You are on page 1of 58

DN ve PSKYATR

IRVIN D. YALOM
1931 ylnda Washington D.C.'de dodu. George Washington
niversitesi Tp Fakltesi'nde okudu. Stanford niversitesi
Tp Fakltesi'nde Psikiyatri Profesrl nvann srdren
Yalom'un dnya apnda milyonlarc, a okura ulaan ve Trk
eye de evrilen kitaplarndan bazlar unlardr: Grup Tera
pisinin Teori ve Pratii, Akn Cellad ve Dier Psikoterpi
kleri, Divan, Varoluu Psikoterapi, Nietzsche Aladnda,
Bugn Yaama Arzusu: Schopenhauer Tedavisi, Her Gn Bi
rz Daha Yakn, Annem ve Haya,tn Anlam. lrvin Yalom ha
len Kalifrniya Palo Alto' da ei Marilyn Yalom'la yaamakta
dr.
EMRE AGANOGLU
11 Kasm l 976'da stanbul'da dodu. stanbul'da yayor.
ZGN ADI Religion and Psycliatry
2000 Iin D. Y alom/ Sandra Dijkstra Lilerary Agency / Onk Ajans Ltd. ti.
/ Turkuvaz Kitaplk Yaynclk A.. (2006)
Bu melin ilk kez Amerikan Psikiyatri Dernei'ne Oskar Pfister dl kabul
konumas olarak sunulmutur.
Bu kitabn 4. basksndan itibaren yeni evii kullanlmaktadr.
Her hakk sakldr. Tantm amal ksa alntlar dnda
yayncnn yazl izni olmadan hibir yolla oalllaraz.
Yaynevi: Barbaros Bulvar, No: 153, Cam Han, Kat: 8
34349 Beikta / stanbul
Tel: 0212 288 50 68 Faks: 0212 288 50 67
www.turkuvazkitap.com.tr
GENEL YAYIN YONETMEN lknur zderir
EDITR Hlya Balc
KAPAK UYGULAMA Zeynep zalalay
GRFK Bilgi Erdoan
BRNCi BASIM Mart 2006, stanbul
KNC BASIM Nisan 2006, stanbul
Nc BASIM Mays 2006, stanbul
DRDNC BASIM Eyll 2006, stanbul
BEiNCi BASIM Ocak 2009, stanbul
GENEL YAYIN 28 DNCE DiZiSi 2
/SBN 978-605-4069-42-2
BASILDIGI YER Pasifik Matbaas (0212) 422 44 45
Turkuvaz Kitap bir TURKUV AZ MEDYA GRUBU kuruluudur.
Irvin D.Yalo
. . . .
DiN VE PSiKiYATRI
Dnce
eviren
Emre Aanolu

KAP
NDEKLER
9 nsz
15 Din ve Psikiyatri
51 Rportaj
61 Otobiyografik Notlar

nsz
+
Irvin Yalom'u yllar nce Varoluu Psikoterpi
(Existential Psychotherapy) kitab ile tanmtm.
Yazdklarna paralel bir kulvarda yol almaktaydm,
ama satrlaryla annda zdeleebilmemin ncelik
li nedeni, anlattklarnn yaamlk koktuunu his
setmi olmamla ilgiliydi sanrm. Psikanalitik eiti
minin bir dneminde Yalom'un ustas konumunda
olan Rollo May'in bu yapt dinsel bir kitap olarak
nitelemi olduunu, Yalom'un Oscar Pfister dl
n alrken yapt ve birazdan okuyacanz metin
le karlatmda rendim.
May'in bu deerlendirmesi bir dizi dnsel a
rmlar yaamama neden oldu. Dinlerin ortaya
kn, insanln, tarihi boyunca evrene giderek ya
banclam olmasyla ilintilendirme eiliminde
yim. nsann doayla, dolaysyla evrenle mesafesi
arttka, inan sistemlerinin de daha keskin izgi
lerle belirlenmi hale geldiini ve sonunda tek tan
rl dinlerin yaratldn dnyorum. evresin
deki aalar kz kardeleri gibi gren Amerika yer
lilerinin gnlerinden bugne ok zaman geti ve bu
srede insan, doadan uzaklamakla kalmayp, onu
karsna alarak kendisine dn olmayan bir k
maz sokak yaratm oldu. Doadaki dier varlklar-
9
dan farkllatka, iindeki varolusal boluu da
artan insan, bunun sonucu, lm, hayatn anlam,
zgrlk, soyutlanmlk gibi varolu sorunsallar
iinde kaybolmu bir hale geldi. stelik evrenle ye
niden buluabilmek umuduyla yaratt inan sis
temlerinin, kar kavgalarnn arac, fanatik olgula
ra dnm olmas, onu, evrene yaknlatraca
yerde daha da uzaklatrm durumda.
Gnmz insannn doaya egemen olma aba
snda ona hoyrat ve saygsz davranmasna karlk,
doann yceliini kabul etmi doa insan ondan
rker ve ona sayg duyard. Amerika yerlilerinin, ta
rihlerinin uzak derinliklerinde, her gn batmnda
korkuya kapldklar anlatlr, ya ertesi gn gne
yeniden domazsa diye. Bugn doa ve evren hak
knda her zamankinden daha ok bilgi sahibiyiz,
ama bilgi sahibi olmak bilge olmak demek deildir.
Bizler Amerika yerlilerinin ve Avustralya Aborijin
lerinin vaktiyle sahip olduklar bilgelikten yoksu
nuz. Doa insan, evrenin kavrayamad gizemleri
ne kar duyduu korkunun stesinden gelebilmek
iin aman olgusunu gelitirmiti ki bu ayn za
manda, baz psikolojik tedavi yntemlerini de ieri
yordu. Doa insan doadan korkuyordu, doadan
uzaklaarak yalnzlaan bizler ise birbirimizden
korkuyoruz. Gnmz insannn sorunsallar, as
lnda, varolusal psikiyatrinin de teraptik sreler
araclyla ba etmeye alt alanlar. Biz psiki
yatristler, bir bakma, aman arketipinin gn
mzdeki tezahrleri saylrz ki bu dnceye en
yaknlatm zamanlardan biri Irvin Y alom'la ah-
10
sen tanmamzn ilk saatleri olmutu. Belki de bu
nedenle, "'Din ve Psikiyatri'" balkl bir dlle
onurlandrlmasn ok doal karladm.
Yalom'un ilk kurgu kitab Akn Cellad'nn dili
mize evrilmesi iin aba gsterdiim sralarda idi,
bu abamn lkemiz okuyucusunun sonraki yllar
da Yalom'la kuraca youn ilikinin balang nok
tasn oluturacan bilmeksizin. Bu abalarmn
gerekleme aamasna geldii ve beklemediim bir
zamanda lrvin Yalom'un kendisini karmda bul
dum. Tavrlar yazdklaryla uyumlu, zeki, scak ve
duyarl bir insan, keskin bir gzlemci. Benim de
kurgu yazdm biliyordu, onlar okuyamad iin
hayfandn sylemesinin ardndan, nasl eyler
yazm olabileceim konusunda yapt tanmla
malar yakalanmlk duygusu yaamama neden
olacak kadar artc idi. ou zaman etrafta ba
kalar da olduundan sadece birka kez ba baa
grebildik, ama bence bu iddiasz bir dostluun
oluumuna yetti. Haberlemelerimiz kesintiye u
rayal hayli zaman oldu. Yine de Kaliforniya'nn Pa
lo Alto kentinde, benimle ayn yata ve ortak bir dil
paylaabildiim bir meslektamn var olduunu
bilmek bana iyi geliyor.
Yalom'la karlatm gnlerde kendisine teda
viye gelen kiilerden esinlenerek kurgular yazmaya
balamt. Bana, zel yaamlara saygl olma kay
gsnn, bu dorultuda yazma isteklerine getirdii
snrlamalardan yakndn hatrlyorum. O d
nemde yazdklarnn en nemli boyutu, yirminci
yzyln ilk yarsnn varolusal olarak nitelendirile
bilecek psikanalistlerinden Frieda Fromm-Reich-
il
mann'dan bu yana ilk kez bir psikoterapistin kulisi
ni de okuyucusuyla paylama yrekliliini gster
mi olmasyd. Yalom, daha sonraki yllarda daha
farkl alanlara ynelerek baz Avrupal filozofarn
grlerinden artrd yaptlar retti. Duygula
rn dnce ile bu tarz bir harmanlanmas bana
ok yakn olmad iin o dnem yaptlaryla yete
rince zdeleebildiimi syleyemem. lm ve ya
llkla ilgili grleriyle de yle. Ancak, Oscar Pfis
ter dl vesilesiyle yapt "'Din ve Psikiyatri"' ba
lkl konumasyla derinimden buluabildim. Uma
rm dier okuyucular iin de yle olur. Ad ister
inan sistemi ister psikolojik tedavi yaklam ol
sun, hepimiz insann evrenden koparlm olma
trajedisine areler arama abasndayz. Sekin bir
bilgenin birikimini yanstan bu konumaya birka
satrla katlma frsatnn verilmi olmasndan tr
onur duyuyorum.
12
Engin Getan
ubat 2006
Din ve Psikiyatri
+
Amerikan Psikiyatri Birlii, 2000 yl Oscar
P"ster dlne (din ve psikiyatri alanlanna
salad nemli katklar nedeniyle) Irvin
Yalom'u layk grd. Aada Yalom'un, Ameri
kan Psikiyatri Birlii'nin 2000'in Mays aynda
New Orleans'ta dzenlenen yllk toplantsnda
ki dl treninde yapt konumann metni
bulunuyor. Ayn metin, American Journal of
Psychotherapy'de (say 3-2002) de yaymlan
mtr.
Dr. Harding, psikiyatri ve din komitesinin beni
bu olaanst dlle onurlandrdn haber verdi
inde; bu dl daha nce alm olan, hepsine de
hayranlk beslediim byk dnrlerle ayn safta
yer almann verdii inanlmaz keyif ile gurur bata
olmak zere, iimi kark duygular kaplad. zel
likle de, Oscar Pfister dln ilk alan kiinin, akl
hocalarmdan biri olan, imdi 93 yandayken dahi
her zamanki kadar itinal, merakl ve tutarl oldu
unu belirtmekten mutluluk duyduum Jerome
Frank olduunu renmek beni ok sevindirdi.
Ama daha baka eyler de hissetmedim deil -
ki, bunlar daha karmak, garip, kasvetli, anlatmas
zor duygulard. "Din mi? Ben mi? Bir hata olmal."
Bu nedenle, Dr. Harding'e verdiim ilk yant "Emin
15
misiniz? Ben kendimi namaznda niyaznda bir ate
ist sayyorum da," olmutu. Yant gecikmedi: "Biz,
kendinizi dini sorunlara adadnza inanyoruz."
Bu zarif yant beni yattrd ve aklma, Varoluu
Psikoterapi adl akademik metnimi dini bir kitap ola
rak deerlendirmekte srar eden, sonradan yakn
dost olduumuz eski terapistim Rollo May'le yapt
mz saysz konuma geldi. Ayrca Lou Salome'nin,
Nietzsche'nin din kart bir bak asna sahip din
dar bir dnr olduuna dikkat ektiini de hatr
ladm.
Dolaysyla, bugnk konumamda, birbirleriyle
elien bu dncelerden doan sorunlara, zellik
le de, Dr. Harding'in de dikkat ektii gibi, varolu
u terapiyle ilgili, ou zaman dini nitelikte olduu
kabul edilen baz sorunlara odaklanacam.
Ayrca varoluu psikoterapiyle dini avuntular
arasnda yaplan baz karlatrmalardan da kaba
ca bahsedeceim. Ben bu iki yaklamn karmak,
gergin bir ilikisi olduuna inanyorum. Bunlar bir
bakma, atalar ayn olan, ayn kayglara sahip ak
rabalardr: Her ikisinin de, insanlk durumunun
znde yatan umutsuzluk konusunda yardm sa
lamak gibi bir amac vardr. Zaman zaman mte
rek yntemler kullanrlar - bire bir iliki ve gnah
karmaya, manevi tahkike, kiinin kendisini ve
bakalarn balamasna ynelik yntemler. Asl
na baklacak olursa, yam ilerledike, psikoterapi
yi bir meslekten ziyade bir megale olarak grmeye
baladm. Ama her eye ramen, psikoterapiyle di
ni avuntunun znde yatan inanlarn ve bu ikisi-
16
nin uygulamadaki temel yaklamlarnn birbirleri
ne taban tabana zt olduu bir gerektir.
Tarih boyunca, ya da en azndan birinci yzylla
17. yzyln ortasna dek geen zamanda, varolu
sorunlaryla en fazla ilgilenmi filozoflarn dini bil
gelik geleneinden geldii dorudur - kast ettiim,
sz konusu filozoflarn sahip olduu anlayn ille
de temel dini inanlardan domu olduu deil; fa
kat o dnemlerde filozoflarn gereksindii entelek
tel faaliyetlerin gelimesine yardmc olan, ya da
bu faliyetleri destekleyen tek saha, dini kurumlar
d. Bu olguya hem olumlu, hem de olumsuz ynden
bakmak mmkndr: Olumdur, zira dini kurumlar
felsefi aratrmalar tevik edip onlar desteklemi
tir (ki, aslna baklacak olursa, yzyllar boyunca
bu aratrmalarn gelimesine yardmc olan tek ku
rum da onlard); olumsuzdur, zira dini kurumlar,
neyin zerine dnlecei ya da ne tr sorunlarn
incelenebilecei konusunda sk sk kstlayc bir rol
oynamtr.
Bir keresinde, Nietzsche yle bir ey sylemitir
(K)1:
"imdiye dek ortaya km her byk felsefenin
nihayetinde ne anlama geldiini yava yava daha iyi
yinin ve Ktnn tesinde (Jenseits von Gut und Bse), Nietzs
che'nin ilk basks 1886 ylnda yaplan kitabdr. Dnrn Hris
tiyan ahlak anlayyla deer yarglarn kr krne kabul eden
dnrlere saldrd bu kitabn, ncesinde yaymlanan Byle
Buyurdu Zerdt ile 1887' de yaymlanan Ahlakn Soy Kt
zerine adl yaptlaryla l bir btnlk iinde deerlendirmek
mmkn. -.n.
17
anlamaya balyorum: yle ki, her felsefe, yazarnn
kiisel itirf ve bir ekilde de, kastsz ve istem d
bir biimde yazlm yaam yksdr; ayrca u da
var ki, tm felsefelerin ahlaki (ya da ahlakd) ama
c, bitkinin tmnn kendisinden tredii yaam to
humunu oluturur."
Byle bir bak as, her trl deimez hakikat
olasln yadsma riskini beraberinde getirse de
(kald ki, Nietzsche'nin seve seve alaca bir risktir
bu), ben yine de Nietzsche'nin bu szlerini ciddiye
alyorum ve bu nedenle de, sahip olduum dini ba
k asyla entelektel konumumun k noktala
rndan biraz bahsetmek istiyorum. Erken dini eiti
mim, pedagojik adan tam bir felaketti - ailemin
bal olduu ortodoks Yahudi sinagogu, kat bir bo
yun emezlik arkasna saklanmt ki, bu fazlasyla
naho bulduum bir otoriterlikti. Yaammn erken
dnemlerinde herhangi bir inan sahibi olma olas
ln tmden kaybettiim iin, uzun vadede belirle
yici bir deneyim olmutur bu. Schopenhauer, ser
pilmesi istenen bir dini inancn ocukluk yllarnda
kk salmas gerektiini hatrlatr bize. Onun sz
ckleriyle aktaracak olursak, "man kapasitesinin
en gl olduu dnem, ocukluk yllardr; dinle
rin, o hassas yllar egemenlikleri altna almak ama
cyla dier her eyden abuk davranmak iin aba
gstermelerinin nedeni de budur." Bundan dolay,
erken kk salm inancn ykn hi tamadm ve
inanc da, tpk insanln erken dnemlerine ait di
er birok akld inanla korku gibi, bir yk ola
rak grdm.
18
Schopenhauer' e tekrar dnecek olursak, "Din
alegorilerle, efsanelerle ifade edilmi, bylelikle de
insanlk tarafndan tamamen anlalmas, sindiril
mesi salanm hakikattir. " Ama dar grl din
hocalar alegorilerle metafrlar kiisel hatalar ne
ticesinde tarihsel gereklerle kartrdklarnda; ya
da bu ynde eitim vermek iin kastl bir seim ya
parak, ncil'e zg otorite anlayn mantn her
trlsnn yerine koyduklarnda, baz rencileri
ni konudan soutma riskiyle de kar karya kalr
lar; ite ben de, erken yalarda konudan soumu
olanlardan biriydim.
Varolu anlaym, giderek daha bilimsel, matera
list bir dnya gr kazanmama neden oldu.
Schopenhauer'in, Voltaire'in, Nietzsche'nin, Freud'un
grlerini kendime ok yakn buluyordum. Aslna
baklacak olursa, bu konuma iin hazrlanrken, ge
enlerde Freud'un din zerine yazdklarn (Bir Yanl
samann Gelecei'ni)2 tekrar okudum; bu metinlerin,
kendi inanm ina ederken hi phesiz ki bir hayli
faydalandm metinler olduunu fark edene kadar
da, Freud'a ne kadar hak verdiimi grerek byk bir
aknlk yaadm. Dini dnya gryle bilimsel bak
asnn hibir ekilde badamayacak eyler olduuna
inanarak yetimi biriyim - Schopenhauer'in, dinin sa
dece karanlkta grlebilen bir atebcei olduuna
dair metafrunu her zaman ok sevmiimdir. Hazr
sz almken: Schopenhauer, bilimsel anlayn
2 Die Zukunft einer I usion. Freud, 1927'de yaymlanan bu metinde,
din olgusunun kkeniyle geliimi hakkndaki yorumlarna yer ve
rir. Metinde din iin bir psikanaliz denemesine soyunan Freud'a
gre, din olgusu baba kompleksinin bir uzantsdr. -.n.
19
cehaletin karanln bir kez dattktan sonra,
dinlerin kknn kuruyacan ngrmt. Dini
inanlarn Birleik Devletler'de yeniden glenme
ye balad gz nne alnacak olursa, sz konusu
tahminin ne kadar da geersiz kaldna amamak
elde deil.
Francis Crick'in, (kendisi, DNA aratrmalar da
lnda Nobel dl kazanmtr) son kitabnda (The
Astonishing Hypotheses) [artan Varsaym] dile
getirdii grleri de kendime son derece yakn bu
luyorum. Kitabn ilk satrlar yledir:
"artan varsaym, sizin, sevinlerinizin, aclar
nzn,
anlarnzn, tutkularnzn, kiisel irdenizin
gerekte sinir hcrelerinden oluan devasa bir kme
ile bunlara bal molekllerin davrn biimlerinden
baka bir ey olmadn ifade eder."
nanyorum ki. . .
sra d iddialarn
sra d kantlar
olmaldr
Nihayetinde sinir hcrelerinin elektrokimyasal
olarak glendirilmi davranlarndan ibaret olan
bu insani deneyimler listesine; Atman duyusu, ilahi
kvlcm, Ruda'nn doas, insan ruhu ve kutsal top
raklarn ya sra; satoriye, nirvanaya, aydnlanma
ile selal'lt dylan zlemi de ekleyebilirim. Bana
gre zilll' liiyll' atl'ryalist, belki de buna natra
list detrnll, ll ll'ldt hakak iler acs, hakir ve
20
naho olsa da, her eye ramen anlalr ve kanl
mazdr. imde biraz ilahi kvlcm olmasn ok is
tediimi, kutsal olann bir paras olmak, sonsuza
dek var olmak, kaybettiklerime tekrar kavumak
iin can attm syleyebilirim - tm bunlar sahi
den ok istiyorum, ama bunlarn gerei deitir
meyeceini ya da onu en batan kurmayacan da
iyi biliyorum. Bu sr d iddialarn sra d kant
lar gereksindiine inanyorum - bununla kast etti
im ey, saf deneyin tesindeki kantlardr; ki biz te
rapistler, bu tr kantlarn krlgan, yanlglara m
sait, hzla deiebilen ve byk lde etki altna
alnabilecek nitelikte olduunu iyi biliriz.
Konu hakknda bugnlerde yazan ve duruumu
olabildiince ak bir biimde ortaya koyan, bilim
sel duruu ifade ederken yaamn doasnda bulu
nan deheti ve gizem duygusunu da (bunlar, Santa
yana ile Spinoza'nn ateizmine, ya da panteizmine
bir hayli benzeyen eylerdir ve evrene kar gerek
bir inan, bakalarnn inan sistemlerine kar da
sayg beslerler) korumay bilen yazarlar; konuyu
The Demon Haunted World [Karanlk Bir Dnyada
Bilimin Mum I] adl kitabnda ele alan Carl Sa
gan ve Skeptics and True Believers adl kitabn sahi
bi, sekin fiziki (ve Katolik) Chet Raymo gibi kii
lerdir.
Bugn Birleik Devletler' de, bireylerin inansz
olduklarn belirtmesi pek de kolay bir i deil - he
le ki, Gallup'un anketine katlan Amerikallarn
yzde 80'inin lmden sonraki yaama inandn
syledii dnlrse. Bu saylar, bildiimiz zere,
ABD haricindeki lkelerden gelen saylardan bir
21
hayli yksektir. Fransa, sve, Danimarka, Avustur
ya, Byk Britanya, Hollanda, Japonya ve ek
Cumhuriyeti vatandalarnn yzde 40 ila yzde
70'i, lmden sonraki yaama, heyhat, inanmamak
tadr. Amerikallarn sadece yzde 3' tanrya inan
madklarn sylerken, bu oran Avrupa lkelerinde
6-7 kat daha fazladr. Dini inanlar hakknda farkl
lkelerde yaplan bu kamuoyu yoklamalarn ken
dimi darda kalm hissederek okumamak elim
den gelmese de, hala dncelerimin, birlikte al
tm akademisyenlerle terapistlerin ezici ounlu
unun dncelerinden ok da farkl olmadna
inanyorum.
niversite eitimim, imkan tand birka se
meli dersi amaz bir biimde edebiyata adadm,
bilimsel tabanl, tp renimine hazrlayc bir mf
redata sahipti. Kurgu metinleri doymak bilmez bir
biimde okurdum, ki bu alm hala devam ediyor,
ve ergenlik amda lm, hayatn anlam, zgr
lk ve insan ilikileri gibi temel sorunlar inceleyen
romanclardan -zellikle de byk Rus ve Fransz
varoluu yazarlardan- ok etkilenirdim.
Psikiyatri eitimimde, John Whitehorn ve Jerome
Frank gibi hocalar tandm Johns Hopkins ni
versitesi'nin psikiyatri doktoras mfedatnn sei
cilii, mizacma son derece uygundu. Allm yn
temlerle yaplan uzun, kiisel bir analize girmi, ama
analistin kat, kiiliksiz halinden memnun kalma
mtm. Ayrca o zamanlarn dar ve indirgemeci ana
litik inan sistemlerinden de honut deildim - za
man zaman, analitik doktrinler kktendinci gste-
22
rilere rahatsz edecek kadar benziyormu gibime
geliyordu.
Eitimimin ikinci ylnda, Rollo May'in Exis
tence adl kitab yaymlanmt; umutsuzluu ince
lemeye ve iyiletirmeye dair bana yepyeni bir bak
as kazandran kitap, zerimde derin bir etki b
rakmt. Doktora tezini Kaf ve Camus zerine
karlatrmal edebiyat alannda yazan eimle yap
tmz gndelik konumalarn da, varoluu yazar
lara kar ilgimin artmasnda etkisi oldu ve nc
ylmda, ilk felsefe dersimi almaya baladm. O an
dan itibaren bamsz ve gdml felsefi almala
ra ciddi mesai harcamaya ve insanlk durumunu in
celeyen filozofar zerinde younlamaya baladm
-onlar nasl niteleyeceimi bilemiyorum- zira va
roluu terimini hibir filozof benimsememitir-;
belki de en iyisi, u eski lebens-philosoph (yaam fi
lozofu) terimidir. zellikle Sokrates ncesi filo
zofar, Stoaclar, Lucretius, Schopenhauer, Sartre,
Camus, Heidegger, Nietzsche, Corlis Lamont ve
Santayana her zaman ilgimi ekmitir.
Ama felsefe her zaman, bana ilham vermekten
ziyade dncelerimi dorulamak konusunda ii
me yarad. Balca hocalarm hep hastalarm ol
mutur ve onlarca yl boyunca, klinik almalarm
konuyla alakal felsefi sorunlar incelemeye ynelik
olarak biimlendirdim. Bir terapistin varolula ilgi
li temel sorunlar zerine kolay sz alamayacann
farkna ok erken vardm: Bu sorunlar dehet duy
gusuna o kadar sk skya bal eylerdir ki, sadece
bir an iin gzle grlr hale gelip, hemen ardn
dan gndelik hayatn grltleri arasnda gzden
23
yiterler. Neticede, u veya bu nedenden tr ya
amla lmn temel sorunlaryla yzlemek zorun
da kalm hastalar aramaya baladm ve klinik a
lmalarm bu tr hastalar zerinde younlatr
dm. Stanford niversitesi'nin retim grevlileri
arasnda yer almamn salad en byk avantajla
rndan biri, hastalarm dikkatle, ekonomik koulla
r nemsemeksizin sememe imkan verecek kay
naklara ve zgrle sahip olmamd. Bunlar elbet
te salk sigortalarnn gndemde olmad mutlu
gnlerde olan eylerdi; o zamanlar, niversite has
taneleri birbiri ardna ifas bayraklarn ekmeye
balamamt henz.
Birka yl boyunca, lmllkle dzenli olarak
yzlemek zorunda kalm hastalar tedavi etmeyi
yeledim - metastazl kanser hastalaryd bunlar;
onlarla nce bireysel terapiyle alm, yava yava
da hepsiyle bir grup terapisi ortamnda almak
iin cesaretimi toplamtm. Daha sonra eini ya da
ebeveynini kaybetmi kiilerin yaad keder duy
gusuna yneldim ve keder duygusunun, bizleri sev
diklerimizi kaybetmemizle olduu kadar, fnilii
mizle de nasl yz yze getirdii zerine younla
tm.
Neticede, terapiye varoluu bir bak as geli
tirmekle ilgili syleyecek bir eylerim olduu sonu
cuna vardm ve yllarca uraarak, konu hakknda
bir metin -Varoluu Psikoterpi gibi arpc, dra
matik bir ad olan bir metin- yazdm. Sz konusu
kavram mphemdir; bu nedenle, devam etmeden
nce, izninizle varoluu psikoterapi hakknda yle
pek de aydnlatc olmayan bir tanm yapaym.
24
Varoluu psikoterpi, varolula ilgili meselelere
odaklanan dinamik bir terpi yaklamdr.
Tanmn aydnlatc olmayaca konusunda sizi
uyarmtm. "Dinamik yaklam" szne aklk ge
tirerek tanm biraz aaym. Dinamik szcnn
hem uzman olmayanlarca kullanlan, hem de tek
nik bir tanm vardr. Szcn (Yunanca dunasthi
kknden gelir ve anlam kudret ya da g sahibi
olmaktr) uzman olmayanlarca kullanlan ve etkili
olmay, canll (zeka kvrakl, dinamo, dinamik
bir futbolcu ya da siyasi bir hatip) ima eden anla
mnn konumuzla bir ilgisi yok. Zaten dinamii bu
anlamyla kullanacak olsaydk, dinamik, dier bir
deyile uyuuk ya da tembel bir terapist dnda bir
ey olduunu hangi terapist iddia edebilirdi ki?
Hayr, "dinamik" szcn, g kavramn da
iinde barndran, ama temeli Freud'un, bireyin
iinde atma halinde bulunan glerin onun d
ncelerini, duygularn ve davranlarn biimlen
dirdiini ne sren zihinsel ileyi modeline daya
nan teknik anlamyla kullanyorum. Bunun yan s
ra -ki, bu nokta nemlidir-, . birbireryle atan bu
gler farkndaln eitli seviyelerinde yer alr; asl
na baklacak olursa, bunlarn bir ksm tamamen bi
lind seviyelerdedir.
O halde, varoluu psikoterapi, dier birok psi
kanalitik terapi gibi, bilinli ileyileri etkileyen bi
lind glerin varln kabul eden dinamik bir
terapi yntemidir. Yine de, u soru gndeme geldi
i vakit, birok psikanalitik dnce yapsndan b-
25
tnyle ayrlr: Birbiriyle ihtilaf halindeki bu isel
glerin nasl bir yaps vardr?
Varoluu psikoterapi yaklam
, r
uhumuza ezi
yet eden isel atmalarn sadece bastrlm
ig
dsel ekimelerden, yaammzda zel bir yeri bu
lunan yetikinlerden ya da unutulmu travmatik
an paralarndan deil, ayn zamanda varoluun
zndeki "verili"
durumlarla yzlemelerden de kay
naklandn ne srer.
Peki varolua
ait bu "verili" duru
mlar nelerdir?
Eer kendimize yaamn gndelik sor
unlarn per
deleme ya da "parantez iine alma"
hakkn verip
dnyadaki yerimiz konusunda ciddiy
etle dne
cek olursak, yolumuz varoluun derinliklerindeki
yaplarna (teolog Paul Tillich'in isab
etli tanmn
kullanmak gerekirse, "nihai sorunlar
na") kanl
maz olarak kacaktr. Bu nihai sorunla
rdan drd,
bana gre psikoterapiyle yakndan alakaldr:
lm, yalnzlk, hayatn anlam ve zgrlk. Bu
drt izlek, kitabmn
omurgasn olutlruyor; onla
ra konumama devam ettike ayrntla
ryla deine
ceim.
Varoluu terapi uygulama aam
asnda neye
benzer peki? Bu soruyu yantlayabilm
ek iin, "ie
rik" ile "yntem" sorunlarna dikkatle
ilmek gere
kir - bunlar, terapideki konumalarn i
ki ana yn
n oluturur. "erik"in anlam elb
ette bellidir:
Tam olarak konuulanlar, yani terapi
resince de
inilen asli meseleler. "Yntem" ise tam
amen fark
l ve fazlasyla nemli bir boyutu iar
et eder: Has
tayla terapist arasndaki kiilerras ilik
iye. Yani bir
etkileimdeki "yntem"in ne demek o
lduuna dair
26
bir soru sorulduunda, kast edilen ey udur: Sz
ckler (tabii szsz davranlar da), etkileim dahi
lindeki tarfiar arasndaki ilikinin doas hakknda
ne sylemektedir?
Eer dzenlediim terapi seanslar incelenecek
olursa; lm, zgrlk, hayatn anlam ya da varo
lusal yalnzlk hakknda upuzun, sarih tartmala
ra ou kez rastlanmad grlecektir. Bu tr va
roluu ierikler, sadece kimi hastalar iin (hepsi
iin deil elbette) terapinin (her aamasnda olma
sa da) baz aamalarnda belirgin olabilir. Aslna
baklacak olursa, etkili bir terapist ierikle ilgili
alanlarda hastay asla zorlamaya kalkmamaldr:
Terapi, ilikilerin zerinden yrtlmelidir; teorilerin
deil.
Ama ayn terapiler varoluu ynelmelerden
kan baz karakteristik yntemler asndan incele
necek olursa da, bu kez karmza bambaka bir ey
kar. Varoluu sorunlara kar keskinlemi bir
duyarllk, terapistle hasta arasndaki ilikiyi derin
den etkiler ve seanslarn akn deitirir.
Belki de bu durumu etraflca aklayabilmek
iin, terapi ilikisinin doas hakknda birka ey
sylemek gerekiyor. Tedavi ettiimiz insanlarla
aramzdaki ilikiyi en doru tanmlayacak terim ne
olabilir? Hasta/terapist mi, danan/danman m,
analiz gren/analist mi, mteri/ileri kolaylatran
m, yoksa imdilerde kullanlmaya balanan -ve bu
terimlerin en iticisi olan- kullanc/salayc m?
Bunlarn arasndan gnl rahatlyla bir seim
yapmam olas deil; zira bu terimlerin hibiri, be
nim terapi ilikisinden anladm eyi tam olarak
27
ifde etmiyor. Konuurken, kolaylk olsun diye has
ta/terapist ittifakndan sz etsem de, iten ie, has
talarla terapistleri birlikte yol alan insanlar olarak
grmenin yerinde olduuna inanyorum; kald ki,
byle bir tanmlama, "onlarla" (kederli olanlar)
"biz" (ifa datanlar) arasndaki ayrmlar da orta
dan kaldrmaktadr.
Fransz romanc Andre Malraux, onlarca yl bo
yunca gnah karanlar dinledikten sonra, insan
doas hakknda rendiklerini zetleyen bir ky
papazn anlatr: "ncelikle, insanlar sandmz
dan ok daha mutsuz . . . ayrca olgunlam insan
diye bir ey de yok." Herkes -ki, buna hastalar ka
dar terapistler de dahildir- yaamn neesi bir yana,
onun kanlmaz karanln da yaamaya yazgl
dr: Yani hayal krkln, yalanmay, hastalklar,
yalnzl, sevdiklerimizi kaybetmeyi, anlamszl,
ac veren seimleri ve lm.
Hi kimse, bu durumu Schopenhauer'in yapt
kadar sert ve kasvetli bir biimde ifade etmemitir:
"ilk genlik yllannda, " der Schopenhauer, "n
mzdeki hayat zerine dnrken, tiyatro salonun
daki yerini perde almadan nce alm, oyunun ba
lamasn sabrszlkla bekleyen, heyecanl ocuklar
gibiyizdir. leride neler olup biteceini bilmememiz
dpedz bir ltuftur. ayet olacak/an nceden gre
bilsek, o ocuklar gzmze mahkum olmu tutuk
lular gibi grnrd; lme deil de hayata mahkum
olmu, ama hkmlerinin ne anlama geldiinden o
ana dek tamamen bihaber tutuklular gibi."
Schopenhauer'in bak as kiisel mutsuzluu-
28
nun ciddi biimde etkisi altnda kalm olsa da; va
rolduunun farknda olan, dnebilen her bireyin
yaamnn znde yatan umutsuzluu gz ard et
mek son derece gtr. Bazen eimle birlikte, srf
elence olsun diye, benzer eilimlere sahip insanla
rn katlaca hayali ziyafetler -rnein tandmz
tekelcilerin, ateli narsisistlerin, kat pasif ag
resiflerin yer alaca, ya da, bu tiplemelerin tam
kart olacak biimde, sadece gerekten mutlu
olanlarn davet edilecei "mutlu" bir ziyafet- tasar
larz. Her trl tuhaf masay doldurmakta hibir
sorunla karlamam olsak da, "mutlu insanlar"
masasn tamamen doldurmay imdiye dek hi be
ceremedik. Her defasnda, yap olarak neeli birka
kii belirler, isimlerini davetli listesine yazdktan
sonra da dier sandalyelere kimlerin oturacan
dnmeye devam ederiz; ama ite o srada, mutlu
misafirlerimizden birinin ya da bir bakasnn, ya
amdaki temel zorluklardan birinden -ki, bu ou
kez kendisinin, ocuunun ya da einin bana gel
mi ciddi bir hastalktr- mustarip olduunu fark
ederiz.
Bu trajik, ama ayn zamanda da gereki bak
as, benden yardm isteyenlerle ilikilerimi uzun
zamandr etkisi altnda bulunduruyor. Eitimim
boyunca, "tam bir analizden gemi terapist" fikriy
le sk sk karlatm - bu masal hatrlyorsunuz,
yle deil mi? Ama tecrbem arttka, meslektam
olan ok saydaki terapistle yakn ilikiler kurduk
a, altm sahann kdemli isimleriyle tantk
a, eski terapistlerimle hocalarmn yardmna a
rldka ve son olarak ben de bir hoca ve kdemli bir
29
isim olduumda, bu fkrin znde yatann hayal
den te bir ey olmadn fark ettim. Hepimiz ayn
yolun yolcusuyuz ve varoluun temelindeki trajedi
lerden muaf olan tek bir terapist, tek bir insan yok
tur.
lmle, hayatn anlamyla, zgrlkle, yalnzlk
la ilgili nihai sorunlardan sz ederken, her dini ge
lenein znde bulunan bir alana fzlasyla yakla
yorum hi kukusuz. Dini inan ve ibadetin her
ada, her yerde bulunduu su gtrmez bir ger
ektir - hibir dini gr bulunmayan bir klt
rn kefedildii olmu mudur? Bazen, dini inancn
her zaman, her yerde bulunuyor olmasnn, her za
man, her yerde bulunan ilahi bir varln ispat ya
da geerli klnmas olduu da ileri srlmtr.
Biroklar gibi, ben de kendimi bunun tam tersi
bir konuma yerletiriyorum - dier bir deyile, ta
rih boyunca her kltrde her insann, bu nihai so
runlarla ba etmek zorunda kaldn ve insanlk
durumunun znde yatan kayglardan kamann
yollarn aramaya koyulduunu sylyorum. lm,
hayatn anlamszl, zgrlk (yani, varoluun te
melde bir yapdan yoksun oluu: das nichts) ve
mutlak yalnzlk dncelerine elik eden kayglar
la her insan kar karya gelir - din de, insann va
rolu kaygsn bastrma ynndeki balca abas
olarak ortaya kmtr. Dolaysyla, dini inancn
her zaman, her yerde bulunmasnn nedeni, varolu
a dair kayglarn her zaman, her yerde bulunmas
dr. Tanrlar tarafndan yaratlm olmaktan ziya
de, rahatmz iin tanrlar yaratm olduumuz
son derece aktr; stelik, filozofarn yaznn ica-
30
dndan beri dikkat ektii zere, onlar kendi sure
timizde yaratm bulunuyoruz. Sokrates ncesi d
nemdeki dnrlerden Xenophanes, bundan 2500
yl nce yle yazmtr: "Eer Aslan dnebiliyor
olsayd, Tanrlar yeleli olurdu ve kkrerlerdi."
imdi de, varolu kaygsn azaltmaya ynelik
olan, psikoterapik olduu kadar dinlerin de alanna
giren baz abalardan bahsetmek istiyorum. nce
likle, hayatn anlamszlyla ilgili olan nihai soru
nu ele alalm.
nsanolu olarak, bir anlam aray iinde bulu
nan, ama gerek anlam olmayan bir dnyaya frla
tlm olma ansszln yaayan yaratklarz. Ya
amdaki en byk devlerimizden biri, yaam des
tekleyecek kadar gl olan bir ama icat etmek.
Sonra da, bu amacn bizzat muharriri olduumuzu
yadsmaya ynelik usta bir manevra yapmak zorun
da hissediyoruz ki, sz konusu amac "kefettii
miz" -bu amacn "oralarda bir yerlerde" bizi bekle
dii- sonucuna varabilelim.
Yaammz iin salam bir ama aramaya yne
lik bitmek tkenmek bilmeyen araymz, bizi sk
sk krizin eiine getirir. Hayattaki amalar hak
kndaki endieleri nedeniyle terapiye balayan bi
reylerin says, aslnda terapistlerin fark ettiinden
ok daha fazladr. Hastalarn ikayetleri birok
farkl biimde da vurulabilir: "ok tutarsz bir ha
yatm var," "Hibir eye tutkuyla balanamyo
rum," "Neden yayorum? Hayatm nihayetinde ne
reye varacak? Hayatn mutlaka ok daha derin bir
anlam olmal," "Kendimi bombo hissediyorum
31
-her akam televizyonun karsna gemek, son de
rece gereksiz ve ie yaramaz olduumu hissettiriyor
bana," "Elli yama geldim ama byynce ne yap
mak istediimi hala bilmiyorum."
Geenlerde, The Listener adl enfes bir kitap oku
dum; San Francisco'lu psikanalist ve cokulu yazar
Alan Wheels'n anlardr bu. Kitaptaki, konumuzla
ilgili olan bir blm aklmda dnp dolayor. Ya
zar, kpei Monty ile dolamaktadr:
Olur da eilip yerden bir sopa alacak olursam, k
peim nme dyor hemen. Beklenen ey gerek
leti ite. Kpein bir grevi var artk... Grevinin
ierii hakknda kafa yormas gerektiini hi dn
myor. O an dnebildii tek ey, grevini yerine ge
tirmek. O sopay kapp getirmek iin, mesafeyi dikka
te almakszn, karsna kan her engeli aark kou
yor ya da yzyor.
Sopay alnca da onu geri getiriyor: Zira grevi so
pay almakla snrl deil, onu geri getirmesi de gere
kiyor. Buna rmen, bana yaklatka admlarn ya
valatyor. Sopay bana verip grevini sona erdirmek
istese de, yapmas gerekeni yapmaktan, tekrar bekle
me konumuna geecek olmaktan nefret ediyor.
Benliin tesinde bir eylere hizmet etmek, benim
iin olduu kadar onun iin de nemli. Ben hazr
olana dek, beklemesi gerekiyor. Sopay uzaa frlata
cak benim gibi birine sahip olduu iin ansl bir k
pek o. Ben de, tanrnn benim iin bir sopa frlatma
sn bekliyorum. Uzun zamandr bekliyorum bunu.
Dikkatini bana ne zaman tekrr ynelteceini, bana,
32
benim Monty'e verdiim gibi bir grev ne zaman ve
receini, bir daha verip vermeyeceini kim bilebilir
ki?
Bu ksm neden kafamdan atamyorum? Yaama
dair, nceden karar verilmi salam bir grev d
ncesi, kar konulmas son derece g bir dn
ce nk. Hangimiz yle bir ey istememiizdir ki:
Keke benim sopam bir yerlere frlatacak birileri k
sa. Yaammz iin, harap olmu gne sistemimi
ze dair bak amza kanlmaz bir biimde uy
gunmu gibi grnen manevi, zayf, icat edilmi bir
amatan ziyade; bir yerlerde sahici, takdis edilmi,
varlna daha nceden karar verilmi bir ama ol
duu dncesi ne kadar da gven vericidir.
Hayatn anlam sorunu, dnebilen canllarn
tmn zehirler niteliktedir. Ve elbette, Tanr'nn
nihai kiisel amacn bizlere nakleden dini vahiyler,
her ne kadar zor, her ne kadar teferruatl olurlarsa
olsunlar, her zaman bakeye buyur edilirler. Ha
yatn anlam sorununa dinin getirdii zm, doa
nn yollad daha akla yatkn ama naho mesaja,
bize evrendeki ve varln muazzam zincirindeki
kck yerimizi hatrlatan o mesaja oranla ne ka
dar avutucudur? Bir keresinde, birden fazla kutu
boyunca devam eden, sarsc, unutulmaz bir kari
katr grmtm; kutularn hepsinde farkl canl
lar tasvir edilmiti, rnein bir solucan, bir balk,
bir ku, bir ylan, bir inek. Her kutucukta, bu canl
lar ayn arknn nakaratn tekrarlayp duruyordu:
"Ye, hayatta kal, oal. Ye, hayatta kal, oal. " Son
kutucukta ise, Rodin'in "dnr" eklinde dur-
33
mu bir adam vard ve kendi kendine yle diyordu:
"Tm bunlarn anlam ne? Tm bunlarn anlam
ne?" Tm dier yaam biimleri iin asln kavra
m gibi grnyordu, ama biz insanlar duruma bir
trl vakf olamyoruz; bunun yerine yce bir ama
cn ve grevin varln talep ediyor, sonra da bunu
yasala tn yoruz.
Hayata dair gl ve tatminkar amalarla ilgili
dnceler hakknda yaplan klinik ve teorik al
malarn ou, hedonizm, zgecilik, bir davaya
adanmlk, yaratclk, kendiliin gerekletirilme
si gibi hedefleri iaret eder. Hayatn anlamna dair
tasarlarn, bir davay sevmek, yaratm sreci, te
kilere dair sevgi ya da ilahi bir tz gibi, kiiliin te
sinde bir yerlerde bulunduklarnda ok daha derin,
gl bir deere sahip olduklar gerei bana son
derece ak grnyor.
Gnmzn ileri teknoloji milyonerlerinin vak
tinden evvel gelimi baarlar, kendini aamayan
hayat anlamlandrma yntemlerinin snrlar ko
nusunda retici nitelikte buhranlar retir sk sk.
Bu bireyler kariyerlerine ne istediklerini bilerek
balarlar - istediklerini elde etme konusunda azim
lidirler: Hepsi uval dolusu para kazanacak, iyi bir
hayat srecek, meslektalarndan sayg grecek ve
erken emekli olacaktr. Bugne kadar grlmemi
kadar ok sayda gen, otuzlu yalarn sren insan
tam olarak bunu baarmtr da - yakn gemite
piyasalarda yaanan kle sona eren mutlu gn
lerde elbette. Ama sonra, u soru ortaya kverir:
"Peki imdi ne yapmal? Hayatmn geri kalanna
-bundan sonraki krk yla- ne olacak?"
34
Tandm gen, ileri teknoloji milyonerlerinin
ou, aa yukar ayn eyi yapmaya devam ediyor:
Yeni irketler kuruyor, sonra da gemiteki baar
larn tekrarlamaya alyorlar. Ama neden? Ken
dilerine, baarlarnn rastlantsal olmad, belirli
bir ortaklar ya da akl hocalar olmadan, tek bala
rna da baarl olabileceklerini kantlamak iin
byle yaptklar konusunda telkinde bulunuyorlar.
tay ykseltiyorlar. Kendilerinin ve ailelerinin g
vende olduunu hissedebilmeleri iin, ihtiya duy
duklar ey bankadaki bir ya da iki milyon dolarla
r deil artk - nk gvende olduklarn hissede
bilmeleri iin gereken, be, on, hatta yirmi be mil
yon dolar. Halihazrda harcayabileceklerinden da
ha fazla paralar varken, daha da fazlasn kazan
mann anlamszln, akl dln frk ediyor ol
salar da, duramyorlar. Ailelerinden, iten ie iste
dikleri eylerden zaman kstklarn onlar da bili
yor; yine de bu oyunu oynamaktan vazgeemiyorlar
-"Para orada ylece duruyor," diyorlar bana, "yap
mam gereken tek ey, elimi uzatp onu almak." S
rekli olarak i anlamas yapmalar gerektiini his
sediyorlar. Bir emlak yatrmcs, eer duracak
olursa yok olacakm gibi hissettiini sylemiti ba
na. Bu insanlarn ou can skntsndan korkuyor
- can skntsna dair en ufak bir esinti yznden
dahi, oyunlarna geri dnyorlar.
Varolua dair dier nihai endielerin (lm, yal
nzlk, zgrlk) tersine, klinik almalarma daya
narak, hayatn anlam konusuna en doyurucu ola
rak dolayl yoldan yaklalacana inanyorum - sz
konusu amacn izini dorudan doruya srmekten
35
ziyade, onun anlaml ve sahici bir meguliyetten;
genileyen, tatminkar, kendini aabilen bir gayrete
atlarak ortaya kmasna imkan tanmak gerekir.
Biz terapistlerin yapabilecei en iyi ey de, bu tr
bir meguliyetin nndeki engelleri tanmlamak ve
ortadan kaldrlmalarna yard1mc olmaktr. Bu
da'nn da gsterdii gibi, hayatn amacnn peine
dorudan doruya dmek, insan gelitirecek nite
likte bir ura deildir: En iyisi, kiinin kendisini
yaam rmann akna brakmas ve bu sorunla
rn uzaklara srklenmesine izin vermesidir. Bu
arada, laf arasnda sylemeden duramayacam bir
ey var ki, o da terapist olarak mesleimizin bize ta
nd en byk ayrcalklardan birinin, mesleimi
zin bizi amaszlk kaynakl buhranlara -deneyimli
terapistlerin dile getirdiine ok az ahit olduum
bir ikayet bu- kar alyor olmasdr.
imdi hayatn anlamszln bir kenara braka
rak, nihai kayglardan bir dierine geeceim: Va
rolusal yalnzla. ncelikle, yalnzlk kavramnn
bizim meslekteki farkl kullanmlar arasnda bir
ayrm yapmak gerekiyor.
ilk olarak, kendilik dahilindeki ayrl iaret
eden, ruha dair yalnzlk vardr. Eski bir kavramdr
bu -Binswanger'in, herhangi bir ey hakknda ne
dndn artk bilemediini syleyen Ellen
West hakkndaki tanmn getirin aklnza: "Bu, ola
bilecek en byk yalnzlk durumudur, kiinin
zerk organizmasndan neredeyse tamamen ayrl
dna iaret eder. " Freud, yalnzlk kl savunma
mekanizmasn; ho olmayan bir olayn ansnn ki
inin zerinde brakt etkiden tamamen arndrl-
36
mas ile birletirici elerinin kesintiye uratlarak,
sz konusu annn, dncenin olaan ileyiinden
soyutlanmas olarak tanmlar. Aralarnda Fritz
Perls'n de bulunduu birok terapist, terapinin
hastalarn dalp gitmi paralarnn benlikleriyle
yeniden btnletirilmesi yolundaki hedefini bir
ok kez tanmlamtr. Hatta Perls, "btnlk" he
define verdii nemin altn izmek amacyla, yak
lamna Gestalt terpisi adn vermitir (ngilizce
deki whole [btn], heal [ifa], healthy [salkl] ile
hale [zinde] szcklerinin ortak olan etimolojik k
kne dikkatinizi ekerim.)
Bir de, kiilerras yalnzlk vardr ki, ou kez te
rapinin her aamasnda rastlanabilecek olan tek ba
nalk olarak deneyimlenir. Tek banaln, -sos
yal, corafi, kltrel etkenler, toplumumuzdaki ku
rumlar himayesi altna alm duruma gelen mah
remiyetin yklmas kaynakl- birden fazla nedeni
rnein izoid, narsisistik, istismarc, yarglayc
vardr. Biz terapistler tek banalk durumlaryla
uramaya alknzdr ve bu almalar sonucunda
una ikna oldum ki, ok derin nitelikteki tek ba
nalk duygusunu grup terapisi oluumlarnda daha
iyi tedavi etmekteyiz.
Nihayet, bu ikisine ek olarak, bunlardan ok da
ha derin yaralar aan Varolusal yalnzlk vardr;
bu, daha temel bir yalnzlk duygusudur, varoluun
znde bulunur ve kiiyle bakalar arasndaki ka
patlamaz bir bolua, sadece kiiyle tekiler ara
snda deil, kiiyle dnya arasnda da bulunan ayr
la iaret eder. Bu durum, deneyimlerim nda
konuacak olursam, en kesin ekliyle, bir insann
37
yalnz doduunu ve bu dnyadan yalnz ayrlaca
n sahiden fark ettii tek an lm an olduu iin,
lmle yz yze gelmi hastalarda deneyimlenir.
lmmz srasnda bakalarnn da bizimle bir
likte olmasn isteriz; lm nedenimiz u veya bu
olabilir ama hi kimse, hibir koul altnda, bir ba
kasnn yapayalnz lmn ondan alamaz. lm
annda (antik dnyadaki birok kltrde de grl
d zere) bakalarnn bize elik edeceini d
nmek houmuza gidebilir elbette; ama yine de,
lm, insan deneyimlerinin en yalnz olandr. Yedi
yzyldan beri hala devam eden Everman3 adl
oyunu bir dnn. lm melei tarafndan ziyaret
edildiinde, Everyman'in nasl da infazn geici ola
rak durdurulmas ya da geciktirilmesi iin yalvard
n bir dnn. Bu istek reddedildiinde, Every
man yolculuu iin yanna bir refakati almasna
izin verilmesi iin yalvarr. lm melei bu istei
kabul eder, "Eer birini bulabilirsen olur tabii." Ve
ite, oyunun geri kalan boyunca, Everyman kendi
sine bir refakati arar. Tm arkadalar, tm yakn
lar, inanmas g birok mazeretle bu istei redde
der. Kuzenlerinden birinin ayak parmaklarna
kramp girmitir rnein. Nihayetinde, -gzellik,
bilgelik, salk gibi- alegorik grnmlere bavu-
3 Evema n, 14. yzyln sonlarma doru ortaya kan "bret Oyun
lar"nm en bilinenidir. 16. yzyla dek halkm byk ilgi gster
dii bu tr oyunlar, Hrisliyan ahlakm yceltir nitelikteydi.
Everyman'in (oyunun ad, szc szcne Sadan nsan
olarak evrilebilir) ise, Flamanca yazlm, ilk kez 1495'te yaym
lanm Elckerlijk adl oyunun evirisi olduunu dnlyor.
-.n.
38
rur; ama onlar dahi, adama elik etmeyi reddeder.
Tek bir istisna vardr: Somnda -ki, bu Hristiyan
ahlak oyununun kssadan hissesidir-, Everyman'in
yaam boyunca yapt iyi iler, son yolculuunda
ona elik eder.
Dini avuntu ile psikoterapi, yalnzlk duygusu
nun farkl ekillerinin neden olduu rahats

?lklar
alt etmek iin kendilerine zg yntemler gelitir
mitir. Oxford ngilizce szl, ngilizcedeki "reli
gious" [din] szcnn kklerinden birinin, ba
lamak ya da birletirmek anlamna gelen re-ligare
terimi olduunu belirtir. Romallar, bu terimi bir
ok farkl ba -aileye, atalara, devlete- ifade etmek
iin kullanmaktayd. Terimin bu anlam -birbirine
balamak ya da bir arada tutmak anlamna gelir ki,
buna birletiricilik de diyebiliriz-, psikoterapi ile
dinin birbirine benzeyen vazifelerine son derece
gl bir aklama getirmektedir. Kald ki, birleti
ricilik, gnmzdeki manevi araylarn tm mev
cut biimleri iin uygun bir ortak payda niteliin
dedir.
Din ile psikiyatriye dair her tartmada, bu "bir
letiricilik" teriminin kilit nemi vardr. Terapistler
iin, hastalarla aralarnda mmkn olan en derin
ve en samimi ba kurabilmekten nemli hibir ey
yoktur. Terapist-hasta ilikisine dair profesyonel li
teratr; kar karya gelme, samimiyet, kusursuz
empati, koulsuz olumlu sayg ile 'Ben-sen karla
mas'yla ilgili tartmalarla doludur. Grup terapist
leri iin de en nemli ncelik, grubun bir arada kal
masn salayacak balar oluturmaktr. Grup, sz
konusu btnle bir kez ulatktan sonra, grupta-
39
ki yelerin her biri, dier yelerle ilikisini daha iyi
inceleyip glendirecek hale gelir. Kanser hastala
rn bir araya getirdiim terapi gruplarmn yeleri,
ayn durumda olan bakalaryla birlikte olmann,
lmle ba etme konusunda kendilerine ok byk
bir huzur verdiinden sk sk sz etmilerdir. Bu
hastalarmdan bir tanesi, "birletiricilik" kavramn
enfes bir biimde tanmlamt: "Hepimizin karan
lkta, tek bana yol alan gemiler olduumuzu bili
yorum; ama her eye ramen, yakndaki gemilerin
klavuz klarn grmek insana tarif edilmez bir
huzur veriyor. "
Eini kaybetmi hastalarla yaptm almalar
da grdm, kaybetme deneyiminin ok daha te
sine geen, birletiricilik duygusunun parampara
olmasndan doan umutsuzluk, beni her zaman
iin ok etkilemitir. ster kadn olsun ister erkek,
dul kalm insanlar birileri tarafndan gzlenmeyen
bir hayat -eve ne zaman dndklerini, ne zaman
yattklarn ya da ne zaman uyandklarn hi kim
senin bilmedii bir hayat- yaamann acsn ek
tiklerinden bahseder. Srf hayatlarna tank olacak
birinin bulunmasn deli gibi istedikleri iin, hibir
biimde tatminkar olmayan ilikilerine devam eden
bireylerle karlamayanmz kalm mdr? Dahas,
biz terapistler acaba ka kez byle bir tanklk re
vini stlenmek yoluyla hastalarmza yardm etmi
izdir?
Din de, buna benzeyen gl birletiricilik bi
imleri konusundaki ihtiyalar karlar. Dindar bir
insana, sonsuza dek onu gzlemleyecek olan, o ki
inin varlndan haberdar olmas bir yana, -kay-
40
bettii sevdikleriyle, Tanr'yla, evrensel yaam g
cyle- nihai bir yeniden kavuma sz de veren ila
hi bir varln avuntusu vaat edilmitir. Tabii dinin
birletiricilii'cemaat zerinden salad da kolay
lkla grlebilir: Kilise, benzer dncelere sahip
bireylerin bir araya gelecei salam bir cemaatin
olumasna imkan verir; ayrca aralarnda toplum
sal gruplarn, farkl zevklere sahip insanlarn bir
araya geldii gruplarn, ncil tartmalarna ynelik
gruplarn, kitap okuma gruplarnn, evlenmek iste
yenler iin kurulan gruplarn ve bekarlarn kurdu
u gruplarn da yer ald ok byk saydaki bir
ok kk grubun varlna da destek olur. ok sa
yda bireyin dini topluluklara katlmas ise, herhan
gi bir dini doktrinin zne ballktan ziyade, top
lumsal birletiricilie dair nedenlerden trdr.
lm, kanlmaz olduunu hepimizin sezgisel
olarak da olsa bildii, bir gn gerekleecei apak
olan nihai meseledir. Kimi terapistler, Adolph
Meyer'in "Kanmayan yeri kamayn," yollu veci
zesine uyarak bu konudan mmkn olduunca
uzak dursa da, ou terapist lmle ilgili kayglarn
her zaman iin bulunduunun, yzeyin hemen al
tnda szldnn farkndadr. lm, aklmz
baka hibir eyin yapamad bir biimde kurca
lar; lmn karanlk varl, ou kez bilincin he
men kysnda bir yerlerde de olsa, ocukluun er
ken dnemlerinden itibaren zihnimizi megul eder
ve kiiliin olumasnda byk rol olan lm kay
gsna kar, yadsma temelli birok savuma meka
nizmas gelitirmiizdir. Birok filozof da, yaamla
lmn birbirine bal olmas zerine sz almtr:
41
yi yaamay renmek, iyi lmeyi renmek anla
mna gelir ve tersi olarak da, iyi lmeyi renmek,
iyi yaamay renmek demektir.
lmle yz yze gelmek, ou kez dnyaya ba
k amz dramatik bir biimde deitirmemizi
salayacak bir imkan sunar bize. Heidegger, iki
farkl varlk durumundan sz eder. Bunlarn ilki,
dnya zerinde eylerin olduklar biimlerini hay
retle izleyen "gndelik" varlk durumudur. Varolma
haline, kaa, bizi evreleyen nesnelerin bolluuy
la uyuturulmu olduumuza dair bir unutkanlk
durumudur bu. kinci olarak da, "ontolojik varlk
durumu" vardr; bu da, sahici bir biimde yaad
mz ve eylerin varolularn, hatta tam da oldukla
r ekliyle varolduklann hayretle izlediimiz, varl
n farknda olma durumudur. Bu aamadaki birey,
yaamnda deiikliklere gitmeye hazrdr.
Peki gndelik varlk durumundan ontolojik var
lk dunmuna nasl geeriz? Jaspers, bu geie ne
den olacak asl aracn "snr deneyimi" -bireyi gn
delik durumdan ok daha sahici bir duruma geire
cek olan sarsc, tersinmez bir deneyim- olduunu
syler. Olaslk dahilindeki tm snr deneyimleri
nin en gl olan ise, lmle yz yze gelmektir.
lmle kar karya kalan bireylerin hayatlarn
da dramatik deiikliklere gittiine sk sk rastlarz.
Bu, byk edebi eserlerden de ainas olduumuz
bir durumdur (The Christmas Carl' daki [Bir Noel
Ezgisi'ndeki] Scrooge, Tolstoy'un Sava ve Bar'ta
ki Pierre'i, ya da van lyi'i, rnein). Deer yarg
laryla ilgili ncelikleri yeniden dzenlemeye, haya
ta dair nemsiz ayrntlar iyice nemsizletirmeye,
42
nemi olmayan konulara "hayr" demeye, tm ilgi
lerini sevdiklerine ve kendisini sevenlere, yeryz
nn dzenine, deien mevsimlere, lrken baka
larna nasl bir lm rnei sunduklarna dair d
ncelere yneltmeye balamak, kanser hastalar
nn yaad deneyimler arasndadr. Kanser, deh
et verici bir biimde de olsa, psikonevrozlar teda
vi eder ve lm, hayata phe gtrmez bir biim
de, tatl-ac bir kesinlik kazandrr. Bu durumu,
lmn biimsellii bizi yerle bir etse de, lm fikri
bizi kurtarabilir eklinde de zetlemek mmkn.
Ama hastalarn ou kez unlar syleyerek at
yaktn da duydum: "Bilgelie ulaabilmem iin
u ana, kanser vcudumu delik deik edene dek
beklememin gerekmi olmas ne ac." Bu ifade, te
rapistlerin nne byk bir sorun kartr: Bu tr
bir deiim iin gereken gc, ivedi lmn yoklu
unda -her zamanki hastalarmzla her zamanki
iimizi yaparken- nereden bulacaz? Varoluu
konulara kar duyarl olan terapistler, lme gre
gze daha az arpan, daha zor fark edilen snr de
neyimlerini -rnein yaamdaki dnm noktalar,
emeklilik, yalanan beden, evden ayrlan ocuklar
ve bakalarnn lm- bu i iin kullanabilir. Do
um gn kutlamas gibi nemsiz bir olay dahi, da
ha derin yerlere inmek iin nemli bir k noktas
olabilir. Bu tr gnleri genelde kutlarz; ama konu
yu ksaca dnmek bile bu kutlamalarn ne ie ya
radna dair bir soruyu akla getirebilir -bu gnle
rin asl ilevi, zamann amansz acelesinin sert gs
tergelerini etkisiz hale getirmek deil midir?
Bana yle geliyor ki, birok dini doktrin terapi
43
srecine dair bu tr yaklamlardan faydalanabile
cek nitelikte olsa da, dinler inanan kiiye ounluk
la -ruhun yaamaya devam edecei, kyamet gn,
kefaretin denmesi, cennet, sevdiklerine tekrar ka
vumak, Tanr, yeniden dou ve evrensel yaam
gcyle bir olma dnceleri yoluyla- nihai sonu
muzun lm olduu gereini yadsma ynnde
gl bir avuntu salamaktadr.
Hastalarm inan hakkndaki grlerimle etki
altna m almaya alyorum? Elbette hayr -be
nim grevim onlara yardmc olmaktr ve bunun
anlam da, hastann inan sistemine mmkn oldu
unca empatiyle yaklamaktr- (Her eye hastann
penceresinden 'dikkatlice' bak).
Ama empatiden daha fazlas da gerekmektedir:
Her terapistin, hastasnn dini grleri hakknda
etrafca bilgi sahibi olmasnn byk nemi vardr
- bu tr bilgiler dorudan doruya hastalardan ge
lebilir ya da terapistin kendi abalar sonucunda
ortaya kabilir. Zaman zaman rahiplerle ve rahibe
lerle almlm ve onlar, ulamay bekledikleri
refaha ulaabilmeleri iin dini inanlarn daha de
rin sorgulamalar konusunda tevik etmiliim de
vardr. Zaten terapistin grevlerinden biri de, birey
lerin belirli baz dini ibadetlerini, daha nemli olan
dier eyleri st sralara karacak biimde -dinsel
ayinleri harfiyen yerine getirmek konusunda gste
rilen zenin; sevginin, hayrseverliin ve topluluk
duygusunun nne getii durumlar, bu duruma
rek gsterilebilir- yeniden deerlendirmelerine
frsat verecek rasyonelletirme yollarn olanca p
laklyla gzler nne sermektir.
44
te tm inanszlmn arasnda, bireylerin
inanca dair itimatlarna bu ekilde karlk veriyo
rum. Peki ya iten ie hissettiklerim neler? Bu nasl
bir eydir acaba? ou kez, bir eylere inanma ihti
yacmza dair sebatmz yznden azm ak kal
yor. Peimizi brakacak bir ey deil bu: Biyolojinin
tesinde bir eylere inanma ihtiyacmz o kadar
gl ki, sadece ou belirli bir inan biiminin
emsalsiz olduunda srar eden saysz dini inanla
deil, bunlar kadar nazik olmasa da ok daha akl
d olan birok inanla evrelenmi durumdayz:
nceki yaamlarla iletiim kuranlar, dnya d
canllar tarafndan karlma, gelecei grmek, psi
ik ameliyat, hayaletler, cadlar, astroloji, transan
dantal meditasyonla yerden ykselme, astral seya
hat, ubukla su kayna aramak, ruh aranlar,
mucizeler, lm sonras deneyimler, 1 Ching, Feng
Shui, Melekler, tedavi eden kristaller, el fal, aura
okumak, psikokinesis, kt ruhlar, eytan karma,
Tarot kartlar, gaipten gelen haberler, ezamanllk
ve daha kim bilir neler. Daha nce sylediklerimi
tekrarlayacak olursam, bu tr sra d iddialar sr
d kantlar gereksinir ve imdiye dek bu tr kant
lar ortaya kmamtr.
Bazen de, insan olma durumunun temelini olu
turan, safmzn ve zorunluluk ile istencin, olu
maya balam oksijene benzer bir biimde, bir an
da herhangi bir eye yaptna inanmak iin duy
duumuz gl ihtiyacn nedeni olan krlganlk
karsnda byk bir znt duyarm. Bazen, akl
d inanlarn trmz iin oluturduu tehlikeler
yznden gelecekten korkar hale gelirim. Kat
45
inanlarn neden olduu muazzam ykmlarn izini
bulmak iin sadece gemie bakmak yeterlidir oy
sa. Ya da gnmzdeki, birbiriyle arpan kat,
kktendinci inan sistemlerinin milyonlarca insa
nn yaamn tehdit ettii Ortadou'daki, Hindistan'daki
ihtilaflara bakmak yeterlidir. Nietzsche'nin, nemli olan
kiinin inanlarnn cesareti deil, kiinin inanlarn dei
tirmek yolundaki cesaretidir szn ok severim.
Bireylerin hayatnn ne kadarnn obsesif kom
plsif davranlarn, uzun sreli meditasyonlarla
bezeli ibadetlerin ya da ayinsel ibadetlerle gerein
den fazla megul olan bir zihnin boyunduruu al
tnda harcanabileceini dndmde znt
duyduum (ama zntm kendime sakladm)
da olmutur. Byle durumlarda yitip giden ey, in
sann zgrlnn, yaratclnn ve olgunlama
srecinin bir parasdr.
Buda, drt yce hakikatinde, yaamn ac oldu
unu, acnn arzudan ve balanmadan kaynaklan
dn ve acnn, arzudan meditasyona dayal iba
detlerle kurtulmak suretiyle yok edilebileceini re
tir bize. Schopenhauer de benzer bir yol izler - buna
gre, isten doyurulamaz niteliktedir ve herhangi bir
gd tatmin edildiinde, baka bir arzu benliimizi
ele geirene dek hissedeceimiz ey, yerini ksa s
re iinde can skntsna brakacak olan anlk bir
tatmin duygusudur.
Bana gre, gereksiz lde karamsar grler
bunlar. nsann varoluundaki acy anlyorum; ama
bu acnn, hayattan vazgemeyi gerektirecek lde
bunaltc olduuna hi rastlamadm. Nietzsche'nin
hayat kutsayan, yaamla mcadele etmek gerektii-
46
ni syleyen, amor fati (yazgn sev) deyiine odakl
bak asn tercih ediyorum ben. lmle yz yze
gelmi bireylerle almalarm, lm kaygsnn her
insann "yaanmam yaam" oranyla dorudan
doruya balantl olduunu retti bana.
Hayatlarn dolu dolu yaadklarn, yapabilecek
leri her eyi yapp yazglarn gerekletirmi olduk
larn dnen bireyler, lmle yz yze geldikle
rinde daha az panie kaplrlar. Terapistlerin, Zor
ba The Greek [Zorba] ve The Greek Passion gibi, ya
am kutsayan birok eser ortaya karan yazar Ni
kos Kazancakis'ten renecei ok ey var. Tpk
Nietzsche gibi, din kart bir bak asna sahip
dindar bir adam olan Kazancakis'in mezarnda,
kendi setii u yazt yer alr: "Hibir ey istemiyo
rum, hibir eyden korkmuyorum, zgrm." Ya
zarn en nemli eseri olan The Odyssey: A Modem
Sequel'daki u dn de ok severim: "lme,
yanp kl olmu bir kale dnda hibir ey brak
mayn." Hayatmz iin fena bir klavuz deildir bu
cmle - elbette, terapi almalarmz iin de.
47
Rportaj
+
ocukluunuz nerede geti?
Washington, D.C.'de. Babamla annemin orada
iki de satlan kk bir bakkal dkkan vard.
Hatrladnz en eski annz nedir?
Kzgn kaldrmlardan ykselen yaz sca; evden
sabahn erken saatlerinde ktnzda dahi yz
nze tokat gibi arpan scak; annemle babam -tabii
ehir merkezinden gelen birok aile de-, bu scak
yznden geceleri "evre yolunda", Potomac Neh
ri'nin kysnda geirirdi. Babamn beni, dkkana
mal almak iin sabah saat S'te, D.C. 'nin gneydou
sundaki byk pazara gtrdn hatrlyorum.
Bir de Sylvan', annemle babamn beni tekin olma
yan sokaklardan uzak tutmak iin haftada ya da
drt kez brakt, sokan kesindeki o kk si
nemay hatrlyorum. Yine ayn nedenden tr,
her yaz beni sekiz haftalna kampa gnderirlerdi;
zateq ocukluumun en gzel anlar o kamplara
aittir.
Tm ailenin bir araya geldii o Pazar gnlerini
de hatrlyorum. Annemle babam, memleketten ak
rabalaryla arkadalarnn bir ksmyla aralarndaki
irtibat koparmamt ve birlikte piknik yapp ak
am yemei yemek, sonrasnda da mutlaka kat
oynamak iin -kadnlar kanasta ve poker, erkekler-
51
se bezie benzeyen bir oyun oynard, - her Pazar bir
araya gelirlerdi. Pazar sabahlar ok ho zamanlar
d; hepsi de zihnime kazlm haldedir. Babamla sk
sk satran oynardm - oyun boyunca babam gra
mofonda, ya da o zamanlardaki adyla Victrola'da
alan Yidi arklarna elik ederdi.
Atalarnzla ailenizin kkeni nereye dayan
yor? Size aktardklar ilgin ykler var m?
Babam Rusya-Polonya snrndaki kk bir Ya
hudi kynde dnyaya gelmi. Bazen Rusya' dan ol
duklarn sylerlerdi, bazen de Polonya' dan. Ba
bam, Rusya'nn uzun ve zorlu klarndan bir tane
sine daha dayanamayacaklar na karar verdikleri n
de, Polonya'ya getiklerine dair bir espri yapard.
Babam Selz'denmi; annemse, oradan aa yukar
1 5 kilometre uzakta olan Prusya'dan. Blgedeki b
tn Yahudi kyleri Naziler tarafndan yerle bir edil
mi; aralarnda halamn ve amcamn eiyle ocuk
larnn da bulunduu ou akrabam ise, toplama
kamplarnda katledilmi. Babamn babas izme
ustasym ve annemin babasnn yem ve hububat
dkkanndan sk sk alveri yaparm. Bizimkiler
ilk genlik anda tanmlar ve 1921 'de Birleik
Devletler' e g ettikten sonra da evlenmiler. New
York'a vardklarnda be kurular yokmu; zaten
hayatlarnn byk bir ksm ekonomik zorluklar
altnda gemitir. Amcam Washington, D.C. 'de k
ck bir dkkan am ve annemle babam oraya
yerlemek konusunda tevik etmi. Bir bakkaliye
zinciri kurmu, daha sonra ii iki satan dkkanlar
la geniletmilerdi; atklar her yeni dkkan, bir
52
ncekinden biraz daha byk ve biraz daha baar
lyd.
Bakkal ve iki dkkannda hem anneniz hem
de babanz m alyordu? Bu dkkandan akl
nzda kalanlar nedir?
Her ikisi de o dkkanda haftada alt gn, sabah
8'den akam l O'a kadar, inanlmayacak kadar zor
koullar altnda alyordu - cuma ve cumartesi
gnleri ise, ileri gece yarsn dek srerdi. Divan
adl romanmda anlattm bir olay, babamla ilgili
gerek bir ykdr: Babamn Beinci Cadde ile R
Caddesi'nin kesitii yerde kck, 2 metreye 2
metrelik bir bakkal dkkan vard. Biz bu dkkann
st katnda oturuyorduk. Bir gn bir mteri gelip,
bir ift i eldiveni istedi. Babam dkkann arka ks
mndaki kapy mteriye gstererek, eldivenleri ar
kadaki odadan getirmesi gerektiini ve birka daki
ka iinde geri dneceini syledi. Ama dkkann ar
ka tarafnda baka bir oda yoktu tabii -o kap dar
bir sokaa alyordu-; babam kapdan frlayp iki
blok temizdeki pazara komu, oradan 12 sente
bir ift eldiven alm, geri dnm ve o eldivenleri
mteriye 1 5 sente satmt.
Hangi okulda okudunuz? O yllardan kalma
ilgin bir hikayeniz var m?
Bana - yz dolarlk- tam burs veren George
Washington niversitesi'nde okudum. Ailemle bir
likte yayordum; okula her gn arabayla ya da oto
bsle giderdim. O gnler, ok az gzel anmn oldu
u kayp yllardr benim iin. Tam bir inektim o za
manlar; sadece tp fakltesine hazrlayc nitelikte-
53
ki dersleri alrdm ve yksekokulu da ylda bitir
dim. Hayatmdaki en byk pimanlklardan biri,
filmlerde, kitaplarda anlatlan o enfes yksekokul
zamanlarn karm olmamdr zaten. Neden o ka
dar acele edip inekledim ki sanki? O yllarda, tp fa
kltesine kabul edilmek Yahudiler iin son derece
g bir iti: Btn okullarn yzde S'e sabitlenmi
bir kontenjan vard. Drt yakn arkadamla birlik
te George Washington Tp Fakltesi'ne kabul edil
dik ve bu gruptan mz hala gryoruz , bu
arada, mz de ilk evliliklerimizi hala istikrarl
bir biimde srdryoruz. O yllarda o kadar acele
etmemin en byk nedeni, on be yandayken ta
ntm Marilyn'le ilikimizdi; birlikteliimizi
mmkn olduu kadar erkenden -yani Marilyn fk
rini deitirmeden nce- evlilikle nihayetlendirmek
istiyordum.
Einiz ne i yapyor?
Marilyn, niversitede Franszca retmeniydi;
daha sonra, Stanford Kadn Aratrmalar Merke
zi'nin bakanln yapt. Ayrca kltr tarihi zeri
ne yazd kitaplar da var. almalar arasnda A
Histor of Wife [Antik alardan Gnmze Evli
Kadnn Tarihi], A Histor of Breast [Memenin Ta
rihi] ile Birth of the Chess Queen'i
4
sayabilirim.
4 Satran'taki en gl ta olan "vezir"in Bat dillerindeki ad
"kralie" dir. 5. -6. yzyllarda Hindistan' da ortaya kan oyun,
Kuzey Afrika'da kurulan slam devletlerinin Avrupa'ya dzen
ledii seferler neticesinde Avrupa'ya tanmt. Marilyn Yalom,
sz konusu kitabnda, spanya kraliesi Isabella'nn ( 1 45 1 - 1 50
4
)
"kralie"nin satran tahtas zerindeki gcn arttmas ile,
kralielerin devlet ilerindeki etkinliinin oalmas arasndaki
koutluklarn izini sryor. -.n.
54
Hekimlie balamadan nce ne tr ilerde
altnz?
Annemle babamn dkkannda srekli olarak a
lmak bir yana, ocukluum boyunca evlere
Liberty adl dergiyi datr ve spermarketten -ya
knlarmzda bir Safeway vard- alveri yapm in
sanlarn torbalarn arabalarna tamalarna yar
dm ederdim. Bir yaz boyunca, -mikroskop alacak
paray biriktirebilmek iin- Peoples Drug Store'daki
soda makinesinin banda bekledim; baka bir yaz
boyunca da mandrada altm - i ilannda bir
tashih vard, "mandra" yerine "manzara" yazm
lar, ama yine de ie girmitim. yl boyunca cu
martesileri, Bonds Clothing maazasnda giysi ve
ayakkab satcl yaptm. Drt Temmuz kutlama
larnn olduu dnemlerde ise, havai fiek tezgah
kurardm. Birok baka yaz mevsiminde yaz kamp
danmanl ve tenis hocal yaptm. Bir ykseko
kulda organik kimya dersleri verdim. Tp fakltesi
ne baladktan sonra ise, ek geliri sadece laboratu
arda alarak elde edebiliyordum; kan ve sperm sa
tar, ktphanede yaptklar aratrmalarda hocala
ra yardm ederdim. htisasm boyunca da, hapisha
nelerde ve psikiyatri kliniklerinde saysz kere da
nmanlk yaptm.
Yeni kan edebi eserlerden hangilerini tavsi
ye edersiniz?
Son yllarda yaymlanm edebi eserler arasnda
okuduklarmdan en iyisi, David Mitchell'n Cloud
Atlas adl romanyd -kesinlikle dahiyane bir roman
bu. Ayrca Murakami ile Paul Auster'n birok kita-
55
bn da severek okudum. Bir de, Charles Dickens'n
Our Mutual Friend adl romanyla, Siegfried
Lenz'in The Gennan Lsson'n geenlerde tekrar
okudum. kisi de gerek birer bayapt.
Yazarlara zg u tuhafklardan sizde de var
m?
Yazmaya her sabah erkenden -saat 7'de- bala
rm ve hastalarm grmeye baladm lene ka
dar da devam ederim. Yazarken, grdm rya
lardan fazlasyla yararlanrm. Yazma konusunda
ok azimliyimdir ve yaz, benim iin her eyden n
ce gelir. Bisikletle dolarken ve scak suyla doldur
duum kvette dinlenirken de, bir sonraki gn ya
zacaklarm etraflca tasarlarm.
Yaratma srecindeki ilham kaynaklarnz ne
ler? kiye meraknz var m?
Yazar olarak bana ilham veren eyler zihinsel ni
teliktedir; bunlarn kayna felsefi ve edebi metinler
ile klinik almalarmdr - hastalarmla yaptm
seanslarda, yazdklarm arasnda kendilerine bir
yer bulacak fikirlerin ortaya kmad tek bir saat
bile olmamtr neredeyse. Hastalarmn bana an
latt eyleri yazarken kullandm kast ediyor de
ilim; ama onlarla tarttmz konular, zihnimizin
nasl altna dair birok ipucu salar.
Hobileriniz var m? Ya da ak hava sporlary
la ilgileniyor musunuz?
Bisikletle gezerim, satran oynarm, San Francis
co' da yrye karm ve srekli olarak bir eyler
56
okurum. Eimle birlikte, Palo Alto ve San Francis
co' da yry yapmaya baylrz; tiyatroya gider,
arkadalarmzla buluuruz ve drt ocuumuzla
aramzdaki yakn ilikiyi hep koruruz. Onlarn kari
yerlerine kar ok ilgiliyizdir: Eve bir jinekolog;
Reid, yetenekli bir sanat fotorafs; Victor psiko
log ve giriimci oldu; Ben ise tiyatro ynetmeni.
Her yl dzenli olarak da, ocuklarmz ve torunla
rmzla birlikte bir tatile karz, ounlukla da Ha
waii'ye.
u sralar ne stnde alyorsunuz?
Geenlerde, Grup Psikoterpisinin Teorisi ve Uy
gulamas adl kitabmn -beinci basksnn- ze
rinden geme iini bitirdim ve imdilerde, szck
yorgunluu denen eyi zerimden atmaya alyo
rum. Son aylarda, Helenistik Felsefe'ye, zellikle de
Epikros'a dalm haldeyim. Topra hazrlayp
gbreliyorum u sralar; inanyorum ki er ya da
ge, yeni bir yazma projesi filizlenecek. Bekliyo
rum . . .
5
5 Bu rportaj, lrvin Yalom'un The Schopenhauer Cure: A Novel
[Bugn Yaama Arzusu: Schopenhauer Tedavisi] kitabnn
Harper Collins basks iin yaplmtr. -e.n.
57
Otobiyografik Notlar
+
13 Haziran 19 31 tarihinde Washington, D. C. ' de
dodum; annemle babam, Birinci Dnya Sava
'ndan hemen sonra Rusya' dan, (Polonya snr ya
knlarnda bulunan Celtz adl kk bir kyden)
g etmi insanlard. Evimiz Washington'n merke
zinde bulunuyordu - annemle babamn, Birinci
Cadde'yle Seaton Caddesi'nin kesitii yerde bulu
nan bakkal dkkannn st katndaki kk bir da
irede yaardk. ocukluum sresince, Washington
tecrit edilmi bir ehirdi ve fkirlerin, siyahlarn ya
ad bir semtte bydm. Sokaklar ou kez teh
likelerle doluydu. Eve kapanp kitap okumak, be
nim iin tam bir snak oluturuyordu; haftada iki
kez tehlikeli bir bisiklet yolculuu yaparak, Yedinci
Cadde'yle K Caddesi'nin kesindeki merkez ktp
haneye gider ve kitap stokumu yenilerdim.
O yllarda danabileceim ya da bana yol gste
recek hi kimse yoktu: Annemle babamn dini ei
timi yok denecek kadar azd; hi kitap okumam
lard ve geim derdiyle uramaktan tamamen t
kenmi durumdaydlar. Okuduum kitaplar keyfi
biimde seiyordum; seimlerim bir bakma ktp
hanenin mimarisi tarafndan ynlendiriliyordu; k
tphanenin ortasnda bulunan geni biyograf ki
taplar raf ilgimi ekmi ve bir ylm o raftaki b
tn kitaplar A'dan (John Adams) Z'ye (Zoroaster)
okuyarak geirmitim. Ama kendimi en ok kurgu-
61
sal metinleri okurken gvende hissederdim; dei
ken, ok daha tatminkar bir dnyas vard o kitapla
rn, ilham ve bilgelik kayna niteliindeydiler. Ha
yatmn erken dnemlerinde bir noktada, bir insann
yapabilecei en iyi eyin roman yazmak olduu so
nucuna varmtm -ki, bu fikrim hala deimedi.
Benim zamanmda hakim olan getto anlay
erevesinde, gen bir insann kariyer seimleri son
derece snrlyd; ya da snrl olduu dnlrd.
Yatlarmn hepsi ya tp fakltesine girmitir, ya
da babalaryla birlikte i dnyasna atlmtr. Tp
fakltesi, Tolstoy'la Dostoyevski'ye daha yaknm
gibi duruyordu; ben de, psikiyatri alannda youn
lamaya daha o zamandan karar vermi olarak, tp
okumaya baladm. Psikiyatrinin bitmek tkenmek
bil meyen bir ekicilii vard (hala da yledir) ve
tm hastalarma da, ortaya kabilecek yklere
dair bir aknlk duygusuyla yaklatm hep. Her
hastann kendine zg bir yks olduu iin, her
hasta iin ayr bir terapi sreci ina edilmesi gerek
tiine inanyorum. Yllar getike, bu tavr beni,
imdilerde ekonomik glerin gl bir biimde
ekmeye alt ynn -yani her hasta iin kesin
bireysizletirmeye ynelik (bulgu kl) tehis ve
tek biimli, usule uygun, ksa terapi- aksine, pro
fesyonel psikiyatrinin merkezinden uzaa srk
ledi.
Yazdm ilk metinler, mesleki dergilere yazd
m bilimsel makalelerdi. lk kitabm The Theory
and Prctice of Group Psychotherapy [Grup Psikote
rapisinin Teori ve Pratii] idi ve eitimlerine devam
eden terapistlere ynelik bir ders kitab olarak ok-
62
a kullanld (kitap yedi yz bin satmt). On iki di
le evrildi ve u an piyasada drdnc basks bulu
nuyor. Bu kitap ve sonrasnda yaymlanan tm ki
taplarmn yayncs, Basic Books oldu; ki, aramz
daki uzun ve harika iliki hala devam ediyor. Teme
li mevcut ampirik kantlarn en iyisine dayand
iin, grup terapisi kitabm eitmenlerden byk v
g alyor. Yine de, baarsnn bir ksmn hikayeci
kimliine -metin boyunca devam eden ksa insanlk
hikayelerine- borlu olduunu dnyorum. Yir
mi yldr, rencilerin bu kitabn tpk bir roman gi
bi okunabildiini sylediine ahit oluyorum.
O kitab baka kitaplar takip etti - Existential
Psychotherpy [Varoluu Psikoterapi] (kitabn ya
ymland dnemde mfredatlarda bulunmayan
bir ders iin yazlmt bu kitap) ile Inpatient Grup
Psychotherapy [Ksa Sreli Grup Terapileri] (hasta
nelerin psikiyatri kliniklerinde yatan hastalarla d
zenlenen grup terapileri iin bir rehberdir). Bir
aratrma monografisi niteliindeki Encounter
Groups: First Facts'in ise u an basks tkenmi du
rumda. Bu kitaplardan sonra, Varoluu Terapi'nin
farkl ynlerini retmek amacyla edebiyat ara
olarak kullanmaya baladm ve gemi birka yl
boyunca terapi yklerinden oluan bir kitap
(Love's Executioner) [Akn Cellad ve Dier Psiko
terapi ykleri], eitici iki roman (When Nietzsche
Wept [Nietzsche Aladnda] ile Lying on the
Couch [Divan]) ve son olarak da Momma and the
Meaning of Life' [Annem ve Hayatn Anlam: Psiko
terapi ykleri] (gerek ve kurgusal terapi ykle
rinden oluan bir derleme) yazdm.
Bu kitaplar geni kitlelerce okunmu, ok satan
63
kitaplar haline gelmi ve edebi ynden (Nietzsche
Aladnda, 1 993'te en iyi kurgu metin dalnda
Commonwealth Altn Madalyas'n kazanmt)
oka -hem olumlu, hem de olumsuz ynde- ince
lenmi olsalar da, ben onlar hep pedagojik al
malar -retici yklerin bir araya geldii ve re
tici roman denebilecek yeni bir tre ait kitaplar say
dm. Hepsi ok fazla sayda -on be ila- yirmi- ya
banc dile evrildi -ve yurtdnda da bir hayli yay
gnlar. rnein Nietzsche Aladnda, drt yl bo
yunca srail'in ok satan kitaplar listesinin tepesin
de kald. 1 997'nin sonunda ise, Basic Books The Ya
lm Reader adl bir antoloji yaymlad. Antolojide,
tm kitaplarmdan alnm nemli alntlar bir ya
na, Akn Cellad, Nietzsche Aladnda ve Divan
hakknda, akl sal alannda alanlara ynelik
yazlm birok yeni deneme de bulunuyor. imdi
lerde, Schopenhauer hakknda bir roman zerinde
alyorum.
Eim Marilyn, doktorasn Johns Hopkins ni
versitesi'nde karlatrmal edebiyat (Fransz ve Al
man edebiyat) zerine yapt ve hem niversitede
hoca olarak, hem de bir yazar (en son A Histor of
the Breast [Memenin Tarihi] adl kitab yaymland;
imdierde de Histor of the Wife [Antik alardan
Gnmze Evli Kadnn Tarihi] zerinde alyor)
olarak bir hayli baarl bir kariyeri var. Hepsi de
San Francisco Krfezi civarnda yaayan drt ocu
umuzun farkl hayatlar var - fotoraf, yaratc ya
zarlk, tiyatro ynetmenlii ve klinik psikoloji zeri
ne younlatlar. imdilik be torunumuz var; bu
say daha da artacakm gibi grnyor.
64
nsann varoluundaki acy anlyorum, ama ac ekmenin,
hayattan vazgemeyi gerektirecek kadar da bizi sarp sarmalayan
bir ey olduunu sanmyorum.
Hayatlar n dolu dolu yaam olduklar duygusunu tayan,
potansiyelleri ni ve yazg lar n gerekletirmi olan kiiler,
lmle kar la nca daha az panie kaplyorlar.
Ben, Kazancakis'in en nemli eseri "Odysseia"da verdii d
ok severim. Hayatla ilgili d udur: "Yanp kl olmu bir
atodan baka bir ey b rakmayn lme. " Hayatmz iin hi
de fena bir yol gsterici deil bu -ve tabii terapi almalar. n z
iin de.
Din ve Psikiyatri, btn dnyada milyonlarca okurun
sevgisini kazanan Irvin D. Yalom' dan hayatn temel
gayesini ve insanolunun ba etmek zorunda olduu
kayglan sorgulayan aydnlatc bir metin. Okurunu bir
kez daha "Neden varm?" sorusuyla kar karya getiren
derinl ikli bir sohbet. . .
ISBN 978-OS-4069-42-2
1 1 1 1 1
9 7 8 6 0 54 0 6 9 4 2 2