You are on page 1of 144

KLTR KiTAPLIGI:

33

Andre Le Gali
Felsefe renimi grm olan Andre Le Gall, Uluslararas Kiilik Aracmalan
Dcmei'nin bakandr.

Le C.all, Andre

Kayg
.
ISBN 978-975-298-221-5 /Trkesi: lsmail Yerguz
AUSIOS 2012, Ankara, 142 sayfa

Anksiyete ve

Kltr Kitapl:

33; Psikoloji: 3

ANKSYETE VE KAYGI
Andre Le Gall

ISBN 978-975-298-ZZL-S

L'anxiece ec l'angoisse
Andre Le Gall
Presses Universiaires de France, l 976

Bu kirabn Trke yayn haklan


Dost Kitibevi Yaynlan'na aittir.
Birinci bask, Nisan 2006, Ankara
kinci bask, Austos 2012, Ankara
TTkesi,

smail Yerguz
DOST

TB

Teknik hatrlk, Ferht Babacan

Pelin Ofsec Lcd. ti.;


vedik Organize Sanayi Blgesi,

Macbaaclar Sitesi 588.

Bask,

Yenimahalle I Ankara Tel: (0312) 395 25 80-81

Sokak No: 28-30,


Fax; (0312) 395 25 84

Dost Kiabevi Yaynlar


Paris Caddesi No: 76n, I<avakJdere 06680 Ankara
Tel: (0.312) 435 93 70 Faks: (0.312) 435 79 02
www.dosryayinevi.com

bilgi@doscyayinevi.com

NDEKLER

Birinci Ksm

AYRIMLAR
1. Blm

Olgular Belirlemek, Kavramlar Ayrmak

kinci Ksm

ANKSYETELER
il. Blm

Nedeninin Bilincinde Olan Anksiyete

III. Blm- Bilinncesi Byk Anksiyete

23
44

nc Ksm

KAYGILAR
iV. Blm- Korkudan Tepkisel Kaygya
V. Blm- Nevrotik Kayg (Ya da "Kayg Nevrozu")

55
66

VI. Blm- Fobik Nevrotik Kayglar


YIL Blm

Bilind Fobik Kayg

106
119

Sonu

134

Kaynaka

140

BRNC KISIM

AYRIMLAR
l.

Blm

OLCULARI BELRLEMEK,
KAVRAMLAR! AYIRMAK

nsel olarak, kaygy, bir parasn, zn ya da uzantla


rn oluturan felsefl "aura"sndan aym1ak kesinlikle mm
kn deildir. Yaam ve lmle yaamsal anlamda ncelikli
bir ilikisi olan anksiyete ve kaygnn benzer eyler antr
mas normal. Ama onlan zellikle fizyolojik, psikolojik ya
da psiik olgulardan oluan doalarna brakmak nemlidir.
Korkuyla ilgili durumlar: endie, korku, dehet ya da
rknt, kayg, anksiyete, sk sk, uygun dmeyen biim
lerde birbirlerinin yerine kullanlan szcklerdir. Freud'da
anlambilimsel edeerlilik yaygndr: bu balamda, "kaygl"
szc ou zaman "sknt"ya denk den bir sfattr. Sz
gelimi "ocuklarn kaygl durumlar ne ifade eder bizim
iin? Kk ocuk zellikle yabanclarn yannda sknt his
seder . . " [2. s. 384] Ama bu yanl edeerliliin nedeni
.

eviridir belki de. ngilizce'de angst (sknt), hi kukusuz,


uygun baka bir szck bulunmadndan anxiety (kayg)
ile aklanr.
Basit ya da bilimsel-anlamsal deerlendim1eler uygun
suzluklara yol aabilmektedir bu balamda: korkuyla ilgili
durumlarn normallii erevesinde belirir bu: endie, kor
ku, rknt duymak normaldir. Ama anksiyete? Ya kayg?
Bunlar da normalse hangisi nom1al kayg, anormal kaygdr,
hangisi normal sknt ve anormal skntdr! ou zaman
anksiyetenin tek bir tr olduu, hatta iinde baz kayg
lar da barndrd dnlr. Skntnn olas felsefi anla
m ele alndnda karklk ok fazla younlar. Szgelimi
ge kalma korkusuna "kayg" diyen bir yn yazar vardr.

1.

Basit korku veren durumlar

Normal ve sradan deneyimler olan korkuyla ilgili du


rumlar aktarmakla yetinelim sadece.

Endie ve anksiyete ancak younluk dzleminde farkllk


gsterirler ve anksiyete ok daha kuvvetli bir duygudur bu
balamda. Anksiyeteyi kategoriye ayrabileceimiz gibi
endieyi de iki kategoriye ayrabiliriz: biri nedeninin bilin
cindedir, genellikle endie olan ve airler ve filozoflar tara
fndan bir erdem ya da ok temel bir esinlenme olarak ni
telenen duygu kiisel bir kaygdan kaynaklanr.

Korku var olan bir tehlikenin alglanmasna ya da her


durumda bir tehlike iaretine bal bir duygudur; frtnadan,
depremden, azgn bir kpekten, sarho ya da silahl bir insan8

dan, karanlkta duyulan bir sesten, kabuslu bir anda ya da


halsinasyonlar iinde olduunuz bir anda ortaya kan bir
hayaletten korkulur. Korku en yksek noktasna ktnda
ve adeta insan dondurduunda bu duyguya dehet ya da r
knt (Freud'da Schreck) denebilir: "Ani bir sknt [=kayg]
durumuyla hazrlkl olmadmz bir tehlike." (Freud) Do
laysyla, dehet, rknt, korkudur ama ok youn yaanr:
hi beklenmedik nedenlerden kaynaklanrlar, dehete d
en bireyi istila ederler, boarlar adeta. (Uyuyan insana
lklar attran gerek kabus bir dehet durumudur.)

il.

Basit korku veren durumlar:


tip anksiyete

Birisine "zaman zaman ya da ou zaman kayg duyduu


nuz olur mu?" diye bir soru sorulduunda genellikle evet ceva
b gelir bu soruya. Yaam boyunca kanlmaz bir kayg iin
saysz vesile oluturan birok olayla (kendisinin ya da yakn
larnn hastal, ayrlk, uzun sren gecikmeler, eitli olay
lar, savalar, bombardmanlar...) karl<lmam biri var mdr
iimizde? Normal anksiyete genellikle insann kendisi ya da
bakalar iin olduka kesin bir tehlikenin beklenmesi ya da kor
kusundan kaynaklanan bir duygu dummudur ok byk kay
-

glarla, her trl fizyolojik yansmalaryla (kan dolam, sinir,


solunum, sindirim sistemi, barsak, terleme sorunlar) birlikte.
tip kayg. J. Favez-Boutonier'nin sorusuna cevap
olana salayabilecek olan, zellikle bu tespittir: "Skntyla
-

birlikte ya da sknttsz, hissedilen hep ayn kayg mdr? ( . ..)


Yaanm bir deney olarak skntsz kaygy skntl kaygdan
ayran nedir?" [ 15, s. 27] Cevabn verelim bu sorunun:
l) Nedenlere bal anksiyetenin nedenleri olaylar, olgular,
yaanan gereklerdir ve bunlar kimi zaman lsz biim
de bytlrler ya da yanl yorumlanrlar. Basit kayglar
ise her zaman kendilerini dorulayan nedenler ya da gerek
eler yaratabilirler. Basit bir psikolojik durumdur bu.
2) Freud tarafndan ok iyi belirlenmi olan "kaygl bek
leyi" normal psikolojik alan iinde yer almaz. Normalliin
dna taar.
"Kendisine bir bahane bulabilecek temel bir dncenin
ieriiyle ilikilendirilebilecek, yarg ve deerlendirmeler
stnde etkili, beklentileri seen, kendisine bir dorulama
bulabilmek amacyla frsat kollayan belirsiz kayg ( ... ) Fe
laket bekleme eilimi, iinde bulunduklar durum dnda,
kesinlikle hasta gzkmeye' birok insanda grlen zel
lik." [Freud, 2, s. 3751
Freud "bekleme kaygs" ve "kaygl bekleme" arasnda
ki tercihi bize braktndan biz "kaygl beklene"yi yeliyo
ruz. ou zaman neredeyse kronik olan bu tavr kayg alan
na deil, kesinlikle anksiyete alanna girer. Bilinli ya da
mistik kaygllarda, Kierkegaard'da grdmz gibi, felsefi
ya da metafizik zellikler olmas gerektiini ileri sren tavr
dr mistiklerinki, ou zaman bu dinsellikleri anlatmaya a
lmlardr. Nedenlere bal anksiyete, ok sk grlse de
nedenleriyle birlikte doar ve lr; skntl bekleyise ne
denleri deil, en azndan aklamalar bulmaya alr: d
nceyle eklenmi unsurlar, daha sonraki gerekelemeler
10

ve asmda necfoni olmayan ama ciddi bir kayg iin hipotezleri


yok etmeler - bireye ve bireyin durumuna bal, belli belir
siz alglanan bireysel kayg.
Bu ikinci tip anksiyetenin oluturduu alanda, birbirle
rine az ya da ok yakn safhalarda, asl anlamlar iinde
sknt krizlerinin iaretleri grlr. Birka haftadan yllara
uzanan ve bireyin yaam iinde yenilenen ya da tecrit olan
hastaln yks, bilinli olmayan birey "kendini iyi his
setmediinde" bu yaygn kaygnn temelini ortaya karr;
buna karlk, szgelimi Pascal "sonsuz uzamlarn sonsuz
sessizlii"ni skntl bir biimde hisseder, te yardan sknu
krizleri ow.ya kar: szgelimi gene Pascal'n o nl 23 Kasn

1654 gecesinde duyduu, iki nedene dayanan gerek nev


rotik kayg: az ya da ok sk ba gsteren kayg krizi ve
anksi.yetenin neredeyse srekli temeli.
Kesin bir nedeni olmayan ve kayg krizlerinin olduka
inat temelini oluturan bu "belirsiz" anksiyete temel bir
kayg eklinde ortaya kar. Nevrotik kaygnn iki kanadn

dan birincisinin zellii budur, ikinci kanat ise kesinlikle


kayg krizinin kendisidir. Sadece belli bir dnemi kapsayan
ve etkisi snrl bir kayg sz konusu olduunda, gerek an
lamda kayg ou zaman yokmu gibi gnnecektir. Oysa var
dr ve bireyin mevcut psikolojisi iinde gizli kalmtr: btn
cl, belirsiz, bulank bir bunalt (insann tam olarak ne oldu
unu bilemedii bir durum); yol karanlk, tkal ve belirsiz
gibi gzkr. Bu yalnzlk ve kuku duygusu, "insan ev ya da
okulunu terk ettiinde, renimini bitirdiinde ya da dn
den sonra, ilk ocuun doumunda, bir sorumluluk alnd
nda, yani bir davran yaps ve uygun olmayan altlm
11

savunma durumlan oluturan bir deiiklikten sonra gelie


bilir". (Rycroft, 29, s. 1 72)
3) iinc tip kayg, bilindnn kaygs, her ikisi de bi
lin alan iinde yer alan daha nceki iki tip anksiyeteyle
karlatrlabilir: bilincin ak seiklii iindeki nedene da
yanan kayg, bulank, bireysel kayg. nc kategori iin
de yer alan kayg bilind zellikler tar. Freud Be Psikana
liz'de [9] irdelemitir bunu. Bu balamda, kayg yaratan, ie
atlan duygulanmlar sz konusudur ve bu kayg ok byk
lde bilinddr, ayn zamanda gene bilind.ndan kay
naklanan bir fobik sknt sz konusudur. "Kk Hans"n,
"kurtlu adam"n, "fareli adam"n skntsdr bu. Burada,
bilind anksiyete, kayg gibi, ie atma durumuna baldr.
Bu kayg her zaman ben iinde geliir kesinlikle (nk
hissedilmitir); ama libidinal bir itkinin yansmas iinde
yeniden ortaya kar. Nevrotik kaygnn kkeni, ben iin
de ya da 'ben 'in bilindnn ilk snr blgelerine kart
belirsiz blgede kolayca tannr. Buna karlk, fobik sknt
ve zaman zaman arkasndan gelen anksiyete tipi bilind
bir skntnn 4aretlerini gsterir sadece (Hans'n atlar kar
sndaki sknts). O zaman, bunlarn doasn ve kkeni
ni bulmak amacyla sz psikanaliz alr.
Freud'un dmemi olduu ama okuyucusunu drebi
lecei bir tenninoloji hatasndan kanalm ve aslnda birinci
tr bir anksiyete olan eyi "gerek kayg" (Realangs) olarak
adlandralm: nedene bal byk sknt. Kendi younluu
ve ona elik edebilecek fizyolojik olgularn {titreme, solgun
luk, az kuruluu, terleme) younluu ne dzeyde olursa
olsun, korkuya ya da basit kaygya gre hibir farkllk grl12

mez burada. Buna karlk, ne kayg temelinde ne iddetli


krizlerinde bir nedene dayanan gerek skntya gre mesa
fe esastr.
Bununla birlikte, anllamayar fobik sknt (san, ty,
rmcek a, krmz bahk vb. grldnde) kesinlikle bir
kaygdr nk grnen nedeni yalanc bir nedendir sade
ce, kurtulu yollar ararken ben iinde dolaan kaygyla bu
luma temelinde bir tespittir. Byk olaslkla rastlant, her
hangi bir vesileyle kaygnn derinliini tarabilmi, fare ya
da rmcek a stne bir duygulanmn belirlenebilmesi
ni salamtr. Sembolik anlamlar olmayan nedenler, bu
saptamalar rastlantsal ve yzeyseldir. Bilind bir atma
ya denk dmezler.

111.

Dnemsel nevrotik kaygdan


kronik nevrotik kaygya

Hemen hemen her zaman belirsiz kaygyla balantl


nevrotik kayg ister dnemsel ya da tlml olsun, ister kuv
vetli ve kronik olsun, genel karakteristii hibir nesnel ne
denin karl olmamasdr.
Spoman sknt krizi "basit koullarla ilikisiz, bizim iin
de hasta iin de anlalmaz bir biimde spontan ve bamsz
bir kriz gibi, bir tehlike ya da bir gereke sz konusu olmak
szn" gelir. (Freud)
Bu balamda, Simone de Beauvoir'n dorudan tankl
anlamldr:
13

"Bir gece, Grillere'de, geni bir kyl yarana tam uzan


mtm ki kayg reklendi zerime. lmden alayacak,
lklar atacak kadar korktuum olmutu ama bu kez ok
daha ktyd durum: yaam hilie srklenmiti: hilik
ten baka bir ey yoktu, hatta burada, o anda son derece
iddetli bir korku kaplamt iimi, yle ki, hasta olduumu
sylemek, bir ses duyabilmek iin annemin kapsna vuram
yordun. Sonunda uyuyakaldm ama bu krizin korkun ans
kalmt bende". (Memoire d'une jeme fille rangee, "Folio",
s.

287)
Ne var ki, ou zaman, kriz, psikolojik ve psikolojik ola

rak sk biimde kark izlenimlerden oluan dramatik bir


btnlkle ilgilidir. Dr. Marcel Eck de anksiyeteyi kaygdan
ayran somatik l stnde durur: "Kayg anksiyeteden,
smnatik bir unsurun ou zaman baskn kmas, her zaman
katlrruyla ayrlr." Bu bilimadam kesin bir kayg tanmla
mas veriyor: "Gsn skmas,' kamn ve karn boluunun
gerilmesi, boazn kaslmas (yutak: yutmak mmkn deil
dir artk; grtlak: konumak mmkn olmaz). Bel blgesini
sktran, neredeyse baldrlara kadar inen, arlatlrnas mm
kn olmayan bir duygu. Bacaklarn adeta fel olmas: yr
mek mmkn deildir; kama ya da en azndan kama d
ncesi mmkn deildir. Gzlerimiz her eyi kapkara grr,
her ey karmakanktr; sesleri ya alglayamayz ya da farkl
alglarz; akaklar atar ve yanklanr. Kan ter iinde kalrz."

[30, s. 14-15] Bununla birlikte, somatik ltn belirginl


tirilmesi gerekir: endie, korku, sknt da terlemelere, ar
pntlara neden olabilir. Fark udur: fazla iddetli olmayan
kayg krizinin somatik olgularnn belirgin zellikleri her
14

zaman gerginlik, kopma, dramatik bir belirti, kavrayc bir


olaani.isti.ilktr, basit kaygnn verdii olaan terlemeler
iin ayn durum sz konusu deildir.
Nevrotik kayg deneyimi ok sk yaanr ama herkeste
ayn zellikler grlmez bu balamda. Bu amala, her iki cin
siyetten, 17- l 9 ya aras 500 zne stnde bir anket yaptk: 1
500 znenin ( 17-19 ya aras)
anksiyete durumlarnn ve kayg krizlerinin skl:

Anksiyee

Kayg

Basit kayg ("dnemsel anksiyete")

Hemen hemen srekli ya da ok sk


gelen kayg ( ci ddi kayg")
Anksiyeteyle ilgili hibir ans olmayan (?)
"

402
87
11

Dnemsel kayg krizleri - hatrlanabilen

1/5 kadar
Sk ve kuvvetli kayg krizleri
Hibir kayg krizi hanrlamayan
(ne dnemsel, ne kuvvetli ve sk)
krizlerden

388
89

23

Elde ettiimiz sonulara gre, nemli nevrotik kaygla


yzde l8'i Freud'un nevrotik kayg (ya da "kayg nevro
zu") tanmna uygun derler. Ama 500 zneden 388'i (yz
de 77) dnemsel kaygyla tanmlardr (ciddi ya da o kadar
ciddi olmayan skntllann yzde 95'i). (Dnemsel ya da
olaanst kayg esasen yinelenen ve kuvvetli nevroz zel
likleri gsteren kaygdan farkl deildir. Deney, yaanan
rn

1) Soru sorduumuz her denee ncvrotik kaygnn ayrc bir tanmn


verdik ve zellikle olgunun patognomonik zellii stnde durduk: ak hihir
nedenin. hibir gerekenin olmamas. znelerimiz liselerin son snf renci
leridir ve bu anket 1964- 1970 arasnda gerekletirilniCir.
15

olaylar balamnda kayg her iki durumda ayndr, sadece


sklk ve younluk konusunda bir younluk farkll sz
konusudur.)
Bu istatistik dnemsel kayglarla (500 vakadan 402'si)
dnemsel kayg krizlerinin (388) ve hemen hemen srekli
kayglarla ("ciddi kayglar", 87 vaka) sk ve kuvvetli kayg
larn (89 vaka) tam anlamyla akttklann gsterir. Ankete
katlan genlere salanan tmevarml aklama, anksiyete
nin temel lt olarak -kukusuz daha ayrntl biimde
gsterilecektir ama tehis ve anlam olarak ok nemlidir
hibir nedenin, hibir ak belirtinin olmadn gsteriyor
du. Dolaysyla, ayrca ve zel olarak irdeleyeceimiz (bl.
VII) ilke olarak belirli bir nedene hal ayglar (kk
Hans'n ya da "kurtlar olan adamn fobik skntlari gibi)
saf d etmitir. Dolaysyla, sz konusu ankette sadece nev
rotik kayglar sz konusudur. Bu tip kaygy gncel kayg
adyla ayran Freud iyi bir pedagog olduunu gsternitir:
bu kaygnn kkeni ve belli bal zellikleri bireyin gncel
psikolojik-psiik deil2-durumudur: bu durumun dkm
karlarak ve 'ben'in bu dkmnn meyvelerini btn
cl koullarna balayarak aklamas yaplr. Btncl a
dan, Freud'la birlikte (gnmzde baz rencileri bu gr
reddetseler de) ayn eyi sylyoruz: gncel kayglan anali
tik psikoterapi zme kavuturamaz ve bunun nedeni bu
kayglarn gncel olmalar ve bilindndan deil bilinli
ya da yar bilinli 'ben'den kaynaklanmalardr.
2) "Psikolojik": zellikle bilinle ilgili; "psiik": 'psykhe'nin rmn ilgilen
diren ve dolaysyla biiyk lde bilindna karlan.
16

iV.

Fobik temel li nevroti k kayglar

Bunlar sadece bir deike ohtururlar. zellik gste


rirler ve bunlarn iindeki fobik zellik, biraz sonra deine
ceimiz (V) esas fobinin tersine, her zaman aksesuvar Jee
rindedir ve potansiyel niteliindedir. ncelikle anlalabilir
grnen fobik sknt y (szgelimi bir ylann grlmesiyle)
ayrt edelim: youn bir korku, bir dehet duygusudur bu
kesinlikle. Ayn ekilde, r re sisremli fobik kayg (otomo
bil, gemi, uak fobisi) nedenleriyle mantksal balant iin
dedir. Bu da kaygnn bir deikesinden baka bir ey deil
dir.
Ama nc zellikten sz etmek ve onu da ayn rakn
rl anksryere ve kayg erevesi iine oturtmak uygundur. Sz
konusu olan kesinlikle anksiyete ya da kayg mdr? nce
kilere benzer bir cevap vereceiz; sadece kaygdan muaf
birer anksiyete olan takntlar vardr. Bunlarn nedenlerle
olan ilikileri anlamszlk noktasna kadar gider. Bir neden
sizlik, ilikisizlik ya da takntl anksiyete iareti, yalanc bir
iliki sz konusudur bu balamda.
Bu greli mesafe konusunda baz rnekler verilebilir.
Basit tipte kaygl biri anksiyete durumlarn kavrar, bunla
r neredeyse tm bilin alann dolduracak kadar geniletir:
eer yaknlarndan biri denizde ya da karada seyahat ediyor
sa, biraz atei varsa bu dnceyi kafasndan atamaz.Takn
tl nevrozdan fark nedir bunun? Sadece u fark vardr:
takntl nevrozda, kaygdan muaf anksiyete durumunda ol
duka mantkl saylabilecek nedensel ilikinin artk sadece
son derece belirsiz bir mantksal dayana vardr. Takntl
17

kaygl kii kendisini srekli denetlemek zorunda hisseder:


elektrikli stcnn fiinin ekilip ekilmedii, kapnn sr
glenip srglenmedii, biraz nce imzalanan ekin stn
deki rakamn gerekten denmes gereken para olup olma
d . . . te yandan, yaplmas gerekeni yaptndan son de
rece emindir. Her trl akl yrtmeden kaan bir zorla
yclk sz konusudur. Kimileri de kap ziline dokunmak,
onu okamak isterler. Nasl nevrotik kayg anlan durum
larda "kayg nevrozu" olarak adlandrlabiliyorsa, takntl
nevrotik kayg da gerektiinde "takntl nevroz" olarak ad
landrlabilir. Bu durumda takntlar daha bir anlamszlar
lar; szgelimi Freud'un "fareli adam": nianlsna ve mer
hum babasna son derece saygl olmasna ramen onlarn

klarn kemiren farelerolduunu dleyecek kadar u nok


taya gtrmtr ii bu adam. Baz inanl takntl kimse
ler bir kilisede kfretmek zorunda hissederler kendilerini,
agnostik ve tanrtanmaz bazlar ise istavroz karmak zo
runda olduklarna inanrlar. Hatta Rycroft ataln ok sev
dii einin parmana batrmak zorunda olduunu hisseden
ve bu nedenle onunla ayn masaya oturmaktan byk bir
kayg duyan bir kadndan sz eder. ok ender de olsa baz
tabular, baz koruma hareketleri, baz szleri ya da rakam
lar telaffuz etmekten kanma olgusu ve ansszl yenmek
amacyla masum "aaca dokunma" hastal ikinci derece
de takntl kayg zellikleridir. Btn anksiyete trleri gibi
bu da kayg krizleriyle birlikte grlebilir ya da grlmeye
hilir; kayg krizleri, bu durumda, takntl anksiyeteyle birlik
te, sinirli ya da genel olarak nevrotik kaygnn genel anksiye
te durumuyla ayn olan ilikisini destekleyebilir,ve burada
18

daha nce sylediklerimizi3 yinelemekten baka bir ey yap


mayacaz.

V.

Psiik kayg (bilind kayg)

Bu noktada, Freud'un "kayg histerisi" dedii, bilindln


dan kaynaklanan bu kaygyla ilgili olarak nerdii iki esasl
tanmlama arasnda bir tercih yaplmal mdr? Eit biimde
zetlemeyeceiz onlar. Fred'da daha ok bir kayg reorisi
olduunu gstereceiz: bu teorinin ak seik biimde anla
tlabilmesi iin balama gre ne tr bir kaygyla ilgili oldu
unu sorgulamak gerekir her zaman. Birok ardl gibi Freud
da belirtne: bunu her zaman: baka bir saptama yapmadan
"ayg"dan sz edilir. Bununla birlikte, bu balamda bir ya
ra gereklilii olduunu ve Freud'un kayglar teorisinde s
rekli bilinli kayg olan bir nevrotik kayg ve "bilind kay
g" ya da "psiik kayg" adn verdiimiz "kayg histerisi"nin
ayrt edildiini greceiz. Bu balamda, anlamamz gereken,
bilind bir itkiden hareketle 'ben'de fobik ya da kaygl
bir duygulanma ve ou zaman da kaygl-fobik bir duygula
nma neden olan bir kaygdr. Kkeni ve zellikleri itibaryla
btnyle farkl olan psiik kaygnn griple zatrreenin bu
lumas gibi nevrotik kaygyla birlemesi mmkndr. Ama
ok farkldr: aklamas ya da tedavisi ancak analiz ya da
oto-analiz yoluyla mmkndr. (Karen Horney)
3) Takntl kayglar ok sk grlmez. Daha sonraki hllimlerdc yeniden
dnmeyeceiz hu konuya.
19

Ps4ik kayg adlandrmasnn nedeni bilind!nda yer alan


izlenimlerin nonnal gelime srecinde bir duraklama ya da
sapmaya ya da herhangi bir koul veya durumla etkinleerek
daha nceki bir evreye doru bir gerilemeye yol amalardr.
Olgunlamam bir psiizme, belirsiz, tamamlanmam ya
da gerileyici libido tanmlamalarna denk der. Bu rahatsz
lk nevrozlarn deil psikonevrozlarn alanna girer. Nevrotik
kayg 'ben'in bilinli ya da bulank biimde hissettii gncel
durumla aklanrken (anlara ya da an gibi grnen eylere
gnderme yapsa da) psikonevroz kaygs -bu szck yeterin
ce aklyor onu- kiiliin fark edilmeyen yksnde belir
ginlemi psiik bir kaygdr. Byk olaslkla, ocuk ve/veya
genlik yaam slubuyla dorulanm \IC derinletirilmi
ocuklua zg bilind bir atmay simgeler. "Psikonev
roz" szc bu durumda rahatszln psiizmin iinde bu
lunduunu gsterir, oysa, basit nevroz 'ben'in iinde olup
biter. (Ayrca, bu koullarda psikoza yakn olduumuz anla
mna gelmez bu.)
Nesnel adan, Freud'un ben ve bilind itkiler arasn
daki ak seik ayrmn hatrlamamak mmkn deil. Gre
li de olsa, bu ayrm psikanalizin "kar ve zarar" hanesine
yazamayz. Burada meru ve de psikanalizi merulatran
bir uygulama vardr. Gncel nevrozlar ve psikonevroz, nev
rotik kayg ve psiik kayg arasndaki yaknlatrmalann
mimarlarndan biri olan J. Laplanche'a gre "bu ayrm ne
mini korumaktadr; genel olarak tamamlayc bir biimde
etkin olan iki yapsal unsur arasndaki ayrmdr". Gerek
ten de, herhangi bir insanda ya da kendimizde gzlemledi
imiz herhangi bir kaygnn problematii bu ekilde ortaya
20

kar: kayg nevrotik midir yoksa bilindl m? Bu balamda


kesin ayrmlar yapmak, klinik gereklie gre nozolojide
daha kolaydr. Bir sinir arsnn ba arsyla karmas gibi
nevrotik kaygnn da ou zaman herhangi bir fantazmayla
karmamas mmkn deildir pek. Bununla birlikte, nev
rotik kayg ve bilind kayg ("kayg histerisi") arasndaki
ayrm temeldir ve kayg olgularnn ve farkllklarnn ak
lanmas iin gerekli grnmektedir. Bu ayrm dncesi,
Freud, 1926'da [ 4], "kayg histerisi"nde, revrotik kayg iin
de hi bilinmeyen hadmlk kaygsna temel bir ilev ykle
diinde tamamlann!. olacaktr.
imdi belirlemi olduumuz farkl anksiyete ve kayg tip
lerinin zmlenmesine bir gz atalm.

21

KNC KISIM
ANKSYETELER
II. Blm

NEDEN N N BLNCNDE
OLAN ANKSYETE

Endieden anksiyeteye, basit bir ekilde, psikolojik skn


tlarn ve fizyolojik rahatszlklarn younlamasyla geilir.
Bunlar (an terleme, kalp arpnts, solunum sorunlar,
bacaklarn tum1amas) lt oluturabilirler: hi olmama
lar ya da etkili olmamalar endie belirtisidir; varlklar ve
kuvvetli olmalar anksiyete iaretidir. Ama ac veren ve ha
reketsiz klan gs kaslmasnn yaratt nemli sendrom
ne kadar kuvvetli olursa olsun, bu durum anksiyetede grl
mez. Ama anksiyeteyle kayglan birbirlerinden ayrma ko
nusunda kesin, belirleyici bir lttr.
Nedene dayanan anksiyete belli bir tehlikenin belirsiz
ya da kesin biimde saptanm olmasdr: bu tehlikenin ger
ekleip gerekleemeyeceini bilmez ama var olduunu
bilir. Oysa, korku daha ok psikolojik bir olaydr, nedeni
23

belli anksiyete psikolojik bir dunmdur: bilinli bir gelime


gsterir.
Bu balamda, koullanmayla davran aklama stn
de durulabilir: "Bir ocuun odasna karanlk hakim olurken
kap serte arparsa, ocuun sonraki yaamnda karanlk
tan korkmas iin yeterli bir nedendir hu, nk kapnn
arpmasnn verdii rkntyle olumu koullanmaya ba
lar bu korkuyu. Miss Jones, doal koullarda, koullu bir
korkunun oluumuna tank olmutur. Bir ocuk verandann
altnda oynamaktadr, iinde krmz bir baln yzd
bir kavanoz dikkatini eker. Elini bu kavanoza daldrp
hala dokunduunda imek akar ve gk grler. ocuun
daha sonraki yaamnda sadece bir kavanoz deil, balk bile
gnnesi bu ocukta korku uyanmas iin yeterlidir." [A.
Tilquin, 15, s. 82 iinde alnt.!
Ak bir tehlikeden. kaynaklanan anlk kaygdan, po
tansiyel bir tehlikeye dayanan ama mevcut durumla her
zaman iliki iinde olan lsz ve kalc kaygya gei fark
edilemez ve belirti vermez. Bir nedene dayanan anksiyete
nin kayglarn ortalama istatistiini younluk ve sklk ola
rak getiinde normali at dnlr. Neden, rntgen
ya da biopsiden salanacak kesin tan beklentisi olduun
da normaldir, evresi btnyle salkl insanlarla dolu bir
anne, bilinen ya da bilinmeyen korkun hastalklarn o
cuklarna musallat olabilecei dncesi iinde olduunda
ar ve anormaldir.
Her mikro-ortam kendi anksiyete "normlar"n olutu
rur. yle aileler vardr ki anksiyete bir bireyinden tekine,
her ilikide daha bir younlaarak geer. Anksiyete normu
24

daha geni sosyolojik verilere de baldr; baz ilkel topluluk


larn, nedenleri belli anksiyereler yznden kaygl olduk
lar gzlemlenmitir: bunlar birok nedenden, kouldan, baz
olaylar arasndaki balantlardan korkarlar, buna karlk,
baz topluluklarn da son derece gzpek, aldrsz olduk
lar ve hibir eyden korkmadklar gzlemlenmitir. Ayn
topluluk iinde baz tarihsel dnemlerin teki dnemlere
gre daha kayglandrc olduu gzlemlenmitir: yaadmz
dnem anksiyetenin (ve de kaygnn) sosyokltrel zirve
lerinden birini yakalayacak gibi grnmektedir kesinlikle.
Bu yaylmann kaynaklar paralanmakta olan bir toplumun
endielerine, sinirlilik hallerine, kararszlklarna, istikrarsz
lklarna, oburluklarna, mstehcenliklerine bakldnda
kolayca anlalr.
Etkisiz ve ender ya da gl ve sk olsun, nedene bal
bu anksiyete ender olarak kayg krizlerine dnr, oysa,
ilerideki sayfalarda (bl. III) bireye bal anksiyeteden sz
edeceiz; ok farkl olan bu ok nemli anksiyete de sknt
kam1aasnn bir parasdr.
Deiiklik ya da her trl deiiklik dncesi basit kay
gnn kaynaklarndan birini oluturur. Gerekten de, dei
iklik, yerini aa yukar saptayabildiimiz -bugnk dn
yamz- bir nedenin, yerini ancak hayal edebileceimiz baka
bir nedenle ikame edilmesinin nnde bir tehdit oluturur.
Belirsizliklerle kuatlm bu teki nedeni biz -karakteri
mize gre- anksiyete retici bir neden haline getiririz. Dei
iklik anksiyetenin ok sk grlen nedenlerinden biridir.
Ama anksiyete deiiklik ncesi ve sonrasnda farkllk gs
terir.
25

1.

Deiikli kten nce anksiyete

Bu balk altnda nemli anksiyete tavrlarn bir araya


getirmek mmkndr: "snava girmek", "almas gereken
bir engel" (saydam ve anksiyete retici szckler) . Endie
sknt verici bir ten, ayrlk, hastalk, hekim muayenelerinin,
manevi bir tehdidin (evlilik yaamndaki zorluklar, ayrlk
korkusu, muhalif tavrlar ya da bir ocuun reddedilmesi vb.)
neden olduu durumlara kadar, yeni fizyolojik ve psikolojik
zelliklerle arlar: deiiklik dncesi ortaya ktnda,
korkulan ann yaklat arlaldnda, bu dnceler gndz
vakti zihni igal ettiinde ve geceleri uykuda az ya da ok do
rudan fanrazmalar oluturduunda rahatszlk ya da knt,
gndz ya da gece terlemeleri grlr. Bunlara bal olarak
bireyin dncelerini bir dzene sokmas, sorunlar ak se
ik bir biimde ele almas daha bir zorlar, dolay1SLyla anksi
yetenin arlatrdi ve dramatikletirdii bir gln ta
mas ve bomas kimi zaman bir depresyona dnebilir.
Bu ktmser ve fel eden durumlara, neredeyse kanl
maz bir biimde genel ya da baz kiilere ynelik bir saldr
ganlk eklenir: bu durumdaki birey tek tek evresindeki
kiilere ya da hepsine birden saldrr. Elerden l:iri deiiklie
karar veren, deiiklii kabul eden ya da bu deimeyi yaa
yan tekini azarlar.
Anksiyete dinamii, u noktalarnda, kimi zaman zincir
leme ya da toplu, iddetli (fke, alama krizleri}, kimi zaman
da nispeten sessiz (srekli alamakl olmak, ksk ses, yor
gunluk ve bitkinlik) tepkilere yol aar. Anksiyete duygusal
ve entelektel dengeyi alt st eden. yerine geici olarak
26

geriletici ve vazgeirici tavrlar ya da abartl durumlar ge,


tiren bir heyecan durumudur. Kald ki, bu seim rastlant,
sal deildir: "birincil"1 tip karakterlerde sorunu datma,
cesaretsizlik, teslimiyet izlenimleri ("nerede olduumu bil,
miyorum", "datnu durumdaym", "olaylar beni ayor",
"sisler iinde yayorum") n plana kar. "kincil"2 tip ka,
rakterlcrde anksiyete bunlar aklamaya ve dorulamaya
ynelik sistemli yorumlarla kolayca en iddetli dzeylerine
ular. Bu durumda, anksiycte paranoid tavrlara yol aar,
oysa, baka durumlarda zel bir anksiyete, paranoid anksi,
yete douran paranoyak eilimdir.
Deiiklik dncesi karsnda duyarln byk lde
sapmas olan anksiyete, ayn zamanda eylem alannda da
ba gsterir.
Srekli duraksayan ve dank olan-"artk ne yapaca,
m bilmiyordum"- kaygl kii nedensellik asndan srekli
k noktasma dner; bir yanl davran ve anksiyerenin
daha bir iddetlenmesi. . . Bu byle srp gider. ok duyarl
bir insanda hareketsiz kalan kayg emberi belirgin ve korku
verici bir balamda daraldka zel ve ikinci derecede fizyo,
lojik olgular da (bedenin terlemesi, ellerin titremesi ve terle,
mesi vb.) ortaya kar. Bu kk belirtiler yrek daralmas
anlamna gelmez. Burada yrek daralmasna gre iki belirgin
zellik grlmez: bir yanda bask, ezilme ya da dme duy,
gulan, te yanda ak seik bir nedenin bulunmamas: kayg,
l insan, kayglan ne kadar ar olursa olsun kaygsnn nede,
nini bilir ya da hisseder.

1) Bkz.
2) Bkz.

ileride.
ileride.

27

il.

Deiiklikten sonra anksiyete

Bir tanma eylemi, yeni bir i, yeni bir ailevi durum,


evlilik, istenmeyen bir doum, boanma, herhangi bir skn
t. .. Kayg ykl kiiler genellikle deiikliklerden sonra
daha az kaygl olurlar. Gerekleen deiiklii reddetmek
ten ok, haber verilen deiiklikten korkmulardr. Olduka
yava bir stat ve rol deiiklii kayg krizlerine yol amaz,
nk bylece alkanlklar deime srecini izleyebilirler.
Olduka hzl hareket ederek yenilik denizine demir atabi
lirler. nsan, olaylar genellikle "sanldndan daha kolay
bir biimde" gsleyebilir. Bununla birlikte, olaydan sonra
-kendiliinden olumu bir deiiklik- genellfkle kayg sz
alr ve hatta kimi zaman sahnenin n tarafna yerleir. Bir
ziyaretten sonra: "Bir pot krdm m acaba!" Bir grmeden
ya da konumadan sonra: "Darlm olabilir mi bana", "Yete
rince teekkr ettim mi acaba ona" vb. "Btn vaktimi hak
knda neler konuulduunu, servis efinin alma tempomu
nasl bulduunu dnmekle geiriyorum," diye yazyor kay
g ykl biri. Bir bakas da yle diyor: "T eftiinizden beri
uyku tutmuyor beni; ltfen frsat bulur bulmaz verdiim
ders konusunda di.incelerinizi syleyin bana, en azndan
net bir durum belirir kafamda; her ey belirsizlikten iyidir."
Pierre Janet ok iyi grmtr durumu: "Deiiklik ilkesi
bireyi davet ettii macera riski nedeniyle bir frenleme zel
lii tar ve hu zellik de bireyi hareketsiz klma zellii
ierir." Artk hibir eyin deimeyecei, hibir eyin olma
yaca garantisini alan kaygl bir insan ksa sre sonra kaygl
biri olmaz. Ama bu durumunun onda d krkl yaratma28

yacamn garantisi yoktur. Kimileri kayglarn sezgileri, duy


gular ya da bo inanlaryla besledikten sonra burlarla,
kehanetlerle de besler ve bu durum kaygnn hi kstlanma
dan younlamasna yol aar.

ili .

Okul kaygs

Nedeni deiiklik korkusu olan kayg trne giren okul


kaygs rencinin zekasnn yetersiz olmas ya da yeteri ka
dar gayret gsterememesi gibi bir gerekeyle ilgili olmayan
birok baarszln sorumlusudur. Fark edilmesi olduka
zordur: kimilerinin -bu insanlarn says sanldndan faz
ladr- kaygs olabildiince ok sayda insann kolayca adap
e olmaiar nedeniyle boulup kalmtr. Biz bu almada
bu nemli zorluu yeniden irdelemeyeceiz.3 Sadece unu
hatrlayalm ki, olduka ender grlen zel bir zeka gerilii
durumu dnda, okuldaki baarszlk kimi zaman kayg kay
nakl bir uyumsuzluk durumuna baldr. Btn gereklilik
lerini ve ilkelerini sosyal adan kesin bir biimde dayatan
okul, srekli bir deime zorunluluu, baka bir ey ren
mek iin rendiklerini unutma zorunluluu getirir. Bu s
rekli ve zor yenilikler gvensizlik ortam yaratr: anlalama
yan problemler, beklenmedik sorular, renilmesi gereken
yaz, retmenin aniden soru somrns, tahtaya kaldrma ...
Kimilerine gre kayg retici ve ard arkas kesilmeyen de3) Bkz. Andre Le Gali, Les inscces scolaires, PUF,
basm.
29

"Quc sais-jc?",

8.

iiklikler .. . Btn bu gvensizliklere baka gvensizlikler


de eklenir: takn (ounluk iin) ve kimilerine gre kaba
bir kolektif yaamdan kaynaklanan, ilkel uzlamlara da
yal gvensizlik . . . Yabanc hocalar karsnda, gizemli bir
kiilik karsnda duyulan srekli korkular, pek iyi anlalma
yan yaptrmlar . . Kimilerinin, lise hatta niversite renci
lerinin kendilerini gsz klan, yalnzlatran, kimi zaman
boan ve temel kaygya eklenen nevrotik kayg dnemleri
yaratan az ya da ok belirgin bir zorluk, huzursuzluk, hatta
gszlk izlenimine snmalar anlalabilmektedir.
Bu balamda tek sorumlu okul deildir. Okul kaygs
okulda ve okul araclyla hissedilir ama aile ortam ok
sk yardmc olur buna. Okul knda baka bir.snav balar:
ana-babaya hesap verme. Birok aile ocuklarna okulla
ilgili sorular sorar. Ama acemice sorguya ekilen ocuk,
babasn ve annesini, zellikle baba,;,n ok nemli yarg
lar olarak hatrlar ve onlar da genellikle kendisinin okulda
ald sonular yznden kaygldrlar. rencinin kaygs
unsurdan oluur: kayg eilimi, ailesinin kaygs, ret
menlerinin kaygs (muhtemel ve farkl ekilde ifade edilen).
Baz retmenler -saylar gitgide azalmaktadr- tartmasz
biimde bir tr okul "depresyonu"na yol aarlar. Ynlendi
rici olmama hogrs kesinlikle istismar edilir. Baz karak
terler ("birincil" dediklerimiz ve zellikle "etkin olmayan
birinciller") iin bir gereklilik kanlmazdr. Ama bu gerek
lilik karakterlere gre ayrntlandrlmazsa, snftaki ortam
gven vem1ezse ve ekici deilse, ailedeki huzur ortam okul
gerekliliklerinin yorduu ocuu dinlendirmezse, bu gerekli
lik yaygn bir uyumsuzluk faktr olur ve iyi ynlendirileme.

30

yen kiilik bilinli ya da bilinsiz bir tavrla zekay harekete


geirmeyi reddeder. AnlaY!l ve gven veren bir retmen
ya da ana-baba rol stlenebilmek iin insann her eyden
nce kendisiyle bark olmas ve ok fazla kaygl bir insan
olmamas gerekir. En azndan retmenlerin kendilerini ve
rencilerini kefetmeleri iin bir aratrma yntemine sahip
olmalar gerekir. 4 ok sayda ilkokul rencisinin snfta
kalmas, 150.000 gencin zorunlu okul a sonunda hibir
mesleki formasyona sahip olmamalar ya da ok yzeysel
ve belirsiz bir genel fonnasyon edinebilmeleri okul sistemin
de organik reformlar gerekli klmtr hi kukusuz. Ama
psikolojik bir reform da gereklidir imdi. Bu eitim zellikle
okul ve ailedeki kayglar ve bunlarn sonularn ortaya
koymaldr: istatistiksel olarak yzde 10- l S'e ulaan ve
..r<:ncileri hareketsiz klan kayg. Bu konuyla ilgili olarak btn aileler uyarlmal ve -mmkn olmasa ve gereksiz olsa
da- en azndan bu kaygllarn saptanmas, uygun biimde
eitilmeleri ve ailelerinden de ayn ekilde davranmalar
istenmelidir.5
Ayrca, bu durum baz yetikinlerde de grlr: zgr
lklerini elde edemeyen bu insanlar da, okul yaamlarndaki
baz renciler gibi, kiisel, ailevi ve mesleki yaamlarnda
kayg duyarlar.
Kiisel geliim, buna pek eilimli olmayan ailelerde bile,
ou zaman bir travmadan (szgelimi bir ocuun hastal
4) Bkz. Andrc Le Gali, Caracct!To/ogie des mfanc.1 ec des cdolescenes, PUF,
8. basm.
5) Bkz. Andrc Le Gali, /..es insucds .1colaires, PUF, "Qe sais-je?", 8.
basm.
31

ve zellikle tekrarlayan hastalklar: ocuklarndaki bir bo


az enfeksiyonunun menenjite dnmesinden korkarak
kaygl insanlar haline gelen ka anne vardr kim bilir...)
hareketle srekli gelien bir younlama mekanizmas yara
tabilir. Fark edilmeyen ve nce rastlantsal olan anksiyete
yinelene yinelene kiilie kk salar ve ksa sre sonra sade
ce nedenlere bal bir anksiyete deil, neredeyse bireyin
kendisinden kaynaklanan bir anksiyete olur. Bleuler hak
ldr: "Bir araya gelen iki gr as -nesnenin gr as
ve znenin gr as- elikili duygular oluturur." Nes
nel olarak annenin rahatlamas gerekir; znel olarak gitgi
de daha ok korkar.

iV.

Nedene bal anksiyetede

genel elikili duygular


Anksiyetede olduka yaygn e likili duygular olgusunu
birc)k aratrmac ayrntl bir biimde ele almtr [ 11, 1 7,
25, 30, 37, .38, 43].
ocukta ok yaygndr bu kavram, birok oyu nunun
gerecidir: eer "erif,, rolndeyse amac sadece yasa yap
mak deildir, ayn zamanda tehlikede hissetmek ister ken
dini; tabancasn kendisini tehdit eden szde bir dmana
doru ateler; "westem"leri sevmesinin nedeni bu filmler
de elikili duygularn filmin sonuna kadar srmesidir. eki
c il ii n ve iticiliin elikili duygular iinde baz ola nlar
ve kzlar dramatik ykler ve masallar, vahi sahneler (ld
rlen tavan, domuz, pili) ararlar. ocuun oyuncak ay.sn

32

dan kesinlikle vazgememesi, bir lde, bu olaanst nes


nenin ocuk alt yanda ona sahip olduunda dourduu
kaygya ve ksa sre sonra da onu bir fetie dntren e
likili duygulara baldr.
Birok yetikin ayn aratm1alar yapar: "sspans" duru
mu kaygdaki elikileri kesin biimde gsterir. Son derece
monoton bir yaama kar bir panzehir olarak nerilir bu
ya da kimilerine gre kendi kayglarn merulatran bir
genellemedir. Korku filmleri ya da kitaplar, dv gsteri
leri (boks, catch, boa grei, horoz dv) ekiciliklerini
sadist beklentilerle renklendirilmi kaygl, heyecan verici,
psikolojik bir ok-deerlilikten alrlar. Altn arayclar, vahi
hayvan avclar, "gangsterlerle mcadele eden polisler", "ko
mandolar", macera peinde koan aktif maceraperestler
-aktif bir kayg peindedirler, oysa, aktif olmayan macera
perestler kaygnn bir oyun salonunda, bir salonda ya da bir
barda gelmesini beklerler. Aktrlerin kendi durumlarnn
bir zgnl haline getirdikleri nl ve nedensiz "toplu
mun karsna kma korkusu" da farkl bir ey deildir.
Bu ii ok belirgin bir gereklikten uzaklama durumuna
vardrrlar: bir bulvar komedisi oyuncusunun 500. oyununa
karken "byk bir korku" duyduuna inanmak zordur. . .
Bununla birlikte, bu tr olaylar ok sk grlr: Louis Jouvet
Knock'un 500. temsilinde sahneye kan ter iinde-ve byk
olaslkla psikosomatik bir egzamayla- kmtr.
Arabayla ya da motosikletle hz yapmak birok insana
kiisel bir deer kazand duygusu verir (aracn hzn belir
leme); kimileriyse hzdan fiziki izlenimler alrlar (kimileri
tatmin olurlar hzdan) ama iin cuzu biberi olan bir elikili
33

kayg da verir bu. elikili duygular veren bu anksiyetenin


esas iki zellikle tanmlanr. Bir yanda imdinin kaygl ey
lem bekleyiinin tatminsizliinin verdii, aranan bir kayg.
Bu kayg sonu olarak ol umlu, zevklidir, belirgin zellii
sabrszlkla stlenilecek bir rol beklemektir. 'Wcstem'le
rin birinci ve ikinci derecede kahramanlar yeniden atlar
na atlama, ak arazide at koturma ya da bir salonda silah
atma frsatnn kmasn, aslnda kaygl bir sabrszlk olan
bir tr ak kaytszlk iinde beklerler. Bu kayg birok kim
se iin belli bal dinamizmlerden biri ve yaamlarnn tuzu
biberi olmakla birlikte onlar baml klmaz kendine. te
yanda ise yaanan, korkulan, mutsuzluk veren bir kayg
ker insann stne ya da en azndan insana egemen olaca
frsatlar kollar. ki eilimin manik depresif bir kiiliin iki
yann oluturmas grlmemi bir olay deildir: bunlardan
birinin kimi zaman ok zel bir biimde baskn kmas ok
sk rastlanan bir durumdur.
Aynca, anksiyete, iinde yer ald etkinlik ya da sahte
etkinlik araclyla elikisini belli eder. Melankolik anksi
yetede bile "ksr bir kayg" grlr: hastalar "yer deitirir
ler, kalkarlar, yatarlar, rpnp dururlar" (Dide ve Guiraud).
Anksiyete ou zaman ateli, skntl, gevezedir. Bu geve
zelik kaygl duygularn abartlmasna denk der. Kimi u
durumlarda "mahvolduk", "daha beterinden korkalm" vb.
Daha ll anksiyete durumlarnda karamsar hipotez ifa
de edilir ya da gl bir biimde hissettirir kendini. Ama
bu durum srekli olsayd, anksiyete deil umutsuzluk ba
gsterirdi. Anksiyete korku ve umut, mutsuzluk ve olumsuz
lamas arasnda gidip gelmedir. J. Favez-Boutonier'nin ok
34

gzel ifade ettii gibi "kaygy dndmzden daha kl


dedi yaarz, oysa, anksiyeteyi yaadmz kadar dnrz".

{ 15, s. 34) Ayrca, kayg ykl dncenin kaygl bir biim


de muhatap arad da sylenebilir; tekinin rtecei,
kantlayaca, gsterecei bir umut iinde kendini ifade et
meye hazrdr. Kaygl anne bir rahatlama beklentisi iin
de, hekim karsnda kaygsn daha da abartr. Kaygl dii

nce, onun bir alternatifin tutsa olduunu fark ed erek


kaygsn daha da artrr: hasta iyileecek mi? Uak yolculu
u, rntgenler olumlu mu olumsuz mu, ka yok. Dnm
l olarak iki ztlk yaanr ve durmakszn kt ihtimal s
rekli nedenleri yinelemeye gayret eden olumlu ihtima le
galebe alar. Belki de, insa n kaderinin esas ka ma klmn
kesin ifadesinden b aka bir ey olmayan anks iyeten in kar
m;.kl: yaam iin varlk ve lm iin varlk. Anksiyete
nin airleri ve filozoflar -onlar bu kavram sk sk kaygyla
kartrm olsalar da- esinledii anlalyor. Bu gzlemler
nedene dayal anksiyetenin son derece bilinli bir zelliinin
altn iziyor: Brissaud kriz eklinde ha gsteren anksiyeteyi
anlatrken (Semaine medicale,

1890) omn beyinsel ve psiko

lojik kkenini kaygnn soanilikle ilgili ve fiziksel kke


niyle kartlatryor.
Anksiyete iinde yle elikiler barndrr ki kayg ykl
baz insanlar nedene bal anksiyetelerini bir dinginlik duru

muyla deiti rmek istemeyebilirler Anksiye te ve dei i klik


arzusu birliktedir ve karakterler snflandnnasnn baz ka
rakter tiplerine -zellikle duygusal , fazla etkin olmayan,
.

birincil ("sinirliler")- denk derler. Anksiyeteyle bi rli kte


gereklemeyen bir deiikliin
35

deeri yoktur; en ok arzu

edilen deiiklik kimi zaman amala en byk belirsizliin


birlikte olduu deiikliktir. Gitmek sradan bir eydir; ama
ok uzaa gitmek ve nereye, niin gittiini bilmemek, "sar
ho gemi"ye binmek ya da "kularn sarho olduklan yere"
gitmek, deiikliin kayg reten zenginliini davet etmek
tir. Yalanc kaygl anksiyete edebiyan, tiyatrosu, sinemas
byk ilgi grmtr her zaman: bunlar kendisini besleyen,
ycelten ve sarsan eyleri kefetmeye susam ada duy
gusalln youn dengesizliine tanklk ederler.
Uyarc anksiyete.

Baz geici kayglar bir yanma ya

da snav ncesinde hazrlayc ve yararl olabilirler. Chelsea


Tottenham'la nemli bir ma yapacaktr. Antrenr unlar
syler matan nce: "En ne:nli karlamalanmzdan biri
ncesinde birok oyuncum sakam. Gergin ve sinirliydiler.
Ve yann da yle olmalarn istiyorum onlann. Bir ma sabah
onlarn glmsemelerinden ok hasta olmalarn isterin1."
[29, s. 24]
Ayn ekilde, baz kayglar en fazla etkili olduklan du
rumlarda 'ben'in duygusal kaynaklarn ve entelektel g
lerini barndnrlar ilerinde. Anksiyetenin ierdii bu eli
kiler snavlarda ve yanmalarda ortaya kar: kimileri iin
uyanklk ve saldn, kimileri iin ka, boyun eme ya da
terk etme durumu. nsanlar o anki durumlanna gre ve
kendi yaplarna, ocukluk/genlik durumlanna gre sal
dn ya da vazgeme durumunu benimserler.
Nedenlere bal byk anksiyeteler. Anksiyete dra
matik durumlar sonucu ortaya krnda u noktaya ular
-

36

ve skntyla karmas daha da kolay olur. Boazn kuru


mas, azn kurumas, terleme, "ayaklarn tutmamas", kalp
arpmas . . . Btn bunlar bir araya geldiinde insanda bir
felaket ve ykm duygusu uyanr ki bunun bir kayg gibi
alglanmas anlalr bir eydir. Bununla birlikte, bu durumda
kayg tansndaki zellik yoktur: ani, nedensiz ve bek
lenmedik bir durum; bask, ezme, lmcllk ieren fizyo
psikolojik unsurlar; ve, nihayet, hastay bir dakikalna da
olsa skntl bir hareketsizlie mahk'.'m eden fel duygusu.
Aadaki iki rnekte bu byk anksiyetenin yaratt
felaket ve ykm zellikleri ve de bu balamda nedenin ne
kadar etkileyici olduu ve bireyi fel eden bir durum olma
d grlecektir. te yandan, bu gzlemler byk ya da
kk bir. anksiyetenin ou zaman psikolojik ve ahlaksal
ndini sulama, pimanlk, itiraf) dncelerle birlikte
bulunduunu da gstermektedir ve kayg durumlarnda ke
sinlikle rastlanmaz bunlara. (Karklklara meydan vem1e
mek iin metinde yazar tarafndan kullanlan " kayg" szc
nn yerine bize daha doru grnen "anksiyete" szc
n ayra iinde kullandk.)
B. J. "Kaygmdan [ anksiyete) sz etmek mi? Saatlerce
konumam gerekir bunun iin. Bu lanet olas kaygy [anksi
yete) ok iyi bilirim. Karmakark bir ey: bir kitapdan
alnan kitap (son snftaydm galiba ve zgrlk Yo!lan'nda
bir argo szlnn alnnm yksn okumutum) ; tam
kitab alacam srada stme ken titreme ve kayg [b
yk anksiyete]. Gene de aldm kitab ve bir arkadama kon
yak imeye gittim. Daha sonra -ders vermeye balyordum
grevli aniden bir mfettiin geldiini haber verince panik-

37

kayg [anksiyete] ba gsterdi. Kayg ve cinsellik: ocuklu


umda ya da Paris'teki renciliim srasnda bir fahieye
bakp mastrbasyon yaparken duyduum kayg [anksiyete] .
Sonra, zorunlu komplo ritleri: dua hatta itiraf. Tabii ki ba
kalarnn baklar karsnda duyulan kayg [anksiyete] ,
teki ve tekilerin beni gerek kabul edilen tavrlar iine
hapsetmeleri ve snr atm zaman stne ken kayg
[ anksiyete] .
J. G. "Bakalorya snavnda, masaya eilmi, ceketimin
i cebinden baz formllerin yazl olduu bir kad karr
ken kan ter iinde hissettiim gerginlik ve rahatszla sknt
m kayg m [kesinlikle anksiyete] demek gerekir? Her du
nrnda, bir gzetmenin bana doru geldiini.fark ettiimde
mahvolduumu sandm: geliyordu, kopya katlarm bula
cakt, foyam meydana karacakt; okuldan kovacaklard,
onurum zedelenecekti, mahvolacaktm. O anda keyfim o
kadar kamt ki baylacaktm az daha. Bereket versin, g
zetmen kaytszca uzaklat yamndan: "ate basmt", id
detli bir ate basmt . . . Mthi bir heyecan hir yaprak gibi
titretiyordu beni, yle ki, ellerimi be ya da on dakika ma
sann altna gizlemek zorunda kalmtm."
-

Anksiyete eiliminin
kaynaklar ve etkileri : Terapi
V.

Anksiyete eilimi sadece nedenleri olan iddetli kayguar


dan ayn ortam ve aym yatakilerin kayg ortalamasna ka
dar bir sklk ve younlukla tanmlandndan, bu eilimde
38

grlen olaanst eitsizlik artcdr. Bylece, bu kayg


nn dou nedenleri stnde younlamtr aratm1aclar.
Bu balamda, birinci yant, anksiyetenin kayna olarak ok
heyecanl bir yapy gsterir. Ayrca, ar hareketlilik anksi
yete reten nedenler karsnda pozitif tepkilere yol atna
gre hareketsizlik ya da az hareketin de anksiyeteyi kolayla
trmas gerekir: insan etkili bir tepki iin gerekli enerji kay
naklanna sahip deilse daha kaygl olur. Nihayet, kaygl
duygusallk, karakterbilimcilerin ok olumlu bir tavrla izle
nimlerin "ikincillii" dedikleri yeni bir atlm kazanmaldr.
"Birincil" izlenimlerin geici ve anlk olmas normaldir (bun
lar ancak ilk anda kalc gibi grnrler), "ikincil" izlenim
lerden daha deiken anksiyete retici izler brakular. Bun
larda, tersine, ok uzun sren bir sonraki anda var olan,
_hatta belii"ginleen anksiyete retici izlenimler, daha sonraki
izenimler iin hem bunlar glendiren hem de kendileri
glenen bir yaklam yaps olutururlar. Burada, Freudu
"yineleme zorlanm" kavramnn bireyi daha nceki zor bir
deneyimi tekrarlamaya gtren gizli bir edeeri sz konu
sudur.
Ne var ki, kayg ykl birok insanda, yaplar belirleyi
ci olsa da, yaadklar deneyimler n plana kar. Daha nce
de rneklerini verdiimiz gibi: ocuu k boyunca boaz
ya da kulak iltihabndan sknt eken anne, d gebelikten
ya da ocuk drmekten yaknan, muayeneden muyaneye,
tehisten tehise, tedaviden tedaviye koturan bir hasta kay
gl insanlar olacaklardr kesinlikle; ou zaman olaylar kate
gorisinde yer alan ve bu insanlara yava yava yerleen anksi
yete.
39

Burada, psikosomatik iliki, ada tbbn birok mide


ya da on iki parmak lserinde, hatta derideki dkntlerde
anksiyete durumlarnn etkilerinin tehisini koyabilecei
kadar kesindir. Hemen hemen srekli anksiyete "stresle
ri"nin dzensiz spazmlarla, neden olduklar dzensiz salg
lamalarla, sindirim sisteminin ilevsel skntlarnda, hatta
zedelennelerinde byk lde etkili olduklar sanlmakta
dr. Ayn ekilde, yetikinlerde ve ocuklarda grlen astm
hastal: bunlarn genellikle yksek yerlerde yaamalaryla
salanan kesin tedavileri, ayn zamanda aile psikolojisi alam
na getirilen yeniliklerden ayr tutulamaz kesinlikle. te yan
dan, anksiyetenin psikosonatik sorumluluklar da ok ke
sindir ve stnde durmamz gerekir bu olgumn.6
Getiimiz yzylda korku durumlarnn soanilikle ilgili
olduu syleniyordu. 1 920'lere doru bu durumlar arabeyin
blgesinin ve daha kesin olarak da hipotalamusun salg
laryla ilikisinin yaratt ileri srlmtr. Bu "isalgbezi,
orkestra efi, psiik yaamn ve somatik yaamn kava
hipotalamusun etkinliklerini ynetir". O. Delay) Dorusunu
sylemek gerekirse, bu temel aklama, hi kukusuz, kayg
konusunda daha gerekli bir aklamadr. Nedene bal ank
siyete balamnda, bilinli ve mantkl dzeyi burada beyin
zarnn roln n plana karr gibidir. Klasik aklama zel
likle nedene bal anksiyeteler iin geerlidir: korteks, insan
bir durumla ilgili olarak bilinlendiinde devreye girer ve
beyin, hipotolamus ve beynin duygu ve heyecanlan yaratan
blgesi onun araclyla harekete geer. Bunlar bir yandan
6) Bkz. P. Chauchard, La psyclusmnaiqe , PUF, "Quc sais-je!"
40

korteks stnde etkili olur ve anksiyete durunlannda zekay


karakterize eden dnce ve imajlar oalnrlar, te yan
dan da farkl fizyoloji sistemlerini etkilerler . . . Tcrbezlerin
den i organlara, salglanan tkrn azalmasndan yalanc
orgazma, titremeden bacaklarn tutmamasna kadar . . . Bu
fizyolojik olgular ok etkileyicidir. Psiik karl klarndan
arndrldklarnda o kadar etkileyici olmazlar. Nedene bal
anksiyetenin, sonraki blmde bir oto-psikoterapide ele al
nan bireye bal anksiyeteden ok daha kolay zlebile
cei srekli psikoterapik deneylerle anlalmtr.
Gerekten de, daha nce belirttiimiz gibi, burada bi
lind neden deildir: anksiyete retici temel ya da durum
lar anamnezle (hastalk yks) saptanabilir. Nedene bal
anksiyete nmzde olup biter, anlalabilir, kontrol altna
al!1amasa bile gzlemlenebilir. Kayna ok sk biimde
bilin ya da bilin ncesidir, bilinli bir kendini tedavi yn
temiyle tedavi edilebilir. Byle bir tedavi, muhtemelen ge
rekli ama kesinlikle yeterli olmayan bir koul olarak kabul
gren bir n tbbi tedaviye dayanabilir pekala. Bunlarn bir
araya gelmeleri belirleyici olur genellikle.
Anksiyete olarak zaman zaman belli belirsiz hissedilen
kk kayglar zellikle ok sk gelir, yeniyetmelikte ya da
genlikte kaygya bal olabilir ya da olmayabilir. Genler
bu dnemde geleceklerinin, yaamlarnn ne olacann pek
farknda deillerdir. 'Ben'leri belli belirsiz kavranr ve bir
stbenin gereklilikleri (aile, retmenler, evre) ve ben
ideali arasnda skmtr; bir yandan da, gen, deneylerle
ortaya km gereklerin (topluluk yaamnda rekabetlerin,
dargnlklarn, atmalarn ve karlatrmalarn getirdii
41

skntlar; gelecekle ilgili zorluklar: snavlar ve yarmalar,


i bulma, ak ilikileriyle ilgili projeler vb.) basks altndadr.
Btn bunlarn yannda bir de libido itkilerinin dur durak
bilmeden bastrmas eklenir. Bu itki, gereklilik ve engel kar
maas az ya da ok kayg veren bir gvensizlik oluturur ve
bu durum -baz ender istisnalar dnda- gnn birinde d
nemsel ya da sk sk ba gsteren kayg krizleri eklinde
patlar. Freud bu deneyler dorultusunda unlar sylemitir
renC"ilerine: "Size kaygy anlatmaya hi ihtiya duymuyo
rum; bu duyguyu ya da bu duygusal durumu hepiniz ha
yatuzda en az bir kez tecrbe etmisinizdir." Ama hemen
ardndan da kayg ykl insanlarla ilgili bir tehiste bul u
nur: "Kaygdan genellikle ve daha yo_un biimde yaknan
larn niin daha ok sinirli insanlar olduklar hibir zaman
ciddi biimde carclmamtr." [2, s. 3 70] Bu "sinirli" insan
lar arasnda heyecan, hareketlilik, duygusal bilin alannn
dolayl etkisi, genilii ya da darlna gre baka ayrmla
rn da devreye ginneleri gerektiini saptadk. {38]
Baz kayg larn pozitif deeri. Baz kayglarn pozitif
deerler getirdi6'1 yaygn deneylerle saptanmtr: burada
anksiyete ve perfomrnns arasnda bir iliki olmas gerekir.
"Yerkes-Dodson erisiyle uzlamsal bir biimde gsterilmi
tir bu. Bata, belli bir anksiyete belirtisi ortaya ktnda
perfom1ans dzelir"; en yksek noktasna ulatnda, "ank
siyete bymeye devam ederse, performans gerilemeye ba
lar". Ama bu Yerkes-Dodson erisi ok dzenlidir, "farkllk
gstermesi gerekirdi": baz anksiyete olgular, "titremeler
gibi, genellikle hep ya da hi olgular gibidir". Kesintilidir.
-

42

Aslnda, "performansn nitelii. debilir: 1) anksiyete ar


olduunda, 2) yetersiz olduunda, yani motivasyon o kadar
nemli olmadnda".7
Yerkes-Dodson erisi

iyi

Kt "

Anksiyete

7) 1. M. James,

2555-2564, s . 2557.

Les erars d'anxitSts. Psychclogie medicale, 1 984, 16, 15,

43

Ill. Blm

B LN NCES

B Y K ANKSYETE

kinci tip anksiyete bamsz deildir: kayg krizleriyle


balantldr ve onlarla birlikte sinirli ye de nevrotik kaygy
oluturur;1 bu durum biraz artritli diyatezin romatizma kriz
lerine ya da gut krizlerine bal olmasna benzer. Biraz kaba
bir benzetmedir bu. Bununla birlikte, romatizma belirtile
rinin artritik durumlardan ok daha "etkileyici" olmas gibi,
kayg krizleri de hastay ok fazla etkiler, oysa, anksiyete
zellikleri tayan durum -ikinci tip anksiyete- ve srekli
lii kimi zaman ancak ok dikkatli bir incelemeden sonra
ortaya karlabilirler.

1) Kri:ler biraz llilii olduunda ve ok sk gelmediinde sinirU kayg,


ok kuwetli ve ok sk olduklannda revroik kayg denebilir ve, bu dmmda,
burada ele aldmz ve Freud'un kesinlikle tanmlad sknt 1e11TOZU adn
alr. (bkz. bl. V}
44

1.

Byk anksiyete
durumlaryla ilgili tankl klar
-

Aramudan bazlarnda grlen bu anksiyete ieriinin


younluu ve anlattmz belirgin zellikleri basit nedenlere
dayal anksiyeteden kesinlikle ayrr onu. Burada, nl kii
liklerin yaad ve genellikle ok etkileyici tanklklar vardr
elimizde. Birinci tip anksiyete ve bu anksiyete arasndaki
fark gstermek amacyla ncelikle Heidegger'i anyoruz:
"Bu [anksiyete] rneklerine ok sk ve ok kolay rastla
dmz bir korku durumunun ierdii ok yaygn anksiyete
deildir. Korkunun zellii korku:an ey ve nedeniyle snrl
olmasdr ( . . . ) "2
Kierkegaard da gereklere balanan kayglan ok sra
dn bulur:
"Gnahn sadece snrllkla tanyan biri snrllk iinde
kaybolur ( . . . ) Snrllk bize ok ey retebilir ama [anksi
yete] konusunda onun ok sradan ve aalayc zellikle
rini retir."
teki anksiyete, kayg balamnda psiizmi irdeleyen
kaygyla mkemmel bir biimde kartlatrmay bilir onu:
2) Heidegger'den yaplan brn alntlar Qu'cs-ce que la rneraphysiqe?
(Gallimard, s. 30- 33) adl yapttan alnmltr. Alt izili cmleler metinde
ayn ekildedir. Burada cauklklan bozmadan balamnuza katmak amacyla
baka bir szciiiin yerini tutan ya da tamamlayc nitelikte adlan ayra iin
de yazyoruz. Anlatlan "korku"nun younluu nedeniyle byle bir ynteme
havurmammn bir sakncas olmadn diin}nz: byle bir konu "biitnliik
iinde insann ban dndryor".
3) Kierkegaard'dan yaplan alntlar, belirtilenlerin dnda, Le concep
ele l angoisse ta n (Fr. ev., Gallimard, 1935) alnmtr.
'

'

45

"Tersine, bu anksiyete gerek anlamda irdelendiinde,


insan snrllk kayglarnn mziklerine balad ve snrl
lk raklarnn beyinlerini ve cesaretlerini yitirecekleri anda
dans ederek ilerlediinden emin olur."
Heidegger de sradan ve ok seyrek gelen anksiyeteyi,
"beynini yitiren" ve " korkan ve korkak (birinci tr anksi
yete) insan, hissettii eye zincirlenmi insan kmser".
Tersine, filozof, ikinci tr anksiyeteyi, anksiyete krizlerinin
temelini oluturan derin ve neredeyse sessiz keyifsizlik izle
nimini irdeler, dntrr ve yceltir, oysa, sradan olanla
hi ilgilenmez: byk lde karamsar ve melankolik bir
izlenim. Ama hem dnr hem de ortalama bir insan iin
n planda ya da rtk bir biimde, arp_c ya da belirsiz bir
biimde "lm dnmek" deilse nedir bu?
"lm dnmek" olgusu insanlarn duygular aracl
yla bir korku, insan gerekliine gven duymama, dnya
nn dna lmcl bir katr. "Herlungi biri", "lm kar

smaa sknt gstenne cesaretini kaldramaz."


"Herhangi biri" bu kaygy [byk anksiyete ] yaklaan
herhangi bir olay karsnda basit bir korkuya dntrme
kaygs iinde olur. Korkuya dnen ve bylece kukulu
duruma gelen kayg [ayn] , stelik kendine gvenen bir
insani gerekliin tanma hakkna sahip olmad bir zaaf
eklinde deerlendirilir. "Herhangi biri"nin sessiz kararma
gre "gerektii gibi" olan bu lme" olgusuna doru kaytsz
bir mutluluktur!
Tam tersine, kayg filozofu kayg krizinin yolunu aan
ve onunla birlikte nevrotik kaygy oluturan bu byk ank
siyeteyi en derin yerinde hissedebilecektir. Yazarlarmz
46

"kayg"da anlk krizi ve onun srekli kaygl altyapsn bir


btn halinde grseler de, tanklklarnn yeni bir biimde
okunmas "kayg" znn birlii iinde psikolojik dnem
lerin bu ikil iini ok iyi gsterir. Heidegger'deki byk ank
siyete: "Bireyin kendisi stndeki srekli ve radikal tehdi
di insani gereklikten, bu gerekliin tecrit halindeki ve
tamamen kendisine ait varlndan ykselen, srekli ak
bulundurabilen duygusal durum; bu duygusal-durum kay
gdr 1 byk anksiyete] . nsani-gereklik onun araclyla
hilik karsmda hisseder kendini ( . . . ) "
Heidegger btnyle kaygl bu unsuru baskc hareketsiz
lik ve boluuyla gerek anlamda kayg krizinden ayracaktr:
"nk var olan kayar ( . . . ) ve ite tam da bu yzden
Hilik zorlar bizi, 'dr' szcn kullanan her nem1e onun
-k;;.rsnda susar."
Heidegger'in "hilii" esas bir anksiyete ve byk bir
kayg krizinin ortaya k, Kierkegaard'n kayg krizinin
ncl ve kayna gibi grd "hi"e, "hilik"e btnyle
denk der neredeyse. " Dzensizlik ve kavga edilecek bir
ey olmadndan kavga olmayan bu baka ey. Nedir bu
peki? Hi. Ama bu hi etkisi kaygy doumr." D gren
ruhun belirlemesidir ve bu zelliiyle yeri fizyoloji alandr
( . . . ) Dolaysyla, korkudan ve onun gibi her zaman belirli
bir eye gnderme yapan baka kavramlardan ! birinci tip
anksiyete] btnyle farkl olduunu belirtiyorum onun,
oysa, anksiyete [ikinci tip anksiyete, kaygnn hazrlayc
yolda] zgrlk gerekliidir, nk onun olasldr.
Burada, psikolojik dzlemde kalalm: bu, kesinlikle bi
linncesi byk kaygdr, kimi zaman umutsuzluk szcyle
47

ifade edilen o "lmcl hastalk"tr. Btncl bir tehis


asndan "kaygl"ya borlu olsa da ondan ok farkl olan,
varoluun yaamdan, olaylardan, durumlardan alnn! otan
tik ya da olas nedenleriyle ilikili olan basit anksiyete, buna
karlk, nedeni bilinli anksiyete adn almaldr.

il.

Byk bilinncesi anksiyete,


nevrotik kaygnn temeli

Freud'un "olaylara karamsar bakma eilimi" olarak ta


nmlad ey kesinlikle byk anksiyetedir ve bu anksiyere

-neredeyse bilinncesi bir tavrla- bireyiri kendisi,_ bakala


r, dnya karsmda srekli ve karmak bir keyifsizlik, kuku
iinde olmasdr. ok daha genel ve karktr (psikanalitik
dilde "bal olmayan") , belirli bir younlamas yoktur, dep
resif bir eilim, yaygn kukuyla, hatta almaya, evreye,
kendine kar bir tr nefret duygusuyla ortaya kar. "Kendi
ni iyi hissetmeme", genel bir uyumsuzluk, durumun ya da
evredeki herhangi bir insann bir zellii stnde younla
mayla kendini gsteren tanmlanmas zor bir izlenim olan
bu anksiyete durumu kayg krizlerinin kuvvet ve sklna
gre az ya da ok tahrip edicidir. te yandan, bu anksiyete
daha kk apta kayglara bal olduunda sadece neden
lerinde deil, kendi znde bile doru kavranamaz. Kendisi
ni dikkatli bir hastalk incelemesine veren birey tarafndan
daha sonra anlalmas ok sk grlen bir durumdur.
Kierkegaard yle diyor: "Derinliklerinde endie, rahat
szlk, uyumsuzluk, nedeni bilinmeyen ya da bilme cesareti
48

gsterilemeyen, ieriden ya Ja dandan gelebilen bir korku


olmayan kimse yoktur." r 1 9, il, giri]
Byle mkemmel biimde tannm olan ey anksiyete
ve kayg krizi arasndaki bu ilikidir:
"Bylece, hekimlerin bir hastalkla ilgili olarak syledik
leri gibi, insan zihninde bir ktlk besler ve akuuumayan
bir korku zaman zaman iindeki b ktln t1arln hauru
tr ona." [anksiyete]
"Ortaya kmas daha nce var olduunu gsterir ( . . . )
nk onu umutsuzluk iine atan olay ayn zamanda tm ge
mi yaamnn da umutsuzluk olduunu gsterir." "Masumi
yet en ok kaygsna neden buumadnda korkar." l anksiyete]
Kierkegaard'n tanmnn yeni ve zgn, vgye deer
yan: kayi krizini hazrlayan anksiyete durumundan sonra
arm<ltn{ gelen ve onu eriterek tamamlanan anksiyete duru
mu. Bu kriz ve iddeti bir yanarda patlamas gibi zenginle
tirir onu: yakc kayg dalgas uzaklatnda yabanc yzlerde
parlak bir lav gibi ikence ve tahrik eden yeni bir kayg bra
kr. Kierkegaard " kayg gemez artk" derken, amac krizin
dayanlmaz ti.icli.i deil, daha sonraki durumdur. Bu
durumda, kaygl insan, hala titreyen ama dinmi izlenimin
tadn anlardan daha fazla karr: "tatl bir kayg"dr artk
bu. Onu uzaklatrnaya alt bir uzaklk. . . O zaman kayg
ruhuna girer, her yann inceler, rahatszlklaryla snrllk
larn ve kkln yok eder ve istedii yere gtrr onu.
Birok hasta (yzde 1 2) kayg dnemi sonrasnda benzer
izlenimleri yaam gibidir. Bu balamda, anlattklar eyler
de olduka bulank bir benzerlik grlr; ama bu insanla
rn tm huzur veren duygular (yzde 5), bir "i zenginlik"
49

duygusu, "mahrem bir zenginleme" (yzde 6) , hatta duy


gusal coku (yzde 1 ) iinde olduklarn sylemilerdir. o
u zaman kayg krizlerine balanan baz mistik cokulan,
grubumuzun geri kalan ksmnn (yzde 88) bilmediini sy
ledii kayg sonras cokularla, bekleyen ve gzleyen yeni
anksiyete durumuyla ilikilendirmemek zordur.
Hatta Kierkegaard krize bal anksiyetenin sapabilecei
yn ayrt ederek kanlmaz biimde farkl bir kayg ve
anksiyete psikolojisi tasarlar: bunlar anlatm olduu gzet
leyen g ve iki umutsuzluktur; bunlardan birincisi znt
nn sonsuzluunda, teki elencede kaybolacaktr:
'"Ben'in kaybolmasna kadar, kr krne sonsuzlua
dalan umutsuzluun yannda kendi 'ben'iniri baka lan tara
tindan yok edilmesine kar koymayan baka bir umutsuzluk
vardr. Bu umutsuz, evresinde kalabalklar gre gre, bir
ok insani sorunla ilgilene ilgilee bakalarna benzemeyi,
srye kanm bir takliti, bir numarac olmay ok daha
kolay ve gvenilir bir yol olarak grr." [ 1 9, s. 90-9 1 ]
Anksiyete, keyifli bir insan "kesinlikle kendisi olmak
istememe, bir bakas olmak isteme" noktasna kadar gt
rr, kaygl insan kendini unutacak kadar kendinden ge
mek ister. Gene ayn dzlemde, nispeten daha dengeli bir
bilin "kendisiyle ilgili olarak bir eyler dnmek" ister;
anksiyete, o zaman, "umutsuzluk-zayflk, pasif bir ben acs"
dourur. Nihayet, baka bir dzlemde, "gerekten kopma"
dzleminde kaygl insan umutsuzluu yznden iine kapa
nr, konumaz ve intihar riski ortaya kar bu noktada. Bu
durumda sadece insani iliki kurtarabilir onu: "Birisiyle ko
numas, birisine almas gerekir, ancak o zaman bir rahat50

lamaya, bir dinginlie kavuabilecektir ( . . . ) intihar teebb


s tehlikesi ortadan kalkacaktr." [ 19. passim]
ok fazla istisna olutummyan ve gn gnne yaayan,
ok sradan ve kk kayglardan ok nemli kayglara ka
dar aa yukan eksiksiz bir ilikiler serisi sunarlar bize ancak
bunlarn tmnn burada aktarlmas mmkn deildir. Bu
durumlar u ya da bu olaya (bir yolculuk, bir hastalk vb.)
gndenne yapmazlar ama kimi zaman sadece szgelimi bir
"aynnt hastal"yla, srekli ayn hareketleri yapma duru
muyla ortaya karlar: nevrorik kaygya yol aan ve birlikte
grlen nedensiz anksiyete. Kaygnn kayna, burada, 'ben'in
bilinsiz itkilerin iine kant bilinncesi alan iinde yer
almtr byk olaslkla. zellikle ilerleyen anksiyete olay
larnda durum budur. Gerek anlamda bilind!na yerle
-n!i deildir: bu ilerleyen anksiyete, eilimlerini ve de onunla
bcl'lantl kk kaygsn tanr. ok byk olaslkla bilin
cin ve bilinncesinin birletii belirsiz bir noktada yer alr
ve bu balamda titiz ve biimci, kukucu, duygusal balamda
bir terk edilme korkusu karsnda ac duygular, daha efkatli
ortamlarda nee duygulan douran ve bunlarn almamasnn
bir gvensizlik ortam yaratt bir eritim sz konusudur, oysa,
ilerleyen kaygy salksz gereklilik koullan yaratmaktadr.

ili.

Byk bilinncesi anksiyetelerde


kiisel farkllklar: Terapi

Bu kaygy hissetme balamnda birbiriyle tpatp ayn iki


durum olmad sylenebilir. Kayg biimlerinin farklla51

mas Freud psikolojisinin en vgye deer zelliklerinden


birini oluturur, kaygnn kiiselletirilmesi denenmemitir.
Burada bu tr bir taslan yaplmas gerekiyor.
Sinirli ya da nevrotik kayg -krizlerinin younluu d!.tn
da- tek anlaml ve sunumlu bir olgudur, tersine, ona eklen
mi bulunan anksiyete nicelik ve nitelik asndan iinde
gelitii kiilie cam anlamyla uyum salar.4 Freud'la birlikte
"gizli karakter"in kendisinde ocuun libidinal gelimesinin
evrelerini bulduunu hatrlatmamz gerekir. Bireyin altyap
snda, batan beri aile yaamnn ve ailenin ocukla ilikisi
nin kkleri bulunur. Bylece, ocuksu-duygusal ikinci bir
altyap oluur. Birinci altyapnn ilk ocukluk dneminden
beri olduka gl olduu ve zararl aile etkilerine ve daha
sonra da zararl toplumsal-eitsel etkilere direnebildii gr
lebilir. Ama yanl ya da istikrarsz bir aile yaamnn daha
donanmsz, daha deiken bi genetik altyap oluturduu
da grlebilir.5 Bu durumda, igdsel enerjinin paylal
mas narsisisk bir libido lehine ar basar ve bu libido ksa
sre sonra da dnk libidonun dkrklklaryla dolup ta
ar. Bu libido reddedilmeler ve yoksunluklar karsnda a
buk yorulur ve sevgiye, korunmaya, dnyaya ve tekilere
sergilemesi gereken etkinliklerinin bir paras olan 'ben'ini
kapatmaya snr.
4) Kitabn ilerleyen blmlerinde, bu balamda R. Spitz'in ok anlaml
bir tespitini aktanyonz.
5) D. Lagachc yle diyor: "Kimi zaman biyolojik faktrlerin arl ne
dniylc hafif d engeller hile gclme) aksathilir; kimi zaman biyolojik te
mel o kadar salamdr ki insan ok zor durumlann stesinden gelebilir." (l.a
psycharalyse, PUF, "Que saisje?"

59.)
52

Normal olarak 'ben'in gelime faktrlerinden biri olan


ben ve dnya diyalektii bozulur ve, bylece, zellikle
'ben'in endieli nonologu balar. Birey ie dnk ve bencil
narsisisk arzularn ve yaama arzusunu byk lde ken
di iine kapatarak, neredeyse endie verici bir hareketsizlik,
saydamszlk yaratan bu an dolu ben ve bo ilikisini zo
runlu olarak kaygyla alglar.
Bu ie dnk, karamsar ya da sapkn anksiyete somut
yaam iinde 'ben'e ar ilgiyle birlikte grlr. Narsisisk
kayg ifte bir sknt kaynadr: 'ben'i ok zel ve titiz bir
neden iinde oluturur; ve nedenler dikkat ve ilgi grmedik
lerinden anksiyete kaynaklar durumuna gelirler. Tam bir
iyileme ancak oto-terapiye alan bir psikoterapiyle mm
kndr. evredeki bir d otorite -yabanc bir tedavi uzma-n}- nce kayg ykl kiiyi fiziksel ve psikolojik skntlar
hnusunda yattrmaya alr. Szgelimi, cinsel ilikiyi
karamsar bir takntya neden olan kayg yknden kurtar
maya alarak yalanc gszlklerin ya da yalanc souk
luklarn saf d edilebilmesi mmkn olur. Psikoterapi cin
sel anksiyetenin genel anksiyeteyi artrmasna vesile olan
emberini krabilir; bu genel anksiyete verdii zararlarla
daha fazla hareketsiz klan bir cinsel anksiyete getirebilir.
Bu balamda, Freud'un "btn erkeklerde" kadn cinsel
organ grmenin yaratt rkntyle ilgili ok yaygn bir
gzleminden sz edilebilir. Bu "byk aknlk", byk ola
slkla, "hadmlk korkusu"na baldr, oysa, son soyunma
anna kadar amarlarn feti gibi grlmesi olgusu da ok
yaygndr ve bunun da kadnn bir fallusu olduu dnce
sinden kaynakland dnlebilir. [5, s. 136] Kadn cin33

sel organnn verdii korkulu sknt, bilindnda bir dii


fallusu grme umudunu besler byk olaslkla. Bu ba
lamda, eksiklik ne kadar fazla olursa, rknt de o kadar
byk olur! Freud'a ramen, burada "kadnn cinsel orga
nndan rkmenin varsaymsal doum travmas hatrasndan
kaynaklandn dnebilenler"e hak verebiliriz bir lde.
Psikanalitik perspektif iinde de bu anksiyete (birok erkei
normal cinsel iliki iinde kadn cinsel organna elle ve cin
sel organla temas arayna ve onu dorudan do>Tuya gr
mekten kanmaya gtren) kadn cinsel blgesinin ifte
ilevine, cinsellik ve analk ilevine balanamaz m? Erkek
zevki annesinin kendisini dnyaya getirdii yerde arar. Erke
in birok cinsel kaygs bu bilincin nbilindnin ve bilind
nn smrna iyice yerlemi akmayla aklanabilir byk
olaslkla.
Bu olgunun dnda, tanklklar Freud'un zmlemele
riyle olduka sk bir biimde uyumaktadrlar. Ama Freud
ve psikanalistler kaygda, gerek anksiyeteyi ve gerek kayg
krizini kesinlikle birbirinden ayrarak, her iki olgu iin de
kesinlikle klinik birliklerinin yol gsterdii birletirilmi bir
aklamay nerirler. Dolaysyla, bir sonraki blmn so
nunda, nevrotik kayg krizini ele aldmzda, "nevrotik ank
siyete-nevrotik kayg" olgusunun kaynaklarn aydtlatm
olacaz.

54

NC

KISIM

KAYGILAR
IV. Blm

KORKUDAN TEPKSEL KAYGIYA


Anksiyete, zamanda ve mekanda endie odaklanmalan
na denk den, az ya da ok belirgin ve sk krizlerle yaygn
bir.endie durumudur; buna karlk, korku, gerekten belir
gin ya da en azndan kavranabilir bir tehdidin var olduu,
ok yaygn, zel bir durum olarak ortaya kar. Korkunun
genel yn, anlam sezgisel ya da ak bir biimde ngrlr.
Freud ok aktr bu balamda: "Kaygnn ( . . . ) zn olu
turan belirgin zellikler nedenlerin belirsizlii ve yokluudur ;
dilin doru kullanmnda, bir neden bulduunda ad bile
deiir: korku alr yerini." 14, s. 94]

1.

Korkudan rkntye ve "gerek" kaygya

ok basit grnen neden ilikisi balamnda sayfay hzla


evim1e eilimi grlebilir. Bununla birlikte, var olan nede
niyle korkuyu, nedeni sadece hissedilen ve korkulan anksiyereden
55

kesinlikle ayrmak zellikle nemlidir: bana doru gelen


bir yaban domuzundan korkarm; bir yolculuk, bir biyopsi
ya da rntgen sonucunu beklemek kayglandrr beni. Dola
ysyla, korku dorudan doruya gelen bir endienin teki
adndan baka bir ey deildir. Korku ok younsa eer,
rkntdr bu. Ama rkntnn olumas iin, bu balam
da, yolu aan eski deneyimler gerekli deil midir? Psikanaliz
kadar eski bir dncedir bu. Freud ve Breuer, 1 895 tarihli
Histeri sne ncelemeler'den balayarak 'korku-rknc'nn
belirtilerine dikkat ekmilerdir: herhangi bir "yaygn sknt
duygulanm" (kayg diyebiliriz buna) daha sonraki deneyler
iin rknt mekanizmasn devreye sokmutur. Dlern
yinelenen duygulanmlarnn daha sQnra hipnoz durumunu
kolaylatrmas gibi, korkunun "travmatik bir nevroz" bii
minde yinelendii takdirde muhtemelen iz brakan rknt
ye yol amas gibi . . . Ama bu adlandrma ok farkl iki klinik
gereklii kapsar. "Travmatik nevroz" olan birincisi -daha
ak seik olmas iin birincil travmaik nevroz diyebilecei
miz- ilgin ve nemli deildir: bir kaza nevrozu, bir demir
yolu kazas, bir bombardman, iddetli bir depremin kurban
larn ya da tanklarn etkileyen nevroz: bu durumda, sa
vunma mekanizmalar zedelenir ve 'ben'i az ya da ok kalc
biimde etkiler. br, " travmatik nevroz" ok daha nem
lidir. Burada travma dardan gelmez, ieriden gelir, 'ben'in
derinliklerini sarsar. Tehlike d tehlike deildir, kiisel ve
bilinmeyen bir tehlikedir.
Bu nevroz (kincil Travmatik Nevroz denebilir buna) gizli
dir ve kendisini ortaya karacak olay bekler. Burada
Freud'un bir aklamas nemlidir: "sonradan etki" teorisi.
56

Ama burada hala korkuya bal bir sknt ve zellikle de


"insan hazrlksz olarak tehlikeli bir duruma dtnde
ortaya kan 'rknt' sz konusudur." (Freud) rknt
bylelikle sknt durumlar retebilir. Ama, Freud'un sy
lediklerinin tersine, rkntyle birlikte grlen ve var olan
bir rknt durumuyla ilgili olan bu kaygy hibir nedeni
olmayan ve hastay ne olup bittiini anlayamadan etkileyen
sinirli ya da nevrotik kaygdan iyi ayrmak gerekir.
Gerek bir tehlike karsnda tepki gsteren kayg (ger
ek kayg) karsnda btn insanlar ayn durumda mdr?
Herkes eit biimde mi hisseder bu kaygy? Durum byle
deilse eer, nedeni nedir? Ve niin ok, baz insanlarda
tekrarlayan rahatszlklar "ikincil travmatik nevroz" kayg
lan yaracr? Freud'un gzlemine kulak verelim: "Tehlikeler
b9tn insanlar iin ayndr, btn bireyler iin tehlike var
dr. Bizim ihtiyacmz olan, nasl baz insanlarn kayg [ger
ek] duygulanmn normal psiik ileyie [ bknty yava
yava ortadan kaldrabilecek olan] uydurabildiklerini ya da,
tersine, bu amaca u laamadklarn bize anlatacak olan bir
etkendir." [Freud, 4, s. 77]

il.

Tepkisel kayg ve "doum travmas"

1 . "Doum travmas", ilk tepkisel kayg. - Adler'in


aalk kompleksi araclyla basitletirici aklamasn saf
d eden Freud, Otto Frank'n aklamalaryla ve onun "do
um travmas" teorisiyle ilgilenir. [ 14] "Doum sreci ilk
tehlike durumudur." ifte bir tehlike: dlyatandan gei
57

zorluu ama zellikle de anneden ayrlma, sadece biyolojik


balanmann kopmas olarak deil, zellikle "objenin do
ndan kayb"olarak (bilindii gibi psikanaliz dilinde "obje"
! ak] ncelikle annedir) . Ama Freud [4, s. 78-80] "dou
mu hu biimde hir travma gibi, kayg durumunu travmayla
ilgili bir boalma tepkisi gibi kabul etme" griine daha uzun
sre katlmaz. Bir yandan Rank'a kar karak -nne ge
ilmesinden hibir zaman holannamtr- "doum srasn
da duyulan kaygnn tehlikenin protipi olan teki duygulanm
larn kaderini paylaacak nitelikte bir duygulanm durumu
nun protitip olduunu" kabul eder. [4, s. 90] Ve Freud'un
son ve nemli tezi -baz psikanalistlerc gre an olan basit
liini bahane ederek saf d etmemeye zen gstereceiz
doumun her bireyde anneden ayrlma ("objenin doru
dan kayb anlamnda" biyolojik ve psikolojik ayrlma) duru
mundan kaynaklanan hir kayg izlenimi uyandrddr . . .
Buna biyolojik dzlemde birdenbire soluk alma durumuna
geii ve psiik dzlemde de ana rahmindeki fetsn byk
rahatlnn gene rahatszlk verici bir biimde yitirilmesini
-'\;tirilmi cennet"- eklememiz gerekir. Burada iki farkl
alan sz konusudur: bir yanda zor, son safhaya geiten kay
naklanan travma, te yanda ana kamnn huzur ve mutlu
luundan ani ayrln getirdii daha dorudan psiik travma.
Birincisine kar klabilir ve ikincisi kabul edilebilir ya da
-bizim hipotezimize gre- farkl dzlemlerde ama ortak
etkinlik iinde her ikisi de kabul edilebilir.
Skntnn kaynanda: gerek mi iki mi? - J. L'lplanche'm
ak seik bir biimde ortaya att nemli psikolojik ve
felsefi problem. 1 47, s. 99- 103 ] :
58

"Byk tartma" (Freud) , Freud'un Realargs (gerek


karsnda duyulan kayg) , "gerein kaygs" ve Triebagst,
"itkinin kaygs" dedii eyler arasndaki byk atma. Ya
ni: birincisi nedir? "Gerein sknts" mdr, yani gerek
bir tehlikeye uyarlanm bir korku mudur? Ya da i itkisel
saldrya tepki olarak bir (kayg), yani bir tehlikede ikincil
olmayan bir itki kaygs mdr?
Freud ncelii buna veriyor. 1 Bu durumda, yetikinin
kaygs olas baz tehlikeler karsnda eksikliinin, gszl
nn, onu kk ocukluundan beri karakterize eden
yardm ihtiyacnn (Hilflosigkei) yaanm sonucu gibi bir
ey olacaktr: "Bir uurumun kenarndaki alak bir duvarn
stnde kouyor, aklarla oynuyor, atee yaklayor, en k
k bir tehlike dncesi yok kafasnda." ! Laplanche, a.g.y.,
- s: 98] Kayg, bilind, "tehlike saldrs" karsnda, bu teh
like karsnda sefaletini, i akln hissettiinde devreye
girer.
Hilflosigkei durumunda, soluk solua, hava ve yardm
arar. Eer kayg "gerein sknts" olsayd dalacakt ve o
da kolaylkla kurtulacakt. Bilindnn bir deheti gibiyse,
onun karsnda bilincin ylan karsndaki bir kpek kadar
aresiz olduu fark edilir.
l) Ve d'ensemble des neln"oses de rransfe-rr, Fr. ev Gallimard. 1986, s.
34. Freud zellikle bu metinde kaygnn, "huzul ann ge liiyl e orraya ka1
.

yoksunluklarla" ilgili kaygnn iselliini ve nceliini (insanlk o dnemde


r:amamen lwygl olmucur) ktanyor. [s. 341 Buzul agndan heri yapsal hir
kayg aktarm ieren bu fikgenecik hipotez anksiyctc ya da k ayg n n kesin
likle "keyfi bir ilkesi"dir (L1planche). Her trl ncelii " gere ki " aklamadan
ok itkisel aklamaya verir.

59

2. Tehl ikeye hazrl k ve hazrl kszlk. - Freud Haz


lkesinin tesinde ( 1 920) adl yaptnda teorisini yineler:
"Uyanlara kar koruyucular krabilecek kadar gl d
uyanlara travmatik diyoruz." Gl deri gibi bir ey oluturur
bu; bu gl definin ilevi tahrip edici uyarlan engellemek
tir. Eer d travma bu koruyucu duvar kertecek ya da
delecek kadar glyse, "psiik aygt" uyarlmalarla "istila
edilir". Bu "travmatik nevroz" iinde yaydklar enerji bal
deildir nk 'ben' onu rgtlemek ve dzenlemek iin
hibir hazrlk yapmanutr. Ben tetikte deildir, yeterli gce
sahip deildir, aresizdir, dmann aniden bastrd, hey
besi bir yanda, tfei bir yanda olan bir askere benzer bir-az.
" (Bu durumda) uyanlara kar koruyuculami krlmas daha
kolay olur: rkmedir bu." Tepkisel kayg alc sistemleriyle
biraz hazrlkl son savunma hatt roln oynayabilseydi or
taya kmayacakt. ok sayda tra\1madan kurtulabilmek
iin belirleyici etken, byk olaslkla "hazrlanmam sis
temler ve ok fazla psiik enerjiyle doldurularak hazrlanm
sistemler arasndaki farktr". [a.g.y. J
Bu gzlem teorik deildir: bir devriye karanlkta kayg
iinde -rknt iinde deil- ilerler; silah sesleri yanklan
maya balar balamaz geri ekilir ya da uzaklar; kayg kay
bolmutur. Gerek kayg mutlak ve bilinmeyen bir tehlike
ye, bilememeye ve eyleyememeye karlk vermiti. Atlan
silahlar tehlikeyi belirlemi ve askerleri bir kar saldrya
yneltmiti; korkabilirler, kaygl deillerdir artk.
Eyleme geememe, eylem gszl kaygnn dier kay
naklardr. Oldu bitti ne kadar korkun olursa olsun, her
zaman kaygy dindirir. Bombardman uaklarn haber ve60

ren siren kayg douruyordu; tahrip edilen binalar, gtr


len cesetler hzn ve zntye yol ayorlard ve bu duygu
lar sirenleri, daha sonra bombardman karlayan gerek
kayg deildi artk. Sava yllarnda Freud'un szn ettii
"ok fazla psiik enerjiyle hazrlanan sistem" hayata gee
cek zaman bulabilmiti: basn, radyolar, tislt gazetesi, "eski
deneyler" den bir bombardmann ne olduu biliniyordu. Bu
hazrlk gerek kaygy engellemiyordu; ama hazrlanm
olan bu gerek kayg travmaya kadar gitmiyordu.
Freud'un birok merni rkntde (felaket vb.) bireyin
muhtemelen ilgili travmatik nevrozdan kurtulduunu belir
tir ve bu sadece ok. nemli, gerek bir anksiyeteyle (bir savun
ma hatt olutunnutur) kendisine bir tr a yapldnda
deil, rkntye fiziki bir beklenti elik ettiinde de byledir:
'Birey ayn zamanda bir darbe ve bir yara aldysa, bu genel
likle nevrozun ortaya kmasn engeller." (Haz lkesinin te
sinde). Byle bir paradoks organik rahatszln psiik adan
koruyucu rolne yaklamayla aydnlanr: "Hasta libido psiik
enerjilerini kendi 'hen'inde toplar ve iyilemeden sonra yeni
den datr ( .. . ). Hastann ok iyi bildii bencillik bize gre
eer kendiliinden olumu bir eyse, bu demektir ki, biz ken
dimizi tamamen ayn duruma gtrdmzden eminiz."
Sava zamannn psikolojik deneyimi (acil tedavi mer
kezleri, seyyar hastaneler) unu dorular: nevrotik kayg
fziksel yarayla pek uyumaz. Fiziksel yara neredeyse btn
libidoyu, neredeyse tm yaamsal enerjiyi 'ben'e, acsna
ve hayatta kalma anslarna balar.
Hazrlksz, ban zamannda, sakin bir gecede ortaya
kan bir felaket karsnda onu karlayabilecei hibir hazr61

l, hibir alglayc ve duygusal emas olmamtr. Ve o


zaman tepkisel kaygnn ikinci bir biimini dourmutur:
bu kez rkntye ok yakn "otomatik kayg". Bu boucu
enerjiyi boaltmak iin hibir yol yoktu. Gerek kayg hazr
layc ve dolaysyla da koruyucu olmutur: nevrotikletirici
deildir. Freud aka yazmtr bunu: "Gerek kaygnn
travmatik bir nevroz dourabileceine inanmyorum." Ter
sine, hazrlksz olduu iin nevroz dourabileceinden trav
ma rkntsn saf d edebilir o - zellikle bilind bir
kayg olan kaygsyla "travmatik nevroz".
3 . "Otomatik" kayg. - Freud, Haz lkesinin tesinde
adl yaptnda nevrotikletirici "kayg" dan sz ederken, ke
sinlikle gerek kaygy ve uzamlarm deil, ikinci bir kayg
biimini, gerekten nevrotikletirici olan "otomatik kayg"y
kasteder. Freud, bylece, "tamamlayc diziler" ya da "sonra
dan etki" teorisini ne sm1tr. J. Laplanche'n yaratc
ve retken metnine gre, "bu teori, paradoksu iinde u
ekilde anlalabilir: bir travmann oluabilmesi iin en azn
dan iki travma gerekir ler zaman; bir travma her zaman iki
olay arasndaki diyalektik iliki iinde gerekleir." [ 1 2, s.
618) Bu basitletirildiinde u anlama gelir: travmatik bir
ilk olay, zellikle ocukluk anda, gerek boyutlan ortaya
kmadan saptanabilmitir. Szgelimi bir ocuk bir cinsel
lik sahnesine tank olabilmi ama zellikle etkilenmemitir
ondan. Ama ergenlikten sonra baka bir cinsel ok, szge
limi anneyle babann cinsel ilikisi gibi bir sahne devreye
girdii takdirde, o zaman, ie atlan ilk an "travma olur
ancak sadece sonradan etki sz konusudur burada". zel62

likle iki izlenimin eklemlenmesi birincisinin habersiz olduu


bir kaygy dourabilir. Bu kayg zellikle VI. blmde gre
ceimiz fobik nevrozlar iinde ortaya kacaktr.
Dolaysyla, bu ikinci tepkisel kayg biimi, bilindna yer
leen kayg balanunda gerek kayg ya da iaret-kayg iin
hazrlk ve otomatik kayg iin hazrlkszlk kavramnn nemi
abartlamaz. Histeride bireyin hazrlkszl da belirleyicidir
muhtemelen: "Cinsellik bireyde dardan gelen bir olay gibi,
psiko-biyolojik olgunluunun onu kabullenme olana veme
dii bir yata ortaya kar." Psiko-biyolojik olgunluun anlam,
onun "kendisine ulaan cinsel olaylara gre gerekli biyolojik
karl olmamas" ve psiik olarak da "hu olaylan entegre
edebilecei gerekli, anlaml bir karl olmamasdr". [a.g.y. I
Nesnel olarak ne olursa olsun, travma niceliksel ve nite
liksel zglln -"kayg deeri" denebilir buna- ancak
bireye ve onun gncel durumuna gre kazanr.
Bedensel skntlarn en youn ak eilimlerini dab'ltmas
ve yerlerine birdenbire tam bir kaytszlk getirm.esi kome
dide uygun biimlerde ilenmi bir temadr. [5, s. 88-89]
Daha nce grdmz gibi, yara ya da hastalk libidonun
"obje"den neredeyse tam anlamyla kopuuna neden olur.2
Libido tehdit edilen ben stnde, rkek bir tavrla toplanr.
Bylelikle, onu hem glendirir hem korur ve hassas yzeyi
ni ok byk lde kltr. "Psiik aygtumzda aksi tak
dirde ok zor hissedilebilecek olan ya da patojen bir etkisi
olacak uyarlara egemen olmas amac yklenen ayrcalkl
2) Psikaruliz dilinde "ohje" "ilkinin amacm kendisinde y-<1 da kendisi arac
lyla ulaabildii" eydir, diyor Freud ve baka bir yerde de unu ekliyor: "Cinsd
ek icilii olan kiiye 'cin.el obje', itkinin ittii cylne Je 'cinsel ama' diyoruz."
63

ara" budur. [a.g.y. ] Bylece, libido teorisi ilkesine ulalr:


bu ekilde adlandnlan psiik enerji ocukluk gelimelerine
gre paylalr: tercihen

obje libidosu olarak

(yani baka bir

varla ynelen arzuda) , ben libidosu olarak (ya da ursisisk


libido: Narkissos gibi birey kendini sever, kendine hayran
dr ya da kendini korur) . Fiziki bir rahatszlmz olduun
da bu ikinci zellii n plana karrz. Normal zamanda ve
normal bireyler iin dalm -her zaman olduka hassas olsa
da- dengeye doru kayar.
Ak srecinin doal olarak ters olduunu gzlemleme
frsatn yakalyoruz: libidonun bir d obje yararna ve btn
ilgisini, halk deyiiyle "yemeyi imeyi" unutacak kadar ak
objesinde toplayarak libidinal z az ya -da ok boalan
'ben'in zararna yaylmas. Tersine, travmatik kayg nevro
tik rknt karsnda onu korumay s tienini olan 'ben 'in
daralmas ve glenmesi srecinin bir parasdr. Kaygmn,
objesi iinde neredeyse eriyecek ya da en azndan bu izle
nimi gl bir biimde hissedecek olan 'ben'in scak bir
biimde yaylmas olan akn ifadesini engelledii nevrotik
kayg balamnda daha bir gerek olacaktr bu. Akla ilgili
tavrlarn bu nevrotik kaygda ketlenmesi, Freud'un psiik
olmayan nevrotik kayg ve bilindnn kaygs arasnda yap
t net ayrma -ve bizim de vdmz- ramen aklana
mazd; tmyle psiik olan birincisi bilindna komu ben
katmanlarnda belli bir dzensiz yanklanmay gstermiyor
du (en azndan birok insanda) . Ama burada da psikanalitik
aklama aync olmaldr: bir nevrozun psiik "bedellerini
deyebilecek" kadar yeterli fantasmatik kapitali" olmayan
bireyler -fazla duygusal olmayan- vardr (Freud).
64

Freud gerek k aygdan nitelik ve nicelik olarak herkeste


aynym gibi sz eden gzlemcileri de eletiriyor: "Kaygdan
tekilere gre daha sk ve daha youn biimde yaknanla
rn niin sinirli nsanlar olduklar hibir zaman ciddi biimde
sorgulanmamtr." Kaygnn teki eitleriyle ilgili olarak
fark daha byk olacaktr; burada aktr bu. Enformasyon
mesafesi kiisel farkllamann baka bir unsurudur: Pom
peius'un askerleri Pharsalos Sava'na rastlayan gne tutul
masyla panik derecesinde rkmlerdir; denizciler ve asker
lerse olay nceden bildiklerinden rkmediler.
Bir "kompleks" sorunu, psiik bir rgtlenme olmakszn,
gerek kaygnn trajik ve fel eden zellii -tehlike duru
munda- herkesin kendi gemi yaamna ve zellikle ocuk
luk yaama zg gizli ve yaygn saydam izlenimlerin 'ben'e
. doru yukselmesi olmayacak mdr? Bunlar hzla dorudan
kaygyla birleecekler ve orada okunamayan karklk
yznden analiz edilemeyen bir eit dehet verici yok olma
ya katkda bulunacaklardr.
Dorusunu sylemek gerekirse, Freud'un teorisi burada
son derece karmak, hatta elikili grnyor. Bir yandan
bize nevrotik travmann tepkisel kayg araclyla sezilebil
dii takdirde atlatlaca syleniyor, te yandan, bu yinele
meye ramen ya da onun yznden ("tamamlayc diziler"
teorisidir bu) , korkun bir savunma biimi yerleecektir.
Gerek, evrimin iki sahnenin birlemesiyle oynandn gs
terir gibidir: ilk travma ergenlikten nce, ikincisi sonra gerek
lemitir; ve belki de iki olay arasnda, ikincisinden sonra
retici "rknt"y douracak olan ve nevrotik travma kay
gsnn tan bilind diyalektik iliki ortaya kar.
65

V. Blm

N EVROT K KAYGI
(YA DA "KAYGI NEVROZU")

ncelikle F. Doltot ile birlikte "nevrozlu" nitelemesi


nin hibir olumsuzluk iermediini ve "nevroz" szcn
dramatik bir szck olmaktan kurtarmak gerektiini sy
leyelim. Endie verici bir ek [ . . oz] (psikoz, tberkloz,
ankiloz vb.) burada zellikle olumsuz bir etki yapyor. "Nev
roz sadece kiilikle ilgili zel bir du)aruktr, toplum yaamna
uyum salama konusunda u ya da bu ilevin geerlilii ya da
geersizliinin bir sonucudur ve sosyal tavr ve kiisel izlenimler
arasndaki bir uyumsuzluu yanstr." Aynca, nevrozlar arasn
da imdi karmzda nevrotik kayg (ya da "kayg nevrozu")
var: biz bu ok yaygn vakann doas, mekanizmas, belir
tileri anlaldktan sonra kolayca kontrol altna alnabile
ceini dnyoruz.
.

1) Psychanalyse et pediatrie, Le Seuil, 197 l, s. 166.


66

1.

Nevrotik kayg krizi

Freud'a gre, "kayg szcnn belirgin zellii bir teh


likenin beklenmesi ve ne olduu bilinmese de bu tehlikeye
kar hazrlkl olunmasdr". Dorusunu sylemek gerekir
se, dorudan bir kayg analizinde -yani bir teoriye bal ol
mayan- "olsa da, olsa hile" szcklerini kaldrmak gerekir.
Basit anksiyete, en azndan ya klak biimde tanmlanabi
lecek bir tehlike karsnda endie duygu s u hatta paniktir,
nevrotik kayg ise gizli bir byk anksiyete temelinde, belli
bir duruma bal olmadan, nedensiz ve hatta bir bahanesi
olmadan ortaya kar. Kayg ykl i nsan niin kaygl ol
duunu bilmez: kaygy kaygl insan iin ve onunla birlikte
aratrmak gerekir. Kayg ykl insan bir kriz durumunda.
aklamakta olan byi.ik ve mehul bir tehlikenin fiziksel
ve psiik -son derece dramatik- izlenimleri iindedir. Kayg
ykl insan kestiremedii ama neredeyse kanlmaz mad
di ya da manevi bir felaketi ya da her ikisini birlikte bekler.
Pierre Janet U tanm yapyor bu balamda: "Belirgin zel
lii endieden panik duygusuna kadar gidebilen derin w
yaygn bir korku ve karnn st blmnde skma ve boaz
da dmlenmeden kaynaklanan skntlar olan, yakn bir
tehlikenin hissedilmesinden doan fiziksel ve psiik keyifsiz
lik hali."2 Bylelikle, szcn etimolojisine geliriz: ang.stU,
,

2) Bu konuda hir ocorire sayl:blccek B. Samucl-Lajeuncsse'in (48, s.


Bl iinde) DSM-lll'tc (Manel diagnosiqlle et .natisUe des mhles menrx.
Wahington, 1 980, Fr. ev.: Massn, l 983) belirttii gibi, "anksiyere kaygla
r"nda hem kayg nevrozu hem de rakncl fobik skntlur vurdr". Amcrika'da
vaynlanan s konusu el kiub kaygnn verdii s1>matik nharszhklar listiindc
67

darlk, skma, sktrma. 3 Tam bir hipotez olarak ve sfatn


anlamlanndan birinde kayg derindir: gerek kaygnn kay
na ne yaananlarda, ne bellekte, ne de bilinte ortaya kar;
hibir ak nedeni yoktur. Freud yle diyor bu konuyla
ilgili olarak: "Onun biimlerinden biri bir muamma karsn
da brakr bizi; sknt ve tehdit eden tehlike arasndaki iliki
leri btnyle gzmzden kamz." [2, s. 377] Kaygnn
gizemi aslnda "ok farkl ve ok nemli sorunlarn yneldii

noktadr, zm tm psiik yammza k demetleri yans


tacak olan bir muamma". [ 2, s. 3 70] nce anlalamayan kayg,
beklenmeyen bir yerde birden ortaya kar. "Koullarla ilgisiz
bir biimde, bizim iin de hasta iin de anlalamayan-bir
biimde, kendiliinden ve serbeste gelen -bir kriz gibi, bir
tehlike ya da bahane sz konusu olmakszn ortaya kabilir
( . . . ) Krizin btnnn yerini titreme, ba dnmesi, arpnt,
bask (olmayan ya da belli belirsiz sezilebilen nom1al kayg
durumu) gibi ok youn, tek bir belirti alabilir. [2, s. 378]
Krizler bir miktar srd takdirde -sreleri birka sani
yeden dakikalara kadar deiir- bilin devreye girmeye aldurur ve psiik boyutu ner'lieyse tamamen ihmal eder. "Kayg nevrozu"ru a)r
<lmz V. blmdeki zmlemeden nce anlatacamz "kayg bunalm"n
"panik kayg" olarak adlmdrmtr.
DSM-lll ilkesi ateorizmi yazarlan ii kayg krizinin psiik zelliklerini
minimize eaneye ve somatik zellikleri stnde durmaya grrr. Daha sonrn
"kemoterapi ve davran terapisi kaygy hedef belirti olarak almlardr" (D.
Widlchcr, DSM-III e psychiatrie fran_,<ise, Masson 1 986, s. 78 iinde) . Ameri
kallar'daki semantik kanklk ve psiik unsura fazla yer vermemeleri kayg
konusundaki katklarnn belirgin zellikleridir. Kierkegaanl' yeniden okuma
mlar n11dr? (bkz. s. 40-42) Kald ki, bu kavram daha somaki DSM-III R'de
( 1 989) byk lde deitirilmitir.
3) Bkz. M. Eck ve S. de Bcauvoir'n tanmlamalar.

68

r ve bir aklama getirmek ister. Kriz srasnda bile bu tr


bir aray sknt verir, blk prktr ve aceleye getirilmi
tir. Son belirtiler nda olaylara, salk durumuna, yorgun
lua bir yant bulmak ister . . . Kriz getikten sonra mutlaka
dramatik bir an brakaca dnlmemelidir. teki izler
gibi, baz kimselerin bu izlerden ksa srede kurtulma eili
mine tabi olabilir, te yandan baka baz insanlar bunlar
yeniden yaayabilirler, deerler ve bu eilim byk olaslkla
krizlerin daha sk gelmesine yol aar. Ama baz insanlarda
krizlerini hatrladklarnda ve bu krizler stnde younla
nklarnda ok ikincil baka bir dnce devreye girer.
Felsefeyle ilgilenen ya da mistik kimselerde bu krizlerin
kendilerini aan ve zellikle dorulayan bir anlam ierme
meleri mmkn grnmemektedir. Kanlmaz biimde
-fizyolojik ve psikolojik, kanlmaz biimde fiziksel rahat
szlk ve manevi ac olan kayg temel problemini ortaya ko
yar bu noktada: bu balamda, esas olan, psikolojik ya da
felsefi anlam mdr, kiisel ya da insani anlam mdr? Kay
nak mdr rn mdr? Kayg ykl insan bedeninin kurba
n mdr yoksa ruhunun tan m ? Bu kska nevrozun ks
kac mdr yoksa zel bir yaam iinde hissedilen insani sefa
letin kskac mdr? Kayg ykl filozof iin bu deney nemli
bir referans oluturamayacak kadar olaanstdr. Bu so
matik boyun eme duygusunu herhangi bir bamlla mal
etmeye alr. Bu koullarda onu mistik ya da metafizik
anlamna kadar yceltecektir: daha nce grdmz gibi
Kierkegaard yorumlarn Kayg Kavranu'ndan ok Umutsuz
luun Kitab'nda, Heidegger Metafizik Nedir de Sartre da
Varlk ve Yokluk ta sergilemilerdir.
'

'

69

il.

- ocukta nevrotik kayg

1 . Doum ncesi kayg m? - ki doum travmas n


plana kanl<lnda doum ncesi dnemin ancak doum
sonras dneme dayanma yoluyla tanmlanabilecei d
nlmtr: anlamszlk ya da iirsel dnceyle yitik cennet.
Ne var ki, Tomatis'in belirttii gibi, cenin rahimde dinleme
yeteneine sahipse, amniyotik svnn rettii "her trl ksa
sreli ve ani sesler" dmfa anne sesinin tm helirgin zel
liklerini ayrt edebiliyorsa, rahim iindeki yaantnn muhte
melen hassaslatrc ve glendirici olduunu dnmek
mantkszlk olmaz. Bu balamda, Kierkegaard ilgin bir S'ez
giye sahiptir: "gebelik srasnda zihin_ oh.zaklardadr ve
de kayg ok arlamtr. Yeni birey bu kayg iinde yarat
lr. Doum annda kayg ikinci kez en iddetli noktasma
ular kadnda ve yeni birey bu anda dnyaya gelir. Gebe
kadnn kaygs da bilinen bir olgudur." [ 18, s. 1 06)

2 . Doum kaygs.

Freud, ocukluktan sonra, ayn

hareket iinde sadece doumu sorgulayabilirdi. Onun dne


mine kadar doumun psikolojik bir rol olabileceinden
kimse kukulanmamt. lntroduction. . . ( l 9 1 6, Fr. ev.) [ 2,
s.

373] dneminden balayarak, yani Rank'n [ 1 4 1 Doum

Travmas adl yaptndan ok nce, Freud, doumu "daha


sonraki tm kayg durumlarnn prototipi ve nedeni olarak"
grmt. Bununla birlikte, dlyata geiiyle ilgili olgular,
solunum oku, ana scaklndan plakln soukluuna
gei sadece ikincil neme sahip travmalara iaret ederler.
artc ama kayg kuramnn tmne mal edilen bir analiz
70

esas travmay btn organizmaya yaylan ve orada dzensiz


ve ok kt tepkiler reten -ocuk kaygnn ya da nevrotik
kaygnn yeniden retecei trden- gerek bir kendini ze
hirleme olayna yol aabilecek yeni duruma uyarlanamam
uyar ve enerji dzensizlii iine yerletirir.4 Bu aklamann
ar organik ve basitletirici yk karldnda, insann,
doumundan balayarak, ister doumunda yeni yaam ko
ullarna hzla uyum salayarak, ister yaam srasnda onu
arzulad ve sevdii objelerle balantlandrarak sahip ol
mak zorunda olduu bir enerjiyle dolduu dncesi kalr
geriye. Olumsuz koullarda uyum salayamam ve babo
bir enerji kayg kri.zlerinin patlamasma yol aar.
Fteud, doum travmas dncesini asla terk etmemi
olsa da, Rank'n [ 1 4] hipotezleri stne iyice dndkten
soma yeniden karmza kacak olan genel kayg teorisini
ve kaygnn olumasnda doum travmasnn rol konusun
daki kesin tavrn brakacaktr. Rank'n ok saydaki tezini
kmser ya da yok sayar; szgelimi yle bir tespitte bulun
mutur bu balamda [ 4. s. 79] : "Zor ve uzayan bir doumla
bir nevrozun gelimesi arasnda kesin bir iliki kuran ve
belli koullarda doan ocuklarn baka ocuklara gre er
ken ocuk anksiyetesi belirtileri gsterdiklerini aklayan
dorru bir inceleme yoktur." Ama "Rank'n bulduu yapnn
tartmasz biimde nemli olduu saptamas "nemli bir ba
lant" dr. Doum, fiziki travmalardan ok daha fazla, "anne
den ayrlma anlamna gelir; nce sadece biyolojik anlamda
4) "Kayg duygusunun nedenini olunran, kann yenilenmesinin (i solu
num) <lumasyla ilgili uyannn mthi biimde artmas: dolaysyla, ilk kayg
toksik zellikli olmurur." [2, s. 374]
71

bir ayrlma, sonra dorudan doruya objenin kaybedilmesi


{yani, bilindii gibi, ak objesi) {4, s. 78] anlamnda. Daha
nce grdmz gibi, "sonradan etki" teorisi gelecein
muhtemelen nevrotikletirici travmalar, bu rol ancak pro
totipi doum travmas olan eski travmalarn silinmeyen izle
rini srekli bulmalar aracl yla stleneceklerdir. zellikle
ocukluk dneminde gelebilecek teki travmalardan daha
byk deildir bu. Rank'n dncelerinin tersine, doum
travmasnn bir ayrcal yoktur: "Prototipi doum olma
yan kayg vardr." (4, s. 57] Her kayg krizinde psiik yaan
da olup bitenlerin doum durumunun kopyas olacan d
nmek iin hibir neden yoktur.
Ama doum travmas bir yerlere sinmi "kalmtr: iinde
baka yzlerle birlikte ortaya kmaya hazr olan 'ben\n iine
szan bilind itkiler blgesindedir. ki durum sz konusudur
bu koullarda: "doumu andran bir tehlike durumu ortaya
ktnda" otomatik kayg. [4, s. 9 1 ] Biraz bu birinci durum
stnde duralm ve bu balamda baz olas rnekler nere
lim: bir ameliyat ya da psikosonatik, psikolojik, kiileraras
ya da psikososyal -yaygn ve belki de doumla ilgili akla
malarla arlam ifadeler- bir durum; bu ifadelerden "bloke
olmu", "skm", "karanlkta", "tnelde", dolaysyla "k
lan", "klmas ok fazla zahmetli" vb. anlamlar karlabilir.
kinci durumda doum travmas kaygs bir iaret modeli,
"tehlikeye kar dikkatli olma" modeli gibi dnlecektir.
Freud ve Rank'a, en azndan, doumu insan psiizminin
"sfr noktas"ndan ok baka bir ey yapm olmalarn bor
luyuz: bir deerdir bu, ayn zamanda da kayg deeri. Daha
sonraki Lhrumlara gre, ayn zamanda da karakterlere gre
72

-bir baka deyile, kiilere gre karakterleri ve durumlar


kartrarak- bu deer talihli bir hareketsizlik, retimsizlik
iindedir ya da, tersine, nevrotik kaygyla dopdoludur. Freud
bir kez daha karakterlerin farkllamasn hatrlatr. "Birok
insann tehlike karsndaki davranlar ocuksu kalyorsa
ve bunlar artk nemleri kalmayan, kaygy belirleyen koul
lar aamyorlarsa, tehlikeye kar ayn tepkilerin srmesi
nereden geliyor?" 1 4. s. 7 4] Bu noktada srar ediyor ve kar
kyor: " 1 Rank gibi] zellikle doum travmasnn deiken
gc n plana karld takdirde, soyaekin yapsnn st
lenebilecei etiyolojik (nedenbilimsel) role hi yer veril
mez." Freud, Rank' "yapsal ve filogenetik faktrleri bir
yana brakm olmakla" eletiriyor. [a.g.y. , s. 79] Freud daha
1890'larda kaygnn biyolojik temeli stnde duruyordu;
l926'da kesinlikle belirtmitir bunu. Bu, kaygnn sadece
somatik olduu sonucunu doumaz. Bu unsurlardan biri
ni de tekini de yok etmek mmkn deildir.
lk bakta, ocuk bilindnn te
melinde ana rahminin huzur ve mutluluunu, "yitirilmi
cennet"i yeniden bulma arzusu olduu dncesiyle daha
nceki izgide kalnd izlenimi uyaur. Kolaylklar ksa
sre iinde endielendirmeseydi olas gelimeler eksik ol
mazd. Bu izgide kalnsayd anavatan, lke, kilise, cennet,
uyku, tad lm, "dizler kama ekilmi durumda" uyku,
ana ya da kadn kuca aray ana kam nostaljisi hesabna
yazlrd . . . Bu mitoloji ne kadar ekici ve heyecan verici
olsa da, dinlendirici ya da telafi edici dlerimizi de katma
mz gerekir oraya.
3. ocuk kayg s.

73

R. Spitz'in 1 27] nl almalarndan bu yana, 7-8 aylk


dnem ocuun kayg dnemleri olarak bilinir. ocuk ilk
alt aynda annesiyle -ya da annesinin yerini tutan biriyle
(krete)- normal bir iliki kurduunda, bunlarn yokluunda
olumsuz, ac veren davramlarda bulunur. Yanna bir yaban
c yaklatnda, yabancnn annesine benzememesini algla
yarak kayg belirtileri gsterir. "Kaygnn arkaik prototipi
dir bu." (Spitz) ok ilgin bir noktadr: bu kaygya her o
cukta rastlanmaz. Spitz'e gre, st ocuklarnn te biri
annelerinin yerine baka birini grdklerinde en kk bir
kayg belirtisi gstermezler. Bu duruma biraz aran Spitz
bu ocuklarn byle bir durumda alayc bir tavr iinde ol::
duklarn sylyor: yanlarnda kim olursa olsun, bu. ocuk
lar gayet gzel imeye, sindirmeye ve uyumaya devam eder
ler. Bu vesileyle, ok erken bir dnemde, 7-8 aydan bala
yarak karakterlerinin kaygya ak olduklar ve kimilerinin
de nemli niceliksel farkllklara gre korunduklar anlalr

(2/3 ve 1 /3).
Oysa, Spitz'in gzlemlerine gre, insani ortam v e evre
toplum iinde yetiririlmi btn ocuklar iin kesinlikle
ayndr. Dolaysyla, bu deney belirleyicidir ve burada ilk
yapsal ya da genetik altyapya kaygnn olumasnda hi
kukusuz nemli bir katk mal etmek gerekir. Bu genetik
dzenlenme aile yaamnn, daha sonra da yetikinin kiisel
yaamnn koullarna gre harekete geer mi yoksa gc!
m (belki de gitgide daha az etkili) kalr?
Adler, Freud'u tatmin etmeyecek ama verilmesi gereken
bir cevap nerir. ocuk zellikle "sinirli karakterde" fobi ve
gerek kaygya eilimlidir. Bu onlarn savunma ve eylem
74

olanaklarnn doasnn dmanlnm ve an zayflnn


nnde ilkel insann ve arkaik halklarn tavrnn yaamas
dr. te yandan, ani, beklenmedik, yeni durumlar karsnda
nevrotik tavrlarmz -ocuunkiler- kolayca gncelleirler.
zellikle her eye fkelenen bu "tkeli karakterler" libidola
rnn ykselmesiyle fkelenirler. Freud, Adler'in sonularn
zetliyor: "Kendi zaaflarnn ve gszlklerinin, deersizlik
lerinin bilincinde olma . . . te, ocukluktan kopmayan bu
bilin olgun yaa kadar direndiinde nevrozun ilk nedeni
dir." (2, s. 383)
Ama ne kadar rgtsz olursa olsun, bu tama bir "mo
del"e uyar: yukarda anlatnmz doum kaygs. Freud ok
nemli_ metinlerinden birinde yle diyor: "Artk yararlan
lamayan ve askda tutulamadndan kaygya sapan bir li
bido sz konusudur. ocuk kaygsnn bu karakteristik duru
munda doum eylemine, yani anneden ayrla elik eden
ilk kayg durumu olan koulun yeniden ortaya kmas ke
sinlikle bir rastlant deildir."5
Dolaysyla, yetikinin nevrotik kaygs gibi ocuun
kaygsnn da nedeni yoktur. "ocuun her eyden korktu
u" dncesi, ocuun basit gzpekliine, o ok bilinen
gzn budaktan esirgemedii dncesine bile uygun de
ildir. Kpekler, kurtlar, hamambcekleri, rmcekler, fare
ler, haydutlar, devler, bycler, karanlk vb . . . Bunlar b
yk anksiyctenin yapay nedenleridir. Anksiyete bunlar rast
l antyla, kendisiyle ilikisi olmakszn kavrar, bu balamda
5) [2. s. 475] . Daha sonraki sayfalarda,

Franoise Dolto'nun vard

so

mlarla karlatrma yapldnda, babann stlenmesi gereken duygusal rol


bir gen kz stlendiinden bu dnmun srd aknlkla fark edilmitir.

75

anlamlan yoktur bunlarn, her eyden korkmaya hazr bire


yin son rastlantlarnn meyveleridir. Sadece gerek kayg
nn, "krizlerle ortaya kan" kaygnn yolunu aar. [ 15, s.
34] Bir sinir krizi anksiyetenin felaket taknl deildir
ve, dolaysyla, ondan, Niagara'nn nl elalelerinin sakin
akan Niagara suyundan farkl olmas kadar farkldr. Hi
kukusuz, kayg krizi "bir ey"le ilikilendirilmelidir ama bu
ey ne rmcek ne de hamambcei olmaldr. nemli bir
anksiyete gerek (gerek bir tehlike) ya da daha sonra hayal
ettii nedenlerini syler. Ama her iki durumda da anksiyete
nin temeli nce gelir. Tehlike gerekliini byten de tama
men uyduran da odur. ou zaman ve uygunsuz bir biim
de kayg olarak adlandrlan ocuun byk kayglan ou
zaman bu dsel yaplandrmdan kaynaklanr. J. Favez
Boutonier ok iyi gsteritir bunu [ 1 5, s. 86] : Bu byk
kayglar hisseden (zellikle gecderi) ocuklar ne kurtlar,
ne vahi hayvanlar, ne eytan, ne de lm tanmlardr.
Dolaysyla, hissettikleri ve az ya da ok ilerinde kalm
kayglar veya evrelerindeki insanlardan kapaklarn yans
trlar: anne, baba, retmen ya da hekim olabilir evrelerin
deki bu insan. Yetikin, ou zaman, hala orada burada ge
erli olduklarnn iyice tespit edilmesi gereken korkutucu
tehditler savurduunda yanstlan bu kaygya ortak olur:
"Drt buuk yanda bir ocuun itaat etmesini sala
mak iin bir yetikin onu uslu dum1ayan kzlar yiyen fareler
le tehdit eder. ocuk ertesi gn uzun uzun omrnnlardaki
kurtlardan ve kendisini ou zaman ine yapmakla tehdit
ettiinden ok korkutan doktordan sz eder. nnde titre
nilen rktc hayvann ve mutlak gce sahip yetikinin
76

yan yana gzktkleri, bir dallanp budaklanmayla yansyan


bir zihinsel dzen (yaratlmtr) . Ayn ekilde, nnde titre
nilen baka objeler: dev, haydut, hayalet vb." [a.g.y. 1
Byk anksiyete-kayg ayrmn koruyarak ama nevrotik
kaygnn iki kanad gibi bir arada tutarak, zellikle bunlarn
srekli i ie getikleri ama aslnda birbirlerinden aynldklar
gzlemini aktaralm. Burada, ayn zamanda, ocuk kaygs
nn en sk grlen yansmalarndan biri vardr.6
buuk yandaki Josette zayflk, solgunluk, itahsz
lk, oyunlara kaytszlk, sinirlilik, duygusal tepkilerini denet
leyememe durumu, uykusuzluk ya da ocuu sinir krizlerine
kadar gr.ren kabuslar yznden doktora gtrlr. Zayf
lklar, kntler ve krizler pe pee gelir. "Gerileyici nevro
tik belirtiler veren bir kaygy gsterir ocuun durumu."
Somatik muayene negatif. Skntlar hafta nce ba
lamtr. Aile evresinde hibir nemli olay olmamtr. An
cak ana baba yemek odasna ocuun yatmas iin bir divan
almlardr. ocua bu konuyla ilgili hibir ey sylenmemi
tir. Hatta, anne, "Yeni divan ilgisini bile ekmedi. Gerek
ten tam bir bebek bu," demitir. Psikanalist hekim "anne
ye Josette'in nnde ocuun manevi bir sknt iinde oldu
unu, ana babasndan ayrlma dncesine katlanmasna
yardmc olmak gerektiini, korktuu bir ey olan gen kz
muamelesi grmeye katlanmasna da yardmc olmak ge
rektiini anlatr". (s. 1 1 ) Bir yandan da Josette'i rahatlatr:
"Josette belki de ana babasnn kendisini eskisi kadar sevme6) Franoisc Dolto'nun balangtaki gzlemini kabataslak zetliyoruz.
(a.g.y . . s. 10-12]
77

diini, babasnn kendisinden kurtulmak istediini sanmak


tadr."
Ana baba, aldklar tler dorultusunda, ayn akam,
ok yaknda gelecek olan deimeleri anlatrlar. Baba her
zamankinden daha efkatli olmu, ona yaknda nasl kendi
siyle gurur duyaca byk bir kz olacan ve okulunu an
latmtr. Bir hafta sonra duygusal tepkilerin denetlenmesi
durumu bitmi, ocuun itah geri gelmi ve ocuk divanda
yatmaya balanutr {babas onu yatanda pmtr) . "Kayg
bitmitir ve ocuk yeniden nom1al duygularna kavumutur."
Laplanche yle diyor: "ocuk kaygs kullanlmayan
libidodan baka bir ey deildir. Sevilen objenin kaybedil-
mesiyle (burada ana babann ve zellikle de babann) ortaya
kar, artk ne objesini ne de bu objeye gre gerekletire
bilecei kesin eylemleri bulabilen libidonun anarik boal
masnn yinelenmesinden baka bir ey deildir; bu libido
nun gerek bir olguyla boalmas da bir tamadr, ama bir
tencerenin tamas gibi bir eydir bu. Birey libidoyla taar
ve onun sknt gibi alglad ey budur." [ 1 1 , s. 462]
"Grnte aklanamayan bu belirtilerin gizli ieriini"
[ 1 5, s. 149] oluturmaktan uzak olan bu yalanc-objeler ne
krizin kendisiyle ne de bireyin iinde -olaylarla deil de
uzun sre yaanm durumlar araclyla yer etmi kaygnn
esasyla ilgili eklenmi yaplar temsil ederler: byk kayg
bireyin iine ilemi durumlarla meydana gelmi nevrotik
yaps gibi yava yava olumutur.7
7) "Yaam boyu iin<' srklendiim hu kaygnn, kaygm ve mutlulu

umu oluturan hu hznn ilk belirtilerini hissetmeye Combourg orman


larnda baladm," diyordu Chateaubriand.

78

Melanie Klein ocuk kaygs iin ilkesi belki de Frcudu


ilkelerle rten ok daha karmak bir oluum <lncesi
ileri sryor. Klein'a gre, kk ocu k anneyi "ksmi obje"
(bkz. s. 74) ama ift olarak alglyor: tatminler "iyi obje"ye,
yoksunluklar "kt obje"yc mal edilir. Besin ve zevk sala
yan iyi bir ana rahmi ve bunlar reddeden kt bir ana rahmi
vardr. yi objelerle ilgili fantazmalar libidinal itkilerin psiik
temsilcileridir; kt objelerle ilgili olanlar ykm itkilerinin
psiik temsilcileri olacaktr. Aralarnda ok youn ve sknt
l atmalar olur ve ocuk bir d gerei ayrt etmeyi baar
dnda bu atmalar dnyaya yansmaya balar. zellikle
"idealize edilmi iyi objeler karsnda ac ve kayg veren
kt objeler yer alr". Bu, paranoid-izoid evre ve zel kayg
lardr.
Doru deneyimlerden geen ocuk kendisine ikence
eden kaygdan yava yava kurtulur ve nihayet annesini
tam obje olarak grr: annenin rahmi, yz, elleri, bedeni
bir aradadr.
Anne, bu ekilde, birlii iinde iyi ve kt obje olduun
da, bu son zellik ikinci dnemde ocuu endielendirecek,
depresyona sokacaktr. Freud'dakinden ok daha erken
dnemde Oidipus kompleksinin ortaya kmas kayg ve
ren fantazmalar ekler. Kanlmaz biimde daha byk o
cuklara uygulanan bu psikanalizler kefettikleriyle ilgilen
dirirler bizi; bu ocuklar onlar silmi gibi grnen yaanm
deneylerle, bir ketlemede ya da hastann aklamasn ke
sinlikle anlayamayaca bir sknt krizinde, yzeyde patla
yabilen ve hi bilinmeyen fantazmatik akmlarla tmyle
rtldrler.

79

i l i . - Nevrotik kayg krizinin


nesnel aklamas
Kaygnn en iyi nesnel aklamasn bir psiko-biyolojist
yapmtr. Beynine darbe alm birok insan inceleyen Kurt
Goldstein'aS gre, kayg krizi (fziksel yarann bireyleri an
laml bir balang evresine gtrd zel durumda) birey
baarsz olduunda ya da ac ektiinde ba gsterir.
Astm sknts. - Astm kriziyle kayg krizinin sk sk bir
likte grlmesi psikolojik adan ok ilgin bir soru ortaya
atar: fiziki ve psiik bu iki olgudan hangisi eskidir sorusu.
ncelikle, kesin olan udur ki, ok sk grlen ama dzen
li olmayan bu astm kaygs klasik kaygnn btn zellikle
rini gsterir: "r ve tahrip edicidir ama bir endie deildir,
iyi tanmlanmam ve dorudan doruya tehdit eden bir tehlike
iltirrw.li iiule bir znt duyumudur, insann ok sevdii bir
eyi kaybedebilecei korkusudur, dnya karsnda ok zor du
nmda kal olma duygusudur. Astml kiide iki kaygnn (fi
zik ve psiik) i ie gemesi olduka sk grlen hir durumdur."
Ayn hekim yle bir gzlemde bulunmutur: "On drt
ylda gzlemlediim 270 vakann drtte biri (astm vakas)
kayg verici stresten kaynaklanmtr, buna karlk, vakala
rn en azndan yarsnda ar durumu kaygy krkler ve
bu kayg da soluk borusunda spazmlara yol aar."9
Sonu olarak, astm kaygs, analizlerimiz iin gerekli
kayg krizinin, bilinli, bilinncesi ya da ou zaman bilin8) J. Favez-Bownier tarafndan akanlmar. [ I S, s. 661
9) P. Grillat, L'angoisse et la recherche de refuge, Psyc/o. Medicale, 1 978,
10, 6, 105 1 - 1058. s. 1057.
80

d bir "alglama"nn (zellikle astn hasrasnda) kaynan


daki durumlar aklar ve zenginletirir; belki de, sadece
bilind durumlarda psikanalize gidilecektir ya da birey
kendi analizini kendisi yapacaktr. Bu karakteristik unsurun
olmamas durumunda sadece bir soluk borusu spazm sz
konusudur.
Astml insan kendisini boan ve skan eyi bildiinden,
hibir nc ya da yan belirti kaygsn nesnel bir nedene
dayandmrnya, aklamaya, amaya olanak vermediinde,
insana musallat olan rknt verici rahatszla kar olduk
a korunakldr ve ilgin bir durumdur bu. Meselenin ne ol
duunu bilir, oysa, nc belirtisi olmayan kaygnn dramnn
ve verdii rkntnn kayna gizemidir. Bu, bireyin bana
gelen ofaylar karsnda organizmann yapsal birliiyle ak
lanr. Freud'un ou zaman nevrotik kayg teorisinin psiko
somatik zellikleri iin kant olarak gsterdii rahatszln
somatik btnl, burada stnde durmaya gerek olmayan
farkl zlmelerle dayatr kendisini: ishal, kusma, engelle
nemeyen an terleme, kimi zaman kekeleme, ba dnmesi.
Bu saydmz rahatszlklara Freud kayg teorisinin gelime
lerinde zel bir yer verecektir ya da sk sk nmze kacak
tr bunlar. Nesnel aklamaya dnelim. Kaygnn nedenleri
mi? Kaygnn sonulan m? Hayr. Goldstein'a bir gz atalm.
Kaygnn kendisi. "Hastann yaad kiilik yapsnn sar
slmasdr. Kaygy hissetmez bile, kayg kendisidir, kaygyla
zdelemitir, bireyin ve nedenin kaybolduu, dile getirile
meyen bir sarsntdr bu." Ortama kar mcadele eden or
ganizmann ald mthi darbeden baka bir ey olmayan
bir sarsntdr bu. Kayg krizlerine kar mcadele edebilmek
81

iin onu gncel kapasitesine uyarlanm yeni durumu iine


yerletirmek de etkilidir.
Goldstein' "kaygnn niin btn felaket tepkilerinde
grlmediini" aklamad iin eletirmek doru deildir.
U. Favez-Boutonier) Burada, sadece bireyleraras farklla
malar devreye girer: duygusal yanlan ok gl kiilikler
kaygya ok daha kolayca maruz kalrlar.
Goldstcin'n analizi Freud'un teorisini grmezlikten gel
memitir. Onun cevab daha basittir, hi kukusuz ok basit
tir. En azndan, psikanaliz ilkelerini kabul etmeyecek birisi
iin btnyle tutarl ve ak seiktir. Ona gre ne itkiye ne
de bilindna gereksinim vardr. Sz konusu olan Oidipus.
kompleksi midir? Goldstein'a gre --bir aklama aramaz
bu balamda- ocukluktan balayarak ocuk ve baba arasn
da bir atma "Biimi" (Getaltlk anlamnda) oluur ve
bu Biim kendi gelimesi srasnda yerini daha fazla uyarlan
m baka Biimlere brakr. Ama ilk Biimler de bellekte
gcl olarak yerlerini korurlar, ocukla ve ocuksulukla
ilgili durumlara benzer durumlar ba gsterdiinde yeniden
yerlemeye hazrdrlar. zellikle birinci Biimler gl ol
duklarnda ve yeni Biimlerin yaplar zayf olduunda gn
cel olarak yaanan durumlar uygun bir cevap bulamazlar;
eski Biinler uyarlanmam, etkisiz olarak dayatrlar kendi
lerini: kayg bu kapasite yetersizliinin tespitidir.
Bylece, aada hatrlayacamz nesnelci teori ve psika
nalitik teori arasnda minimal bir aklamay teniel alan bir
konsenss kurulacaktr: kayg birey duygusal yaanu artk
uym salayamadnda ve kendisi iin hazrlanan ya da,
daha dorusu, kendisinin hazrlad psikolojik duruma ke82

sinlikle karlk veremediinde ortaya kar. Burada kaynak


bilintir, Freud'un dedii gibi, "gncel olan"dr; bir kez daha,
burada kayg eski "biim"ir yeni duruma uyumsuzluunu yan
str. te yandan, Freuduluk ve Getaltlk atsalar da,
mekanizmalarda anlaml bir koutluk grlr bu balamda.

iV. Nevrotik kayg krizinin


psikanalitik aklamalar
-

Freud'un ne srd aklamalarn pe pee dlanma


lar ok artc olurdu. Daha sonraki sayfalarda bunlarn
nasl i ie getiklerini ve birbirlerini tamamladklarn gs
tereceiz.

1 . Freudu teorinin ilkesi. - 1 9 1 6'da, Psikanalize Gi


r4'te, nevrotik kaygnn "anlalamazl" ortaya atlr: 'ben'i
tahrip eden "spontan ve serbest bir kriz"dir bu ve "bir teh
likeye ya da bir bahaneye" balanamaz. Bu, Freud'un 1 8871902 arasnda anlatt teorinin dorulanmasyd. iddetli
kriz nevrotik kaygnn birinci katma yerleir: byk anksi
yete. Onun ortaya kdr, herhangi bir temaya balana
bilir ya da genellikle sadece kendine balanmtr. unu
hatrlatalm ki, bu anksiyetenin temeli nevrotik kayglarda
hemen hemen sreklidir, deimez, doal olarak ok daha
gevek, hatta sadece "sinirli" dediimiz daha az sarsc kayg
krizlerine bal olduunda ok az bellidir. Bu durumda, ke
sinlikle krizler dzeyiyle uyumlu olan anksiyetenin temeli
ancak yaygn bir psikolojik keyifsizlik, hareketsizlik, aktivite
83

yoksunluu, gvensizlik, hafif bir depresyonla birlikte ortaya


kar. Bununla birlikte, bu tablo, her durumda, bireyin kal
drabilecei bir i uyan niceliine gre, belirgin zellii az
ok bir psiik enerji fazlal olan bir duruma denk der.
Bu arlk niin rahatsz ediyor onu ? Daha ileride ak seik
biimde greceiz. Ama burada esas olan, bu ar enerji
nin sadece kullanlmam olmas deil, baboluuyla, onu
kesintilerle belirginletiren ve doruk noktas olarak akla
yan kaygl bir patlama eklinde temel bir psiik rahatszlk
yaratmasdr. Ayn bireyde, hatta bireylere gre farkl biim
lerde hissedilen patlamalar: Freud --ok fazla gzden karl
maktadr- gerek bir nevrotik kayg karakterolojisinin te
mellerini atmtr.
Arzuyla edeer arzu-enerji u ya da bu obje (gs ya da
bedenin baka bir blm, ayak, el, eitli fetiler, besin)
stnde durursa onlar kanlmaz biimde yanltc ksmi
objeler biiminde kurar. Bunlar bireyi btncl objeye y
neltmek yerine tatminsizlie, kaygl aratrmalara yneltir
ve nevrotik kayg iinde bunlarn parlamalarna yol aar.
Arzu-enerji-libidoo ksmi de olsa bir objeye balanama
dnda, ieriklerle balant kuramadnda tehlike kuvvet
lenir. Bal olduunda ynlendirilmitir ve dolaysyla biim
lendirilmi, engellenmitir. Bir yandan baz somatik durum10) Libido tanmm hatrlayalm: "Sevgi ad aknda anlalabilecek her
eyle ilgili bu itkilerin nicclikscl bykl -bugn llebilir olmasa da
gibi dnlen enerjiye lihido diyoruz." (Freud) Libido narsisisk kuatmalarda,
yani birey onu ok fuzla kendine ve bir zseverlie doru evirdiinde cinsel
ynn yitirir. Ama libido hu yn deitime durumundan nce cinsel itkinin
psik zelliklerini gsterir. Freud kesinlikle Jung gibi dnnemirir ("genel
psiik enerji'', "bir ynde eilim") bu halamda.
84

!arla bir yandan da duygulanmlarla, baka anlamlarla -belki


de bir btnle, btncl bir objeyle- balantl baz anlam
larla birleir. Oluan ilgi alar onu hem engelleyecek hem
ynlendirebilecek, ona bir anlam verebilecektir. Bu gelime
olmadnda libido nevrorik kayg eklinde patlar. Hazr
lksz ve duygusal durum retmeden 'ben'in iine dklen
enerji. Duygulanm bu psikosonatik sarsntnn duygusal
l olacaktr, arzu-enerji ben iine yaylr bir anlamda, onu
istila eder ve sknt yaratr. Aadaki ema 1 1 bu libidinal
istilay ve duygulanma dnmeyen ve kaygya gerileyen
sakar eylemi anlatyor.
Libido

Kayg

Kayg ....---

Ama bu enerji niin fazla oluyor? Freud'un at yolun


geniletilmesiyle yant verilebilecek nemli bir soru bu.
Szc szcne ele alndnda, Freud'un ilk aklamas
( 1 892- 1905) , l 9 1 6'da ok fazla sz konusu edilmekle bir
likte, bugn kaba ve basitletirici bulunmaktadr: nevrotik
kayg teoremi olarak u saptamay getiriyor: "Cinsel gerilim
ok gl bir biimde ortaya karken kendisini duygu/amma
dni4trmeyen psik gelimeden ge.,.edii her durumda kaygya
dnr." [7, s. 84]
1 1 ) laplanche'n emasnda

[!, s. 449) kk bir deiiklik yaptk.


85

Freudu aklamay genletmeyi neriyoruz biz. Ama,


her eyden nce, nemli olan, bu balamda byk katk
lan dikkate almaktr. Freud birok klinik olay soruturnrn,
yzlerce hastann cinsel yaamn incelemi ve sadece bir
saptama getirmitir:
"Normal ak engellenen bir libido birikmesi sz konu
sudur; ve tank olunan srelerin tm sadece somatik zellik
ler tar. Her eyden nce, kaygnn nasl libidodan dodu
una baklmyor, sadece libidonun olmad'l ve yerini kay
gnn alm olduu saptamasyla yetiniliyor." 12, s. 380]
Bundan sonra, Freud'a ramen duygulanm bu duygula
nmsz kaygnn iine yerletirmek kesinlikle mmkn deil
dir. J. Laplanche yle diyor [ 1 1 , s. 449] : "Kayg duygula
nm dzensizliidir ya da en tenel duygulanmdr." "En temel
duygulanm"n Freud'un ifade ettii tam duygulanm eksik
liinir yerine konmasndaki glk.12 Freud'un mantn
saf d etmek mmkn deildir: bilind duygulanm yok
tur. Kayg krizi baml olmayan, anlamsz (aklamas olmad
anlamna gelmez bu) psikosomatik bir olgudur. "Psikolojik
analizle daha nce ortadan kaldrlamaz ve psikoterapiyle
de pskrtlemez." (Analitik)
Dolaysyla, kayg, Laplanche'n belirttii gibi, ne "en
temel duygulanmdr ne de duygulanmn dzensizliidir":
duygulanmda hibir dzenin olmamasdr.
12) Freud lnrod;tion'un (Fr. ev.,s. 373) bir yerinde, gerekten, kaygyla
birlikte grlebilecek "duygusal dunmlar"dan sz eder. Burada kesinlikle
nedensiz nevrotik kayg olmayan, korkuyla kark kayg konusunu anlatr.
Fred daha sonra (biraz ileride, s. 374) Unu yazmtr: "fkeli kimselerin
kaygsna geersek, bu balamda ortaya kan yeni iaretler nelerdir!" Dola
ysyla, o blme kadar bu konuyu do: almamtr.
86

Ama kayg ok abuk duygulanm olacaktr. leriki sayfa


larda (V) sknt krizinin psiik gelimesini irdeleyeceiz.
Ama anlk durumunda psikosomatik bir patlamadan baka
bir ey deildir. "Duygulanmn dzensizlii" deildir: genel
olarak heyecann deerlendirilmesi srecinin nemli ve s
rekli bir annda" henz belirlenmemi "duygusal ok"tur.
(Lagache, iV, 3 1 6)
Ne var ki, eer kayg krizi "anlamsz"sa, herhangi bir
zamanda ve falanca kiilerin yerine filanca kiilerde ve daha
sk ortaya kmas nasl aklanabilir? ncelikle Freud'un
eyrek yzyl boyunca yineledii cevaplarn stnde dura
lm. Bunlar u il.ke iinde bir araya gelirler: "Fiziki (cinsel)
gerilimin alaca zihinde canlandrma alan yoktur henz
ya da yetersizdir; ayrca buna eitimin ikincil sonucunu oluturan cinselliin psiik reddini eklemek gerekir."
Ama cinsel kaynak hundan byle psikanalistler tarafn
dan silinmise ve yerine genel libido konmusa, yeniyet
rnelik ann sonunda baz duygusal ve ie dnk kiilik
lerin bildikleri ya da hayal e ttikleri cinsel gereklik kar
snda bir endie, kuku ya da rknt duyabileceklerini
gzlemlemek yararldr. Freud cinsel deneyimi rknt ve
ren bir deneyim olarak anlatrken bunlar dnmtr;
ancak, kabul etmemiz gerekir ki, kadnlar gitgide daha az
korkutan bir olgudur cinsel iliki, buna karlk, kadn cin
sel organ "btn erkekleri rktr". Bu insanlarn cinsel
deneyimi korkulu bir i gibi grdkleri ve cinsel iliki ger
ekletirilmedii ya da eksik kald takdirde iliki za
mannn yaklamasnn kaygy artrd yaygn bir gzlem
dir.
87

Freud yaptlarnn "ahlaksal yan" iin endie verici bul


duu alternatifi ok iyi fark ediyordu. W. Reich'la [ 32 [ kur
duu ibirlii, daha sonra anlamazla dmeleri bunu his
setmesine ok yardmc olmutur: eer ie atl.an cinsellik
birok karkla -ve zellikle de nevrotik kaygya- neden
oluyorsa, "onu bomakla yklendiimiz sorumluluun far
kndayzdr hepimiz". Ama, bu durumda, "eski uygarlk d
nemi halklarnda ve uygar halklarn en aa katmanlarn
da grdmz gibi, ocuklara tam bir cinsel zgrlk m
tanmak gerekir? (Bu durumda) , uygarln eserleri bala
mnda, nasl bir kapasite altyaps kayb sz konusudur? Bura
da, galiba yamurdan kaarken doluya tutulma gibi bir durum
sz konusu." [Yamm ve Psikaraliz (Ma vie et psychanalyse) ,
s. 1 78.) W. Reich [ 3 2 ) cinsel zgrlk yoluyla alternatifin
yok edilmesinden yana olacaktr. Zaman hakl karyor onu.
2. Freud'un teorisinin anlam. Freud'un genlik d
nemi dnceleri yaygnlk kazanabilmitir ya da en azn
dan olduka yaygn kesimler tarafndan anlalmtr. "Kayg
niin libidodan doar?" "nk libido da yaam gibi skala
namaz. Yaamn yansmalarn deitirebiliriz; ama bir kez
balam olan yaam ancak lmle noktalanr. Ayn ekilde,
libido kendini yok ettirmez ve zayflatmaz." [F. Dolto, 25,
s. 23 J Oysa, cinsel itki olmayan ama bu itkinin psiik yans
mas olan libido baz karakterlerde tutunamaz. Nevrotik
kaygnn temelinde libidonun enerji atlmn "psiik bir d
zenleme"yle duygulanma dntrmenin olanakszl ya
tar. "Nomrnl olarak psiik aygt ald enerjiyi saptrarak ya
da duygusal alglamalara ya da izlenimlere dntrr."
-

88

Bir baka deyile, bize gre, her ey ykselen itkinin te


mel ve youn karakterini nevrotik kayg iinde koruyormu
gibi olup biter. 'Ben'de ve zellikle bilind balamnda
bir engel araya girer (szgelimi ocukluktan, eski yaantlar
dan gelen izlenimler; eitli travmalar ya da bireyin bloke
olmu, bilinli ya da bilinncesi bir biimde kmaz gibi
grlen mevcut durumu) . Dolaysyla, onu gl atlmlar
la ynlendim1esi ya da ona global zellikler salamas gere
ken duygusal durumlarla karmaz. Grdmz gibi, Freud
ok. ak seiktir. Baka bir Freud diliyle sylenirse, nevro
tik kayg "birincil bir psiik srece", yani psiizmin hibir
eye bal olmayan bir anarik enerjiyle istila edilmesine
denk der. Nom1al ileyi 'ben'i dengeli bir biimde kua
tarak, birincil sreci deitirerek ya da biimlendirerek "ikir
il piik sreler"in oluumunu gerekli klarken, birincil
arzu, hassas ya da ince, titiz bir bireyin evresinde dolanr,
ancak onu hareketli ya da hareketsiz klabilecek bir objeyi
kefedemez. Bu kesinlikle duygusal durumlarn ve szgelimi
ak duygusunun var olmad anlamna gelmez, hatta kayg
ykl insann duygusallnda ok gl bir biimde varlk
larn belli ederler bunlar; sadece itkisel ykselmenin ve bu
duygunun sentezi, en azndan bir araya gelmeleri gerekle
emez.
Bu konuyu bilindnn
fobik kaygsn -nl kk Hans'n kaygs- irdelerken
(bl. Vll) daha iyi anlayacaz ama burada da tanacaz
bu konuyla: Freud'da "iki kayg teorisi yokr"O . Laplanche)
ama iki kaygnn teorisi vardr: bir yanda basit nevrotik kayg,
3. Freud'un teorisinin birlii.

89

yani burada ele aldmzi te yanda ise, "kayg histerisi", 1 3


daha ak seik olmak amacyla "bilindnn sknts (fo
bik) "i nevroz deil bir psikonevroz olan "kk Hans"n,
"kurtlu adam"n ya da "fareli adam"n kaygs. (bkz. bl. I)
kincisi, "kayg histerisi", "bir eyin, ben iin tehlikeli
durumlardan birini harekete geiren ve dolaysyla onu teh
dit eden itkinin ketlenmesi amacyla sknt areti vem1eye
davet eden bilind etkilerin iinde olutuu" (Freud) du
nmu oluturur. Birincisi, nevrotik kayg, sadece "bilind
etkiler iinde oluan doum travmasna benzer bir durum
da kayg tepkisinin otomatik olarak ortaya kmasdr. Freud,
ayrca, durumu daha belirginletiriyor: " [Nevrotik kaygt]
durumu gncel nevrozlarn etiyolojisi iinde gerekleir,
[br, kayg nevrozu ] psikonevrozlar balamnda karakte
ristiktir. (a.g.y.) Nevroz kayglarnn ve psikonevroz kaygla
rnn bu ekilde ayrlmas Freud'da hem esas hem ok eski
dir. (Gnmzde de kabul edilmitir.) 1887- l 902'den beri
Fliess'le yapt mektuplamalar iinde yer alr ve yirmi yl
sonra Psikanalize Gir4 adl yaptnda dorulanmtr.
1 926'da (Ketleme'de), Frcud, kayg teorisini deitirir gibi
olur ama, aslnda, o dnemde yararland psikonevroz ana
lizleriyle (Hans, kurtlu adam, fareli adam) zenginletinnitir
onu. Eski nevrotik kayg canm ve incelemelerinden bir ey
karmamtr.
1 3) D. Widlcher yle diyor: "Teorik farkllklann cmii grnte kayg

dediimiz ayn olguyla ilgilidir. Ama bu szcn arkasnda nicelikleri farkl

nedenler gizlenir." P. Pichoc (ynetiminde), L'rxi!te, Masson, 1987, s. 54


iinde. (Bular, belki de, 1. blmde ilgili kavramlar ayrarak bclirlemeve
altnuz nedenlerdir.)

90

"Bylelikle, grdmz gibi, eski bulularmzn deer


lerini tmyle yok saymamz art deildir." [4, s. 66]
1 887'den beri savunduu biimiyle nevrotik kayglar eti
yolojisini yinelemeye zen gsterir:
"Burada, bir kez daha, kaygnn gelimesiyle boalan kul
la:1lmayan libidonun kesinlikle ok fazla dolu olmas ok
byk bir olaslktr." (a.g.y.)
Burada, PsikaruUze Giri'ten bir blm aktam1ak konu
sunda daha fazla geerli nedene sahip olmamz gerekmiyor:
"Duygusal durum histeri kriziyle ayn yapy gsterir." ki
kez uygun alnt, nk burada duygusal bir durum yoktur,
ikincisi, histeri krizi nevrotik kaygdan ok farkl bir alan
iinde yer alr (nevroza deil, psikonevroza baldr; kkleri
bilind.nda, yani bireyin ykiisi.indedir, oysa, kayg nevrozu
gne! durumuyla ilgilidir) .
Dolaysyla, nevrotik kaygy kendi iinde ele almalyz
ve balangta hibir duygusal unsur iem1cdiini kabul et
meliyiz. stnde durulmas gereken libido, ilerideki dn
mlerin gerecini oluturan enerjidir. Jung onu "cinsellikten
arndryor" ve "psiik enerji", global zihinsel enerji haline
getiriyordu. Freud bu anlay kabul etmez. [5, s. 87] Hi
kukusuz, arzu, kimi zaman, szgelimi yceldii zaman ya da
daha genel anlamda narsisisk kuatmalar, yani kendi 'ben'ini
objesi yapt farkl ifadeler lehine cinsel amalarndan az
ok vazgetiinde "cinsellikten arnr".
Ksacas, ncvrotik kaygnn hareket ettii nokta, birok
denemede, orada kendisini durduramayan ya da srkleye
meyen arzudur. stnde bir "erkinlik" gerekleecektir: ilke
olarak "yas etkinlii"ne olduka benzeyen ama daha ok "d
91

etkinlii"ne benzeyen bir eydir bu. Psiik aygt serbest ener


jiyi saptrarak ya da balayarak dntrr ve aktarr. "Psiik
aygtmz uyarlara egemen olma amac yklenmi ("aksi
takdirde ok zor hissedilebilirlerdi ya da patojen bir etkile
ri olurdu", 5, s. 92) ayrcalkl bir araken bu keyifsizlik, bu
patojen etki kesinlikle arzunun gerek objeler iinde yer ala
cana ben iinde donmas ve nevrotik kaygya yol amasyla
ortaya karlar. Hans "atlarn nnde kayg duyacaktr." Ama
neden korkacan bilecektir, bildiine inanacaktr: atlar.
Ksmen hakl grlebilecek olan ve atlardan duyulan bu
kayg nevrotik kayglarn nedensiz kaygs kadar sarsmaz:
nedensizlik kaygy iki katna ya da on katna karr; bir nedenin varl ya da bulunmas hafifletir \<aygy. Nevrotik
kayg krizin iddeti getikten sonra bu amaca ynelecektir.

V.

Nevrotik kayg krizlerinin


psiik oluumu

"Psiik oluum"un kalk noktas neresidir? Grdmz


gibi ne klinik deney ne Frcud referans psikanaliz iin Freud'un
yetki alanndan kesinlikle kard nevrotik kayglarn geni
alanna talip olmu analistlerin dncelerini izleyebilme
olana verir: Freud'a gre nevroz kaygsnda nce sadece
ba bo ve amasz bir enerjiden baka bir ey yoktur.
Psikanalitik kesinlik bu psiik oluumun farkl dzeyleri
ni ortaya karmtr:
nce Freud'un kendi ifadesini hatrlayalm: kaygda psiik
gerilimin patlamas -daha dorusu ieri doru parlamas92

kendisini duygulanma dntrecek psiik oluuma urama


d her durumda gerekleir. Aynca, Jaspers'in nl -ve
tam da bu evreye ilikin- szlerini hatrlayalm: "Kayg hiin
kaygsdr." (Genel Psikopatoloji, 1 9.33)
Oluumun ilk dzeyinde, kaygl ie doru patlama sade
ce mthi ve anlalamayan sonato-psiik olay gibi bir eye
maruz kalaca yerde bir duygulanmla donanr: "Ne oluyor
bana? Beni bylesine sarsan bu psikofizyolojik deprem ne
dir?" nce unu belirtelim ki, saptama noktalan olarak baz
nevrotik kayglarn fobik nedenlerinin (muhtemel ve gerekli
olmayan) bilind balantlar yoktur: frtna ya da rm
cek, karakurbaa; ya da ha eklindeki baklar bunlan
iaret eden rastlantlardr. Kimileri daha gelimi gzkseler
.
de, herh<mgi bir mit (szgelimi asrrolojik) ya da tema (ar
lan nhla, Araftaki ruhlar, duvarlann arkalarndan, kilitler
den ya da panjurlardan vb. gelen sesler) sz konusu olsa da,
zellikleri deimemitir hu nedenle: iki psikolojik dizi rast
lamtr; belli bir dnemde herhangi bir alg herhangi bir
gl duygusal izlenimle, szgelimi bir patlamann ya da id
detli bir gk grltsnn yol at rkntyle akmtr.
Bu bo inanlarn izi iddetli kaygnn boalmasnda kaygl
ziin ie doru boalmas iin zel bir saptama noktas olarak
kalr. Bu nedenle anlamszdr ve yle kalr. Ama kayg ykl
insan alnnda ve avu iinde birikmi terlerle kendisini
kerten bu depremi dzene sokmaya ve bu balamda szck
ler bulmaya alr: Ani bir hastalk m? Sknt veren gs
arlar m? Kalp yetmezlii mi? Yakn bir llimn haberci
si, ok sk sz edilen ve ok yaknda gelecek olan lm
lerden biri mi? Bylece, duygusal kntnn neredeyse
93

hemen arkasndan, referanslanyla kendisi de kayg verici


olan zihinsel, hzl ve sert bir ilk oluum ortaya kar.
kinci bir oluum bu dnceleri bir nedensellik aray
iinde ayrntlandrnay dener: szgelimi salk durumu,
beslenme, srmenaj, uykusuzluk ya da uyku dzensizlii so
runlar irdelenir.
Oluumun nc dzeyinde nder durumlarda ulalr
bu dzeye- ve ilk kayg krizinden olduka uzun sre sonra
ortaya kan bir dzeyde, birey, neden arayLlar iinde gn

cel psikolojik durumunu, iinde bulunduu nesnel ve znel


zorluklar irdeleme noktasnda bulabilir kendisini. Bu koul
lardaki erkek ya da kadn o zamana kadar iinde bulundu
u durumu ak seik biimde bilmemeyi, tannfamay yele
mi, bakalarnn (ana baba, retmen, meslekta, ef) ve
kendisinin yargsndan korkmutur. Szgelini, erkek ya da
kadn, aratmalarnn hibir yere gtrmediini ya da kar
k, belirsiz atma larla dolu durumlara gtrdn bilir.14
Bu koullardaki birey ayn zamanda 20 yanda olduunu
ve bir erkek ya da kadn tanmadn da fark eder. Frcud'un
1 895'ten beri yaptlarnda her zaman yer alm olan nemli
tespitlerinden birini burada bir kez daha hatrlatmamz ge-

14)

Felsefo ve zellikle psi koloj i rencilerinin nevrorik anksiyete ve

kaygyla Jaha sk rannklan kesindir. Bu sklk (nemli bir niversite kliniinin


istatistiklerine gre bu rencilerde st dzeyde, teki disiplinlerdeki renci

lerde alt dzeydedir) bu rencilerin kiilikleriyle ama ayn zamanda genellikle


eitimlerinin kayglandrc erevesiyle ilikilendirilebilir; kaygnn kendisi,
izofreni, m:mik-depresif psikoz nemli durumlardr. Psikiyatri hastanelerinin
atmosferi, clektrOOk gibi baz tedaViler, bu gibi rahatszlklarda verilen ve zel

baz dergilerde yer alan ila reklamlarnda grlen korkurucu grntler. , .


Btn bu salkszlklrdan ancak ok gl psiizmler etkilenmeyebilirler.

94

rekir: bu tip skntda kayg verici izlenimler ne Oidipus


kompleksinden ne de hadmlk kompleksinden (Freud'un
ok nemsedii ancak fobik kayg balamnda nemsedii)
gelir. Bunlar kayg ykl kiinin gncel ya da gemi psiko
lojik ya da psikososyolojik durumuna baldr; bu kii bu
koullan, o zamana kadar sadece biraz kaygl, sisli bir ortam
da yaamtr ve bu ortam onun endiesini, huzursuzluunu,
terk edilmilik izlenimini gizlemitir. Artk kayg krizinin
imeinden sonra bir k olumutur ve bu k onu onarm
lara ve zmlere doru gtrebilecektir. Hi kukusuz, "ya
ratc kayg"dan bu anlamda sz edilmitir. (Rycroft)
Freud sknty bilind bir atmayla ilikilendirmeyi
reddettiinde bu radikalizmin anlk zellikleri iinde krizin
kendisi olduu aktr. Buna karlk, bu mthi travmay
a:1nda ele geiren ve irdelemi olduumuz oluumlar bilin
d fantazmalardan, yani burada "arzularn ve [zellikle)
psiik aygtn bilind yaplarndan kaynaklanan korkular
dan, ie atlm ve bilind amalardan ve nedenlerden ya
da asla anlalamam, formle edilmemi ama bu bedensel
durumlarda ve etkinliklerde gizli kalm deneyimlerden, yani
bu etkinliklerle ve bu durumlarla ilikili bir anlam olarak
nevrotik kayg krizlerinden kaamaz. [ Lagache, 45, c. N,
3 16-.3391
J aspers'in yukarda aktarlan pato-fenomenolojik esinli
szlerinden etkilenen O. Lagache kaygnn hangi ynde "hi
kaygs" olduunu anlamaya alr. lgin aklamasn zet
leyelim: kayg sonras terk edilmilik duygusunu kesinlikle
dikkate alr. Gvensizlik, evrenin olas eletirileri, artk
daha iyi anlalan yalnzlk daha nce de vardr ama bunlar
95

bilind ya da bilinncesinde gizli ve gc! kalmlardr.


Gzden dme, sululuk fantazmalar evrenin gznden
dme korkusuyla birleir. Oysa, Freud yle der: "Benim
iin yaamak sevilmektir." te yandan, ben, kendi umutla
rna ve evrenin umutlarna cevap verebilme kapasitesinden
kukulanmaya balamtr. Birey belki de gizlice kopmutur,
toksik uyarclar, kahveyi, ttn, alkol artrmtr, kaygl,
rahatsz biri olduktan ve uykusu dzensiz hale geldikten
sonra dayanamamaktadr bu maddelere. nk "uyku, ni
telii ve sresi ve de ertesi gnk sknt ya da skntszlk
hali arasnda bir iliki gzlemlenebilir." (Lagache, a.g.y.)
te yandan, kayg ykl bireyin, kaygsnn "nc 011:1um dzeyinde" ona bask yapan fantazmalarn ayrntsn
deilse bile, bunlarn bilind ya da bilinncesi 'ben'ine
getirdikleri yapsal "damga"nn tm kapsayc anlamn ke
fetmesi arzu edilir.
nk 'ben' fantazmalarmn ayrnts deildir. Bu fan
tazmalar bir "yasa"nn iinde bir "ortak payda" gibi kark
bir biimde bir araya gelmilerdir (Lagache) ; sanki temel
bir bilinncesi karakterin iindekileri havalandrmak iin
dar karmak sz konusudur. Bu ii "kayg ykl birey"
ya da daha gvenilir biimde tedavi uzman yapacaktr.

v.

Kayg d

Nevrotik kayg krizinde alg sz konusu deildir kesinlik


le ya da en azndan algya sadece bilincin esasen duygula
nmdan yoksun bir kaygya ekledii trden ve sonradan ek96

lenmi bir rol der bu balamda. Bu dnce kayg dnn


analiziyle dorulanr. Son derece anlaml bir noktadr bu:
dn ierii, bilind arzunun gcyle dler gren bilin
iine itilmi, ie atlm olann ortaya kmasdr; buna kar
lk, Freud, esasen, kendi d teorisine nem veriyor ve onu
kayg dne uygulamyor: kayg d farkl bir eydir.
Freud iki kayg d anlatyor. [ 1 0, s. 495 ve devam]
Bunlardan biri. 8 yaLmnda kendisinin grd bir dtr:
"Karmda ok sevdiim annem vard, yz son derece sa
kindi ve uykuluydu, ku gagalar olan iki ya da kii odas
na gtrm ve yatana yatrmlard onu . . . Alayarak ve
bararak uyandm . . . " Freud bu d otuz yl sonra yorum
layacaktr: "Dmde annemin ldn grdm iin
kayg diymamtm, kayg olduumdan bilinncesi yapm
? yorumlad. Ama bir ie atmann sonucu olan kayg
dn cinsel ieriinin ok iyi aklad, kesinlikle cinsel,
karanlk bir arzuya indirgenebilir." (Annesi cinsel ilikiden
sonra rahat, huzurlu ve keyiflidir.)
Dolaysyla, olumlama: dte kayg gndzn nevrotik
kaygsyla ayn gelime izgisini izler; her zaman objesinden
(burada anne) yoksun ve rastgele dolap duran, ocuk an
nesine ve libido da bir objeye kavutuunda anszn bastra
cak kaygy tedkleyen bir libido sz konusudur. Kaygnn
kendisinde de alg yoktur; neden yoktur, duygulanm yok
tur. Bu kayg dnn analizi nevrotik kaygnn analizini
dorular.
kinci d: "Bir yldr ok hasta olan 27 yandaki bir
erkek l 1 - l 3 yalan arasnda ok byk kayglarn elik ettii
bir d grm1 sk sk: baltal bir adam tarafndan kova97

!ann. Komak istiyormu ama adeta fel oluyomu ve hi


hareket edemiyomm."
Saldrganlk arrran sorulardan sonra, hasta, birden
bire, sekiz yandayken bir gece annesiyle babasnn cinsel
ilikilerinden kan tipik sesleri duyduunu hatrlar. (Freud
genel olarak "ana babann cinsel ilikisi" der buna.)
lgintir, baltaya ve hatrlatt hadmlatnc sembolizme
ramen, Freud burada kaygy kesinlikle hadmlk korkusu
na balanuyor. Kayg dnn malzemesi kesinlikle bilind
dr. Ama Freud bunu 1900'de de donluyor [ 1 0, s. 1 46 ve
devam] : "Kayg sadece kendisine elik eden alglamalarla
kaynamtr. Baka bir kaynaktan kmtr." Hangi kay
nak olduunu biliyoruz ve Freud'da genel kayg teorisini ok
fazla geniletmek ve amak zorunda kal;111 olsak da onunla
birlikte unu hatrlamak zorundayz: "Yolundan sapm ve
i bulaman11 bir libido." (a.g.y.)

Vl l .

Nevrotik kayglar ve anlamlar

Hi kimse kendisinde iyi kt aklayamayaca bir eyle


rin olup bittiini kabul edemez. "Kaygy daha sonraki psiik
bir oluum, bir deiiklik, tepkisel bir oluum, koruma oluu
mu (fobi) oluturabilir." (Freud)
Bylece, kayg ykl insanlarn kayglarna ykledikleri
anlamlardan oluan geni alan alr. Gerek anlamda fel
sefi anlamlara hak ettikleri yeri veremediimizden en tipik
ve en genel yorumlara yer vereceiz. Sorun kaygy U ya da
bu biimde yaamann "gerei" ve ona anlam vererek psiko98

lojik ve ahlaksal yaamn pozitif ve verimli bir unsuruna d


ntrmek, szgelimi onu "yaratc kayg" haline getirmek
deildir. 15
Bu ifadeler merudur, dahas gerektir: kayg ykl insan
kayg sonras dnemde yaam olduu olaanst deneye
mahrem bir anlam verme ihtiyac iinde hisseder kendini:
varolusal, felsefi ya da dinsel, byle bir deney her zaman
kesin ve tartlmazdr. Kayg sonrasnn psiik oluumunu
herkes kesinlikle kendi durumuna gre yaar. Hatta son
mn esas balamnda bir yazar (Ch. Rycroft) "kaygy evre
deki ya da ben iindeki dnmlerden kaynaklanan bir
uyanklk biimi gibi diii.inebilmitir". [ 29, s. 1 1 9] Psiko
log kar kmaz buna. Kayg krizinde, kendisini devreye
sokan atma durumuna, i ve d koullara uyumsuzluk
_haline getiren, duygusallk balammda ya da tekilerle iliki,
iyi bilinmeyen veya kukulu hir ak duygusu, dostluk, okul,
ortam, kariyer konusundaki bir yanllk balamnda, ksa
cas yaam enerjisine, libidoya, 'ben'in yeni bir atlm yapa
bilmesi iin tunnabilecei dinamik ilikileri salayamayan
koullarda yaasal bir kmaz oluturan bir durum karsn
daki 'ben'de bir enerji patlamas bulur. Bu yzden, psikolog,
kaygnn 'ben'de kullanlmayan, dolaysyla deerlendirile
bildii takdirde yaratclk iin yararlanlabilir bir enerji
bulguladn kabul eder.
15) Grd[iiimz gibi Kierkegaard sknrsonrm dnemin duygusal ve

yaratc deerini aklantr. Yapt, biiliim ya da paragrnfhl olarak "yam

rc sknt" ifadesi birok yazar mrafndan kullanlm ve nlanlnuur: Cl.


Rvcrofr [29J, Marcel Eck [ )O]. J. Favez-Aouronnicr ( 1 5 , s. 296 ve dcvml. J .
BarrauJ [ 3 1 l . . .
99

Kayg krizinin pozitif ya da scak yorumlar, kuatlacak


bir obje bulunmadndan o zamana kadar dzensiz olan
bu arla biraz hakim olabilen ve onu saptrabilen insan
larn eseridir. Bylece kayg kiiliin korunmasna kar his
scdilmi olan i psikolojik tehditlerin yaratt bir uyanklk
kayg durumunu besler. Bu uyanklk da etkin bir uyarya
doru ynlendirilebilir (29, s. 1 3 ] ; bu uyar yeni bir atlmla
dorulmaya alr -ou zaman kayg ve bu eilim arasn
da ak seik bir iliki kurulamaz- ve denge sessiz sedasz
bozulur. Bylece, birok sanatsal, edebi, felsefi yaratm nev
rotik kaygy kaynaklar, bir klf, bir destek, tamamlayc
bir unsur olarak kabul eder. Bununla birlikte, bu tepkinin
ikinci zellii -ve daha nemli olan- tekrarlanmaldr: nev
rotik kayg neyse odur ve baka bir ey deildir, 'ben'in bir
durumunu haber veren psikosomatik bir olaydr. Psikanali
tik anlamda -ksmen bilind ya da bilinncesi- 'ben' hem
bir enerji deposu hem de bilind itkiler iin bir arzu objesi
dir. Yararland enerji iinde, ben, d objeler ve kimi zaman
ok ayrcalkl bir obje olarak grd ( narsissizm) kendisi
arasnda bir dalm gerekletirir. Bu dalma gre daha
ok dnyayla ilgilenir (yaamak iin ya da deitirmek iin}
veya daha ok kendisiyle ilgilenir. Daha ie dnk ya da
daha da dnk psikanalitik dil onu daha "narsisisk" ya da
daha "bamsz" bulur. (bkz. bl. IV) Denetimsiz, hareketli
psiik enerjiyle ok fazla dolu kayg ykl 'ben', palamar
zlm yk ambarda sol taraftan sa tarafa yuvarlanan
bir gemiye benzetilebilir. Kayg ykl insanlar, baarabil
dikleri takdirde, bu boluu telafi etmeye alrlar: ne olursa
olsun, skntya egemen olmaya alarak stlenirler onu,
1 00

etkinliklerini, anlamlarn ve belki de zenginliklerini kefet


meye alrlar.
Bu koruma ya da kurtulu almnn anlam nedir? Bi
liyoruz ki, nevrotik kayg objenin kaybedilmesine baldr,
bilinncesi bir kmaz yol izleniminden, bo ve iyi anlala
mayan bir rasandan, gelecein kapal olmasndan kaynakla
ur. Bir baka deyile, kayg ykl insan arzusuna hangi objeyi
nerebileceini bilemez artk. Annesi, babas uzaklamlar
dr ondan artk; eitim, retim, yaklaan kar cins, yaam
karsnda tek bana kalmtr. evresinde grd tek ey
ilgisizlik, alay, dmanlk tohumlan, belki de sadece basit
bir uzaklanadr .. Gerekten, artk nerede olduunu bilmez,
olan bitenin neresinde olduunu bilemez. Sana bir yaam
da sama biri gibi grr kend ini, bir ama arayan, kendine
- .gre tutunabilecei bir yer arayan biri gibidir. nsanlar ya
amlarna bir ama yklemek zorunda deiller midir, byle
bir ey istemezler mi? Yaamlarn fethedecekleri bir iyilie
ya da kabullenecekleri bir zveriye, ksacas yaamlanna dam
gasn vuracak bir anlama (anlam ve ynn kabulleni ekil
lerinde) doru ynlendirmek istemezler mi?
te yandan, Clement Rosset de [34) amaca ynelik ol
duundan anlaml olan bir yaamn ifte anlamnn beklen
mesinin nasl kayg dourduunu gstermeye ahr: "veril
mi gibi kabul edilen", doa tarafndan verilmi gibi kabul
edilen eyden yoksun olmakla ortaya kan kayg. Sama
deneyimi iinde insan skan ey kendisine az ey verilni
olmasdr. "Bu az anlam, bu az anne, bu az doa kayg dou
rur, nk bunlar kaybolmaya ve elikiye adanm objeler
dir." [s. 7 1 ] Felsefe yaamn anlamn ve amacn savunmak
1 01

iin cepheye gitmitir. Gvenilir olmaya alarak "arnd


rc ama"n yrekli bir tavrla ortaya koymutur: "yaama
yeniden bir anlam katarak gven vennek".

Ne var ki, Rossct'ye gre, insanlara gven vermenin bir


baka yolu da yaam her trl anlamdan yoksun brakmak,
herhangi hir eye anlam vermemizi salayacak bir gerekli!<,

hir z lnl.mmadn gstermektir. Asla hibir ey yitirilme


mitir nk yitirilecek hibir ey yoktur, nk "gerekten
verilmi olan hibir ey yoktur". (Cl. Rosset) Bu ok farkl
izgi -kendi konular ve yazarlar olan ve gnmzde de
kesinlikle gz ard edilmeyen- imdinin ve yakn gelecein
tesindeki anlam reddeder. "Bozulmu" bir dnya insanlarr
her trl anlam arayndan, imdi artk sllinip gitmi bir
"doa"nn gereklerine gre her trl ama arayndan kur
tarr. Dolaysyla, onlar her trlii kaygdan ve skntdan da
uzaklatrr.
Olduka ksa bir dolambatan zgrlk psikiyatrisi diye
bileceimiz eyi bir hak olarak talep etme noktasna gelebi
liriz. Hastay kay1;.rlarndan kurtam1ak htn tedavilerin ama
cdr. "Kulak vermek, dinlemek gerekir (nk) hepimizi
ilgilendiren bir meseledir bu. Burada sesini duyurmak iste
yen bastrln bir gerek vardr. Burada belki de sizin henz
bilmediiniz, doacak bir gerek vardr."

[34,

s.

53]

ok sayda nevrotik insan, n e yazk ki, yceltme, ynlen


dim1e yapamazlar, kaygl enerjiden kurtaramazlar kendileri
ni; Rossct'ye gre, zn ve sahte gerekliliklerini yok ederek,
kayglarn datan basitlie ulaamazlar. Kayg ykl insan
bu arndrmalar, yceltmeleri ya da bu kopular gerekleti
rebilse bile kaygl zn ok ender durumlarda yok edebilir.
1 02

Bunlarn birou halang evresinde kalrlar. En mutsuz


olanlar -aslnda ok az grlen bir durumdur- genellikle
evrenin belirledii koullarla balang aamasndaki kay
gy karn1aklatran ve bu kaygya ba bo kaygnn yerlee
rek bir rahatszlk belirtisini besledii fobik ya da paranoyak
unsurlar kartranlardr. Nevrotik kayg, tedavisi ve analizi
konusunda balamlarndan ayn tutulamaz. Freud, fobik kayg
teorisinde (bkz. hl. III) bunu bir sendrom haline getire
cektir. Nevrotik kayg, ou zaman hu komplikasyonlar
dan kaabilir grnr: krizlerinin iddeti karsnda fazladan
dedii bedel onlara kar gven ve savunma salar byk
olaslkla.
Birey, karakterine gre kendini kaygsndan kurtarnrnya
alr: paradoksal bir ekilde, Kierkegaard gibi onu anlata. cak, analiz edere k, kul lanarak ya da okuma, tiyatro, sinema,
gezip dolama, e dostla grme -Paskalya elenceleri gibi
yoluyla onu atlatarak, ondan kaarak . . . Bir araya gelen ya
psal altyap ve ocuk altyaplarna gre norn1al verilerle ak
lanamayan, gerekten patolojik olmayan bu sinirli ya da
nevrotik kayg tipleri (olduka farkldrlar) ortaya kacak
tr. Hi kukusuz, karakterlere gre yansmalar olduka
farkl bu kayglar zellikle iki noktada benzerlik gsterirler.
Bu kayglar yaayanlar duyarl ve ou zaman -her zaman
deil- pek hareketli olmayan tiplerdir. Ama kiiliin "birin
cil" ya da "ikincil" (karakteroloji balamnda, yani kiiliin
izlenimlerini bir ilk dnemde sadece bir sre korumasna ya
da, tersine, dalu sonraki bir dnemde uzun bir sre tekrar
canlandmasna gre) olmasna gre, birinci tipteki vaka
lar "elence dkn", da dnk nevrozlular eklinde,
1 03

ikinci gruptakiler ise ie dnk, izoid, yalnzla dki.in,


hatta -Kierkegaard gibi- "umutsuz" nevrozlular olarak orta
ya karlar.

Vl l l .

Nevrotik kayg durumu

Nevrotik kaygda yapsal "durum"un roln, anksiye


teyi irdelerken ya da R. Spitz'in vard sonular aktanrken
bu konuyla ilgili olarak kendimizi snrladmz tespitini
yineleyerek kesinleyelim.
Freud ve onunla birlikte klasik psikanalistler kayg nev
rozunun belli bir yapsal ilkesi stnde durniaktan holanr
lar. Hatta gerektiinden fazla ileri giderler ve u tespiti ya
parlar: "ocukluk dneminde tamamlanmas gereken duy
gusal gelime toplumsal ortam ve koullarla engellendii
takdirde", "ana baba ocuu kaygl duygulara uygun bir
ortamda yaattklar takdirde", nevroz iinde gelien "en
normal ocuklarn belki de belli bir kayg durumundan uzak
olmalar mmkn deildir. (j . Favcz-Boutonier) Yapsal et
kenin rol stnde duran baka bir psikanalistin, Daniel
Lagache'n daha nce aktardmz dncesi hatrlandn
da, belki de tartmaya ak bir evrenselliktir bu. te yan
dan, Freud kendisini Adler'den ayran zellikleri ok iyi
vurguluyor ve onu "tkeli karakteri nevrozun sonucu deil
nedeni gibi gstermekle" eletiriyor. Bu demektir ki, Freud'un
yapsal durumlarla ilgili retisi ve etkilenmelerle ilikileri
ok kesin deildir. Bu reti, biyolojik temeli onu silme
den zmseyen ocukluk srecine ve sosyokl trel srece
1 04

entegre etmekten ok silmeyi amalayan retiden hem


daha basit ve kolay hem de ince grnr. Bu yapsal temeli
bir deus ex 11U.lchina (beklenmedik ve yerinde bir mdahaley
le dramatik bir olayn zlmesi) yapmak ne kadar uyutu
rucu ise bilmezlikten gelmek de o kadar botur. Freud ve
ok sayda ardlnn srekli yinelenen eitimine uygun ola
rak psiik yapya belli bir rol yklemek ve her bireyin genle
rinde tad ve ocukluk yaamnda edindii bir o kadar
nemli elemanlarn, yaad sosyolojik, kltrel vb. olayla
rn nasl analiz edildiklerini ve olutuklarn incelemek daha
uygundur. Tm aklamay bu kaynaklardan sadece birine
indirgemek durumu basitletirmektir.

1 05

Vl. Blm

FOBK NEVROTK KAYGILAR

Burada konunun zorluu fobi ve ayn zarriatcta kaygyla


ilgili bir yn karklk ve akma durumundan kaynak
lanr. Bu konuyu dzenlemeye alacaz.
Fobik kayglar burada yerli yerine oturtulmutur; birey
lerin, nedenlerini tanmlayabilecekleri tepkisel kayglardan
(bl. iV) ve hibir ak belirti gstermeyen nevrotik kayg
lardan (bl. V.) sonra fobik kayglar hunlar arasnda bir tr
kpr kuruyorlar, hunlarn kaynaklarn gsteriyorlar ama
onlar dorulama giriimleri yok.

1.

Kayglar ve fobiler

J. Laplanche bir saptama yapmtr bu konuyla ilgili ola

rak: bu alanda psikiyatrik terminoloji ve sntlandm1a nere


deyse btnyle Freud'un nevrozlar sntlandrmasdr. Bu
snflandrmadan nce, Pierrc Janet'nin snrl giriimleri
1 06

dnda nevrozlar alannda analiz ve yaplandrma yoktu.


Frcud'un nevrozlar teorisine kart klabilir ama ender g
rlmtr bu; kurmu olduu nozografik yap geerlidir ve
genel kabul gm1eye balamtr.
nceleri keskin olan bu ayrmlara ramen, fobilerin
psikanalitik incelemesi bir kez daha sadece fobi -ve de uzan
ts olarak kayg- konusunu ileme noktasna gelmitir, oysa,
dikkatli bir gzlem I. blmde iaret ettiimiz kesin bir
ayrm zorunlu klar. Freud'un getirdii ve srekli dorulad
bu ayrm "kayg nevrozu" ve "kayg histerisi" arasndaki fark
llklar belirlemitir; kayg histerisi, kkeni bilind olan
bir psikonevrozdu:.
Kaygnn zel yansmalar olan fr.1biler de ayn ayrma
denk derler: bir yanda sadece bilin alannda younlam
-olan fobiler, te yanda, tersine, bilind bir karnaann
ifadesi olan, psikanaliz, hatta en azndan psikanaliz ilkele
rine gre ynlendirilen psikoterapi yol uyla anlalabilen ve
kontrol altna alnabilen fobiler.
Biz bu ayrm ilgili kayg tiplerinin zel yansmalar olan
neroik fobiler ve bilind fobilerle balatyoruz. Ama daha
nce yalanc fobileri saptamamz gerekiyor.

il.

Yalanc fobi ler

Korkularn ve fobi lerin ayrlmas. - ncelikle Freud'un

fobiler "kaos"u adn verdii kavram iinde yer almayan


unsuru saptayalm. Gerek bir tehlikeyle ilikili olan yalanc
fobiler konusunda sylenecek fazla bir ey yoktur. Bunlar
1 07

sadece normal korkulardr: ktalararas uak yolculuunda


duyulan korku, kimilerinin her uuta duyduklar korku:
gerek bir korkudur bu. Kimileri "uak fobi"lerini aka
dile getirirler. Gerek bir tehlikeyle ilikili olan ancak an
ve karmak yalanc fobileri de bir yana brakalm: bir ylan,
uzaktan bile, iinde nesnel olarak tehlike olmayan bir korku
panii yaratr. Freud gzlemlemitir bunu:
"Korku veren bu objelerden ya da durumlardan bazla
rnn, tehlikeleri hatrlattklar biz normal insanlar iin bile
uursuz yanlar vardr ( . . . ) : ve oumuz ylan grdmzde
bir fobi duyarz. Hatta ylan fobisinin tm insanln yaygn
bir fobisi olduu sylenebilir ve Darwin kendisine doru
gelen bir ylan grdnde, kaln bir catnn arkasnda, koru
nakl bir durumda olmasna ramen, duyduu kaygy etkile
yici bir biimde anlatmtr." (2, s. 375 ve devam]
Bunlar gncel ya da gc!, bir dir hazr korkulardr ve
somut obje ya da objelerle ilikilidir, ama korkudur.
Az ya da ok kaygl, bir tr kolektif tepkiler -burada
J ung'un " kolektif bilind"ndan uzak deiliz"- iaretlerin
ve belirtilerin ortak bilincinde bir araya gelmilerdir: bir
masada on kiinin olmas, ha biiminde baklar, kesien
avu ii izgileri, sabah rmcei vb. Bu yalanc fobiler "ma
sallardan, mitlerden, folklordan, geleneklerden, grenekler
den, alkanlklardan, eitli halklarn ataszlerinden ve tr
klerinden, iir dilinden ve ortak dilden" gelen semboliz
nayla ('ben'in iine, bilinncesi blgelerine yerlemi olan)
beslenirler. [ Freud, 2, s. 1 44) Bunlar, fobi uzaklam olsa
da ocak ve ate mitlerine yaknlatrlabilirler: "Almanya'nn
baz blgelerinde douran bir kadnla ilgili olarak, oca kt
1 08

denir. Ate yakma hazrlklar, uzantlaryla birlikte cinsel


sembolizma iinde derin kk salmtr." [a.g.y. , s. 14 7 ] Bura
da cinsel senholizmann ve sosyolojik semboliznann kesi
tiklerini grmemiz gerekir:
"Kadnlar alc gruplar ve verici gruplar (kadnlar) ara
snda araclk ederler, ayn ekilde ate ve toprak arasnda
da yerine getirmeleri gerekir bu i le vi : dolaysyla, ocakla
onlann ilgilenmeleri gerekir." (Cl. Levi-Strauss, L'lomme nt,
s. 556-5.57)
Freud byle bir ey sylememi Je olsa, fare, ty, rm
cekler, sivri ular ift kkenli deil midir? ncelikle evren
sel ama sadece ocuun kiisel deneyimiyle ortak bilind
nn gcllklerinden gelmi olabilecek kkenler deil midir
bunlarr te yandan, ok basittir bu kkenler: duygusal bir
- ocuk klik yanda bir fareden ya da beiinde veya oyun
c a klarnn stnde grd bir rmcekten etkilenmi ola
bilir, baka bir ocuk, aniden kapanan bir kapyla annesin
den ayrlntr, bir ncs ise yolunan bir pili nedeniyle
kayglanm, drdnc bir ocuk da yaramazlk yapt tak
dirde farelerin, rmceklerin bulunduu atarasna kapatl
makla ya da bir kye gtrlp braklmakla tehdit edilmi
olabilir vb.
eriklerinden ok younluklaryla tuhaf olan, gerekele
ri ksmen nesnel ksmen de znel olan bu yar-fobiler, ar
taraflaryla da, byk olaslkla, hassaslatrc eitsel etki
lere baldrlar; bu etkiler onlarn yapsa l durumlar stnde
nemli bir rol oynamtr ve, greceimiz gibi, Freud arlk
lara kar ksa da bu role kar kmamtr. Koruyucu ve
nleyici adan ak olan udur: ailenin verdii eitim da1 09

rdaki ve okuldaki kanlmaz sarsntlara ve korkulara kar


gven verici bir smak olmaldr ve ocuk bu snakta
gerekten d etkilere kar kendini bir zrh iinde hissetme
lidir. Burada nasihatlere ve atr nlemlere gerek yoktur:
yapsal psikolojinin verdii derslerden biri de udur: kalc
dunmlar -olumlu ya da olumsuz anlamda- dramatik de
olsa olayurdan daha fazla ve nasihat ya da "ders" biiminde
ki olaylardan da ok daha fazla etkilidir. Rahat, dingin kor
kudan (szcn kendisi kimi zaman psikolojik bir olgudur)
uzak bir aile ortam, duygusal da olsalar, ocuu ya da yeni
yetmeyi bu tr fobik etkilerden korur.
Ancak gerek fobiler de vardr: bunlar fobiler sayfasn
tmyle dolduramasalar da orada (daha soataki ayr bir
stunda) yer almalar uygundur. Gerek ten de, belirtmi
olduumuz kopukluk ortaya kar burada. Gerek fobiler
iki eittir: sinirli ya da nevrotik fobiler (bilinli) ve psiik
fobiler {bilind) . Eriyolojileri, zellikleri, gelecekleri bt
nyle farkldr. ncelikle bilinli nevrotik fobiler kategori
sini ve hunlar oluturan kaygy irdeleyelim.
,

ili.

Bilinli fobik nevrotik kayglar

Nevrotik fobiler temelli kayg iki unsurdan oluur: bir yan


dan, okuyucunun artk ok iyi bildii "kayg temeli" (Freud) ;
yapsal kkenli ya da ocuklua dayanan (ya da ou zaman
biri birini her iki ynde koullayarak her ikisi) hir korku duru
mudur bu; te yandan, bu temele (ayn zamanda temellerdir
bunlar) ani ve geici krizlerle eklenen, psikolojik ve somarik
110

zellikli ve de genellikle nevrotik kayg belirtileri de gsteren


"kayg krizleri". (Freud) Psikolojik zellikler: btnyle belir
siz bir folaket beklentisi, fobik objeyle simgelenen, soyan ve
teslim eden bir i ya da d g tarafndan kaplp gtrl
me duygusu; bu kayg iinde yalnzlk, terk edilme duygusu,
anlama ve tepki gsterme gszl, krizin gemesini ya
da belli bir rahatlamay korku iinde beklemek (szgelini
bir nc kiinin gelii ya da bir olayn ba gstermesi) .
Sonwik zellikler: boazda, soluk borusunda, solunum ve
barsak sisteminde youn daralma duygusu, kimi zaman bo
ulma duygulan ve lmn yaklamakta olduu duygulan.
Nevrotik fobi nedenlerinin Freud'n ok etkili bir biimde
anlatt (eitli vesilelerle ve kronolojik olarak yaptlarna
uzak) bdli bal iki zellii vardr: bunlar bir yanda daha nce
belirttiimiz genel anksiyete temeli stnde grlrler, te
yandan da, bir ie atma durumuna tepki gstermezler; hilin
dyla ilikileri yoktur, sadece yerlemeye alan ve bunu
baaramam olan itkisel bir enerjiyle -libido- ilikilidirler.
"Burada serbeste hareket eden bir kayg kuantumu"
varsa (Freud) eer, krizlerde b kaygnn tesadfen okuma
ya da dramatik folklor araclyla gemi yaama zg bir
olayn gncel anlamn yklenmi bir olaya ya da bir objeye
baland anlalmakradr. Szge!imi, bir grlt, gecekuu
nun l, odaya szan ay, karanlk, sessizlik bu ba
lamda belirleyici nedenler olabilirler. Fobik nedenlerin sei
mine gelince, bunun aklamas ok basittir kesinlikle. Niin
soluk renkli ay (masallarda, efsanelerde, mitlerde sk sk
rastlanan aynn genel anlamda kayg etkisi yaratan zelli
f,>ini ok iyi belirten bir szck) , niin kpek lmcs, geceku111

unun tmesi, tam bir sessizlik, tam bir karanlk, bir kemir
genin geii, bir kedinin beklenmedik hafif dokunuu bir
fobinin zel nedenleri olarak belirlenmitir?
Bu balamda iki aklama sz konusudur genellikle:
a) Bu nedenlerden hazlannn kayg verici olduklar ge
nci kabul gren bir grtr. Kimi zaman geri kalm baz
ortamlarda ok abartlan kolektif bilind ve yar-bilin
son derece zgr insanlarda bile rtk bir biimde yanstrlar
bu durumu. Kpein "lm anmsatan" ulumas, geceku
unun t Chateaubriand, Vigny, Wagncr, Liszt ve hatta
Pasteur'de grlen bir zelliktir.
b) Daha az kayg yaratc nedenler konusunda, bunlann
ortaya k ve bunlarn ncelikli nedenler olarak belirlen
dii, bireydeki belirgin bir kayg durumu ya da bir kayg krizi
arasnda bir akma sz konusu olabilir. Birinci fobi yol
amtr ve bu yollar artk deiken anksiyetenin boalmas
iin teki yollara gre daha aktr, ama yeni dknlkleri
darda tutma gc yoktur: nevrorik fobinin zel nedenleri
olmamas olduka ender rastlanan bir durumdur.

iV.

Fobik nevrotik kayglarn neden leri

Dolaysyla, ie atld takdire.le kaygl nevrotik fobi


oluturan u ya da bu dnce deildir. Dnce, ie atlm
dnce olarak teki fobide, bilind fobide ne kadar esas
sa, burada o kadar az nem tar. Rastlantdan baka bir ey
deildir dnce: sadece "duygusal durum"u somutlatrr.
Hareketsizletirici bir durumun herhangi bir nedeni etkile112

mesi gibi dnceyi kuatan da bu "duygusal durum"dur.


Freud'un tavr ok aktr bu balamda:
"Duygulanm ie atlm bir dnceden gelmez ( . . . ) .
Serbest enerji uygun olan her trl ierie balanmaya ha
zrdr." [2, s. 375}
Dolaysyla, Freud'a gre, deitim1c mekanizmas (sem
bolik bir dnceyle bilind bir izlenimin deitirilmesi)
kayg nevrozu fobilerine uygulanamaz. [a.g.y. J
Serbese dolaan sknt kunumumn rastlantyla balan
m olduu dncenin arkasnda gstereni birinci dnce
olan hibir dnce yoktur. Kald ki, bilindii gibi, Freud
da, fobik olsun olmasn, bu "gncel" nevrozlar psikanalitik
alann dna atmakta, onlar "psikanalitik olmayan unsur
lar" ol rak ilan etmekte duraksamaz. Genel nevrotik kayg
_tablosuna sadece ar bymeler gibi belirli fobik snrlan
drmalar yerleir.
Bir nemli nokta bu snrlandrmalarn bilindna yer
lemi olmamalardr: onlar kaydeden bilinli ya da nbi
linli bendir.
unu hatrlayalm ki, sosyal gruptan bilinsiz bir biim
de ald yaptrmlarn btn olan kolektif kkenli stben
ve bilind itkilere araclk eden ben ksmen bilindma ve
zellikle de birok korku durumunda nemli bir rol oyna
yan bilinncesine dalar.
Kullanlmayan libido bu ben iinde kayglandrc ve fobi
yaratc roln oynarken belli bir mekanizmaya gre alnan
izlenime balanr ve bu mekanizma yklenen kaygya bir
yalanc neden bulurken bir yandan da onu hafifletir gr
nr: fobik nedenli kayglar byk olaslkla nedensiz nevro113

tik kayglar kadar iddetli deildirler kesinlikle. Bunlarn


savunma mekanizmalar vardr.
Dolaysyla, nevrotik fobinin nedeni hibir zgnlyle
ar basamaz: onu kuatan sadece nevrotik kayg zgnl
dr. Bu durumda -gcn ve nemini ama ayn zamanda
da yetersizliini gstermek amacyla- Freud'un stnde ok
durduu btnyle cinsel aklama kyor karnuza yeniden.
Freud'un bu ynde, bu aklamay vurgulayan ve daha
da sistemli hale getiren Wilhelm Reich (32] ve Herbert
Marcuse tarafndan izlenmi olmas zamanmzn psikana
listlerinin ok kolay bir ekilde abartl basitletirmeler ekle
dikleri bir aklamann tamamen reddedilmesini engeller.
Bunlar, bu aklamann, "cinsel durgunluk" yluyla, nce
likle bir 'ben'i istila eden psikolojik olaylar dizisi, daha sonra
da fobiler arasnda, nevrotik fobi referans1yla kuatlacam
anlamam grnyorlar. Dolaysyla, nevrotik fobi konu
sunda analitik nevrotik kayg aklamasna bal kalyoruz
ama onu burada da psikolojik ve fenomenolojik balamlar
iine katyoruz: nceki blmde kayg retici olaylarn nasl
karakterlere gre ok farkl oluumlarla kuatlm oldukla
rn grdk: Freud, Reich, Adler gnmz psikanalisderinin
ok yararl bir tavrla genilettikleri ok ilgin teoriler ve
snflandrmalar nernilerdir bu karakterlerle ilgili olarak.

V.

ocuk fobileri

Korkudan ok farkl olan ocuk fobileri (karanlk, yal


nzlk) , Freud'un da syledii gibi, "yetikinlerin nevrotik
114

kayglarna ok yakndr". Bu fobilerin de, nevrotik kayg


gibi, rastlantdan baka nedeni olmamas sadece grn
tedir. ocuk korkusunun nedeni, bunlar annenin yokluu
na gerekten dramatik bir g verseler ve bylelikle "doum
olayna, yani anneden ayrlma olayna elik eden ilk kayg
durumunu yaratsalar" da, kesinlikle karanlk ve yalnzlktr.
Bu "doum travmas"n biz yetikinden gelen nevrotik kay
glar kabul edecek yapy oluturan bir unsur gibi kabul
ettik. Ama ocuun fobileri (sistemli korkular) dikkatli ve
ou zaman da rahatlatc bir ayrm gerekli klar. P. Wiener
dikkat edilmesi gereken rahatszlklar iinde sradan ve s
reklilik gstermeyenleri ok iyi ayrt ediyor: 1
"Sradan ve basit bir yn atma ou zaman ocuun
gelimesini etkiler: ocuklukta karanlktan, insanlardan, gk
grltsnden, yeni durumlardan ve objelerden korkma,
fke nbetleri, tahripkar yaramazlk, eitli fobiler ( . . . ) ge
limenin deikeleri gibidir. Hibir tedaviye gerek yoktur
bu balamda. Her ey kendiliinden yoluna girer ( . . . ) o
cukluktaki gece korkularyla ilgili olarak kayg olumas nor
mal gelimenin bir parasdr ve korkmaya gerek yoktur.
Gerek ya da olas bir tehlikenin sezilmesine bal korku da
patolojik deildir. Buna karlk, kronik kayg ykl l anksi
yete] psiik yap daha endie vericidir: srekli endie duru
munda yaayan, her eyden korkan, iyi uyuyamayan, ou
zaman itahsz, sindirim, zorluu, kabzlk eken ocuklar.
Kimi zaman geici olan bu rahatszlklar sk sk fobik bir
1 ) P. Wicner, Psychopathologic de l'enfan, B& de Psyclwl. , 1 97 1 - 1972,
say 2 1 8, s. 732-7H iinde.
115

yapya doru kayarlar. Bu durumda, yaygn kayg hir kii,


bir hayvan, bir obje (hekim, gezgin satc, hayaletler) , byk
hayvanlar (atlar, kpekler, aslanlar) , kk hayvanlar (si
nek, kelebek) , eyalar, asansr, kpr, ok dar ya da ok
ak alan stnde younlar ( . . . ) Karanlktan, yalnzlk
tan, yabancdan korkma fobi deildir, byk olaslkla pro
totiptir (modeller) ( . . . ) Bu belirtinin savunma ilevi fobik
ocuun davrannda ortaya kar: skntya kar savunma.
Fobi kendisini uyandran durumlar saf d etme olana
verir. ocuk, fobi oluturan obje karsnda kendisini fel
eden bir kayg nbeti geirebilir: bu vesileyle, eitli forml
ler, komplolar hazrlayabilir, objeden kaabilir ya da meydan
okuyabilir ona ( . . . ) ocukluk fobileri ogu-iama) kendi
kendilerine kaybolup giderler. ocuu anlama kaygs o
cukla ilikiye giren herkesin tavrna egemen olmaldr. Ama
kiiliin nevrotik bir rgclenmesi sz konusu olduun.da
(arzularn tatminine kar ar savunma) bir psikoterapi
gerekli olabilir."
ocukluktaki kayg ykl fobilerin ounun iyicil olmas
ok kesin biimde aklanabilmektedir: fiziki neden dnda
nedenleri yoktur (psikanalitik anlamda) : bir k demeti ya
ttrr onlar; bilind bir senbolizmaya denk dmez hun
lar. Gerekten, psiizm iinde yer almazlar; oyun ortada oy
nanr bu balamda, hepsi bu kadar. Bunlar esasen somatik
rahatszlklardr: sinir sisteminin ou zaman geici yeter
sizliklerine verilen tepkilerin sonucudur. Psiik deildirler;
Freud'un dedii gibi, sadece "nevrotik" bir determinizme,
yani burada sinir sisteminin biraz ar uyarlmasna ve tepki
sel durumuna tabi olurlar.
116

v. blmde ele alacamz bilin(dndan kaynaklanan


fobiler ok fi1l'kldr. Bilind kayglarn bu anlaml unsurla
rnn kaygnn "nedenler"i ya da "sonular" olup olmadk
larn sorgulamayacaz. Fobi ve sknt bireyin yksnn
iine gmlm kaynaklardan hareketle i ie geecektir.
Fobi ve karakter. - Genellikle sadece nevrotik fobi eti
yolojisi gncel sknt etiyolojisine dahil edilse de, burada
karakterlerin rolnn Je ayn ekilde incelenmesi gerekir.
Bu balamda ksa antrmalar yapabildik sadece. (bkz. bl.
V) Oysa, bu nokta Freud'a ramen ardllarnn ounun
dnemedikleri kadar nemlidir. Sadece unu belirtelim
ki, Freud "serbeste dolaan kayg kuantumu"nu, onu kap
sayan ve dourmu gibi olan dnceden ayrd blmle
neredeyse balantl bir biimde bir kez daha "nemini asla
-yadsmad yapsal etkeni dikkate alma" zorunluluunu ha
trlatmtr. Dolaysyla, Frcud ve birok psikanalistlc bir
likte -olduka zetleyici bir biimde- iki noktay dikkate
alarak bir karakter-analitik gzlemde bulunacaz: bir yan
dan byk ocuk fobileri koullarndan biri gibi ortaya kan
ok gl bir duygusallkla zdelqirler, te yandan kayg
nevrozuna doru yol alan olas gelimeleri (srekli ve kuv
vetli bir kayg anksiyetenin psiik temelinde ortaya ktkla
rnda) gen tayclar iin hazrlanm olan yaam koul
larm baldr (Freud'a gre) . Bu koullar yoksunlatnc ve
travmatik olduunda bu gelimeyi kolaylatracaktr; gven
verici ve rahatlatc olduklarnda, hi kukusuz, engelleye
ceklerdir bunlar. Her durumda, yapsal faktr ve ocukluk
faktr bir araya geldiklerinde, bizim yapsal (ya da genetik)
117

altyap ve ocuksu-duygusal altyap dediimiz ey baka ad


lar altnda bir araya getirilir. Bu iki altyapnn birlemesi,
daha dorusu ortakyaarl, u ya da bu dnemde dn
len btncl kiilik iinde, psikanalitik teoriyle uyum halin
de karakter adn verdiimiz eydir; bu noktada, bu teori
ou zaman unutulmutur ama, bir kez daha syleyelim ki,
bundan byle tekrar ele alnp ilenecektir. [ 361

1 18

VII. Blm

BLNDII FOBK KAYGI

Daha nce de belirttiimiz gibi, imdi btnyle farkl


fobik kaygy ele alyoruz. Bu balamda, rnekleri, Freud'un
ocuklar iin analizi olan "kk Hans" ve yetikinlik iin
analizleri olarak bilinen "kurtlu adam" ve "fareli adam" [9]
oluturuyor.

1.

Kk Hans'n fobik kaygs

Freud, Hans'n durumunu l 905'te analiz etmi ve 1 909'da


yaynlamt bu almasn. Ama bu yeni tr korku duru
munu ancak l 926'da btnyle ayrm ve derinletirmitir.
[ 4 iinde ] Bu sknt, esasen, ok sk biimde ie atlan ditn
ceye baldr ve bir ya da birden fazla byk kompleksle
ilgilidir. Nevrotik kaygda dnce sz konusu deildir ya
da belli deildir, burada ise byk sknt somut nedene
baldr (Hans'n fobisi olan atlar} ; gerek bir objeyi temsil
119

eder bu ne<lcn (anomal bir maddi varl a bal baba nef


reti) .
Fobinin ortaya kmasyla, Hans -birka ay nce kzkar
dei dnyaya gelmitir- "k"yle ok fazla ilgilenmektedir
(4 yanda normal deildir bu durum) ve annesinden ok
ar efkat grmektedir. Bu belirti ortaya ktnda ocu
un ya 4.9'dur (4 ya, 9 ay) : ocuk kendisini bir atn sr
masndan kaynaklanan kayg ykl bir fobi hissetmekte
dir. Freud'a gre, o zamana kadar yer bulamayan "kararsz
kayg" birden bire ata balanm, at stnde somutlamt,
btn mesele buydu. Baba (Freud'un derslerini izleyen ve
bu analizde kendisiyle ibirlii yapan) bu kayg ykl fobi- ,
nin ocuun atlarn dikilmi durumdaki cinsel organlarn
grmesiyle ilikili olduunu dnmektedir; ocuk bu ko
nuyla ilgili sorular sonnu ve "annesinin de byk olduuna
gre at gibi bir cinsel organa sahip olmas gerektii" sonucu
na varmtr. Hans ksa sre iinde hu fr.)bisini hyk hay
vanlarla, szgelimi hayvanat bahesindeki zrafayla yaygn
latrr. Anne olunun sabahlar yatak odasna girip yanla
rnda yatmasna ses karmaz; ocuk bir sre sonra yanlarna
gelmemeye balar, geldikten sonra da babasna yle der: "Sen
niin bana annemi sevdiimi, bu nedenle korktuumu syle
din ? Oysa ben seni seviyorum." Ama, te yandan, ocuk,
kayg krizleri geldiinde de areyi annesine "nazlanmakta"
bulur. Birok ayrnty (anlaml) bir yana brakarak FreuJ'un
aklamasyla ilgileniyoruz: ok kuvvetli bir "duygulanm",
byk bir duygusal yk sz konusudur, son derece kapsaml
bir kaygdr bu, ancak burada ata balanr. Hans'ta snrla
r belli olan bu kayg kesinlikle bir "samalk" olarak ortaya
1 20

kyor. Ama, greceimiz gibi, belirtilerin kmsenmeme


si gerekir kesinlikle. Ana babaya bal bu bilind arzunun
(libido) belli bal yansmalar irdelendiinde grlr bu du
rum.
ki eklemlenme grlr bu balamda:
a) Baba bilinsiz bir ekilde hem reddedilir hem sevilir:
"Babadan korku ve baba iin korkmak," diyor Freud, d
manlk ve efkat, belirtinin babayla ilikisini "byk cinsel
organ" oluturduundan babadan ata, attan babaya aktan
lan iliki. . . ok byk olaslkla "anneyle babann cinsel
ilikisi"nin seyredilmesiyle (ya da Hans'n ana babasnn ya
tanda "marma" alkanlyla ilgin bir biimde kolayla
an hayaller, fantazmalar) ortaya kan bilind baba sem
bol.
Psikanalistler ocuun fark ettii, grd ya da fantaz
masn kurduu ve karl kesinlikle byk bir ok olan
(baba tuhaf bir biimde boyun een anneye sahip oluyor
ve saldryor ona) cinsel ilikiyi byle adlandryorlar. ocuk

1 ) Fantazm, il:ncnin karld hir senaryorla oluuyor; zne 'ben'in sans

r ve savunmalaryla az ya da ok biim deitirmi hilim;d bir arzu oluturur.

Famazm bilinli, bilinncei ya d bilind olabilir. Fantazmalar ou za


man psiik sistem arasnda gei s.-larlar ve hunlar bilinli, hilinm:esi
ya da bilind olduklarndan yaplan ayndr: "Mkemmel biimde rgtlen
milerdir. elkili deillerdir" nk bilin ekol iinde yer alrlar. Ama esasen
lilindllj olduklanndan, itkiler tarafndan tehlikeli biimde kuatld.klan rakdir
de, ie atlrlar. Rahat kaldklanndaysa "sknts:, okluklar yerde kalabilirler".
Fantamalar arzuyu ifade ederler; dorudan doruya (gndz vakri kuru
lan ha}allcrde, yorumlanmasna gerek olmayan birok ryada) , sembolik ola
-J k ya ,la tersine (arzunun tersi ya da ulumsuzlaunasyla ) . Bunlar kesinlikle
analizin kefettii. ok farkl bir ey ifade eden, ak seik bir ieriin gerek
temelleri olan bilind fantaznalardr.

1 21

normal gelimesini srdrrken ve zellikle ilk yllarndan


balayarak uygun bir cinsel eitim aldnda bu olayn ansn
ve fantazmasn unutmuyor kesinlikle ve olay az ya da ok
kendi cinsel uyarlaryla birletiriyor. Ama "ana babann
cinsel ilikisi"nin ocuu sommk zorunda brakt sorulara
kark ama duygusal adan olduka doyurucu bir cevab
vardr. Buna karlk, baz ocuk karakterleri iin "ana ba
bann cinsel ilikisi" zellikle ok gl bir travma zellii
tar; bu travma zellikle bu balamda, ana babadan, doal
ve duygusal bir slupla ifade edildiklerinde, genellikle bilin
altna gmlecek olan ve orada ana babann suskunluu
durumunda ocuun fantazmalarn ve skntsn besleye,
cek olan gelimeleri engelleyebilecek zetleyici aklamalar
yerine sadece suskunluk, gizem ya da uygunsuz cevaplar
geldiinde iddetlenir. Bu kayg, burada, olumsuz koullarda,
nemli ve zellikle tannmayan kaynaklarndan birini bulur.
(ocuk psikolojisinde uzmanlam olan Melanie Klein, o
cuun henz aylkken, ana babann cinsel ilikisini izle
diini dndn ileri srerken durumu abartyor muhte
melen.)
b) Babaya gre, adam cinsel organ, boyutlaryla "Hans'n
bu balamda annesiyle ilgili olarak dncelerinin boyutla
rn da bytmtr": annesinin cinsel organ byk mdr,
deil midir? Bykse eer annenin "dikilmi durumda bir
penisi" vardr; deilse eer "hadm edilmitir" anne.
" Dikilmi durumdaki erkek cinsel organ" ya da "hadm"
iki anlam ierir burada: somut anlam balamnda, ocuk,
annenin dikilmi bir penise sahip olup olmadn sorar (bi
linli olarak) , sembolik anlam balamnda ise (bilinsiz ola1 22

rak) annenin g, iktidar, ynerme hakkna sahip olup ol


madn sorgular.

il.

Fobi k kayg ve "hadmlk kompleksi"

1 . ''Hadmlk kom p le ks i ", bylece, kayg fobisinin ak


lanmas iinde yer alr. Psikalanizde ok irdelenir bu konu.

Biz burada onu en azndan bilind fobiyle ilikisi iinde ta


nmlyoruz. Aslnda ok karmak ve artc bir yan yoktur.
Cinsel organ ocuk iin bir endie kayna, gerekte
hilind bir kaygdr ve daha sonra ou zaman geer bu
kayg, hatta bir tatmine dnr: genellikle erkek erkek
olmaktan ve -biraz daha dzensiz bir biimde- kadn da
kadm olmakcan mutludur. Neredeyse dolaysz olarak kua
can sembolizma iinde nemli olan, erkekte hadmlk korku
su, kzda ise hadmlk kaygsdr. Fallus baskndr; referans
nicelii tar. "ocuun cinsel hazrlk evresinde eril vardr
ama diil yoktur; alternatif ise erkek cinsel organ ya da hadm
lktr. (Freud) Kz ocuk klitorisini daha sonra byyecek
olan bir penis gibi grr. Dolaysyla, kz ocukta iki kattr
kayg: bir yanda penise sahip olamama kaygs: esas bir ni
celikten yoksundur, erkek deildir; te yandan da bekleme
zorunluluu kaygs -ne zamana kadar?- bilinsiz, dengeleyi
ci bir umuttur. Freud'a gre, erkek ocuk ncelikle ilk ak
objesi olan annesine (bir penise sahip olduunu dnd)
benzemedii iin sklr ve ikinci olarak da (daha kesin bir
biimde) annesini ayartma arzusu (bilind) nedeniyle ba
bas tarafndan cezalandrlaca dolaysyla sklr.
1 23

Ne var ki, hadmlk kompleksi ok daha genel bir boyut


kazanr: erkekte cinsel organlarn sakatlanmas fantazma
lar ama ayn zamanda da cinsel yetersizlik duygulan dou
rabilir; kadnda fallik simgeletirme unsuru bir objenin yiti
rilmesi, tahrip olmas kayglar grlr: gzelliini kaybet
me kaygs. Erkeklerin fallik dikkatini gzelliiyle eker ve
bylece onlarla eit duruma gelebilir, onlara egemen olabilir,
arzulad erkeklik edeerliklcrine sahip olabilir. Yannda
var olan ei onun iin yedeklik ilevi grebilir, buna karlk,
oullar, fiziksel yaps ve koullar, mcevherleri mevcut,
eski ve ilerideki ekiciliinin ifadeleridir. Bir an iin bilin
d fobilerin oluumunda "hadmlk kompleksi"nin nemli
rolne dneceiz. Ama ncelikle bu fobilerin-zt\ieerlerini,
ok-deerliliklerini belirtmek gerekir.
2. Fobilerin ok-deerl ilii. Hans psikanalist roln
stlenmi babasna yle der: "Bana niin annemi sevdiimi
syledin ve bu yzden korkuttun beni, oysa ben seni seviyo
rum." Freud buradaki elikinin altn iziyor hemen: "Kay
gnn bu blmnde iki unsur vardr: babadan korkma ve
baba iin korkma." Birinci unsur analizin teki blmlerin
de ak seik biimde grlr.
Szgelimi, bir arabay eken iki at grnce panikleyen
Hans eve doru koar. Hayvanlar "marur" bulduunu sy
ler (arabac dizginleri ok ksa tutmutur ve atlar, balar
yukarda, trs gitmektedirler: "neredeyse deceklerdir" ) .
Babas sorar: "Gerekten marur olan kimdir?" Hans, nere
deyse dorudan, anlaml bir yant verir: "Yatanza geldiim
zaman sen." Babas karlk verir: "Yere dmemi mi istiyor-

1 24

sun peki?" Hans: "Evet, plak olmalsn ve kafan taa arp


malsn, o zaman kan akar ve en azndan annemle yalnz
kalabilirim." Ve daha sonra (arkada Fritz gerekten dp
taa arpmtr kafasm) babas sorar: "Fritz dtnde ne
dndn?" Hans karlk verir: "Kafasn taa vuran sen
olmalydn." "Bylece annenle birlikte olacaktn yle mi?"
Hans: "Evet!"
Freud'un, annenin yakn zamanda doum yapm olmas,
cinsiyet ayrun, "ana babann cinsel ilikisi" fantazmasnn
da yer ald ayn bir dzlemi gsterdiine inand daha geni
yorumlarn -belki de dorulanabilen- bir yana brakyoruz.
Fobik temayla birlikte seven ve terk etmek istemeyen
Hans' !n bu duygusal elikisindeki ilikiyi anlamaya alan
babay _izleyelim hiz daha ok: ocuun dnelerinden kork
tuu "marur" atlar. Buradaki arac, analizin teki iki evresi
dir:
1 ) Hans daha nce bir yolcu arabas atnn dtn
gm1tr. Fobisine "samalk" diyor ve anlatyor f9, s. 1 26-

1 27] :
"O zaman geldi bana bu fobi. Arabann at dtnde
o kadar korktum ki! Gerekten, o zaman hastalandm."
Babann yorumu: bahann dmesi, onun dmesi, babann
dmesidir.
2) Hans Fritz'le sk sk atlk oynamtr:
Baba: "Sen ou zaman at m oluyordun?"
Hans: "Evet."
Baba: "Bu 'samalk' o zaman m bulat sana?"
Hans: "nk onlar (arkadalar) srekli 'at yznden'
diyorlard."
1 25

Hans'm kendisinin "samalk" dedii "ar" fobisi, dar


kmak zorunda olduu zaman titremesi, annesinin kucan
da dolamaya kldndaki kaygs . . . Bunlar -belli belirsiz
hissennitir- babasyla konumalarndan da anlald gibi
baka bir eyin ifadesidir. Yorumlar analizle uyutuklar an
dan itibaren birbirlerini gerekten dlayamazlar ve ksmen
birbirlerini tamamlarlar ve zenginletirirler.
Bilind anlaml fobiyle ilgili dnceler. Kayg kayg
olarak kalr: diicelere elik etmez; burada besler onlar.
Nevrotik kaygyla arasndaki farkllk derindir: muazzam
enerji boalm, getii yerde, onu bir sembolizma iinde
oluturamayaca hibir ey bulamaz; burada, tersine, ayn
enerji, bu kez bilindna atlm ayn enerjf fantazmalar
oluturur orada (arlar, marur havalar, dme ihtimalleri,
araba) ve hen iinde at ve evreleriyle ilgili bir fobi olutu
rur: gezintiler, kent sokaklar.
Bu psikonevrozlarda kayg gene kullanlmam, doyurul
manu libidodur. Freud aktaryor bunu: Hans annesine "
marabildiinde" fobi kaybolur, nk libido kullanlr. Nev
rotik kayg libidinal dalgay denizdeki bir dalga gibi karaya
yayarken libido bir yere tutunamad takdirde psikonevroz
onu bilindnda bir yere koyar ve bylelikle ok anlaml,
nevrotik fobinin rastlantsal baz dknlklerinden ok
farkl objelere oturtur.
Ne var ki, Freud'a gre, kayg bu dncelerle kendi dln
daki bir ey gibi "ikincil olarak" kaynar ancak. " e atlm
dncenin bilinte ortaya kmasna kar bilin-nbilin
sistemini garanti eden tmyle yer Jeitirebilir dnce."
(Freud) Bylelikle, nevrotik kayg ve bilind nevrotik kayg,
1 26

dncelerin varlnda ve yokluunda deil , daha ok,


nevrotik kaygnn "gncellii"ndedir: mevcut ya da gelecek
teki durumlara baldr, bilinli ben iinde ya da yakn ev
resinde geliir, oysa, Hans'n fobik kaygs bilindndan ve
tehlikeli yklenmelerinden gelir. Bu "gncel" nevroz ve psi
konevroz, psikanalitik kavraym beri taraf ve ona ak olan
ey arasndaki farktr. Bu birinci nokta nemlidir; bu noktay
kazan hanesine yazmamz gerekir. 1 924 ve 1926'nn daha
karmak yorumlan [ 41 bunu tartma konusu yapmayacak
lardr: niin bilindnda, libidonun baba stnde, babann
gidii stnde younlatn aklar bunlar ve baba arzusun
da greceiz bunu. 1 926 ylnda "hadmlk kompleksi"nin
yerlemesinin sonucu bu olacaktr. Frcud'un bulularnn
en fazla artc olan budur. Bununla birlikte, hem artc
-hem de tantiktir. Psikanalizin ona kesinlik kazandmrns
ok yaygn baz sezgileri derinletirir: baba tehdidi tauklk
eder bu balamda ve hala btn zararl etkileriyle urada
burada rastlanr bu tehdide: yaramaz ya da "kt" ocuu
"kesmek", birok kz ya da kadn arasnda erkek olamama
nn, erkeklik niteliklerine sahip olamamann yaygn znts.

ili.

Fobik kayg yorumlar

Birinci dnem.
Fantazma arzulanan annenin yerine
Hans'n dmesinden korktuu at koymam mdr? Freud
ve baba byle bir ilikiyi gerekten ok uzak buluyorlar. Bu
anneyi arzulama niin sknt douruyor? Bununla birlikte,
"anneyi arzulama" unsurunun ihmal edilmemesi gerekir.
-

1 27

kinci dnem. Analiz babaya doru ynelir ve doaldr


bu, nk Oi<lipus kompleksi, anaya ak olmaya bal ola
rak babadan nefret etme durumu ncelikli bir hipotez olarak
ortaya kar. Eer bu yata bir ocuk fobik kayg belirtileri
gsteriyorsa, bunlarn Oidipus'la ilgili olmamalar ok tuhaf
olurdu: " . . . Her ikisi de, sran at ve den at, kendisine
kar besledii kt duygular yznden Hans' cezalandra
cak olan babadr. Bu dnemdeki analiz anneden uzaklam
tr." (a.g.y. , s. 1 82) Anaya ak olmaya bal olan babadan
nefret etme duygusu bilind araclyla sembolik at stn
de younlaan byk bir sknt duurur.
l 926'ya kadar bu yoruma bal kalan Freud 1 9 1 5- 1 926
arasnda ok nemli hadmlk kaygsn kefedeccktir. 2
-

nc dnem.
1 926'da btnyle u dnceyi sa
vumr: " Bu fobilerdeki ie atlm psiik deiim olarak itki
bahaya dman bir itkidir." [4, s. 24] Ama, te yandan,
nemli bir yenilik getirir:
"Bunun dnda ( . . . ) ve ezamanl olarak, gene psiik de
iim olarak baka bir itki de ie tepilmitir: bu, libidonun
cinsel hazrl (fallik) dzeyine ulam, babaya kar pasif
efkat itkisi olan zt bir itkidir (yani ecinsel bir itki) . Dahas,
Oidipus kompleksinin neredeyse tm unsurlar son derece
derinlemesine ie atlmlardr sonunda: babaya kart dman
itki ve efkatli itki ve anneye kar efkatli itki." (4, s. 25)
Bylelikle, fobinin rol ortaya kar: Hans'la ilgili olarak
Oidipus kompleksinin belli bal iki itkisinin, babaya kar
-

2) 1908-1923 dnemi yaptlarnn <Jlllll basklarnda hibir z yoknr bu

balamda. Freud l 926'da onun varln kabul edecek ama cvrcnselli<ini rcd
dedecckrir.

1 28

saldrgan irki ve anneye kar son derece efkatli itkinin


kardamas. Ve ite son ve uzun sredir beklenen niin:
"e atmann hareket ettirici gc iki durumda da ayn
dr: bir hadmlk tehdidi karsnda duyulan kayg. Kk
Hans hadmlk kaygsyla babaya kar saldrganla bir son wrir;
atn kendisini srmas kaygs, kolayca, atn onu srarak
cinsel organlarn kesmesi, onu hadm etmesi eklinde bir
kayg gibi aklanabilir." [s. 26]
ocuk, mantk kaygsyla btn insani varlklara bir pe
nis mal eder. Libidonun ocuktaki geliiminin nc evre
sinin -fallik3- sonuna kadar "kesinlikle bir eril vardr ama
diil yoktur; alternatif ise erkek cinsel organ ya da hadmlk
tr diyor Freud. Her iki cinste kompleksin varln kesin
leyen btidur: erkek ocuk fallusunu yitirmekten korkar, kz
(allusa sahip olamad iin zlr; erkek ocuk kendisinin
kzlardan karldn dnr; kz ve erkek fallusun kzda
byyeceini sanrlar. Erkek ocuk kendi cinsel etkinlikle
rine kar babann bir tehdidinin gereklemesi gibi grd
hadmlk karsnda sklr, buna karlk, kz ocuu onun
yokluunu anne tarafndan dayatlan ve silmek istedii bir
zarar gibi alglamakla snrlar kendisini. Oidipus'la hadmlk
kompleksi ilikisi tamamlanmtr: Oidipus\ babann peni
sini arzu etmeye balayan kza aar; anneye duyulan arzu
yu durdurarak erkek ocuun Oidipus'unu bitirir nk kz
ocuk iin hadm edici olan baba tarafndan cezalandrla
caktr.
3) lk iki evre, bilindii gibi, zevk blgesi olarak az n plana karan
azsal evre ve anal hlgeden alnan duyumlara nemli bir rol ykleyen anal
evredir.

1 29

Olgunluk srelerinin, kalntlannn ya da yeniden etkin


olmaya balamalannm ok sk grlmesi yaygn olsa da, ou
durumda, normal olarak, en nonnal yetikinlerde olup bitti
inin belirtilmesi yararl mdr? 'Ben'in hadmlk kompleksin
den bilinsiz bir biimde ald marazi kayg da ben iinde
'ben'in oluturduu neredeyse sradan nevrotik kayg kadar
sk grlmez.
Bununla birlikte, fobinin zn oluturan kayg duygula
nmnn kkeni ie atma sreci deildir. Tersine, kayna
dr onun: insan kaygldr ve itkiyi oluturan ve kayg duygu
lanm yaratan dnceleri, imgeleri, anlar ie atar. Freud
yle diyor: "Burada ie atmay reten kaygdr ve benim sanm

olduum gibi kaygy reten ie atma deildir."_ [4, s." 27) Dola
ysyla, bu kayg duygulanm bilindna itilmedii takdirde
ne olur? Ters bir srecin objesi olur: anlalr, sonra bastr
lr, hatta yok edilir ve zellikle ahlaksal motivasyonlarla
bilin alanndan uzaklatrlr. Burada bilinncesi ve bilin
arasnda "ikinci bir sansr" etkili olur.

iV.

Freudu fobik kayg teorisinin birlii

e atlm psiik deiim olarak itkinin libidosunu kayg


ya dntren ok eski tezle bir eliki mi sz konusudur?
Freud ie onu tanmakla ve ona zlmekle balyor. 1 4, s.
281 Ama hemen kendine geliyor ls. 29 ! ve sonuta farkl

iki kayg iin iki aklamay birletiriyor:


"Libidonun kaygya dnmesi ( . . . ) bugn hala geer
lidir ama, te yandan, bilind itki sreleri libidosunun
1 30

ie atma itkisiyle bir bozulmaya uramas da inkar edile


mez."
"Do/aysylil, belki de ie atma ouy srasmda kaygnn itki
lerin libidinal kumasndan balayarak olutuunu sylemek
ler zaman dorudur."

Bu, Freud'un 1926'ya kadar geerli olan teziydi. "Ama


bu sonu fobiler kaygsm ben iinde ortaya kan ve ie
atmadan kaynaklanmayan ama onu uyandran bir ben kay
gs gibi gren br sonula nasl uyumlu hale getirilecek
tir?" [s. 29] Frcud bir uzlama araynt daha ileri gtrme
mitir.
Biz deneyebiliriz bunu. Ayrca, Frcud bu yola sokar bizi.
Daha nce bulunmu bir alrernarifi yineleyerek yle der
[4'e ek, s. 89-9 1 ] : "Dolaysyla, kayg ya 'ben'in kaygsyd
- y_a da bilfnd itkilerin kaygsyd." Ama ntr kalmaz. "
karlan engeller"e duyarldr. Belirgin bir biimde uzun sre
anlatt ilk tezinin nostaljisi iindedir ve ona dner: "Bir
zamanlar savunduumuz, libidonun dorudan doruya kay
gya dnmesi ilgin olmaktan kntr bizim iin. Onu her
eye ramen c.likkae alrsak birok olgu saptamamz gerekir."
Freud nceden sezmitir bunu belki de: bize ayn kay
gnn iki teorisini deil, iki farkl kaygnn teorisini veriyor.
Bir yanda gncel kayg (gerek bir obje karsnda) ve nevro
tik kayg (objesiz ama byk bir kaygnn hazrlad kayg) ;
bunlar kesinlikle 'ben'in kayglardr; birincisi durumlardan,
ikincisi mevcut, ben iinde bilinncesi ve ben tarafndan
aa karlan zorl uklardan gelir. te yanda ise, bilind
fobik kayglar (Freud ceminolojisinde "kayg histerisi") ; bun
lar biim deitirmi olarak ben iinde patlasalar da kesinlik131

le "bilind itkilerin kayglar"dr. Bu fobik kayglar 'ben'in


ie atlm psiik deiim olarak itkileri (anneye ak olma,
babadan nefret erme ya da tersi) reddetmesinden ya da bi
lind itkiler iinde ie atma olgusundan kaynaklanrlar.
Bu durumda, bilind itkiler onlara kendilerini hayvanla
rn fobilerinin sembolik biimi altnda ifade etmekten baka
are brakmazlar. Burada, bu hayvan fobileri nevrotik kay
gnn bahane-objeleri, vesile-objelerinin anlamsz deposu
nun konuklarndan baka bir ey deildirler: rmcekler,
yarasalar, tyler vb. Bunlar bu kez fobinin simgesel anlam
nn tayclar, nevrotik belirtinin genel tanmna ok iyi
uyan esas objelerdir. Burada, artk herkesin kabul ettii btr
buluu hatrlatmak gerekir: "Nevrotik belittiler deaiebilcn
belirtilerdir { . . ) normal yaamda reddedilen eyin yerini
doldumrnya ynelik arzunun deiken tatmini." [2, s. 28 1 1
Ama "tatmin" memnuniyetin, zevkin, holuun eanlamls
gibi anlalmamaldr. Belirtinin amac -Hans'ta atlardan
korkma, bir yandan baba ve anneyi hedef alan dayanlmaz
itkiler ve atlar- endie verici ama kabul edilebilir arasnda
bir "uyum etkisi" oluturmaktr. Arzuya kesinlikle bir kurtu
lu yolu bulmak gerekiyordu: Hans ona kurtulu yolu olarak
at fobisini vermitir.
Bu iki byk kayg kategorisini birletirmeye almak
mannkszhk olurdu.4 Tersine, 'ben'in alan ve bilindnn
alan ayrld takdirde ve bilind irkiler alannn sahip ol
duu enerjik rol ve ben iinde bir kiilik orgmu olarak 'ben' in
.

4) "Kaygnn iki kkenini tek bir kkene indirgeme zor ulalahilecek bir
hedeftir." (Frcud, 4, s. 29)
1 32

fobik kayglara, yani psikanaliste nce nemli olan, akla,


yc olan eyleri okuma olana verebilecek baka yaplara
aktard ve dntrd rgtl ve yaplanm psiik Je,
im olarak itkilerin gc tannd takdirde turarl, hatta
gerekli grnr.
Tersine, 'ben'in alannn dorudan etkili olduu yer sa,
dece nevrotik kayglardr; bilind kkenli kayglar (bl.
Vll) analizin anlatmak ve yanstmak zorunda kalaca ikin,
cil, sembolik ifadeyi alacaktr sadece. Fazla grlt patrt
karan ama derin kkleri olmayan nevrotik kayglar sadece
sradan bir psikoterapiye, hatta oto-terapiye baldr. Bunlar
'ben'in iinde, kendisini bozan gerni ve zellikle gncel
durumlar aratracaklardr. Burada ne bilindnn ne de
analizinin bir rol vardr. Tersine, fobilerin simgeledikleri
skuiarda aklama ve terapi konusunda n srada yer ala,
caklardr.

1 33

SONU

Anksiyete ve kaygya uygun bir son bulmak mmkn


deildir, anksiyete ve kaygnn farkl trleri balamnda da
mmkn deildir bu; yapay bir tavr olurdu bylesi.
Buna karlk, korku alannn analizinin-ve kav-ranms
nn, kukusuz, nevrotik kaygnn patlamalarna ya da bilin
d kaygnn deiik biimlerine yolu kapatma ve de kayg
lar yasaklama gcne Jeil, anksiyeteden ve kayglardan,
onlarn gizemlerini ortaya kararak, nedenler konusundaki
bilgisizliimizin sonularn tuhafln artrd dramatik bir
anlam karma gcne sahip olduklarn (ve sadece bu ana
liz ve kavramann sahip olduklar) ngnnek' meru bir tavr
gibi grnyor.
Szgelimi, nevrotik kayg krizinin sreklilik gsteren bi
linncesi bir temel stnde patlad biliniyorsa, bu kayg
temelinin ayn zamanda bizim de iinde bulunduumuz psi
kolojik "durum" araclyla yerletii -bizden habersiz- an
lalmsa, hu kayg krizi hafifler ve deyim yerindeyse incelir,
oranlarn, nemli iddialarn byk lde azaltr. Bunlarn
yinelenmesi olasl da zayflar byleli kle ve hatta tamamen
ortadan kalkar.
1 34

Analizimiz bizi bu kayg ve anksiyete olgularm aa


kam1ann, anlan olduka sk nerilen yceltmeler amacy
la hesaba katmaktan daha gvenli bir yol olduu dnce
sine gtrr. Bunlar sadece amac yceltmekle kalmazlar,
nedeni de gsterebilirler. Bireyin, eitsiz bir biimde ama
srekli normun yannda yer alan psiik durumlar kabullen
mesine, dahas onlar davet etmesine izin verirler.
"Tatl kayg"ya bir tr nee iinde gmlen, airlere ve
filozoflara ok bol rnek sunan Kierkegaard, hi kukusuz,
bizi ok aydnlatm olan Freud'un dikkatli ve soukkanl
bir biimde okunmas kadar yararl olamaz.

Bil i ncin tedavi edici bir rolnn yeniden kefedi lme

si.

ncelikle bir kez daha nedeni olan anksiyerenin fazla

-remli olmayan sradanlnn stnde duralm, nemli de


ildir nk nedeni bilinir. Temel

bilinncesi anksiyetenin

patojen rol belki de hafif bir psikoterapiyi gerektirir, nk


bu raha tszlk hugn iin gerek nedenlere dayanmayan ve
tanmlanamayan, arzunun durgunluuna denk den neVTo
tik kaygnn tanmlanmasna yardmc olan bir rahatszlktr.
Anksiyete "belirti"sinin ve ncvrotik kayg krizlerinin kaynak
larnn kesinlikle bilinncesi sisteme ait olduklar dn
lebilir (Freud sylememitir bunu ) : bunlar btn ierikleri
gibi bilincin gncel alannda yer almazlar ama ona aktrlar.
Dlerden gndze kalanlar gibi baz durumlar bilinnce
sinde kayg ve endie verici bir biimde yaanmlardr: sz
gelimi, baz psiik olgular balamnda, kzlar, erkekler, "tan
mak", anneden ya da babadan kurtulmak, bir kariyer iin
hazulanmann yolunu kefetmek, "tekiler"e meydan oku1 35

mak, sizi tanmayan ve kmseyen bir grup iinde yalnzlk


hissetmek. Bu endielerin bilince ulamasna engel olan "ikin
ci" -ve zaf- sansrn bozulmas kolaydr nk deforme
etmez, seer sadece. Bu sansr kaldm1ak, bireyi, gizli endi
enin yar yarya fark edilen, yar yarya ie atlan kayglar
n yeniden bulmaya tevik edecek olan psikoterapinin iidir.
Freud'un dilin anlayc rolnn altn izmesi "teorik bir
model"e itaat etme amacna ynelik deildir (D. Widlcher) :
bilind izlenim nesne iine kapandnda Freud'un dehas
bilin-bilinncesinin szcn alan olduunu kavramtr.
Bir izlenimi, bir bilin-bilinncesi sistem durumunu dil
kavrar; szsel olarak dile getirildiinde bilincin dinamik ya
plarnda harekete gemeye uygundur1 ve bilinbifinnce
si sistem bilinncesi ve bilin aras_nda bir tr "akordeon"
sistemdir.
Fobik yansmal kayg nevrozu bireyin esasa ilikin olma
yan bu fobilerin kaynan aratnnaya olan ilgisini biraz daha
fazla gsterir; bu balamda, ama, bu kayna glendirilmi
bir bellekten karmak ve dil araclyla, oto-analizin dili
ya da analistin diliyle bilince gtrmektir. Fobik bilind
kaygya gelince, bu balamda kesinlikle psikanalitik tedavi
gereklidir: burada da zellikle szsel armlarn devreye
girmesi ve hatrlamann ve dilin anlamasnn gcn gs
tem1esi gerekir.
Bu dunmda tm anksiyete ve kayg durumlarnda bilin
lenmenin ve szsel yansmasnn deerinin -nleyici ya da

1 ) "Bilin bir yaam biimi olmadan, bir ynamsallk ifad.!s olmadan,


bedenin y;pm ve dzeniyle iler." [D. l.agache, <Evres, bkz. s. 671
1 36

tedavi edici- dikkate alnmamas mmkn mdr? Belli bir


hafzann zarar veren rolnn altnn izilmesi nemlidir.
Bellek ve bilin psiik kaygnn ou zaman iki zt kutbunu
(biri patojen, br nleyici ya da tedavi edici) oluturur.
Bilincin bloke olmu bir yap iinde dondurduu bilinalt
dzensizliklerin panzehiri eklinde belli bir bilin akl
ortaya kar. O. Widlcher teori ve terapi konusund< yeni
bir saptama getiriyor ve "bir sistem iindeki belirsiz izlerin
korunmas"yla hareketli kuatmalar sayesinde bu ekilde
serbest kalan enerjiye yer deitirme olana veren bilinlen
meyi kartlatryor ( . . . ) . "Bilin olumu bir 'ben'in byle
dii yabanclamalar karsm& bir vazgeme etkenidir { . . . )
ya da d alg, bize bir neden bulma ve savunma kuatmalar
n kaldrna olana verdiinde ( . . . ) ayn zamanda benner
-kzcilie, sistenleraras kuatma ve kar kuatma oyunla
rna {kar} fazladan bir zevk sunat."2
Danicl Widlcher, hakl olarak, batan beri, Brcuer ve
Freud'un belirti ve anom1al hatra, normal yprauna sre
cinden kaarken silinmeyecek biimde muhafaza edilen,
bir baka deyile, belirtiye dnen hatra arasnda kurduk
lar ilikiyi remel denklem olarak adlandnyor. Bilindmdan
gelmeyen nevrotik kaygnn ol umasyla kk Hans'n
bilind fobik kaygs arasnda ok byk farklar vardr
hi kukusuz. Ama nevrotik kaygda zor olduu iin zor
olan bir durumun gncel alglamas olduu gibi alglanu ve
bu balamda onu gelirirebilecek ve ondan yararlanabilecek
baka psiik ieriklerle karmaz. Bilind kaygda hatra
2) D. Widlcher, Fr-ud

et

le probleme <lu clutg<'!TlL'Tll, PUF,


137

s.

204-205.

vardr, szgelimi ana babann "cinsel iliki sahnesi"nin ha


tras ya da Hans'ta anneye sahip olma arzusu ve ceza ola
rak hadm olma korkusu dayanlmaz olgular olarak saptan
mtr ve bu olgular byk bir kitle iinde grlr. Her iki
durumda da, nevrotik kayg balamnda gncel alg, bilin
d fobik kayg balamnda da belki ok eski bir an, ie
atlm bir izlenim donmu, hareketsizlemi, tecrit edilmi
ve dolaysyla rnhrip edici ve kayg verici yaplar eklinde
olumulardr.
Dolaysyla, bilincin ve terapinin rol her iki durumda
da ayndr, u farkla ki, iebakl dikkat iin gncel durum
da bir izlenimi donduran ve onu psiik hareket iinde bir
diken haline getiren eyi kefetmek nispeten kotaydr, pysa
-oto-analiz etkinlikleri dmda- hatras uzaklarda olan ve
hatradan durgunluk, belirti ve kayg durumuna geen, bi
linmeyen bir yaray kefetmek ok daha zordur.
Bilin, yok etme gc sayesinde, kendi analizi araclyla
ya da psikanalistin yardmyla kendi hareketliliini ve karar
szln, o zamana kadar donmu olan ve dolaysyla yaralay
c olan alg ve hatray yeniden etkin klarak psiik btnle
verme gcne sahiptir.
Anksiyeteye ya da kaygya dm olanlar . . . Oraya ula
abilmek iin baz aralar vardr elimizde. Kimi zaman tipo
lojiler eletirilmitir. Bununla birlikte, birok psikanalistin
(Freud, Reich, Jung ve gnmzde J. Bergeret) bu tipolojile
ri saygnlklarna hwutum1u olmalar nedensiz ve yararsz
deildir. Psikiyatrlara gelince, J .-M. Sutter'le [42] birlikte
bu alandaki tehis ve tedavilerin nemini ifade edenlerin
says olduka fazladr.
1 38

Anksiyetenin ve kayglarn incelenmesi yalanlamyor bu


nu: onlarn zorlayclklarna kar yava yava gelitirilen
ak bir 'ben' tanm olduka etkili olmutur. Bu oto-analiz
abasnn zel bir deeri de vardr hi kukusuz ve Karen
Horney [44] Goethe'nin Faust'undan alntlar yaparken ha
trlatmtr bunu: "Hi durmadan isteyen kendini kurtara
bilir." Bu aba her anksiyete maduruna, her kayg ykl
bireye anksiyetenin ya da kayglarnn tutsak tanklar olma
ma, onlar dil iinde ayrt ederek ve yineleyerek onlara yava
yava egemen olma ve onlar uzaklatm1a olanaklar verir.

1 39

KAYNAKA

[ I ) S. Freud ve J . Breuer, Eudes sur l'hyscerie, 1 895, Fra. ev., Payot,


1956.
[2) S. Freud, lnroducim a la psyclanalyse, 1 9 1 6- 1 9 17, Fra. ev.,
Payot, 195 ! .
.
[3] - A-dela dt prici/e de pliisir, 1920, Fra. cv., Essais de psychanalyse iinde, Payot, 1 95 ! .
1 4 1 - lhibitio, symptme e t .mgoisse, 1926, Fra. ev., PUF, 1965.
[5) - La vie sexuelle, Fra. ev., PUF, 1 97-0.
[6) - Sur les t)pes libidinax, 193 1 Fra. cv., bir nceki yaptn
.

iinde.

[7) - Qeliptes types de caracceres degagcs par la psyc/analy.e, Essais


de psychan. iinde, Payot, 195 ! .
[8] - Remarques sur un cas de etrose obsessiomel/e, 1 909, bir son
raki yaptn iinde.

[9] - Cinq ps)clanalyses, 1905- 1 9 1 8, Fra. cv., PUF, 1 954.


[ 1 0] - L'ierpretation des r/!es, 1900, Fra. ev., PUF, 1 967 .
[ 1 1 ] J. Laplanche, Cours str l'angoisse, Bu iletin de psychologie, 1 970197 1 , say 290-293.
r 12)
Cotr:S SUT l'angoisse (devam) , Bullctin de psychologie, 197 1 1 972, say 298.
[ 13] J. Laplanche ve j.-B. Pontalis, Vocabulaire de la psyclanalyse,
PUF, 1 97 1 .
[ 1 4] O. Rank, Tramacisme le la aissance, Fra. ev., Payot, 1928.
[ 1 5] J. Favez-Bouwnier, L'agoisse, PUF, 1 945.
-

1 40

[ 1 6] S. Nacht vd., La leorie psyclanalyique, PUF, 1 969.


[ 1 7] S. Lebovici ve M. Soule, La comaissance de l"enfat par u psyclaJUJlyse, PUF, 1 970.
[ 18] S. Kierkegaard, Le concep de l'agoisse, Fra. ev., Gallimard, 1935.
1 1 9]
Tmice d desespoir, Fra. ev., Gallimard, 1 949.
[20)
Jomal d seduct..>ur, Fra. ev., UGE, 10/18, 1 966.
[2 1 ]
Craice et tremblemem, Fra. ev., UGE, 10/18, 1 970.
(22] M. Heidcgger, Qu'es-ce que la eta/hysil(le ?, Gallimard, 1 956.
(23)
L'Ere et le emps , c. 1, Gallimard, 1973.
[24) J.-P. Sartre, L'Ere e l e nean, Gallimard, 1 956.
(25) F. Dolto, Psychaalyse et pedi.trie, Le Seuil, 1 97 1 .
[26] E. Bleuler, Dememi. praecox oder Grppe der Sclizophrenien,
Leipzig, 1 9 1 1.
[27] R. Spitz, La premiere annee ele la t1ie de l'enfan, PUF, 1953.
[28) M. Balint, Le medeci, son malade e la ma1adie, 1 957, Fra. ev.,
P.ayot, 1966.
[29] Ch. Rycroft, Auiety and Neurosis, 1 968, Fra. ev ., L'angoisse
creacrice, R. Laffont, 1 97 1 .
[ 30] M. Eck, L'lomme e l'angoisse, Fayard, 1 964.
(3 1 ] J. Barraud, L'homme ec son angoisse, Resma, 1969.
[32] W. Rcich, L'analyse, caract!rielle, 1 933, Fra. ev., Payot, 197 ! .
[ 3 3 ) A. Adler, Praiqte e l!orie de la ps)cho/ogie individuelle comparee,
Payot, 1 96 1 .
[34) CI. Rnsset, L'ani-naure, PUF, 1 973.
[ 3 5 J A prnpos de l'Homne aux lops, Revue franaise Je psychanalyse,
PUF, Ocak 1 97 l .
[ 36] J. Bcrgcret, La personalie nomu.le e Jalologiqe, Dunod, 1 9 7 5.
(371 F. Klein ve R. Dcbray, Psychoherat>ies analyiqes d e l'efan,
Privat, 1 9 7 5.
[381 A. Le Gali, Cracerologie des nfas e des aaolesct'71ts, PUF, 8.
bask, 1 984.
[ 39]
Les insucces scolaires, PUF, Que sais-je, 8. bask, 1 980.
(401
Le rle umveau du pere, Ed. ESF, 3. bask, 1976.
1 4 1 1 A. Le Gali ve Suzanne Simon, Les caraceres e la vie des couples,
PUF, 2. bask, 1976.
-

1 41

(42 ) J.M. Sutter, Les lommes semblables et differems , Evolution psychiatrique iinde, Henry Ey'e adanan zel say, 1 977.
(43) D . Widlocher, FreW. et le probleme du clangeme, PUF, 1970.
143 tekrar) - Les logiques de la depressio, Fayard, 1 983.
[44] K. Horney, L'auto-aalyse. Fra. ev., Ed. Srock, 1978.
145) D. Lagache, CEuvres, 6 cilt, PUF, 198 1- 1985.
(46) J. Laplanche, Problemaiques, c. l: L'angoisse, PUF, 1 98 1 .
(47] - Nouveau.x fondemers pour la psyclanalyse, PUF, 2. bask,
1 990.
[48] P. Pichot (yneten), L'anxiite, Masson, 1 987.
149] - DSM-111, Manuel diagnosrique et scaistiq4e des troubles men
cau.x, Massun, 1 983.
( 50) - DSM-Ill e psychiarie fraraise, Masson, 1 985.
( 5 1 ] - Mini DSM-lll R., Criceres diagnosues, Masson, 1990.

1 42