulefâ
Arapça olarak Kur'an'm -
-
ra).2 Kur'an'm -
Kur'an'm

Müslüman olan ve olmayan halklardan yönetici tabakaya girenleri halktan


-

-
Gazeteci
-

Tanzimat'ta Tercüme Odala -


-
rol -

-
-

-
-

258
D L ÇA DA LA MASI VE S YASAL ANLAMLARI

-
-
-
-

-
bi-
erekti. Böylece, Tan-

Vekayi-

-
3

Fakat -
-

"civi/isation" " sivilizasiyon" bi-

"sivilizasyon usûl-ü mergubesî' deyiminde kendini

"Cuîture" "kültür" -
-
"societe" (toplum)
-
259
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

Tanzimat döneminin ilerlemesiyle medrese diliyle ye


-

-
- -
-

-
den gelen Cev-

4
Kavaid-i Osmaniye
Encümen- Cevdet Tarihi'm

terimi -
-
gelen Ja-
i) halk

-
makla birlikte, özellikle dil
da
6
belki daha da etkili olan bu araç
Takvîm-i Vakayi'nin
-

gazete olan Ceride-i havadis


bir olay d -
260
________________ D L ÇA DA LA MASI VE S YASAL ANLAMLARI __________________

a liberalizm doktrininin
-
-

(1824- Tercü-
man- -
7
zetesi olarak Tasvir-
ve -

8
-
-

de Sacy ile, Türkiye olayla da önemli rol oynayacak Journal des Debats'nm ya-
zarla -
a

olarak Encümen-

Tasvir-i efkâr
-

-
Tercüman-
Mecmua-ijünûn -
9
Herkesin
261
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

u), edebiyat
-

evlenmesi ye

ise -
-
dir. Oyunun sonundaki, "ya birbirlerinin ahvalini asla bilmeyerek ev bark sahi-
bi olanla -

Durub-u emsal-i osmaniye -


-
-
10
- -yi osmanî'dir. Henüz 'sergi' diyemiyor:"... Ma-
sa
tarafla -i Osmaniye
-
a,
-
-
- -
-
se

-
halk, bunca kanunî va-
zife ile mükelleftir, elbette sözle ve kalemle kendi menfaatlerine dair fi-

262
D L ÇA DA LA MASI VE S YASAL ANLAMLARI

maarif kuvvetiyle medenî milletlerin


politika gazetelerini göstermek yeter. Bu mebhas, Devlet-i Aliyye'ce de nev'ama
-
-
-i seniyyenin müsaadesiyle Memalik-i Osmaniye içinde
gayr-

imdiye
kadar millet-i hâkimeden (Türklerden) hiçbir kimse zahmet ihtiyar etmedi... Ke-
lâm, ifade- -
akl- olan kitabet de kalem ile kelâm tasvir etmek fe inden ibarettir. Bu

millet
meclisi, efkâr- - - âr- -i
osmaniye, mahkeme-yi vicdan, devlet- - -i milliye,
hürriyet, hukuk-
denli

Yeni kavramla -
tur. Böyle kavramlan kullanan, "Milletim nev- -yi zemin"

-
-
güvenilmez bir
- -
-
-i hi-
n

a verdi. En-
cümen- -

Kemal, Tasvir-i efkâr' -


263
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

ki Kamus ve Burhan sözlükler -

siyasal bilinçlenmesi soru-

-
"Jeune"

lk ortaya atan adam Vol-


12
ney'dir. -

-
r -

-
-
-
ile cahil

13

reformu gerekli idi.14


da Ahundov
(1811-

üzere
Osma
-
264
D L ÇA DA LA MASI VE S YASAL ANLAMLARI

ler

-
15

-
-

-
-

Latin alfabesinin kabul edilmesi fikrini beslediklerini tahmin ediyoruz. Fakat Tan-

-
-
-
-

Fakat Mün -

16
ancak 25-
-

-
-
-
265
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

5. Kavram ve anlam sorunu

-
-
-
-

unla
Plutarkhos'u, Rousseau'yu, Montesquieu'yü, Volney'yi, Voltaire'i çevirdikleri
söylenir; fakat bu çevirilerin hiçbiri elimizde yoktur. Bu iddialan yayanla yalan
-

-
ramla -
-
-
malara yol açar.
-
a, gele-
-

-
lunmayan, Türkçe'de kökü bulunabilen, hattâ bulunamasa da türetilecek olan
a
-

daki iki dene-


-
-
"nation" söz-
266
D L ÇA DA LA MASI VE S YASAL ANLAMLARI

Jeunes Turcs kar-


- d

Anlam sorununun önemini,17


iyi ya -
Telemaque

Cabanis gibi daha önemli devrimci yazarla kitapla

-i
-i Telemak un -i hakîmânesi, su-
rette efsane- manâda adi ü dâd ile vaid-
18
bir nûn- lü
-
ile

görüyoruz.
-
l
-
kümdarlar halk içindir; onla -
ba gibi, otoritesini -
mektir.
-

-
-
267
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

-
mesiyle olmu

Emile

ire, Fe-
-
Muhaverat-

Münif Ef

önemi.
Tasvir-i efkâr'da. Emme-
rich Vatel (1714- Traite du droü desgens Hukuk-u
nâs -
"/of olarak droit
ken

Condorcet'yi de kata
oldukla -

nde Darü'l-
Hikmet-i tarih -
-
n Montesquieu, Condorcet ve

268
D L ÇA DA LA MASI VE S YASAL ANLAMLARI

Notlar
1
materyalizm, Voltaire

-232.
2
Mesnevi

Kur'an'm
Tarih-i OsmanîEncüme
VIII, 46(1917): 228; bkz. E. Mardin, 126- Kur'an
Mecmua-iEbüzziya,
III, 25 (h 1300): 770.
3 -983.
4 -1832) ilk mo
Bernard Lewis. "The Pro-Islamic Jews", Islam in History, 2.
(Chicago, 1993) içinde, s. 144- a

-Fuat
"Jeune Turc"ler terimi "Yeni

Turc
5 Bu dönemde Türkçe- - -
house'un lngilizce-Türkçe, Türkçe-
Ceride-i havadis'te

Times gazetesine beya


-
Lûgat- yazan Redhouse'un Türkçe-

6 Hususilik
Türkçe Gazetemiz
7
cilt V, s. 545-

etmek üzere Saint- da bildirir.


9 Bu yaz
1960), s. 83.
10 Tasvir-ie/kâr,
11 -i zuhuru", Yeni Tasvir-i efkâr, -
b

269
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

12 Oeuvres, VIII: L'alphabet euro


péen appliqué aux langues asiatiques.
13 Davison, I: 82 not 55.
14 Bkz. Tahir Münif, "Islah- - Mecmua- II, 13(1863): 69-

-1884)", Bel/eten, XVII, 66(1953): 223-

15 ve eserleri için bkz. "Mirza Fethali Ahundov", Türkyurdu, I, 5(1327/1912):


127-
runu üzerine ve
-

16 -146.
17 -
lam"la k bir sorun olarak "anlam", top

-Hacivat oyun
-
18 Tasvir-iefkâr,

270
IX

noktalarda bunlara yönleri ol

özellikleridir.
-

(ya da bu yüzden), reformla


-
-
pa' daki benzerleriyle ilk -
-
-
zarlar da bunu gerici a-

ileri-

271
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

ilk t
lan -

-
-
ti"dir (Fedaî,

Fakat, gizli ör -
-

-
1

-
-
yarak bir daha böyle
2

lara gör
hükümeti de
uygun oldu

meti devirerek Abdülmecit'i tahttan indirmek, yerine

(coup'h m) budur.

ayla
272
TANZ MAT'A TEPK LER

-
5

üçüncü -
-
-
edebiyat kitapla

-
-
miyetlerde bulunanla
si

-
-

F -
-

-
kirleri Av
-
miz Mazzini-

-
-

273
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

6
ma

ak bunlardan kurulu bir cemiyetin

-
-
7

Görülüyor ki, bir yoruma göre Kuleli Ol -

-
n kurulu bir
-
-

8
kesinlikle savunan Mehmet Galip - dahil olmak üzere, lehte ve
aleyhte yazanla -
-
-
- -

Benzetildikleri 1848-
{constitutionalist)
-
turya- -
-
-
-
274
TANZ MAT'A TEPK LER

- -
"patriotism"
olur).9

(daha

len bilgiler

ordu mensupla i
-

-
-
-

elere hükmü geçmemekle birlikte,

" , bu mil-
-
-
hail ü akd, biat u-

275
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

abes buldu" der.10 aya

ilkidir.

ara

projedeki üstün -

-
sil et -
-

a araç olarak kullanmak üzere, haline

-
-

-
-

-
Carbonari örgütlenme modeline göre "hücre'ler halinde kurul-

Carbonari -
-
südür (Bunlardan biri
MesPrisons
Carbonaro'lar, devlet-
lerin -
daileri hapishane hücrelerinde çürüyen kahramanlar oldular. 1834'te, bu hücre-
Giovane Italia, -
276
TANZ MAT'A TEPK LER

ya'da ve daha sonra bütün Avrupa'da Jeune Europe linde 1850-1860

devrim gü
cü le
buakanjeune
-

devrimcil

Fransa'da büyük tepk


paratorluk ve gerici bir diktatörlük kuran III. Napolyon, Kilise'yi kendine destek

keri göndererek Garibaldi kuvvetleri

yüzünden Mazzini- vejeune'le Fransa'dan


11

Carbonari kitapla -

ve gazetecilik yapan bir jeune, -


ri'dir.12 Yeni
-Garibaldi -
La Turquie gazetesi-
Presse d'Orient -
-
13
Courrier d'Orient

Tercüman- -
Tasvir-i efkâr

Courrier d'Orient ile Tasvir-i efkâr'm -


-
lar.14
Courrier d'Orient ile Tasvir-i efkâr
Tasvir, Courrier'nm -
Courrier'de.
çevrili Tasvir'dt
277
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

Courrier'At Journal des De-


bats'ya Jeune de
Coum'er'de gözükürdü.15

da sözü geçen Musta-

üniversite yönetim, mali-


özel mülki-
, banka ve kredi
müesseseleri kurul

re de Courrier d'Orient
16

gulamalardan esinlenerek feder

.
-
Courrier d'Orient'du.
-
-

-
17

-
278
TANZ MAT'A TEPK LER

-
-
du. 18

-
-
larda bu

Courrier d'Orient jeune örgütü


-

LeNord -
a

-
-
unu, büyük Jeune Turc -
19

tarihlerine dikkat edersek,

Journal des De-


bats' -
Jeune
Joumal des Debats
279
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

- -
-
xandre Dumas -
-
Le Nord'âa
l'da biliniyordu ve havadis de Courrier d'Orient çev-
resinden geliyordu.20

ay .
Le Nord Courrier' - -
21
Muhbir
Tasvir*&t
öyle bir not ekledi: "Muhbir
-imza Nord gazetesine gönderilen tezkire-i hamiyetkâra-
- -
- - Tas-
vir - Courrier - Muhbir

1867'de geldi.22 Bu-


Courrier -

ülatörleri
-vid
The Diplomatic Review'ya göre, mektubu yazan bu para
-
23
co'dur (A -

birjeune'dü.

ca Ganes-
lan Liberte dergisinin
yazarla
280
TANZ MAT'A TEPK LER

Yaza k mektubun ilk önce Liberte'âs. -

Tasvir'de -
la
24
Muhbir'in Na

ta

olabilir.
Bu olayla

Gerçekte hükü-
Fazû'm/eune Turc

-
Carbonari kitapla -

Gerçekte, bu cemiyet ve su- - Fa -

-
-
-
\\tmxzjeune ne

-
25

-
-
-
devlet
fikridir. Bu

281
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

sorunu önce "jeune" ve "Turc" terimler -

jeune terimi, 1840- -


-
26
ne göre fark
Bu terimin young) -

-din
-
-

r olarak gösterilir. Buna göre, Münif, Tahsin ve \nas\jeune'\tx


mnjeune
-
dev-
rimcilik, öteki ilericilik
dan birinin bir sözü

"jeune'le saray- -

"Türkistan -
-

hijeune'lük -
Türkiye'de bu hem din, hem devlet
-
- "jeune" ne de
282
TANZ MAT'A TEPK LER

n uygun ad olarak nizâmnâmelerine ve


-
nejeune'lük, ne de Türklük
k-

olarak kalan bir iki olay bize ilk ipuçla -


-
-

27
Fakat bu -
gerçekjeune -

yorumlanmaz olaylar ola-


-

Giampietri ile
-
-

-
-
-

28
kaçan yanla

-
ikisi

283
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

Jour-
nal des Debats, La Liberte ve Le Siecle
halde, çok geçmeden bunla -
miyle "koyu
29

liberal ya da sosyalist çevrelerin d luk

Rus-
-

halkla -
da olan ulusla

-
-
imci olan

Organisation
de la Chancellerie de lajeune Turquie -
-

30

31
Yeni -
-

Commune devrimine

-
284
TANZ MAT'A TEPK LER

miyetinin tüzü -

ulusla -
-

vunduklan halde, Balkan halk-

(Pan- -
lan için, bunla gütmüyorlar,

- Garibaldi

r. Avrupa'da 1867- -
-

Türkiye'de Türkçülük ak

ve Arminius Vambery (Vamburger) ile olan il -


rüz.32

da -

-
du. Sadece Suavi'nin Müslüman oldukla

-
la kötü yönetimlerinin Kur'an

-
-

33
cumhuriyet isteyen baz Cahun de
mektupla
285
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

-
-
yimle "nokta-i istinat", yani dayanak sorun -

Cemiyet üyelerinden birinin notla ki


-
meyece -
-
-
et Bey yurdumuzda serbestlik usulünün (liberal

a
Ziya Bey, amaca ula -
-

gerekli buluyordu. Kemal Bey'e gelince- ndaki Os-


de

birlikte,

derdimiz de l açacak bir eylemde


34

a uygun bir çevre


- -
-
-
- -
sa'dan -
-

286
TANZ MAT'A TEPK LER

35

-
-

-
nün ve Avrupa devletlerinin malar ni

-
-
-
-
yerde birdir, evrensel-
-
nin kanunla -
-
-
-
ir adalet il-
-
ve hükümda
36

Bu mektupt -
-din

ima edilen özgürlük rejimine uyganfederal bir devlet biçimi -


gö-

- soruvûanmjeune ideolojisi -

Kemal'dir (1840-1888).37
287
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

-
a birer
-

-
-
-

-
-
-
.
-
-
-

ra

-
{terakki) olabilirdi.
da özetlenen mektuptaki
ekli olan siyasal sistemin dayana-

tabiî haklar

-
.

288
TANZ MAT'A TEPK LER

kafalar -

-
-

vi, tabiî hakla . Egemen


siyaset düz

ve üstünde olan bir iradeye dayanan bir egemenlik olamaz. Ancak egemenlik

yollarla yönetenlere "tefviz" eder; bunla


....-.--.•

"Usûl- -
tir.38 constitution -
-

tir.
her

constitution rejimiyle anla-


yöntemlerle kurulu
-
-
-
tin, hem yasama -

Devlet örgü -

289
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

rilen

hükümetinin militer, sivil


ve din direklerinin ileri gelenlerinden meydana gelir. Yönetilenlerin temsil edilece-

Tanzimat
kanun-i kadîm

constitution'lu
-
-

-
no-
menclacure'de amlar için
-
-
i-

, bunlar anlatacak terimlerin

eret yöntemi
-

önemini n

"Leviathan"

-
Leviathan he-
-
290
TANZ MAT'A TEPK LER

man- -

-
-

"Usûl- -

n kurtarma-

-
verilen cevapla -

-
ve Ba
-
a

-
-
-
nun- da bunun somut örnekler
-

ür-
-

291
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

neye göre y

Hakla -
-
tara-

39

Hükümetin, kanunla

-
-
-
-
-

olmak. "

ikirleriyle
-
gibi devrimci sonuçlan olan iki fik-
-
kat tart

-
-
-
292
TANZ MAT'A TEPK LER

yetçi, hattâ so -
40

ikis -

-
-
-

bir bid'at
ümmetin (yani toplumun)

ve Osman
kavramla

-
-

n,
-
-

e "toplumsal söz-

hükü
devlet-din da
yürütülebilirdi.
293
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

al'in böyle

-
-
-
ara-
-
-
-

gösterecektir.

- -
sî'nin yaz

ayn

(char-
te'h
ilerin" bu yürütme

gördük. .
-

-
ilk metni
lerden bunun böyle ol-

294
TANZ MATA TEPK LER

-
-

-
levi görecek, ya -

imi otomatik olarak "senato"

-yürütme, kanunlan uygulama meka


iradesi, hem de Müslümanla-

-
-
-

-
d - -
8

- -

Kanun- -
pa'dan döndükten sonra, -
m.

"Üç tarz-

295
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

-
ne

ir fikir dinle-

uygulanan reformla -
ki-
41

Müslümanla -
mayan halkla n -
si

-devlet la
bu ze-
delemeyi bi
-devlet -
42
-

(ileride, Mustafa Kemal'in saltanat-hilâfet

göre din-devlet -
296
TANZ MAT'A TEPK LER

-
si,

modern kanunlan bile bu

Greko-Romen ve Avrupa kanunla a -


-
dinsel temellerinden ötürü bir
43

-
- -
e hayalât, kanun- -i idare

- -i Âliyye dünyevî hükü-


-i Osmaniyye
-
ki alel- -
olan kavâid ve fevâid-
ki
kabiliyeti olmayan mahut kanun-
-zad
dan
(Hak an).

-
-

Bunla

u böyle bir destek-

-
-

297
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

-
-
emirleri,

44
ve hu Bu ilkelerin ta-
-
-
gün durumuna bakmay
içinde Renan reddiyesfm -

-
zar: "Maddî ve m -
siyasal yöntemlerine bin kerre üstündür."

ürünü olarak
gelen -

45

- -

-
anlam dün-

huku
-

298
TANZ MAT'A TEPK LER

-
tabiat kanunla a cehalet ve

"tabiat kanunlan" ile bir tutuyor ya


46
-

-
ney 'nin bu tür dev -

k Kemal'in ibn Haldun'dan öteye


-

{cycle) öyle bir dünya içinde

-
47
-

-
tek-
-
-
-
lük ve ilerleme kavramla

halkla -

299
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

Müslüman halklar b

vanlabilecektir.48
-
-
49
rumun tehlikeleri üzerinde durur. O zaman tekrar 'ilerlemeye (terakki) engel
-

-
-
-

ol -
-
-

- -

19. yüzy -

-
Bu yüzden, ikinci sorunun konulan üzerindeki

-
na

-
-
300
TANZ MAT'A TEPK LER

olma-

-
urada keserek, Ka-
nun-

Notlar
1

{Tanzimat, s. 106).
2 Davison, I: 117-118.
3 Tezâkir, II: 82-

15/92(1926): 171- - -

gibi vezirle

Wanda, Souvenirs anecdotiques sur la Turquie, 1820-1870 (Paris, 1884), s. 75-76.


4 Ahmet Mithat, Oss- (istanbul, 1294-1295/1878-1879), cilt II, s. 74-75.
5

- -
-
a gelerek, Avusturya-
-

6
(Ankara, 1937).

301
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

7 Davison, I:
ginçtir: "Bugün Gülhane Hatt- olu-
nur ki Memalik-i Osmaniye'de muhakemesiz kimse idam olunamaz ve kabahatli kabahatsiz
-
esiri görüldü. Lâkin, evvelâ, hükümetin hafîyyen idamdan bütün
beraet-

mülte -i

ki memlekette bir serbest mahkeme bulunsa erbab- a tebrie-i zimmet


edemez" Hürriyet,
bul, 1944-1949), cilt H(1), s. 690 not 3. Wanda'ya

8 - Peyâm-
1920.
9 lttifak-
Tanzimat I içinde, s. 777-857, Kaplan, 54-
ve hürriyet", Tarih musahabeleri içinde, s. 172-182 (2. ba -140), Tank Zafer Tunaya,
Türkiye'de Siyasi Partiler - -
hun, "La Turquie", Ernest Lavisse ve Alfred Rambaud (yay.), Histoire générale, cilt XII (Paris
1901) içinde, s. 482-486, Arminius Vambery, "Freiheitliche Bestrebungen im moslemischen Asi-
en", Deutsche Rundschau, LXXVII(1893): 64-65 ve Western Culture in Eastern Lands (Londra,
1906), s. 324-325.
10 Tezâkir, II: 21.
11 Abdurrahman -176.
12

13

14 Kuntay, I: 289-291 ve 378; Kemal, bazen "Jeune Turc", -

15 Davison, 1:221-222.
16 Encyclopedia qf Islam, 2. II, s. 638-
640 ve 647-649.
17

"constitution"
u. Kanun-
da bazen "kanun- -
de der; bkz. Kuntay, 11(2): 87.
18 Marûzât'm öldük

XI, 16/93(1926): 220- -28.


19 Davison,
olarak gösterir {Tanzimat, s. 169); Davison ise buna ihtimal vermiyor (I: 227 not 145).

302 ,
TANZ MAT'A TEPK LER

20 Davison,
21
22 Bu mektu Davison, I: 219
Liberté'y'x
ktubun ilk önce 24 Mart 1867'de

23 Ganesco üzerine bkz. Davison,


Diplomatie et nationalité
Le Nord gaze
tesini Paris'te yöneten Franceschi'nin Alexandre Blacque Bey'den sonra idare

24
25 Le Nord mektubunun Muhbir"de
Gazette du Levant dajeune turc'kr

-
-

erbab-
-187 ve 290- -
mtdtjeune turc ya da "erbab-
ci gençlik" demektir. Fakat Avrupa'da toplanan grup "Genç Türk" terimini

kavmiyetlerin
26 arasmdajeune ya dayoungTürk deyimlerinin kul
Davison, I: 199- -
&z\icejeune

27 Kemal, Recai Tasvir-i efkâr'a

(Davison, 1: 224 not

rî bir harekâtta bulunmak üzere (o za

Davison

28

303
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

-
-
ler
-
mend, -
-
-248.
29 Léon Cahun'ün Lavisse ve Rambaud, cilt XI (Paris, 1899), s. 527- "La Turquie".
30 Wladyslaw Plater için bkz. Davison, I: 227-

bunla

du. Biyografisi için bkz. Adam Lewak, "Konstanty Borzecki", PolskiSlownik Biog-
raficzny, -366. Prusya- da Courrier d'Orient ile
Basirette vekayi-i mühimme
1325/1908), s. 4- -71 ve 118-119. En önemli
Les Turcs, anciens et modernes'dit. ulusla
Ârî (özellikle s. 229-299 ve 319-

-
Basirette
Turc -

bitjeune olan Léon Cahun de fltfr'lerin,


-

Moustapha Djelâleddin -
Les anciens turcs; Ottomans; Réforme ou Tanzimat; Maux de la réfor
me; Le mahométisme; Les harems; Les lois; La vénalité; Les chrétiens de la Turquie, Les principes; Les
conseils populaires; Organisation des provinces ou vilâyets; Représentation nationale; Questiqns loca
les; Constitution définitive de la Turquie, son avenir; Le devoir de l'Europe; L'Europe et le Touro-ari-
anisme (s. 229-299); Notes (s. 301-317), Supplément: Grecs et Romains (s. 319-362).
31 Simon Deutsch için bkz. Davison, 1:227-
Deutsch, hem 1848 Avusturya Devrimi'nde, hem 1871 Paris Commune'ünde idama mahkûm ol
La Grande Encyclopédie (XIV: 352), "plus tard il contribua àfonder le parti de la Jeune
Turquie" ) diyorsa da, Yeni Os
Commune Interna
tional Workingmen's Association'a gelerek ora

Encyclopedia Juda-
ica'ya gör

32 Jewish Encyclopedia, cilt III, s.


492. Vambery de Yah
Encyclopedia of the Social Sciences, cilt XV (New
York, 1935), s. 225.

304
TANZ MAT'A TEPK LER

33

na ka Deutsche Rundschau

Review çfReview'da
-
Muhbift, sonra veret't

Türkyurdu, V, 4(1329/1913): 962-


m

menfaatine neticelendi. Halbuki ben Macarla

sözlerimi dinledi. Fakat neticede ne oldu? Birçok ihsan vererek beni Londra'daki Genç Türkleri kan-

etmediler. Bana Abdülha-


mit'in dostu diye itimat eylemediler. Hattâ Meclis-i Mebusan'da alenen aleyhimde bulundular." Gö

-
- Encyclopedia Judaica (XVI:
65), onun Herzl-

-
lar!
34 (Baku, 1925), cilt I, s. 217-220; aktaran Kaplan, 67-68. Su-
Muhbifx {Tanzi
mat, s. 168-169), Hulefâ- -

riyordu. Muhbir
bkz. Meh
-1940), cilt II, s. 37. Mustafa

1868'de Hürriyeti lgi için bkz. Kaya Bilgegil,


tanbul, 1972), s. 127-198.
35
a ile
beraber Hürriyet'ten

Kemal, bir Kur'an

305
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

döndü. 6 Eylül
-
-
tubunda Mehmet'in imrenen bir tonla ondan söz eder.
36 Davison, 1:
200 not 6.
37 Makalât-
bul, 1327/1911) ve Kemal
Türk Ziraat

38 Makalât'xz
39 Avrup

{ibret, ran 1872; aktaran Özön, 46-


-
let ve millet" {ibret, -135) ve "Hukûk-u umûmiyye" {ib
ret, n Özön, 93-
- Muharrir, 2-3(1877): 33-36 ve 65-70 ve Kuntay,
H(1): 483-494.
40 - {Hürriyet, 12 Ekim 1868) b
-

apolo
gétique a dü

B -
Mason Afganî ile
-
Kedourie, Afghani andAbduh: An Essay on
Religious Unbelief and Political Activism in Modern Islam (Londra, 1966).
41 - - 22 ve 26 Eylül
-i evvel 1288/1872; Makâlât, 1-
152-

42

rilmek mümkün müdür? Sadece dinî hüküm

{Renan
43 Kemal'i apologétique

-
kahat cihetine ve ukubattan ka

306
TANZ MAT'A TEPK LER

meselelere inhisar etmektedir... Bunla haricinde Düstur'un (Fransa'dan alman ceza kanununun)
Halbuki hakkaniyet ve mede-

-
r. Bunlar tamamlansa bile adaleti tatbike memur mahkemeler
(Özön, 153).
44 "Devlet- - Hürriyet,
45 "Dünyada ihsan
- iyye", Makâlât içinde, 357-373.
46
-353. Volney'ye göre toplumlardaki kötülüklerin

47 Hayreddin'in Akvâmü'l-mesâlikfi marifeti ahvâli'l-memâlik


A Réformes nécessaires aux Etats
musulmans

I: 202.
48 Kemal'in üç ünlü makalesi "Terakki" say (ibret,
ziran 1872) ve "Medeniyet" (tbret, -189, 29-34 ve
212-217.
49

dî saadetin sebeplerini mükemmel görerek tâlim-


- iyye âdat-
âr- Makâlât içinde, 374-376.

307
X

KANUN-IESÂSÎ

1871- -

-devlet ni
bir din-
-
-
ve neden r

-
u yeni bir uzanma

309
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

- -
-

Yeni ki

Bu yeni durum -
-

1
-

-vatan mine'1- -

faizlerinin ya-
2

-
burg-Viyana-Berlin mihverinin {Dreikaisersbund) Tanzimat reformla
3
devletlerinin Üçüncü olay ise,
-

310
KANUN-I ESÂSÎ

-
za-
manda tgnatyef - - - Hüseyin
-
-
-
-
-
lar. Sivil bürokrasi, ordu
-

enry Elliot'un birdenbire ayakla -


lukta buldukla
-

n önce, sivil bürokrasi, ordu ve din y-


-

da say

diplomasisindeki yeni g

-
ifak Senedi ve Tanzimat

- -
Kanun- bir

-
za

311
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

-
-
-

-
6
Bu temel fikre göre, merkezî
dan
-
da den-

-u E -

-
-

Bu ik

-
-

- -

-
7
-

adem-i merkeziyet, tevsi-i me-


zuniyet
312
KANUN-I ESÂSÎ

ikisi de sonradan Abdülhamit çevrelerince demagoji ve spekülasyon konusu ol-


-
-

-
-
dür. Üçüncüsü, yine o dev

-
-

etkisi
bu hatt-
-
lerini kimse söylemiyor, bi -

-
313
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

-
8

- -
- -
r
-

oldukla
ithat,

karar verildi. Kanun-


- sî

-
hül
-
-
du: a) Kanun- -

birlikte, sesin
-

- se
yu

10

-
en çok
-

-
zi savundu: "Devletin güvendikleri sizlersiniz... Anadolu'nun ve Rume-
-
314
KANUN-I ESÂSÎ

-
vâ-
1
*
, birinci ve ikinci gruptakilerden

olumlu,

-
-
-

ma" sö-
u söyleyen Na-
rouge
-
"rouge", Commune'ü devrimine

bir terimdi.
Gerekli reformlar, kanun- charte'mm ilkelerine

sananla -

-
yoktu. Böylece, constitutio el ile conditio el -
müyordu.12

315
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

Fakat ne Rü

- -
tirilmeliydi.

a
çevresinden! Murat, normal ya da hasta, genel olarak lehinde de aleyhinde de

-
gelme-
-

a göre

-
ün müydü? Mithat
a göre, naiplik ya da
-

-
ve di
En

-
-
m

ma-

316
KANUN-I ESÂSÎ

13
-
14
ter

-
-

-
nin -
tutanakla

-
-

ve Forster' gar

15

da

r ve bunla

muhayyilesine de -

15 Temmuz'da, bu kez Bâb- -


liye ve adalet reformla -
-
ler
-i merkeziyetçilik ile ilgili noktalar var idiyse, ihtimal ki on
16
Bu kez, ule
Kur'an

317
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

tersine bun
için Kur'an -
-
-
-

komisyonun anayasa yerine bir reform pr -

-
-
mit o zaman kanun-

-
-
mak güç gözükecektir. Fakat Kanun-
-
-
mak güçtür. Abdülhamit'in, kanun-

-
-

-
-
veret usulü", "nizamât- -
-salta-
-
önemini de çok y
hilâfet-
-
yasal
- -

-
318
KANUN-I ESÂSÎ

sorunun tarihini gerçeklere daha uygun

bunla niteliklerini kavrayabilmeleri için bu


ne anlam
-
-

ki
-

-
nel, toplumsal
s
anlamla

zamanla n
ha

sorunu, ya yeni anlamlara eski sözlük hazinesinden sözcük bulma, ya hazinede

hazinesinde bulunan köklerden yeni terim sözcükler yapma

A. Nizam- - -
Nizâmat- -i esâsiyye.
Kavânin-i esâsiyye, usul-ü esâsiyye.
319
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

Kanun- - -
"Konsütüsiyon"
B. Meclis-
-
Dîvân-
Meclis-i mebusân
Meclis-i âyân
Meclis-i umumî
C.
Usul- -
Usul-ü mutlaka, hâl- rutiyet
-i serbesti.

-
-

17

nayasa ve anayasal rejim


kavramla -

Bu yüzden cep-
-

- -i
hâkime"nin (hâkim millet = Müslümanlar) halifesi olarak üstün yetkilerinin kon-
-
- -

müsveddenin birçok yerini çizerek sadece belirsiz deyimlerle bir "meclis-i umumî"
- -i esâsiyye" ya-
-i Âliyye'nin idare-i umûmiyesini yürüte-
320
KANUN-I ESÂSÎ

usul-ü esasiyesit
"Meclis- -
18

Abdülhamit, bu bakanla - -
-

-
mâ kadrola
-
, yine Kur'an -
ret etmenin Kur'an'dan -
19
vir hüm fil'emr" ile "Vetemiru beyneküm bi-mârûfin" sözleridir. Birincisi
Kur'an, Sure III, âyet 159'da; ikincisi Sure LXV, âyet 6'da geçer. Türkçe'ye çeviri-

"hum" zamiriyle kastedilenlerin kim old


tutturdu. Fakat Kur'an

Kur'an' -
receksi
-
-
Tanr
-
-
-

Kur'an'm âyetlerini, içinde geçtikleri çerçeveden sökerek,


-
lamla -

Kur'an

321
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

Kur'an, Sure IV, âyet 59 çok kez kulla-

hadisler bulabilirdi. Bugün, bunlardan sosyaliz-

Kur'an ve hâdise dayanan olumlu karan üzerine, Abdülhamit


-
-

ilecek, bunla

yönetiminin düzenlerini, özellikle bakanla -


20

üçü Rum, üçü Er -


-
es.
Bu komisyonun ilk kara - -

-
den mürekkep meclis-
12

es ve
21
Odyan Efendilerdir.

-
çük Sait gibi zatla -
.

322
KANUN-I ESÂSÎ

-
ke olarak kanun-
, pa-
-
-
- -
22
nin kurul
yu
-

- -

23
Bu durumun öteki
bir kula -
-
tiyle Abdülaziz'e hal' edilmeden önce söyledikleri, Abdülhamit gibi her yerde ku-
- Mithat

temsilcisi olan, bütün güçleri hüküme

24

-
natyef?) gelen etkilerle Mithat Pa cumhur (?) rejimi

25
-
Abdülhamit, kanun-
halde, bunla hiçbirinin kendi egemenlik yetkilerine dokunur nitelikte olma -
-
yordu. Hattâ kendi çevresinden de ka-
ni
veriyo
323
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

ü-
nün

26
-

ima-

-
tara-

Müslü-
manla - -

bir oyla

uzun bir önsözde görürüz.27


istokrasi ve demokrasi. Demokrasi, "gençler"imizin uygar

-
Tanr
-
-
vletinin de din ve ahlâkta demokratik
aristokrasi ve de-

tslâmî devlet mutlak "tevhit" ( Süet'e daya-


-
maz. -ma'ruf nehy ani'l-münker" ilkesine göre "müminlerin
-
-

olduklan için devletin temeli "hakkaniyet- -


-
324
KANUN-I ESÂSÎ

-
-
mez. Ancak böyle bir rejimde, T
-

onu o makamda korur.


-
lâm dehrilik. "Dehrîlik",

-
une'lzun d

et,
ve Müslüman ülkelerin siyasal tarihi-

-i Devvanî'nin Ahlâk- \&\ Os-


Ahlâk-
et'ten

Yaza

sözcükleri modern anlamlara

edebiliriz. Bunlar, cumhur usulünün caiz ol-


Kur'an ve hadis parçala dan montaj yapmadan, ne nitelikte bir siyasal

325
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

Fakat kanun- -

-
veret usulünün, kanun- -

varsa bu, kanun- Kur'an'da devlete

Atatürk Nutuk'ta, da

ni belirtir.
-
"Kur'an'a, hadise gerek yoktur; biz Kur'cm'a -on
-
-

Kur'an'dan
-
Kur'an'dan "hum" za-
-
"hum" ile kastedilenlerin
28
Kur'an'da, Müslüman ol-

halde (sure LX, âyet 1; sure V, âyet 5), bunlar da halktan gizli tutuluyordu. Ya-
zar, iddias -
lara göre Müslüman olmayanlar, Müslümanla
mecburdular!
Yazar, -

devlet,
Hindistan'da yüz elli milyon insan üzerinde
bunla

-
-
-

326 -
KANUN-I ESÂSÎ

a mutlu, zen-
-

Görülüyor ki, kanun-


a -

-
-

kendisinde bulund -
-
kümda ,

- -
-
-
29

Kanun-

- -

Bu, ümme

-
la

-
vunmak, bunla -

-
kümda yetkisi içindedir. Bu meclise Müslüman olmayan üy
327
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

-
mek hükümda , Müslümanla
-
sini emretmez. Kanun -
-
ma
-
-

Kanun-

eterlidir. Kanun-
-

Bu özetleme gösteriyor ki, kanun-

- a bu görü

lardan yararlanarak millet meclisinin yasama yetkisini hiçe indirecek, hükümeti


hükümda bir -
- . :

Kanun- -
Komisyonda kanun- olan ve

bir kanun haline getirmekle görevlendirilen alt komisyon üyeleri ve arala da


larak meclis bir kez kurulduktan son-
- -

kanun-
-
328
KANUN-I ESÂSÎ

- -
-
dir ki komisyon, daha kanun- n seçimi ve meclisin

-
hamit kanun- seçimlerden önce -
-

Kanun- -
gün bile bilinmiyor. Pek muhtemel - -

-
Kemal'e göre, alt ko-
-
30
Gerek komisyona getirilen ilk tasa
de
-
pa
31

Alt komisyonun ha
hakla -
sorum-
-

Bu tasa -
li
-

-
329
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

- - yan
-
-
-
nüllü olarak de

-
-

charte'h âa
nun

-
-
-
nan bi -
-

-
-

Fakat Abdülhamit üzerinde kanun- -

etti; kanun-

-
re
32
Bunlar
lentiler,

ki, kanun- -

330
KANUN-I ESÂSÎ

anayasaya, toplanan meclise, belki de milis örgütüne güveniyor, hattâ pek muh-

-
yordu. Bir gün o gücü Abdülhamit'in gayet usta yollarla ke
a bile getirmi-
-

yetkilerini mecli

. ;

-
-
- n-

-
-
-
nunlukla dinledi.
-

son dakikada kanun-

dairesinde kendi arala


ol-
-
331
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

-
33
-
-

- -

34

Kanun- -
-
-
- -

-
kurulu-
-
lis-

-
-
- -
tün nedeninin
-

-
ca öteki,

-
-
35

II. Abdülhamit, 113. madde üzerinde sonuna kadar direndi; bu madde kon-

332
KANUN-I ESÂSÎ

-
Kanun- da törenle ilân edildi.36
Önemli olan sorun, 1876 Kanun-

gibi
-
-

anayasala -
- -
- yönetici tabaka-
37

Bu iki

Gerçekte Kanun-
- -

ya da -

tekrar halk iradesine sunulan bir anaya


charte

'da, onun yeryüzündeki vekilinde bu-


-
da son söz despot hükümda
-
yetkileri -
-
dan söz eden kesimdeki
333
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

(madde 8-
-
-
men güçleri önleyecek önlemler de yoktur.
Kanun, din- -

ve kanun- - bu

-
la -

meclisin yasama eylemi ancak


iradesine

e vilâyetlerden seçilecek

-
ni
edeceklerdi (madde 46); fakat hükümda
yoktu. 5. maddeye göre Zat-
-
ne göre ya meclis ya da hükümet üyesini ya da üyelerini azledebilecekti (madde

-
rak sorumluydu. Meclis, güvensizlik oyuyla hükümet -

-
de 7, 27-29, 36).
ordu. Meclis ancak

te
bir
meclisiydi. Madde 38 ile parlamento üyelerinin ba-
334
KANUN-I ESÂSÎ

birlikte, meclis -
-

II. Abdülhamit hayr , onun Kanun- -

-
-

-
mutlakiyet
-
-
-
erinde neden o denli
üzüntü duydukla

Kanun-
t,
- -
-
-
sanlar gös
-

335
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

Kanun- -
-
-

38
Kanun-
-

Yahya Efendi'nin

-
- -
-
ve -
-
-
-
-
sa'daki deyime göre "erteledi".

336
KANUN-I ESÂSÎ

Notlar
1 -33 ve Davison, II: 167-168.
2 Donald C.Blaisdell,

3 Engelhardt, Tanzimat, 261-262 ve Davison, II: 89.


4 Dreikaisersbund
lerinin
Disraeli
(Londra, 1966), s. 571-597.
5 "Müslüman Vatanseverler Manifestosu" denen bu vesika için bkz. Engelhardt, Tanzimat, 265-267;
Davison, II: 96.
6 Davison, II: 61 ve 142-

Ahmet Mithat'a cevap Mecmua-i


Ebüzziya, Osmanl
Devrinde Son Sadrazamlar -1953), cilt III, s. 344-347 ve Kuntay,

8 Hiss- -61, Sami (yay.),


hakemesi - Mir'ât-
tanbul, 1326-132 7/1910-1911 ), cilt I, s. 117- Mir'ât- -
kîkat
9

10 Davison, II: 115; I: 62-66; Said


Türklük, II, 9(1939): 186-188; Kuntay, Na

11 - I: 125- -127.
12 sö
charte constitutio el ye
rine conditio el
Seyyid Hasan Takizade, Tarih-i evâil- -
yet-itran (Tahran, 1969) —

gibi gözükmemektedir.
13 Abdülhamit-

Tab-
-i ibret Tarih-i Sultan Murad- (Kahire,

leyen Davison (Ek e, II: 206-


14
The Memoirs qf ismail Kemal Bey (Londra, 1920), s. 117'den gelmek

15 W. F. Moneype y ve G. E. Buckle, The Life of Benjamin Disraeli, Earle of ld (Londra,


1910-1920), cilt IV, s. 72-73'ten aktaran Blake, 595.

337
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

16 Bkz.Davison,II: 117-118 ve 151-152. Ahmet Mithat, II: 197veKuntay, H(2): 90-

17 - constitution
-

-
-
H(2): 87.
18 n bkz. Üss-ü in
171-176.
19
olur.
20 Üss- II: 196'da-
ki metin belirsiz,

ti", Belleten, VI, 21-


-

21 Grego

se, bu zatla

-
. .
22 I:
23 II: 178-179. ^
24 Benedict Humphrey Sumner, "Ignatyef at Constantinople, 1864-1874", The Slavonic and Eastern
European Review,

Sadrazamlar, III: 399-

Gazi Ahmet Mu

Evvelki sözlere ne kadar


{Sadrazamlar, III: 361-412) Mithat

25 Bkz. Ahmet Mithat, II: 316-321 ve Kuntay, 11(2)


26 Mahmut Celâlettin, I: 188- -203.
27 -Râbî, Kitabü nehci's-süluk
tanbul, 1878).
28 Hum : 316-321 ve Kuntay, H(2):
..

338
KANUN-I ESÂSÎ

29 Usul-
bkz. I: 79-88; Esat Efendi üzerine bkz. Kuntay, al,
H(2): 59 not 14 ve Andreas David Mordtma , Stambul und das moderne Türkenthum (Leipzig,
1877-1878), cilt II, s. 129- tttihad- ad
Basiret gazetesinde ittihad-
rinden biri idi.
30

11(2): 90-91
bilinen Restauration dönemi charte'mdan,
-

31
Reich

32
Davison (II: 206-208), bu zarfta
sözde Abdülhamit'in m
{Sadra
zamlar, III: 4 1 1 ) 0 numara

33

34 Sir Henry Elliot, "The Death of Abdul Aziz and


the Turkish Reform", Nineteenth Century, XXIII, 132(1888): 279 ve Some Revolutions and Other
Diplomatic Experiences (New York, 1922), s. 255- bkz. Robert William Se-
ton-Watson, Disraeli, Gladstone and the Eastern Question (Londra, 1935), s. 521-
ne göre, Lord Salisbury Bâb-

35 E.Mardin (s. 142-


yen konularda az ya da belirsiz

36 -
-i seniyenin o mahalle mahsus olmak üzere muvakkaten idare-i örfîye
( -i örfiye, kavanin ve nizamat-
tatilinden ibaret olup idare- -i idaresi nizam-
-i -
-i mahrusa- zat- -i
-i iktida
37 Sadrazamlar, III: 361-412.
38 Mebusan Meclisi üzerine bkz. Robert Devercux, The First Ottoman Constitutional Period (Bal
timore, Tank Us, Meclis-iMeb'usân, 1293/1877 (Istanbul, 1940).

339
XI TANRI

1.

- -
n
-
-
hamit'i
-

Onun "istibdat id
-
layan hücumlar birbirinden -

dan
1

halifesi olarak b

341
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

iki küçük -
i"
(ittihad-

-
-
ri,
tinin
leti
-

Türk- halifesinin Avrupa


eriyordu. Abdül-

-
.

Kemal'in "terakki" kavra

-
-
-

açacak yol Müslümanla

-
dan kurtulan halk, dur-

-
342
TANRI GÖLGES NDE ANAYASA

-
ti. Abdülhamit rejimi, kendisine, özlemlerinin
hayalî bir dünya

-
-

Hattâ Avrupa'daki
sava
-
-
lojiyi yaratan sadece A -
-

abartmala dan etkilenmememiz için

komik yanla Mnajeune -

2, Abdülhamit rejiminin portresia

-
an
-
-
-
dur. Teoride ikis -

eoloji. II. Abdülhamit Dönemi, (1876-1909),


2002) ve Kemal H. Karpat, The Politicization of islam (New York, 2001).

343
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

t,

constitutio

-
-
-
-

-
-
-

-
-

-
lla -
2
Abdülhamit reji-

Bür
ha-
Jiye ve jurnalci -
larak gizli, resmi olmayan bir örgüttü; fakat haber toplama ve

amirlerine verdikleri günlük rap

Hafiye"
gönüllü ordusuydu.
-
, rejimin

344
TANRI GÖLGES NDE ANAYASA

-
da bundan iyi bir gelir

teper.3

olan ki
4

-
-i Mülkiye- -

üyük
-

-
-
mut -

Onun için daha Kanun- -


da

sarrafla -

-
riyordu. Dört gün sonra, Tersane'yi ziyarete giderek donanma subaylanyla yemek
-
-
n gelen ya-

345
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

la

meyvelerini o topluyordu. Kendisi de 1883'te Alman generali von der Goltz'u ge-

-
-

-
kuyor. Belki de, orduyu kuvvetlendirmekten ziyade,
-
, Bulgarla-
görüyor."5
dan ziyade, "gâzî"
-

ve ö Mahmut

Basan gösterenlere "gazilik" verilirdi. Bu dönemde

yüksek komutanlar Abdülhamit yönetiminin en güçlü destekleri oldular. Saray etra-

Abdülhamit'in bütün stratejisi bu ulemâ-bürokrat- -

saray adamla
, rütbeler, ma-

-
rinden

ulusçuluk fikri, Jeunelük ve rougeluk


346
TANR GÖLGES NDE ANAYASA

kopan ge
-
bürokrasinin ve or-
kölelik ruhu
-

-
üfürükçüler, müneccimler, büyücüler,

-
Sudan yoluyla gelen Tica-

6
firhanede
Arabis
Halepli Ebü'1-Hudâ es- dan biri

Abdülhamit'in

-Hudâ ile Cemalettin

Bu profesyonel, resmî olmayan "din


-
-

Tanzimat döneminde
Kendisi de bir ma-
s
(1858-

347
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

(Kanun-
-
Âlî'de makbul ve -
da
kondu. Ebü'1-Hudâ ile beraber sa-
7

edep, sadakat,
la

arda jurnalciler onla


Servet-ijunûn dergisinde "Ede

Servet-ijunûn gazetesinin

Büyük Dev -i bi- -


miz halife-i ru-

hattâ Amerika'da linç cez

bildirilmesi hazret- - -i evvel


8
1317/ekim-
Bu tezkirenin -
-
-

, buna resmî kitabet süsü verilirdi. Bu üslûp


-
348
TANRI GÖLGES NDE ANAYASA

muamma gibiydi. Arka arkaya bitiril-

."9
ttiplerin bilmeden,
Servet-ifu-
nün -
- ir
cülusiye
bir yerde "ve'1-
"hak ederek -

fark edince her-

10

"leyle-i mesude", "leyle-


11

Mec-
mua-ifünûn'u -
-

-
-
-
mu?" ce-

Her ne gelirse sana senden gelir


Sen onu zannetme ki benden gelir
Mecmua-ifunûn Fakat Mü-
Münif Pa-
12

349
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

îyi sözcükler: ubûdiyyet, sadakat, tevazu, dua, melek- - -


ye, tebaa- -haslet, ihsan- - -i hüma-
yun, takva-perver, asker-perver, vücud-u akdes-i hümayun, hilâfet-meap, istif-
sar- -i has, bende-i asdak, imâmü'l-müslimîn, sat-
vet- - - - -imtihan, asr- -i
hasr- -i rû-yi zemin.
millet (onun yerine "üm-

-
yet, tamam (?), hitam (?), denaat, su- -
ye, hûn-har, mel'un, mefsedet, mecnun, kaval (buruna kinaye olabilir), hain,

konferans, miting, müsavat, adalet, âsi, avene, çete, istikbal, içtihat, cumhuriyet,
-
s
-
kullanan yazarla
edilirdi. Böyle rejimler için, halkla
13

O reji-
Cön -
meni -
la -

-
une

350
TANRI GÖLGES NDE ANAYASA

devle
Bunla
-
-

iki dünya oldu-


n fikirlerden, yal-

, parti -
darbesi,

[apologetique)
gözükmeye, bu konularda o

modern -

-
zaman,
-
"nation" -

-
u.
-
351
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

ine de
son verdi. Böyle bir tutumla

Onun -
Kur'an -
-
-
-

rejiminin, n

-
-

-
-
-
Fakat daha

n biçimi, he-

-
-
,

kuralla a göre yürürdü. Ona göre, böyle bir devlet- -


mezler. Renan,
bundan ve Türkleri sorumlu tutuyordu.
352
TANRI GÖLGES NDE ANAYASA

-
, Hint Müslüm -

14
Kemal'in sa-
-
-
ni
kendis -

nu

övmesinin, -

Renan gibi bir


-
-devlet ko-
nusundaki yorumlamala -
n-devlet kompleksi konusundaki
-

yazarlar ise, çabala


özelliklerinden olan reddiyecilik (apologetique) -

353
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

Bunlar Yeni -

model olarak imgesinin yerini -


-
la

-
-

, parlak
Arap uy

Tarîk -

-
15

Avrupa
medeniyetine bir nazar
temelleri, Hazret-
sözler, bütün tezi özetler: "Kur'an'dan -
lam uygarl
Arapla , hay-
daki kat-
Kur'an'dan, hadisten

-
-

-
-

çevrelerin eserleridir. Bunlar, tarihinde bilim, teknoloji ve felsefe alanla -


354
TANRI GÖLGES NDE ANAYASA

, hep Ortodoks din ve

-
leri zaman bu dehrîlerin

ki bu üs-

-
nin

-
-

tarihinde, Ortodoks -
-
rouge,
dehrî -
tük. Abdülhamit döneminde Türkiye'de en moda terim "maddiyyun", Hindis-
tan'da "nature"
.

Ortodoks
-
-
-
kandaki terimlerle çamur atmak bu dönemin "materyalizme reddiye" edebiya-

355
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

-
neklik ya da ikiyüzlülük. -
-
-

münas
-

Müslüman halkla
dinleriyle -

-
-

üzerineydi. Tahs

ebebinin
ekono için,
Avrupa bo-
356
TANRI GÖLGES NDE ANAYASA

-
-
-
-
- -
-

-
-
i.8

-
-
-

-Slavizm propaganda-
-
ülaziz'in
-

Fakat Kanun-
-îs-
-
bir dü-
-

-Türkist gibi, Pan-


1
-
, s. 81.

357
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

-
-
luna girmelerinin el-
-

-
reform sorunu anayasa sorunu haline gelince, Anayasa da hilâfeti anayasa huku-

- -
mukaddes" slog

16
Mektubun önemi, Afganî'nin yeni ve büyük bir
öre

-
gar'da, Türkmen

: . • :
Bu mekt
-
-
-
-

-
-

-
-
358
TANRI GÖLGES NDE ANAYASA

-
-
niyor. Demek ki Abdülhamit hü

-
-

bir kitapla birlikte, 1892'de ikinci kez geldi.


17

bir Kur'an Hindistan'da bunlara Jeune'den bozma Jön


nature
mi sonla da Hindistan
-
manla
indeydi. :
-

Hakikat-i mezheb-i neyçirî ve beyân-


hâl-i neyçirîyân -
er-Redd' ale'd-dehriyyîn oldu. Hindistan'daki
18

359
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

bir felsefe tarihi bilgisiyle eski Grek atomistlerinden Danvin'e, Mezdek'ten Rous-
seau'ya, Yahudilerden masonlara, liberallerden sosyalistlere ve komünistlere ka-
-

, Hindistan'da ya da Türkiye'de Eski,

Fevzi Efendi bile bu


kadar
-
kü-
-
-
tir.3

II. Abdülhamit, -
misafir" konakla -
-
-
mak için "ittihad- -
lik, Afganî'nin mehdîlik -
-Hudâ ara la
ingilizin -
Sünnî -
-

" Özellikle Avrupa'da Pan-


Pan- -
Pan- -a

360
TANRI GÖLGES NDE ANAYASA

Pan- -
lâfet, sadece ruhanî bir egemen -
-
-

a, eski

bir zamanda
-
e -

-
ni

gösteren ve Sünnnîlik
ya-
Protestan- a

Bu romantik ve hayalci , Türklerin b


çabala

Arapla kendi siyasal boyun-


-

19

-
-

, dinleri dururken

içinde en güçlü devlet ola


361
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

-
-
-
tün eski kaynakla
-
ganî ingiltere'de bir sür

böyle
bir dava için
ekke'deki

akan servet
-

-
-

-
hire pekâlâ -
-

hâkim olmayan, Hindis

.
362
TANRI GÖLGES NDE ANAYASA

ikisini bir süre için bi

-
- -
-
-
-
-

g -
lan belgelerin

Abdülhamit'in pek muhtemel olarak Ebü'1- -


-
tanbul’a -
-

-Huda'dan gelen mektupla etkisi

- si-
20
Belki Afganî de, Abdülhamit'e özgü olan,

363
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

Bu hikâye bize II. Abdülhamit'in Pan-îslâm siyasetinin hangi cinsten bir


Pan- - ne Pan-Slavizme
-
-
-
21
- . Bunla -
-

düzenlenmesi, Afrika tarikatla a itibar


edilmesi gibi özellikleri, hep bu çabala
- -

-
üdür.
1897'de ölümüne kadar, ne de ondan sonra 1908'e kadar, Abdül-
- -
irleri
-
le

-
-
-
bunlar bu dönemde daha
-
-

"Düyûn- unun

-
364
TANRI GÖLGES NDE ANAYASA

22

devletinin ekonomisi iyiden iyiye Avr


-
-

-
1894,
-
Viyana- -
yolu a
kadar
Berlin-
-
lara uzanmak ye -
-
-
a
netiminin gittikçe güçlenen Alman de ve en

-
-
-

ve tabakala

-
. Bunlar siya-

Alman Nüfuzu, 2.
Edward Mead Earle, -
ma , Berlin- -
tanbul, 1982) ve Murat Özyüksel, -
MarianKent (yay.),
1999).

365
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

ilk etkisiyle yerin

Fakat geleneksel kasabala

. .

-
-
man- -
-

-
-
r

bunla
onla yeni gö

ve romanl halde gizli olarak

-
bile onla
-

kendi psikolojisini de yans -


hal-

366
TANRI GÖLGES NDE ANAYASA

-
-
-
mit Liberte -
-
min -
deydi. -

-
madaki r

-
-

Avrupa'ya
-
-

-
-
-

ev-
-

-
367
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

-
iyasetle ilgisi olma-
-
la
-

Rejimin ruhuna ve amaçla a


-

-
ka-

okuyorla
yurtseverlik, -
giler ediniyorlar" der.23
-
makla birlikte, okurla

-
yucula -
-

368
TANRI GÖLGES NDE ANAYASA

"Havada, deniz a -
-

acayip yemekleri, seyyah Livingst


üzerine hiçbir fikir vermez. Sansü-
-
-

-
nu küçüm-

-
-
lüklerle
havadan sudan konu-

n
-
-
r. O zamana dek "okuma", din ki-
tapla -

- -

a , Üç Si-
ve
- -
-
hat ve fen konula dan sonra cinayet ve polisiye romanlar moda oldu. Abdülha-

r-
-

369
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

-
-

bu nedenler bulunabilir!

kolay-

-
kitap çe
Sami, Hüseyin Rahmi, Hüseyin Cahit, Ahmet Rasim gibi edebiyat ve dil -
- -
-

yerden çok daha ilerilere - -


a

-
-
-
-
tu. Sallan biraz aralarsak, alttaki daha iyi görebiliriz.

(1844-
-
aleyhine dönerek zamanla Abdülhamit dö-

-
Kemal'in gö-
ye

370
TANRI GÖLGES NDE ANAYASA

-
Üss-
-
-
-

-
-

Ahmet Mit-
-

lar

yürütme gücü yetkilerinin ve belirlenmesini istiyordu; bunu


A

-
-
hâlâ anla-
-

bile yapamazken, gerçekçi Ahmet Mithat saraydan maddî destek görüyor, hattâ

371
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

du: Siyasal bir devrim,


-
da olsun, tepeden gelemez; halktan gelmeliydi. Bunun için de devrim projeleri kur-
kirdi. Ahmet Mithat' , böyle

Ahmet Mithat, siyasal devrim sorunla -

halk tara-
-

-
-

gösterir. Bu, oku-


-
geç-
-
-
-
bu semboller kimseye hitap etmiyordu. Bu insanüstü er-
-

372
TANRI GÖLGES NDE ANAYASA

Bu tek Gölge- ir kalkan sayesinde, Ahmet Mithat ge-

romanla -
neksel da sorgu-
-
-
ste-
-
-
-

Ahme
-
-

Ona gö-
da bil-

-
ir kanun
-
-

il, tek
-
dehrîlik -
-
-
-

373
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

-
-
nan Tercüman
24

Bu gelene-

Kur'an'da da birden

gerçekte
Kur'an'da
-

manevî bir
a ve dretnotlara kadar
-

-
-

25

-
yu Ahmet Mithat da ele -
-
26

-
-

a böyle ilerleyecek

y -
dir -

ye . . .

374
TANRI GÖLGES NDE ANAYASA

üzerinde zorla
-
ulusal ka-

ka

ile,

manevî olan, maddî


re göre birbirinden
de beraberinde sürüklemez mi? Bu sorulara daha sonraki dönemlerde cevap ara

7. Edebiyatta isyan

Avrupa

-
-

r, bunla düzeltil-
unu-
-
min
375
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

Abdülha -

Abdülhamit rejimi, bu kez kültür sorunla

en önemlisi din oldu!

inançlara is -
-

devlet ile din


kesin

Bundan ötürü, Atatürk yeniliklerinin en öneml -


su olan devlet- yapabilmenin daha belirli bu dönem-

-
-
durdurulama-

Siyasal sorunla n
-

maddî
bile bu alanda laissez-passefyt -
rükleri manevî
a ilâç ola-

376
TANRI GÖLGES NDE ANAYASA

Ge
-
-
nelere Abdülhamit'in -
muz zaman, gençlerin bu yoldan kaçak giren fikir araçla

n -
27

-
Füsûsü'l-hi-
kem'i -Arabî'nin bu eseri

yüzde

, fakat bu dili sözlüklere teker teker baka


-

sözlükler
28
-
la kurtaran, gözlerimin önü-
ne yeni uruklar açan, ruhumu öz -
nüyorum da, -
29

-
-
raf-
la -
metçe onaylanan -
-
377
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

-
-
bü-

mla
-
-

ürünüdür."30
-

adla -
- -

-
mak gibi kestirm
-
31
-
dan
-
hauer, Büchner, Danvin, Draper, Renan, Taine, Spencer, Le Bon, Poincare, Ri-
bot, Richet, Flammarion, J. S. Mili, Flaubert, Balzac, Zola ve ikinci, üçüncü de-

-
-
ti, dehrîsi ve rouge'u

-
çevrede sevilecek, esin-
378
TANRI GÖLGES NDE ANAYASA

"Hayat-

Bunlar anayasa hastala-


-
rinde bunla her birinden kendine

lan

enkçe bir ad takti: "dekadan"’lar


32
decadent
de
jeune'ler ve
rouge'la -

en tehlike
-
-
ordud
Mit
Fakat
"Avru e de" Arapça ve
Farsça- Müslüman’da
sonucu

intihar etmi
-
379
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

33

Kemal, -

-
-
-
-
-

-
yanla tarihini b -

-
olma gibi, o zaman kolay kolay gidilmez bir ül-
ler
-

-
-

bireycilik"
(Edebiyat-
Cedide)
halde, bunla etkisi al-
e biçimi bunla hiçbirine uymaz; hattâ her birine yer
yer ka-
-
toplumunu -
-

380
TANRI GÖLGES NDE ANAYASA

Nana'lan
-
kitapla-
a yönelttiler.
Yeni E

Mithat Efendi'ye hak verd -


-
-

Böyle olmakla birlikte, onlardan bize kalan edebiyat yine de önemlidir. Bü-
-
-

-
-

-
ile Garp
da bile
-
mi'nin (1850-
-
-

-
381
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

-
-
-
beçeler, pîr-
-
-

34

-
süyle birlikte bir bütün. Onun iyisi, kötüsünden kolay . "Gülü se-
zaman, Abdülhamit

y -

bilgisizlik, bu denli çirkinlik, bu denli ikiyüzlülük, bu denli idaresizlik, bu denli

görecek kadar budala olabilirdi? Biz, günün birinde sönmeye mahkûm olan kendi
-
meyen dilenciye benzemiyor muyduk?
-
-
zünden -
-

-
. Tarih, ekonomi, fel-
sefe ve bilim -

(1875-
-

382
TANRI GÖLGES NDE ANAYASA

bilimleri-
35

Hüseyin Cahit, kendi


.
-
ceksiniz? Arapça
-

ken Çin
a kar-

Bilimler mi? Arapla kitapla bol


bol var!... fakat, bunla -

mak
için

çifte bir cehalet içindeydik."

ya

bütün tarih

beri çocuk büyüdü; Almanya'da

-
-

eddütsüz ondan kendimizi kur-


tarabiliriz. Bugünkü astronomi , makineleri, askerlik yöntemleri ve tek-

-
-
nikleriyle dolduracak modern kitaplara . Evet,
36

383
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

(ders-i âm), mütareke döneminde de olan Mustafa Sabri Efendi, buna


r fazla ileri giderlerse kafala -

-
zim, Arapla
a

37

38
Tanzimat yeni bir toplum
-

gö-

perdesine bürünen bu tepki, -

-
iden Ba-

kastediyor. Onla
-
yacak biçi

-
-
hat Efendi'ye kadar "dehrî" daima ahlâk

-
eleneklerden

384
TANRI GÖLGES NDE ANAYASA

-
rak ünlü "Tarih-
bir hi-

Dünyadaki
-

olamaz.
-
-
-

Fikret'in -
yeryüzündeki
-

-
-
-
yaratmaz: akla seslenir.
ide-

-
-
39

politika-

385
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

bireycilik, özgürlük ve -
ye -

Notlar
1 Bkz. Toynbee, VIII: 692-695.
2 Tercüman- vet-i
Jünûn -40.
3 Hafiye ve jurnalcilik örgütünün gerçek kurucusunun Kanun-
Sadrazamlar, II:
346-

Os

Asaf Tugay (yay.), -Abdülhamid'e Verilen Jurnaller ve Jurnalciler tarihsiz)].


4 ko

okuyucunun dikkatini çekmek gere


kir. Bunla
-

5 Von der Goltz'un içtihat,

6
7 Devr-i istibdat ahvali ve müsebbipleri
8
-
bilgi m
bul, 1935), s. 161-169.
9 ,
10 - -113.
11 Hüseyin Cahit, 103.

386
TANRI GÖLGES NDE ANAYASA

12 ir yolcu", Mecmua-ifünûn, I, 1 (hl300/1882): 31.


13
bir sosyologun Dynamic Sociology
-

14 Renan müdâfaanâmesi -
3
15 Bkz. Tarik,
16 Sayyidjamâl ad-Dîn 'al-Afghânî': A Political
Biography (Berkeley ve Los Angeles, 1972), s. 133-
-
-

17
çev. Aziz Ak
18 Keddie, 384-388.
19 Wilfrid Scawen Blunt, The Future qf islam (Londra, 1882), 2, 4 ve 5. bölümler.
20 Lothrop Stoddard, The New World of Islam
- âm

ayd
21
nin

Clarence Adams, Islam and Modernism in Egypt (Londra,


1933), s.
di") .

Emin'in (Yurdakul) Tür


-
-
-
malettin-

ris'te 1883-

Yusuf (yay.),
S. 377-378 ve 425-426.
22 Türkiye'nin can daman,
bul,
1977), Herbert Feis, Europe, the World's Banker, 1870-1914 (New Haven, 1930), s. 293-360 ve
Blaisdell.
23 Bu mektup önce 1 (1298/1882): 10- Mukaddime-iCelâl,

24 Bkz. Fatma Aliye, Nisvân- -


tan, - - -

387
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

25 Mahmut Esat, Taaddüd-üzevcat

26 Ahmet Mithat "Merahil-i terakki", "Biz n


Tarik, -4617, 27- -i evvel 1314/8-
27 Hüseyin Cahit, 51 [YN: II. Abdülhamit yönetimince "evrâk-

met Rauf,
28 Ahmet Mithat, -
hl311/1893), s. 88;
tanbul, 1998), s. 64.
29 Hüseyin Cahit, 26.
30 -,

31 Osman Nuri Ergin, Türkiye Maarif Tarihi -1417,


32

-
Décadent
1326/1910).
33 Bkz. Ahmet Mithat,

[Edebi
ralar,

.
34 Tercüman- -ijunûn
(M313/1895), S. 89-91.
35 Tarik, -i sânî 1314/25
k -
-55.
36 Hüseyin Cahit, 85-87.
37 Mustafa Sabri, "Cüretli bir dekadan", Malûmat, 163, 3 Kânun- e
-114).
38 Hüseyin Cahit, "Edebiyat- içinde, s. 37-
-51.
39 Köprülüzade Mehmet Fuat, bul, 1918), s. 36-40, Salih Nigar Kera
met, Fikret'in hayat ve eseri
tesiri", Hayat, VI, 137(1929): 13.

388
XII

1. Gizli örgütlenmeler

örülmedik ekonomik, teknolojik, bi-


-

-
Tarihin böyle bir dönemin-
ler-

-
-
-

-
-
-
bala
-devlet r

okulla -

389
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

-
nevr
gözüküyorlarsa da bunla
-

Bunla n -
tur. Jeune Turc terimin-

je -
devrimcilik, ulusçuluk ve liberallikti..

-
bilecek ol -
ler. Jeune'lük, II. Abdülhamit döneminde dinsizlik, dehrîlik, asilik, sosyalistlik

da kendilerini ce-
2
Bunla
bilmek için

gi-

bilgilerdir.3
-

a-
-
390
ME RUT YET

ittifak-
darbe (coup) -
-
4

hamit'e özgü olan sürgüne


-
-
n etme

-
ha

-
siyl -
-

Edirne ve Selanik'teki iki ordunun kadrola -

-
yonla
-
5

buraya gönderilmesi çok önemli


bir sonuç verdi. - -
mesi modelinin Carbonari

üyelerinden
Carbonari
-
Kontrol ko-
misyonu devletleri gibi II. Abdülhamit hükümeti de
-
misyonu duruma gözcülük ederken, öte yandan Türk -
lerle sav
391
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

-
-

-üstü laik ve
6
Onlar belki bilmiyorlar-
- -
Bunla

bütün eylemlerin merkezi hizmetini görmek üzere gizli bir cemiyetin ya da genel

dedikoduculuk olarak gözükür. Bunla -


da görülen fikirlerden, 1908'den sonraki devamla-
-

-
-

-
7

ol-
-
sayabilir -

-
392
ME RUT YET

du. Böyle olmakla birlikte,-


-

siyasal parti
ay, bürokrasi ve din kurumla -

Türk ulusu sezgisinin Üçüncü önemli

-
-
-

evri-

asû/eune Turc -

Avrupa'da geleneksel olarak Jeune Turc


-
-1930), ikincisi Mehmet Murat (1853-1912),
üçüncüsü Prens Sabahattin'dir (1877-1948) .a Bunla

köylünün sefaleti k

393
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

dare edilebilirdi" ka-


-
-
-
modern -
-
-
dar yükseldi -
ti, tekrar Fransa'ya gitti.
-
geriliklerinin nedenlerini ince-

da II. Abdülhamit'e bildirmemekle


birlikte, Pari
-
rala

Abdülhamit'i uyarma yolunu seçti.8


-
-
sa rejimi

di. Böyle bir yönetim ilkokuldan üniversiteye kadar

-

-i Ebu Bekir'den, Ömer'den örnekler gösteri-


daha kanun- -

göç-
-

Top-
394
ME RUT YET

Montesquieu'nün
ve Draper'in tarih kitapla -
nime gönderilirken kaçarak -
nun-
r ya-
zar ve Mülkiye okuluna profesör oldu. Mizan -
-

-
-
a
ni
-
9

-
-

adamla
-

a ve yazarla a fi-

Mizan'da -
-

-
ralla -
torluktaki "milletler -
memesinin - -

iliz Avrupa

gerekliydi.

slâm

395
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

-
inde Avrupa siyaseti aley-
-
Avrupa’daki -
line geldi. pta kötü yö-
-
-

10
etmek zor
-

Abdülhamit'e de muh

-
-

-
-
tanbul'da -
-
11

-
alay
etmeye, Murat da dinsizlikle su -
la
bilen II. Abdülhamit, bu yöntemi uygulamakta usta olan özel temsilcileri yoluyla

Üçüncü fikir önderi, önderlerin en genci olan Sabahattin, ihtimal ki Avru-


pa'da prestij biri-

396
ME RUT YET

umutla

12

ikisi de o zaman bilim-


sel anlamda sosyoloji si de
-
-1907), "Anglo-Saksonla Üs-

"com-
munautaire" ve "particulariste"
aile, kabile, klan ya da devlet gibi zümreler üstünlüktedir. Bu tipin en iyi temsilci-
-
-Sakson toplumudur.
- -
-
-
13

a
-
14

-
neden Tanzimat ve anayasa reform-
la

l dava,
-
mektir.8

397
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

-
-

ettiren ve

toplum ve ekonomisinin temeli -


a
rizm ve kapitalizmdi.
Toplumcu Asya tipinde ise, despot hükümdar, bürokrasi ve militarizm üstün güç-

mahallî bölgelere kendini yönet-


-i merkeziyet ve tevsi-i mezuniyet").

-
tilecektir.
-
-


ni

.........

398
ME RUT YET

-
yen Ermeni terörcülerinin ya da ulusçu Arap

n sonuna ka-

so - -

in'den bir
a
-
Science Politique okulunda derslerine devam
-
yetler s -

ci
-
-
çula -
ni bitirdikten sonra, gidemedi
dönerek oradaki Tatar- -
Türk -
retini verdi.
- ve
da milliyet sorunu-

15
Bununla birlikte Pa-
-
-

399
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

ler, hükümet ve devlet aç -

-
ti,
III.
bir
tutumdu. Devlet, Müslüman olmayan milletlere özerklik vererek bunla zaten
-
-
-

-
-
a
II. Abdülha-

-
-

içindeki milletlerin ulusal amaçla -


ha

400
ME RUT YET

Türk
- -

ika ile Pan-tslâmizm, Pan-Ottomanizm ve Pan-Tür-


-

da Pan-Türkist ya da Pan-tslâmist ol-

olarak nitelendirir.16
-
-Otto-
-lslâmistti. Pan-Türkizmi o zaman kimse

e
17

- -

Kanun- -
deyle indirilen Kanun-u Esâsî'nin sihrinin ne denli -
-

-
-

ir makale akla geliyor; bkz. Nikki R. Keddie, "Pan-Islam as Proto-Nationa-


lism", JoumaloJ'Modern History.KU, 1(1969): 17-28.
401
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

II. Abdülhamit yönetimini hemen yok et

- --

halk a -
-
-
nin nerede :
-
hükmü hiçe indi; ma-
kamla

yer halk meclisleri kuruldu. Bunla

hattâ

-
-
-
-
na daha -
-

-
kulan dev (Leviathan) eridi, silindi; yeni bir ku-
-

402
ME RUT YET

'nin bu ilk görü-


-
-

parçala -

göster-
-

-Türk toplumunun ancak geleneksel hayatla da

-
-
Conlara -
hamit, Hazret-
-
da, özellikle Araplan ve
Arnavutlan kendine çekemedi. Bu, kendisinin
halkla -
la gerçeklerini örtü-

-, bu, uzun
18
-
-

abar a dayanma fikri

(ittihat) sözcük

403
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

ideolojisi hiçbir zaman kesin bir devrimci ve ulusçu


-

-
-

tibi, özel okul


, komitecilerin, Make-
-
ve
-
-

Rusya'dan -

party boss (parti

-
miyet içinde boss'la
ükümdan
la 1908 devriminin öteki

tepki göster-
mes -
-

y birbirinden

olarak -
-

denecek bir toplum birimi za

404
ME RUT YET

-
-

bir imparatorluk içindeki "milliyeflerd -

-
-

ittihat ve terakki
-

teknik r-

ya bir
-
-
a Parantez içindek
405
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

heps l-

Bunlar, Avrupa'daki sürgün yüla -

ti.
Bunla ,

-
-
-

406
ME RUT YET

özellikle Ermeni ve Arap ulusçu örgütlerinde

19

-
-
dur. Birinci sorun din-

Devlet-din il
-devlet

-devlet -li-
nomik politikada tüm liberalizm ve özel giri-

-
-
-devlet dakinin tersinedir. Din

m içinde, belki zor kullanarak, tutu-


-
-
-

siyasal anlam-
-
-

ö -

Terakki Cemiyeti'ni desteklemede de Emmanuel Karasu (Carasso), daha sonra


407
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

iktidara
-

20

i- -
-

kendisi, kendine bir tek- -


atlerinin anayasala -özerk uluslar olma yolla -
lükleri yüzünden Suriye, Lübnan,
-
-

çünkü bir Ermeni milleti, bir Rum milleti, bir Katolik ya da Protestan milleti olabi-

-
lniz Os-

-
ini, mensup olduklan millet yoluyla, yani
-
8
-
la s
kendi geleceklerini

-
çekte Avrupa'daki \x\usçx jeune
"association"

408
ME RUT YET

- -
runu, 2 -
-
-
- -

-
-
elindeydi.
-
-

-
-
borçla

beral Osman-
-

-
pa'd -

-
yet devletini destek -

Tek umut, Rusya-lngiltere- -


-
409
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

a her
-

bir ürünüdür. Zamanla, birbirleriyle

zamanki terimlerle söylersek bir ihtilâl -


-
terakkinin yolla
kurumla
-

21
sadece Kanun- -
-
-
sa b
II. Abdül-

-
-

bu,

klan

410
ME RUT YET

-
la

Arap ulusçula -
ya'daki Türk ya da Tatar, Ukrayna, Polonya, Balük milliyetleri ve hattâ Yahudi
cemaat davala
köktencisi olarak gözük emigre Türkçüler bir süre Os-

ki
n - -müliyetçi

Tek
dayanak Almanya

-.
aynaktan geliyor
fikri: Selanik'teki Türkçecilerden
I)

II)
-
-
-

En çok iki noktada görülür:


a)
b) devlet, hilâfet ve saltanat.

-
maz. Acaba anti-

411
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

-
lim ile) parti içinde nüfuzlu bir üye ve dü
hkla

O
-

la -
-
-
n temelinde yatan

-, 1) Müslümanla
nedenleri nelerdir? 2) Müslüm bu durumdan kurtaracak en etkili önlemler
nelerdir?
cevap-

22
-
-
-

-
sidir temel neden.
-
23

412
ME RUT YET

Budizm Japonla

m ilerlemeye engel bir

-
manla isinde bulunan

temiz-

durmadan -
siyasal esir-

-
-
-

-
kendi arala da ger-
-
kimileri gerilikle-
de,
kimileri din taassubunda bulurlar. Bu yorumlamala -
memize en-
-
-

413
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

-
lan engellerden biridir. Bugünkü Müslümanla -
-
vimlerin -

Sait -
par; politik, moral ve toplumsal sorunla hepsinde
-

-
-

ideologu olan Ziya Gökalp oldu.


24

-
-
-
-
-
-

-
-
bizi geç-

414
ME RUT YET

zaman Müslümanla -
-

da ikinci ortak yan, reform sorun-


la

-
da kendim

-
-
nüyle, ken

önemli y -

Bunda

-
-
415
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

-
ridge - -
-
-
mek demektir.25
An

-
modern bilimlerin ve teknolojinin

gösterirdi.
-
ler

bilimlere olmamakla kalmaz-, o, ikisini de emreden bir dindir. Bundan

-
-
lumu feodal beylerin, kralla , imparatorla -

bu
den -
-
26
-
lumla da da böyl
a, anayasal rejim, yasama
org -
z;

416
ME RUT YET

la

-
denî kanunla -
-
-
rimize girmesini kes
-

kalkarsak onla
kesindir.27

din ile sadece ahlâk kuralla

gücünden yoksundur (yaza


-
-
-
nin

28
incelikleri,

-
-

la
Ulusçu
rasyonalist, la
417
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

-
nu gösterir. Ona
-
-
rdan

-
da
farkl -

-
tür
-

(internationaliste) -

halkla ger-
iyle olabilecektir. Ulusçuluk, ancak bu
29

8. Kültür ve anlam sorunu

.
418
ME RUT YET

ürk subayla -
Ia -

-
-

-
-

la sesi bir perde daha yükse -


-

Türk yurdu'nda

Yeni hayat çevresin-


-

-
30
dan sonra Türklerin yüzü Turan'a çevrildi."
-

Ziya Gökalp'in ünlü formülüyle bir uz-

hangi y a
-

anla -

bu -
da Japonya

419
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

-
-

Tanr
-
malan gerekir.
-
-
manla
-

nas {Kur'an ya da
h muamelat

Ergo-. Kur'an -

Kur'an
-
da ancak 75-

Varidat -

mason olan, II. Abdülhami -


-

-
la calan yordu. Fenler, bi-
420
ME RUT YET

-
Sebi-
lü'r-

-
ren

-
31
mekle olur.

-30
-

Kur'an'da ileri gidenler Kur'an'da ve hadiste atom, elektrik,


"dikensiz gül bahçesi" kokula

Evet, Ziya Gökalp'e göre, öyle. B -

Genç ka-
lemler ve
-
-
ci
-
ve
anla

ne
-
"YeniHayat" -
421
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

-
-
neksel kuralla -
-
ma

olarak aile ve evlenme kurumla


-
verdi ve bir
-

Gökalp.'e göre sorun, toplumda normal ve patolojik yanla seçilmesi sorunudur.

-
a
tirmesindedir.

, hem in san-

mi? O halde tez (


nedir?"

a)
b) millet (nasyon) .:
c)

422 .
ME RUT YET

programla özümlenemez. Toplumun içindeki özlemleri


-
-

haline getirmektir.
Türk toplumunun ülküleri nelerdir? Gökalp bu soruy

-
lum türü bir ümmet
-
mal"dir. Fakat Türk toplumu bugün "ümmet" türünden ulus

-
sek ülküleri, o zamanki deyimiyle "mefkureleri", ulusal ülkülerdir.

a giren bu
-

fonksiyonla

unsur olab

kendilerine özgü olan ülküleri "hars", -


özgü, birbirlerin-

görebilirler.
423
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

ulusal kültürünün

-
-
-

ve kurallar bütününe ulusçula


r . Üstelik

-
-

-
-

Notlar
1 ittihat ve Terakki Cemiyetinin

ve Milli Mücadele
ve Jön Türkler (istanbul, 1945; 2000), Ernest Edmonson Ramsaur,/o>! Türkler ve
cilt II,
bölüm 4 (Ankara, 1952), s. 5-18,19-43, 91-97 ve 124-142 ve Tunaya, 102-160 [YN: Söz konu

ti ve Jön Türklük (1889-1902) Preparation/or a Revolution: The Young


Turks, 1902-1908 (New York, 2001)].
2 1902'ye dek ne d

424
ME RUT YET

Carbonari -
delini temsil ett
-
-

in bkz. içtihat, -
ne bkz. Safes, "Hüseyinzade Ali Dey", Türkyurdu, VIII, 3-5(1331/1915): 2550-2556, 2566-2570
ve 2581- 412-419.
4 Gerçekte, çok eski usul üzere pad

-Aziz Bey komitesi ve Suavi hareketi

5 Makedon
-1972), cilt I, s. 431-
örgütü ve Selanik narodnik çevresi için bkz. George Douglas Howard Cole, A History of Socialist
Thought, cilt III<1): The Second International, 1889-1914 (Londra, 1956), s. 605-607 ve Albert
So ichsen, "Comitadji", Encyclopedia ofthe SocialSciences, cilt III (New York, 1930), s. 675-678
[YN
-Galati, The Balkan Revolutionary Tradition (New
York, 1981), s. 176-180 ve 190-194, Gül Tokay, Makedonya Sorunu bul, 1995), s. 31-73
Makedonya Sorunu, -224].
6 -1848 ve 1848- Car
bonarive "gençlik" ü'eune'\ük) örneklerindendir. 1871'den
binjeune'lei

e temsil
edildi. II. Abdülhamit döneminde ne devlet düzeyinde ne àt jeune

- -terakki" ve "hürriyet-itilaf '.


ve iktidar

8 (Londra, 1896; Cenevre, 1897).


9 -
rad Bey", Tarih Dergisi, II, 3-4(1950-1951): 67-

425
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

gözükür.
10 Mourad-Bey, Lajorce et lajaiblesse de I Turquie'de "L'Islam est libéral
au fond: lejanatisme n'est pas une conséquence naturelle de l'Islam"

sini
-
[Mizan,
1897).
11 Bkz.
Hollanda kendi sömürgelerinden delegeler gönderecekti. Bu kurul, Vatikan'daki kardinaller kurulu

müslümanla

12 da yeniden politika

Prens Sabahaddin

Ege,
13 Edmond Demolins, A quoi tient la supériorité des anglo-saxons? (Paris, 1897); Türkçe çevirisi:
Anglosaksonla esbâb- çev. A. Fuad ve A. Naci (Istanbul 1330/1914).
14 Sabah - -i Merkeziyet Cemiyeti {Ligue de décentralisation
administrative et d'initiative privée) Terakki

tecemmüî top
lum modelinden
15 400-403.
16

tabe ve makale -
Türk Milli
Akçura (1876-1935), -174. Berkes, ana metin

"Unutulan Adam", -203 veya


Niyazi Berkes, "Unutulan Adam: Yusuf Akçura",
1985) içinde, s. 209-216].
17

Feyzi Togay, Yusuf Akçura


-141); fakat eser, Akçura'

18 Türk yurdu, VI,


3(1330/1914): 2102- Türkyurdu, XII, 12(1333/1917): 3521-
3522 ve "'Mfak'a daii", Siyaset ve iktisat içinde, s. 21-
orgeon, 168-169, 169-170 ve 175-176. Siyaset ve iktisat

169-173(1924):
3424-3426, 3439-3440, 3450-3451, 3469-3470 ve 3487-3488.

426
ME RUT YET

19 Bu dönem -368;
III.
20

21
emektir"; bkz. Akçu-
- (tstanbul, 1327/1911), s. 41. 1908

-
-
9(1909): 317-323.
22

bugünkü dille özetlemek isteriz: Kusur, II. Abdülhamit ve adamla

Avrupa1

23 Mehmet Sait Halim, Mehmet

ol

Buhran

24 Bkz. "Tenkit", Yeni mecmua, II, 40(1918): 275-


i.
25 - 89(1327/1910): 188-191.
26 -19.
27 - iyye", - 28(1324/1909): 23-26 ve
"tlm- - 32(1909): 89-91.
28 Bkz. Mehmet Fehmi, Hikmet-ihukuk-u iyye
29 Bkz. Ziya Gök Alp, "Medeniyetimiz-!", Yeni mecmua, III, 2/68(1339/1923): 18-19.
30 Tekin-Alp, Türkismus undPantürkismus (Weimar, 1915), s. 15.
31 - Sebilü'r- VIII/I, 207/25(1328/1912).

427
XIII BÜYÜK

1. Devlet sorunu

-
a

-
runlan sanki bu 1908 ile 1918 ar -

-
muzu gösterecektir.

görülüyor. Neslinin iyi


-

süreç için bkz. Bölüm XI, s. 376.

429
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

devlet sorunu -

bir temelden yoksundur, hem de toplumun ta


-

Bu

-
-
-

Devletin dinden
dan kopanlarak mo

-
-
ki
ma

Dinsel

yordu. Bu
yüzden onla tünde,

Bu temelsizlikleriyle birlikte b -

-
430
BÜYÜK TARTI MA

tif olarak anti- -


tün sorunla
-

-
-

ittihat ve Terakki
m ts-
-

bayraktan Ziy -
- -
-
kasya, Girit ve Arap ülkelerin -

sonucudur. Pan- -

ha

-
-

-
-
II. Abdül-

Mir'ât- -
-
431
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

Kur'an'dan, ha-
-

halde 65. madde Kur'an'a uygundur! Yazar a -


-
1

Hikmet-i siyasiyye -hac Ahmet Hamdi'ye göre ise,

Kur'an

aile hukukunun
uy-
kendi
-

- -

tayin etme ödevi yoktur.2

-
-
-

- dergisi-
- müsavat" (Özgürlük - -
dille ana-
Kur'an'&aki. -

ol
432
BÜYÜK TARTI MA

3
ra
eriat
kuralla

-
-
-
-

-
yordu. Halbuki bunla -

amaçla
-
-

Görülüyor ki, -
Onlar için en
-
-
k
-
Beyanü'l-
Hak -

4
onun kulla
ve kanun daima birbirinden , fakat birlikte kulla-
bu iki yasama hukukunu birbirine -
legislation (yasama) eylemi, eski "kanun"

-
-

433
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

dilekçe gelmesi üzerine birçok üye bir takrir vererek Parlamento'nun kanunlan

u kez komisyona Ha-


-

yerine
-

6
Sultan

la r
-

Bunla -
l-
-

-
nine, ne de anayasaya uyar.7

nan
-
maz. -
-

434
BÜYÜK TARTI MA

onun için onda böyle sorunlar yoktur. Avrupa'daki "milliyet" sorununun da onda

daki sonuçla nedenlerini, buradaki nedenlerin sonucu sanmala


-

mla

2. Ulusçuluk sorunu

1916 ve 1918'de

la
devlet-din
la dine dayanma fikrinin

ni
ilk kez olarak "Türk hükümeti", "Türk

435
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

lan Türk

9
1912'de Sebüü'r-

-
10
Ünlü yazar

daha
Türk
sananla

1]

-
Rus damarla a
bu yüzden daima hunhar bir millet oldukla

-
12

- -
- -
-
dendi -

-
13
cudunda
-

bir dönemde Türk ulusçul

bir Türk tarihi yoktu. Bunlar, damarla

-
-
436
BÜYÜK TARTI MA

övünmek sadece gülünçtür. Her Müslüma


kavmiyeti bile -

bütün Müslümanla

Kur'an et ehli-

14
imandanayr
, Kürtlerin, Arapla da

"Onla -

-
15
e-
-
da

görülmeliydi.
-
- -
Türkyurdu
ele alan Ahmet Agayef -

Kur'an, Arap
ulusal bilincini yaratmada büyük bir rol

dan
na kadar bütün Müslü-
manla -

437
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

böyle olmakta de-

-
farklan belirlemesi
-

deyimiyle "kavmiyet" ile ka


-
-
tün modern uluslar evrensel imparatorlukl
ürünüdür.16

o za-

-
ulusçujeune
- i-
nin devrimci olayla

du. ikisini de benim-


seyemedikleri için -

kena
-

-devlet -

Gökalp, ulusla -

kendileri -
438
BÜYÜK TARTI MA

Türk ulusu kültürüyle Türk, f


-Türk ulus-
-

3. Dinde reform sorunu

-
psinin

a inançlarla bozul-
-
yük "in
Fakat saf halindeki
-
nusu,

-
tihat dergis -
-
yat ve Edebiyat fakültelerinde 348, Fen fakültesinde 200, Hukuk fakültesinde
-
-
-

sokmak gerekliydi.
-
17
renciler
439
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

-
-
el-Manar der-
-
Türk
yurdu

lik
18
demekti.

genelge gönderiyordu. - kim dergisinin sayfalan, hükümet dairelerin-


erkeklerin bu-

-
-

hizmet ediyordu.19

bütün ahlâk kuralla

20
vletin ödevi ol

440
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

-
-
el-Manar der-
g -
Türk
yurdu

lik
18
demekti.
31 Mart olay

genelge gönderiyordu. - dergisinin sayfalan, hükümet dairelerin-


erkeklerin bu-

-
-

hizmet ediyordu.19
a her noktada

20

440
BÜYÜK TARTI MA

d
-
-
zaman toplumsal düzeni kurmaya kimsenin gücü yetmez. Din-

kurtaramazlar.21

-
-
-
-
-

-
içtihat'ta.

22

Müslümanlar kendi dinlerinin bilimsel tarihini Ba

Dozy'nin

A ali dell'Islam bilinen büyük eserini


çevirtmesini istedi.23

emde devleti, dinin elinden

çözüm Atatürk dönemi din- kla

441
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

Ziya Gökalp'e göre taassup ile dinsizlik nda bir madalyonun iki yüzü gi-
-
bi
: Din, hukuk

-
kap-

nas
(yani Kur'ari)
-

-
-

Kur'an'm
Kur'an -
-
lirleyen, toplumsal âdet ve geleneklerin dinamizmidir.

yla
sivil
hukuk, ceza hukuku, ticaret ve siyasa hukuku olarak hiçbir dönemde mecelleler

-
-
-
-
du.

-
mun, Renan tez
-
-

442
BÜYÜK TARTI MA

-
da bir köstek
bu ancak ahlâkla hukukun, dinle devle-

-
m ile

24

-
lerde, ulusçu bir organ olan

-
-
la -
a yol açan içtihat metodolojisindeki bilgi-
-

verme yetkisinde olma iddiala

-
hat y -
-
-
Hukuk ilkelerini ve kuralla tekelinden kurtar-

onla -

25
din adamla
443
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

Ulusçula -

eriyle uz-
-

Z -

4. Aile sorunu

dan biri de aile mües-


-
-
lumsal hayatta rol almalan sorunla -
hepsi-
ni burada ele almaya imkân yoktur.26

Abdullah Cevdet,
1908'den önce -

kapa,

27
1908

da daha ileri giden gö-

gösterecek ölçü -
444
BÜYÜK TARTI MA

-
-

la so-
kakta
-
28

-

ylar
gibi az ömürlü re-

yazarla -
-
yordu. Peçe hâlâ yerinde durmakla birlikte, yüzü saklamaktan çok bir süs olarak
-
-

-
-

-
-
-
-

445
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

nda da ilerlemeler oluyordu.


-
zar olarak ün kazanan Halide Edip gelir.29 ri
kuruldu. Tefeyyüz, Cemiyet-i Hayriye-i Nisvan, Nisvan- iye, Müdâfaa-i
Hukuk- -
-

dergi du.

-
üniversite ve yük-
sekokullara gir -
man bile bir süre dershanelerde perdeyle
onlara ders verilirdi.
-
-
-

- -
korusun, büyük olaylara yol açacak-

hukukça da zorunludur. Bu kurallara davran cez -


yüzlerini ve saçla
-
30
kilde görünmeleridir." ancak kendi arala da

- -

446
BÜYÜK TARTI MA

-
-
-

Sanatlar Okulunda resim derslerinde

"Birkaç iyi yanla ötülüklerden bir tanesi


-

31
Hiddetini alamayan Mustafa Sabri, gazetesinde, -

-
tur. Bu yaza
-
-
-
tir". Evet, -
la dan biriydi!
32

Hürriyet-i nisvân
-
33
Türkiye'deki tar-
-

çok kez k -
dür".34

447
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

-
la
-
-

-
35
-

(II.
-

la toplumsal hayata, özellikle ekonomik hayata ve serbest mesleklere ka-


-
-
yacak adalet reformlan

-
-

.sonuca vanr.-
tabia hiçbiri

-
hukukunun emir ya da
-
-

448
BÜYÜK TARTI MA

Se-
bilü'r- yazarla
içtihat
icma
-

caiz
yasaklanabilir mi? Sorun buydu.
Mansurîzade Sait'in, yeni bir dönem a -

soruyu sorar: Kanun koyucu caiz -


-

bu
-
la
-
hat" te ancak caiz
Kur'an'da -

verme yetkisi yoktur. O

-
-

elleri ta
caiz olmayan eylemler kategorisine giriyor;
-
de, bunla -
-
-
-
yle olma-
449
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

Kur'an a dair delil getirmekle caiz saymak


lenirse görülür ki,
-

bunlar üzerine bir ya da tele-

kapsama yetkisi yoktur. Bundan

36

-
-
-
du. Bu, enin-
de sonunda, dünya ve toplum sorunla

güçlük çekmedi ve sayfala


ak kalan so-
runla
-
-
lir
37
la

-
rine

-
-

gösterirler; onlara dinden gelme, -


-
450
BÜYÜK TARTI MA

-
-
da gözüken

-
la

olayla ca bir ilginçlik gösterir.


Bu iki sözcük alaturka ve alafranga an gel-
{alla turca, allajranca).
-
-

r -
-

-
te -
-
-
nulan ya da yerilen -

-
-
-

-
-

merkezlerde böyle bir durum ortaya -

-
451
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

1908 -alaf-
-

Daha edebiyatta Ömer Seyfettin bu örneklerden bir paçal yaparak Efruz


Bey -
-
-
- -1978).

.
Bunla -

gibi y

-
rin ne denli radikal oldukla

mci, hattâ devrimci bir rol oyna-

Örnek olarak, bunla \\


-
-

masraf olan nice y göstermek için püskülü seçmek kimse-

-
-
452
BÜYÜK TARTI MA

-
-

-
-

azametli kayalan

ele alanla -

-
maarif terbiye
münevver tipinden, daha sonra
Ahmet Mithat Efendi'nin muallim-i evvel (ya da "akl-
olarak, profesyonel
muallim

-
"terbiyefe î'

tir
im ko-
" terbiyefe f
453
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

muallimin, gelenek ve
hoca Bu iki
-
terbiye,

olmayaca

Fakat yeni topluma örnek olacak muallimin toplum içinde kendisinden bek-

muallim ni

38
okullarda sadece Kur'an

özel
-
ratla

"yeni mektep",
iklerinden

önemli y

454
BÜYÜK TARTI MA

kültürel amaçla -
-
-
-
ninin hayat

-
-
-

Kur'an

parlame Kur'an -

-
na getirmesi oldu -
-
-

-
-
züht (iba-

ümmet toplumu olmaktan


bir ulus
-
-

-
455
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

olma görevini yerine getire-


40

-
-
-

(hars)
(medeniyet)
-

-
-
ter.41

i" ile donat-


ma so
ahlâka temel olacak bir yön verme sorunudur.
-
-
-

hem ulusçula -hilâfet

mektep'm
medre-
se, -
rupa'daki din- -
-
456
BÜYÜK TARTI MA

-
-

-d -

mektep -
rak daha
-

-
-
-
-
içtihat

Bunda tefsir,
HikmetJakültesi: Bunda
Tarihfakültesi:

42
Diljakültesi:

Dârü'l-fünû -

-fünûnunun
oluyordu.

demek
bile sa-
457
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

- da

-
-

43
Bu
kitap sözü geçen dairenin yetkisine giren bir at -
l -
Kur'an Kur'an
44
yla liselerde Dar-

imamla
-

-
ento'da

-
-

-
{memorandum)
-
-
l
458
BÜYÜK TARTI MA

i/ta e ve
45

-
idaresinin
-ticarî dairesi halinde dinden

medrese gibi bütün


mesi; d)

Tevhid-i Tedrisat

kal

-
rini yitiriyordu. Yetkileri ve fonksiy "diya-
net"
Fakat Ziya Gökalp'in -
a
diyanet
-
-hikmet-i i-
- -
limleri Uzm Enstitüsü, bir de "Medresetü'l-
kurum ve enstitüler, Birinci Dünya
-

akidelere
-

- -
minde Ziya Gökalp'te ruhaniyet görme z

459
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

Din

Usul-
46
-

-
dan

47
nla -
, din ile devlet, devlet ile milliyet

du.

-
maddeler bulunur;
-
sacrament (akd)
halde, hiçbir zaman siyasal bir otorite ya da -
örf

unun önemli yeni-

kurumla da ca tören ya da sacrament âyinleri yapabileceklerdi. Bir amme

en önemli du.
-
telerinin itirazla
devlet oto-

Kur'an ve sü ete
memn
460
BÜYÜK TARTI MA

kuvvetleri makamla a
akat
bu kanun beklenmedik bir uzun ömürlülük gösterdi. 192 6'da cumhuriyet Türki-
yesinde yeni Medenî Kanun'un kabulüyle

ler
a oturan küçükler, sallana sal-lana
ses
tim,
ekokullara ve

e -
a da edebiyat, tarih, felsefe dersleri kondu. Darü'l- -

kondu. T na

-
48
Darü'l-fünûn ve öteki yüksekokullara psikoloji, felsefe, matematik, pe-

6. Ulusal ekonomi sorunu

-
-
-
461
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

-
dedir?
(nokta-i istinad)

-
-
lumla -
-

-
-

Kur'an ve hadis kaynak-


la
buldular. - -

-
-
(asr- gibi bütün parl -
49
-
lerini gösteren hadisleri Ahmet Nazmi Efendi, Nazar- -
50
kii , Av-
-

ve Ancak modern ekonominin pren-


siplerini ve kanunla bilmeksizin servet biriki-
462
BÜYÜK TARTI MA

taklit edil -

-
-

-
zm yüzünden sosyalizm ve ko-

-
te-

dan ileri gelmi-


y

-
olamk/aiz sorunuyla sigorta sorunu üzerinde-
dafaiz ile
ribâ ilen din ada-

ka
-
-
463
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

-
nülemez. Fakat kapitalizmdeki faiz, Kur'an'm

sonr
bir Kur'an -

bir toplumsal düzelme (salâh) ka

-
-

-
Kur'an dini bugünkü in-
ka-
nunudur."51
-
ihtimal ki Rus-
ya Müslüm

si-
-
-

sigorta
-
52

eryalizme

464
BÜYÜK TART MA

Çünkü onda
mâdûm yani "var olmayan" bir nesnedir. Muamele konusu
53
olan emtia
-
layamayacak kadar matematik bilgisinden yoksun bir kafayla materyalizmi

-
-
-
-

-
-
tir. Ziya Gökalp'e göre so

-
kalp daha sonra, sosyalizme alternatif ola -

Ulusçula
-
çula faiz ko -
-
icare {rent, la
-
Kur'an'm -
Kur'an'da ra
dir. Ribâ üzerine olan âyet

geçerli sayma-
465
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

-
imiz de budur. Bu, icare edilen pa-

54

da daha
-
-

ulama progra-
anlamla
-
-i mezuniyet) kavramla da toplanan bir siyasa

Ulûm- ye
ve içtimaiye sayfala

pa

borçla
una va-
55
nr. -

da 191 l'de Fa-


nin, Tasvir-i efkâr vt Jeune Turc
56

Türk yurdu -per-


-
466
BÜYÜK TARTI MA

-
-
- -

a bir-

bildiriyordu.57
Parvus'un 1912'den 1914'e kadar gazete ve dergilerde Türkiye'nin can da
58
ri

- 2) Bu böyle
oldukça,

dan top-
lumla

a sömür

- -
-
dan k
-
hepsiyle sosyalist teori ve stratejisi
-
-

-
-
-
467
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

-
-
lan Vlahof Efendi, öteki de
Romen sosyalisti Hristo Rakovsky idi.59 da Türkiye için

lardan
dan kurtulmak, demokratik bir ulusal devlet kurmak, bunun
-
çekte, bir Îngiltere-
60
-

Jeune Turc ve Türk yurdu


61
da-

-
-
maye adamla

-
-
-
den ve hükümet memurla
62

Parvus'un kehanetleri -
-

nefesini vermesiyle sona erdi.63

468
BÜYÜK TARTI MA

Notlar
1 Ömer Ziyaeddin, Mir'ât- - -72.
2 Ahmet Hamdi, Hikmet-i siyasiyye -38.
3 - müsavat", - 2-8(1324/1908): 20-22, 36-37, 53-54,
68-70, 93-94, 99-101 ve 118-120 ve Külliyat-
s. 243-253.
4 Mustafa Sabri, "Edeb-i tahrir", Beyânü'l-Hak, 15(1324/1909): 326- (1), Beyânü'l-
Hak, 17(1324/1909): 382- (11), Beyânü'l-Hak 21(1324/1909): 476-479.
5 Beyânü'l-Hak, 22(1324/1909): 519.
6 -111 ve 153.
7 - 170(1327/1911).
8 22-23 \ 2-12.
9 Sebilü'r- 191(1328/1912): 165-167.
10 Sebilü'r- 232(1328/1912).
11 Süleyman Nazif, "Ahmet AgayefBey'e",/^^, 74(1329/1913): 1621-1623.
12 Mecmua-iEbüzziya, 94(hl329/1911): 483-492.
13 Ahmet Nairn,
14 Ahmet Nairn, 51-52.
15 Türkyurdu, VI, 9(1330/1914): 2291-2293.
16 Bkz. Köprülüzâde Mehmet Fuat, "Türklük, Türkyurdu, IV, 9(1329/1913):
692-702, Cami, Ziya Gök Alp, "Mültecilik ve beynel-
mileliyetçilik", Yeni mecmua, II, 35(1918): 162-164.
17 içtihat, 60(1329/1913): 1303-1306.
18 -ldris, "Musa Cârullah Efendi Bigey", Türkyurdu, VIII,
11 (1331/1915): 2696-
Mustafa Sabri,
19 Sebilü'r- 195(1327/1911) - 102(1326/1910).
20 21.
21 Bkz. Ergin, Mecelle, 1: I: 285.
22 Abdullah Cevdet, "Kastamonu'da kurun-u vustâ", 58(1329/1913): 1272-1274.
23 150(1922): 3120 ve Abdullah Cevdet, "Tercüme! Tercüme!", 156(1923): 3211.
-

24 Ziya Gök Alp, "Diyanet ve kaza", 35(1331/1915): 756-760.


25 23(1330/1915): 564- -
kâm- 24(1331/1915): 583.
26

sorunu üzerine

genel olarak bkz. Charlotte Lorenz, Die Frauenfrage im osmanischen Reiéhe (Berlin, 1919), Akçu-

Ahmet Cevat, Feminizm,


bul, tarihsiz), Halil Hamit, \tMüsavat-
tamme -165'te hizmetçi,
dan ka
n Rahmi'nin Kuyruklu

469
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

-
-
-
s, müzik ve diksiyon

için -
-

27 4(1905) ve 29(1327/1911).
28 Beyânü'l-Hak, 24(1324/1909) ve -
105(1910) ve 156(1911).
29 Bkz. A Memoirs (Londra, 1926).
30 - müsavat", 21-22.
31 Mustafa Sabri, "Din- - Beyânü'l-Hak, 19, 22-23
ve 25(1324/1909): 426-428, 492-495, 528-530 ve 570-573.
32 Mustafa Sabri, "Din- - -ü zevcât", Beyânü'l-Hak,
11(1324/1908): 226-231 ve "Din- - Beyânü'l-
Hak, 26-28(1324-1325/1909): 595-598, 628-631 ve 651-654.
33 Hürriyet-i nisvan
- 3(1324/1908)'den itibaren
Müslüman

34 Mehmet, Buhran- -
-24.
35 - müsavat", 93-94.
36 Mansurîzade Sait, "Taaddüt-ü zevcât münasebetiyle", 9(1330/1914): 280-284
- 10(1330/1914): 295-303.
37 Mansurîzade Sait, "Taaddüd-ü zevcât münasebetiyle", 12(1914): 367-371 ve
"Taadüd-ü zevcât meselesi münasebetiyle", 13(1330/1914): 397-403.
38 Bkz. Ergin, Maarif, IV: 1142.
39 Salih Nigâr Keramet, 44-50.
40 Yeni mecmua. I, 7(1918): 122-124.
41 Bir Fikir Adam - Ziya Gökalp
42 Medaris-
43 Dozy çevirisi için bkz. Tarih-
- lâmiyet", - IH, 72-78(1325/1910): 305-307,
321-323, 337-339, 353-355, 369-372, 385-388 ve 405-409 ve IV, 79-84(1325-1326/1910): 1-
3, 21-24, 41-45, 57-59, 77-80 ve 97- (Tasvir-i efkâr,

Tevfik, Muallim DoktorDozy'nin Tarih- -i


efttâr (tstanbul, M328/1912). Dozy çevirisi ile -

- 78(1325/1910): 409-410. 1913'te


i
-

470
BÜYÜK TARTI MA

içti-
hat, 65(1329/1913): 1416.
44 Bkz. Ergin, Maarif,
Dinî mücedditler -200'de Kur'an'm çevrilmesi so

bölüme bkz.
45 48-49(1332/1916): 975-978 ve 987-
gresi münasebetiyle", 50(1332/1917): 1002-1007.
46 "Bi'1-umum mehâkim- - -
nun"un metni için bkz. Takvîm-i vekayi,
47 Bkz. Celal Nuri, Havayic-ikanuniyyemiz Hukuk- (istan
bul, 1326-1329/1910-1913), s. 17 ve Ahmet Cevat, 44.
48 Bkz. Ergin, Maarif, V: 1415-1417.
49 Sadi, "Say ve amelin nazar- - 11 (1324/1908): 170-172.
50 Ahmet Nazmi, Nazar- (tstanbul, 1340/1924).
51 Kur'an-
52 , "Harîk münâsebetiyle", - 160(1327/1911): 53-54.
53 Mustafa, Reddü isbat -206; kitap, Büchner'den çtvntenMadde ve
Kuvvet t
54 28(1331/1915): 649-650.
55 -i iktisadiyye", Ulûm- II,
5(1325/1909): 129-130.
56 Parvus, -u âcil", Tanin, 9,

57 Türkyurdu, I, 9(1327/1912): 262.


58 Parvus, çev.
Sencer (yay.),
59 Parvus'un Rus-
Iskra'da -
Cole, 111(2) : 856-858. Dimitar VTa-

slavya Prezidyumu'nda Make


Cole, III(l): 606-607.
60 Parvus, Umumî harp
neticelerinden: Almanya galip gelirse
61

1911), s. 20-
hudi (Sami Hirtzberg veya Gürnzb Jeune Turc gazetesinin yazarla-

62 "iktisat", Türkyurdu, XII, 140(1333/1917): 3521-3522.


63
li üzerine 1958

Winfried B. Scharlau, The Merchant of Revolution: The Life qfAlexander Israel Helphand (Parvus)

471
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

(Oxford, 1965). Parvus,

ile 9 Ocak 1915'te


bildirdi.
ve Rus . Zeman ve
Scharlau, 140-152. Parvus,
Kafkas Müs

sonra Almanya,
-ner-s
biyografiye ba

472
III. KESÎM
XIV ULUSAL

Osm -

-
an birçok parti ve cemiyetin -
-
1

Dzüküyordu.

erden biri olan "ulusla-


-

-i Akvam) üyelerinden birine,

iandat rejimini istemekti. Bu yolu uygun bulanla -


ni
- ,
yenilen imparatorlukla bölgeler -

475
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

-
-
3

Müslümanla

um

ol ve bu devletin intelligence -

Ancak Hind

anlar

slâm -
-

-
-

Bunla BritishRed Crescent Society -

bir Protestan misyoneri olan Robe

ingiliz Muhipleri Cemiyeti


476
ULUSAL BA IMSIZLIK SAVA I

-
4

a-
durumu
-

-
-
lan bölgelerden kalan küçük bir

-
üzerine hilâfet ile
-

kimse için bir Türk ulus- !

-
-
-

çevreleme, -

a alma umudunu vermeleri


a

-
-
5
-
-emperyalist bir renk vermede etkili oldu. Daha sonra
- -

(1918-1923),

477
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

da bir -
-
ce
-

bile yoktu.6
vleti, minyatür bir

Dördüncü etken Rusya'daki devrimin kendisidir. O zamanki Anadolu bugün-


-

-
"Türkiye" yoktu.

ca, Anadolu'yu çevre-


ek tek güçtü. Fakat ora-
-

üzerine birbirine
Bu etkenlerin hepsinde bir u
-

elik gösteriyordu. 1908'de


-
-
ndeki di-

-i Hukuk)

-
478
ULUSAL BA IMSIZLIK SAVA I

-
likte, hepsi bölgesel örgütlenmelerdi. Arala -
-

yöntemleri (adem- -
"Sovyet"
-

a, malla a

protestolar dinlenmeye-

-
her biri yönündeki
önleyen ke-

479
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

partizan komiteleri yerine bir hükümet, "Kuvâ- - -

-
mun temsilcisi olan "HeyeC-i Temsiliye"
-
mandat statüsünü reddet-
-
lasyonla -
-
mesi ma
Misak- -

-
litikala

-
te

-
yan, bunl Tanzimat, Kanun-

-
-

480
ULUSAL BA IMSIZLIK SAVA I

Türkiye
Büyük Millet Meclisi "Büyük" bu kurumun bütün

, ,
Böyle bir meclisin yetkileri, görevleri ne o
-
ca 1876 Kanun-
- , "kanun-
- - -

1
-

-
-

olanakla ürünüdür.

-
-
-

481
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

devlet kurma sorunundaki anlamsal sonuçla -

nu
-
-
hattâ Rus-
-
-

im -

Rusya

-
zünden olumlu bir ilgi var -
-
7
Bu yoldaki çabala -

-
a göre ve ancak Türklerin kendi iradeleriy-

-
-
siyasal durumunu düzen
8
-
-

-
-
meyi kapsa-
-
482
ULUSAL BA IMSIZLIK SAVA I

ya, Avusturya- -
-i Akv

Wilson ilkesi olan, devrimci olan bir rejim

-
yen bir alay Rum, Ermeni
-
-
-
-
-

Fakat bu kadar -

Kongresi'ne gelen bir Sovyet mesaj -


-
-

olaylarla9
zamanda

niteli -

-
10
dini gösteriyordu. - -
mala

-
ne
-
483
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

-
11

sivüizasyon usûl-i mergubesi deyiminin yerini tek


var
-
-

-
-hilâfet ile

sorundur.
hem zorunlu gördüklerinden hem

mandat ve
-

-
nun b
-

bunla

-
e bu fikirler
-
dinla
r-

484
ULUSAL BA IMSIZLIK SAVA I

ayan

-
bir hüküme sorunu üzeri-
3
neydi. Bu konu üzerine yazanla -

-
-
-
t
-
ha sonraki olayla Cumhuriyet'in
da Yeni Osman-

mandat

Sovyet

-
-
-
-hilâfet rejimine dö-
nülebilir ve dönülmeliydik
Bu yönde gidilmeyecek olursa, kurulacak yeni bir rejimin bir sovyetizm ya

12
Birçokla
kurmak kadar

485
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

-
ol
de teokratik bir saltanat- a herhangi bir
-

-
-
8

belirtilmekteydi: Birincisi, bu Mec-


-

jim kurmak,
halk cumhuriyeti kurmak gibi devrimci
bir yol açmak demekti.
Dikkat edersek görürüz ki Sovyet modelini alma sözleri, Meclis'in kendi nite-
p'e göre, Mustafa

-
-
ulus

hayli

u-

C = Milliyetçi
Cephe]. . ....................

486
ULUSAL BA IMSIZLIK SAVA I

1940- -
-
de

gilere dayanarak
-

n
-

yeni b -
-

iki
-

13
ihtiyaçla

mart sonla
-

-
-

487
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

aylar ne bir
, halifecilerinr belki de

aylar"
-
-

A -

-
-
rin örgütüydü. Türkçe kaynaklarda ise bu örgüt ya bir muamma ya da bir efsane
nan
-
da
3

Nutuk
or-
du kurma çabala

-1925),
1992); Mesai-
(Ankara, 1972) \t Eski Sol Üzerine Yeni Bilgiler

488
ULUSAL BA IMSIZLIK SAVA I

BMM'nin birçok üyesiyle onla


Mustafa Kemal için ise düzenli yeni bir hükümet kurmak gibi düzenli normal bir
ji
-
lirdi. Nitekim öyle oldu.
-

Bu ayaklanmalar toprak isteyen köylülerin isy -


kla birlikte ekonomik güçleri
-
-
lerinin -
-
luk eylemlerini önleyec

Nutuk,

ordu, Mustafa Kemal'in hem siyasal hem militer önd

ruz

-
-

14
onla bu
ve hilâfeti kurta-
-

-
lük p

Bütün bu inançla -
-
489
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

15

Anadolu'ya geçen yoldu. Gerçekte Mustafa Kemal'in tutumu birçokla a dinsiz-


-

rastlar.

-
-

-
a

General Hans von Seeckt'dir (1866- -

16

-
. Bu yollardan biri Krupp müessesesiyle

-
17
Von Seeckt'in bu gidi
la

a
-
Enver Pasha as an Expatriote", Sylvia Kedourie iysy.),Seventy-Five Yearsçfth
(Londra, 2000) içinde, s. 40-69.

490
ULUSAL BA IMSIZLIK SAVA I

- -

Radek ile b
-
-
-

18
riye
girmeye kal minde
lerini,
münist
partileri de büsbütün münist
-la ve

fa Kemal
-da a
de (bu
terir), bu es
lara

so -

-
tinden söz edilmesine ve daha sonra Ankara'daki bu hükümette Meclis

-
-

-
491
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

-
ler umuüa
- -
la-
-
-
hiçbiri-
Mustafa Kemal'di. O, ne hilâfet- -
-
hepsi, daha sonra Nutuk'ta
gerçeklerine ve amaçla a hayalci serüv -

- -

Mustafa Kemal'ce içeri girmesine izin verilmeyen19 -îslâm ve


Pan-

Nutuk'ta

-emperyalizmi, bu ide

-
-
Troçki-
recek bir anti-

-
-

492
ULUSAL BA IMSIZLIK SAVA I

dikçe, geriliklerine gömülü


sömürü ya da sal-
-
ahibi olma id-
-emperyalizm sava

-
fa

-
Nutuk'ta.
-
. Bu gö-

-
lerin de bir devlet içi -ls-
lâmizm, Pan- -
-

-
-
-
-
493
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

-
-
-
k görmeyi beklemek..."20

k göster-
dikleri halde, kafalardaki sözcüklerin, kavramla

dürüst bil

-
la s -
da görülür. Bunla et-
-

hepsi Erzurum ve Sivas Kongreleri'nin yemin ve kararla

bile bunun anlamla -

-
lerd

- nu

-
-

yla izleyebiliriz.
494
ULUSAL BA IMSIZLIK SAVA I

Nizam-
-

-
-
-

etat -
-1825 dönemindeki de-
Ancien Regime
siyasal güçlerin denge-
-
devletinin bürokrasi, ulemâ ve ordusunun temsilcileriydiler. Kanun-

-
tiyet dönemi, parlamenter rejimi ikinci kez ve siyasal partilerle birlikte deneme dö-
-
iki grupta

ka

biçimini -

em sosyalist rejim özlemi,


-
-
ndini savu-

-
495
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

-
-
n, bir "var olma ya da yok olma" döneminde "yok olan"dan "var

ta-i

-
-

olabilecek yeni bir ulus biriminde bir rej


olan bir yolu açma olanaklan-

çabala öteki deneylerin


anlamak ödevini bizden bekler. Bunu an-

-
-
a bu rejimin hemencecik Mustafa Kemal'in emirleriyle kolayca
-

-
-
r bir biçimde gözden geçirece-
- -

etkileri rol oynamakla birlikte, bunla ara göre ol-

496
ULUSAL BA IMSIZLIK SAVA I

- -
ilât- -
-

nun oy-
-
-

ola-

a Nutuk'taki
meclis-i müessisan (kurucu meclis) terimini
de
etmesini sa

olan bir meclis terimini kullanmakla yetindim."21 leri

22

Kanun- -
tar
-
de

-
nu -

fetten

pa
anayasala hâlâ

497
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

tersine, Ankara'daki Meclis'i, üye eksikliklerini tamamlamak üzere Ankara'ya ta-

-
23

"halk cumhuriyeti" terimini kul-


-
-
24
Bu

da toplanarak Meclis'
tutumu da
Meclis-
r
-
-
belki dejeune

-
-
-

Bunla -
-
dan kurtulur kurtulmaz, Büyük Millet Meclisi'nin tayin edece
25

-da

498
ULUSAL BA IMSIZLIK SAVA I

da Mustafa
Kemal'e diktatör denmiyordu; Anadolu'dakilerin topuna birden "âsiler" deniyor-

-
la -
kala -
-

alternatifler beliriyordu: Bu kanun ya saltanat-hilâfet rejimini teyit eden bir kanun


huriyetinin temellerini

Komisyon, Mustafa Kemal'in projesindeki direktif ilkeleri bir yana iterek, üstün

-
26
Demek ki, Kur
fet

ekonomik ve siyasal güçlerini elinde tut temsil eden bir meclisti. Üyelerin
-
-
-
-

toplumsal kaynaklan olanlar belirli bir -

27

-
li
dan,

-
labilirdiniz... Bu Meclis'in tek kusuru, kendisini terkip eden üyelerin ülkenin
499
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

-
28
la
-

özlemi çekilen Asr- an-

yönde, yani sonradan


belirecek din-devlet -

saltanat ve hilâfetin gü
birbirinden -
-
lâfetin belirtilmesi teklifini bi belirtile-

-
t ancak ge-
-

kadar Ankara'da toplananla -


dan, onun geçici biryönetim -

-
-
29

-n
-
-
-
-
-
-

ve 24 Nisan'da ver
500
ULUSAL BA IMSIZLIK SAVA I

yeni ilkelerini koyuyordu. Bunla incelenmesi özel bir komisyona verildi. Ko-

riat, hilâfet ve saltanattan da hiç


- -
nunu'nun

koymuyordu; sosyalist bir rejim

dan esinlenenlerin "mes


lekî temsil" dedikleri ideolojiyi Mustafa K

4. Meclis'teki muhalefet? cephesi

Saltanat-
nden bu rejim ilericiler
geçici -

Üyeler birdenbire "erkân- -16 Ekim


-
"Asr-
saadet"t -
-
birinde, doktor bir üye ev-

a "Muhalefet"

501
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

kulla -
-

geçmesi teklifini de uygun buldu. Bununla sözde medrese- -

ödenek -

fes yerine kalpak


-

-
kanlar, do -
-
ra
"Birinci Grup" denmesinden sonra m ye

"Muhqfaza-
bildirisine göre amaç komünizm ile ve Haklan Savunma Cemiyeti'ne sokulmak
-
haline getir-
a
Cemiyet kurucula -

-i Hukuk Grubu'nun saltanat ve hilâfet yerine bir cumhuriyet


30
Onlar için bu, komünizm gibi

502
ULUSAL BA IMSIZLIK SAVA I

11 Temmuz 1921 'de g - -

"Ben bu kanunun içindekilerin olsa olsa bir parti progr


-
-
i
olmak hevesinde ancak küçük bir grup -
kilât fikirlerini tutar. Mebusla - -
cak kendi -
-
-

m. "31
-
hamit'in evhamla -

rallan toplayan bir tüzük


-
vapla -
nunu bütün idare ay a
yan ay koyan

-
halk

anun

tir. Bu
sonuç ancak bu olabilirdi.

503
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

3
5. Saltanat-

-
-
-
-
lanma sahnesi olarak görmekte direnen Britanya hükümeti, bu konferansa istan-
-
-

-
dan temsil olunur".

d
güçleri yollayan, önderlerini idama mahkûm eden, "Bir millet var, koyun sürü-
32
hükümetinin Türk ulusu

bilgi al dan saltanat ve hilâfet konusu üzerinde alabildiklerine ko-


-

la
-

Kemal'in nihayet sabn tü-


-

504
ULUSAL BA IMSIZLIK SAVA I

-
-

33

nel
-

Malaya -

-
34

-
mekten yine de uzak-
-din - -
-

Saltana -
-
-

35
As

-
-
3
a göre daha

sorun haline getirildi.

505
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

-
-

gücün

Kur'an

-i iye" olan bu d

nî- -

"Bu iki makam birdir; birbirlerinden


bu . Bunu bildirdikten sonra Türk devleti-

36

-
-
- -

bir biçimde bildirdiler.


ol-

-
-

-
-
506
ULUSAL BA IMSIZLIK SAVA I

-
lerin emîridir. Halifenin dünyasal yetkilerinin çökertilmesini önlemek bizim için
-

37

-
lm -
Hi-
38
lâfet-i iyye ve Büyük Millet Meclisi Mustafa
savunu-

ister olsun -
-
la Müslümanla -
lerin k
-
da
-

gören Mustafa Kemal grubunun gayretleriyle, 1 Nisan 1923'te Meclis'in kendini


e gidilmesine karar verildi.
-
-
ri-
-
-

saltanat-hilâf -

-
yük bir devrim sorunu üzerine beliren iki kanattan birinin bir cephe olarak Örgüt-

Seçimler bu cephe

507
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

Halk Partisi'yle birlikte Meclis'e ana konu üzerinde devrimci bir tutum alamaya-

-
-
-
kilât- -
mi

dan birine göre


Büyük
Millet Meclisi Hükümeti bir devlet rejimi bu ikisinden birini seçme sorunu
-
-
ursuz bir teokrasi devletine çevrilebilirdi. Yine
-
-
çüsünde ruhanî gücü olan bir devlet olabilirdi

-
si'nde gerçi -

39
Fakat Mustafa Kemal, bu
parti çevrelerinde bile do

1
- nun birinci maddesi haline gelen formülün gerçekte
-
-

-
la
-

dan sonra Mustafa Kemal bunun gerçekte


508
ULUSAL BA IMSIZLIK SAVA I

-
- -

tesli
-
-
-

sözlerle kendi -
-

(1858- -
-
-

-
-
-

6. Son perde

-
-
-

-
509
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

ti. Hilafetçiler için bu madde hâlâ anayasal bir basamak olabilirdi. Devlet gibi
-

üne duruyordu? O, bir bostan kor-

-
-
-

Amaç, bir la
-
-

ki -

- -

-
Tanin gazetesinde

ster-
a

Tanin -

Tanin gazete -u Hazret-i Hilâfetpenâ-

-166.

510
ULUSAL BA IMSIZLIK SAVA I

lüzum yoktu. Halife ile de ulus

çevre ve hava yaratma


-

hal -

-
40
Hane-

in

göster
ilnison) gö-
revlileri tayin ediyordu. Bu arada "Ankara Hükümeti" de onun nezdinde alafran-
-

dün-

-
-
-

üyelerinin suçu neydi?

-
-
-
41
Mektuplar ned

-
lunuyordu.
511
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

hilâfetin Sünnî
Sünnî -
-

olmakla birlikte bunun Hindistan'la


-
Sünnî Müslümanla
Sünnî di. Birincisi Ismailî cemaatinin
-

Sünnî -

Müslümandan bile saymaz.


-

Privy Council üyesiydi, tkisi de Birinci Dünya Sava-

(Atatürk'ün Nutuk'unda -

Gandhi'nin cephesinden

-
-

içinde Büyük B
kadar habersiz oldukla -
-

512
ULUSAL BA IMSIZLIK SAVA I

-
-
hip Rob

intel-
ligence
-
42
Hindistan'daki Sünnî Müslümanla ,
-
-
e hilâfetin ima-

-
-i Ulemâi'1-Hind
-

- - -

üyücek bir

-
- -
di yerine ge-

de te

-
makla, onun yeri
yolda elde edilen halifelik biatle, ya da önceki halifenin seçmesiyle de güçlendirilir
513
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

bir tanesini daha eklediler."43


-
-

-
rdu. Nihayet halife

i de nedir?
-
-

H -
-

-
den Cumhuriyet dönemine geçebilmek
-
-
-
si
Büyük Millet
Meclisi Hükümeti z: "Hilâ-

-
-

-
-

514
ULUSAL BA IMSIZLIK SAVA I

-
-

-
ollarla
-

kle, vaktin-

teklifler Meclis'te kabul edildi. Hilâfetin olay Nutuk'ta

güvenliklerini bozacak olaylan -


-
-
lerinden bu

bilgiler böyle inançlardan temizleninceye kadar bu din aktörlerine her yerde


Halifenin yetki
515
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

-
leri sürdükleri kural gereklerine göre ha-
life denecek bu hükümdar Çin, Hindistan, Afganistan, Irak, Suriye, Filistin, Hi-

-
-

-
-

-
bir halifenin ödevini yapabil-
-
a bu kadar akla uymaz bir
du

beklesinler. -

yoktur.
hayalcilerin

-
-
rine hükmedemez. Bunu teklif edecek hiçbir milletvekili bulunamaz. Hilafetçiler,
mak,

44

516
ULUSAL BA IMSIZLIK SAVA I

Notlar
1 -471; yeni
(Ankara, 1971), s.
165-167.
2
Intimate Papers of Colonel House (Boston, 1926- ir

3 Harry Nicholas Howard, The King-Crane Commission: An American Inquiry


in the Middle East (Beyrut, 1963) ve The Partition of Turkey: A Diplomatic History, 1913-1923
(Norman,

4 Hindistan'daki hilâfet

Mohamed Ali, My Life: A Fragment,

77

5 ç Adamov (yay.), Anadolu'nun taksimi, çev. Hüseyin


-
-164 ve Wolfram Wilhelm Gottlieb,
Studies in Secret Diplomacy During the First World War (Londra, 1957), s. 63-131.
6 Arnold J. Toynbee Survey of International Affairs 1925, cilt I: The Islamic
World since the Peace Settlement (Londra, 1927), s. 45.
7 Hüsamettin Ertürk, -339.
8 J. Mayer, Politics and Diplomacy of Pe
acemaking. Containment and Countervolution at Versailles, 1918-1919 (Londra, 1968), özellikle
s. 294-327.
9 Edward Hallett Carr, The Bolshevik Revolution, 1917-1923 (Londra, 1950-1953), cilt III, s. 245,
Gotthard Jaeschke, "Der Weg zur russisch-türkischen Freundschaft", Die Welt des Islams,
XVI(1934): 28-29, Jane Tabrisky Degras (yay.), Soviet Documents on Foreign Policy, (Londra,
1951-1953), cilt I, s. 164-167 ve Xenia J. Eudin ve Robert C. North, Soviet Russia and the East. A
Documentary Survey (Stanford, 1957), s. 164-
os Yerasimos, Türk-
1979), s. 147-323].
10 Halide Edib, The Turkish Ordeal (Londra, 1928), s. 170-

-129].
11
XXIII, 3-4(1958): 227-247.
12
mesi üzerine bkz. Jaeschke,
.",

13 Eudin ve North, 188.

517
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

14 Ali Fuat Cebesoy, (istanbul, 19

ordu yet

-
y Ethem Bey ve müfrezele
yine

s. 452: "Sonralar

-
- Tek Adam Mustafa Ke
mal -
15 Mustafa Kem
mümessilleri ile hükümet adamla
ri, 168-170. Bunlara "Jön Türk

16 Aydemir, III: 548.


17 Rohan Butler, "The Peace Settlement of Versailles, 1918-
33", The New Cambridge Modern History\ cilt XII: David Thomson (yay.), The Era ojViolence
1898-1945 (Cambridge, 1968) içinde, s. 468, 470 not 1 ve orada gösterilen kaynaklar.
18

Vatan Yolunda anbul,


1958), s. 116-
-
mevcut siyasal partilerden hiçbirinin siyasal özlemleri
"Die Eide von Sivas und Ankara", Die Welt
des/slams, yeni seri, H(1953):
(yay.), Sivas Kongresi Tuta (Ankara, 1969), s. 2-7 ve 16-

-i Hukuk Ce-
-

-
hede-
Nutuk (Ankara, 1927), s. 267].
19 -Kemalist çevrelerde Enver -
bkz. Jaeschke, 170.

518
ULUSAL BA IMSIZLIK SAVA I

20 Gazi Mustafa Kemal, 275-276.


21 Gazi Mustafa Kemal, 266.
22 Gazi Mustafa Kemal, 269.
23

liz temsilcilerinin

24 Gazi Mustafa Kemal, 276.


25 Gazi Mustafa Kemal, 277.
26 Gazi Mustafa Kemal, 351.
27 Tek Adam, II: 363-364.
28
29 Gazi Mustafa Kemal, 352.
30 Gazi Mustafa Kemal, 371.
31 Gazi Mustafa Kemal, 371.
32 Jaeschke, 151.
33 Gazi Mustafa Kemal, 421-422.
34
Ernie Bradford, Turgut Reis: Son
Sefer, 973).
35 Bkz. not 4. '
36 Toynbee, Survey, I: 55; Oriente moderno, H(1923): 465-
37 Maulana Mohamed
38 Oriente moderno, H(1923): 585-

lil Hulki, tlyas Sami, Rasih, Hâkimiyet-i milliye ve hilâfet-i iye: Karahisar-
kara,
1341/1925).
39 Hâkimiyet-i milliye,
9- - -

1940, s. 305- Milli


yet, 21 Ar
- Atatürk Döneminin
-357 ve Zeki Ankan, Tarihimiz
ve Cumhuriyet: Muhittin Birgen (1885-1951)
40 Hanedan ve millet
Malta'da sürgünde ya

41 Survey,
42 Bombay Chronicle'm

Kema
"nationalisf'lct
verir: "Frew'yu neden içeri sokmuyorlar? Emir Ali, Müslümanl

519
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

rleri-

Frew Kimdi?", Atatürk ve Devrimler


186-193].
43 Toynbee, Survey, I: 576-577.
44 Gazi Mustafa Kemal, 431-433.

520
XV

y
buraya
genel
olarak ve kültür

-
, zaviye ve tekkelerin ka-
ni

yla tamamlan-

Atatürk -

521
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

Bu bölümde Cumhuriyet d
hangi temel noktalarda
önemli özellik, geleneksel Îslâm-
-
-

-
-
-

-
- lla -
-
lu
rüz.

gelenekçilik devrimcilik olur. Bu yöne

-
yerine bu yörüngeye uygun kurâllan,

-
lukla
konusu olanla
l büyük sorun olan saltanat-hilâfet

için ise bunlar .


522
CUMHUR YET DEVR MLER

Bu d -

zorla ge-

-
bir "din devleti" rejimine dönü

at

-
büyük bir anlam kar-

hangilerinin daha ötelere götü-


-
-

-
yeni bir siyasal rejim, yeni bir devlet,
-
dece bir kanun- - -
-
de Kanun-

al
-

-
ve hilâfet sö
- -
-
yla bu
din,

523
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

-
ralla a

- -
-
maddî yanla ma-
nevî yanla a

Daha sonra, Ziya Gökalp'in ulusçulu hars ve


medeniyet maddî ve manevî
bir süre ya
-

Ülkedeki yolculukla
toptan
bütünüyle -
1

2
1925'teki nutukla da geleneksel
kurum ve kuralla vlet, ulusal bir kültür gerek-
3

belirmekle birlikte hem eylemde -


-

524
CUMHUR YET DEVR MLER

ulusu harekete getirebilm -

ir.

-
de
direnen toplumlar

maneviyat -
-

dan sonra, ulusun


geçm

dan sonra, ör-


-

-
-
-
rinden birini biz
525
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

iyasal yetkenin kendi

-
-

-
-
-

-
züken Türkçüler, Cumhuriyet devrimleriyle ve genel ola-

en sonuncusu
lemleri getirmesidir. Bunun örneklerine bu bölümde

526
CUMHUR YET DEVR MLER

2. Devrimci hukuk

-
tirmeler
-
-
-
-

a uy-
da bütün

-
-
-
-
-
den bir din devleti
-
ren bir eylemdir. -
-dün-
ya

iz.
Cumhuriyet döneminin bu hukuksal devriminin, Tanzimat döneminde Me-
-
-
527
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

hars ve medeniyet

da
-
-
4

ü haline gelmesinde
-

1923'te BMM'ye sunan Seyyit Bey, bu tasa re

dan

sorunlarda Maliki, hattâ


ta

hukuk okulla -
-
-
-

528
CUMHUR YET DEVR MLER

abilir-

oligamiyi
5
-

da
-
-
-
-

-
- -

ne ölçüye kadar ulusal, ne ölçüye kadar dinseldi? Millî olan ile dinî olan nerelerde
birbirlerinden labilirdi? Sadece bu terimlerin Os

ümmet
ile millet m yapmakla birlikte, gerçekte ulusun hukuksa ni
düzenleyen kurallarda bunlar birbirinden
millî olan ile -
-
a gelinince üçünden bi-
rinde, ya da ikisinde üçüncünün lehine kökten bir -

-
Ata-

-kanun ol-
öteki kanunlarla da bü-
529
TÜRK YE'DE ÇA DA LA MA

-
-

bi -

olan ilkelerden kurtarmak sorunudur. Aile hukukunda, medenî hukukta izlene-

engeldir."6
1923-