You are on page 1of 70

DESCARTES

YNTEM ZERNE KONUMA

Franszca'dan eviren ve aklamalar yazanlar: Afar Timuin - Yksel


Timuin
1

YNTEM ZERNE KONUMA

NDEKLER

NDEKLER
YNTEM ZERNE KONUMA VE DESCARTES ZERNE BRKA SZ
BRNC BLM
KNC BLM
NC BLM
DRDNC BLM
BENC BLM
ALTINCI BLM

3
4
14
22
31
38
45
58

YNTEM ZERNE KONUMA VE DESCARTES ZERNE


BRKA SZ
Yntem zerine konuma, Descartes'n birinci dnem yaptlarndandr.
1618'den 1637'ye kadar srm olan bu birinci dneminde, Descartes
bir filozoftan ok bir bilim adamdr; dnya zerine, insan zerine,
insann evrendeki yeri zerine evrensel bir bilim gelitirmeye ynelir.
1637'den sonrann Descartes' bir bilim adam olmaktan ok bir
filozoftur ya da bir metafizikidir. Asl ad Discours de la mthode,
pour bien conduire la raison et chercher la vrit dans les sciences, plus
la dioptrique, les mtors et la gomtrie qui sont les essais de cette
mthode (Usu iyi ynetmek ve bilimlerde doruyu aramak iin yntem
zerine konuma ve bu yntemin denemeleri olan dioptrik, meteorlar
ve geometri) olan bu kitabn bugn yalnzca alt blmlk Yntem
zerine konuma blm ilgi eker. Kitab olduka kalnlatran br
blmler bugn iin yalnzca bilim tarihi uzmanlarnn ilgisini
ekebilir.
Yukarda yaptmz ayrm, bilim adam ve filozof ayrmn, Descartes
iin derinletirmemek gerekir. Descartes bilimlerin felsefeden kopmaya
balad o dnemlerde almalarn srdren bilim adamlarnn
tersine, bilimi her zaman felsefi bir bak as iinde btnletirmeye
zen gstermitir. Descartes, pek belirgin bir biimde, ann bilim
adamlarnn yalnzca teknik sorunlar erevesinde snrlandn
grecek, onlarn tuttuu yoldan daha deiik bir yol tutacaktr. Gene de
1618-1637 arasnda Descartes zellikle bilimsel konulara eilir. Onun
bu konularda, zellikle fizyoloji alannda ortaya koymu olduu
bilgilerin bugnk bilgilerimiz karsnda pek bir anlam kalmadn
syleyebiliriz. zellikle Ortaa boyunca l kesmeyi yasaklayan
kilise evreleri insan bedeninin yapsn ve ilevlerini bilmek iin aba
gsterenlerin gzn korkutmutu. Flaman anatomi uzman Vesalius'un
(1514-1564) bana gelenler bu basknn en belirgin tandr.
Hegel'in gerek bir deerbilirlikle "modern felsefenin kurucusu" dedii
Descartes 31 Mart 1596'da La Haye'de (Touraine) dodu. Rennes
parlamentosunda danmanlk yapm olan babas Joachim Descartes
olduka zengin bir kiiydi. Annesi Jeanne Brochard onu dourduktan
bir yl sonra bu dnyaya gzlerini kapayvermiti. On yanda
Cizvitlerin Collge Royale de la Flche okuluna giren Descartes on
4

sekiz yanda bu okuldan ayrld, iki yl sonra yani 1616'da Poitiers'de


hukuk renimini tamamlad. Askerlik mesleini seerek 1618'de
Moritz von Nassau'nun, 1619'da Bavyera seicisinin, 1621'de Bocquoy
kontunun ordularna girdi; bylece Almanya'y, svire'yi, talya'y,
Hollanda'y, Macaristan', Polonya'y dolat. 1627'de nl La Rochelle
kuatmasna katld. 1628'de Hollanda'ya ekildi ve kendini felsefeye
adad. Hollanda'nn Francher, Amsterdam, Deventer, Utrecht, Leiden,
Endegeest, Egmond ve zellikle Alkmaar gibi kentlerinde dingin bir
yaam srd. Bu arada kez Fransa'ya gitti. 1649'da sve kraliesi
Kristina onu yanna ard. Sarayda byk ilgi gren, bu arada bir de
bale yazan filozofun gsz bedeni sve'in souklarna dayanamad.
Descartes 1650'de Stockholm'de zatrreeden ld.
Descartes'n dnce yaamnda en ok etkili olmu olan kii nl
bilim adam Isaac Beeckman'dr. ki dnce adam 1618'de
karlatlar. Descartes kendisinden sekiz ya byk olan bu kiiye
byk bir saygyla baland. Isaac Beeckman, Caen niversitesi'nden
nl bir tp doktoruydu; matematikle ilgileniyor, matematik-fizik
alannda nemli almalar yapyordu. Descartes ilk incelemesi
Compendium musicae'yi (Mzik zeti) Isaac Beeckman iin yazmtr.
"Mziin konusu sestir, amac hoa gitmek ve bizde eitli tutkular
uyandrmaktr" diye balayan bu incelemenin bugn iin byk bir
nemi yoktur. Ancak Descartes'n Beeckman'la dostluu Beeckman'n
lmne (1637) kadar srmtr. Descartes'n Beeckman'a yazd
mektuplar her satrnda sarslmaz bir dostluun inceliklerini yanstr.
rnein Descartes 26 Ocak 1619 tarihli mektubunda yle der:
"Mektubunuzu aldm, bekliyordum zaten. Ona gz atar atmaz mzikle
ilgili notlar grnce iim sevinle doldu: beni unutmadnz daha
nasl gsterecektiniz? Bir ey daha bekliyordum, o benim iin daha
nemliydi: ne yaptnz, ne yapyorsunuz, salnz nasl? nann bana,
yalnzca bilimi dnyor deilim, sizi de dnyorum; yalnzca
dncelerinizi deil, dnceleriniz ok nemli ama, btn bir insan
olarak sizi dnyorum."
Descartes, ulusal dillerin Avrupa'da yeni yeni kendini bulduu bir
yzylda baz yaptlarn Latince, baz yaptlarn Franszca yazmtr.
lk incelemeleri Compendium musicae (1618) ve Regulae ad
directionem ingenii (Usun ynetimi iin kurallar) (1631) adlarndan da
anlalaca gibi Latince yazlmtr. Discorus de la mthode (Yntem
zerine konuma) Franszca yazlmtr ve 8 ubat 1637'de Leyden'de
5

Jean Maire yayn olarak kmtr, filozofun baslan ilk yaptdr.


Kitabn Latince evirisi 1644'te yaymland, eviriyi Descartes
baslmadan nce gzden geirdi (yaymcs L. Elzevier). Yntem
zerine konuma btnsel bir yap ortaya koymaz, her blm ayr bir
konuyu iler. Blmler arasnda balant bulunmad gibi, baz
dnce tutarszlklar da grlr. rnein birinci blmde neredeyse
tmyle mahkm edilen Stoa felsefesi nc blmde benimsenir.
Kitap ayr ayr makalelerden olumu gibidir, belki de bu makaleler
ok deiik zamanlarda yazlmtr. Bu paral kitabn en nemli yan
Descartes'n dncesindeki geliimle ilgili tarihsel izgiyi ortaya
koyuyor olmasdr.
Descartes'n bir baka nemli kitab Meditationes ilk olarak 1641 ve
1642'de Latince yaymland. 1641'de yaplan birinci bask Paris'te
Michel Soly yaynevinin basksdr: Renati Descartes, Meditationes de
prima philosophia (Ren Descartes, lk felsefe zerine dnceler).
Kitaba alt blmlk eletiriler toplam ve bu eletirilere Descartes'n
verdii yantlar eklenmiti. 1642 basks Amsterdam'da L. Elzevier
Yaynevince yaymland, bu baskya yalnzca birinci eletiri eklenmiti.
Kitabn Franszca evirisi 1647'de Paris'te Veuve Jean Camusat ve
Pierre le Petit'de Mditations mtaphysique de Ren Descartes (Ren
Descartes'n metafizik dnceleri) kt. eviriyi Luynes Dk
yapmt ve birinci, ikinci, nc, drdnc, altnc eletirilerin
evirileri de kitaba eklenmiti. eviriyi Descartes batan sona gzden
geirmitir. Beinci eletirinin yerine Descartes'n bir aklamas
konulmutur.
Les Principes de la philosophie (Felsefenin ilkeleri) ilkin L. Elzevier'de
1644'te yaymland, Latince olarak kt: Renati Descartes, Principia
philosophiae (Ren Descartes, Felsefenin lkeleri). Yaptn Franszca
evirisini rahip Picot yapmtr, eviriyi Descartes gzden geirmitir.
Yapt 1647'de Paris'de Henri Le Gras'da kt. Felsefenin lkeleri
Descartes'n daha nceki felsefe almalarnn geni bir zeti gibidir ya
da daha nceki almalaryla ilgili geni ereveli bir aklamadr.
1649'da Les Passions de l'me (Ruhun Tutkular) Hollanda'da basld.
Yapt sve Kraliesi Kristina'ya yollanmt. Descartes bu kitabnda
tutkular ad altnda insan ruhsallnn eitli olgularn incelemitir.
Ruhun Tutkular bir ruhbilim aratrmasdr, ayn zamanda ahlak
konularyla pek ilgilenmeyen Descartes'n insan ruhsallndan giderek
gelitirdii bir ahlak aratrmasdr. Filozofun salnda baslm olan
6

yaptlar bunlardr.
imdi filozofun lmnden sonra baslm olan yaptlarn grelim.
Daha nce adn
andmz Compendium Musicae 1650'de
Amsterdam'da kt. 1662'de Leiden'de Trait de l'homme'un (nsan
ncelemesi) Latince bir evirisi yaymland. 1664'te Jacques Le Gras Le
Monde de M.Descartes ou le trait de la lumire'i (Bay Descartes'n
dnyas ya da k incelemesi) yaymlad. 1657'de Charles Angot
Lettres de M. Descartes' (Bay Descartes'n mektuplar) kard.
1659'da mektuplardan bir cilt daha kt. 1664'de L'Homme de Ren
Descartes (Ren Descartes'n nsan), bir de Trait de le formation de
foetus (Ceninin oluumu zerine inceleme) kt. Descartes'n daha
nce adn andmz ok nemli ve bitmemi yapt Regulae ad
directionem ingenii (Usun ynetimi iin kurallar) gn na kmakta
ge kalm, bu arada elyazmalar yitip gitmiti. 1648'de yaplan
Flamanca baslan bir kopyadan yararlanlmtr. Regulae'nin Latince
basks 1701'de kt. Bu kitapta yntemle ilgili pek ok sorun ele
alnr, ancak yalnzca yntemin uygulamal yanyla ilgilenilir, kkl bir
yntem aratrmasna gidilmez. Kitapta on ikier kural ieren
blm olacaktr. Ne var ki filozof ilk on sekiz kural incelemi, onlar
izleyen kural bildirmi ama incelememi, kalanna hi
dokunmamtr.
Descartes felsefesi skolastik felsefeye kkten bir kartl ierir, bir tr
kar-skolastik'dir. Bacon (1561-1626) ve Descartes bize yeni
dncenin temellerini sunarlar. Bu yzden Leibniz, skolastiklere
Descartes kadar kat bakmasa da Descartes' u szlerle yceltir, onun
yeni dnce iin nemini u szlerle belirtir: "Hep sylerim,
Descartes' dnce doru bilgiye gei yeridir, bu yerden gemeden
doru bilgiye varmak zordur." Leibniz skolastikleri u szlerle savunur:
"Ama onlar bizim yeni filozoflar topluluunun sand gibi ne ylesine
dorularn uzandadrlar, ne de ylesine gln durumdadrlar."
Leibniz'e gre skolastiin kllerini kartrrsak derinde bir yerlerde
nice deerli maden bulabiliriz.
Descartes felsefesinin temelindeki sorun felsefenin en eski sorunudur:
deienle, akp gidenle deimez olann kartldr. Buna gre ruhsal
olanla maddesel olan birbirinden ayrmak gerekir. Ruhsal olan ya da
tanrsal olan kalcy, mekanik bir dzende varolan maddesel eyler de
geiciyi belirler. Descartes'n yzyl bir mekanikilik yzyldr, ancak
bu arada Tanr'nn varln da gzden karmamak gerekir. Bu yzyl
7

ayn zamanda matematiin ne kt bir yzyldr. Descartes bir


bilgin ya da bilim adam olarak bu dnyay, metafiziki olarak da akn
dnyay ve akn dnyayla bu dnya ilikisini ele alr. Galileo Galilei
(1564-1642) iki ayr bilimi yani fizikle matematii evlendirmi ya da
matematik-fizii kurmu, bylece ada bilim kavraynn
olumasnda ilk byk adm atmt, bir baka deyile ada greli ve
lmeci bilim kavraynn temellerini atmt. Descartes da mekaniki
fizyolojinin ve fizyolojik ruhbilimin kurucusu oldu, bu arada biyoloji
alannda belirlenimci bir bak gelitirdi, cebir iaretlerini basitletirdi
ve analitik geometriyi temellendirdi.
Metafiziki ya da filozof Descartes, felsefesini bir ngryle birden
bire kurmak gibi bir yol tutmay dnmeden, ilkelerini araya araya,
yava yava belirledi ve bu araynn yksn yazmaktan geri
durmad. Saduyu diye de adlandrd usun, dnyann en iyi
paylatrlm eyi olduunu sylerken hristiyan felsefesinin bak
asyla tersleiyordu. rnein Aziz Augustinus, zihnimizde kukuyu
gerektirmeyecek biimde hazr bulduumuz tanrsal kaynakl bilginin
hepimizde eit olamayacan benimsiyordu. Descartes bu dinci
grn karsna yle kar: "Doru yarglama ve doruyu yanltan
ayrma gc, saduyu ya da us diye adlandrlan g, doal olarak
btn insanlarda eittir." Kiinin dnce yolunda verimli sonular
alamamasnn tek nedeni usunu iyi kullanamyor olmaktan baka bir
ey olamazd.
Yava ilerlemek, kukuyu elden brakmamak Descartes yntemin
temelini oluturur. Baz eski filozoflarn, zellikle Pyrrhon'un (M..
365-275) doru bilginin varln yadsyan olumsuz kukuculuu
Bacon'da ve Descartes'da olumlu kukuya dnecektir. Olumsuz
kukucu, bilginin evrenselliini yadsyarak ie balar. Yenian
kukucular yle dnecektir: ancak kukuyla yola karsak doru
bilgiye ulaabiliriz, kesinliklerden yola kmak yanlmay gze almak
demektir. Descartes'da doru bilginin balca kayna apaklktr.
Filozofun yntemi kukuculuk temeline dayanr, onun kukusu
yntemli kukudur: doruyu elde etmek iin kukulanmak bir
zorunluluktur. Her eyden kukulanabilirim, ancak kukulanamayacam bir ey vardr, o da kukulanan ben'in kendisidir. Aziz
Augustinus kukuyu ortadan kaldrmak iin "kukulanyorsam varm"
demiti. Descartes da her eyden kukulana kukulana "cogito ergo
sum"a yani "dnyorum yleyse varm"a ular.
8

Descartes felsefesi ncelikle bir yntem felsefesidir. Eski filozoflar


yntemli olma ya da en azndan tutarl dnme abas iinde yntem
sorununu enine boyuna tartmamlard. Yntem sorununun
tartlmas Bacon ve Descartes'la balar. Bacon Aristoteles'in
Organon'unu dnerek Novum organum'u yazmt. Descartes pekok
almasnda yntem sorununa arlk verir. Yntem sorunu nemlidir,
nk eski filozoflarn sandnn tersine salt ussallkla her sorunu
zmemiz olas deildir, usu ussal yntemlerle donatmak gerekir, ussal
etkinlik her zaman yntemle desteklenmelidir. Yani mantk yntem
deildir ya da yntemi vermez, Descartes yntemin temel kural
apak olmayan hibir eyi doru diye almamaktadr. Bir baka kural
btnn iinde temel olan ya da en basit olan bulmak, o en basit
olandan bileie doru ilerlemektir. Bu bak as filozofun
matematie olan ar ballyla ilgilidir. Descartes'n yntemi
matematik yntemdir demek gene de doru olmaz, ancak onun
ynteminde matematiksel kavrayn byk bir yer tuttuunu
syleyebiliriz.
Descartes cogito deneyinde ortaya koyduu ben kavrayndan giderek
metafiziini temellendirir; bu bak elbette hristiyanc bak asna
ters der. Hristiyanc bak as Tanr kavramn hibir kuku
duymadan en baa yerletirir ve Tanr'dan bene ular. Oysa Descartes
Tanr'y bende bulmutur. Tanr'ya benden giderek ulamtr. Burjuva
dnce dizgesinin egemen olmaya balad ve ben kavramnn ne
kt bir dnemde Descartes'n beni baa koymas elbette bugn bizim
iin yadrgatc deildir ama o zaman iin ok yenidir. Bylece
Descartes, benden giderek, dnyay zgrce yaratan Tanr fikrine ular
ve ondan, onun varlndan maddesel dnyay tretir. Bylece
balangta belirttiimiz kartlk, ruhsal tz ve maddesel tz kartl
bir uzlatrmayla, iki tzn yanyana ya da altl stl koyulmasyla
alm olur. Bylece uzamda ve zamanda yer kaplamayan tzden
devingen ve uzaml tze az ok yumuak bir gei yaplm olur (daha
yumuak bir gei Leibniz'de olduu gibi heptanrcla yakn bir bak
ya da Spinoza'da olduu gibi dorudan doruya heptanrc bir bak
gerektirecektir).
Descartes maddede tam bir mekaniklik bulur, maddesel olgularn
tmn devinimle aklar. Devingen olan uzamda olandr, yer
kaplayandr. Dnceyle ruh ayn eydir ve "nsan ruhu tanrsal bir
eylere sahiptir." nsanda ruh ya da dnsel olan, bedenle birlemitir.
9

Bu birleme kozalaks bez'de gerekleir. Aristotelesi bir anlayla


skolastikler ruhu beden iin bir "biim" saymlard. Descartes ruhla
maddeyi ya da bedeni iki ayr tz olarak belirlemi, her ikisini insan
varlnda kesinlikle birbirinden ayrmtr. Ancak, Descartes'a gre
hibir ey, "ruhun zerinde onunla ilikili olan beden kadar etkide
bulunamaz." Ruhta tutku ya da edilim olan ey bedende edimdir.
Descartes, Ruhun tutkular'nda "Ruh bedenin tm paralaryla ayrlmaz
bir biimde birlemitir" der. Demek ki tutkular ruhta gerekleirler
ama onlarn kayna bedendir, bedendedir. "yelerin scakl ve
devinimi bedenden, dnceler ruhtan gelirler."
Her felsefe gibi Descartes felsefesi de ann bilincini belli bir adan
iselletirir. Onda XVII. yzyl bilim ve felsefe dnyasnn temel
kavraylar belirginleir. Descartes, skolastikleri aratrmadan bildiren
dnrler olarak belirlerken birok belirlemelerini salt gzlem ve
ussal karm zerine kurarak pek ok yanlgya dmtr. Bu onun
zayfl deil, felsefenin ve bilimin yazgsdr: kimse bilimde ve
felsefede her eyi son aklamalarna gtrebilecek kadar ngrl
deildir; bilim ve felsefe yapmak yanla dmek zgrln
kullanabilmekle olasdr. Bilim adam Descartes havada dolaan tozlar
hava atomlar yerine alabiliyor, fizyolojik aklamalarnda temelsiz
yarglar ne srebiliyordu, daha neler neler... Dncenin kanlmaz
yazgsdr bu, filozof araylarnda yrekli olmak zorundadr. "Kepler
yldzlarn arkasna onlar yrngesinde gtren bir melek yerletiriyor,
gelgit olayn 'nemli yldzlarn erdemi'yle aklyordu. Galilei
'boluun gc' kavrayn koruyor, sonusal nedenlerin varln
neriyordu. Descartes bu metafizik kavramlar bilimden kesinlikle
uzaklatrmt. O, byk bir yreklilikle, tm doa olgularn yalnzca
mekaniin ve geometrinin aydnlk yasalaryla aklamaya alt.
Elbette bilimi metafizikten kesinlikle ayrmyordu, nk metafizikte
tmdengelimin k noktasn buluyordu. Ama baa metafizii
koyarken zellikle bilimin nesnel deerini korumaya alyordu." (L.
Debricon).
Elinizdeki eviri Yntem zerine konuma'nn ilk evirisi deil.
Descartes'n br kitaplarn olduu gibi bu kitabn da daha nce
Mehmet Karasan evirmiti. Bizim elimizde evirinin 1962 tarihli
ikinci basks var. Karasan evirisi dil asndan olduka eskidir,
yalnzca szckler deil anlatm da bugnk dilimize uzak
dmektedir. Buna gre bu eviriyi eski szcklerin yerine yenilerini
10

koyarak anlamak da pek kolay deildir. Bu sylediklerimiz elbette


toplumsal dnmlerle gelen dil deiiklikleriyle ilgilidir, yoksa
Karasan evirisinin uyarl bir eviri olduu tartma gtrmez. Bir
kitap daha nce evrilmise, o eviriden yararlanmak yeni eviriciler
iin bir zorunluluktur. Biz de Karasan evirisinden yeterince
yararlandk, diyebilirim ki bu eviri olmasayd baz eyleri yanl
anlayabilirdik. Bu sylediklerimizden batan sona Karasan evirisini
izlediimiz gibi bir anlam karlmas yanl olur. eviriyi yaparken
Karasan'la uyumadmz ok nokta oldu. Bu da eviri denilen iin
nasl g bir i olduunu gsteriyor.
Bu tr temel kitaplarn bir ya da iki evirisinin deil birok evirisinin
olmas gerekir. Her eviri zgn yapta ayr bir yaklam olacaktr. O
koullarda deiik metinlerden giderek z yakalamak daha kolaydr.
Ancak dnce dnyamzn koullar byle bir zenginlii yazk ki olas
klmyor bugn. Temel kitaplarn elimizde bir ya da iki evirisi varsa
bu da az ey deil. nk bu tr kitaplar ancak uzmannn evirmesi
gereken kitaplardr. Bir filozofu yakndan tanmyorsanz onun
terimlerini yanl aktarabilirsiniz. Asl glk Descartes'n anlatmndan ya da dilinden geliyordu, bu da XVII. yzylda Franszca'nn henz
bugnk yapsna kavumam olmasyla ilgilidir. Avrupa'da ulusal
dillerin aa yukar bir yzyldr olumaya balad bir dnemin
yazar olarak Descartes elbette bugnk Franszca'dan olduka uzak bir
Franszca'yla yazacakt. XVIII. yzyln felsefe kitaplar bile bize bu
anlamda byk glkler karr. Bugnk anlatm, Franszcada ancak
XIX. yzylda olumaya balamtr.
Descartes'n anlatm biimi, zellikle noktal virgllerle balanan
cmleciklerin oluturduu uzun cmleleri okuyucuya zaman zaman
glk karabilecektir. Ancak bu gln Descartes dncesiyle
ilgili olmadn, Descartes dncesinin bir zellii olmadn
rahata syleyebiliriz. Descartes "Zor eylerin daha gzel olduuna
inanmak lmllerin ortak yanldr" diyecek kadar, "Yntemden
kesin ve kolay kurallar anlyorum" basitten, yalndan, apaktan yana
bir filozoftur, o her zaman yazdklarnn bir roman gibi kolay
anlalmasn istemitir. Dil zorluu dnda Descartes dncesinin
herhangi bir zorluu yoktur. Yntem zerine konuma Descartes
dncesinin tarihsel geliimini ortaya koyan bir kitap olmakla bir tr
romandr zaten, bu arada bir arayn belgesidir: Descartes felsefesinin
oluumu o zamanlar henz tamamlanmamtr. Ancak bu yaptta
11

Descartes felsefesinin gelecekteki gelimeleri birer taslak olarak yer


almaktadr. En nemlisi de kitabn bize nerdii yntem kavraynn
henz ok taze oluudur: yzyldr bizler zellikle yntem asndan
Descartes bir kavray temel alyoruz. Nasl Descartes'dan gemeden
ada dnceyi kavramak olas deilse, Yntem zerine konumadan
gemeden de Descartes' kavramak olas deildir.
Afar Timuin - stanbul, Eyll 1998

12

YNTEM ZERNE KONUMA


USUNU Y KULLANMAK VE BLMLERDE DORUYU ARATIRMAK N
Bu konuma tm bir defada okunmak iin ok uzun grlrse alt
blme ayrlabilir. Birincide bilimlerle ilgili eitli belirlemeler,
ikincide yazarn arad yntemin balca kurallar, ncde bu
yntemden kard ahlak kurallarndan bazlar, drdncde
metafiziinin temellerini oluturan Tanr'nn ve insan ruhunun varln
kantlamasn salayan nedenler, beincide fizikle ilgili olarak
aratrd sorunlarn dzeni ve zellikle yrein deviniminin ve
hekimlikle ilgili baz baka glklerin aklamas, sonra da ruhumuzla
hayvanlarn ruhu arasndaki ayrm ve sonuncuda doann aratrlmasnda imdikinden daha ileri gitmek iin gerekli olduuna inand
eyler ve bu konumay hangi nedenlerle yazd bulunacaktr. 1

Deiik zamanlarda yazlm olan bu denemeler toplamnn temel zellii her bir blmn ya da her bir
denemenin ayr kayglarla, ayr amalarla yazlm olmasdr, bu yzden paralar arasnda belli bir btnlk
aramak bounadr. Her para ayr konuyu iler: birinci blm tarihsel bir aratrmadr, ikinci blm mantkla
ilgilidir, nc blm ahlak sorunlarn ele alr, drdnc blm metafiziin sorunlarna ynelir, beinci blm
bilimsel bir aratrmadr, altnc blm filozofun genel kavrayn zetler. Blmler arasnda elikiler de vardr;
rnein birinci blmde eletirilen Stoaclk nc blmde benimsenir.

13

BRNC BLM

14

Saduyu dnyann en iyi paylalm eyidir: nk her kii ondan ok


iyi pay alm olduunu dnr, her eyden ok g honut olanlar bile
kendilerinde bulunan saduyudan daha ounu istemeye alk
deildirler. Bu konuda herkesin yanlmas olas deildir: ama bu daha
ok aslnda saduyu ya da us denilen iyi yarglama ve doruyla yanl
ayrt edebilme gcnn doal olarak tm insanlarda eit olduuna
tanklk eder; bylece grlerimizdeki eitlilik kimilerinin
brlerinden daha ussal olmasndan gelmez, dncemizi deiik
yollardan gtryor ve ayn eyleri dnmyor olmamzdan gelir.
nk iyi bir zihne sahip olmak yetmez, nemli olan onu iyi
kullanmaktr. En byk ruhlar en byk erdemlere olduu kadar en
byk ktlklere yatkndrlar; ancak ok yava yryenler her zaman
doru yolu izliyorlarsa koanlardan ve doru yoldan uzaklaanlardan
daha ok ilerleyebilirler.
Kendi payma ben zihnimin bakalarnn zihninden daha yetkin
olabileceini dnmedim, hatta ok zaman dncem bakalarnnki
kadar keskin, imgelemim bakalarnnki kadar ak ve seik, belleim
bakalarnnki kadar geni ve aydnlk olsun istedim. Zihnin
yetkinliini salayan daha baka nitelikler bilmiyorum; nk usun ya
da saduyunun bizi insan klan ve hayvanlardan ayran tek ey olduu
kadar onun tmyle her kiide varolduuna inanmak ve bu yolda ayn
tr'n bireylerinin biim'leri ya da doalar arasnda deil, ancak
raslant'lar 2 arasnda okluk ve azlk bulunduunu syleyen
filozoflarn ortak grn izlemek istiyorum.
Ama genliimden beri beni bir takm belirlemelere ve kurallara
ulatran baz yollar zerinde bulunmu olmakla ok ansl olduumu
dndm sylemekten ekinmeyeceim; bu belirlemelerden ve
kurallardan giderek bir yntem oluturdum ve onunla bilgimin dzeyini
artrmann ve onu, zihnimin sradanlnn ve yaammn ksalnn
ulamama elverdii en yksek noktaya, yava yava ykseltmenin
yolunu buldum sanrm. nk bu yntemin meyvelerini oktan
topladm, yle ki kendi zerime verdiim yarglarda kendine gven
Platon'cu bir filozof olan, daha dorusu Aristoteles felsefesinin Platoncu yorumuna ynelen Porphyrios (234305) bir soyut kavramn bir zneye balanma biimini u be evrensele gre belirlemiti: Cins, tr, zgl ayrm,
zg, raslant. Porphyrios'un bu belirlemesi tm skolastiklerce benimsenmitir. Cins ve tr snf belirler: tr,
cins'in kapsamna girer. zgl ayrm bir tr bir trden ayran zellikleri belirler (insan dnen hayvandr). zg
yalnzca bir tre zg olan gsterir: glmek insana zgdr. Trn bireylerinin her birinde brlerine uymayan
zellikler vardr. Raslant bireyin znde bulunmayan, geici olarak bireyde olandr. Descartes skolastiin bu
terimlerini kullanarak insann ussal bir varlk olduunu belirlemeye yneliyor. Skolastik felsefeye tam anlamnda
kart bir tutum alan Descartes bu felsefenin iinde yetimi bir kii olarak ondan tam olarak kendini kurtaramaz.

15

dorultusunda olmaktan ok gvensizlikten yana olmaya almama


karn, tm insanlarn eitli eylemlerine ve giriimlerine filozof
gzyle baktmda bana bo ve yararsz grnmeyen hemen hemen
hibir ey grmedim; dorunun aratrlmasnda yapm olduumu
dndm ilerlemeden son derece honut olmaktan ve gelecek iin
bu gibi umutlar beslemekten geri kalmyorum, yle ki insan adna
yarar insanlarn 3 uralar arasnda tam tamna iyi ve nemli olann
benim setiim ey olduuna inanmaktan ekinmiyorum.
Bununla birlikte yanlm olabilirim, altn ve elmas diye aldm belki
de yalnzca biraz bakr ve camdr. Bizi ilgilendiren eylerde yanlmaya
ne kadar yatkn olduumuzu ve dostlarmzn yarglar bizden yana
olduunda da bu yarglarn ne kadar kuku gtrr olmas gerektiini
biliyorum. Ama bu konumada her kii yarglayabilsin diye hangi
yollar izlediimi ve yaamm bir tablo gibi gstermekten ve bylece
ortak sylentilerden benimle ilgili edinilen grleri renmekten
honut olacam; bu, kendimi renmemin yeni bir arac olacak, onu
da yararlanma alkanlnda olduum aralara ekleyeceim.
Bylece amacm burada her kiinin usunu iyi kullanmas iin izlemesi
gereken yntemi retmek deil, ama yalnzca benimkini hangi
biimde kullanmaya altm gstermektir. tler vermeye
kalkanlar t vermeye kalktklar kiilerden daha usta olduklarn
sanyor olmallar; en kk baarszlklarnda eletirilesi olan onlardr.
Ama iinde yknlebilecek birka rnek, belki de izlememekte hakl
olacaklar baz baka eyler bulacaklar bu yazy, yalnzca bir yk
gibi ya da dilerseniz masal gibi sunmakla, kimseye zararl olmakszn
kimilerine yararl olacan ve herkesin ak yrekliliime teekkr
edeceini umarm.
ocukluumdan beri bilimlerle beslenmitim; onlarla, yaama yararl
olan tmyle aydnlk ve gvenlik bir bilginin kazanlabileceine
inandrldm iin, onlar renmeye son derece istekliydim. Ama tm
3

Descartes "insan adna yarar insanlar"dan sz ederken insanlar sekin ya da sradan, nemli ya da nemsiz
diye ikiye ayrmay elbette dnmyor. Burada adamz Heidegger'in "gerek olan varolu" ve "gerek
olmayan varolu"u gibi bir ayrm yaptn sylemek elbette yanl olur. Descartes bu belirlemeyi yaparken,
Ferdinand Alquie'nin deyiiyle, "Bilgiyi yalnzca usun yla arayanlar anlanm dorulara dayanarak tam
tamna Hristiyanc bir erdem diye temellendirenlerin ya da retenlerin karsna koyar." Yoksa Descartes
uaklarndan birine "kardeim" diye seslenecek kadar alak gnlldr. Filozof, Guez de Balzac'a yollad 5
Mays 1631 tarihli mektupta unlar yazar: "Ben her gn bir halk kalabalnn ortasnda dolayorum, sizin
gezilerinizde olduu gibi zgrlk ve dinginlik iinde. Rasladm insanlar bana ormanlarmzdaki aalarn ve
krlarmzdaki srlerin verdii duyguyu veriyor. Satclarn grlts kulama bir rman grlts gibi geliyor,
dlerim bozulmuyor hi. Hatta bazen onlarn davranlar zerine dndm zaman haz bile duyuyorum.
Tarlalarmz eken kylleri bir greceksiniz. Anlyorum, tm abalar oturduumuz yerleri gzelletirmek iindir,
tm abalar hibir eyimiz eksik kalmasn diyedir."

16

dersleri tamamlayp alld zere bilginler arasna alnnca tmyle


gr deitirdim. nk kendimi ylesine kuku ve yanlgyla
sarlm buluyordum ki renmeye abalamaktan kazancm ancak
giderek bilgisizliimi ortaya karyor olmamd gibi grnyordu bana.
Bununla birlikte Avrupa'nn en nl okullarndan birindeydim,
dnyann herhangi bir yerinde bilgin insanlar varsa o insanlarn burada
olduunu dnyordum. Orada bakalarnn rendii her eyi
renmitim; yine de bize retilen bilimler bana yeterli
grnmediinden en ilgin ve en az bulunur bilimleri 4 inceleyen tm
kitaplar elime getike okumutum. Bununla birlikte bakalarnn
benimle ilgili yarglarn biliyordum ve okul arkadalarmdan bazlar
hocalarmzn yerini doldurmak iin ngrlm olsalar da beni
onlardan aa deerlendirdiklerini hi dnmyordum. Sonunda
yzylmz bana nceki yzyllarda olduu kadar verimli ve iyi
zihinlerle dolu grnyordu. Bu da tm br yzyllar yarglama ve
dnyada bana nceden umut ettirildii gibi hibir reti olmadn
dnme zgrln veriyordu.
Bununla birlikte okullarda yaplan uygulamalar beenmekten geri
kalmyordum. Orada retilen dillerin eski kitaplarn kavranlmas iin
gerekli olduklarn, masallardaki inceliin zihinleri atn, tarihin
anlmaya deer eylemlerinin zihni gelitirdiini ve istekle
okunduklarnda yargnn olumasna yardmc olduklarn, tm iyi
kitaplarn okunmasnn onlarn yazarlar olan gemi yzyllarn en
onurlu insanlaryla bir konuma, dncelerinin en iyilerini ortaya
koyduklar dzenlenmi bir konuma gibi olduunu, gzel konumann
esiz gleri ve gzellikleri bulunduunu, iirin ok ekici incelikleri
ve holuklar olduunu, matematiklerin ok ince bulular olduunu ve
bunlarn merakllar honut etmekte olduu kadar tm sanatlar
kolaylatrmakta ve insanlarn emeini azaltmakta da ok yararl
olabildiini, grenekleri inceleyen yazlarn erdem iin ok yararl olan
birok bilgi ve birok esin ierdiini, dinbilimin cennete gitmeyi
rettiini, felsefenin her eyden sz edebilme arac olduunu ve daha
az bilenlerde hayranlk yaratmay saladn, hukukun, hekimliin ve
br bilimlerin onlarla uraanlara onurlar ve zenginlikler getirdiini
"lgin ve az bulunur bilimler" sz o zamanlar baz kiilerin urat ve ok az kiinin bilimsellik deeri
verdii baz bilgi alanlaryla ilgilidir. Bu bilgi alanlar daha ok Ortaa'n yaam ve dnce koullarna bal
olarak gelimitir, o dnemin doastne her anlamda eilimli tutumlarn ortaya koyar. Szkonusu bilimlerin
balcalar unlardr: yasal gkbilgisi (astrologie), elfal (chiromance), toprakfal (gomance), cincilik (cabale),
byclk (magie). Descartes bu bilgilerle ilgilenmi ama hibirini ciddiye almamtr, her alanla ilgili bilgi
edinmek isterken o alanlar da dta tutmak istememitir.

17

ve sonunda tmn hatta en bo ve en karlksz olanlarn gerek


deerleriyle tanmak ve onlarn bizi yanltmalarndan kanmak iin
incelemek gerektiini biliyordum.
Ama dillere, hatta eski kitaplar okumaya, onlarn tarihlerine ve
masallarna yeterince zaman ayrm olduuma inanyordum. nk
br yzyllarn yazarlaryla konumak hemen hemen yolculuk
yapmakla ayn eydir. Greneklerimizi daha salkl yarglayabilmemiz
iin ve hibir ey grmemi olanlarn yapageldii gibi bizim
alkanlklarmza ters den her eyin gln ve usd olduunu
dnmememiz iin eitli halklarn grenekleriyle ilgili bir eyler
bilmek iyidir. Ama yolculukta ok zaman harcadmzda kendi
lkemize yabanc deriz, gemi yzyllarda olup biten eylere ok
ilgi duyduumuzda doal olarak bu yzylda olup biten eyleri iyi
bilemeyiz. stelik masallar hi de yle olmayan birok olay olas gibi
dndrr; en doru tarihler bile okunmaya daha deer klmak iin
olgularn deerini deitirmeseler ya da artrmasalar da hemen her
zaman en azndan onlarn en sradan ve en az bilinir olanlarn dlarlar:
bu yzden geriye kalanlar olduu gibi grnmez ve onlardan
kardklar rneklerle greneklerini dzenleyenler romanlarmzn
kahramanlarnn garipliklerine derler ve glerini aan amalar
ortaya koyarlar.
Gzel konumay ok nemsiyordum ve iire tutkundum; ama her
ikisinin de aratrmann meyvalar olmaktan ok ruhun armaanlar
olduklarn dnyordum. Usavurmalar en gl olanlar ve
dncelerini aydnlk ve kolay kavranlr klmak iin en iyi
dzenleyenler yalnzca kaba Breton dilini konusalar da, gzel
konumay hi renmemi olsalar da nerdikleri eyi her zaman en iyi
biimde kantlayabilirler. En ho bulular ortaya koyanlar, bu bulular
en ssl ve en tatl bir biimde anlatmay bilenler, iir sanatndan hi
haberli olmasalar da en iyi airler olacaklardr.
Nedenlerinin kesinlii ve apakl yznden zellikle matematiklere
hayrandm; ama henz onlarn tam olarak ne ie yaradn
bilmiyordum, ancak mekanik sanatlara yararl olduklarn dnerek 5
bu kadar kesin ve salam temeller zerinde daha yksek bir yap
Cizvitlerin La Flche okulunda Descartes daha ok uygulamal matematik almalar yapmtr. Skolastiklerin
matematikten anlad ey plan yapmak adna, "mstahkem mevki" kurmak adna, topra lmek adna aritmetii
ve geometriyi kullanmaktr. Descartes matematik gibi kesinlikli bir bilimin bu kadar basit ilerde kullanlp baka
ie yaratlamamasndan son derece kaygldr. Descartes'n bu belirlemesini yanl anlarsak onun kurgusal bilgiyi
ne alp uygulamal bilgiye yukardan bakt gibi bir izlenime kaplabiliriz.
5

18

kurulmam olmasna ayordum. yle ki, tersine, grenekleri


inceleyen eski pagan yazlarn yalnzca kum ve amur zerine
kurulmu ok ince ve ok grkemli saraylarla karlatryordum. Onlar
erdemleri ok yceltirler ve dnyadaki her eyin zerinde deerli
gsterirler ama onlar tantmak iin yeterli retim yapmazlar ve ok
defa bu kadar ok gzel andklar ey bir duyarszlktan, bir gururdan,
bir umutsuzluktan, bir anababa ldrmekten baka bir ey deildir. 6
Dinbilimimize sayg, gsteriyordum ve herhangi biri kadar cennete
gitme hakkn istiyordum; ama ok gvenli eyler renmi olarak,
yolun daha bilgisiz olanlara daha bilgili olanlardan daha az ak
olmadn ve bizi oraya gtren tanrsal kaynakl dorularn
kavraymz atn bilerek, onlar usavurmalarmn zayflna
brakmaya cesaret edemezdim; dnyordum ki onlar incelemeye
girimek ve bunu baarmak iin Tanr'nn olaanst baz yardmlarna
sahip olmak ve insandan daha ok bir ey olmak gerekiyordu.
Yzyllardr yaam olan en stn zihinlerce ilenmi olmasna karn
felsefede hemen hemen tartlr olmayan ve bu nedenle kuku gtrr
olmayan hibir eyin bulunmadn ve bakalarndan daha iyi eyler
baarmay ummam iin yeterli zgvene sahip olmadm grerek
felsefe iin hibir ey sylemeyeceim; bylece ayn konuda bilgin
insanlarca savunulan, birden ounun doru olmamas gereken eitli
grlerin varolduunu dnerek, olas olmaktan teye gemeyen her
eyi yanl diye belirliyordum.
Sonra br bilimlere gelince, onlar ilkelerini felsefeden aldklarndan,
ok kesin olmayan temeller zerine salam olan hibir eyin kurulmu
"Duyarszlk", "gurur", "umutsuzluk" gibi terimler bizi zellikle Eskia'n balca ahlak anlaylarndan olan ve
dnce dnyasn bugne kadar derinden etkilemi bulunan Stoa dncesine gtryor. Stoa filozoflar doaya
uygun yaam formlne uygun olarak kat ussal belirlenimcilik anlay iinde kurduklar ahlak grlerinde
bireyi yalnzca kendinden deil bu arada btn bir insanlktan sorumlu sayyorlar, en uygun yaam tutturabilmek
tasars iinde gerektiinde intihar kanlmaz gryorlard. Descartes'n burada belirledii "duyarszlk" onlarn
kat usuluuyla, "gurur" ona bal olarak gelien ar gven duygusuyla, "umutsuzluk" da intiharn bir yaam
biimi olarak benimseniiyle ilgili olmaldr. mparatorluk Stoasnn nl filozofu mparator Marcus Aurelius
yle diyordu: "lm doann bir isteminden baka bir ey deildir, doann isteminden korkan da ocuktur."
mparatorluk Stoasnn br nl filozofu azatl kle Epiktetos da yle diyordu: "Biliyorum, doan her ey lmek
zorunda, bu bir doa yasas. yleyse ben de lmeliyim. Ben lmszlk deilim. Ben bir insanm, btnn bir
parasym, saat nasl gnn bir parasysa. Saat gelir ve geer. Ben gelir ve geerim. Gei biimi nemli deil.
Atele ya da suyla. Hepsi bu." Descartes'n Stoaclar karsndaki grleri deikendir ve genel ahlak anlaynda
onlarn izinden gider. O, kendi deyiiyle, dnya malndan kaan, a ve acl da olsa mutluluu tanrlarda arayan bu
filozoflar nemsiyor, onlarn hep kendi stne dnen, kendini aratran, yetinmeyi bilen insanlar olduunu
sylyordu. Stoa filozoflar, Descartes'a gre, yalnzca kendilerine yani dncelerine egemen olduklar zaman
mutlu olacaklarna inanan insanlardr. Lukacs yle der: "Onlarn istedii ey o adaki yaamn gerek
seenekleri deildi, insanlk evriminin seenekleriydi, bu da genel olarak ok yeni zamanlara kadar, Fransz
Devrimi'ne ve daha sonrasna kadar Stoac fikirlerin etkin olarak kalnn nedenini aklar". Descartes'n
"duyarszlk", "gurur", "umutsuzluk" yannda kulland "ana-baba ldrme" Brutus'un Sezar' ldrmesini
antryor olmaldr.

19

olamayaca yargsna varyordum. Onlarn szverdii onur da kazan


da onlar renmeye ynelmem iin yeterli deildi; nk Tanr'ya
kr, yazgm kolaylatrmak iin beni bilimden bir meslek edinmeye
zorlayacak koullarda duymuyordum kendimi; her ne kadar kinikler
gibi n hor grmeyi meslek durumuna getirmediysem de, sahte
unvanlarla elde edebilmeyi umacam onura da nem vermiyordum.
Sonunda kt retilere gelince, ne bir simyacnn verdii szlerle, ne
bir astroloun kehanetleriyle, ne bir bycnn aldatmacalaryla, ne de
bildiinden ounu bilmeyi meslek edinenlerden birinin dzenleriyle
ya da vnmeleriyle aldanmayacak kadar onlarn deerini yeterince
bildiimi dnyordum. 7
Bu nedenle, yam retmenlerime bamllktan kmama elverir
olunca bilimsel aratrmalar tmyle braktm. Kendimde ya da
dnyann koca kitabnda bulunabilecek olandan daha baka bir bilim
aramamaya karar vererek genliimin geri kalann yolculuk yaparak,
saraylar ve ordular grerek, eitli miza ve koullarda insanlarla
grerek, eitli deneyimler kazanarak, yazgnn bana sunduu
raslantlarda kendi kendimi snayarak ve her yerde kendini sunan eyler
zerine onlardan baz yararl sonular karabilmek iin dnerek
geirdim. nk bana yle geliyordu ki her kiinin kendisini
ilgilendiren ve kii yanl yarg verdiinde sonucun hemen onu
cezalandraca ilerle ilgili olarak ortaya koyaca usavurmalarda,
odasnda alarak hibir sonu getirmeyen kurgulamalar yapan ve
bylece dncesini doru gstermek iin kulland zek ve ustalk
lsnde kendisine olsa olsa genel grten uzaklam olmann bo
vncn salayacak olan bir bilim adamnn ortaya koyduu
usavurmalardakinden daha ok doruyla karlaabilirdim. Her zaman
eylemlerimi apak grebilmek ve bu yaamda gvenle yryebilmek
iin doruyu yanltan ayrt edebilmeyi renmeye ar bir istek
duyuyordum. 8
Gerekten, br insanlarn greneklerini incelerken, onlarda bana
gven verecek hibir ey bulamyordum ve daha nce filozoflarn
Kuku Descartes yntemin zn oluturur. Kukuyla aratrmak, kukuyla ilerlemek Descartes iin gerek
dnen insann temel tutumu olacaktr. Filozof cogito ergo sum gereine de kukuyla ya da kukudan giderek
varr. Ancak onun burada izdii tablo, kukunun yalnzca bir yntem sorunu ortaya koymadn duyuruyor, onun
yaamnn geliim koullarn da gzler nne seriyor. Belli ki Descartes genliinden beri dncesini kukuyla,
her eyi ince ince tartarak kurmutur.
8
"Yaamda gvenle yryebilmek" Descartes'n baka metinlerinde de grdmz temel bir kaygy belirler.
Burada filozofun kuramda snrlanp kalmaya eilimli olmayan bak as ortaya kar. Dercartes iin kuram
yalnzca yaam iin vardr diyebiliriz. Bu da ilgisini doastnden doaya yneltmi bir a iin son derece
olaandr.
7

20

grleri arasnda bulduum kadar deiiklik gzlemliyordum. yle ki


bundan kardm en byk yarar uydu: bize ok garip ve gln
gelen birok eyin genellikle br byk halklarca benimsenmekten ve
onaylanmaktan geri kalmadklarn grerek, ancak rneklemeyle ve
alkyla inandrlm olduum hibir eye tam tamna inanmamay
reniyordum ve bylece doal mz karartabilen ve bizi doruyu
anlamaya daha az yatkn klabilen pek ok yanltan kendimi yava
yava kurtaryordum. Ama dnyann kitabnda byle incelemelerle ve
birka deney kazanmaya uramakla birka yl geirdikten sonra, bir
gn kendi kendimi de incelemeye ve zihnimin tm glerini izlemem
gereken yolu semek iin kullanmaya karar verdim. Bence bu benim
iin lkeme ve kitaplarma kapanp kalmaktan ok daha yararl oldu.

21

KNC BLM

22

Henz bitmemi olan savalar 9 nedeniyle Almanya'da bulunuyordum;


impatorun 10 ta giyme treninden dnyor, orduya katlmaya
gidiyordum; kn bastrmasyla bir yerde konakladm, orada beni
oyalayacak herhangi bir konuma ve beni tedirgin edecek yaknlklar
ve tutkular olmadndan btn gn soba banda11 yalnz kapanp
kalyor, tm vaktimi dncelerimle babaa geiriyordum. Bu
dnceler arasnda gzden geirmeyi ilk dndklerimden biri u
oldu: birok paradan olumu ve eitli ustalarn elinden km
yaptlarda genellikle yalnzca bir kiinin oluturduu yaptlardaki kadar
yetkinlik yoktu. Bylece tek bir mimarn balad ve bitirdii yaplarn
birok mimarn baka amalarla yaplm eski duvarlar kullanarak
onarmaya urat yaplardan daha gzel ve daha dzgn olduu
grlr. Bylece balangta birer kyken byk kentlere dnm
olan bu eski kentler genellikle bir mhendisin kendi kafasna gre
planlad dzgn yeni kentler yannda o kadar dank kalyor ki
bunlardaki yaplar ayr ayr gzden geirildiinde her birinde baka
kentlerin yaplarnda bulunduu kadar hatta daha ok sanat bulunsa da
onlardan kiminin byk kiminin kk yaplm oluuna, yollarnn
eri br oluuna bakarak, insann onlar dnceli insanlardan ok
raslantnn dzenlemi olduuna inanas geliyor. Bununla birlikte, tek
tek kiilerin yaplarnn kentlerin gzelliine uygun olmasn
salamakla grevli baz memurlarn varolduunu dnsek de
bakalarnn yaptlar zerinde ok iyi sonular alnamayaca
apaktr. Bylece dndm ki eskiden yar vahiyken yava yava
uygarlaarak ancak sularn ve ekimelerin uyarszlyla zorlandklar
lde yasalarn yapan halklar bir toplum olarak yaamaya baladklar
andan sonra birka ngrl yasa koyucunun yapt yasalara gre
davranan halklar kadar iyi uygarlam olamadlar. Dzenlemelerini
yalnzca Tanr'nn yapt gerek dinin tm br dinlerden ok daha iyi
dzenlenmi olduu kesindir. nsani eylerden sz edersek, eskiden
Sparta ok baarl olduysa bu onlarn yasalarndan her birinin zellikle
iyi olmasndan deil, (bilindii gibi bu yasalarn ou pek garipti ve
9

Filozofun burada szn ettii savalar Otuz Yl Savalar'dr. 1618-1648 arasnda Avrupa'y, zellikle Kutsal
mparatorluk topraklarn kana bulam olan bu savalar din savalar grnmndeydi ama zellikle
Habsburglarla Burbonlar kar karya getiriyordu, yani siyasal bir anlamazla dayanyordu. Fransa'yla spanya
arasnda 1659'a kadar uzayan Otuz Yl Savalar Kutsal mparatorluk'un paralanmasna yol at.
10
Bohemya (1617) ve Macaristan (1618) kral Ferdinand imparatorluk tacn giyerek Ferdinand II von Habsburg
adn ald. Karl von Habsburg'un olu ve Maximilian II'nin yeeniydi.1578'de Graz'da domu, 1637'de Viyana'da
lmtr.
11
Biz "soba banda" diye evirdik ama Descartes dans un pole yani "sobada" diyor ve elbette "sobayla stlm
odada" demek istiyor.

23

hatta iyi trelere tersti) ama tek kiinin12 yapt yasalar olmakla
tmnn ayn amaca yneliyor olmasndand diye dnyorum.
Bylece kitaplardaki bilimlerin, en azndan nedenleri olas olmaktan
teye gemeyen ve hibir gstermede bulunmayan, eitli kiilerin
grleriyle yava yava oluturulmu ve iirilmi olan bilimlerin,
kendini ortaya koyan eyler zerine saduyulu bir insann doal olarak
yapabildii basit usavurmalardan doruya daha yakn olmadn
dndm. unu da dndm: byk adam olmadan nceki ocukluk
dnemimizde uzun sre genellikle birbirine kart olan ve belki de ne
biri ne br bize her zaman en iyiyi gsterebilen isteklerce ve
eitmenlerce ynetildik, bu yzden yarglarmzn doumumuzdan bu
yana tm usumuzu kullanmak ve ancak onunla ynetilmi olmak
durumunda vereceimiz yarglar kadar ar ve salam olmas hemen
hemen olanakszd.
Gerekten, bir kentin tm evlerini onlar baka biimde yeniden
yapmak ve yollar daha gzel klmak amacyla yerle bir ettiklerini
grmyoruz; ama baz kimselerin kendi evlerini yeniden yapmak iin,
hatta bazen temelleri ok salam olmad ve bu yzden yklma
tehlikesinde olduu zaman, onu ykmak zorunda kaldklar grlr.
Bunu rnek alarak tek bir kiinin bir devleti yeniden biimleme
tasarlar yaparak onda her eyi temelden deitirmek ve onu yeniden
kurmak iin devirmesi ussal deildir diye dnyordum; bilimleri ya
da onlar reten okullardaki kurulu dzeni yeniden biimlemenin de
ussal olmadn dnyordum; ama bugne kadar doru olduuna
inandm tm grleri, sonra yerine daha iyilerini ya da onlar us
dzeyinde doruladm zaman aynlarn koymak iin, bir kere yok
saymaya girimekten daha iyi bir ey yapamazdm diye dnyordum.
Bu yolla yaamm, yalnzca eski temeller zerine kurmaktan ve
genliimde doru olup olmadn incelemeden kendimi inanmaya
braktm ilkelere dayanmaktan ok daha iyi ynetmeyi baaracama
kesinlikle inandm. nk bunda eitli glkler grm olsam da
bunlar aresi bulunmayacak glkler deillerdi, halk ilgilendiren en
kk eylerin yeniden dzenlenmesinde raslanlacak glklere
benzer glkler de deillerdi. Bu iri gvdeleri devrilince kaldrmak
ya da sarsldnda tutmak ok gtr, dleri de pek iddetli olabilir.
Sonra, aralarndaki ayrlkla, biroklarnda grlen eksiklikleri zaman
Descartes mitolojide Sparta'nn kurucusu olarak ad geen Lykurgos'dan sz ediyor. Byk bir gezgin olduu,
Sparta yasalarn hazrladktan sonra kp gittii ve bir daha dnmedii sylenir.
12

24

iinde kullanllar olduka yumuatm, hatta biroklarn saknklkla


aresini bulmaktan daha iyi gidermi ve dzene koymutur. Sonunda
bu eksiklikler de hemen hemen her zaman olacak olan deiimlerinden
daha kolay katlanlr eylerdir: tpk dalarda dolanan byk yollarn
kullanla kullanla, yava yava dzgn ve uygun duruma gelmesi gibi;
onlar izlemek en doru yolda gitmek iin kayalara trmanmaktan ya da
uurumlarn dibine inmekten ok daha iyidir.
Bu yzden, doutan ya da konumlar gerei kamu ilerinin
yrtlmesine yneltilmedikleri halde her zaman kafalarnda bu
konuda yeni dzenlemeler yapmaktan geri kalmayan kartrc ve
tedirgin mizallar hibir zaman onaylamayacam. Bu yazda bende
bu deliliin bulunduu konusunda kuku yaratabilecek en kk bir
eyin varolduunu dnseydim onun yaymlanm olmasndan znt
duyardm. Amacm asla kendi dncelerimi dzenlemeye
abalamaktan ve tmyle benim olan bir temel zerine kurmaktan
daha teye gitmez. Ben olduka beendiimden size burada yaptmn
bir rneini gsteriyorum, ancak bunu yaparken kimseye ona
yknmeyi neriyor deilim. Tanr'nn yardmlarndan daha iyi pay
alm olanlarn daha yksek amalar olacaktr; ama birounun
benimkini ok atlgan bulacaklarndan korkarm. Eskiden doru sayd
tm grlerden kopma karar herkesin benimseyebilecei bir rnek
deildir; zaten dnyada hemen hemen bu ie hi yatkn olmayan iki
eit insan vardr. Birinciler kendilerini olduklarndan daha usta
sanarak acele yarglar ortaya koymaktan ekinmeyen, tm
dncelerini bir dzen iinde srdrme konusunda yeterince sabr
gsteremeyen kimselerdir: bu yzden edindikleri ilkelerden bir kere
kukulanmaya ve herkesin tuttuu yoldan ayrlmaya yneldiler mi bir
daha doru yola karan patikay bulamazlar ve tm yaamlarnda
doru yoldan ayrlm kalrlar. kincilere gelince, onlar doruyu
yanltan ayrt etme konusunda kendilerini yetitirenlerden daha az
becerikli olduklar yargsna varacak kadar akll ya da alakgnll
olduklarndan daha iyisini kendileri aramaktansa bakalarnn
grlerini izlemekle yetinirler.
Bana gelince, tek bir hocam olsayd ya da en bilgililerin grleri
arasnda her zaman sregelmi ayrlklar bilmeseydim kukusuz ben
de bu sonuncular arasnda olurdum. Ama ok garip ve pek de inanlr
olmayan eylerin bile baz filozoflarca sylendiini daha kolej
sralarnda renmitim; o zamandan beri yolculuk yaparken duygular
25

duygularmza olduka ters den kimselerin byle olmakla barbar ya


da vahi olmadklarn, ama pek oklarnn uslarn bizim kadar hatta
bizden daha iyi kullandklarn grdm; sonra, Franszlar ya da
Almanlar arasnda yetien bir kiinin, ayn ruhu tayarak, tm
yaamn inliler ya da yamyamlar arasnda geirmi olsayd, imdiki
durumundan ne kadar ayr durumda olacan dndm; sonra da
giysilerimizin biimine kadar, on yl nce beendiimiz ve belki on yl
sonra da beeneceimiz eyin bugn bize ne kadar garip ve ne kadar
gln geldiini grdm ve u sonuca vardm: bizi inandran ey,
herhangi bir kesin bilgiden ok alk ve rnektir; bununla birlikte
grlerin okluu ortaya karlmas biraz g dorular iin hi de
deerli bir kant deildir, nk bir toplumdan ok, tek bir adamn
onlar ortaya karmas ok daha olasdr; bylece grleri
bakalarnn grlerinden stn tutulabilecek tek bir kimse
gremiyordum, bu durumda kendi yolumu kendim bulmak durumunda
kaldm.
Ama yalnz ve karanlkta yryen bir adam gibi ok yava gitmeye ve
her eyde ok saknk davranmaya karar verdim, yle ki ok yava
ilerlersem en azndan kendimi dmekten koruyacaktm. Ayrca,
yazacam kitabn tasarsn yapmaya ve zihnimin yatkn olabilecei
her eyin bilgisine ulamak iin doru yntemi aratrmaya zaman
ayrmadan nce, daha nceleri usun szgecinden geirmeden doru
olduuna inandm grlerin tmn yanl diye bir yana atmak
istemedim.
Genken felsefenin blmlerinden mant, matematiklerden
geometricilerin ayrtrmasn ve cebiri biraz olsun incelemitim, bunlar
tasarma baz katklar olacak gibi grnen sanat ya da bilimdi. 13
Ama onlar incelerken grdm ki mantk szkonusu olduunda onun
tasmlar ve br bilgilerinin ou bakalarna yeni bir ey retmekten
ok bilinen eyleri aklamaya yaryordu,14 bilinmeyen eyler zerine
yargya varmadan konumaktan baka ie yaramayan Lullus 15 sanat
13

Descartes burada zellikle eski bir tartmay belirtir: mantk bir sanat m, yoksa bir bilim midir? Filozof, Aziz
Tommaso'ya dayanan bir zm benimsemi gibidir: mantk hem bir bilimdir, hem de baka bilimlerin
kurulmasn salayan bir sanattr.
14
Her zaman skolastie yneltilen balca eletiri budur: tasarm ynteminde sonu ya da varg dorudan doruya
ncllerden karlr, bir baka deyile karmla elde edilen bilgi ncllerde zaten ierilmitir, dolaysyla bu
erevede tmdengelim yapmak yeni bir ey sylemek deil, yalnzca bilineni yinelemektir. "Btn insanlar
lmldr / Sokrates insandr / Sokrates de lmldr" dediimde Sokrates'in lml oluunu dorudan doruya
insann lml olmasndan karyorum. Bu biimsel ynteme kar Descartes matematiksel tmdengelimi
nerecektir.
15
zgn metinde ad "Lulle" olarak geen kiinin asl ad Lulio'dur (latincesi Lullus). Raimondo Lulio

26

gibi. Gerekten, mantk ok doru ve ok iyi pek ok kural iermesine


karn, onda araya karm o kadar ok zararl ve gereksiz baka kural
vardr ki onlar ayklamak hemen hemen henz yontulmam bir
mermer kitlesinden bir Diana ya da bir Minerva karmak kadar gtr.
Sonra, eskilerin ayrtrmasna ve yenilerin cebirine gelince, ok soyut
konularla ilgilenmeleri ve hibir ie yaramaz grnmeleri dnda,
birincisi her zaman biimlerin belirlenmesiyle snrlanmtr ve
imgelemi yormadan anl altramaz; ikinciye gelince, baz kurallara
ve baz rakamlara o kadar bamldr ki zihni gelitiren bir bilim olmak
yerine zihni engelleyen kark ve karanlk bir sanat olur. Bu, her
nn yararlarn ieren ve yanllarn dlayan baka bir yntem
aramak gerektiini dnmeme neden oldu. Yasalarn okluu ok
zaman ktlklere zrler salar, oysa az sayda olan ama insanlarn
sk skya uyduu yasalara sahip olan bir devlet daha iyi
rgtlenmitir; bunun gibi mant oluturan ok sayda kural yerine
drt kuraln bana yeteceine inandm, yeter ki onlara uymaktan bir
kere bile geri kalmamak konusunda salam ve deimez bir karar alm
olaym.
Birincisi, doruluunu apak bilmediim bir eyi doru diye
almamak, yani acelecilikten ve nyargdan zenle kanmak,
yarglarmda zihnime ak ve seik bir biimde gelen ve hibir
biimde kukuya koyamadm eylerin dnda herhangi bir
eyi tanmamak.
kincisi, inceleyeceim glklerden her birini olabildiince
paralara ayrmak ve onlar en iyi zmlenebilecek duruma
getirmek.
ncs, dncelerimi en basit ve tannmas en kolay olan
nesnelerden balayarak ve yava yava, derece derece
ilerleyerek en karmak bilgilere kadar gtrmek ve doal
olarak birbiri ardndan gelmeyen eyler arasnda da bir dzen
(Katalancas Ramon Llull) 1233'te Parma'da domu, 1315'te Bugia'da lm bir spanyol dinbilimcisidir ve
Mslmanlara, zellikle bni Rd'e ve yandalarna dmanlyla bilinir. sa'y dnde grp evini barkn
brakan ve yollara den Lulio 1265'te kei oldu ve Mslmanlkla savama girebilmek iin Arapa rendi.
Byk sanat diye adlandrd bir mantk yntemi bulmutu, bu yntem szde en derin dorular kavramlardan
oluan bir tr cebirle ortaya koyuyordu. Ona gre us her eyi, inancn gizlerini bile ortaya koyabilirdi. Descartes
dostu Beeckman'a yazd 29 Nisan 1619 tarihli mektupta yle diyor: " gn nce Dordrecht'de bir handa bilgin
bir kiiyle karlatm, onunla Lullus'un Ars parva's zerine syletik. vnyordu: bu sanatn kurallarn yle bir
ustalkla kullanyormu ki, kendi sylemesine gre, hangi konuda olursa olsun bir saat konuabiliyormu, sonra
ayn konu zerinde bir saat daha konumas istenirse, ncekilerden tmyle ayr szler bulmas istenirse yirmi saat
bile konuabiliyormu. Buna inanabiliyorsanz onu kendiniz de grebilirsiniz. Bu adam biraz geveze bir yalyd
ve onun kitaptan edinilmi bilgileri beyninde olmaktan ok dudaklarnn ucundayd."

27

varsaymak. 16
Sonuncusu, her yerde btnsel saymalar ve en genel gzden
geirmeler yaparak hibir eyi dta brakmadmdan gvenli
olmak. 17
Geometricilerin en g gstermelere ulamak iin kullanma
alkanlnda olduklar tmyle basit ve kolay olan bu uzun nedenler
zinciri, insanlarn bilgisine ulaabildikleri her eyin ayn biimde
birbirine balandn ve doru olmayan bir eyi doru diye almamak
ve birinin brnden kt sray izlemek kouluyla bunlardan
eriilmeyecek kadar uzak ve bulunamayacak kadar gizli bir eyin
kalmayacan dnme olana salamt bana. Bylece hangi
eylerle balamak gerektiini aramakta ok glk ekmedim: nk
en basit ve tannmas en kolay eylerle balamak gerektiini zaten
biliyordum; bilimlerde nceden doruyu aratrm olanlar arasnda
yalnzca matematikilerin baz gstermeler yani baz kesin ve apak
nedenler bulabildiini gz nnde tutarak, onlarn inceledikleri ayn
eylerden balamam gerektiinden kukuya dmyordum; bundan
beklediim tek yarar zihnimi dorularla beslenmeye ve bo nedenlerle
yetinmemeye altrmakt. Ama bunun iin genellikle matematikler 18
denilen tm zel bilimleri renmeye almay ama edinmedim, bu
bilimlerin konularnn deiik olmasna karn tmnn eitli ilikiler
ya da oranlardan baka bir eyi incelememek konusunda birbirlerine
uymaktan geri durmadklarn grerek, bu oranlar, onlarn bana bilgiyi
daha kolay salayacak eylerde bulunduklarn varsayarak ve daha
sonra uygun gelecekleri tm eylere daha iyi uygulanabilmeleri iin
onlar hibir biimde zorlamayarak, genel olarak yalnzca bu oranlar
Birinci ve ikinci kural Descartes daha nce Usun ynetimi iin kurallar'da tek bir kural olarak vermiti, buna
gre yntemin z basitten bileie ve bileikten basite ilerlemeye dayanyordu. Bu iki ynl ilerlemede basite
ulamak bir tr ayrtrmayla, basitten bileie ya da btne gitmek de bir tr biletirmeyle gerekleiyordu. Usun
ynetimi iin kurallar'n V. kuralnda Descartes yle der: "Tm yntem baz dorular ortaya koyabilmek iin
zihnimizin gzlerini kendilerine doru evirmek durumunda olduumuz nesnelerin dzeninde ve konumunda
yatar. En karmak ve karanlk nermeleri derece derece en basit nermelere indirgiyorsak, sonra da tm
nermelerin en basitlerinin sezgisinden gene derece derece tm brlerinin bilgisine ykselmeye alyorsak bu
yntemi geree uygun biimde izliyoruz demektir." Sayma yntemi bir btnde tm eleri gzden geirmek,
onlardan hibirini dta brakmadmzdan gvenli olabilmek iin onlar yeniden yeniden saymak anlamna gelir.
17
Daha ok tmdengelime arlk veren Descartes -onun bilgi kuram da bunu gerektirmektedir- tmevarm daha
ok bir sayma ilemi olarak grr, bu noktada Bacon'n yntem anlayndan iyiden iyiye ayrlr. Descartes
Kurallar'n yedincisinde "Bu sayma ya da tmevarm, nerilen bir soruya bal olan her eyin yeniden gzden
geirilmesidir" diye bir aklamada bulunur. Yedinci kural yledir: "Bilimi yetkin klmak iin konumuzu
ilgilendiren her eyi dncenin srekli ve tam anlamnda kesiksiz bir devinimiyle btn iinde ve teker teker
gzden geirmek ve onlar yeterli ve dzenli bir saymada bir araya getirmek gerekir."
18
Skolastikler gkbilim, mzik, optik gibi bilimleri "matematikler" diye adlandrrlard. Descartes da bu terimi
ok sk kullanr.
16

28

incelememin daha iyi olacan dndm. Sonra onlar bilmek iin


bazen herbirini zellikle ele almak ve bazen de onlar yalnzca
anmsamak ya da birounu birlikte anlamak gereksinimi duyacam
gz nnde tutarak, dndm ki, onlar ayrca incelemem iin izgiler
olarak tasarlamam gerekiyordu; nk onlardan ne daha basit bir ey
bulabiliyor, ne de imgelemim ve duyularmla onlardan daha seik
olarak kurgulayabileceim herhangi bir ey grebiliyordum; ne var ki
onlar anmsamak ya da birounu bir arada kavramak iin onlar
olabildiince ksa baz iaretlerle aklamam gerekiyordu; bylece
geometrik ayrtrmann ve cebirin en iyi yanlarn alyor ve birinin
yanln bryle dzeltiyordum. 19
Gerekten, semi olduum bu pek az ilkeye tam tamna uymak bana
genel olanlardan balayarak bu iki bilimin kapsad tm sorunlar
zme kolayln verdi, yle ki en basit ve en genel olanlardan
balayarak onlar incelemeye iki aym verdim, bulduum her doru
sonra bakalarn bilmeme yarayacak bir kural oldu, bylece eskiden
bana ok g gelen pek ok sorunun da stesinden geldim, ama sonuna
doru bilmediklerimin de hangi yolla ve nereye kadar zlebileceini
belirleyebildiimi de sanyorum. Her eyin bir dorusu olduunu, o
doruya ulaan herhangi bir kiinin o eyi bilinebilecei lde
bildiini, rnein aritmetik renmi bir ocuun kurallara uyarak bir
toplama yaptnda ele ald toplam konusunda insan zihninin
bulabilecei her eyi bulduundan gvenli olduunu bilirseniz
sylediklerimin pek de bo eyler olmadn greceksiniz. nk,
sonunda, doru sray izlemeyi ve aranlan eyin tm koullarnn tam
tamna saymn yapmay reten yntem, aritmetiin kurallarna
kesinlii veren her eyi ierir.
Ama bu yntemde beni en ok honut eden ey onunla her konuda
usumu yetkin olarak deilse bile en azndan gcmn yettiince en iyi
biimde kullanmaktan gvenli olmamd; ayrca, bu yntemi uygularken
zihnimin konularn yava yava daha ak ve daha seik bir biimde
kavramaya altn seziyordum ve bu yntemi zel herhangi bir
konuya baml klmadan cebirin glklerinde yaptm gibi baka
bilimlerin glklerine de yararl bir biimde uygulamay
tasarlyordum. Bunun iin kendini ortaya koyan her eyi hemen
19

Descartes burada bize cebir iaretlerinde yapt yenilii anmsatyor. Onun amac ayr ayr alanlar teker teker
incelemek deil, btn bu alanlar kucaklayacak ve aklayacak evrensel bir bilim kurmaktr, bir baka deyile
evrensel matematii gerekletirmektir. O aritmetik ve geometri ikilemini ortadan kaldrmak iin saylar
"izgiler"le (srekli nicelikler) aklyor.

29

incelemeye girimem doru olmazd; nk, bu, yntemimin


belirledii dzene ters derdi. Ancak onlarn ilkelerinin tmyle
felsefeden alndn ve felsefede u gne kadar doru ilkeler
bulmadm gz nnde tutarak, her eyden nce felsefede doru
ilkeler yerletirmeye almam gerektiini dndm; bu da dnyann
en nemli eyiydi ve ben aceleciliin ve nyarglln en ok korkulas
olduu yerde, o zamanki yirmi yamdan daha olgun bir yaa
ermeden, o zamandan nce edinmi olduum tm yanl grleri
skp atarak olduu kadar, daha sonra usavurmalarma konu olacak
pek ok deney toplamak ve benimsemi olduum yntemde giderek
daha gl olmak iin bir takm altrmalar yaparak kendimi
hazrlamadan, onda en u noktaya varmaya kalkmamalydm. 20

Felsefe tm br bilimleri nceler, nk onlarn ilkelerini kendinde barndrr. Metafizik temellendirme en


nemli temellendirme olarak daha sonraya braklmaldr. Bu yzden Descartes dnrlnn ilk dneminde bir
bilim adam olarak grnrken daha sonra metafizie ynelecektir.

20

30

NC BLM

31

Sonunda, nasl oturduumuz evi yeniden yapmaya balamadan nce


onu ykmak, gere salamak ve mimar bulmak ya da kendimiz
mimarlk yapmak, bu arada zenle plan izmek yetmezse, ayn
zamanda bu i srerken rahata oturulacak bir baka ev bulmak
gerekirse, ite tam bunun gibi usum beni yarglarmda kararsz olmaya
zorlarken eylemlerimde kararsz kalmayaym21 ve elimden geldiince
mutlu yaamay bundan byle elden brakmayaym diye kendime,
sizinle paylamak istediim ya da drt kuraldan oluan, geici bir
ahlak anlay gelitirdim.
Birincisi, Tanr'nn ocukluumdan beri yetimem iin bana
balad dine sk skya bal kalarak lkemin yasalarna ve
alkanlklarna uymak ve tm br konularda birlikte
yaayacam en saduyulu kimselerin uygulamada hep birlikte
benimsedii en lml ve arlktan en uzak grleri izleyerek
kendimi ynetmektir. nk kendi grlerimin tmn
yeniden incelemeyi istediimden onlar yok saymaya balar
balamaz en saduyulu kimselerin grlerini izlemekten daha
iyi bir ey yapamayacama gveniyordum. ranllar ya da
inliler arasnda bizim aramzda olanlar kadar saduyulu
kimseler olabilse de, bana birlikte yaayacaklarmn
grlerini kendime rnek almak daha yararl grnyordu;
grlerinin gerekten ne olduunu bilmek iin, yalnzca
greneklerimizin bozulmuluundan inand her eyi
syleyecek pek az insan bulunduundan deil, ama
birounun kendilerinin de bunu bilmemesinden tr
sylediklerinden ok yaptklarna bakmam gerekiyordu; nk
insann bir eye inanmasn salayan dnce eylemiyle
insann bir eye inandn bilmesini salayan dnce eylemi
birbirinden ayrdr, genellikle onlardan biri varsa br
yoktur. Ayn yaygnlkta benimsenen birok gr arasndan
ben en lmllarn seiyordum: nk bunlar uygulamaya her
zaman en uygun olanlard ve tm arlklar kt sayldndan
byk bir olaslkla en iyileriydi; te yandan ar noktalardan
birini semisem, yanldmda doru yoldan iyice
ayrlmamam iin, br ar noktaya tutunmam gerekecekti.
Kuramda zlmemi sorun bizi askda brakr, glklere iter. Eylemde zlmemi sorun yaama saysz
glk karr. zmszlk kuramda olduu kadar eylemde de tedirgin eder filozofu. Eylem alannda kararszl
gidermek iin baz davran kurallarn benimsemek gerekmektedir.

21

32

zellikle insann zgrln kstlayan tm ykmllkleri


arlklar arasna koyuyordum. Benim bu sylediklerimden iyi
bir amala zayf ruhlarn kararszln gidermek iin ya da
hatta dind bir amala insanlar arasndaki ticari ilikilerin
gvenlii iin tutarl olmay gerektiren yeminlerin ya da
szlemelerin dayand yasalar doru bulmadm sonucu
karlmasn ama, dnyada her zaman ayn durumda kalan
herhangi bir ey grmediim iin ve kendi payma yarglarm
giderek yetkinletirmeye ve onlar daha kt klmamaya karar
verdiim iin, onayladm baz eyler artk iyi olmadklarnda
ya da artk onlar yle deerlendirmediimde bu eyleri iyi
diye almaya kendimi zorlayacak olursam, saduyuya kar
byk bir yanl yapm olacam dnrdm.
kinci kuralm, eylemlerimde elimden geldiince tutarl ve
kararl olmak ve en kuku gtrr grlerin bile bir kere ok
gvenli olduklarna karar verdiim zaman onlar direnle
izlemek olacakt. Bu konuda, ormanda yolunu arm
yolcular rnek alacaktm, ormanda yolunu arm yolcular
bir o yana bir bu yana fr dnerek dolamamallar, bir yerde
durup kalmamallar da, ama olabildiince ayn yne doru hep
dosdoru yrmeliler ve balangta o yolu semeye belki
yalnz raslantyla karar vermi olsalar da sradan nedenlerle
yollarn deitirmemeliler: nk bu yolla tam istedikleri yere
gidemeseler de hi deilse sonunda byk bir olaslkla bir
ormann ortasnda olmaktan daha iyi bir yere varacaklardr.
Bylece yaamn eylemleri insana sre tanmadndan, ok
kesin bir doru vardr, o da en doru grleri belirleyecek
durumda olmadmz zaman en olas grleri izlemek
zorunda olduumuzdur; ayrca grlerden hangisinin
hangisinden daha olas olduunu belirleyemediimiz zaman
bunlarn bazlar zerinde karar klmamz ve sonra bunlarn
uygulamayla ilgili olduklarn gz nnde tutarak bunlar
kuku gtrr grler olarak deil de doru ve kesin grler
olarak deerlendirmemiz gerekir, nk bizi buna iten bir
neden vardr. Bu, rasgele iyi diye uyguladklar eyleri sonra
kt diye yarglayan zayf ve kararsz insanlarn vicdanlarn
kartran tm pimanlklardan ve azaplardan hemen
kurtulmam salad.
33

nc kuralm, 22 her zaman yazgdan ok kendimi yenmeye,


dnyann dzenini deitirmekten ok arzularm deitirmeye
almak ve genellikle dncemizin dnda herhangi bir eye
tmyle egemen olamayacamza gre, dmzdaki eylerle
ilgili olarak elimizden geleni yaptktan sonra bizi baarmaktan
alkoyan her eyin bizim amzdan mutlak olarak olanaksz
olduuna inanmaya almaktr. Bu beni elimde olmayan bir
gelecekle ilgili isteklere kaplmaktan ve bylece kendimi
honut etmekten engellemek konusunda yeterli grnyordu.
nk istemimiz doal olarak yalnzca anlmzn ona
herhangi bir biimde olas gsterdii eyleri arzulamaya
yneldiinden, elbette bizim dmzda olan tm iyi eyleri
ayn zamanda gcmz aan eyler diye belirlersek,
douumuza bal grnen yoksunluklar kendi yanlmzn
sonucu olmad zaman in ya da Meksika krallklarna sahip
olmadmza zlmeyiz; hep denildii gibi zorunluluklar
erdem sayarak, hastaysak salkl olmay ya da hapisteysek
zgr olmay, elmaslardan daha direnli maddelerden yaplm
bedenlere ya da kular gibi umak iin kanatlara sahip olmay
istemeyeceiz. Ama her eye bu adan bakmaya almak iin
uzun bir abaya ve hep kendi stne den bir dnceye
gereksinim olduunu sylyorum; ve eskiden yazgnn
egemenliinden kendini kurtaran, aclara ve yoksullua karn
mutlulukta tanrlaryla yaran bu filozoflarn (Stoaclar) gizi
zellikle buna dayanyordu. nk hep doann kendileri iin
izdii snrlar belirlemeye alarak dncelerinden baka
hibir eye egemen olamayacaklarna, bunun onlar baka
eyler iin herhangi bir heyecan duymaktan alkoyacana
iyice inanyorlard; dncelerini ylesine mutlak bir biimde
kullanyorlard ki, doann ve yazgnn oka destekledii ama
bu felsefeye bal olmadklar iin her istediklerini
kullanamayan insanlardan kendilerini daha zengin, daha
gl, daha zgr, daha mutlu saymakta bir bakma
haklydlar.
Sonunda, bu ahlak anlayna sonu olarak, bu yaamda
insanlarn en iyiyi semeye almak iin yaptklar eitli
nc kural tmyle Stoac bir kavray ierir. Bu erevede bu kural tmyle kendine sz geirebilme ya da
kendine egemen olma dncesine dayanr. Descartes, Stoa filozoflarnda yetkin bilgin tipini bulur.
22

34

ileri gzden geirmeyi dndm; 23 bakalarnn ilerinden


sz etmek istemeden, kendi iimde de bulunduum yerden,
yani tm yaamm usumu gelitirmeye ve kendimi ykml
kldm yntemi izleyerek elimden geldiince dorunun
bilgisinde ilerlemeye adamay srdrmekten daha iyisini
yapamayacam dnyordum. Bu yntemi kullanmaya
balayal ylesine byk sevinler yaamtm ki, bu yaamda
ondan daha tatl, daha masum bir sevin olabileceini
sanmyordum; her gn bu yntemle bana olduka nemli
grnen ve genellikle baka insanlarn bilmedii baz dorular
ortaya koyarak ruhumu ylesine sevinle dolduruyordum ki
bunun tesinde hibir ey beni ilgilendirmiyordu. Ayrca
nceki kural yalnzca kendimi yetitirmeyi srdrmem
amacna ynelikti: Tanr doruyla yanl ayrt etmemiz iin
her birimize bir k vermi olduundan zaman gelince onlar
incelemek
iin
kendi
yarg
gcm
kullanmay
dnmeseydim bir an bile bakalarnn grleriyle yetinmek
zorunda olduuma inanmazdm ve bakalarnn grlerini
izleyerek, varsa daha iyilerini bulmak iin hibir frsat
karmadma inanabilseydim tedirginlikten kurtul-mazdm.
Sonunda, gcmn yettiince tm bilgileri edinmemi
salayacan dnerek bir yol izlemeseydim ve ayn yolla
elimde olan tm gerek iyilikleri de edinmeyi
dnmeseydim, ne arzularm snrlayabilir ne de mutlu
olabilirdim, yle ki istemimiz ancak anlmzn ona iyi ya da
kt gsterdiine gre herhangi bir eyi istemeye ya da
yadsmaya yneldiinden iyi yapmak iin iyi yarglamak
yeterlidir ve en iyiyi yapabilmek iin de yani tm erdemleri
elde edebilmek ve onunla birlikte elde edilebilecek tm
iyilikleri elde edebilmek iin olabildiince iyi yarglamak
yeterlidir, bu kesin olduu zaman mutlu olmamak olas
deildir.
Bylece bu kurallar koyduktan ve onlar inancmda her zaman birinci
yeri alan inan dorularyla birlikte bir yana ayrdktan sonra geri kalan
23

Burada drdnc bir kural karmza kyor. Zaten Descartes nc blmn balarnda " ya da drt
kuraldan oluan" demiti. Filozof, yntemini ortaya koyarken yapt gibi, burada da kendisi iin benimsenebilir
bir forml ortaya koyuyor. lk kural herkes iin geerli olabilirken, bu rtl drdnc kural Descartes'n
kiisel seimleriyle ilgilidir.

35

tm grlerimden zgrce kurtulmaya giriebileceim yargsna


vardm. yle ki, bunu bu dnceleri elde ettiim soba banda daha
uzun sre kapanp kalmaktan ok insanlarla konuarak daha iyi
baaracam umuyordum, k daha bitmeden yola koyuldum. Sonra,
dokuz yl boyunca dnyada orada burada dolamaktan baka bir ey
yapmadm; dnyada oynanan tm komedilerde oyuncu olmaktan ok
izleyici olmaya alarak kuku gtrebilecek ve bizi yanltabilecek her
konu zerinde zellikle dnerek, zihnimden, ona daha nce szm
olabilecek tm yanllar temizliyordum. Bunun iin, kukulanmak iin
kukulanan ve her zaman zmsz olmay isteyen kukular rnek
alyor deildim: nk, tersine, tm amacm kesin olarak gvenli
olmaya ve kayay ya da kili bulmak iin kaygan topra ve kumu
atmaya ynelmekti. Sanrm bu da benim olduka baarl olmam
salyordu, yle ki incelediim nermelerin yanlln ya da
kesinliksizliini zayf sanlarla deil, ak ve gvenli usavurmalarla
ortaya karmaya alrken, onlarda ok kuku gtrr eylerle
karlamadm, kesin hibir ey iermedikleri zaman bile onlardan her
zaman olduka kesin baz sonular karyordum. Eski bir evi ykarken
onun ykntlarn doal olarak yenisini yapmakta kullanmak iin
sakladmz gibi, kt temellendirilmi diye dndm grlerimin
tmn ykarken eitli gzlemler yapyordum ve birok deney
kazanyordum, bunlar o zamandan beri daha kesin grleri
oluturmakta bana yardmc oldular. Ayrca, kendim iin ortaya
koyduum yntemi kullanmay srdryordum; nk genel olarak
tm dncelerimi onun kurallarna gre ynlendirmenin tesinde,
zaman zaman kendime birka saat ayrp onu zel olarak matematiin
glklerine ya da bu kitapta aklanm olan birounda greceiniz
gibi, br bilimlerin yeterince salam bulmadm tm ilkelerinden
ayr tutarak matematiklerdeki glklerle az ok benzer kldm baka
glklere uyguluyordum. Bylece, grnte tatl ve masum bir
yaam geirmekten baka bir ii olmadndan hazlar ktlklerden
ayrmakla uraan ve bo vakitlerinde sklmamak iin yarar olan tm
elencelerden yararlanan biri gibi, belki kitap okumaktan ya da bilim
adamlaryla grmekten daha ok amacm srdrmeyi ve dorunun
bilgisinden yararlanmay elden brakmyordum.
Bununla birlikte, bilginler arasnda tartlagelen glklerle ilgili
seimimi yapmadan, geerli felsefeden daha kesin hibir felsefenin
temellerini aratrmaya balamadan, bu dokuz yl gelip geti. Daha
36

nce ayn amalar olsa da baaramadn sandm birok stn insan


rnei bana o kadar ok glk dndrd ki bazlarnn baardm
sylentisini yaydn grmeseydim, belki de o an bu ie girimeye
cesaret edemezdim. Bu gr neye dayandrdklarn syleyemiyorum; konumalarmn buna baz katklar olduysa, bu biraz
okumu olanlarn yapma alkanlnda olmad gibi, bilmediim eyi
en itenlikle dosdoru syleyerek ve belki de hibir retiyle
vnmeden daha ok bakalarnn kesin sayd pek ok eyden
kukulanyor oluumun nedenlerini gstermem olmu olmaldr. Ama
kendini olduundan baka biri gibi almak istemeyecek kadar onurlu
olduum iin, bana verilen ne yarar olmaya tm aralar kullanarak
almam gerektiini dnyordum; tam sekiz yl nce bu arzuyla
tandklarmn bulunabilecei her yerden uzaklamaya ve buraya 24
ekilmeye karar verdim, bu lkede uzun sren sava25 yle bir dzen
kurmutur ki orada bulunan ordular ancak barn meyvalarndan
olabildiince gvenli bir biimde yararlanmay salasn diye
oluturulmu gibidir; bylece ok etkin ve bakalarnn ilerine merakl
olmaktan ok, kendi ilerinde ok zenli olan byk bir insan
kalabalnn arasnda, en kalabalk kentlerde, hibir kolaylktan
yoksun kalmadan en uzak llerdeki kadar yalnz ve kopmu
yaayabildim.

24

Descartes "buraya" derken "Hollanda'ya" demek istemektedir. Hollanda Descartes iin tm dncesini
gelitirmesine olanak verecek dingin bir ortamdr. Siyasal karklklar iindeki Fransa byle bir geliim iin
elverili deildir. M. Leroy'nn dedii gibi, Descartes "Fransa'dan, kralndan ve ailesinden kamtr". Leroy'ya
gre "Yaam bir tehlikeden aralksz katr. O bu tehlikeyi aka ortaya koymaz. Ancak bu tehlike
mektuplarnda ve gezi notlarnda sezilir".
25
Hollandallarn spanyollarla sava. 1572'de balayan bu sava 1648'e kadar srd. XVII. yzyln Hollandas
bugnk Hollanda'dan ok bykt, bugnk Belika, Lksemburg, bir blm Fransa topran ieriyordu. Bu
topraklar uzun sre Kutsal Roma Germen mparatorluu'na bal kald. mparatorluun paralanmasyla
spanyollarn denetimine giren lkede gelimekte olan ulusallk bilinci halk toplum sorunlar karsnda duyarl
klyordu. 1566 ve 1572 ayaklanmalar, ardndan 1576 ayaklanmas spanyollarca kanl bir biimde bastrlmt.

37

DRDNC BLM

38

Orada zerinde durduum ilk dncelerden sz etmeli miyim bilmem;


nk onlar ylesine metafizik 26 ve ylesine herkesi ilgilendirmeyen
dncelerdir ki onlar belki de herkesin beenisine uygun
dmeyecektir. Bununla birlikte edindiim temellerin olduka salam
olduklar yargsna varlabilmesi iin, ondan bir biimde sz etmek
zorundaym. Yukarda sylendii gibi, grenekler szkonusu
olduunda, olduka kesinliksiz olduu bilinen grlerin bazen kuku
gtrmez grler gibi alnmas gerektiini oktandr belirtmitim; ama
o srada yalnzca doruyu aratrmakla uramak istediimden, tam
tersini yapmam ve kendilerinden en kk bir kuku duyabileceim her
eyi bundan sonra inancmda tmyle kuku gtrmez baz eylerin
kalm olup olmadn grmek iin mutlak olarak yanl diye atmam
gerektiini dnyordum. Bylece duyularmz bazen iyi aldatt
iin, onlarn bize dndrd biimde herhangi bir eyin
varolmadn varsaymak istedim. nk geometrinin en basit
konularyla ilgili olarak bile usavurmalar yaparken yanlan ve mantk
yanllar yapan insanlar olduu iin, benim de bakalar kadar
yanlabileceim yargsna vararak, daha nce gstermeler iin aldm
tm nedenleri yanl diye atyordum. Sonunda uyankken zihnimde
bulunan baz dncelerin, hibiri doru olmamakla birlikte, uyurken
de aklma gelebildiini grerek, o zamana kadar zihnime girmi olan
tm eylerin dlerimdeki yanlsamalar kadar doru olabileceini
varsaymaya karar verdim. 27 Ama hemen sonra, bylece her eyin yanl
olduunu dnmek istediim srada, bunu dnen "ben"in zorunlu
olarak herhangi bir ey olmas gerektiini grdm. Dnyorum
yleyse varm dorusunun kukucularn tm ar varsaymlaryla
sarslmayacak kadar salam ve gvenli olduunu belirlerken, bu
doruyu, aratrdm felsefenin ilk ilkesi olarak hibir kukuya
dmeden alabileceime karar verdim.
Sonra, ne olduumu dikkatle inceleyerek, hibir bedenim olmadn,
bulunabileceim hibir dnya, hibir yer olmadn varsayabileceimi,
ama buna gre varolmadn varsayamayacam, tersine baka
eylerin doruluundan kukulanmay dnyor oluumdan
varolduum sonucunun apak ve kesin bir biimde ortaya ktn,
oysa dnmeyi braksaydm tasarladm tm baka eyler doru
olsalar bile varolduuma inanmam iin elimde hibir neden
Descartes "metafizik" szcn soyut anlamnda kullanmaktadr. Yoksa Descartes'n bu erevede tm
araylar metafizik araylardr.
27
Descartes burada kukuyu dnyann varlndan kukulanma noktasna kadar gtrr.
26

39

bulunmadn grerek, tm z ya da doas dnmekten baka bir


ey olmayan ve varolmak iin herhangi bir yere gereksinimi olmayan,
herhangi maddesel bir eye baml olamayan bir tz olduumu
anladm. yle ki bu ben yani kendisiyle neysem o olduum ruh,
bedenden tmyle ayrdr, hatta bedenden daha kolay tannr ve beden
olmadnda bile o kendisi olmaktan kmaz.
Bundan sonra genellikle bir nermenin doru ve kesin olmas iin
gereken eyi inceleyecektim; nk byle olduunu bildiim bir
nerme bulduuma gre, bu kesinliin neye dayandn da bilmem
gerektiini dndm. O dnyorum yleyse varm'da dnmek
iin varolmak gerektiini ok ak grmemden baka bana doruyu
sylediime gvenmemi salayan hibir eyin olmadn grerek, ok
ak ve ok seik kavradm eylerin hep doru olduunu, ama
yalnzca seik olarak kavradmz eylerin neler olduunu iyi
belirlemekte baz glkler bulunduunu genel kural olarak
alabileceim yargsna vardm.
Bundan sonra, kukulandm ey zerine ve buna gre varlmn
tmyle yetkin olmay zerine dnerek, bilmenin kukulanmaktan
daha byk bir yetkinlik olduunu aka grp, olduumdan daha
yetkin herhangi bir eyi dnmeyi nereden rendiimi aratrmay
tasarladm; bunu daha yetkin herhangi bir varlktan renmi
olabileceimi apak anladm. Benim dmda gk, yer, k, scaklk ve
daha baka birok eyin dncesine gelince, onlarn nereden geldiini
bilmekte o kadar zorluk ekmiyordum, nk onlarda onlar benden
stn klacak gibi grnen hibir ey belirlemediimden, doruysalar
bu baz yetkinlikleri olan doama bal olmalarndand; doru
deilseler onlar hilikten getirdiime yani bende bir eksiklik
bulunmasndan tr bende olduklarna inanabilirdim. Ama bu benim
varlmdan daha yetkin bir varlk fikri iin ayn olamazd: nk onu
hilikten getirmek aka olanakszd; daha yetkinin daha az yetkinden
gelmesi ve ona baml olmas bir eyin hilikten gelmesinden daha az
aykr olmad iin onu kendimden de getiremezdim. Bylece
yetkinlik fikrinin gerekten benim olmadm kadar yetkin olan ve
bende herhangi bir fikri bulunabilen tm yetkinlikleri kendinde tayan
bir doa tarafndan yani bir szckle aklamam gerekirse Tanr
tarafndan bana konmu olmas gerekiyordu. 28 Ayrca, bende hi
Tanr fikri doutandr, bununla birlikte br doutan fikirlerden ayr olarak, dorudan doruya kendini
vareden tanrsal gcn belirtisini tar, "bana konmu" sz de dorudan doruya bunun bir gstergesidir.
Descartes'da doutan fikirler, imgelemimizin oluturduu fikirlerden de, duyu organlarmz araclyla elde

28

40

bulunmayan baz yetkinlikler tanyorsam varolan tek varlk ben


deildim (burada izninizle Okul'un szcklerini zgrce kullanacam),
ama kendisine baml olduum, bende olan her eyi kendisinden
aldm daha yetkin baka herhangi bir varln bulunmas zorunlu
olarak gerekiyordu. nk yalnz ve bakasndan tmyle bamsz
olsaydm, yle ki yetkin varlktan pay aldm bu az yetkinlik tmyle
benden gelseydi, ayn nedenle kendim bende eksik olduunu bildiim
her eyi kendimin klabilirdim, bylece kendim sonsuz, lmsz,
deimez, tam bilen, tam gl ve sonunda Tanr'da varolduunu
belirleyebildiim tm yetkinlikleri olan bir varlk olurdum. nk
Tanr'nn doasn tanmak iin yaptm usavurmalar izleyerek benim
doamn gc lsnde ancak kendimde herhangi bir fikrini
bulduum her eye sahip olmann yetkinlik olup olmadn gzden
geiriyordum ve herhangi bir yetersizlik gsteren eylerden hibirinin
onda bulunmadna ama tm brlerinin onda bulunduuna
gveniyordum. Kuku, deikenlik, hzn ve benzeri eylerin, onda
bulunamayacan gryordum, ben de onlardan uzak olsam ok
honut olurdum. Sonra, bundan baka bende duyulur ve cisimsel birok
eyin fikri vard: nk d grdm ve grdm ya da
imgelediim her eyin yanl olduunu varsaysam da gerekte
dncemde onlarn fikirlerinin varolduunu yadsyamazdm; ama
daha nceden kendimde ok ak olarak ruhsal doann cisimsel
doadan ayr olduunu bildiimden her bileimin bamll
gsterdiini, bamlln da aka bir eksiklik olduunu belirleyerek
buradan bu iki doadan olumu olan Tanr'da bir yetkinlik
varolamayaca, buna gre Tanr'nn byle olmad yargsna vardm;
ama dnyada baz cisimler ya da hi de tam yetkin olmayan baz ruhlar
ya da baka varlklar varsa onlarn varl onun gcne baml
olmalyd, yle ki bir an bile onlar onsuz varolmay srdremezlerdi. 29
Bundan sonra baka dorular aratrmak ve geometricilerin konusunu
ele almak istedim, bu konuyu uzunluk, genilik ve ykseklik ya da
derinlik asndan srekli bir cisim ya da snrsz olarak yaygn bir
uzam olarak dnyordum; eitli paralara blnebilen, eitli
biimleri ve byklkleri olan, her trl devinime ve yer deitirmeye
yatkn bir uzam; nk geometriciler btn bu eylerin kendi konular
ettiimiz fikirlerden de daha belirleyicidir. Yapay fikirler ve edinilmi fikirler doutan fikirlerce belirlenmelidirler.
29
Descartes burada "srekli yaratma" fikrini ortaya koyuyor. Yaratc g yaratcs zerinde aralksz etkindir
yani her an etkindir. Her varlk bu yaratc etkinlik iinde olmaktan bir an bile uzaklaamaz.

41

iinde olduunu dnrler. Herkesin ona ulad bu byk kesinliin


ancak az nce sylediim kural izleyerek apak kavradklar ey
zerine kurulmu olduunu gz nnde tutarak, onun konularnn
varlna gvenmemi salayan onda hibir ey olmadn da grdm.
nk rnein bir gen tasarlayarak onun asnn iki dik aya eit
olmas gerektiini pek gzel gryordum; ama bunun iin beni
dnyada herhangi bir gen bulunduuna inandracak hibir ey
gremiyordum. Oysa yetkin bir varlktan edindiim fikri inceleyerek
tpk bir genden edindiim fikirde onun asnn iki dik aya eit
olmasnn ya da bir kre fikrinde onun her parasnn merkezinden eit
uzaklkta olmasnn bulunmas gibi, hatta daha da apak olarak
varoluun onda bulunduunu gryordum; sonu olarak, yetkin varlk
olan Tanr'nn olduu ya da varolduu, geometrinin herhangi bir
gstermesinden daha az kesin deildir.
Ama onu tanmann hatta onun ruhunun ne olduunu tanmann
glne inanan pekok kiinin bulunmasnn nedeni, onlarn
zihinlerini duyulur eylerin tesine ykseltememeleridir; onlar maddi
eyler iin zel bir dnme biimi olan her eyi ancak imgeleyerek
belirleme biimine oka alk olduklarndan, imgelenebilir olmayan
herhangi bir ey onlara kavranlabilir grnmyor. Okullarda
filozoflarn temel kural olarak aldklar eyde apak grnr olan,
duyularda bulunmayan eyin anlkta bulunamayacadr;30 bununla
birlikte Tanr'nn ve ruhun fikirlerinin duyularda olamayaca da
kesindir. Bana yle geliyor ki onlar anlamak iin imgelemlerini
kullanmak isteyenler, tmyle sesleri iitmek ya da kokular almak iin
gzlerini kullanmak isteyenler gibidirler: ancak u ayrmla ki grme
duyusu grd nesnelerin doruluu konusunda bizi koklama ya da
iitme duyularndan daha gvenli klmaz; oysa anlmz ie
karmazsa ne imgelemimiz, ne duyularmz bizi herhangi bir eyden
gvenli klabilecektir.
Sonunda Tanr'nn ve kendi ruhlarnn varlna yeterince inanmayan
insanlar varsa onlar belki daha gvenli diye dndkleri bir bedeni
olmak, yldzlarn, bir yer'in ve benzer eylerin olmas gibi tm baka
eylerin gsterdiim nedenlerle daha az kesin olduunu bilsinler
isterim. nk bu eylerle ilgili ahlki bir gvence bulunsa da yle
grnyor ki, garip olmadka ondan kukuya demeyiz, metafizik bir
u forml ya da temel ilke skolastikler iin ok nemlidir: nihil est in intellectu quod prius non fuerit in sensu
(zihinde hibir ey yoktur ki daha nce duyularda olmu olmasn). Bu Aristotelesi anlamda bir gerekilik
bildirisidir.
30

42

kesinlik szkonusu olduunda tpk uykuda olduu gibi gerekte hi de


yle olmad halde bir baka bedenimiz olduunu, baka yldzlar ve
baka bir dnyay grdmz dleyebildiimizi gz nne
aldmzda, bu eylerin varlna gvenmemek iin yeterli neden
olmadndan bunu mantkszla dmeden yadsyamayz. Genellikle
dte yaadmz, hi de daha az canl ve daha az kesin olmayan
dncelerin brlerinden daha bo olduu nereden biliniyor? En iyi
zeklar bunu istedikleri kadar incelesinler, onlarn Tanr'nn varln
nceden varsayamazlarsa bu kukuyu gidermek iin yeterli olan
herhangi bir neden gsteremeyeceklerini sanyorum. nk, ilk olarak,
biraz nce kural olarak alm olduum ey, yani ok ak ve seik
olarak kavradmz eylerin tm dorudur kural, Tanr'nn oluuyla
ve varoluuyla ve yetkin bir varlk oluuyla ve bizde bulunan her eyin
ondan geliyor oluuyla belirgindir. Buradan, gerek eyler olan, ak ve
seik olduklar her eyde Tanr'dan gelen fikirlerimizin ya da
kavramlarmzn ancak doru olabilecei kar. yle ki genellikle
yanllk ieren fikirlerimiz ya da kavramlarmz varsa hilikten pay
aldklar iin onlarda kark ve bulank baz eyler olabilir, yani onlar
bizde biz tam yetkin olmadmz iin karktrlar. Yanlln ya da
yetkin olmayn Tanr'dan gelmesinde, dorunun ve yetkinliin
hilikten gelmesinde olduundan daha az aykrlk olmad apaktr.
Ama bizde gerek ve doru olann yetkin ve sonsuz bir varlktan
geldiini bilmeseydik, fikirlerimiz ne kadar ak ve seik olsalar da,
onlarn doru olma yetkinliine ulam olmalarn salayan herhangi
bir nedenimiz olmayacakt.
Oysa Tanr'nn ve ruhun bilgisi bizi bylece bu kuraln kesinliine
ulatrdktan sonra, uyurken grdmz dlerin, uyankken sahip
olduumuz dncelerin doruluundan bizi hibir biimde kukuya
drmeyeceini bilmek kolaydr. nk uyurken de ok seik
herhangi bir fikir usumuza gelse, rnein bir geometrici uykusunda
herhangi bir yeni gsterme ortaya koysa, uykusu bu gstermenin doru
olmasn engellemeyecektir. Dlerimizin en sradan yanlgsna
gelince, bu yanlg dlerimizin eitli nesneleri tpk d duyularmzn
sunduu gibi sunmasndan gelir, bu yanlg bize bylesi fikirlerin
doruluundan kukuya dme frsatn vermek asndan nemli
deildir, nk bu fikirler uykuda olmasak da bizi yanltabilirler:
sarlk olanlarn tm renkleri sar grmesi ya da yldzlarn ve ok uzak
baka cisimlerin bize olduundan kk grnmesi gibi. nk
43

sonunda, ister uyank olalm ister uyuyor olalm, ancak usumuzun


apaklyla kendimizi inanmaya brakmalyz. mgelemimiz ya da
duyularmz deil de usumuz dediime dikkat edilsin. yle ki, gnei
ok ak olarak grmemiz onun grdmz byklkte olduu
yargsna varmamz gerektirmez; bir kei bedeni zerine konulmu bir
aslan ban seik olarak pek gzel tasarlayabiliriz, bunun iin dnyada
byle bir yaratk olduu sonucunu karmak gerekmez: nk us bize
byle grdmz ya da imgelediimiz eyin doru olmas gerektiini
bildirmez. Ama bize tm fikirlerimizin ya da kavramlarmzn herhangi
bir doruluk temeline sahip olmas gerektiini bildirir; nk ok
yetkin ve ok doru olan Tanr'nn onlar bize bir doruluk temeli
olmadan koymu olmas olas deildir. Bazen imgelediklerimiz uykuda
uyankkenki kadar ya da daha canl ve kesin olsa da, usavurmalarmz
uykuda uyankken olduundan daha apak ve daha btnlkl olamaz;
bundan tr usumuz bize, biz tam yetkin olmadmz iin,
dncelerimizin tmyle doru olamayacan, bu nedenle doruluk
ieren dncelerimizin uykuda elde ettiimiz dncelerden ok,
uyankken elde ettiimiz dncelerde bulunabileceini bildirir.

44

BENC BLM

45

Bu ilk dorulardan kardm br dorular zincirinin tmn


izlemekten ve burada gstermekten sevin duyacam. Ama bu amala
bozumak istemediim bilginler arasnda tartmal olan pek ok
sorundan imdi sz etmem gerekecekti, be nedenle bu konuda ekimser
kalmamn ve insanlarn zel olarak bilgilendirilmesinin daha yararl
olup olmayacan daha bilge olanlarn yargsna brakmak iin,
yalnzca genel olarak onlarn neler olduunu sylememin daha iyi
olacan sanrm. Her zaman Tanr'nn ve ruhun varln gstermek
iin kullandm ilkeden baka hibir ilke tasarlamamak ve bana daha
nce geometricilerin yapt gstermelerden daha ak ve daha kesin
grnmeyen hibir eyi doru diye almamak konusunda aldm karara
bal kaldm. Bununla birlikte diyebilirim ki yalnzca felsefede
incelenmesine allm tm genel glklerle ilgili olarak ksa
zamanda beni honut edecek arac bulmakla kalmadm, ama baz
yasalar da ortaya koydum; Tanr bu yasalar doada ylesine geerli
klm ve onlardan ruhlarmza ylesine kavramlar ilemitir ki onlar
zerine yeterince kafa yorduktan sonra, onlarn dnyada olan ya da
oluan her eyde tam olarak gzlemlenebileceinden kukuya
demeyiz. Sonra, bu yasalarn srasn inceleyerek daha nce renmi
olduum ya da hatta renmeyi umduum en yararl ve en nemli pek
ok doruyu ortaya karm olduumu sanyorum. 31
Bu dorularn balcalarn, baz nedenlerin beni yaymlamaktan
alkoyduu bir incelemede 32 aklamaya altm; burada onun ieriini
ksaca anlatmaktan daha iyi bir i yapamayacam sanyorum. Bu
kitab yazmadan nce maddi eylerin doasyla ilgili olarak bildiimi
dndm her eyi onun kapsamna almak amacndaydm. Ama nasl
ressamlar dz bir tabloda kat bir cismin eitli yzlerini tmyle ayn
nce dnceyle ortaya konulabilecek evrensel yasalar sz konusudur. Bunlar matematiin ve mantn
yasalardr. Bu doutan dorular ruhumuzdadr, onlarn kayna da doal olarak tanrsallktr. Bu yasalar dnce
dnyamz belirlemekle kalmazlar, tm dnyay ynetirler, tm dnyann oluum koullarn ve varolu koullarn
belirlerler. Descartes onlarn belirleyiciliinde dnyann ya da fiziksel varln yasalarn ele alr.
32
Descartes ksaca Le Monde (Dnya) diye bilinen Trait du monde et de la lumire'den sz etmektedir. Descartes
bu yaptn yaymlamaktan kanmtr. Bunun nedeni onun din ve siyaset evreleri karsndaki tedirginliidir. O
yalnzca Cizvitlerden deil, Protestanlardan da korkmaktadr; yalnzca bilim evreleri deil, siyaset evreleri de
ona rknt verir. Galileo Galilei mahkum edildiinde (1633) Descartes otuz iki yandadr, Dnya incelemesini
yeni bitirmitir, bu yaptnda Galilei gibi yeni grler ne srmektedir. Descartes Galilei'nin bana gelenleri
duyunca incelemeyi ekmecenin altna atverir. Bu inceleme Descartes'n lmnden on drt yl sonra
yaymlanabilmitir. Descartes, Galilei'nin ada bilimci bak asna bir metafiziki olarak kardr. Mersenne'e
yazd 11 Ekim 1638 tarihli mektupta Galilei iin unlar yazar: "Doann ilk nedenlerini gz nnde tutmadan
baz zel durumlarn nedenlerini aratrd ve bylece temelsiz bir yap kurdu." Filozof, 1633'te Mersenne'e yazd
bir mektupta yle diyordu: "yle ardm ki neredeyse btn yazdklarm yakmaya ya da hi deilse onlar
kimseye gstermemeye karar verdim. Aka syleyeyim, dnyann dnd doru deilse benim felsefemin
dayanaklar da yanl."
31

46

biimde iyi gsteremediklerinden, onlardan yalnzca a kar


koyduklar balcalarndan birini seerler ve brlerini glgelendirerek
onlar ancak birinciye gre grlebildikleri lde gsterirlerse, ben de
bylece dncemde varolan her eyi konumama koyamayacamdan
korkarak, orada yalnzca ktan ne anladm uzun uzun aklamaya
giritim; sonra, ktan yola karak, n hemen tmyle
kendilerinden kt gneten ve sabit yldzlardan, geirdii iin
gklerden, yansttklar iin gezegenlerden, kuyrukluyldzlardan
ve dnyadan, zellikle renkli ya da saydam ya da ltl olduklar iin
yerde olan tm cisimlerden ve sonunda bunlarn izleyicisi olduu iin
insandan baz eyler katmaya giritim. Hatta tm bu eyleri biraz
glgelemek iin ve bilginler arasnda benimsenmi grleri izlemek
ya da yadsmak zorunda kalmadan, onlarla ilgili yargm daha zgrce
syleyebilmek adna, tm bu dnyay burada onlarn tartmalarna
brakmaya ve imdi Tanr'nn herhangi bir yerde, dsel uzaylarda,
yeter maddeyle yarataca, bu maddenin eitli paralarn da eitli
biimlerde ve dzen dnda devindirerek, ancak airlerin
tasarlayabilecei kadar kark bir kaos oluturaca, sonra da doay
her zamanki yardmn gstererek ortaya koyduu yasalara gre
devinmeye brakaca yeni bir dnyada olup biteceklerden sz etmeye
karar verdim. Bylece, ilk olarak bu maddeyi tantladm ve dnyada
ondan az nce Tanr'yla ve ruhla ilgili olarak sylediim ey dnda,
bence daha ak ve daha anlalr hibir ey bulunmadn
gstermeye altm; nk hatta okullarda tartlan bu biimlerden ya
da niteliklerden hibirinin kesinlikle onda olmadn, bilmezden
gelinemeyecek lde genellikle bilgisi ruhlarmzda doal olarak
bulunmayan hibir eyin onda bulunmadn tasarladm. Ayrca, doa
yasalarnn neler olduunu gsterdim; nedenlerimi Tanr'nn sonsuz
yetkinliklerinden baka hibir ilkeye dayandrmadan, kukuya
dlebilen tm nedenleri gstermeye ve Tanr birok dnya yaratsayd
bile onlarn her birinde bu nedenlerin gzlemlenmi olmaktan geri
kalmayacan gstermeye altm. Bundan sonra, bu kaosun
maddesinin en byk blmnn bu yasalara gre nasl kendisini
gklerimize benzer klar biimde hazrlanmas ve dzenlenmesi
gerektiini gsterdim; bununla birlikte, onun paralarndan bazlarnn
nasl bir dnyay ve bazlarnn gezegenleri ve kuyruklu yldzlar ve
bazlarnn da bir gnei ve sabit yldzlar oluturmas gerektiini
gsterdim. Burada k konusunu genileterek gnete ve yldzlarda
47

bulunmas gereken n ne olduunu uzun uzadya akladm ve


buradan onun bir anda gklerin usuz bucaksz uzayndan nasl
getiini ve onun nasl gezegenlerden ve kuyruklu yldzlardan yere
doru yansdn akladm. Ona tzle, durumla, devinimlerle,
gklerin ve yldzlarn tm eitli nitelikleriyle ilgili pekok eyi de
ekledim; yle ki bu dnyada bulunan eylerde, tantladm dnyada
olanlara tmyle benzemeyen ya da en azndan benzemez grnen
hibir ey grnmediini tantlamak iin yeterince konutuumu
dnyordum. Bundan sonra zellikle tasarlamama karn, onun tm
paralarnn tmyle merkeze doru nasl yneldiini; yzeyindeki
suyun ve havann nasl bulunduunu, gklerin ve yldzlarn zellikle
ayn konumunun her ynyle denizlerimizde grlene benzer biimde
gelgit olayna neden olmas gerektiini; bundan baka dnenceler
arasnda da grld gibi doudan batya belli bir akn, su aknn
olduu kadar hava aknn nasl olutuunu; orada dalarn, denizlerin,
pnarlarn ve rmaklarn doal olarak nasl oluabildiini ve madenlerin
ocaklara nasl girdiini ve tarlalarda bitkilerin nasl yetitiini ve genellikle kark ya da bileik denilen tm cisimlerin orada nasl olutuunu
gsterdim. Yldzlardan sonra dnyada baka eyler arasnda yalnzca
ate k rettiinden atein doasyla ilgili her eyin nasl olutuunu,
atein nasl beslendiini; bazen onun nasl k vermeden scak
olduunu ve bazen de scak olmadan k verdiini; eitli cisimlerde
nasl eitli renkler ve eitli baka nitelikler oluturduunu; bazlarn
nasl erittiini ve bazlarn da nasl sertletirdiini; hemen her eyi
nasl tketebildiini ya da onlar kle ve dumana dntrebildiini;
sonunda eylemin iddetiyle nasl bu kllerden cam oluturduunu ok
ak anlatmaya altm; kllerin cama dnmesi bana doada
olabilecek dnmlerin herhangi biri kadar ekici grnd iin onu
tantlamaktan zellikle haz duydum.
Bununla birlikte, tm bu eylerden bu dnyann nerdiim biimde
yaratlm olduu sonucunu karmak istemiyordum; nk Tanr'nn
balangtan beri dnyay olmas gerektii gibi yaratm olmas
geree ok daha yakndr. Ama Tanr'nn imdi dnyay korumakta
kulland eylemin dnyay yaratrken kulland eylemle tam tamna
ayn olduu kesindir ve bu tanrbilimciler arasnda ortak olarak
benimsenmi bir grtr; balangta Tanr ona kaosunkinden daha
baka bir biim vermemi olsa da doa yasalarn kurarak ona her
zamanki gibi devinebilmesi iin gereken yardm yapt, buna gre
48

yaratl mucizesini zedelemeden tmyle maddi olan eylerin zamanla


imdi olduunu grdmz gibi olabileceine inanlabilir. Onlarn
doasn bu biimde, onlar yava yava doarken grld zaman
anlamak, tmyle olutuklar zaman anlamaktan ok daha kolaydr.
Cansz cisimlerin ve bitkilerin tantlamasndan hayvanlarn, zellikle
insanlarn tantlamasna getim. Ama bunlar zerine tekilerle ilgili
olarak konutuum biimde konumak iin, etkileri nedenlerle
gstererek doann onlar retmek zere hangi tohumlar ne biimde
kullandn gstererek konumak iin yeterli bilgiye ulam
olmadmdan, organlarn d biimiyle olduu kadar i biimiyle de
tmyle bedenlerimizden birine benzeyen ve Tanr'nn tantlam
olduum maddeden daha baka bir maddeyle oluturmad,
balangta kendisine hibir ussal ruh, bitki ya da hayvan ruhu yerine
geecek hibir ey koymad, yalnzca yreinde daha nce anlatm
olduum, kurumadan nce kapatlan otu stan ya da zm art
zerine braklan yeni arab kaynatan atee benzer ksz atelerden
birini yakti bir insan bedeni oluturduunu varsaymakla yetindim.
nk bundan sonra bedende olabilecek ilevleri gzden geirdiimde,
orada dncenin dnda, dolaysyla ruhun yani yukarda doas
yalnzca dnmek olan diye belirlediimiz blmn, bedenden ayr
olan blmn hibir katks olmadan bizde bulunabilecek ve hepsi
birbirinin ayn olan ilevleri gryordum; bu adan usu olmayan
hayvanlarn bize benzedii sylenilebilir: bunun iin onda dnceye
bal olmakla insan olmamzdan tr bize zg olan ilevlerin
hibirini bulamadm, oysa Tanr'nn kutsal bir ruh yaratm ve
tantladm biimde onu bu bedenle birletirmi olduunu varsayarak
onda bu ilevlerin hepsini buluyordum.
Ama orada bu konuyu hangi biimde incelediimin grlebilmesi iin
buraya yrein ve atardamarlarn deviniminin aklamasn koymak
istiyorum, bu devinim hayvanlarda gzlemlenen ilk ve en genel
devinim olduundan ona gre tm br devinimlerle ilgili olarak ne
dnmek gerektii zerine kolayca yargya varlacaktr. Onunla ilgili
syleyeceklerimi anlamakta oka glk ekilmemesi iin, anatomiyle
ilgili olmayanlarn bunu okumadan nce, akcierleri olan herhangi iri
bir hayvann her ynde insannkine olduka benzeyen yreini
kestirerek orada bulunan iki oday ya da boluu grebilme zahmetine
katlanmalarn isterdim. lkin, yrein sa yannda bulunan odaya ok
geni iki boru balanr, bunlardan biri kann balca toplaycs olan
49

anatoplardamardr, bedenin tm br toplardamarlar bir aa


gvdesini andran bu anatoplardamarn dallar gibidirler; br atan
toplardamardr, bylece yanl adlandrlmtr, gerekte kaynan
yrekten alan, yrekten ktktan sonra akcierlerin her yanna
yaylarak birok dallara ayrlan bir atardamardr. Sonra, yrein sol
yannda olan odadan ayn biimde iki boru kar, bunlar birinciler
kadar ya da daha genitirler, bunlardan biri toplayan atardamardr, bu
da yanl adlandrlmtr, nk akcierlerden gelen bir toplardamardan baka bir ey deildir, akcierlerde atan toplardamarn
dallaryla ve solunumla gelen havann girdii boaz denilen yolun
dallaryla birbirine gemitir; br yrekten karak dallarn tm
bedene gnderen anatoplardamardr. Bu iki bolukta bulunan drt az
aan ve kapayan, tpk kk kaplara benzeyen on iki kk deriyi de
zenle grmelerini isterdim: bunlarn anatoplardamarn giriine
ylesine yerlemilerdir ki anatoplardamardaki kann hibir biimde
yrein sa boluuna akmasn engellemezler, bununla birlikte kann
oradan kabilmesine kesinlikle engel olurlar; atan toplardamarn
giriinde bulunan , tmyle tersine konumlanm olarak, bu
bolukta olan kann akcierlere gemesine olanak verirler ama
akcierlerde olann oradan dnmesine olanak vermezler; bunun gibi,
toplayan atardamarn giriinde bulunan br ikisi kan akcierlerden
yrein sol boluuna akmaya brakrlar ama dnmesine kar dururlar;
anaatardamarn giriinde bulunan de kann yrekten kmasna
olanak verirler ama oraya dnmesine
engel olurlar. Toplayan
atardamarn az bulunduu yer dolaysyla oval olduundan kolayca
iki deriyle kapanabilir, oysa brlerinin azlar yuvarlak olduklarndan
deriyle daha iyi kapanabilirler, bu yzden bu derilerin says iin
baka neden aratrmak gerekmez. Ayrca unlarn grlmesini de
isterdim: anaatardamar ve atan toplardamar toplayan atardamardan ve
anatoplardamardan ok daha sert ve salam yapdadr; bu sonuncular
yree girmeden nce geniler ve orada yreinkine benzer bir etten
olumu ve kulaklar diye adlandrlan iki kese yapar; yrekte her zaman
bedenin herhangi bir blgesinde olduundan daha ok scaklk bulunur,
sonunda genellikle herhangi ok scak bir boruya damla damla dklen
tm svlarda olduu gibi yrein boluklarna herhangi bir kan damlas
girince bu scaklkla abucak ier ve geniler.
nk bundan sonra yrein devinimini aklamak iin baka bir ey
sylemeye gereksinim duymuyorum, yrein boluklar kanla dolu
50

olmad zaman zorunlu olarak kan anatoplardamardan sa bolua ve


toplayan atardamardan sol bolua akar; yle ki bu iki damar her
zaman kanla doludur, onlarn yree alan azlar o srada kapal
olamazlar; ama bylece yree gelen iki damla kann yrein herbir
boluuna birer damlas girer girmez, girdikleri azlar ok geni ve
geldikleri damarlar kanla ok dolu olduundan ok byk olabilen bu
damlalar orada bulunan scaklk nedeniyle younluklarn azaltrlar ve
genilerler, bylece tm yrei iirerek geldikleri iki damarn
giriindeki be kk kapy iterler ve kapatrlar, bylece yree daha
ok kann gelmesini engellerler; yava yava younluklarn azaltmay
srdrerek ktklar iki damarn giriindeki br alt kk kapy
iterler ve aarlar, bylelikle atan toplardamarn tm dallarn yrekle
hemen ayn anda iirirler; hemen sonra yree giren kann soumas
yznden, bu atardamarlarda olduu gibi, yrein ilii iner, onlarn
alt kk kaps kapanr, anatoplardamarn ve toplayan atardamarn
be kk kapa yeniden alr ve baka iki kan damlasna geit verir
ve ayn ncekiler gibi bunlar yrei ve atardamarlar kanla iirirler.
Bylece yree giren kan yrein kulaklar denilen iki keseden getii
iin onlarn devinimi yrein deviniminin tersidir ve yrek itii
zaman onlar sner. zetle, matematik gstermelerin gcn
bilmeyenler ve doru nedenleri doruya benzerlerden ayrt etmeye
alk olmayanlar bunu incelemeden yadsma yanlgsna dmesinler
diye onlar u konuda bilgilendirmek isterim: akladm bu devinim,
zorunlu olarak yrekte gzle grlebilen organlarn tek konumundan ve
orada parmaklarla duyumsanabilen scaklktan ve deneyle tannabilen
kann doasndan kar, tpk bir saatin devinimi nasl dengeleme
arlklarnn ve arklarnn gcnden, durumundan, biiminden
oluursa.
Ama toplardamarlardan yree byle srekli akan kann nasl hi
tkenmedii ve yrekten geen tm kan oraya vard halde
atardamarlarn nasl kanla iyiden iyiye dolmad sorulursa buna
ngiltere'den bir hekimin 33 yazm olduundan baka bir yantm yok;
ngiliz hekimi William Harvey (1578-1657) kandolamn buldu, byk ve kk kandolamnn dzeneklerini
gsterdi. Harvey, Cambridge'de renim grrken o zamanlar tp alannda byk atlmlar yapm olan Padova
niversitesi'ne gitti, renimini drt yl iinde orada tamamlad. ngiltere'ye dnnce kendinden nce pek ok
hekimin ilgisini ekmi olan kandolam sorununu ele ald. Gerekte kan damarlarnn birbirlerine bal olduu
Hippokrates zamanndan beri biliniyordu. Hippokrates yle der: "Tm bedene yaylm olan damarlar bedeni
ruhla, zsuyuyla ve devinimle doldurmakla zgn tek bir damarn kollarndan baka bir ey deildirler."
Hippokrates yle srdrr: "Bir damarn nerede balayp nerede bittiinin bilinmediini biliyorum, nk bir
dairede ne balang ne de biti vardr" (K. Walker, Histoire de la mdecine'e baknz, Marabout, Verviers 1962, s.
130-131). "Kandolam" terimini kullanan ilk kii Harvey oldu. Daha nce Vesalius damar dizgesini
33

51

bu konuda buzlar krd ve atardamarlarn ularnda birok geit


bulunduunu, atardamarlarn yrekten aldklar kann buradan
toplardamarlarn kk dallarna girdiini, oradan da hemen yree
dndn, buna gre kann aknn srekli bir dolamdan baka bir
ey olmadn reten ilk kii olduu iin onu vmek gerekir. Bu
cerrahlarn sradan deneyleriyle ok iyi kantlanr, onlar toplardamar
atklar yerin stnde kolu pek skmadan balayarak oradan kan
balamadklar zamankinden daha bol aktrlar. Kolu aadan, atklar
yerle el arasnda balarlarsa ya da yukardan ok sk balarlarsa tam
tersi olacaktr. nk, besbelli, az sklm ba kolda olan kann
toplardamarlarla yree dnmesini engelleyebilir, toplardamarlarn
altnda bulunduklar ve derileri daha kat olduundan daha g
skldklar iin kann atardamarlarla her zaman yeniden kola gelmesini
engelleyemez, ayn zamanda atardamarlarla ele ulamak iin oradan
toplardamarlarla yree dnmek zere harcayaca gten daha byk
bir g harcar. Bu kan toplardamarlarn birinde bulunan aklktan
ktna gre onun atardamarlardan toplardamarlara geebilmesi iin
ban altnda baz geitlerin bulunmas gerekir. Harvey kann akyla
ilgili olarak syledii eyi de pek gzel kantlyor, buna gre
toplardamarlar boyunca eitli yerlere yerlemi baz kk deriler
vardr, bunlar kann bedenin ortasndan ulara doru gemesine hi
olanak vermezler ama yalnzca ulardan yree dnmesine olanak
verirler; ayrca Harvey yree pek yakn bir yerde skca balanm
olsa da, tek bir atardamar yrekle ba arasnda kesildii zaman bu
atardamardan ok ksa srede bedende olan tm kann kabildiini
gsterdii deneyle de bu ak pek gzel kantlyor, yle ki oradan
kacak kann baka bir yerden gelmi olmasn dnmek iin hibir
neden yoktur.
Ama kann bu deviniminin gerek nedeninin sylediim neden
olduunu gsteren pek ok baka ey vardr. 34 lkin, toplardamarlardan
kan kanla atardamarlardan kan kan arasnda belirtilen ayrmn
nedeni udur: yrekten geerken younluunu azaltm ve szlm
olan kan, yrekten ktktan hemen sonra yani atardamarlarda, yree
girmeden az nce olduundan, yani toplardamarlarda olduundan daha
gzlemlemi, bir organ beslemekle ykml her ana atardamarn belli bir toplardamarla ilintili olduunu
gstermiti. Kandolam konusunda kesin bilgiler ortaya koyma baarsn Harvey gsterdi, kan deviniminin
dolaml olduunu, bir ini kla gereklemediini bildirdi.
34
Buraya kadar Harvey'i kan dolamn bulduu iin ven Descartes bu noktada ondan ayrlr ve onu eletirir.
Harvey'e gre kan atardamarlara gnderen yrein kaslmasdr. Descartes'a greyse, kan genletiren yrek ss
onun devinimini salamaktadr.

52

ince, daha canl, daha scaktr. Dikkat edilirse bu ayrm yrein


yaknlarnda iyi grlrken yrekten en uzak yerlerde o kadar iyi
grlmez. Sonra, atan toplardamar ve anaatardamar oluturan
derilerin sertlii kann onlara kar toplardamarlara kar olduundan
daha gl vurduunu yeterince gsterir. Niin yrein sol boluu ve
anatoplardamar yrein sa boluundan, anatoplardamardan dorudan
doruya gelen kandan daha incedir, daha gl bir biimde ve daha
kolayca younluunu azaltr. Hekimler kann doasn deitirmesine
gre yrein scaklyla ncekinden az ya da ok gl ve az ya da
ok hzl biimde younluunu azaltabileceini bilmeselerdi nabz
yoklayarak ne bulabilirlerdi? Bu scakln br yelere nasl getii
incelenirse, yrekten geerken snan kann araclyla yrekten tm
bedene yayldn benimsemek gerekmez mi? Herhangi bir blmn
kan atlrsa, ayn yolla scakln atlmas da buradan geliyor; yrek
kzgn demir kadar scak olsa da, oraya srekli kan gndermezse
ayaklar ve elleri stmakta yeterli olmayacaktr. Sonra da buradan
solunumun gerek ilevinin yrein sa boluundan younluunu
azaltm ve buuya dnm olarak akcierlere gelen kan orada sol
bolua dklmeden nce kalnlatrmak ve yeniden kana dntrmek
iin akcierlere yeterli taze hava salamak olduu bilinir, bu olmadan
kann yrekteki atei beslemeye yarayan zellii olamazd. Akcierleri
olmayan hayvanlarda yrekte ancak tek bir boluk olduunun
grlmesini dorulayan budur, ocuklar annelerinin karnndayken
akcierlerini kullanamadklar iin onlarda yrein sol boluunda
anatoplardamarla kann akt tek bir az vardr ve oradan bir yol, atan
toplardamardan ana atardamara akcierden gemeden gelir. Sonra,
yrek atardamarlarla scakl ve onunla birlikte midede bulunan
yiyecekleri eritmeye yardm eden kann en akc blmnden bir
parasn mideye gndermese, midede sindirim nasl yaplrd? Kann
yrekten ardarda belki yz belki iki yzden ok geerek szld gz
nnde tutulursa bu yiyeceklerin zsuyunu kana dntren eylemi
tanmak kolay olmaz m? Beslenmeyi ve bedende bulunan eitli beden
svlarnn oluumunu aklamak iin, yrekten atardamarlarn ularna
doru younluunu azaltarak geen kann gcyle bu kann
paralarndan bazlarnn bulunduklar yelerin paralar arasnda
durduklarn ve orada kovduklar baka paralarn yerine getiklerini
sylemekten baka bir eye gereksinim var m; eitli biimlerde
delinmi olan ve eitli tohumlar birbirinden ayrmaya yarayan eitli
53

kalburlarda grld gibi, kann bu paralarnn karlatklar


deliklerin durumuna, biimine ya da kklne gre kimilerinin
brlerinden daha ok belli yerlere gittiklerini sylemekten baka bir
eye gereksinim var m? Sonunda tm bu eylerde en belirgin olan ey
ok ince bir rzgr gibi ya da daha ok pek ar ve pek canl bir alev gibi
byk bir bollukla yrekten beyne ykselen, oradan sinirlerle kaslara
ulaan ve tm yelere devinimi veren can ruhlarnn oluumudur; kann
bu ruhlar oluturan en uygun, en devingen ve en giriken blmlerinin
baka yerlerden daha ok beyne gitmelerine bir baka neden
dnlemez; yle ki bu ruhlar beyne tayan atardamarlar yrekten
gelen tm atardamarlarn en doru izgide gelenleridir, doa
yasalaryla ayn olan mekaniin kurallarna gre tm iin yeterli yer
bulunmayan birok ey ayn yne doru devinmeye yneldiinde
olduu gibi, yrein sol boluundan kan kan paralar beyne
yneldiinde onlarn en zayf ve en az devingen olanlar en gllerce
saptrlm olduklarndan bu yolla beyne yalnzca en gller ular.
Btn bu eyleri daha nce yaymlamay amaladm incelemede
olduka ayrntl biimde aklamtm. Sonra, kesildikten az sonra hl
devindikleri ve artk canl olmamakla birlikte topra kemirdikleri
grlen balarda olduu gibi insan bedenindeki sinirlerin ve kaslarn ne
gibi bir yapya sahip olmas gerektiini; beyinde uyankl, uykuyu ve
dleri salamak iin hangi deiimlerin olmas gerektiini; n,
seslerin, kokularn, tatlarn, scakln ve tm br d nesnelerin
niteliklerinin beyinde duyular araclyla nasl eitli fikirler
oluturabildiini; aln, susuzluun ve br i tutkularn beyne kendi
fikirlerini nasl gnderebildiklerini; bu fikirleri edinen ortak duyunun;
onlar saklayan bellein; onlar eitli biimlerde deitirebilen ve
onlarn yenilerini oluturabilen ve bylece can ruhlarn kaslara
datarak bedenin yelerini, duyulara kendilerini sunan nesnelerin ve
kendinde bulunan tutkularn etkisiyle, tpk yelerimizin istem
kendilerini ynetmeden devinebilmeleri gibi eitli biimlerde
devindiren imgelemin ne olmas gerektiini gstermitim. Bu durum
her hayvan bedeninde bulunan kemiklerin, kaslarn, sinirlerin,
atardamarlarn, toplardamarlarn ve tm br paralarn byk
okluuyla karlatrldnda insan ustalnn ok eitli otomatlar
ya da devingen makineleri pek az para kullanarak oluturduunu bilip
bedeni bir makine gibi grecek olanlara hi de alas gelmeyecektir;
oysa Tanr'nn elleriyle yaplm olduundan o brleriyle
54

karlatrlamayacak kadar iyi dzenlenmitir ve insanlarn tasarlad


makinelerin hibirinde bulunmayacak biimde kendi kendine esiz
devinimler yapmaktadr.
Burada u nokta zerinde zellikle durmutum: maymunun ya da usu
olmayan bir baka hayvann organlarna ve yzne benzer bu tr
makineler olsayd, bu hayvanlarla her adan ayn yapda
olmayacaklarn benimsemek iin hibir nedenimiz olmayacakt; oysa
bedenlerimize benzeyen ve ahlak asndan eylemlerimize olabilecei
kadar yknen makineler olsayd, onlarn gerek insanlar
olamayacan bilmek iin ok kesin iki nedenimiz olacakt. Bu
nedenlerden birincisi: onlar hibir zaman bizim dncelerimizi
bakalarna bildirmek iin yaptmz gibi, szleri ve br iaretleri
birletirerek kullanamayacaklardr. nk szleri yksek sesle
syleyen, hatta organlarnda baz deiikliklere neden olan bedensel
eylemler konusunda baz szler syleyebilen, herhangi bir yerine
dokunulduunda ne sylememi istiyorsunuz diye soran, bir baka
yerine dokunulduunda cannn acdn ve benzer eyleri syleyebilen
byle bir makinenin yaplmas tasarlanabilse de, bu makine en akn
insanlarn bile yapabildii gibi karsndakini yantlamak iin
syleyecei eyleri anlamna gre eitli biimlerde dzenleyemez.
kincisi: onlar baz eyleri ok iyi yapsalar da, hatta belki de bizlerden
birinden daha iyi yapabilseler de baz eyleri kesinlikle eksik
brakacaklardr, bununla bilinli olarak devinmedikleri ama yalnzca
organlarnn konumuyla devindikleri grlecektir. nk her tr
koulda yararl olabilen us evrensel bir ara olduu halde, onun
organlarnn her zel eylem iin baz zel konumlara gereksinimi
vardr; yaamn tm koullarnda usumuzun bizi devindirdii biimde
onu devindirmek iin bir makinede yeterince eitli aralar
bulunmasnn uygulamada olanakszl buradan gelir.
Bu iki ayn arala insanlarla hayvanlar arasndaki ayrm da tannabilir.
nk ok akn ve ok aptal kiiler de, bu arada deliler de iinde,
kendi dncelerini anlatmak iin eitli szlerden bir btn
oluturmaya ve onlardan bir sylev kurmaya yatkn olmayan herhangi
bir insann olmamas, buna karlk ne kadar yetkin ve olanakl domu
olursa olsun bu gibi eyleri yapabilecek insandan baka bir hayvann da
bulunmamas olduka belirleyicidir. Bu durum hayvanlardaki
organlarn eksikli olmasndan gelmez, nk saksaanlarn ve
papaanlarn szleri bizim gibi syleyebildiklerini, bununla birlikte
55

bizim gibi konuamadklarn yani sylediklerini dnmediklerini


gryoruz; oysa bakalarna sz sylemeye yarayan organlardan
hayvanlar kadar ya da onlardan daha yoksun olan sar ve dilsiz
domu insanlar kendi kendilerine iaretler uydurup kendi dillerini
renecek vakti olan kiilere dndklerini bu iaretlerle anlatrlar. Bu
da hayvanlarn insanlardan yalnzca daha az ussal olduklarn deil,
ama hi ussal olmadklarn gsterir. nk konuabilmek iin ok az
us gerektii grlr; insanlar arasnda olduu gibi ayn trden
hayvanlar arasnda da eitsizlik grlyor olsa da ve kimilerini eitmek
kimilerini eitmekten daha kolay olsa da, trnn en yetkini olan bir
maymunun ya da bir papaann bu konuda ruhu bizimkinden tmyle
ayr bir doadan olmasayd onun en aptal bir ocua ya da beyni
bozulmu bir ocua eit olamayacana inanlamazd. Tutkular
gsteren ve hayvanlar kadar makinelerin da yknebildii doal
devinimleri szlerle kartrmamak gerekir; baz eskilerin yapt gibi,
biz dillerini anlayamasak da, hayvanlarn konutuklarn da
dnmemek gerekir: nk bu doru olsayd birok organlar
bizimkine benzediinden, benzerlerine anlattklarn bize de
anlatabileceklerdi. Yine ok belirgin bir ey de pek ok hayvann
eylemlerinin bazlarnda bizden daha ok ustalk gstermelerine karn,
ayn hayvanlarn pek ok baka eyde hi ustalk gstermediidir; yle
ki onlarn baz eyleri bizden iyi yaplar zekalar olduunu gstermez;
nk yle olsayd herhangi birimizden daha zeki olmalar ve her eyi
daha iyi yapmalar gerekirdi; ancak bu daha ok onlarn zekalarnn
olmadn, doann onlar organlarnn konumuna gre devindirdiini
gsterir: arklardan ve yaylardan oluan, tm zenimize karn saatleri
bizden daha doru belirleyen, zaman bizden daha doru len saatler
gibi.
Bundan sonra, ussal ruhu tantlamtm, onun hibir biimde
sylediim br eyler gibi maddenin gcnden karlm
olamayacan ama kesinlikle yaratlm olmas gerektiini ve onun
insan bedeninde, gemisinde bir kaptan gibi yelerini devindirmek iin
yerlemi olmasnn nasl yetmeyeceini, ama bundan baka
bizimkilere benzer duygulara ve isteklere sahip olmak ve bylece
gerek bir insan oluturmak iin bedenle ok sk balanm ve
birlemi olmasna gereksinim olduunu gstermitim. zetle, burada
en nemli konulardan biri olduundan, ruh konusu zerinde biraz
genie durdum; nk Tanr'y yadsyanlarn yeterince rttm
56

dndm yanlgsndan sonra, hayvanlarn ruhlarnn bizimkiyle


ayn doadan olmasnn sonu olarak bu yaamdan sonra sineklerden
ve karncalardan daha ok korkacak ya da umutlanacak hibir eyimiz
olmadnn dnlmesi kadar hibir ey, zayf ruhlar erdemin doru
yolundan uzaklatrmaz; oysa bu ruhlarn ne kadar deiik olduu
bilindii zaman bizimkinin bedenden tmyle bamsz ve dolaysyla
lmeye ykml olmayan bir doadan olduunu kantlayan nedenler
ok daha iyi anlalr; sonra ruhumuzu yok edecek baka nedenler
grlmediinden buradan doal olarak ruhun lmsz olduu yargsna
varlr.

57

ALTINCI BLM

58

Tm bu eyleri ieren incelememin sonuna geleli yl oldu ve onu bir


basmcnn ellerine brakmak iin gzden geirmeye baladmda,
sayg duyduum ve usum dncelerimi nasl belirlerse yetkesi de
eylemlerimi yle belirleyen kiilerin daha nce baka birinin35
yaymlad fizikle ilgili bir gr uygun bulmadklarn rendim; o
grte olduumu sylemek istemiyorum ama onlarn denetiminden
nce dine ya da devlete zararl olacan dnebileceim dolaysyla
usum beni inandrsayd, beni yazmaktan alkoyacak herhangi bir ey
grmemi olsam da, ok kesin gstermeler olmadan inancma
yenilerini katmaya, birinin zararna dnebilecek herhangi bir eyi
yazmamaya ok zen gstermeme karn, bu yanlglardan herhangi
birinin grlerim arasnda bulunabilecei dncesi beni korkuttu. Bu
beni onlar yaymlamak iin aldm karar deitirmek zorunda
brakmaya yeterli oldu. nk daha nce bu karar almam iin ok
gl nedenler olmasna karn beni her zaman kitap yazma
mesleinden nefret ettiren eilimim bana bundan balanmak iin
hemen yeterli baka nedenler buldurdu. u ya da bu ynden ylesine
eitli nedenler vardr ki onlar benim yalnzca burada sylememde
deil, belki halkn onlar bilmesinde de yarar vardr.
Ben hibir zaman dncemden gelen eylere ok gvenmedim ve
kullandm yntemde kuramsal bilimlerin alanna giren baz glkler
konusunda honut etmekten ya da bu yntemin bana rettii nedenlere
gre kendi greneklerimi dzenlemeye almaktan baka meyveler
topladm srece onlarla ilgili herhangi bir eyi yazmaya zorunlu
olduuma inanmadm. nk greneklerle ilgili olan ey iin herkes
kendi grne yle ok inanmtr ki eer Tanr halklarnn bana
ynetici olarak ya da peygamber olmas iin yeterli kayrayla ve byk
abayla donatt kiilerden bakalarna bu alanda bir ey deitirmeye
girimesi iin olanak verseydi, ne kadar ba varsa o kadar dzenlemeci
bulunacakt; kurgularm beni ok honut etse de, bakalarnn da onlar
belki daha ok honut edecek kurgular olduuna inandm. Ama fizikle
ilgili baz genel kavramlar edinir edinmez ve onlar eitli zel
glklerde denemeye balaynca, bu kavramlarn bizi nerelere kadar
ynlendirebileceini ve bugne kadar yararlanlan ilkelerden ne lde
ayrldklarn grdm, gcmz yettiince tm insanlarn ortak iyiliini
salamaya bizi zorunlu klan yasaya oka kar olmadan, onlar sakl
tutamayacama inandm. nk onlar bana yaama ok yararl olan
35

Descartes burada Galileo Galilei'den sz ediyor.

59

bilgilere varlabileceini ve okullarda retilen kurgusal felsefe yerine


onun iin bir uygulama bulunabileceini, onunla atein, suyun,
havann, yldzlarn, gklerin ve bizi evreleyen tm br cisimlerin
gcn ve eylemlerini sanatlarmzn eitli mesleklerini tandmz
kadar seik bir biimde tanyarak onlar uyarl olduklar tm ilerde
ayn biimde kullanabileceimizi ve bylece kendimizi doann
efendileri ve sahipleri klabileceimizi gstermiti. Bu yalnzca
dnyann meyvelerinden ve onda bulunan tm kolaylklardan hibir
gle uramadan yararlanmay salayacak saysz makinenin yapm
iin deil, ama zelilkle yaamn kukusuz ilk iyilii ve tm br
iyiliklerinin temeli olan saln korunmas iin de istenir bir eydir;
nk ruh bile mizaca ve bedenin organlarnn konumuna o kadar
bamldr ki insanlar hep birlikte imdiye kadar olduklarndan daha
bilge, daha usta klacak bir ara bulma olana olsa, bunun ancak
hekimlikte aranlabileceine inanyorum. Bugn hekimlikte geerli
olan bilgiler arasnda yarar iyice belirgin pek az ey olduu dorudur;
ama onu kmseme amacm olmasa da, hekimlik mesleinde
bilinenlerin bilinmesi gerekenler yannda hibir ey olduunu ve
hastalklarn nedenleriyle ve doann bize verdii ilalarn tmyle
ilgili yeterli bilgimiz olsayd, bedenin olduu kadar ruhun da saysz
hastalklarndan, hatta belki de yalln gszlnden kurtulunabileceini kabul etmeyecek meslekten kiiler de iinde, kimsenin
olmayacana inayorum. Oysa tm yaamm ok gerekli bir bilimin
aratrmasnda kullanmak amacyla ve yaamn ksal ya da deney
eksiklii yznden engellenmi olmadka, onu izlersem kesin bir
biimde bu bilimi bulacam sandm bir yola raslam olarak bu iki
engele kar en iyi arenin bulacaklarmn pek azn halka sadakatle
iletmek olacana ve gl zekalar, her birini eilimine ve gcne gre
yaplmas gereken deneylere yardm ederek ve renecekleri tm
eyleri halka da ileterek daha teye gemeye armak olaca
yargsna vardm; bylece sonuncular ncekilerin ulat yerden
balayarak biroklarnn yaamlarn ve almalarn birbirine
balayarak hep birlikte her birimizin tek bana yapabileceinden ok
daha uzaa gidebilecektik. 36
Ayn zamanda, deneylerle ilgili olarak bilgide ilerlendii lde
deneylerin gerekli olduunu grdm. nk balangta ancak
Descartes burada bilimsel ilerlemeler iin ortak almann neminden sz ediyor. Onda bu tr grlere pek
raslanmaz. O daha ok kendi deneyimlerinden ve kendi amalarndan szeder. Her zaman yalnz yaamay
yeleyen Descartes'da birileriyle birlikte alma istei pek yoktur.
36

60

duyularmza kendi kendilerini sunan ve zerinde biraz dnnce


unutamayacamz deneylerden yararlanmak daha az bulunur ve zor
elde edilir deneyleri aratrmaktan daha iyidir: bunun nedeni, bu daha
az bulunur deneylerin en genel nedenleri bilinmedii zaman ve bal
olduklar koullar hemen her zaman gzden kaacak kadar ok zel ve
ok kk olduklarndan, genellikle bizi yanltyor olmalardr. Ama
benim burada izlediim dzen uydu. lkin genel olarak dnyada olan
ya da olabilecek olan her eyin ilkelerini ya da ilk nedenlerini bulmaya
altm, bu amala ne dnyay yaratan Tanr'dan baka bir eyi gz
nne aldm, ne de bu ilkeleri ruhumuzda doutan bulunan baz
doruluk tohumlarndan baka bir eyden kardm. Bundan sonra bu
nedenlerden kabilecek ilk ve en sradan sonularn neler olduunu
inceledim ve bylece gkleri, yldzlar, dnyay ve hatta yeryznde
suyu, havay, atei, madenleri ve her eyde en ortak, en basit,
dolaysyla tannmas en kolay olan benzer baz baka eyleri buldum
sanrm. Sonra daha zel olan eylere inmek istediimde, onlar bana o
kadar eitli grnd ki yeryznde bulunan cisimlerin biimlerini ve
trlerini, Tanr isteminin yaratabilecei orada bulunabilecek saysz
baka eylerden ayrabilmenin insan zihni iin olas olmadna
inandm, buna gre sonulardan nedenlere ilerlemeden ve birok zel
deneyden yararlanmadan onlar kendimiz iin kullanmamzn olas
olmadn da dndm. Bundan sonra da, zihnimi duyularma
sunulmu olan tm nesnelere her yneltiimde bulmu olduum
ilkelerle kolayca aklayamayacam herhangi bir eyi belirlemediimi
ekinmeden syleyebilirim. Ama doann gcnn ok byk ve pek
geni ve bu ilkelerin ok basit ve ok genel olduunu, bu ilkelerden pek
ok eitli biimde karlm olabilecek hemen hemen balangta
tanmadm hibir zel sonu belirlemediimi, benim en byk
glmn genelde bu sonularn bu ilkelere hangi biimlerde
balandn bulmak olduunu aka sylemem de gerekir. Bu konuda
dndm tek are, bu biimlerden biriyle aklandklar zaman
verdikleri sonucun brleriyle aklandklar zaman verecekleri sonula
ayn olmad baz deneylere yeniden ynelmekti. zetle, imdi bu
sonuca yarayabilecek deneylerin ounu yapmaya balamaya gereken
ynn ne olduunu olduka iyi grdm sandm bir yerdeydim;
ama bu deneylerin neler olduunu da ve ellerim ve gelirim bin kere
daha ok olsa bile tmne yetmeyecei kadar ok sayda olduklarn da
gryordum; yle ki bundan byle, az ya da ok deney yapma
61

kolaylm olacana gre, doann bilgisinde az ya da ok


ilerleyebileceim. Yazdm incelemede bunu anlatmaya ve halkn
ondan salayabilecei yarar ok ak olarak gstermeye ve genellikle
insanlarn iyiliini isteyen herkesi yani grnte ya da yalnzca
grlerinde deil gerekten erdemli olan herkesi yapm olduklarn
benimle paylamaya ve yaplacak deneylerin aratrmasnda bana
yardm etmeleri iin zorlamaya karar verdim.
Ama o zamandan beri baka nedenler grm deitirdi ve doruyu
bulduum lde nemli olduu yargsna vardm her eyi yazmay
srdrmenin gerekten gerektiini ve onlar yaymlatmak istediim
zaman gsterdiim zenin aynsn gstermeyi dndm: bylece
onlar iyi incelemek iin daha ok frsatm olacakt, kukusuz insan pek
ok kiinin greceine inand eylere yalnzca kendi iin olanlardan
ok zaman daha yakndan bakt gibi, ounlukla onlar kavramaya
baladmda bana doru grnen eyler onlar kda dkmek
istediim zaman yanl grndler: gcm elverdiince halka yararl
olmak iin hibir frsat karmayacaktm, yazlarmn bir deeri varsa
onlar lmmden sonra okuyanlar onlardan gerektii gibi yararlanabileceklerdi ama ben yaarken yaymlanmasna hibir zaman evet
dememeliydim, nk belki de kar klara ve tartmalara konu
olaca iin, hatta bylece bana kazandrabilecei n kendimi
yetitirmeye kullanmak amacnda olduum zaman yitirmemden baka
bir ey getirmeyecekti. nk her kiinin kendisinin olduu kadar
bakalarnn iyiliini de salamak zorunda olduu ve kimseye yararl
olmamann tam olarak hibir ey anlamna geldii doru olsa da;
emeklerimizin imdiki zamandan daha uzak zamanlara ulamas
gerektii de, torunlarmza daha ok yarar getiren baka eyler yapmak
amacnda olunduunda belki yaayanlara baz yararlar getirecek eyleri
unutmann iyi olduu da dorudur. Gerekten, unun bilinmesini ok
isterdim; bugne kadar rendiim ok az ey, bilmediim, renmekten de umudumu yitirmediim eylerle karlatrldnda, hemen
hibir eydir; nk bilimlerde doruyu yava yava bulanlarn
durumu, yoksul olduklarnda ok emekle az kazanrken zengin olmaya
balaynca daha az emekle daha ok kazan salayanlarn durumuyla
hemen hemen ayndr. Ya da onlar, gc zaferleriyle orantl olarak
artan ve bir arpmay kaybedince durumu koruyabilmek iin
arpmay kazandktan sonra kentleri ve eyaletleri ele geirmek
yolunda varolandan daha byk ustala gereksinimi olan ordu
62

komutanlarna benzetebiliriz. nk dorunun bilgisine ulamamz


engelleyen tm glklerin ve yanllarn stesinden gelmeye almak
gerekten sava vermektir, biraz genel ve nemli bir konuyla ilgili baz
yanl grler edinmek bir sava kaybetmektir; sonra, nceki duruma
yeniden dnmek iin gvenilir ilkelere sahip olunduunda, byk
ilerlemeler yapmak adna, gerekenden daha ok ustalk gerekir. Kendi
payma, daha nce bilimlerde baz dorular bulmusam (bu kitabn
ierdii eylerin baz dorular bulmu olduum yargsna vardracan
umarm), bunun ancak atm be ya da alt temel gln sonular
ve balantlar olduunu ve kendi ynmden onlar ansl olduum
savalar saydm syleyebilirim. Hatta amalarm tmyle
gerekletirebilmek iin onlara benzer iki ya da sava daha
kazanmaya gereksinimim olduunu, yam pek ilerlemi olmadndan
doann olaan akna gre bu sonu iin henz yeterli zamanm
olabileceini dndm sylemekten ekinmeyeceim. Ama kalan
zamanm iyi kullanma gcnden umutlu olduum kadar tutumlu
kullanmaya zorunlu olduuma inanyorum; fiziimin temellerini
yaymlarsam kukusuz zamanm yitirmek iin birok frsat bulacam.
nk bu temellerin hemen tm onlar benimsemek iin yalnzca
dinlemek gerekecek kadar apak olsa da, aralarnda gstermelerle
ortaya koyacak gte olmadm dndm bir tane bile bulunmasa
da, onlarn baka insanlarn eitli grlerine uymas tmyle olas
olmadndan dourucaklar kartlklarn beni iimden ok zaman
alkoyacan imdiden gryorum.
Bu kar klarn bana yanllarm tantmak asndan olduu kadar,
baz iyi eyler yapmsam bakalarnn bununla onu daha iyi
anlamalarn salamak asndan da yararl olaca ve birok kii tek bir
kiiden daha iyi grebilecei iin onlarn imdiden bu temelleri
kullanmaya balayarak bulularyla bana yardm edecekleri de
sylenebilir. Ama kendimi yanlglara son derece ak biri olarak
grsem de, usuma gelen ilk dncelere hemen hibir zaman
gvenmediimi bilsem de, bana yneltilen kar klardan edindiim
deney onlardan herhangi bir yarar ummam engelliyor: nk dost
saydm kimselerden olduu kadar benimle bir ilgisi olmadn
dndm kimselerden de ve hatta bana besledikleri sevgi yznden
dostlarmn gremedii eyleri ktlkleriyle ve kskanlklaryla
ortaya karmaya alacan bildiim baz kimselerin de yargsna ok
defa tank olmutum; ama onlarn benim ngrmediim bir ey zerine
63

bana kar ktklar pek olmad, byle bir ey olmusa o da benim


konumdan ok uzak olmutur; yle ki grlerimin benden daha az
kat, benden daha az hakbilir herhangi bir eletiricisiyle hemen hemen
hi karlamadm. Okullarda uygulanan tartmalarla nceden bilinen
herhangi bir dorunun ortaya karldn hibir zaman grmedim,
nk her biri kazanmaya alrken nedenleri olumlu ve olumsuz
ynde tartmaktan ok gerek gibi grneni deerlendirmeye alr;
uzun sre iyi avukat olmu olan kiiler bu yzden daha sonra iyi yarg
olamazlar.
Dncelerimin iletilmesinden bakalarnn edinecei yarara gelince,
bu yarar ok byk olamazd, nk onlar henz ileri gtrm
deildim ve uygulamaya gemeden nce onlara pek ok eyin
eklenmesine gereksinim vard. Bunu yapabilecek biri varsa o herkesten
ok ben olmalym, bunu vnmeden syleyebilirim: elbette dnyada
zeks benimkiyle llemeyecek kadar iyi pek ok kimse yok deildir
ama insan bakasndan rendii bir eyi kendi bulduu bir ey kadar
iyi kavrayp kendinin klamaz. Bu konuda ok doru olan udur: ok
zeki kimselere grlerimden bazlarn akladmda genellikle ben
kendilerine anlatrken onlar ok seik olarak anlar grnseler de,
onlar yinelediklerinde hemen her zaman onlar bunlar benimdir
diyemeyeceim kadar deitirmi olduklarn grdm. Bu nedenle,
benim bildirmediim bir eyi birileri benimmi gibi gsterdikleri
zaman, torunlarmzn buna inanmamalarn dilemekle kendimi mutlu
duyuyorum. Yazlar elimizde olmayan tm eski filozoflara 37 ykletilen
garipliklere hibir zaman amadm ve bunun iin, zamanlarnda en iyi
zeklar olduklarn ama yalnzca bize kt iletilmi olduklarn grerek
dncelerinin oka usd olduu yargsna varmadm. Grld
gibi, onlarn mezlerinden hibirinin hemen hibir zaman onlar at
olmamtr; imdi Aristoteles'in izleyicisi olanlarn en tutkulular
doann bilgisine onun kadar ulaabilmi olsalard, hatta daha ounu
hibir zaman elde edememek kouluyla da olsa kendilerini mutlu
sayacaklard. Onlar tutunduklar aatan daha yksee kmaya
ynelmeyen ve hatta genellikle tepeye kadar ilerledikten sonra yeni
batan aaya inen sarmaklar gibidirler; nk bence oradan yeniden
aaya inenler yani kaynaklarnda anlalr biimde aklanm her
eyi bilmekten honut olmayanlar, bunun tesinde stne hibir ey
sylemedikleri ve belki hibir zaman dnmedikleri pek ok gln
37

Sokrates'den nceki filozoflar.

64

zmn bulmak isteyenler bu glkleri incelemekten kanrlar,


bylece bir biimde kendilerini daha bilgisiz klarlar. Bununla birlikte,
onlarn felsefe yapma biimleri ancak zihinleri ok sradan kiilere
uygun der; nk kullandklar belirlemelerin ve ilkelerin karanl,
onlarn her ey zerine bilirmi gibi korkmadan konuabilmelerinin ve
en ince ve en usta olanlara kar onlar inandracak aralar olmakszn,
syledikleri her eyi savunabilmelerinin nedenidir. Bu konuda onlar
bana, gz gren bir kiiyle zorlua dmeden dvmek iin onu ok
karanlk bir mahzenin dibine indirmek isteyen bir kre benzer
grnrler; diyebilirim ki kullandm felsefenin ilkelerini
yaymlamaktan vazgeiimde bu gibilerin yararlar vardr, nk bu
ilkeler ok basit ve apak olduklarndan ben bu ilkeleri yaymlarsam
ayn eyi yapm ve onlara birka pencere am olacam, bylece
dvmek iin indikleri mahzene k girmesini salam olacam.
Ama en iyi zeklar bile onlar bilmek isteyecek durumda deildir:
nk her eyden sz etmek ve bilgin olma nn kazanmak
istediklerinde, bana, baz eylerde azar azar ortaya kan ve baka
eylerden sz etmek gerekince insana itenlikle ben bunu bilmiyorum
dedirten doruyu aratrmaktan ok, her alanda byk bir zahmete
girmeden bulunabilecek varsaymla yetinerek daha kolay
ulaacaklardr. 38 Bilmedii hibir ey olmamak gururu yerine elbette
daha benimsenir olan eyi yani ok az dorunun bilgisine ulam
olmay seerlerse ve benim izlediim yola benzer bir yol izlemek
isterlerse, onlara bu konumada sylediimden daha ok bir ey
sylemem gerekmez. nk benim yaptmdan ok daha teye
gitmeye yatknsalar bulmu olduum, dndm her eyi kendileri
de nasl olsa bulacaklardr. Her eyi her zaman ancak srasyla
izlediime gre, hl ortaya koymam gereken eylerin daha nce
bulduum eylerden daha g ve daha gizli olduu kesindir ve onlar bu
eyleri benden ok kendilerinden renmekten honut olacaklardr;
ayrca, ncelikle kolay eyleri aratrarak ve yava yava, adm adm
daha g eylere geerek kazanacaklar alkanlk onlara benim tm
aklamalarmdan daha yararl olacaktr. yle ki kendi payma ben
genliimden beri gstermelerinden balayarak aratrdm tm
dorular bana retmi olsalard, onlar renmek iin hibir
glm olmasayd, belki de hibir zaman baka dorular
Descartes burada gene ynteminin zn duyurur bize: hibir olas bilgiyi bilgi diye almamak, onu tmyle
bilgi alannn dna karmak, yalnzca ve yalnzca kesin olan benimsemek. Bu belirlemeyle Descartes
Aristoteles'le ve ardllaryla yani skolastiklerle olan ayrln bir kere daha ortaya koymu olur.
38

65

bilmeyecektim ve en azndan onlar aratrmaya altm lde her


zaman onlarn
yenilerini bulmay dnmenin alkanln ve
kolayln
kazanamayacaktm.
zetle,
dnyada
balayann
kendisinden baka kimsenin ok iyi sonulandramayaca bir yapt
varsa, o da benim altm yapttr.
Gerekten, bu konuda yararl olabilecek deneyleri bir insan tmyle tek
bana yapmakta yeterli olamaz, ama kendi ellerinden bakasn da bu
ite yararl biimde kullanamaz; bunu yapsa yapsa zanaatlarn elleri
ya da para vererek altraca kimselerin elleri yapabilir, nk ok
etkili bir ara olan kazanma umudu onun gsterecei her eyi onlara
yaptrabilir. nk merakla ya da renme arzusuyla belki ona yardm
etmeyi isteyecek gnlllere gelince, genellikle verdikleri sz
yaptklar iten daha oktur ve onlar yalnzca hibir zaman
baarlamayan gzel nerilerde bulunurlar, bunun baz glklerin
aklanmasyla ya da en azndan bu i iin yitirecei zamandan daha az
zamana demeyen birka vgyle ve birka yararsz szle denmesini
kesinlikle isterler. Bakalarnn daha nce yapm olduu deneylere
gelince, bunlar ona iletmek istediklerinde bile bunlara giz diyenler
bunu hibir zaman yapmazlar, bu deneylerin ou ylesine yzeysel
koullarla ya da bileenlerle karmtr ki onlarn iinden doruyu bilip
karmak son derece g olacaktr; ayrca bu deneyleri yapanlarn
onlar ilkelerine uygun gstermeye abalam olmalar nedeniyle o
bunlar hemen tmyle ok kt hatta ok yanl aklanm bulacaktr;
aralarnda ona yarayan birka tane varsa onlar semek iin kullanmas
gereken zamanda o deneyler yeniden yaplabilirdi. yle ki dnyada en
byk eyleri ve halka en yararl eyleri bulmaya yatkn olduu kesin
olarak bilinen bir kimse olsa, bu nedenle br insanlar onun amalarna
ulamasna tm aralaryla yardma abalasalar, onun iin gereksinimi
olan deneylerin giderlerini karlamaktan ve kimsenin uyarsz
davranlaryla onun zamann elinden almasn engellemekten baka
bir ey yapabileceklerini dnmyorum. Ama olaanst bir ey sz
vermeyi isteyecek kadar kendime gvenli olmadm gibi, devletin
amalarmla ok ilgilenmesi gerektiini dleyecek kadar bo
dnceler de beslemediim gibi, hak etmediime inanlacak herhangi
bir iyilii kabul etmeyi isteyecek kadar s ruhlu da deilim.
Birbirine eklenen btn bu dnceler yl nce elimde bulunan
incelemeyi tantmak istemememe, hatta yaadm srece bylesine
genel ve fiziimin temellerini aklayabilecek baka hibir kitab hi
66

kimseye gstermeme karar almama neden oldu. Ama ondan sonra beni
baz zel denemeleri buraya almak ve eylemlerimin ve amalarmn
hesabn halka vermek zorunda brakan baka iki neden ortaya kt.
Birincisi, bunu yapmazsam, daha nce baz yazlarm yaymlamak
istediimi bilen birok kii vazgememin, yle olmasa da benim
zararma olabilecek nedenleri olduunu dnebilirlerdi. nk ar
n sevmesem de, hatta onun her eyin zerinde saydm dinginlie
aykr olduunu dndm iin ondan nefret ettiimi sylesem de,
eylemlerimi su gibi gizlemeye de, tannmam olmak iin birok
nlem almaya da hibir zaman almadm; bylece kendime hakszlk
ettiime inandm kadar bunun aradm eksiksiz ruh dinginliini
yeniden bozacak baz kayglar verebileceine de inandm. Her zaman
tannmaya da tannmamaya da ilgisiz kaldm iin, baz nler elde
etmemi engelleyemedim, en azndan kt n edinmekten kendimi
korumak iin elimden geleni yapmam gerektiini dndm. Beni
bunu yazmaya zorlayan br neden udur: gereksinimim olan ve
bakasnn yardm olmadan tek bama yapamayacam birok deney
yznden, devletin ilerime byk ilgi gstereceini ummak gibi bir
de kaplmamakla birlikte, kendimi yetitirmek konusundaki tasarmn
her gn gecikmeye uradn grerek, benden sonra geleceklere,
tasarlarm gerekletirmekte bana ne adan yardmlar dokunabileceini anlatmay geiktirmi olmasaydm onlara yaptmdan ok daha
iyilerini brakabilirdim dncesini verip bir gn beni sulamalarna
yol amakla kendime ktlk etmek istemem.
Bilimlerde neyi yapabileceimi ve neyi yapamayacam ok ak
olarak gstermeyi elden brakmadan, ok tartma konusu olmayan,
ilkelerimle ilgili olarak istediimden daha ounu sylemeye beni
zorlamayan baz konular sememin benim iin kolay olacan
dndm.
Bu konuda baarl olup olmadm syleyemem,
yazlarmdan kendim sz ederek kimsenin yarglarn etkilemek de
istemem; ama yazlarm incelemelerinden ok honut olacam ve
daha ok frsatlar olmas iin kar kmay isteyen herkesin bunlar
yaymcma yollama zahmetini gze almalarn rica ediyorum, onun
araclyla onlarn bilgisine ulanca ayn zamanda yantlarmn oraya
ulamasna alacam; bu yolla okuyucular birini ve brn birlikte
grerek gerein yargsna ok daha kolaylkla varacaklardr. nk
onlara uzun yantlar vermeyi asla sz vermiyorum, ancak yanllarm
bilirsem onlar itenlikle bildirmeye ya da onlar gremezsem
67

durmadan bir konudan bir konuya gememek iin yeni hibir konunun
aklamasn eklemeden yalnzca yazdm eylerin savunmas iin
gerekli olduuna inandm eyleri sylemeye szveriyorum.
Diyoptrik'in ve Meteorlar'n balangcnda sylediim eylerin bazlar,
ilkin onlar varsaymlar olarak adlandrdmdan ve onlar kantlamak
amacnda deilmiim gibi grndmden aknlk yarattysa, tmn
dikkatle okumak sabrn gsterirlerse onda aradklarn bulacaklarn
umarm. nk bana yle geliyor ki orada nedenler aralarnda birbirini
yle bir biimde izliyor ki sonuncular onlarn nedeni olan birincilerle
kantlanyorlar, buna karlk birinciler de onlarn sonular olan
sonuncularla kantlanyorlar. Burada mantklarn dng diye
adlandrdklar yanla dtm dnlmemelidir; nk deney bu
sonularn ounu ok kesin kldndan onlar karsadm nedenler
onlar kantlamaya deil, aklamaya yararlar; ama tam tersine bu
nedenler sonularla kantlanrlar. 39 Onlar varsaymlar diye
adlandrmn nedeni onlar yukarda akladm bu ilk dorulardan
karabilmeyi dndmn bilinmesi iindir, ama kendilerine iki
szck sylenildiinde bakasnn yirmi ylda dndn hemen bir
gnde rendiini sanan, yanlmaya oka eilimli ve doruya
yatknl az olan ok kavrayl ve ok canl baz zekalarn bundan
benim ilkelerim diye dndkleri ey zerine sama bir felsefe
kurmak frsat bulmamalarn ve onda yanl bana yklemelerini
engellemek iin zellikle bu karsamay yapmaktan kandm. nk
tm benim olan grlere gelince, yeni olduklar iin onlar
hogryor deilim, yle ki nedenleri iyice gzden geirilirse ok basit
ve saduyuya ok uygun bulunacaklarna ve ayn konularda elde
edilebilecek baka tm grlerden daha az olaand ve daha az
yabanc grneceklerine inanyorum. Bu grlerden hibirinin ilk
bulucusu olmakla vnmediim gibi onlar bakalar syledi ya da
sylemedi diye deil, yalnzca us beni onlara inandrd iin
benimsedim.
Zanaatlar Diyoptrik'te aklanm olan buluu hemen uygulayaFerdinand Alqui'nin de belirttii gibi, burada Descartes deneysel yntemden sz etmektedir. Filozof olgular
"sonular" diye alyor. Onlarn kantlanmas olas deildir, nk olay ya da sonu kantlanamaz, onlarn varl
ancak deneysel olarak saptanabilir. Ancak onlar aklamak gerekir. "Onlar ancak karsandklar ilkelere
balandklarnda aklanm olurlar. te yandan ilkeler de kendilerini varsaymlar olarak, sanlar olarak ortaya
koyarlar. Onlardan kalklarak deneye ulalabildiinde onlar olgularla aklanm olurlar. Kesin olan, metinde de
belirtildii gibi, herhangi bir dngnn olmaddr. Bir baka kesinlik de, byle bir yntemin bizi kesinlie
gtremeyeceidir, ancak olasla gtrebileceidir, buna gre Descartes'n ikinci blmde belirttii kurallara
pek uymaddr" (F. Alqui).
39

68

mazlarsa bunun iin onun yanl olduunun sylenilebileceine


inanmyorum: nk onda tasarladm makineleri hibir koulunu
eksik brakmadan yapmak ve uyarlamak iin ustalk ve alkanlk
gerektiine gre, ilk seferde baarya ulam olsalard bu beni
kendisine iyi bir nota kitab verilen herhangi birinin yalnzca bununla
bir gnde esiz biimde lavta almay renebildiini grmekten daha
az artmazd. nclerimin dili olan Latince'yle deil de lkemin dili
olan Franszca'yla yazmn nedeni, grlerimi ancak yalnzca kendi
doalar uslarn kullanan kiilerin eski kitaplara inananlardan daha iyi
yarglayacaklarn ummamdandr. Saduyuyu renimle birletirenlerin, ki yalnzca onlar benim yarglarm olsun isterim, nedenlerimi
halkn diliyle akladm iin onlar dinlemekten kanacak kadar
Latince yanda olmayacaklarna inanyorum.
zetle, burada bilimlerde gelecekte yapmay umduum ilerlemelerden
zellikle sz etmek ve halk karsnda yerine getireceime
gvenmediim herhangi bir szle ykml olmak istemiyorum; ama
yalnzca unu syleyeceim, yaamak iin bana kalan zaman hekimlik
iin bugne kadar olanlardan daha gvenli kurallarn karlabilecei
doann baz bilgilerini edinmeye almaktan baka bir eye
kullanmamaya karar verdim40 ve eilimim beni
baka her eit
tasardan, zellikle birilerine yararl olmad gibi brlerine de zararl
olmayan tasarlardan ylesine uzaklatrd ki baz frsatlar beni onlar
kullanmak zorunda braksayd bu ite baarl olamazdm sanyorum.
Burada, dnyada bana saygnlk kazandrmaya yaramayacan
bildiim bir eyi aklyorum, bu saygnl elde etmeyi de hibir
zaman dnmedim; hi engellenmeden bo zamanlarmdan
yararlanmam salayan kiilere, bana dnyann en onurlu grevlerini
veren kiilerden ok daha bal olacam.

40

Gerekte Descartes bilimsel abalarn burada bitirir, bundan sonra metafizie ynelecektir. Onun bundan byle
vaktini hekimlie ayracan sylemesi anlalr gibi deildir.

69