You are on page 1of 315

Berfin Yaynlan

Aratnna-nceleme Dzsi

: 182
: 68

ISBN 978 - 975 - 6580 - 87 - 2


Sertifika No; 10859

Arif Tekin
Yayn Ynetmeni
Kapak
Kapak, Renk Ayrm
Bask - Cilt
Birinci Bask
kinci Bask
nc Bask

Kurann Kkeni
smet Arslan
Mehmet zalp
Seval Grafik
Kayhan Matbaas (Davutpaa Cad.
Gven Sanayi Sitesi, C Blok, No; 244
Topkap -stanbul)
Mays 2000 (Kaynak Yaynlar)
Temmuz 2008
Austos 2009

Yayn Hakk, Berfin Basn Yayn ve Tc. Ltd. ti. / Arif Tekin
(Berfin Yaynlan, Berfin Basn Yayn ve Tic. Ltd. ti.nindir.)
SertifikaNo: 10859
BERFN BASIN YAYIN VE TC. LTD. T.
Caalolu Yokuu, Evren Han, No: 29 / 62
Caalolu 34112 / stanbul
Tel: (0.212) 513 79 00- Fax: (0.212) 512 37 20
www.berfin.net e-posta: berfin@berfin.net

ARF TEKN
KuranmKkeni
Turan Dursun Aratrma-nceleme dl 1999

berfn

YAYINLARI

Bu kitab, evvela -ok ar arUada yaadklar hadebeni okumaya tevik eden merhum anne babama,
daha sonra tm insan haklar savunucularna
minnet ve kranla ithaf ediyorum.

NDEKLER

NSZ....................................................................................11
GR ......................................................................................15
KURAN'I ORTAYA IKARAN SOSYAL VE
KLTREL K O U L L A R ..........................................

19

A- Muhammed'it Bilgi-KiiltUr Seviyesi ve Aile Yaps........ 21


B- Muhammed Zamannda Mekkede Var Olan
nsan Haklan Etkinlikleri.................................. *................. 22
C- Muhammed Dneminde Hicaz Blgesinde
Faaliyet Gsteren Ticari Merkezler ve Panayrlar ................ 23
D- Muhammed'in Bahira ve Nastura ile Grmesi...............26
E- Kur'an'n Tevrat ve ncil ile likisi ...................................26
F- Muhammed'in Toplumsal Olaylarda Duyarl Ohnasna
Olumlu Etki Yapan Fakirlik Faktr .....................................35
G- Muhammedin Arkadalk Kurduu
nsanlann Bilgi Seviyesi......................................................... 36
H- Muhammed Dneminde Var Olan Toplumsal Hareketler .40
Kur'an 'in lk Ayetiyle Muhammed'in
Okuryazar Olmad ddias Arasndaki eliki ...................41
I. BLM: MER'N GRLER
DORULTUSUNDA NEN A Y E T L E R ............................... 49

Muhammed'in mer Hakkndaki vglerinden Birka . .. .50


I. rnek: Makam- brahim mer'in Teklifidir...................... 57
II. rnek: rtnme Ayetleri ve mer .................................. 58
III. rnek: Kur'an'da Var lan ki Ayetlerinin ni Hikyesi 59
IV. rnek: mer ve Tevbe Suresinin 84. Ayeti .....................61
V. rnek; Bedir Esirlerine Kar
merin Tavn ve Gelen Ayetler ............................................ 62
VI. rnek: Tahrm Suresi'nin 5. Ayetinin ni Sebebi .......... 64
VII. rnek: Allah Katnda merin Hatr Snrsz m ? ........ 66
VIII. rnek: mer'in, "Kadnlarnz Tarlamzdr"
Mealindeki Ayetle likisi.......................................................67
IX. rnek; mer'in, Nr Suresi'nin 58. Ayetiyle Balants .71
X. rnek: mer'in Teklifi ve Bakara Suresi'nin 187. Ayeti .72
XI. rnek; mer'e, Neden "Adaletin Klc Denir? ............ 74
XII. rnek: mer'in tiraz zerine Cennette Kadro Alyor76
XIII. rnek: mer'in
Bakara Suresi'nin 97-98, Ayetleriyle likisi .........................78
XIV. rnek: mer'in ou stei Ayetlerle Yantn Bulmu .79
XV. rnek; mer'in
Ns Suresi'nin 34, Ayetiyle Yakndan likisi ...................... 81
XVI. rnek: Aye'nin fk Olaynda mer'in Oynad Rol , .85
XVII. rnek: mer, Sava da stese
nen Ayet Onu Hakl kanr...................................................89
damdan Bir Kadn da Nasibini Alyor................................. 106
dam Edilenlere Yaplan Komik Yardm............................... 106
dam Edilenlerin Says......................................................... 106
ldrlrken de Kendilerine
Psikolojik kence Uygulanyordu ....................................... 107
Kadn ve ocuklarn da Sattlar........................................... 109
Sad Bin Muaz Bedir'de de Acmaszd................................. 111
Muhammed Bylesine Bir Sad'a Alyor............................. 112
Savalarn Sebepleri............................................................. 119

XVIII. rnek; mer Cinayet liyor,


Gelen Ayet Onu Takdir Ediyor............................................ 137
XIX. rnek; mer Mslman Olunca Allah da Sevinmi . .139
XX. rnek: mer-Aye Olay ve
nen Ahzb Suresi'nin 53. A yeti.......................................... 140
I, rnek: "Hak Verilmez Alnr" lkesi
Ayetlerin Geliinde de Geerlidir......................................... 144
II, rnek; bn-i mm Mektum ve Nisa Suresi'nin 95. Ayeti ,148
III, rnek: Abdullah bin Mesut ve
Fussilet Suresi'nin 22. Ayeti .................................................149
1. Vahyin Kayna Fars ve Rum Adetleri mi Yoksa Allah m? 150
2. Muhammed Hi Ayet Unutur mu? .................................. 152
3. Hudeybiye'de mm Seleme'nin R ol............................ 152
4. Muhammed Bir Mhendis D eildir.................................153
II. BLM: MUHAMMEDN HANIMLARI
HAKKINDA iNEN AYETLER......................................... 157
Cebrail Gerdek Gecesi Grev Banda................................. 180
Tahrm Suresi'nin lk Be Ayetiyle lgili Birinci Gr , , , .189
Tahrm Suresi'nin lk Be Ayetiyle lgili kinci Gr . . . . .190
IH. BLM: ZNA CEZALARININ
KKEN VE tSLAMDAK YER ................................... 195
A- Hammurabi Kanunlannda Zina C ezas.......................... 196
B-Tevrat'a Gre Zina Cezas ...............................................197
C- ncile Gre Zina Cezas................................................... 197
D- Kuran'da Zina Cezalaryla lgili Ayetler......................... 198
E- Muhammed'in Hadislerinde Zina Cezalan .....................202
Cebrail Grev B anda.........................................................214
rV. BLM: KURANm EKONOMK POLTKASI .221
Kur'ana Gre Fakirlikle Zenginlik Bir Kader iidir............ 222
Kur'an'a Gre Ticaret Meselesi.............................................238

Kurann alma A nlay.................................................. 241


Kur'ana Gre Sadaka ve Zekt Hadisesi ............................ 243
Kuran'da Mslmanlarn Bir Gelir Kayna da Ganimettir 245
slam Ekonomisinin Bir Parasn da Cizye Oluturuyor . . .260
Kuran'da Fidye O lay.......................................................... 262
slam Ekonomisinin
nemli Bir Kayna da Kle ve Cariyedir...........................268
Babil Kral Ammi aduga
Fermanma Ge Klelik M eselesi...................................... 268
Hammurabi Kanatlan 'nda Klelik M eselesi...................... 268
Kast Sisteminde Klelik ...................................................... 269
Romaldar Dneminde Klelik ............................................ 269
Muhammed'in Doduu Dnemde Klelik M eselesi...........270
Cariyenin Kur'an'daki Y e ri.................................................. 273
slama Gre Kle eitleri.................................................. 297
KAYNAKA .......................................................................301

GR

slam inancna gre Kur'an, hayat nizamn belirleyen bir ki


taptr; o halde ok zor ve bulmaca eklinde deil, gayet ak ve
net ifadelerle topluma sunulmas gerekir. Nitekim, Kuran diliyle
miiteabih diye tabir edilen baz ayetler hari (rnein; i-i mrn Suresi'nin 7. ayetinde deinildii gibi) onun her eyi apak
bir Arapayla ifade edilrnitir. Bunu zaten Kur'ann kendisi de
defalarca dile getirmitir. rnein; uar Suresi'nin 195., 198, ve
199. ayetlerinde zetle, "Uyarclardan olasn diye Cebrail
Kur'an apak Arap diliyle senin kalbine indirdi. Biz onu Arap
a bilmeyenlerden birine indirseydik de o bunu okusayd, o za
man ona iman etmezlerdi" deniyor. Yine Fussilet Suresi'nin 44.
ayetinde zet olarak, "Eer biz Kur'an yabanc bir dille sana
gnderseydik, onlar, 'Ayetleri tafsilatl bir ekilde aklanmal
deil miydi. Muhataplar Arap olduu halde Arapa olmayan bir
kitap m geldi? diyeceklerdi denilip Kuran'n ok fa.sih/ anla
lr bir Arapayla indii belirtiliyor. Hatta Kuran'm isimlerinden
biri "el-Mbiridir". Yani olaylan st kapal deil, apak, net
anlatan kitap demektir. Dolaysyla, "Kur'an'm ierdii anlam
ok derindir, herkes bilmiyor" demek, pek itibar grmeyen abar
tl bir sylemdir; genelde Kuranm anlamn bilmeyenler/artlanmlar bunu ne srerler. Bir zamanlar ben de bu tr savunmalann etkisinde kalyordum. nk her eyden nce Arapa
bilgim eksikti, onunla Kur'an zecek durumda deildim.
Arapa bilgimi gelitirince, bu sefer de az nce aklamaya a
ltm olumsuzluklara (cennet-cehennem, evrem, radikallerin
tehditleri, bal olduum dini kurum vb..,) ek olarak, Kuran'm
anlamn kavramaya ynelen bir insana kar engel tekil eden
15

ok abartl bir koullar listesiyle kar karya kaldm. Bu,


Kur'an'a kar eletirel yaklam gsteren hocalann elini kolunu
balayan bir liste. Mesela, mehur olan hocalanmz bize unlar
anlatyorlard: "Her insan Kuran'n manasn aklayamaz, ona
mdahale edemez; aksi takdirde gnaha girer. Bir insann, 'Mfessir (Kur'an' aklayan hoca) olabilmesi iin, birok eyler
bilmesi gerekir..." Bunlar ifahi olarak bize sylendii gibi, tef
sir usul kaynaklarnda da vard. Mesela: mam Suyut, ei-tkan... adl tefsir usul yaptnda, bu konuda 80 maddelik bir ko
ullar listesini ne sryor. Keza, mam Zerkei, ei-Burban fi
U hm il Kur'an adl drt ciltlik tefsir usul eserinde bu listeyi 46
madde eklinde aklyor. Ayrca, asrmzn mehur yazarlarn
dan Vehbe-z-Zheyli otuz iki ciltlik ef-7efsr'ii/ Mnir fi'! Akideti
ve'-eriati ve! Menhec adl tefsirinde bu sayy 30 maddeye in
dirgemitir. Tabi ki "Usult-Tefsir" ilminde uzman olanlar, bu
maddeler hakknda farkl belirlemelerde bulunmuladr.
te bizim toplumumuz gibi anadili Arapa olmayan, dini
bilgilerini sadece bir slam lkesinde yaad iin taklit yoluyla
evresinden renen, ok czi din kltrne sahip olan bir in
san, yukarda geen 80 maddelik kabark listeye kar hayretini
dile getirip eli kolu bal olarak susmak zorunda kalr,
Kur'an'da olup bitenler hakknda shhatli bir fikir edinemez;
tam tersine kafas hep eski kaynaklara takl kalr. Byesne bir
insan nezdinde kim Araplarn bu eski kaynaklarn iyi bilirse, o
"allame-i cihan" kesilir. Medreselerdeki hayat hep bu minval
zere geiyordu. Fakat zaman iinde bilgimi gelitirince, bey
nim yava yava n plana kt ve "Dur artk yeter, sz sahibi
benim!" deme cesaretinde bulundu. Kuran lehinde sylenenle
rin pek o kadar sabetli olmadklarn, sadece kuru bir inan
mahsul olarak ne srlen iddialar olduklarm abucak ren
dim. Bu aamaya gelene kadar ok zaman kaybettim ama, so
nunda akl ve ilim galip geldii iin fevkalade mutluyum.
"Bilgimi gelitirince..." szmden sakn abartma ve kendi
me pay karma gibi bir anlam sezinmesin; bu konuda ne kadar
hakl olduum, ancak bu eserin, sonuna kadar okunmasndan
sonra anlalabilir.
16

Yukardaki bilgileri somutlatrmak gerekirse; Kur'an'n an


lalabilmesi iin tefsir usul uzmanlan tarafndan ne srlen
o 30, 46 ve 80 koulu gzden geirince, Kur'an'a kupkuru bir
taklitle inandm hemen anladm.
imdi de Kur'an'n anlalabilmesi iin slam limleri tarafn
dan ne srlen o 80 koulun en nemlilerinden birkan sunalm;
1. Bir ayetin Muhammed'e, Mekke'de iken mi, yoksa Medi
ne'de iken mi geldiini,
2. Bir ayetin gece mi, yoksa gndz m indiini,
3. Ayetin yolcu iken mi, yoksa evde ken mi geldiini,
4. Yine bir ayetin yerde iken mi, yoksa gkte ken mi indiini,
5. Ayetin, yazn m, yoksa kn m indiini,
6. Muhammcd yatakta iken mi, yoksa yatak dnda iken mi
ona indiini,
7. Kuranda Araplardan hangi kabilenin lehesinin kullanldn,
8. Ayn konuda birbirleriyle elien ayetlerden hangisinin
nce (Mensuh), hangisinin de sonra (Nasih) geldiini,
_
9. Sebeb-i nzul denilen, ayetlerin sebep-sonu ilikilerinin
bilinmesi;
10. Vcuh (okanlamlhk) ve nezair'i (eanlamllk),
11. lk ve son inen ayetleri,
12. Kur'an'da kullanlan mecaz, tebih, nahiv-sarf kaideleri
(gramer), Arap lgati, Arap edebiyat, muhkem ve mteabih
ayetleri, insicam denilen sure ve ayetler arasndaki nnasebet/uygunluk vb. eyleri bilmesi gerekiyor.
te bir hocann, Kur'an'n anlamna mdahale edebilmesi
iin, bilmesi gereken en nemli koullardan birka. nsan bun
lar renince gerekten hayretler iinde kalr!
Burada sorulmas gerekli baz sorular vardr; Kur'an'n ortaya
kt zamanda ve koullarda byle bir kitabn insanlar tarafn
dan oluturulup ortaya konmas mknsz myd; yoksa, tam tersi
ne onu oluturacak uygun bir ortam ve mkemmel bir insan kad
rosu mu vard; veya iddia edildii gibi Muhammed, gerekten
okuryazar deil miydi: yoksa onun okuryazar olmad iddias,
Kur'an'a olan inanrl artrmak iin kullanlan br taktik olup,
aslnda o. kendini ok iyi yetitirip ekibini de kuran fevkalade
profe.syonel bir bilgi kaaks ve ayn zamanda da dinler tarihin
de, mitolojide uzman bir kii miydi?
17

Bu sorulara yant aranrken temel eletiriler yaratcya yne


lik deil de Kur'ann Tann'dan geldii inancna ve iddiasna y
neliktir. Muhammed'in, varlna inanlan yaratcy (iftirayla)
arkasna alp insanlara kar kulland gereini ispatlamaya
alyoruz. O gnk sosyokltrel yapya bakldnda halk,
Muhammed'in ne srdklerini kabullenmeye msaitti.
"Kur'an, tarih boyunca insanlar tarafndan ortaya atlan yasalart^e'dirti inanlarn tBiri da ilveler yapiFrn) bir to^planu~Sir. bir zetHiri'^unun iKtcl bir-ttimali vokttrr''^vorU2.
insailar displ in"^itiM1uaBiImelinin^ d nklTkul Iarda
din ad altnda byle bir oluuma bavurmak etkili ve inandrc
olabiliyordu; ama bugnk uzay anda hl bunu uygulamak
fevkalade tehlikeli bir yaklamdr. unu samimiyetimle syle
yebilirim ki; Muhammed bugn sa olsayd, "Arkadalar! Za
manmdaki koullarda nsanlar ancak malum olan bu din olgu
suyla yola getirebilirdim. Zira onlar kontrol altnda tutabilmek
iin baka alternatifim yoktu. Ama bugnk ada ben Muham
med olarak, artk sizi bu eski inanlarla ynetemem" deyip, bu
szlerle slam lemini uyaracakt. Kendisi de zaten o gnk in
sanlar iin, "nsanlar yz deve gibidir. Bu yz deveden birine
binmek istiyorsun, ama hepsi tehlikeli, insan yere drecek
tipten; bunlardan doru drst birini seemezsin" demitir.'
te Kur'ann ortaya kt dnemde insanlar byleydi; biz
bylesine bir toplumun kanununu nasl cesaret edip de bugnk
insanlara uyarlamaya kalkyoruz!
Eer hl insanlar dinle ynetilmek isteniyorsa, bunun
nemli nedeni vardr:
1. Yneticilerin, iyi bir sistem ortaya karamadklar iin
aresizliklerinden tr -bilerek- dine bavurmalar;
2. Yneticilerin, Kur'an'n gerekten Allah'tan geldiine ina
narak buna sahip kmalar;
3. Yneticilerin, insanlar smrmek iin -yine bilerek- dini
formle bavurmalar.
I Tecrid i Sarih, Diyanet lercemesi. No: 2040; Buhari-Mslim Hadisleri, el-L'liiii
ve'l Mercan, No; 1651; Mslim, FedaiJ, No: 2547; Buhar, Rikak, 35.
18

KUR'AN I ORTAYA IKARAN SOSYAL VE


KLTREL KOULLAR

imdi, "Kur'an'n asl sahibi kimdir?" sorusuna yamt bulma


ynndeki incelememize geebiliriz. nce Kuran'n, hibir e
kilde insan eseri olmad konusundaki gl mesajlar yine
Kur'an'dan dinleyelim. Bu mesajlarda ayn zamanda dinsel
retinin bizzat kendisinin yksek br prestijle korunmas gerei
zerindeki hassasiyet dikkat ekicidir. Zira, verilecek mesajla
rn hrmetle kabul grmesi iin, nce bizzat kaynan kendisine
sayg gsterilmesi salanmaldr.
Evet, bu temann incelenmesi amacyla Kur'anda yer alan ve
yaptn kendisini kabul ettirme mesajn veren baz ayet mealle
rini sunmakla ie balamak istiyoruz:
1. "O kitapta (Kuran'da) asla phe yoktur. Korunmak iste
yenlere bir rehberdir" (Bakara Suresi, 2. ayet).
2. "Eer siz kulum (Muhammed)'e gnderdiimiz (Kur'an'n,
Allah'n sz olduunj'da phedeyseniz, haydi siz de onun gibi
bir sure getirin (ortaya karn), Allah'tan baka ahitlerinizi (tm
gvendiklerinizi, destekilerinizi) de arn; eer iddianzda
doru iseniz. Ama bunu yapmazsanz -ki hibir zaman da yapa
mayacaksnz- o zaman yakt insanlarla talar olan cehennem
den korkunuz. O Cehennem kafirler in hazrlanmtr" (Bakara
Suresi, 23. ve 24. ayetler).
3. "Onlar Kur'an' gereince dnmyorlar m? Eer Al
lah'tan bakas tarafndan (onaya km) olsayd, o zaman (in19

77
S

sanlar) onda birok tutarszlklar/eligkler bulurlard" (Nisa Su


resi, 82. ayet).
4. "Bu Kur'an Allahtan bakasnn uydurduu bir kitap de
ildir, Ancak kendinden ncekini dorulayan ve kitab akla
yandr. Onda phe yoktur, o alemlerin Rabbindendir, Yoksa,
'onu (Muhammed) uydurdu mu diyorlar? De ki; eer doru ise
niz Allah'tan baka gcnzn yettii kim varsa hepsini de ann, ona benzer bir sure getirin (ortaya karn)" (Yunus Sure
si, 37-38. ayetler).
5. "Yoksa, onu (Muhammed) uydurdu mu diyorlar? De ki;
'Eer doru sylyorsanz o halde haydi siz de onun sureleri gi
bi dzme ve iftira olarak on sure getirin (ortaya karn)! Eer
iddianzda doru iseniz Allah'tan baka arabileceiniz herke
si de arn. Onlar hl size cevap veremedilerse bilin ki
(Kuran) ancak Allah'n ilmiyle indirilmitir" (Hd Suresi, 13
14. ayetler).
6. "And olsun ki biz onlarn, 'Kur'an Muhammed'e ancak
bir insan retiyor' dediklerini biliyoruz. Onlarn dedikleri ada
mn lisan Arapa deildir (dili yabancdr). Bu Kur'an ise, apa
k bir Arapa'dr" (Nahi Suresi, 103. ayet).
7. "(Ey Muhammed!) De ki; and olsun bu Kuran'n bir ben
zerini ortaya koymak zere insanlar ve cinler bir araya gelip
g birlii de yapsalar, yine onun benzerini ortaya karamaz
lar" sr Suresi, 88, ayet.
8. "(Ey Muhammed!) Sen daha nce ne bir yaz okur, ne de
elinle yazabilirdin. Eer okur-yazar olsaydn, (o zaman) batla
uyanlar (Muhammed yazyor deyip, Kur'an hakknda) pheye
derlerdi" (Ankebt Suresi, 48. ayet).
9. "Kitabn (Kur'an'm), alemlerin Rabbi tarafndan indirildi
inde asla phe yoktur. Yoksa, 'onu peygamber uydurdu' mu
diyorlar? Tam tersine o, Rabbinden gnderilen hak bir kitaptr"
(Secde Suresi, 2-3. ayetler).
20

10.
"Eer Mhammed bize atfen iftirada bulunup bu Kur'an
uydursayd, elbette ki onu kuvvetle yakalar, can damarn kopa
rrdk (onu yaatmazdk). stelik, hibiriniz de buna engel ola
mazd (Hakka, 44-47. ayetler vb.).
Grld gibi Kuranda bu ve bunlara benzer ayetlerle
adeta meydan okunuyor; "Kuran'n sahibi kesinlikle Allah'tr,
bunun dnda ikinci bir ihtimal yoktur" eklinde kesin konuu
luyor ve aksini iddia eden varsa, "Buyurun hepiniz toplann b",na benzer bir kitap veya bir blm de siz ortaya karn" deni
yor. Yukarda anlamlar sunulan ayetlerin, Kur'an'a inanrlk ka
zandrmak in Muhammed tarafndan ortaya atldklar, bizzat
bu ayetlerden net br biimde anlalyor. nk, yaam iin al
ternatif gstermeden, sadece abartl ve ayn zamanda da erik
leri ayn olan baz cmleleri ne^srnekle id3iya hakllk kaz^dirrn^lKTihT^'nfrT^o^
tr sylemlerin hibir nerfiryoktur. Bu aamada az nceki meydan okuma ayetlerinin di
er ynlerini deerlendirmemizin dnda tutarak -tabii ki ileri
de yant vermek kouluyla- baz yeni bilgiler sunmak istiyo
rum: Kur'an'm nereden geldiini shhatli bir ekilde anlayabil
mek iin, gerek Muhammedin kendi bilgi seviyesiyle ilgili ol
sun, gerekse o gnk ortamla ilgili olsun baz tespitlerin yapl
mas zorunludur; o gnn kltrel ortamna ilikin gl ipu
lar veren baz verilere eilmek gerekir.

A- Muhatnmed'in Bilgi-Kltr Seviyesi ve Aile Yaps


Muhammed, Mekke site devletinin emirliini yrten bir ai
lenin ocuuydu. Babas Abdullah lm, dedesi Abdlmuttalib
onu himayesine almt. Abdulmuttalib, ayn zamanda Mek
kenin ynetiminden sorumluydu. Onun lmnden sonra da
Muhammed'in amcas Ebu Talip, hem bu ynetim grevini,
hem de Muhammedin velayetini lisilenmiri
y
netici bir ailenin ocuu olmasg kendisiflL.eyredeki insanlar
21

dan daha ileri bir kltr dzeyine sah ip olmas Jconusunda^k


nemli br avantajd. Kald k Araplar, ocuklar iyi bir Arapa
rensinlerdj^'onTar, Arapann iyi konuulduu blgelerde
ki st annelerine verirlerdi. Bu, teden beri sregelen bir gele
nekti, Mekke'de konuulan Arapann pek o kadar gelimi ol
mamas, ocuklarn, z Arapa konuulan bir blgeye gnderil
mesine balca sebep tekil ediyordu. ocuklarn, bu blgeler
deki st annelere verilmesinin dier bir nedeni de, onlarn iy
bir ekilde Arapay kavrayp, yaplan iir msabakalarnda iir
syleyebilecek bir aamaya gelmelerinin salanmasyd. nk
iyi bir iirin ortaya kmasnn olmazsa olmaz koullarndan bi
ri, Arapay iyi bilmekten geerdi, Mutiammed'in, blgede ba
lca ileri gelen bir ailenin ocuu olmas, onun da bu yolla ye
titirilmesini salad. Muhammed, szcklerin ezberlenecei
ya olan 0-6 yalan arasnda Mekke civarndaki Sadoullar'nda
kalm; Onun z Arapa renmek zere stannesine verildii
ve bunun sonucunda da ok gzel bir Arapa rendii kendisi
tarafndan u ekilde dile getirilmitir: "inizde benim gibi
Arapa bilen yoktur;_zira hem Kurey Kabilesi'nden olmam,
hem de z Arapay konuan Sadoullar yannda kalmam, ba
na bu imkn salad,

B - M uham m ed Z am annda M ek k e'd e Var O lan


nsan H a k la n E tk in lik leri

Muhammed zamannda, gemii ta Crhumi'lere kadar uza


nan "Hilf'l-Fudul", "Hlfs-Salah" gibi isimlerle tarihe geen
insan haklar etkinlikleri vard. Bu tekilatlarn amac, yerli olbn-i Sad, Tabaltaf- O b r a , 1/53; Klb-i ilte, brahim Canan tercemesi,
15/349; Halebi, nsant/7 Uyun, i/89; Hseyin Akgl, Hz. Muhammed. s.l4. Di
yanet yayn: Diyarbekiri, Tarih-i Hami, 1/223; Zekeriya Kitap, Yeni slam
Tarihi ve Trkler, s.136-137; tbn-i Hisam, Siret-i Nebi, s.167-168.

22

sun yabanc olsun herkesi zulme kar korumakt. Muhammed'in kendisi de henz yirmi yalarndayken, "Hilfl-Fudul"
tekilatna katlm ve peygamberlik iddiasnda bulunana kadar
bu tekilatta almtr. Bunun bir dier ad da, "Erdemler" te
kilatyd. Buraya ancak duyarl olan insanlar katlrd. Muhammed, peygamberliin son yllarnda bu tekilat hakknda, "Eer
bir daha bu tekilata anisam, yine seve seve giderim. Aynca,
o tekilata ye olmay kzl develere sahip olmama tercih ede
rim" demitir.3
unu demek istiyorum ki, bu gibi etkinliklerin de duyarl in
sanlarn sivrilmesinde fevkalade etkileri olmutur. Muhammed
gibi ok zeki bir insan bu tekilatta yirmi yl alrsa elbette ki
"Kuran gibi bir kitab rahatlkla ortaya karabilir" diyorum.

C- Muhammed Dneminde Hicaz Blgesinde


Faaliyet Gsteren Ticari Merkezler ve Panayrlar
Muhammed zamannda Hicaz blgesinde birok panayr d
zenlenirdi. Bu panayrlarda ticari faaliyetlerin yan sra, sosyal
ilikiler ve bilgi alveriinin de gelitirilmesi sz konusuydu ki;
buralarda tp, edebiyat, hukuk, sosyoloji, by, szl iir gibi
sanatsal ve bir btn olarak eitli etkiniikler-msabakalar yap
lyordu. Ayrca, buradaki msabakalarda szl edebiyatn ne
mi daha bykt. rnein, szl edebiyat alannda uzun sre
nn koruyan ve birincilik kazand iin de Kabede aslmay
hak kazanan "Muallakat- Sab'a" adl iir mehurdur.
Muhammed Ham id u lah, slam Peygamberi, 1/5 i ; slama Giri, Diyanet yay
m. S .7; Diyarbckiri, Tarih i Hami, 1/261; bn-i Esir, el-KamiT Ti Tarih.
2/25, 2/176; tbn'l Cevzi, Sfat- Safve. 1/260, "Sad bin Ubade" blmnde;
Halebi, nsan'l Uyun, 1/131; Beyhaki, Snenri Kbra, 6/367; bn-i Habib, el\funam m ak..., s.279; bn-i Sad, Tabaka, 1/61; bn-i Habib e/-Munammajt,
s. 5 2; Dimyat i. es-Siret'n Nebeviye, s.46.

23

unu belirtmekte yarar vardr; Bu panayrlar yazmaktaki


ama, iddia edildii gibi o gnk artlarda Hicaz blgesinin bil
gi bakmndan mahrum olmadn; tam tersine, bir bilgi merke
zi olduunu, dolaysyla bu artlar iinde yaayan insanlardan
duyarl birinin kabileceini ve nitekim de ktn vurgula
maktr. Baka bir ifadeyle, dncenin gelimesi iin koullar,
iddia edilenin tersine, tamamen uygundu diyebiliriz.
Dier taraftan, bu panayrlar ylesine belli periyotlarla d
zenlenmilerdi ki, hemen hemen yln btn aylarna yaylmt.
Dolaysyla, halkn bu panayr etkinlikleri boyunca, bir bilgi
ak iinde yaadm, sosyal, kltrel ve etnik deerler asn
dan youn bir birikim srecinin belirleyici olduunu sylemek
mmkndr. imdi de o gnk artlarda yaayan insanlarn fi
kirleri zerinde olumlu iz brakan bu panayrlardan birkan
sunalm:
1, Ukaz Panayr: Zilkade aynn son 15 gnnde, Taif yak
nnda kurulurdu. Uluslararas bir karakter tayan bu panayr,
hem ok geni bir katlma sahne olurdu, hem de nitelik itiba
riyle ok nl bir panayrd. Ticaretle birlikte, iirsel ve sanatsal
faaliyetler de bu panayrn etkinlikleri arasndayd.
2, Ramazan aynn Tinden 20sine kadar Adende; ayn ayn
lOu ile 30u arasnda da San'a'da iki panayr dzenlenirdi. Hem
doudan hem de gneyden tccarlann geldii bu panayrlarda,
canl bir ticari hayat ve alveri sz konusuydu.
3, Devmetl Cendel Panayr: 1 ile 30 Rabi'l Evvel aynda
Suriye snrnda kurulurdu.
4, Makkar Panayr; 1 ile 30 Cemaziye'l Evvel aynda
Bahreyn'de kurulurdu. Bu panayr da, Ukaz ve Deba panayrlar
gibi uluslararas katlmn saland bir panayrd.
5, Zl'mecaz Panayr; Zilhicce aynn ilk haftasnda Ukaz
ile Mekke arasnda kurulurdu. Bu panayr, genelde Hac iin ge
lenlerin alveri yapma ihtiyalarna cevap vennek iin kuru
24

lurdu. Ayrca, Mina'da da haclar iin bir panayr dzenlenirdi.


Bu panayr, 3 ya da 4 gn devam eden eytan talama sresince
kurulu kalrd.
6. Rabye Panayr: 15-30 Zilkade aynda Hadramutta kuru
lurdu.
7. Deba Panayr: Umman yaknnda deniz kysnda kurulur
du. Ktalar aras bir nitelii olan bu panayr, o dnemde deniz ti
caretinin gelimesine nemli katklar yapard. zellikle Uzakdo
u lkeleri insanlarnn blge ile ticari ilikilerinin gelitirilmesi
ni salard.
8. Suhar Panayr: Recep aynn 20si ile 25'i arasnda Umman'da kurulurdu.
9. Netat Panayr: Muharrem aynn lO'u ile 30'u arasnda
Hayber'de kurulurdu.
10. Hecer Panayr: 10 ile 30 Muharrem arasnda Yemen'de
kurulurdu.
11. Mehre Panayr: aban aynn 1'i ile I5't arasnda Aden
ile Umman arasnda, deniz kysnda kurulurdu.
Bu panayrlar dnda byk ya da kk apta, kendine z
g nitelik ve etkinliklere sahip birok panayr mevcuttu. Bu d
nemde, sz konusu panayrlar araclyla zellikle ticaret ve
kltrel alanlarda kayda deer ilerlemeler yaanrd.'^
Sait Afgani Esvak'I Arab adl yaptnn 227'ind sayfasnda, 26 panaynn adn
ve oralarda cra edilen faaliyetleri birer birer anlatmaktadr. Burada, panayrlarla
ilgili bilgi veten sekiz yaptn daha ismini veriyor: Alusi (. hicri 1342), Bulu
il7 Erebadl eserinin 1/264te 15 panayrn hem isim, hem yer, hem de fonksiyonlann yazyor. bni Habib (. hicri 245), e/- Muhabber adl eserinde s.263267; Yakubi (. hicri 294), Tarrit-i Yakubi adl yaptnda 1/313-314; Hemedani,
(. hicri 334), Sfat u Cezireti'l Arab adl eserinde; Tevhidi (. hicri 400), e/Etnta' ve7- Muanese adl eserinde 1/85; Merzuki (. hicri 421), el- Ezrninc vc'I
Emkinc adl eserinde 2/161-170: Katkeendi (, hicri 821), Subhii'1 A'a adl
eserinde 1/411; Badadi, (, hicri 1093) /iazateiu7 Edeb adl eserinde 4/362de
bu panayrlarla ilgili ok nemli bilgiler vermilerdir.
25

D- Muhanmed'in Bahira ve Nastura ile Grmesi


u da bilinmelidir ki, Muhammed iki kez am tarafna gidip
orada Rahip Bahira ve Rahip Nastura ile ayn tarihlerde griimtr. Bu grmeler esnasnda ok nemli sohbetlerde bulu
nulduu tarihi kaynaklarda mevcuttur.^
Gerek bu iken, Muhammedin yeni bir oluum iin onlar
dan da yararland sylenebilir. Hatta bu grmenin Muham
med zerinde yapt etkiyle ilgili zel kitaplar bile yazlmtr.
Mesela, .198,8 _yiliLp(jyi.P^s'te yay unlanan. Kur'an'm Yazan Hnstiyan
Ba/ira B'fsma adl yapt, bu konuda rriek ola
rak gsterilebilir. Bu yaptta "Muhammed, bilgisini Tanr'dan
deil; Kei Bahira'dan almtr deniyor. Kald k Muhammed'in, ticaret amacyla 12 ve 25 yalarnda iken bir-iki kez
am tarafna gittii ve ad geen papazlarla dini konularda soh
bet ettii bilinen bir geektir.

E - K ur'an'm Tfevrat v e ncil ile lik isi

Muhammed zamannda hem Matta, Markos, Luka, Yuhanna


ncirleri; hem de u anda var olan Tevrat kitab mevcuttu, bun
lar yeni bir oluum iin kaynak olarak vard. Zaten Kur'an'da
var olan sosyal ierikli temalarn hemen hemen hepsi, Tevrat'ta
da vardr. Elimizde var olan Tevrat kitab. M 6. asrda Azra"
adnda bir khin tarafndan yazlp bugnk halini almt. Yani,
Muhammedden 12 asr nce Tevrat yazl hale getirilmi ve bu
gne kadar korunan br belge olarak devam edegelmitir. Ayn
zamanda, bugn var olan 4 ncil de MS 325 ylnda bin kiilik
bir ruhani meclis tarafndan son eklini almt. Bylece bu ki
taplar da o gnk toplumun ve dolaysyla Muhammed'in kulla
nmna hazr durumdayd. zellikle Tevrat'n, Kur'an'm olutu5

26

bn-i Sad, TaiaJiat-i Kiibra, 1/2; Kastalani, e!-Mevahib, 1/l.

rulmas zerindeki etkisinin olduka byk olduu gzlenmek


tedir. Bu konuda somut birka rnek vermek gerekirse; Ebu
Hreyre yle demektedir;
"Ehl-i Kitap (Yahudiler), Tevrat branice olarak okur, bize
de Arapa olarak aklamasn yaparlard. Buna kar Muhammed bize, _'Siz onlar ne dorulayn ne de yalanlayn' diyordu."^
Bir dier rnei de Halife mer'den dinleyelim:
"Ehl-i Kitap kendi aralarnda Tevrat okurken, ben de onlar
dinlerdim; gerekten Kuran ile Tevrat arasnda herhangi br
fark grmezdim."^
Gerek bu ifadeler, gerekse Kuran ile Tevratn birlikte ince
lenmesi halinde ortaya kacak olan tpatp ortak noktalar-benzerlikler gsteriyor ki, gerekten Kurann oluturulmas husu
sunda Tevrat kltr fevkalade etkili olmutur.
Sz Tevrat ile Kuran arasndaki benzerliklerden almken,
bu benzerlikleri, baz somut rneklerle aklamakta yarar var.
rnein;
1, Boy abdesti, slamiyetten nce hem Araplarn inanlannda, hem de Tevratta (Yahudilikte) mevcuttu.^
2, Namaz da slamiyetten nce vard. Hatta bugnk gibi
gnde be vakit olarak klnyordu. simleri, aharit (sabah na
maz), Musaf (le namaz), Minha (kindi namaz), Neilat erarim (Akam st) ve Maarib (Akam namaz) olarak halk arasn
da kullanlyordu.^
6 Tecrid-i Sarih, Diyanet tercemesi. No: 1679.
7 Vahidi, Esbab-i Nzui, Bakara Suresi, 98. ayet.
8 bn-i Habib, Muhabber, s.319; Halebi, l/sanV Uyun, 1/425 ve Tevrat. 'Levili1er" blm, 15/16-18.
9 Hayruilah rs, Musa ve Yahudilik, s.399-405; Do. Dr. Ali Osman Ate^, Asr-
Saadette slam: aban fCugun, Hz. brahim ve Hanftlik, s, 117; Epstein, Juda
ism, s. 162.

27

3. slamyetten nce cuma namaz var olup "Arube" adyla


anlrd. Bunu Muhammedden nce Kab bin Ley icat etmiti.
Ayrca, namazn daha nce var olduu Kuran'n birot^yetindp
zaten geiyor. (.'Mesela^ l-i
S u r e s i- b ra h im Suresi'^'KlSryern Siresi-31 vb.)
Dier taraftan, gnlk namazlarn cemaatle klnmas gele
nei, Muhammedden nce Yahudilikte uygulanyordu; ancak
onlar, namazn klnd mabede cami deil; Havra diyorlard.
Yahudilerde cemaat kavram yerine "Minyan" kullanlyordu.
Hatta, namazn cemaatle klnmasna ok nem veriliyordu ve
bir namazn cemaatle klnabilmesi iin 13 yan tamamlam
en az 10 erkein katlm zorunluydu.
slamiyette varl en bata Kur'an ile (Nis-43) sabit olan
Teyemmm, (toprakla temizlenme usul) bile daha nce sz
konusu bir uygulamayd. Su olmad zaman cnp halinde Yahudiler byle bir ynteme bavuruyorlard.''
4. Muhammed'den nceki dnemlerde Araplarca kutlanan ki
nemli bayram gelenei vard; 21 martta Nevroz bayram, 22 ey
llde de Mihriban bayram kutlanyordu. Muhammed dnemin
de, bu bayramlar Mslmanlara yasaklanarak, bunlarn yerine
Ramazan ve Kurban bayramlar getirildi. Bylece, iklim deiim
lerini haber vermesi nedeniyle tarmsal faaliyetler asndan da
rasyonel bir yarar salayan Nevroz ve Mihriban bayramlan, sa
dece dinsel ierii olan bayramlarla ikame edildi. Dolaysyla,
burada yeni olan, bir bayram kutlamas ve bir toplumsal enlik
yaratmak deil, gelenekse! olarak var olann, ierik ve biimse!
adan deitirilmesidir. O bakmdan, bu bayram hadisesinde de
yeni bir ey ortaya konduunu kimse iddia edemez.'2
10 Hayrettin rs. Musa ve Yahudilik, s.399-405; Abdurrahman Kk-Gtiay Tmer. D nhr Tarihi, s.226-227.
11 slam Ansiklopedisi, Wensinck, M.E.B. tercemesi, "Teyemmm" maddesi.
12/1-223.
12 Sunen-i Ebu Davut Tercemesi, 1/675. Burada her iki bayramn da ad vardr. Tecrid-i Sarih, Diyanet tercemesi, 3/157; Ktb-i Sitle, brahim Canan tercemesi.
13/133; Ahmet 2tcki okuolu, Ferhenga Berike, s.300, "Mihrigan maddesi.

28

5. slam br gelenek olarak bilinen "yamur duas bile, da


ha nce vard. Bunu teyit eden birok hadis vardr. Ayrca, Ba
kara Suresi'nin 60nc ayetinde bu konuya deinilmitir.
6.
_Bugn slarni^ette kadnlarn kullandklar barts gele
neinin kayna Yahudi ve Hristiyan kltrne dayanr. Hatta
Yahudilikten nce de vard. Yahudi kadnlarn, zellikle bir iba
deti izlerken, balarn mutlaka rtmeleri gerekiyordu. Bu, onlar
iin bir zorunluluktu.
Kadnlann barts hadisesi Hristiyanlkta da nemliydi.'^
7. slamiyette baz zel durumlarda var olan iki namaz bir
letirme (Cem'u takdim, Cem'u te'hir) gibi detaylarn gemii
bile, ta Hz. brahim dnemine dayanr. Dolaysyla, Bu da Muhammed tarafndan ortaya atlan yeni bir ey deildir.'5
8. slamiyetten nceki geleneklerde, kiinin kendi annesi,
kardei, teyzesi, hls, vey annesi ve ei henz hayatta iken
baldz ile evlenmesi yasakt. Tevrat'a gre buna uymayan kii
idamla cezalandrlrd. Bunlar Kuran'da aynen kabul edildi.
(Mesela; Nis Suresi, 23. ayet.)'*
9. kinin verdii zarar gz nne alnarak, konuyla ilgili
ya,sak, Muhammed'den nce de uygulanagelen bir detti. Bu ya
sak, Tevrat ve ncil'de de aka ifade edilmektedir.
Muhammed dneminde henz kendisi tarafndan ikinin
ilmesine yasak konmadan nce, bu konuda Osman bin
Maz'un, Kus bin Saide, Hz. Ali, Varaka, Ebu Zer ve Zeyd bin
Amr gibileri yasak koymulard. Dolaysyla, Muhammed'in i
kiye koyduu yasak da yeni bir icat deildir.
13 BelazLiri, Eusa^u7 # /, 1/82-83.
14 Atdurrahman Kiik-Gnay Tmer. nge, s.227; rnein; Pavlusn 1, Korintoslulara mekmplan. 11/3-8.
15 Taben Tarihi, M.E.B. Tcrcemesi, 1/356; Muhammed Hamidullah, Ulam fty gamhcri, 1/34.
16 Tevrat, "Levililer" blm, 18/6-24 le 20/11; bn-i Habib. Mtsbabber, s.325-27
ve Munammak. s.21; Yakbi Tarihi, 2/15; bn-1 Kuteybe, d - Maarif, s.50; Belazuri. Ensaii'l Eraf 1/87; Isfehani, el-Aani, 3/152.
17 Tevrat. "Saylar" blnt, 6/1-3 ve Sleyman meselleri, 23/30-32; Luka ncili,
i/13-15; bn'l Cevzi, Ahkam-i Nis, s. 167; Askalani. e/- tsafe. No: 5183.

29

10. Oru ibadetinin Muhammed'den asrlar nce var oiduunu Kur'an zaten yazyor, (Bakara, 183. ayet.)
Hatta, o zaman orucun balangc bile slamiyetteki gibi Ay'a
gre tespit ediliyordu. Tpk bugnk Mslmanlar gibi Ay'
grmek iin gzetleme heyetleri bile kuruluyordu.'
11. Kandil geceleri slamiyetten nceki dnemlerde de vard.
rnein: Yahudilerde, "Ro ha ana" kandili vard. Bu gelenek,
Tiri aynn birinde balayp iki gn devam ederdi. Yahudilerin
inanlanna gre, bu iki gnde kainatn ve insann kaderinin ye
niden tayini sz konusuydu. Tpk slamiyetteki Kadir, Berat ge
celeri gibi,^
12. slamiyette var olan "Kur'an' hatmetme, hatim indirme"
gelenei, Yahudilikte de vard. Bunun ad, "Simha Tora"yd,
Onlara gre, her yl bir defa Tevrat hatmedilir ve bunun sonun
da bir bayram yaplrd,
13. slamiyette, her ayn 13, 14 ve 15inci gnlerinde oru tut
mak sevaptr ve tutulmas tavsiye edilir. Bu gnlere "Eyyam- 1
Biz" denir. Ayn gnlerde oru tutma geleneini Tevrat'ta da g
ryoruz, Konu ile ilgili hadislerde Muhammed, "Kim her ayn bu
gnnde oru tutarsa, sanki senenin tm gnlerinde oru tut
mu gibidir" demitir.2i
14. slamdan nceki dnemlerde ayet bir kadn, kocas tara
fndan kez boansayd, artk birbirlerinden aynimalan zorun
lu hale gelirdi. slamiyet, bu gelenee aynen uymutur. (rne
in; Bakara Suresi, 229-230. ayetler.) Ayrca, Hacda kurban
kesmek; eytan talamak; senenin 12 ayndan drdnn hr18 H ayn lah rs, Musa ve Yahuditik, s.409.
19 Abdunahman Kk-Gnay Tmer, a^e, s.230.
20 A.Kk-G.Tmcr, age, s-231.
21 Tevrat, "Levililer", 23/4-6; Tecrid-t SariA, Diyanet lerccmesi, 601 nolu hadisin
jerh, 4/152; Snen-i Ebu Davut, Savm-68, No: 2449; Snen-i Nesai. Savm-84,
No: 2419-2425; bn-i Mace, Savtn-29, No: 1707.

30

metli aylar olarak kabul edilmesi, len birinin ykanmas, ke~


fenlenmesi, cenaze namaznn klnmas, verasette kz ocuklara
erkeklerin ald payn (o gnk baz geleneklere gre) yars
nn verilmesi vb. uygulamalar, slamdan nce de toplumsal ya
amn birer parasyd.-^
15. slama gre hrszlk yapan birinin cezalandrlmasndaki
yntem ve hukuki dzenlemeler de Kur'an'n ortaya att yeni
bir olay deildir. Bunlar, eskiden beri var olan geleneklerdi. Er
keklerin snnet olmalar; yeni doan ocuklar iin "Akika" ad
altnda kurban kesmek; kadnlarla ilgili "ddet" (yani, einin l
mesi ya da einden ayrlmas halinde yeniden evlenebilmesi
iin belli bir sre bekleme zorunluluu) ve kadnla erkek ara
sndaki zel ilikilerin belli bir dzlemdeki yasalarm ifade
eden "zihar", "ila" gibi ananeler daha nce de vard.23
16. alann almteri kurumadan cretinin denmesi prensi
bi, Muhammed'in hadislerinde vazedilen bir dzenleme olarak
geer. Oysa bu insani prensip, Tevratta da yer almaktadr,24
17. Kuranda var olan btn srailoullan peygamberlerinin
tm efsaneleri, Tevrat'ta daha kapsaml bir biimde anlatlmakta
dr. (rnein, Hz. brahim. Hz. Musa, Hz. Eyp, Hz, Davut, Hz.
Sleyman gibi.) Dolaysyla, bunlar da yeni bir icat deildir,
18. Kesilmeyen bir hayvann (le) etini yemek, daha nce de
haram olup, Kur'an'n ortaya att yeni bir ey deildir.23
19. Mekke'nin harem blgesi (hrmetli bir ehir) olmas
inanc, Hz. brahimden beri sregelen bir gelenekti. Bunu, Muhammed kendisi de ifade etmektedir.26
22 rnein bn-i Habib, Muhabbr, s.309-324; Halebi, nsan'i Uyun, "Ban-
Nahie" blm, 3/156.
23 Tevrat, "Tekvin" blm, 17/11-14; Kur'an, Mide Suresi 38. ayet; bn-i Ha
bib, Mahabber. 329; tbn- Esir, sd-l Gabe, No: 7527-7530; Alusi, B M 'I
Ereb, 2/50; Tabei Tefsin, 23/76,
24 Tevrat, "Tesniye" blm, 24/14-15.
25 Tevrat, "Levililer", 22/S,
26 Buhai, Megazi. 27; Mslim. Hac, No: 1355.

31

20. Bugn slamda var olan kleyi azat etme gelenei bile,
teden beri var olan bir uygulamayd. Muhammed buna da kanmayp, olduu gibi onaylad.^^
Yani, bu konu da Muhammed'in icad deildir.
21. Sosyal bir faaliyet olan zekt hadisesi, eskiden beri var
olan bir gelenekti. Bunun eskiden beri var olduunu Kuran da
yazyor. Dolaysyla, baka kaynak gstermeye gerek yoktur
Mesela Hz. sa ile ilgili "Meryem Suresi 31. ayette, smail
peygamber ile ilgili "Meryem Suresi 55. ayette, Hz. brahirrv
ile ilgili "Enbiya Suresi 73. ayette zektn daha nce var oldu
u kabul edilmektedir,
22. u anda var olan Kabe'yi rtme gelenei gibi ok basit
adetler ve detaylar bile daha nce vard.^s
23. Yanllkla ldrlen bir insann kan bedelinin 100 deve
olmas, daha nce Araplarda yaygn olan bir gelenekti.29
24. Muhammedden nce Yahudilerin geleneinde, nanlar
farkl olan insanlarn birbirleryle evlenmeleri yasakt. Kur'an
bu konuda da ayn prensipleri benimsemi ve onaylamtr.3^^
25. Bir erkein, birok kadnla evlenmesi, Yahudilikte de
var olan yaygn bir adetti. Kur'an, bu gelenei de kabul etti.^'
26. Daha nce herhangi bir davann ispat iin en az iki erke
in ahitlii gerekiyordu. Kuran bu gelenee de onay verdi.^^
27 Tecrid-i Sarih. Diyanet Tercemesi, No: TO5-709.
28 Dr. Galip Kureyi, EvveHya'l-Faruki mer, s.479.
29 Moullay. el-are. s.49. Moultay. bu kaynanda u eserlerden de alnt yap
mtr; Askeri, sl-Evail. 16; Sheyli. Rcvd'l Unuf, 1/146; bni Kuteybe, ehMaarii, 551; bnil Cev/.i, Telkih, 466; Suyu, et-Vesait, s.84; bn Ham. Cemheretii'} Ensab, sJB9,
30 Tevrat, "Tekvin", 34/1-26; "Tesniye", 7/3 ve Kur'an, Bakara Suresi, 221. ayet,
31 Tevrat "Tekvin". 16/1.... 29/17. 32/22; 2. Samuel". 2.5/40; "l.Krallar", 11/1.
Kur'an. Nis-54. Ra'd-38, Ahzb-38. Sd-23, 24 vb.
32 Tevrat. "Tesniye", 17/6, 19/15; Kuran, Bakara-282; Yuhanna ncili, 8/17; Mat
ta ncili, 18/16.

32

27. Kuran'daki cana can, gze gz, buruna burun, kulaa


kulak, yaraya yara... eklinde ifade edilen ceza biimleri, Tev
rat'ta da gemektedir.33
28. slamda yemin, ancak Allahn adyla veya sfatlaryla
geerlilik kazanr. Bunun dnda yaplan yeminler kabul edil
medii gibi, stelik bunlarn sahibi gnaha da girer. Bu gelenek,
Tevratta da gemektedir.3*
29. Kur'an'a gre Allah'a irk komann cezas ok ardr.
(Nisa Suresi, 48, 116. ayetlerde getii gibi.) Bu inan Tevrat'ta
da mevcuttur. Hatta Tevrat'ta, "Allah'a e koanlann cezas
idamdr" diye yazldr,35
30. Yol kesenlere ve dine gre terr saylan hareketlere katlanlara ve yeryznde fesat karanlara daha nce de ar ceza
verilirdi. Burada da grlmektedir ki. Kur'an, ayn gelenei tas
dik etmitir. 35
31. Dicle ile Frat'n ok nemli iki nehir olduklar Muhammed'den asrlar nce Tevrat'ta dile getirilmiti. Ayn nem Muhammed tarafndan da "Mira gecesi gkten dnnde be vakit
namazn farz klnd gecede bir kez daha dile getirilmitir; o da
bu nehirlerin nemiyle ilgili byle bir aklamada bulunmutur.37
Burada Tann'mn hem Tevrat'ta, hem,de K.uranda hep ayn
nehirleri ilemesi dikkat ekicidir. nk Dicle ile Frat, evre
lerinde yaayan lkeler iirionemi olabilir, ancak Amerika k
tasnda yaayanlar iin bunlar nemli deildir. Onlar in Missisippi nehri -ki ayn zamanda dnyann en uzun nehridir- daha
33 Tevrat, "k", 2/23-25, "Lcvililer". 24/17-20, "Tesniye", 19/21; Kur'an, Mide-45.
34 Tevrat, "Tesniye, 20/20.
35 Tevrat, "k, 22/20; 'Tesniye", 17/2-7.
36 Kur'an, Mde Suresi, 33. ayet; fbn- Habib, Muhabber. 327.
37 Dicle ile Frat hikyesi iin kaynaka; Tevrat. "Tekvin" blm, 2/13-14; Teerid-j Sarih, Diyanet Tercemesi, No: 1551; Buhari-Mslim, el-L'l ve'I Mer
can, No: 103; Buhari. Bed' l Halk. 6; Menakb-i Ansar, 42; Eribe. 12; Ms
lim,/man. No: 164. Cennet, No: 2839 ve dier hadis kaynaklan.
' '

33

nemlidir. Ama hibir peygamber Missisippi gibi dnyann en


nemli nehirlerini hi ilememitir. Tanr peygamberleri doa
dan rnekler verirken hep Ortadoudaki corafyay baz alm
lardr. Halbuki mademki slam dini evrenseldir ve t) ki ille de
onun kutsal kitabnda bir da veya ta ileniyorsa, o zaman
dnyann her corafyasndan bunlar iin rnekler verilmeliydi!
32.
Bu dinler arasndaki benzerliklerden son bir rnek daha
verip baka konuya geelim; Nuh tufan efsanesi Kuran n bir
ok ayetinde ilenmitir. Ama bu efsane Kuran'la ortaya kan
yeni bir ey deildir. Bu hem Tevrat'ta, hem de Tevrattan nce
ki kltrlerde var olan eski bir efsanedir. rnein; Kuranda
Yunus Suresi 73. ayette zetle, "Nuh peygamberin kavmi onu
yalanlaynca, biz hem onu hem de onunla birlikte gemide olan
lar kurtardk. Ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, biz onlar
denizde boduk" deniyor. Yine Hd Suresi 37-49. ayetlerinde
Nuh tufan uzun uzadya anlatlmtr; hatta geminin en son Cudi Da zerinde durduu bile yazlmaktadr. Yine ayn olay
Mmin Suresinn 27-28. ayetlerinde tekrar izah edilmitir.
Keza uar Suresi'nin 119-120. ayetlerinde Nuh tufan hakkn
da tekrar bilgi verilmi, Ankebt Suresinn 14-15. ayetlerinde
bu tufan hadisesi bir daha anlatlmtr. Burada ayrca Nuhun
950 sene yaadndan sz edilmektedir. Ayn ya olay Tev
ratta daha detayl bir ekilde geiyor.^*
1862de Nneva-Musul'da bulunan bir tablette bu inancn Ya
hudilikten nce Smerlerde de var olan bir inan olduu teferru
atna kadar anlatlyor Ayrca bu efsaneyle ilgili Smer kltrn
deki bilgiler iin Samuet Noah Kramer'in yazd TarT Smer'de
Ba/ar adl eserin 183, sayfas ve devamnda detaylca bilgi veril
mitir. Bu yazar, aynca Smer Miolojisi adl eserinin 173. sayfa
snda buna deinmitir. Kald ki, bu efsanenin Smerlerde var ol38 "Tekvin" blm, 6/13-22. Aynca "Tekvit", 9/U 'de de buna ksmen denil
mitir.

34

duuna ilikin bilgiler, tabletlerde yazldr ki, bunlara itiraz et


mek mmkn deildir.
Kuran ve eski kltrlerin benzerlikleriyle ilgili rnekleri o
altabiliriz; ama bu benzerlikler hakknda biraz bilgimiz olsun
diye verdiimiz rnekleri burada yeterli bulup kaynamzn
baka bir blmne geiyoruz.
Aslnda biz bu kaynakta, Kur'an ayetlerinin inmesinde etkili
olan mer ve Muhammed'in hanmlarnn faktryle onun uy
gulad zina cezalan ve Kur'an'n ekonomik politikas hakkn
da detayl ^ailgi vermeye alp, bylece Kur'an'n kim/kimler
tarafndan ortaya kt sorusuna yant bulmaya alyoruz. O
bakmdan unu belirtmek zorundayz k, gerek imdiye kadar
belirttiimiz ve bundan .sonra da bir oranda belirteceimiz r
neklerimizden amacmz, ana konuya gemeden, Muhammed'in
yaad dnemle ilgili genel bir durum tespiti yapmaktr. Ko
numuzun aydnlanmas asndan byle bir tespite gereksinim
vardr. Az nceki rneklerimizde, arlkl olarak Tevrat' baz
aldk; nk Tevrat ile Kuran arasnda ar derecede bir benzerlik/tpatp uygunluk sz konusudur.

F- Muhammed'in Toplumsal Olaylarda


Duyarl Olmasna Olumlu Etki Yapan Fakirlik Faktr
Gerek udur k, Muhammed, kendi ann ok nemli bir
devlet adamdr. Onun ok zeki bir insan olduu konusunda
phe yoktur. Muhammedin, ynetici bir aileden gelip yetim
kalmas sonucu ekonomik artlarn onun aleyhinde olumas,
onu araylara sevk etmeye vesile olmutur. Hatta zaman iinde
onun ekonomik durumu o kadar kgtlernjiir ki," Mpkkip h ^ .
na ^anlk yapacak'kadar yoksulamtr. Ekonornik olarak
byk skntlar iine girdii iin, nca^ Ebu Talip'ten kz
Umm Hani'yi istedii halde, amcas kendisine vermemi ve
ona aynen yle demitir: "Herkes, ancak kendi dengiyle evle
35

nir; senin durumun belli, ben nasl sana kzm vereyim." ok


zeki olan Muhammed'in bu dezavantajlar iinde yaamas, onun
duyarl bir birey olmasna nemli derecede etki yapmtr. Za
ten tarih boyunca sosyal olaylarda genelde yoksullar devrim
yapmlardr. Bu olay da Kur'an'm oluturulmasnda Muhammedi harekete geiren nemli bir etken olarak dnlebilir.^^

G- Muhammed'in Arkadalk Kurduu


nsanlaun Bilgi Seviyesi
Muhammed henz peygamber olmadan. Mekke'nin tahsil gr
m en bilgili insanlaryla oturup kalkard. Peygamber olduktan
sonra muhalifler ona kar, "Hayr, bu bilgileri daha nce kendile
riyle irtibat halinde olduu ahslardan almtr, bu iin Allahla
hi ilgisi yoktur" gibi ok sert eletirilerde bulunmaya balaynca,
Nahi Suresinin 103. ayeti iniyor. imdi bu ayetle ilgili deiik
mfessirlerin yommlann ayn ayn sunmaya alalm;
1, Ubeydullah bin Mslim anlatyor:
"Mekkede ok bilgili iki Hristiyan kle vard. Bunlar aslen
raklyd. Adlar ise Yesar ile Hayr idi. Bunlarn birok ki
taplar vard. Frsat bulduka bu kitaplar okurlard. Muham
med de ou kez onlara urar, kendilerini dinlerdi. Gnn
birinde peygamberlik iddiasyla ortaya knca, muhalif
olanlar, 'Hayr, Muhammed bu bilgileri Allah'tan deil de
ad geen klelerden almtr; Allah' ise iini salama ba
lamak iin kullanyor demeye baladlar. Bu yzden, Nahi
Suresi'nin I03nc ayeti buna cevap mahiyetinde indi."
39 obanlk yaptna dair kaynaka; Buhar, care, 2. bap; bnl Cevzi. Stlr-j
Sa/re, 1/35; bn-i Sad, Tabakat-i K bra,1/59; Hindi, Kenzii'/ L/mmal, No;
37763; Heysem), Mecmeu' ^-.Zeva'd, 9/221; Askalani, e/- /sabe.... No: 12285;
Muhammed Sait Mubeyyd, Mcvsuatu HayatJ-s- SababJyat, 611; Ibn-Habib,
Mufabber, 98.

36

Ayetin zeti u: Biz (Allah olarak) onlarn, Kuran' Muhanmed'e bir insan retiyor' dediklerini biliyoruz. Halbuki on
larn dedikleri ahsn dili yabancdr. (Arapa deildir.) Bu
Kur'an ise, apak bir Arapa'dr." (Vahidi, Esbab-i Nzul, NahI
Suresi, 103. ayet.)
2. Carullah Zamaheri eb Keaf... adl tefsirinde ve Muhammed bin Cerir Taberi de, nl Canu'u'l Beyan adl tefsirinde
Nahi Suresi'nin 103nc ayetini deerlendirirken u bilgiyi de
aktanyorlar;
"Mekke'de Tevrat ve ncil'i ok iyi bilen Cebr-i Rumi veya
Ai ya da Yai adnda bir demirci vard. Kimileri de ad Ye
sar-i Rumi'ydi diyorlar. Ayrca onun yannda bir kardei de
vard, Muhammed sk sk bunlara gidip kendilerinden bilgi
alrd. Muhammed peygamberlikle grevlendirilince, ona
muhalif olanlar, 'Muhammed bu bilgileri Allah'tan deil de,
ad geen demirci kleden alm' demeye baladlar. Bunun
zerine, Nahi Suresi 103'nc ayeti indi."
3. mam Suyuti, Lbab'n-Nkul adl eserinde, Nahi Sure
si'nin 103'nc ayetini yorumlarken yle diyor:
"Mekkede Bel'am adnda biri vard. Muhammed sk sk ona
gider, kendisinden bilgi alrd. Kimileri de, o dnemde Mek
ke'de Yesar ve Cebr adlarnda iki yabancnn bulunduunu,
bunlann ok kitaplar olduunu ve Muhammed'in genellikle
onlara urayp kendilerinden yararlandm kaydediyorlar.
Daha sonra Muhammed peygamberlikle grevlendirilince
muhalifler, 'Hayr, yalan konuuyor; Bu bilgileri Allah'tan de
il; ad geen kii veya kiilerden alyor' demeye baladlar.
Bu ar itham zerine Nahi Suresi 103'nc ayeti indi."
37

4. Kad Beydavi, Envar't Tenzil adl tefsirinde yle diyor:


"Mekke'de Amr bin Hadreminin bir klesi vard. Ad Cebr-i
Rumi idi. Kimileri, bununla birlikte Yaser adnda bir klenin
daha olduunu sylyorlar. Kimileri de bu ahsn, Huveytb'n klesi A olduunu belirtiyorlar. Muhammed peygam
berlik iddiasnda bulununca, muhalif gruplar, 'Muhammed,
Kur'an bilgilerini bu klelerden alyor, Allah ise toplumu
etkilemek iin kullanyor' eklinde eletiriler yneltmeye
baladlar. Bunun zerine Nahi Suresi 103'nc ayeti indi,"
5. Nesefi, M edank... adl tefsirinde, "Nahi Suresinin
103'nc ayeti aadaki eletirilere cevaben inmitir" diyor ve
eletirileri yle aklyor:
"Huveytb'n Ai veya Yai adnda bir klesi vard. Bazlar
da bunun isminin Cebr-i Rum-i olup Amr bin Hadremi'nn
klesi olduunu ileri srmler. Bu kleler, Tevrat ve ncil'i
ok iyi bilirlerdi, Muhammed daima onlara urar ve kendile
rinden bilgi edinirdi. Peygamberlik davas ortaya knca,
inanmayanlar dedikodu yapmaya baladlar ve 'Kur'an'm da
yanann Allah deil de bu ahslar olduunu, Muhammed'in aktardklarnn ise, sadece ad geen kiilerden
rendii bilgiler olduunu sylemeye baladlar. Bu yzden
ilgili ayet indi."
6. Fahrettin-i er-Razi, Tbfsin Kebir adl yaptnda Nahi Suresi'nin 103. ayetini aklarken, unlar aktaryor:
"Mekkede Tevrat ve Incil'i ok iyi bilen ve bolca da kitapla
r olan bir kle vard. Onun ad ok ihtilafldr: Kimisi Yei,
kimisi Addas, kimisi Cebr, kimisi Cebra, kimisi Bel'am di
yor. Muhammed sk sk urar, ondan bilgi alrd. Kur'an ola
38

y Ortaya knca, inanmayanlar -zaman iinde-, 'Bu iin ar


ka plannda Allah deil de ad geen kiiler vardr' demeye
baladlar. Kimileri de 'Aslnda Kur'an', ok akgz olan
Hatice Muhammed'e retiyor; fakat kendisi kadn olduu
iin ne kamyor; bu nedenle Muhammed'i ne karyor;
yani Kur'an'n ba aktr Haticedir diyorlard. te btn bu
itirazlara cevap mahiyetinde ad geen ayet inmitir."
7.
Baz kaynaklar da "Nahi Suresinin 103. ayetinde kendi
sinden sz edilen, Muhammed'i etkileyen kiinin, aslnda Selman- Farisi olduunu, ayetinse, bu iddialar reddetmek iin in
diini yazyorlar.
Acaba iddia edildii gibi -Selman-i Farisi olsun dierleri ol
sun- gerekten ad geen ahslarda Kuran ortaya karabile
cek kapasitede bir bilgi birikimi var myd; yoksa bu gr, mu
halefet tarafndan ortaya atlan bir iftira myd? Evet, konuyu
aydnlatmak iin rnek olsun diye bu ahslardan sadece Sel
man-i Farisinin bilgisi hakknda birka cmleyle de olsa ksa
bir aklama yapmakta fayda vardr.
Selman-i Farisi aslen ranlyd. Bata Zerdtilik olmak ze
re, btn dinler konusunda fevkalade kendini yetitirmi bir in
sand. Kendisi ayn zamanda hem ok zengin olan bir ailenin
ocuuydu, hem de onun ailesi ran'da Zerdtilik'te zirveye
ulam bir aileydi, din ilerine bakard. Ticaret iin am taraf
na gelmi, dinler konusunda aratrma yapmak amacyla da bir
daha memleketine dnmemiti. Yllarca birok papazdan, ncil
ile lgili ders alm, daha sonra Iraka gemiti. Bu sre ieri
sinde en az 10 Hristiyan ve Yahudi din limleri yannda kalp
onlardan ders alarak kendini dinler konusunda son derece iyi
yetitirmiti. Daha sonra, Muhammed ile buluup ilikilerini
derinletirerek nihayet slamiyete gemiti. ylesine akll bir
insand ki, hicri 5'nci ylnda, Mslmanlarla Mekke mrikleri
arasnda Medinede meydana gelen Hendek Savanda, "Medi
nenin etrafnda Hendek kazp savunmaya geelim, daha iyi
39

olur" fikrini kendisi ortaya atm ve Muhammed tarafndan bu


fikir benimsenerek uygulamaya konmutu. Sonuta da bu sa
vata Mslmanlar kazanl kmlard. Hz. Ali onun hakkn
da, "Selman btn ilimlerde uzman bir kiiydi ve onun ilmi bit
meyen bir denizdi" demi. Selman'n arkadalar da kendisi
iin, "Selman, Lokman Hekim gibiydi" diyorlard. Ebu Hreyre, "Selman, hem Kur'an'da hem de ncil'de ok uzman bir in
sand" demi. Selman-i Farisi, baarlarndan dolay Medayine
vali olarak tayin edilmi. mam Zehebi onun hakknda, "Selman'n kavrad bilgiler iin en az iki yz elli yllk bir zamana
ihtiya vardr. Halbuki Selman, 70-80 yl yaamtr" diyor.
Muhammed de onun hakknda, Selman-i Farisi, bizim ailenin
bir ferdidir; Selman, eer ilim Sreyya yldznda da olsa gidip
oradan alr" demitir. te rnek olsun diye zetini sunmaya a
ltmz o insanlann bilgi seviyesi byleydi.''^

H- Muhammed Dneminde Var Olan


Toplumsal Hareketler
Bu konuda Muhammed'den ksa bir bilgi aktarmay yeterli
buluyorum. Muhammed'e, "E'ari kabilesinden herhangi bir ai
lenin mal, bir tabii afet sonucu yok olsa, dier aileler bu fela
ketzedeyi u ekilde kurtarrlar; (rnek olsun diye rakam ben
veriyorum) 100 hanelik bir yerleim biriminde herhangi bir ai
lenin mal telef olsa, geriye kalan 99 hane halk, tm mallarn
bir meydanda toplayp yz eit paraya blerek bu afetzedeye
de pay ayrmak suretiyle kendi araiannda kurca ekip onu kur
tarm olurlar. Ey Muhammed, sen bu anlaya ne dersin?" diye
40 Sel man'la ilgili bilgiler in birka eser: Belazuri, Ensab'I Eraf, 2/128; Aka,
lani, el-sabe, No: 3359 ve Tchaib-i Tehzib, 4/139; bn'l Cevzi, Sfat- Safve,
1/270; bn-i Esir, sd..., No: 2149; bn-i Seyyidi'n Nas, Uyun'l Eser, 1/137;
tbn-i Abdi'l Ber, htiab.... No: 10)4.

40

soruyorlar. Muhammed, "te ben bylesne insanlardanut; on


lar da bendendir" yantn veriyor.*
Hatta, ylesine insancl davranlar vard ki, Muhammedin
getirdii kazanmlar, onlarn glgesinde kalyordu diyebiliriz.
rnein: Muhammed henz peygamber olmadan yllar nce,
bir gn mer ile Sad bin Ebi Vakkas, yanlarna birka at alp
panayrlarda satmak zere rana gidiyorlar. Yolda ran ahnn
olu onlarn atlarn gasp ediyor. Sonuta bu olay, ikyet yo
luyla ah'a anlatlnca, o hem mer ile Sadn at paralann d
yor, hem de hakszlk yapt iin kendi z olunu daraacna
asmak suretiyle idam ettiriyor. Bu arada ranl bir ahs da ter
cmanlk yaparken -haksz yere- ah'm olunu savunduu
iin. ah onu da dam ettiriyor.
Bu olaylara bakldnda, tarihsel olarak sz konusu dnem
de adalet anlaynn ynetimsel erk dzeyinde -genel olma
makla birlikte- son derece gelimi olduunu sylemek mm
kndr.
Az nceki rneklerden u sonu ortaya kyor; Ne iddia
edildii gibi Muhammed cahildi, ne de o gnk ortam, yeni bir
toplumsal dzenin kurulmas iin olumsuz koullar tayordu.
Kur'an'n lk Ayetiyle Mubammed'in
Okuryazar Olmad ddias Arasndaki eliki
Dier taraftan Kur'anda belirtildii gibi (rnein, Ankebt
Suresi 48. ayet) Muhammed'in okuryazar olmad iddiasnn
mantkla badamas mmkn deildir. yle ki, slamn kutsal
kitab olan Kur'an'n ilk cmlesi "Oku!"dur. O halde insanla ta
d ilk mesaj "oku!" olan bir insan (Allah elisi), nasl olur da
63 yllk hayat boyunca okuma yazma renememi? Bu durum
da, karmza yle bir olumsuz tablo kar: (Bu analiz ve ulala41 Tecrid-i Sarih, Diyanet Tereemesi, No: 1104; Riyaz't Sahin, Diyanet Tercemesi, No: 570; el-L'lU ve7 Mercan, Buhari-Mslim'in ortak hadisleri, No;
1626; Buhar. iicet, 1, bap; Mslim, Fedail-i Sahabe, 39. bap. No: 2500.
41

cak mantksal kanm, Kur'ann gerek bir kutsal kitap ve Muhammedin gerek bir peygamber olduu varsaymndan hareket
le yaplyor) Birincisi: Allahn Muhammede gnderdii ilk ayet
"Oku!" olmasna ramen, Muhammed. bu kelam dikkate alma
m; okuma yazma ynnde bir zahmete katlanmam olun kin
cisi ise: Allah, okumann nemini bu denli hassasiyetle vurgula
m olmasna ramen, Muhammed'e okuma yazmay becermek
iin yeterli derecede bir akli yetenek vermemitir denilebilir.
Oysa, kutsal bir kitap ve onu insanlara duyuran Muhammed
iin bunlarn hibiri geerli olamaz. nk, her iki durumun da
geerli olmas halinde bir i tutarszlk ortaya kar. Birinci du
rumun (yani Muhammedin, Allah kelamm dikkate almam ol
mas eyleminin) kabul halinde, Muhammed, Allah'n emirleri
ni yerine getirmemi biri olacaktr; ki bu, onun hemen iin ba
nda iken kendisine verilen peygamberlik sfatn kaybetmesi
anlamna gelir. Zira, slam inancna gre, bir insann peygam
ber olabilmesi iin zorunlu be temel kouldan biri olan "sada
kat" sfatn tamas gerekir. Yani, byle bir kiinin "Allah'a sa
dk, bal ve onun emirlerini kusursuz olarak yerine getiren biri
olmas" gerekir. Bu, asgari bir kouldur. Bununla birlikte, pey
gamberlik iin zorunlu olan "emanet" -yani gvenilir kii- ko
ulu da bu varsayma gre yerine getirilmemitir. Allahtan oku
emrini alan ilk kii, bu emri yerine getirmeyerek gven verme
mi olur. Bu, her eyden nce Kur'an'a gre "su" olsa gerektir.
Zira peygamberliin bir dier zorunlu koulu da "ismet'tir"; ya
ni, masum-susuz olmak demektir. Muhammedin, -mrnn
sonuna kadar peygamberlik sfatn tamak zorunda olduuna
gre- az nce anlatlan koullar da lene dek tamas gereki
yordu. Hal byle olunca, nermemizi "Muhammed, Allah'a sa
dk, bal ve onun emirlerini kusursuz bir ekilde yerine geti
ren, ayn zamanda gven verici biridir" eklinde formle ettii
miz durumda da onun neden okuryazar olmadn yantlamakta
aresiz kalrz.
42

Burada elimizde tek bir yol kalyor. O da, ilk zmlemede


ele aldmz ikinci olaslk. Yani, Muhammedin okuma yazma
y becermek iin gerekli akli yetenek ve zekya sahip olmamas
olasl. Oysa bu durumun da birok aklanamaz yn bulun
maktadr. ncelikle peygamber olmann asgari koullarndan bir
dieri olan "fetanet" koulundan yoksun biri olarak karmza
kar. Fetanet sahibi olmak demek, akll ve zeki olmak demektir.
stelik, slam inancna gre bu koul da peygamberliin olmaz
sa olmaz kou Harndandr u halde, Muhammed, zorunlu olarak
akll ve zeki olmalyd.
Buna ilaveten, slam inancna gre mademki Allah herkese
istedii lde bir zek verme kudretine her zaman sahiptir; yi
ne mademki Muhammed, Allah'n en sevgili kutudur; o halde
Allah, belki de ilk olarak Muhammed'e okuma yazma konusun
da gerekli yetenekleri vermi olmalyd. Bylece sorun daha da
byyecek ve karmza kacak olan tablo, Muhammed'in iin
de bulunduu kmaz, devasa boyutlara tayacak ki, bu du
rumda sadece "Oku" emrini yerine getirmeyen bir kii olarak
deil; peygamberlik grevinin gerektirdii be zorunlu koul
dan drdn ihlal edip, sadece "tebli" koulunu yerine getiren
bir peygamber olarak karmza km olacak. Bu durumda da
Allah'ri emirlerini nsanla aktaran-duyuran, ancak kendisi ye
rine getirmeyen bir peygamberle kar karya kalnr demektir.
Olay udur; Muhammed, o gnk duyarl insanlarn en nem
lisi ve gerekten de kendini ok iy yetitiren biridir. "Okuryazar
deildi" iddiasna gelince: bu, kendi projesini topluma kabul etti
rebilmek iin bilerek ne srlen bir taktiktir; bunun dnda ba
ka ihtimal yoktur. Sonu olarak; "Kuran, Allah'm Muhammed
araclyla insanla gnderdii bir kutsal kitap deil; tam tersi
ne, Muhammedin u veya bu ekilde ortaya kard beeri bir
yapttan ibarettir" diyoruz.
Aynca; Muhammedin iihabndan plan Zeyd bin Sabit, 15
20 gn gibi ok ksa bir zaman iinde braniceyi reniyorsa,
43

^uhammed'in okuma yazma bilmedii, renemedii savm


gereki bulmak ok gtiir.'*^
Btn bu bilgiler birlikte deerlendirildiinde, Muhammed'in
okuryazar olmad sz pek gereki olamaz. Ancak, varsaya
lm ki Muhammed okuryazar deildi; bu durumda yine bir ey
deimez. Zira onun "Vahiy Ktipleri" denilen ve ayn zamanda
da Muhammed'in ou kez kendileriyle istiare yapt bir kur
may kadrosu vard. Drt Halife de bu kadronun iinde yer alyor
du, Bu durumda, acaba Muhammed'in yazdrd ayetlerin bazlannm, bu sekin kadro almalan sonucu ekillenmi olmas ih
timali akldan uzak m? Sz buraya gelmiken, bu konuda ok il
gin bir olay anlatmak istiyorum. nk konumuzla ok yakn
dan alakaldr. Enes bin Malik yle anlatyor:
"Vahiy ktiplerinden biri, Muhammed'i snamak iin hep ken
disine yazdrlmak istenenin tersini Kur'ana yazyordu. zel
likle bu ters ayetleri. Bakara ve l-i mrn surelerine yazyor
du. Adam, Muhammed'in bu yanllan fark etmediini grn
ce, onun peygamberliine inanmyor ve sonuta Islamiyetten
vazgeip Hristiyanla geiyor. Doal olarak da bu olayn
propagandasn yapmaya balyor. Bir gn gelip adam vefat
ediyor. Mezara gmlnce, onun cenazesi ayn gnn ertesi
sabah mezarn dnda bulunuyor. Bunun gerekesi de, Muhammede kar geldii ve Kur'an'a da yanllar yazp propa
ganda yapt iin, Allah'n onu cezalandrmas olarak ne s
rlyor. Bu durumda, adamm akrabasyla Muhammed ve taraftarlan arasnda sert tartmalar yaanyor; Akrabas, 'Cena
zemizi siz karmsnz diyor; Muhammed ve Mslmanlar
da, 'Hayr, biz byle bir ey yapmadk; adamnz, ledii g42 Zeydin 15-20 gnde Muhammed'in emriyle yaz rendiine ilikin kaynaka;
bnt Esir, el-Kamil, 2/t76, "sd". No: 1824; Ebu Davud, tim, 1; T im izi h zan. 22. No: 2716; Buhar, Ahkam, 40.

44

nahtan dolay Allah tarafndan mezardan atlmtr,' diyorlar


Bir daha gmlr ve ertesi gnn sabah onun cenazesi bir
daha mezarm dnda bulunur. Tekrar tartma, tekrar gml
me derken, nc gn bir daha cenaze danda bulunur. En
son, orta yerde kalr."
Bu olay, Kur'an'dan sonra slamm ikinci anayasas durumun
da olan ve ayn zamanda Diyanet tarafndan tercme edilen
Tecrid- Saribic, sanki gerekmi gibi bir mucize olarak deer
lendirilmitir.^^ unu da belirtmek gerekir ki; kabrin cenazeyi
dan atmas zaten mantkla badamaz. Ancak unu da unut
mayalm ki, cenaze gndz deil de, hep geceleri darya atl
yordu. lmi verilere ve akl selime ters den bu efsaneden ibret
almak lazm!
Az nce, "Muhammed okuryazar deilse de, bu durum
Kur'ann insan d bir yerden geldiini ispatlamaz" diye syle
mitik. Buna ok basit bir rnek gsterelim: Bilindii gibi. Ak
.Veysel de okuryazar deildi; stelik kk yata gzlerini kay
betmiti. Ancak onun besteledii iirler ylesine insan etkiler
ki, buna amamak mmkn deil!,. Bu durumda bu mahareti
karsnda- kalkp Ak Veysel'i peygamber mi ilan edelim?
Kald ki, Muhammed'den yllar nce yaam olan Budha, Konfys ve Zerdt gibileri de ok gzel etnik deerler ortaya
koymulardr. Buna karn bunlar, "Biz peygamberiz" iddiasnda
bulunmamlard.
u halde, acaba Kur'an'n Ankebt Suresi'nin 48. ayetiyle
benzerlerinde yer alan, "Ey Muhammed, sen okuryazar deil
din" sznden ne amalanm olabilir? Olay udur; Aslnda bu
43 Bu efsanenin anlatld kaynaklardan birka; Techd- Sarih, Diyanet Tercemcsi. No; 1477-9/.309; Buhari-Mslim Hadisieri, el-L'i ve i Mercan, No:
1772; Buhari, Menakb, 25; Mslim, Sfat- Mnaftkin, No; 2781; Ibn-i Seyyd
in Nas, Uyun-l Eser, "Ktipler blm, 2/316; Ebu Davut Sicistani, K itabin
Mesahf, s.3; Ahmet bin Hanbel, Msned. 3/121.

45

bir taktiktir. Bu taktikle Kur'an abartlmak istenmitir ki, insanlar


abucak inansnlar. Baka bir ifadeyle, "Okuryazar olmayan biri,
nasl olur da byle bir kitab ortaya karabilir! O halde, arkasn
da ilahi bir kuvvet bulunmayan bir insan, kendi abasyla byle
bir yapt asla ortaya karamaz. Dolaysyla, ortada tek yol kalr
ki, Allahtan gelmi semavi bir kitaptr" inancm topluma kabul
ettirmek hedeflenmitir.
Daha nce anlamlann sunduumuz Kur'an'n Allah'n kelam
olduuna dair phe olmadn ieren ayetlerin zahna gelince;
bir kere bu ayetlerin reklam ve propaganda amal olduklar orta
da. Zira bakyoruz ki, nsanlarn kurtuluu iin zm sunmas
gerekirken; tam tersine, "Kur'anda phe yoktur, Allah'n kitab
dr, dalara indirseydim onlar bile erirdi,., vb." eklinde inandr
cl olmayan ve tekrarlardan oluan ifadeler kullanlmtr. Bi
lindii gibi, siyasi parti temsilcileri, seimde kazanabilmeleri iin
bazen vatandalar iin ok an vaatlerde bulunuyorlar. Mesela,
"Size daire, taksi vereceiz..." gibi ok abartl vaatler... Ancak,
bazen yle oluyor ki, i bana geldiklerinde vaatlerini yerine ge
tiremedikleri gibi, tam tersine vatandan cebindekini de gtr
yorlar. Burada unu belirtmek istiyorum: Kur'an'daki "Malm ok
iyidir, onun ei benzeri yoktur" gibi reklamlann nemi yoktur;
nemi olan udur: Acaba Kur'an bugnk artlarda hzla artan ve
yaklak olarak yedi milyara doru giden dnya insanlanna nasl
mutluluk salar, nasl br alternatif ynetim biimini sunar? te
nemli olan bu sorunun yantdr.
Daha nce de belirtildii gibi, Muhammed o gnk insanlar
deerlendirirken, yz deveye benzetmiti. "Bu yz deve iinde,
binmek iin salam bir tanesini seemezsiniz" demek suretiyle o
gnk toplumun sosyal ve kltrel yapsn bu ekilde belirtmiti.
te bylesi bir topluma kar ortaya kan bir sistemi, bugnk
topluma uyarlamaya kalkmak, mutlaka tkanmalara neden olur.
Muhammed'in dnemiyle ilgili olarak batan beri yaptmz
deerlendirmeyi zetleyecek olursak;
46

1- Muhammed'in arkadalk kurduu insanlarn, Tevrat, ncil


ve Zerdtilikte fevkalade bilgi sahibi olmalar, ster istemez in
sanlara, "Kurann Allah'tan gelmedii" tezini kabul ettirir veya
en azndan Kuran hakknda onlar phelendirir. Ayrca, Muhammedin Tevrat- ncil ve Zerdt kltrnn hkim olduu
bir evrede dnyaya gelmesi ve onun ortaya kard Kuran ile
ad geen nanlann birbirine ok yakn olmas, hatta hemen
hemen birbirlerinin ayns olmas, Kur'an'n, insan dncesinin
bir rn olmas noktasnda phe kabul etmez bir gerek ola
rak karmza kar,
2- Muhammedin iki kez am tarafna gidip, rahip Bahna ve
rahip Nastura ile ayr ayr uzun grmeler yapmas ise,
Kur'an'n Allah'tan deil de, bu gibi yollarla temin edildii tezini
kuvvetlendirir,
3- Muhammed'in st dzeyde ynetici olan bir ailenin ocu
u olmasnn, kendisinin kltrl bir insan olarak ortaya kma
sna olumlu ynde etki yapmas tabiidir. Dolaysyla, bu da bu
kitab Muhammed'in kendisinin ortaya kard konusunda ok
nemli bir etkendir.
4- ok zeki olan Muhammed'in, fakirlik iinde kvranmas
ve son are olarak da obanla bavurmas, kendisini dzene
kar tepki gsterme noktasnda fevkalade etkilemitir diyebili
riz, Daha nce de sylendii gibi, fakirlik ve yoksulluk yzn
den yle bir noktaya geliyor ki, amcas Ebu Talip kendisine kz
n bile vermek istemiyor. Bu sebep de zeki olan bir insana, top
lumda var olan dzene kar tepki gsterme konusunda fikren
doping yapmaya yeterlidir.
5- Aslnda Muhammed'in, z b" Arapa iin st annesine ve
rilmesi ve sonuta ok mkemmel br Arapa kavramas, onu, dil
bilgisi ve edebiyat konusunda yetkin biri yapm olmaldr. Dola
ysyla, Kur'an'da var olan dil bilgisi kurallarna titizlikle riayet
edilme meselesi gsteriyor ki, Kur'an, ancak ve ancak Muham
med'in ortaya att bir eserden baka bir ey deildir. Mslman47

lann, "Kur'an'da insan aklnn ulaamayaca bir nokta bulundu


u iddialan ise kuruntudan baka bir ey deildir. Dolaysyla,
insann g ve iradesini aacak hibir olaanstl bulunma
yan bir yaptn, insan d bir merciden geldiini kabullenmenin
hibir nedeni yoktur.
6Muhammedin henz 20 yalarndayken o gnk koullar
da var olan "Hilf'l fudul" gibi insan haklar tekilatlarna gir
mesi ve ancak 40 yalarna geldiinde peygamberlik iddiasnda
bulunmas, onun, bu tr toplumsal mcadeleler ierisinde bir
yetkinlik kazand ve bu mcadelelerinin de kendisine u veya
bu dzeyde ilham verdii anlamna gelir,
Muhammed'in bilgi seviyesi ve yaad ortamla ilgili bu
zet tespit ve deerlendirmeyi yaptktan sonra, asl konumuza
geebiliriz. Elimizdeki kitap drt ana blmden olumaktadr:
(I) mer'in Grleri Domltusunda nen Ayetler,
(II) Muhammed'in Hanmlan Hakknda nen Ayetler,
(III) Zina Cezalarnn Kkeni ve slamdaki 'Veri,
(IV) Kur'an'n Ekonomik Politikas,

48

I. BOLM

MER'N GRLER DORULTUSUNDA


NEN AYETLER

ncelikle Halife mer'in hayat panoramasna ilikin sahih


kaynaklardan baz bilgiler sunmakta yarar vardr. mer, yaygn
olan gre gre Muhammedden 13 ya kk olup, MS 584
ylnda Mekkede domutur. Tarihi kaynaklarda, merin ok
sert mizal bir insan olduu yazldr. Mslman olmadan ev
vel, Hicaz'dan ama mal gtrp satard. Ayrca, Hicaz'da ka
bileler arasnda meydana gelen anlamazlklar gidermede n
kazanmt. Halk da onun bu giriimlerine olumlu bakar, ona
sayg gsterirdi. Baka bir ifadeyle mer, Mekke'deki site dev
letinin sefaret grevini yrtyordu. nn tek bana Muhammedi ldrmeye gitmesinin nedeni, hem kendisinin cesaretli ol
duuna, hem de sefaret misyonunu stlendiine dayanr. Ayrca
mer, iir ve edebiyat alannda kendini o kadar gelitirmiti ki,
ona herhangi bir konu verildiinde, hemen annda gzel bir
kompozisyon oluturup iir haline getirebilirdi.
mer Mslman olmadan nce, -Muhammed dahil- tm
Mslmanlar ibadetlerini gizlice ifa ederlerdi. slamiyette iba
detlerin aikr bir ekilde yerine getirilmesi, merle balar.
Aii Tamavi, Naci Tantavi, Ahbar-i mer, s.244.

49

Mekke'den Medine'ye hicret ettikleri zaman -Muhammed bata


olmak zere- tm Mslmanlar gizlice Mekke'yi terk ederler
ken, mer gndz ortasnda Kbe'ye varp tavaf yaptktan son
ra klcn plak olarak eline alarak yola kyor ve inanmayanlara-muhaliflere seslenerek, "Her kim hanmlarnn dul, ocuk
larnn yetim ve annelerinin de ocuksuz kalmasn istiyorsa pe
ime dsn" deyip meydan okuyordu. Kimse korkudan mer e
saldrmak gibi bir eyleme cesaret edemiyordu.^
Muhammed'in mer Hakkndaki vglerinden
Birka
mer'in Muhammed zerinde ne kadar etkili olduunu anla
mak iin, sahih hadislerden derlediimiz birka hadisi sunmam
gerekiyor, Aye ve Ebu Hureyreden rivayetle Muhammed, "srailoullarnda ilham-keramet sahipleri vard. Benim mmetimde
ilham sahibi bulunursa (k bulunacaktr) o da mer'dir" demi.^
Ukbe'den naklen Muhammedin, "ayet benden sonra pey
gamberlik devam edecek olsayd, mer peygamber olacakt"
dedii rivayet edilmitir.^
Ayrca Muhammed ayn ifadeyi biraz daha farkl bir slupla,
kendi olu brahim ldnde onun hakknda da kullanmtr:
"Olum brahim lmeseyd, peygamber olacakt" diye.-'^
2 T.D.V. slam Ansiklopedisi, "Bedir" maddesi, 5/326; Suyut, Tanh-i Hulefa, 108
115; Kandehlevi, Hayat-J Sahabe, 2/6; Zirkli, el-AIam, 5/203-204; Ask alan i,
el-isabe. No: 5740 ve Tehzib-i Tehzib, No: 5626; tbn- Abdil Ber, stiab, No;
1878; bn- Esir, sd, No: 3824,
3 Buhari, Fedaii-i Sahabe, 6, bap; Tecrid-i Sarih, No: 1406; Mslim, Fedail-i Sa
habe, 23. bap. No: 2398; Tinnizi, Menakb, 17. bap, No: 3693.
4 Muhammedin mer hakknda kulland az nceki ifade iin birka eser. Tilmi
zi, Menakb, 17, No: 3686; Askalani, Tebzib-i Tehzib, No; 5626-7/385; bn-i
Esir, sd'I Gabe, No: 3824; Hakim, Mstedrek, 3/85; Suyuti, Tarih- Hulefa,
120de Hakim, Taberani, bn-i Asakir ve Tirmiziden alnt yapmtr.
5 Kad Beydavi, Envarill-Tenzil..., Ahzb Suresinin 40. ayetinin yorumunda bra
him olayn alm.

50

Muhammed, mer hakknda bir dier hadisinde, "Sakn ha


mer'i kzdrmayn. meri kzdrmakla hem beni, hem de Al
lah' kzdrm olursunuz" demi.
Baka bir hadisin hikyesi ise yledir; Bir kadn tef alar
ken, hem Muhammed, hem de halifelerden Ebu Bekir, Osman
ve Ali onu izliyorlar. Daha sonra mer oraya gelince, onun kor
kusundan kadn tef almaktan vazgeiyor. Bunun zerine Mu
hammed mer hakknda, "eytan bile -korkudan- senin bulun
duun yerden kamak zorunda kalr" diyor. Bu sze ilikin Ay
e'nin anlatm ise yledir;
"Habeli bir kadn tef alyordu. ocuklar da onu izliyorlard.
Bu arada peygamber bana, 'Aye, sen de gel izle' dedi. Ben de
kalkp bam Muhammed'in dizinin zerine koydum ve iki
miz beraber o sanaty izledik. Ara sra bana, 'Ey Aye, sen
izlemeye doymadn m artk?' diyordu. O arada mer kagel
di ve o sanat, meri grnce korkudan tef almaktan vaz
geti. Buna karlk Muhammed, 'Gerekten hem insan hem
de cin olan btn eytanlar merden korkarlar dedi."^
Muhammed, "Ryamda bir kk grdm; o kkn yannda
bir Hur (Cennet kadn) duruyordu. Bunlarn kime ait oldukla
rn sordum. Bana, 'mer'e aittir' dendi. Aslnda ona yakndan
bakmak isterdim; ama, belki de mer kskanr diye bakmaktan
vazgetim" diyor. Muhammed bu ryay mere anlatnca,
mer kendisine u cevab veriyor: "Baksaydn; ben seni kska
nr mym hi?" Dier taraftan merin Muhammed zerindeki
etkisine ilikin onun olu Abdullah'n u anlatm dikkat ekici6 Zirikli, el- Alam, 5/203...; Suyuli, Tarii?-t Hulefa, s.l 19 (Taberani'den naklen).
7 Tecnd-i Sarih, 1495 nolu hadisin aklamasnda; Buhan, Bed''l Halk, 11, Edeb,
68, Menakb-i mer; Mslim, Fedai1-i Sahabe, No: 2396-97; Bubari-Mslim
Hadisleri, el -L'l V e i Mercan, No: 1552; Tirmizi, "Menakb17, No: 3690
91; Suyuli, Tarih-i Hulefa", s, 119, "Riyad't-Talibin",708/120-125.
51

din "Muhammed, babam mer iin, 'Allah hakk mer'in dili


ne nasip etmitir' diyordu" diye aktaryor.**
Halife merin, Muhammed'in riiyalannda igal ettii yer hayli
genitir. Muhammed bir hadisinde, "Ryamda grdm ki, herkes
bir eyler giymi; ama oniann elbiseleri ksa ve dard. mer'inki
se ok boldu. Bunun anlam, mer ok dindar demektir" diyor.
Bir baka hadisinde u ryasn anlatyor: "Ryamda bana st ik
ram edildi. Ben iip doydum; kalann da mer'e verdim. Bunun
da anlam, mer'in ilmi fazla demektir" diyor. Ryalar devam edi
yor, "Ryamda grdm ki, bir kuyudan su ekiyoruz. Ebu Bekir
de gelip ekmeye balad. Bir-iki kova ancak ekebildi: sonra yo
rulup vazgeti. mer ise ekmeye balaynca ok fazla ekti ve
kuyunun her tarafndan su, sel gibi akmaya balad. nsanlar da,
hayvanlar da yeterince bu sudan ihtiyalann karlad" diyor.^
Muhammed, baka hadislerinde de mere ynelik vglerini
srdryor. Bunlardan ilgin olan bir hadiste Muhammed, "Gk
teki melekler mer'den vgyle bahsederken, yerdeki eytanlar
da mer'den korkuyorlar. eytanlar, mer'in Mslman oluun
dan sonra hep yzst yere derler, mer Mslman olmu ola
l fitne yolunu kapatt. mer cennetliklerin dr" demitir.
Muhammedin, mer'den vgyle bahsettii hadisler elbette
bunlarla snrl deildir. Ancak bu hadislerin hepsini buraya
yazmak, konu btnl asndan gerekti olmadndan, bu
kadarla yetinmenin anlaml olacan dnyorum. Bundan
sonra, mer'in Muhammed yanndaki neminin baka boyudan
zerine baz kantlarla eilmek istiyorum.
8 Tecrid-i Sarih, No; 1341-1494; Buhari-Mslim Hadiskri, el- Lul ve7 Mercan.
No: 1550-51; Buhari, Nikah, 107; Tabir. 3!; Bed''l Halk. 8; Fcdail-i Sahabe. 6;
Mslim, Fedail-i Sahabe. No: 2394-5; T im izi, Menaktb, 17, No: 382; Suyuti,
Tan7?-v Hulefa. 119 (Deylemi, Tabcrani, Ahmet, Bezar ve Ibn-i Asafcr'den nak
len); Mzi, Tchzib-i Kemal, 21/324. No: 4225.
9 Tecrid-i Sarih, No: 22 ve 73; Buhari-Mslim Hadisleri, el- L'i ve'l- Mer
can. No: 1546-48-49; Buhari, TaWr, 34-37; Fedail-i Sahabe, 5-6; Mslim, F e
da 7-i Sahabe, No: 2390-91-93; Suyuti, Tarih-i Hulefa, s. 119 (Buhari ve Ms
limden naklen); Ahmet hin Hanbel. Afsned, 2/28 ve 39.
10 Suyuli. Tarih-i Hulefa, s. 118 -119.

52

mer'in olu Abdullah anlatyor;


"Bir hanmm vard; birbirimizi de an derece severdik; fa
kat babam mer, hanmm sevmiyordu ve sonunda beni
Muhammed'e ikyet etti. Buna karlk Muhammed bana,
'Mademki baban senin hanmn sevmiyor, sen de onu boa'
dedi. Bunun zerine ben de hanmm boadm.""
Muhammed, Hayber Sava'nda esir ald Safye'yi ele ge
irince, onun hanmlarnn zoruna gidiyor ve Aye ile Hafsa, bu
cariyeye hakaret maksadyla "Yahudi kz" diyorlar. Safiye bu
nu Muhammed'e anlatnca o, hanmlarna herhangi bir ceza ver
miyor; ancak Muhammed'in hanmlarndan Zeynep Bint-i Cah,
ad geen cariyeye "Yahudi kz" deyince, Muhammed ceza ola
rak yaklak ay bu kadnla tm ilikilerini kesme karar al
yor ve aya kadar da ondan tm iliiini kesiyor. Burada il
gin olan nokta udur: Hafsa'nm babas mer ok etkili oldu
undan, Muhammed onun korkusundan olsa gerek Hafsaya bir
ey demiyor. Keza Aye de Ebu Bekir'in kz olduundan ona
da bir ceza venniyor. Oysa sz zavall Zeynep'e gelince, -ki bu
kadn, evlatl Zeyd'in kans iken ondan alm- ona ceza veri
yor, U ay sonra da Zeynep ile anlap barnca, Zeynep ona
bir cariye hediye ediyor ve bu ekilde anlayorlar. Bu olay,
Muhammed ve Kunnaylarntn J-tammlar adl kitabmda ayrnt
l olarak aklanmtr.
M Riyaz-s Salihin. Diyanet Tercemesi, No: 331; Ahmet bin Hanbel, Mnned,
2/42; Ebu Davud, Edeb. 120, No; 5138; Tirmzi, Talak, 13, No: 1189; bn-i
Mace, Talak, 26, No: 2088; Hakim, Mstedrsk, Talak" blm, 1/197 (Buhar
ve Mslim'in artlarna uygundur diyor).
12 Zeynepin rvet olarak Muhammede cariye verdiine ilikin birka eser: Ktb-i
Sine, brahim Canan tercemesi, 10/219, 13/47, 15/501; Ebu Davut, Snnet, No;
4602; Tinnizi. Menakb, 3891; bn-i Mace, Nikah. No: 1980; Taberani, Mucem-i
Kebir, 24/71, No: 180: tm-i Sad, Ta bakar. No: 4123, "Safiye" blm, 8/309;
Askalan, el- sabe, No; 11401; Alusi. Ruhu1 \iaani, Ahzb Suesinin 38. ayeti.

53

mer'le ilgili ok nemli bir olay daha anlatp, onun baka


bir ynn anlatmaya geiyoruz. Muhammedin hanmlanndan
mm Seleme veya Zeynep, bir gn mere, "Hayret, sen her
eye mdahale ediyorsun; bari bizimle eimiz Muhammed ara
sna girme. Vahiy bizim evimizde geliyor, sen nasl bize terbiye
hocal yapar, eimizi ynlendirmeye cesaret edebilirsin!" de
yip mer'e sert bir ekilde tepki gsteriyor. Bu iddetli tepkiye
kar mer, "Dorusu ben donakaldm" demek zorunda kalyor
ve o kadn Muhammed'e ikyet ediyor. Aslnda sadece bu
olay, merin ne denli etkili olduunu, Muhammed'in aile haya
tna bile sirayet ettiini ve sonuta rahatszlk verecek dzeye
vardn gstermeye yeter,
Bi' konuda bir dier diyalogu ise Muhammed'in amca olu
bn-i Abbas yle anlatyor;
"Muhammed, lm hastalnda iken, 'Bana bir kt getirin
size yle eyler yazdraym ki, ona uyduunuzda dalalete
dmezsiniz' dedi. Onun bu szne kar mer itiraz edip
yle dedi: 'Kur'an var ken o bize yeterdir. Muhammed has
tadr; dolaysyla bu durumda yaz yazdrmas sakncal
dr...' diye, mer'in bu szne kar orada bulunan sahabe
arasnda tartma kt ve ikiye blndler. Kimileri mer'in
hakllm savunurken; kimileri de 'Arkasnda Allah olan bir
peygamber, hastalk halinde bile olsa nasl olur da uursuz
konuur?..' demek suretiyle, mer'in bu yaklamna kar
ktlar. Bunun zerine Muhammed hepsini oradan kovdu."
Bu aktarmdan kan sonu udur; Halife mer, Muhammed'i deiik konularda etkiledii gibi, gerektiinde Muham13 Tccrid-i Sarih, 1723 nolu hadisin erhinde; Buhari-Msm Hadisleri, el- L'l
ve 7- Mercan, No: 944; Buhari, Bakara lefsiri, 9. bap; Tahrm tefsiri, 2. bap;
"Libas" blm, 31. bap; Mslim, Talak, 31, No; 1479; Bcyhaki, Snen-i Kbra, "Tefsir" blm, 7/88.

54

med'e, "Brakn onu, Muhammed kafay yemitir..." eklinde


hakarete varan ifadeler bile kullanmtr. Bu olay, merin Mu
hammed zerinde olan etkisinin snrsz olduunu kantlamaya
ok ak bir delildir.**
Buraya kadar zerinde durduumuz blmler, ya Muhammed'n mer'e ilikin kiisel grlerini ve ona ynelik vgle
rini, ya da mer'in, Muhammed'in hem siyasal dnceleri ze
rinde, hem de aile hayat zerindeki etkisini ieriyordu. Oysa
merin etkisi elbette ki sadece bu alanlarla snrl deildir.
mer'in, ^ n nemlisi- Kur'an'n oluturulmas konusunda Muhammed'i u veya bu ekilde etkilediini gryoruz. Zaten kita
bmzn bu ilk blmnn ana konusu da budur. merin bu y
nyle ilgili aklamalara gemeden nce, onun grlerine uy
gun veya onun nerilerini tasdik eder mahiyette inmi olan ayet
says hakknda var olan grlerle lgili deiik yazarlardan
toplu bir bilgi sunmaya alalm;
bn-i Asakir, {. hicri 571) "Kuran ayetleri inerken mer'in
de grlerine yer verilmitir; onun grleri de nazar dikkate
alnmtr" deyip bu konuda ok nemli bir aklama getirirken;
slam camiasnda ok nemli bir ne sahip olan mam Suyuti
(. hicri 911), "Kur'ann 21 ayeti merin grlerine uygun,
onlar dorular mahiyette inmitir" diyor ve ekliyor: "Oysa bu
sayy 30'a karanlar da vardr." Yine en azndan ad geen ya
zar kadar slam camiasnda nl otan bn-i Hacer Askalani (.
852-h.), bu konuda bir hadis aktararak, "Kur'an 15 yerde
mer'in grlerini domlamtr" diyor. Bu konuda en arpc
rnek, mer'in Olu Abdullahtan geliyor. Abdullah, aynen
yle diyor: "Herhangi bir konuda babam mer ayn, halk da
ayr karar verseydi, o tartmal konuda gelecek olan Kur'an
14 Buhari-Miistim Hadisleri, el- Li ve 7- Mercan, No; 1060; Buhar, isti'sam,
26: Megazi, 83; nim. 39: Cizye, 6; Cihad, 176; Mslim, Vasiyet, 20, No: 1637;
Ktb-i Sitte, brahim Canan tercemesi. No: 5406, 157323.

55

ayeti, ili^Ue babamn grlerini dorular mahiyetteydi." mam


ey ban i de FedaiI'I Imamcyn adl yaptnda, "^ufanTn ayetle
ri, 21 konuda mer'in grleri dorultusunda inmitir" diyor.
mam Mcahit ise yle diyor: "Bazen mer fikir belirtirdi,
Kur'an ayetleri de ona gre nerdi."
Dier taraftan, bu konudaki aklamay yapan mer'in olu
Abdullah'n, Muhammed'in yannda zel bir yeri olduunu da
belirtmekte yarar vardr. Yani, bu ifadeyi kullanan kii baya
bir insan da deildi. Muhammed, Abdullah'a daima ilgi gsterir
ve onun iin Allah'a hayr dualar yapard, -Tecrid- Sarih, No:
1509'da belirtildii gibi- mer, Muhammed'in hadislerinden
537 adet rivayet etmiken, Abdullah Muhammed'den 2630, ya
ni babasndan yaklak 5 kat daha fazla hadis aktarmtr. te
Kur'ann baz ayetlerinin, mer'in grlerine gre ekillendii
iddias, herhangi biri tarafndan deil, bizzat mer'in olu ve
ayn zamanda da Muhammed'in en gzide sahabelerinden biri
tarafndan rivayet edilmektedir,'^
u ksa notu da hatrlatmak zorundayz: Denilebilir ki, Mu
hammed peygamberlik iddiasnda bulunurken, mer henz
Mslman olmamt. stelik de mer, onun bir numaral d
manyd; hatta Muhammed'i ldrmeye bile kalkm ve o es
nada Mslman olmutu, O halde nasl olur da Kuran konusun
da Muhammed ondan yararlanm olabilir? Evet, bu basit soru
dorudur. Ancak bz burada her eyi mer hazrlamtr demi
yoruz; her eyden nce, mer burada sembolik bir rnektir. Biz
15 Tecrid-i Sarih, No: 120-261; Ktb-i Side, brahim Canan lercenesi, 12/449,
No: 4390; Suyuti, Katfii's-Semer fi Muvfakat-i mer..., No: 708/121 Sleymaniye Ktphanesi, stanbul; Tarih i Hulcfa. 117-122; Timiizi. Menakb, 17,
No: 3682; Diyanet yaymlanndan O. Keskioglu, K uran BUgilcri, s.36; Halebi,
7nsan7 Uyutt, "Bedir Sava" blm, 1/409; bnl Esir, Usd'i Gabe, No;
3824; Ali Tantavi, Necati Tantavi, Ahbar-i mer... s.378; Besevi, ei-Marifc
ve'l-Tarih, 1/467.

56

"mer de Muhammedi etkileyenler arasndadr" diyoruz. Ba


langtan beri o zamanla ilgili yaptmz tespite dikkatle bak
lrsa, bu sorunun yant kolay bulunur. yle biraz daha amak
gerekirse; henz peygamber olmadan, o gnlerde var olan insan
haklar tekilatlarna duyduu ilgi, arkadalk kurduu insanlar,
nemli papaz ve rahiplerle grmesi, idareci bir ailenin ocu
u olmas, ok gzel Arapa konuan bir blgedeki stannesine
verilmesi ve szcklerin ezberlenecek 0-6 yalan arasnda o
blgede kalmas gibi sebepler, zaten onu, var olan sisteme kar
tepkici bir birey olarak yetitirmeye yeter. Zaman iinde davas
n baarabilmek iin, deiik imknlardan, kiilerden yararlan
d gibi, mer zamannda da kendisinden yararlanmtu-; yani
mer, oyunun kck bir piyonudur diyoruz.
Konumuza katks olur dncesiyle mer'le ilgili byle br
durum tespiti yaptktan sonra, imdi de kaynamzn temelini
oluturan blmlerin ilkine geelim. Yani, mer'in grne
uygun bir ekilde inen, onu dorulayan ayetlerin adreslerini ve
hikyelerini anlatmaya balayalm. Bu konuda ilk rneimizi
bizzat merin kendisinden dinleyelim:

I. rnek: Makam- brahim mer'in Teklifidir


mer bir gn Muhammed'e, Kabe'de Makam- brahim de
nilen yerde namaz klsaydtk-dua et-seydik ne kadar gzel olurdu
diye istekte bulunuyor. mer'in bu szleri zerine ayn gn g
ne batmadan Bakara Suresi'nin 125'inci ayeti iniyor. Bu olayla
ilgili olarak inen ayetin anlam yle:
"Hatrla (Ey Muhammedi) o zaman ki, biz Beytullah' in
sanlar iin sevap kazanmaya ynelik bir toplant yeri ve g
venli bir snak yaptk. Siz de brahim'in makamndan br
57

namaz-dua yeri edinin. brahim ve smail'e u sz ulatr


mtk: Tavaf edenler, kendini ibadete verenler rku' ve sec
de edenler iin evimi temizleyin diye."*^

II. rnek: rtnme Ayetleri ve mer


mer bir gn Muhammed'e, "Senin yanna iyi-kt her ke
simden insan gelir. Ne olur ne olmaz sen hanmlarna. rtnn,
evden dar kmayn desen iyi olur" diye teklifte bulunur. Bu
teklif zerine, rtnmeyle ilgili ayetler inmeye balar. (Ahzb
Suresi, 33, 59. ayetler.) Aye ise ayn olay u ekilde aktaryor:
"Biz Muhammed hammiar tuvalet ihtiyalanmz gidermek
iin geceleri 'Menasi' denen yere giderdik. mer de srekli
eimiz Muhammede, 'Kadnlarna syle kapansnlar ve ev
den kmasnlar' diyordu. mer'in bu teklifine kar eimiz
bize herhangi bir yaptrm uygulamad ve bz yine de dan
kmaya devam ediyorduk. Bir gn yats vakti biz Muham
med hanmlarndan Zeman kz evde, tuvalet ihtiyacn gi
dermek iin dar kmt. O arada mer onu grm ve
kendisine seslenerek, 'Ey evde, bak seni tandm' deyip onu
uyarmt. mer'in bu sesleniinden maksad, rtnme ayet
lerinin bir an nce inmesini salamakt. Sonuta, mer bu
olay olduu gibi Muhammed'e anlatnca, bu aamadan son16 Tecrid-i Sarih, 120, 261 ve 1678 nolu hadsler ve erhleri; Buhari, Bakara Tef
siri, 9; Namaz, 32; Mslim, Fedail- Sahabe, 24, No; 2399; Tirmizi, Bakara
Tefsiri, 2, No; 2959-60; Kri-i Sitte, brahim Canan tercemesi, 3/256. 12/452;
Diyanet yaynlarndan Osman Keskiolu, Kur'an' Kerim Bilgileri, s.36; Ahmet
bin Hanbel, Msned. 1/24-36; bn'l Cevzi, 5jAt- Sahe, 1/143; Kad Beydavi,
Nesef, bn-i Abbas gibi mfessirlerin de tefsirlerinde -Ahzb Sures'nin 53.
ayetiyle ilgili deerlendirmelerinde- bu konuyla ilgili tespitleri mevcuttur. Az
nceki olayla ilgili kaynaklan daha da oaltabiliriz.

58

ra dar kmamz yasaklayan ve rtnmemizi emreden


ayetler inmeye balad."''^
Aye'nin anlatt bu olaydan sonra, Muhammed'in kadnlanyla ilgili olan ve onlarn evde oturmalann ve kendilerini rt
melerini emreden yasaklayc ayetler inince, bu kez kadnlar zor
durumda kalrlar. Zira, o gnk koullarda evlerde tuvalet yok
tu, Kadnlar bu takdirde ne yapabilirlerdi ki! Onlar bu mazereti
ni Muhammed'e anlatnca, o kendilerine, "Mazeret halinde
kabilirsiniz" demek suretiyle koullu bir izin verdi. Ancak bu
kez sorun zmlenmi gibi grnse bile, ortada belki de pek
gze arpmayan ama, gerekten ok ciddi olan bir sorun udur
ki, mer'in istei ve srar zerine getirilen sz konusu yasak,
ayetle teyit edilirken; Muhammed'in, kadnlarna verdii koul
lu izin ise, ancak kendi gr-hadisi ile belirlenmektedir. Yani,
mer'in gr istikametinde olan yasaklayc bilgi, ayetlerle
ifade ediliyor; ancak o yasaa esneklik getiren ve onlarn zel
durumlara bal olarak ksmen ihlaline olanak veren izin ise,
hadisle geitiriliyor Bu da ok nemli bir noktadr.'^

III. rnek: Kuran'da Var Olan tki Ayetlerinin


ni Hikyesi
mer, ikinin zararlanm ve yapt tahribat gz nne ala
rak bir gn Muhammed'in yannda, "Ya Rab, mminlere ikinin
yasa konusunda faydal aklamalarda bulun, ayetler gnder"
17 Tcid-i Sarih, No: 120; Buhar, Vudu, 13; Ahzb Tefsiri, 8; stizan, 10; Ms
lim, Fedatri Sahabe, 24 No: 2399; Selam, No; 2170; Suyuti, Tarih-i Hulefa,
123 ve likan 10. blm; Beyhak, Snen-i Kbra, "mer" bahsi, 7/88; tba-l
Cevzi, Sfat- 1 Safve, 1/143, mer" bahsi; Ahme bin Han bel, Msned, 1/24)^
"mer hadisleri" blmnde; Heysemi, Afecmeu'z- Zevaid, 9/67.
18 Tecrid-i Sarih, No; 1723: Buhari, Abzb Tefsiri, 8; Nikah, 115; Mslim, Selam,
No: 2170; Bahari-Mslim Hadisleri, el- L'IHii ve7- Mercan, No: 1402,

59

diye duada bulunuyor. Onun bu istei zerine, kesin yasak ier


meyen Bakara Suresi'nin 219, ayeti iniyor. Bu ayette zetle,
"(Ey Resulm!) Senden iki ve kumar hakknda soru sorarlar.
De ki, onlarda gnah da vardr fayda da; ancak gnah faydadan
daha fazladr" deniyor. Bu ayet iner inmez, Muhammed tarafn
dan mer'e okunuyor. Fakat mer, bunu yeterli bulmuyor ve
tekrar iki yasa ile ilgili az nceki duasn tekrarlyor. Zaman
iinde bu kez de Nisa Suresinin 43'nc ayeti iniyor. Bu ayette
ksaca, "Ey iman edenler! Sz sarho iken, ne sylediinizi bilinceye kadar; cnp iken de, yolculuk halinde olmanz mstes
na boy abdesti alncaya kadar namaza yaklamayn,,, ierii
ilenmektedir. Bylece, bu ayette de ikiyle ilgili kesin bir ya
sak grlmemektedir. Ayet bu ekliyle, nceki ayet gibi yine
Muhammed tarafndan mer'e anlatlnca, mer bunu da yeter
li bulmayp, iki yasayla ilgili eski duasn bir daha tekrarlar.
Tabii ki bu dua tekrarlan hep Muhammed'in yannda-huzurunda
oluyor. mer'in bu nc duasndan sonra bu sefer de ikiyle
ilgili Mide Suresi'nin 90. ve 91. ayetleri iniyor. Bu ayetlerde;
"Ey iman edenler! ki, kumar, tapnmak iin dikilen talar ve
fal, oklar birer eytan ii pisliklerdir. Bunlardan uzak durun
ki, kurtulua eresiniz. eytan, ikide ve kumarda ancak aranza
dmanlk ve kin sokarak sizi Allah' anmaktan ve namazdan
alkoymak ister. Artk (bunlardan) vazgetiniz deil mi?" deni
yor. kiyle ilgili inen bu son ayetler, dier ayetler gibi Muham
med tarafndan mer'e aktanlnca, mer u yant veriyor; "Ar
tk vazgetik vazgetik."
Bu aamadan sonra Kur'ana kiyle ilgili herhangi bir ayet
inmiyor.
ICur'an'tn ikiyle ilgili ilk ayetinin (Bakara Suresi, 219. ayet)
giri ksmnda geen u dikkat ekici ifadeye eilmek gereki
yor. Buradaki ilk cmle, "Senden iki ve kumar sorarlar" ek
lindedir. Her ne kadar Kur'an'da kimin veya kimlerin soru sor
duu konusunda isim gemiyorsa da, bu konuda soru soranlarn
6

olduu kesin bir dille ifade ediliyor. Ancak, az sonra sunacam


gvenilir slami kaynaklarda, bu soruyu sorann mer olduu
yazl. Yani, merin isminden baka her ey zaten Kur'an'da
anlatlyor. Bu konuda bir dizi kaynak sunacam. Fakat, Diyanet'in tercmesi olan Techd-i Sahh'm "Eribe" blm 12/39'a
baklrsa, artk hibir kaynaa gerek kalmaz kansndaym.*^

IV. rnek: mer ve Tevbe Suresi'nin 84. Ayeti


mer'in olundan dinliyoruz: "Mslmanlarn bir numaral
dman Abdullah bn-i Selul lmt. Onun olu Muhammede gelip kefen istedi. Muhammed, hem ona yardmc oldu
hem de kalkp onun cenaze namazn klmaya gitti. Babam
mer, Muhammed gitmesin diye urat. (Zira o, Aye'nin fk
[zina iftiras] olay bata olmak zere, her ynyle Muhammed'e kar mthi bir ekilde propaganda yapyordu; Muhammed'e muhalif olan Medine'deki Yahudilerin ban ekiyordu.)
Sonu itibariyle, Muhammed babamn dediini yapmad ve gi
dip onun cenaze namazn kld. Fakat ayn gn, Tevbe Sure
si'nin 84. ayeti indi.
Bu ayetin zeti udur: "Onlardan (slama inanmayanlardan)
len hibirine asla (cenaze) namaz klma-ona dua etme! Onun
kabri banda da durma. nk onlar, Allah ve Resuln inkr
ettiler de fask olarak ldler,"
Muhammed'in, Abdullah bn Selul'un cenaze namazn kl
maya gitmesinin sebebi udur; Abdullah'n ok nemli olan o19 Ebu Davud, Eribe, No: 3670; Tirmizi, Mide Tefsiri, No: 3049; Nesai-i, "Eribe" blm, 1. bap. No: 5538; Ahmet bin Hanbe), Msned, 1/53; Hakim, Mstedreli. Bakara tefsiri, 2/278;'Kfb-/ Stie, brahim Canan tercemes, 3/455,
No: 593; Vahidi, Esbab-i Mizu/. Bakara-219, M ide-90,91; Osman Keskioiu,
Kar'an Bilgileri, s.36: bn-i Abdil Ber, stiab,,,, No; 1878; Nesefi, Kad Beydavi. Hazin gibileri de Bakara-219 ve M ide-90,91. ayetlerinde.

61

lunu ve onun evresini kazanmak. Bunun dnda herhangi bir


gaye yoktu. Ancak bu arada, meri de kaybetmemek gereki
yordu. Bu nedenle, ad geen Tevbe Suresi'nin 84. ayeti mer'i
hakl karacak ekilde inmeye balyor. Muhammed'in politik
bir kararla onun namazn klmaya gittiine ilikin dnce, za
ten Muhammed'in sznden de net bir ekilde anlalyor. Nite
kim Halebi, nsan-l Uyun adl eserinde, bu konuda net konu
uyor ve "Muhammedin, bu ahsn cenaze namazn klmaya
gitmesinin sebebi, onun olunu ve evresini Islamiyete kazan
drmakt" diyor. Halebi'nn bu sz, Tehavi'nin erb Mkilil
Asar adl eserinde 1/70'te geiyor. Ayn tema. Prof. Ali zek
bakanlnda hazrlanan Kur'an tercmesinde Tevbe Suresi'nin
80. ayeti balamnda dile getiriliyor. Cenaze namazn klimaya
gittii iin Muhammed'in gr bu ayetle yanl bulunuyor;
merinki ise tam tersine doru bulunuyor,

V. rnek: Bedir Esirlerine Kar


mer'in Tavn ve Gelen Ayetler
bn-i Abbas anlatyor:
"Bedir harbinde esir alnan 70 mrik hakknda Muhammed,
Ebu Bekir ve mer'den gr istedi. mer, hepsini kltan
geirmeyi teklif etti ve unu ekledi: 'Ali, kendi aabeyi olan
Akili ldrsn; ben de kendi yaknlarm ldreyim' (mer,
20 Tecrid-i Sarih, No: 261-629; Buhari-Mriim Hadisleri, el- L'I ve% Mercan,
1553-1767; Buhari, Cenaiz, 23; Libas, 8; Tevbe Tefsiri, 12; Mslim, FedaiN
Sahabe, No: 2400; $fat-i Mnafkin, No; 2774; Tirmizi, Tevbe Tefsiri, No:
3097; Nesa-l, Cenaiz, 69, No: 1964; tbn-i Mace, Cenaiz, No: 1523; Ahmet bin
Hatbel. Msned, 1/16,18; Suyuti. Riyad' Tabn, 708/121; Itkan, 10. blm;
Ltmb..., Tevbe Suresinin 84. ayetinin tefsirinde; Fahrettin er- Razi, Hazm ve
dier uzun tefsirler de lgili ayet blmnde ayn temay ilemilerdir,

62

burada birok sim sayyor. Yani, herkes esir den kendi ak


rabasn vursun) dedi. Buna karlk Ebu Bekir ise, 'Bu esir
lerden fidye alp serbest brakalm' dedi. Netice itibariyle
Muhammed tarafndan Ebu Bekir'in gr benimsendi.
(Yani esirler, fidye karl serbest brakld.)"
Grld kadaryla Muhammed, merin grn are
sizlikten dolay reddetmitir. nk belirtildii gibi, her Mslmanm bu esirler ierisinde akrabalar vard. Bu esirlerin ld
rlmesi, Mslmanlar ierisinde vahim sonular dourabilirdi.
Kald ki, Muhammed'in de hem amcas Abbas. hem de damad
(kz Zeynep'in ei) ve baka akrabalar da bu esirler arasnda
bulunuyorlard. Demin de sylendii gibi, sonu itibariyle tut
saklar, fidye karl serbest brakldlar. Bu arada mer'in ne
srd teklif uygulanmad iin en azndan kendi iinde ra
hatsz olduu muhakkak. nk mer sylediini lle de yapt
ran bir kiilie sahipti, kolay kolay onun sz yerde kalmazd.
Sonunda bu olayn vuku bulduu dnem iinde Enfl Suresi'nin
67. ve 68, ayetleri indi. Bu ayetlerde, "Yeryznde ar basp
kfrn belini knncaya kadar, hibir peygambere, esirleri bu
lunmas yaramaz. Siz geici dnya malm istiyorsunuz. Halbu
ki Allah, (size) ahireti istiyor. Zira Allah azizdir (yani, dostlar
n dmanlarna galip klar), hkimdir (Dnyann m ahiretin mi
daha hayrl olduunu o ok iyi bilendir). Allah'tan bir yaz (ka
derinizde sizi affetmek) gememi olsayd, aldnz fidyeden
tr (size) mutlaka byk bir azap dokunurdu" deniyor.
Evet, durum ortadadr. mer, bu esirlerin ldrlmesini isti
yordu. Ebu Bekir ile Muhammed ise fidye karl esirlerin
serbest braklmasndan yanaydlar. mer'in grnn kabul
edilmesi, byk br katliama neden olacakt. Oysa byle bir du
rum hem pratik siyaset, hem de oluturulacak genel prensipler
asndan sorun yaratacakt. Gerek uygulamada ise, siyaseten
ve ilkesel olarak daha lml bir yol zlendi. Ancak, mer'in g63

riinn burada dlanm olmasna karlk, gelen ayette, sz


konusu olayda yanl karar verildii dile getirilmekte birlikte,
Allah, balayc niteliinden dolay Muhammed ve Ebu Be
kir'i de affetmi oluyordu. Bylece hem siyasi bir hata ilenme
mi, hem de merin dargnlk ve ksknl de gelen bu yeni
ayetle giderilmi oluyordu.
Daha sonra Muhammed bu ayeti aklarken alamakl bir bi
imde, "Eer bu ayetlerle Allah bizi affetmeseyd, hepimiz ce
zalandrlacaktk; yalnz mer ve Sad bin Muaz kurtulacaklar
d" diyor. Halbuki mer, fidye deil, onlarn ldrlmesini ter
cih ediyordu. Buna ramen inen ayet, Muhammed'in verdii o
insani karara yanl; esirleri ldrmek isteyen mer'in fetvasna
da doru diyordu,^'

VI. rnek: Tahrm Suresinin 5. Ayetmin ni Sebebi


Muhammed, bir ara btn hanmlaryla kavga ediyor ve
onun bu kavga olay halk tarafndan duyuluyor. Hatta haber,
Muhammed'in tm hanmlarn boad eklinde etrafa yayl
yor. Bunu duyan herkes, Muhammed'in evine doru kouyor.
Bu arada, Muhammedin hanmlannn akrabalar da kzlarndan
haber almak iin onun evine doru gidiyorlar, mer de hem
Hafsa'nm babas olmas, hem de Muhammedin en yakn dostu
olmasndan tr, bu olay duyar duymaz Muhammedin evine
21 Techd-i Sarih, No: 261 -2/350; Tirmizi, E nBI tefsiri, 8 No: 3084; Mslim. Cihad, 58 No; 1763; Ahmet bin Hanbel, Msned, 1/30-32; Ktiib-i Sine. . Canan
tercemesi 3/504 No: 628; Vahidi, Esbab-i Nzul, Enfal-67; Diyarbekiri, Tarih-i
Hasnis, 1/393.... "Bedir" blm; 7DV. shun Ansiklopedisi. "Esir" maddesi.
11/383; Nesefi, Kad Beydavi, Fahrettin er- Razi vb. Enfl Suresirin 67. ayeti
nin tefsirinde; Suyu ti, Lbab..., Enfl-67; Halebi, nsan-al Uyun, 1/409, "Be
dir" blm; Hindi. Mecmeu'z- Zevaid, 9/67; Ahbar-i mer, 378; tbn-l Esir,
sd-l Gabe, No: 3824,

64

doru kouyor. Eve varnca Muhammed'in ok sinirli olduunu


gryor. Bu arada ondan, "Gerekten hanmlarn boadn m?"
diye soruyor, Muhammed, "Boamadm ama, 'la' (yemin imek
suretiyle geici bir sre hanmlarndan uzak durma) yeminini
itim ki, bir ay onlardan tamamen ayr duracam" cevabn ve
riyor, Hem Ebu Bekir, hem de mer, "Biz kzlarmz olan Aye
ve Hafsa'y ldreceiz, nasl sana kar gelebilirler" diye ye
min iiyorlar. Bu arada Aye, Hafsa'y mere ikyet ederek,
"Bamza ne gelmise hep Hafsa'dan gelmitir" diyor. Daha
nce de belirtildii gibi, mm Seleme burada mer'e sert bir
tepki gstererek, "Sen her eye mdahale ediyorsun, bari bizim
le eimiz arasna girme..." diyor. Bu arada mer'in kz Hafsa,
bu gelimeler karsnda alyor. Hafsa bu kavgada barol oyna
d iin gerekten de Muhammcd tarafndan boanmt. Bu
boanma haberi, zaten oktan etrafa yaylmt. Bu arada mer,
Muhammed ile Hafsa'mn tekrar anlaabilmeleri iin aba sarf
ediyor. Zira, eer onun kz Hafsa boansayd, Ahzb Suresi'nin
6. ve 53. ayetlerine gre artk -Muhammed'in e olmas nede
niyle- lnceye dek hi kimseyle evlenemeyecekti. Zaten
Kur'an yasa olmadan da artk hi kimse onu almaya cesaret
edemezdi. Daha dorusu boanmak, onlar iin bir bakma soka
a terk edilmek demekti.
Nihayet, mer'in bu giriimleri sonucu Muhammed, tekrar
onu nikhna alyor ve o arada "Cebrail bana az nce vahiy ge
tirip 'mer'in hatr iin Hafsay tekrar geri al. Hafsa, cennette
de senin hanmn olacak dedi" eklinde bir hadis anlatyor. Bu
arada Muhammed dier hanmlaryla da barsn diye mer,
Muhammed'in hanmlarna tavsiyelerde bulunuyor ve br s
znde Muhammed huzurunda onlara zetle, "Eer Muhammed
sizi boarsa, ona her eit kadn bulunabilir. Artk siz bilirsi
niz..." diyor. mer'in kulland bu cmle, bir sre sonra, ayet
biiminde niveriyor. Sz konusu Tahrm Suresi'nin 5'inci ayeti
aynen yle diyor:
65

"Eer o sizi boarsa, Rabbi ona, sizden daha iyi, kendini Al


lah'a veren, inanan, sebatla itaat eden, tevbe eden, ibadet
eden, oru tutan dul ve bakire eler verebilir."
Grld gibi, bu olay zerine inen az nceki ayetle -yeri
gelince aklanaca gibi, tpk Ahzb Suresi'ndeki ayetlere
benzer surette- Muhammed'in hanmlarna bir ihtar verilmi
oluyor; Muhammed'e yeterli derecede itaat etmemeleri halinde,
onun ok gzel kz ve kadnlarla evlendirilecei beyan ediliyor;
hem de mer'in, Muhammed'in hanmlarna kar kulland bir
sz, olduu gibi ayet olarak deerlendirilip Kur'an'da ona yer
veriliyor ve mer'e verilen deer bylece bir daha tescil edil
mi oluyor. 22
V n . rnek; Allah Katnda mer'in Hatn Smrsz m?

Numan bin Beir anlatyor:


"Birka kii arasnda yle bir tartma kt: Kimisi haclara
su vermenin, kimisi Kabe iiyle ilgilenmenin, kimisi de Al
lah'a ve ahirete inanmann... daha makul ve doru olduu
grn savunuyordu; bu tartmann yapld gn de cu
mayd. mer bu tartmaclara mdahale etti ve 'Bakn cuma
gndr; stelik vakit de yaklamtr; imdilik tartmay
brakn; namazdan sonra durumu Muhammed'e izah edece22 Tecrid-i Sarih, No: 78, 261, 1678; .Mslim, Talak, 29 No: 1478-79; Ktb-i Sitte,
i. Canan tercemesi, 12/452; Diyarbekiri, Tarib-i Hami. 1/417; Halebi, nsan-l
Uyun. 3/400^02; Heysemi, Mecmeu'z-Zevaid, 9/244; Buhari-Mslim Hadisleri,
el- L'lii ve'l-Meman, No; 944^5; Buhari, Bakam tefsiri, 9; Tahrim tefsiri, 2,4;
Ibn-i Kesir, Ahzb tefsiri, 53. ayet; Ebu Davut. Talak, No: 2283; Nesai, Talak,
76. bap, 6/213; bn-i Mace, Talak, No: 2016; Hindi, Kcnz'I Umma}, 9/244, No:
28070: Askalani, cl-sabe.. No: 11047; Taberani, Mucem-i Kebir, 23/187, No:
304,307; bn-l Cevzi, Ahkam'n- Nis, 230; Sfat- Safve, 2/28.

66

im, o gerekli yant verecektir dedi, cuma namazndan son


ra mer olay Muhammede anlatnca, bu konuda Tevbe Suresi'nin 19'uncu ayeti iniverdi,"
Konuyla ilgili inen ayetin ierii yle:
"(Ey mrikler!) Siz, haclara su veren, ve Mescid-i Haram'
onaran kimseyi, Allah'a ve ahiret gnne iman edip de Allah
yolunda cihad edenlerle bir mi tutuyorsunuz? Halbuki onlar,
Allah katnda eit deillerdir, Allah, zalimler topluluunu hi
dayete erdirmez."
Burada da mer'in Muhammed'e bylesine ok tali olan bir
tartmaya dair yapt mracaat, ok ksa bir zamanda ayetle
cevap bulmu oluyor,

V ni. rnek: mer'in, "Kadmlarmz Tarlanzdr"


Mealindeki Ayetle likisi
mer bir gn Muhammede gidip, "Aman helak oldum. Zira
hanmmla seviirken arkadan ilikiye girdim. Acaba durumum
ne olacak?" diye soruyor. Ancak, mer'in arkadan girmekle
kast livata m yoksa mutad olan yer mi net olarak belirtilmiyor.
Bunu da aklamak durumundayz. Kald ki, bu konuda aktar
lan baz rivayetlerde, dorudan mer'in Lsmi verilmekte, bazla
rnda ise merin ismi belirtilmemektedir. slami kaynaklarda
belirtildiine gre, Muhammed'e mracaat eden sadece mer
deil, birka kiidir.
23 Mslim, /mare. No: 1879; Ktiib-i ilte, 1. Canan tercemesi, 3/533; Ahmed bin
Hanbel. Msned, 4/269; Vahidi. Esbab-i Nzul, Tevbe-19; Suyuti, Lbab...,
Tcvbe-19 (Mslim. Ebu Davut ve bn-i Hibban'dan naklen); Hazin tefsiri!
Tevbe" 19. ayet; Ahbar-i mer, s.378.

67

mer'in sz konusu mracaat zerine. Bakara Suresinin


223nc ayeti iniyor. Anlam u:
"Kadnlarnz sizin iin bir tarladr; tarlanza nasl dilerseniz
yle varn."
Bu ayetin aklanmasna ilikin slam limleri iinde bile net
bir uzlama-grii birlii grlmyor. Bunun da en nemli sebe
bi, gayri ahlaki bir anlam tad in slam limlerinin bu konu
da zoraki bir biimde kurtarma yorumlarna ynelmi bulunma
lardr, Birok yazar, bu ayetin yeterince net bir ifadeyle kaleme
alnmam olmasndan dolay "zorlandklarn" aka ifade et
milerdir. Mesela, mam Taberani bu ayetle ilgili fikrini net bir
ekilde beyan etmitir. mam Suyuti, Taberani'nin Evsat adl ya
ptna atfla yapt aklamada, "Bakara Suresinin 223'nc
ayeti bir erkein, hanmyla seviirken livata da dahil her yolla
ilikide bulunabileceine likin fetva anlamn iermektedir.
Hatta bu konuda, Muhammed zamannda bir insan kendi han
myla byle bir ilikide bulunmu; halk da onu ayplaynca ilgili
ayet buna ruhsat vermek iin inmitir" diyor.
Bu ayette yer alan ifadenin farkl yorumlara neden olacak
bir tarzda biimlenmesi, ok kt sonular dourabilir. Mesela;
bir kii kendi hanmna, "Kusura bakma, ben seninle u yolla
seviirim, bak elimde Kur'an ayeti vardr; Kadnlar tarlanz gi
bidir ve istediiniz ekilde tarlanza girebilirsiniz' diyor; yley
se ben de istediim yerden tarlama girerim ve Kur'an'a gre
hibir sakncas da yoktur" eklinde konuabilir.
Biz burada, ayetin zyle ilgili u somyu yneltiyoruz: slam
inancna gre, mademki Kur'an Allah'n kelamdr ve Allah da
mademki insanlara ulat Usan ne olursa olsun (ki burada Arap24

68

Suymi, Lbabn -Nkul, Bakara Suresi 2 2 3 . ayet. Buna benzer bir ifade bn-i
mer'den de vaki olmutur. rnein: Abdlmeiik bin Habib, Kitsb Edebi'nNs, S .4 6 5 , Hadis No: 99.

adr) o lisan kusursuz olarak en iyi bir ekilde kullanabiliyor; o


halde neden bu ayetteki gibi anlalmas zor ve hatta u veya bu
ekilde kt anlamlara gelen ifadeleri kulland da kesin olarak
zerinde uzlalabilecek itirazsz bir ifade kullanmad? Acaba
Arap dilinde daha net, daha lml bir ifade bulunmaz myd ki kal
kp bu fadeyi seti? Yoksa, kadna gerekten byle mi bakyor?
in iinde mer olduu iin, ister stemez insann aklna
baka eyler de geliyor. rnein yle denilebilir; bu ayette an
lam netliinin olmamas, teknik bir hatadan kaynaklanmyor;
tam tersine bilerek bu kalp eklinde inmitir. nk mer
vb.nin iledii eylem, fetva mahiyetinde nen bu ayette, eer net
bir ekilde "livata helaldir" diye onaylansayd, gerekten de
Kuran'n inanltrit zerine phe debilir, muhalif gruplar bu
a yakalayarak saldmya geebilir ve Muhammed'in ortaya
att proje mthi bir biimde sarslabilirdi. Oysa, mer'in ii
ne dt bu zmszl de netletirmek, onun saygnlna
ve konumuna glge drmeyecek bir forml bulmak gerekirdi.
Olaan koullar iinde bu iki zt durumu rttrmek olduka
zordur. Bu nedenle, aslnda bu ayette "belirsiz" gibi grnen
ifadenin, mer'i kurtarmak pahasna, bilerek formle edildii
dncesi arlk kazanr. Geri iin iinde bu kadar akgzlk
olduuna ahsen inanmyorum ama, Muhammed-mer ilikisi
nin tm iinde deerlendirecek olursak, bu da dnlmeye
cek bir durum deildir.
Aslnda ayette "Erkek kadm istedii biimde kullanabilir"
anlam ok nettir; ama baz yazarlar konuyla ilgili bir hadisi ge
reke gstererek ayeti, ihtiva ettii asl anlamndan farkl mec
ralara ekiyorlar ve kendilerince bu i bylece kapatmaya al
yorlar. slam! kesim, ayetle ilgili itirazlara cevap mahiyetinde
yle bir savunma yapyor; "Kur'an'da mademki kadn tarlaya
benzetilmi, biz de kadnla tarlann ortak noktalarna bakmak
zorundayz. Bu rnekte ortak olan yanlar udur: Tarla bir ekinmahsul yeridir; kadnn da mahsul yeri ana rahmidir ve ana rah
69

minin yolu da zaten tektir. HaJ byle olunca, hibir aksilik mey
dana kmyor" diyorlar. Erkein ayetteki zgrlne gelince,
o u demektir; erkek yeter ki hanmn ana rahmine girsin, onun
-ekil olarak- kadn nden veya arkadan tutmas bir problem
tekil etmez; zaten ayetten kastedilen de budur deyip yle bir
hadisle iddialarn pekitirmeye alyorlar: Gya Yahudiler,
"Eer erkek kadn arkadan tutup o ekilde -yine mutat olan
yoldan- cinsi mnasebette bulunursa, o zaman doacak olan
ocuk ters gelir" demiler. Bu nedenle az nceki ayet bu nancn
doru olmadn (sanki ok hayati bir konuymu gibi!) belirt
mek iin inmitir diyorlar,
Byle bir hadis vardr diye biz ayeti bu ekilde geitiremeyiz. Hadis olabilir, olmayabilir de. Eer ayet bu olaya atfen in
mi se, olaya zm getirecek bir kalpta inmesi gerekiyordu.
Gel gelelim Yahudilerin olay ile ayetin denklemi arasnda hi
bir benzerlik yoktur. Eer Yahudilerin cevab ok nemliyse ve
ayet de onun iin inmise ok net olarak, "Ayn yolla fakat ka
dn arkadan tutmak suretiyle cinsi mnasebette bulunma neti
cesinde doacak ocuk ters gelmez" eklinde ok ak ve net bir
ayet gndermesi gerekiyordu. Kald ki az nceki yoruma gre
yle bir eliki daha ortaya kar: Eer kadnn tarlaya hpnvp.
tiimesinden kast ejdn ve dourganlksa, o zaman ocuk isteme
yen veya ksr olan e e n n ^ run^ bu ayetin dnda kalr, Ya
n, mademki -ITu difrnda- ama ortadan kaldrlmtr, o za
man "erkee herhangi bir engel kalmad iin istedii yolla
ilikide bulunabilir" yorumu gndeme gelir. nk bu durumda
kadn, dourganlktan dm, mahsul veren tarla deil, le
dnen herhangi bir arazi paras konumuna gelmi olur, (Bu
yomm Kur'an mantna gredir.) l halindeki araziye girme
nin amalan farkl olduu gibi, giri yollar da farkldr.
25 Buhari, Bakara tefsin, 2 ve 39. baplan Mslim, Nikah, 117, No; 1435; Ebu Davud. Nikah, 46. No: 2163.

70

ilgili ayet hakknda zet olarak unu diyebiliriz; eer ayetten


kast, erkein kadn kullanma konusunda tam zgr olmas ise,
bu, ok sakncal ve gayri ahlaki bir fetvadr; eer slami kesi
min yorumlad gibi bir anlam mlahaza ediliyorsa, o zaman
Kur'an Tanrsnn Arapay bilmemesini ve teknik/dil hatas
yapmasn kabullenmek durumundayz; acaba neden daha uy
gun ve itirazsz bir cmle semedi diye. Bu yzden, gerekten
nereden baklrsa baklsn savunulmas pek kolay olmayan bir
ayet! Kald ki bu ayetin, mer'in kendi eiyle ters bir biimde
yatmas sonucu, onun yapt ikyet zerine ve ayn sre iin
de inmesi (ki konumuz da zaten budur), dikkat ekicidir.^6

IX. rnek: mer'in, Nr Suresinin 58. Ayetiyle Balants


Bir gn len vaktinde mer, evinde soyunmu vaziyette is
tirahat ederken Muhammed, Mdlic adndaki ahs, bir i icab
ona gnderiyor. Adam mer'in evine vardnda kapy alma
dan ieri giriyor ve mer'i soyunmu halde gryor. mer bun
dan ok rahatsz oluyor ve Muhammed'in yanna vardnda
olup bitenleri ona anlatyor. Bunun zerine Nr Suresi'nin 58.
ayeti inerek konuyla ilgili gerekli dzenlemeyi karara balyor.
Ayetin ierii yle:
"Ey mminler! ellerinizin altnda bulunan (kle ve cariyeleriniz) ve iinizden henz ergenlik ana girmemi olanlar,
sabah namazndan nce, leyin soyunduunuz vakit ve yat
s namazndan sonra (yannza girecekleri zaman) sizden
defa izin istesinler. Bunlar, mahrem halde bulunabileceiniz
26 Bu ayetin, mer'in hikyesi ve ikyeti zerine indiine ilikin kaynaka; Krb~i Stte, t. Canan tercemesi, 3/295; Tirmizi, Bakara tefsiri. No: 2980; Suyuti,
Lbab..., Bakara Sure s i-223, (mam Ahmet, Tirmizi, Taberi'den naklen); Vahi
di, Esbab-iNzul, Bakara-223.; Hazin tefsiri, Bakara-223.

71

vakittir. Bu vakitlerin dnda, ne sizin iin, ne onlar iin


bir mahzur yoktur, birbirinizin yanna girip kabilirsiniz.
te Allah, ayetleri size bu ekilde aklar. Allah (her eyi) bi
lendir, hkm ve hikmet sahibidir."
Grld gibi, mer'in Allah katndaki deeri yle boyutla
ra ulamtr ki, toplumsal dzlemde ele alndnda olduka
nemsiz kalacak olan konulardaki skntlarnn giderilmesine
varncaya kadar, Kur'anda ona zel bir nem verilmektedir. Di
er taraftan, sz konusu olay zerine gelen ayetin zaman-mekn
algs da olduka s ve basittir. Burada geerli olan durum,
mer'in len vaktinde ve tamamen kendi zel koullan iinde
uygunsuz br ekilde yakalanm olmasdu* ki, bu, genele temil
edilmeyecek bir durumdur. Dolaysyla, bu olayn hemen akabin
de inen ayetin perspektifi, zel bir durumu zmek iin inmitir
kaygsn giderememektedir. Ayrca, mademki Kur'an btn za
manlarn ve meknlarn yasasdr; o halde nasl olur da yeryz
nn kck bir corafyasndaki gnlk yaam biimine has ' len saatlerinde soyunarak dinlenme uygulamasn bir genel esas
erisinde mtalaa eder; bunu bir veri olarak kabul eder^"^
X. rnek: mer'in Teklifi ve Bakara Suresi'nin 187, Ayeti
Muhamraed'in yaad dnemden nce, bu corafyada ya
ayan halklarn ilgin bir inanlar vard, Muhammed'in de ya
amnn ilk dnemlerinde aynen tasdik edip uygulad bu ina
nn sz konusu ilgin kuralna gre, orulu bir insan ayet
27 Prof. Ali zek bakanl|nda hazrlanan Kuran tercemesi, Nr, 58; Suyuti, Ta
rihi Hulefa, s. 124; Kad Beydavi, Fahrettin er- Raz. Nesefi, Hazin, tbn-i Ab
bas ve daha birok mfessir de Nr Suresinin 58. ayetinin sebep-sonu ilikisi
zerinde dururken, bu ayetin mer'in ikyeti zerine indiini vurgulamlar
dr; Ali ve Naci Tantav, Ahbar-i mer, s.378; Vahidi, Esbah-i Nzul, Nr Su
resi, 58. ayet.

72

oru aynda geceleyin uykuya dalsayd, artk kendisine o gece


iin cinsel likide bulunmak haram olurdu. Sahurdan nce de
olsa, uyumas halinde bu yasak uygulanu-d. Bir gn merin de
iinde bulunduu birka kii, bu yasa iniyor. mer, haram
bir i yapt iin ok zlyor. Sonuta konu hakktndaki ik
yetini Muhammed'e aktaryor. Bunun zerine, Bakara Suresi
187'nci ayeti iniyor. nce anlamn verelim:
"Oru gecesinde kadnlarnza yaklamak size hell klnd.
Onlar (eleriniz) sizin in, .siz de onlar in birer elbise gibisi
niz. Allah, sizin kendi nefsinize ktlk ettiinizi bildi, tvbe
nizi kabul etti ve sizi balad. imdi (ve bundan sonra da
oru aymda) onlara yaklam ve Allah'n sizin iin yazdklarn
isteyin. Sabahn beyaz iplii (aydnl), siyah ipliinden ayrt
edilinceye kadar yiyin iin, sonra geceye kadar orucu tamam
layn. Mescitlerde ibadete ekilmi olduunuz anlarda, (ki f
kh tabiriyle buna itikaf denir) kadnlara yaklamayn. Bunlar,
Allah'n yasak snrlandr. Bu snrlar amayn, te bylcce
Allah, ayetlerini insanlara aklar. Umulur ki korunurlar."
Bu ayette, net bir ifadeyle, "Oru aynda geceleyin kadnla
rnzla sevimek size hell klnd" deniyor. Bu da ak olarak
gsteriyor ki, szn ettii eylem, daha nce helal deilmi.
Yasan kaldmima gerekesi ise, yle aklanyor: "Allah, si
zin kendi nefsinize ktlk ettiinizi bildi de ondan." Bundan
u olumsuz sonu ortaya kyor: Allah, sz konusu tarihten n
ceki zamanlarda yaayan insanlarn da Allah' olduuna gre ve
onlarn da gece hayatna dkn olduklarn bildii halde, ma
alesef onlar byle bir "ba" ve "helal klnma" ltfundan
mahrum bu'akmtr. Gerekten de bu fetva ortaya kt ana
kadar Yahudiler bu yasaa titizlikle riayet ederlerdi. Bu durum
da. karmza ok nemli bir sorun kmaktadr: Acaba bu yasa
n kaim olduu dnemlerde buna tamamen uyan insanlarn bir
dl var mdr? Baka bir deyile, daha nce bu yasa mer
73

gibi hlal etmi ve bylece o gnk dinin yasalarna gre de g


naha girmi olanlar acaba Allah affeder mi; veya neden kimi
toplamlara zor, kimilerine de kolay bir kanm uyguluyor diye
sorulmaz m? Bu ayetteki btn olumsuzluklar bir yana;
merin inemi olduu bir yasak zerine ve bununla e za
manl olarak fetva amacyla ayet inmesi ok ilgintir.28

XI. rnek; mer'e, Neden "Adaletin Klc" Denir?


Muhammed zamannda iki ahs arasnda bir ihtilaf sz ko
nusu oluyor. Bu ahslar, kendi aralannda halledemedikleri bu
anlamazln zm iin Muhammed'e bavuruyorlar ve on
dan sorunun zm konusunda yardm stiyorlar. Sonunda
Muhammed birini hakl, dierini de haksz buluyor. Bunun ze
rine, hakszlna karar verilen kii Muhammed'e, "Msaaden
varsa bu dava konusunda bir de mer'den gr alalm, baka
lm o ne diyor" demek suretiyle bir istekte bulunuyor. Muham
med de onun bu steini anlayla karlyor ve mer'e gitmele
rine izin veriyor. Dava taraflar, bu kez mer'e varp hem dava
larnn boyutlarn, hem de bu konuda Muhammedden de fikir
aldklarn anlatnca, mer kendilerine, "Bekleyin eve gidip ge
leceim ve sizinle ilgileneceim" deyip eve giriyor ve bir sre
sonra elinde plak bir klla gelen mer, "Muhammed'e itiraz
eden hanginizdir?" diye soruyor. Onlardan biri "Benim" diye
yant verince, mer ona saldtnyor ve kafasn bir hamlede kesi
yor. mer devamla, "Muhammed'e kar gelenin sonu byle
28 Suyuti, Tarih-i Hulefa, 124 (mam Ahmet'ten naklen); Lbab..., Bakara-187;
Hakim, Msiedrek, Bakara tefsiri. 2/274; Taberi, Bakara tefsiri, 187; Beydavi,
Nesefi, Hazin, Celaleyn tefsirleri, Bakara-187; Vahidi. Esbab-i Nzul. Bakara187; Halebi, /nsan7 Uyun. 2/135, "Kble deiikli|i" bahsi; bn-t Kesir tefsiri.
Bakara 187. ayet (Mcahit. Katade. Ata ve krime'den alnt yaparak); Halef
bin Abdlmelik. Gavamid'l Esma..., 1/518; Buhar, Oru. 15. Burada mer
yerine ba^ka bir isim syleniyor. Bizim iin nemli olan ahs deil: olaydr,

74

olur" diyor. Dier adam, bu manzaray grnce kap tekrar


Muhammed'e varyor ve gelimeleri olduu gibi kendisine anla
tyor. Muhammed, duyduu bu menfur olay karsnda mer'e
kar -onun gyabnda- sert tepki gstererek "Nasl olur da
mer bir mmini ldrr, olamaz!" diyor.
Aslnda olan olmutu ve politik adan bakldnda, ne ya
pp edip dier konularda olduu gibi burada da merin yard
mna koulmalyd. Zira leni geri getirmek zaten mmkn de
ildi. Nitekim de gelimeler mer'in lehine oldu: Bu olay zeri
ne inen Nis Suresinin 65'inci ayeti yle diyordu:
"(Ey Muhammed!) Hayr, Rabbine and olsun ki, aralarnda
kan anlamazlk konusunda seni hakem seip sonra da se
nin verdiin hkmden ilerinde hibir sknt duymadan
onu tam manasyla kabullenmedike, iman etmi olmazlar."
Bu ayet, kesin bir ifadeyle u sonular ortaya koyuyordu:
Birincisi, mer tarafndan ldrlen adam, ikinci kez Kur'an
ayetiyle ok ar bir manevi ceza ile cezalandrlyordu. Bylece ldrlen kii, Allah katnda inansz biri olarak nitelendiri
liyor ve ldrlmesi gereken bir kii olarak bildiriliyordu. kin
cisi se, mer bu eylemiyle aslnda bir kiiyi ldrmekten tr
ksas cezasyla cezalandrlmalyd. (slam inancna gre, Mide, 45 vb.) Oysa mer, bu cinayetten sonra tertiplenen ayetle
bu cezadan kurtarld gibi, stelik de Kuran'da net bir biim
de takdir topluyor, onun iin zel olarak ayet iniyor, in ilgin
taraf, ou kaynaa gre Muhammed, bu olaydan tr
mer'e, "el-Faruk/Adaletin klc" sfatn takyor. Yani, halk
arasnda mehur olan "mer-l Faruk" nitelemesi -ki, doru ile
eriyi, hak ile batl birbirinden ayrt eden kii anlamna geli
yor- bu cinayet olay zerine mer'e veriyor.
Halbuki ortada j^Lyargsz infaz olduu belli... Buna ra
men, gelen ayet ile mer'in pmjeen3nlnesi ve ldrlen kii
nin sulu ilan edilmesj, rasyonel hukuka aykr olduu gibi, ilk
75

duyduunda Muhammed'in vicdanna da aykryd. nk o, bu


olay ilk duyduunda ok sert bir ekilde tepki gstermiti, sz
konusu ldrme eyleminin usulsz olduunu beyan etmiti.
Ama buna ramen, gelen ayetle madur kii deil, mer des
tekleniyor ve onun iin Kur'an'da yer ayrlyor, neredeyse bir nu
maral insan haklan hamisi olarak ilan ediliyor ve Allah, Muham
med'in -bu olay yznden- mere kzmasn da haksz buluyor.
stelik de Allah bu ayette bizzat yemin ederek Muhammed'in kz
gnlnn yersiz olduunu -zerine basa basa- ilan ediyor.^^
XII. rnek: mer'in tiraz zerine
Cennette Kadro Adyor
Muhammed bir gn Vaka Suresi'nin^l3. ve 14. ayetlerinin
indiini haber verip sahabeye'^Cennete grs^rin_ogueskL
jimmetlerdendif^ az.
d^ sonrakilerden eklinde anla7mca,"mef'buna zlyor ve alamakl bir ekilde Muhammed'e, "Bu durumda, bizim cennete gidip gitmeyeceimiz kesin
deildir" diyor. Hatta Vahidi, Esbab-i Nzul, Vaka: 13-14'te, bu
ayetin gelmesinden sonra mer'in aladn aktaryor. mer in
bu znts sonucu, konuya ilikin ayn surenin 39. ve
ayetleri iniyor. Bu inen ikinci paket ayetlerde mer'e moral ve
recek biimde bir dzenleme yaplyor ve sz konusu ayetlerde
olay yle ifade ediliyor: JCCennete girenlerin) Birou nceki
mmetlerden; birou da*sonraki mmetlerdendir." nl yazar
29 Teaid-i Sarih, 261 nolu hadisin erhi, c.2/352; Suyuti, Tarihli Hulefa. 124; Lifbab.. Nis-65; tkan, 10. blm.: Vahidi. Esbab- Nzul, Nis-60; aynca Kad
Beydavi, Ns-60; Nesef, Nis-59; Hazin, Nis-60; Zamaheri, Nis-61-63;
Fahrettin er- Razi, Tefsir-i Kebir, Nis-60; bn-i Kesir tefsiri, Nis-60-65;
Hamd Yazr, Hak Dini Kur'an Dili, Enfl Suresi nin 60. ayetinin deerlendiril
mesinde bunun geli sebebiyle ilgili mer'in az nceki olayn ve bu olaydan
tr "Faruk'' sfatn aldn ak bir ifadeyle yazyorlar; Ki6- Sirre, bra
him Canan tercemesi. No: 4917, c.14/125; M. Necati Bursal, Hz. mer'in Ha
yat, S.9; Ali-Naci Tantav, Ah bar mer. s.37 8 ve daha niceleri.

76

mam Suyuti, ed'Drr'! Mensur adl yaptnn Vaka; 39 ve 40.


ayetlerinin yorumunda Muhammedin, sz konusu ayetlerin gel
mesinden sonra mere, "Artk mutlu olmalsn" dediini aktanyor. mam Suyuti'nin bu beyan, ayn zamanda Begavi'nin Meim't-Tenzadh eserinin ilgili blmnde de gemektedir.
slam inancna gre, Kur'an'n her kelimesi belli bir mesaj
tayan ve her bir mesaj mutlaka bir dierinden farkl olmas
gereken, dolaysyla ayetlerin birbirieriyle elimesi, birbirlerini
yalanlamas mmkn olmayan bir kitap olarak bilinir. Oysa bu
rada, hem ayn konu -stelik de ierikten yoksun bir olay; n
k, topik ve bo bir hayal; soyut, mer ve arkadalarnn elle
rine geip gemeyecei bilinmeyen bir ey- lzumsuz br ekil
de tekrarlanm, hem de gelen ikinci mesaj. ncekiyle dpedz
eliik olmakta ve ncekini yalanlamaktadr. Kald ki, cennete
gidecek olanlarn cebirsel tasnifinin de bir anlam yoktur.
Kuran'da ise, cennete gidecek olanlarn, mmetlerin yaadklar
dnemlere gre blld aktr. Ancak, nasl blld
problemi, bizzat Kur'an'n kendi ifadeleri tarafndan kukulu
belirsizlikler arkasna itilmitir. Bu, Kuran'n i elikisi olarak
alnabilir. slami yazarlarn, ayetin ini nedenleri zerine aktar
dklar bilgiler (ki merin bu konudaki itiraz ve yaknmalar
dr) sorunu iinden klmaz br hale getiriyor. Burada ok yer
siz yorumlara da ahit oluyoruz. Fakat bu yorumlar, mantktan
ve hakikatten uzak olduklar iin, bunlar zerinde durmay,
bunlar yazmay uygun grmyoruz.
in uzman olmayanlar bile. Vaka Suresi'nin 13-14 ve 39
40. ayetlerini ap Trke meallerine baktklarnda bunu kolay
ca fark ederler.30
30 Suyuti, Tarih-i Hulefa, s.124 (bn-i Asakrden naklen); ed'DrTiiI Mansur, Va
ki a-39-40; LUbab.,., Vaka-39-40; Tahsin Emirolu, Esbab-i Nju], Vaka-1314 ve 39-40; Vahidi. Esbab-i Nzul, V aka-13-14 ve 39-40; Abbar-i mer,
S.378; evkani, Feth'i Kadir: bn-iil Cevzi, Zad-l Mesir; Begavi, Mealim'tTenzU ve Hazin gibi mifessirler de Vaka Suresi'nin 39-40. ayetlerinin yorum
larnda. mer'in ilk ayet indiinde gsterdii tepkiyle birlikte onun mraca
atndan sonra konuyla ilgili dzenleme ayetlerinin bir daha indiini yazyorlar.

77

XIII. rnek: mer'in Bakara Suresi'nin


97-98. Ayetleriyle likisi
Bir gn Yahudinin biri mer'le, "Peygamberinize vahiy geti
ren Cebrail, bizim dman imizdir; dolaysyla, biz onu sevmi
yoruz. Zira o, hep kt haberler getiriyor. rnein: dine uyma
yan bir toplumu cezalandrmak iin meydana getirdii deprem,
ktlk, kasrga, sava vb... Ayrca Cebrail, insanlan cehennemle
de korkutuyor. Biz Yahudiler, Cebrail'i deil de; Mikail'i sevi
yoruz, nk, Mikaii, tabiat olaylaryla meguldr. Mesela:
yamur, yeillik, rzgr, gibi..." eklinde sohbet ediyor, Yahu
di'nin bu szne kar mer, "Her kim Allah'a, meleklerine,
peygamberlerine ve zellikle de Cebrail ve Mikaii'e dman ke
silirse, bilsin ki Allah da inkarclarn dmandr" biiminde
karlk veriyor.
slam tarihindeki bilgilere gre, mer bunlar anlatrken,
Muhammed de onlarn yannda bir odada oturup konumalar
dinliyormu. mer bu tartmadan sonra Muhammed'in yanna
varnca, kendisi mere, "Gel sana az nce inen bir ayeti bildi
reyim" diyor.
Kad Beydavi, Envar't-TenzU adl nl tefsirinde. Bakara
Suresi'nin 98. ayetiyle ilgili yorum yaparken, Muhammed'in,
mer'e bu ayeti aktarrken kendisine "Bak Allah senin gr
ne onay verdi" diye mjde verdiini yazyor.
Sz konusu edilen Bakara Suresi'nin 97. ve 98, ayetlerinde
yle deniyor;
"De ki, kim Cebrail'e dman ise unu iyi bilsin ki, Allah'n
izniyle Kur'an' senin kalbine bir hidayet rehberi, nce gelen
kitaplar dorulayc ve mminler iin de br mjdeci olarak
o indirmitir. Kim Allah'a, meleklerine, peygamberlerine,
Cebrail ve Mikaii'e dman olursa bilsin ki Allah da inkrc
kfirlerin dmandr."
78

mer bu ayetleri Muhammed'den dinler dinlemez hemen ken


disine, "Aslnda bu konuda benimle br Yahudi arasnda az nce
bir mnakaa kt; konu hakknda sana bilgi vermek iin gelmi
tim, Ama grdm ki Allah benden nce bu konuda ayet gnder
mi" diyor.31

XIV, rnek: mer'in ou stei Ayetlerle Yamtm Bulmu


M'minn Suresi'nin 14. ayeti ilk nce, "Sonra onu (nutfeyi)
bir kan phts haline soktuk; daha sonra kan phtsn bir lokma
ck et yaptk. Bu bir lokmack eti, kemiklere evirdik; bu ke
mikleri etle kapladk... Sonunda onu bambaka bir yaratk (in
san) olarak teekkl ettirdik" eklinde iner. Bu ayet Muhammed
tarafndan anlatlrken, o anda orada bulunan mer, hayretini
dile getirip "Yapp yaratanlarn en gzeli olan Allah pek yce
dir" der. merin bu ifadesinden bir sre sonra Muhammed
mere, "Az nce Cebrail geldi ve Mminn Suresinin 14'nc ayetinin sonunda u cmleciin de var olduunu .syledi.
(merin az nce ifade ettii cmlenin tpa tp aynsn okuyor)
Artk bundan sonra biz ayeti, bu ekilde bilmeliyiz" diyor ve
daha nce farkl inen ayetin son ksmna, "Yapp yaratanlann en
gzeli olan Allah pek ycedir" anlamndaki ifade eklenmi olu
yor ki, Cebrail ilk ayeti getirdiinde mer onu kullanm ve
Muhammed de dinlemiti. Cebrail bir daha inmi, eksik getirdi
i ayeti bu ekilde tamamlam oluyordu.
Evet, burada hakl olarak unu sormak lazm: Acaba Allah
neden bu ok ksa olan ayeti nce eksik gnderdi de, mer'in
iyi bir ifade kullanmas sonucu br daha Cebrail'i yollayp tekrar
dzenleme ihtiyacn duydu?
31 Tecrid-i Sarih, No; 261-2/352; Kad Beydavi, Etivar't-Tenzil, Bakara-98; Suyuti, Tarih-i Hulefa. 124; Riyad-t-Tahbin, 708/125, s.348 ve likan..,, 10. b
lm: Vahidi, ba)-i Nzul, Bakara-98; AEi-Naci Tantav, Ahbari mer, s.378.

79

Bu olaya bakldnda ilk etapta, mer'in syledii bir s


zn, ayet olarak ekillenmesi dikkat ekiyor. Oysa bu cmlenin
Kur'an'a girmesiyle, kelamclar, itikad ekol temsilcileri... arasriaa enllTaniirialmTsebebiyet veren^^duruni>^
kr mr S yon
U
'
n
temel prensiplerinBen birinin iddetle eletirilmesine imkn salanyordu. rne
in; slamiyetin dayand temel paradigmaya gre, hem Allah
birdir, onun ei-benzeri yoktur, hem de yaratma ii, onun zatna
mahsustur (bakas tarafndan paylalamaz). Halbuki, konu
muz olan Mmnn Suresi'nin 14. ayeti, bu temel prensibe ters
dyor. zellikle, "Mutezile" ekolne bal kelamclar,
M'minn Suresinin 14. ayetinin bu sonradan inen paragrafn
delil gstererek, yaratmayla ilgili Eari ve Matridilerden farkl
bir fikir ne srmler. Kald ki bu paragraf, yaratma konusun
da Kur'an'da var olan dier ayetlerle de eliki tekil etmekte
dir. yle ki, geli sras itibariyle 43. srada olan ve zamanlama
asndan Mmnn Suresi'nden epey nce inen Patr Suresi'nin
3. ayetinde, Allah'tan baka yaratc olmad ok net bir ifa
deyle beyan ediliyor. Yine bundan epey nce 56. srada inen
Saffat Suresinin 96. ayetinde, "Allah sizi ve yaptklarnz ya
ratt deniyor. Yine daha nce 59. srada inen Zmcr Suresi'nin
62. ayetinde, "Allah her eyin yaratcsdr eklinde ayrmsz
bir ekilde Allah'n her eyin yaratcs olduu gayet ak bir
ifadeyle dile getiriliyor. Oysa, sz konusu olan M'minn Sure
si'nin bu 14. ayetinde, baka yaratclarn varl da kabul edile
rek, Allah hakknda, ^Yapp yaratanlarn en gzdl deniyor ve
yaratma konusunda Allah'a ortaklarTbul ediliyor. Ancak, Al
lah'la dier yaratclar arasnda u fark kalyor: Allah, en gzel
yaratc; dierleri ise, Allah kadar gl olmayan yaratclar...
te btn bu tartmalara yol aan olay, deminden beri ak
lamasn yapmaya altmz Mmnn Suresi'nin 14. ayetin
de mer'in temennisi zerine daha sonra inen blmdr. Bu su
re az nceki surelerden sonra inip ini sras ise 74 tr. unu da
hemen belirteyim ki, az nceki farkl ayetler arasnda uyum
80

salansn diye zoraki yorumlara bavurulmam deildir; ancak


gerekle ilgisi olmad iin bu tr yorumlan gndeme getirme
dik. Bu konudaki yorumlar iin tm uzun tefsirlerin M'minn
Suresi 14. ayetle ilgili aklamalarna baklabilir-^^

XV. rnek: mer'in Nis Suresi'nin


34. Ayetiyle Yakmdan likisi
Bir ara Medineli kadnlar Muhammed'e bavurarak, kocala
rnn kendilerine hakszlk yaptklarn, hatta kendilerini dv
dklerini sylyorlar. Buna kar Muhammed, hanmn dven
erkee ksas uygulanmas gerektiini sylyor ve bu konuda
kadnlarn lehine bir karar veriyor. O arada Halife mer Muhammed'in byle bir fetva verdii haberini alnca, Muham
med'e varp kendisine, "Kadnlar erkeklere kar azdlar (mer,
-sanki- Muhammed'e 'sen ne yapmak istiyorsun' demek sure
tiyle buna engel olmak istiyor)" eklinde itirazda bulunuyor.
mer'in bu itiraz zerine, Muhammed hemen ifade deitirip
erkeklerin hanmlarn dvebilecekicrini sylyor. Bu sz du
yan kadnlardan 70 tanesi, Muhammed'n evine doru yrme
ye balyor. Bu kez zor durumda kalan Muhammed, kesin yasak
anlamnda deil de neri anlamnda erkeklere hitaben, "Hayrl
olan erkekler, hanmlarn dvmezler" eklinde vaziyeti kurtar
maya alyor. Bu olay, birok kaynakta gemektedir,33
.32 Teaid-i Sarih. Diyanet tercemesi. No: 261-2/251; Osman Keskiolu, Kuran'
Kerim BUgiIeri, Diyanet yayn, s.37; Vahidi, Esbab Nzul, M'minn Suresi,
14. ayet; Suyuti, Tarib-i Hulefa. 123; el-lkan, 10. blm; Uibab..., M minn
Suresi ,14, ayet; Heysemi, Mecmeu'z-Zevaid. 9/68; Fahrettin er-Razi, Tefsir-i
Kebir, Mminun Suresi, 14. ayet.
33 Ebu Davud. Nikah, 41, No: 2146 dipnotunda. Buhari'nin de Tarib-i Kebir'de
yazdm belirtiyor; jbn-i Mace. Nikah, No; 1985; Nesai, ret-i Nis, s. 166;
Beyhak, Snen-i Kbra, 7/30.5; Abdurrazzak, Mu.sannaf, 9/442, No: 17945;
Stnen-i Daremi, 2/147; Mslim. Fedail. No; 2396da farkl bir jekilde dein
mi; Hakim. Mstedrek, 2/188; Taberani, Mucemi Kebir, 1/270, No: 748,
81

mer'in iiraz sonucu Muhammed, kadnlarla ilgili verdii bu


olumsuz kararla yetinmiyor; daha da ileri giderek, erkeklerden
yana tavr alyor ve kadnlar aleyhine ok sert yaptrmlar ne s
ryor. yle ki, "Erkek hanmm dvmekten sorumlu deildir"
eklinde hem ok ar bir fetva vermeye balyor, hem de daha
nce kadnlarla ilgili verdii o insani kararndan da vazgeerek,
tam tersine bir yaklam sergilemeye balyor. Ayrca Muham
med, mrnn son ylnda, o mehur "Veda Hutbesinde" (rne
in, Tecrid-i Sarih Tere. 10/398) erkeklere hitaben, "Gerektiinde
siz erkekler hanmlanmz dvebilirsiniz; ancak dverken, sakn
onlarn vcudunda yara aacak bir tarzda vurmayn!" diyor.
Kadnlara bask uygulamaktan yana tavr alan mer, "Biz da
ha nce Mekke'de iken, hanmlanmza amir idik (ataerkil); ne za
man ki Medineye geldik, tam tersine bir durumla karlatk
(anaerkil). Zaman iinde bizim hanmlarmz da bozuldular ve
yle bir an geldi ki, onlar bizi dinlemez hale geldiler. Hatta bir
gn hanmm cesaret edip bana kar geldi. Onun bu tutumu ok
zoruma gitti. Bunu fark eden eim, zntm gidermek iin,
'Peygamberin hanmlar sabahtan akama kadar onunla kavga
ederler' dedi" diyerek ok nemli bir itirafta bulunuyor.^*
Nihayet, btn bu gelimeler olurken, kadnlaru dvlmesiyle
ilgili -gerekten kadnlar iin bir talihsizlik olan- Nis Suresi nin
34. ayeti iniyor. Yani, mer'in kadnlar aleyhindeki kulisleri ayet
le cevap buluyor ve bu ekilde i noktalanm oluyor. Zaten bu
rneimizin ana konusu da budun lgili ayetin anlam yle;
"Allah'n hem insanlardan br ksmn dierine stn klma
sndan tr, hem de erkekler, mallarndan harcama yaptk
larndan dolay, kadnlarn yneticisi ve koruyuculardr. Bu
yzden salih olan kadnlar itaatkrdr. Allahn kendilerini
34 Buhari. Mezalim, 25; Nikah, 83; Tahrm Tefsiri, 2: Mslim, Talak, No: 1479.
82

korumasna karlk onlar gizliyi koruyucudurlar. Bakaldr


masndan endie eminiz kam lara t verin, onar yataklafct yfiiizTii^n yej)i^rr3o^n. Eer
taat 'derTerse
artk onlarn aeyhine bata biFyo aramayn. nk Allah
ycedir, byktr."
Nis Suresinde konumuzla ilgili dikkat eken yle bir ayet
daha vardr:
Eer bir kadn, kocasnn kendi.sine kar bakaldrmasn
dan veya kendisinden yz evirmesinden endie ediyorsa, o
zaman -ikisi- kendi aralarnda sulh yapsnlar." (Nis Suresi
128. ayet.)

Arapa bilenler her iki ayete de bakabilirler; ki her ikisinin


terimleri-lafzlar ayn, karkocanm birbirlerine kar takndkla
r tavr ayn. Buna ramen, kadn kocasna kar bakaldmrsa o
dvlr; erkek hanmna kar gelirse ona uygulanmak istenen
yaptrm, kendisinin hanmyla sulh (bar) yapmasdr. Yani iki
cins arasndaki uygulamalar farkldr.
"' '
^Nis Suresi'nin bu 128. ayetinin sebep-sonu ilikisine bakl
dnda, daha arpc bir durumla kar karya olduumuz sy
lenebilir. yle ki, Muhammed, kendi hanmlar iinde nispeten
yal saylabilen evde binti Zem'an' (ihtiyardr diye) boamak
ister. Kadncaz, Muhammed'i bu boanma davasndan vazge
irmek iin, bir yol kavanda onun nne kp yalvarr ve bo
anmas halinde ok perian olacan belirterek. "Gel beni boa
ma; ben de bu iyiliine kar gece hayatyla ilgili sram senin
hanmlarndan Aye'ye vereyim" diyor. Muhammed, kadnn bu
teklifini kabul edip onu boamaktan vazgeiyor ve artk o tarih
ten sonra da o kadnn gece srasnda Aye'yle sevimeye devam
ediyor. Sevde'nin gece srasn Aye'ye vermesi zerine, Aye se
83

vinten, "Ben evde kadar iyi bir kadn grmedim. nk yala


nnca gece srasn bana verdi" diyor.^^
slami kaynaklarn ounda, Sevde'nin yal olup gece sra
sn kendi rzasyla Ayeye verdii eklinde deil de, tam tersi
ne, Muhammed'in onu boamak istemesi sonucu, korkusundan
dolay verdii yazldr. rnein, bn-i Habib, eZ-Mu/abber adl
yaptnn 81-92, sayfalarnda bunu ok net bir ekilde yazyor.
Zaten en doru olan da bu grtr. nk evde, Muham
med'in lmnden sonra en az 40 yl daha dul olarak yaamn
srdrm; hatta Muhammed'in lmnden sonra onun hanm
lar arasnda en ok yaayan o olmutur (ou rivayete gre).
Dolaysyla, onun yal olup gece hayatndan dmesi ve bunun
sonucu olarak da gece srasn Ayeye -kendi- rzasyla verme
si, bir yaktrmadr, bunun gerekle ilgisi yoktur. Kald ki, di
yelim evde ihtiyarlam da o yzden Muhammed onu boa
mak istemi; peki Ju durunda yaplan ilem doru mu? Mu
hammed, o kadnn boanms halinde sokaklara terk edilecei
ni bilmiyor muydu? nk hem gerekten gen bir bayan de
ildi ki genler ona evlenme teklifinde bulunsunlar, hem de
Muhammedden boand takdirde artk korkudan kimse onun
la evlenemczdi. Kald ki evlenmek istedii takdirde onun kar
snda Ahzb Suresi 53. ayetinin engeli vard. Burada unu sor
mak gerekir: Hatice'den sonra ald ilk kadn Sevde'dir. Ondan
yararlandktan sonra, zaman iinde (eer kadn yz kzartc bir
su lememise, ki tslami kaynaklarda byle bir iddia da yok
tur've zaten mmkn de deildir) Muhammed in onu boamak
istemesi acaba doru itu?
35 Tccrid-i Sarih, No: ! 136; Mslim. Reda. No; 1463; Buhar, Nikah, 95, Hibe,
15- Ktb-i Sine. brahim Canan tere., 3/435; Askalani, ehsabe, No; 11357 ve
Tehzib-i Tebzib. 12/4.S5, No: 2819; bni Abd'il Bcr, ct-!stab. No: 3394; Ibn
Esir, sdul Cabe, No: 7027; bn-i Sad, Tabakai-i Kbra, 7/268, No; 4115,
"evde binti Zerrian" ksm.

84

Dier yandan, dorudan Sevdenin bu boanma olayna mdahil olarak inen Nis Suresinin bu 128. ayeti aka gsteriyor ki,
Muhammed, belli koullarla (cinsel azat) evde le anlamtr
u bir gerektir ki, Muhammed, evde ile gece nbeti zerine
anlanca, evresindeki insanlardan belki eletiri gelir hesabyla,
uzlama amal Nis Suresi'nin az nceki ayeti iniyor.

XVI. rnek; Ayenin fk Olaynda mer'in Oynad Rol


Muhammed'in hanmlarndan Aye'nin, Safvan bin Muattal ile
Ben-i Mustalk Sava dnnde geceleyin yolda zina yapt
iddias (lk olay), slam tarihinde ok mehur olan bir hadised'.
Aye, bu olaydan dolay Muhammedin evini bile terk etmek zo
runda kalm ve babas Ebu Bekir'in evine gitmiti. Hatta salam
olan kaynaklarda Muhammed'in, "Aye, eer sen bu adamla zina
yapm isen doru syle. Zira, Allah affedicidir, merhamet sahi
bidir" dedii aktanimaktadr. Halbuki eer yapmsa Aye'nin re
cimle idam edilmesi gerekiyordu. nk ileride de deinecei
miz gibi, Muhammed, zina yaptklarna jkin-sadece kendi
aleyhlerinel^e v^dlkefnin birok insan recimle infaz etmisti. Ama sra Aye^eince""Allah balayandr, merhametlidir"^
eyip nu^zanamTy'alT^y^ Bu konu zerinde ileride zina
cezSar ksmnda yeternce durulacaktr. Bu fk olay hakknda
Hz. Alinin de Muhammed'e, "Aye'yi boa; sanki sana kadn m
yoktur?" dedii rivayet edilmektedir. Bu hadise nedeniyle ortam
ylesine gerginlemiti ki, neredeyse Medine ehri kan glne
dnecekti. Ayenin bu olay zerinden aylar getii halde, bu s
rete herhangi bir ayet inmemiti. Tam da bu gerginliin devam
ettii bir srada Halife mer, Muhammed'e, "Sen Aie ile evle
nirken kendi iradenle mi evlendin, yoksa Allahtan aldn vahiy
le mi?" diye soruyor. Muhammed ise, "Ben Aye'yle Allahtan al
dm vahiy zerine evlendim" eklinde yant veriyor. Buna k'ar85

lk mer, "yleyse msterih ol, endieye gerek yoktur; ma


demki Allahtan aldn vahiyle evlenmisin, o halde Allah seni
mahcup etmez; tam tersine sana bir yol gsterir" diyor.
mer'in bu aklamas zerine, aylardr sregelen bunalma,
nihayet yol bulunuyor ve Nr Suresinin 10. ayetinden itibaren
onlarca ayet -Ayeyi savunma amal olarak- birden inmeye
balyor. Konuyla ilgili inen ayetlerde zet olarak u temalar i
leniyor: "Erkek olsun, kadn olsun bu iftiray duydukhu'i zaman
kendi vicdanlarnn sesine kulak verip 'Bu apak bir iftiradr'
demeleri gerekmez miydi! Allahn merhametinden olmasayd,
o sizi mutlaka byk bir azap ile cezalandracakt. Ayrca, bu
olay duyduunuzda, Haa byle bir ey olamaz, bu kupkuru
bir iftiradr demeniz gerekmez miydi! Bu iftirada bulunan kii
lerin en az drt ahit gstermeleri gerekmez miydi! Allahn lt
f olmasayd haliniz ne olurdu," Bu tip Aye iin sutan arndr
ma, halk iin de bir nevi tehdit nitelikli ayetler. Nitekim, bu
ayetlerden sonra bu ie biraz fazla bulaan kiiye de Muhammed tarafndan ceza veriliyor. Bunlar, air Hassan bin Sabit,
Mistah bin Esase ve Muhammedin baldz Hamene idi. Bunlara
80er denek iftira (kazf) cezas uygulanyor. Halbuki Ayenin
bu olayn en ok alevlendiren Abdullah bin Seluldu. Dolay
syla, ceza verilmesi gereken kii bu olmalyd. Ama adam ok
kuvvetli olduu iin ona herhangi bir ceza uygulanmad. Bu
olayda, Muhammed tarafndan kii cezalandrlm dedik.
nk, Aye olaynn anlatld Nr Suresi'nde (4, ve 13, ayet
ler), zina sulamasnda bulunan kiilerin, en az drt erkek ahit
gstermeleri gerekiyordu; aksi takdirde mfteri durumuna der
ve bunlara 80 denek ceza uygulanrd (Nr, 4, ayet). Bunlar da
byle bir ahit kadrosunu gsteremedikleri in sulu duruma
dmlerdi. Ayrca bu ceza da (kazf-iftira cezas) Aye olay
ortaya kana kadar Kuranda anlatlmamt. Baka bir ifadey
le, bu ceza ayeti Aye olayyla ilgili inen ayetlerin iinde bulun
duu Nr Suresinde ilk olarak inmi oluyordu.
86

Bilindii gibi, bu ifl; olay geceleyin olmutu; bu nedenle


drt ahitle bunu ispat etmek pek mmkn deildi. Sebebine ge
lince, bir kere Muhammed'e muhalif olanlardan orada kimse
yoktu ki kalkp ahitlik yapsn; kincisi, MsUimanlardan gren
olmusa da, ya Muhammedin ailesi ktlkle itham edilmesin
diye, ya da korkusundan syleyememitir. Hatta slam inancna
gre zina davasnn ispat iin ahit de ahitlik yapsa, yine zi
na zanlsna ceza uygulanmaz, te bu nedenle, bu davann ispat
iin ahit gstermek, hele hele drt erkek ahit gstermek hi de
mmkn deildi, spatn bir dier zorluu da udur ki, su ile
yenlerden biri, hem peygamber kadn, hem de ayn zamanda
ok aklil biri; suun dier orta ise, normal bir vatandatr. Pe
ki bunlar nasl olur da kalkp bu eylemi, -drt kiinin grebile
cekleri bir ortamda gerekletirebilirler?^'
Bu olay kapatmak iin eitli senaryolar tertiplenmi. O se
naryolarn bir paras da udur: "Safvan'n -gya- tena^J-tgam yokmu" diye, (Mesela; bu olay, tbn- Kesir, el-bdaye ve'nNhayc'M /W ? ^ 5 'te anlatlyor) Halbuki Muhammed daha n
ce o adama "irin" adnda bir cariye hibe etmiti. Eer onun te
nasl organ olmasayd Muhammed ona kadn verir myd?
Grld gibi, Muhammede leke gelmesin diye her hileli
yola bavurulmu.
Buradaki rneimizi anlatmaktan gayemiz, Ayenin bu suu
ileyip ilemedii meselesi deildir; hatta eer ilemise, sulu
bile deildir. nk Aye o tarihte 10-12 yalarnda gencecik
bir gelindi; Muhammed ise, hem 60 yalarnda bir ihtiyard,
hem de onun Aye'den baka birok hanm daha vard. Baka
bir ifadeyle. Aye bu yal Muhammedi baka hanmlarla pay
layordu. Dolaysyla, eer bu olayda kusurlu aranyorsa, onun
36 Tirmizi, Nr tefsin, 24. bap, No: 3181; Kiitb-i Sille. , Canan tere., 6/256;
mer Rda Kehhale, Alem - Nis, 3/28; Ebu Davud, Hudod, 34. bap. No; 4474
75; bni Mace, Hudud, 15, No: 2567; e'Tac, Hudd. 5, bap, cilt 3/29: Tarihi
Taberi, M.E.B. tere., 5/853-4; bni Esir, sd1 Cabe, No; 1153, "Hassan bin
Sabit" md. vc daha birok tabak at kitaplar.

87

adresi Aye deildir diyoruz. Bununla birlikte u da dnlebi


lir: Aye, Muhammed'den hamile kalamayacan bildii iin.
Safvanla bilerek ilikiye girip hamile kalmasn istemi ki, Muhammed'in lmnden sonra onun otoritesine el koysun. Bunun
bir kant da Aye'nin, Muhammed'n lmnden sonra bir siya
si hareket iinde yer alp tene dek bu ilerde aktif olarak al
masdr. Amacmz Aye olmad in biz burada bu speklas
yonlar zerinde durmayacaz.
Bu rneimizde, asl zerinde durmak istediimiz, Aye ola
ynda yaanan bunca skntya ramen, geen bunca zaman zar
fnda ve gelinen aamada neredeyse Muhammed taraftarlaryla
muhalifleri arasnda kmak zere olan savaa ramen, bu s
rete bu ok nemli olan olaya zm bulunamamas ve sonu
ta mer'in Muhammed'e yapt konuma neticesinde sz ko
nusu ayetlerin inmi olmasdr. Bu konuda inen ayetlerin fazla
l -Ayenin lehinde olduklar halde- Aye'yi bile hayrete d
rmtr. Aye hu ayetlerle ilgili, "Benim meselem ilham yo
luyla da halledilebilirdi. Bu olay yznden nedir bu kadar
ayet..." deyip hayretini dile getirmiti.
Olayn z udur: mer, Muhammed'e, "Mademki Allahtan
aldn vahiy zerine Aye'yle evlenmisin, o halde Allah seni
mahcup etmez ve buna bir zm yolu gsterir" deyince, Mu
hammed burada kendi kendine, "mer, toplumun en akgz
insan olduu halde byle dnyorsa, artk dierleri tertiple
yeceim ayet formlne daha abuk inanrlar; o halde ben he
men ayet ad altnda bir kompozisyon hazrlayp bir an nce bu
ii zme balayaym" diyor ve sonuta byle bir yntemle bu
olaya nokta koyuyor; az nceki ayetleri ilan ederek bu iten
kurtulmu oluyor.
Tabii ki bu, konuyla ilgili yaanm olaylardan edindiim
bilgilere dayanarak varm olduum ahsi yorumumdur.^'?
37 Tccrid-i Sarih, No: 261 hadis ertj ve 1151 "Ifk" olayyla ilgili hadis; Suyuti,
Tnrih-i Hulet'a, s. 123; Osman Keskiolu, Kur'an Bilgileri, s.37.

88

XVII. rnek: mer, Sava da stese nen Ayet


Onu Hakl karr
Muhammed, Bedir Sava hakknda savaa katlp katlma
ma konusunda arkadalarndan gr bildirmelerini isteyince;
kimileri, Mslmanlarn saysnn az olduunu, bu nedenle sa
vaa gitmenin tehlikeli olabileceini belinerek savaa gitmeme
ynnde fikir beyannda bulunuyor; kimileri de, savatan yana
tavr alyordu. Savatan yana olanlarn bam Halife mer eki
yordu. Sonuta, bu grubun istei kabul gryor ve Mslman
larla Mekke mrikleri arasnda hicri 2. ylnda bilinen o me
hur Bedir Sava meydana geliyor. Bu sava Mslmanlarn ga
libiyetiyle sonulanp elde edilen ganimetler datlnca, Mslmanlar arasnda (Muhammed, adaletle datmyor diye) tart
malar, itirazlar kyor. Bu tartmalar iddetlenince, konuyla il
gili Enfl Suresi'nin ilk ayetleri inmeye balyor. Bu ayetlerle,
savata ele geirilen ganimetin datm yetkisinin ancak Allah'a
ve Resulne ait olduu vurgulanmakla birlikte, ayn zamanda
Mslmanlar da skunete davet ediliyordu. Baka bir deyile,
kavgay yattrmak iin Mslmanlar bu ayetlerle adeta tehdit
ediliyordu. nce ayetlerin meallerini sunalm:
"Sana ganimetleri sorarlar/ senden ganimet isterler. De ki: Ga
nimetler Allah ve Resulne aittir. O halde siz mminler iseniz
Allah'tan korkun, aranz dzeltin. Allah ve Resulne itaat
edin (Enfl Suresi, ilk ayet). Gerek mminler, Allah anld
zaman yrekleri titreyen, kendilerine Allahn ayetleri okun
duunda imanlarn artran ve yalnz Rablerine tevekkl eden
kimselerdir (Enfl Suresi, 2, ayet). Rabbin seni tam isabetli
olarak evinden kard zaman da (Bedir Savan kastedi
yor) bir grup kesinlikle sava istemiyordu, isteksizdi. (te ay
n anlay sahipleri ganimet taksiminde de kargaa karyor
lar demek istiyor) Hak apak ortaya ktktan sonra bile, on
lar bu konuda sanki gzleri gre gre lme srkleniyorlar89

m gibi seninle mcadele ediyorlard (Enfl Suresi, 5. ve 6.


ayetler). Hatrlayn ki, Allah size ki taifeden (ya kervann
elindeki maldan, ya da Kurey ordusunun malubiyetinden)
birinin muhakkak sizin olacam vaat ediyordu, siz ise silah*
sz olann (mrik tccarlarn am tarafndan getirdikleri
mallan) arzuluyordunuz. Allah da emirleriyle hakk ortaya
karmay ve kfirlerin arkasn kesmeyi diliyordu. (Allah bunu)
mrikler istemese de hakk gerekletirmek ve batl ortadan
kaldrmak iin (yapt) (Enfl Suresi, 7-8. ayetler)."
Grld gibi bu ayetlerde net bir ifadeyle u syleniyor:
Savaa kar kanlar, sanki lme srkleniyorlarm gibi Muhammedle tartyorlar. Halbuki, .savaa kmak en doru, en
isabetli karard diyor. te, tpk balangta savaa kar ktk
lar gibi, imdi de ganimet konusunda seninle tartyorlar diyor.
Burada, yine mer'in iinde bulunduu grubun gr ayetle
teyit ediliyor. Zaten biz de bu rneimizle mer'in ne srd
grn ayetle yant bulmasn anlatmaya alyoruz. Bu ayet
ler, Allah katnda Bedir Sava'na katlmak m yoksa katlma
mak m daha iyidir sorusuna yant olmak zere, savan zaferle
sonulanmasndan .sonra inmitir. Bunu zellikle belirtmeliyiz.
Baka bir deyile, bu ayetler savaa gidip gitmemeyle ilgili tar
tmalar annda deil, savatan epey sonra inmitir.3**
Ganimetlerin, Mslmanlara helal olduuna dair Enfl Suresi'nin 69, ayetinde aynen yle deniyor: "Artk elde ettiiniz ga
nimetten hell ve temiz olarak yiyin..." Enfl Suresi, 41. ayette
ganimetin kimlere verilecei belirtilmi, Har Suresi'nin 6. aye
tinde de, ayet bir savata kan dklmeden Mslmanlarn d
manlar teslim olursa, bu durumda onlarn malnn (buna fey' de
nir) kimlere ne ekilde datlaca anlatlmtr. Hibir tarihi
38 Kad Beydavi, Envar-t-Tcnzil, EnfSl-5; Fahrettin er-Raz. Tefsir-i Kebir, Enfl-5-6; Suyuti, Taih-- H uhfa, 123, Lbab..., Enf31-5; Ehu Ubcyd, Kitab-l
Emval, s.! 16; Nesef, Medarik..., Enfl-5.

90

kaynaa bavurmadan, sadece Kur'ann az nceki ayetlerine ba


kldnda net bir biimde grlyor ki, ganimet datmnda tar
tmalar km, hatta Muhammed ganimetler konusunda hrsz
lkla bile sulanmtr; bunu Kur'an da yazyor. rnein, l-i
mrn Suresi 161. ayette, "Bir peygambere, emanete (burada
emanetten kastedilen ganimetlerdir) hyanet yaramaz. Kim
emanete hyanet ederse, kyamet gn, hainlik ettii eyin gna
h onun boynuna asl olarak gelir" deniyor. Bu konudaki detayl
bilgi iin, hem ilgili ayet ksmnda teferruatl olan sebeb-i nzul
kitaplarna, hem de Siyer kitaplarna baklabilir. Ayrca Fetih Suresi'nin 19. ayetinde, "Allah onlan ganimetlerle mkfatlandr
d" deniyor. Yine Fetih Suresi'nin 20. ayetinde, "Allah size, elde
edeceiniz birok ganimet vaat etmitir. Bunu (u anda elde etti
iniz ganimetleri) size hemen vermi ve insanlarn ellerini siz
den ekmitir k bu, mminlere bir ayet/moral olsun ve Allah si
zi doru yola iletsin"; Fetih 21, ayette de. "Bu ganimetlerden
baka sizin g yetiremediiniz, ama Allah'n sizin iin kuatt
ganimetler de vardr. Allah her eye kadirdir deniyor. Biz bu
konuda ileride "slamn ekonomik politikas" ksmnda detayl
bilgi vereceiz, te Kur'an, el lemin kazand mal bu ekilde
Muhammed ve yandalanna helal klyor. Aslnda konumuz ga
nimet deildi; ancak konumuzla ilgili ayetlerde ganimetten de
sz edilince biraz amakta fayda vardr diye dndk.
Tekrar konumuza dnyoruz: Bu ganimet/fey' tartmalarn
nlemek iin u ekilde tedbir ayet inmeye balyor:
"Peygamber size ne verdiy.se onu aln (ksmetinize rza gs
terin), size neyi yasakladysa ondan da saknn." (Har Sure
si, 7, ayet.)
Biz burada ganimetten ziyade. Bedir, Uhud ve Beni Kureyza
savalaryla ilgili Kur'an'da var olan ayetlerin bir ksmndan sz
etmek istiyoruz ki; Kur'an'n nasl ortaya kt konusunda ok
nemli ipulan vermektedir. Neden zellikle bu sava? nk,
91

Mslmanlar Bedirde kazannca farkl ayetler; Uhudda kaybe


dince farkl; tekrar Beni Kureyzada kazannca daha farkl ayetler
inmeye balam ve ok ilgin bir manzara ortaya kmtr.
Savalarla ilgili ayetler Kur'an'da byk bir yekn olutur
maktadr. Hadisenin tam kavranabilmesi iin, bunun zerinde
biraz fazlaca durmak gerekir.
nce Bedirte ilgili Kuran ayetlerinden ilgin grdmz
birkann anlamn sunalm.
Daha nce de ifade edildii gibi. Bedir Sava kazanldktan
sonra, balangta savatan yana olanlarn gr dorultusun
da ar derecede ayetler inmeye balad. Balangta Bedir Sava'na kar olanlar, Mslmanlarn sava kazanmalarndan
sonra inen ayetlerle, neredeyse knanyordu, Enfl Suresi'nin 5.
ile 8, ayetlerinde bu konuda olduka ak ifadeler yer alyor,
Kur'an bu ayetlerle, sava isteyen gruptan yana tercihini koyu
yor, Hatta, Bedirle ilgili inen ayetlerde -zaferin getirdii reha
vetten olsa gerek-, Kur'an ok ilgin eyler sylyor. Mesela;
Enfl Suresinin 9. ayetinde zetle yle deniyor:
"Hani siz (Bedirde) Rabbinizden yardm stiyordunuz, o da
buna karlk, 'Muhakkak ki ben size meleklerden birbiri ar
dnca bin (1000) tane ile yardm edeceim' deyip duanz ka
bul buyurmutu. Allah bu yardm, ancak bir mjde olarak,
kalpleriniz rahat olsun, huzur bulsun diye yapmt. Yardm,
ancak Allahn katmdandr. phesiz ki Allah, mutlak galip
tir, yegne hkm ve hikmet sahibidir."
Allahn, savalarda mminleri meleklerin yardmyla des
teklediine dair ayetler, Kur'anda bir hayli fazj^adr. Bu konuda
bir-ki arpc rnek daha vermek istiyorum: Al-i mrn Sure
si'nin 124-125. ayetlerinde yle deniyor:
"(Ey Muhammedi) o vakit sen (Bedir/Uhud'da) mminlere
yle diyordun: 'ndirilen bin (3 000) melekle Rabbinizin
92

sizi takviye etmesi, sizin iin yeterli deil midir?' Evet, eer
siz sabr gsterir, Allahtan saknrsanz ve eer onlar zeri
nize gelirlerse, Rabbiniz. alametli/nianl be bin (5 000)
melekle sizi takviye eder."
Grld gibi bu ayetlerde, savata yardm eden meleklerin
saylan belli. Bir de Kur'an'da meleklerin saylan belirtilmeden,
onlarn sadece yardmlanndan sz eden birok ayet daha vardr.
rnein, Tevbe Suresi 25. ve 26. ayetlerinde Allah kendisi bizzat
yemin ederek savata Mslmanlara yapt yardmla ilgili, "And
olsun ki, Allah birok savalarda size yardm ettii gibi, Huneyn
Sava'nda da yardm etti, sizin grmediiniz ordular (melekleri)
indirdi de -onlar- kfirlere azap etti" diyor. Ahzb Suresinin 9.
ayetinde ise, "Ey iman edenler! Allahn size olan nimetini hatr
layn. Hani size (Hendek harbinde) ordular saldrmt da biz on
lara kar bir rzgr ve sizin grmediiniz ordular (melekler)
gndermitik. Allah, ne yaptnz ok iyi grmektedir" deniyor.
Al-i mrn Suresi'nin 123. ayetinde, savan ismi belirtilerek ve
yine yeminle balanarak, "And olsun k, sizler gsz olduunuz
halde, Bedir harbinde Allah size yardm etmiti. Oysa, Allahtan
saknn ki, ona kretmi olasnz" deniyor.
in ilgin taraf, Allah'n, savan sevk ve idaresini (hatta
savata dman vurmay) bizzat stlenmi olmasdr. Enfl Su
resi'nin 17, ayetinde yle deniyor: "(Savata) onlar siz ldr
mediniz. ancak Allah ldrd; attn zaman da sen atmadn,
ancak Allah att..." Ayette geen "Sen atmadn" deyiminden
maksat udur: Rivayetlere gre Muhammed, Bedir Sava'nda
eline bir miktar toprak atp mriklere doru serpmi ve bunun
etkisiyle de mrikler hezimete uramlar. te az nceki ayette
Allah, bu toprak hadisesinde de ben vardm demek istiyor.
Yardmla ilgili Enfl Suresnn 19. ayetinde Allah adeta
hodri meydan diyor. zetle. "(Ey kfirler!) eer siz fetih isti
yorsanz, ite fetih geldi (Sava kazanalm derken kaybettiniz).
(Kfrden) vazgeerseniz sizin iin daha iyidir. Eer (Peygam93

bere dmanla) dnerseniz, biz de (ona) yardma dneriz.


Topluluunuz fazla da olsa fayda vermez. nk Allah mmin
lerle beraberdir" deniyor. Enfl Suresinin 12. ayetinde ise, fark
l bir yardm yntemi sz konusudur. Ksaca: Allah, melekleri
Mslmanlarn yardmna gnderirken kendilerine, "Muhakkak
ki ben sizinle beraberim, haydi mminlere destek olun" diye
vahyediyor ve devamla, "Ben kfirlerin yreine korku salaca
m, byiece siz (melekler) de onlarn boyunlarn ve btn par
maklarn vurun/dorayn" diyor. Enfl Suresinin 1!. ve 43.
ayetlerinde ise, Mslmanlarn savaa konsantre olabilmeleri
iin, Allahn, mminleri Bedir harbinden nce uykuya daldrd
n, bu uykuda ise, onlarn gznde mriklerin saysn az
gsterdiini net bir ifadeyle gryoruz. Ayn surenin 44. ayetin
de ise, Allah'n mminlere destek vennek babnda, sava mey
dannda da mrikleri kendilerine az gsterdiini mahede
ediyoruz. Enfl Suresi'nin 50. ayetinde de, canlar alnan m
riklerle akl almaz bir biimde alay ediliyor: "(Ey Muhammedi)
melekler o kfirlerin yzlerine ve arkalarna-klarna vurarak
ve 'tadn cehennem azabn (diyerek) canlarn alrken, onlar
bir grseydin" deniyor. Ayn tema Muhammed Suresi 27. aye
tinde de ileniyor. Enfl Suresi'nin 52. ve 54, ayetlerinde, Bedir
harbinde kaybeden mriklerin durumu, firavun ve toplumunun
durumuna benzetiliyor. Yine ayn surenin 30. ayetinde, Muhammcd'in iki yl nce Mekke'den Medine'ye sa salim, yara alma
dan g etmesi, Allahn bir ltf olarak dile getiriliyor. Sanki
Allah'n Bedir'de gsterdii ltuf azm gibi, buna, iki yl nce
sine ait -hi lgisi olmayan- basit bir hicret olay da ekleniyor.
Ayrca, bu ayetin sonunda yle deniyor: "Onlar sana tuzak ku
rarlarken, Allah da (onlara) tuzak kuruyordu. nk Allah, tu
zak kuranlann en hayrlsdu'." Allah'n tuzak kurucu olduuna
dair ayetler Kur'anda bir hayli fazladr; ama konumuz dnda
olduu iin bunun zerinde durmuyoruz.
unu bir daha yineleyelim ki, bu tip yardm ierildi ayetl^
her nedense sava bittikten epey sonra ortaya atlyordu. Ayrca,
94

Allahn bizzat savata inananlara yardm etme konusunda, -ste


lik bir cinayet iinde- yemin etmesi, gerekten dndrcdr!
nk, slam inancna gre Allah yalan kpnumaz ^ y le d i^
sz yeminle pekitirsin! Allah'n baz ayetlerde yemin iip, baz
larnda imemesi, ster istemez yeminsiz olan dier ayetler hak
knda gvensizlie sebebiyet verir. Bu adan Allah'n, savata ta
raf tutmak gibi ok kt olan bir ite yemin imesi ve baz ayetle
rini de yeminsiz gndermesi gerekten dikkat ekicidir.
imdi de "Allah niin Bedir Sava'n Mslmanlara kazan
drd?" sorusuna yant arayalm. Evet, bu sorunun yantn
Kur'an'dan dinliyoruz: Al-i mrn Suresi'nin 126. ayetinde yar
dmn gerekesi, "Mslmanlara srf mjde olsun ve onlarn
kalbi huzur bulsun" diye belirtilmitir. Ayn fade, olduu gibi
Enfl Suresi'nin 10. ayetinde de tekrarlanmtr. Enfl Suresi'nin
13. ayetinde ise, yardmn gerekesi, mriklerin Allah'a ve Re
sulne kar gelmeleri olarak gsterilmitir.
I-i mrn Suresi'nin 13. ayetinde. Bedir harbinde mminle
rin says az olduu halde (ve Allah rzas in arptklarndan
tr) Allahn onlara yardm etmesi, basiret sahipleri iin ibret
dersi olarak gsterilmitir, Br dier yardm nedeni de, Enfl
Suresi'nin 17. ayetinde, Allah'n mminlen gzel bir snava tabi
tutmas olarak gsterilmitir.
lgintir ki, oluan bu tip yardm ayetlerinin geerlilii bir
yl kadar srmedi. Allah'n yardm -ayetlerle- ylesine abartl
mt k, sanki artk hi sava olmayacak, sanki Muslmanlar
hi malup olmayacakt. Tam tersine bir yl sonra meydana ge
len Uhud harbinde, dengeler altst oldu ve Muslmanlar ok
ar bir hezimete uradlar. Bakalm Kur'an ayetleri Uhud Sava'nda nasl inmeye balam! Ayetlerin anlamn izleyelim:
lkin, Uhud Sava'yla ilgili Kur'an'da yer alan bilgileri suna
lm, ondan sonra da iki sava hakknda ksa bir deerlendirme ya
palm. Kanmca, sadece Bedir ve Uhud savalaryla lgili Kuran
ayetleri zerinde yeterince dnlrse ok eyler anlalr,
95

Bedir Sava'ndan bir yd sonra meydana gelen Uhud Sava


nda Mslmanlar byk br hezimete uramlard. Hatta, Muhammed'in dii knim ve onun ldrld haberi evreye ya
ylmt. Mslmanlar in talihsiz olan bu haberin yaylmas
zerine, kadnlar bile sava meydanna doru komaya balam
lard (slam tarihinde kadnn savaa katlmas bu vakayla balar).
Oysa Allah, bir yl nce Bedir'le ilgili farkl eyler sylemi, onu
desteklerim demiti. Ama Uhud'da, Muhammed neredeyse lm
tehlikesiyle kar karya kalmt. Bu durum l-i mrn Suresi'nin 153. ayetinde yle anlatlyor:
"O vakit (Uhud harbinde) siz hep uzaklayor/kayor ve hi
kimseye dnp bakmyordunuz. Peygamber ise arkanzdan
sizi aryordu. Bunun zerine Allah sizi keder stne ke
derle cezalandrd ki, ne elinizden gidene, ne de banza ge
lenlere zlmeyesiniz. Allah yaptklarnzdan haberdardr."
Dolaysyla Allah, bylesine zor koullarda kendi elisini peri
an halde yalnz brakm ve meleklerin yardmm ondan esirge
mi olmalyd! unu yineliyoruz ki, bu anlatlan ayetler de tpk
Bedir'de inen ayetler gibi savan bitiminden epey sonra inmiti.^^
imdi de Uhud Savanda Mslmanlarn urad hezimetle
ilgili Kuranda yaplan ilgin savunmadan birka rnek sunalm.
Bedir'de oluan ayetlerden bazlarn az nce sunmutuk; baka
lm kaybedilen Uhud Sava'yla ilgili Kur'an'da nasl bir tablo
ortaya km.
1"Eer siz (Uhud'da) bir yara alm eseniz (Bedir'de de dma
nnz olan) o kavim ayn yaray almt. te biz bylece zafer gn
lerini bazen insanlarn bir kesimine, bazen de dier kesimine nasip
ederiz. Ta ki Allah, inananlar bilsin ve sizin aranzdan ehitler
edinsin. Allah zalimleri sevmez." (Al-i mrn Suresi, 140. ayet)
39 Tecrid-i Sarih, No; 179; Euhari, Vudu, 72; Megazi. 24; Nikah. 123; Tp, 27; Ci/radS, B5, (63; Mslim, Cihud.No: 1790.
96

2- Yine Uhud Savayla ilgili, "Eer peygamber lr veya


ldrlrse siz geri mi dneceksiniz? Kim geri dnerse, Allaha
hibir ekilde z^ar vermeyecektir. Allah kredenleri mkfat1andracaktr." (l-i mrn Suresi. 144. ayet.)
3- 'And olsun ki, siz Allah'n izniyle dmanlarnz ldrr
ken, Allah size olan vaadini yerine getirmitir. Sonra siz gevek
lik gsterdiniz, isyan ettiniz, ilerin idaresi konusunda ekitiniz.
inizden kimi dnyay istiyor, kimi de ahireti arzuluyordu. Sonra
Allah, sizi snamak iin onlara (mriklere) kar yardmn zeri
nizden ekti. Allah sizi muhakkak balad. Zaten Allah mmin
lere kar bol ltuf sahibidir." (l-i mrn Suresi, 152. ayet.)
4- "(Bedirde dmannzn) bana iki katn getirdiiniz bir
musibet, (Uhud'da) kendi banza gelince, 'Bu nasl oluyor' de
diniz ha? De ki,_^^0 sizin kendinizdendir' phesiz ki Allah, her
eye kadirdir." (I-i mrn Suresi, 165. ayet.)
5- ki ordunun karlat gn (Uhud gn) sizin banza
gelenler, Allahn dilemesiyle olmutur ki, bu da mminleri
ayrt etmesi ve mnafklan ortaya karmas iindi..." (l-i m
rn Suresi, 166-167. ayetler.)
6- l-i mrn Suresinin 169-173. ayetlerinde zet olarak,
mminlerden ldrlenlere, cennet gibi uhrevi mkfatlar vaat
edilmitir. Yani, savan kaybedilmesi durumunda yine Msl
manlarn aliirette alacaklar mkfat nedeniyle krl kacaklar
n beyan edilmitir. Bu ayet, Uhud Savanm anlatld blm
de geiyor. Dolaysyla, cennet vaadini ieren bu ayet, genele
temil edilse de, bunun olu,turulmasna sebep olan, Uhud ehit
leridir. Bylece, sava kaybeden Mslmanlara, manevi bir
moral verilmi oluyordu. Ayrca, Kur'ann savala ilgili yle
bir yaklamn da gryoruz;
7- "(Savata) inkr edenlerle karlatnz zaman boyunla
rn vurun. Nihayet onlar iyice vurup sindirince ba skca
balayn (esir aln). Sava bitince de artk onlar ya karlksz
ya da fidye karl serbest brakn. Durum u ki, Allah istesey
di onlardan intikam alrd. Fakat (Allah) sizi birbirinizle (sava
97

trmak suretiyle) denemek ister. Allah iin ldrlenlere gelin


ce, Allah onlarn yaptklarm boa karmaz, onlar hidayete er
direcek ve durumlarm dzeltecek, onlar kendilerine tantt
cennete sokacaktr. Ey iman edenler! Eer siz Allaha yardm
ederseniz, (gya burada. Allaha yardmdan gaye, onun dinine
balanmakm k, eletirilerden kurtulmak iin bavurulan bir
yorumdur bu) Allah da size yardm eder ve ayaklarnz salam
tutar. (Muhammed Suresi, 4-7. ayetler.)
Aslnda sunulan bu ayetlerden, Allah'n Mslmanlara niin
Uhud'da yardm etmediinin sebebi net olarak anlald. Ama
yine de konuyu netletirmek asndan, az nceki ayetlerden
kan sonular yle bir toparlamak stiyoruz;
l-i mrn Suresinin 140-142. ayetlerinde (Uhud) Sava'nn
kayp nedeniyle ilgili zetle, "Sava kazanmak varsa, kaybetmek
de vardr. Biz, sava bazen insanlann bir kesimine, bazen de di
er kesimine kazandnnz. Byle yapmakla, hem nananlann kim
olduklann ortaya karmak, hem de sizden ehit edinmeyi hedef
lemek istiyoruz. Bunun bir dier nedeni de, Allah'n mminleri
gnahlardan arndrmak, kfirleri de helak etmek istemesidir. Yok
sa, Allah iinizden cihat edenleri, sabredenleri renmeden/ortaya
karmadan cennete gireceinizi mi sandnz?" deniyor.
Uhud Sava'nda Msmanlar hezimete uraynca, Allah Al-i
mrn Suresi'nin 144. ayetinde yle bir gereke ne sryor;
"Muhammed ancak bir peygamberdir. Ondan nce de peygam
berler gelip gemitir. imdi eer o lr ya da ldrlrse geriye
mi dneceksiniz? Bu ayette geen "nceki peygamberler" ifade
sinden amalanan udur: Muhammed Uhud da yaralannca, mu
halifler kendisine, "Hani Allah'n elisiydi, Allah onu korumak
iin Bedir Sava'ndan sonra inen ayetleriyle an derecede ona
yardm vaadinde bulunmutu, neden Allah bugn desteini ek
ti?.," eklinde eletirilerde bulunuyorlar. Bu tr eletiriler. zellik
le Yahudilerden geliyordu. Oysa, Yahudilerin de peygamberleri
ldrlmt, te bu eletirilerde bulunan Yahudileri susturmak
98

iin, onlarn peygamberleri emsal olarak gsteriliyor; Eer bir


peygamber iin ldrlmek kt ise, sizin de peygamberleriniz
ldrlmt eklinde bir savunma biimi seilmitir.
Kuran'da, sava kaybeden Mslmanlara u ekilde moral
veriliyor: zetle, "Siz de bir yl nce Bedirde bu musibetin iki
katn onlarn bana getirdiniz (yani, 'cannz skmayn den
mek isteniyor)"; ayrca, "Ey Muhammedi onlara syle; Bu sa
van malubiyet nedeni sizlersiniz" deniyor. (l- mrn Sure
si, 165. ayet.)
Fakat, l-i mran Suresi'nin 165. ayetinden hemen sonra ge
len 166. ve 167. ayetlerde yle bir farkl gereke de gsterili
yor; "ki ordunun karlat 'Uhud' gn banza gelen musi
bet, Allah'n izniyleydi" deniyor ve sorumluluk alnyor ki. J65.
ayetiekj.gergkeyle tamamen
etme|ctedif.
Al-i imrn Suresinin 107ayetinde zetle, "Sizden baz in
sanlar ehit olsunlar diye Uhud Sava'nda o musibeti banza
getirdim" deniyor. Allah iin ehitlik/can kayb neden o kadar
nemlidir bilemiyoruz. Ayn surenin 141. ayetinde ise, kaybet
menin sebeplerinden biri, inananlarn gnahlarm balamak
ve kfirleri de helak etmek olarak gsteriliyor.
Bu ki savala ilgili imdiye kadar anlattklarm z
-Kur'andaki bilgileri baz alarak- daha da berrak bir hale getire
cek olursak, yle bir sonu ortaya kyor: Bedir Sava'nda
Mslmanlann says 305 kii. Buna ek olarak bin, bin, be
bin gibi bir melek ordusuyla destekleniyorlar (bu ifade Kuran'a
aittir). Ayrca Allah kendini de fiilen savan iinde addediyor.
Bu konudaki ayetler daha nce aklanmt. Kald ki, Kur'an'a
gre meleklerin kanatlan vardr. Mesela, Ftr Suresinin i. ayeti,
"Gkleri ve yeri yaratan, melekleri ikier, er, drder kanatl el
iler yapan Allah'a hamdolsun..." diye balyor.
Bu konuda Muhammed de, "Cebrail'in 600 tane kanad var
dr" diyor. (rnein, Tecrid-i Sarih, Diyanet tere., No: 1334.)
stelik hu melekler, slam inancna gre k hzndan daha hz
l bir ekilde yol alrlar. Mesela, Cebrail'i baz alalm: Vahiy me
99

lei olduu iin, bazen bir gnde -ihtiyaca gre- birka seter
gklere kp inerdi. Burada demek istediim udur; slama g
re, bu melekler baya askerler deil de; teknolojinin de stn
de olan varlklardr. Bu tespitimiz burada dursun!
Bedirde mriklerin asker says ise 950 idi. Bunun dnda,
onlarn ne jet uaklar vard, ne de kobra helikopterleri... Onla
rn ellerinde ya bir kl, ya da bir ok vard; altlarnda da sava
iin develeri vard. Hal byle olunca, unu sormak g e re k ir:^
kadar melek gcne ve ayrca Allah'n da biyat jai,Yft.nJinie
olmasna ramen, gnlerce sren bu savata sadece 70 kiiyi l
dryor; stelik kendileri de 14 kayp veriyorlar. Acaba Al
lahn da bizzat iinde bulunduu bir savata mriklere bu ka
dar az kayp verdirmek nasl aklanabilir?
Bir dier eliki de udur: Allah, Bedirden sonra gnderdii
ayetlerde sava istiyordu ve ben Mslmanlardan yanaym, onlan
desteklerim... diyordu. Peki neden Uhudda tam tersi oldu? Hatta
Muhammed'i koruyacana dair birok ayet gndermiti. rnein,
Mide Suresi'ntn 67. ayetinde zetle, "Ey Muhammedi Allah seni
insanlardan (onlarn belalarndan) koruyacaktr" deniyor. Oysa,
neden Uhudda onu korumad? Bilindii gibi, hem onun dii krl
mt, hem de baka yerlerinden yara almt. Bu ayetle ayn ierik
tayan cmleler Kuranda oktur. Daha nce de sylendii gibi
Bedirle lgili oluan ayetler, hep Muhammed'i dmann .errinden
korumaya ynelikti. Fakat br yl sonra tam farkl bir ey oldu.
Muhammedin Uhudda geirdii olumsuzluklar ile Kurandak yardm ierikli ayetler arasndaki ztl ortadan kaldrmak
in, eitli savunmalar yaplmtr. Bu ilgin savunmalardan en
nemlisini sunalm: nl mfessir Fahrettin er-Razi. mehur 32
ciltlik Tefsir-i Kebir/ Mefatih'l Gayb adl yaptnda Mide Suresi'nin 67. ayetini aklarken, "Muhammed, Uhudda yaralanrken,
Allah ya henz bu yardm ayetini (Mide Suresi, ayet 67) gn
dermemiti, ya da bu ayetteki garantiden gaye, Muhammedin
dman tarafndan ldrlmemesidir. Hal byle olunca, onun
Uludda ald yaralar hakknda Allah'n herhangi bir sz yok100

tur. Bylece, ortada tezat da kalmaz" tarznda br yorum yapyor


Diyelim ki, bu gibi ayetler Uhuddan sonra indi. Peki, Allah'n
onu korumas iin, ayetin nce veya sonra gelmesi neyi deitirir
ki? Kald ki, Uhud'dan bir yl nce meydana gelen Bedir Sava'ndan hemen sonra inen ayetlerin ou, zaten Muhammed'i ko
rumaya ynelik anlamlar ieriyordu. Dolaysyla, bu tr bir sa
vunmann inandrcl mmkn grlmemektedir
^
Konuyla ilgili gze arpan bir dier eliki de udur: Al-i
mrn Suresi'nin 144. ayetinde zetle, "Muhammed eer ld
rlrse geri mi dnersiniz" deniyor. Bu ayetten, Muhammcd'in
ldrlebecei ima ediliyor nk, eer byle bir ihtimal ol
masayd, bu ekilde bir ifade kullanlmazd. Bu durumda Fahrettm er- Razinin az nceki yorumu da rtlm olur
Hani Bedirde Allah ok sertti; oysa neden Uhudda Bedr'deki
gibi "Siz onlar ldrmediniz, ancak ben ldrdm" demeyip de,
tam tersine vaz- nasihata bavurdu? Baka bir deyile. Bedir Sa
va sonrasnda taarruzda olan bir Allah, Uhud'da savunma amal
ayetler gndermi ve yenik den Mslmanlan ehitlikle, ahiret
mkfatlanyla ikna etme yntemine arlk vermitir.
Bilindii gibi, Mslmanlar Uhud Savanda kendilerini to
parlayp yok olmaktan kurtulmay baarabilmilerdi. Bakalm
bu toparlanma aamasnda Kuran ayetleri nasl ekillenmi. l
gintir ki, Uhud Savanda Mslmanlarn malubiyeti aama
snda savunma ierikli ayetler inerken, Mslmanlar galibiyete
geince, yine Bedr'deki gibi ok farkl ayetler inmeye balyor.
Bu ayetlerde zet olarak, "Ben sizi kurtardm" deniyor, (Al-i
mrn Suresi, 153-154. ayetler.)
Burada net olarak u sonu ortaya kyor;^slm anlar sa
va kazannca Allah'a mal ediliyor; kaybedince de onlara. "Ka
zanmak vafsaTtyTemet de vardr" deniyor. Yani Allah'n ygfdm kriteri belli deildir. Neye gre yardm eder, ne kadar eder,
ne zaman eder belir^glldir. Kur'an'da bu konu ylesine karma
k ki, Allah'n savatan yana m, yoksa bartan yana m olduu
belirsiz kalyor. rnein, "Kfirlerle karlatnzda boyunia101

rm vurun" diye balayan uzunca bir ayetin sonunda, "Allah dileseydi, onlardan intikam alrd. Ama, sizi birbirinizle denemek
ister" deniyor, (Muhammed Suresi, 4. ayet.)
Sadece bu iki savala ilgili inen ayetler, kanmca insana ok
eyler veriyor!
Bu rnekten nceki tm rneklerde, hep merin dncele
ri istikametinde inen ayetlerden bahsettik; burada ise, hem
mer'in grlerini dorular mahiyette Enfl Suresinde yer
alan ayetlerden, hem de mer dndaki nedenlerle inen ayetler
den sz ettik. Ancak, nemli bir konu olduu ve Kur'an ayetle
rinin inmesi noktasnda bize k tutacana inandmz iin, bu
rneimiz zerinde biraz daha duracaz.
Uhud Savatndan yaklak iki yl sonra hicri 5. ylda Mekke
mrikleriyle Mslmanlar arasnda Medine'de meydana gelen
Hendek Savanda, ok iddetli bir rzgr yznden ve Mekkelilere lojistik destek salanmasnn zorluundan tr (nk
bunlar ta Mekkeden gelmilerdi. Dolaysyla, o gnk koullar
da her eyi Mekke'den Medine'ye ulatrmak ok zordu) Mekkeliler kendi iradeleriyle sava brakp memleketlerine dn
mlerdi. Bunun byle olduunu Kur'an da yazyor. rnein,
Ahzb Suresinin 9, ve 10, ayetlerinde yle deniyor:
"Ey iman edenler! Allahn size olan iyiliini hatrlayn; Ha
ni size ordular saldumt da, biz onlara kar bir rzgr ve
sizin grmediiniz ordular (melekler) gndermitik. Allah,
ne yaptnz iyi grmekteydi. Onlar (mrikler) hem yuka
rnzdan hem de aanzdan zerinize yrdkleri zaman,
gzler yld, yrekler azlara geldii (bu kritik durumda
olanlar Mslmanlard) ve siz Allah hakknda trl trl
eyler dndnz zaman;" (Ahzb Suresi, 9-10, ayetler.)
Dikkat edilirse, Hendek Sava'nda yaan yamurlar savan
devam etmesine engel tekil edince, inen Kur'an ayetiyle bu da
Mslmanlara kar byk bir ihsan-ltuf olarak deerlendiril
102

mi. Ama bu ayet de dierleri gibi sava devam ederken deil


de, her ey bittikten epey sonra inmitir. Bu, zaten ayetin iinde
vardr. Burada amacmz Hendek Savan anlatmak deil; iin
iinde ilgin hadiseler olduu iin buna deiniyoruz. Ayrca bu
nun, konumuzla yakndan ilgisi vardr.
Hendekte mrikler geri gidip her ey bitince ve hayat norma
le dnnce, Muhammed eve gelip istirahate ekiliyor. Tam bu s
rada Cebrail, bir katra binmi vaziyeUe klcn kuanm, ter ve
toz duman iinde Muhammedn yanna vanp kendisine, "Bak, biz
melekler 40 (krk) gndr dmanlanmzla savayoruz, grdn
gibi silahlanmz hl da brakm deiliz. Kalk, hepiniz^ni Kureyza
diyara gidiiLODan ldrto^ben
de hemen nden gidip evlerini zerlerine ykarm" diyor.
Bylece Cebrail Allahtan onlarn lm fermann getirmi
oluyordu.^
slami kaynaklarda yer alan bu hadislerde Cebrail'in silah ku
and -bu ilgin- olay da anlatlmaktadr. Hadis metninde, o
silah gklerden mi getirmiti, yoksa yeryznde bir yerlerden
mi temin etmiti sorusuna aklk getirilmemitir. Burada ister
istemez insann aklna u soru da gelir: Bugn Mslmanlarn
kt gidileri/savalarda kazanamaylar hepimizin malumu.
Bundan anlalyor k, Mslmanlara yardm eden Cebrail her
halde teknolojiye ayak uyduramayp hl da kl ve katrla yar
dm ediyor da bu yzden Mslmanlar kazanamyorlar. Yoksa
bunun aklamas ne olabilir?
Cebrailin bu aklamasndan sonra Muhammed Mslman
lara, "kindi namazmz Beni Kureyza diyarnda klacaz, hay40 Tecrid-i Ssih, Diyanet tere.. No: 512, 1191 ve 1565 hadisler; Buban-Mslim
Hadisleri, el'L'lii ve 7 Mercan, No; 1489; Buhari, Megaz, 30; Cihad, 8;
Mslim, Cihad, 65. No: 1765 ve Fedail-i Sahabe, 46- No; 2306; 7Cii(6-i Sitte,
1. Canan tere,, 12/149 {Buhari, Mslim, Ebu Davud ve Nesaiden naklen); Ibn'il
Cevzi, erMuntazam.... 3/238; Zehebi, Tarihi slam. 2/307; tbni Seyyidin- Nas,
Uyun'l E ser,.., 2/103 ve daha birok siyer kitaplar ile Ahzb Suresi'nin 26
27. ayetleriyle ilgili tm uzun tefsirler.

103

di savaa" talimatn veriyor ve_oluk ocuk dahil yaklak 1500


kiilik bir Yahudi kitlesini, -o grfaTiama kadar-ele geriyorar (ksmen l, ksnieh de sa olarak). Ele geirilen bu insanla
rn elleri boyunlarna balanyor ve onlarn akbeti hakknda
Muhammed, daha nce Yahudi olup da Mslman olan Sad bin
Muaz'a yetki veriyor. Sad'n da Hendek Sava'nda bir damar
kesilmiti ve kanamas devam ediyordu. Muhammed'n talima
tyla Sad bir merkebe bindirilip onun huzuruna getirtiliyor, Mu
hammed ona, "Bu insanlarn kaderini sana brakyorum. Acaba
bunlar hakknda kararn nedir?" diye .soruyor. Sad'n verdii ya
nt aynen u: "Eli silah tutan her erkei kltan geireceiz. Ka
dn ve kzlar cariye; ergenlik ana gelmeyen erkek ocuklar
da kle muamelesine tabi tutacaz diyor.
Muhammed'n, Sad'n bu yantna kar, "Senin verdiin bu
karar Allah'n emrine tam uygundur ve sen bu kararda tam isa
betli davrandn. Zaten seher vaktinde Cebrail de ayn ifade do
rultusunda Allah'tan bana vahiy getirdi" diyor.*'
4! Tecrd-i Sarih, Diyanet lerc.. No: 289 hadis erhiyle 157.S ve 1591 nolu hadisler.
Buhari-Mslim Hadisleri, cl'L'l vel Mercan, No: 1155; Buhari, Megazi, 30;
stizan, 26; Musiim, Chad, 64, No: 1769; Ebu Davucl, Harap, No; 3005; Tirmizi,
Siyer, 29. No; 1582; Kb-i Sine, . Canan tere., 12/106, 108. 150; Dareni, Siyer,
2/554, No: 2512; Ahme bin Hanbel, Msned, 3/22-71 ve 6/56; Aynca, Ibni Sad,
Tabakat, 2/287, Ibni Esir, el-Knl..., 2/185; bni Esir, Osd'l Gahe, No: 2445,
Askalani,
No: 3206, Kandehlcvi, Hayat-iSahabe, 1/496, Semhudi, Vefaiil Vefa, 1/306; tbni Kesir, el-Bidaye vc Nibaye, 4/124, "Beni Kureyza" md.;
Halebi, nsan1 Uyun. "Beni Kureyza" md., 2/481; Taberi, Mf//eifcr ve Hkm
darlar Tarihi, M.E.B, crc 5/500; Taberani. Mucem-i Kebir, No: 5323-26; Kastalani, ei-Mevahib'l Ledniye, 1/251; Ibni Abdi'l Ber, tstab, No: 958 ve ed-Drcr.,,, 1/182; et-Tac, Fedail-i Sad, 3/390 ve "Gazalar" ksm 4/420; bni Hibban,
Musannaf, 5/371, No: 19364; Zehebi, Tarihi slam, 2/316 ve Sireti AJam-i Nbela,
12/131, "Sad bin Muaz" ksmnda; Yakubi, 1/371; bnil Cevzi, eTMntazam,
3/298 ve daha sayamadmz birok tabakat ve siyer kilaplan ile mfessrlerden
Kad Beydavi, bni Kesir, evkani, Seyyid Kutup, Taberi, bn'il Cevzi, Nesef, Zamaheri, Tabaabai, bni'l Arabi, Merai ve daha adlarn sayamadmz birok
yazar, Ahzb Suresi'nin 26 ve 27. ayetlerinde yer alan "Beni Kureyza" hakkndaki
o ar fetvay kendi tefsirlerinde anlatmlardr. Fazla kaynak gstermemiz, konu
nun Islami kesimce tartmasz olduunu vurgulamak amacyladr.

104

Bu ar fetva, iin teorik yndr; acaba bunlarn akbeti ne


oldu, Muhammed onlar ldrd m, yoksa berat m etti? imdi
de bu safhay anlatmaya alyoruz.
Bu esirlerden erkek olanlar "same bin Zeyd evinde; kadn
larla kzlar ve ocuklar da "Remle binli Haris" evinde toplatlr
lar. Muhammed bunlarn idamlarna karar verdikten sonra, onun
talimatyla Medine'nin bugnk pazaryeri olan semtte hendekler-ukurlar kazlarak mezar gibi hazr hale getirilir. Daha sonra,
erkekler eli kolu bal bir vaziyette ve kafileler halinde oraya ya
natrlp balar kesilir ve o ukurlara atlr. Muhammed bu ke
sim iinde Hz. Ali ve Zbeyir bin Avam' grevlendirmiti. Bi
lindii gibi, ikisi de Muhammed tarafndan cennetle mjdelenen
10 gzide insand. Evet, Ali ve Zbeyir kesim iine devam eder
lerken Muhammed de bir yerde oturup onlar seyrediyordu. Ay
enin aktardna gre, bu kesim ii sabahtan akama kadar sr
m. Erkekler idam edilirken, kadnlar ve ocuklar da buna kar
feryat edip elbiselerini ve salarn ekerler.'*^
Hatta baz kaynaklarda, Mslmanlar Bedir harbinde ldr
dkleri baz insanlarn -rnein; meyye bin Halef gibi- zrh
larn frp iirmek suretiyle, topla oynar gibi onlarla oyna
mlar ve cenazeler dalp bozulunca, onlar olduu yerde bra
kp zerlerini toz toprakla kapatarak o halde brakmlar diye
geiyor. (rnein; Diyarbekiri, 7rj/- Hami, l/385.)^3

42 Vakidi, Megazi, 2/512-517; Halebi. nsan'I Uyun, 2/340, "Beni Kureyia ks


mnda bunlan anlatyorlar.
43 Mhammed'in emriyle Al ve Zbeyr'in onlar kesip ukurlara attklarna dair
kaynaka; Taberi, Milletler ve Hkmdarlar Tarihi. M.E.B. tere, 5/499-508;
Diyarbekiri, Tarihi Hami, 1/498; Halebi, nsan1 Uyun. 2/341, "Beni Kureyza
Sava ksmnda; bni Hijam, Siret. 3/258, "Beni Kuteyza ksmnda.

105

damdan Bir Kadn da Nasibini Abyor


Olay Hz. Aye'den dinleyelim:
"Erete veya Nebate binti Arza adnda bir kadn, bu savata
bir Mslman vurmutu. Bu yzden o da Muhammed tara
fndan arlp gtrld ve idam edildi."^
dam Edilenlere Yaplan Komik Yardm
Bu esirler henz idam edilmeden, Muhammed onlar hakkn
da, "Arkadalar, onlan imdi idam etmeyelim; nk hava scak
tr; brakn onlan serin bir saatte infaz edelim. Aynca, eer onla
rn can istiyorsa kendilerine hurma da yedirin; onlardan kim
Tevrat okumak istiyorsa, ona da izin verin" talimatn veriyor.
Bir taraftan bu esirler idam edilip oluk ocuklan dul-yetim
braklp tm mallanna el konuluyor; br taraftan onlara hurma
yedirmek, Tevrat okumalarna izin vermek byk bir olay olarak
addediliyor. Kald ki, onlarn nlerine atlan birka hurma da,
hayvana yem verilir gibi atlyordu ve o insanlar bu yzden bir
birlerine girdkJerinden byk bir izdiham meydana geliyordu.'^^
dam Edilenlerin Sayts
Yaygn olan gre gre, bunlarn says 800 le 900 arasn
da deiiyor. Bu konuda deiik kaynaklarda u grler vardr;
44 Ebu Davud. Cihad, 111, No: 2671: Taberi, age, 5/502; Halebi, age, 2/341; Vakdi, age, 2/516; tbni Seyyidi Nas, Uyunii'l Eser, 2/101-107; bni Esir, el-Kamil,
2/173, "Beni Kureyza" md.; Tarihi Hami, 1/498; Siret-i bni H/fam, 3/253, "Be
ni Kureyza" md,; Tahsin Emirolu, esbab-i Nzul, Ahzb Suresi 26-27; Zehebi,
Tarihi slam. 2/317 ve Ahb Suresi nin 26-27. ayetleriyle ilgili tefsir kaynaklan.
45 Ahmet zel, Savaj Esirleri, Diyanet yayn, s.40-41; Halebi, age, 2/333; Serahsi. Siyeri Kebir erhi, 3/1029 No: 1900; Vakidi, age, 2/512-14,

106

A' Byk bir ounluk, bunlarn saylarnn 800 ile 900 ara
snda olduunu sylyor;'*^
B- Saylannn 600 ile 900 veya 600 ile 700 veya en az 400
ile 600 arasnda olduklann syleyenler de vardr,"*'^
Saylar ister 400 olsun, ister 900 olsun bu fark etmez;
nemli olan onlara uygulanan bu cezadr. Bu cezann uygulan
dna dair yzlerce slm kaynak vardr; ayrca ileride deine
ceimiz gibi, Ahzb Suresi'nin 26 ve 27. ayetleri zaten bunu net
bir ekilde kabul ediyor.

ldrlrken de Kendilerine
Psikolojik kence Uygulanyordu
Muhammed o insanlan teslim aldktan sonra br yerde topla
yp kendilerine, "Ey domuz ve maymun kardeleri! Yediniz mi?
te haliniz; grn bakalm" diyordu. Onlar da buna kar, "Ey
Muhammed, biz senden bunu beklemezdik, neden byle hak
szlk yapyorsun?" eklinde yant veriyorlard.'**
46 Endlsi, Tefsir' Bahri'l Muhit: Nesef, Medarik\ Ahzb Suresi'nin 26 ve 27.
ayetlerinin tefsirlerinde; Taberi, Milletler ve Hkmdarlar Tarihi, 5/501; bn
Kesir, Bidaye Nihaye, 4/128, "Beni Kureyza" md.; Zehebi, Tarihi slam, 2/307;
Semhudi, Vefa'l Vefa, 1/306; Sireti bnj Hi^am, 3/258; bni Seyyidi'n- Nas,
age, 2/103; Alusi, Ruhu'l maani. Ahzb-27.
47 Begavi, Mealimv't Tenzil; Suyuti, ed'Drr'I Mansur; bnil Cevzi, Zadi Mesir: Tefsiri Ebu Suud; btn bunlar, Ahzb Suresinin 26. ayetinin tefsirinde
800-900 aras diye yazyorlar.; Tecrid-i Sarih. Diyanet tere., 1591 nolu hadisin
erhinde, 400-600 diye yazyor; Vehbc Zheyli. Tefsiri Mnir, Merai, Seyyid
Kutup, Fi ZilaTil Kur'an, Ahzb Suresi'nin 26. ayetinin tefsirinde 700 ile 800
aras diyorlar.
48 Tahsin Emirolu, Esbab-i Nzul. Ahzb-26-27; Taberi, Ahzb tefsiri, ayet 26
27; bni Kesir, Bidaye, Nihaye, 4/128, "Beni Kureyza" blmnde; Halebi, age,
2/333; 2^chebi, Tarihi slam, 2/317; Kt^i Sine, brahim Canan tere., 12/107;
bni Hibban, Musannaf, 5/370, bni Seyyidi'n-Nas, age, 2/103 ve daha niceleri,

107

Muhamned, daha nce Bedir Sava'nda miiriklerden ldr


d o 70 insann cenazelerini "Kalib" kuyusuna atarken de, onlara
yle sesleniyordu: "Grdnz m ite sonunuz byle olacak,"'^^
Halbuki mrikler Uhud Sava'nda MUslmanlardan 70 ki
iyi ldrrken, onlarn lideri Ebu Sfyan Muhammed'e yle
seslenmiti: "Ey Muhammedi Eer bu savata benim askerle
rimden herhangi biri, ldrlen bir askerinize ikence yapm
sa, unu bil ki benden habersiz yapmtr" deyip adeta mazeret
dilercesine bir nezaket gsteriyordu,^^
Yahudilerin ceza olarak Allah tarafndan maymuna dnt
rldkleri Kur'anda da geiyor. Bu konuda birka rnek verelim:
1- "Bakara Suresi'nin 65. ayetinde, Yahudilerden cumartesi
yasana uymayanlarn, Allah tarafndan maymuna dntkle
ri anlatlyor,
2- Mide Suresi'nin 60. ayetinde, Yahudilerin Allah tarafn
dan maymun ve domuza dntrldkleri, knandktan ak
bir ifadeyle belirtiliyor,
3- Araf Suresi'nin 166. ayetinde Yahudilerin Allah tarafn
dan maymuna dntrldkleri tekrar ifade edilmitir.
4- Mide Suresi'nin 82. ayetinde ise Yahudiler, Mslmanla
rn bir numaral dman olarak gsterilmiken, Hristiyanlar
ise, Mslmanlara en yakn olarak belirtilmitir,
|
Dikkat edilirse, bu gibi Yahudi aleyhtar ayetler hep Medi
nede inen surelerde gemektedir. Sadece Araf Suresinin 166,
ayeti Mekkede inen bir surenin iindedir. O da ya Medine'de
inmi de oraya alnm -nk bu tr ayetler Kur'an'da vardr-;
ya da bir vesileyle Mekkede inmitir.
49 bni Kesir. Bidaye-Nihaye, 3/292 "Bedir" blmnde; aynca, Trkiye Diyanet
Vakf slam Ansiklopedisi, "Bedir" md,, 5/326 ve Vaktdi, Megazi, 2/500. "Bedir"
blm; bni Hiam, Sie, 2/639'da bu olay aynntl bir biimde ele almlar.
50 Buhar, Cihad, 164. bap; Mej;azj,17. bap; Tecrid-i Sarih, Diyanet tere., 8/399,
No: 1269; Ktb-i Sitte. , Canan tere., 12/122 Buhari ve Ebu Davud'dan naklen

108

Bu gibi ayetlerden hareketle u saptamalara varyoruz;


a) Medine dneminde bu ayetler indiine gre ve orada en
ok da Yahudiler Muhammed'i rahatsz ettiine gre, besbelli
dir ki, bunlar bir ihtiyaca binaen inmitir (ortaya konmutur).
b) Kald ki, insann maymuna dnmesi olaynn akl ve bi
limsellikle aklanmas mmkn deildir.
c) Mide Suresi'nin 82. ayetinde, "Mslmanlar iin en ciddi
tehlike Yahudilerdir; Mslmanlara en yakn olanlar da Hristiyanlardr diye geiyor. Halbuki tarihe baktmzda, Msl_umanlara en ok Hristiyanlarn k ^ kustuklarn gdi^ruz. Hepimi
zin bildii gibi, Hal Seferleri en az iki asrsiVmu X'ebu sava
larda Mslmanlar neredeyse dalma-bitmc noktasna gelmiti;
ama Yahudilerin ise Mslmanlara bylesine byk apl zarar
lar dokunmamtr.
d) Mide Suresi'nin 64. ayetinde, "Biz Yahudiler arasna k
yamete kadar kin ve dmanlk soktukj onlar ne zaman topar
lanmak isterlerse, sava iin hazrlk yaparlarsa b^onlan^T vafk klmayz deniyor. Ama bugn hepimizin bildii gibi, bir
avu Yahudi (ister bakas taral'ndan desteklensin isletulesidilenmesin, fark etmez), Mslmanlara kan kusturuyor. Hani az
nceki ayetlere gre gya Allah onlara frsat vermezdi!

Kadm ve ocuklarn da Sattlar


Muhammed, bu insanlar ldrdkten sonra onlarn eleri ve
kzlarndan 16 tanesini zel olarak ayryor ve bunlardan "Reyhane"yi kendine seip geriye kalan 15 tanesini de dier nemli
dostlarna datyor. Muhammed, Beni Mustalk Sava'nda da
kendine Cveyriyeyi, daha sonra meydana gelmi olan Hayberde ise Safyeyi semiti. Onun kars, sava maduru ka
dnlard, Baz slami yazarlar, "Muhammed'in sava esiri kadn
109

lan almasnda mutlaka bir toplumsal yarar vardr da o yzden


byle yapm, yoksa gece hayat iin byle bir uygulamaya ba
vurmamtr" diyorlar, Muhammedin, gece hayat iin mi, yoksa
bar iin mi o sava esiri kadnlar kan olarak alm olduu ko
nusunda, Muhammed ve Kurmaylarnn Hanmlar adl kitabm
da geni bir ekilde bilgi verilmitir.
Bu arada, henz idam olay gereklemeden nce bir Yahudi,
"Artk her eyimize el koydunuz, hi olmazsa gzlerimiz nnde
namusumuza el uzatmayn" diyor. Fakat. Muhammed bunu din
lemiyor. (rnein; Vakidi, Megazi, 2/520'de bu olay geiyor.) Bu
olayn byk bir blmn zaten Kuran'dan dinleyeceiz,
Muhammed. bu 16 bayan setikten sonra, geriye kalanlar
dan bir ksmn dier arkadalarna datyor, bir ksmn da sa
tyor. Muhammed, ihtiya fazlas kadnlarla erkek ocuklarn
dan bir blmn, Sad bin Zeyd'e teslim edip onlar satmak iin
"Necd" blgesine, bir ksmn da "am" tarafna gnderiyor;
onlarn satndan elde edilen parayla da ordu iin at ve silah sa
tn alyor. Tabi ki bunlar satn alanlar da yabanc insanlard.
Demek ki bir imsann deeri bir at kadar yokmu. nk, insan
satp onun parasyla sava iin at ve silah almak ok tuhaf bir
ey! (Tabi ki erkek ocuklar kle, kadnlar da cariye olarak sa
tyorlard) Hz. Osman'n paras olduu iin, o da cariye olarak
bir ksm kadn satn alm. Alrken de zengin ve mcevherat
olan hanmlar tercih ediyormu. Abdurrahman bin Avf ise,
gen kadnlar satn almay tercih ediyormu. Tabi ki savaa git
meyen dier kabilelerden baz Yahudiler -az sayda da olsa bu
insanlar bakasna kle-cariye olarak satlmasnlar diye- bir
ksmn para deyerek Mslumanlardan geri almlard. rne
in; Yahudi olan "Ebu Cehm", "Ben Muhammed'den iki kadn
satn aldm; her birinin ocuu vard. Hepsini (300) dinara
(altn para) satn aldm" diyor, Mslmanlardan Muhammed bin
Mesleme, "Beni Kureyza Sava'nda kadnlar bllrken ba
110

na tane dt; hepsini de sattm" diyor. (Dyarbekiri, Tarihi


Hami, 1/499 ve Vakidi, Megaz, 2/523-25,)^

Sad Bin Muaz Bedir'de de Acmaszd


Hatrlanaca zere. Bedir Sava'nda ele geirilen esirler hak
knda mer idam istiyordu. Sad bin Muaz da tpk onun gibi
idamdan yana tavr koyup mer'i destekliyordu. Peki bylesine
sabkal birine bu esirlerin teslim edilmesi doru olur muydu?
Kald ki, bu ahsn Hendek Savanda bir damar kopmutu ve
"Allah'm, Beni Kureyza hakknda verilecek cezay bana gster
meden ruhumu alma" eklinde dua diyordu. Zaten Muhammed,
Sad'n idamdan yana fetva vereceini bildii iin bu ii ona brak
mt. Ama her eyden nce, Muhammed'in bu konuda Saddan
fetva sormas ok ilgintir. nk arkasnda Allah'n olduunu
iddia eden Muhammedin kalkp da bir Yahudiye muhta olmas,
onun fetvasna gre hareket etmesi, gerekten ilgin bir eyimi
51 Muhanmedin bu ocuk ve kadnlan satp paralanyla at ve silah ald konusu,
ok ilgin bir olay olduu iin, slam tarihinden birok kaynak yazmay uygun
buluyoruz; Tecrid-i Sarih, Diyanet tercmesi. No: 1575; Buhari-Mslim Hadisle
ri, el-LUi ve'I Mercan. No: 1154; Buhari, Megazi.14; Mslim, Cihad, No;
1766; Ebu Davud, Hara. No: 3005; Z^heb, Tarihi s/an, 2/317; bni Seyyidi'nNas, nsanii'! Uyun, 2/112; bnt Esir, sd'l Gabe, No: 1997, "Sad bin Zeyd b
lm; bni Abdi'l Ber, stiab, No; 9^5, "Sad bin Zeyd" ksmnda; Serahsi, Siyeri
Kebir erhi. 4/1592; bni Habib, Muhabber, s,93; Askalani, sabe, No: 3160,
"Sad bin Zeyd" bolm; bni Hiam, Siret, 2/258, "Beni Kureyza" blm; Halcbi, Dsanii'l Uyun, 2/346, "Beni Kureyza" blm; Taberi, M7/ciJer ve Hkm
darlar Tarihi,
5/505-508; bni Kesir, Bidaye-Nihayc, 4/128, Beni Ku
reyza" blmnde; tefsirlerden de. Begavi. Taberi, Suyuti (edDrr1 Manstr),
Dervezc (Tcfsir'l Hadis), Tabatabai ve daha birok mfessir, Ahzb S resi'n in
26 ve 27. ayetlerinin tefsirinde bu kadn ve ocuklarn Muhammed tarafndan sa
tlp elde edilen parayla da at ve silah alndn yazyorlar.
52 Tecrid-i Sarih, Diyanet tere,. 261 ve 289 nolu hadislerin erhinde; slam Ansik
lopedisi, Diyanet yayn, "Bedir" maddesi. 5/326 ve E.sr" md. 11/383; Ms
lim, Cihad. No: 1763; Buhari, Megazi, 30; Mslim, Cihad. No: 1769; Ebu Da
vud. CenaU, No: 3101; Nesai, Mesacid. 18, No: 708; Tirmizi, 5>er, 29, No;
1582; Ktb-i Bitte, . Canan tere., 12/108. 149. 536 ve daha niceleri.

111

Muhammed Bylesine Bir Sad'a Alyor


Evet, Sad ldnde Muhammed onun iin, "Sadn lm
iin 7 (yedi) kat gk yasa girdi ve onun iin gkler bile titredi"
diyor. Bylesine zalim bir insana Muhammed ite bu fadeyi
kullanyor. stelik Sad ldnde, Muhammed ve ekibi onun
iin alyorlar. Sad henz Mslman olmadan, ok nemli biri
olduundan, air onun hakknda, "Eer Sad bin Muaz ile Sad
bin Ubade Mslman olsalar, artk Mekke'de kimse Muhammede kar gelemez" diye iir yazmt. Ayrca Muhammed
onun iin, "Muhacirlerden en ok Ebu Bekir'i, Ensardan da en
ok Sad' severim" diyordu.^^
Sad'n cenazesi kabre gtrlrken, bazdan yolda onun hak
knda "Cenazesi ok hafiftir, onun verdii bu ar fetvadan olsa
gerek, iinde iman kalmamtr ki ar gelsin" demeye balyorlar.
Bunu duyan Muhammed, "Sad hakknda kt niyetli olmayn.
nk, az nce Cebrail vahiy getirip yle dedi: Gkte melekler
bu ahs iin Acaba bu kimdir' diye hayret ediyorlarm ve onun
iin Ar' A'la titriyormu. Ayrca, onun iin u anda 70 bin melek
inip cenazesini tayor. Bu melekler, imdiye dek hi yeryzne
inmemilerdi, te cenazenin hafif gelmesi bundandr" d iyor.
52 Tecrd-i Sa^ib, Diyanet tere., 26 1 ve 289 notu hadislerin erhinde; slim Ansik
lopedisi, Diyanet yaym, "Bedir" maddesi, 5/326 ve "Esir" md. 11/3S3; Ms
lim, Cihad, No: 1763; Buhan, Mecazi, 30; Mslim, Cihad, No: 1769; Ebu Davud, Cenaiz, No: 3101; Nesai, Mesacid. 18, No: 708; Tirmizi, Siyer, 29, No:
1582; Ktb-i Bine. . Canan tere,, 12/108, 149,536 ve daha niceleri.
53 Tecrid-i Sarib, 638, 1151, 1345, 530 nolu hadisler ve erhleri; Mslim, Fedait,
No: 2466-67; Buhari, Mcnakb, 12, bap; Tirmiz, Menakb, 50, No; 3848; . Cartan,
a^e. 12/535-36; Taberi, Mdletler ve Hkmdarlar Tarihi, M.E.B., 5/507; Heysemi, Mecroeu'z-Zeva/ti 9/309; el-L' ve'l Mercan, No: 1603 ve daha niceleri.
54 bn'il Cevzi, Stfat- Saf ve, 1/237; Hey semi, age. 9/308; bni Kesir, Bidaye, Nihaye, 4/130; Askalani, sabe, No: 3206; Ktb-i Sine, brahim Canan tercemesi, 12/537; T im izi, Menakb. No: 3849; Haleb, age, 2/344; Hakim, Mstedek,
Fedail, 3/207; bni Esir, sd'I Gabe, No: 2045; bni Abdi'l Ber, stiab. No:
958. Ayrca birok mtifessir de Ahzb Suresinin 26. ayetinin tefsirinde bu bil
gileri sunmulardr.

112

Bir gn Devmet'l Cendel" emin "Ukaydr bin AbdiI Me


lik", Muhammed'e ince atlastan bir cbbe hediye ediyor. Halk,
Muhammed ipek gibi eyleri haram kldndan, bu parann ok
gzel olmas karsnda hayret edince, Muhammed, "Ne hayret
ediyorsunuz, Sad bin Muazn cennetteki mendilleri bundan ok
stndr" diyor. Aslnda onlann sorusuyla Muhammedn cevab
arasnda herhangi bir ba kuramadk. Ama biz yine de konumuz
la ilgili ksm zerinde duralm; Grld gibi, Muhammed
bylesine bir Sad' cennet ampiyonu olarak ilan ediyor.^^
Sad mezara gmldnde, millet henz oradayken kabri
kyor. Bu yzden millet bir daha, "Sad, kt adamdr" diye
dedikodular yapmaya balyor, Muhammed onlara, "Aslnda
herkes kabir azabn tadacaktr. Bakn Sad gibi byk bir insan
bile bundan kurtulamyor. Hepiniz ken kabrini grdnz;
ama ben kendisine dua edince o kurtuldu: yoksa o durumda ka
lacakt" diyor,
Beni Kureyza hakknda imdiye kadar anlattklarmz artk
Kur'an asndan ele alacaz.
nce Ahzb Suresi'nin 26 ve 27, ayetlerinin anlamlann ay
nen verelim:
"Allah, Ehl-i Kitaptan onlara (Mekke mriklerine) destek
olanlar da, yreklerine korku drerek, kalelerinden indir
di. Siz onlarn bir ksmn ldryordunuz, bir ksmn da
esir ediyordunuz. Allah sizleri onlarn yerlerine, yurtlarna,
mallarna ve henz ayak basmadnz arazilere varis (sahip)
kld. Allah'n gc her eye yeter."
55 Tecrid-i Sarih, No: 1140, 1151, 1345. Mslim, Fedail, No: 2468; Tirmizi, Menakb. No: 3847; Buhar, Menakb- Asbab, 12; Hibe. 28; Bed'u't Halk, 8; Eyman.
3; Libaa, 26; Kilb-i Sine, brahim Canan tercemesi, 12/434-37; Zehebi Tarihi
slam. 2/317; bni Seyyidi'n-Nas, age. 2/103; eTL'l ve'l M ere^, No' 1604-5
56 Zehebi, Tarihi slam. 2/317; Vakidi, Megaai. 2/525, Hakim, Msedrek, 3/205;
Taberari, Mucem-i Kebir, No: 5346: Hey.semi, age, 9/308, bni Kesir, BidaveNihayc, 4/128.

113

Evet, Beni Kureyza macerasndan iki yl nce meydana ge


len Uhud Sava'ndan sonra oluan ayetlerde zetle, "Savata
kazanmak varsa, kaybetmek de vardr' deniyordu. Ama, Beni
Kureyza'da Mslmanlar galip gelince. Bedir Sava'nda gelen
ayetler gibi tekrar, "Ben onlarn kalplerine korku saldm, onlan
ben kalelerinden kardm, bylece siz onlarn bir ksmn ld
ryordunuz, bir ksmn da esir muamelesine tabi tutuyordunuz
ve siz onlarn btn mallarna sahip oluyordunuz" eklinde
farkl bir anlayla ayetler inmeye balad.
Konumuzla yakn ilgisi nedeniyle u olay da aktaralm: Be
dir Sava'ndan sonra Muhammed, "Beni Kaynuka Yahudilerine yneliyor ve birka gn zarfnda onlar teslim alyor. Gerek
esi ise. Bedir Sava'nda kazand iin Medine'yi muhalefet
ten temizlemektir. Zaten az sonra ayrntl olarak, Bedir, Uhud,
Hendek, Beni Kureyza ve Beni Kaynuka gibi nemli savalarn
sebepleri zerinde duracaz.
Muhammed "Beni Kaynuka" Yahudilerini ele geirince,
idam etmek niyetiyle "Mnzir bin Kudame adnda br arkada
na teslim ediyor. Bunlarn says, yaklak olarak yedi yz idi.
Muhammed'in talimatyla onlarn elleri ve kollar balanr; hat
ta kesmek iin yere bile yatrlrlar. Bunlar, Abdullah bin Selul'un mttefikleriydi. Abdullah, Muhammed'in onlar ldrmek
zere olduu haberini alnca, hemen onun yanna varp bunlarn
serbest braklmalarn ister. Muhammed ilk etapta onun isteini
reddeder; daha sonra Abdullah onun yakasndan/cebinden tutup
kendisine, "Bu insanlar ya brakacaksn ya brakacaksn; aksi
halde ok kt olur!" deyip onu tehdit edince, o elleri ve kollar
balanp da kesime hazr hale getirilen Yahudiler, Medine'yi
terk etmek artyla serbest braklyorlar. Ayrca Muhammed ta
rafndan onlarn tm mallarna da el konuyor. Muhammed, on
lar Abdullahn zoruyla/tehdidiyle serbest brakrken, kendisi
ne, "Al gtr, Allah size lanet etsin" diyor.
114

Beni Kureyza YahudiJeri esir alnrken. Muhammed'e "Abdul


lah bin Seluiun" Beni Kaynuka Yahudilerini kurtarmasn hatrla
tyorlar: Niin sen onlar Abdullah iin affettin de bizi affetmiyor
sun diye. Ama nafile! Akladmz gibi, Beni Kureyza Yahudile
rinin erkeklerini kltan geiriyor ve kadniann da ksmen sap
ksmen de cariye-kle olarak kullanyor (Vakdi, age, 2/510).
Burada unu sormak gerekir ki, Muhammed'in emriyle bu
700 insann eli kolu balanm ve idam amacyla yere bile yat
rlmt. Daha sonra Abdullah bin Selul gelip Muhammed'e ri
cada bulunmu ve ilk etapta onun ricasn kabul etmemiti; ar
dndan Abdullah onun yakasna yapp aba altndan sopa gs
terince, bu sefer Muhammed hepsini serbest brakmt. Peki,
malubiyetle sonulanan bu tr olaylar niin Kur'an'da ilenme
di, neden ayetler st ste inmedi?
Eer Muhammed bu olayda da baar gsterseydi, herhalde
ok farkl ayetler inerdi!^^
Kur'anda ilenen savalardan u olay da -konumuzla ilgLsi
nedeniyle- aktarmak istiyoruz: Medine dneminin 4. ylnda
Muhammed, Beni Nadir Yahudilerini 15 gn muhasara altna
alyor ve en son onlann maln alp kendilerini Medineden
kartyor. Onlarn menkul olan mallarn tamamen, gayri menkul
lerini de ksmen kullanyorlar; ksmen de -zellikle, "Bveyre"
adl hurmalk ormanlar- yakyorlar. Mslmanlar burada da ga
lip gelince, -olayn bitiminden epey sonra- tekrar birok ayet in
meye balyor. nce bu ayetlerin meallerini sunalm;
57 Ibni Sad, Tabakat. 2/264, "Beni Kaynuka" blm; Zehebi, Tarihi slam,
2/307; 1. Canan, age. 12/100; slam Ansiklopedisi, M.E.B. tere., 6/467, "Beni
kaynuka" md,; Sireti bn shak, 368, Sezai zel tere.; bni Esir, el-Kamil...,
2/138; Halebi, age, 2/143; Ahmet zel. Sava Esirleri, Diyanet yayn, s,37;
Taberi, Afi//ei/er ve Hkmdarlar Tarihi. M.E.B. tere., 4/343-M ve tefsirinin
Ahzb 27. ayeti; Diyarbekiri, Tarihi Hami. 1/409; bni Seyyidin-Nas, Uym
Eser, 1/295; Aynca. Ahmet Zeyni Dahlan, Sireti Nebi, 1/221; Kdai'nin el-ktifau bima.. 2/164; Sireti bni Hiam, 3/258; bni Habban Temimi, Kitab's-Siikat, 1/210 ve sayamadmz birok kaynak.

115

1- "O Allah ki, Ehl-i kitaptan kfir olanlar, ilk srgnde


yurtlarndan kard. Siz onlann kacaklann sanmamtnz.
Onlar da, kalelerinin, kendilerini Allah'tan koruyacan san
mlard. te onlara, hesap etmedikleri ynden Allah'n emri
geliverdi. Allah, bunlarn yreklerine korku drd. yle ki
evlerini hem kendi elleriyle, hem de mminlerin elleriyle y
kyorlard. te ey akl ve basiret sahipleri, siz (bundan) ibret
aln." (Har Suresi, 2. ayet.)
2- "Eer Allah onlar zerine srgn yazmam olsayd (yani,
daha nce onlar hakknda srgn kaderini yazmasayd) dn
yada kendilerini iddetle cezalandracakt. Ahirette de ayrca
onlar iin cehennem azab vardr. Bunun sebebi udur: n
k onlar, gerekten Allaha ve peygamberine muhalefet etti
ler. Kim Allah'a muhalefet ederse, phe yok ki Allah'n aza
b etindir." (Har Suresi, 3 ve 4. ayetler.)
3- ''Herhangi_bir hurma aacn kastini? veya kesmeyip de halin^braktnz ise, (hepsi) Th'n zniyledir.Jasklan rsva
etmek iin (Tai)'byle yapyor." (Har Suresi, 5. ayet.)
Bu hurma aalarn yakma konusundaki Allah'n izni hadi
sesi, Tecrid-i Sarih, Diyanet tere., No; lS76'da ok detayl br
ekilde ele alnmtr. Bu arada "Beni Nadir" Yahudiler srgne
gnderilince, bu sefer Muhammed ve Mslmanlar, onlardan
geride kalan mal zerine anlaamyorlar. Onlarn susturulmas
ve bu kargaann nlenmesi iin ayn blm-sure iinde (az n
ceki ayetlerden hemen sonra) u ayetler iniyor;
4- "Allahn, memleketler ahalisinden peygamberine verdii
fey, 'Allah'a, peygamberine, yaknlarna, yetimlere, yoksulla
ra ve yolda kalmlara aittir. Ta ki (bu mallar) iinizde zen
ginler arasnda dolaan bir devlet olmasn! Peygamber size
116

'

{bu fey ve ganimetlerden) ne verdiyse onu alm, size neyi ya


sak ettiyse de ondan saknn. Allah'tan korkun, nk Al
lah'n azab etindir." (Har Suresi, 7. ayet.)
5- "Bir de bu mallar, hicret eden fakirlere aittir. Onlar, Al
lah'tan bir iyilik ve rza ararlarken, Allah'a ve peygamberine
yardm ederlerken, yurtlarndan ve mallarndan karlm
lardr. te bunlar, vefakr olanlarn ta kendileridir." (Har
Suresi, 8. ayet.)
lgintir ki, bir srgn (Beni Nadir) olaynda bu kadar ayet
inmitir. Halbuki, Hcaii.bQlgai g ibi aatan mahrum olan bir
yerde, bin bir zorlukla yetitirilen aalarn kesimine Allah'n
msaade vefmesT^ITgrp bir ey! Laha vahimi, Har Sure
si n h l.'^ e fh d e .^EeT'AlTat on tara srgn hkmetmeseydiyazmam olsayd, elbette onlar dnyada baka ekilde-daha
ar bir cezayla cezalandracakt" biiminde kullanlan fadedir.
Burada Allah onlara uygulad srgn cezasn az bile buluyor.
Bir dier husus, hem Har Suresi'nin 7, hem de Enfl Suresi'nin 41. ayetlerinde ve birok hadiste Muhammed'in yaknlarna
tannan ayrcalktr: Fey' olsun, ganimet olsun Muhammed'in ak
rabalar genel olarak fakirler arasnda ele alnmam, bunlara n
celik ve zellik tannmtr. Bugn yeryznde herhangi bir dev
let bakan, kard yasaya kendi akrabas iin "Hzineden u
kadar maa/gelir akrabama verilecek" diye zel bir madde ekle
yecek olursa, halk bunu kabul eder mi? ayet onlar da fakirse, o
zaman dier fakirler statsne tabi tutulmal; dierlerine ne veril
diyse, onlara da o verilmeliydi.
Sonu itibariyle, ganimet ve fey' konusunda Kur'an'da Mu
hammed'in akrabalarna tann^ ayrcalk, Kuran hakknda iyi
lie iaret br hadise tieridir nn akrabalanyla ilgili cmleler,
zaten net bir ifadeyle Kur'aT^a geiyor; ancak, akrabadan kim
lerin kastedildii konusunda ihtilaflar vardr. rnein, kimileri,
"Haimoullan, Muttaliboullar ve Ebu Talib'in ocuklar olan
117

Hz. Ali, Cafer ve Akil ile Hz. Abbas'n soyu ve Haris bin Abdlmuttaiibin ocuklar kastedilmitir" diyorlar. Kimileri, daha
farkl eyler sylyorlar. Ama nemli olan hangi akrabalarnn
kastedildii deil, onlara tannan ayrcalktr.
Burada bir ince hesap daha vardr. O da udur: Bu "Beni Na
dir" olaynn iinde anlatld surenin ad "Har" Suresidir.
"Har" burada srgn anlamndadr. te srgn anlamn ieren
"Har kelimesi, surenin ikinci ayetinde getii iin, bu blme
Har Suresi denmitir.
imdi de Muhammedle Yahudi 1er ve Mekke mrikleri ara
snda meydana gelen nemli savalarn sebepleri zerinde dur
mak istiyoruz. Tabii ki burada da kaynak olarak alnt yapt
mz eserler yine Kur'an ve slam tarihinde muteber (gvenilir)
olan eserlerdir.
Muhanmed Mekke'den Medine'ye geince, orada bulunan
tm nemli Yahudi kabileleriyle vatandalk szlemesini onay
lyor. Tabi ki her kabile bunu gnll olarak kabul ediyor. Sz
lemenin erii u: "Kim dardan Medine'ye saldrrsa, din
fark olmakszn hepimiz savunma yapacaz" eklinde. Aslnda
bu anlamay kabul etmekle Medineliler ok tehlikeli bir i yap
m oluyorlard. Zira, onlarn onayladklar bu antlama, Mekkeli mriklerin dman olan Muhammedi direkt olarak des
teklemek anlamna geliyordu. Dolaysyla, bu olayda en krl
olan Mhammcddi; o kendi gvenliini garantiye almak iin
byle bir .savunma szlemesini istiyordu; Medineli Yahudilerin
ise, hemen hemen Mekke halkyla hi sorunlan yoktu. Peki ne
oldu da fazla zaman gemeden ortalk tarumar oldu ve bunlar
anlamay bozup birbirlerine girdiler?
Biz bu yazmzda, "Hangi taraf daha nce saldry gerek
letirdi?" somsuna yant aramak yerine, savaa sebebiyet veren
olaylar zerinde duracaz. Olay bu ekilde ele alnrsa daha
salkl bir sonuca varlabilir.
Bu nedenle, savalarn nedenleriyle ilgili Kur'an ve slam ta
rihinden derlediimiz nemli sebepleri aklamaya geiyoruz:
ts

S a v a la n n S e b e p le ri

1. Sebep ve Sava^ in R Kvdcm


Muhammed, Medineye geip oradaki Yahudilerle bar sz
lemesini onayladktan sonra ok ksa bir zamanda, hicretten
yaklak olarak 17 ay sonra miladi 624'te, Abdullah bin Cah
komutasnda on-on iki kiilik bir silahl grubu, (kendince) asa
yii temin maksadyla "Batn-i Nahle" denilen blgeye gnderi
yor. Aylardan "Recep aydr. Bu grup oraya varnca drt kiilik
bir Mekkeli ticaret kafilesiyle karlayor. Bu drt kii, o silahl
Mslmanlar grnce korkuyorlar ve kalkp birbirlerini tra
etmeye balyorlar. Tratan gayeleri, kendilerinin, "umre" iba
detinden henz ktklarn, dolaysyla hibir kt niyetleri ol
madklarm vurgulamakt. (nk gerek hac, gerekse umre iba
detlerinde tra olmak da vardr.) Daha dorusu, bu tra eyle
miyle Mslmanlara bar mesajm vermek istiyorlard. Ama
maalesef istenen olmuyor ve korktuklar balarna geliyor;
Mslmanlar onlara saldrp "Hadrem olu Amr" ldryor
lar. (Bu ahs, ayn zamanda Mekke'nin ileri gelen bir ailesine
mensuptu.) "Osman" ve "Hakem" adlarnda iki kiiyi de esir
alyorlar. "Nevfel" adnda drdnc ahs ise, kamay baar
yor. Mslmanlar ayrca onlarn btn mallanna da el koyuyor
lar. Bu menfur (haksz) olayn ilendii ay "Recep" ayyd ki,
teden beri Araplarn geleneinde bu ayda savamak kesinlikle
haramd (yasakt). Hatta bir insan bu ayda kendi babasnn kati
liyle de karlasa, asla ona dokunmayacakt. Ama ne yazk ki,
Mslmanlar hem sebepsiz ve susuz olarak o adam ldrd
ler, hem de byle bir ayda cinayet i^le|ip bara glge^uur^1er ve artk bu olaydan sonra' telafisi imknsz olan bir belann
kapsn am oldular. MslmanTf TSSfT^n Recep aynda
meydana gelen bu olay, blge nsanlar tarafndan nefretle kar
land. zellikle, Mekke halk nfiale geldi. Hatta ldrlen
Amr'n kardei "Amir", Mekke'nin sokaklarna plak olarak
kp feryat ediyordu.
119

ite bu olayn hem haksz olarak, hem de byle kutsal bir ay


da meydana gelmesi, Mekke mriklerini harekete geirdi ve bu
olay akabinde artk aralan iyice alm oldu. Bu hadise, ayn za
manda Muhammed'le szleme imzalayan Medinelileri de ku
kulandrd, onlarn kafalarnda, "Bu adamn tavrlarndan yle
anlalyor ki, gelecekte bizi de rahatsz edebilir" imaj olumaya
balad. Bu "Batn-i Nahle" vakas, gerekten de Bedir, Uhud,
Hendek, hatta Hayber, Beni Nadir, Beni Kaynuka, Beni Kureyza
savalarnn meydana gelmesinin en nemli sebebidir desek, tam
isabetli olur. Bu konuda birok kaynak gsterilecektir; hele u
rnek ok nemli: Urve bin Zbeyr, Hz. Alinin olu Haan'a
atf yaparak, "Hakla batl birbirinden ayran Allah'a yemin ede
rim ki, Hadremi olu Amrn Mslmanlarca ldrlmesi. Bedir
Sava'nn tek nedenidir" diyor. Bu olaydan hemen sonra ok k
sa bir zamanda Bedir Sava balyor.^
Mslmanlann az bir menfaat karl o susuz insanlar l
drmeleri-esir almalar, bu cinayetin Recep gibi kutsal bir ayda
ilenmesi, gerekten Muhammed'i zor durumda brakt iin
Allah bu konuda ayet gnderip onu kurtarmalyd. Nitekim de
Muhammed, evrede iyi bir grnt sergilemek iin, nce kendi
adamlarna kzd gibi grnd, onlar haksz grd. Hatta, ilk
etapta o insanlardan alnan ganimetten kendi ahsna den pay
almad. Bu arada teden beri gelenek haline gelen Recep aynn
kutsall, yeni inen ayetle onayland. Konuyla ilgili Bakara Suresi'nin 217, ayetinin meali u:
58 Trkiye Diyanet V atfmn hazrlad slam Ansiklopedisi: a) "Abdullah bin
Cahj" maddesi, 1/89, smail L. akan'm yazs, b) "Bat-i Nahle" mad., 5/203,
Musla ta Fayda'mn kaleminden, c) "Bedir" mad. 5/325-26; Taberi, MiDethr ve
Hkmdarlar Tarihi, M.E.B, tere,, 4/255-56; bni Kesir, Bidaye-Nihaye. "Batni Nahle" blm, 3/247 ve "Bedir" ksm, 3/256; Halebi, rtsanl Uyun, "Batn-i
Nahle" blm, 3/141; Diyarbekiri. Tarihi Hami, 1/365; Vahidi, Eshab-i N
zul, Bakara Suresi 217. ayet; bni Seyyidi'n-Nas, age, 1/360; Fahretin er-Razi,
Tefsiri Kebir; Kad Beydavi, Envar't-Tenzil. Bakara Suresi 217. ayet; Vakdi.
Megazi, "Abdullah bin Cah^" blande 2/13; bni Abdi) Ber, ed-Drer..., 2
1/100; Sheyli, Revd'i Unuf, 5/64 ve daha birok kaynak,

120

"Senden haram ayda (Recep'te) savan doru olup olmad


n sorarlar. De ki, o ayda savamak byk gnahtr; ancak,
(insanlar) Allah yolundan evirmek, Allah' inkr etmek,
Mescidi Haramn ziyaretine engel olmak ve halkm oradan
karmak, Allah katnda byk gnahtr."
nen bu ayetle, o zaman halk arasnda yaygn olan Recep ay
kutsallna meruiyet kazandrlyor. Daha dorusu Allah,
Mslmanlar tarafndan ilenen eyleme kar Recep aynn kut
salln onaylyor. Fakat, bir tala iki ku misali ayn ayette, ci
nayet ileyenleri savunuyor: "Evet, Recep aynda sava gnah
tr, ama sizin Mslmanlara yaptnz ise byk gnahtr" di
yor. Yani, yaplan yanl, kar tarafn yanln emsal gstere
rek savunuyor. Halbuki, her iki olay arasnda hi de ilgi-benzerlik yoktur. Olay daha bitmedi, devam ediyor.
Bu ayetler inip ortam biraz yatnca, Muhammed daha nce
kendi payna dp de kabul etmedii ganimetin 1/5'ini alyor.
Gereke de, bu olayla ilgili inen az nceki Bakara Suresi'nin
217. ve 218, ayetleri. 218. ayetin anlam biraz sonra sunacaz;
217. ayetin anlamn ise az nce sunmutuk.^^
in ilgin yan, bu eylemi gerekletiren grubun ba Abdul
lah, Muhammedden, "Ey peygamber, bizim ilediimiz bu ci
nayette gnah yoksa, acaba Allah'tan sevap bekleyebilir miyiz
veya yaptmz i cihad saylr m?" diye soruyor. Bu soru ze
rine, Bakara Suresi'nin 218. ayeti iniveriyor. Anlam u: "man
edenler, hicret edenlerye Allah yolunda cihad edenler; phesiz
bunhr_Allah'n rahmetinTTTmflr. Allah, balayandr, rahmeti
boldur." Evet, Allah aynen byle'diyor. lkin Bakara Suresi'nin
59 T.D.V. slam Ansiklopedisi, 1/89, 5/203, 5/325 ve 11/383; slam Ansiklopedisi.
MEB tere., "Beni Kureyza" md., 6/467; Taberi, age, 4/246; Ihni Seyyidi'n-Nas,
age, 2/360; er-Razi, Tefsiri Kebir; Kad Beydavi, En varil'i-renz//; Suyuti, Lbab...; Vehbe 'z-Zheyli, Tefsiri Mnir; Vahidi, Esbab-i Nzul. Bakara Suresi'tin 217. ayetinin tefsirinde; Diyarbekiri, age, 1/36.
121

217. ayetiyle Muhammedin adamlarn savunuyor, daha sonra


218. ayetle o katilleri mcahit olarak ilan ediyor, onlann yapt
ie cihat diyor. Eer bu tarihe kadar (Medine dneminin ilk 17
ay iinde) herhangi bir sava olmu olsayd, bu cihat anlamn
oraya havale edebilirdik. Ama bu olaydan nce herhangi bir sa
va olmamtr. Dolaysyla, bu ayetteki cihat meselesinden, sz
konusu olay kastedilmitir.
Ayetin devamnda, "Allah balayandr, merhameti boldur"
deniyor. Her ne kadar isim verilmemise de bu ayetle Abdullah
ve dier katil arkadalarna yeil k yaklyor, onlar dllendi
riliyor.
Muhammed, balangta hakszdr dedii Abdullah bin
Cah'a -zaman iinde ortalk biraz yatnca-, bu savata kazan
d baardan tr Emir'l Mminin" unvann veriyor. Yani,
onu manevi bir mkfatla dllendiriyor.
Btn bunlardan sonra, daha nce yakaladklar o iki esirin
serbest braklabilmesi iin Muhammed onlardan fidye istiyor.
Onlann sahipleri fidye vermek zorunda kalyorlar. Nihayet; Muhammed'e fidye (adam ba 1 600 dirhem yaklak 4 752 gram
gm para) verildikten sonra o iki kii serbest braklyor.
Hani Muhammed ilkin arkadalarna kzyordu, kar tarafa
hakszlk yaplm diye kendi payna den ganimeti dahi alm
yordu! Peki zaman iinde niin deiti, Allah neden ayetlerini
ancak bu yanllar ona yaptrdktan sonra yollad?^'

60 bni Kesir. Bidaye-Nihaye, 3/247. "Batn-i Nahle" blm; Diyarbekiri, Tarihi


Hami, 1/366; bni Seyyidin-Nas. age, 2/360; bni Hiam, Siret, "Abdullah bin
Cah" blm; Suyuti, Lbab...; Fahretin er-Razi age,-. Vahidi, age, ve daha
birok mfessir. Bakara Suresi'nin 217 ve 218. ayellerinin tefsirinde buna de
inmilerdir.
61 T.D.V. slam A n s ik lt^ h i, 5/203 ve 11/383; Vakidi, Megazi, "Batn-i Nahle"
blm, 2/17; Bclazur, Ensab'l Eraf. 1/478; bni Hiam, Siret, "Batn-i Nah
le" ksm, 1/603; bni Seyyidi'n Nas, age. 3/157 "Batn-i Nahle" ksm; Taberi.
Milletler ve Hkmdarlar Tarihi, MEB tere., 4/246.

122

2. Sebep

Batn-i Nahle olayndan hemen sonra, bu sefer de Muhammed


ve arkadalar, Ebu Sfyan bakanlndaki yaklak krk kiilik
bir Mekkeli ticaret kafilesinin yolunu kesmeye koyuluyorlar.
Bunlar, ticaret iin am'a gidip ilerini bitirdikten sonra memle
ketleri olan Mekke'ye doru yola kmlard. Bunlarn haberini
alan Muhammed, 305 kiilik bir silahl grubu yanma alp onlara
saldnnak zere yola kyor. Muhammed, arkadalanna sesle
nip "Gelin bu kafilenin nn kesmeye gidelim; ola ki onlarn
mallarna ganimet olarak el koyarz" diyor. Hibir sava gerek
esi yokken, o insanlar ganimet iin savaa srklyor ve b
yk katliamlar meydana geliyor.^^
Muhammed'in, mal iin o kervann nn kesmeye gittiine
dair baka kaynak gstermeye gerek yoktur. nk, Enfl Sures'nin 7. ayeti bunu ok ak bir biimde ifade ediyor. Bu ayetin
aklamas daha nce merin, "Bedir Sava'na gidelim" rne
inde akland iin burada sadece zetini hatrlatmakla yeti
niyoruz. zet olarak; "Siz sava deil de; mal istiyordunuz. Fa
kat Allah onlarn arkasn getirmek istedi ve size savata baan
salad" deniyor.
Sonu itibariyle, krk kiiden ibaret olan bu Mekkeli ticaret
kafilesi, Muhammed'in saldr haberini alr almaz ynlerini de
itirip baka bir yoldan sa salim Mekkeye dnmeyi baar
yor. te yandan, bu saldrnn haberini alan Mekkeliler, sava
hazrln yapp Medine'ye doru yol alyorlar. Eer onlarn o
mal Mslmanlarn eline gemi olsayd, bu durum onlar iin
lmden de beter olacakt. nk onlarn btn serveti bu ker62 r.D.V. slam Ansiklopedisi, 1/S9, 3/203, 5/325-26; I, Canan, agc. 12/86 ve
12/90; Buhar, Megazi. 3, "Mal in gitti, ama kendini savacn ona.smda buldu"
diyor; Halebi, age, 2/143, "Bedir" blmnde; Taberi, age, 4/257. 265; bni Ke
sir. age, 3/256, "Bedir" ksmnda; bni Hiam, Siret, "Bedir" blmnde, 2/219
Vak idi, Megazi, 2/120 "Bedir" blmnde; Diyarbekiri, Tarihi Hami, 1/369:
Kad Beydavi, Begavi ve daha niceleri de EnfSl Suresi'nin 7. ayetinin tefsirinde
bunu aklamlar.

123

vandayd. Kald ki Msinanlann, Mekke-am yolu zerinde


terr hareketine balamalar, Mekkelilerin iine hi gelmiyordu.
nk onlar iin am ticaret yolunun kapanmas lm demekti.
Mekke'nin verimsiz bir l-kra olduunu Kur'an da sylyor
(brahim Suresi, 37. ayet). Zaten Hicaz blgesinin bir l oldu
u bilinen bir gerektir. Dolaysyla, bunlarn ticaretten baka
hibir gelirleri yoktu; onlar iin am yolu kapatlmamalyd.
Her eyden nce kendilerine saldr dzenlenen o krk kii
masum ve silahszd. Kald ki Mslmanlar. bir ay nce onlar
dan Amr adnda birini ldrp iki kiiyi de esir atmlard ve bu
menfur olay da Recep aynda olmutu (az nceki rneimizde
belirtildii gibi). Yani, Mslmanlar bir kere zaten haksz du
rumdayd, Hal byle olunca, Muhammed'in bir daha saldrya
gemesi elbette ki tasvip edilemezdi. Bir de, eer o insanlarn ni
yetleri kt olsayd, bu kadar servetle gelip Muhammed ve arka
dalarnn yaknndan geebilirler miydi? Btn slami yazarlar
nezdinde. Bedir Savann tek sebebi, Muhammed ve arkadala
rnn o krk kiiye dzenledikleri saldrdr.
te Mslmanlarla mrikler arasnda meydana gelen sa
valarn nemli sebeplerinden biri budur. Az nce akland
gibi Bbu savata .saldrgan olan taraf Muhammed ve arkadalandr. Bu, zaten slam tarihinde bu ekliyle geiyor. Fazla kayna
a hacet yoktur. nk belirtildii gibi, Enfl Suresi'nin 7. ayeti
bunu ok net bir biimde aklyor ve kabul ediyor.
3. Sebep
Sleymanoullar'ndan bir kii koyunlarn gderken, yann
dan geen bir Mslman grubun saldrsna uruyor. Adam on
lar grnce kelime-i ahadet getiriyor veya onlara selam veri
yor; ama onu dinlemiyorlar ve o adam ldrp koyunlarna el
koyuyorlar. stelik de o kiinin bal bulunduu kabile ile
Mslmanlar arasnda herhangi bir sorun da o ana kadar yoktu,
tarafsz bir kabileye balyd. te Mslmanlar tarafndan by
le bir olay da meydana gelince, evrenin Muhammed ve Msl124

manlara olan gvensizlii daha da ant. ldrlen o insann ad


Fedekli Nahik olu Mirdas idi. Kimileri de onun ad Azbat olu
Amr'dr demektedir. Katil ise, Zeyd bin Harise'nin olu same
idi. Katilde de ihtilaf vardr. Mesela, Csame olu Muhallem,
ya da Esvedolu Mikdaddr diyenler de vardr. Muhammed bu
olay yznden evreden olumsuz tepki alnca, savunma amal
ayet inmeye balyor. Ayetin anlam u;
"Ey inananlar, Allah yolunda savarken iyice aratrn. Sze
selam verene, dnya menfaatini gzeterek 'Sen mmin de
ilsin' demeyin. nk Allah katnda ganimetler/zenginlik
yollar oktur." (Nisa Suresi, 94. ayet.)
Bu ayetle mminlerin, cihada karken dikkatli olmalar tavsi
ye ediliyor; ama dier taraftan da "Size selam veren kiiyi ldr
meyin" demekle, aslnda ldrlen kiinin masum olduu kabul
ediliyor. Geri baz slm kaynaklarda "Muhammed gidip onlar
la bart,,,'' eklinde aklamalar geiyorsa da, br kere Mslmanlar tarafndan st ste gerekleen bu tr olumsuz hareketler,
artk evreye gven vermeyecek bir noktaya ulayor. te savaa
zemin hazrlayan sebeplerden biri de bu olaydr.^^
4. Sebep
Bilindii gibi, Muhammed aslen Mekkelidir; orada doup
bymtr. Ama orada tutunamaynca, bir gece Medine'ye g
etmek zorunda kalmtr. Bu durumda kendisi Medinellere mi
safirdir, Hatta diyebiliriz ki, Medine halk onu kabul etmekle
63 Buhan. Megazi, 45, Nis tersin, 17. bab.; Miislim, refs/r, 22. No: 3025; Ebu
Davud, Hurvf, No: 3974; Buhari-Mslim Hadisleti, d-L'lihi vc'I Mercan, No:
62. "man" bahsi ve tefsir blm. No: 190); Tirmizi, Tefsir, Nis Suresi, No:
3030; Aynca, bni Kesir, Kad Beydavi, Fahrettin er-Raz, Vahidi ve dahu bir
ok nfessir de. Nis Suresi'nin 94. ayetinin tefsirinde aym olay aynmh ola
rak anlatmlardr.

123

byk bir risk altna girmitir. Zira huzurlar yerindeyd; ama o


geldi geleli artk onlar savaa endeksli yaamak zorunda kald
lar; onun geliiyle st ste savalar balad. O savalar Medine
halkna kar deildi; tam tersine Muhammed'e karyd. Mese
la, Bedir, Uhud, Hendek vb. te misafir olan Muhammed, nce
kendini korumaya almak in onlarla szleme imzalyor; bu
anlamadan sonra az nce rneklerini verdiimiz o beenilme
yen eylemler gerekletirilince evreden ok olumsuz bir puan
alyor. Btn bunlar yetmiyormu gibi, bu sefer de Medinenin
yerlileri olan Yahudilere sorun karmaya balyor, onlar tehdit
etmeye balyor. Bu konuda ok ksa olarak yle bir rnek ve
rilebilir; Muhammed bir gn camiye gidip arkadalarna, "Hay
di kalkn Yahudilerin yanna varalm" diyor. Bunun zerine kal
kp gidiyorlar ve "Midras" adnda birinin evinde toplanyorlar,
Muhammed Yahudilere hitaben, "Mslman olun, gvenceye
girin" diyor. Onlar da, "Tamam anladk" yantn vermek sure
tiyle, Muhammed'in bu tehdidinin holarna gitmediini belirti
yorlar, Muhammed bu sz kez tekrarladktan sonra, dr
dnc kez onlara, "unu bilin ki dnya, Allah ve peygamberin
dir. Eer siz Mslman olmazsanz ben sizi srgne gnderece
im. Her kim maln satmak istiyorsa satsn gitsin; yoksa onun
malna da e i koyacam" diyor. Tabi ki bu tehdit Bedir Savaindan sonra balyor, Bedirde biraz baar elde edince bu sefer
onlara gzda vermeye balyor. Hatta onlar, "Mslman ol
mazsanz, Bedir'de mriklerin bana getirdiimizi sizin de ba
nza getiririz" eklinde tehdit ediyor. Bu arada gya yeni nen
bir ayeti onlara okuyor. Ayetin anlam u:
"(Ey Muhammed, anlama yaptn) bir kavmin hainlik yap
masndan (ahdini bozmasndan) korkansan, sen de hak ve
adaletle (onlara yaptn ahdi) onlarn zerine at (boz). n
k Allah, hainleri sevmez." (Enfl Suresi, 58. ayet.)
126

Hani onlarla anlama yapmt ve gya birbirleriyle savamayacaktard! Peki neden byle oldu? Olay udur: Eer
Kur'an'dan gereke gstermeksizin saldrsayd, evreden olum
suz tepki alacakt. Birincisi; yaplan anlamay bozduu iin
eletirilecekti. kincisi ise; yabanc biri olduu halde el lemin
diyarnda terr hareketlerinde bulunmakla sulanacakt. te bu
nun nlenmesi iin, Allahtan bir ayet gelmesi artt; nitekim de
az nceki ayet geldi.
Son asrn mehur tslami yazarlarndan Muhammed Hamidullah, Muhammedin Yahudileri toplayp onlar tehdit etmesini
yorumlarken, somut bir gereke getirmiyor; ancak, "Muham
med bir peygamber olarak onlarn gelecekte ktlk yapacakla
rm herhalde mucize yoluyla bildii iin bylesine sert konu
mu olabilir" diyor. (Asr- Saadetle slam, 2/453, Dr. Nadir zkuyumcu da Muhammed Hamidullah'n slam Peygamberi adl
eserinin 1/620'den alnt yapm. Dr. Nadir zkuyumcu, aynca
eserin ayn sayfasnda Ebu Davud, "Hara", 22. bapta bir hadis
vardr diyor ve gya bu hadisten meru bir gereke karyor.
Halbuki onun dedii "Hara", 22. bap, 3001 nolu hadisin kendi
yorumuyla hi ilgisi yoktur; hadis tam tersine Muhammed'in
aleyhine bir anlam iermektedir. Yazar, ya hadisi yanl tercme
etmi veya sehiv yapmtr.
5. Sebep

Muhammed henz Medine'ye gelmeden, Abdullah bin Selul'un Medine halknn bana gemesi iin tm hazrlklar yapl
mt. Hatta onun tac, cbbesi bile hazrlanmt. Muhammed'in
Medine'ye geliiyle btn dengeler altst oldu ve Abdullah'n ba
a gemesi engellendi. te Muhammed'le Yahudiler arasndaki
64 slam Ansiklopedisi, M.E.B. tere., 6/1012-13; Buhari-Mslin Hadisleri, elLi ve'l Mercan, No: 1153; Buhari, krah, 2. bap ve sri'sam, 18. bap; Ebu
Davud, Hara. 22, No: 3001; Suyuti. Lbab..., l-i mrn, 12-13, ayetler; 1.
Canan, age, 3/356 ve 12/109.

127

sorunlann ve meydana gelen savalann asl nemli nedeni bu y


netim mcadelesinde yatyor. Salam hadis kaynaklannda geen
u olay ok nemlidir: same bin Zeyd yle anlatyor:
"Henz Bedir Sava olmamt; Muhammedie ben bir mer
kebe binip hasta olan Sad bin Ubade'yi ziyarete gittik. Gi
derken de yolda, Abdullah bin Selul'un da iinde bulunduu
bir cemaate uradk. Bu cemaat iinde her inantan insan
vard. Bindiimiz merkep ylesine hzl gidiyordu ki, onun
ayandan kalkan toz-duman, o insanlar kaplad. Buna kar
Abdullah bin Selul, iine toz girmesin diye kaftanyla burnu
nu kapatt ve Muhammede, 'Niin zerimizi tozlatyorsunuz?' dedi. Peygamber ise, onlara selam verdi ve slamiyetin
propagandasn yapmaya balad. Buna kar bn-i Selul, 'Ey
kii, senin anlattklarn hak ise bundan daha gzel bir ey ol
maz; fakat bizim meclisimize gelip de bizi rahatsz etme,
baka yere git, orada anlat; sana gelen olursa orada onlara
rahat anlatrsn dedi. Bu konumalardan sonra Abdullah bin
Revaha Muhammede destek olunca, cemaat kiye blnd
ve neredeyse birbirlerine gireceklerdi. Sonra ben ve Muhammed birlikte hasta olan Sad bin Ubade'nin evine gittik. Muhammed bu olay Sad'a anlatnca, kendisi yle dedi: 'Ey
peygamber, bni Selul'un kusuruna bakmayn, onu mazur
grn. Allah'a yemin ederim ki, sen Medine'ye gelmeden,
onun tahta gemesi iin her ey hazrlanmt. Neredeyse bu
ehrin bakan olmak zereydi. Ama senin Medine'ye gel
menle bu i yatt. Bu yzden onun kusuruna bakmayn' diye
Muhammed'i ikna etmeye alt."^5

65 Tccrid-i Sarih, No: 1687; Butmri-Mslim Hadisleri, e!-L'i ve/ Mercan. No:
1176: Buhan, Edep. 115; stizan, 20: l-i tmrn tefsiri, 1.5; Mslim, Cihad,
No; 1798-99; Vahidi, age, !-i mrn 186. ayette.

128

Bu hadis zerinde biraz durmakla fayda vardr: bni Selul,


-ine toz girmesin diye burnunu kapatyor- nezaket dahilinde
Muhammed'e, "Senin bindiin merkebin ayaklarndan kalkan
toz burnumuza giriyor; niin bizi rahatsz ediyorsunuz?" eklin
de ok mtevaz bir itirazda bulununca, Muhanmed'in arkada
larndan biri, "Ey Abdullah, Allah'a yemin ederim ki, peygam
berin merkebi senden dala iyidir" eklinde hakaret dolu bir kar
lk veriyor. Bu sz zerine her iki taraf da yumruklarla, ubuk
ve ayakkablarla birbirlerine giriyorlar. (Mesela; Mslim, CJhad,
No; I799da bu anlatlyor.) Burada unu sonnak lazm: Medi
ne'nin yerlisi olan ve liderlie soyunan bir insana bylesine bir
sz, byle bir yerde ve byle bir bahaneyle hi sylenir mi?
Byle bir olayda Muhammedin zr dilemesi gerekirdi. zr
dilemek ona bir eksiktik de getirmezdi. nk, merkebiyle onla
rn huzurunu bozmutu. Ama tersine, daha da ileri gidip ortam
alevlendirmeye alt, Bylesine nemli bir insana, "Muhamned'in merkebi senden daha iyidir" eklinde hakaret etmek, her
halde kimsenin tasvip edebilecei bir olay deildir. Kald ki, Ab
dullah gzel bir biimde, "Senin dediin doruysa ok iyi; ama
meclisimizden git, propagandam baka yerde yap; seni dinleyen
olursa onlara orada anlat" diyor. Bundan daha iy ne olabilir ki!
Bu hadisten net olarak anlalan bir dier husus da, bu kavgann
Bedir Savandan nce olmasdr. u halde, Medine'ye varp
szlemeyi henz onaylam bir Muhammed, kalkp bahaneler
aryor. Muhammed'in niin byle yaptnn izah pek o kadar
mmkn deildir. Burada vicdanen karar vermek lazm: Hangi
devlet yneticisi olursa olsun, yabanc bir insan onun lkesine
gelip fazla zaman gemeden o lkenin ynetimine sahip karsa,
acaba bunu kim kabul eder? Olaanst mucizeler de gsterse
kimse kabul etmez. Kald ki, olaanst bir ey de gstermemi
ti. nk, slamiyetle Yahudilik, bir aa iki yukar hemen he
men ayn. Olay sadece ynetim kavgasndan kaynaklanyor. So
nuta bu olayla ilgili u ayet iniyor:
129

And olsun ki, {Ey Muhammed!) hem Ehl-i kitaptan, hem de


mriklerden zc szler iiteceksiniz. Fakat sabrederseniz
sizin iin daha iyi olur. (l-i mrn Suresi, 186. ayet.)^
Bu ayetin asl geli nedeni udur; Muhammed, o toplantdaki
kavgada zayf not aldnn farknda; o tartmalar, kendisinde
manen bir eziklik meydana getirmi, otoritesini sarsm. Dolay
syla, burada haklln ispatlamak durumundayd. Kendisiyle
mnakaa yapan Abdullah'a ceza vermeye kalksayd, ok pahal
ya mal olacakt; olay kendi haline buaksayd yi olmayacakt.
Durumu yattrmak iin en salam yntem ayete bavurmakt.
Nitekim az nce anlam sunulan ve bu tartmalar esnasnda inen
ayette sanki, "Bakn eer ayetten olmasayd ben kabul etmezdim.
Ama Allah bize sabr neriyor, yoksa ne yapacam bilirdim"
eklinde olumlu bir imaj yaratmay hedefliyordu.
Gelen ayette, bu davada sanki bn-i Selul hakszm da Mu
hammed haklym gibi, "Ey Muhammed size zaman zaman
hakszlk yaplr, ama siz bazen sabrederseniz daha iyi olur de
niyor. Bu olayda nasl bir hakszlk yaplm, gerekten anla
mak zor!
6. Sebep
Muhammed tarafndan dinde yaplan deiiklikler de sava
iin ok nemli bir nedendi. Bunu yle somut bir rnekle aa
biliriz: slamiyet henz ortaya kmadan. Yahudilerin kblesi
Kuds'teki "Mescid-i Aksa di. Hatta Muhammed deiiklik
yapana kadar -yaklak 17 ay- be vakit namaz Mescid-i Aksa'ya ynelerek klyordu. Bilindii gibi, namaz Mekke de farz
klnmt. Muhammed orada kble olarak Mescid-i Aksay kul
lanm, Medine'ye gelince, orada da bir sre buna devam etmi
ve zaman inde bir gn Medine'de ikindi namazn cemaatle kl66 Buhari, l-i mrn tefsiri, 15, bap; Vahidi, age, l-i mrn Suresi 186, ayette.
130

dnrken, kalan iki rekt iin yzn evirip Mekkedeki Kabe'ye


yneliyor ve namazdan sonra da, "Artk bundan byle kblemiz
Mescid-i Aksa deil; Kabe'dir" diyor. Yansn Mescd-i Aksaya
ynelerek kld ikindi namaznn kalan ik rekt iin namaz
iinde iken ynn Kabe'ye eviriyor ve Allahtan vahiy geldi
demek suretiyle kblede bir deiiklik yapyor.^7
Kblenin namaz ortasnda deimesi ok nemli bir taktiktir.
nk namaz dnda da deiebilirdi. Ama yle olmad. Peki ni
in? Aslnda Muhammed byle yapmakla, halkn, "Kble dei
iklii bu kadar nemli olmasayd, Allah ii o kadar aceleye ge
tirmezdi ve namaz iinde bunu deitirmezdi" demesini salama
ya alyordu. Yani, olaya inandnclk kazandrmak iin, bilerek
bavurulan bir taktiktir bu. Bunun byle olduunu ispatlamak
iin Kur'an'dan konuyla ilgili birka ayet sunmak gerekiyor:
1- "nsanlardan birtakm beyinsizler, zerinde bulunduklar
(nceki) kblelerinden onlan eviren nedir?' diyecekler. On
lara de ki, 'Dou da bat da Allahndr' (o istediini yapar,
ona engel yoktur vb.). O dilediini doru bir yola iletir,"
(Bakara Suresi, 142. ayet.)
2- "nceki kbleyi deitirmemizin sebebi, her ne kadar hi
dayet ehli olmayan bazlarna zor gelse de, peygambere tabi
olan le mnafklan birbirlerinden ayrt etmek iindir. (Ba
kara Suresi, 143. ayet.)
67 Muhammed'in de 17 ay Mescid-i Aksay kble olarak kullandna, daha sonra
bir gn ikindi namazn kldrrken tam namazn onasna geldii bir srada, y
zn evirmek suretiyle kbleyi deitirdiine dair birka kaynak; Tecrid-i 5anV, Diyanet tere.. No: 38 ve 256; Buhari. man, 30; /Vamaz, 31, Bakara tefsiri,
12-18; Miislim, Mesacid, No: 525; Buhari ve Mstim Hadisleri, el-L'l ve'I
Mercan, No: 302-303; Tirmizi, Salat. No; 138/340 ve Bakara tefsiri, No: 2962;
Nesa, Salat, 22 No: 486: Vahidi, age. Bakara Suresi, 144. ayet; Diyarbekiri,
Tarihi Hami, 1/367.
131

3- "Ey Muhammed! Biz senin yznn ge doru evril


mekte olduunu (kble deiiklii iin gkten haber bekledi
ini) gryoruz. Hemen seni, holanacan bir kbleye dn
dryoruz. Artk bundan byle namazda yzn Mescid-i
Haram tarafna evir (Ey Mslman 1ar!) siz de nerede olur
sanz olunuz (namazda) yzlerinizi o tarafa eviriniz. Hi
phe yok ki, Ehl-i kitap onun gerek olduunu ok iyi bilir
ler, Allah onlarn yapmakta olduklarndan habersiz deildir."
(Bakara Suresi, 144. ayet.)
4- "Yemin olsun ki, (burada yemin ien Allah'tr) peygambe
rim! Sen kendilerine kitap verilenlere (Ehl-i kitaba) her trl
ayeti (mucizeyi) getirsen yine onlar (inatlarndan) sana uyup
kblene dnmezler; sen de onlarn kblelerine dnecek deilsin.
Onlar da birbirlerinin kblesine dnmezler. Sana gelen ilimden
sonra eer sen oniann arzulanna uyacak olursan, ite o zaman
sen haksz davrananlardan olursun," (Bakara Suresi, 145. ayet.)
5- "Nereden yola karsan (namazda) yzn Mescid-i Ha
ram tarafna evir. Bu talimat elbette sana Rabbindcn gelen
gerek bir emirdir. (Biliniz ki,) Allah yaptklarnzdan haber
siz deildir." (Bakara Suresi, 149. ayet.)
6- "(Habbim!) nereden yola karsan yzn (namazda)
Mescid-i Haram'a doru evir. Nerede olursanz olunuz, siz
de yznz o yara evirin ki insanlarn aleyhinizde (kulla
nabilecekleri) bir delil bulunmasn. Yalnz hakszlk edenler
mstesna. Sakn onlardan da korkmayn! Yalnz benden kor
kun ki, size olan iyiliimi tamamlayaym. Umulur ki doru
yolu bulursunuz." (Bakara Suresi, 150, ayet.)
Evet, bir kble deiiklii iin bu kadar ayet gnderiliyor.
Aslnda yalnz bu olayla ilgili inen ayetler, Kur'an n nasl orta
ya kt konusunda ok bariz ipular vermektedir.
132

Bu ayetlerde dikkati eken baz tespitleri sunmakta yarar


vardr:
1) Kur'anda kble deiikliiyle ilgili az nceki ayetlerde
"Nerede olursan ol ve nerede olursanz olunuz ifadesi, ayn su
rede st ste sefer tekrarlanmtr, (Bakara Suresi, 144, 149
ve 150. ayetler.) Burada gereksiz bir tekrar sz konusudur. Bu
konuda her ne kadar gerei yanstmayan baz yorumlar yapl
msa da, bunlarn ayet denklemiyle hi alakas yoktur. rne
in, nl mfessir er-Razi Tefsiri Kebir adl eserinde yle bir
savunma yapyor:
"Bakara Suresi 144'te, 'Ey Muhammedi Sen ve dier Mslmanlar namazda yznz Mescid- Haram'a evirin demek
ten kast, eer Kabe'nin iinde iseler; Bakaa 149'da ise cami
nin dnda fakat Mekke ehri inde iseler; Bakara 150'de ise
Mekke'nin dnda, dnyann herhangi bir yerinde i.seler geerlidir."
Burada unu sormak gerekir; Acaba her yerde de kelime
ler ayn (zellikle 149 ve 150'de) olduu halde byle bir yorum
yapmann dayana nedir? Dolaysyla bu, kaynaksz-mesnetsiz
bir savunmadan baka bir ey deildir. Zira bu anlam, o ayetler
deki kelimelerden karlamaz; zellikle 149 ve 150, ayetlerde
ki ifadeler, kavramlar ayndr. O halde, burada u ayetten bu an
lam, bu ayetten u anlam kastedilmitir demenin bir dayana
yoktur.
2) Kblenin deiiklii iin Kur'an'da ne srlen gerekeler
ok ilgintir. Biraz da bu gerekeler zerinde dunnak gerekir.
a)
zetle, "Her km, kble niin deiti diye soruyorsa,
(Kuran diliyle) bu kii beyinsiz ve ahmaktr" (Bakara Suresi,
142. ayet) deniyor. Devamnda da, "Dou da bat da benimdir,
istediimi yaparm" eklinde Tanr ya pek yakmayan, insanlar
iin de tatminkr olmayan bir ifade kullanyor.
133

b) Allah, kble deiikliinin bir dier gerekesini de yle


aklyor: "Kimin Muhammed'e uyup kimin uymadn bile
yim diye byle yapyorum." (Bakara Suresi, 143. ayet.) Baz
eyleri, insan denemek iin yaparm gibi ayetler Kuran'da ok
tur. Hal byle olunca, Allah, nsann iindekini bilmediini iti
raf etmi oluyh BT3'r5nn'ya uygunTTmtyafTr'niteHk^ B^u
ayetteki ifade Kuran'n dier baz ayetlerinde yer alan, "Aliah^
nsann iindekini de bilir" eklindeki fadelerle elimektedir.
c) Bakara Suresinin 144, ayetinde, kble deiiklii iin ok
ilgin bir gereke ne srlyor. zetle, "Ey Muhammedi biz,
senin kble deiikliiyle lgili -bir an evvel ayet insin, kble
miz Kbe olsun yolunda- iindeki sknt larn-sabrszhn anlyoruz-biliyoruz. Bu nedenle, sizJn kbleniz bundan byle Mescid-i Aksa deil de; Mescid-i Haramdr" deniyor. Burada, kble
deiikliinin br dier nedeni, Muhammed'in buna ok istekli
olmas ve bunun sonucu, Allah'n ona acyp byle bir deiikli
e gitmi olmas olarak gsteriliyor. Demek ki, Allah katnda
dier insanlar nemli deil; onun iin nemli olan sadece Muhammedin ahsdr. Bakara Suresi'nin 143. ayetinde bu durum
net olarak dile getirilmitir.
d) Bakara Suresi'nin 145. ayetinde, "Ey Muhammedi Sen
kble deiiklii konusunda her trl mucizeyi de gstersen, yi
ne onlar senin kbleni kabul etmezler; 143. ayette de, "Her ne
kadar bu kble deiiklii bazlarna zor da gelse, biz yine de de
itiririz" deniyor. Dorudur, bazlarna zor gelir. nk, eer
Allah daha nce Yahudilikte Mescid-i Aksay kble olarak tayin
etmise, niin deitirsin! Eer o tayin etmemi ise, niin 17 ay
Muhammed ve Mslmanlar oraya ynelip namaz klarken, Al
lah buna msaade etti? Bu durumda, Allah'n ikide bir kbleyi
deitirmesi nasl aklanabilir?
e) Bakara Suresinin 145. ayetinde Muhammed bile uyarl
yor: "Ey Muhammed! Sana bilgi geldikten sonra eer sen onla
ra uyarsan, o zaman sen zalimlerden olursun" deniyor. Bu aye
134

tin bu ekilde ortaya konulmasndan maksat, muhaliflerin,


"Kbleyle ilgili ayetler Allah'tan olmasayd, Muhammed nasl
kendini uyarabilirdi! O halde, bunun arkasnda Allah vardr"
demelerini salamaktr,
f)
Kble deiikliiyle ilgili Bakara Suresi'nin 150, ayetinde,
"Ey Muhammed! Size eletiri gelmesin diye biz kblenizi dei
tirdik" deniyor. Acaba nasl bir eletiri geliyordu ki, bu eletiri
yznden kble deiikliine gereksinim duyuldu?
Olay udur; Yahudiler Muhammed hakknda, "O bizim dinimi
zi kabul etmiyor; ama namaz klarken bizim kblemiz olan Ku
dsteki Mescid-i Aksay kullanyor" derlerdi veya "Namazda ne
reye yneleceini bilmiyordu, biz ona rettik" eklinde alay edi
yorlard. te ayette kastedilen eletiri hikyesi bundan ibarettir^
Bu deiiklikleri yaparken de, Yahudilerin fazla tepkisini ek
memek iin yle bir taktik uyguluyor: "Dnyada cami ok
nemlidir. Bunlardan biri Mekke'deki Mescid-i Haram, dieri Me
dinedeki Mescid-i Nebevi, sonuncusu da Kuds'teki Mescid-i
Aksadr" diyor. En byk puan kendi memleketi olan Mekke ve
Medinedeki camilere veriyor; buralan hac ve umre yeri yapyor;
Yahudilerin de gnln almak iin Mescid-i Aksay bununla ge
itiriyor, sadece orada klman namazn sevab fazladr diyor. Bu
nun dmda Mescid-i Aksaya baka bir ey verilmiyor.
7. Sebep
Mslmanlarn en ok ne srdkleri -kendilerince hakl
grdkleri- sava nedeni u olaydr Rivayetlere gre, Msl
man bir bayan, bir gn bir Yahudi dkknna uram; orada
bulunan Yahudilerden biri onun eteini aa indirmek suretiyle
hakarette bulunmu. Bu olay evreye yaylnca, kadnn taraf68 Buhar, Bakara tefsiri, 12 bap; Fahrettin er-Razi, Tefsiri Kebir, Bakara Sure
si'nin 150, ayeti ve ayn ayetle ilgili dier tefsirler.
69 ei-L'iau ve/ Mercan, No; 848-882; Buhari, Ceza-i Sayd, 26 ve "Mekke Camii'nde Namaz Klmak" blmii. 1. bap; Mslim, Hac, 415/827.
135

tarlaryla o Yahudi arasnda kavga km ve bu kavgada hem o


Yahudi, hem de bir Mslman ldrlmt. Bu olayn siyasi
herhangi bir yan yoktur, adi bir vakadr ve iistclik de ferdidir.
Nitekim olay yattrlr ve bundan sonra da epey zaman her ik
kesim de bar iinde yaamlarn srdrrler. Fakat kimi riva
yetlere gre, Muhammed bu olay bahane gstererek tek tarafl
olarak bar szlemesini ihlal etmi ve bu olay yznden onla
ra kar sava lan etmitir. Gya bu hadiseden sonra Enfl Suresinin 58. ayeti inip Muhammed'in onlara kar sava ilan et
mesine izin vermitir. Bu ayet, daha nce sava sebepleri ara
snda aklanmt. te Enfl Suresi'nin bu 58. ayeti delil gste
rilerek, Medine'nin asl sahipleri olan Beni Nadir, Beni Kureyza, Beni Kaynuka gibi Yahudiler, Muhammed tarafndan ya
srgne gnderiliyor, ya da ldrlp hanmlar cariye, ocuk
lar da kle olarak kullanlyordu. Ayrca onlann btn mallar
na da ganimet olarak el konuyordu.
Btn bu bilgilerden varlan sonu udur: Eer bu savalar
iinde, inanld gibi ok adil ve her eyi yapbleTSfyaratc
olsayd, mspet "br sonu alnmas gerekiyordu; k^an dkm^
den hem onlara, hem de sonsuza dei tm insanlara bar form
ln gstermeli ve de kabul ettirmeliydi. Bunu zorla deil, insa
nn akln bara gre ayarlamak sureliyle yapabilirdi. (nk
slam inancna gre Allah kadiri mutlaktr, her eyi yapabilir.)
Bu noktada, "acaba Allah savalarda Mslmanlar destekle
di de neyi halletti, neden barn arkasn getirmedi, nedir dn
yann u andaki hali, niin seyrediyor?" gibi sorulara yant ver
mek gerekten zor.
Konuyu biraz basitletirecek olursak; u anda yeryznde
,slamiyeti kabul edenler, ya direkt ya da dolayl olarak emper-.^
70 Enf^l Suresinin 58. ayetiyle ilgili birok tefsin Taberi, Miliclcr ve HkmdarJar Tarihi, M.E.B. 4/343; Buhari ve Mslim Hadisleri, el-Ll ve I Mercan,
No: 1154; Buhar, Megazi, 14. bap; Mslim, Cihad, 61. bap, No: 1765,

136

^yalistlerin smrgesi halinde yayorlar. Peki, slam inancn4


gm^~CTl 'yTIz~yirmi drt bin peygamber gnderdi de neyi z
.
fe u g i^ ygamB^FggTas mi n lmd lkelerde
rfJa'yaayan insanlar, -rnein, skandinavya lkeleri- bars_ta, teknolojide, medeniyette vb. konularda daha da ileridelel
Halbuki slamn bulat yerlerin, her bakmdan daha ileride
olmalar gerekiyordu, btn insanlarn bunu rnek almalar ge
rekirdi. Ama maalesef durum tam tersinedir. Dolaysyla, bu ie
Tanny kartrmak pek mantkl-inandrc gelmiyor.
zet olarak; eer bu iler Muhammed'e braklrsa, baz ko
nularda hakl, bazlarnda da haksz olmas mmkndr. Ama
iin iine Tanr kantnlyorsa, o zaman hi yanl yaplmamas
gerekir.

XVIIL rnek: mer Cinayet liyor,


Gelen Ayet Onu Takdir Ediyor
Yine rneimiz en ok Bedir ile ilgilidir. mer, bu savata
kendi z days olan As Bin Hiam' ldrmt. Hz. Ali, Hz.
Hamza ve Ebu Ubeyde de amcazadeleri olan Utbe, eybe ve
Velid b. Utbeyi ldrmlerdi. Ebu Bekir ise kendi z olu Abdurrahman' mriklerle teke tek savasn diye zorla muharebe
meydanna srklemiti. Ebu Ubeyde bin Cerrah ise, kendi ba
bas Cerrah' Uhud Sava'nda ldrmt. Mus'ab bin Umeyr
de Uhud gn kendi kardei olan Ubeydi katletmiti. Bunlar,
nemli olan isimler; bunlara benzer daha birok kii gsterilebi
lir. Dikkat edilirse, hemen hemen bu katillerin tm, henz ha
yatta iken Muhammed'den cennet mjdesini alan insanlar.
Kur'an'da, inan farkllklar yznden tm akrabalara kar
dman kesilmek, dini bir vecibedir. Mesela, Tevbe Sures'nin
23, 24 ve 123. ayetlerinde yle deniyor;
137

"Ey iman edenler! Eer babalarnz ve kardeleriniz^yii*


rmm tercih ederlerse, onlan dost edinmeyin. Sizden kig
onlar dost edinirse, ite onlar zalimlerin ta kendileridlfj De
ki; Eer babalanmz, oullannz, kardeleriniz, eleriniz, h
sm akrabanz, kazandnz mallar, kesada uramasndan
korktuunuz ticaret, hounuza giden meskenler size Al
lah'tan, Resulnden ve Allah yolunda cihad etmekten daha
sevimli ise, artk Allah emrini getirinceye kadar bekleyin.
Allah, fasklar topluluunu hidayete erdirmez. Ey iman
edenler [^Kafirlerden size ygkn olanlara kar savan ve on
lar (sava annd sizde bir sertik bulsunTm",.. (VanT onlara
kar ok iddetli ve sert olun denmek isteniyor.)"
lgintir ki, Kuran'a gre sadece inanszlktan tr insan
lar akrabalarna dman kesiliyor ve eer dman kesilmiyor,
dostlua devam ediliyorsa zalim ve fask olarak nitelendiriliyor
(Tevbe Suresi, 23 ve 24. ayetleri). Daha beteri, "Ey mminler!
Akrabanz olan kfirlerle savan..." trnden ayetlerle sadece
inan yznden sava talimatm veriyor!
Akland gibi, az nce isimleri geen o sekin sahabeler,
ok ar bir cinayet ilemilerdi. Dnya tarihinde hemen hemen
ei benzeri bulunmayan bir cinayet: Kimisi babasn, kimisi de
days, amcas, kardei ve dier akrabasn ldrmt... Bu ci
nayetleri ileyen insanlar ne kadar kat yrekli de olsalar, yine de
ldrdkleri akrabalarna mutlaka zlmlerdir. Dolaysyla, i
lenen bu ar sular karsnda, ne yapp edip bu insanlara -m o
ral babndan- ayet ad altnda bir eyler gelmeliydi. nk, bunlarm hepsi de Muhammed iin ok nemli insanlard; Muhammed, bunlarsz edemezdi. Nitekim de beklenen an gelir ve onla
rn yardmlarna u ayet yetiir:
"Allah'a ve ahiret gnne inanan bir toplumun, Allah ve Re
sulne dman olanlarla dostluk kurduunu gremezsin. Her
138

ne kadar babalan, gocuklar, kardeleri ve dier akrabalan,da


olsalar yine fark etmez (onlan sevmezler, onlara dost olmaz
lar.) Affafi.TjyT^fnralbine iman yazm ve kendi katndan
onlar bir mh ile desteklemitir. Onlar, idlerinden rmaklar
jkan cennetlere sokacak, orada temel kalacaklardVrlah
onardan, onlar daTIlah'tan raz olmulardr. te onlar, Al
lah'tan yana olanlardr. yi bilin ki, Allah'tan yana olanlar, p
hesiz kurtulua erenlerdir." (Mcdele Suresi, 22. ayet.)
Evet, ad geen ahslar, bu ayetteki muazzam mkfat du
yunca herhalde ok sevinmilerdir.
Belirtildii gibi, ilenen bu cinayetlerde mer yine barolde
dir ve sonuta Kur'an ayeti, her zamanki gibi burada da onu
destekler nitelikte nmitir.'^'

XIX, mek: mer Mslman Olunca Allah da Sevinmi


Rivayetlere gre, mer Mslman olunca onunla birlikte
Mslmanlarn says 40'a ulayor. Buna karlk Cebrail -mj
de olarak- Enfl Suresi'nin 64. ayetini getiriyor. Ayette yle
deniyor; "Ey peygamber! Allah sana ve sana uyan mminlere
yeter" veya "Allah ve sana uyan mminler destek olarak sana
yeter." Bu rivayeti, bn-i Abbas ve Sait bin Cbeyr aktanyorlar.
mer'in slamiyete girii ok nemli olmal k, Kur'an'da bu e
kilde ilenmi.^2
71 K uran Kerim Meali, Prof. Ali zek bakanlnda hazrlanm Kur'an lercemes, Mcdele Suresi, 22. ayet; Vahidi, Esbab-i Nzul, Mcdele-22: Ali ve
Naci Tantavi, Ahbar-i mer..., s.377-392; Fahrettin er-Razi, Tefsir-i Kebir,
Mcdele-22.; bni Sad, Tabakal. "Bedir Sava" blm, 2/257-260.
72 Fahrettin er-Razi, Tefsir-i Kebir, Enfl-64; Vahidi, Esbab-i Nzul, Enfaj-64;
Kad Beydavi, &var-r-Tenzil, Enfl-64.

139

slami kaynaklarda, merin grleri dorultusunda inen


ayetler, sadece bunlarla snrb deildir. Bu konuda bilinen birok
ayet daha vardr. rnein, det halindeki kadnla cinsi mnase
bette bulunma konusunda inen Bakara Suresnin 222. ayetinin;
mer'in bir kadn dvmesi sonucu inen Ahzb Suresi'nin 58.
ayetinin; Allah'n balamasyla ilgili Enm Suresi'nin 54. ve
Araf Suresi'nin 43. ayetlerinin; yine mjde ierikli Hadid Sure
si'nin 19. ayetinin ve daha birounun, mer'le -uzaktan veya
yakndan- ilgili olarak indikleri, slami kaynaklarda mevcuttur.
Ayrca, Kur'andaki Yahudi aleyhtar ayetlerin inmesinde mer'in
rolnn byk olduu, muteber kaynaklarda yer almaktadr. Bu
gn Mslmanlar tarafndan okunan ezanda bile mer'in rol ol
duu bilinen br gerektir. Muhammed tarafndan Bilal-i Habe
i'ye okutulmak istenen ezanda, daha nce "Muhammed Allahn
elisidir" anlamndaki ifade yoktu. mer'in Muhammed'e mra
caat zerine bu cmlenin ezanda okunmas kabul gryor ve
mer, Muhammed'in emriyle Bilale gidip "Bundan byle ezann
bu ekilde okumasn" sylyor. Bylelikle ezan, o gnden bu
yana bilinen bugnk ekliyle okunageliyor.''^
Kur'an'n nasl ortaya kt noktasnda mer'le ilgili ok
nemli bir rnek daha verip kitabn 2, blmne geeceiz.
Muhammed'in ailesiyle ilgili olan bu rnek, Kur'an'n nasl orta
ya kt konusunda ok nemli bilgiler sunuyor.

XX. mek: mer-Aye Olay ve


nen Ahzb Suresi'nin 53. Ayeti
Ahzb Suresi'nin 53. ayetinin son blmnde yle deniyor;

73 Suyuti, Tarih-i Hulefa, s. 123-124; Fahrettin er-Razi, Tesir-i Kebir, Hadid Su


resi 19. ayet
ayet; Vahidi, Esbab- Nzul. Ahb-5B; Ali ve Naci Tan tav i, Ahbar-i
mer..., s.377-392.
140

"Peygamberin hammlanndan bir ey isterken perde arkasndan


isteyin (onlara bakmayn). Bu, hem sizin kalpleriniz, hem de
onlann (Muhammed'in hanmlanmn) kalpleri iin daha uygun
bir davrantr. Sizin, Allah'n Resuln zmeniz ve ondan
sonra (onun lmnden sonra) hanmlarn nikahlamanz, asla
caiz deildir. nk bu, Allah katnda byk bir gnahtr."
Daha nce de, mer'in Muhammed'e yapt mracaat zeri
ne, onun ailesiyle ilgili bu tr ayetlerin indiini, hatta bunlar ara
snda bu ayetin de olduunu yazmtk. Bu rneimizde ise,
mer'le ilgili farkl bir ey gndeme getiriyoruz: Aye'nin anlatt
na gre, bu ayetlerin sebep- sonu ilikileri arasnda mer de
vardr. Yani, Muhammed'in hanmlar hakknda nen yasaklayc
ayetlerin geli sebepleri arasnda merin roln de gryoruz.
imdiye kadar k rneklerimizde mer'in nerileri dorultusunda
inen ayetlerden sz ettik; bu rneimizde ise, onun bizzat tehlike
unsuru olmas nedeniyle ayet geldiini gryoruz.
Gelimeleri Muhammed'in hanm Aye'den dinleyelim:
"Eimle birlikte yemek yiyorduk, o srada mer de yanmz
dan geti; eim onu yemee davet etti, hep birlikte yemek
yemee devam ederken, o arada mer'in eli benim elime
dedi; eim Muhammed bunu grnce ok zld. zld
n ben de fark ettim. Bu olay zerine, Ahzb Suresi'nin az
nce geen 'Peygamber hammlanndan bir ey isterken perde
arkasndan isteyin' blm indi,"
Bu rneimizde iin ahlaki boyutu bir yana, uras ok
nemli: Bu ayet indii vakit, Muhammed, -yaklak- 20 yllk
peygamberdi ve byle bir yasak ayeti nmemiti. ayet Muham
med'in hammlan olmasayd veya mer o an yemee davet edil
meseydi acaba bu ayet iner miydi? Grlen odur ki, Muham141

medin moralini bozan en ufak bir davranta Cebrail hemen ha


zr ve nazrdr. Tabii ki baz yorumlarda mer dnda baka ki
ilerin de isimleri geiyor. Ama, burada nemli olan ahslar
deil; ayetin geliine kimlerin sebep olduklar, kimierin katk
yaptklardr.^'*
Uzunca olan Ahzb Suresi'nin bu 53. ayetinin son ksmnda
zetle, "Muhammed lse de asla onun hanmlaryla evlenemezsiniz; bu byk bir gnahtr" deniyor. Burada bu yasan sebepsonu ilikisi zerinde biraz aynntya gireceiz.
Yaygn olan gre gre, cennetle mjdelenen on kiiden biri
olan Talha bn Ubeydullah, "Eer Muhammed lrse ben onun
hanm Aye ile evleneceim" demi. Bu sz duyan Muhammed
ok zlnce, az nceki ayet inmi. Kimi kaynaklarda ise, baz
erkeklerin "Muhammed'in hanmlar bizim akrabamz olduklar
halde, Muhammed bizi onlarla grtrmyor; eer Muhammed
lrse biz onlarla evleneceiz" dedikleri aktanlyor.
Muhammed hayatta iken, hanmlanna, rtnme, evde gz hap
si vb. hususlarda Kuran ayetleriyle yaptnmlar uyguland gibi,
kendi lmnden sonra hanmlarnn evlenmemesi iin az nce
geen Ahzb Suresinin 53. ayetiyle de buna yasak getirilmitir.
Gerekten de onun lmnden sonra dul kalan lOlarca hanmn
dan hibiri, bu ayetlerden tr bakasyla evlenememitir.'^^
74 Belazuri, Ensab-t~Eraf, 2/102; Zamahei, El-Kea/..., Ahzb Suresi'nin 53.
ayetinin dipnotunda; Heyscm, Meaneu-z-Zevaid, tefsir blm, 7/93; Suyuti,
Lbab-t-NkuI..., Ahzb-53.
75 Tecrid-i Sarih, Diyanet ter., 1772 nolu hadisin erhinde; Er-Razi, Tefsir-i Ke
bir; Kurlubi, Camiu-Abkam-il-Kur'an; Begavi, Meaiim-l-TenzU: Kad Beydavi, Envar-l-TenziI; bn-l Arabi, Ahkam-l-Kur'an; Taberi, Hazin, bni Kesir,
Mukatil kendi tefsirlerinde, cvkani, Feth'iil-l k ad ird e ve daha birok mfessir kendi yapUannda Ahzb Suresi'nin 53. ayetinin deerlendirmesinde bu hi
kyeyi anlatmlardr; Beyhak, Snen-i Kiibra, 7/69; Vahidi. E'ibab-i Nzul,
Ahzb-53.; Askalani, el-Isabe..., No: 4271, "Talha" blmnde; bn-i Esir, sdiit Cabe, No: 2626, "Talha" blmnde; Ebl Kasm, cl-Gavanud,,., 2/711
ve daha birok kaynak.

142

Buraya kadarki aklamalarda, mer'in istekleri dorultusun


da inen ayetlerden rnekler verildi; br de merin Muhammed'den sk sk sorup da merakla yantn bekledii ve sonuta
stediini alamad olaylar vardr. Bu konuda ok ksa bir rnek
verip baka blme geiyoruz: mer anlatyor: "ok isterdim ki
Muhammed, Kelale'nin (lp de arkasnda anne babas ve ocuklan olmayan kii) malnn kime verilecei hakknda, verasette de
denin alaca pay ile faizin eitleri hakknda (bu konuda) bize
bilgi versin. Hatta bu konularda ok bilgi istediim halde, cevap
alamadm. Bu sorularm zerine, Muhammed elini gsmn
zerine brakarak bana, 'Nisa Suresi'nin son ayeti olan 176. ayet
sana yetmez mi?' cevabn veriyordu" diyor. Aslnda bu konuda
fazla kaynak belirtmeye gerek yoktur. nk, lgili ayetin hemen
banda, "Ey Muhammed! Senden 'Kelale' hakknda fetva ister
ler..." deniyor ve bu konuda bir soru sorann olduunu Kur'an
zaten yazyor. Kur'an'da sadece mer'in ismi yoktur,
lgintir ki, mer bu konularda Muhammed'den blg istedi
inde, o elini merin gsne koyup hep ona, "Nisa Suresinin
176. ayeti sana yetmez mi?" cevabn veriyordu. Halbuki bu
ayette "Kelale"den baka bir ey gemiyor. Oysa, mer soru
sormutu. Hele bunlardan en nemlisi olan faizin detayyla ilgi
li ne bu ayette, ne de Kur'ann dier ayetlerinde herhangi bir
aklama bulunmamaktadr, Kuran, sadece faiz-riba yemeyin
eklinde detaysz bir yasaktan sz ediyor. Oysa zm retme
den sadece faiz haramdr demekle i bitmiyor. Yani mer bura
da gayet hakl. Grld gibi, merin srarna ramen cevab
zor olan sosyal boyutlu konularda ayet inmiyor.
Burada merle ilgili blme son verip 2, blme geeceiz.
Ancak ikinci blme gemeden nce mer dnda baka kii
lerden de birka rnek vermek istiyoruz.
76 Buhari ve Mslim Hadisten, el-LII ve'l Mercan, No: 1905; Buhari, Eribe.
5. bap; Mslim, Tefsir, No; 3032; Ali Nasf. et'Tac, Taam 3/140, Buhari, Ms
lim. Ebu Davud. Ncsai'den naklen, 4/101, "Tefsir" blm. Buhari ve Ms
lim'den naklen, 2/256, Faral" blm.
143

I. raek: "Hak Verilmez Alnr" lkesi

Ayetlerin Geliinde de Gecrlidir


Muhammed zamannda eskiden beri sregelen yle bir gele
nek vard: ayet bir erkek hanmna, "Sen bana annemin srt gi
bisin" deseydi, o hanm boanrd ve lnceye dek de arlk o er
kee onun nikh haram olurdu. Bu ekil br boanmaya "zihar"
denirdi. Bu i yapan erkee "mzahir", boanan kadna "mzarern minha", kullanlan ifadeye de "mzahern biha" denirdi.
Acaba Kuran bu gelenee nasl bakm, buna bir bakalm.
Muhammed'in peygamberliinin son yllarnda Medine'de "Evs
bin Samt" adnda bir kii, Havle veya Cemile ya da Huveyle binti Malik ismindeki hanmn, az nce akladmz "zihar" yo
luyla boamt. Aslnda hem erkek hem de hanm bu boanmay
stemiyordu; ama her nedense adamn azndan byle bir ifade
km ve her ikisinin de balarna dert amt. Adamn hanm,
belki bu in bir zm bulunur diye, olay Muhammed'e aktar
m. O da, "Bu konuda henz bana vahiy gelmedi, fakat bana ka
lrsa artk sen boanm saydrsn" eklinde yant vermiti. Bunun
zerine, kadn duygu ykl ok iyi bir savunma yaparak; Mu
hammed'e, "Ey peygamber, kocam bana kar bu ifadeyi kulland
ama, ak bir ekilde 'Sen bosun' demedi. Kald ki, ben bu adam
la evlendiimde gentim ve ekiciydim; ne zamanki yalandm,
birok ocuk sahibi oldum, o zaman eim bana kar, 'Sen anne
min srt gibisin' dedi ve beni sokaklara terk etti. Benim ocukla
rm vardr, onlar terk etsem perian olacaklar; beraberimde gtrsem kendilerine bakamam. Ey Allah'n Resul, kurban olaym,
yalvarrm bana bir yol... tarznda ikyetini tekrarlyor. ki-
sefer bu talebini dile getirip Muhammed'den olumsuz yant aln
ca, bu sefer Allah'a yneliyor ve "Allahm, mazeretimi, skntm
sana bildiriyorum; Peygamberine bu konuda vahiy gnder de
kurtulaym" eklinde duada bulunuyor. Nihayet, kadnn bu yal
varndan sonra Mcadele Suresinin ilk drt ayeti -o anda- bir
den iniveriyor. lknce ayetlerin anlamlann sunalm:
144

"(Ey peygamber!) Kocas hakknda seninle tartan ve Al


laha ikyette bulunan kadnn szn Allah iitmitir. Allah
sizin konumanz iitir. nk Allah iitendir, bilendir. i
nizden zihar (sen annemin srt gibisin vb.) yapanlarn kadn
lar, onlarn anneleri deildir. Anneleri, ancak onlar dou
ranlardr. phesiz onlar irkin ve yalan bir sz sylyorlar.
phe yok ki Allah, affedici ve balaycdr. Kadnlardan
zihar ile ayrlmak isteyip de sonra piman olanlann, hanmla
ryla temas etmeden nce, bir kleyi zgrlne kavutur
malar gerekir. Size tlenen budun Allah yaptklarnzdan
haberdardr. Buna (Kle azat etmeye) imkn bulamayan kim
se, hanmla temas etmeden nce, hi ara vermeden iki ay st
ste oru tutmaldr. Buna da gc yetmeyen, altm fakiri
doyursun. Bu (hafifletme), Allah'a ve Resulne inanmanz
dan dolaydr. Bunlar Allah'n hkmleridir. Kfirler iin ac
bir azap vardr." (Mcdele Suresi, 1-4. ayetler.)
Bu olayn anlatld Mcdele Suresi, ini sras itibariyle,
Kur'an'n II4 suresi iinde 105. sradadr. Bu sureden sonra 9
sure daha inip -Muhammedin de lm zerine- Kur'an ta
mamlanmtr. Dolaysyla, neredeyse tamamlanmak zere olan
Kuran da, o ana kadar bu konuyla ilgiliherhangi bir gelime
yoktu. Fakat kadnn mcadelesi sonucu, drt ayet birden iniyor
ve erkeklerin bu tr ifadelerini boanma olarak kabul etmiyor.
Ayrca, bu gelenei tamamen yrrlkten de kaldrmyor,
Kur'an'da byle bir dzenlemenin yaplmasnn iyi mi-kt m
olduundan ziyade, bu ayetlerin nasl indikleri konusu zerinde
durmakta fayda vardr. Burada hemen aklmza "Hak verilmez,
ancak alnr veya alan kazanr" szleri geliyor. Bu rnei
mizde ok net olarak grlyor ki, kadnn mracaat sonucu
Cebrail'e yol grnm ve sonuta Allah, yarm sayfaya yakn
Kuran ayetini birden gnderi vermi. Bu ayetlerin, kadnn gay145

ret sonucu indiklerini zaten Kur'an da kabul ediyor. nk,


ayetin hemen banda, "Ey Muhammed! Allah, kocas hakknda
seninle mcadele eden kadnn szn iitmitir deniyor. Yani,
Kuran'da sadece kadnn ad belirtilmemitir; yoksa hadise ol
duu gibi yer almaktadr.
Bu ayette, gze arpan baz ilgin noktalar vardr. Mesela;
ayet gya kadna cevap mahiyetinde gelmitir. Ama bakyoruz
ki, kadnn sorununa yant olmaktan ziyade, Allahn vgsne
daha fazla yer verilmitir; hem de, edebi sluba aykr bir bi
imde. rnein, sadece birinci ayette Allah'la lgili sefer iit
me eylemi kullanlmtr. yle ki, Kocas hakknda seninle
tartan mcadeleci kadnn szn gerekten Allah iitmitir;
Allah ikinizin de konumasn iitir; Allah iitendir" deniyor.
Bu temann burada, bu tekrarlarla anlatlmas gerekten anlam
szdr. Kald ki, bu gelenein byle yarm yamalak ekilde deil
de, tamamen ortadan kaldnimas daha adilane bir karar olurdu.
nk, bu ayetlerde deniyor ki, erkek kadnla ilikiye girmeden
kefaret desin; bu art kouluyor. Erkein bu ie evet veya ha
yr demesi in de herhangi bir zaman snrlamas Kur'an'da
yoktur. Bu durumda, eer erkein baka bir hanm varsa ve
onu daha fazla seviyorsa, hakknda ziharda bulunduu hanm
na "Hanmefendi kusura bakma! Ben henz kefaretimi deme
dim. Dolaysyla, ne zaman dersem o zaman seninle ilikiye
girerim" eklinde antaj yapabilir. Dolaysyla, bu ayetteki h
km pek uygun deildir. Burada, kadnn zoruyla Araplarn eski
gelenei biraz hafifletilerek kabul edilmitir.
*
Baz slami yazarlar, "Allah, kadn korumak iin, byle bir
hkm koymutur" diyorlar. Bu savunmann, o gnk koullar
da boanmay nleme konusunda erkek zerinde etkili olduu
nu sanmyorum. Hele gnmzde bu yntemin yarar olacan
hi sanmyorum. Halbuki, tam tersine, kadn bu gelenekle daha
da ezilmeye mahkm olmutur. Bilindii gibi, gnmzde eti
146

ketli kle olay yoktur ki, zihar yapan bir erkek onu azat etsin.
Erkein oru tutmamas iin bir bahane bulmas kolaydr. O za
man ortada sadece fakirlerin kamn doyurma kefareti kalr ki, o
da gnmz zenginleri iin hibir ey deildir. Dolaysyla, bir
zengin istedii zaman bu zihar yeminine bavurabilir. Bu du
rumda bunun caydrcl kalmad gibi, kaybeden yine kadn
oluyor. Olayn bir dier olumsuzluu da udur; Bu tr bir bo
anma yetkisi, ancak erkee aittir; kadnsa, hibir ekilde koca
sna, "Sen bana babamn srt gibisin" diyemez. nk, ne
Kur'an ve hadi.slerde byle bir cmle vardr, ne de slam tarihin
de byle bir rnek mevcuttur. O halde, bu ayetle kadn koruma
altna alnmtr sz, gerei yanstmyor.
Olayn bir dier nemli taraf da udur ki, mcadele eden
kadn, davasnda kazand gibi, ayh zamanda bu sureye de
damgasn vurmu oluyor. Zira, kadnn hem bu mcadelesin
den dolay, hem de surede kadnn bu olay anlatlrken, surenin
hemen banda mcadele mastannn (kk) bir trevi olan "tcadil" fiili getii iin, bu 22 ayetten mteekkil Kur'an suresine-blmne, "Mcdele" Suresi ad verilmitir. Demek ki, ka
dn mcadele etmeseydi, Allah onun aresine bakmazd. Kald
ki, bu ayetler, Muhammed'den birka kez olumsuz yant aldk
tan sonra inmi. Acaba Allah, bu ayetleri kadnn ilk mraca
atnda veya daha nce niin gndermedi de. kadn Muhammedi
bir hayli zor durumda braknca ve alayp da onu duyguland
rnca hemen drdn birden gnderdi?^^

77 Fahrenin cr-Razi, Tefsir-i Kebir, Mcdele Suresi 1-4; Ebu Davud, Talak, 17,
No: 2214; Nesa, Talak, 33-6/168; bn- Mace, Talak, 25, No: 2063; Ahmet bin
Han bel, Msned, 6/410; Ktvb-i Sitte, brahim Canan (ere., 4/300-M/478; Askalani, e/-/sabe, No; 11112, "Havle binti Malk" md.; bn-i Esir, el-sd, No:
6879; bn-i Abdil-Ber, stiab, No; 3320.

147

n, rnek: bn-i mm Mektum ve Nis Suresi'nin 95. Ayeti


Zeyd bin Sabit anlatyor;
"Nis Suresi'nin 95. ayeti ilk indiinde Muhammed bana,
'Kalem ve yaz malzemeni al bu ayeti sana yazdraym dedi.
Ayeti, ilkin u ekilde bana yazdrmak istedi: 'Mallaryla,
canlaryla cihad eden mminlerle oturan mminlerin duru
mu ayn olmaz...' diye. Ben artk bu ayeti yazmak zerey
ken, o esnada bn-i mmi Mektum kageldi ve 'Ey pey
gamber, cihada gcm yetseydi, muhakkak ben de gider,
dmanla savardm' dedi. Bu itirazlar zerine, peygamber
bize, 'Cebrailin bir daha vahiy getirdiini ve az nceki aye
tin son olarak u ekle dntn syledi: 'Mazeret sahip
leri hari, cihad eden mminlerle evlerinde oturan mminle
rin durumu ayn olmaz.'"
tiraz eden bu ahsn (bn-i mmi Mektum) her iki gz de
krd. Ama, ok nemli bir insand. Bu ayetten nce de onun
yznden "Abese" Suresi'nin ilk ayetleri inmiti. ylesine
nemli bir insand ki, Muhammed bir yere gittiinde en ok
onu kendi yerine vekil olarak tayin ederdi. 13 sefer Muhammed'e vekaleten Medine ynetimini stlenmitir. Ayn zamanda
Muhammed'in 2. mezzini olarak grev yapyordu.
Bundan, kesin olarak u olumsuzluklar ortaya kyor: Al
lah, birinci defa Cebrail'i gnderirken mazeret sahiplerini unut
mu da, ad geen ahs ve dier mazeret sahiplerinin itirazlar
zerine, yeniden Cebrail'i yollam ve dzeltme yoluna gitmi
tir, Burada u .soruyu yinelemekte yarar vardr: Acaba Kur'an
ayetleri hep sorulan sorular zerine mi ekillenmitir? Eer
byleyse bizim de sorularmz vardr. Yoksa o gnk insanlar
hepimize vekaleten mi soru sormular veya sonsuza dek sorul
mas muhtemel tm sorular o zaman m bitirmiler?
148

Evet, bLi olay hakknda hem Diyanet tercmesi olan Tecrid-i


Sarihin lgili blmndeki bilgiler, hem de Ktb-iSitteY terc
me eden Prof. brahim Canan'tn yorumu, gerekten ok ilgin!
Bu iki kitab tercme eden her iki akademisyen de, az nce
ki ayetle ilgili, Allah'n Cebraili ikinci kez gnderip tekrar d
zenleme yaptna inanp, sanki normal bir eymi gibi, hi sa
vunma yapmadan hadiseyi olduu gibi kabul etmilerdir."^^

m . rnek; Abdullah bin Mesut ve


Fussilet Suresi'nin 22. Ayeti

Abdullah bin Mesut anlatyor:


''Kabenin yanndaydk. Bir gurup insan kendi aralarnda u
konuda tartyordu: Acaba Allah insann indekini de bilir
mi?' diye. Bu arada ben Muhammedin yanna vardm ve bu
olay kendisine anlattm. Bunun zerine konuyla ilgili Fussi
let Suresinin 22 ve 23. ayetleri indi."
Bu iki ayette zetle u tema ileniyor: "Siz Allahn, yaptkla
rnzn ounu bilmeyeceini sanyordunuz. te Rabhinizi byle
sanm anz, sizi vok etti ve SZ ziyana urayanlardan oldunuz."
Aslnda Kuranm insanst bir kaynaktan gelmediini sy
leyenler, Muhammed zamannda da yok deildi. yle ki, muha
lifler o zaman, "Muhammed her eye gz kulaktr; kim ne derse
onu dinler ve sonuta ona gre ayetini uydurup ortaya karr ve
Allah'tan geldi der" diyorlard. Bu itirazlar bertaraf etmek
iin, Tevbe Suresinin 61. ayeti iner ki, anlam u:
78 Tecrid-i Sarih, Diyanet tere., No: 1196; Ktb-i Sitte, brahim Canan tercemesi,
3/419, No: 572; el-L Ve'l-Mercan. No: 1240; Buhar, Nis (e/siri.lS; Cjhad, 31; FedaU-i Kat'an, 4; Mslim, Emare, No: 1898; Ebu Davud, Saiat, 595;
Hara, 2931; Tirmizi, Cihad, 1670, tefsir blm. No: 3032-33; Nesai, Ciha,
4, No: 3097 ve ayetle ilgili tefsirler.

149

"O mnafklar iinde yle kimseler vardr ki, peygambere


eza eder, onu incitirler ve ona 'Her sylenen sz dinleyen
bir kulaktr' derler. Onlara de ki, o sizin iin bir hayr kula
dr. Allah'a inanr, mminlerin szne inanr, inizden iman
edenler iin o bir rahmettir, Allah'n peygamberini incitenler
(yok mu?) en ackl azap onlanndr.
Gerekten bu ayette, Muhammed'in her sze gz kulak oldu
u tescil ediliyor. rnein; "o sizin iin bir hayr kuladr, Al
lah'a ve mminlere (onlarn szlerine) inanr" deniyor. Bu ayet,
Muhammed'in eitli yerlerden bilgi ald konusunda ok
nemli bir kanttr.^^
Sz Muhammed'in her eye gz kulak olmasndan alm
ken, konuyu pekitirmek asndan ok nemli bir-iki olay da
ha aktarmak istiyoruz.

1. Vahyin Kayna Fars ve Rum Adetleri mi


Yoksa Allah m?
Muhammed bir ara ocuk emziren kadnla cinsi mnasebette
bulunmay yasaklyor ve bu iin gnah olduunu sylyor. Daha
nce de Arap toplununda byle bir inan zaten vard. Bu tr bir
ilikinin tbben doru olup olmadna girmiyoruz; itirazmz,
Muhammed'in bu konuda fade deitirirken, ne srd gerek
eye yneliktir.
Muhammed, zaman iinde, az nceki olayla ilgili fikir de
itiriyor; hem de ok ilgin br gerekeyle! yle diyor: "As79 el-L'I ve7 Mercan, Nor 1768; Buhar, Fussilet tefsiri, t. ve 2. baplar; Ms
lim, Sfat-t Mnaftkin, 5, No: 2775; Timnizi, Fussilet tefsiri. 41. bab. No: 3249;
Vahidi, Esbab-iNzul, Fussilet-22-23; Suyuti, Lbab.... Fussilet-22-23.
80 Ebu Davud, Tp, 16, No: 3881; Ibn-i Mace, Nikah, 61. No: 2012: mam Ahmet
bin Hanbel, Msned, 6/453; Kiitb-i Sitte, . Canan tere., 7/541-16/72.

150

mda ocuk emziren kadnla cinsi ilikide bulunmay yasakla


mak isterdim; fakat bakyorum ki, ranllarla Rumlar bu ii ya
pyorlar ve hibir ey de olmuyor. Dolaysyla, ben de bu yasak
tan vazgeiyorum." Bu hadis zerinde fazla yorum yapma gere
i duymuyoruz. nk, her ey ok ak ve nettir. Bu olay ak
tarmamzn sebebi, u ksa soru le ifade edilebilir: Acaba Mu
hammenin ilham kayna Allah m, yoksa ranla Rum gelenek
leri ve dier eski kltrler mi?'
Muhammed, acaba neden byle bir ifade deiikliine ba
vurdu? Bu sorunun yant da olayn kendisi kadar ilgin! Asln
da, ne zaman ifade deitirdii kesin olarak bilinmiyor. Ancak,
az sonra anlatacamz olayla birlikte mtalaa edilir ve Muhammed'in kadna bak da gz nne alnrsa, yaplan deiikliin
sebebi byk bir olaslkla ortaya kar. Hadise udur: Muham
med "mm Seleme ile evlenirken, kadnn (eski kocasndan)
emzirdii bir kz ocuu vard. Gerdee girmek iin sk sk ka
dnn yanna varyor; fakat onun kucanda ocuk grnce, tek
rar geri gidiyordu. Bu durum epey sryor. Br gn Ammar bin
Yaser bunu seziyor ve gidip kadndan o ocuu alp kendi evine
gtryor. Muhammed bunu anlaynca seviniyor ve gidip ka
dnla ilikiye giriyor. te, ocuk emziren kadnla ilgili elikili
beyanatn nedenini, bu olayla ilikilendirmek mmkndr. Ba
ka bir deyile, fetva niteliindeki bu sz, bu kadnla yatabil
mek iin sylemi olabilir d iy o ru z. ^

81 Ebu Davud, Tp. No: 3882; Mslim, Nikab, No: 1448; Kiitlvi Sitfe, brahim
Canan tere., 11/392-16/42; Tirm i, Tp, No: 2072; mam Ahmel bin Hanbel,
Msned. 6/361-434; Nesai, Nikah. 54; Askalani, /sabe, No: 10969; mam ma
lik, Muv atta-B uyu-2/211.
82 Askalani, eJ-/sa5e, No: 11645; bn Esir, sd-ii Cabe, No: 7464; Ktb-i Sitte,
t. Canan tere., 15/492; bni Sad. Tabakat. No: 4118-8/289; Abmet bin Hanbel,
Msned, 6/295; Hindi, K em 'l Ummal, No: 37790; Hayat-i Sahabe, Ahmet
Mey lan tere., 3/296.

151

2. Muhammed Hi Ayet Unutur mu?


Bir adam mescitte Kuran okurken Muhammed de onu dinli
yor ve kendisine, "Allah senden raz olsun ki, senin okuduuj
ayet, Kur'an'm falanca suresindendir. Artk ben onu unutmu v"e
terk etmitim, fakat sen bu ayeti bana bir daha hatrlattn diyor,
Hemen hemen tm hadis kaynaklarnda Muhammed'in
Kur'an' o adamn azndan dinledikten sonra "Artk ben o ayeti
ilgili sureden atmtm" ifadesini kulland yazyor. Bu hadis
ten u sonular ortaya kyor: Birincisi, Muhammed, o adamn
szn beendii ve Kur'an'a geinmek iin, az nceki taktii
uygulad ihtimali (ki, mantksal olarak doru olan da budur);
kincisi, eer Muhammed Kur'an'm ayetlerini unutabiliyorsa ve
tesadfen bazlarnn azndan -zaman iinde- duyuyorsa, o za
man onun unutup da hatrlayamad ayetlerin olmadm kim
garanti edebilir!
Kald ki, slami kaynaklarda getiine gre, onun yaklak
40 civarnda vahiy ktibi vard. O halde onun dedii ayet nasl
gzden kam olabilir ki!

3. Hudeybiyede mm Seleme'nin Rol


Hudeybiye Antlamas'nda varlan sona Mslmanlarn
aleyhine olunca, sahabeler arasnda byk bir moral bozukluu
meydana geliyor. Hatta mer, Muhammed'e kar sert bir ekilde
tepki gsteriyor. Bu arada Muhammed, kurban kesme zamannda
arkadalarna iki- sefer, "Kalkn kurbanlarnz kesin! dedii
halde, krgnlktan hi kimse onu dinlemiyor. Bunun zerine Mu
hammed'in yannda bulunan kendi hanm "mm Seleme ona.
83 Tecrid i Sarih, No: 1149, c.8/69; el-L ve i Mercan, No: 451; Buhar, Bab'
ehadet-il Ama, 11, Fedail-i Kur'an, 26; Mslim, Salat, No: 788; Ebu Davud
Salat, 133(,Huruf-3970.

152

"Kimse banp armayla seni dinlemez. O halde, nce sen kalk


kurbann kes; bylece halk da sana bakar, kurbanlann keser di
yor. Sonuta, Muhammed onun dediini yapyor ve halk da kal
kp kurbanlann kesmeye balyor ve bu ii Muhammed deil de,
onun hanm mm Seleme sonuca balyor.***
Burada unu sormak gerekir: Bu antlamann ar koullar
na kar, mer, "Ey peygamber! Hani biz evden ktmzda,
sen bize Kabe'yi tavaf edeceimizi syledin ve biz bu amala
yola koyulduk. Ama imdi ise. Mriklerin direnmesi sonucu
biz Tavaftan vazgeiyoruz. Acaba sen bunu nasl aklarsn?"
eklinde gerekten ok sert bir eletiri yneltiyor. te bu nem
li ortamda, arkadalarn ikna etmek iin neden ortada vahiy g
rnmyor da, Muhammed'in yanlm mm Seleme adnda bir
bayan dzeltiyor?
Bu olayda Muhammed'in mere verdii yant ok nemli:
]B.en K^,j|^tavaf edceimizi syledim ama, bu sene yaparz depedim; nmzdeki yl yapacaz^ Dolaysyla, bu olayda herhan
gi bir yalan yoktur" diyor. Onun, "Gelecek yl Kabe'yi tavaf edece
iz" sz, bir keramet deil; tersine antlamann icabdr ve bu
metinde "Seneye Kabe tavaf edilecek" ifadesi zaten vardr. Kald
ki, eer tavafn seneye yaplacan bilmise, o zaman neden 1400
kiiyi evlerinden kartp tavaf amacyla yollara dktryor ki?

4. Muhammed Bir Mhendis Deildir


Muhammed, Mekkeden Medine'ye g edince, orann halk
kendisinden, verimsiz olan hurma aalarm alamalarnn di
nen sakncal olup olmadn sorarlar, Muhammed onlara, "Ha
yr a yapmak uygun deildir" yantn verir. Bunun zerine
84 Teaid-i Sarih. No: 1164; Ktiib-i Sitte, I. Canan tere.. 12/179, 16/162; Ebu Davud, Cihad, No; 2765; Vakidi, Megazi, 2/613,

153

Mslmanlar a yapmaktan vazgeerler. Muhammed'i dinleyip


de a yapmayanlar, a yapanlara nazaran o yl az mahsul alr
lar. Tabi ki buna sebep olan, Muhammed'in fetvasdr. nk,
eer balangta onlara zin verseydi veya "bilmiyorum" desey
di byle olmazd, en azndan bu iin sorumlusu, o olmazd. Ni
hayet, halk Muhammed'e sonucu olumsuz olan bu vakay anla
tnca, kendisi bu kez u yant verir:
"unu bilin ki, ben de bir insanm. Dini konularda beni din
leyin. Fakat kendi grme gre bir ey sylediim zaman
ben de bir insanm (yanlabilirim)."^
Grld gibi, Muhammed, yanldnda "Ben de bir insa
nm, yanlabilirim" biiminde cevaplar veriyor; baar gsterdi
inde ise, ii vahye havale edip insanst bir makama mal edi
yor. Bu gibi kmazlar karsnda, Usul-l Hadis ilminde uzman
olanlar, inandrcl olmayan yle bir yorum yapyorlar: "As
lnda Muhammed'in ara sra yanld hem dorudur hem de
normal bir eydir. nk o, nsanst br varlk deildir. Kald
ki, Muhammed bazen vahiy namna konumu, bazen komutan
olarak, bazen devlet bakan sfatyla... vb." Bu gibi savunma
lar iin, bn-i Kuteybe'nin (. hicri 276), 7evi7 Muhtelifi} Ha
dis le Tehavi'nin (. hicri 321) Mk'l Asar adl yaptlar r
nek olarak gsterilebilir. Dikkat edilirse slami yazarlar, eletiri
lerden kurtulmak iin, Muhammedin ahsn bile paralara ay
ryorlar. yle k, bazen asker, bazen idareci, bazen normal va
tanda vs. sfatlaryla konumutur gibi. O zaman hemen yle
bir soru akla gelir: Muhammed'in hangi ifadesi vahye, hangisi
devlet bakanl sfatna, hangisi ordu komutanl sfatna,
hangisi normal vatanda sfatna dayanr?..
85 MsUm. Fedai], No: 2362; bni Mace, Ruftun, 15, No: 2470-71; Kfb- Sine, 1.
Canan tere., 16/418, No; 5949.
154

Bu gibi yorumlarla iin iinden kmak ok zor Zira, gzel


bir sz syledii zaman onu vahiy kabul edip Allah'a havale
edelim; yanld zaman da, "Kusura bakmayn burada yanlm
ama, peygamber sfatyla deil de bilmem ne sfatla konumu
tur" diyelim. Byle bir tasnifin kriteri neye gre yaplr; acaba
bu inandnc m?
u soru sorulabilir: Acaba o gnk insanlar ok mu cahildi
ki, hemen sylenen her eyi kabul ediyorlard?
Her eyden nce u bilinmelidir ki, Muhammed bu olay lan
14 asr nce yaayan bir topluma anlatmtr. Gayet tabii ki ge
ni halk kitleleri cahildi ve bu tr inanlar kabule msaitti. Za
ten bu inanlar daha nce de vard, toplum bir kere bunlara ya
banc deildi. Burada ok arpc br rnek verelim: O zaman
evlerde hela yoktu; insan, ihtiyalanm gidermek iin -gece ol
sun gndz olsun- dan kmak zorunda kalrd. Muhammed
ise, geceleyin dan kmayp tuvalet ihtiyacn evin iinde bir
kapta giderirdi. Ona ar derece inananlar da gidip ifa niyetiy
le onun idrarn ierdi. te o gnk nsanlar iinde byle ina
nanlar vard. Bu rnek, toplumun genel yaps hakknda D^mli
bir ipucu vermektedir.***
^
unu da hemen belirtelim ki, bilinli insanlar yok deildi;
ancak bunlar. Muhammed ve yandalanna kar direnemezlerdi,
galip gelmeleri imknszd. Sebebine gelince; bir kere Muham
med, kendi arkadalarna an vaatlerde bulunuyordu. Mesela,
Kim Allah rzas iin savarsa cennetliktir diyerek ahireti
kullanyordu; "Kim din uura ldrlrse ehit, kalrsa gazidir"
deyip taraftarlarnn her iki durumda da krl olduunu syl
yordu. Ayrca, "nanmayanlarla savap, mallann ganimet ola86 Ebu Davud, Taharet, 24; Nesai, Taharet, 28; tbni Esi. sd'I Gabe, No: 6732,
6763; Hakim. Mifedrekten alnt yapm; bni Abdi'l Ber, stiab, Nor 3242,
"meyme" bahsi; Ahme Zeyni Dahlan, es-Siret-n-biebeviyye, 2/256.

155

rak ele geirip kullanmak, Miistmanlara helaldir" diyordu. He


le en nemlisi, Mslmanlara, kar tarafn kadn ve kzlarn
cariye, erkeklerini de kle olarak kullanabilme mknn tan
mt. Btn bu primler ve benzerleri, Muhammed taraftarlarna
saldr konusunda doping yapmaya yeterliydi. Dolaysyla, Muhammed'e kar kan insanlar, Muhammed'in arkadalar tara
fndan bu gibi primler sayesinde yok edilirdi, stenmeyen kii
leri ortadan kaldrmak iin, bu tr primlere inanan insanlar kul
lanmak ok kolayd. Bu gibi insanlara yeter ki Muhammedden
bir iaret gelsin, hemen asayi ber-kemaldi.

156

il b o l u m

MUHAMMED'IN HANIMLARI HAKKINDA


NEN AYETLER

Bilindii gibi, Kur'an 114 sureden mteekkildir. Genel ka


n, bunlarn 86snn Mekkede, geriye kalan ksmnn da Medi
ne'de indii eklindedir. Daha nce de belirtildii gibi, -istisna
lar hari- Mekke'deki aile yaps Medine'dekinden daha fazla
ataerkildi. Kald ki, Muhammed Mekke dneminde hem iktida
ra gelmemiti, hem de birden fazla kadnla evlenmemiti.
Dolaysyla, bir nevi arz-talep gereince, orada inen surele
rin hibirinde kadnla ilgili bir ayet yoktu. Muhammed, 56 ya
na geldii bir srada Medine dneminin 3. ylndan itibaren ok
evlilie balad. yle bir rnek verelim: 56-58 yandayken (h.
3. ylda), 21 yanda olan Hafsa ve 30 yalarnda olan Zeynep
binti Huzeyme ile evlenmiti. 57 yalarnda iken, takriben 29
yanda olan "mm Seleme" ile, 58 yanda iken 35 yanda
olan "Zeynep b. Cah", Reyhane ve 20 yanda olan Cveyriye
ls le ayn ylda evlenmiti, 60 yana girerken de ayn yl
17 yanda olan "Safye"yi, 36 yanda olan Meymune'yi ve 20
yanda olan Marya'y getirmiti. Daha nce de onun yannda
Aye ile evde adnda iki hanm vard. Bunlar dnda onun
baka hanm ve cari yeleri de vard; bunlar, Muhammed ve Kur157

maylannn Hantulan adl kitabmzda ayrntl olarak aklan


mtr. lgintir ki, Medine dneminin bu ilk ki ylnda inen su
relerde kadn yine Kur'anda yoktur. Mesela, Bakara, Al-i Imrn, Enfl, Saff, Tebn, Cum'a, Muhammed ve Har sureleri
gibi. Ancak, bunlar iinde Bakara Suresi'nde kadnla ilgili iddet
olsun, boanma olsun, alverilerde ahitlikler olsun baz d
zenlemeler vardr ki, bunlar da konumuzla alakal deildir.
nk biz bu blmde, Muhammed'in eleri aleyhinde olan,
onun ailev hayatyla ilgili ayetleri ileyeceiz. Kald ki, dier
kadnlarla ilgili "Kadn dvebilirsiniz" gibi ok ar hkmler
ieren ayetlerde Medine dneminde nmiti.
Bu bilgileri unun iin anlatyoruz: Ne zaman ki Muham
med, aile yaps anaerkil olan Medine'ye gt ve ne zaman ki
orada hem birok kadnla hem de sava esiri cariyelerle hayat
n birletirdi ve ne zaman ki kadnlar hem seslerini duyurmaya,
hem de kocalarna kar gelmeye baladlar ve onlarn bu kar
gelme eylemi, hem Muhammed'in, hem de mer gibilerin aile
sinde de etkisini gsterdi, o vakit sz konusu ayetlerin inmeye
baladn gryoruz. Daha nce de deindiimiz gibi. Havle
adnda Medineli bir bayan, Muhammed'Ie yapt bir tartma
sonucu "Mcdele" Suresinin ilk drt ayetinin inmesine neden
olmutu (zihar hakknda).
Medine kadnlarnn Mekke kadnlarndan farkl bir yapya
sahip olduklarn pekitirmek iin, bir rnek sunup, ardndan
Muhammed'in hammlanyla ilgili olan ayetlere geelim; Medine
li kadnlar, Muhammede, "Neden annemiz Havva, babamz
Adem olduu halde biz kadnlar Kur'an'da hi gemiyoruz, ne
den biz kadnlar savaa katlmyoruz, neden biz kadnlar veraset
te erkein yans kadar pay alyoruz (Kur'an, Nisa Suresi, 11. ve
176. ayetler), nedir bu iki cins arasndaki ayncaln nedeni?" gi
bi sorular soruyorlar. Bu sorular sorulduktan sonra, artk deiik
zamanlarda kadnlarla ilgili ayetler inmeye balyor. Geri bu
ayetlerle kadnlara nemli bir ey verilmiyordu, ama sembolik de
158

olsa bu mcadele sonucu Kur'an'da kendilerine yer verildi. Medineli kadnlarn mcadeleleri sonucu u ayetler inmeye balad:
Al-i mrn Suresi, 195. ayet; Ahzb Suresi, 35. ayet; Nisa Suresi,
32, ayet ve Tevbe Suresi, 71. ayet. Kur'an'da kadnla ilgili ehven
(kadnlarn biraz lehine) olan ayetler bunlardr.
Kadnlar, mcadeleleri sonucu Kuran'a girebildiler. Fakat,
daha nce de belirtildii gibi, bu yeterli deildir. Acaba neden
onlara bundan daha fazla hak verilmedi? nk kadn fizik gc
itibariyle erkee gre daha zayftr; zellikle o gnk artlarda
kaba kuvvet etkili olduundan, kadn fiilen hep ikinci smf va
tanda muamelesine maruz kalyordu. ayet erkeklerin houna
gitmeyen nemli bir ey koparabilselerdi, bu sefer erkekler ka
bul etmezdi. Hele hele mer gibileri varken onlara hi nemli
bir hak verilebilir miydi ki? mer bahsinde deindiimiz gibi,
Muhammed ilknce^ "Gerekirse kadn da eini dvebilir fetva^
in^ yenpiii., Ama mer buna^uaz edmceTKTse^, ^Kadiniz i
dvebili^iniz"^eklmde.ayet inneye balamt (Nrsa"Sures34.
ayet). Dolaysyla, Medineli kadnlar bylesFerkekler yznden
Kuranda ancak bu kadar yer alabilirlerdi.
Baz slami yazarlar, Muhammedin hanmlaryla olan kav
gasn, ekonomik skntya balyorlar. Bunun gerekle hi ilgi
si yoktur. Hem Kur'an'a gre doru deildir, hem de tarihi ger
eklere terstir. Burada ksa bir-iki rnek verelim: Az nce de
sylendii gibi, Muhammed'in birok kadnla evlilie balama
s, Medine dneminin 3, ylndan itibaren balar. Oysa onun ga
nimete balama tarihi Medine dneminin kinci ylnda Batn-
Nahle vak'as ve bir sre sonra da ayn yl Bedir Sava'yla ba
lar, Daha nce de mer'le ilgili Bedir Sava blmnde ak
lanmt ki, Enfl Suresi'nin 1, 5 ve 41. ayetleriyle Har Sure1 Tirmzi. Nisa tefsiri. No: 3022; Ktb-i Sitte, 1. Canan tere., 3/395; Vahidi, Esfcab-j Nzul, ilgili ayetler blmnde; Mcahit tefsiri, l-i mrn-195, Nis-32,
Ahzb-35; Fahrettin er-Razi, Tefsir-i Kebr, l-i m rn-195; bni Kesir tefsiri,
Nis-32; Sfyan-i Sevri tefsiri, Ahzfib-35 vb.

159

sinin 6, ayetinde hem ganimetlerin Mstmanlara helal oldu


undan, hem de bunlarn ounun Muhammed'in inisiyatifinde
olup, gerek ailesine ve gerekse dier akrabalarna kullandrablecei yetkisinden sz ediyordu. Aynca Muhammed'in zenginli
iyle ilgili ortada u tarihi gerekler vardr ki, Beni Nadir gaza
snda ele geirdii ganimetten her hanmna bir yllk nafaka
ayrm. Hendek Sava'nda ele geirdii ganimetten her han
mna lOOer vaak {yaklak lO'ar ton) hurma ve arpa ayrmt.
Bir de Muhammed'in ganimetten kendi ahsna ayrd zel
ky ve baheleri vard. Hele h, 2, ylda Bedir'de ele geirilen
esirlerden fert ba alnan drder bin dirhem fidye olay, herke
sin bildii bir olaydr. Dolaysyla, onun ailesiyle ilgili skntla
rnn nedenini ekonomik nedenlere balamak, yaktrmadan
baka bir ey deildir.^
Muhammed, "Ben herhangi bir hanmmla evlenmi isem,
Allahtan aldm vahye dayanarak evlenmiimdir" diyordu. As
lnda bu konuda baka kaynak gstermeye gerek yoktur. nk,
-ileride grlecei gibi- Ahzb Suresi'nin 37. ayetine gre Al
lah, Muhammed'in Zeynep'le olan evliliinde bizzat kendisi ni
kh kyyor. Muhammed de bu ayete dayanarak, artk Zey
nep'le yeni bir nikh kymadan, evlilik iin ahit tutmadan, ka
dna nehir cretini bile vermeden, hatta kadnn rzasn alma
dan ona el koyuyor. Gereke olarak da, Ahzb Suresinin 37.
ayetinde geen hkm gsteriyor.
Bu genel aklamay yaptktan sonra, imdi dc direkt olarak
Muhammed'in hanmlarndan sz eden, onlara zel ve ayn za
manda btrbirleriyle anlam btnl inde olan ayetleri, birka
2 Tecrid-i Sarih, No: 1173; c!-L'I w 7 Mercan. No: 11*16; Buhar, Nafaka, 3:
Mslim, Msaka, No: 1551; Cihad. 1757; Ehu Davucl, Hara, No: 3006-3008;
Rza Sava^, slamda Kadn, s.255; bn-i S.ad, Tabakat, 2/278, 2/307, "Beni Na
dir" ve "Hayber blmlerinde.
3 Tccrid-i Sarih, 2/311-351; Hakim, Msledrek, 4/49; Heysemi, Mecmc'z-Zevaid,
9/83-205; Hindi, Kcnz'l Utnmai, No: 37753; bni Esir, sd-l Oahe, No: 7573;
Yeni $afak Gazetesi Siret Ansiklopedisi, 2/200,

160

grup halinde aklamaya geelim. Bu durumda karmza yle


bir tablo kyor:
1) Nr Suresi'nin 11, ayetinden itibaren yaklak on ayet;
2) Ahzb Suresi'nin 28. ayetinden 34. ayetine kadar olan
toplam 7 ayet;
3) Ahzb Suresinin 36,'dan 40.'ya kadarki ayetleriyle 53.
ayeti;
4) Ahzb Suresi'nin 50-52. ayetleri;
5) Tahrm Suresinin ilk be ayeti.
1. Grup:
Nr Suresi'ndeki ayetlere, bir vesileyle mer bahsinde ksa
ca deinmitik; o yzden burada o ayetlere tekrar deinmeyece
iz. Ancak unu hatrlatalm ki, o ayetler Aye'ye zel "fk" ola
yna ilikindi. imdi srayla dier ayetleri aklamaya geelim.
2. Grup:
"Ey peygamber, hanmlarna de k; eer dnya hayatn ve
onun ziynetini, ihtiamn arzu ediyorsanz, gelin size boa
ma bedellerini verip hepinizi gzellikle boayaym." (Ahzb
Suresi, 28. ayet.)
"Yok eer Allah', peygamberini ve ahiret yurdunu diliyorsa
nz, phe yok ki Allah, sizden iyi davranan kadnlar iin
byk bir mkfat hazrlamtr." (Ahzb Suresi, 29. ayet.)
"Ey peygamber hanmlar, sizden her kim ak bir hayaszlk
yaparsa, onun cezas iki kat artrlr. Bu, Allah iin ok ko
laydr," (Ahzb Suresi, 30, ayet.)
"Sizden her kim de Allah'a ve Resulne itaat eder, salih
amel ilerse, ona da mkfatn iki kat veririz. Ayrca onun iin
ok gzel bir rzk hazrladk." (Ahzb Suresi, 31, ayet)
161

"Ey peygamber hanmlar, siz herhangi bir kadn gibi deil


siniz. Eer Allahan korkuyorsanz, size yabanc olan erkek
lere cilveli konumayn ki, sonra kalbinde ktlk bulunan
lar, bir arzuya derler. Gzel ve mnasip (erkeklere ekici
olmayan) szler syleyin." (Ahzb Suresi, 32. ayet)
"Vakar ile evlerinizde oturun... lk cahiliye (devri kadnlar)nn alp salarak yrdkleri gibi yrmeyin. Namaz
dosdoru kln. Zekt verin. Allah ve Resulne itaat edin.
Ey Ehl-i Beyt, Allah sizden ancak kiri gidermek ve sizi ter
temiz yapmak istiyor." (Ahzb Suresi, 33. ayet.)
"Evlerinizde okunan Allah'n ayetlerini ve hikmeti hatrla
yn. phesiz ki Allah, her eyin iyzn bilendir ve her
eyden de gerekten haberdardr." (Ahzb Suresi, 34, ayet.)
imdi de anlamlarm sunduumuz bu ayetlerin kritiini ya
palm.
Evrensel bir kitap olduu iddia edilen Kur'anda, Muhammedin aile hayatndan bu ekilde sz edilmesi dikkat ekicidir!
Burada unu sormak gerekir: Acaba bu gencecik hatunlarn ceza
s neydi ki, Allah hem "Muhammed'in btn hanmlaryla evlen
mesi benim iznimledir" (izinle ilgili kaynaklan daha nce yaz
mtk) deyip onlan dedeleri durumunda olan 60 yandaki bir in
sanla evlendiriyor (k onlar iinde 10, 20, 25 yalarnda olan ha
tunlar vard; bunlarla ilgili geni bilgiyi onun hanmlar hakknda
yazdmz eserde vermitik); hem de Kuran'daki bu tr ayetlerle
onlan ev hapsinde tutuyor? Hele hele Allahn kadnlara hitaben,
"Sakn ha! yabanc erkeklerle cilveli cilveli konumayn, yolda
yrrken de alml yrmeyin (ne olur ne olmaz, erkekler bir
ey yapabilir)" eklindeki fadesi gerekten ilgin.
Ayrca, slam inancna gre Allahn gc her eye yettii
halde neden o kadnlara bu kadar yalvaryor ki? Bu kadar yal
162

varma yerine, onlara akl, anlay verseydi, o kadnlar hem ona,


hem de Muhammed'e saygl olmak zorunda kalacaklard ve bu
gn Kuran da, bu gibi eletirilerden kurtulmu olacakt. Kald
ki, bu kadar nasihate ramen kadnlarn, Allah' dinlemedii ke
sin olarak ortada. nk, bu ayetlerin iinde bulunduu Ahzb
Suresi, geli sras itibariyle 90. sradadr; Tahrm Suresi ise
107. srada yer alr ki, zamanlama bakmndan Ahzb Suresinden epey sonra inmitir. leride de grlecei gibi, Tahrm
Suresinin ilk be ayetinde, Mulammed'in hanmlarnn kendi.sine kar geldikleri, ona komplo kurduklar kesin olarak ifade
ediliyor. Bu durumda, hem Allah'n bu Ahzb Suresindeki vazu nasihati boa gitmi oluyor, hem de u eletiri yaplabiliyor:
Hani Allah bu Ahzb Suresinde Muhammed'in hanmlarna
seslenerek, Ey peygamber hanmlar, eer siz itaat etmezseniz
ben size iki kat ceza veririm..." demiti. O halde, onlarn Al
lah' dinlemedikleri kesin olarak ortada olduuna gre, Allah
dnyay onlara zehir zemberek yapt gibi, acaba emre itaatsiz
likten tr ahiretlcrini de mi byle yapacak ve az nce akla
dmz Ahzb Suresinin ilgili ayetlerine gre kendilerine iki
kat ceza m verecek? Bir de bu ayetlerin muhataplar olan Mu
hammed'in hanmlar, u anda hayatta olmadklarna ve bu ayet
ler de ok ak bir biimde onlara mahsus olduuna gre bunla
rn hl Kur'an'da durmas lzumsuz olmuyor mu?
Aye, bu konuyla ilgili unlan anlatyor:
"Bizimle ilgili bu ayetler indikten sonra, Muhammed ilkin
benden balad ve yle dedi, 'Ben bu ayetlere dayanarak si
zi serbest brakyorum. Ya evliliimizin devamna karar ve
receksiniz, ya da benden boanmanz isteyeceksiniz; artk
tercih sizindir...' dedi ve ekledi: 'Ey Aye, sakn kendi ba
na karar verme, git anne babanla dan ondan sonra kararm
ver' dedi."
163

Aye, "Halbuki o, anne babamn boanmam istemeyecekle


rini biliyordu" eklinde konumasn srdryor. Aye'nin iaret
ettii gibi, Muhammed'n bu ifadesinden, kendisinin boanma
dan yana olmad anlalyor.*
Netice itibariyle -zaten baka da zm olmad in- b
tn hanmlar onun yannda kalmay tercih ediyor ve kendi ka
derlerine rza gstermek zorunda kalyorlar. Zira, aksi takdirde
bunlar hem Kur'an'n hkmne gre lnceye dek dul kalmak
zorunda kalp bakasyla evlenemezlerdi, hem de Muhammed'den ayrlm olmalar durumunda, Mslmanlarn onlara
iyi bakmamalar sz konusuydu; ki bu davran, kadnlar iin
ok ar bir manevi cezayd.
Burada baz slami yazarlar u savunmay yapyorlar: "As
lnda bu ayetlerde kastedilen yalnz Muhammed'n hanmlar
deil, btn kadnlardr. Muhammed'n hanmlar ise birer sem
boldr. Dolaysyla, buradaki mesaj geneldir" diyorlar. Bu sa
vunma yeterli deildir. nk dier kadnlarla ilgili bu gibi ted
bir ayetleri, Kur'an'n birok yerinde net bir biimde ifade edil
mi; az nceki ayetlerle daha sonra aklanacak olan ayetlerde
birka kez, "Ey Muhammed kadnlan" (Ahzb Suresi, 30-32.
ayetler vb.) demek suretiyle zel olarak hitap ediliyor. Bu du
rumda, bu ary btn hanmlara temil etmek doru deildir.
Acaba. "Evlerinizde oturun" eklinde ifade edilen ve Muham
med'n hanmlarna zel olan bu yaptrmn tm kadnlar iin de
geerli olduunu sylersek, bu doru olur mu? Bugn iin artk
bu forml geerli m?
Tm kadnlarn kastedilmediinin bir dier gerekesi de u
dur; Muhammed birok kadnla evli olduu in, onlar hep bir
birlerini kskanp kavga ederlerdi. O halde, bugnk toplumda
tek evlilik olduuna gre, kyasta bir benzerlik mevcut deildir.
4 el-L'! vc'J Mercan, No: y 4 1; Buhari, Ahzb tefsiri, 4-5; Mezalim, 25; Mslim,
Talak, No: 1475; bni Mace. Talak. 20, No; 2053; Tirmizi, Ahzb tefsiri, 3204;
Tahrn tefsin. No: 3318; Nesai, Talak, 26-6/160.
164

Dolaysyla, bu gibi ayetlerle genelin kastedildiini sylemek


yanl olur. Kald ki, bu ayetlerle tm kadnlar kastedilse bile,
acaba gnmz dnyasnda bunun uygulanmas mmkn m!
Asl zerinde durmak istediimiz udur: mer'in batn iin
ayetler geldii gibi, burada da bu tr ayetler Muhammed'in hat
r iin inmitir. Konuyu u ksa soruyla netletirebHriz; Acaba
neden Muhammed'e yaklak 15 yllk peygamberlii dnemin
de bu tr yaptrm ayetleri inmedi de, kendisi birden fazla evli
lik hayatna balaynca, bu konuda bir sr ayet geldi? ayet
Muhammed tek evli olsayd veya hi evli olmasayd, yine bu
tip ayetler iner miydi? Buna benzer sorular oaltlabilir,
3. Grup:
"Allah ve Resul bir e hkm (karar) verdikleri zaman, ka
dn olsun, erkek olsun artk ona seme hakk yoktur (kar
koyamazlar). Kim Allah ve Resulne kar gelirse, apak
bir .sapkla dm olur." (Ahzb Suresi, 36. ayet.)
"(Ey peygamber,) Hatrla o zaman ki, Allah'n da, senin de
kendisine iyilik yaptn o kimseye (Zeyd'e), 'eini yannda tut
(onu boama), Allah'tan kork' diyordun ve Allah'n aa ka
racak olduu eyi (Senin ona olan akn) iinde gizliyor, in
sanlardan (onlarn dedikodularndan) korkuyordun. Halbuki,
korkulmaya layk olan Allah'tr. Zeyd o kadndan iliiini ke
since, biz onu sana nikahladk (evlendirdik). Ta ki evlatlklarn,
kendilerinden ilikilerini kestikleri eleri (vey babalar tarafn
dan) alma konusunda mminlere bir sknt-zorluk kmasn.
Allah'n emri yerine getirilmitir." (Ahzb Suresi, 37. ayet.)
"Allah'n kendisine hell kld bir eyi (Zeynep'i) yerine
getirmekte (onu almakta), peygambere herhangi bir vebalgnah yoktur. Daha nce geen (peygamberler) arasnda da
165

Allah'n kanunu byleydi, Allahn emri mutlaka yerine gele


cek, yazlm br kaderdir." (Ahzb Suresi, 38. ayet.)
"O (nceki) peygamberler ki, Allah'n gnderdii emirleri
duyurur, Allah'tan korkarlar ve onun dnda kimseden de
korkmazlar. Hesap grc olarak Allah herkese yeter." (Ah
zb Suresi, 39. ayet.)
"Muhammed, sizin erkeklerinizden hibirinin babas deildir.
Fakat o, Allah'n Resul ve peygamberlerin sonu-mhrdr.
Allah, her eyi hakkyla bilendir." (Ahzb Suresi, 40. ayet.)
"Ey iman edenler! Bir yemek iin size izin verilmise bu ha
ri; bunun dnda peygamberin evlerine girmeyin. (ayet
yemee anlp da giderseniz) yemek kabn gzetlemeyin.
Davet edildiiniz vakit girin. Yemei yer yemez hemen da
ln (evi terk edin), sohbete dalmayn. nk bu hareketiniz
peygamberi zyor, fakat o (size bunu sylemekten) utan
yor. Allah ise, hakk sylemekten ekinmez..." (Ahzb Su
resi 53. ayetin tk blm.)
imdi de bu ayetlerle ilgili nemli grdmz noktalar
zerinde bir deerlendirme yapalm.
36. ayette geen, "Allah'n ve Resulnn verdikleri hkmde
hibir mmin erkek ve kadna itiraz hakk yoktur" ifadesinden
ka.stedilen udur: Muhammed, 2!eyneple evlenmeden -yakla
k- bir yl nce, onu kendi azatl klesi olan Zeyd'le eviendirmiti. Rivayetlere gre, hem Zeynep hem de onun kardei, bu
evlilie kar kmlard. te bu ayet (gya) onlar susturmak
iin inmitir deniyor. Zeynep, ayn zamanda Muhammed'in h
lsnn kzdr. Dikkat edilirse, Zeynep'in Zeyd'le olan evliliin
de de Zeynep'i zorlayan ayetler inmi ve bunlarn gerei olarak
166

Zeyd-Zeynep evlilii gereklemiti. Peki ne oldu da Muhammed bir yl sonra deiti ve Zeydin nikhls olduu halde ay*
rlmalarma zemin hazrlayp, sonradan onu ald ve bu konuda
ayetler inmeye balad?
Evet, Zeynep'in Zeyd'le evliliinden yaklak bir yi! sonra ne
den Muhammed'e farkl ayetler geldi de i tam tersine evrildi?
Olayn doruluunu pekitirmek iin, slam camiasndaki en
muteber kaynaklardan ok zengin bir liste sunacam. Aslnda
baka kaynaa gerek yoktur. nk Ahzb Suresi'nin az nceki
ayetleri, zaten olay iermektedir. Kuran'da yalnz Muhammedin Zeynep'e nasl k olduu hikyesi anlatlmyor; yoksa
dier bilgilerin tm zaten vardr.
Akn hikyesi yledir:
Muhammed, bir gn bir i icab Zeyd'in evine gidiyor; me
erki o gn Zeyd evde deilmi. Muhammed kapy ap bakt
nda, Zeynep'in plak vcudunu grnce deiiyor. Bundan
sonrasn Zeynep'ten dinleyelim: "Muhammed beni grnce,
'Ey kalpleri deitiren yce Allah deyip dnd yoluna devam
etti. Hatta mam Taberani, Mucen-i Kebir adl yaptnda
24/44'te, Zeynep'ten naklen, Muhammed'tn az nceki szne
unu da ekliyor: "Muhammed evden gidip kaybolana kadar yol
da kendi kendine mrldanp bir eyler sylyordu." Ayn ifade
bn-i Sad tarafndan da TabnkaL 8/295, No: 4120'de dile getiril
mi (Zeynep binti Cah blmnde). ou kaynakta, Zeyd eve
gelince Zeynep'in olup bitenleri ona olduu gibi anlatt aktar
lyor. Bunun zerine Zeyd olayn boyutunu anlyor ve Muham
med'e giderek "Sen bizim eve gelip hanmm grmsn, ola ki
onunla ilgili senin kalbine bir ey gelmi; o zaman ben onu bo
ayaym, sen al" diyor. (Mesela, bn-i Sad, Thbakat, 8/295.)
Hatta. Kad Baydavi'nin erhi olan eybzade'de ayn ayetle ilgi
li "Muhammed. o anda Zeynep'i bembeyaz, ok gzel, Kurey
kadnlarnn en mkemmeli olarak grnce, kalbi deiti" bii
minde bir bilgi aktarlyor.
167

Muhammed'm, Zeynep'i grmesi sonucu bozulup ona k


olduunu ve bunun sonucu olarak da az nceki ifadeyi kullan*
dnt ieren birok kaynak sunacaz; nk, ciddi br durum
sz konusudur. Bu kaynaklarn, zellikle slam camiasnda say
gn olarak bilinen ahsiyetlerden seildiini belirtmeliyiz.^
Zeyd'in, Muhammed'e, "Sen bizim eve gelip hanmm gr
m ve 'Ey kalpleri deitiren Allah' ifdesini kullanmsn. Ola
ki senin kalbine bir ey gelmi, O zaman ben onu boayaym sen
al" eklinde beyanatta bulunmasnn sebebi uydu: Zeyd, hem
Muhammed'in vey evladyd; ki bu yzden babasna sayg gs
termek zorundayd; ayrca o zavall ve saf adamn kafasnda, Mu
hammed'in k olduu bir kadnla hl evli kalmasnn, kendi
bana ilahi bir felaket getirebilecei dncesi olumu ve iinde
korku domu olabilir. Hele o gnk koullarda bunu dnmek
ok doald. Muhtemelen bir dier etkili sebep de udur: ayet
Zeyd, boanma teklifinde bulunmam olsayd, Muhammed'in
onu ortadan kaldrma ihtimali ok giyd. nk, ileride anla
tlaca gibi, Muhammed'in bu olaynn Davud pcygamberinkine
benzetilmesi de, bu tezi dorular niteliktedir.^
Zeyd'in az nceki mracaat zerine, (formalite gerei) Muhammed ona, "Allah'tan kork, eini boama" yantn verir (Ahzb Suresi, 37. ayet). Bu nasihat zerine Zeyd onu dinler ve
oradan ayrlr. Zeyd, zaten Muhammed'in szn kramazd.
5 Kad Beydavi, Envarv't TenziL..; Begavi, Mealimut Tenzil; Taberi, Csmiu'l Be
yan; Zamaheri, el-Keaf...: Ebu Bekir ibn-il Arabi, Ahkam-l K uran; Kurt ubi,
cTCamiu li Ahkam' Kuran: zzetlin Abdlaziz Dmaki, Tefsir-l Kur'an; CemalcHin el-Kasmi, Mehasin'l Tevil ve bunlar gibi daha nice mfessir, Ahzb
Sures'nin 37 ve 38. ayetlerinin aklamasnda bu ifadeyi yazmlardr; Taberani,
Mucem-j Kebir, 24/44 No: 121; Heysem!. Meetneu'z Zevaid, 9/247-48; Sinei-/ /fa
n Ishak, Sezai zel tere., s.321; mer Rda Kehhale, Alam-i Nis, 2/59; Hakim,
Msietinek.... 4/23; bni Sad, et-Tabakat, No: 4120, c.7/295; bni Habib. e/-Mtfaafafaer,.,, s.85; Taberi, Milletler ve Hkmdarlar Tarihi, MEB tere, 5/461; Askalani, Tehzib't Tebzib, No; 2800-12/449; M, Sait d'Mbeyyed, Mevsuatu Ha
yali'.r ahabyat, s.398, "Zeynep biati Cah" blm ve daha nice kaynak.
6 Siret-i bni sbak, Sezai zel tere., s.321, bni Sad, Tabakat, 8/295 ve mer Rtda Kehhale, Alam-i Nis, 2/S9,

nk bu kar gelme, Kur'ann genel ruhuna aykr olduu gi


bi, zet olarak da Ahzb Suresi nin 36. ayetine aykryd. Bu
ayette, "Muhammed'in verdii bir kararda, hibir mmine itiraz
hakknn olmad, aksine hareket edenin, apak bir sapkla
dm olaca" kesin bir ifadeyle belirtiliyor. Kald ki Zeyd,
Muhammedden gelecek byle olumlu bir karar can gnlden
temenni ediyordu. nk o, eini seviyordu. Onun, "Eimi bo
ayacam" teklifini Muhammed'e aktarmas, arlkl olarak
nabz yoklamas amacn gdyordu.
Peki Muhammed Zeynep'e k olduu halde, neden onun
kocas olan Zeyde, "Sakn ha hanmm boama..." diyordu?
Muhammed, kendisinin Zeyde byle bir sz sylemesinin zarar
larn bilmiyor muydu acaba? Aslnda ok iyi biliyordu ve bu
ynteme bilerek bavuruyordu. Gerekten ok profesyonelce bir
karard bu. Zaten Zeynep'i elde etmenin bu taktikten baka ikin
ci bir forml yoktu. Eer apak bir biimde yetkisini kullanp
Zeynep'i elde etseydi veya Zeyde, "Ben ona k oldum artk bu
aamadan sonra onu boa ben alaym" demi olsayd, o zaman
kurduu sisteme kendi eliyle dinamit koymu olacakt. nk,
onun muhaliflerinin eline ok nemli bir koz gemi olurdu. te
bunun iin ok kurnazca bir taktik uygulayp Zeynep'i elde et
meyi baarabildi. Taktik udur: Herkese kar kendi haklln
savunabilmek iin Zeyd'e, "Kusura bakma! bak, ben sana han
mn boama dedim; fakat, gelen vahiy beni haksz kard; Al
lah bana, 'Zeynepi al, bu evlilikte hayr vardr' diyor. Allahn bu
emrine uymazsak hepimiz gnaha gireriz..." demektedir.
Ve nihayet bu sefer kendisi Zeyd'i arp gelen ayetleri ona
okuyor. Ayetin z u:
"Ey habibim, hani hem Allahn, hem de senin ona iyilik
yaptn Zeyde sen, hanmn tut, onu boama, Allah'tan
kork' diyordun. Halbuki sen bu konuda ciddi deildin ve in
sanlardan ekinerek Allah'n aa karacan (Zeynep'in
akn) kendi iinde gizliyordun. Oysa, asl korkmana layk
169

olan Allahtr. Zeyd, o kadndan liiini kesince, biz onu sa


na nikhladk ki vey baba, evlatl, hanmn boad za
man onu alabilsin (demek istedii, evlatln hanm gelin
saylmaz. Dolaysyla, vey baba gerekirse onu alabilir, ha
ram deildir) ve bu dier insanlara rnek olsun. Allah'n em
ri yerine getirilmitir..." (Ahzb Suresi, 37. ayet.)
Asl hadise, bundan sonra balyor. Muhammed, Zeyd'i a
rp bu ayeti anlattktan sonra ona u grevi veriyor: "Git Zeynep'e
bu olaylar anlat ve onu bana iste." Evet, Muhammed Zeynep'i
kendine istemek iin arac olarak Zeyd'i gnderiyor. Zeyd itiraz
edemezdi. Nihayet, Zeynepin yanna varyor. Kapya varnca,
eri giremiyor ve yzn evirerek -kendi ifadesine gre- ter
iinde, sanki dnya bana yklm gibi bir ruh hali iinde kendi
sinin Muhammedin elisi olduunu ve onu istemeye geldiini
sylyor. Zeynep ise, o srada hamur iini yapmaktadr, Zeyd'i
dinledikten sonra bu teklife olumlu yant vermiyor ve "Bu konu
da dnmem gerekir" diyerek badet odasna ekiliyor. Zeyd, bu
olumsuz haberi Muhammede anlatnca, Muhammed artk buna
dayanamyor ve doruca Zeynepin evine giderek ona el koyuyor.
Gereke, o srada inen Ahzb Suresi'nin 37. ayetindeki, "Ey habibim, Zeynepi biz sana nikahladk" eklindeki ifadedir. Artk bu
ayete dayanarak ne Zeynepe mehir cretini veriyor, ne evlenme
iin ahit tutuyor ve ne de akrabasndan izin alyor, te bu ekil
de arlk -beenilmese demuradna ermi oluyor.^
7 Milslim, N ikah No: 1428/89; Klh i Siiie. . Canan tere., 4/190. No: 747 ve
15/496, No: 5615; man Ahnc bin Hanbcl, M.nerf, 3/195, Enes bin Malik ha
disleri; Nesai, "Nikah" blm, 26. bap. No; 3249-679; Taberani. Mucem~i Kebir,
24/40; Snen-i Bey haki. 7/54; bni Sad, Tabakat. 8/295, "Zeynep binli Cah" bl
m; bnil Cevzi, Sfat- Safve, 2/33, No: 131; Kandehlevi, Hayat- Sahabe, Ahmet
Meylani tere.. 3/302; bni Abd'il Ber. stiah.., No: 3355; hn-il Esir, Osd'I Gabe,
No: 6947; Salihi, Ezvac' Nebi, ,s,I82; Halebi, nsanii'l Uyun, 3/411; ibni Kesir, d Bidaye,.,, 4/148; ayrca tefsirlerden: bni Kesir, Bahr'l Muhil, Hazin, Dervezenin
et Tefsir-i badis, Tantav tefsiri, Maverdi, Suyuunin Lbab-n nkul, Kunubi,
Beavi ve daha sayamadmz birok tefsir, siyer ve tabakat kiapian. Btn bun
lar, Muhammed-Zeyd-Zeynep olaym, aynmh bir biimde aklamlardr.
170

Muhanmed'in Zeynep'le evlilik gerekesi, Kur'an'da u e


kilde aklanyor:
1- ayet vey evlat hanmn boarsa, onun hanm gerek
gelin gibi olmadndan, vey babann onunla evlenebilecei
gerekesi (Ahzb Suresi, 37. ayet);
2- Bunu meru gstermek iin nceki peygamberlerin de
byle yaptnn ne srlmesi (Ahzb Suresi, 3S. ayet);
3- Zeynep'in Muhammed'le evliliinin, yerine getirilmesi gere
ken bir kader ii olduunun belirtilmesi (Ahzb Suresi, 38, ayet);
4- Muhammedin, dourmad kimseye (Zeyd'e) baba ola
mayaca gerekesi (Ahzb Suresi, 40. ayet).
Bu gerekeler karsnda unu .sormak gerekir: Acaba Zeyd,
Muhanmedin vey evlad, Zeynep de onun gelini olmasayd ve
ya her ikisi de ortalarda grnmeselcrdi, bu durumda Muhammed ne yapacakt? Baka bir ifadeyle, vey baba, vey evladn
boanan hanmyla evlenebilir mesajn insanlara vermek iin, ille
de icraatta buna rnek mi isteniyor? O takdirde, acaba Zeyd ile
Zeynep olmasayd, Muhammed bu mesaj verebilmek iin, rnek
olsun diye yeni bir evlat edinecek, ona gelin getirecek, onlar bir
birlerinden ayracak ve onu nikhna alma cihetine gidip halka
canl rnek mi verecekti? Ahzb Sursi'nin 38. ayetinde, "Muhammed'in Zeynep'le evlenmesi, bir kader ii olup mutlaka yerine ge
tirilmesi gereken bir olaydr deniyor. Oysa slam inancna gre,
kaderi takdir eden Allahtr, O zaman neden bu kadncaz ve
Zeyd hakknda bu kt kaderi takdir etmi ki?
Ahzb Suresinin 40, ayetinde ise,-kendi geliniyle evlenebil
mesi iin "Muhammed hi kimsenin babas deildir deniyor ve
bylece Zeydin onun evlatl olmasnn pek o kadar fonksiyo
nunun olmad belirtiliyor.
Peki sormazlar m ki, bu olaydan nce Muhammed 18 yllk
peygamberdi; neden Allah byle bir ayet/ayetler gndermedi
de, gencecik ve ayn zamanda yeni evlenmi Zeyd ve Zeynep
iftine denk getirdi? stelik Muhammed'in ya 58, Zeynep'inki
171

ise 35ti ve Muhammed'in yannda da bir sr kadn vard. On


larn iinde -o zaman- Aye 12; Hafsa 23 ve mm Seleme 30
yalarndayd ki, bu durumda 2^ynep'in bu evlilii kabul etme
si, onun iin intihardan daha beterdi. 58 yanda olan Muhammed'in hibir kadn olmasayd bile, onun Zeynepi almas vic
danen doru deildi. Hele hele Aye ve Hafsann Muhartmed'in yannda olmalar, Zeynep iin ok kt bir eydi. nk
biri Ebu Bekir'in, dieri de mer'in kzyd. Zeynep'in ise, ken
disinin hukukunu savunacak otoriter bir akrabas yoktu. unun
da bilinmesinde yarar vardr ki, Muhammed ayn ylda Zey
nep'ten baka Cveyriye ve Reyhane ile de evleniyor. Yani ayn
ylda sefer damat oluyor; var olan eski hanmlar da hari.
Btn bunlara karn Allah, Muhammed'e "Zeynepi ben sana
nikahladm" diyor.** (Ahzb Suresi, 37. ayet.)
Hele Ahzb Suresi'nin 38. ayetindeki gereke ise, ok il
gin! Orada zetle, "Allah'n Muhammede hell kld bir eyi
(hem birden fazla kadnla evlilii, hem de kendi gelini olan
Zeynep'i almay) yerine getirmekte (onu almakta) ona herhangi
bir gnah yoktur. nceki peygamberlerde de Allah'n kanunu
byleydi" deniyor. Acaba bu benzetmeden kast nedir? Muhammed, zellikle Yahudiler tarafndan u iki konuda eletiri ya
muruna tutuluyordu:
1) Bakasnn hanmna zorla el koyan bir peygamberdir;
2) i gc yok da devaml kadnlarla evleniyor. Halbuki
bunlar, bir peygambere yakmayan davranlardr diyorlard...
Ahzb Suresinin 38. ayetinin inmesiyle, kendine ynelik bu
iki eletiriye, -kendince- yant vermi oluyordu. Peki nceki
peygamberlerin olaylaryla Muhammed'in bu olay arasnda
acaba nasl bir ilgi vardr? Bunu zmlemeye alalm:
8 Ktb-i Siae, . Canan tere.. 4/189, 747 nolu hadis crhinde; Askalani, cl-sabe..., No: 11221; Hindi, Kem't Ummal, No: 37786; bni Sad, Tabakat.... 7/295;
Hakim, Mstedrek, 4/25; Halebi, nsan-l Uyun, 3/3 i 3.
172

Yahudi 1er, peygamberlerine ok balyd. Oysa onlarn pey


gamberlerinden baba-oul olan Davut ile Sleyman da, Muhammedin buradaki hadisesine benzer bir olayla kar karya
kalmlard. Muhammcd'e yneltilen eletirileri bertaraf etmek
iin gelen ayette onlarn peygamberlerine atfta bulunuluyordu.
nk Davut da tpk Muhammed'in Zeynep'e olan ak gibi,
bir gn damda gezerken kendine bal komutanlardan "Hitti
Uriya"mn hanmn plak olarak grm ve ona k olmutu.
Bu srada hem o kadnla gayri meru bur ekilde yatm, hem de
onun kocasn vurdurmak iin savaa gnderip ldrtmt. te
Ahzb Suresi'nin 38. ayetindeki benzetmenin br ksm budur.
Grld gibi, Muhammed'i kurtarmak iin Yahudilerin pey
gamberlerinden emsal gsteriliyor.
Zeynep'le. Ugilirinen-aycilcE^
bile inanamyor ve Eer
Muhammed Knr'ar'firi
'nV/r etseydi, b u l^ e tle rn n k r
ederdi" diyor.^ Yani, o gnk koullarda 12 yalarnda olan gen
cecik bir Kadn (Aye) bile bunun pek uygun bir ey olmadm
fark edebiliyor.'^
Ahzb Suresi'nin 38. ve 39. ayetlerinde, Muhammed'in bir
ok kadnla evliliine emsal gsteriliyor ve ou slam kayna
nda burada kastedilenin, Davud ve babas Sleyman olduu
syleniyor. nceki peygamberleri rnek gstermek suretiyle,
Muhammed'i kurtamiaya ynelik ayetler sadece bunlar deildir.
9 Tevrat, "2. Samuel", 11/2-27; Matta ncili, 1/6; Tabcrani, Mucem-i Kebir, 24/43,
Burada "kadnn ad eI'Yesiye'dir" diye yazl. Alusi, Ruh-l Beyan, Ahzb-38de
olay aktardktan sonra "kadnn ad e'Yesiye'dir" diyor; Fahrettin er-Razi, Meiatib'l Gayb, Ahzb-38de, "Benzetmeden gaye Davud-Uriya olaydr" diyor: ayn
olay, bni Abbas tefsiri, Ahzb-38de de ileniyor; Kurtubj, kendi tefsirinde "Bu
benzetmeden kast, Davud-Uriya olaydr" diyon Beavi, Mealim-t Tenzil adl
eserinde Ahzb-38'de "Davud-Uriya hikyesini yazyor, zzettin Dmaki, kendi
tefsirinde, Ahzb-38dc ayn ekilde anlatyor; Ibni Sad, Tabakat, 8/350de; Heysemi, Mecmeu!z Zevaid, 7/92'de; Kad [yad, e-ih, 1^5'te ve daha birok kaynak,
"Kuran'daki benzetmeden gaye, Davud iie Uriya'nn eidir diye anlatyorlar.
10 Mslim, iman. No: 177/388; Tirmizi, Abz^b tefsin. No: 3207: Tabcrani, Mucem-i
Kebir, 24/41, Nor 111-13; Ahmet bin Hanbel, Msned. 6/241,266.

173

Davud ile Sleyman benzetmesi, Kur'an'm birok yerinde gei


yor. (Mesela; Nis Suresi, 54. ayet ile Ra'd Suresi, 38. ayet ve
Sd Suresi, 21. ayetten 25'e kadar olan ayetlerin tefsirlerinde.)
imdi de Davudla Sleyman'n kaar kadn aldklarna dair
detaya geip salam kaynaklardan bir liste sunmak istiyoruz.

Kaynan Ad

Davud'un
hanmlar

Sleyman'n
hanmlar

Hr Cariye
Hr Cariyi
1- Alusi, Ruhu'! Beyan,
Ahzb Suresi, 38. ayet
100 300
300 700
2- Kurtubi, Camiu Ahkam-i1 Kur'an,
Ahzb Suresi, 38. ayet
100 300
300 700
3- Nesef, d-Medarik,
Ahzb Suresi, 38. ayet
100 300
300 700
4- bn-il Arabi, Ahkam-l Kur'an,
Ahzb Suresi, 38. ayet
100 300
700
5- Fahrettin-er Razi, Mefatih'I Gayb,
Ahzb Suresi, 38. ayet
100 300
700
6- Hazn, Lbab't Te'vil...,
Ahzb Suresi, 38. ayet
100 300
700
7- bn-i Sad, Tabakat, 8/350'de 100 300
700
8- Sabuni, Safvet't Tefasir,
Ahzb Suresi, 38. ayet
100 300 belirsiz
9- Suyut, ed-Drr-l Mansur,
Ahzb Suresi, 38. ayet
100 belirsiz 300 700
10- Kad yad, e-ifa, 1/85 'te 100 300
700
Ayrca, ad geen yazarlarn ou, ayn bilgileri hem "Nis"
Suresi'nin 54. ayetinde, hem de "Ra'd" Suresi'nin 38 ve "Sad"
Suresi'nin 21 ile 25. ayetlerinde yazmlardr.
174

Ayrca, konuyla iigili ok ilgin bir hadis vardr. stelik de


Buhari ve Mslim gibi en salam hadis kaynaklarnda birka
yerde geiyor, Muhammed yle diyor:
"Bir gn Sleyman peygamber yemin iiyor ki, 'Ben bu gece
yz (100) hanmmla cinsi mnasebette bulunacam, hepsi
de erkek ocukla hamile kalacak ve o ocuklar byynce
de Allah rzas iin savaa gidip cihad edeceklerdir diyor,
Sleyman'a 'nallah de bari!' uyarsnda bulunulmasna ra
men, o 'inallah' demiyor. O gece btn hanmlaryla yatt
halde, sadece biri hamile kalyor ve ondan doan ocuk da
yarm insan olarak felli douyor."
Muhammed yle devam ediyor:
"Nefsimi elinde tutan Allah'a yemin ederim ki, eer Sley
man 'nallah' demi olsayd, kendisinin, zerinde yemin i
tii o yz kadnn hepsi de erkek ocuklarla hamile kalrd
ve onlar dnyaya gelip hepsi de Allah yolunda birer svari
asker olarak cihad edeceklerdi."' *
Az nceki hadiste de belirtildii gibi, bata Muhammed ol
mak zere, btn yazarlarn, efsanenin doru olup olmad, bir
peygamberin yzlerce kadnla evlenmesinin uygun olup olmad
, bir gecede yz kadn hamile brakp brakamayaca zerinde
deil de; "nallah" dememenin .sakncalar zerinde durmalar,
gerekten ilgin! Halbuki u elikinin farknda deiller: Her ne
kadar hadiste Sleyman'n aktan "nallah" demedii yazl olsa
11 Buhar, Nikah, 119; Cihad, 23; Eyman, 3; Kefaret, 9; Enbiya, 40; Tevhit, 31;
Buhari-Miism Hadisleri, el-L'liii v e7 Mercan, 1072-1073 nolu hadisler;
Mslim, Eyman, No: 1654/22-25; Nesai, >man, 40, 7/25, 7/31; mam Ahmet
bin Hanbel, 2/229; Ktb-i Sitte, . Canan tere,, 16/298.
175

da, aslnda dolayl olarak "nallahm ierdii tema, Sleyman'n


azndan kmtr. nk kendisi, Bu yz kadnn hepsi de ha
mile kalp erkek ocuklar douracak ve Allah rzas iin savaa
gidecekler" diyor. Allah'a bundan daha gzel sayg-iman m olur?
Grld gibi, olay ierikten tamamen yoksun olmak yannda,
kendi inde elikileri de barndmaktadr,
Tevrat'ta Davud'un, Hitti Uriya'nn hanm ykanrken onu
plak olarak grd, bundan ok etkilendii, bu kadnn kime
ait olduunu aratrd, sonuta kadn getirtip onunla gayri
meru olarak yatt, bunun sonucu olarak da kadnn Davud'dan hamile kald, kadnn bunu daha sonra Davud'a bil
dirdii, bunun zerine Davud'un Uriya'y savaa gnderip vur
durduu ve artk kadna resmen el koyduu ve Davud'un bu ha
reketinin srailoullar'nca aypland yazl. (Tevrat, 2. Samu
el, 11/2.27) te, gerek Nisa Suresi'nin 54, gerek Ra'd Suresi'nin
38 ve gerekse Ahzb Suresi'nin 38. ayetlerinde sz edilen pey
gamberlerden kast bunlardr. Kur'an'da, bunlar emsal gsteril
mek suretiyle Yahudiler susturulmaya ve Muhammed bu ekil
de kurtarlmaya allmtr.
Kur'an'daki bu benzetmede ikinci bir olumsuzluk daha gze
arpyor, O da udur: Muhammed'in hem ok kadnla evlenme
sine, hem de bakasnn hanmna el koymasna Davud ve S
leyman'n yaptklar emsal gsteriliyor ve bylece Allah, Davud
ve Sleyman'n o beenilmeyen icraatlarn kendisi stlenmi
oluyor, onlar onaylyor ve bu ii normal bir olay olarak sayyor.
Davud'un 100 kadnla evli olduu konusu Kur'an'da da do
rulanyor. Her ne kadar kadnn ismi (Uriya) gemiyorsa da,
ayetlere objektif bir gzle bakldnda, anlatlan olaylardan net
olarak anlalyor. Olay, Sd Suresi'nin 21 ile 25. ayetlerinde
anlatlyor.
a)
Sd Suresi'nin 21-22. ayetlerinde zetle, Davud mabette
iken iki davacnn kendisine geldii ve ona, "Korkma, biz birbi
176

rimize davac olan iki kiiyiz; sorunumuzu zmek iin senin


yanna geldik; aramzda adaletle hkmet, hakszlk yapma; bize
doru olan yolu gster dedikleri aktarlyor.
b) Sd Suresi, 23. ayette ise, o gelen iki kiiden birinin Da
vud'a, "Bu kardeimin doksan dokuz koyunu var. Benimse tek
bir koyunum vardr. Hal byle iken, benimkini de kendine isti
yor ve bu tartmada beni yeniyor" dedii belirtiliyor,
c) Sd Suresi, 24. ayette Davud'un ona verdii cevapta, dok
san dokuz koyuna sahip olann, tek koyun sahibinden o koyunu
da istemesinin zulm olduu dile getiriliyor ve sonuta, Da
vudun bu olaydan, aslnda Allah'n kendisini denediini anla
yarak ondan balanmasn dileyerek eilip secde ettiini ve
Allaha yalvardn yazyor.
d) Sd Suresi, 25. ayette de, Allahn Davud'u affettii yazyor.
Birok kaynakta Davud'un, Uriyamn hanmndan baka 99
hr hanm daha vard deniyor. rnein, bn-i Sd, Tabakat-
Kiibra, 8/350; Kurtubi, mam Suyuti ve Taberi gibileri, Nis
Suresi'nin 54. ayetinin tefsirinde bu sayy net olarak yazyorlar.
imdi sormak gerekir: Acaba Sd Suresi'nde geen o iki kii
neden kendi rneklerinde 99 saysn gsteriyorlar, neden bu sa
y ile Davud'un hanm saylar ayndr? Kald ki, neden o iki ki
inin anlatmndan Davud "Aslnda bu uyarlarn kendisine y
nelik olduunu" anlasn ki? "Davud, bunlardan gerekli mesaj
alp tvbe ediyor ve Allah da onun tvbesini kabul ediyor" de
niliyor. Peki sormazlar m, acaba Davud ne gnah ilemi ki
tvbe ediyor? Kald ki ayette geen kuzu kelimesi, hl kadn
ve ocuklar hakknda mecaz anlamnda kullanlan bir szdr.
Anadolu'da hl kiinin kendi eine veya ocuuna "Kuzucuum" demesi yaygndr. Yani, bu ayette kuzu kelimesi kadna
edeerdir diyebiliriz.
unu da eklemekte yarar vardr; Muhammed ve Zeynep ola
yyla Davud ve Uriyanm ei "el'Yesiye" olay arasnda her ba177

kundan benzerlik mevcuttur. Mesela, Muhammed bu evlilikten


yaklak iki yl sonra (m. 629) Zeynep'in eski ei olan Zeyd'i,
bin kiilik bir slam ordusunun bana geirerek yz bin kiilik
bir Rum ordusuyla arpmak zere "Mute" Sava'na gnderi
yor ve Zeyd bu savata ldrlyor; tpk Davud'un Uriya'y sa
vaa gnderdii gibi. Kald ki, ayn Zeyd, h. 6. ylnda, (Muhammed'in Zeynep'le evlenmesinden ksa bir sre sonra) Mu
hammed tarafndan. "Beni Sleym", "ys, "Taraf, "Hisma,
"Vadi'l-Kura" ve "mm Kirfe" bata olmak zere kk apl
savalara-basknlara gnderiliyor, (rnein, bn-i Sd, Tabaka f,
2/294 ve birok siyer, tabakat kitaplar.) Zeyd. bu alt seriyyede
vurulmuyor ve her defasnda da baaryla dnyor. Bir yl iin
de tam alt sefer onu savaa gndermek -hem de Zeynepe el
koyduu tarihten hemen sonra- ister istemez Davud peygamber
ile Hitti Urya hikyesini nsann aklna getiriyor. nk Davud
da Uriyay birka kez savaa gnderip vurdurmak istemiti;
Urya da Zeyd gibi sava kazanm, ama en sonunda vurulmu
ve onun hanm "elYesye" artk Davud peygambere kalmt.
Yani, benzerlikleri tpatp ayn, birbirlerine tamamen uygun.
Kald ki, sebebi pek belli olmayan bu "Mute" Sava'na
Zeyd komutasnda bin insan yollamak, zaten doru deildir.
stelik savatan anlayan Hat bn Velit gibileri varken kalkp
emir komutay Zeyd'e vermesi pek uygun bir karar deildi.
nk, ordu iinde savatan daha iyi anlayan insanlar vard.
Nitekim bu savata yenik den slam ordusunu son olarak Ha
lit bin Velit toparlyor ve o insanlar kurtarmay baaryor. Islami yazarlar burada kendilerince olumlu bir sonu karmaya a
lyorlar. rnein, "Muhammed -gya- kle asll (ki kle de
deildi, hr olduu halde zulmen bir basknda ele geirilip kle
pazarnda satlmt) Zeyd'i ordunun bana geirmekle, toplum
da klelerle ilgili var olan olumsuz intiba kaldrmay amala
mtr" diyorlar. Bunun gerekle alakas yoktur. Zira, bir taraf
178

tan Zcyd'in hanm cebren elinden alnp ona el konuyor; dier


taraftan komutan seilip savaa-lme gnderiliyor ve bu, ok
byk bir terfi olarak deerlendiriliyor. Gerekten bunu anla
mak ok zor. Acaba Muhammed Zeynep'e el koymasayd yine
de onu ordu komutan olarak savaa gnderir miydi? Bu bilin
mez. Muhammed'in, Zeyd'i niin bu ok tehlikeli Mute Sava'na gnderdiini bilmiyoruz. Ancak onun uygun olmayan bir
biimde Zeynep'i ele geirmesi ve hemen ayn yl Zeyd'i st s
te birok savaa gndermesi tesadf olmasa gerek!
Ahzb Suresi'ntn 40. ayetinde, "Muhammed sizin erkekleri
nizden hibirinin babas deildir" deniyor. Dikkat edilirse
Kuranda ok hzl bir ekilde Zeyd evlatlktan uzaklatrlmaya
allyor ve bu konuda birbirinin ayn olan ayetler st ste,
hepsi de Ahzb Suresi'nde ve Zeyd le Zeynep olaynn getii
blmde geiyor. Btn bunlar tesadfi eyler deildir. Mesela,
Ahzb Suresinin 4. ve 5. ayetlerinde zet olarak, "Allah, evlat
lklarnz z oullarnz olarak tanmyor. Onlarn babalan kim
ise onlara nispet ederek arn. ayet babalarn bilmiyorsanz,
o zaman onlar din kardeiniz olarak biliniz" deniyor. Ayn su
renin 37. ayetinde ise zet olarak. "Bizim Zeynep'i Muhammedle evlendirmemizin nedeni, insanlarn kendi vey evlatlar
nn hanmlaryla evlenebilmelerinde bir saknca olmadn bil
meleridir" diyor. Sanki btn bunlar yetmiyormu gibi, bu sefer
de ayn surenin 40. ayetinde "Muhammed, bakasnn dourdu
u hibir ocuun babas olamaz" deniyor. Bu konuda inen
yetlerin birka kez tekrarlanmsTve Zeyd-Zeynep olaynn an
latld blmde gemesi, ister istemez insana bir eyler a
rtryor. Bu da olay aydnlatan bir baka ipucudur.
ayet btn bunlar Zeyd-2^ynep olayndan bamsz idiyse,
neden daha nce inen Kur'an'm 89 Suresi'nde bunlara yer veril
medi de Muhammed-Zeynep olay ortaya knca youn bir bi
imde inmeye balad? Bilindii gibi Muhammed daha nce,
179

"Ben ve Zeyd birbirimizin varisleriyiz; bizden hangisi nce


lrse onun mal dierine geer" demiti. (bnil Cevzi, Sfat-i
Safve, 1/200.) Bu sz sylerken yine yllarn peygamberiydi;
peki niin ortaya eliik iki durum kt?
Olaylar i ie olduu iin, ikinci grup ayetler zerinde biraz
fazlaca durduk. imdi tekrar baa, Muhammed'le Zeynepin d
n gecesine dnyoruz. Daha nce "Muhammed'in, Ahzb Suresinin 37. ayetini gereke gstererek sorgusuz sualsiz ieri gi
rip Zeynepe el koyduunu" sylemitik. imdi bu srete ne
gibi ayetler indiine bakalm.

Cebrail Gerdek Gecesi Grev Banda


Burada konumuz, Ahzb Suresi nin uzunca olai,53. ayetinin
ilk blmdr. Acaba bu ayetin sebep-sonu likisi nedir? Bu
ayetin, nerede, nasl indiini, Muhammed'e 10 yl hizmet eden,
hibir zaman ondan ayrlmayan Enes bin Malik yle anlatyor;
"Muhammed, Zeynep'le evlendiinde halk yemee daVet
edildi; yemekten sonra millet dalmaya balaynca bir ks
m oturmaya devam edip sohbete dald. Bunlar kalkp gitsin
ler diye Muhammed onlar evde brakp dar kt {dolayl
bir ekilde onlar datmak istedi). Ben de onunla birlikte d
ar ktm. O, dier hanmlarnn yanma varnca, onlar ken
disinden, 'Yeni hanmn nasl buldun' diye sordular. Mu
hammed onlara, 'Ben henz onunla ba baa kalmadm ki'
yantn verdi. Muhammed, o gece birka kez dar kt k,
orada oturan insanlar kalkp gitsinler. Buna ramen yine bir
grup oturmaya devam etti. Bu manzara karsnda Mubammed rahatsz olduu gibi ben de rahatsz oldum (bunu anla
tan Enes). Gelin olan Zeynep'in de yz duvara dnkt ve
bu ekilde bekliyordu. Muhammed onlara, Artk kalkn gi
180

din demeye utanyordu (btn bunlar gerdek gecesinde olu


yor). Tam bu srada Ahzb Suresi 53. ayetinin u blm in
di: 'Ey iman edenler! Bir yemek iin size izin verilmise bu
hari, peygamberin evlerine girmeyin. ayet yemee ar
lrsanz, yemek kabn gzetlemeyin. Davet edildiinizde gi
rin. Yemei yediinizde hemen daln. (Yemekten sonra)
sohbete dalmayn. nk bu hareketiniz peygamberi zyor.
Fakat o, bunu size sylemekten utanyor. Allah ise hakk
sylemekten ekinmez.' Muhammed, bu ayeti o insanlara
anlatnca, kalkp gittiler. Zaten onlar, Muhammedin sk sk
dar kmasndan zntsn anlamlard."
Evet, bunu anlatan, yllarca Muhammed'den ayrlmayan
mehur sahabe Enes bin Maik.'^
Bu ayet, Muhammed ile Zeynep'in gerdek gecesinde ve Muhammed'in sinirlerinin gergin olduu bir ortamda iniyor. Bu du
rum, ayetin ieriinden de anlalyor.
Bu blmle ilgili u hikyeyi de anlatp dier gruba geelim:
Rivayetlere gre, Muhammed'in hanmlarndan Safiyenin bi
nek hayvan hastalanm; Zeynep'in yannda ise fazla hayvan
varm. Muhammed, Safiye iin Zeynep'ten hayvan istedii hal
de o hem vermemi, hem de "Ben o Yahudi kzna nasl hayva
nm vereyim" demi. Bu sz zerine Muhammed, Zeynep'e
ksm ve ay kadar Zeynep'le olan tm likilerini kesmi
(Zilhicce, Muharrem ve Safer aylar) ve ondan uzak kalmtr.
12 Tecrid-i Sarih, Diyanet tere., 261, 1678 ve 1868 nolu hadislerin erhleri; Buhari-Mslim Hadimleri. el-L'Ui vet Mercan, No: 903-905; Buhari. Nikah, 64,
67; Ef'rae, 59; sti'zan, 10,33; Ahzb tefsiri, 8. bap; Mslim, Nikah. No: 1438;
T im izi, Ahzb tefsiri, 21. No: 3218; Nesai, Nikah. 26-6/79; mam Ahmed bin
Hanbei, Msned, 3/163, 196; Taberan, Mucem-i Kebir, 24/48, No; 125, 128,
130; Beyhaki. Snen-i Kbra, 7/87; Hakim. Msedrek, 2/418, Ahzb tefsiri;
bnil Cevzi, Ahkam d Ns, 230 ve daha birok siyer, tabaka t ile Ahzb Suresinin 37, 38,53, 54 ayetleriyle ilgili tefsirler.

181

Muhammed, gnden fazla ks kalmayn, haramdr" diyor;


ama kendisi aylarca ks kalabiliyor^^
Daha ilginci, ay sonra Muhamrned Zeynep'le barp ko
nuunca Zeynep sevinten,ona bir carive hThe
]<!nlX ki
bu caryeyi gece hayatnda kullanyor. Baka bir if^eyle, bu
cariye onun ev ilerinde alan cariyeler statsne tabi deil
de, gece hayat iin kullanlan kadnlar ksmna dahildir. Bu du
rum, tm kaynaklarda bu ekilde anlatlyor.'*
4. Gjp:
lkin bu grupta yer alan ayetlerin anlamlarn sunalm:
1- "Ey peygamber! Mehirlerini (nikh zamannda kadna ve
rilen cret) verdiin elerini, Allah'n sana ganimet olarak
verdii cariyeleri, seninle birlikte hicret eden amca kzlarn,
hl kzlarm, day ve teyze kzlarn sana hell kldk. Bir de
13 Ebu Davud, Snnet. No: 4602; bni Mace, Nikah, 50 No: 19R0; Ahmed bin
Hanbel, Msned. 6/132, 261, 338; Tirmizi, Menakb, No: 3892; Taberani, Mucem-i Kebir, 24/70, 71, 75; Ktb-i Sine, 1. Canan crc., 0/219, 15/501; Askalan, el-sabe, No: 11221, 11401; ayrca bni Sad, Tabakat, No: 4135; bni
Abd'il Ber, stiab, No; 3355; Hakim, Mstedrek, 4/42; bni Seyyid'n Nas.
Uyun-l Eser, 2/311; Zehebi. Siret-i Alam-i Nbcia, 2/234; bni Esir, el-Usd,
No: 6947, 7055; et-Taberi, Semt's-Semin, 1 15; Salibi, Ezvad-i Nebi, 227 vc
daha sayamadmz birok eser. Daha nce de anlatld gibi, Zeynep kimse
siz olduu iin, Muhammed, ona bu ar cezay vermi, ama Aye ve Hafsa ay
n szleri Safiye'ye kar kullandklar halde, onlara hibir ceza vermemitir,
Mesela, Tecrid-i Sarih, No: 1996; Buhari, Edep, 57 ve Buhari-Mslim Hadisle
ri, el- L'l ve7-Mercan, No: 1658,
14Nveyri, Nihayet 'l Ereb..., 18/207; bn'il Cevzi, Telkih' Fhum'il Eser, s.\3\
Sfal- Saf ve, 1/76; bni Asakir, Tarih Medineti Dmak, 3/234-36; Ahmed bin
Hanbel, Msned, 6/336; Hakim. Mstedrek, 4/42; Askalani, /sabe. No: 11819;
Nesai, ret-i NisS, 163; bni Seyyidi-n Nas. Uyun'l Eser, 2/311; Zehebi, Srrel-i Nebi, 418; Salibi, Ezvac Nefti. 229. Ayrca. bni Kayym-el Cevzi, Zad'l
Maad, 1/114; M uhibhddin-eTaberi, Sem(- Semin, 115; Halebi, nsan'l
Uyun, 3/419; Dmyati, Nis'n- Nebi, s. 120 ve Siren Dimyat, .s.65; Kastalani,
Mevahib Ledilnye, i/418.
182

inanan bir kadn eer kendini peygambere hibe eder de (c


ret almadan, kendini bedavadan ona verirse), peygamber de
onu kendi nikhna almak isterse, bu kadn da, dier m
minlere deil de sadece sana mahsus olmak zere (hell kl
dk). br mminler iin, evlenebilecekleri kadnlar olsun,
cariyeler olsun daha nce aklama yapmtm (Kurann
baka yerinde ayetler gndermitim denmek isteniyor. rne
in; Nisa, 23-24. ayetler). Byle yapmamzn (Sana, kadn
alma konusunda bu kadar geni imkn tanmamzn) nedeni,
sana kadn konusunda bir darlk/zorluk olmasn (yani, gzn
baka kadnlarda kalmasn, bu konuda moralin yerinde olsun
denmek steniyor)." (Ahzb Suresi, 50. ayet.)
2- "Onlardan (hanmlarndan) hangisini dilersen, geri bra
krsn (ya gece hayatnda onu sraya koymazsn; ya da iste
diini boayabilirsin denmek isteniyor); hangisini de diler
sen yanna alabilirsin (boamayabilirsin veya ona ayrcalk
tanyarak dier hanmlarla sraya koymadan kendisiyle farkl
bir ekilde seviebilirsin denmek isteniyor), stediin zaman,
kendilerinden uzak durduun hanmlarndan arzu ettiini bir
daha geri alabilirsin. Bu konuda sana herhangi bir gnah
yoktur. Bu ekilde davranman onlarn gzlerinin aydn ol
masna, zlmemelerine ve hepsinin, senin verdiklerine rza
gstermelerine daha uygundur..." (Ahzb Suresi, 51. ayet.)
3- "Bundan sonra kadnlar alman ve var olan hanmlar ba
ka kadnlarla deitirmen, gzellikleri senin houna gitse de,
sana hell olmaz. Ancak, cariyeler (sava esiri bayanlar) al
manda bir saknca yoktur (onlar almakta serbestsin)." (Ah
zb Suresi, 52. ayet.)
Evet, bu geni yetkinin Muhammed'e verildii tarih ok
nemli! Ahzb Suresi, daha nce de belirtildii gibi Kur'ann
183

toplam 114 Suresi iinde, geli sras itibariyle 90ncjdr ve


Medine dneminin 5 ile 9. yllar arasnda inmitir (rnein, Di
yanet yaynlarndan Osman Keskolu'nun kaleme ald
Ktr'a' Kerim BUgihri, s. 128; Zerkei, e-Burban, 1/249; s
mail Cerraholu, Tefsir Usul, s,87). Yani, uras kesindir ki,
Ahzb Suresi, h, 5. ylda meydana gelen Hendek Sava'ndan
sonra inmeye balamtr. Hal byle olunca, unu sormak lazm:
Allah, Ahzb Suresi'nin 50. ayetinde zetle, "Ey peygamber bu
rada bahsettiim kadnlar seninle ilgilidir; dier mminler iin
daha nce bilgi vermitim" diyor. Oysa bu sure indii zaman
Muhammed'in yannda u hanmlar vard; evde, Aye, Hafsa,
mm Seleme, Zeynep binti Cah. stelik de Muhammed,
yaklak 60 yalarndayd. Hele Ahzb Suresinin 50. ayetindeki
u ifade ok ilgin: "Bir kadn senden cret almadan kendini sa
na hibe ederse, sen onu alabilirsin." Bu ayet, gayet ak bir e
kilde Muhammed'in bedava kadn alma.s konusunda fetva anla
mna gelir.
Kendini Muhammed'e hibe eden (bedava veren) kadmlann
listesi Muhammed'in Hanmlar adl kitabmzda detayl bir bi
imde ve kantlaryla birlikte verilmitir; o bakmdan burada
tekrar etmeyeceiz. Kur'an'da geen "hibe" kelimesinin anlam
bellidir: Bir eyi bedava ve karlksz olarak bakasna vermek
tir. Dolaysyla, bunu baka anlamlara ekmek doru deildir.
nk bunun hemen akabinde, "Hibe yoluyla bir bayan atmak
ancak sana mahsustur; dier mminlere byle bir avantaj yok
tur" deniyor. Yani ayetin anlam bu kadar ak iken terimleri
baka yne ekmenin br anlam olamaz. nk o zaman, cm
le iindeki kelimeler arasnda balant kurmak imknszlar.
Dikkat edilirse, yannda bu kadar kadn olmasna ramen, hl
gz baka kadnlarda ve stelik ya altm civarnda olan Mu
hammed'e tannan bu geni imknn gerekesi 50. ayette zetle
u ekilde aklanyor; "Ey peygamber, (biz kadn alman konu
184

sunda bu geni imkn) sana bir zorluk-darlk olmasn diye (ta


ndk)." Kald ki anlatlan bunca imkndan sonra kullanlan
"Allah balayandr, rahmeti boldur" ifadesi ayr bir nem ta
maktadr. yle diyelim; anlatlan cmlede ilenen herhangi bir
kusur veya su yoktur. Dolaysyla, bu ayette byle bir ifadeye
yer verilmesine pek anlam veremiyoruz.
Muhammed'in yannda hem ok gen yata olan hanmlar
vard (rnein; Aye, Hafsa, mm Seleme gibi) hem de bunla
ra nazaran biraz yal olanlar vard (evde binti Zem'an gibi).
Muhammed, bata Aye olmak zere arlkl olarak gen olan
lardan yanayd. (Bu konuda Tccrd-i Sarih, No: 1130'da ok
nemli bilgiler vardr.) Tabii ki hal byle olunca bu huzursuzlu
a bir are bulmak gerekiyordu. O are de Ahzb Suresi'nn 51.
ayetiyle bulunmu oldu. Bu ayetin z udur: "stediine, gece
hayat iin sra verebilirsin veya onu boamayabilirsin; istedii
ni de boayabilir veya ona gece hayat iin sra ayrmayabilir
sin. Kendilerinden uzak durduun hanmlarm bir daha geri ge
tirebilirsin; bu konuda sana bir beis-saknca yoktur."
Muhammed'e tam yetki veren bu gibi ayetler inmeye bala
dnda, Aye^fijjjJgj^med'e ok sert biimde tepki gsteriyor
ve "Bakyorum kimsenin Rabbin hep senin zevkin dorultusun
da yet gndermede acele ediyor" diyor. Halbuki bu ayetlerle
eh krl olan yine Aye'ydi. nk o sevilenler arasndayd.
Hatta ylesine seviyor ki, bir gn hanmlarndan mm Selemeye, "Sakn Aye hakknda beni zmeyin, bana hibir han
mm nbetinde vahiy gelmez de yalnz Aye'nin nbetinde ken
gelir" diyor. Demek istedii udur ki, Allah bile Aye'yi fazla
sevdii iin Cebrail'i hep onun srasnda kendisine gnderiyor.
(Tecrid-/ Sarih, No: 1130.) Bu ok uzunca olan hadiste kendi
kz Fadime'ye "Ey kzcazm! Benim her sevdiimi sen sev
mez misin?" deyip Ayeye olan ar derecede balln itiraf
etmekten geri kalmyor. Bu olayda gya Fadime onun dier ha
185

nmlar tarafndan temsilci olarak gnderilmi ki, Muhammed


onlara kar adil davransn, arln Aye'ye vermesin; ama
kendisi olumsuz yant vermekle birlikte az nceki ifadeyi de
kullanyor. Btn bu avantajlara ramen Aye, Muhammede
inen bu tr ayetlere tahamml edemiyor ve az nce bahsettii
miz o ok sert tepkisini gstermekten geri kalmyor. Bu ayetler
indii zaman 12 yalarnda olan bu gencecik hannri^u sert
tepkisini gz ard etmek ve buradan Muhammed'in ailevi soru
nunun vard boyutu anlamamak mmkn deildir.'^
Ahzb Suresinin 52. ayetinde yle deniyor:
"(Ey peygamber) bundan sonra artk baka kadnlarla evlen
men ve bunlan herhangi kadnlarla deitirmen, gzellikleri
houna gitse de, sana hell olmaz, elinin altndaki cariyeler
mstesna (cariye almakta serbestsin, bunlar almanda yasak
yoktur). Allah her eyi hakkyla grp gzetendir."
Bu ayetten u olumsuzluklar gze arpyor: Altm yalanna
gelmi; ve hl gelen ayetle ona "Ey Muhammed, sana sava
esiri kadn-cariye almanda bir saknca yoktur" deniyor. Halbuki
bu kadar hanm olan byle yal bir adama bu imknlar -hele
hele bir sava maduresini kullanmak gibi bir imkn- tanmak
gerekten ilgin. kinci bir husus da udur ki, "Senin elerin ol
mayan hr kadnlar senin houna gitseler de artk onlar alman
sana hell deildir" deniyor. Peki hem bu kadar hanma sahip,
hem altm yana gelmi, hem de peygamber olan birinin nasl
olur da hl baka kz/kadmlara bakma/sevme gibi bir dnce
aklndan geer, Allah nasl byle bir ifade kullanr! Halbuki ta
rihi olaylar gsteriyor ki, Muhammed, hanmlaryla kavgal ol
duu bu dnemde bu tr ayetler onaya km; ama zaman iin15 Tecrid-i Sarih, Diyanet tere., No: 1721; Buhari, Ahzb (efsiri, 7. bap: Nikah,
29; Mslim, Rada, 14. bap. No; 1464; Buhari-Mslint Hadisleri, e!-L'l ve'l
Mercan, No: 926; bni Mace, Nikah. 57, No: 2000; Nesai, Nikah, 1-6/54.

IS6

de ortam biraz yatnca, tekrar kadn alma konusunda eski hu


yunu srdrdn gryoruz. rnein; Ayeden yle bir r
nek gsterelim; Muhammed 63 yanda iken (vefat ettii yl),
Kays kz Kuteyleyi kendine istemi, kadnn dini niki da k
ylmt; ama Muhammed lnce onlarn birlemesi gereklee
memiti. Bu konuda ok rnek vardr; bunlar Muhammed'in
Hammlan adl eserimizde aklanmtr.'*
Muhammed dnemine k tutaca hesabyla burada u ksa
bilgiyi eklemekte yarar vardr; Hz. mer'in olu Abdullahn
-ki ok nemli bir hadis ravisidir ve babas mer'den yaklak
be kat fazla hadis rivayet etmitir-, bir gecede on bir cariyeyle
yatt rivayet ediliyor. Hatta kendisi gece hayatyla ilgili, 'Mu
hammed hari, kimse beni gece hayat nda/c insi mnasebet ko
nusunda geemez demitir. Bu zat, genelde ramazan orucunu
yiyecek ve ieceklerle deil de; br cariye ile ilikiye girmekle
aard. Hatta baz rivayetlerde "Akamla yats arasnda ou
kez cariye ile ilikiye girdikten sonra kalkar hazrln yapp
yats namazna giderdi" diye aktarlyor. Bir baka olay da u;
Hz. mer'in bir cariyesi kendisine, "Ben hayzdaym/adet halin
deyim, bana yaklama" dedii halde, mer yine onu dinleme
mi ve o durumda cariye ile ilikiye girmitir. mer bu konuyu
Muhammed'e aktardnda o, "Yarm dirhem kefaret ver, Allah
balayandr" demi ve kendisine yol bulmutur.
Hatta Hz. Osman halifeliin son yllarnda "Naile binli Fcrafse" ile evlenmi ve ona, "Niye moralsiz grnyorsun, acaba
ben yal olduum iin mi?" diye sormu. Keza Ebu Bekirin to
runu Kasm bin Muhammedin annesiyle Hz, mer'in torunu
Salim bin Abdullah ve Hz. Alinin torunu Ali bin Hasann an
neleri cariyeydi. Hatta Sait bin Yesar, "Bz bazen cariyeler satn
16 Bela/.uri, Ensabl Eraf. 2/94; Askalani, efisaba. No: 11657; bni Asakir, Tarih'u Medineti Drnak, 3/226; bn'il Cevi, Telkih..., 12; Diyarbekiri, Tarihi
Hami, 2/269: bni Esir, el-Kamt, 2/310; sd'I Gabe. No: 7211.

187

alrken o cariyelerle Livata'da (Lutlik) bile bulunurduk" diyor.


Bu gibi rnekleri oaltabiliriz. Sonu olarak sava esiri kadn
larn hali buydu. (Bu bilgiler, bn-i Habib [.238 h.J Kitab
Edebi-n'Nis, s.l54, 159, 178, 197, 199, 462, 465te vardr ve
burada baka kaynaklardan da sz edilmektedir.)
5. Grup:
Tahrim Suresi, Medine dneminin hemen hemen son ylnda
inmitir ve Kur'an'm toplam 114 Suresi iinde 107. srada yer
alr. (Osman Keskiolu, Kuran' Kerim B7^j7eri, Diyanet yay
n S.128; Zerkei, el-Burban, 1/249; . Cerraholu, Tefsir Usul,
S.87.) Bu surenin ilk be ayeti Muhammed'in hanmlaryla ilgi
lidir, Kur'anm bu be ayeti gerekten ok ilgin anlamlar ier
mektedir. zliyoruz:
1- "Ey peygamber! Allahn sana hell kldn, elerinin nzasn gzeterek niin kendine haram ediyorsun? Allah, ok
balayan ve esirgeyendir, (Tahrm Suresi, 1. ayet.)
2- "Allah, yeminlerinizi zmenizi size meru klmtr. Al
lah yardmcmzdr. O, bilen, her eyi hikmetle idare eden
dir." (Tahrm Suresi, 2, ayet.)

3- "Peygamber, elerinden birine gizlice bir sz sylemiti.


Bunun zerine ei, bunu (o saklanmas gereken eyi) baka
sna haber verip Allah da bunu peygambere aklaynca,
peygamber bunun bir ksmn bildirmi (kadnlara sylemi),
bir ksmndan da vazgemiti. Peygamber bunu ona haber
verince, ei, 'Bunu kim sana syledi?' dedi. Peygamber, 'bi
len, her eyden haberdar olan (Allah) bana syledi' dedi."
(Tahrm Suresi, 3, ayet.)
4- "Eer kiniz de (salam olan kaynaklara gre, burada Aye
ile Hafsa kastedilmitir) Allaha tevbe ederseniz, kaym olan
kalpleriniz dzelmi olur. Eer peygambere kar birbirinize
18S

arka verirseniz, phesiz ki onun dostu ve yardmcs Allah,


Cebrail ve mminlerin salihi-iyisidir. Bunlann dnda melek
ler de onun yardmclandu'." (Ahzb Suresi, 4. ayet.)
5- "Eer o sizi boarsa Rabbi ona, sizden daha iyi, kendini
Allah'a veren, inanan, sebatla itaat eden, tevbe eden, ibadet
eden, oru tutan dut ve bakire eler verebilir." (Tahrm Sure
si, 5. ayet.)
Bu ayetlerde dikkati eken baz noktalar zerinde duralm.
ncelikle Muhammed'in kendine haram kld eyin ne oldu
unu ve niin haram kldn renelim. Bu konuda iki- ri
vayet vardr. Aralarnda pek fark olmamakla beraber, biz yine
de tmn aktaralm:
Tahrm Suresinin t Be Ayetiyle gi Birinci Gr
Bu grle ilgili deiik rivayetler vardr. Ama hepsinin de
ierii ayndr. Aralarndaki fark ise, sadece ahslardan kay
naklanr. yle ki, Muhammedin, yannda fazla kald hanm
nn Hafsa m, yoksa Zeynep mi olduu konusunda ihtilaf vardr.
Bu yzden, bu konudaki hadisleri birletiriyoruz. Olay udur:
Bir gn Muhammed, kindi namazndan sonra hanmlarndan
Hafsa veya Zeynep binti Cah'm yanna varm ve onun yann
da her zamankinden daha fazla kalm. Bunun zerine, Aye
kskanarak bu gecikmenin sebebini sormu ve sonunda, Hafsa'nm bir akrabasnn kendisine bir miktar bal hediye ettiini
renince; herhalde Hafsa Muhammed'e bal erbeti iiriyor da
bu yzden ge kalyor diye dnm. Bu arada Aye yine rahat
durmam ve Muhammed'e kar hileli bir yola bavurmu. O
yol u: Aye, Muhammedin dier hanmlarndan evde binti
Zeman'a, "Eer eimiz senin yanna varrsa ona, Senin azn
189

dan 'Megafir' kokusu geliyor' de!" diye neride bulunuyor. Da


ha sonra ayn neriyi onun baka hanmna da gtryor ve o
da kabul ediyor. Hepsi de teker teker bunu Muhammede syl
yorlar. Bunun zerine o da, "Ben bundan sonra bal erbetini i
mem" diye yemin iiyor.
Evet, bu gre gre, ayette haramdan ka.stedilen bal erbeti
dir ve bu noktaya varlmasnn sebebi de Muhammed'in, bir gn
hanmlarndan Hafsa ya da Zeynep'e urayp fazla kalmas ve
bata Aye olmak zere dier hanmlarnn da bunu kskanarak
kendisine hile yapmasdr.*^

Tahrm Suresi'nin lk Be Ayetiyle lgili kinci Gr


Muhammed, elerinden Hafsa'y kna edip baba.s merin
evine yollam. Hafsa gittikten sonra Muhammed kendi cariyesi
Marya'y yanna alp Hafsa'nn odasna gtrm ve orada
onunla yatm, Hafsa, herhalde olay sezmi ki, babasnn evine
varmadan tekrar geri dnm ve Muhammed'i kendi odasnda
Marya le seviirken yakalam. Bunun zerine Hafsa, ok kz
m ve olay Aye'ye anlatm. Her ikisi de Muhammed'e ok
sert tepki gsterince, o, "mr boyu Marya ite yatmayacam"
diye yemin imi. te bunun zerine ayet inmi ki, "Marya'y
kendine haram edemezsin. nk, hell olan bir ey haram ol
maz" deniyor ve Muhammed'in tii yemine bylece fetva ve
rilmi oluyor.*
17 7ecrjd-j Sarili, Diyanet tere., No: 1751; Buhar, Talak, 8; Tahrm tefsiri. 1; Hyei, 12; Buhari-Mslim Hadisleri, cJ-Lj7 ve 7 Mercan, No: 939, 940; Ms
lim, Talak, No: 1474; Ebu Davud, Eribe, 11. bap. No: 3714-15; Nesai, Talak.
17. bap, c.6/151; ret-i Nis, 4. bap, e.7/71.
18 Tecrid-i Sarih, 11/210 Talrm Suresi'nin tefsirinde; Tahsin Emirolu, Esbab-i
Nzul, Tahrm-1-4; Vahidi. Esbab-i Nzul, Tahrim-1; S uyu ti. Lbab..., Tah
rm- !; Nesai, ret-i Nisa, 4. bap, 7/71.

190

Grld gibi, Muhammed'in kendine haram kdp da aye


tin inmesine neden olan ey, ya Muhammedin Marya ile yaka
lanarak artk onu kendine haram klmasdr, ya da herhangi bir
hanmyla fazla kalnca, dier hanmlarnn kurduklar tuzak so
nucu, Muhammed'in kendine haram ettii bal erbetidir. Sebep
ne olursa olsun bu hikye, Kuran'n nasl ortaya kt konu
sunda nemli bir ipucudur. nk Muhammedin, bir kadnn
kurduu hileyi zememesi ve buna kzp hi de uygun olma
yan bir yemine bavurmas, ok dndrcdr. Yani, bu basit
hileyi bilememi bir insan, nasl olur da sonsuza dek her eyi
bilmi olabilsin!
Tahrm Suresi'nin 3. ayetinde ise, Muhammedin bu olay
zerine, ilgili hanmlarna gizli bir ey syledii ve onlara, "Sa
kn kimseye demeyin" dedii halde onlarn bunu syledii; Al
lahn da bunu Muhammed'e vahiy yoluyla haber verdii, buna
karlk Muhammed'in bunun bir ksmn onlara aktard, bir
ksmn da gizli tuttuu yazyor. Acaba bunlar nedir? imdi de
bunlar aklamaya geelim. Ayette, Muhammed'in onlara sy
leyip de gizli tutulmasn istedii eyin tek bir madde olmad,
tersine birden fazla olduu yazyor. Bu durumda onlara en az
iki ey syledii kesin. nk ayette zetle "Allah, hanmlar ta
rafndan sylenen szleri peygamberine haber verdi. O da bu
nun bir ksmn onlara syledi; bir ksmn da sakl tuttu deni
yor. Hal byle olunca, kadnlar tarafndan gizli tutulmas gere
kenin tek bir olay olmad ayetle tescil ediliyor.
Rivayetlere gre Muhammed, Marya ile yakalannca ve Ay
e ile Hafsa bu konuda dedikodu yapmaya balaynca, o kendi
lerine, "Sakn bu olay kimseye sylemeyin; ben de sz veriyo
rum k, hem bundan sonra Marya ile yatmayacam; hem de
lrsem srayla Ebu Bekir'le mer halife olacaklar" diyor. Fa
kat onlar, buna ramen bu srr sakl tutmayp ifa ediyorlar.
Gya bunun zerine Tahrm Suresi'nin 3. ayeti inmitir deniyor.
191

Aslnda olayn mahiyeti udur: Muhammed, ister az nceki


olay zerine hanmlarna, "Ben artk Marya ile yatmam" eklin
de yemin isin; ister "lmmden sonra srasyla halifelik Ebu
Bekir ve mere gesin" vasiyetinde bulunsun hi fark etmez.
Muhammede, gizli tutulmas gereken eylerin kadnlar tarafn
dan yaylmas zerine vahiy gelmesi meselesi, kendisinin ba
vurduu bir taktiktir. Kendisi onlarla beraber yaadna gre,
onlarn bu meseleyi ifa edip etmediklerini zaten biliyordu. Do
laysyla, burada ii bytp de vahye havale etmenin bir man
t olamaz. Bu, sadece hanmlarn etkilemek iin bavurduu
bir taktikten te bir ey deildir. Gizli tutulmasn istedii eyler
konusunda ii sk tutmak iin Allah bu konuda kullanmtr;
bu, baka ekilde aklanamaz,
Muhammedin, hilafet gibi bir makam bu olay yznden
Ebu Bekir ve mer'e vasiyet etmesi cidden bir problemdir.
nk o gnk koullara gre Marya zaten onun cariyesiydi ve
onunla yatmasnn toplum asndan bir ayb da yoktu. Sadece
baka hanmnn srasnda byle bir ey yapmtr ve bu da
Kuran'a gre usulsz saylmyor. Ahzb Suresnin 51. ayetinde
Muhammed bu konuda serbest braklm. Bunu daha nce
aklamtk. Hal byle olunca ortada lenen bir su yoktur;
tersine istedii yerde ve zamanda onunla yatabilirdi. Kald ki,
onu kendine haram klmakla kadna hakszlk yaplm oluyor:
"lene kadar onunla yatmayacam diye yemin iiyor. Acaba
bu konuda kadnn suu ne?
Eer bu ayetlerde haram klnandan maksat bal erbeti i.se, o
zaman onun bal erbetini kendine haram klmas, peygamberli
ine glge drr. nk hem peygamberim diyor hem de ha
nmlar tarafndan tertiplenen ok basit bir oyunu bilmiyorsa,
bu, gerekten bir elikidir. Bu basit hileden haberi olmayan bir
insan, nasl olur da son,suza dek her eyi bilebilir ki!
Baz mfessirler, Muhamned'in kendine haram kld eyin
bal erbeti olduunu sylyorlar. i sadece bir bal erbetine
192

balamak her eyden nce Kur'an ayetine terstir. nk, az n


ce de belirtildii gibi, Tahrm Sures'nin 3. ayeti, Muhammed'in
hanmlarna gizli bir ey sylediini, onlarn da onu gizli tutma
dklarn; bu nedenle Allah'n bu konuda vahiy yoluyla Muhammed'e bilgi verdiini, Muhammed'in de bir ksmn kendi yzle
rine vurduunu, bir ksmn da sakl tuttuunu net bir ifadeyle
aklyor. Eer Muhammed onlara bal erbetini sylemise, bu
durumda ayete gre onun kendi hanmlarndan gizledii ey ne
dir? Dolaysyla, ii basit bir bal erbetine balamak, Kur'an'daki ifadeye terstir. Kald ki, -olaya din asndan baktmzdaeer durum vahim olmasayd, Allah bir bal erbeti yznden bu
kadar ayeti birden gndermezdi demek gerekir.
Tahrm Suresnin 4. ayetinde, Muhanmed'e tuzak kuran iki
hanmndan sz ediliyor. Acaba bunlar hangileridir? Bu konuda
Halife mer, ok uzun olan bir hadiste, "Ayette kastedilen iki
kadn, Aye ile Hafsa'dr" diyor.^
Hatrlanaca gibi, daha nce de Allah, Ahzb Suresi'nde
Muhammed'in hanmlarma hitaben zetle, "Eer siz peygambe
re kar gelirseniz sizin cezanz ik kat artacak demiti, O halde
net olarak ortadadr ki, onlar bu konuda ne Allah, ne de Muhammcdi dinlememilerdir. Bu durumda Allahn, ahirette onla
ra verecei ceza Ahzb Suresinde sylendii gibi normalin ki
kat m olacak?
Daha nce mer bahsinde ifade edildii gibi, Tahrm Sure
snin 5. ayetinin ierdii anlam, mer tarafndan tehdit amacy
la Muhammedin hanmlarna kar sylenmi, daha sonra
mer'in kulland bu sz beenilip ayet olarak inmiti. Ayetin
z uydu: "Eer siz Muhammed hanmlar ona kar koymaya
devam ederseniz, ben Allah olarak ona i.stedii hanm vermeye
19 Buhari-MiisHm Hadisleri, ej-i.7tiu ve7 Mercan, No: 944-945; Buhari, Nikah,
83; Mslim, Talak. 5, No: 1479/30-34; Nesai, Talak, 32 cilt, 6/166,

193

hazrm." Bu ayete dayanarak unu sormak gerekir: Nasl olu


yor da Allah, ihtiyarlktan artk lmek zere olan bir Muhammed'e hl gece hayatndan sz ediyor ve onu, o gencecik ha
nmlara kar evlilik konusunda destekliyor!
Tahrm Suresi'nin 4. ayetinde yle bir olay daha vardr;
Muhammed'in iki hanmna {Aye ve Hafsa'ya) hitaben, "Eer
siz Muhammed aleyhinde birbirinize destek olursanz, bata
ben Allah olarak, Cebrail, dier melekler ve mminlerden de
salih olan Muhammed'e yeteriz deniyor. Yani, iki kadn iin
hem Allah, hem Cebrail ve dier melekler, hem de mminler
den salih olan devreye sokuluyor. Bir de ayette geen "salih"
terimi dikkat ekicidir! Mminlerin salihleri deil de, mminle
rin salihi eklinde tekil br ifade kullanlyor. Baz mfessirler
(Kur'an' aklayan), kastedilen kiinin mer olduunu belirti
yorlar. {Mesela, Fahrettin er-Razi, Mefatih'l Gayb, Tahrm Su
resi, 4. ayet.) Bylelikle merle ilgili ayetlerden biri de burada
ortaya km oluyor. Bu durumda ayetin anlam, "Muham
med'e yardmc olarak Allah, melekler ve mer yeter" ekline
dnyor. Muhammedi destekleyen btn bu olaanst kuv
vetler, hep Aye ve Hafsa'ya kardr!

194

III. B L M

ZNA CEZALARININ KKEN VE


SLAMDAK YER

Zina cezalaryla ilgili var olan ayet ve hadisleri sunmadan


nce, biraz geriye giderek tarihin ak iinde bu slami cezaya
nasd gelindiine ksaca deinmek istiyoruz. Bilindii gibi he
men hemen ilk yazl olan kanun, Hammurabi (M 1728-1686)
kanunlardr. unu da belirtelim ki, hi kimse Hammurabi'nin
peygamber olduunu sylemez. Zira, o dnemdeki inanlarla
slamiyet birbirine tamamen zttr. rnein, o dnemdeki inan
lara gre, Tanrlar insanlar gibi hastalanr, zlr, sever, kska
nr, kavga eder, kzar, ktlk yapar, hatta yaralanabilirdi. Ayr
ca, o dnemde oktanrl sistem hkimdi. Mesela, Deniz Tanr
as "Nammu", Gne Tanrs "amas, Bilgelik Tanrs "Enki",
Ak Tanras "nanna", K Tanrs "Enlil", iftilik Tanrs
"Emkindu", oban Tanrs "Dumuzi" vb. Tanrlara inanlrd.
Ancak, bunlardan yer, gk, su ve hava Tanrlan yaratc; dier
leri ise yneticiydi, Hammurabi, yazd mehur kanununun ba
ksmnda, "Bu bilgileri bana en byk Tanr olan Gne Tanrs
amas sundu" diyor ve ondan vgyle sz ediyor.
Belki bazdan Hammurabi'yi 124 bin peygamberden biri ola
rak ilan ederler diye, bu konuya aklk getirdik. Diyebilirler;
195

nk, ikisi arasnda, zellikle cezalar-muamelat konusunda he


men hemen fark yoktur. Zaten Kur'an^ Tevrat ve Hammurabi ka
nunlar bir arada deerlendirildiinde grlecektir ki, Kur'an,
Tevratn; Tevrat da Hammurabi kanunlannn; o da eski kltrle
rin bir biimde aktarlmasdr. Dolaysyla, Kur'an'n olumasnda
Mezopotamyada tarih boyunca ortaya kan btn rf, det ve
dinlerin etkisi fevkalade byktr.
Bu ksa aklamadan sonra imdi de konumuz olan zinann
kkenine geebiliriz.

A- Hammurabi Kanunlarmda Zina Cezas


Hammurab'den asrlar nce yaam olan Laga Kral "Urugakina" (milattan yaklak 230(3 yl nce) tarafndan ortaya ko
nan So.syal Reform Metnide" zina cezasyla ilgili u bilgileri
gryoruz; Evli bir kadn ayet ikinci bir e almaya kalksayd, o
kadn talanrd. Hatta ona atlan talar numaralanrd. Dolay
syla, u ortaya kyor: slamiyet ile Yahudilikteki rerip] ezalannn kayna -iddia e3rT(fi^ gibi- TanrVdegii' Urugakina'nn
mehur "Sosyal Reform" kanunlardr. Urugakina da tpk Hammufabi gibi, "B'u bilgirer bana Tann (Ningirsu) verdi" diyor,
Urugakinann Sosyal Reform kanunlaryla ilgili metin. Samuel
Noah Kramer tarafndan 1963'te ikagoda tercme edilmi,
eserinin 317-323 sayfalar arasnda bundan sz edilmektedir,
1901-1902 yllarnda Irakn "Sus" kentinde yaplan kazlarda,
282 maddelik Hammurabi kanunlarnn zerinde yazl olduu
bir tablet bulunuyor. Bilindii gibi tablet, en salam tarihi belge
dir, Bu kanun metninin 129 ve 130. maddelerinde zina cezalary
la ilgili u hkmler yer almaktadr: Evli bir bayan ayet baka
bir erkekte ilikiye girerse, her iki sulu da balanp suya atlmak
suretiyle ldrlr. Ancak, hanmn kocas onlar balarsa kral
da onlan affeder. Eer bir erkek baka.snm hanmyla zorla yatar
196

sa, o zaman kadna bir ey yoktur; ama erkek yine ldrlr. Ka


dn susuz olduundan ona herhangi br ceza uygulanmaz.
Dikkat edilirse, bu kanunda "Eer koca onlar balarsa kral
da balar" hkm vardr. Yani, bu konuda Islamiyetin tersine
bir esneklik mevcuttur.

B- Tevrat'a Gre Zina Cezas


Hammurabi'den asrlar sonra ( 13. asr) Musa'ya gelen
Tevrat'ta ise zina cezasyla ilgili ok ar hkmler vardr. Bu
konuda birka somut rnek vermek gerekirse,
1) Evlenen bir kz ayet bakire kmazsa babasnn evi nn
de ehrin insanlar tarafndan talanarak ldrlr.
2) Eer bir adam bakasnn hanmyla ilikiye girerse ve su
un ilendii yer bir yerleim birimiyse, o zaman hem erkek,
hem de kadn ldrlr. Eer bu zina suu bir lde meydana
gelmise, o zaman sadece erkek ldrlr. Zira erkek, kadna
bask kurmak zoruyla bu ii yapm olabilir.
3) ayet bir adam nianls olmayan bir kzla ilikiye girerse,
bu durumda o kzn babasna 50 ekel (yaklak olarak, yz
gram) gm para vermeli ve o kzla da evlenmeli. Ayrca,
lnceye dek de o kz boayamaz. Bunlar Tevrat'ta var olan ce
zai yaptrmlardr. (rnein, Tevrat, "Tesniye", 22/20-29.)

C- ncil'e Gre Zina Cezas


sa her ne kadar bu konuda esnek davranmsa da yine ok
ar cezalardan bahsettiini gryoruz. Mesela, "Gzn eer se1 Meydan Larousse Byk Lgat Ansiklopedisi, 5/580 ve M. Tosun-K. Yalva, S
mer, Babil, Assar Kanunlar ve A m m i aduga Ferman, s. 198.
197

ni gnaha sevk ediyorsa, o zaman onu kar at daha iyi olur. Zira
senin btn vcudun cehennemde yanacana, bir organn olma
sn daha iyidir" diyor. (Matta ncili, 5/27-29 ve 18/8-9 cmleler.)
Ancak Isann zina yznden birini ldrp ldrmediine ili
kin bir rnee rastlamadk. Yuhanna ncili 8/4-11de yle bir
olay geiyor; Zina eden bir kadn saya getiriliyor, sa'nn evre
si kendisine, "Musa eriatnda zina edenler talanrd. Acaba sen
ne dersin?" diye soru soruyorlar. Buna karlk sa onlara, "Siz
den kim gnah ilememise kalksn bu kadn talasn" diyor.
Bunun zerine hepsi oradan kalkp dalyorlar ve bylece sa o
kadna, "Madem seni cezalandracak gnahsz biri kmad, sen
de kalk git, serbestsin" diyor ve kadn cezalandrlmaktan kurtu
luyor. Doru sylemek gerekirse, bu konuda en lml olan
sa dr. Zaten Yuhanna ncili 8/4-il'de, sa'ya, "Musa zina eden
leri talard, sen ne diyorsun" diye soranlann gayelerinin, say
zor durumda brakmak olduu eklinde bir ifade gemektedir.
Zina cezalan hakknda Muhammedden nceki dnemlerle il
gili bu ksa bilgiyi sunduktan sonra, onun dnemine geiyoruz.
nce teorik olarak Kur'an'da zina cezasyla ilgili mevcut ayetlere
bir gz atacak, ardndan Muhammed'in uygulamalanndan rnek
ler sunacaz.

D- Kur'anda Zina Cezalanyla lgili Ayetler


Medine dneminde inen ve Kur'an'n 114 suresi iinde ini
sras itibariyle 92, sray alan "Nisa Suresi'nde, zina cezasyla
ilgili baz hkmlere rastlyoruz. Bu surenin 15. ayetinde, "Ka
dnlarnzdan fuhu yapanlara kar iinizden drt ahit getirin.
Eer ahitlik ederlerse, o kadnlar lm alp gtrnceye, ya
hut Allah onlara bir yol amcaya kadar evlerde hapsedin" deni
yor ve konuyla ilgili 16. ayette yle devam ediliyor:
19S

"iinizden fuhu yapan her iki tarafa ceza verin; eer tevbe
eder, slah olurlarsa artk onlara ceza verip eziyet etmekten
vazgein; nk Allah tevbeleri ok kabul eden ve ok esir
geyendir."
Geen her iki ayette de "recm" denilen talamayla ldrme
yntemi yoktur; byle bir ceza Kur'an'n dier ayetlerinde de
mevcut deildir. Kald ki, Nis Suresinin az nce geen her iki
ayetinde de net bir bilgi yoktur; her iki ayet de yoruma ak bir
anlam tamaktadr. Mesela, 16. ayette, "Fuhu yapan her iki ta
rafa da eziyet edin" deniyor. Fakat, nasl bir eziyet, nedir bu ezi
yetin ls ve yntemi sorusuna aklk getirilmiyor. Dolay
syla, bu ayetin zahirine baklarak nasl ve ne kadar bir ceza so
rusuna yant vermek mmkn deildir. Ayrca, 15. ayette kadn
larla ilgili oul bir kelime kullanld iin bazlar, "Bu ayette
kadnn kadnla yatmas kastedilmitir" diyorlar. 16. ayette de
fuhu yapan iki kii hakknda kullanlan ifade (ismi mevsul
olan "Ellezani"), Arap gramerine gre iki erkek anlamn tad
iin burada da erkein erkekle yatmas sz konusudur diye
yorum yaplyor. Yani, burada kastedilen lutilik-homoseksellik
olaydr diyorlar. Evet, kelime oyunlarndan hareket edilirse az
nce yaplan aklama dorudur. Ancak, jiur'an'da^ buna benzer
glaylar oktur; eer bu kural burada geerliyse, o'zTman
Qur'an'da ok ciddrsoriinlar ortaya ^kar. y tesela; Bakara^Suresi'nin 183. ayetinde, oru farzyetnHen'soz edilirken, "Ey iman
edenler" eklinde erkek fiili kullanlyor; yani, burada kadnlar
la lgili herhangi br kelime yoktur. Devamnda, "Oru sizden
ncekilere farz klnd gibi size de farz klnd" denilirken de,
buradaki "siz" anlamna gelen "km" zamiri erkeklere aittir.
Eer kelimelere baklarak anlam verilirse, o zaman Kurana g
re oru kadnlara farz olmaz; nk kelimeler gayet aktr. Yi
ne Kur'anda namazn kime farz olduuna ilikin ayetler hep er
keklere ait kelimelerle ifade edilmitir. Kur'an'da, sadece Muhammedin hanmlanna mahsus olarak "namaz klnz" ifadesi
199

gemektedir; biz bundan da btn kadnlan alamayz; zira emir,


ok ak olarak Muhammedin hanmlarna yneliktir (Ahzb
Suresi, 33. ayet). Keza, Kur'an'da, Kim bilerek bir mmini l
drrse, onun cezas cehennemdir ve orada ebedi kalacaktr
deniyor. Bu ok nemli ve hayati olan konuda yine erkeklerin
fiili, sfat ve zamirleri kullanlmtr (Nisa Suresi, 92-93), Ah
kamla lgili bu gibi ayetler Kuranda oktur. Hatta daha nemli
si Kur'an'da Allah hakknda bile hep erkeklerin fiil, sfat ve za
mirleri kuilanlmtr. O zaman kelimenin d grnne baka
rak Allah erkektir hkmn m karalm? Buna benzer rnek
ler oaltlabilir. Hal byle olunca, ya kelimelere baklmakszn
tm bu ayetlerin kadnlar da kapsad kabul edilmeli, ya da
Kur'an'n kelime yapsna baklarak ona anlam verilmeli ve b
tn su ve ibadetlerde kadnlar Kur'an'dan karlmaldr.
Az nceki ayetlerde baz noktalar dikkati ekiyor. Mesela;
Nisa Sures'nin 15. ayetinde, "Allah, fuhu yapanlara bir yol
aana-gsterene kadar onlan evlerde bekletin, dar kmasn
lar deniyor. Bu cmleyle Allahn fuhu yapanlar hakknda ve
recei ceza konusunda henz net olmad ortaya kyor.
Bakalm az nceki ayette deinildii gibi acaba Kuran'da zi
na cezasyla ilgili yol alm m?
Allah zina cezasyla ilgili bahsettii yol hakknda farkl bir
ey gnderiyor; Muhammed de, halifeleriyle birlikte farkl ey
ler uyguluyor. lkin, konuyla ilgili gelen ayetlere bir gz atalm;
Nr Suresnin 2, ayetinde, "Zina eden kadn ve zina eden er
kekten her birine yz denek vurun; Allah'a ve ahiret gnne
inanyorsanz, Allah'n dinini (tatbik) konusunda sakn ha sizi
acma duygusu kaplamasn! Mminlerden br grup da onlara
uygulanan cezaya ahit olsun" deniyor ve devam ediyor;
"Zina eden bir erkek, ancak ya zina eden bir kadnla, ya da
bir mrik kadnla evlenebilir; keza, zina eden bir kadn da,
ya bir zinakr erkekle, ya da bir mrik erkekle evlenebilir."
(Nr Suresi, 3, ayet.)
200

Bu ayetler zerinde biraz duralm! Burada dier ayetler gibi


sadece erkeklerden sz edilmemi; tam tersine hem erkek, hem
de kadnla ilgili sfatlar kullanlmtr. Burada hayrl bir i ol
madndan (cezadan sz edildii iin) kadnda yazld gibi,
stelik erkein nne alnmtr. Ayrca, "zina eden, ancak ken
disi gibi zinakr biriyle evlenir deniyor. Hal byle olunca, bu
rada sua tevik ifadesi kullanlm oluyor. Mesela bir insan,
"Madem zinakr bir insan ancak bir zinakr insanla evlenebili
yor; o halde ben de istediim bir hanmla yataym ve artk o be
nim olsun" anlamn karabilir. Dolaysyla, bu ayet bir bakma
insan sua tevik eder. Ayetin sebep sonu ilikisine baklarak
farkl eyler sylenmise de, burada zahiri anlam ok nemlidir.
Zira.^e-Kjar'ao'm arkasnda Allah varsa, bu tr hayati konm
larda^ok net aklanalaQiapmas gerekir.

'
Son zamanlarda, baz adl^ slami yazarlann gerek bu konu
da gerekse dier konulardaki yorumlarn hayretle izliyoruz. Yeri
ne gre Kur'an'da kadm da iin iine alyorlar ve "Arap edebiya
tnda 'Talib' denilen bir ey vardr" diyorlar. Yani, "genelde Arap
edebiyatnda erkekle ilgili sfat, fiil ve zamirler, kadnla erkekler
arasnda mterek olarak kullanlr; Allah da bunu gz ard etme
mitir" diyorlar; ama hesaplanna gelmeyince de baz yerlerde ke
lime oyununa bavump ii baka trl eviriyorlar. nk, bu gibi
yommlara bavurmadklan zaman ok ciddi sorunlar ortaya k
yor. Dolaysyla, bu tr kurtarma operasyonlarna bavurmalan
doaldr; aksi takdirde Kurandan vazgemeleri gerekir.
Biz de diyoruz ki, mademki bu iin ls yoktur, gelin ya
her yerde kadn da vardr diyelim, ya da hibir yerde yoktur di
ye karar verelim.
Zina cezasyla ilgili Kur'an'da yer alan ayetler hakknda su
nulan bu bilgilerden sonra imdi de Nis Suresinin 15, ayetinde
ifade edilen yol grnme meselesi hakknda net br yant, hem
Muhammed'in craatndan, hem de pratiinden renmeye al
alm; bakalm kendisi bu olaya hem pratik olarak, hem de teo
rik olarak nasl zm getirmi.
201

E- Muhammed'in Hadislerinde Zina Cezalan


Mehur sahabelerden "Ubade bin Samt" anlatyor:
"Bir gn peygamber bize, Allahn Nisa Suresi 15. ayette zi
na cezasyla ilgili szn ettii 'Yol ama' meselesi hakknda
'te yol grnd. O da udur: Zina edenler dul veya evli ise
ler onlara ceza olarak yz (100) denek vurulur; yz denek
vurulduktan sonra da, recim usul talanarak ldrlrler;
eer bakire iseler onlarn cezas yz (100) denek, art bir
yllk srgndr' dedi,"^
Abdullah bin Mesud, "Peygamber bize, 'Bir Mslman, an
cak katil olursa veya dul ya da evli olup zina yanarsa, va da din
den karsa (buna mrted denirj o, zaman ldrylr; bunlar d
nda ldrlmez' dedi" diye aktaryor. Bu hadisten, kii zina
suundan tr ldrlr hkm ortaya kyor,^
Muhammed'den, zina cezasyla ilgili bu teorik bilgileri ak
tardktan sonra, imdi de onun icraatyla ilgili rneklere gee
lim. Bu konuda Muhammedin en samimi dostu olan mer'i
dinleyelim; Muhammed'in amca olu bn-i Abbas aktanyor;
"Biz hac ibadetini yerine getirdikten sonra Beytullah'a var
dk; o zaman mer halifeydi. Kabe'de bir hutbe okudu; hut
besinde u konuya deindi: Peygamber de zina suundan do
lay insanlar recimle idam etti, biz de halife olarak bunu uy2 Mslim, Hudut. .S, No: 1690; Ebu Davud. Huud. 23, No: 4415-16; Timizi, Hu
dut, 8, No: 1434; bni Mace, Hudut. 7, No: 2533 ve 2550; Ahmet bin Hanbel,
Msned, Ubade bin Samt hadisleri 5/317; Daremi, Hudut, 19 cilt, 2/499; Seyyid
Sabk, Fkh Snnc, 2/557.
3 Tecrid- Sarih, Diyanet tere., No;2096, Burada ok nemli bilgiler vardr. Buhari ve Mslim Hadisleri, el-Li ve'l Mercan, No: 1091; Buhari, Diya, 6. bap;
Mslim. Kasamc, 6. bap. No: 1676/25-26; Ebu Davud, Hudud, 1. bap. No: 4352
53; Tirmizi, Diyat, 10, No: 1402; Nesai, Tahrm-i Dem, 5. bap. No: 4014-17; b
ni Macc. Hudud, 1. bap. No; 2533-34; mam afi-i. er-Risale, No: 692-93.

202

gutadk. Korkarm ki, zaman iinde bazlar, 'Mademki


Kuranda evli kiilerin zina etmeleri durumunda recim ceza
syla cezalandrlmalar net bir ifadeyle yazlmyor, o halde
byle bir ceza yoktur diyecekler ve bylece de ok nemli
bir meseleyi inkr ettikleri iin dalalete decekler. Halbuki
daha nce recim ezasyh ilgili.yg,fJKm:Wda-vajdii biz onu
Rem ^^iTt^nk mer de vahiy ktiplerindendi), hem de
dinledik. Eer halk, mer Kur'an'da olmayan br eyi
Kur'an'a yazd' eletirisinde bulunmasayd, yemin ederim k,
bu recim ayetini Kuran'a yazardm."*
mer bu aklamay yapt, ayn yl iinde lyor. Mesela,
mam Malkin Muvatta, 2/823-24te bu aka yazyor. Burada
nemli olan merin, halifeliin son gnlerinde byle bir ifade
kullanmasdr. Kald ki, biz bu konuda i sadece mer'e brak
myoruz; konu hakknda ok somut rnekler vereceiz.
Dier rneklere gemeden, akla gelen u soruya yant bul
maya alalm: Mademki mer, "Daha nce recimle dam ce
zas Kuranda vard" diye yakmyor, o halde neden Kuran topland-yazld zaman bunu gndeme getirmedi de sonradan
bu olay hakknda skntlarn dile getirdi? Evet, bu sorunun il
gin bir yant vardr; hemen aktaralm: Kuran toplanrken, ki
min elinde bir ayet varsa iki ahidin ahadetiyle onu ispat edip
komisyona bildirirdi; komisyon da bu ekilde kabul ederdi.
mer de az nce belirtildii gibi zina cezasyla ilgili recim aye
tini komisyona aktarm; fakat iki ahit g.steremedii iin ko
misyon onun getirdii ayeti kabul etmemi. Halbuki mer ok
nemli bir insand; daha dnyada iken Muhammed onu cennet
le mjdelemiti; acaba yalan m konuuyordu ki komisyon onun
ifadesini kabul etmedi? Hele hele Muhammed hayatta olup da
4 Buhari, Mudud, 30-31; Ahkam. 21; Buhari-Mslim Hadisleri, el-Lii'l ve'I Mer
can, No; 1101; Mslim, Hadud, LS. No; 1601; Ebu Davud, Hudud. 23, No:
4418; Ttrmii, Hudud, 7, No: 1431-32; mam Malik. Muvatta, Hudud, 10. bap,
2/823-24; mam Ahmet bin Hanbel, Msned. 1/23, mer hadisleri ksmnda.
203

Kur'an yazlsayd ve mer ona byle bir ayet getirseydi acaba


kabul m, yoksa ret mi edilirdi? nk daha evvel de anlatld
gibi, birok ayet mer'in grleri istikametinde inmiti. Bu
yzden Muhammed sa olsayd elbette ki mer'in bu teklifini
de kabul ederdi kansndayz.
Az nce belirtildii gibi, mer'in getirdii ayet kabul edilme
mi; ama sradan bir vatanda ahit gstcnnedii halde bir ayet
getirmi ve onunki hemen kabul edilmi. O adamn getirdii
ayetlerin hangileri olduu konusunda ihtilaf vardr: Kimisi, Ahzb Suresi'nin 23, ayeti, kimisi de Tevbe Suresi'nin son iki ayeti
dir diyor. Burada nemli olan, u veya bu ayet olduu deil; ada
mn getirdii ayetin niin ahitsiz olarak kabul grddrl
imdi de bu kiinin hikyesini aktaralm: Btn slam yazarlan bu hadiseyi ok nomial bir olaym gibi aktarm ve hibir
itirazda bulunmamlar. Olay udur: Seva bin Kays adl bir kyl,
bir gn yanna bir at alp pazarda satmak zere arya ktnda
yolda Muhammedte karlayor. Muhammed onun atna mteri
kyor ve yaplan pazarlk sonucu anlayorlar. Muhammed ze
rinde para olmad iin adama, "Haydi bizim eve gidelim de
orada sana paran vereyim" diyor. Bunun zerine yola kyorlar.
Tabi ki at adamn elinde ve henz Muhantmed'e teslim edilme
mi. Giderken Muhammed acele ediyor, adam ise yava yryor.
Anlalan, adam "Belki malna fazla fiyat veren biri kar" d
ncesiyle bilerek yava yriyormu. Nitekim henz yoldayken
mteriler yanayor ve Muhammed'in verdii fiyattan fazla fiyat
veriyorlar. stelik de bu artranlann, Muhammed'in o at aldn
dan da haberleri yoktur. Fazla fiyat verenler ortaya knca, adam
Muhammede, "Hayr, ben atm sana satmadm; sallmsa ahitle
rini gster" diyor, Muhammed ise henz eve vanp deme yapma
mtr. Bu arada adam ahit isteyince, alveri esnasnda kimse
olmad iin ahit getiremiyor. O srada "Huzeyme bin Sabit"
adnda bir sahabe kageliyor ve Muhammed'e, "Ben ahitlik
ederim ki sen bu at bu ahstan satn aldn" diyor. Muhammed bu
adamn fadesine dayanarak at sahibine parasn deyip o at on
204

dan alyor. Muhammed, kendisine ahitlik yapan adama da, "Biz


alveri yaparken sen yanmzda deildin: neye dayanarak ifade
verdin?" diye soruyor. Adam, "nk sen bir peygambersin, ya
lan konuacana inanmyorum" yantn veriyor. Muhammed,
adamn bu fadesine dayanarak at almak yannda, stelik bu ha
reketinden tr Huzeyme bin Sabite u ilgin ayncal tanyor:
Ona "Bundan sonra sen herhangi bir davada ifade verirsen senin
ifaden iki kiinin ifadesine bedeldir ve senin ifaden delil olarak
bir davada tek bana yeterlidir" diyor,
te Kuran bir araya getirilirken, Huzeyme'nin getirdii aye
tin ahitsiz olarak kabul edilmesinin hikyesi budur. mer her
ne kadar cennetle mjdelenmise de, onun hakknda byle bir
ifade-ayncalk olmad iin o, getirdii ayeti komisyona kabul
ettirememitir.5
Ayrca, Muhammed'in Huzeyme bin Sabite tand yetki ve
onun getirdii cmlelerin Kuran toplama komisyonu tarafndan
ayet olarak kabul edilip ahitsiz olarak Kuran'a yazlmas olay
aadaki kaynaklarda detayl bir ekilde anlatlmaktadr.^
Az nceki olay geri ok nettir, ama yine de biraz aalm: Bu
at alm olaynda Muhammed'in kendi ilkelerini inediini gr
yoruz: Muhammed, "Bir kyl, maln henz alveri merkezine
5 Tecrid-i Sarih, Diyanet tereemesi. No: 1187 hadis erhinde, 8/275; Ebu Davud,
Akdiyye, 20. hah, No; 3607; Ne.sai, Suyu, 81. bab, 7/301, Ebu Davudun ayns;
Ktb-i Sine. i. Canan tere., 4/479 ve 14/140, No: 4912; Askalani, /sabe. No;
2253, "Huzeyme" blmnde ve Tehzib-i Tehzib. 3/140; Ahmet bin Han bel,
Milsned, 5/215-16, "Huzeyme" hadisleri ksmnda; bn'il Cevzi, Sfat- S a f ve,
1/356, No: 100; bn Esir, sd, No; 1446, "Huzeyme" ve 2327-29 Seva bin
Kays" blmnde; evkani, Dem/'s-Sflhae. 416,66. bap. "Huzeyme" ksmnda;
Taberani, Mtccmi Kebir, 4/101, No: 3730; Heysemi, Mecme'iiz-Zevaid, 9/320;
Hakim, Mstedrek, 3/396; bni Abdi1 ber, /sf/ab, "Huzeyme" ksmnda. No: 665,
2/448; bni Bejkeval, Cavarnd..., 1/494 ve datia birok siyer, tabakat kitaplar.
6 Bu han, A h zib tefsiri, 3. bap; Cibad, 12. bap; Tirmzi, Tevbe tefsiri, 18-19. bap
lar, No: 3103-4; mam Suyuti, el-tkan, 1/185, "Cem'i Kur'an" blm; Zerkei, eJ-Burban, 1/296; Ebu Davud Sidstani, Kitabii'l Mesahf, s, 11, 29, 33;
Prof. Suphi Salih, Mebabis'U f Uluntil Kuran, s.75. slam larihinin hemen tm
kaynaklarnda bu olay vardr.
205

getirmeden onun nn kesip maln almaya kalkmayn; piya


sadan tam shhatli bilgi aldktan sonra onunla devreye girin ve o
zaman pazarlk yapn. ayet mal sahibi henz ticaret merkezine
varmadan biri onun nn kesip pazarlk yoluyla onun maln sa
tn alrsa, bylesine br alveriin sonunda ayet mal sahibi pi
man olursa, bu akdi fasittir ve mal yine sahibine verilir" diyor.
Muhammed, alverilerde yle bir prensip daha koymu; "a
yet bir mal satlm ve henz sahibine teslim edilmemise ve alc
ile satc da birbirlerinden ayrlmamlarsa, o zaman o srete iki
taraftan hangisi caymak istiyorsa yine bu pimanlk geerlidir"
diyor. Hal byle olunca, her halkrda at .sahibine hakszlk ya
plm oluyor. Dolaysyla, Muhammed'in bu adamdan bu ekilde
at almas her eyden nce kendi ilkelerine aykrdr.^
Muhammed'in kylden ald at olayn zetleyecek olursak,
a) Ak bir ekilde o kylnn kandrldn gryoruz.
nk para demek iin Muhammed'in abucak yrmesi, ada
mnsa yava gitmesi ve bu ksa zamanda adamn atna iyi bir fi
yat veren mterinin kmas, o adamn kandrldna delalet
eden ok kuvvetli bir kanttr.
bi Alveri esnasnda h a zr olmayan Huzeyme'nin, Muhammed'. yaptt^alitlik aka usule aykrdr. Kald ki.~^ham med'in bu ahitlik yznden ona tand ayncalk ok ilgintir.
Huzeyme, Muhammed'e kazandrd bir at yznden ylesine bir
ayncalk kazanyor ki, Kur'an'n toplanmas esnasnda mer'i bile
gerilerde brakyor. Hatrlanaca gibi komisyon, zina cezasyla il
gili mer'in getirmi olduu cmleyi ayet olarak kabul etmemiti.
c) Muhammed'in, "Maln satmak zere ehre inen br adamn
nn kesmeyin: piyasadan tam bilgi alsn da ondan sonra mda7 Tecrid-i Sarih, Diyanet tere.. No: 970. 999 ve 1000; Buhan, Buyu, 19, 44, 71;
Turuf, 11; Mslim, Buyu, No: 1517-1523; BuhariM slm Hadisleri, ci-Lii'I
ve I Mercan, No: 71, 79, 80, 970, 7278; Ktb-i Sille, brahim Canan tercemes.
3/81 No: 290; Ebu Davud, Buyu, 43, No: 3436-37; Tirmizi. Buyu, 26, No: 1221,
1245, 1246, 1347; Ibni Mace, Ticaret, 16, No; 2178-79; Nesai, Buyu, 17-18 bap
lar, No: 4489-80.

206

halede bulunun" dedii halde, burada bu szn inediini g


ryoruz. Aynca, alverilerde teslim-tesellm arttr dedii hal
de, burada da bu ilkesine sahip kmadn mahede ediyoruz.
d) En nemlisi, bu alverite akit prosedre uygun olsayd
bile, mademki mal reten zavall kyl buna raz deildi, bu
durumda Muhammed'e den en ideal yaklam, yalanc ahide
bavurmak deil, o at sahibine iade etmekti.
Bu olayn konumuzla ilgisi udur: mer bara bara
Kur'anda zina cezas vardr dedii halde, komisyon onunkini
kabul etmiyor. O halde sorunun nereden kaynaklandm aklanmaldr. Bu yzden konuya aklk getirmek zorunda kaldk.
Muhammed'in zinayla ilgili icraatna gemeden nce, slam
inancna gre zina suunun ispat hakknda ksa bir bilgi vere
lim; Zina suu, ya drt ahidin ahitliiyle (Nis Suresi'nin 15.
ve Nr Suresi'nin 13. ayetleri), ya bu suu ileyen ahsn itira
fyla veya kadnsa, onun hamile kalmasyla ispat edilir. Bu, Muhammedin beyandr.
Bilindii gibi mezhepler birer yorumdur. Bu bakmdan onlar
zerinde fazla durmak istemiyoruz. zerinde durmak istedii
miz, bata Kur'an ve slam camiasnda muteber saylan hadis
lerdir. Bununla birlikte tm mezheplerde zina eden evli veya
dul olanlara ynelik ceza recimle ldrmektir. Bu konuda mez
hepler arasnda ihtilaf yoktur; ihtilaf ancak teferruattadr, rne
in; souk ve scak havada ceza ertelenebilir mi; sulunun has
talk halindeki durumu; recim annda ilk ta kim atacak; tala
ma annda ukura gerek var m, yok mu; suluya sadece talar
m atlr, yoksa nce yz sopa, ardndan talama m; zina suu
nu itiraf eden kiinin, kendi itirafndan vazgemesi halindeki
s Buhsri-Mslim Hadisleri, c-L'tii ve't Mercan, No: 1101; Buhan, Hadud, 30
31; Ahkam. 21; Mslim, Hudtd. 4, No: 1691/15; Ebu Davud, Hudud, 23, No:
4418; Tirmizi, Hudud. 1, No: 1431-32; bni Mace. Hudud, 1, No: 2533-34;
mam Malik, Muvatta, 2/823; mam Ahmet bin Hanbcl, Msned. 1/23, mer
hadisleri blmnde.

207

durumunun ne olaca gibi konularda ihtilaf vardr; yoksa ceza


nn uygulanmasnda herhangi bir ihtilaf sz konusu deildin
Hatta yle bir ey de vardr: Erkek olsun kadn olsun dini bir
nikhla evlendikten sonra artk bir sefer de cima' (birleme) ola
y gerekleir ve ondan sonra kadn boanrsa, artk onlardan
hangisi zina yaparsa onun cezas recimle idamdr. Baka bir ifa
deyle, bekreti dini bir nikhla bozulanlardan -ister dul olsun
ister olmasn- hangisi zina yaparsa onun cezas recimdir. Dier
yandan, ayet bir insan evlenmeden nce birka kez de zina
yapsa, ona sadece yz denek cezas uygulanr ve gerekirse bir
yllk srgne gnderilir. nk bunun resmi bir evlilii yoktur;
bu yzden cezas hafiftir,
Zina cezasyla ilgili Kuran ve sahih hadislerden bu bilgileri
sunduktan sonra, imdi de Muhammed'in konuyla ilgili prati
inden rnekler verelim:
rnek ]
Muhammed'in zinadan dolay gerekletirdii infazlardan
ylesine rnekler sunacaz ki, bunlar bugne dek slam cami
asnda itiraz edilmeyen ve stelik btn mezhep liderlerine delil
tekil eden rneklerdir.
Birinci rneimiz udur: "Cheyne" kabilesinden bir bayan,
Muhammed'e bavurarak zina yaptn ve bu zinadan dolay ha
mile kaldn beyan ediyor. Bu aklama zerine Muhammed onu
bir yaknna teslim ediyor ve ona, "Bu kadn doum yapana kadar
sende kalsn; doumdan sonra bana getir gerekeni yapaym" di
yor. Doumdan sonra kadn Muhammed'e getirilince, onun avret
yeri grnmesin diye, zerindeki elbise iyice balanyor ve en son
Muhammed'in talimatyla talanarak ldrlyor. Kadn bu ekil
9 Tecrid-i Sarih. No; 2096; Buhar, Diyat, 6, bap; Mslim, Kasamc, 25, No; 1676;
E bu Davud, Hudud, I. bap. No: 4352-53: Tirrazi, Diya, 10. bap, No: 1402;
Nesai, Tahrm-5, No; 4014 ve Kasamc, No; 4718; Ktb-i Sitte, brahim Canan
tercemesi, 14/140.
208

ldrldkten sonra Muhammed onun cenaze namazn da kldr


yor ve "Bu kadn Allah katnda yle yksek bir makama ulat ki,
onun iman yetmi kiinin imanna bedeldir" diyor,
Hadis metninde "Kadn Muhammed'e gelip zina yaptn,
bundan dolay hamile kaldn beyan etti" deniyor. Bu aklama
nn dnda herhangi bir ahit veya ikyet de sz konusu deildir;
bu olayn delili sadece kadnn itiraf ve hamile kalmasdr Bura
da yle bir muamma daha vardr: Muhammedin koyduu lye
gre o kadna recim cezas uygulanmamalyd. nk bu ceza,
kii ancak dul veya evliyse uygulanr. Oysa burada kadnn evli
veya dul olduu ak deildir. ayet evliyse, bu durumda belki de
o ocuk onun kocasndandr; dolaysyla ona gayri meru damga
sn vumak doru deildir. Eer evli veya dul deilse o zaman
onun recimle cezalandnlmas, yine Muhanmed'in ilkelerine ters
tir. nk, daha evvel de anlatld gibi, evli olmayanlann cezas
yz denektir. Nihayet, kadnn evli mi, yoksa dul veya bakire m
olduu konusunda, hadislerde herhangi bir aklk yoktur.
rnck-2
Vail bin Hcr el-Hadremi, "Bir kadn namaz iin dar kn
ca, adamn biri onun nn kesip zorla rzna geiyor. Kadn,
oradan geenlere olup bitenleri anlatnca, onlar gidip o adam ya
kalayarak Muhammed'e getiriyorlar; adam da suunu itiraf edin
ce, Muhammedin talimatyla talanarak ldrlyor. Kadnsa,
susuz olduundan serbest braklyor" diye aktaryor. Bu da Mu
hammedin gerekletirdii ikinci bir infaz rneidir."
10 Mslim, Hudud. 5, No: 1696/24; Ebu Davud, Hudud. 24, No: 4440-41; Tirmizi, Hudud, 9 No: 1435; bni Mace, Hudud. No: 2555; Nesai. Cenaiz, 64, bap.
No: 1955; Ahmet bin Hanbel, Msned, 4/435 mran hadisleri; Beyhaki Sneni
Kbra. 8/217; Daremi, 2/180.
11 Ebu Davud, Hudud. 8, No: 4379: Tirmizi, Hudud, 22, No; 1452-54; mam Ah
met bin Hanbel, Msned, 6/399, Vail hadisleri; K(b-i Sine. brahim Canan
lercemesi, 6/220-21.
209

mek-3
Maz bin Malik Elemi adnda bir ahs Muhammed'e gelip
zina yaptn sylyor, Muhammed, belki delidir dncesiyle,
onun hakknda bir aratrma yapyor. Sonuta adam deli kma
ynca -sadece onun ifadesine dayanarak- o adam recimle idam
ediyor: Muhammed'in emriyle bir ukur kazlyor, adam oraya
konup talanmak suretiyle ldrlyor. Bu olayn kaynaklaryla
bundan bir sonraki olayn kaynaklan ayn olduundan, hepsini
bir sonraki rnekte belirteceiz.
mek-4
Yine az nceki Maiz bin Malik olaynn anlatld hadisler
de aktarlyor ki, "Gamidiye" adnda bir bayan da Muhammed'e
gelip zina yaptn itiraf ediyor ve daha nce olayn anlatt
mz kadn gibi o da hamile kaldn beyan ediyor. Bunun zeri
ne Muhammed o kadn bir yaknna teslim ediyor ve kendisine,
"Doumdan sonra bana getir onu recimle idam.edeyim" diyor.
O adam doumdan sonra onu getiriyor ve bylece Muhammed
de onu recimle infaz ediyor. Bu kadn talayanlar arasnda
mehur sahabi Halit bin Velid de varm, Halit, kadm talarken
onun att talardan biri kadnn kafasna isabet ediyor; Halifin
att tatan dolay akan kanlar onun yzne gelince, kadna s
vyor. Bunu duyan Muhammed ise Halit'i uyaryor.'^
Maiz bin Malik talanrken dayanamyor ve kayor. Bunun
zerine Muhammed'in adamlar onun arkasna dp kendisini
takip ediyorlar ve sonunda onu yakalayp infaz ediyorlar. Bu olay
12 Buhan, Hudud, 21,22, 25, 28, 29; Ahkam. 19, 21; Mslim, Hudud, 5. bab. No;
1691, 1692, 1694, 1695; Ebu Davud, Hudud, 23-24, No: 4419, 4430 ve 4442;
Timzi, Hudud, 5, No: 1427-29; BuharkMsiim Hadisleri. et-Ll ve1 Mer
can, No: 1102; Nesai, Cenaiz, 63. bap. No: 1954; mam Malik, Muvatta,
Hudud. 2/820-21; Kib-i ilte, brahim Canan tercemesi, 6/234; Abdurrazzak,
Musannaf, No: 13337; tbni Esir, sd, No: 4550 ve 5362; bni Abdi'l Ber, h liab. No: 2246, "Maiz" blmnde; Seyyid Sabk, Fkh-i Snne. 2/564; Ahmet
bin Hanbel, age, 5/217; Tehavi, erh MkiU't Asar, 1/378 vb.
210

Muhammed'e anlatlnca o, "Madem yleyse keke onu ldrmeseydiniz" deyip gya ona acdn dile getiriyor. Burada hakl
olarak u soruyu sormak gerek: Eer bu ekil bir infaz Allahn
emriyse Muhammed nasl olur da, "Keke onu braksaydnz" di
yebiliyor? Yok eer Allah'n emri deil de Muhammedin ahsi
uygulamasysa, o zaman bu nsann gnah kimedir?
Bu infazn gerekletiine ilikin ahitlik yapan sahabiler
hayli oktur. rnein; sadece Buhari'de bu olayn ravileri ola
rak u isimler gemektedir: Halife mer, Ebu Hreyre, Cabir,
bn-i Abbas gibi mehur sahabiler. Aynca, dier kaynaklardaki
isimleri de sayarsak, Ebu Sait el-Hudri, Breyde, Ebu Nadre,
Hezzal bin Ziab ve Sait bin Mseyyeb. te hadis camiasnda bu
kadar raviyle desteklenen bylesine bir olayn benzeri hemen
hemen yok denecek kadar azdr; bu tr hadisler mtevatir dere
cesindedir, Yani, mhaddislerin diline gre de bunun inkr ka
bil deildir. Zaten imdiye dek hi kimse de bu infazlara itiraz
etmi deildir.
mek-5
Ebu Hreyre ve Zeyd bin Halit Cheni'den rivayetle aktarl
yor ki, Bedevi Araplardan bir adam hasmyla birlikte Muhammed'in yanma geliyor. Onlardan biri Muhammed'e, "lum u
adamn yannda alu-ken onun hanmyla zina yapm; ben de
buna kar o hanmn kocas olan u adama bir cariye ile yz
koyun verdim. Daha sonra duydum ki yaptmz i Allah'n ki
tabna uygun deilmi; o yzden size mracaat ediyoruz. Sen
de Allah'n kitabna gre aramzda hkmet" diyor. Buna kar
Muhammed, "Evet, yaptnz > kitaba uygun deildir. Sen ca
riye ile koyunlar geri al; olun evli olmad iin onun cezas
yz denek ile bir yllk srgndr; kadnn cezas ise, evli ol
duu in recim usul ile damdr" diyor. Muhammed bu arada
arkadalarndan "Uneys" adnda birini o kadnn cezasn infaz
etmek iin grevlendiriyor ve kendisine, "Git kadndan sor; zi
21 !

na yapp yapmadn ondan ren. ayet bu suu ilemi ise o


zaman onu recimle infaz et" diyor. Sonuta kadn da kabul
edince adam onu infaz ediyor. Halbuki Nis Suresi'nin 15. aye
tiyle Nr Suresi'nin 13. ayetine gre bu suun drt ahitle ispat
edilmesi gerekiyordu. Fakat btn rneklerde ne yazk ki sade
ce onlarn itirafndan baka bir ey de yoktur. Gya zinadan
tr hamile kalan kadn varm; onun da evli olup olmad
belli deildir.*^
mek~6
Yahudiler Muhammed'e bavump kendilerinden bir iftin zi
na yaptn, bunun cezasnn ne olduunu soruyorlar. Bunun
zerine Muhannied her ik kiiyi de Tevrat'n hkmlerine gre
recimle idam ediyor. Bu iki kii talanarak ldrlrken, o srada
zina eden erkek, kadna atlan talara kendini siper edip onu ko
mmaya alyor. Hadisi aktaran ravi bn-i mer, "Ben ahsen de
o iki insan lalayanlar arasndaydm" diyor. Bu olay aktaran ravilcr arasnda bn-i mer, bn-i Abbas, Abdullah bin Haris, bn-i
Ebi Evfa, Cabir, Ebu Hreyre, Bera bin Azb, a'b (son ravi
mrsel olarak alm) gibi mehur sahabiler vardr. Dolaysyla,
bu da az nce geen zina vakalar gibi ok kuvvetli bir ravi kad
rosuyla desteklenmekledir. Ayrca, mam afi-i, mam Malik ve
mam Ahmet bin Hanbe de az nce isimlerini verdiimiz eser
lerinde bu olay yazp bundan hkm karmlardr. Bir dier
kuvvetli delil de, bu olayn mterek olarak btn hadis kay
naklarnda gemesidir. Zaten imdiye kadar gsterdiimiz r
neklerin hepsi, bu tr salam kaynak ve raviierle desteklenmek13 Tecrii- Sarl, No: 1163 hadis; Buhari, Hudud, 3, 34, 38, 46; Sulh, 5; um,
9; Vekalet, 13; Ahkam. 39; Haberi Valini, 1. bap; Mslim. Hudud. No: 1697
98; Ebu Davud, Hudud, No; 444S; Tirmizi, Hudud. 8 No: 1429-1433; bni
Mace, Hudud, 1 No; 2549; mam afi-i, er-Risale, No: 691; mam Malik,
Muvatta, Hudud, 2/822: mam Ahmet bin Hanbe, M.tned, 4/115: BuhariMslim Hadisleri. el-L'l ve'I Mercan. No: 1103.

212

tedir. Ayrca, bu rneimizde iki kii infaz edildiinden, buraya


kadar verdiimiz rneklerle, infaz saysnn toplam yediye
ykselmi oluyor.'^
mek~7
Cabir, "Bir adam zina yapmt; Muhammed nce onu bekr
sanarak yz denekle cezalandrd; daha sonra onun evli oldu
unu renince, kendisini talama usul (recimle) idam etti" di
ye aktaryor. (Ebu Davud^ Hudud, 23. bab. No: 4438-39.) Buna
benzer bir cezay da Hz., Ali tatbik etmi. Kendisi, "Br kadn
Perembe gn denekle cezalandrdm; Cuma gn de recimle
infaz ettim. Denein gerekesi Nr Suresi 2, ayet; recimin da
yana da Muhammed'in fiili uygulamasdr" diyor.^^
Omek-8
^Hz. Ali, "Muhammed'in e olarak kulland bir cariyesi zi
na yapmt; Peygamber bana 'Git o cariyeyi cezalandr' dedi.
Bunun zerine ben onun yanna vardm ve baktm ki, henz do
um yapm, kanamas devam ediyor; bu yzden onun cezasn
erteledim ve dnp durumu Muhammed'e izah ettim. O bana,
'yi ettin ki cezay uygulamadn. Fakat iyileince onun cezasn
uygula' dedi" diye anlatyor. Muhammedin cariyesiyle yatan
adama gelince, onun hakknda Hz. Ali yle diyor: "Muham
med bana, Git onu ldr' dedi. Ben adama vardmda tenasl
14 Buhari-Mslim Hadisleri, eI-LiiI ve'I Mercan, No: 1 04; Buhar, Htdud, 24,
37; Cenaiz, 26, l-i tmrn tefsiri, 6; Tevhit, 51 ; Menakb, 26; Haberi Vahid, 1;
'tJsam, 16; Mslim, Hudud, 6. bap. No: 1699-1700-1701; Ebu Davud, Hudud,
No; 4446-4455 aras toplam on hadis; Tirmizi, Hudud, 10, No: 1436-37; Ibn
Mace, Hudud, 10, No: 2556-58. Ayrca bu hadisin erhinde Nesaiden de alnt
vardr; Klb-i Sittc, brahim Canan lercemesi, 3/444; mam af-i, er-Risale,
No: 692; mam Malik. Muvatta. 2/819; mam Ahmet bin Hanbel, Msned. 2/5bni mer hadisleri blmnde.
15 Buhari, Hudud, 21; bni Rt. Bidayc'l Mcehid, 4/297; Ktb-i Sine, b
rahim Canan lercemesi, 6/246; Seyyid Sabk, Pkh-t Siinne, 2/261-272.
213

organnn olmadn veya kesildiini grdm. Hal byle olun


ca, onu ldrmedim ve dnp hadiseyi olduu gibi Muhammed'e izah ettim. O da bana, yi ki onu ldrmedin, meer ki
adam masummu' cevabn verdi" diyor.
Aadaki kaynaklarda Hz. Ali, "Muhammed'in cariyesi zina
yapmt, o da bana, git onu cezalandr dedi" eklinde kesin bir
ifade vardr.'^

Cebrail Grev Bamda


Muhammed'in zina yapan bu cariyesi konusu zerinde biraz
durmak gerekiyor. yle balayalm: Hani slam inancna gre
Muhammed, gemi ve gelecei bilen bir imsand; o halde bu ok
ciddi olan olay nasl olmu da bilememi ve Ali 'ye, "Git o ada
m ldr ve cariyeyi de cezalandr" diyebilmiti? Baka bir deyi
le, kendi yan bandaki adamm bu suu ileyip ilemediini bil
meyen bir Muhammed, nasl olur da "Gemi ve gelecekteki tm
eyleri bilmi" diye iddia edilebilir? Aslnda olay udur: Adam
onun cariyesiyle yatmtr; Ali'nin, "Adamm tenasl organ yok
tu" szne gelince; bir kere eer adam yapmasayd Muhammed
Ali'ye "Git onu ldr" demezdi. nk ok ar bir ceza sz ko16 Mslim, Hudud, 7, No: 1705/34 ve Tevbc, 11, No: 2771/59; Ebu Davud, Hudud,
32. bap. No: 4473; burada Nesai'nin de bu olay aktardn yazyor; Tirmizi,
Hudud, 13, No; 1441; Ktiib-i Sitte, brahim Canan tercemesi, 6/219,227; Ali
Nasf, Ta, 3/27; Hudud, {Mslim, Ebu Davud, Nesai ve Tirmiziden naklen);
mam Ahmel bin Hanbel. Miisned, 1/95, Hz. Ali hadisleri; Belazuri, Ensab, 2/87;
bn'il Cevzi, e/-Afuniazam, 3/300; bni Kesir, Nisa Suresi'nn 25. ayetinin tefsirin
de; bn Asakir, raxv7/ Medme-i Dma^k, 3/236; Taberi, M7/et/er ve Hkmdar
lar Tarihi, M.E.B. tere., 5/854; Askalani, habe. No: 7587, "Mebur maddesi; Ibni Sad. Tabakat, 8/356, "Marya" ksmnda; aynca, mam Muhibbddin Taberi,
Semti Semin, s. 165; Hey semi, age, 4/429; Salihi, Ezvaci Nebi. s.231; Mahmud
Ta'me, Nisn Havie Resul, s. 144; Ahmet Halil Cuma, Nis' Ehi'l Beyi. s.432;
Isfahani, /iiiJ/yet7 Ev/tya, 3/177; Halcim, Mstedrek, 4/42; bni Esir, sd, No:
4544; bni Bekeval, Gavamd..., 1/497-98: Mamekani, Tenkib1 Mekal. 3/82:
Sireti bni shak, Sezai zel tere.. 329; ibni Abdi'l Ber, stiab. No: 4091.
214

nusudur. Burada lgin bir senaryo grnyor. O da udur: Tena


sl organnn olmay, ya Muhammed'in Aliye nerdii, ama
kendi aralarnda gizli tuttuklar veya Muhammed'e bir eletiri
gelmesin diye Ali'nin ortaya att bir fikirdir. nk Muham
med'in ailesini temize karmak iin bu formlden baka bir al
ternatif zaten imknszd. ayet Ali o insanlar cezalandrsayd, o
zaman su ispat edilirdi ve bu ekilde tarihe geerdi. Burada Ali
le Muhammed arasnda bir dankl karar vardr desek isabetli
olur. nk, eer doru olmasayd nasl olur da Muhammed Ali
'ye, "Git adam ldr" eklinde bu ok vahim fetvay verebilir!
Farz edelim ki adam masumdur; peki Ali ayet onun tenasl or
gannn olmadm fark etmeyip de Muhammedin talimat zeri
ne onu ldrseydi, bu dummda Muhammed katil olmaz myd?
Suun ilendiine ilikin en salam kantlardan biri de udur:
Zina ile sulanan cariye "Marya hicri 7. ylda Muhammedin
eline gemiti ki, o zaman Muhammed 60 yandayd; kadnsa
2 yanda. Kald ki, Muhammed'in yannda u gen hanmlar
da vard: O zaman 15 yandaki Aye; 17 yandaki Safiye; 30
yandaki mm Habibe; 20 yandaki Cveyriye; 36 yandaki
Meymune; 33 yandaki nm Seleme; 25 yandaki Hafsa; 37
yandaki Zeynep binti Cah; ayrca, ok gen yata Reyhane
adl bir cariyesi de vard. Bu isimlerini saydmz kadnlarda
hi ihtilaf yoktur. Peki neden bu gencecik bayanlardan hibiri
gebe kalmad da, Marya ile -o ihtiyar yayla- birleir birlemez
o kadn hemen hamile kald? Eer Muhammed'in yanndaki ka
dnlar bir-iki tane olsayd, insan, "Bunlar dourgan olmayabilir
kansn tayabilirdi; ama bu kadar gen kadn iinde hibiri ha
mile kalmyor da, Muhammed'in 60 yandan sonra yeni getirdi
i gencecik cariye mi hamile kalyor? Daha evvel de ifade edil
dii gibi, her ne kadar Muhammed, "Ben gece hayatnda da
ampiyonum" diyorsa da bunun inandrcl yoktur,*^
17 Tecrid-i Sarih, No: 192; Buhari-Miisiim Hadisleri, el-L'l ve't Mercan, No;
i 79; Heysemi, age, 8/259; Beyhaki. Snen-i Kbra, 7/54.
215

Suun ilendiine dair bir dier kesin kant da, Nisa Suresi'nin 15. ayetiyle Nr Suresi'nin 13. ayetidir. Bu ayetlere gre,
bir zina suunun spat iin drt erkein ahitlik yapmas gerek
mektedir. Fakat Muhammed'in cariyesi olaynda byle bir ahit
kadrosu mevcut deildir; ortada kadnn gebe kalma olay var
dr. Anlalan, Muhammed bu gebe kalma olayna dayanarak
Ali'ye, "Git onlar cezalandr" demitir. Yoksa ortada herhangi
bir delil yoktur. Eer biz byle bir yoruma ihtimal vermezsek, o
zaman Kuran ayetine gre Muhammed zor durumda kalr ve
elinde ispat olmad halde adamn infazna karar vermi olur.
Olayn ilendiine ilikin bir baka kant da Cebrail hikyesidir.
O da yle oluyor; Bu dedikodular balaynca Muhammed bir
ara, "Cebrail bana geldi, ey brahim'in babas dedi" diye aktar
yor. Yani, unu demek istiyor: "Eer brahim olum olmasayd
Cebrail bana, 'Ey brahimin babas' demezdi." Fakat bu savun
ma yetmiyor. nk, her ey ayan beyan ortadadr. Hatta baz
kaynaklarda Marya brahim'i dourunca, Muhammed'in ok
zld ve "Eer halkn iddia ettii gibi bu ocuk benden de
ilse acaba ne olacak" eklinde bu olaya pheyle bakt riva
yet ediliyor. Tam bu srada Muhammed, "Cebrail az nce bana
vahiy getirip brahim endendir dedi" diye bir hadis rad ediyor.
Hz. Ali'nin ortaya att tenasl organ hikyesi gibi, o da bura
da Cebrail'i ortaya atyor. (Mesela; Askalani, sabe, brahim
md.. No: 398; Salihi, Ezvaci Nebi, s.231; Belazuri, Ensab'I E
raf, 2/87 ve aadaki kaynaklar.)*
Bu olayda Muhammed'in ilgin bir uygulamasna ahit olu
yoruz. yle ki, fk olaynda Aye'yle ilgili yaplan zina isna
dnda Nr Suresi'nin ikinci sayfasndan itibaren en az on ayet
iniyor; oysa Maryanm masum olduuna ilikin herhangi bir
ayet inmiyor; sadece hadisle geitirilmeye alyor. Aye, Ebu
18 Askalani, sabc. No: 398, "brahim" maddesi; Belazuri, age, 2/87; Hakim, Mstedrek, 4/39; Tarihi Yakubi, 1/411; Salihi, Ezvaci Nebi, 231 (bni S ad, Bezar,
Heysem i, bni Snnden naklen); Halil Ta'me, Nisn Havlc'r-Rcsul, s, 144,

216

Bekirin kz ve hr bir kadn olduundan dolay ona Kur'an'da


yer alyor; ama Marya cariye ve kimsesiz olduu iin onu ha
disle geitiriyor. Bu iki kadn arasndaki fark bile bal bana
bir eletiri konusudur.
Burada unu aklamak gerekiyor: Baz reformist slami ya
zarlar Muhammed'in uygulad recim cezalarn, "Evet, Nr Suresi'nin zina cezasyla ilgili yz denek cezasn ieren 2. ayeti
inmeden nce Muhammed, Tevrat hkmne gre baz recim ce
zalarn uygulamtr; ama bu ayet indikten sonra artk bu cezay
uygulamaktan vazgemitir diyerek savunuyorlar. Bu savunma
. birka ynden yetersizdir:
I)
Bilindii gibi zina ve zina iftirasyla (Kazf ile) ilgili Nr
Suresi'nin birinci ve ikinci sayfalarnda sz edilen ayetler, Hz.
Ayenin fk" olaynn anlatld sure iinde gemektedir. Ay
enin bu olay da Beni Mu.stalk harbi dnnde yolda yaan
mt, Bu olay, tarih olarak da Medine dneminin 5. yl, miladi
627'de meydana gelmiti, Hendek Sava ise, Medine dnemi
nin 7, yl olan miladi 629da meydana gelmiti. Bu iki olayn
tarihini tespit ettikten sonra unu diyoruz: Ebu Hreyre, Nr
Suresi'nin ikinci ayetinde anlatlan zina cezasyla ilgili yz de
nek hadisesinden yaklak olarak 2-3 yl sonra Hayber Sava'nda Mslman olmutu. te bu Ebu Hreyre, yukarda ak
ladmz recim cezalarnn uygulanmasnda, kendisi olayn a
hididir. Aynen yle diyor:
"Biz camideydik, biri gelip zina yaptn syledi ve sonuta
Muhammed onun bu ifadesine dayanarak kendisini recimle/talama usul idam etti."
Bundan u sonu ortaya kyor: Nr Sures'ndcki yz de
nek hadisesinden sonra da Muhammed bu recim yntemiyle
idamlara devam etmitir. Dolaysyla. slami ksimce savunma
amal sylenen, "Muhammed zina cezasyla ilpili Nr Sure
217

sindekiayeten nce Tevrat hkmlerine gre recim ^rneiy


le b ^ t infazlar^ergeklc5 tirrni^tir;_ama,bu avet indikten sonra
artk_ bijylc.ine bir cfizatty uygulamasndan vazgegmitirnddi;
asnn ger^ekl bir ilgisi yoktur.
2) Muhannred'in birka kiiyi Tevrat hkmlerine gre recim
usulyle idam etmesi ve daha sonra bu ie son vermesi mazeret
saylamaz ve kendisini eletirilerden kurtaramaz. nk, eer zi
na cezas olarak uygulad recim, Allah katnda kt bir ey ise,
neden daha nce bu cezay Tevrat'n ayetleri olarak Musa'ya gn
derip o dnemdeki topluma uygulatt ve neden birka kiiyi de
Muhammedin eliyle bu yolla nfaz ettirdikten sonra recimle infaz
etmekten vazgeip yz denek cezasn devreye soktu? Baka bir
ifadeyle, eer Allah nezdinde recimle infaz etmek iyi bir ey ise,
neden ortadan kaldrd, yok eer kt bir uygulama ise, o zaman
neden daha nce bunu o insanlara uygulad?
Savunma amal yle bir sz de sylenebilir: "Tanr kendi
yasalarn zamana ve gnn koullarna gre ayarlar." Bu savun
ma, pek makul deildir. Zira, eer Allah kendi yasalarn zamana
ve mekna gre ayarlyorsa, biz de u anda ok farkl bir zaman
ve mekndayz ve stelik de uzay anda, teknolojinin hkim ol
duu bir zamanda yayoruz; o halde Tanr'nm bize yeni bir alter
natif sistem gndermesi gerekiyor (burada Kur'an diline gre ko
nuuyoruz). nk bizim zamanmzla Kur'an'n ortaya kt
. zaman arasnda yaklak 14 asrlk br zaman dilimi vardr.
3) Muhammedin, mrnn son gnlerinde Nr Suresi'nin 2,
ayetine dayanarak zina cezasyla ilgili idamdan vazgetii iddi
asnn yersiz ve mesnetsiz olduunun bir dier gerekesi de u
dur: Biz kitabmzn bu son blmde daha iin banda iken de
dik ki, mer, halifeliinin son ylnda ve hac esnasnda halka
hitaben verdii hutbesinde, "Peygamber de zina suuna kar
recim uygulad, biz de halife olarak uyguladk" eklinde, binler
ce insann hazr olduu bir ortamda bara bara ilan ediyordu.
Kald ki, biz bununla da yetinmiyoruz; nk, bu infazlarla ilgi
218

li Muhammed'den sonra halifelerin uygulamalar vardr. Bu ko


nuda birka rnek vermek gerekirse,
a) Hz. Ali, Muhammed'in lmnden sonra zina suundan
tr bir kadn nce yz denekle cezalandryor, daha sonra da
onu recimle idam ediyor ve "Bu kadna uyguladm yz denek
Kuran'a (Nr Suresi, 2. ayete) gredir; ona tatbik ettiim recimin
gerekesi de Muhammed'in uygulamasdr" diyor. Peki eer bu
ceza Muhammed zamannda kalkm olsayd Ali bunu uygulaya
bilir miydi? Bu durumda Al cani olurdu. Halbuki A henz dn
yada iken Muhammed'den cennet mjdesini almt.'^
b) am tarafndan bir adam. Halife mer'e gelip hanmnn
zina yaptn sylyor ve bu konuda dinin emri neyse onu uy
gula diyor. Aynca, adam mere, "Hanmm zina yaparken ben
grdm" diyor. Bu konuda slam tarihinde adamn ifadesinden
baka da herhangi bir delil mevcut deildir. mer, sadece ada
mn bu ifadesine ve kadnn bilgisine de bavurarak o kadn re
cimle idam ediyor. Burada unu diyoruz: Tpk Hz. Ali'nin r
neinde olduu gibi eer bu ceza Muhammed zamannda orta
dan kaldrlm olsayd, mer neye dayanarak bu idam gerekletirebilirdi? O da Ali gibi henz dnyada iken Muham
med'den cennet mjdesini alanlardan biri.
c) bn-i Abbas anlatyor: Deli bir kadn zina yapmt. Onun
durumu mer'e aktarld. mer onun hakknda kurmaylaryla
istiare yapt. Yani, acaba zina eden bir deli recimle infaz edilir
mi diye. O toplantdan kadna idam cezas kt. Ceza henz in
faz edilmeden Hz. Ali kageldi ve onlarn verdikleri karara iti
raz edip o kadn idamdan kurtard. nk, Ali'nin rivayet ettii
hadise gre deli olana ceza uygulanmazd. Buradaki tartma,
kadnn deli olmasndan trdr; yoksa salam biri olsayd ce
za hemen tatbik edilirdi. Bu gibi rneklerden, recim cezasnn
19 Butiari, Hudut. 21. bap; Ktb- Sitte, brahim Canan tercemesi, 6/246; Scyyid
Sabk Fkh Snne, 2/561 ve 572; tbni Rt, Bidayetii' Mctehid, 4/297.

219

hibir zaman kalkmad ortaya kyor. (rnein, Ebu Davud,


Hudud, 17. bab. No: 4399 ve 4402. Burada, Nesai'nin de aym
hadisi ald aktarlyor.)
d) bn-i mer'in cariyeleri zina ediyorlar. Buna kar kendisi
onlarn bacaklarn ve ayaklarn krbalyor. Salim adnda bir
ahs ona, "Mademki onlar zina yapmlar, sen de onlar recimle
cezalandr; niye krbala cezalandryorsun" eklinde itiraz edi
yor. bn-i mer ona, "Recim cezas hr olanlara uygulanr, cariyelere uygulanmaz. O yzden ben recim cezasn uygulamyo
rum" karlm veriyor.
e) Hz. Osman'n halifelii zamannda alt aylk bir gelin do
um yapyor. Halife Osman, "Alt ayda doum yapmak mm
kn deildir; dolaysyla, bu bayan henz evlenmeden nce
bakasyla zina yapm ve bu ocuk zinadandr. O nedenle bu
kadm recimle idam etmek gerekir" diyor ve recim iin arkada
larna talimat veriyor. O arada Hz, Ali bu fetvay duyunca gelip
itiraz ediyor ve Halife Osman' da ikna ediyor. Ama artk ge
kalm ve kadn idam edilmitir. Hani Muhammed zamannda
recim cezas kaldrlmt! O zaman Osman neye dayanarak bu
infaz gerekletiriyordu? stelik o da cennetle mjdelenen on
insandan biriydi. Bu kadar byk bir cinayeti nasl Allah ve
Peygamberden habersiz ileyebiiirdi?^*

20 Ktb-i Sine, brahim Canan lercemesi, 6/220, No: 1595.


21 Itnam Malik, Muvatia, Hudud, t. bab, 2/825; Seyyid Sabk, Ftkb- Snnc,
2/570 ve Kib- Sine, brahim Canan lercemesi, 6/243.

220

IV. BOLUM

K U R A N 'IN E K O N O M K P O LT K A S I

Bilindii gibi u anda yeryznde gelir dalmyla ilgili iki


sistem mevcuttur: Kapitalizm ve sosyalizm. Bu blmde "Acaba
Kur'an bu iki sistemden hangisine daha yakndr veya gelir da
lm konusunda onun zm nedir" sorusuna yant bulmaya a
lacaz.
uras bir gerektir ki, slamiyetin btesi zekt, sadaka, kur
ban, adak, kefaretler, klc-cariye, fidye, hara, cizye, talan, gani
met, ticaret, helal kazan denen alma vb. eylerden ibarettir.
Bu blmde nemli olanlardan sz edeceiz. Bu saydklarmzn
dnda Islamn btesini salayan bir gelir forml yoktur. Tarih
ahittir ki, Muhammed o dnemde Mekke ve Medine'de ar sa
nayi hamlesini gerekletirmekle halkn refah seviyesini ykselt
memitir; tam tersine inanmayanlar diye nitelendirdii insanlara
k ^ kendi taraftarlar nrcenret-tifeftenMti,
fn"kz ve' k'dthlafin' cariyVoTrar^utEm^"'^'!^ fSffiaHgllffM-J
^ a kkrtp onlarm mallarm gampet
altnda ele geirmek
suretiyle Mslmanlarn gelirini -hi de tasvip edfmeven bir
y^ ^ - fmi.elmgye^eahtBttI Dolaysyla, onlarn gelirleri yu
karda saylan maddelerden mteekkildi.
Burada slamm ekonomik politikasn tahlil ederken, ilk ba
vuracamz kaynak Kur'an olacaktr. Ele alacamz konuyu,
221

Kuran'dan sonra Muhammed'in hadisleriyle ve slamda muteber


saylan dier kaynaklarla pekitirmeye alacaz. Konu hak
knda Kur'an'da ayet varsa nce o ayetle ilgili aklamay suna
caz; daha sonra -gerekirse- o ayet hakknda nl mfessirlerin
(Kur'an' aklayanlarn) yorumlarna da yer vereceiz. Ksacas;
Kuran, hadis ve slam tarihi dna kmadan konuyu aydnlat
maya alacaz.

Kur'ana Gre Fakirlikle Zenginlik Bir Kader idir


Kur'ana gre, insanlarn zengin veya fakir olmas Allah'n
takdirine bal olan bir hadisedir. Bunun byle olmas birok
ayette aka ifade edilmitir. Bu konudaki ayetlerden birka
nn anlamn sunarak konuya giri yapmak istiyoruz;
1. Rad Suresi, 26. ayet: "Allah, dilediine bol, dilediine de
az nzk verir."
2. sr Suresi, 30, ayet: "(Ey Muhammedi) Rabbin diledii
ne bol, dilediine de az nzk verir,"
3. Ankebt Suresi, 62. ayet: "Allah, kullarndan dilediine
bol, dilediine de az nzk verir."
4. Rm Suresi, 37. ayet: "Grmediler mi ki Allah, dilediine
bol, dilediine de az nzk verir?"
5. Zmer Suresi, 52. ayet: "Bilmediler mi ki Allah, diledii
ne bol, dilediine de az nzk verir?
6. Sebe Suresi 36. ayet: "De ki: Rabbim dilediine bol, dile
diine az nzk verir."
7. Sebe Suresi, 39. ayet: "De ki; Rabbim diledii kutlanna
bol, dilediine de az nzk verir."
Ve bunlar gibi daha nice ayet...
Bu anlam ieren ayetler Kur'anda gerekten fazladr; hepsi
ni sunmaya gerek olmad iin bunlarla yetiniyor, kadercilii
daha da netletiren ayetler ksmna geiyoruz;
222

W'
i

J"

i
o J

^7

13
j
>?

p 4

1. ra Suresi, 12. ayet: "Gklerin ve yerin anahtarlar nn


dr (Allahndr), Dilediine bol, dilediine de az nzk verir,"
2. Nahi Suresi, 71. ayet: "Allah, nzk konusunda kiminizi ki
minizden stn kld. stn klnanlar, nzklarn ellerinin altndakilerine (cariye-kle ve hizmetilere) vermiyorlar ki hepsi de
eit olsun, (Onlar, ellerinin altndakilerle kendilerini eit tut
mazlarken, Allah' putlarla nasl eit sayyorlar! Yoksa) Allahn
nimetini inkr m ediyorlar?"
3. Rm Suresi, 28. ayet: "Allah, size kendinizden bir rnek
vermektedir: Mlkiyetiniz altnda bulunan kleler iinde, size
verdiimiz nzklarda birbirinizden ekindiiniz gibi kendilerin
den ekineceiniz derecede sizinle eit (haklara sahip) ortakla
rnz var m? te biz ayetlerimizi, akln kullanan bir kavim iin
bu ekilde izah ediyoruz."
4. Zuhruf Suresi, 32. ayet: "Rabbinin rahmetini onlar m
paylatryorlar? Dnya hayatnda onlarn geimliklerini arala
rnda biz paylatrdk. Birbirlerine, i^g^drmeleri i mukimini
te^ne kar derece}erle stn ,k|^k"
5. Zuhruf Suresi, 3-3. ayetler: "ayet insanlarn ik.p bir
mmet-topluluk olmasfmahzurlu[olnas^ay^ Rahman' (Aah)
inkr edenlerin evlerinin tavanlarn ve oraya kacaklar merdi
venleri gmten yapardk. Ayrca, onlarn evlerinin kaplarn
ve yaslanacaklar koltuklar da (gmten yapardk) ve onlar
altn ziynetlere boardk. Btn bunlar, sadece dnya hayatnn
geici birer metandan ibarettir."
Mealleri verilen ayetler hakkndaki aklamalarmza gei
yoruz,
a) Bu ayetlerde zenginlikle fakirliin Allahn ii olduu;
bunlarn almayla salanamayaca gayet net bir ifadeyle be
yan ediliyor. Bunu Kur'andan rnekler vererek somutlatrmaya
alacaz. Kuranda gsterilen ilgin rnekler hayata gemi
mi veya gememi mi bu bizi ilgilendirmiyor; bizi ilgilendiren,
gelir dalmyla ilgili Kuran'm ortaya koyduu formldr. He
men rneklerimize geiyoruz: Al-i mrn Suresi, 37, ayette zet
223

le, Hz. sa'nn annesi ve mran kz "Meryem" dnyaya gelince,


Zekeriya peygamber ona bakmakla grevlendiriliyor, Zekeriya
onu bir odaya/mabede brakyor ve oraya her vardnda onun
yannda yiyecek-nzk buluyor. Bu yiyeceklerin nereden geldii
ni Meryem'den sorunca, o "Bu rzk bana Allahtan geliyor, n
k Allah, istediine saysz bir ekilde rzk verebiliyor" yantn
veriyor. Geri bu ayetteki durum bir mucize olarak ilenmi
ama, nemli olan Allah'n, birileri almadan onlara rzk vere
bilmesidir. kinci rneimiz udur: Allah srailoullar hakknda,
"Biz onlara kudret helvas ve bldrcn etini indirdik-gnderdik"
diyor. Yani, a ve skntda olan srailoullarna kendi katndan
helva ve bldrcn eti gnderdiini beyan ediyor. (rnein; Ba
kara Suresi, 57; A'rf Suresi, 160 ve Taha Suresi, 80. ayetler.)
Yine Hz. sa'nn havarileri kendisinden, "Ey Meryem olu sa,
Rabbin bize gkten, donatlm bir sofra indirebilir mi?" demi
ler. O, "man etmi kimseler iseniz Allah'tan korkun" demi. On
lar: "stiyoruz ki, ondan yiyelim, bylece kalplerimiz rahat ol
sun, bize doru sylediini bilelim ve ona gzleriyle grm a
hitler olalm" demiler. Meryem olu sa yle demi: "Ey Rabbimiz, bize gkten bir sofra indir ki bizim ve gemi ile gelecek
lerimiz iin bayram ve senden bir ayet (mucize) olsun. Bizi rzklandr; zaten sen rzk verenlerin en hayrlssm." Allah da
yle buyurmu: "Ben phesiz onu size ndireceim; ama bun
dan sonra iinizden kim inkr ederse, kainatta hi kimseye etme
diim azab ona edeceim" demi. (Mide Suresi, 112-115, ayet
ler.) Burada ou mfessire gre Allah onlarn duasn kabul
edip sofray gndermitir. Ama ister gndersin ister gnderme
sin, bir kere Allahn, "Ben phesiz size gndereceim; ama
eer bundan sonra siz hl inkrda devam ederseniz o zaman
ben sizi iddetli bir azapla cezalandracam" demesi, eletiri
iin yetcrlidir. nk bylesinc bir olay imknszdr.
Bu arada u soruyu sormak gerekir: Bugn yeryznde alk
ve sefalet diz boyu; insanlar -zorunlu olarak- kendi organlarn
bile satyor; Trkiye'de, 15-20 yalarndaki ocuklarn 6 ayi224

na, 8 aylna satldn hepimiz biliyor ve gryoruz. Bu insan


larn satlmas iin pazar yerleri bile kuruluyor. rnein; Tem
muz 1999da Samsun-Alaam ve civar merkezlerinde insan pa
zar kurulduuna ilikin haberleri, televizyonlarda izledik. Afri
kaya ve dnyann dier blgelerine gitmeden, sadece Trki
yeyle ilgili -hepimizin bildii- somut bir gerei hatrlatmakta
yarar vardr: Bugn -oluk ocuk demeden- Trkiyede baz y
relerin nsanlarnn yln 12 aynda ya ukurovada pamuk apa
snda almakla, ya Sakarya ve Adapazar evresinde ve Kara
denizde fndk toplamakla, ya Ege blgesinde zm kesmekle
veya inaatlarda sigortasz bir ekilde almakla vs. mrlerini
heba ettiklerini hepimiz biliyor ve gryoruz.
Herkese bilinen bu manzaray hatrlattktan sonra, tam bu s
rada unu sormak istiyorum; mademki Kurana gre Allah.iteiine''fizik verebiliyor ve mademki slam inancna gre Allaj
k'adtdir; o halde neden bu manzaraya seyirci kalp dij J;Mi ip,
saiilafa bir zm yolu gstermiyor; yoksa Hz. Mervem ile Hz.
tsa'nh havarileri ve srailoullarmn sorunu hugnmi j { )pHgrn
sfnmuhdan daha m bykt ki, onlara gkten hazr j^emek,
kudret helvas ve bldrcn etini gnderiyordu da, bugnku ezilen
insanlara seyirci kalyor'/ ,
'
ftem imdiye kadar anlatlan ayetlere, hem de Ey Resulm!
De ki, mlk sahibi Allah'tr. stediine verir, istediinden de
alr. stediini ykseltir, istediini de alaltr ve dilediine de
saysz bir ekilde nzk verir" eklindeki ayetlere gre (l-i mrn, 27, 37; Bakara, 212; Nr, 38 vb.) mademki Allah insanlar
arasndaki gelir dalm bana aittir diyor, bu konuda kendini
yetkili klyor ve mademki ra Suresinin 19. ayetinde, "Allah,
kullarna kar ltufkrdr, dilediini rzklandrr"; Talk Sure
sinin 3. ayetinde, "Kim Allahtan korkarsa, Allah ona bir k
yolunu gsterir ve ona beklemedii yerden nzk verir"; sr Suresi'nin 31 ve Enm Suresinin 151. ayetlerinde, "Geim endi
esiyle ocuklarnzn canna kymayn. Biz, onlarn da sizin de
225

nzklann veririz"; Nahi Suresi'nin 112. ayetinde, "Allah, gven


ve huzur iinde olan bir ehri rnek verir ki, o ehrin (halknn)
rzk her taraftan bol gelirdi. Fakat o (memleket halk) Allah'n
nimetlerine kar nankrlk edince Allah da onlara, lemekte
srar ettikleri ktlkler yznden alk ve korku elbisesini tat
trd" ve brahim Suresinin 7. ayetinde srailoullan hakknda,
"Hatrlayn ki Rabbiniz size, 'Eer krederseniz, elbette size
(nimetimi) artracam, eer nankrlk ederseniz, hi phesiz
azabm ok etindir diye bildirmiti" diyor... o zaman bugnk
mezalime seyirci kalmasnn anlam nedir? Bu ayetlere gre,
Mslmanlar bu perian durumdan kurtarmas gerekirdi; hele
hele gayrimslimleri bu kadar zengin yapmamalyd.
unu da hemen belirtmek gerekir ki, gklerden yemek falan
gnderilmemitir, zaten gnderilmesi de mknszdr. Eer Al
lah, gerekten zenginlik ve fakirlik konusunda kendini mdahil
olarak ortaya koyuyorsa, o zaman gemie dayal rnekler ver
mek yerine; tam tersine bugnk ve gelecekteki toplumlar ilgi
lendiren, bara katk yapan kkl bir projeyle ortaya kmas
gerekirdi; yoksa, "Ben ok glym, yle yapar, byle ede
rim" eklindeki szlerle artk bugnk insanlar ikna etmek
mmkn deildir.
b) Allah'n, Zuhruf Suresinin 32. ayetinde rzk konusunda
farkl davrandna dair gsterdii gereke ok ilgintir: "Kimi
si (zengin) kimisine (fakire) iini grdrsn" diye. Bu durumda
fakirin, zenginin ihtiyacn karlamak/ona uaklk yapmak iin
ikinci bir snf olarak yaratld ok ak biimde tescil edili
yor. nsanlk onurunu krc bylesine bir anlay, "ok adildir"
diye kendisine inanlan bir yaratcya nasl yakr?
e) Zuhruf Suresi'nin 33 ile 33. ayetlerinde -konuyla ilgiliok farkl bir ey syleniyor. zetle, "Eer mahzurlu olmasayd
ben Allah olarak inanmayanlarn evlerini ve tavanlarn... altn
ile gmten yapardm" deniyor. Bu cmlelerden gayet ak bir
ekilde u sonu ortaya kyor: Allah, mahzurlu olduunu bl
226

dii iin gayrimslimlere fazla mal vermek islememi. ayet


verse bile, o serveti ylesine bir seviyede tutacak ki, baka in
sanlara eziyet vermeyecekleri miktarda olacak.
Mademki Allah "Kiinin fakir veya zengin olmas benim tak
dirime baldr. Servetin, gayrimslimlerin eline gemesiyle sa
kncal bir durum ortaya kacan bildiim iin onlara fazla
vermem. Eer siz dinime tam bal kalrsanz, nankrlk yap
mazsanz, ben size bilemediiniz yerden rzknz gnderirim;
sakn alk korkusuyla ocuklarnz ldrmeyin. Zira, ben hem
sizin hem de onlarn nzkm veririm" diyor^g halde bugn an
derecede zengin olan ve ayn zamanda da Msj man olmavn
em^fyalisf glerin, btn slam lemini .y dier mazlnrp in^
snlan her bakmdan smrmeleri mahzurlji,.dsll rp k i, A]|ah
onlara bu kadar serveti bahetmi; yoksa ayette, geen "Mamur
lu olmasayd ben gayri mminlere ar derecede, v e r ir d i m " s-t
znden daha farkl mahzurlar m kastedilmi
d) Nahi Suresi'nin 7 i . ayetiyle Rm Suresi'nin 28. ayetinde
zet olarak, "Siz efendiler, kendinizle kleleriniz arasnda rzk
nz eit bir ekilde datr msnz ki ben Allah olarak kalkp
yarattklarm kendime ortak olarak kabul edeyim? deniyordu.
Burada kastedilen kii sa'dr. Muhammed zamannda Hristiyanlar Hz. sa hakknda, "Aslnda tek bir Tanr vardr; o da Al
lah'tr. Hz. sa ise Allah'n yaratt olmakla birlikte onun pasif
bir ortadr; o, Allahn iradesi olmadan tek bana bir ey ya
pamaz" eklinde dnnce, Allah da Nahi Suresi'nin 71. ve
Rm Suresi'nin 28. ayetlerini gnderip byle bir eyin mmkn
olmadm, insanlarn anlayaca bir dille aklamak istemitir.
Yani, gelir dalmnn insanlar tarafndan eit bir ekilde ger
eklemesi, Allaha e komaya benzetilmi ve byle bir teeb
bsn mmkn olamayaca vurgulanmtr.
Nitekim Kuran'da Allah'a e komak en ar gnahtr ek
linde kesin bir hkm vardr. Mesela, "Allah, kendisine ortak
koulmasn asla balamaz; bunun dndaki gnahlar istedii
227

kimse in balar" deniyor. (Nisa Suresi, 48 ve 116. ayetler.)


Eer efendi-kle ilikisi, Allah ile kul iliki.s gibi deerlendiri
lirse, o zaman bir insann -sa gibi- Allaha ortak olmas nasl
byk gnah ise, klenin efendisiyle ayn haklara sahip olmas
da o kadar gnahtr sonucu ortaya kar. nk bu sonu, ayet
teki benzetmeden gayet net olarak anlalyor.
Her iki ayette geen efendi-kle benzetmesinden, "Zengin
fakir arasndaki fark deitirilemez" gibi bir anlam ortaya kt
ou tefsirde ortak olarak ilenmitir. Bu konuda nemli tef
sirlerden bir iki rnek verelim;
1) En bata nl yazar Kad Beydavinin, Envur't-Tenz...
adl eserinde Nahi Suresinin 71. ayetinde yapt yorumu suna
lm. Kendisi zet olarak, "Allahn kimini fakir, kimini zengin,
kimini efendi, kimini de kle olarak yarattn; hal byle olun
ca, efendilerin klelere verdiklerinin herhangi bir iyilik deil;
bilakis Allahn o kleler iin takdir ettiini yerine getirdikleri
ni; hem efendi hem de klenin rzknn onlarn almalarna
deil, tersine Allah'n kaderine bal olduunu" yazyor ve de
vamla ayete, "te kle, birok noktada efendiyle ayn zellikle
ri tad halde, efendisi onu kendi servetinde ortak yapmad
na gre, nasl olur da insanolu, benim yarattklarm bana or
tak ediyor?" eklinde bir anlam veriyor. Rm Suresi'nin 28.
ayetine de u anlam veriyor: "Allah szlere kendi nefsinizden
bir rnek veriyor: Siz hr insanlar birbirlerinizden korktuunuz
gibi, mlkiyetiniz altnda bulunan klelerinizden, kendilerinden
ekineceiniz derecede sizinle eit haklara sahip ortaklarnz
var m (asla yoktur)?"
2) Fahrettin er- Razi Mefatih'l Gayb adl tefsirinde NahI
Suresi'nin 71. ayetine, tpk Kad Beydav gibi bir anlam veri
yor ve u aklamay yapyor: "Bazen yle oluyor k bir kle,
efendisine nazaran daha zeki, fizii itibariyle ondan daha gl;
buna ramen gl olan kle statsndedir, zayf olan da efendi
statsnde. te tpk bunun gibi rzk meselesi de Allah'n tak228

diridir, bu konuda ne efendinin, ne de klenin bir etkisi yoktur.


Bir de bazen bakyorsun en zeki bir insan, dnyay kazanmak
iin var gcyle alyor; ama sonuta zengin olamyor. Bazen
de bakyorsun ki, en az anlayl, cahil bir insan, ok muazzam
bir ekilde zengin oluyor. u halde, eer zenginlik akla, ilme...
bal olsayd, bu ters durumlar hi de olmazd. Dolaysyla,
zenginlik ve fakirlik br takdiri ilahidir, buna karmamak gere
kir" diyor ve ak bir delil olarak da Zuhruf Suresi'nin 32. aye
tiyle mam afiinin u szn aktaryor; "Kaderin varl, baz
akll insanlarn sknt iinde yaamas, baz ahmak kimselerin
de son derece gzel bir yaam geirmelerirde vardr, Sonuta;
"Allah'n bu takdiri insanlar arasnda sadece rzk konusunda
deil; birok alanda geerlidir" diyor.
Fahrettin er-Razi, Rm Suresinin 28. ayetini yorumlarken de
zetle Allah'n, "Sizler, sizinle birok noktada ayn zellikleri ta
yan bir klenizi nasl kendi malnzda ortak etmiyorsanz, ben
bir Allah olarak elbette ki herhangi bir yaratm kendime ortak
olarak kabul etmem" dediini ifade ediyor. Burada aka Al
lah'n baz insanlar patron, baz insanlan da kle olarak yaratt
n kabul ediyor ve irk olayna benzetmek suretiyle bunun dei
mez bir kanun olduunu vurguluyor. Ayn anlam, hemen hemen
tm tefsirlerde ortak olarak gemektedir. (Bu konuda sadece bir
kann isimlerini verelim: Kurtubi, Camiu Ahkmi'l Kur'an;
Prof. Vehbe ez-Zheyli, ct-Tefsinil Mnir...; bn-i Kesir, Tefsirl Kur'an'il Azim; mam Suyuti, ed-Drr'l Mansur; Seyyid Ku
tup, Fi ZVil Kuran; evkni, Fetb'l Kadir daha birou.)
Nahi Suresinin 71 le Rm Suresi'nin 28. ayetlerinden net
olarak u ortaya kyor: Allah, kendisine e komann ktl
n insanlara ispatlamak iin, patronla ii rneini gsterip
bu konuda bir benzetme yapmtr. Peki Allaha e komak ka
dar gnah olan ve ayn zamanda da akln kabul edebilecei bir
rnek -kainatta- yok muydu ki see see bu rnei seti? Az
nceki ayetlere gre, "Allaha e komak ne kadar gnahsa, pat
229

ronla ii arasnda eitlik talebinde bulunmak da o kadar gnah


tr" sonucu ortaya kyor k, bu, emekiler ve ii snf iin
fevkalade ar bir karardr. Baka bir ifadeyle Allah, "Bir efen
di, klesini kendi malna ortak eder mi k ben de Allah olarak
kalkp kendi yaratm olan sa ve benzerlerini kendime ortak
olarak kabul edeyim?" demekle, gelir dalm konusunda in
sanlar arasnda eitlikten yana olmadn ok somut bir ekilde
beyan ediyor. Zaten Zuhruf Suresinin 32. ayetinin hemen ba
nda bu gr aka belirtmiti; "Allah'n rahmetini onlar m
(insanlar m) paylatryorlar? Bilakis, dnya hayatnda onlarn
geimliklerini aralarnda biz paylatryoruz" deyip gelirin eil
bir biimde yaplmasn isteyenleri eletirmiti.
Bu durumda, herhangi biri kalkp da insanlar arasnda eit
likten yana sz ediyorsa Kur'an'a gre sanki Allah'a e komu
gibi ok byk bir su ilemi oluyor. Bu konuda ayetlerin an
lam gayet nettir. Bir kere Allahn, kendine irk komay insan
lar arasndaki gelir dalmnn eit bir ekilde yaplmasna ben
zetmesi ~ne kadar savunulursa savunulsun- ok talihsiz bir
benzetmedir.
Bu ayetlerle balantl olarak u soruyu sormadan geemeye
ceiz: Mademki Allah byle bir benzetme yapyor, o halde biz
insanlar, ayet kendi aramzda retimde, tketimde ve ynetimde
eitlik gerekletirip buna nza gsterirsek -ki zaten bunun dn
da alternatif yoktur- acaba o zaman Allah da Hz. sa olsun baka
varlklar olsun kendine bakasn ortak olarak kabul eder mi?
Kur'an'n Allah', nsanlar arasndaki eitsizliin sorumlulu
unu kendi zerine ald halde, bu konuda deiik yerlerde ok
eliik eyler de sylyor: Mesela; Medineli Mslmanlar (An
sar), muhta olduklar halde Mekkeden gelen muhacirleri kendi
nefislerine tercih ettikleri iin, Kuran bu olaydan vgyle sz
etmektedir. (Har Suresi, 9. ayet.) Yine nsan Suresi'nin 8. aye
tinde "Onlar, kendi canlan ekmesine ramen yemei, yoksula,
yetime ve esire yedirirler" deniyor.
230

Leyi Suresi'nin 8-10. ayetlerinde zetle, "Kim cimrilik edip


de (muhtalara) vermezse biz onu zora yneltiriz" deniyor. Teabn Suresi'nin i 6. ayetinde zetle, "Kim nefsinin cimriliin
den kendini koruyorsa kurtulua erenlerdendir" eklinde az n
ceki ayetlerle ayn dorultuda aklama yaplyor.
_
Muhammed de bir sznde, "Yarm hurmayla da olsa kendi
nizi cehennem ateinden koruyun diyor. (Buhari ve Ms
lim'den naklen Riyaz-s-SaJihin, Diyanet tercemesi. No: 548.)
Baz kaynaklarda, yle bir olay da geiyor; Sadece bir yata
yla bir yemek kab bulunan ve ayn zamanda da oluk ocuk
sahibi olan br dilenci, Muhammedden bir eyler istemi; Mu
hammed, adamn alabileceini grnce, ona bir ey vermedi
i gibi, onun yatayla yemek kabn da iki dirheme satp bu pa
rayla adama bir p aldrp kendisine, "Git ormandan srtnla
odun ta getir pazarda sat ve geimini bu yolla salamaya a
l" demi. Adam da bu neriye uyup -gya- ok ksa bir za
manda servet sahibi olmu.
Burada bir noktaya aklk getirmek gerekir: "almak kut
saldr; hi kimse bakasna yk olmasn, alan, Allah'n dostu
dur..." eklindeki topik hmanizmanm hibir nemi yoktur.
nk, uras hepimizin bildii bir gerektir ki, bugn devlet
dairesinde almayan ou nsan, iilerin topland alanlara
gidiyor ve kendi bedenini en az sekiz saatliine bir iverene
adeta satyor. Byle yapmakla beraber bazen i bulunuyor, ba
zen de hi bulunamyor. br taraftan, bu gibi insanlardan su,
elektrik, varsa telefon paras... isteniyor. Hele eer onun bir evi
yoksa cabas. Bir de eer onun salk sigortas yoksa, hastalan
d zaman artk bir hastane kapsnda rehin kalmaya mahkm
olur... Bu artlarda yaayan bir insann, eer ocuklar varsa,
onlar normal bir ekilde okutmas hi mmkn deil. siz in
sanlarmz, ve i Bulma Kurumuna bavurduklarnda ma
alesef olumlu bir yant alamyorlar. Keza araclara be-on bin
mark veya dolar kaptrp yurtdna gitmek isteyince, sonuta
231

ya bir Avrupa lkesine varp ailelerinden uzaklayor ve hatta


ilticalar kabul edilsin diye orada bir yalyla evlenmek zorunda
kalyorlar ve sevgi temeline dayal gerekleen nceki evlilikle
ri maalesef bu ekilde parampara oluyor, ya da oluk ocukla
ryla birlikte bir harabe gemide boulup gidiyorlar. Bilinegelen
bu olaylar anlatmakla uraya varmak istiyoruz: Evet, Allah,
"Ey insanlar! aln, kimseye yk olmayn, emeinizle yaa
yn..." dese bile, bunun bir anlam olamaz. nk insann al
abilecei i alan yok denecek kadar azdr; var olan da onun
ihtiyalarn karlayamaz durumdadr. Dolaysyla, bugnk
artlarla Muhammed dnemindeki artlar tamamen farkldr,
Muhammed dneminde eer baz insanlar cennet-cehennem
korkusu nedeniyle -genel olmamakla birlikte- kendi ellerindeki
servetten bakasn yararlandrmtsa, artk bugn bylesine bir
formln uygulama ans da yoktur. Bu yolla fakirleri geindir
meye kalkmak, parazitli br yaam biimi olmakla birlikte artk
gelir sahibi nsanlar zerinde pek etkili de olmuyor. Halta Mu
hammed dneminde bile bu etki pek kitlesel olmamtr; ancak
bireysel anlamda baz ahslarda kendini gstermitir. Nitekim
savalarda ele geirilen ganimetler yznden -Muhammed adil
bir ekilde datmyor diye- Mslmanlarn Muhammed'le kav
ga ettiklerini, hatta onu ganimetten bir kadife paras almakla
suladklarm, bunun zerine l-i mrn Suresi'nin 161. ayetiyle
onun savunulduunu ileride ganimetler ksmnda aklayacaz.
Dolaysyla, varlk sahibi insanlar, muhtalara versinler ek
lindeki ifade, hibir zaman sonu getirmedii gibi getirmeye
cektir de.
Kur'an forml gereklere uygun deildir. nk, mademki
slama gre zenginler mallarn sevgi temeline dayal olarak
muhtalara vermekle ykmller, o halde yine sevgi temeline
dayal olarak hepsi beraber alsn, beraber tketsin ve bunun
sonucu olarak da tm nsanlardaki igc bloke edilmesin; ter
sine harekete gesin, insanlarn yararna sunulsun.
232

Ama maalesef din bunu kabul etmiyor ve fakirlere ancak sa


daka vermeyi reva gryor.
Sadaka vermeyi tevik eden ayetlerin anlamn sunmaya de
vam edelim; Bakara Suresinin, 245; Mide Suresi'nin 12; Hadd
Suresi nin 11 ve 18; Tebn Suresinin 17 ve Mzzemmil Sure
si'nin 20. ayetlerinde zetle, "Eer siz namaz dosdoru klar, ze
kt verir, peygamberime inanrsanz ve Allaha gzel bor ve
rirseniz (burada gya muhta olanlara Allah rzas iin bor
vermek kastedilmi) and olsun ki ben Allah olarak sizin gnah
larnz rterim ve sizi, altndan rmaklar akan cennetlere soka
rm" deniyor. Yine Sebe' Suresi'nin 39. ayetinde zetle, "Siz Al
lah iin ne verirseniz, Allah onun yerini doldurur" deniyor.
Bu arada konumuzla dorudan ilgisi olmamakla beraber, unu
da hatrlatmakta fayda var: Muhammed Suresinin 15. ayetinde
"Takva sahiplerine (ksacas, Kuran'a gre hareket edenlere) vaat
olunan cennetin durumu ytedir: inde bozulmayan sudan r
maklar, tad deimeyen stten umaklar, ienlere lezzet veren a
raptan rmaklar ve szme baldan rmaklar vardr. Orada onlar iin
her trl meyve vardr" deniyor. Buna benzer Nebe' Suresinin
34. ayetinde de. "Takva sahipleri iin (cennette) tomurcuk mu.ITVe ayn yata kzlar ve kse dolusu kiler vardr" deniyor. Bu
gibi vaatleri ieren ayetler Kur'an'da ok fazladr.
Tekrar konumuza devam ediyoruz: Muhammed bir sznde,
"Veren (reten) el, alan elden stndr" demi. (Buhari ve Ms
limden naklen Riyaz-s-Salihn, No: 533-554.) Yine "Zekeriya
peygamber dlgerdi" demek suretiyle insanlar almaya tevik
etmek istemi. (Riyaz-s-Salihin, No: 443-444; Mslim'den
naklen.) Bir dier sznde de, "Davud peygamber kendi el
emeiyle geinirdi" demi. (Riyaz-s-Salihin, No: 545; Buharden naklen.) Yine, "Kim 'Ben kendi almamla, imknlarm
la geinirim ve hi kimseye muhta olmam' diye sz verirse,
ben de onun cennetini zerime alrm" demi. (Bu hadis, Buhari
ve Mslim gibi sahih diye saylan kaynaklarda deil, Ebu Da233

vud'dan naklen Riyazii-s-Salihin, No: 537'de geiyor. Ama her


eye ramen bunu salam olarak kabul etsek bile, imdiye ka
dar anlamlar sunulan ayetler arasnda kaybolur gider Kald ki,
demin de deindiimiz gibi, sadece almay tevikle i bitmi
yor) Bir baka sznde de, "Kimseye muhta olmayn, ondan
bir ey istemeyin" demi. (Riyaz-s-Salibin, Mslim'den nak
len, No: 431.) te ayetlerle elien bu gibi hadisler,de iin ba
ka yan. Allah'n, hem "Zenginlikle fakirliin datm bana ait
tir, ben kimisini kimisine uak-ii olarak yarattm" (Zuhruf Su
resi, 32, ayet) demesi, hem sk sk "benim adma, benim nam
hesabma yoksullara bor olarak bir eyler verin, ben de size
br dnyada karln vereyim" demesi, hem de eer siz ba
kasna verirseniz ben onun yerini doldururum eklinde beyanat
ta bulunmas, hakl olarak o gnk Medineli Yahudilerin, "Al
lahn eli baldr {Allah cimridir, kendisi muhtalara vemiyor
da bizden bor istiyor,..)" demelerine neden olmutu (Mide
Suresi, 64. ayet). Allah, onlarn bu szne kar, '/Vayj^jjiz
balanas, vay lanet olas; tam tersine Allah'n eli aktr, istedi
i ekilde verir" ayetini gnderir ve bu ayetin devamnda szle
rini yle srdrr: "Biz, Yahudi 1er arasna kyamete kadar (s
recek) dmanlk ve kin soktuk. Onlar ne zaman sava iin bir
ate yakmlarsa Allah onu sndrmtr. Onlar yeryznde
bozgunculua koarlar; Allah da bozguncular sevmez."
Acaba bu ayetle Yahudilerin gerek durumu birbirlerine
uyuyor mu?
lgintir ki, Allah onlann bu sorusuna kar kzarak, "Vay eli
niz balanas, vay lanet olas eklinde bedduada bulunuyor. Ya
hudilerin bugnk haline bakldnda onun bedduasnn kabul
edilip edilmedii de ortada. Kur'an'n, fakirlik ve zenginlikle ilgili
bu yaklamn akladktan sonra, imdi de Muhammedin hadis
lerinden ilgin grdmz baz saptamalar sunalm.
Fakirlerden bir heyet Muhammed'e mracaat ederek, "Ken
dilerinin yoksulluk iinde kvrandklarn, zenginlerinse ok g
234

zel bir hayat geirdiklerini beyan ediyorlar ve Muhammed'den


kendilerine bir zm istiyorlar. Muhammed onlara yant ola
rak, her namazdan sonra 33'er defa "Subhanellah", "el-Hamd
lillah", "Allah Ekber" demelerini neriyor. Buna karlk fa
kirler yine, "Ya eer zenginler de bizim gibi senin nerdiin bu
tespihleri ekerlerse o zaman farkmz ne olacak?" deyince, bu
sefer Muhammed, "Merak etmeyin; sz fakirle r.kyjan&ugiiatitu /
de zenginlerden yarm gn nce cennete gireceksiniz" diyor.
Bz rivayetlerde "Muhammed onlara, 'Allah zenginlere ver
mise biz ne yapalm' eklinde yant vermitir diye yazl. (Tecriif- Sarih, No: 466; Buhari, Ezan, 155; Mslim, Mesacid, No:
595/142; el-Ll ve7 Mercan, No;348.)
ok ilgintir ki, yoksullar zm isterken, o kendilerine tes
pih ekmelerini neriyor ve onlar bu ekilde tatmin etmeye a
lyor.
Muhammed b i r l er hadisinde.,"ayetJbir.insan, malna ya
plan VaEri^ltr savunma'yaparken ldrlrse ehittir" de
mi. (7&crid-j Sarih, N: 1101- 7/414.) ma tam tersine, "%ygt_
bir insan, emeini smrenlere kar mcadele edip ^ ^ l^ r i T
lrse, o da ehittir" eklinde bir beyanatta bulunmamrtr.,Jstelik Kur'ana gre (zetle), "ayet bay olsun bayan olsun bir in
san hrszlk yaparsa, onun eli kesilir" eklinde ok net ve kesin
bir ceza tipi vardr. (rnein; Mide Suresi, 38. ayet.) Kald ki
Muhammed de, "Hrsza lanet olsun. Bir yumurta da alsa eli
kesilir, bir ip de" demi ve ok deersiz bir kalkan ald iin
bir adamn elini kesmitir. {Thcrid-i Sarih, Diyanet tercemesi.
No: 2088 ve 2090; Mslim, Hudud, No: 1685.)
Bu alma olaynda "ayet bir patron bir emekinin emein
den alarsa onun da eli kesilir eklinde ne bir ayet ne de bir ha
dis grmek mmkn deildir. Kuran'da, emek smrsnn r
neklerini somut olarak grmek mmkndr. rnein; uayb
peygamber, Hz. Musa'ya bir kzn u koulla vermitir; zet
olarak, "Sen bana 8 (sekiz) yl alrsan ben sana u iki kzm
235

dan birini veririm. Eer bu sreyi on (10) yla tamamlarsan, o


senin takdirindir" demi ve Musa da bu iki tekliften birini kabul
etmitir. (Kasas Suresi, 27-28. ayetler.) Burada unu sormak ge
rekir ki, her ikisi de peygamber olduklar halde, byle bir olaya
bulamalar doru mu?
Yine Muhammedin, patrondan yana verdii kararlardan so
mut bir rnek verelim;
Hz. Aye ile Urve bin Zbeyr anlatyorlar: Muhammed ve
arkadalarnca Mekke fethedildii yl (Ocak 630), Fadime binti
Esved Mahzumiye (Ebu Davud, Hudud, No: 4374 hadisin er
hinde) adnda bir bayan hrszlk yapyor; kadn, nemli bir ai
leye mensup olduu iin, ona ceza uygulanmasn diye Muham
medin en ok sevdii kiilerden Zeyd olu same'yi kendisine
ricac olarak gnderiyorlar. Muhammed, buna ok kzyor ve
"Bu ii kzm Fadime de yapsayd ben yine bu cezay uygular
dm" deyip o kadnn elini kesiyor. Aye, devamla. "O el kesi
len kadn, ondan sonra bazen bana gelirdi, ben de ona sadaka
olarak bir eyler verirdim" diyor,'
Hatta kimi rivayetlerde, "Fadime adndaki kadn, Muham
medin evinden bir kadife paras almt" eklinde bir beyanat
vardr. (rnein; Ebu Davud, Hudud, No: 4374 hadisin aklama
ksmnda.)
Kur'an, insanlara sadaka vermeyi nerirken, Muiammed'den
1\ 2 yl nce (m-. 551) len Konfyiis, "Sen bir insana balk
yedireceine ona balk avlanmay ret; boy rce sen de kurtul,
o da kurtulsun", deyip konu hakknda daha mantkl daha adil
ve sosyal bsn iin daha uygun bir neri getirmi: stelik.
ahali! haberiniz olsun, ben bu bilgileri Allahtan alyorum" sek
linde, syledikleri nj AUah.a_tnal etmemitir.
1 Buhari, Mega2 , 53; chadai, 8; Enbiya, 54; Hudud. 12 ve 14. baplar. Mslim,
Hudud, No; 1688; Ebu Davud, Hudud, No; 4373-4374. Tirmizi, Hudud, No:
1430; Nesai, Sani:, 5. bap 8/74.
236

Ayn zamanda bu tr sosyal erikli faaliyetler Muhammed'den nceki Araplarda da vard. rnein; Hicaz blgesinde
300 yl hkm sren Hzaaoullar, o Arap lnde ok gzel
eyler yapmlardr: Sadece hac mevsiminde 10 bin deve kesilip
yoksul olan insanlara datlrd. 10 binlerce plak giydirilirdi.
Btn bunlar yaplrken de hi kimse "Ben bu gzel eyleri Ab
lahtan alrm, ona gre hareket ederim" demiyordu; stelik bu
halk putperestti, (Mesela; Tecrid-i Sarih, Diyanet tercemesi,
No: 1435, c.9/236.) Yine "inin almteri kurumadan onun retini deyin" fikri, ta Hz. Musa dneminden ]3 ^ vardJlH^u. bu
(Hunce Muhammede mahsus yeni bir ey deil^r.^(.'g'iaal.
7esrye^4/t4-l5; Buhar, Buyu, 106.)
'
T?eza, IsTamiyet "kabul etmeden nce Yahudi dinini benim
seyen Sad bin Ubade her gn, "Kimin evinde yemek, et yoksa
bize gelsin yesin" eklinde ar yapard. (Askalan, sabe, No:
3175, Sad bin Ubade blm.) Bu nedenle air, "Eer Sad bin
Ubade ve Sad bin Muaz Mslman olsalar slamn yayl iin
yeterlidir" demitir.
Muhammed zamannda, onun getirdii sistemden daha uygun,
daha hmanist baz uygulamalar da vard. Yani, o dnemde baz
yi eyler syleyen-yapan sadece Muhammed deildir; tersine di
er insanlar tarafndan da ok yararl baz eyler yaplmtr. r
nein; E'ari'lerden herhangi birinin mal bir tabii afet sonucu yok
olsayd, geriye kalan aileler btn eyalarn bir meydanda topla
yp o felaketzedeye de pay karmak suretiyle eit bir ekilde b
ler, onu da bu yolla kurtarmaya alrlard. (Riyaz's-SaHbin, Di
yanet tercemesi, Buhari ve Mslimden naklen No: 570; el-L'I
ve'} Mercan, No: 1626.) Bunlar byle yaparken henz slamiyet
yoktu; ama Muhammed buna benzer nsan bir ey syleyince,
her nedense peygamber ilan edilerek onun ne srd dnce,
Tann'ya mal ediliyor.
Yine hrszn biri Muhammad'e getiriliyor; Muhammed onun
elini kesmeye karar verince mal sahibi, "Ben byle yapmasn is
237

temezdim, benim malm ona sadaka olsun" deyip o adam affet


mek istiyor. Buna karlk Muhammed ona, "Hayr olamaz; sen
daha nce onu affedebilirdin, ama imdi artk geti" diyor ve o
adamn elini kesiyor. Bundan kastmz, o dnemde Muhammed'den daha merhametli davranan nsanlarn var olduudur.^
Hatta hadis kaynaklarnda bu konuda ok ilgin olaylar da
vardr. rnein; hrszlk yapan bir insan Muhammede getiri
yorlar. O da onun elini kesiyor. Adam ikinci kez alnca bu se
fer sol aya kesiliyor. Adam almaya devam edince, bu kez de
sol kolu kesiliyor. Bir daha almaya devam edince bu kez de
sa aya kesiliyor. Adam 5. kez almaya devam edince (artk
ne elleri, ne de bacaklar kalmam; ne ile ald merak konu
su!), bu sefer Muhammed'in emriyle srklenip bir kuyuya at
lyor ve onun zerine ta, toprak atlp o ekilde ldrlyor.-^
slam limleri, bu olay hakknda deiik yorumlar yapm
lardr. Hatta kimi yazarlar, bu olayn gereklemediini syle
mitir. Gerekteyse ok ar eletirilere sebebiyet verdii iin
inkr edilmitir; bunun baka bir nedeni yoktur.

Kuran'a Gre Ticaret Meselesi


Bu balk altnda "Kuran'a gre ticaret meselesi nasldr?"
sorusuna yant bulmaya alrken ayn zamanda ticaretle faiz
arasndaki elikileri de ortaya koymu olacaz.
Kur'anda birok yerde alveri (ticaret) helal klnmken,
"riba" eklinde ifade edilen faiz ise, haram klnmtr. Bu husus
ta Kur'an'da yer alan malzemeyi sunmadan nce bir noktaya
aklk getirelim: Muhammed zamannda, a) "Riben-Nesie"; b)
2 Ebu Davud, Hudud, i 4. bap. No: 4394; Nesa, Sanic, 4. bap, 8/68; mam Malik,
MuvBtt, Hudud, 28. bap, 2/824.
3 Ebu Davud, Hudud, 20. bap. No: 4410; Nesa, Sank. 15. bap, 8/90.
238

Ribe'l fadl" olmak zere iki eit riba (faiz) vard. Bunlardan
Ribe'n-Nese cahiliye devrinde halk arasnda ok yaygnd. Bu,
u ekilde oluyordu: Anapara sakl kalmak artyla her ay borlu
olandan belli bir miktar faiz alnrd. Belirlenen sre geldiinde o
sermaye, aynca sahibine verilirdi. Bunu deyemeyene veya de
mek istemeyene zaman tannr, buna gre her ay yeniden ondan
faiz alnrd. Bylece, ou insan faiz yk altnda ezilir kalrd.
Ribe'l Fadl'a gelince; diyelim mal sahibi, herhangi birine borla
bir lek hurma verseydi, ona unu sylerdi: "Ben bunu sana ve
riyorum; sen bir ay sonra deme yap ve bana bir lek yerine iki
lek ver"; ve ilem bu ekilde devam ederdi. (rnein; Fahret
tin er-Razi, Mefatit'l Gajb tefsiri. Bakara Suresi, 275. ayet.)
Bunlar anlatmakla uraya varmak istiyoruz: Kur^ m Al
lah' durup dururken faizi yasaklamad; ortada grnen bit s
knt vard ve bunun zarar herkes tarafndan bilini^orivJipflaysyla, grnen bir zarara yasak koymak bir kerametii.deydir. Mesela; ttn zararl olmakla birlikte Muhammed zoflMU'
da bulunmad in "Sigara haramdr diye bir yasakdiaya ma
mtr. O bakmdan, Muhammed'in riba ad altnda faizi haram
klmasndan herhangi bir mucize karmamak gerekir. Kald ki,
az sonra aklanaca gibi, mutlak bir haramdan ziyade faizin
detay hakknda yeterince bilgi verememitir. Hz. mer faiz
hakknda sk sk bilgi istedii halde, maalesef Muhammed onu
bu konuda yeterince tatmin edememitir. Yeri gelince bu konu
daki hadisleri aktaracam.
Bu aklamadan sonra imdi de asl konumuz olan faiz ve ti
caret meselesine geebiliriz.
Kuran'da yer alan faizle ilgili ayetlerden birka;
1)
Bakara Suresinin 275. ayetinde, "Riba (faiz) yiyenler, an
cak kendisini eytan arpm olan kimsenin kalkmas gibi (ka
birden) kalkarlar. Onlarn bu ekil ceza almalarnn sebebi 'Al
veri ilemi de ancak faiz gibidir' dediklerinden trdr. Hal
buki Allah alverii hell, ribayt ise haram klmtr" deniyor.
239

Ayn surenin 276. ayetinde, "Allah, ribann bereketini tama


men giderir (ribada bereket yoktur denmek isteniyor), (verilen)
sadakalar ise artrr (verilen sadakann yerini doldurur)" den
mekle, bir baka ekilde faizden kanmak neriliyor.
Yine Bakara Suresi'nin 278 ve 279. ayetlerinde faizle ilgili
u tehditler savruluyor:
"Eer siz mmin iseniz ribadan (faizden) vazgein. Eer
vazgemezseniz biliniz ki siz Allah ve resulne kar sava
durumundasnz. ayet tevbe ederseniz anapara yine szindir,
(Yani, kapitaliniz faize bulamsa dahi siz faizden vazgeti
inizde anaparanz geri alabilirsiniz) Byle yapmakla ne
hakszlk yapm, ne de hakszla uratlm olmazsnz."
2) Riba (faiz) ile ilgili l-i mrn Suresi'nin 130. ayetinde
unlar gryoruz: ^Ey iman edenler^ ribayJyk katmerli bir_
ekilde yem eyini^
^
3) Nisa Sure.s'nn 29. ayetinde, "Ey iman edenler! Aranzda
karlkl rzaya dayal ticaret hari, mallarnz batl (haksz)
yolla aranzda yemeyin"; ayrca, Yahudilerle ilgili ayn surenin
161. ayetinde, "Yahudiler, Ribay (faizi) hell kldklan iin, biz
(daha nce onlara) hell olan baz teiniz ve gzel eyleri kendi
lerine haram kldk" deniyor.
4) Rm Suresi 39, ayetinde ise, "nsanlarn mallarnda art
olsun diye verdiiniz herhangi bir faiz, Allah katnda artmaz (o
malda bereket olmaz)" deniyor.
Faizin haram olduuna ilikin Kuranda yer alan nemli
cmleler hemen hemen bunlardr.
Muhammed'in alverile ilgili vg doln szlerinden de bir
ka rnek verip, ardndan bir deerlendirme yapalm;
1) "Gvenilir, drst tccar, kyamet gnnde ehitlerle be
raber har olunur (burada demek istedii, ticaretle uraan kii,
kyamet gnnde Allah katnda iyi snf insanlardandr)."*
4 T im izi, Buyu, 4, No: 1209: bni Mace, Tieajit, No: 2139.
240

Ayrca, mehur hadis kaynaklarnda bulunmamakla birlikte,


baz slam kaynaklarda geen u hadis, slamn ticarete ne den
li nem verdiini gzler nne sermektedir; "Rzkn onda doku
zu ticarettedir.
ffu^^aradaTcaret ahlakna riayet etmeyenlerin -hadislerdecehennemle tehdit edildikleri de vakidir. Hadislerde yer alan bu
ceza, az nce geen Kur'an ayetlerinde ilendii iin artk konu
ya ilikin hadislerdeki cezay anlatmaya gerek kalmyor.
slam dininde alveri-ticaret helal olmakla birlikte, kr ora
n konusunda herhangi bir snrlama-tahdit sz konusu deildir;
tersine, kii bu konuda serbest braklmtr. Yani bu konuda ya
saklayc herhangi bir ayet yoktur. Ancak, "Vicdanl olun, birbi
rinizi kandrmayn, kendiniz iin istemediiniz bir eyi bakala
r iin de yapmayn.,, eklinde baz nasihatler vardr.
Kr tahdidiyle ilgili Mecelle'nin 165. maddesinde yle bir
aklama vardr: "Bir menkul, eer piyasa deerinden yzde
be, bir hayvan eer yzde on, bir gayri menkul yzde 20 daha
ucuz veya daha pahal satlrsa, o zaman fahi bir fiyatla satl
mtr demektir." Tabi ki bu gibi aklamalarn hibir kymeti
harbiyesi yoktur. Zira bunu dorulayan ne bir ayet ne de bir ha
dis vardr; bunlar beeri kanunlardr.

Kur'an'm alma Anlay


Kur'an'da az nceki kadercilik anlayn ifade eden ayetlerle
farkl bir ekilde elien ayetler de mevcuttur. imdi bu tr
ayetlerin en mehur olanlarnn anlamm sunup, ardndan onlar
zerinde ksa bir deerlendirme yapalm.
1) Kur'anda -almayla ilgili- en ok u ayetler kullanlyor;
5 Sait bin Mansur'dan naklen -mUrsel olarak alm - Melibar, rad'l bad, s.90.
241

"Bilinsin ki insan iin kendi almasndan baka bir ey


yoktur. almas da ileride grlecektir. Sonra ona karl
tastamam verilecektir. Ve phesiz en son var Rabbinedir."
(Necm Suresi, 39-42, ayetler.)
Bu ayetler, Muhammed henz Mekke'deyken inmitir. Bun
lar, kendilerinden nce ve sonra gelen ayetlerle birlikte deer
lendirildiinde grlecektir ki, buradaki almadan kast ahirette ilgili almadr. Dolaysyla, bunu hem dnya hem de ahirete
temil etmek doru deildir. Kald ki, eer bu ayetten, "nsan
dnyada alrsa kazanr; almazsa kaybeder" eklinde bir an
lam karlrsa, o zaman zenginlikle fakirliin kader ii olduunu
ifade eden ayetlerle uzlamas imknsz hale gelir ve apak bir
tenakuz-eliki meydana kar. Bu nedenle, bu ayeti dnya ile
rine ekmek doru deildir.
2) Cuma Suresi'nin 9 ve 10. ayetlerinde zet olarak, "Cuma
namaz iin ar yapldnda Allah' anmaya koun ve alve
rii brakn. Namaz bitince yeryzne daln ve Allah'n ltfundan isteyin" diye geiyor. Bu gibi ayetlerin yorumu yledir:
Fakirlikle zenginlii Allah takdir ediyor. Ancak rzk aramak in
sana dyor. nsan gidip rzkn aramazsa Allah onu evine ge
tirmez. te bu gibi ayetlerin gerek anlam budur; yoksa kii
alrsa rzk artar diye bir anlay yoktur. Bu tr almaya
ksmen deinen veya iaret eden ayetlerin says ok snrldr.
Ama insanlar arasndaki gelir farkllnn Allah ii olduunu
gayet ak bir ekilde belirten ayetler ok fazladr. Zaten bunla
rn byk bir blmn daha nce sunmutuk. Ama "Kii al
rsa rzk artar; almazsa azalr" eklinde net bir ayet bulmak
mmkn deildir. Demin de sylendii gibi bu konuda var olan
bir iki ayetin almaya iaret etmesi net deildir; zoraki yo
rumlarla bu yne ekilmek isteniyor. almay neren ayetler
vardr diye kabul etsek bile, bu durumda tam tersini syleyen
ayetleri ne yapacaz? Bu nedenle, nereden baklrsa baklsn
bu ayetler arasnda uzlama salamak imknszdr,
242

K ur'an'a Gre Sadaka ve ZckU Hadisesi


Bilindii gibi slamm artlarndan biri zekttr. Kur'anm bir
ok yerinde "zekt veriniz eklinde emir ieren ayetler vardr.
Bilinen bir konu olduu iin bu gibi ayetlere deinme gereini
duymuyoruz. unu da hemen belirtelim ki, zekt messesesi
Kur'anda var olan yeni bir ey deildir. Nitekim Kuran, zektn
Hz. sa zamannda (Meryem Suresi, 31, ayet), Hz. brahim za
mannda (Enbiy Suresi, 73. ayet) ve Hz. smail zamannda
(Meryem Suresi, 55. ayet) var olduunu beyan ediyor. O ba
kmdan, iyi bir ey olsa bile -ki zekt are deildir; tam tersine
parazitli bir yaam biimi ve insan onurunu krc bir olaydrbu, Muhammed zamannda yeni bir icat olarak ortaya km
deildir; bunu da belirtmek gerekir.
zellikle zekt konusunda Kur'an'da farkl grdmz baz
ayetler zerinde duracaz.
1- Tevbe Suresi'nin 103. ayetinde "Onlarn mallarndan sadaka-zckt al k, bununla onlar (gnahlardan) temizleyesin, on
larn (sevaplarm) artrp yceltesin ve onlara dua et. nk se
nin duan onlar iin skunettir. Allah ok iyi iiten ve bilendir"
deniyor.
Bu ayet, zektn farz olduunu belirtmekle birlikte, onun ki
iye kazandrd manevi mkfatlardan da sz etmektedir. Ay
rca. Muhammede, "Zekt verenlere dua et" eklinde nerilerde
bulunuluyor. Yani, tehditsiz bir ekilde olaya yaklalyor ve in
sanlar yumuak bir slupla bu konuda greve arlyor. Bu
ayetteki temay teyit eden Sebe' Suresinin 39. ayetinde ise, "Siz
Allah iin ne verseniz (ister zekt, ister sadaka olarak) Allah
onun yerini doldurur" deniyor. Gerek Tevbe Suresi'nin 103.
ayetinde, gerekse Sebe' Suresi'nin 39, ayetinde servet sahipleri
ne, zekt ve sadaka versinler diye yumuak yaklalyor; az son
ra meallerini sunacamz ayetlerdeyse, olay, ok tehditkr bir
biimde ele almyor.
243

2- Tevbe Suresi'nin 34 ve 35. ayetlerinde ok farkl olarak,


"Altn ve gm yp da onlar Allah yolunda harcamayanlara
ackl bir azap mjdele! Bu paralar cehennem ateinde kzdnlp
bunlarla onlann alnlan, yanlan ve srtlan dalanaca gn, onla
ra denilir ki: te bu kendiniz iin biriktirdiiniz servettir. Artk
ymakta olduunuz eylerin azabn tadn" deniyor. Ayn anlam,
farkl bir tehdit biimiyle l-i mrn Suresi'nin 180. ayetinde u
ekilde dile getirilmitir:
"Allah'n, lutfundan kendilerine verdiklerini (bakalarna
vermekten kanp) cimrilik gsterenler, sanmasnlar ki on
larn yaptklar kendilerine hayrl bir itir; tersine bu onlar
iin pek fena bir eydir. Cimrilik ettikleri ey de kyamet g
nnde boyunlarna dolanacaktr..."
Evet, imdiye kadarki bilgilerden, Kur'an'a gre, "Allah bir
ksm insanlan zengin, bir ksmn da bu zenginlere uaklk yap
sn diye yaratmtr" (Zuhruf Suresi, 32. ayet) fikrini ortaya
karmaya altk, lgintir ki, insanlar birbirlerine yardm etsinler
diye Allah onlara sadaka ve zekt gibi eyler vermeyi neriyor,
onlar cehennemle korkutuyor. yle bir forml neriyor ki, bu
nunla fertler arasnda eitlik salamak mmkn deil. Gerekten
bu yol, hem fakir iin are deildir, -nk ona parazitli bir ya
am neriliyor- hem de gerekten inanan bir Mslman zengin
iin pek ideal bir yol deildir (zm var iken neden bazlar
retip de bazlaryla birlikte paylasnlar ki!) Dolaysyla, ma
demki Tanr her eyi yapabilen gce sahiptir, o halde herkesin
retken olmasn, kimsenin kimseye muhta olmamasn sala
yan insani bir forml nermesi gerekiyordu. '
Sadaka vennekle ilgili Enm Suresi'nin 160. ayetinde-:("Kim
bir iyilik yaparsa on mislini kazanr; kim bir ktlk yaparsa
ancak onun misliyle cezalandrlr" deniyor, Kuran'da birok
yerde insanlar sadaka vermeye tevik ediliyor; konuyla ilgili
244

hadislerinse haddi hesab yoktur. Burada unu yinelemekte ya


rar vardr: Mademki Kur'an insanlar arasnda sevgi temeline da
yal bir eitlik ve kardelik neriyor; o zaman verimin de artma
s iin tm insanlardaki retim gc harekete gesin diye yine
sevgi temeline dayal olarak btn servet ortak olsun ve herkes
kendi yeteneine gre alp hayatn kendi alnteriyle idame
ettirsin. Bu durumda hi kimse kimseye yk olmaz. Zaten en
makul ynetim biimi de bu deil midir?

Kur'an'da Mslmanlarn Bir Gelir Kayna da Ganimettir


Kurann beyanna gre, Muhammcdden nceki peygam
berler dneminde inanmayanlarla yaplan savalarda onlardan
ele geirilen mal, helal deildi; inananlar, onu kullanamazlard,
(rnein; Enf! Suresnn 67 ve 68. ayetleriyle ilgili tefsirlerin
tm.) Zaten tefsirlere gerek kalmadan bu ayetler ganimetin da
ha nce helal olmadn, ancak Muhammed ve mmetine mah
sus olmak zere o dnemde ilk kez helal olduunu ima ediyor.
Zaten bu konuda slam limleri arasnda ihtilaf da yoktur. Ayr
ca bu konuda sahih olan birok hadis vardrJV^tihammedt "nc^eki mmetlere hell olmayan baz ey 1er b i ^ hetlT
bunlardan biri de ganimettir" diyor,
Allah'n, kendi kullar olan nceki mmetlerle Muhammed'in mmeti arasnda bu kadar bariz bir ekilde farkl dav
ranmasna anlam vermek gerekten zordur.
imdi de ganimetlerle ilgili Kur'an'da nasl bir seyir izlendi
ine ilikin ayetlere geiyoruz.
6 Tccrid-i Sarih. Diyanet tercemesi, No; 223; Buhari, Humus, 8. bap; Nikah, 58.
bap; Sala, 56; Mslim, Cihad, 32. bap; Buhari-Miislim Hadisleri, el-L'Uiii
ve'l Mercan, No: 299 ve 114!; Mslim, Mesacid. No: 52; Kiitb-i Sitie, bra
him Canan tercemesi. No; 1131-5/230.
245

Medine dneminin ilk yllarnda millet savaa gitsin diye


Muhammed yle bir karar alr: "Kim savata bir gayri mmini
ldrrse o insann zerinde bulunan kl, kalkan, elbise gibi
ahsi eyas katile verilecektir." Bu eyaya "seleb ad veriliyor
du. Zaman iinde Mslmanlann says oalnca, Muhammed
kiiye tand bu seleb ayrcalndan vazgeiyor ve onu da di
er ganimetler gibi deerlendiriyor.^
Her eyden nce Mslman katile tannan bu ayrcalktan
maksat, onun savaa gidip adam ldrmesini salamakt. kar
iin adam ldren kiiye zel olarak seleb verilmekle birlikte
Mslmanlara bu konuda geni imknlar tannd ve ganimet ad
altnda "kar tarafn mal, Mslnanlar iin helaldir" eklinde
birok ayet inmeye balad. imdi de bunlardan birkann anla
mn sunalm: lk ganimet, Abdullah bin Cah ve arkadalannca
Medine dneminin ikinci ylnda (M. 624) "Batn- Nahle" bask
nnda ele geirilmi ve Muhammed de bu ganimetten kendi ah
sna 1/5 orannda ayrlan pay almtr. Savatan elde edilen rant
ilk defa bu olayla balamtr; daha sonra Mslmanlara ganimet
le ilgili ok geni yetkiler verilmekle birlikte; aynca hara, cizye,
fidye gibi avantajlar da tannnca, artk Mslman bir kiinin sa
vaa gitmemesi iin br neden kalmaz. Baka bir deyile, btn
bunlar sava in birer davetiyedir, teviktir,
Bu olaydan sonra Bedir Sava'nda hem kar taraftan ele ge
irilen esirlerden fidye alnyor, hem de ganimet ad altnda on
larn malna el konuyor. Bedir Sava'nda mer, "Ele geirdii
miz esirleri ldrelim" demiti; Muhammed ise tam tersine ha
reket edip, fidye almak suretiyle onlar serbest brakmt. n7 Bubari-Miislin Hadisleri, el-L'Iihi vc'i Mcrcaj, No; 1144; Buhan, Hars, 8; Hu
mus, 18; Buyu, 37; Megazi. 54; Ahkam, 21; Mslim, Cihad, 46, No: 1571; Ebu
Davud. Cihad. 147, No: 2717.
8 TrJtjye Diyanet Vakf slam Ansiklopedisi. 1/89,5/203 ve 11/383; Bdazuri, Ensah, 1/478; Vakdi, Megazi, 2/17; Ebu Ubeyde Kasm bin Selam, Kitab1 Em
val, .s.297. Ayrca, Bakara Suresi 2)7. ayetle ilgl birok tefsirde bu konuda
geni bilgi vardr.
246

k onlar ldrmenin birok mahzuru vard. Zira onlarn hepsi


de Muhammed'in safnda arpan insanlarn akrabalaryd; l
drldkleri takdirde Mslmanlarn ordusunda atlak meyda
na gelebilirdi. Ama meri de kaybetmek istemiyordu. Bunun
zerine yle bir ayet inmeye balad; "Yeryznde ar basp
(kfrn belini krmcaya) kadar, hibir peygambere, esirleri bu
lunmas yaramaz. Siz geici olan dnya maln istiyorsunuz,
halbuki Allah (sizin iin hayrl olan) ahireti istiyor... Allah'tan
bir yaz (kader) gememi olsayd, aldnz fidyeden dolay si
ze mutlaka byk bir azap dokunurdu. Artk bundan sonra elde
ettiiniz ganimetten hell ve temiz olarak yiyin..." diye devam
ediyor. (Enfl Suresi, 67-69. ayetler.) Bu ayetlerden sonra, hem
merin gnl alnm oluyor -zira bu ayetlerle Muhammed
fidyeye karar verdii iin haksz, mer'se onlarn idamn iste
dii iin hakl kyor- hem de artk ganimetin Mslmanlara
hell olmas konusu aklk kazanm oluyor.
lgintir ki, Enfl Suresinin 68. ayetinde zetle, "Sizin kade
rinizde affedilmek olmasayd, sizi cezalandrrdm" deniyor. Pek
aktr ki Allah, burada onlar cezalandrmaktan yanadr; ama
karsnda onlar hakknda daha nce takdir ettii kaderi bulunca
onlar cezalandrmaktan vazgeiyor. Ayette bunu aka ifade
ediyor. Peki daha nce kaderi yaratrken onlarn hata yapacakla
rn bilmiyor muydu, niin kader anyla eylem annda farkl bir
gre sahip oluyor ki!
Ganimet helal klndktan sonra zaman iinde onun kime ve
rilecei konusunda dzenleme yapma yoluna gidiliyor ve onun
datm hakknda u ayet iniyor;
"Eer Allah'a ve hak ile batln ayrld gn, iki ordunun
birbiriyle karlat (Bedir Sava) gn kulumuza indirdi
imize inanmsanz, bilin ki, ganimet olarak aldnz her
hangi bir eyin bete biri Allah'a, Reslne, onun akrabalar
na, yetimlere, yoksullara ve (harlksz kalm) yolcuya ait
tir." (Enfl .Seresi, 41, ayet.)
247

Yine Mslmanlar Bedir Savanda ganimet yznden kav


ga ettikleri bir srada inen Enfl Suresi'nin ilk iki ayetinde zet
le yle deniyor: "Senden ganimetleri somyorlar/senden gani
met istiyorlar: De ki, ganimetler Allaha, ve peygambere aittir.
O halde eer siz gerek mminlerseniz Allahtan korkun ve ara
nz dzeltin. Gerek mminler, Allah anld zaman yrekleri
titreyen, kendilerine Allah'n ayetleri okunduunda imanlarn
artran ve yalnz Rablerine dayanp gvenen kimselerdir." Zaten
Mslmanlarn, birok savata ganimet yznden Muhammed'le kavga ettikleri mehur bir hadisedir. slam tarihi bunun
rnekleriyle doludur. Bedir ganimetleri konusunda da kavga
knca, az nce inen ayetlerle Mslmanlar su.sturulmaya all
mtr. Bu konuda birka somut rnek sunalm:
Muhammed, Havazin Savanda birok kiiye ayncalkl dav
ranp fazla ganimet verince, dier Mslmanlar itiraz ediyorlar.
rnein; kalpleri Islama snsn, bir daha dinden kmasnlar
diye, yeni Mslman olmu u ok nemli ahslara ok farkl
bir ekilde iltimas edip savata ele geirilen develerden lOO'er
tane veriyor: Ebu Sfyan, olu Maviye, Hakim bin Hizam. Ata
bin Cariye, Hars bin Hiam, Safvan bin meyye, Sehl bin Amr,
Huveytb bin Abdiluzza, Uyeyne bin Hsn, Akr'a bin Habis, Ma
lik bin Avf ve Abbas bin Mirdas. Kalan Mslmanlara ise ok
az sayda veriyor. Hatta bunlardan air olan Abbas bin Mirdas'a
az verince, Muhammedi eletiren ok hararetli br iir okuyor;
buna karlk Muhammed ona da 100 deve tamamlyor. Verirken
de, "Ben bu datm iinde ancak bir memurum; benim burada
herhangi bir iradem yoktur" diyor.^
Fetih Suresi'nin 15. ayetinde ganimetler yznden kavgala
rn meydana geldii aka ifade e d ilm e k te d ir .'^
9 Butlan, Humus, 7. bap ve Ebu Davud, Hara, 13. bap. No: 2949.

10 Tccrid-i Sarih, Diyanet tercemesi. No: 1040- 7/101; Mslim, Zekat, 137. bap,
No: 1060; bni Esir, el-Kam, 2/184; bni Kesir, e!-Bidaye. 4/385; bni Kuteybe,
el-Maarif, s,l 16; Ahmet bin Hanbel, Msned. Cabir hadisleri blmnde, 3/355.
2 48

Hatta bir ara Hz. Ali, Yemen'den ganimet olarak bir miktar
altn getiriyor. Muhammed bu altnlar, henz Mslman olmu
u ahslara datyor: Uyeyne bin Bedir, Akr'a bin Habis,
Zeyd't- Ta, Atkame veya Amir bin Tufeyl. Bunun zerine Mslmanlar arasnda itirazlar balyor. Hatta bir sahabi ok sert
k yapyor ve Muhammed'e "Adil davran, Allah'a kar saygl
ol" deyince, Halit bin Velit Muhammed'e, "Brak bunu geberte
yim" diyor. Muhammed, "Hayr olmaz. nk dedikodulara ne
den olur ve kar taraf, 'Bunlar ganimet yznden kavga ediyor
lar diyebilirler" diyor ve devamla adam hakknda beddua ede
rek yle diyor: "Bu adamn neslinden yle insanlar kacaktr
ki, Kuran okuyacaklar ama. Kuran onlarn boazndan aa
inmeyecektir. Ok nasl yayn arabuk terk ediyorsa bunlar da
ylesine abuk br biimde slamiyetten uzaklaacaklardr.
Bunlar, Mslmanlarla savaacaklardr. Eer o zaman ben pey
gamber olarak hayatta olsaydm onlar ldrecektim" diyor ve
bylece o adamn itiraz yznden onun henz domam 70
slalesinin tbann bozup el leme kar rezil ediyor.''
Bu hadisi aktaran sahabi, Ebu Sait el- Hudr'dir; kendisi o
ahs hakknda unlar sylyor; "Adam ki gz kk, yana
nn iki elmac kk, aln yksek, gr sakall, ba tral,
petemalm yukar ekmi vaziyette (adeta vahi bir yaratk gi
bi) kalkp Muhammed'e itiraz etti." Neden adam hakknda o ana
kadar hibir kt yorum yok da; ganimet yznden -stelik de
hakl olarak; nk Muhammed gerekten az nce isimleri ge
en ahslara iltimas ediyordu- itiraz edince, en kt yaratk
olarak deerlendiriliyor!
Ayrca, ayette geen "Ganimetin 1/5inden Muhammed'n
akrabasna da pay verilir" sz yznden Hz. Osman bile Muhammed'le kavga etmi ve "Ben de senin akrabanm" deyip on
dan akrabalk sebebiyle fazladan pay istemi; Muhammed de.
11 Buhari, Tevhit, 23; Edep, 71.93 ve Tecridd Sarih, Diyanet lercemesi, No: 1642.
249

"Hayr, sen bizim yakn akrabamz deilsin" diyerek ona akra


balk yznden pay ayrmamtr, Cmein; Tecrid-i Sarih, Di
yanet tercemesi, No: 1426.) Hatta Ebu Hreyre ile bn-i Sait,
ganimet yznden ok ciddi bir ekilde Muhammed'in huzurun
da birbirleriyle kavga ediyorlar. (Buhari, Cibad, 28. bap.) Yine
Muhammed ganimetleri taksim ederken ona kar kanlar ol
duu sk sk rastlanan br vaka,
Muhammedin az nceki ayetlere dayanarak kendi z akra
basna pay ayrdna ilikin ok ilgin bir rnek verelim: Hicri
7. ylda Hayber'i baskn yoluyla Yahudilerden alnca, kendi ak
rabasna ok farkl bir biimde ayrcalk tanyor. Sadece bu sa
vata elde edilen ganimetten hangi akrabasna ne kadar verdii
ne dair bir liste sunmak istiyorum:
1- Abdlmuttalib kz Safiye ile Zbeyr bin Abdlmuttalib
kz Safye'ye, mm Zbeyr binti Zbeyr'e 40'ar vaak hurma
vermitir ki, yaklak be ton tutar.
2- Haris kz Bheyne, Ebu Talb kz Cmane, sase kz
Hint, Cah kzlan Hamne ile mm Habibe'ye ve Amr kz Rmeyse'ye 30'ar vaak hurma vermitir.
3- Husayn kzlan Hint ile Hatice'ye, Abdlmuttalib kz
meyme'ye, Zbeyr kz Dubaaya, 40'ar vaak yermitir.
4- Ebu Talib'in kzlan olan mm Hani ile mm Talib'e ve
Zbeyr kz mm Hakim'e de 30 veya 40'ar vaak hurma ver
mitir.
5- Muhammed, kendi kz Fadime'ye ise 200 vaak hurma
vermitir.
,,
Ayrca, kendi hanmlar olan Aye, Hafsa, mm Habibe,
Cveyriye, Zeynep bint Cah, Safiye, Meymune ve mm Selemeye de 100'er vaak hurma ve arpa vermitir.'^
12 D. Dr. Rza Sava, Hz. Muhammed Dneminde Kadn, s.255. Burada aynca
birok kaynak ismi de verilmektedir. Tecrid-i Sarih, No: 1225 ve 1S44; Buha
ri-M slim Hadisleri, cI-L'I ve7 Mercan, No: 1146; bni Sad, Tabakat,
8/266-309-316; M. Sait Mbeyyed, eJ-Mevsuat, s.292 ile 742 aras; Buhari,
Na fakat. 3. bab; Vak idi, Megazi, 2/693.
250

Muhammed, -ganimetten- ailesine yapt yardm yle


dursun; daha nce de deinildii gibi Bedir Savanda bir kadi
fe parasn almakla sulanm; bunun zerine l-i mrn Suresi'nin 161. ayeti inmi ve bu eletirilerden kurtulmaya all
mtr. Ayetin anlam udur:
"Bir peygambere emanete hyanet yaramaz. Kim emanete
(devlet mal olan ganimete) hyanet ederse kyamet gn, ha
inlik ettii eyin gnah onun boynuna asl olarak gelir,"*^
Ganimet, mriklerle yaplan sava sonucu ele geirilen mala
denir; ayet kan dklmeden mrikler teslim olursa yine onlarn
malna el konur; ama o zaman onun ad ganimet deil "fey"' olur.
te Muhammed'in arkadalar ganimet yznden onunla kavga
ettikleri gibi, fey' yznden de kendisiyle kavga etmilerdir. Muhammedn arkadalar ganimet konusunda ayetlerle susturulma
ya alld gibi, fey' konusunda da ayn yntem uygulanmtr.
rnein; Har Suresi'nin 6 ve 7. ayetleri bu tartma esnasnda
inmeye balyor; hemen anlamlarn sunalm:
"Allahn, onlarn mallarndan peygamberine verdii fey'
iin siz ne at, ne de deve srmediniz. Fakat Allah, peygam
berlerini diledii kimselere kar stn klar. Allah her eye
kadirdir. Allah'n, fethedilen lkeler halknn mallarndan
peygamberine verdii fey', Allah, peygamber, yaknlan, ye
timler, yoksullar ve yolda kalmlar iindir. Bylece o mal
lar, iinizden yalnz zenginler arasnda dolaan bir devlet ol
maz. Peygamber size ne verdiyse onu alm, size ne yasakla^ysa ondan da saknn. Allah'tan korkun. nk Allah'n
azab etindir.
'
13 Ebu Davud, Huruf, 1. bap. No: 3971; Ti rm izi, y/-i mrn tefsiri. No; 3009.
25

Bu ayetler, Muhammed "Beni Nadir" Yahudilerini Medi


neden kovup mallarna el koyunca inmeye balyor. nk o
mallar yznden de onun arkadalar kendisiyle kavga etmilerdi.
Onun iin 6, ayette, "Siz bu savata at, deve koturmadnz; dola
ysyla, ben Allah olarak bu mallardan size vermem" ve 7. ayetin
sonunda da tehditkr bir biimde, "Muhammed size ne verdiyse
onu aln, sizden neyi yasakladysa ondan da uzak durun ve Al
lah'tan korkun. nk onun azab ok etindir deniyor.
Ayn tehdit, ganimetlerle ilgili Enfl Suresi'nin 2. ayetinde
de vard. Orada, "Gerek mminler, Allah anld zaman y
rekleri titreyen, kendilerine Allahn ayetleri okunduunda
imanlarm artran ve yalnz Rablerine dayanp gvenen kimse
lerdir" deniyordu. Hatrlanaca zere bu ayet, Bedir ganimetle
ri yznden Mslmanlarla Muhammed arasnda kan tart
malar yznden inmiti. Ayn tehdit ve Mslmanlar susturma
metodu, Enfl Suresinin 41. ayetinde de vardr. Orada, "Gani
metler ancak u kiilere verilir" denirken; bunun devamnda
zet olarak, "Eer sz Allah'a ve Muhammede indirilene inan
yorsanz durum bundan ibarettir" deniyor.
Bu ayetlerden net olarak u sonular ortaya kyor:
1- nanmayanlarn malna el koymay meru klmak ve Ms
lmanlarn rahat bir ekilde savaa gitmelerini salamak iin
uydurulan ayetler Allaha mal ediliyor ve bu konuda Allah in
sanlara kar kullanlyor.
Adil olduuna inanlan bir Allahn, bar bir forml bulmak
yerine kalkp da baka.smn rettii bir mal, baka birilerine helal
klmas, buna fetva vermesi herhalde izah zor bir durum!
2- Yine Muhammed'in, gerek kendine, gerek aile efradna ve
gerekse dier yakn akrabasna ganimet ve feyden pay alabilmesi
iin inen Kuran ayetlerine anlam vermek gerekten ok zor.
3- Bu ganimet ve fey yznden Mslmanlar arasnda kan
kavgalar nlemek iin, gerek Har Suresinin 6 ve 7., gerekse
Enfl Suresi'nin ilk iki ayetinin inmesi herhalde normal bir du
rum deildir.
252

4Keza bu ganimetler balamnda bir kadife paras yzn


den hrszlkla sulanan Muhammed'i kurtarmak in inen l-i
mrn Suresi'nin 161. ayeti dikkat ekicidir.
Bu blmde, slamn btesini oluturan kalemlerden biri
olan ganimet mallan" konusunu lemek istiyoruz. Bu hususta
imdiye kadar anlatlanlara ek olarak, Kur'anda yer alan nice
ayetten birkan daha sunmak istiyoruz. Gerekten Kuran'da ga
nimetle ilgili epey malzeme vardr. Konuya ilikin gndeme ge
tirmediimiz baz ayetlerin anlamlann aktarmakla aklamamz
derinletirmek istiyoruz;
1) Nisa Suresi'nin 94. ayetinde "Ey iman edenler! Allah iin
savaa ktnz zaman iyi aratrn. Size selam verene, dnya
hayatnn geici menfaatine gz dikerek, 'Sen mmin deilsin'
demeyin. nk Allah katnda saysz ganimetler vardr deni
yor. Daha nce sava sebepleri blmnde bu ayetin sebep-sonu
ilikisi zerinde yeterince durulmutu; o bakmdan burada bunun
zerinde durmayacaz.
2) Enfl Suresinin 7, ayetinde, "Hatrlayn ki, Allah size iki
taifeden (ya kervan ya da Kurey ordusundan) birinin sizin olaca
n vaad ediyordu; siz de kuvvetsiz olann (kervann) sizin ol
masn istiyordunuz. Oysa Allah, szleriyle hakk gerekletir
mek ve (Kurey ordusunu yok ederek)'kfirlerin ardn kesmek
istiyordu" deniyor. Bu ayet. Bedir Sava'ndan sonra inmitir. Biz
imdiye dek ganimeti iliyorduk: oysa Allah burada Muhammed
ve Mslmanlara kfirlerin kellesini vaat ettiini sylyor ve on
larn arkasn getirmek istediini beyan ediyor. Bylcce hem ok
vahim bir katliamdan sz ediliyor, hem de u anda yeryznde
kfirlerin hkimiyeti sz konusu olduuna gre, ayetle elien bir
durumla kar karya kalnyor.
3) Fetih Suresinin 19, 20 ve 21. ayetlerinde; "Allah onlar
elde edecekleri birok ganimetle (Hayberle ilgili ganimetler
kastedilmitir) mkfatlandrd. Allah stndr, hikmet sahibi
dir. Allah size, elde edeceiniz birok ganimet vaad etmitir.
Bunu (Hayberdekini) size hemen vermi ve insanlarn ellerini
253

sizden ekmitir ki, bu, mminlere bir iaret olsun ve Allah sizi
dosdoru yola iletsin. Bundan baka sizin g yetiremediiniz,
ama Allah'n sizin iin kuatt ganimetler de vardr, Allah her
eye kadirdir" deniyor.
Bu ayetlerde u noktalar dikkat ekicidir:
Hayber'de Mslmanlar ganimet ete geirince, Kuran'm Al
lah bunu kendi katndan bir mkfat olarak deerlendiriyor ve
ilgili ayetin sonunda bu ganimeti Mslmanlara verdii iin "Al
lah stndr" demek suretiyle mutluluunu dile getiriyor. Fetih
Suresi'nde ganimetlerden sz ederken sadece Hayberdek gani
metlerle yetinmiyor: "Size daha nice ganimetler de vereceim"
szn verip, Hayberde ele geirilen ganimetler hakknda, "Bu
nu size hemen veriyorum ki, insanlann eli sizden ekilsin ve m
minlere moral bakmndan bir ipucu olsun" diyor. Ayetlerin son
larna doru da, bir daha ganimet szn pekitiriyor. Bu ayet
ayn surede ve ayn sayfada st ste sylenmi ayetlerdir.
imdiye kadar sunulan bilgiler ganimetle ilgili Kuran'da var
olan teorik bilgilerdi; bundan sonra ise Muhammed ve arkada
larnn pratiklerinden nekler vermeye alacaz,
1) Enes bin Malik, "Adam hurma bahelerini Muhammede
verirdi; Muhammed, Beni Kureyza ve Beni Nadir savalarnda
ganimetler ele geirince, daha nce kendisine verilen hurma bah
elerini tekrar sahiplerine iade etti" diyor. (Buhari, Megazi bl
m, 14, bap.)
2) Muhammedin, ganimetten ele geirdii zel kyleri, say
fiyeleri vard. Zaten ad fey olan ve kan dklmeden dmann
teslim olmasyla ele geirilen maln tm, Muhammede att.
(Bu, Har Suresi'nin 6 ve 7. ayetlerinde geiyor.) rnein; Beni
Nadir, Fedek, Hayber arazisiyle Ureyne kyleri Muhammedin
ahsna aitti; bunlarda istedii ekilde tasarruf edebilirdi.
14 Tecrid-i Sarih,1173 notu hadisin erhi, 8/236; Ebu Davud, Hara, No; 2965
66; Buhari, Cihad, 80. bap; Mslim, Chad, No: 1757; Tirmizi, Cihad, No:
1719; Nesai, Pey', No; 4145.

254

u dzeltmeyi de yapmadan gemeyelim; Aye, "Bata Muhammed olmak zere bazen hepimiz ok alk ekiyorduk" diyor.
Clecrid-i Sarih, No: 1124.) Bu dorudur; nk Medine dnemi
nin ilk yllarnda henz ganimet ele geirilmemiti; dolaysyla
Aye bu sznde hakldr. Ama ne zaman ki Muhammed'in em
riyle Mslmanlar evredeki insanlara saldrd, o zaman artk ga
nimet gelmeye balad ve yeni bir hayata gei gerekleti.
Yani, Ayenin bu sznde herhangi bir eliki-ihtilaf yoktur:
Bolluk zaman da, ktlk zaman da yaanmtr,
3) Muhammed o zaman nafaka ad altnda sadece bir ylda
her hanmna lOO'er vaak (yaklak olarak 10-15 ton) hurma
veriyor ki (daha nce akland) o zaman bu miktar tam bir kan
bedeline eitti.'^
4) Hz. Ali ve Hz. Fadime'nin, Muhammed'in lmnden son
ra Halife Ebu Bekir'den Muhammed'in maln istemeleri ve Ebu
Bekir ile mer'in bunu vermemeleri, ok mehur bir hadisedir.
rnein; Hz. Ali ve Hz. Fadime Muhammed'in lmnden
sonra, gerek Medine'de, gerek Fedek'te ve gerekse Hayber'de
onun adna bulunan mal hakknda veraset talebinde bulunuyor
lar; ama maalesef bata Ebu Bekir ve mer olmak zere bu
mallar onlara vermiyorlar. Gereke olarak da, Muhammed'den
bir hadis rivayet ediyorlar ki, "Peygamberlerden arda kalan mal
veraset yoluyla akrabalarna gemez; tersine bu mal devlete ait
tir" eklinde. Bu mal yznden, Hz. Fadime lnce;^ kadar ne
Ebu Bekir ne de mer'le konumamtr,'^
Ayrca, Siyer ve Tabakat kitaplar bu konuda ok irkin ey
ler de yazyor. rnein; Endls i (. 328 h.) Ikd'i Ferid,
4/259'da, "mer'in, Ali ve Fadime'nin veraset yznden Ebu
Bekir'in hilafetini kabul etmemeleri zerine gidip onlarn evle
rini yktm" yazyor. Ayrca bu konuda baka kaynaklar da
15 Ebu Davud, Diyat, No: 4494; Nesa, Kasame, No: 4736.
16 Buhari-Msm Hadisleri, el-L'l ve 7 Mercan, No: 1149-1150. "Cihad" bl
m; Mslim, Cihad, No; 1756; Buhan, Farz'l Humus, 1. bap.
255

vardr. Ama bizim anlatmak istediimiz, babasnn veraseti y


znden onlarn Fadime'ye ektirdikleri zulm deildir; bu ba
kmdan biz onlarn bu zulmleri zerinde durmay konu d
buluyoruz. unu da vurgulamadan gemeyelim ki, zaten sava
larda ele geirilen her ey Muhammed'e aitti; o bakmdan hi
kimse, "Muhammed'in mal yoktu" diyemez. Kald ki, az nce
beyan ettiimiz gibi ona zel birok bahe ve kylerin olduu
tarihi bir gerektir.
imdi de Muhammed'in evresindeki insanlarn ganimet sa
yesinde elde ettikleri servetten bir iki rnek vermek istiyoruz:
a) Hz, Osman ldnde ondan 150 bin dinar altn veraset
kalmt (yaklak 4,5 ton altn),
b) Zbeyir bin Avam ldnde, ondan 400 bin dinar altn
miras kalmt ki, yaklak olarak 12 ton tutard. Ayrca onun
bin kle ve cariyesi ile bin ksra vard, Zbeyirin ayrca Bas
ra, Msr, Kfe ve skenderiyede drt tane villas vard.
c) Talha bin Ubeydullah'n Irak'taki gnlk geliri ise, 1000
dian geiyordu; yaklak 30 kg altn ederdi. Talhann ayrca
Kufe'de bir villas ve Medine'de de o gnk koullara gre ok
mkemmel bir apartman vard,
d) Sad bin Ebi Vakkasn ise, Medinenin Akik mevkiinde
kaln ve yksek duvarl, geni baheli bir kona vard; onun
st ksm balkonlarla sslenmiti.
e) Abdurrahman bin Avfn bin atyla, bin devesi ve on bin
koyunu vard. ld zaman onun serveti 84 bin dinard ki,
yaklak 2,5 ton tutard. Kur'an hazrlayan komisyonun ba,kan Zeyd bin Sabit, ldndeyse, ondan ylesine altn ve gm
kalmt ki, vrisleri, o kle altnlar keserle krmak zorunda
kalmt. Ayrca, ondan kalan iftliklerle malnn deeri, yz bin
dinar geiyordu (yaklak 3 ton tutard). (rnein; Asri Saadet
te slam, 2/66.)
Peki Muhammed ve arkadalarnn btn bu mallarnn kay
na ganimet, talan, fey', fidye gibi eyler deil de nedir!
256

g) Muhammed zamannda sadece Mreysi basknnda iki


bin (2000) deve ile be bin (5000) koyun ele geiriliyor. (Vakdi, Megazi, 1/411.)
h) bn-i mer, "Muhammed bizi Necd blgesine baskna
yollad; ele geirdiimiz develerden her birimize I2'er deve
dt; aynca her birimize birer deve daha verdi diyor.
) Yine Muhammed dneminde Taif Seferi'nde 6 000 esir, 24
000 deve, 40 OOOden fazla koyun ve 4 000 ukkiye de gm
para ele geirilmiti. (Halebi, nsan'i Uyun, 3/122.)
j) Muhammed, ucaa bin Veheb bakanlnda 24 kiilik bir
grubu, Amroullarna (baskna) gnderiyor; her birine elde et
tikleri develerden 15'er tane dyor, (Taberi. MUletler ve HkmdarJar Tarihi, MEB tercemesi, 5/631.) Aynca, 16 kiilik bir
grup, bir basknda 196 deve le 14 tane de kadn ele geiriyorlar
(bu sava esiri bayanlar artk cariye statsne tabi tutup birbir
lerine datyorlar), (Taberi, age, 5/642.)
k) Bir defasnda Zeyd bin Harise bakanlnda bir mfreze
grubu, Muhammed'in emriyle bir baskn dzenliyor ve bu bas
knda bin deve ile be bin koyun ele geiriyorlar. (rnein; Vakdi, Megazi, 2/558.)
Havazin Sava'nda kar taraftan ele geirilen ganimetten her
ahsa drt deve, krk koyun dyor. (bn-i Kesir, Bidaye, 4/354.)
m) Hz, Aye bir defasnda "Abdullah bn Zbeyr ile konu
mayacam" diye yemin iiyor; bir gn gelir onunla konuur ve
yemin kefareti olarak da tam krk tane kle azat eder. (Buhari,
Edep, 62. bap.) Peki, Aye'nin geliri olmasayd bu kleleri azat
edebilir miydi?
n) same bin Zeyd anlatyor: "Bir sabah vakti peygamber
bizi baskn iin bir yere gnderdi; biz gittiimiz yerin halkn
hezimete urattk. Onlardan biri kelime-i ahadet getirdii hal17 Buhan. Fard'l Humus, 15. bap; Buhari, Megazi. 57. bap; Kastm bin Selam,
Kitab't Emval, s.293.
257

de ben yine onu ldrdm; dnle bunu Muhammede anlatn


ca, o bana kzd." Baz rivayetlerde bu ekilde ok ksa bir bilgi
geiyor. (rnein; Buhari-Mslim hadisleri, el-LW ve7 Mer
can, No; 62; man blmnde.) Ama olayn detay ksmna bak
tmzda unlar gryoruz: same bin Zeyd bakanlnda bir
mfreze "Sleymanoullanna" baskna gnderilince, bunlar
yolda FedckIi Nahikin olu Mirdas veya Azbatolu Amr ile
karlayorlar. Adam onlar grnce selam veriyor veya kelime-i ahadet getiriyor. Ama onlar buna itibar etmiyor ve onu
ldrp btn koyunlarna da el koyuyorlar. Dnte olay Muhammed'e anlatlnca, o da bunlara kzyor. Tabii ki kzmak yet
miyor. nk ortada bir l vardr ve ok yersiz bir biimde
vurulmutur. yle bir kabile ki, onlarla Muhammed arasnda o
ana kadar herhangi bir sorun km deildir. i salama bala
mak iin ayet inmeliydi; nitekim indi de: Nis Suresi'nin 94.
ayeti. Bu ayette yle deniyor.
"Ey man edenler! Allah yolunda savaa/sefere ktnz za
man (olaylarn i yzn) iyice aratrn. Size selam verene,
dnya hayatnn geici menfaatine gz dikerek, 'Sen mmin
deilsin demeyin. nk Allah katnda saysz ganimetler,
zenginlik yollar vardr."'*
Bu savunma ayetinde geen "Allah katnda ganimetin yollar
sayszdr ifadesi gerekten ok ilgin. Burada ok ak bir ifa
deyle l'Ey Mslmanlar, ganimetleri ele geirmek iin by^e
ufak tefek eyler yznden toplum inde kendinizi zora_ok;
mayn; bu iin eitli formlleri v a rd r^ ' eklinde yol gsterilIS Buhari, Megazi, 45; Nis tefsiri. 17; MUslm, Tefsir, 22, No: 3025; Ebu Davud,
Huruf, No: 3974; Tinnizi, Nis tefsiri. No: 3030; ayrca. Kad Beydavi, Fahret
tin er-Razi, bni Kesir, Vahidi ve dier mfessirler de kendi tefsirlerinde bunu
aklamlardr.
.
258

mek isteniyor. Tabii ki (Fahrettin er-Razi gibi) baz yorumcular


ayette geen "meanim" kelimesine baka anlamlar da veriyor
lar. Ama ne yazk ki ayeti eletirilerden kurtarmak iin bu an
lam yetmiyor. Zira Kur'an'daki ganimet ayetleri bir btn olarak
ele alndnda bylesi bir savunmann yaplamayaca gayet
ak biimde anlalr. rnein, daha nce de yazld gibi, Hudeybiye antlamasndan sonraki gelimelerle ilgili Fetih Suresi'nin 19. ayetinde, "Allah onlar, elde edecekleri birok gani
metlerle de mkfatlandrd": ve devamla, "Allah size, elde
edeceiniz birok ganimetler vaat etmitir. Bunu size hemen
vermi ve insanlarn ellerini sizden ekmitir ki bu, mminlere
bir iaret olsun ve Allah sizi dosdoru yola iletsin" deniyor. Al
lah ganimet vaadine devam ediyor ve yle diyor: "Bundan (az
nce geen ganimetlerden) baka sizin g yetiremediiniz,
ama Allah'n sizin iin kuatt ganimetler de vardr. Allah her
eye kadirdir." (Fetih Suresi, 21, ayet.)
te Kur'an'da bu gibi ayetler varken, yukardaki ayette (Nis
Suresi, 94. ayet) geen "meanim" kelimesiyle yersiz bir ekil
de oynamak doru deildir.
^
Muhammed bir sznde, Allahn, "Kim benim rzam iin
savaa giderse ben onu ya salimen kazand ecir ve ganimetle
evine geri getiririm ya da ona cennet nasip ederim" dediini ak
taryor ve devamla, "mmetime zorluk kmasayd ben hibir
seriyyeden (kk apl baskndan) geri kalmazdmA)yk-kk tm savalara katlrdm. Allah bilir ki ben onun yolunda
ldrlp dirilmeyi, bir daha ldrlp dirilmeyi, br daha l
drlp dirilmeyi ok isterdim" diyor.
Muhammed bu gibi szleriyle, ok ak bir ekilde insanlar
savaa tevik ediyor. Zaten bu konuda Muhammedin szlerine
gerek yoktur; zira Kur'an, sava tevik eden ayetlerle doludur.
19 Techd-i Sarih, Diyanet tercemesi. No: 34.

259

islam Ekonomisinin Bir Parasm da Cizye Oluturuyor


Cizye, Mslman olmayanlarn (ki bunlara zimmi denir)
malubiyetleri halinde inanlarnda zgr kalabilmeleri iin
Mslmanlara demekle mkellef olduklar kafa-kelle vergisi
dir. Tabi ki bu. yllk bir vergidir ve her sene denmelidir. Bunun
miktar standart deildir; slam yneticileri tarafndan belirlenir.
rnein; am alnd zaman adam ba yllk olarak drt dinar
(yaklak 30-36 gram altn para) demekle mkellef tutulmu
ken; Yemen ele geirilince, her ahstan br dinar alnmtr. (Buhari, Cizye blm, 1. bap.)
Enes bin Malik, "Hz. Peygamber, her akl ve bali olandan
bir dinar (yaklak olarak 10-12 gram altn) cizye alrd. Hz,
mer ise, zimmiierin fakirlerinden 12 dirhem (gm para), or
ta halli olanlardan 24, zenginlerden de 48 dirhem (cizye ad al
tnda) vergi alrd" diyor. (Fahrettin er- Razi, Tbfsi-i Kebir, Tevbe Suresi, 29, ayet.)
Biz burada nce Kur'an'm cizyeye bakn renmeye ala
lm, Baka bir ifadeyle, acaba Kur'an'da "Gayrimslimlerden ciz
ye alnr" diye bir ifade var m somsuna yant arayalm. Evet, bu
konuda Kur'an'da gayet ak bir ifade vardr. Tevbe Suresi'nin 29.
ayetinde aynen unlar anlatlyor: "Kendilerine kitap verilenler
den Allaha ve ahiret gnne inanmayan, Allah'n ye peygambe
rinin haram ettii eyleri haram tanmayan, hak dinj (kendine)
din olarak kabul etmeyen kimselerle, onlar zelil ve hakir olarak'
kendi elleriyle cizye verecekleri zamana kadar savan."
Bu ayete gre Mslmanlar her an iin gayrimslimlere saldrabilirler.
Hele hele ne srlen koullar ok ilgintir:
1)
Bu ayete gre, Allaha ve ahiret gnne inanmayan insan
larla savalr ve sonuta eer bunlar Mslmanlara teslim olur
larsa stelik cizye ad altnda vergi vermek zorunda kalrlar.
260

2) Allah ve peygamberinin haram kldm haram olarak,


hak olan dini de din olarak kabul etmezlerse onlarla savalr.
3) Cizye verirken de kendi elleriyle versinler ki, dnya le
me kar rezil ve rsva olsunlar deniyor.
Bu ayete gre, ayet bir topluluk, "Efendim bz ateistiz, di
yalektie inanyoruz; bizim ynetim biimimiz de sosyalizmdir;
biz, sizin nerdiiniz helal-harama ve topyekn formle inan
mamakla birlikte, size herhangi bir zarar da vermeyiz" gibi bir
dnceye sahip ise, bunlara kar harp ilan edilir, ldrlen gi
der, kalanlar da slama girene kadar ok ar bir vergi demek
zorunda kalrlar. Dolaysyla, bu gibi yaptrmlarla inan zgr
lne kstlama getirilir. Bunun .sonucunda da ya bylesi uygu
lamalara maruz kalan insanlar dinlerinden vazgeerler veya bu
kelle vergisini demeye devam ederler.
slam tarihine baktmzda, baz anlarda, cizyeyi vermekle
mkellef olan gayrimslimler slamiyeti kabul edip toplu halde
slama girdiinde, slam idarecilerinin buna iddetle kar k
tklarn gryoruz. nk bunlarn slama girmesiyle Msl
manlarn btesinde ok bariz bir biimde azalma meydana ge
liyordu. rnein; Halife mer zamannda Irak ele geirildiin
de, ilk yllarda bunlardan toplanan vergi 124 milyon dirhem
iken, daha sonra bu miktar, Emevier zamannda 188 milyar dir
heme ykselmitir. Fakat zaman iinde gayrimslimlerin sla
miyet kabul etmeleriyle bu vergilerin mthi bir biimde d
tn gryoruz. Mesela; rak halknn ihtida etmesi (slama
girmesi) sonucu Emevi Halifesi Abdlmelik zamannda (m.
685-705) bu cizye vergisi 40 milyon dirheme dmtr. Az
nce de belirtildii gibi, bir zamanlar Irak halkndan cizye ve
hara ad altnda 188 milyar dirhem toplanmt. te tam bu s
rada Emevi hkmdarlar toplu halde slama girmeyi engelle
meye almakla birlikte baka areler de aramaya balamlar
dr. Bu arelerin banda zengin olan lkelere -Tevbe Suresinin
az nce aklanan 29. ayetini gereke gstererek- saldrmak ge
261

liyordu. Bata Irak olmak zere Mslmanlann, fetihlerden te


min ettikleri gelirle zengin olmalar, onlar iin bata Orta Asya
olmak zere birok lkeye saldrma frsatn verdi ve bylece
bu saldrlar teker teker gerekleti. Sadece Irak ve havalisinden
alnan bu vergi, Mslmanlarn eitli lkelerden cizye ad al
tnda ele geirdikleri verginin toplam hakknda bir ipucu ver
meye yeter. Buraya kadarki bilgiler iin Prof. Dr. Zekeri ya Kitapnn ^/j slam Tarihi ve Trkler adl eserinin 299-303 say
falar arasnda ok nemli aklamalar vardr; yazar, ayrca bir
ok kaynak ad da vermektedir,
te Kur'ann Tevbe Suresi'nin 29, ayetinde gayrimslimler
den cizye ve hara (toprak vergisi) ad altnda bylesine bir fet
va olunca, a Araplarn baka insanlara saldrmamas hi d
nlebilir mi?
te slam leminde bugne kadar meydana gelen katliamlann sebebi-gerekesi bu gibi ayetlerdir. Cizyeyle ilgili bu teorik
bilgiyle birlikte slam tarihinde bu konuda pratik bilgiler de
vardr. Mslmanlarn btesinin byk bir ksmnn hara ve
cizyelerle saland, tarihi bir gerektir.
Hara ve cizye konusunda ayrntya girmeye gerek yoktur.
Yani, u memleketten bu kadar cizye-hara aldlar, undan da u
kadar aldlar... eklinde teferruata girmeyeceiz. nk amac
mz, Kuran'n bu ie fetva verdiini ortaya koymaktr. Nitekim
bu fetvann, Tevbe Suresi'nin 29, ayetinde ok ilgin gereke
lerle birlikte dile getirildiini akladk.

Kur'an'da Fidye Olay


Mslmanlarn bir dier gelir kayna da esir alnan gayri
mslimlerden aldklar kurtulu fidyesidir.
Bu konuda hem teorik, hem de pratik birok rnek vardr,
Fidye ilk defa, hicri ikinci ylda, Medine dneminde Abdullah
262

bin Cah komutasnda yaplan basknda esir alnan iki Mekkeliden alnmtr. Bu fidyenin miktar (4752) gram gm paradr;
bunu bizzat Muhammed onlardan almtr. Kald ki, bu iki insan
da haksz bir biimde ele geirilip mallarna da el konmutu. Bu
hadise, daha nce sava sebepleri blmnde aynntl olarak
aklanmt. Muhammed bu olayda eletirilere maruz kalnca,
Bakara Suresi'nin 217 ve 218. ayetleri inmeye balyor. Bu
ayetler de daha nce aklanmt.
kinci bir rneimiz de Bedirde ele geirilen 70 insandan
alnan 4er bin dirhem fidye olaydr. Bedir Sava'nda ele geen
bu esirlerden alnan fidye hikyesi Kur'an'da gemektedir. nce
konuyu Kuran'dan aktaralm; Enfl Sures'nn 68. ayetinde
"Eer Allah'tan bir yaz gememi olsayd, aldnz fidyeden
tr size mutlaka byk bir azap dokunurdu; 70. ayetinde ise
"Ey peygamber, elinizdeki esirlere de ki; eer Allah sizin kalbi
nizde hayrl davran olduunu bilirse, sizden alnandan (fidye
den) daha haynlsn size verir ve sizi balar. nk Allah
ok balayan ve ok esirgeyendir" deniyor. Fidye konusunda
Muhammed Suresi'nin 4, ayetinde ise u aklama vardr;
"Savata inkr edenlerle karlatnz zaman (onlarn) boyunlann vurun. Nihayet onlara iyice vurup sindirince ba
skca balayn (onlan esir aln). Sava sona erince de artk
ya karlksz, ya da fidye karl (onlan) serbest brakn.
Durum u ki, Allah isteseydi onlardan intikam alrd. Ancak
(Allah) sizi birbirinizle denemek ister. Allah yolunda ldr
lenlere gelince, Allah onlann yaptklann boa karmaz."
Ad geen sure, Medine dneminde inmitir ve Kur'an'm
114 suresi iinde 95. sray alr. Baka bir ifadeyle; bu sure pey
gamberliin bitmek zere olduu bir dnemde ortaya inmeye
balamtr ki, artk neredeyse Muhammed, dmanlanna kar
263

askeri alanda ok gl bir konuma gelip savunma aamasndan


taarruz aamasna gemiti.
Sz taarruz ve savunma aamasndaki ayetlerin farkl olarak
ekillenmesinden almken, -konumuzu datmamak kaydyla- burada ok ilgin birka ayetin anlamm sunmakta yarar
var. Mesela, Mekke dneminde inen ve 114 sure iinde geli s
ras itibariyle 18. olan Kfirn Suresi'nde zet olarak "Ey Mu
hammedi Kfirlere de ki, ne ben sizin putlarnza ibadet ederim
ne de siz benim taptma (Allah'a) taparsnz. O halde sizin di
niniz sizin olsun, benim dinim de benim olsun (yani, herkes
inancnda serbesttir denmek isteniyor) deniyor.
Yine Mekke dneminde Mhammed'in henz ordusu-gc
yokken inan zgrlyle ilgili ok olumlu ayetler olutuunu
gryoruz. rnein; Mekke'de inen ve Kur'an in toplam 114 su
resi iinde 47. srada yer alan uar Suresi'nin 3 ve 4. ayetlerinde
"Ey Muhammedi Onlar inanmyorlar diye neredeyse kendi can
na kyyorsun. Halbuki biz istesek onlarn zerine gkten bir mu
cize gndeririz de onlar inanmak zomnda kalrlar" deniyor.
Keza Mekkede 51. srada inen Yunus Suresinin 99. ayetin
de, " Ey Muhammedi Rabbin isteseydi dnyadakilerin hepsi
inanrd. Hal byle olunca, insanlar inansnlar diye sen zor mu
uyguluyorsun?" deniyor ve inan zgrlyle ilgili tam lehte
bir ayet iniyor.
Yine Mekke'de inen ve 59. sray igal eden Zmer Sure
si'nin 14 ve 15. ayetlerinde "Ey Muhammedi De ki, ben dinim
de ihls ile ancak Allah'a ibadet ederim. Siz (mrikler) de Al
lahtan baka istediinize tapn" eklinde ok ak olarak inan
hrriyetine sayg gsterilmesi ifade ediliyor.
Ayn tema, Mekke'de inen ve 68. srada yer alan Gaiye Su
resinin 21-24. ayetlerinde zet olarak, "Ey Muhammedi t
ver. Senin grevin ancak t vermektir. Sen, insanlar zerinde
zorba deilsin" eklinde ifade ediliyor. Bunlara benzer olarak
Mekke'de inip de inan zgrlne saygy ieren ayetler
264

Kur'anda gerekten ok fazladr Bu normal bir durumdur; n


k savunmada olan bir insan veya rgt elbette ki bartan ba
ka bir ey isteyemez. Burada nemli olan, bu sylemleri ne s
ren kii veya rgtn, galip duruma geerken taknd tutumdur/izledii yoldur. Halbuki Kurann Allah', Muhammedin
gl olduu dnemlerde (Medine dnemi ve sonrasnda) kar
tarafa kan kusturacak ayetler gndermi ve inanmayanlar diye
nitelenen insanlara lm fermann vermitir. rnein, Medi
ne'de 88. srada inen ve genelde Bedir Sava'ndan sz eden Enfl Suresi'nin 12 ve 13. ayetlerinde, "Ben Allah olarak kafirlerin
kalplerine korku salacam; bylece siz de onlarn boyunlarm
kesin ve parmaklarn da dorayn" eklinde ok ar bir ceza tiphi nermitir.
Yine Medine'de 89. srada inen l-i mrn Suresi'nin 127.
ayetinde zet olarak, "Allah, kfirlerden bir ksmm kessin veya
onlar perian etsin, bylece bozulmu bir halde dnp gitsin
ler... diye Bedirde size yardm etti" deniyor.
Keza Medine'de 88. srada inen Enfl Suresi'nin 89 ve 91.
ayetlerinde zet olarak, "Mrikler, sizin de onlar gibi inkr et
menizi istediler ki onlarla eit olasnz. Onlar Allah yolunda g
edinceye kadar onlardan dost edinmeyin, Eer yz evirirlerse,
onlar yakalayn, bulduunuz yerde ldrn" eklinde ok ar
bir ceza nerilmitir.
Yine Medine'de 95, srada inen Muhammed Suresi'nin 4.
ayetinde zet olarak, "Kfirlerle karlatnz zaman onlarn
boyunlarm vurun..." denmi ve bir yaratc olarak insanlara
zm yerine katliam nerilmitir. Hele hele Kur'an'n en son nen
Tevbe Suresi'nin ilk be ayetinde inanmayanlara kar adeta
meydan okunmutur. Ayetlerin anlamm aynen sunuyoruz:
"Kendileriyle antlama yaptnz mriklere Allah ve Resu
lnden bir ihtar!" (Tevbe Suresi, 1. ayet.)
265

"{Ey mrikler!) yeryznde drt ay daha dolan (burada


onlara drt ay mhlet veriliyor), yi bilin ki siz Allah' aciz
brakacak deilsiniz. Allah ise kfirleri rezil edecektir,"
(Tevbe Suresi, 2, ayet.)

"Ancak kendileriyle antlama yaptnz mriklerden hibir


eyi size eksik brakmayan ve sizin aleyhinize herhangi bir
kimseye arka kmayanlar (bu hkmn) dndadr. Bundan
tr onlann antlamalann, sreleri bitinceye kadar tamam
layn. nk Allah, (sznde durup) saknanlar sever,"
(Tevbe Suresi, 4. ayet.)
"Haram aylar knca (ki burada haram aylardan kast onla
ra mhlet olarak verilen drt aydr) mrikleri bulduunuz
yerde ldrn, onlan yakalayn, onlan hapsedin ve her g
zetleme yerinde oturup onlar bekleyin. Eer onlar tevbe
eder, namaz dosdoru klar, zekt da verirlerse artk yolla
rn serbest brakn. nk Allah ok balayan ve merha
met edendir." (Tevbe Suresi, 5. ayet.)

Radikal Mslmanlarn ou, bu ayetleri delil olarak gste


rip inanmayanlara kar sava ilan etmeyi br ilahi emir olarak
telakki eder ve inanmayanlann katli vaciptir derler. Zaten sert
lik ifade ettikleri iin slam limleri nezdinde az nceki ayetlere
"seyf-kl" ayetleri denir.
Birbirlerine zt bu gibi ayetleri aktarmaktan kastmz udur
ki, Muhammed savunmada olduu zaman ona ok lml ve ba
rl ayetler inmi; gl olduu dnemdeyse tersine onlarn
idamlann onaylayan ayetler inmeye balamtr. Bu da aynca
dndrc bir olaydr!
Bu aklamadan sonra tekrar asl konumuza dnyoruz.
Bedir Sava'nda alnan fidye ve ganimetle ilgili az nce akta
rlan ayetler zerinde biraz durmakta yarar vardr, Enfl Suresinin 68. ayetinde Kur'anm Allah sanki Bedir esirlerinden ah266

nan fidyeye karym gibi grnyor. Halbuki hi de byle de


ildir. nk 67. ayette zetle, "Yeryznde ar basp (kfrn
belini knncaya) kadar, hibir peygambere, esirleri bulunmas ya
ramaz (yani, nceki peygamberlerin parolas ya galibiyet ya ga
libiyetti)" deniyor. Aslnda burada Kur'ann kar olduu hadise
udur: Siz onlardan fidye almakla hata yapyorsunuz; onlar g
nn birinde bir daha size bela olabilirler. Bu nedenle, Allah fidye
yerine onlara kar savamanz, onlar bir daha savaamayacaklan ekilde hezimete uratmanz istiyor.
Az nceki fidye ayetlerinden u sonular ortaya kyor:
a) Aslnda Kur'an, fidyeden daha beter olann (esirlerin ida
mn) istiyor; ama onlarn kaderinde balanmalar varm; o
yzden Allah kendilerini cezalandrmaktan vazgemitir.
b) Kur'an, inanmayanlarla arptnz zaman onlann boyun
larn vurun, parmaklarm dorayn demek suretiyle ok ar bir
ceza neriyor. (Enfl Suresi, 12 ve Muhammed Suresi, 4. ayetler)
Halbuki eer Kur'an'n arkasnda inanlan o ok adil ve byk
Tanr olsayd, ona den, kimsenin klma dokunmadan barl
bir zm retmek ve sosyal ban salamak olurdu,
c) Muhammed Suresinin 4. ayetindeyse zetle, "Ben bir Al
lah olarak sizi birbirinizle arptrmakla kendinizi denemek is
tiyorum" deniyor. Demek ki Kurarim Allah' insanlar birbirleriyle arptrmaktan hi rahatsz olmuyor. Ayrca, onlardan
hangisinin imanl, hangisinin imansz olduunu ancak onlar s
namakla, birbirleriyle arptrmakla bilebildiini kabul ediyor.
Zaten bu konudaki ayetlerin haddi hesab yoktur. Kuran'n Al
lah', her ne kadar Kur'an'n birok yerinde "Ben gayb da bili
rim" diyorsa da bu gibi ayetlerle her eyi bilmediini gayet ak
bir ekilde tiraf ediyor. Geri slam limleri bu gibi ayetleri
zorla baka yne ekiyorlar ama nafiledir.
Buraya kadarki aklamalarmzla, hem fidyenin Kur'an'da
var olduunu hem de pratikten rnekler vererek bunun gerek
letiini ispatlamaya altk. imdi de slam ekonomisinin ba
ka bir kaynam ele alp aklamaya geiyoruz.
267

slam EkoDomsinin nemli Bir Kayna da


Kle ve Cariyedir

Kle ve cariyelerle ilgili gerek teorik, gerekse pratik olarak


hem Kur'anda, hem de slam tarihinde bilgiler bir hayli fazla
dr. Bu konuda Muhammed dnemine gemeden, ondan nceki
dnemlerle ilgili baz bilgiler vermekte yarar vardr. nk bu
eski bilgilere baktmzda Kur'an'm gerekten farkl bir ey ge
tirmediini, tersine var olan eski kle ve cariye olayna onay
verdiini gryoruz.
Babil Krah Ammi aduga Fermanna Gre Klelik Meselesi
Bu fermann 18 ve 19. maddelerine gre borcunu demeyen
bir insan, deyene kadar bor sahibinin klesi olacak ve ona a
lmak zorunda kalacak. (Prof. Dr. Mebrure Tosun-Do. Dr,
Kadri ye Yalva, Smer, Bab, Assur Kanunlar ve Ammi adu
ga Ferman, Trk Tarih Kurumu yaym, s.260.)
Hammurabi Kanunlannda K hk Meselesi
282 maddelik Hammurabi kanunlarna gre ise, insanlar
snfa aynimtr:
a) Avilim snf: Asil ve hr olan snftr.
b) Meskenum snf: Yoksul ve yar efendi olan snftr,
c) Werdum snf: Bu, kle snfdr, (Meydan Laurusse,
5/580.) Birinci snfa kar ilenen bir suun cezas ok ard.
Mesel; eer bir efendi fakir veya kle olan bir insann gzn
karsayd, bu cezay parayla telafi edebilirdi. Ama eer kle,
bakasnn gzn karm olsayd o zaman onun gz de kanlmalyd. Yani, bu ceza paraya evrilemezdi. Ksacas, asil
ve zengin olanlar iini parayla kapatrd; fakir ve kle olanlar
ise canlaryla bedel demek zorunda kalrlard, (rnein; S
mer, Babil, Assur Kanunlar ve Ammi-aduga Ferman, "Ham
murabi Kanunlar" blm, 196. madde ve devam, s.205.)
2 68

Kast Sisteminde Klelik


M 12. asrda Hindistana yerleen Ariler, orada kast siste
mini kurmular. Buna gre, insanlar u snflara ayrlyordu;
a) Brahmanlar: Bu snf rahip ve din adamlarndan oluuyor
du. nanlarna gre bunlar Tann'nn en gze! yeri olan azn
dan yaratlmt; onlarn, Tann'nn azndan yaratlmalar onlar
iin bir stnlkt.
b) Katriya snf; Hkmdar ailesi ve savalar buna dahil
di, Bu snf, Tannnn kollarndan yaratlm olup, en imtiyazl
snflardan birini oluturuyordu.
c) Vaisya snf; Bunlar, esnaf, tccar ve iftilerden oluuyor
du. nanlarna gre bunlar Tannnn midesinden yaratlmt.
d) Sudralar snf; Bunu ii snf oluturuyordu. Bunlar da
Tann'nn ayaklarndan yaratlmt.
Bir de paryalar snf vard. Bunlar, savalarda ele geirilenler
le deiik snflarn birbirleriyle evlenmeleri sonucu doan o
cuklardan oluan en kalitesiz snft. ayet bir insan, kendi snf
olmayan biriyle evlenseydi bunlardan doan ocuklar adeta pi
saylrd ve kast sisteminin en kt snf olan parya snfn mey
dana getirirdi. (Prof. Dr. Abdurrahman Kk-Prof. Dr. Gnay
Tmer, Dinler Tarihi, s.88de bu bilgilerin ounu yazmlar.)
Romallar Dneminde Klelik
Romallar, sava esirlerine kar ok kat davranyorlard; lk
zamanlarda byk-kk, kadn-erkek demeden yakaladklar
nn tmn, derilerini yzmek suretiyle ve baka trl kence
lerle ldrrlerdi. Ancak zaman iinde onlara uygulanan kt
muamele korunmakla birlikte, baktlar ki onlar ldrmek yeri
ne, eitli ilerinde altrmak kendileri iin daha uygundur; bu
nedenle onlan ldrmekten vazgeip kle statsne tabi tuttular
ve deiik ilerde altrmaya baladlar, onlardan yararlanma
yoluna gittiler ve bylece kleletirme dnemi balad. Romal
lar zamannda kleler ylesine oalmt ki, onlarn saylan
hrlerin misline ulamt. (Ali Man.sur, e-eriat'l Islamiyye
269

ve'l Kann'd-Dveliyye'] Amm, Kahire, 1971.) rnein; Sezar


bir milyon kleyi, Paul us Aemilus 150 bin kleyi, Marus ise
140 bin kleyi yalnz bir savata ele geirip .satmlardr. (rne
in; TDV slam Ansiklopedisi, "Esir maddesi, 11/382 ve deva
m; Ziya Umur, Roma Hukuku, 1974, stanbul.) Asurlular ise,
byk-kk demeden ele geirdikleri dmann derisini yzp
ehrin kapsna asar, bunu bir dini vecibe olarak bilirlerdi. (Abdsselam bin Haan Edgiri, Hkm'l Esra fs'i slam, s.36.)
Ayrca Roma hukukunda da tpk Ammi aduga fermannda
ki gibi bir borlu eer borcunu demeseydi, onu deyene kadar
para sahibinin klesi olacak ve kle gibi ona alacakt. Hatta
ou kez vergi yerine kle veriliyordu. Romallarda kle pazar
lar miladi 748'e kadar srm, bu tarihten itibaren de papann
faaliyetleri sonucu ortadan kaldrlmtr (slam Ansiklopedisi,
"Abid" maddesi, MEB tercemesi, 1/110 ve devam.) Romallar
dneminde klelerin durumu ksaca byleydi.
Farsllar zamannda esirlere uygulanan muamele dierlerinkinden farkl deildi. Onlar da byk-kk, kadn-erkek deme
den herkesi ar ekilde cezalandryorlard. Bunun bir rnei,
Kisra Enirva'nn (1, Husrev; m. 531-557) komutanlarndan
Vehriz'in Ycmen'de yapt muameledir. Seyf bin Ziyezen'in yar
dm istemesi zerine Yemen'e gnderilen Vehriz'e u talimat veri
liyordu: "ster aslen zenci olsun, ister annesi zenci olsun hibir
Habeliyi-zenciyi sa btrakmayacaksm, hepsini ldreceksin"; ve
bu talimat aynen uygulanyor Aynca Farslann, esirleri fillere ez
dirme adetleri mehur bir ikence biimiydi. (Abdsselam bin
Haan Edgiri, Hkm'l Esra f'l slam, s.37-38; Vehbe Zuhayli,
Asar'l Harbi ft'l Fkhi'l slami, s.404; Abdllatif mir, Abkam'l
Esra ve's-Sebaya /i7/it/nii)i7/s/a/njyye, s.9I.)
Muhammed'in Doduu Dnemde Klelik Meselesi
Klelik hadisesi, Muhammed'in ortaya kt dnemde de
azami derecede devam etmekteydi. Ancak buna kar olan du
yarl insanlar da yok deildi. rnein, Hakim bin Hizam, henz
270

slamiyet ortalarda yokken yz kle saln alm ve onlar azat


etmiti. Ayrca onun yoksullara sadaka olarak yz deve verdii
ni de slm kaynaklar yazyor,
Muhammedden nce Hicaz'da yz yl hkm sren Hzaaoullan. o Arap lnde ok gzel bir ekilde halk ynet
milerdir, Sadece hac zamanmda ortalama olarak on bin deve
kesip yoksullara datrlard, on binlerce insan giydiril irdi. {Tecrid-i Sarih, Diyanet tercemesi, No: 1435-9/236.)
Yahudi olan ve henz Mslman olmayan Sad bin Ubade'nin babas ve dedesi her gn arda bulunup "kimin evinde
yemek, et yoksa gelsin bizim evde yesin" diyorlard. (Askalani,
el-$abe, No: 3175, "Sad bin Ubade ksmnda.) Hatta bu d
nemde ylesine duyarl insanlar vard ki, kz ocuklarn velile
rinden alp byttkten sonra tekrar onlara iade ederlerdi. Bir
de o kz ocuklarn iade ederken, onlarn velilerine bir miktar
da eya verirlerdi. rnein, az nce szn ettiimiz Hakim bin
Hizam bu ekilde yz kz bytm; onlar iade ederken de sa
hiplerine 360 deve vermiti. Demek istediimiz, o dnemde ge
nel olmamakla birlikte olumsuzluklar yannda ok olumlu ey
ler de vard. Fakat ynetim bu gibi temiz insanlarn elinde de
ildi. (Mesela, bn-i Habib, Muhabbcr, 141; Isbahani, el-Aani,
21/280.) Yine Zeyd bin Amr, insanlar kz ocuklarm ldr
mekten caydrmak iin muazzam bir alma yrtyordu; bu
yolla birok kz kurtard tarihi kaynaklarda geiyor. (Halebi,
nsana'} Uyun, 1/201.)
Ama son dnemlerde Mekke adeta esirlerin ticaret merkezi
haline gelmiti. Aynca Muhammed zamannda da Mekke'de k
lelerin satld pazar yeri vard. (Buhar, stizan, 2. bap.) Hele
daha sonraki dnemlerde Kafkas!ar ve Afrika'dan kleler getirti
lip bu pazarlarda satlyordu. erkez kzlar ve kleleri stanbul
20 Buhari, /t, 12; Vasaya, 9; Edep, 16 ve Tecrid-J Sarih, Diyanet tercmesi, No:
705 ve 709.

271

zerinden Mekke'ye gnderi Ityordu. Dier cari yeler ak satld


halde, erkez cari yeleri ok gizli satlrd. nk bunlar ok
gzel olduklarndan karaborsada satlyordu. Bu yzden, gzel
olanlarn ak artrmayla satlmas hemen hemen hi vaki olmu
yordu. Mekke'nin kle pazarnda zaman zaman ngilizlerin s
mrgesi olan Hindistan ve Felemenk'ten de kle getirtilip satld
slami kaynaklarda gemektedir, (rnein, MEB tercemesi
olan \Vensinck, slam Ansiklopedisi, "Abid" maddesi, 1/110115.) Araplarda msle denilen olay ok yaygnd. Yani, ele gei
rilen esirin eitli organlar kesilir, kenceyle ldrlrd. Aynca, savalarda ele geirdikleri nsanlardan fidye alrlard. Bir h
kmdarn kurtulu fidyesi bin deveydi, bir kabile ileri gelenin
fidyesi yz deve, bir nemli savann ise iki yz deveydi. Ba
zen hakaret anlamnda bir nemli insann fidyesi olarak halk
nezdinde deeri olmayan bir hayvan (merkep gibi) alnrd. Ba
zen yle olurdu ki, ele geirilen bir esirin sann n taraf (per
emi) veya tm ba tra edilir ve bu ekilde halk arasnda rezil
edilmeye allrd. Sonu olarak, slam ncesi Araplarda kle
lerle ilgili snrl bir muamele yoktu. Bazen ldrlr, bazen fid
ye karl veya esir mbadelesi sonucu veya karlksz olarak
serbest braklrlard. Hele hele fidye le serbest brakma ii Be
dir Savandan nce Araplarda ok yaygndt.^
Btn bunlar zetlemekten amacmz, esire-kleye uygula
nan muameleye ilikin Kur'an'n forml ile o dnemlerde uy
gulanan forml arasnda bir mukayese yapp, Kur'an'n gelme
siyle yeni bir eyin kp kmadn ortaya koymaktr. Bu tes
pitten sonra "Kur'an konuya nasl bakm?" sorusuna yant bul
maya geebiliriz. ncelikle Kur'ann cariyeye nasl baktn
ele alp, ardndan klelik konusuna geeceiz.
2! Ahmet Muhtar Berze, el~Bsm ve'-Sicn fi -r't Arap, s.37-02 arasnda ok
nemli bilgiler vermitir; bni Seyyidi'n-Nas, Uyun'l Eser, 1/62, 2/102; Muhammed Hamdullah, Hz. Peygamberin Savalar, s.66.
272

Cariyenin Kuran'daki Yeri


nce konu hakkmdaki ayetlerin meallerini sunalm:
1) Nisa Suresinin 3. ayetinde yle deniyor:
Yetimlerle evlenmeniz halinde onlarn haklarna riayet et
memeniz sz konusuysa, o zaman beendiini^ (size hell
olan) kadnlardan ikier, er, drder tane alnz. ayet bir
ok kadnla evlenmeniz halinde onlar arasnda hakszlk
yapmaktan korkarsanz, o zaman bir kadn aln; yoksa sahip
olduunuz cari yelerle yetinin."
Bu ayetin sebep-sonu likisi zerinde biraz durmak istiyo
ruz: Muhammed in hanmlarndan Aye, "Bir adamn yannda
yetim bir kz vard. O kz kendine nikahlad. Bu kzn hem ah
sna ait mal vard, hem de o adamn baka malnda ortakt. O
adam kendisiyle evlenirken, nasl olsa artk benim hanmmdr
deyip hem ona mehir (evlenme annda erkek tarafndan geline
verilen mal, eya, para vb.) cretini vermiyordu, hem de onun
tm malna el koyuyordu. Zaten onun bu kzla evlenmesinin ne
deni de malna el koymakt, te bu nedenle, az nceki ayet indi
ki, bu tr yetim kzlara hakszlk yaplmasn" diye anlatyor. 2 2
Halbuki eer adamn yapt i Allah katnda hakszlk ise,
Allah erkeklere bu kadar kadn alabilme fetvas vereceine, "Sa
kn byle bir hakszlk yapmayn" deyip hadi.seyi bu ekilde
zme balamalyd. Ama byle yapmad; tam tersine erkee ge
ni bir fetva verdi. Burada Tann'nn, erkee -bu tr yetim kzla
rn haksz yere ele geirilebilmesi iin- cariyeleri kullanma ko
nusunda geni bir yetki vermesi, gerekten sava esiri kadnlar
(cariyeler) iin en byk talihsizliktir. Kald ki az nceki ayetle
22 Buhari, Yasaya, 2i; Teftir, Nis-1-23; Nikah, 1, 16, 19,37; Hiyel, B; Mslim, Tef
sir, 6. bap, No: 3018: Ebu Davud, Nikah, No: 2068; Nesa, JVJtaf, 66, bap, 6 /15.
273

erkee kadn alma konusunda snrsz br ekilde yetki vermitir.


nk burada letirme sfat kul lan mtr ki, "kier derken,
2+2=4; "er" derken, 3+3= 6 ve "Drder" derken de 4+4= 8
oluyor. Bu ayetin net ifadesine gre bir erkek, 18 kadar kadnla
ayn anda evlenebiliyor. nk, ya ikier kadn aln; ya er ka
dn; ya da drder kadn aln eklinde snrlama getirmiyor; tersi
ne, ikier, er ve drder eklinde bir ifade kullanyor. Dolay
syla, bir erkek bu ayetin zahirine-d grnne gre az nceki
sayya kadar (en az 18) kadnla bir anda evlenebiliyor; ki bu da
son snr deildir. Ayete gre konuacak olursak 18den fazla da
getirebilir. Mfessirler bu ayetin aklama ksmnda zoraki bir
yorum yapp, maksimum snn drt olarak kabul etmilerdir. Za
ten bir erkein ayn anda drtten fazla kadn alabilme meselesi
hem Muhammed'n kulland kadn saysyla rtmektedir-zi
ra kendisi onlarca hanmla ayn anda hayatn srdrmtr
hem de ayetteki kelimelerin asl anlam zaten 18 saysn er
mektedir. Bir erkein alabilecei kadn saysnn drde indirgen
mesi, Muhammedn hadislerinde vardr; Kuranda byle bir
aklama olmad gibi, maalesef buna iaret eden herhangi bir
ipucu da yoktur. Br dier husus da udur: Ayette geen "ikier,
er, drder" fadesinden st snr olarak sadece 18 says anla
lmamaldr. Baka bir ifadeyle, bu ayete gre bir erkein ayn
anda getirebilecei kadn saysnn st limiti yoktur. Bu ayetten
kastedilen anlam una benzer: " (Ya Muhammedi) Onlar (mna
fklar) iin ister af dile, ister dileme (fark etmez). Onlar iin yet
mi kez af dilesen de Allah onlan asla affetmeyecektir..." (Tevbe Suresi, 80. ayet.) Peki burada ayet Muhammed bir mnaf
n aff iin 70 saysn geip de 71 sefer af dilese, acaba Allah o
mnaf affeder m? Hayr byle br ey sz konusu deildir.
Burada maksat okluun ifadesidir; yani onlar iin ne kadar di
rensen de fayda vermez denmek isteniyor. Yoksa 70'ten az yal
vara affetmez de, 70'i aarsa affeder diye bir anlam ortaya k
maz. Aynen bunun gibi kadn saysyla ilgili Nisa Suresi'nin 3.
274

ayetinde geen "ikier, er ve drder kavramlanndan maksat,


okluktur; yoksa eer gaye st snrn belirlenmesi olsayd, bu
durumda "Mazeret annda siz erkekler ancak drde kadar kadn
alabilirsiniz, alabileceiniz kadn saysnn st snn budur", ek
linde net bir ifade kullanlmalyd. Ama maalesef byle bir ak
lk getirilmemitir. Kald ki, bir erkein birok kadnla evlenip
evlenmemesi sadece bu ayetle snrl deildir. Bu konuda Nis
Suresi'nin 23 ve 24. ayetleriyle 129. ayeti bir arada deerlendi
rildiinde snrlamann olmad kendiliinden ortaya kar. Bir
erkein ka kadnla evlenebilecei konusunda Muhammed ve
Kurmaylarnn Hannlan adl almamzda aynntl bilgi veril
mitir; o nedenle burada bunun zerinde fazla durmayacaz.
Nis Suresi'nin 3, ayetini burada gndeme getirmemizin ne
deni, Tanrnn, bir yetim kza yapt hakszl dile getirmek
tir: Bir erkee, sava esiri olan bir kadn cariye olarak kullana
bilme fetv^. Bakatlr deyimle, bir taraftan "yetim kzn mal
n yemeyin" deyip onu kurtarmaya alyor; br taraftan da
sava esiri kadnlan erkeklere peke ekiyor] Ayrca Tannnn,
yetim kzlara ynelik hakszlklar nlemek iin erkeklere bir
ok kadn alma konusunda bylesine geni bir imkn tanma.s
ilgintir! Eer Tanr, yasalarn suluyu kurtarmak amacna g
re ayarlyorsa, bu durumda bakas da kalkp "Tanr, ya bana da
u iyilii yapacak, ya da ben u yasaklan ineyeceim" dese,
Tannnn, -az nceki rneimizde yapt gibi- bylesi bir ada
ma da taviz vermesi mi gerekir? Bu durumda, "Acaba nsan m
Tannnn yasalarna uymal, yoksa Tanr m yasalarn insann
nabzna gre hazrlamal?" eklinde bir som gndeme gelir.
2)
Nis Suresinin 24. ayetinde zet olarak, "(Bakasyla) ev
li olan kadnlarla evlenmeniz size haramdr; ancak eer evli
olan kadnlar cariye-sava esiri iseler, sizler onlar alabilirsiniz
(bu dummda evlilik art aranmaz)" deniyor.
Bu ayetin sebep-sonu ilikisi zerinde biraz durmakta yarar
vardr, Ebu Sait el- Hudri yle diyor:
275

"Peygamber, Huneyn Sava'nda baz insanlar Evtas taraf


na yollad. Bunlar orann halkn malup edip hanmlarm
ele geirdiler. Bu kadnlar, Muhammed tarafndan Mslmanlara datlnca, baz sahabiler, 'Biz nasl mriklerin ha
nmlaryla yatacaz, bu i nasl hell olabilir?' eklinde iti
raz etmeye baladlar. Bu tartmalar zerine Nisa Suresi'nin
24. ayeti bu srete inmeye balad."
Bilindii gibi az nceki ayet, Mslmanlara sava esiri ka
dnlan kullanma konusunda geni yetki veriyordu. zet olarak,
"Evet, evli plar kadnlarla evlenmek haramdr, ama eer evli
olan kadtt.saya esnyse zaman Mslmanlara helldir^^^B^^r
sakncasi.yoktur" anlamndayd.
ok aktr ki, Muhammed, etrafndaki insanlardan gelen iti
razlar bertaraf etmek iin byle bir ayete bavurmu ve sonun
da kendilerini bu ie altrmay baarmtr; yoksa ok adil diye
tavsif edilen-nitelenen bir Tanrnn, bylesine bir zulme onay
vermesi nasl aklanr ki!^^
3)
Kuran, az nceki ayetlerle yetinmeyip, Mslmanlara cariyeleri kullanma konusunda geni imknlar tanmaya devam et
mitir. rnein, yine Nisa Suresi'nin 25. ayetinde, "ayet bir in
sann, imanl hr kadnlarla evlenmeye gc yetmiyorsa, o za
man elleriniz altnda bulunan imanl gen kzlarnz (saylan) cariyelerinizden alsn" deniyor. Kur'anda Mslmanlara cariyeler
konusunda tam yetki verilince, bazen yle oluyordu ki, ortada
henz sava sz konusu deilken, Mslman genler, kar tara
fn kz ve kadnlarn gzden geiriyorlard. Mesela bir adam
Muhammed'e, "Eer sz Taif ehrini alrsanz haberiniz olsun fa
lanca kadn ok gzeldir" deyip o kadnn gzelliini daha nce
den haber vermiti. (Buhari, Libas, 62. bap.) Sadece bu olay, iin
23 1) Mslim. Reda, No: 456; 2) Ebu Davud. Nikah, No; 2155; .3) Tirmizi, Tefsir,
Nisa, No: 3016-17; 4) Nesa. Nikah. 59-6/MO; 5) Tac, Nis tefsin, 4/93.

276

vahameti konusunda ok bariz bir ipucudur. Her ne kadar kay


naklarda "Adamn bu sz Muhammed'in zoruna gitmitir" den
se de, bizim iin Muhammedin ona kzp kzmamas deil; tersi
ne, Mslmanlarn balangta, "Nasl olur da biz mriklerin
kadnlaryla yatarz?" eklindeki olumlu itirazlanna kar onun
verdii olumsuz yant nemlidir. {Nis Suresi'nin 24, ayetinde
"Allah'n entriylc siz onlar kullanabilirsiniz demiti.) Nitekim
onlar, zaman iinde Kur'an'da ayetler grnce deitiler ve yle
bir noktaya gelindi k, artk bir an evvel cariyeleri kapmak iin
drt gzle sava bekler duruma geldiler. te bizim iin nemli
olan, bu ok vahim ve dehet verici ayetlerin Kur'an'da yer al
masdr. Mmin bir kii iin cariyeyi kullanma konusunda
Kuran'da bu kadar yetki varken, ister istemez nsanler bir an ev
vel savaa girip bir kar-cariye ele geinmeyi can gnlden is
terler. Bu ayetler mevcutken "Muhammed adama kzmtr" ek
lindeki savunmalar pek inandrc olmuyor. nk bir taraftan
onlara cariyenin kullanmn salamak, dier taraftan -baz du
rumlarda- onlara kzmak tutumu birbiriyle eliiyor.
Mslmanlarn yannda hem kle hem de cariye bulunmas
ister istemez bazen ho olmayan olaylara da neden oluyordu.
rnein; kleler, (erkek esirler) efendilerinin cariyelerine kt
niyetle bakt veya onlarla cinsi mnasebette bulunduu vaki
oluyordu. Bu durumda efendinin*ceza olarak o erkek esiri idi
ettii veya kestii slam kaynaklarda geiyor. rnein, Ruh bin
Dinar adndaki ahs, bir klesini bu ekilde cezalandrmt.
Gayet tabii ki. bir adamn be on cariyesi, bunun yannda birka
da hr kadn olunca, elbette ki bunlarn tmn mutlu klmas
imknszd; bu durumda -doal olarak- o cariyeler frsat bul
duka kaamaa bavuruyorlard. Kaynaklarda, Muhammedin
bu tr bir cezay uygulayan kiiye kzd vc o kleye de "Git
artk sen hrsn" dedii rivayet ediliyor. Burada nemli olan,
Kur'an'n kle ve cariyenin kullanlmasna izin vermesidir. zin
verdikten sonra artk ne kadar iyi davransa da bunun hibir ne
277

mi katmaz ve hibir mazeret de Kur'an bu konudaki eletiriler


den kurtaramaz,^*
Hatta baz kaynaklarda u gibi olaylar da aktarlyor: "Bir
adamn cariyes zina yapm, efendisi de ceza olarak onu makat
zeri atee oturtup o ekilde cezalandrm. O zaman halife olan
mer buna karlk, "Peygamberden, bir erkein, cariyesi y
znden ksas edilmeyeceini duydum; bu yzden, ona ksas uygulayamam demi ve o adamn yaptna kar ok czi br ce
za uygulayp bu ekilde olay geitirmitir. (Dr. Galip Kureyi,
Evveliyat'l Faruk mer, s.457. Yazar burada ayrca birok
kaynan da ismini vermektedir.) Hatta baz kaynaklarda, bn-i
merin (mehur hadis ravisi), ou kez orucunu cariyelerle
mnasebette bulunmak suretiyle at" rivayet edilmektedir.
(A. Melik bin Habib [. hicri 238] KiiabU Edebi'n-Nis, s. 178.)
Bu konuda daha nce geni br ekilde bilgi verilmiti.
Muhammed, savata olsun, yolculukta olsun ille de berabe
rinde en az bir hanmn gtryordu. rnein; Beni Mustalk
Sava'na giderken Aye'yi, Hudeybiye antlamasnda da mm
Seleme'yi yannda gtrd bilinen bir hadisedir. Bunlar an
latmaktan kastmz, Muhammed ve ekibinin bu konulara ne ka
dar dkn olduklarn vurgulamaktr. Zaten onun Hayber Sava'nda Safye'yi ele geirdiinde eve vannadan hemen o lde
ve Ebu Eyyub el-Ensari'nin kl glgesi altnda onunla cinsi
mnasebette bulunmas, keza Meymune ile evlenirken hemen
yar yolda -ou kaynaa gre henz Umre ihramndan kma
dan- onunla gerdee girmesi, bunun kantdr. Hatta kaynaklar
da bunlarn tesinde eyler de geiyor. Mesela; Sait bin Yesar,
"Bazen cariyeler satn alrken livata'da (makattan ilikiye gir
me) dahi bulunurduk" diyor. (A. Melik bin Habib, agc, s.l97.
Bunu daha nce de yazmtk.)
24 Ebu Davud, Diya, No: 4519; Ibni Mace, Diyat, 29. bap, No: 2680.
278

Kuran'a gre (Bakara Suresi'nin 228 ve 234. ayetleri) eer


bir kadnn ei lr veya ldrlrse, ikinci bir ele evlenebil
mek iin en az 4 ay 10 gn veya ay hali-det grnceye ka
dar beklemelidir. Ama bu kural, sava esiri cariyeler iin geerli
deildir. Bunun sebebi udur ki, Muhammed, hem kendisi hem
de arkadalar o kadnlarla bir an nce ilikiye girebilsinler diye
byle bir imkn salamtr; yoksa baka ne ama gdlm
olabilir ki! Zaten Muhammedin Safiye ile henz eve varmadan
o lde gerdee girmesi, bunun somut bir ispatdr. Muhammed
sava esiri cariyeler iin bu konuda unu sylyor;
"Savata ele geirilen br kadnla ilikiye girebilmek iin, o
cariyenin bir ay hali-adet gnnesi yeteriidir."^^
Bir ay hali-det grme gerekesini de yle aklamtr: O
kadnn douraca ocuun hangi erkekten olduu bilinsin di
ye, Yani, neslin kime ait olduu belli olsun, birbirine karmasn
demek istemitir,
Bir dier ilgin nokta da udur: Bazen yle olurdu ki, bir cariyeylc birden fazla erkek cinsi ilikide bulunurdu. Bu arada o
zavall kadn hamile kaldnda, ocuun hangi erkee ait oldu
u tartmalara, hatta kavgalara neden olurdu. rnein; bir cariyeyle cinsi mnasebette bulunan erkek, kadnn hamile kal
mas sonucu bir ara Hz. Ali'ye mracaat edip o ocuk iin hak
talebinde bulunurlar. Hz, Ali, ektirdii kura sonucu onlar uz
latrr, Ali'nin uygulad yntem Muhammed'e anlatlnca,
kendisi sevinten kahkahalara boulur ve onun uygulamasn
takdir eder.27
25 Ebu Davud, Nikah. No: 2157; Beyhak, Sneni Kiibia, 7/449; Abdurrazzak,
Musanna/; No; 12898; Taberan, Mucen- Kebir. 24/69.
26 Ebu Davud, Nikah. 44; Ahmet bin Hanbel, Msned. 4/108; Hindi, K em .
10/654, No: 27838.
27 Ebu Davud, Talak, No: 2269-70; bni Mace, Ahkam, No: 2348; Nesa, Talak,
6/182.
279

Bu konuda tyler rperten bir olay aktarmak istiyorum; Ebu


Sait el-Hudr kendisinin de bizzat katld br olay yle anla
tyor:
"Ben de Muhammedle birlikle Beni Mustalk basknnda
vardm. Bu basknda ele geirdiimiz kadnlarla (o lde)
ilikide bulunurken, hamile kalmasnlar diye mnasebet es
nasnda .spermimizi kadnn rahmine deil de dar boaltr
dk. Yaptmz bu iin dine uygun olup olmadn Muhammed'den sorduumuzda kendisi, 'Evet bir sakncas yoktur;
byle bir ynteme bavurabilirsiniz' diye yant verdi.
Savata ele geirilen bir kadnn, ocuk sahibi olmasnn is
tenmemesi u .sebebe baldr: Sava esiri br cariye, ocuk do
urmakla artk "mm'l veled" saylrd ve kocasnn lmn
den sonra esaretten kurtulup hrriyetine kavuurdu; bylece o
cariye mal olmaktan kar, hr kadnlar statsne girerdi. Bu
durumda, onun sahibi ekonomik olarak zarar ederdi. nk cariyeleri hem kadn olarak kullanrlard hem de para skntlar
olduu zaman her an onlar satabilirlerdi. te bu yzden hamile
kalmasn istemezlerdi. Bu konuda baka nedenler de dnle
bilir; ama en nemlisi budur.
Nisa Suresi'nin 25. ayetinde yle bir kayt daha vardr: "a
yet bir cariye zina yaparsa, ona uygulanan ceza, hr bir kadna
uygulanan cezann yars kadardr," Yani, ona uygulanan cezada
talanarak ldrlmek yoktur; tersine Nr Suresi'nin ikinci aye
tine gre yz celde-denein yars uygulanr (elli denek).
Bu konuda unu sormak gerekir: Acaba savan sebebi ol
mayan bir kadm, cariye olarak Mslmanlarn istifadesine su28 Tecrid-i Sarih. Diyanet tercemesi. No: 1117 ve 1596; Buhari-Mslim Hadisle
ri. el-L'lu vc'I Mercan. No: 913-914; Buhar. Kader, 4; Nikah. 96; Buyu, 109;
Megazi. 32: stizan, 18; Itk. 13; Tevhit, 18; Mslim, Nikah, No: 1438 ve dier
hadis kaynaklan.

280

nan, tek bir adet grmesi durumunda artk erkekler onu kullana
bilir diyen ve meta olmaktan kmasn diye onunla cinsi ilikide
bulunulduu zaman spermin, rahmin dna aktlmasna izin
veren ve demin de anlatld gibi, o cariyenin -mal gibi satl
mak suretiyle- elden ele dolamasna izin veren bir anlay, na
sl olur da -ayn statdeki bir cariye- zina yapt zaman, bu se
fer ona uygulanan cezann, hr br kadna uygulanan cezadan
daha az olmasn nerir? Acaba onu sevdiinden dolay m,
yoksa baka bir nedenle mi?
Cariyeler mal gibi deerlendirildii iin kolay kolay onlarn
elden gitmesine izin verilmiyordu. ayet zinalar halinde, "On
lar da recim usul infaz edilir" denseydi, o zaman Mslmanlar
iin bir gelir kayb sz konusu olurdu. te bu nedenle ceza in
dirimine gidilmitir; yoksa cariyeler sevildiinden deil. Hatta
Muhammed bir sznde (zina yapan cariyeler hakknda Ebu
Hureyre'den rivayetle) yle diyor:
"ayet bir cariye zina eder de onun zinas ahitler veya ken
disinin hamile kalmasyla ispat edilirse, o zaman onun efen
disi kendisini celde ile kamlasn ve onu ayplamasn. Eer
bir daha tekrar ederse, yine onu kamlasn ve ayplama.sn.
nc sefer yine tekrar ederse, bir daha onu kamlasn; fa
kat ayplamasn. Drdnc kez de tekrarlarsa, o zaman onu
bir kl fiyatna da olsa satsn," (Tecrid*/ Sarih, Diyanet tercemesi. No: 998-6/469.)
Muhammed aynca sava esiri kadnlan hor grm ve onlar
la olan evlilii, ideal bir evlilik olarak deerlendirmemitir. Bu
anlay Kur'an'da da geiyor. rnein; az nce geen Nisa Suresi'nin 25, ayetinde zet olarak, "Eer hr kadnlarla evlenme
ye gcnz yoksa, o zaman cariyeleri getirin. Aranzda zina su
u ilenmesin diye cariyelerle evlenmenize izin verilir; yoksa
fakirlik yznden hrlerle evlenememeniz halindecariyelerle
evlenmeyp bekr halinize sabrederseniz sizin iin daha hayrl
281

dr, Allah ok esirgeyen ve balayandr" denmek suretiyle, bu


evliliin pek deal bir evlilik olmad; tersine mecburiyetten
dolay kendisine bavurulan bir evlilik olduu beyan ediliyor.
Muhammed ve arkadalar bu cariyelerin elerini savata l
dryorlar ve Mslman genlere de "Sakn ha! Mecbur kalma
dka bu cariyelerle evlenmeyin, bu evlilik pek ideal bir evlilik
deildir" deniyor. Peki bu durumda, bu madur kz ve kadnlar
kimlerle evlensinler veya esiz mi kalsnlar? te Kur'ann sava
esiri kadnlarla ilgili anlay! Nisa Suresinin bu 25. ayetinde fa
kir olup da hr kadnlarla evlenemeyenler iin alternatif bir evli
lik olarak sava esiri cariyeler gsteriliyor; Ntir Suresi 33. ayetin
de ise, "Evlenme imkn bulamayanlar/fakir olup da dn mas
rafn karlayamayanlar, Allah ltf ile kendilerini varlkl khncaya kadar iffetlerini-namuslarn korusunlar" deniyor.
Burada unu sormak gerekir: Acaba Kur'ann Allah' bugn
yoksulluk yznden evlenemeyen milyonlarca insann dn
masraflarn gerekten karlayabilir mi? Karlayabilirse neden
seyirci kalyor?
Nis Suresinin 25. ayetinde anlatlan bu bilgilere, ayn sure
nin 26 ayetinde unlar ekleniyor; "Allah size (bunlar) akla
mak ve sizi, ncekilerin yollarna iletmek ve gnahlarnz ba
lamak istiyor. Allah gerekten en iyi bilendir ve hikmet sahi
bidir." Bylesine bilgiler verildikten sonra Allah'n ok merha
metli olduunun belirtilmesi herhalde Mslmanlara moral ver
mekten baka bir ama tamamaktadr. Yoksa bylesine mjde
li bir ayetin bu aklamalardan sonra sylenmesinin baka anla
m ne olabilir kil
4)
Kur'anda -cariyeler hakknda- imdiye kadar anlatlan
lardan daha olumsuz ayetler de vardr. rnein; Nr Suresi'nin
33. ayetinde, "Cariyelerinizden iffetli kalmak isteyenler varsa/fuhu yapmay istemiyorlarsa, o zaman onlar dnya kan
iin zinaya zorlamayn. Her kim k onlar zinaya zorlara,, .^11^
balayc ve merhametlidir" deniyor
2S2

Bu ayet, gerekten ok ilgintir! yle ki, Kur'an'n, cariyeleri zinaya zorlayanlar hakknda, "Sakn byle bir ey yapma
yn, cariyelik diye bir ey yoktur. Kim cariyeleri deil ki zinaya
zorlamak elerini ldrp kendileriyle ilikiye girerse, o cehen
nemliktir..." gibi caydrc ve tehdit ierikli ifadeler kullanmas
gerekirken; tersine, madur durumda olan ve patronlar tarafn
dan para karl fuhuta kullandrlan cariyelerle ilgili ayetin
de, "Allah balayandr" deniyor. Peki bu ayette geen "Allah
balayandr" ifadesinden kim kastedilmitir? Eer burada zi
naya zorlanan caryeler iin "Allah balayandr" denmise,
zaten cariyelere zorla yaptrlan fuhutan kendileri sorumlu de
illerdir ki balansnlar; akln gerei budur. Eer balanan
taraf cariyenin patronu ise, o zaman ok kt bir durumla kar
karyayz: Bir kere madur olan taraf cariyedir; o bakmdan,
-az nce de sylendii gibi- cariyenin efendisi iin ok ar bir
cezadan sz edilmeliydi. Ama maalesef byle bir adil yaklam
ortalarda grlmemekle birlikte, efendinin affndan sz edil
mektedir.
Kaynaklarda, bu ayetin sebep-sonu ilikisi asndan yle
bir hadise anlatlmtr: "Yahudi olan Abdullah bin Selul'un bir
ka cariyesi varm; o, bunlar fuhuta zorla altrp bundan ge
lir salamaya alnca, bu ii sevmeyen iki cariyesi gidip onu
Muhammed'e ikyet etmiler; bunun zerine az nceki ayet in
mitir." Bu sebep-.sonu ilikisi, Nr Suresinin 33, ayetiyle ilgili
birok tefsirde anlatlmtr. (Ayrca, Mslim, Tbfsir, No: 3029;
Ebu Davud Talak, No: 2311'de de bu olay anlatlmtr.)
Demek ki eer bunlar patronlarn ikyet etmeselerdi byle
bir ayet de inmezdi; kald ki, bu ayet yine patronlardan yana bir
anlam iermekte ve cariyelerin derdine de -maalesef- derman
olacak br mesaj iermemektedir. Bu ayetle ilgili gerekd yo
rumlar yaplmtr. Bu tr yersiz yorumlar zerinde durmay ge
reksiz buluyoruz.
283

5)
Kur'ann birka yerinde, Eleri ve sahip olduktan cariye1er hari, baka kadnlarla cinsi mnasebette bulunmayanlar kur
tulua ermilerdir" deniyor. (rnein, M'minn Suresi, 6. ayet.)
Aynca, Kuran'n baz ayetlerinde de "Kim eleri ve cariyeleri
dnda baka kadnlarla ilikiye girerse, onlar taknlann ta ken
dileridir" deniyor. (rnein, Meric Suresi, 30 ve 31. ayetler.)
Nr Suresi'nin 31. ayeti zet olarak, "Mmin kadnlara 'Gz
lerinizi haramdan koruyun' de" diye balyor ve "Hr kadnlar
kendilerini rtsnler ve bartlerini de yakalarnn zerine ka
dar eksinler. Ancak klelerine kar ziynetlerini rtmeyebilir
ler" eklinde devam ediyor. Bu ayetlerin ierdii anlam somut
bir rnekle netletirelim: Enes anlatyor:
"Muhammed bir gn kendi kz Fadimeye bir kle verdi.
Fadime'nin zerindeki fistan ksayd ve onunla btn vcu
du kapanmyordu. Bunun zerine Muhammed'e, 'Benim fis
tanm tm bedenimi rtmyor; bu durumda bu kle yanmda
kalnca benim bedenimi grmekle ben gnaha girmi olmaz
mym? diye soruyor. Muhammed ise, Kzm, bir ey ol
maz. Zira ben senin babanm, bu da senin klendir. O ba
kmdan, senin vcudun ona grnse de bir sakncas yoktur'
diyor. (rnein; Ebu Davud, Libas, 35. bap. No: 4106;
Fahrettin er-Razi, Tbfsir-i Kebir, Nr Suresi, 31. ayet tefsi
rinde, 23/209.)
Bu hadisten u sonu ortaya kyor:
a) Zaman iinde Muhammed saltanatn kurunca, yle bir
aamaya gelinmi ki, devlet mal saylan kleleri kendi z ocu
u olan Fadime'ye bile kullandrmtr. Bunun ad -bugnk ta
birle- devletin btesinden yaknlarna kar salamaktr. Zaten
bu konuda ganimet ve fey ksmnda yeterince bilgi verilmiti,
b) Bu ayetten net olarak anlalyor ki, Kur'an, kleyi insan
saymamtr ki kadn kendini ona kar rtsn.
284

Sz Muhammed'in Fadime'ye kle verdiinden almken,


bir konuya aklk getirelim: Fadime bir gn Muhammed'den
bir kle istemi: o da "Arkadalarm a iken ben sana kle vere
mem" demi.^^
Peki neden bir yerde vermi de bir baka yerde "Ben sana ve
remem" demitir? Bunun yant udur ki, bu olayda politik bir
karar sz konusudur. Eer ganimetlerin henz alnmad bir za
manda -ki Fadime, Medine dnemin o ilk yllarnda kle iste
miti- Muhammed ona kle verseydi, bu durum dedikodulara
yol ap, Muhammed'in eletirilmesine neden olabilirdi. te bu
nu nlemek iin politik bir jest olarak Fadime'ye kle vermekten
vazgemi. Ama gnn birinde Mslmanlarn durumu dzelin
ce ve artk eletiri gelmeyeceini anlaynca, bu sefer ona kle
vermekten geri kalmamtr.
Kald ki onun Fadime'ye verdii yant da ilgintir. unu de
mitir: "Arkadalarm a iken ben sana kle veremem." Peki ama
Fadime ondan ekmek deil de kle stemiti; bu durumda bu ola
yn alkla ne ilgisi vardr diye sorulmaz m? Bunun anlam u
dur; Muhammed, ya o kleyi satp a olan o arkadalarnn mas
rafnda harcayacakt; ya da onu arkadalarnn hizmetinde alt
racakt. Bunun nc bir ihtimali yoktur. Yani burada yine kle
iin hayra alamet bir ey yoktur. Kur'an'a gre klenin insan saylmad, u ayetlerle de ak ekilde gzler nne serilmitir:
Nr Suresi'nin 35. ayetinde "Mmin kadnlar kendilerini klele
rinden rtmeyebilirler"; Ahzb Suresinin 55. ayetinde ise Muhammedn hanmlar iin, "Onlar, kendilerini elleri altnda bulu
nanlardan (kle ve cari yelerinden) rtmeyebilirler" deniyor.
Sonu olarak, ister Muhammed'in hanmlar, ister normal
vatandalarn hanmlar iin olsun "kendilerini kle ve cariyelerinden rtmeyebilirler" denilmekle, klenin nsan saylmad
gayet ak bir dille tescil ediliyor.
29 B/iar-AisJ/n Hadisleri. el-Ll ve l Mercan, Nor 1739.
285

6)
Buraya kadarki aklamalarda, Kur'ana gre cariyelerin,
M;;lmanlar tarafndan kullanlmas sz konusuydu; imdi de
cariyelerin Muhamned'in kullanmna ak olmas ynndeki
ahsa ait ayetlerden sz etmek istiyoruz. Muhammed'in, cariyeleri kullanabilmesinden sz eden ayetler kendisine tedrici bir ekil
de indiinde o, 58 ile 62 yalarndayd. Bu zata zel ayetler Ahzb Suresi'nde yer almaktadr. Ayrca bu sure, ni sras itibariyle
Kur'ann 114 suresi iinde 90. srada yer alr. (Dr. Osman Keskolu, Kur'an- Kerim Bilgileri, Diyanet yayn, s, 125.)
Kald ki, bu ltuf ayetleri Muhammede geldiinde, kendi.si
hem 60 yalannda ok yal biriydi, hem de yannda birok ha
nmla birlikte yine birok sava esiri cariye de vard ki, artk by
le bir avantajl ayete gerek olmamalyd. rnein; Muhammed
yaklak 60 yalanndayken onun yannda 17 yanda olan ve ayn
zamanda sava maduresi olan Safiye; sava maduresi olan 20
yandaki Cveyriye; Habeistan kralnn Muhammed'e hediye
ettii 20 yandaki Marya; Beni Kureyza'da esir olarak ele geiri
len Reyhane ve ayn zamanda Zeynep binli Cahn ona hibe etti
i Cemile adndaki cariye ile Nefise adndaki bir baka cariyesi
daha vard. Bu alt sava esiri kadn dnda aynca u hr hanm
lar da onun nikh altndayd: evde, mm Habibe, Aye, Hafsa, Meymune, mm Seleme, Zeynep binti Cah. te byleine
bir ortamda Muhammed'e cariyeleri kullanma konusunda zel
olarak avantaj ayetlerinin inmesi gerekten tuhaf bir durum!
Aynca Muhammed herhangi bir kabile bakanm slama davet
ederken ona baz teklifler sunard. Bu tekliflerden biri de uydu:
"Bana zel-ahsma ait 'safiyy' denen bir ey verirseniz ben size
karmam, siz bizden yana emniyettesiniz-gvencedesiniz." Ge
nelde onun isledii zel eylerin banda da cariye geliyordu.
(rnein; Ebu Davud, Hara, No: 2991-2999; Nesa, Fey,
7/134.) Yani, Mslman olmayanlardan ounlukla kadn istiyor
du. Nitekim Muhammed, sava esirleri arasndan "Safyeyi" bu
ekilde kendine semi ve eve varmadan "Sehba" denilen yerde
286

onunla cinsi ilikide bulunmutu. (Bu konuda, Muhanmed ve


Kurmayiannn Hanmliin adl kitabmzda yeterli bilgi vardr.)
imdi de Muhammed iin "Cariye alabilirsin" eklinde zel
olarak inen ayetlerden bir-iki tanesinin anlamn verelim. Ahzb
Suresi'nin 50. ayetinde Muhammed'e nikhlar helal olan kadn
larn listesi sunulurken bir yerinde, "Ey peygamber! Biz sana
cariyeleri de hell kldk deniyor. Ayn fetva Ahzb Suresi'nin
52. ayetinde de vardr.^*'
Muhammed, az nce isimleri belirtilen cariyeleri gece hayat
iin kullanmtr; slami kaynaklarda bu konuda h ihtilaf yok
tur. Bir de onun ev ilerinde alan cariyeleri vard. rnein; 1Selma (mm Raf), 2- Meymune binti Sad, 3- Bereke (nm
Eymen), 4- Hudra, 5- Radva, 6- Rzeyne, 7- Marya-!, 8- Marya-2 (Ccddetl Msenna), 9- mm ya, 10- Havle (Ceddit'l
Hafs), ll- Meymune binti Ebil Habis, 12- mm Dmeyre,
13- Rebiha, 14- aibe. Bunlar, cariye statsnde olup da onun
evinde alan kadnlard. Ayrca onun evinde alp cariye ol
mayan hr kadnlar da vard. (rnein; Moultayn el-ae ad
l yaptnn 361-366. sayfalarnda ve Kastalaninn eJ-Mevahib,
1/431 ve bn-i Seyyidi-n-Nasn nsan'I Uyun, 2/411'de ve da
ha birok kaynakta "Muhammed'in ev hizmetlerinde alan ca
riye says 15; hr kadnlardan kendisine hizmet edenlerin say
s ise 18 idi" diye geiyor. Ayrca 53 tane de erkek hizmeti
onun hizmetini grrd. Bunlarn bir ksm kle, geri kalan da
hr insanlard. Ad geen kaynaklarda bunlarn tek tek isimleri
aklanmtr. Muhammed'in bu klelerinden birine "Sefine"
denirdi. Sefine, Arap dilinde gemi anlamna gelir. Bunun hik
yesi udur; Bu adam, Muhammed'in hanmlarndan mm Seleme'nin klesiymi. mm Seleme ona, "Eer sen Muham
med'e hizmet edersen ben seni azat ederim; yoksa kle kalrsn"
30 Hakim, Msted^k, 4/40; bn'il Cevzi, Sfat-i Saive. 1/75 ve Telkih, s.28; Halebi, tnsan'l Uyun, 3/419; Salihi. Ezvaci-i Nebi. 229; Ahmet bin Hanbel, Msned, 6/338.
287

demi. Adam da klelikten kurtulmak iin onun bu artn kabul


etmi ve bylece Muhammedin eline gemili. Bu adama "Se
fine" denmesinin nedeni udur; Herhangi bir yolculukta Muhammcd ve arkadalar yorulduklarnda eyalarn ona ykler
lerdi; ok gl olduu iin Muhammed ona, gemi anlamna
gelen "Sefine" adm takmt. Onlar istirahat ederken bu gariban
da onlara hamallk yapard.^^
Muhammed'in cariyelere nasl bakt, u rnekle daha bariz
ekilde gn na km olacaktr; Hicri 7. ylda Umret ul Kaza'dan dnerken yolda Meytnune adnda bir kadnla evleniyor
ve eve varmadan o lde onunla ilikide bulunuyor. Muham
med'in cariyeleri olduu gibi, onun hanmlarnn da cariyeleri
vard. Zaman iinde Meymune de bu cariye nimetinden yararla
np kendisi de cariyeler kullanyor. Bir gn Muhammed'e haber
vermeden bir cariyesini azat ediyor; daha sonra ona haber ver
diinde kendi.si Meymune'ye, "Keke onu azat etmeseydin de
daylarndan birine hibe etseydin daha iyi olurdu" diyor.^^
Burada hayrete dmemek imknszdr! Muhammed'in ha
nmlarndan biri kalkp cariye statsnde olan madur bir baya
n hrriyetine kavuturuyor; Muhammed ise, "Hayr byle yap
man doru deildir; onu daylarna hibe etseydin daha iyi olur
du" eklinde ok ar bir teklif ne sryor.
u da hatrdan kmamaldr ki, Muhammed Meymune ile
evlenirken kendisinin 60, kadnnsa 26 ile 36 ya arasnda oldu
u siyer kitaplarnda geiyor. Muhammedin bu yata bile cariyeye bu ekilde bakmas, gerekten ok ilgintir! Kald ki bu
olay, slami kesimce muteber saylan kaynaklarda mevcuttur ki,
onu inkr etmek mmkn deildir.
31 bni Esir, sd. No: 2130; bnil Cevz, StJl- Safve, 1/340: Askalani. et-sabc.
No: 3337; Ebu Davud, Ik. 3. No: 3932; bni Maca, ilk, 6. No; 2526.
32 Meymune nin azal ettii cariye i^in kaynaka; Tecrid-i Sarih, Diyanet tercemesi, No: 1135; Buhari-Mslia Hadisleri, el-L'l ve'l Mercan, No: 583: Buhari. Hibe, 15, bap: Mslim, Zekat, 44/999.

288

Cariyeleri sadece Muhammed kullanmamtr; bunlardan,


bata drt halife olmak zere dier sahabiler de azami derecede
yararlanmlardr. Birka rnek vermek gerekirse;
1) Halife merin, birok hr kadnla birlikte sava esiri cari
yeleri de vard. rnein; Lheyye adnda bir cariyesi vard ve on
dan Abdurrahman adnda ortanca bir ocua da sahip olmutu,^^
Fkeyhe adnda ikinci bir cariyesi daha vard. Bundan da
mer'in kz Zeynep domutu.^^
Hz, merin bir cariyesi daha vard. Bundan da kk Ab
durrahman domutu.^5
2) Hz, Osmann da Remle ve mml Veled adlarnda cari
yeleri vard. Remle'nin babas Bedir Savanda Mslmanlar
tarafndan ldrlm ve bunun sonueu olarak Osman onunla
evlenmiti.
Hz. Osmann mml Veledden bir kz dnyaya gelmiti.36
3) Hz, Alinin de birok cariyeye sahip olduu tarihi br ger
ektir. Mesela, Muhammed Hanefinin annesi "Havle binti Ca
fer; Sehba mm Habib; Hassan kz "Raite" (Muhammed
bunu Havazin basknnda kendisi bizzat Ali'ye vermi; daha son
ra ortaya kan zel bir durumdan tr Ali onu kullanmadan ser
best brakmt); bir dieri de Breydeden naklen Tecrid-i Sarih,
No: 1641de anlatlan cariyedir. Bunlar dnda daha birok cari
yesi de vard; bunlar hakkndaki bilgi, Muhammed ve Kumayianmn Hanmlar adl kitabmzda aynntl olarak verilmitir.
Burada cariyelerden sz etmekten gayemiz, onlarn Muham
med ve arkadalan tarafndan kullanldklar deil; tersine hem
kle hem de cariyelerin, Muhammedin emriyle herhangi br e33 Askalani, sabc. No: 11704; tbni Esir, sd, No: 7250; el-Kamil, 3/54; Taberi, Tarih-t MeJ, 5/191 ; bni Sad, Tabakat, 3/141; Zehebi, Tecrid-i Esma. No: 3722.
34 bni Esir, el-Kamil, 3/54; bni Sad, Tabakat, 3/141; Ihn'il Cevzi, Sfat-i Safvc,
1/142; Diyarbelciri, Tarihi Hami, 2/252; Ali-Naci Tamavi, Ahbari mer, s.363.
35 tbn'il, age, 1/142; Diyarbekiri, age, 2/251; Ali vc Naci Tantavi, age, s.363.
36 bn'il Cevzi, a^e, 1/154; Taberi, Tarih-i Milel, 5/441; bni Esir, el-Kamil, 3/185,
sd, No: 6925; Askalani, sabe, No: 11186; Muhibbddin Taberi. Ryad.. 2/152.
289

ya gibi satlp onlardan elde edilen parayla ihtiyalarnn kar


landn belirtmektir. Bu konuda ok somut bir rnek verelim;
Hicri beinci ylda Hendek Savandan hemen sonra, Muhammed ve arkadalar Beni Kureyza Yahudilerine baskn dzenle
yip yaklak 1 500 insan sa olarak ele geiriyorlar. nce bu
olayn anlatld ayetlerin anlamlarn sunalm:
"Allah ehli kitaptan (Yahudilerden) onlara (mriklere) yar
dm edenleri kalelerinden indirdi ve kalplerine korku dr
d. Bir ksmn ldryor, bir ksmn da esir alyordunuz,
Allah, onlarn yerlerine, yurtlarna, mallarna ve ayak bas
madnz topraklara sizi miras kld, Allah'n her eye g
c yeter." (Ahzb Suresi, 26 ve 27. ayetler.)
Muhammed, bu basknda ele geirdii erkekleri, (saylar,
400 ile 900 arasnda deiiyor) az nce anlamlarm verdiim
ayetleri gereke gstererek, kltan geiriyor ve hepsini de Me
dine'nin bugnk pazaryerinde kazdrd hendeklere attryor.
Bu idam iinde Hz. Ali ve Zbeyr bin Avam grevlendiriyor.^"^
Eli silah tutmayan erkek ocuklarla kz ve kadnlan da -bir
ksmn am, bir ksmm da Necd blgesine gndermek suretiy
le- kle ve cariye olarak yabanc insanlara satp onlardan elde
edilen gelirle-parayla at ve silah satn alarak slam ordusunu
glendiriyor.^^
te slamn btesini oluturan kaynaklardan biri de kle ve
cariye messesesidir. Acaba kadnlar, kzlar ve eli silah tutmayan
erkek ocuklann bu savalarda sulan neydi ki, Kur'an'm Allah'
bu felaketi onlann bana getirdi? Yoksa bunlar potansiyel sulu
olduklan iin mi onlar hakknda bu ferman ayetleri gnderildi!
37 Tabcri Tari/, MEB tercemes 5/499; Diyarbekiri, Tarihi Hainis, 1/498; Halebi,
nsaniii Uyun, 2/341.
38 Tecrid~i Sarih, Diyanel lercemesi. No: 1575; Zebebi, Tarihi slam, 2/317; bni
Esir, sd, No: 1997; Ebu Davud. Hara, No: 3005; Buhari-Mslim Hadisleri,
el-L'l ve'l Mercan, No: 1154.
290

Aynen Beni Kureyza gibi Beni Kaynuka Yahudilerini de ya


kalayp balyor ve onlann ldrlmesi iin adam da grevlen
diriyor; fakat tam bu srada onlarn bal olduu Abdullah bin
Selui gelip Muhammedin yakasndan-cebinden tutup "Ya bra
kacaksn ya brakacaksn diyor ve onlar zorla braktryor.
Yoksa Muhammed onlar da infaz eder, buna meruiyet kazan
drmak iin de hemen bir ayet inerdi. Fakat baarl olamaynca,
bu hadiseyle ilgili herhangi bir ayet de inmedi.^^
imdi de kle (erkek olan esir) hakknda Kur'an ve hadisler
de yer alan nemli bilgileri aktaralm; Kle, Kur'an ve dier s
lm kaynaklarda knn, rakik, rakebe, memluk, mlk'l yemin
ve abd gibi kelimelerle ifade edilir. Abd kelimesi aslnda kk
itibariyle Sami'den gelmedir. {Trkiye Diyanet Vakf slam An
siklopedisi, "Abd" maddesi, 1/57.)
slam inancna gre Allaha inanan bir insana kul anlamna ge
len "abd denir. Byk diye dnlen Allah, acaba niin kabul
ediyor ki onun bir ksm kullan baka kullarn kendine kle-abd
olarak kullansnlar? Kabul etmek yle dursun, stelik Tanr, bir
ksm insann dier bir ksm insan kendine kle yapmas iin,
kendi ayetleriyle bu ii organize edip bu konuda fetva veriyor.
Kur'an'da yer alan kleyle ilgili bilgileri nce toplu halde su
nup, ardndan yorumlayalm. Bakara Suresinin 178. ayetinde
ksasla ilgili bilgi verilirken "(ldrlen) hre kar hr, kleye
kar kle, kadna kar da kadn ldrlr" deniyor.
Yine Bakara Suresi'nin 221, ayetinde zet olarak, "Ne siz
mminler mriklerle evlenin, ne de onlara kzlarnz verin.
Mslman olan bir kle veya cariye, bir bay veya bayan putpe
restten (hounuza gitseler bile) daha iyidir" deniyor.
39 2tehebi, Tarihi siam, 2/307; Tabcri, Milletler ve Hkmdarlar Tarihi, MEB
tere. 4/343; Tarihi Hami, 1/409; slam Ansiklopedisi,.MEB Wensinck, 6/467;
bni Sad, Tabakat, 2/264; bn shak, Siret, Zekai zel tere., 368; Ahmet zel,
5avaj Esirleri, s.37; Halebi, nsaniil Uyun, 2/143,

291

Mde Suresinin 92. ayetinde ise, "Yanllkla bir insan ldiirenin kefareti bir kle azat etmektir" deniyor ve burada olaya
farkl ekilde yaklalyor.
Tevbe Suresi'nin 60. ayetinde kendilerine zekt verilmesi ge
rekenler anlatlrken "Klelere de verin" deniyor.
Bakara Suresi'nin 177. ayetinde iyi insanlarn zelliklerin
den sz edilirken, "Klelere de sevdikleri mallarndan harcar
lar" deniyor.
nsan Suresi'nin 8, ayetinde "y olan nsanlar, esire de yedi
rirler" deniyor.
Beled Suresi'nin 11-13. ayetlerinde zet olarak, "nsanolu
nun sarp yokuu (zoru) aabilmesi iin baz eyler yapmas ge
rektii; bunlardan birinin de kle azat etmek olduu" syleniyor.
Mde Suresi'nin 89. ayetinde yemin kefaretinden sz edilir
ken bunun bir yolunun da kle azat etmek olduu syleniyor.
Keza zihar (kiinin kendi hanmna "Sen bana annemin srt gi
bisin" demesi) gibi dier baz cezalarn kefareti yine kle azat
etmek olarak gsterilmitir. (Mcdele Suresi, 3. ayet.)
Daha nce de deindiimiz gibi, Ahzb Suresinin 26 ve 27.
ayetlerinde Beni Kureyza'da ele geirilen esirlerle ilgili zetle,
"Siz Mslmanlar, ele geirdiiniz o insanlarn bir ksmn esir
ediyordunuz (kle olarak kullanyordunuz), bir ksmn da ld
ryordunuz" deniyor ve bu olaydan vgyle sz ediliyor.
Muhammed Sure.si'nin 4. ayetinde, "Savata inkrclarla kar
latnz zaman onlarn boyunlarm vurun; onlar yi sindirin
ce ba skca balayn (onlar esir edin/kle statsne tabi tu
tun); daha sonra zaman iinde onlar serbest brakn ya da on
lardan fidye alp ylesine serbest brakn" deniyor.
Evet, bu gibi rnekleri daha da oaltabiliriz. Ama nemli
olan rneklerin okluu deil; Kur'ann konuya yaklamdr.
Bu bakmdan, Kur'an'dan verdiimiz rneklerle ilgili baz nok
talar zerinde duracaz,
1)
Gerek Mde Suresi'nin 92. ayetinde, gerekse Mcdele
Suresi 3, ayetinde olsun, klenin lehine baz eyler ne srl292

mtiir. Fakat klelii yasaklayan, onu ortadan kaldran bir aye


ti Kur'anda bulmak mmkn deildir. Kur'ann ald baz ka
rarlar, klenin lehine grnse bile bunlar yeni olan icatlar deil
dir. Nitekim daha nce fade edildii gibi, Hakim bin Hizam
adndaki ahs tek bana kendi imknlaryla yz tane kle azat
etmiti ki, o zaman henz Muhammed peygamberlik davasnda
bulunmamt. Eer Kur'an'n arkasnda Allah olsayd, ona d
en, onlar hakknda byle ufak tefek kararlar almak deil; onla
r tamamen esaret zincirinden kurtarmak olmas gerekirdi. Ama
maalesef Kur'an'n klelii ortadan kaldrdna ilikin hibir
iaret mevcut deildir. Hatta diyebiliriz ki, kiinin iledii baz
gnahlardan kurtulabilmesi iin Kuran'da belirlenen kleyi azat
etme forml, klelii daha da cazip hale getirmeyi, kurumla
trmay tevik etmitir. Mesela bir insan, "Mademki byk g
nahlardan kurtulmak iin kle azat etmek yi bir eydir, o halde
klelik kurumu her an devam etsin k, bu tr gnahlar iledii
miz zaman hemen bir kle azat edelim de bu sutan bir an evvel
kurtulalm" eklinde bir yorumda bulunabilir,
2)
Beled Suresi'nde, "nsanolu ancak kleyi azat etmekle
sarp yokuu a.abilir" denmekle sanki acayip bir karar verilmi
gibi grnr. Halbuki bu ayetin iinde yer ald Beled Suresi,
ini snas tibariyle 35. srada olup, peygamberliin ilk yllarnda
Mekkede inmitir. Bu bakmdan, hem Muhammed'in icraatyla
hem de Kur'an'n dier ayetleriyle birlikte ele almakszn iyi gibi
grnen bu ayetin sadece grntsne bakarak hkm vermek
doru deildir. Mesela; daha sonra 90, srada inen Ahzb Suresi'nin 26 ve 27. ayetlerinde zet olarak, "Sz Beni Kureyza'da ele
geirdiiniz o insanlann bir ksmn ldryor, bir ksmn da k
le muamelesine tabi tutuyordunuz" diyen bir Kur'an hakknda,
nasl olur da "kle iin iyi dnmtr" diyebiliriz! Yine Medi
ne'de inen ve ini sras da 89, olan Enfl Suresi'nin 12. ayetinde
Bedir mrikleriyle ilgili Kur'an'n Allah'nn -gya- meleklere
hitaben, "Haydi Mslmanlar desteklemek amacyla savaa gi
din; ben sizinle beraberim. Ben kfirlerin yreine korku salaca
293

m; bylece siz de hemen onlarn boyunlarn vurun, onlarn


btn parmaklann dorayn" diyen ve yine Medine'de 95. sra
da inen Muhammed Suresinin 4, ayetinde zet olarak, "Savata
inkr edenlerle karlatnz zaman boyunlarn vurun; onlar
esir aln; sava sona erince de, artk ya onlar karlksz olarak
(duruma gre), ya da onlardan fidye aldktan sonra serbest bra
kn" diyen bir Kur'an'a, "kle iin yi dnmtr" demek nasl
doru olabilir! Kald ki Beled Suresi'nde yer alan ayetin pek o
kadar ehemmiyeti yoktur. nk, Mekke'de Muhammed'in ta
raftarlar henz birka kii iken sert davranamazd; doal olarak
ancak bylesine hmanist mesajlar syleyebilirdi; bunu da gz
ard etmemek gerekir!
3) Bakara Suresinin 221. ayetinde zet olarak, "Siz inanan
lar, ne mriklerle evlenin ne de onlara kz verin. Onlar hounu
za gitse de bir kere inanan bir kle veya cariye, bir mrikten
daha hayrldr" deyip de insanlar arasnda sadece dnce y
znden tefrika yapan bir Kur'an hakknda "Kle in iyi dn
mtr demek nasl doru olabilir?
4) Baz Islami yazarlar, "Kur an, o gnk artlarda kleye bu
kadar mkn tanmsa, bu ok nemli bir gelime ve byk bir
baardr; dolaysyla, eer bir gn gelir artlar oluur ve klelik
ortadan kaldnimak istenirse, Allah bundan ancak mutluluk du
yar" eklinde ok yerinde gibi grnen bir savunma yapyorlar.
Ama maalesef bu savunma yetersizdir. Zira, mademki slam
inancna gre artk Kur'andan sonra ilahi bir kitap gelmeyecek
ve mademki btn ilahi dinler Kuranla evrimlerini tamamla
mlar (Mide Suresi, 3. ayeti vb.); o zaman Kuran'a inanan
hangi Mslmann haddinedir ki, kalkp Kur'anda olmayan bir
olaya kendisi karar verebilsin/hkm koyabilsin? Kald ki, daha
nce de ifade edildii gibi Muhammed birok cariye-kie kul
lanmtr. Hatta bu klelerden birinin adnn "Sefine" (gemi ka
dar yk tad iin Muhammed ona bu ismi takmt) olduu
daha nce yazlmt. Bu nedenle, Muhammed'in klelie kar
olduunu savunmak pek doru bir sylem deildir. Hatta cari294

yesi Marya, onun olu brahimi dourunca, Ebu Rafi adnda


bir ahs Muhammede mjde veriyor; o da buna karlk kendi
sine bir kle veriyor.^
Muhammed, mjde olarak kle verdii zaman (h. 8. yl) 61
yandayd ve Kur'an da neredeyse bitmek zereydi. te mr
nn sonuna kadar azami derecede kle ve cariye kullanan bir
Muhammed ve buna cevaz veren bir Kuran, nasl olur da "Asln
da Kur'an ve Muhammed kle-cariye hakknda iyi kararlar ver
mitir" szn hak edebilir? Yine daha nce de ifade edildii gi
bi, onun hanmlarndan Meymune, ona haber vermeden kendi cariyesini azat edince o, "Keke azat etmeseydin de daylarndan
birine hediye etseydin, daha iyi olurdu" demiti, (Bu konudaki
kaynaklar daha nce yazlmt.) zgrlne kavuan bir cariyeye kar bu ifadeyi kullanan bir Muhammed hakknda, "Kle
ve cariye iin iyi kararlar vermitir" demek doru deildir.
Muhammedin u sz ok ilgintir: "Aslnda ben kle ol
mak isterdim; fakat nemli grevlerim itibariyle klelik benim
iin sakncal olur."**
Bir dier hadisinde de, "Kim bir cariye veya kleyi efendisi
ne kar rgtleyip de onun aleyhinde kkrtyorsa, o bizden
deildir" demi.'*^ (Ebu Davud, Edep, 135, No: 5170 ve Talak,
l. No; 2175.) Hatta Muhammed kle hakknda, "Merkebe, ata
ve kleye zekat dmez" demek suretiyle onu herhangi bir em
tia gibi deerlendirip eekle edeerde tutmutur. Kald ki bu
sz, sahih saylan tm hadis kaynaklarnda vardr.
Muhammed bir dier sznde, "ayet bir kle, esaretten
kurtulmak iin efendisinden kaarsa, ondan koruma garantisi
40 tbni Asakir, Tarih'u Medineti Dmak, 3/236; tbni Esir, sd, No; 6, "brahim"
maddesi; tbni Abdi'l Ber. sliab, 1/57; Kasalan, el-Mevahb, 1/397; bnjl Cevzi, cl-Muntazam, 3/300; Tarihi Yakubi, 1/411; Bclazuri, Ensab'l Eraf, 1/449.
41 Buhari, 7it, 16. bap.
42 Buhari-Mst Hadisleri, cl-Lii'l vei Metvan. No: 568, "Zekat" blm; Bu
hari, Zekat, 45 ve 46. baplar, Mslim, "Zeka" blm ve dier hadis kaynaklan.
295

kalkmtr. Ayrca onun namaz da kabul ediimez demi ve ok


sk bir ekilde kleyi efendiye balamak istemitir.'f^
Bir dier sznde de, "Efendisine kar saygl olan bir kleye
iki sevap vardr" deyip kleyi efendisine kar kleliini tam mana
syla yerine getirmeye, ona kar itaatkr olmaya davet etmitir,'*^
Hele Allah'n kleyle ilgili u benzetmesi ok ilgintir: Nall
Suresi'nin 75. ayetinde, "Allah, hibir eye gc yetmeyen, ba
kasnn mal olmu bir kle ile katmzdan kendisine verdiimiz
gzel rzktan gizli ve aikr olarak harcayan fhr) bir kimseyi
rnek verir. Bunlar hi eit olurlar m? (olamazlar) Hamd Al
laha mahsustur. Ama onlarn ou bunu bilmez" deniyor.
Bu ayetle ilgili birok yorum yaplm, ayetin aret dahi et
medii manalar ona yklenmi ve bir anlam birliinde karar k
lnmamtr. Ben o yorumlara girmeyi lzumsuz buluyorum.
Ancak ayetin net olarak ifade ettii bir-iki nokta zerinde biraz
durmak istiyorum. Bir kere her eyden nce byle bir rnein
Kur'ann Allah' tarafndan verilmesi byk bir talihsizliktir.
nk, burada Allah, kleyle hr olann eit olamayacan,
hr olann elindeki serveti de kendisinin ona verdiini sylyor.
Hele bylesine bir benzetmeden sonra Allah'n kendi kendine
teekkr edip "Hamd Allah'a mahsustur" eklinde bir ifade kul
lanmas ayrca lgin! nk burada sevinilecek bir ey yoktur;
aslnda zlecek eyler vardr. Bir kere hrle kle arasndaki
kriteri ekonomik olarak ele almak doru deildir. Halbuki bura
da eer insanlara bir eyler anlatmak iin rnek vermek gereki
yorsa, kle dnda halk nezdinde meru olan, yaplmas sakn
cal olmayan baka bir nesne veya olayla ilgili rnek verilmesi
gerekirdi. Sanki kala kala klelik mi kald? nk kleden bu
ekilde, bu tarzda rnek verilmekle onun varlna meruiyet
kazandrlyor; dolaysyla, sanki klelik hayatn br parasy43 Kiitb-i Sine, brahim Canan tercemesi, 12/11; Mslim, iman. No: 68-70; Ebu
Davud, Hudud.Ho'. 4360; Nesa, Tahrtm-i Dem, 12-7/102.
44 Buhari, Enbiya,
Nikah. 12; ve Itk, 16 ile 17. baplar.
296

m gibi ima ediliyor. Kald ki burada hr olanla ilgili, "Kendi


sine tarafmzdan gzel bir nzk verdiimiz" eklinde bir beya
natta bulunulup, -kitabin banda anlamlan sunulan ayetler gi
bi- yine gelir dalm konusunda i kadercilie havale ediliyor.
slama Gre Kle eitleri
1) Knn: Tamamen kle olan ve velisinin/sahibinin lm
zerine -mal gibi- veraset yoluyla bakasna geen kledir. Ya
ni, zbez kle olan ve hibir avantaj olmayan bir snf.
2) Mkateb; Efendinin, kendi klesine, "Bana u kadar tak
sitle u kadar para veya baka bir mal verirsen, benden hr/zgrsn" demesi ve klenin de bunu kabul etmesi sonucu kendi
siyle pazarlk yaplan kleye denir. Bu ekilde kle azat etme
yntemi Kur'anda gemektedir. Nr Suresinin 33, ayetinde
"Elleriniz altnda bulunanlardan (kle-cariyelerden) mkatebe
yapmak isteyenlerle (para karl zgrln isteyenlerle),
eer zgrlne kavumalarnda bir iyilik-hayr gryorsanz,
onlarla mkatebe yapnz" deniyor. Bu konuda detaya girmek
istemiyoruz; nk detay ksmnda birok ihtilaf vardr. zerin
de durmak istediimiz, Kur'an'n, bir insann ancak para karl
zgrlne kavuabileceine fetva vermesidir. Bir efendi
nin byle bir kleden ne kadar para isteyebilecei sorusuna da
aklk getirilmemitir. Dolaysyla, ok yksek bir rakam iste
yebilecei gibi, ok az bir para da isteyebilir. Bu, artk kiinin
vicdanna bal olan bir eydir.
3) Mdebber; Bir efendinin kendi klesine, "Ben ldkten
sonra sen zgrsn" anlamna gelen bir ifade kullanmasyla bir
kle mdebber saylr ve velisinin lmnden sonra zgrl
ne kavuur. Ancak bunun da baz nemli artlar vardr. rne
in; eer efendi lmeden nce fakir derse onu satabilir/sznden cayabilir. Nitekim Muhammed, bu duruma den bir efen
dinin klesini "Nuaym bin Nehham" adl kiiye sekiz yz dirhe
297

me (gm para) satp o paray efendisine vermi ve bylece o


efendinin tedbir yoluyla azat etmek istedii ahsn kleliine
devam karan almtr.^-'*
Ayrca, bir klenin bu ekilde azat edilebilmesi iin o kle
veya klelerin, adamn tm malnn l/3' kadar olmas gerekir.
yle bir rnek vermekte yarar vardr: Adamn biri lm ann
da alt tane klesi hakknda, "Eer ben lrsem bunlann hepsi
hr olsun" deyip tedbir yoluyla bunlar azat etmek istiyor; bunu
duyan Muhammed, gidip onlara engel oluyor ve adama, "Senin
baka maln olmadna gre, bunlarn tmn azat edemezsin;
ancak tm malnn te biri kadar yetkiye sahipsin. O nedenle,
mademki bu alt kleden baka maln yoktur; sen bunlarn 1/3'
olan iki tanesini azat et, geriye kalan drt kle ise mal gibi va
rislerine kalsn" diyor ve kura sonucu ikisi azat edilirken geriye
kalan drdnn kleliine devam ediliyor.^^
Ayrca, Mslim {Eyman, 56, No: 1668'de) "Her altsn da
tedbir yoluyla azat etmek istedii iin Muhammed'in o adama
ok sert bir ekilde kzdn" yazyor.
Kald ki, bu yolla kle azat etmenin sakncalar da oktur.
rnein; bir kle veya cariye, "Mademki benim efendim ldk
ten sonra ben zgrlme kavuurum, o halde buna bir an ev
vel kavumak iin ben onu bir yolla ldrp erkenden hrriyeti
me kavuaym" eklinde dnp efendisini ldrebilir. Nite
kim Umm Varaka adl bir bayan, bir kle br de cariyesini bu
yolla azat etmek isteyince, onlar -br an nce zgrlklerine
kavumak iin- mm Varaka'y ldryorlar.'^'^ Bunu duyan
45 Buhari, Buyu, 59, 110; sikraz, 16; Husumat, 2; Itk, 9; Kefaret-i Eyman, 7; k
rah, 4; Afttam, 32; Mslim, Zeiaf, 13, No: 997; Ebu Davud, !tk, 9, No: 3955
57; Tirmizi, Buyu, 11, No; 1219; Nesai, Buyu, 84-7/304.
46 Ebu Davud, Itk, 10, No: 3958-61; Tirmizi, Ahkam, 27, No; 1364; Nesai,
Cenaiz, 65, No: 1960-4/64; mam Malik, Muvana, Itk, 3-2/774; bn Mace, Ah
kam. No; 2345.
47 Ebu Davud, Salat, 62. bap. No: 591; Askatani, el-sabe, No: 12294; bn'il Cevzi, 5j/af-j Saf, 2/51, No; 152; Halcbi. nsanii'l Uyun, 2/143, "Bedir Sava"
blmnde.
298

Halife mer, o iki ahs dam ediyor. te bu tr azat etmenin


beraberinde getirdii sakncalara ak bir rnek.
4)
Mbaaz; Bir klede birka kii ortaksa buna mba'az de
nir, Bu durumda ayet bir ortak hissesini azat ederse, eer o adam
hepsini azat edebilecek durumdaysa dier ortaklarn da hissesini
alp onun tmn azat etmeli; yok eer bunu yapamyorsa, o za
man o kle adamn hissesi kadar azat edilir, dier ortaklarn his
sesi kadar da kle olarak kalmaya devam eder. Bunu yle bir r
nekle aalm; bir sava sonucu ayet be kiiye bir kle derse
ve bu be kiiden biri hissesine deni azat ederse; ayet bu ahs
dier ortaklarn da paym alacak gte deilse, o zaman o klenin
I/5'i azat olur; kalan 4/5i de kle olarak devam eder. Bu adamn
elde ettii gelirin bete biri onun olacak, geriye kalan se onun
efendileri arasnda paylalacak.
Demek k bir gn kendine, drt gn de efendilerine alrmak
zorunda kalacak. Ancak bir insann kendi klesinin bir blm
n azat edip bir blmn kle olarak brakmas konusu slam
limleri arasnda ihtilafldr; bunu da belirtelim. nk bu konu
Kur'an'da deil, hadislerde anlatlmtr.'^
Bazen bu statdeki bir kleyle ilgili ok lgin eyler de olu
yor. Mesela; yanllkla ldrlen bir zgr insann kan bedeli
yz devedir; klenin kan bedeli ise zgr insannkinden daha
azdr. Hatta ou mtehitlere gre, kle mal durumunda oldu
u iin, bakas tarafndan ldrld zaman o gnk artlar
da bir klenin piyasa fiyat ne kadarsa onun kan bedeli o kadar
olacak; ama hibir zaman onun kan bedeli hr olan bir insann
kan bedelini gememelidir. Bu durumda, eer bir ksm hr, bir
ksm da kle olan (mba'az) bir insan yanllkla ldrlrse,
onda hem kle hem de hr insann muamelesi uygulanr. Bir
ksm hr olduu iin hrlerin fiyatna gre deerlendirilir, bir
48 Buhari, irket, 5, 14; !tk, 4, 17; Mslim, tk. 1, No: 1501; Ebu Davud, /* , 6,
No: 3940-47; Tirmiz, Ahkam, 14, No: 1346-47; mam Malik, Muvatta, tk,
1,2/772; Nesai, Buyu, 106-7/319.
299

ksmna da kle fiyat biilir. Yani byle bir insanda ayn anda
iki ilem grlm olur. Diyelim ki bir ksm azat edilen br k
le ayet br bakas tarafndan ldrl se, o zaman onun kata
ka hr ise o kadar hrn kan bedeli verilir; ne kadar kle ise
o kadar da klenin kan bedeli verilir. Ayn durum veraset iin
de geerlidir. nk bir kle -babas da olsa- bir yakn akraba
sna varis olamaz. Ne kadar hr olmusa o kadar varis saylr.
Yani verasette de tam varis olamaz.*^
5) mm'I Veled: ayet bir cariye, efendisinden ocuk sahibi
olursa, efendinin lmnden sonra vasiyetsiz bir ekilde hr sa
ylr ve artk mal gibi elden ele dolap varislerine gemez. Bylesine bir cariyeye "mm'I Veled" denir. Bu tr cariyeieri hem
Muhammcd hem de dier drt halife kullanmlardr. rnein;
Muhammed'in Marya adndaki cariyesi bu statde olan bir cariyeydi. Hz. mer'in Fkeyhe ve Lheyye adndaki cariyeleriyle
Hz. Ali'nin Muhammed Hanefi'nin annesi olan Havle gibi ve
Hz. Osman'n cariyeierinden mm'I Veled denilen bu tr ha
nmlar vard. Bunlarn bir ksm bu kitapta daha nce aklanmakla birlikte byk ounluu Muhanuned ve Kurmuylannn
Hanmlar adl kitabmzda ayrntl olarak aklanmtr.
te Muhammed'in grne gre bu durumda olan bir cari
ye, ancak efendisinin lmnden sonra hrriyetine kavuabilir.
6) Velat'l Itka: Azat edilen bir kle ile efendisi arasndaki
ba kopmaz; onlar birbirlerine akraba olur. Hatta eer yakn akrabalan yoksa, bu akrabalk nedeniyle birbirlerinin malna varis
bile olurlar. Tabi ki bir kle baka bir insan tarafndan azat edi
lirse, genelde onun memuru durumuna der ve ister istemez
onun karsnda yine bir nevi kle durumunda olur. Sonuta,
zgrlne kavuan kle bir insan iin klelik tam olarak bit
miyor; tersine, yine de devam ediyor.
49 bni Rt, Bidayet't MteMu 4/256; Ebu Davud, Diyat, 22, No: 4582; Tirmizi, Buyu, 35, No: 259; Nesai, Kasame, 36-8/45; Ktiib-i Sitte, brahim
Canan tercemesi, 12/28; Ebu Davud, Diyat, 20, No: 4582; Tilmizi, Suyu, 35,
No: 1259; Nesai. Kasame, 36, 8/45.
300

KAYNAKA

A bdullatif mir "Ahkam'u! Esra ve-s'Sebaya fil Hurub'


Islamiye" Kahire, 1986
A. Melik b. Habib (. Hicri 238), Kitabu Edebi'n-Nis, tek cilt,
Beyrut 1992, Dar'l Garbil slami, tahkik, Abdu mecit Tiirk, Diyanet Ktphanesi, No: 29757-Ankara.
Abdulfettah Halife, "Tefsir-u saret-il Ahzab" tek cilt, 1937,
Diyanet Ktphanesi, no: 419 Ankara.
Abdulkerim Haebi (735/1334-) "El'Mevrid'ul A zb tek cilt,
(el yazma) Damat brahim Paa blm, no: 420, Sleymaniye Ktphanesi, st.
Abdusselam b.Hasan Edgir, "Hukmu 7Esra fd slam Rabat, 1985
Ahmet Halil Cuma;
a) Nisn Mbaeratn bil Cenneti, 2 mc., bni Kesir Mat
baas, Dmak, 1990;
b) Nisn min Asri'n-Nbvve, 2 Mc. bni Kesir Matbaas,
Dmak, 1992;
c) Nis'I Enbiyai f Devi7 Kur'an, tek cilt, bni Kesir Mat
baas, Dmak, 1992;
d) Nisn Havle'r-Resul, tek cilt, Yemame Matbaas, Dmak, 1996.
Ahmet Zeyni Dahlan (, hicri 1304), Sireti Nebi, 2 cilt, Zeyni
Dahlan Matbaas, Beyrut, 1983.
Ahfe; Sait b. Mesude Belh (215/830-.) "MaaniI- Kur'an" 2
cilt, Alemul Kutub Matbaas, Beyrut, 1985. Diyanet Ktp
hanesi, no; 25013-Ankara.
301

Aladdin Ali b. Belban Farisi (. hicri 739^, Saiih-i bni Hib~


ban bi Tertibi tbni Belban, 16c., 7491 hadis, Risale Matba
as, Beyrut, 1993.
Aladdin Moultay (. hicri 762);
a) ei-anst Ha Simti 1 Mustafa, tek cilt, Dar'l Kalem Mat
baas, am, M. Niza. Fteyyih;
b) ez-Zhr'I Basim. (Bu az nceki kitabn asldr. ok
nemlidir.)
AU ve Naci Tantavi, Abbar mer ve Abdullah b. mer, tek
cilt, Mekt. slami, Beyrut, 1983
Alusi, Mahmut kr Ebu Sena Sebahattin (. hicri 1270);
a) Blu'l ereb Fi marifeti ahvali'! Arab, 3 cilt, Beyrut, Da
r'l KUtbi1lmiye, tarihsiz;
b) Ruh'l Maani, 9 cilt, Kbra Emiriye Matbaas, Msr,
1310 hicri.
Asbahan bni Habban (. hicri 369), Ahbari mer, 4 cilt, Da
r'l Mslime, Riyad, tarihsiz.
Asm Kksal; "slam Tarihi", 11 cilt, 1980-81. st.
Ayn; Bedrettin Ebu Muhammed Mahmut hin Ali
(855/1451-) "Umdeful Kari erh'u sahih'il Buhar", 25 cilt,
tarihsiz, Beyrut.
Bahteri Ebu Bir (. hicri 953), Hammaset'l Bahteri, 1910,
Tahk. Lveys eyho.
Begavi (432-516), el-Envar fi emaili Nebiyyil Muhfai; 2 cilt,
1989, Daru-d-Diya, Beyrut, Tahkik brahim Yakubi, Diyanet
Ktphanesi, No; 24870, Ankara.
Belazuri, Ahmet b.Yahya b. Cabir (. hicri 279);
a) Ensab'l Eraf, 13 cilt, Dar'l Fikir, 1996, Beyrut;
b) Futubu'l Buldan, Mustafa Fayda Tere., 1987.
Besevi, Ebu Yusuf Yakub b. Sfyan (. hicri 277), el-Marifei
ve't-Tarih, 3 c., Beyrut, 1974. zmir lahiyat Fakltes'nde
vardr; No; 6679.
302

Beyhak, Ebu Bekir, Ahmet b. Hseyin {. hicri 458);


a) Delail'n Nbvve, 7 cilt, Daru Ktbi'l lmiye, 1985,
Beyrut;
b) Sneni Kbra, 10 cilt, Daru Sadr, h. 1353 Beyrut,
Biceyemi, (. hicri 1221), Tuhfetl Habib Ala erhl Hatip, 5
cilt, Daru Kt. lmiye, Beyrut, 1996.
Cahz (. hicri 255), el-Mehasin ve'} Eddad, tek cilt, Beyrut,
1991, Daru hyai'l Ulum, M.Sait.
Cessas Ebu bekir A hm et bin A li er-R azi (370/980-.)
"Ahkam'l Kur'an" 3 cilt. Fikir matbaas. Beyrut, 1993
Cevat Ali "El.Mufassal fi tarihil Arab kabl'el slam" 10 cilt,
1970, Beyrut.
Daemi, Ebu Muhammed bin Abdullah (255/869-) "Snen"
2 cilt, 1981, st.
Dmyati, Abd'l Mmin erafettin (. hicri 705);
a) Njs Resllah, tek cilt, Aleml Ktb,Beyrut, 1989SAM, D. No: 297-92dm-n stanbul;
b) es'Siret'n-Nebeviye, tek cilt, SAM. D. No: 47169 stanbul
Diyarbekiri, Hseyin b.Muhammed (. hicri 990), Tarih'j
Hami, 2 cilt, Daru Sadu~, Beyrut, tarihsiz.
Dr. Galip Kureyi, EvveUyat'i Faruk/ mer, tek cilt, Beyrut,
1990.
Dulabi, Ebu Bir Muhammed b, Ahmet, ez-Zeniyyet't-Tabire, 2 Mcelied, Messeset A'lam, 1988, Beyrut. SAM'da
vardr; D, No: 24590, stanbul.
Ebu Cafer bin Muhammed bin Selame (-321/933) "erh
Mukil'il Asar" 16 cilt. Risale matbaas, Beyrut, 1994
Ebu Naira Esfahan (.430/1038.) "Delail'i Nubvve" 2 cilt,
Nefais matbaas, Beyrut, 1991
Ebu mer Yusuf b. Abdillah b, Muhammed b, Abdil Ber (.
hicri 463);
a) ei-stiab.fi marifeti'} ashab, 4 cilt, "Deru Nahde", Msr,
tarihsiz, Ali Becavi.Tah.;
303

b) ei-stizkar, 30 cilt, Daru Kuteybe, 1993, Beyrut, Emin


Kal'ac;
c) ed-Drrl Mesnun fl ulumi'i Kitabi! Meknun, 11 cilt, Darl Kalem, Dmiak, 1986;
d) ed-Drer F ihtisari'l Megazi ve's Siyer, tek cilt, Dar'l
Maarif, Msr, 1403, evki Dayf.
Ebu eybe Muhammed "Siret--n-Nebeviyye" 3 cilt, 1992,
Beyrut. Fikir Matbaas.
Ebu Ubeyde (209/824) "Tesmiyet' Ezvac-i-n-Nebi" tek cilt,
tahkik eden Yusuf Ali, Terbiye Matbaas, 1990, Beyrur.
Ebu Ubeyd Kasm b. Selam (. hicri 224), Kitab'l Emval, tek
cilt, Diyanet Kt. D. No: 17570, Ankara.
Ebu Yusuf Yakup bin brahim (. hicri 182), Kitab'l Hara,
tek cilt, Beyrut, Darl Marife, tarihsiz.
EbT Hilal Askeri, (. hicri 395); a) el-Eva, Darl Ktbi'l
lmiye, Beyrut, h.l407; b) Cemheret'l Emsal, Beyrut, 1408
H. Tahk. Ahmet A. Selam.
Ebu Yali Musilt (.307/9I9) "Msned", 16 cilt, Daru Sukafil
Arabi, tahkik eden Hseyin Selim Esad, 1992- am.
Efgan; Sait;
a-)"Esvak'ul arab fi-Fcahiliyye vel'islam" tek cilt, 1960,
Fikir Matbaas, Dimak.
b-)''Aie ve-s'Siyase" 1937, Kahire.
El-Perra; Ebu Muhammed muhyissunne Hseyin b. Mesut
(516/ 1122-.) "Mealim-u't-Tenzil". 8 cilt, Daru Teybe,
Riyad, 1993. Diyanet Ktphanesi, no: 24796-Ankara,
El-Mzi, Cemalettin Yusuf (, hicri 742);
a) Tebzib-i Kemal, 35 cilt, Risale Matbaas, Beyrut, 1992, B,
Aval M.;
b) Thhfetal Eraf, 14 cilt, Daru Ktbil slami, Beyrut,
1983, Komisyon.
Endlsi, tbni Abdi Rabb Ahmet (, hicri 328), kd'l Ferid, 1 cilt. Kahire, 1965, Lecnet Telifat Matbaas,
304

et-Temhid erhu Muvatta, Magrib Evkaf Bakanl, 26 cilt


1992.
E adulus; M uham m ed bin Yusuf (-745/1344) "Tefsiru
Bahr'i! Muhit" S cilt, Saadet Matbaas, 1328 hicri. Msr
En-Nasif; "Tac'ul Usl fi Ehadis-i-r-Resal" 5 cilt, Dersaadet
Matbaas, ist.
Er-Reys; Muhammed Diyauddin, "EfHarac-u Fi'd-Devlet'U
slam iye" Kahire- 1957
E.R. Toledano, "Osmanh Kle Ticareti, 940-1990", Tercme
eden Y. Hakan Erdem. 1994, st.
Esfahan; Ebu Naim (430/1038-.) "De/a/7*y Nubuvve" 2 cilt
bir arada. Nefais matbaasi- 1991, Beyrut,
Halebi, Ali b. Burhanettin (. hicri 1044); nsanl uyun h Sieti
Emin'I Memun, 3 cilt, Mektebl slami, Beyrut, tarihsiz,
Halit Abdurrahman AK, Mevsuatu zeman Havh-r-Resui, 3
cilt, Daru Nefais, Beyrut, 1991,
Hamidullah; Muhammed "slam Peygamberi" 2 cilt, terceme
eden Prof. Salih Tu, 1980, st.
Heysem; Nurettin Ali bin Ebibekir ( 807/ 1404-.) Mecmeu'z-Zevaid 10 cilt, 1967 Beyrut.
Hindi, Aladdin Ali bin Ebi Bekir (. hicri 807); Kenz'l Um
mal f SnenUAkval ve'E fal. 16 cilt, Beyrut, 1978.
Haku, Ebu Sait Abdulmelk (406/1015-.) tek cilt, "Kitab-u
siyer-i Nebi" Esad efendi blm no; 2222. Farsa ile yazl
m. Sleymaniye Ktphanesi-stanbul.
Hazin; Aladdin Ali b.Muhammed Badad (725/1325-.)
"Lubab'u-Te'vil fi maan'i-t' Tenzil" Mecmeu-t Tefasir iinde
st. 1979
'
Hufi; ''E/-Mer'ef f--iir'il cahiliye" doktora tezi.
Isfahani, Ebu Nuaym Ahmet b. Abdullah (. hicri 430);
a) Marifet's-Sababe, 3 cilt, 1988, Medine, ISAM, No:
20733, stanbul;
b) Hlliyct'l Evliya, 12 cilt, Darii'l Ktb-il lmiye, Beyrut,
1997, Tahkik Mustafa Abdlkadir Ata,
305

Isfahani, Ebl Ferec Ali b. Hseyin (. hicri 967); d-Eani,


24 cilt, el'Hey'etl- Amme, Msr, 1983, Tahk. Al Muhammed Becavi.
Ibn-i Asakr Ebu Mansur A.Rahman b.Muhammed (. hicri
620), d-Erbain f Menakb mmebati'I Mminin, tek cilt,
Kahire, 1990, Mekteb't- tras'i Islami, slam Ansiklopedisi
Aratrma Merkezi, stanbul, D. No: 27710.
tbn-i Asakir Ebl Kasm Ali b. Haan (. hicri 571), Taribu
Medineti Dmak, 60 cilt, Fikir Yaynlan, Beyrut, 1996.
bn-i Habib, Ebu Cafer Muhammed Badadi (. hicri 245);
a) ei-Mubabber, tek cilt, Beyrut, Afaki Cedide Matbaas,
Tahkik tuzer;
b) el-Mnammak f Abbari Kurey, tek cilt, Alem'l Ktb
Matbaas, 1985, Beyrut.
bn-i Hacer Askalani (. hicri 852);
a) eEsabe, 8 cilt, "Dar'l Ceyi" Matbaas, Beyrut, 1993,
Tahkik M. AliBecavi;
b) Fetb' Bari, 15 cilt, "Dar'l Fikir", Beyrut, 1996, A.Aziz
b.Muhammed;
c) Tehzib't-Tebzib,12 cilt, Daru Sadr, Beyrut, 1968.
tbn-i Hazm Ali b.Ahmet, (. hicri 456), Cami's-Siyer, Daru
bn-i Kesir, Dmak, 1986, Tah. Naif Abbas.
tbn-i Hiam Ebu Muhammed A, Melik (. hicri 213), Siret'n-Nebeviye, 4 cilt, Beyrut, 1989, merTedmri.
tbn-i shak Muhammed (. hicri 151), Srsti bn-i sbak, tek
cilt, tere. Sezai zel, Akabe Matbaas, stanbul, 1988.
tbn-i Kayym el- Cevzi emsettin Dmaki (. hicri 751);
a) Zad'! Maad, 8 cilt. Risale Matbaas, Beyrut, 1992, Tah
kik. Komisyon;
b) Abkam EbliZinune, bn-i Kesir Matbaas, Beyrut, 1997.
tbn-i Kteybe ed-Dineveri (. hicri 276), d-Maarif, tek cilt,
Msr, h.l300. Diyanet leri Bakanl Ktphanesi, No:
5206, Ankara.
306

bn-i Seyyidin-N as M uhammed b.M uhamm ed (. hicri


734), Uyun'I Eser, 2 cilt, Daru Tras, Medine, 1992,
tbn-i Tolun Dmaki, (. hicri 953), Muridl Muhtar Ha Ha
sa//7 Muhtar, tek cilt, SAM: 2335.
bni Bekeval, Ebl Kasm Halef b.Abdil Melik (. hicri
578), Gavamiii' smai7 Mbheme, 2 cilt, Alem'l Ktiib,
Beyrut, 1987, Tahk. Komisyon,
bni Esir zzettin Eb'l Haan Ali b.Muhammed el-Cezeri,
(, hicri 630):
a) sdl Gabe.fi Marifeti's-Sahabe, 6 cilt, Darl Fikir, Bey
rut, 1993;
b) e-KamU f't~Tarih, 13 cilt, Daru Sadr, Beyrut, 1965.
bni Kesir, (, hicri 774);
a) Camiul Mesanidi ve's-Snne, 37 cilt. Dar. Kt. lmiye,
Beyrut, 1994;
b) d-Bidate veh-Nibaye, 4 cilt, Beyrut, 1969.
bni Zebale, eEMntehabu min Kitabi Ezvaci-n-Nebi, h.l401,
Medine, el-Camiat'l slami.
bni'l Cevzi Eb'l Ferec Cemelettin (. hicri 597);
a) Zad'J Mesir Tefsir, 9 cilt, Mekteb'l slami, Dmak,
1964;
b) Sfat-t Safve, 4 cilt, Dar'l ktbil slami, Beyrut, 1989;
c) Ahkam Nis, tek cilt, Messeset ktbi's-Skafye, Bey
rut, 1988;
d) Tdkih' Fhumi'I Eser. Fi Uyuni't-Tarihi ve's-Siyer, tek
cilt, Mektebetl Adab, Msr;
e) el-Mcteba min'elmctena, tek cilt, Darl fikir, rdn, 1988;
f) ei-Muntazam fl Tarihi'l miHuki ve7 mem, 18 cilt. Dar.
Kt, lmiye, Beyrut, 1992 kom.;
g) e-Vefa bi Amva'i Mustafa, tek cilt, Darl Ktubi'l sla
mi, Beyrut, h.l408, Mustafa Ata;
h) Cdaii'I Efham, tek cilt, bn-i Kesir Matbaas, Dmak,
1988, Muhittin;
307

) Menakb'i mer, tek cilt, Dar Ktbi'l lmiye, Beyrut,


h.l407.
bni Zcnceveyh Humeyd b. Maled b. Kuteybe (251/865-.)
"Kitab'ul Emval" (El yazma) Fotokopi no; 141, Sleymaniye
(Burdur ktphanesi), no:1831
brahim Canan, Ktbi Sitte Tercemesi, 17 cilt+fhrist, Aka
Matbaas, Ankara, 1993.
lham L\xtem, "Harp Sulular ve Devletleraras Hukuk" tek
cilt,1951-Ankara,
slm Aratrma Dergisi, cilt 5- say 4/235
izzet A. Aziz Dimak ( 550/115 5-.) "Tefsir" 3 cilt, Ibni Hazm
Matbaas, 1996 Beyrut. Tahkik: Abdullah b. brahim.
Kad b. Musa b. yad Ebl Fadi (. hicri 544), e-ifa, 2 cilt.
irketi! Dari'I Erkam, Beyrut, tarihsiz.
Kalkeendi, Ahmet b. Ali, (. hicri 821), Subb'l A'a fi Sanaati'l na, 15 cilt, Darii'I fikir, Beyrut, 1987,
Kasim; Muhammet Cemalettn Kasim (1866-1914) "Mebasinu-t-Te' vil" 17 cilt, tahkik Fuad Abdulbaki, Daru ihyai kutub'il Arabi, Ankara lahiyat Fakltesi Ktphanesi, no;
12134
Kastalani, Ahmet bin Muhammed (. hicri 923), el-Mcvahb
b'l Ledniyye, 3 cilt, Dar'l Ktbi'l lmiyye, Beyrut, 1996.
Kayrevani, Ebu Muhammed Abdullah bin Ebi Zeyd (. hic
ri 386), d-Camiu fi's-Sneni ve'l Megazi ve't-Tarib, tek cilt.
Risale Matbaas, Beyrut, 1985, Komisyon.
Kelai, Ebu Rabi Sleyman, eVktifau bima Tei/emme/e/u, 4
cilt, Beyrut, 1997.
Kurtub; Ebu Abdillah Muhammed bin Ahmet (671/1272-)
"Cami- Abkm-H Kur'an", 20 cilt, 1967, Kahire.
Kutup, Seyyit ''Ffz//a/7/ Kur'an" 1971, st. tercme edenler:
Emin Sara, smail Hakk engler, Bekir Karla.
"Ktb-i Sitte", ar yaynlan 42 mucelled/23 cilt, terceme
eden prof. Dr. brahim Canan,1992- stanbul.
308

M.Sait Mbeyyed, Mevsuatu Hayati Sahabiyat, tek cilt. Gazali


Matbaas, Suriye, 1996.
Ma'mer b. Msenna (. hicri 209), Tesmiyef .Ezvac-n-.Nebi
ve Eviadhi, tek cilt, Dar'l Cinan Matbaas, Beyrut, 1990.
(SAM'da vardr. No; 24899, stanbul, Tahk, Kemal Yusuf
el-Hut.)
Mahmut Ta'me Halebi, Nisn Have'r-Resui tek cilt, Dar'l
Fikir, Beyrut, 1997.
Mamek(1351/1932); "Tenkih'u! Mekal..."3 cilt,
Makrizi; Takyeddin Ebu'l Abbas Ahmet bin Ali (845/144I-.)
"mta'ui Esma bima Hr-Resu!i m ine] ebna vel' A h va l
(Arapa el yazma) Amcazade Hseyin Paa blm;no:
354-357, Suleymaniye ktphanesi, stanbul. Ayrca Kprj ktphsnesi no; 1004te de var.
Makrizi (. hicri 845), Emta'l sma. Bundan ok nemli aln
tlar yaplmtr.
Meydan Larousse (Ansiklopedi) 12 cilt 1969-73
Muhammed Bakir bin Ali b. Hseyin b. Ali bin b. Talib
(114/733-.) "Tezvic-u Fatma b. ResuIiHah", tahkik eden
Selahattin Muneccit, tarihsiz, Beyrut.
Muhammed Ebu cybe, 5i7efj Nebi, 3 cilt, Daru Kalem Mat
baas, Beyrut, 1992.
Muhammed zzet Dreveze
a) "Asr'u Nebi ve bietubu kable'I bi'se" Dimak, 1946
h)"Tefsir-ui Hadis" 12 cilt, Daru hya kutub'il arabiyye,
Ankara lahiyat Fakltesi Ktphanesi no; 14097
Muhammed Reit Rda (. hicri 1935); el-Mcnar, 35 cilt, Menar Matbaas, Msr (Diyanet Ktphanesinde vardr, Ankara).
Muhibbddin Taberi Ahmet b. Abdullah (. hicri 694);
a) es'Semt's-Semin Fi Menakbi mmehat'l Mminin, tek
cilt, Mekteb Kitabil Ezheriye, 1983, zmir lahiyat Ktp
hanesi, No: 10334;
309

b) Zehairii'l Ukba fi Menakbi Zevi' Kurba, tek cilt, Mek.


Kudsiye, Kahire, h. 1356;
c) Riyada'n Nadre fi Menakbi'l Aew, 2 cilt, Hseyniye
Matbaas, h.l327, DiB Kt., No: 5320.
Muh ammed Rida, "man Ali bin Ebi Talib"tck cilt, lmiye Mat
baas, 1939, Beyrut, Diyanet Ktphanesi, no; 24849-Ankara.
Mukatil bin Suleyman (150/767-.) "Tefsir-i Mukati!" tek cilt,
Hamidiye Kthanesi, no: 58, ariv 1579-ib-478b.
Musa ahin Lain, Ezvaci Nebi, tek cilt. Maarif Matbaas, Riyad, 1987.
Nebehani, Yusuf b. smail, Cevahiri Bihar, 4 cilt. Diyanet
Ktphanesi, No: 1572, Ankara.
Neciram; Ebu shat brahim bin Abdillah, "Eyyamul Arab~i
E f cahiliyye" 1962, Msr,
Nesai, Ebu Abdirrahman Ahmet bin uayb (. 303), Kitaba
rcti-n-Nis, tek cilt, Msseset Ktbi-s-Skafiye. Bey
rut, 1989.
Nesef; Ebul Berefcat Abdullah bin Ahmet (701/1301-.)
"Aiedank'ui-7e/z// veHakaik'u-t 7ev/7"2 cilt, Eda Neriyat, st.
Neysaburi, Eb'l Hasan Ali bin Ahmet Vahidi (. hicri 468),
Esbab'n-Nzui, tek cilt, bni Kesir Matbaas, Beyrut, 1993.
Nisburi, Ebu Abdullah Hakim {. hicri 405), el-Mstedek
Aie's-Sahihayn, 4 cilt, Mekteb Matbaatil slami.
Nveyri, (. hicri 733), Nihayet'l Emb, 31 cilt, Msr, 1992.
Oki, Tayyp, slamiyette Kadn retimi, Ankara, 1984.
mer Rda Kehhale, Aam-i Nisa, 5 cilt. Risale Matbaas,
Beyrut, 1989.
Razi, Fahrettin Ebu Abdillah Muhammed bin mer (606/
1209-.) "Me/a7u/Gayiv7e/sir'-r Kebir" 32 cilt. Tahran, 1937
Rza Sava (Do); "Hz. Muhammed Dneminde Kadm" tek cilt.
Safedi, ei-VaE bil Vefeyat, 20 cilt, Stutgart (Almanya), 1992,
Diyanet Ktphanesi, No: 30390 (Ansiklopedidir).
310

Sahavi, Muhammed bin A.Rahman (. hicri 902), d-Fahrul


Mteva. fi men intesebe tFn-Nebiyyi mtnd Hademi ve'l
Mevali, tek eilt, rdn, h.l407, Mektebetl Menar, Tahkik
Mehur Selman.
_
Salibi, emsettin Muhammed bin Yusuf Dimaki (.942/1535)
a) "Ezvac-i Nebi" tek cilt. Tahkik eden Muhammed Nizamettin
Futeyyih; Ibni Kesir Matbaas. Beyrut/Dimak-1992
h)''Subu}l Hda ver'Read" 12 cilt; Darl Ktb-il ilmiyye;
Beyrut, 1993. Tahkik edenler: Adil Ahmet- Ali Muhammed
San'ani, A. Razzak Ebu Bekir b. Hemman (. hicri 211); a)
d-Musannaf, !l cilt, Dar'l Ktb'il slami, Beyrut, 1983,
Azami (toplam 21033 hadis alr); b) A. Razzak San'ani Tef
siri, 2 cilt, Dar'l Maarif, Beyrut, 1991.
Semhudi Ali b. AbdiUah (. hicri 911), Wa'i Vefa bi Ahbari
Dari'l Mustafa, 4 cilt, Beyrut, 1984, Tahkik; Muhittin A.
Hamit.
Serahsi, Muhammed b. Ahmet (. hicri 483), Siyeri Kebir
erhi, 4 cilt, 1971, Beyrut, Tah. S. Mneccit.
Seyyit Sabk, "Fikb-i Snne" 3 cilt, Dar'l Fetih matbaas.
Kahire, 1991
Seyyit Sleyman Nedv; "Asr- Saadet (Tebgat ve talimat)" 5
cilt, 1967, st, Terceme eden Ali Genceli.
Sufyan-i Sevr ( 277/890-.) 'Tefsir-u Sufyan-i Sevr" tek cilt.
Dam kutub-il ilmiyye, 1983, Beymt, Diyanet Ktphanesi,
no: 24862-Ankara.
Suud bin AbdiUah, "Mervj'yaf-u Aye fi-t 'Tefsir" tek cilt,
1992- Tevbe Matbaas- Riyad.
Suyuti, Celalddin A. Rahman b. Ebi Bekir (. hicri 911);
a) ed'DrrFMansur,^ cilt, Dar'l Fikir, Beymt, 1992;
b) Riyad't-Talibin, tek cilt, el yazmas, Sleymaniye Ktp
hanesi, Hamidiye Bl. 708. stanbul;
c) e-/Jii7 Fi stinbatTt-Tenzil, tek cilt, Darl Ktbil lmi
ye, 1985, Beymt, tahkik Seyfettin Katip;
311

d) Liibab'n-Nkul, tek cilt. Pamuk Yaynevi, stanbul, tarihsiz;


e) ebtkan, 2 cilt, Fevzi Matbaas, Dmak, 1987, Mustafa
D. Boa;
f) Tarih'J Huhfa, tek cilt, Eser Neriyat, stanbul, 1952;
g) el-VesaU Ua Marifeti! Evail, tek cilt, Tahkik Mustafa
Ata, h.1408, Beyrut, el-Ktb'l lmiye Matbaas.
Sheyli, Eb'i Kasm A. Rahman b. Abdullah b. Ahmet (.
hicri 5%\), Ravd! nuf, 7 cilt. Kahire, 1967, Tahkik A.
Rahman, matbaa belirsiz.
Smeyre Zaid, ei-Camiu fi-s-Sireti'n-Nebeviye, 5 cilt, SAM,
No: 34797, stanbul.
evkani, Muhammed b. Ali, (. hicri 1250);
a) Derr's-Sahabe, tek cilt, Dar'l Fikir, Dmak, 1984,
Tahk. Haan meri;
b) Feth! Kadir, 5 cilt, Halcbi Matbaas, Msr, 1964.
Tabataba, el-Mizan fi Tefsiri! Kur'an, 20 cilt, Tahkik Adil Abdiilcebbar, Beyrut, tarihsiz.
Taberani, Ebi Kasm Sleyman b. Ahmet {. hicri 360);
a) Mucem-i Kebir, 25 cilt, bni Teymiye Matbaas, Kahire,
tarihsiz, Tahk. A. Mecit Hamdi Selefi;
b) Mucem! Evsaf 10 cilt. Mektebl Maarif, Riyad, 1995,
Tah, Dr. Mahmut Dahhan.
Taberi Ebu Cafer b. Cerir (. hicri 310);
a) efMiintehab min Kitabi Zeyli! Mzil, 8 cilt, stikame Mat
baas, Msr, h.l358, Marmara lah. Ktphanesi, No: 371;
b) Camiu! Beyan an Tc'vili ayyi! Kur'an, 30 cilt, tefsir;
c) Milletler ve Hkmdarlar Tarihi, M.E.B. Tere. 1991-92,
stanbul, 5 cildin tercemesi vardr;
d) Tarib! Mileli ve! Hkkam, 11 cilt. Dam Sveydan, Beymt, 1967.
Tabresi, (, hicri 548), Mecme! Beyan an Tevili A yyi! Kur'an,
10 cilt. Fikir Matbaas, Beyrut, 1994.
312

Tahavi, Ebu Cafer Ahmet b. Muhammed b. Selamet (, hicri


321), erhu Mkili'l Asar, 16 cilt. Risale Matbaas, Beyrut,
1993; ok nemli bir yapt,
Tahsin Emirolu, Esbab-i Nzul, 14 cilt. Yeni Kitap Matbaas,
Konya, 1982.
Tem im i, H afz M uham m ed b. H abban (. hicri 354);
Kitab's-Skat, 10 cilt, Mektebl Maarif, Riyad, 1995, Dr.
Mahmut Dahhan.
Vakidi; Ebu A bdillah Muhammed bin mer (. 207/8 22)
"Kitab'l Magazi" 3 cilt, London 1965-66, Tahkik eden
Marsden Jones.
Vehbe Zuhayli, et-Tefsinn Mnir..., 32 cilt. Fikir Yaynevi,
Beymt, Diyanet Ktphanesi, No: 24385.
Yahya b. Adem el-Kure (203/8 i 8-.) "Kitabl Hara" Tah.
Ahmet Muhammed akir, Kahire, 1964
Yakubi, Ahmet b. Ebi Yakub Abbasi (. hicri 294), Tarihi
yhkubi, 3 cilt, Beyrut, tarihsiz.
Yakut Hamev (626/1229-) "Mecmeul Buldan" 8 cilt. Saadet
Matbaas, Msr, 1324-Hicri.
Wensick-A-J (slam ansiklopedisi) MEB. 12 cilt.
Zamahgeri, Mahmut (, hicri 538), el-Keaf an hakaiki't-Tenzil, 4 ciltlik tefsir kitab.
Zebidi, Ebii'l Abbas Zeynddin Ahmet Yeman, (. hicri
893), Tecrid-i Sarih Tercemesi, 1Icilt+fihrist, Diyanet
yayn, Ankara, 1982,
Zeccac (311/923-.) "Maan'il Kur'an" 5 cilt, Alem'ul Kutub
Matbaas, tahkik eden Abdul elil. Beyrut- 1988
Zehebi, emsettin Muhammed b. Ahmet b. Osman (. hicri
748);
a) Tarihul slam, 45 cilt, Darii Ktbi'l Arabi, Beyrut, 1989,
Tahkik: A Selam Tedm;
b) Si7ef-i Alami Nbela, 25 cilt, Risale Matbaas, Beyrut,
1986;
313

c) el-beru fi Haberin min gaber, 4 cilt, Daru Ktbi'l l


miye, Beyrut, 1985;
d) Tecrid' Esmai's- Sahabe, 2 cilt, Dar'l Marife, Beyrut,
tarihsiz;
e) Sireti Nebi, tek cilt, Daru Ktbil lmiye, Beyrut 1982.
Zerkan (. hicri 923), erhU Mevahibi Ledni, 12 cilt, Beyrut,
Daru Ktbi'l lmiye, 1996.
Zirikli, Hayrettin, el-A'lam, 13 cilt. Diyanet Ktphanesi, No:
13382-13394, Ankara.
Zubeyir bin Bekr, "EI-Munteeb-u min kitab-i Ezvac-i'nAfeh;"tek cilt, 1983, Beyrut.
Zbeyr'i, Mus'ab bin Abdillah, (. hicri 236), Nesebu Kureyin, 3 cilt, Dar'l Maarif, Kahire, 1982, SAM'da vardr, D.
No: 3241, stanbul.
Zhri, e-Megazi'n-Nebeviye, tek cilt, Dar'l Fikir, Dmak,
1980, Tah. Sheyl Zekkar.

314

ARF

T E K N

Sumerlerden slama

Kutsal Kitaplar ve Dinler

a r if

TEKN

Sumerlerden slama

Kutsal Kitaplar ve Dinler


A ra trm a -n celem e, 26 6 Sa yfa

BERFN YAYINLARI

ARIF t e k in
Kuranda Allah
A ra trm a-ncelem e, 236 Sayfa

BERFN YAYINLARI

B E R F N Y A Y IN L A R I

Han Suyin / Sabah THfam l. Cilt (ev. Cokun Imak) Han


Suyn / Sabah Thfan 2. Cilt (ev. Krat Bozkurt) Mao Zedung
/ Kltr Sanat ve Edebiyat zerine (ev. Cell ster) Turan
Dursun / Din ve Seks (2, Bask) Turan Dursun / Evren Bir
aka m? Abit Dursun / Turan Dursun ve Aydnlanma
Abdullah Rza Ergven / Yunus Emre Abdullah Rza Ergven /
Dinlerin Kkeni ve slamda Reform (2. Ba.skt) * Abdullah Rza
Ergven / Tannlan Nasl Yarattk (2. Bask) Abdullah Rza
Ergven / Tanrlar Neyi Yaratt? (2. Bask) Abdullah Rza
Ergven / Tarih Boyunca Gk Nesneleri-UFO Abdullah Rza
Ergven / Evrenbilim ve Tanr Kavram Abdullah Rza
Ergven / iirin Gerei Toplumdaki Yeri Abdullah Rza
Ergven / Sanat ve Erotizm Cemd Bender / Krt Mutfak
Kltr ve Krt Yemekleri Cemid Bender / Krt Mitolojisi
(Geniletilmi ve Birletirilmi 3. Bask) Cemid Bender /
Korku ve Cesaret * Cemid Bender / 12 imam ve Alevilik (5.
Bask) * Erol Sever / Yezidilik ve Yezidilerin Kkeni (4. Bask)
M. Sra Bilgin / Zarathustra (Geniletilmi 2. Bask) Tor /
Ferheng (Geniletilmi 2. Bask) Said Nefisi / Babek (ev,
Mahmut Ayaz) zdemir Baargan / Gksel Dinlerde nsan * E.
Xemgin / Aleviliin Kkenindeki Mazda nanc ve Zerdt
retisi (2. Bask) Faik Bulut / Ordu ve Din Faik Bulut /
Allah Devletinde Demokrasi Faik Bulut / Araplann Gzyle
Irak gali * Faik Bulut / Ehmed K annin Kaleminden
Krtlerin Bilinmeyen Dnyas * Faik Bulut / Haan Sabbah
Gerei (2. Bask) Faik Bulut / Krt Dilinin Tarihesi (2.
Bask) Faik Bulut / Ortadounun Solan Renkleri (2. Basm)
Faik Bulut / slamda Cinsel Byler * Faik Bulut / Alisiz
Alevilik (2. Bask) * Faik Bulut / Horasan Kimin Yurdu? (2.
Bask) Faik Bulut / slam Komncleri Turabi Saltk / Tarih-

sel Mcadele Srecinde Adieler, Abbazlar, Alanlar (Osetin1er), eenler Hdr Aslan / Tanr ve Kadn Halil Nebiler /
Son Meclis Esat Korkmaz / Anadolu Alevilii (2. Bask)
smet Nadir Alasoy / Rubaiyat- mer Hayyam (2. Bask)
Pirdevs Gmolu / Trkiyenin Pasteur emsettin Orhan /
Yeryzndeki Tanr: Devlet Osman ahin / Son Yrk
brahim lger / Gilgame brahim lger / Mevlna brahim
lger / eyh Sad-i iraz brahim lger / bni Haldun
brahim lger / Zerdt Mustafa Borak / GotinS PSiygn
Kurda * Maria Dzielska / skenderiyeli Hypatia (ev,: Gamze
Deniz) Cafer Tiryaki / Akn Kkeni Kaya etin / eriat m,
ada Yaam m? Faik Acar / Din, nan ve Bilin Arif
Tekin / K uranm Kkeni Arif Tekin / Sumerlerden slama
Kutsal Kitaplar ve Dinler Arif Tekin / K u randa Allah
Elvin Azar / Seks Tanrlar Nurettin Ko / Laik Eitimden
eriat Eitime (Ulusal Eitimde k Sreci) Derya alar
/ Hayali Komnizm (Souk Savan Trkiye Sylemleri)
Srr Ataman / Unutturulan Ayetler (Tran Dursun Sleyman
Ate Tartmas)

N a z m H ik m e t
* brahim Balaban / Nzm Hikmetle Yedi Yl
Nzm Hikmet Aydnl

ner Yac /

D e n e m e DIz I mI
* Osman ahin / Ate Yukar Doru Yanar Aydn ztrk /
Yamur Yrekli Mektuplar Aydn ztrk / Yrek Sapa
ner Yac / Yine de yimser Nusret Grgz / En Hakiki
Hayat Hikyeleri

A n P M e l
erke Ethem / Amlanm (5. Basm) Faik Bulut / Filistin
Ryas Balaban / Avrupada Dolaanlar Zeki Sanhan / Benim
Hapishanelerim H. Nedim ahhseyinolu / Bozuk Dzende
Yaam Ufuk Semer / Gitme Zaman nci Grel / Bir Yaamdan

ftz e l D M
nci Arslan / Gn Suya Dt Yarm Kalan Tuval Veysel
Otun i Frtnayd Hazan-Naraik Taranci Zeki Bayaktanr
(Haz.) / Mezopotamya Bilgesi: Cemd Bender Abdullah
Grgiin / Aziz Nesin ve sve Serveni

R o m a n D te l l
Abdullah Rza Ergven / Yasak Tmceler Abdullah Rza Ergven / Gece de Gne Doar Aydn ztrk / Bilirim Dayanr
Yrek (3. Bask) Cemid Bender / atdaki sa (2. Bask) Os
man ahin / Baaklar Gece Doar Balaban / Dada Duruma
Glhan Moeel / Umutsuzlua Yolculuk Prof. Dr. Esin nan /
Karanlktaki Aydnlar Wera-Klaus Kchenraeister / Amigo
Mahmut Almak / Atete Ykanmak Mahmut Almak / Nazo
Tor / Mendik (Krte) Ali Arslan / Sere-1 Ali Arslan / Sere-2 Ali Arslan / Ama Sevgi Kalmal Fazh Necib / Saraylarda
Mecnunlar * Moralzade Vasaf Kadri / Kadnlar Komitesi O r
han Mithat / Ak htiyac Orhan Mithat / ili Hayat Sabri
Kukonmaz / k Dar Sabri Kukonmaz / Amerikaya
Krizden Kurtaracak Acele Komnistler Aranyor Ylmaz nl /
Giritli Gelin Mustafa Sancar / Azenin Yakar Mustafa
Sancar / Lal Atlar Cafer Tiryaki / Maya (Bilimkurgu) zzet
Hann Akay / General Sz Verdi A. Metin Akpmar / Almanya
Tatl Vatan (Yeil Sermayenin Romau) A. Metin Akpmar /
Maganda Sadk Ylmaz / Umuda Akan Nehir Askeri ner /
Anadoluda Kzlca Halvet Ahmet Trkay / Seher Gitti
Arslan Kaar / Pepo Kuu

O if k / A n l a t / D u u n P lteP
Cemid Bender / Krt Km Zenge (3. Bask) Albert Camus / Cali
gula (3. Bask) Metin lkin / Nbet Metin lkin / ocukluumuz
Maksim Gorki / Bosiyaklar Jack London / MeksikalI Devrimci
Mayakovski / Mektuplar Esin nan / Bu Yazar YaM Sylyor
zdemir Baargan / Hasralt Balaban / Tekbyk k hsani /

Aab Dnya zzet Harun Akay / Glistan Ali Anlan / Kk


Umutlar Ahmet Trkay / Gelecekten dn mrle

PM pI

zgn E. Bulut /iirlerin Diliyle Dersim kr Gnbulut /


Neydi Bu ilerin Asl kr Gnbulut / Halk iirinde
Bakaldm kr Gnbulut / Halk iirinde Kadm k hsan!
/ Ozan Dolu Anadolu

5 l l r D lz l l
Abdullah Rza Ergven / Sevgiler Tkenmez Abdullah Rza
Ergven / arab Tanrlarla Yudumladk Abdullah Rza
Ergven / Ac Scak Abdullah Rza Ergven / Tabancamn pek
Ba Abdullah Rza Ergven / Kuyuya Den Ay Abdullah
Rza Ergven / V. M ayakovsk-Yaara-Sanat-rleri
Abdullah Rza Ergven / Alain Bosquet-Yaam - Sanat - rleri Peter Curman / Kuzey Esintileri (ev. Abdullah Grgn) Ak hsan! / Bak Kemikte Edith Sdergran / Yryerek
Getim Gne Sistemlerinin Arasndan (ev. Erol Sever)
Aydn Oztrk / Bir Sevgi Knimasyd (4. Basm) Aydn ztrk
/ Atlara Yazld Zaman (2. Basm) Aydn ztrk / Ykk
Duvarlar Gibi Kald Gzlerim (2, Basm) Aydn ztrk /
llerle Hatra Fotoraf Aydn ztrk / Yamur Yreklim
(4. Basm) Aydn ztrk / ehriban Aydn ztrk /
A nm sam an Zaferi (3. Basm) Aydn ztrk / Sakl Sevdiim
Aydn Oztrk / Almam Bir Mektuptu Zaman Aydn
Oztrk / Ne ok Vedalatk Aydn ztrk / Gne Seninle
Gitti zgn E. Bulut / Efsun zgn E. Bulut / Amya ark
zgn E. Bulut / Akn Gayri Resmi Tarihi enel Gke /
Sensizliimin Glgesi Byd ztrk Ura / Ekmein ve
Suyun Tanrs Haydar Our / Dersim Ka Behzata Yangndr

Toplumcu ve Aydnanmac B ir izgi...


WWW, b e r f i n .n e t

ARF T E K N

Kurann Kkeni
1999 Turan Dursun nceleme ve Aratrma dln Muazzez
lmiye 'la paylaan Arif Tekin'in bu eseri ufkunuzda yeni bir
pencere ayor.
nsanla birlikte varolan din olgusunu, en bandan balayarak
deerlendiremezsek; dinin bugn vard noktay kavrayamayz.
ok tanrl dinlerden tek tanrl dinlere doru yryen evrimsel
dnce doas gerei birbirinden beslenerek yrm ,
ekilenmi ve sonrasna doru evrimine devam etmitir, edecektir
de. Yaamda hibir eyin duraan olmayna dinler de dahildir.
Arif Tekin, yz elliye yakn dini kaynakadan yararlanarak
"Kur'an'n Kkeni"ni aratrrken, bulduu gerekleri insanlara,
insanln geleceine aktarrken, bilim adam sorumluluuyla
hareket ederek belgeleri konuturmutur. nemli olan doruya
varmaktr.
Arif Tekin bu almasyla dogmalara kar karak insanln
yarn aydnlatan Hallac- Mansur, Galile, Bruno ve Turan Dursun
gibi aydnlarm zn yaratt zincirin bir h a l^B B It f P P f t
oluturmutur.
T T l 'i if ir
Kur'an'n Kkeni, Mustafa Kemal Atatrk'n, Bu
kalkmaya kar syledii, "Bu din meselesi deil, dil meselesidir"
tmcesinin ne kadar nemli ve yerinde olduunu bir kez daha
kantlyor.
Arif Tekin, Kur'an'n Kkeni ile dine, dinlere dogmalarla deil,
nesnellik bakyor ve okurlarn aydnlatyor.

ISBN 978-975-6680-87-2