You are on page 1of 83

Prostat Hastalıkları

 Prostat Hastalıklarında Teşhis ve Tedavi Yaklaşımları


 Prostat Hastalığının Semptomları
 Teşhis Metotları
 Klinik Olgular
 Benign Prostatik Hiperplazi
 Squamoz Metaplazi
 Bakteriyel Prostatitis
 Prostat Apsesi
 Prostatik Kist
 Prostatik Neoplazi
 Prostatektomi

ÜROLOJİ-2005 Prof. Dr. Mehmet MADEN 1


Köpeklerde Prostat Hastalığının Teşhisi ve Tedavisi

 Prostat hastalığı yaşlı köpeklerde sık gözlenir.


 Kedilerde nadirdir.
 Prostat hastalığı genel olarak aşağıda verilen
semptomlarla seyreden kompleks bir
hastalıktır:
 tenesmus (ıkınma),
 konstipasyon (kabızlık),
 hematuri (idrarda kan bulunması),
 tekrarlayan üriner sistem enfeksiyonları,
 arka bacaklarda zayıflık ve ağrı

ÜROLOJİ-2005 Prof. Dr. Mehmet MADEN 2


Prostat Hastalığının Semptomları
 Prostat hastalıklarında sistemik belirtiler ve organ
sistemlerinin bozukluklarını kapsayan semptomlar
görülür.
 Sistemik bulgular
 İdrar bulguları
 İskelet-Kas sistemi bulguları
 Gastrointestinal bulgular
 Reprodüktif (üreme ile ilgili) bulgular

ÜROLOJİ-2005 Prof. Dr. Mehmet MADEN 3


Prostat ve ilişkili organlar

ÜROLOJİ-2005 4
Prostat Hastalığının Semptomları
1. Sistemik bulgular
 Kronik yüksek ateş
 Akut ateş nöbetleri
 Kollaps
 Septik şok
2. İdrar bulguları
 İdrara çıkma sıklığının artışı
 Disuri (Ağrılı ürinasyon)
 Gece işemesi ve idrar kaçırma
 Hematuri
 İdrar yapamama
 Tekrarlayan üriner sistem enfeksiyonları
 Pollakuri (idrar sıklığının artışı)
ÜROLOJİ-2005 Prof. Dr. Mehmet MADEN 5
Prostat Hastalığının Semptomları
3. İskelet-Kas sistemi bulguları
 Şiddetli pelvik ağrı ve rahatsızlık
 Alt kısımlarda vertebral ağrı
 Metastaza ilgili olarak uzun kemiklerde ağrı
 Septik artritis
4. Gastrointestinal bulgular
 Tenesmus
 Konstipasyon
5. Reprodüktif (üreme ile ilgili) bulgular
 Aşım yetmezliği
 Ejekülasyon yetmezliği
 İnfertilite

ÜROLOJİ-2005 Prof. Dr. Mehmet MADEN 6


Teşhis Metotları
1. Prostatın rektal palpasyonu
2. Radyografi
3. Ultrasonografi
4. Prostat masajı
5. Sperma muayenesi
6. İdrar analizi
7. Prostat aspirasyonu
8. Prostat biyopsisi
9. Hematolojik değerlendirme
10. Kan kültürü
ÜROLOJİ-2005 Prof. Dr. Mehmet MADEN 7
Teşhis Metotları
1. Prostatın rektal palpasyonu
 Prostatın rektal palpasyonu için eldiven giyilir. İşaret
parmağına kayganlaştırıcı sürüldükten sonra rektal tuşe ile
yapılır.
 Rektal muayenede prostatın büyüklüğü, yapısı, simetrisi,
hareketliliği ve kıvamı değerlendirilir.
 Pelvik kanal veya abdominal boşluk içerisinde rahat hareket
edip etmediği, diğer yapılardan düzgün bir şekilde ayrılıp
ayrılmadığı ve yapışmalar yönünden kontrol edilir.
 Prostat büyümesinin (prostatomegali) en yaygın nedeni,
kastre edilmemiş yaşlı köpeklerde görülen benign prostatik
hiperplazidir.
 Palpasyonda prostatın ağrılı olması, yangısal veya septik
durumun göstergesidir.
 Prostatın hareketsiz olması ise primer neoplazi veya büyük bir
paraprostatik kist (özellikle doberman pinscher’lerde) ile ilgili
olabilir. Bu durumda hastanın yaşı, ırkı ve fertil veya kastre
olup olmadığı önemlidir.
 İskoç Terrier ’lerinde prostat bezinin normalden daha büyük
olması, bu duruma örnek olarak gösterilebilir.
ÜROLOJİ-2005 Prof. Dr. Mehmet MADEN 8
Teşhis Metotları
2. Radyografi
Prostat radyografisi üç şekilde yapılabilir:

 Düz lateral ve ventrodorsal


pozisyonlarda radyografi,

 Pozitif kontrast üretrografi

 Ekskretor ürografi

ÜROLOJİ-2005 Prof. Dr. Mehmet MADEN 9


Teşhis Metotları- Radyografi
Düz lateral ve ventrodorsal prostat radyografisi
 Düz, lateral ve ventro-dorsal radyografiler ile retrograd
üretrogramı takiben yapılan çift kontrast sistogram prostat
konusunda en iyi bilgileri verir.
 Düz radyografide dikkat edilmesi gereken başlıca durumlar;
 Simetrik veya asimetrik büyüme,
 Prostat yoğunluğundaki farklılık,
 Kaudal abdomende detaylı kontrast kaybı,
 Prostatın mineralizasyonu,
 Kist/apse vb. yapılar,
 Sublumbar lenfadenopati,
 Pelvik kenar ve L6, L7 ve sakrumun tabanında kemik
proliferasyonudur.

ÜROLOJİ-2005 Prof. Dr. Mehmet MADEN 10


Teşhis Metotları- Radyografi
Pozitif kontrast üretrografi
 Pozitif kontrast üretrografi ile prostatik üretradaki
daralma tespit edilebilir.
 Prostat içerisine kontrast madde sızıntısının
belirlenmesiyle, prostattaki patolojik değişiklikler
gösterilebilir.
 Bu yöntemin önemli dezavantajı, tekrarlayan
bakteriyel enfeksiyonlar ve idrar kesesi rupturuna
predispozisyon oluşturmasıdır.
 Bu nedenle diğer görüntüleme teknikleri, eşdeğer
bilgi sağlayabiliyorsa yapılmamalıdır.
 Prostat parankimine çok küçük miktarlarda
sızıntının önemi yoktur.

ÜROLOJİ-2005 Prof. Dr. Mehmet MADEN 11


Teşhis Metotları- Radyografi

Ekskretor ürografi
 Bu yöntem prostat hastalıklarının
değerlendirilmesi için sınırlı bilgi verir.
 Parsiyal üretral obstrüksiyondan kaynaklanan
prostat büyümelerinin değerlendirilmesinde
yararlı olabilir.
 Üreterlerin distensiyonu, hidroüreter ve
hidronefrozis olgularının tanısında yararlı bir
yöntem olabilir.

ÜROLOJİ-2005 Prof. Dr. Mehmet MADEN 12


Teşhis Metotları
3. Prostat Ultrasonografisi
 Prostatın değerlendirilmesinde ultrasonografi
radyografiden çok daha yararlıdır.

 Ultrasonografi ile
 prostatın büyüklüğü,
 yoğunluğu,
 yapısı,
 kıvamı,
 prostatik üretranın çapı,
 kist ve apse gibi yapılar değerlendirilebilir.

ÜROLOJİ-2005 Prof. Dr. Mehmet MADEN 13


Teşhis Metotları
4. Prostat masajı
 Prostat masajı için öncelikle idrar kesesi boşaltılır,
serum fizyolojik ile yıkanır.
 Bir kateter prostat seviyesinde üretraya yerleştirilerek,
prostatik üretradan gelen sıvı alınabilir.
 Prostat masajı rektumdan yapılırken, bir kateter ile 5-
10 ml serum fizyolojik yavaş bir şekilde üretra içine
verilir.
 Bir enjektör yardımı ile prostatik sıvı aspire edilmeye
çalışılır. Bu şekilde prostatik sıvı alınabilir, fakat
miktarları genellikle azdır.
 Sidik kesesine girilerek tekrarlayan uygulamalar
denenebilir.
ÜROLOJİ-2005 Prof. Dr. Mehmet MADEN 14
Teşhis Metotları
4. Prostat masajı
 Prostatik üretra ve prostatın hücresel salgıları ile ilgili
önemli bilgiler verir.
 Prostatta bulunan bakterilerin, masaj yolu ile alınan
sıvıdan izole edilebilmesi mümkündür. Fakat bunun
yorumlanması, özellikle idrar enfeksiyonu varsa, çok
zordur.
 Masaj öncesi ve masaj sonrası alınan örneklerin bakteri
yoğunluğu, hücre sayısı ve hücre morfolojisi
karşılaştırılarak, değerlendirmeler yapılır.

ÜROLOJİ-2005 Prof. Dr. Mehmet MADEN 15


Teşhis Metotları
5. Spermanın Muayenesi
 Spermanın muayenesi prostatın bakteriyel
enfeksiyonlarında, diğer erkek üreme organlarında
bir enfeksiyon yoksa doğru bilgiler verebilir.
 Ejekülattaki yüksek hücre ve bakteri sayısı
enfeksiyonun göstergesidir.
 Ancak prostat hastalıklarında spermanın alınması
oldukça zordur. Çünkü hasta köpeklerde
ejekülasyon problemi vardır.

ÜROLOJİ-2005 Prof. Dr. Mehmet MADEN 16


Teşhis Metotları
6. İdrar Muayenesi
 Prostat hastalıklarında rutin idrar muayenesi
yapılır.
 Özellikle işeme sonunda alınan idrar örnekleri
hücre morfolojisi, bakteri yükü, bakteri tipi ve
hücre sayısına ilgili yararlı bilgiler verebilir.
 Ancak idrar muayenesinin prostat hastalığı için
gerçek bir indikatör olamayacağı kabul edilmelidir.
 Fakat alt üriner sistemdeki hastalığın derecesinin
belirlenmesinde yardımcı olabilir.
ÜROLOJİ-2005 Prof. Dr. Mehmet MADEN 17
Teşhis Metotları
7. Prostatik sıvının iğne ile aspirasyonu
 Prostatik sıvının aspirasyonu için transrektal, pararektal
ve transabdominal aspirasyon yöntemlerini kapsayan
üç teknik geliştirilmiştir.
 Transabdominal aspirasyon yöntemi, özellikle
prostatomegali olgularında, en güvenli ve kolay
yöntemdir.
 Bu yöntem ultrason rehberliğinde yapılırsa, güvenlik bir
kat daha artar. Çünkü prostatik apse şüphesi bulunan
olgularda, kör aspirasyonlar lokal prostat
enfeksiyonunun sistemik hale dönüşmesine neden
olabilir.
ÜROLOJİ-2005 Prof. Dr. Mehmet MADEN 18
Teşhis Metotları
8. Prostat Biyopsisi
 Prostat biyopsisi kesin teşhis amacıyla, doku
örneklerinin alınması ve histopatolojik
muayene için gereklidir.

 Perkutan veya kaudal abdominal yaklaşımlarla


yapılabilir.

 Kör olarak, ultrason rehberliğinde veya açık


cerrahi girişim ile alınabilir.

ÜROLOJİ-2005 Prof. Dr. Mehmet MADEN 19


Teşhis Metotları
8. Prostat Biyopsisi
 Perkutan biyopsi uygulaması, iğne aspirasyonunda
kullanılan yöntemlerle yapılabilir.
 Ultrason rehberliğinde yapılan transabdominal yaklaşım tarzı
uygun ve güvenilir bir yöntemdir ve patolojik değişikliklerin
bulunduğu bölgelerden örnek alınmasını sağlayabilir.
 Perkutan yöntem ultrason olmadığı zaman da diğer
yöntemlere göre nisbeten güvenlidir. Çünkü transrektal
biyopsi yönteminde prostatik enfeksiyonun pelvik kanal ve
abdomene taşınması riski vardır.
 Perirektal biyopsi yöntemi de nispeten güvenli bir yöntemdir.
Rektal olarak, parmak yardımıyla prostatın izole edilmesi ve
iğnenin doğru yere yönlendirilmesi ile yapılır.
 Biyopsi için Tru-Cut biyopsi iğneleri kullanılır.
 Biyopsi yapılırken, büyük ve aktif prostatik apse ihtimali
bulunan olgularda dikkatli davranılmalıdır.
ÜROLOJİ-2005 Prof. Dr. Mehmet MADEN 20
Teşhis Metotları
8. Prostat Biyopsisi
 Kaudal abdominal yaklaşım ile prostat biyopsisi:
 Ultrason rehberliğinde biyopsinin girişi ile cerrahi
girişimlerle yapılan biyopsi uygulamalarına ihtiyaç
azalmıştır.
 Fakat bazı olgularda prostatın ve çevresindeki yapıların
inspeksiyonu için kaudal celiotomi yapmak daha uygun
olabilmektedir.
 Böylece iğne veya kesit biyopsisi yapılır.
 Kör biyopsilere göre prostat bezinin inspeksiyonu ve
spesifik bir bölgeden biyopsi örneği alınabilmesine
imkan vermesi bakımından daha yararlı olabilir.

ÜROLOJİ-2005 Prof. Dr. Mehmet MADEN 21


Teşhis Metotları
9. Hematoloji

Rutin kan muayeneleri


akut ve kronik prostat enfeksiyonlarında
çok yararlı bilgiler verir.

ÜROLOJİ-2005 Prof. Dr. Mehmet MADEN 22


Teşhis Metotları
10. Kan Kültürleri
 Prostatta bulunan akut ve kronik bakteriyel
enfeksiyonlar sistemik hale dönüşebilir.
 Akut prostat enfeksiyonlarında ilk örnekler prostattan
alındığından kan kültürüne genellikle ihtiyaç duyulmaz.
 Ancak akut enfeksiyonların sistemik hale dönüşmesi
durumunda kan kültürleri yapılabilir.
 Kronik prostatitis olguları ise sinsi ve tekrarlayıcı
olduğundan kan kültürü nadiren istenir.
 Fakat nedeni bilinmeyen ateşin olduğu kronik
prostatitis olgularında kan kültürü yapılabilir.

ÜROLOJİ-2005 Prof. Dr. Mehmet MADEN 23


Klinik Olgular
 Köpeklerde prostat ile ilgili başlıca klinik olgular:
 Benign prostatik hiperplazi,
 Prostatın squamoz metaplazisi,
 Bakteriyel prostatitis olguları (akut/kronik),
 Prostatik apseler,
 Prostatik kistler
 parenşimal/retensiyon kistleri,
 nonparenşimal/parapostatik kistler)
 Neoplazilerdir.

ÜROLOJİ-2005 Prof. Dr. Mehmet MADEN 24


Klinik Olgular
Benign Prostatik Hiperplazi
 Benign prostatik hiperplazi, genellikle yaşlı köpeklerde görülür
ve prostat epitelinin proliferasyonundan kaynaklanan sinsi
büyüme ile karakterizedir.
 Glanduler veya fibromüsküler proliferasyon dominant olabilir.
 Glandular proliferasyonun gözlendiği benign prostatik hiperplazi
olgusu, köpeklerde en sık gözlenen prostat hastalığıdır.
 Hastalığın temel nedeni hormonaldir ve prostatik epitel
hücrelerinin yüzeyindeki androjen reseptörleri ile östrojen ve
androjen üretimi arasındaki dengesizlikten kaynaklanır.
 Ergenlik döneminden itibaren prostat hücrelerinin sayısında ve
büyüklüğünde üniform bir artış görülmesi normaldir. Aşırı
hormonal dengesizlik aşırı büyüme ve prostatomegali ile
sonuçlanır.
 Benign prostatik hiperplazi olgusu aşırı androjen konsantrasyonu
ile ilgilidir.
ÜROLOJİ-2005 Prof. Dr. Mehmet MADEN 25
Klinik Olgular
Hiperplazilerde ayırıcı tanı
 Benign prostatik hiperplazi olgusu aşırı androjen
konsantrasyonu (glanduler proliferasyon) ile ilgilidir.
 Aşırı östrojen ise fibromüsküler hiperplaziye neden olur
ve bu olgu squamoz metaplazi olarak adlandırılır.
 Kistik hiperplazi durumu bu iki olgudan da farklıdır.
Kistik hiperplazi genellikle fibromüsküler proliferasyon,
daha az olarak squamoz metaplazi nedeniyle prostatın
ekskretor kanallarının obstrüksiyonu ile ilgilidir ve
prostat parankimi içerisinde çok sayıda sıvı ile dolu
boşlukların oluşmasına neden olur.

ÜROLOJİ-2005 Prof. Dr. Mehmet MADEN 26


Klinik Olgular
Benign Prostatik Hiperplazi
 Benign prostatik hiperplazi olgusunda tenesmus ve
konstipasyon veya obstrüktif alt üriner sistem hastalığı
(özellikle idrar retensiyonu) bulguları gözlenir.
 Rektal palpasyonda prostat büyümüş, simetrik,
hareketli ve ağrısızdır. Pelvik kanal veya kaudal
abdomende palpe edilebilir.
 Radyografide prostatomegali, kolonun dorsal
deplasmanı, sidik kesesinin kranial deplasmanı,
prostatik üretranın daralması ve idrar retensiyonu
belirlenir. Retrograde üretrosistografide üretroprostatik
refluks görülür.
 Ultrasonografik muayenede prostatomegali, homojen
parankimal ekojenite artışı (hiperekojenite) ve prostatik
üretrada daralma gözlenir.
ÜROLOJİ-2005 Prof. Dr. Mehmet MADEN 27
Benign prostatik hiperplazi

ÜROLOJİ-2005 28
Klinik Olgular
Benign Prostatik Hiperplazi
 Prostatik masaj ile az miktarda sıvı alınabilir ve sadece
birkaç tane normal epitel hücresi görülür.
 Sperma muayenesinin bulguları normaldir. Fakat örnek
alımı ejekülasyon yetersizliği nedeniyle zor olabilir.
 İdrar muayenesi birlikte seyreden bir idrar yolu
enfeksiyonu olmadığı sürece normaldir. Hafif hematuri
bulunabilir.
 Prostat sıvısının aspirasyonunda normal epitel hücreler
görülür.
 Prostat biyopsisine kesin teşhisin yapılamadığı şüpheli
durumlarda başvurulur. Tedaviye cevap vermeyen
prostatomegali olgularında endikedir.

ÜROLOJİ-2005 Prof. Dr. Mehmet MADEN 29


Klinik Olgular
Benign Prostatik Hiperplazi
 Benign prostatik hiperplazi, kronik prostatitis
ile karışabilir ve ayırıcı tanısı oldukça zordur.
 Kronik prostatitiste gözlenen
 tekrarlayan üriner sistem enfeksiyonları ve daha
önce geçirilmiş akut prostatitis anamnezi,
 prostatik sıvı, ejekülat veya iğne aspirasyonu ile
alınan prostat sıvısında yangı hücrelerinin
gözlenmesi

ayırıcı tanıya yardımcı olabilir.

ÜROLOJİ-2005 Prof. Dr. Mehmet MADEN 30


Klinik Olgular
Benign Prostatik Hiperplazi
 Benign prostatik hiperplazi olgularında, hasta asemptomatik
ise tedavi gereksizdir.
 Klinik belirtiler varsa bu durumda konstipasyonun giderilmesi
için lakzatifler verilebilir, lavman yapılabilir.
 Prostat büyüklüğünün azaltılmasında kastrasyon ile son
derece başarılı sonuçlar alınmaktadır.
 Kastrasyon sonrası prostatomegali bir hafta içinde ortadan
kalkmakta, ikinci haftada rektal palpasyonda belirgin farklılık
tespit edilmektedir.
 Kastrasyon yapılmasının uygun olmadığı durumlarda medikal
tedavi yapılabilir.

ÜROLOJİ-2005 Prof. Dr. Mehmet MADEN 31


Klinik Olgular
Benign Prostatik Hiperplazi
 En güçlü ilaç tedavisi, dietilstilbestrol (DES) ile yapılır.
 DES hipofizde gonadotropin üretimini deprese ederek,
sirkülasyondaki androjen konsantrasyonunu düşürür. Bu
inhibitör etki prostat büyüklüğünün azalması ile sonuçlanır.
 Fakat ilacın trombositopeni, anemi, lökopeni ve pansitopeni
gibi birçok olumsuz yan etkileri vardır.
 DES etkili bir ilaçtır, fakat fibromüsküler hiperplazi ve
squamoz hücre metaplazisine neden olabilir ve prostat
içerisinde kist oluşturma potansiyeli gibi dezavantajları vardır.
 Bu komplikasyonlar göz önüne alınarak, hastanın tedavi
sonrasında izlenmesi gereklidir.
 Androjen reseptör antagonistleri ile yapılan deneysel
çalışmalardan yararlı sonuçlar alınmıştır. Benign prostatik
hiperplazi olgularında tavsiye edilmektedir.
ÜROLOJİ-2005 Prof. Dr. Mehmet MADEN 32
Klinik Olgular
Squamoz Metaplazi
 Squamoz metaplazi eksojen olarak östrojen verilmesi
veya östrojen sekrete eden sertoli hücre tümörü
nedeniyle oluşan bir prostat hastalığıdır.
 Sertoli hücre tümörü olgularında klinik belirtiler
hiperöstrojenizm ve feminizasyon ile ilgilidir.
 Bunların başlıcaları:
 erkeklere ilgi duyma,
 ektopik testisler,
 testislerde atrofi,
 bilateral alopesi,
 göğüslerin büyümesi (gynecomastia),
 prepusyumda sarkma ve
 kemik iliği bozukluklarıdır.
ÜROLOJİ-2005 Prof. Dr. Mehmet MADEN 33
Klinik Olgular
Squamoz Metaplazi
 Rektal palpasyonda prostat simetrik, hareketli ve
ağrısızdır. Pelvik kanal veya kaudal abdomende palpe
edilebilir.
 Radyografide prostatomegali, kolonun dorsal
deplasmanı, sidik kesesinin kranial deplasmanı,
prostatik üretranın daralması ve idrar retensiyonu
belirlenir.
 Ultrasonografik muayenede prostatomegali, parankimal
ekojenite artışı (hiperekojenite) ve prostatik üretrada
daralma gözlenir.
 Prostatik masaj ile az miktarda sıvı alınabilir ve sadece
birkaç tane normal epitel hücresi görülür.

ÜROLOJİ-2005 Prof. Dr. Mehmet MADEN 34


Klinik Olgular
Squamoz Metaplazi
 Sperma muayenesi örnek alımı mümkün olmadığından
yapılamaz.
 İdrar muayenesi birlikte seyreden bir idrar yolu
enfeksiyonu olmadığı sürece normaldir.
 Prostat sıvısının aspirasyonunda squamoz epitel
hücreler görülür.
 Prostat biyopsisi endike değildir.

 Sertoli hücre tümörlerinde tedavi her iki testisin


alınmasıdır.
 DES verilen olgularda, tedavi durdurulmalıdır.
ÜROLOJİ-2005 Prof. Dr. Mehmet MADEN 35
Klinik Olgular
Bakteriyel Prostatitis
Akut Bakteriyel Prostatitis
 Akut bakteriyel prostatitis genellikle yukarı çıkan bakteriyel
enfeksiyonların bir komplikasyonu olarak ya da prostatta
lokalize olan sistemik enfeksiyonlardan köken alır.
 Hastalık yüksek ateş, kaudal abdominal ağrı, hematuri,
prostatın rektal palpasyonunda aşırı ağrı ve akut sistemik
hastalık tablosu ile karakterizedir.
 Bez asimetrik olabilir. Bazı olgularda hızlı bir şekilde
endotoksik şok ve sepsis gelişebilir, bu olgular hızlı bir şekilde
tedavi edilmezlerse ölümle sonuçlanır.
 Prostatik enfeksiyon, doğrudan normal prostat bezinde
gelişebileceği gibi benign prostatik hiperplazi gibi önceden var
olan bir prostatik hastalık ile birlikte de görülebilir.

ÜROLOJİ-2005 Prof. Dr. Mehmet MADEN 36


Klinik Olgular
Bakteriyel Prostatitis-Akut Bakteriyel Prostatitis
 Rektal palpasyonda prostat asimetrik, hareketli ve
oldukça ağrılıdır. Pelvik kanal veya kaudal abdomende
palpe edilebilir.
 Radyografide prostat büyüklüğü normaldir veya
kenarları artmıştır. Kaudal abdomende lokalize
peritonitisi gösteren detay kaybı vardır.
 Ultrasonografik muayenede prostat normal veya hafif
büyümüştür. Fokal hipoekojenite ve multiple apse
alanları gözlenir.
 Prostatik masaj, prostat fazla ağrılı olduğundan
yapılmamalıdır.
 Sperma muayenesi örnek alımı mümkün olmadığından
yapılamaz.

ÜROLOJİ-2005 Prof. Dr. Mehmet MADEN 37


Klinik Olgular
Bakteriyel Prostatitis-Akut Bakteriyel Prostatitis

 İdrar muayenesinde çok sayıda bakteri bulunur.


 Prostat sıvısının aspirasyonunda örnek alımı
zordur. Alınan örneklerde çok sayıda lökosit ve
bakteri hücresine görülür. Bakteri genellikle E.
coli’dir.
 Prostat biyopsisi endike değildir.
 Hematoloji lökositozis ile karakterizedir.
 Kan kültürü bakteriyemi durumlarında pozitiftir

ÜROLOJİ-2005 Prof. Dr. Mehmet MADEN 38


Klinik Olgular
Bakteriyel Prostatitis-Akut Bakteriyel Prostatitis

 Akut bakteriyel prostatitisin tedavisinde amaç,


bakteriyel enfeksiyonun kontrol altına alınmasıdır.
 Bu nedenle bakterisidal antibiyotikler tercih edilir ve
mümkün ise intravenöz olarak kullanılır.
 Trimethoprim sulfadiazin, enrofloksasin ve ticarcillin-
klavulonik asit kombinasyonları tercih edilen başlıca
antibakteriyellerdir.
 Etken izolasyonu ve antibiyogram sonuçlarına göre
antibiyotik kullanımı daha yararlıdır.

ÜROLOJİ-2005 Prof. Dr. Mehmet MADEN 39


Klinik Olgular
Bakteriyel Prostatitis-Akut Bakteriyel Prostatitis

 Tedavi en az üç hafta sürmelidir ve hastalık kontrol


altına alındıktan sonra en kısa zamanda kastrasyon
tavsiye edilmelidir.

 İntravenöz sıvı tedavisi, şok tedavisi, üriner


kateterizasyon ve ağrının giderilmesi yapılması gereken
diğer tedavi uygulamalarıdır.

 Olguların bir kısmı tamamen iyileşmemektedir ve


tekrarlayan kronik prostatitise dönüşebilmektedir.

ÜROLOJİ-2005 Prof. Dr. Mehmet MADEN 40


Klinik Olgular
Bakteriyel Prostatitis
Kronik Bakteriyel Prostatitis
 Kronik bakteriyel prostatitisli köpeklerde sebebi bilinmeyen ve
tekrarlayan yüksek ateş, tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonu
ve üretral akıntı (her zaman olmayabilir) anamnezi vardır.
 Akut olguların aksine sistemik hastalık tablosu yoktur.
 Prostat hastalığını çağrıştıran birkaç belirti bulunabilir ve bu
belirtiler daha çok idrar yolu enfeksiyonu ile ilgilidir.
 Kronik bakteriyel prostatitisin teşhisinde tüm ilave teşhis
metotlarına ihtiyaç vardır. Özellikle prostatik sıvının kültürü
yararlıdır.
 Kronik prostatitis olgularının tedavisi, tamamen bakteriyel
enfeksiyonun duyarlılığına ve antibiyotiğin dağılımına bağlıdır.
 Trimethoprim-sülfadiazin veya eritromisin gibi uygun
antibiyotiklerle uzun süreli bir tedavi (6 hafta) ve antibiyotik
tedavisi başladıktan dört hafta sonra kastrasyon tavsiye
edilmektedir.
ÜROLOJİ-2005 Prof. Dr. Mehmet MADEN 41
Klinik Olgular
Bakteriyel Prostatitis-Kronik Bakteriyel Prostatitis

 Rektal palpasyonda prostatın nadir olarak büyüdüğü


belirlenir, simetriktir, genellikle hareketlidir ve biraz
ağrılı olabilir. Pelvik kanal veya kaudal abdomende
palpe edilebilir.
 Radyografide prostat büyüklüğü normaldir veya sınırları
genişlemiştir ve dış hatları düzensizdir. Prostatik üretra
daralmıştır.
 Ultrasonografik muayenede prostat normal veya hafif
büyümüştür. Fokal hiperojenite veya eko yoğunluğu ile
fokal mikro apse alanları gözlenir.
 Prostatik masaj oldukça ağrılıdır. Prostatik sıvıda
lökositler ve biraz bakteri bulunabilir.

ÜROLOJİ-2005 Prof. Dr. Mehmet MADEN 42


Klinik Olgular
Bakteriyel Prostatitis-Kronik Bakteriyel Prostatitis

 Sperma muayenesi örnek alınabilirse mükemmel bir


değerlendirme sağlar. Örneğin kültürü ile bakteri
izolasyonu ve antibiyogram yapılabilir.
 Prostat sıvısının aspirasyonunda bazı olgularda lökosit
ve bakteri hücresi görülür. Bakteri kültürü ve
identifikasyonu zordur.
 İdrar muayenesinde alt üriner sistem enfeksiyonu
bulguları belirlenir. Pyuri ve hematuri vardır.
 Prostat biyopsisi kronik prostatitis ile birlikte seyreden
bir neoplazma şüphesi olmadığı sürece endike değildir.
 Hematolojik bulgular kronik enfeksiyonu gösterir.
 Kan kültürü sebebi bilinmeyen ve tekrarlayan yüksek
ateş nöbetleri yoksa önemli sonuçlar vermez.
ÜROLOJİ-2005 Prof. Dr. Mehmet MADEN 43
Klinik Olgular
Bakteriyel Prostatitis-Kronik Bakteriyel Prostatitis

 Kronik prostatitisin tedavisi hiç kolay değildir.


 Tedavi uygulamaları, prostat ve üriner sistem
içerisindeki bakteri yoğunluğunun azaltılmasına
odaklanmalıdır.
 Prostat bezi, antibakteriyel ajanların kandan geçişini
önleyen çok güçlü bir bariyere sahiptir.
 Prostat bezinin içindeki pH farklılığı, bez salgıları ve
antibiyotiklere bağlanan proteinler antibakteriyel ajanı
inaktif hale getirir.
 Köpeklerde prostatik sıvının pH’sı 6.4 olarak
bildirilmektedir. Kan ile karşılaştırıldığında 1.0 derecelik
farklılık vardır. Bu pH farkı, asidik ortamlarda konsantre
olan antibiyotiklerin kullanımı ile terapötik avantaj
sağlayabilir.

ÜROLOJİ-2005 Prof. Dr. Mehmet MADEN 44


Klinik Olgular
Bakteriyel Prostatitis-Kronik Bakteriyel Prostatitis

 Trimethoprim-sülfa kombinasyonları, enrofloksasin ve


eritromisin prostat dokusunda yüksek etkili
konsantrasyona ulaşabilecek antibiyotiklerdir.
 Tedavinin en az altı (6) hafta devam etmesi gerekir.
 Bu uzun süreli tedaviye rağmen bez içinde gizli
enfeksiyon devam edebilir.
 Bu durumda tekrar bir tedavi gerekebilir.
 Kronik prostatitisli köpeğin kastrasyonu bezin
büyüklüğünün ve aktivitesinin azaltılmasında faydalı
olur.

ÜROLOJİ-2005 Prof. Dr. Mehmet MADEN 45


Klinik Olgular
Prostat Apsesi
 Prostatik apse, prostat parankimi içerisinde purulent
eksüdatın birikimi ile karakterize olan bir kronik prostatitis
olgusudur.
 Klinik bulguları değişken olmakta birlikte, akut prostatitis
olgularına benzerlik gösterir. Fakat klinik belirtilerin şiddeti
akut prostatitisten daha az, kronik prostatitisten daha
fazladır.
 Kaudal abdominal ağrı ve bezde asimetri vardır.
 Prostat içinde yumuşak ve fluktuan bir şişlik palpe edilebilir
ve prostat bezi palpasyonda ağrılıdır.
 Teşhis genellikle ultrasonografi veya deneysel laparatomi ile
doğrulanır.
 Apse prostat bezinin gövdesi içerisinde veya yüzeyine
oturmuş vaziyettedir.
 Yüzeye yerleşen apse olgularında, yapışmalar önemli patolojik
değişikliklerdir.

ÜROLOJİ-2005 Prof. Dr. Mehmet MADEN 46


Prostat apsesi

ÜROLOJİ-2005 47
Prostat apsesi

ÜROLOJİ-2005 48
Prostat apsesi

ÜROLOJİ-2005 49
Prostat apsesi

ÜROLOJİ-2005 50
Prostat apsesi

ÜROLOJİ-2005 51
Klinik Olgular
Prostat Apsesi
 Rektal palpasyonda prostat büyük değildir. Yumuşak
palpasyonda genellikle biraz ağrılı olur. Pelvik kanal
veya kaudal abdomende palpe edilebilir.
 Radyografide prostat büyüklüğü normaldir veya
büyümüştür. Prostatik üretra daralmıştır. Kaudal
abdomende detay kaybı vardır. Sub-lumbar
lenfadenopati gözlenir.
 Ultrasonografik muayenede boşluklu lezyon/lezyonlar
bulunur. Büyük ve tek bir boşluklu lezyon gözlenebilir.
 Prostatik masaj oldukça ağrılıdır. Prostatik sıvıda
lökositler ve biraz bakteri bulunabilir.
 Sperma muayenesi için örnek almak imkansızdır.

ÜROLOJİ-2005 Prof. Dr. Mehmet MADEN 52


Klinik Olgular
Prostat Apsesi
 Prostat sıvısının aspirasyonu yapılarak lökosit ve
bakteri sayısı belirlenebilir.
 İdrar muayenesinde alt üriner sistem enfeksiyonu
bulguları belirlenir. Pyuri ve hematuri vardır.
 Prostat biyopsisi apse ile birlikte seyreden bir
neoplazma şüphesi olmadığı sürece endike
değildir.
 Hematolojik bulgular kronik enfeksiyonu gösterir.
 Kan kültürü sebebi bilinmeyen ve tekrarlayan
yüksek ateş nöbetleri yoksa önemli sonuçlar
vermez.

ÜROLOJİ-2005 Prof. Dr. Mehmet MADEN 53


Klinik Olgular
Prostat Apsesi
 Prostatik apse olgularının tedavisi için apsenin
drenajı gereklidir.
 Bunun için klasik olarak ventral veya paramedian
drenaj yöntemleri kullanılır.
 Son zamanlarda prostatik apselerin post-şirurjikal
drenajında omentum kullanılmaktadır.
 Drenaj sırasında alınan içeriğin kültürü ve
antibiyogramı yapılır ve drenajdan sonra en az üç
hafta süre ile etkili bir antibiyotik kullanılır.
 Bazı olgularda postoperatif sepsis gelişebilir.
Bakteriyemi ve sepsisin kontrol altına alınması
gerekir.
ÜROLOJİ-2005 Prof. Dr. Mehmet MADEN 54
Klinik Olgular
Prostatik Kist
 Köpek prostatını etkileyen farklı kistik durumlar
vardır.
 Bunlar başlıca parankimal ve parankimal olmayan
(non-parankimal) kistler olarak ikiye ayrılabilir.
 Parankimal kistler, tek (retensiyon kistleri) veya
multiple (kistik prostatik hiperplazi) tarzda
gelişebilir.
 Non-parankimal kistler ise paraprostatik ve
periprostatik olmak üzere iki türlüdür.

ÜROLOJİ-2005 Prof. Dr. Mehmet MADEN 55


Klinik Olgular-Prostatik Kist
Parankimal Kistler (Retensiyon Kistleri)
 Parankimal kistler prostat bezi parankim dokusu içinde
gelişirler ve kist büyüdüğü zaman klinik semptom
oluştururlar.
 Klinik belirtiler enfeksiyöz olmayan, büyümüş prostat
olgularında (benign prostatik hiperplazi gibi)
tanımlananlara benzerlik gösterir.
 Teşhisi oldukça kolaydır.
 Multiple kistler kastrasyona olumlu cevap verir.
 Cerrahi girişimler sadece tek kistlerde ve prostat
yüzeyini aşan büyüklükte olduğu zaman garantilidir.

ÜROLOJİ-2005 Prof. Dr. Mehmet MADEN 56


Klinik Olgular-Prostatik Kist
Parankimal Kistler (Retensiyon Kistleri)
 Rektal palpasyonda bazen prostatomegali belirlenebilir.
Enfeksiyon olmadığı sürece ağrı yoktur. Prostat pelvik
kanal veya kaudal abdomende palpe edilebilir.
 Radyografide prostat büyüklüğü normaldir veya sınırları
genişlemiştir.
 Ultrasonografik muayenede prostat bezinin parankim
dokusu içinde multiple küçük kistler gözlenir.
 Prostatik masaj ile alınan örneklerde önemli bir bulgu
yoktur.
 Sperma muayenesi için örnek almak imkansızdır.

ÜROLOJİ-2005 Prof. Dr. Mehmet MADEN 57


Klinik Olgular-Prostatik Kist
Parankimal Kistler (Retensiyon Kistleri)
 Prostat sıvısının aspirasyonu, büyük kistlerde
ultrason rehberliğinde yapılabilir. Sıvının yapısı
değerlendirilebilir.
 İdrar muayenesinde alt üriner sistem enfeksiyonu
bulguları belirlenir. Pyuri ve hematuri vardır.
 Prostat biyopsisi yapılabilir. Özellikle
ultrasonografik bulgular konusunda bir şüphe
varsa endikedir.
 Hematolojik bulgular kronik enfeksiyonu gösterir.
 Kan kültürü sebebi bilinmeyen ve tekrarlayan
yüksek ateş nöbetleri yoksa önemli sonuçlar
vermez.
ÜROLOJİ-2005 Prof. Dr. Mehmet MADEN 58
Klinik Olgular-Prostatik Kist
Non-Parankimal Kistler
 Paraprostatik kistler en sık rastlanan non-parankimal
kistlerdir. Bunların orijini prostat dokusu değildir.
 Embriyonik dönemde erkek genital organlarını oluşturan Müller
kanallarının (uterus masculinus) kalıntılarından köken aldığı
düşünülmektedir.
 Bu kanalların kalıntılarının içerisinde sıvı birikmesi kist
oluşumuna neden olmaktadır.
 Bu kistler sıvı ile doludur ve genellikle abdominal duvardan
palpe edilebilir.
 Bu nedenle kaudal abdominal radyografilerde, kolaylıkla sidik
kesesi olarak yorumlanabilir.
 Kist duvarları çoğunlukla kalsifiyedir.
 Paraprostatik kistler genellikle büyüktür ve prostat bezinin
kranialinde gelişirler.
 Direk prostat bezine bağlı olabilecekleri gibi sarkmış vaziyette
de gelişebilirler.
ÜROLOJİ-2005 Prof. Dr. Mehmet MADEN 59
Klinik Olgular-Prostatik Kist
Non-Parankimal Kistler
 Paraprostatik kist olgularında önemli klinik belirtiler
yoktur.
 Fakat kist büyük olduğunda abdominal gerginlik, kistin
sidik kesesi üzerindeki baskısı veya kesenin deplasmanı
nedeniyle disuri veya pollakuri ve konstipasyon gibi klinik
belirtiler gözlenebilir.
 Paraprostatik kist olgularında komplikasyonlar da çıkabilir.
 Enfekte veya neoplastik kist olgularında hematuri, disuri,
pyuri ve stranguri;
 Kistin rupturu sonucu gelişen peritonitis nedeniyle ateş,
anoreksi, depresyon, diyare, kusma ve şok görülebilir.

ÜROLOJİ-2005 Prof. Dr. Mehmet MADEN 60


Klinik Olgular-Prostatik Kist
Non-Parankimal Kistler
 Rektal palpasyonda genellikle prostatomegali belirlenir.
Prostat sıklıkla kaudal abdomende palpe edilir.
 Radyografide prostat büyüklüğü normaldir veya sınırları
genişlemiştir. Sık olarak prostat, sidik kesesi ve
paraprostatik kistten oluşan üç yumuşak doku gölgesi
görülür. Bu yapıların tanımlanabilmesi için negatif
kontrast radyografilere ihtiyaç vardır. Bazı kistler
kalsifiyedir.
 Ultrasonografik muayenede prostatomegali, prostata
yapışık büyük ve içi sıvı dolu kist gözlenir. Sidik kesesi
prostattan bağımsızdır.
 Prostatik masaj oldukça ağrılıdır. Prostatik sıvıda lökositler
ve biraz bakteri bulunabilir.
 Sperma muayenesi için örnek almak imkansızdır.
ÜROLOJİ-2005 Prof. Dr. Mehmet MADEN 61
Klinik Olgular-Prostatik Kist
Non-Parankimal Kistler
 Prostat sıvısının aspirasyonunda alınan sıvı berrak veya
hafif bulanık olabilir. Sıvı içerisinde lökosit ve bakteri
sayısı artmıştır. Aspiratlar karakteristik olarak non-septik
özellikte yeşil veya saman sarısı renginde ve akışkandır.
 İdrar muayenesinde alt üriner sistem enfeksiyonu
bulguları belirlenir. Pyuri ve hematuri vardır.
 Prostat biyopsisi kist ile birlikte seyreden bir neoplazma
şüphesi olmadığı sürece endike değildir.
 Hematolojik bulgular kronik enfeksiyonu gösterir.
 Kan kültürü sebebi bilinmeyen ve tekrarlayan yüksek ateş
nöbetleri yoksa önemli sonuçlar vermez.

ÜROLOJİ-2005 Prof. Dr. Mehmet MADEN 62


Klinik Olgular-Prostatik Kist
Non-Parankimal Kistler
(Kist-apse-neoplazi olgularının ayırıcı tanısı)
 Paraprostatik kistler prostat apsesi ve neoplazi ile karıştırılabilir.
 Kist olguları, enfekte olmadığı sürece hafif semptomlar gösterir
ve sistemik bulgular yoktur.
 Apse olgularında ateş, disuri, hematuri ve pyuri sık olarak
gözlenen klinik bulgulardır. İğne aspirasyonu ile alınan sıvı
purulenttir.
 Neoplazi olgularında ağrı, disuri ve hematuri yaygın belirtilerdir.
Aspirasyon sıvısında glandular veya neoplastik hücreler, kan ve
yangı hücreleri tespit edilir. Fakat neoplastik hücreler
görülmediği sürece tümör teşhisi doğrulanamaz.
 Ultrasonografik muayenede prostat tümörü solid bir doku kitlesi
olarak gözlenir, kitle içinde sıvı ile dolu boşluklar yoktur. Kesin
teşhis deneysel laparatomi ile konulabilir.
ÜROLOJİ-2005 Prof. Dr. Mehmet MADEN 63
Klinik Olgular-Prostatik Kist
Non-Parankimal Kistler
 Non-parankimal kistlerin tedavisi drenaj veya rezeksiyon
ile yapılmaktadır. Mümkünse rezeksiyon yapılmalıdır.

 Paraprostatik kistlerin çoğunluğu prostat bezinin


gövdesine bir sap ile bağlıdır. Bu bağlantı genellikle fibröz
bir kitle ile sidik kesesi, kist ve prostata yapışık reaktif bir
doku arasındadır. Bu bağlantılar uygun bir şekilde diseke
edilerek, kist rezeksiyonu yapılabilir.

 Bazı olgularda rezeksiyon imkansızdır. Bu durumda tek


alternatif, abdominal duvardan kistin drenajıdır.

ÜROLOJİ-2005 Prof. Dr. Mehmet MADEN 64


Klinik Olgular-Prostatik Kist
Non-Parankimal Kistler
 Abdominal duvardan kistin drenajı, bir marsupialisation
(kese oluşturma) işlemidir.
 Kistin iç duvarı, deriye basit bir şekilde bağlanır ve 2-3
hafta süre ile kist içeriğinin drenajı sağlanır.
 Drenaj için yapılan açıklık, yara iyileşme prosesi
çerçevesinde kapanabilir. Bu nedenle açıklığın günlük
kontrolleri yapılmalı ve çevresinde oluşan adezyonlar
ayrılmalıdır.
 Kist içeriği boşaltıldıktan sonra duvarlar yapışır ve
genellikle ileride oluşabilecek kist formasyonunu da
engeller.
 Drenaj yeterli ölçüde yapılmazsa kist tekrar gelişebilir.
 İyileşme sağlandıktan sonra köpeklerin kastre edilmesi
gereklidir.
ÜROLOJİ-2005 Prof. Dr. Mehmet MADEN 65
Paraprostatik kist

ÜROLOJİ-2005 66
Paraprostatik kist

ÜROLOJİ-2005 67
Paraprostatik kist

ÜROLOJİ-2005 68
Paraprostatik kist

ÜROLOJİ-2005 69
Paraprostatik kist

ÜROLOJİ-2005 70
Paraprostatik kist

ÜROLOJİ-2005 71
Paraprostatik kist

ÜROLOJİ-2005 72
Paraprostatik kist

ÜROLOJİ-2005 73
Paraprostatik kist

ÜROLOJİ-2005 74
Paraprostatik kist

ÜROLOJİ-2005 75
Paraprostatik kist

ÜROLOJİ-2005 76
Paraprostatik kist

ÜROLOJİ-2005 77
Klinik Olgular
Prostatik Neoplazi
 Benign prostatik hipertrofi dışında prostat tümörlerinin
benign formlarına nadir olarak rastlanır.

 Adenokarsinom en sık görülen malign prostat tümörüdür.

 Tümör olgularında klinik belirtiler değişkendir.

 Ağırlık kaybı, arka bacaklarda zayıflık, tenesmus, lumbar


ağrı, hematuri ve stranguri gözlenebilir.

 Prostat neoplazmalarının büyük çoğunluğu lokal veya


uzak metastazlar (özellikle kemik metastazları) oluştuktan
sonraki geç dönemde fark edilir.

ÜROLOJİ-2005 Prof. Dr. Mehmet MADEN 78


Klinik Olgular
Prostatik Neoplazi
 Prostat neoplazmalarının tedavisi, intraoperatif
radyoterapi veya kemoterapi ile birlikte yapılan şirurjikal
yaklaşımları kapsamaktadır.
 Sonuçları çok ümit verici değildir. En ümit verici tedavi
uygulaması radyasyon terapisidir.
 Bu tedavi başlangıçta intraoperatif olarak orthovoltaj
tedavisi, izleyen dönemde derin elektron beam terapisi
olarak uygulanmaktadır.
 Bazı olgularda kastrasyon, primer hastalığın ilerlemesini
geçici olarak durdurabilir ve klinik belirtileri azalmasını
sağlayabilir.
 Tedavi yapılmayan olgularda köpeğin ömrünün teşhisten
sonra iki ay civarında olduğu, tedavi ile bunun dokuz ayın
üzerine çıktığı ifade edilmektedir.
 Ancak bu konuda yapılan klinik çalışmalar henüz yeterli
boyutlarda değildir.
ÜROLOJİ-2005 Prof. Dr. Mehmet MADEN 79
Prostatik karsinom

ÜROLOJİ-2005 80
Prostatik karsinom

ÜROLOJİ-2005 81
Prostatektomi

 Prostatektomi total ve parsiyal olarak yapılabilir.

 Total prostatektomide prostat tümüyle alınır ve

üretra anastomozu yapılır.

 İntrakapsular parsiyal prostatektomi ile prostatın bir

kısmı uzaklaştırılabilir.

ÜROLOJİ-2005 Prof. Dr. Mehmet MADEN 82


İyi dersler…

ÜROLOJİ-2005 Prof. Dr. Mehmet MADEN 83