You are on page 1of 495

RUH VE KNAT

BEDR RUHSELMAN

Ruh ve Kinat



1
Ruh ve Kinat



2
RUH VE KANAT

GR

Bu kitap, aa yukar yirmi be seneden beri devam eden bir tetkik ve tefekkr mahsldr. Buradaki
fikirlerden bazlar imdiye kadar imdiye kadar belki hi sylenmemi, bir ksm da pek az sylenmi
olabilir; bu itibarla ilk okuyucularn yadrgayabilecekleri bir sr szlerle karlamalar muhtemeldir.
Fakat bilhassa derin bir murakabe ve tefekkr yoluyla vuku bulacak ikinci, nc okunularda
sayfalarn ehresi tedricen manalanacak ve bu manalar, candan bir dost, bir karde ruhunun teselli ve
mit verici ve ykseltici varln okuyuculara duyuracaktr.

Bu kitapta ele alnan mevzular ve o mevzular canlandran fikirler, insan ruhunda derin duygular
uyandracak amilleri hazrlar. Bu duygularn tesiri altnda vaki olacak her tefekkr, her mrakabe,
sahibini ezelden ebede doru yaylan varlklar diyarnn sonsuz geniliklerinde ykseltir.

Bu eserin insanlar arasnda eksik olan bir unsuru tamamlamaya yardm etmesi mmkndr.
Acaba eksik olan bu unsur nedir?

Yalnz ete bal hrslarn trl trl tezahrleri iinde yaylan ve insanlktan o nisbette
uzaklatran saiklerin boyunduruu altnda insanlarn uursuzca srklenmeleri felaketini
nleyecek meyyideler nelerdir? Bunlar insanlarn bu gne kadar biricik felah yolu zannettikleri ne
sadece riyazi ilimlerle, ne de kupkuru objektif tabiat bilgileriyle temin edilemedi ve edilemez.
Bunlar insan tekamlnn yegane verimli vastas olan grg ve tecrbenin yer bulmad krkrne
bir imanla dolan dogmatik sahalardaki akidelerle de temin edilemedi ve edilemez.

Bugn hangi ykseltici ve faydal bir gaye urunda boutuunu bilmeden ve manal, uurlu hibir
insan varlnn ihtiyalarn duymadan birbirine saldran ve saldrmak iin yeni eytani hamlelerine
hazrlanmaya alan insan ktlelerinin bu muhteris hali yukarki iddialarn en canl ve yakn bir delilidir.

te bu kitap, ihmali bir felaket olan, bu moral kymetleri tebarz ettirmeye alacaktr. Fakat bu,
bir balangtr ve byk eksiklikler, alevlenmi ihtiraslar karsnda hi phesiz ok noksan bir
balang!

Bu kitap sonsuzluu ifade eden fikirlerin ve duygularn bir mecmuasdr. Orada ilenmeye balanan
btn yollarn bir sonsuzlua, fakat ezeliyle ebediyet arasnda yaylan ve mtemadiyen ykselen
hadiselerin mahede imkanlarn hazrlayc mesut bir nihayetsizlie kt grlecektir. Bu saadetin
ilk hamledeki tezahr en byk strap kayna olan vicdan balarnn zlmeye balamas suretinde
tecelli eder. Ve vicdan hrriyetinin olmad yerde saadet yoktur.
Bu fikir ve duygular tayan bahisler bir kuru faraziyelere dayanm masaldan ibaret deildir; onlar,
kainatn sonsuz imkanlarn reddetmek gafletinden uzak bir kalple birlemi geni manadaki
mspet bir ilim kafasnn her trl tenkit silahlarn kullanarak aratrp bulduu yksek realitelerden
kuvvetini almaktadr. Bu realiteler, ksmen bilgi ve duygu aleminin dier aratrclar, ksmen mellifin
ahsi tecrbeleri ve en mhim olarak da ksmen stadlarn teblileri ile temin edilmitir.

Burada statlar ve tebliler sz ile neyi kastettiimi izah edeyim:

spirist olanlar bilirler ki bu dnyadakilerle dnya dndaki alemlerin (Avam tabiri ile br dnyann)
varlklar arasnda maddi, manevi bir takm mnasebetler vardr. Bu mnasebetlerin tetkikine
kendilerini hazrlayamam olanlar onlardan tamamen bihaber bulunurlar. Zira dikkatin dnda kalan
her hadisenin uur sahasna girmeyecei tabiat kanunlar muktezasndadr. Binaenaleyh dikkatini bu
Ruh ve Kinat



3
mnasebetler zerinde, muhtelif vastalar kullanarak toplam olan herkes onlarn gerek kendi ve
gerek bakalar zerindeki tesirlerini grmekte gecikmez ve bunlarn ok ciddi ve hatta en
lzumlu birer tetkik mevzuu olduklarna inanr. te biz de bu ie inanm olanlardan biriyiz.

Dnyad alemlerden gelen saysz ve ounu bilmediimiz tesirlerin arasnda oralardaki
varlklardan eit eit ekillerle eit eit yollardan dnyamza aksetmi baz szler, fikirler,
ve intibalar da vardr; bunlar ya objeler vastasyla veyahut da iimizden doma bir hads
(intuition) halinde ve ok defa ahsi duygu ve dncelerimiz arasna karm bir halde uur
sahamza tebell eden teblilerdir. Her iki halde de dardan gelen bu teblileri
kendimizinkilerden ayrmak veya onlarn faydal olanlarn zararllar ile, iyilerini ktleri ile
kartrmamak g bir bilgi, bir ihtisas iidir. Burada iyice hazrlanmam olanlar iin bir ok
artc hata ihtimalleri ve hatta dncelerin yanl yollara bilmeden sevkedilmi olmas
tehlikesi vardr.

Bir nasl okunacan okuyucularma izah etmek kstahlnda bulunmayacam; ancak, evvelce de
sylediim gibi burada bir sr yabanc fikirler ile allmam duygularn ifadeleri vardr. Lalettayin bir
kitap gibi okunduu takdirde bunlara nfuz etmenin kolay olmayacan biliyor ve bunun iin de baz
noktalar hatrlatmak istiyorum. Bunlarn ihmal edilmesi, hakkmda haksz yere yanl hkmler
verilmesini inta edebilir. Bu da benim iin byk bir talihsizlik olur.

Kitaptaki her bahis birbirine baldr; ve her bahis dier bir bahsi tamamlar. Binaenaleyh bi bahsin her
hangi bir ekilde ihmal edilmi olmas dier bahislerde geen fikirlerin anlalmasn gletirir.. Hatta
bazen de imkansz klar.

Demek ki bu kitapta sylenmi olan eylerin hakiki hviyetlerini grmeyi isteyenlerin her fikir zerinde
ayr ayr durarak dnmesi ve kitab bylece birka defa okumas lazmdr. Esasen bitaraf bir durumla
yabanc bir fikri kendi kanaatleri ile tarttrmadan red veya kabul edenlerin tefekkr sahasndaki hibir
eserden faydalanamayaca bedihidir. Hlasa, bu kitaptaki szlerin iinde duygu ve fikirle yaamak
imkann bulamayanlarn ve kitab alalade bir roman gibi okumak niyetinde olanlarn benim iin hayrl
dualarda bulunacak okuyucu olmayacaklarndan endie ediyorum. Ben herhangi samimi bir
okuyucumun takld noktalar zerinde byk bir zevk ve saadetle grmeye hazrm.

Bu kitapta metapsiik ve transandantal bir takm meselelerin ksa tetkik ve tahlili yaplm ve
bunlardan bir ksm tasnife sokulmu ve nihayet sras geldike onlardan kan moral neticeler tebarz
ettirilmitir. Fakat btn bunlar phesiz noksandr. Ve her ciddi aratrcnn bu inas bitmek bilmeyen
kaaneye birka tula daha ilave etmesi daima mmkndr.

Ykarki szlerden anlalyor ki kitapta metapsiik neticeler ve hlasal fikirler verilmitir, bu fikirlere ait
meselelerin aratrma yollarnda bilinmesi zaruri olan teknik meselelerin aratrma yollarnda bilinmesi
zaruri olan teknik vastalardan bahsedilmitir. Mesela manyetizma, ispirtizma nasl yaplr, aktif veya
pasif bir sje nasl yetitirilir veya yetimi olanlardan nasl istifade edilir gibi meseleler bu kitabn
konusu dnda kalmtr. Fakat teknik mebahis zerinde durmaym onlarn lzumsuzluunu
dndm veya herhangi birimkanszlk karsnda kaldm iin deildir; Bilakis bu yoldaki
mtalcann lzumuna iddetle kani oluum bu kitabn btn seyrince grg ve tecrbeye vermi
olduum kymet ve ehemmiyetin derecesinden anlalabilir.

Bahusus ispirtizma veya manyetizma nam altnda bilgisizce veya hususi, kk menfaatler peinde
orada burada yaplan ilerin dnceler zerinde husule getirilebilecei zararlar gz nne getirince
tecrbe usulleri ve artlar zerinde durmaya daha byk bir ehemmiyetle kymet vermenin lzumu
artyor.
Ruh ve Kinat



4

Btn bunlara ramen teknik bahisler zerinde durmaya bu kitabn msaadesi olmad. Zira bu bahisler
ayr ayr zerinde durulmas lazm gelen ve her biri aa yukar bu kitap kadar eserlere ihtiya
gsteren meseleleri ihtiva eder. Btn bunlarn tam ekillenme mtalaasn yapabilmek iin devlet
yardm ile desteklenecek akademik almalara lzum vardr. Eer bu kitabn mtalaas insan
hakkndaki geni ve faydal bilgileri hazrlamaya yarayacak olan btn bu metapsiik mebahisin
lzumuna okuyucularmn arasndaki salahiyetli zevatn da kafi derecede kani olmalarn temin
edebilirse ilim hayatmzda yeni ve muazzam bir admn atlmas hakkndaki ryalarm tahakkuk etmi
olur.
Bu kitabn, ayn mevzuda ilenmi, imdiye kadar intiar eden binlerce kitap arasnda bir hususiyeti
vardr. Zamanmza kadar metapsiik bahisler zerinde ispirtizma ve animizma almalar ile birok
ilmi neticeler toplanm ve bunlardan da birok nazariyeler ileri srlmtr. Fakat btn bu hummal
almalara ramen hakikati aratranlara toplu ve emniyetli bir istikamet vermek mmkn olmamtr.
Celse zabtlar darmadanktr, tecrbelerden alnm olan neticeler birbirini tutmaz bir halde
grnmektedir, bu sahada alan ve kompetan olanlarn aralarnda bir fikir ve duygu ahenksizlii
sezilmektedir ve btn bunlar bu ilerin emniyetini, ciddiyetini ihlal edici mahiyet almlardr.
Bunun sebebi nedir?

Evvela metapsiik aratrclarn hemen hemen hepsi asrlardan beri akademilerde yerlemi olan
muayyen alma itiyatlarn tatmin etmek gayretinden kendilerini kurtaramamlardr. Bu tarzdaki
almalar srasnda her hkmn tecribi ispat beklenmi, her fikrin objektif delilleri aranm, her
nazariyenin mutat akademik llere vurulmas istenmitir. Halbuki dnya ilminin yalnz baz
icaplarna uygun olan bu akademik alma usulleri dier icaplarna uygun deildir. te
maalesef, tabii olarak resmi akademicilerin gremedii bu hakikati onlarla beraber bir ok ciddi
ve samimi metapsiikiler de grememilerdir. Fakat tek tarafl ve kainat ilmi karsnda noksan
olan bir gre bal bu hareketler malldr ve ruhun kainattaki kymetlerini dnyamzda mmkn
olabilen her vasta ile aratrp ortaya koymak yolunda gsterilen cehitleri ksteklemitir. Bu halin tabii
bir neticesi olarak byk zekalarn, yksek dehalarn ve ilham sahiplerinin ortaya koyduu byk
hakikatlerin ou ilmi bir kymet kazanmam ve itibardan dm, bir ksm ise basz ve ahenksiz
bir ekilde darmadank yaylarak birtakm clz ilim zmrelerini tekil etmitir.

Dier bir ksm metapsiikiler de kendi alemlerine dalmlar, ilmi hareketlerin lzum ve
kymetlerini anlamaz gibi grnerek sbjektif hayatlar iinde kaybolmulardr.
Hakikatte bu hareketlerin ikisi de ilmi deildir, insan hakkndaki bilgiye hakkyla hizmet edememilerdir.

Btn bu kusurlar ya usulsz, ilimsiz hibir hakikatin aratrlamayacan takdir etmemi olmaktan ve
yahutta usuln ve ilmin yalnz bir tek yolda klasikleme zaruretini kabul etmek ve ona inanmak
gafletinden domutur.

Biz almalarmzda bilhassa bu noktaya dikkat ettik ve kafi derecede ispat edilmi hadiselerin ispatn
bin defa daha tekrarlayacaz diye konuulmas, sylenmesi ve yaplmas lazm gelen dier daha
ehemmiyetli meselelerin mtalasn ihmal etmeyeye altk. Demek ki benim burada yaptm i daha
ziyade, imdiye kadar elde edilmi bulunan ve kavgalar, lzumsuz mnakaalar iinde iinde
darmadank etrafa savrulmu olan kymetli ve faydal bilgilerden mevzularmz alakadar eden
ksmlarn kendi vardmz realitelerle karlatrarak mmkn mertebe derli toplu ve tasnifli, grg ile
tecrbeye mstenit bir ruh ve kainat bilgisinin balang yolunu aratrmaktan ve hrs ve madde
gayyasnda bunalm ince ruhlu kardelerime bu hususta iptidai bir kurtulu midi, yksek hayatlardan
akseden bir saadet duygusu vermeye almaktan ibarettir. Yalnz, burada kullandm grg ve
tecrbe tabirinin mutat manasndan daha geni tutulduunu okuyucularm ilerde takdir
edeceklerdir.
Ruh ve Kinat



5

Demek ki benim burada yaptm yenilik baz yeni dncelerin, duygularn ve telakkilerin bir araya
gelmesinden domutur; fakat bu yenilik esas itibaryla benden evvel gelmi aratrclar ve bulucular
tarafndan bulunup ortaya karlan ruh mebahisine ait kymetli bilgilerin bir temadisi ve baz noktada da
onlarn izah halindedir. u halde bu kitaptaki yazlarm ispirtalist bir dnce mahsuldr ve bu
bakmdan ortada hibir yenilik yoktur. Fakat bunlar ayn zamanda bugnk akademik ilmi ve onun
neticelerini iine alan fakat ona mahkum olmayan ve bu yolda kendisine yeni menfezler bulan fikirlere
tercman olur; bu itibarla da biz klasik tecribi ispirtalizma ekolnn dna tam bulunurz. te bu
dncelerle biz buna tecribi klasik ispirtalizma karsnda tecribi neo-ispirtalizma dedik. Bu
ifademizde hakl olup olmadmz garp ve arkn tecribi ispirtalizma mahafilinde varlm olan
bilgilerin mukayeseli bir surette mtalaas yapldktan sonra onlar baz esasl noktalarda
tamamlayc ve izah edici bilgiyi ettlerimiz arasnda grecek olan okuyucularmz takdir
edeceklerdir.

Demek ki bu kitap yeni unsurlarla genletirilmi, geniletilmi ve nihayet ruhun kainatla olan
mnasebetleri bahsinde tatbikat sahasna sokulmu, grg ve tecrbe esaslarna dayanan
klasik ispiritalizma veya ispiristik bir okulun istihalesinin ifadesidir.

Burada en byk bilgi unsurunu bize veren yardmcmz stad olmutur. Kitabmzda tebligat sk sk
geen bu zat drt buutlu alemlere mensup bir varlktr. Kendisiyle metapsiik yksek bahisler zerinde
grebilmek saadetine ok uzun ve senelerce sren cehitler ve aratrmalar sayesinde varabildik.
Ondan birer kymetli vecize halinde alm olduumuz her tebli bizim iin bir kitap muhteviyat
kadar zenginliklerle dolu olmutur. Ve ite bu kitap da netice itibaryla says binlerceyi bulan o
vecizelerden bir kann velut tesirleri altnda meydana gelmitir.

Nihayet szm bitirirken sevgili okuyucularmn huzurunda, senelerden beri hakikat yolunda benimle
beraber alan ve isimlerinin bahis mevzu edilmemesi tevazuunu gsteren dier mesai arkadama
selam ve sevgilerimi bildirmek suretiyle kran borcumu demek isterim. Onlar benim bu yorucu fakat
zevkli almalarmda fikirlerimi ve kanaatlerimi canlandrmlar ve bu eserin temelini benimle beraber
atmlardr.

BEDR RUHSELMAN
1946


RUH VE KANAT (2)

BRNC KONU

NSAN VE BLG HAKKINDA


1- nsan hakknda bir mtalaa

lk nazarda, morfolojik ve fizikoimik bir grle insann mahiyeti kolayca anlalverecekmi gibi
grnr. Fakat tetkikat ilerledike bu grn doru olmad anlalr, ve insan daha iyi tanmak iin
onun yalnz d taraflarn deil btn ruhi ve hayati tezahrlerini tetkik etmek zaruretinin bulunduuna
kanaat getirilir.

Ruh ve Kinat



6
nsan yalnz bir takm kimyasal maddelerden ve bu maddelerin fizikoimik tezahratndan ibaret bir et
yn deildir. Onun; ilk hamlede iki byk unsurdan mteekkil olduu grlr. Bu unsurlar tebarz
ettirebilmek iin lm hadisesiyle ie balayalm:

lmeden evvel insann bir varl mevcuttur ki biz maddi ihsaslarmzla insann bu varln tanrz.
lmden sonra bu varlk kaybolur, ve bu suretle biz insan ebediyen kaybettiimizi zannederiz. Demek
ki insann lmle hususiyetleri br daha avdet etmemek zere kaybolan bir varl mevcuttur. Bu varlk
fzikoimik bir varlktr, ve fizikoimik kanunlar altnda mtemadi ve devri inkilahlarna devam eder.

Fakat modern metapsiik aratrmalar neticesinde anlalmtr ki insann bir de lmden sonraki
tezahrat vardr ve onun vu varl fizikoimik varl kadar objektif ve reeldir.
Bu varlk insann lmden sonra yaamakta devam eden ve mutat artlar altnda mahsusat alemimizin
dnda kalan bir ahsiyete maliktir. Bu hakikati kabul etmeye bizi sevk eden deliller lmden evvelki
varlmz bize kabul ettiren deliller ayarnda kymetlidir.

Demek ki evvela birisi malum fizikoimik kanunlar altnda deiip giden, dieri ise lmden sonra baka
tabii artlar altnda mevcudiyetini gstermekte devam eden iki varlk karsnda bulunuyoruz. Ayn bir
varln hem gzmzn nnde eriyip gitmesini hem de btn canll ile yaamakta devam etmesini
kabul etmek mmkn deildir; o halde bunlarn mahiyetleri itibariyle birbirinde ayr eyle olmas lazm
gelir Acaba bu, lmden sonra yaayan varln ismi nedir?.. Biz buna biroklar gibi hemen ruh
ismi veremiyoruz. nk lmden evvel insan varl nasl maddelerle alakadar bir tezahr ise
lmden sonraki varln da ylece maddelerle alakadar bir tezahr olduunu tecrbeler ve
tetkikler bize retmitir. Ancak szden de anlalyor ki bu tasnif zahiridir; hakikatte insann bu
bahsettiimiz ve ileride de dierlerinden bahsedeceimiz btn maddi varlklar onun kendisi
deildir, kendisinin birer tesir vastasdr, nasl ki beden hakknda da durum byledir. te ruh
dediimiz ey btn bu maddeler vastasyla eitli tezahrler gsteren meur (uurlu) bir
kuvvettir ve mahiyeti hakknda hibir ey bilmediimiz bu kuvvet iin zaman ve mekan
mevzubahis deildir. u halde btn tetkik hayatmzda bizi megul edecek ey insann
mtemadiyen ykselen bu maddi varlklar ve ruhun onlar vastasyla vukua gelen tezahrleri
olacaktr.

nsann maddi varln tekil eden muhtelif hallerdeki maddelerin sonu yoktur. Alemden aleme geen
insann bu maddi varlklar ruhunun ebedi inkiafyla sk bir surette alakadardr. Daha dorusu ruh,
inkiaf yolundaki ihtiyalarna gre muhtelif alemlerde kullanmas zaruretinde bulunduu maddelerin
tabi olduklar tabii kanunlar altnda yaamak zorundadr. Demek ki bu meur kuvvetin herhangi bir
alemde yaayabilmesi onun o alemin maddeleriyle ayarlanm bir vastaya malik imlasna vabestedir
(baldr) ki biz bunu dnyamzda beden eklinde gryoruz. u halde insann hakiki ahsiyeti ruhla
devaml mnasebet halinde bulunan maddi vastalar zerinde zahir olur ve insann dnyamzda lmle
sona eren varl bu meur kuvvetin maddi tezahrnden baka bir ey deildir; lm ise ilerde daha
tafsilatl yazlaca gibi bu tezahrn dnyamzdan kaybolup baka bir alemde baka maddeler
vastasyla devam etmeye balamasnn tabii bir ifadesidir.

2- nsan hakkndaki bilgi

nsan nedir?.. Belki zerinde en az ilenmi olan mevzulardan biri de budur. (1) nsan denince hemen
onun d grn ile fizikoimik varl gelir. Fakat bu mulak varln mutat ve gayr mutat
tezahrlerini hususi usullerle inceledike bu grn sathi olduu derhal anlalr. Biz insan henz
tanmyoruz. Bugnk akademik aratrma yollar insan ancak be his iinde tanmaya imkan verir,
onun harile olan mnasebetleri de asabi ve adali cihazlarnn dar imkanlar nispetinde mtalaa olunur.
Ruh ve Kinat



7
(1) nsan varl zerinde byle tek tarafl alldka onun mukadderatna nfuz etmek hibir
vakit mmkn olmayacaktr.

Bugn fazla hzla ilerleyen insan hakkndaki analitik bilgilerin oaltmasyla insann tetkiki tamamlanm
olmaz. Bunun iin ayn zamanda sentetik bir mtalaa lazmdr. nsan uzviyetinin her ksm zerinde ayr
ayr morfolojik ve fizyolojik incelemeler yaplyor, fakat bizi byk bir illete doru gtrecek olan insan
varl hakkndaki bu dank bilgileri toplamak ve bu varln kymetini gittike ykselen ve bize gre
sonsuzlaan maddi hallerin hususiyetleri muvacehesinde takdir etmek faaliyeti zerinde durulmuyor. Bu
da madde hakkndaki bilginin henz kifayetsizliinden ileri gelmektedir.

nsan ilminin muhtelif bahislerine ait tetkik usulleri bazen birbirine uymaz; bu, ilim hayatndaki
sonsuzluun ve bilhassa maddi sonsuzluun ok tabii bir neticesidir. Bu hakikati kabul etmeyip daima
tek tarafl bir grle ilmi monopolize etmek isteyenler maalesef ok vardr. Fakat resmi otoriteleri ne
derecede bulunursa bulunsun, bunlarn insan bilgisi hakkndaki szleri, szlerin ne en
sonuncusu, ne de en mkemmeli olmayacaktr. Bu bylece kabul edilmedike ilim hayatnda
insan bilgisini geriletici mcadeleler eksik olmayacaktr. Mesela, gnn birinde bir alim kar, bu
zat dahiyane bir bulula insandan bir takm seyyalalerin ktn ve bunlardan tedavi sanatnda byk
faydalar grlebileceini syler (47), dierleri bu yolda baz tetkikat yaptktan sonra doru neticeler elde
ederler ve onu tasdik ederler (2); fakat bu aratrclar bu sahada henz emeklerken bu ilerle hi
uramam olan ve uramak da istemeyen dier birisi kar, belki de o, bir niversitede krs
sahibidir; fakat bu sahadaki cehlini hi nazar itibara almadan bu zat, srf resmi salahiyetine
dayanarak evvelki aratrclara gelii gzel hcum eder. Ve ne bahasna olursa olsun bu krs
sahibine inanmaya karar vermi olan bir sr insan da evvelki zavall aratrclar hrpalamaya
balar (47, 62). Asl esef olunacak ey buna benzer hallerin ilim tarihinde yzlerce defa tekerrr etmi
olmasdr.

Bir insan bedeninin muhtelif ksmlar arasnda nasl sk mnasebetler varsa bu beden dnda ruhun
kulland btn maddi vastalar arasnda da ylece sk mnasebetler vardr. Bu bakmdan insan ilmi,
ne insan bedeninin yalnz bir ksmna ait hadiselerin mtalaasyla ne de saf bir materyalist veya
spiritalist ekoln talimatyla tam olarak yaplamaz.

Umumi grle insan iki cepheden mtalaa etmek lazm gelir: Bunlardan birisi mahsusat alemimize
giren fizikoimik maddeler arasndaki, dieri de mahsusat alemimizin dnda kalan maddeler
vastasyla olan tezahrleri ile olan cephelerdir; ve unutmamaldr ki bunlar birbirine bal, birbirini
tamamlayc eylerdir. Onun iindir ki biz birinci yolda yryen ademci materyalizmay ve ikinci yolda
yryen ispirtalizmay tek bana altklar mddete verimli bir yol olarak kabul edemiyoruz. Geri
bugn maddi insan hakkndaki tetkikler akademik ilimler sayesinde epeyce ilerlemitir; fakat insann
yksek maddi alemlerle olan mnasebetleri hakkndaki bilgiler maalesef inkiaf edememitir.

nsanlarn kanaatlerine kar gelen her fikre itimatszlk ve hatta husumet gstermeleri tabii bir
meyildir; fakat insan bilgisinin umul geniledike bu kt temayl de ortadan kalkacaktr.
Nitekim bugn insan varln, melekelerini ve kudretlerini mmkn olan her yolda aratrmak
teebbsne, ciddi birok alimler girimi bulunmaktadrlar (4,5,6).

Akademik ilim yollarnda kullanlan usuller be hissin taalluk ettii llerden kymetini alr. Halbuki
insann yle yksek tezahrleri vardr ki bu llerden hi birisi onlara tatbik edemez. Sevgiyi, kini,
intikam hissini, korkuyu, irade ve imajinasyon melekelerini fizikoimik llerle tesbit etmeye imkan
yoktur. Bundan baka bu tezahrler bakalar zerinde istediimiz zaman istediimiz gibi de husule
getirilemez (7).

Ruh ve Kinat



8
3- nsan bilgisinin mtalaasnda yeni usullere ihtiya vardr.

nsann mmkn olduu kadar mkemmel mtalaasn yapabilmek iin bugnk laboratuar
vastalarndan daha mdil ve bilhassa bir takm yeni usul ve vastalara ihtiya vardr. Vcudumuzda
birbirini taviz eden yle kark hadiseler geiyor ki bunlar yalnz fizikoimik usullerle takdir ve izah
etmeye imkan yoktur. Bozulan bir bbrein, cierin, hatta bir dima nescinin vazifesini salim olan
ksmlar telafi etmeye urayor. lk nazarda fizikoimik kanunlarla izah mmkn grnen bu
hadiselerin derinletike hakiki illetleri daha esrarengiz bir hal alyor. Esasen fizyolojide , animist ve
vitalistlerle fizikoimistler arasndaki mcadelenin balca sebebi de, elde bulunan vastalarn bu
muammay zmeye kafi gelmemesinden domaktadr. Haddizatnda fizyolojide, biyolojide fizikoimik
kanunlarn dnda cereyan edecek hibir hadisenin mevcudiyeti tasavvur edilemez. Fakat
unutulmamaldr ki bu kanunlar ancak ruhun, dnyamza ait mutavasst maddeler zerindeki maddi
tezahrlerine amildir. Halbuki ruhun dnyamzda baz hususi usullerle sezdiimiz yksek maddeleri
alakalandran birtakm tezahrleri daha vardr ve bunlar phesiz henz mahiyetlerini bilmediimiz
tabiat kanunlaryla idare olunurlar. Tabiat kanunlar yalnz fizik ve kimya kitaplarnda yazlm
olanlardan ibaret deildir ve elimizdeki vastalarla btn bunlar mtalaa etmek mmkn olamaz.
Uzaklara gitmeye hacet yok; cazibei umumiye nedir? Herkesin tezahrlerini tabii grd bu kuvvetin
mahiyetini hangi alim kati olarak izah edebilmitir? Hibir kimse bunu el ile tutulur bir halde ortaya
koyamam ve onun eya zerindeki tezahrlerini tetkik etmekten ileri gidememitir. nsanda yle
yksek tezahrler ve ondan daha yksek yle ruhi haller vardr ki umumi cazibe bunlarn yannda ok
kaba ve maddi kalr. u halde insan bilgisini tamamlayacak olan yksek ruhi bahislerin mtalaasn
yaparken fizikoimik konsepsiyonun fevkine km olmak lazmdr. Bilhassa akl hastalklar
tababetinde bu yoldan inkilaba byk bir ihtiya vardr.
Acaba bu yeni tetkik usulleri hangi esaslara dayanabilir?.. Tabiatta bir alaka (affinit) kanunu vardr.
Her cismin dier baz cisimlerle, her hadisenin dier baz hadiselerle azok farkl bir alakas vardr;
veya yoktur. Bu alaka i ve d artlarla deiir. Mesela O2 nin H ile fazla alakas vardr. Fakat bu kadar
iddetli bir alakann tezahr hararet gibi bir amilin yardm ile vukua gelir ki bu da d artlardan birini
tekil eder. Eer bu hararet art insanlarca mehul kalm olsayd onlar bu iki cismin birbirine kar
olan alakasn tecrbe ile mtalaa edemezlerdi. Bunun gibi kanda bulunan hemoglobin maddesinin
hem oksijen hem de karbon oksidine kar birbirinden farkl alakas vardr. Bu yzden havadaki
oksijene nispetle pek az bir miktarda bulunan karbon oksidi bir insan zehirleyip ldrebilir.


RUH VE KANAT
(3)


4- nsan bilgisinin mtalaasnda yeni yntemlere ihtiya vardr.


nsann mmkn olduu kadar mkemmel incelemesini yapabilmek iin bugnk laboratuar
vastalarndan daha karmak ve zellikle bir takm yeni yntem ve aralara ihtiya vardr.
Vcudumuzda birbirini taviz eden (bir eyin yerine baka bir ey veren; dnleyen) yle kark
hadiseler (olaylar/olgular) geiyor ki bunlar yalnz fizikokimyasal yntemlerle takdir ve aklamaya
imkan yoktur. Bozulan bir bbrein, cierin, hatta bir dima nescinin (beyin dokusunun) vazifesini,
salim (salam, salkl ) olan ksmlar telafi etmeye urayor. lk bakta fizikokimyasal yasalarla
aklanmas mmkn grnen bu hadiselerin (olaylar/olgularn) derinletike hakiki nedenleri daha
esrarengiz bir hal alyor. Esasen fizyolojide , animist ve vitalistlerle fizikoimistler arasndaki
mcadelenin balca sebebi de, elde bulunan vastalarn bu muammay (srr/bilmeceyi) zmeye
yeterli gelmemesinden domaktadr. Aslnda fizyolojide, biyolojide fizikokimyasal yasalarn dnda
Ruh ve Kinat



9
cereyan edecek hi bir hadisenin (olaylar/olgularn) mevcudiyeti (varl) tasavvur edilemez
(dnlemez, tasarlanamaz). Fakat unutulmamaldr ki bu yasalar ancak ruhun, dnyamza ait
mutavasst (arac olan; vasta olan) maddeler zerindeki maddi tezahrlerini kapsar. Halbuki ruhun
dnyamzda baz hususi zel yntemlerle sezdiimiz yksek maddeleri ilgilendiren bir takm tezahrleri
daha vardr ve bunlar phesiz henz mahiyetlerini (iyzn; asln esasn; niteliklerini) bilmediimiz
doa yasalaryla idare olunurlar. Doa yasalar yalnz fizik ve kimya kitaplarnda yazlm olanlardan
ibaret deildir ve elimizdeki aralarla btn bunlar incelemek mmkn olamaz. Uzaklara gitmeye gerek
yok; cazibei umumiye (genel ekim) nedir? Herkesin tezahrlerini doal grd bu kuvvetin (gcn)
niteliini, iyzn hangi alim (bilgin) kesin olarak izah edebilmitir (aklayabilmitir). Hibir kimse
bunu elle tutulur bir halde ortaya koyamam ve onun eya zerindeki tezahrlerini incelemekten ileri
gidememitir. nsanda yle yksek hayati (hayata dair) tezahrler ve ondan daha yksek yle
ruhsal haller vardr ki umumi cazibe (genel ekim) bunlarn yannda ok kaba ve maddi kalr. u
halde insan bilgisini tamamlayacak olan yksek ruhsal konularn incelemesini yaparken fizikokimyasal
konsepsiyonun stne km olmak gerekir. zellikle akl hastalklar hekimliinde bu yoldan devrime,
dnme byk bir ihtiya vardr.

Acaba bu yeni inceleme yntemleri hangi esaslara dayanabilir?.. Doada bir alaka (affinit) yasa
vardr. Her cismin dier baz hadiselerle (olaylarla) az ok farkl bir alakas vardr; veya yoktur. Bu alaka
bir takm i ve d artlarla deiir. Mesela O2 nin H ile fazla alakas vardr. Fakat bu kadar iddetli bir
alakann tezahr, scaklk gibi bir etmenin yardm ile oluur ki bu da d artlardan birini oluturur.
Eer bu scaklk art insanlarca mehul kalm (bilinmemi, renilmemi) olsayd onlar bu iki cismin
birbirlerine kar olan alakasn deneyerek inceleyemezlerdi. Bunun gibi kanda bulunan hemoglobin
maddesinin hem oksijen hem de karbon oksidine kar birbirinden farkl alakas vardr. Bu yzden
havadaki oksijene gre pek az bir miktarda bulunan karbon oksidi bir insan zehirleyip ldrebilir.
nk bu gaz, kann hemoglobinine oksijenden daha atr. 1841 de yaplan tecrbelerde 1/10.000
nispetinde karbon oksidini ihtiva eden (ieren) bir hava iinde 96 gn braklan tavanlarn
Hemoglobinleri muayene edilmi ve bunlarn 10/100 nun bu zehir tarafndan tutularak hayvanlarn
yava yava zehirlendii grlmtr.
Bir odada ayr ayr duran iki piyanodan biri alnrken dierinin de alakadar tellerinin titretii fizike
bilinen olaylardandr. lmin her dalnda eitli isimlerle anlan ve hepsi de ayn kanunun eitli
tezahrlerinde ibaret bulunan rnekler oktur. Elektrik tezahrlerini grmek iin tahtadan veya
kauuktan yaplm aletler kullanlmaz. Byle maddeleri, bilakis, elektrik tezahrlerini grmek
istemediimiz yerlerde kullanrz. Keza birisinin fotografn ekerken kimyasal maddeler karsnda
gerekli olan n etkisini ayarlamaya alrz. Hadiselerin incelenip irdelenmesi iin btn bu artlar
gz nnde tutmak zorunludur. Bu zorunluluu takdir edemeyen kimselere cahil deriz. Demek ki ilmin
aratrma yollarnda tabi olacamz baz artlar ve bu artlara uygun aralar vardr ve ilim yapacak
insann bunlar bilmesi gereklidir. nsan ruhunun yksek seyyal maddeler zerindeki etkilerini
incelerken bu alaka yasasnn dnda kalamayz. Fakat buradaki alaka, maddelerin ykseklii
derecesinde aprak, g anlalr (mulak) ve incedir. Bu noktay ihmal ederek yalnz monoton
laboratuar yry ile bu bahse yanamak isteyen baz alimlerin baarszln doal grmek gerekir.
nsan yalnz bir tek maddeden veya bir grup maddelerden veya malum birka fizikokimyasal hallerdeki
madde gruplarndan ibaret deildir. Her eyden nce bu hakikati kabul etmek gerekir. nsan birok
maddelerden olumutur. Bu maddelerin bir ksm kitaplarmza girmitir. Fakat sonsuz olan mtebaki
(kalan, artan) ksmlar bu kitaplara smaz.

Doadaki olaqylarn yalnz kat, sv ve gaz hallerinden ibaret bulunduuna bugn bir okul rencisi bile
inanmaz. Modern fizik, eskisinin kuvvet (g) veya maddenin atribs diye tantt bir ok etmenlerin,
sebeplerin birer madde olduunu sylyor. Ik da bu miyandadr (aradadr) (9)(*). Bununla beraber
eldeki btn mikrometrik yntemlerle bile madde olarak takdir etmek kudretine insanlk henz
Ruh ve Kinat



10
sahip bulunmuyor. Demek ki bunda da baarl olmak iin gerekli olan artlar renmek ve tecrbe
aralarn hazrlamak gereklidir.

nsan varl, en kaba fizikokimyasal maddelerden, bilemediimiz en ince maddelere kadar uzanp
giden saysz maddeler kompleksinden olumutur. Bu kompleksin zlmesi kolay ve hatta mmkn
olmayacaktr. Morfolojik, biyolojik ve hatta psikolojik bilgilerimiz bu kompleksin henz dnda
dolamaktadr. Ve ancak aralarmzn gelimesi derecesinde ona nfuz etmek mmkn olabilecektir.
Kalbin kaba vurularn lmeye yeterli gelen sfigmograf aleti bu nazik organn elektrik deiim;
dnmlerini bize gsteremez. Hekimlikte ok faydal bilgileri bize veren bu deiiklikler, daha ince ve
hassas bir aletle belirlenebilir. Nitekim elektrokardiyograf dediimiz bu aletin kefinden sonra kalp
hastalklar konusunda nemli ilerlemeler olmutur. Fakat bu trden bir aletin dahi tespit edemeyecei
kadar seyyal olan dier maddi hadiseler organizmada vardr. Denilebilir ki, insan, dnyamzn hemen
hemen en seyyal maddelerini kendisinde toplamtr. Bu maddeleri ve onlar zerinde tezahr eden ruhi
tesirleri (etkileri) inceleyebilmek iin onlarla alakas olan inceleme aralarna mracaattan baka are
yoktur. Bu da ancak ayn ayardaki maddeleri kullanmakla mmkn olur. u halde hayat inceleme
yntemleri, insan ilminin gelecekte en emin (gvenilir) tetkik (inceleme) vastalar arasna girmi
olacaktr.

4- nsan lminin nceleme Vastalar

nsan bedeninin morfolojik ve biyolojik yntem ve vastalarla incelenmesi mmkndr. Fakat ruhun
yksek maddeler zerindeki tesirlerini incelemeye bu kaba vastalar yeterli gelmez. Bunun iin vital
yntem ve vastalara ihtiya vardr. Zaten birok biyolojik olaylarn incelenmesinde de bu vastalara
mracaat ediyoruz. Mesela eritrositlerdeki agltinogen maddesiyle kan seromundaki agltinin
maddesinin alaka ve mnasebetlerine gre aldmz sonulardan doada bir ok faydalar gryoruz.
Tpta, biyolojide ve hatta adl ilerde kullanlan bu yntem hayati bir taamldr. nsan seromunda
agltinin maddesinin bulunup bulunmadn meydana karacak kimyasal bir reaktif bugn elimizde
yoktur. Bunu, eritrositler zerindeki etki ekillerine gre belirliyoruz.

Keza hcrenin esas olan protein maddesi cinse, ahsa, dokuya ve hatta dokunun canl veya cansz
olduuna gre deiir. Bunlarn trlerinin okluu hakknda Huguneuq unlar sylyor: Bunlarn says
btn adetlerin stndedir; burada bir adet kullanmak istersek 50 ve hatta 100 k yl ile birbirinden
uzaklam olan yldzlar aras mesafenin kilometre says kadar byk adetler bulmamz gerekir. (11).
Bununla beraber milyarlar ve milyarlar bulan bu kadar albmin eitlerini kimyasal vastalarla
birbirinden ayrmak mmkn olmuyor. nk btn bunlar kimyasal reaktifler karsnda birbirine
benzemektedirler. Bununla beraber organizma ve dokular bunlarn kendileriyle alakadar olan
ksmlarn byk bir hassasiyetle ayrt eder. Bir albmin trnn hangi bedene ait olduu bu suretle
anlalr. Bunun ticarette ve tpta geni tatbik sahalar vardr. Mesela, organizma baz mikroplarn
faaliyetine kar birtakm savunma cisimleri hazrlar. Bu maddeleri kimyasal reaktiflerle ayramayz.
Fakat mikroplarn kendilerine kar hazrlanm olan bu spesifik cisimleri ieren kan svs iinde derhal
harap olmaya yz tuttuklarn grrz. Halbuki mikroplar, baka bir mikroba kar meydana gelmi olan
cisimleri ieren kan svsndan etkilenmezler. Demek ki kimyasal olarak var olduklarndan haberdar
olamadmz bu maddelerin trlerini mikrop bedenleri byk bir hassasiyetle ayrt etmektedir. (12).
Keza, gebe kadnlarn idrarnda hayati bir takm cevherler vardr ki bunlar kaba laboratuar vastalaryla
meydana karlamaz. Fakat bu idrar dii farelerin bendine rnga ettiimiz zaman onlarn
yumurtalklarnda bir takm anatomiye zg dnmlerin, deiimlerin ortaya ktn grrz. Halbuki
normal bir kadnn idrar bu deiiklikleri yapmaz. Bu yntem tpta bir tehis vastas olarak kullanlr.
(Acsheim-zondek). Bunun gibi, bir insana rasgele bir albmin maddesi rnga edilse insanda bu
albmine kar mhim bir reaksiyon grlmez. Halbuki ayn adama bir mddet sonra ayn madde
rnga edilirse organizma, hatta hayat tehlikeye koyabilecek, iddetli bir reaksiyon gsterir (Alerji).
Ruh ve Kinat



11

Grlyor ki btn bu ilerde kullandmz vastalar cansz fizik ve kimya vastalar deil, organik
birtakm maddelerdir. Halbuki insan hayatnda dier yle yksek tezahrler vardr ki yukardaki biyolojik
hadiseler bunlarn yannda kaba kalr. Onun iindir ki bu sonunculara hatal olarak ruhi tezahrler
demilerdir. nsan faaliyetinde her ey ruhidir ve her ey maddidir. Hadiselerde grlen uur ruhtan
gelir, fakat onlarn mihanikiyetleri (makine gibi, otomatik olular) maddeler yolu ile olur. Hazm ve
agltinasyon hadiseleri nasl maddi bir mihanikiyetle meydana geliyorsa, telepati, telekinezi ve
somnamblizma hadiseleri de ylece maddelerin yardmyla olur. Aradaki fark, maddelerin seyyallik
derecesinden doan mulaklk ve inceliktedir. Hazm ve nefes alma fiillerini incelemeye yarayan
vastalar insann daha yksek tezahrlerini incelemeye nasl yaramazsa bunlar iin kullanlan allm
biyolojik taamller de metapsiik hadiselerin tetkikinde ylece ie yaramaz. Mesela her cisimden (13)
ve bilhassa hayat sahibi olan varlklardan (14) hasl olan (kan) nm insanda da mevcuttur. (15). Bu
emanasyonlar, henz hibir ilmin laykyla mahiyetini (iyzn, niteliini) inceleyemedii maddi bir
komplekstir. Bunun iin scaklk, elektrikiyet, mknatsyet, k ve renk gibi adi fizik alanlarla dier vital
etkenler vardr. Acaba bu yksek vital etkenlerin zellikleri nedir? phesiz bu zellikleri baskl, bisturi
ve mikroskop nevinden kaba fizik aletlerle tespit etmek mmkn olmayacaktr. nk bunlarn hi birisi
bu emenasyonlar karsnda bir varlk gsteremez. Bu emanasyonlardan etkilenen en iyi alet sinir
sistemidir. Sansitif denilen insanlar bu etkenle karlanca sbjektif ve objektif bir takm tezahrler
gsterirler. Mesela, emanasyonlarn tatbik tarzna gre serinlik, lklk, ferahlama ve sknt hisleri
duyacaklar gibi, adalelerde de gerilmeler, gevemeler, uyumalar ve seyrimeler grlebilir. (2, 14). te
tezahrlerin bu ekillerine gre biz bu emanasyonlarn niteliklerini, iyzn anlamaya alrz.

Dier bir misali ele alalm: Btn maddelerde olduu gibi insan bedeninde de materyalizasyon hadisesi
meydana gelebilir. Bu ifade esas itibariyle yanl olmakla beraber gzle grlr alemimizin grnmeyen
alemimize nisbeti bakmndan dorudur. Baz artlar altnda maddeler kendilerini bize
hissettiremeyecek derecede die olurlar ve tekrar baka bir yerde kondanse olarak bizim iin takdir
edilemez bir hale girebilirler. imdilik fizikokimyasal hibir vasta ile meydana getiremediimiz bu halin
Medyom denilen baz insan bedenleri vastasyla yaplabileceini deneyler gstermitir. (6, 27). Burada
bu medyomlara mutlaka gerek vardr ve elimizde bir elektrokardiyoraf aleti olmaynca kalbin elektrik
deiimlerini incelemek imkann nasl bulamazsak bu hadiseyi de medyomsuz ylece inceleyemeyiz.

lmi bir hadisenin mtalaasnda (incelenmesinde) yalnz aletin mevcudiyeti de yeterli deildir. Ayn
zamanda onu kullanmaya yarayacak artlar ve bilgiyi de sahip olmak gerekir. Bu hakikatin her zaman
uygulanamam olmas yznden zellikle metapsiik ilimler tarihinde birok acaip hikayelerle dolu
sayfalar vardr (3, 17). Mesela gelip geici bir merak gdsyle rasgele yaplvermi bir iki kaprisli
tecrbeden sonra metapsiik bir fenomen hakknda verilmi mspet veya menfi hkmler bu
miyandadr. Kompleks hayata dair glerin bir dinamosu halinde bulunan insan, laboratuar aleti gibi
kullanmak yetkisini bir aratrcnn kendinde grebilmesi iin onu kullanmaya layk bir konuma girmesi,
yani tecrbe artlar hakknda geni bir bilgi ve kavray sahibi olmas gerekir. Bir insan trans veya
somnambl haline sokmak, adrenalin provakasyonu yaparak malarya parazitlerini akar kana
gndermekten veya reconstruction tecrbesi ile kalpteki gemi marazi uyumsuzlulkar
canlandrmaktan daha az ince bir eylem, ilem deildir.

(*) Rakamlar, yararlanlan eserleri gstermektedir.


RUH VE KANAT
(4)


Ruh ve Kinat



12
5- lim ve Gzle Grnmeyen Alem

Gzle grlr alemiyle megul olan ilim ancak vastalarnn imkanna gre geliebilmitir. Bu vastalarn
imdikinden daha ilkel bulunduu devirlerde ilim de yava yrmekteydi. Aratrma yollarnda mikro ve
makrometrik yntemler tekaml ettike bu yryler hzland. XIX ve XX ci yzyllarda ba dndrc
bir hz kazand. Bu yzden bir ok yeni feni ilmi hakikatler meydana kt. Fizikte, kimyada, tabiat ve
biyoloji ilimlerinde daha geni gr imkanlar peyda oldu. Eski klasik konsepsiyonlarn dar emberleri
gevedi. Fizikte nceleri, her olay mutlak ve kesin grlrd. Bugn en kesin fizik yasalar hakknda
bile mutlak hkmler verilemiyor. Yeni gre gre olaylarn oluu bir takm bildiimiz veya
bilmediimiz artlara baldr. nceleri havada braklan bir cismin mutlaka yere dmesi gerekecei
sylenirdi; bunun yukarya da debilecei hakknda hibir fikir ileri srlemezdi. Fakat bugn ilimde
imkan alan ok genilemitir. Havada braklan bir cismin gk yzne de decei sylenebilir. Onun
gk yzne dmesinin tarafmzdan doal ve mmkn grlmemesi btn olaylara ait artlar
bilmemekliimizden ileri gelmektedir. Demek ki bugn yeni bir olay, olgu karsnda kalan bir ilim
adamnn tolerans ncekilerle llemiyecek kadar artmtr.

Ve artk herkes inanmtr ki mikrobik bir hastalk etkeninin mikroskopik canl varlklardan ileri geldiini
kabul edemeyen bir obann hareketiyle, esasl bir tetkik yapmadan metapsiik yksek aratrma
konularnda apriori hkmler veren yar aydn bir adamn hareketi arasnda fark yoktur.

ok mahdut snrl idrak vastas olan duyularn dar imkanlar iinde kalarak kainatn btn
olaylar hakknda mutlak hkmler verenler vardr. Fakat: (Ben bisturimin ucuna ruh denilen bir
eyin takldn asla grmedim.) diyen kimselerin bu inan tarzn deitirmeye uramak gereksizdir.
Bizim muhataplarmz Carrelin ifadesiyle ilim amelesi (iisi) olmayan serbest dnceli tarafsz
aratrclardr.

Eer gzle grnmeyen alem varsa bu esasen bizim duygumuz dnda kalm bir alem
olacaktr. Bu aleme, ancak, yolunda almak artyla girmek mmkn olur. Ve bu yolda yalnz
duygularmz ve maddi vastalarmz yeterli gelmez. Onlarn eksiini tamamlayacak dier melekelerimizi
de kullanmak zorundayz ki bunun banda tahayyl gelir.

Tahayylsz ilim olmaz. Demek ki tahayyl ilimde en esasl bir gelime etkenidir. Unutulmasn ki
Atom hakknda bugnk deneysel bilgilere tekaddm eden bir atom varsaym nceden vard. Eskilerin
srf imajinatif faaliyetleriyle yaatlm olan bu kavram bugnk atom kuramlarna yol amtr. lim
tarihinde grlr ki ok defa vastaszlk yznden, ilimde, duran yry tahayyl canlandrm ve bu
ekilde gzle grlr alemimizin gittike genilemesine yardm etmitir.

Snrl olan gzle grlr alemimizin varlklar karsnda grnmeyen alemin sonu yoktur.
Esasen bu bakmdan ilmin de sonu olmayacaktr. Bu sonsuzluk iinde hangi noktadan balarsak
balayalm tahayylmz ancak mahedeleri (gzlem) yakalayacak ve gzlemler de Tahayylmz
geniletmek suretiyle grnmeyen alemimizde birka adm daha ileri gitmemize yarayabilecektir.

En ilkel gzlemler; tahayyln yardm ile byk realitelere yol aar. Newton, kafasna den bir elma
olayndan sonra fizikin en nenli konusunu oluturan dnya ekimi yasalarn bulmutur. [1]

Kainat byk bir laboratuvardr. Orada geen sonsuz olaylara nfuz ettike insann i grme
liyakati artar. Bu liyakat birdenbire artmaz ve insann grnmeyen alemi birdenbire gzle grlr
alemine dnvermez. Bu alanda adm adm yrmek, birok cehitler (stn gayret, zorlu ura)
gstermek ve deneyimler geirmek gerekir. Kainatta her hayat sahibi varlk aratrcdr. Onun
dnyalardan dnyalara geerek meydana gelen gnn nedeni de budur. Ve bu aratrmann sonu
Ruh ve Kinat



13
gelmeyecektir. nsan, ta devrindeki dar gzle grlr alemini Radyumun Alfa ve Beta nlarndan
bahseden zamanmzn geni konsepsiyonlarna eritirebildii gibi daha kim bilir hangi dnce ve
duygu doruklarna da ulatrabilecektir.


[1] Tahayyl bahsine () baknz.



KNC BAHS

MADDE VE UUR

1- Materyalizm) ve Spiritalizm meselesi


Materyalizm ve spiritalizm meselesi diye asrlardan beri srklenip giden dava ve bundan doan
ayrlk, madde hakkndaki bilgimizin eksikliinden ileri gelmitir.

Bir taraf yle iddia ediyor: Kainattaki btn olaylar maddelerin ayrc nitelii (attribut) olan bir takm
glerin tesiriyle (etkisiyle) meydana gelmektedir. Maddenin dnda ondan ayr hibir g yoktur. Btn
olaylar maddelerin olularndan doan yasalarla cereyan eder. Burada ne idare eden vardr, ne de
idare olunan. Kainatta mevcut olan ey sadece tesadfi olarak ebediyet iinde birbiriyle kaynam
maddi olaylarn gerektirdikleri zincirleme bir takm tezahrlerden ibarettir (22).

Dier tarafn da iddias udur: Kainatta maddeden ayr ve bamsz bir g vardr ki buna ruh derler.
Ruh, maddeyi idare eder. Maddeler atldr, ruh uurludur.

Zannediyoruz ki bu dncelerin ikisi de dorudur. Fakat ikisi de noksandr. Maddenin
incelenmesinde ilerledike bu szmze hak vermek kolaylar.

Yokluku materyalizmin sz konusu ettii maddeler, yakn zamana kadar maddenin ancak kat, sv ve
gaz hallerine zg ksmlar idi. Maddeciler materyalizmin ilmi yzn savunurken bu hallerdeki
maddeleri ileri sryorlard. Fakat son yllardak gelimeler bu savunma silahlarn eskitti. zellikle gazn
stndeki maddi hallerin kefi, yokluku materyalist dnceyi altst etti. Ve btn olaylarn, yalnz
haldeki maddelere bal olamayacan gsterdi. Eer Buchner veya Moleschott sa olup da bugn
kitap yazsalard artk haldeki maddelerin dnda hibir varlk yoktur. gibi bir iddiada
bulunamazlard. Kainatn btn olaylarn ve tezahrlerini maddi niteliklerin imkanlaryla mutlak bir
ekilde snrlamaya kalkmadan nce madde hakknda mkemmel bir bilgiye sahip olmak ve
maddenin snrlarn kesin olarak yetkiye dayanak izmi bulunmak gerekir. Acaba insanolunda bu
bilgi ve yetki var mdr?..

Bugne kadar maddi bilgiler yolunda katettiimiz mesafe hi deerindedir. Herhangi ilmi bir konuda bir
iki adm attktan sonra, nce almaz gibi olan bir duvarn nmze dikildiini gryoruz. Biraz
altktan sonra bu duvar ayoruz ve bunu grnce ilk hamlede yolun sonunu bulmuuz, btn
mehulleri (bilinmezleri) halletmiiz zannediyoruz. Bu hal bizi birbirini takip eden gurur dalgalar iinde
yuvarlyor. O kadar ki bazen miskince aczimizi unutarak kendimizi uluhiyet derecelerinde yksek
grmeye balyoruz. Fakat bu hal az devam ediyor, nk birka adm daha atar atmaz ncekinden
daha almaz grnen dier bir duvara bamz arpnca gzmz alyor ve o zaman aczimiz ve
Ruh ve Kinat



14
cahilliimiz btn plakl ile karmza dikiliyor. te bu hal tekaml yolundaki ezeli ve ebedi
yrymzde devam edegelen bir hikayedir.

Dier taraftan btn maddi kymetleri inkar eden ve kelimenin tam manasyla maddeten soyut bir varl
kainatmzda kabul eden saf ruhuluk taraftarlarnn da doru yolda yrdklerine inanm deiliz.
Bizim iinde bulunduumuz kainat fikri, madde fikrinden asla ayrlmaz. lerideki konular okunduka bu
szn hakiki manas daha iyi belirecektir.

uurlu bir gcn madde zerindeki etkisini kabul etmeksizin doa olaylarnn mtalaas ne
kadar eksik kalrsa, bunun tersine olarak maddeler zerindeki tezahrlerinden ayr kalm, gayri
maddi varlklarn mtalaas da o kadar noksan ve hatta manasz kalr.

O halde ruhun etki edicilik kudretiyle maddelerin etki alma kabiliyetlerinin birlemesinden
doan insan ve kainat, nce maddelerin iyice incelenmesiyle, sonra da ruhlarn onlar zerinde
tezahr eden etki edicilik kudretlerinin incelenip aratrlmasyla yava yava anlalabilir. Halbuki
bugnk manasyla ne yokluku materyalist okul salikleri (Salik: bir yol takip eden; bir tarikate girmi
bulunan) , ne de saf ruhuluk taraftarlar, insan ve kainat bize az ok anlatabilmeye yarayacak olan bu
gerekli eylere sahip deildir.

Materyalizm ve spiritalizm davas hakknda imdilik syleyeceimiz sz bu kadardr. Baz dier
konularn ele alnp incelenmesinden sonra bu husustaki fikirlerimizi tamamlam olacaz.

2- Maddi tezahrlerin taksimi

ncelemeyi, dnmeyi kolaylatrmak iin maddelerin tezahrlerini iki byk grup altnda toplayabiliriz.
Bunlardan biri maddenin ktlesel byklne aittir. Bunlar, idrakimiz karsnda en byk ve en kk
sonsuzlukta kendilerini gsteren maddelerdir. Bunlarn igal ettii alemlere makrometrik ve mikrometrik
alemler diyebiliriz. kisi de maddenin eitli hallerdeki tezahrleridir.

Bunlar ayr ayr ele alp incelemeye baladmz zaman bir an gelir ki kendimizi doada kaybolmu
grrz. Hatta ilk hamlede byk bir hayret ve dehet iinde kalrz. Bu hal bizim kainattaki geriliimizin
sembolik bir ifadesidir. Bununla beraber cesaretimizi kaybetmeden ve bilhassa acele etmeden bu
alanda yrmeye devam etmek mukadderatmzn dnyadaki icaplarnn bir zaruretidir.

Biz, gcmzn yettii kadar, ve phesiz ok yzeysel ve ksa bir ekilde, bu alanda biraz dolamak
istiyoruz.


RUH VE KANAT
(5)

A Makrometrik Alem

Bu alemin maddeleri hakknda bize en iyi fikri veren astronomidir. O halde nce astronomik bir
gezinti yapmakla ie balayalm:

Gkyzne bamz evirip baktmz zaman orada says belli olmayan birok parlak noktacklar
grrz. Bir ocuk safiyeti ve bak karsnda bunlar gkyzne parlak kum tanecikleri gibi
serpilivermi eylerdir. Fakat bunlarn iinde, iki tanesi, bykl ve parlakl ile dierlerinden ayrlr:
Birisi gnetir; o, bizi adeta yakacak, gzlerimizi kamatracak kadar parlaktr. Gne, gkyzmzn
Ruh ve Kinat



15
hakimidir. O knca dier yldzlarn hepsi sner. te basit bir insan grnden doan bu realite
asrlardan beri birok insanlar arasnda hkm srmtr. Halbuki hakikat bambakadr. Gkyznde
ancak bycek bir portakal kadar kk grnen gkyzmzn bu marur gnei, hakikatte aklmzn
alamayaca kadar byktr. Yani bizim dnyamz kadar bir milyon yz yirmi alt bin drt yz yetmi
iki tane dnya bir araya gelmelidir ki gnein bykl meydana ksn!.. Bu kyaslamay gzmzn
nnde canlandrabilmek iin bir metre apnda byk bir kre tasavvur edelim; bu, gne olsun. te
bu krenin yannda dnyamz, ap ancak bir santimetre olan bir bilya tanesi kadar kk kalr. (a)

Halbuki dnyamza oranla bu kadar muazzam grnen gne, kainatta bir zerreden ibarettir. Ve biraz
ilerleyince yle devasa ktlelerle karlarz ki onlarn karsnda gneimiz bize gre olan byk
heybetine ramen gkyznn hakimi olmak niteliini derhal kaybeder. Ve o zaman biz, gkyznde
hangi yldzn hakim olduunu bilemez bir hale geliriz. nk gneten daha byk o kadar yldzlar
ve onlardan da daha byk o kadar dier yldzlar vardr ki bunlardan hangisinin en by
olduunu belirlemek mmkn olmaz. Halbuki yeryznde biz onlar gkyznde ara sra grnp
kaybolan ancak birer zerrecik olarak gzleriz. Gerekte bunlarn bykl bamz dndrecek
rakamlara eriir. Says milyonlar bulan ve hakiki miktar belki dnyamzdakilerce ebediyen mehul
kalacak olan bu muazzam gnelerden bir tanesini rnek olarak ele alalm: Bu, Andromede
neblzdr. Bunun bykl gnee oranla olaanstdr. Acaba kck bir nokta halinde ara sra
gzmze arpan bu neblz gkyzmzn marur gneinden ne kadar daha byktr? (4, 23, 148,
149)

Bin defa m, milyon defa m yoksa milyar defa m?.. Hayr, bu neblz gneimizden iki yz otuz iki
trilyar defa daha byktr!.. te insann gzn aacak bir rakam. Fakat bu rakam kulaa ilk arpt
zaman beyinde byk bir sarsnt yapmaz. Ancak onun zerinde biraz durduumuz zaman uurumuzun
bulanmaya baladn duyarz. ki yz otuz iki trilyon kavram aritmetik bir konsepsiyondur ve bu da
bize hibir ey ifade etmez. Bunu jeometrik bir konsepsiyona evirelim: Bunun iin de dnyamzdan bir
buuk milyon defa byk olan bir kreyi dnelim. Bu, yaklak olarak gneimizin bykldr. Bu
muazzam krenin iki yz otuz iki trilyar tanesini bir araya getirirsek bu neblzn bykl hakknda
kabaca bir fikir edinmi oluruz. Fakat iki yz otuz iki trilyar tane gne hacmini bir araya getirmek ne
demektir? Daha dorusu nce bu rakamn manas nedir? Bir insann azami syleme gcn ele alarak
aralksz bir ekilde bir saniyede iki rakam sayabildiini varsayalm; o insann bu artlar altnda
yukardaki rakam sayp bitirebilmesi iin yaklak olarak drt milyon yl saymas gerekir ki bu rakamn
anlam yle bir saniyelik bir zaman iine iki tanesini sdrverdiimiz imek hzyla gelip geici bir
kavram deil, dnyamzdan bir buuk milyon defa daha byk olan bir gne ktlesi kavramdr!
Demek ki bir insann Andomede byklndeki bir hacmi meydana getirebilmesi iin gece gndz
durmadan saniyede ikier tanesini bir araya toplamak artyla gneimiz kadar muazzam hacimleri,
saniyede ikier ikier drt milyon yl bir araya getirmeye almas gerekir. Byle aklmzn
alamayaca rakamlarla ifade edilen bu byklk karsnda bir insann maddi byklnn ne
kymeti kalr? Eer bu neblzn bykln gsteren rakamlar hakknda kafamzda yaklak bir fikir
olutu ise dnyamzn ve zellikle maddi varlmzn kkl hakknda syleyecek hibir szmz
kalmaz.

Bilinen vastalarla insanlar tarafndan grlebilen yldzlar, astronomlarn sylediine gre, (23)
lantikler bir alan iinde toplanmlardr. Bu alana (Voice Lacte) diyorlar. Bir voice lacte iinde
bulunan yldzlarn says yzlerce milyona varr. Voice lacte astronomice belli bir alandr. Bu alann bir
ucundan en uzak dier ucuna kadar olan mesafe 150 200 bin k ylna denktir. Biz aa yukar bu
alann merkezine yakn bir yerde bulunuyoruz. lk bakta byk bir mana ifade etmeyen bu rakam
mukayeseli bir dnceden sonra insan rktecek dehetli bir deer halini alr: Saatte bin kilometre
hzla giden bir uak varsayalm. Bu uan gece gndz durmadan gitmesi artyla voice lactemizin
bir ucundan dier ucuna varabilmesi iin uzayda tam iki yz on ksur milyar yl umas gerekir!.. Fakat
Ruh ve Kinat



16
yine astronomlar diyor ki bu kadar byk bir alan iinde yz milyonlarca yldzdan olumu olan voice
lactemiz gkyznn tek bir varl deildir. Bir ok ekstragalaktik neblzler daha vardr ki bunlar
voice lactemizin dnda kalan sistemlerdir. Ve bunlardan her birinin bykl de hemen hemen
bizim voice lactemizinki kadardr. Yine bunlarn aralarndaki mesafelerin uzunluklar bir voice
lactenin igal ettii alann uzunluuna yakndr. Buna nazaran saatte bin kilometrelik yol kateden
uamzla voice lactemizin bir ucundan dier ucuna iki yz ksur milyar ylda vardktan sonra dier
komu neblzn snrna girebilmek iin uamzn yaklak olarak iki yz ksur milyar yl daha
havada umas gerekecektir. Grlyor ki saatte bin kilometre hzla giden bir uaa binip gece gndz
seyahat etmek artyla voice lactemizin bir ucundan kalkarak dier ucuna vardktan sonra onun
yanndaki bir neblze gitmek ve onu da katetmek iin kere iki yz ksur milyar yl havada
durmadan umamz gerekecektir. Bu dehetli bir mesafedir. Ve bizim en byk hzmz bu mesafe
karsnda sfr hkmnde/deerinde kalr. Fakat i burada durmuyor Yukardaki muazzam rakam
uzayda ancak iki voice lactenin igal ettii alana aittir. Acaba gkyznde ka tane voice lacte
vardr? Byle efsanevi mesafelerle birbirinden ayrlan ve aklmza smayacak kadar byk olan
neblzlerin gerek says, astronomlara gre, insanlarca mehuldr. Ancak son keiflerle varlan
sonulara gre bu neblzlerden bilinenin says, iki milyonu bulmutur!.. Bu hesaba gre ba
dndrc hzla uan bu uamzla astronomik alemimizin bir ucundan dier ucuna hibir zaman
varamayacaz!..

Fakat unutmayalm ki maddi kainatmz bu kadar kk deildir. inden kamadmz bu
hesaplar, kainatmzn ancak bizim bildiimiz ufak ksmna aittir.

Kainatmzn o kadar uzak yerlerine gitmeye gerek yok. Voice lactemiz iinde bulunan yldzlarn
bize en yakn yine bir parseklik mesafeden daha uzaktadr. Ve bu mesafe yaklak olarak k ylna
denktir. Mesela bize en yakn olan komu yldz Proxima Centori bizden 1, 11 parsek uzaktadr ki bu,
yaklak olarak ksur k yl eder. Acaba yukarda sylenen dev gibi mesafeler yannda bize bir
admlk yerde imi gibi yakn grnen bu komu yldza uamzla ka ylda varabiliriz? nceki
mesafeler yannda bunun sz olmaz demeyiniz. nk saatte bin kilometre giden uamzla bu en
yakn komumuza gidebilmek iin gece gndz durmadan umak artyla buuk milyon yl havada
durmamz gerekir!.. Bu yldzdan n bize buuk ylda geldiini dnerek u mtalaay
yrtebiliriz: Eer gzmz keskin olsayd da orada geen olaylar grebilseydik u anda orada
grmekte olduumuz olaylar buuk yl nce olup bitmi olaylara zg kalrd. Yani o yldzdaki
buuk yllk gemi bize gre bir imdi olurdu. Zamann izafiyeti hakknda bu gr de bize bir fikir
verebilir.

imdi bu yldzdan biraz daha uzaktaki dier bir yldz, mesela Kutup yldzn ele alalm. Acaba
uamz bu yldza ka ylda varacaktr.?.. Kutup yldz dnyamzdan krk alt k yl uzaktadr.
Uamzn oraya varabilmesi iin elli milyon yl uarak gitmesi gerekir. Demek ki kutup yldznda
bugn oluan olaylar bize ancak krk alt yl sonra kendilerini gsterir. Mesela orada u anda 46
yanda olan bir insan biz imdi yeni douyormu gibi grrz. Ya yukarda bahsettiim efsanevi
mesafelerdeki yldzlarn bize binlerce asrlarda gelen klar karsnda neler dneceiz?.. Kainatn
bize gre cereyan eden olaylarnda gemi, imdi ve gelecek gibi zamann ne kadar grece/bal
olduunu bu rnekler bize yeter derecede gsterir. Mesela: En gl teleskoplarla fotoraf alnabilen
yldzlarn bize olan mesafesi krk drt milyon parsektir ki yaklak bu, yzkrk milyon k ylna
karlktr. Bunun asl manas udur: Bu yldzdan bu gn kopan bir k bize ancak yz krk milyon yl
sonra gelecektir. Veya biz bu gn o yldzn ancak yz krk milyon yl nceki halini grebiliyoruz. Buna
nazaran eer orada geen olaylar grebilseydik bugn grdmz oradaki bir ocuun okula gidii,
gerekte yz krk milyon yl nce olup bitmi bir olaydan ibaret kalrd. Yine, bizim bugnk halimiz de
onlar iin yz krk milyon yllk bir gelecek hikayesi olurdu.

Ruh ve Kinat



17
zetle, maddi byklkler ve uzaydaki ktleler arasndaki mesafeler, genilii mehul (bilinmez)
alanlarda kaybolup gidiyor. Astronomlarn imdiye kadar bize rettii eyler uzayn btn
sistemlerine kapsamaz. Kim bilir daha ne kadar nihayetsiz alanlar iinde ne kadar kefedilecek
ve yazlacak veya kefedilip yazlamayacak sistemler vardr!.. Ve bunlarn byklklerine ve
aralarndaki mesafelere ait saylar belki bizim asla tasavvur edemeyeceimiz rakamlara eriecektir.

(a) Bu konunun sonuna kadar yaplm olan hesaplar yaklak ve nispidir.


B Mikrometrik Alem

Fakat maddeler yalnz byle ok byk usuz bucakszlk da deil, en kk snrszlkta da
aklmzn alamayaca alanlara yaylp gitmektedir. Buradaki hesaplarda bizi ncekinden daha az
aknla uratmayacaktr.

Maddenin bize gre son aamas atomdur. Fakat bu anlay nispidir. Yoksa gerekte atomun son bir
madde olduunu kabul edenlerden deiliz. Bir tek atomun da bal bana bir alem, bir gne sistemi
olduunu dndrecek ilmi mtalaalara sahibiz. Atom, protonla elektronlardan olumutur. Bir proton
etrafnda dnen ve her maddeye gre says deien elektronlardan bileik bir sistemin, etrafndaki
gezegenleriyle dnen bir gne sisteminden ne fark vardr? Maddi idrakimizi bir protonla gne
arasndaki byklk fark kadar kltebilseydik ve kendimizi atom sisteminin iinde kaybolmu bir
insan olarak tasavvur edebilseydik atomun bizim iin gne sistemini meydana getiren kocaman bir
alemden fark kalmazd. Mamafi btn bu mtalaalara ramen bizim bugnk dncemiz karsnda
atom, maddenin, en son idrak edebildiimiz kk bir parasdr. Atom dorudan doruya bizim
inceleme vastalarmzdan kaan en kk bir maddedir. (18) Bir toplu ine ba byklndeki
organik bir maddede bulunan atomlarn miktarn ne kadar tahmin edersiniz? Bu, yle mthi bir
rakamdr ki ncece makrometrik hesaplarda sylenen rakamlar bunun yannda ok kk kalr. Yaplan
hesaplara gre bunun miktar 8.10 zeri 21 dir. (24). Ve bu rakamn ifade ettii manay zihinde
ekillendirmek mmkn deildir. Fakat bu rakamn deheti hakknda belki kabaca bir fikir verir diye bir
kyas yapacaz: Daha nce Andromede neblz ile gneimizi kyaslarken aradaki rakamn deerini
belirlemek iin bir saniyede ikier saymak artyla drt milyon yl saymak gerekir demitik. Ve hakl
olarak bunu pek byk bir rakam halinde grmtk. Fakat bir toplu ine byklndeki bir organik
maddeyi oluturan atomlarn saysna ait yukardaki rakam ncekinden daha ok fazladr. Yani bunu
yine saniyede ikier saymak artyla yz yirmi trilyon ylda tamamlayabiliriz!... Bu, bizim iin hakikaten
bir ebediyettir. Ve bu ebediyet, bizim bir toplu ine byklndeki organik maddemizi oluturan atom
adetlerinin iine smaktadr. te insann ba burada sersemler.

Acaba bir atomun bykl ne kadardr?.. Bu hususta verilecek rakamlar bize hibir ey ifade etmez.
nk bunlar bizim iin hibir objektif deere sahip olmayacak kadar kktrler. Bununla beraber bu
hususta kabaca bir fikir edinmek iin burada da kyas yolu ile baz incelemelerde bulunmak
mmkndr.

Bir Crookes balonu alalm: Bu balon, iindeki havasnn bir milyonda biri kalncaya kadar tahliye
edilmitir (boaltlmtr). Bunun bir kenarna endksiyon cereyanyla olaan st kk, mikroskopik
bir delik yaplm olsun. Acaba bu balon iindeki havann miktar, tekrar doal deerine/snrna
eriinceye kadar ne kadar zamann gemesi gerekecektir? Bu tahmini hesab yapabilmek iin atomlar
o kadar kk varsayalm ki bu mikroskopik delikten bir saniyede yz milyon tane atom rahata
geebilsin. ncea, ancak bir mikroskopla grlebilecek kadar kk olan bir delikten bir saniyede yz
milyon tanesinin kolaylkla geebildii bir cismin kkln tasavvur etmek mmkn deildir. Kald ki
i bu kadarla da bitmek bilmiyor. nk eer varsaydmz gibi bu delikten saniyede yz milyon atom
Ruh ve Kinat



18
gemi olsayd acaba bu balonun dolmas iin ne kadar beklememiz gerekirdi? Byle bir soru
karsnda hemen insann aklna birka saatlik bir zaman gelir. Halbuki yaplan hesaplara gre burada
o kadar uzun bir zaman geecektir ki biz buna Crookesla beraber bir ebediyet deriz. (20). nk bu
zaman drt yz ksur milyon yldir. Bu hesaba gre eer dnya ilk kurulduu zaman byle bir balon
hazrlanm olsayd bugne kadar belki henz yarlanmam bile olurdu. Halbuki hakikatte i hi de
byle olmuyor. Ve bu balonun dolmas iin yarm saatlik bir sre bol bol yetiyor. te atomun kkl
hakknda aklmz bu noktadan itibaren durmaya balyor. nk yarm saatte dolan bu balonun
mikroskopik deliinden bir saniyede geen atom miktar bile bizim aklmzn kabul edemeyecei
rakamlara varmaktadr. Yaplan hesaplara gre hakikatte bu delikten bir saniyede geen atomlarn
says 6.10 zeri 21 dir. Bu ne demektir? drakimizin hududundan taan her byk rakam hakknda
olduu gibi burada da nce hibir fikri reaksiyon vermeyiz. Fakat bu rakamn deerini de yukardaki
kyas yolu ile bulmaya alrsak bamzn dnmeye baladn anlarz. Deneyelim: Bu rakam da
ncekiler gibi saniyede ikier saymak artyla yaklak yz trilyon yl saymamz gerekecektir!.. Bu
hesaba gre atomun kkl hakknda edineceimiz fikir ne olabilir?.. Atomlar o kadar kktrler ki
saniyede ikier saymak artyla onlarn yz trilyon ylda saysn bitiremeyeceimiz miktar, mikroskopik
bir delikten bir saniyede geivermektedir. te bizim idrakimiz karsnda atomun kkl hemen
hemen yz trilyon yla gre yarm saniyenin deeri kadardr!.

Atomun son maddi aama olmadndan daha nce sz edilmiti. Fakat atomun paralarndan
ve paralarnn paralarndan sz ederken makrometrik alemin ele alnp incelenmesinde
karlatmz glklerden ve imkanszlklardan daha byk glklere ve imkanszlklara
rasgeleceiz.


RUH VE KANAT
(6)

C Sonsuz Maddi Haller Alemi

imdiye kadar bahsettiimiz sonsuzluklar, maddenin yalnz byklne aitti. Ve bu da fizikokimyasal
bir idrakin son snrn ayordu. Fakat maddenin dier bir bakmdan ele alnp incelenmesi bizi
nceki kaba ve yeknasak fizikokimyasal alemden uzaklatracak, ince ve daha ok yksek bir
sonsuzluklar diyarna doru sevkedecektir ki biz asl varlmz ve maddi deerlerimizi bu yolda
anlamaya alacaz.

Klasik ilme gre maddeler halde bulunurlard. Fakat kat, sv, gaz diye anlan bu hallerin ilk ve son
olmad ilimde anlalmaya balamtr.

nce Farady tarafndan kuram olarak ortaya atlan radyant madde hakkndaki fikirleri bilahare Crookes
uygulama alanna kardktan sonra maddenin gaz st halleri konusundaki dnce alan ok
genilemitir. 13 cm apndaki bir balonun doal artlar altnda ierdii atom adedi 1.10 zeri 24 tr.
Bu hesap Clausius ve Clark Maxwelin termodinamik yoluyla aratrmalar sonucunda bulunmutur.
Crooks bu balonun havasn bir milyonda biri kalncaya kadar boaltmay baarm ve bu ekilde
balonun iinde kalan maddenin bilinen maddi zelliklerden baka zelliklere sahip olan yeni bir hale
girdiini grmtr. Radyant denilen bu maddede arlk, serlik, ekil, ademi tenafz ve renk gibi kaba
zellikler yoktur. te bu madde ilimde X n gibi geni bir uygulama alan bulurken fikir hayatnda
da yksek dncelere yol amtr. Fakat bu hal acaba maddelerin en son seyyal snr mdr?..
Maddenin bu halini son hal olarak tanmak, kat sv ve gaz halinden baka maddi halleri tanmayan
eski fizikilerin dndkleri hataya dmek olur.

Ruh ve Kinat



19
Crooks balonunun havas bir milyonda bire kadar boaltldktan sonra acaba geride ne miktarda hava
kalr? Bu soruyla ilk karlaanlarn aklna balonda ok az miktarda hava kalr gibi gelebilir. Fakat
gerekte burada kalan havann miktar hi de nemsenmeyecek kadar az deildir. nk burada bir
kentilyon tane atom vardr. Esasen maddenin sonu olmaynca mutlak bir boluun yaplabilmesi sz
konusu olamaz. O halde Crooksun yapt bu ilemi sonsuz kere tekrarlamak mmkn olacaktr. Fakat
bu, kuramsal bir laftan ibaret kalr. nk en mkemmel teknik vastalarla bu i bir defa bile glkle
yaplabilmitir. Bu maddeler seyyalletike bu glk de karesi ile artacaktr. Buna gre dnyamzn
artlaryla bu iin sonuna kadar gitmeye imkan yoktur. Ancak unu dnebiliriz: Doal atmosfer/hava
basncn (:tabii tazyiki nesimiyi) bu kadara kadar azalttktan sonra ilmi ve fikri dncelerimizi alt st
eden yepyeni bir madde ile karlatk. Acaba bu ilemi bir defa daha tekrarlasaydk, yani geriye kalan
hava miktarn da bir milyonda birine kadar azaltabilseydik, ne eit bir madde ile karlaacaktk?..
Halbuki bu ileme ebediyen devam edilebilir, ve, bizim aczimizin balad yerlerde olaylarn durmas
gerekmez. Eer mmkn olursa, bu ilem, balonda son atom kalncaya kadar devam edebilecei gibi,
son atomun paralarndan olumu, bilmediimiz alemlerin sonsuz derinliklerine doru da ebediyen
devam edip gidebilir. Ve bu sralarda doacak yksek olaylarn niteliklerini (mahiyetlerini) biz bu gn
tasavvur edemeyiz.

Doada boluk yoktur. Boluk fikri manaszca ancak bizim kafamzda bulunabilir. Atomun son madde
olamayacan sylemitik. O, bir alemdir, bir gne sistemidir demitik. Onun da ayn nispetler iinde
saysz paralara sahip olmas gerekir.

Bir gne sitemi olan atomun gnei, proton, planetleri de elektronlardr. Bizim ok kaba olan
dncemize gre protonla elektronlarn aras ihmal edilebilir derecede kktr. Fakat bu,
egosantrik bir dncedir. Ve bu dnce ile Kainatn srlarna nfuz edilemez. Bunun iin
olaylar ve varlklar yalnz duyularmzla deil onlarn olu imkanlarn dnerek incelememiz
gerekir. Dorusu bizim iin ihmal edilebilir olan atom aleminin protonuyla elektronlar arasndaki
mesafenin, gnele planetleri arasndaki mesafeye oranla 8.000 defa daha byk olduu anlalmtr.
imdi kendimizi bir elektron planetinin zerinde oturmu bir varlk halinde dnelim. Yukardaki
hesaba gre, gneimiz olan proton ktlesi bize imdiki gneimizden hemen hemen sekiz bin defa
daha uzakta grnecektir!.. Acaba o zaman, aradaki bu muazzam mesafe bombo mu kalacakt?..
Hayr!.. Madde kainatnda boluk yoktur. Her yer bildiimiz, bilmediimiz maddelerle doludur.
Esasen Kainat varlk demektir. Bolukla kainat fikri asla birleemez. O halde, entelektimize
(mdrikemize) girecek tabiatta bulunmayan dier yle maddeler vardr ki bunlar bir tek atom aleminin
ksmlar / paralar / maddeleri (:eczas) arasndaki muazzam mesafeleri doldurmaktadr. Dncemiz
ve haya gcmz burada durduu iin atom aleminin paralar / ksmlar (:eczas) arasndaki
mesafeleri dolduran bu saysz maddelerin de ayrca birer alem olup olmadklarn sormaya cesaret
edemiyoruz.

Kainat alemlerle doludur. Bunlar bizim iin ok dar olan nispi deerlerimiz karsnda bir varlk
gstermezler ve etrafmz saran dar ufuklarn tesindeki sonsuzluklarn karanl iinde kaybolup
giderler. Kainatta makrometrik ve mikrometrik deerler ancak bize gredir. Bakalarna gre bu
deerler baka trl olur. Atomla gne sistemi doa yasalar karsnda ayn eydir. Bu
bakmdan Crookes balonunu kainatmza benzetebiliriz. Ve kainatmz iinde says sekstilyonlar bulan
yldzlar da birer atom gibi dnebiliriz. Fakat byle olunca grrz ki, doa, Crookesdan daha ok
gl almtr. nk kainat balonunun ierii Crookesunkinden daha ok seyyaldir. Yaplan
hesaplara gre kainatn bir santimetre kbne den maddenin arl bir gramn bir trilyonda birinin
bir trilyonda birinin on be milyonda biridir.! (23) Eer Crookes, balonunu, bu kadar seyyal bir hale
koyabilmi olsayd belki bir kainat yaratrd! Kocaman bir Crookes balonuna benzeyen ve ondan daha
ok ilerideki seyyal maddeleri ieren kainat balonunun ierii acaba nasl yksek maddi glere ve
zelliklere sahiptir?.. Bilmiyoruz.
Ruh ve Kinat



20

Maddeler seyyalletike nitelikleri ve kendilerinde tadklar (:mndemi) gleri Bu nokta zerinde
durmazdan nce madde g meselesi zerinde biraz konumak faydal olur. Biliyoruz ki atomlarn bir
takm titreimleri vardr. Bu titreimler de maddenin oluumunda, iine yerleen (:mndemi olan)
enerjiden domutur. Bu titreimleri maddeden, ne de maddeyi titreimlerden ayrmak sz
konusu olamaz. Bunlar, birbirinin ayrlamazlar / onsuz olamazlardr(: lazm gayr mfarkdrlar). Bu
titreimlerin nitelik ve niceliklerine gre maddenin deiimleri, dnmleri ve tezahrleri meydana
gelir. O halde atomlarn titreimleri zerinde etkili olabilen her hangi yksek bir etken, maddelerin
tezahrlerinde ve deiim dnmlerinde hakim bir rol oynar. Bu hal, atomlarn yaplarn deitirmek
veya onlar paralamak suretiyle olur. Maddelerin paralar (eczas) arasnda var olan hareketler ne
kadar hzlanr ve komplike bir hal alrsa, birim hacmindeki atom miktar o oranda azalr ve madde de
bizim tetkik vastalarmzdan ve idrakimizden o oranda uzaklar. Yani bizim iin o oranda duyulmaz,
sezilmez olan alemlere karr. Buz, su maddesinin bize en bariz grnen bir halidir. Atldr, ekli
sabittir, billurlamtr, sertlii vardr, zetle o, kaba bir maddedir. Bu madde su halini alnca
zelliklerinden bir ksmn kaybetmeye balar. Mesela d etkilere kar ncekinden daha kolaylkla
cevap verir, eklini korumaz, nceki kadar salaml (:salabeti) kalmamtr, seyyaldir. Su maddesi
buhar olunca, duyularmzdan bsbtn kamaya yz tutmu bir hal alr. Artk onun sabit olmayan bir
ekli de kalmaz. Onu gremeyiz, rengi yoktur, doal halinde iken bize gre hibir sertlii kalmamtr.
zetle o, artk dorudan doruya kendisini hissettirecek maddi niteliklerini kaybetmek yolundadr. Fakat
buna karlk ne su, ne de buz halinde grnmeyen gler onda tezahr etmeye balar. O, arz
cazibesinin daha az etkisine maruzdur. Bulunduu kaplardan kamaya alr genleme kabiliyeti
fazladr.

u maddesel halin birbirleriyle kyaslanmas, maddelerin gazst hallere getikleri zaman
yryecekleri yolu aydnlatc fikirleri bize verebilir. XIX uncu yz ylda Faraday aa yukar yle
diyordu: Gazlar daha seyyal bir hale koyarsak oluacak yeni hallerle gaz hali arasnda birok farklar
belirecektir. leride maddeleri gaz halinden radyan hale geirdiimiz zaman (*) tpk sv halden gaz
haline geerken olduu gibi, onlarn maddi niteliklerinden biroklarn daha kaybettiklerini
greceiz. Cisimler younlatka / kabalatka niteliklerinde okluk / bolluk meydana gelmektedir.
Katdan sv ve svdan gaz haline getike cisimlerde grlen eitli niteliklerin yava yava azalp
kaybolduunu gryoruz. Kat cisimler sv olduklar zaman kendilerinde sertlik ve yumuaklk anat
kalmyor. Billurlar kayboluyor, renk ve saydamszlk zellikleri ok defa renksiz bir saydamla
dnyor, molekllerin hareketleri daha ok mkemmelleiyor. Fakat bunlar gaz haline gelince orada
da dier birok niteliklerin daha kaybolduunu gryoruz. Mesela, cisimleri birbirinden ayrtan arlk
farklar gazlarda hemen hemen kalmam gibidir. Renk farklar da yoktur. Gaz haline giren cisimler
tamamen saydam ve esnektirler. Btn bunlar bize hemen hemen ayn bir cisimmi gibi grnrler. Bu
da kat ve sv cisimleri birbirinden ayrt etmeye yarayan sertlik, matlk, renk ve ekil gibi bir takm
niteliklerin kaybolup onlarn yerine gayet hafif bir younluk ile nemsiz birka zelliin kalm
olmasndan ileri gelir. (25, 27)

Cisimler seyyal hallere getike kendilerinde sakl bulunan glerin tezahrleri artar. rnein, bir buuk
kilogramlk bir gaz, 134 smm. yzeyindeki bir elik prizma zerinde aadaki etkileri meydana getirir:

A- Bu prizmay 300 atmosfer / hava (:nesimi) basncna denk bir basnla ezer.
B- Onu ancak bir milyon kilogramlk bir basncn yapabilecei bir tarzda paralar.


Halbuki bu ileri yapan gazn arl nihayet bir buuk kilogramdr. Buna gre duyularmz rten youn
maddelerin tesine hayal gcmz ve entelektimizi (:mdrikemizi) uzatabildiimiz oranda daima yeni
ufuklarla karlaacaz. Ve bu sonsuz ufuklarda yaylan maddelerin, bizim bildiimiz niteliklerinden
Ruh ve Kinat



21
ayrlp bir takm yksek gler kazandna /elde ettiine ahit olacaz. Ki bu fikir bizi, maddelerin en
son hadlerinde bir tek cevher haline girdii ve uurlu d messirlerin (ruhlarn) ilahi yasalar
altnda gsterecekleri faaliyetlere gre aalara doru inerken okluk haline sokulduklar ve bu
ekilde maddi kainatn saysz eitlerini meydana getirdikleri dncesine sevk eder.

Netice nedir?.. Biz en kk ve en byk sonsuzluklarda uzanp giden maddi kainatn, herhangi
bilmediimiz bir noktasnda hapsolmu bulunuyoruz. Madde zerindeki indkleyiciliimiz /etkililiimiz
(:messiriyetimiz) de ancak buna gre ayarlanm ve daraltlm /snrlanmtr (:tahdit). Bu snrsz
alanda atacamz admlar, sonsuzlua oranla daima bir hiten ibaret olacaktr. Bu hilik iinde kalan
ve maddesiyle lml (:fani) olan biz zavalllarn mutlak bir lisanla kainatmzda maddeden
soyutlanm saf ruhlarn mevcudiyetinden bahsetmemiz veya bunun bsbtn aksine olarak
maddeden baka hibir varln mevcudiyeti imkann kabul etmemeye kalkmamz gerekten
masumane bir ocuk cretkarl olur.

Maddi Kainat bizlere gre, hem aadan hem de yukardan, karanlklar iine gmlm yle
muazzam bir varlktr ki daha biz onun hangi noktasnda yaadmz bile bilmiyoruz. Bu
drtba mamur olan cehaletimiz ve aczimiz karsnda maddenin balangcndan veya
sonundan / bitiminden (:mntehasndan) nasl bahsedebiliriz?.. Ne fizikokimyasal, ne de
metapsiik bilgilerimiz hakikat aleminin zirvesine varm deildir. Hatta sonsuzlua oranlarsak
btn ilimdeki gelimelerimizi birka admlk ilerleme bile sayamayz.

(*) Bu i daha sonra yukarda sylediimiz gibi, W. Crookes tarafndan gerekletirilmitir.


RUH VE KANAT
(7)

nc Ksm

KANAT VE BOYUT MESELES

1- Boyutun tarifi hakknda

Biz boyutlu bir alemde yayoruz diyoruz; bu ne demektir?.. Boyut nedir?.. Boyutu tarif etmeye
kalkmakla onun hakknda hibir ey bilmediimizi ifade etmi oluruz. Bundan baka boyutu, , be
gibi muayyen bir boyutun zaruretinden kurtulamayan rakamlarla gstermek de ayn derecede manasz
olur.

Ne iin boyutu tarif edemeyiz?.. Niin onu rakamlarla gsteremeyiz?.. Bu sorularn cevabn
verebilmek iin bize gre her ey olan boyut hakkndaki kavram zerinde biraz durmamz gerekir.

Eer dnyada her ey ayn renkte olsayd rengi nasl tarif edebilirdik?

ok suni olduu iin hatal olmakla beraber boyut hakknda kaba bir fikir verebilen klasik bir ifade
vardr: Derlerki, uzayda bir noktay alnz; bunu uzatnz, izgi (:hat) meydana gelir. Bu birinci boyuttur.
Bu hatt da iki ucundan tutarak kendinize doru ekiniz; bir yzey meydana gelir ki bu da ikinci boyuttur.
imdi bu sath drt ucundan tutarak aa doru uzatrsanz nc boyut olan hacmi elde edersiniz.
Bu jeometrik ifade rakam hakknda bize bir fikir verebilir. Alemimizdeki maddeler istisnasz bu
boyuttan, yani uzunluk, genilik ve derinlik boyutlarndan olumutur. Fakat dediim gibi kaba bir fikir
veren bu hikaye aslnda (:haddizatnda) tamamyla uydurmadr. nk kainatmzda rakamnn
Ruh ve Kinat



22
ifade ettii geometrik ekilden baka trl bir ekil tasavvur etmek bizim iin mmkn deildir.
u halde gerekte izgiyi birinci boyut, yzeyi ikinci ve hacmi de nc boyut olarak nitelemeye imkan
yoktur. Burada ey bir eyin iindedir. Bu ifade boyutlu kainatmzn en kesin ve en esasl bir
realitesidir. Bunun manas nedir?..

2- Matematik ve Jeometrik Kavramlar

, be, on gibi kullandmz soyut matematik kavramlar bize hibir ey ifade etmez. rakam bize
mutlaka ey ile bir fikir verebilir. Eyay ve maddi dnceyi ortadan kaldrdmz anda btn
rakamlarmzn hibir deeri kalmaz. Demek matematik kavram, jeometrik kavram ile birletii zaman
manaldr.

Acaba btn rakamlarmzn jeometrik karl kainatmzda var mdr?.. Alemimizde jeometrik
kavrama uygun gelen yalnz bir rakam vardr ki o da rakamdr. Bu, reel bir rakamdr. Dier rakamlar
ise ancak bu rakama bal olan itibari rakamlardr. Bu fikir zerinde ilemek iin tekrar yukardaki klasik
rnee dneceim. Uzayda bir nokta alalm; rnekte geen fikre baklnca bu, henz bir boyut deildir.
Fakat acaba byle demek doru mudur? Hi sphesiz deil! nk jeometrik dnceye gre hat,
noktalarn yan yana gelmesinden olumutur. Byle olunca noktada izgi fikrinin mevcudiyetini zorunlu
olarak kabul etmemiz gerekir. nk iki yoktan bir var kmaz. Matematik bir ifade ile sylenirse
(0+0=1) olmaz. Eer noktada, izgi fikri mevcut olmasayd milyarlarca noktay bir araya dizmekle de
hibir zaman izgiyi vcuda getiremezdik. Keza, gene jeometrik dnceye gre yzey iki izginin yan
yana gelmesiyle oluur. Bunu kabul edebilmek iin izgi de yzey fikrinin mevcudiyetini zorunlu olarak
kabul etmemiz gerekir. Yukarda sylediimiz gibi eer izgide, yzey fikrinin varln kabul etmezsek
izgilerin birlemesiyle bir yzeyin meydana gelebileceini dnemeyiz. Ayn dnce bizi, yzeyde
hacim fikrinin kabulne zorlar. u halde, yzeyde hacim fikri vardr; hatta yzey fikri mevcuttur; noktada
da izgi fikri mevcuttur. Buna gre noktada yzey ve hacim fikrinin varln kabul etmek zorundayz.
Halbuki biz hacmi ancak matematik kavram iinde gryoruz. O halde noktada da kavramn
bulunmas zorunludur.

Matematik dnce ile byle olan hal, metafizik dnce ile de byledir. Objektif olarak hibir ey
tasavvur edemeyiz ki o, uzunluk, genilik ve derinlik kavramndan kendini kurtarm olsun! Eer bu
olu halinden kendisini kurtarm bir ey varsa o, artk bizim idrak alanmzda mevcut bir madde
deildir. u halde en ilkel geometrik bir ekil olan noktadan, en ilkel fiziksel bir varlk olan atomdan,
protondan, elektrondan ilh. tutunuz da muazzam ktleler halindeki gkyzndeki cisimlere kadar
kainatmz dolduran mikro ve makrometrik btn maddelerimiz boyutlu olmak niteliinden kendilerini
kurtaramayacaklardr. zetle, kainatmzda boyuttan fazla veya eksik bir boyutlu maddenin varl
zorunlu olarak mmkn deildir. Grnte bu kayttan bamsz grnen duyusal idrakimiz de bu
boyut kavramnn esareti altndadr. rnein, ses olayn ele alalm. Ses, bir titreim rndr.
Maddesiz titreim olamaz. Titreim, maddenin yer deitirmesidir. boyutlu bir maddenin yer
deitirmesi, boyutlu mekanlar oluturmas demektir. Nitekim boyutlu maddelerin dndaki maddi
titreimleri hibir duygumuz kabul etmez.

O halde rakamnn karsnda dier rakamlarn kymeti nedir?.. Alemimizde iki trl nicelik kavram
vardr. Bunlardan birisi eyann oluuna ait zorunlu ve doal deeri gsterir. Dieri de eyann
anlaymz karsnda kazanm olduu deeri ifade eder. , hakiki deerdir. Bir, varsaylan (:itibari)
ve kurall (:kyasi) birimdir (:vahittir). Varsaylan nicelikler gerek deerlere baldr. u halde bir
eyi dndmz zaman boyutlu bir maddeyi kastetmi oluruz. On ey sz konusu olduu
zaman ise varl ancak l deere bal olan bir eyin on mislini ifade etmi oluruz. Burada bizim
teklik (:vahit) olarak kabul ettiimiz bir niceliin istediimiz kadar tekrar, bu eyin olu artna bal
llk deerini asla deitiremez. O halde ten baka rakamlarn bamsz, jeometrik bir kant
Ruh ve Kinat



23
(:delaleti) yoktur. Byle olunca, alemimizin dndaki boyutlar rakamlarla gstermeye imkan
yoktur. nk itibari rakamlarmzn hi biri boyutu ifade etmek kaydndan /bandan kendini
kurtaramaz. Matematiksel bir speklasyonla bazen drt boyutlu ekillerden bahsedenler olur. Byle
yapan bir matematiki iyi dnrse tasavvur etmeye alt drt boyutlu eklinin daha ilk noktasn
dnmeye balarken boyutlu kavrama fatalman dtn ve eklin son noktasna kadar oradan
kendini ayramadn anlamakta geikmez.

Bunun neticesi nedir?.. Biz kendi boyutlu artlarmzla evrilmi olduumuz alemimizin
dnda kalan maddi varlklar ve onlarn tabi olduklar yasalar hibir vasta ile tetkik edip
anlamak imkanna ister istemez sahip deiliz. Bu ii yapabilmek iin bir tek are vardr ki o da
boyut artlar deiik olan dier bir aleme gemektir (:intikal etmektir).

3- Maddi Kainat ve Alemleri

Acaba btn kainat yalnz boyutlu alemlerden mi olumutur?.. Bunu kabul etmek, maddeyi
snrlandrmak olur. Maddenin en kk ve en byk sonsuzda, sonu olmadn madde bahsinde
belirtmitik. Keza orada maddelerin seyyalletike zelliklerini deitirdiklerinden ve yksek kudretler
gstermeye baladklarndan da bahsetmitik.

Maddelerin sonu atom deildir. Bununla beraber biz atom aamasna (:menziline) varmadan
maddede tandmz niteliklerin biroklarn kaybediyoruz. Ve bir an geliyor ki bu yolun henz
milyonlarda birini bile amadan kendimizi btn maddeleri kaybolmu bir alemde grmeye balyoruz.
Halbuki atom da henz boyutu alemimizin bir realitesidir. Demek ki kendi alemimizde bile
bizim iin sonsuz mehuller diyar vardr. Ve bu alandaki maddelerin ve olaylarn deerleri yannda
gzle grlr alemimizdekilerin deeri pek kk kalr. Eer maddenin son snr atom olsayd ve maddi
kainat orada bitmi bulunsayd belki boyutlu alemimizden baka bir alem aramaya gerek kalmazd.
Esasen atomun tesindeki maddelerin bizce mehul olmas da onlarn bizim boyutumuz dnda kalm
olmalarndan ileri gelir. Madem ki maddelerin sonu yoktur ve boyutlarda maddelerin sonsuz
halleriyle ortaya kmaktadr, o halde bilmediimiz boyutlardan olumu alemlerin de bizim iin
sonu olmamas gerekir. Acaba bizim alemimizden bir derece daha yukar boyutlu bir alemin maddi
tezahrleri nelerdir? Bu hususta hibir sz sylemeye iktidarmz (:erk, g, yetenek) yoktur. Yalnz
boyutlu alemimizin bile birka tabaka yksek blgelerine ait maddi tezahrlerin de bamz
dndrmeye baladna bakarak yksek boyutlu bir alemde geen harikulade olaylarn bizim iin akl
ve hayale smaz ne kadar ok sprizlerle dolu olduunu tahmin etmekte gecikmeyiz.

4- Boyutlu drak

Maddi kainatta hibir tezahr, hibir olay yoktur ki titreim neticesi olmasn! Her olay, kendisiyle
alakadar titreimleri tayan maddelerin doumudur (:mevlududur). Ne olay titreimden, ne de titreimi
olaydan ayrmak sz konusu olamaz. Ik, doal bir etmen / etkendir, ve hava (atmosferik) esr
titreimlerin bir tezahrdr. Grme aygtmz / organmz o tarzda yaplmtr ki bu havai esiri
titreimleri k eklinde kabul eder. Fakat gerekte bu titreimlerin btn tezahrleri, bizim
grdmz k halinden ibaret deildir. Bu tezahr grme aygtmz yoluyla meydana gelen bir
zlenimden/duyutan (:intibadan) ibarettir. Eer bu aygtmz / organmz baka trl yaplm
olsayd bu titreimlerin izlenimi (:intiba) bizde deiik bir ekilde ortaya kard /grnrd
(:tecelli ederdi). Eer gzmz olmasayd gne nn ortasnda bulunduumuz halde bizim iin
ortalk simsiyah olurdu. Bununla beraber k titreimleri mevcuttu, biz de vardk. boyutlu idrak
hakknda daha ak grebilmek iin duyu organlarmzla doal etmenlerden de bahsetmemiz
gerekiyor.

Ruh ve Kinat



24
5- Duygularmz

Duygu organlarmzn her biri belli ve snrl saydaki titreimlerden etkilenir. Dnyamza birer
pencere halinde alarak orada olup biten eyleri ieri gnderen bu organlardan her birinin:

1- Dardan etkileri (:tesirleri) alan bir d ksm,
2- Etkileri gtren seyyaleleri tayan sinir yolu,
3- Etkilerin idrak edilmesine yarayan merkez i vardr.

Acaba bu yollar vastasyla idrak nasl olur?.. dardaki bir objeye ait titreimler bir duygu organnn d
ksmn oluturan gzenekler zerine etki eder. Bu gzenekler, gtren / ileten / aktaran / uyumlayan
(:nakl) sinirlerle iliki halindedir. Titreimler, gzeneklerden, bu sinir ularndaki sinir seyyalelerine
geer ve oradan da sinir yolu ile bir sinir merkezine gider. Ve pek olasdr ki o merkezde bu titreimler
perisprinin alabilecei bir ekle girerek ona geer (:intikal eder). Titreimlerin perispriye geii, ruh
tarafndan idrak edilmesiyle sonulanr (:mncer olur). Fikrimizce doal bir duygu yolunun emas
budur. Demek ki duygu organlarnn d ksm, sinirleri ve merkezleri arasnda tam bir uyumun
bulunmas gerekir. Herhangi bir ksmda bu uyumu bozacak bir terslik oluursa, o organ vastasyla
idrak olunan duyguda karklk (:teevvler) meydana gelir. Her organa etki edebilen titreimler, o
organn doasna uygun belli izlenimleri meydana getirir. Mesela grme aygt kendisine etki eden
titreimleri daima k ve renk olarak ruha aktarr. Retina tabakas herhangi bir uyaranla uyarlrsa o,
k izlenimi / duyuu meydana gelir. Retina, veya nervus opticus makine gibi bir uyaranla veya
elektrikle uyarlsa fosfen (phosphnes) denilen bir takm sbjektif k duygular meydana gelir. Duygu
organlarnn bu haline fizyolojide sinir sisteminin zel g yasas (Principe de lnergie spcifique des
appareils nerveux) derler.


a- Doal Etmenler / Etkenler (:Amiller)


Kulamzn bir saniyede ald titreimlere ses titreimleri denir. Titreimlerin adedi biraz daha
ykselince scaklk titreimleri gelir. Daha sonra k, X n ilh. titreimleri balar. Fakat bunlarn
iinde ve dnda kalan dier yle titreimler vardr ki, bu titreimlerin bazlarn zel vastalarla
belirlemek mmkn olduu halde dierleri bizim iin henz mehul kalmaktadr.

Doal etkenleri meydana getiren titreimler hakknda 1897 de Londradaki Ruhsal Aratrma
Cemiyetinde verdii bir konferansta Crookes bu cetveli sunmutur:

Dereceler Bir saniyedeki titreim adedi
1 inci 2
2 ,, 4
3 ,, 8
4 ,, 16 --------------------------------------
5 ,, 32
6 ,, 64
7 ,, 128
8 ,, 256
9 ,, 512 SES
10 ,, 1024
11 ,, 2048
12 ,, 4096
Ruh ve Kinat



25
13 ,, 8192
14 ,, 16384
15 ,, 32768-------------------------------------
20 ,, 1048576
25 ,, 33554432 ELEKTRK
30 ,, 1073741824
35 ,, 34359738368----------------------------
40 ,, 1099511627776 BLNMYEN AML
45 ,, 35184372088832-----------------------
50 ,, 1125899906842624 SICAKLIK - IIK
55 ,, 36028707018963968---------------------
58 ,, 288230376151711744 BLNMEYEN AML-
HTMAL X IINLARI
61 ,, 2305763009213693952---------------

Yukardaki cetvele gre beinciden on beinci dereceye kadar olan titreimleri ancak kulamz yolu ile
idrak edebiliyoruz. Yirminci dereceden otuz beinci dereceye kadar elektrik titreimleri geliyor. Krk ve
krk beinci dereceler arasndaki titreimlerin tezahrlerinden bu gn hibir haberimiz yoktur. Elli ve elli
beinci derecelerdeki titreimler arasnda scaklk k ve bilinmeyen etkenler (:amiller) vardr.

eitli konulara ait yksek alemlerden alm olduumuz teblilerle yan yana yryen bu bilgiler bizi
aydnlatyor (a). Nitekim aktardm u tebli, Crookes cetvelinin anlamna/kavramna uygundur: Bir
etkenin bitimi ile mteakip ve bugn bilinen dier etkenin kayna arasndaki geni aralkta
baka etmenler/nedenler de vardr ki bunlar bilinen vastalarnzn evrimlemesi ile gelecekte ve
mkemmelen kefedilececektir. unu da ilave edelim ki bu tebli bize cetveldekinden biraz daha
geni bir dnce imkann veriyor. nk bu tebliden anlyoruz ki evvela Crookesun doal etkenler
arasnda izdii snr, kesin olmamak gerekir; buradaki snrlar yaklaktr. Sonra, bilinen etkenler
arasnda bizce bilinmeyen dier etkenler (amiller) de vardr ki biz vastalarmzn evrimlemesiyle
gelecekte bunlar kefedeceiz. Bu yksek varlklarla aramzda geen aadaki konuma bu fikri daha
ak olarak ifade ediyor:

Soru: Sesi meydana getiren titreimlerin ses halindeki tezahrleri 16 titreimden balyor, 15 20 bine
kadar kyor. Acaba bu 16 nn altnda ve 20 binin stnde bulunan titreimler arasnda, ileride terbiye
(eitim, altrma) ile bizim ses halinde duyabileceimiz titreimler var mdr?



(a) Bu trnak iindeki tebliler stat diye andmz, nispi olarak drt boyutlu denilen, alemden
varlklarn bildiren yksek ruh kardelerimiz tarafndan verilmitir.



Fersahlarca uzaklarda geen olaylardan da bir insann ruhunda bilgi meydana gelir mi?


RUH VE KANAT
(8)

Doal Etmenler / Etkenler (:Amiller)

Ruh ve Kinat



26
Soru: Sesi meydana getiren titreimlerin ses halindeki tezahrleri 16 titreimden balyor, 15 20 bine
kadar kyor. Acaba bu 16 nn altnda ve 20 binin stnde bulunan titreimler arasnda, ileride terbiye
(eitim, altrma) ile bizim ses halinde duyabileceimiz titreimler var mdr?

Cevap: Esasen belirttiiniz bu iki snr (:had) gerek aadan ve gerek yukardan yaklaktr.

Dier bir yerde de ayn anlamda olan u teblii alyoruz: Evvela unu syleyeyim ki ses hakknda
olduu gibi dier etmenler/etkenler hakknda da belirlenen balang (:mebde) ve bitimler (:mntehalar)
yaklaktr. Bunlar arasnda bugn bilemediiniz baka etmenler/etkenler vardr. Bugn bunlar henz
bilemeyiiniz aletlerle bunlara yardm eden dsal (:harici) vastalarnzn yetersizliinden ileri gelir.
Aletlerle bu vastalarnz evrimleince o etmenler/etkenler duygularnza/hissiyatnza etki edecektir.
Teblilerde beliren dier bir nokta da udur: Tabii etkenleri byle birbirinden bamsz olarak ayr ayr
dnmek her zaman doru olmaz. Aadaki konumamzda da bu neden grnyor:

Soru: Crookes, scaklk titreimlerinin elektrikten daha yksek olduunu sylemitir. Bunu onaylyor
musunuz?

Cevap: Hayr!

Soru: O halde elektrik titreimleri mi scaklnkinden daha yksektir?

Cevap: Bazen biri dierinden yksek olabilir.

Soru: Demek ki bunun iin bir kural (:kaide) yoktur?

Cevap: Hayr, bazen birbiri iine girenler (:tedahl edenler) vardr.

Biz bu meselenin tetkikini fizikilere brakyoruz. Bundan baka gene teblilerden reniyoruz ki doal
etken /etmenlerin snr 16 dan balayp iki ksur kentilyonda sona ermi deildir: Sesten daha ilkel ve
kaba titreimlere ait etkenler/etmenler (:amiller) dnyanzda da ksmen mevcuttur. Fakat gerek
dnyanzdaki gerek dier avalimdeki (:alemlerdeki?) btn titreimler hakknda bir fikir vermek imkan
yoktur. drakiniz dnda kalan bu titreimlerin bir ksm karsnda rakamlarnz ok kaba kalr.

Demek dalga uzunluklar bakmndan eitlenen saysz etkenler/etmenler/nedenler (:amiller)
vardr ki biz bugn bunlarn oundan haberdar deiliz.

b- Duygularmz Karsnda Doal Etmenler (:amiller)

Duygu/duyma imkanlarmzn derecesini daha iyi anlayabilmek iin duygu organlarmzn bir mzik
aletine benzeteceiz.

Titreim halinde bulunan gergin bir tel, kromatik gam zerine akord edilmi telli bir mzik aletine
uzaktan etki eder. yle ki, darda hareket halinde bulunan telin titreimiyle, akustik kurallar
gereince, mnasebeti olan mzik aletinin telleri kendi kendine almaya balar. Bu hal herkese malum
olan bir fizik olaydr.

nsan byle bir mzik aletine ve duygularn da onun tellerine benzetirsek yukardaki bilgiyi insana da
uygulayabiliriz. Titreim halinde bulunan bir telin alakadar btn tellere etki etmesi gibi, bir takm
titreimlerden ibaret olan doal etmenler de ancak kendileriyle ahenktar olan duygu organlarmza etki
ederler.
Ruh ve Kinat



27

Bir gerei unutmazsak srf bilinen hallerdeki duygu organlarmz almyor diye baz etmenlerin
mevcudiyetlerini inkar etmek gafletine dmeyiz. Eer kulamz olmasayd bu sarlmz
doadaki ses titreimlerinin mevcudiyetine hibir zaman eksiklik (:halel) getirmi olmazd. Anadan
doma kr olan bir adam k titreimlerini idrak etmiyor diye doadaki btn renkleri inkar etmek
kimsenin aklna gelmez. Bu gn bu anadan doma krler gibi, karlarnda duygusuz kaldmz sonsuz
titreimler vardr.

Duygu sistemimizin aczi, yalnz her titreimi alamamak eklinde ortaya kmaz. ok defa onlar bize
olaylar olaylar olduklarndan baka trl gsterirler. rnein, boyut hakkndaki duygularmzda hemen
hepimiz yanldmz ok defa grmzdr. ocukken iinde oynadmz koskocaman bir baheye
yllarca grmeden, bydkten sonra tekrar girersek onu kck bir ey grmekle hayrete deriz.
Deniz kenarnda, karki sahilin mesafesini gzleriyle len bir adam mesafeyi daima gerekte
olduundan ksa syler. Derince bir kabn dibindeki ufak bir ta parasna baktktan sonra, tas su ile
doldurarak ona tekrar bakarsak, tan bize doru yaklam olduunu grrz. Bir suyun iine
daldrdmz dmdz bir bastonun da krlm grnmesi bunun gibidir. Ve byle saysz rnekler
vardr.

Esasen doadaki titreimlerin tezahrleri gerekte olduu gibi deil, bizim yle veya byle
anlamamza / grmze (:telakkimize) gredir. Gerekte ne bizim grdmz k, ne de ses
olay yoktur. Bizdeki bu izlenimleri (:intibalar) douran saysz titreimlerin mevcudiyetlerine
ramen, doa bizim anladmz manadaki karanlk ve sessizlik iindedir.

C- Yksek Etkenler /Etmenler (:amiller)

imdi ne fizik ilminin, ne de fizyolojinin uzun uzadya zerinde durmad ve hatta bazlarndan hi
bahsetmedii bir meseleyi sz konusu etmeye sra gelmitir. Biz bu bilgiyi yukardan alm olduumuz
teblilere atfen yapyoruz. Biz buna birok noktalardan nem vermekteyiz. Bu noktalardan birisi de
insann geici veya devaml degajmanndan sonra meydana gelen yeni duygularnn bu bilgilerle daha
iyi anlalm olmasdr. Bundan baka bu bilgilerin, nmzde srekli olarak yeni ufuklar amakta
olduunu da gryoruz.

imdiye kadar klasik fizik ilminin rettiine gre doal etmenlerin ya yalnz hava / atmosferik (ses),
veya yalnz esiri (k) titreimler halinde yayld veya aktarldn dnyorduk. Yksek alemlerdeki
statlarmzdan aldmz tebliler, bu dncemize yepyeni bir istikamet verdi. Ve bu hal de daha
nce bizim iin zlmesi imkansz grnen baz metapsiik tezahrlerin ve idraklerin, bilimsel ve
mspet bir grle incelenmesini kolaylatrd. Bu husustaki tebliler orjinaldir ve belki de herkesin
houna gitmeyecektir. Fakat onlar, yarnkilerin daha sempatik karlayacandan eminim. Kitabmzn
birok konularnda bize rehberlik edecei iin ve zellikle dnyamzdaki telestezik sjelerdeki allm
d duygularla, br aleme gemi olanlardaki duygu ve izlenimlerin (:intibalarn) izahna yarayaca
iin, onun bunun hatrna bakarak bu teblileri skutla geitiremedim:

nsan hem esiri hem de havai / atmosferik k vibrasyonlarn alr. Ik vibrasyonlarnn llen bir
saniyedeki yz bin kilometrelik hz, hava ile tanmas ekline aittir. Yoksa yalnz esiri olan k
vibrasyonlar sizin bulduunuz bu yz bin kilometrelik hzdan ok fazla hza sahiptir. bu teblie
gre, duyduumuz doal etmenler ne yalnz havann, ne de yalnz esrin titreimleri sonucu deildir.
Kainatta tezahr eden her olayn bir titreim rn olduunu biliyoruz. Bu titreimlerin soyut bir ekilde
yalnz bir milyye mnhasr kalacan hibir akl selim sahibi kabul edemez. Madde konusunu
dndmz ekilde kabul etmi olanlar, kolayca tahmin ederler ki kainatmz mily iinde mily
olarak sonsuz ufuklara doru yaylp gitmektedir. Ve bu milylerin de sonu bizim iin yoktur. Ak
Ruh ve Kinat



28
syleyelim, biz yalnz hava tabakas iinde deiliz, ve hava ktlesi de mutlak bir bolukta deildir. O da
dier bir mily iindedir. O halde biz birbiri iine gmlm olan saysz milylerden
kurulmu/olumu bir kainatta bulunuyoruz. Bunlardan bize en yakn olan fizikokimyasal
maddelerimizin oluturduudur. Acaba bu fizikokimyasal maddi milyde meydana gelen bir
titreim, iine gml bulunduu daha sptil milylerde hibir yank oluturmayacak mdr?
Yani bu milyler, birbirleriyle hibir mnasebeti bulunmayan tamamen bamsz ve soyut varlklar
mdr? Bunu byle kabul etmeye imkan yoktur. nmdeki suya bir ta attm, ta suyu harekete getirdi,
suda dalgalar olutu. Bunlar gzmle gryorum. Fakat bu tan suya arpmas havada da dalgalar
meydana getirdi, bunu da kulamla iitiyorum. Acaba bu dalgalar burada bitiyor mu?.. Bu olayn suda
ve havada meydana getirdii dalgalarn bizim iin deer kazanmas duygu organlarmzn o vastalarla
olan alakasndan doar. Bu organlarmzla alakas bulunmayan milylerdeki olaylardan tabiatyla
haberimiz olmaz. Ve bu hal suda, havada meydana gelen titreimlerin dier milylerde de devam
etmeyeceini gstermez. Aadaki teblii ok manal buluruz: Maddenin sonsuz aamalar
olduundan, btn alemlerin / dnyalarn havai / atmosferik ve esiri vibrasyonlar olduu gibi,
daha yksek maddi aamalara ait vibrasyonlar da vardr. u halde her olayn eitli ortamlarda
(:vasatlarda) devam eden, o vasatn doasna uygun eitli tezahrleri olmas gerekir. te bu
vasatlarn incelikleri bakmndan bizim hayatmzdan uzaklamalar orannda biz oradaki olaylar ya
idrak ederiz, ya idrak etmeden onlarn etkileri altnda kalrz. Ya da ne idrak ederin ne de onlarn etkileri
altnda kalrz. Birinci halde onlar dorudan doruya inceleriz. kinci halde onlarn varln ancak baz
vastalarla anlayabiliriz. nc haldekilerin ve vasta, ne de vastasz incelenmesine artlarmz
msaade etmez. Ve bu sonuncular insanlar iin daima mehul kalr. Dier alemlerdeki stadlarmzn
aadaki teblii ok aktr: Havas boaltlm bir yerde meydana getirilen ses vibrasyonlar ses
halinde insanlarn kulaklarna arpmayacak ekilde ve baka bir nitelikte (:mahiyette) srp
gider. Bu etken (:amil) sizin hislerinize arpmaz. nk o, ancak esirin titreimidir. Bu tebliden
aka anlyoruz ki ses olaynn meydana geldii yerde bizce mehul olan esiri bir takm etkenler
(:amiller) de meydana gelmektedir. Aada verdiim dier tebli bu ifadeyi doruluyor: Haval bir
yerde meydana getirilen ses vibrasyonlaryla bu esiri vibrasyonlar ayn zamanda mevcuttur. Fakat bu
esiri vibrasyonlar ses deildir. Ses, cismin titreiminden bir derecedir ki kulakta etki meydana getirir.
stat tarafndan verilen bu tarife gre, vibrasyon olaylarnn ancak belli artlara sahip olan ksmlarna
ses diyebiliyoruz. Ayn olayn dier esiri ve daha yksek ortamlardaki tezahrlerinde bu artlar mevcut
deildir. Acaba bu bahsedilen esiri vibrasyonlar fizikte k konusunda sylenilen esire ait olanlar mdr?
Hayr!.. stadn syledii bu vibrasyonlar saf esire aittir. Halbuki fiziin lt k vibrasyonlar daha
nce de sylendii gibi hava ile tanan esiri vibrasyonlardr. Nitekim stadn u teblileri, tamamlayc
bilgileri ierir: Ik vibrasyonlar ilk nce esire ait vibrasyonlardr ki daha sonra (:bilahare) hava
ile tanr. Bu esiri vibrasyonlarn hz sizin hesabnzla takdir edilemeyecek bir niceliktir. Sizin
tandnz k vibrasyonlaryla bunlar kyaslamaynz. Ben yalnz esiri vibrasyonlar sylerken
duygularnza temas etmeyen titreimlerden sz ediyorum. Bunlarn, bal olduunuz koullar
(:maddi eraiti tabiiyeniz) iinde, dolayl /arala veya dorudan doruya /arasz sizin fark
edeceiniz bir tezahr yoktur, fark edemeyeceiniz tezahrleri vardr. Bu tezahrleri siz
muhakemenizle ne yazk ki anlayamazsnz. Ve bunlar anlayamaynz, madde ile balln
meydana getirdii younluktan ileri gelir. Bu vibrasyonlarn sizin zaman ve mekan
kavramlarnzla alakas yoktur. Zira bu kavramlar insanlara ait bir eydir.

Hele son cmle esiri titreimlerin bizim idrakimizden km bulunduklarn aka gsteriyor.
Burada aklma gelen bir hikayeyi syleyeceim: Bundan birka yl nce bir doktor dostum mehur
fizikilerden biriyle konuurken ona manyetizrlerin V n hakknda fikrini sormutu. Bunun da bir
vibrasyon neticesi olduunu dostumun sylemesi zerine muhatab kendisine bu vibrasyonun dalga
uzunluunu sormu ve eer belli/bilinen deilse, bunu maddi bir vibrasyon olarak kabul edemeyeceini,
uydurma bir masaldan ibaret sayacan sylemiti. Bu dorudur, nk snrl bir dnce ile yaplan
Ruh ve Kinat



29
bilimsel muhakeme bundan ileri gidemez. Fakat hemen unu syleyelim ki kainat byle bir fizikinin
kafasndan daha ok genitir. Ve orada bu kafaya smayan hesapsz yksek vibrasyonlar vardr.

Fakat ne kadar yksek olursa olsun, bu esiri titreimler de yukarda sylediim ikinci haldeki gruba
girebilir. Yani idrakimize girmeyen bu titreimlerin, habersizce etkisi altnda kalrz ve bunlar da
dnyamzn hayat artlar zerinde nemli etkiler yapan etkenler/etmenler arasnda bulunur.
Hayvanlarda bunun rneklerini ok grrz. Ne koku ne de grme alannda bulunmad halde uzaktan
geen eini, bir beygir pekala tanr. Byk bir depremin meydana gelmesinden nce rmceklerin
yuvalarn, hayvanlarn allarn brakp katklar malumdur. Btn bunlar bizce bilinen duygularla izah
edilemez. Biz bilmediimiz saysz glerle evrilmi bulunuyoruz. statla aramzda geen aadaki
konuma bu fikrimizi canlandrr:
S.- Uyuyan bir adamn etrafnda olup biten olaylardan o adamn ruhu yararlanr m?
C.- Yaralanabilir veya zarar grebilir.
S.- Fersahlarca uzaklarda geen olaylardan da bir insann ruhunda bilgi meydana gelir mi?
C.- Evet!
S.- Mesela, biz burada iken Amerikada geen bir olay hakknda ruhumuzda bilgi edinebilir miyiz?
C.- Evet!
S.- Bu bilgiyi edinmek iin olayn en ok ne kadar uzak mesafede gemi olmas gerekir?
C.- Mesafenin snr yoktur.
S.- u halde mevcut olan her varlk veya insan, kainatn her tarafnda meydana gelen olaylardan
srekli olarak yararlanan ve ruhen etkilenmekte/duygulanmaktadr(:mtehassis olmaktadr), yle mi?
C.- ok muhtelif nispetlerde evet.
S.- Ruh bu bilgiden haberdar mdr?
C.- Tuh halinde haberdardr.
Bundan baka dier bir konuda da statla grrken u konuma gemiti:
S.- Gneten k ve scaklk eklinde bize gelen etkenlerden/etmenlerden, baka etkenler/ etmenler
de kp yaymlanyor mu?
C.- Ediyor, hem de pek ok.
S.- Bunlar bizim idrakimize ve duygularmza arpyor mu?
C.- Haberiniz olmadan evet.
S.- Bunlarn hayatmz zerinde nasl rolleri var?
C.- Gayet nemli.
Baka bir yerde alm olduumuz u tebli de yukardakileri tamamlar:
S.- Ay nn salmz zerinde etkisi var mdr?
C.- Evet.
S.- Bu etki olumlu mudur, olumsuz mudur?
C.- Ne odur, ne odur. Dnyanzn bir ok unsurlarnda olduu gibi etkinin olumlu veya olumsuz
bulunuu artlara baldr.
S.- nsanlar urasalar ileride hastalklarn tedavisinde Ay ndan yararlanabilirler mi?
C.- leride yalnz Ay ndan deil, dier btn etkili/etkin olandan (:messirat) yararlanma olana
bulunacaktr.
S.- Bu etkiler Aydan buraya kadar n iinde gelen bizim takdir edemediimiz bir takm yksek
maddelere mi aittir, yoksa renklerin sinirlerimiz zerinde alelade meydana getirdii sbjektif yollardan
doma bir etki midir?
C.- Yalnz ktan deil, daha nce sylediim gibi dier bir ok messirattan da insanda bir takm
sonular doar.
S.- Mesela, eskilerin inandklar gibi insan falan yldz falan burta iken domu olsa o, btn hayat
sresince bu doma anndaki yldzn etkisi altnda kalr m?
C.- Ann deil, o anda ve ondan nce gelen avanda etkili olan etkenlerin meydana getirdii sonular,
onun iin bir taayyn (:meydana kma, belli olma; gze arpma) vcuda getirir (bulunma, var olma,
Ruh ve Kinat



30
varlk; beden, cisim; zenginlik). Bu hususta btn kainat paralarnn dierine olan karlkl etkilerini ve
gnein dnyaya nur (k) ve scaklktan baka olan etkilerini dnnz..

Fakat yukarda sylediimiz gibi nc bir hal vardr ki oradaki doal etkenlere kar her eye kapal
kalacaktr. Bunlar hem esire hem de esir st maddelere ait titreimlerdir. stat: Bal olu nedenlerini
(:avamili tabiyeyi) meydana getiren vibrasyonlarn, hem havai / atmosferik, hem esiri, hem de dier
bilmediiniz vasatlarda oluumlar vardr. Diyor ki, bu sonunculardakinden bizim hibir ekilde
etkilenmi (mteessir) olamayacamz gayet aktr.
u halde doal etkenler arasnda bildiklerimiz bilmediklerimizin yannda hi deerindedir. Fenne gre
olan vastalarmzn gelimesi orannda bu husustaki bilgimiz yava yava artmaktadr. X ve V nlar,
radyoaktif ve radyestezik nmlar, daha nce bilinmeyip de sonradan bilinen etkenlerdir. Fakat btn
bunlar boyutlu alemimizin tezahrlerindendir. Alemimizin dnda kalan tezahrler yukarda
sylendii gibi bizim hibir ekilde duyup anlayabileceimiz eyler deildir.

6- Yksek Alemlerdeki Boyutlara Verilecek simlerin Deeri

Acaba bu yksek alemlerdeki boyutlar hakknda ne dneceiz?.. Bunlar, boyutlu alemimizin nicel
deerleriyle karlatrabilir miyiz? Yani yukardaki alemleri 4, 5, 6... ilh, altmzdakileri de 2.1 ilh. gibi
rakamlarla belirlemek mmkn mdr? nceden de sylediimiz gibi btn rakamlarmz l bir
kavrama bal olan yalnz bizim alemimize zg itibari (yle varsaylan) eylerdir. boyutlu
alemimizin dnda bu deerlerin hi biri sz konusu olamaz. O halde mesela, ilk stmzdeki aleme
drt boyutlu alem demekle boyutlu alemimizin dna km saylmayz. Demek ki boyutlu
alemimizin dndaki alemlerin boyutlarna bir isim vermek gcnden bile mahrumuz. O kadar ki
boyutlara, boyut demek hakkna dahi sahip olup olmadmz kendi kendimizden sorabiliriz. Fakat
yksek mntkalardan (:kuak; blge) aldmz tebliler, stmzde ve altmzda saysz alemlerin
bulunduunu bize retiyor. Haydi stmzdekileri uydurmu olduumuz rakamlar srasyla
isimlendirelim, altmzdaki boyutlar hangi rakamlarmza sdracaz?.. Bunlarn rakamlarmza
smamas, rakamlarmzn ifade yetenekleriyle dier boyutlarn olu halleri arasnda ilikinin
bulunmamasndan ileri gelir.

Bunu bylece kabul etmekle beraber stmzdeki boyutu gene aresiz olarak drt boyutlu tabiriyle
ifade etmekten kendimizi kurtaramayacaz. Fakat buradaki drt rakamna hibir zaman matematik bir
deer vermemek ve onu ancak sembolik bir ifade olarak kabul etmek gerekir. Yani buradaki drt
rakam 4 = 1+1+1+1 demek deildir. O, ancak l niteliini gsteren kainatmzdaki boyut
artlarnn ykseklikte deien ilk aamasn ifade eder.


RUH VE KANAT
(9)

7- Drt Boyutlu Alem

Burada ilk dneceimiz ey udur: Acaba drt boyutlu alemin tezahrlei nelerdir?.. Biz boyutlu
alemin youn maddelerinden yaplm dima (beyin; akl; uur)) cevherleri yolu ile duymaktan ve
dnmekten kendimizi kurtaramadka etrafmzdaki kaba tezahrlere karlatrarak yksek
alemlerin tezahrleri hakknda hibir karmda bulunamayz. Hatta olacak ey deil ama, alemimizden
bir ey drt boyutlu madde haline dnverse biz o eyi derhal kaybederiz. Ve o eyin varl bize
gre sz konusu olamaz. Tpk bunun gibi, gene farzederek, biz boyutlu idrak vastalarmzla drt
boyutlu alemin ortasnda yaamaya balasak o alemin sonsuz zenginlikleri ve gl varlklar bize gre
bir adem den (:yokluk; bulunmamadan) ibaret kalr. Ve orada biz:
Ruh ve Kinat



31

O balklar ki deniz iinde denizi bilmezler (: O mahilerki derya ire deryay bilmezler)
durumuna gireriz.

Demek ki dnya artlar altnda drt boyutlu madde alemine ait bizim ne bir kuram
kurabilmemize ve hatta ne de bir tahminde bulunabilmemize imkan yoktur. Eer metapsiik
tecrbe yolu ile byle yksek bir aleme kma hadisesi meydana gelmi olsayd ve buna ait
gl kantlara sahip bulunmasaydk byle drt boyutlu bir alemden bahsetmeye asla cesaret
edemezdik. Oradan aldmz tebliiler bize ok az. Fakat bize ok ey retmitir. Dorusu kantla
sonuca varma ve karm yolu ile asla renemeyeceimiz bir alemin realiteleri hakknda ham/ilkel bir
bilgi edinmek nihayet bu ekilde mmkn olabilirdi ki bu da bizim iin ok deerlidir, ve onun zenginlii
de buradan gelir. Drt boyutlu aleme dair oradaki yksek varlklar tarafndan verilen bilgiler, yukarda
uzun uzadya izah ettiin sebeplerden dolay tabiatyla bizim idrakimize gre kalplanarak verilmitir.
Oradakilerden her konuya ait sorduumuz sorularn misline rasgelinmeyecek bir kapsamla cevaplarn
aldk. Konularmzn bir ksm bu cevaplardan bazlaryla zenginletirilmitir. te gene oradan alm
olduumuz drt boyutlu aleme ait bilgilerden bazlarn da okuyucularma sunuyorum:

8- Drt Boyutlu Aleme Ait Oradan Alnan Bilgiler (a)

S.- Ykseliyorsunuz deil mi?
C.- Ykseliyorum.
S.- Ne gryorsunuz etrafnzda? (Buradaki ilk soru ve cevaplar medyom ile operatr arasnda geiyor,
medyom henz drt boyutlu aleme girmemitir. Konumann seyrini takiben okuyucularmz medyomun
bu aleme girdii an kolaylkla belirleyebilecektir.)
C.- Hibir ey grmyorum.
S.- Ne demek hibir ey grmemek, etrafnzda ne var?
C.- Karanlk
S.- Ykselmekte devam ediniz.
C.- Her taraf karanlk, yldrm hzyla gitmeme ramen srekli karanlk.
S.- Hzla ykseliniz!
C.- ok karanlk!.. imdi gzm kamayor, gne gibi.
S.- Orada durunuz, ne gryorsunuz?
C.- niyorum.
S.- nmeyiniz durunuz!..
C.- Peki.
S.- Ne gryorsunuz?
C.- iddetli bir titreim ve kamama hissi duyuyorum.
S.- O halde ininiz, evvelki plana kadar ininiz!
C.- Geldim.
S.- Orada durunuz!
C.- Bu planda kamama yok.
S.- Etrafnz tetkik ediniz, ne gryorsunuz?
C.- Her zaman grdm gibi mnevver aydnlk, eit derecede nurlanm bir alan.
S.- Sizin zerinizde nasl etki yapyor?
C.- Benim zerimde gayet gzel bir haz etkisi yapyor. Etrafmda alldk varlklar. Yukarda sinirlerim
gerildi, yanaklarm kzard; burada yok.
S.-Oradaki herhangi birisinden sorularmza cevap verip veremeyeceklerini sorunuz.
C.- Herkes hazr. Bizim farkmz yok. diyor.
S.- Ka kii?
C.- Bir ses, bir tek ses cevap veriyor.
Ruh ve Kinat



32
S.- Acaba bu size cevap veririz diyen ses geen celselerimizde bize cevap veren ses midir?
C.- Hayr, Fark yok. diyor; Geen seferkinin tesini hangimiz olsa tamamlarz, diyor.
S.- Acaba bu celsemizde, bulunduunuz bu plana ait baz eyler duymanz, ve grmeniz mmkn
olacak m?
C.- Yatknlnz (:mmareseniz) artyor, gittike daha artacak (:tezayt edecek) diyor.
S.- Biz daha yukardaki bir plana kmtk
C.- Hata ettiniz, nasl ki gzlerinizin kamamas da size bu hatanz ihtar etti.
S.- Bu plana kncaya kadar arada geen karanlk neydi?
C.- Bu sizin duygunuzdu diyor.
S.- ki parlak plan arasndaki duygunuzun karanlk olmasnn sebebi nedir?
C.- Buradan bir ayrlma hissiyle hareket ettiiniz iin gcnzn stnde olan o planda bir karanlk
altnda kaldnz. Ve rahatszlk duydunuz. diyor.
S.- Demek ki gcnzn stnde olan bir plandan yukar doru ayrldnz iin karanlk duydunuz yle
mi?
C.- Evet diyor. Size ruhunuzun, anlay/kavray/tasarlay (:telakki) kabiliyetinizin birdenbire stne
kmanzn bir iaretidir/semboldr (:remzidir) diyor.
S.- Acaba hazrlksz ktnz bu planda daha fazla kalsaydnz ne olurdu?
C.- Vcudunuza paralizi gelirdi. diyor. Fazla kelimesinin btn manasyla kaldnz takdirede, yani
ok kaldnz takdirde.) diyor.
S.- Acaba oras da bir ruh alemi midir?
C.- Orada da ruhlar var.
S.- Ondan daha yksek planlar var m?
C.- .Oradan daha ykseklerde de ruhlar var.
S.- Daha yksek planlarda da, bu yukarda grdnz plandaki gibi tahamml edemeyeceiniz kadar
k var m?
C.- Yanarsnz, buharlarsnz (:tebahhur edersiniz); bunun iin tedri adm adm ilerleme (:tedri)
tavsiye edildi. diyor.
S.- Bu bildiimiz scaklk mdr?
C.- Sizin bildiiniz scaklk deildir.diyor.
S.- Biz biliyoruz ki yanmak maddi bir vetiredir (:sre; yol,tarz), halbuki siz orada ruh alemindesiniz.
Orada yanacak maddi varlnz olmad halde bu yanmak tabiri neyinize ait olabilir?
C.- Vcudunuzun grecei zarardr, yanma olayyla tasvir edilebilir. Diyor.
S.- Siz yukardaki planda fazla kalsaydnz paralizi gelirdi diyorlar. Acaba bu paralizi manevi manada
kullanlm bir kelimemidir?
C.- Paralizi diyor, cismani paralizi; nitekim bunun belirtilerini, banza kan hcumunu duydunuz.)
diyor.
S.- (Medyoma hitaben:) Siz banza kan hcumunu duymu muydunuz?
C.- Duydum, yanaklarm kzarmt
S.- Sizinle gren zat, imdi iinde bulunduunuz plana mensup bir zat mdr?
C.- Evet.
S.- Sizin daha yukardaki planda kalmanz mmkn olsayd oradaki varlklarla grebilir miydiniz?
C.- Hayr, nk aranzdaki temas vastas ok ayrlmtr. diyor.
S.- Kendileri bizim tahamml edemediimiz planlara kyorlar m?
C.- Biz, bulunduumuz mevkiden birka plan yukar kabiliriz. Fakat daha yukarlara tekaml
aamalar dediimiz zaman geirdikten sonra kabiliriz.
S.- Mademki yukardaki birka planda durabiliyorlar, neden oralarda kalmayp aalara iniyorlar?
C.- Geici kmak baka; nasl ki biz kendimizden aadaki alanlara gidebildiimiz gibi aadan da
bizim alanmza gelebilirler. Nitekim sizin ruhunuz da buraya gelebiliyor
S.- imdi bulunduunuz planda hibir ey gremiyorsunuz deil mi? Rica ediyoruz, syleyiniz, bu
planda ekil yok mu, yoksa var da siz mi gremiyorsunuz?
Ruh ve Kinat



33
C.- Bulunduunuz planda sizin greceiniz ekil yok! Vastalarnzla buradakileri gremezsiniz.
S.- Niin gremiyorsunuz?
C.- Vastalarnz msaade etmiyor.
S.- boyut yasas burada hakim mi?
C.- boyut hakim deil.
S.- Buradakiler ka boyut iinde yayorlar?
C.- Biz burada drt boyut iindeyiz.
S.- Bu drt boyut iindeki eyleri herhangi bir vetire (:sre; yol, tarz) ile, geliiminiz neticesinde, ileride
grmeniz mmkn olacak m?
C.- Hayr .
S.- Evvelce aadaki planlarda baz ekiller grmtk, bu tarzda bir ekli grmek mmkn olmayacak
m? [1]
C.- Olmayacak, istersek o da olabilir; ancak biz maddeyi younlatrarak size grnebiliriz.
S.- Demek ki bu plann gerei, orasn doal ekliyle grmenize engel olacaktr, ancak
C.- Yalnz engel deil, sizin vastanzn eksiklii. nk siz, yalnz grmek kavram ile anlayabilirsiniz.
Halbuki genel umumi duygunuzladr asl grmek
S.- Acaba biz imdi sizin karnzda bulunan ruhun anlatmak istedii eyleri tam manasyla
anlayabiliyor muyuz?
C.- Kendi vastanzn ok stnde, anlamaya imkan yoktur, bu vastay biz de temin edemeyiz.

Bu satrlardan anlalyor ki, ncelikle insan yukardaki madde alemlerine doru ykseldike kendi
aleminin realitesinden uzaklamaktadr. rnein medyom, orada etrafnda sonsuz varlklarn
bulunduunu ve kendisinin bu varlklar ortasnda yaadn duyduu halde bunu duygu vastalarndan
hi biriyle bize tercme edemiyor. Celse dnda medyom oralara ait izlenimlerini u yolda yazmtr:

15/Mart/1936: - Soru, ne kelime ile ne de szle deil. Yalnz fikirle. Karlkl fikir alnp veriliyor.
Ve konuan ile muhatap arasndaki bu fikir al verii hibir karklk meydana getirmeksizin ve
hariten hibir arzaya uramakszn tam bir aklkla konumaya yetiyor. Kelimelerin u veya bu dilden
olmasnn deeri yok, kelime yalnz fikrin giysisi olmakla kalyor. Ve bu giysi iinde fikir, hemen
kardakine geerek orada sanki giysisinden soyunup gene fikir halinde kendisini ortaya koyuyor.

Bu zabtlarda dikkati eken ikinci nokta udur: nsan madde alemlerinde derinleirken nihayet bir an
geliyor ki tahamml kalmyor, yanaklar kzaryor, bana kann hcum ettiini duyuyor ve hatta bir
iktus tehlikesine maruz kalyor. Bu hal doadaki alaka yasasnn en ak bir kantn oluturur. Medyom
bu hali, adeta bir gne kamamas eklinde tasvir etmitir ki bunun anlam iddetli titreimler
karsndaki tahammlszlktr. Medyom bu mntkaya girinceye kadar dier birok aamada bu hale
dmemiti. Nitekim rnekte grld gibi bu muhitten biraz aa inince medyom byk bir rahatlk
duymutur. Demek ki insanlarn hatta yksek maddi vastalaryla (perispri) da, tahamml
edemeyecekleri derecede yksek maddi titreimler vardr. statlarn (bu yksek mntkalarda
yanarsnz, buharlarsnz (:tebahhr edersiniz) szlerinin bilimsel anlam vardr. Bu ifadeden unu da
anlyoruz ki insan kendi dnyasnda iken, ne kadar yksek alemlere karsa ksn gene kendi
maddesinden syrlm deildir. Ve geici olarak girmi olduu dier alemlerden alm olduu etkiler
bendi zerinde faydal veya zararl neticeler dourabilir.

Bu tecrbe tutanaklarndan rendiimiz nc ey de udur: Medyom btn srarlarmza ramen
orada hibir ekil grememitir. Adeta pasif bir sje halinde bulunan medyomun, etkili bir telkin
derecesinde yaptmz bu yoldaki srarlara direnmesi dikkate ayandr. Halbuki o zamana gelinceye
kadar uzun sreden beri altmz dier planlarda, yani daha aa mntkalarda, medyom, kendi
kendine birok ekiller ve insanlar grmekteydi. Ve btn bunlar boyutlu realitemize uygun ekillerdi.
Ruh ve Kinat



34
Okuyucularma kyaslamal bir fikir vermek iin, medyomun bu aa planlara ait daha nce yazm
olduu izlenimlerinden bir ksmn sunuyorum.

.. Szlr gibi adm adm / aamal (:tedirci) bir ykselme Boluk mtemadiyen ykselme.
Nihayet nc plana var. Bu defa sanki gzlere biraz zf arz (:gelen) olmu gibi, geen seferkinden
daha az vuzuh (:aklk, aydnlk, belli olma) var. Etraf ruhlarla dolu. Gz bir noktada odaklandrld
zaman karda bir yz belirdi. Koyu siyah, yuvarlak bir sakal, siyah gzler, uzun kirpikler, gene koyu
siyah ve gr kalar. Aldrsz bakyor. Omuzlarnda siyah bir ceketin oraya raslayan ksm grnyor.
Kollar ve gsnden aas gzle grlr deil. Ba ak, salar siyah ve gr. Belinden aas su
buharndan olumu gibi dumanl. Kendisi sanki dalgalanan gibi. Cismi o nitelikte ki sanki parmakla
dokunulsa parmak ieri girecek Parmakla dokundum, parmam ieri dald. Fakat adamda ac ve
ikayet yok. Bakyor ve sesini karmyor, ismini sordum Bu grdm sakall zat Mehmet isminde
imi Beni ikinci plana indirebilir misiniz diye sordum, evet dedi. Bu sz zerine pek ksa, adeta bir
saniyelik bir soyutlanma halini mteakip kendimi, Mehmet efendi ile beraber ikinci planda buldum.
Buras nc plana oranla da az kl bir yer. kinci planda yzler, ncdeki kadar belli deil.
Buradakiler alyorlar. Erkekler, kadnlar var. almalar birbirleriyle konuma eklinde oluyor. Bu
konumalardan birisine dikkat ettim . Birinci plana inmeyi isteyince, ncekinden biraz daha
uzunca bir soyutlanma halini mteakip Mehmet efendi ile birinci plana inmi bulunuyordum. Buras
ikinci plandan daha az kl bir yer. Orada burada muzdarip() insanlar grnyor. Kimisi kvranarak,
kimisi yz buruturarak elem ekiyor. Aralarnda nurani yzl ve nurani elbiseli yksek ruhlar dolaarak
ac ekenlerin bazlarn okamak, bazlarnn yzne glmseyerek bakmak suretiyle elemlerini
hafifleterek onlar teselli ediyorlar. Ac ekenlerin kimisi yksek ruhlara alalm bir ekilde
(:mtezellilane) bakyor, kimisi merhamet dilenir gibi onlardan medet umuyor. Bu alem pek de sevimli
bir yer deil. Istrap ekenlerden birisiyle grtm: .. sakall Mehmet efendi: Artk ben gideceim.
dedi. Bunun zerine ben de onunla beraber ikinci plana indim. Buras daha iyi daha aydnlk. Burada bir
ok baka ruhlar var. Fakat isiz, aylak deiller. Geri el ayak ileri ile uramyorlarsa da ruhsal
faaliyette bulunuyorlar. Btn yzler msterih, saf ve berrak. Hibir strap grlmyor. Ruhlarn adedini
sayamadm.

Medyomun aa planlarda grm olduu bu ekillere karlk, sonraki yllarda altmz dier daha
yksek planlarda hibir ekil grememesi, byk bir ilmi realitenin ifadesidir.
Aadaki tebliler de, ruhun yksek maddi vastalaryla bu drt boyutlu alem arasndaki baz
mnasebetleri aydnlatacak niteliktedir:


(a) stanbulda yaplan celselerin 26/IV/1936 tarihli tutanaklarndan.
[1] Bu ekiller insan ekilleridir. Ve medyoma evvelce dnyaya muhtelif isimler altnda yaadklarn
syleyen mizansenlerden ibarettir. Bunlar kadn, erkek ve ocuk hallerinde grnmlerdi.


Alemler ykseldike, maddelerin niteliklerindeki deiiklikler, hem arzuya bal hem de nicel
olarak meydana gelmektedir.

RUH VE KANAT
(10)

Aadaki tebliler de, ruhun yksek maddi vastalaryla, bu drt boyutlu alem arasndaki baz
mnasebetleri aydnlatacak niteliktedir:

(24/V/1936 tarihli celse tutanandan:)
Ruh ve Kinat



35
S- u halde gelimi olan ve dolaysyla perisprisi esirden daha seyyal olan bir ruh, esiri bir alemin
daha yukarsndaki alemde yer tutmaktadr yle mi?
C- Ruh, tekaml ile perisprisini esirden daha seyyal bir hale getirmi ise evet.
S- Pekala, byle esiri bir alemin stnde bir alem mevcut mudur?
C- Demin dediim gibi sonu yoktur. Yani sonunu biz bilemiyoruz.
S- Siz esire gre ne vaziyettesiniz?
C- Biraz daha hafif.
S- O halde siz esirin stnde bir alemde bulunuyorsunuz deil mi?
C- Evvelce sylemitim. Burada drt boyut vardr. Bu da esirden daha seyyal bir aamada
bulunduumuzu gsterir.
S- Oradaki artlar hakknda daha fazla izahat alamayacamz zannediyorum.
C- Bu hususta evvelce size biraz bilgi vermitim. Ondan fazlas mmkn deil!

u birka kelimelik teblide ok byk manalar tebellr etmektedir. nce anlyoruz ki ruhun yksek
maddi alemlerde yaayabilmesi ancak kullanabildii maddi vesaitin incelii orannda mmkn
olmaktadr. Sonra, bizim belki henz idrakinden aciz olduumuz esir halindeki maddeler bile
henz boyutlu alemimizin iinde kalan maddeler arasnda bulunmaktadr. Ve teblilerde sz
konusu olan drt boyutlu kainatn maddeleri, bu esirin stnde bir seyyaliyet hali gstermektedir. Daha
sonra da, maddi kainatn sonu bizim tasavvurumuzun dnda kalan drt boyutlu alem de deildir. Hatta
o alemdeki yksek idrakli varlklarn bile tasavvur edemedikleri dier madde alemleri ve o
alemleri dolduran varlklar sonsuz mehuller diyarnda kaybolup gitmektedir. Btn bu mtalaalar
gayet ak olarak gsteriyor ki dnya aleminin tesi, ard hemen ruh alemi deildir. Ve biz ne
duyabileceimiz, ne de anlayabileceimiz bir salt ruh aleminden bahsetmek gcne sahip deiliz.
Aadaki tebli drt boyutlu tebli hakknda bize baz fikirler daha veriyor:

(11/X/1936 celsesi tutanaklarndan:)
S- (medyoma hitaben) Sizin bulunduunuz planlardan daha aa planlarda yaptmz inceleme
srasnda medyomumuz bir takm insan ekilleri grmt. Bu ekiller o planlara mensup ruhlarn
bedenlerine verdii ekilleriydi. Bu ekiller renkleri ve dier maddi zellikleri sayesinde medyomumuz
tarafndan idrak edilmiti. Halbuki daha yksek olan bu plandaki ruhlarn varlklarna ramen
medyomumuz bir beden ve ekil gremiyor. Acaba sizin perisprinizin ekil, renk vs gibi bildiimiz
maddi zellikleri yok da onun iin mi, yoksa sizin bedenlerinizin bizim maddelerimizde olan renk, ekil
vs zellikleri var da ancak bunlar drt boyutlu bir alemin gereklerine gre ayarlanm bir durumda
olduu iin mi medyomumuz onlar gremiyor?
C- Birinci k.

Demek ki alemler ykseldike maddelerin niteliklerindeki deiiklikler hem arzuya bal, hem de
nicel olarak meydana gelmektedir ki bunlar hakknda bizim boyutlu maddi vastalarmzla bir fikir
edinmenin ihtimali yoktur. Halbuki, bizim iin henz milyonlarda biri bile bilinmeyen boyutlu
alemimiz, bu saysz yksek boyutlu alemlerin en gerilerindeki bir alemdir. Daha nce
bahsettiimiz alemimizin mikro ve makrometrik varlklar karsnda bile btn bilgi ve duygularmz iflas
ederken kendimizi btn kainatn stnde grecek kadar iddial bir duruma sokmak gibi manasz
bir hareket tasavvur edemeyiz. Ve maddelerin, basamak basamak ykseldike bir ncekinden daha
yksek ve daha kapsaml madde alemlerini dourmakta ebediyet iinde devam edegeldiini ve nihayet
btn bunlarn stnde bizim asla idrak alanmza girmeyecek olan gayri maddi varlklarn ve
alemlerin de sonu olmadn bir an dnebilirsek kendimizin ne kadar kk olduunu anlamakta
gecikmeyiz.

9- Boyutlu Alemimiz

Ruh ve Kinat



36
O halde biz aklmzn ermedii yksek boyutlu alemlerde dolamak sevdasndan vazgeip bir ok
alanlar bizce henz mehul olan boyutlu alemimize dnelim.

boyutlu alemimiz nasl bir alemdir?.. Bu alemin realiteleri nedir ve nerde balayp nerde
biter?... Bilim bu sorularn cevabn aratrmakla meguldr.

nsanlar bu alanda ok yrmlerdir fakat gerekte henz bir parmak boyu kadar yol katetmi
deillerdir. Bununla beraber tekaml yasalarnn yava seyrini bir zorunluluk olarak kabul ettiimize
gre imdiye kadar elde edilmi bilimsel kazanlara byk deer vermek ve onlarn ebedi
gelimelerine inanmak hakkmzdr.

Yukardan beri yazdklarmza baklrsa boyutlu alemimizin de bize gre snr yoktur. Mikro ve
makrometrik alemlerin sonsuzluu bunu ifade eder. Btn gkyznde grdmz veya
gremediimiz yldzlar, ktleler hep boyutlu alemimizin iinde bulunan maddi varlklardr.
Bunlarn her biri dnyamza yaklaan veya ondan uzaklaan bir takm doal artlara sahiptir ve saysz
varlklarn ikamet ettii alanlardr.

Buna bir rnek olmak zere bizce bilinen yldzlarn bazlarndaki doal artlara dair statlarmzdan
aldmz bilgilerden bazlarn okuyucularma sunuyorum:

Gne de baka bir crmden ayrlmtr. Gnein kt crm halen muhtelif paralar halinde
mevcuttur, ve bu paralar gkyznn size pek uzak yerlerindedirler.

Gne kainatta bir zerreden ibarettir. Orada arznzda hem mevcut olan hem de olmayan maddeler
vardr ki gelecekte bu maddeleri kefetmek sizin iin mmkn olmayacaktr.

Gnein etrafnda mevcudiyetlerini sylediiniz demir, kalsiyum, manezyum ve hidrojen gibi
gazlardan baka gazlar da vardr. Gne kaynama halindedir. Gneteki maddelerle onun kaynama
halini birletirirseniz Gnein etrafn kuatan gazlarn saydklarnzdan daha fazla olacan takdir
edersiniz.

Gnein younluu dnyanznkinden ok azdr.

Merkre gelince: Orada da sizin dnyanzda mevcut olan ve olamayan maddeler vardr. Ve bu mevcut
olamayan maddeler sisin gaz st itibar ettiiniz hallerde bulunur. Fakat unutmaynz ki sizin
dnyanzda olan btn maddeleri de henz kefetmi deilsiniz.

Merkr Gneten kopmutur. Orann doal artlar bakmndan sisin dnyanzdakine gre baz
hallerde benzerlik vardr. Fakat dier baz hallerde farklar mevcuttur. Dnyanzdaki artlar bu farklar
anlamanza msait deildir. rnein, Merkrde scaklk derecesi sfr alt 150 den sfr st 300 e kadar
deiiklik gsterir. Keza oradaki havann yaps sizin dnyanzdaki gibi olmad iin oradaki hava
basnc daha fazladr. Bir santimetre kbne, sizin dnyanzdaki hesapla 60 kiloluk basn yapar.

Vens de Gneten ayrlmtr. Orada da hem dnyanzdaki maddelerden bir ou var, hem de
onlardan bakas mevcuttur. Btn kainatn eczasnda() birbirine baz noktalardan benzeyenler ve
dier noktalardan ayrlanlar oktur.

Vensdeki en ok ve en az santigrat derecenin sizdeki santigratla llmesi imkanszdr. nk
dnyanzdaki artlardan ok farkl olan yerlerde bu artlara zg lek hizmet gremez. Vens
Ruh ve Kinat



37
atmosfer basnc da dnyadakinin ok stndedir. Gelecekte,astronomi bilginlerince, bunun hesabna
giriilecektir.

Marstaki mevsim deiimleri, deniz, kara ve iklimlerin varl hakknda yaptnz tahminlere gelince:
bu hususta dnya ile Mars arasnda benzeim vardr. Fakat bunlar birbirinin ayn deildir. Marsn iki
uydusu vardr. Ve o da ncekiler gibi Gneten kopmu bir paradr.

Astronominizin bahsettii Marsla Jpiter arasndaki gezegenler, dier gezegenlerin oluumuna hakim
olan yasalar erevesinde meydana gelmi binlerce yldzlardr. Ve bunlarda da birbirine gre pek ok
farkl doa artlar vardr. Yine bunlar arasnda da sizin dnyanza benze artlara sahip olanlar ve
ondan farkl bulunanlar vardr. Bu farklar atmosfere, iindeki maddelere, hayvanlara, bitkilere aittir.
Bunlar Aya oranla eitli byklktedirler.

Ay dnyanzdan ayrlmtr. Ayda sizin dnya artlarna uygun atmosfer yoktur. Fakat nceden
sylediim gibi baka ekilde vardr. Aydaki maddelerin hallerine gelince: Bu bakmdan Ayn arzdan
fark yoktur.

Ayn size yalnz bir tarafn gstermesi, dnn yaparken ald vaziyet gereidir. Ayn size grnen
ve grnmeyen taraflarndaki scaklk derecesi arasndaki fark 100 120 ve bazen daha fazladr.

Jpiterde sizin dnyanzdakine benzeyen ve benzemeyen maddeler vardr. Orada btn bildiiniz
maddelerin kat, sv, gaz ve daha bunun stndeki halleriyle beraber bilmediiniz maddeler ve bu
maddelerin bilmediiniz halleri vardr.

Kesin bir hesap olarak kabul etmemek artyla Gnein scaklnn Jpiterde dnyadakinden 27 defa
az olduu hakkndaki fikirler dorudur. Ancak gezegenlerdeki scakl ykselten etken yalnz gneten
gelenler olmad iin Jpiterde scaklk, Jpiterin kendi scaklnn da katlmyla ok yksektir. Fakat
burada hararet yerine gre deiir ve yksek olur. nsanlarn tahminindeki hatalarnda etken olan bir
sebep de budur. rnein orada en ok scaklk 400 ve daha yukar doru grlr.

Jpiterde basn dnyanza oranla daha hafiftir. Jpiter de Gneten kopmutur. Ve onun kopuu
dnyanzla zamandatr. Fakat lm, dnyanzdan sonra olacaktr. Jpiterin on tane uydusu vardr.

Satrnn dokuz uydusu vardr. Satrndeki en ok ve en az scaklk dereceleri Jpiterdekine oranla
daha azdr. Satrnde iki mevsim vardr. Ve aralarnda ok fark grlr. Keza Jpiterde de iki mevsim
vardr. Ve bunlarn arasndaki fark, Satrnnkinden daha derindir.

Gneten uzakl arttka gezegenlerin mevsimleri arasndaki tezat artar. rnein, Uransteki en ok
ve en az scaklk derecesi Jpiterdekinden daha fazladr. Buna karlk atmosfer hakknda nceki
szlerimi hatrlaynz: Hava basnc, Gneten uzaklatka hafifler. Uranste cisimlerin arl
dnyadakinden baka trldr. Bu husuta size kesin rakamlar vermek mmkn olmamakla beraber
rnein dnyanzda 100 kiloluk bir cisim Uranste bir kiloya denk olabilir. Bunun gibi, dnyanzda bin
kilo gelen bir cisim Neptnde deminki rneinize kar ileri srdm kaytlar ile iki kilo gelir.

Neptnn bir ylnn sizin 164 ylnza denk olduu hakkndaki tahminlerde biraz daha hata vardr.
nk onun yl bundan fazladr, 250 den biraz daha fazladr.

Bu bilgilerin bir ksm astronomlarn bize vermi olduu bilginin dnda kalyor. Hatta baz yerlerde
stadn, astronomik bilgileri dzelttiine okuyucularm dikkat etmilerdir. Gelecek astronomik
Ruh ve Kinat



38
incelemelerin bu ite hangi tarafn doru sylediini bulup ortaya karacandan emin olarak beklerken
bu fikirlerin, baz hususlarda, aratrclara hamleler vereceini de mit ederim.

Bilimdeki aratrmalar srekli ilerliyor. Bu hal, boyutlu alemimizin sonsuzluu iinde az ok hatal
olmakla beraber bize ardszarasz yeni bilgilerin gelmesine sebep olmaktadr.

Her gn durmadan ilerleyen bilimsel almalar arasndan kainatmza bakarsak iki byk manzara ile
karlam oluruz. Bunlardan biri kainatmzn gzle grlr alemine dieri de bunun dnda kalan
grnmeyen alemine aittir. Gzle grnr alemine ait olan olaylarn akademik ilimlerle gelitiine dair
daha nce baz eyler sylemitik. Burada da bu iki alemin bize gre birbiri karsndaki durumlarndan
biraz bahsedeceiz.

Fakat her eyden nce unu sylemek gerekir ki olaylar byle gzle grlr alemimizin iinde veya
dnda diye ayrmak bize gre nispi bir grten doar. nk bir takm olaylarn tarafmzdan
duyulmas inceleme vastalarmzn eksikliinden ve bilgisizliimizden ileri gelir. Bu vastalar
yetkinletike ve bilgimiz arttka gzle grlr alemimizdeki olaylar yava yava zenginleir ve
grnmeyen alemimizdeki olaylar iine alr. eytanlara, cinlere, doast olaylara inananlar bu
gerei gremeyenlerdir.

Mikroskopun kefinden nce mikrobu gremezdik. Teleskop devrinden nce bir ok yldzlar insanlarca
mehuld. Elektrokardiyografinin kullanlmasnda nce kalpteki elektrik dalgalarndan ve bu dalgalarn,
patolojide byk anlam olan deimelerinden haberimiz yoktu. Bu rnekler sayszdr.

Bu kitabmzda grnmeyen alemimizin bizi ilgilendiren ksm, insana ait olan hayatsal olaylarn getii
yerler olacaktr. Bu olaylar ancak onlarla ilgisi bulunan vastalar kullanarak mtalaa edebileceimizi
daha nce sylemitik. Bu vastalarn banda gene insan gelir. nce de sylediimiz gibi bu alandaki
incelemelere giriirken unutmamalyz ki grnmeyen alemimizin hayat alanlarndaki olaylar da ancak
maddeler zerinde ve maddeler yoluyla cereyan eder. Ve bunun iindir ki biz, rnein lm
insanlarn tezahratta bulunduklar yerlere bir oklar gibi ruh alemi ismini vermiyoruz. Biz
iyice biliyoruz ki insan ruhu gzle grlr alemimizin iindeki maddelerden yararland gibi,
grnmeyen alemin maddelerinden de yararlanr. nk, ileride uzun uzadya sylenecei gibi
insan ruhunun kabiliyetleri ne kadar gelimi olursa olsun bu kainatta onun maddelerle olan
mnasebeti son bulmayacaktr.

Ve gene bu dnce ile diyebiliriz ki baz dogmatik spiritalist telkinlerin yaratt grnmeyen
aleme ait bir takm efsanevi grlere de artk veda etmek yolunda bulunuyoruz. lme ve lm
sonrasna ait meseleler ilahi bir kutsiyet iinde deil, felsefi ve ilmi bir dnce ile
incelenmelidir. Her ey ilahidir. Her ey mutlaka Allahn yasalar ve hkmleri iinde olup biter.
stmzdeki bir hayatn olaylaryla altmzdaki hayatn olaylar, ilahi ilgiye ayn derecede
mazhar olmu bulunmaktadr. Bu hakikati iyice kavram olan bir insann kafasna ahret denince;
topuzlaryla, zebanileriyle, alevleriyle dolu bir azap ve ikence diyar gelmeyecektir. Her yerde
maddeler ve ilahi yasalarn sonsuz imkanlar iinde tezahr eden bu maddeler zerindeki ruhsal etki /
indklemeler vardr. Bu yle tatl bir aktr ki ruhlar madde kainatndaki mutluluu, layk olduklar
oranda orada doya doya tadarlar.



RUH VE KANAT
(11)

Ruh ve Kinat



39
10- boyutlu Alemimizin Yksek Tezahrlerine Doru Bir Adm

nsanlardan, fizikokimyasal ilimlerin henz uramad bir takm etkenler kp yaymlanr. (33, 34, 41,
42, 113, 114, 115, 116, 117, 118, 119, 120). Bunlar biz bilinen vastalarmzla gremeyiz. Fakat
bunlarn, insanlar, hayvanlar ve hatta bitkiler zerinde yaptklar etkileri inceleyerek bu hususta olumlu
bir kanaata varmak mmkn olur. Bundan baka herhangi bir sre ile hyperesthsique bir hale
getirilmi bir insanlar bu etkenleri dorudan doruya grp duyabilirler. (33). Hatta bu etkenlerden
bazlarn fotorafla da tespit etmilerdir. (53, 90). Btn bunlardan uzun uzadya bahsetmeye
kitabmzn hacmi msait deildir. Ancak okuyucularma ksa bir fikir verebilmek maksadyla zellikle
teozof klervoyanlarn bu hususta grerek bize tebli ettikleri bilgilerden bazlarn bir rnek olarak zetle
yazacam. Bu grclerin sylediklerine gre insanlarn bedenlerinden baz maddeler taar. AURRA
denilen bu maddelerin rengi hafif mavimtraktr. Bu mavi renk arasnda bir takm izgiler sezilir. Bunlar
n tarzndadrlar. Muntazamdrlar ve birbirine paraleldirler. Hastalk hallerinde hasta olan blgelerdeki
izgiler dzenini az ok kaybeder. Paralel ekiller bozulur, hatta izgiler birbiriyle aprazlar veya
bsbtn solar ve silinir. Bu gzlemler eitli yollardan gerekletirilmitir. Ve bir ok alimler bu yolda
ciddi olarak almlardr. Bunlardan biri de A. De Rochasdr. Bu deerli aratrcnn kendi
tecrbelerine ait yazlarndan bir tanesini ksaltarak yazyorum.

Sjenin hassasiyeti kaybolmaya balaynca cildinde ayva ty gibi klar belirir, ve bunlar
atmosferde kaybolur. Bunlar nce hafif bir sis halinde, sonra daha parlak bir halde, nihayet ince bir k
tabakas halinde oalp younluk beliriyor. Ve en nihayet bedenin eklini koruyarak ondan 3-4 cm
ayrlyor. Bu tabaka zerine yaplan btn etkileri sje sanki dorudan doruya cildi zerine
yaplyormu gibi duyuyor. Buna karlk cildine yaplan etkileri de duymuyor.. Bu halde iken eer
manyetizasyona devam edilirse ncekine ilaveten dier k tabakalar da oluuyor. Mteakip()
tabakalar arasndaki mesafeler ciltle birinci tabaka arasndaki mesafenin iki mislidir. Ve bu da 6-7 cm
kadardr. Sje ancak bu tabakalar zerine yaplan batrma, yakma, vs gibi etkileri duyuyor. Bununla
beraber tabakalar ciltten uzaklatka hassasiyetleri azalyor. Bunlarn ortaya k, herkeste ayn
tarzda olmuyor; bazlarnda hi olmuyor, bazlarnda birka pasla hatta uyumadan, alelade
heyecanlardan sonra ortaya kyor. Eer bu tabakalardan birine bir bardak su dedirilirse bardakla
vcut arasnda kalan kl ksmlar kayboluyor. Ve hatta bir zaman sonra sudan k halinde bir buhar
kmaya balyor. Eer bu su, baka bir yere gtrlp muayene edilirse onun da hassas olduu
grlyor. Mesela bu suyun zerine yaplan her tesirden sje etkileniyor. u var ki jelatin, balmumu gibi
dier baz maddelerin de bu kl cevheri tuttuu ve koruduu grlyor. (40)

Metapsiikte klasik bir misal halinde ok yerde yazlm olan yukardaki gzlem, bu yoldaki yeni
aratrmalara insan sevkedici gtedir.

Manyetizrlerin V nnn, radyestezik nlarn, fikir geileriyle, telestezik ve telekinetik saysz
tezahrlere vasta olan btn yksek maddelerin niteliklerinden henz haberimiz yoktur. Crawfordun
uzun uzadya almalar neticesinde insandan kan bu etkenlerden bazlarnn uygulamas mekanik
yasalaryla be bilinen aletlerle baz zellikleri tesbit edilebilmitir. (52) spirtizma celselerinde rasgelinen
materyalizasyon olaylar da gene insanlardan kan bu ince maddeler sayesinde mmkn olmaktadr.
Keza metapsiikte dedublman denilen ve bir insann ayn zamanda iki deiik yerde
grnmesinden ibaret olan olayn oluu da byledir. Bunlarn gerekliinden bahseden btn kitaplar
bu olaylara ait fotoraf resimleriyle doludur.

Fakat ne olursa olsun bu rnekler bize boyutlu alemimizde de, akademik bilimlerce kafedilmemi
daha bir ok maddelerin bulunduunu gsteriyor. Bu maddeler ne kadar incelmi iseler gzle grlr
alemimizden o kadar uzaklam bulunmaktadr. te bu hal bize bir andan itibaren maddenin sonu
gelmi ve maddi alemler tkenmi duygusunu veriyor. Ve sonsuz realiteler iinde, sonsuz alemlere
Ruh ve Kinat



40
doru ykselen maddi hayat merdiveninin daha ilk basamaklarnda bulunduumuzu bize
unutturuyor.

11- Alemlerin Hududu()

Acaba bu eitli boyutlu alemler birbirinden ne tarzda ayrlrlar?.. Bu sorunun bilimsel bir kesinlikle
cevaplarn aratrmak bounadr. Ve hatta bu hususta bir faraziye() bile yrtmek mmkn deildir.
Yalnz, gzle grlr alemimizin incelemesi srasnda gzlediimiz baz noktalara gre dnrsek,
gene ancak kendi alemimizin realitesine gre, bu konuda olaslk olarak syleyebileceimiz baz eyler
bulunabilir.

Gryoruz ki doal olaylar silsilesinde bakla kesilmi gibi keskin snrlar yoktur. Ultraviyole ile
enfraruj gibi iki grece snr arasnda deien renklere verdiimiz isimler izafidir. nk izafi llere
vurmakszn turuncunun nerde bitip sar rengin nerde baladn kimse syleyemez. Btn renkler
duygularmzn tespit edemedii sonsuz zamanlar/anlar iinde birinden dierine geer. Keza izafi
llerle ayrlm iki mzik notas arasndaki geiler de byledir. ki mzisyen kulann ayn olarak
kabul ettii sesler arasnda mutlaka farklar vardr. Fakat bu farklar, kaba duygularmz karsnda gz
yumulabilirdir. Yoksa gerekte Donun balad ve Sinin bittii yeri izafi llere vurmadan sylemek
mmkn deildir. Acaba bu prensip kainatn btn olaylar hakknda geerli olamaz m?... Bunu
mutlaka kabul etmemekle beraber, aksini dnmek zorunluluuna da bir neden gremiyorum. Buna
gre alemlerin bakla kesilmi gibi birbirinden ayrldklarn kabul etmekten ok, bizim
anlayamayacamz bir takm istee bal ve nicel zaman / anla birbirine getiklerini dnmeye
eilimli bulunuyoruz. Ayn boyuttaki alemlerin birbirine geii ne kadar belirsiz oluyorsa bir boyuttaki
alemin dier boyuttaki aleme geii de belki o kadar belirsiz olacaktr.

12- Alemlerin Yerleri ve Zaman Mekan Meselesi

Madde kainatnn eitli boyutlu alemlerini oluturan varlklar nerdedirler?.. Yukardan beri
yazdklarmza gre sz konusu edilemeyecei anlalan meselelerden biri de budur.

Mekan, ancak boyutlu alemimizdeki maddelerin bir icabdr. Rengi, arl vs zellikleri,
maddeden nasl ayramyorsak mekan da ondan ylece ayramayz. O halde maddesiz renk,
arlk vs nasl sz konusu olamazsa ylece maddesiz mekan da sz konusu olamaz. Maddelerin
spatyomda yer tutmalar, onlarn olu imkanlarna bal bir kavramdr, yoksa bu maddeler iin
spatyomda nceden ayrlm bir yer yoktur. Nasl ki maddeler olmazdan nce renkler ve arlk da
yoktu. zetle, u veya bu anlamda kabul ettiimiz mekan, ancak u veya bu madde ile ayakta
duran ve ondan asla ayrlmayan bir kavramdr. te boyutlu kainatmzdaki mikro ve makrometrik
btn maddi oluumun spatyomda igal ettikleri yer hakknda kabul ettiimiz deerin anlam budur. Ve
maddelerimizin zelliklerinden doan bu nitelik, alemimizin en belirgin bir realitesidir.

imdi btn gnelerimizi, gezegenlerimizi, dnyamz ve kendi maddi varlmzla beraber boyutlu
maddelerimizi ortadan kalkm varsayalm. O zaman bizim dndmz ve duyduumuz anlamdaki
mekan kavram nerde kalr?.. Fakat boyutlu realitelerden kendini kurtaramayan bizlerin ne
byle bir imkan tasavvur edebilmeye, ne de bu sorunun cevabn vermeye gcmz yetimez.
Bununla beraber, unu, yukardan beri sylediklerimize dayanarak kesinlikle iddia edebiliriz ki , byle bir
eyi tasavvur edelim veya etmeyelim, yukarda sylediimiz gibi btn gzle grlr alemimizin dnda
kaldmz takdirde bile spatyom gene maddelerle dolu olacaktr. O halde bu maddeler
nerdedirler?...

Ruh ve Kinat



41
Fakat bunlar gene idrakimizin zorla da olsa az ok kabul edebilecei eylerdir. Bunlar da ortadan
kaldrrsak o zaman kendimizi kainatta kaybetmi oluruz ki ite burada beeri idrakimiz tam anlamyla
durur. Eer bunu boyutlu alemin maddelerinden soyutlanm dier bir alemdeki varlktan sorarsak o,
bize hi phesiz u cevab verir: Bu soruyu benden sormaynz; nk benim varlm belirleyen
artlar iin byle bir soru sz konusu olamaz. Ve bu da ok yerinde bir cevap olur; nk n, arka,
aa, yukar gibi istikametler boyut kavramndan domu eylerdir. Ben neredeyim? sorusu
ancak bu kavrama dayanr. Ve bu kavram ortadan kalknca bu sorunun da anlam kalmaz.

Zaten boyutlu alemimizin dndaki maddelerden haberimizin olmamas ve onlar idrak
etmekteki kabiliyetsizliimiz, onlarn bizim anladmz anlamdaki mekan kavram iine girmemi
olmalarndan ileri gelir. Bu gerei iyice anladktan sonra dier boyutlu alemlerin nerde olduunu
sormaya imkan gremeyiz.

zetle, boyutlar deiik olan dier maddi alemlerin mevcudiyetlerini kabul ederiz fakat onlar
mekan bakmndan boyutlu alemimize kyaslamaya kalkmak aklmzdan gemez. nk,
nceden beri sylediklerimizle kani olmuuzdur ki bilmediimiz sonsuz boyutlarda yaylan sonsuz
alemleri ne gkyznde, ne yerin dibinde, ne spatyomun bilmem hangi katnda, ne de boyutlu
kainatmzn iinde veya dnda aratrmaya gerek ve imkan yoktur. nk bizim maddelerimizle
ayakta duran ve boyutlu realitemiz dnda iflas eden mekan kavram, bunlar hakknda uygulanabilir
deildir.

Tamamen mekan grne bal olan zaman hakknda ayrca grmeye gerek yoktur. nk
hareket halindeki mekan kavramnn atlamaz bulunan zaman konusunda sylenecek szler, mekan
konusunda sylenmi olanlarn ayns olmas gerekir.

kinci Ksm

BRNC KONU

RUH

1- Ruh Nedir?

Ruhun tam bir tanmn yapmaya imkan yoktur. Bunun neden byle olduu da okuyucularma malum
olmutur. Boyut ve kainat konusunda baz dnceler, grler yrtrken boyutlu alemimizin
dndaki maddeler hakknda hibir bilgiye sahip bulunmadmz ve bunlar tarif dahi
edemeyeceimizi belirtmitik. Maddi kainatmzn bir admlk tesinde bile bir tarife smayan
maddelerle karlatmz hatrlarsak btn maddi kavramlardan soyutlanm ruh gibi bir
varl tarife kalkmamzn ne kadar manasz olduunu takdir etmekte glk ekmeyiz.

Bununla beraber ruhun sezebildiimiz baz tezahrlerine bakarak ve ruha dair statlarmzdan krnt
halinde alm olduumuz bilgiyi de buna ekleyerek ruh hakknda, ancak aramzda anlaabilmemize
yarayacak kadar, ve tabiatyla ok eksik ve basit bir tarif yapmaya alacaz. Fakat tekrar ediyorum.
Ruhu tarif etmekten ok ruh hakknda grebilmemize imkan vermek iin ortaya atlm bir ifade
olacaktr. statlarmzla grrken ruhun iki nemli vasf olduunu renmitik. Bunlardan birisi
etkililik/indkleme sahibi olduu dieri de uura sahip bulunduudur.

Ruhu maddeden ayran en nemli unsur onun bu iki niteliidir. Ruh etki edicidir / indkleyicidir yani
o, maddeler zerinde serbest iradesiyle, muktedir olabildii oranda deiik haller meydana
getirebilir. (a)
Ruh ve Kinat



42

uur nedir? stat uuru byle tarif ediyor: uur, ruhun kendi iindeki umumi() bilgisidir. imdi
bu iki niteliin anlamn gz nnde tutarak ruh hakknda yle bir ifade kullanabiliriz: Ruh kendi
varlndaki genel bilgisiyle, etki edici gce sahip bir lemai ilahiyedir. Bu lemai ilahiye ifadesini de gene
statlarmzdan alm bulunuyoruz. te ruh hakknda statlarmzla grmelerimiz neticesinde
anladk ki bu konuda yukardakinden daha fazla bilgi almak mmkn deildir. Bu konuda
okuyucularmzn bizzat hkm vermeleri iin ruha dair stattan aldmz teblilerden bazlarn
yazacam.
S- Bizzat ruhun kendisi madde midir?
C- Madde deildir. Bir lemai ilahiyedir. Bu kadar tarif edebilirim.
S- u halde maddeden baka / maddenin dnda bir varlk sz konusu olabilir demektir, yle mi?
C- Maddenin gayr (:baka) varlklar birden fazladr. Fakat maddenin gayr olmak zere biz yalnz ruhu
gryoruz.
S- Demek ki maddi idrak, kainattaki varlklarn ancak muayyen ve mahdut bir ksmn kapsar, ve
bunlarn dnda nihayetsiz varlklar vardr yle mi?
C- Evet, fakat ben onlar size tarif edemem.
S- Ruh, maddenin gayr bir varlk olduuna gre neden maddi varlklar iinde bunalp kalyor?
C- Ruhun tekaml, doa yasas gereince buna baldr.
S- Ruhun gerilii hangi bakmdandr?
C- tecrbe ve grg.
S- Ruh ilk zamanlarda tecrbesiz ve grgsz m idi?
C- Evet.
S- Peki, demin ruh ilahi bir lemadr demitiniiz; ilahi bir lemann grgsz ve tecrbesiz olduunu nasl
kabul edebiliriz?
C- Unutmaynz ki lemai ilahi dediim zaman size ancak, Allahn bir alevi anlamnda ele almaynz /
dnmeyiniz.
S- Allahn bir alevi manasna almadan dahi Allahn, kavrayamayacamz kadar kapsaml bykl
ile ruhu kyaslaynca ona ne ekilde olursa olsun tecrbesizlik ve grgszlk izafe etmek nasl
mmkn olur?
C- Unutmaynz ki, haa, Allahn bir paras (cz) demedim.
S- Bir cz demediniz, fakat Allahtan kan.
C- kan da demedim.
S- Allaha nispet edilen. Bu szm tekit (: kuvvetlendirme, salamlatrma; yineleme, tazeleme;
stelemek) buyuruyor musunuz?
C- Allah kastediyorsanz, hayr. Onun mahluku, onun var ettiini kastediyorsanz evet!
S- Demek szlerinizden unu karacaz: Lemai ilahiyeden maksat, Allahn var ettii, halk ettii
demektir, yle mi?
C- Evet. Baka trl tarif edemem.

Bu hususta alacamz bilgilerin bundan daha fazla olamayacan doal olarak kabul etmemiz gerekir.
Madde hakknda geen szlerden bunu ok iyi anlarz. u halde ruha izafe edilen btn melekeler,
onu bize yeter derecede tantm olmayacaktr.

Hatta belki hi tantm olmayacaktr. nk ruhun yksek varl ve bilmediimiz sonsuz
melekeleri yannda bildiklerimiz hibir ey deildir. nsan ruhunda grdmz irade, tahayyl vs
gibi grdmz yksek melekeler, ruh melekelerinin phesiz en yksei deildir. Nitekim bitki
bedenindeki bir ruhta bunlarn hi birini gremiyoruz. Ve biz de bitki halinde bulunduumuz zaman bu
melekelerin mevcudiyetinden haberdar deildik. Halbuki bitkiyle aramzdaki mesafe, ruhumuzun maddi
kainatta katedecei sonsuz ykselme / ycelme aamalarna olan mesafeye gre hi deerindedir. Bu
kadar ksa bir zamanda grnr olan insan ruhunun bu yksek melekeleri yannda, sonsuz
Ruh ve Kinat



43
mesafelerde geliecek dier melekelerini imdiden tasavvur bile etmeye imkan yoktur. Biz,
tekamlmzle yeni melekelerimizi idrak ettike, bir an gelecek ki imdi o ykseklii ile
gururlandmz beeri melekelerimiz onlarn yannda bize ok ilkel bir halde grnecektir.

O halde biz ruhu, ancak boyutlu kainatmzda melekelerini kullanmak iin bulabildii tezahr zemini
orannda tanyoruz. Bu kadar ksa bili ve grle onun btn varlna ve hayatna nfuz etmek
(yanamak, sokulmak) mmkn olamaz.

Kitabmzn eitli konularnda ruhun biraz daha yksek melekelerine ait baz sezintiler grlecektir,
fakat bunlar da bize ruhun nitelii (:mahiyeti) hakknda ncekilerden daha iyi aydnlatm
olmayacaklardr.


Ruh nerdedir?..
nsan hibir ekilde tanyamad bir varla nasl inansn?...
Sevgi nerdedir?

RUH VE KANAT
(12)

2- Ruh Dorudan Doruya nceleme Alanmza Girer mi?

Ruh nerdedir?.. Ruhu neden ku tutar gibi bir kseye yaptramyoruz, veya hi olmazsa neden onu
rzgarn elimize arpmas gibi duyamyoruz?...

nk, btn maddi niteliklerden kurtulmu salt ruh halindeki bir varlk bizim iin sz konusu
olamaz. Bunun iindir ki byle bir ruhu imdiye kadar hibir hakim, hibir filezof bize niteleyememitir.

Burada akla bir dnce gelebilir: nsan hibir ekilde tanyamad bir varla nasl inansn?... Bu
dorudur; fakat uras da dorudur ki bir eyin varlna veya yokluuna inanmak o eyin var veya yok
olmasn gerektirmez. Uzaklara gitmeye gerek yok, kendi yakn alemlerimizde, hatta dnyamzda bile
yle etkenler var ki biz onlarn niteliklerini bilmediimiz halde eserlerini maddeler zerinde incelemek
suretiyle gereklerine nfuz etmeye alyoruz. Mknasiyet nedir?... Genel Cazibe (Yer ekimi)
nedir?... Elektrikiyet nedir?... Bu etkenlerin gerek niteliklerini kimse bilmiyor ve onlar dorudan
doruya kimse de grm deildir. Fakat insanlar bu etkenlerin maddeler zerinde meydana getirmekte
olduklar etkileri inceleyerek onlar hakknda az ok net bir fikir almaya alyorlar. Byle maddi
etkenlerin bile dorudan doruya incelemesini yapamazken btn maddi idrakin dnda kalan ruhu bir
ku gibi kse ile yakalamak sevdasna kaplmayacamz aktr. Eer u anda aklma Broussaisnin
szleri gelmemi olsayd bu kadar kaba rnei bulup syleyemezdim. Bu kii diyorki: Ben bir ok
kadavralar taslih ettim, fakat bisturimin ucuna ruh diye bir eyin arptn asla grmedim. (20).

u halde imdiye kadar sylendii gibi, insan bedeninin iinde bir ruh yoktur. Niteliklerini
(:mahiyetlerini) asla anlayamayacamz varlklar maddenin bildiimiz veya henz bilmediimiz
yasalarna tabi maddeler iinde hapsetmeye de yetkimiz yoktur. Tamamen gayr maddi olan ve
maddeler hakknda sz konusu olamayacak nitelikler gsteren bir varl, hatta kendi alemimizde
olduu gibi, zaman ve mekan artlaryla balamak mmkn olur mu?..

Sevgi nerdedir? Sevin, korku, fikir nerdedir?... Bunlar bedenimizde duymamz bedenimiz iinde
mahsur kalm bir varla ait olduklarn ispat etmeye yetmez. BU, olsa olsa nihayet uurlu varlklarn
maddeler zerinde tezahr etmek ihtiyacnda bulunduklarn gsterir. Ruhu, tpk bir ipekbceinin
Ruh ve Kinat



44
kozas iinde oturduu gibi herhangi bir madde ktlesinin bir kesinde skp kalm bir ey halinde
dnmekten daha byk bir hata tasavvur edilemez.

Btn bunlardan karmak istediimiz ilk fikir udur:Biz dorudan doruya ruhla hibir zaman kar
karya gelemeyiz. Ruh denince bizim iin ancak onun eitli younluktaki maddeler zerinde meydana
gelen etkinlii ve bu etkinliin tezahrleri sz konusu olabilir. Eer ben, dostum X. karmda
gryorsam bu grdm ey ne onun ruhudur, ne de, sylendii gibi, ruhun youn / kaba (:kesif)
zarfdr(:klf, kab). Hangi maddi alemde olursa olsun, bu grdm ey ancak dostumun ruhunun
yksek seyyal maddeler yolu ile youn / kaba maddeler zerinde, o maddelerin doasna uygun olarak,
meydana gelen etkilerine ait hareketler, ekiller ve fiiller halindeki tezahrleridir. Fakat biraz kaba
olmakla beraber bunu daha maddi bir misal ile izah etmek mmkndr: Bir heykele baktnz zaman
onda neler grrsnz? nce o, bir ta parasdr. Fakat sizin gznzde onun ta paras
halindekinden daha baka bir zellii vardr. Doadaki ilenmemi talar zerinde hibir zaman
rasgelmediimiz bu zellik, heykelin ifade gcn salayan izgileri ve ekilleridir. Demek burada bir
ifade, bir duygu ve fikir vardr. Ve bu da hi phesiz bir zekann eseridir, kendini duyan ve ne yaptn
bilen bir varln eseridir. Bu zeka nerdedir?... Hi phesiz o, bu ta paralarnda deildir. Ve hi
phesiz tatan ayr bir varlk olan bu uurlu gcn sahibi, bu heykelin ortasnda bir yere saklanm da
deildir. Bu ta parasna yansm olan ifade, bu eseri meydana getirirken bir sanatnn faaliyette
bulunan tahayylnn o ana zg muhtevasdr. O halde bu heykele Bir sanatnn belli bir ana zg
donmu bulunan ruh durumunun canlandrd bir varlktr. diyebiliriz. Bu noktay iyice belirledikten
sonra rneimize yle devam edelim: Eer bu sanat yeter derecede maddi imkanlara sahip olup
duygu ve tasavvurlarmzn yalnz bir ana zg olan ksmlarn deil de, d alemin kronolojik
gereklerine gre, btn duygu ve tasavvurlarn bir sinema eridinde olduu gibi aralksz / art arda bu
ta parasnn zerinde gsterebilmi olsayd, o zaman biz karmzda cansz bir heykel deil canl bir
insan grrdk. Fakat sanat yine heykelin iinde olmazd. Dnyann ok snrl imkanlar iinde
tasavvur edebildiimiz bu hali, maniplasyon imkanlar sonsuz maddelerle alan (a) ruhlar, hi
phesiz daha geni bir lekte ve daha ideal bir ekilde gerekletirebilirler.

3- Ruhlar Nerden Gelip Nereye Giderler?

Biz inceleme alanmzn dnda kalan ruhun yaratln eitli bakmdan, onun maddi kainatmzda
domu olmasyla bir tutmuyoruz. Yaratln sonsuzluu dier bir takm dncelerin yardmyla bize
bu fikri telkin ediyor. nce, bizim iin maddelerin sonsuz olduuna inanyoruz. Sonra, maddi kainatn
dnda da saysz varlklarn bulunduuna inanyoruz. Btn bunlardan sonra ruh hayatnn ve
tekamln ebedi olduuna inanyoruz. Ve nihayet hibir ruh yetkinliini /olgunluunu, uluhiyetle
bir gibi tutmann / karlatrmann sz konusu olamayacana inanyoruz. te btn bunlar bir
araya toplayp dnnce ruh hayatnn ve varlnn snrl bir madde kainat iinde doup sneceine
inanmyoruz.

Kitabmzn baka yerlerinde de sylediimiz gibi, ruhun maddi kainattaki varl, ebedi varlnda
geen bir aamadr. Ve biz buna bir tekaml aamas diyoruz. Fakat bu da bize sonu yok grnyor.
Halbuki ruhun genel hayat iinde bu aamann ok ksa ve snrl (:mahdut) olmas mmkndr. nk
ebediyet iinde ne kadar sonsuz grnrse grnsn snrl (:mahdut) olan her ey ksadr, kktr ve
hatta hitir.

O halde ruh, kk maddi hayatnda var ve yok olamaz. O, bundan nce vard, bundan sonra da
olacaktr. Bu dnceye gre ruhun maddi kainatla irtibatn salayan vastalarna baland an, onun
yaratl tarihiyle oranlayamayz /bir tutamayz. Bunlarn birbirinden tamamen ayr eyler olmas gerekir.

Ruh ve Kinat



45
Ruhun maddi kainatla irtibat peyda etmesi, yani orada domas ne zaman meydana geliyor? Ve bu,
nasl oluyor?... Bunu bilemiyoruz ve asla bilemeyeceiz. Yalnz krnt halinde oradan buradan
topladmz bilgilerle imdilik u kadar syleyebiliriz: Ruh, kendisine tahsis edilmi vastasyla
maddeler zerinde etkili olur.

Ruh, eitli yolardan maddeler zerindeki etkisini kullanarak yksek gayelerine doru durmadan yrr.
Ve bu yolda yryen ruh, her admnda maddeler kainatndaki etkinliini artrr. Etkinliini artrdka
daha yksek mntkalara kar ve o oranda asl ruhani hayatna ncekinden daha gl, daha
etkili bir halde yaklam olur. (a)

Acaba ruh, maddi kainattaki tekaml aamasn bitirdikten sonra ne olur, nereye gider?... Bu
konuda hibir ey sylemek mmkn deildir. Maddi kainatn maveras()ondaki ruh hayat hakknda
yapabileceimiz hibir tahmin yoktur. Ve zaten dorusunu da sylemek gerekirse bunu bilmenin bizim
iin ne gerei, ne de faydas vardr diyebiliriz. Oralardan hibir ekilde faydalanamayacak kadar uzakta
bulunuyoruz.

4- Madde ve Ruh

Yukarlarda sylediim gibi ne ruhun, ne de maddenin balang ve sonundan bahsetmek aklmzdan
bile gemez. Burada kesin bir imkanszlk vardr. Fakat gene yukarda sylediimiz gibi aikar olan
dier bir gerek daha vardr ki o da maddenin btn niteliklerinden ayr ve madde fikriyle uzlamas
mmkn olmayan bir varln, daha dorusu maksatl bir indklemesinin/etkiliinin maddi hareketler
arasnda grnmesidir. Burada iyi dnlmezse olas bir hataya dlebilir: Bu hata, maddi oluta
iine sokulmu, yerlemi enerjiyi, bu uurlu etkililikle/indklemekle bir tutmaktr.

Maddi enerji hibir zaman maddeden ayrlmaz. O, maddenin atlmas mmkn olmayandr. Bu
enerji, maddenin tamakta olduu (:mndemi) hareketlerin bir bilekesidir ki bu, maddi oluun zorunlu
bir sonucudur (:tecellisidir). Bu bakmdan maddeyi, kendinde tad enerjinin tezahr etmi bir halidir
diye tarif edersek belki hakikatten pek uzaklam olmayz. Halbuki ruh halinde idrak ettiimiz varln
tezahrleri, daha dorusu ruhun etkililii, tersine olarak, tamamen maddeden ayr bir kavramdr.

Onun varlnn zorunluluu, ncekinin tamamen tersine olarak maddeden ayr bulunmak
eklinde grnr. Ve bununla maddeyi birlemi grmek, ancak maddi enerjinin bu etken tarafndan
sevk ve idare olunduunu kabul ettiimiz anda mmkn olur. Bunu bir rnekle izah edebiliriz: Akmakta
olan bir su ktlesini tasavvur edelim; burada bir hareket vardr. D etmenlerin yardm olmadka bu
hareket ebediyen byle devam edecek ve hibir deiiklik gstermeyecektir. te madde yasas bunu
bize retiyor. Btn maddi olaylar ayn artlar altnda daima ayn neticeyi veririler. Biz buna maddenin
atalet zellii diyoruz. Bu atalet halini kabul etmek maddelerin maksatl deime imkann ortadan
kaldrr. nk, belli gayelere doru deiebilen maksatl hareketlerle, hareket istikameti asla
deimemek niteliinde olan atalet halini ayn ey olarak gremeyiz. imdi, bu suyun aknda bize
gre grnen hibir maksat yoktur. u halde bu ak atl bir harekettir. Bunun yannda dier bir takm
kat maddeler daha vardr; ve bunlar tabi olduklar maddi yasalara gre younluklaryla suyun akclk
zelliine kar koyabilirler. Bunlar da ncekiler gibi atldr. Bu iki maddenin birbirine zt zellii
karlat zaman birbirini yok etmeye alr. Yani eer kat maddenin dayankll sv maddenin
akclndan daha gl ise ona kar koyar. Fakat bunlarn ikisi de atl olduundan hibir zaman kat
bir cisim kendiliinden kalkp da belli bir maksada gre akan suyun nne durmaz. Bu hal ancak
dardan bir etmenin yardmyla olur. Eer bu etkide bir maksat yoksa o zaman biz bunu, istikametleri
kendi kendine deimeyen iki gcn rasgele arpmasndan ibaret sayarz. Fakat bu iki hareketin
arpmasndan maksatl bir olay meydana gelirse o zaman atl olan maddi enerjiye dier bir
etkenin kartn ve bu etkenin etkisi ile ncekilere hakim olduunu kabul etmek zorunda kalrz. te
Ruh ve Kinat



46
bu noktada maddi enerji ile bu uurlu etmenin birbirinden ayrldn grrz. nk nceden maddi
enerjinin maddeden asla ayrlamayacan ve hatta bunun sz konusu bile olamayacan
hatrlatmtk. Halbuki burada suyun ve kat maddenin bilinen enerjilerine, kendilerinden nce
tanmadmz nc bir enerjinin daha kartn gryoruz. Bu, nerden kt?...Biz byle maksatl bir
hareketi hibir maddede grmyoruz. Haydi ucuz bir izah yolu olarak insan elinden km olanlar
dima(: beyin; akl; uur) cevherlerine, sinir sisteminin kefedilmemi igrmlerine balyalm. Fakat
insan elinden kmam doann bu trden maksatl sonsuz olaylarn hangi maddenin srtna
ykleyeceiz?... Doann da bir dima, bir sinir sistemi mi vardr?.. yle ise nce bunun
anatomisini ve fizyolojisini yazmak gerekir.

Fakat rneimizdeki suyun akn maksatl olarak deitiren bu etmen, maddelere yklenmi bir ey
de deildir. O, ancak bir maksat urunda maddi enerjiye yn veren bir tezahrdr. Bunun etkeni
maddenin ne iindedir, ne de dnda. Ve ona bir mekan tahsis etmeye de imkan yoktur.

Bu bilici (uurlu) etki eden etmenin maddeden ayr bir varlk olduunu undan da anlyoruz ki olaylarda
bu tezahr grlmedii anda da maddeler deerinden hibir ey kaybetmiyor. rnein yukardaki
rnekte arazi artlarna ta bal olarak tesadfen suyun ynn deitirmesiyle, bir tarlay sulamak iin
onu baka yere aktmak ayn deerde fiziki bir olaydr. Bununla beraber ikincisine baka bir unsur
karmtr ki bu da maksat ve grgdr.

Burada ayrca nemli bir nokta vardr; o da bu maksadn etkililikle beraber yrmesidir. O halde btn
bu hadiselerde dorudan doruya gremediimiz bir etken var ki biz onu ancak maddeler
zerinde maksatl bir etki halindeki tezahrleri ile tanyabiliyoruz.

imdi alimleri, fizikokimyasal maddelerin ne basit, ne de bileik hallerinin hi birisinde byle maksatl
bir etki tezahrnn bulunabileceinden sz etmiyorlar.

Maksatl etki, ataletin zttdr. Bu, maddenin atl haliyle badatrlamaz. Maksatl etki, hareketlere
ebediyet kadar eitli ekiller verebilir. Halbuki atl olan maddi enerji, maddenin olu haliyle ayaktadr
ve sabittir. O halde bu maddi enerjiye karan maksatl etki etmenini arzi ve harici dnmek gerekir.

Burada dier nemli bir meseleye deinmek zorundayz. Acaba kainatta maksatl etkiyi sinesinde
tamayan maddi tezahrler var mdr? Hayr! Zaten eer maddi kainatn olaylarnda maksatl
etkilerin rol olmasayd bu olaylarn anlam kalmazd. (b) Ve kainat dzensiz, abes ilerle dolmu
bulunurdu. Halbuki bu maksatl etkiler maddeden maddeye, olaydan olaya atlayarak bin bir eit
dzenleniler (:tertipler) iinde atl maddi enerjilere, kainat dzenine gre, yn vermektedir. Burada akla
hemen u itiraz gelebilir: Mademki maksatsz maddi tezahr yoktur, o halde maksad maddi
tezahrlerden ayrmak veya ayr dnmek yerinde olmaz, ve yukardaki incelemelerde de bu
bakmdan kendi kedine rm olur. lk hamlede bu dnce doru gibi grnebilir. Fakat gerekte
byle deildir. Dikkat edilirse olaylardaki maksatlarn sk sk deitii grlr. Ayn hareketler zerinde
saysz deimeler gsteren bu maksatl tezahrleri maddenin deimeyen hareketleriyle
kartrmamak gerekir. Belli bir hedefe doru frlattm ta parasnn elimden ald kuvvetle olan
hareketi baka eydir, o hedefe gitmek iin olan hareketi baka eydir. Bunlardan birincisi
fizikokimyasal bir hadisedir, kincisi ruhsal tezahrdr. Bu ta, bir cam krabilir, bir kediyi korkutabilir, bir
ukuru doldurabilir vs. Fakat btn bu maksatl deimelere vasta olan tan hareketi daima ayn atl,
maddi harekettir.

Kainatn yaratl, aklmzn almad yksek gayelere yneliktir. Btn maddi varlklarn nedeni bu
olduuna gre maddi olaylarn bu gayeler yolunda vasta olarak kullanlaca ve hibir maddi enerjinin,
bunu salayan yksek etkenlerin indklemesinden (:messiriyetinden) kurtulamacayaca doaldr.
Ruh ve Kinat



47
Maddenin hareketi kr bir enerji halinde grnr. Bunda kendiliinden bir maksat aramak abestir. Zira
bu hareketin meydana gelii, u veya bu maksat iin olmayp maddenin bir olu zorunluluudur. Bu
hareketin herhangi bir maksat urunda kullanlmas, ancak baka bir etkenin etkililiine ait bir nitelik
olur ki, bu da, maksatl etkililiin maddi enerjiye karmasdr.

zetle, ataletle vasflanan kainatn hibir maddesinden kendi kendine maksatl hareketler beklenemez.
Bunlar atldrlar, krdrler, ve eer kainat yalnz bunlardan ibaret olsayd bir hercmer (:kargaa)
iinde oktan yklp giderdi. Fakat her maddenin oluu, her olayn meydana gelii Mutlak Varlkn
yasalar altnda cereyan eder. Ve ruhlar da, saysn bilmediimiz dier varlklar gibi tekaml
derecelerine gre bu yasalar uygulamak konusundaki etkililiklerini maddi kainatta gsterirler. te bu
noktadan itibaren Mutlak Varlk ve ruh hakkndaki yksek duygularmz btn maddi fikirlerden
soyutlanm bir halde iimizde yava yava domaya balar. Kendimizi yoklayalm; eer byle bir
duygunun ekirdeini henz varlmzda bulamyorsak doa bilimleri ve zellikle insan bilgisi
yollarnda kat etmemiz gereken daha ok uzun mesafeler var demektir.

(a) Tekaml bahsine baknz.
(b) Tesadf var mdr? Bahsine baknz.


byk bir hayati maksat iin alan uurlu etkenin yani ruhun.

RUH VE KANAT
(13)

KNC KONU

RUH VE BEDEN

1- Ruhun Beden zerindeki Fizikoimik Etkileri

Ruhun gayrmaddi bir varlk olduunu ve bu varln ancak maddeler zerinde gsterdii tezahrlerle
kendini bize tanttn sylemitik. Acaba bu tezahrler nelerdir?..

Ruh, tahayyl yolu ile adeta bir heykeltran yapt gibi maddeler zerinde ileyerek onlar istedii
ekle sokar. Onun bu hakimiyeti tamamen dnyaya inmezden nceki ve baz zel artlar altnda, biraz
da dnyaya indikten sonraki etkililii ile olur. Ruhun kozmik maddeler zerinde ne ekilde ve ne ekilde
etkili olduunu incelemek gcnde deiliz. Hatta onun dnyamzdaki tezahrlerinden bile adamakll
haberimiz yoktur.

Bedenimizde meydana gelen maksatl hareketlerin haddi ve hesab yoktur. Bedenimizin morfolojik ve
fizyolojik durumunda ve yabanc etkenlere kar gsterdii reaksiyonlarnda yle yksek koruyucu
maksatlar vardr ki biz ne bu maksatlar, ne de bu maksatlar urunda meydana gelen ince
mihanikiyetleri(9 henz anlamyoruz bile. Birka rnek vereceim:

1- Dikkat edilirse organizmann morfolojik durumu doal hallerde ne fazla ne de eksik olmamak
zere hayat artlarna gre ayarlanm bir halde bulunur. Yalnz ot veya etle ya da hem ot, hem de
etle yaayan hayvanlarn di oluumu onlarn gdalarn alabilmelerine en uygun bir tarzda
dzenlenmitir. Ot yiyen hayvanlarn dileri daha ok kesici ve tc durumdadr. Halbuki etle
yaayan hayvanlarn ki koparc ve delici ekillerde gelimitir.

Ruh ve Kinat



48
2- Barsaklar da byledir. Yedii otu ve bitki liflerini hazmetmek iin uzun bir boruya ihtiyac olan
bitki yiyicilerde barsaklar, buna o kadar ihtiya gstermeyen et yiyicilerinkine gre ok uzundur.

3- nsanlarda mide kenarlarnn basnc o kadar fazla deildir. Dilerin gday gerei kadar
ezebilecek durumda olmas, midenin bu bakmdan ykn hafifletmektedir. Halbuki, rnein ku gibi
dileri olmayan ve hububat tanelerine benzer sert eyleri yutan hayvanlarda mide kenarlarnn basnc
hayret edilecek derecede iddetlidir. Bunlarn midelerine ancak krk kilogramlk bir basnla ezilebilecek
madeni tpler sokulduu zaman mide kenarlarnn basnc altnda bu tplerin yamyass olduklar
grlmtr. (11)

4- Dilin n ve arka taraflarndaki tat alma duygularnn toporafisinde bile koruyucu bir maksat
gze arpar. Dilin u taraf ac, arka taraf da tatl eyleri duyar. Zararl yemeklerden ounun ac
olduu malumdur. Aclk duygusunun n tarafa konmasnda, zararl bir maddenin boaz yoluna
ynelmezden nce abucak duyulup azdan atlmasn temin edici bir maksat grlmyor mu?...
Atlarn otlamalarna dikkat ederseniz buna benzer bir hali onlarda da grrsnz. At, otu dileriyle
koparmazdan nce dileri kapal olduu halde dudaklarn yayarak otlarn zerine yaptrr ve ancak
bu muayeneyi yaptktan sonra onu yer. u halde bizim dudaklarmzn i zarnda bulunmayan ve
gdalarn niteliini anlamaya yarayan bir duygu bu hayvanlarn dudaklarnda mevcuttur. Bu ne iin
onlarda var da biz de yok? Bunun cevabn vermek kolaydr.

5- Daha fazla koku alma, grme veya dokunma gibi duygularn yardmyla yaamak zorunda olan
muhtelif hayvanlarda bu duygular, dier varlklarnkine gre ok gelimi bir haldedir. Farelerin
kulaklarndaki hassasiyet inanlmayacak kadar fazladr. Bu hayvann 280 metre kplk kapal ve sessiz
bir yerde bize gre duyulur hibir ses meydana getirmeyen bir ba evirme hareketinden ileri gelen
mafsal delik ve temaslarn alt metrelik bir mesafeden duyduunu tekrarl tecrbelerimle grdm. Ayn
hayvanda koku duygusunun da ne kadar gelimi olduunu herkes bilir. Bylece cann kurtarmak iin
bir kedinin sessiz ayak temaslarn iitmek ve bir mahalle tedeki peynirin duymak zorunda kalan bu
hayvancazn duygularndaki gelime derecesi onun hayatsal zorunluluklaryla ayarlanm
bulunmaktadr. Bu, maksatl bir tezahr deil midir?

Kartallarn ve buna benzer uucu canavarlarn iki bin metreden daha uzaklardaki ufack kular
grdklerini biliriz. Byle bir melekeye onlarn ok byk bir ihtiyac vardr, deil mi?

6- Organizmadaki adaptasyon halleri bo ve manasz eyler deildir. Bunlarn her birinde birer
hayatsal maksat gizlenmitir. Her hangi bir varln evresi ile olan ilikilerine ait artlarda
deiiklik meydana geldike yeni artlara uygun birtakm morfolojik oluumun o varlkta
meydana gelmeye baladn grrz. Bu halin en iyi rneini yeni doan ocuklar verir. Ana
rahmindeki bir ocuun dardan O2 alarak kann temizlemeye ihtiyac yoktur. nk o, saprofit olarak
annesinin hazrlad kanla beslenir. Bu sebepten dolay ana rahmindeki ocuun dolam oluumu
bakadr. Dnyadakilerde, sa ve sol kalplerin birbirleriyle paylam olmad halde, bunlarda bu iki
kalp ksm birbirine almaktadr. Demek ki bunlarn sa kalplerindeki kanlar dorudan doruya sol
kalplerine geer. Halbuki ocuk doar domaz i deiir. Artk o, kendi kann cierleri vastasyla
kendisi temizleyecektir. Bunun iin de cierlerini faaliyete geirmesi gerekir. Onun sa kalp kan, nce
olduu gibi cierlere uramadktan sonra sol kalbe gitmez. Ve byle olmasayd insan yaayamazd. Bu
ihtiyac karlamak iin ana rahminde iken ak bulunan iki kalp arasndaki delikler, doumun ardndan
kapanr.

7- Baz hastalklar vardr ki bunlarn dourduu engeller yznden doal dolam yollarnda baz
bozukluklar olur ve kan doal yollarda dolaamaz (Cirrhose). Byle bir engel hayat ciddi ve ok
tehlikeye koyar. Fakat organizma buna kar derhal faaliyete geerek doal halde mevcut olmayan
Ruh ve Kinat



49
birtakm kan damarlarn gelitirir. Ve kan bu ekilde dier dolatrc yollardan sevk ederek kendisini
yaatmaya alr. (28)

8- Eer sinirlerden birisi herhangi bir yerinden kesilip ufak bir paras karlrsa bir sre sonra
kesilen ularn tekrar byyerek vcudun karmakark anatomik unsurlar arasndan yryp birbirini
bulduklar ve birleerek tekrar vazifeye baladklar grlr. (11)

9- Azda eitli tkrk bezleri vardr. Bunlarn her birinden ayr ayr gda maddelerinin hazmna
yarayacak zel evsafta() tkrk kar. Her gda maddesine gre bu bezlerden birinin veya dierinin
fazla almas bir mellifin dedii gibi: Sanki azn smks zarnda/derisinde/evresinde (muhati
gasnda) bir anlay varm. (29) fikrini insana verdirecek kadar uurlu bir harekettir. rnein, aza
alnan bir maddeyi eritmek ve sulandrmak iin sulu bir tkrk gerekir. Byle bir halin meydana
geliinde gerekten en sulu tkr salglayan kulak alt bezleri derhal ilemeye balar. Bunun, iindir
ki ald gdalar inemek ve sulandrmak ihtiyacnda bulunmayan balk ve ku gibi hayvanlarn kulak
alt bezleri yoktur. ncekinin tersine olarak lokma paralarnn birbirine yapmas ve kaygan bir hale
gelmesi gereken et gibi bir madde aza alnsa o zaman dier tkrk guddeleri faaliyete geer ki
bunlar da yapkan ve kaygan bir su salglayan dil ve ene alt bezleridir. Bu konuda prof. Pawlowun
yapt deneyler mehurdur. Pawlow, tr tkrk bezesinin azna ayr ayr tpler takarak bu
guddelerden ayr ayr svlar almay baarmtr. Bu ekilde hazrlanm kpeklere uzaktan gda
maddeleri gsterilince eitli tkrk bezlerinden svlar gelmeye balar. Fakat asl dikkate deen taraf
udur ki kpee gsterilen gda maddelerinin trlerine gre baz bezlerden, dierlerine gre daha az
veya daha fazla sv gelir. Mesela, hayvana biraz et paras gsterilse ene alt tkrk bezlerinden
dierlerine gre daha fazla sv geldii, kulak alt bezlerinden hi sv gelmedii, halbuki ayn kpee
ekmek paras gsterildii takdirde tersine olarak ene alt bezlerinden bir ey gelmeyip kulak alt
bezlerinden ok sv geldii grlr. Buna benzer hikayeyi bir oumuz hatta dikkat etmeden ok defa
tecrbe etmiizdir. Uzaktan sular akan bir limonu grmek ve hatta hatrlamak bile insann aznn
suyunu oaltr. Ve burada da en ok dil alt bezleri salgda bulunur. Bunun sebebi nedir?... Belki
birdenbire bunu bulamayz fakat organizmann her hareketinde var olan maksatl bir
igrmnden bu olayn hari kalmayacan biliriz: Biliriz ki organizmada bir asit ve alkali dengesi
vardr. Bu denge bir ok hayati ilerde nem kazanr. Bu arada, azda fazla ekiliin bulunmas hazm
ilerini bozar. Binaenaleyh organizma bu halini hayati bakmdan dzeltmek zorundadr. Bunun iin az
sulandrmaya balar. Fakat meselenin asl dikkate deer taraf udur ki azn dier bezleri arasnda en
alkali svy salglayan bez, dilin altndakidir, ve burada da bu dil alt bezleri almaya balar. Ve hatta
eki madde daha aza alnmadan onu deitirecek svy az bu ekilde hazrlam olur.

10- Az suyunda olduu gibi mide suyunda da ayn ahenktar faaliyetler vardr. Mesela iyi bir hazm
iin midenin eki olmas gerekir. Ve bunun iin midenin suyu ekidir. Bu ekilik derecesi litrede 1 7
gram arasnda deiir. Bu derecenin hem aadan hem yukardan snrlarn aamas zararldr. te
burada da maksatl bir dzenin varln gryoruz.

11- Organizmada her i -normal halinde- mutlaka bir maksada, bir gayeye mteveccih olarak
yaplr, fakat hi birinden bizim haberimiz olmaz.

n vitro tecrbelerle bilinir ki krmz kan krecikleri hipotonik bir eriyiin iine konursa bu eriyik nce bu
krecikleri iirir; sonra da ierlerindeki hemoglobin maddesinin krecii patlatp dar kmasna
neden olur. Ve bu ekilde krecik harap olur. Demek ki organizmada bu maddelerin harap olmamas
iin, fizikokimyasal bakmdan belli artlara sahip bir eriyikte (izotonik) muhafaza edilmeleri gerekir. te
kan suyu bu artlara sahiptir ve organizma onu bu artlar altnda tutmaya byk bir titizlikle gayret eder.
Halbuki hayati bir takm dier zorunluluklar yznden bedene devaml su sokulur ve bedenden su atlr.
Yani kan suyunun bu izotonik artlar srekli deimelere maruz kalr. Eer bu ie engel olacak
Ruh ve Kinat



50
dzenleyen mihanikiyetler araya karmam olsayd kan suyu iinde yzen ve hayatn atlmas
mmkn olmayan (:lazm gayr mtefark) olan krmz krecikler birka saat zarfnda eriyip gider ve
insann hayatn uzatabilmesi mmkn olmazd. Halbuki i byle olmuyor. Biz kan suyunun izotonik
durumunu bozmak iin dardan damara ne kadar bozucu (aizotonik) eriyik rnga edersek edelim, bu
ite asla baarl olamayz. Yani kan suyunun gerekli olan izotonik artlarn bozamayz. rnein kana
fazla sulu eriyikler gnderirsek kann sulanma tehlikesini gren organizma derhal buna kar faaliyete
geer ve kan koyulatrmaya alr. Bunun iin bedenin rglerinden tuzlar kana eker, bir ksm suyu
dar atar. Eer koyu maddeler gnderirsek bu defa da ncekinin tersine olarak su sarfiyatn azaltr,
susuzluk duygusunu dourarak dardan bedene su sokulmasn salar. Ve kan bu eit
mihanikiyetlerle sulandrmaya alr.

12- Soluma fiiline yarayan ve organizmann oksijen ihtiyacn karlayan madde hemoglobindir.
Demek ki bu madde hayatn en gerekli bir unsurudur. Bununla beraber bu maddenin kanda serbeste
dolamas ok zararldr. nk kann fizikokimyasal artlarn bozarak bedene bir zehir gibi etki eder.
Halbuki organizma beden hibir zarar vermeden hayat iin gerekli olan bu maddeyi kanda saklamann
aresini yle bulmutur: te biraz yukarda ad geen krmz krecikler bunun iin yaplmtr ve
hemoglobine bunlar adeta bir kutuluk vazifesini grrler. Hemoglobin maddesi, bu kreciklerin iinde
korunmu/saklanm bir halde bulunarak organizmaya zarar vermeden vazifelerini yapar.

imdi, baz hallerde, rnein fazla beden egzersizlerinde organizmann fazla oksijene ihtiyac olur.
Halbuki organizmann oksijenden faydalanmasn salayan vasta, hemoglobin maddesidir. Bunun iin
bu maddenin burada yeter derecede oalmas gerekir, ve oalr. Fakat kanda serbeste bu maddeyi
dolatrmaya msaade etmeyen organizma, onlarn ayn zamanda kutusu olan krmz krecikleri de
fazlaca imal etmeye balar. Organizma oksijen ihtiyacn tatmin ettikten sonra hemoglobin ve krecikler
normal hale dnmek zere tekrar beraberce azalrlar.

13- Kabul edildiine gre dalak krmz kreciklerin mezardr. Onlar burada harap olurlar. Buna
karlk kemik ilii de onlarn yerine yenilerini imal ederek kana gnderir. Eer beklenmedik bir
zamanda organizmada bir oksijen yetersizlii meydana gelirse, mesela karbon oksidi zehirlenmesi,
atmosfer basncnn azalmas, asfeksi gibi bir halin meydana gelmesi veya bedenin birdenbire nemli
miktarda kan kaybetmesi hallerinden birisi ortaya karsa organizma derhal buna kar hayati nlemi
almak iin faaliyete geer. yle ki: nce kemik ilii normal gcnden daha fazla alarak kana fazla
krmz kan kreciklerini gndermeye balar. Hatta eer onun bu faaliyeti olayn tamirine yetmese
kemik ilii gereinden fazla acele hareket etmeye balar. Yani artk kreciklerin olgunlamasn
beklemeden gen hcreleri gnderir. Burada, ne olursa olsun deyip azami sratle bir felakete kar
koymak isteyenlerin telal hali vardr. Fakat i bununla kalmaz, organizma bir taraftan bu ii yaparken
dier taraftan da kana gnderilen kreciklerin muhafaza edilmesine alr. Bu sebepten dalak,
krecikleri tahrip etmek iine geici olarak son verir. Ve ayn zamanda kendisinde depo maddesi
halinde veya tahrip edebilmek zere sakl bulunan dier krecikleri de dar, kan yollarna atarak
faciann nn alamaya alr. Eer tehlike ok fazla ise ve btn bu faaliyet yetmiyorsa ne olur bilir
misiniz?... Normal halde krmz kreciklerin ldrd yer olan dalak, vazifesini deitirir ve onlar
tahrip edecei yerde yeniden imal etmeye ve bu ekilde kemik iliiyle ayn istikamette, beraber
almaya balar. (30).

14- Miyokard infarkts, bir ksm kalp kasnn lm ile mtefark bulunan ldrc bir hastalktr.
Bu hastalkta kalbin mmkn olduu kadar az almas gerekir. Esasen hastaln tedavisinde tutulan
yol da budur. Fakat organizma bunu daha emin ve esasl yollarda salamaya alr. Bu hastalkta
damarlar geniler, kan basnc der ve bu yzden kalbin zerine yklenen yk azalr, kalp az
almaya balar. Fakat doktorluun yeni rendii bu gerei bundan on binlerce yl nce cahil
bir vahi bedeni biliyordu!
Ruh ve Kinat



51

15- Fakat organizmann d etkenlere kar kendini korumak maksadn gden bunlardan daha ince
ileri vardr. Trigeminus siniri genellikle solunum refleksini uyandrarak nefes alp verme iini hzlandrr.
Fakat tuhaf u ki ayn sinirin burun iini deyen ksmlar ncekinin tersine olarak solunum iini
yavalatc etkiye sahiptir. Acaba bunun sebebinedir? Bu ayn sinirin eitli yerlerde birbirine zt iler
grmesinin gayet deerli ve hayati bir sebebi vardr, baknz nasl: Bu sinirin solunum merkezi zerine
olan durdurucu etkisiyle, buruna kaan zararl bir gaz veya madde karsnda, istein dnda olarak
birdenbire nefes durur ve bu sayede zararl gazn cierlere gitmesi tehlikesinin ilk hamlede nne
geilmi olur. Mesela, bir tavann burnuna su damlatlsa hayvann nefesi derhal pasif bir soluk
vermede 10-20 saniye kadar durur. Keza bir ata kloroform koklatlsa hayvann nefesi durur. imdi eer
bu sinir, bedenin dier yerlerinde olduu gibi burunda da soluma iini hzlandrm olsayd bu zararl
maddeler karsnda nefes duraca yerde tersine hzlanr ve tehlikeyi artrrd. Grlyor ki ayn sinirin
hayati zellii bedenin ihtiyacna gre deimektedir. Bu eit olaylar bize, insann organlar iin
deil, organlarn insan iin olduunu gsterir.

16- Bazen de zararl bir maddeye kar eitli ynden organizmann tutarl, adeta birbirini
destekleyici reaksiyonlar vardr ve byle karmak savunma sistemi organizmada oktur. Bu hal
tehlikeli bir dmana kar eitli glerini seferber eden bir toplumun haline benzetilebilir. Bunlardan
bir rnek verelim: Organizma iin her eyde olduu gibi CO2 gaznn da fazlas zararldr. Bunun
zararl ksmlar organizmadan atlacaktr. Bunun iin de en iyi atlma yolu akcierlerdir. Fakat bu atlma
iinin en iyi ekilde yaplmasn organizma dnm ve yapmtr. Karbon asidinin cierler yoluyla en
iyi bir ekilde atlabilmesi iin u mihanikiyetin bir araya toplanmas gerekir:

a) CO2 i ieren kann cierlere mmkn olduu kadar fazla miktarda gelmesi;
b) Kann bu maddeden mmkn mertebe fazla kurtulabilmesi iin cierlerde uzunca bir zaman
durmas;
c) CO2 i atp yerine O2 i fazlaca almak iin dardan cierlere ok miktarda havann girip kmas,
yani vantilasyonun artmas.

RUH VE KANAT
(14)
te byk bir hayati maksat iin alan uurlu etkenin yani ruhun bu mihanikiyetleri eitli
yollardan saladn gryoruz. yle ki:

Organizmada CO2 oalnca H konsantrasyonu artar. Halbuki H iyonu solunum merkezini kamlar
(11) ve bu hal derin nefes almay ve cierlere fazla havann girmesine mucip olur(). Yukardaki (c)
mihanikiyeti bu ekilde gerekletirir. (b) mihanikiyetine gelince: CO2 gaznn kalbi yavalatc etkisi
vardr. Yani bu gaz bir taraftan solunum merkezini kamlarken dier taraftan kalp merkezini uyuturur
ve bu ekilde kalp yavalar, kalp yavalaynca kann ak da yavalar ve bunun neticesinde kan
cierlerde uzunca sre kalr. (a) mihanikiyeti de u ekilde gerekleir: CO2 gaznn etkisinde altnda
damarlar geniler ve zellikle cierlerdeki damarlarn genilemesi cierlerde fazla miktarda kann
toplanmasna mucip olur(). Grlyor ki burada da eitli fizikokimyasal etkenler belli ve hayati bir
maksatla ayarlanm bulunmaktadr.

17- buna yakn dier bir tutarl savunma tertibini de d scaklk farklar karsnda kalan organizmann
reaksiyonlarnda gryoruz. Hava soudu, meye baladnz, ne yaparsnz?... lk i olarak scak bir
yer ararsnz. Bunu bulamazsanz, bedeninizi bir takm eyaya sararak soukta saklamaya alrsnz.
Fakat unu hi unutmamak gerekir ki eer bedenimizin muhafazas sadece bizim iradi gayretlerimize
kalsayd dnyaya oktan veda etmi olurduk. Nitekim souun ldrc etkilerine kar yukardaki
Ruh ve Kinat



52
tedbirler asla yetmez. Bu ite de yarmyamalak bildiimiz veya hi sezemediimiz birok i mihanikiyet
faaliyete geer. Ve mkemmel bir savunma sistemini meydana getirir.

Souk bir yerde kalnca nce iimizde yrmek, hareket etmek, ellerimizi birbirine srtmek, hatta
tepinmek gibi yar seimsel bir istek belirir. Bunun anlam udur: Bu hareketler sayesinde ileyen
kaslarmz bedenimizdeki yanc maddeleri fazlaca miktarda yakmaya balar. Ve bundan da scaklk
meydana gelir. Ve bu scaklkla soua kar kendimizi korumaya alrz, fakat dediim gibi
oumuzun bilmedii bu yar iradi mihanikiyet bizi souktan korumaya yetmez. Bunun yannda ayn
maksad daha etkili bir ekilde salayan ve tamamen istek d bulunan dier bir olay cereyan eder ki o
da her tarafmzn titremeye balamasdr. Bunda da gaye yukardakinin ayndr. Fakat hayat
bakmndan gereken belli snrlardaki scaklk derecesinin korunmas iin organizma bu yukarda
sylediklerimden daha kark tertibata() sahiptir. Soua maruz kalnca ciltteki klcal damarlar hemen
bzlr. Bu ekilde ayn zamanda iki savunma tertibi birden kurulmu olur: Bunlardan birincisi kan
ktlesinin mmkn olduu kadar soukta, yani evreyle temasn azaltmak ve bu ekilde onu souktan
korumaktr. Zira ciltteki klcal damarlar bzlnce kan cilt yzeyinden uzaklar, ve ierilere doru atlr.
kincisi de damarlar bzlnce ciltteki ter bezlerine az kan gideceinden her zaman mevcut olan az ok
terleme olay geici olarak durur ki bunun da faydas udur: nce scak olan terle, beden scaklnn
bir ksmnn dar srklenip gtrlmesine engel olur. Sonra ter kururken etrafndaki scakl ekip
gtreceinden buna kar gelinerek deri yzeyinin bsbtn soumasnn nne geilmi olur. Fakat
vcut soumasnn ne kadar tehlikeli olduunu iyi bilen uurlu varlk, btn bu nlemleri de yeterli
grmez. Be bu mhlik(9 etkene kar daha etkili arelere bavurur. Bu arelerden birisi udur: Yannca
fazla scaklk yayan ve ayn zamanda organizmann kmr hkmnde olan eker ve zellikler ya
maddeleri vardr. te organizma bunlar yakp scaklklarndan yararlanmaya balar. Bu sebepten
dolay soukta insann yal ve ekerli yiyecek ihtiyac artar. Geri bu trden maddeler organizmada
esasen depo edilmi bir halde bulunursa da organizma nce bunlara dokunmak istemez. Daima yedek
maddesini saklamak ngrsn gsteren organizma, ilk ihtiya karsnda elini hemen depoya
uzatmaz. htiyalarn nce dardan salamaya urar. Ancak dardan bulamad takdirde
kendisinden kullanmaya balar. te bu ekilde yalarn ve ekerlerin bolca miktarda yanmas adeta bir
kalorifer iini grr.

ok scak bir yerde kalnca ayn faaliyetin tersine olarak meydana geldiini grmeye balarz. Burada
organizma ncekinin tersine olarak btn hareketleri en az snrna indirir, derideki klcal damarlarn
aarak oraya fazla miktarda kan gnderir, terlemeyi kolaylatrr ve nihayet kalorifer ocan iyice kller,
bedende yanma olay azalr.

18- Biraz da bendin kimya laboratuvarna girelim. Organizmadaki kimyasal faaliyetlerin incelikleri en
yetenekli kimyaclara bile ta kartacak niteliktedir.

Bedende baz kimyasal maddeler vardr ki bunlar organizmann biyokimyasal tepkimelerinde
muhammiz(:oksitleyen?) veya indirgen roln oynarlar. Ve gereinde kullanlmak zere bedende
demirba eya gibi sakl tutulurlar. rnein bunlardan biri sistinsistein sistemidir. Biliyoruz ki
organizmadaki amin asitleri arasnda sistein de vardr.Bu asidin bedene dorudan doruya faydas
yoktur. Fakat onun nemli bir katalizr rol vardr. (16) iki sistein maddesi yan yana gelince birleerek
H lerini baka bir maddeye verirler. Ve bu ekilde birleen iki sistein maddesi bir sistin maddesi haline
geer. Keza bir sistin de gereinde gene iki sisteine ayrlarak nce brakm olduklar H lerini baka
maddelerden geriye alrlar. te organizma bu mihanikiyetten yararlanr ve biyokimyasal tepkimeler iin
gereken H verip almalar bu ekilde salar.

Ruh ve Kinat



53
Burada organizmaya dorudan doruya gerekmeyen iki maddenin, srf bedenin kimyasal hayati
tepkimeleri iin gerei bulunan nc bir maddeyi sinelerinde saklamak zere bedende mevcut
olmalar ayrca dikkate deer.

19- Gene byle dikkate deer olan bir mihanikiyet daha vardr. Baz maddeler vardr ki gerek saf halde,
gerek eitli bileik halinde bulunduklarna gre organizmada ya hibir etki gstermezler veya eitli
iddette biyolojik etkilere sahip bulunurlar. te organizma, ihtiyacna gre bunlar ya saf halde veya
eitli mrekkepler(9 haline sokmak suretiyle kullanr. Bu maddelerden birisi kolindir. Kolin, kanda
serbest veya eitli bileikler halinde bulunduuna gre rahim, barsak ve kan basnc zerinde ok
eitli iddette etkiler yapar. Fakat ayn madde, fosfatitlerle birletii zaman organizmada hibir biyolojik
etki yapmaz. Eer organizma kolinin etkisine gerek grmyorsa organizmada ne serbest halde ne de
dier bileikler halinde kolin bulunmaz. Fosfatitlerle bileik olarak bulunur. Ve bu takdirde bu madde
bedende gayrfaal bir depo maddesi halinde saklanr. Organizma kolinin biyolojik etkisine gerek
grnce ihtiyac orannda bu maddeyi fosfatitlerden ayrarak eitli etki iddetine sahip mrekkepler
haline sokup kullanmaya balar. Mesela saf kolinin barsak hareketlerini artrmak iin yapt etki
iddetini 1 varsayarak sirke asidi ile olan bileik kolinin etkisi 100 olur. Ketopropiyon asidi ile birleik
olan kolinin etkisi ise 300 olur. Organizmann, ihtiyacna gre bu maddenin byk iddet etki farklarna
sahip eitli mrekkeplerinden birini seerek kullanmas kr bir gcn ii olamaz.

20- Yeni fizyopatolojik aratrmalar organizmada geen maksatl mekanizmalarn o kadar hayrete
deer inceliklerini ortaya koymutur ki, onlarn izahlarn yapacaz derken daha kark dier
mihanikiyetlerle karlayor ve iin iinden kamaz bir hale geliyoruz. Bunlardan da bir iki rnek
vereceim: Bbrek grevleri aratrmalarnda buna benzer incelikler oktur. Had bbrek iltihabnda bu
organdan suyun gemesi ok zararl ve tehlikelidir. Bu bilgi bizi, bu hastaln tedavisinde bizi hastay
a ve susuz brakmaya sevk eder. Bizim ancak son asrlarda rendiimiz bu gerei muhakkak ki
organizma insanln doduu tarihten itibaren biliyordu. nk buna kar gereken korunma
nlemlerini daha o zamandan beri alm bulunuyordu. Bu nlem baz mihanikiyetlerle kendini gsterir,
yle ki: Bu hastalkta kan basnc ykselir, kan basncnn ykselmesi, klcal damarlarn daralmasyla
birliktedir. Bunlar arasnda zellikle idrar szen bbrein klcal damarlar da daralr. te bu hal
bbree az kan gelmesini ve bunun sonucu olarak da az idrarn kmasn ve bbrein dinlenmesine
yol aar.

21- Keza, insan kafasnn en gizli bir yerinde sakl hipofiz denilen bir bez vardr.Bunun hayati
fonksiyonlar dzenleyici olarak kard hormonlar arasnda bir de adiyretin denilen bir hormonu
vardr. te bu hormon gerektiinde idrarn azalmasn veya oalmasna yol aar, yle ki: Bbrek
klcal damarlarndan szlen su, bu organn dier ksmndaki enbubeler tarafndan tekrar emilerek idrar
haline gemeden, beden tarafndan geri alnr. Bu suyun emilemeyen ancak pek kk bir miktar (9-
1/100) idrar halinde dar atlr. te doal halde durum byledir. Halbuki adiyretin hormonu bu
enbubelerin suyu emme kabiliyetini artrr. u halde bu hormon kanda ne kadar fazla bulunursa
enbubeler bbrein klcal damarlarndan km olan suyu o kadar fazla miktarda emerler. Ve bu hal
idrar olarak dar kacak suyun miktarn o oranda azaltr. (31) Eer bir insan fazla su alrsa
organizmada su zehirlenmesi denilen hayat tehlikeye koyucu bir hal meydana gelir. te bu oalan
suyun zarar vermemesi iin organizmann dier sarfiyatyla beraber bbreklerden fazlaca miktarda
karak bedenden atlmas gerekir. Bu ihtiya iin kafann en gizli bir yerinde saklanm olan hipofiz
bezi dier hormonlarn her zaman olduu gibi kana gndermeye devam ettii halde bu adiyretin
hormonunu tutar ve kana gndermez. Veya ihtiyaca gre pek az miktarda gnderir. Bundan mahrum
kalan bbrek enbubeleri kendisine gelen suyu fazla miktarda emip bedene gndermez. Byle olunca
suyun nemli bir ksm idrar halinde dar kar ve beden fazla su yknden kurtulur.

Ruh ve Kinat



54
Bunun tersine olarak insan suyu az alrsa organizmadaki suyun tasarruf edilmesi gerekir. nk
bedene belli miktarda su gereklidir. Susuz hayat olmaz. O zaman hipofizde cereyan eden olaylar
ncekinin tersi olur. Bu bez, adiyretin hormonunu fazla miktarda salglayarak kana gnderir.Bu
hormonun etkisi altnda bbrekleri tbli hcrelerinin, suyu emme kabiliyeti artar. Bu ekilde bbreklere
girmi olan suyun ncekine oranla daha byk bir ksm geri alnarak tekrar organizmaya sokulmu olur
ve idrarn miktar azalr.

Organizmada geen olaylarn hepsinde hayati ve koruyucu bir maksat vardr. Bu olaylar sayszdr. Dar
bir yokluku materyalist gr ile bu ilerde tezahr eden maksad inkar etmek belki kolay olur ve ilk
hamlede btn bu olaylarn yalnz fizikokimyasal yasalarla izah edilebileceini sananlar bulunur. Fakat
acele etmeden olaylarn akn ve zellikle birbirleriyle olan ilikilerini adm adm izlemek gerekir.
Esasen dnyada ve zellikle gzle grlr alemimizde hibir olayn fizikokimyasal yasalar dnda
cereyan edemeyeceini biliriz. Bunu inkar etmek, dnyamzn yasalarn ve gereklerini inkar etmek olur.
Fakat burada da sebep ile sonucu birbirine kartrmadan dnmeliyiz. Ve unu da hi unutmamalyz
ki daima atl hareketler halinde kendini gsteren fizikokimyasal olaylardan, organizmann her an
deien ihtiyalarna ll cevaplar vermek gc beklenemez. Byle bir eyi dnmek de dnyann
dndaki yasalar ve gerekleri inkar etmek olur. Bu fikrimi bir rnekle izah etmeye alacam: Bir
eker hastasn ele alalm. Bunun kannda fazla miktarda eker vardr. Acaba burada, eker neden
kanda fazlalamtr? Olayn ekline bakarsak, ekerin kanda tersine azalmas gerekeceine
hkmetmemiz gerekir. nk byle hastalar srekli idrarlar ile bedenlerinden ekeri dar
atmaktadrlar. Acaba organizmada eker oald iin mi, ayni bedenlerine fazla geldii iin mi ekeri
dar atyorlar? Hayr! Tersine, hastalarn dardan eker almadklar baz durumlarda bile, organizma,
btn ekerini dar atp bitirdikten baka dier yap maddelerinin bir ksmn da ekere evirip dar
atar. Burada ekerin idrarla dar atlmas bir sonutur. O halde kanda ekerin oalmas m asl
hastalktr? Hayr, bu da deil. Peki, asl hastalk nedir ve kanda neden ekerin miktar oalmaktadr?

Biliriz ki beden rglerinin ekersiz yaamas mmkn deildir. Ve bugn anlalmtr ki eker, eskiden
sanld gibi, hcrelerin sadece bir enerji maddesi deil, esas unsurlarndan biridir. u halde beden
rgleri ekerden mahrum kalnca lrler. Nitekim eker hastalarnn bazlarnda grlen kangrenler,
rglerin ekerle beslenmemesinden ileri gelir. Halbuki bu hastalarn bedenlerinde, hekimliin henz
izah edemedii, fizikokimyasal bir bozukluk sonucunda, yani gliko-reglasyonun bozulmas
sonucunda, eker metabolizmas organizmann bu maddeden yararlanabilecei ekilde cereyan
edememektedir. Daha dorusu, bedende ekerin glikoz halinden glikojen haline geme oran normal
insanlardakine gre azalmtr. (106).

te buraya kadar geen olaylar fizikokimyasal ilemlerin sonulardr. Ve bunlar da bilim alannda
henz tamamen aydnlatlm deildir. Yalnz i burada kalmyor ve bu olaylarla beraber bir takm
maksatl, uurlu bir zekann etkisi de kendisini aka gsteriyor: rgler, ekerin ancak glikojen
halinden faydalanrlar. Glikoz halinde kalan eker, hcreleri besleyemez. Yukarda sylediimiz gibi,
hastalk yznden glikozun glikojene evrilme oran azalnca hcreler, kendilerine gerekli olan
maddeyi, yani glikojeni yeter derecede bulamazlar, fakat bunun salanlmas gerekir. te yukarda
bahsettiimiz zeki etki, burada rglerin glikojen ihtiyacn salamak iin olduka etkin bir areye ba
vurur. Ve kanda normalden fazla glikoz bulundurarak glikojen olma oranndaki azl organizma lehine
telafi etmeye urar.

u halde hiperglisemi denilen, ekerin kanda fazlalamas hali bir savunma mekanizmasdr. Fakat
hayati maksatlara ynelmi olan bu mekanizmann idaresini hangi bilimsel yetkiyle kr fizikokimyasal
tesadf ve arpmalara brakabiliriz? Buradaki mekanizma fizikokimyasal bir olaydr ve o da udur:
Biliriz ki bir ktlesel etki yasas vardr. Bu yasaya gre, birbiri zerine etki eden iki cisim kar karya
gelince, bunlardan birinin fazla byk olmas kimyasal tepkimenin o oranda abuk ve belirgin olmasn
Ruh ve Kinat



55
gerektirir. Fakat bu bir yasadr ve her yerde her ihtiyaca gre o, uygulama alanna konabilir. Nitekim
burada da bu yasadan yararlanlmtr. Eer kanda glikozun miktar normal snrlar iinde bulunmu
olsayd hastann glikozdan glikojen yapma kabiliyeti azald iin, rgler yeter derecede glikojen
bulamayacakt. Ve insan beslenemeyecek, lecekti. te yukardaki ktlesel etki yasas burada
uygulanarak rgler iin gerekli olan glikojen miktar salanacak oranda glikoz kanda oaltlmtr.

Peki ama bu yasay uygulayan kimdir? Bu yasann gereklerine lzum gren ve her gle
ramen onu uygulama alanna karmakta bu kadar acele eden kimdir? Buradaki mekanizmann
fizikokimyasal bir yoldan meydana geldiini nasl herkes kabul ederse, bu yolun hayati byk bir
maksada mteveccih olduunu da ylece kimse inkar edemez. O halde bu maksad tayan unsur
nerdedir?

Organizmada geen btn maddi olaylar fizikokimya yasalarna baldr. Fakat bu hal, eker
hastalnda olduu gibi dierleri hakknda da yukardaki sorularn dnlemeyeceini gerektirmez.
Ve btn bunlarn uurlu ve zeki bir etkisini, bir etkenini aramak gerekir. Acaba biz bu etkeni kendi
aciz vastalarmzla bulamyoruz diye inkar etmeye mecbur muyuz? Hayr, hayr. Byle bir mecburiyeti
vehmetmek geriliin en by olur. Eer dnyada bulunmayan ve hemen bilinmeyen her eyi inkar
etmek adet olsayd insanlk henz ilk devirlere ait ilkelliinden kurtulamazd!...

Mamafih, bu incelemeden sonra da bu ilerde, rnein yukardaki eker hastal misalinde, olaylar
gene kr glerin arpmalaryla izah etmeye almak sevdasndan kendini kurtaramayacak kimseler
bulunabilir ve bunlar yle bir fikir ortaya atabilirler: eker hastalnda, rglerde meydana gelen alk
sonucunda sinir merkezlerinin yardm ile sinirsel-kimyasal bir yoldan kanda eker oalyor ve bu da
tesadfen organizmann iine yaram bulunuyor! Keke bu fikirle btn meseleler halledilmi olsayd
da hayatn srlarn / bilinmezlerini dnyamzn dndaki etkenler arasnda aratrmak
yorgunluundan hepimiz kurtulmu olsaydk. Fakat, bir iki ifade kullanmakla, birok karanlk
dehlizlerden olumu bir fikir labirenti kurmakla duygu ve dnceler hapsedilemiyor. Bugnk
insanlarn ou fikir tuzaklarndan deil, olay cereyanlarnn cazibesine balanmay tercih ediyorlar. te
bunun iindir ki yukarda bahsedilen sinirsel-kimyasal yol hikayesi insann kafasna taklr: Sinirsel
refleksleri uyandran hcrelerdeki alk hali bu iin yegane etkeni olsayd, bu etken devam ettii iin,
ekerin kanda boyuna ykselip gitmesi gerekirdi. Fakat beden iin baka bir bakmdan zararl olan bu
hale de meydan verilmiyor. Yani organizmada biriken eker idrarla dar atlyor. Hi phesiz bu da
nceki gibi fizikokimyasal yasalara bal bir olay olmakla beraber, bedenin hayat yolundaki dzenini
korumaya ynelik bir itir. O halde soru, hem de daha genilemi bir ekilde, gene akta kalyor: Hayat
yolunda btn bu fizikokimyasal yasalardan faydalanmak gerei gren ve onlar bir tek gaye
etrafnda toplayan unsur nerdedir?

Rasgele iki tan birbirine arparak krlmasyla ayn talar krmak maksadn gderek birbirine arpan
bir adamn hareketi arasnda, fizik bir olay olmak bakmndan, hibir fark yoktur. Fakat nedensellik
prensibi bakmndan ikinci olayda fazla olarak grlen bir ey vardr. Ve gren gzler, dnebilen
kafalar iin bunu inkar etmek mmkn deildir.

Bizim fizikokimyasal anlamda kabul ettiimiz ey, organik unsurlarn bin bir eitte grlen ve bir takm
yasalar altnda cereyan eden alakal ilikilerin tezahr ve gereklemesinden ibarettir. Fakat bunlarn
bile bize karanlk grnen pek ok noktalar vardr ki bu noktalar, ruhun mdahalesini kolaylkla inkar
etmemize yarayan birer ak kap halinde durmaktadrlar.

Gerekte burada biyolojik bir sentez vardr. Bu sentez iini, niin yaptn bilen, uurlu, zeki bir
varln eseridir. Bu varln ama edindii yksek maksatlar maddenin atl ve monoton hareketleriyle
badatrmak ve izah etmek mmkn deildir:
Ruh ve Kinat



56


RUH VE KANAT
(15)

2- Ruhun Etkenliine Tezahr zemini Olan Vastalar

Acaba, ruh dediimiz bu varlk maddeler zerindeki etkisini hangi yollardan gerekletiriyor?

Bu konuda eitli spiritalist ekol takipilerin ileri srd eitli fikirleri vardr.

Dinler genellikle ruh ve beden arasnda arac maddelerin bulunup bulunmad hakknda ak, net bir
ey sylememiler veya daha dorusu hibir ey sylememilerdir. Birok dini gre gre ruh beden
ilikileri anlalmaz bir karklk iinde boulup kalmtr. Biz bu nokta zerinde duracak ve mnakaa
yapacak deiliz. Dinler genellikle dogmatik bir imana dayanr ve byle bir imanla savunulan
herhangi bir fikir buradaki konularmza girmez.

Fakat bu dogmatik dncelerden baka bir de ruhun madde ile ilikilerini izaha alan dier
spiritalist ekol takipileri vardr. Bu ekollerden balcalarnn zerinde biraz durmay faydal
gryoruz. Bunun iin de bu ekol sahiplerinin ruh - beden ilikilerine dair dncelerini, gerek
hviyetlerini bozmamaya alarak ksaltlm bir ekilde gzden geirmek gerekir.

Burada bizi en ok ilgilendiren iki meslek vardr ki ie nce bunlarn dnceleri zerinde durmakla
balayacaz. Bunlardan biri teozoflar, dieri de ispiritistlerdir.

Teozoflar arasnda da azok gr farklar bulunduu iin bunlarn da ayr ayr incelenmesi gerekir.
zellikle Hindistanda yaylm olan dou teozofisi ile, daha ok Avrupada taraftarlar bulunan
bat teozofisinin birbirlerinden ayrldn gryoruz. Fakat ayn zamanda bat teozoflar arasnda da
gr farklaryla ayrllar vardr. te konumuzu daha ok aydnlatmak ve zellikle Neo-spiritalizm
grlerini belirginletirmek iin birka sayfamz bu fikir sahiplerinin grlerine ayryoruz.

A Dou Teozoflarna Gre Ruh Beden

Dou, daha dorusu Hint teozoflar, Avrupada teozofi ad altnda yaylm olan meslein talimatn
kendi grlerine uygun bulmazlar. (101)

Dou teozofisinin btn detaylarn bu dar sayfalarn iine sdrmaya almaya imkan yoktur. Biz
bunlar olduka ksaltmaya alarak okuyucularmza sunacaz.

Dou teozofisine gre: nsan varl, kendisini eitli planlarda nitelendiren ayr ayr unsurlardan
meydana gelmitir. Bunlarn dnda insana ait bir varlk yoktur. Acaba bu unsurlar nelerdir?

nce insan ayr ayr iki varl ile incelemelidir: Bunlardan birisi onun yksek ve hakiki varldr; bu
varlk unsurdan olumu mkemmel bir varlktr. Allahtr.

Bu yksek varln unsurlarndan biri slam tasavvufuna da Zat diye gemi olan Soi dir, Sanskrit diliyle
bunun ad Atma veya Atman dr. Atmann tek bana bir ahsiyeti yoktur. O, herkesi, her eyi kapsar.
Atman tek bana bir ferdiyet gstermez, fakat ferdiyet sahibi olan insan bu unsurlarla deerlenir.
nsann ferdi ahsiyetini btnlemesi iin dier bir unsurla daha birlemi olmas gerekir. Bu da onun
yksek varlnn ikinci unsurunu oluturur. Bu unsura bizim anlayacamz anlamda nefis diyebiliriz.
Ruh ve Kinat



57
Teozoflar manas derler. Manas, insan dncesinin (Pense) ve sonuca varma melekesinin
(Raisonnement) bir aletidir. Evrensel olan Atman ile birleerek insan ferdiyetini meydana getirmeye
yarayan unsur budur. Bu, insana: Ben varm! dedirten ve kendi ferdi ahsiyeti hakknda onu
uurlandrmaya yardm eden unsurdur. Fakat bu iki unsurun birleebilmesi iin nc, arac bir unsura
daha ihtiya vardr ki buna teozoflar buddhi derler. Buddhi, ruhani bir unsurdur. O, Atmann hem
gei vastasdr, hem de onun alemdeki bir yansmasdr (reflet). nsann yksek sezgi (intuition) ve
ilham (nspiration) kayna budur. Zira buddhi, Atmann yksek niteliklerini insann yksek trinitesi
zerinde yanstr ve meydana kartr.

te bu unsurun birlemesiyle insann yksek varl meydana gelir ki teozoflar buna yksek trinite
(La trinit suprieure) derler. Yksek trinite, teozoflarca hem Ruh, hem de Allahdr, ayn zamanda
mkemmel bir insandr. Grlyor ki baz yerel deiikliklerle baka yerlerdeki birok spiritalist
dncelerde kendisini gsteren teslis hikayesi dou teozofisinde de vardr.

Demek teozoflara gre, madde iinde veya madde dnda gibi ayrlm varlk kavramlar sz konusu
deildir. Burada maddi kavramn ne snr, ne de imkanlar itibara alnmamtr. Belki son kabul edilen
bir noktada, Allah, nsan, Ruh ayn ey dnlmektedir.

Fakat bu yksek trinite de olgunlamak, yetkinlemek ihtiyacndadr. Bu da ancak youn maddeler
dnyasnda olur. Yani Ruh veya Allah youn maddelerden olumu dnyalarn dnda
mkemmelleemez. O, youn dnyalarda bir sre geirdikten sonra ykselir ve kendi asl vatanna geri
dner ki teozoflar buraya Devchan (cennet) derler. Yalnz, yksek trinite dorudan doruya dnyaya
inemez. Bunun iin murlaka daha drt unsurla birlemesi gerekir. Bu drt unsur, aa / baya
yaradltadr. Onun iin insann bu unsurlardan meydana gelmi varlna katerner (Quaternaire)
derler.

u halde dnyada yaayan bir insan, bir yksek trinite ile bir de katernerden olumutur. Bu ekilde,
insan btn sistemiyle 7 unsurdan olumu bulunmaktadr, bunlardan yksek, drd de alak
unsurlardr.

Ykselmek maksadyla dnyaya inmek iin alak katerner varl ile birleirken, yksek trinite zorunlu
olarak yksek niteliklerinden nemli bir ksmn kaybeder, sflileir ve kararr. nk katerner varl
oluturan drt unsur alak tezahrlerin kaynadr. Bu unsurlar dnyada grdmz aa / baya
duygular, fikirleri, eilimleri, tutkular ve btn aa nitelikleri ierir.

Katerner kompleksin unsurlar da iki grupta incelenebilir. Bunlardan birincisi ve en aa/baya olan
dnyada tandmz bedendir. Teozoflar buna sthla-sharra derler. Bu beden dnya maddelerinden
yaplmtr.

Kompleksin ikinci ksm ayrca unsurdan olumutur ki buna, nceki yksek triniteye karlk alak
trinite (La trinit infrieure) derler. Dnyadaki lm olaynn meydana gelii ile sthla-sharra alak
triniteden ayrlr ve ayrma, bozulma srelerine urar. Alak trinite ise dnyadan ayrlarak Kma-loka
denilen bir plana kar. Demek, Kma-lokadaki bir insan biri yksek, dieri de alak nitelikte iki
triniteden olumutur.


RUH VE KANAT
(16)


Ruh ve Kinat



58
Alak trinitenin unsurlar aadan yukarya doru unlardr: Linga-sharira; tamamen bedenin bir
kalbdr. Bu, bir modeldir ve beden bu modelin zerine kurulmutur.

Alak tirinitenin ikinci unsuru, prnadr. Bu, insan canlandran, ona dnyada kudret, kuvvet ve
hayatiyet niteliklerini veren unsurdur. Alak kompleksin en yksek ve ruha yakn olan unsuru kmadr.
Bu unsur, tutkularn (:ihtiraslarn) ve arzularn kaynadr. Bunu nefsi hayvan manasnda kabul etmek
mmkndr. Fakat Kama-lokada bir mddet kaldktan sonra yksek trinite, alak triniteyi, tpk dnyada
braklan fizik beden gibi orada brakarak ayrlr. Yani insan, Kama-lokada ikinci bir lme maruz kalr.
Ve tpk fizik bedenin urad akibet gibi alak trinite de yeryzndekinden daha yksek tertipteki bir
alemin, Kama-lokann, mezarlnda zlme ve dalmaya terk edilir. lmsz olan yksek trinite,
Ruh veya Allah olarak Devachana girer.

Grlyor ki Hint teozoflarna gre bizim anladmz anlamda bir madde ve bu maddeden ayr bir ruh
kavram yoktur. Burada isimleri geen unsurlarn bilimsel mahiyetleri hakknda da hemen hemen hibir
ey sylenmi deildir. Bu gre gre Allah, Ruh, Madde birbirine karmakta ve bunlar ancak
varsaymsal bir ykseklik ve alaklk kavramlaryla mertebelendirilmitir.

Gene bu gre gre insann asl lmeyen ksm yksek trinitesidirs. Bu hem mkemmeldir, hem de
alak alemlerde alak unsurlar arasnda yetkinlemeye/olgunlamaya muhtatr. Egonun, yani
yksek trinitenin edindii katerner, bir tekaml vastasdr. Fizik beden ise insann yalnz bu dnyaya
zg bir unsurudur. Fizk bedenden sonra alak trinite, teozoflara gre (tabii ki modern teozoflara gre)
elektrikiyet veya mknatsiyet trnden bir eydir. Gene ayn teozoflara gre, baz atmosferik (!) artlar
altnda bunlar asabi veya sansitif insanlar tarafndan grlebilir. Bundan dolay (hep ayn teozoflara
gre) spiritizm celselerinde, mezarlklarda veya kark evlerde grnen btn fantomik tezahrlerin
etkeni bu alak trinitedir. lmez olan Ego, burada lme mahkum bulunan alak triniteden tamamen
ayrlmtr. Bununla beraber alak trinite de canldr. Bu varln ehvani, hassi (:duygusal) ve hak
birok alak eilimleri vardr. Spiritizm celselerinde insanlarla iliki haline geen ve spiritlere gre Ruh
ad altnda tebliler veren varlklar bunlardr. zetle bunlar, uursuzca hareket eden, dolaan ve
konuan birtakm kavklardr. Bu kavklar tpk mezarda kokmaya, rmeye balayan ve evrelerini
zehirleyen fizik bedenler gibi zehirleyici, ifasat edici nmlar yayarak kokmaya, rmeye mahkum
birer kadavradan ibarettir. Bunlarn herhangi bir yoldan dnyadakilerle temasa gemeleri onlar iin
zararl ve tehlikelidir. Bunlar girdikleri yeri bozutururlar/bozarlar. Bu kavklar davetle megul spiritizma
celselerini yasak etmelidir!..

Ksaca yazdm bu fikirlerin ufak bir irdelemesini yaptktan sonra bat teozoflarnn varsaymlarna
geeceim.


Ufak Bir Mnakaa()

Yukardaki dnceler ve izahlar insann kainattaki olu sebeplerini ve tekaml konusunu
aydnlatmyor. Ve bu fikirlere kar gelen baz sorular cevaplandrmak mmkn olmuyor. Burada
insann kafasn trmalayan balca meseleler unlardr:

1- Eer ego, katerner kompleksle tekaml etmek iin birlemek ve alalmak zorunda
kalyorsa kendisi yetkin halde deildir demek oluyor. Ego ayn zamanda herhangi bir mertebesinde
Allah olduuna gre onun yetkinliindeki (:kemalindeki) bu eksiklii nasl kabul edebiliriz?

Allah fikri, mutlak fikrinden ayrlmaz. Ve eksiklik de mutlak fikriyle uyumaz. Tekamle muhta olan,
tekaml devresi geirmi bulunan bir varlk, Mutlak ve bundan tr Allah olamaz.
Ruh ve Kinat



59

2- Allahn mutlakl sz konusu deilse, Egoya neden Allahlk ykleniyor ve (Ruh=Allah)
formlne niin bavuruluyor?

3- Egonun yetkinliinden maksat kendi olu halinin gelimesi midir, yoksa aa
alemlerdeki cevherlerle kendi melekeleri arasndaki iliki halinin gelimesi midir?

Eer birinci k ise, yani, esasen yetkin olmayan ego, ancak aa planlarda bir sre geirdikten
sonra kendi bnyesinde daha yksek bir varlk haline geiyorsa bu ilahi ve lmsz egoyu bir sonu,
hak ve lme mahkum unsurlar da bir sebep olarak kabul etmek gerekecektir. Byle olunca egonun
lmezlii, ykseklii ve uluhiyeti ile alak unsurlarn aal, hakilii ve lml oluu hangi l ve
dncelere gre takdir olunmutur?

Eer ikinci k ise, yani yksek trinite, esasen olu halinde mkemmel bulunmakla beraber yalnz
aa alemlerle ilikilerinde yetkinlemek/olgunlamak ihtiyacnda ise byle bir fikir karsnda
hakl olarak dnlen aadaki itiraz nasl cevaplandracaz:

Yksek trinite her devachana ulat zaman katerner unsurlarn ebediyen lme terk ediyor, her
inite, yeni, yani yabanc unsurlar alyor. Buna gre kendisinin aa unsurlar alemiyle olan ilikileri
oradan her dnte tamamen kesiliyor. Buna gre onun her dnnde aa unsurlarla olan ilikisi
bakmndan Devachanda tekrar nceki haline geri dndn kabul etmek gerekir. Byle olunca,
egonun bu alak unsurlarla olan ilikilerinde, srp giden bir tekaml halini kabul etmek mmkn
olmaz. nk herhangi bir ilikinin gelimesi demek, onun kesintiye uramakszn ykselen bir
halde gelimesi demektir. Bu da ilikilerin ebedilemi olmasn gerektirir. O halde:

4- Ruhun yetkinliinden maksat nedir? Yukardaki grlerden/ele allardan sonra bu sorunun
yantn vermek pek g olacaktr.

5- Ne ekilde ve ne surette olursa olsun, eer teozoflarn syledikleri gibi alak unsurlar alemi ve
zellikle dnyamz, yksek fakat gelimeye muhta, noksanlkla sakat bir egonun yetkinliini
salyorsa ve bunlarn stnde Mutlak bir Dzenleyici yoksa biri noksan, teki lme mahkum
olan bu iki varl sevk ve idare eden yasalar nerden kmtr?

Burada bir kural hatrlatmak isteriz: Bir ey kendi oluunun ayn zamanda hem sebebi, hem de sonucu
olamaz, fakat o, ayn zamanda bir olu halinin sonucu ve dier bir olu halinin sebebi olabilir. Yksek
trinite eer tekaml yasalarn kendisi hazrlyorsa onun yetkinlemeye/olgunlamaya ihtiyac
olmamaldr. Eer kendisi gelimeye muhta bir halde ise tekaml artlarn belirleyecek kadar Yksek,
Mutlak bir basiret sahibinin eseri olmas gereken bu yasalar hazrlamaya muktedir olmamaldr.

Grlyor ki Dou teozoflarnn grleri, ok kark ve grnrde derin anlamlar tar gibi grnen
ciddi ehresine ramen, insan, birbirini izleyen tezatlar iersinde bunaltp brakmaktadr.

B- Bat Teozoflarna Gre Ruh - Beden likileri

Halbuki bu fikirlerin yannda Anni Besant ve Lead Beater gibi mtefekkirler tarafndan savunulan ve
birok taraftar kazanm bulunan, ncekinden az ok farkl dier teozofik grler ve inanlar da
vardr.

Genellikle bunlarn fikirlerini Dou teozoflarnnkine gre daha ileride gryoruz. Geri bunlarda da,
ncekilerde olduu gibi, madde-ruh fikri birbirine girift olmu bir halde grnyor ve ruhun maddeler
Ruh ve Kinat



60
arasndaki gleri (:muhaceretleri) fikrini kmaza srkleyici dncelere rasgeliniyorsa da hi
olmazsa ruhla madde arasndaki ilikilerden sz edilirken maddi bir kavram belirginletiriliyor. Fakat
burada da, dediim gibi, tekaml gayeleri ihmal edilmi veya daha dorusu teozofik grler, teozoflar,
byle bir ihmale zorunlu olarak gtrmtr. Nitekim bu halin bir sonucu olarak, nceden sylediim
gibi, bat teozoflar da baz noktalarda anlaamamlar ve aralarndaki ikilie sebep olmulardr. Biz de
bu iki gr ayr ayr inceleyeceiz. Bu grlerden biri Anni Beaant, dieri Lead Beater tarafndan
savunulmutur.

a- Anni Besanta Gre Ruh - Beden likisi

Bat teozofisinin geneline tercman olan Anni Besant, insan ruhunun drt tane beden iktisap() etmi
olduunu yazar. Bunlar adeta merkezleri ortak daireler gibi birbiri iine gmlmlerdir.

Bu drt bedenin en kabas fizik beden (corps physique) dir. Fizik beden dnya maddelerinden
yaplmtr. Bu bedende kendiliinden hayat yoktur, o, bir ekilden ibarettir. Fizik bedeni ekillendiren
ve canlandran dier bir beden vardr ki buna da esiri beden (corps thrique) derler. Esiri beden hayati
glerin merkezidir / ocadr. Demek bu beden, fizik bedenin hem eklini salar, hem de onu
canlandrr.

Anni Besant diyor ki: Fizik molekllerin belli bir organizma halinde birlemesine yarayan ve ona canllk
veren koruyucu g esiri bedenden gelir. Bu beden organizmada bir hayat nefesidir. (102).

Hatta biroklarna gre bu beden fizik bedenin adeta ayrlmaz bir parasdr. Bunlarn ikisi birleerek bir
beden yaparlar. Hem fizik, hem de esiri beden ayn plann, yani dnyann maldr.kisi de orasn
brakamaz. Bu beden fizik bedenin oluumundan ancak birka gn nce ortaya kar ve onun
lmnden sonra nihayet birka gn daha yaayabilir. Teozoflara gre buna esiri isminin verilmesi,
onun esirden yaplm olmasndan ileri gelir. Burada da grlyor ki teozoflarn esirleri ile bizim
madde konusunda ele aldmz esiri maddeler arasnda iliki yoktur.

Uyku zamanlarnda ego, yani ruh, bu esiri bedenle fizik bedeni beraberce brakarak dier iki bedeniyle
beraber ayrlr. lm zamannda ise esiri bedenini de beraber gtrerek fizik bedeni brakr ve lme
terk eder. Fakat esiri bedeniyle esiri planda yaayan ruh dnyadan ve zellikle kadavrasnn yanndan
ayrlamaz. Hemen lm mteakip lnn cesedi yannda veya mezarlklarda grnmesi teozoflara
gre bu esiri bedeniyle olur. (34). Bu beden, aa yukar Hint teozoflarnn linga-sharira sna karlk
olur.

Fakat esiri beden, kendisinden daha kaba olan fizik bedene gre hayat kayna olmakla beraber,
kendisi hayat sahibi deildir. Ve kendisini canlandran daha yksek bir beden vardr ki buna astral
beden (corps astral) derler. te bu, teozoflara gre, ruhun nc bedenidir. Bu beden esiri bedene
gre hayat kaynadr. Kendisi, hassasiyetin, tahayyln ve hayvani ihtiraslarn merkezi olmakla
nitelenir. Bu bedenle olan dnce mevcuttur. Fakat bu dnce, akli deil, hissi bir dncedir. Bu
beden, Hint teozoflarnn kma prensibine karlk gelir. Keza teozoflara gre, spiristlerin perisprileri de
bu astral bedenden ibarettir. nsan ne kadar ilerlemise bu bedenin ekli o kadar ak, belli ve net bir
hal alr. Ruhlarn gerilii orannda astral beden ekilsiz bir halde grnr. Byle astral bir beden fizik
bedene fazla baldr, ve ondan uzaklaamaz. Yukardan gelen uuru da pek az bir oranda intikal
ettirilebir. Bunun sonucu olarak geri bir insann ruhu, astral planda bulank bir uur, belirsiz /anlalmaz
bir haleti ruhiye iinde yaar. Buna karlk az ok gelimi olanlar, bu planda ykseklikleri orannda
uurlu bir faaliyet gsterirler. Onlarn ekilleri tamdr, bellidir ve fizik bedenin bir modelidir. (34).
Teozoflara gre spiritizm celselerinde grnen veya uzak yerlerde materyalize olan fantomik varlklar
bu astral bedenlerdir.
Ruh ve Kinat



61


Bat teozofu Lead Beatera gre beden: astral, mantal, esiri bedenler


RUH VE KANAT
(17)

kinci lmden hemen sonra, yani ruh, esiri bedenini esiri planda braktktan sonra, astral bedeniyle
beraber astral plana ykselir. nk her bedenin kendisine zg bir plan vardr. Ruh hangi plana zg
maddelerden olumu bir beden iinde tezahrlerini gsterebilirse o planda yaam olur: Bu ekilde
astral planda yaamaya balayan ruh, eer az ok ykselmi ise burada faaliyete geer. Kendisinde bir
anlay vardr. Ve astral plann sprizleriyle dolu olan hayatndan yararlanr. Fakat onun bu bedeni de
hayatn bizzat kayna deildir. Ancak esiri bedene gre hayat olan astral beden kendinden daha
yukardaki ruhun bedenine gre bir ekildir. Astral bedeni canlandran bu yksek bedenin ismi: mantal
bedendir (corps mental).Ruhsal etkilerden mahrum kalnca dier maddeler gibi lme mahkum olan
astral beden de gnn birinde ruh tarafndan terk edilir ve astral alemin mezarlna gmlmeye
mahkum kalr. Bylece astral bedenini terk eden ruh, ayn zamanda astral plan da terk etmi olur. Ruh,
bu nc lmn ardndan mantal bedeniyle birlikte mantal plana ykselir.

Mantal beden ruhun bedenlerinin en seyyalidir. Bu beden, asil ve yksek dncelerin, iradenin ve
zekann merkezidir. Kazanlm btn hatralar ve bilgiler burada tekarr eder. Btn uurlu olaylar
burada geer. Taakkul (:akl etme, anlama; hatrlama) ve muhakemenin yeri burasdr. Bu beden,
ruhun, mantal plandaki intikal (karsama; birinden tekine geme; gme; var) vastasdr. Bunun
ekli dier bedenlerinki gibi deildir. Yani mantal beden, dier bedenler gibi fizik beden eklini
muhafaza etmez. Bunun ekli ovaldir. Bykl insann gelimesi orannda artar, insan ne kadar
olgun bir hale gelmi ise bu beden o kadar genilemi bir halde bulunur.(34).

b- Lead Beatere gre Ruh - Beden likisi

Belki esaslarda bir olmakla beraber Lead Beaterin kuramnda iin iine nc bir unsurun daha
kartn gryoruz. Bu ekilde mesele gerekten daha kark ve skntl bir yola giriyor. (122,126).

Lead Beater bir insan ksmdan olumu olarak kabul ediyor. Bunlardan biri ego, yani ruhun ta
kendisi, ikincisi buna vasta olan maddi beden, ncs de Lead Beaterin ifadesine gre- bir cevher
(esence) dir ki bu cevher btn planlardaki bedenleri canlandrr. (103). te ruhun maddeye inerken
getii planlardaki bedenlerine giren bu cevhere Lead Beater, elemantal cevher (e. Elemantal) diyor.
Bu teozofa gre byk elemantal hkmranlk (royaumes) vardr. Bunlardan biri mantal plann en
st ksmlarndaki mntkalara aittir (Niveau mental superieur); dieri, bu plann alt ksmlarna (N.m.
infrieur) aittir; ncs de astral plana aittir.

Demek ego, aa inmek iin plandan plana geerken hem o plana ait bedenini kurmak zere plann
maddelerinden bir ksmn, hem de ayn zamanda o planda bir bedene girmek ihtiyacnda bulunan
elemantal bir cevheri kendisine ekerek onlarla birlemek zorundadr. u halde Lead Beatere gre,
ego-beden-elemantal cevher kompleksinden insann varl meydana gelmektedir. Ruhun her plandaki
bedeninde o plann maddelerine balanabilecek ve onlar canlandracak bir elemantal cevher vardr.
rnein, fizik aleme gelmek zere bir yksek mantal plandan aa plana inen ve mantal bedenini
kuran bir ruha, ayn zamanda byk elemantal hkmranln ikincisine ait olan cevherde elik eder.

Elemantal Cevher Nedir?...
Ruh ve Kinat



62

Lead Beatere gre bu, Genel Hayat kaynandan geici olarak ayrlm canl bir cevherdir. Bu cevherin
zekas (intelligeance) yoktur. nk kendisi henz canszlar (mineral) seviyesinde bile deildir. Halbuki
biz canszlar aleminde dahi zeka eseri gremiyoruz. Fakat bu cevherin de bir i gds (instect) vardr.
Ve bu gd onu tekamle yarayan her eye doru srkler. O, bu sayede evresine uymak, kendisine
gerekli olan eyleri evresinden almak kabiliyetine sahiptir. Bu kabiliyet o kadar gldr ki ona bu
yzden ksmi bir zeka (Une intelligeance partielle) de denilebilir. nsan varln tamamlamak zere
insan bedenine girmi olan bu cevher Byk Elemantal cevherin deryasndan kopmu bir cz
(particule) dr. Bedenin zlp dalmasndan sonra o tekrar genel hayatna geri dnecek ve orada
kaybolacaktr. Bu partikllerin kendilerine zg ayr bir tekaml yolu vardr.Bunlarn tekamlleri iin
gerekli olan ey Lead Beatere gre, gl ve maddi titreimler (vibrations) dr. Bu cevher de ruh gibi,
dardan gelen gdlere (impulsions) cevap vermesini rene rene ykselir. Bunun iin o,
titreimlerin daima yeni varyetelerini renmek gayretindedir, uzun sre sabit bir halde kalmay btn
gcyle reddeder. Lead Beater: nsann mantal hayatndaki dankl ve belli bir noktada fikrin tesbit
edilmesine kar koyan igdleri bu etkenin etkisine yklyor. Demek ruhla bu elemantal cevher
arasnda bir ztlklar vardr. Elemantalin tekaml daha kaba maddelerin iine gmlmekle, halbuki
egonun tekaml tersine seyyal maddelere doru ykselmekler olur. Elemantal cevherin arzusu
gittike daha youn ve daha kaba maddi titreimlerle karlamaya, halbuki egonun arzusu tersine
btn maddi artlarn stnde ykselmeye ve yksek titreimlere uymaya yneliktir. Bu cevher, mantal
bedenle birletii gibi, astral bedenle de birleerek ruhla beraber insan varln tamamlar.

Astral plan, heyecanlar (emotions) ve ihtiraslar (Passion) plandr. Bu ekilde elemantal cevher bu
plana balanarak heyecan ve ihtiras titreimleriyle karlam ve kendine zg tekaml ihtiyacn
tatmin etmi olur. Bu partikllerin uuru olmamakla beraber kendilerinde mevcut olan nafiz (: nfuz
eden, delip geen; ie ileyen; ileyen; sz geen) igdler (inetcts penetrants) bir dereceye kadar
onlarn bu ilerden haberdar olmalarn salar. Ve bu sayede buradaki hayatlarnn kendileri iin
faydal olduunu anlarlar. te onlarn burasn terk etmek istememelerinin sebebi budur.

Ruhun maddeden uzaklamak arzusu karsnda elemantal cevherin daha youn maddi titreimler
iine gmlmeye susam bir halde bulunmas, ruhla bu cevher arasnda devaml bir mcadelenin
olmasna yol aar. Eer o, bedenin titreimlerini kendine uydurabilirse bu hal ego iin bir tr ifal
(tentation) olur ki o zaman insanda her trl kaba duygular tezahr eder. Fakat Lead Beatere gre bu
cevher dinlerin kabul ettikleri eytan deildir. nk bunda bir niyet yoktur. Bu cevher farknda bile
olmadan ego ile mcadele halindedir. Onun btn arzusu insan aaya ekmektir ve bu eki hibir
maksatla deil, ancak kendi menfaatlerinin zorlamasyla olur. Demek onda insan geriletmek veya
aldatmak gibi duygular yoktur. O, mutluluunu sadece kaba titreimlerin iine gmlmekte bulduu
iindir ki, ykselmeye istekli olan ego ile satama / atma halindedir. te bu dncelere gre
insan fenala srkleyen zorlamalar egodan deil, elemantal cevherden gelir, (39) fakat bu
zorlamalarn etkisiyle yaplm olan btn iler gene insann saylr, nk bu cevher de insann bir
unsurudur.


Eer insan bir hayatnda alak arzularyla mcadele edip onlara galip gelmi ise gelecek hayatndaki
elemantal cevher daha ho olur ve insan naho olan alak ehvani titreimlere doru ekmez.

nsan lnce, yani fizik alemden ayrlnca ahsiyetini oluturan btn zarflar(:klflar) dalmaya balar.
lm anndan itibaren astral beden de dalmaya balar. Bununla beraber bedende yerlemi olan
elemantal cevher astral cevherden ayrlmak istemez. O, bu bedenin dalma yz tuttuunu grnce,
Lead Beatere gre, korkmaya balar. Ve derhal kendisini savunmaya hazrlar. Bunun iin astral
bedenin zlp dalma srecine direnebilmesini salamak maksadyla onun partikllerini gruplandrr
Ruh ve Kinat



63
(regroupement). Bu bedenin dalmas, elemantal cevherin bamszln kaybetmesi demektir. Bu
hal, onu iddetle, adeta bir nefis mdafasna sevk eder. Fakat o, bu gruplandrma iinde baarl olduu
oranda farknda olmakszn, insan, arzularnn etkisi altnda tutmu olur. Bu hal ruhun tekaml iin
zararldr. nk nce ruhun bir an nce yukar planlara kmas gerekir. Ruhun tekaml bunu
gerektirir. Sonra, astral bedenin d tabakas bu cevher tarafndan gruplandrlma sonucu olarak youn
bir hale konulduundan astral plann yksek ve ince titreimleri ruha nfuz edemez (:geemez,
ileyemez). Bu hal ruhun bu planda yeter derecede uur sahibi olmasna ve buradan yararlanmasna
engel olur. Lead Beatere gre bu gruplandrma ii yle olur: Elemantal cevher, astral bedenin
maddelerini, bu bedenin en d ksmlarnda toplar ve orada youn bir tabaka oluturur. Dier tabakalar
merkeze doru gittike seyyalleir. Bu ekilde elemantal cevher astral bedenin partikllerini evrede
toplayarak d etkilere kar adeta bir kale duvar tarznda onu savunmaya alr. u halde insan,
astral plandaki elemantal cevherin bu gruplandrma iine engel olmaldr. nk ruh, ancak bu sayede
astral plann btn gzelliklerinden ve yksek titreimlerinden yararlanabilecei gibi bu bedenin hzla
dalmasn salamakla da daha yksek planlara bir an nce kmak imkan bulur. Lead Beaterin dier
arkadalarndan ayrld noktalar bu izahlar yeter derecede gstermitir.Genellikle Bat teozoflar
btn hayati zelliklerin ruhtan geldiine, fakat eitli maddi bedenlerden geerken o bedenlerin
imkanlarna gre tezahr ettiine kanidirler. Halbuki Lead Beater insanda grnen alak vasflar ve
ruhla tezat halinde bulunan zorlamalar, insanda nc bir prensip olarak kabul ettii bir cevherle izah
etmeye urayor. Fikrimizce bu yoldaki izah, meseleyi aydnlatmaktan ok karartmaktadr. Hele bu
cevherin ayr bir tekaml seyri izlemesinin ne gereini, ne de anlamn anlamak mmkn olmuyor.
Bundan baka byle bir fikir birok ruhsal ve hayatsal olaylarn izahn ve zellikle tekaml konusunu
adamakll kartrmaktadr. Ve nihayet bu elemantal cevher hikayesi her noktasnda itirazlara yol
aacak ifadelerle doludur.


Ruh madde kainatna niin girmitir, ruhun melekeleri ile madde aleminin tekaml imkanlar
arasnda ne iliki vardr ve nihayet, madde kainatndaki ruh tekamlnn ideal gayesi nedir?..

Gerekler, karmakark fikirlerde deil, derin fikirlerde bulunabilir.


RUH VE KANAT
(18)

c- Dou Teozoflarna Gre Ruhla Beden Arasndaki likilerin ekli ve Gayesi

Dou Teozoflarna gre ruhun, elbise gibi bu bedenleri nasl ve ne maksatla giyip kardklarn da
biraz aratralm. Teozoflara gre en yksek bir plan olan mantal planda ruhlarn az veya ok kalmalar,
onlarn ykseklik derecelerine bal bir itir. Ruhlarn uur hallerinin (conscience) yksek mntkalarda
toplanmas (consentration) ve geliimi, onlarn ykseklik dereceleriyle uygun olarak mmkn olur. te
ruhlarn bu geliim imkanlarn salayacak olan ey de onlarn dnyaya inmeleridir (incarnation).

Teozoflara ve zellikle Lead Beatere gre ruhun enkarnasyonu ve dezenkarnasyonu bir tr nefes
verme (expiration) ve nefes alma (inspiration) ii gibidir. Tekamle ihtiyac bulunan bir ruh, kendisinden
bir paray aa planlarda belli eder/gsterir. Lead Beater bunu extriotisation tabiriyle ifade ediyor.
Bu, bir nefes verme gibidir. Eksteryorizasyon bir sre devam ettikten sonra ruh, aa plana gnderdii
parasn tekrar geri alr. Bu da nefes alma gibidir.

rnein, az yetkinlemi bir insan tasavvur edelim, teozoflara gre bu insan dnyada bir sre
kaldktan sonra eitli bedenlerinin birbiri arkasndan lmnden sonra, mantal bedeniyle kalarak
Ruh ve Kinat



64
mantal plana gelir. Fakat mantal plan tabakadr (etages). Bu ruhun en yksek tabakada yaamas
henz mmkn deildir. O, yukardan itibaren ancak nc tabakada eksteryorize olabilir. Yani
uurunu ancak burada toplayabilir (consentration). Fakat bu toplay da ilk gelilerde tam olmaz. Bunun
iin ilk gelilerde bu tabakada cereyan eden eylerden haberdar olmaz. Ve bu hal onun burada byk
eyler renmesine imkan brakmaz. Bununla beraber o, bir stadn (Maitre) mknatsyetinden ve
varlndan az ok etkilenebilir. Bu hal, henz almam bir goncann zerine serpilen canlandrc k
dalgalaryla, o goncann geliip serpilmesine benzer. (39). Fakat o, dardan gelen etkilere kar
kapaldr. te bu yzden bu katta uzun zaman kalamaz. Bunun iin ruhun daha ok yetkinlemesi
gerekir. O, bu ykselmeyi hazrlamak maksadyla tekrar arza iner (rincarnation). Bu ikinci iniinden
sonra daha ykselmi bir halde mantal plana geri dner. nk dnyadaki eksterizasyonu esnasnda
yeni birok tecrbeler geirmi ve yeni nitelikler kazanm, uurunu gelitirmitir. u halde ruh,
mantal plann aa tabakasna ikinci defa kt zaman etrafndaki eyleri ncekinden daha iyi
anlayacak ve burada daha uzunca bir sre kalabilecektir. Fakat henz mantal plann daha yksek
tabakalarna kabilecek durumda deildir. Bunun iin tekrar ve tekrar dnyaya inmek zorundadr. Eer
ruh yeter derecede ykselmi ise mantal plann ikinci tabakasna kabilir. Fakat tpk birinci tabakaya
kn ilk zamanlarnda olduu gibi burada da nceleri hemen hemen uursuz bir halde bulunur,
etrafndaki eyleri anlayamaz. Ve burann tadn laykyla alamayaca iin ilk gelilerinde burada uzun
zaman kalamaz. Tekrar aa iner. Ruh bylece nefes alp vermeler halinde dnyaya gelip giderek
mantal plann en yksek tabakalarna kadar ykselir. Ve nihayet ruhun, esrar aleme vukuf peyda
etme(:alem srrnn bilgisini edinme) haline (adeptat) yaklamas mmkn olur. Ve artk o, en yksek bir
planda kendi halini (ego) bulur. Onun bu hali tekamle balamazdan nceki hali gibidir. Fakat arada
ok byk fark vardr. imdi o, yetkinlemi bir haldedir. Yani, basamak basamak ilerleyen/s ykselen
bir ekilde yeni nitelikler kazanmtr.(39).

Teozoflara gre, acaba ruh aa planlara nasl iniyor?... Bu konuda zellikle Lead Beaterin kark,
fakat olduka ayrntl fikirlerini hzla gzden geireceiz:

Ruh tekaml seyrini takip etmek zere dnyaya inecektir. Bu ini, bir tr susuzluun veya arzunun
(desir) ynlendirmesiyle olur. Burada egonun yer deitirmesi sz konusu deildir. O, sadece
uurunu mantal plann aa tabakasna toplamakla bu ii yapm olur. Ruh dnyaya birdenbire inmez.
Yolda kademe kademe urayaca aamalar vardr. Ve bu aamalardan birincisi de kendisine en yakn
olan mantal plann alt tabakasdr. Demek o, ie nce buradan balayacaktr. Ruhun indii herhangi bir
planda tezahr edebilmesi iin o plann maddelerini kullanmaya ihtiyac vardr. Tpk bir celsede
kendisini gstermek isteyen bir lnn materyalize olmas, yani fizik gzle grlebilecek bir hale girmek
ve eyalar hareket ettirmek iin fizik plann maddesini etrafna ekmesi gibi, burada da ruh, iine
girecei plann maddelerini etrafna toplar. Ve bu maddeler tarafndan sarlr. te onun bu planda
vastas olan mantal beden bu tarzda oluur.

Geri bu plann maddeleri ruhun yksek seviyesine oranla alak bir mertebededir. Fakat dnyada
yaayan insanlara gre, kavranamayacak kadar yksektir. Ruhun bu planda btn varl tezahr
edemez. Burada grnen/meydana kan, ruhun entelektel ksmdr. te biraz nce sylediimiz gibi
ruhun bir parasn aa planlarda eksteryorize etmesi tabirinin ifade ettii anlam budur.

Ruhun bu plandaki elbisesini kurmak iin ald maddelerin incelii, eski kazanlar derecesine baldr.
Yani ruh, yoluna, geen defa bu planda brakm olduu yerden balar. u halde bu defa etrafna
toplad maddeler geen defa mantal planda en son brakm olduu maddelerin ykseklii
ayarndadr.

Ruh ve Kinat



65
Bu bedenin kurulu tarz insann dnya hayatndaki terbiye ve evre artlarna geni lekte bal
bulunur. Yani, insan btn hayat sresince mantal bedenini kurmaya devam eder. Ve yeni partikller
ilave etmek, gelitirmek veya ihmal etmek suretiyle mantal bedeni durmadan deiir.

Egonun ini seyahatine devam ederken mantal plandan sonra ilk urayaca yer astral plandr. Burada
da ruhun bedenlenmesi iin yukar plandaki olaylara benzer olaylar geecektir. Ruh, astral plann
maddelerini etrafna ekerek onlardan astral bedenini kurar. Bu beden mantal bedenden daha
youndur. u halde ruhun yksek vasflarnn tezahr bu planda daha daralm bir halde bulunur.
Astral bedeni kuran maddeler, mantal beden hakknda olduu gibi, gemi hayattaki maddi
mertebelerin bir temadisidir(:srp gitme, sreklilik, uzama). Burada geen sre udur: Ruh, her
planda, o plann imkanlarna gre kendisinin bir ksmn aa vurur/gsterir ve bu hal, ayn plana her
gelite daha ok gelimi bir tarzda meydana gelebilir. u halde ruh herhangi bir plana gelince, o
plandaki tekamlne, nceden ayn planda brakm olduu yerden balar. Bu da ikinci gelite
ncekinden daha yksek maddeleri kullanmakla mmkn olur. Mantal beden hakknda olduu gibi
astral bedenin de kurulu tarz, insann dnyada geirecei hayat artlarna gre ortaya kar/belli olur.
u halde dnyada yaayan bir insan, bu yaay esnasnda srekli olarak mantal ve astral bedenlerini
kurmak ve onlar az ok gelimi bir hale koymak veya koymamak suretiyle deitirmektedir.

Bundan sonra ruh, fizik aleme nfuz eder. Ve fizik alemin maddelerinden olumu bir beden kurar.
Burada da kural ayndr. te bu ekilde insan, ocukluundan itibaren bydke yava yava astral
ve mantal maddeler zerindeki hakimiyetini glendirir.

Ve bu hal gelecek semavi hayatnda, kendisine bir tezahr zemini olacak bedenlerinin mkemmeliyetini
hazrlar.

C- Teozofik Dncelere Kar Baz Grler

nce de sylediim gibi gerek dou ve gerek bat teozoflarnn kuramlar birok noktadan gl
itirazlara yol aabilir. Fakat bunlar zerinde ayr ayr durmaya kitabmzn hacmi msait deildir.

nce unu belirmek gerekir ki deneysel sonular, teozoflarn kuramlarn ispat etmekten ok, ileride sz
konusu edeceim spiritistlerin perispri kuramlarn glendirici niteliktedir. Kitabmzn hacmi ve konusu
msait olmadndan bu tecrbeler zerinde ayr ayr durarak incelemelerde bulunamayacaz. Yalnz
ksaca bir noktay burada syleyebiliriz: En yetkili yazarlarn yapm olduklar dedblman olayn ele
alalm(*).Bir dublenin oluma tarz gzden geirilirse birbirinden kesin snrlarla ayrlm eitli
bedenlerin meydana geldiini gsteren hibir kanta rastgelinmez. Bir fantomun oluumu, en seyyal
maddi hallerden en younuna kadar, adeta bir renkten dierine geerken olduu gibi, sonsuz bir takm
nanslar iinde ve yeni yeni hususiyetler gstererek meydana gelir. Bu konuda ak bir fikir verebilmek
iin gvendiimiz aratrclarn deneylerinden yararlanarak bir fantomun nasl olutuunu ksaca
syleyelim:

Dedublmana hazrlanm bir somnambln zerinde nce fosforesan parltlar ortaya kar, sonra
bunlar yava yava younlar ve sjeden ayrlrlar. Biraz daha sonra birisi sjenin sanda dieri de
solunda olmak zere hafif buhar halinde iki stun oluturular ve bu stunlar sjenin solunda birleerek
onun bedenine benzer bir beden haline girerler. (63, 89) Bu ilemde ayr ayr bedenlerin oluumunu
deil, bir bedenin eitli derecedeki younluunu gryoruz. Teozoflarn, dier tamamlayc baz
tecrbelerden alm olduklar sonulardan, burada astral ve eterik diye ayr ayr iki beden olduu
hakknda kardklar grler de gl kantlara dayanmaz. (89) Bundan baka, gene teozoflara gre,
astral bedenin insan bedenine benzeyen belli bir ekli vardr. Esiri bedenin de aynen byle bir ekli
vardr. Halbuki dedblmann oluumu esnasnda ayr ayr iki bedenin, yani astral ve eterik bedenlerin,
Ruh ve Kinat



66
sje dnda meydana geldii bir safhay kabul etmelerine ramen, teozof tecrbe edenlerden hibiri,
bize, bu bedenlere maledilen niteliklere sahip iki bedenin ayr ayr grldn sylemiyorlar. Bundan
baka onlarn astral beden diye kabul ettikleri ey, eksteryorize olan maddenin ekilsiz ve seyyal bir
halidir. Bu ise, astral bedenin vasflandrmas hakkndaki teozofik iddialara uygun gelmiyor.

Fakat bu tecrbelerden vazgeerek teozofik kuramlar kendi yapsnda dahi incelesek, onlarn ruh-
beden konusunda bizi tatmin edici gte olduunu gremeyiz. Buradaki bir ok ztlklar ve genellikle
ak,net olmayan mtereddit ifadeler iinde boulmu fikirler bizi aydnlatamaz. Gerekler,
karmakark fikirlerde deil, derin fikirlerde bulunabilir.

Teozofik kuramlar her eyden nce insan varlnn, hatta kainat varlnn en byk muammas olan
tekaml konusunu anlalmaz bir hale sokmaktadr. Dikkat edilirse gerek dou teozoflarnn katerner
unsurlar, gerek bat teozoflarnn bedenleri veya elemantal cevherleri lmldr. Bunlar, gelip geici bir
halde ruhla birlemilerdir. Ona bir takm alak tabiatta itepiler verirler. Bilerek veya bilmeyerek insan
yanl yola sevk etmeye urarlar ve btn bunlardan sonra da bir daha insan ruhuna geri dnmemek
zere onu kendi planlarnda ebediyen terk ederler. Bu ekilde ruh, her plana geliinde baka bir beden
giymeye, baka bir unsurla veya cevherle birlemeye mecbur kalr. te ideal bir tekaml fikrinin izahn
gletiren birinci nokta budur. Byle bir gr ile, ne yaplrsa yaplsn, nasl dnlrse dnlsn,
Ruh madde kainatna niin girmitir, ruhun melekeleri ile madde aleminin tekaml imkanlar
arasnda ne iliki vardr ve nihayet, madde kainatndaki ruh tekamlnn ideal gayesi nedir?..
sorularnn cevab verilemez bir hale girer.

(*) Dedblman, bir insann kenid bedenine benzer dier bir bedenle, bedeninden gayr bir yerde
grnmesidir.

.

Eer btn bu bedenler veya unsurlar daha dorusu ruhun bu tekaml vastalar, bir sre
kullanldktan sonra bir daha geri gelmemek zere ruh iin ebediyen lp gidiyorsa insanlarn,
ruhlarn bu kadar didinmeleri ve kazanlar ne oluyor?..

RUH VE KANAT
(19)

, Ruh madde kainatna niin girmitir, ruhun melekeleri ile madde aleminin tekaml imkanlar
arasnda ne iliki vardr ve nihayet, madde kainatndaki ruh tekamlnn ideal gayesi nedir?..
sorularnn cevab verilemez bir hale girer.

Btn maddeler insann tekamlne yarar, bunu herkes syler. Fakat bunun anlam nedir?.. te
zerinde derinden derine durmaktan ekinilen nokta budur.

nce ruhun kemali (yetkinlii/olgunluu) ne demektir?.. Ruhun tekaml srecinde maddelerin
oynadklar rol nedir?.. Ne teozoflar, ne spiritalist filezoflar, hatta ne de spiritistler bu nokta zerinde
uzun uzadya durmu deildirler. Geri bu konuda birok eyler sylenmitir, fakat bunlarn iinden
yukarda sorduumuz sorularn cevabn karmak mmkn deildir.

zerinde srarla durulmas gereken mesele udur: Ne ekilde dnlrse dnlsn, acaba
madde, ruhun sadece bir tekaml vastas mdr, yoksa tekaml bakmndan, madde ile ruhun
ilikileri kainatmzdaki ruh varlnn bir zorunluluu mudur?..

Ruh ve Kinat



67
Biz madde vastasyla meydana geldii sylenmekte olan bir ruh kemalinin anlamn anlamyoruz. Bu,
yle olsa gerektir: Ruhun, madde ile ilikilerindeki zorunluluun amalad bir gaye vardr. Kemal bu
gayenin gereklemesidir ki bu fikrin developman ileride yaplacaktr. (*) te biz, teozofik kuramlarn
bu tarzda dnlen kemal yolunda aydnlatc nitelikte olmadn gryoruz. Eer btn bu bedenler
veya unsurlar daha dorusu ruhun bu tekaml vastalar, bir sre kullanldktan sonra bir daha
geri gelmemek zere ruh iin ebediyen lp gidiyorsa insanlarn, ruhlarn bu kadar didinmeleri
ve kazanlar ne oluyor?.. Eer bu tecrbeler ve neticede elde edilen kazanlar ancak ve mutlaka
maddeler vastasyla oluyorsa maddelerin tekaml ruhun tekamlnden ayrlmamas gerekir. Nitekim
bunu teozoflarn her ifadesi tasdik ediyor. Halbuki ruhun madde aleminde tezahr imkann salayan
vastas, byle her admda deiirse onun devaml olarak kabul ettiimiz ykseli sebeplerini izah
edemeyiz.

Bu meselede, iyi anlalmas ve iyi anlatlmas gereken bir nokta vardr: Btn deneysel spiritalist ve
teozofik ifadelerden kan anlama gre:

1- Ruh, maddi vastaya sahip olmaynca hibir tezahr gsteremez.
2- Ruh, maddi vastaya sahip olmaynca yetkinleemez.

Demek ruhun tekaml, maddi vastalarnn tekaml ile uygunluk halindedir. Maddenin
tekamlnden anlalan mana ise onun daha seyyal, daha ilek, yani daha yksek ruhsal melekelere
tezahr zemini olmaya uygun durumlara girmesidir. Ruh, ince ve ilek bir vasta ile yapt ii kaba bir
vasta ile yapamaz. Ruhun madde kainatndaki varl, onun bu kainatla gereklemesi mmkn
olan btn kudretlerini gelitirmek zorunluluunu dourmutur. Bu hal, ruhun en bariz nitelii olan
etki ediciliine tezahr zemini bulmas ihtiyacndan ileri gelir. u halde ruhun derece derece ykselen
bu gelimesini salamak iin maddi vastann da derece derece ykselmesi gerekir.

Fakat ruh madde kainatna inmezden nce de her derece ykseklikteki maddeler vard. Eer ruh,
istedii maddeyi derhal kullanabilecek bir durumda olsayd, bir ok zahmetli tekaml devreleri
geirmeye gerek kalmadan en yksek mertebedeki maddeler alemine atlayverirdi! Neden byle
olmuyor?

Ruhun madde zerindeki etkisini gsterebilmesi, onunla olan ilikilerinde yetkinlemi olmasna
baldr. Acaba buradaki ilikiden maksat nedir?

Ruhun madde ile iliki kurmas demek, onun tad etkileme kabiliyeti ile uyumlu olarak,
teessriyet(:duygululuk/duygulanm) kabiliyeti gelimi, yani ruhun her emrine uyan bir hale gelmi
maddi vastaya sahip olmas demektir. O, ancak byle bir vasta ile istedii madde zerinde istedii
faaliyeti gsterebilir.

u halde ruhun eitli planlar zerinde etkinliini gsterebilmesi, ancak onun bu ie uygun, devaml ve
ykselen/ilerleyen bir tarzda yetkinleen/olgunlaan bir vastaya sahip olmas ile mmkn olur. te
ruhun bu kainatta geirdii ac veya tatl tecrbeler, bu ilkel vastasn eitli evrelerde eitli
kombinezonlar iinde kullana kullana onu, kainatn her maddesiyle kendisini iliki haline getirmeye
yarayacak bir hale koymas iindir. Biz hibir ruhun vastasz olarak dorudan doruya maddeler
zerine etki edebileceini kabul etmiyoruz:

Ruhun yksek maddeleri kullanmas, bu maddeler zerinde etkisini gsterebilmesi demektir. Halbuki
ruhun bu etklilik vasf onda yeni domu deildir. Ruh, ilahi bir lema dr, denilmiti. Onda, bir
yaratlmn ilahi yasalar altnda gelimesi zorunlu olan btn gleri gizli bir halde bulunur. Fakat
Ruh ve Kinat



68
bunlarn herhangi bir gelimesi ruhun o ynde almak suretiyle bulaca tezahr zeminleri orannda
mmkn olur.

Maddi kainat, ruh melekelerinin belki sonsuz olan gelime istikametlerinden biridir. Ruhun madde
kainatna girmesi fikrini, maddelerle iliki halinde bulunmas fikrinden ayramayz. Bu ilikilerde, daha
nce sylendii gibi, ancak maddi bir vastaya devaml bir ekilde sahip olmakla salayabilir.
Kainatmzda bulunduu srece bir ruhun maddi ilikiden bir an bile hr/syrlm kalabilecei
sz konusu olamaz.

Ruhun tekamlnden sz ederken kastettiimiz ey, madde ile ruh ilikisinin gelimesidir. Maddi
ilikilerden kurtulmu tek bana bir ruh, kemal e ait bizim dnebileceimiz anlamda ne
mkemmeldir, ne de mkemmel deildir. Madden soyutlanm bir ruh kemali, maddeden el
ekmi/syrlm bir ruh gibi aklmzn almad bo bir szden, manasz bir varsaymdan ibaret
kalr.

Bize gre ruhun tekaml fikri, onun ancak madde ile iliki haline girdii andan itibaren balar ve o iliki
devam ettii srece devam eder. (**) u halde ruhun tekaml zorunluluu, bu ilikinin tekaml
zorunluluu demektir.

Varsaym olarak, ruhun maddeden bir an ayrldn kabul etsek o anda onun madde kainatna ait
btn kazanlarndan mahrum kaldn ve bu kainata inmezden nceki haline geri dndn
dnmemiz gerekir. nk ruhun maddi kainatla irtibatn douran zorunluluk ve o zorunluluun
gayesi ortadan kalkm olur. Demek, ruhun btn kazanlarnn ebedi olduunu syleyebilmemiz iin
onun maddi ilikilerinin (maddi balarnn, maddi esaretinin deil!) ebediyen ve hi kesintiye
uramakszn devam etmesi gerektiini kabul etmemiz gerekir.

Ruhun madde kainatyla ebedi ilikisi demek, ruh oradan ayrldktan sonra dahi,
yetkinletirmi/olgunlatrm olduu vastasndan ebediyen ayrlmamas ve onunla kendi
melekeleri arasndaki ilikilerini tekaml gayesine ulatrm olmas demektir. te, bize gre,
ruhun maddi kainattaki ve zellikle straplarla geen onun ilk aamalarndaki btn didinmelerinin
gayesi bu ii salayabilmektir. Fakat bu szmz, eer az ok doru ise, ancak bu kainata, yani bizce
sonsuz olan fakat ruhun ebedi hayat karsnda hibir zaman ve mekan deerine sahip olmayan maddi
kainat kapsar.

Biz kainattaki btn tekaml aamalarn bitirmi, ideal kemale ulam ruhlar hakknda bile maddi
ilikilerin kesintiye uramas meselesini olabilir (:varit) grmezken, henz bu tekaml merhaleleri
iinde yuvarlanmakta olan ruhlarn maddi vastalarndan ayrlabileceklerini, ister bir an iin dahi
olsa, dnemeyiz. Bunu kabul ettiimiz anda ruhun bu kainattan ayrldn, oraya hi girmemi gibi
olduunu da kabul etmemiz gerekir. nk bu kainatta o, bu vasta ile baldr. Ve onun bu kainatla
ilikilerini salayan odur.

zetle ruhu bir an bile maddi varlndan ayrmakla tekaml konusunu anlalmaz bir ekle sokmu
oluruz.

Ruhun maddi kainattaki kazanlar nerdedir?...


(*) Tekaml konusuna baknz
(**) Tekaml konusuna baknz.
(devam edecek/)
Ruh ve Kinat



69
Doumla, ruhani alem, maddi aleme ruhlar verir. Arz da, geici olarak kendisinde oturmaya
gelmi ruhlar lmle spatyoma gnderir.

RUH VE KANAT (20)

Ruhun maddi kainattaki kazanlar nerdedir?... Bu kazanlar ruhun kendi bnyesindedir, diyemeyiz.
Byle bir iddiann karsna hakl olarak birok itirazlar kar. Ruhun elde etmi olduu kazanlarn
maddelerle olan ilikilerinde grdmze gre, bu kazanlarn, maddi ilikiyi salayan vastada depo
edilmi olduunu hem zorunlu olarak kabul ederiz, hem de byle bir dnce ile birok fikir sahiplerini
tatmin etmi oluruz. Buna karlk birbiri zerine giyilmi amarlar gibi, birok bedenler kabul eder ve
bu bedenleri ruhun her admda kolayca karp atverdiini ve nihayet sk sk ruhun saf hale yani, tabir
mazur grlsn, plak hale girip tekrar yeni bedenler giyerek madde alemine girdiini dnrsek
btn bu elbiseler, bedenler vastasyla nelerin kazanlm olduunu ve kazanlm olan eylerin
nerelerde bulunduunu hakl olarak kendi kendimizden sormak zorunda kalrz. Maddeden tamamen
ayrlm saf bir ruhun, rnein, hafza melekesi sz konusu olamaz. nk, bu melekenin delalet ettii
(:gsterme; yol gsterme; anlam olmak, demeye gelmek) ey, ruhun ancak maddeler kainatnda
mmkn olan hadiselerle ilikisinin devamna baldr. Bu ilikiyi salayan vastann varln kabul
etmediimiz anda hafza melekesini de zorunlu olarak sz konusu edemeyiz. Tpk bunun gibi ruhun
tandmz veya tanmadmz dier melekeleri hakknda da ayn eyi dnebiliriz.

Btn bunlarla beraber unu da hemen kabul ederiz ki teozof grcler (:vuvayyanlarn) bu hususta
birok eyler grdne kaniyiz. Ve bu grclerin nispeten yksek maddeler alemine ait gzlemleri
metapsiik ve animik tetkikler bakmndan ok nemli ve deerlidir. Bunlardan hepimiz
yararlanyoruz. Teozoflar tarafndan grlen auralar, renkli maddi tezahrler ve dier emanasyonlar hi
phesiz bo ve anlamsz eyler deildir. Burada biz, kendini bir fndk kabuunun iine hapsederek
dardaki btn olaylar inkar eden gafiller gibi dnmyoruz. Biz bu gzlemlerin, grmelerin
gerekliini kabul ediyor ve hatta onlardan yararlanma yolunu aratranlar arasnda bulunuyoruz. Biz
ancak bunlarn teozoflarca yaplan yorumlarna ve bu yorumlardan doan kuramlara karyz. Bize gre
ne ruh, ne de kainat, fizikokimyasal maddelerin dar imkanlar iinde hapis kalm bir grten doan
be kalemlik beden veya prensiplerle evrilemez. Boyutlar hakkndaki mutalaalar okuyanlar ok iyi
takdir ederler ki teozoflarn son tekaml aamas ve kemal doruu (:ahikas) olarak tarif ettikleri en
yksek planlarn maddeleri (mantal plan) bile byk madde kainatmzn iinde hemen hemen hibir
deer ifade etmeyecek kadar kk kalan boyutlu alemimizin dna kmamaktadr. Teozoflar,
madde aleminin son snr ve belki de d diye sunduklar bu mntkalarda ne ekil, ne de renk
kavramndan kendilerini kurtaramyorlar. Oval ekiller, renkler ve bymek, klmek,
genilemek gibi mekan fikrinden asla ayrlmayan nitelikler nihayet boyutlu alemin gerekleridir.
Maddi kainattaki boyutlu alemin deeri derecesi hakknda bir fikir edinmek iin boyut bahsinde
yapm olduumuz dnceleri tekrar gzden geirmek yeterlidir. Byle olunca: btn maddelerin ve
kainatlarn stnde olan ruhu, ve onun btn hayatn ve kozal mukadderatn ve hele btn bunlarn
hi birisiyle kyas sz konusu olmayan MUTLAK VARLIK ufack kainatmzn en ufak bir kesini
bile doldurmayan boyutlu dnyalarn realiteleri iine sdrmaya almak ocuk safiyeti ile
yaplm byk bir hata olur.

Biz burada hibir ekol, hibir kanaati knamak/azarlamak maksadyla hareket etmedik. Belki herkesin
syledii dorudur ve belki bizim sylediklerimiz dorudur. Ne birinci halde, ne de ikinci halde, bugn
bizim varm olduumuz kanaatler hibir zaman bir iddiaclk daiyesine varmayacaktr. Bizim yukardaki
grleri ileri srmekten maksadmz, kendi yolumuzu imdiye kadar toplam olduumuz bilgi ve
duygu unsurlaryla izerken, dier yolarlda gzden geirmek ihtiyacn duymu olduumuzu, fakat
oralarda tatmin edilmediimizi nedenleriyle belirtmektir.

Ruh ve Kinat



70
D- Spiristlerin Ruh - Beden likileri Hakkndaki Kuramlar

Spiristlerin perispri kuramlarn insan hakkndaki bilginin gelimesine yarayacak belki en doru bir
balang olarak gryoruz. Spiristler, ayrlmaz bir ekilde ruhla birlemi olan maddi bir vastay
kabul ederler. Byle bir dnce ile tekaml fikri rahata takip edilebilecei gibi, dier ekollerin dt
birok ztlklardan da korunmu (:masun) kalr. Geri perispri kuram teozoflarn bedenler kuram
kadar mulak deildir. Fakat bir eyin hakikat olmas iin mutlaka anlatlmas ve anlalmas g bir
halde bulunmas gerekmez. Sadelik iinde en byk hakikatler anlatlabilir. Kim ne derse desin, biz
teden beri glkle anlatlmaya uralan herhangi bir kuramn hakikatinden daima phe
ederiz.

Perispri nedir?... Bunun cevabn klasik spiritizma konusunda sz yetkisine sahip bulunan melliflere
(:telif eden; yazan, eser sahiplerine) brakyorum. Klasik spiritizmann kurucusu Allan Kardec unlar
sylyor:

bedenle ruhu birletiren ba, veya perispri, yar maddi bir tr zarftr (:klftr). lm, en kaba zarfn
harabiyetidir. lmden sonra ruh ikinci bedenini muhafaza eder. Bu da onun esiri (ethrique) bendidir.
Bu beden her zamanki (:mutat) halinde iken bize grnmez. Fakat aparisyon [1] olaylarnda olduu gibi
arzi olarak grlr. Hatta elle tutulur. (104)

Ayn konuda L. Denis de u izahat veriyor:

Ruh lmden sonra olduu gibi, bedenle ilgili (:cismani) hayat srasnda devaml ekilde seyyalevi bir
zarfa sahiptir. Az ok ince veya esiri olan bu zarfa A. Kardec perispri veya ruhani beden (corps
spiritel) ismini vermitir. Perispri, ruhla beden arasnda irtibat vazifesini grr. Perispri, duyularn
izlenimlerini ruha naklettii gibi, ruhun iradesini de bedene ulatrr. lm srasnda o, youn bedenden
ayrlr. Ve bedeni, mezarnda bozulup dalmaya terk eder. Fakat kendisi ruhtan ayrlmaz. O, ruhun
ahsiyetinin bir d eklidir.

O halde perispri seyyalevi bir organizmadr. O, insan varlndan nce mevcut olan ve ondan sonra da
var olmakta devam eden bir ekildir. Perispri yle bir sbstratomdur ki etten beden onun zerine
kurulur. Fakat bu etten beden ne kadar nfuz edilmez grnrse grnsn, son derece incelmi bir
maddeden olumu bulunan ve grnmeyen perispri bu bedenin iine nfuz etmitir.

Kaba madde hi durmadan hayati sirklasyonla(:deveranla) yenileir. Bu maddeler insann sabit ve
devam eden ksm deildir. Doumdan lme kadar insan hayatnn her devrinde beeri rgy ve
fizyonomik hatlar ayakta tutan perispridir. O halde bu, tazyik edilmesi (: sktrlmas, zorlanmas,
baskya/basnca alnmas) ve genilemesi mmkn bir kalp (moule) roln oynar ki dnyann maddesi
onun zerinde beden halini alr.

Bu seyyalevi beden ylece olduu gibi kalmaz. O da ruhla arndrlr. Ve asalet edinir. O, sonsuz
enkarnasyonlar iinde ruhu takip eder, ruhla beraber derece derece ykselir ve gittike effaf, parlak
bir hale girer.

Perispri, hayattar varln btn kazanlarn muhafaza eder. Btn bilgiler fosforesan hatlar halinde, bu
ruhanilemi (spiritalis) bedenin dimanda (beyin; akl; uur) yerleir. Ve reenkarne olan ocuun
beyni bunun zerine kurulur.

Ruh ve Kinat



71
Duygularn ykseklii, hayatn safiyeti, iyi ve ideal bir hayata doru yaplm hamleler, sebatla
geirilmi tecrbeler (preuves) ve straplar perisprinin titreimlerini kapsamlandrarak ve
artrarak onu inceltir.

Bunun tersine olarak sefil ve baya ihtiraslar maddi istekler perispri zerine etki eder, onu arlatrr
ve daha youn, daha karanlk bir hale koyar

Perisprinin de bedeninkine benzeyen duygular vardr. Fakat bunlarn kudreti bedeninkinden
ok yksektir. O, ruhani nurla grr. Ve maddi duygularn kavrayamad yldzlarn klarn, ne
kadar dank bir halde bulunursa bulunsun, perispriye ait duygular birbirinden ayrt eder.
lmden evvel ve sonra ruhlarn grnmeleri (apparition) ve maddilemeleri de (matrialisations)
perispri ile izah olunur. Spatyomun [2] serbest hayatnda insan organizmasn oluturan btn
kuvvetlere o, gizil olarak sahiptir. (50)

Son sz spiritizma olaylarn pozitif bir grle inceleyen G. Delannea brakyorum:

Filozofiye ve ruhlarn szlerine gre, ruh, maddi bir varlk deildir. Dier ifadeyle, ruhun bizim
tandmz maddelerle hibir temas noktas yoktur. Doadaki cisimlerle ruh arasnda mabih()
vasflarn bulunduunu kabul edemeyiz. nk ruhun imaj ve emanasyonu olan dnce (pense)
btn llerin, btn fizik ve kimyasal analizlerin dnda kalr. Fakat acaba gayri maddi kelimesini
mutlak anlamda kullanabilir miyiz? Hayr! nk hakiki gayrimaddilik, yokluk olur. Fakat ruh yle bir
varlk (tre) dr ki bu dnyada hibir ey onun hakknda bize fikir veremez Bununla beraber insanda
madde ve ruh gibi iki unsurun birlemi olduunu gryoruz. Bunlar samimi bir ekilde birbiriyle
birlemilerdir ve birbiri zerine etki etmektedirler. Ruh hakknda sylediimiz eylerle ruh ve bedenin
bu irtibat meselesi arasnda bir ztlk var gibi grnyor. Fakat bu ztlk hakiki deil grntedir.
nk insan yalnz bedenle ruhtan yaplm deildir. Bunlarn arasnda perispri, yani ruhun zarf
denilen arac (:mutavasst) nc bir prensip vardr.

Ruh gayrimaddidir. nk onun meydana getirdii fenomenler maddenin hibir zellii ile
kyaslanamaz. Dncenin, tahayyln, hatrlamann ne ekli, ne rengi, ne sertlii ve
yumuakl vardr. Ruhun bu haslat (productions) fizik alemini idare eden yasalarn hi birisiyle
snrlanamaz. Onlar srf ruhanidirler. Ne llebilirler, ne tartlabilirler. Ruh doas bakmndan, harap
olmaz. nk o, bedenin dalmasndan sonra btnl ile tezahr eder. O halde ruh, hem
gayrimaddidir, hem de lmszdr.

Bizim doduunu, bydn ve ldn grdmz beden, dnen prensibin zarfdr. Onu
oluturan unsurlar kremizi oluturan maddelerden alnmtr. Bu unsurlar, organizmada bir zaman
durduktan sonra yerlerini dier unsurlara terk ederler. Bu ilem, ahsn lmne kadar devam eder. O
halde, bedenle ruh esas itibaryla birbirinden ayrdr. Birisi durmadan meydana gelen ekilden ekle
girmelerle (trasformations), dieri cevherindeki deimezlii ile kendini gsterir. Mamafi biz bunlarn
mkemmel bir ahenk iinde yaadklarn ve birbiri zerine karlkl etkiler yaptklarn grrz. Kin,
hiddet, merhamet, sevgi duygular yzde yansmalar meydana getirir ve fizyonomiye zel bir
karakter verir te bir taraftan iyi gzlenmi olan bu karlkl tesirler, dier taraftan da ruhun
gayrimaddi oluu, filozoflar iin halli g bir mesele ortaya karmtr En byk zekalar, ruhun beden
zerindeki etkisini aydnlatmaya almlardr Fakat bu olayn memnuniyet verici bir izahna
varlamamtr Biz baz fizyolojistlerin aadaki fikirlerini tercih ediyoruz: Devaml ve bilinsiz olsun
ya da kesintili ve iradi olsun, ruhun tartlabilir maddelerden yaplm beden zerindeki btn etkileri,
tartlamayan seyyalelerin baz dalgalar yoluyla meydana gelir. Bu dalgalarn nakli serebro-spinal ve
gangilyoner sinir sistemidir.

Ruh ve Kinat



72
Bunlar tamamen bizim dncelerimizdir. Ve biz sinirler vastasyla ileyen tartlamaz bir seyyalenin
varln kabul etmedike perisprinin roln tarif edemeyiz.

Perisprinin varln gsteren en iyi kant, baz zel halerde insann deduble olabilmesidir. Bir tarafta
maddi beden, dier tarafta da bu bedenin ayn olan seyyal dier bir bedenin meydana gelmesi bu
hususta hibir pheye meydan brakmaz.

Perispri yalnz ruhla maddenin karlkl etkilerini izah etmeye yaramakla kalmaz, ayn zamanda
maddeden kurtulan ve spatyomda ikamet eden ruhlarn hayat tarzlarn da bize anlatr.

imdiye kadar ruhun istikbali hakknda ancak belirsiz /anlalmaz (:mphem) fikirler vard. Dinler ve
spiritalist filozofi, mezarn tesindeki hayat hakknda hibir bilgi vermeksizin sadece ruhun
lmezliini onaylamakla yetiniyorlard. Bazlar iin ruhun hayat ebediyen, iinde yalnz sekinlere
zg zeka sahiplerini tayan, fena tarif edilmi bir cennete geer veya ruhlar iin cehennem mthi bir
mekandr. Orada ruhlar korkun ikenceler ekerler Bunlarn yannda yryen bilimsel gzlemler ise,
elle tutulur maddelerde kalp ondan ileri gidemiyordu. Btn bunlar, ruhani alemle maddi alem arasnda
almaz gibi grnen bir uurum ortaya karyordu

Spiritizma bize retiyor ki iki alem arasndaki ilikiler kesilmi deildir. Ve l denilenlerle diriler
arasnda devaml bir iliki vardr. Doumla, ruhani alem, maddi aleme ruhlar verir. Arz da, geici
olarak kendisinde oturmaya gelmi ruhlar lmle spatyoma gnderir. O halde beeriyet ile ruhaniyet
arasnda birok temas noktalar vard. Ve grnen alemle grnmeyen alemi birbirinden ayrr gibi olan
mesafe dikkate deer bir ekilde ksaltlmtr.

Eer spatyomun maddelerden olutuunu ve ruhlarn da maddi bedenlere sahip olduunu gsterirsek
bu kadar cezri (kk; inme, alalma) grnen aradaki farklar, bir takm kk nanslara indirgemi
oluruz. Ruhun tabiat bizce mehuldr. Fakat biz biliyoruz ki o, seyyalevi bir bedenle evrilmi ve
evrelenmi (circonscrite) tir. Bu beden lmden sonra ruhu, ahsiyet sahibi ve mtemayiz bir varlk
haline koyar. Allan Kardece gre soyut olarak dnlen (:mtalaa) ruh, zeki (intelligeant) bir
prensiptir. O, bizim soyut olarak maddeden ayr bir halde anlayabileceimiz, dnen etkin bir gtr.
Seyyalevi zarfna veya perisprisine brndkten sonra ruh, espri denilen hale girer. Nitekim bu espri
de beden zarfna brndkten sonra insan halini alr.

Bu zarf, asla ruh deildir. nk o, dnmez. Bu bir giysiden baka bir ey deildir. Ruhsuz bir
perispri, ruhsuz bir beden; hayattan ve duygulardan mahrum atl bir maddedir. Biz buna madde
diyoruz. Her ne kadar o, tartlamaz bir seyyale dahi olsa yine bir maddedir. Ve hatta elle de tutulabilir
Ruh, bu zarf yalnz serbest ruh halinde tamaz, o, bu zarfndan ayrlmaz. Zarf, ruhun spatyom
hayatn mteakip gelecek enkarnasyonunda da onu takip eder. nsann hayat esnasnda perispriye ait
seyyale, bedenle birleir (identification). Ve o, dardan gelen duygularn ve ruhtan gelen iradenin
intikal vastas (vehicule) olur. Bedenin btn aksamna giren (:hulul eden) budur. Fakat lmde o,
ruhla beraber bedenden kurtulur. Ve lmszle katlr.. Eer ruhun dorudan doruya cisimler
zerine etki edecei iddia edilseydi, bu perispri organizmasnn mevcudiyeti gereine itiraz edilebilir ve
bu takdirde bizim kurammz rrd. Fakat biz olaylara dayanyoruz ve bizim kurammza olan
gvenimiz soyut bir idrakin deil, incelemenin ve gzlemin rn olduundan bu tr ititrazlar
bizim gr tarzmz deitiremez. (20)

Spiritistlerin ve zellikle fikirlerine zel bir sayg gsterdiimiz G. Delannen szlerini teozoflarnki ile
karlatrrsak aradaki sadelik farkn ve spiritistlerin bugnk bilimsel eitime (:terbiyeye) uygun
ifadelerindeki mantki ve kapsaml anlam takdir etmekte gecikmeyiz.

Ruh ve Kinat



73
Klasik Spiristlerin Perispri Kuramlar Hakknda Ksa Bir nceleme

Yukarda ana hatlarn yazdmz klasik spiritizmin perispri hakkndaki mevzuatna ilave edilebilecek
fazla bir ey yoktur, diyebiliriz. Yalnz, mteakip tecrbelerden alnm neticeleri ve kendi
tecrbelerimizle edinmi olduumuz kanaatleri bir araya toplaynca, klasik grlerin baz belirsiz
(:mphem) grnen noktalarn izah etmek ve bir iki noktada onlar geniletmek zorunluluunu duyarz.
Bu zorunluluk bizi, klasik spiritizmi NEO-SPRTALZM ismi altnda tekrar incelemeye sevke den
etkenlerden biri olmutur. Tekrar ediyorum, spiritizm ile neo-spiritizm arasndaki farklar esaslara
deil ayrntlara aittir ve bu da tekaml yasas ile srekli deimesi mukarrer() ve mukadder olan bir
realite gereidir.

Perispriyi ruhun zerine giydirilmi bir elbise gibi dnmek zannedersem spiritistlerin de, bu tarzdaki
ifadelerine ramen, akllarna gelmemitir. nk hele Gabriel Delannen yazlarndan da anlalaca
gibi, ruhla madde arasnda dorudan doruya ilikinin bulunamayacana ve ruhun nitelikleriyle
maddenin niteliklerini kyaslamaya imkan olmadna spiritistler de inanmtr. Byle olunca yalnz
maddelere has olan mekan kavram yalnz ruh hakknda sz konusu olamaz. u halde perispriyi
giyilmi bir elbise veya ruhun etrafn sarm bir zarf, bir kre gibi dnemeyiz. Ve gene bu gr ile
biz A. Kardec tarafndan verilmi olan perispri yani ruhun klf gibi bir ifadeye de taraftar deiliz. Ancak,
gelenek haline girmi ve en makul bir kuramn ifadesine hizmet etmi olduu iin bu ifadeyi muhafaza
ettik. Fakat onu sembolik bir anlamda kullanmaktayz.

Madde konusunda uzun uzadya yazdmz gibi, zaman ve mekan kavram bize gre en yksek
anlamn boyutlu kainatmzda kazanr. Hatta burada bile maddeler ykseldike mekan kavram
bizim anladmz anladmz anlamdaki deerini deitirmeye balar. Yer tutma, ademitenafz
[:ekimsizlik, (yer ekimi yokluu)] gibi mekanla ilgili maddi nitelikler, daha fizik maddelerimizin alan
snrndan kmadan yava yava kaybolmaya yz tutar. Buna bir rnek vereyim:

Dnyadaki yzlerce radyodifzyon merkezinin yaynna ramen, aletimizi istediimiz dalga uzunluuna
ayarlayarak bu yayn ayr ayr izleyebiliyoruz. Teknik imkanlarn artmasyla bu merkezlerin says bin,
on bin, yz bin olursa biz yine ufack odamzda hafif bir dme hareketiyle bir merkezi dierine
kartrmadan bulabiliriz: Ve bu dalga miktarlarnn azalp oalmasnda, istasyonlarn sayca
artmasnda odamzn sdrma hacmi sz konusu olamaz, yani bu milyonlarca ve milyarlarca dalgann
odamza sp smayacan kimse dnmez. Halbuki btn bunlar maddi titreimlerdir ve madde
ile tanrlar. Bu hal, maddelerin, inceldike yer tutma ve ademitenafz gibi kaba maddelere zg olan
zelliklerden kurtulmaya baladklarn ifade eder.

Fakat bu radyodifzyon meselesinden daha ok, seyyal ve esiri olan ruhun kulland yksek
maddelerde bu halin daha geni bir lde meydana gelecei doaldr. Ve hatta fikrimizce, daha nce
de sylediim gibi, teozoflarn bedenler hakkndaki grlerinde aldanmalar, gzlemlerinin mekan
hakkndaki grlerimizin son snrnda durmasndan ileri gelmektedir. boyutlu bir idrak iinde
hapsolmu bir dnya ocuunun, ne kadar lsit olursa olsun, kendisini zaman ve mekan
dncesinden ve zellikle boyutlu dnce tarzndan kurtarmasna imkan yoktur. [3]. Buna binaen
eer telestezik bir gzlemci, klervuvayan (klervoyan) bir teozof, maddeyi en geni anlamnda
dnmeye alkn deilse, maddeleri, ancak grebildii boyutlu alemin iindekilerden ibaret
sanacak ve idrakinin tesindeki maddeleri gayr maddi dnecektir.

zetle, maddeler, birka adm ileride tandmz btn zelliklerini kaybederler. O zaman bizim
onlar, ruhun zerine bir elbise gibi giydirmeye hakkmz kalmaz.
.
[1] lm insan ruhlarnn perispriyle dnyadakilere grnmeler
Ruh ve Kinat



74
[2] Dnyann dndaki btn maddi kainata ayrdmz kavram.
[3] Kainat ve boyut konusuna baknz.


Ruh, bir maddeye, ancak o madde ile alakas bulunan dier maddeleri kullanarak etki eder.

RUH VE KANAT (21)

E NEO SPRTALST DNCEYE GRE RUHLA BEDEN LKS

a- Ruh Beden ilikisi hakknda yeni spiritalist gr nerden kt?..

Burada bizim syleyeceimiz ve klasik bilgiye ilave edebileceimiz eyler, drt boyutlu alemdeki
statlarmzdan alm olduumuz teblilere dayanr. Biraz yukarda da sylediim gibi, bunlar klasik
spiritizme kart deil, bilakis onu tasdik ve takviye edici niteliktedir.

Bu tebliler trnak iareti iinde gsterilmitir. Burada her eyden nce unu beyan ederim ki bu
teblilere vasta olan medyomumuz, o sralarda spiritizmin veya deneysel spiritalist grlerden
herhangi birinin kuramna vakf deildi. Bununla beraber alnan teblilerde spiritizmin en yksek
derecelerdeki talimatna uygun ve onu birok yerinde tamamlayan bilgiler vard. Fakat daima
tekrarladm gibi, hibir fikrin shhati kaknda, hibir kimseyi ikna etmek daiyesinde deilim. Buna hem
ihtiya, hem de imkan yoktur.

b- Perisprinin bedenle rtibatn salayan maddi vastalar

Ruhu maddeden ayran en nemli nitelik, onun etki gcdr. Ruh, bu gcnn gelimesi orannda
maddeleri kullanr. Fakat bu etkinin maddeler zerindeki gereklemesi gene maddeler vastasyla
olur. Ruh, bir maddeye, ancak o madde ile alakas bulunan dier maddeleri kullanarak etki eder.

nceden sylediimiz gibi, bu vastalarn banda ruhtan asla ayrlmayan, ruhun madde kainatnda
tekaml ettirdii perispri gelir. u halde ruhun bedenle birlemesi, perisprinin onunla birlemesi
demektir. Gerekten perispri, bedenin btn aksamna girmitir (:hulul etmitir). stat unu sylyor:
Ruh, perisprisi ile bedenin btn aksamna hulul eder.

Fakat burada akla baka eylerde gelir: Daha nceden geen perispriye ait szlerden anlalaca gibi
ruhun bu etki vastasyla doal halinde iken fevkalede seyyaldir. O kadar ki onun bu haliyle
dnyamzdaki hibir madde zerine dorudan doruya etki edebilmesi mmkn olmaz. Bunun iindir ki
biz, lmlerimizin ruhsal tezahrlerini dnyamzda dorudan doruya gremiyoruz.

u halde perispri bedenle iliki haline geebilmek iin nce bir hal deitirmeye mecburdur. leriki
enkarnasyon bahsinde bu hususta izahat verilecektir.

Fakat madde ile birlemek zere perisprinin az ok youn bir hale gelmi olmas da bu ie yeterli
gelmez. Bunun iin baz vasta olan maddelere gerek vardr. BU maddeler perispri ile beden unsurlar
arasnda bir takm seyyal vastalardr. Bu vasta olan seyyaleler, bizim bilinen inceleme vastalarmzla
alakalanamayacak kadar ince ve yksek vibrasyonlara sahip bulunduundan, kolaylkla saptanp ve
takdir edilemezler. Bundan dolay biz bunlarn pek azn ve belki de en az nemli olanlarn tanmaya
alyoruz. te scaklk ve elektriklilik gibi etkenler bu vastann en bilinen ve en kaba olanlardr.

Ruh ve Kinat



75
Fakat burada asl nemli ve daha yksek yapda bir takm etkenler vardr ki bunlar perisprinin
bedenle irtibatnda dorudan doruya rol oynarlar. Bunlar, hareketlerindeki hz ve tabiatlarndaki
incelik bakmndan, dnyamzn belki en yksek yapdaki maddeleri arasnda bulunan bir takm hayati
unsurlardr. Bunlardan bizim ilk sz etmek istediimiz unsur sinirsel seyyaledir. lerideki konularda, ayn
derecede neme sahip, manyetik g, hayvani mktanatsyet, beeri radyoaktivite... gibi isimlerle eser
sahipleri/bilimsel yazarlar (:mellifler) tarafndan adlandrlm dier bir seyyaleden sz edilecektir ki biz
buna hayati seyyale demeyi tercih ediyoruz. nk bunun ya dorudan doruya veya sinirsel
seyyaleler zerine etki etmek suretiyle, bedenle perispri arasndaki ilikileri salayan nemli unsurlar
olduuna kani bulunuyoruz.

Burada unu da hatrlatalm ki, gene ruhsal etkiyle, bu hayati seyyaleler birbirine dnebilir.
Mesela sinirsel seyyale, hayati seyyale halini alabildii gibi scaklk da dier bir seyyaleye geebilir.
Btn bu iler, organizmann ihtiyacna gre ayarlanm olan daha nce birazck sz etmi
bulunduumuz kimyasal olaylardaki gibi, ruh tarafnda hazrlanp ve dzenlenir. Ve orada olduu gibi
buradaki olaylarn da oundan bizim haberimiz yoktur.

Demek bu hayati unsurlardan herhangi birisi organizmada azalr, oalr veya lsz deimelere
maruz kalrsa, nem derecesine gre, bedenle perispri arasndaki balar (:rabtalar) gevemeye
balar. Ve hatta bu nicel ve nitel deimeler, aadan veya yukardan hayat iin gerekli olan snr
geerse, perispri - beden geveklii art arda definitif bir degajmana kadar gidebilir yani perispri
bedenden kesin olarak ayrlr ve lm olay meydana gelir.

Bundan dolay beden - perispri ilikilerini salayan ve devamna vasta olan bu hayati etkenleri
organizmada azalp oaltan btn i ve d etkenler, etki derecelerine gre, perispri ile beden
arasndaki balar az ok gevetir veya bsbtn koparabilir.

Organizmada meydana gelen hazm, dolam, solunum gibi bir takm hayati fonksiyonlar, temessl-
mzad(:artrlm, oaltlm) temessl (:bir ekil ve surete girme; cisimlenme; benzeme; zmleme)
fiillerini kolaylatrma yoluyla organizmaya gerekli olan bu hayat unsurlarn cansz ve kaba
maddelerden salamak gayesine yneliktir. Demek dardan ald maddelerin nicel ve nitel
deerlerine gre insan ksmen iradesiyle de beden - perispri ilikileri zerinde baz etkiler
yapabilir.

Riyazet yoluyla a kalarak gerekli ham maddeler dardan yeter miktarda alnmaynca beden -
perispri ilikilerini salayan hayat cevherleri az ok bir zaman sonra organizmada azalmaya balar; bu
halin neticesi olarak nce perispri ile beden arasndaki balar gever ve ruh beden dnda daha
serbest olarak melekelerini kullanmak imkann bulur, byle bir insanda insan st tezahrler
belirir. Btn bu ilerden haberi olmayanlar bu hali bir keramete yklerler / balarlar.. Baz mezhep
salikleri arasnda buna dair bir ok rnekler vardr. Fakirler ve baz ar sofular bu miyandadr(:arada,
ortadadr).

Fakat bu hayat unsurlar zerine dorudan doruya etki ederek onlarn nicelik ve niteliklerini
deitirmek suretiyle, irade dnda kald iin, tabiatyle ncekilerden daha aa tertipte bir beden
perispri geveklii ve bunun neticesinde de bir ruh degajman, ruh serbestlii meydana getirebilir.
Bunlar bir takm ham maddeleri organizmaya sokmakla mmkn olur ki bu maddelerin nemli bir
ksm hekimlikte kullanlmaktadr. Bunlar genellikle zehirli maddelerdir ve balarnda da afyon ve
bileikleri gelir. Fakat btn bu uyutucu maddeler, birok yattrclar veya uyarclar hayat unsurlarn
azaltp oaltmak suretiyle beden perispri ilikisi zerine az ok etki edebilir. Hekimlik, bunlardan -
ok defa ampirik olarak- eitli maksatlar urunda, eitli ekillerde yararlanmaktadr.

Ruh ve Kinat



76
Hatta bunlarn etkileri o kadar ileri gidebilir ki, eer bu maddelerden pek gl dozlar bedene
sokulursa neticede meydana gelecek olan beden perispri geveklii, kesin bir kopma haline
varabilir.

Bunlarn rneklerini de orta ada revata olan sihirbazlarda grrz. (107). kinci kitabmzn hipnoz
ve dedblman konularnda bu mesele zerinde biraz daha durulacaktr.

Fakat ruhsal etkilerle de, beden perispri ilikilerini tanzime yarayan bu hayat unsurlarnda baz nicel
ve nitel deiiklikler meydana getirmek suretiyle degajman hallerine uramak mmkndr.
Gelecekteki akl hekimliinin bu ruhsal mihanikiyetten ok byk faydalar salayacan zannediyoruz.
Ve zannediyoruz ki telkin ve kendi kendine telkin tecrbeleriyle imdilik bunun, belki ok ilkel bir
ekilde incelenmesine giriilmitir bile. Okuyucularm bu konuya ait baz ayrntlar da ikinci kitapta
bulacaklardr.

Beden perispri balarna ait hayat unsurlar hakknda nu genel incelemeyi yaptktan sonra biraz da
sinirsel seyyaleden bahsetmeyi uygun gryoruz.

Sinirlerde byle bir seyyalenin dolap dolamad meselesi btn fizyolojiciler tarafndan ittifakla
halledilmi deildir. Bazlar bu seyyaleyi kabul etmez ve duyusal / duygusal (:hassi) idrakin meydana
gelmesi iin sinir yollarnn titreim hareketlerini yeterli grr.

Gerek fizyolojiden, gerek metapsiik aratrmalardan alnm neticeler bizi, sinirlerde mevcut olan bir
seyyaleye inanmaya sevk ediyor. Bunlar ayr ayr ve uzun uzadya burada zikretmek mmkn deildir.
Ancak, bizi buna inandran grlerden bir ikisini ksaca sunmay gerekli gryorum.

Maddesiz titreim olmaz. Titreimlerin incelii ve ykseklii de kendilerini tayan maddelerin
incelii ve ykseklii ile uyumlu olur. Bu da maddi bir prensiptir. Affnz dileyerek bir tabir
kullanacam: Bir davuldan, kemann drdnc oktavna ait bir sesi bekleyemeyiz. Halbuki ne kadar
yksek tertipte yaplm olursa olsun sinir sisteminin fizikokimyasal maddi unsurlar, esiri havi
titreimleri dorudan doruya alabilecek yetenekte deildir. nk bunlar, gene bu tr titreimleri alma
yeteneinden mahrum olduu bilinen, organizmann dier maddi unsurlarndan baka trl maddelerle
var olmu deildir. Halbuki buna karlk onlarda, organizmann dier ksmlarnn sahip olmad, bir
hususiyet vardr ki o da sinirsel seyyale dediimiz unsurlar imal edebilme yeteneidir. te bu
yetenek onlar, organizmann daha yksek tertipteki unsurlar arasna koymutur.

Biliriz ki bir sinir ortasndan kesilirse bir sre sonra o ksmda kalan paras lr, hayatn muhafaza
edemez. Halbuki merkez tarafnda kalan ksm eskisi gibi yaamakta devam eder. Bundan ilk kan
sonu u olur: Sinir merkezlerinden sinirleri besleyici unsurlar kar ve bunlar sinir yollarnda akarak
onlar besler. Acaba sinirleri besleyen bu unsurlar nelerdir? Bunlarn niteliklerini aratrmay fizyoloji
alimlerine brakalm. Fakat burada bizim saptayacamz noktalar udur: nce sinir merkezleri, sinir
yollarn besleyici bir hayat unsuru imal eder, sonra bu unsur sinirlerde akp gider. Bu unsura veya
seyyaleye verilecek ismin deeri tali derecede kalr.

Gene konumuza dnyoruz: Demek sinir yollarndan bir takm seyyaleler akar ve bunlar sinir
merkezlerinde imal olunur. te biz bu seyyaleyi bedenle perispri arasndaki ilikinin salanmasna
yarayan bir hayat unsuru olarak kabul ediyoruz.
Bu seyyale nedir?.. Hi phesiz bir maddedir. Hem de kainatn dier yksek maddelerine oranla
olduka youn bir madde. Bu maddenin laboratuar yoluyla hviyetinin henz saptanamam olmas
onun dorudan doruya fizikokimyasal vastalarmzla ilgili bulunmamalarndan ileri gelmektedir. Bunlar
ancak kendileri ile ayarl yksek titreimlerden etkilenirler. Ve gene o trden titreimler zerine etki
Ruh ve Kinat



77
edebilirler. te bunun iindir ki gerek hviyeti saptanamadndan, imdiye kadar esirin varl nasl
fizikiler arasnda tartlmsa tpk onun gibi sinirsel seyyalenin mevcut olup olmad meselesi de
fizyolojistler arasnda tartlmaktadr.

Metapsiik incelemeler bakmndan perispri ile beden arasnda vasta olan maddi unsurlarn
bulunduunu gsteren birok deneysel gzlemlerden baka byle vastalarn bulunmasn zorunlu klan
sebepler de vardr. Ve bu sebeplerden birisi biraz nce yazdmz gibi perisprinin kaba dnya
maddeleriyle dorudan doruya iliki haline geemeyecek kadar seyyal bir tabiatta olmasdr.

Ruh dorudan doruya bedene etki edemeyecei gibi perispriyle de ona dorudan doruya etkili
olamaz. Bunu bir rnekle izah etmek istiyorum:

Ben u yazy yazarken kat halindeki kalemi gene kat halindeki maddeler vastasyla tahrik edebilirim.
Bu vastalar da, et ve kemikten olumu kolum, elim ve parmaklarmdr. Fakat burada yazy yazdran
etken hi phesiz bunlar deildir. Geri bunlar kaleme gre aktif bir durumdadrlar fakat elimi idare
eden yksek sinir sistemine gre pasiftirler, daha dorusu ncekine gre etken, ikincisine gre
vastadrlar. Demek, kalemle elimi yazdrtan daha yksek bir vasta vardr ki bu da sinir sisteminde
bulunan sinirsel seyyaledir. Fakat bunlar da birer etken deildir, kendilerinden daha yksek vastalarn
vastasdr. Felli hastalarn hali bize bu konuda bir fikir verebilir. Bunlarda sinirsel seyyaleleri
oluturan merkezler herhangi bir sebepten dolay harap olmu bulunduundan dolay bu seyyaleler
meydana gelmemekte ve ruhsal uyarmlar organizmann herhangi bir ksmna intikal etmemektedir.
Ruhla, bedenin felli olan ksm arasndaki vasta olan maddeler zincirinden bir halka kopmu olduu
iin btn arzu ve cihetlerine(:ilgi, sebep, vesile; yan, yn, taraf) ramen insan bu ksmn hareket
ettiremez.

Demek sinirlerdeki seyyale daha yksek cevherler yoluyla ruhtan gelen titreimleri bedenin her
noktasna gtrd gibi, dardan gelen titreimleri de ayn yollardan ruha nakleder. Varsaym
olarak ruhu bir dairenin merkezinde gibi dnrsek merkezle evre, yani beden arasnda birtakm
maddi santripet ve santrifj yollarn bulunduunu ve bu yollarn eitli maddelerden yapldn
syleyebiliriz.

Sinirsel bir merkezin lm o merkezle ilgili, bedenin her hangi bir yerindeki hayatiyetin azalmasn yol
aar. Yani sinirsel bir merkezin imal ettii bir hayat seyyalesinden mahrum kalan organizmann bir
parasndaki hayati fonksiyonlarn teevve urad grlr. Btn sinirsel merkezlerin faaliyetten
tamamen durmas da, ayn sebepten dolay, btn bedenin lmne yol aar. Bu hal, bize gre,
ruh etkisini beden zerinde gerekletirecek olan perisprinin bedenle ilikilerini salayan hayat
unsurlarndan mahrum kalmasnn bir neticesidir.

c- Perisprinin gerei

Ruh, madde kainatnda perispri ile irtibat edinerek domutur. Perispri, ruhun madde kainatnda,
kendisine elik etmesi zorunlu olan bir etki vastasdr.

Ruhun perispri ile olan irtibat o kadar skdr ki, onun madde kainatnda domas, perispri ile
birlemi hale gemesi demektir, diyebiliriz.

Ruh bu kainattaki grg ve tecrbesini artrmak iin bir etki vastasna muhtatr. O, ilk zamanlarda
acemice kulland etkiciliini, ancak bu vasta ile gittike daha grgl ve tecrbeli bir ekilde
kullanabilmek melekesini kazanacaktr. Perisprinin gereine dair stadmzdan aldmz teblileri
aynen veriyorum. Bunlar bizim syleyebileceklerimizden daha kapsaml ve verimli anlamlar tar:
Ruh ve Kinat



78

Perispri, ruhun maddeler aleminde bir etki vastasdr. Ruhlarn maddeler alemindeki
mevcudiyeti iin bu etki vastas mutlaka gereklidir. Ruhlarn madde ile irtibat, nceki
celselerden birinde sz konusu olan perispri iledir.

Acaba perispriden ayr bir ruh dnlemez mi?

Dnlebilir. Fakat byle bir ruh madde aleminde hibir tezahr gsteremez. Bunun da anlam
udur: Daha nce sylediimiz gibi, perispriden ayr dnlen bir ruh artk bizim maddi
kainatmzda bulunmaz. u halde peripri ruhun atlamaz/atlmas mmkn olmayan (:lazm gayr
mfark) deilidir, bununla beraber madde kainatnda bulunan bir ruh, perispriden asla ayrlamaz. Bu
fikirleri de gene stadn dilinden ak bir ifade ile dinliyoruz:

Perisprisiz bir ruh dnlebilir: Fakat byle perisprisiz bir ruh madde aleminde kendini gstermez.
Ruh, perispriden hibir zaman ayrlmamakla beraber ruhun mevcudiyeti iin perispri lazm gayr mfark
deildir.

Ruhun perispriden ayrlamamas, mevcudiyetinin onsuz grnemeyiinden (:tecelli
edemeyiinden) deil, onu kendisine bir makar (:karar klnan yer / merkez) ittihaz etme (:alma,
tutma; sayma) ihtiyacndandr. Tpk herhangi bir cismin var olabilmesi iin mekana ihtiyac
yokken mekandan kurtulmu / iliiksiz olmamas gibi.

Demek, ruhun perispri ile olan ball, onun madde kainatndaki varlnn bir zorunluluudur. Daha
dorusu ruhun bu kainattaki varl fikri, perispri ile olan ball (:rabtas) fikrinden ayrlamaz.

Bunlarn ikisi beraber gider. Perispri ruhun bir temerkz (:odaklanma, merkez tutma, toplanma,)
yeridir. Her ruhun bir temerkz yeri (:mahalli temerkz) vardr. (51) Bu szlerden anlyoruz ki ruhun
madde kainatndaki btn varl, onun buradaki tezahr imkanlar ve etkisi bakmndan perisprisinde
toplanmtr.

Perispride rejenerasyon [1] sz konusu olamaz. (51) Bu da ruhun perispriden ayrlamayacan
baka bir bakmdan dorulayan bir ifadedir. Perispri, aada syleyeceimiz gibi yetkinleir / kemale
erer.. Fakat onda fizik bedende grdmz gibi hcrelerin lmesi ve yerine yenilerinin gelmesi sz
konusu olmaz.

Ruhla perispri arasndaki ba, yalnz zlmez olmakla kalmaz, ayn zamanda bu ba sk ve
samimidir. Hatta stat bir yerde: Ruh ancak perisprisi ile maddedir. diyor. Demek gayri maddi
olan ruha perisprisiyle, bu sk ba yznden, madde gzyle bakabiliriz. te bu nedendendir ki
hibir filezof, hibir alim maddeden ayr bir ruh dncesini kabul edememi ve anlatamamtr. Hatta
teozoflarn hatta birok eski hikmet (:bilgelik) statlarnn saf halinde tasavvur eder gibi grndkleri
ruhu gene maddi vastalardan ayramadklarna ahit oluyoruz.


[1] Organizmada bir hcrenin lerek yerine yenisinin kaim() olmas
..

perispriyi oluturan maddeler, dnyamzn tabii artlar altnda tandmz maddeler arasnda
bulunmamaktadr..

RUH VE KANAT (22)
Ruh ve Kinat



79

Perispri nedir?... phesiz perispri bir maddedir. Perispri ruhun kendi enerjisi ile tekasf() ettirdii
hafif bir maddeden ibarettir. (51) Akademik konular arasnda bu trden bir maddenin ismi gememitir.
Bu hal perisprinin fizikokimyasal vastalarmzla dorudan doruya alakadar olamayacak kadar yksek
bir sptillik derecesine sahip bulunmasndan ileri gelmektedir. Esasen biraz nce sylediimiz gibi
bundan daha az seyyal olan sinirsel seyyaleler bile bizim vastalarmzla takdir edilebilir deildir.
Netekim yukarda bahsettiimiz felli bir adamn youn maddelerden yaplm kolu, aradaki vasta,
sinirsel seyyalelerden mahrum olunca nasl perispri ile temas haline geemiyor ve ruhtan gelen
emirlere itaat etmiyorsa fizikokimyac bir alimin aletleride ylece perisprital maddelerden dorudan
doruya etkilenmez. nk perispriyi oluturan maddeler ne kadar youn olursa olsun gene
dnyamzda en sptil olarak tandmz maddelerden daha sptildir. Yani bu trden maddeler,
dnyamzn tabii artlar altnda tandmz maddeler arasnda bulunmamaktadr. Perisprinin en
youn / kaba hali de insanlarca henz malum olmayan yksek maddi mertebelerde bulunur. Bu
mertebelerdeki maddeler, sizce malum olan btn kesafet mertebelerinden daha seyyaldir. Bundan
dolay en geri bir perispriyi oluturan maddeler dnyann en seyyal maddelerinden de seyyaldir.

Perispriyi dorudan doruya saptamaya alanlar ok olmutur. Mesela hemen lm mteakip
cesedin birka gram kaybettii grlerek aradaki bu arlk fark perispriye atfedilmitir. Fakat
yukardaki szlerden de anlalaca gibi dnyamzn maddeleri arasnda yet tutmayan seyyal bir
maddenin kaba dnya lleriyle dorudan doruya tesbit edilemeyeceini kabul etmemiz gerekir.
Perispri, bugnk dnya vastalaryla llebilir deildir. diyen stat bu hususta sormu
olduumuz bir soruya aadaki tamamlayc izah da ilave ederek bizi aydnlatyor: Siz perisprileri
dorudan doruya idrak edemezsiniz. Ancak yardmc vastalarla onu tabi halinde tespit etmek
mmkn olur.

Fakat aratrclar bu vastalara da ba vurmam deillerdir. rnein, 1934 senesi Barselon Uluslar
aras Spiritizm kongresine verilen bir rapora gre Amerikal Dr. Ra. Watters 1933 de Vilson odasnn
fizik imkanlarndan ve artlarndan yararlanarak orada ekirge ve fareleri ldrp bu hayvanlarn
perisprilerini fotorafla tespit etmeyi baarmtr.

Bu tecrbeye ait kongreye verilmi rapordan baz paralar zetleyerek yazyorum.

Bu husustaki tecrbeleri yapan kii, Bay Dr. Ra. Wattersdir. Kendisi ABD lkesinde ilmi bir enistitnn
mdrdr ve tannm birinci snf alimlerdedir.

Tecrbeyi anlatmaya baamadan nce atomun yaps hakknda ksaca grmek gerekir.

Maddelerin atomlardan olumu olduklar bilinir. Atomlar negatif elektrikle ykl elektronlarla, pozitif
elektikle ykl protonlardan olumutur. Elektronlar, tpk gne sisteminde yldzlarn gnein etrafnda
dnmesi gibi, bir merkez etrafnda, yani protonlar etrafnda hareket ederler.

Bir elektron yrngesini saniyede 140 mil hzla kat eder. Bu hesaba gre bir elektron, protonun
etrafnda saniyenin milyonda biri kadar ksa bir zaman zarfnda yaklak yedi bin milyon defa dner!

Elektiriksel yk bakmndan bir atom ntr bir haldedir. Eer bu atomun elektronlarndan birka tanesi
kaldrlrsa denge bozulur. Yani protonun + elektrii galip gelir ve atom pozitif bir iyon haline girer.
Bilakis atoma elektron ilave edilirse gene denge bozulur. Fakat elektronlarn yk atomda galip
geldii iin o, negatif bir iyon haline girer. te bu hale iyonizasyon derler.

Ruh ve Kinat



80
Son zamanlarda radyoaktivitenin kefi atomun faaliyet tarzna ve yapsna ait srra biraz daha nfuz
edebilmemize imkan vermitir.

Radyoaktif maddelerden alfa ve beta nlar kar. Eer, rnein, alfa nyla bir atom bombardman
edilirse bu atomun yapsn incelemeye uygun bir takm reaksiyonlar oluur. te bunlar incelemek iin
Vilsonun inbisat (:genleme; genileme; alm, yaylma) odas ndan yararlanlr.

Aletin camla kapal gzlem odasna incelemeye muhta madde konur. Burasn gl bir lamba
aydnlatmaktadr. Bir de odann iinde istenildii zaman yapay bir sis meydana getirilebilir.

Sis younlanca kat cisimlerin zerinde toplanmaya eilimlidir. rnein bir suyu kaynatrken buhar
halinde grdmz madde, su buharnn kendisi deildir, zira su buhar grnmez. Bu manzara, hava
zerreleri zerinde toplanm su buharnn youn bir halidir.

Bombardman n olarak kullanlan alfa n fevkalade bir hza sahiptir. Bununla beraber bu n
rnein havann atomlarndan geerken onlarn ancak bir iki elektronunu koparabilir. Fakat bu suretle
elektronlar eksilmi olan atomlar bir iyon haline geer, yani burada bir iyonizasyon olay meydana gelir.
yonlarn zelliklerinden biri de nemi ekmeleridir (:cezbetmeleridir).

te deney srasnda alete su buharnn sevk edilmesinin sebebi budur. nk odada meydana gelmi
iyonlar zerinde buhar zerreleri toplanarak onlar grnr ve hatta fotoraflar alnabilir bir hale koyar.

Bunlar ksaca anlattktan sonra perisprinin bu yntemle fotorafn almak ilemini daha kolay anlamak
mmkn olur.

Mademki su buhar iyonlar zerine konarak onlarn fotoraflarn tespit edilebilecek bir hale
koymaktadr; o halde acaba -eer iddia olunduu gibi maddi bedenin dnda daha ince bir esir bedeni
(curps ethrique) ne kadar ince olursa olsun- bu bedenin eczas (:paralar) zerine de, iyonlarda
olduu gibi, konarak onu grnr, fotoraf alnabilir bir hale sokamaz m?

te yukarda ad geen Amerikal doktorun tahkik etmek istedii mesele bu olmutur. Doktorun burada
deney hayvan olarak kulland mahluklar ekirge, kurbaa, kelebek ve faredir.

Deney nce ekirgeler zerinde yaplmtr ve ylece hazrlanmtr:

ekirgeler uyuturulduktan sonra eterle doyurulmu bir pamua sarlyordu. Bu ekilde hareketsiz
braklan hayvanlar pamuun iinde eterin etkisiyle, gzlem odasnda, lme terk ediliyorlard. Artk
bcein can ekime halini beklemek gerekti. Bu ann geldiine karar verilince hemen odaya su buhar
sevk edilerek fotoraf makinesi harekete geiriliyordu. Hayvan, lmn mteakip, derhal gzlem
odasndan karlyor, kendisine gl bir uyarc olan adrenalin rnga ediliyordu. Bazen adrenalin
rngasn mteakip bcek tekrar canlanyor ve bu ekilde fotoraf alnmasnn uygun bir ana
rasgelmemi olduu anlalyordu.

Deneyler u neticeleri vermitir:

ncelikle 100 tane ekirge alnm, bunlarn 50si asl deneye, dier 50si de hangi tr ldrme eklinin
baarl olduunu anlamak iin yaplacak dier bir deneye ayrlmtr.

50 ekirgeden: On drdne ait plan zerinde ekirgelerin hayali grlmtr. Bu ekirgelerin hepsi
adrenalin deneyinden sonra 8-14 saat gzlem altnda kalm ve hibirisi hayat eseri gstermemitir.
Ruh ve Kinat



81
Geri kalan klielerde hibir hayal grlmemitir. Bunlardan bir ksm fotoraf alndktan sonra tekrar
dirilen, yani lmezden nce resmi alnan, dier ksm olaslkla henz resmi alnmadan len ekirgelere
ait klielerdi. Yani, bunlarda lm annn belirlenmesinde bir isabetsizlik vard. nk bu an belirlemek
gerekten gt. ekirgeler eitli zamanlarda lyordu ve her zaman tahminde isabet vaki olmuyordu.

Burada hayali ekillerin birtakm gaz bulutlarna veya lekelere ait olmas olasln dnenlere kar
doktor u noktalar belirtiyor: Glgeler tamamen ekirgelerin bedenlerine benzemektedir. Ve maddesel
bedenle bu eklin evreleri birbirine tamamen uymaktadr. Demek esiri beden maddesel beden
byklndedir. Bunda baka kurbaalar, fareler ve onlara ait klielerde de bu hayvanlarn maddesel
bedenlerine benzeyen ve uygun glgeler grlmtr. rnein, alnan birok pozitif klielerde, hibir
zaman kurbaann glgesi ekirgenin bedenine uygun gelmemitir.

Bu hususta yaplan yzlerce deneylerden sonra mellifler u kanaate varmlardr: lm annda tpk
bir elbiseden soyunur gibi maddesel cesetten, o cesede benzeyen esiri bir cisim ayrlmaktadr. Her ne
kadar deneyler, imdiye kadar en basit hayat eklini temsil eden hayvanlarla snrl kalm ise de,
insanlarda dahil olduu halde, en yksek hayat eklinde de ayn deney artlarna uymak suretiyle ayn
neticelerin elde edilebilecei apaktr. Demek ki lmek, maddesel cesede denk dier bir cesedin
serbest hale gemesidir. lm de, canl organizmada ancak maddesel bedene etkili olmaktadr.
Ve bu ilmen ve deney ile sabit olmu bir gerektir.

Buradaki ilem perispriyi tartmak gibi kaba bir i deildir. Bu iteki baarnn derecesi hakknda stadn
grn sorduk ondan u cevab aldk:

Yaplan deneyler dnyanzda nakabili (:olanaksz, olamaz) itinap (:saknma, kanma) nevakstan
(:eksiklerden) ari (:hr; -sz; kurtulmu) deilse de esasnda isabet vardr.

Demek ki bu teebbs perisprinin hakikatini aratrmak iin akademik bir yolda atlm ilk admlardan
birisidir.

O halde, henz fizikokimya inceleme alanmzda bulunmayan perispriye ait yksek maddeleri
imdilik nasl ve nerde aramalyz?

Anlalyor ki bunlar dnyamzn maddeleri arasnda, hemen elimizi uzatvermekle bulabileceimiz
yerlerde deildir. Bugnk grne gre bu maddeleri emin bir yolda inceleyebilmek iin, her eyde
olduu gibi, burada da doay taklit etmek suretiyle ie balamak faydal olur. Doa, fizikokimyasal
maddelerle perisprinin arasna bir gei vastas olarak yukarda bahsettiimiz, daha yksek yapdaki
(:tertipteki) maddeleri, yani sinirsel seyyaleyi, hayat seyyalesini . koymutur. Bunlar olmaynca
perispri nasl dorudan doruya dnyamzla iliki kuramyor ve ruh dnyadan ayrlyorsa ylece, bu
vastalara mracaat etmeden kaba aletlerimizle perisprinin incelemesi yaplamaz.

te baka alemlerdeki ruhun maddeler zerindeki etkisini aratrmak ve zellikle dnyamzdaki kendi
varlmz daha derin ve kapsaml bir vukufla (:bili;anlama; duru) tanyabilmek iin perisprinin
incelenmesini bu yoldan yapmaya alan bugnn metapsiikilerini ilmi alma yollarna aykr bir
yolda grmek fena bir alkanln dourmu olduu ruhsal bir halettir. Ve bu, yukarda sylediimiz
sebeplerden dolay ilmi bir dnce rn olmaktan uzaktr.

Mamafi eer bugnk bildik laboratuar vastalarmz bu ince maddelerden etkilenebilecek kadar
gelitirilebilirse hi phesiz kolayl ve maniplasyon imkanlarnn daha geni olmas bakmndan ie
onlarla devam etmek belki de tercih edilir.

Ruh ve Kinat



82
Bundan dolay imdilik yaplacak i, iyi kullanmak artyla, canl varlklarn sinirsel ve hayati
seyyalelerinden ve hatta sinir sisteminden yararlanmaktr. Sinirsel bir haldir diye skutla
geitirmek istediimiz birok psiko- fizyolojik yle haller ve fenomenler vardr ki eer imdiye
kadar onlar zerinde ilmi bir yetki ve gle durulmu olsayd, bugnk insan hakkndaki bilgimiz
bambaka olurdu. nk o fenomenler, dnyaya smayan varlmz, yksek maddelerle
alakamz, nihayet bizzat kendimizi bize bugnknden daha ok tantm olacakt. imdiye kadar
her metapsiik aratrma sjesi, hatta bu sjelere deer vermek isteyen her metapsiiki insafszca ve
dncesizce tmarhanelik grlmt. Fakat byle kolayca verilmi bir hkmn kendi z varlmza
ait bilgileri karartc neticelerinden mtevellit sorumluluu bugn duyan ve takdir eden alimlerin says
yeter derecede oalmtr. Burada rnek olarak, her biri akademik ilim alannda bir otorite sahibi
alimlerden birka tanesinin fikirlerini okuyucularma sunmak, bu yolda uzun uzadya sz sylemekten
daha faydal olacaktr.
nce mehur kriminoloji mtehasss ve Turin niversitesi sinir ve akl hastalklar hocas Prof.
CESARE LOMBROSSO dan sz etmek isterim. nk bu zat, incelemelerini yapmazdan nce btn
metapsiikileri tmarhaneye gndermek isteyenlerin banda bulunuyordu. Fakat ilmi karakteri ve derin
grleri nihayet kendisini ikaz etti ve nceki hareketlerinin anlamszln aka itirafa mecbur kald.
te hakiki bir alime yakan bir temizlikle bu zat unlar sylyor:

Spiritizm fenomenlerinin fevkalade byk bir neme sahip bulunduunu ve ilim heyetinin (:mahafilinin)
zaman kaybetmeksizin dikkatini bu tezahrler zerine evirmesi gerektiini sylemeye kendimi mecbur
hissediyorum. Spiritizm olaylarnn imkanlarna kar daha nce mcadele etmi olduumdan dolay
imdi utanyorum.

Aadaki szler Darwinin rakibi, ngiliz Antropoloji Cemiyeti bakan nl doa alimleriden RUSSEL
WALLACEndr:

Ben o kadar tam ve inanm bir materyalist idim ki ruhani bir mevcudiyete ait kafamda hibir yer
bulunamazd. Fakat olaylar, ayak direyici eylerdir ve o olaylar bana galip gelmilerdir. Spiritizm
fenomenleri dier btn ilimlerin olaylar kadar mspettir.

imdi sz, SR OLVER LODGEundur. Bu zat bundan birka sene nce Cumhuriyet Gazetesi
meleketimizde be makalesiyle tantmt. Kendisi elektrik konularnda ve zellikle iyonlar hakkndaki
kuramlaryla hret kazanm byk bir ngiliz fizikisidir.

Kendi hesabma ve btn sorumluluk duygularn idrak ederek derim ki bendeki gven, pisizmdeki
derin derin incelemelerim neticesinde, yava yava ve uzun zamanla olutu. Yirmi senelik
incelemeden sonra yalnz ahsi mevcudiyetin (lm mteakip) devamnn bir gerek oluuna deil,
ayn zamanda spatyomdan, g olmakla beraber baz zel artlar altnda bize gelebilecek bir
muvasala(:ulama, erime, gidigeli) (communication) nn da mmkn olabileceine imdi inanm
bulunuyorum.

Bu, hakknda kolayca hkm verilebilecek konulardan deildir. Bu gereklere ait kantlar, ancak
zamanlarn feda ederek bu iin incelemesini ciddi bir ekilde kendisini vermi olanlara myesser olur.

Fizik aleminde birok keifleriyle tannm byk ngiliz fizikisi SR WLLAM CROOKESun bu
husustaki szleri ncekilerden daha az kesin deildir. Biroklar arasna: Thalliumu radyometreyi
kefeden, maddenin raydan halini tantan ve X nlarnn incelemesini kendi adyla anlmakta olan
(Crookes tpleri) tpleriyle kolaylatran ve katot nlar zerindeki deneyleri yapan bu byk adamn
metapsiik hakkndaki szleri anlamsz olamaz:

Ruh ve Kinat



83
Gerekliine inam olduum spiritizm fenomenleri hakknda tanklm reddetmek ahlaki bir alaklk
olur Ben, bunlarn mmkn olabileceini sylemiyorum; bunlar vardr, diyorum

Adi insan zekasndan gayr zekalar tarafndan kullanlan bir gcn varln ispat etmek iin yaptm
deneylere dair tutanaklar otuz sene nce yaynlamtm Bu gn, o zamanki ifadelerimde sebat
etmekte olduumu sylemekle beraber onlara birok yenilerini de ekleyebilirim.

FREDERIC MYERS, Cambridge niversitesinde profesrdr, 1900 de Paris Uluslar aras Psikoloji
kongresinin fahri bakanlna seilmiti. Bu alim unlar sylyor:

Tecrip (eksprimentation) ve gzlem (observation), gerek vastasz ve gerek telepati ile sadece
yaayanlarn ruhlaryla deil, ayn zamanda bu arz zerinde bulunanlarla, arz terk etmi olanlarn
ruhlar arasnda da muvasala (communication) nn oluuna, biri de ben olan, bir ok aratrcya
inandrmtr.

rnek oktur, fakat bu kadarn yeterli gryoruz. Ve btn bu alimler yukardaki fikirlerini yazarken, bu
ilerle yakndan alakal olamayan biroklarnn tmarhanelik grd insanlardan yararlanmlardr.
Bize gre bunlar tmarhanelik deildir. Fakat tmarhanelerde bu bakmdan etd konusu olacak ne kadar
ok hasta vardr!

Perispri bizce bilinen maddelerden yaplm olmad iin onda bizim maddelere ait tandmz
nitelikleri aramak bouna olur. Hatta unu da syleyebiliriz ki eer biz maddeyi atalarmz gibi yalnz
fizikokimyasal nitelikleri gsteren cevherlerden ibaret saym olsaydk, bu anlamdaki persipriyi
maddelikten karmaya ve ona gayr maddilik damgasn vurmaya mecbur olurduk. te nce de
sylendii gibi gerek dou ve gerek bat teozoflarnn aldandklar nokta buradadr. Onlar ruhu, belli bir
yetkinlik/olgunluk (:kemal) derecesinden sonra maddeden tamamen kurtulmu ve saf bir hale gelmi
(veya hi olmazsa maddi elbiselerinin byle bir hale girmi) olduuna inanrlar. Bu inan, hi phesiz,
maddenin kapsam hakkndaki dncenin ihmal edilmi olmasndan ileri gelmektedir.

Gene daha nce sylendii gibi, maddenin bizim iin nihayeti yoktur ve kainatmzda bulunan her ey
maddedir. Her ruhi tezahr ancak madde ile gerekleme zemini bulabilir. Fakat bizim madde
hakkndaki idrakimiz ne kadar genilemi olursa olsun, onun son aamalarna kadar uzanmaya kafi
gelmez. Ve bir an gelir ki orada bizim maddi idrakimiz durur. Bundan sonra, ya tesini inkar ederiz
veya maddeye, gayr maddilik niteliini yaptrrz. Esasnda ne o doru olur, ne de bu. te perisprinin
hali de birisi materyalistler, dieri de teozoflar tarafndan bu akbete uratlmtr.
.

ruhun perisprisinden ayrldn dnmek, maddi kainatla btn ilikisinin kesilmi olmasn kabul
etmek demektir. Bu hal ise, onun daha nce uzun uzadya sylediimiz gibi kainattaki varlnn nedeni
ile badatrlamaz.

RUH VE KANAT (24)

3- Neo-spiritalist gr ile ruh ve madde ilikilerinin gayesi hakknda bir dnce

Yaradlmlar (:mahlukat) aleminin sonu yoktur. Burada balang ve son, bizim iin sz konusu
olamaz. Bu alemin bildiimiz czi bir ksm, madde kainatdr. Fakat bu maddi kainat hakkndaki
bilgisizliimizin de ne kadar tam ve kapsaml olduunun farkndayz. Madde aleminin dndaki
varlklara gelince bu hususta bir varsaym yrtmemize bile imkan yoktur. Mahlukatn sonsuzluu
hakknda statla aramzda geen bir konumay buraya nakletmeyi faydal gryorum:
Ruh ve Kinat



84

S- u halde maddeden gayr bir varlk daha sz konusu olabiliyor yle mi?
C- Maddenin gayr varlklar birden fazladr. Fakat maddenin gayr olmak zere biz yalnz ruhu
gryoruz.
S- Demek maddeden gayr nihayetsiz varlklar vardr yle mi?
C- Evet, fakat ben onlar size tarif edemem.

Bu sonsuzluk ve ebediyet iinde ruhun faaliyetini artrmas ve ilahi yasalar altnda etkinliklerini
kainatlara yaymas/gtrmesi zorunlu grnyor. Bu sebepten dolay ruh, bir ok tekaml
aamalarndan geecek ve her aamada, o aamann imkanlar dahilinde glerini gelitireceklerdir.
Fakat ruhun bu aamalara uramas oralardan geip gelmek iin deil, o aamalarda ebedileecek
olan hakimiyetini kurmas iindir. Byle bir dnce dnda ruhun soyut ve bencilce bir kemalini
hibir akl selim kabul etmez. Bu hakimiyeti, tahakkm fikriyle kartrmamaldr. lahi yasalar btn
yaradlmlar hakknda geerlidir. Onlarn uygulanmasnda rol oynayabilecek bir liyakat derecesine
varm olan ruhlar, kainatlar idare ederler, yani ilahi yasalarn uygulanmasnda etkin olurlar. te
ruhun hakimiyetinden maksat budur. Maddi kainatmz da, ruhlarn urad bu sonsuz aamalardan
birisidir. Bu aamalarn her biri birer ebediyettir. Maddi kainatmz da bizim iin bir ebediyettir. nk
nce onun ba ile sonu bizce mehuldr, sonra, bu iki u (:mnteha) arasndaki snr ne zama ne de
mekan bakmndan bizim llerimize girebilecek tabiatta deildir. te ruhlar bu madde kainatnn
bilmediimiz bir noktasndan balayp bilmediimiz dier bir noktasna doru muayyen maksatlarna
uygun olarak akp giderler. Yukardan beri sylediimiz gibi perispri bu hususta en temelli vastalk
roln oynamaktadr.

Ruhun perisprisine nasl balandn bilmiyoruz. Ve bilemeyeceiz. zetle, madde kainatnda doan
bir ruhun kendisine vasta olan perisprisini, kendi iradesine her hususta itaat eden ve evreyle her
trl ilikisini salamaya yararl (:salih) bir hale koymak iin en arndan en hafifine kadar btn
maddelerle onu karlatrmas ve bu yoldan tecrbe ve grgsn artrmaya almas zorunludur.
Bu, bir tekaml yoludur ve bu yol, ruhu maddi kainatn da stne karacak ve ona, kainat ilahi
yasalar altnda idare etmesini retecektir. Esasen bu dereceye gelmi olan bir ruh iin kainatn ii
veya d dnlemez. nk o, perisprisine olan ebedi ball yznden madde kainatnn iindedir.
Fakat bu kainata hakimiyeti yznden, onun stne ykselmi olmas bakmndan da kainatn
dndadr.

Demek ruhun perisprisinden ayrldn dnmek, maddi kainatla btn ilikisinin kesilmi
olmasn kabul etmek demektir. Bu hal ise, onun daha nce uzun uzadya sylediimiz gibi
kainattaki varlnn nedeni ile badatrlamaz.

Ruhun yaradlndan (:hilkatinden) ayr dndmz kainatta domasn, oarada tekrar lmesiyle
deil ebedilemesiyle anlamlandrabiliriz. Byle olunca biz saf haldeki bir ruhun, bir takm gmlekler
gibi giyilip karlan bedenlerinden, kavklarndan.. vs bahseden baz spiritalist dnceleri kabul
etmemekte mazur grlrz.
..

Perisprital titreimleri ykselmi olan ruhlar, o oranda kozmik maddeler zerinde etkinliklerini
gsterip o maddeleri istedikleri gibi kullanmak imkann elde etmi olurlar. te ruhlarnh madde
alemlerindeki enkarnasyonlarnn sebep ve hikmeti budur.
RUH VE KANAT (23)

e- Ruhlarn bedene etki tarz ve perisprinin halleri

Ruh ve Kinat



85
Ruhlar bedene ne ekilde etki ederler?

Bu sorunun cevabn laykyla vermek ve hatta tatmin edici bir ekilde onu cevaplandrmak mmkn
deildir. nk maddenin yksek aamalar zerinde ruh etkisinin ne ekilde ortaya ktn (:tecelli
ettiini) anlamaya maddi idrakimiz uygun deildir. Biz burada ancak, ruhun kaba maddeler zerinde
grebildiimiz kaba etkilerini inceleme konusu yapabiliriz. Fakat bunlar bile birok yerlerde bizim iin
zlmesi g bir takm muammalar halini alr ve bizi ok defa kmaz yollara sevk eder.

Perisprinin halleri hakknda da ayn szleri syleyebiliriz. Hele yukarda bahsedildii gibi, perispriye ait
cevherlerin bizim inceleme alanmzda bulunan maddeler arasnda olmamas bu ii daha g bir
hale sokar. Bundan dolay bu konuda toplayabileceimiz bilgiler ancak yksek tertipteki inceleme
vastalar ile, yani sinir ve hayat seyyaleleri yoluyla, daha dorusu insan bedeniyle mmkn
olabilir. Ve biz ancak bu yoldaki almalarmzla eksik, fakat ok faydal bulduumuz bilgileri edindik.
Tpk bu konular incelemeye teebbs eden dier aratrclarn yaptklar gibi.

Ruh, perispri vastasyla maddelere istedii ekli verir. Ve gene o vasta ile maddeleri, ihtiyacna
gre, teksif() veya tahfif() eder. Fakat bunun iin nce ruhun kendi perisprisine hakim olmas ve
onu istedii zaman kolaylkla herhangi bir seyyal madde ile iliki haline koyabilmesi gerekir.
Ruh, ancak bu suretle kendinde gizil halde olan yksek melekelerini, yksek gayelerine uygun bir
ekilde kullanmak imkann bulabilir. te ruhun madde kainatndaki tekaml fikrine bu dnce ile
ulalabiliriz.

Acaba ruh, perisprisi zerinde nasl iler ve onu ilek bir hale getirmek, yetkinletirmek iin
nasl hareket eder?

Ruhun kendi varlnda bir enerji mevcuttur. Bu enerji ile o, maddesel balarn (:rabtalarn)
salayan vastalar kurar. Bu vastalar da eit eittir. Her zaman tekrar ettimiz gibi, birok
spiritalist ve hatta spiritist kanaatlerin aksine olarak biz maddi rabtay bir neden deil, sonu
olarak kabul ettiimiz gibi bu balardan kurtulmay tekamln bir gayesi deil, vastas olarak
kabul ediyoruz. nk eer maddi vastalar ruhun kendi enerjisinden doan bir sonu ve onlarla
birlemesini de bir vasta olarak kabul etmezsek, ruhun yaratl ile maddi kainata giriini ayn ey
olarak grmemiz gerektii gibi, ruhun madde kainatndaki hayatyla tekaml sreci arasndaki ilikileri
de anlayamaz bir hale geliriz. stat bu hususta unlar sylyor: Ruhun maddeye olan etkisi, kendi
varlnda mndemi() bir enerji ile olur. Ve bu etki, ruhun maddi rabtalarn salayan vastalardr.
Ruh, perisprisini kainatn maddelerinden yapmtr. Bunlar dnyamzn en seyyal maddelerinden
daha seyyal olmakla beraber kainatn yksek hallerdeki maddelerine oranla az ok youn bir halde
bulunur ve bunun younluk derecesini belirleyen ey de ruhun kemal seviyesidir. Her ruh kendisine ait
olan perispriyi maddeden alr. Bu madde tam esr deildir. Ruhun iradesiyle ve kabiliyetine uygun bir
ekilde tekasf ettirilmi bir eydir. Anlalyor ki ruhun kabiliyetine ve kemal derecesine gre
deien birbirinden farkl younlukta perispriler vardr. Ve ruh melekelerinin tezahr, persiprinin
younluk derecesiyle uygundur. Demek ruhun tekaml ile periprinin hafiflii arasnda samimi bir iliki
vardr. Daha nce sylediim gibi perispri ruhun ykseklik derecesiyle uygun olarak esrden daha
youn olduu gibi daha hafifleir de. Fakat o hafifleme, ruhun tekaml aamasna tabi olduu iin
muahhar() olur. nk ruhun tekaml ile perispri gittike hafiflik peyda eder. Ve ancak ruhun
tekaml ve madde zerindeki etkisi ile perisprisi hafiflik peyda eder. Dier taraftan ruh, tekaml ile,
perisprini esrden daha seyyal bir hale getirmi ise, esirin stndeki bir alemde yer igal eder.

Burada nemle tekrar etmek istediim bir nokta vardr: stadn bu bahsettii esiri alemle, yukarda
teozoflarn dilinden iittiimiz esir aleminin ilikisi yoktur. Teozoflara gre bu alem, dnyamza en
yakn olan ve hatta dnyamz maddeleri arasnda bulunan maddeleri ihtiva eder. Halbuki stadn
Ruh ve Kinat



86
ifadesinde geen esir, her trl maddi idrakin stnde ve hemen hemen boyutlu alemle daha
yksek boyutlu alem arasndaki snr maddelerini oluturacak kadar seyyal maddelerdir. Netekim
aadaki ifadeler de bunu doruluyor: Drt boyutlu aleme mensup olan ruhlarn perisprileri
esirden biraz daha hafiftir. Sizin madde kavramnzn dna kacak kadar ykselmi olan perisprinin
yksek/yce deiimleri sizin idrakinize girebilecek bir ekilde izah olunamaz. Perisprital titreimleri
ykselmi olan ruhlar, o oranda kozmik maddeler zerinde etkinliklerini gsterip o maddeleri
istedikleri gibi kullanmak imkann elde etmi olurlar. te ruhlarnh madde alemlerindeki
enkarnasyonlarnn sebep ve hikmeti budur.

Btn bu incelemelerden sonra, her tekaml aamasnda elbise deitirir gibi ruhlarn perisprilerini,
yani etki vastalarn terk ettikleri hakkndaki kuramlar, ruhun kainatmzdaki varln gerektiren
maksatlara neden uygun bulmadmzn sebebi daha iyi anlalr.

Ruhlarn perisprilerini kullanmalar demek, nce onlar istedikleri gibi hafifletirip younlatrabilmeleri
demektir. Ruhlar bu ite ne kadar kolaylk ve ustalkla baarl olabilirlerse etkinliklerini kozmik
maddeler zerinde o oranda fazla gstermi olurlar. Bu da onlarn madde alemindeki hakimiyetlerini o
oranda artrr.

zetle, ruhlar perisprilerini, etkinlik gstermek istedikleri muhitlerdeki() maddelerin hallerine uydurmaya
ve bu yoldan onlar zerinde hakim olmaya alm bulunmaldrlar. te ruhun maddi esaretten
kurtulmasnn anlam budur. Bu da, tekrar ediyoruz, ruhlarn eitli madde alemlerinde bir sre
yaamasyla ve perisprilerini o alemlerin maddeleri iinde yourmalaryla mmkn olur ki tecrbe ve
grg tabirinin ifade ettii anlam da budur. Demek ruhlar perisprilerine istedikleri ekli ancak tecrbe ve
grglerinin artmas orannda, dier tabirle, tekamlleri orannda baarl olurlar.

Ruh, madde zerindeki hakimiyetini kullanarak onu istedii ekle koyabilir. Fakat ruhun
etkililii, ilerleme ve gerilemesiyle uygundur. Bundan dolay o, perisprisine istedii ekli snrl bir
daire iinde verebilir.

Eer ruhlar bu kainata ilk girdii anlardan itibaren vastalarn istedikleri gibi kullanmak gcne
sahip bulunmu olsalard bu kadar tekaml srelerine gerek kalmazd. nk onlar bu vasta iler
kainatn en youn ve en seyyal maddeleri zerinde derhal hakim bir duruma girmi olurlar ve bu
kainata inmekteki gayeleri olan faaliyetlerini tam btnl iinde gsterebilirlerdi. Bu takdirde onlarn
maddelere balanmalarn yani esir olmalarn, bu kadar eitli ihtiraslar, eilimler ve arzular iinde
strap ekmelerini ve nihayet madde kainatnda bir sre esaret hayat geirmelerini
anlamlandramazdk. unu hatrdan hi karmamak gerekir ki, ruhun tekamlnden maksat, daha
dorusu kainata girmesinden maksat, ona hakim olmak ve ilahi yasalar iinde yerlemi olan bu
hakimiyetini ebediyen muhafaza etmeye muktedir bir duruma girmektir: Bunun iin o, bu gayeyi
salayan vasta olan perispri zerindeki etkisini artrmak ve onu ebediyen muhafaza etmek zorundadr.

Btn bunlardan anlalyor ki, ruhlarn tekaml ile perisprilerinden ayrlmamalar, ve madde
kainatndaki ebedi etkinliklerine vasta olacak bir hale perisprilerini getirmeleri fikri birbirinden
ayrlmayan kavramlardr. Ruhlar perisprilerini istedikleri gibi younlatrmaya kadirdirler, fakat
seyyaliyetini ilerletmek ancak bir hadde kadardr, o had de tekaml ile biter.

Acaba ruhlar perisprilerini nasl younlatrp seyyal bir hale koyabilirler?.. Bu sorunun cevabn yalnz
fizikokimyasal verilere dayanarak kolay kolay veremeyeceimizi aadaki tebliler bize gsterir.

Perisprinin hafifliinden maksat, onun atomlarnn birim hacmindeki miktarnn azalp oalmas
deildir. [1] Buradaki hafiflii, arlk karl olarak basit bir anlamda dnmemelisiniz. Ruhun
Ruh ve Kinat



87
perisprisi zerindeki etki derecesi tekamlne bal olmakla beraber perisprisini yetkinletirmek iin
kulland ok eitli vastalar vardr. Bu vastalardan bazlar da sizin sylediiniz gibi perispriyi
younlatrmak iin ona madde ilave etmek, atomik titreimleri deitirmek benzer srelerin hepsidir.
Maddenin aamalarnda ykseldike niteliklerinden pek ounun deiime uradn biliyorsunuz. Bu
ekilde perisprinin niteliklerinden bir ksm yiter, onlarn yerine baka nitelik hakim olur.

Ruhlar perisprilerini gerekli derecede ilek bir hale getirebilmek iin birok tecrbeler geirmek,
birok eyler renmek, bir kelime ile, perisprilerini, kendi melekelerinin maddi kainatla alakal olan
ksmlarna uydurmak zorundadrlar. Bu ii salayan bizim bildiimiz veya bimediimiz birok
tekaml sreleri vardr ki bildiklerimiz arasnda ruhlarn youn maddelerden olumu dnyalarda
yaamalar gelir. Dnyamzda yaayan ruhlara enkarne ruhlar diyoruz. Bu tabir spiritizmden alnmtr
ve (ete girme) anlamna gelir. Enkarnasyon ve reenkarnasyon bahsi ikinci kitabmz batan baa
dolduraca iin burada onun zerinde durmuyoruz. Ancak, perisprinin oynad rolden burada biraz
bahsetmek gerei vardr.

Perisprinin youn maddelerle irtibat belli bir younluk derecesine girdikten sonra mmkn olur. Demek
ruhun mutat bir enkarnasyon veya deneysel ve kendiliinden olma bir materyalizasyon tarznda
dnya maddeleriyle irtibat oluturmas ve bu sayede dnya varlklaryla iliki haline girmesi iin nce
perisprisini mutat halinden ayrmas ve bir dereceye kadar younlatrmas gerekir. Klasik spiritizm
talimatnda olduu gibi, ruhlarn dnyaya girmezden nce spatyomda bir hal deiimi geirmeye
balamalar, arlk duymalar, uurlarnda bulanklk hissetmeleri bu ekilde izah edilebilir. Btn bu
haller onlarn girecekleri dnyadaki maddelere gre perisprilerini younlatrmaya balamalarndan ileri
gelir. nk ancak byle youn bir perispri zerine onlar, dnya bedenlerinden olumu bedenlerini
kurabileceklerdir. Perisprinin dnya maddeleriyle alakal bir duruma girmesi gereklidir. Byle bir
perispri bedenin her ksmna nfuz etmi olarak onu kurar. Bunu kaba bir rnekle Wilson odasndaki
atomlar zerinde toplanm olan ve bu ekilde grnr bir hale giren su buharna benzetebiliriz.

Ruhlar bedenlerini oluturmazdan nce perisprilerini beden ekillerine gre biime sokarlar. Bu enerji,
enkarnasyondan sonra, youn maddelere ballk yznden, azalr. Bunu, kabaca, parlak bir k
kaynann nne konmu youn bir buzlu cam hikayesine benzetebiliriz. Bununla beraber ruhun
spatyomdaki ilkel enerjisi ile kurulmu/yerlemi (:teesss etmi) olan maddi hakimiyeti btn dnya
hayatnda devam eder. te bunun iindir ki henz dnya maddeleriyle birlemeden nce
perisprilerine istedikleri ekli veren ruhlar, ete girdikten sonra onu ve ona tabi bedenlerini esasl
bir ekilde deitiremezler.

Ruh arzu ettii maddeden bir hisse alarak onu bedenle ilgili bir hale koyabilir. rnein, biz maddeyi
younlatrarak size grnebiliriz. Ruhun arz zerindeki varl ise, madde ile irtibat derecesindedir.
Ruh perisprisi ile bedenin btn ksmlarna hull eder(:gire; geer, iler; szar).

Ruh perisprisini istedii gibi deitirebilir. rnein, Ahmet klkl bir insan ruhu maddeden hisse alarak
bedenini istedii ekle koyabilir. Hviyetler birlememek artyla bu, olabilir. Ruhun madde zerinde
btn enerjisini kullanmas, dnyadaki ilikilerden uzak / iliiksiz olduu zamandr. Bundan
dolay insann doumundan lecei ana kadar geirdii normal bedensel oluum / ekillenmeler, ruhun
madde ile alaka oluturmazdan nceki iradesiyle olur. Madde ile bal olduu zamanda ruhun
hakimiyeti devam eder, fakat enerjisi azalmtr.
Ruh, madde ile alakasndan nceki iradesinin rn olan hakimiyetini muhafaza ettii iin, bir beden
iinde yaarken perisprisinin ve bedeninin eklini deitiremez. rnein bir insan, olumu olan
bedenin biimini ruhsal etkisi ile deitiremez. Mavi gzl bir adam kara gzl olamaz. Burnu, eli
aya ksacas btn bedeni belli eklini alm olan bir beden, btn btn kendi eklini deitiremez.
nk bu ekiller, ruhun madde ile alakasndan nceki iradenin rndr. Fakat dediim gibi ruhu,
Ruh ve Kinat



88
btn enerjisini kullanmaktan alkoyan, madde ile olan balldr. Bundan dolay herhangi bir sebeple
dnyada iken ruh, madde ile irtibatn tamamen veya ksmen bertaraf ederse bu deiiklik olabilir.

Yukardaki sylemden, gelecekteki metapsiik almalarla, insan varl zerinde ne kadar
byk deimeler meydana getirilebileceini anlyoruz.

3- Neo-spiritalist gr ile ruh ve madde ilikilerinin gayesi hakknda bir dnce

Mahlukat aleminin sonu yoktur. Burada balang ve son, bizim iin sz konusu olamaz. Bu alemin
bildiimiz czi bi ksm, madde kainatdr. Fakat bu maddi kainat hakkndaki bilgisizliimizin de ne kadar
tam ve kapsaml olduunun farkndayz. Madde aleminin dndaki varlklara gelince bu hususta bir
varsaym yrtmemize bile iman yoktur. Mahlukatn sonsuzluu hakknda statla aramzda geen bir
konumay buraya nakletmeyi faydal gryorum:


[1] Bu da stadn evvelce syledii perispride dejenerasyon ve rejenerasyon olmayaca fikrine
uygundur.



ruhun perisprisinden ayrldn dnmek, maddi kainatla btn ilikisinin kesilmi olmasn kabul
etmek demektir. Bu hal ise, onun daha nce uzun uzadya sylediimiz gibi kainattaki varlnn nedeni
ile badatrlamaz.

RUH VE KANAT (24)

3- Neo-spiritalist gr ile ruh ve madde ilikilerinin gayesi hakknda bir dnce

Yaradlmlar (:mahlukat) aleminin sonu yoktur. Burada balang ve son, bizim iin sz konusu
olamaz. Bu alemin bildiimiz czi bir ksm, madde kainatdr. Fakat bu maddi kainat hakkndaki
bilgisizliimizin de ne kadar tam ve kapsaml olduunun farkndayz. Madde aleminin dndaki
varlklara gelince bu hususta bir varsaym yrtmemize bile imkan yoktur. Mahlukatn sonsuzluu
hakknda statla aramzda geen bir konumay buraya nakletmeyi faydal gryorum:

S- u halde maddeden gayr bir varlk daha sz konusu olabiliyor yle mi?
C- Maddenin gayr varlklar birden fazladr. Fakat maddenin gayr olmak zere biz yalnz ruhu
gryoruz.
S- Demek maddeden gayr nihayetsiz varlklar vardr yle mi?
C- Evet, fakat ben onlar size tarif edemem.

Bu sonsuzluk ve ebediyet iinde ruhun faaliyetini artrmas ve ilahi yasalar altnda etkinliklerini
kainatlara yaymas/gtrmesi zorunlu grnyor. Bu sebepten dolay ruh, bir ok tekaml
aamalarndan geecek ve her aamada, o aamann imkanlar dahilinde glerini gelitireceklerdir.
Fakat ruhun bu aamalara uramas oralardan geip gelmek iin deil, o aamalarda ebedileecek
olan hakimiyetini kurmas iindir. Byle bir dnce dnda ruhun soyut ve bencilce bir kemalini
hibir akl selim kabul etmez. Bu hakimiyeti, tahakkm fikriyle kartrmamaldr. lahi yasalar btn
yaradlmlar hakknda geerlidir. Onlarn uygulanmasnda rol oynayabilecek bir liyakat derecesine
varm olan ruhlar, kainatlar idare ederler, yani ilahi yasalarn uygulanmasnda etkin olurlar. te
ruhun hakimiyetinden maksat budur. Maddi kainatmz da, ruhlarn urad bu sonsuz aamalardan
birisidir. Bu aamalarn her biri birer ebediyettir. Maddi kainatmz da bizim iin bir ebediyettir. nk
Ruh ve Kinat



89
nce onun ba ile sonu bizce mehuldr, sonra, bu iki u (:mnteha) arasndaki snr ne zama ne de
mekan bakmndan bizim llerimize girebilecek tabiatta deildir. te ruhlar bu madde kainatnn
bilmediimiz bir noktasndan balayp bilmediimiz dier bir noktasna doru muayyen maksatlarna
uygun olarak akp giderler. Yukardan beri sylediimiz gibi perispri bu hususta en temelli vastalk
roln oynamaktadr.

Ruhun perisprisine nasl balandn bilmiyoruz. Ve bilemeyeceiz. zetle, madde kainatnda doan
bir ruhun kendisine vasta olan perisprisini, kendi iradesine her hususta itaat eden ve evreyle her
trl ilikisini salamaya yararl (:salih) bir hale koymak iin en arndan en hafifine kadar btn
maddelerle onu karlatrmas ve bu yoldan tecrbe ve grgsn artrmaya almas zorunludur.
Bu, bir tekaml yoludur ve bu yol, ruhu maddi kainatn da stne karacak ve ona, kainat ilahi
yasalar altnda idare etmesini retecektir. Esasen bu dereceye gelmi olan bir ruh iin kainatn ii
veya d dnlemez. nk o, perisprisine olan ebedi ball yznden madde kainatnn iindedir.
Fakat bu kainata hakimiyeti yznden, onun stne ykselmi olmas bakmndan da kainatn
dndadr.

Demek ruhun perisprisinden ayrldn dnmek, maddi kainatla btn ilikisinin kesilmi
olmasn kabul etmek demektir. Bu hal ise, onun daha nce uzun uzadya sylediimiz gibi
kainattaki varlnn nedeni ile badatrlamaz.

Ruhun yaradlndan (:hilkatinden) ayr dndmz kainatta domasn, oarada tekrar lmesiyle
deil ebedilemesiyle anlamlandrabiliriz. Byle olunca biz saf haldeki bir ruhun, bir takm gmlekler
gibi giyilip karlan bedenlerinden, kavklarndan.. vs bahseden baz spiritalist dnceleri kabul
etmemekte mazur grlrz.
..

RUH VE KANAT (25)

NC KONU

LM

1- lm hakknda ksa ve genel bir inceleme

Dnyamzda hangi doa yasas vardr ki bize lm kadar doal grnsn?..Her olay mmkn
veya gayr mmkn olabilir, yalnz bir tek olay vardr ki o, mutlaka meydana gelecektir. Buna biz lm
deriz.

lm canl varlklara ait bir olay olmakla beraber ruhun hayat ile dorudan doruya alakal olmayan bir
eydir. lm, cansz maddelere, daha dorusu bu maddelerle ruhun ilikilerine ait bir deime halinden
baka bir ey deildir. O halde lm bir dar, bir de geni anlamnda dnmek gerekir. Biz ilk nce
onu herkes gibi dar anlamnda inceledikten sonra konumuzun sonunda geni anlam ile de ksaca
gzden geireceiz.

Organizmada iki byk hayati fonksiyonun iflas insan lmn kesin olarak nitelendirir. Bunlardan biri
nefesin, dieri de kalbin durmasdr. Bu iki olay birbirine o kadar sk skya baldr ki bunlardan
birisinin az veya oka devamna mutlaka dieri de elik eder. Ve bu iki fonksiyonun sona ermesinden
sonra insan bedeni adm adm maddi deiimlere, dalmalara, daha dorusu maddi kuruluu /
ekillenmesi (:teekklat) bakmndan yok olmaya mahkum kalr. Ve artk onu hibir sre tekrar eski
canl haline getiremez.
Ruh ve Kinat



90

lm bir zorunluluktur. Bu zorunluluu anlamak insann tekaml ihtiyacn ve madde kainatndaki
varlnn zorunluluunu anlayp kabul etmekle mmkn olabilir.

2- lmn grnrdeki manas

Canl insan ahsiyet sahibi bir varlktr. Hayvanlarda da hal byledir, fakat bunlardaki ahsiyet derece
derece basitleir.

nsann kendine zg bir olu hali vardr. Bu hali meydana getiren unsurlar arasnda insann duyu ve
dn tarzyla bu duyu ve dnle alakal igrm yetenei bulunur. O, bu sayede dardan
gelen iyi kt, yapc veya ykc btn etkilere kar harekete geer ve kendi varln korumaya alr.

Bu alma son dakikaya kadar devam eder. Son dakika yaklatka bedenin btn hayati
fonksiyonlarnda bir dzensizlik, bir arlk ba gsterir. Bu halin hastalk kelimesiyle nitelendirdiimiz
ar ekillerinden fenalk hissi dediimiz hafif ekillerine kadar bir ok dereceleri vardr. Maddi hayattaki
bu durgunluk ve bozukluk halleri btn tedbirlere ve arzulara ramen arttka artar. Nihayet son
dakikalarn yaklatn haber veren hastalk an alar.

Hasta genellikle lmek istemez. Ve dikkat edilirse ok zaman, lmden kama arzusuna korku hissinin
refakat ettii grlr. lm fikri, son dakikalarda insan en korkun kabuslar iinde yaatabilir. Hatta o
kadar ki hastay o srada en ziyade zen ey bu kbustan ileri gelen uursuzca bir korkudur. Btn bu
etkiler altnda lmden kamaya alan insan, etrafndakilerden yaayacana, lmeyeceine dair
mitsizce teminat bekler. O srada kendisine sylenecek en belli bir yalan szden dahi o, bir teselli
duymaya alr. Fakat btn bunlar beyhudedir. nk genellikle o da yle inanmtr ki hayatnda
srekli kafasndan kovmaya baarabildii lm fikri gereklemek zeredir ve bunu hibir ey
durduramayacaktr.

lmn eiinde bulunan insanda lmle hayat arasnda iddetli bir mcadele vardr. Fakat dikkatli bir
gzlemci bu tabloyu seyrederken grr ki burada dalmak veya baka maddi bir ekle dnmek
istemeyen fizikokimyasal bir varln deil, fizikokimyasal varl brakmak istemeyen ve mehul bir
diyara doru srklenip gitmekten endie duyan baka bir varln karsnda bulunmaktadr. Hayatn
fena kullanm veya materyalist / yokluku (:ademci) fikirlerle beslenmi kimselerde daha iddetli
olmas o gzlemcinin ayrca dikkatini eker.

Can ekienin ve etrafndakilerin lme mani olmak iin gsterdikleri btn gayretler botur. Ne
doktorun dolam ilalar, ne hasta yanndakilerin kuru tesellileri ve ne de bizzat hastann lmemek iin
yapt mcadeleleri fayda vermez. Her zaman olduu gibi imdide yksek doa yasas hkmn
yapacak ve btn gafilce ve cahilce direnileri kracaktr.

Nihayet hastann uuru bulanmaya balar. Bir uyuukluk hali, hatta tatl bir istirahat hali oluur. Btn
arlar diner, straplar durur. Hasta btn hayat sresince geirdii lm korkusunun bounaln
kendisine haber veren bu ilk belirtilerin genellikle henz anlamn anlayamaz. Fakat artk iddetli
mcadele kalmamtr. Yalnz cesette grlen ey ruhun ondan kurtulmak iin yapmakta olduu
sarsntlardr. Bylece bir taraftan hasta hakiki hayatna girerken dier taraftan etrafndakiler hala iin
farknda olmadan onu lmn penesinden kurtaramadklarna zlrler. Fakat uras muhakkak ki
eer onlarn bu arzusu gereklese ve hastann fikrini sorabilseler hasta ok defa bu istei iddetle
reddedecek ve yoluna engel olmamalarn onlardan isteyecektir. Tecrbelerin ve teblilerin rettiine
gre burada ruhun bir tek arzusu vardr, o da nnde almakta olan yeni aleme doru atm olduu
admlarn sklatrmak ve kendisini ezen maddi yknden bir an nce kurtulmaktr.
Ruh ve Kinat



91

Btn iddetli gayretlerine ramen bedenin gl balarn zorlukla koparan ruhun bedende tezahr
eden rpnlar da genellikle dardakiler tarafndan yanl yorumlara urar. Ve ok az kimse bunun
kurtulu yolunda sarf edilmekte olan ulvi bir cehit olduunu anlayabilir. Ara sra iitilen iddetli hrltlar,
cesette grlen iddetli silkinmeler ruhun serbestlemek iin gsterdii gayretlerin dnyamzdaki son
maddi tezahrleridir. Ruh hemen hemen bedenini brakm gibidir. Hayat sahibi bir yzn srekli
deien ifadeleri artk bu cesette kalmamtr. Yalnz son bir tek ifade orada sabit olarak yerleir ki o da
ruhun cesette ortaya kan son duygularna ait bazen byk bir huzurun ve genellikle korkun bir
strabn ifadesidir. Bu ekilde donuk baklarla, snk dudaklarn son szn sylemek ister gibi
titreyiiyle etrafndakilere heyecanl ve zntl dakikalar, saatler ve hatta gnler geirten agoninin son
tablosu tamamlanrken iddetli bir iki rpnma, bir iki ene oynat ve nihayet nne katt bir miktar
kp gsten boaza kadar srkleyen son hrltl nefes sahnenin perdesini kapatr. Ve o zaman
yalnz maddelere zg olan bedenin atl hali bir anda kuruluverir.

Bu srada neler olur, kaba bir gzn tam miyopluu iinde grebildii bu olaylarn arkasnda dier ne
gibi maddi olaylar gizlenmitir?

Gene lmn grnrde olan dier baz tecelliyat daha vardr ki bunu ancak hassas insanlar (sensitif)
grebilir. Bunun kendiliinden olma veya deneysel gzlemlere dayanan birok rnekleri vardr. Bir
tanesini yazyorum. Bu, Dr. Burgessin Dr. Hodgsona gndermi olduu ve sinir mtehasss Dr.
Renzin tanklk ettii bir olaya aittir.

Zavall karmn son be saatlik hayat srasnda gzmn nnde cereyan eden eylerden sonra
acaba zihnen bir hallsinasyona m uramtm, yoksa tam tersine bir klervuvayyans melekesini mi
kazanmtm meselesini zemeyecek bir hale geldim.

Bu olaylar yazmaya balamadan nce bu sayfalar okuyacak olanlarn ilgisi bakmndan unu ilan
ederim ki ben asla ne alkolik ikiler, ne morfin ne de kokain kullanm deilim. Her eyde daima
llydm, ll oldum. Asabi mizal deilim, zihnen hayali bir adam deilim. Daima hesapl, sakin
ve metin bir insan olarak tanmmdr. unu da ilave edeyim ki ben, (medyanamik materyalizasyon)
olaylaryla, (grnen astral beden)leriyle spiritizmaya sadece inanmam olmakla kalmadm, ayn
zamanda bu kuramlarn daima dman oldum.

Karm 1902 senesi 23 Mays aynn Cuma gn saat 11:45 de lmt. O gn leden sonra saat
drtten itibaren btn mitlerin kaybolduunu anlamtm.

Uursuz saati beklemek zere birok dostlarla beraber yatan etrafna toplanmtk. Doktor ve iki
hasta bakc hemire de vard. Ben can ekienin yatann baucuna oturmutum. Sa elini elimle
tutuyordum. Dostlar odada dalmlard. Bazs oturuyor dierleri ayakta duruyordu. Hi kimse
konumuyordu. Herkes hastann gittike zayflayan solunum hareketlerine dikkat ediyordu. Hibir
deiiklik olmadan byle iki saat geti. Hizmeti, akam yemeinin hazr olduuna haber verdi. Fakat
bundan kimse yararlanmak ister grnmyordu. Saat 6:30 da ben dostlara, doktora ve hastabakclara
vakit geirmeksizin yemek yemelerini srarla rica ettim. nk intizar() daha uzayabilirdi. Tavsiyem
kabul edildi.

Bundan 15 dakika sonra, yani saat 6:45 de (saatin doruluundan eminim, nk karmda bir saat
vard) kapya doru bakmtm. Eiin zerinde ve havada birbirinden ayr, yatay vaziyette duran, ok
bariz kk bulut grdm. Bunlardan her birinin boyu yaklak drt ayak uzunluunda idi. Hacmi de
6-8 parmak kadard.

Ruh ve Kinat



92
Benim ilk dncem u oldu: (Bu haksz hkmmden dolay hazirundan zr dilerim.) eiin br
tarafnda sigara iilmi ve sigarann duman odaya girmiti. Bu ii muaheze() etmek zere bir hamlede
yerimden frladm. Grdm ki nr eikte, ne koridorda ve ne de odada kimse yoktu.arm olarak
tekrar odaya dndm ve bu kk bulutlara bakmaya baladm. Bunlar ar ar, gvenle yataa
yaklayorlard. Yata tamamen kucakladlar. Ben bu bulutlarn arasndan bakarken can ekienin
yannda, boyu ayakdan byk olamayan bir kadn ekli grdm. effaft. Fakat ayn zamanda altn
renginde bir k yayyordu. Manzaras o kadar ihtiaml idi ki bunu kelimelerle tarif etmek mmkn
olamaz. zerinde yunan tarznda, kollar uzun, geni ve sarkk bir elbise vard. Banda da elenk
bulunuyordu. Bu kadn muhteem gzellii iinde bir heykel gibi hareketsiz dikiliyordu. Ellerini karmn
bana uzatmt. Ve, bir misafiri sevinle fakat ciddiyetle karlayc bir hal arzediyordu. Az ok bariz
dier ekiller de etrafnda dalgalanyordu.

Karmn zerinde yatay vaziyette plak beyaz bir ekil uzanmt. Bu ekil sol gzne temas eden bir
kordonla can ekienin bedenine bal bulunuyordu. Bu, tpk onun astral bedeni gibi idi. Asl bir
halde duran bu ekil, baz anlarda tamamen hareketsiz bir halde duruyor ve sonra ekilip toplanyor
ediyor, ancak 15 pus tlnde minskl oluncaya kadar klyordu. Fakat kadnn eklini daima
muhafaza ediyordu. Ba mkemmeldi, beden mkemmeldi, kollar ve bacaklar mkemmeldi. Astral
beden ekilip kld zaman iddetli bir mcadele balyordu. Bedenden mutlaka kurtulmak ve
serbestlemek iin iddetli arpnma ve etrafn hareketleri grlyordu. Yoruluncaya kadar bu
mcadele devam ediyor ve onun arkasndan bir skunet devresi geliyordu. Bu devrede Astral beden
bymeye balyor fakat biraz sonra tekrar klyor ve nceki mcadele gene kendini gsteriyordu

Karmn son be saatlik hayatnda bu sersemletici vizyonu aralksz bir ekilde grdm. Gzlerimi
kapadm zaman veya dostlarla konumak zere onlara baktm zaman ya da bam dier bir tarafa
evirdiim zaman bu vizyon kayboluyordu. Fakat tekrar yataa baknca ayn hali nceki gibi
gryordum.

Bu be saat zarfnda bamda, kol ve bacaklarmda acaip bir arlk duyuyordum. Gz kapaklarmn,
sanki uyku halinde olduu gibi, ar olduunu hissediyordum. Vizyona elik eden bu haller beni
aklmdan korkutmaya balad. O kadarki genellikle doktora hitap ediyor ve, Doktor, deli oluyorum.
diyordum.

Nihayet meum() saat geldi. Son bir spazmostan sonra can ekienin nefesi kesildi, ve ayn zamanda
Astral eklin kendisini kurtarmak iin gayretini iki misli artrdn grdm. Grnte bir l halini alan
karm birka saniye sonra tekrar nefes alamaya balad. Son olarak iki, nefes daha ald ve hepsi
bitti. Son nefes ve son spazmosiyle beraber Astral bedeni balayan kordon koptu. Bir anda astral
bedenin kaybolduunu grdm. Ayn zamanda dier ruhani bedenler ve odaya giren bulutlar da
birdenbire kayboldu. Ve u da gariptir ki zerimde bulunan ve beni tedirgin eden arlk da kayboldu. O
kadar ki kendimi gereken hazin merasimi hazrlamak ve idare etmek iin gereken emirleri verecek
halde her zamanki gibi sakin, metin ve tedbirli buldum.

Bu kiinin hallsinasyon (*) geirdiini syleyecekler bulunur. Bunun tartma yeri buras olmad iin
zerinde durmayacam. Ancak sinirlilikle akllarna hemen ilk gelen hkm vermeden ve kolay, klasik
tehisler iinde dncelerini hapsetmeden nce okuyucularma bu alandaki bol ve kapsaml dier
materyalleri incelemelerini ve daha acelesiz, daha sakin bir hkm vermelerini tavsiye ederim.

te lmn en geni manadaki dtan ve yzeysel grn budur. Fakat byle maddi bir manadaki
lmn varln kabul etmek ne kadar zorunlu ise insan ruhunun bu manada bir lme maruz
kalmasnn sz konusu olamayacan da ylece kabul etmek zorunlu olur.

Ruh ve Kinat



93
3- Ruh lr m?...

Ruh hastalanmaz ve lmez. statla aramzda geen bir grmede onun syledii eyler bu fikrimizi
takviye edecek niteliktedir:

S- Mesela delilik hali dediimiz ruhsal bir hastaln en ar eklinde bulunan bir adam, dardaki
olaylarn hi biriyle alakadar olmazken etrafnda geen bu olaylar onun ruhundaki bilgiyi ve yetenekleri
artrabilir mi?

C- nce ruhta hastalk olmayacan dikkatinizi ekerim, sonra, sorunuza evet! derim.

Dier bir yerde de stat: lm, ruhun bedenden ayrldr. diyor.

Hastalk ve lm halleri, ancak beden yapsnn (:teekklatnn) zorunlu ve tabii olan deimelerine
bal bir sretir. Halbuki srekli tekaml halinde bulunan ruhta bu maddi deimelere benzer olaylar
cereyan etmez. Beden konusunda da bu fikir zerinde uzun uzadya durmutuk. O halde ruh hayat
karsnda lmn anlam ne olabilir?

Daha nce de sylediimiz gibi biz, says belli olmayan alemlerden birinin iinde yayoruz. Her
alemde olduu gibi bizimkinin de birok maddi gereklerden doma realiteler vardr. Biz bu
realitelerden gemek zorundayz. Tekaml konusundaki en temelli sreci bu oluturur. u halde bir
nihayet, bir son, bir yokluk (:adem) demek olan lm fikri karsnda ruhun durumunu gzden geirmek
iin onun eitli hayat alarna ait realitelerini incelemekle ie balayacaz.

a- Hayatn eitli alar ve realiteleri

yandaki ocuun kendisine ait bir realitesi vardr. O, bu realitenin dndaki eyleri tanmaz ve
hatta onlara kar isyankar bir tavr taknr. Onun oyuncak bebei, otomobili kendi aleminin tam bir
realitesidir. Bu oyuncaklara sahip olmak, onlar her gnk hayatna kartrmak ve nihayet onlardan
kendi alemini yaratmak bu yataki insann en nemli uralarndan birini oluturur. ocuun bu
uralar, 45 yandaki erikin bir insann uralarndan daha az ciddi deildir. 45 yandaki insan
ykseltecek olan hayat gerekleri kadar bu yann gerekleri de ocuu ykseltmeye yarayacaktr.

Bundan tr 45 yandaki adam, ilerinin bozulmasndan ne kadar etkilenirse, 3 yandaki adam da
oyuncaklarnn elinden alnmasndan o kadar etkilenir. nsan ruhunun tekaml bakmndan bu iki
duygulanmn nitelik ve niceliindeki grnte farklarn hibir nemi yoktur.

45 yandaki insan bir makine icat etmek, bir hastalk etkenini bulup meydana karmak gibi henz
bilmedii eyleri aratrmak hususunda ne kadar samimi bir merak hissi ile hareket ederse yandaki
insan da kendi kendine koan oyuncaklarn hangi eytann yrttn ylece ve ayn merak hissi ile
bulup meydana karmaya alr. Yatarken bebeinin gzlerini kapamas karsnda o, erikinlerin akl
erdiremedikleri bir ok doal olaylara kar duyduklar heyecan ve hayranl aynen uyar. Bu olaylarn
sr perdesini yrtmak iin birok otomobiller ve bebekler feda edilir.

Fakat zaman durmaz, seneler geer. 3 yandaki ocuk 18 yana girer, 3 yandaki ocukla 18
yandaki ocuk ayn adamdr. evre ayn evredir, aile oca ayn ocaktr. Ancak ocuun realitesi
bariz bir ekilde deimitir.


(*) darda mevcut olmayan bir eyin varln mevcutmu gibi duymak.
Ruh ve Kinat



94
..

RUH VE KANAT (26)

Fakat zaman durmaz, seneler geer. 3 yandaki ocuk 18 yana girer, 3 yandaki ocukla 18
yandaki ocuk ayn adamdr. evre ayn evredir, aile oca ayn ocaktr. Ancak ocuun realitesi
bariz bir ekilde deimitir. !8 yandaki bir gencin ruhunu, 3 yandaki ocuun oyuncaklar artk
tatmin edemez. Onlarla uramak bu gen iin beyhude ve hatta glntr. Onun gznde ciddi
hayat byle ocuka aldatc oyunlarla badatrlamaz. O, ne kendisinin ne fazla altndaki, ne de
pek fazla stndeki hayat beenmez: Altndakiler ocukadr. stndekiler de bayatlam eylerdir.
Bundan dolay o, 3 yandaki ocuun hayatna alayc gzlerle bakarken 60, 70, 80 yandakileri de
eskimi, ackl bir hayatn, yerine gre, merhamete veya nefrete deer zavall insanlar gibi grr. Ona
gre hayatn en mkemmel en cazip olaylar ancak kendi yann veya ona yakn yalarn gereklerine
uyan eilim veya igdlerle ortaya kanlardr.

Geri o, ne istediini, daha dorusu neleri istemesi gerektiini kesinlikle de bilmez. Hereyde taknlk
hali onun btn varln sarmtr. Fikri bir anari iindedir. Onun ruhunda hayali arzularn snr yoktur.

Bazen zihninde cir tip canlanr. Ona gre en mkemmel insan bu tipe uygun olandr, ve kendisi de
mutlaka yle olacaktr. Bu tip, ya servetiyle ya cesaretiyle veya herhangi bir alandaki teknik
yetenekleriyle insanlarn stnde grnen bir insan tipidir. Dnyada bunun gibi olmayan insanlarn ne
deeri vardr? Bundan dolay bu tipe uygn olmayan insanlarn bu gen gznde hibir anlam ve
deeri yoktur.

Fakat bazen de o, hayran olduu, tapt dier bir tipe btn varln verir. Artk o, yalnz o tipin esiridir.
Ve ebediyen yle kalmaldr. Dnyann, kainatn btn deerleri ancak o tapt tipte toplanmtr. Onu
elinden karmak korkusu, veya ona sahip olamamak endiesi btn kainat kafasna ykacak kadar
strapl ve karanlk hisleri kendisinde dourur. nk onun iin onsuz hayatn hibir deeri ve anlam
yoktur. Putuyla beraber o, btn varln ve hayat kaynaklarn kaybedeceini sanr. O halde onu
kaybetmektense lmek daha iyidir.

Bu ve buna benzer sahneler on sekiz ya ann gereklerinden domu bir realitedir. Ve gen adam,
srekli deien bu an ba dndrc mutluluk ve felaketleri iinde yuvarlanrken onlardan duyduu
sevin ve straplarnda tamamen hakldr. Yalnz, ya ann realitesi nasl on sekiz ya ann
realitesi kadar nemli ise ylece on sekiz ya ann realitesi de ya ann realitesi kadar
ocukadr.

Hayat binasn kuran ve ykselten seneler birbiri zerine durmadan ylmakta devam eder. On sekiz
yandaki gen krk be yandaki erikin bir insan olur. Bu srada dnya, gene nceki dnyadr. Fakat
krk be yana varan gencin grleri ne kadar ok deimitir!.. Artk o, gya, hayatn asl anlamn
imdi anlamtr!..

Krkbe yandaki insan, ocukluundaki ocuka oyunlarnn, on sekiz ya genliindeki Hoppa ve
hayal peinde koan arzularnn ne kadar anlamsz eyler olduunu takdir ettiine inanr. Artk o,
kendince olgunlamtr. Bu olgun adam ilk yalarndaki gibi kavram ve budalaca hayaller peinde
komayacak, tersine, mspet ve reel olaylar zerinde duracak, tam anlamyla akl banda bir hayat
adam olacaktr. ahsi, ailevi, toplumsal bir takm menfaat dnceleri onu igal eder ve birok
teebbslere srkler. Artk onun yapt bu iler ciddidir. Fakat btn realitelerde olduu gibi krk be
ya ann bu olgun realitesi de btn hatalarla dolu ve zaman gelince lme mahkum bir realitedir.
Geri bu yataki adam kendince en makul dnen bir adamdr ve kendisine gre, hakikat ancak kendi
Ruh ve Kinat



95
dncelerine uygun olan eydedir. Fakat byle bir iddiann deeri, yalara oranla yandaki bir
ocuun oyun hakkndaki iddiasndan daha ileride deildir.

Nihayet zaman gelir, bu da geer. Ve krk be yandaki adam altm be yana girer. Bu yataki
adamn dnce ve anlaylarnda ne ya ann pasif krl, ne on sekiz ya ann budalaca
megalomanileri, ne de krk be ya ann ihtirasl faaliyet zorunluluklar kalmamtr. Hayat gemisini
kullanan kaptann imdiye kadar gemisine vermi olduu istikamete gre ya mutluluu ve huzurlu veya
utanlar ve endielerle dolu bir hayat, bu ya ann realitesinde layt motifi oluturacaktr. Altm be
yandaki insan, gemi realiteleri daha parlak ve ak olarak grr. O, bunlarn gerek anlamlarn
imdi biraz daha iyi anlar. Bundan dolay, imdiye kadar geirdii hayatn kullanma ekline gre az ok
kazand yeteneklerle o, gerek kendi hayatnn ve gerek iinde bulunduu toplum hayatnn gerekleri
ve grleri, hakknda yanl veya doru eletiriler yapar ve birtakm hkmler verir.

Fakat, kkl bir deime mntkasna, hayatn kesin dnm noktasna yaklam olmak dncesinden
doan baz duygular, onun ruhsal hayatnda ara sra hakimcesine bir yer tutar. Bu duygularn strapl
veya zevkli olmas onun imdiye kadar geirmi olduu hayat tarzna baldr. Fakat phesiz ki
imdiye kadar geen realitelerin en olgununda yaayan bu adamn realitesi de lme mahkumdur.
Buradaki duygu ve dncelerde de bir miyopluk ve hatta ok defa nceki yalarn realitelerinde
olduundan daha fazla bir kararszlk ve belirsizlik vardr. rnein onun kafasna imdiye kadar
genellikle gelmeyen baz sorular hcum eder: Ben kimim, nerden gelip nereye gidiyorum, lm
nedir, acaba kendimi br tarafa hazrlayabildim mi? O, btn bu sorular kendisine, genellikle
titremeksizin soramaz. Bu kark ve aprak meseleler kemal derecesine gre insan ya zevkli
dakikalarda yaatan ve hatta az ok yakn bir mutluluu mjdeleyen belirsiz fakat tatl bir takm
duygular veya, bunun tamamen tersine olarak strapl ve korkun endieleri uyandrr. En sonunda
hayatn sonu gelir. yandaki ocuk seksen belik ihtiyar olur, artk her taraf bembeyazdr ve herey
beyaz rengin temsil ettii safiyeti almtr. Salar beyaz, dnce ve duygular beyaz, btn tabiat
beyazdr. nsann btn hayatnda ulaabilecei en yksek realite mertabesi hi phesiz bu ada
olandr. Henz bu yalara varmadan bu ya realitesinin deerini dkn grenlerin hali 45
yandakilerin realitesinden hibir ey anlamayan yandaki ocuklarn haline benzer. 85 ya ann
realitesi, o yaa kadar gemi olan btn realitelerin realitesidir. Fizyolojik hayatta meydana gelen
sefalet, bedenin gnden gne kmesi son yalarda beyin faaliyetinin hakim roln artk kaybetmeye
baladn gsterir. Fakat buna karlk birtakm yeni duygular ve olaylar, yani, ruhun daha yksek
maddeler arasnda tezahr etmeye hazrlanan faaliyeti ara sra sahnede kendini gsterir. Ruhun derin
yerlerinde yerlemi olan ve asla kaybolmayan hatralar ve tecrbelerden alnm izlenimler beyin
basksnn azalmas orannda zaman zaman parlar ve ruhun ziynetlerini mjdeleyen bu parltlar onun,
yeni balayacak olan hayatna hazrlanmaya altn ifade eder gibi olur.

htiyar kendi iinde yaar ve bu i hayatnda yaarken, yaknda kavuaca uurlu alemi, ufukta
parlayan bir sabah yldz gibi grmeye balar.

Gzleri gen ya realitesinin maddi parlakl ile henz kamak duran zavall baz insanlar, ihtiyarn
gittike artan maddi sefaleti ve k karsnda ona acrlar. nk ihtiyarn bu i hayatndan onlarn
haberi yoktur.

Son hayat realitesinin adam bir beyin adam deil bir i duygusu adamdr. nk o, bu
hayatnn daha yksek bir aleme kendini ulatracak olan snrna yaklamtr. Ve o snrn kar
tarafndaki faaliyet, beyne deil i duygularna ait olacaktr.

htiyar adam, eer ruhsal hayatn dnyada zenginletirmi ise, mutludur ve bu mutluluk birka adm
ileride duran snrn br tarafndaki hayat alanlarndan serpinti halinde gelir. Fakat onun imdiki
Ruh ve Kinat



96
mutluluu, nceki yalarda bo yere peinden kotuu halde kendisini asla tatmin etmemi olan maddi
mutluluktan bambakadr. Bu an mutluluu, peinden koulup da yakalanmayan bir kuruntu deil,
kendi kendine ruhta doan bir huzur ve sevintir. Mutlu ihtiyar, yar yarya dier bir alemde yaamaya
baladn anlam ve buna inanmtr. Ancak belli bir olgunluk derecesinde kazanlan bu ruhsal hal
iindeki ihtiyar, evresinde bulunan topraa ait her trl ihtiras ve heyecan tpk 3 yandaki ocuklarn
ihtiras ve heyacanlarna bizim grdmz gibi ocuka grmekle beraber, onlarn zorunluluklarn da
skunetle takdir ve kabul eder. Ve bu nitelik onda geni bir tolerans hali dourur. O, arkasnda brakt
gl az, dikeni ok hayat yollarnda itie kaka, de kalka ilerlemeye uraan beeriyetin gen
yolcularna belki derin bir sevgi ile kark merhamet hissi iinde bakarken kendi hayatndaki
kazanlarnn deerini daha iyi anlam gibi olur.

Mutlu ihtiyar iin strap hemen hemen yok denecek kadar azalmtr. nk o, strabn ne kadar fani
bir ey olduunu hayatnda ekmi olduu binlerce znt ve skntdan sonra anlamtr. Ve belki de o,
renmitir ki strap, insan belli bir gayeye, yani kemal gayesine doru ykselten ve geride
braklmaya mahkum olan bir kurtulu yoludur.

Olgun ihtiyarn insanlar arasnda, ocuk haleti ruhiyesini anlam byk bir eitmenin ocuklar
arasndaki haline benzer bir hali vardr.

b- Dnyadan ayrlmak zere bulunan insann son ruhsal halleri

Seneler, aylar, gnler, saatler geer; nihayet ihtiyar, dnyadaki varlnn son dakikasna yaklam
olduunu anlar. Eer yeter derecede olgunlamam ise onu anlalmaz (:mphem) fakat tatl bir
heyecan iinde karlamaya hazrlanr.

Bu srada o, kendisinde baka bir halin ortaya ktn duyar. Zaten o, kendisini dnyaya balayan ve
bilhassa son senelerinde hzla zlmeye balayan balarn oundan kurtulduunu duymam m idi?

Fakat imdi iinde bulunduu halin bambaka zellikleri vardr. Bu hal, onu yepyeni bir realite ile
karlamak zere bulunmasnn ruhunda dourduu reaksiyondan ileri gelmektedir ki bunu tarif
etmek mmkn deildir. nk byle bir halin tezahr imkanlarn saymak ve snrlamak imkanszdr.
Ne kadar insan varsa bunun da o kadar eitli ekli vardr denilebilir.

Fakat nasl bir insan olursa olsun artk o, bu dakikada dnya hayatnn eiinde bulunmaktadr. Ve bir
iki adm daha attktan sonra gerekli ve yasalar baka dier bir madde alemine geecektir. Senelerden
beri Newtonn, Einsteinin ve dier alimlerin fizik dnyasndaki bilinen ve belli yasalar altnda
yaamaya alm olan insan, daha yksek maddelerin gereklerine uygun byk bir deiiklik
karsnda kalnca, bir taraftan normal hayat artlarnn alt st olduunu grmekten, dier taraftan da
yeni hayatn yabancl karsnda kalm olmaktan ileri gelen byk bir aknla decektir.

Teknik hayatn girmedii Afrikann ortasnda domu ve bym bir vahiyi birdenbire Newyorkn
ortasna koyarsanz ilk anlarda bu insann ruhsal hallerinde byk bir kargaann, aknln meydana
geldiini grrsnz. O, memleketinde cansz eylerin kendi kendine yrdn grmemitir.
Kocaman ktlelerin oradan oraya koumalar, onun fizik evresinin ilkel yasalarna ve anlaylarna
smaz. Havada uan uaklar onun gznde canl birer canavar halini alr. Dmdz bir perde zerinde
konuan, dven insanlar hayvanlar ve doann grlmemi manzaralar ona mucize gibi grnr. Bir
yerine dokunmakla bir tahta kutunun iinden kan feryatlar o, insan st varlklarn sesleri sanr.
zetle, btn bunlara alncaya kadar zavall vahi tam bir ruhsal aknlk (:teevv) iinde kalr.

Ruh ve Kinat



97
Fakat, deitirdii realite aykrl yukardaki rnektekinden daha ok geni bir lde oluan
ihtiyarmzn hali, ilk zamanlarda bundan daha aresiz olur.
.......................................................................................................
nsan dnyadaki son dakikasn bitirince gzn hemen bambaka bir alemde amayacaktr.
RUH VE KANAT (27)
Fakat, deitirdii realite aykrl yukardaki rnektekinden daha ok geni bir lde oluan
ihtiyarmzn hali, ilk zamanlarda bundan daha aresiz olur. O, yle bir evreye yle bir madde
dnyasna giriyor ki orada dnya hayatnda ikengrmeye alt olaylara uygun olmayan sayosz
olaylar tufan vardr. Geri o evrede de maddeler ve onlar idare eden yasalar vardr. Fakat bu
yasalarla, bu maddelerle inisye olmayan insann, onlar doal grebilmesi, Afrikal vahinin NewYork
ehrindeki olaylar doal grebilmesinden daha g bir i olur. nk buradaki deiiklikler daha esasl
ve daha inanlmaz bir haldedir. rnein, insann dnd ve istedii bir yere hemen bir k veya fikir
hzyla gidivermesi, yksek yerlerden aa dmemesi, btn hareketlerde yer ekiminin iflas etmi
grlmesi, zaman ve mekan kavramnn zayflamas, istenilen eylerin kendi kendine oluuvermesi,
maddi engellerin ortadan kalkmas, be duygunun kaybolup yerine daka kapsaml genel bir duygunun
gelmesi gibi saysz ve mutat d sprizlerle karlalmas... NewYorktaki vahinin karlat
srprizlerden daha byktr.

te byle bir kkl deime annda ihtiyarmz, son defa ve bir yldrm hzyla bazen btn dnya
hayatnn bir revsn seyredebilir. Bu, bir veda seyredilmesi gibdir. Orada hayatn en ufak bir ayrnts,
btn plakl ile tekrar canlanr. Otomatikman meydana gelen bu ruyet (:grme; bakma; grlme)
manasz bir ey deildir. Belki gelecek hayatnn ruhsal faaliyetinin bir al resmidir. Biz bunu
ilerdeki konularda ayrntlaryla ele alacamz kendiliinden olma bir ekminezi olay gibi kabul ederiz.

c- Dnyadan Ayrl

Eer insan, br alemin realitelerine bir dakikada geivermi olsayd, yukarda bir ksmn saydmz
deiikliklerden hi birine tahamml edemezdi. Bereket versin ki doa olaylar tatl bir seyir izler. Ve
ilahi yasalar, tecrbesi, grgs az, zavall bir zenciyi, gz kamatrc, muazzam bir ehrin ortasna
birdenbire atvermez. Bir ocuu birdenbire ihtiyar yapmad gibi bir ihtiyar da birdenbire yksek
boyutlu alemlere gndermez. Esasen ruh hayatnn maddi kainattaki uzun mrnn sebebi de
varlmas mukadder olan yksek basamaklara aama aama, adm adm kmak zorunluluudur.

Doa yasalar, aama aama birbirine geen realitelerle ya ve zaman deimelerini insanlara nasl
uyguluyorsa, iki byk alem arasnda realite deimesinde ylece tedricen hareket eder. Belki burada
nispi bir hz farkll varsa da bu, ruhun daha yksek yeteneklerinin ortaya kmas karsnda
tahammlszdr..

nsan dnyadaki son dakikasn bitirince gzn hemen bambaka bir alemde amyacaktr. Bu
gei, ruhun ihtiya ve tahamml derecesine gre bir takm sbjektif olaylarn araya girmesiyle az
ve ok insan br aleme altrc vetirelerin belirsiz bir zaman iinde meydana gelmesiyle
dzenlenmi bulunur. u halde her insana gre baka trl gei sahnesi vardr. Dier bir bakma
gre objektif olan bu sbjektif hayat, o kadar sinsi bir halde akp giderki insan daha dnyadaki son
aylarndan ve hatta bazen son senelerinden itibaren bu hayata ilk admn atmtr, denilebilir. O, yava
yava br aleme hazrlanmak zere dnyada doal grmediimiz bir takm haller iinde kalr. Son
dakika gelince bu yryn temposunda bir hz meydana gelir. Fakat bu hz da gene ruhun
tahamml kabiliyetine gre ayarlanmtr.

Ruh ve Kinat



98
Can ekime dediimi ve yukarda maddi niteliklerini incelerken korkun grdmz, olay, ruhun
dnyaya ait maddi dncelerinin sona ermekte bulunduu ana karlktr. Buradaki ruhsal haller, dta
bedende grdmz arpntl/rpnmal tezahrlerin bizim zerimizde brakt izlenimlerden baka
trldr. Denilebilir ki ruhsal aknlk hali bu sahnenin eksenini oluturur. Can ekime halinin
devamnca ruh, dnya hayatnn idrak vastas olan be duygu oragannn esaretinden
kurtulmaya balamtr. Fakat bunun yerine henz kendisinin de anlayamad yeni tla vastalar
yerini almaktadr. Bu esnada ruh, adeta iki alemde yayor gibidir. Bir taraftan hazin ve matemli
tavrlaryla evresindeki dnya kardelerini sisli bir atmosfer iinde duyarken, dier taraftan da yeni
aleminin kark ruhiyetlerinin karsnda kalr. Fakat bu anda onun iin her ey belirsizdir. Ve herey
gittike younluunu artran sisli bir perdenin arkasnda cereyan eder.

Saniyeden saniyeye deien ve birbirini tutmaz gibi grnen bu hadiselerin ruhta dourduu ilk sonu
bir aknlktr. Fakat bu haller, gittike artar ve sprizler birbirini takip etmeye balar. Onun gr tarz
esasl bir deiiklie maruz kalmtr. Eya daha ayrntl ve daha kapsaml grlr. rnein o, bir
krenin btn yzeyini, zerrelerini ve zerrelerinin her ksmn ayn zamanda grr. Bu kreden kan
inaat da fark eder. Bu inaatn renk ve ekilleri o kadar canlanr ki onlar izlenimi, asl krenin
izlenimini glgede brakr. Btn bunlar ihtiyara yabanc gelir.

Can ekime, maddi bir grntr. Bu srada ruh, maddeden ksmen kurtulmu bir haldedir. Ve
saniyeden saniyeye ondan daha ok kurtulmaya almaktadr. Artk onun hasta ve aciz bedeni kendi
fani alemine terk edilmelidir. nk bunlar o alemin demirba eyasdr. Oradan dar karlamazlar.

lm esansnda ruhun yeni realitelere doru ykselmeye alan hali ile bedenin ters bir istikamette
maddi doasna uygun olarak atalet, zevale ve topraa dn halini birbirine kartrmamak gerekir.
Doum olay ile bu misafirhaneye giren ruhun, lm olayyla asl vatanna dnmesi gerekir.

Can ekien insan, maddi bakmdan henz lmemitir. Fakat ruhsal ele al bakmndan oktan beri
lm bulunmaktadr. Dnya realitelerinin son snrn be duygu organnn iflas orannda o, oktan
am bulunmaktadr. Maddi lm gerekte deilse bile grnrde anidir. nsann maddi
unsurlarndan bazlar kalbin ve nefesin durmasndan sonra bir sre daha yaamakta devam ederse de
kaba anlamda ahsn lm olarak kabul ettiimiz olay birden bire ve bir anda meydana gelir. Bir
saniye nce sa olan insan herkesin gz nnde birden bire yok oluverir. Fakat burada byle birden
bire yok olan ey nedir? Bunu kimse bilmez. nk beden gene ayn beden olarak ortada
durmaktadr. te gafil insanlar lmden korkutan etkenlerden biri de budur. Fakat ruh, her ne kadar
bedenini byle bir anda terk ediyorsa da ondaki deimeler byle yldrm hzyla olmaktan ok uzaktr.
Biraz nce sylendii gibi o, daha dnya hayatnn son anlarnda balam olduu aamal
deimelerine beden ayrldktan sonra da belki biraz daha hzl bir yry ile devam eder. Bu srada
onu igal eden ey bedenden kurtulmak iin meydana gelen mcadelesi deildir. Ve hatta o, hemen
hemen bedenden ayrld an bile her zaman bilemez. Bu srada kalp ve nefes durmutur. Ceset bir
pislik yn halini almtr. Ve hatta ukura bile atlmtr. O, saysz bozulma etkenlerinin etkisi altnda
dalp kokmaya balarken ruh, bu olaylardan habersiz olarak, daha hastalk anlarnda iken balam
olduu, yeni hayatnn yolunda parlak ve gzelliini tekrar kazanm olan asl beden ile, yani perisprisi
ile sarho ve akn bir halde yaamasna devam eder.

4- lm Hakiki Anlam ve nemi

Ruhun eitli alemlerde yaamas, oralarda etkinlik gsterecek bir duruma girmiolas demektir.
Herhangi bir alemden uzaklamak isteyen bir ruhun hereyden nce btn alakalarn o alemin maddi
balarndan kurtarmas gerekir.Bu da onun daha yksek maddi alemlerde yaama yeteneini
kazanmas orannda mmkn olur. Esasen bir madde alemi, kendisinden daha yksek dier bir alemin
Ruh ve Kinat



99
maddelerini kullanmak imkann verdii iin ruha ykseltici bir okul gibidir. Demek ruhun u veya bu
dnyada yaamas ss trnden bir ey deil, tekaml yasasnn bir zorunluluudur ve insann
daha yksek bir aleme gemesi iin eski alemi brakmas da tekaml yasasnn gereidir.

Eer lm kelimesinin anlam bir insann bu dnyadan ebediyen ayrlmas olsayd yukardan beri
nitelediimiz olay dnyamz iin hakiki bir lm olay olurdu. Halbuki ruhlarn bedenlerinden
ayrlmalar mutlaka dnyada ebediyen ayrlmalar deildir. kinci kitabmzdaki reenkarnasyonizm
konusunda grlcei gibi ruhlar bu dnyaya bir ok defa gelip gitmektedirler. Bundan dolay belki
ok ksa bir zaman sonra tekrar gelmek iin dnyadan ayrlan bir insann bu seyahatine, yukardaki
anlamda kabul olunan lm damgasn yaptrmak doru olmaz.

eitli zamanlarda ruhlar dnyaya gele gide sonunda oradan alacaklarn alrlar ve oras ile balarn
zerler. O zaman daha yksek realiteler iinde ebedi tekaml yolarnda devam etmek iin bu kk
dnyadan bsbtn ayrlrlar ve daha yksek, ve daha mutlu bir halde dier dnyalarn uygun
artlarndan yararlanmak zere oralara giderler ki dnya hayatna gre insanlarn kabul ettikleri
anlamdaki asl lm budur.

u halde dardan bizim grdmz ey gerekte lm deildir. Biz lm iyi tarif ediyoruz. Fakat o
tarifin uygulamalarndaki hkmlerimizde yanlyoruz.

Haydi herkes gibi lm bedenden ayrlmakla bir tutalm; fakat byle bir ayrl olayndan ilk
zamanlarda ruhlarn genellikle haberi olmad gibi haberleri olduktan sonra da bu, onlar gznde bizim
verdiimiz neme sahip olmaktan ok uzaktr.

lm annda ani deimelerin olmayacan daha nce sylemitik ve lmden sonra kark, artc
bir takm sprizlerin de ruhu bulandracandan (:tevi edeceinden) sz etmitik. Hele lmle ani ve
ii sona erdiren (:nihai) birtakm deimelerin meydana geleceine inanm olanlar ve bunu
bekleyenler iin bu karklk (:teevv) hali tabii ki daha bariz ve daha skntl olacaktr. Yoklua
inanm bir kimse veya hayatnda iken lmn tesiyle megul olmaktan rkecek kadar lm tesi
olaylarn doa d farzeden insan, kafasndaki bu olaylara aykr olaylarla karlanca phesiz daha
byk bir aknla decektir. Fakat hatalarn anlamaktan veya daha dorusu henz anlayamam
olmaktan doan bu aknlk bir tarafatan onlarn az ok huzursuzluklarna yol aarken dier taraftan
yeni realitelerine uyabilmelerini salar.

Esasen insanlarn biroklar buna benzer realite deimelerine hayatlarnda, geici olarak bazen
tesadf ederler. rnein bir senkop halindeki insan, vizyonlarn bir realite olarak kabul eder. Onun bu
realitesi mutat (:allm ,her zamanki gibi olan) hayatna uygun olmad halde, hatta o sralardaki
hayat artlarna zt bir ynde bulunduu halde o kadar yakn ve samimi grnr ki mutat hayatndaki
btn olaylar o anda ona unutturur. Kendi bamdangeen bu trden iki olay bir rnek olarak
yazyorum.

1- 25 sene nce Pragda idim. O sralarda hayatm pek ho gemiyordu. Maddi ve manevi bir sr
bir sr glkler peimden kouyordu. Hatta hayatm tehdit edici olaylarla bile karlayordum. Ufak
bir gripten sonra birgn baygnlk geirdim. Bu srada ruhumda gl izlenimler brakan bir vizyonla
karlatm: Fakat ok gariptir ki vizyonum srasnda, iinde yaadm, olaylar mutat hayatmdakilerinin
tamamen aksi ynnde cereyan ediyordu. stanbulda huzur iinde, mutlu bir hayat geiriyordum. Bu
tatl hayatm o kadar reel idi ki bana uyank haldeki hastalm ve strapl haytm tamamen
unutturmutu.

Ruh ve Kinat



100
2- 15 sene kadar nce zahmetlice bir di ektirme ilemi geirmitim. Geri gl bir anestezinin
yardm ile ilem srasnda ar duymadysam da i olup bittikten ve anestezinin etkisi getikten sonra
hibir eyle skunet bulmayan devaml ve iddetli bir ar btn yzm kaplamt. Istrabmdan hibir
eyi gzm grmyordu. Tahammlmn son snrna gelmi olduumu hissediyordum. Tam bu anda
kendimi kaybetmiim. Herey birdenbire deimiti. Fakat benim bu deime halinden haberim yoktu.
Ben sadece bambaka bir hayatta yaadm duyuyordum. Hayatmda grmediim ve tasavvur dahi
edemediim gzellikler arz eden, sonsuz ufuklara doru yaylan ve tabaka tabaka deien, tarifi
mmkn olmayan bir alem nmde almt. Buras neresi idi? Asla bilmiyordum ve bilemeyeceim.
nk oradaki ekiller, renkler ve manzaralar dnyada grlmesi mmkn olmayan eylerdi. Bu
gzelliin ayrntlarndan nemli ksm hafzamdan uzaklamtr. Ancak onun sevin ve mutlulukla
dolu, izlenimi unutulmaz bir ekilde ruhumda yerlemitir. Buras esiri bir alemdi. Orada her ekil vard,
fakat ayn zamanda herey effaft. Bununla beraber bu effaflk bir eklin veya bir rengin dierine
karmasna asla engel olmuyordu. Etrafm, sonsuz nasnlaryla ve muhteem bir armoni iindeki tatl
renkleriyle, ekilleriyle deien tarif edilmez bir seyyaliyet arzediyordu. Buras bende adeta tecessm
etmi (:canlanm; cisimlemi) bir gzellik izlenimini brakyordu ve orada ben kendimi o kadar hafif ve
mutlu hissediyordum ki yz bin sene orada kalm olsaydm ne o srada yzm koparacak kadar
iddetle duymakta olduum ary, ne de baylm veya lm olduum fikrini aklma bile getiremezdim.
Bu gzeliin sinesinde mutluluu yudum yudum ierek ne kadar yaadm bilmiyorum. Fakat bana
olduka uzun grnen bir zaman sonra birdenbire kendimi tekrar kapsnda buldum. Ve bu soluk,
donuk, youn kapnn nnde bilinen tahamml edilmez straplarm beni beklemekte idi. Bu baygnlk
hali srasnda evdekiler bama mler ve byk bir korku iinde kalmlard. te lmekte olan
insann duygu ve gryle etrafndakilerin grntye kaplarak yzeysel grleri arasndaki nispet
budur.

Deneysel veya kendiliinden olma bu yoldaki btn olaylarn iyice incelenmesinden sonra grlr ki
grnrde, yani madde aleminde lm sahnesinin dourduu meum (:uursuz; om) ve karanlk
fikirler, asl o sahnenin iinde yaayanlarn dncelerine uygun deildir. Ve dnyadan ayrlanlarn
grleri dnya gz ile yaayanlarnkinden bambaka anlamlara sahip bulunmaktadr. Dnyada
grlen olay maddenin kendi alemine dnmesinden ibarettir. Gerekte cereyan eden olay ise ruhun
da kendi alemine dnmesidir. Dnyada kalanlar maddenin, dnyay terk edenler ise kendi varlnn
peini takipeder. te aradaki muazzam gr fark ve insan olunun lm manzaras karsnda
kafasnda yaratt yanl gr bundan doar.

Metapsiik inceleme alannda ruh-beden ilikilerini geveetici deneyleri yaptmz srada, bu hususta
ok retici sonular alyoruz. Bu deneylerde maddi bedeninden ksmen kurtulmu olan hibir sjenin
aklna lm fikrinin gelmediini de gryoruz. Sje saatlerce somnambl halinde kalyor, hipnoz
halinde bulunuyor. Ve bu srada mutat halinin realitesine hi de uymayan bir takm realitelerde yayor
ve onlar bize anlatyor. Fakat lmden veya lme yakn bir halden asla bahsetmiyor. Halbuki bu yolda
alanlarn bildii gibi somnambulizma ruhun youn alemimizle ilikisini geeci bir ekilde
geveterek daha ince ve esiri bir alemde yaamas halidir. Bu bakmdan somnambulizmann lm
haline yakn olduunu kabul etmek gerekir. Gerekten bu alanda alm olanlar bilirler ki lmn ilk
anlarnda ruhta ortaya kan grler somnambulizma halindeki sjelerin ruhlarndaki grlere aa
yukar benzer. Biz klasik hipnoz hallerinden telkin devresini (etat de suggestion), lenlerin teevv
(aknlk, karklk, bulanklk) haline; donukluk devresini (catalepsie); ldkten sonraki uyuukluk
haline ve nihayet somnambulizma devresini (somnambulisme ) de Spatyomdaki ak duygululuk
(lucidit) haline benzetebiliriz. lmle hipnoz hali arasndaki bu benzeyiler ruhla beden arasndaki
maddi balarn birincisinde tam, ikincisinde ksmen kopmu olmas yznden phesiz derece farklar
ile birbirinden ayrlr.

Ruh ve Kinat



101
u halde rya gren, baylan, somnambulizma halinde bulunan bir insan, vizyonlar esnasnda lm
fikrini nasl dnmyorsa ve iinde yaad fevkalade hayatn nasl doal ve reel gryorsa maddi
lm olaynn meydana gelmesi esnasnda bize gre lm veya yok olmu sanlan bir insan da
ylece iinde yaamaya balad yeni realitelerinde lm fikrinden uzak olarak kalr.

zetle, can ekien birinin karsnda bizim ld damgasn vurduumuz zamandan daha ok nce
onun uurunun bulanmaya baladn, br aleme geiin yar yarya meydana gelmi olduunu ve bu
halin cesetten ayrldktan sonra da, biraz daha hzl bir tempoyla bir sre daha devam ettiini, fakat
nihayet daha yksek ve parlak realiteler iinde yeniden domaya hazrlandn ve btn bu ilerin
dnyaya gelirken olduu gibi sessizce cereyan ettiini dnmek gerekir. Bu olay rtmeye
alacak, deneme dnda kalan ve varsaymsal deerlere dayanan herhangi kendince bir hkmn
etkin rol olamaz: Burada asl neme sahip olan ey, vakalar ve olaylardr. nk hibir ey bizi bu
vakalarn ve olaylarn gerek deerleri iinde erge yaamak mecburiyetinden alkoyamaz.


Dnyadaki fikri hayatmzn nemi, bu hayatn faal durumumuz zerinde dorudan doruya etkili
olup olmamas bakmndan deil, faal hayatmz zerinde dorudan doruya etkili olan duygu
ve eilimlerimizin terbiyesine yardm etmesi bakmndan dnlebilir.

RUH VE KANAT (28)

DRDNC KONU

SPATYOM

1- Spatyom kelimesine dair birka sz

imdiye kadar Ruh alemi ad altnda anlalan manay Spatyom kelimesi ile ifade etmek istiyoruz. Bu
ifade ncekinden daha kapsaml olduu gibi bir takm yanl dncelerden de bizi kurtarabilir.

Ruh alemi sz doru deildir. nk nceden yazdmz gibi maddesiz ruhlar ve maddesiz
ruhlardan olumu alemler bizim maddi kainatmzda sz konusu olamaz. Nerde olursa olsun bir
ruh alemi, ancak ruhun maddeler arasnda tezahrat gsterdii alem olabilir. Bu bakmdan dnyamz
da bir ruh alemidir. nk bitkilik, hayvanlk ve insanlk da ruh varlklarnn dnyamzdaki maddeler
arasndaki tezahrlerinden domutur. Demek dnyamzn dnda kalan ve lm mteakip dnya
varlklarna kaplarn aan alem de, daha yksek ve ince tertipte, bir madde alemidir. Ve ruh, dnyaya
olduu gibi oraya da ancak maddi vastalar ile geer (:intikal eder). Biz, dnyamz dndaki bu alemleri
dnyadan ayrabilmek iin nispi olarak spatyom (Latince: Spatium) kelimesiyle adlandrmak istedik.
Esasen baz klasik eserlerde de bu kelime bu manada kullanlmtr. Spatyomun trl trl isimleri
vardr. Ruh alemi, ahret, br dnya, ller diyar, darbaka, vs. Fakat kullanlan ifade ne olursa olsun,
insan zihnini kartrc ve yanl yollara sevk edici anlamda olmamaldr.

u halde spatyom da maddi bir alemdir. Ve maddi tabiatn bilmeme durumumuz, onu, madde
dnda bir alem olarak kabul etmemize hak kazandrmaz.

2- Spatyoma girerken

A- Spatyom hayatna ait incelemelere giriebilir miyiz?

Ruh ve Kinat



102
Acaba spatyoma geen bir insann oradaki hayat nasl balar ve nasl geer? Sorunun cevabn
aratrmak hakkna sahip miyiz?..

Her eyden nce unu beyan edelim ki bu, gemi asrlarda dnld gibi, artk ne gln ve
manasz, ne de mukaddes bir meseledir. Bir veremlinin, bir nefropatn, bir kardiyakn fizyopatolojisini,
tehisini, inzar(:geri braklma, geiktirme) ve tedavisini aratrdmz gibi bu meselenin
aratrlmasnda da ayn hak ve yetkilere sahip olduumuzu artk idrak etmeliyiz.

Bu gn, insann lm anndaki ve lmnden sonraki hayatn inceleyecek vastalara ve yntemlere
az ok sahip bulunuyoruz. Geri bu hususta henz ok eksiiz ve aldmz sonularn hata ihtimali ok
fazladr. Ve spatyomun derin mntkalarna girmek istedike imkanszlklarmzn artmas ve bundan
ileri gelen hata oranlarmzn artmas mukadderdir. Fakat esasen dnyamzn hangi ilmi yolunda
hatasz ve kesin neticelere varlabilmitir?.. Eer hataya dmek korkusu ile ilim yapmaktan
vazgeseydik bugnk hayatmzn ilk asrlardakinden fark kalmazd.

Hatalar bizi yeni hamlelere sevk eder. Ve biz ancak bu ekilde ebedi kemal yolunda durmadan
ilerleyip ykselebiliriz. Vastalarmzn ve bilgilerimizin noksanl, geriliimizin bir sonucudur. Tecrbe
ve grgmz artrmak cehdini gstermedike gelimemiz mmkn deildir. Nasl ki bu dnyada
bulunmamz da tecrbesizliimizi ve grgszlmz mmkn olduu kadar azaltmak iin cehitler
gstermek maksadna yneliktir. nsanolu hibir eyde hibir zaman mutlak hakikate varamayacaktr.
Her ey gibi btn bilgilerimiz ve bildiklerimiz ancak izafi ve nispi bir takm realitelerden ibarettir.
te bu hakikati btn akl ile takdir ederken spatyoma ait bulgularmzda zlal(:ar, hafif, souk,
tatl, gzel su; hek. yumurta ak, albmin) gibi hakikate ulaamayacamz tabiatyla kabul etmi
bulunmaktayz. Fakat ilmin her alannda olduu gibi burada da byle bir inan, cesaretimizi asla
kramaz.

Spatyoma ait btn bilgileri ve meseleleri burada halletmenin gereine kani olanlardan deiliz. Kainatn
sonsuzluu hakknda imdiye kadar her frsattan yararlanarak sz syledik. Byle sonsuz ufuklarda
yaylp giden btn alemlerdeki hayat u ksa aklmz ve miskin vastalarmzla incelemeyi aklmza bile
getiremeyeceimiz aktr. Fakat bu hal, hibir zaman imkanlarmz orannda bu alandaki bilgilerimizi
artrmak evkinden bizi alkoyamaz. Esasen btn ilim hayatnda hal byledir. lim, kainat kadar
sonsuzdur. Fakat ilim sonsuzdur diye kimsenin aklna onunla megul olmaktan ekinmek fikri gelmez.

tiraf ederiz ki spatyoma ait edineceimiz bilgiler mtevazice olacaktr, bununla beraber bu bilgiler
gereklidir. nk insann gelecek hayatndaki ve ruhsal hayat alanndaki uygulamas bakmndan
onlarn deeri fizikokimyasal alemimizdeki emme-basma bir tulumbann mihanikiyetine ait bilgiden
daha az deildir.

u halde akademik ilim hayatnda nasl kazandmzla yetiniyor ve bununla yeni hamleler alyorsak
spatyom hayatna ait bilgilerde de ayn eyi yapyoruz. Bundan anlalyor ki bu ii de bir laboratuar, bir
okul haline getirmek ve bu yoldaki talimat didaktik bir hale sokmak gerekir.

B- duygularnn insan hayatndaki hakimane rolleri

Yukarda sylediimiz gibi ruhun dnyadan ayrlmas ile realitelerinde kkten bir deime meydana
gelmeye balar. Ve bundan doan aknlk insann o sradaki balca haleti ruhiyesini oluturur.

Bu aknlk bir komplekstir. Ve trl trl i duygular bu kompleksin esas unsurlarn oluturur. br
aleme geenler ilk zamanlarnda hemen kural olarak fikirlerinden ok duygularnn esiri olurlar.

Ruh ve Kinat



103
Dnyadaki hayatmz inceleyince orada da buna benzer halleri grrz. Birok kt alkanlklarmzn
ktlne fikren inandmz halde onlardan kendimizi kurtaramaymz, eilimlerimize kar
koyamaymz ve iyiliini hkmettiimiz bir maksada ulamak teebbsnde baarl olamaymz hep
eilimlerimizin ve igdlerimizin hakimcesine etkilerinden ileri gelir.

Esasen dnyadaki baar ve baarszlklarmz dorudan doruya duygu ve eilimlerimizin terbiye ve
alkanlk yoluyla u veya bu ynde gelimi olmasna baldr.

Bir insann herhangi bir ite baarl olmay istemesi ve hatta bu baarnn gerekleme yollarn bilmesi
yeterli deildir. Eer onun duygu ve eilimleri baar artlarna uygun deilse o insann
baarszl hemen hemen muhakkaktr.

Dnyadaki fikri hayatmzn nemi, bu hayatn faal durumumuz zerinde dorudan doruya etkili olup
olmamas bakmndan deil, faal hayatmz zerinde dorudan doruya etkili olan duygu ve
eilimlerimizin terbiyesine yardm etmesi bakmndan dnlebilir.

te bu sebepten dolaydr ki iyi grdmz ve yapmaya altmz birok ilerdeki
baarszlmzdan doan zntlerle oumuz kar karya bulunmaktayz.

Fikrimize gre, telkin ve kendi kendine telkin konusunun doru bir incelemesini (:mtalaasn)
yapabilmek iin de bu bilgiye gerek vardr. Okuyucularmz, bu fikrin daha geni ve tecrbelere dayal
izahn, ikinci kitabn unutma ve hatrlama konularnda bulabileceklerdir.

C-Spatyomda ilk adm

Ruh hayatnn daha yksek maddi tezahrlerine zemin oluturan spatyoma girerken, beynin basks ve
bu baskdan ileri gelen dnya maddelerine bal btn kaytlar ortadan yava yava kalkmaya
balar. Buradaki sratin temposu ruhun kemal derecesine baldr. Ruh ne kadar ileride ise bu balar
o kadar abuk zlr ve yeni sahnelerin perdesi o kadar hzl ve gvenle alr. Bu ekilde
dnyadayken vicdan duygularna gem vuran maddi balar ve bu balarla ilgili (:mukayyet)
hesapl iler ortadan kalktka insan kendi i duygularna samimiyetle kavuur. Bu o kadar sk bir
kavumadr ki ona kendi varl dndaki alemi unutturur. Bu srada ruhun btn i duygular
objektif birer varlk halinde canlanm/cisimlemi olarak onun etrafn sarar ve ok az youn bir avra
iinde ruhu hapseder. Bunun sonucunda ruh, aa yukar ryada olduu gibi iradesi dndas ba
gsteren olaylar iinde ve ok defa yar uurlu bir halde yaamaya balar. Demek ki spatyomun ilk
aamasndaki hayat, insann bilmeden iinde yaad iyi kt birok duygu ve eilimlerinden olumu
bir komplekstir. Bu kompleksin deerini daha iyi anlayabilmek iin tahayyl konusunu gzden geirmek
uygun olur.

Spatyoma gemi bir insann tahayyl melekesi dnyadaki halinden birok misli artmtr.
nk ar maddi basklardan olduka kurtulmu olan ruhun iradesi burada daha byk faaliyetlere
kavuur. Fakat unu da unutmamak gerekir ki buradaki iradenin ve tahayyln faaliyetine ait
ilerden ilk aamadaki ruhun hemen hemen haberi yok gibidir. Biz stattan aldmz bir ifadeyle bu
hale kendiliinden tahayyl (imagination spontane) diyoruz. Okuyucularma belki bu fikir belki
biraz kark veya allm d grnr. Halbuki bu, insanlar iin o kadar allm bir haldir ki insan
imdiye kadar bu hususta zihnini iletmediine hayret eder. Yaklak olarak kalbimizin saniyede bir
defa atmas, ve otomatik olarak nefes alp vermemiz, nceki konularda yazdmz, bedenimizde
aralksz cereyan eden binlerce hayatsal olay hi phesiz bizim kendi tahayylsel faaliyetimizin
bir sonucudur. Fakat bundan hibirimizin haberi yoktur ki bu faaliyetin bize ait olduunu bile
tereddtszce inkar etmekten ekinmeyiz. Ve her an kendi irademizin, kendi kontrolmzn etkisi
Ruh ve Kinat



104
altnda olup biten bu ileri sanki kendiliinden oluyormu veya baka bir irade tarafndan
yaplyormu gibi dnmek gafletine de deriz. te spatyomun ilk aamasndaki imajlar da,
daha geni ve ruha hitap edici bir ekilde byle cereyan eder.
Spatyomda serbestleen duygu ve eilimler, tahayyl sreciyle canlanr ve ruh varl iin gerek bir
hayat sahnesi halinde ortaya kar. Anlalyor ki bu sahnelerin laytmotifini ruhta n saflarda bulunan
duygular ve eilimler oluturmaktadr. Ruh bilmeden kendi kurduu bu sahnelerde kendinden bamsz
fakat ayn zamanda kendinden asla ayrlmayan bir alemde yaar gibi yaar.

Bu halin dnyada da kk apta rnekleri vardr. Bu rneklerden bazlarn biz, viziel, oditif, olfaktif
halsinasyonlarla mtefark cinnet hallerinde grrz. Bu zavalllar genellikle kendilerinin ve bazen de
bakalarnn kurduu, hemen hemen kendi duygu ve eilimlerine uygun monoton birtakm skc
imajlar, dta mevcut birer varlk halinde duyarlar. Ve onlar bu realitelerinden, bu inanlarndan
ayrmak ok zaman mmkn olmaz. Toplumun allm usulune / dzenine (:nizamna) uygun
gelmeyen bu grlerinden ayrlamamalar yznden bu talihsizler, senelerce tmarhanelerde
yaamak zorunda kalrlar. te imajlarn etkisine kaplan tecrbesi ve grgs az bir spatyom adamnn
ilk anlardaki hali, aa yukar bu mecnunun(:deli, kak, ldrm; lgn; cin tutmu) haline benzer.

Ruhun spatyomda ekecei straplarnn ou bu yoldan meydana gelir. rnein bir katili ele
alalm: Bu adam, katil sahnesinin btn izlenimlerini ruhunda tamaktadr. Gemi olaylardan hi
birisinin unutulmayacana dair ileride yazacamz rnekler ve incelemeler bu iddiay destekleyecektir.
Fakat dnyadayken beyin basksnn ve bu yoldan gelen d maddi etkenlerin etkisiyle bu izlenimler
ruhta gizlenmi ve uyumu bir halde saklanr. Btn maddi vazife grnm ile beraber beynin
mdahalesi ortadan kalknca yukarda bahsettiimiz duygu kompleksini kuran unsurlar (burada korku,
hiddet, acma, utanma ve zellikle hakimane rol oynayan pimanlk) Btn canllyla uyanr ve
vicdann direktifi altnda tahayylsel srelerle canlanarak objektif imajlar halinde sahneyi doldurur.
Ruh, bu sahnenin iine o kadar gmlr ve kendini oradan o kadar kurtaramaz ki artk onun iin bu
imajlarn dnda bir alem sz konusu bile olamaz. Bu sahneler onun iin bir alem ve bir ebediyet olur.
rnein, ldrlenin yarasndan korkun bir ekilde kanlar boand halde srekli kendisine hcum
eder gibi grnmesi, agonizan, hrltl ve ackl bir sesin ve arasra yaknmal / szlanmal iniltilerin
kulana arpmas, mehul yerlerden gelen grleyici azarlayc ve gz da verici seslerin iitilmesi, bir
takm karanlk ve fantomatik mehul glgelerin fena maksatlarla etrafta ortaya kmas vs. gibi saysz
eitte, fakat daima ayn konu etrafnda monoton imajlarn artsz arasz devam bu zavall katilin
ruhu iin en byk bir ikence halini alan devaml kabuslardr. O btn bu imajlardan ne kaabilir, ne
de gizlenebilir. Ve bu imajlar onu, ruhu kadar, yakn bir alaka ile her zaman, her yerde kendisini izler
durur.

Bu halin devam sresince ona malum olmaz. Gerekte bu sahneler mcrimin(9 ruhundan bu imajlara
sebep olan duygu ve eilim unsurlarnn silinip kaybolaca ana kadar devam eder. Fakat bu an ruh iin
bir ebediyet kadar uzun olabilir. nk spatyomdaki zaman kavram bizdekinden ok ayrdr.
Denilebilir ki yksek hallerdeki maddelerin esneklii orannda ruhta mevcut olan zaman tasarlay,
ihtiyaca gre uzayp ksalabilir. Demek her ruhun bilerek veya bilmeyerek kurduu alemin icaplarna
uygun bir zaman tasarlay vardr. yle ki bizim lmzle rnein, bir saniyelik bir zaman iine ruh
birok senelerimizin olaylarn sdrabilir ve o kadar sene yaadna sanr. u halde ruhun dnyadan
ayrlmas anndan itibaren bizim hesaplarmza gre rnein, birka gnlk ekecei strap ona
asrlarca sren bir ikence halinde grnr. Aada vereceimiz rneklerden de anlalaca gibi,
byle strap eken ruhlardan hangisine sorulursa sorulsun dnyadan henz birka ay, birka hafta
veya birka gn ayrlm olmalarna ramen, hi birisi zaman belirtemiyor ve bu halin uzun
zamanlardan beri devam ettiini ve ebediyen hep byle kalacan sylemek hususunda hepsi beraber
grnyor. Eer daha nce yazdmz madde konusu zerinde biraz durur ve maddi hallerin
imkanlar ve birbirleriyle ilikileri incelenirse ruhlarn bu duygularnda fantezi yapmadklar ve bir
Ruh ve Kinat



105
realiteyi ifade ettikleri kolaylkla kabul edilir. Biz bu halin kk bir rneini ryada grrz. Keza
deneysel somnamblizm hali de bunun zengin rneklerini bize verir. Ryada kendimize gre bir realite
iinde yaarken geen zaman takdir edemeyiz.

Demek spatyomun bu sahnelerinde rol alan tipler uurlu birer ahsiyet deildirler. Bunlar ruh
tarafndan canlandrlm bir takm mizansenlerdir. Karanlk ve grgsz bir durumda olan geri bir
ruh, bu mizansenlerin nasl meydana geldiinden habersizdir. Bu sebepten dolay o, bunlar kendisinde
zmek iin gelmi uurlu, bamsz ve somut varlklar sanr. Ve onun bu inan sahnenin dehetini
bsbtn artrr.

Bu sahnelere yol aan duygular ok eitlidir. Ruhun bilgisi, grgs, son dnya hayatna kar
gstermi olduu reaksiyonlar ve nihayet geriliini ortaya koyan btn halleri bu duygularn saysz
ekillerini douracak ve bundan da eitli manzarada sahneler meydana gelecektir.

Yukardan beri sylediim eyler basit bir faraziyeden ibaret deildir. Bu fikirler eitli zamanlarda eitli
deneysel spiritalist okullara mensup otoritelerin toplam olduklar deneysel gzlemlere ve bizzat
kendi tecrbelerimizden alm olduumuz ilhamlara dayanmaktadr, ki btn bu eitli kaynaklardan
gelen bilgilerin ana hatlarnda inkar mmkn olmayan bir aynlk vardr. te okuyucularmza daha ak
ve mspet bir fikir verebilmek iin eitli kaynaklardan aldmz rneklerden bir kan yazmak
istiyoruz.
.
spatyomdaki ihtiyalar, para ile salanamaz

RUH VE KANAT (29)

Spatyomdaki varlklarn ilk hayatlarna ait izlenimleri

Baz ruhlarda, bir fori bu sahnelerin laytmotifini oluturur. Yani ruh, iinde yaad manasz ve hatta
skntl hayatnn tatszl ile ilikisi olmayan bir nee hali gsterir. Aadaki rnek byle ruhlardan
birinin ifadesidir.

Ufff! Peki, mademki benim yardmm istiyorsunuz!.. (bu ruh nceki bir celsede kendisini komik air
olarak takdim etmitir.)

Fakat ben bu makinede (medyomun bedeninde demek istiyor) kendimi pek en duymuyorum.
(Kadnlara hitaben:) Bonjur, gzeller! Elinizi bana uzatmak ister misiniz?

Ah! Bu sizin kuramlarnz ve almanz yok mu? Siz yryorsunuz, fakat aile ve elilik mutluluu diye
tuttuunuz yolda ilerleyemezsiniz. Bakalm siz btn bunlara inanyor musunuz?

(Celsede bulunan bir asistan kadna hitaben:) Ben senin iin geldim. Eski zamanlardaki gibi benim
karm olmak ister misiniz? Ah! Ne kadar zaman geti! Fakat artk kskan olmamalsnz! Kocan var
m?.. Bilmiyorum. Fakat bunun ne zarar var?.. Ah! Kocan o kadar seviyorsun ki Onun iin beni
reddediyorsun. Bu hal bana dokunuyor. Ben reddedilmeye almammdr. br alemde
benim karm olman iin sana baz eyler vermek istiyorum. Ben sana karlarmdan birisinin elbisesini
getireceim. Kadnlar hediyelerle elde edilir.

Spatyomda bizim saraylarmz seyyaleden stunlar zerine kurulmutur. Bunlar tpk sizin
saraylarnzn mermer stunlar gibidir. Ben sevimli bir sarayda oturuyorum Yalnz deilim.
Fevkalade gzel kadnlarla beraberim! Burada her zaman her trl elencelere sahibiz. Bu hayatn
Ruh ve Kinat



106
zevkin tasvir etmek mmkn deildir .. Benim haremimden bahsetmemi mi istiyorsunuz? Orada iki
harem aas tarafndan muhafaza edilen gzel kadnlarm vardr Onlar yalnz benimdir. Dnyada
rasgelmi olduum btn kadnlara burada kavutum .. Hizmetilerim de var.

Bize gre bu ruh, henz teevv(:karklk, dzensizlik, aknlk) iindedir. Fakat bu teevv inbisati
(:yaylma, alma, alm; genileme) bir zeminde cereyan ediyor. Bu bakmdan aada rneklerini
vereceimiz strapl hallerden ayrlr. Buradaki saraylar, gzel kadnlar, hizmetiler vs. objektif olmakla
beraber imajiner misansenlerden baka bir ey deildir. Bu ruhun haliyle, tmarhanede cennette
yaadn sanan bir delinin hali arasnda fark yoktur. Tecrbelerin rettiine gre dnyadaki hayatn
serserice ve zevk dknlyle geirmekten baka bir i yapmam olan insanlarn bir ou
spatyomda olduka uzun zaman byle aldatc mevve (:karmakark,kartrlm, belirsiz,
dzensiz) bir hayat iinde yaamaya mecbur kalmaktadrlar. Bundan dolay tecrbesi ve grgs
henz ok eksik olan bir ruhun bu geici ve aldatc nee halini ileride daha yksek realiteler takip
edecek ve o zaman onda bu needen eser kalmayacaktr. nk bu hal sefaletin ve straplarn en
by iinde yaamakta olan bir insann birka saniyelik neeli ryasna benzer ve uyanmak, gerekle
karlamak pek ackl olur.

Aadaki rnek sulu bir adamn szleridir. Bu ruh, dnyadaki sularn her hangi bir ekilde
gizleyebilmi ve beeri adaletten kendini kurtarmtr.

Ik beni kamatryor ve nazik varlma bir ok gibi saplanyor. .. Bu iren k ile mcadele
edeceim.

Dnyadaki kabahatlerini gizlemek iin saken yapm olduu ruhsal mcadele bu ruhun vicdannda,
kendisinden kalmaz, ok gibi saplanc bir k tufan halinde yorumlanm ve objektif bir deer
kazanmtr. Yoksa, gerekte bu ruh, nceden mevcut olan kl bir muhite girmi deildir. Netekim
ruhun bu ilk duygusu ortadan kalknca o, yapt kabahatlere karlk olan imajiner dier sahneleri de
grmeye balayacak ve hayatnda spatyomun bu ilk merhalesine ait yeni bir deiiklie urayacaktr.

Gelecek rnek, nceki hayatnn bir hatas sonucu olarak son hayatnda mezara diri diri gmlen bir
ruhun, ldkten sonra dahi bu korkun akibetinin imajlar halinde devam eden duygularn
gstermektedir:

Servi aalarnda inleyen rzgarn sesini iitecek miyim? Canl olarak beni tabuta koyacaklar m?
Mezarn buz gibi soukluunu duyacak mym? ller diyarnda tek bana canl kalarak!.. (bu ifadeler
ruhun henz mezara girmeden nce, herkesin kendisine, lmeden ld dedii zamana ait
izlenimleridir.)

Btn feryatlarma, btn umutsuzca imdat isteklerime ramen bu korkun vaziyette kalyorum. Her
eyi duyuyorum, bedenim lime lime oluyor, paralanyor. Ben imdi bir iskeletten baka bir ey
olmadm duyuyorum. Efsus! Beni neden acele gmdler?..

Istraplarm gemiti. Tatl bir istirahat devresine girmitim. Tamirkar bir uyku balamt. Ve hemen
gene shhat haline dnmek zere idim. Tam o srada birdenbire haykrlar ve alamalar duydum. Bir
masann zerine beyaz bir rt ile iki yanan mum arasnda sann heykelini, mukaddes suyu ve bir
imir aac daln getirip koydular. Dostlar defin merasimini hazrlyorlard Yarabbi, ben dalm
olduum uyuuk halden bir trl kendimi kurtaramyordum

Ertesi gn bir tabut getirdiler. ocuklarm son defa zerime atldlar. Ve artk kadavra zannetikleri canl
bedenimi kucakladlar Ve tabuta yatrldm!!! Tabutu kapatmak iin zerine mhlanan her ivi sanki
Ruh ve Kinat



107
bana saplanyor gibi oluyordu. ocuklarm terk etmek, canl olarak gmlmek! Ve Ben sam. Diye
barmamak!... Bundan sonra alay yola koyuldu. Kilisede papazlarn dualarn iitiyordum. Bu srada
gerekten lmeyi ne kadar zlyordum!.. Alay mezarla girdi. Henz her ey kaybolmamt. Daha
midim vard.. Belki dilim zlr diye umutlanyordum. Belki bu sayede bir ses kartabilirdim, fakat
heyhat!.. Hi!.. Hi!.. Donuk ve uursuz (:meum) sesler kararak zerime birer birer krekle toprak
atlmaya balad. Bende imdat isteme iin hibir g yoktu!..

Bitkin bir halde uyudum. Ne kadar uyudum? Bilmiyorum. (Ruhun buradan aadaki izlenimleri,
spatyomdaki hayatnn ilk aamasna aittir.) Uykumda korkun bir kabus balad. Bedenimin yava
yava kaybolduunu grdm. Kemiklerim ruhumu dolduruyordu. imdi benim etim ve kanm nerdedir?..
Benim bedenim ne oldu? Bu bedenim tabuta konmutu. Mthi!.. Mthi!..

Bu ruhun spatyom vastalar maddeten, bedenle olan alakasn oktan kesmitir. Onun kendisini hala
mezarda grmesi, kemiklerinin soukluunu duymas ve facial sahnelerin iinde yaamas imajiner
fakat objektif hallerdir ve ruhun mevve durumuyla alakaldr.

imdi vereceimiz rnek, hayatnda birok fenalklar yapm ve ruhunu kt iler ve dncelerle
beslemi bir insann ilk spatyom admnda uursuzca yaratt sahneleri niteler.:

.. Yirmi drt yanda terk etmekte olduum hayat, benim iin o kadar gl idi ki onun ziyanna
inanmyordum. Bedenimi aryordum. Ve bir sr glgelerin ortasnda kendimi kaybolmu grmekten
hem rkyor, hem de hayret duyuyordum. Nihayet kendi hakkmdaki bilgi ve btn enkarnasyonlarmda
irtikap etmi olduum kabahatlerin meydana kmas birdenbire vaki oldu. Ve amansz bir k kendini
plak hisseden ruhumun en derin kvrmlarndaki srlar aydnlatt. Ben, benim iin yeni malum olan
eylerle megul olarak bu n aklad (:ifa ettii) eylerle karlamaktan kurtulmay denedim.
Esirdeki parlak ruhlar benim tadamadm bir mutluluk iinde bulunduklar fikrini bana veriyorlard.
Tesellisiz ve karanlk varlklardan bazlar hazin bir mitsizlie dalm, dierleri alayc veya hiddetli bir
halde benim etrafmda ve bal olarak kaldm arz zerinde kayar gibi dolayorlard . Bir lml,
etinin rperileriyle maddi ikenceleri duyabilir. Fakat mitle yumuayan elencelere tadil olunan ve
unutma ile len sizin clz straplarnz, durup dinlenmeksizin mitsizce strap eken bir ruhun
skntlarn size anlatamaz. Uzunluunu belirlemekten aciz bulunduum bir zaman geti. htiamn
sezdiim sekinlere gpta ederek, ve beni alaylaryla takip eden fena ruhlardan nefret ederek derin bir
ezginlikten manasz bir isyana getim.

Bu ifadede geen parlak ruhlar, alayc varlklar gerek somut varlklar halinde kabul etmek hatadr.
Bunlar genellikle, olayn iinde yaayan ruhun vicdanndan kopan imajlar ve ksmen de onu ykseltmek
iin tahayylsel faaliyetlere ona imajlar gnderen dier hami ruhlarn eserleridir.

Biraz yukarda verdiim diri gmlen adam hikayesinde olduu gibi, lm esnasnda meydana gelen
imajlar bazen ruhta uzun sre devam edebilir. Bu hal zellikle ani lmlerde veya imajlar douran
izlenimlerin pek iddetli olduu vakalarda meydana gelir. Aadaki rnek bunlardan birisine aittir. Bu
rnekte ifade veren ruh, gemi bir hayatnda birok insanlar uvala koyup denize attrmak suretiyle
ldrmtr.

. Korkun bir ukurdaym. Yarabbi, beni buradan kim karacak?

Denizin yutmu olduu bu talihsize kim kurtarc elini uzatacak?

Gece o kadar siyah ki; korkuyorum Her tarafta dalgalarn uultusu var. Bu yce (:al) zamanda bana
yardm edecek, beni teselli edecek bir tek dost sesi yok mu?..
Ruh ve Kinat



108

Derin bir gece iindeyim. Btn dehetiyle gelen lmdr!.. Ben sevdiim eyden asla ayrlm deilim.
Bedenimi gryorum. Ve benim u anda uradm ey, lm srasndaki korkun hatradan baka bir
ey deildir. . Oh!.. Deniz. Souk. Yutuluyorum!.. mdat!.. Bouluyorum. Dalgalar beni
yutuyorlar..

Grlyor ki bazen en mthi caniler bile iinde yaamakta olduklar halin bir hatradan ibaret olduunu
duyabiliyorlar. Fakat bu bilgi o hatralarn objektif deerlerini azaltmyor ve ruhun onlardan duyduu
strab hafifletmiyor. Ruhlar, bu aldatc sahnelerin iinde, bile bile gerekte olduu gibi yayorlar.
Yukardaki adamn ilk tebliinden iki ay sonra dier bir tebli alnmtr. Burada ekilen strabn daha
canl ve uurlu ifadesini okuyoruz:

Daima strap ekiyorum. Ve Allahn izniyle bir felaketimin bir sonu olduunu sezebiliyorum. . Fakat
hey hat!.. Uurum alyor, tethi, strap Allahn rahmetinin btn hatralarn siliyor Gece, daima
gece!... Su, bedenimi yutan dalgalarn grlts, zavall ruhumu kaplayan rpertinin / korkunun ancak
zayf bir imajdr

Burada da ncekilerde olduu gibi her ey bir imajdr. Ve bunlar bazen ruhtan, bazen de dardan
gelmitir. Spatyomda deniz, boulma, gece vs. gibi eyler yoktur. Bunlar ancak ruhlarn ihtiyacna gre
muvakkaten ve hususi nitelikte olumu eylerdir. Ve gene ruhun ihtiyacna gre az ok uzun bir sre
devam edecek zorunluluktadr.

Cimrilik, kskanlk, intikam vs. gibi dnyada iken ruhta nemalandrlan (:bytlen, serpilip gelitirilen)
baz ihtiraslarn da ilk spatyom hayatnda yukardakiler gibi objektif birer deer alarak ruhu zeceine /
tedirgin edeceine dair elimizde birok rnekler vardr. Aadaki rnek bir cimri adamn spatyom
hayatna aittir.

Benden ne istiyorsunuz?

alm olduunuz paralarm bana iade etmekle daha iyi bir harekette bulunmu olursunuz. Her eyimi
aldnz, beni mahvettiniz, sokakta kaldm Bam nereye koyacam bilmiyorum. Oh! Ltfen bana
paralarm iade ediniz.

Aadaki rnek de bu trdendir:

Btn benden aldklar paralar istiyorum. Sefiller onu paylamak iin benden aldlar! Onlar iftliklerimi,
evlerimi her eyimi paylamak iin sattlar. Sanki bana ait deilmi gibi btn mallarm gaspettiler.
Ltfen adaleti yerine getiriniz. nk onlar beni dinlemiyorlar. Ve ben byle bir alakla ahit olmak
istemiyorum. Benim tefeci olduumu sylyorlar, bunu sebep gstererek paralarm tutuyorlar!
Mademki bu para fena yollarda kazanlmtr, niin tutuyorlar ve bana iade etmiyorlar?..

. Hayr. Ben fakir olarak yaamak istemiyorum. Beni yaatacak param olmaldr.

Btn bu gasplar, btn bu para ihtiyalar tahayyli eylerdir. nk spatyomdaki ihtiyalar para ile
salanamaz. Ve orada para ile oynayan, para paylatran varlklar yoktur. Btn bunlar ruhun farknda
olmadan kendi ihtiraslaryla kurduu objektif hayallerdir.

Bu rneklerin yannda dier byk canilere ait yle korkun rnekler de vardr ki bunlarda grlen
aldatc imajlar, bu aldatclna ramen ruhlar iin hakiki bir ikence niteliini alr. Burada ruhlar bu
mthi sahnelerin iinde sahiden yaarlar ve bu sahnelerin bouk, donuk, sisli fakat ate gibi yakc
Ruh ve Kinat



109
veya buz gibi dondurucu straplar ok canl ve ruhta devaml etkiler yapc bir iddettedir. Bu hallere
en ok intihar edenlerle adam ldrenler arasnda rasgelinir. Bunlara ait bir iki rnek veriyorum; Birinci
rnek boazn ustura ile keserek intihar eden bedbahta aittir.

Yaayp yaamadm bana syleyiniz Tabutta bouluyorum. ldm m?

Hayr Bedenimin iindeyim. Ne kadar strap ekiyorum, bilmiyorsunuz!.. Bouluyorum Bu ii
bitirecek merhametli bir el yok mu!.. Ben straptan katm fakat ikenceye yakalandm

Hayatta yalnz kalmtm ve lme susamtm. stirahat aryordum. mitsizdim. Dnmedim. Fakat
hayatm hala snmedi. Ruhum bedenime bal. Kurtlarn bedenimi kemirdiini duyuyorum.

Bu rnek bize ruhtaki teevv halinin en yksek derecesini gsteriyor. Ruh, bir taraftan henz
lmediini ve tabutun iinde srekli boulmakta olduunu duyuyor ve bakas tarafndan bir an nce
ldrlmesini istiyor. Dier taraftan da kurtlar tarafndan bedeninin kemirildiini duyuyor. Bu tezat,
olduka iddetli bir ikencedir. Bu iin asl aranrsa artk onun ne bedeni vardr, ne de boulmas veya
boynunun kesilmesi kalmtr. Btn bu olaylar olup bitmitir. Fakat duygular canl ve hakiki imajlar
halinde objektif olarak devam etmektedir.

imdiki rnek, birbirini seven fakat evlenemedikleri iin beraberce intihar eden iki insann spatyomdaki
korkun imajlarn bize gsteriyor.


zellikle acemi ve henz yeter derecede olgunlamam, spiritizm celselerinden alnan
teblilerin gerek deerlerini aratrmak zorunluluu vardr.

Ruhun dnyaya gelmesinde etken olan ey, geriliini yol aan hallerden kurtulmas iin gerekli
tecrbelere girimesidir.

Ruh, eitli hayatlarda, tahamml orannda azar azar tecrbelerini tamamlayarak ykselir.

RUH VE KANAT (30)

Kadnn ruhundan alnan tebli:

Hibir ey grmyorum. Hatta iinde bulunduum muhitte varlklarn duyduum ruhlar bile
grmyorum. Ne karanlk bir gecedeyim!.. Ve yzme gerilmi olan rt ne kadar kaln ve youn!..
(Spatyomdaki ilk adm:) yordum. Ayn zamanda yanyordum. Damarlarmdan buzlar geiyordu.
Alnmda ate vard! Acaip bir eydi. Bir taraftan buz, dier taraftan ate beni mahvediyordu. ldkten
sonra tekrar lecek dereceye geliyordum. Btn strabm dimam ve kalbimdedir. Oh, ben daima,
daima byle kalacam. Ara sra cehennemi handeler iitiyorum. Korkun sesler ulur gibi unlar
sylyor: Daima byle kalacaksn! (Bu srasnda tecrbe celsesinde hazr bulunanlar ruhu teselli
etmek iin baz eyler sylyorlar.) Neler diyorsunuz?..

imdi sizi de iitemez oldum Ah, bana ondan bahsetmeyiniz. Onu unutmak istiyorum. Ben grdm
bir eklin hayalinin silinmesini istiyorum Bu ekil, uzun zaman iin mahvna sebep olduum strap
eken bir adamdr.

Ruh ve Kinat



110
Burada da duyulan scaklk ve soukluk duygular, iitilen sesler ve grlen ekiller kadnn i
duygularyla ve intiharna sebep olan ruhun clz taraflaryla alakal, uydurma imajlardan ibarettir. Ve
o, bu imajlarla karlamaktan dolay dayanlmas g straplarn uzun sre ekeceine inanmtr.

Aadaki rnek gene bir ak yznden ak eliyle itii zehirin ardndan len bir kadnn spatyomdaki
strap verici imajlarn gsteriyor.

Ne hznl bir an! Ne hznl gnler! Ruhum ne kadar rtl!.. Neden bu kadar aa yuvarlandm?..

Neden gzlerimin nnde nce klar parlyor sonra birden bire her taraf gene karanlklara
brnyor?..

Oh!.. Tehditkar haykrlar ve hala dumanlar tterek akan kan!... Ey korkun hayaller, neden, neden
benim kanm onun kanna kartrmak iin srekli alyorsunuz?..

Heyhat!.. Gzmn nnde bu kann kim bilir daha ne kadar zaman akmakta devam ettiini greceim!
Gelip geici bir iki mit arasnda ekilen dehetli straplar Ah!.. te benim hayatm.

Ben tam sizin anladnz manada bir ifriti(eytan; kurnaz, hilekar) seviyorum. Fakat sizin onu
grdnz gibi ben gremiyorum. Ondan uzak olarak strap ekiyorum. Sizin, sizi bekleyen
dostlarnz var fakat, o!..Bun onu bekliyorum. Fakat heyhat!.. Dnyadan ayrlm olduu halde o beni
gremiyor. Onun bedeninin seyyaleleri benim alemime girmesine engel oluyor. Ben onsuz ve daima
onsuz olarak yaayacam. Ve onsuz olarak geldiim yerlere dneceim. Daima onsuz!..

Sevdii insan iin len ve ldkten sonra ya sevgilisine kavuacan veya ebedi bir uyku ile her eyin
bir daha canlanmamak zere unutulup gideceini tasarlayan bir insann, ebedi bir hayatta uyandktan
sonra sevdii insan bir daha bulamayacana inanmas ve onu ayn iddette sevmekte devam etmesi
tahamml edilecek straplardan deildir. Bu rnekten dier bir gerei daha reniyoruz: nsann
sbjektif hayatnn spatyomdaki objektif tezahrleri baz hallerde kendisini gerek muhitinden
ayrabilmektedir. rnein, burada erkein ruhu kadnnkinin yannda olduu halde, kadnn imajlarndan
olumu avra onunla her trl temasa engel olmaktadr. Dier taraftan kadnn bahsettii akan kanlar,
ac haykrlar, karanlk veya iddetli aydnlk hayaller vs onun n sradaki realitesini oluturan aldatc
imajlardr.

Katillerin ilk spatyom hayat imdiye kadar bahsettiklerimizden daha az korkun deildir. imdi
vereceimiz rnek, gen bir katil papazn halini gstermektedir.

Ne istiyorsunuz?..

Ben nerde olduumu bilmiyorum Ben deliyim Korkuyorum. Dua etmeye cesaretim yok!.. Bana bir
ses geliyor. Bu onun sesine benziyor, bana: Seni istemiyorum diyor. Fakat bu benim tahayylmn
mahsuldr.!.. Ben deliyim. Ben deliyim diyorum size nk bedenimi bir tarafta, bam da dier bir
tarafta gryorum. (Bu katil giyotin ile idam edilmitir.) Bununla beraber ben hala yayorum. Ve
kendimi arz ile sizin gkyz dediiniz eyin arasnda muallakta gryorum. Hatta boynuma dm
olan ban soukluunu da duyuyorum. lm korkusu iindeyim Etrafmda bana merhametle
bakan bir sr ruhlar gryorum. Onlar benimle konuuyorlar. Fakat syledikleri eylerin hibirini
anlamyorum (lmden gn sonra:) Artk imdi anlyorum ki ben dnyada deilim. Yaptm
ilerden zgnm ve bunun strabn ekiyorum.

Gelecek rnek gene bir katilin ilk spatyom hayatndaki mevve hallerini ifade etmektedir:
Ruh ve Kinat



111

Ah! Merhamet Benim ne kadar strap ektiimi bilmiyorsunuz!.. Hayr siz onu bilmiyorsunuz, siz onu
anlamyorsunuz. Bu, korkuntur!... Benim imdi ekmekte olduum straplarn yannda giyotin nedir?..

O, bir ana mahsus straptr. Fakat beni yakan ate, devaml bir lmdr. Bu, ne dinlenen, ne de fasla
veren ebedi bir ikencedir.

ldrdm insanlar ordalar, etrafmda Bana yaralarn gsteriyorlar. Onlarn baklar beni her
yerde takip ediyor. Onlar oradalar, nmde duruyorlar. Hepsini gryorum. Evet hepsini.. Hepsi
orada Onlardan kaamyorum!.. Ya bu kan birikintisi!.. Ya bu kana bulanm altn!.. Hepsi burada
Hep benim gzmn nnde Siz kan kokusunu duyuyor musunuz?.

Kan!.. Her yerde kan!.. te onlar!.. Zavall kurbanlarm, bana yalvaryorlar Ve ben merhametsizce
vuruyorum Vuruyorum, daima vuruyorum. Kan aklm bamdan alyor

. lmmden sonra her eyin son bulacan zannederdim.. Fakat kendimi ebediyen lm
zannettiim srada mthi bir uyanma vaki oldu. Oh!.. Ne mthi!.. Etrafmn kadavralarla ve tehditkar
ekillerle evrilmi olduumu grdm. Kan zerinde yryorum. Bana ldm gibi geliyor. Fakat
yaamakta olduumu gryorum. Ne mthi ey!.. Korkun ve iren!.. Arzn en korkun eylerinden
daha korkun!..

Eer btn insanlar hayatn tesinde olup biten eyleri bilselerdi dnyada katil kalmazd Ben onlar
altnlar iin merhametsizce ldrdm Ve onlarn yalvararak uzatt elleri reddettim

Ben zalimdim. Onlar alaka ldrdm Merhamet, Allahm. Ah! Merhamet!.. Merhamet!.. Sana
yalvarrm. Bana kar yumuak ol. Beni bu dehetli, ikence verici, korkun imajlardan kurtar!.. Beni bu
kandan ve ve gzleri beni delerek bir haner gibi kalbime saplanan bu ldrlmlerin imajlarndan
kurtar.

Bize gre uydurma birer imajdan ibaret olan bu hayaller, onlarn realitesine inanmaya msait bir ruh
haleti iinde bulunanlar iin ne kadar skc ve strap verici eylerdir!.. Ve belki bunlar bizim dnyada
grebileceimiz hakiki imajlardan daha etkilidirler. nk onlarla kar karya kalan bir ruh, hibir
ekilde distraksiyon imkanna sahip deildir. O, aralksz bir ekilde dikkatini bu imajlar zerinde
odaklamaya mecburdur. Daha dorusu bu imajlar onun ruhunda, kendi varlnda yaamaktadr. Bir
kelime ile onun subjektif hayat btn ayrntlarna kadar objektif deer alm bulunmaktadr.

imdi sra bir evlat katili bir anann Spatyomdaki ilk hayatna ait izlenimlerine geliyor:

Korkuyorum!.. Istrap iindeyim!.. yorum!.. Beyhude konuuyorum. Beni kimse iitmiyor. Ve
karanlklar her tarafm kaplyor. Sesim nerelere gidiyor?..

Niin gecenin bu uursuz skutu iinde yalnz bir tek ses, yeni domu bir ocuun sesi kulama
geliyor?..

Evet!.. Cehennemde mi, arafda m, veya insanlarn bilmedii baka bir yerde mi olduunu bilmeyen
kaybolmu, ileke ruhlar var. Fakat ben imdiki strabmla ne cehennemin korkun grnen
zelliklerini, ne de hi olmazsa mit veren araf bulamyorum. Hayr, ben bir karanlk gecedeyim. Ve
btn bedenim donmu bir haldedir. Ah!.. Bana o kadar zalim bir ehre iinde anlatlan cehennem
bundan daha m mthitir?..

Ruh ve Kinat



112
Bununla beraber ben yayorum. Ben varm. Ve hatta durumumun dehetini takdir ediyorum.

Burada ocuk sesleri duydum. Karanlklar iinde yrdm. ocuk sesleri!.. Gen kz sesleri de var. Bu
temiz kalplerin karsnda kendi yavrumu ldrdm itiraf edecek miyim?.

Ey misli grlmemi strap!.. Haner gibi saplanan aclar!.. Benim kalbimde ne kadar ezici mitsizlikler
var!.. Yavrumu oraya aryorum ve o gelmiyor!.. Yrtlan kalbim mitsizce strap ekmekten baak bir
ey yapamyor. Kulaklarm bu zavall yavrunun bana gnderdii ackl haykrlardan baka bir ey
duyamyor O ayor nk ben onu iitiyorum. Ey Allah, senin iin her eye kadirdir diyorlar bana
kar iyi ol! Yavrumu bana ver. Bana onu canl olarak ver!..

Bir insan reel olarak tandmz straplardan hangi birisinin iinde bu kadar candan yaar?.

Fakat spatyomdaki ilk adm byle daima straplarla dolu deildir.Yeni bir spiritalist grn ana
hatlarn oluturan bir ksm unsurlar kendisinden aldmz ve zellikle spiritizm mahafilindeki
(:toplanlacak yerler, grlecek yerler) son tebliler arasnda zel bir deer verdiimiz A. Pauchardn
spatyoma geiinden sonra iki ciltlik bir kitap iinde dnyamza hediye ettii teblilerinden bazlarn
ksaca ve konularmz ilgilendirecek ekilde yazyorum. Byk bir zevkle naklettiim bu teblilerde de
grlecektir ki ruhun, ykseklik seviyesi ne olursa olsun, spatyoma ilk geite az ok bir
teevv halinden kurtulmasna imkan yoktur. Bununla beraber Pauchardda olduu gibi ileride
bulunan ruhlar bu hallerinde de az ok bir lsidite gstermekte ve kendi durumlarn dierlerine gre
daha iyi takdir edebilmektedirler:

Sevgili dostum bilseniz insan dnyada ne kadar ok cruf yakarsa o kadar iyidir. nk burada
yaklmas gereken her ey maddi bedenin azaltc seyri olmakszn yaklr

Hepimiz mevcut olduumuz srece iimizde bir tortu tabakas yayoruz ki bunun mevcudiyetinden
haberdar deiliz. Bunun ne kadar doru olduunu buraya gelinceye kadar bilmiyordum. Araf bir kuruntu
deil bir realitedir. Siz ve ben iyi adamlarz. Buraya gelirken ben burada yalnz eref ve
sevin/nee/keyif bulacam sanyordum. Fakat ilk kurtulu duygusu geince Eik bekisi denilen
eyle yz yze geldik

Dorusunu sylemek gerekirse bu, zel hviyete sahip bir varlk deildir. Fakat bir dereceye kadar
zel bir hviyeti de vardr. Yani onunla kendimizi bir yaptmz zaman ona verdiimiz hviyet demek
istiyorum. Onun hayatiyeti ve gc buradan kyor. Fakat aslnda o, kendi gemiimizin btn
yenilememi glerinin odaklamasndan baka bir ey deildir.

A.Pauchardn tebliini imdiye kadar teblilerinden baz paralar verdiim dier alelade ruhlarnkinden
ayr tutmak isterim. nk hayatnda metapsiik ilimler alannda alm ve aydnlanm bir
kiinin szleri hi phesiz retici byk deerlere sahiptir. Gerekten Puchardn btn
teblilerinde imdiye kadar hi sylenmemi veya kapal kalm baz gereklerin canl bir ifade ile
beyan edildiini gryoruz. Bununla beraber yenilikleri bakmndan baz noktalardan klasik
konsepsiyona uymaz gibi grnen ifadeler zerinde durmak ve onlarn deerlerini ayrca
belirginletirmek gerekiyor. Eer byle yaplrsa bu deerli aratrcnn szlerinden eski ifadeleri
bozucu (:nakzedici) deil, onlar tamamlayc ve manalandrc yeni yeni anlamlar karmak mmkn
olur. Biz de bu dnce ile, naklettiimiz baz paralarn kesmek ve Paucharddan sonra drt boyutlu
alemden alm olduumuz teblilerin kavramna gre onlar yorumlamak zorunda kaldk. Ve bylece
daha ak ve kapsaml bir bilgi edinebileceimize inandk.

Ruh ve Kinat



113
Pauchardn yenilememi gler ifadesinden anladmz mana, insann dnyada iken dzeltmeyi
taahht etmi (sz vermi; yklenmi) olduu baz hatal ve geri taraflarn, dzeltmeden ve onlar yeni
meziyetlerle deitirmeden olduu gibi tekrar spatyoma gtrmesidir. Bu suretle dnyadaki hayatta
olacak her skut, her ihmal bir cehit eksiine gsterir. O cehit ki, insann ykseliine engel olan
grgszlkten kurtulmas iin kabul edilmi dnya eprvlerindeki baarlar salayacaktr.
Cehitle yeniletirilmemi ruhun eski hamuleleri(:yk) br tarafa aynen dnnce, phesiz ki
ruh, hayatnda yeni yeni eprvleri zorunlu klacaktr. A.P. n teblilerinin aadaki ksmlar bu fikri
daha ak olarak izah ediyor:

Bu mnasebetle bilinmesi gereken bir nokta vardr: Doduumuz zaman bu mthi glerden bir
ksmn beraber getiririz. Fakat yalnz bir ksmn. nk aksi takdirde ykn altnda eziliriz. Bu
getirdiimiz ksm, zerinde bu dnyada ilemeyi taahht ettiimiz bir paradr.
Buradaki ifade ok aktr. Ruhun dnyaya gelmesinde etken olan ey, geriliini yol aan
hallerden kurtulmas iin gerekli tecrbelere girimesidir. Ve bir tek hayatta ruhun btn
geriliklerinden kurtulmas iin drt be hayatlk tecrbeleri topyekn bir hayata sdrmaya da imkan
yoktur. Ruh eitli hayatlarda, tahamml orannda azar azar tecrbelerini tamamlayarak
ykselir.

Tam bili (:vukufu tamme) ile size unu syleyebilirim: Benliimizin btn ksmlaryla dorudan
doruya yz yze konulmaktayz. O zaman eitli benler bize ayr ve bamsz ahsiyetler gibi
grnr. Fakat bunlar kendi vicdanmza sk bir ekilde baldrlar u eitli manzaralar altnda kendi
benliimizle objektif mlakatlarmzdan kan anlamlar hatrnza bile getiremezsiniz..

Bu szler bizim yukardan beri sylediklerimizin dier bir ifade ile tekrardr. Bizim dier kaynaklardan da
aldmz teblilere istinaden bir kuram halinde ortaya attmz bu fikirlerin zellikle kompetan bir
metapsiiki tarafndan spatyomdan onaylanmas, bizim iin memnuniyet verici olmutur.

Emin olunuz neeli olmayan bir takm dakikalar geirmek gerekiyor. Bununla beraber unu iyi
anlaynz ki [ilenen (:irtikap edilen) hatalar iin ceza] trnden hibir fikir yoktur. (*)
Anlataym: Buraya gelince ve mutlu kurtulu ile sevinli tekrar gre ait ilk dakika getikten sonra az
ok karanlk bir mntkaya iniyoruz. Ve orada u bildiimiz Eik Bekisine rasgeliyoruz. yle grnyor
ki her ahsa gre haller biraz farkl cereyan ediyor. Benim durumumda, tuhaf u ki, tenha yol boyunca
yapayalnz giderken yabani arlar veya buna benzer eyler bana hcum ettiler ve beni sokmak
tehdidinde bulundular. Gk grlemesi gibi bir ses bana dedi ki: hadi canm, ikayete hakkn yok. Ya
onlar seni soksalard halin nice olurdu?..

Bana kendiliinden bir anlay geldi. Ve arz zerinde pasif kalarak msamaha ettiim btn
kzgnlklar ve btn eletiri fikirleri ile bu iin ile bu iin uygun olduunu dndm. Eer ben onlar
beslemi olsaydm yaban arlar beni sokacaklard. Eer tersine onlar kovsaydm hi yaban ars
bulunmayacakt. Halbuki bu fikirlerden epeyce bir miktar bende, onlar yenmek iradesi
uyandrmakszn ruhumdan geebilmiti. Ve ite imdi onlar burada tekrar buldum. Tuhaf bir olay var ki
o da yaban arlarnn vzltlar bende son derece daha iddetli olarak- bu arlarn temsil ettikleri
fikirleri uyandryordu. imdi bana gre bu fikirler, objektif bir ey, benden darda bir ey olmulard.
Ve onlara hakim olamyordum. Gk grlemesi gibi olan o ses bana:

-Yr!.. Yr!.. dedi.

Yryordum, yryordum!.. Bana bu, uzun, bitmeyecek kadar uzun grnyordu.son derecede
fkelenme duygusuna tabi olmamak pek zordur. nk size unu sylemeliyim ki burada duygular ve
Ruh ve Kinat



114
izlenimler tpk bir lamba zerinden kaln ve koyu renkli bir abajur kaldrlnca nasl k iddetlenirse
onun gibi yz misli glenir.

Bu szlerin gc karsnda ona ekleyebilecek bir kelime bulamyorum.

Aadaki teblide de ruhlarn spatyomdaki ilk hayatlarna ait zellikleri belirginletiren ifadeler vardr:

. Tpk frtna getikten sonra denizin uzun sre dalgal kalmas gibi, fizik bedeninde artk mevcut
olmamasna ramen bu otomatizma, (arza zg alkanlklardan ileri gelen uursuz imajinatif kreasyon
rnlerinin devam. yazar) uzun sredevam eder. Nihayet onlar yava yava sararr ve tpk denizin
tekrar sakinlemesi ve gkyzn yanstmaya balamas gibi bizi doamz da skunet bulunur. Ve
daha yksek bir ideale cevap verir

O andan itibaren serbest irade kendini gsterir. Bu bakalamn vuku bulduu an tespit etmek gtr.
Genellikle bu sre yava yava vaki olur.

unu da syleyelim: Sizin astral beden dediiniz arzular bedeni gl bir tuzaktr. Fakat bu
tuzan byk bir ksm fizik ihtiyalarla beslenmektedir. mdi, arza en yakn olan mntkalarda
hayat, geni bir ekilde arzda olduu gibi devam eder. Nispeten- okullarla, kiliseleriyle, btn
ehirleriyle, hatta hastahaneleriyle ve kamu binalaryla hayat devam eder. Fakat tekaml ilerledike
btn bunlar kaybolur.

Yalnz bunlarn kaybolmas d gcn etkisiyle ilga edilme (:kaldrlma) eklinde vuku bulmaz; hayr!
Bunlar daha ok ierden boalrlar.

Bu satrlarda derin hakikatler vardr.Bu hakikatlere nfuz etmek iin biraz dnmek yeter. Dorusu, ilk
spatyom hayat dnyadaki alkanlklarn etkisiyle meydana gelen kendiliinden tahayyl
imagination spontane (statn ifadesi) hayat olunca oradaki olaylarn aa yukar
dnyadakilere benzemesi gerekir. Esasen Paucharddan verdiimiz rnekler arasnda bunu
onaylayan baka tebliler de vardr.

Klasik spiritzim teblileri arasnda, zellikle bu tebliler spatyomun arza yakn mntkalarndaki
ruhlardan gelmi iseler, ruhlarn dnyadaki hayatlarna ait gr ve izlenimleriyle bulak teblilerin
mevcut olmasn bu bakmdan tabii grmek gerekir. Bundan dolay, bir papaz spatyomda, dnya
hayatnda iken kilisede rendii bir takm dinsel talimatlardan sz edebilir. Bir hoca, kafasn dolduran
cennet veya cehenneme ait imajlar iinde yaadn syleyebilir. Her hangi bir kural sahibi, orada,
doru veya yanl, bu kuralnn realiteleri ile karlam olduunu iddia edebilir. nk herkes
dnyada iken inanarak ruhunda yaatm olduu duygu ver dnceleri orada grr ve
bilmeksizin onlardan kurtulmu olduu, kendince byk, bir alemin iinde yaar.

Gene A.P. dan verdiimiz aadaki rnek bu kurammz gayet ak bir ifade ile glendirmektedir:

Kendisinden bahsetmek istediim dier bir tip de hayatnda ok zengin olan birisiydi. Bir kriz
neticesinde bu adam servetinin nemli bir ksmn kaybetmiti. Bununla beraber gene onun, sizde ve
bende olduuna gre, sade bir hayat geirmeye yardm olabilecek kadar ilerinin yoluna koyulmasna
yarayacak miktarda paras kalmt. Buna ramen o, bir zrtlk duygusu iinde bunalmt. Kendisini
sefil hissediyordu.Ve bu hayali fakirliin yk onu o kadar kertmiti ki bundan onun sal adamakll
zarar grd. Bnyesi direncini kaybetti ve son zamanda bir grip hastal onu dnyadan kaldrd.

Ruh ve Kinat



115
imdi o burada partal elbiselerle dolayor. Kendisine birinin yaklatn grnce utancndan
saklanyor.

Ben istiyorum Ah! Ne kadar istiyorum! - ki ona, kendisinin ancak hayalden fakir olduunu
syleyebileyim. Fakat onun beni anlayacak saati henz kendisi iin gelmedi.
rnekte geen ifadeler aktr, ayrca izaha muhta deildir.

Btn bunlar dnlnce, spiritizmde sylenmi olan btn szlerin gerek deerlerini takdir
edebilmenin ne kadar zor ve ayn zamanda ne kadar gerekli olduu kolayca anlalr. Ruh aleminden
gelen her sz bir realitedir.Bir taraftan bunu bylece kabul ederken dier taraftan da her realitenin
mutlaka verite olmas gerekmedii ve bu realitelerin ykseklik derecelerinin ahslara ve ahslarn
tekaml durumlarna bal olduunu bilmeliyiz.

Bundan dolay, zellikle acemi ve henz yeter derecede olgunlamam, spiritizm celselerinden
alnan teblilerin gerek deerlerini aratrmak zorunluluu vardr. Bunlarn, sunmakta olduumuz
neo-spiritalizm lleriyle incelenmesinden sonra bu bakmdan byk faydalar vardr. cBu ller
bize, herhangi bir ruhtan gelecek olan tebliin, o ruhun ahsi gr ve moral deeriyle uygun olduunu
retir. Btn bu verdiimiz rneklerden anlalyor ki insann spatyoma ilk getii anlarda
objektiflemi sbjektif bir hayat vardr. O, bu ilemi bilmeden kendisi yapar. Ve burada onun bilinsiz
iradesi, vicdannn direktifi altnda hareket ederek bu iin oluumuna etken olur. Buna Buna gre lm
mteakip anlarda insann karlaaca manzaralar pek eitlidir ve bunlar o kadar sonsuzdur ki her
insann kendi zel durumuna gre ayarlanm orada ayr bir alemi vardr denilebilir.

(*) Okuyucularmn bu fikre ayrca dikkatini ekerim.

Ruhlarn meydana getirdikleri imajlar onlarn bilerek veya bilmeyerek dikkat ve duygularn bu
imajlar zerinde odaklayabildikleri srece devaml olabilirler.

Ruh ykseldike onun zarf da o oranda ince, nazik ve elle tutulmaz bir hal alr.

RUH VE KANAT (31)

D- lk Aamann Ardndan

Bu ilk devreden sonra ruhlarn spatyomdaki hayatlarnda bir takm yeni zellikler belirmeye
balar ve bu zellikler onlarda yeni ve daha esasl, daha kapsaml duygu ve bilgileri meydana
getirir.

Ruhlarn kemal dereceleriyle spatyomdaki durumlar arasnda ok byk ilikiler vardr. Bu ilikiler,
ruhlarn oradaki ak grleri, anlay okluklar, fiiller ve hareketlerinde geni bir uura sahip
bulunmalar zerinde grnr.Tekrar dnyaya inmek, hem de sratle inmek ihtiyac spatyomun birok
geri varlklarnda tahamml edilmez bir eilim halinde mevcut bulunur. Dnyann maddi ar isteklerini
tatmin edememek hrs oradaki bu ruhlarn hakiki ikencesi olur. Uzun zamandan beri a kalm bir
kedinin mutfaa komas gibi bunlarda adeta uursuz bir itepi etkisiyle dnyaya ekilirler. te ruhlarn
daha yksek spatyom mntkalarna kamamas da gene bu alak i gdler yzndendir. u halde
byle ruhlar iin az ok uzun sren birinci merhalenin ardndan ihtiraslarnn tatminine
yarayacak youn mntkalara inmek doal bir zorunluluk halini alr. Fakat ileride, tekaml
konusunda uzun uzadya izah edeceimiz gibi ruhun bu i tepilerini, bu aa ekici duygularn
neden deil, sonu kabul etmek gerekir. Aksi takdirde baz spiritalistlerin dt hatalara
dmek tehlikesi oluur.
Ruh ve Kinat



116

Fakat dier ksm ruhlar daha vardr ki eitli tekaml srelerini takip ettikten sonra dnya ile
balarn zm veya adamakll gevetmi bir hale gelmi bulunurlar. Dnyann fizik ve sosyolojik
artlar bunlardan birincilere hibir ey retmeyecek, ikincilere de pek az ey retebilecektir.te bu
ruhlar, spatyomdaki ilk merhaleleri atlattktan sonra tekaml dereceleri orannda dier daha
yksek merhalelere ularlar. Bu merhalelerde de, birincide olduu gibi imajinatif faaliyetler vardr,
fakat bunun ncekinden fark, buradaki faaliyetlerin uurlu ve bilerek, maksatl bir ekilde yaplm
olmasdr. Bu sebepten dolay bu derecedeki ruhlarn kendileri iin olduu gibi, bakalarn
ykseltmek iin de yklendikleri bir takm vazifeleri, hizmetleri vardr.

Spatyom hayat sonsuzdur. Bizim tasavvur edebildiimiz ve tasavvur edemediimiz her eyin
meydana gelmesi orada mmkndr. Bu hususta birok inceleme yaplm ve eserler yazlm
olmakla beraber eksiklerimiz daha pek oktur.

imdi ilk spatyom merhalesini takip eden anlara ait hayat hakknda baz grleri ve teblileri
vereceim. lk sz ok samimi olarak tandm Kardesist Spiristlerden Lon Denisye brakyorum:

yi ahlakl bir ruh, ihtiraslarn yenip zafer ve strap vastas olan sefil bendini braktktan sonra
sonsuzluk iinde ykselir. Ve spatyomdaki kardelerine kavuur. O, kar konulmaz bir gcn etkisiyle
ahengin ve ihtiamn bulunduu mntkalarda dolar O, kendisini arza balayan zincirin
koptuunu, mesafeleri kavramak yeteneinin arttn, snr olmayan boluklara daldn,
alemlerin mahrekini() ap gittiini grmekten ileri gelen ne byk hafiflik, ne tatl sevin duyar!..

Dnya irkinliinin yerine ho/ruhsal ekillerde, seyyale halinde bir beden, effaf, parlak,
ideallemi bir insan ekli kaim() olur. Ruh, dnyada sevdiklerini orada bulur. Onlar, sanki kendisini
bekliyor gibidirler. Onlarla serbeste grr Evvelce beraber yryerek kendisiyle beraber aclar
ekmi olan, son enkarnasyonunun kendisinden ayrd sevgililere kavuur. Beraberce ak ve kara
gnler geirdii, beraberce alad ve strap ektii herkesle karlar. Btn hatralarnn o andan
itibaren uyanmasyla onun duyduu mutluluu tasvir etmek mmkn olmaz duygularn rten
kaln giysi, ar manto yrtlnca onun idraki yzlerce misli artar. Onun iin ne snrlar, ne de
snrl ufuklar kalr

Geri ruhlar iin sessiz ve souk olan bu sonsuzluk onun karsnda canlanr Maddeden
soyutlanm ruh, yava yava esirin tatl titreimlerini duyar. Gksel kolonilerden inmi ince
ahenkleri idrak eder O, skut iinde nlayan alemlerin bu arksna, sonsuzluun bu sesine
gayoluncaya() kadar nfuz eder. Ve onlar tadar. Huu ve heyecan iinde esir dalgalarnda yzer.
Hafif, alak() ruhlardan olumu kalabaln derin yerlerine dalar. Alemlerin doularna itirak eder.
Onlarn sathlarnda() hayatn douunu ve byyn grr. Onlar dolduran beeriyetin
geliimini izler. Ve bu manzara karsnda o, her yerdeki faaliyetin, hareketin, hayatn kainatta bir
dzen dahilinde birletiini grr.

Ruhlar bir defa teevv halinden kurtuldukatn sonra muhitlerine ve kendilerinin spatyomla olan
ilikilerine kar yava yava uuru artan bir ilgi duymaya balarlar. Bu hal onlarn spatyomdaki gerek
durumlarn kendilerine belirmeye balad bir merhaledir.te biz bunu izafi olarak boyutlu
spatyomun orta bir merhalesi sayyoruz. Birinci merhaleden orta merhaleye kadar geen zamann
uzunluu ruhun kemal derecesine, ihtiyalarna ve dier bir takm artlara baldr.Ve ruhlar bu zaman
doru olarak belirlemekten aciz bulunurlar. Bu yolda aratrmalar yapan btn spiritalist alimlerin
vardklar sonular birdir.Her ciddi aratrc spatyomun bir kesi hakknda bizi aydnlatc gzlemler
ortaya koymutur. Okltizm statlarndan Papusun aada bir ksmn naklettiimiz gzlemi
spatyomun yaklak orta merhalesine ait ruh hayat hakknda deerli bilgiler veriyor. Bu paralar
Ruh ve Kinat



117
teevv devresini bitirmi bir ruhun ikinci merhalede karlaaca ilk sprizlerden bir ksmn ok ak
ve gzel bir ifade ile bize retmektedir. Hatta yalnz bunlar okumakla bile spatyomun bu merhalesinin
balangc hakknda olduka etrafl bir bilgiye sahip olmak mmkndr:

Ne zamandan beri lm bulunuyorum?..

Bunu bilmiyorum Yalnz bir tr yar uurlu letarji halinin bu zamana kadar devam ettiini belirsiz bir
ekilde hatrlyorum Kaba maddi organlarmn hangi yksek hikmetle ortadan kalktn anlyorum.
nk onlar varlmdan fkran iddetli a ne vasta olabilirlerdi, ne de tahamml edebilirlerdi.
Beden tmden klyd. Fakat o, dnyadaki bedenimin eklini hemen hemen tamamen muhafaza
etmiti. Bununla beraber bedenimden yaylan bir halde kan k henz zayftr. nk ben yeni
halimde yeni domaktaym

Hamdolsun ki arzda iken gelitirmi olduum iradem yeni organizmamn gerek bir devitkeni
(:muharriki) oldu. Ve Arzuda btn eylemlerin (actions) ekseni haline girdi. Geri hareket ii ani
oluyordu. Ve bu alemin herhangi bir yerine gitmek arzusuyla yaplan ufak bir irade darbesi, ani olarak
orada bulunmay mmkn klyordu.Bu ekille, hareket noktasyla var noktas arasnda intikalin
mevcut olmamas bir arz insannn en g kavrayabilecei duygulardan biridir. Ben enkarne olduum
zaman, ruyada arzn krlarnda uardm. Bylece havada uarken alnm duygular, buradaki ani yer
deitirmelerden elde edilen mutluluk hakknda ancak kaba bir fikir verebilir.

Bu yeni halimde dokunma duygusu tamamen kalkmtr. Bir aacn en kk ayrntsn kavramak iin
dikkati ona doru evirmek yeterli geliyor. Eer kaba bir tarzda ifadeye cesaret edebilirsem derim ki
ben ruyetimle(:grme, bakma, grlme; idare etme, evirme; aratrma) dokunuyorum. Bu garip
alemde k ile hava, organlarmzn ihtiyac olan yegane gdadrlar Dokunma duygusunda olduu
gibi, tad duyma duygusu da ortadan kalkmtr. Ayn zamanda faydasz olan karnmzn tamamen
atrofiye olmasyla bedenimiz hafife bir ekil deiikliine de uramtr Ruyet duygusu deimitir.
Eyann dorudan doruya na nfuz ederek onlarn harimini(:harem dairesi; kutsal yer; bir
evin civar; avlu) grmek melekesi ortaya kmtr. Fakat beni en ok mesteden ve ayn zamanda
rkten ey, bakalar istedii zaman onlarn dncelerini iitmek melekesidir. Bu, benim iin yepyeni
bir melekedir Arz zerinde iken karanlkta kalan hadsler (:tahmin; sezgi; sezi) (intuitions) burada
o kadar gl bir halde belirginlemitir ki bu yoldan meydana gelen i duygular hemen hemen
bizim yrrlkte olan hayatmzn duyumlar (:ihsasat) halindedir.

Birazda messiriyet (:etkililik / etkinlik) organlarmdan bahsedeceim Arz zerinde iken ben,
muhitimde drt tarzda messiriyet gsterebilirdim. Yrmekle (bacaklar), hareketle (kollar), kelamla
(hanere), bakla (gzler). Dokunma kaybolmutur. Burada yrmek yoktur. Hareket zel bir suretle
eklini deitirmitir. Eer ben bir noktaya etkimek istersem oradaki herhangi bir objeye, yerimi
deitirmeden kollarm uzatmam yeterli gelir. O anda parmaklarmdan renkli bir takm hatlar kmaya
balyor. Ve o objenin yaynlad/kard k ile karyor Burada bak bir harekete
geiricidir(:muharriktir). Ve her ey bakla hareket haline giriyor Fakat benim yeni melekelerimin
arasnda en iyisi ve hemen hemen ilahi olan, bir fikri, kelamla hakiki bir varlk haline koyabilmektedir
Eer bir fikir bana gzel gelirse onun canlanmasn sylemem yeterli geliyor. Ve bu fikir derhal
benim yaynladm / kardm ktan bir miktarn alarak geici bir beden haline giriyor ve
bana o ekilde grnyor. Bu ilem hafif bir yorgunlukla mterafk oluyor. Fakat dnyadaki kaba
maddelerden, hatta masa gibi baya bir ekli meydana getirmek iin sarfedilen zahmetli yorgunlukla
kyaslannca buradaki bu kadar ho bir ii yapmak iin harcanan bu emein hibir nemi kalmaz. Fakat
her birimiz tarafndan yaratlan bu canl ekiller gelip geicidir. Ve sizin uykunuza karlk gelecek bir
ekilde bizim geirdiimiz tatl bir letarji halinin ardndan bu yaratlm ekillerin artk mevcut olmadn
grrz.
Ruh ve Kinat



118

Bu ifadelerden akca anlyoruz ki ruh, zamann belirleyemedii bir teevv halinin ardndan muhitiyle
olan ilikilerini anlamaya balyor ve oradaki durumunu dnyadakiyle kyaslayabilecek bir hale geliyor.
Bundan baka yar karanlk bir bilgi ile oradaki imajinatif yeteneklerine ait faaliyetlerini de takdir
edebiliyor. Fakat ruhun dedii gibi bu mertebedeki tahayyli kreasyonlar yapabilen ruhlar, meydana
getirdikleri eserleri uzun zaman yaatabilecek kadar gl ve ileride deildirler. Bunun sebebi de
aktr. Ruhlarn meydana getirdikleri imajlar onlarn bilerek veya bilmeyerek dikkat ve
duygularn bu imajlar zerinde odaklayabildikleri srece devaml olabilirler. Halbuki ruhun da
syledii gibi bu merhalede byle bir imajinatif faaliyet az ok bir yorgunlukla mterafk oluyor ve bu da
bir dinlenme ihtiyacn ruhta meydana getiriyor. te dikkatini, oluturduu imajlardan ayrmakla
mterafk olan bu letarji annda tabii ki imajlar derhal dalyor. Gelecek bir rnekteki ncil hikayesi bu
olay daha canl olarak gsterecektir. Netekim aada oryantal imzasyla tebli veren dier bir ruh da
bu istirahat ve uyku hallerinden bahsetmektedir. Halbuki spatyomun daha ilerideki merhalelerine doru
ykselmi ruhlarda byle yorgunluk ve dinlenme ihtiyac kalmamtr. nk bu ihtiya daha ok
maddidir. Ve perisprinin henz yeter derecede youn maddi halinden kurtulamam olmasnn bir
sonucudur. Ruhlar tekaml ettike perisprileri hafiflik oluturacak ve o oranda da maddelere zg olan
yorulma ve dinlenme ihtiyacndan kurtulacaktr. Esasen teevv halinden yeni kurtulduunu syleyen
ve henz ikinci merhalenin niteliini tamamen elde edememi olan bir ruhun bu halde bulunacan da
ok doal grmek gerekir. Bununla beraber muhitini az ok anlayabilecek bir duruma girmi bu ruhun
spatyomdaki ikinci merhalenin ilk safhalarna ait ifadeleri bize ok deerli eyler retici niteliktedir.. Bu
mntkalardaki spatyom manzaralar hakknda da ayn ruhun verdii ayrnty gzden geirmeyi faydal
gryoruz:

Arz zerinde her ey yarm yamalak kl bir fon zerinde karanlk grnr. Arzn cisimlerin
cidarlarna(:duvar, zar) arparak onlarn ekillerini ve renklerini gsterir. Burada ise her ey kldr. Bu
n fonu koyu mavidir. Ve her objenin, her varln kendisine zg bir vardr Bu anda ben,
ayaklarmn altnda hafif kk klar gryorum. Bunlarn renkleri barizdir. Bunlar bizim maden
ynlarmz ve talarmzdr. Bunlarn aralarndan birok nurlu saplar ykseliyor. Bu saplar trl trl
renkleriyle ve renk iddetleri birbirinden farkl iekleriyle birbirinden ayr olan bin bir trl bitkiye aittir.
Ara sra imek hzyla bir bcek geiyor Bir varlk tekaml merhalesinde ne kadar ykselmi ise
onun yaynlad k o kadar iddetli olur. Bu sebepten dolay buradan bir insan gese nn
iddetiyle btn doa aydnlanr. Fakat eer onun iradesi gidiini bir sre yavalatmazsa bu aydnlk
imek hzyla olup biter. nk evvelce sylediim gibi bizim yer deitirmemizin ani meydana
gelmesine karlk unu da bilmeniz gerekir ki biz irademizle gidiimizi yavalatabiliriz. Ve o zaman
spatyomda irademizle adeta uar gibi yavaa yer deitirir. Nitelemekte olduumuz ayrmza
dnelim: Bu ayrn etraf geni bir ormanla evrilmitir. Ve bu ormann byk bitkisel klar benim
nmde uzanp gidiyor. Bamn zerinde koyu esiri okyanusun seyyaleden dalgalar yuvarlanyor. Ve
bizim btn alemimiz bu okyanusla evrilmitir ki arzn havasndan daha ok hafif olmasna ramen, bu
okyanusun dalgalar, henz maddelikten henz yeter derecede kurtulamam olanlar srkleyecek
kadar dehetlidir. Bizleri haki alemden ayran budur. Ve bizim alemimizin en geri varlklar bunun iinde
yzerArzdaki baz enkarne ruhlarla grmek iin bizim yaptmz btn cehitlere kar koyan gene
bu mthi cereyanlardr. Ey sevgili ocuum, ben misli az grlm iddette bir arzu ile ve ayn
zamanda yapabildiim kadar dua ile, sana kavuabildim. Fakat bu astral cereyan gittike iddetleniyor.
Ve artk kaybolmaya mecbur kalyorum. Dua et ve bekle gene geleceim.

Bu ifadeler bir realitedir. Ve dier kaynaklardan alnanlara tamamen uygundur. Bunlardan anlalyor ki
spatyomun az ok youn bir merhalesinde bizim fizikokimyasal maddelerimizin, daha ok
seyyal birer modeli vardr. Ve ruhlar daha ykseldike bir idrak iinde spatyomun bu merhalesinde
de, dnyadaki hayatlarn andran muhitleri bulabilirler. Fakat bu merhale de fanidir (:gelip geicidir) ve
Ruh ve Kinat



119
ruhun hayatnda bir gaye deildir. Biz buna dnya hayatna pek yakn bir alem gzyle bakabiliriz.
Fakat buradan gemek zorunluluu hepimiz iin vardr.

Bu ruhun bahsettii mthi esir dalgalarnn bizim tarafmzdan duyulamamas onlarla dorudan
doruya ilgisi bulunmayan fizik bedenimizin, kalkan gibi, ruhumuzu muhafaza etmesinden ileri gelir. Bu
bedenden kurtulup seyyal olan perispri ile kalnca, perisprinin younluu orannda bu dalgalar bize de
az ok youn bir halde varlklarn phesiz hissettireceklerdir. Kitabmzn madde, boyut ve beden
konularn okumu olanlara bu ifadeler yabanc gelmeyecektir. Bu fikirleri hazmedemeyenlere ve gayr
tabii grecek kadar dnyamzn fizikokimyasal maddeleri iinde boulup kalm olanlara kar bu
alemlerin inceleme kaplar kapanm olacaktr.

imdi oriental imzasyla baz nemli tebliler vermi olan dier bir ruhun, gene spatyomun ayn
merhalesine ait teblilerinden birka parasn yazacaz. Okuyucularm ayn konunun baka bir ifade
ile izah edildiini greceklerdir. Fakat bu ifadelerde ncekine nazaran biraz daha genilik ve
kapsamllk vardr:

Doan ve batan sonsuz gneli dnyalarda inaatta bulunarak yaamaya davet olunan ve iinde
bulunduu dnyay inceleyen / dnen (:mtalaa eden) serbest varln ulat zirvelere kadar
ykselelim.

stirahat anlarnda onun aratrmalar (:ruyeti) ok yukarlara ykselir. Hatta gelecekteki olaylar bile
nceden grebilecek kadar ykselir. Evet, dezenkarne istirahate kavuur. Fakat o, iinde yaad
seyyalelerle ilikili olan bir istirahate kavuur.Hatta o, bu huu vaktini bekler ve arar. Arz d (supra-
terrien) varln uykusu, bir lm benzeri olan uyumak deildir. Onun uykusu srasnda perisprisi atl
bir beden gibi terkedilmi deildir. Ruh ykseldike onun zarf da o oranda ince, nazik ve elle
tutulmaz bir hal alr. Perisprital tabaka onu, yani onun batni dncesini daha az arlatrr. Ve
sideryenin (*) organlar ne kadar az ar olusa onun uykusu da o kadar uurlu olur

Bedeni incelmi br alemin bu sakini btn titreimleri, btn tesirleri duyar. Ve onun ruyeti()
bedeninin her tarafna ayn zamanda yaylr.Tpk arz zerinde degaje olmu somnambln gzyle
deil ruhuyla grmesi gibi.

Evet spatyomda sideryen uyur, fakat bu uyku izafidir. Bu, bir istirahattir. Ne kadar yksek olursa olsun o
da sizin gibi hatralarnda yaar. Enkarne insan gibi o da kendi kendine dalar ve kendi varln inceler.
Fizik yorgunluk onun iin sz konusu olmakszn o, uyuduu halde uyanktr. Onun ruyas hemen
hemen uyank halde gibi cereyan eder. stirahat halinde o, d grmez. Fakat bizzat kendini grr,
uzun gemiini grr. Bununla beraber arz d varlk bazen, baz olaylar unutabilir. Sizin haki
varlnzda bile ayrntlarn unuttuunuz eyler gibi o da byk gemiinden baz eyleri
unutabilir.Arada u fark var ki sizin unuttuunuz eyi hatrlamanz mmkn olmad halde o, unuttuu
eyi daima kendisinde bulabilir.Onun gr daha uzundur, dncesi daha derindir. O, kendi ruhunu
ak bir kitap gibi okur, btn varlklarnda gemiin btn ilemlerini (:amellerini) grr. Ruh ne
kadar yaa ve ne kadar genlie sahip ise, yani onun gc ve gzellii ne kadar fazla ise gemii
sonsuz geleceinin ufuklarn o kadar fazla geniletecektir

Spatyomda da bir dou vardr. Orada da yle bir an vardr ki o zaman semalar binlerce gnei
kucaklar.

Orada da alemlerin ve neblz nehirlerinin ak vardr. Ve sideryen nurlarla donatlm olduu halde,
renkleri gkkuannkilerle kyaslanamayan bin bir parltnn / parlayn iine gmlr. Onlarn sideral
ekilleri be bedenlerinin eitli ksmlar sihirli nanslarla deiir, ahenkli renklere brnr. Bundan
Ruh ve Kinat



120
daha gzel, daha tatl bir ey yoktur! Dou gneinde, mavi gk btn berrakl ile grnr. Oradan
elmas, yakut, zmrt renkleri yansr. Fakat insanlar iin birer mehul olan bu renkler birer harikadr.
Orada her ey renktir. Her ey bir gzelliktir. Her ey sihirdir. Ah!.. Bunlar syleyebilmek iin
kelime yoktur.! Onlar ancak spatyom diliyle tarif etmek mmkn olur.Ve ben bu dili, bu dildeki
kelimeleri, imdi vasta olarak kullandm medyomun beyniyle size nakletmeye muktedir olamyorum.
Ve siz de bunlar anlayamyorsunuz. nk dil sizin icat ettiiniz bir eydir.Bizim kullandmz dili ise
siz ancak burada anlayabilirsiniz Ruhun hayat asla durmaz, ruhun arzda olduu gibi gdas
vardr. Onun yegane gdas tekamldr. lerlemesiz hibir ey olmaz. Sizin arz zerinde daha iyi
olmasn rendiiniz gibi; zekanz genilettiiniz, hikmette ve sevgide bydnz gibi spatyomun
sakini de faaliyetler gsterir. undan emin olunuz ki kainatn byk kadrosu iindeki mtalaa
meselesinde ihatas mmkn olmayan ey, yani tekaml takip etmek yolundaki almalar birbirine
benzer. Hi phesiz ki sizler iin bir hamlede btn hakikatleri, btn ilimleri renmek mmkn
olmaz. Fakat sizin birok enkarnasyonlarnz size bunlar yava yava salar.

(*) Bu ifade spatyomda yaayan varlklara izafe edilmitir.


Nihayet bir gn gelir ki, ruh, dnyadaki seyahatlerini bitirmi olarak temiz bir halde ruhani
hayata girer. Orada fenalk, karanlk ve hata yoktur.

RUH VE KANAT (32)

Yalnz burada bahsi geen uyku halini bir iki rnek ncesinde sylenen uyku haliyle bir tutmamaldr.
ncekinde letarjik bir halden bahsediliyordu. Bu da aa yukar bir uyuukluk halidir. Halbuki burada
ruhun kendi iinde yaamas faaliyeti vardr. Ve bu da imajinatif bir hayattr. Demek ruhlar spatyomun
bir merhalesinde arzu ve bilgileri altnda mazileri grrler ve gemiin herhangi bir safhasnda halen
yayormu gibi yaarlar. kinci kitabmzda az ok ayrntlaryla bahsedeceimiz ekminezi (Ecmnesie)
halinin incelenmesi bizi ruhlarn bu hayatna altrr. nk ekminezi yoluyla biz ayn hali sjelerde
meydana getirebiliriz.

Spatyom hayat hakknda ok ey okumakla, ok ey grmek ve dinlemekle ve okunan, grlen,
dinlenen eylerin hakiki manalarn iyi anlamaya almakla bir fikir elde etmek mmkn olur. Fakat
sonu olmayan bir hayatn bilgisi de sonsuz olacandan spatyom hakkndaki bilgiler ne kadar ok
olursa olsun gene eksik kalmaya mahkumdur ve her zaman ona yeni bir bilgi, sprizlerle dolu yeni bir
gzlem ilave etmek mmkn olacaktr. te bu dnce ile kitabmzn izin verdii kadar gzlemleri
oaltmak istedik. nk ancak bu suretle bu geni konu zerinde az ok ak bir fikir edinmek
mmkn olurdu. Aadaki rnek spatyomun gene aa yukar orta merhalelerine ait bir hayat
tasvir eden tebliin baz paralardr ve bizi baka bir bakmdan spatyom hayat hakknda
aydnlatmaktadr:

Yer yzndeki insann trl hayat vardr: Toplumsal hayat (publique), zel hayat (perive),
mahrem hayat (intime) Toplumsal hayat, maddesel meguliyetlere; zel hayat, aile hayatna;
mahrem hayat da yalnz kendi vicdanna aittir

Spatyom sakinlerinin hayat sizinkine benzer. Arz d varlklarn da aile hayat vardr. Onlar da sizin
gibi cemiyet halinde yaarlar. Birbirine kar feragatkar muamelede bulunurlar. Ve kemal derecelerine
gre birbirleriyle kaynarlar Uzayda hakiki ebedi (:mebbet) aileler vardr. Orada da arz
zerinde olduu gibi i anlar vardr.Orada da yaplan iyi hareketlerden sonra tatl istirahat anlar vardr.
nk dierlerine gre daha byk zahmetler iinde bulunan dezenkarneler vardr. Ve geride kalanlar
kurtarmaya alan dezenkarneler vardr. Orada feragat her saat her an mevcuttur. Fakat btn bu
Ruh ve Kinat



121
mcadele ile geen anlardan sonra ve bir vazifenin ardndan ruhlar ellerini birbirlerine uzatrlar
spatyom sakinleri arasnda mahrem hayat da vardr. nk ruhlar birbirine karm halde deildirler.
Onlar, ykselmek iin birbirinden ayr olarak eitli ekillerden gemilerdir. Ve onlarn
ilerlemelerine yardm eden alemler, ayr alemler olmutur. Her varln tekaml ayn tarzda
meydana gelmemitir. Uzun ve zahmetli bir almadan sonra ruhlar birbirleriyle birlemek iin ayn
yolu izlememilerdir. Ayn bir bitki, ayn bir iek olmamlardr. Ve hepsi ayn gzellii grmemitir.
Bununla beraber onlar br alemde birbirini bulunca toplu bir ahenk olutururlar. eitli duygular, eitli
grler, eitli kazanlar birleir. Ve her zeka, renmi olduu eyi bakasna getirir

Spatyomun sekenesi de kabahatler yapabilir. O, bir vazifeden vazgeebilir. Himaye ettii kimseyi terk
edebilir.Ve kendisinin meydan vermemeye baarabildii fena bir etki altnda; himaye etmesi gerektii
varln sukutuna gz yummu olabilir. Dier iyi ahlakl bir varl krabilir. Mahrem hayatta gizli bir
hayat, bizzat sizin kendi hayatnz vardr. Orada siz kendi kendinizle kar karyasnz. Ve hibir
kardeiniz oraya giremez. Bylece spatyomda, her tekaml derecesinde bulunan ruhlarn,
kendilerinden daha yksek olanlarn dnda nfuz edemeyecei bir perde ile rtl bir mahrem
hayat vardr.

Bir Brahma imzasyla baka bir tebli veren ruhun ifadesi de yukardakilerle alakadardr:

Arzn ailesi daima ruhani ailenin ayn olamaz. Biz bazen dnyada bize yabanc bir aile iinde enkarne
olmak zere spatyomdaki sevdiklerimizi terk ediyoruz. Ve belki de orada ihtiyacmz olan sempatiyi
bulamyoruz. nk spatyomdaki aile balar sevgiden yaplmtr. Ben burada hissi bir aktan
bahsetmiyorum. Bu alemde grdmz ve anladmz sevgiden, bir sevgi-seyyale (= amour-fluide)
den bahsediyorum. Bu, yle gl bir badr ki varlklar birbirinden bir ebediyet iinde dahi ayrlm
olsalar bu ba kopmaz. Ve onlar daima birbirlerini bulacaklarndan emindirler.

Yabanc bir aile iine sevgiyi retmek ve kendi sevgisi seviyesine onlar ykseltmek iin inilir.
Sevgi kudretlidir. O, sevenin etrafn kuatr, ve bir g, ve bir nur, sevien varlklar slah eder,
ykseltir, gzelletirir.

Spatyomda sevgililerini terk etmek fedakarlnda bulunmu bir kimse onlar tamamen terk etmi
deildir. Geceleyin o, sevdiklerini bulur. Fakat gndzleri kendisini ezen ve aclara sevk eden dnya
zerindeki kapanna phesiz tekrar dnmeye phesiz mecburdur. Ve burada o, bazen kendileri ile
yaamakta olduu insanlarn okamalarndan, gnl almalarndan bile strap duyar. Fakat sabr
gereklidir. Dierlerine kar beslenen ve kendisine kar beslenmi olan antipatilerle mcadele
etmek gerekir. Sebat gereklidir, fakat asla nefsi teslim etmek (:teslimi nefsetmek) deil! Bu
kelimenin asla yeri olmamaldr. Mcadelede devama yarayan cesarete ve sebata sahip olmaldr,
mcadeleden vazgeirtecek teslimiyete deil! Sebat, sevgi ile olmaldr. nk spatyomun sevgisi
bir zevk ise dnyann sevgisi bir straptr.

Okuyucularmzn phesiz dikkatli gzlerinden kamam olan bir ey vardr: Orta merhaledeki
spatyom hayatna dair buraya kadar vermi olduumuz rneklerde yeni yeni beliren baz zellikler
grnyor. rnein ilk zamanlarda yalnz kuru bir imajinatif faaliyetten bahsedilirken mteakip
teblilerde yava yava sevgiden ve gzelliklerden de bahsedilmeye balanyor. Bu hal, phesiz
ruhlarn tedricen ykselmi olmalaryla ilgilidir. Bundan dolay, spatyomun her merhalesine birbirine
belirsiz nanslar iinde geen derece farklar vardr. Her eyin byk bir gayeye ynelik olduu
dnlnce, spatyom da grnen yeni melekelerin de byle sevgi ve gzellie doru gelien bir
yry izlemesini doal grmek gerekir. Vastalar yava yava gayelerin teminine yardm
edecektir. Hibir faaliyet bouna olmad gibi, ruhun yksek imajinatif faaliyetleri de kuru ve
bo bir ey deildir. Onun sevgiye, gzellie ve kim bilir daha nelere yarayan taraflar vardr.
Ruh ve Kinat



122

Aada vereceimiz dier rnek, spatyomdaki estetik duygularn gelimesine ve oralarn
gzelliklerine temas etmektedir:

Dnya d varlklar az ok nmlara sahiptirler. Onlarn baklar, tekaml derecelerine gre
kainatn iindeki eyler hakknda az ok nfuz yeteneine sahiptir. Hakiki ilerleme sadece iyi olmaya
bal deildir. Bu iyilie faziletleri, kaliteleri ve mtalaa plannda kazanlm bilgileri ilave etmek gerekir.
Bunlardan anlarsnz ki, sizin enkarnasyonlarnz, sonradan bizim aramza dndnz zaman
greceiniz ilk vizyonu muhakeme etmeye, duymaya, renmeye ve bu yolda almaya sizi
hazrlamak iin mutlaka zorunlu olan bir tekaml yoludur. Ve sizin, spatyomda greceiniz ilere oranla
hi hkmnde olan dnyadaki ileriniz ne kadar kk olursa olsun br alemde nnze konacak her
eyi daha iyi kavramanz iin zekanz geniletmeye yarayacaktr. Bu kavray, kudreti ilerlemi
ruhlarn nurunu ve gzelliini oluturur.

Ey insanlar!... Siz arz zerinde gerek gzellie sahip olunabileceine inanr msnz?..

Bir insan yznde toplanm olan gzellik yalnz fiziki gzellik deildir. O yzden iyilik ve ilim
parlaklnn, hikmet berraklnn ifadeleri de vardr.zetle, ilerlemeye kar bu kadar asi olan bu
dnyann en gelimi / olgun zekasnda grdnz gzellik, kk ve alak bir ruh kvlcmn
gerekten gzel, nurlu ve bir gne gibi parlak bir ruh haline getirinceye kadar binlerce ve binlerce
asrlar geirmi olan varlklarn gzellii yannda hibir ey deildir. Siz ilerlemenin bu doruklarna
geldiiniz vakit greceksiniz ki dnyanzda hayran olduunuz btn gzellikler; sonsuz kemal alannda
tezahr eden sideryenlerin seyyalevi yzlerindeki cazip ifadelerin yannda pek az bir ey olur. Oh!.. Bu
cazibeyi nitelendirmek benim iin mmkn deildir. Ancak u kadar syleyebilirim ki, tatl bir iyilikle
doymu bir bak, sakin ve gl bir ifadeyi, ve btn yzden fkran nurlu bir eyi tasavvur ediniz!...

Ey beerin zaf!... Arz zerinde gzel grnmekle vnld zaman spatyomdakiler bu vnme
hakknda nasl mlahazalarda bulunuyorlar bilseniz.

Spatyomun, incelenmesinde bulunduumuz bu orta merhaleleri hakknda baz dier bilgileri topluca L.
Denisnin aadaki szlerinde bulabilirisiniz:

.. Nihayet bir gn gelir ki, ruh dnyadaki seyahatlerini bitirmi olarak temiz bir halde ruhani
hayata girer. Orada fenalk, karanlk ve hata yoktur.Ve son maddi etkiler orada snmtr. Orada
eski zamann endieleri ve aclar yerine skunet, huzur ve derin bir gvenlik hakim olmutur. Orada
ruh, tecrbelerinin son snrna varmtr. Artk o, bir daha strap ekmeyeceinden emindir Aydn,
sebatkar ve tatl ruhlarn ortasnda yaadn hissetmek ne kadar ho bir eydir! Hibir eyin
koparamayaca sevgi balaryla onlara balanmak, onlarn ilhamlarna, megalelerine, zevklerine
itirak etmek ve yine onlar tarafndan anlalm olduunu, desteklendiini, sevildiini duymak ve
lmden kurtulduunu, asrlarn deitiremeyecei bir genlie kavutuunu bilmek ne kadar
mestedici bir eydir!...

Yksek mntkalar, btn sanatlarn ilham ald, mkemmel ve ideal gzelliin vatandrlar Yksek
ruh iin sanat, bir ok ynleriyle bir duadr. Ebedi Prensibe yaplm bir ibadettir.

Bizzat seyyalevi olan ruh, spatyomun seyyalelerine etki eder. Onun gl iradesi bu seyyaleleri
birletirir. Ve arzusuna gre tertipler, kendi gayesine uygun bir tarzda onlara renkler ve ekiller verir
Esiri mntkalarda ruhani bayramlar vardr. Nurlar iinde parlayan temiz ruhlar, oralarda aileler
halinde gruplanrlar. Dnyann akortsuz grntlerine karlk tatl bir armoni onlar byler Saysz
Ruh ve Kinat



123
bir kalabalk halinde bulunan bu ruhlar, birbirini tanr ve aralarnda seviir. lmle kesilmi olan maddi
hayattaki sevgi balar bir daha kopmamak zere tekrar kurulur.

Bu sevien ruhlar spatyomun muhtelif noktalarndan, muhtelif yksek alemlerden gelerek toplanrlar.
Yapm olduklar vazifelerin, ilerin sonular hakknda birbirlerine teblilerde bulunurlar. Ve
baarlarndan dolay birbirlerini tebrik ederler. G ilerde birbirlerine yardm ederler. Bu nezaket
kazanm ruhlarn arasna hibir ikiyzllk, hibir kskanlk duygusu nfuz edemez. lahi
elilerden talimat alan ve daha ok ykselmek iin yeni vazifeler kabul eden bu ruh topluluklarnda
sevgi, itimat ve samimiyet hakimdir. Bunlardan bazlar milletlerin ve dnyalarn tekamlnin ve
ilerlemesinin gzetimini / ynetilmesini yklenirler. Dierleri feragatle maddi dnyalarda enkarne
olurlar ve btn insanlar ilimde ve ahlakta aydnlatrlar. Dier bir ksm da enkarne insanlara
balanarak yol gsterici ve hami sfatyla onlar maddi varlklarnn hain yollarnda doum anndan
lm anna kadar ve bir ok hayatlarda takip ederler, ve bu ilerden himaye edenlerin haberi olmaz

Bu ruhlardan biri bir kk kardeinin himayesini bir defa zerine aldktan sonra ne kadar dosta bir
zlemle onu destekler ve ne kadar byk bir sevinle onun baarlarn karlar ve nne geemedii
skutlarnn karsnda ne kadar derin aclar duyar!...

Ruhlar arasnda snflar vardr. Bu snflamann dayand esas, almakla ve strapla elde
edilmi meziyetlerdir

imdi spatyomun bu merhalesine ait en son sz daha nce okuyucularma takdim etmi olduum
sayn dezenkarne dostlarmzdan Albert Paucharda brakyorum. Bu mesajn dikkatlice okunmasyla,
ruhlarn spatyom mntkalarnda boyut grnn zirvelerine doru tedricen nasl ykseldikleri
anlalabilir:


majinasyon (tahayyl) irade ile balar, irade ile biter..
RUH VE KANAT(33)

Ruhlar arasnda snflar vardr. Bu snflamann dayand esas, almakla ve strapla elde
edilmi meziyetlerdir

imdi spatyomun bu merhalesine ait en son sz daha nce okuyucularma takdim etmi olduum
sayn dezenkarne dostlarmzdan Albert Paucharda brakyorum. Bu mesajn dikkatlice okunmasyla,
ruhlarn spatyom mntkalarnda boyut grnn zirvelerine doru tedricen nasl ykseldikleri
anlalabilir:

ilk zamanlarmla imdiki zamanm arasndaki fark imajinatif kreasyonun nceleri irade d olarak
yaplmas, imdi ise ynn iyi alm bir irade ile yaplm olmasdr. Bu, tedricen reniliyor. Etrafmda
rasgeldiim insanlarda da durum byledir.

Byk bir realiteyi ifade eden bu fikri, yanl bir ynde kabul edilmesi endiesiyle kendi amzdan biraz
aklamak zorunluluu ortaya kyor. Evvelden beri sylediimiz gibi spatyom hayatnn imajinasyon
rn sahnelerinin mevcudiyetini Pauchard ok gzel bir ifade ile burada tekrarlam oluyor. Ancak,
iradesiz bir imajinasyonun mmkn olmayacan biz kendi zel almalarmz sonucunda
rehberlerimizin teblilerinden renmi bulunuyoruz. Bu bilgilerin bir realiteyi ifade ettiini, bir ok
incelemelerden sonra da anlam ve kabul etmiizdir. Bu hususta gerek tahayyl ve gerek tekaml
konularnda gerekli olan mlahazalar ve tebliler belirtilmitir. Fakat sras gelmiken burada da
stadmzdan alm olduumuz bu baptaki baz teblilerden bir iki tanesini yazmay faydal grdk.
Ruh ve Kinat



124

majinasyon (tahayyl) irade ile balar, irade ile biter....Spontane (:kendiliinden) olan
imajinasyonlar da gene gerekte ruhun iradesiyle olur. Demin sylediim gibi imajinasyon irade ile
balar,irade ile biter. Bu irade, sizin gznzde her zaman apak (:aikar) olmasa bile gerektse
mevcuttur.

radesiz bir tahayyl sz konusu olamaz. Fakat imajinatif (:tahayyli) bir faaliyette iradenin her vakit
apak olmas da art deildir. Bazen bu irade, tahayyl eden varlk iin gizli kalabilir. te Pauchardn
irade d sayd tahayyl, biz bu trden bir tahayyl olarak kabul ediyoruz. u halde buna irade d
imajinasyon demekten ziyade bize gre, kendiliinden imajinasyon demek daha doru olur.

Gerekten bir oklarmzn byle kendiliinden bir tahayylle yapt iler oktur. Bu ilerin kendi
tarafmzdan yapldn oumuz bilmeyiz. br aleme geen ruhlar da byledir. Ruhlarn ilk
spatyom admlarnda bilmeden meydana getirmi olduklar imajlarn ou phesiz kendi
eserleridir. Ve bunlar phesiz kendi iradeleriyle olmutur. Fakat bu iradeden onlarn haberi
olmad iin imajlarn nerden geldiini bilmezler ve onlara objektif kymetler verirler.

Dnyamzda iradenin her zaman uur alannda grnmediini sylemitik. Bu fikri daha iyi kavramak
iin baz rnekler bulabiliriz.

Hayvanlardaki irade bu rneklerin banda gelir. Bir hayvan, iradesiyle herhangi bir ii yapt halde
onun bu iradesinden haberi yoktur. Hatta hayvanlarn iradesi hakkndaki uursuzluuna bakarak
bir oklarmz onlardaki iradenin varln bile inkar etmiizdir.

Fakat bize bu konuda en iyi fikri verecek olan gene insanlara ait gizli irade tezahrlerinden alnm
rneklerdir. ok dikkate deen bu ruh haletini Pauchardn dier bir teblii aka izah etmektedir. Bu
teblide sz konusu kk S.Papa, Pauchard ve arkadalarnn dostlarndan olup, Pauchardan sonra
spatyoma gemi bir kiidir ki tebli bu kk S.Papann Ispatyoma geisinden gn sonraki
hayatna aittir.

Kk S.Papay m soruyorsunuz?... Ben ona hemen hemen deimesinin ardndan rasladm. Ona
dair size baz eyler sylemek isterim. nk bu ite olduka elenceli bir hikaye vardr.

Ben onun gei ann duymadm. Ancak kk S.Papa beni gelip kendisi buldu. Onun mutlu, fakat
tantanal bir tavr vard. Redingotu ile, silindir apkasyla ceketinde iei ile ve elinde kk incili ile
arzendam ediyordu. Birbirimize rasgelmekten ok memnun olmutuk. Ben:
-Pekala Kk S.Papa, dedim. Buraya geldiinizden dolay memnun musunuz?
-Evet! tabii, dedi. Eime kavutum. Sizi aramak istiyordum ve ... te tesadfen size rasgeldim.

Ben, bu karlamamzda tesadf olmadn, benim onun arzusunu derhal duyduumu kendisine izah
ettim. Genlemi bir halde bulunmasndan dolay kendisine komplimanlarm sundum. Fakat, niin
byle debdebeli bir kyafette bulunduunu kendisinden sorduum zaman bana: Byle bir alemde hi
phesiz en iyi tarzda giyinmesi gerektiini syledi.! zetle, bir sre beraberce iyi bir zaman geirdikten
sonra ben tekrar grelim diye kendisinden ayrlacam srada o, elindeki incilinin kaybolduunu
grd. O srada incilini dnmedii iin kaybetmiti. Buna ok can skld. Fakat ben, incilini bo yere
aradn syledim. nk burada bir eyi aramak, onun mevcut olmadn dnmek ve bu ekilde
onun olmamasn neticelendirmektedir. Ona dedim ki:

-Kendi kendinize incilinizin elinizde bulunduunu syleyiniz o, elinizde olacaktr.
O, benim aka sylediimi zannetti ve:
Ruh ve Kinat



125
-Uzun zamandan beri ahrette olduumuz halde siz hep ayni Pauchardsnz! dedi. Ben :
-Fakat ite, nciliniz elinizde duruyor,dedim.
Eline bakt, hakikaten doru idi.

Burada kk S.Papann elindeki incili, redingotu ve silindir apkas hep kendisi tarafndan meydana
getirilmi eylerdir. Fakat o, bunu henz farknda deildir. nk o, henz spatyomun ilk merhalesinde
yaamaktadr.Nitekim Pauchardn ihtar zerine bilmeden yapt bir irade ile incilini tekrar meydana
getirmitir.

Fakat ruhlar spatyomun bu ilk merhalesini getikten sonra uurlarnda bir berraklk meydana kmaya
balar. Ve o zaman uurlu bir irade ile alarak tahayyllerini ve onlarn sonularn idrak etmek. te,
Pauchardn bahsettii mteakip safhalardaki ynn iyi alm bir irade ile yaplan imajinatif kreasyonu
budur.Birinci halde ruhta bir teevv vardr; ruh, d alemi dolduran btn olaylarn kendisinden veya
bazen de bakalarndan gelmi imajlar olduunu fark edemez. Vakasna gre bu onun iin bir strap
veya bir haz kayna olabilir. kincisinde ise ruh, gerek kendisinin ve gerek bakalarnn
tekamln salamak iin bilerek ve iyice ayarlayarak bir takm imajlar meydana getirir. Ve bu
meleke onun ykseklik derecesiyle orantl olarak artar.

ok nemli grdmz bu ruh halini daha yakndan incelemek iin okuyucularmza kitabmzn
tahayyl konusunu mtalaa etmelerini neririz.


Bu izahattan sonra Pauchardn szlerine devam ediyoruz:

.....Etrafmda peyzaj ve ayn zamanda binalar gryorum. Evet, hatta kiliseler, fabrikalar, kimya
labaratuarlar, keresteci dkkanlar...gryorum. Fakat btn bunlar o tarzda bi nura gark olmu
haldedirler ki ben bu hali ancak semavi tabiriyle ifade edebilirim.Buradaki eya dardan aydnlanm
deildir. Ik,onlarn kendilerinde vardr. Ve onlar kendiliinden k yaynlyorlar. Burada her varlk,
her ey k iinde ktr, karanlklarn aydnlatan karanlk iinde bir k deildir. Aryorum, fakat size
nasl daha iyi bir izah yapabileceimi bilmiyorum.

Bu hal, izahn yokluundan deil, unu gz nnde iyi tutmal ki, sizin haki varlnzn snrl
olmasndan ileri gelmektedir....
..

Kainattaki her maddi ekil, ilahi yasalarn gereklerine uygun bir halde ruhlar tarafndan meydana
getirilir.

RUH VE KANAT(34)

Bu hal, izahn yokluundan deil, unu gz nnde iyi tutmal ki, sizin haki varlnzn mahdut
olmasndan ileri gelmektedir...

Ben demin laboratuarlardan, fabrikalardan ve ina tezgahlarndan bahsettim. Bu, unu anlatr ki burada
herkes kendi idealini ifade etmek ve haki hulyalarn gerekletirmek imkanna sahiptir. O, ne beyin, ne
de d artlarn dar erevesi arasnda mahsur deildir. Onun gr nurani bir ekilde ifade edilir ve
kendiliinden ekil alr.

Kymetli kardeimizin szn gene keseceiz; nk ifadenin gzellii ve en byk realiteyi bu kadar
canl bir tarzda anlatm olmas zerinde biraz durmadan gemek mmkn deildir.
Ruh ve Kinat



126

Pauchardn dedii gibi spatyom hayatnn yle bir merhalesi vardr ki oradaki ruhlar bilerek bir takm
eyay, ekilleri -hatta mekanizmasn anlamaya gerek grmeksizin-meydana getirirler. Bu, ilk
zamanlarda bahsettiimiz uursuz faaliyetlerden baka bir itir. Burada Pauchardn bahsettii
tezgahlar, fabrikalar v.s hep ruhlarn tahayyl melekesini kullanarak oluturmu olduklar eylerdir. Ve
bunlarn kurulmasnda hem kendilerinin hem de dier varlklarn trl trl faydalanmalar gayesi vardr.
Esasen spatyomda olduu gibi kainattaki her maddi ekil, ilahi yasalarn gereklerine uygun bir
halde ruhlar tarafndan meydana getirilir. Hatta unu sylemekten ekinmeyiz ki muazzam maddi
dnyalar dahi bylece kurulmu ve bylece yaamakta devam edegelmitir; ancak bu kadar yksek
kudretlere sahip ruhlar, hi phesiz ne uygulamal ne de kuramsal inceleme alanmza girebilecek
mntkalarda deildirler. Ruhlarn spatyomda kurduklar eyler ok ksa veya ok uzun mrl olabilir.
Bu mddet birka saniyeden, bize gre bir ebediyet olan milyarlarca senelere kadar srebilir. Bu
ilerin kurulmasnda hakim btn gaye, ruhlarn kemale ermeleri iin gerekli aralarn hazrlanm
olmasna baldr. Her ruh tabiatn bu muazzam iinde kendi kudreti derecesine gre amelelik vazifesini
az ok bir baaryla yapmaya alr.

Burada Mutlaka ait Yaradl konusu ile bu sylediimiz oluturma, kurma olayn, haa, birbirine
kartrmamak gerekir. Bir eyi yoktan var etmek bakadr, mevcuda ekil vermek bakadr. Bizim
Yaradl hakknda hibir bilgimiz olamaz ve bu hususta bir tek sz bile sylemek kabiliyetinde
deiliz. nk biz yokluu idrak edemeyiz ki ondan hasl olan varlklardan bahsedebilelim. Bizim
clz idrakimize yokluk kavram hibir zaman giremez. Ve biz yokluktan hibir anlam karamayz. Hatta
gelii gzel bir yokluu kabul etmek bile gene bir varl kabul etmekle denk olur. Yokluu aklmz
almaynca Yaradltan bahsetmek abes bir i olur.
Byk ve henz tanmadmz ruhlarn milyarlarca asrlar payidar olan muazzam dnyalar, ba
dndrc byklkteki neblzleri oluturmalarn yaratma tabiriyle ifade etmek tamamiyle
uydurma bir sz olur. nk bunlarn hi birisi yoktan var edilmi deildir. Hepsi maddelerin
dnmelerini belirleyen ilahi yasalardan yararlanarak ruhlar tarafndan ve esasen mevcut olan
maddelerden meydana getirilmi oluumlardr. Bu fikrimi bir rnek ile daha iyi anlatabilirim:
Bir heykel, heykeltran eseridir. Fakat bu, onun yoktan var ettii bir ey deildir. Ancak mevcut eyaya
kendi imajinatif faaliyetiyle vermi olduu bir ekildir. Bir sanatkarn byle bir amur parasn alp
ondan bir heykel meydana getirmesiyle aklmzn ermedii yksek ruh mertebelerine varm dev gibi
ruhlarn esir maddelerini bilmediimiz yksek yetenekleriyle bir araya toplayarak bir dnyay meydana
getirmesi ve onu uzun zaman yaatabilmesi arasnda fark yoktur. Bunlarn ikisi de eserlerini yoktan var
etmi deildirler. Esasen mevcut olan maddeleri onlar belli maksatlara gre bir araya toplamlar ve
ekillendirmilerdir. Byle basit ve yalnz mahlukata zg ilemi hibir mahlukla nispeti sz konusu
olmayan Yaradana, Mutlaka izafe etmek Onun hakkndaki duygu ve bilgi noksanndan ileri gelmi
bir hatadr.

Konumuzu biraz taan bu dnceleri, yukardaki fikirlerimizin yanl anlalmamas iin ksaca
yazdktan sonra Pauchardn teblilerine devam ediyoruz:

.....Arzu ve i ekileri (Aspirations), bizim alemimize zg maddede kendine has gerekleimini
otomatikman salar. Burada sizdeki gibi, ona engel olacak ar ve direnen hibir madde yoktur. Bu
unu da inta eder (:sonulandrmak; bitirmek; bir sonuca balamak) ki bu ilemde akln (intellect)
mterek mdahalesi o kadar zorunlu deildir.
Bir an gelir ki o zaman eyann seyri esnasnda bu imajinatif kreasyon imkanlar tkenir. Bu taktirde
dier bir arzu belirir. Bu da onun nasl ve niin olduunu anlamak arzusudur.
te bu noktada mantal faaliyete kaylm olur....
Ruh ve Kinat



127
Benim burada etrafm kaplyan muhitle ilikilerim tamamen bu son faaliyet eklindedir. nk ben, sz
konusu bu iki alemin snrnda bulunuyorum, bunlar i duygusu (sentiment) ve akl (intellect) alemleridir
ki siz bunlara astral ve mantal diyorsunuz.

Teozoflarca uzun uzadya tasniflere tabi tutulan astral ve mantal planlarn emasn Pauchard u iki
cmle ierisinde aklkla izivermitir. Beden konusunda mnakaasn yaptmz gibi burada da bu
mnasebetle tekrar ediyoruz ki spatyomda ayr ayr bedenler giyerek veya kararak girilecek
birbirinden bakla kesilmi gibi ayr planlar yoktur; fakat ruhun tekaml ve faaliyetlerinin tezahr
zeminleri vardr.

Demek ki A. Pauchardn son ifadesinden de anlalaca gibi boyutlu spatyom grnn
(:telakkisinin) son merhalelerinde eyann nedenini ve olu hallerini aratrmak ii balyor. Netekim
ayn gerei L. Denis u cmlelerle ifade etmektedir: ...... Ondan sonra sonsuz eseri mtalaa etmek,
temaa ve yceltmek, her yerde adaleti, gzellii, semavi iyilii tanmak ve onlarla birlemek, yksek
ruhlar vazifelerinde ve hizmetlerinde takip etmek ve daima, daima yeni hazlarla, yeni almalara ve
bizi bekleyen grlere doru ykseleceini anlamak: te ebedi hayat budur.

Fakat bir an gelir ki ruhlarn boyutlu alemdeki grg ve tecrbeleri kemale erer. Ve o zaman
onlarda daha yksek bir alemin gerekleri iinde yaamak ihtiyac ba gsterir. nk bu dereceye
gelmi ruhlarn grlerinde esasl deimeler olmutur. boyutlu maddi dnyalarn realiteleri bu
incelmi ve ykselmi grler karsnda tatminkar olmaktan ok uzak kalmtr. te ruh halinde
ortaya kan bu esasl deime, ruhlarn boyutlu alemi mteakip bir aleme geiini zorunlu klar.
Daha nce de sylediimiz gibi biz bu aleme bile bile, yanl olarak drt boyutlu alem demek
zorunda kalyoruz. Bu aleme geen ruhlarn hayat derhal bizim mdrikemizden (:entelekt) siliniyor.
nk oralarda, bizim dnebildiimiz ve anlayabildiimiz anlamda ne ekil, ne renk ve ne de
obje mevcuttur.

Fakat byle yksek alemler hakknda bilgi edinebilmemizin mmkn olmadn kabul etmekle beraber
o kainatn boyutlu alemimizdeki baz yansmalarn, ok glkle de olsa bir duygu halinde bize
sezdiren / duyuran baz teblilerden yararlanarak duyabilmeye alyoruz.


nsan hibir zaman Halik (:Yaratan) olmad ve hibir zaman Halik olmayacak

RUH VE KANAT (35)

E- Drt Boyutlu Alemin Eiinde

Drt boyutlu kainatn varlklar insanlar iin o kadar anlalmaz o kadar ykselmi bir haldedirler ki
zaman zaman bunlarla ancak aracl temas haline gemek mutluluunu tatm olan insanlar, bu
kainatn yksek varlklarn uluhiyet derecesinde karlamlar ve yceltmilerdir. Din tarihinde de
grdmz gibi, Allahla grtn zannedenler, ya da kendilerinde uluhiyet vehmedenler, ya
dorudan doruya duyulmu veya bakalar tarafndan anlatlm bu yksek alemlerin varlklar ile olan
vastal temaslarn etkisi altnda kalm olanlardr. Mutlak, Yaratan kavram ile kendi idraki arasnda
almaz uurumlar bulunan beerin insan st varlklara Allahlk yklemelerini doal grmek gerekir,
nk insann Allah Hakkndaki duygu ve dncesi, onun tekaml ile ykselir ve kymetlenir.

Biz o kadar geriyiz, o kadar grgsz ve tecrbesiz ki en ideal bir dnce ile bulabildiimiz ilahi
vasflar, ilahi kudret, ilahi gzellik ve ilahi her ey, her kavram Allaha gitmek yle dursun, ebedi ve
ezeli kainatlar iinde bir zerre dahi olmayan fakat bizlere ezeli ve ebedi grnen yksek boyutlu
Ruh ve Kinat



128
alemlerin henz ilk merhalelerinde rasgeldiimiz bir mahlukta, bir ruhta taklp kalyor. Ve insanlar iin
bundan daha tabii bir hal olamaz. nsan hibir zaman Halik (:Yaratan) olmad ve hibir zaman Halik
olmayacak Esasen ezelde ve ebede ruhlar ve dier nispi varlklar Allah olmad ve olmayaca iin
Allah Halik, ruhlar ve btn varlklar da mahluk olmulardr. Bu iki kavram hangi mantk ve hangi
sebeple olursa olsun, birbirine kartrmak gafletinde bulunanlarn bir dalalet iinde kaldklar
muhakkaktr. Kendimizi biraz riyazetle (:nefsin isteklerini krma; perhiz) biraz soyutlanma (:tecerrt)
haliyle bir Allah hissedebilmemiz mmkndr. Fakat bu, grg ve tecrbelerle yeter derecede
olgunlamam kr bir iman meselesi olur. Bu bakmdan bu hali tabii grmek mmkndr. Bununla
beraber bu hal bir arzadr ve gelip geecektir. nk tekaml sreci olan grg ve tecrbe hayat,
insan bir an bile ara vermeden nne takp srkler ve bu srkleni insan ruhunda saplanm bir
takm dikenlerin, przlerin ve arzalarn ruhtan sklp atlmasyla sonulanr.

Drt boyutlu kainatn varlklarna dair hibir bilgiye sahip olamayacamzdan daha nce szetmitik.

Biz evvelce de yazdmz gibi medyomumuz vastasyla oardaki yksek varlklara ait hibir ekil
grememitik. Ve byle bir eklin orada mevcut olmadn da gene onlardan renmitik. Fakat bu
varlklar gene kendi ifadeleri ile bize istedikleri zaman maddeden bir hisse alarak grnebileceklerini de
sylemilerdi.

Bulunduumuz bu planda sizin greceiniz bir ekil yoktur. Vastalarnzla gremezsiniz. Buradaki
grememeniz, sizin vastalarnzn eksikliinden ileri gelir. nk siz yalnz grmek kavram ile
anlayabiliyorsunuz. Halbuki genel duygunuzla grmenizdir asl grmek.

Bundan dolay aa planlarda grdnz tarzda bir ekil burada yoktur. Fakat biz istersek bu olabilir,
nk biz, maddeyi younlatrarak size grnebiliriz.

Bu szlerden iyice anlyoruz ki oradaki varlklarn bizdeki gibi ekilleri yoktur. Fakat onlar, etki
glerini kullanarak maddelere istedikleri ekli verebilirler ve eer her hangi bir maksatla bizim idrak
alanmza girmek gereini duyarlarsa o zaman maddelere bizim anlayabileceimiz ekilleri
vererek bize grnebilirler. Biz buna gerek grmediimiz iin deneylerimizde bu nokta zerinde srar
etmedik. nk bu grn ne kadar yksek olursa olsun drt boyutlu alemin hakiki manzarasn bize
vermeyecektir. Oralardaki bir varln bizim idrak alanmza dmesi, muhakkak hakiki durumundan o
nispette ayrlm olmas demektir. Bundan baka, byle bir grn dier bir bakmdan da byk bir
deeri olamayacaktr: bu yksek varlklarn kendilerini bizim realitelerimize uygun birer ekil halinde
gsterebilmeleri ancak muhataplarnn alabilme yetenekleri orannda ve ona uygun bir tarzda olacaktr.
Buna gre bu gr sabit olmayacaktr, her insana ve hatta insann eitli tekaml safhalarna gre
deiik olacaktr. te bu hal, bu grn incelenmesi bakmndan bize byk bir ey retmi
olmayacan anlatmaya yeterli gelir.

Bununla beraber bu hususta hi olmazsa pek ilkel bir fikir vermi olmak iin baka bir kaynaktan
verilmi bilgileri okuyucularma takdim etmeyi faydal gryorum. Bunun iin gene Pauchardn
teblilerine dneceim. nk bu konuda en iyi bilgiyi bize vermi olan bu kiidir. Onun szlerini
gzden geirirken okuyucularm, etrafn iyice anlam bir ruh gzyle ve belki kavrayabileceimiz en
yksek bir tasvirin imkan orannda drt boyutlu kainatn yksek varlklar hakknda olduka maddi bir
fikir edinebileceklerdir. Ancak daima sylendii gibi, btn bu tasvirleri hakiki anlamnda ele almamak
ve bizim anlay yeteneimize gre uydurulmu eyler olduunu unutmamak gerekir. nk
Paucharn tarif ettii bu varlklar, onun bu tarifine girmi olduu srece hakiki planlarndan ayrlm ve
bizim boyutlu realitemize girmi bulunmaktadrlar: Bundan dolay aadaki satrlar drt boyutlu
varlklar alaltarak tasvir eder:

Ruh ve Kinat



129
Bu gn, sizin yznzden, ben gene bu latif (:ho, gzel, nazik, yumuak) varlkla temas haline
getim. Bu zamana kadar byle insan st Alemle alakadar deildim Onun dili ile, heceli diller
arasnda hibir mnasebet yoktur. Onun Aleminde byle konuulmuyor.

Benim ondan alm olduum ilk intiba, tatl yeil bir ktr Onun etrafnda byleyici bir atmosfer
vardr Sanki doann btn mzii ondan yaylyor, veya onu kuatm gibi. Nasl syleyeceimi
bilmiyorum. Evvelce tasvir ettiim Grand Viellard da belki byledir fakat o, insan cinsindendir. Bunu
hesaba katmay unutmaynz. Onun grn, hatta parlakl benim iin o zamana kadar hi tecrbe
edilmi olmamakla beraber, bana yabanc bir unsur halinde gelmiyordu. Halbuki burada! Eer siz
sorularnzla bana yardm ederseniz ben de onu tasvir edebilmek iin elimden geldii kadar alrm.

O effaftr. Ve daima deien bir haldedir. Birok eyler fazla olarak beeri bir telakkiye (:anlay,
kavray, tasarlay, gr) brnyor

Fikirlerini bizlere intikal ettirirken onun btn varl o kadar titreim halinde ve o kadar iddetli bir
canllk iinde ki sizin bu realiteye, hatta uzaktan biraz olsun yaklaabilmeniz iin pek fazla bir
imajinasyon sarf etmeniz gerekir.

Onun arl yoktur, ve tekrar ediyorum onda daimi bir deime hali vardr. Yalnz, onun yz benim
nmden kaybolmad. Onun yz taplmaya layk bir halde sedef renginde, effaf ve ierden
nurlanmtr.

Tam manasyla bir ayak grmyorum. Fakat ayaklarn bulunmas gereken yerde bir takm nurlu
titreimler gryorum ki bunlar manyetik cereyanlar gibi onun eklinin yukar taraflarna doru kyor
Bazen de dalgal hareketler yapan bir el izlenimini alyorum, ve bu elin her hareketi hayati bir takm
nmlar sayor. Fakat mstesna anlar bir yana konursa onun eklinde sabit olan hibir ey yoktur.

Gzlerini mi soruyorsunuz?..

Onu yakalamak ok gtr. Bu glk hi olmazsa benim iin. Bir bak grebildim. Fakat gerei
sylemek gerekirse gzleri gremedim...

Biliyor musunuz dostum, bu fakirane tasla size hem de ne kadar ok eksik olarak- daha ok bir
tirbuonla veriyorum!?

Onun tebessm m?

Bu, byleyicidir!.. Nur sacdr!... Fakat bu, beeri bir tebessm deildir. Yani beeri tarzda deildir,
demek istiyorum. Bu, fevkalade canl, anlaml ve k saan bir ehrenin (:yz; grn) tebessmdr.
Fakat bu, bir ehre hatlarnn hareketi olmaktan ok bir k oyunudur

Onunla beraber olmak kalbe sevin veriyor. Ve hayat mutlu ediyor. nsanda bulunan poetik anlamdaki
tohumlar onunla temas sonucunda nta (:imlenme, yeerme) ediyor!

Bu Gzellik, iir ve Sevin Mahlukunun sras gelince hem uyank ve hem de huu iinde bir peri,
feragat ve fedakarlk yolunda yryenlere rehberlik eden sekin bir Ajan olacan bizim beeri
idrakimiz anlayamaz

A.Pauchardn glkle nitelemeye urat bu tipe, drt boyutlu alemin bir varl demekten ok, o
varln, boyutlu alemimizin en yksek mntkalarna yansm bir tezahrdr demek doru olur.
Ruh ve Kinat



130


Bir varlk kendi objektiflemi subjektif hayatnda yaad gibi, iliki halinde bulunduu alakal
ruhlarn objektiflemi subjektif hayatlarnda da ylece bilerek veya bilmeyerek yaayabilir.

RUH VE KANAT
(36)
3- Spatyom Hakknda Genel Bir Mlahaza

Spatyom hayatna dair verilmi tebliler o kadar danktr ki bunlar bir araya toplayarak kesin bir
snflama yapmaya imkan yoktur. Bunu pek doal grmemiz gerekir. nk imkanlar sonsuz olan,
varyeteleri btn beeri tahminlerin dnda kalan bir alemi dar llerle snrlandramayz. Bizim deer
ve llerimiz karsnda orada her ey mmkndr. Ve her insana, her varla gre ayrnts deien
bir spatyom hayat vardr. te bu yzden A. Pauchard ilk teblilerini ieren kitabnn adn: LAUTRE
MONDE; SES POSSIBLITES INFINITES (br lem: Sonsuz imkanlar) demitir.

Fakat insanlarn bir zaf vardr: Olaylarn grup ve snflara ayrlmasn ve bunlarn birbiriyle olan karlkl
ilikilerinin belirginletirilmesini isterler. Bizde bu zorunluluktan kendimizi kurtarm deiliz ve bu
sebepten dolay, ne olursa olsun, spatyomun belirgin grdmz ana hatlaryla bir snflamasn
yapmak zorunda kaldk. Fakat unu nemle sylemek isterim ki buradaki merhaleler de, tabiatn btn
olaylar hakknda genellikle dndmz gibi, keskin snrlarla birbirinden ayrlm ve btn
ayrntlaryla sylenmi deildir.

Her eyden nce unu sylemek gerekir ki boyutlu spatyom, alm (:mutad) olarak kullandmz
anlamdaki youn bir madde dnyas deildir. Spatyom, dnyadaki grg ve tecrbeler orannda
kazanlm duygu ve fikir unsurlar ile, tezahr zeminini geniletmek gcn artrm ruh faaliyet ve
etkililiinin (indkleme gcnn), uurlu veya uursuz maddi gerekleme imkanlarn salayan ve
hazrlayan bir yerdir. Sbjektif ruh hayatnn spatyomdaki seyyal maddeler yardm ile, binbir eit
oluumlar iinde objektiflemi halleri de bu kavram iine girer.

Hangi derecesinde olursa olsun boyutlu spatyomda yaayan bir ruh, boyutlu dnyalarn btn
izlenimlerini ve hatralarn kendisinde tar. Dnyada iken kaba maddeler, kaba vastalar msaade
etmedii iin ruhun sbjektif hayat laykyla objektif deerler kazanamaz. Bununla beraber bir insan,
tahayyl yolu ile istedii gibi sbjektif hayatn kurabilir. Bu ilemdeki imkanlarn derecesi onun i
hayatnn zenginlii derecesine, yani evvelce geirilmi tecrbelerden kalan kazanlarnn
okluuna baldr. Fakat ruh, spatyoma getikten sonra, youn maddelerin balarndan kendini
kurtarnca, bilerek bilmeyerek, isteyerek istemeyerek sbjektif hayatnn objektif deerler
kazanm olduunu grr. Yani dnyada iken inziva zamanlarnda hayalen kurduu imajlar
burada gerek varlklar gibi etrafnda ekillenmi olarak tekrar bulur. Bu ilem iin cehit sarf etmeye
gerek yoktur. Ruhun bilerek veya bilmeyerek yapt bir irade darbesi bu ie yeterli gelir.
Verdiimiz rneklerde de grld gibi rnein, bir kitab dnen ve isteyen bir varlk, o kitab derhal
karsnda bulur, ve bunun iin bu ilemin ne ekilde olduunu, nasl meydana geldiini onun bilmi
olmas art deildir. Fakat bir varlk kendi objektiflemi subjektif hayatnda yaad gibi, iliki
halinde bulunduu alakal ruhlarn objektiflemi subjektif hayatlarnda da ylece bilerek veya
bilmeyerek yaayabilir. O zaman bir ruh iin, spatyomda geirdii hayatn srekli deien sonsuz
eitleri meydana gelir. Ve ruhlar bunlardan trl trl faydalar elde ederler.

Demek boyutlu spatyom, her derecesinde, ruhlarn younsa dnyalarda bin bir meakkatle
kazanm olduklar duygu ve fikir unsurlarnn bir gelime yeridir. Fakat bunlar iin bu spatyom hayat
Ruh ve Kinat



131
byk bir realitedir. Onlarn bu realiteleri, gerek kendi iradeleriyle gerek daha yksek ruhlarn
yardmyla, ihtiyalarna gre tasmlanr ve dzenlenir.

Spatyomdaki bu ilerin kolaylamas iin yksek ruhlarn vukubulan yardmlar yalnz oralarda deil
dnyada da, zellikle metapsiik almalarda kendisini hissettirir. Buna dair bir fikir verebilmek iin
kendi tecrbelerimizden birisine ait bir rnei yazyorum.

Drt boyutlu alemlerde medyomumuzun ilk dolat gn, oradan ald intibalar, o zamanki
acemiliimiz yznden bize anlalmaz grnyordu. Bu acemiliimizi gidermeye alan statlarla
aramzda geen bir konuma bu hususta yeter derecede bilgi verebilir.
(12.4.1936 tarihli celse tutanandan:)
S - Pekala bu planda etrafnz iyice tetkik etmeye balaynz.
C - Aydnlk iinde, sezme halinde varlklar hissediyorum.
- Sezme halinde?... Onlar iyi incelemeye alnz, ne gibi varlklardr onlar?
- Hibir ey grmediim halde, yanmda birok varlklar hissediyorum.
- Bir ey grmyorsunuz, fakat varlklar m hissediyorsunuz?
- Kulama varz diye bir ses geliyor.
- Pekala, varz diyen ahsa rica ediniz kendisini size gstersin.
- steme grnmemi. diyor.
- isteme grnmemi, diyor yle mi? Pekala bundan maksad nedir acaba?
- Almadn, diyor. Gremeyiin de almadnn belirtisidir, diyor.

- Evet, aa planla bu plan arasnda ne fark var, bizim anlayacamz ekilde?
- Burada imdiye kadar altnz tarza uymayan eylerle karlaacaksnz. Bundan dolay bunlara
tahamml edemezsiniz, diyor.
- Bu tahammlszlk ne bakmdandr?
- Tahamml edememek, gznzn kamamasnda ne rahatszlk duyarsanz duygularnzda da ayn
eyi duymanz bakmndandr, diyor. Ben bunu ancak byle sizin anlaynzla anlatyorum, diyor. (1)

- Pekala almak iin biraz dolan; o varlk size biraz direktif versin.
- Burada ne kadar dolasanz kimseyi gremeyeceksiniz, greceiniz bir ktan ibaret, diyor. Yalnz
etraftaki varlklar hissedeceksiniz, bir sezme halinde, be duygumuzla ilgili bulunmayan bir sezme.
- imdi bir ey daha soracam: Gene grmemek artyla daha ykselmek istiyoruz?
- Altrmanz / almanz artrmadka daha yukarya gitmenize msaade etmem, yoksa bu k
gznze rahatszlk verebilir, diyor. Tedrici elden brakmaynz, korkarm ki gzlerinize zarar verir,
diyor. (2)
- Bizim acele etmeye niyetimiz yok. O plana ait syleyecei bir ey var m?
- Tahammlnz arttka bilgileriniz de artacaktr. Yalnz, tahammlnz zorlamaynz. lla ki her eyi
az zamanda renmeye kalkmaynz, diyor. Kim sylyor bilmiyorum.
- Bir ey daha soracaz: Aadaki planda bulunmak bizim iin daha m iyidir, yoksa bu planda m
kalalm?
- Daima ykseliniz, daima ykseliniz. Ykselmek gayeniz olmaldr. Bunda kaide iyi niyet ve tedritir,
diyor.
- O halde biz bu planda bulunmakla daha iyi yapm oluyoruz, yle mi?
- En iyi deil; iyisi, diyor. Bundan imdi bir zarar gelmeyecek. Gzlerinizin kamamad gibi
hissiyatnzn da kamamadn grdnz. Tedricen hareket ediniz.
- imdi bu sz bende phe brakt: Daha iyisi nc planda m kalmakt?
- Daha iyisi tedritir.
- Yani buraya daha kmamal m idik?
- Bu drdnc, beinci szlerini braknz. Burada snrl adetle snrl tabaka dnmeyiniz, diyor.
Ruh ve Kinat



132
- O halde kendisi bize bir eyi hatrlatt: Bundan nce lyas efendi isminde aa planda bir kiiyle
tanmtk. (3) Bu dostumuz, bu kii hakknda bize bir ey syler mi?
- Diyor ki ruhlar aleminde her ey bir kaideye tabidir. Onun da karnza kmas muhtemeldir. Ben ne
lehte ne aleyhte bir lakrd syleyemem.
- Pekala bize daima ykselmemizin esas olduunu sylyordu, halbuki lyas efendi plannda kalrsak
- Kaln demedim, daima ykseliniz, fakat sizin gibi ruhlara tesadf etmeniz
- Yani biz tenkit istemiyoruz
- lyas efendi kendisine emredilen vazifeyi grmtr. Ben ne onu
- Demek, lyas efendiye hariten mi vazife verilmitir?
- lyas efendi bir messerdir (:kendisine bir ey etki etmi olan, etkilenmi), sizin nnze kt. O,
somut bir ey deildir.

Burada okuyucularmn bak incelii nnde belirginletirmek istediim bir nokta vardr. O gne kadar
bu drt boyutlu alemin gerekleri hakknda hibir bilgimiz yoktu. Ve oradan dorudan doruya alm
olduumuz bu ilk teblilere de henz gerei kadar nem ve deer verememitik. te bu halin sonucu
olarak bu muvasalada (:vasl olma, varma, ulama, yetiim; eriim, eritirim, gidigeli) statlarn
teblilerini adeta gvensizlikle karlyormu gibi bir tavr taknmtk. Hatta bu hal bir mnakaa haline
varmtr. Buna ramen statlarn bizi tehlikeli bir yoldan uzaklatrmak, faydal yollara sevk etmek
hususunda konumay skunet ve basiretle idare ettiklerini okuyucularm anlamlardr.

- Somut bir ey deildir, demekten maksatlar bir ruh demek deildir mi demektir?
- Ruhun vastas imi.
- O etkinin tabi olduu bir ruh nasl bir ruh imi?
- Aslnda kendisi bir ruh deilmi, bir vasta imi. Bu olaylar tanzim edenler ruhlardr, byle yksek
tabakalara erimek maksadn takip edenlere trl talimatta bulunmak ve onlar hazrlamak iin bir
takm geirecekleri yollar vardr.Bu onlarn uygun grddr, diyor.
- Buras size ar m geliyor (medyomda hafif bir rahatszlk grld). Pekala nc plana inelim?
- nc plandaym, buras karanlk bir yerdir. nc diyoruz ama nc deil.
- Neredesiniz imdi?
- ..
- Tekrar sizinle konuan ruha fikrinizi eviriniz, ve ondan hitabetini isteyiniz, cevap alyor musunuz?
- Hazrm, diyor. Burada bana fikirler yukardan geliyor, sanki akl vaziyetinde (:dikey) beynime iniyor.
- Pekala yukardaki plandaki sorularmza devam etmek istiyoruz. Zihnimizin takld bir nokta var: lyas
efendi geree uymayan baz eyler sylemiti
- Bunlar mukadderdir, bunlar byle yaplmak gerekirdi. Birdenbire size hakikati gstermek, sizin
idrakinizin stndedir, diyor.
- Fakat bu sz de bize kanaat vermiyor. Byle hatal sonularla karlamak bizi sarsyor. Eer maksat
bizi ykmak ise fena bir eydir.
- Unutmaynz ki sizin dnyanzda her ey bir almann, bir cehdin rndr. Nasl aleminizde her
istediiniz eye zahmetsiz eriemiyorsunuz ve engelsiz, hatasz ulaamyorsunuz, bu da tpk onun
gibidir. Siz dnyanzdan km deilsiniz. Sizi himaye eden ruhlar hataya sevk eder. Taki dnyanzdaki
kaidelere aykr hareket etmeyesiniz.
- Bu son cmleyi biraz daha izah eder mi?
- Siz dnyasal yasalara tabisiniz, bu yasalarn hkmlerinden sizi kurtarmak lehinizde olmaz. Bundan
dolay cehitsiz, hatasz sizi her geree erimek sizin lehinizde olmaz.
- Burada bir nokta kalyor: Bizim br tarafta sarf edeceimiz emekler boa kacak gibi grnyor.
nk maksat bilgi sahibi
- Anladm, diyor
- Bizde dnyamzn kanunlarna aykr alacaz, bu da bizim maksadmza kart olacaktr
Ruh ve Kinat



133
- yle demiyor. Size sylediimi yanl anladnz. Siz dnyada gereklere nasl meakkatle
eriebilirseniz, o kadar meakkatle bu ahret olaylarna eriebilirsiniz. Yoksa dnyadaki kaidelere aykr
hareket edilmi olur. Geree eriemezsiniz; nk dnyadaki mesaide bir ok aldanmalar vardr.

Yukardaki konuma ruhlarn bizi nasl himaye ettiklerini ve zellikle baz ekilleri ve mizansenleri bizim
tekamlmze uygun bir ekilde nasl meydana getirdiklerini gsteriyor.

Bir ruhun gemii ne kadar zengin ise; o, ne kadar fazla dnyalarda tecrbelerle bilgi ve
grgsn artrm ise onun spatyom hayat o kadar zengin ve gzel olur. Ve yukarda verdiim
izahlardan sonra bunun sebebini anlamak kolaylar. Demek tekaml fikrinde, dnyalarda iken
kurulan sbjektif hayat mmkn olduu kadar zenginletirmek kavram da vardr. te bu
noktada, dnyada iken estetik duygulara; gzellii, iyilii, vicdan huzurunu hazrlayc sanat ve fikir
hareketlerine verilmesi gereken deerin anlam anlalr. Ruhlar spatyom hayatnda yaarken
kendilerinde eksik grdkleri eyleri tamamlamak ve sbjektif hayatlarn daha zenginletirmek ve
gzelletirmek ihtiyacyla ara sra boyutlu dnyalara inerler. nk boyutlu bilgi ve duygularn
eksik kalm taraflar ancak boyutlu dnyalarda yaplacak fikirsel ve hiss tecrbe hayatyla
tamamlanabilir.

Btn bu ifadelerden kan sonuca gre spatyomdaki bir ruh, dier boyutlu bir hayata geinceye kadar,
boyutlu dnyalarla subjektif ve objektif olan ilikilerini devam ettirecektir. Ve bu bakmdan
boyutlu dnyalarla spatyomlar arasnda devaml bir iliki vardr. Bu ilikinin ekli ve says da
sonsuzdur.

Fakat dediimiz gibi, bir an gelir ki ruhun boyutlu alemdeki ileri kemale erer. O, bu alemden
alacan alm bulunur. Ve neticede bu aleme hakim bir duruma girer. te o zaman ruh, bilmediimiz
ve tahmin dahi edemediimiz artlar altnda alemini deitirir. Ve dier boyutlu alemlere geer. Vastal
olarak alemimizle ilikilerini devam ettirmekle beraber artk o, baka alemlere balanm ve maddi
artlar bambaka olan kainatn dier alemleri ile dorudan doruya iliki haline girmitir. te bu
derecelere ykselmi bir ruhun bizim dnyamzda reenkarne olmas artk sz konusu deildir.

u halde bizim kabaca yaptmz tasnifin drdnc merhalesini bu yksek boyutlu spatyom
oluturmaktadr ki bu bize gre bambaka bir alemdir. Fakat biz bu alemi tarif ve nitelemek iin deil,
sadece onun spatyomumuzdan sonra gelecek bir merhale olduunu ifade etmek iin zikretmi
olduk. Bundan dolay spatyom hayatn yalnz merhalede mtalaa ile yetineceiz ki bunun bile
nitelenmesinden ve son merhalelerine ait bilgilerden uzun uzadya bahsetmeye cesaretimiz yoktur.

imdi kabaca merhaleye ayrdmz, boyutlu spatyomumuzun bu merhalelerini ayr ayr ve
spatyomdan alnm teblilere gre, belirgin grdmz vasflar ile mtalaa etmeye balyoruz.

lk merhaledeki spatyomumuzun nitelii bir tr uursuzluk ve teevv halidir. Bu merhalede
bulunan ruhlar, kendi grlerine uygun gelmeyen yabanc bir muhitin birbirini izleyen, genellikle tatsz
olaylar ve sprizleri karsnda akn ve bulutlu bir ruh haleti iindedirler. Etraflarnda olup biten
eyleri yalan yanl yorumlamaya urarken onlarn nasl meydana geldiini bilmezler ve kendileriyle
bu olaylar arasndaki ilikiler hakknda ok defa hibir fikre sahip bulunmazlar. Bu merhale bir gei
(:intikal) merhalesidir.

Buradaki varlklar birok eyleri meydana getirirler, fakat karlarnda bulduklar bu objelerin kendi
tahayyllerinin rn olduunu bilmezler. A. Pauchardn, gayri iradi imajinatif kreasyon dedii bu hale
biz, kendiliinden (4) imajinasyon yoluyla meydana getirilen imajlar diyoruz. Bir szn veya tabirin
Ruh ve Kinat



134
deeri, onun araclk ettii (:delalet ettii) olaylardadr. Bundan dolay bu iki ifade arasndaki fark
okuyucularmz bu bahsin mtalaasndan sonra takdir etmilerdir.

u halde spatyomun ilk hayat kendiliinden tahayyl rnleriyle tezahr eden bir hayat eklidir.
Buradaki ruhlar bilmeden oluturduklar imajlarn, mizansenlerin ve sahnelerin iinde yaarlar ve bu
hayat onlar iin yerine gre strapl, yerine gre strapsz olur.

(devam edecek/)
(1)Drt boyutlu aleme ait, oradan alnan bilgiler, bendine baknz.
(2)Drt boyutlu aleme ait, oradan alnan bilgiler, bendine baknz.
(3)Gemi tecrbelerin birinde, medyomumuz boyutlu spatyomda dolarken, karmza bu ismde bir
tip km ve bize bir takm yanl szler sylemiti.
(4)Buradaki kendiliinden ifadesi, irade d deil, fakat bilinmeyen bir irade ile oluu ifade eder.


Ne olursa olsun, spatyomun btn merhalelerindeki varlklar boyutlu idrakten kendilerini
kurtaramamlardr.

RUH VE KANAT
(37)

Burada geen hayat sresini hibir ruh belirleyemez. Bizim zaman llerimize gre pek ksa, mesela
birka saatlik bir sre, ruhlarn grlerine gre pek eitli uzunlukta olabilir. Genellikle ruhlar, ne kadar
ileride iseler bu sre o kadar abuk geer. Geri bir ruh iin bu, asrlarca uzun grnr. Ve belki dinlerin
bahsettikleri azaplar sinesinde tayan ahret, spatyomun bu merhalesidir. Yani ruhun kendi bilgisi
dnda, vicdanndan koparak oluan Cennet, Araf, Cehennem buradadr.

Bundan sonra ikinci merhale gelir. Fakat bunu birinciden keskin bir hudutla ayrmamak gerekir. Esasen
tabiatta keskin hudutlarn olmadn, her eyin birbirine tatl meyillerle getiini evvelce de sylemitik.
Bundan dolay btn bu spatyom devreleri binlerce nans iinde birbirine tedricen dnr.

kinci merhalede de imajinatif kreasyon devam eder ve hatta ncekine oranla artar bile. Fakat bu, ilk
merhaledeki gibi kendiliinden olma deildir. Yani ruh burada imajinatif faaliyetlerindeki iradesini
anlamaktadr (:mdriktir). Demek bu merhaledeki ruhlar, etraflarndaki objelerin nerden geldiklerini
tekaml dereceleri orannda az ok bilirler. Ve kendi imajinatif kreasyonlaryla bakalarndan gelmi
imajlar, gene tekaml dereceleri orannda birbirinden ayrt edebilirler. Fakat demin dediim gibi bu
ilerdeki uurluluk hali yava yava ve ilerleyen bir ekilde geliir. rnein birinciden ikinci merhaleye
ancak uzun bir zaman sonra, zorluklarla geebilen geri bir spatyom varlnda, daha ok birinci
merhaledeki nitelikler sahneye hakim olur. lk zamanlardaki uursuzluk hali pek az deiiklie
uramtr, bulank ve bulutlu hal pek az deimi olarak devam eder. Hatta bazlarnda ara sra yar
berraklaan idrakin devam bir imek sresi kadar gelip geici olur. Ve byle ruhlar spatyom hayatnn
belki nemli bir ksmn ve belki de hepsini byle geirirler. Bunlarn hali dnyada, ne yaptn ne
olduunu bilmeden rasgele yaar gibi grnen bir sr basit ve ilkel insanlarn haline benzer. Demek
bu insanlar da birinci merhaledekiler gibi yksek varlklar tarafndan himaye grecek ve
destekleneceklerdir. rnekler bize gsteriyor ki zellikle bu merhaleden yukar kamayan spatyom
sakinlerinin oradaki hayatlar olduka ksa srmektedir. Ve bunlar daha yukarlara yani ikinci ve nc
merhalelere kamadan tekrar boyutlu youn dnyalara inerler. nk bunlar spatyomda, orann
gereklerine uygun bir ekilde kendilerine tatmin edici hayat kurmak iin gerekli olan ruhsal
kazanlardan mahrumdurlar ve bunu salayacak olan yer youn maddeler alemidir. Ruhlar burada
karlaacaklar olaylarla ve o olaylardan elde edecekleri bilgi ve grglerle br alemdeki yksek
Ruh ve Kinat



135
hayatlarn kurmaya yarayan unsurlar elde etmi olurlar. Bu sebepten dolay ruhlar kendilerine gerekli
olan bu unsurlar toplamak iin tekrar maddeye balanmak zorunda kalrlar ki bu da bir takm arzular,
itepiler vastasyla gereklemek imkann bulur.

Sras gelmiken unu syleyelim ki her zaman tekrarladmz gibi biz, arzular ve itepileri bu
bakmdan; bir gaye deil, baka gayelerin gereklemesine yarayan bir vasta olarak kabul ediyoruz.
Fakat buradaki vastalarla gayeler birbirine o kadar sk bir ekilde baldr ki biraz dikkat etmezsek
bunlardan birini dierinin yerine koymak hatasna dm oluruz. Bunu una benzetebiliriz: ehvani
arzular birok fenalklarn anas olabilir, buna gre bu arzu ruh iin bir gerilik saylabilir ve ondan
kurtulmak da bir gaye grlebilir. te byle bir dnce hataldr. nk insan gerekten birok fena
yollara sevk edebilen bu arzu, batan savulmas gereken bir ey deildir. nk o, dnyadaki
jenerasyon kanununun gereklemesine yarayacak en gl bir itepidir, bir vastadr. Bu vasta ile
ruhlarn dnyaya, birtakm tecrbeler geirmek zere inmesi mmkn olacaktr. Yeter ki bu vasta iyi
kullanlm olsun.. te bu vastalarn iyi kullanlp kullanlmamas ruhun tecrbe hayatn kuracak ve o
hayatn sonularn belirleyecektir. Gene rnekler bize gsteriyor ki dnyadayken zellikle ahlaki,
ruhi bilgilerle, sanatla, gzellikle ve iyi hareketler ileyerek manevi varlklarn
kymetlendirememi ve bu alanda hibir aba sarfna gerek grmemi olanlar, vakitlerini sadece
maddi zevkleri peinde koarak geirenler spatyomun bu geri varlklarn oluturmaktadrlar.
Fakat bu hali asla bir ceza niteliinde deil, byk nedensellik yasasnn bir gerei olarak kabul etmek
gerekir. nk dnyada iken yalnz midesini iirmekten ve etlerinin zevkini tatmin etmeye almaktan
baka bir i yapmam olanlar, phesiz bu vastalarn salad gayeleri unutmular ve kendilerini
yksek gayelere hazrlayacak olan bu vastalardan yararlanamamlardr. Ve bunun sonucu olarak
onlarn dnyaya gelmi olmalar yar yarya bouna gitmitir. Spatyom hayatnda bu vastalar yoktur.
Dnyadaki bu vastalar ancak ruhlar spatyom hayatna hazrlamaya yararlar. Bu vastalar dnyada
iken gaye zannederek ona gre hareket edenler spatyoma, elleri bombo olarak deilse bile, pek az bir
sermaye ile dnerler.Bundan dolay onlarn evvelce kendilerini dnyaya sevk eden durumlarna aa
yukar benzer bir durum iine tekrar dmeleri doaldr.

Dier taraftan ikinci merhalenin btn gereklerine uyabilecek kadar ykselmi olan ruhlar bir sre
burada kalrlar ve burann sonsuz gzellik ve iyilik imkanlarndan yararlanarak mutluca bir hayat
geirirler. Buras uurlu bir imajinatif kreasyon alemidir. Fakat bu uurluluk hali, en ilkel bir
dereceden balayarak, nedensellik prensinbine gre ykselmek zere tedricen geliir. Buradaki ruhlar
hem kendilerinin, hem de baka ruhlarn muayyen ykseltici maksatlarla kurmu olduklar olaylarda ve
olaylar kompleksinden olumu eit eit alemlerde yaarlar. Buras adeta bir mtalaa yeridir, bir
uygulama alandr. Ruhlar boyutlu youn maddeler aleminde grm, geirmi olduklar olaylarn
burada uygulamasn bilerek yaparlar ve bu ekilde kazanm olduklar etki glerinin derecesini
denemek imkann elde ederler. Yani ruhlar zellikle son enkarnasyonlarnda grm ve iinde yaam
olduklar olaylar gleri orannda ve onlardan yararlanabildikleri kadar spatyomda baka
kombinezonlar ve yeni oluumlar iinde tekrar kurarlar ve onlar zerinde yetenekleri derecesine gre
az ok yzeysel veya aza ok derin faaliyetler gsterirler.

Spatyomun her safhasndaki ruhlar imajinatif faaliyette bulunurlar. Ve bu faaliyet spatyomdaki
son derece seyyal ve ilek maddeler vastasyla ve onlar zerinde gerekletirilir. Ruhlar bu maddeleri
bilerek veya bilmeyerek istedikleri ekle, yetenekleri orannda, sokabilirler. Ve bu ekilleri gene
yetenekleri orannda istedikleri kadar yaatabilirler. Fakat bunlar ilk hatra gelebilecei gibi, kaprisle
yaplan anlamsz ve gereksiz eyler deildir. Bu alma, ruhun madde kainatndaki glerini
artracak bilgi ve grgy uygulama alanna karmak amacyla yaplr. Ancak bu ite ruh,
baarsn grr ve gsterebilirse o zaman yaam olduu madde alemlerine hakim bir duruma
girmi ve orada bir daha enkarne olmaya gerek kalmadan bir takm ilahi yasalar uygulamaya
memur yksek varlklar arasna karm olur.
Ruh ve Kinat



136

Grlyor ki, dnyada iken genellikle iinde kr krne yaanlan olaylarn uygulamas spatyomda
yaplr ve ruhlar bunlardan ne dereceye kadaryararlanm olduklarn ancak spatyomdaki uygulama
alanna getikten sonra grp takdir edebilirler ve alacaklar sonuca gre, ya tekrar dnyalara geri
dnerler veya daha yksek mntkalarda da gelimek iin yollarna devam ederler.

Ruhlar evvela uursuzca, sonra da gittike gelien bir uur haliyle ikinci merhaledeki bu imajinatif
faaliyetlerinde yeter derecede yetkinletikten sonra nc merhaleye girerler. Fakat tekrar ediyorum,
bu yry, keskin snrlar aarak deil, eitli zamanlarda, eitli dnyalara girip kmalarla, birok
tecrbeler geirmekle ve bu tecrbelerden yararlanmay salamak iin birok cehitler sarfetmekle
yava yava meydana gelir. Ve bir insann drt yandan seksen yana girinceye kadar belirsizce
ykselen hayat gibi bu ykseli de belirsizce olur. nc merhaleye bir nedensellik (causalit) alemi
diyebiliriz. nk bu dereceye ermi olan ruhlar, kendileri veya bakalar tarafndan yaplan ilerin
niteliklerini aratrmaya ve bu yoldan, kainat idare eden Byk Kozaliteye idraklerini biraz daha
yaklatrmaya aday bir duruma girmi bulunurlar. Burada geen hayat daha ok bir kontamplasyon
hayatdr, Fakat bu bizim anladmz anlamda cansz ve pasif bir tefekkr ve derin dnme
(:teemml) haliyle bir tutmamak gerekir. Buradaki kontanplatif hayat, batan baa bir faaliyettir. Burada
ruh, milyarlar ve milyarlarca seneden beri geirmi olduu hayatnn btn gzlemlerini inceden
inceye inceleyerek, onlarn sonularndan edindii bilgilerle en yksek hudut hatlarnda dolat
boyutlu alemi idare eden ilahi yasalarn hikmetine nfuz etmeye alr. nk o, artk boyutlu
alemin eprvlerine veda etmek yolundadr. Gemi gzlemlerin bu incelemesi bizim dnebildiimiz
kadar basit bir i deildir. Burada uygulamal ve kuramsal btn faaliyetler mevcuttur. Biz buradaki
varlklar boyutlu idrak aleminin en son snrnda kabul ediyoruz Ve sanyoruz ki bu merhale
boyutlu realitelerin btn gereklerini idrak etmi onlarn sebep sonu zinciri halinde birbirini izleyen
halkalarnn srlarna nfuz etmi varlklarn meskenidir. Buradaki varlklarn enkarnasyonlar, belki
bizim laykyla takdir edemeyeceimiz yksek sebepler altnda olabilir. Ve bunlarn spatyomdaki
uralar bizim bugnk kategoriler alanmza ya hi girmez veya pek ok eksik olarak girebilir.

Fakat ne olursa olsun, spatyomun btn merhalelerindeki varlklar boyutlu idrakten
kendilerini kurtaramamlardr. Renkler, ekiller hep boyuta ait eylerdir. Duygular, dnceler,
grler ele allar hep boyutlu realitelerin etkisi altndadr. Acaba bu merhale ruh hayatnn son
merhalesi olabilir mi?..

phesiz hayr! drakimizin son merhalesini oluturan bu mntkalardan sonra nasl ve ne ekilde
meydana geldiini belirlemekten aciz bulunduumuz bir geile, daha yksek boyutlu bir aleme intikal
ettiklerini, imdiye kadar alm olduumuz teblilerin incelemesi sonucunda, kabul etmek zorundayz.
Kitabmzn eitli konularnda temas ettiimiz bu aleme, biz drt boyutlu alem diyoruz.

Buradaki varlklarn artk bizim boyutlu dnyamzla dorudan doruya ball kalmamtr. Ve
onlarn bu dnyalarda enkarne olmalar hem mmkn deildir hem de buna gerek yoktur. Artk onlar
baka bir alemin baka kanunlar altnda ve baka realiteleri iinde yaayan ve ebedi ykselmesinde
devam eden baka varlklardr. Ve o mntka bizim btn yeteneklerimizin son bulduu bir yerdir. Fakat
bu yer bize gre yle bir sondur ki hilkatin ebedi ve ezeli varl iinde belki henz bir balang bile
olamaz!..



Dnya, ruhun spatyomdaki sonsuz hayatnn sonsuz uygulama imkanlarn hazrlayan ve bu hayatn
gzelliklerini, glerini sonulandrc unsurlar salayan bir talim ve terbiye messesesidir.

Ruh ve Kinat



137

BENC KONU
E N K A R N A S Y O N

1- Enkarnasyon Nedir?

Enkarnasyon ete girme demektir. Deneysel spiritalizmde, genellikle ruhlarn dnyada bir beden
vastas ile tezahr etmelerine, yani kabaca tabirle bedene girmelerine verilmi isimdir.

Daha nce de sylediimiz gibi, ruhlar spatyomda (:teki alem, ahret) az ok bir sre yaadktan sonra
youn dnyalardan birine inerler. lahi yasalar dahilinde geen bu olay o kadar kesindir ki ruh bu
balln devam sresince kendini o youn alemden kurtaramaz.

Bu irtibat perispri vastas ile olur. Yani ruh, kendi iinde tad etkililii sayesinde perispri vastas ile
inecei dnyalarn maddelerinden, o dnyalardaki youn bedenini kurar. Ve gene ayn etkililiin
devamyla bu bedeni orada bir sre canlandrr.

Enkarne olmu bir ruh mutat yaay ile spatyom hayatndan ok uzaklamtr. O, spatyomdaki
hayatnn (*) aksine olarak genellikle kendi iradesinin dnda cereyan eden youn maddi olaylarla
kar karyadr. Ve ok defa arzularna, eilimlerine uymayan bu olaylar iinde kendi nefsiyle
mcadele etmek zorundadr.

Demek enkarnasyon, spatyom konusunda izah olunan serbest iradeli hayattan geici olarak
uzaklamay ve d iradelerin etkisiyle d alemde cereyan eden olaylarn gereklerine bir sre
uymay zorunlu klan bir sretir. Bu anlamda alndna gre enkarnasyonu tam bir mahpes hayat
olarak kabul etmek gerekir. nk Spatyomun gerek uurlu ve gerek uursuzca cereyan eden
imajinatif iradi faaliyetlerine karlk, dnyalarn irade dnda geen, gerek ruhun spatyomdaki serbest
iradesiyle ve gerek daha yksek varlklar tarafndan ruhun tekaml planna uygun olarak
dzenlenen olaylar iinde, kendi nefsiyle ve arzular ile durmakszn mcadele ederek yaamak zoru
vardr. Bu bilgi bizi u nokta zerinde durmaya sevk ediyor: Dnyada iradenin etkililii olup olmad
hakknda tereddt vardr. Bu tereddt, ruhun spatyom hayatndaki serbest iradi hareketlerine ait
dnyaya getirmi olduu intibalaryla, dnyadaki iradesinin dorudan doruya gerekleemezlii
arasndaki aykrlktan/bakalktan domaktadr.

Dnyada iradenin dorudan doruya gereklemesi sz konusu olamaz. nk dnya
maddelerinin doal artlar buna uygun deildir. radenin dnyadaki vastal gereklemesi, sebep ve
sonular halinde zincirlenen bir sr olaylar iinde gizlenir ve daima az inceleyici olan enkarne ruhun
gznden genellikle kaar.

zetle, dnya hayat bir tecrbe hayatdr ve ruhu baz zorunluluklara katlanmaya sevk eder.
Burada ruhun arzularn gerekletirebilmesi iin iradesini serbeste kullanmasn beklememek gerekir.

Demek dnya hayatndaki olaylar, bizim gene kendimizin spatyomda ihtiyaca gre ve daha
yksek ruhlarn rehberlii yardm ile ana hatlarn tespit etmi olduumuz artlar ve planlar
dahilinde cereyan eder. Ve dnyada bunlardan kurtulup kamak bizim elimizde olmaz. te dnya
hayatnn bir eprv, bir tecrbe hayat olmasndaki srlar burada aramaldr. rademizin dnda geen
btn bu olaylar karsnda muhalif kalan arzularmz ve eilimlerimizle mcadele etmek gerekir.
Dnyalarda reneceimiz eyleri ancak bu sayede renebilir ve ruhumuzu maddi kainata hakim
klacak gleri bu sayede kazanabiliriz.

Ruh ve Kinat



138
Tabiatyla dnyaya bu ekilde yetkinlemek iin gelmi bir ruhun bu ince ve kark ruhsal
mihanikiyetkleri bilmesine ve tek bana uygulamasna imkan yoktur ve burada bizim bilgimiz ve
irademiz dnda olan yksek varlklarn yardmlarndan hemen hemen hibirimizin haberi yoktur. Bu
hususta stadmz bir yerde unu sylyor: Btn hal ve hareketleriniz kendinizden bakalarnn ve
genellikle hamilerinizin eserleridir. lerideki konularda geecek olan iradesel fiilleri buradaki haller ve
hereketler ile kartrmamak artyla bu teblide yksek bir hakikatin mevcut olduunu grmek
mmkndr.

Grlyor ki enkarnasyon batan baa bir okul hayatn hazrlar. Ve insann dnyaya inmesi, orada
zevk, arzu ve kaprislerini tatmin etmesi iin deil onlar yksek idealler urunda, iyi bir ekilde
kullanarak ruhun etkililik alann geniletmesi ve uygulamada yksek, kemale ermi durumlar
kazanabilmesi iindir. Bu uygulama alannn ilk merhalelerini de spatyom konusunda ksaca grmtk.

zetle, kaba bir ekilde diyebiliriz ki dnya, ruhun spatyomdaki sonsuz hayatnn sonsuz uygulama
imkanlarn hazrlayan ve bu hayatn gzelliklerini, glerini sonulandrc unsurlar salayan bir talim
ve terbiye messesesidir. Enkarne ruh renir, dezenkarne ruh yapar. Bu ilke hatrda kalrsa
enkarnasyon srecinin birok esrarl tarafn aydnlatmak kolaylar.

.
Ruh, spatyomda bedenine vermi olduu ekli dnyada deitiremeyecektir.

RUH VE KANAT
(39)

2- Ruhlar Dnyaya Nasl ner?

nceki konularda uzun uzadya yazdmz gibi (*) biz maddenin balangcn ve sonunu bilmiyoruz. Bu
bakmdan ruhun ilk madde ile, yani perisprisi ile ne zaman ve nasl birlemi olduu meselesi
bizim duygu ve dnce imkanlarmzn dnda kalr ve sz konusu olamaz.

Demek dnyamzn fizikokimyasal maddelerine balanacak bir ruh, esasen maddi hayat imkanlarna
sahip, maddesel niteliklere sahip bir varlktr. Bundan dolay ruhun dnyada nasl enkarne olduu
meselesi bu nitelikleri kazandran perisprisinin dnya maddelerine nasl baland meselesidir.

Ruh dnya maddelerine nasl etki eder ve nasl balanr?..

Ruhun tahayyl gc derece derece sptilleen maddelerden ekilleri ve ktleleri kurma imkanna
sahiptir. radesi ile balayan ve iradesi ile biten bu tahayyl sayesinde ruh, kainatn maddelerinden
yeteneine gre, istedii ekli ve ktleyi meydana getirebilir. Yani o, bilmediimiz bir teknikle kozmik
atomlarn hareketleri zerinde etkin olarak atomlarn niteliklerinde baz deiim, dntrmler
meydana getirmek ve bu ekilde onlar bir araya toplamak veya datmak gibi ilemleri yapmak gcne
eitli derecelerde sahiptir ki bu dereceler de onun kemaliyle ortaya km bulunmaktadr.

Esasen maddelerin grn ve olu hallerinde atomik hareketlerinin rol vardr. Bu hareket zerinde
gsterilebilecek etkililikle eitli madde ekilleri ve halleri meydana getirilebilir. Bu hususta stattan
aldmz baz aydnlatc teblileri yazyoruz:

Atomlarn vaziyetleri, maddelerin insanlara gre grn ekillerini ihtilaflandrr. Maddelerin
dnmn (:inkilaplarn) yapan, atomlarn hareketleridir. Ve atomlarn hareket ekilleridir ki
hacimlerindeki eitlenmeleri meydana getirir. Atomlarn ilerindeki titreimlerin byk lekte
Ruh ve Kinat



139
rneini gryoruz: Mesleki gneiniz bu konuda (:bapta) size fikir verebilir. Yani bir merkez etrafnda
dnen bir ok cisimler.. Mesleki gneinizde olduu gibi her yerdeki hareket dnme iledir (:devri).
Dnmeli hareket balca rol yapar. Fakat bu hareketten baka tali bir takm hareketler de stne
katlr ki bu da maddenin biimsel eitlenmesinde (:ekali mutelifesinde) tali haller meydana getirir.
te bu tali hareketlerde eit eit olmalar vardr: Bazen dairesel, bazen helezoni, bazen dz olurlar.
Bir atomun yapt bu eitli hareketler birlemi (:mtemi) bir haldedir. Ve bu hareketlerin bilekesidir
ki maddenin eklini meydana getirir.

u halde bu titreimlerin ekillerini deitirebilecek imkanlara sahip bulunduumuz takdirde
maddeleri daha youn veya seyyal bir hale getirebileceimiz gibi, onlarn ktlesi ve nitelikleri
zerinde de istediimiz deiiklii yapabileceiz. Perisprinin sptillii sayesinde bu glere eitli
derecelerde sahip bulunan ruhlarn tekamllerine yarayacak tarzda maddi ekilleri ve ktleleri
meydana getirebileceklerini tabii grrz. Fakat ruhlar ve zellikle geri olanlar, genellikle bu iin
mekanizmasn bilmezler.

statn bu yolda bizi aydnlatc dier baz teblilerini de yazyorum:

Maddeye olan badan murat, btn maddi faaliyeti yapmak iin ve bu faaliyetleri sayesinde
tekamln salayabilmesi iin ruhun madde aleminde bir sre geirmesidir. Maddi ilgileri (:rabtalar)
salayan vastalar ruhun maddeye olan etkisidir, ruhun maddeye olan etkisi kendi varlnda
tad (:mndemi) bir enerji ile olur.

Ruhun arz zerindeki varl ancak madde ile olan irtibat derecesindedir. Yoksa, maddeden ayrldktan
sonra derecesine gre dnyaya irtibatn muhafaza edebilir. O irtibattan kurtulmu (:halas) da olabilir.

Ruhun dnya maddesine irtibat evvelki celselerden birinde sz konusu olan perispri iledir. Perispri de
gene, ruhun kendi enerjisi ile younlatrd (:tekasf ettirdii) hafif bir maddeden ibarettir.

Evvelce de sylediim gibi ruh, perisprisine istedii ekli verebilir. Fakat bir bedene bal olan ruh,
perisprisini daima o beden eklinde dzenler. Ruhun enerjisinden kan iradesi, daha nce perisprisi
zerine etki eder, nce ona ekil verir, sonra maddeyi onun zerine kurar.

Geen de sylediim gibi her ruh kendisine layk olan perispriyi maddeden alr. Bu madde tam esir
deildir. Ruhun iradesiyle, ruhun yeteneine uygun ekilde younlatrlm (:tekasf ettirilmi) bir
eydir. Perispri, nce de sylediim gibi ruhun ykseklii derecesiyle uyumlu olarak esirden daha
youn olduu gibi daha hafifleir de.

Ruhun tekaml iin bedenine vermek ihtiyacnda olduu mekanizma, ruhun buraya gelmezden
nceki iradesiyle seilmitir.

Bu szlere ilave edecek bir kelime bulamyorum. Yalnz son cmle zerinde biraz durmak istiyorum.
Buradaki fikre gre dnya bedeninde grdmz mihanikiyet, ruhlarn buraya gelmezden nceki
iradelerine aittir. Netekim, ruhlarn bedenlerine verdikleri ekil hakknda da vaziyet byledir. Yani
spatyom, ruhun imajinatif kreasyon yeridir. rade orada gerekleir. Ve dnyaya indikten sonra bu
serbestlik kalmamakla beraber ruhun oradaki iradesi dnyada da gereklemesini gsterir. Aada
statdan vereceimiz pasajlar bu hususta bizi biraz daha aydnlatacaktr.

Demek ruhlar ihtiyalarna uygun bir ekli spatyomdaki bedenlerine, yani perisprilerine, oradaki serbest
iradesiyle verirler ve bu da, belki ruhlarn spatyomdaki en nemli vazifelerinden birini oluturur. Bu ii
yaptktan sonra ruhlar, onu dnyada gerekletirecek artlardan yararlanmann yolunu ararlar ve ona
Ruh ve Kinat



140
gre enkarne olurlar. Yani perisprileri zerine dnya maddelerinden ibaret maddi bedenlerini tedricen
kurmak zere dnyaya balanrlar.

Ruhun btn enerjisini kullanabilmesi, maddi alakalardan kurtulmu / iliiksiz olduu zamandr. Madde
ile bal / ilikili olduu zamanda (ruhun) hakimiyeti devam eder, fakat enerjisi azalmtr.

Bedenin gelime (:nevnema) deiiklikleri ruhun henz bedenle ilikiye gemezden nce gstermi
olduu ilk enerji rndr. Ruh bedenle birletikten sonra gene beden zerinde ksmi etkililiini
muhafaza eder. Buradaki ksmi tabirine dikkat etmelidir.

Demek ruh, spatyomda bedenine vermi olduu ekli dnyada deitiremeyecektir. Fakat onun
bu aczi, maddi hayatn bir zorunluluu olduu gibi tecrbe hayatnn da gerekli bir icabdr. nk
bedenini her an istedii gibi deitirebilen bir ruhun dnyadaki tecrbe hayat ihlal edilmi / bozulmu
olur. Bu husustaki tamamlayc bilgiyi aadaki teblilerden alyoruz:

Bir beden dahilinde bir hayat sresince yaarken ruh perisprisini deitirmek gcne sahip deildir.
Bedenin dnyadaki gelimesi esnasnda meydana gelen srekli deime (:tahavvl), ruhun madde ile
alaka oluturmazdan nceki iradesinin hakimiyeti ile olur. rnein bir insan, olumu olan bedenin
eklini ruhsal etkisi ile deitiremez. Mavi gzl adam kara gzl olamaz. Burnu, eli, aya,
uzatmayalm btn vcudu belli eklini alm bir beden, btn btn kendi eklini deitiremez. Bu ekil
ruhun madde ile olan alakasndan nceki iradenin rndr. Eer herhangi bir sebeple ruh madde ile
irtibatn tamamen veya ksmen bertaraf ederse onun bu ilk enerjisi istikametini deitirebilir. nk,
dediim gibi ruhu, btn enerjisini kullanmaktan alkoyan madde ile balldr (:merbutiyetidir).

Ruhun beden ile dnyada alakasn kesmesi bazen iradesi ile olur, bazen de harici etkilerle olur.
rnein manyetizma olaynda madde ile alakasnn kesilmesi orannda ruhun enerjisinin madde
zerindeki etkililii artar. Yalnz bu srada ruhun madde ile olan alakas tamamen kesilmi olmad iin
enerjisini kullanabilmesi ancak nispidir. nk burada ruh, maddeden, lm dediiniz olayda olduu
gibi tamamen ayrlarak bamszln alm deildir. Bundan dolay rnein manyetizma gibi bir olay ile
ksmen bedenden el ekmi /syrlm bir ruh, bedeni zerinde, tamamen bedeninden el ekmi bir
ruhun yapabilecei etkiyi yapamamakla beraber, bedene bal bir ruha oranla bedenini deitirmek
hususunda daha etkili olabilir.

Ruhun dnyada seebilecei beden ekli, aile, cemiyet ve rk artlar onun keyfine tabi olmayp
tekaml ihtiyalarna cevap verebilecek bir durumda olacaktr. Ruh, btn bu hazrlklarn yapp
bitirdikten sonra plann izmi saylr ve sra o plann dnyadaki gereklemesine gelir. Bu
gereklemenin yaptrm, ruhun spatyomdaki tahayyln dnyada gizli bir ekilde srdren bilinsiz
iradesidir. nk ruh dnyaya inmeye hazr bir hale gelince daha orada iken yava yava maddeye
gmlmeye balar ve bu hal ilerledike onun spatyomdaki serbest iradesi, sylediimiz gibi, gcn
kaybeder. Buna dair elimizde spatyomdaki varlklardan alnm epeyce tebli vardr, ancak bu hal, her
ahsa gre ayrnts deien modaliteler gsterdiinden biz, okuyucularmza kabaca bir fikir
verebilmek iin, bunlardan yalnzca bir iki tanesini yazmakla yetineceiz. Vereceimiz iki teblide
ruhlarn dnyaya inmek iin spatyomdaki hazrlklarna dair baz faydal bilgiler vardr.

. Ruh, ruhani planda gerek kendisinin ve gerek dier ruhlarn tekamlleri iin eprvlerden gemenin
gerektiini anlar. te o anda byk fedakarln yaplmas gerektii zaman girmitir (:hull etmitir).

O, btn gemi enkarnasyonlar hakknda uur sahibidir, son dnya hayatnda neler kazandn,
neler kaybettiini bilir. Burada hakiki bir agoni balar. Ruhta gelecek hayatnn straplar karsnda
mthi bir mcadele kendini gsterir...
Ruh ve Kinat



141

ok zayf bir iki zevkli, ksa anla aralar kesilmi olarak geleceini sezdii tecrbelerden: strapl
evlilikler, ocuklarnn lm, sevgililerden ayrlmak, erefinin krlmas ve belki de krek cezalar gibi
ac sonlarla ruhu dolar, ve kendi nurlu varlnn parlakl kararmaya balar. O zaman barr. Onun
feryad grnen ve grnmeyen alemlerde nlar.

(*) Kainat ve boyut, beden konularna baknz.


Allahm, ben hazrm, yalnz arz zerinde Allahmzn bir neferi olarak kalmama msaade et, ve beni
terk etme, iine seimimle gmldm bu haki cehennemde senin varln beni kurtaracaktr.

RUH VE KANAT
(40)

ok zayf bir iki zevkli, ksa anla aralar kesilmi olarak geleceini sezdii tecrbelerden: strapl
evlilikler, ocuklarnn lm, sevgililerden ayrlmak, erefinin krlmas ve belki de krek cezalar gibi
ac sonlarla ruhu dolar, ve kendi nurlu varlnn parlakl kararmaya balar. O zaman barr. Onun
feryad grnen ve grnmeyen alemlerde nlar.

O zaman hami ruhlar araya girerler. Atalara ait btn nurlu varlklar, yksek mntkalarn gnderdikleri
ilahi nurlar fatal tekaml yolcusunun skntdan kararm bu etrafnda toplanrlar, semavi ahenk
onu kuatr ve takviye eder. Ulvi bir hayranlk annda ruh, kendisiyle beraber tekaml edecek olan
btn planlar ve varlklar gznn nnden geirdikten sonra barr: Allahm, ben hazrm, yalnz arz
zerinde Allahmzn bir neferi olarak kalmama msaade et, ve beni terk etme, iine seimimle
(:ihtiyarmlar) gmldm bu haki cehennemde senin varln beni kurtaracaktr. Bunun ardndan
nisyan (:unutma, unutulma) deryasnn seyyaleleri, astral derya, inmek zere bulunan ruhu kuatr.

Yalnz bunun bir rnek olduunu ve inme hazrlnn her ruha, her ruhun yetenek ve telakkilerine gre
deitiini unutmamak gerekir. Fakat btn bu nanslar ve hatta bariz bir ekilde deien tablolar
iinde sabit olarak her ruhun dnyaya iniinde tezahr etmesi gereken bir hususiyet vardr ki, o da ruhu
yava yava derin bir nisyana gtren ve gittike arlaan bir uyuukluk, bir letarj halinin yerlemesidir
(:teesssdr).

Aada vereceim rnek, ruhlarn br alemden dnyamza inmeye nasl hazrlandklarn A.
Pauchardn gzel sembolik ifadesiyle bize gstermektedir:

Biraz bu bahsedeceim yer, bir Alemdir, bu, ruhlarn arza inmezden evvel bulunduklar bir Alemdir.

Ruhlar daha imdiden orada bir ocuk haline girmilerdir. Bu, sizin astral dmeye alk olduunuz
alemlerden birisidir. Fakat buras ruhlarn lm mteakip geldikleri yer deildir.

Birincisinde ve dierinde Hayat Dalgalar birbirinin aksine cereyan eder. Dnyaya dnen Yoldaki
Alemlerde zahiri bir klme vardr. Burada ruhlar ocuk manzaras arz ederler..

Benim iim bu, doumdan nceki plandadr Benim vazifem henz ok mtevazdr. Ben ocuklara
nezaret etmek (:bakma, gzetme; ynetim, bakanlk) ve onlar son merhalelerine ulatrmak
vazifesiyle ykmlym.

Ben onlarla oynuyorum. Ve onlara retiyorum.
Ruh ve Kinat



142

Burada biraz duracam: Pauchardn ifadesinde kullanlan bza tabirleri yanl anlamamak /
yorumlamamak gerekir. Buradaki oyun ifadesi de byledir. Bu ifadenin yksek eitimsel bir anlam
vardr.sYoksa bundan Pauchardn, can skntsn defetmek iin oradaki oluk ocukla oynamaya
kalkmas anlam kmaz. Netekim bizim gzmzde anlamsz grnen birok oyuncaklarn da
ocuklar iin ok nemli retici deerleri olduunu biliriz. Devam edelim:

Biraz benim kafilemden size bahsedeyim mi? nce buna benim kafilem demek biraz iddial oluyor!
Gerekte o kafile YKSEK ve ok ESRARENGZ bir varlk tarafndan sevk ve idare edilmektedir.

Burada Pauchardn bahsettii bu VARLIK spatyom konusunda belirttiimiz yksek alemlere ait
varlklardan biri olmaldr.

Onun tabiat btn ocuklarnda denize benzer bir izlenim brakr. Bu izlenim:

*Snrszlk

*Varlmayan bir dipsizlik

*Ve daima byk hareketlilik

fade eden bir varlk izlenimidir.

Byle bir varln ocuklar nasl haki bedenin balar iinde tutunabilecekler?!...

Ben sevin iindeyim. Ve ayn zamanda ocuklarmn ekecekleri straplar grerek alyorum.

Sevin ve strap Hayat arksnda babaa gider. Bu, iyidir. Y!

Bunun iyi olduu grlnce hazrlanlmtr Hazrlannca Hayat arksn iyi teganni etmek iin bir
daha Dnyaya dnmek mecburiyeti yoktur. Fakat eer istenirse, bu yaplr.

Buradaki Hayat arksndan murat, ruhun aktif hayatn kuran ahenkli olaylar toplamdr
(:mecmuasdr). Ruh, bu arky iyi teganni etmesini renmek iin dnyaya inmeye mecburdur. nk
bu iin yeri burasdr. Bu arkda hzn ve nee, ahenkli bir ekilde birlemitir. Btn marifet, bu
ahengi grebilmekte ve arky Y teganni etme yeteneini elde etmi olmaktr ki bu da bir ok ac tatl
tecrbeler geirmekle mmkn olur. Bu salandktan sonra artk, Pauchardn dedii gibi, dnyaya
gelmek mecburiyeti kalmaz. Devam edelim:

Bazen benim byle hazrlanm bir ocuum oluyor. Fakat buna ramen o da inmek istiyor. Bu hali
grmek ok gzeldir.

Gerekten olgun bir hale gelmi ruhlar da baz vazifeler grmek iin arzularyla dnyaya inerler. Ve bu
vazifeler insan heyecana getirecek yksek bir sevginin tecellisidir. rnein btn dnyadaki tecrbe
hayatn straplaryla bitirmi ve spatyomun parlak mntkalarna ykselmi bir ruh, dnyadaki zalim,
sert kalpli bir kardeinin kalbini yumuatmak ve bu ekilde gerilik felaketinden kurtaracak hamleyi ona
kazandrmak iin dnyaya, o zalim kardeinin yanna sakat (:alil), aciz, sefil ve acnacak bir beden
iinde inmeye raz olur. Geri bu hal, bize gre tahamml edilmez bir fedakarlk gibi grnebilir. Fakat
olgun ruhlar iin bu hibir ey deildir. Bu hususta stadmzdan alm olduumuz bir teblii de sras
gelmiken yayyoruz:
Ruh ve Kinat



143

Soru: Yetkinlemi ve ykselmi bir ruh vazife gereiyle dnyaya gelirken kusurlu bir beden alabilir mi,
alrsa bunun sebebi nedir?

Cevap: Demin sylemitim, ruh yapmak istedii vazifeye en uygun ekli seer. Bundan dolay,
mtevaz ve merhameti ekmek maksadna uygun ise ona uygun bir beden oluturur.

te A. Pauchardn bahsettii hazrlanm ocuk, stadn sznde geen bu olgun ruhlardan birisidir.
Pauchardn tebliine devam ediyorum:

Btn benim ocuklarm gzeldir. Fakat onlarn hepsi henz renklere sahip deildir. Onlar saftrlar ve
effaftrlar. Oralarnda buralarnda bu renkler azdr. Bazlarnda ise daha oktur. Fakat hazrlanm
olanlar etraflarna muhteem bir renk gam yayyorlar. Bunlar meleklerden daha gzeldirler

ocuklarm benden daima zlerek ayrlrlar. Ben onlar annelerine ilka ederken (:brakmak, koymak,
atmak) buradaki balarmz mhrlemek iin her birine eitli hatralar veririm: Bazsna iir veririm:
Dierine musiki. tekine bir peri masal. Bakasna, hrriyet ihtiyac uyandrmak iin, bir hapishane
odas. Ve btn kalplere evrensel sevginin tohumunu ekerim.

Bu iki rnekte geen ini hazrlna ait bilgiler bize, ruh hayatnn bu ksmna ait sonsuz modaliteler
hakknda ilkel bir fikir verebilir. u halde ruhlarn dnyaya girii, oradan k kadar ahsa gre deien
sonsuz zellikleri ieren haller iinde olur.

3- Dnya Maddelerine Balan

Ruh iddetli bir cazibenin etkisiyle, enkarne olaca muhite ve maddeye doru uursuzca ekilir. Bu
hal, perisprinin younluu orannda artar. Bu maddeye balan hakknda elimizde her bakmdan bizi
tatmin edici gte bir tebli yoktur. Fakat perakende olarak topladmz bilgilerle bu hususta baz
eyler dnebiliriz. Herhalde insan varlna ait bilgilerin daha dier birok yerlerinde olduu gibi bu
ksmnda da birok incelemelere ihtiya vardr.

Denilebilir ki maddeye balan, ruhun uursuzluu iinde meydana gelir. Adeta dnyada kalbimizin,
midemizin, ve dier i organlarmzn bizden habersiz olarak meydana gelen hareketleri gibi ana
rahmindeki cenine de balanmamz uursuzca ve sessizce olur. Ruh bylece, mihanikiyetini henz
laykyla bilmediimiz bir tarzda dnya bedenini kurmak zere onun en ilkel haline perisprisi ile nfuz
eder. Artk o andan itibaren o, bu bedene balanm bir halde tespit edilir ve dnyann fizikokimyasal
olaylarna tabi olmak zorunda kalr.

Burada akla bir soru gelebilir: Maddi engel tanmayan, fizikokimyasak mekanda yer tutmayan, ve
mevcudiyetini hibir maddi vasta ile belli etmeyen ince ve seyyal bir varlk nasl olur da bir dnya
bedeninin fizikokimyasal kaba maddeleri iinde hapsolup kalabilir?
....................................................................................................................................................................
.......................................
Beden, birbiriyle alakalanm titreimlere sahip, ahsa zg madde unsurlarndan olumu kompleks
bir varlktr.

RUH VE KANAT
(41)

Ruh ve Kinat



144
Burada akla bir soru gelebilir: Maddi engel tanmayan, fizikokimyasal mekanda yer tutmayan, ve
mevcudiyetini hibir maddi vasta ile belli etmeyen ince ve seyyal bir varlk nasl olur da bir dnya
bedeninin fizikokimyasal kaba maddeleri iinde hapsolup kalabilir?

Bu sorunun cevabn vermezden nce baz eski bilgilerimize mracaat etmeyi faydal gryoruz. nce
unu hatrlatalm ki bedene balanan ruh deil, ruhun da kendisine bal olduu perispridir. Halbuki
perisprinin bedene dorudan doruya balanmadn,ancak sinirsel seyyaleler dediimiz maddelere
benzer bir takm arac ince maddelerle balanm olduunu beden konusunda sylemitik. Hatta gene
orada, dnyaya inmek zere hazrlanm olan perisprinin, fizikokimyasal maddelerle alakalanabilecek
kadar doal halinden ayrlp younlatn da belirtmitik. Perispri ile beden arasnda mevcut olan ba,
hi phesiz sinirsel seyyaleler ile, bilmediimiz dier seyyal etkenler arasndaki titreimlerin ahengi ve
kaynamas yolu ile salanmaktadr. Alm olduumuz tecrbelerin neticeleri bizi byle bir fikrin
kabulne sevk ediyor.

Bir maddenin dier bir maddeye baka maddelerden daha yakn ve zel bir alakasnn olduunu
biliyoruz. nceki konularda bizi bu meseleye yaklatran szler gemiti. (*) rnein, iki albmin
trnn birbirine kar olan zel alakasndan ve hatta sanayide, tpta, adli ilerden bunlardan
yararlanldndan sz etmitik. Fakat bu alaka bizim kaba bilgimiz ve inceleme vastalarmz ile
belirlemi olduumuz snrlandan daha ok kapsamldr. Bu suretle organizmann ayakta durmasnda
kullanlan maddi alakalarn zellikleri yalnz trler, cinsler ve fertler arasnda deil, hatta bir ferdi
oluturan eitli organlarn en kk unsurlar arasnda da mevcuttur.

Demek beden, birbiriyle alakalanm titreimlere sahip, ahsa zg madde unsurlarndan olumu
kompleks bir varlktr. yle ki, rnein Ahmetle Mehmetin ayn organlarnn ayn yerlerindeki iki hcre,
kaba fizikokimyasal haliyle ayn olduu halde henz inceden inceye ayrt edemediimiz biyolojik nitelik
bakmndan ayr ayr eylerdir. Yani, birisi Ahmetin bedenini ihya eden ahsi hayat titreimleriyle, dieri
de Mehmetin bedenini canlandran ve Ahmetinkinden ayr olan hayatsal titreimlerle ayarlanm bir
haldedir. Bu titreimleri biyolojik veya metapsiik yntemlerle kontakt haline getirip birbiriyle
alakalandrmadka Mehmetin hcresini Ahmetin bedeninde ve Ahmetinkini de Mehmetin bedeninde
barndramayz.

Btn bu mlahazalardan anlalyor ki, bir ahsn bedenini yalnz o ahsa zg, niteliini henz
bilmediimiz, bir takm titreimlerle alakalanm maddi unsurlardan bileik bir btn halinde mtalaa
edersek, perispriyi bedene balayan ve bedeni oluturan unsurlar arasndaki sinir seyyalesi, s
dalgalar, manyetik dalgalar vs dier bilmediimiz ince maddeler gibi arac unsurlar da bu genel ve
ahsi titreim ahenginin etkisi altnda grmemiz gerekir. Bu hali manyetizm deneyleriyle mspet bir
ekilde incelemek mmkndr: Btn manyetizrler bilir ki:

Evvela, smnambl haline konmu bir sjeye manyetizreden baka hibir kimse dorudan doruya
dokunamaz. Manyetizm diliyle kontakt denilen ilem yaplmadan, yani somnamble temas edecek
insann eli tarafndan sje ile temas haline getirilmeden, yabanc insan smnamble dokunursa sjede
tehlikeli neticeler dourabilecek korkun ve iddetli az ok deien bir takm ihtilalar (:titreme,
arpnma, arpnt, seyrimeler) balar. Ancak bu kontakt ileminden sonra o kimse sjeye zarar
vermeden dokunabilir. Fakat sje nc bir ahsn temasna kar gene yabanc kalr. Bunun iin de
ya manyetizrn veya ikinci ahsn sjeyi bu nc ahsla kontakt haline getirmesi gerekir.

Burada ne oluyor, neden sje kontakt halinde bulunmad kimselerin temaslar karsnda
etkileniyor?..

Ruh ve Kinat



145
imdi uzun uzadya izahna gerek grmediimiz bir sre ile manyetizr, sjesini manyetize ederken
onun ahsi titreimleriyle kendi titreimlerini ahenk oluturacak duruma, bilmeden, koymutur. Ve
esasen somnamblizm halinin olumasnda gereken artlardan birisi de budur. Dier taraftan manyetik
uyku halinde bedeninden az ok ayrlm sjenin perisprisi, uyank halde olduu gibi, dardan gelen
kaba fizik titreimleri frenleyerek perispriye gnderici bir bedenin koruyucu etkisinde mahrum
bulunmaktadr. te sje zerinde meydana gelen bu sarsntl tezahrler, onun uyumlu olmad d
titreimlere kar fevkalade hassas perisprisinin dorudan doruya o titreimlerle temasndan ileri
gelmektedir. (*) Bu hali, evvelce bahsettiimiz (**)alerji veya anafilaksi olaylarna benzetebiliriz. Fakat
daha yksek bir tertipte dnmek artyla.

Sonra, manyetik smnambl yalnz operatrden, yani kendisini manyetize edenden gelen szleri duyar,
dierlerinden gelen szleri duymaz. Bakalarnn szlerini duyabilmesi iin onun mutlaka operatr
tarafndan o kimselerle kontakt haline getirilmi olmas getirilir. Yukardaki izahmz bunun da sebebini
anlatr. Demek insann maddi varln kuran ince seyyaleler, kaba fizike nitelikleri aa yukar bir
olan, eitli insanlardan km ayn seslerin titreimlerini, fizik bedenden daha yksek bir hassasiyetle,
ve hatta onlardan bazlarn hi duymamak suretiyle birbirinden ayrt ediyor.

Ve nihayet, gene manyetizr bilir ki, sje ile operatr arasnda byk bir yaknlk vardr. O kadar ki,
somnamblizma esnasnda manyetizr sjesini o halde brakp uzak birr mesafeye giderse somnambl
bundan etkilenir ve rahatszlk duyar. Bunun da sebebi, arada kurulmu bulunan titreim ahenginin
dourmu olduu balardr.

Bunlardan ne kar?...

Perispri arac hayatsal unsurlarn yardm ile tedricen bedenini kurmutur. Bunun anlam udur: Ruh,
kendine zg titreimlerle ayarlam olduu perisprisini kullanarak dnyann maddi titreimleri zerinde,
fizikokimyasal yasalarn gereklerine gre ve tekaml gayelerine uygun bir yolda etkililik gcn tecelli
ettirir. Daha ksa bir ifade ile syleyelim, ruh, bal bulunduu perisprisinin titreimlerini, arac
titreimlerle, bedenin titreimlerine balamtr. Yukardaki manyetizm hikayesinde sylediimiz,
operatrle sjesi arasndaki geici ve arzi titreim alakasndan, daha sk ve ayrlmaz balar meydana
getiren perispri ile beden arasndaki bu birlemeyi alelade anlamda, bir eyin kapal bir kap iinde
hapsolup kalmasna benzetmemek gerekir.

Perispri dnyann en yksek maddi unsurlaryla alakalanabilecek kadar spatyomda younluk oraya
kardktan sonra, adeta arzn bu yksek maddelerinin cazibesine kaplarak onlardan bazlarna
balanr. Yani onlarn titreimiyle kendi titreimlerini birletirir. Ve canlandraca hayati maddi unsurlar
bu titreimler etrafnda toplamaya balayarak kendi zel bedenini tedricen kurar. Grlyor ki, btn bu
unsurlar birtakm uyumlu titreim kompleksleriyle, ayrlmayacak tarzda birbirine kenetlenmitir. Ve, ya
perisprinin titreimleri her hangi metapsiik bir yoldan bilinen harici deimelere maruz kalmadka,
veya bedenin titreimleri; hastalk uyku vs. gibi patolojik ve fizyolojik artlar altnda bilinen eklini
deitirmedike yani mutat d zoraki hallerden birisi meydana gelmedike, zetle perispriye ait
titreimlerle organik titreimler arasnda daimi veya gelip geici oranszlklar olmadka, perispri
bedenden ayrlmaz.

te ruhun bedene ball ifadesinden anladmz anlam budur. Btn bu titreimleri sevk ve idare
eden varln ruh olduunu ve bunu kendi tekaml ihtiyalarna gre ve kudreti derecesinde
yapabildiini unutmamalyz. Btn bu ileri ruh, nceden beri sylendii gibi spatyomdaki serbest
iradeli imajinatif faaliyeti ile yapar.

Ruh ve Kinat



146
Ruhun bu imajinatif faaliyetiyle gerekleen etkililii, dnyadaki hakimiyeti, kendinden daha gl bir
engele rasgelinceye kadar devam eder. Bu devam hali, adeta belli gayesine varmak zere kurulmu bir
otomaztizm tarznda cereyan eder. Bu hususta insanla hayvann fark yoktur. Dnyaya bylece inene
ruhun, daha spatyomdayken yava yava kararmaya balayp dnyaya ilk inite tamamen kapanan
uuru, doumdan ancak bir sre sonra ve gene yava yava almaya balar. Bu al orannda
insanlarla hayvanlar arasnda olan mesafe geniler. uurun, dnyadaki al, spatyomdaki
alna benzemez. Burada, dnya yasalarnn maddi gereklerine uymak ve onlarn snrn tecavz
edememek zorunluluu vardr. Bundan dolay ruh, spatyomdaki melekelerinin pek ou tamamen
kaybolmu ve geriye kalan da deimi ve fakirlemi bir halde dnyaya uyanr.

(*) nsan ilminin inceleme vastalar ve beden konularna baknz.
(**) Manyetizm ve spiritizmin gerekli olan teknik konularnn mtalaasna ait yaynlamaya alacamz
fenni eserlerde bu olaylar ve benzerleri zerinde ayr ayr durulacaktr.


Bilgi ve grgs pek artm olan, duygular iyice gelimi bulunan insanlarn realiteleri aa
tabakalardakilerin nfuz edemeyecekleri kadar zengin ve kapsamldr.

RUH VE KANAT
(42)

4- Dnya Bedeninin Olumas

Bedenin ekli, tekaml planna uygun olarak ruhun hakimiyeti altnda meydana gelir. Maddi beden
ekilleri, ruhun dnyada geirecei tecrbelere uygun bir durumda olmaldr. Demek bedenin ekli,
ruhun halihazrdaki ykseklik derecesiyle uygun olmayp, onun dnyaya inmekteki maksatlarna uygun
bir halde bulunur. Bundan u kar ki, genellikle yapld gibi, bir insann ekil ve suretine bakarak o
adamn ruhen ykseklii derecesi hakknda mspet veya menfi hkmler karmak doru olmaz.
Burada bizim takdir yeteneimizdeki eksiklik bir yana, yukarda sylediimiz sebepten dolay esasen bu
ite bir isabetsizlik vardr. statlardan aldmz tebliler bu hususta bize ok eyler retiyor.
Bunlardan bir kan yazyorum:

Bir insann yzne, yakkllna veya d ekline bakp o adamn ruhsal kemali hakknda az ok bir
fikir edinmek meselesinde iki ekilde yanlabilirsiniz. Biri, sizin herhangi bir kanta dayanarak bir sonu
karmanzdaki hata ihtimali. Dieri, o, d manzarann geree uymama ihtimali Bu d manzara her
zaman sadk bir kant saylamaz. nce buradaki uyumluluk ve uyumsuzluk, sizin hkmlerinize tabi
kalyor. Sonra, esasen ruhun d grnts ile i yzndeki hviyeti arasnda mutlaka mutabakat
vardr, denilemez. rnein, verdiiniz rnekteki gibi, pehlivan klkl, dev csseli bir adamda ince ve faal
bir ruh ve ona karlk narin, zayf yapl insanlarda da durgun ve kaba bir ruh bulunabilir.

Yine, bedende mutlaka ruhun belli kusurlarn ifade edici belli ayplar grnmez. Ruhun beden eklini
semesindeki nizam doa yasalarnn altnda (:tahtnda) cereyan eder. Fakat doa yasalarnn, sizin
kavrayamayacanz kadar kapsaml ve mulak (:g anlalr; aprak; kapal; anlalmaz) olduunu
da hatrlaynz.

Ruh, istedii kalb kendi iradesiyle seer. Bundan dolay ruhun herhangi bir hayatnda iledii kusurun
karl olarak kendi bedenini o yolda semi olmas da beklenir. Yalnz her kusurlu bedende mutlaka
kusurlu bir ruh bulunduuna hkm vermemelisiniz. Yine her kusursuz ruhun mutlaka kusurlu bir
bedene girmesi kural deildir.

Ruh ve Kinat



147
Ruh, kusursuz bir hale geldikten sonra dnyaya ancak vazife ile gelir. Ve bedenini o vazifesine en
uygun olacak ekilde seer. Bundan dolay, mtevaz ve merhameti ekme maksadna uygun ise ona
uygun bir beden oluturur.

Bu ifadelerde ne byk hakikatler var!... nsan varl ve mukadderat hakkndaki bilgilerimiz arttka bu
szlerin anlamndaki zenginlie nfuz etmek mmkn olacaktr. nk insan bedeninin kurulmas,
bizim yzeysel ve maddi grlerimizden daha yksek ve esasl sebeplere baldr ki biz onlar ancak
derin bir incelemeden sonra anlayabiliriz.

nc Ksm
BRNC KONU

REALTE
1- Realite Nedir?

Bu konunun mtalaasna balarken realitenin tarifini mmkn olduu kadar iyi yapmak ve bu kelimenin
ifade ettii anlam iyice tespit etmek gerekir.

Realitenin muhtelif tanmlar arasnda en kapsaml olan stadn tarifidir: nsanlar iin realite, hislerinin
ilgili bulunduu mevcudiyete kani olmalardr.

Bu tarifte unsur belirginleiyor:

a- Bir mevcudiyet,
b- Bu mevcudiyetle alakalanm insan duygusu ve
c- nan.

Demek, realitenin insanlar gzndeki deeri baz artlara baldr. Ve bu artlar her an herkeste deiik
olabilir. O halde nemli olarak tespit etmemiz gereken ilk fikir, insanlar iin olan realitelerin Mutlak
olmayp nispi deerlere sahip bulunmalardr.

Ruhun duygusu her ykseklik mertebesinde bir deildir. Ruh yetkinletike duygu yeteneklerinde
nceki ile kyas edilemeyecek derecede gelimeler olur. Bu da onun dier varlklarla olan alaka alann
geniletir. Yani yksek bir ruhun duygu alannda nispeten daha ok mevcudiyetler ikamet eder.

Bundan baka tekaml gerei olan tecrbe ve grgnn artmas da, duygu alanndaki mevcudiyetler
hakknda daha kapsaml bir tetkik yapmak ve bilgi ortaya karmak imkann artrr ki bu da ruhta bir
inan halinin domasna yol aar. Btn bunlardan, ruhlar ykseldike realitelerinin genilemesi
zorunluluunu karabiliriz.

Duygusu az, fikri dar bir budalann; tecrbeli ve bilgili bir insana gre duyup inanabilecei
mevcudiyetler pek snrldr. u halde byle bir budalann realite alan adamakll dar olacaktr. Yalnz
burada sz konusu olan inan, hibir duyguya ve mevcudiyetle ilgili bulunmayan kr bir imandan
ayrdr. Ve eer byle bir iman hakikaten realitenin dayand unsurlara dayal bulunmuyorsa realite
alan dnda kalr.

Buna karlk, bilgi ve grgs pek artm olan, duygular iyice gelimi bulunan insanlarn realiteleri
aa tabakalardakilerin nfuz edemeyecekleri kadar zengin ve kapsamldr. stat bu fikri aadaki
rnekle ok gzel izah ediyor:

Ruh ve Kinat



148
Ruhun kabiliyeti orannda realiteler deiir. Ruhlar ykseldikleri oranda realiteye sahiptirler. Kendinizi
bir ovada farzediniz. Orada ufkunuzu snrl grrsnz. Fakat yksek bir tepeye ktnz farzediniz,
yukar, zirveye doru ktka daha bir ok eyler grebilirsiniz.

Bizim btn bilgilerimiz izafi deerlere dayanr. Felsefedeki, sosyolojideki, ahlak bilgisindeki, ilimdeki ve
sanattaki grlerimizde Mutlak deerler aramak caiz olmaz. stat: Sizin ancak maddi vastalarnz
orannda bilgileriniz vardr. Vastalarnz dndaki bilgilerde muhakemeniz i grmez. Diyor. u halde
esasen byle snrl bir bilgi ile, Mutlak Realiteden bahsetmeye imkan yoktur.

Mutlak Realite ancak Halika mahsustur. Biz ne kadar ykselirsek ykselelim bilgi ve duygularmzn
Mutlak Kymete varabilmesi sz konusu olamaz. stadn aadaki szleri bu fikri mdafaa etmektedir:

Mutlak Realite Halik Hakknda dnlebilir. Nispi realitenin Mutlak Realite karsndaki deeri sfrdr.
Yani nispet kabul etmez. Ancak birbirine gre deer kazanan izafi realiteler, en yksek derecelerinde
dahi hibir vakit Mutlak Realite Kymetini alamazlar. Bu, uluhiyet kazanmak olur.


Dnyamzda aldanmaktan kendimizi hibir zaman kurtaramayacaz.

nsann realite alan ne kadar darsa o kadar fazla hata yapma ihtimali vardr.

RUH VE KANAT
(43)

2- Realite le Verite Arasndaki liki

Verite nedir? Verite ile realite arasnda nasl bir iliki olabilir? Bu sorunun cevab zerinde imdiye
kadar uzun uzadya durulmamtr.

Bu kavram karlatrmak iin nce onlar ayr ayr tarif etmek gerekir. Realiteyi tarif ettik. imdi de
gene en iyi ve tatminkar bulduumuz stadn verite hakkndaki tarifini veriyoruz: Verite, dncenin
nefslemre uygunluudur. Buradaki nefslemirden maksat, Allahn yasalar neticesindeki vaziyettir.

Tarifi biraz genileterek ifade edelim: Allahn yasalar neticesindeki duruma uygun, ruhun dnme
yeteneini kulland btn mevzular veritedir. Buna gre, realite ile verite arasndaki fark ve ilikiyi
ylece dnebiliriz: Evvela her reel olan ey vire (vrai) deildir. Yani insann duyup inand bir
mevcudiyet Allahn yasalar neticesindeki vaziyetlerden birisine ya uyar veya uymaz. Eer uymu ise o
ey viredir, uymam ise bir hataya dlm olur. te hatann tarifini de buradan gzelce kartabiliriz.
Bu szm bir rnek ile izah edeyim: A+B=S diyorum, bu neticeye ve ilkeye ben mahedemle
inanmmdr. Bundan dolay bu benim iin bir realitedir. Fakat bu realitemin bir verite olup olmad
ayr bir meseledir. Yani, bu realitemin verite olmas iin tabiat yasalarnn neticelendirdii bir duruma
uygun olmas gerekir.

nsanlar evvelce gnein arz etrafnda dndne inanyorlard. Bu onlar iin bir realite idi; fakat bugn
anlyoruz ki bu bir verite deildir. nk bu inan, doa yasalarna uygun dmyor. Fakat acaba arzn
gne etrafnda dndne dair olan bizim bu gnk realitemiz bir verite midir? Belki evet, belki de
hayr. Fakat ileride sz konusu edeceimiz gibi insanlarn ykseldike daha az hataya deceklerini
kabul ettiimizden, bizim bugnk realitemizin gemi zamanlardakinden daha ok veriteye yakn
olduunu syleyebiliriz. Ve elimizdeki inceleme vastalarnn nispeten bu gnk mkemmeliyeti de
ayrca bize bu dnce hakkn verir. Demek realitelerimizin verite olup olmadn kesin bir dille iddia
Ruh ve Kinat



149
etmekten de aciziz. Esasen btn ilimdeki aratrmalarmzn, teknik aralar yetkinletirmekteki
gayelerimizin hedefi de kendimizi bu aczden mmkn olduu kadar kurtarmaktr. u halde
dnyamzda aldanmaktan kendimizi hibir zaman kurtaramayacaz. Netekim stat bunu u
kelimelerle ifade ediyor: Hata ihtimali daima mevcuttur. Dncenin nefslemre uygun olup olmad
noktas aslnda ya gerekten gereklemitir, veya gereklememitir. Gereklemi ise viredir.
Gereklememi ise herhangi bir hatadan birine dm olursunuz.

Biraz da dnyamzn maddi hayatnda kanlmas mmkn olmamakla beraber insan tekamlnde
deerli ve gerekli bir rol oynayan hata konusu zerinde durmamz faydal olacaktr.

3- Hata, Dnyadaki Tekamln Deerli ve gerekli Bir zorunluluudur.

Hata kelimesinden anladmz anlam yukardaki fikirlerden karlabilir.Burada zerinde duracamz
nokta, hatann gerek ve deeri, ve ondan kanlmasnn mmkn olup olmaddr.

Biz yksek gereklerden dem vururken ok defa yanlmakta olduumuza dikkat etmeyiz. Bir
mnakaada herkesin hakk ve hakikati kendi tarafnda grmesi ve mcadelelerin, kavgalarn kmas
hep bu gafletin ortaya neticesidir. Herkes veya her gafil, Mutlak Realiteye ulam gibi iddiaya giriir ve
bundan da hakikatin en yksek tahtna oturduunu zanneden dini, felsefi, ilmi, sosyolojik, ahlaki vs.
ekol sahipleri meydana kar. Btn bu ekolcler aralarnda bouurlarken dnmezler ki hi birisi
inannda Mutlak Realiteye ulam deildir ve hepsinin az ok hatal taraf vardr. Fakat iin asl zorlu
taraf udur ki hangi efin, hangi noktada dierinden daha ok hakikate yakn bulunduunu takdir
etmeye az ok yarayacak ller de herkesin kolayca kullanp uygulayabilecei eyler deildir. Bu hal
bir ok aldanmalar ve bu aldanmalar neticesinde doacak nemli ve kark bir sr yararl olaylara yol
aar.

nsann realite alan ne kadar darsa o kadar fazla hata yapma ihtimali vardr. Bundan dolay,
denilebilir ki en ilkel bir duygu ve dnce ile yaayan bir insann hkmlerinde ve inanlarnda hemen
hemen yok denecek kadar az isabetler vardr. stat diyor ki: Aa derecedeki ruhlar iin olan
realitelerde, daha yksek derecelere oranla hata ihtimali daha fazladr. Ruh ykseldike bu ihtimal
azalr. Fakat hata ihtimalinden kurtulmak bizim gibilere de myesser olmaz.

u halde ruh madde aleminde ne kadar ykselmi olursa olsun asla hatadan uzak (:salim) deildir. Bu
hata, oran bakmndan geri ruhlarnkine gre azdr, fakat tamamen yok deildir. stadn aadaki
szleri bu fikri tamamlar:

Yksek seviyelere ktka ufku ruyet (:grme, bakma, grlme; idare etme, evirme, yneltme;
aratrma) geniler, hata ihtimali azalr; bunun ikisi de bir gider. Fakat -sadece dnyada deil!-
maddeye bal kaldnz srece, aralarnzn eksiklii iinde kaldnz srece, hatta demin sylediim
gibi bizim dereceye gelenlerin bile hatadan salim kalmalar ihtimali yoktur.

Bu szlerin hakiki deerini takdir edebilmek iin stadn tekaml derecesi hakknda az ok bir fikir
sahibi olmak gerekir. Konumuz bu olmad iin bu nokta zerinde durmayacam. Ancak u kadarn
itiraf etmek zorundaym ki yllarca sren tecrbe hayatmzn devam sresince stadn igal ettii
mertebe bizim btn duygu ve dncelerimizin stnde kalm ve takdir imkanlarmz amtr.
Burada yanlyor muyuz, doru mu dnyoruz bilmiyorum. Yalnz bugn benim iin realite olan ey
udur ki bizim u anki yeteneklerimiz bu yksek planlardaki kimselerin kemal mertebelerini takdir
etmeye uygun deildir. Buna ramen stadn birok kereler: Bizler de hatadan masun deiliz.
demesi bizim iin, belki ok kimselerin henz kavrayamayaca ok manalar ierir. Aadaki
tebliler de ayn fikirlerin ayrntlarn verir:
Ruh ve Kinat



150

unu biliniz ki dnyamzda ne kadar yksek olursa olsun hatadan salim bir fert yoktur. Her
zaman baz eylerin hatal taraflar olduunu gz nnde tutunuz. Zlal (:ar, hafif, tatl, gzel su) gibi
hakikate desteres olmay beklemeyiniz. Btn hakikati anlayamazsnz.

Hatta dnyann ar hayatndan kurtulmu fakat henz btn maddi balarn zememi varlklarn
bile hatadan salim olmayacaklar dnlrse bizim gibi dnyann iinde yaayanlarn hatadan muaf
kalacaklarn farzetmek gln bir i olur.

Hata, zellikle dnyamzdakilerin kemal yolunda geirecekleri tecrbe unsurlarndan birisi saylr.
Tecrbe ve hata birbirini yrtr ve btnler. Bundan dolay hatadan masun bir tecrbe hayatnn
anlam yoktur. (*) Her hakikati kolayca ve cehit gstermeden hataszca elde edebileceimize
inandmz anda faaliyetimiz durur. Halbuki insann madde kainatndaki varl, maddeler
zerindeki etkililiini artrmak iindir ki bu da ruhun faaliyetini kullanmaya almasyla mmkn
olur. Cehit gstermek ihtiyac duymayan bir ruh, atalete mahkumdur ve bu hal, ruhta bulunan etkililik
melekesiyle asla uzlatrlamaz. Halbuki insann cehdini kamlayan ve srdren en nemli etkenlerden
biri de aldanmalar neticesinde meydana gelen vaziyettir. imdi vereceim tamamlayc tebliler bizi bu
alanda daha ok aydnlatacaktr: (**)

Siz dnyada gereklere nasl glkle eriebiliyorsanz, o kadar glkle bu ahret olaylarna
(:havadisine) eriebilirsiniz. Yoksa dnyadaki kurallara aykr hareket edilmi olur nk dnyadaki
mesaide bir ok aldanmalar vardr.

Unutmaynz ki sizin dnyanzda her ey, bir almann, bir cehdin rndr (:mevlududur). Nasl
aleminizde her istediiniz eye zahmetsiz eriemiyorsanz ve onlara engelsiz, hatasz ulaamyorsanz
buradaki mesainiz de tpk onun gibidir.

Siz, dnyanzdan km deilsiniz. Sizi himaye eden ruhlar da sizi hataya sevk edebilir. Ta ki
dnyanzdaki kurallarn tersine hareket etmeyesiniz. Bu son cmle hemen fikirleri altst edebilir.
Netekim ilk iittiimiz zaman bizde de ayn eyi yapmt. nk insann hamileri, yardmclar
tarafndan hataya sevk edilmesi fikri, byle bir dnce tarzna henz almam olanlarn zihnini
kartrp bulandrabilir. te biz bu teevv hali iinde stada yle bir soru sorduk: Bu son cmleyi
biraz daha izah edebilir misiniz?

Fakat aldmz cevap tatminkar olmutu. Ve imdiye kadar zerinde durduumuz fikrin iyi bir zetini
vermektedir: Siz dnyasal yasalara tabisiniz. Bu yasalarn hkmlerinden sizi kurtarmak lehinize
olmaz. Bundan dolay cehitsiz, hatasz sizi her hakikate eritirmek sizin lehinizde deildir.

Bu szlerin iyice incelenmesinden sonra himaye edilmenin hataya sevk olunmakla ilikisi daha iyi
anlalr. stadn szlerine devam edelim:

Aldanmak, sizin gerekli olanlarnzdandr Dnyada isabetle hatann yan yana gittiini syledim.
Netekim aldanacaksnz, hamle yapacaksnz byle aldanarak, hamleyi artrarak aradaki fazla
bilgiden yararlanacaksnz

Her zaman tekrar ettiim gibi gerekleri kolayca ve eziyetsizce size tebli edemem. Bu, lehinizde
olmad gibi iinde bulunduunuz dnyann yasalarna da muhaliftir Yanlz size mtevaz bir gerei
anlatmakta saknca yok Fakat gelecekte cehitlerle, hatalarla reteceiniz gerekleri birer birer
anlatmaya muktedir (:gc yetmek; iktidarl) olmadm tekrar ederim.

Ruh ve Kinat



151
Buradaki iktidarszl keyfi veya rasgele bir hal gibi ele almamaldr. eitli yerlerde geen szlerden
de anlald gibi bu, doa yasalarnn deimez bir sonucudur. Ve hibir mahlukun iradesi bunun
nne geemez. Fakat unu da unutmayalm ki her eyde olduu gibi burada da doa yasalar daima
bizim taalimize yarayc sonular dourur.

Nihayet sevgili statlarmz, son konumamzda, son celselerini gene bu konuya ait teblileriyle
kapatmlardr:

Dier bir ksm hatalar, dnyanzda hakim olan yasalar gerei olarak kalacaktr. Hatalar
insanlara yeni hamle ve daha byk hatadan kanma gibi faydalar temin eder. Tebrikler, sevgiler,
elveda.

Zaten tabii hayatmz bize bu hkmlerin en canl rneklerini bol bol vermektedir. Hangi insanolu ta
doduu gnden itibaren btn hayat programn kesinlikle, nceden bilmekteydi?

O, bir defa gz kapal olarak hayata kartktan sonra, hayat artlarnn sonu gelmez ve daima sarp,
ve dikenli yollarnda yuvarlana yuvarlana yrmeye alr. Yarn ne olacak? Balad bir iin sonunda
kendisine ne gelecek?...

Btn bunlar mehul olmakla beraber o, yrmesinde devam eder. Burada ona kuvvet ve cesaret
veren bir tek etken vardr, o da genellikle aldatan mit. Fakat belki mitler boa gider, belki emeller
gereklemez. Fakat bu yolda sarf edilmi cehitlerin hibiri ziyan olmu deildir. nk esasen o
cehitlerin gayesi, muhakkak surette gerekleecek olan, bizim asla dnemediimiz ve tasavvur dahi
edemediimiz daha faydal istikametlere ynelmi idi! Bundan dolay cehit yaplm ve bizim bilgimiz
dnda gayesini gerekletirmitir. Bunun, dnyasal grlerin esareti altnda beklediimiz, grnrde
u veya bu neticeyi vermemesi, olsa olsa ancak onlarn karsnda gstereceimiz reaksiyonlar
bakmnda nemli olabilir. Gene aldanma hikayesi!...
Dnyadaki aktif ve yaratc insanlarn hayatlarn aratrrsanz onlarn kendilerini klasizm
emberinden kurtarm olduklarn grrsnz. Hata yapmaktan ve hatasn kabul ve itiraf etmekten
korkanlara kar ilim kaplar kapal kalr. nk bu hal, insan cesaretsiz ve uyuuk yapar. Buna
karlk iyi niyetle ve iyilik iin alan insanlarn decei hatalar ykseltici glere sahiptir.
Byle bir hatay itiraf ve kabul ederken insan sklmaz sevinir. Bu sevin hatay yapt iin deil, onu
kefedebildii iindir. nk bu hal, onun bir ilerleme adm olmutur.

Bir okul ocuu renmek iin bir ok hatalar yapacaktr. Bir rak hatalar yapacaktr. Bunun gibi bir
talimgah olan dnyamzn insanlar da hatalar yapacaklardr. Yeter ki bu hatalar kasten ve kt
maksatlarla yaplm olmasn. Ve byle olursa onlar esasen hata kadrosundan kar. u halde
tekaml yolunda hata insann hakkdr. Onun bu hakkn kaldrmak suretiyle serbestliine kar
yaplacak saldr grnrde iyi grnse bile, gerekte zararl olur.

Demek akll bir adam, kendisinden daha yksek dnen ve duyanlara kar byk bir sayg
gsterirken geri realitelerde yaayan kk kardelerine de geni bir msamahakarlk duygusu besler.
Ve o, bilir ki bu kk kardei ne kadar hatalarda yuvarlanyorsa kendisi de o kadar hatadan kurtulmu
deildir.

(*) nc kitaptaki unutma konusunda bu fikir zerinde, baka bir bakmdan, tekrar durulacaktr.
(**) Bu tebliin bir ksm baka bir mnasebetle evvelce de yazlmt.

..
Ruh ve Kinat



152
Vicdan hrriyetinin bulunmad yerde ykselme yoktur ve taassupla vicdan hrriyeti asla
badaamaz!

Bir realiteye saplanp kalmak, ne pahasna olursa olsun ondan vazgememek byk bir beladr,
insan ruhunu kemiren musibetlerin en bydr.

RUH VE KANAT
(44)

4- Realite Ayrlklar

imdiye kadar sylenen szlerden kan netice, her insann dierine gre az ok yksek veya alak bir
realiteye sahip bulunmasdr. nsanlar duygu, dnce ve bilgilerinde ne kadar geliirlerse o kadar
yksek realitelere sahip olurlar. Demek insanlarn ykselmeleriyle realitelerinin genilemesi ba baa
gider. Denebilir ki her insana gre ve hatta bir insann hayat devrelerine gre eitli realiteler vardr.
nce stad dinleyelim:

Sizin iin realite olmayan bir ok eyler, sizden yksek ruhlar iin realite olur. Ve daha ileriye doru o
kadar derecesi ykselmemi olanlar iin realite olmayan eyler de daha yksek ruhlar iin realitedir.
rnein, sizin realitenizle bizim alemimizin realiteleri arasnda (*) ok fark vardr. Bu fark ancak buras
ile lfet (:alma, kaynama; grp konuma, tanma, dostluk) kazanm olanlar anlayabilir. Bundan
dolay sizin realiteleriniz dnda kalan birok realiteler vardr. Deminde tekrar ettiim nedeniyle
(:vehiyle) ruh aleminde bile, birine gre mevcut olann dierine gre mevcut olmamas izafi bir
realitedir.

Aa derecelerde bulunanlar iin henz realite olmayan eyler yukardakiler iin realitedir. Aadakiler
daha yksek realiteler sz konusu olmadka onlardan haberdar olmazlar.

u halde realitelerin deimesi tekamln bir zorunluluudur. Bu gerei grmeyen insan tekaml
halinde olduunu fark edemez. Bir fikre, bir inana bir gre saplanp kalmak, onlara Mutlak Realite
deeri vermek ancak, henz tecrbeleri eksik olan ruhlarn yapabilecei bir itir.

Kemal derecelerinin nihayeti yoktur. Bu nihayetsiz yollarda tezahr eden realitelerin de nihayetsiz
olaca da doaldr. Her ey deiecektir, ve deimelidir. Eer realitelerimiz kolay kolay deimiyorsa
kemal yolunda olduka yava yrdmze inanabiliriz. Bir insann hayatnda tabiatyla ve zorunlu
olarak deien realitelerden evvelce sz etmitik. (**)
Kar karya iki adam tasavvur ediniz. Bunlardan biri gzndeki bilmedii bir arza yznden evvelce
kendisince malum sar renkleri rnein mavi, ve mavi renkleri de sar grmeye balasn. Bunlara sar
renkli bir kadn rengini sorduunuz zaman normal adam onun sar olduunu, arzal adam ise mavi
olduunu iddia etmeye balayacaktr. Sizin gznz bunlardan hangisinin grme artlarna uygun
ise siz de onun tarafn tutacaksnz. Fakat eer sizinkinde de bir arza varsa ve siz de onu bambaka
bir renkte, rnein krmz renkte gryorsanz o zaman kyamet kopacak demektir. Burada tabii ki
herkes kendi grn savunacak ve dierlerini yanl gr sahibi olmakla itham edecektir. nk
burada herkes duygusunun ilgili bulunduu mevcudiyete inanmakta, kendince hakldr. Bu, bir
komedyadr. Fakat zannediyor musunuz ki hayattaki btn kavgalarn sebebi olan ayr gr ve
dnler bundan daha az komiktir?!..

Renk gibi elle tutulur en maddi olaylarda bile mmkn olabilen bu gr ve kavray farklar, bizim idrak
alanmzdan gittike uzaklaan yksek ruhsal ve maddesel haller karsnda nasl kendini
gstermeyebilir?
Ruh ve Kinat



153

O halde kimin Mutlak realiteden bahsetmeye hakk vardr?...

te bu hakszl grebilen insan, devaml ve sonsuz bir aratrma mecburiyetini ve nihai bilgi
efsanesinden uzaklamak zorunluluunu kabul eder.

Mutlak realiteye inanmak, beerin en byk felaketi olmutur. Geri Mutlak Realiteden bahsetmi
olmak ithamn biroklar reddeder ve bunu kabul etmez grnr. Fakat gerekte pek ok kimseler,
realitelerinin deiebileceini akllarna dahi getirmeye tahamml edemezler. te bu ztlk bile, bal
bana bu hareketteki basiretsizlii gstermeye yeterli gelir.

Bir realiteye saplanp kalmak, ne pahasna olursa olsun ondan vazgememek byk bir beladr, insan
ruhunu kemiren musibetlerin en bydr. Bu belann, bu musibetin yapaca ilk byk fenalk
tekamln zorunluluu olan, btn insanlar arasndaki kapsaml sevgiyi dmanla evirmek ve kini,
byklenmeyi ve kendini beenmilii krklemektir. Dikkatli olanlar grmlerdir ki beeriyetin bana
ne zaman byk ve kk bir felaket gelmi ise insanlarn bir takm nispi ve hatalarla dolu olan
realitelerini bir ideal haline sokmalar buna sebep olmutur.

Esasen geri varlklarla dolmu dnyamzn geri realitelerine bir de Mutlak kymetler izafe edilerek
taplrsa dnya bir cehennem olmaktan kurtulamaz. Bunun sonucu ruhsal tekamln yavalamas ve
strabn artmas olacaktr. nk bu iki ey ba baa gider. Dinsel, bilimsel, felsefi, sosyolojik ve
benzeri konularda bu yzden doan banazln (:taassubun) fena sonularna her gn rasgeliyoruz.

Bir gn bir peygamber kar; baz realitelerden bahseder, bu kiinin talimat phesiz o zaman iin geri
olan muhitine oranla ykseltici ve retici deerlere sahiptir. Netekim onun irad (:doru yolu
gstermesi) iini grr ve birok insan karanlktan biraz daha insan kurtarabilir. Demek her realitenin
douu gibi onun da douunun insanlk iin faydal ve ykseltici nedenleri vardr. Yalnz unutulan veya
anlalamayan nokta, bunun da her realite gibi Mutlak olmad ve devresini bitirdikten sonra yerini
daha yksek bir realiteye brakmas gerektiidir.Fakat buradaki deimeler tedrici ve daima ilerleyen /
ykselen bir tarzda meydana gelecektir.

te bu hakikatin anlalamamas yznden bu dinin salad faydalar zamanla ortadan kalkar, onun
yerine gzleri kapal taassup sahiplerinin kavgalar ve bu kavgalarn zararl sonular yer alr. Bu, bizim
iddiamz deildir, tarihin szdr.

Dier bir gn, akademik ilim krssnden bir ses duyarsnz; bu ses herhangi bir konu zerinde Mutlak
hkmlerden sz eder. Eer o ses sahibinin fikir temposuna dikkat ederseniz kendisinde kainatn sanki
en son hakikat dnyasnda domu olduunu sananlara zg bir tavr grrsnz. Bu ses bir Ekol
kurar. Bu ekoln asrlarca hkm sren akirtleri birbirini izler. Btn bu akirtler phesiz bir realitenin
peinde komaktadrlar. Ve bu da tekamln bir icabdr. Fakat bu ekoln salikleri gnn birinde bu
realitelerinin deimeye mahkum bulunduunu ve ancak daha yksek bir realiteye basamak
oluturduunu bilmi olsalard dnyada tekaml ne kadar ok hzl olurdu!... Maalesef byle olmaz.
Netekim o realite btn realiteler gibi dnyada devresini tamamlar ve gnn birinde onun yetitirdii ilim
ruhu eskimeye balar, daha yksek ilmi realitelere yetenekli ruhlar hazrlar. Fakat ekol taassubu
yerinde saymakta devam eder. Yz yllardan beri devam eden bir kanaatin deimez gerekleri
ierdiine dair olan kr bir iman eskimi kafalarda mhl olarak durur. Vaktiyle zamannn ok gzel ilmi
realitelerini ifade eden bu ekoln esaslar, artk btn bu kymetlerinden kendisini soyutlayan dogmatik
ve klasik bir ehre iinde srtmaya balar. Binlerce talebe hocalarnn sznden baka trl dnmeyi
gnah sayar, hocalar ise kara kapl kitaplarndan ayrlamaz olur. Fakat bu srada gzel kainatn
harikulade laboratuarlarnda doa olaylar sonsuz ebedi ykseliinde bilinen sessizlii ve skuneti ile,
Ruh ve Kinat



154
asla geri dnmemek zere ilerlemesine devam eder. te bu hali sezen baz ruhlar, bu taassup
erevesini krarlar ve yeni realitelerin ncleri halinde, yeni bir ekol kurarlar. Fakat, bir taassup
emberinin krlmas zorluu iinde kurulan bu ekol de az ok bir zaman sonra dogmatik ehresini
srttrmakta gecikmez.

Yaklak 1935 yllarnda bir profesrn niversitede rencisine ders verirken, yirmi yldan beri
savunduu bir kuramnn yanl olduunu anlad iin kartlarnn fikirlerini kabul eden ve kendi
iddialarndan vazgeen baka bir alim hakkndaki szlerini burada tekrarlarsam ilimdeki taassubun
gzel bir rneini vermi olurum. Bu profesr diyor ki: F.. kuramn yirmi yl hararetle savunmutur.
O, bu savunmasnda samimi idi. Fakat yirmi yl sonra malup oldu ve kartlarnn fikrini kabul etti. Bu
hal ciddi bir alime yakmaz. Yirmi yllk bir zaman, ilim hayatnn yars demektir. Bazen de bir ilim
hayat demektir. Bir alimin btn hayatnca baland, savunduu bir fikri ykmas ilimde bir intihar
saylr, bunu yapmaktansa lmek daha iyidir!..

Bu hocann szlerine katlmakta mazurum.

Metafizikte de bundan daha aa olmayan taassupkar hareketlere olduka sk rasgelinir: Mesela bir
gn bir ses duyarsnz; bu ses yle barr: Kainatta maddeden baka bir ey olamaz! Her ey bizim
duyularmz tarafndan kabul edilen maddelerle onlarn hususiyetlerinden (attributs) ibarettir. Bundan
dolay insanda maddeden baka bir varln mevcudiyeti dnlemez. O, kendisini oluturan
maddelerin deimesiyle dnen ve duyan varln ebediyen kaybeder. Allah, ruh gibi varlklar soyut
tasavvurlardan ibarettir, vs..

Bu sesin madde hakknda syledii szler hi phesiz bir realitedir. Ve bu realite bir zamanlar fikir
aleminin mahrum kald maddi bilgi eksikliini tamamlamak iin ruhlar kamlam ve onlarn
dncelerini ataletten kurtararak tekaml yasasna hizmet etmitir. Fakat bu hikayelerle kurulan
materyalist ekol salikleri, inanm olduklar yoklukulua Mutlak Realite deerini vermeye baladklar
andan itibaren bu fikirler beeriyetin manevi bnyesini eritip darmadank edecek bir zehir gcyle
ortala yaylmaya balamtr. O zaman bu ekol salikleri realitelerinin daha yksek bilgilere basamak
olduunu tamamen unuttular ve dogmatik bir taassup iinde boulup kaldlar.

phesiz madde, dnyamzn ve hatta kainatmzn esasdr. Ve bizim iin sonsuzdur, ihata edilebilir
deildir. Biz maddesiz hibir ekilde dnemeyiz ve hibir ey idrak edemeyiz. Gerek madde ve boyut
hakknda sylediimiz szler, gerek imdiye kadar maddeye her hususta verdiimiz kymetler, maddeyi
kapsaml manada dnmek ve yokluku olmamak artyla, bizim de ne kadar ileride bir materyalist
olduumuzu gsterir. Bu bakmdan materyalistler hakldr; fakat yalnz bu bakmdan!.. nk nce
madde, yokluku materyalistlerin dnd gibi kaba hislerimiz tarafndan snrlanm olan
basit birka haldeki maddeden ibaret deildir. kincisi, maddenin sonu ve ondan sonras hakkndaki
son sz sylemek bizler iin mmkn olmaz. ncs, metapsiik baz glerle fizikokimyasal baz
hususiyetler arasnda ortak noktalarn bulunduunu materyalistlerin ifadesinde olduu gibi- mutlak bir
hkmle iddia etmeye hak verdirecek ortada hibir ilmi kant yoktur. Halbuki ilmilemi btn
metapsiik olaylar bunun aksini gstermektedir. Bylece, materyalistlerin yapt gibi, srf hissi ve keyfi
hkmlerle Mutlak Realite binasnn kurulabileceinden bahsedilebilir mi?..

Eer buna ramen insanlar yokluku bir materyalizme bal bulunuyorlarsa bu, yalnz ve yalnz bir
taassubun neticesi olabilir.

Beeriyetin bana bir bela halinde ken taassubun karanlk rneklerini oaltmay gerek
grmyorum. Engizisyon ikenceleri, din ve hele son zamanlarda rklk urunda yaplan boumalar
ve cinayetler zerinde durarak okuyucularmn ruhunu ar ve kasvet bulutlaryla rtmek istemiyorum.
Ruh ve Kinat



155
limde, sanatta, fikir ve duygu hayatnda ortal karartan, alanlar daraltan, ruhlar kskvrak balayarak,
onlarn btn serbest tekaml hareketlerine engel olan ey taassup olmutur. Taassuba bilgisizliin,
grgszln - bir kelime ile, ruh geriliinin bir belirtisi olarak bakabiliriz. Bundan insan kurtaracak bir
tek yol vardr, o da hibir bilginin, hibir dncenin ve hibir inann Mutlak olmadn ve btn
bunlarn zamanla deimek ve daha yksek bilgilere, dncelere, inanlara yerlerini terk etmek
zorunda bulunduunu anlamann aresini aratrmaktr ki bu da ruhun tekaml ile olur. Yalnz kitaba,
yalnz hocaya kr krne balanmak tekamln yolu deildir. Eer kemal (:yetkinlik) bu kadarck bir
ile elde edilmi olsayd ne kadar kolay olurdu!.. nsan ruhunun ilerlemesinde gsterecei cehdin gerek
ve zorunluluundan kitabmzda ok bahsedildi ve bahsedilecek de. Bu cehdin gsterilmesine imkan
hazrlayan alan, doa ve onun iindeki tecrbelerdir. Bu da tam serbestliini kullanarak ruhun eitli
doa olaylar iinde yaamasyla gerekleir. nsan burada kendi iradesiyle ve kendi cehdiyle de
kalka yryecek ve ilerleyecektir. Gene tekrar ediyoruz: Vicdan hrriyetinin bulunmad yerde
ykselme yoktur ve taassupla vicdan hrriyeti asla badaamaz!

Burada biroklarnn dnd gibi klasik balardan kurtulup serbest bir fikir ve tecrbe hayatna
atlnca insann babo bir halde hayal ve hata alemlerinde umaya balayarak kendini
kaybedeceinden korkmak hatalarn en byne dmek demek olur!.. unu asla hatrdan
karmamak gerekir ki eer bir tehlike hatra geliyor ise- byk bir iyi niyetle ve ykselmek, doada
faydal bir unsur olmak maksad ile doann sonsuz gzelliklerini, ibretli olaylarn seyretmeye koyulmu
bir ruhun urayaca muhakkak olan hatal yollar; tozlu bir kitaba, gemi realitelere bal
rmceklenmi beyinli banaz (.mteassp) bir hocann donmu ve modas gemi grlerine
taassupla balanp atalete den ve btn vicdan hrriyetini kaybetmi olan kimselerin iinde uyuup
kaldklar hatal yollar kadar tehlikeli deildir.

(*) Drt boyutlu alem
(**) Hayatn eitli alar ve realiteleri konusuna baknz.

.
nsan ruhu olmasayd realite sz konusu olur muydu, madde kainat mevcut olmasayd insan
ruhu iin realite mevcut olur muydu?

RUH VE KANAT
(45)

5- Tarif Ettiimiz Realite Karsnda Realizm ve dealizm Meselesi

Buraya gelince karmza yeni bir konu kyor; realiteyi bu kadar geni bir manada kabul ettikten sonra,
acaba filezoflarn imdiye kadar anlatm olduklar idealizmi aynen kabul etmemiz mmkn olur mu?
Malumdur ki bir ksm filezoflar insan tasavvurlarnn dnda eyaya gerek bir kymet verirler. Bunlarca
eyay hariciye tasavvurlarla uydurulmu eyler olmayp gerekte mevcut olan eylerdir. Yani insan
dncesi ve tasavvurlar olmasayd dtaki eya gene mevcut olacakt, ite ksaca zetlediim bu fikre
salik filezoflarn mesleine realizm denir. Halbuki bunlarn yannda dierleri de vardr ki bunlar asl
kymeti, dtaki alemde deil tasavvurlarda ararlar. Bunlara gre d alemde mevcut olan eylerin
gerek olup olmad mehuldr. Onlara gerektir dedirten, bizim tasavvurlarmzdr. Bunlar da idealizm
mesleinde salik kimselerdir. Sanatta, sosyolojide, ontolojide ayn dncenin eitli tarzda ifade
edilmi ekillerini grrz.

Realite ve imajinasyon hakkndaki szlerimiz gzden geirildikten sonra realizm ve idealizmden
bizim baka trl bir anlam karmamzn gerektii takdir olunacaktr.

Ruh ve Kinat



156
Filezoflarn, yukardaki gibi tasnife urayan, fikirlerinden u veya bu taraf tutabilmek iin bir noktann
iyice aydnlatlmas gerekir: nsan ruhu olmasayd realite sz konusu olur muydu, madde kainat
mevcut olmasayd insan ruhu iin realite mevcut olur muydu? Realite, maddi kainattan ve o kainat
dolduran olaylardan domutur. Ve bunu da douran, insan ruhudur. u halde insan ruhunda d
alemden tamamen mcerret bir realite sz konusu olamayaca gibi, ruh tarafndan duyulmam ve
inanlmam, maddi kainatta soyut bir realite de ylece sz konusu olamaz. Varsayalm ki hibir ruh
varlnn mevcut olmad bir kainat tasavvur ediniz; burada realite nerdedir ve kime gredir?

Yine bunun gibi btn maddi kavramdan soyutlanm bir ruh alemi kabul edebilirsek buradaki ruhlarca
realitenin ne anlam ve deeri kalr?

Fakat biz ne birinci ktaki, ne de ikinci ktaki ihtimali dnp tasavvur edemeyeceimiz ve kabul
edilebilir gremeyeceimiz iin sadece maddesiz ve ruhsuz bir realitenin sz konusu edilemeyeceini
sylemekle yetinmek zorundayz.


Byle olunca btn tasavvurlar maddi kavramlara dayanr, hem de sadece boyutlu maddi
kavramlara. nk, yeryznde, gerek vastal, gerek vastasz, maddi kavramlarla alakal olmayan
tasavvurlar mevcut deildir. Burada deiebilen ve uydurulmas mmkn olan tasavvurlar ancak
ekillere ve tertiplere ait olabilir ki bunlarn reel veya irreel olduklarn belirleyebilmek iin de boyutlu
kainatn bir ok yksek realitelerini idrak etmi olmak gerekir. Bu cesareti kendinde grecek bahtiyar
adam kimdir?

Ben kanatlanarak uan bir insan tasavvur ediyorum, bu hareket, sanatta, kabul edilen klasik inana
gre, idealizmdir. Fakat acaba?..

Bu acabay hatr iin sylyorum. nk gerekte adam kyafetinde bir ruhun umas u duvarda asl
saat rakkasnn hareketi kadar realitedir, fakat bu realite imdilik bana gre. Yarn da inanmayanlara
gre olabilir. O halde uan bir adamn, tasvir edilmesi benim grlerime gre, sanatta realizm midir,
idealizm midir?

Eer siz kendi grlerinizi esas tutarak buna idealizm derseniz bana kar hakszlk etmi olursunuz.
Netekim benim gibi dier biri daha kp da kendi bildiini klasik realizm ve idealizm kavramlarna
uydurmaya alarak, bu harekete realizm derse o da size kar hakszlk yapm olur. O halde burada
hem sizi hem de beni ayn konu hakknda zt hkmlerimizde hakl veya haksz karak etken nedir?

te ben bu etkeni realizm ve idealizm hakknda yaplm tariflerin veya bu manada anlalan realizm ve
idealizm kavramlarnn pek fazla kendince (:ind) bir dnceye dayanm olmasnda buluyorum.

Yine bugn her hangi bir konu zerinde ortada mevcut bulunan dnce ve gre aykr bir realiteden
bahseden birini idealist olarak kabul etmek iin elimizdeki kriteryom nedir?

Mesela fikir ve i hayatnda ben realistim diyen bir adam bu sz ile neyi kastetmektedir?

Eer bu ifadenin anlam, ruhunda yaatt realiteden baka bir realiteyi tanmamak ise buna biz tam
anlamyla bir realizm diyemeyiz. Bu, nihayet bir taassup (:banazlk) olur ve byle bir insan, kendi
realitesinin dndaki realiteleri bo birer tasavvurdan ibaret eyler kabul etmekte ne kadar hakl ise
baka bir realite iinde duyan ve dnen dier bir insan da onun realitesini realite d saymakta ayn
nedenlerden dolay o kadar hakl olmas gerekir deil mi?..

Ruh ve Kinat



157
Netekim bugn insanlarn binlerce kilometrelik yksek semalarda umas bir realitedir. Amerikadaki bir
insan sesinin ve hatta nefes alp vermesinin Avrupada bulunan bir evin iindekiler tarafndan iitilmesi
de bir realitedir. Ve bu gn bu olaylardan bahseden bir insana biz realist diyoruz. Fakat acaba ayn
insan ayn olaylardan 1000 sene, hatta 100 sene nce bahsetmi olsayd kabul edilen tarife gre ona
gene realist diyebilir miydik?

Hayr. O zamanki insanlarn bu adama idealist demeleri gerekirdi. nk o zamann grne gre bu
adamn bahsettii eyler realite olmayp tasavvura ait eylerden ibaret saylrd.

Bugn ben bu kitabmda eski grlerin ouna uymayan baz eyler yazm oldum. Cari grlere
uymuyor diye ben bu kitaptaki fikirleri ortaya atmakla idealist mi oldum?

Eer byle dnenler varsa onlara syleyebilirim ki benim savunduum konu, kendilerinin inand
herhangi bir konudan daha fazla bir realitedir. Bu bakmdan ben, klasik manada bir idealist deilim.
Fakat bir idealistim. O halde benim idealizmden anladm mana bakadr; realizmden anladm mana
bakadr.

Kainatn olaylarn sonsuz, ruh tahayyln snrsz addeden bir insan, bu gnk gre gre bir realist
veya idealist olabilir mi?

Realist diyor ki: Ben realitelerim dndaki rivayetlere (:sylentilere) kulak asmam. Onlar uydurma birer
tasavvurdan ibaret eylerdir. dealizmi ciddi bir bilgi ve gelime yolu kabul edemem. Bundan dolay ben,
kendi realitelerimin erevesi iinde ykselmek istiyorum. Ve bu realitelerin dnda gereklerin mevcut
olabileceine ve onlarn bana saadet getireceine inanmyorum.

Byle dnen bir realist, Mutlak Realiteye inanyor ve o realitenin de kendi realitesi olduunu
zannediyor. Byle bir kanaatin ne kadar byk bir gaflet eseri olduunu yukardaki bentlerde tarttk.
Tekrar oraya dnmeyeceiz.

dealist de diyor ki: Ben kabma samyorum; etrafmda olup biten eylerin hibiri beni tatmin
edemiyor. Her ey samadr. Bu gn itibarda olan btn reel olaylar anlamszdr. Asl kymetler benim
kafamda ve kalbimdedir. Ben ne dnr ne duyarsam ona taparm.

Bu idealiste soruyoruz: Sen dnce ve duygu unsurlarn nerden alyorsun?

Eer sen kafann ve kalbinin dndaki kymetleri tanmyorsan o kymetler iinde bir kymet olan
senin varlnn ve varlnla ayakta duran dnce ve duygularnn ne kymeti kalr?...

Burada ben, nihayetsiz boyutlar iinde yaylan ve her biri bir realite olan madde alemlerinin
oluturduu byk kainattan bahsetmiyorum; sadece bu kainat iinde snrl ve kk bir varlk
gsteren bize gre muazzam, boyutlu alemimizin grleri ve maddi realiteleri bile ortadan kalknca
ne dnce, ne de tasavvur diye meydanda bir ey kalmaz. nk btn bu dnce ve tasavvurlar o
realitelerden domutur ve onlarla ayakta durur.

Demek yukardaki manalara gre ne idealist ne de realist grler, bizi selamet diyarna gtremiyor. O
halde biz neyiz?

Neo-spiritalist gr ile, eer mutlaka birbirinden ayrlmas gerekiyorsa, realizm ve idealizm u
anlamlarda kullanlabilir:

Ruh ve Kinat



158
Realizm, iinde yaad realiteyi gaye sayan ve btn deiim / dnmleri ancak o gaye yolunda
arayan bir dnce tarzdr.

dealizm ise, bir realitenin byk bir gaye urunda, daha yksek dier bir realiteye vasta olduunu
kabul eden ve hibir realitenin gaye olmayacan idrak etmi bulunan bir dnce tarzdr.

te bizim realizm ve idealizmden anlayabileceimiz en ak mana budur. Bu dnceye gre realist,
tekaml yolunda yrrken, gzlerini, bir daire iinde hapsolmu admlarndan ayramayan ve daima
yerinde sayan; dealist ise gzlerini admlaryla iyi izlerken bir daha geri dnmemek zere srekli
parlak, yksek yeni tekaml merhalerine varan insandr.

Ben kitabm yazarken belki bu anlamda bir idealist oldum. Fakat her attm adm, hi olmazsa benim
iin bir realitenin ifadesi oldu. Demek dikenleriyle, uurumlaryla geilmesi geilmesi g, fakat yukar
doru mteccih dz istikametteki yollarda, birok maddi ve manevi aclar elemler ve krgnlklar
(:inkisarlar) iinde hi durmadan ilerleyen admlarm, her hangi bir realistin olduu yerde sayan
ayaklarnn zincirlenmi bulunduu alanlara basarak yoluna devam etti. u halde ben, bu manada bir
idealistim, nasl ki gene bu manaya gre, tekaml seven bir insan, gnden gne daha yksek, daha
grgl ve tecrbeli bir varlk haline girmek iin cehit gstermek kararnda bulunan bir varlk da bir
idealisttir.

Tekrar ediyoruz: Mutlak Realite insanlar iin sz konusu deildir. Buna inanmadka tekamle hz
vermek mmkn olmaz. Ve insan er ge taassup belasnn penesine der. Bu belann douraca
felaketlerden kurtulmann yolu, her realitenin kendinden daha kapsaml dier bir realiteyi hazrlayc bir
basamak olduunu kabul etmek ve her realitenin hata ihtimali daima mevcut olabileceini dnerek,
hibir realiteyi bir mabut haline getirmemek ve nihayet fiiller / iler ve hareketlerini bu anlay zihniyetine
gre dzenlemektir. Bunu becerebilen bir idealist ayn zamanda, merhaleden merhaleye ykselen iyi
bir realist saylabilir.

Kainatta niini olmayan olaylarn mevcudiyetine inananlar henz yalar yeter derecede
ilerlememi olanlardr.

RUH VE KANAT
(46)
KNC KONU

T E S A D F

1-Tesadf Nedir?

Eski bir niversite profesr bana, bandan geen u hikayeyi anlatmt: Kendisi bir tarihte
laboratuar iin devlet hesabna baz satn almalarda bulunmak zere Viyanaya gitmi Gazinolardan
birinin nnde bir koltua kurulmu, kahvesini imi ve garsonla hesabn grerek dar km.
Tramvayda giderken czdann yoklam, fakat ou kendine ait olmayan iinde klliyetlice parann
bulunduu czdannn yerinde olmadn grm. Devlete ait birka bin lirann byle yok oluvermesi,
maddi bir felaketten ok manevi rezaleti yol aacan dnerek akl bandan gitmi.Deli gibi
tramvaydan atlayp koa koa tekrar gazinoya gelmi, garsonu arm. Oturduu koltuu, yeri,
masann stn, altn ksacas czdann dmesi mmkn olan her yeri aramlar. Czdan
bulunmam. Nihayet gazinocular parann orada olmadn, olsa bile birisinin eline geip gtrlmesi
olas bulunduunu sylemiler. Bu ekilde midi bsbtn kesilen profesr yldrmla vurulmu gibi
ayakta duramaz olmu ve evvelce oturmu olduu koltua takatsizce kvermi. Fakat bu olayn
Ruh ve Kinat



159
dourduu skntdan, dkmekte olduu terini silmek zere pantalonunun arka cebindeki mendilini
mendilini karmak iin elini arkasna gtrm, naslsa eli cebine girecei yerde dar kaym ve
koltuun i kenarna skp kalm olan ve profesr oturunca ucu meydana kan czdana demi. Bu
ekilde kaybolan parasn tam olarak bulmu.

Bu hikayede, profesrn czdann bulmasna yarayacak ekilde sralanan olaylar acaba rasgele olmu
eyler midir?

Profesrn olay yerinden daha ok uzaklamadan czdann yoklamas, tekrar gazinoya gelinceye
kadar kimsenin gelip o koltua oturmam olmas, czdann koltua dmesi, koltuun kenarna
skmas, grnmez bir halde kalmas, profesrn ayn koltua oturmak ihtiyacn duymas, o srada
terlemesi, terini silmek iin elini arka cebine gtrrken elinin kaymas ve nihayet tam czdannn
bulunduu hizaya elinin uzanmas rasgele mi sralanmlardr?..

Rasgele ne demektir?..

Bizim bu ifadeden anladmz ey, hibir maksada ynelik olmadan ve evvelce tasarlanmadan
olaylarn birbiriyle karlamasdr.

Tesadfte uurlu bir tezahr aranmaz. Yukarda verdiimiz rnekteki sekiz on olayn birbirine
balanmak zere sralanmas, milyarlarca imkandan bir tanesidir! Ve bu milyarlarca imkandan ancak
bu bir tanesidir ki profesre parasn buldurtmutur. Acaba bu saysz imkanlardan bu bahsettiimiz
karlamalar rasgele meydana geldii iin mi profesr parasn bulmutur, yoksa parasn ona
buldurtmak iin mi bu milyarlarca imkanlardan en msaiti seilmitir?

Burada ikinci ihtimali kabul etmek daha ok yerinde olur zannndayz. L. Denisnin gzel bir tebihini
burada tekrarlayacam: Avucumuza bir sr harf alp onlar yere serpsek acaba muntazam bir cmle
kar m?

Ya da daha dorusu bu ekilde hareket etmekle istediimiz fikri ieren herhangi bir cmleyi meydana
getirebilir miyiz?

Tesadfle byle bir eyin olumas milyarda bir ihtimalden daha uzak olsa gerektir.

Halbuki bizzat kendisinin tesadfle izah etmek istedii profesrmzn bandan geen bu olaya
benzer tesadfler nadir deildir ve hatta pek oktur. O halde tesadf nedir?

Olaylarn arkasnda duran nedenleri inkar etmek iin hibir bilgiye ve esasa dayanmakszn
kullandmz bu kelime neyi gstermektedir (:delalet eder)?

Tesadfn en iyi tanmn stat veriyor: Tesadf, olaylarn umulmadk bir zamanda olumasdr.
Ummak veya ummamak insanlarn havasndandr. Bundan dolay tesadf tanmlarken insanlk nazar
itibarda tutulmaldr.

Bu szler ok ey ifade ediyor. nsanlar btn olaylarn hangi etkenler altnda ve hangi maksatlara
ynelik olarak cereyan ettiini bilmezler. Bu bilgisizlik, olaylarn olumas hakknda onlarn hibir
tahminde bulunmalarna imkan brakmaz. Bundan dolay bu olaylarn meydana gelmesi insanlara gre
umulmadk bir zamanda umulmadk bir tarzda oluabilir. Fakat acaba insanlar iin byle olan hal
gerekte byle midir?..

Ruh ve Kinat



160
Daha dorusu doaki btn olaylar nceden tasarlanmam ve neticeleri belli olmam hareketlerin
rasgele arpmalarndan m ibarettir?..

2- Doada Tesadf Var mdr?

Doada nispeten iyi inceleyebildiimiz olaylar arasnda sebep sonu prensibini gsteren muntazam
balarn (:rabtalarn) bulunduu bilinir. Olaylar arasndaki bu ilikiler ve balar kesindir. Fakat bilgimizin
nihai snrlarna yaklatka bu olaylar zincirini kuran halkalarn arasndaki balar bize gre yava
yava gevemeye balar. Ve nihayet bsbtn zlr. O zaman biz, karanlk bir alanda bu halkalarn
teker teker parladn grrz. Fakat bilgimizi oluturan nur, o alan aydnlattka bu soyut gibi grnen
halkalarn arasnda, evvelce varlndan phe bile etmediimiz sk bir takm balarn da parlamaya
baladn grmekte gecikmeyiz.

Doada her hareketin kemal haline doru yrmesi, milyarlar ve milyarlarca deimelerden daima
gzel, daima yksek ve daima maksatl neticelerin domas, bir tek kelime ile doada ne yaptn bilen
ve istedii gibi yapabilen uurlu etkenlerin / etkililiklerin tezahrlerinin grnmesi, bizi orada cereyan
eden btn olaylarn evvelden tasarlanm ve dnlerek belli maksatlar urunda yaplm eyler
olduuna inanmaya zorunlu olarak sevk ediyor. Ve biz bu zorunluluu ancak fikir ve duygularmzn
gelimesi orannda anlayabiliyoruz. Doada uurlanm gler yoktur. Btn olaylar rasgele
arpmalardan domutur. diyebilmek iin her eyden nce doada eserlerini grdmz deimez
yasalar inkar etmemiz gerekir. Bunu nasl inkar edebiliriz?..
Eer doa yasalarn ve onlarn nizam zere olan maddeler zerindeki tecellilerini inkar edersek her
eyden nce btn ilim kaplarn kapatmamz gerekir. nk ilim, doadaki ilikiler zerine
kurulmutur. Bu gerei reddettiimiz anda imdiye kadar toplam olduumuz btn bilgilerin bir
hayalden ibaret olduunu ilan etmi oluruz.

Etrafmzda her eyin muntazam yasalar altnda cereyan etmesi, nedenler hakkndaki gr
keskinliimiz arttka tesadfi grnen olaylarn azalmas bize bu olaylarn zincirleme bir ekilde
birbirini takip ettii ve doada tesadfn yeri olmad fikrini telkin eder. Biz, mspet ilim alannda
ilikiler yasasndan syrlm hibir gerek tanmyoruz. Bir ok ilikileri de yeni yeni renmemiz,
bilmediimiz bir ok ilikilerin mevcudiyetini gsteriyor.u halde baz olaylarn hibir iliki kaydna tabi
olmadn neye gre iddia edebiliriz?

stadn aadaki teblileri bu hususta biz aydnlatr.

Olaylarn doa yasalarna gre (*) umulmadk tecellisi sz konusu olamaz. Kozmik olaylarda tesadfn
rol yoktur. Her ey muntazam yasalarn neticesidir. Tesadf yalnz insanlarn bakndadr.

u halde doada her ey nedensellik prensibi ile birbirine balanm bulunmaktadr. Doa yasalar
hkmlerince herhangi bir olay douran dier bir olay, gene ayn yasalar altnda baka bir olaydan
domutur. Doada tek bana olup biten bir olayn mevcut olabileceini bugnk terbiyemiz
(:eitimimiz, grgmz) kabul etmeye uygun deildir. Nedensellik prensibi, tekamln ve belki de
kainatn en temelli ve manal bir tezahr olarak kalacaktr. lerlemek isteyen her insann bu yasaya
inanmaya ve onun etrafnda aratrmalar yapmaya almas gerekir. Kainatta niini olmayan olaylarn
mevcudiyetine inananlar henz yalar yeter derecede ilerlememi olanlardr.

Maddi kainatta hibir eyin yoktan var olmadn her eyin baka eylerden olutuunu ve baka
eyleri olua vasta olduunu bugnk ilim alemi sezip dururken, olaylardaki zincirlemeyi ve rabtalar
inkar etmek mnasebetsiz bir i olur.

Ruh ve Kinat



161
Her hareket bir olaydr. A hareketi B hareketini meydana getirmek iin olmutur. B hareketi ise A
hareketinden tr meydana gelmitir. te ne yaparsak yapalm buradaki iin ile tr kelimelerinin
ifade ettii anlamlar deitiremeyiz. Ve bunlardan birincisi sebebi, ikincisi neticeyi belirler. Bir tek olay
hakknda kabul etmek zorunda kaldmz bu muta (:kendisine itaat olunan, sz dinlenen) btn
olaylarda geerlidir. nk bir olay hakknda mevcut olan bu zorunluluun dier bir olay hakknda
hatra gelmez (:gayr varit) olduunu gsterecek, ispat edecek elimizde hibir ilmi kant yoktur.

3- nsan Bilgisi ve Duygusu ile Tesadfi Grnen Olaylarn likisi

Bir tek halka bir zincir deildir. nsann zinciri kabul etmesi iin birok halkalarn birbiriyle birlemi
olduunu grmesi ve bilmesi gerekir. Olaylar hakknda da durum aynen byledir.

Doada tesadfn yeri olmadn, her eyin muntazam ve zincirleme yasalar dahilinde, nedensellik
prensibine uygun olarak cereyan ettiini tam anlamyla duyup anlayabilmek iin kainatn btn
nedenleri hakknda vukuf sahibi olmak, yani btn hakikatlere (vrits) ermi bulunmak gerekir. Bu
derecelere ykselmi bir ruh mertebesi, olsa olsa bizim ideal grdmz fakat niteliklerini
anlayabilmekten ok uzak bulunduumuz tekaml doruklarna varabilmi ruhlar hakknda dnlebilir.

Olaylar belirleyen yasalarn oundan hibirimizin haberi yoktur. Yarm yamalak bildiimiz birka fizik
yasas ile canl varlklara ait yeni yeni sezmeye baladmz mphem baz kurallar, kainatn snrsz
alanlarndaki nihayetsiz doa yasalarnn duygularmza arpan bir iki serpintisinden baka bir ey
deildir. Fakat, u dar dnyamzn gereklerini geip aamayan baz maddi keiflerde bulunmamza
yarad iin, bu kk bilgimize, byk bir gaflet eseri olarak biz, bizi anlamsz bir iddiacla
srkleyecek kadar fazla deerler vermekteyiz.

Btn olaylarn nedenlerini bilmiyoruz. Bir rnek vereyim: iddetli rzgarl bir havada, bir atnn
altndan gemekte olan bir adam tasavvur ediniz. Onun o saatte oradan geeceini bilen ve damda
bulunan dier bir adam, geenin kafasn yarmak maksadyla, kimseye sezdirmeden kocaman bir
kiremidi kaldrp onun kafasna atsa ve onu ldrse kiremidi atann niyetlerinden ve oradaki varlndan
haberi olmayan dier insanlarn bu olayda kolayca verecekleri hkm u olacaktr: Rzgarn iddetiyle
damdan bir kiremit dt ve tesadfen oradan gemekte olan zavall bir adamn kafasna rasgelerek
onu ldrd! Burada iyice tasarlanm ve belki de birok glklerle ve cehitlerle uygulama alanna
konmu planl bir hareket vardr. Fakat bu hareket baz gzlemciler iin bir tesadf ten baka bir ey
deildir.

Biz kendi zekamzn imkanlar iinde bile ufak bir bilgi eksiklii yznden bu kadar kolaylkla
aldanabildikten sonra, aklmzn btn kavray imkanlarn fersah fersah aan ve kainatn yksek uur
sahipleri tarafndan meydana getirilen nihayetsiz olaylarn sebeplerine nasl aldanmadan nfuz
edebiliriz?...

Grntde tesadfi grnen fakat arkasnda birtakm uurlu maksatlar gizleyen olaylarn en iyi rneini
hipnotizmde grrz. rnein: Ai hipnoz haline koyunuz, kendisine yle bir telkin veriniz: Pazar
gn saat ikide (...) sokanda (...) numaral evin kaps nnde dolanz, oradan B geecektir. Onun
kafasna bir ta atnz. Ayn zamanda B i de hipnoz haline koyunuz ve u telkini veriniz: Pazar gn
saat ikide () sokandaki () numaral evin nnden geeceksiniz. Uyandktan sonra hibir sjenin
aklnda bu telkinlere ait hatra kalmaz. Fakat, vakti merhunu gelince her iki sje de kendilerine verilmi
olan emirleri harfiyen yerine getirirler. imdi bu, olay hakknda A ne dnr?

O, sz geen yerde dolarken oradan tesadfen B nin getiine ve iinde ona bir ta atmak
arzusunun doduuna inanr. B de gene tesadfen oradan geerken A tarafndan taarruza
Ruh ve Kinat



162
uradn zanneder. Btn bu hipnoz ilerinden haberi olmayan bir tank ise aa yukar ayn eyleri
dnr. Ve bunlardan hi biri perdenin arkasnda gizli duran asl etkeni, yani hipnotizrn maksatl
emirlerini hesaba katamaz. Ve bu da olayn tesadfe balanmasyla sonulanr.

phe etmeyelim ki insan hayatnn her safhasn dolduran olaylar byle genellikle bizim mehulmz
kalan ve perdelerin arkasnda gizli duran etkenler tarafndan, ou bizim tekamlmze ve iyiliimize
gre tertiplenmi planl bir takm igdler ve itepiler yolu ile meydana getirilir. Ve btn bunlar bizim
tarafmzdan tesadflere balanr. stadmzn bu fikri kuvvetle canlandran evvelce yazdm bir
tebliini burada da tekrarlyorum: Btn hal ve hareketleriniz sizden bakalarnn ve zellikle
hamilerinizin eseridir.

Nedensiz hibir i yoktur. Fakat nedenlerini bilmediimiz sonsuz iler vardr. Ve insanlar tesadf
hurafesine inandran etken de bu bilgisizliktir.

(*) nsanlara gre deil! (yazar)


Her ey iyilie, gzellie doru, daha yksek gler elde etmek zere ilerliyor.

RUH VE KANAT
(47)

4- nsan Tekaml Karsnda Tesadfn Deeri

Yerler sland, nk yamur yad. Yamur yad nk bulutlar gkyznde topland, nk
bulutlarn gkyznde toplanmasn gerektiren doal ve hava artlar bir araya geldi. Bu artlar bir
araya geldi nk Bilmiyorum. Acaba bu olaylarn bir araya toplanmasna ait nedenleri benim
bilmemem, bunlarn mevcut olmadna yeter bir kant oluturur mu?

Ben kimim ki bilmiyorum dediim yerde sonsuz doa olaylar durmak zorunda kalsn, evrensel
nedensellik prensibi sfra mncer olsun! Kainat benim ilmim benim marifetlerimle mi oldu, onlar ben mi
yaptm ben mi kurdum ki benim: Dur! dediim yerde orada ezelden beri cereyan etmekte olan
olaylarn zincirleme ak dursun ve benim bilgim, duygum dndaki byn olaylar yok olsun! Be ne
sama ve ne budalaca bir iddia olur!

Buradaki bilmiyorum kelimesinin mevzu bulunduu nokta bir cahil ocua, bir kylye, bir okul
rencisine, bir alime, bir hakime gre daha ileride veya geride olabilir. Fakat cahil bir insann bulutlar
topland iin yamur yadn bilmemesi, bu yamurun bulutlardan geldii gereini ortadan nasl
kaldrm olmazsa tpk onun gibi alim saylan bir insann da bulutlar bir araya toplayan doal artlarn
sebeplerinden habersiz bulunmas o sebeplerin mevcut olmamasn gerektirmez.

u halde realitelerin genilemesi, ruhlarn ykselmesi tesadf fikrini daraltr. Bir cahil iin her eyde
tesadf vardr. Onun etraf rastgele olaylarla doludur. Fakat realite alanlarnda ykselmi hakim bir
insan, bilmedii sebeplerin de mevcudiyetine kani olabilecek ve kendisince malum nedenler kadrosunu
nispeten geniletebilecek duruma gelmitir. stadn aadaki szleri bu bakmdan bizi aydnlatr:

nsanlara tesadfi olarak grnen eyler, insanlarn maddeye ball dolaysyla melekelerinin
eksikliinden ileri gelir. Yoksa nedenleri de neticeleri de kapsamaya uygun genilikte grleri olsa ona
tesadf demezler. nsanlarn tekaml dereceleriyle, tesadfi olaylarn azl okluu arasnda ok iliki
vardr. Deminki izahatmdan da anlalaca zere insanlarn kapsama geniliini (:vsat ihatasn)
Ruh ve Kinat



163
oaltan btn gelimeleri, tesadfleri azaltr. nk artk tesadflerin bir ksmna baka bir gzle
bakarlar."

Fakat dediimiz gibi insanlarn hibir zaman Mutlak Kemale ermesi sz konusu olamayacana gre
olaylarn Mutlak Nedenlerine nfuz edebilmeleri de dnlemez. Bundan dolay insanlarn vsat
ihatas geniledike belki baz olaylarn n nedenleri kendilerince bilinebilir, ve nihayet kozmik olaylarn
tesadflerle olmad hakknda kendilerinde bir bilgi meydana gelebilir. Nitekim bu hususta statla
aramzda geen bir konuma bu fikrimize tamamen uygun gelmektedir:

S- u halde insanlar ne kadar geri olurlarsa onlar iin tesadfi eyler o kadar fazla olur. Aksine, ne
kadar ilerlerse tesadf kavram o kadar anlamsz ve deersiz kalr yle mi?

C- Evet. Anlamsz ve deersiz demeyiniz. nk ilerledikten sonra gene kapsayamad geni ve
sonsuz alanlar vardr. nsan tekaml durmayaca iin ileri derecelerde, kainatta tesadfn yeri
olmadn ancak muhakemesiyle: yle olmak gerekir. eklinde dnebilir. Yoksa btn nedenlerin
neticelerini takdir edemez.

Esasen insann bilgi ve grgsnn artmas ve realite alannn genilemesi ile, tesadf anslarnn
azalmas ve olaylarn nedenleri hakkndaki vukufun kapsam kazanmas baa ba gider ve bunlarn
heyeti umumiyesindeki gelime, insann kemalini tetviceder. Buna karlk varlklar tekaml serisinde
geriledike bu gelimeler azalr ve hatta bir sre sonra tamamen kaybolur. Bir hayvan iin nedensellik
prensibinin sz konusu olmamas yle dursun, tesadfe inanmak dahi onun anlay / kavray ve idrak
alanna smayacak kadar geni bir konu olur. O kadar ki hayvanlk hayatnda niin! kavram yoktur.
Hayvan, yalnz olaylarla temasn duyar. Halbuki biraz daha aalara inip bitki hayatna girersek bu
kadar basit bir duygunun dahi ortada kalmadn grrz. Onlar iin ne nedensellik prensibi, ne
tesadf varsaym, ne de duygu imkan sz konusu deildir.

5- Olaylarn Oluundaki Gaye

Akla daima yle bir soru gelir: Acaba kainatta cereyan eden btn olaylarn oluundaki gaye nedir?

imdiye kadar ileri srm olduumuz fikirler bu sorunun tam bir cevabn vermek hususundaki
aczimizi gstermeye yeterli gelir. Yalnz bu gnk mall realitelerimiz iinde u kadar grp
syleyebiliriz ki etrafsmzda grdmz btn olaylarn cereyannda devaml, tedrici ve asla geri
dnmeyen bir ilerleme, bir tekaml vardr. Her ey iyilie, gzellie doru, daha yksek gler elde
etmek zere ilerliyor.

Hayatmz esansnda meydana gelen olaylar genellikle biz ho grmeyiz ve hatta onlar kendi
varlmz iin zararl grrz. Fakat bu da yukardan beri yazdm gibi nedensellik prensibi hakkndaki
bilgisizliimizin neticesi, yanl bir grten ibarettir. Netekim evvelce yanl ve zararl grnen ve belki
de grne gre felaketimize yol aan bir olayn sonradan hayrl sonular dourduuna ok defa
ahit olmuuzdur. Ben hayatmda hi houma gitmeyen, znt ile karladm bir ok olayn uzun
zaman sonra hakiki selamet ve mutluluuma yardm edici dier byk olaylar hazrlam olduunu
grerek evvelce onlara kar isyankar davrandm iin ne kadar zlmmdr! Herkesin hayatnda en
aa bunun birka rnei vardr:

Bir gn en byk bir felaketle karlarsnz, o gn o felaketin sizce hibir anlam ve iyi taraf yoktur.
Hatta siz onu bir gaddarlk, bir zulm grrsnz. Ve teselli kabul etmez straplar iinde kvranrsnz.
Btn isyan hisleriniz kabarr, kainata ve hatta sizce mukaddes tannm varlklara kfredersiniz.
Dnyadaki iyilik ve adalet kavramlarnn bo eylerden ibaret olduunu sylemeye balarsnz. Fakat,
Ruh ve Kinat



164
bu karanlk hkmnzde ne kadar aldanrsnz!.. Sizin bu haliniz, evde kimse yokken be katl bir
binann st katndan aa yuvarlanmasn diye kapal bir odaya hapsedilen kk ve bilgisiz bir
ocuun strapl ve isyankar halinden farkszdr. Eer ocuun o sralardaki arzu ve eilimlerine nfuz
ederseniz onun bu halindeki mantkszln, sizinkinden daha ok safa ve masumca olmadn
anlarsnz. Onun gz yalaryla sizinkiler ayn nedenin, yani bilgisizlik ve grgszln sonucudur.
Netekim siz de az ok bir zaman sonra straplarnza yol aan olaylarn, sizi byk tehlikelerden
korumaya ve size mutlu gnler getirmeye sebep olduunu grebilecek bir duruma gelince, nceki
isyanlarnzn ne kadar yersiz olduunu sessizce bir tebessmle hatrlayacak ve filezofa dnmeye
balayacaksnz.

Her ey iyilie, her ey Mutlak Yaratcnn hibir eyle nispet kabul etmeyen, bizim ancak sevgi
kelimesiyle ifade edebileceimiz, lahi Alakasnn cazibesine kaplm olarak ebedi kemal doruklarna
doru ilerlemektedir. Ve bu ykselmeyi hazrlayan n safta grebildiimiz yasa da nedensellik
prensibidir. Bu yasa kainatn o kadar gzel bir yasas, lahi Alakann o kadar adilane (:tzece) ve
cazibeli bir tezahrdr ki insan ona nfuz edebildike ve onun tkenmez anlamlarn yava yava
kavrayabildike yalnz etrafnda gelip geen olaylar anlayp zekasn gelitirmek gibi kemal yolunun
zorunlu fakat orak bir kenarnda yrmekle kalmaz, ayn zamanda her an karsna kan bin bir trl
strabn anlamlandrd gzellii ve hayatn sonsuz cilvelerini nedenleriyle birlikte anlamak ve bundan
doan mutluluklar doya doya tatmak imkann da elde etmi olur. Ve bylece insan ruhu; yksek,
uurlu bir vecit halinde, kendisini yaratan Halika kar duyduu sevgi tufan iinde bizce mehul
semtlere doru gider.

kil olan bilir ki nasl olay ile karlarsa karlasn, o olay uzak veya yakn bir gelecekte kendisine
mutlaka bir iyilik getirecektir. Fenalk zannetiimiz her ey bir iyiliin mjdecisidir. Fenalk gerekte
yoktur. Fakat bu szn anlamn bylece kabul edebilecek ka kii bulunur!

Ve bunun iindir ki dnyada henz ne kadar strap ne kadar ok gzya ve bu gzyalarn besleyen
ne kadar yanl grler ve inanlar vardr!...

Ben bilirim ve kabul ederim ki bana fenalk yapmak isteyen bir insan bilmeden iyilik yapmaktadr. Ve o
adam ok zavall bir gafildir. nk eer bana yapt bu fenalk n byk iyilikler getireceini bilecek
kadar hakim olsayd bu fenal bana yapmazd. Bu, benim bu gne kadar varabildiim en yksek
realitemdir. Ve ben bunu ykseltici strabn bal bulunduu nedensellik yasasndan rendim. Bana
kini, intikam ve gelip geici izafi deerler ve kavramlar iin beyhude kavramlar unutturan byk bilgi
bu oldu.

Acaba btn insanlar byle dnebilselerdi bundan ileri gelen grlerde belirecek vahdetin (:birliin),
bu gn en korkun bir cehennemden beter olan dnyay ruhlar iin biraz daha sakin, biraz daha mutlu
bir ke haline koymasna yardm olur muydu dersiniz?...

Fakat heyhat!... dnyann belki daha ok uzun sre bir cehennem halinde kalmas zorunludur. nk
orada o cehennemi hayattan ve onun saysz aclarndan faydalanarak ykselmek ihtiyacnda bulunan
bir ok ruhlar vardr. Biz kendi hesabmza dnyay byle grmekten ne kadar umutsuz / karamsar
oluyorsak onlar hesabna da bu hali o kadar zorunlu gryoruz. nk bu, nedensellik prensibinin
deimez ve deerli bir tezahrdr.

..
NC KONU

M A J N A S Y O N
Ruh ve Kinat



165
(TAHAYYL)

1- majinasyon Nasl Bir Melekedir?

Varlklarn ancak insanlk mertebesinde balayan bu kurucu melekesini stat yle tarif ediyor:
majinasyon, bir eyi ruhta suretlendirmektir.

Bir eyi ruhta suretlendirmek ile geliigzel (:laayettayin) zihinde bir eyi suretlendirmek anlamna
gelen tasavvurat birbirine kartrmamak gerekir. Bundan dolay Trkeye tahayyl diye
evireceimiz imajinasyonu mtalaa ederken tasavvur halinde kalan zihinsel ilemden baka bir konu
zerinde bulunduumuzu okuyucularma hatrlatmak isterim. Tasavvur alelade bir dncedir, ve bu
konuda uzun uzadya zikredeceimiz tahayyl melekesinin yksek deerlerine asla sahip deildir.

Bir eyi ruhta suretlendirmek, ruhun maddeler zerindeki etkililiini kullanmas ile baa ba gider. Ve
ruh, etkisi ile bir objeye ekil vermek istedii zaman onu imajinasyon melekesinin yardm ile yapar. O
halde, imajinasyon, ruhun incelenmeye deer, tandmz en yksek melekelerinden biridir.

majlar gerek dorudan doruya bir insann ruhunda olumu olsun, gerek bakalarndan gelmi
bulunsun alakalandklar kozmik maddelerden kendilerine uygun kalplar oluturmu bir halde
bulunurlar. u halde imajine edilmi her ey, fizik alemimizdeki kaba tezahrlerini gstermezden nce
sptil kozmik maddeler aleminde gereklemi bulunur. Ruhsal etkinin imajinatif gereklemelerine ait,
elimizde ok rnekler ve tecrbelere dayal kantlar vardr. Ruhun etki edici niteliini mtalaaya az ok
yardm olan bu imajinatif gereklemelere yabanc kalmamak, ciddi aratrclarn ihmal edemeyecei
bir i olmaldr.

Hepimizin yapabilecei basit bir deney vardr: Elinize bir kalem alnz, ucunu bir kada dayadktan
sonra btn varlnz bir ekil, rnein bir daire zerinde toplaynz, o kadar ki o anda sizin iin,
ruhunuzda canlandrdnz bu daireden baka bir ey mevcut olmasn. Ruhunuzda yeter derecede bu
daireyi canlandrabilmeniz iin bir sre beklemeniz ve bu ekilde kendinizden gemeniz gerekir. Bunun
da sebebi ruhunuzun maddeden, maddi alakalardan az ok kurtararak imajinasyon melekesini nispeten
daha ok etkin olan serbest iradesiyle kullanabilmesini mmkn mertebe salamaktr. Bu durumu
salaynca elinizin hemen kendi kendine harekete getiini ve sanki iradenizin dndaki bir gle sevk
ve idare edildiini grmekte gecikmeyeceksiniz. Eliniz, hatta bazen, dikkatinizn de takip edemeyecei
bir sratle bir ok daireler izmeye balar. Bu ne demektir? Telkindir, diyeceksiniz deil mi? Fakat
bununla ne demek istiyorsunuz?..

.
RUH VE KANAT
(48)

Eliniz, hatta bazen, dikkatinizin de takip edemeyecei bir sratle bir ok daireler izmeye balar.
Bu ne demektir? Telkindir, diyeceksiniz deil mi? Fakat bununla ne demek istiyorsunuz?..

Sinirleri tahrik eden seyyalelerden evvelce bahsetmitik. Sinirsel merkezlerde imal edilen bu gler sinir
yollarndan geerek fizyolojinin henz izah edemedii bir tarzda adalelere etki eder ve onlarn
gerilmesini veya gevemesine yol aar. Bu ince mihanikiyet hareket fonksiyonunu salar. Bu
hareketlerin maksatl almas ancak bunu meydana getiren kr seyyaleye uurlu bir varln etkili
olmasyla mmkn olur. Bu deneyimde ruhunuz bir daireyi imajine etti. Bu imajinasyon perisprital
titreimler yoluyla sinirsel merkezlerdeki seyyaleye etki ederek orada daire ekilleri meydana getirdi, ve
bu daire vibrasyonlarn tayan seyyalenin hakimiyeti altnda bulunan adalelerimiz zorunlu olarak,
Ruh ve Kinat



166
otomatikman, onun titreimlerine uydu ve daireleri kolunuza izdirmeye balad. Bundan dolay bu etki,
serbest iradenizle (*) ortaya kt iin uur alannzda deildir ve bu sebepten dolay siz onu yabanc
bir kaynaktan geliyormu gibi kabul edersiniz. Halbuki o, sizin z malnz, yani ruhunuzun maldr. Ve
tahayyl yoluyla ortaya km bir otomatizmadr.

majinasyon yoluyla ruh, beden iindeki sinirsel seyyaleler zerinde meydana getirdii bu hareketler
gibi hareketleri, iradesine uygun bir hedefe doru alakadar bulunduu btn kozmik maddeler zerinde
de oluturur. Netekim metapsiik tecrbelere esas olan btn telestezik ve telekinetik olaylar en doru
olarak ancak bu yoldan izah edebiliriz.

nceki konularda konuulduu gibi, kainatta mutlak boluk (:hal) yoktur. Her yer maddelerle doludur.
Bu maddelerin sonsuz seyyaliyet derecelerinde uzanp gitmesi, biroklarnn bizim idrakimizden
uzaklamasna ve bunun neticesinde de idrakimizde birtakm boluklarn kendini gstermesine yol aar
ki boluk dediimiz ey ite budur. Boluk gr, bilgisizlikle orantl olarak artar. Bir cahile gre hava
ile dolu bo bir ienin iinde hibir ey yoktur. Tpk bunun gibi hava zerrelerinin arasndaki
mesafelerde de hibir eyin mevcut olmadn zanneden evvelkinden daha az cahiller yok deildir.
Fakat boluk denilen kavramn kuruntudan ibaret olduunu kabul edenler bilirler ki bir insann sinirsel
merkezlerinden parmak ularna kadar uzanan sinirlerindeki sinirsel seyyaleler ruhun imajlarn nasl
tayabiliyorlarsa ve kaba maddeler zerinde tezahrlerini nasl gsterebiliyorlarsa btn kainat, btn
boluklar dolduran kozmik maddeler de ylece imajlar tayarak uzayda imajinasyon rnlerinin
objektif deerlerini neticelendirirler. Bu imajlarn bizim tarafmzdan duyulup duyulmamas, onlar
tayan maddelerle duygu vastalarmzn alakas derecesine bal bir meseledir. te metapsiik bir
sjeyi, bir medyomu hazrlamak demek, onun sinirsel seyyalelerini, bu kozmik titreimleri alabilecek bir
hassasiyet derecesine ulatrmak demektir. Bu yaplnca btn kainat dolduran, normal duygularn
almad bin bir eit varla ait imajlar yakalamak mmkn olur.

majinasyon rnlerinin objektif birer varlk halinde deer kazanmalar bir ok tecrbelerle sabit olmu
bir gerektir. Bu tecrbelerden bir iki tanesini, bu hususta bir fikir verebilmek iin ksaca yazmay faydal
gryorum. Evvela Dr. Ochorowiezin fotoraf pla ile bu imajlar tespit etmek iin yapt tecrbeleri
hatrlatmak isterim:

Dr. Ochorowiez dolunay halindeki Ay dnmekte olan sjesinden 30-40 cm uzak bir mesafede
fotoraf plaklarn bir sre tuttuktan sonra onlar develope etmi ve zerinde dolunay halinde Ay
resminin olutuunu grmtr. Hatta bu imaj plakta o kadar gl bir iz brakmtr ki pozitif hayalin
tespiti iin klorrl kadn be saat, bromrl kadn ise 80 saniye gne na braklmas
gerekmitir. Bu tecrbe ile elde edilmi fotoraf iktibas ettim. Bu resim imajine edilmi, uydurulmu,
fakat kozmik maddeler arasnda gerekleme zemini bulmu bir imajdr. (**)

Bu tecrbe aka gsteriyor ki sjenin ruhunda mevcut imajlar, kimyasal bir taaml meydana
getirebilecek kadar maddeler zerinde etkili olmakta ve onlara iradi ekillere uygun deerler
verdirmektedir. Dier bir tecrbe de yle yaplmtr: Sje hipnoz haline konduktan sonra, kendisine
siyaha boyanm bir disk gsterilmi ve bunun bir kenarnda bir imajn, rnein bir genin mevcut
olduu telkin edilmitir. Sje bu hayali ekli orada grmeye balaynca disk kaldrlm ve arkasna,
sjenin hayali grd yerin hizasna kimsenin fark edemeyecei gizli bir iaret yapldktan sonra,
kendisinden hibir ekilde ayrt edilmesi mmkn olmayan dier 15-20 diskle kartrlm ve btn
diskler sjeye birer gsterilmeye balanmtr. Sje yukarda belirtilen iaretli diske gelinceye kadar
grd btn disklerde hibir ekil gremediini sylemi, fakat iaretli diske gelince onun zerinde ve
ayn noktada nceki gen eklini grmeye balamtr. Demek disk zerinde grnen ekiller sjenin
kafasnda deil darda olumu bulunmaktadr. Netekim bunu tahkik etmek iin yaplan tamamlayc
tecrbelerden, bu hususta hibir pheye meydan vermeyecek kesin neticeler alnmtr: Mesela,
Ruh ve Kinat



167
dardaki imajla sjenin arasna ince veya kaln kenarl mercekler konduu zaman, merceklerin trne
gre hayaller sje tarafndan daha byk veya daha kk grlmtr. Yine araya bir prizma konunca
sje iki hayal grdn sylemitir. Halbuki sjenin bu malumat uyduracak kadar optik bilgisi yoktur.

Esasen, her biri ruhun imajinatif faaliyeti ile meydana gelen bedenimizin iindeki organik ve hayati baz
tezahrlerin son zamanlarda baz ince yntemlerle dta tespit edilmesi, bu yolda, henz ok iptidai
olmakla beraber, atlm ilk akademik aratrma admlarndan biri gibi grlebilir. hastalklarna ait tp
biliminde birok grlere yol aan elektrokardiyografi bunlardan biridir. Bu sayede kalbin
hareketlerinden doan ve imdiye kadar mehul kalan elektrik dalgalarn filimler zerinde tesbit
edebiliyoruz. Yine elektroansefalografi ile de beyinde eitli ruhsal faaliyetlere karlk gelen baz
titreimleri tespit etmek mmkn oluyor. Fersahlarca uzak mesafelere, hemen hemen zaman
kavrammza smayan bir hzla varan radyodifzyon postalarnn haberleri odamzdaki bir makineyi
sarsacak kadar objektif tezahrlerini gsterirken ondan daha yksek bir g olduu meydanda bulunan
fikir dalgalar neden objektif deerden mahrum bulunsun?

zetle, btn imajinasyon rnleri objektif deere sahiptirler. Fakat bunlar yakalayabilmek iin bu
imajlar tayan, maddi titreimlerle ayarlanm duygu organlar gerekir. Kendi sinir seyyalelerini, bir
insan ne derece, bu imajinatif objelere ait titreimlerle alakalanacak kadar hassas bir hale koyabilirse
o insan iin kainatn snr o kadar geniler. te metapsiik aratrmalarda biz medyomlara bunun iin
deer vermekteyiz.

2- radenin majinasyondaki Rol

rade nedir?

Burada da stadn tanmn esas tutacaz. O, radeyi yle tanmlyor: rade, herhangi bir canl
varln bir eyi istemesidir.

Okuyucularm bu tanmn anlamn birdenbire nfuz edemeyecektir. Tanmn deerini belirtmek iin
biraz konumaya ihtiya vardr. nce, burada kullanlan canl ifadesi yepyeni bir kavramdr. Ve
bu kavramdan imdiye kadar hibir yerde bahsedilmemitir. u halde stat azndan kan, iradenin
tanmn hakkyla anlayabilmek iin nce bu can ifadesinin ne demeye geldiini mtalaa etmemiz
gerekir.

Can kelimesi esasen Trkede vardr, fakat ne dilimizde, ne de baka bir dilde bu kelime stattan
aldmz anlamda kullanlmamtr. Ve bu anlamda byk bir hakikatin ifadesi sakldr. Bu ancak
stattan aldmz teblilere dayanarak neo-spiritalizm gr ile izah edebilmek mmkn olacaktr.

Dnyada bizim bildiimiz bitki haliyle balayan ruh varl ok geri bir safhadadr. Hayvan varlna
ykselmi ruhlar bu ilk safhadaki bitki ruhunda grlemeyen baz nitelikler gsterirler ki bunlardan biri
de iradedir. Bu safha hayvan ve insan mertebelerinde geliir ve devam eder. Ve insan mertebesinden
sonra daha yksek melekelerle ortak olur (:itirak eder). te stat, iradenin balad ruh safhasndan,
yani hayvan mertebesinden insanln stndeki dier bir tekaml merhalesine kadar geen ruh
safhasna can mertebesi demektedir. Ve bu safhadaki btn ruhlar canldr. Bunun stndeki ve
altndaki ruhlarda ise can sz konusu olmaz. Aadaki tebliler bu fikri ak bir dille ifade etmektedir:

Can, esas itibariyle ruh demektir. Fakat ruhun biraz tekaml etmi olduu safhaya can diyorum.
Ruh, candan daha umumidir. Gerek evvelce ve gerek imdi verdiim izahlardan anlald zere ruh
umumi, can hususi anlama sahiptir. Bundan dolay her nerde can varsa orada ruh vardr, demektir.
Ruh ve Kinat



168
Fakat her nerde ruh varsa orada can vardr, denilemez. Yani, ruhun biraz tekaml etmi bulunduu
safhadan belli bir tekaml beklenildii safhaya kadar olan devresine can ifadesini kullanyorum.

Can safhas hayvan mertebesinden balar. Hayvanlar da canldr. Bundan dolay onlarn da
kendilerine gre iradesi vardr. Bitkilerde irade yoktur. nk onlarn ruhlar henz kendisine can
denilecek safhaya varmamtr.

Ruh tekaml ede ede bir an gelir ki can safhasndan kurtulur. nsanlar dnyadan uzaklatktan
sonra bir tekaml safhas geirince onlara da artk can denilemez. Saffeti arttka gene ruh ismini alr.
Ruhun bu safhasna bir isim verilmemitir. Fakat bu safha can safhasndan daha yksek bir varla
aittir.

Bu teblilere gre irade, ruhun belli bir safhasna ait bir melekedir.Yani dnld gibi, bizim
anlayabildiimiz anlamdaki irade, ruhun en yksek bir melekesi olmaktan ok uzaktr. Ve insanlk
mertebesinin ardndan gelen bir tekaml safhasndan sonra bu meleke bizim anlayamayacamz daha
yksek melekelerin yannda belki pek snk kalacaktr. nk iradenin tanmnda ruh yerine canl
varlk ifadesi kullanlmtr. Canl varlklarn bir eyi istemesi eklinde tanmlanan irade bu varlklarn ne
altndakiler ne de stndekiler hakknda bariz bir nitelik olarak mtalaa edilemez.

Burada sras gelmiken iradeyi alelade arzudan ayrmann gereini syleyeceim. Bu hususta sz
stada brakyorum: Arzu, bir eye eilimdir. Arzu ile irade arasnda ok fark vardr. nk eilim
duyulan bir eyi gerekten (:bilfiil) istemek ayr bir eydir. O halde iradenin imajinasyondaki roln
aratrrken burada bir eyi bilfiil istemekle mtarafk olmayan ruhsal eilimlerin sz konusu olmadn
daima gz nnde tutmamz gerekecektir.

Acaba iradenin imajinasyonda bir rol var mdr? Bu soruya stat yle yant veriyor: majinasyon
irade ile balar, irade ile biter.

u halde imajinasyon iradesiz olmaz, ve imajinasyonun btn sresince irade etkindir.

Burada belki imdiye kadar dikkatten kam olan bir noktaya temas edeceiz: Acaba imajinasyonu
sevk ve idare eden irade insanlarca her zaman bilinir bir halde midir? Spatyom konusunun zellikle ilk
devrelerine ait ruhsal halleri incelerken bu meseleye deinmitik. Burada vereceimiz izahlar onlar
tamamlamaya yarayacaktr.

Baz sebeplerden dolay irade uura gemeyebilir. Bu sebeplerden en nemlisi ruhun maddeye
ball yznden kendini gsteren melekelerindeki kapanklktr. Bundan u sonucu karabiliriz: Bir
ruh maddi varlklar silsilesinde ne kadar geri ve maddeye bal bir halde bulunuyorsa o kadar
iradi faaliyetinden haberdar olamaz. Hatta hayvanlarda iradenin mevcudiyetine ramen onlarn
bundan haberi olmamas da bu bakmdandr. Bu hal, madde aleminde uurun, ancak tekaml orannda
ve bunun sonucu olarak maddi esaretin azalmasyla gelimesinden ileri gelir. Bundan dolay maddi
bedenlerini terk etmi olmalarna ramen zellikle ilk anlarnda kendilerini henz maddi esaretten yeter
derecede kurtaramam spatyom sakinleri mutat d olan iradi faaliyetlerinden az ok bir sre zarfnda
haberdar olamazlar. nk onlar maddeye ballklar yznden, serbest iradelerine ait uura sahip
deildir. Hatta bu yzden A. Fauchard, bu tarzda ruhlarn yapt imajinasyona gayri iradi imajinasyon
demitir. Biz ise stattan rendiimiz gibi buna spontane imajinasyon dediimizi o zaman
sylemitik.

Burada ok nem verdiiniz bu meseleye dair stadn szlerini aynen yazyorum:

Ruh ve Kinat



169
radesiz dediiniz spontane imajinasyonlar dahi gene gerekte ruhun iradesiyle olur.

Demin sylediim gibi imajinasyon irade ile balar, irade ile biter. Bu irade sizin gznzde her zaman
ak olmasa bile gerekte mevcuttur.

(*) Spatyoma ait iradenizle
(**)Kitapta, imajiner dolunay halindeki Ay bu sayfada grlmektedir.


Spatyomdaki insan ruhu da dnya hayatnda gerekletirecei beden ekillerini orada imajinatif
faaliyetlerde bulunarak tespit eder. Bu faaliyetin etkililii, enkarne olduktan sonra hakimiyetini muhafaza
eder ve, aa yukar ipnotik sjelerde olduu gibi, insan bilmeden etkililiinin gereklerini dnyada
gerekletirir.

RUH VE KANAT
(49)

radesiz dediiniz spontane imajinasyonlar dahi gene gerekte ruhun iradesiyle olur.

Demin sylediim gibi imajinasyon irade ile balar, irade ile biter. Bu irade sizin gznzde her zaman
ak olmasa bile gerekte mevcuttur.

Bu bilgi bir ok meselelerin halli konusunda bizi aydnlatr. Beden konusunda sylendii gibi,
organizmamzda geen yz binlerce olay ve hayatmzn eitli alnnda genellikle kendi irademizin
mdahalesi olmakszn meydana geldiini sandmz bir takm fiillerimizin neticelerini kendi spontan
imajinasyonumuzun rn olarak grebiliriz. Netekim stadn aadaki teblii bu fikri belirtiyor:

Organizmada uursuz olarak meydana gelen btn vejetatif fonksiyonlar imajinasyonla olur. Yalnz
imajinasyonun irade ile balayp irade ile bittii ve bu iradenin bazen madde aleminde uura
gememesinin (:intikal etmemesinin) de mmkn olduu evvelce sz konusu olmutu.

Hatta btn beden teekklatnn dnya hayat sresince tamln muhafaza etmesinin dahi
spatyomdaki irademizle mmkn olduunu ve bundan haberimizin bulunmadn da evvelce
sylemitik. (1) Bu fikri glendiren aadaki tebli dikkate deer:

Dnya hayatnda bedenin byyp gelime deiikliklerini yapan, ruhun madde ile alaka
oluturmasndan nceki iradesidir. Nasl ki evvelce dediim gibi ruh, madde ile alakasndan nceki
iradesinin rn olan hakimiyetini tamamen muhafaza eder.

Btn bunlardan kan byk ilm realite udur:
Biz bilmeden birok iler yapyoruz; ve bu ilerin olmasnda etmen olan irademizden o kadar haberimiz
olmuyor ki ya onlarn bakalar tarafndan yaplmakta olduuna veya kendi kendine meydana geldiine
inanacak kadar safiyet gsteriyoruz. Bunun en canl rneini organizmamzda geen hayatsal bir sr
olaylar oluturur. Kalbimiz muntazaman atar, cierlerimiz iler, bedenimizde aklmzn almayaca
mulak (:kapal, g anlalr, aprak, anlalmaz) biyolojik ve fizikokimyasal olaylar cereyan eder. Biz
bunlarn hi birinden haberdar olmayz. Bunlar bize adeta kurulmu bir makine halinde kendi kendine
iliyormu gibi gelir. Fakat, acaba dnya hayatnz iin elzem olan ve en kk bir sapmas (:inhiraf)
bile hastalk ve hatta lm olaylarn meydana getirebilen bedenimizdeki bu iler kimin eseridir? Burada
bizim idaremiz grnmyorsa kimin iradesi sz konusu olabilir?... Geri burada grne gre sinir
merkezlerinin, etlerin, kemiklerin . Kendilerine den ayr ayr rolleri mevcuttur. Ve bu rollere ihtiya
Ruh ve Kinat



170
vardr. Fakat bunlar kurulmu bir makinenin, tpk bizim grdmz gibi, pasif olarak alan
aksamndan baka bir ey deildir. Kendilerinde ne irade, ne de imajinasyon gc bulunmayan bu atl
maddelerin herhangi maksatl eseri gerekletirmeleri mmkn deildir. Hatta burada atl olmamakla
beraber hayattar veya yalnz iradeli varln deil, ayn zamanda imajinasyon yeteneine sahip varln
mdahelesini kabul etmek zorundayz. Bunun iindir ki kendi imajinatif yetenekleri henz gelimemi
varlklara yksek ruhlar yardm eder, diyoruz. Fakat burada mutlaka imajinasyonun gelimemi olmas
da art deildir. Bir ruha hakim dier bir ruh, onun maddeleri zerine, imajinatif faaliyetiyle ve bu ruhun
iradesini kullanmak suretiyle etkili olabilir ki biz bu hali, genellikle bu mihanikiyeti dnmeden telkin
kelimesinin mefad altnda tanrz. Bunun basit ve iyi rneklerini gene hipnoz hallerinde grrz.

Nancy de Dr. Libaultun Focachonla yapm olduu nl bir deneyi vardr: Bu deneyciler, hassas bir
sjenin koluna yak yerine adi bir kat paras yaptrarak bir sre beklemilerdir. Fakat bu kat
paras tpk yaknn yapt gibi sjenin kolunda papller, pstller ve nihayet cerahatlenmeler
meydana getirmitir. (2) Buradaki hikaye nedir?

Burada operatr bir olayn olumasn, yani sjenin elinin yanmasn dnmtr. Bu ite yaknn veya
kadn vasta olmasna da gerek yoktur, operatr sadece. Kolunuz yanyor. Deseydi bile bu yanma
olay meydana gelirdi. Yeter ki operatrn meydana getirdii imajlara sje inanm olsun ve serbest
iradesiyle imajinatif faaliyetini bu ynde kullansn. Bunun iin de sjenin iradesinin her noktada
operatrnki ile uyum halinde olmas yeterlidir. Hipnoz halinde bunu salayan artlar mevcuttur. Kaba
bir ifade ile, telkin ve kendi kendine telkin diye anlan olayn mihnikiyeti bize gre budur. Bu mihanikiyeti
salayan artlar ne kadar yerinde olursa ve kendi kendine telkinin etkisi de o kadar ak olur.
Hayvanlara telkin yapamamzn nedeni, onlarn imajinasyon melekesinden yoksun bulunmalardr. Yine
insanlar zerine telkinin en ok hipnoz halinde olmas da nce bu haldeki sjenin iradesiyle operatrn
iradesini uyum halinde tutacak artlarn mevcut olmas, sonra hipnoz halindeki bir insan ruhunun
nispeten serbest iradesiyle ruhunun imajinasyon melekesini daha iyi kullanabilmesi gibi nedenlerden
ileri gelir.

te yukardaki rnekte olduu gibi sje mutat d grnen bu olay tarif ettiimiz yoldan kendi
iradesinin baarsyla ve imajinasyon gcyle yapt halde ondan kendisinin haberi yoktur ve bu ie
kendisi ve hatta etrafndaki deneyciler iyi tarif edilmemi bir telkin etkisiyle kadn neden olduunu
dnebilirler. (3)

Spatyomdaki insan ruhu da dnya hayatnda gerekletirecei beden ekillerini orada imajinatif
faaliyetlerde bulunarak tespit eder. Bu faaliyetin etkililii, enkarne olduktan sonra hakimiyetini muhafaza
eder ve, aa yukar ipnotik sjelerde olduu gibi, insan bilmeden etkililiinin gereklerini dnyada
gerekletirir. kinci kitapta post ipnotik telkinlere dair vereceimiz rnekler bu meseleyi daha ok
aydnlatacaktr.


rademizin etkililii o kadar kapsamldr ve biz ondan o kadar habersiz ki evvelce sylendii gibi (4)
gerek insan, gerek hayvan bedenlerindeki sonsuz ruhlar idare eden hayvanlar bu ie inandrmak bile
sz konusu olamayaca gibi insanlar da inandrmak pek g olur. stat diyor ki:

Hayvanlarda yetimek zere bulunan ruhlar, hayvan ruhlarnn idaresindedir. Fakat nasl, insan madde
aleminde ruhun faaliyetine vakf deilse hayvanlar da bilemez.

(1) Beden konusuna baknz.
(2) Madde ve Ruh konularna baknz.
(3) Hipnozun fenomenik tezahrleri, bendine baknz.
Ruh ve Kinat



171
(4) Beden konusuna baknz


Doada btn gler, ruh melekelerinin geliimi orannda kazanlr.

RUH VE KANAT
(50)

majinasyon ve maj

Buraya kadar yaplan mlahazalar iinde iki noktay birbirinden ayrmak gerekir: Bunlardan biri, ruhun
iradesiyle bir eyi suretlendirmesi (:ekillendirme, biimlendirme) ii, dieri de bu iten doan
neticelerdir. majinasyonun mutlaka gerekleen bir neticesi olaca meselesi zerinde ileride
duracaz. Bu gerekleen neticeye, ister malumuz olsun ister olmasn, imaj diyebiliriz.

Btn imajlarda, ancak imajinasyonun sahibinin iradesi sakl bulunur (:mndemi olur). majda tanan
(:mdemi olan) bu iradeyi bulabilmek, onun sahibini bulmak demektir.

majlar genellikle sahiplerinden gayr varlklardan kabilirler. Bu hal, onlarn bakalar tarafndan
benimsenmi olmalarndan ileri gelir. u halde bir imajn hakiki sahibini bulmak iin onun kimden
ktn bilmek asla yeterli deildir.

majinasyonda ruhun kurucu bir faaliyeti vardr. majlar ise ruha, tabir mazur grlsn, saprofit
olarak sokulmu oluumlardr. Bunun bariz rneklerini sanat eserlerinde gsterebiliriz.

Goethenin Faustu, bu yazarn bir imajinasyonu rndr. Bu eser onun ruhunda suretlenmi ve
ahslar onun ruhunda canlandrlmtr. Yine Beinci Senfoni de Beethovenin ruhunda suretlenmi ve
canlanmtr. Bundan dolay bu eserler bu sanatlarndr. Ve bunlar birer imajdr. Halbuki dier taraftan
Faust ile Beinci senfoniyi ruhunda istedikleri zaman tekrar aynyla yaatabilen, onlar eitli vastalarla
dierlerinin ruhlarnda da yaatmaya muktedir olan belki milyonlarca adam bulunabilir. Fakat bunlardan
hi birisi bu eserlerin sahibi saylmaz.

Bu hal bir makineyi meydana getiren mhendisle onu ileten iilerin haline benzetilebilir.

Hayvanlarda da vaziyet byledir. radeye sahip olan bu varlklar imajinasyondan yoksudurlar. Bununla
beraber onlarn baz ilerine bakarak insan, hayvanlarda da imajinasyon olduu zannna debilir.
Fakat, unutulmamaldr ki bunlar daima kendilerinden yksek varlklarn hazrlam olduklar imajlara
gre iradelerini kullanrlar. Eer bir hayvan dayaktan kayorsa evvelce yedii dayan izlenimiyle bu ii
yapyor demektir. Halbuki insan dayaktan kaarken bu izlenimle beraber ondan daha nemli etkiler
altnda bulunur. Onun nefsini savunmaya ynelik imajinatif faaliyeti bu etkilerin en nemlisidir. Dayan
neticesinde kafasnn patlayp lebilecei, gznn kr olabilecei, bir tarafnn krlabilecei ilh.. gibi
olas bir takm tasavvurlar onun dnya hayatndaki devamna dair olan imajinatif faaliyetlerine uygun
gelmez.

Demek bir hayvanda canlanan imajlar, uuraltnda gizli kalm eylerdir. Hayvann kendi iradesiyle
imajlar oluturmak gc yoktur. te bundan dolaydr ki yeni eyleri icat etmek / tretmek
yeteneinden yoksundurlar. Bir beygiri rnek alyorum: imajinasyondan yoksun olan bu hayvan yer,
ier, hareket eder, iftleir vs. Fakat bu faaliyetlerin hi birisi hakknda onun kafasnda nceden
tasarlanm bir plan yoktur. Bununla beraber onun bir ok hareketlerinde maksatl bir plana uygun iler
vardr; insanolu bu beygiri bir arabaya koar, arabann hareketinden planl ve maksatl bir olay doar.
Ruh ve Kinat



172
Bu hareket phesiz beygirin iradesiyle olur, yani o istemezse araba yrmez. Ancak onun bu iradesini
kullanmas krbacn etkisiyle olmutur. Bundan dolay ona bu hereketi veren etken dardan
gelmektedir. Eer bu hayvan dile gelmi olsayd Krbatan korktuum iin kouyorum. derdi. Halbuki
o, bu yry ile maksatl bir i yapm oldu. Ve o ii yapmak iin yrd. O halde grne gre
beygirin ii gibi grnen bu i gerekte onun deil arabacnndr. Bundan u sonucu karabiliriz: Bir iin
olmasnda tek bana hibir etkililii olmayan irade, bakalarnn imajlarna elik (:refakat) ettii zaman
onlarn uygulama alanna konmasnda nemli roller oynar.

4- Tekamlle majinasyon Arasndaki liki

Acaba imajinasyonun geliim zerinde ruhsal tekamln veya ruh tekaml zerinde
imajinasyonun gelitirici etkin rolleri var mdr?... Yksek alemlerle ilikimiz esnasnda bu nemli
mesele de bizim iin ayrca bir inceleme konusu olmutur.

majinasyonun irade ile ayakta durduunu rendikten sonra onun ruhun tekaml ile alakadar
olduunu kabul etmek zorunlu olur. Bitkilerde irade olmadna gre onlar hakknda imajinasyon sz
konusu olmayacaktr. Baka bir konuya ait stadn syledii baz szleri burada da aktarabiliriz:
Bitkiler intihar edemez. Bitkilerde can olmadn ve iradenin canla baladn evvelce sylemitim.
Bundan dolay onlarn lm harici bir yasaya ve iradeye tabi olarak meydana gelir. majinatif
faaliyetlerle, ilerin gereklemesi arasndaki ilikiyi mtalaa ederken geecek olan szlerle bu teblii
karlatrrsak bitkilerde imajinasyonun olmad neticesine varrz.

Acaba iradeye sahip olan hayvanlarda imajinasyon yetenei var mdr? majinasyonun iradesiz
olmayacan rendik. imdi de imajinasyonsuz iradenin mevcut olabileceini greceiz. stat bir
tebliinde: imajinasyonsuz irade mevcut olabilir. Diyor. Bundan unu anlarz ki iradenin mevcut olduu
bir varlkta mutlaka imajinasyon olmas art deildir. Netekim stat: Hayvanlarda imajinasyon yoktur.
Szyle bu meseleyi aka izah etmi oluyor. Dorusu hayvanlar i ve d gdlerin ve etmenlerin
etkisi altnda iradelerini kullanarak istedikleri gibi hareket etmekte serbesttirler. Doada btn gler,
ruh melekelerinin geliimi orannda kazanlr. Bundan dolay hayvanlarda kendiliinden grlmesi
onlardaki irade melekesinin geliimine bal bir itir. Netekim bu melekelerden yoksun olan birkilerde
hareket gc yoktur.

u halde imajinasyon melekesi insan mertebesinde balar. Ve bunun iindir ki insanlarda bu
melekenin kullanlmasna yarayan yetenekler mevcuttur. Btn bu szlerden anlalyor ki dnya
varlklarnda irade melekesi, imajinasyon melekesinden nce gelimi bulunmaktadr. rade
hayvanlarda hareket yeteneini salarken imajinasyon da insanlardaki kuruculuk ve yapclk glerini
gelitirir ki bu, insanlarla hayvanlar arasndaki en nemli ayrma oluturur. Eer bir rmcek on bin
seneden beri, ne kadar hesapl olursa olsun, yapmakta olduu an deitiremiyorsa bu
yeteneksizliin nedenini imajinasyon yokluunda aramak gerekir.

majinasyonu hangi yksek varlkta, hangi yksek melekenin izleyeceini bilmiyoruz. Fakat iradenin
insanst bir varlkta daha yksek ruh melekeleriyle itirak ettiini ve imajinasyonun da irade ile ayakta
durduunu dnrsek, insanst varlklarn bir mertebesinde, imajinasyonu, bizim imdi tahmin
etmekten ok uzak bulunduumuz ruh glerini meydana karc daha yksek melekelerin izleyeceini
syleyebiliriz. Fakat kendisinin henz yoksun bulunduu imajinasyon melekesi nasl bir hayvann idrak
alanna girmezse, bu yksek ruh melekeleri de onlardan yoksun olan biz insanlarn ylece idrak
alanmza giremez.

Fakat, imajinasyonun ruh kemalleriyle uygun olarak gelitiini bylece kabul ederken bir noktay
gzden karmamak gerekir. Ruhun tekaml yollar pek eitlidir. Bu yollardan bazlar onun
Ruh ve Kinat



173
imajinasyon melekesini, dieri de baka melekelerini nispeten daha hzl olarak gelitirebilir. rnein
gzel sanatlar zerinde, keif ve icat ilerinde fazla alm olanlarn bu melekesi, mrn bir broda
yaz yazmakla geirmi insanlarnkinden phesiz daha ileride olas gerekir. nk nceki ekildeki
iler ruhun imajinasyon melekesini daha ok kullanmasn gerektirir. Ruhun herhangi bir melekesi
zerinde fazlaca bir cehit sarf ederek durmas, tabiatyla onun geliimine yol aar. Bundan dolay bir
insann imajinasyon melekesinin ykseklik derecesi, onun her alanda yetkinlemi olduunu
gstermez. stadn aadaki szleri bu hususta bizi aydnlatr:

majinasyon, ruhsal yetenek ve yetkinlikler (:kemalat) ile uyumlu olarak geliir. Ancak, yetkinlikler eitli
ynlerde vaki olduu iin imajinasyonun mevcudiyet ve geliimi ruhun her alanda tekamln ifade
etmez. Yani ruhun her bakmdan yetkinliklerine imajinasyon yeterli bir l olamaz. Bundan dolay
ruhun bir tekaml daln izlemesiyle imajinasyonun fazlalamas mmkn olduu gibi, o tekaml daln
izlemeyen dier bir ruhun imajinasyonundan daha aa bir mevkide kalmas mmkndr.

Birazda imajinasyonun ruh tekaml zerindeki etkilerinden bahsedelim. Onun bu hususta oynad rol
byktr. majinasyon yetenei insann tasavvur halinde bulunan dncelerini manen veya maddeten
uygulama mevkiine karmasna yarar ve bu da ruhun etkililiini artrmak suretiyle onun tekamlne yol
aar. Bundan dolay imajinasyon melekelerini iyice gelitirmi olanlarn ellerinde daha uygun tekaml
vastalar ve imkanlar vardr, demektir. u tebliler bunu gsteriyor:

majinasyonun insan tekamlnde ok byk rol vardr. Tekamlde imajinasyonun rol, tasavvur
halinde bulunan ruhun dncelerini ya manen veya maddeten uygulamaya karmasyla grlr.

5- Ruhsal Faaliyetin Gereklemesinde majinasyonun Rol

Bir iin gerekleebilmesi ancak imajinasyonla mmkn olur.Yani ruhun maddeler zerindeki etkinlii
ancak imajinasyon yoluyla vaki olur. Bu sz tabii ki bizim alemlerimiz hakkndadr. Daha yukarlarda
daha yksek melekeleri elde etmi ruhlar hakknda szmz yoktur.

Evvelce de sylediimiz gibi bir ii yapan kimse baz haller dolaysyla bu imajinasyonundan haberdar
olmayabilir, fakat, bu i kendisinin ise mutlaka o kimsenin imajinatif faaliyeti meydana gelmitir.stadn
aadaki szleri bunu ifade eder:

Bir iin olabilmesi iin imajinasyon arttr. nsan ister bilsin, ister bilmesin baaryla yapt bir ite
muhakkak imajinatif bir faaliyet gstermitir.

Burada akla bir soru gelebilir: Acaba imajinasyon daki etkililik dorudan doruya bu melekeye mi aittir,
yoksa imajinasyonu sevk ve idare eden iradeye mi aittir?..

Eski bilgilerimize gre bir iin yaplmasnda etkili olan etken iradedir. statlarla ilikimizin bize rettii
realiteler arasnda bu bilgimizi deitirecek veya daha dorusu dzeltecek noktalar vardr; ilerin
gereklemesinde tek bana iradenin dorudan doruya hibir etkisi yoktur. rade ancak imajinasyon
melekesinin bir unsuru haline girdii zaman o melekeyi sevk ve idare etmek suretiyle olaylarn
gereklemesinde etkili olur. Yani canl varlklar tarafndan istenen bir ey imajine edilerek veya
imajlara uygunluk gstererek gerekleme imkann bulur. Aadaki tebliler bunu gsteriri:

majinasyonsuz irade mevcuttur: fakat tek bana irade, bir eserin gereklemesinde kesinlikle etkili
olmaz. Bir iin gereklemesi iin imajinasyon arttr.

Ruh ve Kinat



174
Hatta stat daha ileri giderek bir i yalnz irade ile meydana gelmi grnrse o i onu iradesi ile yapt
grnenin eseri olmaz, diyor. Dorusu bazen yle olur ki hibir imajinatif faaliyet zahir olmakszn bir
insan tarafndan bir eser ortaya konabilir ve bu insan bu eser hakknda hibir imajinatif faaliyette
bulunmu olmayabilir. Bu eserin bu kii tarafndan ortaya konulmasnda phesiz onun iradesi rol
oynamtr. Btn bunlara bakarak bu eserin imajinasyonsuz bir irade ile meydana geldiine hkm
vermek doru olmaz. Byle bir hal iki yoldan mmkn olur: Birisi geen bentte belirttiimiz gibi imajlarn
dorudan doruya ikinci bir ahs tarafndan hazr olarak alnmas ve benimsenmi olmasdr. Bir
kompozitrn besteledii bir paray alan veya syleyen bir virtozdan kar, onun iradesiyle olur,
fakat kompozitrn eseridir. nk onun imajdr. Eer biz kompozitr tanmasak virtoza ait
olduuna inanabiliriz. O zaman bu eserin meydana getirilmesinde virtozun imajinatif faaliyetinin
gemi olduuna inanmamz gerekir ki btn bu dncelerimiz hatal olur ve bizi bu hataya sevk eden
etken de virtozun iradesini kullandn grmemiz olur. u halde tek bana irade ile yaplm bir iin,
mutlaka o ii yapann imajinasyonuyla mterafk olup olmadn dorudan doruya anlamak mmkn
deildir. Bir eseri ortaya koyanla onu meydana getirenin muhakkak ayn kii olmas gerekmedii gibi
bunlar birbirinden ayrt etmek de ilk bakta mmkn olmaz. Aadaki tebli bunu aka gsterir:

Eer bir ruhun imajinasyonu dnda gereklemi bir i varsa o, onu yapan ruhun eseri olmaz. Bir ii
gerekletirmi olan bir insan o iin sahibi saylabilmek iin muhakkak o i hakknda imajinatif bir
faaliyette bulunmu olmaldr. nsan bunu ister bilsin ister bilmesin!

Bir eserin meydana gelmesinde imajinasyonun tezahr etmemesinin ikinci yolu da udur: Evvelce de
sylendii gibi, imajinasyonu sevk ve idare eden irade, ruhun maddeye ball yznden bazen uur
alanna gemi olmayabilir. Bu takdirde imajinatif faaliyetinden kii bizzat haberdar olmaz. Post hipnotik
telkinlerin gereklemesi bunun en gzel rneini oluturur. Burada uyku halinde iken yapm olduu
imajinatif faaliyetinin uyandktan sonra, yani maddeye balln arttrdktan sonra, hakimiyeti altnda
kalarak i gren sjenin bu husustaki imajinasyonundan haberdar olmamas srf maddeye balanm
olmaktan ileri gelen uur alannn daralmasndan ileri gelmi bir olaydr. Hayvanlarda da hal bir ok
defa byle olur: Hayvan ruhlarnn maddeye girmezden nce az ok imajinatif faaliyetleri vard, fakat
onlarn sk skya maddeye balanm olmalar dnyada bu melekelerini karartr. Bundan dolay onlarn
dnyadaki hayatlarn srdrmeye imkan verecek olaylar meydana getirmeleri, bizim kabaca ve esasl
bir ey anlatmayan igd dediimiz etkenden daha derin ve yksek etkenlerle yani, ruh halinde
yapm olduklar imajinatif faaliyetlerinin, madde dnyasnda uursuz olarak devam eden
hakimiyetleriyle olur. Evvelce bahsetmi olduumuz vehile bizim de hayati fonksiyonlarmzn
cereyannda olduu gibi. Bize bu ilham veren aadaki tebliler olmutur:

Ruhun madde ile alakasnn, onun melekelerini glgelendirdiini evvelce sylemitim. Bundan dolay
bu alakann etkisiyle ruh bir i hakknda imajinasyon yaptn farknda olmasa bile gene imajinasyon
eserini gsterir.

(devam edecek /)
majinasyonla ykselmek istiyorsak onu kullanrken bamz yere deil gk yzne
evirmeliyiz.

RUH VE KANAT
(51)

Ruhun madde ile alakasnn, onun melekelerini glgelendirdiini evvelce sylemitim. Bundan dolay
bu alakann etkisiyle ruh bir i hakknda imajinasyon yaptn farknda olmasa bile gene imajinasyon
eserini gsterir.

Ruh ve Kinat



175
u halde yaptmz ve yapar gibi grndmz eserlerden hangisinin bize ait olduunu ve hangisinin
bakasndan geldiini, eer grnrde bir kant yoksa madde aleminde belirlemek gerekten kolay bir
i deildir. te bu yzden kendi eserimiz olan bir ok ileri bakalarna ve bakalarna ait olan dier bir
ok ileri de kendimize ait gibi dnr ve bir ok olaylar da tesadflerle aklamaya kalkrz. Bu hal
bizim madde alemindeki ocukluk halimizin bir tezahrdr!

Demek yaptmz iler ya bizim ahsi imajinasyonumuzun rn eserlerdir, o zaman biz bunlara hakl
olarak kendi fiillerimiz diyebiliriz. Ya da bizim imajintif faaliyetimizin dnda meydana gelmi eylerdir ki
bunlar bizim eserimiz olamaz. Bunlara fiillerimiz demekten ok hal ve hareketlerimiz demek doru olur,
yani hal ve hareketlerimiz bizden bakalarnn eseridir. Bunu stat u dille ifade ediyor: Btn hal ve
hareketleriniz kendinizden bakalarnn ve genellikle hamilerinizin eserleridir. Bunlar, faydal olmak, bir
felaketten kurtarmak, iyi yola sevk etmek gibi maksatlarla genellikle bizi seven, himaye eden varlklar
tarafndan bizde itepiler, i gdler vs. uyandrmak suretiyle etkili olmak iin gnderilmi imajinasyon
rnleridir. Fakat bunlar bazen de fena kaynaklardan gelip zayf ruhlarmz felakete sevk edebilir.
Obsesyonlar bunun en iyi rneini oluturur.

majinasyonun tekamldeki roln ilmi ve moral hayatmzda da bariz olarak grrz. majinasyonsuz
ilim olmaz. nsan bilgisini artran btn keifler ancak imajinatif faaliyetle mmkn olmutur. lmin
laboratuarlar, kuramlar, aratrmalar her eyi imajinasyon ile beslenir. majinasyonun yklmas ilmin
yklmas demektir. En kk sanatlardan en byk ilmi aratrmalara kadar dnyadaki btn ilerde
grlen gelimeler imajinasyon sayesinde olmutur.

Gzel sanatlarda imajinasyonun oynad nemli rollerden uzun uzadya bahsetmeye gerek
grmyorum. Dier ilerdeki btn yaratlardan daha fazla buradaki yaratlarda imajinasyon kendi
mevcudiyetini hissettirir.

Moral alanlarda imajinasyonun iyi veya kt istikametlerde rol olabilir. majinasyon irade ile balatp
irade ile bittiine gre iradenin alaca istikamete gre imajinasyon faydal veya zararl bir etkililik
gsterebilir. Sevgi, fazilet, bakalarn dnen gibi insan ykseltici veya kin, intikam, bencillik gibi
alaltc duygularn seyri zerinde imajinasyonun uyaran veya uyuturucu etkileri muhakkak vardr.
Hatta yalnz bu bakmdan bile syleyebiliriz ki gerek ilimde, gerek zellikle gzel sanatlarda
imajinasyondaki iradenin tabi bulunduu iyi veya kt duygularla alaca istikamete gre ortaya kacak
eserler gerek onlarn sahipleri iin, gerek cemiyet iin ahlak bakmndan ya ykseltici veya geriletici,
hatta tehlikeli olur. Bu halin insan cemiyetlerinde her zaman bir ok rneklerini grmek mmkndr.

Bir alimin adam ldrmek iin sarf ettii imajinatif faaliyeti neticesinde ortaya kacak bir eserin
insanlar mutlulua kavuturacana inanmak g olur. Dnyaya egoiste fikirleri ve duygular yayan bir
filezofun zihinlerde yerlemi kt imajlar hakknda da ayn eyi dnmek gerekir. Hele ukur
havalarn terennm eden (:ho bir sesle ten, akyan, ark syleyen) saz, sz ve ekil sanatlar
hakknda sylenecek hi bir sz yoktur. Bunlara gzel sanat demek caiz olmaz. nsan alaltan, kaba
ve hayvani duygular artran / byten hibir ey gzel olamaz. Ete ve kaba maddelere ilikin hrslar,
itihalar krkleyen ve tatmin eden herhangi bir fikir ve duyguda gzellik kabul etmek ancak geri
realitelerden domu bir gr rn olabilir.

u halde, toplumun ve insanln selameti, mutluluu ve moral deerlerin gelimesi urunda beslenmi
asil duygularla imajine edilen eyler, insan iyilie, gzellie ve kemale doru zorunlu olarak
ykseltirken sinsi bir egoizm bataklnn alak ve nefsani duygu irkeflerine gmlerek kullanlm
tahayyl melekesi de tekamln nne genellikle almas etin uurumlar ve engeller karr. Demek,
imajinasyonla ykselmek istiyorsak onu kullanrken bamz yere deil gk yzne evirmeliyiz. nk
o, alm olduu istikamete doru bizi zorunlu olarak srkler.
Ruh ve Kinat



176

Biz ilerimizdeki ve tahayylsel faaliyetimizdeki gizli ve kapakl kabahatlerin, hibir hilei eriye ile
hafiflemeksizin, hesabn vicdanmza kar daima vermeye mecbur olduumuzu biliriz ki bu hesap da
spatyomda verilecektir

RUH VE KANAT
(52)

6- majinasyonun nemi hakknda

majinasyon, bu kadar nemine ramen akademik mahafilde layk olduu yeri yazk ki henz alm
deildir. Birer majinasyon rn olan romanlarn, sanat eserlerinin, hatta ocuk masallarnn bu gnk
ilmi gr karsnda reel deeri yoktur. Bir ok ciddi insanlar gznde bunlarn deeri, genellikle
beyhude vakit geirten, bir elence vastas olmaktan ileri gidemez.

Halbuki, zellikle henz geri realiteler iinde yaayan insanlarn ou, yenilemekten ve deimekten
holanmaz. Hatta bu holanmay kendilerinin ykselmemesi pahasna da olsa.

Bundan dolay, bylelerince tahayylsel faaliyetler yalnz deersiz olmakla kalmaz, Zaral ve tehlikeli
bile olur. nk bu faaliyetler onlarn rahatlarn ve keyiflerini karabilecek sonular kendilerine anlatr.

Sanatta, ilimde, toplumsal hareketlerde kendini yeni eserleriyle gstermi imajinatif baz faaliyetlerin
zaman zaman kafirliine hkmedildiini bildiren tarih sayfalar bu fikrimizin canl rneini oluturur.

Hatta bu gn bile bu husustaki gafletimiz bazen o kadar ileri gider ki fizik ve metafizik konusunda
imajine edilmi eyler, eer herhangi bir sebepten dolay akademinin donmu youn vastalaryla
deerlendirilemeyecek bir durumda bulunuyorsa onlara, ilim hayatnda tutunabilecek hibir yer vermek
istemeyiz.

Ben niversite krssnde: laboratuarlarn baklarn kullanmadan ruhsal melekeler hakknda ciltler
dolusu kitap yazan filozoflarn ve ruhiyatlarn hayalhanelerinde uydurmu olduklar bo fikirlerden
bahseden hocalar dinledim. Bu szlerin ilme ve ilmi aratrmalara ve bu faaliyetlerden doacak
kazanlara ynelik manasna asla itiraz etmiyorum. nk gene, iinde bulunduumuz konuda, genel
tekamln majinasyon melekesini gelitirmekteki nemli roln kabul ettiimize dair geen szleri
unutmu deilim ve tecrbe ile grgnn tekamlde ne kadar deerli ve esasl bir unsur olduuna da
inananlar banda bulunmaktaym. Bizim hcumumuz hayalhanede uydurulmu bo fikirler ifadesine
kardr. nk hayalhanede uydurulmu bo fikir ifadesinden maksat eer evvelce bahsettiimiz
alelade zihinde bir eyi ekillendirmek / biimlendirmek manasna gelen tasavvurlar deil de imajinatif
faaliyetlerin neticesi ise biz bunlarn bo eyler olduuna inanmyoruz. Ve una da kaniyiz ki bo
eyleri douran hayalhane bu szleri syleyen muhterem hocaya yalnz ilmi hviyetini kazandrm
olmakla kalmamtr, ayn zamanda ona insanlk vasflarn da kazandrmt. nk evvelce de
sylediimiz gibi eer imajinasyon melekesine sahip olmasayd bu kiinin, on binlerce yldr yapt
ann eklini deitiremeyen bir rmcekten fark kalmazd.

Bir masal, bir ocuun u veya bu tertipten bir insan olmasnda, oumuzun henz anlamaktan uzak
olduu byk etkilere sahiptir. Ve bu da laboratuarn bak oyunlaryla anlalabilecek ilerden
deildir. Byk bir filozofun, byk bir mzisyenin, byk bir romancnn, nihayet imajinasyon melekesi
iyice gelimi byk bir alimin toplum hayatn da oynad rollerin gizli etkilerini grmek gerekir. Bu
etkilerin insanlk hayatnda ok iyi veya ok kt neticeleri olabilir. Bundan dolay, insanla yn veren
bir ruh melekesinin bo eyler dourduunun kabul etmek bir gaflet eseri olur.
Ruh ve Kinat



177

Teblilerinden ok yararlandmz A. Pauchardn bu bahsi ilgilendiren u iki cmlesini zikretmeden
gemeyeceim:

unu iyi anlaynz! iir (Posie) hayat kaynana, (Source de Vie) mantktan (Logiqe) daha yakndr.
peri masallar ,tarihi olaylardan daha reeldir.

imajinasyon vastasyla ruhun etkililii iyice mtalaa edilmedike Pauchardn bu szlerindeki manay
anlamak mmkn olmaz.

yice tahayyl edilmi bir roman, doada dier varlklar iin reel bir sahne olabilir. Onu okumu olan bir
insan, zel usullerle soyutlanma (:tecerrt) haline (*) sokulduu zaman gerek bir hayat sahnesinde
yayormu gibi o romann btn ayrntlarnda yaar. Bir tablo veya bir senfoni ve opera paralar
karsnda da durum aynen byledir. yi tahayyl edilmi bir obje, mesela bir bina, bir alet, bir heykel
Tahayyl edenin yetenei derecesine gre az ok sptil ve az ok devaml bir halde doada mevcuttur.
Bunlarn sptillik dereceleri yksek, esiri titreimlerden adeta donmu ekillere kadar deiik farklar
gsterir. Bize gre fikir intikallerinin, telepatilerin, ilhamlarn ve hatta sonradan meydana gelmi baz
sempati ve antipatilerin . Teknik izahna bir noktadan girmek gerekir. Bundan dolay tahayyl
sahibinin bu iteki gc derecesine gre, tahayyl rnleri, istikametini ald yollardaki canl veya hatta
bazen cansz varlklar zerinde az ok bariz etkiler yapabilir. Bu etkiler iyi olabilecei gibi kt de
olabilir. Fakat bu szlerin anlamn iyice anlayabilmek ruh bilgisine, daha dorusu, ruhun maddeler
zerindeki etkililii bahsine ait ettleri derinden derine incelemi olmaya bal olmaktadr. Bu ii,
halihazrdaki fizikokimyasal bilgilerle veya onun izmi olduu hudutlardan dar kamayan klasik ruh
bilimi bilgisi ile kavrayabilmek pek g ve zoraki bir i olur. nk btn bu klasik almalar ruh
etkililiinin maddelerle olan mnasebetleri zerinde deil, yalnz maddenin ahvali (o da pek snrl) ve
nitelikleri (attributs) zerinde toplanmaktadr. Bundan dolay, etken mtalaa edilemedii iin inkar
olunan veya fena hurafesel grler iinde boulan bir etkinin yarm yamalak mtalaas, ruhun
maddeler zerinde gene maddeler yoluyla olan yksek etki mihanikiyetlerini ak ve ilmi bir dille izah
etmeye imkan brakmaz.

majlarn ruhumuzda nasl objektif birer deer aldklarn mtalaa etmek hakikaten enteresandr. Ve bu
mtalaann ilerlemesi bizi bir ok yeni dncelere ve gereklere gtrr. leride okuyucularm bu
konuya ait baz orijinal tecrbelerimin neticeleriyle karlaacaklardr. Mesela orada sz konusu olan
Bayan N yalnz bir gz at ile grebildii adi bir resimde mevcut imajlarn iinde, tecerrt halinde
iken, gerekte yayormu gibi yaamaktadr; bir Arabistan ln tasvir eden resim ona uzaktan bir
tablo halinde grnmyor: Bayan N kendisini; kumlarn zerinde yryen, develerle, devecilerle ve
ehramlarla kar karya bulunan, ln ortasndaki bir insan halinde duyuyor.. Onun o andaki realitesi
ile ln ortasnda olduu zamanki realitesi arasnda hibir fark yoktur.

Ryalarda da hal byledir. Gndz ruhta, uurlu veya uursuz, yerlemi olan bir imaj, yar maddi
saiklerin etkisi altnda bazen olduu gibi, bazen de sembolik sahneler iinde canlanr. Ve insan bunlar,
kendisinin veya bakalarnn imajinasyonlar rn olduunu dnmeden, bir realite olarak kabul eder.

Spatyom konusunda verilmi rneklerden bazlar burada da gzden geirilebilir. majlarn reel
deerlerini yalnz ekil ve kelam ilerinde deil, ayn zamanda ses ilerinde de grrz. A. Pauchard,
iktibas ettiimiz aadaki szleriyle bunu bize pek gzel anlatyor:

. Ben uzakta, uzakta, uzaktaym siz beni iitemiyorsunuz Bir ay zerinde daha yaklamak
istiyorum:

Ruh ve Kinat



178
Byk baba beni byle aryor!

te geldim.

Ben fltn inci sesleri zerinde geldim.

Evet: nmden berrak bir ay akyordu. inde inciler vard. Bunlar ayaklarmn basabilecei kadar
bykt.

Ben bu suretle inciden inciye atlayarak geldim. Ve ayn br ucunda byk baba beni armak iin bu
incileri (fltnden) kartyordu.

Bu szler ruh ve madde ilikilerine ait bilginin esasndan haberi olmayanlara gre bir takm samadan
ibaret kalr. Fakat incelemelerde ilerlemi olanlar, doa bilgisinin yksek retici gereklerini
Pauchardn bu szlerinde sezmeye balarlar.

Byk baba diye anlan deneycilerden birinin ald flt sesleri, grlyor ki, spatyomda inci tanesi
kadar youn ve orann maddi bedenlerine arpacak kadar sert bir hale giriyor. Dnya maddeleri
arasnda ancak kulak organmz harekete getirebilen bu titreimlerin yksek maddeler aleminde ne
kadar bariz tezahr imkanlarna sahip olduunu bu rnek de bize gsteriyor. Bir imajinasyon rn olan
bu titreimlerin hedeflerine vard zaman orada elle tutulur bir hale giriini, peripriye dair evvelce
vermi olduumuz izahlarda imajinasyon konusunu karlatrdktan sonra anlamak kolay olur.

u halde imajinasyonu iyi mtalaa etmekle onu u veya bu yolda kullanmak imkanlarn daha kolay
bulmu oluruz. Bu kazancn dnyadaki deneyim hayatmz zerinde byk ve faydal etkileri olacaktr.
Ve bu faydalardan biri de yaptmz iler kadar tahayyl ettiimiz ilerden de vicdanmza kar
sorumlu bulunduumuzu renmektir. Bundan dolay biz ilerimizdeki ve tahayylsel faaliyetimizdeki
gizli ve kapakl kabahatlerin, hibir hilei eriye (:eri are) ile hafiflemeksizin, hesabn vicdanmza
kar daima vermeye mecbur olduumuzu biliriz ki bu hesap da evvelce rnekleriyle gsterdiimiz gibi
btn plakl ile spatyomda verilecektir. (**)

majinasyonun doa yasalar karsndaki durumu da ok nemlidir. lerimizdeki sorumluluk meselesini
ilgilendiren bu durum gelecek konuda gzden geirilecektir.

(*) Herhangi bir usulle uur basksndan uur altn kurtararak onu bamsz ve serbest bir hale sokmak.
(**) Spatyom konusuna baknz.
..
Dnya ruhun atlyesi deildir. Bu durum spatyoma aittir.

RUH VE KANAT
(53)

DRDNC KONU

D E T E R M N Z M

1- Fatalizm ve Determinizm

nsanlar arasnda hemen hemen herkese zg ayr bir hayat ekli vardr. Bir taraftan sarf edilecek yeri
bulunmayan zenginlik, dier taraftan bir insan gnn zorunlu ihtiyalar iinde kvrandran fakirlik; bir
Ruh ve Kinat



179
taraftan shhat ve nee, dier taraftan hastalk ve strap; bir taraftan an ve eref, dier taraftan
hakaret ve rezalet; bir taraftan hrriyet, dier taraftan esaret Ve btn bu tezatlarn saysz
tezatlarndan olumu bin bir eit hayat alam dnya sahnesinin okluk halini dourur.

Acaba bu kahkahalar ve bu gzyalar insanlar arasna geliigzel serpili mi vermitir.? Hayr, bunlar
asla sebepsiz deildir; eer byle olsayd, dnyann ve orada geen realitelerin hibir anlam ve hatta
gzellii kalmazd.

Bu okluun rasgele hadiselerden olmadn tesadf konusunda uzun uzadya yazmtk; tekrar oraya
dnecek deiliz. Btn bu tezatlara ramen, gayet muntazam yasalarn genel ahengi ve gzellii iinde
akp giden hayat sahnesindeki olaylarn muhakkak uurlu kuvvetler tarafndan, belli maksatlar yolunda
idare edildiini kabul etmek zorunluluu vardr. Bu hususta gereinden fazla kant toplamaya alarak
yorulmak gereksizdir. nk duygu ve bilgisini yeter derecede gelitirmi her insan, ne tarafa elini
uzatsa orada bu halin bariz tezahrlerini yakalamakta glk ekmez.

Fakat eer bu iler uurlu bir varlk veya varlklar tarafndan idare ediliyorsa, maksat ne olursa olsun,
btn bu eitsizlikler bir adaletsizlik olmaz m?

Hem evet, hem hayr

Bu hususta hkm verebilmek iin evvela gcmz yettii kadar bu eitsizliin nedenlerine nfuz
etmeye almamz gerekir. Ee btn bu iler fatal bir gre dayanyorsa burada adaletsizlik vardr,
determinist bir gre dayanyorsa yoktur.

Acaba dnyadaki hayat, fatalist (:kaderci) bir gre gre mi, yoksa determinist bir gre gre mi
ortaya kmtr?

Fatalizm nedir?

Fatalizm, btn olaylarn hibir kimse tarafndan deitirilemez surette evvelden doa st bir lk
Neden (:lleti Ul) tarafndan tespit edilmi olduuna inanan bir felsefe daldr.

Bu inanca gre, biz hibir olay deitirmeye muktedir deiliz. nk bizim stmzdeki irade onu yle
yapmak istemi ve yle yapmtr. Hatta daha ileri gidilirse bunun sebebini dahi soruturmak bounadr.
Btn sebepler, btn amalar o iradede toplanmtr. Bundan dolay bizim, olacak veya olmayacak
olaylar karsnda tam bir teslimiyetle boyun emekten baka yapacak iimiz yoktur. Ve bu husustaki
btn cehitlerimiz faydaszdr. Yalnz, eer yalvarmak suretiyle O radeyi keyfimize uygun bir ekilde
yumuatmak iin kandrabilirsek ne l; ve illa susmak, kabul etmek ve teslim olmak gerekir.

Bu kanaate gre Mutlak radenin keyf icraat sz konusudur. Ve burada sebep aramak abestir. nk
bizim aklmz ona ermez. Eer Ahmet zengin ise rade Sahibi yle istemitir. Mehmet fakir ise rade
Sahibi onu da yle istemitir. Mehmet fakir ise rade Sahibi onu da yle istemitir. Bundan baka sebep
aramaya gerek yoktur.

Determinizme gelince; determinizm, her olay maddi veya manevi bir takm sebeplerin zorunlu neticesi
olarak kabul eden dier bir felsefe daldr.

Bu inanca gre de olaylarn meydana gelmesindeki artlar iyice bilen ve uygulayabilen herkes onlarn
seyrini deitirebilir. Varlklar, etkililiklerini, doa yasalarnn her trl gereklerinden yararlanarak tam bir
serbestlikle ve hibir kayda tabi olmadan kullanabilirler. Demek, nedensellik prensibi (Causalit), yani
Ruh ve Kinat



180
nedeni / amac mallne balayan nispetler yasas bu inann temelini oluturmaktadr. Geri burada
da Allaha yalvarmakla olaylarn ekilleri zerinde ruh etkililiinin artaca kanaati vardr; fakat fatalistin
yalvar ile deterministin yalvarn sevk ve idare eden iki ruhsal halet arasndaki byk ve esasl
farklar, bu iki meslein ana hatlarn birbirinden iyice ayran okuyucular ok iyi takdir ederler.

Bu iki tanmdan fatalizm ile determinizm arasndaki bariz farklar karlabilir. Birincisinde, insan
iradesinin deeri sfrdr. Burada baz gl itirazlara kar bir kalkan olarak fatalistler tarafndan
kullanlan iradei cziye gibi uydurma bir kavramn hibir anlam yoktur.

Bu ite dnceler derinletike bu terkipteki manaszlk belirginleir (:tebarz eder).

Fatalistlere gre insan istesin istemesin, olaylar baka iradenin istikametine uyacaktr. Ve insan u
veya bu yolda ne kadar cehit sarf ederse etsin, sonu daima onun stndeki iradeye gre vuku
bulacaktr.

kincisinde ise vaziyet byle deildir. Burada bir takm doa yasalarna itibar edilir ve insan bu
yasalardan, onlar kullanmasn bilmek artyla istedii gibi yararlanarak istedii olay meydana
getirebilir. Demek, insann grgs, tecrbesi ve kudreti orannda iradesinin eya zerindeki etkisi
artar.

Fatal bir insan pasiftir ve yle kalmaldr. Ona den vazife budur. O, yapan ve yapt iin sonucunu
bekleyen bir insan deil, sadece, gelecek olaylarla yetinen bir insandr. Determinist insan aktiftir. O,
hibir eyin kendi kendine gelmeyeceine, her eyin birok sebepler altnda meydana geldiine inanr.
Olaylar kendi mutluluk ve selametine uygun yollara sevk etmenin arelerini aratrmak ihtiyacn duyar
ve bu ihtiya onu srekli olarak bir faaliyete sevk eder ki bu faaliyet de durmadan onun ykselmesini
gerektirir.

Acaba bu iki inantan hangisi neo-spiritalizm grne uygun gelir. Bu sorunun yant kitabmzn
hemen her sayfasnda verilmi bulunmaktadr. Yalnz burada ksaca syleyelim ki biz, en maddi ve geri
insanlara zg, nefsine malup, her gn deien arzular ve ihtiraslarla isteyen ve hkmeden ve bu gn
isteyip hkmettiini yarn, niin olursa olsun, bozmak ve deitirmek zafn ve hatasn gsteren Mutlak
her hangi bir gc tanmyoruz. Byle bir varlk mutlak olamaz. Bizim tandmz Mutlak llette
(:nedende, amata) ne beeri, ne de dier herhangi bir mahluka (:yaratlma) ait vasflardan hibirinin
bulunmas sz konusu olamaz. Hatta iradeyi bile biz ona izafe edemeyiz. Nasl edelim ki bizden bir
merhale ilerdeki mahluk varlklarda bile iradeyi glgede brakacak bizim anlamaktan aciz
bulunduumuz nice yksek ruh melekeleri vardr.

Allah hakkndaki bu sonsuz cehlimizin (:bilgisizliimizin) karsnda daha fazla sz sarf etmenin
beyhudeliini dnerek sadece deriz ki hibir eye nispet edilmesi sz konusu olmayan Allaha, bizim
miskin ve belki ruh mertebelerinde ancak en geri merhaleleri vasflandrabilen irademizi nispet etmeye
kalkmamz anlamszdr. Ve bundan dolay bize gre fatalizm bir hakikat yolu deildir.

Eer fatalizmi doru bir yol olarak kabul edersek btn irademizi, cehit ve gayretlerimizi, bunlarn
hepsinden daha nemli olarak ruhumuzun mmeyyiz vasf olan etkililik kudretimizi, ahsi hviyetimizi
ve nihayet olaylarn ve varlklarn olularndaki sebep ve amalar ve zellikle tekaml bir kalemde
ortadan kaldrm oluruz. Byle bir neticenin anlamszln bu kitap, bandan sonuna kadar izah edici
fikirlerle doludur. Bu neticeyi kabul etmenin bizi ulatraca yol, kendimizi mutlak derecesinde grmek
veya Mutlak kendi derecemize indirmek gibi, yollarn en sakimlerinden (sakim: bozuk, yanl, eksik;
sakat, hasta, hastalkl; rivayeti doru salam olmayan) ve en ktlerinden biri olur.

Ruh ve Kinat



181
2- Determinizm ve Reenkarnasyonizm

Fakat determinizm en iyi delaletini ve en iyi manasn reenkarnasyonist grle kazanr. Determinizmi
reenkarnasyonist grten baka hibir grn eni boyuna uygun bir duygu ve dnce ile
canlandrmasna imkan yoktur.

Reenkarnasyonizme gre insan, iinde yaad btn olaylar kendisi meydana getirir. Bu olaylar
arasnda insann cehit ve gayretinden veya ihmalciliinden domu olmayan bir tek olay bile yoktur.
Eer, baz hallerde, d iradelerin etkisi bulunursa bu da gene insan durumunun neticelendirmi olduu
hallerden ileri gelmitir.

nsan bilmeden gelecek hayatn kendi fiiller ve hareketleriyle, yani kendi iradesiyle hazrlar. Bundan
dolay bir hayat, kendinden nceki hayatta sarf edilen cehit ve gayretlerin neticesi olduu gibi gelecek
hayat da neticelendiren bir illet olur. Demek olaylar kompleksinden ibaret olan dnya hayat, ruhun
genel hayat zinciri iinde kendisini hazrlayan bir nceki halkaya ve kendisinin hazrlad mteakip
halkaya zlmez bir ekilde baldr.

O halde bir reenkarnasyonist gznde irade, insan cehit ve gayretlere sevk eden ve imajinasyon
melekesine ve faaliyetine yn veren ve bu suretle insann gelecek mukadderatn doa yasalar
gereklerine uygun bir ekilde belirleyen etkin bir unsurdur.

nsan u veya bu ii yapmak istemekte tamamen serbesttir. Ve serbest olmaldr. Fakat insann istedii
zaman ve mekanda gerekleip gereklememesi ayr bir meseledir. Hayatnda iyi veya kt niyetle bir
ii tahayyl eden insann bu tahayyl tahakkuk etmemi bile olsa onun ruhta meydana getirecei
reaksiyonlar, gelecekte mutlaka tezahr zemini bulacak ve ruhun yeni hayat artlarn belirleyen
unsurlarn banda gelecektir. Spatyom konusunda imajinasyonun oynad rollerden uzun uzadya
bahsetmitik.

Hayatmzn ak sralarnda, irademizin dnda olmu gibi grnen olaylarn ou, uzak veya yakn bir
mazide ruhumuza kendi ekmi olduumuz tohumlardan kmtr. nc kitabmzda bu hususta
yeterli szler geeceinden burada ayrntlara girimiyorum. Bundan dolay yarnki hayatmz
kendimizin kurduunu bilirsek bugnk hayatmzn irademiz dnda meydana geldiini zannetmek
hatasna dmeyiz.

Eer bamza bir musibet (:anszn gelen byk felaket; pis, murdar, uursuz) geldi ise bunun sebebini
her eyden nce kendimizde aramalyz. nk onu kendimiz yarattk. Bu hususta bilgimizin olup
olmamas, o musibetin meydana gelmesi veya gelmemesi zerinde etkili olmaz. Bu gerei bilmenin u
iyilii de var ki eer bu gn her hangi bir eyi imajine ederken yarn ki hayatmzn bir olayn
yarattmz dnrsek tekamlmz daha hzl ve emin admlarla ilerletmi oluruz. nk
tekamln bizim iin zorunlu bir gaye olduunu anlarz.

Hibir ey tesadfle olmad gibi, hibir ey de layk olmadmz halde bize zorla kabul ettirilmi
deildir. Ancak evvelce de sylendii gibi irademizi iyi veya kt kullandmza gre ya tekaml
planmzla izilmi yollarda veya kar ve zararmz gerektirecek ekillerde baz d mdahaleler hal ve
hareketlerimizin zerinde etkili olur ki buna imkan ve izin veren etken gene kendi kurduumuz olu
halimiz ve durumumuzdur. Bir varln dnyadaki iradesi ve imajinatif yetenekleri ne kadar az gelimi
ise onun zerindeki d etkenlerin basks o kadar fazla olur. Eer hayatmzn baz anlarnda
serbestliimizi kaybetmi bulunuyorsak bunun sebebini anlamak iin bu kural hatrdan geirmek
faydal olur.

Ruh ve Kinat



182
radenin gelimesiyle, imajinasyon melekesinin artan gcyle yle olaylar meydana gelir ki bunlar
sayesinde ruhun serbestlii ve bamszl gittike ilerleyen bir ekilde zorunlu olarak kurulur / yerleir.
radesi snrl, imajinasyonu madde aleminde henz gelimemi bir hayvann d etkiler altnda
yaamasnn ans oran imajinasyonu gelimi insannki ile llemeyecek kadar fazladr. nsanlarda
da durum ayndr. rade ve imajinasyonu ile yetkinlemi bir insan dierlerine gre daha ok kendi
kendisinin sahibi ve efendisidir.

zetle, insann bir hayattaki huzur ve mutluluu, hrriyeti ve hatta mteakip hayat artlarn belirlemek
hususunda grecei kolaylklar ve urayaca glkler, kaynaklarn gemi hayatndaki imajinasyon
melekesini kullanma eklinden alr. Ve bu bakmdan denilebilir ki reenkarnasyonizm, determinizm
zerine kurulmutur.


3- rade ile Baar artlar Arasndaki liki

Akla bir soru geliyor: Dnyada bir ok olaylarn oluu veya olmay hakknda, ister irademizle, ister
imajinasyonumuzla olsun, ciddi ve devaml gayretler sarf ettiimiz halde bunlarn seyrini genellikle
deitiremiyoruz. rade, sylendii gibi, eer imajinasyon yoluyla gerekleiyorsa bu baarszlmzn
sebebini neye hamletmemiz gerekir?

Bunun iki sebebi vardr: Birincisinde, evvela syleyelim ki imajinasyonun muhakkak bizim irade
ettiimiz ekilde veya istediimiz zamanda gereklemesi gerekmez. majinasyonun gerekleebilmesi
iin onun mutlaka doa yasalaryla uygunluk halinde bulunmas arttr. Doa yasalarna uygun olmayan
imajinasyon gerekleemez. (*) Yalnz bunu imajinasyon hi gereklemez anlamna almamaldr.
nk doa yasalar bizim dnebildiimiz btn imkanlara ve idrakimize girmeyecek kadar geni ve
hatta sonsuz modalitelere sahiptir. Madde ve kainat konularnda kainatn ve madenin sonsuz
imkanlar hakknda sylediimiz szler ilahi yasalarn sonsuzluu karsnda hi mesabesinde kalr.
Bundan dolay bir bakmdan doa yasalar dnda kalan bir imaj, bizim bilmediimiz dier bir doa
yasasna uygun derek o yoldan gerekleme imkan bulur. u halde nihayetsiz doa yasalar
karsnda muhakkak kendisine bir snak (:melce) bulabilecek olan bizim snrl imajinasyonlarmzn
hemen daima gerekleme imkanlar mevcut olduunu dnmek hatal olmasa gerektir. majlarmzn
dndmz gayeye ulap ulamayacaklar meselesi de ayr bir itir. Ve bu da gene doa
yasalaryla belirlenmitir. Bu hususta stat u teblileri veriyor:

nsan iradesinin doa yasalar karsndaki mevkii, o yasalara uygun geldike etkisini gstermesi
muhalefet ettike gstermemesidir.

Fakat evvela unu syleyelim ki doa yasalar sizin ihata edemeyeceiniz derecede ok kapsaml ve
karmaktr (:mulaktr). Bundan dolay, bir ksm doa yasalarna muhalif gibi grnen bir irade, dier
bir takm doa yasalarnn etkisiyle kendisini gerekletirir.

radenin baarszla urar grnmesinin ikinci sebebi de udur: nsan iradesi ruhun maddeye ball
orannda, dier btn melekelerde olduu gibi, rtlr ve bu yzden etkililii kaybolacak derecede
azalr. Yani insan bedeninde enkarne olmu bir ruh, spatyom hayatndaki serbest iradesine sahip
deildir. Bunun iin ruhun serbest hayatna ait etkililii insan bedenindeki bir ruh hakknda
dnlemez. stat: Ruhun btn enerjisini kullanabilmesi maddi alakalardan kurtulmu olduu
zamandr. Madde ile bal olduu zamanda hakimiyeti devam eder, fakat enerjisi azalmtr. diyor.

Biz bu dnyada her houmuza gitmeyen olay istediimiz gibi deitiremeyiz. nk bu olay, serbest
ruh halimizdeki irade gcmzn etkisi ile ortaya kmtr. Maddeye bal varlmzn iradesi onu
Ruh ve Kinat



183
deitirmeye muktedir deildir. Bu da bizim dnya hayatndaki tecrbelerimizin baar artlarna uygun
bir sretir. Eer biz dnyadaki irademizi spatyomdaki kadar serbeste kullanabilmi olsaydk
dnyadaki olaylar istediimiz biime sokar ve bu ekilde, grg ve tecrbelerimizi salayacak
vastalar ortadan kaldrm olurduk. Byle olunca olaylar arasnda cehit ve gayretimizi kullanmak
frsatn kaybeder ve bu suretle ruhumuzu kuvvetlendirecek naho gerginlikler ve tersliklerden
yararlanmazdk. u halde dnyaya inmekteki gayemizin amalad tecrbe hayatnn selametiyle
spatyom iradesinin dnya iradesine hakim bulunmas sreci arasnda yerinde bir uygunluk vardr. Buna
gre dnyamzda zahiren baarszlkla neticelenmi grnen bir ok istek ve teebbslerimizin
gerekte bizim iin daha byk baarlar hazrlamakta olduklarn unutmamalyz. Ancak bu baarlar,
bizim her eyi geici olarak / imdilik unutmu olduumuz gelecek bir hayatta kendisini gsterecektir.

Alnan teblilerden ve yaplan incelemelerden anlalyor ki spatyomda serbest halinde iken ruh,
mstakbel dnya plannn ana hatlarn izer. Ve dnyaya balanm ruh, baz yeni artlar araya
girmedike, bu plann istikametini deitiremez. Mesela beden konusunda yaptmz gibi ruhun
serbest iradesiyle belirlenmi bedenin esas ekli, maddeye bal irade ile deitirilemez. Fakat serbest
iradenin ilgili bulunmad ruhun tecrbe imkanlarn geniletici ikinci derecede olan (:feri) deimeler
hakknda bal iradenin az ok etkisi olabilir. Dier olaylar hakknda da durum byledir.

zetle, btn bunlardan kan neticeye gre insann spatyomdaki iradesiyle ortaya kan bir takm
olaylar vardr ki bunlar o, dnyadaki iradesiyle deitirmez. Fakat gene tecrbe ve plan gerei, serbest
irade ile ortaya kmayan bir ok kk ve gelip geici olaylarn olumasnda maddeye bal iradesi bir
dereceye kadar etkili olabilir. u halde biz irademizle hem gemi hayatmz kurduk, hem bu
hayatmz kurmaktayz, hem de gelecek hayatmz kuracaz.S

Burada nemli iki soru akla gelir: Acaba insan gerek kendisinin, gerek bakalarnn imajinasyonu ile
hastalanabilir mi, bir hastalktan kurtulabilir mi veya lmn hzlandrma (:tacil) veya erteleme (:tecil)
yapabilir mi?

Yukardan beri sylenen szlere baklrsa btn bu sorulara kar evet demek gerekir. Esasen
stadn bir teblii bu hususta bize ilk dnce kapsn amtr: Bitkiler intihar edemez; Bitkilerde can
olmadn ve iradenin canla baladn evvelce sylemitim. Bundan dolay onlarn lm harici bir
yasa ve iradeye bal olarak meydana gelir.

Bu tebliden aka anlalyor ki irade sahibi olan varlklar intihar edebilirler. Bundan sonra hayatlarn
bir dereceye kadar uzatabileceklerini ve hastalklarn olumas ve ifas zerinde etkili olabileceklerini
kabul etmek kolay olur. Fakat btn bu ilerde hkm vermek isterken evvelce sylenmi olan szleri
gz nnde tutmak gerekir. Yani, insann dnyada gsterecei btn iradi cehitler, spatyomda iken
istikametini alm iradesiyle ve doa yasalarnn o yoldaki gerekleriyle tezat halinde bulunmamaldr. Bu
fikirlerden u da kar ki hipnoz, degajman gibi ruhun nispi serbestlii hallerinde onun olaylar zerindeki
etkililii biraz daha artm olabilir. Fakat bu etkililiin de gereklemesi gene doa yasalar hkmleri
dairesinde olur.

Burada akla u soru gelir: Mademki bu dnyada btn iradeler gerekleemiyor, daha dorusu
istediimiz ekilde gerekleemiyor ve insan yapaca ilerin bir ounda eitli etkenlerden doan
kaytlarla balanm bulunuyor, o halde bu irade serbestliinin ne anlam kalr?

nsann dnyadaki hikmeti vcudu (:var olma nedeni) iyice aratrlrsa bu itirazn yerinde olmad
anlalr. nsan dnyaya olaylar yaratmak iin gelmemitir. Evvelce gene genellikle kendisi tarafndan
dorudan doruya tertiplenmi hadiselerin iinde bir sre yaamak ve onlara kar tahammln
denemek iin gelmitir. Bu tahammln her alanda deneyebilmesi iin iradesini serbeste kullanarak
Ruh ve Kinat



184
bir takm teebbslere girimesi gerekir. Spatyomdaki irade, olaylar meydana getirir.Dnyadaki irade
ise bu olaylar, dnyaya gelmekteki tekaml gayelerine uygun veya aykr yollarda kullanmak iin insan
bir takm teebbslere sevk eder. Grlyor ki spatyomdaki iradi durumun etkililii ile dnyadaki
serbest irade, ortak bir gayeye doru yaplacak ileri yetkinletirmek hususunda tam bir uygunluk
halinde ayarlanmtr.

Dnya ruhun atlyesi deildir. Bu durum spatyoma aittir. Dnyadaki ruh, esasen kurulmu bir atlyede
kendi varl zerinde ilemekle ve varlnn bir ok kaba ve mnasebetsiz taraflarn yontmakla
ykmldr. te iki dnya hayat arasndaki spatyom hayat, dnyada bu yontma ii iin gerekli olan
unsurlar spatyom atlyesinde imal etmek maksadna yneliktir. Bundan dolay onun buradaki iradesi
olay yaratmak iin deil, olaylar karsnda kendisine eki dzen verebilmek iindir.Ve onun bu yolda
sarf edecei iradenin iyi veya kt neticeleri dnyadan ayrldktan sonra ve dier hayatlarda
neticelerini, dorudan doruya, gstecektir ki bu vastasz olan tecelliler hakknda nc kitabmzdaki
reenkarnasyon konusu yeter derecede bilgileri ihtiva etmektedir.

4- radenin Serbestliine Dair baz Tebliler

nsanlarn iradelerini serbeste kullanmalar dnya hayatnn selameti iin gereklidir. Bu serbestlik
ancak ruh kemalatyla (:insann bilgi ve ahlak gzellii bakmndan olgunluu) dnyadaki en yksek
derecesine varabilir. Esasen ba baa giden bu iki olay, ruhlarn gittike daha hzl ve daha gvenli bir
yryle ykselmelerine yol aar. Ve onun iindir ki insan alemindeki tekaml, hayvan alemindekinden
ve bu sonunculardaki tekaml de, bitki alemindekilerden daha ok hzldr.

Bu o kadar nemli bir olgudur ki statlarmzla yaptmz btn grmeler esnasnda buna dair sk
sk ve kendiliinden tebliler gelmitir. Bunlardan bazlarn, bu konunun nemini belirginletirmek iin,
bolca miktarda iktibas ediyorum:

S- lerleyip ykselmemiz iin hat ve hareketlerimiz hakknda bir tavsiyeniz var m?

C- Her ey cehtinize bal ve onunla uyumludur. (36/XXVI)

Buradaki ifade ok aktr. Btn ykselilerimizin cehtimize bal olduunu ve ancak cehtimiz orannda
ykselebileceimizi bundan daha ak bir szle anlatmak mmkn deildir. Gelecek teblilerde de
stadn srarla bu nokta zerinde durmas bu ite bizim verdiimizden daha byk kymetlerin
bulunduunu gsterir:

S- Hayrmza nurlanmamza, ykselmemize yarayacak bir nasihatiniz var m?

C- Hayr. (56/XIII)

S- Bu akam bize ilerlememiz iin ya da tecrbelerimizin selameti iin yaplacak bir tavsiyeniz var
mdr?

(*) Bu dnceyi fatalizm iman ile kartrmamak iin arada mevcut olan ince, fakat ok esasl farklara
dikkat etmelidir.
.

nsan, kendisine verilenlerden deil kendisinin alabildiklerinden faydalanr.

Doada ceza ve mkafat yoktur.
Ruh ve Kinat



185

RUH VE KANAT
(54)

S- Bu akam bize ilerlememiz iin ya da tecrbelerimizin selameti iin yaplacak bir tavsiyeniz var
mdr?

C- Sizin ilerleyip ykselmeniz orannda ufku ttlanz (:renme, tanma) genileyecektir. Bunu evvelce
de sylemitim. (56/XIV).

S- Bize ve insanlara faydal grdnz tavsiyeler var m?

C- Tavsiyem yok. Daha ok ykselmenizi temenni ederim. (79/XV).

S- Bu akam ki celsemizde bize bir tavsiyeniz var m?

C- Hayr. (68/XVI).

S- Acaba bizim ve insanlarn selameti adna bize verilecek bir tavsiyeniz var m?

C- Hayr. Sevgiler. (43/XVII).

S- Gerek kendimizin ve gerek hemcinslerimizin talisi iin bize verilecek nasihatiniz varsa ltfunuzu rica
ederim.

C- Hayr, talinizi temenni ederim. (67/XXI).

Grlyor ki hemen her celsemizde kendilerinden almak istediimiz direktif hakkndaki ricalarmz
bouna gitmitir. Hibir zaman stattan bir emir ve hatta dnyadaki hat ve hareketimiz hakknda
irademiz zerine etkili olabilecek bir tavsiye dahi almak mmkn olmad. Baz anlar oldu ki
tecrbelerimizin istikametinde asistanlar arasndaki ahengi alakalandran sebeplerden dolay, meydana
gelen teevvler yznden nasihate gerekten ihtiyacmz grld; yolumuzu belirlemede gle
uradk ve o zaman srarla stattan bize en doru yolu gsterecek nasihatler istedik.. Fakat burada da
kendileri irademizi zorlamamak hususundaki kararlarndan ayrlmadlar ve aldmz cevaplar yukarda
yazdklarmzdan baka trl olmad:

S- Bir arkadamzn iimizden ayrlmas mecburiyeti ortaya kt Daha ok hazrlanm olarak
huzurunuza kabilmek iin geici veya geici olmayan bir zaman iin deneysel celselerimizi tatil etmek
istedik. Bu kararmz yerinde / isabetli midir?

C- Uygundur. Ne zaman kendinizi hazrlanm buluyorsanz o zaman tekrar balayabilirsiniz.

S- Bu tatil ne kadar uzatlrsa faydal olur, bu hususta bize yaklak bir sre belirlemek ister misiniz?

C- Hayr. Sylediim yeterlidir.

S- Bu sre ok ksa olabildii gibi ok uzun da olabilir, ok uzun veya ok ksa olsa m daha iyi olur?

C- Gene sylediim gibi.

Ruh ve Kinat



186
S- Mesela, 1 2 yl kadar uzamas gerekse bundan dolay sizinle olan mnasebetlerimize bir ziyan
gelebilir mi?

C- Demin sylediim gibi mesele hazrlnza mtevekkiftir. Bunun fazla uzamas imdiye kadar elde
ettiiniz yetenei paslandrabilir.

S- Bu tatil kararmzda sizin rza ve onaynz (:muvafakatnz) var mdr?

C- Demin sylediim gibi uygundur.

S- Tatil esnasndaki kuramsal (:nazari) almalarmzda takip etmemiz gereken hat ve hareket
hakknda bize ltfen faydal tavsiyelerde bulunmanz diliyoruz.

C- Bunu iradenize brakrm.

S- Teekkr ederiz. imdiye kadar sizlerden ok ey rendik Eski durumumuza oranla bilgimiz
artmtr Yardmlarnz unutmayacaz. Bize sylemek istediiniz bir ey var mdr?

C- Cehtinizin semerelerini (n) (:iktitaf ediyorsunuz) meyvelerini alyorsunuz. Benden taalinizi temenni
etmekten baka bir vazife yoktur. (Celse: XXII).

Bu grmeye dikkat edenler drt boyutlu denilen bir alemden bir ok kymetli fikirleriyle bizi
aydnlatm bir varln irademize ne kadar byk bir titizlikle sayg gsterdiini ve btn taalimizin
ancak onu serbeste kullanmakla mmkn olduunu ne kadar ak bir dille izah ettiini takdir etmekte
glk ekmezler.

Hele bunu takip eden son celselere doru aldmz teblilerde gene temposu deimeyen stadn bu
yoldaki yryne sevgi hislerinin de kartna dikkat edersek bu teblilerdeki samimiyete ve
yaknla daha ok nfuz etmi oluruz:

S- Gene bir ok eyler rendik size teekkr ederiz Bizim iin faydal grdnz baz tavsiyeler var
m?

C- lerleyip ykseliyorsunuz (:terakki ediyorsunuz), sevgiler. (62/XXVI).

S- Bu akam ok yararlandk, bize gerek kendimiz iin ve gerek bakalar iin faydal tavsiyeleriniz var
mdr?

C- Her cehit, onunla uygun semere verir. Sevgiler. (51/XXVI)

S- . Bugnk grmemizde ok nurlandk. Sizinle temaslarmz bize inbisat (:yaylma,alma,
alm; genileme) veriyor Gerek kendi ykselmemiz / ilerlememiz ve gerek hemcinslerimizin iyilik ve
ykselmeleri / ilerlemeleri iin bize verilecek bir nasihatiniz var mdr?

C- Her ey cehtinize bal ve onunla uygundur (119/XXIX).

Hele aadaki tebli kesindir:

S- .. Bu izahatnz bizim iin ciltler dolusu szden daha veciz ve faydal oldu Sizinle her
karlamzda yeni eyler reniyoruz kranlarmz nasl deyeceimizi bilmiyoruz.
Ruh ve Kinat



187

C- Her zaman sylediim gibi kendi cehtinizin semerelerinin meyvelerini alyorsunuz. Hi kimseye
kran borcunuz yoktur. (45/XXIV).

Bu kadar yeterli. Bu tebliler gsteriyor ki realitelerin edinilmesi esnasnda insan hibir eyi kabul
etmeye zorlanmyor. Ve insann serbest bir hayatta en iyi gelime zemini bulabilecei anlalyor. Btn
tecrbelerimiz bize gstermitir ki insan, kendisine verilenlerden deil kendisinin alabildiklerinden
faydalanr. Bu da ancak ve ancak serbestlikle ayakta kalr (:kaimdir). zellikle vicdan serbestlii ile.
nsann tekamln kolaylatrmak bakmndan bu nokta zerinde ne kadar srar edilse azdr. yilie
ynelik serbest bir irade ve bu irade ile yaplacak btn teebbsler insan ve toplumu muhakkak
ykseltir. Bu, deimez doa yasalar gereklerindendir. Ve insanlk alemi bugnk seviyesine ancak bu
yoldan varabilmitir. Serbeste yaplacak teebbsler esnasnda hi phesiz birok hatalar olacaktr.
te, hata bendinde de sylendii gibi, asl bu yoldandr ki insan bilgi ve grglerini artrmak ve faaliyet
alann daha byk hatalara dmeden geniletebilmek imkann elde etmi olur.

5- Sorumluluk Konusunda majinasyonun Rol

nsann, iradesini serbeste kullanabildiini ve imajinasyonu ile u veya bu istikamete ynelik bir takm
ileri gerekletirdiini grdk. Fakat bu bilgi ile beraber sorumluluk fikri de derhal kafamzda
douverdi.

nsan yapt her iten sorumludur ve onun bu sorumluluu serbeste iradesini kullanabilmesini zorunlu
klar. Fakat, burada kullandmz sorumluluk ifadesiyle biz, bir cezaya arplmay veya bir eyin
hesabn baka birisine vermeyi kastetmiyoruz.

Doada ceza ve mkafat yoktur. Ceza ve mkafat fikri bizim madde ile irtibatmzdan doan ve
bugnk grlerimize bal bulunan iyilik ve ktlk kavramnn etkisi altnda kalm olmamzdan ileri
gelmitir.

Bizim burada kullandmz sorumluluk kelimesinin anlam, sebep ve netice zinciri ile birbirine bal
olaylarn ruhumuzda meydana getirecei doal ve zorunlu reaksiyonlardr.

Bir ii, yasalaryla ortaya km sonular zorunlu olarak takip eder. Fakat tekrar ediyoruz: Bu yasalar
bizim iin nihayetsiz olduundan onlarn neticelendirdikleri iler bizim kavrayamayacamz ekillerle
tecelli edebilir. Fakat unu kesinlikle syleyebiliriz ki her iin bilmediimiz artlar altnda, bilmediimiz
neticeleri vardr. Tesadf konusunda geen szler burada da tekrarlanabilir.

te sorumluluktan kastettiimiz anlam bu cepheden grebiliriz. Elime atei alrm, mutat ve malum
artlar altnda ate elimi yakar. Elimin yanmas, atei tuttuum iindir. Bu ite ne bir ceza, ne de bir
kabahat sz konusu deildir. Fakat basit bir gre gre ben atei tuttuum iin bir kabahat iledim,
bunun cezasn ekiyorum diyebilirim. Halbuki doa yasalar bakmndan dnrsek bu hikayede
byle bir eyin varit olmadn anlarz. Ve gene anlarz ki bu hkm benim canmn yanmasndan
doan izafi bir realitenin rndr. Netekim eer elimin yanmasndan hibir zarar grmeseydim bu
olay bir kabahat ve bir ceza niteliinde grmeyi aklma bile getirmezdim.

te nispi gr ve dnle insan her eyde olduu gibi burada da aldanabilir. Mkafat grlmesi
yksek bir realite gerei olan herhangi bir olay, aldanarak, ceza maskesi iinde grmek ok defa
mmkndr. Bu hal tecrbesiz bir ocuun, yaldzl gzelliine aldanarak kendisine zehir veren bir
insanda grd itibari iyilie benzetilebilir.

Ruh ve Kinat



188
zetle iyilik ve fenalk kavram zerinde kesin hkmler vermeye imkan yoktur. nk evvela bunu
takdir etmek mmkn deildir. Sonra, gerekte esasen byle bir ey yoktur .Bu gr maddi balardan
doan gelip geici bir realite rndr. Demek biz imajinasyonun akibetleri zerinde dururken, iyilik ve
fenalk kavramn ancak bu cepheden kabul etmekteyiz.

majinasyonun doa yasalar hkmlerine gre gerekleebileceini sylemitik. majinasyon bir
faaliyettir. Her faaliyet gibi bunun da bir neticesi olmas gerekir. Ve bu netice de her eyden nce ruhun
reaksiyonlar eklinde kendini gsterir. Fakat bu reaksiyonlar sabit deildir. Ayn imajinasyon, birisi iin
iyi dieri iin fena grnen reaksiyonlar dourabilir. Buradaki iyilik ve fenalk grn meydana getiren
etken yukarda sylediimiz gibi dardan gelmi olmayp ruhun bizzat kendisinde mevcuttur. Ve bu
etken de ruhun vicdan melekesidir. O halde vicdann iyi dedii eylere kar ruhta daima iyi
reaksiyonlar, fena dedii eylere kar da daima fena reaksiyonlar uyanr. Ve bunlar iyilik veya fenalk
derecelerine, daha dorusu vicdann vermi olduu hkmlere gre ruhta az ok sevin veya az ok
strap hali dourur. Bundan dolay iyilik veya fenalk duygularn belirten meleke vicdanmzdr.

majinasyonu sevk ve idare eden iradenin iyi veya fena maksada ynelik olduuna gre ruhta iyi veya
fena reaksiyonlar uyanr. Ve bu reaksiyonlara gre de insann ac veya tatl akibetleri hazrlanr.
Buradaki niyetlerin iyiliini veya fenaln vicdan tayin eder.

te bu suretle ruhun vicdan melekesi tarafndan takdir olunan iyilikten veya fenalktan ibaret sevin
veya strab, onu geri durumlardan kurtarmaya ve ykseltmek aresine bavurmaya zorlar ki bu
arelerin banda da yeni bir dnya hayatnn ar ykleri altna girmeye katlanmak gelir. Bu suretle ruh,
gemi hayatnda gerekletirememi grd cehitlerinin neticelerini, tekrar deitirilmesi g olan
gelecek dnya hayatnda gerekletirmeye hazrlanr.

Demek bir hayatta sarf edilen imajinatif faaliyetler o hayatta gereklemeseler bile mteakip hayatlarda
gerekleeceklerdir.

Acaba gelecek hayatta veya baka bir zamanda ac veya tatl neticeler verebilmesi iin, bir iradesel
teebbsn mutlaka uygulama alanna km olmas art mdr?

Mesela, bir insan imajine ettii bir hrszl herhangi bir sebepten dolay yapmay baaramasa acaba o
hrszl yapm gibi bir akibete urar m?



imdiye kadar bu nemli sorunun cevab her zaman tehlikeden ari bir ekilde verilmi deildir.

majinasyon hakknda sylenilen szler ve zellikle imajinasyonun tarifi zerinde durulursa bu sorunun
en iyi cevab kendiliinden meydana kar. Bir eyin ruhta suretlendirilmesi, onun ruhta gereklemi
olmas demektir. Bundan dolay ona kar ruhta herhangi bir reaksiyonun uyanmas iin onun ayrca
darda da gereklemesine gerek yoktur. nk esasen yukardan beri sylendii gibi bu reaksiyonlar
dardaki deil, ierdeki, yani ruhtaki etmenlerin etkisi altnda doar. Bundan dolay bir imajinasyonun
ac, tatl neticelerini tatmak iin, onun d alemde gerekleme zemini bulup bulmam olmas nemli
bir rol oynamaz. Burada i etmenleri tenbih edici artlar, yani vicdan harekete getirici iyi veya kt
imajlar mevcut olduundan vicdann harekete gemesi ve akibetin ona gre belli olmas zorunlu bir hal
olur. O halde imajine edilen her ey ister o anda gereklemi, ister gereklememi olsun
imajinasyonu idare eden iradenin iyi veya kt niyetlere gre alm olduu istikamet tatl veya ac
akibetleri zorunlu olarak hazrlar. Bundan dolay bize gre evvelce de sylediimiz gibi hilei eriye
Ruh ve Kinat



189
yoktur. nk herkesi aldatabiliriz, fakat kendi harimimizde (:kutsal yerimizde) daima uyank duran ve
bizden ayrlmayan vicdanmz asla!..

Demek ki, bir eyin kimse tarafndan grlp bilinmeden yaplm olmas ile insann kendini onun
akibetinden kurtarabilmesi yle dursun, hatta o eyin hibir kimse tarafndan sezilmemekle beraber
imajine edilip de gereklemi olmamas bile onun iyi veya kt akibetlerinden insan masun
(:saklanm, korunmu, dokunulmaz) klmaz. stadn aadaki szleri bu husustaki meyyidemizi
(:yaptrm, yaptrma gc) tekil eder:

nsan iradesi, doa yasalarna uygun dtke etkisini gsterir. Muhalefet ettike gstermez. Her iki
takdirde eer maksad hayr ise ona gre, er ise gene ona gre akibete ular.



Bir kften en gelimi insana gelinceye kadar olan yol, dnyamzda, bir iki yerinde kesilmitir.

nsanlarla hayvanlar arasndaki maddi ve ruhi irtibat salayan varlklar, halihazrda bu dnyada
yoktur.

RUH VE KANAT
(55)

BENC KONU

T E K A M L

1- Hayattaki Varlklar Arasnda Grlen Tekaml Farklar

Dnyadaki hayattar varlklar incelediimiz zaman onlar arasnda bir takm tekaml farklarnn
bulunduu gzmze arpar. Birbirine gre olan bu ilerleyi farklar; bitkilerde eitli trler arasnda,
hayvanlarda eitli trler ve fertler arasnda, insanlarda ise eitli trler ve fertler arasnda olduu gibi,
ayn ferdin eitli zamanlarnda da kendini gsterir. Bitkilerde bir ot paras, bir kften daha gelimi
organizmaya sahip olduu gibi, bir gl aac da bir ot parasndan daha ileri durumdadr. Fakat bu
gllerin, otlarn ve kflerin btn fertleri hi olmazsa bizim takdirimize gre hemen hemen ayn tekaml
derecesinde grnmektedir. Hayvanlarda bir kpek bir koyundan daha ileride grnmekle beraber, iki
kpek de birbirine gre bir ok noktalarda tekaml fark gsterir. nsanlara gelince bunlarn hi biri
dierine benzemez. Bundan baka insan hayatnn hemen her saatinde, bir evvelki saatine gre az ok
bariz bir fark vardr. En geri olanlarndan en ykseklerine kadar btn insanlarda bir tekaml gayret ve
faaliyetini grmek mmkndr. Hatta uursuzca olan btn hayati faaliyetlerde bile tekaml gayesi
yolundaki tezahrleri grmemek mmkn deildir. Hayat mcadelesi, dnyadaki varln sreklilii
yolunda gsterilen igdsel bir cehittir. Ve bu da tekamle hizmet eder. ahsn ve cinsin bakas
(:kalm) iin sarf edilen btn emekler genel tekaml yasasnn zorunluluudur.

Bir kften en gelimi insana gelinceye kadar olan mesafe uurum halinde deildir. Bu, belirsiz tatl ve
meyilli bir yol arz eder. Fakat bilgisizliimiz bu yolu laykyla takip etmeye imkan brakmamaktadr.
Bundan baka bu yol, dnyamzda, bilmediimiz baz sebeplerden dolay bir iki yerinde kesilmitir de.
Mesela ileride de sylenecei gibi insanlarla hayvanlar arasndaki maddi ve ruhi irtibat salayan
varlklar halihazrda bu dnyada yoktur. Fakat ne olursa olsun bu yolun iki ucundaki
(:mntehasndaki) varlklar arasnda beliren tekaml farklarn kimse inkar edemez. Esasen dnyada
eitsizce serpilmi hayat artlar, bu tekaml farklarnn dourduu okluk halinden ileri gelir. Dnyada
Ruh ve Kinat



190
ideal bir eitliin kurulabileceini dnmek hatadr. nsanlar arasndaki eitsizliin kaybolmas onlarn
her noktada birbirinden farksz bir halde birlemi olmas demektir. Bu nasl mmkn olur?

zellikle ahsiyetini kazanm olan hibir varlk dierine benzemez. Bunlarn birbirine benzediini kabul
etmek, ideal kemale vardklarn kabul etmekle bir olur. Halbuki dnyadaki btn varlklar byle bir
kemal mertebesinden ok uzaktadr.

Etrafmza bakarsak varlklarn birbirine nispetle ok muntazam bir ykseli yolu takip ettiklerini grrz.
Bitkilerde olan her zellik veya onun benzeri, hayvanlarda mevcuttur. Fakat hayvanlarda bulunan birok
tezahr bitkilerde gremeyiz. nsanlarla hayvanlar arasnda da ayn hal caridir. Bitkilerde hemen
hemen gremediimiz ahsiyet hayvanlarda kendini gstermeye balamtr. Bir kediyi dierine tercih
ederiz. Fakat ayn gzellikte am iki iein seiminde bu kadar titiz davranmayz. Bunun sebebi
hayvanlarda mevcut olan ahsiyete balanm olmamzdr. Hele dnyada, ahsiyetin en yksek
derecesini kazanm insanlar hakkndaki bu intihap meselesi daha derin his ve fikir unsurlarna dayanr.
Bitkilerde gelimemi ahsiyetin hayvanlarda belirginlemesi, insanlarda en yksek derecesini almas
ve bu ilerin tedricen ve ykselen / ilerleyen bir ekilde cereyan etmesi, dnyadaki hayattar varlklar
arasnda muntazam bir ykseliin mevcut olduunu gstermeye yeterli gelen kantlardan birisidir.
stadn bu husustaki szleri bu konuyu aydnlatr:

Dnya zerindeki en ilkel ruhun maddi varl ile en gelimi bir insan arasnda geen btn tekaml
safhalar muntazaman ykselen ilerleyen /ykselen bir silsileyi takip eder. Bitkiler hayvanlardan daha
geridir. Tekamlde muntazam ve ilerleyen bir zincirleme mevcut olduuna gre bir hayvann bir daha
bitki olmasna imkan yoktur.

zellikle son szlerden kan anlama gre, varlklar arasnda gerilemenin mmkn olmadn ve
daima ilerleyiin bulunduunu reniyoruz. Yalnz, burada baz taraflar da gzden uzak tutmamak
gerekir. Gerek dnyada geirilecek tecrbe icaplarna, gerek bilmediimiz dier sebeplere gre bir
varlk kendi trn deitirmemek artyla ncekine gre biraz daha geri bir durumda dnyaya tekrar
gelebilir. Bu halin biraz nce bahsettiimiz muntazam ykselilerle tezat oluturduuna hkmedilemez.
nk evvela bu ilerleyi maddi bakmdandr, ruhun yksekliine halel getirmez. Sonra, bu maddi
gerileyite de gene ruhun talisine yardm edecek hal ve hareketler mevcuttur. stadn aadaki szleri
bu fikri tamamlar:

Fakat bir tr varlk arasnda gelimi olan bir ferdin ayn trde daha az gelimi olarak dnyaya
gelmesi mmkndr. nk belli bir dereceye kadar ykselmi olan bir ruh, gerek kendinin d etkiler
altnda maddeye balln hissetmesi, gerek fena muhitlerde buluna buluna onlarn titreimlerine
uymas ile tekrar maddeye balln artrabilir. Fakat bu, fazla bir d (:sukut) olmaz ve srf ruh
bakmndan bir gerileme saylmaz. nk o, kendisi iin kazanlm bir mertebedir. Yani ykselmi bir
ruh iin tam bir d yoktur, ufak dler vardr ki o da madde alemindedir.

2- Canszlarla Hayattar Varlklar Arasndaki Ayrlk

Madde ve ruh konularn okuyanlar bunlarn arasndaki farklara dair kitabmzda baz eylerin sylenmi
olduunu hatrlarlar. inde bulunduumuz konuyu baz noktalardan ilgilendiren oradaki fikirlere tekrar
ve ksaca dneceiz.

Etrafmzdaki varlklarn iki byk gruba ayrldn gryoruz. Bunlara iki byk grup dememizin
nedeni, belirgin niteliklerle birbirinden ayrlm olmalardr. Birinci gruptakilerin ayrt edici nitelii etki
edicilik (:messiriyet) kudretleridir. kinci gruptakilerin ayrt edici nitelii ise etkilenicilik (:messeriyet)
kabiliyetleridir. Yalnz u var ki bu etki edici ve etkilenicilik hususiyetlerini ayrmak her zaman kolay ve
Ruh ve Kinat



191
hatta mmkn olmaz. Bu imkanszlk da olaylarn nedenleri (:illetleri) hakkndaki bilgisizliimizden
(:vukufsuzluumuzdan) ileri gelir. (*) Her olayda etkili grnen etkenlerin gerekten etkili olup
olmadklarn kesinlikle takdir edebilmek iin bu bilie mutlaka gerek vardr. Biz bu bilgisizliimiz
yznden genellikle etkilenici (:messer) olarak olaylara mdahale eden etkenleri, etki edici (:messir)
etkenler gibi kabul etmek hatasna deriz. Ve bu gibi hatalardan kanma bizler iin mmkn olmaz.
Netekim bilgimiz ilerledike evvela etki edici gibi grdmz bir etkenin, baka bir etkiyle tahrik
edilmekte olduunu daha sonra anlayabilmemiz sk sk vaki olan hallerdendir. (**)

Hayattar varlklar etki edicidir (:messirdir). Buradaki etki edicilik (:messiriyet) kelimesinin ifade ettii
anlamda maksatl bir takm neticelere doru hareketleri tertipleyicilik tar. Canszlarda grlen atalet
hali bu niteliin yokluu ile ondan ayrlr.

lmin rettiine gre maddenin en karakteristik nitelii onun ataleti ve olu artlarndaki sebatlldr.
Bu nitelik daha ilk bakta etki edicilik fikrinden ayrlr. nk kendi kendini deitirmek kudretinden
yoksun bir varlkta etki edicilik kudreti aranmaz. Madde ebedi varlnda kendiliinden deime /
dnme (:tahavvller) gstermez. Radyoaktif baz maddelerde grlen deimelerin bu bahsettiimiz
tahavvllerle benzerlii yoktur. Oradaki deimeler de gene doa yasalarnn izmi olduu plan
dahilinde meydana gelen atl hareketlerdir. Ve o maddenin olu artlarna bal bir zorunluluk burada
hakimdir. statla aramzda geen bir grmede, onun ruha zg bu etki edicilik zelliine ne kadar
nem verdiini anlyoruz.

S- Maddenin ruha gre en karakteristik hususiyetine atalet dersek doru olur mu?

C- Ruhun etki edici zellii bulunduunu evvelce sylemitim, en byk ayrt edici fark budur.


(*) Tesadf konusuna baknz.
(**) Tesadf ve ruh konularna baknz.


...
RUH VE KANAT
(56)

3- Gene Materyalizm ve Spiritalizm Davas

Hayattar varlklarn etki edicilii, canszlarn da etkilenici rollerini iyice kavradktan sonra onlarn birbirini
tamamlayan bu aktif ve pasif durumlarnn kainattaki byk ahenk iinde ne kadar yakkl bir yer
tuttuklarn ve bunlardan birinin eksikliini kabul etmekle bu ahengin ne kadar derin kntlere
urayacan anlamak kolay olur. Hayat sahipleri mevcut olmadan canszlarn varln veya cansz
varlklar olmadan hayat sahiplerinin mevcudiyetini kabul etmek kainatmzn ve kendi varlmzn var
olma nedenini (:hikmeti vcudunu) ortadan kaldrr. Ve o zaman kainat ve biz niin varz? sorusunun
cevab hakknda sylenecek bir sz kalmaz. Bundan dolay madde ve ruh konusunda da sylediimiz
gibi kainatmzda maddeyi ruhtan ve ruhu maddeden ayrmak imkan yoktur. Tek bana maddeci ve
tek bana ruhu olmakla doru yol bulunmaz.

te bu dnce ile biz, fikir hayatnda ara sra arpan materyalizm-spiritalizm konsepsiyonlarnn
birlemeleri gerektiini ve birinin dierini tamamladn sylyoruz. Buradaki hikaye udur: Madde
kainatnda daima ykselmek zorunluluunda bulunan hayat sahibi varlklar gerek kendilerinin, gerek
bakalarnn tekaml gayelerini gerekletirmek iin maddedeki etkilenicilik zelliinden yararlanarak
Ruh ve Kinat



192
onlarn sonsuz halleri zerinde etkili olurlar ve bu etki edicilikle o hallerin birini dierine dntrmek
(:tahvil etmek), hareketlerinin tabiat ve istikametlerini deitirmek gibi bildiimiz veya bilmediimiz
saysz maddi kombinesyonlar meydana getirerek neticede doacak olaylardan kendi gayeleri yolunda
eit eit faydalar salarlar. Demek btn bu cansz maddeler hayattar varlklarn milyarlar ve
milyarlarca kombinezonlar iinde kullandklar birer tekaml vastasndan ibarettir. te maddi
hareketlerde grebildiimiz veya gremediimiz zeka tezahrleri, hayattar varlklarn maddelerden asla
eksik olmayan bu mdahalelerinden doar.

Gnn birinde gryoruz ki doada cansz olarak tandmz azot, karbon, hidrojen, oksijen . gibi
maddeler bir araya toplanyorlar. Milyonlarca tertipler iinde bir insan bedenini kuruyorlar. Ve
bazlarmza yle geliyor ki ayr ayr olduklar zaman kendi kendine hareket istikametini deitiremeyen
ve kendi kendine bakalar zerinde atalet niteliinden ar deiim / dnmler meydana getiremeyen
btn bu cansz maddeler bir araya geldikleri zaman, bu mehur maddi niteliklerini kaybederek
bildiimiz maddi niteliklerden hibirine benzemeyen yksek insan dehasn yaratabilecek kudrette etkili
ve uurlu birer varlk haline giriveriyorlar. Her noktasnda kuvvetli ve ykc itirazlarla karlanmaya aday
bu rk fikri uzun uzadya tenkit etmeye gerek grmyoruz. nk bu mesele imdiye kadar ok
sylenmi fakat asla ispat edilememi bir davann samal apaklk (:bedahat) haline girmi
hikayesidir. Buna kar yalnz u kadar sz yeterli grrz: D etkilerin yapt yz binlerce deiik
mspet veya menfi etkilere kar koyarak hayat muhafaza etmeye alan bu uurlu varlk, gayesi
yolunda gereken tedbirleri almakta ve bu hususta byk bir basiret gstermektedir. Byle yksek bir
basireti cansz ve atl maddelere izafe etmek iin elimizde hibir delil yoktur. Eer maddelere bu nitelii
mal edebilseydik bugn ilimde kabul olunan maddi karakterleri inkar etmemiz gerekirdi.

Modern ilimde maddenin tanm udur: Maddenin tanm nitelii ktledir. Ktle kendisini iki ekilde
gsterir: Birincisi atalet ikincisi arlktr. Ataletle arln ilmi anlamn gz nnde tutmak artyla
maddelerin byle sekiz on tanesinin deil, milyarlarca tanesinin bir araya gelmesinin bile fizik ve
kimyann madde hakkndaki tanmnda yeri olmayan sevgi, kin, intikam, haset, uur, irade, imajinasyon,
vicdan . gibi bir ok ruhsal niteliklere sahip kompleks ve ataletle uzlatrlmas imkansz etkili bir
varln meydana gelebileceini imdiye kadar hibir ilim kitab kendi yntemi iinde bize gstermi
olmad gibi, bunu bir var saym halinde kabul etmek de maddenin ilmi tanmna aykr bir hareket olur.
Bundan dolay btn bunlara ramen fizikokimyasal maddelerin u kadar miktarnn u veya bu biimde
tesadfi olarak bir araya gelivermesinden atalet fikriyle uzlamas mmkn olmayan uurlu bir varln,
bir etki edicinin meydana geldiini mmkn saymak uydurma bir varsaymdan ibaret kalr.

zetle, kainatta birbirini destekleyen, birbirinin yardmlar ile tezahr imkanlar bulan ve nihayet birinin
aktif etki edicilik kudreti ile dierinin pasif etkilenicilik kabiliyeti ahenkli bir ekilde birbirine balanm
bulunan bu iki gruptaki varln mevcudiyetini kabul ettikten sonra materyalizm-spiritalizm davasnn
anlam kalmaz. te neo-spiritalizm, ikilik kabul etmeyen bu tek yol zerinde yrmektedir.

4- Genel Tekaml

A- Canszlarda Tekaml

Biraz nce sylendii gibi hayattar varlklarla canszlarn kainatmzdaki mukadderat birbirine baldr.
Bundan dolay birincilerin devaml bir tekaml halinde bulunduklarn kabul edersek onlarn etki
ediciliklerinden azade kalmayan canszlarn da ister istemez tekaml halinde bulunduunu kabul
etmemiz gerekecektir. Gerekte hal byledir. Ruh ve beden konularnda grdmz gibi ruhun
tekaml perisprisinin tekaml ile uygun olarak meydana gelir. Hatta orada srarla zerinde
durduumuz gibi ruhun tekaml perisprisi ile ilikisinin tekaml demektir. Perispri sadece bir
maddedir. Ve ruhun etkisi altndadr. Ruhun tekaml ile gelien perisprisi gittike daha yksek
Ruh ve Kinat



193
titreimlerle ilgilenebilecek durumlara girer. Demek bir taraftan ruh, perisprisinin bu geliimiyle kainatta
daha geni etki etme imkanlarn bulurken dier taraftan da onun tedricen geliimini salam olur.
stat unlar sylyor: Ruhun tekaml ile perisprisi gittike hafiflik edinir. Perisprinin younluktan
seyyal hallere gemesi, ruhun tekaml ve madde zerindeki etkisi ile olur.

Perispri nasl byle ruhlarn etkisi ile gittike tekaml ediyorsa kainatn btn maddeleri de ylece
yksek uurlu varlklar tarafndan ilahi yasalara gre kullanlarak tekaml ettirilmektedirler ki bu
varlklarn hemen hemen hibirisinden bizim haberimiz yoktur.

Maddelerin tandmz halleri, onlarn en kaba olanlardr. Kat, sv, gaz . gibi haller belki birbirinden
dierine geebilecek kadar birbirine yakn ayn gruptaki maddi varlklardr. Madde bahsinde de
sylendii gibi, ok yksek maddi hallerin bu saydklarmzla ilikisi olmamas gerekir. (*) Btn
maddeler bu ve bundan daha kaba haldeki durumlarnda tedricen yksele yksele alemden aleme
gemekte ve ruhlarla beraber geriye dnmemek zere tekamllerine devam etmektedirler. Biz
varsayabiliriz ki arzmz btn maddi varl ile bizim duyamadmz bir tarzda, yava yava uzayda
kaybolmaktadr. Btn maddelerde radyoaktif halin mevcut olduunu ilim alemi elbette bir gn tasdik
edecektir. Bu, maddi tekamln bir neticesidir. Ve bunu bir alem iinde meydana gelen ileri-geri maddi
deimelerden ayrmak gerekir. Burada, bize gre ok yava /ar hareketli, fakat geriye dnmemek
zere meydana gelen maddi kainatn bir tekaml sz konusudur. stadn aadaki teblileri bu
fikrimize yol vermektedir:

Her ey gayet mkemmel doa yasalar hkmlerine tabi olarak cereyan etmektedir. Gne ve onun
gezegenleri uzayda sabit bir noktada durmazlar. Tm sistem birlikte (:heyeti umumiyesi ile) uzayda
yerlerini deitirirler. Kainatta sabit bir ey yoktur. Hep hareket, hep tekaml. Btn yldzlar kainatta
cereyan eden tekaml yasalarnn sevkiyle srekli deimeye maruzdurlar. Gne sisteminin uzayda
hep birlikte hareketleri esnasnda katettikleri mesafe sizin lnze girmeyecek kadar yksek bir
srattir. Bu hareketler tekaml yasalarnn hakimiyeti altnda devam eder.

Maddenin tekaml zerinde dururken bunu hayattar varlklarn tekaml ile kartrmamak gerekir.
nk bu iki varln tekaml ayr ayr yollarda yrr. Maddenin, tekaml ettike, etkilenirlik zelliinin
artmasna karlk ruhlarn tekaml aksine etki edicilik glerinin gelimesine yol aar. Ve zaten genel
tekaml bu iki olayn birbiriyle uyumlu olarak meydana gelmesine baldr.

Demek madde ve ruh tekamllerinin zt yollarda birbirinden gittike ayrlan, fakat o oranda birbirini
tamamlayan ve karlkl gelimelerine neden olan yryleri vardr. (**) (**) Biz burada tezat iinde bir
vahdet ve ahenk gryoruz. Yksek ruhlar en iyi etki edicilik imkanlarn en iyi etkilenir kabiliyetine
sahip maddeler arasnda bulabilecekleri gibi, yksek etkilenirlik kabiliyetine sahip olan maddeler de
ancak yksek ruhlarn etkinlik alanlarnda yksek maddi deerlerini kazanabilirler. Kaba bir ruh yksek
maddi bir muhitte asla yaayamaz. te madde kainatnda, daima sylediimiz gibi, ruhlarn tekaml
ihtiyalarn onlara duyuran etkenlerin banda bu ahenksizlik gelir. Ruhlarn bu ahenksizlii idrak
etmeleri, eit eit ruhsal reaksiyonlar davet eder ki bunlar ruhlar iin, kendilerini cehitlere sevk
edecek gerek birer strap kayna olur. zetle maddeler pasif olu hallerinde ebediyen nasl
ykselmekte iseler ruhlar da buna karlk aktif olu hallerinde ylece ebediyen ykseleceklerdir. Ve bu
iki tr ykseli, kainatmzda birbiri iin zorunlu olan ve birbirini tamamlayan iki esasl harekettir.

(*) Madde, boyut ve kainat konularna baknz.

RUH VE KANAT (56) ya aittir:
Ruh ve Kinat



194
(**) Bizim madde ve ruh hakknda dndmz tekaml istikametlerinin zddyeti ile Lead Beatern
ruh ve elemantal varlklarda kabul ettii (bkz: Lead Beatera gre ruh beden mnasebeti; RUH VE
KANAT (17) tekaml yolu zddyeti arasnda byk fark vardr.
..

RUH VE KANAT
(57)

B- Hayattar Varlklarn Tekaml

a- Ruhun Kainata Girii

Evvelce de sylediimiz gibi (1) ruhlarn ilk yaradllarna ait ne bir bilgimiz, ne de bir tahminimiz vardr.
Yalnz baz yksek teblilere ve ruhun ard ardna gelen tekaml aamalarna bakarak genel tekaml
konusunda ruhun madde ile olan ilikilerine ait baz karmlarda bulunabiliriz.

Ruhlar madde kainatnda doduklar zaman btn melekeleri kendilerinde mevcut bulunuyordu. Ve her
biri ferden ayr ayr ahsiyet sahibi idiler. Ancak bunlar, kendilerinde eksik olan grg ve tecrbelerini
artrmak iin maddelere balandklar zaman melekeleri tabiatyla kararyordu. te madde dnyalarnda
tezahrlerinin gittike arttn grdmz ruhun yksek melekeleri, onun tekaml sreciyle madde
balarndan kurtulmas orannda, tedricen kendilerine birer tezahr zemini bulabilmelerinden ileri
gelmektedir.

Demek ruhun geriliini nitelendiren ey, bilgisizlikleri veya amiyane tabiriyle fena tabiatta olmalar gibi
yanl hkmlere bal izafi nitelikleri deil, grg ve tecrbelerindeki eksiklikleridir. Bu eksiklik de
onlarn maddelerle karlamalarndan ileri gelmitir. Netekim bu eksik taraflarn gidermek iin
maddeler kainata girmiler ve maddelere ilk zamanlarda gene bu grg ve tecrbesizlikleri yznden
balandklar iin de melekelerinin bir oklarndan geici olarak mahrum kalmlardr. Ruhlarn
kainatmzdaki ilk durumlarna ait stattan aldmz baz teblileri yazyoruz:

Ruhlar ilk yaratllarnda ferden ayr birer ahsiyet sahibi olmakla beraber dier hususlarda bir
seviyede idiler. Onlarn ilk zamanlarda kendilerine ve muhitlerine ait bilgileri vard ve aktif idiler. Fakat
onlarn tecrbeleri ve grgleri yoktu. Ruhun gerilii, tecrbe ve grgsnn eksikliindendir. Grg ve
tecrbe ancak onlar elde etmeye / retmeye hizmet eden vastalar sayesinde kolaylar (:myesser
olur).

Kainatmzda ruhlar maddelerden uzak / iliiksiz kalamazlar. Bu, doa yasalarnn bir gereidir. Evvelce
yazdmz bir teblide de sylendii gibi, madde ruhun atlamaz (:lazm gayr mfariki) olmamakla
beraber ruhun bir merkezi (:makarr) olmak bakmndan ondan ayrlmaz. (2) Ruh ancak maddi
vastalarla bu kainatta etki etme kudretini gsterir ve gelitirebilir. u halde ruhlar kainatta maddi
vastalaryla, yani perisprileriyle beraber domulardr, diyebiliriz. te evvelce de sylediimiz gibi, bu
dnce bizi srekli olarak elbise deitirir gibi ruhlarn beden deitirdiklerine dair olan teozofik
iddialardan ayrlmaktadr. nk esasen varlk nedeni (:hikmeti vcudu) ruha vasta olmakta bulunan
bu maddelerin tekamldeki rol, ruhlarn onlarla olan ilikilerini gelitirmelerinde tecelli etmektedir.
zetle ruhlar madde alemine tekaml etmek iin girerler. stat bu hususta unlar sylyor:
Ruhun tekaml doa yasalar gereince maddelerin iinde bulunmasna baldr. Ruh btn maddi
faaliyetini yerine getirmek iin ve bu faaliyetleri sayesinde tekamln salayabilmek iin madde
aleminde bir sre geirir.

Ruh ve Kinat



195
Ruhtan ayrlmayan Perispri; ruhsal faaliyet sayesinde gittike seyyalleerek, gittike ruhun elinde daha
ilek daha elverili bir vasta haline girerek onun kainattaki etkililik kudretinin daha byk tezahr
imkanlarna zemin hazrlar. nceki konularda ruhla Perisprinin ilikilerine, ruhun Perispri zerimdeki
etki kudretine ve ruhsal tekaml ile Perisprinin seyyallemesine dair stattan aldmz baz teblileri
yazmtk. (3) Onlarn bu konuyu okurken de geirilmesi faydal olur.

Btn bunlardan anlalyor ki ruhlar, madde kainatnda doularndan itibaren bal (:merbut)
bulunduklar perisprilerini daha youn madde alemlerinde bir sre geirmekle daha hafif bir hale
koyarak bu sayede etkililiklerini artrmaya alrlar. te bu nedenden dolay bir ruhun kainata ilk girii
ile tekaml aamalarnda ilerledikten sonra olan faaliyeti arsnda pek byk farklar vardr. stat
aadaki szleriyle bunu belirtiyor:

Ruhun ilk zamanlarndaki aktivitesi ile, yetkinletikten sonra bilhara olan aktivitesi arasnda ok fark
vardr. Ve bu fark tekamln rndr. Ruhu tekamle ulatran btn vastalar onun etkililiini
dorular.

Maddi kainattaki ruhlarn tekamlleri eitli aamalardan gee gee meydana gelir. Bu ykseli gayet
muntazam ve ilerleyen bir ekilde olur. Fakat ruhlarn bizim dnyamza gelinceye kadar geirdikleri
tekaml merhaleleri hakknda bizim hibir bilgimiz yoktur. Dnyamzda bitki iindeki hayatmzla
balayan ruhun tekaml safhas onun, bizim grebildiimiz en geri maddi varln oluturur. Yalnz,
gene statlarmzdan rendiimize gre henz bitki halinde olmayan ruhun dnyamzda daha bir ilkel
bir safhas vardr ki biz ona kf ismini vermekteyiz. Fakat statlarmzdan aldmz tebliler kf
ruhunun boyutlu alemde en geri bir ruh olduunu syleyebilmemize imkan brakmyor, nk bu
teblilere gre bu alemde kften daha geri maddeler iinde enkarne olan bilmediimiz dier varlklar
daha vardr. Buna dair olan teblilerden bazlarn yazyorum:

Ruhun bitkilerden nce canszlara en yakn olarak geirdii dier aamalar da vardr. Siz buna kf
diyorsunuz. Fakat, cansz ile bitki arasnda mevcut olan sizin anlamadnz daha bir ok varlklar
vardr.

(1) Ruh konusuna baknz.
(2) Beden konusuna baknz.
(3) Neo-spiritalist dnceye gre ruhla beden ilikisi bendine baknz.

ahsiyet varln madde alemindeki etkilerinin, ferdi irade ile, yn belirlenmi tezahrlerine bal bir
kavramdr.

RUH VE KANAT
(58)

b- Bitkilerde Tekaml

Bitkiler ile canszlar arasnda ne fark vardr?..

Bitkilerin canszlara gre olan yksek zelliklerini ilk bakta takdir etmemek mmkn deildir. nce,
bitkilerde grlen hayati tezahrlerin hibiri canszlarda yoktur. Bu hal, zerinde uzun uzadya durmak
gereini hissettirmeyen bir realitedir.

Fakat biz, herkes tarafndan bilenen bu biyolojik realiteden daha az baklarn dikkatini ekmi olan
baz zelliklere temas etmek istiyoruz. Bunlardan birisi ahsiyettir. Hayvanlarla insanlara kar; bitkilerle
Ruh ve Kinat



196
canszlar kendilerinde ahsiyetin olmamasyla ortak bir cephe alm bulunmaktadrlar. Bu fikrimizin
kapal kalmamas iin nce burada kullandmz ahsiyet kelimesi ile neyi kastettiimizi sylemek
gerekir.

Bizim anladmz anlamdaki ahsiyet, maddelere zg eitlenmeleri meydana getiren zellikler
kompleksinin ifadesidir. Eer arzu edilirse rnein, H maddesine, fizikokimyasal zelliklerine gre, bir
ahsiyet izafe edilir. Ve bu manada maddi ahsiyetten de sz edilebilir. Fakat bu, ayr bir dnce
rn olur.

ahsiyet kelimesiyle bizim kastettiimiz ey, varln madde alemindeki etkilerinin, ferdi irade ile, yn
belirlenmi tezahrlerine bal bir kavramdr. Btn kainattaki H atomlar ayn eydir, Bunlarn kendi
aralarnda hibir ahsiyeti yoktur. Fakat H atomlarnn dier madde atomlarna gre, ahsiyet
diyemeyeceimiz, farkl zellikleri vardr. Bunlara ahsiyet diyemeyeceimizi syledik, nk bu
zellikler sabittir ve onlarn deimelerinde irade gibi, ferdi ahsiyeti belli edecek bir unsurun rol
yoktur. Halbuki irade sahiplerinin, d etkilere kar gstermi olduklar tesirli reaksiyonlar onlara ferdi
deerler verir ve bu da ahsiyetin belli olmasna yarar.

te canszlarda gremediimiz bu hali aa yukar bitkilerde de gremiyoruz. Bitkilerin iradesi madde
aleminde tecelli etmedii iin, irade ile ayakta duran ahsiyetleri de bu alemde henz grnmemitir.
Bir gl aacnn d etkenlere kar iradesiyle, dier bir gl aacna gre kendi ferdiyetini
deerlendirecek reaksiyonlar yoktur. Ayn cinsten btn gl aalar hi olmazsa bizim gzmzde
ayn eydir. nk hepsinin hayat tezahrlerinde; eitli artlar altnda, eitli fizikokimyasal olaylarn
belli neticeleri n srada grlr ki bu da onlarda iradenin henz tecelli etmeyiinin bir neticesidir. stat
bu noktay u cmle ile ifade ediyor: ahsiyet irade ile kendini gsterir. Bitkilerde ise iradenin
bulunmadn evvelce sylemitim.

Fakat, aradaki bu ortak zellie bakarak acaba canszlarla bitkileri ayn gruptan saysak doru olu mu?

Hayr.

nk evvela bitkilerde grlen hayati dier vasflar buna engeldir. Sonra, gerek kflerde ve gerek
bitkilerde grlmeyen irade ve uur halleri esasen bunlarn ruhlarnda mevcuttur. Ancak bu geri ruhlarn
madde ile olan gl balar onlarn bu melekelerini karartmtr. Bundan dolay bunlarda ahsiyetin
olmay ancak madde alemindeki, yani dnyamzdaki, bir grntr. Ve hatta her ne kadar bunlarn
dnyadaki ahsiyetleri belirmemi dahi olsa canszlarla kyaslannca, bitkilerde, nispeten ferdi
deerlerin, pek ilkel ve maddi ekilde bir ahsiyet taslan dndrebilecek nitelik arz ettii grlr.
Her H atomu birbirine benzer. Fakat hibir gl iei dierine benzemez. Bu hal bitkilerde mukaddem
(:takdim olunmu, sunulmu; nce konmu; nce, nce gelen, nceki: deerli, stn) bir iradenin
varln gsteren etki edicilik yeteneini ifade eder ve bunu canszlarda olmayan bir zellik olarak
tanmamz gerekir. stadn aadaki ifadeleri bu fikrimize hak verdirir:

Ruhlar, bitki halinde eitli ekillere girip bazen uzun, bazen ksa sren bir tekaml safhas takip eder.
Fakat insan ve hayvanlarda olduu gibi bitkilerde dahi tekaml madde bakmndan deil ruh
bakmndan hedeftir. Bundan dolay bitkilerde maddi olan byklk kklk, uzunluk veya ksalk gibi
meseleler gerek tekaml mahiyetinde saylamaz. Yani tekaml zahiri grne gre
hkmedilmemelidir.

Ruhlarn ykselmelerini belirleyen kanunlardan birisi ve en nemlilerinden biri de tekamlleri esnasnda
bilerek veya bilmeyerek kendilerinden daha geri durumlarda bulunan dier ruhlara tali yolunda yardm
etmeleridir. imdiye kadar edindiimiz bilgilerden unu karabiliriz ki kainatta veya hi olmazsa bizim
Ruh ve Kinat



197
tandmz alemlerde soyut veya kendi bana (:mnferit) bir tekaml yoktur. Tekamln kolektif bir
faaliyetle gereklemesi bir zorunluluktur. Hodbinliin (:kendini beenen, kendini beenmi, marur,
bencil), tekaml gletirmesindeki roln bu bakmdan daha iyi anlayabiliriz. Keza sevgi ve efkat
duygularnn da tekaml hzlandrc niteliklerini gene bu yoldan anlamak kolaylar. nk bunlardan
birincisi ruhu tecrit etmeye, ikincisi ise aksine dier varlklara ve kolektif faaliyete yaklatrmaya sevk
eder. te btn tekaml aamalarnda grdmz bu yasa bitkiler aleminde de yrrlkte olandr. Bir
aacn gvdesinde bir ok saprofitler sembiyoz halinde yaar. Buna dair bitkiler ilmi bir ok rnekler
verecektir. Fakat burada bizim gstereceimiz rnek imdiye kadar sylenmi olanlar arasnda
bulunanlardan deildir:

Bitki ruhlar tekaml merhalelerini geirmek zere dnyamzda bitki halinde yaarken bedenlerini kuran
hcrelerinde de saysz ruhlar yaatarak onlarn tekamllerine vasta olmaktadrlar. Bitki bedenindeki
bu ruhlar bitkilerin ruhlarndan ok geri bir durumda bulunmaktadrlar. Yalnz, bitkilerde henz ahsiyet
olumad iin hem bunlar,hem de bitkileri daha yksek ruhlar idare eder. Ve tabii ki bitki ruhlarnn bu
ilerden bitki halinde iken haberleri olmaz. Bitki bedenlerinde yaayan bu ruhlar ok geri olmakla
beraber bamsz birer varlk halindedirler. Ancak, onlarn kendi tekamllerini yapmak iin gsterdikleri
faaliyet, bitki ruhunun tekaml iin yapaca faaliyetle ahenktardr. Yani btn bu nihayetsiz hcre
ruhlarnn faaliyeti, kendileriyle beraber bitki ruhunun tekamln de salar. Fakat byle yetimek zere
bulunan geri ruhlar yalnz bitki bedenlerinde olmayp hayvan ve insan bedenlerinde de vardr. Bununla
beraber hayvan bendindekiler bitkilerdekinden ve insan bedenindeki ruhlar da hayvanlarnkinden daha
ileridedirler. Hatta insan bedeninde bulunan bu saysz ruhlar bizzat bitki ruhlarndan biraz daha
ileridedir. Fakat bunlarda da irade olmadndan ahsiyet mevcut deildir ve bu bakmdan bu ruhlar
hayvan ruhlarndan daha geridir. Bu konuya dair statlarmzdan aldmz bilgileri veriyoruz:

nsanlarn, hayvanlarn ve bitkilerin bedenlerinde yetimek zere bulunan nihayetsiz ruhlar vardr.
Hayvanlarla insanlarn bedenlerindeki ruhlar insan veya hayvan ruhunun idaresi olduu halde bitkilerin
bedenlerindeki ruhlar onlarn idaresinde deildir. Sistemi (:heyeti umumiye) idare eden ahsn ruhu ile
hcrelerinin ruhu arasndaki ortak faaliyet, ayn bedenin ortak faaliyeti yolunda birlemekten ibarettir.
ahsn ruhu mevcut olmazsa demin sylediim bakmdan sistemin dzen ban / dzenini salayan
faaliyet ortadan kalkm olur.

nsan bedenindeki ruhlar bitkilerden biraz daha ileridedir. Fakat ne bitkilerde, ne de bunlarda irade
olmadndan, ahsiyet ise irade ile kendini gsterdiinden bu ruhlarda ve bitki halinde bulunan
ruhlarda ahsiyet yoktur.

Bedenlerdeki bu hcreler doma (:tevalt) ve reme (:tenasl) ile devam ederler. Bunlarn bazlarnn
hayat dier bazlarnnkinden daha uzunca veya daha ksaca olabilir.

Bu szler bize insan ve hayvan bedenlerinden ayrlan paralarn darda bir sre daha
yaatlabilmeleri imkann izah etmektedir. Mesela, bir kpek kalbi bedenden alnarak darda bir sre
yaatlabiliyor. Yine A. Carrelin yapt gibi bir rg (doku) paras darda uzun sre yaatlp
retilebiliyor (Explantation). Halbuki bu kalbin ve bu dokunun ait olduu beden ruhu oktan ayrlm
bulunmaktadr.
.
RUH VE KANAT
(59)

C- Hayvanlarda Tekaml

Ruh ve Kinat



198
Bitkilerden sonra ruhun dnyada tandmz mteakip tekaml aamas hayvan bedenlerinde cereyan
eder. Fakat bitki alemiyle hayvan alemi hemen birbirini izlemez. Bunlarn aralarnda bir takm dier
varlklar mevcuttur ki bu varlklarn bir ksm baka dnyalarda bulunmaktadr. Dnyamzda bulunan
dier bir ksm ise henz bizim bilgi alanmza girmemitir. stat bu hususta diyor ki:

Bitkilerden hayvanlara gei safhas mdeaddit (:ok, bir ok, birka, trl trl) alemlerde vukua gelir.
Sizin dnyanzda da byle gei safhalar vardr ki siz bunlara isim vermiyorsunuz. Bunlar gelecekte
ksmen tanyacaksnz. Bu gn siz bunlarn mevcudiyetinden tamamen habersiz bulunuyorsunuz.

Hayvanlarla bitkiler arasnda byk bir tekaml fark gryoruz. Acaba bu fark ne bakmdandr?
Evvelce iradenin bitkilerde olmadn sylemitik. Halbuki ruhun bu kymetli melekesi hayvanlarda
grnmeye balamtr. te iradenin hayvanlarda bu tezahr onlar byk bir uurumla bitkilerden
uzaklatrmaktadr.

Dorusu evvelce sylendii gibi iradenin hayvanlarda tecellisiyle beraber ruhun bir tekaml mertebesini
ifade eden can safhas da hayvanlarda balamtr. u halde bu safhaya, arzmzn tekaml serisine
dahil olan dnyalarda, ruhun ahsiyetini ilk gsterebildii bir safha gzyle bakabiliriz. Demek can
safhasyla balayan irade ve ahsiyet, hayvanlar bitkilerden bariz bir ekilde ayrmaktadr.

Hayvanlarn beden ekilleri doa yasalar tarafndan belirlenmi ekillerden biridir ki bunu hayvan ruhu
dnyaya girmezden evvelki iradesiyle semitir. Daha yksek ruhlar tarafndan kendi yetenekleri
orannda arz edilen bu ekillerden birini semekte hayvan ruhu serbesttir. Bu bapta stattan u szleri
dinliyoruz:

Hayvanlar doa yasas hkmleri iinde kendilerine uygun olan biimi seerler. Hayvanlarn ekilleri
evvelce ruhun iradesiyle belirledii ekillerdir. Bunlar, henz tekaml etmemi bir ruhun doa
yasalaryla belli olan bir takm biimleridir ki yetkinlememi (:gayr mtekamil) ruhlar bu yasa haricinde
bir biim seemezler (:ihtiyar edemezler).

Hayvanlar bu bakmdan insanlara gre farkldr. Onlar insanlar derecesinde grg ve tecrbe sahibi
olmadklarndan bedenlerini seme serbestliine insanlar kadar sahip deildirler.

Bitkiler hakknda sorulan soru burada da sorulabilir: Acaba beden oluumu (:teekklat) ile hayvan
ruhunun tekaml derecesi arasnda bir iliki var mdr? Burada iki noktay birbirinden ayrmak gerekir.
Birincisi irilik / byklk (:cesamet), ekil vs. gibi bedenin d manzarasyla, dieri de beden
mekanizmasnn incelii ile ruhsal tekaml arasndaki ilikilere aittir.

Bedenin d grn ile ruh tekaml arasnda sabit ve kesin iliki yoktur. Mesela, bir fil gvdesinin
bykl onun ruhunun kck bir bedene san maymun ruhundan daha gelimi olduunu
gstermeyecei gibi bir tavus kuunun gzel renkli tyleri de onun ruhunun irkin suratl bir
maymundan daha ileride olduunu gstermez. Bundan dolay gerek hayvanlarn, gerek insanlarn
bedenlerini seme meselesinde csse ve cesametin ve beden gzelliinin tekaml derecesiyle kesin
ilikileri yoktur. Bu mesele daha ok dier baz tekaml zorunluluklarn ilgilendirir. Bu hususa dair
evvelki konularda baz szler gemiti. (1) Bundan dolay hayvanlarn grnen ekillerine bakarak
onlarn tekaml dereceleri hakknda kesin hkmler veremeyiz. stat: Csse ve cesametle ruhun
tekaml arasnda iliki yoktur. Csse itibariyle her byklk, mekanizma mulakyetini (:g
anlalrln, aprakln) gerektirmez. nsanlarn bedenleriyle tarih ncesi yaayan hayvanlarn
csselerini kyaslarsanz ince bir fonksiyonman gsteren bir bedenin mutlaka u kadar cesamette
olmas gerekir, gibi bir kayt konulamayacan anlarsnz. diyor.

Ruh ve Kinat



199
Halbuki buna karlk bir bedendeki mihanikiyet inceliinin ve mulaklnn ruh tekaml ile ilikili
olaca tabiidir. nk her eyden nce byle bir bedeni idare etmek bir grg ve tecrbe iidir ve bu
da ruhun tekaml ile alakadar, madde zerindeki etkisinin gelimesi meselesidir. Halbuki stadn
biraz yukardaki szlerinde de anlalyor ki beden fonksiyonmanndaki incelik ve mulaklkla cesamet
ve gzellik arasnda fark yoktur. Netekim tylerinin rengindeki gzellie ramen tavus kuunun
bedenindeki ve zellikle sinir sistemindeki mulakiyet maymun bedenindeki kadar fazla deildir.
stadn aadaki szleri bu fikri iyice aydnlatr: Binnisbe kark bir mekanizmay, ancak onu idare
edebilecek yetenekte bir ruh kendine mal eder. Mesela insan ruhuna ykselmi safhasnda bir ruhun
ihtiyalarna ne bir protozoer ve ne de bir fil bedeni cevap veremez.

Burada akla bir soru gelir. Acaba bir varln dier bir varlktan gelimi saylabilmesi iin onun
kulland bedenin her noktasnn dierininkinden daha mulak bir vazife grnmne sahip olmas m
gerekir? Gerek aldmz tebliler, gerek mahedeler bunun aksini gsteriyor. Geri bir ruhun kulland
beden, daha ileri bir ruhun bedenindeki mulakiyetten baz noktalarda daha ince mulakiyet
gsterebilir. Mesela her bakmdan kark yapya (:teekklata) sahip insan bedenine gre baz hayvan
bedenlerinde daha yksek nitelie sahip baz organlar bulunabilir. Bir insan gz kartal gz kadar
keskin deildir. Bunun gibi bitki zincirinin en son safhalarnda da baz bitkiler vardr ki bunlar ilkel
hayvan bedenlerinden baz noktalarda daha az mulak olabilirler. Bu hal, ruhlarn tekaml ihtiyalar
orannda vastaya sahip olmak zorunluluundan ileri gelir. Aadaki tebliler bunu aka gsteriyor:

Bitkiler zincirinin son mertebelerindeki baz bedenlerin hayvanlar zincirinin ilk mertebelerindeki
bedenlere gre baz cihetlerden daha mulak olmas mmkndr. Tekamln ok eitli yollar vardr.
Mesela insanlar kadar gelimi olmad phesiz bulunan baz hayvanlarda insanlardakinden daha
yksek duygular grrsnz. Bundan dolay hayvanlar zincirinin ilk mertebede mulakiyetinin, bitkiler
zincirinin son mertebelerinde bulunan bedenlere gre daha basit olmalarnda hayret edilecek bir taraf
yoktur.

Bu fikirlere gre de bir hayvann u veya bu vazife grmndeki ykseklie bakarak onun dier bir
hayvandan daha yksek olduuna hkmetmek doru olmaz. Daha iyi koku alyor diye bir kediyi bir
insandan daha yksek diyemeyiz. Burada, bedenin genel vazife grmnn bilekesi / elde ettii toplu
sonu dnlr.

d- nsanlarda Tekaml

Yeryzndeki ruh tekamlnn bitki ve hayvan safhalarnn ardndan insan safhas gelir. nsan safhas
imajinasyon yeteneinin madde aleminde ilk tezahr ettii bir merhaledir. (2)

Hayvanlarla insanlar arasndaki geit safhalar halen dnyamzda mevcut deildir. Bundan dolay biz,
reenkarnasyonist olarak bir taraftan Darwinin kuramlarn kendi amza gre kabul ederken dier
taraftan insann hemen maymundan geldiini sanmyoruz. En ilkel bir insanla en gelimi grdmz
dnyann bir hayvan, rnein bir maymun arasnda derin tekaml farklar vardr. Kainatta btn
olaylarn tedrici deiimlerle meydana geldiini ve hibir deiimin keskin snrla kendisini hazrlayan
olaylardan ayrlmadn kabul ettiimizden, ilkel bir insanla gelimi bir hayvan arasnda grdmz
keskin snra bakarak bunlarn hemen birbirini izlemediklerini dnebiliriz.

nsanla maymun arasndaki fark niin keskin bir snr halinde gryoruz?

majinasyon yetenei bir tekaml safhasn nitelendiren olaanst bir melekedir. Ne kadar yksek
grnrse grnsn, hibir hayvanda bu melekenin mevcudiyetine ait bir belirti gremiyoruz. Belki
maymunlarda imajlar daha iyi zaptetmek ve onlar dier hayvanlara gre daha byk bir sadakatle
Ruh ve Kinat



200
tekrar meydana getirmek (taklitilik) gibi yetenekler mevcuttur. Fakat bu hal ile insanlara zg yapc
imajinasyon kudretinin ayn ey olmadn tekrarlamaya gerek grmyorum. (3) Maymun hayatnda,
bin sene nceki zamanla bugnk zaman arasnda hibir fark yoktur. Halbuki insanlar arasnda
seneden seneye belirginleen tekaml farklar herkesin bildii bir eydir. Bu fark belirten etken
imajinasyon konusunda uzun uzadya sylenmitir. Ve ruhun bu yksek melekesi ancak insanlarda
tecelli etmi bulunmaktadr. Biz, insanlarda tecelli eden bu melekenin dnyada birden bire doduunu
gryoruz. Kendisinde bu melekenin daha ilkel safhalarn gelitirmekte olan hibir hayvan tanmyoruz.
Fakat bu varlklarn muhakkak mevcut olmas gerekir. O halde bunlar nerdedirler?.. Bu sorumuza kar
stat u cevab vermektedir:

Gelimi hayvanla gelimemi insan arasnda ok byk mesafeler vardr. Bu mesafe insanlarn en
gelimii ile en az tekaml etmi bulunanlar arasndaki mesafeden daha ok fazladr.

Hayvanlarla insanlar arasndaki geit safhalar evvelce bu dnyada bulunuyordu. imdi baka
alemlerdedir.

radesi, imajinasyon melekesinin geliimiyle daha ok belirmi olan insanlarda ahsiyet, bu dnyada
halen mmkn olabilen en yksek derecesine varmtr. Bu nedenden dolay biz insanlarn
tekamllerini daha kolaylkla takip edebiliyoruz. Ve gene bu sebepten dolaydr ki insanlk alemine
girmi olan ruhlar evvelki alemlerdekilerden daha sratle tekaml etmektedirler.

majinasyon, insanlk aleminde balad gibi bu alemde daha dier baz nemli melekeler de tecelli
etmeye balar ki bunlar da uur ve vicdandr. Grlyor ki ne bitkilerde, ne de hayvanlarda mevcut
olmayan ruhun bir takm nispeten yksek melekeleri insanlarda birdenbire beliriveriyor. stat: uur ve
vicdan dnyanzda insan mertebesinden balar. diyor.

uur ve vicdan nedir?.. Bu iki meleke hakknda stadn verdii tanm yazarsak okuyucularmz tatmin
etmi oluruz.

uurla vicdan, ruhun melekesi olmakta birleendir. Yalnz uur, ruhun iindeki umumi bilgisidir. Vicdan
ise hayr ve erri ayrt eden ruhun melekesidir.

Acaba uurun madde aleminde geliimiyle ruhun tekaml arasnda bir iliki var mdr? Bu iliki vardr,
fakat tek tarafldr. Yani mevcudun tekamlnde uurun bir rol yoktur. Netekim uursuz
imajinasyonlarn mevcut olduunu evvelce de sylemitik. Yine bitkilerde ve hayvanlarda uur olmad
halde onlar pekala tekaml etmektedirler. Fakat uurun tezahr ve gelimesinde tekamln rol vardr.
Ruh ne kadar yetkin bir halde bulunursa onun madde alemindeki uuru o oranda aikar olur. stat bu
hususta unlar sylyor:

uur ve vicdan dnyanzda insan mertebesinde balar, mevcudun tekamlnde uurun rol yoktur.
uurun gelimesinde mevcudun tekamlnn rol vardr.

Bundan u neticeyi karabiliriz.: uur, tekamln nedeni deil neticesidir. Ve mevcudun uur
alanndaki gelimeleri onun tekaml orannda mmkn olur. Esasen ruh tekamlnn gayeleri
zerinde dururken ve ruhun madde kainatndaki douundan bahsedilirken bir ok ve hatta btn
melekeleri gibi uurun da ruhta esasen mevcut olduundan ve ancak madde alemindeki tekaml
orannda tezahr edebildiinden daima bahsedilir. Netekim ruhun insanlk aleminde de kapal kalm
daha nice yksek melekeleri vardr ki onlarn hi birinden haberimiz yoktur. Ve insan madde alemindeki
sonsuz tekaml ile onlar yolu zerinde ceste ceste bulacaktr.

Ruh ve Kinat



201
Mamafih insanlk aleminde gelimi olmasna ramen insanlar arasnda uurun muhtelif derecelerde
tezahrleri vardr. Hatta bu hal ayn insann eitli zamanlarnda da grlr. Bunun, insanlar arasndaki
tekaml farklarndan ileri geldiini sylemeye gerek yoktur. Fakat daima olduu gibi burada da kesin
hkmlerden kanmak gerekir. nk tekaml plan gerei olarak ilerlemi bir ruhta nispeten az
uurluluk halinin tezahr etmesi de mmkndr. Yeni domu bir insan halini buna misal olarak
gsterebiliriz. Bir ok yerlerde hakim olan bilgisizliimiz bu meselede de bizi hatal hkmlere sevk
edebilir. stat unlar sylyor: Ruh maddeye bal olduu oranda uurunda eksiklik olur. uur
hakknda verdiim izahattan anladnz vehile, ruhun bu melekesi bedenine ballk dolaysyla eitli
safhalar arz eder ki insanlar bu safhalarn bazlarna dikkat ederek sbkosiyans, enkosiyans, konsiyans
vs. gibi itibari isimler vermilerdir.

Ta bitkilerden insanlara gelinceye kadar yeni yeni ilavelerle tedricen arttn grdmz ruhun
melekeleri bize btn varlklar arasnda tekaml hareketinin ok muntazam yasalar altnda cereyan
ettiini gsterir.

nsanlarda iyice belirginlemi olan ahsiyet, onlar birbirinden bir ok ince veya kaba nanslarla ayrt
ettirir. Her insann etki etme tarz dierinkinden farkldr. nsanlar ykseldike bu farklar belirginleir. Ve
ahsiyetler de bu ekilde daha zel niteliklere brnr.

u halde biz, tekaml ettike ruhlarn ahsiyetlerini kaybedip birbiriyle kaynaarak bir tek gelimi varlk
iinde yok olacaklarn dnenlerden deiliz. Byle dnce ruhun tekaml fikriyle taban tabana zt
neticeler verir. nk dnya varlklarnda birbirinden daha yksek olarak beliren ruhsal vastalar, bir
ykselmenin kantdr. Btn bu yksek melekelerle beraber, insanlk aleminde en bariz eklini alm
ahsiyet hali ve ruhun ileride gelecek daha yksek melekeleri eer en son bir ykselme mertebesinde
mahvolup gidecekse evvelce de sylendii gibi, bu ceste ceste ve tekamle uygun ilerleyen bir
ekilde aikar olan ruh melekelerinin hibir anlam kalmaz. Ve esasen tekaml esnasnda grlen
her olay bu dncenin doruluunu ispat etmeye yeterli gelir. Ruhlar ahsi deerlerini yok etmek
iin deil, belki onu aklmzn alamayaca yksek derecelerine ulatrmak iin tekaml ederler.

(1) Beden konusuna baknz.
(2) majinasyon konusuna baknz.
(3) majinasyon konusuna baknz.
.
Savalarn da birer vahet numunesi olduuna tereddtszce hkmedilebilir. Ve bu hal alemimizin
daha yksek dnyalarn dolduran gelimi varlklar arasnda bizim ne kadar geri bulunduumuzu
gsterir.

RUH VE KANAT
(60)

I- Tekamln Bir nsan Hayatndaki Tezahrleri

Bir insan hayatnn dnyadaki tarihesi nedir?.. nsan bir gnlk, bir aylk, bir senelik, on senelik
Hayatlarnda incelerseniz dikkate deer bir ok psikolojik neticelere varrsnz. (1) zellikle ocukluk
devrinden genlie doru yrrken hafza ve merak melekeleri, insan ruhunun en belirgin tezahrleri
arasnda bulunur. Bu iki meleke ilkel bilgileri salamann en iyi vastasdr. ocuk manal manasz her
eyi sorar, renmek ister. Kendisine retilen eyleri kolaylkla aklnda tutabilir. Acaba ilk bilgileri elde
etmeye yarayan bu iki deerli meleke ocuk ruhiyatnn neden arlk merkezini oluturur?.. Neden
ocuklukta belirgin olan bu melekeler ihtiyarladka zayflar?..

Ruh ve Kinat



202
Belli olmutur ki ocuklar yeni rendikleri eyleri akllarnda kolayca tutup olaylar zerinde dikkatlerini
iyice odaklayabildikleri halde ihtiyarlar aksine bu dikkatini odaklayabilme ve yeni eyleri akllarnda
tutabilme kabiliyetlerini nispeten kaybetmiler, fakat buna karlk eski hatralarn canlandrmak
melekesine kavumulardr. te bu psikolojik olayda tekaml yasasnn gzel bir tezahrn
gryoruz. Bu dnyaya ilikin olaylar renmeye balamak ihtiyacnda bulunan ocuun bu ihtiyacn
karlayacak melekeleri sahip bulunmas doaldr. Bu, tekaml yasasnn birinci tezahrdr. Fakat
artk bu dnya olaylarna ait imdilik yeni bilgi ihtiyacndan serbest (:vareste) kalan ve bu alanda iini
bitirmi olup sadece elde ettii eski bilgilerin zerinde ilemek suretiyle ruhun mstakbel hayatn
kurmak yolunda bulunan ihtiyarn bu ihtiyacn karlayacak melekelere sahip olmas tekaml yasasnn
dier bir tezahrdr.

ocuk bu iki melekesinin yardmyla olgun yana girinceye kadar geirecei ksa zamanda birok
gerekli ilk bilgileri sratle renir. Ve yeryzndeki ahsiyetini belirginletirecek vasflar bu suretle
salar. te ocukluk bylece onun bir tekaml merhalesi olur.

ocukluk ve genlik yann realiteleri, olgun yallk ve ihtiyarlk realitelerinden bam bakadr. (1) Ve
ileri yalardakilere gre ocuka grlen hayatn ilk zamanlarna ait bu realiteler manasz
deildir.ocukluk hayatna girmedikten sonra bu hayata ait kazanlar elde etmek kolay bir i olmaz.
Siz, elli yandaki dnce ve duygularnzla be yandaki bir ocuun hayatna girseydiniz haliniz nice
olurdu?... Her eyden nce sizin bugnk realitenizden domu olan izzeti nefis hakkndaki grnz
o hayat sizin iin tahamml edilmez bir hale koyard.

Olgun ya ana girelim. Bu devrede muhakeme ve yapclk yeteneklerinin geliimiyle beraber dier
taraftan da neslin devamna, aile hayatnn selametine ilikin ruhta birok melekeler belirir. Bu ada
bulunanlar yeni eyleri renmekten ok renilmi eyleri belli gayeler yolunda kullanmaya
eilimlidirler. Ve bu da sakin, drst ve elverili / pratik (:amel) bir duygu ile mmkn olur. te bu
yatakilerde bariz olan ruhsal vasflarda bu merkez etrafnda toplanr.

Nihayet ihtiyarlk ann ruhsal melekeleri de, evvelce sylediimiz gibi, bu devrenin ihtiyalarna gre
kendini gsterir. htiyar bu dnyada kendisinin varabilecei en yksek tekaml devresine ulamtr.
Yani o, burada hayat plan gereince renmesi gereken eyleri renmitir. Ve imdi onun nnde
yeni ufuklar almaktadr. O ufuklarn arkasnda, yeni bir hayatn icaplar balayacaktr. te ihtiyar daha
imdiden bu hayata hazrlanmaya balamtr. Bunun iin onun bu dnya ile olan balantlarndan
yava yava kendini kurtarmas gerekir. Daha parlak mstakbel hayatmz grmekten aciz bulunan biz
faniler, ihtiyarn bu hazrlnn farkna varamayz. Sadece, bu dnyada onun gittike sefalete den
maddi ve grnen varl gzmze arpar. Ve bu grnen manzara bizde, yerine gre ya anlamsz bir
acma veya anlamsz bir tiksinti duygusu uyandrr. Halbuki, insan ilk nefesini ald saniyeden son
nefesini verecei ana kadar dnyada srekli ykselmektedir ve onun doal olan maddi sefaleti de
ykseliinin dier bir modalitesidir.

II- Tekamln Toplumsal Hayattaki Tezahrleri

Ferdi hayatta olduu gibi toplumsal hayatta da devaml bir tekaml vardr. Benim yedi kuak nce
gelen atalarm yedi kuak sonra gelecek torunlarm kadar yetikin deildi. Bunun gibi medeni bir
milletin ocuklarndaki yetenekleri vahi ocuklarnda gremeyiz. Hatta ayn medeni topluluklar
arasnda ve hatta bir topluluun eitli hayat safhalarnda bariz bir gelime farklar grlr.

Dnyadaki btn fenalklar: intiharlar, katiller, harpler, hrszlklar vs phesiz birer hata rndr. Ve
bu hatalarda ruhun maddi alemlerle olan iddetli balarndan domaktadr. (2) Fakat dnyada mevcut
btn bu fenalklara bakp insanlarn ilerlemediine hkmetmek doru olmaz. nk evvelce, hata
Ruh ve Kinat



203
konusunda sylediimiz gibi, esasen ilenen bu hatalar ruhu geriletmeye deil, ilerletmeye alan
(:sai) birer etkendir. (1) Hibir hata yoktur ki ruhu uyanmaya / kendine gelmeye davet edecek bir netice
dourmu olmasn.

O halde bir toplumun tekaml halinde olup olmadn anlamak iin onun hayatn gemi zamandaki
hayatyla kyaslamak daha doru bir i olur.

rnein, evvelki savalar gz nne getirelim. Evvela gemi zamann sava sebepleri bu gnkne
gre daha basit duygu ve dncelere dayanyordu. nceki insanlar genellikle bir tek zalim
hkmdarn kaprisleri urunda birbirine girer ve hayvan srleri gibi maksatsz ve uursuzca
bouurlard. Bir hkmdarn gelip geici bir arzusu veya ahsi ihtiraslar, bir ok insanlarn birbiriyle
boumasna yeterli bir sebep olabilirdi. Tarihi bilenler bize bu konuda birok rnekler verebilirler. Bu
gnk harplerde artk ne bir efin bir kadna kar olan ak, ne bir padiahn can sknts, ne de
uursuzca zaferler hrs insanlar arasnda kolay kolay bir harp sebebi olamyor ve byle bir kstahlk
vaki olsa bile hzla ve etkili bir ekilde cezasn gryor. Bugnk savalarn sebeplerini daha derin ve
kapsaml meselelerde arayabiliriz. Bu meseleler milletler ve toplumlar arasndaki anlamazlktan doan
sosyal, ekonomik ve ideolojik bir takm gerginlikler halinde ortaya kyor. te nceki ve imdiki sava
sebepleri arasnda grlen bu fark yeniler hesabna nemli bir ilerleme saylr.

Savan ekline gelince: Bu gnk savalarn daha vahice cereyan etmekte olduu zann yzeysel bir
gre dayanr. yice dikkat edilirse daha bol olan ezici ve ldrc vastalarna ramen, bu gnk
savalarda eski savalardaki vahetin olmad grlr. Birden bire paradoksal bir iddia saylmas
mmkn olan bu szm zerinde biraz durmak gerekir.

Ben una kaniim ki bugn uzaktaki binlerce adam ldrmek zere kapal gzle atlan bombalar ve
mermiler ortadan kaldrlarak i evvelki sng savalarna dklm olsayd bu gnn cengaverleri
sava meydanlarnda eskiler kadar iddet gstermezlerdi. Bu gn karsndakinin gzn ve kalbini
hibir rperme hissi duymakszn sngsnn ucu ile delebilecek ruhtaki insanlar henz ortadan
tamamen kalkm olmamakla beraber eski zamanlardakine gre bir hayli azalmtr denilebilir. Eski
zamann insan harpte dmannn kalbini eliyle paralard ve o, bundan belki de bir zevk duyard.
Bunun en iyi rneini eski gladyatrlerde grrz. Birbirini, binlerce seyircinin duyduu heyecanlar
iinde paralamak zere kar karya gelen ruhlar bu gn ok yumuam bir haldedir. Bu gnn
insan harpte ncekinden daha ok insan lmne sebebiyet verdii halde kurbanlarnn oundan
haberi yoktur. O, bir bomba savurur, bomba nereye gider, ne yapar? Btn bunlar onun iin ayr bir
meseledir. Ve bu mesele adam lmesinden ok belli bir gayeye ulama hrs ile ilgilidir. Eer, nndeki
bu manevelay, harekete geirmekle belki binlerce adamn lmne sebebiyet veren, bu savaya
sngy verirseniz bir kiiyi ldrmek iin bile bir hayli heyecan geirdiini grrsnz.

Vahet bizzat olaylarda deildir. Vahi grnen olaylara kar insan ruhunda beslenen sevgide ve
ihtiraslardadr. stemeyerek ve bilmeyerek bin kiiyi ldrmekten istemeyerek fakat bilerek bir kiiyi
ldrmek daha vahiyanedir. stemeyerek fakat bilerek bin kiiyi ldrmekten de isteyerek fakat
bilmeyerek bir kiiyi ldrmek daha vahiyanedir. steyerek fakat bilmeyerek bin kiiyi ldrmekten ise
hem isteyerek hem de bilerek bin kiiyi ldrmek daha vahiyanedir.

Yeni harplerin askerleri arasnda belki gz kapal, bilmeden ve hatta istemeden bir ok adam ldren
kimseler vardr. Fakat eski savalarn yegane sava gayelerini isteyerek ve bilerek adam ldrmek
zevki olutururdu.

Bu gnk savalarda teknik ruhu hakimdir. Bir mhendis maroken koltuunda otururken uak
planlarn, infilak maddelerine ait planlarn hazrlar. Fabrikalar bu planlar gereince uaklar ve
Ruh ve Kinat



204
bombalar yaparlar ve bu ite on binlerce ii alr. Baklrsa bunlarn hi birisi adam ldrmez.
Nihayet bakomutan olan kii belli bir alann igalini emreder, birok askeri ssubaylar tertibat alr ve
bu tertibat gereince uaklar uaklarna binerler, belli alanlar zerinde havadan bombalarn
brakrlar. te btn bu ilerin neticesinde binlerce kii lr. Burada ldrmek isteyen kimdir? Herkes
veya hi kimse.

Bir adamn gzlerini aheste aheste oymak, uzaktan ve grmeden bir ta paras atarak onun kafasn
paralamaktan daha ok vahiyane bir itir. Eskiler dmanlarnn gzlerini parmaklaryla oyarlard.
imdikiler ise grmeden attklar ta paralaryla bir ok kafalar patlatyorlar!...

Sava sonu ileri bakmndan da eski ve yeni zamanlar arasnda yeni tekaml farklar vardr. Eski
zamanlarda sava esirlerine yaplan muamelelerle bugnk medeni milletlerin sava esirlerine kar
gsterdikleri muamele arasndaki fark herkes bilir. Artk eskiden olduu gibi esirlerin gzleri oyularak
piramitlerin ta ynlarn onlarn srtlaryla gklere ykseltmek ve esirlere hayvan muamelesi yapmak
adetlerini bu gnk insan toplumlar nefret hissi duymadan dnemez. Evvelce olduu gibi galip
milletlerin maluplara kar harp sonunda az ok yardm etmek iin gsterdikleri gayretlerde gz
nnde tutulursa dnyann eski zamanki haline gre olduka ileride bulunduunu kabul etmek gerekir.

Fakat unutulmamaldr ki tekaml ok ar seyreder. Ve insan ne de olsa gene insandr. Onlar
tekamln zirvesinde grmek maalesef henz mmkn olmayacaktr. Bundan dolay onun bu gnk
tekaml de her ey gibi nispidir. Eski ve yeni zamanlarn savalarn kyaslarken bu gnk savalar
bir gelimilik eseri gibi gstermek istemediimi ayrca izaha gerek grmyorum. deal gelime (:kemal)
bakmndan dnlrse bu gnk savalarn da birer vahet numunesi olduuna tereddtszce
hkmedilebilir. Ve bu hal alemimizin daha yksek dnyalarn dolduran gelimi (:mtekamil) varlklar
arasnda bizim ne kadar geri bulunduumuzu gsterir. Bundan dolay yukardaki szlerimiz nispidir.

Toplum hayatna bakarsak beeriyetin nceki zamandakine gre tekaml farklarn daha iyi grrz.
Eski zamanlardakine oranla bugn ahsn ve ailenin haklar ve dokunulmazlklar daha gven
altndadr. nsanlar arsndaki yardm hareketleri bu gn daha genilemi ve daha tekilatlandrlmtr.
Yetim ve yardm evleri, dispanserler poliklinikler, salk yurtlar (ocaklar), retim (:talim) messeseleri
vs. medeni kurulular / rgtler insanlarn straplarndan bir ksmn hafifletmekte ve onlara yardm ve
teselli kucan amaktadr.

Teknik hayatta atlan admlardan biroklarnn fena yollarda kullanlmasndan vazgeilirse dier- bir
oklarnn beeriyete yapt iyilikleri grmemek ve onlarn bir tekaml rn olduunu kabul etmemek
mmkn olmaz. Evvelce insanlar srler halinde sprp gtren salgn hastalklarn hemen hemen
kaybolmas, dnyann birbirinden uzak iki ucundaki insanlarn birbirine yaklatran bir ok nakil ve
iletiim vastalarnn ilemeye balamas, duygu ve fikirleri birletirecek basn hayatnn kurulmu /
yerlemi bulunmas eski ve yeni dnyalar arasndaki tekaml gstermeye yeterli gelen kantlardr.

Birka yz yl nce, okunacak bir kitab aratrp bulmak / edinmek byk fedakarlklarn harcanmasn
gerektirirdi. Eskiden ilim, saylar snrl statlarn bizzat azndan alnrd. Birok ilim severler marifet
kazanmak sevdasyla uzun ve yorucu seyahatler yapmak suretiyle vakit ve glerinden bir ounu israf
etmek zorunda kalrlard. Bu gn bilgi edinmek iin ufak bir irade, az bir cehit yeter gelmektedir.
renme vastalar o kadar bollamtr ki insan ne tarafa dnse orada bir bilgi kaynann takn
bolluuyla (:feyizleriyle) karlaabilir. Bu kazan tekamln en byk bir tecellisidir!...

Eskiden lme mahkum saylan bir eker hastas, bir veremli, bir kanserli ve kudurmaya aday bir insan
karsnda artk insanlar kollarn kavuturup seyirci kalmyorlar. Bu zavalllara atmas muhakkak olan
bir felaketi nleyebilmek ksmen mmkn oluyor. Evladnn, ana ve babasnn, einin veya sevgili bir
Ruh ve Kinat



205
dostunun, sevgilisinin lmn bekleyen bir insana bu felaketlerden kurtulabilmek umudunu vermek
suretiyle teselli veren keiflerin bulunmas bu gnk dnyann tekaml lehine kaybedilecek
hallerdendir.

Hala bir ok yerlerde olduu gibi hesapsz ve yersiz gelen bir sel, bir tufan felaketinin ok yerlerde
nne geilmi ve bu yzden ehirler (:mamureler) kurtarlm ve harabeler bayndr haline evrilmitir.

Fizik ve kimya ilimlerinde, zellikle son asrlarda meydana gelen gelimeler ve teknik hayattaki byk
gelimeler kimsenin inkar edemeyecei realitelerdir.

Bazen denilir ki: Belki eski zamann insanlar bilgi hayatnda bugnklerden daha ileride bulunuyordu.
Bu iddiay beslemek iin de eski zamana ait urada burada, yer altndan kan bakr teller ve pimi
tulalar hikayesi ne srlebilir. Yer altndan km btn bu malzemeye ramen gemi zaman
insanlarnn maddi bilgi hakknda bu gnk insanlardan daha ileride olduklarn iddia etmek esassz bir
varsaym olur. Hatta maddi bilgilerden getik, fikir ve gzel sanat hayatnda da ayn eyi dnrsek
hata etmi olmayz. ddia olunabilir ki insan bilgisi imdiye kadar hibir zaman bu gnk kadar kapsaml
bir hal almamtr. Ne ilim ve ne sanat tarihinde bunun aksini gsterecek gl bir kant yoktur. Dnya
en mtekamil devrinde bu gn yayor. O, bu kemaline bir ok asrlardan beri devam eden bazen
maddi, bazen de manevi yollardaki almalaryla erebilmitir. Ve phe edilmemelidir ki insann bu
gnk seviyesini bulmasnda etken olan en esasl unsur maddi bilgi olmutur.

(1) lm konusuna baknz.
(2) Realite konusuna baknz.

Dnyanzdaki koullarda deil, fakat bsbtn baka koullarda Gnete de enkarne ruhlar vardr.

RUH VE KANAT
(61)

C- Dier Dnyalarda Tekaml

Camile Flammarionun, eserlerinde Mars yldznn mstakbel ve daha mtekamil meskenimiz olduuna
dair ileri srd fikirleri aynen kabul etmemekle beraber bu szlerde bir gerein mevcut olduunu
onaylarz.

Btn kainatta bir zerre bile olmayan dnyamz hayattar varlklarn yegane meskeni deildir..Bu fikirde
olmayanlarn hibir tartmaya gerek kalmadan, sadece kainat hakkndaki snrsz grleri esas
tutarak dnmeleri, gerei grmelerine yeterli gelir.

Kainatta her yer meskundur. Tek bana ruh dnlemeyecei gibi tek bana maddenin de
dnlemeyeceine dair evvelce sylenmi szler bu iddiann en makul bir izahn yapmaya yeterlidir.
stat: Btn kainat varlklarla doludur. diyor.

Yalnz dnyann meskun olabileceine dair insanda meydana gelen yanl kanaatin pek eitli
sebepleri vardr. Ve bunlar ayr ayr aklamann faydas yoktur. Burada sadece u noktay
belirginletirmek yeterlidir: nsanlarn kt bir alkanl vardr. Kt olmakla beraber tabii grlmesi
gereken bu alkanlk insann, her olay ancak kendi asndan grmesi ve grd gibi olmasn
istemesidir. Bunun dndaki realiteler insana hain (:sert, kat, kaba, krc, gnl krc) ve naho
(:tatsz, beenilmeyen, canskc) gelir. Bundan dolay dier dnyalarda ve alemlerde varlklarn olup
olmadn dnrken insan her eyden nce dnyasndaki doal artlarla, kendi maddi varlnn o
Ruh ve Kinat



206
artlar karsndaki durumunu gz nnde tutar. Ona gre hayattar bir varln yaamas iin muayyen
bir scaklk derecesine ihtiya vardr. Onun snrn ne aadan ne de yukardan amamak gerekir.
Hava basnc, s derecesi, su ve hava ihtiyac gibi meselelerde hep ayn dnce hakim olur. nsan bu
grne o kadar sk skya balanmtr ki bu gr dndaki herhangi bir realiteyi aklna bile
getirmek istemez. Mesela Ayda su yoktur; bir varlk susuz nasl yaar? Onun bu hkm vermesi ok
kolaylkla olur. Ve bu hkmn ayn gre ayn taassupla bal dier insanlar tarafndan kabul edilmesi
de o kadar kolay olur. Keza Gne hakknda da dier bir bakmdan ayn muhakemeler yrtlr;
Gne akkor halindedir, atein iinde kim yaayabilir?.. Tabii byle bir iddiann karsnda itiraz etmek
kimsenin aklndan gemez.

Tek tarafl hkmlerden kanmak daima iyidir. Bu da olaylar etraflca inceledikten sonra dnmekle
mmkn olur. Bizim Dnyadaki maddi hayatmz nedir?.. Bu sorunun cevab iyi verilirse mmkn deil
gibi grnen yukardaki meselelerin doal imkanlar meydana kar. nsann dnyadaki maddi varl
ruhun Dnya maddelerini kullanmas eklinde tecelli eder.Bedeni oluturan unsurlar bu Dnyann
maddelerinden mteekkildir. Su, hava, gda vs. doal artlara olan ihtiyacmz bu cihetten kendini
gsterir. Acaba Dnyann maddelerini beden halinde kullanan bir ruh Ayn veya Gnein maddelerini
de ayn ekilde kullanamaz m?.. Eer oralardaki maddeleri oralarda kullanrsa o maddelerin de
Dnyamzdaki doal artlar altnda m mevcudiyetlerini gstermeleri (:izhar etmeleri) gerekir? Kald ki
ruhun bir vasta olarak kullanabilmesine, Dnyamzn maddeleri dier dnyalarn maddelerinden daha
az uygundur ve onun iindir ki Dnyamza geri bir dnya diyoruz. Bu kadar geri durumdaki maddeleri,
kendi tabiatlarna uzak bulunmasna ramen, kullanmak imkanna sahip olan veya byle bir
zorunlulukta bulunan ruhlar yksek doalarna nispeten daha yakn, yksek maddeleri beden halinde
birer vasta yapmaya neden baarl olamasnlar?..

Yalnz u var ki yokluku bir materyalist gz ile bu muhakemeleri yrtmeye imkan yoktur. Ruhu inkar
eden, hayat maddi vastalarda arayan dnce sahipleri, hayatn yalnz bu dnya maddelerine zg
olduunu iddia ederlerse buna kar bir diyeceimiz kalmaz. Ancak bu iddiann deer kazanabilmesi
iin yokluku materyalist okulun esas prensiplerinde davasn kazanm olmas gerekir ki onun bunda
asla baarl olamayacann sebeplerini evvelce yazmtk.

Scaklk, ate, su vs. nin bizce deeri, bunlarn dnyamzdaki fizik bedenimizle olan alakalar
bakmndan sz konusu olabilir. Ruhun perisprisi, mutat halinde iken, yani bu dnyann maddelerinden
tamamen soyutlanm bir halde iken ne ateten, ne sudan, ne de Dnyann herhangi maddesinden
asla etkilenmez. Onun bunlardan etkilenmesi ancak dnya maddelerine baland oranda mmkn
olur ki bu da enkarnasyon veya materyalizasyon olaylaryla meydana gelebilir. Bundan baka burada
etkilenen dorudan doruya ruh deildir, ruhun doal artlar altnda iradesini kullanarak dnya
maddeleriyle, alakalandrd perispri ile olan iliki halidir ki ruhta duygusal (:hassi) izlenimleri uyandrr.
Dnyada ate insan yakarsa yanan ruh deildir. Dnyann maddelerinden kurulmu olan bedendir ve
bundan doan duygular da bu maddelere bal perispri titreimlerinin ruha aksetmesinde ileri gelmitir.
Bu hal ruhun enkarne olmak istedii her dnyadaki maddeler hakknda aynen caridir. Dnyada
yanacak maddeler vardr ve ruhlar da bedenlerini bunlardan kurmutur, onun iin yanarlar. Halbuki
Gnete yanacak maddeler belki yoktur veya btn maddeler yanar haldedir ve ruhlar da bedenlerini
bu maddelerle kurduklar iin onlar hakkna yanmak bizdeki gibi sz konusu olmaz. Hatta belki de
oradaki maddelerin tabiatlar ruhsal cevherlwerinkine, nispeten daha yakn olduundan, o dnyalarda
enkarne olan ruhlarbizimkilerde bulunan ruhlardan daha rahat ve msait bir durumda yaarlar. Bu fikri
stat ak bir dille tasdik ediyor: Dnyanzdaki koullarda deil, fakat bsbtn baka koullarda
Gnete de enkarne ruhlar vardr. (1)

Esasen madde ve spatyom bahisleri incelenirken grlmtr ki kzgn Gneimizden kan enerji
sper fizik maddelerden doan enerjinin yannda pek snk kalr. Ve eer biz bugnk maddi
Ruh ve Kinat



207
durumumuzla mmkn olsa da spatyomun hatta alak mntkalarna girebilsek bir anda eriyip gideriz.
Drt boyut konusunda medyomun urad tehlikeli duruma dair yazlm olan rnek bu konuda da
tekrar gzden geirilebilir. Halbuki yalnz perisprileriyla kalan ve bu etki vastalarn oradaki maddelerle
ayarlam bulunan ruhlar sadece o maddelerden zarar grmemekle kalmyorlar, ayn zamanda
derecelerine gre spatyomun yksek mntkalarnda byk bir huzur ve saadet iinde yayorlar. Ve
tekrar ediyorum, bu yerler, bizim maddi durumumuz karsnda korkun olan en iddetli gnelerimizin
bile, bir an dahi, barnamayaca kadar yakcdr.

Her yerde olduu gibi burada da ahenk meselesi sz konusudur. Gnee bakamaymz onun yayd
titreimlere gz organmzn kabul edebilecei titreimler arasndaki uygunsuzluktan ileri gelir. Eer bu
uzvumuzun alabilecei titreimlerin snrn yeter derecede geniletebilirsek gzmz kamamadan
pekala bakabiliriz. Bu kamama hali bir ahenksizliin ifadesidir ve ruhun bal bulunduu vastalarla
uygunsuzluk gsteren her titreim karsnda duyulur. Biz spatyoma gnderdiimiz medyomlarn
Mthi bir k tufan iindeyim, btn vcudum kamayor, dayanamyorum, beni buradan indiriniz.
gibi yalvarmalarna sk sk rasgeldik. Bununla beraber bu medyomlarn bedenleri dnyamzda ve
kamama ile mnasebeti olmayan doal oda artlar iinde bulunuyordu. Demek ruhun kulland etki
vastas hangi artlara adapte olmu bir bedene bal bulunuyorsa ancak o bedenin tabi bulunduu
dnyada onun yaamas mmkn olur. stat: Her muhitte o muhite uygun varlklar yaar. diyor. Bu
kuraln dna klnca yerine gre ya srasyla kamama ve yanma, ya da uyuma ve donma duygular
eklindeki tabiatn ihtar insana o muhitle kaynaamam olduunu bildirir.

Dnyamzda enkarne olacak ruhlarn evvela perisprilerini spatyomda younlatrmak mecburiyetinde
kaldklarndan evvelce sz etmitik. (2)

Her dnyada ruhlar enkarne olmutur. Bunlarn enkarne olduu maddeler o dnyalarn doal artlarna
uygun bulunmaktadr. Be sebepten dolay enkarne ruhlarn izleyecekleri tekaml yollar da o dnyadaki
maddi artlarn gereklerine tabiatyla uygun olacaktr. Bu szlerle sylemek istediimiz ey udur:

Dnyamzda bitki ve insan serisinde meydana gelen tekaml, ruhlarn yetkinlemeleri iin takip
edecekleri yegane yol deildir. Bu yol nihayetsiz tekaml yollarndan ancak bir tanesidir. Herhangi bir
tekaml yolunu tutmu ruhlar artk hep o yolda gelien tekaml serisini izlerler ve ancak bu serideki
maddi varlklara uygun durumlardaki dnyalarda enkarne olurlar.

(1) Artk bunlara enkarne demek tabii ki doru olmaz.
(2) (2) Enkarnasyon konusuna baknz.
..
Jpiter ve Satrndeki varlklar bitki, hayvan ve insan eklinde deildir. Bunlardan baka bir eydir.
Bunlarn kemal dereceleri biraz daha ileridedir. Buna gre arznzdaki kemal derecesini tamamladktan
sonra Jpiter, ruhlar iin mteakip maddi merhale olamaz.

RUH VE KANAT

(62)

Dnyamzda bitki ve insan serisinde meydana gelen tekaml, ruhlarn yetkinlemeleri iin takip
edecekleri yegane yol deildir. Bu yol nihayetsiz tekaml yollarndan ancak bir tanesidir. Herhangi bir
tekaml yolunu tutmu ruhlar artk hep o yolda gelien tekaml serisini izlerler ve ancak bu serideki
maddi varlklara uygun durumlardaki dnyalarda enkarne olurlar.

Ruh ve Kinat



208
Halbuki boyutlu alemlerden bahsederken sylenilen szlere gre bu alemlerdeki olu imkanlarnn
bize gre sonu yok gibidir. Her dnyann kendine zg doal arlar vardr. Ve aa yukar ortak doal
arlara sahip dnyalar olduu gibi bu hususta birbirinden tamamen ayrlanlar da vardr. Buna gre ayn
gruptaki dnyalarda tedricen tekaml eden bir seriye, rnein bitki, hayvan ve insan serisi halindeki
varlklara karlk dier gruptaki dnyalarda bambaka varlklar serisinde ykseliler olur. Ve btn bu
serilerde tekamllerini takip eden varlklar belli bir tekaml merhalesinde tekrar bulumak zere
boyutlu alemde birbirinden ayr yollarda yrrler.

Mesela yldzlar arasnda, doal artlar dnyamzdakine uyanlar vardr ki bunlardan birisi Merihtir.
Bundan dolay bu yldzda bulunan varlklarn bitki, hayvan ve insan serisinde tekaml eden ruhlar
olmas doaldr. Netekim stat bu konuda unlar sylyor: Merihteki enkarnelerin size ksmen
benzelik vardr. Orada insanlar mevcuttur. Oradaki insanlar size gre biraz daha ileridedirler. Sizin bu
gnk yrynzle oradaki insanlarn tekaml derecelerine varabilmenizi sene ls ile
gstermekte ispat olmaz. Oradaki insanlar arasnda ykseli orann artlarndaki farkla alakadardr.
Orada manevi taraf (:cihet) daha kymettedir.

Onlarn ekline gelince: Merihteki insanlar da ekil itibariyle arzn insanlarna benzelik arz ederlerse
de artlarn bakal dier baz noktalarda ayrl gerekmitir. Onlarn alt hisleri vardr. Altnc his
uzaktan birbiriyle grmeye yarar. Oradaki insanlarn muhitlerine uygun bir ekilde etraf ulviye ve
sfliyeleri vardr.

Keza orann artlar ile sizin dnyanzdaki artlar arasndaki az ok benzelik dolaysyla ve o oranda
orann insanlar arasnda salk ve hastalk kavram vardr.

Oradaki insanlarn mr konusunda ortalama veya yaklak olarak dahi sylemenin gerekten (:flen)
semeresi yoktur. Mhaza orada ortalama mrn gene oradaki insanlar tarafndan 25-30 kendi seneleri
olmak zere hesap edildiini syleyebilirim.

Oradaki insanlar arznzda yaayan insanlar hakknda az ok bir bilgi edinmilerdir.

Bu szlerden anlyoruz ki Merihin arzmznkinden daha yksek veya daha uygun doal artlara sahip
bulunmas, orada bizdekinden daha yksek varlklarn yaamasna imkan vermitir.

Aydaki artlar da aa yukar arzmz grubundaki doal artlara uygundur ve bu sebepten dolay
orada da bize benze varlklar yaar. Fakat bu iki dnya arasnda gene mevcut olan baz doa artlar
farklar orada yaayan insanlarn bizlerden biraz daha yksek bir durumda olmalarn kolaylatrmtr.
Buna dair stat diyor ki:

Aydaki varlklarn, sizin dnyanzdakilere gre daha gen olmalarn lzum eklinde tasvir etmeniz
doru olmaz. (1) Fakat Aydaki varlklarn dnyanzdakinden daha gen olmadklarn biliniz. Aydaki
varlklarn takip ettikleri kemal yollar hususunda arza nispetle byk fark yoktur. Yalnz bugnk durum
devam ettike farklar belirginlemektedir. (2) Fakat gene Gneimiz sistemine ait olduu halde doa
artlar arzmzdakinden olduka ayrlan dier dnyalar vardr ki buralardaki varlklar bizdekilerden
bambaka maddi durumlarda olumu bulunmaktadr. Bunlarn banda Gne gelir. Burada
materyalize olan ruhlarda bitkilik, hayvanlk ve insanlk nitelikleri yoktur. Fakat bunlarn insanlk
merhalesinden gemediklerine bakarak oradaki varlklarn geri olduuna hkmedemeyiz. stadmzn
buna dair verdii u bilgi bu fikrimizi izah eder:

Ruh ve Kinat



209
Gnete yaayan enkarneler bitki, hayvan ve insandan hi birisi deildir. Bunlarn bitki, hayvan ve
insandan daha geri olmas da sz konusu olamaz. nsan ancak sizin aleminizde ve ona benzer
alemlerde en yksek derecededir. Baka alemlerdeki varlklar insan addolunamaz.

Bu bendin banda Camile Flammarionun szne her noktasnda itirak edemeyeceimizi yazmtk,
gerekten Jpiterin de dier yldzlar gibi meskun olduunu kabul etmekle beraber oradakilerin bitki,
hayvan ve insan merhalelerinde tekaml etmediklerini de renmi bulunuyoruz. Gerek bu yldzn ve
gerek Satrn gezegeninin doa artlarndaki fazla deiiklik oralardaki ruhlarn maddi oluumlarnda da
bizimkilerden ayr manzaralarn ortaya kmasn tabiatiyle gerektirmi /sonulandrm olacaktr.
Netekim stadn szleri bu nokta zerinde durmaktadr:

Jpiter ve Satrndeki varlklar bitki, hayvan ve insan eklinde deildir. Bunlardan baka bir eydir.
Bunlarn kemal dereceleri biraz daha ileridedir. Buna gre arznzdaki kemal derecesini tamamladktan
sonra Jpiter, ruhlar iin mteakip maddi merhale olamaz.

(1) Bu meseleye dair stattan yle bir soru sormutuk: Aydaki enkarnelerin bize gre daha gen
olmalar gerekir mi, gelirse bizim onlardan daha gelimi (:mtekamil) olmamz gerekir mi?

(2) stat planndakinden ayr bir kaynaktan Aydaki hayata dair baz szler aldk. Bunlarn shhati
hakknda hibir garantiye sahip deiliz. Fakat bu szlerde baz enteresan noktalar grdmz iin ve
ayn zamanda onlarn shhati hakknda kesin delillere sahip olmadmz iin her trl ihtiyati kayda
riayetle onlar metin d olarak okuyucularmza takdim etmeye karar verdik.Tekrar etmek isterim ki
burada verilen fikirlerin statlardan aldmz tebliler ile hibir alakas yoktur ve bunlarn geree ne
dereceye kadar uyduklarna dair mteakip tecrbeleri de maalesef henz yapm deiliz:

Sjenin srf kendi izlenimlerini ieren bu celseye ait tutanan bizi burada alakalandran baz ksmlarn
aynen yazyorum:

S-Ayda ne gryorsunuz?
C- Donuk kl, zerinde girintili ve kntl arzalar var. l gibi cansz grnen bir kocaman kre.
S- Bu kreye yaklanz.
C- zerindeyim dolayorum.
S- Etrafnzda neler gryorsunuz?
C- Btn alanlar kayadan bilemi (:mrekkep) Bitki yok.
S- Hayvan da yok mu?
C- Yok.
S- Herhangi dier bir varlk var m?
C- . Bunlar effaf ve gayr maddi gibi birer vcuttan olumu. Ksa boylu, adama benziyor. Fakat
bizim grmeye altmz adamlardan olmayan mahluklar
S- Acaba bunlar Ayn artlarna uygun enkarne ruhlar mdr?
C- Hayr, enkarne deil. Ayn artlarna uygun ekilde bedenlenmi mahluklar. Et olmad iin enkarne
denilemezmi.
S- u halde onlara ne denirmi?
C- Maddilemi denir. Bizim bildiimiz ekilde deil, bu szler iimde syleniyor.
S- Pekala, Aydaki bu mahluklarla ilikiye giriebilir misiniz? Buna alnz.
C- Bunlar ile ruhsal anlama mmkn. Boylar ksa, balarnn st ksm geni, eneye doru olan
ksm dar, elleri binnisbe uzunca.
S- Demek bunlarda ekil var yle mi?

C- Demin sylediim madde ekli.
Ruh ve Kinat



210
S- Bu ekil boyut madde kanunlarna m tabi?
C- Evet.
S- u halde orada da tul (:uzunluk; dalga boyu; boylam) arz, umuk var?
C- Var, netekim ekilleri de var.
S- Pekala, hayatlarn srdrmek iin bunlarn da zorunlu ihtiyalar var mdr?
C- Vardr.
S- Bu ihtiyalar ne gibi eylerdir.
C- Havadan ve zerinde bulunduklar maddelerin nmlarndan kendilerine gelen hisse ile
karlanyor.
S- Demek bunlar daha seyyal maddelerden istifade ederek yayorlar yle mi?
C- Evet, ancak, buradaki hava bizim bildiimiz bir terkipte deil, Aya zg. Nitelii ok farkl, Nitelii
hikmetleri (:hikemiyesi) ve kimyasallar ok farklar gsteren bir hafif esen rzgarl hava (:havayi nesimi).
S- Pekala bu havann terkibinde, arzmzda bulunan maddelere benzeyenler var mdr?
C- Ksmen, ok byk ksm benziyor.
S- Orada bu varlklar arasnda oalma nasl oluyor?
C- Arzmzda cari olan birbirinden doup reme kuralndan ayr bir ekilde. Yalnz iki eit cinsin baka
bir trl bir temas ile oluyor.
S- Demek orada da kadn ve erkek gibi iki eit cins vardr?
C- ki cins var, fakat isimleri kadn ve erkek deil.
S- simleri nedir?
C- Onlar aralarnda bir ve iki diye ayrlrlar. ki bizim dnyadaki kadna ve diiye denk. Erkee bir,
kadna ve diiye iki denilmesi oalma (:tekessr) olaynn onda vukuundan dolay imi.
S- Orada bu ikinin teksir olay nasl olur?
C_ Demin sylediim gibi iki cins arasnda bizim dnyamzn vukuatna benzemeyen bir ekildeki
temas ile kadnda bir baka vcuda kaynak (:mene) olmak yetkisi meydana geliyor.
S- Orada da Dnyamzda olduu gibi kadnn aylarca beklemesi gerekir mi?
C_ Beklemesi gerekiyor, fakat dnyadaki kadar uzun sre deil.
S- Ne kadar lazm?
C- Orada ay isabet ediyor
S- Aydaki bu bahsettiiniz varlklar bize gre ne tekaml derecesindedirler?
C- Bir derece daha aa.
S- Biz Aydaki varlklarn bizden daha ileride olduklarna dair drt boyutlu alemden tebliler almtk.
Acaba sizin grdnz varlklar bunlar deil midir?
C- Hayr. Bizim dnyamzda yalnz insanlarla hayvanlar ve bitkilerden ibaret bir mahluklar topluluu
(:zmresi) vardr, dersek bu yanl olur. Btn kainat milyonlarca ve milyarlarca eit varlklarla
meskndur. Ayda benim grdm ve demin bahsettiim mahluklar insanlardan bir derece geri
olanlardr. ler olanlar benim grdklerim deildir.
S- Demek Ayda sizin grdklerinizden baka olarak dnyadaki insanlardan daha ileride varlklar var
yle mi?
S- Evet. Dnyada olduu gibi. Dnyadaki varlklar da ayn mertebede deildir. Hatta gzle
grdklerimiz de eitli derecelere mnkasemdir. Grmediklerimiz gz nnde tutulursa bunlar
arasnda da ok yksekleri vardr.
C- O halde madem ki ilk olarak bunlara rasgeldiniz, biz de biraz bunlar zerinde duralm, bu
bahsettiiniz varlklarn ortalama mrleri ne kadardr.
C- Ay senesiyle bunlar 30, nihayet 40 sene yaayabilirler.
S- Ay senesi bizim zamanmza nispetle ne kadardr?
C- Ay senesi dnyann gnlerinden 285 gn kadardr.
S- Bu varlklar aralarnda nasl anlayorlar?
C- Gayet snrl baz ses ve haller /durular (:evza) ve hareket iaretleriyle anlarlar.
S- Bunlarn kardklar sesler neye benzer?
Ruh ve Kinat



211
C- Bizim hava ortamnda duymaya altmz ses eklinde deil. Fakat ona bizim ifademizle sesten
baka bir ey denemez.
S- Pekala, burada bizim dikkatimizi eken bir nokta var, demin bu varlklarn bizden bir derece daha
aa olduunu sylemitiniz; ondan evvel de bunlar nitelerken bu varlklarn adeta gzle
grlemeyecek kadar seyyal olduklarn ve maddi ihtiyalarn nesimi maddelerden saladklarn
sylediniz. Bu szlere gre bu varlklarn daha seyyal ve daha esiri olmas gerekiyor, yle ise bunlar
bizden daha mtekamil deil midirler?
C- Hayr. Bizim gzmzle grnmemeleri mutlaka esire yakn bir hafiflikte olmalarn gerektirmedii
gibi gdalarn bizden baka surette salamalar da dnya mahlukatna stn olmalar iin l olamaz.
S- Ayn en yksek varlklaryla bu varlklar bizim dnyamzdaki hangi varlklar arasndaki nispete
denktir?
C- Kamerdeki bu varlklar gene Ayda bulunan en yksek varlklar arasndaki mesafe bizim
dnyamzdaki insanlarla hayvanlar arasndaki mesafeye hemen hemen denktir.
S- O halde diyebilir miyiz ki bunlarn hayvanlar bizimkilerden bir derece aa insanlar da bizlerden
aadr.
C- Hayr.

(Not: Burada dikkate ayan bir nokta vardr: Operatr yanllkla son soruyu ters sormutur, buna
ramen cevap medyomun Ay hakkndaki dier szlerine uygun olarak verilmiti. Soruyu sorarken
operatr yle dnyordu: Dnyann hayvanlar ve insanlar Aynkilerden bir derece aa mdr?)


nsanlarn daima tekaml halinde bulunduklarn grmek iin bu gn onlar birer melek gibi grmek
istemek; dnyann belli bir gayeye, tekaml gayesine doru kurulmu hayat artlarn inkar etmek olur.

RUH VE KANAT
(63)

Jpiter ve Satrndeki varlklar bitki, hayvan ve insan eklinde deildir. Bunlardan baka bir eydir.
Bunlarn kemal dereceleri biraz daha ileridedir. Buna gre arznzdaki kemal derecesini tamamladktan
sonra Jpiter, ruhlar iin mteakip maddi merhale olamaz.

boyutlu kainatta ruhlarn tekaml yollar baka bakadr. Ve her yolu hazrlayan maddi vastalarn
zelliklerindeki trlleme bu ayrlklar meydana getirmitir. Fakat btn ruhlarn gayesi bir olduu
iin byle ayr ayr yollarda yrmekle beraber, ruhlar arasndaki mnasebetler ebediyen kesintiye
(:inktaya) uram deildir. Hatta daha maddi dnyalarda bile onlar tekamlleri orannda birbirinden
haberdar olurlar. stadn aadaki szleri bunu gsterir:

Jpiter ve Satrndeki varlklarn, sizin arznz hakknda, sizin onlar hakkndaki bilginizden daha ok
bilgileri vardr. Ve onlarn bu hususta kulland vastalarn bir ksm maddesel , bir ksm ruhsaldr.

Baz yldzlar da vardr ki oradaki varlklar Dnyamzdakilerden daha geri artlar altnda yaarlar.
rnein astronomlarn sylediklerine gre gneten yaklak yz milyon fersah uzakta bulunan ve
Merih ile Mteri arasnda grlen gezegenlerin hepsi bu aradadr. Bunlar hakknda stat unlar
sylyor:

Bu gezegenlerin hepsi, dier gezegenlerin oluumuna hakim olan yasalar dairesinde vcut bulmu
binlerce kk gksel yldzlardr (:ecram semaviyedir). Bu kk gezegenlerdeki varlklar sizin
dnyanzdaki artlara gre daha geri artlar altndadr.

Ruh ve Kinat



212
5- Dnyamzdaki Geri Hayat artlar Tekamln bir Zorunluluudur

Zamanmza kadar geen beeriyetin hayatn incelediimizde muntazam ve ykselen /ilerleyen ekilde
tekaml etmi olduunu grrz. Daha uzun sre devam edecek olan yrtclk hislerinin tezahrlerine
ramen, bu gnk beeriyeti iki bin sene nceki beeriyetle kyaslaynca aradaki byk tekaml farklar
grmek mmkn olur. Bununla beraber hayat kavgas dnyamzda daha ok uzun zaman, belki en
deerli bir tekaml vastas olarak kalacaktr.

nsanlarn daima tekaml halinde bulunduklarn grmek iin bu gn onlar birer melek gibi grmek
istemek; dnyann belli bir gayeye, tekaml gayesine doru kurulmu hayat artlarn inkar etmek olur.
nk bu artlar, insann hayat kavgasna atlmasnda tevik edici ve hatta zorlayc icaplar ihtiva
eder. Ruhun buna olan ihtiyac kendisini bu dnyaya ekmitir. O halde dnyamzda bir ok bin sene
rmcek sinei , eek ars bal arsn ve byk balk da kk bal yemeye devam edecektir. Her ne
kadar nispi bir tekaml mertebesine ulam olsa bile insan da bu yasann hkmlerinden hari
kalamaz. O da yaamak iin mutlaka koyunu boazlayacak ve az ok sert yntemlerle hemcinsleri
arasnda bir ok mcadelelerde bulunacaktr. Bunun aksini istemek ideal kemale ulamak arzusu
bakmndan hi phesiz kutlulama / yceltmeye deer bir hareket olmakla beraber dnyamzn
realitelerinden uzaklam bir hareket saylr. Ve bundan dolay gereklemesi mmkn olmaz.
Sezgilerimize gre genel tekaml yasalarnda u madde yazldr: Ruhlar ykselmek iin grg ve
tecrbe hayat geirecektir. Grg ve tecrbe hayat uyuukluk iinde gemez. O, aksine her trl
faaliyetin mevcut bulunduu bir alanda cereyan eder. Bizim kafamzda doan iyilik ktlk kavramlar o
alanda ayn deerde yer tutar. Istraplar, mihnetler, lmler ve btn felaketler bu grg ve tecrbe
hayatnn unsurlar arasnda, houmuza giden dier olaylar kadar ve hatta onlardan daha nemli ve
gerekli birer tekaml unsurudur.

Dnyamzn kaplar her duyguyu tayan ve yontulmaya muhta olan btn mahluklara aktr. Kan,
lm ve cinayetten ders almak ihtiyacnda bulunan bir ruh bizim dnyamz gibi dnyalar arar. Ve hayat
artlar arasnda bu ilere en ok yer ayran dnyalardan biri de maalesef bizim, iinde yaadmz
dnyadr. Buraya inen bir ruhun btn bu icaplardan yararlanmaya hakk vardr. Bir rmcek, bir sinei
yemekten men edilemez. rmcek nesli dnyadan kalkncaya kadar onun bu hakkn kimse ortadan
kaldramaz. rmcek aleminin bu haklar dnyann dier alemlerinde baka baka tecelli eder. Ve bu
alemler ykseldike ideal gayelere yaklamak ve ideal gayelere yaklatka da bu dnya ile olan sk
balar zmek ruhlara mmkn ve myesser olur.

Dnyamz dier dnyalar gibi bir takm doa yasalaryla ortaya km maddi bir varlktr. Ve bu maddi
varln varolu hikmeti, belli bir tekaml merhalesinde bulunan ruhlara bir sre iin grg ve tecrbe
alan olmasndadr. Bundan dolay burada ruhun tekaml ancak olaylarla karlaarak, onlar iinde
yorularak meydana gelir. Bu olaylar iinde girmek gereini spatyomda grp dnyaya inmi bir uh iin
onlardan kamak tekaml yasasna uygun olmaz. zellikle maddelerden tiksinme duygusunu besleyen
baz takn spiritalist grlerin, tekaml geciktirici olmalar bakmndan olduka tehlikeli bir yola
sapm bulunduklarna kani bulunuyoruz. Eer tekamln gayesi maddelerden nefret etmek olsayd
bunun en iyi aresi ruhun kainata, yani maddi kainata girmemi bulunmas olurdu. Ve bu da ruhlarn
yaradltaki mevcudiyetlerine halel getirmezdi. O halde ruhlarn maddeler kainatna girmekle takip
ettikleri daha yksek ve daha derin maksatlar vardr.
.
RUH VE KANAT
(64)

6- Ykseltici Unsurlar

Ruh ve Kinat



213
Doa yasalar, insanlarn ve btn varlklarn ykselmesi iin gereken unsurlar hazrlamtr.

Yksek alemlerden insanlar olgun duygu ve dncelere sevk edici itepi, igd ve hatta gayet ak
fikirler halindeki tebliler srekli arzmza inmektedir. Ve her insan, her varlk bunlardan kendi yetenei
orannda bilerek veya bilmeyerek yararlanmaktadr. Henz grglerinin eksiklii yznden bu yksek
tezahrlere ve ilhamlara kar ne kadar mteasi durumda olursa olsun insanlar bu ykseltici unsurlarn
gizli veya aikar etkilerinden kendilerini hibir zaman kurtaramazlar. nk kendilerini bunlardan
kurtaramamak ruhlarn tabiat gereklerinden ve en byk ihtiyalarndan biridir. te dier yksek maddi
alemlerden ve spatyomdan gelen bu ilhamlar ve tebliler dnyamz yava yava o alemlere
yaklatryor. Dnyamzn bu yksek alemlere yaklamas demek ykselmesi demektir.

(:efal) ve hareketlerini doa yasalaryla nispeten daha ahenkli bir duruma sokabilmi olan insanlar da
dnyadaki daha geri kardelerinin tekamllerinde etkin roller oynarlar. Btn beeriyet tarihinde zaman
zaman grnen veya glgede kalm bulunan byk simalarn, ruhlar ykseltici etkilerini, grmesini
bilen hibir gz inkar edemez.

Buda ruhlara yeni bir tekaml hz vermitir. sa da yle yapmtr. Ve byle yapan ve az ok farkl
tekaml merhalelerinde bulunan dier birok byk insanlar dnyaya gelmitir. Peygamber, alim,
sanatkar, hakim, mrit klnda yeryzne feragatle inen bir ok byk ruhlar, beeriyetin bu gne
kadar tekaml yolunda att her admda hisse ve eref sahibidirler. Bunlarn, geri ruhlar sevgi, bilgi,
efkat, dierkamlk duygularyla yumuatarak ileri doru gtrmeleri oumuzun henz akl
erdiremedii bir ok etkenlerin ve yksek maksatlarn etkisi altnda olmutur.

Fakat insanlar tekamle sevk eden unsurlar arasnda yalnz fertler yoktur. Toplum hayat da bu ite
mhim rol oynar. leri milletler geride kalm olanlar uyandrr. Ve bu uyandrma iinde grlen zahiri
sebeplerden daha yksek ve kapsaml sebepler vardr ki bunlar insan gznden kaabilir.

Tekaml pek yava yrr ve onun yollar sayszdr. Afrika ormanlarnda yar uurlu bir halde yaayan
bir vahiyi bir hamlede olgun ve medeni bir insan yapmak mmkn olmaz. Vahinin bu hale gelebilmesi
iin geirecei bir ok merhaleler vardr. Ve bu merhaleler de birbirinden olduka uzak mesafelerle
ayrlm olabilir. nsan bir merhaleden dierine sevk edecek yollar eitlidir. Geri bir insan bu
merhalelerin birinden dierine ulatran ey bazen zalim bir efin krbac, bazen efkat ve sevgi silah
ile donanm bir mridin gl ve okayc elleri olur. Bazen de bir takm medeni ve ykseltici
yasalarla tekilatlandrlm kocaman bir toplum olur. Fakat btn bu hareketler sinsice ve gerek
maksatlarn genellikle gstermeden cereyan eder. ef mazlumunu krbalarken ona Seni tekaml
ettirmek iin bunu yapyorum. demez. Ve o, bunun farknda bile olmadan bu ii yapar. Btn bu iler
doa yasalarnn nizam altnda ve yksek etkenlerin gzetimi (:nezareti) altnda vukua gelir. Ve ruh
dt tatl veya ac, insafl veya insafsz bir tekaml yoluna, nedensellik yasas gereince mutlaka
mstehak olmu bulunur.

Her hareketin ya dorudan doruya ya da dolayl (:bilvasta) ykseltici bir neticesi vardr. nk
sebepsiz hibir hareket olmaz ve madde kainatndaki btn sebeplerin ruhlarn ykselmesi gelir.

Dnyamz kuran ve onu idare eden ruhlar vardr. Bir insan ruhu bedenini nasl kuruyor ve bedeninin
her hcresinde yaayan nihayetsiz ruhlar nasl sevk ve idare ediyorsa yksek bir ruh da ylece bir
dnyay kurabilir. Ve onun her zerresinde yaayan nihayetsiz ruhlarn tekamlleri hususunda yardmc
bir etken olabilir. Fakat btn bunlar ancak ilahi yasalarn hkmleri iinde cereyan eder.

.

Ruh ve Kinat



214
RUH VE KANAT
(65)

nceki bentte baz takn (:mfrit) spiritalist okullarn zararl grlerinden bahsetmitim. neminden
dolay tekrar oraya geri dnyorum. Ruhun dnyadaki tekamln salayan en byk unsur maddeler
arasndaki faaliyetidir. Esasen byle olmasayd onun dnyaya inmesine hibir gerek kalmazd. stat:
Dnyasal ileriniz sizin tekamlnze hizmet eder. Nasl ki bu sebeplerden dolay dnyada
bulunuyorsunuz. diyor. Bu faaliyetin gerek manasna nfuz edebilirsek maddelerden tiksinmeyi
(:teneffr) meslek kabul eden (:ittihaz eden) dncelerin ne kadar hatal olduunu kolaylkla
anlayabiliriz.

Geri bazlarna gre nefsi slah yolunda yaplan ve taassupla inanlan bir takmar sofuca eylemler /
ilemler (:zahidane ameliyeler) vardr. Bu eylemlerin btn gayesi insanlarn ruhunu maddi alakalardan
ayrmaktr. Bu da maddelerden nefret etmek, maddi olaylardan uzak durmak, bir kelime ile, insanlar
aktif hayattan uzaklatrp pasif bir hayata sevketmekle mmkn olur. Bu suretle ruhun ykselecei ve
ideal mutluluun gerekleecei zannedilir. nsanlar bu batl dncelerinde aldatan etkenler oktur;
bunlarn banda ruhun maddi alakalardan uzaklamas orannda, kendi serbestliini alaca iin,
tezahr etmeye balayan olaanst gleri gelir. Yani ruh, birok melekelerini karartan dnyaya
ballklarndan kurtulduka tabiatyla serbest haldeki glerini tekrar gstermeye balar. Ruh bilgisi
hakknda vukuf sahibi olmayanlar iin, fevkaledelii yznden, bir ykselme alameti gibi dnlebilen
bu halin gerekte, ruhun dnyaya inmekteki tekaml gayeleriyle hibir ilikisi yoktur. Aksine byle
yanl tutulmu bir yolun neticesinde yaplamayan ilerin geri kalmas yznden bu tekaml yavalar.
Ve bundan doan byk zararlar, dnyada iken gsterilmi olan olaanst gsteriler, marifetler telafi
edemez. leride bu fikre baka bir mnasebetle tekrar dnlecektir.

radenin ruhsal yetkinlikle mnasebeti bulunduunu evvelce yazmtk. Bir taraftan ruhun gelimesi
esnasnda birok melekeleriyle beraber iradesi de geliirken, dier taraftan bu melekeler onun
tekamln kolaylatrr. Bundan dolay iradenin tekamlde oynad roller vardr. stat unlar
sylyor: radenin tekamlde rol vardr. radenin gelimesi iin olan artlar da ok trl trldr.
zellikle ruhun yetkilemesi balca rol ifa ederse de gelimemi ruhlarda da dier baz sebepler ile
iradenin kuvvetli gibi grnd vakidir.

Baz eilimler ve ihtiraslar ruhu herhangi bir ii yapmaya sevk edebilir. lk bakta irade rn gibi
grnen bu hali tutmak gerekir. zellikle geri ruhlarda sk grlen bu eilimlerden ve ihtiraslardan
doma hareketler irade gcn gstermi olmaz. imdi stadn szlerine devam edelim: Fakat gayr
mtekamil (:gelimemi) bu ruhlarda gl gibi grnen bu irade, gerekte gl deildir ve eilimler ile
ihtiraslarn gcnden iradeye bir g gemi bulunur.

stadn bahsettii byle bir iradeyi inatlkn bir sinonimi olarak kabul edebiliriz. Bir kedinin fare delii
nnde saatlerce beklemesi irade gcnden ziyade kedinin fareyi yakalamak hrsndan doan bir
olaydr. Bunun gibi bir ok geri insanlarn fenalk yolunda, maddi menfaatleri peinde gsterdii devaml
faaliyetler de bir takm geri eilimlerden ve ihtiraslardan hzn alm gl bir irade rn gibi
grnebilir. Fakat iyi niyetle yksek gayeler urunda kullanlm iradenin ykseltici rolne karlk, byle
kt eilimlerden ve ihtiraslardan doma bir inatln insan tekamln ne kadar ok zarara uratc
etkileri vardr!...

nsann tekamlnde hissin ve fikrin de rol vardr. Bunun gibi ruhsal tekamln u veya bu alanda
gelimi olmas ya daha ziyade hissi veya daha ziyade fikri unsurlarn varlkta belirginlemesine sebep
olabilir. rnein hissen ykselmi bir insann fikren ykselmi olandan mutlaka daha ileride olduu
iddia edilemez. Bunun aksi de byledir. Bununla beraber teorik olarak yalnz hassasiyeti ile en yksek
Ruh ve Kinat



215
dereceye varm bir insan gene teorik olarak yalnz dncesiyle en yksek dereceye varm olan ile
mukayese edersek birincisine daha yksektir diyebiliriz. nk hassasiyetin rol fikrin oynad
rollerden daha esasldr. (*) Bu hususu iyice kavramak iin stadn aadaki szlerini tetkik etmek
uygun olur.

rade his yolu ile mi yoksa fikir yolu ile mi geliir, meselesine gelince: Mutlak u veya bu ekilde irade
geliir, (:tekemml eder) denemez. Bazen arlara gre u ekilde, bazen de bu ekilde tekemml
etmesi mmkndr.

Tekamln ok eitli dallar (:uabat) olduunu evvelce sylemitim. Tabiidir ki dncesiyle
hassasiyeti dnyada mmkn olabilen tekamle varm bir ruh o hadde varmayan dier bir ruhtan daha
gelimitir (:Mtekamildir)

Esasen her ne kadar (pense) ile (sensebilit) nin sizin aleminizde nitelikleri daima ayr olsa bile, ruh
aleminde bir mertebe vardr ki orada artk onlar daha yksek bir meleke halinde; daha kapsaml olarak
birleirler. Ancak u var ki dnyanzda yalnz hassasiyeti ile en yksek dereceye varm bir insan ve
yalnz dncesiyle en yksek dereceye varm dier bir insan karlatrrsanz, hassasiyeti ile
ykselmi olan tekaml yolunda daha ilerlemi bulunur.

Gerekten, etrafndakilere kar byk bir feragatle muamele edecek ve onlar sevecek kadar hissen
ykselmi bir oban, fikren ileri olmakla beraber duygu ve dnceleri kapkara bir profesrden daha
tekaml yolundadr.

7- Tekaml Nedir?

(devam edecek /)

(*) Spatyom bahsine baknz.


Madde kainatnda domu bir ruh, ondan nce daha bir ok kainatlardan gemi bulunuyordu.

Ruhun melekelerine geliim zemini olacak dier kainatlar iinde bizim bu kainatmz,
sonsuzlua gre bir hi deerinde kalr.


RUH VE KANAT
(66)

7- Tekaml nedir?

Fikirlerimizin daha ak olabilmesi iin kemal ve tekaml diye kullandmz kelimelerin anladmz
manadaki delaletleri zerinde biraz durmak istiyoruz. Bizce bu, imdiye kadar grebildiimiz yerlerde
tatmin edici ekilde aklandrlamam ok nemli bir konudur.

Kemal nedir?... Her dnce tarzna gre bunun ayr bir tanm yaplabilir. Fakat ruhlarn kainattaki
mevkilerini mmkn olduu kadar kapsaml ilikiler iinde belirlediimiz oranda kemalin manasn geni
bir lde anlamak imkann elde etmi oluruz.

Ruh ve Kinat



216
Evvelce de sylediimiz gibi, eitli kaynaklardan toplanm bilgilere dayanarak edinmi olduumuz
kanaate gre, biz ruhun hayatnn maddi kainatta balamadna kani bulunuyoruz. Bu bakmdan da
ruhlarn balang noktas / ilkesi (:mebdei) ve yaradl / tabiat (:hilkat) bizim duygu ve dnce
alanmzn tamamen dnda kalr. Ruhta sakl (:meknuz) btn melekeler ancak kendilerine
tezahr zemini bulduka geliir. Ve ruhlarn sonsuz melekelerinin geliimine yarayacak sonsuz
tezahr zemini vardr. Bu alanlar kainat iinde kainatlardr ki biz bunlardan ancak bir tanesini yarm
yamalak anlayabiliyoruz. Ve buna madde kainat diyoruz. inde bulunduumuz halde, bu kainat
hakkndaki bilgimizin ne kadar eksik olduunu evvelce sylemitik. O kadar ki kainatmzn fshati
iinde tabiatyla snrl olmas gereken ruhsal hayatmz bile sonsuz addetmekten kendimizi
kurtaramadk. Halbuki bu kainatlardan daha tkenmez, daha kapsaml ruhun melekelerine geliim
zemini olacak dier kainatlar iinde bizim bu kainatmz, sonsuzlua gre bir hi deerinde kalr.

Ruhlar kendilerini Yaradana ykseltecek, yani Onun kanunlaryla kendi varlklarn birletirip
(:tevhidedip) her alanda onlarla ileyen / etken (:amil) olabilecek duruma kendilerini namzet klan
ve sevk eden melekelerini gelitirmek zorundadrlar. te kemal dediimiz ey bu zorunluluun
gereklemesidir. Bu nasl olur?... Bunun nasl olabileceini dnmezden nce doa yasalar altnda
andmz ilahi yasalarn kapsam derecesini ve sonsuzluunu dnmek gerekir.

Madde kainatnda domu bir ruh, ondan nce daha bir ok kainatlardan gemi bulunuyordu.
Netekim sonsuz grdmz kainatmz bitirdikten (:ikmal ettikten) sonra o, dier kainatlarda da
ebediyet iinde doup yaamakta devam edecektir. Ruhun ebedi hayat hakkndaki sezilerimiz bize bu
kanaati veriyor. Bunlar hangi kainatlardr?. Kim bilir?... Fakat imdilik bize bunlarn ne isimleri, ne de
biimleri gerekli deildir. nk madde kainatmz henz bize daha ok ve ok zamanlar mesken
olmakta devam edecek ve bize zaman kavrammzla llemeyecek bir ebediyet iinde saysz gelime
aamalarn hazrlayacaktr. Bundan dolay ruhlarn bu kainattaki kemal derecelerini ne nceki
kainatlardaki ve ne de gelecek kainatlardaki halleriyle nispet etmek mmkn ve gerekli deildir.

Ruhun kemali deyince aklmza, onun melekelerinin maddi kainattaki melekelerinden ancak
kavrayabildiimiz kadarna ait ksmlarnn mnkesif (:tutulan, tutulmu) hali gelir. Ruhun bu kainattan
evvelki ve sonraki hayat hakknda hibir bilgimiz ve tahminimiz olmad iin ruhlarn oralardaki
durumlarn kemal vasfyla nispet edemeyiz. stat diyor ki:

Ruhun maddelere balanmazdan nceki hayatnda daha mtekamil durumda olup olmadn
soruyorsunuz. Bu sfatlara gerek olmadn sylemitim. Evvelce bahsettiim ekilde ruhun
maddelere balanmas, grgsn artrmak iin tekaml safhasna katlanmasdr. Bundan iyice
anlalyor ki tekaml safhalar da birer vastadr ve asl gaye ruhun grgsn artrmasdr.

Bu gayeye varmak iin ruhlar tekaml safhalarn tamamlamak zere maddi kainata girerler. Ve
tabiatyla buraya ilk girdikleri zaman maddeler karsnda tamamen grgsz ve tecrbesiz bulunurlar,
yani bu maddeleri doa yasalar hkmlerince kullanabilecek durumdan mahrumdurlar. nk bu iler
iin gerekli olan melekeler kendilerinde henz mnkesif (:tutulan, tutulmu) olmayp sakl (:meknuz) bir
halde bulunur.

te bunlarn geliimine yarayacak ekilde, maddeler arasnda tecrbeler yaparak rsuh (:salam olma,
asln bilme, bir bilimin derinliine inceliine varma; Muhkem, salam; maharet, el uzluu, meleke) ve
kudret sahibi olmak iin ruhlar geici olarak daha youn madde dnyalarna balanrlar. Fakat bu
ballk bir esarettir. nk ruhun bir ok melekelerini kararttndan serbestliine engel olur. Fakat
geici olan bu esaret phesiz daha geni bir ruh serbestliini kazanmak iin bir vasta olacaktr. u
halde ruhlar grgszlkleri orannda maddelere balanmak zorunluluundadrlar ki bu da o oranda
onlarn serbestliini ortadan kaldrr.
Ruh ve Kinat



217

Dier taraftan ruhlarn bu youn maddelere esir bir durumda bulunmalar, kendilerinde o maddelerin
tabi bulunduklar doa yasalar gerei olarak bir takm eilimlerin ve ihtiraslarn domasna sebebiyet
verir. Demek maddi teaml (:adet, gelenek, yaplageli; tepkime) ve ihtiraslar genellikle zannedildii
gibi esasen ruhun bnyesinde mevcut olan bir eksiklik / kusur deil, maddi balardan doma arzi bir
netice ve ayn zamanda da tekaml gayesine ynelik bir vastadr. Bu noktay karmamak tekaml
konusunda bizi ok hatal yollara sapmaktan kurtarr. Btn bu gereklere gre ruhlarn geri
eilimlerinden kurtulmas, maddelere ve maddi olaylara esir olmayp hakim bir duruma girebilmeleri ile
ba baa gider ve bu da onlarn tekaml gayelerine bal bir netice olur. stadn aadaki szleri bu
fikrimizi destekler:

Ruh btn maddi faaliyetini yerine getirmek iin ve bu faaliyetleri sayesinde tekamln salayabilmek
iin madde aleminde bir sre geirir. (*) Ruhun madde ile incizabn (:kaplma, tutulma) azaltc areler,
onun maddesel ban iradesiyle azaltabilmesi, yani tekaml edebilmesi iin olan vastalardr. Bu
szlerin mefad udur: Ruhu yetkinletirecek (:tekemml ettirecek) vastalar, onun maddi balarnn
zlmesiyle sonulanan maddi faaliyetleridir. Ruh bu faaliyeti gstermek iin maddeye balanr.

zetle tekaml fikri bu gnk anlaymza gre, ruhun madde kainatndaki durumu ile alakadar bir
kavramdr. Maddeyi ve btn maddi kavramlar ortadan kaldrnca ruhun bizzat varl gibi, tekaml fikri
de ortadan kalkm olur.

(devam edecek /)

(*) stadn buradaki madde aleminden kasd youn madde dnyalardr.
Hatasz ve gnahsz, hakikatlere varmak ve ykselmek mmkn deildir.

Ruhun fena ve geri eilimlerinden kurtulmas, maddi ihtiraslarndan azade kalmas kemalin
sebebi deil sonucudur, gayesi deil vastasdr.

RUH VE KANAT
(67)

zetle tekaml fikri bu gnk anlaymza gre, ruhun madde kainatndaki durumu ile alakadar bir
kavramdr. Maddeyi ve btn maddi kavramlar ortadan kaldrnca ruhun bizzat varl gibi, tekaml fikri
de ortadan kalkm olur.

inde bulunduumuz kainatta hibir eyi madde dncesinden ayramayz. Hatta en gayr maddi
tasavvur ettiimiz saf ruhsal haller bile ancak maddi kavramlarla idrak ve takdir edilebilir. En saf ve en
ilahi bir sevgi bile, asla unutulmasn ki, maddi kavramlarla yaayabilir. Biz maddeden ve maddi
kavramdan soyutlanm bir ruhu sevemeyiz. nk o, bizim iin bir ademdir ve adem sevilemez. En
saf sevgiyle sevdiimiz ey, ruhun hibir zaman kymetlendiremediimiz kendisi deildir. Onun eit
eit maddeler arasndaki faaliyetlerinin tezahrdr. Biz bu hakikati hibir okulun hatr iin
grmezlikten gelemeyiz. Yalnz unu takdir ederiz ki ruhun bu faaliyet tezahrlerine zemin olan
maddeler ne kadar seyyal bir hal alm ise onlara kar gsterdiimiz sevgi de o kadar yksek bir
karakter alr ve ilahileir. Gayri maddi olarak grmemize en uygun grnen sevgi hakkndaki bu
dncemizi dier duygularmz hakknda da belki daha kolaylkla uygulayabiliriz.

Bundan dolay bizim bu gnk ykseklik derecemiz ancak kainatmzdaki grg ve tecrbelerle elde
edilmi bir kazantr. Ve tekamln halen revata olan klasik manas bu bakmdan geniletilmek
gerekir. Maddeler kainatnda yaayan ruhlar iin maddi ilikilerden, maddi bilgi ve grgden azade
Ruh ve Kinat



218
(:hr, serbest, zgr, kurtulmu, syrlm, boynundan atm) bir kemal dnemeyince bu kainatn
dndaki varlklar hakknda bizim anlayabildiimiz en yksek manasndaki kemal kavram bile
hakikatten ne kadar uzak kalacan takdir etmekte gecikmeyiz. nk bu kavram ancak ruhlarn maddi
kainatyla olan ilikileri bakmndan sz konusu olabilir.
Sk sk tekrarland gibi ruhun fena ve geri eilimlerinden kurtulmas, maddi ihtiraslarndan azade
kalmas kemalin sebebi deil sonucudur, gayesi deil vastasdr. Dorusu, ruhun kemal
kelimesiyle ifade olunan yksek gayesine varmas, maddeler arasnda tecelli eden kt vasflarndan
kurtularak gzel vasflar kazanmas ile beraber yrr. Fakat bu gzel vasflar kazanmak, maddi
esaretten kurtulmann, daha dorusu maddelere hakim olmann zorunlu bir neticesidir.

Her zaman sylendii gibi ruh aslnda fena deildir. Bir ilahi parltda (:lemai ilahiyede) kendiliinden
fenaln bulunabileceini dnemeyiz. Bunun iindir ki gerek teozoflar, gerek spiritler ve gerek birok
dier spiritalist meslek erbab fenaln ancak madde ile irtibattan ileri geldiine inanmlardr. Maddi
balar ruhlar geriletir. Fakat bu manadaki gerilemeyi ruhlarn maddi kainata inmekteki gayesi olan
tekamln tam zdd gibi grmemelidir. nk bu gerileyi kemalin zdd deil ancak ona yardn eden
bir tekaml srecidir. O halde maddi dnyalarda geri durumlar iinde yuvarlanan ruhlar bu bakmdan
takbih (:irkin grmek, beenmemek, knamak, ayplamak) deil tebcil etmek (:byklemek, arlamak,
ululamak, yceltmek) lazm gelir. nk onlar bu halleriyle tekaml yoluna girmi bulunmaktadrlar.
Hatasz ve gnahsz, hakikatlere varmak ve ykselmek mmkn deildir.

8- Tekamln Gayesi

(devam edecek /)
Ruhlarn tekamllerinin gerek gayeleri hakknda kesin sz sylemek yle dursun bir tahminde
dahi bulunmann imkan olmadn unutmayacaz.

RUH VE KANAT
(68)

8- Tekamln Gayesi

O halde ruhlarn maddi kainata inmelerinde bizi en ok tatmin edici ve ruh bilgisindeki ilmi
kanaatlerimize uygun gelici nitelikte bir gayenin sz konusu edilmesine ihtiyacmz vardr. Bu gaye
nedir?...

Tekaml fikri ancak ruhun maddelerle olan ilikisi bakmndan deer kazanr dedik, u halde ruhun
tekamlndeki maddi kavram ne olabilir?...

imdiye kadar sylediklerimizden kan anlama gre biz tekaml ruhun maddelerden ve maddi
kainattan alakasn keserek onu ebediyen terk etmesi eklinde kabul etmiyoruz. Aksine tekaml,
ruhun bu kainata hakim olacak bir duruma girmesi ve bu suretle faaliyetinin, yani maddeler
zerindeki hakimiyetinin ebedilemesi demek oluyor. Henz maddi kainatn esareti altnda bulunan
ruhlar iin bu gayenin gereklemi olmas sz konusu olamaz.

Ruhlarn maddeye balanmalar, bizim kastettiimiz anlamda bir iliki kurmu olmalar demek deildir.
Bu anlamdaki iliki esasen ruhlarn madde kainatna inmelerindeki gayeyi oluturur. Yani bizim
dndmz anlamdaki ilikide, ruhlarn maddeye hakimiyeti fikri sakldr / fikrini tar. Fakat ruhlarn
byle ideal bir mertebeye kabilmeleri iin her eyden nce kainatn iinde, onun unsurlar arasnda
yourulmalar ve bazen pasif, bazen de nispeten aktif roller alarak bir ok tecrbeler geirmek suretiyle
doa yasalar hkmlerince kainata hakim bir duruma girmesini renmeleri gerekir. te grg ve
Ruh ve Kinat



219
tecrbe devresi dediimiz bu devre, ruhun maddelere bal ve esir olarak kalmas haline uygun gelir
(:tevafuk eder). Bu devrede tabiatyla ruhlarda mevcut olan btn yksek melekeler kararacak ve
maddi esaretle, ruhlarn maddi gereklere uygun bir takm maddi eilimleri ve ihtiraslar el ele
yryecektir. Bundan dolay maddi kainatn muhtelif dnyalarnda ruhlarda grlen geri durumlar
onlarn madde ile irtibatlarnn zorunlu bir neticesidir. Onlarn bu balardan kurtulmalar da maddelere
hakim durumlara girmelerinin, yani tabiat kanunlar gereince kainatta etkin roller almalarnn bir
neticesi olacaktr.

Fakat tekrar ediyoruz: maddi balar zmek veya maddi esaretten kurtulmak maddelerle olan ilikileri
kesmek deildir. Aksine evvelce ruhun mahkumiyetini douran / neden olan balarn zlmesiyle
onlarn yerine maddeler zerindeki ruh etkisinin kaim olmas, ruhla maddi kainat arasndaki hakiki ve
ideal ilikilerin ebedilemesini ifade eder.

Pek tabiidir ki sonsuz bir kainatta aktif ve hakim bir rol oynayabilecek yetkisini kazanm bir ruh, bu
muazzam faaliyeti ile alakadar btn yksek melekelerini gelitirmi bulunacaktr.

Grlyor ki bizim tekaml gayesi hakkndaki davamz, ruhun faaliyet imkanlar zerinde
toplanmaktadr. nk bildiimize gre ruhun ayrt edici vasf olan etki edicilik gc kainattaki en
yksek derecesini bu faaliyet alannda gsterir.

Fakat urasn da unutmamak gerekir: faaliyet, ruh etkisinin doa yasalarna uyumlanmasnn zorunlu
bir neticesidir. Ruhlar, etki edicilik glerini doa yasalar ile ahenkletirebildikleri oranda kainatta faal
durumlara zorunlu olarak girerler. Demek ruhun tekaml, kainatta ilahi yasalar tatbike memur tabii ve
uurlu bir etken haline girmesi gayesine yneliktir. Fakat byle muazzam bir gaye hakkndaki bu
ifademiz ne kadar aciz ve eksiktir!... Bu eksiklii belirginletirmek iin mahluklarn sayszln ve
sonsuz kainatn her bir zerresinin bile bizim iin gene sonsuz bir kainat kadar anlalmaz bir
bykl ierdiini dnmek yeterlidir.

Ruh kemalinin maddi ilikilerle kaim olduunu (:ayakta durduunu) kabul ettikten sonra, tekaml gayesi
konusunda, maddi unsurlar gz nnde tutmak gerekir. Ruhun kainattaki kazanlarn maddeler
dnda ve maddi ilikilerden uzak olarak dnmek istersek onun bu kainata inmi olmasnn anlamn
anlayamayz. Eer ruhlarn tekaml gayesinde maddi kavram ihmal edilirse, eer ruhlarn bu kainatta
bir sre yaadktan sonra ayrlp onunla btn alakalarn kestikleri, varsaymsal olarak, dnlrse
yani daha dorusu tekamln gayesi maddelerden ayrlmak, btn ilikileri ebediyen kesmek eklinde
kabul olunursa o zaman ruhun bu kainattaki kazanlarnn yalnz kendi manevi bnyesinde meydana
gelmi bir deimeden ibaret olduunu tasdik etmek mecburiyeti ortaya kar.

Fakat, evvela byle bir deiiklii hibir insanolunun tasavvur edebilmesine imkan yoktur. Sonra,
madde ile alakas bulunmayan byle bir deiikliin maddeler vastasyla meydana gelmesi
zorunluluunu anlamak g olur.

Bir ruhun dnyalarda tecrbe hayat geirmesi, bu tecrbelerin gayesiyle ona vasta olan maddi
olaylarn ahenkletirilmesine doru cehitler sarf etmesi demektir. Bu fikre gre dnyadan kemaliyle
ayrlm bir ruh demek, oradaki maddi artlarn stne ykselmi, yani onun zerinde btn etki
imkanlarn kullanabilecek bir duruma girmi bir ruh demektir. Bunu bylece kabul ettikten sonra ruhun
ne dnyalara girmesinin, ne de tekaml etmesinin mantkl ve makul anlamn anlamak mmkn olmaz.
te aramzda tekaml aamalarn tamamlayp ykselmi bir ruh karsnda arzn bu durumu ne ise
kainatmzn btn tekaml aamalarn tamamlam yksek bir ruh karsnda da kainatn durumu,
tabiatyla daha geni lekte, odur. Ruhlar eitli tekaml yollarnda yryerek boyutlu alemin btn
realitelerinin stne ktktan sonra tekamllerine daha yksek tertipte devam etmek zere, drt boyutlu
Ruh ve Kinat



220
alemde birleirler. Ve buraya kadar ykselmi olan ruhlarda artk bizim kainatmzda olduu gibi
bedenler, ekiller v.s. kalmaz ve bunun neticesi olarak oradaki varlklar hakknda ne cinsiyet, ne
insanlk hayvanlk bitkilik veya kainatmzn dnyalarna zg herhangi maddi bir varlk hali sz
konusu olmaz. stattan aldmz baz tebliler bu hususta bizi aydnlatmtr:

Ben de insanlk aleminden geldim, bu bakmdan kendime insanm, diyorum. Fakat incelerseniz bu gn
sizin aleminizde olmadm anlarsnz. Bu gn kendime insanm dememin sebebi sizin dnyanzdan
geldiimi anlatmaktr.

Ruhlarn, tekaml ettike etki ediciliklerinin artmas da gene belki bizim tahmin bile edemediimiz byk
bir nedensellik prensibine dayanmaktadr. Bu sayede ilahi yasalarn gereklerinden olan btn
mahluklarn dzeni (:nizam) salanr. Evvelce de deindiimiz gibi Yaradl (:Hilkat), maddi kainatn
saysz eitlerini meydana getiren teekkl hallerinden ayr bir eydir. Bizim kainatmzda ne yoktan
var olan, ne de yok olan hibir ey yoktur. Bundan dolay yoktan var olma anlamna gelen Hilkat
hakknda bizim hibir fikrimiz olamaz. Kainatmzda mevcut btn olaylar maddelerin hal ve ekil
deitirmelerinden ibarettir. Ve bu da ilahi yasalarn uygulanmasna memur veya daha dorusu byle
bir faaliyete hak (:istihkak) kazanm yksek bir takm varlklarn maddeler zerindeki glerini btn
kemaliyle kullanabilmeleri sayesinde mmkn olur. Kainatlarn sonsuzluu, ruhlarn sonsuz alanlar
iinde tekamllerine devam etmeleri ile byk bir mutabakat halindedirler. Bu ba baa yryn
sonunu grebilmek ve hatta bu konuda herhangi bir tahminde bulunabilmek bizim gibilere kolay
olmayacaktr. O halde ruhlarn tekamllerinin gerek gayeleri hakknda kesin sz sylemek yle
dursun bir tahminde dahi bulunmann imkan olmadn unutmayacaz. Bu hususta
syleyebileceimiz eyler ancak ruhlarn kendi alemlerimizle olan ilikilerine ait bilgi ve tahminden ileri
gidemez. Ve biz alemlerimizde cereyan eden ruhlarn yukarda sz ettiimiz faaliyetleri hakknda da
ancak baz mahedelere sahip bulunuyor ve ona gre fikir yrtyoruz.

Evvelce de sylenmiti: Bizlere gre ne kadar sonsuz ve kapsaml grnrse grnsn mahluklar
yalnz iinde yaadmz maddi kainattan ibaret deildir. Ve ruhlar, madde kainatnn dnda
bilmediimiz dier varlklar arasnda, bilmediimiz yollarda hayatlarn geirirler. Ve bu arada, uzun
cehitlerle salam olduklar madde kainat zerindeki etki ediciliklerini ebediyen srdrrler. Ruhlarn
kainatmzdaki tekaml, mahluklar arasnda ilahi yasalarn hkmlerini uygulayacak yksek
etkenler arasna girebilmeleri gayesine yneliktir. Ruhlar maddi kainatn varlklarna esir olmamak,
orasn doa yasalarna uyarak idare etmek gayesiyle maddelere balandktan sonra, orada uzun bir
sre grg ve tecrbe hayat geirirler. Bu hal onlarn yava yava madde kainat zerindeki faaliyet ve
etki edicilik btnln gelitirir. Bu faaliyetin doruklarna varm ruhlarn durumlar bir insan olunun
idrakine smaz.

Kolaylkla syleyiverdiimiz, fakat gerek ve yksek niteliinden haberdar olmadmz bu idealin ne
zaman ve nasl gerekleeceini bilemeyiz. nk bizim bulunduumuz tekaml derecelerinden
balarsak bu gayenin gereklemesi iin ebediyet kabul etmemiz gerekir.

Bir karnca ruhu bir karnca bendini oluturabilecek / kurabilecek duruma girmitir. Fakat o, henz bir
insan bedenini kuramaz. Karnca basit yuvasn yapabilir, fakat insanlarn meydana getirdikleri
muazzam ehirleri meydana getiremez. Netekim bir gl aacnn ruhu da gl aacn yapabilir; fakat ne
bir karnca bedenini, ne de karnca yuvasn oluturamaz. Bir insan youn maddeleri bir araya getirerek
veya datarak bir ok eserler meydana koyar. Talardan veya dier maddelerden heykeller, abideler
ilh. yapar. Perakende sesleri toplayarak onlardan bir senfoni meydana getirir. Btn bunlar sanat
aleminin bir dnyasdr. Bununla beraber insan olunun eseri ne kadar yksek olursa olsun, sonsuz
tekaml basamaklarnda ykselmi olan ruhlarn muazzam eserleri yannda pek az bir ey kalr. Drt
boyutlu alemdeki varlklarla aramzda bulunan mesafenin, insanla hayvan arasndaki mesafeden kyas
Ruh ve Kinat



221
kabul etmeyecek kadar byk olduu gz nnde tutululunca oralardaki faaliyetin bizimkinden ne
kadar yksek olduu dnlebilir.

Drt boyutlu ve ondan daha byk boyutlu alemlerdeki varlklar, insanlarn yaptklar gibi, zerlerinde
ilenme yetenei sfr deerinde olan youn ta paralarndan heykeller veya snrl seslerden
senfoniler yapmazlar. Onlar kozmik seyyal maddeler zerinde alarak bu maddelerden dierlerini ve
onlardan da daha dierlerini oluturmak suretiyle alemleri ve dnyalar kurup datrlar. Fakat bu sz ilk
hamlede anlalabilecek manadaki kadar basit deildir.Bu faaliyetler bizim idrak edemeyeceimiz bir
takm etki tarzlar ile ve idrakimiz dahilinde olan zaman ve mekan kavramlar dnda vukua gelir. Btn
bu ilerde yalnz Allaha mahsus yoktan var edicilik sz konusu olmayp onun yasalarna mutabk bir
ekilde kuruculuk hali vardr.

zetle ruhlar ykseliyor ve ykseldike maddi esaretten kurtularak ilahi yasalara intibak ediyor. Bu hal
onlarn doadaki etki glerinin o oranda artmasn zorunlu klan bir etkendir. statlarmzn aadaki
teblileri bu yolda bizi nurlandrmaktadr:

Doa yasalar gereince ruhun tekaml, onun maddi varlklar iinde yaamasna baldr. Ruhun
dnyada maddi varl, demin de sylediim gibi maddeye olan badan ibarettir. Maddi faaliyetleri
sayesinde tekamln salayabilmesi iin ruh madde aleminde bir mddet geirir.

Ruhun madde ile olan incizabn (:kaplma, tutulma) azaltc areler onun madde ile olan bu ban
azaltabilmesine yardm eder, bu da ruhun maaliyata (:yksek, derin fikirler, dnceler; erefler,
ululuklar, ycelikler) eilimi ile olur. Maaliyattan ne kastettiimi anlyorsunuz.

Bir ruhun prensibinde / balangcnda (:mebdeinde) melekeleri kapank deildir. Maddeye ballk bu
melekeleri glgelendirir. Maddeye ballk devam ettike bir taraftan ruh tekaml eder; fakat maddeye
ballk bu tekamln tezahrne meydan vermez. Dier taraftan ruh maddeden kurtulduka hasl olan
(:kendini gsteren, olan, kan) gelime bir tezahr zemini bulur.

u halde bizim idrakimize gre ruh kemalinin zirvesi ve nihayeti yoktur. Bu tekaml ebediyet iinde
ve bilmediimiz bir istikbale doru uzanp gidecektir. Ebediyet iinde ebediyet, sonsuzluk iinde
sonsuzluk! te kainat hakknda olduu gibi, ruhlarn tekaml konusunda da duygu ve dncemizin
varabildii son nokta budur.

(devam edecek /)

..


Drdnc Ksm

BRNC KONU

PERSPRNN BEDENLE LKLERNN MUTAT HALYLE GEVEMES

1- Genel Mtalaa

Perisprinin bedenle ilikilerine dair kitabmzn birinci cildinde baz eyler sylenmiti. Bir takm haller ve
artlar altnda perispri bedenle olan ilikilerini gevetebilir. Bu geveklik ksm veya tam olabilir. Tam
olunca lm dediimiz hal meydana gelir.
Ruh ve Kinat



222

Perisprinin bedenle ilikisinin gevemesi haline degajman deriz. Degajmann derinlii orannda insan;
d alemden, yani dnya maddelerinden az ok alakasnn kesildiini duyar.

Degajmann eitli dereceleri vardr. nsann mutat hayatnda yaarken geici olarak etrafyla ilgisini
kesip kendi kendine dalmasna degajmann en hafif ekli diyebiliriz. Ve bu hale de soyutlanma
(:tecerrt) hali (isolement) deriz. Bundan dolay soyutlanma veya dalgnlk hali degajmann bir
balangcdr, onun ilk merhalesidir. Demek, ilkel bir soyutlanma halinden balayan perispri beden
ilikilerinin geveklii tedricen arta arta ve uurla uuraltnn disosyasyonu, uyku, hipnoz ve letarji
halleri gibi kaba duygularmzn takdirine gre noktaladmz bir sr merhalelerden gee gee tam bir
ayrlma hali olan lm olayna kadar ilerleyebilir. O halde bizim llerimize gre lm, izolman halinin
sonu olduu gibi, izolman da lmn balangcdr.
Bu iki u arasnda mevcut psiik merhaleler bir ok sebepler altnda kendiliinden veya arzuya gre
meydana gelebilir. Bu sebepler: asabi, toksik, biyolojik, fizyolojik, patolojik, ilh. olabilir. Mesela sinirli bir
kadncaz korkun ve mutat d bir olay karsnda dp baylverir. Bu hal, bnyesel arlara gre
derinlii az ok ileride bir degajman halidir, asabi yoldan meydana gelme bir beden perispri geveklii
olaydr.

Hipnotik srelerle meydana getirilen uyku halleri de byledir. Esrar ekmi veya kloroformlanm bir
insann degajman toksik sebeplerdir. Ar bir hastalk, bir koma halindeki hastalarn degajman gene
toksik ve patolojik bir degajmandr. Manyetizm yoluyla olan somnamblizm halini vital ve hipnoz
halindeki degajman da asabi sebepler altndaki degajman hallerine rnek gsterebiliriz. Nihayet,
manastrda dindar kadnlarn, ilehanelerde yaayan zahitlerin vecit halleri esnasndaki
degajmanlar psikolojik sebeplerden ileri gelir. leride, dedublman konusunda bu noktalara tekrar
geri dnlecektir.

O halde bizim degajman ismi altnda mtalaa ettiimiz olaylar bedenle perisprinin arasndaki ilikilerin
baz sebepleri altnda deimesinden ibaret fizyo-psikolojik bir takm fenomenlerdir. Dier ifadeyle
degajman, ruhun bedenle olan ilikilerinin gevemesi yznden az ok serbestleerek spatyoma doru
kaymasdr, denilebilir.

Perisprinin bedenle ilikisini gevetmesi, o oranda ruhun serbestlemesini ve spatyom hayatna
dalmasn zorunlu olarak neticelendirir. O halde degajmann derinlemesi, ruhun o oranda spatyom
hayatna dalmas ve o oranda spatyom hayatnn dnyadakilere almas (:mnkeif olmas)
demektir.

Bundan u netice kar ki gerek kendiliinden, gerek tecrbe yoluyla olan degajmanlarn iyi ve vukufla
mtalaasn yaparak spatyom hayat hakknda mspet ve ilmi bir ok gereklere ulamak
mmkndr. Aslnda muhtelif aratrclar tarafndan spatyomdaki ruhlardan, orann eitli merhaleleri
hakknda verilmi izahlar ve tanmlar; degajman yoluyla topladmz ve bizim gibi alan dier
melliflerin (Caslan) topladklar mahedelere bir ok noktalardan uygun gelmektedir. Ve hatta bazen
olaylar birbirine o kadar yaklar ve balanr ki bunlarn iyice incelenmesiyle ilmi bir takm neticeler ve
kanaatler belirginletirilebilir. Mesela enkarne insanlarn degajmanlar halinde iken vaki ifadeleri,
dezenkarne varlklarn, zellikle spatyom hayatna dair izlenimlerine benzemektedir. Buna karlk
birinciler de, ikinciler kadar candan ve yakndan duygular yoktur ki bunun sebebini de birok defa
yazdmz maddi balarn frenleyici etkilerinde aramak gerekir. Aada degajman halindeki sjelerden
alarak vereceim rnekleri incelerken okuyucularm bu fikirlerimi onaylayacaklardr. Bu rnekler
arasnda baz sjeler karanlk iinde kaldn, bazlar dn, bazlar dikenlerin vcutlarna
battn ilh. sylemektedir. Bunlar spatyom konusunda verdiimiz rneklerle karlatrlrsa zellikle
orann ilk aamasndakilerle bunlar arasnda byk benzerliklerin bulunduu derhal gze arpar.
Ruh ve Kinat



223

Grlyor ki burada, insan bilgisine ve mukadderatna dair ok geni ve sonsuz bir alma
alan vardr. Bu hususta mevcut bol materyallerden yararlanlabildii takdirde beeriyetin
tekaml yolundaki gelimesi phesiz hzlanacak, bugnk soukluk, huzursuzluk btn
sebepleriyle birlikte insanlarn arasndan yklp gitmeye yz tutacaktr. Fakat dnyann u anda
donmu, kklemi ve ideallemi maddi geri hrslar insanlarn gzne kaln bir perde halinde
gerilmitir. Bu gnk beeriyette henz onu skp atabilecek ruhsal enerji yoktur. Bu hal,
imdilik pek kk bir zmreye zg (:mnhasr) kalan bu yksek mebahisin (:blmler; bir
eyin bahsolunduu yerler; aratrma, arama yerleri) mtalaasna yaylma imkan
vermemektedir. Bununla beraber tekaml zorunluluuna inanan herkes gibi biz de bu karanlk
durumun geici olduuna ve insanlarn bu gnk, bilmeden kendiliinden tahayylleriyle
yaattklar kabuslarndan bir gn kurtulacaklarna kani bulunuyoruz.

te bu kanaat bizi insan bilgisine ve mukadderatnn mtalaasna balang olabilecek konular
zerinde baz fikirler yrtmeye ve bu kitab yazmaya sevk etti. Biz kitabmzdaki konular ve
zellikle nc ciltteki konular alakalandran degajman hallerinin mtalaasna nem veriyoruz. Bu
sebepten dolay bu olay kitabmzn hacmine uygun bir tarzda ksaltarak mtalaa edeceiz. Ruhun
degajman hali didaktik bakmdan iki modalite iinde incelenebilir. Bunlardan biri; perisprinin aa
yukar mutat, yani saf haliyle bedenden ayrlmas, dieri de bedenden bir ksm partiklleri beraber
alarak ondan ayrlmas ekline aittir.

Biz bunlar birbirinden ayrmak iin birincisine perisprinin bedenle ilikisinin saf haliyle gevemesi,
ikincisine de perisprinin bedenle ilikisinin bulak halde gevemesi diyeceiz.

Bu konumuz perisprinin bedenle ilikisinin saf haliyle gevemesine ayrlmtr ki bunu da iki yoldan
incelemek mmkn olur: Bu yollardan bir hipnoz yoludur, dieri ise mutat halde psikolojik infisal hali
diyebileceimiz (dissociation psychologique) yoldur.

Hipnoz halindeki sjenin mutat uuru ortadan tamamen kalkmtr, yani sje d alemle olan btn
alakasn kesmi ve btn dikkatini sbjektif hayat zerine evirmitir. Burada idrak, ileride izah
edilecei gibi mutat d bir yoldan meydana gelir. zellikle bu mesele nc ciltteki blmleri
(:mebahisi) ok yakndan ilgilendirecei iin hipnoz halinin baz tezahrlerinden orada da
yararlanlacaktr.

Bu konuda degajmann inceleme yollarndan ikincisi, yani psikolojik disosyasyon hali ncekinden
farkldr. Burada sjenin mutat uuru ortadan kalkmamtr. O, btn dikkatini uuralt alanna, yani
kendi varlna evirmi olmakla beraber onu her an d alemle alakalandrabilecek halde
bulundurmaktadr. Dier ifadeyle sje burada uyumamtr. Yalnz uurla uuralt birbirinden ayrlmtr.
Buna psikolojik disosyasyon dememizin sebebi de budur. Bu haldeki sjelerde uur ve uur alt
tezahrleri birbirinden ayr bamsz ahsiyetlere aitmi gibi uyank dururlar. Mutat uur, asl bir halde
bulunmakta ve uur altna mdahale etmemektedir. imdi bunlar zerinde ayr ayr duracaz.

(devam edecek /)

2- Hipnoz veya Somnambl Hali

A- Manyetizm ve Hipnoz Nedir?
RUH VE KANAT
(70)

Ruh ve Kinat



224
2- Hipnoz veya Somnambl Hali

A- Manyetizm ve Hipnoz Nedir?

Gerek hipnoz, gerek somnamblizma bir uyku halidir. Bunlarn meydana getirilmesi iin kullanlan
yntemler ayr ayr olmakla beraber ok defa hem bu yntemler, hem de onlarn neticelendirmi
olduklar uyku halleri, yani hipnoz ve somnambl halleri birbirine karr ve kartrlabilir.

Bunlar zerinde ayr ayr durmak kitabmzn konusuna dahil deildir. nki biz burada ancak bu uyku
hallerinin neticelerinden yararlanyoruz. Fakat bu iki halin ayr ayr neticelerini deerlendirmek, daha
byk faydalar elde etmek bakmndan arzu edilen bir eydir. Bundan dolay teknik prosedeleri ve
fenomenik tezahrleri (Les manifestation phnomniques) ayr olan bu iki psikolojik olay hakknda
evvela ksaca birka sz sylemek istiyorum.

Manyetizm ad altnda ok defa yalan yanl anlalan ve bir ok hokkabazlarca istismar vastas olan
baz gsteriler, tabiatyla bizim burada bahsedeceimiz eyler deildir. Taklit ve ok kaba ve kusurlu
bir taklit yolu ile bu tr tezahrlerin her eit ktye kullanlmas ve istismarcla msait olmas, onun
genellikle yanl anlalmasna neden olmutur. Manyetizm hokkabazlk deildir. Ve bir hokkabaz
manyetizr olamaz. Nasl ki fenni maniplasyonlaryla bir fiziki ve bir doktor da hokkabaz olamaz.
Hem fizikinin, hem de doktorun yapt ilerdeki yksek gayeler bir hokkabazn kk maksatlaryla
uzlatrlamaz (:kabili telif deildir). Tpk bunun gibi bir manyetizrn yapt ilerdeki yksek deerler
de hokkabazn deersiz kurnazlklaryla nispetlendirilemez. Bu szleri bana syleten etken, metapsiik
tezahrlerin ve zellikle manyetizmin sz konusu olduu yerlerde, hatta akl banda saylan kimselerin
bile derhal sze, zamann bir takm hokkabazlarnn isimlerini kartrmaya kalktklarna sk sk ahit
olmaklmdr.

O halde manyetizm ve hipnotizm nedir?

Yaklak bundan 150 yl nce Mesmer isminde Viyanal bir doktor kendine zg kuramyla destekledii
manyetizm fikrini ortaya atmtr. Fakat bu sre ile bir uyku halini, somnambulizmi ilk defa meydana
getiren zat Marquis Puysgur olmutur. Bunu mteakip dier birok aratrmac, bu almalar zerinde
durarak manyetizm ve somnamblizmin yava yava gelimesine yardm etmitir. (Deluze, Du Potet,
Ch. Lafontaine, Hector Durville v.s.)

Bu alanda alan her mellif birbirine yaklaan veya birbirini tutmayan bir takm kuramlarla manyetizmi
izah etmeye almlardr. Btn bu kuramlarn bilekesi olarak biz bugn manyetizmi u manada
kabul ediyoruz: Baz maddelerde daha bariz olmak zere her maddeden bir takm emanasyon kt
gibi, organik maddelerden de ylece ve evvelkilerden daha yksek tertipte bir takm emanasyon kar.
Bunlarn hayat sahibi varlklar zerinde tecrbe ile meydana getirebildikleri bir takm fizyolojik ve
psikolojik etkilere bakarak, bunu hayati hususiyetlere sahip bir seyyale gibi kabul edebiliriz.
Manyetizrler bu seyyaleye bir sr isimler vermilerdir. (Hayvansal mknatsyet, beeri mknatsyet,
manyetik kuvvet, asabi kuvvet, beeri radyoaktivite ilh.)

zellikle H. Durville manyetik titreimlere ait yapt bir ok deerli deneyleriyle bunlarn fizyolojik ve
psikolojik tezahrlerini ilmi ve deneysel yollardan tahkik etmi, hatta bir takm yasalarn da meydana
karmtr. (2,14)

Gerek bu aratrclarn yapm olduklar tecrbelerin tetkiki, gerek bizim ahsi tecrbelerimiz
manyetizmin ortaya konmu fiziki yasalarnn shhatine bizi inandrmtr. Konumuz dnda kald iin
burada bu yasalardan ve onlara ait tecrbelerden bahsedemeyeceim.
Ruh ve Kinat



225

u halde manyetizm, insandan kan henz nitelii ne akademiye mensup fizyolojiciler, ne de fizikiler
tarafndan tetkik edilememi bir takm titreimler (veya seyyaleler) yolu ile hayattar organizmalar
zerinde baz fizyolojik ve psikolojik tezahrlerin meydana getirilebileceini kabul eden bir ilim daldr.

Fakat yukarda sylediimiz gibi manyetizrler ve zellikle Charles Lafontaine manyetizmann gerek
ve ilmi deerlerini genelletirmeye (:tamim etmeye) urarken manyetizmin kuramlarna kar gelen bir
ok aleyhtar da ayn olaylar baka yollardan sinir sisteminin fizyo-patolojik durumlarndan yararlanarak
meydana getirmeye alyorlar ve bunda baarl olduklarn iddia ederek manyetizrlerin bedenden
kan seyyalelerini veya titreimlerini rtmeye urayorlard. te burada kar gelen bir deneyci
olarak ilk ortaya atlan kii ngiliz doktoru Braid olmutur. Bu sebepten buna braidizm derler ki
hipnotizm dediimiz ey budur. Netekim manyetizmin de dier ismi onu ilk defa genelletiren yapan
kiiye izafeten mesmerizmdir.

Braidzm veya hipnotizm nedir?

Braid, manyetizrler gibi operatrn bedeninden bir takm seyyalelerin veya titreimlerin kp sjeye
etki ettiini kabul etmiyor. Ve sjede grnen hipnoz halinin gayri tabii, histerik bir tezahr olduunu ve
bunun kendiliinden telkinle veya sinirsel sistemi yorucu herhangi bir vastay kullanmakla husule
getirilebileceini ileri sryor. Ona gre manyetizrlerin iddia ettikleri hayati veya mknatsi
seyyalelere gerek kalmadan onlar vastasyla yapld sylenen hipnotik tezahrleri bu son vastalarla
ve zellikle telkinle meydana getirmek pekala mmkndr. Bu gre gre manyetizrlerin iddia
ettikleri emanasyonlar bo, manasz ve var sanlan (kuruntu) eylerdir. te bu yzden bir taraftan
mesmeristler, dier taraftan braidistler uzun bir mcadeleye tutumu ve her biri hakikatin ancak kendi
tarafnda olduunda srar etmitir. Biz burada bunlarn mnakaasna giriecek deiliz. Yalnz u kadar
syleyelim ki hipnotik olaylarn husul iin kullanlan eitli vastalar savunmakta iki tarafn da hakk
vardr, nk hem mesmeristlerin, hem de braidistlerin
savunduklar tez ayn fizyo-psikolojik bir olayn prosedeleriyle ve fenomenik tezahrleriyle birbirinden
ayr yolda tezahrler gsteren iki modalitesine aittir.

rnein bize gre manyetik hipnoz ile hipnotik hipnoz Perispri-beden ilikisi bakmndan birbirine
benzeyen iki olaydr. Yani perisprinin bedenden az ok kurtulma halidir, bir degajmandr. Yalnz, bu
degajmann her iki halde nicelik ve niteliksel farklar grlr. Ve burada uzun uzadya anlatlmas
mmkn olmayan sebeplerden dolay manyetik hipnozda grnen yksek psikolojik tezahrler hipnotik
hipnozda bulunmaz.

u halde hipnozun ilkel tezahrlerini incelemek iin braydizme mracaat edilebilir, fakat yksek fizyo-
psikolojik incelemeleri bu yoldan yapmaya kalkmakla byk baarlar elde edilemez, o zaman daha
derin ve tabii bir degajman hali olan manyetik ipnozdan yararlanlmaldr.

Biz kendi hesabmza hipnotik srelerden byk faydalar gremedik, hatta bu halin olumas iin
kullanlan prosedeler bakmndan hipnotik hipnozu sinirsel seyyalelerin iddeti, ani ve sarsc
boalmasyla birlikte, sinirleri yorucu, bundan dolay tehlikeli bir hal olarak kabul ederiz. Fakat
konumuz bu olmad iin bunlar ksaca syleyip gemek zorundayz.

u halde hipnotik hipnoz ancak fizyo-patolojik tetkik bakmndan enteresan olabilir fakat fizyo-psikolojik
bakmdan tavsiyeye demez. Burada manyetizmden yararlanlacaktr.

Manyetizm, ncekinin tersine ne iddetli, ne de yava bir sinirsel seyyale boalmas (Decharge
nrveuse) ile birlikte deildir. Aksine burada operatrden kan seyyalelerle sjenin sinir sistemi
Ruh ve Kinat



226
takviye (Fortification) edilmektedir. Bundan dolay bu, nceki gibi zararl ve tehlikeli olmad gibi
faydal ve hatta shhidir. Onun iin hastalarn tedavisinde de bugn bir ok mahafilde bundan
yararlanlmaktadr. Ve bu tedavi sistemine biyoterapi ismi verilmitir.

Hipnotik tezahrlerin mtalaasna balamazdan nce unu sylemek isterim ki biz, bir taraftan hem
mesmeristlere, hem de braydistlere hak verirken dier taraftan ikincilerin birincileri yalanlamalarna
katlmyor ve bu hareketi braydistlerin hesabna eksik yaplm bir tetkik rn sayyoruz. nk
dediim gibi ruhsal incelemeler bakmndan phesiz braidizmadan daha ok verimli ve yksek
tezahrlere zemin olan manyetik somnambulizm, manyetizrlerin syledikleri gibi insandan ve hatta
madensel, bitkisel ve hayvansal varlklardan kan bir takm emanasyonlarla meydana getirilir. Bu
bir hakikattir ve elimizde bu hakikati gsteren saysz mahedeler vardr. Maalesef bunlar zerinde
uzun uzadya duramayacaz. Yalnz okuyucularma bir fikir vermek iin insan bedeninden kan
emanasyonlarn tespiti iin imdiye kadar eitli mellifler tarafndan mracaat edilen ilmi tetkik
vastalarndan bir tanesine temas edeceiz. Bu da, bu emanasyonlarn eitli yntemlerle alnm
fotoraflardr. Aada verdiim bu ekilde (ekil 2) (*) bir el resmi gryorsunuz. Bu resim grnd
gibi alelade bir fotoraf makinesinin karsnda tutularak bildiimiz yollardan alnm bir elin fotoraf
deildir. Daha dorusu bu resim elin kendisine ait deildir. Elden kan seyyalelerin resmidir. Bu, nasl
elde edilmitir? Bu sorunun cevabn deneycinin bizzat kendisinden, yani G. Delannedan ksaltarak
dinleyelim: (48)

Evvelce ismi geen deneycilerin gzlemlerinden ve bu gzlemler hakknda yaplm tenkitlerden
yararlanarak birka sene fotoraf plaklarnn zerindeki bu seyyalelerin izlerini tetkik ve mtalaa ettim.
Ben burada yalnz, beeri seyyalenin etkisini, inkar mmkn olmayacak ekilde ispat ettiine kanaat
getirdiim deneylerden birka tanesini yazacam.
unu hatrlatmak isterim ki bu ii yaparken zenle hareket etmek iin gereken btn tedbirler
alnmtr: Hassas plan temiz olmasna, jelatin tabakasna toz gibi yabanc cisimlerin yapmamasna,
izhar banyosunun szlm olmasna ve emanasyonlarnn resmi alnacak elin plaa dememesine,
uzaktan tutulmasna ve nihayet developman esnasna izhar banyosunun srekli alkalanarak bir takm
hayalleri taklit edebilecek tortularn plak zerinde kelmemesine dikkat edilmitir.

Bu deneyleri Bayan W.B. ile yaptk. Bayann eli plaa kar o tarzda konmutur ki eer scaklkda
mevcut olan enfraruj k dalgalar plaa etki ediyorsa buna imkan braklmasn. Bundan baka ciltteki
Tarchanoffun elektrik cereyanlaryla hayallerin izahn da nlemek iin eli ne plaa, ne de plan
konmu bulunduu kvete temas ettirmedik.

Biz bu artlar gerekletirmek iin iki trl tertibat kullandk: Evvela, yle bir eriyik bulmak gerekliydi ki
bu, karanlk sl (:haruri) radyasyonlar emsin ve geirmesin. Alun bize bu i iin en uygun bir madde
grnd. nk malumdur ki iinde youn alun eriyii bulunan bir balon gne na tutulursa krlm
nlar br taraftan geerler ve bu nlar sanki tpk bir adeseden gemi gibi arka tarafta ok parlak
bir odak meydana getirirler. Fakat, gneten gelen bu klar arasnda btn karanlk klar eriyik
tarafndan emilmi ve br tarafa geirilmemi bulunur. nk alun vastasyla szlm nlarn
parlak odana konan bir para pamuk bart orada hibir etkiye maruz kalmadan istendii kadar
tutulabilir.

te alunun bu etkisinden yararlanarak bir kvet iine onun youn eriyiini yaparak koyduk ve suyu
buharlamaya terk ettik. Su tamamen kaybolduktan sonra kvetin dibinde yaklak 15 mm kalnlnda
ince bir alun tabakas olutu. Hassas plak ise hidrokinon eriyiini ieren ikinci bir kvette bulunuyordu.
Alunu ieren kveti plan konmu bulunduu ikinci kvet iine koyduk. Bu artlar altnda operatr
Bayan W.B. nin eli ile ne plaa, ne kvete, ne de eriyie temas etmeyecekti. Bundan baka plakla el
Ruh ve Kinat



227
arasnda alun tabakas bulunduundan ve sylediimiz gibi karanlk nlar bu madde tarafndan
emildiinden onlarn alttaki plaa etki etmeleri de sz konusu olamazd.

Deney tam bir karanlkta yapld. Yaklak otuz dakikalk poz verdik. Bunun neticesinde dorudan
doruya eflvorafi yolu ile bir elin tabii byklkteki resmini almak mmkn oldu. Burada bizzat elin
fotoraf sz konusu olamaz, nk bu i nihayet elden kan karanlk sl nlarn enerjisi ile olabilirdi
ki bunlarda alun tarafndan zaptedilmilerdir. Yine bundan baka elden kmas dnlebilen herhangi
bir enerji de fizike bilinen bir etken deildi. nk bu, alundan ve kvetin camndan krlmaya
uramadan dorudan doruya gemi ve elin, parmaklarn hemen hemen tabii hatlarn meydana
getirmitir.

Fakat bu tedbirlerden baka sl nlarn etkisiyle bu iin olabilecei fikrini ortadan bsbtn kaldrmak
iin G.D. ahit bir deney daha yapyor. nceki gibi pla alun tabakasn ieren cam kvetin altna
sakladktan sonra etraf pamukla sarlm (yabii ki dibi serbest) ve iine krk derece scaklkda stlm
su olan bir barda operatrn elini tuttuu mesafeden plan zerinde 35 dakika tutuyor. Bu srada s
derecesini drmemek iin zel bir ifon tertibi ile suyu srekli yeniliyor. Fakat btn bu almalara
ramen neticede plan zerinde hibir hayal veya leke grlmyor. Bu hal evvelce kan el resminin
sl nlarla alakas olmadn ispatlar.

Buna benzer deneyle dier birok mellifler tarafndan yaplm ve daima mspet neticeler alnmtr.
Aadaki fotorafta da gene ayn zenle tespit edilmi iki el gryoruz. (ekil 3) (*) bu ellerden birisi
kitabmzda ismi ara sra geen alim manyetizrlerden H. Durvilledir. (2) Dieri ise Majewska isminde
bir gen kzn elidir. Burada zellikle dikkati eken ey udur:

ki elden kan emanasyonlar resimde birbirini defetmekte ve birbirinden uzaklamaktadr. Bu hal H.
Durvillein didaktik bir ekilde ortaya koyduu fizik manyetik yasalarndan biriyle (polarizasyon yasas)
alakal bir olaydr. Bu yasaya gre ayn isimli (izonom) seyyaleler karlatklar zaman birbirini
defederler. (14) Buradaki ellerin ikisi de sa eldir.Bundan dolay bu, izonom bir tatbiktir ve ayn isimde,
yani pozitif seyyaleleri yayar.

Halbuki ayn mellifin deneylerine ait aada iktibas ettiim dier bir resim yukardakinin tersidir, (ekil
4) (*).

Burada ayr ayr emanasyonlar yayan sa ve sol eller vardr. Gene fizik-manyetikin polarizasyon
yasas gereince ayr isimler tayan (Heterenom) seyyaleler de birbirini ekmi ve birbirine kararak
elleri ayrt edilemez bir hale koymutur. Bu resimlerdeki ellerden altta olan manyetizr Bay Durvillee
aittir ve onun sol elidir. Bu el fizik-manyetik deneylerden alnm sonulara gre negatif emanasyonlar
yayar. stte olan ise Bayan Majewskann sa elidir ve bu da pozitif emanasyonlar yaymaktadr. Eer
iyi dnlr ve ilmi bir dnce ile hareket edilirse fotoraftan baka tespit olunan fizik-manyetik
yasasnn bu tezahr bile bu emanasyonlarn realitesini kabul ettirmeye yeterli gelir.

Tekrar ediyoruz ki bu resimler mutat yntemlerle alnm alelade el resimleri olmayp bir ksmn
yukarda geirdiim zel yntemlerle tespit edilmi emanasyonlara ait fotoraflardr.

(devam edecek /)

(*) Not: Resimleri sizlere daha sonra iletmeye alacam. Nurgl.

B- Hipnozun Fenomenik Tezahrleri

Ruh ve Kinat



228

RUH VE KANAT
(71)

B Hipnozun Fenomenik Tezahrleri


imdi manyetik veya hipnotik hipnozun bizi ilgilendirecek veya faydalandracak fenomenik tezahrlerine
geiriyorum. Fakat evvelce de sylediim gibi burada hipnozdan bahsederken daima manyetik
srelerle elde edilmi haller dikkate alnmtr.

Mutat insana baz zel ilemlerle hipnoz veya somnanbl haline koymak mmkndr. Burada uzun
uzadya bu iin fenni prosedelerinden bahsetmeyeceim. Bu hususta syleyeceim eyler pek ksa ve
burada bize ancak gerei kadar olacaktr.

Sje, bir iskemleye oturtulur, operatr karsna geer ve fenni bir takm yntemlerle onu hipnotize veya
manyetize etmeye balar. Bu ilemin sjedeki ilk etkisi bir arlk duygusundan ibarettir. Bu etki sjenin
bnyesel kabiliyete gre ya bu derecede kalr veya daha ileriye gider. Eer sje uygun durumda ise
zerindeki arlk hissi kendisini, kendi iradesiyle harekete imkan brakmayacak bir tarzda atalete ve
uyuuklua sevk eder. Bu srada uuru bulanmaya balar, gzleri kararr, etraf yava yava silinmeye
yz tutar. Bu haller sjenin d alemle ilikilerini gittike gevetmeye baladn btn belirtileriyle
belirginletirir. Sjenin bu duygusuzluu ve kntleen ahsiyeti ard arda ve uuru bulana bulana bir an
gelirki o , d alemle ilikilerini tamamen keser ve bu hal sjeye ahsiyetini dahi unutturacak bir
dereceye kadar ilerler. Artk o, hi bir ey deildir veya her ey olabilir. te bu hale, deneyciler inanma,
telkin, arm vs halleri gibi bir takm isimler vermitir. Biz buna biraz aada gstereceimiz
sebepten dolay kendiliinden tahayyl devresi diyeceiz (*).

Hipnozun bu devresinde bulunan sjenin uur alann ilgilendiren kendi zerindeki kontrol tamamen
felce uramtr. nk o, tam bir teevv halindedir. Onun bu teevvn gerektiren nedenler aa
yukar spatyomun ilk aamalarna intikal etmi ruhlarn teevv hakknda sylediimiz sebeplerin
ayndr (*).

te bu teevv halinin neticesi olarak operatrn iradesi sjenin imajinasyonunu sevk ve idare eden
iradesine yn verir. Burada esas olan ey, operatrn iradesiyle meydana gelen imajlara sjenin
inanm olmasdr ve bu da her eyden nce onun vicdanyla ilgili bir meseledir. Mesela; bir kadn olan
sjeye operatr, erkek bir garson olmasn syler sylemez o, derhal kendisini erkek garson halinde
duymaya balar ve erkek garsonluun btn gereklerine kendisini tam bir teslimiyetle brakr nk
operatrn iradesiyle uyanan kendiliinden imajinatif faaliyet, sjeyi bu hale inandrmtr. Bu srada
operatr fikrini deitirip ona satc bir ocuk olmasn sylerse sje derhal satc bir ocuk haline girer
ve satlacak mallarn bara ara satmaya balar

Burada bir noktaya iaret etmek isterim: Yukarda geen szler iyi incelenirse genellikle sanld gibi
hipnoz halinde bulunan bir sjenin iradesinin ortadan kalktn veya manyetizrn iradesinin mutlak bir
surette hakimiyeti altna girdiini dnmek hatasna dlmemi olur.

Bu haldeki sjenin gsterdii karakteristik fenomenlere ait baz misaller nc kitabn hatrlama
konusunda yazldr. Burada hipnozun bu devresine ait ruhsal halleri belirginletirmek iin bir iki rnek
daha verilecektir. Aadaki rnek Charles Richetnin tecrbelerinden alnmtr.

Ruh ve Kinat



229
Bu rnekte dindar, namuslu, ar bal bir aile kadnna hipnoz halindeyken yaplan bir telkinle onun
kyl kadn, hoppa ve kaytsz bir bar kz, cesur bir asker, bir ba komutan rollerinin btn inceliklerini
temsil ettiini ve bu srada mutat ahsiyetini tamamen unuttuunu gryoruz :

. . . Sjeye biraz nce bir kyl kadn olduunu telkin etmitik. Kadn hala kyl tipinin ask ve
meakkatli ehresini muhafaza ediyordu. Bu srada ona bir bar kz olduunu syledik. apkn bir
tebessmle yle sylenmeye balad: u etekliimi gryorsunuz ya Bunlar patron uzattrd Bu
patronlarda ne kadar can skc oluyorlar!.. Etek ne kadar ksa olursa insana o kadar iyi yakr Hem
btn bu elbiselerde fazla Bir incir yapra kafi deil mi?.. Sen benim gibi dnyorsun deil mi
canm? Lucienin bacaklarna bak!.. Amma da bacaklar var Syle bana bakaym (glerek) sen
kadnlardan niin bu kadar utanyorsun? Ara sra bana gel! Bilirsin ki ben her gn ilh. (64).

te ar bal bir ev kadnn uuraltndan nelerin kabileceini burada gryoruz. Fakat i bununla
daha bitmiyor. Profesr Richet ayn kadna nceki tecrbeyi mteakip bir asker olduunu sylyor:

. . . Kendine komutan olduu sylendii zaman hemen amirine bir tavr ald ve u emirleri vermeye
balad: Drbnm veriniz!.. yi, iyi Altnc Zuaf alaynn komutan nerde?.. Dmanlarn karki
hendei atn gryorum. Komutan!.. Bir mfreze alnz. u herifleri oradan kovunuz!.. Bir sahra
bataryas da almay unutmaynz!.. ilh. (bylece bir mddet sylendikten ve subaylar tenkit ettikten
sonra:) Zuaflar da ne kadar iyi asker oluyorlar!.. Tepelere ne gzel trmanyorlar!.. (yksek sesle
bararark) Haydi abuk klcm getiriniz! (kl kuanr gibi yapar) leri!.. Mar!.. Ahh!.. Vuruldum
(64).

Burada ne oluyor! Bu rnein iyice incelenmesiyle imdiye kadar sylediklerimizin lehine baz
hakikatlere varmak mmkn olur. Deneyci, sjede, daha dorusu sjenin ruhunda telkin yoluyla bir imaj
meydana getiriyor. Bu ne demektir?

Biliyoruz ki hipnozun bu devresi ruhun bedene olan irtibatn gevettii ilk merhaledir. Bundan dolay
spatyom konusunda da sylediimiz gibi bu aama ruhun hemen hemen spatyomdaki ilk zamanlarna
ait teevv halini ilkel ve daha hk bir ekilde taklit eder. O halde burada da ruhun kendiliinden
tahayyl ( Franszca imagination spontane) yoluyla bir takm imajlar meydana gelir. Fakat bu imajlar
sjenin ruhunda mevcut sakl fikir ve duygu unsurlarndan olumutur. Bundan dolay spatyomda
olduu gibi burada da sjelerin, ynn vicdandan alm iradeleri, bu unsurlar bir takm
kombinezonlar iinde birletirerek objektif bir alem meydana getirirler. Demek operatrn buradaki
iradesinin rol, sjenin ruhunda mevcut imajlar belirginletirmekten ibaret kalr. Ve bu suretle tenbih (=
tembih: uyandrma, uyarma, yle veya byle davranmasn syleme; uyarm.) olunan ve sjenin
teevv haliyle kendiliinden meydana gelen imajinatif faaliyetlerden sjelerin haberi olmaz.
Onlar, tpk spatyomun ilk merhalelerindeki varlklarn yaptklar gibi kendi kurduklar bu alemin
realitesini kabul ederler. Bundan dolay, tekrar ediyoruz, telkin burada esas rol oynamaz. O, ancak
zaten ruhta mevcut bilgi ve duygu unsurlarn uyandracak bir mnebbih (: uykudan kaldran,
uyandran; uyaran, uyarc, uyandrc) vazifesini grr. Hipnozun bu haline ait rneklerden bolca
miktar tetkik edilince bu hakikat anlalr. zetle operatrn iradesiyle sjenin vicdannda meydana
gelen intibahlar (: uyanma, uyanklk, uyan, kendine gelme). derhal onun iradesini harekete geirir. Ve
bu irade de sjenin imajinatif faaliyetini kendisi bilmeden sevk ve idare eder. Demek hipnozun bu birinci
devresinde grnen tezahrlerin zenginlii sjenin ruhundaki bilgi ve duygu unsurlarnn zenginliine
baldr.

Bu fikri biraz daha aydnlatmak iin aada ahsi tecrbelerinizden bir tanesine ait baz tafsilat
veriyorum. Bu deney 1931 ylnda bir ofr zerinde yaplmt:

Ruh ve Kinat



230
(sje hipnozun ilk safhasndadr).
S- Zannediyorum ki siz imdi bir hakimsiniz ve mahkemede katil fiilinden phe altnda bulunan bir
san muhakeme ediyorsunuz?

C- Evet!... Gryorum, salon ok kalabalk, grlt yapyorlar (imajinatif dinleyicilere hitaben bararak).
Susunuz! Grlt yapanlar dar attracam!.. savcnn iddias doru deil avukatta iyi mdafaa
edemiyor.

S-Neyi mdafaa etmiyor?

C- San. Bu adam katil deil!

S- Buna neden hkmediyorsunuz?

C- nk gryorum. Katil bakas, onun nasl ldrdn gryorum, kayor. Bu adam gnahszdr.

S- Fakat bunu sizin karnza katil diye getirmiler, herhalde elde kuvvetli kantlar olsa gerek.

C- Hayr! Katilin, artmak iin katil mahalinde brakt baz eyaya bakarak aldanmlar. Bu adam
katil deildir. Onun beraatna karar veriyorum. Asl katilin tutuklanmasn istiyorum ilh.

Bu rnek incelenirse telkin aamasnda meydana gelen haleti ruhiyenin dardan grld gibi
operatrn emriyle meydana gelmedii anlalr. nk operatr katilin sank olduunu telkin edici
szler syledii halde sje bunu kabul etmiyor. Kendi dnce ve duygusunu savunuyor.

Burada sjenin herhangi bir ahsiyeti veya olay temsil edebilmesi iin mutlaka ona inanmas gerekir.
Bu inanma da ancak o ahsiyete veya o olaya ait sjenin ruhunda baz izlenimlerin ve izlerin
bulunmasna baldr. Operatrn telkini sadece bu izlenimlere ve izlere gre sjenin vicdann ve
iradesini tenbih etmekten ibaret kalr. Bir defa bu hal vaki olduktan sonra sje kendi spontane imajinatif
haliyle objektifletirmi sbjektif hayatnda yaamaya balar.

Bu hakikati az ok sezen baka deneyciler de vardr ve hatta onlar bu yzden hipnozun ilk aamalarna
inanma hali demilerdir. Eer sje operatrn emirlerine inanmazsa, daha dorusu kendi ruhunda bu
emirler uygun izlenimleri ve izleri tamazsa telkin bouna gider ve operatr ne kadar srar ederse etsin
sjesine emirlerini kabul ettiremez. Eer manyetizr sjenin inanmad ve tahamml etmedii
emirlerinde gereinden fazla ileri giderse sje histerik krizlere der veya uyanr ve o emri yerine
getirmez. Aadaki tecrbeler bu gerei gsterir.

Biliyoruz ki baz sjeler karakterlerine uygun gelmeyen telkinlere kar direnirler. Hatta bu hal
insanlarn bir dereceye kadar seciyelerini anlamaya da yarar. rnein, sjelerin arasnda sinirli ve sefih
bir kadn vard ki hrsz, ara bozucu, kabaday, kavgac ve ykc olmay byk bir istekle kabul ederdi.
Halbuki ayn kadn bir alim, ahlak, terbiyeci olmas telkinini tahammlszlk ve isyanla karlard.
Buna benzer dier sjeler de vardr ki bunlar erkeklik ve kadnlk gibi byk cinsiyet farklarn
gzetmeden bu rolleri kabul ettikleri halde karakterlerine uymayan baz ahsiyetleri reddederler. te
Col ve Chiarl bu tr sjelerdendir.

Hipnoz haline koyduum bu iki niversiteli gence bir hrsz olduklarn sylediim zaman, baka zaman
yaptklar gibi emirlerime itaat etmeleri gerekirken bunu yapmamak iin derhal odadan dar frlarlar ve
deli gibi komaya balarlard. Bununla birliktes bir deneyde bunlardan birisi haydut olmay nihayet kabul
Ruh ve Kinat



231
edebildi. Fakat ikisi de paavrac roln reddediyordu. Hatta eer kabul edilmemi bir telkinde fazlaca
srar edersem Chiarl derhal uyanyordu. (70).

O halde hipnozun bu devresindeki bir insann, operatrn emri altnda deil, kendi imajlar iinde
yaadn kabul etmek zorundayz.

Fakat hipnozun gene bu aamasnda dier ruhsal bir halet daha vardr ki bu, yukardaki szlerimi
zahiren rtr gibi grnr. nk burada operatrn emirleri ve telkinleri aikar ekilde
gereklemektedir. Buna post-hipnotik telkin derler. Bu meselenin tartmasna girimezden evvel
post-hipnotik telkini izah edelim. nk bizce baka bir bakmdan nemli olan bu ruhsal haletten
nc kitabmzdaki unutma konusunda da yararlanlacaktr. Hem oradaki blmlerin daha kolay
anlalabilmesi, hem de yukardaki itirazn cevaplandrlmas iin post-hipnotik telkin olay zerinde
durmak faydal olacaktr.

Hipnozun ilk devresindeki sjelere uyandktan sonra belli baz ilerin yaplmas telkin edilirse sjeler o
ileri sz verilmi (:mevut) vakti gelince yaparlar. Bizim bu yolda yaptmz deneylerden birisine ait
gzlemi aaya aktaryorum:

(Sje hipnoz haline konulduktan sonra srasyla katalepsi ve somnamblizm hallerine gtrlp tekrar
geriye doru telkin devresine getirildi.)
S-Rahatsnz deil mi?
C- Evet!
S-imdi sizi uyandracam fakat nce, uyandktan sonra yapmanz arzu ettiim bir i vardr, bunu
bana vadediyor musunuz?
C- .. (Burada sjenin sktu yukardaki hkmlerimizin lehinde anlamlar ierir. Grlyor ki sje her
hangi bir vadi kr krne kabul etmek istemiyor.)

S-Tekrar ediyorum sizin elinizde olan yapabileceiniz bir ii uyandktan sonra yapmanz istiyorum.
Buna vadediyor musunuz?
C- Evet vadediyorum.
S-Saat onda uyanm bulunacaksnz, uyandktan on be dakika sonra, yani saat 10:15 de bay K.nn
(Psdonim kaydetmek mecburiyetinde kaldm Bay K. toplumsal mevkisi yksek ve sje ile
hususiyeti ve yaknl olmayan bir kiidir.) yanna gideceksiniz onun ceketinin d cebindeki mendilini
alacaksnz ve ceketinizin yan cebine koyacaksnz.

Sje vadi tekrarlamak suretiyle bu teklifimi kabul etti. Ve bunu mteakip tam saat onda yatay paslarla
uyandrld. (Yukarda sylediim gibi sjenin Bay K. ile olan mnasebeti mutat halinde iken byle bir
ii yapabilmesine asla uygun deildir.)

Saat 10:15 e kadar sje hibir sz sylememi ve yapaca ie iyice karar vermi insanlarn ruhsal
haleti iinde beklemiti. Fakat neyi beklediini ve ne yapmak istediini bilmiyordu. (nk hipnoz
halindeki sjeler uyandktan sonra her eyi unuturlar.)

Saat 10:15 olmazdan iki dakika nce sje bir hamlede yerinden frlad ve kimsenin soru sormasna
veya dnmesine vakit brakmadan kesin, kararl ve metin admlarla hzl hzl yrd. Bay K.nn
yanna gitti ve tereddtszce elini uzatarak ceketinin n cebindeki mendili iddetle ekip ald ve
lambaya doru tutup eliyle mendili silkti Ne gzel mendil! dedikten sonra onu gene ayn kesinlik ve
metanetle yan cebine koydu. Mendil cebine girer girmez bir anda akl bana geldi. Derhal deiti, tavr
ve hareketlerinde nceki cesaretten ve kesinlikten hibir eser kalmad. imdi akn, mahup ve
kabahatli bir hale dmt. zr dilemeye ve yalvarmaya balad:
Ruh ve Kinat



232

Affedersiniz Beyefendi (Kekeliyerek ve bir iki saniye iinde bir eyler uydurmaya alarak:) Bunu
ben kendi mendilim zannetmitim. Affedersiniz.

te yukarda olabileceini sz konusu ettiim itiraz burada kendini gsterebilir:

Evvelce sylemitik ki bir ruhun serbest halindeki iradesi bedene bal iradesine gre daha etkilidir. O
kadar ki ruh bedene balanmazdan nceki iradesini bedene balandktan sonraki iradesiyle
deitiremez. Halbuki burada az ok degaje olmu, yani az ok spatyoma kaym bir sjenin serbest
iradesi operatrn bedene bal iradesine mahkum bir vaziyette grnyor. Birbirini rten bu iki olay
nasl izah etmeli?

Bu grn yzeyseldir. Eer rnekler iyi incelenir ve serbest iradenin etkisine dair gerek spatyom ve
imajinasyon konularnda ve gerek biraz nce kendiliinden imajinasyona dair sylenmi szlerde geen
fikirler gz nnde tutularak dnlrse bu grteki yzeysellik belirginleir.

Burada da hikaye evvelce sylediimiz gibidir: Operatr iradesiyle sjenin ruhunda baz imajlar
uyandrmtr. Tpk spatyomun ilk merhalelerindeki varlklarda olduu gibi, teevv halinin inangal
iinde bulunan sje bu imajlarn realitesine inanmtr. Bu hal teevv halindeki serbest spatyom
hayatnda, vicdann direktifi altnda hareket eden ve hareket noktasn operatrn telkin ettii
imajlardan alan iradesiyle sjeyi derhal imajinatif faaliyete sevk etmitir.

Doa yasalarna uygun her imajinasyonun gereklemesi zorunlu olduundan bu imajinasyon da
tabiatyla gerekleme zemini bulacaktr. Dier taraftan biliyoruz ki serbest iradesel faaliyetin etkisi,
bedene bal irade ile deitirilemez. Bundan dolay sjelerin uykular srasnda serbest iradeleriyle
vermi olduklar kararlar uygulamalar zorunlu bir i olur. Fakat burada vermi olduklar kararlar
ifadesine dikkat etmek gerekir. nk onlar bu karar vermemi iseler o ii uyandktan sonra
yapmazlar. Netekim ayn sje ile yaptmz dier bir tecrbede, orada hazr bulunan bir bayan
uyandktan yarm saat sonra, herkesin karsnda pmesini srarla istemitik. Sje, bu teklifimizi,
srarlarmza ramen, kabul ettiine dair hibir ey sylemeden uyandrld. Teklifin vaat olunmu
(:mevut) vakti gelince sje kendi kendine glmsemeye balad, ban iki tarafa sallayarak: acaip,
dedi. Aklma tuhaf eyler geliyor. Bunun ne olduunu sorduk. Sylemedi. Bir iki dakika daha ayn
mtebessim ve hayret ifade eden yz ile ban sallayarak aklna gelen fikri uzaklatrmaya alt ve
bu ite kolaylkla baarl oldu, post-hipnotik telkinimiz gereklemedi. Tekrar her eyi unuttu ve mutat
halini ald. Bu srada kendisini yine hipnoz haline koyduk. Uyank iken aklna gelen eyin ne olduunu
sorduk. Aklma, (.) pmek geldi. dedi. Bu ii neden yapmad sorumuza kar: Yapmak
istemedim. Dedi. Neden? dedik. Uygun grmedim. dedi.

Grlyor ki post-hipnotik telkin olay, akla ilk geldii gibi hipnozdaki serbest iradenin mahkumiyetini
deil, aksine, etkisini ifade etmektedir. Ve her post-hipnotik telkinin uyandktan sonra sjeler tarafndan
mutlaka yerine getirilmesi de gerekmez. Burada serbest ve gizli iradenin sk skya bal bulunduu
vicdan ba rol oynar.

O halde operatr tarafndan sjelere verilen emirlerin rol zahiri (:grne gre) ve talidir (:ikincildir).
Teevv halinde bulunan ruhlarda murakabe (:kendi i alemine bakma) zihniyeti felce uramtr.
Byle bir ruh, iinde yaad sahnelerdeki imajlara kr krne inanr ve onlara inanmas da
kendisinde gml fikir ve duygu unsurlarna kar olan samimi balar ile ilgili bir olaydr. Bu suretle bu
gml unsurlar vicdann direktifi altnda serbest irade yoluyla canlandrlr ve bu canlanma iinde
dorudan doruya etken olan imajinasyon, bu haldeki sjelerin uuruna arpmadan gerekleir.

Ruh ve Kinat



233
Konularmz yakndan ilgilendiren hipnozun bu ilk aamasn biraz ayrntl zikrettikten sonra dier
aamalarn da hzla ve ksaca gzden geirelim:

Hipnozun birinci devresini mteakip donma hali (atet de catalepsie) denilen devresi gelir. Burada
sjenin gzleri aktr. Fakat donuktur. Her ey donmutur. Ellere, ayaklara, yze ksaca btn iradesel
adalelere verilen vaziyetler uzun sre sabit kalr. Sje konumaz, sadece hareketlerin ve bir de mziin
etkisi altnda grnr. Etrafndaki dier grltlerden hi birini duymaz.

Bundan sonra klasik tertipte uykunun nc hali gelir ki buna da somnamblizm derler. Somnambl
halindeki sje kendi zerindeki kontrol yeteneklerini mutat halinden daha uurlu ve kapsaml olarak
tekrar kullanmaya balar. Artk dorudan doruya telkin mmkn olmaz. Sje ancak ikna yoluyla sevk
edilebilir. Yani birinci devrede telkinin kendiliinden imajinasyon haline gemesi otomatik olarak
uursuzca meydana gelir. Bu devrede ise telkin, tahayylsel faaliyeti, ancak muhakeme yoluyla ve
sjenin az ok uurlu iradesiyle harekete getirebilir. Bu noktann hipnoz halinde meydana gelen bir
ok olaylar izah etmesi bakmndan byk nemi vardr. Somnamblizm halinin bir ok tal
tezahrleri ve devreleri vardr ki bunlar derece derece uyku halinin derinlemesi neticesidir.

Tezahrlerini pek eksik ve ksaca nitelediimiz hipnoz haline ait bu bilgiler bu konudaki mtalaamza
yeter gelecektir.

O halde suni uyku ne demektir? Acaba gerekten bu hal bir uyku halimidir?

Deneylerde kullanlan fenni yntemlere gre alnm sonular kesinlikle gsteriyor ki bu hal, bizim
bildiimiz bir uyku hali deil, belki onun tamamen tersine olmu (:vuku bulmu), ruhun bir faaliyet
halidir. Bundan dolay buna suni uyku demek yanltr. Bunlarn tartmasn ve izahn, burada
gereksizliinden dolay yapacak deiliz. Biz sadece ve ksaca bu hale hipnoz veya somnamblizm hali
deyip geeceiz ve bu ifadeyle de bu halin realitesini imdilik en iyi ifade ettiimizi zannetmekteyiz.

(devam edecek /)

(*) Spatyom konusuna baknz.

C- Hipnozun Olmas Mekanizmasnn Neo-Spiritalizm Gryle zah
















Ruh ve Kinat



234
Hipnoz, perisprinin bedenden az ok ayrlm, daha dorusu bedenle ilikilerini az ok
gevetmi bir halidir, yani bir degajman halidir.


RUH VE KANAT
(72)

C- Hipnozun Husul Mekanizmasnn Neo-Spiritalizm Gryle zah

Acaba hipnoz hali, hangi ruhsal mihanikiyetle meydana geliyor ve burada cereyan eden fizyo-psikolojik
olaylar nelerdir?

Bu hususta imdiye kadar herkes bir ey sylemek istemitir. Bunlardan birisi de biz olacaz. Hangi
fikrin hangi kuramn bu ii daha iyi aydnlatm olacan zamanla, aratrmalarla ve mteakip
tecrbelerle bulup belirginletirecek veya bunlardan daha iyisini ortaya koyabilecek ilim adamlar
phesiz gelecektir.

Biz bu olay hakknda gerek kendi ahsi tecrbelerimizden alm olduumuz neticeler ve gerek bu ite
gerekten yetki ve bilgiyle alm byk aratrclarn ortaya koyduklar tecrbe ve gzlemlere
dayanarak burada sunacamz hkmlere varm bulunuyoruz.

Ruhun bedenle dorudan doruya ilikide bulunmadn ve arada perispri gibi daha seyyal maddi bir
vastann mevcut olduunu evvelce sylemitik. Ve gene evvelce sz konusu ettiimiz gibi perisprinin
de dorudan doruya bedene yapm olmadn biliyoruz. Buradaki irtibat, boyutlu dnyamzn bir
takm seyyal maddelerinden sinirsel, ssal, mknatssal ve daha bilmediimiz bir takm sptil seyyalenin
yardmyla mmkn olmaktadr. yle ki gerek scakln ve gerek sinirsel seyyalenin azalmasyla veya
oalmasyla perisprinin bedenle ilikileri gevemeye yz tutar. Hatta bu etkenler gerek aadan gerek
yukardan snra biraz daha yaklatklar zaman bedenin adeta bir lm halini aldn grrz. Bu hal,
hayati seyyalelerin datmda (:tevziatnda) meydana gelen mnasebetsizlikler yznden peripri ile
beden arasndaki irtibatn gevemesi ile meydana gelir. Eer bu arac seyyalelerin azalp oalmas
aadan ve yukardan snr aarsa perispri tamamen ve kesin olarak bedenden ayrlr ki buna lm
deriz.

Bedenle perisprinin ilikisine yarayan ve sinirsel sistemden ayrlmayan en nemli hayat etkeni sinirsel
seyyale ile, ayn hayati gayelere ynelik dier arac nedenler, ruhsal messiriyetin etkisi altnda
birbirine etki edebilir. rnein, manyetik seyyaleler sinirsel seyyalelere, ssal seyyaleler sinirsel veya
manyetik seyyalelere geebilir. Bu ii idare eden ruh, kendi plan ve maksatlarna gre bu seyyal
maddeler arasndaki dengeyi dzgn tutarak perisprinin bedenle irtibatn mmkn olduu kadar
srdrmeye alr.

Bu noktay iyice dnp kavradktan sonra hipnoz halinin mihanikiyetini anlamak kolaylar. nk
bizim manyetik ve hipnotik srelerle yaptmz i, perispri ile beden arasnda denge halinde bulunan
bu arac seyyaleleri azaltp oaltarak veya bedenin bir ksmndan dier ksmna aktararak bu dengeyi
bozmaktan ve bylece perisprinin bedenle ilikilerini gevetmekten ibarettir.

imdiye kadar hipnoz olaynn izahna dair ileri srlm mtalaalar arasnda bu fikir, zannmca, hipnoz
halinin dier kuramlardan daha akla yakn bir tarzda izahna yarayabilir. Bu kuram, ileride
okuyucularmza takdim etmeye alacamz dier bir eserde rnekleriyle uzun uzadya
savunulacaktr.

Ruh ve Kinat



235
u halde hipnoz, perisprinin bedenden az ok ayrlm, daha dorusu bedenle ilikilerini az ok
gevetmi bir halidir, yani bir degajman halidir.



Biz kendimizi, geleceimizi ve mukadderatmz renmek ihtiyacndayz ve bu ihtiyacmz
tatmin edeceini beklediimiz her yoldan faydalanmay gaye edinmiizdir.


RUH VE KANAT
(73)

3- Psikolojik nfisal (La dissociation psychologique)

A- Psikolojik nfisal Halinin lmi Anlam ve Metapsiik ncelemelerde Faydas

Fakat ruhla beden ilikilerinin gevemesi yalnz ve mutlaka hipnoz haline bal bir olay deildir. nsan
uyumadan da az ok derece farkyla bu geveklii meydana getirebilir.

Esasen biz farknda olmadan bu gevekliin ok hafif ekillerine sk sk deriz. rnein, herhangi bir
eye dalarsnz, bu srada d alem sizin iin yok olmutur. O kadar ki etrafnzda konuulan eyleri,
grltleri duymazsnz, gelip geenleri grmezsiniz. zetle bambaka bir alemde, daha dorusu kendi
aleminizde, kendi iinizde yaamaya balarsnz, kendi varlnza dalarsnz. O srada sizin iradeniz
dnda gibi grnen bir takm dnceler ve imajlar, hatta biraz ileri derecelerde, objektif denecek
kadar belirgin olarak sizin varlnzda canlanr. Ve siz bu dncelerin ve imajlarn iine gmlrsnz.
Hi unutmaynz ki bu anda sizin perispriniz bedenle irtibatn az ok gevetmi bir halde
bulunmaktadr. Bu gevemeden ileri gelen ruhunuzun serbestlemesi, unutulmu bir takm hatralarn
canlanmas, hatta mutat hayatnzda beceremeyeceiniz bir takm parlak fikirlerin domasna sebebiyet
verebilir. te buna dalgnlk veya tecerrt soyutlanma hali (isolement) derler.

Fakat metapsiikte, bu halin deneysel yollarla daha ustalkl ve daha metodik tezahrlerini meydana
getirmek mmkndr. Yani hipnoz meydana getirmeden baz metapsiik teknik vastalar kullanarak
perisprinin bedenle ilikilerini gevetmek ve bu geveklik orannda ruhu spatyomun muhtelif
merhalelerine gndermek mmkndr. Fakat bu ifadeyi doru sylemedim: Burada ruhu spatyoma
gndermek ifadesi doru deildir. nk ruhun spatyoma girmesi esastr. Onun bu dnyadaki varl
arzdir ve maddeye olan irtibatndan ileri gelmi bir neticedir. Bu irtibat geveyince ruhun dnyadan
ayrlp spatyoma girmesi zorunlu olur.

u halde perisprinin bedenle ilikilerini gevetmek, onun spatyoma girmesini zorunlu klmak demektir.
nc cildin ekminezi konusunda da tekrarlanaca gibi bu yoldan birok deerli metapsiik
incelemenin baaryla yaplmas mmkndr.

Bu nasl olur? Burada esas mesele, ruhun alakasn eitli psikolojik yntemlerle dnya maddelerinden
kesmeye almaktr. Bu i yaplnca perispri-beden ilikileri kendi kendine gever. u halde buradaki
teknik, sjede deneysel bir dalgnlk halini meydana getirmeye yneliktir.

Bu i yaplnca sje maddi alem hakkndaki bilgisini kaybetmez. Ne yaptn ve ne halde bulunduunu
bilir. Bundan dolay uyumamtr. Fakat o srada bu bilgiler onu ilgilendirmez. Yani o, d alemdeki
olaylar karsnda alakasz yabanc bir adam gibi kalr. Onun asl ilgisini eken, dikkatinin odakland
yer kendi i alemidir ki biz bu aleme, adet yerini bulsun diye herkes gibi uur alt (Subconsience) deriz.
Ruh ve Kinat



236

Ruhun d alemden, yani dnyann maddi hayatndan ayrlmas her eyden nce kendi iine dalmasn
gerektirir ve bu da onu zorunlu olarak spatyoma doru srkler. Bundan dolay spatyomla yer yz
arasnda bir eik, bir geit noktas vardr ki bu da uur altdr. te ilk dalgnlk halinde, d alemle ilgisini
kesmi bir ruhta spatyomun eiindekilere zg kendiliinden imajinasyon derhal faaliyete geer. Daha
dorusu o, faaliyet rnlerini, yani imajlar objektif olarak gerekletirmeye balar. Fakat zellikle
tecrbesiz sjeler, tpk spatyomun ilk merhalesinde veya hipnozun telkin aamasnda bulunan varlklar
gibi, bilmeden kurduklar imajlarn anlamn ve meneini anlayamazlar. Dnyadaki maddi
alkanlklarnn etkisi altnda kalarak, sujeler bu imajlar d alemde kendi kendine teekkl etmi bir
takm objeler halinde kabul ederler.

Degajman halindeki varlklarla spatyomdaki varlklarn ruhsal halleri arasndaki bu benzeyi metapsiik
incelemelerde, zellikle lm tesi olaylarnn mtalaasnda degajmann ne kadar deerli bir inceleme
vastas olabileceini dndrmeye yeterli gelir.

Demek perisprinin bedenle ilikilerinin gevemesi, adi dalgnlk hallerinden balayarak derece derece
artmak suretiyle lm hallerinde grnen tezahrlere kadar ileri gider ve perisprinin bedenle ilikileri
gevedike ruhun serbest iradesini kullanmas ve daha yksek titreimleri yakalayabilmesi imkan
dahiline girer.

u halde metapsiikte perisprinin bedenle ilikilerini gevetmek yolunu izleyerek lm tesi olaylarna
ait ilkel bilgilerin mtalaasn yapmak pekala mmkn olur.

Bu ilerle yakndan uram kimseler, degajman halinde beliren bu imajlara uur altna ait uydurma
eyler deyip geivermek isterler. Fakat bu, stnkr bir dnce olur. nk bu imajlar gerekten
uur altna ait olduklar iin onlar sama ve deersiz eyler zanneden kimselerin dayand kantlar
yalnz kendi kafalarnda kalr. Bir insan, uur alt umanndan fkran imajlarn samaln iddia
ederken kendi varlnn o ummanda yzdn unutmamaldr.

Bize gre degajman halinde iken imajlarn zellikle uur altyla ilgili olmas onlarn insan varlna ait
incelemelerdeki deerini daha ok belirginletirir. Burada tekrar hatrlatmak isteriz ki spatyom bahsinde
uzun uzadya sylediimiz gibi orann ilk aamalarndaki ruhsal faaliyetlerin arlk merkezini bu uur
altnn dourduu imajlar oluturmaktadr. Bu hususta kolay grnen baz hkmleri vermezden nce
zerinde durulmas gereken bir takm meseleler vardr.

uur alt nedir, imaj nedir, imajinasyon nedir? Btn bu sorularn zerinde ayr ayr durmak ve
dnmek gerekir. Biz bu konulara ait yeter derecede sz syledik ve spatyomdaki hayatmzda
bunlarn oynayacaklar ba rollerden de uzun uzadya bahsettik. una eminiz ki bu meselelerin
mtalaasyla spatyomdaki hayatmzn mtalaas baa ba gider. Esasen spatyom konusunda geen
fikirleri incelemi olanlar, bizim degajman haliyle lm tesi olaylar arasndaki yaknla verdiimiz
deeri takdir ederler.

lm mteakip ruhlarn karlaaca unsur Pauchardn tebliinde sylenen eik bekisidir ki bu da
vicdanmzn, bu uur alt ndaki imajlarla gizli veya ak irademizi kullanarak kurduu objektif ve reel
hayatmzdr. O halde bir kalemde btn bu vicdann verdii ynleri, gizli (:mekni) iradeleri ve uur
alt imajlarn deerden drmek ve onlar, mukadderatmzla ilgili konularn mtalaasnda
demez, abes ve irreeel saymak byk bir gaflet eseri olur. te bu hakikati bilmeden ve takdir
etmeden spatyoma gemi kimselerin vicdanlaryla, gizli iradeleriyle ve uur alt imajlaryla baa ba
kaldklar zaman ve btn hayatlarnn, evrelerinin ve alemlerinin bunlardan ibaret olduunu grdkleri
zaman byk bir aknla, huzursuzlua ve belki de skntlara dmeleri muhtemeldir.
Ruh ve Kinat



237

unu bilmeli ki manevi varlmz bizim iin en byk bir realitedir. Bu varlmz uur yardmyla
idrak edebildiimiz ahsiyetimizdir. Halbuki ahsiyetimiz ancak vicdanmzla, gizli ve aikar irademizle
ve uur altnda gml gemi zamanlara ait kazanlardan doan milyonlarca ve milyonlarca imajlarla
zenginleir. Bizim iin bunlardan daha deerli ve daha reel ne olabilir? Acaba bizim bu reel deerleri
tanmamak alkanlmza sebep olan yer yznn avutucu ve gelip geici maddi olaylar bu ebedi
varlmzdan daha m reel ve daha m deerlidir? Eer bu sonuncularn ncekilere birer vasta
olduunu anlayabilirsek daha doru dnmek imkann buluruz.

Btn tecrbeler, btn misaller ve zellikle nmzde her an canlanan ve canl varln oumuza
gz ya dktrerek ara sra hatrlatan lm olay, lm tesi alemde uyanmas mukadder uur
altndaki imajlara, gizli iradeye ve vicdana deer vermeyen bir grn boluunu ve hatta zararlarn
gstermeye yeterli gelmi olmaldr. lla insann btn dnme, muhakeme etme yetenei uyumu
ola.

Biz gerek lm tesi olaylarna ve gerek nc kitabmzda derinden derine mtalaasna
balayacamz reenkarnasyonizmdeki incelemelere yarayacak bu hallerin zerinde nemle durmay
faydal gryoruz. nk biz kendimizi, geleceimizi ve mukadderatmz renmek ihtiyacndayz
ve bu ihtiyacmz tatmin edeceini beklediimiz her yoldan faydalanmay gaye edinmiizdir.

Uyumadan vuku bulan degajman halleri bazen yeter derecede derinletii zaman yksek kozmik
titreimlerle sjelerin temas haline girmesi mmkn olur. O zaman bu yoldaki mtalaalar daha kapsaml
ve daha yksek neticelere bizi gtrr ve artk sjenin sadece halini, istikbalini aratrmaktan daha
ileride tetkik konular karmza kar nk bu dereceye gelitirilmi sjeler yksek alemlerden gelen
titreimleri bize intikal ettirebilirler. Bu sayede spatyoma gemi dostlarmzdan, sevdiklerimizden ve
nihayet bizi bilgileriyle, duygu ve tecrbeleriyle aydnlatmak isteyen yksek kardelerimizden,
statlarmzdan fikirler almak, onlarla konuma (:muvasala) halinde bulunmak imkann elde etmi
oluruz.

i bu kadar ileri gtrmek, tabiatyla kolay deildir. Bu yksek ettlere vasta olan degajman halleri ilk
aamalardaki, yalnz sbjektif hayata ait imajinatif faaliyetlere tezahr zemini olan haller gibi basit
deildir. Bu yksek psikolojik infisal halleri zerinde ett yapacak kimselerin genel bilgi ile beraber
zellikle metapsiik bilgiler hakknda daha derin ve ok kapsaml bir bilgi (:vukuf) sahibi olmalar
gerekir. Bundan baka burada yksek bir ahlak, soukkanllk ve zellikle irade ile desteklenmi
sebatkar bir alma ve btn bunlarn stnde de byk bir hsnniyet arttr.

Biz bu kitaba esas olan fikir unsurlarn deerli bir kardeimizin byk feragatle ve hsnniyetle kabul
ettii ve sebatla sonuna kadar gtrd bir emee (:mesaiye) borluyuz. Bu sayede dnyamzda
mmkn olabilen en yksek derecesindeki psikolojik infisal aamalarna ulaan bu kardeimizin
metapsiik vastalndan yararlanarak kitabmzn eitli yerlerinde stat namyla andmz yksek
alemlerin varlklarndan faydalanmak mutluluunu idrak ettik. Medyomumuz bu halinde iken
insanolunun asla duyamayaca tatl, huzur verici yksek alemlerin varln belirten fikir ve duygu
titreimlerinden ileri gelen psiik dalgalar iinde ykselmek mutluluunu doya doya tatt.

Fakat hemen unu da ilave edeyim ki degajman hallerinin bu en yksek mertebelerine girerken yolda
uranacak saysz dier geri aamalar ve konaklar da vardr ki bunlardan elde edilecek faydalar hi de
nemsenmeyecek eyler deildir. Hemen her ciddi ve sebatkar aratrcnn grme ve aratrma
gcnn yettii oranda bu konaklarda bulaca yle zengin mtalaa konular vardr ki insan daha
yksek aamalara hazrlayan bu konular sadece dnyann donmu fizikokimyasal ilimlerindeki
yntemleri kullanmakla tetkik edilemez.
Ruh ve Kinat



238

(devam edecek /)

B- Psikolojik nfisale Ait Baz Gzlemler


lmle, maddeden bsbtn ayrlm bir varlk spatyoma girmitir, orann olaylar iinde yaar.
Psikolojik infisal halindeki insan ise ancak spatyomun kapsndan bakar ve ieri girmeden orada olup
biten eyleri grr.


RUH VE KANAT
(74)

B- Psikolojik nfisale Ait Baz Gzlemler

Evvelce degajman hallerinin mtalaasyla spatyom hayatna ait baz incelemelerin mmkn olacan
ve infisal (dissociation) halindeki sjelerle spatyomdaki varlklarn szleri arasnda benzerliklerin
bulunduunu sylemitim. Bu iddiam tecrbelerden ve gzlemlerden alnm vakalara dayanmaktadr.
Bu hususta okuyucularm aydnlatmak iin hem dier aratrclarn gzlemlerinden, hem de kendi
tecrbelerimden bir iki paray yazacam. Bunlar incelenir ve zellikle spatyomun ilk merhalelerindeki
varlklarn, spatyom konusunda zikretmi olduumuz teblileriyle karlatrlrsa aralarnda byk bir
benzerliin mevcudiyeti grlr. Fakat bu benzerlik ayniyet deildir. nk nihayet bizim, zerlerinde
tecrbe yaptmz sjeler lm, yani bedenleriyle bsbtn alakalarn kesmi deildirler. Bundan
baka uurlar da ortadan kalkmamtr. Bundan dolay sjelerimiz istedikleri zaman utlarn faaliyete
getirmek ve dnyaya dnmek imkanlarna sahiptirler. Bu hal tamamen spatyoma gemi ve hemen
istedii zaman dnyaya dnemeyecek bir hale gelmi bir varln halinden baka trl olmak gerekir.

Aadaki tebihle, bu iki halde yaayan varlklarn durumlarn okuyucularmn gznde daha iyi
belirginletirebileceimi zannediyorum: lmle, maddeden bsbtn ayrlm bir varlk spatyoma
girmitir, orann olaylar iinde yaar. Psikolojik infisal halindeki insan ise ancak spatyomun kapsndan
bakar ve ieri girmeden orada olup biten eyleri grr.

Psikolojik infisal olayna dair vereceim rneklerin birincisi E. Caslandan alnmtr. Burada sjenin
grd eyleri, onun uur altndan ayr ve bamsz varlklar gibi dnmek hatadr. Bunlar ya sjenin
bilmeden yapt imajinatif faaliyetiyle veya daha yksek varlklar tarafndan sjenin uur altndaki
izlerle alakadar olarak gnderilmi imajinasyon rnleriyle meydana gelmi bir takm mizansenlerdir.
Ve bu mizansenlerin hi phesiz uur altyla, uur altndaki izler ve intibalarla sk skya alakas vardr:

te bir ate gl. Bir pun kasesinden ykseliyor gibi buradan byk alevler fkryor. Alevlerin ular
frtnal bir havada dumandan girdap halinde dnyor. Alevlerin dibinde vuvayyant (sje), imizazlar
(:Yz buruturma, yz ekitme; can skma; titreyip rperme) yapan bir takm varlklarn mevcudiyetini
seziyor. Bunlarn bedenleri sanki byk birer elektrik ampulne benziyor, bu ampuller ilerinden
yanyor. Onlarn bir tanesinden korkun bir haydut olduuna dair bir takm hatralar zuhur ediyor. Bu
hatralar vuvayyanta (sjede) u vizyonu meydana getiriyor:

Haydut XIV nc asra ait bir atonun atsndan gece ieri giriyor, hizmetiyi ve gen bir kei obann
bouyor, sonra aa kattaki bir salona iniyor ve dier iki hayduta kapy ayor. Her birden
sessizce dolaplar kartryor ve bir odaya giriyor, oradaki iftiyi ve karsn ldryor. Bu srada
beikte uyumakta olan bir ocuk uyanyor ve baryor. Haydut eliyle ocuu boynundan yakalyor ve
Ruh ve Kinat



239
bir tavuk boazlar gibi onu da bouyor. Bu varlk yapm olduu bu ilerden yazklanmaktadr
:mtessftr). Fakat onun bu yazklanmas (:tessf) merhametten deil, o zaman yapt bu ilerden
elde ettii faydalarn imdi ekmekte olduu cehennemi ikenceler yannda ok clz ve nemsiz
kaldn anladndandr.

Burada grnen imajlarn uursuzca bir irade ile yaplm imajinasyon rn olduuna phe edilemez
ve bizce bunlarn asl kymeti de buradadr. Bu trden mahedeler spatyomda eik bekilii yapan
uur altnn spatyoma doru evirmi olduu aydnlatc projektrler gibidir. Biz bunlar kullanmakta
gsterebildiimiz maharet orannda spatyomun yava yava kysn bucan aratrmak imkann elde
etmi oluruz. Caslanda bu trden daha bir ok gzlemler vardr. Biz bir taraftan bu gzlemlere yukarda
zikrettiimiz ekilde byk deer verirken dier taraftan bu mellifin onlar hakknda yapm olduu
yorumlara katlmakta kendimizi mazur grrz. nk bizce sjenin grd bu varlklar orada, yani
spatyomda mevcut gerek ruhsal varlklar deildir. Yukarda sylediimiz yollarda meydana gelmi
imajlardr ki bunlar da spatyomla alakadar uur altnn imajlardr.

..........

RUH VE KANAT
(75)

Psikolojik infisal haline dair yapm olduumuz kendi tecrbelerimizden de birka rnek vermek isterim.
lk vereceim rnek 18 yanda saf bir gen kzn degajman haline aittir. Buradaki sjenin imajinatif
faaliyeti henz ilkel izolman aamasnda kalm degajman derecesindedir. Yani bu imajlar uur altnn
daha yzeysel, daha dnyaya yakn ksmlarna aittir. Bundan dolay dikkat edilirse burada, gen bir
kza ait mutat safiyet haliyle beraber dnya hayatnn gnlk etkileri de sezilmektedir.

.. Ak bir ova ki tarafl kavaklar Kavaklarn dibinden dar bir su akyor Kulama hi
duymadm bir ku sesi geldi. Ne tuhaf ey! Kanarya sesine benziyor, ama deil Bunun nerde
olduunu gremiyorum Ay, ay grdm. Ne tuhaf ku, gagas ne kvrk. Krmz gerdan var, kanatlar
kl renginde, bana bakyor ve srekli cak, cak diye tyor Ay, ay bir de yuvas var. inde yumurta
duruyor Ku st aacnn zerinde duruyor, stn altndan bir su akyor imdi byk bir
ehirdeyim Be yol azndaym, ne tarafa gideceimi ardm Fakat burada kalabalk yok Yerler
hep asfalt, binalar geni, yksek Btn evler daireler gibi byk Yolun ortasnda eme gibi yksek
bir yer var. Ben oradaym, yksekte duruyorum Duruyorum Gelen geenler var. Birisini durdurmak
istedim geti, durmad. Bir kadn daha geiyor, kendisini durdurmak istedim, o da durmad Burada
kimse benimle ilgilenmiyor Buradaki insanlar yolda sanki koar gibi hzl, hzl gidiyorlar Bir kadnn
peine takldm. Kranta sal ufak, tuvaleti ve apkas var, elinde antas duruyor, yannda da bir kpek
var Bana eliyle iaretler yapyor Galiba bu kadnn dili yok. enemi okad fakat sorularma cevap
vermeden gitti Caddede yryorum Bir ok pasajlar var, geitli yerler var, muazzam binalar var.
Gidiyorum Yeilliklerle rtl yksek bir duvar takip ediyorum Duvarda bir kapnn yanna geldim.
Kapdan girdim. Kaldrml bir yere ktm. Geni bir meydan var. lerde aalklarn altnda
kzlaroynuyorlar. Beni yabanc zannettiler, benimle elenmeye baladlar. Bunlar tuhaf tuhaf kzlar p
atlyorlar. Omuzlarnda gzel iki rgl salar var, okul formalar giymiler Formalar sar ve kahve
renginde Siyah ayakkab ve siyah oraplar var ki kzkarma geldi Bana yabanc yabanc
bakyorlarKonuuyorlar fakat dillerini anlayamyorum Benim iin yabanc bir dil Yalnz isimlerini
sylediler Birisinin ismi Nadya, tekinin ise Bibi A, gittiler

Fakat degajman biraz daha ileri gtrnce, yani perisprinin bedenle ilikisi biraz daha gevetilince
spatyoma sjeler biraz daha kaym bulunuyorlar, daha yakndan, daha candan orann etkilerini
duymaya balyorlar ve naho tablolar, az ok huzursuzluk veren imajlar, bir takm bulutlu, kapank
Ruh ve Kinat



240
duygular, zellikle spatyom konusunda ruhlar tarafndan verilmi ayrntlara benzer karanlk souk ve
bunalma halleri yava yava kendisini gstermeye balyor. Aada verdiim rnek niversite
rencisinden Bay Vye aittir.

(30/4/1938 tarihli celse tutanaklarndan:)

Hep mavi bir bulanklk iindeyim Kendimi kaybetim, kendimden haberim yok. Ben yalnz iinde
yaadm evreyi biliyorum (dikkat edilirse burada kendini kaybettiini syleyen sje, iinde yaad
evrenin bizzat kendi varl olduunu idrak edememektedir.) Bu evrede daha derinlemek istiyorum,
fakat bir trl ilgimi kesemiyorum. Yukarlarda bir takm kark eyler var, bulut gibi eyler Btn
bunlar seiyorum Fakat baka bulutlar geldi,bunlar beyaz renkte Bir bolk iindeyim mavi bir
evre Fakat gene bulutlar geldi. Bulutlarn iinde yuvarlanyorum Glkle bunlar gemeye
alyorum Daha koyu mavi bir yerdeyim. Buras donuk, etrafm bombo. Donuk koyu, youn bir
evredeyim. Arasra bulutlar gelip geiyor imdi mavi birboluk iinde kaldm. Altmda bir bulut
tabakas var Tabaka, tabaka bulutlar iindeyim; fakat kyorum, kyorum hep ayn bulutlar
iindeyim Kendimi bulutlardan kurtaramyorum.

Burada grlen bulanklk ve boluk hisleri bu kiinin dorudan doruya uur altna ait imajlarn bir
tecellisidir. Onun uur altndaki bu imaj fakirliine baknca son dnya hayatnda henz yeter derecede
verimli bir tecrbe hayat geirmediini aa yukar tahmin edebiliriz. Aada vereceim rnekte de
ayn haleti ruhiyeyi gryoruz. Burada sje gen ve bekar bir kzdr. Bu kzcaz hayatn anlamn
yalnz elencede, zevk ve sefada bulmu, dnyadaki varln gayesini yalnz gelip geici kaprislerini
tatmin etmekte grm ve nihayet duygu ve dnce hayatn zenginletirecek sanata, ilime ilikin ciddi
mebahis (:aratrma, arama yerleri; blmler; bir eyin bahsolunduu yerler) zerinde biraz olsun
durmaya tahamml edememitir. Aadaki mahedeyi okuyanlar byle bir haleti ruhiyenin en hafif bir
degajman halinde bile ne derece youn ve ar, ayn zamanda skc, bombo bir atmosferi
hazrladn aka greceklerdir. (Bayan C... ile yaplan 10/XI/1940 celsesi tutanaklarndan baz
paralar:)

Bulutlarn arasndaym, st tarafm biraz ak fakat her tarafm bulutlu Bu bulutlarn renkleri var.
Mavi, lacivert. Burada bulutlarn temas bana yumuak bir his veriyor, pamuk gibi Ben bulutlarn
ortasndaym. ok kaln bir tabaka iindeyim Buras souk, bulutrlar her tarafm kaplam, batan
baa bulut Hibir yer grnmyor Ben hareket ediyorum. Srekli gidiyorum fakat hep bulutlar
ortasndaym imdi bulutlarn rengi ald. Bembeyaz oldu, kar gibi. Fakat baz yerleri gene koyu,
baz yerleri kuruni renkte Bulutlar bir trl dalmyor, onlar da hareket ediyorlar. Ara sra
aklayorlar, fakat gene koyulayorlar imdi bir para bulut daha geliyor. Tam ortasndaym
bulutlarn Korkmuyorum, yorum.. Hayr, hayr korkuyorum. Rahat deilim Souk, souk
Deceim diye korkuyorum beni buradan ayrn, ayrlmak istiyorum.
Okuyucularm bu satrlar gzden geirirken evvelce spatyom konusunda yazm olduum, baz
dezenkarne ruhlarn oradaki hayatlarna dair verdikleri ayrntlar gayri ihtiyari hatrlamlardr. Fakat
unu okuyucularma kesinlikle temin ederim ki bu tecrbe sjesi olan Bayan Cin ne ruhlarla, ne
spatyomla, ne metapsiikin en ilkel mebahisiyle alakas olmadktan mda, kendisinde byle ciddi
mebahisle ilgilenme yetenei de yoktur. Bundan dolay spatyomdan alnm teblilerle, bunlardan
haberi olmayan bir insann degajman halindeki szleri arasndaki benzerlik ciddi bir aratrcy derin,
derin dnmeye sevk edebilir. Biz bu bayann ilk spatyom hayatnda karlaaca bu bulutlu youn
atmosferin kendisi iin pek ho olmayacan teessr duyarak imdiden tahmin edebiliriz. Aada
vereceim dier rnekteki kii de bayan C gibi tatsz bir atmosfer iinde yaamaktadr. Asl dikkate
deen taraf udur ki bu iki ahsn mutat hayat aa yukar birbirine benzemektedir. Yani bu da
dardan grnte kt bir insan olmamakla beraber, evvelki gibi havai, manasz ve yalnz maddi
Ruh ve Kinat



241
itihalar (:istekler) peinde koan ve ciddi fikir ve duygu
.
nsann spatyoma gtrecei ykleri, dnyada yakmadan oraya intikal ettirecei crufu hakknda
faydal bilgiler toplayabilmek ve bunlardan insan mukadderatna ait bir ett konusu karmak iin
psikolojik infisal hali deerli bir aratrma olacaktr.

RUH VE KANAT
(76)

Yani bu da dardan grnte kt bir insan olmamakla beraber, evvelki gibi havai, manasz ve
yalnz maddi itihalar (:istekler) peinde koan ve ciddi fikir ve duygu hayatndan kaan bir gen-
ihtiyardr.

Bulutlar iindeyim bouluyorum, gittike bulutlar beni sktryor Bulutlarn temasn hissediyorum
fakat evvela yumuak olan bu bulutlar sktka sertleiyor ve beni hareket edemez bir hale getiriyor.
(Dikkat edilirse buradaki atmosferin daha kesif ve skc olduu grlr.) Bir ses alr gibi oluyorum
Yanl, kimse yok. Baryorum, kimse cevap vermiyor. Zaten kimseyi grmeme imkan yok ki. Kapank,
boucu, skc bir bulut tabakas iindeyim Bulutlarn rengi ara sra deiiyor fakat bu bulutlar,
zannedersem bir kre halinde ve tabaka tabaka lk krenin rengi sarmtrak, ikinci kre daha kesif
Buras ok skntl bir yer. Uzun sre kalamayacam.

Bu kadar skntl atmosfere ramen sjelerin spatyomdaki varlklar gibi byk bir strap ekmediklerini
gryoruz. Bunun da sebebini evvelce sylemitik, tekrar hatrlatyoruz: Evvela ne de olsa bu varlklar
daha dnyaya ve bedenlerine baldrlar. Bundan dolay onlarn maddi bedenleri darda teekkl
eden titreimlerden o titreimler ne kadar kaba ve youn olursa olsun- bir kalkan gibi perispriyi, hi
olmazsa ksmen muhafaza etmektedir. Yani degaje olmu sjelerin, perisprileri henz maddeye
ballk yznden az ok youn olduu iin dezenkarne spatyom varlklarnn perisprileri gibi youn
titreimlere kar youn maddelerin himayesinden mahrum deildirler. Spatyom varlklar bedenden
tamamen mahrumdurlar ve ruhun oluturduu imajlardan doan titreimlerle himayesiz bir surette
temas halindedir. Ve onlarn etkilerini bylterek btn iddetiyle duyarlar. Halbuki etkilerini bylterek
btn iddetiyle duyarlar. Halbuki bedendeki ruhlar ne kadar degaje olmu bulunurlarsa bulunsunlar az
ok bedene olan irtibatlar yznden bu titreimleri tadil edecek ve frenleyecek maddi unsurlara
sahiptirler.

Sonra degajman halindeki varlklar, dezenkarne varlklar gibi tamamen dnyadan ayrlm
olmadklarndan istedikleri zaman tekrar dnyaya geri dnmek ve bedene girmek onlar iin
mmkndr. Bu da onlar spatyomun naho baz dalgalar karsnda avutur. Fakat bazen olduka geri
bir insan varl, hafif bir degajman halinde bile, aa yukar spatyomdaki varlklarn duyduu
straplara yakn aclar kendilerine hissettirebilecek kadar youn ve ar imajlarla karlaabilirler. imdi
vereceim rnek, olduka geri ve bakalarna ktlk yapmaktan holanan bir insan ile yaptmz
degajman tecrbeleri esnasnda, onun duygularndan alnm bir ka paray ierir. Bu zatn da
dierleri gibi ismini vermekte mazurum Yalnz u kadarn syleyebilirim ki u anda iimizden ayrlm
bulunmaktadr. (10/III/1942 celsesi tutanaklarndan:)

Karanlk iindeyim ne rahatm, ne rahatszm. Souk var. Kimseyi gremiyorum. (Degajman hali biraz
daha ileri gtrld:) Donuk, yar karanlkta bir yere geldim Her tarafta kara bulutlar var
Korkuyorum, yorum Kara, simsiyah bulutlar Bulut, etrafm bulut iinde (Degajman hali biraz
daha ileri gtrld:) Ne yapaym, nefes alamyorum Hava alacak yer kalmad Korkun karanlk
bulutlar da gibi zerime hcum ediyor Yalnz etrafm deil Bu bulutlar iime kadar giriyor. imde,
dmda her tarafmda bulut Of, of kalbim duruyor, bunalyorum
Ruh ve Kinat



242

Doaldr ki tecrbeye derhal son verildi. Okuyucularm ok iyi takdir etmilerdir ki burada geen
ifadelerle spatyomdan gelen tebliler arasnda pek az fark vardr. Tekrar hatrlatmak isterim ki
dnyadakilerin, sklnca son dakikada tecrbeye son vermek suretiyle btn skntlarn refetmek ve
onlar sadece geirilmi korkun bir kabus haline indirgemek (:irca etmek) mmkndr. Fakat
spatyomdakiler iin bu imkan mevcut deildir. Ve bu hal onlarn straplarn iddetlendirici sebeplerden
birini oluturur.

u halde insann spatyoma gtrecei ykleri, yani Pauchardn ifadesi vehile, dnyada yakmadan
oraya intikal ettirecei crufu hakknda faydal bilgiler toplayabilmek ve bunlardan insan
mukadderatna ait bir ett konusu karmak iin psikolojik infisal hali deerli bir aratrma
olacaktr.

(devam edecek /)

4- Hipnoz ve Psikolojik nfisal Hallerinde Ekminezi







Psikolojik infisal halinin mtalaasyla modern psikolojide ve neo-spiritalizmde ok verimli bulgularn
elde edilebileceine kaniim.

RUH VE KANAT
(77)

4- Hipnoz ve Psikolojik nfisal Hallerinde Ekminezi

Hipnoz ve psikolojik infisal hallerinin esas itibariyle ayn ey olduunu yazmtk. Bunlarn arasndaki
fark hipnozda uur halinin bulunmamas, infisal halinde ise uur halinin mevcut fakat muallakta kalmas
ve uur altyla ilgisini kesmi olmasdr.

Hipnoz halinde insan ruhunun duygusu ve melekeleri beyin basksndan az ok kurtulmutur. Ruh bu
haline nispeten daha serbesttir, dnyamzn maddi ilgilerinden kendisini biraz daha kurtarmtr. Bunun
neticesi olarak kendisinde maddi dncenin etkisi ok azalmtr. Bu hal ruhun kendi varlna
dnmesini ve kendi melekelerinden geni bir lde yararlanabilmesini gerektirir. Grlyor ki bu
yntemin esasn kaba tabirle, uur altn uur basksndan kurtarmak oluturur ki bunun hakiki anlam
ruhun, olaylar dima kanalyla idrak etmek mecburiyetinden kurtulmu olmasnda aramamz gerekir.
Psikolojik infisale gelince; burada da uur alt alann ar basks ile karartan uur bertaraf edilmitir.
Aradaki fark udur: Evvelkinde uur hali bsbtn ortadan kalkmtr, yani sjenin dnyamzdaki mutat
idrak yollar uyumutur. (1) Onun iin buna uyku hali demilerdir. Dierinde ise sjenin idrak yollar
aktr. O, olaylar mutat halindeki gibi idrak eder. Yani uyumamtr. Fakat bu halde meydana gelen
idrak, onun uur alt sahas zerinde hibir bask etkisini gstermez. Burada uur kaybolmamtr.
Ancak asl bir halde kalmtr, yani uur altyla ilgisini kesmitir. Bu halde bulunan bir sjede uur ve
uur alt halleri birbirinden bamsz ayr ayr varlklar gibi deerlerini muhafaza ederler. Onun iin biz
buna psikolojik infisal dedik. Bu halde karmza adeta iki ahsiyet kar ve bu iki ahsiyet birbirini tanr
fakat hi birisinin zahiren dieri zerinde ak bir etkisi grnmez. Deneysel yoldan meydana
Ruh ve Kinat



243
getirilebilen bu infisal halinin mtalaasyla modern psikolojide ve neo-spiritalizmde ok verimli
bulgularn elde edilebileceine kaniim.

Hipnoz halinde, sje zerinde yaplan tecrbelerden uyandktan sonra onun haberi olmaz. Psikolojik
infisal halinde bulunan sjelerde ise sje her zaman maddi alemdeki varln anlayp kavradndan
tecrbeyi mteakip, tecrbe esnasnda geen btn olaylar hatrlar.

Neticeleri bir olan bu iki aratrma yolundan ikincisinin daha pratik, kolay ve ayn zamanda daha verimli
olduunu zannediyorum.

Manyetik hipnoz halinin her insan zerinde meydana getirilebilmesi kolay bir i deildir. statistiklere
gre bu iteki baar yzde 10-15 i gemez. Bundan baka her insann kayrsz, artsz kendisini
deneycilerin ellerine terk ve teslim etmesi de kolay kolay salanamaz ve nihayet uyku halinin baz
arzalar ve bunlardan ileri gelen baarszlklar da bir ok bakmdan ii gletirir. Buna karlk, ne
yaptn bilen, iradesine tamamen sahip olduunu idrak eden ve olaylar mutat uuruyla takip edebilen
bir insan, sje olmaya daha kolaylkla rza gsterecei gibi infisal halindeki sjelerin, hipnoz halinde
olabilen baz arzalara uramamas da bu halin lehine kaydedilecek bir neticedir. Biz kendi
tecrbelerimize gre bu yoldaki baarnn en aa yzde yetmi bulunduunu grdk.

Bununla beraber psikolojik infisal halinin geliimine ait ettler henz yetkinlemi deildir. Bundan
dolay hipnoz yoluyla ekminezi aratrmalar bir sre daha evvelki yntemin nnde ilerleyecektir.

imdi biz burada evvela hipnotik hallerle olan ekmineziyi ksaca gzden geirdikten sonra psikolojik
infisal haliyle de bu iin yaplabileceini gsteren hazrlayc ve ahsi tecrbelerimizden bahsedeceiz.

(1) idrak konusuna baknz.
..

RUH VE KANAT
(78)

A- Ekminezi Nedir?

Ekminezi daha geni lde nc kitabmzdaki hatrlama konusunda mtalaa edilecektir. Biz
burada sadece hipnoz ve psikolojik infisal hallerinde ekminezi olaylarnn mmkn olup olmad fikri
zerinde durmak ve bu yolu biraz aydnlatmak iin u ksa bendi am bulunduk. Evvela ekminezinin
ne demek olduunu ksaca izah edeyim.

nc kitapta uzun uzadya sylenecei gibi insan, mrnn herhangi bir anda grp geirmi
olduu btn olaylar en ufak ayrntlarna kadar ruhunda tekrar canlandrabilir. Yani bizim anladmz
anlamda unutma olay yoktur.

te ruha giren ve hi birisi kaybolmayan izlenimlerin her hangi bir zamanda btn tazelikleriyle
ve kendilerine elik eden fikir ve duygu unsurlaryla tekrar canlanmas haline ekminezi derler.

Ekminezi ifadesi ilk defa Bordeau tp fakltesi dekan Dr. Pitre tarafndan kullanlmtr. (74) Bu
ifadeyle, mutat halinde iken birka gnlk hayatn bile laykyla hatrlayamayan bir insann, hipnoz
haline girdikten sonra 8, 10, 20 ve hatta daha fazla sene evvelki hayatna ait btn unutulmu olaylar,
en ince ayrntsna varncaya kadar ve sanki onlarn iinde bu gn yayormucasna canl olarak
hatrlamas akla gelir. Hatta bunu klasik anlamda anlalan hatrlamalar dan ayrt etmek iin
Ruh ve Kinat



244
hatrlamak deil, tekrar yaamak diye ifade edersek ekmineziyi daha iyi anlatm oluruz. nk
mutat halde biz mazinin bir parasn yarm yamalak hatrlarken onun gemi bir zamanda olduunu
idrak ederiz. Yani hal iinde yaarken ve hal iinde bulunduumuzu bilirken maziden bahsederiz.
Bundan dolay burada reel hayatmz, hali hazrdaki olaylar oluturur. Halbuki ekminezide i baka
trldr. Burada hali hazrdaki olaylar, sjenin maziye gtrld oranda istikbale doru uzaklam
ve sje iin bilinmezlikler (:mehulat) alemine karm olur. Mesela 20 sene geriye gtrlen bir
sjenin bu gnk hayat kendisi iin yirmi sene sonra gelecek bilinmezliklerle dolu bir istikbal halini alr.
Buna karlk 20 sene evvelki hayatnda bu gn yayormu gibi yaamaya balar.

a- Hipnoz Halinde Ekminezi

Bu entersan ruhsal haletin mtalaasna Dr. Pitrein mahedesiyle balamak istiyorum.

Dr. Pitrenin sjesi 17 yanda bir kzcazdr. Kendisi ocuk iken kaba bir Gaskonyal diliyle
konuuyordu. Fakat sonradan bu dili unutmu ve Franszca konumaya balamt. Sje hipnoz halinde
12 sene genletiriliyor. Bu suretle be yanda bir ocuk halini alyor. O srada o, Franszcay unutuyor
ve Gaskonya diliyle konumaya balyor. 5 yana ait hayatnn olaylarn ayrntl olarak bu dille
anlatyor. Kendisine Franszca hitabettikleri zaman o, buna cevap vermiyor. nk bu dili henz
renmemitir. Ayn zamanda be yandan sonraki hayatna dair sorulan sorulara da cevap
veremiyor. Zira bunlar kendisince gelecee ait mehul eylerdir. (74)

Aadaki rnek bu hususta bizi biraz daha ileri gtryor ve hipnoz halindeki ekminezinin ne kadar
byk bir realite olduunu ifade ediyor. Burada hatrlamann yalnz psikolojik tarafn deil, psikolojik
olaylara elik eden fizyolojik tezahrlerini de gryoruz. Yalnz bu rnei tetkik ederek sjenin gemite
(:mazi) bu gn yaar gibi yaadn kolayca anlayabiliriz. Bu rnei P. Janetden alyorum. Profesr
sjesi Roseu hipnoz haline koyduktan sonra iki sene evvelkine gtryor, fakat bu srada hi aklna
gelmeyen bir olay ile karlayor. Kadn strap ekmeye balyor. Profesrn sorgusuna cevap vermek
istemiyor, utanyor. Fakat nihayet hal ve tavryla gebe olduunu anlatyor. Bu srada karnnn da itii
grlyor. Hakikaten o tarihte bu halin meydana gelmi olduu daha sonra anlalyor. (65).

Ayn mellifin dier bir sje ile yapt tecrbesi de yukardakine benzer. Bu sjenin sol gz krdr.
Kendisi bu arzann anadan doma olduunu iddia ediyor. Profesr sjeyi hipnoz haline koyduktan
sonra 7 yana getiriyor. O, hala krdr. Fakat bir sene daha genletirilince, yani 6 yana gtrlnce
sjenin krl kayboluyor ve iki gzyle de grmeye balyor. Demek o, sol gznn grme
kabiliyetini 6 yanda iken kaybetmitir. (65). 6 yandaki hayatna dnd zaman, iki gznn grme
kabiliyetinden bol bol faydalanan kzcazn bu halini mazinin alalade bir hatrlanmasndan baka trl
bir olay telakki etmek gerekir.

Aadaki rnek ekminezi hakknda okuyucularma daha ak fikirler verebilir:


RUH VE KANAT
(79)

Jeanne R 24 yandadr Kolayca hipnotize edilebilmektedir. Histeriktir. Hipnozdan sonra meydana
gelen btn olaylar unutmaktadr

Kendisine 6 yanda olduu sylendi. Bunun zerine o, kendini ailesinin yannda grmeye balad:
Akam yemei sonu sohbetindedirler, kestane soyuyorlar. Onun can uyumak istiyor ve kardeinin
Ruh ve Kinat



245
yardmn istiyor. Fakat erkek kardei yerdeki kestanelerden evler yapyor. O, ok tembeldir, ancak
kestanelerin 10 tanesini soyabildi. Geri kalan kestaneleri benim soymam gerekiyor.

Bu halde iken Limoj lehesiyle konuuyor. Okuyup yazmasn bilmiyor. Ancak A B C yi tanyabiliyor.
Franszca bir kelime bile konuamyor,. Kk kz kardei uyumak istemiyor, 9 aylk kz kardeimi
daima badi badi dolatrmak gerek. diyor. Burada J.R bir ocuk halindedir

Kendisine iki dakika sonra 10 yanda olaca sylenince btn fizyonomisi deiiyor. imdi
Moustierslerin atosunda bulunmaktadr. Oradaki tablolar hayranlkla seyrediyor. Kendisiyle beraber
olan kz kardelerini soruyor. Konumasn yeni renmi ocuklar gibi konuuyor.

ki seneden beri okula gitmektedir. Fakat imdi oraya devam edemiyor. Annesi genellikle hasta
olduundan kz ve erkek kardelerine kendisi bakmak mecburiyetindedir.

Yazy 6 aydan beri renmektedir. aramba gn yazd bir imladan bahsediyor. Btn bir sayfay
ezberden ve olduka kolaylkla yazabilmitir. Bu, 10 yanda iken olan yazsdr. Mamafi imlda henz
o kadar ileride deildir. Marie Couteau benden daha az hata yapyor, ben daima Marie Puybaudet ve
Marie Couteaudan geriyim. Fakat Marie Lousie Roland benden de geridir. Zannedersem iimizde en
ok yanl yapan Jeanne Beaulieudur.

Kendisine 15 yanda olduu sylendi. Monmart da Bayan Bruneriernin yanndadr. Yarn bir
merasim var, bir dn merasimi Benim kavalyem Lon olacak. Oh! Ben baloya gidemeyeceim.
Bayan Brunerier oraya gitmemi istemiyor. Fakat ben on be dakika kadar ondan gizli olarak baloya
gideceim.

Petit Savoyad yazyor. nceki yazs ile bunun arasnda byk fark var. Uyandktan sonra bu yazsn
grnce ok hayret ediyor. nk onu tamamen unutmutu. On yanda iken yazd paralarn
kendisine ait olduunu kabul etmiyor.

Bir ok dier rnekler iinde bu rnek baz ince noktalaryla ekminezi hakknda daha ak bir fikir
verebilir. Burada gemi vakalarn alalade hatrlanmas deil, gemi bir hayatn alkanlklar, duygu
ve grleri, yetenekleri ve nihayet fizyolojik ve psikolojik btn imkanlar o zaman ki gibi tekrar
canlanmaktadr.

imdi hipnoz halinde olan ekmineziye ait kendi tecrbelerimin bir iki tanesinden baz paralar
yazacam. Bunun sebebi, bu tecrbelerde saptayabildiim ufak bir zelliktir ki bu zellik hipnoz
halinde ekminezinin shhatini ve hakikatini ispat etmeye yarar: Burada dikkat edilirse sje hipnoz
halinde mazideki hayatn anlatrken onlar saati saatine ve hatta dakikas dakikasna sylyor. Fakat
uyku zamanlarna rasgetirilen saatlerde ne yapt kendisinden sorulunca susuyor, cevap vermiyor ve
derin bir uyku halini gsteriyor. Halbuki yalnz bu konular zerinde deil, genel kltr itibariyle de bu
sje bilgisizdi. Hele onun byle metapsiikteki ekminezi arzalarn inceden inceye dnp etraf
aldatmak iin onlar tatbik edebileceine inanmak mmkn olmaz. Bundan baka sjenin hipnoz
halinde olduu ve uurunu tamamen kaybetmi bulunduu, hatta uyku halinin somnamblizm
derecesine kadar ileri gtrld, tarafmzdan kullanlan bir ok mrakabe yntemleriyle tespit
edilmiti. Bundan dolay o, esasen d alemle, dnya ile alakasn gevetmi bulunuyordu. u halde
onun gemi zamanlardaki uyank hallerine ait olaylar birer birer sylemesine karlk uyku saatlerinde
sessizliini muhafaza etmesi, ve hibir szmz iitmeyip derin bir uyku halinde grnmesi ilmi
anlamlara sahip olsa gerektir.
Bu zat Kbilde bir tp kurumunda hizmetlidir. Ve ismi Nebi Handr.
(7/III/1945 tarihli celse tutanaklarndan:)
Ruh ve Kinat



246
S- imdi saat 9, 30. Sizi dokuz buuk saat genletiriyorum. Bu gn saat 12 desiniz. imdi ne
yapyorsunuz?
C- Kurumdaym.
S- Orada ne yapyorsunuz?
C- Gnete duruyorum.
S- Bir buuk saat daha genletiniz, ne yapyorsunuz?
C- Kan aryorum.

S- Siz kimsiniz?
C- Ahmet Nebi.
S- Sizi ,iki saat daha genletiriyorum, saat sekiz buuk oldu ne yapyorsunuz?
C- Evdeyim.
S- Evde ne yapyorsunuz?
C- Marangozla konuuyorum.
S- Yedi buuk saat daha genletiniz, saat bir, ne yapyorsunuz?
C-
S- Cevap vermeniz lazm saat birdir?
C-
S- Niin cevap vermiyorsunuz, cevap vermemenizin sebebini syleyiniz?
C- ..
S- imdi iki saat daha ihtiyarladnz, saat oldu, ne yapyorsunuz.
C- ...
S- Saat be oldu ne yapyorsunuz, imdi artk bana mutlaka cevap vereceksiniz ve bir eyler
syleyeceksiniz?
C- .
S- Nebi Han! Nebi Han, bana cevap veriniz.
C- .. (Bu srada sje atl ve bir kle halinde, operatrn szlerine kar hibir duygu
hali gstermeden derin derin uyumaktadr.)
S- Saat yedi oldu, imdi ne yapyorsunuz?
C- .
S- Saat sekiz oldu, ne yapyorsunuz?
C- ay iiyorum.
S- Saat dokuz buuk ilh

Ayn sje ile yaplm birka tecrbelerden bir tanesini daha veriyorum.
(27/III/1945 tarihli celse tutanaklarndan:)

S- Siz 1321 senesi Hut (*) aynn onuncu gn saat dokuz buuktasnz, ne yapyorsunuz? (Sje bu
suretle iki sene genletirilmi bulunuyordu.)
C- Evdeyim.
S- Evde ne yapyorsunuz?
C- Hi.
S- imdi 1320 senesi Hut aynn onuncu gn sabah saat dokuzu elli dakika geiyor, ne yapyorsunuz?
C- . Elbise giyiyorum.
S- imdi on oldu.
C- Darlamana gidiyorum. (burada sjenin alt kurum vardr.)
S- On be dakika daha ihtiyarladnz, ne yapyorsunuz?
C- Darlamandaym.
S- On be dakika daha ihtiyarladnz, saat on buuk oldu?
C- Darlamandaym.
Ruh ve Kinat



247
S- Orada ne yapyorsunuz?
C- Konuuyorum.
S- Kiminle konuuyorsunuz?
C- Kazm ile.
S- Ne konuuyorsunuz, siz ne sylyorsunuz?
C- Ben dinliyorum. (Unutulmasn ki bu srada sje sene nce gemi bir gnn herhangi bir saat ve
hatta dakikasndaki olguyu anlatmaktdr.)
S- O ne sylyor?
C- Mnakaa yapyor.
S- Hangi meseleyi mnakaa yapyor?
C- Kandhar meselesini.
S- Hangi Kandhar meselesi?
C- Benim orada olduumuve amcamnda orada olduunu ve orada yaptrdmz ev hakknda
konuuyor.
S- imdi sene daha genletiniz, 1347 senesi Hut aynn onundasnz saat on. Ne yapyorsunuz?
C- .. (Barsaklarndan hasta olan sjenin sylemek istemedii, ihtimal o srada bir ii vard.)
S- (birka pas daha yapld.) imdi siz 1347 senesi Hut aynn onundasnz saat dokuz buuk. Ne
yapyorsunuz?
C- (yznde strapl yz buruturmalar belirdi) Ufffff!... Barsaklarm aryor. (Sje bu tarihte ar bir
barsak hastal geirmitir.)
S- Alt ay daha gen oldunuz,
C- Evet.
S- imdi 1315 senesi. Hut aynn onundasnz, yani iki sene daha genletiniz. Ne yapyorsunuz.
C- Hastaya ine yapyorum. (Sje o tarihtlerde haikaten baka bir messesede, yani sanatoryumda
hastabakclk yapyordu.)
S- Nerde ine yapyorsunuz?
C- Sanatoryumda.
S- Sanatoryumun neresinde?
C- ne odasnda.
S- Yannzda kim var?
C- Mehmet Hakim.
O tarihte operatr (**) ad geen sanatoryumun efi bulunuyordu ve sjenin sz konusu ettii Mehmet
Hakim, orann ba hastabakcs olarak hala vazifesine devam ediyordu. Fakat burada dikkate deer
nokta, sjenin yedi sene nceki bir gn ve saatte yapt ii halen yapyormu gibi anlatmasdr.
Aada vereceim ayn sje ile yaplm tecrbelerden dier paralar bu sjenin hipnoz halinde biraz
daha genletirilmi yalarna aittir.

(3IV/1945 celsesi tutanaklarndan:)

(devam edecek /)

(*) Afganistanda kullanlan ay isimlerinden biri.

(**) Operatr Dr. Bedri Ruhselman

.
RUH VE KANAT
(80)

Ruh ve Kinat



248
Aada vereceim ayn sje ile yaplm tecrbelerden dier paralar bu sjenin hipnoz halinde biraz
daha genletirilmi yalarna aittir.

(3/V/1945 celsesi tutanaklarndan:)

S- Siz imdi 1310 senesinin Cevza aynn onunda bulunuyorsunuz, yani yirmi yandasnz (Sje bu
suretle takriben 11 sene genletirilmitir.) Sabah saat on, nerdesiniz?
C- Evdeyim.
S- imdi saat on bir oldu, ne yapyordunuz?
C- Tarladaym.
S- Yannzda kimse var m?
C- Evet aabeyim var.
S- Aabeyiniz ne yapyor?
C- Yonca biiyor.
S- imdi saat leden sonra drt oldu, nerdesiniz?
C- Badaym, dolayorum.
S- Yannzda kim var.
C- Hizmeti.
S- Hizmeti ile ne yapyorsunuz?
C- Konuuyorum, yonca bimesini sylyorum, (on bir sene nce gemi bir gnn, her hangi bir saat
ve dakikasnda konuulan szlerin bu suretle hatrlanmas mutat hallerden olmasa gerektir.)
S- imdi 1305 senesindesiniz. (Sje takriben 14 - 15 yalarnda)
C- Ne diyorsun anlamyorum. (Burada dikkate deen olay udur: zellikle oralarda kyde yaayan
gen ocuklarn sene ile, tarihle alakalar yoktur. Bu hal ile sjenin bana verdii cevap arasnda bir
mutabakat vardr.)
S- Siz imdi 15 yandasnz; yani 15 sene daha genlemi bulunuyorsunuz.
C- Hah! (Sjenin imdiye kadar hep evet ile cevap vermesine karlk imdi tam bir kyl gibi
konumas da ayrca dikkate deer.)
S- Nerdesiniz?
C- Evdeyim.
S- Ne yapyorsunuz?
C- Hi, ne yapacam.
S- Ka yandasnz?
C- Ne bileyim.
S- imdi saat drt oldu, yani sekiz saat ihtiyarladnz nerdesiniz?
C- Badaym.
S- Ne yapyorsunuz?
C- Kardeimle beraber oynuyoruz.
S- ne yapmasn biliyor musunuz?
C- Ne sylyorsun be! (dikkat edilirse ancak yirmi yalarna doru rendii hastabakclk mesleine
ait bilgilerden o zaman sjenin haberi yoktur. Bu bilgisizlik halinin tecelli etmesi, inceliini (:nezaket)
kaybetmesi ve lisanyla, hal ve tavryla on be yandaki kyl ocuu durumunu gstermesi, zerinde
durulacak ruhsal hallerdir.)
S- Sizi biraz daha genletireceim.
C- (Sjede ihtilalar grnd, strapl bir ekilde inlemeye balad, yznn ifadesi deiti.)
S- (birka pas yapldktan sonra) imdi ok rahatsnz. Kendinizi rahat hissediyorsunuz deil mi?
C- Yoruldum.
Tecrbeye son verildi.

..
Ruh ve Kinat



249
RUH VE KANAT
(81)

b- Psikolojik nfisal Yoluyla Ekminezi

Hipnoz yoluyla ekminezi olaylar zerinde az ok allm ise de psikolojik infisal yoluyla bu
psiik tezahr zerinde durulmamtr. Halbuki hipnozla bu halin esaslar arasndaki birlik gz
nne alnrsa psikolojik infisal halinde de ekmineziye ait mtalaalarn yaplabilecei hakl
olarak dnlr.

Fakat biz daha ileri giderek, zellikle hipnotik sreler yannda tecrbe artlar bakmndan
evvelce sylediimiz bir ok sebepten, kolay olan psikolojik infisal haliyle bu tr tetkiklerin daha
verimli almalara yol aacan syleyebiliriz. Bunun iin ekmineziye ait ilkel almalara nem
verdik. Bu tecrbelerimiz tabii ki yenidir ve daha ilerletilmeye muhtatr. Fakat bunlar tekaml
ettirildii takdirde gemi zamanlar ve hatta gemi hayatlar, adeta dnk veya bu sabahki
olaylar hatrlar gibi ve onlarn iinde -phesiz ancak doa yasalarnn imkan ve izni orannda-
imdi yayormucasna, herkesin hatrlamas mmkn olabilecektir. Bu halin cemiyette, ilim
hayatnda oynayaca rolleri imdiden tahmin etmek bile mmkn olmaz. zellikle nc
kitabmzdaki blmleri gzden geirecek okuyucularm bu yolda her ciddi aratrc iin
uygulamas mmkn yeni aratrmalara ne kadar byk ihtiya olduunu takdir etmekte
gecikmeyeceklerdir.
Aada vereceim rnekler psikolojik infisal halindeki ekminezi tezahrlerinin mtalaasna
yarayacak ilk denemelerdir. Bu yolda yrnd takdirde daha verimli ve faydal alanlara
kabileceinden phe etmiyorum.

Tecrbe hazrl:
Bu tecrbede kullanlan sje, N. Adnda ve 18 yanda bir kzcazdr. Tahsili ancak orta
derecededir, asabi mizal deildir. Shhati iyi ve akl durumu doaldr.
Evvelce asistanlardan birisi tarafndan ardan baz resimli kartlar alnmt. Bu kartlar
tecrbelerin devam ettii mddete asistanlar, operatr ve sje tarafndan grlmemek zere
zarflara konup kapatlmtr. unu da iaret edelim ki tecrbelerin btn devamnca sje
mesaimizin ekli ve gayesi hakknda hi bir ey bilmiyordu. Kendisi topluluumuza ilk defa
20/11/1940 da Bay Dr. Zht Tinel tarafndan takdim edilmi ve takdim edildii gn tecrbelerin
ilk safhasna balanmt. Tecrbe neticelerini bozmamak iin yapacamz iler hakknda
sjeye hibir ey sylememeye karar vermitik.

(20/11/1940 aramba tecrbesi:)
Bu tecrbe stanbulda emberlitata Dr. Zht Tinelin evindeki mutat ilmi toplantlarda ilk
defa takdin edilen Bayan N ile yaplmtr. Operatr Dr. B. Ruhselmandr. Sjeye, herhangi bir
tecrbenin yaplmaya balad hissini vermemek iin onun mektep hayatna ve gndelik
meguliyetlerine dair havai bir takm sorular sorulduu srada sz getirilerek kendisine bir kart
gsterilecei ve ona dikkatle bakmas gerektii tembih edildi. Kzcaza, bu teklifin anlamn
anlamaya vakit brakmadan saat tam 9.30 da kapal zarflardan bir tanesi gelii gzel ald ve
iindeki resim Dr. Z. T tarafndan on saniyelik bir sreyle sjeye gsterildi. Sje ile kendisi
arasndaki mesafe yaklak bir metrelik idi. Bunu mteakip operatr kart eline ald ve resimli
tarafna bakmadan kartn arkasna, aklna ilk gelen yedi kelimeyi birbiri ardna yazd. Resimli
tarafn eliyle kapatarak sjeye bu yazlar be saniyelik bir sreyle gsterdi. Bu ilemden sonra
kart tekrar zarfa konuldu ve kapatld, zerine de tecrbe tarih ve saati yazld. Bundan sonra
sjenin fikrini ve duygusunu, grd resimlerin ve yazlarn etkisinden uzaklatrmak ve onun,
bunlar ezberlemesine meydan vermemek iin kendisini daha ilgilendii baka konular zerinde
Ruh ve Kinat



250
megul etmeye baladk. Esasen o, bu ilerden bir ey anlamyor ve kafasnda onlar kim bilir
nasl yorumluyordu. Bundan dolay pek ksa zamanda grd eylerin hatrasn kendisinden
uzaklatrmak kolay olmutu. Bu tecrbeler aramzda kararlatrlm olan eitli zamanlarda ve
baka baka resimlerle tekrar edildi. Yalnz her tecrbede kartlar sjeye gsterme sresi
ksaltlyordu. rnein 14/12/1940 tarihinde gsterdiimiz kartlardan birisini yedi saniyelik,
ikincisini de be saniyelik sreyle sjeye gstermitik. Bu suretle tecrbenin bir ksm bitmi
oluyordu. Bunu mteakip sjeye kendisiyle olan ilerimizin bittiini ve artk celselerimize
katlmasna gerek kalmadn syledik. Tabii ki o, bunlardan hibir ey anlamadan bizden
ayrld. Fakat kendisi uzaktan izleniyordu. nk onun hi beklemedii ve her eyi unuttuu bir
zamanda tecrbelerin ikinci ksm balayacak ve neticeler alnacakt. Bu suretle sje ile zahiri
hibir temas olmadan iki ay geti. Karar verdiimiz bir gnde sje davet edilerek tecrbelere
devam olundu. Bu tecrbelerden bir iki tanesinin tutanaklarn yaynlyorum.


RUH VE KANAT
(82)

(24/1/1941 celsesi tutanaklarndan:)

Sje psikolojik infisal haline kondu ve tedricenhayatnn gerisine doru gnderildi. lk kart
kendisine gsterdiimiz ana kadar getirildi.
S- Dr. Bay Zht bir kart gsteriyor. Onu gryor musunuz?
C- Evet (ekil. 5)(*)
S- Ne gryorsunuz? (Hatrlatrz ki bu kartn muhtevasndan evvelce hi birimizin haberi yoktu.)
C- Bir Msr kart gryorum. (bu kart sjeye ancak 10 saniye kadar gsterilmiti.)
S- O kartta neler gryorsunuz?
C- ki atl adam, iki kii deve ekiyro. (Kartta birisi n planda byk, dieri de arka planda kk
ve zerlerinde birer insan bulunan iki at var. Kenarda da uzakta iki deve gidiyor. ndeki deveyi,
gvdesi arka ratafta kald iin glkle ancak ancak bacaklar grnebilenadam, arkadakini de
devenin yannda yryen dier bir adam sevk etmektedir.)
S- Baka ne gryorsunuz?
C- Birka kii yryor. (Yedi kii yrmektedir.)
S- Baka?
C- Bir aa var. (nde bir tek hurma aac ykselmektedir. Fakat en arka planda ve uzakta ayr
ayr fark edilemeyen aalar ve aalk alan mevcut.)
S- Kartn arkasna baknz ne gryorsunuz?
C- Yazlar gryorum.
(Bu kartn arkasna kurun kalemle yedi kelime u sra ile yazlm bulunmaktayd: Kalem,
tebeir, kitap, defter, hokka, kat, lastik.)
S- Yazlar okuyunuz.
C- Tebeir Kalem Defter Hokka, lastik. (Tam bu srada darda sjeyi rahatsz edici bir
grlt peyda oldu. Celseyi tadil etmek zorunda kaldk. Burada srann bozukluu bir yana
braklrsa, yedi kelimede iki hata ile baar hasl olmutur denilebilir.)

(22/2/1941 tarihli celse tutanaklarndan:)
S- imdi 14/12/1940 gnndeyiz. Bugn cumartesi. Saat 4.45 geiyor.
C- Evet.
S- Dr. Zht bey size bir kart gsteriyor. (Bu kart sjeye ay evvel yedi saniyelik sreyle
gsterilmiti.) (ekil 6) (*)
Ruh ve Kinat



251
C- Gryorum.
S- Ne gryorsunuz?
C- Camiye benzer bir yer, kubbeli falan. (Kart Arabistan arlarndan birisini gsteriyor.
Buradaki manzara hakikaten kubbeleri ile Trkiyede bir cami avlusuna benzetilebilir.)
S- Baka ne gryorsunuz?
C- Ortada bir okul gryorum. (Yolun ortasnda bir okul durmaktadr.)
S- Baka ne gryorsunuz?
C- Bunun zerine bir yk saryorlar, gryorum. (Bir erkek merkebin zerine bir yk
yklemektedir.)
S- Baka ne gryorsunuz?
C- Karmda iki pencere var, birisi st tarafta, dieri alt tarafta. Bu pencerelerin stleri yuvarlak,
ikincisi biraz ufak. (arnn zeri kubbelerle, blmelerle rtl. Bu blmeler arasnda yukarda
birisi birinci blmede nde, dieri de ikinci blmede arkada iki pencere var. kinci pencere
birinciye gre daha kk ve aada grnyor. Pencerelerin stleri kemerli.)
S_ Daha neler gryorsunuz?
C- Aada sola doru alt yedi kii gryorum. Ayakta duruyorlar, konuuyorlar. (Solda ayakta
drt kii konuuyor vaziyette durmaktadr. Daha nde drt kii oturuyor.)
S- Sonra?
C- Bu kadar gryorum.
S- Arkada bir eyler var m?
C- Arkada sol tarafta iki kiinin durduunu gryorum.
S- Merkebe dikkat ediniz ne vaziyettedir?
C- Yz bana doru. (Merkebin yz n tarafa, sjeye bakyor.)
S- Merkebin rengi nasl?
C- Siyah. (Koyu kahve rengidir.)
S- Merkebin yannda duran var m?
C- ki kii. (Merkebin sol taraf ile duvar arasndan gemek zere yryen bir kadn var. Merkebin
sanda bir erkek yk yklyor.)
S- Ne yapyorlar?
C- Sol tarafta erkek sa tarafta kadn. Erkek yk yklyor.
S- Erkein kyafeti nasl tarif ediniz?
C- Yn elbiseli, Msrlya benziyor. (Arabistana zg kyafet.)
S- imdi dikkat ediniz! Dr. Size dier bir kart gsteriyor. (bu ikinci kart sjeye hemen evvelki
birinci kart mteakip be saniye bir sreyle gsterilmiti.) (ekil-7) (*)
C- Evet gryorum.
S- Ne gryorsunuz?
C- Bir dere. stten, yuvarlams bir kpr geiyor. Kprnn stnde bir kz Dayanm
duruyor. Aada rdekler var. Kz, bu rdeklere bakyor, gryorum. (kartn sol tarafnda bir
dere akyor. Derenin zerinde kemersi tahta kpr var. Bir kz kprnn zerinde bir eliyle
kprnn parmaklna dayanm aadaki rdeklere bakar vaziyette duruyor.)
S- Baka ne gryorsunuz?
C- Kzn arkasnda bir aa var. (Doru.)
S- Baka?
C- Derede karmakark bir sazlk var. (Derenin sol ve sa sahillerinde sazla benzeyen bitkiler
var.)
S- Baka ne gryorsunuz?
C- Etraf ak yeil ovalar gryorum. (Kprnn br tarafnda dernin dier sahilinden itibaren
yeil sahalar grnyor.)
S- Baka?
C- Yedi tane rdek var. (Resimde alt rdek grnyor.)
Ruh ve Kinat



252
S- Bunlar ne yapyorlar?
C- Suyun iindeler. (Drt tanesi suyun iinde iki tanesi de sudan km vaziyette.)
S- Hepsi suyun iinde mi?
C- Kimisi suyun iinden kyor gibi gryorum.
S- Ka tanesi suy7un iinde?
C- Be tanesini suyun iinde gryorum. Sa tarafa doru geliyorlar. (Drt tanesi suyun iinde.
Hepsinin yzleri sa sahile ynelik.)
S- Ka tanesini sudan kyor gibi gryorsunuz?
C- ki tanesi. (Doru.)
S- Ka tane aa gryorsunuz?
C- Kzn arkasnda bir aa kprnn br tarafnda

Bu neticeler ok nemlidir. Belki ilk bakta mutat hal gibi grnen bu hatrlamalarn
zannedildii gibi olmadn okuyucularmn takdir etmesi kolaydr. Hi grmediimiz bir tabloya
be say sayncaya kadar baknz. Bu ii yaptktan sonra ay onunla megul olmaynz. ay
sonra tabloda grdnz eyleri hatrlamaya alnz. Alacanz netice ile yukardaki
neticeleri karlatrnz. Bunu yaptktan sonra Bayan N. le yaplan tecrbelerin manasn ve
ciddi aratrclara bu tr tecrbelerin neleri vadettiini kolayca takdir edeceksiniz. Kald ki siz
tecrbenin niteliini bildiiniz iin ne yapsanz resmi unutmamak iin az ok iradesel bir gayret
sarf edersiniz. Bu ii hibir ey sezdirmeden dier bir arkadanzla yaparsanz iki ay sonra
resimden onun aklnda hibir ey kalmam olduunu grrsnz.


(20/3/1941 tarihli celse tutanaklarndan:)


(*) ekli sizlere daha sonra ileceim: Nurgl.


RUH VE KANAT
(83)

(20/3/1941 Tarihli celse tutanaklarndan:)

(Sjeye yirmi gn evvel gelii gzel Franszca bir ders kitabnn beinci says, on saniyelik
sreye gsterilmiti. Sje Franszcay ancak glkle okuyabilecek kadar az biliyor. Bu sayfann
banda bir okul snf vardr. Altnda da bu snftaki eyaya ait u yazlar yazldr: premiere
leon, La classe, levez vous.

1- Regardez le professeur
2- Regardez le garon
3- Regardez la fille
4- Regardez le tableau
5- Regardez la craie.)

S- Kanc sayfay gryorsunuz?
C- Beinci.
S- Kanc ders?
C- kinci (Yanl).
S- Sayfann banda ne var?
Ruh ve Kinat



253
C- Bir snf resmi.
S- Bu sayfada yaz var m?
C- Var.
S- Okuyun bakalm o yazy?
C- La classe, tesez vous, regardez le professeur, Regardez la fille, regardez le garon, regardez
la craie.

Arada geen yanl kelimeler ve srann bozukluu evvela hatralarn henz yenilii, sonra
sjenin Franszca ya hakim olmamas ve ihtimal bu yzden uurlu faaliyetlerin ie karmas ile
ilikili olsa gerektir.

Aadaki rnek ayn sje ile ayn konu zerinde, fakat dier bir tertipte yapm olduumuz
tecrbelerden birisine aittir.

Bu tecrbelerden alnan neticeler evvelce sjenin hayatnn muhtelif zamanlarnda geirmi
olduu olaylar hakknda kendisine sezdirilmeden tarafmzdan tutulan notlarla kontrol edilmitir.

(20/3/1941 Tarihli celse tutanaklarndan:)

(Sje belli yntemlerle drt ay genletirildikten sonra:)

S- Drt ay nce ikinci Terinin 23 nc gnnde yayorsunuz.
C- Evet.
S- Saat sabahn sekizidir, ne gryorsunuz?
C- Yataktan kalktm gryorum. (Doru)
S- Baka?
C- imdi kabineye girip elimi yzm ykadm. Dar kyorum, gryorum.)
S- Devam ediniz?
C- imdi arka odada kahvalt ediyorum, gryorum. (Doru.)
S- Kahvaltda neler yiyorsunuz?
C- Zeytin, reel, tereya, kaar peyniri. (Doru.)
S- Yannzda kimler var?
C- Amcam, teyzem baka kimse yok. (bu zevat Dr. Z. T. le zevcesidir.)
S- Onlar neler yapyor, bize anlatr msnz?
C- Amcam bir mektup yazyor. Bana: Bu mektubu Mehmet efendiye gtr. Onu babasna
gndersin. Kahvaltdan sonra git! diyor. (Buradaki hikaye udur: Dr. Bir hizmeti hakknda
tandklarndan birinin oluna mektup yazyor. Ve babasnn bu ii takip etmesini istiyor.)
S- Kahvaltdan sonra mektubu gtryor musunuz?
C- Kalktm. Epeyce bir zaman geiyor. Kad alp gtrdm. (Doru.)
S- Kime gtrdnz?
C- Mehmet efendiye.
S- Mehmet efendiyi gryor musunuz?
C- Hayr kendisi yok, ailesine verdim. Mektubu bana okuttu ve tekrar geri verdim. (Doru.) [Bay
Mehmedin ailesi okumasn bilmiyor.]
S- Yazlar gryor musunuz?
C- Hafif kara kara gryorum.
S- Mektubun ilk cmlesini okuyunuz?
C- Mehmet efendi, ben bu kz yanma evlat eklinde alyorum. (Doru.)
S- Sonra?
C- Size teklifim udur: (Doru.)
Ruh ve Kinat



254
S- Mektup nasl bitiyor?
C- Bu artlarm kabul ederseniz olur. (Doru.)
S- imdi hafta daha ihtiyarladnz. Birinci knunun 14 nc gnndesiniz. Saat on iki.
C- Minderin zerinde oturuyorum. (Doru.)
S- Akam saat drttesiniz?
C- Koltukta oturuyor ve nak iliyorum. (Doru.)
S- Akam saat alt oldu, ne yapyorsunuz?
C- Toplantmz var. Ben de sizin iinizdeyim.
(Bu toplant evvelce bahsedilen sjeye birbiri arkasndan iki kart gnderdiimiz akama aittir.)
S- Siz ne yapyorsunuz?
C- Sizi dinliyorum.
S- Saat alt buuu on geiyor. Biz u anda ne konuuyoruz?
C- Siz hanm ablama soru soruyorsunuz. ((Doru. Sjenin hanm ablam dedii zat toplant
arkadalarmzdan felsefe muallimi bir bayandr.)
S- Ne soruyorum?
C- Hayvan ruhu ile insan ruhu arasnda ne fark var diyorsunuz? (Doru.)
S- O ne cevap veriyor?
C- nsanlarnki daha gelimitir diyor. (Doru.)
S- Devam ediniz!
C- Ne bakmdan? Diyorsunuz, irade bakmndan diyor. Siz, hayvanda da irade var diyorsunuz. O
itiraz ediyor. Hayvanlarda irade yok, igd var diyor. Siz irade nedir? Diyorsunuz. Bir iin
olmasn istemek diyor. Hayvanlarn istedii hibir i yok mudur? Diyorsunuz. Hanm ablam
susuyor. (*)

Unutulmasn ki bu konu sjenin fikr kabiliyetinin ve bilgisinin stndedir. drt ay nce
rasgele konuulmu bir konu, yle bir kulak misafiri olan bir insann kendi bilgisi dnda kalan
bu konu ile aylarca hi megul olmadan aa yukar felsefi ifadeleri ile cmlesi cmlesine
tekrarlayabilmesi psikolojinin mutat kuramlar ile izah edilen olaylardan deildir. rnein,
igd kelimesinin ne olduunu sje bilmiyordu. Ve belki de bu kelimeyi pek az iitmiti. Veya
beklide hi duymamt. Sonra elimizde eer o zamana ait tutanaklar bulunmasa idi konumada /
tartmada geen bu kelimeleri hatta bu cmleleri bizim bile byle kelimesi kelimesine
hatrlayabilmemize imkan kalmazd.

(*) Yaklak buuk ay nce felsefe retmeni bayan ile aramzda geen, sjenin bahsettii
konuma /tartma u yolda cereyan etmiti:
- Hayvan ruhu ile insan ruhu arasnda ne fark vardr?
- nsanlarn ruhu daha ok gelimitir.
- nsanlarn ruhu ne bakmdan gelimitir?
- rade bakmndan.
- Hayvanlarda irade yoktur, onlar igdleri ile hareket ederler.
-radeyi tarif ediniz, irade nedir?
- Bir iin olmasn bir insann istemesidir.
- Hayvanlarn olmasn istedii hibir i yok mudur?
-
..
RUH VE KANAT
(84)

KNC KONU

Ruh ve Kinat



255
PERSPRNN BEDENLE LKLERNN BULAIK HALYLE GEVEMES

1-Genel Mtalaa

zolman, degajman ve lm hallerinin derece farkyla ayn ey olduklarn sylemitik. Btn
bunlarn esas, perisprinin bedenle ilikilerinin az ok gevemesidir.

Fakat degajman halinin baka bir modalitesi daha vardr ki burada daha maddi bir sre cereyan
eder. Yukarda sylediimiz degajman ekillerinde perispri nispeten saf bir haldedir. Geri
dnya maddesine bal perispriler ne kadar saf olursa olsunlar yeni kurulduklar zaman gene az
ok kesif bir halde iseler de aada mtalaasn yapacamz perisprilerin younluk derecesine
oranla bunlara saf halde diyebiliriz. Demek bulak, yani daha maddi bir halde bedenle olan
ilikilerini gevetmi perisprilerin evvelkine gre bir takm maddi zellikleri vardr. te bu maddi
zelliklerdir ki dedubluman ve materyalizasyon hallerinin, biraz ileride syleyeceimiz
fizikokimyasal tezahrlerini meydana getirir. Acaba bu zellikler nelerdir?

Degajmann bu modalitesinde perispri bedenden baz partiklleri de beraberce srkleyip dar
kartr. u halde burada biz bedenin bir tr zlmesiyle / dalmasyla karlayoruz.

Ksaca sylenen bu szler bu hadisenin nemini okuyucunun zihninde derhal belirtecektir. Bir
insan bedeninin kaba ifadeyle- erimesi ve perisprinin bu eriyen ksmlar alp baka bir yere
gtrmesi fizyolojinin ve morfolojinin henz tetkik alan dnda kalm en yksek tertipte
biyolojik bir olay olmak gerekir ki bunlara, bu yolda alan alimler (Ch. Richet) animik
tezahrler demilerdir.

te bu konumuz, ilerideki konularmz aydnlatmaya yarayacak animizmann baz noktalar
zerinde ksa bir mtalaa yapmaya ayrlmtr.

Biz perisprinin bylece bedenden maddi partikller alarak ksmi ayrlmasndan ileri gelen
tezahrlerini iki byk grupta toplayacaz. Bunlardan birisi dedubluman; dieri de
materyalizasyondur. Bize gre btn objektif metapsiik tezahrler bu iki gruptaki fenomenler
etrafnda topland gibi bu fenomenlerin ilmi mtalaas da ancak dedubluman ve
materyalizasyon hallerinin iyice mtalaasyla yaplabilir.

Kitabmz bir trait de mtapsychique olmadndan bu meselenin tafsilatna burada
giriemeyeceiz. Ancak mtalaamzn belirsiz kalmamas iin u kadar sylemek isteriz ki gerek
spiritizmada deneysel olarak elde edilen fiziksel tezahrler, gerek kendiliinden meydana gelen
ev olaylar, aporlar, tayyi merahil hikayeleri, aparisyonlar, okltistlerin bahsettikleri skp
(Succube) enkp (incube) olaylar, beyaz ve siyah majilere ait tezahrler hep bu dedblman ve
materyalisazyon hallerinin trl trl varyetelerinden ibaret eylerdir.

Bu szlerden anlalyor ki genellikle meydan bo bulan cahil, arlatan, menfaatperest bir sr
maskaralarn istismar vastas yaptklar bu yksek metapsiik ve animik tezahrlerin bu hale
dmesindeki sorumluluu ilim adamlar omuzlarna yklenmelidir. nk, objektif bir olayn
ilim mehafilince inkar veya istihdaf edilmesi onlarn bir takm ak gz arlatanlar tarafndan
istismar vastas olmalarna hibir engel tekil etmeyecei gibi aksine bu ileri kolaylatrr da.

Biz bu halin bylece devam edemeyeceine kaniiz. lim sevgisi ve ykselme hrs ve zellikle
insann kendi enerji kaynaklarn kefedip onlardan yararlanmak zlemi ruhun bir
zorunluluudur. Bu zorunluluk insan, ilmin her dalnda olduu gibi bu yksek metapsiik
Ruh ve Kinat



256
mebahisinde de er ge bir takm almalara ve cehitlere srkleyecektir ve bu gn bu hal
balamtr bile.

Bu szlerimiz esassz deildir. Biz son senelerde bu ilere kendilerini veren bir ok yksek
alimlerin, dnrlerin almalarn grdkten sonra bu hkm vermek cesaretini kendimizde
grdk.

u halde imdi ksaca mtalaasna balayacamz animizma, neo_spiritalizmann da en
nemli, esasl bir inceleme vastas olacaktr. Sadece metapsiizma ve neo_spiritalizmann bu
animizma konusunun bile tek bana bir niversitede, bir akademide veya bir enstitde, ilmin
dier dallar gibi ayr bir inceleme konusu olmak liyakatinin kabul ve teslim edilmesi gerekir. lim
hayat iin buna az ok iddetli bir ihtiya da vardr. nk bundan edilecek ilmi yararlar dier
ilim dallarndakilerden az olmayacaktr. Ve hatta daha ileri giderek diyebiliriz ki bunlar, bizzat
kendi varlmza, kendi kudretlerimizin gelimesine, yani dorudan doruya insan hayatna ve
mukadderatna bal birer mtalaa konusu olduu iin dier ilim dallar arasnda zel bir nem
kazanr.

Benim kanaatime gre bu gerei imdiden takdir eden memleketler, mstakbel insan bilgisine
ait ilimlerde gelecek insanln belki birer nderi ve stad olacaktr.

Animizma ad altnda mtalaa edeceimiz, perisprinin insan bedeninden baz partiklleri alarak
darda objektif deerler meydana getirmesinin, en hafif eklindeki kaba hasselerimize
arpmayan ve ancak sansitif sjeler tarafndan grlebilen ilkel tezahrlerinden, be hissimizin
veya hepsini ilgilendirebilecek derecede ilerlemi ve maddilemi objektif tezahrlerine kadar
eitli ekilleri vardr. Fakat bunlarn en ileri derecede grnen tezahrleri, insanlar arasnda ya
cehaletle veyahut bilerek veya bilmeyerek vuku bulan istismarc zihniyetle muayyen snf ve
zmreler tarafndan tekel altna alnmaya allm ve o zmre saliklerinin elinde bu ilmi
gerekler birer imtiyaz ve propaganda veya, dediim gibi bir kazan vastas olarak kullanlmak
suretiyle hakiki ilmi hviyetini kaybetmitir.

Hint ve Msr mabetlerindeki itikatlardan tutunuz da btn dinlerde, her din salikinin, o dine mal
etmek istedii veya eski devirlerden beri sihirbazlarn istismar vastas olarak kullandklar bu
olaylar burada bizden nceki aratrclarn da yaptklar tarzda ve ilmi hviyeti iinde tetkik
etmeye balayacaz. Kanaatimize gre bu halin dinle, zht ve takva ile, imtiyazl kudretlerle,
meleklerle, cin ve eytanlarla hibir iliii yoktur. Bu hal baz organik artlar altnda, baz fizyo-
psikolojik srelerle meydana gelen bir doa olaydr. Ruhla beden ilikilerine ait maddi ve
ilmi tezahrdr.

Yukarda saydm grler (:telakkiler) ancak ruh-beden ilikilerine ait bilgilerin geliememi
olduu zeminlerde kk salabilir ve bunlar faydal reymlerin (:tane; tomurcuk; embriyon)
nevnemasna (:byp gelime; yetime; serpilme; srp kma) engel arsz ayrk otlarna
benzer.

Reel ve objektif bir olay, ciddi ilim yoluyla incelenmezse cahillerin eline onlar istismar etmek
frsat verilmi olur. Halbuki dedubluman ve materyalizasyon fenomenleri ilim aleminin imdiye
kadar sarahaten yabanc kald bir realitedir. Belli fizyolojik artlara tabi herkes nasl lyorsa,
lm nasl tabii ve fizyo_psikolojik bir olay ise lmn daha hafif ve natam (tamamlanm) bir
ekli olan degajman hali de btn modaliteleriyle beraber ylece tabii bir olaydr. nk btn
bunlarda esas sre birdir. Yani perispri-beden mnasebetlerinin az ok gevemesi veya
bsbtn kopmas btn bu olaylarn esasn oluturur.
Ruh ve Kinat



257

Degajman genel bir ifadedir. O, perisprinin bedenle mnasebetlerinin az veya ok gevemi
olduunu ifade eder. Sylediimiz gibibiz onun az ok saf haliyle bedenden ayrlmasn, beden
partikllerinden bir ksmn da beraber srkleyerek ayrlmasndan ayrt (:tefrik) ediyoruz.

Fakat bu tasnifin nispi olduunu tekrar hatrlatmak isteriz. Yoksa her degajmann zellikle ilk
anlarnda perisprilerin madde ile az ok bulak olduunu gsteren mahedelere sahibiz.
Netekim lm hali birinci modalitenin en yksek derecesi saylmakla beraber, baz hallerde
ikinci modaliteye de girebilir. lm annda vaki olan baz aparisyonlar bu yoldan izah ederiz.

Perisprinin, degaje olurken beden partikllerini beraberce srklemesi, bedenin bir
demateryalisazyonu ile birlikte (:mterafk) olur. Bu ifadenin delalet ettii anlam ileride uzun
uzadya anlatacaz. Perispri bedenden alm olduu partikllerin kantitatif derecesine gre az
veya ok kesif bir halde darda objektif kymetler kazanr. Byle youn bir perispri, beden
dnda az ok fizikokimyasal alemimizin, yani dnyamzn artlarna bal olmak zorunda kalr.
Bu halin neticesi olarak byle materyalize perispriler, vastal veya vastasz yollardan grnen
(:mahsusat) alemimize girebilirler ve o zaman biz onlar tpk bir insan varl gibi az ok objektif
bir varlk halinde kymetlendirmeyi baarrz.. Bu modalitenin birinci eklini dedblmanlar
oluturur. Demek dedblman, insan bedeni dnda, perisprinin beden aksamn alp baka
yerde younlamas halidir. Bedenden ayrlm ve baka bir yerde younlam perispriye duble
derler. Bu modalitenin ikinci ekli de materyalizasyondur. Biz evvela dedubluman olaylarn,
sonra da materyalizasyon konusuna ait olaylar mtalaa edeceiz.

2-Dedblman Olaylarna Ait Kendiliinden Tezahrlere Dair Birka rnek.


(devam edecek /)





RUH VE KANAT
(85)

2- Dedblman Olaylarna Ait Kendiliinden Tezahrlere Dair Birka rnek.

Dedublumann ilmi deneysel incelenmesine girimezden nce bu fizyo-psikolojik olay hakknda
okuyucularma mmkn olduu kadar canl ve ak bir fikir verebilmek iin onun en bariz vasflarn
gsteren kendiliinden olma (Spontan) rneklerinden bir kan takdim etmek istiyorum.

Burada vereceim rnekler ilmi yetkileriyle (:salahiyetleriyle) tannm aratrclarn eserlerinde mevcut
yzlerce rnekten bir kadr. Bunu da dediim gibi ancak dedublumann anlam hakknda
okuyucularma canl bir fikir vermek iin yapyorum. Dedubluman olaynn hakiki olup olmadn
okuyucularm bu yazlar ve bu konuyla ilgili dier eserleri inceden inceye tetkik ettikten sonra takdir
edeceklerdir. nk bu i ancak uzun bir tetkik ve tahlil ile mmkn olur.

1- lk rnek E. Bozzanodan alyorum:

Ruh ve Kinat



258
Aadaki mektup, R. P. F. Cemiyeti yesi M.G.P.H. tarafndan The Spectator gazetesine bildirilmi bir
vakaya aittir. Ve bu vakann kahraman olan Bayann ei tarafndan ad geen gazete mdrlne
gnderilmitir.

Efendim,
M.G.P.H. tarafndan size gnderilen ve gazetenizin 1 haziran tarihindeki saysnda (Ruya evi) unvan
altnda neredilmi olan mektup, hali hazrda sa olmayan eime ait bir ruyay anlatmaktadr. Hikayenin
ana hatlar dorudur. Benim de bu ol