You are on page 1of 351

GE

DLBLM
DERSLER

FERDINAND DE SAUSSURE
EVREN: BERKE VARDAR

G EN EL D L B L M D ERSLER

MULTILINGUAL, 1998

ISBN 975-7262-20-x

G E N E L D LBLM D E R S L E R
Ferdinand de Saussure / eviren: Prof. Dr. Berke Vardar /
Kapak: Tolga Arkona / Bask: Matbaa 70, Mays 1998

Ferdinand de Saussure

GENEL DLBLM
DERSLER

eviren
Prof. Dr. Berke Vardar

MULTILINGUAL
Klodfarer Cd. 40/6 emberlita-stanbul
Tel: (212) 518 22 78 Fax: (212) 518 47 55

sum
F E R D IN A N D D E SA U SSU R E
VE
"G EN EL D L B L M D E R S L E R

evirisini sunduum uz yapt, XX. yzyln r aan, devrim


yaratan tem el kitaplarndan biridir. D ilbilim de olduu gibi ondan
esinlenen tm dallarda da adna d ah a sk rastlanan, alntlarda da
ha geni yer tu tan b ir baka yapt gsterm eye olanak yok gibidir.
1930lardan ok yakn bir gemie dein B atda yaymlanan pek az
dilbilim yaptnda bu kitaptan sz edilm ez; 1950lerden sonra dilbi
lim kkenli kavram, ilke ve yntem lerden yararlanan ok az budunbilim, ruhbilim , yaznsal eletiri, gstergebilim , vb. alm asnda bu
yapt anlmaz.
Yzylmzn balarnda, svireli dilbilimci Ferdinand de
Saussuren C enevre niversitesin d e verdii genel dilbilim dersle
rinde rencilerin tuttuklar notlarn, bilginin lm nden sonra d er
lenerek zgn bir bireim e dntrlm esi sonucu yaymlanan bu
ilgin yazgl yapt bugne dein deiik yorum lara, eliik aklam a
lara, ard arkas kesilm ez tartm alara konu olm utur. nk btn
byk yaptlar gibi G enel D ilbilim D ersleri de deiik grnm ler
sunan, bir yanyla gem ie kk salan, b ir yanyla am yanstan, bir
yanyla da gcl b ir gelecei satrlar arasnda saklayan, byk ku
ramcnn szl aklam alarndaki yarat abasn hem arpc kesin
le meleri, hem de yorum a ak duraksam alaryla yazd anlatm n
kendine zg kalplarna indirgeyen okynl b ir anttr. Baka ba
ka alardan ele alnabilm esinin nedeni kukusuz budur. G erekten
ile, kimi yorum cu onun u ynne arlk verir, kimi yorum cu bu

ynne; kimine gre yaptta anlklk, ruhbilim selcilik egem endir,


kimine gre bilinselcilik; bir bakarsnz kitabn lkselciliinden
sz ediliyor, tinselcilii abartlyor; bir bakarsnz olguculuu ne
karlyor, zdekilii vurgulanyor. A m a btn bu tartm al ynleri
ne karn G enel D ilbilim Derslerinin herkese ortaklaa benim se
nen, tartm a gtrm ez bir yan var, o da u: XX. yzyl dilbilimi bu
yaptla balar, b u yaptla geliir, btn dilbilim dallar, tm insan bi
limleri b u yaptla yenilenir. nk sz konusu kitap, Saussure Devri
m i diye adlandrlabilecek kkl dnm n balca anlatm arac
olmu, giderek, yce esinli, ok etkin b ir bildiri nitelii kazanm
tr. Dilbilimin yan sra br insan bilim lerinde de en gegerli ku
ram larn, en arpc uygulam alarn uzun s re erevesini oluturan
yapsalclk akm kkn bu yapttan, esinini S aussureden alr.
G erekten de, bu bilgin yntem sel tutum uyla ve savunduu
ilkelerle yepyeni bir yol am, bam szlna kavuturduu dilbili
mi ada eksenine oturtm utur. D il anlay S aussurele birlikte te
m elinden deiecek, dilbilimci, inceledii konuyu artk bantlarn
ynettii bir dizge olarak ele alacaktr. G erekler bun dan byle tz
lerde, zdeklerde, som ut grntlerde deil, soyut biim lerde, r
tk dzeneklerde, yaplarda aranacaktr. B alca erek, h e r trl s
recin, oluun, gereklem enin ardndaki dizgeyi, yapy bulup o rta
ya karm ak olacaktr.
Saussure hem bir dilbilim yntem i oluturm u, hem de ev
rensel geerlik tayan bir tr bilgi kuram yaratm tr. Toplum yaa
mn geni bir bantlar a , eitli dzeylerde anlam a, bildirim e
sa ay an anlaml birim lerin ya da gstergelerin kurduu bir evrim
olarak ele alm, dili bu btn iindeki yerine oturtm utur. N erede
anlam l birim ya da gsterge varsa, artk o rad a dilbilim yntem i ge
erli olacaktr. nk dil, benzer bildiriim aralarnn en dizgelisi,
en yetkinidir. Bu tr olgulara ynelik yaklam yollarnn en elveri
lisini, aklam alarda yararlanlabilecek kuram sal erevelerin en uy
gununu dilbilim sunar.
Dilbilimin konusunu, toplum sal nitelikli dille kiisel zellikli
sz ayrm udan kalkarak belirleyen, dizge grnm sunan, btn

lk gsteren toplum sal dili biricik incelem e konusu olarak ele alan
Saussure onu d etkenlerle deil, ayn anda bir arada bulunan srem de elerin ilevleri bakm ndan aklamak gerektiini belirt
mitir. Bylece, evrim boyutuna stnlk tanyan XIX. yzyl anla
yn tem elinden sarsm, dizge incelem esine ncelik vermitir. i
tim imgesi ya da gsterenle kavram ya da gsterilenden oluan, k
kn toplum dan, anlam ve deerini dizgeden alan saymaca, neden
siz gsterge ya da anlam l birim lerle bunlar oluturan ve bunlarn
oluturduu br eleri hem yatay eksende birbirlerine eklenm ele
ri, hem de dey desende birbirlerinin yerini alm alar asndan ir
delem itir. Bylece, dil felsefesiyle dilsel evrim yerine dilin i ger
ekliini alm alarn odak noktas yapmtr. Bu ilkeler ve bu yn
tem sel tutum , sonradan ortaya kacak olan yapsalcln, bir baka
deyile, incelenen btn, i bantlardan kurulu, deerini birbirin
den alan dayank elerin yaratt bam sz b ir dzlem ya da yap
biim inde kavram aya ynelen bilim sel akm n tem elini oluturacak
tr.
Saussure D evrim in den esinlenen XX. yzyl dilbilimcileri,
yarattklar gl, etkin kuram lar, giritikleri geni kapsam l ve tantlayc uygulam alarla szl bildiriim arac dili inceleyen dal in
san bilim leri arasnda rnek bilim dzeyine ykseltm ilerdir. Dilbi
lim bylece eitli bilim lerin esin kayna, kesim e noktas, ortak
paydas durum una girm itir. Dilbilim kavram lar bilimselliin bal
ca lt ve en salam gvencesi saylmtr. Dilbilim kkenli ortak
bir kuram sal dil olumu, deiik alanlar arasnda salam kprler
kurulm u, ok verim li bir dallararas aratrm a ortam yaratlmtr.
B u oluum , szcn geni anlamyla yapsalcln ya da - akmn
ne denli deiik grnm lere brndn belirtm ek amacyla kul
lanlan terim le - yapsalclklarn serveniyle ok yakm dan ilgilidir.
Y eni t r b ir yapsalclk saylmas gereken retici-dnm sel dil anlayyla incelem elere gnm zde verim li b ir boyut kazan
dran, derin yaplarn gizemini zme, kuruluunu belirlem e, dn
m kurallarn saptam a, vb. grevini stlenen, henz btn sonu
larm verm edii gibi tm kuram sal erevesini de yaratam am olan
akrn, zellikle A m erikal N. Chom skynin nderliinde, her eye

karn, dilbilime gl bir atlm yaptrm aktadr. br alanlarda da


derin yanklar uyandran bir sraytr bu. A ratrm alarn dizisel bo
yuttan dizimsel boyuta, b u boyutun da yzeysel grntlerinden de
rin dzeneine kaydn izliyoruz. Y eni kuram lar son zam anlarda
derin yapdaki anlam sal oluturucunun ilevi stnde younlam
bulunuyor. te, birinci t r yapsalcln belli bir doym a noktasna
ulam asndan sonra kendini gsteren dnm , Saussurele bala
yan XX. yzyl dilbiliminin gnm zde vard son nokta bu.

26 Kasm 1857de C enevrede dnyaya gelen F erdinand de


Saussure eski ve nl, bilim gelenei gl, soylu b ir ailedendir.
Kk F erdinand nce B ern dolaylarndaki Hofwyl Kolejine gnderilir, son ra renim ini C enevredeki M artine E nstit
snde srdrr. D ah a on be yana varm adan, anadili Franszca
dnda, rendii diller unlardr: A lm anca, ngilizce, L atince ve
Y unanca. svireli nl dilbilimci A. Pictctye sunulm ak zere 1872
ylnda genel dil dizgesine ilikin b ir incelem e kalem e alan kk
bilgin her dilin tem elinde iki ve nszl kkler bulunduunu sa
vunur. Pictet kendisini yrekten kutlar, am a evrensel nitelikli bir
dizge oluturm aktan henz uzak bulunduunu da belirtir.
Saussure on alt yandayken eski Y unanca biim lerde bir e
it geniz nlsnn varln sezer (rnein tatos szcndeki a bu
tr bir sestir). O nun birgn okulda H ero d o to su okurken sezinledi
i bu gibi geniz nllerinin gerekten var olduunu B rugm ann an
cak yl sonra tantlayacaktr.
1875 ylnda o rta renim ini btnleyen Saussure Cenevre
niversitesine yazlr, bir yl kimya ve fizik derslerini izler. A m a
vaktinin ounu, bir sre nce renm eye balad Sanskriteyle
eitli dil sorunlarna ayrr.
1876da Paris Dilbilim K urum una ye seilen gen bilgin ya
ymlad incelem elerle bilim dnyasnn dikkatini eker: "Le Suffi
xe -T-" (1876) (-T- Soneki), "Sur une elasse de verbes latins en -eo"

(1876) (-eoln Latince Bir Eylem ler Snf stne). Ayn yl dilbilim
okum ak amacyla Leipzige gider. Yeni incelem eler kalem e alr: La
transform ation latine it en ss suppose-t-elle un interm diaire st?'
(1877) (Latince tfnin ssye D nm esi vfnin Aracln G erektirir
mi?), "Essai dune distinction des diffrents a indo-europcens"
(1877) (eitli H int-A vrupa a larnn Ayrt Edilm esi stne D ene
me).
Yenidilbilgiciler akmnn olutuu Leipzigde Saussure A l
man dili tarihiyle eski birtakm dillere ilikin derslerin yan sra n
l Hint-Avrupac G. C urtiusun derslerini izler. Bir ara Berline gi
derek orada Sanskrite ve Kelte okur.
evresindeki gen dilbilimcilerle sk sk anlamazla dm esi
ne, byk bir anlayszlk em beriyle sarlm asna karn, Saussure
Alm anyada geirdii yllarda ok parlak bir gelim e gsterir. 1878
de bitirerek 1879da Leipzigde bastrd M m oire su r le systm e
p rim itif des voyelles dans les langues indo-europennes (H int-A vru
pa D illerinde nllerin tik Dizgesi stne ncelem e) adl yapt
kendisine uluslararas b ir n salar. Bu alm a tarihsel dilbilim ko
nusundaki en yetkin incelem eler arasnda yer alr, karlatrm al
aratrm alara yeni bir boyut kazandrr. O gne dein karanlk kal
m birok noktay aydnlatan bilgin, rnein H int-A vrupa dilinde
e /o /a ayrmnn belirdiini, bundan tr d e a nn e,o,a biim inde
tnya blnd yolundaki yaygn grn sakat olduunu tant
lar. Bu incelemeyi D e l E m ploi du gnitif absolu en sanscrit (Sans
kritede Salt Tam layan D urum unun Kullan stne) adl dokto
ra tezi (1880; basm: C enevre, 1881) izler. Bu incelem esinde Saus
sure ele ald "durunTun ayrc zelliini ortaya koymaya ynelir;
kartlk ve grecelik kavram larndan yararlanr.
D oktorasn verdikten sonra alt aylk bir Litvanya gezisine
kan bilgin dnte Parise yerleir. O n bir yl kalacaktr bu kentte.
lk yl M. Bral, J. D arm esteter gibi dilbilimcilerin derslerini izler.
1881 retim ylnn banda Bral, Ecole Pratique des H autes
E tudesdeki derslerini ona brakr. Saussure bu grevinde nl ho
casn aratm az, byk bir baaryla karlatrm al G erm en dilbilgi

10

si, Yunanca, Latince, Litvanca okutur. Bylece stn reticilik ye


teneklerini ortaya koym a ve gelitirm e olanan bulur. Bu arada e
itli bildiriler, incelem eler yazar: "U ne loi rythm ique de la langue
grecque" (1884) (Y unancanm Bir Dizem Yasas), "C om paratifs et
superlatifs germ aniques" (1887) (G erm encedeki K arlatrm a ve
stnlk Sfatlar), "Sur un point de la phontique des consonnes
en indo-europen" (1887) (H int-A vrupa Dilindeki nszlerin Sesbilgisine likin Bir N okta stne), vb.
G nm ze dein aydm latlam am nedenlerden tr Saus
sure 1891 ylnda C enevreye dner. Bir sava gre bilgin, Paris n i
v ersitesin d e nem li b ir krsye atanaca, nl College de F ran
ceta grevlendirilecei srada Fransz uyruuna gemesi koulu
ne srlnce h er eyi brakp lkesine dnmeyi yelemitir.
Cenevre n iv ersitesin d e karlatrm al H int-A vrupa dilbili
mi, Sanskrite, vb. qkutm aya balayan bilgin m rnn sonuna d e
in bu grevde kalr. 1894te katld doubilim ciler kurultaynda
Litvancam n vurgu dzenine ilikin bildirisiyle dikkati ekerse de
Saussuren yaymlar gitgide seyrekleir. D ostlaryla m ektupla
m aktan bile kand grlr. Bu duraklam ann nedeni kim ine g
re bilginin ar titizlii, kim ine gre ise bilim sel yaam na pek ayak
uyduram ayan b ir kadnla evlenm esi ve iki alkanldr. A m a Saus
sure, 1907 ylnn ocak aynda verm eye balad genel dilbilim ders
leriyle b u suskunluunu unutturuverir.W ok salam bir bilgiyle
desteklenen etkileyici bir anlatm , en ince ayrntlardan en soyut ge
nellem elere kolayca srayabilen bir aklam a gc Saussuren ba
ka alm alarnda olduu gibi b u derslerde de dikkati eker. Bilgin,
kuram m szl anlatm yla oluturur, gelitirir, yeni yeni katklarla
daha salam b ir yapya kavuturur. A m a anlattklarn nedense bir
kitapta taplam az, kuram na yazl ve deim ez b ir biim verm ez. 22
ubat 1913te V aud kantonundaki Vufflens atosunda grtlak kan
serinden lr.1
(1) Bu retim ders yln kapsar: 1906 (dersler 16 Ocak 1907de
balamtr) - 1907 (3 Temmuz), 1908 (Kasmn ilk haftas) - 1909
(24 Haziran), 1910 (29 Ekim) - 1911 (4 Temmuz). Kaytl renci
says : 1. y be (ya da alt), 2. yl on bir, 3. yl on iki.

11
stn yetenekleri, engin bilgisi ve etkileyici kiiliiyle gerek
bir bilimsel nderdi Saussure. Dilbilim dnda yaznla, gzel sanat
larla, tarihle, doa bilimleriyle yakndan ilgilenir, iir yazar, resim
yapard. Son derece drst ve alakgnllyd. Bilim ve yntemiy
le olduu gibi iten davranlaryla da rencileri stnde silinm ez
izler brakm tr.
Kendileri de tannm dilbilimciler arasnda yer alan C harles
Bally ve A lbert S echehaye/2* hocalarnn tinsel varlna kar duy
duklar derin sayg ve ball som ut ve unutulm az bir rnekle tantlamlardr. Saussuren lmyle boalan karlatrm ak dilbilgi
si ve genel dilbilim krssne atanan (1913) Bally, Sechehayeyle
birlikte, byk kuram cnn genel dilbilim konusunda verdii dersle
ri bir kitaba dntrm e uram a girimitir. rencilerin bu ders
lerde tuttuklar notlar toplayan bilginler iki yl sren youn bir a
lma sonunda Saussure dncesini hem adalarna, hem de ge
lecek kuaklara tantacak zgn b ir bireim e ulam lardr (1915).
(2) Charles Bally (.1865-1947) Saussurele tantnda otuz yalarnda
bir lise retmeniydi. zleyecei yolu byk kuramcdan esinlenerek
bulmutur. zellikle sz incelemelerine ynelen Bally, gstergelere
oynak bir grnm veren anlatmsallkla ilgilenmi, toplumsal bir biembilim tasarlam ve bunu dbilimsel temeller stne oturtmu
tur. Kimi dilbgisi ulamlarndan bakalarna gei, nermelerin ad di
zimlerine dnm gibi olgulan dil gstergesiyle dnce arasnda
ki ilikilerden kalkarak aklamtr. Dilsel bdiriimde toplumsal du
rumlarn etkisini de gz nnde bulunduran bu bgin hem retici-dnmsel dilbilgisi, hem de toplumdilbim kuramlarna giden yol s
tnde yer alr. Balca yaptlar : Prcis ele stylistique (1905) (Biembilim Elkitab), Trait de stylistique franaise (1908-1909) (Fransz Biembilimi stne nceleme), Le Langage et la vie (1913) (D ve Ya
am), Linguistique gnrale et linguistique franaise (1932) (Genel
Dilbilim ve Fransz Dilbilimi). - Albert Sechehaye (1870-1946) de s
rekli olarak Saussure izlemi, onun grlerini yaymay, yorumla
may, gelitirmeyi ama edinmi, kurucularndan olduu Cahiers
Ferdinand de Saussure dergisinde bu yolda birok yaz yaymlam
tr. Cenevre Okulu diye adlandrlan dilbilimciler topluluunun,
Ballyden sonra en nl bilginidir. 1939da Cenevre niversitesinde Ballynin yerine geerek 1945e dein Saussuren nl krss
n o ynetmitir. Sechehaye zellikle ruhsal dilbilime katkda bu
lunmutur.

12

G revlerinin ykm llklerinden t r hem en hem en hi izleycmedikleri( i) bu derslerde bulunm u olan rencilerden A lbert Riedling erin de katklarndan yararlanarak oluturduklar yapt 1916da
Cours de linguistique gnrale (Paris, Payot Yaynevi) (G enel Dilbi
lim D ersleri) balyla yaym lam lardr/34'
K itaba verilen dzenin byk dilbilimcinin tasarlad dzeni
yanstp yanstmad, anlatm n yer yer yanl anlam alara yol ap(3) Kimi kaynaklar yaptn oluumunu. Bally ile Sechehayenin de ders
lerde not tutmu rencilerden olduu izlenimi uyandracak biim
de anlatrlar. O. Ducrot ii daha da ileri gtrerek nl yapt do
rudan doruya rencilerin "kendi kiisel notlarna dayanarak" yaz
dn syler (bak. Quest-ce que le structuralisme? I. Le Structuralis
me linguistique, Paris, d, du Seuil, coll. Points, 1968, s. 74). Kimi
kaynaklar, derslerde bulunmu olan A. Riedlingeri iki yaymcyla
bir tutarak yapt rencinin yazdn belirtir. Sekiz renciden
aldktan otuz defter stnde alan yaymclar bu renciler
den biri olan Riedlingcrden ilk iki ders dizisine ilikin betikleri
karlatrma konusunda yararlanmlardr. Yaptn temelini ise
nc ders dizisi oluturmutur. Birinci basknn nszn oku
mak yukarda deinilen yanlglan nlemeye yeter.
(4) Saussure'n eitli incelemeleri 1922 ylnda Recueil des publicati
ons scientifiques de Ferdinand de Saussure (Cenevre, Sonor; Hei
delberg, K. Winter) (Ferdinand de Saussuren Bilimsel Yaymlar
na likin Derleme) adl bir yaptta toplanmtr. Bilginden kalan
notlarn en nemlileri Amerikal dilbilimci Whitneye, Niebelungen Destamna ve evrikleme ya da evirmece ("anagramme = bir
szcn yazalarna yer deitirterek oluturulan szck) denilen
szcklere ilikin olanlardr. evriklemeler konusunda Saussure,
eski Hint-Avrupa dillerindeki kouklamann, bilinen l kurallar
dnda, ses elerinin dizelerdeki dalyla ilgili birtakm kuralla
ra uyduunu savunur. Bilgine gre, birinci ve ikinci dizelerin kouklamasndan bamsz olarak okseslemli eler Tanr ad gibi
nemli szcklerin seslerine yer verir. Bunlar evriklemeli oksesli
lerdir. Ksacas, szcklerin altnda szckler vardr. J. Starobinski
evriklemelere ilikin notlarn en ilgin olanlarn yaymlamtr:
"Les anagrammes de Ferdinand de Saussure" (Mercure de France,
ubat 1964) (Ferdinand de Saussuren evriklemeleri), "Les
mots sous les mots", To Honor Roman Jakobson (La Haye, Mou
ton, dit III, 1967) (Szcklerin Altnda Szckler, Roman Jakobsona Sayg adl yaptta).

13

amad, eklenen, deitirilen, karlan tm celerin, blm lerin, r


neklerin genel yapy arptp arptm ad uzm anlar arasnda uzun
u/un tartlmtr. zellikle R. G odel, R. Engler, T. D e M auro gibi
aratrclarn almalaryla (bak. Kaynaka) birok nokta aydnlan
mtr, renci defterlerinin hem birbirleriyle, hem de yaymlanan
yaptla karlatrlmas sonucunda grlm tr ki Bally-Sechebaye
yapm betik, eletirilebilecek yanlar bulunm akla birlikte, Cenevreli bilginin grlerini en iyi yanstan kaynaktr ve byk bir olaslk
la yle de kalacaktr. Ksacas, dilbilim, Saussuren bu iki renci
sine ok ey borludur.
19'22de birtakm ayrntlardaki nem siz deiikliklere ikinci
basks, 1.931de de ufak dzeltm elerle nc basks yaymlanan
kitap, bir daha hibir deiiklie uram adan ve - ne yazk ki - ba
ka hibir dzeltm e yaplm adan 1949dan b u yana birok kez basl
mtr.
G enel D ilbilim Derslerinin ilk evrildii dil Japoncadr
( l92iS). Bu eviriyi srasyla: A lm anca (1931), R usa (1933), span
yolca (1945), ngilizce (1959), Lehe (1961), talyanca (1967; eleti l basn), M acarca (1967) eviriler izlemitir.
B. V A R D A R (S
)

(S) Itak. not 3.


(i) Siiz konusu irili ufakl yanllarn Franszca betikte bulunduktan
sayfalar belirtiyor, bunlardan kimileri ok nemsiz de olsa, eksik
siz bir dkmde anlmalarnn zorunlu olduunu dnyoruz
(hak. Cours de linguistique gnmle, Paris, Payot, 1972, ss. 23, 26,
2, 33, 49, 59, 66, (2 yanl), 68, 69, 72 (2 yanl), 73, 74, 75 (3 yan
l), 76, 80 (2 yanl), 84 (2 yanl), 86, 87, 89, 90, 91 (2 yanl), 94,
17, 103 (2 vanl), 109, 111, 113, 116, 122, 123, 129 (2 yanl), 132,
135, 136, 137. 138, 139, 144, 145, 146, 147 (2 yanl), 149, 151, 153,
160, 172, 182, 186, 196, 198, 199, 200 (4 yanl), 201 (7 yanl), 202,
,'04. 205, 206, 207, 208, 209, 211, 212, (2 yanl), 213 (2 yanl), 214
(.' yanl), 216, 217 (2 yanl), 221, 222, 229 (4 yanl), 233 (3 yan
l), 234, 236, 238, 239 (2 yanl), 248 (3 yanl), 251, 254, 258, 262,
m (2 yanl), 276, 278, 282, 286, 294, 300, 306, .309, 310, 311 (2
yanl), 314, 316, 319 (2 yanl), 320 (3 yanl), 321 (2 yanl), 324,
I2(, 129 (5 yanl).

KAYNAKA
Anlambilimi ve Trk Anlambilini, Ankara, A.. Dil ve
Tarih-Corafya Fakltesi yay., 1971.
Amacker, R.
Linguistique saussuricnne, Genve-Paris, Droz, 1975.
Le Langage et la vie, Paris, Payot, 1913; 2e d. 1926.
Balfy, Ch.
Linguistique gnrale et linguistique franaise, 2e d.
Berne, A. Francke, 1944.
lengistik Metodu, stanbul, alayan Kitabevi 1967.
Bakan, .
Bayrav, S.
Yapsal Dilbilimi, stanbul, .O. Edebiyat Fakltesi yay.,
1969.
Benveniste, E.
Problmes de linguistique gnrale, Paris, Gallimard,
1966.
Buysscns, E.
"La nature du signe linguistique", Acta lingistica, 2,
1940-1941.
De Mauro, T.
Corso di lingistica generale (F. de Saussure). Introduzione, traduzione e commenti di T. De Mauro, seconda
edizione, Bar, Laterza, 1968.

Une Introduction la smantique, trad. fr., Paris, Payot,


1969.

Cours de linguistique gnrale (F. de Saussure). Edition


critique prpare par T. De Mauro, Payot, Paris, 1972.
Dil, Diller ve Dilcilik, Ankara, Trk Dil Kurumu yay.,
Dilar, A.
1968.
Doroszewski, W. "Quelques remarques sur les rapports de la sociologie
et de la linguistique: Durkheim et F. de Saussure", Jour
nal de psychologie, 30, 1933.
"C.L.G. und S.M.: eine kritische Ausgabe des Cours de
Engler, R.
linguistique gnrale", Kratylos, 4, 1959.

"Remarques sur Saussure, son systme et sa terminolo


gie", Cahiers Ferdinand de Saussure, XXII, 1966.

Lexique de la terminologie saussurienne, Utrecht


Anvers, Spectrum, 1977.
Godcl, R.
Les Sources manuscrites du Cots de lingidstique gn
rale de Ferdinand de Sausstue, Genve, Droz; Paris,
Minard, 1957.

"Actualit de la linguistique saussurienne", Dilbilim V,


1980.
Aksan, D.

15

Greimas, A - J.

"Lactualit du saussurisme". Le Franais modeme, 24,


1956.
Guiraud, P.
Anlamhilim, eviri, 2. bask, Ankara, Kuzey yay., 1984.
Hjclmslev, L.
Prolgomnes une thorie du langage, trad fr., Paris,
d. de Minuit, 1968.

Essais linguistiques, trad. fr., Paris, d. de Minuit, 1971.


Jakobson, R.
Essais de linguistique gnrale, trad. fr., Paris, d. de
Minuit, 1 ,1963, II, 1973.
Levi - Strauss, C. Anthropologie structurale, Paris, Plon, 1958.
Malmberg, B.
Les Nouvelles tendances de ta linguistique modeme,
trad. fr., Paris, P.U.F., 1966.
Mounin, G.
Ferdinand de Saussure, Paris, Seghers, 1968.

La Linguistique du XXe sicle, Paris, P.U.F., 1972.


UUmann, S.
Prcis de smantique franaise, 2? d. Berne, A. Francke,
1959.
Vardar, B.
Toplumsal Ynden D il, Varlk, 1 Austos 1963.

ada nsan Bilimlerinde Temel lke, Yapraklar,


mart, nisan 1965.

"Modem Dilbiliminin Temel Kavranlan", Varlk, 1


Mart 1967.

Dilbilim Sorunlar, stanbul, Yeni nsan yay., 1968.

"Saussure", La Quinzaine littraire, 57, 16-30 septembre


1968.

Ferdinand de Saussure ve Dilbilim Kavramlar, stanbul,


Yeni nsan yay,, 1971.

"Yapsal Eletiride Yeni Bir Atlm", Gilney-Dou Avrupa


Aratrmalar Dergisi, 2-3,1974.

Une Introduction ta phonologie, 2e d. stanbul, ..


Edebiyat Fakltesi yay., 1984.
"Le terme objet dans le C L G", Cahiers Ferdinand de
Saussure, 31,1977.

(Propos recueillis par), "Entretien avec Robert Godel",


Dilbilim II, 1977.

Dilbilimin Temel Kavram ve lkeleri, Ankara, Trk Dil


Kurumu yay., 1982.

(Ynetiminde), . Demircan, E. Douman, N, Gz, G.


k, , Ozil, E. ztokat, 0 . Senemolu, N. Sevil, E. S
zer, XX. Yzyl Dilbilimi, Ankara, Trk Dil Kurumu
yay, 1983.
Ycel, T.
Dil Devrimi ve Sonulan, Ankara, Trk Dil Kurumu
yay., 1982.

Yapsalclk, stanbul, Ada yaynlar, 1982.

BRNC BASKININ NSZ


Ferdinand de Saussuren, stn yeteneklerinin, iinde ge
liip byd dilbilimi niteleyen ilkelerle yntemlerin yetersizli
inden yakndn sk sk duymuuzdur. Bilgin, o kargaa orta
mnda dncelerine yol gsterebilecek ynlendirici yasalar tm
yaam boyunca bkp usanmadan arayp durdu. Bunca yl olgun
latrd dncelerini tantma olanan ise ancak 1906da Ce
nevre niversitesinde Joseph Wertheimerin yerine geince bul
du. 1906-1907, 1908-1909 ve 1910-1911 retim yllarnda genel
dilbilim stne dersler verdi. Ne var ki izlence zorunluklar her
retim ylnda derslerinin yarsn Hint-Avrupa dillerine, bunlarn ta
rih ve evrimlerine ayrmasn gerektirdi. Bu yzden de konunun
en nemli blm byk lde darald.
Bu son derece verimli retimi izleme ayrcalndan yarar
lanan herkes sz konusu derslerden bir kitap domam olmas
na zlmtr. stadn lmnden sonra sayn einin byk bir
incelik gstererek yararlanmamz salad notlarda bu yce
esinli retimin aslna uygun, hi deilse yakn bir grntsn
bulacamz umuyor, Ferdinand de Saussuren kiisel notlarn
gzden geirip renci notlaryla birletirince bir yaym olana
nn doabileceini dnyorduk. Byk bir d krklna ura
dk: renci defterlerindeki notlara uyan hemen hemen hibir
ey bulamadk. F. de Saussure, verecei derslerin ana izgilerini
gn gnn saptad, arabuk kaleme alnvermi taslaklar me
er her dersten sonra yrtp atarm! Masasnn ekmecelerinde
olduka eski birtakm yaz denemeleri dnda bir ey bulamadk.
Bunlar deersiz deildi elbette, ama kullanlabilecek, retim
yln kapsayan derslerin ieriiyle kaynatrlabilecek nitelikte de
deildi.
Ferdinand de Saussuren bilimsel yaamnda, artk geri-

17
lerde kalm olan Mmoire sur les voyelles (nller stne nce
leme) adl yaptn yaymland dnem denli parlak bir aamay
belirleyen bu son derslerden, grevlerimizin getirdii ykmllk
lerden tr hemen hemen hi yararlanamadk: Onun iin, byle
bir durumla karlamak d krklmz bir kat daha artrd.
Bu nedenle, sz konusu konuma dizisinde rencilerin
tuttuu notlara bavurmamz gerekti. lk iki dizi iin Louis Caille,
Lopold Gautier, Paul Regard ve Albert Riedlinger, en nemli di
zi olan nc dizi iin de Bayan Albert Sechehaye, George
Dgallier ve Francis Joseph hemen hemen hi eksii gedii ol
mayan defterler verdiler bize. Louis Brtschten de zel bir konuya<1) ilikin notlar aldk. Btn bu kiilere iten gnl borcumuz
var. Basmdan nce kitab gzden geirerek ok deerli gzlem
lerde bulunan, nl Roman dilleri uzman Jules Ronjat'ya da en
candan teekkrlerimizi sunarz.
Bu gerele ne yapacaktk? nce eletirel bir almaya gi
rimek zorunluydu: Her ders dizisi, ve her dizinin de her aynnts
iin btn deiik betikleri karlatrarak, ancak yanklarn algla
dmz bir dnceye ulamak gerekiyordu. Bu yanklar da ba
zen uyumsuzdu. lk iki ders dizisi iin, stadn, dncelerini en
byk ilgiyle izlemi rencilerinden A. Riedlingerle ibirlii yap
tk. Onun bu konudaki almalar bize ok yararl oldu. nc
dizi iin, ayn titiz karlatrma ve toparlama almasn bizlerden biri, A. Sechehaye yapt.
Peki, sonra ne oldu? Szl retimin brnd biim,
ou kez kitabn alaca biimle elitiinden karmza en b
yk glkleri karacakt. stelik, F. de Saussure durmakszn
kendini yenileyen kiilerdendi. Dnceleri elikiye dmeden
her dorultuda gelimiti. Her eyi ilk biimiyle yaymlamak ola
nakszd. zgr bir sunuta kanlmaz olan yinelemeler, giriik
sunular, deiken syleyiler bu trl bir kitaba karmakark bir
grnm verecekti. Bir tek ders dizisiyle yetinmek - o da hangi
siyle? -, br iki diziye cmerte salm zenginliklerden yapt

(1) Burada Yunancayla Latincenin kkenbilimi sz konusudur. N.

18
yoksun brakacakt. En eksiksiz otan nc ders dizisi bile F.
de Saussuren kuramlaryla yntemlerini tek bana tmyle
yanstabilecek durumda deildi.
ok zgn birtakm paralar olduklar gibi sunmamz ne
rildi. n ce hu gr parlak bulduk. Ama ok gemeden hoca
mzn dncesini bu yoldan arptacamz anladk: nk, de
eri ancak btnnden anlalan bir yapnn ancak birtakm b
lmleri tantlm olacakt.
Daha gz pek, arta kanmzca usa daha uygun bir
zm yolu benimsedik: nc ders dizisini temel olarak ele alp,
F. de Saussuren kiisel notlaryla birlikte elimizdeki btn ge
releri kullanarak yapy yeniden kurmak, bir bireim yapmak iste
dik. Grld gibi, bir yeniden yaratm sz konusuydu. Bunun
da batan baa nesnel olmas gorektiinden gerekletirilmesin
deki glk bir kat daha artyordu. Her noktada, her zel dn
cenin derinlerine inerek dizgenin tmnn altnda bu dn
ceyi, ders srasnda kanlmaz olan deiik anlatmlardan syra
rak son biimiyle grmeye, bu i bittikten sonra da onu doal
balamna yerletirmeye almak gerekiyordu. Bylece btn
blmler yazarn amacna uygun bir dzen iinde sunulacak, g
dlen amac grmekten ok sezinlediimiz durumlarda bile ayn
yol izlenecekti.
te, sz konusu zmseme ve yeniden oluturma al
masndan, bilgin okurlarla dilbilimin tm dostlarna biraz da eki
nerek sunduumuz bu kitap dodu.
Temel dncemiz, yaptn tmyle uyandraca izlenime
katkda bulunabilecek hibir eyi bir yana itmeden rgensel bir
btn kurmak oldu. Ama belki de dorudan doruya bu tutumu
muzdan tr bize ifte bir eletiri yneltilecek.
nce, bu "btn"n eksik olduunu syleyenler kabilir:
stadn retimi hibir zaman dilbilimin btn blmlerini ele al
mak ya da bu blmlerin her birini ayn gr kla aydnlatmak gi
bi bir amaca ynelmemitir; bunu gerekletirmesine olanak yok
tu. Kald ki F. de Saussuren bambaka bir kaygs vard: Yapt

19
nn her kesinde karmza kan, salam olduu gibi eitlilik
de gsteren bu rgnn stne yasland birtakm temel, kiisel
lkelerin klavuzluunda derinlemesine alm, bu lkelerin arp
c uygulamalara elverili olduu, bir de bunlar sarsabilecek bir
kuramla elitii durumlarda genilemesine yaylmtr Saussure.
Birtakm dallara, rnein anlambilime yle bir dokunup
geilmi olmasnn nedeni budur. Bu boluklarn genel yapya za
rar vereceini sanmyoruz. Bir "sz bilimi"nln yokluu daha dik
kat ekici. nc ders dizisini izleyenlere vaat edilen bu incele
me kukusuz sonraki ders dizilerinde ba keye geecekti. Bu
szn niin tutulamadn ok iyi biliyoruz. yle bir deinilmi
olan bu ereveye giren blk prk gzlemleri toplayp doal
yerlerine koymakla yetindik. Daha ileriye gitmemiz olanakszd.
Birinci eletirideki savn tersine, F. de Saussureden nce
aklk kazanm birtakm noktalara ilikin paralan kitaba ald
mz iin de biz! knayacaklar belki kacaktr. Bu denli geni bir
sunuta her ey yeni olamaz. Kald ki, eer daha nce bilinen il
keler btnn anlalmas iin zorunluysa, bunlar btnn dn
da brakmam olmamzdan tr bize kzmamak gerekir. rne
in, ses deiimlerine ilikin blm daha nce - hem de belki da
ha kesin bir biimde - sylenmi eyler kapsamaktadr; ama bu
blmde birok zgn ve deerli aynntlar bulunduu gibi, y
zeysel bir okuma bile bu blmn atlmasyla doacak boluktan
tr, F. de Saussuren dural dilbilim dizgesini yaslad ilkele
rin anlalmasnda ne gibi glkler kacan gsterir.
Eletirmenlere ve dorudan doruya da yazarn kendisine
kar stlendiimiz tm sorumluluu biliyoruz. F. de Saussure
belki de bu kitabn yaymlanmasna izin vermezdi.
Bu sorumluluu tmyle zerimize alyor, kimseyle de pay
lamak istemiyoruz. Acaba eletirmenler statla onun dncele
rini aktaranlan birbirinden ayrabilecek mi? Eer yapacaklar ele
tirileri yalnzca bize yneltirlerse kendilerine gnl borcumuz
olur; Bu eletirilerin, ok deer verdiimiz bir kimsenin ansna
yneltilmesi hakszlk saylr.

Cenevre, Temmuz 1915.

Ch. BALLY, Alb. SECHEHAYE

KNC BASKININ NSZ

Bu ikinci bask birinci baskya hibir nemli deiiklik ge


tirmiyor. Yaymclar, kimi noktalarda anlatm daha aydnlk ve da
ha ak klmak amacyla birtakm ayrntlarda deiiklik yapmak
la yetinmilerdir.
Ch. B.

Alb. S.

NC BASKININ NSZ
Bu bask, kimi ayrntlardaki dzeltmeler dnda bir n ce ki
nin ayndr.

Ch. B.

Alb. S.

TRKE EVRNN KNC BASKISI STNE


Yllar nce, tem el nitelikli dilbilim yaptlarnn Trk
ey e evrilmesi yolunda Trk D il Kurumu 'nun ald r a
c kanr sonucu F. de Saussuren nlii yapt dilimize kazand
rlmt. lk basksn iki cilt olarak sunduumuz Genel Dilbi
lim Dersleri/un (1976 ve 1978) dzeninde ufak bir deiiklik
yapm, sesbilim ilkelerine ilikin ek blmne ikinci cildin so
nunda yer vermitik Tek cilt olarak sunulan bu ikinci baskda
ise zgn yaptn dzenine uyulmutur. A tatrkn at gr
kem li yolda, hibir engel tanmadan geliimini kesintisiz srd
ren dilimizin izledii dorultuya uygun deiiklikler de yapl
m, kimi terimler yenilenmi ve anlatm tmyle gzden gei
rilmitir. Sunu blmne ekli Kaynaka, son yllardaki katk
larla gelitirilerek gncelletirilmeye allmtr.
Saussuree ilikin derin aratrmalaryla tannan ve uz
manlk alanlar arasnda Trke de bulunan svireli nl dil
bilimci Prof R G odelin evirimize zel bir ilgi gsterdiini, de
erli gzlemlerini bizden esirgemediini de burada belirtmek is
teriz. Sayn Godel ayrca, zgn yaptta saptadmz ve bir b
lm, yorumu saptrabilecek trden olan yanllarn en nemli
lerini Cahiers Ferdinand de Saussure dergisinde yaym lata
rakd) bu olgu zerine bilim dnyasnn ilgisini ekmitir. evi
rimizin ikinci basksn sunarken bu byk bilgine teekkr
bor biliriz.
Aralk 1984

(1) Bak. R. Engler, "Bibliographie saussurienne", CFS, 31. 1977.

B.V.1

TRKE EVRNN
NC BASKISI STNE

Ferdinand de Saussuren Cours de Linguistique Gn


rale (Genel Dilbilim Dersleri) adl yaptnn Trke evirisi
nin ikinci basksnn stnden on yl gemi. Kitab Trkeye kazandran Trk dilbiliminn nclerinde Prof. Dr.
Berke Vardar da dokuz yl nce yitirdik.
ada dilbilimin bu bayaptn yayma hazrlayanlar
(Charles BaUy ve Albert Sechehaye) ve zellikle de Berke
Vardarn ayrntl nszleri ve eviriye ekledii notlar dilbi
lim dnyasnn bu vazgeilmez bavuru kitab ve yazan st
ne yeterince bilgilendiriyor okuru. Bizim bunlara ekleyebile
cek bir eyimiz yok.
En verimli anda aramzdan ayrlan deerli bilim
adam Berke Vardarn bu titiz evirisinin yeni basksn yap
makla byk bir boluu doldurduumuza inanyoruz.

smail Yerguz, 1998

NDEKLER
SUNU. Ferdinand de Saussure ve "Genel Dilbilim Dersleri".....
BRNC BASKININ NSZ....................................................
KNC BASKININ NSZ.......................................................
NC BASKININ NSZ...................................................
TRKE EVRNN KNC BASKISI STNE...................
TRKE EVRNN NC BASKISI STNE.............

5
16
20
20
21
22

GR
Birinci Blm. - Dilbilim Tarihine Ksa Bir B ak.....................
kinci Blm. - Dilbilimin Gereci ve Grevi; Yakn Bilimlerle
likileri.................................................................................
nc Blm. - Dilbilimin Konusu............................................
1. Dil; Dilin Tanm..............................................................
2. Dilyetisiyle lgili Olgular Arasnda Dilin Y eri-----------3. nsana likin Olgular Arasnda Dilin Yeri. Gstergebilim
Drdnc Blm. - Dil Bilimi ve Sz Bilimi................................
Beinci Blm. - Dilin eleriyle D eleri.........................
Altnc Blm. - Dilin Yazyla Gsterilii....................................
1. Bu Konuyu ncelemenin Zorunluu................................
2. Yaznn Saygnl; Konuma Diline Olan stnlnn
Nedenleri...............................................................................
3. Yaz Dizgeleri....................................................................
4. Yazyla Syleyi Arasndaki Uyumsuzluun Nedenleri...
5. Bu Uyumsuzluun Sonulan............................................
Yedinci Blm. - Sesbilim.............................................................
1. Tanm.................................................................................
2. Sesbilimsel Yaz................................................................
3. Yaznn Tanklnn Eletirisi.........................................

27
33
36
36
40
46
49
52
56
56
57
59
60
62
67
67
69
70

EK
SESBLM LKELER
Birinci Blm. - Sesbirim Trleri..................................................
1. Sesbilimin Tanm.............................................................
2. Ses Aygt ve Bu Aygtn leyii......................................
3. Az Eklemlemesine Gre Seslerin Sruflandnlmas....

74
74
77
81

24

kinci Blm. - Sz Zincirinde Sesbirim......................................


1. Sesleri Sz Zincirinde nceleme Zorunluu...................
2. Patlama ve D Patlama...............................................
3. Sz Zincirinde D Patlamalarla Patlamalarn eitli
Birleimleri................................................................................
4. Seslem Snr ve nl Noktas.........................................
5. Seslemleme Kuramlarnn Eletirisi.................................
6. Patlamayla D Patlamann Sresi............... ...............
7. Drdnc Aklk Derecesindeki Sesbirimler. kitinl.
Yazm Sorunlar.......................................................................
Yaymclarn N otu...................................................................................

89
89
91

95
99
100
102
103
106

BRNC KESM
GENEL LKELER
Birinci Blm. - Dil Gstergesinin z Nitelii............................
1. Gsterge, Gsterilen, Gsteren.......................................
2. Birinci ilke: Gstergenin Nedensizlii..................................
3. ikinci lke: Gsterenin izgisellii........................................
kinci Blm. - Gstergenin Deimezlii ve Deiebilirlii......
1. Deimezlik.......................................................................
2. Deiebilirlik.....................................................................
nc Blm. - Dural Dilbilim ve Evrimsel Dilbilim..............
1. Deerlerle Uraan Btn Bilimlerdeki kilik...........
2. ikilik ve Dilbilim Tarihi...............................................
3. kilie rnekler..................................................................
4. Karlatrmal rneklerle ki Dzey Arasndaki Ayrlk
5. Yntemleri ve lkeleri Bakmndan, Birbirine Kart
ki Dilbilim...............................................................................
6. Esremli Yasa ve Artsremli Yasa.....................................
7. Tmsremli Bir Gr As Var mdr?........................
8. Esremli Olgularla Artsremli Olgularn Kartrl
masndan Doan Sonular......................................................
9. Sonular..............................................................................

108
108
111
115
116
116
120
126
126
129
131
136

139
141
146

147
150

KNC KESM
ESREML DLBLM
Birinci Blm. - Genel Gzlemler.......................................................
kinci Blm. - Dilin Somut Kendilikleri...........................................
1. Kendilikler ve Birimler. Tanmlar....................................
2. Snrlandrma Y ntem i.....................................................
3. Snrlandrmann Uygulamadaki Glkleri--------------4. Sonu..................................................................................

153
156
156
158
159
161

25

nc Blm. - zdelikler, Gereklikler, Deerler................


Drdnc Blm. - Dilsel Deer...................................................
1. Sessel zdekte Biimlenmi Dnce Olarak Dil..........
2. Kavramsal Yn Bakmndan Dilsel Deer...................
3. zdeksel Yn Bakmndan Dilsel D eer.....................
4. Tm Bakmndan Gsterge............................................
Beinci Blm. - Dizimsel Bantlarla armsal Bantlar.
1. Tanmlar.............................................................................
2. Dizimsel Bantlar...........................................................
3. armsal Bantlar.......................................................
Altnc Blm. - Dilin Dzenei.....................................................
1. Dizimsel Bamllklar.......................................................
2. ki Trl beklemenin Sremde leyii.....................
3. Salt Nedensizlikle Grece Ncdensizlik............................
Yedinci Blm. - Dilbilgisi ve Dilbilgisinin Blmleri................
1. Tanmlar; Geleneksel Blmlemeler...............................
2. Usul Blmlemeler..........................................................
Sekizinci Blm. - Soyut Kendiliklerin Dilbilgisindeki levi....

162
167
167
170
175
178
181
181
183
184
187
187
188
191.
1%
198
200
224

NC KESM
ARTSUREML DLBLM
Birinci Blm. - Genel Gzlemler..................................................
kinci Blm. - Ses Deiimleri.....................................................
1. Deiimlerin Salt Nitelikli Dzenlilikleri........................
2. Ses Deiimlerinin Koullan............................................
3. Yntem Sorunlan..............................................................
4. Ses Deiimlerinin Nedenleri..........................................
5. Ses Deiimlerinin Etkisine uur izilemez...................
nc Blm. - Ses Evriminin Dilbilgisi Bakmndan
Sonulan.............................................................
1. Dilbilgisi Bann Kopmas...............................................
2. Szcklerdeki Bileim elerinin Belirsizlemesi..........
3. Ses Deiimi Eil Yaratmaz.............................................
4. Almama............................................................................
5. Almama Yasalan..............................................................
6. Almama ve Dilbilgisi Ba..............................................
Drdnc Blm. - rnekseme.....................................................
1. Tanm ve rnekler............................................................
2. rnekseme Olaylan Deiim Olaylan Deildir..............
3. Dildeki Yaratmlann lkesi rneksem e........................
Beinci Blm. - rnekseme ve Evrim.........................................
1. rnekseme rn Bir Yenilik Dile Nasl G irer?..........
2. Yorum Deiikliklerinin Belirtisi meksemeli Yenilikler
3. Yeniletirme ve Koruma lkesi rneksem e...................

204
209
209
210
212
214
220
222
222
224
225
227
229
232
234
234
236
239
245
245
246
249

26

Altnc Blm. - Kken Yaktrma...............................................


Yedinci Dlm. - Bitime................................................................
1. Tanm..................................................................................
2. Bitime ve m eksem e......................................................
Sekizinci Blm. - Artsremli Birimler, zdelikler ve Gereklikler
KNC VE NC KESMLERE EKLER.............................
A. znel zmleme ve Nesnel zmleme.....................
B. znel zmleme ve Altbirimlerin Belirlenmesi.........
C. Kkenbilim........................................................................

253
257
257
258
261
266
266
269
274

DRDNC KESM
UZAMSAL DLBLM
Birinci Blm. - Dillerin eitlilii Ostne..................................
kinci Blm. - Uzamsal eitliliin Karmak Biimleri..........
1. Ayn Noktada Birok Dilin Bir Arada Bulunmas------2. Yaznsal Dil ve Yerel D il.................................................
nc Blm. - Uzamsal eitliliin Nedenleri........................
1. Temel Neden: Zam an.......................................................
2. Kesintisiz Bir Alanda Zamann Etkisi.............................
3. Lehelerin Doal Snrlan Yoktur...................................
4. Dillerin Doal Snrlan Yoktur...__________________
Drdnc Blm. - Dilsel Dalgalarn Yaylmas____________
1. Birletirici ve Aync G ler._____________________
2. Bir Tek lkeye Balanan ki G __________________
3. Ayn Blgelerde Dilsel Aynmlama________________

276
279
279
281
284
284
287
290
293
295
295
298
299

BENC KESM
AKTGRML DLBLM SORUNLARI
Birinci Blm. - Artsremli Dilbilimin ki Bak As...............
kinci Blm. - En Eski Dil ve lkrnek........................................
nc Blm. - Yeniden O luturm alar......................................
1. Bunlarn z Nitelii ve Amac.........................................
2. Yeniden Oluturmalarn Kesinlik Derecesi.....................
Drdnc Blm. - nsanbilimle Tarihncesi Biliminde Dilin
Tankl.................................................................................
1. Dil ve Irk............................................................................
2. Ekin Birlii.........................................................................
3. Dilsel Talbilim.................................................................
4. Dil Tr ve Toplumsal bein Dn Biimi............
Beinci Blm. - Dil Aileleri ve Dil Trleri..................................
DZN.................................................................................................
TRKE - FRANSIZCA TERM DZELGES..........................

304
308
312
312
315
318
318
319
320
325
327
333
339

GR
B RN C

B L M

D L B L M T A R H N E
KISA BR BAKI
Dil olgular evresinde kurulan bilim tek gerek konu
sunun ne olduunu anlayncaya dein evre geirdi.
nceleri, "dilbilgisi" adyla anlan almalar yapld.
Eski Yunanllarn balatt, zellikle de Franszlarn sr
drd bu inceleme manta dayanr, dorudan doruya di
le ilikin bilimsel ve yarar gzetmeyen her trl grten
yoksundur. Yalnz, doru biimleri yanl biimlerden ayra
cak kurallar koymay amalar. A n gzlemden son derece
uzak, gr as da ister istemez dar kuralc bir daldr.
Sonra betikbilim kt ortaya. skenderiyede de "betikbilimsel" bir okul vard. Ama bu terim zellikle Friedrich
August W olf un 1777de balatt*1) ve bugn de srp gi
den bilimsel akm belirtir. Betikbilimin tek konusu dil deil
dir. Bu dal her eyden nce betikleri belirleyip saptamak,
yorumlamak, aklamak ister ve bu inceleme araclyla ya
zn tarihi, treler, kurumlar, vb. ile de uramaya ynelir.
Betikbilim her yerde kendine zg eletiri yntemini kulla(1) 1777 ylnda Wolf on sekiz yandayd ve sz konusu akmn nc
ln daha sonra yapacakt. Yaymclarn tarih konusunda yanl
dklar anlalyor. N.

28

FERDINAND DE SADSSURf;

nr. Dil sorunlarn, zellikle deiik alarn betiklerini kar


latrmak, her yazar kiisel dilini belirlemek, g anlalr
ya da eski bir dildeki yaztlar zmek ve aklamak iin ele
alr. Kukusuz, bu aratrmalar tarihsel dilbilimi hazrlam
tr: Ritschlin Plautus stne yapt almalara dilbilim a
lmalar gzyle bakabiliriz. Yalnz, betikbilim eletirisinin
bu alanda yanld bir nokta var: Yazl dile ok bal kala
rak yaayan dili unutuyor bu eletiri; Yunan ve Latin lka
nn dna da hemen hemen hi kmyor.
Dillerin birbirleriyle karlatrlabilecei anlalnca
nc dnem balad. Karlatrmac betikbilim ya da "kar
latrmal dilbilgisi" ite byle dodu. 1816da Franz Bopp
Conjugationsystem der Sanskritsprache (Sanskrtenin Ey
lem ekim Dizgesi) adl bir yaptta Sanskriteyi Germen
ce, Yunanca, Latince, vb. dillere balayan ilikileri inceledi.
Geri bu benzerlikleri ilk saptayan, sz konusu dillerin ayn
aileden olduunu ilk gren Bopp deildi. Ondan nce de bu
gerei anlayanlar olmutu (zellikle ngiliz doubilimcisi
W. Jones; lm: 1794). Ne var ki tek tk aklamalar her
kesin 1816da bu gerein anlam ve nemini kavram bu
lunduunu tantlamaz. Demek ki Sanskrtenin birtakm
Avrupa ve Asya dilleriyle akraba olduunu ilk ortaya koyan
Bopp deil; ama akraba diller arasndaki bantlarn bam
sz bir bilime konu olabileceini ilk anlayan o. Gerekten
de, daha nce kimse kp da bir dili bir baka dille aydnlat
mam, birinin biimlerini brnn biimleriyle aklama
mt.
Eer Sanskrite bulunmasayd, Bopp sz konusu bili
mi herhalde kuramazd; hi deilse bu denli abuk baara
mazd bu ii. Yunanca ve Latincenin yannda nc tank
t Sanskrite ve Boppa daha geni, daha salam bir aratr
ma temeli sundu. Sanskrtenin byle bir karlatrmay ay
dnlatmaya beklenmedik bir biimde yatkn oluu durumu
daha da elverili klyordu.
te bir rnek: Latincenin gerus "aile, rk, ulus, cins,

UENEL DLBLM DERSLER

29

vb." ad ekim dizisiyle (genus; generis, genere, genera, generum, vb.) Yunancarun ginos dizisi (genos, geneos, genei, gnea, genen vb.) tek balarna da, karlatrldklarnda da
hibir eyi aklamazlar. Ama bunlara Sanskritedeki diziyi
(anas, ananas, anasi, anassu, anasm, vb.) eklersek du
rum deiir. Yunanca ve Latince diziler arasndaki banty
grebilmek iin Sanskrite diziye bir gz atmak yeter. Ak
lamay desteklemesi bakmndan, geici olarak anasm, ilk
durumu gsterdiini varsayarak, iki nl arasnda f nin
Yun. g4ne(s)os, vb. de dt, Latincedeyse rye dnt
sonucuna varrz. Ayrca, dilbilgisi asndan Sanskrite
dizi kken kavramna belirginlik kazandrr: Bu e kesinlik
le belirlenebilir, deimez bir birimin (anas-m) karldr.
Sansksitede grlen durumu Yunanca ve Latince yalnz
balangta sunmulardr. Demek ki, btn Hint-Avrupa s
lerini s^drmesi bakmndan Sanskrite burada retici.
Geri bu dil ilk durumun zelliklerini baka ynlerden bu
denli iyi koruyamam, rnein nller dizgesini batan ba
a deitirmitir. Ama genellikle, Sanskritenn srdrd
ilk biimler aratrmaya alacak biimde yardmc olur.
Rastlantlar bu dili birok konuda br dilleri aydnlatmaya
son derece elverili duruma getirmitir.
Daha balangta Boppun yan sra sekin dilbilimcile
rin ortaya ktn grrz: Germence aratmalarnn kuru
cusu Jakob Grimm (Deutsche Grammatik [Almancann Dil
bilgisi]; 1822-1836 arasnda yaymlanmtr); kkenbilim
aratrmalaryla dilbilimcilere bir yn gere sunan Pott;
hem dilbilim, hem de karlatrmal sylen almalar yap
m olan Kuhn; Hintbilimci Benfey ve Aufrecht, vb.
Bu okulun son temsilcileri arasnda zellikle Max Mlleri, G. Curtiusu ve Aug. Schleicheri anmak gerekir. Bun
larn de deiik yollardan karlatrmal incelemelere
byk katklarda bulunmulardr. Max Mller parlak sylei
leriyle almalar halka tantmtr (Lectures on the science
o f language, 1861 [Dil Bilimi stne Dersler]). Ne var ki
Mllerin ele ald konular titizlikle inceledii sylenemez.

30

FERDINAND DE SAUSSURE

zellikle Grundzge der griechischen Etymologie (1879) [Yunancann Kkenbilim lkeleri] adl yaptyla tannan sekin
betikbilimci Curtius karlatrmal dilbilgisiyle klasik betikbilimi ilk uzlatranlar arasndadr: Klasik betikbilim yeni bi
limin ilerlemelerini kukuyla izlemi, iki dal arasnda kar
lkl bir gvensizlik domutu. Schleicher ise, ayrntlarla ilgi
li aratrmalarn sonularm bir kurallar btnne indirge
meyi deneyen ilk bilgindir. Compendium der vergleichenden
Grammatik der indo-germanischen Sprachen (1861) [H in tGermen Dillerinin Karlatrmak Ksa Dilbilgisi) adk kita
b Boppun kurduu bilimin bir tr dizgeletirilmi biimi
dir. Uzun sre byk bir boluu dolduran bu kitap,
Hint-Avrupa dilbiliminin ilk dnemini oluturan karlatr
m an okulun zelliklerini en iyi yanstan yapttr.
Bu okul yeni ve verimli bir alan amay, hibir kuku
ya yer brakmayacak biimde baarm olmakla birlikte, ger
ek dil bikmini kuramamtr. nk inceledii konunun z
nitelini ortaya koyma sorunuyla hi ilgilenmemitir. Oysa,
bu ilk ilemi gerekletirmeden bir bilim kendine zg bir
yntem oluturamaz.
Btn yanlkklarn temelinde yatan ilk yanlg u:
Karlatrmal dilbilgisi, Hint-Avrupa dilleriyle smrk ara
trmalarnda, yapt yaklatrmalarn, bulduu bantlarn
ne anlama geldiini hi dnmemitir. Tarihsel olaca yer
de yalnzca karlatmaclkla yetinmitir. Kukusuz, eski
biimlerin belirlenip saptanmas iin karlatrma zorunlu
dur, ama tek bana sonuca ulalmasn salamaz, tki dilin
gelimesini, iki bitkinin bymesini inceleyen bir doa bilim
leri uzman gibi ele aldklarndan karlatrmaclarn sonu
ca varmalar bir kat daha gt. rnein bizi hep Hint-Av
rupa dilinden yola kmaya aran, onun iin de bir bakma
tarihi yan ok ar basyormu gibi grnen Schleicher Yunancada e ile o nun nller dizgesinin iki "basamam" olu
turduunu duraksamadan syler. nk Sanskritede bu
basamak kavramn usa getiren bir nl almama dizgesi
vardr. Ayn trden bitkilerin birbirlerinden ayr olarak ayn

(iINEL DLBLM DERSLER

31

gelime evrelerinden gemeleri gibi, her dilin de bu basa


maklar br dillerden ayr, fakat ayn dorultuda atn
varsayan Schleicher nasl Sanskrite y a'm pekimi bii
mi sayarsa, Yunanca o yu da enin pekimi biimi gibi g
rr. Gerekte, Yunancayla Sanskriteye deiik olarak yan
syan bir Hint-Avrupa almamas sz konusudur; her iki dil
de bu almamann dilbilgisi asndan yol at sonular ara
snda da zorunlu hibir denklik yoktur (bak. s. 230).
Yalnzca karla trmac olan bu yntem, geree hi
bir bakmdan uymayan ve her trl dilin gerek koullarna
aykr den bir yn yanl gre yol aar. Hayvanlar, bit
kiler, madenler gibi dil de doann zel bir alan, drdnc
konusu olarak ele alnr. Bunun sonucunda da, bir baka bi
limde herkesi artabilecek dn biimleri kar ortaya.
0 dnemde yazlm sekiz on satr bile, dncelerdeki tu
haflklara, bunlar dorulamak iin bavurulan terimlere a
madan okuyabilmek bugn olanakszdr.
Ama bu yanlglar bilmek yntem bakmndan yararl
dr: Bir bilimin ilk admlarn atarken yapt yanllklar, ilk
bilimsel aratrmalara girien bireylerin yapt yanllkla
rn bytlm bir grntsdr. ncelememiz srasnda bu
trl birok yanlla deinme olana bulacaz.
Dillerin yaam koullar ancak 1870 ylna doru aratrlmaya baland. O zaman, dilleri birbirine balayan ben
zerliklerin d olaynn deiik ynlerinden yalnzca biri oldu
u, karlatrmann gemiteki olgular yeniden ortaya
karmaya yarayan bir aratan, bir yntemden baka bir ey
olmad grld.
Karlatrmaya tam hak ettii yeri veren asl dilbilim
Koman dilleriyle Germen dilleri incelemelerinden dodu.
1 )iezin nclk ettii Roman dilleri incelemeleri (Gramma
tik der romanischen Sprachen [Roman Dillerinin Dilbilgisi]
adl yapt 1836-1838 tarihlerinde yaymlanmtr) dilbilimi
gerek konusuna byk lde yaklatrd. nk Roman
illileriyle uraan bilginler, Hin t-Avrupaclarn yoksun bu
lunduu ok elverili koullar iindeydi: Roman dillerinin

32

FERDINAND DE SAUSSURE

ilk biimi olan Latince biliniyordu ve ok sayda belge Latin


ceden treme dillerin, geliimini, ayrntlaryla izleme ola
nan sunuyordu. Bu koullar, varsaym alannn snrlarn
daraltyor, bu alandaki aratrmalara son derece somut bir
grnm kazandryordu. Germenceciler de benzer bir du
rumdayd. Geri ilk Germence dorudan doruya bilinmez,
ama ondan tremi dillerin tarihi, ok sayda belge aracl
yla yzyllar boyunca izlenebilir. Onun iin de, geree da
ha yakn bulunan Germenceciler ilk Hint-Avrupac bilginlerinkinden ayr grlere varmlardr.
The L if e o f Language (1875) [Dilin Yaam] adl yap
tn yazar Amerikal Whitney yeni bir hz kazandrd incele
melere. ok gemeden yeni bir okul dodu: Yenidilbilgiciler Okulu. Bu okulun tm nde gelenleri Almand: K. Brugmann, H. Osthoff, Germenceci W. Braune, E. Sievers ve H.
Paul, slavcac Leskien, vb. Bu bilginler karlatrma yoluy
la elde edilen btn sonular tarihsel bir ereveye oturtma
y, bylece olgular doal dzenleri iinde birbirine balama
y baardlar. Dil artk kendi bama gelien bir rgenlik gibi
grlmeyecek, dilsel topluluklarn ortak bilincinden doan
bir rn olarak ele alnacakt. Ayn zamanda, betikbilimle
karlatrmal dilbilgisinin savunduu grlerin ne denli
yanl ve yetersiz olduu da anlalacakt/2) Dilbilime byk
katklarda bulunmu olmakla birlikte, bu okulun da sorunu
htnyle aydnlatt sylenemez. Genel dilbilimin temel
sorunlar bugn de zm bekliyor.
(2) Geree daha da yaklaan yeni okul karlatrmaalann terimleri
ne, zellikle de kullandklar manta aykr eretilemelere kar sa
va at. Onun iin, artk "dil unu yapar, dil bunu yapar denilememekte, "dilin yaamandan, vb. sz edilememektedir. nk dil bir
kendilik deildir; konuan bireyler dnda herhangi bir varlktan
yoksundur. Ama ly de karmamak gerekir. Bu konuda, sz
cklere verilecek anlamlar stnde gr birliine varmak yeter,
yle benzetiler var ki onlan kullanmadan edemeyiz. Yalnz dilin
gereklerine uygun den terimler kullanlmasn zorunlu grmek,
bu gereklerin artk bilinmeyen hibir yan kalmadm savunmaya
kalkmak demektir. Oysa, durum hi de yle deil. Onun iin, o
dnemde knanm deyimlerden kimilerini yeri geldike duraksama
dan kullanacaz.

KNC

BLM

D L B L M N G E R E C * 1) VE G R E V ;
YAK IN B L M L E R L E L K L E R
Dilbilimin gerecini nce insan dilinin btn grnle
ri oluturur: ster yabanl topluluklar ya da uygar uluslar sz
konusu olsun, ster eski, klasik alar ya da k dnemle
ri. Dilbilim bu a ya da dnemlerin her birinde yalnz ku
sursuz dil ve "sekin konuma"yla ilgilenmez; her trl anla
tm biimini gz nnde bulundurur. Ama i bununla bit
mez: Dil ou kez gzlem alan dnda kaldndan, dilbilim
ci yazk betikleri de gz nnde tutmak zorundadr. nk
eski ya da uzak dilleri ancak bu yoldan tanyabilir.
(1) Burada gere szcyle karladmz terim matire'ix. Saussuren yaptn geni aklama ve yorumlarla donatarak talyan
caya eviren (1967) Tullio De Mauro bu terime kottu anlamn ve
rir; nc blmde stnde durulan ve kitabn baka blmlerin
de de sk sk karmza kan objet szcn ise "bir ilemin sonu
cu", "bir etkinliin ereklii". vb. anlamlarda ele alr, bylece terime
ama szcnn ieriini anmsatan bir deer ykler. (Bak. Cor
so di lingistica generale [Genel Dilbilim Dersleri], 2. bask. Bari,
Laterza 1968). Eletirili basm-evirinin ikinci basksnn yapld
yl De Mauro La Quinzaine littraire dergisinde (15-31 Mays 1968,
51. say) yaymlanan aklama ve yorumlarnda da ayn grleri sa
vunur. Bu dilbilimcinin, yapt eviriye ekledii girile birlikte yo
rum ve aklamalar da Franszcaya evrilerek sz konusu yaptn
Franszca yeni basksnda yer almtr (Bak. Cours de linguistique
genrale, Tullio De Mauronun hazrlad eletirili basm, Paris,
Payot, 1972). Kanmzca, yukarda deinilen yorum geree uymaz

34

FERDINAND DE SAUSSURE

Dilbilimin grevi:
a) Ulaabildii btn dilleri betimlemek, bu dillerin
tarihini incelemek, bir baka deyile dil ailelerinin evrimini
gstermek, her ailedeki ana dillerin ilk biimlerini olanak
lar erevesinde ortaya koymak;
b) Btn dillerde srekli ve evrensel olarak kendini
gsteren gleri aratrmak, tarihin btn zel olaylarn
aklayabilecek genel yasalar bulmak;
c) Kendi snrlarn izmek ve kendi kendisini tanmla
maktr.
Dilbilim, bazen veriler sunduu, bazen de verilerinden
yararland baka bilimlerle ok sk ilikiler kurar. Dilbili
mi onlardan ayran snrlar her zaman ak seik deildir.
rnein, dilbilim; budunbilgisiyle (etnografyayla) tarihncesini inceleyen bilimden titizlikle ayrlmaldr. nk bu bi
limlerde dilin yalnz belge deeri vardr. Dilbilim insanbilimden de ayrlmaldr: Bu bilim, insan tr olarak inceler, oysa
dil toplumsal bir olgudur. yleyse dilbilimi toplumbilime mi
balamak gerekir? Dilbilimle toplumsal ruhbilim arasnda
ne gibi ilikiler vardr? Gerekte, dildeki her ey ruhsaldr:
Ses deiimleri gibi dilin zdeksel ve bilinsiz grnleri bi
le bu zellii tar. Dilbilim, toplumsal ruhbilime bu denli
ve objet terimine konu anlamm vermek gerekir. De Mauroya ya
nt nitelii tayan ve La Quinzaine littraire'de yaymlanan (16-30
EylUl 1988, 57. say) bir yazmzda, somut rneklere dayanarak bu
grmz tantlamaya altk. Sanyoruz ki talyan dilbilimciyi
yanlgya dren neden, ikinci blmde grev terimiyle karlad
mz tche terimini gz nnde bulundurmam olmasdr. Balam
dan kolayca anlalabilecei gibi bu szck ayn zamanda dilbili
min amacn ya da dilbilimsel "etkinliin erekliini" belirtmektedir.
Ksacas, dilbilimin gereci dilin tm grnleri, gerek konusu,
dizge zellii tayan toplumsal nitelikli dil (bak. ilerde), amac
ereklii ya da grevi ise, Saussuren (ya da yaymclarnn) yukar
da blmde topladklar etkinliklerdir. De Mauro karsavmza,
yukarda belirtilen Franszca baskda yorum yapmadan yer vermi
tir (ss. 415-416). N.

GENEL DLBLM DERSLER

35

deerli veriler sunduuna gre onunla birlemez mi acaba?


te, burada yle bir dokunup getiimiz ve ilerde yeniden
ele alacamz bir yn sorun.
Dilbilimle fizyoloji arasndaki ilikileri aklamak ise
o denli g deil: nk bu ilikiler tek ynl. Dil inceleme*
teri ses fizyolojisinin sunduu bilgilere bavurursa da, ona
hibir yardmda bulunmaz. Ksacas, iki dal birbiriyle kar
trmak olanaksz: lerde greceimiz gibi, dilin z nitelii dil
gstergesinin ses zelliiyle ilikisizdir.
Betikbilime gelince: Bu konuda duraksayanlayz artk;
dilbilimden apayr bir ey bu. ki bilim arasndaki ilikiler ve
yardmlamalar durumu deitirmez.
Son olarak da dilbilimin ne ie yaradn soralm.
ok az kimsenin bu konuda ak seik grleri var. Bunlar
belirlemenin sras deil imdi, yalnz unu syleyelim: Betikbilimciler, tarihiler, vb. betiklerle alverii olan herkesi dil
sorunlar ilgilendirir. Ak bir gerek bu. Genel ekine katk
s bakmndan dilbilimin nemi daha da ak: Bireylerin ve
toplumlarn yaamnda dil en nemli etkendir. Onun iin, di
li inceleme ii yalnzca birka uzmana braklamaz. Gerek
te, herkes dille az ok urar. Ama baka hangi alanda bun
ca sama sapan dnce, nyarg, gerekd gr boy ata
bilmitir? Konunun uyandrd ilginin beklenmedik ve ar
tc bir sonucudur bu. Ruhbilimsel adan bu yanlglar hi
de yabana atlr trden deildir. Ama dilbilimcinin grevi
her eyden nce bunlar gzler nne sermek ve elinden gel
dii lde dzeltmektir.

NC

BLM

DLBLM N KONUSU
1. DL; DLN TANIMI
Hem eksiksiz, hem de somut olarak dilbilimin konu
su*1) nedir? Yantlanmas ok g bu sorunun. Nedenini iler
de greceiz. Burada gln anlalmasn salamakla ye
tinelim.
Baka bilimler nceden verilmi konular stnde i
lem yaparlar. Bu konular sonradan deiik alardan ele al
nabilir. Bizim alanmzda ise durum bambaka. Biri Fr. nu
"plak" szcn sylediinde, yzeyde kalan bir gzlemci
bu szc somut bir dilbilim konusu olarak grmeye yne
lir; oysa, daha dikkatli bir inceleme bu ede birbirinden
apayr ya da drt olgu bulunduunu ortaya koyar: Szc
ses, bir dncenin anlatm, Lat. ndumnn karl, vb.
olarak ele almza gre nmzdeki olgu da deiir. Konu
nun, gr asndan nce var olmas yle dursun, neredey
se, gr as konuyu yaratr. Kald ki sz konusu olguyu
ele al biimlerinden hangisinin ncelik tadn ya da s
tn olduunu da nceden bize hibir ey gstermez.
stelik, olguyu ne biimde ele alrsak alalm, dil olay
nn her zaman iki yz vardr; bunlar birbirinin karldr,
birbirinin deerini belirler. rnek verelim:
(1) Bak. KNC BLM, not l.

(iENEL DLBLM DERSLER

37

1. Oluturulan seslemler kulan alglad iitim izle


nimleridir. Ne var ki ses rgenleri olmasa, sesler de olmaz
d. rnein, n sesi varlm bu iki ynn karlkl ball
na borludur. Demek ki dili sese indirgeyemeyeceimiz gi
bi, sesi de az eklemlemesinden ayramayz; ses rgenlerinin devinimlerini de iitim izleniminden soyutlayarak tanm
layanlayz (Bak. Ek blm).
2. Ama biz gene de sesi yaln bir olgu sayalm: Dilyetisini oluturan ses midir? Hayr, deildir. Ses, yalnzca d
ncenin aracdr, tek bana varlktan yoksundur. Burada
yeni ve rkn bir ballkla daha karlarz: Karmak bir
iitim-eklemleme birimi olan ses kavramla kaynaarak gene
karmak nitelikli fizyolojik ve anlksa! bir birim oluturur.
Ama i bununla da bitmez:
3. Dilyetisini hem bireysel bir yan, hem de toplum
sal bir yan vardr. Bunlarn biri olmadan br dnle
mez. stelik:
4. Dilyetisi her an yerleik bir dizgeyle bir evrim ie
rir; hem ada bir kurumdur, hem de gemiin rndr
her an. Dizgeyi tarihinden, bugnk durumu eski durum
dan ayrt etmek ilk bakta nsana kolay grnr. Gerektey
se, bunlar birletiren ba ylesine sk bir badr ki, bu iki
yn birbirinden ayrmakta glk ekeriz. Acaba dil olgu
sunun kaynaklarna insek, rnein, ocuklarn dilini incele
mekle ie balasak sorunun zm kolaylar m? Kolayla
maz, nk dil konusunda balang sorununun srekli ko
ullar sorunundan ayr bir ey olduunu sanmak son derece
yanltr. Demek ki ksr dng bu yoldan da alamyor.
Bylece, sorunu hangi ynden ele alrsak alalm, dilbi
limin konusunu tmyle hibir yerde bulamayz ve hep u
ikilemle karlarz: Her sorunun yalnz bir yan stnde
durduumuzda yukarda belirtilen ikilikleri gzden karma
tehlikesi belirir; dili ayn anda birok ynden incelediimiz-

38

F E R D IN A N D D E S A U S S U R E

de ise dilbilimin konusu, aralarnda ba bulunmayan, karma


kark bir olgular yn gibi grnr. te, bu trl bir yol iz
leyince de birok bilime - ruhbilime, kuralc dilbilgisine, betikbilime, vb. - ak kap brakm oluruz. Oysa, biz bu bilim
leri dilbilimden kesinlikle ayryoruz. Ama yanl bir yntem
yznden btn bu bilimler dilin kendi alanlarna giren ko
nulardan biri olduunu ileri srebilirler.
Bizce btn bu glkleri ortadan kaldracak bir tek
' zm yolu vardr: Hemen toplumsal nitelikti dile ya da bun
dan sonra ksaca d il diye a d la n d ra c a m z ^ ) alana ynelerek
bunu dyetisinin btn br gereklemelerinin kural, ilkesi
saymak gerekir. Gerekten de, bunca ikilik arasnda, bir tek
o bamsz bir biimde tanmlanmaya elverili grnr, usu
doyurucu bir dayanak sunar.
Peki, buradaki anlamyla dnedir? Dyetisiylekartr
myoruz biz onu. D, dyetisinin geri en nemli, ama yalnz
ca belli bir blmdr. Hem dyetisinin toplumsal rndr,
hem de bu yetinin bireylerce kullanabilmesi iin toplumun
benimsedii zorunlu bir uzlamlar btndr. Tmyle ele
alndnda dyetisinin pek ok biime brnd, karmaka
rk bir olgular btn olduu grlr. Dilyetisi birok alana
alr: Hem fiziksel, fizyolojik ve anlksal niteliklidir, hem de
bireysel ve toplumsal zelliklidir. nsana ikin olgular kap
sayan hibir ulama yerletirenleyiz onu. nk dyetisinin
birliini nasl ortaya karacamz bemeyiz.
Buna karlk, d kendi bana bir btndr, bir snf
landrma kesidir. Dyetisinin kucaklad olgular arasnda
birinci yeri ona verdik mi, baka her trl snflandrmaya
kar koyan bir btne de doal bir dzen getirmi oluruz.
"Dyetisinden yararlanabilmek iin doadan gelen bir
nitelik zorunlu, oysa d sonradan edinilmi, anlama rn2
(2) Dil teriminin buradaki anlamm daha belirgin klmak ve yaptn
br blmlerindeki kullanmlarda da ayn biimde yorumlanmas
n salamak amacyla, amlayarak eviriyoruz. N.

GENEL DLBLM DERSLER

39

bir ey, bu nedenle de doal igdye balanmas, onun n


ne gememesi gerekir" diyerek bu snflandrma ilkesine kar
kacaklar olabilir.
Bunlara yle bir yant verilebilir:
Bir kez, konuma srasnda ortaya kan biimiyle dilyetisi ilevinin batan baa doal bir nitelik tad, daha
ak bir deyile, nasl bacaklarn varlk nedeni yrmekse,
ses aygtnn da konumak iin var olduu tantlanmamtr.
Bu konuda dilbilimciler hi de anlamaya varm deildir.
rnein, dili br toplumsal kurumlara benzeten Whitneye
gre, dil arac olarak ses aygtm kullanmz rastlant r
ndr: Kolaymza gelmi, ses aygtn semiiz! El, kol, ba
devinimlerini de seebilir, iitim imgeleri yerine grsel imge
ler kullanabilirdik. Kukusuz, ok kesin yargl bir sav bu;
dil her bakmdan br toplumsal kurumlara benzeyen bir
kurum deildir (bak. ss. 80-82). stelik Whitney ses rgenlerini seiimizi rastlantya balarken de ok ileri gidiyor.
Doa bizi bu rgenleri semeye neredeyse zorlamtr. Ama
en nemli noktada Amerikal dilbilimci bize hakl grn
yor: Dil bir szleme, bir uzlamdr ve stnde anlamaya
varlan gstergenin z nitelii nemsizdir.'Bundan tr
de, dilyetisi konusunda ses aygt ikincil bir sorundur.
Eklemli difyetisi diye adlandrlan kavramn tanmlarn
dan biri bu gr destekler. Eklemli e "bir dizi iinde yer
alan ye, blm" anlamna gelir. Dilyetisi konusunda eklemlilik sz zincirinin seslemlere ayrlmasn da belirtebilir, an
lamlar zincirinin anlaml birimlere ayrlmasn da. Almancada gegliederte Sprache (eklemli dil) sz bu anlamda kulla
nlr. Bu ikinci tanma dayanarak yle diyebiliriz: nsan iin
doal olan szl dilyetisi deil, bir dil kurma, daha ak bir
deyile ayr ayn kavramlarn karl olan ayr ayr gsterge
lerden rl bir dizge yaratma yetisidir.
Broca, konuma yetisinin beynin nc sol n kvrn-

40

F E R D IN A N D D E S A U S S U R E

tsnda yer aldn ortaya koymutur. Bu gre de dayana


rak dilyetisine doal bir zellik tanmaya kalkanlar km
tr. Ama bu blgenin dilyetisine ilikin her eyi, bu arada ya
zy da kapsadn biliyoruz. Bu gzlemler, deinilen blge
lerdeki zeklerin yaralanmasyla ortaya kan szyitimi olay
laryla ilgili gzlemlere eklenince u sonulara varlabilir: 1.
Konumada grlen eitli bozukluklar yazma yetisindeki
bozukluklarla trl biimlerde i iedir; 2. Her eit sz ya
da yazyitiminde bozukluk u ya da bu sesleri karabilme,
u ya da bu gstergeleri izebilme yetisinden ok, ne trden
olursa olsun, belli bir arala dzenli bir anlatm trnn gs
tergelerini canlandrabilme yetisindedir. Btn bunlar bizi,
eitli rgenlerin ileyi dzleminin stnde, gstergeleri y
neten daha genel bir yeti bulunduuna inanmaya gtrr:
En st dilsel yeti olsa gerek bu. Bylece yine yukardaki so
nuca varm oluyoruz.
Dilyetisinin incelenmesinde birinci yeri dile verirken,
doal olsun olmasn, konuma yetisinin ancak toplumun ya
ratp sunduu ara yardmyla ileyebilmesi de kant olarak
gsterilebilir. Onun iin, dilyetisinin birliini dilin salad
n sylemek geree aykr dmez.
2. DLYETSYLE LG L OLGULAR ARASINDA
DLN YER.
Dilyetisinin oluturduu btnde dilin kaplad alan
bulabilmek iin, sz evriminin ileyiini ortaya koyabilme
mizi salayan bireysel edimi ele almak gerekir. Bu edim en
az iki bireyin bulunmasn zorunlu klar; evrimin eksik kal
mamas iin gerekli kouldur bu. Birbiriyle konuan iki kii
(A ve B) dnelim:

CINHL D L B L M D E R S L E R

41

evrimin kalk noktas bunlardan birinin (rnein


Ann) beynindedir. Kavram diye adlandracamz bilin ol
gular orada gstergelerin tasarmlarna ya da iitim imgele
rine baldr. Bunlar bilin olgularm de getirmeye yarar.
Herhangi bir kavramn beyinde ilgili iitim imgesini canlan
drdn varsayalm: Batan baa anlksal bir olgudur bu.
Sonra fizyolojik bir olu gerekleir: Beyin ses rgelerine,
imgeye ilikin bir uyarm aktarr; sonra ses dalgalar A nn
azndan Bnin kulana doru yaylr: Salt fiziksel nitelikli
bir olutur bu. evrim bundan sonra Bde tersine bir yol iz
leyerek srp gider: Kulaktan beyne iitim imgesinin fizyolo
jik aktarm; beyinde ise, bu imgenin, karl olan kavram
la anlksal birleimi. Eer B de konuursa, bu yeni edim Bnin beyninden A nn beynine dein - ilk edimde grlen
yolu olduu gibi izleyecek ve birbiri ard sra ayn evreler
den geecektir. Bu evreler yle gsterilebilir:
D u ym a

>ele.tto&

42

FERDINAND DE SAUSSURE

Bu incelemenin eksiksiz olduunu savunmuyoruz. D a


ha baka ayrmlar da yaplabilir: Salt iitimsel duyum, bu du
yumun gizil iitim imgesiyle, seslemenin kasl imgesiyle, vb.
zdelemesi de gz nnde tutulabilir. Biz yalnzca temel
nitelikli saylan eleri gz nnde bulundurduk. Ama yukardaki izim daha ilk bakta fiziksel blmlerle (ses dalga
lar) fizyolojik (sesleme ve duyma) ve anlksal (sz imgeleri
ve kavramlar) blmlerin birbirinden ayrt edilmesini sa
lar. Gerekten de, gz nnde tutulmas gereken en nemli
nokta u: Szel imge sesle zdelemez; kendisine balanan
kavram denli anlksaldr o da.
Yukarda gsterilen biimiyle evrim daha baka b
lmlere de ayrlabilir:
a) Bir d blm (azdan kulaa dein seslerin titrei
mi) ve geri kalan her eyi kapsayan bir i blm;
b) Bir anlksal blm ve bir de anlksal olmayan b
lm; bu kincisi hem rgenlerdeki fizyolojik olgular kapsar,
hem de bireyin dndaki fiziksel olgular;
c) Bir etkin blm ve bir edilgen blm: Kiilerden bi
rindeki arm zeinden brnn kulana giden her
ey etkin, ikinci bireyin kulandan arm zeine giden
her ey edilgendir;
Son olarak da, beyindeki anlksal blmde etkin olan
her eye yrtc (k - i), edilgen olan her eye de ah a
(i -* k) diyebiliriz.
Bunlara bir de arm ve egdm yetisi eklemek ge
rekir: Tek tek gstergeler sz konusu olmadnda ortaya
kar bu yeti. Dilin dizge olarak dzenleniinde en nemli g
rev bu yetiye der (bak. s. 127 ve tesi).
Ama bu grevi iyi anlayabilmek iin, dilyetisinin ilkel
bir biimi olan bireysel edimi aarak topumsal olguyu ele al
mak gerekir.
Dilyetisiyle bylece birbirine balanan btn bireyler

GENEL DLBLM DERSLER

43

arasnda bir tr ortalama salanacak, bunlarn tm de kukusuz zde biimde deilse de yaklak olarak - ayn
kavramlara bal ayn gstergeleri kullanacaktr.
Bu toplumsal billurlamann kayna nedir? Acaba
evrimdeki blmlerden hangisi sz konusu burada? nk
byk bir olaslkla tm de ayn oranda katlmaz bu ie.
Fiziksel blm hemen bir yana itebiliriz. Bilmedii
miz bir dil konuulurken sesleri duyarz duymasna, ama ko
nuulanlar anlamadmz iin toplumsal olgunun dnda
kalrz.
Anlksal blm de tmyle ie karmaz: Yrtc b
lm konu ddr. nk gerekletirme eylemi hibir za
man topluluka yerine getirilmez; her zaman bireyseldir bu
ve bireyin egemenlii altndadr. Sz diye adlandracaz bu
nu.
Konuan bireylerde hemen hemen zde izlerin olu
mas, alc ve egdm salayc yetilerin ileyiiyle gerekle
ir. Dilin, geri kalan her eyden kesinlikle ayrlabilmesi iin
bu toplumsal rn acaba nasl canlandrmalyz gzmzdej--6tn bireylerin belleinde bulunan sz imgelerinin t
mn kucaklayabilsek, dili oluturan toplumsal ba da yaka
layabiliriz. Aym topluluktan bireylerde, sz kullanma yo
luyla yerlemi bulunan bir gmdr bu; her beyinde, daha
dorusu bir topluluk oluturan bireylerin beyinlerinde - n
k dil kimsede eksiksiz deildir; yalnz toplumda bulunur ek
siksiz olarak - yer alan gcl bir dilbilbisi dizgesidir.
Dili szden ayrmak demek: 1. Toplumsal olguyu bi
reysel olgudan; 2. Temel olguyu ikincil, az ok da rastlant
sal nitelikli olgudan ayrmak demektir.
Dil, konuan kiinin bir ilevi deildir, bireyin edilgen
bir biimde belleine aktard rndr. Hi nceden tasar
lama gerektirmez. Bilinli dnce yalnz snflandnc etkin
likte ie karr. Bu soruna s. 181 ve tesinde deineceiz.

44

FERIJINAND DE SASSURE

Oysa, sz bireysel bir isten ve anlak edimidir. Bu


edimde: 1. Konuan bireyin, kiisel dncesini anlatmak
iin dil dzgsn kullanmasn salayan birleimleri; 2. Bu
birleimleri da iletmesini salayan anlksal-fiziksel dzene
i birbirinden ayrmak gerekir.
Szckleri deil, olgular tanmladmza dikkati ek
mek isterim. Onun iin, kapsamlar dilden dile deien birta
km kark terimlerden ortaya koyduumuz ayrmlara hi
zarar gelmez. rnein, Almancada Sprache hem Fr. langue
"dil", hem de langage "dilyetisi terimini karlar, Rede yakla
k olarak Fr.parole "sz"n karlysa da, buna zel bir an
lam da ekler ve bylece Fr. discours "sylev; szl anlatm
ya da sylem"i kapsamma alr. Latincede senno daha ak
"dilyetisi" ve "sz" anlamna gelir; lingua ise dili belirtir, vb.
Yukarda aklanan kavramlardan hibirini hibir szck
tam olarak karlamaz. Bir szce ilikin her tanmn hava
da kalmasnn nedeni budur. Olgular tanmlamak iin sz
cklerden yola kmak kt bir yntemdir.
Dilin niteliklerini zetleyelim:
1. ok kark nitelikli dilyetisi olgularnn oluturdu
u btn iinde dil, kesin izgilerle ayrt edilebilecek bir ko
nudur. Bir duyma imgesinin evrim iinde bir kavramla bu
lutuu noktaya yerletirebiliriz onu. Dilyetisinin birey dn
da kalan toplumsal blmdr dil ve birey onu tek bama
ne yaratabilir, ne de deitirebilir. Dil varln yalnzca, top
luluk yeleri arasnda yaplm bir tr szlemeye borlu
dur. te yandan, ileyiini bilebilmek iin bireyin dili ren
mesi gerekir. ocuk onu ancak yava yava edinir. Szyitimine urayan bir kimse bile, duyduu sesli gstergeleri anla
mak kouluyla dili yitirmez: Dil o denli apayr bir eydir.
2. Szden ayr olan dil ondan bamsz biimde incele
nebilecek bir konudur. l dilleri konumuyoruz artk, ama
onlarn dilsel dzenini pekala renebiliriz. "Dil bilimi, dil-

<ilNEI. DLBLM DERSLER

45

yetisinin br elerini ele almasa da olur" dersek doru, fa


kat eksik bir yargda bulunmu oluruz; "bu bilim ancak br
eler ie kartrlmazsa olanakldr" demeliyiz.
3. Dilyetisinin ayrk elerden olumasna karn,
bylece snrlandrlan dil trdelik gsterir: Bir gstergeler
dizgesidir o. Bu dizgede nemli olan anlamla iitim imgesi
nin birleimidir ve gstergenin bu iki yan da ayn oranda
anlksaldr.
4. Dil de sz gibi somut niteliklidir. Bu da incelemeye
byk bir kolaylk salar. Dilsel gstergeler temelde anlksalsa da birer soyutlama deildir. Toplumun onaylad ve
tm dili oluturan birletirmeler, zei beyinde yer alan
gerekliklerdir. stelik, dil gstergelerini neredeyse elle tu
tabiliriz.
Yaz bunlar uzlamsal, saymaca grntlerle saptaya
bilir. Oysa sz edimlerinin btn ayrntlarn fotorafla sap
tamak olanakszdr. Ne denli ksa olursa olsun, bir szck,
seslemede, hem saptanmas, hem de gsterilmesi son dere
ce g saysz kas devinimiyle gerekleir. Buna karlk, dil
de yalnz iitim imgesi vardr ve bu da deimez bir grsel
imgeye dntrlebilir. nk, iitim imgesi, sz dzlemin
de gereklemesini salayan bir yn devinimden soyutlan
dnda, snrl sayda eler ya da sesbirimler olarak kar
mza kar. Bunu ilerde greceiz. Sz konusu eler yazda
da ayn sayda gstergeyle belirtilebilir. Bir szlkle bir dil
bilgisi yaptnn dili yalandan yanstabilmesinin nedeni de
dille ilgili olgularn saptanp belirlenebilmesidir: Dil, iitim
imgelerini kucaklayan bir btn, yaz ise bunlarn somut bi
imidir.

46

FERDINAND DE SAUSSURE

3. NSANA LKN OLGULAR ARASINDA


DLN YER. GSTERGEBLM
Bu zellikler, daha nemli bir zellie gtrr bizi.
Dilyetisiyle ilgili olgular arasmda bylece belirlediimiz di
le, insana ilitin olgular arasnda da belli bir yer verilebilir.
Oysa, dilyetisi iin bu olanakszdr.
Dilin toplumsal bir kurum olduunu yukarda grdk.
Ama dil, br kurumlardan (siyasal, trel, vb. kuramlar
dan) birok bakmdan ayrlr. Onun zel niteliini anlayabil
mek iin birtakm yeni olgulara bavurmak gerekir.
Dil, kavranlan belirten bir gstergeler dizgesidir.
Onun iin de, yazyla, sar-dilsiz abecesiyle, simgesel nite
likli kutsal trenlerle, incelik belirtisi saylan davran biim
leriyle, askerlerin belirtkeleriyle, vb., vb. karlatrlabilir.
Yalnz, dil bu dizgelerin en nemlisidir.
Demek ti, gstergelerin toplum yaam iindeki yaam
n inceleyecek bir bilim tasarlanabilir: Toplumsal ruhbilime,
bunun sonucu olarak da genel ruhbilime balanacak bir bi
lim. Gstergebilim (Fr. smiologie < Yun. smeon gstergeden) diye adlandracaz biz bu bilimi. Gstergebilim,
gstergelerin ne olduunu, hangi yasalara balandn re
tecek bize. Henz yok byle bir bilim; onun iin, gstergebilimin nasl bir ey olacam syleyemeyiz. Ama kurulmas
gerekli; yeri nceden belli. Dilbilim, bu genel nitelikli bili
min bir blmnden baka bir ey deil. Onun iin, gstergebilimin bulaca yasalar dilbilime de uygulanabilecek. By
lece, insana ilikin olgular btn iinde dilbilim iyice belir
lenmi bir alana balanabilecek.3
(3) Gstergebilim, anlam deiimlerini inceleyen ve F. de Saussuren
yntemli bir biimde aklamad anlambilimle kartrlmamal
dr. Anlambilimin temel ilkesi iin bak. ss. 106-107. Yaymclar.
Aradan geen sre iinde anlambilim yalnzca anlam deiimlerini
inceleyen bilim olmaktan karak anlamsal yaplan esremli dz
lemde inceleyen bilim niteliini de kazanmtr. N.

>1 NHL DLBLM DERSLER

47

Gstergebilimin yerini kesinlikle belirlemek ruhbilim


ciye der. <4>Dilbilimcinin grevi, gstergesel olgular bt
n iinde dilin zel bir dizge olmasm neyin saladm orta
ya koymaktr. Bu sorunu aada yeniden ele alacaz; bura
da yalnzca unu gzlemlemekle yetiniyoruz: Dilbilime ilk
kez bilimler arasnda belli bir yer verebilmemizi, onu gstergebilime balamamza borluyuz.
Acaba gstergebilim neden br bilimler gibi konusu
kendine zg bamsz bir bilim olarak grlmyor henz?
Bir ksr dngdeyiz de ondan: Hibir ey gstergesel soru
nun z niteliini dilden daha iyi ortaya koyamaz; ama bu so
runun uygun biimde ortaya konulabilmesi, dilin kendi iin
de incelenmesini gerektirir; oysa, bugne dein dil neredey
se hep baka eylere bal olarak, baka alardan ele aln
mtr.
nce, geni kalabaln yzeysel gr as kar kar
mza: Dil yalnzca bir szck dizelgesidir ona gre (bak. s.
108). Bu gr, dilin z nitelii konusundaki her trl ara
trmay olanaksz klar.
Sonra, bireyde gstergenin dzeneini inceleyen ruh
bilimcinin gr asyla karlarz. En kolay yntem budur. Ama bireysel gerekletirmeyi aarak z bakmndan
toplumsal olan gstergeye ulamaz.
Bir de, gstergenin toplumsal adan incelenmesi ge
rektiini grdkten sonra dih, u ya da bu oranda istencimi
zin buyruu altndaki br kurumlara balayan zellikleri
ele almakla yetinenlerin tutumu var. Bu tutum yznden,
genellikle gsterge dizgelerine, zellikle de dile ilikin olan
nitelikler bir yana itilerek amatan uzaklalr. nk gs
tergenin temel zellii her zaman, belli oranda, bireysel ya
da toplumsal isten dmda kalmasdr. N e var ki ilk bakta
en az dikkati eken zellik budur.
(4) Bkz. Ad. NAVILLE, Classification des Sciences (Bilimlerin Snf
landrlmas), 2. bask, s. 104.

48

F E R D IN A N D D E S A U S S U R E

te, sz konusu zellik yalnz dilde belirgindir. Ama


en az incelenen konularda ortaya kar. Sonu olarak da,
bir gsterge biliminin zorunluu ya da salayabilecei zel
yarar gzden kaar. Biz ise, dil sorununu her eyden nce
bir gsterge sorunu olarak gryoruz. Btn aklamalar
mz anlamm ite bu nemli olgudan alyor. Dilin z nitelii
ni bulmak istiyorsak, nce onu ayn trden dizgelerle kurdu
u ortaklk asndan ele almalyz. lk bakta ok nemli gi
bi grnen birok dilsel etken (rnein, ses aygtnn ileyi
i) dili br dizgelerden ayrmak dnda bir ie yaramyorsa
ancak ikinci srada yer almaldr. Bu yoldan hem dil sorunu
aydnlatlacak, hem de kutsal trenlerin, grenek ya da tre
lerin, vb... gsterge olarak incelenmesiyle bu olgularn yeni
bir kimlikle ortaya kt grlecektir. Bylece, sz konusu
olgular gstergebilim iinde toplayarak bu bilimin yasalary
la aklama gereksinmesi duyulacaktr.

DRDNC

BLM

D L B L M VE
SZ BLM
Dili inceleyen dala, dilyetisine ilikin incelemeler b
tn iinde gerek yerini vermekle tm dilbilimin de yerini
belirlemi olduk. Dilyetisinin, sz oluturan btn br
eleri kendiliklerinden bu birinci dala baml eler duru
muna girerler. te, dilbilimin her blm bu aamalanmayla doal yerini bulur.
rnein, sz iin gerekli olan seslerin karl soru
nunu ele alalm: Mors abecesini yazmaya yarayan elektrik
aygtlar bu abecenin ne denli dndaysa, ses rgenleri de di
lin o denli dndadr. Sesleme, daha ak bir deyile iitim
imgelerinin gerekletirilii dorudan doruya dizgeyi hi et
kilemez. Bu adan dili bir senfoniye benzetebiliriz: Senfoni
nin gereklii yorumlanndan bamszdr. Yorumcu sanat
lar yanllk yaparsa, bu durum senfoninin gerekliini hi
ile tehlikeye drmez.
Seslemeyle dil arasmdaki bu ayrma kar karak, sz
dzleminde oluan ve dorudan doruya dilin yazgs stn
de ok nemli bir etkisi bulunan ses deiimlerini, seslerde
ki bozulmalar ne srecekler olabilir. Acaba dilin bu olgu
lar dnda bir varl bulunduunu savunmakta gerekten
hakl myz? Haklyz, nk bu olgular szcklerin yalnzca

50

FERDINAND DE SAUSSURfc

zdeksel tzn etkiler. Gstergeler dizgesi olarak dili de


etkilemeleri dorudan doruya deil, dolayldr ve olayn
yol at bir yorum deiikliinden kaynaklanr. Bunun ise
seslere ilikin hibir yn yoktur, (bak. s. 132) Bu deiimle
rin nedenlerini aratrmak ilgin olabilir ve ses incelemesin
den yararlanabiliriz bu konuda. Ama temel sorun bu deil
dir: Dil bilimi iin, ses deiimlerini gzlemleyerek bunlarn
sonularn deerlendirmek yeterlidir her zaman.
Sesleme iin sylediklerimiz szn btn br blm
leri iin de geerlidir. Konuan bireyin etkinlii, ancak dille
olan ilikilerinden tr dilbilimde yer bulan bir bilimsel
dallar btn iinde incelenmelidir.
Demek ki dilyetisine ilikin incelemenin iki blm
var: Bunlardan biri temel niteliklidir; z bakmndan top
lumsal ve bireyden bamsz olan dili ele alr; bu inceleme
yalnzca anlksaldr. br blm ikincil bir nem tar ve ko
nusu, dilyetisinin bireysel yan, daha ak bir deyile, sesle
meyi de kapsayan szdr. Anlksal - fiziksel niteliklidir bu
inceleme.
Kukusuz, bu iki konu birbirine sk skya baldr ve
birbirini gerektirir: Szn anlalabilmesi ve btn sonular
n verebilmesi iin dil zorunludur. Ama dilin yerleebilmesi
iin de sz zorunludur. Tarihsel adan, sz olgusu her za
man daha nce ortaya kar. yle ya, bir sz imgesine bir
kavramn bir sz ediminde baland grlmeden bunlar
birletirmeye nasl kalklabilir? te yandan, anadilimizi
bakalarnn konumalarn duya duya reniriz. Ancak say
sz denemelerden sonra anadilimiz beynimize yerleir. Bir
de unu belirtelim: Dilin evrimini salayan szdr; dilsel
alklarmz deitiren, bakalarn duyarak edindiimiz iz
lenimdir. Demek ki dille sz arasnda karlkl bamllk
var. Dil, szn hem arac, hem de rn. Ne var ki, btn
bu sylenenler dille szn birbirinden apayr eyler olmas
n nlemez.

GENEL DLBLM DERSLER

51

Toplum iinde dil, her beyinde bulunan bir izler bt


n olarak yaar ve birbirinin ei tm rnekleri bireylere da
tlm bir szl andrr bir bakma, (bak. s. 44 ve 45).
Grld gibi bu yle bir ey ki, herkesin ortak mal ve ki
isel isten d olmakla birlikte, ayr ayr her bireyde de bu
lunur. Dilin bu varlk biimi yle gsterilebilir:
1 + 1 + 1 + ... = 1 (toplumsal rnek).
Peki, ayn toplumda sz nasl yer alr? Sz, bireylerin
sylediklerinin toplamdr ve a) Konuanlarn istencine ba
l bireysel birletirmeleri, b) Bu birletirmelerin gerekle
mesi iin zorunlu ve gene istenli sesleme edimlerini kap
sar.
Demek ki sz toplumsal hibir ey iermez; szn
tm gereklemeleri bireysel ve bir anlktr. zel durumla
rn toplamndan baka bir ey yoktur bu dzlemde; yle be
lirtilebilir bu durum:

(i + r + i + i ...).
Btn bu nedenlerden tr, dille sz ayn gr a
s altnda toplamak olacak ey deildir. Dilyetisinin olutur
duu ayrmsz btn bilgi konusu olamaz. nk trdelik
gstermez bu btn. Buna karlk, nerdiimiz ayrm ve ba
mllk her eyi aydnlatr.
te, dilyetisi kuramn oluturmaya alrken karla
tmz ilk temel ayrm bu. ki yoldan birini semek gerek;
yollarn ikisine birden saparnayz. Bunlarn ayr ayr izlen
mesi zorunludur.
ok gerekirse, dilbilim ad her iki dal iin de kullanla
bilir ve sz (dil)bilimi terimi benimsenebilir. Ama bu bilimi,
tek konusu dil olan gerek dilbilimle kartrmamak gerekir.
Biz yalnz bu ikinci bilimle uraacaz. Tantlamalar
mz srasnda sz incelemesinden de yararlanacak olursak,
bu iki alan birbirinden ayran snrlar hibir zaman orta
dan kaldrmamaya alacaz.

B E N C

BLM

D L N E L E R Y L E
DI ELER
Dile ilikin tanmmz, onun sunduu dzene, olutur
duu dizgeye yabanc olan, ksaca "d dilbilim" terimiyle be
lirtilen her eyi dilin dnda braktmz anlamm ierir.
Ama bu dilbilim de nemli sorunlarla urar. Dilyetisiyle il
gili incelemelere giriilirken zellikle bu sorunlar dn
lr.
Bunlarn banda da, dilbilimin budunbilime ald
noktalar, bir dilin tarihiyle bir rkn ya da uygarln tarihi
arasndaki ilikiler gelir. Bu iki trl tarih i iedir ve birbiriyle karlkl balar kurar. Bu durum, szcn gerek an
lamyla dilsel diye nitelendirilen olgular arasnda grlen ba
mll anmsatr biraz (bak. s. 36 ve tesi). Bir ulusun t
releri dilini de etkiler; te yandan, ulusu yaratan, byk l
de dildir.
Sonra, dille siyasal tarih arasndaki bantlar anmak
gerekir. Romallarn lkeler ele geirmesi gibi byk tarih
sel olaylarn bir yn dil olgusu stnde ok geni etkileri ol
mutur. lke ele geirmenin bir tr olan smrgeleme, bir
dili deiik evrelere gtrr, bylece sz konusu dilde de
imeler olur. Bu konuda her trden olgu kant olarak gste
rilebilir: rnein, Norve siyasal bakmdan Danimarkayla

CiHNEL DLBLM DERSLER

53

birleince Dancay benimsemitir. Ama u da bir gerek ki


bugn Norveliler bu dilsel etkiden kurtulmaya alyorlar.
Devletlerin i siyasas da dillerin yaam bakmndan ayn
oranda nemlidir: Kimi lkelerde - svire gibi - birok dil
bir arada bulunur; kimi ynetimler - Fransadaki gibi - dil
birliini salama amac gder. leri bir uygarlk aamas bir
takm zel dillerin (tre dili, bilimsel terimler, vb.) gelime
sine yardmc olur.
Bu bizi nc bir konuya gtrr: Dilin her trl ku
rumla (Kilise, okul, vb.) ilikileri. Bu kurumlar da bir dilin
yaznsal gelimesiyle ok yakmdan bantldr. Siyasal tarih
le sk skya ilikili olduundan ok genel nitelikli bir olgu
dur bu. Yazn dili, yazmm kendisine izer grnd snr
lar drt bir yandan aar: Salonlarn, sarayn, akademilerin
etkisini dnn. te yandan, yazn dili yerel lehelerle ara
sndaki atma sorununu da tm etrefilliiyle ortaya koyar
(bak. s. 44). Dilbilimci, kitap diliyle konuma dili arasndaki
karlkl bantlar da incelemek zorundadr. nk ekinin
rn olan her yazn dili kendi yaama alann, konuma di
linin doal alanndan eninde sonunda ayrr.
Dillerin uzamsal yaylmna ve lehesel blnmeye ili
kin btn konular da d dilbilime girer. Kukusuz, d dilbi
limle i dilbilim arasndaki ayrm en ok burada insan ar
tr. nk corafya olgusu her dilin varlyla sk skya ili
kilidir; ne var ki dilin i dzenini gerekte ilgilendirmez.
Btn bu sorunlar, szcn gerek anlamyla dil in
celemesi diye adlandrlan alann dnda brakmaya hibir
biimde olanak bulunmad savunulmutur. zellikle d
gerekler ya da "nesneler" stnde srarla durulmaya balan
dktan sonra bu gr egemen olmutur. Nasl bitkinin i d
zeni arazi, iklim, vb. yabanc etkenlerle deiiklie urarsa,
ayn biimde dilbilgisi dzeni de dilsel deiime yol aan d
etkenlere srekli olarak bal deil midir? Dildeki ynla
uygulaymsal (teknik) terimi, aktarma szc, bunlarn ne

54

F E R D IN A N D D E S A U S S U R E

reden geldiini gz nnde bulundurmadan gereince ak


layabilir miyiz? Bir dilin doal, rgensel geliimi, yazn dili
gibi d etkenlerin rn, onun iin de rgensel olmayan bi
imlerden ayrlabilir mi? Srekli olarak, yerel lehelerin ya
n sra ortak bir dilin gelitiini grmez miyiz?
Bizce dil d olgularn incelenmesi ok verimli bir u
ratr. Ama bunlar olmadan dilin i dzeninin bilinemeyece
ini sylemek yanltr. rnek olarak yabanc szck aktar
mn ele alalm. nce, aktarmn dilin yaamnda hi de s
rekli bir e olmadn grrz. Birtakm uzak koyaklarda
yle azlar var ki bunlar neredeyse hibir zaman dardan
bir tek yapay szck bile almamlardr. Bu azlarn dzen
li dilsel koullar lnda bulunduklarn, o yzden de bizi bu
konuda aydnlamayacaklarn, hibir karma uramadk
larndan asl onlarn "ucubelik" asndan incelenmesi gerek
tiini mi syleyeceiz? Ama aktarma szck dizge iinde
ele alnd m aktarma saylmaz ki! Onun varlnn tek kou
lu, tpk herhangi bir yerli szcnk gibi, bir arada bulun
duu szcklerle kurduu bant ve kartlktr. Genellikle,
bir dilin, iinde olutuu koullar bilmek hi de zorunlu de
ildir. Zendce ve Eski slavca gibi birtakm dilleri hangi toplumlarn konumu olduu bile kesinlikle bilinmez. Ama bu
durum sz konusu dilleri i dzenleri bakmndan inceleme
mizi, bunlarn geirdii deiiklikleri grmemizi hi de en
gellemez. Ksacas, bu iki gr asn birbirinden ayrmak
zorundayz. Bu ayrma ne denli bal kalrsak o denli iyi
olur.
Bunun en iyi kant her iki gr asnn da ayr ayr
yntemler oluturmasdr. D dilbilim bir dizgenin cendere
sinde skp kalmadan ayrnt stne ayrnt yabilir. rne
in, bir dilin kendi alan dndaki yaylyla ilgili olgular
her yazar gnlnn diledii gibi smflandrabilir. Leheler
karsnda bir yazn dilini oluturan etkenler arandnda ya
ln bir sralamayla yetinilebilir. Eer olgular az ok dzenli

l'Nl'.l. DLBLM DERSLER

55

m biimde sunulursa, bunun biricik nedeni ak seik ol


mak kaygsdr.
t dilbilime gelince, i deiir. Rasgele bir dzenleme
kaldrmaz o. Dil, kendi dzeni dnda dzen tanmayan bir
l/gedir. Satran oyunuyla yaplacak bir karlatrma bunu
dala iyi kavramamz salayacaktr. Satranta i olguyla d
olguyu birbirinden ayrmak grece olarak kolaydr: Oyunun
lndan Avrupaya gemi olmas bir d zelliktir; buna
karlk, dizgeyi ve kurallar ilgilendiren ne varsa i zellikl i. Tahta talarn yerine fildii talar koyarsam, ortaya
kan deiiklik dizgeyi ilgilendirmez. Ama talarn saysn
/.altr ya da oaltrsam, bu deiiklik oyunun kurallarn
da derinden etkiler. Bu trl ayrmlar yaplrken biraz dik
katli davranlmas gerektii de bir gerektir. Her zel du tnda olgunun temel nitelii aratrlmal ve sorunu zm
leyebilmek amacyla u kurala uyulmaldr: Herhangi bir bi
imde dizgeyi deitiren her ey i zelliktir.

A LT IN C I

BLM

D L N YAZI YL A
GSTERL
1. BU KONUYU NCELEMENN ZORUNLUCU
Demek ki incelememizin somut konusu herkesin bey
ninde yer alan toplumsal bir rn, daha ak bir deyile dil.
Ne var ki bu rn bir dilsel topluluktan brne deiir:
Onun iin, bir deil, birok dille kar karyayz. Dilleri gz
lemleyip karlatrarak onlardaki evrensel yanlar ortaya
koyabilmek amacyla dilbilimcinin olabildiince ok sayda
dil bilmesi gerekir.
Ne var ki dilleri genellikle yalnz yaz araclyla tan
rz. Anadilimiz iin bile her an yazl belge ie karr. Uzak
a bir yerde konuulan bir dil sz konusu oldu mu, yazl bel
gelere bavurmak daha da zorunludur. Artk konuulmayan
diller iin de durum elbette ayn. Her durumda elimizde ses
li belgeler bulunabilmesi iin, bugn Viyana ve Pariste yr
tlmekte olan almalarn btn alarda yaplm olmas
gerekirdi: Bu almalarla btn dillerin ses rneklerini kap
sayan bir derme (koleksiyon) oluturulmaktadr. Ama bu
yoldan kaydedilen betikleri bakalarna tantabilmek iin de
yine yazya bavurmak gerekir.
te, yaz, dilin i dizgesine z bakmndan yabancy-

liNII- DLBLM DERSLER

57

da, srekli olarak dilin gsterilmesini salayan bu ynte


mi gz nnde bulundurmamak da olanakszdr. Yaznn ya
larn, kusurlarn ve tehlikelerini bilmek zorunludur.

2. YAZININ SAYGINLII; KONUMA DLNE


OLAN STNLNN NEDENLER
Dil ve yaz birbirinden ayn iki gstergeler dizgesidir.
Yaznn biricik varlk nedeni dili gstermektir. Dilbilimin
konusunu, yazdaki szckle konumadaki szcn birlei
mi oluturmaz: Onun konusu yalnz konumadaki szck
tr. Ne var ki yazl szck, grnts olduu sesli szckle
ylesine kaynar ki sonunda ba keye kuruluverir; sesli
gstergenin grntsne kendisinden daha ok nem veri
lir. Sanki birini tanmak iin onun yzne bakmaktansa res
mine bakmak daha geerli bir yolmu gibi!
Bu yanlsamaya her ada rastlanr. Bugn de dile ili
kin yaygn grlerde onun izlerini buluruz. rnein, yaz ol
mad m, dilin daha abuk bozulacana inanlr genellikle.
Oysa bundan daha yanl bir gr olamaz. Evet, yaz kimi
durumlarda dilin deimesini nleyebilir, ama yaznn bulun
mamas hibir zaman dilin deimesine yol amaz. Bugn
de Dou Prusyayla Rusyann bir blmnde konuulan Litvanca ancak 1540 ylndan bu yana yazl begelerle tannr.
Ama bu ge dnemde, Hint-Avrupa dilini genel olarak ..
IH. yzyldaki Latince denli iyi yanstr. Yalnz bu rnek bi
le dilin yazdan ne denli bamsz olduunu gstermeye ye
ter.
ok ince birtakm dil olgular hibir yazl biimin des
tei olmadan bugne dein sregelmitir. Btn Eski Yk
sek Almanca dneminde toten, fuolen ve stzen biiminde ya
zlm olan szcklerin ilk ikisi iin XII. yzyl sonunda tten
"ldrmek", felen "duymak, duyumsamak" biimleri km,
buna karlk stzen "arpmak" olduu gibi kalmtr. Bu ayr-

58

FERDINAND DE SAUSSURE

lk neye balanabilir? Bir sonraki seslemde y bulunup bulun


mamasna. n Germencede, bir yanda *daupyan, *ffyan
vard, bir yanda da *stautan. Yaznsal dnemin eiinde,
800e doru b uy o denli zayflad ki yzyl boyunca yaz
da izine bile rastlanmad. Ama syleyite ufack bir iz brak
mt ve 1180e doru, yukarda grdmz gibi, birdenbire
"tn deiimi" biiminde ortaya kverdi. Bylece, bu syle
yi ayrts, yaz ie karmadan olduu gibi aktanlabildi.
Demek ki dilin, yazdan bamsz ve ondan ok daha
duraan szl bir gelenei var. Ama yazl biimin saygnl
bu gerei grmemizi nler. Hmanistler gibi ilk dilbilimci
ler de bu konuda yanlmlardr. Bopp bile yazala ses ara
snda kesin bir ayrm yapmaz. Bu bilgini okurken, bir dilin,
abecesinden ayrlamayacana inanacanz gelir. Bopptan
hemen sonra gelenler de ayn tuzaa dmlerdir. ]p srt
melisinin th biiminde yazlmas Grimmi ikili bir yanlgya
srklemitir: Grimm bu srtmeliyi hem bir ift ses san
m, hem de soluklu bir kapantl olarak grmtr. nsz
deiimi yasasnda ona verdii yer bu olgudan kaynaklanr
(bak. s. 212). Bugn de birok aydn kii dili yazyla kartr
yor. Gaston Deschamps, yazm dzeltimine kar kt iin
"Berthelot Franszcay yok olmaktan kurtard" demez miy
di?
Peki, yaznn bu saygnl nasl aklanr?
1. Bir kez, szcklerin yazl grnts srekli ve sa
lam bir ey izlenimi uyandrr; yazy, sre iinde dilin birlii
ni salamaya sesten daha elverili grrz. Bu ba istedii
kadar yzeysel olsun, istedii kadar aldatc bir birlik yarat
sn: Biricik gerek ba olan doal ses bandan ok daha ko
layca kavranr.
2. Bireylerin ounda grsel izlenimler iitim izlenim
lerinden daha belirgin, daha sreklidir. Onun iin de bu gibi
kimseler daha ok grsel izlenimlere balanrlar. Yaz g
rnts sesin yerini alarak kendini benimsetir.

t INEL DLBLM DERSLER

59

3. Yaznsal dil, yazya tannan bu haksz stnl bir


kat daha glendirir. Yazn dilinin szlkleri, dilbilgisi kitap
lar var. Okulda retim kitaba gre ve kitapla yaplr. Dil
bir kurallar btnyle dzenlenmi olarak ortaya kar. Bu
kurallar btn de kesin bir kullanma, baka bir deyile ya
zma bal bir yasadr. te, yazya o denli nem kazandran
ila budur. Sonunda, yazy renmeden nce konumay ediimizi unuturuz ve doal bant tersine dner.
4. Dille yazm arasnda uyumazlk oldu mu, dilbilim
ciden baka birinin sorunu zmleyebilmesi her zaman gliir. Ama dilbilimciye sz hakk tannmad iin, yazl bi
im ister istemez ar basar: nk yazl biime dayanan
her zm daha kolaydr. Bu yzden de yaz haksz yere
nem kazanr.
3. YAZI DZGELER
Yalnzca iki trl yaz dizgesi vardr:
t. Kavramsal yaz dizgesi: Burada szck, kendisini
oluturan seslerle ilikisiz bir tek gstergeyle belirtilir. Bu
gsterge, szcn btnn ve dolayl olarak da onun an
latt kavram belirtir. Bu dizgenin klasik rnei in yazs
dr.
2.
Genellikle "sesil" diye adlandrlan yaz dizgesi: Bu
dizge, szckte birbirini izleyen seslerin oluturduu diziii
gstermeyi amalar. Sesil yazlar bazen seslemsel, bazen
abeceseldir, bir baka deyile szn en kk elerine da
yanr.
Bununla birlikte, kavramsal yazlar kolayca karma bir
kimlik kazanabilir: Birtakm kavramsal yaz birimlerinin ilk
deerlerinden saparak tek tek sesleri gstermeye baladkla11 olur.
Yukarda, yazl szcn anlmzda sesli szcn

60

FERDINAND DE SAUSSURE

yerini alma eiliminde olduunu belirttik. Bu gzlem her iki


yaz dizgesi iin de geerlidir. Ama sz konusu eilim birin
ci dizgede daha gldr. inli iin kavramsal yaz birimi
de, sesli szck de ayn oranda kavramn gstergeleridir.
Yaz onun gznde ikinci bir dildir. Biriyle konuurken, iki
ayr szcn ayn sesi paylat durumlarda inlinin d
ncesini anlatmak iin yazl szce bavurduu bile olur.
Ama bu deitirim salt bir nitelik alabileceinden bizim yaz
dzenimizdeki denli kt sonular vermez. nk eitli
lehelerde ayn kavram karlayan ince szckler kolayca
ayn yaz gstergesine brnebilir.
ncelememizde yalnz sesil dizgeyi ele almakla yetine
ceiz. zellikle de, gnmzde kullanlan ve ilk rnei Yu
nan abecesi olan dizgeyi inceleyeceiz.
Baka bir dden alnmam, daha nce tutarszlklarla
dolmam olmak kouluyla byle hir abece balangta di
olduka usa uygun bir biimde yanstr. Sz konusu abece,
erde greceimiz gibi, mantk asndan son derece stn
niteliklidir (bak. s. 212). Ama yazyla syleyi arasndaki bu
uyum ok srmez. Acaba niin? te, incelenmesi gereken
bir sorun.
4. YAZIYLA SYLEY ARASINDAK
UYUMSUZLUUN NEDENLER
ok saydadr bu nedenler; biz yalnz bunlarn en
nemlileri stnde duracaz.
lk neden u: D durmakszn evrim geirir, oysa yaz
olduu gibi kalma eilimindedir. Bunun sonucunda da yazl
biim, gstermesi gereken seslerin karl olmaktan kar.
Belli bir dnemde tutarl olan bir yazma biimi yz y sonra
tutarszlar. Bir sre, yaz gstergesi syleyiteki deiiklik
lere ayak uydurabmesi iin deitirir, sonra bundan vazgeir. Franszcada oi iin bu byle olmutur.

61

(KNEL DLBLM DERSLER

Syleyi
XI.
XIII.
XIV.
XIX.

yzydda
yzydda
yzydda
yzydda

Yaz
....
.... .... 2. roi, loi
.... .... 3. ro, lo
.... .... 4. rwa, Iwa

rei, lei
roi, loi
roi, loi
roi, loi

Grld gibi, syleyiteki deiiklikler ikinci dne


me dein gz nnde tutulmu: Dil tarihinin bir aamasyla
yaz tarihinin bir aamas birbirine denk dyor burada.
Ama XIV. yzyldan balayarak, yaz olduu gibi kalm, dil
ise evrimini srdrmtr. Bylece dille yaz arasnda gitgi
de byyecek bir uyumazlk kmtr ortaya. Uyumsuz e
ler birbirine balanageldiinden, sonunda bu olgu dorudan
doruya yaz dizgesine de yansmtr: Bylece "oi" yaz bii
mi, kendisini kuran elerden apayr bir deer edinmitir.
Saysz rnek verebiliriz bu konuda. Neden Fransz
cada m vef diye sylenen szckler mais "ama" ve fait "ol
gu" biiminde yazdr? Niin cnin Franszcada ou kez s
deeri vardr? Hibir varlk nedeni kalmam yaz biimleri
ni srdryoruz da ondan.
Bu olguya her ada rastlanr: Gnmzde ift / Fran
szcada yye dnmekte; essuyer "silmek, kurulamak, vb.",
nettoyer "temizlemek, ykamak, vb." gibi veiller "uyandr
mak", mouiller "slatmak" da y ile syleniyor, ama eskisi gibi
yazlyor.
Yazyla syleyi arasndaki uyumsuzluun bir baka
nedeni de u: Bir toplum bir baka toplumun abecesini be
nimsedi mi, ou kez bu yaz dizgesinin olanaklar yeni ile
vine uygun dmez. Bunun zerine birtakm arelere bavur
ma zorunluu doar: rnein, bir tek sesi belirtmek iin iki
yaza kullandr. Germen dillerindeki^ (titreimsiz disil sr
tmeli) iin bu byle olmutur. Latin abecesinde bunu be
lirtecek hibir gsterge bulunmadndan, th yazalarna ba-

62

FERDINAND DE SAUSSURE

vurulmutur. Merovenj Kral Chiiperich bu ses iin Latin ya


zalarna zel bir gsterge eklemeye kalkmsa da, bu giri
iminde baarl olamam ve th biimi tutmutur. Ortaa
ngilizcesinde bir kapal e (rnein sed "tohum" szcn
de), bir de ak e (rnein led "srmek", "gtrmek" szc
nde) vard. Bu iki ses iin abecede ayr gstergeler bulun
madndan szckler seed ve lead biiminde yazlmaya ba
lanmtr. Franszcada titreimsiz hrtly gstermek iin
ch yazalarna bavurulmutur, vb., vb.
Bir de kken kaygs var. Kimi dnemlerde, rnein
Rnesans anda ar basmtr hu kayg. ou kez de yaz
biimi yanl bir kkene dayandrlmtr. rnein Fr. poids
"arlk" ta d bulunuu szcn yanllkla Lat. pondusa
balanmasyla aklanr; oysa szck Lat. pensuridan gelir.
Ama ilkenin yanl ya da doru uygulanmas pek nemli de
il: Yanl olan, dorudan doruya kkenselyaz ilkesi.
Kimi durumlarda nedeni bulamayz. Birtakm apra
k biimlerde suu yanl kkenlere bile ykleyemeyiz. Almancada niin tun yerine thun "yapmak, etmek" biimi kul
lanlr? /znin, nsz izleyen solukluyu gsterdii sylenmi
tir; o zaman ayn soluklamann bulunduu her szce h'nin
katlmas gerekirdi. Oysa ynla szce ( Tugend "erdem",
Tisch "masa", vb.) bu trl bir yaza hibir zaman katlma
mtr.5
5. BU UYUMSUZLUUN SONULARI
Yaznn tutarszlklarn snflandrmak ok uzun bir i.
Bu tutarszlklarn en ktlerinden biri ayn sesi belirten pek
ok yaza bulunmasdr. rnein, Franszcada titreimli h
rtl iin j, g, ge (joli "ho, sevimli", geler "dondurmak, don
mak", geai "alakarga"); z iin z v e s ; s iin s, c, ve t (ination
"ulus"), ss (chasser "kovmak", "avlamak", "avlanmak"), s
(acquiesant: acquiesceruymak, boyun emek", vb.), x (dix

<.i'.Ni:. otniM dersleri

63

on), k iin c, qu, k, ch, cc, cqu (acqurir "edinmek, kazan


mak") kullanlr. Buna karn, birok ses de bir tek yazala
ndirtilir: rnein, t, t ya da syi gsterir, g ise g ya da titre
imli hrtly, vb.
Burada "dolayl" yazma yntemlerini de analm. Alm.
Zettel "kt paras", Teller "tabak", vb. de ift nsz yoksa
da, yalnz bir nceki nlnn ksa ve ak olduunu gster
mek iin tt, ll kullanlr. Ayn trden bir sapmayla ngilizce,
bir nceki nly uzatmak iin, okunmayan bir son e kulla
nr: Made ("yaplm"; sylenii: rrid) ile m ad ("deli, kudur
mu", "kzgn"; sylenii: mad) szcklerini karlatrn.
Gerekte szcn tek seslemiyle ilgili olan bu e, gz iin
bir ikinci seslem yaratr.
Bu usa aykr yazmlar dilde gene de bir eyin karl
dr. Ama yle yazmlar da var ki hi ipe sapa gelmez. Bugn
k Franszcada, mourrai "{je adlyla birlikte] leceim",
courrai ]je adlyla birlikte] koacam" gibi eski gelecek za
manlar dnda ift nsz yoktur. N e var ki yazda, hibir
hakl nedene dayanmayan bir sr ift nsz (bourru "prz
l; ask suratl", sottise "budalalk", souffrir "ac ekmek; da
yanmak", vb.) grlr.
Kesinlikle saptanmad ve kuraln arad iin yaz
nn duraksad da olur. Bundan tr, eitli alarda sesle
ri gstermek iin yaplan denemeleri yanstan oynak yazm
biimleri ortaya kar. Eski Yukar Almancadaki ertha, erdha, erda "dnya, toprak" ya da thn, dhn, dn "" szcklerin
de th, dh, d hep ayn ses esini belirtir. Ama hangisini? Ya
zya bakarak bunu anlamak olanakszdr. Bylece ortaya
aprak bir durum kar: Ayn biim iin iki yazma rastla
ynca, gerekten iki ayr syleyiin sz konusu olup olmad
n saptayanlayz her zaman. Ayn szc, komu leheler
deki belgelerin kimi asa, kimi ascha biiminde gsterir.
Bunlar ayn seslerse, oynak bir yazm sz konusudur. Yok
eer yle deilse, o zaman ayrlk seslere ilikindir ve lehe-

64

FERDINAND DE SAUSSURE

seldir: Yun. palz, paizd paldd biimlerinde olduu gibi.


Bir de birbirini izleyen iki ayr dnem sz konusu olabilir:
ngilizcede nce hwat, hwell, vb.ne, sonra da what "ne, han
gi?", whell "ark; tekerlek", vb.ne rastlarz. Acaba deiiklik
yazda m olmutur, yoksa seslerde mi?
Btn bunlardan kukuya yer brakmayan bir sonu
kar: Yaz, dili gizler; bir giysi deil, bir rtdr. Fr. oiseau
"ku" szcnn yazm bunu iyi gsterir: Sylenen sesler
den (wazo) bir teki bile kendine zg bir yazala belirtilmez
bu szckte; byleee dilin gerek grntsnden hibir iz
kalmaz.
Bir baka sonu da u: Gstermesi gereken eyi gs
termedii lde yazy tem el olarak grme eilimi glenir.
Dilbilgiciler yazl biime dikkati ekmek iin ellerinden ge
leni yaparlar. Buna ne trl bir duygunun yol at kolayca
anlalabilir. Ama bu tutum kt sonular verir. "Sylemek",
"syleyi" gibi szcklerin kullanl bu aykr tutumun onay
lanmas ve yazyla dil arasndaki doal, gerek bantnn
tersine evrilmesidir. Bir yazacn yle ya da byle sylen
mesi gerektii belirtildi mi, grnt temel biimin yerini al
yor demektir; onin wa biiminde sylenebilmesi iin bam
sz bir varl bulunmas gerekir. Gerekte oi biiminde yaz
lan vvi^dr. Bu aykrl aklayabilmek iin o ile nin bura
da kurald bir sylenii olduunu eklerler. te, yanl bir
sz daha. nk dilin, yazl biime bal olduu yargsn
ierir bu sz. Yazya kar bir kusur ileniyormu gibi bir iz
lenim uyanr. Sanki yazl biim kuralm gibi!
Dilbilisi kurallarnda bile bu trl gerekd durumla
ra rastlanr. rnein, Franszca h ile ilgili kuralda bu byledir. Franszcada soluksuz nlyle balayan kimi szckler
de h Latinceden kalmadr: Eskiden ome biiminde yazlan
ve Lat. homo'dan gelen homme "insan; erkek" szcnde
olduu gibi. Ama Franszcaya Germenceden gelen yle
szckler de var ki, bunlarn /leri gerekten sylenmitir.

GENEL DI.BLM DERSLER

65

Hache "balta", hareng "ringa bal", honte "utan, yz kara


s", vb. Solukluluk zelliinin srd dnemde bu szck
ler n nszlere ilikin yasalara uymutur. Bundan tr
de, deu haches (deu: bugnk dilde deux "iki"), le hareng (le:
lammlk) denilmitir. Buna karlk, nlyle balayan sz
ckler yasasna gre deu-z-hommes, l ontme denilmitir, O
dnemde, "soluklu h nnde ulama yaplmaz, nl silinmez"
kural doruydu. Ama gnmzde bu kuraln anlam kalma
mtr. nk ada Franszcada soluklu h yok artk; me
er ki, bir ses olmayan, ama nnde ulama da, silme de ya
plmayan eye bu ad verilsin. Grld gibi bir ksr dng
bu; h, yaznn rn uyduruk bir biim.
Bir szcn syleniini yazl deil, tarihi belirler.
Szcn belli bir evrede brnd biim, izlemek zorun
da olduu ve kesin yasalara bal bulunan evrimin bir evresi
ni gsterir. Her aama bir ncekiyle belirlenebilir. En ok
stnde durulmas gereken, ama en ok unutulan ey szc
n gemii, kkenidir.
Auch kentinin ad sesil evriyazda o ve titreimsiz h
rtlyla gsterilir. Fransz yazmnda, szck sonundaki
eh'm titreimsiz hrtly gsterdii tek rnek budur. Son
chn yalnz bu szckte titreimsiz hrtlyla sylendiini
belirtmek bir aklama saylmaz. Tek sorun, Lat. Auscii'nin
dnm geirerek nasl yukardaki biimine girdiidir. Yaz
mn nemi yoktur.
Fr. gageure "bahis tutuma" szcn ile mi, ile
mi sylemek gerekir? Kimine gre ile sylenmelidir sz
ck, nk heure "saat" szc r diye sylenir; kimine g
reyse bu doru deildir, iir kullanlmaldr. nk ge, titre
imli hrtlyla edeerdir: Gele "zindan" szcnde oldu
u gibi. Bouna tartyorlar. Gerek sorun kkenseldir: Na
sl tournure "biim, yapl; geliim, gidi; sz kuruluu, vb."
tourner "evirmek, tornaya ekmek, dzenlemek, dnmek,
vb." den tretilmise, gageure de gager "bahis tutmak, vb."

66

F E R D IN A N D D E S A U S S U R E

den tretilmitir. Her iki szck de ayn tretme yntemine


balanr: Yalnz r kullanmak dorudur; rl syleyi, yaz
nn yol at karklktan doan bir syleyitir, baka bir
ey deildir.
Yaznn zorbal bu kadarla kalmaz. ounlua buy
ruunu dinlete dinlete yaz dili de etkiler ve deitirir. Ama
bu durum ancak yazl belgelerin ok nemli bir yer tuttuu,
yazmn ok ar bast dillerde grlr. Grsel imge bu dil
lerde yanl syleyilere yol aar. Szcn tam anlamyla
sayrl bir olgudur bu ve Franszca'da sk sk karmza kar.
rnein, Lat. faber "ii, demirci" den gelen Lefvre soyad
iin, biri halk arasnda yaygn ve yaln, br bilgin diline z
g ve kkensel nitelikli iki yazm vard: Lefvre ve Lefbvre.
Eski yazda v ile nn birbiriyle karmasndan tr L e
fbvre szc Lefbure diye okunmutur: Oysa szckte ne
b vard, ne de bir karkln rn olan u. Ancak bugn
szck gerekten byle syleniyor.
Bu arpk biimlerin giderek yaygnlamas, gereksiz
yazalara syleyite daha sk yer verilmesi olas grnyor.
Pariste imdiden sept femmes "yedi kadn" sznde t sesi duyutuyor:*1) Darmestetere gre, tam bir yazm ucubesi olan
vingt "yirmi" szcnn son iki yazac bile birgn sylene
cek.
Bu ses bozulmalar da dil olgulardr, ama dilin doal
ileyiinden kaynaklanmazlar: D ile yabanc bir etkenden do
arlar. Dilbilim bunlar zel bir blm iinde toplayarak gzlemlemeli: nk sapkm durumlar, ucube olgular sz konu
su.

(1) ada Franszcada kuraldr bu. N.

YEDNC

BLM

SESBLM*1*
/. TANIM
Yaznn kalktn varsayalm: Bu alglanabilir grn
tden yoksun braklan kimseler belirsiz bir yndan baka
l>i ey grmez olacaklar, bu yn ne yapacaklarn bileme
yeceklerdir. Elinden cankurtaran yelei alman acemi yz
cnn durumuna deceklerdir.
Hemen yapay olgunun yerine doal olguyu oturtmak
gerekir. Ama dilin sesleri incelenmedike bu olanakszdr.
nk sesleri yazl gstergelerinden syrdnz m, ortada
birtakm kaypak kavramlardan baka bir ey kalmaz. Onun
iin, aldatc da olsa gene yaznn desteine bavurulur. Bu
yzden, eklemli seslerin fizyolojisini hi bilmeyen ilk dilbi
limciler boyuna bu trl tuzaklara dmlerdir. Yazdan ay
ltmak onlar iin pusulay armak demekti; bizler iinse
geree doru atdan ilk admdr. nk aradmz destei
(1) Burada sesbilim szcyle karladmz Fr. phonologie terimine
Saussuren verdii anlam dilbilimcilerce pek benimsenmemitir.
Gnnzde sesbilim (Fr. phonologie, ng. phonemics) sesbirimleri
dilsel bildiriim dizgesindeki ilevleri asndan inceleyen dal belir
tir. Buna karn, Saussuren burada deindii konuyu ele alan in
celeme sesbilgsi (Fr. phontique) diye adlandrlr. Seslerin evrimi
ni incelediinde bu dal "tarihsel" ya da "evrimsel" diye nitelendiri
lir. N.

68

F E R D IN A N D D E S A U S S U R E

dorudan doruya ses incelemesinde buluruz. amz dilbi


limcileri sonunda bu gerei kavradlar. Bakalarnn (fizyo
loji bilginlerinin, an kuramclarnn, vb.) balatt aratr
malar kendi alarndan srdrerek dilbilimi yardmc bir
bilimle donattlar. Bu bilim, dilbilimi yazl szck egemenli
inden kurtard.
Ses fizyolojisi (Alm. Laut- ya da Sprcchphysiologie) o
u kez "sesbilgisi" (Alm. Phonetik, Fr. phontique, ng.
phonetics) diye adlandrlr. Bizce yerinde deil bu terim;
onun iin sesbilim (Fr. phonologie) terimini kullanyoruz.
nk sesbilgisi balangta ses evrimleriyle ilgili inceleme
leri belirtmitir, bundan byle de o anlamda kullanlmaldr.
Birbirinden kesin olarak ayr iki incelemeyi ayn ad altnda
toplayanlayz. Sesbilgisi tarihsel bir bilimdir; deiimleri, d
nmleri inceler ve zaman iinde yer alr. Sesbilim ise sre
dndadr; nk eklemleme ya da syleyim dzenei hi
deimez.
Ama bu iki inceleme zde olmamakla kalmaz: Birbi
rine kart bile deildir. Birincisi dil biliminin balca blmlerindendir. Sesbilim ise - bunu bir kez daha belirtelim onun yardmc bir daldr ve yalnz sz dzleminde yer alr
(bak. s. 49). Kukusuz, dil olmasa seslemedeki devinimlerin
ne ie yarayacan pek kestiremeyiz; ne var ki dili olutu
ran onlar deildir. Ses aygtnn her iitim izlenimi iin zo
runlu btn devinimleri akladnda da dil sorunu hibir
biimde aydnlatlm olmaz. Nasl bir duvar hals eitli
renkten ipliklerin grsel kartlna dayanan bir sanat yap
tysa, dil de iitim izlenimlerinin anlksal kartlna daya
nan bir dizgedir. te, inceleme iin nemli olan, renklerin
elde edili yntemleri deil, kartlklarn ileyiidir.
Bir sesbilimse! dizge tasla iin okuru Ek blmne
gnderiyoruz (bak. s. 74). Burada yalnz, yaznn yol at
yanlsamalardan kurtulmak iin dilbilimin sesbilimden ne gi
bi bir yardm bekleyebileceini aratracaz.

<iHNFvL D L B L M D E R S L E R

69

2. SESBLMSEL YAZI
Dilbilimci her eyden nce, eklemli sesleri hibir kar
kla yol amadan gsterebilecek bir yntemle donanmak
ister. Gerekte, bugne dein pek ok yaz dizgesi nerilmilir.
Gerek bir sesbilimsel yaznn ilkeleri nelerdir? Bu
lri bir yaz, konuma zincirindeki her eyi ayr bir gster
geyle belirtmek amacn gtmelidir. Bu zorunluk her zaman
gz nnde tutulmuyor: rnein, ngiliz sesbilimcileri
zmlemeden ok snflandrmayla ilgilendiklerinden kimi
sesler iin iki, hatta yazal gstergeler kullanyorlar. Ay
rca, d patlamal ve i patlamal (bak. s. 89) sesler arasn
daki ayrmda - aada deinilecei gibi - byk bir titizlik
gsterilmelidir.
Kullanlagelen yazm yerine sesbilimsel bir abece be
nimsemek gerekli midir? Bu ilgin soruna ancak yle bir
deinebiliriz burada. Bizce sesbilimsel yazy yalnzca dilbi
limciler kullanmaldr: Tek trden bir dizgeyi ngilizlere, Al
nanlara, Franszlara, vb. benimsetebilmek olanaksz. ste
lik, btn dillere uygulanabilir bir abecede izgi, nokta gibi
ynla yardmc gsterge kullanlmas gerekir. Byle bir abe
ceyle yazlm bir betiin sunaca ackl grnm bir yana,
sz konusu yaz kukusuz kesinlik kazandracam derken
aydnlatmak istedii eyleri bsbtn karanlklatracak ve
okuyucunun kafasn iyice kartracaktr. Bu sakncalara
karlk yeterince yarar da salanmayacak. Bilim alan dn
da sesbilimsel kesinlik pek yle zenilecek bir ey deil.
Bir de okuma sorunu var. Okurken iki yol izleriz: Yeni
ya da bilmediimiz bir szc yaza yaza seslemleriz; ama
sk sk kullandmz, iyi bildiimiz bir szc, yazalardan
bamsz olarak bir rpda okuyuveririz. Bylece szcn

70

FERDINAND DE SAUSSURE

grnts bizim iin kavramsal yaz deeri kazanr. Gelenek


sel yazmn hakl olduu dzeydir bu: Fr. tant "o denli" ve
temps "zaman, a; hava, vb.", et "ve", est "(ilgili adlla birlik
te), tre eyleminin bildirme kipinin imdiki zaman tekil n
c kiisi" ve ait "(ilgili adlla birlikte) avoir eyleminin dilek ki
pi, imdiki zaman tekil nc kiisi", du "de ilgeciyle le tanmlnn derilmi biimi" ve d "bor, verecek", il devait "devoir
eyleminin bildirme kipinin imdiki zaman nc tekil kii
si" ve ils devaient "devoir eyleminin bildirme kipinin imdiki
zaman, nc oul kiisi", vb. szleri birbirinden ayrmak
yararldr. Tek dileimiz, bugn kullanlmakta olan yaznn
ar samalklarndan kurtulmas. Dil retiminde sesbilimsel abece yararl olabilirse de, onun kullanmm genelletir
mek olanakszdr.
3. YAZININ TANIKLIININ ELETRS
Demek ki yaznn aldatcln saptadktan sonra yap
lacak ilk iin yazmda dzeltim olduunu sanmak yanl. Ses
bilimin bize gerek yarar, dile ulamak iin bavurulmas
gereken yazl biime kar birtakm nlemler almamz sa
lamasdr. Yaznn tankl ancak yorumlanmak kouluyla
bir deer tayabilir. Her durumda, incelenen dilin sesbilimsel dizgesini, bir baka deyile, kulland seslerin izelgesini
ortaya koymak gerekir. Gerekten de, her dil iyice ayrmla
m belli sayda sesbirim kullanr. Bu dizge, dilbilimciyi ilgi
lendiren tek gerekliktir. Yaz gstergeleri, bu dizgenin bir
grntsnden baka bir ey deildir ve bunlarn hangi oran
da dizgeye uyduunu belirlemek gerekir. Belirleme eylemi
nin gl dilden dile ve durumdan duruma deiir.
Gemiteki bir dil sz konusu olunca, dolayl verilere
dayanmak zorunda kalrz. Bu durumda sesbilimsel dizgeyi
ortaya karmak iin bavurulacak kaynaklar nelerdir?
1. nce d belirtiler ve en bata da, alarndaki ses-

G E N E L D L B L M D E R S L E R

71

lerle syleyii betimlemi kimselerin tankl. rnein,


XVI. ve XVII. yzyl Fransz dilbilgicileri, zellikle de bunla
rn yabanclar iin kitap yazm olanlar bizlere ok ilgin
gzlemler brakmlardr. Ama bu bilgi kayna hi de sa
lam deildir. nk bu yazarlarn hibir sesbilim yntemi
yoktu. Betimlemelerinde, bilimsel kesinlikten yoksun, rasge
le terimler kullanmlardr. Onun iin, bu dilbilgicilerin ta
nklklar da yorum gerektirir. rnein, seslere verilen adlar
ou kez karlda yol aacak niteliktedir: Eski Yunan dil
bilgicileri titreimlileri (b, d, g gibi) "orta" (mesai) nsz, tit
reimsizleri (p, t, k gibi) ise pslai diye adlandrmlar, bu
son terimi Latinler tenues (tenuis "ince" szcnn oulu)
diye evirmilerdir.
2.
Bu ilk verileri i belirtilerle, birletirerek daha sa
lam bilgilere ulaabiliriz. belirtileri iki blmde toplayaca
z:
a) Ses deiimlerinin dzenliliine dayanan belirtiler.
Bir yazacn deerini belirlemek istediimizde, daha
nceki bir dnemde onun hangi sesi gsterdiini bilmek ok
nemlidir. Yazacn bugnk deeri, birtakm varsaymlar
hemen bir yana itmemizi salayan bir evrimin rndr. r
nein, Sanskrite nin tad deeri bugn kesin olarak bil
miyoruz; ama sz konusu e Hint-Avrupa damaksl k y
srdrd iin, bu veri varsaym alann kesinlikle snrlan
drr.
Eer, kalk noktas dmda ayn dilin ayn dnemdeki
benzer seslerinin evrimi de bilinirse, rnekseme yoluyla yar
gda bulunulabilir ve bir orant kurulabilir.
Hem kalk, hem var noktas bilinen ve iki evre ara
snda yer alan bir syleyii belirlemek sz konusu oldu mu,
sorunun zm elbette daha kolaydr. Franszcadaki au
(sauter "atlamak", "havaya umak", vb. szcndeki gibi) or
taada zorunlu olarak bir ikilinldr: nk daha eski bir
al ile bugnk Franszcadaki o arasnda yer alr. Bir baka

72

F E R D IN A N D D E S A U S S U R E

yoldan awnun belli bir dnemde srdn renirsek, bir


nceki dnemde de var olduu su gtrmez. Eski Yukar Almancadaki wazer gibi bir szckte z nin neyi belirttiini ke
sin olarak pek bilmeyiz. Ama tutamak noktalarmz vardr:
Bir yandan eski water, bir yandan da bugnk Wasser "su".
yleyse, bu znin i ile i arasnda yer alan bir ses olmas gere
kir. Yalnzca i ya da i ile uzlaabilir her trl varsaym bir
yana itebiliriz. rnein, bu yazacm bir damaksl belirtmi
olmas olanakszdr, nk iki di eklemlemesi arasnda an
cak bir disil dnlebilir.
b) ada belirtiler. Trl trldr bunlar.
Deiik yazllar bunlardan biridir. Eski Yukar Al
mancam belli bir dneminde u yazmlara restiarz: wazer,
zehan, ezan; ama hi wacer, cehan, vb. biiminde bir yazm
grmeyiz. Ayrca, esan ve essan, waser ve wasser, vb. de gr
lrse, bu znin s sesine ok yakn, ama ayn dnemde c ile
belirtilen sesten de epey farkl olduu sonucuna varlr. D a
ha sonralar wacer, vb. biimlere rastlanrsa, bu durum, bir
zamanlar kesinlikle birbirinden ayr olan bu iki sesbirimin
az ok kaynam olduunu tantlar.
iirsel betikler syleyi stne deerli belgelerdir. Kouklama dizgesinin, seslem saysna, nicelie ya da seslerin
uyuumuna (ses yinelemesi, yarm uyak, uyak) dayanmasna
gre bu betikler bizi sz konusu noktalarda aydnlatrlar.
Yunanca kimi uzun seslemleri yazda belirtirse de (rnein,
w biiminde gsterilen ) kimilerini belirtmez; a, i ve nun
nicelii stne bilgi edinmek iin ozanlara bavurmak gere
kir. Eski Franszcada uyak, rnein gras "yal" ve faz (Lat.
fac "yapyorum", "yaparm") szcklerinde son nszlerin
hangi dneme dein ayr sesler olarak kaldn ve n e zaman
birbirine yaklap kaynatn bulmamz salar. Uyak ve ya
rm uyak, Eski Franszcadaki eler iinde Latince a ya bala
nanlarn (Lat.patrem'enpdre "baba", talemden tel "onun gi
bi, bunun gibi, yle, byle", vb., more'den mer "deniz") br

( .N B L D L B L M D E R S L E R

73

elere hi benzemediini de gsterir. Bu szckler hibir za


man elle, "diil adl; Lat. illadan", vert "yeil; Lat. viridem
ilen", belle "beau "gzel" sfatnn diili; Lat. belladan" vb.,
vb. ile uyak ya da yarm uyak oluturmaz.
Son olarak da, baka bir dilden aktarlm szcklerin
yazln, sz oyunlarn, abuk sabuk szleri, vb. belirtelim.
rnein Gotadaki kawtsjo szc cautio "gvence"nin or
taa Latincesinde nasl sylendiini gsterir bize. Fr. roi
"kral" szcnn XVIII. yzyl sonlarnda rw biiminde
sylendiini, Nyropun Grammaire historique de la langue
franaise (Fransz Dilinin Tarihsel Dilbilgisi) adl yaptnda
and (I3, s. 178) u ykck ortaya koyar: Devrim mahke
mesinde bir kadna tanklar nnde bir kraln gerekli oldu
unu syleyip sylemedii sorulur. Kadn verdii yantta
"Capet ya da baka herhangi bir roidan deil, yalnzca rouet
matreden, yani eirme aracndan" sz ettiini belirtir.
Btn bu bilgi edinme yntemleri, bir dnemin sesbi
lim dizgesini belli bir oranda tanmamza ve hem yaznn ta
nklndan yararlanmamza, hem de onun saptrc ynleri
ni dzeltmemize yardmc olur.
Yaayan bir dil sz konusu oldu mu, usa uygun tek
yntem: a) Dolaysz gzlemin saptad sesler dizgesini orta
ya koymak; b) sesleri - yetersiz bir biimde - belirtmeye ya
rayan gstergeler dizgesiyle bu dizgeyi karlatrmaktr. Bir
ok dilbilgici bugn de, yukarda eletirdiimiz ve betimlen
mek istenen dilde her yazacn nasl sylendiini belirtmek
amacn gden eski yntemle yetiniyor. Bu yoldan bir dilin
sesbilimsel dizgesini ak seik bir biimde sunmak olanak
szdr.
Ama bu alanda imdiden byk bir ilerleme olduu,
sesbilimcilerin yaz ve yazma ilikin dncelerimizi yenile
memize ok byk bir katkda bulunduu da kesindir.

EK
S E S B tL M L K E L E R

B R N C

BLM

S E S B R M T R L E R
1. SESBRMN TANIMIM
[Bu kesim iin, F. de S.n 1897de Seslem Kuram s
tne yapt ve birinci blmn genel ilkelerine de deindii
konumann imyazyla (stenografiyle) saptanm*12) betii
ni kullanma olanam bulduk; ayrca F. de S.n kiisel not
larnn byk bir blm sesbilime ilikindir; bunlar birok
noktada I. ve III. ders dizisinin sunduu verileri aydnlatr
ve btnler. (Yaymclar)]
Birok sesbilimci hemen hemen yalnz sesleme eylemi
ne, bir baka deyile rgenler (grtlak, az, vb.) araclyla
seslerin oluturulmasna nem verip iitimsel yn bir yana
itiyor. Bu yntem doru deildir: Kulak stndeki izlenim
rgenlerin devinimsel imgesi denli dolaysz biimde alglan
makla kalmaz; bu izlenim her trl kuramn doal temelidir
de.
(1) Sesbirim terimiyle karladmz phonmei Saussure zdeksel nite
likli, dil dzleminde deil, sz dzleminde saptanabilen bir kendi
lik olarak grr. Bugn sesbirim diye adlandrlan eler ise Saussuren salt aynmsal ve biimsel zellikleriyle tanmlad indirgene
mez birimlerin karldr. Yaymclar birok yerde indirgenemez bi
rim yerine sesbirim terimini kullanmtr. N.
(2) Bu konumalarn n de Ch. Bally imyazya aktarmtr. N.

G E N E L D L B L M D E R S L E R

75

itimsel veri daha sesbirimler ele alnrken bile - d


nce yoluyla alglanmasa da - vardr. Bir 6 nin, bir inin, vb.
ne olduunu kulak yoluyla biliriz. Bir ses zinciri gerekleti
ren azla grtlan btn devinimleri bir sinema aygtyla
gsterilebilse, eklemlemeye ilikin bu devinimler diziliinde
gene de altblmler saptayamayz. Bir sesin nerede balad
, bir nceki sesin nerede bittii bilinmez. itimsel izlenim
olmasa, rnein fal'da iki ya da drt birim deil de, birim
bulunduu nasl sylenebilir? Bir sesin kendisine benzer ka
lp kalmad iitilen sz zincirinde hemen alglanabilir. Tr
de bir ey izlenimi uyand srece bu ses hep ayn sestir,
tektir. nemli olan, sre asndan sesin uzunluk ya da ksa
l (rnein fa l ve fal) deil, izlenimin niteliidir. itimsel
zincir eit zamanlara blnmez, trde zamanlara aynlr ve
bunlar da izlenim birlii nitelendirir. Sesbilim incelemesin
de doal kalk noktas budur.
Bu ynde ilk Yunan abecesi ok beenilmeye deer.
Her yaln ses bu abecede bir tek yaz gstergesiyle belirtilir,
her gsterge de her zaman ayn yaln sesin karldr. Bu
yce esinli bir bulutur ve Latinlerce de benimsenmitir;
"yabanc" anlamndaki szcn yaz gstergesi
her yaza trde bir zamann karldr. Yukardaki izim
de yatay izgi ses zincirini, kk dikey izgiler ise bir ses
ten brne geii gsterir. lk Yunan abecesinde, Fransz
cada titreimsiz hrtl iin kullanlan ch gibi karmak ya
zmlara da, bir tek ses iin kullanlan ift yazaca (s iin kulla
nlan "c"ve "s" gibi) da, iki ses iin kullanlan tek yazaca (ks
iin kullanlan '5c"gibi) da rastlanmaz. yi bir sesbilimsel ya
z iin zorunlu ve yeterli olan bu ilkeyi eski Yunanllar nere
deyse tmyle gerekletirmitir.<3>
(3) Gerikh, th, ph iin A?9.4> kullanlmtr; fl>EPI,/?/e/yu belir
tir. Ama bu, sonradan ortaya km bir yeniliktir; eski yaztlarda
?OiRI yerine KHARTE yazmna rastlanr. Ayn yaztlar k iin iki

76

F E R D IN A N D D E S A U S S U R E

br toplumlar bu ilkenin ayrmna varmamlardr,


onun iin de abeceleri sz zincirini iitimsel evrelerine ayr
maz. rnein, kimileri pa ti, ko, vb. daha karmak birimler
dzeyinde kalmtr. Bu yazma seslemsel yazm ad verilir.
Biraz yanltr bu adlandrma, nk bir seslem baka yollar
dan da (rnein, pak, tra, vb.) oluturulabilir. Samgiller yal
nzca nszleri gstermilerdir: yukarda deinilen szc
yazmalar gerekse, BRBRS biiminde yazarlard.
Demek ki sz zincirindeki seslerin snrlandrlmas
ancak iitimsel izlenime dayanabilir. Ama bunlarn betim
lenmesine gelince, i deiir. Bu betimleme ancak eklemle
me eylemine dayanabilir. nk oluturduklar zincir iinde
ele alnan iitimsel birimler zmlenemez. Sesleme devi
nimlerinin oluturduu zincire bavurmak gerekir. Byle ya
plnca, ayn sesin karlnn ayn edim olduu grlr: b (iitimsel zaman) = b (eklemleme zaman). Sz zincirinin blmlenmesiyle elde edilen ilk birimler b ve b den oluacak
tr. Bunlara sesbirim denir. Sesbirim iitimsel izlenimlerle
eklemleme devinimlerinin, iitilen birimle sylenen birimin
toplamdr ve bunlann biri brn koullandrr. Grld
gibi, her zincirde bir yanyla yer alan, daha bu dzlemde
bile karmak nitelikli olan bir birimdir bu.
Sz zincirinin zmlenmesiyle elde edilen ilk eler
bu zincirin halkalar gibidir, zaman iinde tuttuklar yer d
nda ele alnamayacak, indirgenemez anlardr. rnein, ta
gibi bir btn her zaman bir an art bir an, belli uzunlukta
gstergeye yer verir: "kappa" ve "koppa. Ama bu, ayr bir olgudur:
Syleyiteki iki gerek ayrty belirtmek sz konusuydu, nk k ki
mi durumda damaksl, kimi durumda art damaksld. Kald ki "kop
pa" sonradan ortadan kalkmtr. Bir de, daha ince bir nokta var:
ilk Yunan ve Latin yaztlar ou kez bir ift nsz yaln bir ya
zala gsterirler; rnein. Lat. fuisse "olmu olmak, var olmu ol
mak, vb." FUISE biiminde yazlmtr; demek ki ilkeye aykn bir
olgu bu, nk bu ift s, greceimiz gibi, trde olmayan ve ayr
izlenimler uyandran iki zamanl bir sreye eittir. Ama ho grebi
liriz bu yanl, nk bu iki ses, birbiriyle karmamakla birlikte or
tak bir zellik sunar (bak. s. 90 ve tesi).

( il-N E L D L B L M D E R S L E R

77

hir para art bir baka para olacaktr. Buna karn, indirge
nemez t paras tek bana incelendiinde, soyut bir biim
de, zaman dnda ele alnabilir. Yalnzca ayrc zellii gz
nnde bulundurarak ve zaman iindeki ardkla bal
lier eyi bir yana brakarak genel olarak i den, T tr olarak
(trleri byk yazala gstereceiz), / den / tr olarak sz
edebiliriz. Ayn biimde bir do, re, m i ezgisel btn ancak
/.aman iinde yer alan somut bir dizili olarak incelenebilir.
Ama bu diziliin indirgenemez elerinden birini ele alr
sam, onu soyut olarak inceleyebilirim.
eitli dillerden yeterli sayda sz zinciri ele alnp in
celendikten sonra, bunlarn kulland eler saptanarak si
ni 11andrlabilir. O zaman, iitimsel bakmdan nem tama
yan ayrtlar bir yana braklrsa, ortaya kan trlerin belirli
sayda olduu grlr. Bunlarn dizelgesiyle ayrntl betim
lemesi zel yaptlarda*45) bulunabilir. Burada biz bu trl her
snflandrmann hangi deimez ve yaln ilkelere dayand
n gstermek istiyoruz.
Ama nce ses aygtndan, rgenlerin olas ileyiin
den, sesi oluturmadaki ilevlerinden ksaca sz edelim.
2. SES AYGITI VE BU AYG ITIN LEY^
Aygtn betimlenmesi konusunda, ayrntlar kapsamayan bir izimle yetiniyoruz. Bu izimde A geniz boluunu,
H az boluunu, C, iki sesteli arasndaki sesyarm (e) da
kapsayan grtla gstermektedir.
(4) Bkz. Sievers, Gnndzge der Phonetik (Sesbilgisi lkeleri), 5. bask,
1922; Jespersen, Lehrbuch der Phonetik (Sesbilgisi Elkitab), 2. bas
k, 1913; Roudet, Elments de phontique gnrale (Genel Sesbilgi
si eleri), 1910.
(5) F. de Saussuren biraz ksa olan betimlemesi Jespersenin I-ehrhuch der Phonetik'inden yararlanlarak btiinlenmitir. Sesbilimle
rin aada ortaya konulacak zl anlatmlarna ilikin ilkeyi de ge
ne bu yaptta bulduk. Ama bunlar biimle, dzenlemeyle ilgili so
runlar. Sz konusu deiikliklerin F. de S.n dncesini hibir
yerde bozmadn okuyucu grecek (Yapmclar).

78

F E R D IN A N D D E S A U S S E 'R E

Azda dudaklar (a
ile a), dili (fi-Y - Q dil ucu
nu, i ise dilin geri kalan
blmn belirtir), st di
leri (d), n tarafta kemiksi
ve oynamayan bir blmle
(f - h) arka tarafta yumu
ak ve oynayan bir blm
(damaketei: i) kapsayan
dama, bir de kkdili
(8) birbirinden ayrt etmek
gerekir.
Yunan yazalar ses
lerin karlnda etkin
olan rgenleri, Latin yaza
lar ise edilgen blmleri
belirtir.
Birbirine kout iki
kasn ya da sestellerinin oluturduu sesyar (c) bunlar bir
birinden uzaklatnda alr, birbirine yaklatnda kapa
nr. Tam kapanma hemen hemen hi sz konusu olmaz.
Alma ise kimi durumlarda geni, kimi durumlarda dardr.
Geni olduunda hava hibir engelle karlamadan getiin
den sestelleri titremez; dar olduunda havanm geii ses
karan titreimlere yol aar. Olaan durumlarda seslerin
karlna ilikin baka bir seenek yoktur.
Geniz boluu hi kmldamayan bir rgendir. Hava
nm geii kkdilin (5) kalkyla durdurulabilir, o kadar.
Kimi durumlarda ak, kimileyin kapal bir kapdr bu.
Az boluu ise byk bir eitlilik gsteren durum
lar sunar: Az yolunun uzunluu dudaklar araclyla artr
labilir, yanaklar iirilebilir ya da gevek bir duruma getirile
bilir, dudaklarm ve dilin trl trl devinimleriyle boluk daraltlabilir, hatta kapatlabilir.

(HNBL D L B L M D E R S L E R

79

Ayn rgenierin ses oluturmadaki ilevleri devingen


likleriyle doru orantldr: Grtlakla geniz boluunun ile
vinde hep ayn tekdzelik, az boluunun ilevinde ise hep
ayn eitlilik.
Akcielerden gelen hava nce sessyarndan geer.
Burada, sestellerinin birbirine yaklamasyla bir grtlak sesi
oluabilir. Ne var ki dildeki seslerin ayrt edilerek snfland
rlmasn salayan sesbirim eitlerini oluturabilecek etken
grtlak deildir. Grtlak sesi bu ynden tekdzedir. Doru
dan doruya sesyarmdan kt biimde alglansa, nitelik
bakmndan neredeyse deimeme zellii tad grlr.
Geniz yolu yalnzca, oradan geen ses titreimlerine
tnlatclk yapar. Dem ek ki geniz yolunun da ses oluturucu
bir ilevi yok.
Buna karn, az boluunun hem ses retici, hem de
tnlama salayc ilevi vardr. Eer sesyar ok alrsa,
hibir grtlak titreimi olmaz. Bu durumda, alglanacak se
sin k noktas az boluudur (bunun bir ses mi, yoksa
yalnzca bir grlt m olduu konusunu zme halamay
fizikilere brakyoruz). Eer tersine, sestellerinin birbirine
yaklamas sesyarm titreime geirirse, az, her eyden
nce, grtlak sesini deitirici bir grev yerine getirir.
Bylece, sesin oluturulmasnda ie karabilecek et
kenler unlardr: Soluk verme, az eklemlemesi ya da bo
umlamas, grtlak titreimi ve geniz tnlamas.
Ama sesi oluturan bu etkenleri sayp dkmekle sesbirimlerin ayrmsal elerini belirlemi olmayz. Sesbirimleri
snflandrmak iin onlarn birbirlerinden nasl ayrldklarm
bilmek ne olduklarn bilmekten ok daha nemlidir. Snf
landrmada, bulunmayan, eksi nitelik tayan bir etken art
nitelikli, bulunan bir etkenden daha nemli olabilir. rne
in, art nitelikli olan, ama her sesleme eyleminde de ortaya
kan soluk verme ayrt edici deer tamaz; oysa, eksi nite
likli bir etken olan geniz tnlamasnn bulunmamas, tpk bu-

80

F E R D IN A N D D E S A U S S U R E

lunmas gibi, sesbirimleri nitelendirmeye yarar. Demek ki


iin z u: Yukarda belirtilen etkenlerden ikisi sreklilik
gsterir, sesin oluturulmas iin zorunlu ve yeterlidir:
a) Soluk verme,
b) Az eklemlemesi;
buna karn, br iki etken bulunmayabilir de, ilk iki etkene
eklenebilir de:
c) Grtlak titreimi,
d) Geniz tnlamas.
te yandan, a nn, cnin ve rfnin tekdze olduunu,
buna karn 6nin sonsuz bir eitlilik gsterdiini de daha
imdiden biliyoruz.
Ayrca, bir sesbirimin, sesleme eyleminin saptanmasy
la belirlendiini, ayn biimde, btn sesbirim trlerinin
tm sesleme edimlerinin belirlenmesiyle saptandm unut
mamak gerekir. te, bu sesleme edimleri, sesin oluumun
da ie karan etkenlerin snflandrlmasnn da gsterdii
gibi ancak son etkenle birbirinden ayrlr. Demek ki her
sesbirim iin az eklemlemesinin ne olduunu, bir grtlak
sesi kapsayp (
) kapsamadn ([ ]), bir geniz tnlama
s ierip ( . . . ) iermediini ([ ]) ortaya koymak gerekir.
Bunlardan biri saptanmazsa, sesin belirlenmesi de eksik ka
lr. Ama her de bilinirse, bunlarn trl birleimleri ses
leme edimlerinin balca eitlerinin tmn belirler.
Bylece, olanakl eitleri gsteren u izelge elde edi
lir:

IV

II

III

Soluk verme

Soluk verme

Soluk verme

Soluk verme

Az eki.

Az eki.

Az eki.

Az eki.

1 1

1 ]

[ 1
1

G E N E L D L B L M D E R S L E R

81

Yukardan aa birinci sra titreimsiz sesleri, ikinci s


ra titreimli sesleri, nc sra genizsillemi titreimsiz ses
leri, drdnc sra genizsillemi titreimli sesleri gster
mektedir.
Ne var ki bilinmeyen bir ey kalyor geriye: Az ek
lemlemesinin z nitelii. Onun iin de bunun olanakl eit
lerini ortaya koymak gerekir.
3. A IZ EKLEMLEMESNE GRE
SESLERN SINIFLANDIRILMASI
Genellikle sesler eklemleme yerlerine gre snfland
rlr. Bizim kalk noktamz deiik olacak. Eklemleme nere
de olursa olsun, her zaman belli bir ses yolu akl sunar,
daha ak bir deyile; iki ar snr olan salt kapanmayla salt
alma arasndaki bejli i bir noktada yer alr. Bu temel zerin
de ve en kk aklk derecesinden en byk aklk dere
cesine doru giderek sesleri, 0, 1, 2, 3, 4, 5, 6 saylaryla be
lirteceimiz yedi ulamda toplayacaz. Yalnz bunlarn her
biri iinde, sesbirimleri, kendilerine zg eklemleme blge
lerine gre deiik trlere ayracaz.
Birok noktada yetersiz ya da yanl olsalar da, yaygn
terimleri kullanacaz. Gerekten de, boazsllar, damaksl
lar, disiller, akclar, vb. terimlerin tm de manta aykr
dr. Dama belli sayda alana blmek usa daha uygun olur.
Bylece, dil eklemlemesi de gz nnde tutularak, her du
rumda balca daralmann hangi nokta karsnda bulundu
u her zaman sylenebilir. Bu grten esinleneceiz ve 45.
sayfadaki izimde bulunan yazalar kullanarak her eklemle
meyi zl bir anlatmla simgeleyeceiz: Bu anlatmda akl
belirten say, etken rgeni (solda) gsteren Yunan yaza
cyla edilgen rgeni (sada) yanstan Latin yazac arasnda
yer alacak. rnein, 0 o e, tam kapanmadaki aklk derece
sinde dil ucunun ( p ) st diyuvalarna (e) dedii anlamna
gelir.

82

FERDINAND DE SAUSSURE

Ayrca, her eklemlemede eitli sesbirimler, varlklar


gibi yokluklar da bir ayrmlama esi olan sliremde olgu
larla - grtlak sesi ve geniz tnlamas - birbirinden ayrlr.
te sesleri bu ilkeye gre snflandracaz. Burada,
yaln bir usul snflandrma tasla sz konusu. Onun iin,
uygulama dzlemindeki nemleri ne olursa olsun, karmak
ya da zel nitelikli sesbirimlerin (rnein soluklularn: ph,
dh, vb., yar kapan tklarn: ts, dz, pf, vb., yumuak nszle
rin, zayf nszlerin: a , vb.) de, uygulama asndan deer
tamayan ve ayrmlam sesler olarak ortaya kmayan ya
ln sesbirimlerin de bu taslakta yer almas beklenmemelidir.

A.
- SIFIR DERECE AIKLIK : KAPANTILILA
Bu snf, az boluunun tam ve sk skya, ama bir anlk
kapanmasyla elde edilen tm sesbirimleri ierir. Sesin ka
panma srasnda m, yoksa alma srasnda m olutuunu
incelemeye gerek yoktur, nk gerekte ses her iki biim
de de oluabilir (bak. s. 90 ve tesi).
Eklemleme yerine gre balca tr kapantl ayrt
edilir: Dudaksl denilen tr (p, b, m), disil denilen tr (/, d,
n), boazsl denilen tr (A, g, fi).
Birinci tr iki dudakla eklemlenir; ikinci trde dilin
ucu daman n tarafna dokunur; nc trde dilin srt
daman arka tarafna deer.
Birok dilde, zellikle de Hint-Avrupa dilinde, biri da
maksl (f - h stnde), br artdamaksl (i stnde) ol
mak zere iki boaz eklemlemesi belirgin biimde birbirin
den ayrt edilir. Ama baka dillerde, rnein Franszcada,
bu ayrla nem verilmez; kulak, court "ksa" szcndeki
k gibi bir art nsz, qui "ki o, ki onlar, vb. anlamnda ilgi
adl" szcndeki k gibi bir n nszde zdeletirir.
Aadaki izelge bu eitli sesbirimlerin ksa anlatm
larn vermektedir:

83

O E N E L D L B L M D E R S L E R

DUDAKSILLAR

DSLLER

(m )

*0

00

00e
u v

n
n n

U
[]

BOCAZSILLAR

() Jfc
0 0 Y 0f

(*)

fO h

yOh

n ***
u u

s t- ,

m, n, n genizsilleri tam anlamyla genizsillemi titre


imli kapantilardr; amba denildiinde, kkdil, mden
b'ye geildii srada geniz boluklarn kapamak zere yuka
r doru kalkar.
Kuramsal olarak, her trn sesyar titreimi ierme
yen ya da titreimsiz bir genizsili vardr. skandinav dillerin
de titreimsiz bir nszden sonra titreimsiz m gelir. Buna
Franszcadan da rnekler verilebilir, ama konuan bireyler
bu sesi ayrmsal bir e olarak grmezler.
Genizsiller izelgede ayra iine alnmtr. Gerekten
Ue, genizsillere ilikin eklemlemede az tam olarak kapanr
sa da, burun yolunun almas bunlara st dereceden bir
aklk (bak. C snf) kazandrr.
B.
- 1 DERECE A IK L IK : SRTMELLER YA
DA SIZICILAR: Bu seslerde az boluu tam kapanmaz,
havann gemesine olanak salanr. Szc terimi son derece
genel bir terimdir; srtmeli terimiyse, kapallk derecesi
ne ilikin hibir bilgi vermemekle birlikte, havann geiiyle
ortaya kan srtmeyi anmsatr.
Bu snfta artk birinci ulamdaki gibi trle yetinilenez. Bir kez, salt dudaksllar ip ve b kapantllar) ok sey
rek kullanlr. Onun iin bunlar bir yana brakyoruz. Genel
likle bunlarn yerini, alt dudakla dilerin birbirine yaklama
syla elde edilen dudaksl-disiller alr (Franszcadaki / ve
v). Disiller, daralma srasnda dilucunun ald biime gre
birok eide ayrlr./ Bunlar tek tek belirtmeyeceiz; dilucu-

84

I'E R D IN A N D D E S A U S S U R E

nun eitli biimlerini p. p ve p ile gstereceiz. Damak


la ilgili seslerde kulak genellikle bir n eklemleme (damak
sllar) ve bir art eklemleme (artdamaksllar) ayrt eder.(78
Srtmeliler arasnda acaba kapantlUardan n, m, fi,
vb.nin karl olan sesler, daha ak bir deyile, genizsil bir
v, genizsil bir z, vb. var mdr? Kolayca varsaylabilir bu; r
nein Fr. inventer "bulmak, bulu yapmak, vb." szcnde
genizsil bir v duyulur. Ama genellikle genizsil srtmeli, di
lin bilincine vard bir ses deildir.
DUDAKSILDSLLER

DSLLER

cad

cad

n
n

-u r u

[]

Sd
[]
n

pd

P'd
[]

p'id

P '| d

ru v

DAMAKSILLAR BOAZS1LLAR
x'

Y'

Y /
[]

Y /

Y ii

Y i*

[]
[]

[]

11

[1
[]

P 'ld

[J

p a thingdcki ngilizce th
th m \leki ngilizce th
s sideki Franszca s
z = rosedaki Franszca s
i = cfautdaki Franszca ch
* ss ginie'deki Franszca g
x Bachtki Almanca ch
y =* liegen'deki Kuzey Almanca g
x = icAteki Almanca ch
f Tagedeki kuzey Almanca g *

(7) Benimsedii yalnlatrma yntemine bal kalan F. de Saussurc,


Kx ve K2 dizilerinin Hint-Avrupa dilinde byk nem tamasna
karn, ayn ayrm A snf iin yapmak gereini duymam, isteye
rek bu ayrma yer vermemitir (Yaymclar).
(8) Thig: ey; tlen: o zaman, ondan sonra, onun iin, vb.; si: eer,
mse: gl; chant: ezgi, ark, vb.; genie: doast yaratk; peri; stn
yetenek; ke, vb; ich: "ben" anlamnda adl; liegen: yatmak, Tage:
gnler. N.

l iI'NEL DLBLM DERSLER

85

C. - 2 DERECE AIKLIK: GENZSLLER (bak. yu


karda, s. 83).
D. - 3 DERECE AIKLIK: AKICILAR.
Bu snfa iki tr eklemleme girer:
1) Yan eklemleme: Dil daman n tarafna dokunur,
ama sada ve solda bir boluk brakr. Bu konumu zl anla
tmlarmzda / ile gsteriyoruz. Eklemleme yerine gre disil /, damaksl ya da yumuam / ve boazsl ya da artdamaksl / birbirinden ayrt edilir (Z1, P, P). Hemen hemen btn
dillerde bu sesbirimler titreimlidir: Tpk b, z , vb. gibi. Ne
var ki bunlarn titreimsizleri de olanakldr. Franszcada bi
le byle bir ses vardr: Bir titreimsiz nszden sonra gelen
/ bu dilde grtlak sesi karlmadan sylenir (rnein, bleu
"mavi"ye kart olarakpluie "yamur" da). Ne var ki bu ayrl
n bilincine varmayz.
Genizsil /den sz etmeye gerek yok: Bu ses hem ok
az karmza kar, hem de ayrmlamamtr. Dilde var ol
mas, zellikle de bir geniz sesinden sonra bu sesle karla
mamz (rnein Fr. branlant [branler "sallamak"m durum or
tac] szcnde olduu gibi) durumu deitirmez.
2) Titrek eklemleme: Dil damaa /de olduundan da
lla az yaklar, ama titreir. Titreim says deikendir (zl
anlatmlarda v ile gsterilir). Bylece yannszlerinkine eit
bir aklk derecesi elde edilir. Bu titreim iki yoldan, baka
bir deyile, dilucunun n tarafta diyuvalarna dokunmasy
la ("yuvarlanan" r) ya da arka tarafta dilin art blmyle
(grtlak rsi) salanabilir. Titreimsiz ya da genizsil titrek n
szler iin de, yannszler iin sylediklerimiz burada yine
lenebilir.

86

F E R D IN JA N D D E S A U S S U R E

'3c
n

Y'3 /-/.

y '3 i

r
P*3 e

Y3S*

X rt[ ? ' rL

3 derecenin tesinde bir baka alana gireriz: lnszlerden nllere geeriz. Buraya dein anlattklarmza dayantlarak byle bir ayrlk ngrlemez. nkii seslem e d zenei
deimez. Bir nlnn zl anlatm tpk herhangi bir titre
imli nsznk gibidir. Az eklem lem esi bakmnd an yap
lacak bir ayrm yoktur. Yalnz iitimsel etk i deiiktir. Belli
bir aklk derecesi ald m, az zellikle bir tm latc gre
vi stlenir. Grtlak sesinin tns belirgin biim de ortaya
kar ve az grlts silinir. Az ne d en li kapanrsa grtlak
sesi de o denli engellenir; az ald oranda da grlt
azalr. te bylece doal olarak nllerde ses egem endir.
E. - 4 DERECE AIKLIK: i u
br nllere oranla bu sesler g en e byk bir kapan
ma gerektirir. nszlerinkine olduka yakndr bu kapan
ma. lerde grlecek olan ve genellikle kullanlan yannl
adn dorulayan birtakm sonular doar bu durumdan.

i,
dudaklar geriye doru ekilerek (-) ve n eklem
meyle; u, dudaklar yuvaklaklatnlarak () ve art eklem le
meyle; , dudaklarn ttdaki duruma girmesi ve deki eklem
lemeyle sylenir.
Btn nller gibi i u nn de genizsillem i biim le
ri vardr. Ama az rastlanr bunlara, onun iin de bu sesleri
gz nnde bulundurmayabiliriz. Fransz yazmnda in ve
un biiminde gsterilen sesler baka seslerdir (bak. aa
da).

87

G E N E L D I.B L M D E R S L E R

Titreimsiz, bir baka deyile grtlak sesi olmadan sy


lenen bir i var mdr? Ayn soru u, v e btn nller iin
de karmza kar. Titreimsiz nszlerin karl olarak
grlen bu trl sesbirimler vardr; vardr ama fsltl, daha
ak bir deyile sesyarmn gevetilmesiyle karlan nller
le bunlar kartrlmamaldr. Titreimsiz nller kendilerin
den nce gelen soluklu /lere benzetilebilir. rnein hVde
nce titreimsiz bir i duyulur, sonra da olaan bir i.
u

oy 4

Y**/
n

ti
yJl _
n

"

F.
- 5 DERECE AIKLIK: Srasyla i /nn eklem
lemesine denk den e o . Genizsillemi nllere sk rast
lanr (rnein, Fr.pin "am",pont "kpr", brun "esmer" sz
cklerindeki nller). Titreimsiz biimler he ho /ldeki so
luklu h*dir.
Dikkat! - Birok dil burada ok sayda aklk derece
si ayrt eder. rnein Franszcada en az iki dizi vardr: Biri
kapal diye adlandrlr: e o (rnein d "tavla zar", dos
"srt'A deux "iki" szcklerinde olduu gibi), br ise ak
adn alr: (rnein mer "deniz", mort "lm", meurt [zney
le] "lyor" szcklerinde olduu gibi).

y5/

o y5 i

ey5/

11

*rr

1!

t
y5 /

e y5

yy
0

o y5/

88

F E R D IN A N D D E S A U S S U R E

G.
- 6 DERECE AIKLIK: En yksek aklk derece
sinde bulunan a. Bunun, gerekte biraz daha dar, genizsillemi bir biimi (a) (rnein Fr. grand "byk" szcnde ol
duu gibi) ve bir de titreimsiz biimi (Zadaki h) vardr.

y6h

y6h

r j r r

KNC

BLM

S Z Z N C R N D E SE S B R M
/. SESLER SZ ZNCRNDE
NCELEME ZORUNLUU

zel yaptlarda, en bata da ngiliz sesbilgisi uzmanla


rn n kitaplarmda dilsel seslere ilikin ok titiz incelemeler
bulunabilir.
Bunlar sesbilimin dilbilime yardmc bir bilim olmas
iin yeterli midir? st ste ylan bunca ayrnt tek bana
bir deer tamaz. nemli olan yalnz bireimdir. Dilbilimci
nin eksiksiz bir sesbilimci olmas gerekmez. O yalnzca, dili
incelemesi iin zorunlu olan belli sayda verinin kendisine
salanmasn ister.
Bir noktada bu sesbilimin yntemi zellikle kusurlu
dur. nk bu bilim, pek ok durumda, dilde yalnz sesler
olmadn, sylenen seslerden oluan yaylmlar bulunduu
nu unutuyor. Bunlarn karlkl bantlaryla da henz yete
rince ilgilenmiyor. Oysa, ilk elde karmza kan, sesler de
ildir; seslem, kendisini oluturan seslerden daha dolaysz
biimde alglanr. lk yaz biimlerinden kimilerinin seslem
se I birimleri belirttiini grdk: Abece dzenine ancak son
radan ulalmtr.
Bir ey daha var : Dilbilimde yaln bir birim hibir za
man glk karmaz. rnein, eer belli bir anda ve belli

90

F E R D IN A N D D E S A U S S U R E

bir dilde her a, o olursa, bundan hibir glk domaz. Ola


y gzlemlemekle yetinebilir, sesbimsel bakmdan akla
mayabiliriz. Ses bilimi ancak iki ya da daha ok sayda e
bir i bamllk ilikisi kurduunda deer kazanr. nk
elerden birinin deimelerini br eninkiler snrland
rr. Ortada iki e bulunmas gibi bir olgu tek bana bir ba
nt ve kural yaratr. Bu da bir gzlemden ok ayr bir ey
dir. Demek ki, sesbilimsel ke aratrrken, bilim sesleri
tek tek ele almay yeleyerek ters ynde etkinlik gsteriyor.
Bu durumda pusulay armak iin iki sesbirim yeterli. r
nein, Eski Yksek Almancadaki fagl, balg, wagn, lang,
donr, dom sonradan hagal "dolu", balg "post", wagan "yrekli
lik gstermek", lang, "uzun", donnar "gkgrlts", dom "di
ken" olmutur. Bylece bek iindeki ardkln nitelik ve
srasna gre sonu deiiyor: Kimi durumda iki nsz ara
snda bir nl geliirken kimi durumda byle bir ey olmu
yor. Ama yasay nasl dile getirmeli? Ayrlk nereden dou
yor? Kukusuz, bu szcklerdeki nsz beklerinden (gl, Ig,
gn, vb.). Aka grlyor ki bir durumda bir akc ya da genizsden sonra, bir durumda da onlardan nce gelen bir kapantl yer almaktadr bunlarda. Peki, ne gibi bir sonu
kar bundan? g e n trde nicelikler sayld srece g-n ili
kisinin neden n-g ikisinden ayr sonular verdii anlala
maz.
Sesbirim trlerini inceleyen sesbimin yan sra, kal
k noktas olarak ikili beklerle sesbirim ardklklarn ele
alacak bir bime de yer vardr. Bu ise bambaka bir eydir.
Seslerin tek tek ele alnarak incelenmesinde rgenlerin ko
numunu saptamak yeterlidir. Sesbirimin iitimsel nitelii so
run karmaz ortaya: Kulak bunu saptar. Eklemlemeyi ise is
tediimiz gibi gerekletirme zgrlmz vardr. Ama bir
leik iki sesin sylenmesi sz konusu olunca, sorun gleir.
Arandan sonula gerekleen sonu arasndaki uyumsuzluk
olasln da hesaba katmak gerekir. stediimiz syleyii
gerekletirmek her zaman elimizde dedir. Sesbirimleri

(I NI2L DLBLM DERSLER

91

birbirine balama zgrl eklemleme devinimlerini birbi


rine balama olanaklaryla snrldr. beklerde olup bitenle
ri ortaya koyabilmek iin, onlar cebirsel denklemler olarak
ele alacak bir sesbilim kurulmaldr. kili bir bek, karlkl
olarak birbirini koullandran istensiz eklemleme devinim
leriyle iitime ilikin olan belli sayda e ierir. Bunlardan
biri deiti mi, bu deiiklik zorunlu olarak brlerine de
yansr ve bu yansma hesaplanabilir.
Eer sesleme olgusunda, sesbirimlerin tm yerel eitIiliklerini aan evrensel bir nitelik varsa, kukusuz bu, de
min szn ettiimiz kurall devinim dzenidir. Bu ( g b e k
lere ilikin sesblimin genel dilbilim iin tamas gereken
nemi gsterir. Genellikle, dillerin deiken ve rastlantsal
eleri olan tm seslerin syleniine ilikin kurallar vermek
le yetiniyorlar: Oysa bu birleimsel sesbilim, birbirine bal
sesbirimlerin olanaklarnn snrlarn izer, onlarn dei
mez ilikilerini saptar. rnein, ftagl, balg, vb. (bak. s. 90)
ok tartlan Hint-Avrupa selenlileri sorununu ortaya ka
rr. te, tasarladmz biimdeki bir sesbilimin en ok ge
rekli olduu alan budur. nk bu sesbilimin batan sona
ortaya koyduu tek olgu seslemlemedir neredeyse. Sz ko
nusu yntemle zmlenecek tek sorun bu deildir. Ama ke
sin bir olgu var, o da u: Selenliler sorununu, sesbirimlerin
birleimlerini yneten yasalar doru olarak deerlendirme
den tartabilmek hemen hemen olanakszdr.
2. PATLAMA VE D PATLAMA
Temel nitelikli bir gzlemden yola kyoruz: Bir appc
bei sylendiinde, iki p arasnda bir ayrlk grlr: Bun
lardan birincisi bir kapanmaya, kincisi ise bir almaya
denk der. Bu iki izlenim birbirine olduka benzer, onun
iin de pp dizisi bir tek p ile gsterilmitir (bak. s. 77 not).
Ne var ki appanm ikipsini zel gstergelerle (> ya da 1 ve
< ya da 2) birbirinden ayrmamz (ap1p 2a ) ve sz zincirin-

92

F E R D IN A N D D E S A U S S U R E

de birbirlerini izlemediklerinde nitelendirmemizi salayan


(bak. apHa, atp2a) da bu ayrlktr. Ayn ayrm kapantllar d
nda da yaplabilir, srtmelilere (a f f a ) , genizsillere
(am l m 2a), akclara (al1l2a), ve genel olarak, a dndaki n
lleri de (ao1ok), kapsamak zere btn sesbirimlere uygu
lanabilir.
Kapanmaya i patlam a, almaya d patlam a denilmi
tir; birp i patlamal ( > = 1) ya da d patlamal ( < = 2) di
ye nitelendirilir. Ayn anlamda kapanmal seslerle almal
seslerden de sz edilebilir.
Kukusuz, appa gibi bir bekte i patlama ve d patla
ma dnda bir de, kapantnn istenildii kadar uzatld bir
durak ayrt edilir; alla beinde olduu gibi, daha byk bir
aklk derecesi sunan bir sesbirim sz konusu ise, rgenler
devinimsiz kalrken kan sesin kendisi srp gider. Genel
olarak her sz zincirinde bu trl ara evreler vardr: Bunla
ra duralamalar ya da durakunal eklemlemeler diyeceiz.
Ama bu ara evreler i patlamal eklemlemelere de benzetile
bilir, nk ayn sonucu verirler. Aada yalnzca i patla
malarla d patlamalar gz nnde bulunduracaz. <*>
Eksiksiz bir sesbilim yaptnda ho grlemeyecek
olan bu yntem, temel etkeni bakmndan ele alnan seslemleme olgusunu en yaln izgilerine indirgeyen bir sunuta ge
erliini korur. Sz zincirinin seslemlere blnmesinde kar(1) Kuramn en tartlabilir noktalarndan biridir bu. Kimi kar k
lar nlemek iin, her duralamak eklemlemenin (/ninki gibi) iki
gcn rn olduu belirtilebilir: 1. Havann, karsna kan eper
lere basks; 2. Bu baskya kar bir denge kurmak iin kaslan e
perlerin direnmesi. Demek ki duralama, srdrlen bir i patlama
dan baka bir ey deil. Onun iin, ayn trden bir i patlamayla
bir duralama birbirini izledi mi, ortaya kan etki batan sona s
reklilik gsterir. Bu bakmdan, sz konusu iki eklemleme trn
rgensel devinime ilikin ve iitimsel nitelikli bir tek birimde topla
mak manta aykr deildir. Oysa d patlama, bir arada ele alman
bu eklemlemelerin ikisiyle de kartlar nk tanm gerei bir
gevemedir; ayrca bak. altnc altblm (Yaymclar).

G E N E L D L B L M D E R S L E R

93

lalan btn glkleri bu yoldan zebileceimizi savun


muyoruz; tek amacmz, bu sorunun incelenmesi iin usa uy
gun bir temel oluturmak.
Bir gzlemde daha bulunalm. Seslerin karlnda zo
runlu olan kapanmal ve almal devinimlerle, ayn seslerin
eitli aldk derecelerini birbirine kartrmamak gerekir.
Herhangi bir sesbirim i patlamal da olabilir, d patlamal
da. Ama aldk derecesinin i ve d patlamay etkiledii de
bir gerektir: Sesin aklk derecesi ne denli yksekse, iki de
vinim arasndaki ayrm da o denli belirsizdir. rnein, i u
de ayrlk henz ok iyi alglanr; a i1i2a da kapanmal bir i
ile almal bir i duyulabilir; ayn biimde a ul u2a, a l 2a 'da
i patlamal sesle onu izleyen d patlamal ses ok ak ola
rak birbirinden ayrt edilebilir: yle ki, yaz kimi durumlar
da, her zaman olduunun tersine, bu ayrm belirtir: ngiliz
cedeki w, Almancadaki j ve ou kez de Franszcadaki y
(yeux "gzler", vb. de), ' ve /' yerine kullanlan u ve Vye kar
t olarak almal sesleri (2, i2) belirtir. Ama daha yksek
bir aklk derecesinde (e ve o) i patlama ve d patlama ku
ramsal bakmdan olanaklysa da (bak. a e1e2a, a o xo2d ) ger
ekte byk bir glkle birbirinden ayrt edilebilir. Yukar
da grld gibi, en yksek derecede yer alan a ise artk
ne i patlama sunar, ne de d patlama; nk sz konusu
sesbirimde aklk derecesi bu trl her ayrm silip ortadan
kaldrr.
Demek ki a dnda, sesbirimler izelgesini ikiye kar
mak ve indirgenemez birimler dizelgesini aadaki biimde
ortaya koymak gerekli:
P1 P2, vb.
f f> vb.
m 1 m 2, vb.
r1 r\ vb.
P y \ vb.
e1 e2, vb.
a.

94

FERDINAND DE SAUSSURE

Yiizmn benimsedii ayrJklan (y w) ortadan kaldr


mak yle dursun, titizlikle koruyoruz bunlar; bu gr a
s ilerde yedinci altblmde dorulanmaktadr.
lk kez sayutlama dzleminin dna ktk ve ilk kez
somut, blmlenemez, sz zincirinde bir yer tutan, bir sre
kaplayan elerle karlamaya baladk. Pnin p l ile p 1 nin
ortak zelliklerini bir araya getiren soyut bir birimden ba
ka bir ey olmadn syleyebiliriz. Gereklik dzlemimda
yalnzp 1ilep 2ye rastlanr: Tpk PBMnin bir st soyutlama
da (dudaksllar) bir araya gelmesine benzer Pnin durumu.
Bir hayvan trnden nasl sz edilirse Pden de yle sz edi
lir: Hayvan trnn erkek ve dii rnekleri vardr, ama lk
sel bir rnei yoktur. Buraya dein ite bu soyutlamalar
ayrt ederek snflandrdk. Ama daha teye gitmek, somut
eye de ulamak zorunluydu.
Birimin tanmn daha yakndan incelemeden bu so
yutlamalar gerek birimler olarak ele almas sasbilimin b
yk bir yanlgs olmutur. Eski Yunan abecesi bu soyut e
leri birbirinden ayrabilmiti. Daha nce grdmz gibi,
bu abecenin ierdii zmleme en dikkate deer zmle
melerden biriydi. Ne var ki bu zmleme gene de .gksikti,
belli bir aamada taklp kalmt.
Gerekten de, baka bir belirleme olmadan bir p ne
dir? Zaman iinde, sz zincirinin paras olarak ele alnrsa,
zellikle ne p l olabilir, ne de p l; p 1p 2 hi olamaz, nk bu
bek kesinlikle ayntrlabilir. Eer sz zinciri ve zaman d
nda ele alnrsa, kendine zg bir varl bulunmayan, hi
bir ileme yatkn olmayan bir ey durumuna girer; / + g gibi
bir bek kendi bana ne anlama gelir? ki soyutlama za
man iinde bir an oluturamaz; /1 k \ l2 k2, P k2, l2 A:*den sz
etmek, bylece szn gerek elerini bir araya getirmek
ise baka eydir. Geleneksel sesbilimi g duruma dr
mek iin neden iki enin yeterli olduu ortada. Bylece,

CiEN EL D L B I.M D E R S L E R

95

onun yapt gibi, soyut sesbilimse! birimlerle incelemeyi y


rtmenin olanakszl tantlanm olur.
Sz zincirinde ele alnan her yaln sesbirimde, rne
in p a ya da opadaki p 'de srasyla bir i patlama ve bir d
patlama (a p l a 2) olduu yolunda bir kuram ortaya atlm
tr. Kukusuz, her almadan nce bir kapanma olmas gere
kir. Bir rnek daha verelim: Franszca konuurken, r1p 2 ses
beini oluturmam iin, rnin kapanmasn gerekletirdik
ten sonra, p nin kapants dudaklara doru oluurken kkdille almal bir r sylemem gerekir. Ama bu karsav yant
layabilmek iin gr amzn ne olduunu iyice belirleyip
ortaya koymamz yeter. nceleyeceimiz sesleme eyleminde
yalnzca ayrmsal eleri gz nnde bulunduracaz: Kulak
iin belirgin olan, sz zincirinde iitimsel birimleri smrlandrabilecek nitelik tayan ayrmsal eleri. Bir tek bu iitim
sel - devinimsel birimler ele alnmaldr. rnein, d patla
mal p 'ye ilikin eklemlemeye elik eden d patlamal rnin
eklemlemesi bizim iin yok saylr; nk alglanabilir bir
ses oluturmaz ya da, hi deilse, sesbirimler zincirinde
nem tamaz. Aadaki aklamalar anlayabilmek iin iyi
ce kavranmas gereken ok nemli bir noktadr bu.
3. SZ ZNCRNDE DI PATLAMALARLA
PA TLAMALARIN ETL BRLEMLER
imdi, kuramsal bakmdan olanakl drt birleimde
d patlamalarla i patlamalarn ardklndan ne gibi so
nular doacan grelim. Bu drt birleim unlardr:
I. < >, 2. > <, 3. < <, 4. > >.

1.
DI-PATLAM ALI BEK (< > ). Sz zinciri bo
zulmadan, biri d, biri i patlamal iki sesbirim her zaman
birbirine balanabilir. rnekler: k2 r1, k2 i2, y 2 m \ vb. (bak.
Sanskrite. k2rl ta-, Fr. k2i1t. [yazl: quitter "birini ya da bir
yeri brakp gitmek, vb."], Hint-Avrupa dilindeki y 2 m 11 o-,

96

F E R D IN A N D D E S A U S S U R E

vb.). Kukusuz, k2t1, vb. kimi birleimler uygulamada gerek


leebilecek iitimsel bir sonu vermez. Ama, almal bir k
oluturduktan sonra rgenlerin herhangi bir noktada yeni
bir daralma salamak iin gerekli konuma girdii de bir ger
ektir. Bu iki sesleme evresi birbirini engellemeden art arda
gelebilir.
2 -DI PATLAM ALI BEK (> <). Ayn durumda
ve ayn koullarla, birincisi i, kincisi d patlamal iki sesbirimi birbirine balamaya engel olabilecek hibir ey yoktur.
rnekler: i1m 2, k> t2, vb. (bak. Yun. hama "kan", Fr. actif "et
ken, vb.).
Kukusuz, bu ardk eklemleme anlar bir nceki du
rumdaki denli doal bir biimde birbirini izlemez. Bir ilk i
patlamayla bir ilk d patlama arasnda u ayrlk vardr: A
z yansz bir duruma girmeye ynelten d patlama bir sonra
ki an etkilemez; oysa i patlama, herhangi bir d patlama
iin kalk noktas olamayacak belli bir konuma sokar onu.
Bundan tr de, ikinci sesbirimin oluturulabilmesi iin zo
runlu olan rgensel bir konum elde etmeye ynelik bir
uyum devinimi gerekir her zaman. rnein, bir s 1p 2 bei
nin i sini gerekletirirken, almalp yi hazrlamak iin du
daklar kapamak gerekir. Ama deneyimler gstermektedir
ki bu uyum devinimi belirgin hibir ey yaratmaz; yalnzca,
gz nnde bulundurmamza gerek olmayan ve hibir ba
kmdan sz zincirinin sonraki blmn engellemeyen ka
ak seslerden biri kar ortaya.
3.
DI PATLAMALI HALKA (< <). Birbiri ard
iki d patlama olabilir. Ama eer bunlarn kincisi daha k
k ya da eit bir aklk derecesindeki bir sesbirime ilikin
se, kart durumda grlen ve daha nceki iki olgunun sun
duu iitimsel birlik izlenimi uyanmaz; p l k2 diyebilmek ola
nakldr {p 2 k 2 a), ama bu sesler zincir oluturmaz, nk P

u liN F .L D L B L M D E R S L E R

97

ve K trleri eit aklktadr. te, cha p 2 k2 a szcnde*2'


ilkdan sonra durulursa bu pek doal olmayan syleyi bii
mi elde edilir. Oysa p 2 r2 bir sreklilik izlenimi uyandrr
(bak. Fr .prix "eder"): r2y 2 de glk karmaz (bak. Fr. nen
"hibir ey"). Acaba neden? Birinci d patlama gerekleti
i anda rgenler, ikinci d patlamay gerekletirmek zere
ve birinci d patlamann iitimsel etkisini engellemeden ge
rekli konuma girmitir de ondan. rnein,prix'de,p sylenir
ken, rgenler r konumuna girmitir bile. Ama /rnin tersi r2
p 2 dizilii kesintisiz sylenemez. Bunun nedeni, almal bir
r2 sylenirken p 2 durumunu almann rgensel devinim bak
mndan olanakszl deil, p 2'nin daha dk aklk derece
si karsnda bu r2nin deviniminin alglanamamasdr. D e
mek ki eer r2p 2 sesleri karlmak isteniyorsa iki giriimde
bulunulmas gerekir, Bu durumda ses karma eylemi de ke
sintiye urayacaktr.
Kesintisiz bir d patlamal halka ikiden ok e kap
sayabilir: Yeter ki daha kk bir aklk derecesinden daha
yksek bir akla geilsin (rnein k2r2w2a). stnde dur
mayacamz*3' kimi zel durumlar bir yana brakarak diye(2) Kukusuz bu ulamn kimi bekleri kimi dillerde ok kullanlr (rne
in, Yunancada szck banda kt; bak. ktein). Ne var ki, bunlar ko
layca sylenebilmekle birlikte, iitimsel birlik sunmazlar (bak. bir
sonraki not). - Lehe czapka "bir eit asker bal" anlamnda Fran
szcaya aktarlarak chapska biimini almtr. Burada ise chapka (sy
lenii: "apka") biimine yer verildiini gryoruz. N.
(.1) Burada, bilinli bir yalmlatrmayla sesbilimin yalnz aklk derece
si ele alnmakta, eklemleme yeri de, eklemlemenin zel nitelii de
(titreimsiz mi, titreimli mi, titrek nsz m, yannsz m, vb. ol
duu) gz nnde bulundurulmamaktadr. Onun iin, bir tek ak
lk ilkesine dayanlarak varlan sonular aynklama olmakszn b
tn gerek durumlara uygulanamaz, rnein, Uya gibi bir bekte
ilk e zincirde kesinti olmadan glkle sylenebilir: fVyia1
(meerki y 2, ryi damaksllatrarak onunla kaynasn); ne var ki
bu e (uy) yetkin bir d patlamak halka oluturur (bak. s.
106, meurtrier, vb.ne ilikin gzlemler). Buna karn, tnva glk
karmaz. Ayrca, pmla, vb. gibi, genizsili i patlamak olarak syleme
menin ok g olduu halkalar da analm (p2m l l2al). Bu sapkn du
nunlar zellikle d patlamada grlr: D patlama z nitelii bak
mndan bir anlk bir eylemdir ve gecikme kaldrmaz. (Yaymclar).

98

F E R D IN A N D D E S A U S S U R E

biliriz ki d patlamalarn ulaabilecei say, gerek dzle


minde ayrt edilebilecek aklk derecelerinin saysnda do
al snrlarn bulur.
4.. PATLAMALI HALKA (> > ). Bu bei kart
yasa ynetir. Bir sesbirim kendisini izleyenden daha aksa,
sreklilik izlenimi uyanr (rnein i1r', r* i1). Bu koul yerine
gelmezse, bir sonraki sesbirim bir ncekinden daha aksa
ya da onunla ayn aklk derecesindeyse syleyi olanakl
dr, ama sreklilik izlenimi yoktur. rnein, a> s1r1iadaki i 1
r \ cha-pkadaki p 2 k2 beiyle ayn zellii paylar (bak. yu
karda s. 96 ve tesi). Bu olgu d patlamal halkada inceledi
imiz olguyla her ynden koutluk gsterir: r2 f de t1, daha
az olan aklndan tr rlde d patlamaya gerek brak
maz ya da r1 m 1 gibi, iki sesbiriminin ayn noktadan karl
mad bir halka ele alnrsa, m rnin rvyi d patlamadan ba
k klmad, ama, daha kapal syleniinden tr onun
d patlamasn tmyle rtt grlr: Bu da ayn ey de
mektir. Yoksa, bunun tersi m 1r1de olduu gibi, rgensel de
vinim bakmndan zorunlu bir kaak d patlama sz zinciri
ni bler.
Demek ki d patlamal halka gibi i patlamal halka
da, elerinin her biri bir sonraki eden daha aksa, iki
den ok e kapsayabilir (bak. a 1r1i 1i1).
imdi halkalardaki kesintileri bir yana brakarak, "fiz
yolojik" diye adlandrlabilecek olaan bir kesintisiz sz zin
cirini, Franszcadaki particulirement "zellikle" szcnde
ortaya kt biimde (p2 a 1 r1 t2 i1 k2 l l2 y 2 e1
rl m 2 l) ele alalm. Bu sz zinciri, az rgenlerinin ardk
alma ve kapanmalarna denk den, d ve i patlamalar
gsteren aamal halkalarm birbirini izlemesiyle nitelenir.
Bylece tanmlanan olaan sz zinciri aada belirti
len ok nemli gzlemlere yol aar.

G E N E L D L B L M D E R S L E R

99

4. SESLEM SINIRI VE NL NOKTASI


Bir ses zincirinde bir i patlamadan bir d patlamaya
geilirse (> I < ) seslem snrnn belirtisi olan zel bir etki
elde edilir. rnein, particulieremenfn i1 Aksinde durum
byledir. rgensel devinimlere ilikin bir koulla belirli bir
iitimsel etki arasndaki bu dzenli rastlama i-d patlama
l bein sesbilimsel dzlemde keidine zg bir varl olma
sn salar: Kendisini oluturan trler ne olursa olsun, zelli
ini srdrr bek ve ne kadar birleim olana varsa bir o
kadar da tr ieren bir cins oluturur.
Kimi durumlarda seslem snn, i patlamadan d pat
lamaya gei hzna gre, ayn sesbirim diziliinin deiik iki
noktasnda yer alabilir. rnein ardra gibi bir bekte, a> r1
d2 r2 1 ya da.a1 r1 d1 r2 a1 biiminde blmlenen zincir kop
maz, nk i patlamal bir halka olan a 1rl d 1, d patlamal
bir halka olan d2 r2 denli aamaldr. Particulieremenf\n
ufyesi iin de durum ayn olsa gerek (l l2y 2 e1 ya da 1 ll y 2
<*')
Bir de u var: Bir suskudan birinci i patlamaya ( > )
geilen yerde, rnein Fr. artiste szcnn a 1r t blmn
de ya da particulieremenf m p 2 a 1 r t blmnde olduu gibi
bir d patlamadan bir i patlamaya geilen yerde, bu birinci
patlamann ortaya kt ses, evresindeki seslerden zel
bir etkiyle ayrlr: Bu, nl etkisidir. Hibir biimde a sesi
nin daha byk aklk derecesine bal deildir bu etki,/?*1rl
'ta r de ayn etkiyi pekala yaratr. Bu etki, tr, bir baka
deyile aklk derecesi ne olursa olsun, birinci i patlama
nn zn'de yer alr. patlamann bir susku ya da d patla
madan sonra gereklemesi de nem tamaz. Birinci i pat
lamal olma zelliiyle bu izlenimi uyandran ses, nl nok
tas diye adlandrlabilir.

.io o

IK R D IN A N D D E S A U S S U R K

Bu birime selenli ad da verilmi, ayn seslemde daha


nce ya da daha sonra gelen btn seslere de selemiz denil
mitir. nl ve nsz terimleri, sayfa 86da grdmz gi
bi deiik trleri adlandrr; selenli ve selensz ise seslemde
ki ilevleri belirtir. ki trl terim kullanlmas ok uzun sr
m bir karklktan kurtulmamz salar. rnein 1 tr
Franszca'daki////e "birine ya da bir eye bal" ve pied "ayak" szcklerinde ayndr: Bu bir nldr. Ama fiddlede selenlidir, piede selensizdir. zmleme, selenlilerin her za
man i patlamal, selensizlerin ise kimi durumlarda i patla
mal (rnein, "boy" biiminde yazlan ng. boi1 "erkek o
cuk" szcndeki i1), kimi durumlarda da d patlamal (r
nein, "pied" biiminde yazlan Fr. p 2y 2 ex szcndeki _y2)
olduunu gstermektedir. Bu da iki dzlem arasnda yap
lan ayrm dorular. Geri e o a kuralca selenlidir, ama bu
salt bir rastlantdr. bir seslerinkinden daha byk bir
aklklar olduundan bunlar her zaman i patlamal bir hal
ka ai banda yer alrlar. Tersine, en dk aklk derece
sinde bulunan kapantllar her zaman selensizdir. Gerek
dzleminde, evrelerine ve eklemlenilerinin niteliine gre
selenli ya da selensiz grevini yerine getiren sesbirimler, 2,
3 ve 4 derece akl olan sesbirimlerdir (genizsiller, akc
lar, yarnlier).
5. SESLEM.EME KURAMLARININ ELETRS
Kulak her sz zincirinde bir seslemsel blmleme ve
he seslemde de bir selenli alglar. Bu iki olgu da bilinmekte
dir. Ama bunlarn varlk nedenini aratrabiliriz. eitli ak
lamalar nerilmitir:

1,
Kimi sesbirimlerin brlerinden daha titreiml
duu grlerek seslem, sesbirimlerin titreimliliine dayan
drlmak istenmitir. Ama eer yleyse, o zaman neden i ve
h gibi titreimli sesbirimler zorunlu olarak seslem olutur
maz? Sonra, titreimlilik nerede biter? nk s gibi srt-

OHNBL DLBLM DERS .LR

101

meliler seslem oluturabilir (rnein pst*ta). Eer yalnzca


birbirini izleyen seslerin grece titreimlilii sz konusu ise,
o zaman da, en az titreimli olan enin seslem oluturduu
vri ll (rnek: Hin t-Avrupa dilindeki *wlkos "kurt") grisi bek
ler nasl aklanabilir?

2.
lk kez Sievers nller arasnda yer verilen bir ses
nl izlenimi uyandrmayabileceini ortaya koymutur (r
nein, y ile irinin i ve dan baka bir ey olmadn gr
dk). Ama bu ikili ilevin ya da iitimse! etkinin (nk "ileri'in baka bir anlam yoktur burada) nasl doduu sorul
duunda u yant veriliyor: Bir sesin ilevi "seslem vurgusu'
tayp tamamasna baldr.
Bu bir ksr dngdr: Ya her koulda gnlmn dile
dii gibi, selenlileri yaratan seslem vurgusunu kullanabilme
zgrlm vardr ve bu durumda vurguya selenli vurgusu
demek yerine seslem vurgusu demenin hibir nedeni yoktur
ya da, seslem vurgusunun bir anlam vasa, kukusuz bunun
nedeni sz konusu vurgunun seslem yasalarna balanmas
dr. Bu yasalar ortaya konulmad gibi, bu selenlilik nitelii
ne "seslem oluturucu" ad veriliyor: Sanki seslem oluumu
da bu vurguya balym gibi!
Yntemimizin bu iki ynteme hangi bakmlardan kar
kt ortada: Sz zincirinde grld biimiyle seslemi
zmledik ve indirgenemez birimi, almal ya da kapanma
l sesi elde ettik; sonra, bu birimleri kaynatrarak seslem s
nryla nl noktasn tanmladk. Artk, bu iitimsel etkile
rin hangi fizyolojik koullarda olumas gerektiini biliyo
ruz. Yukarda eletirilen kuramlar ise tersine bir yol izliyor:
Sesbirim trleri tek tek ele alnarak bu seslerden seslem s
nryla selenlinin yeri karlmaya kalklyor. Oysa, herhan
gi bir sesbirim dizisi sz konusu olduunda, sesbirimleri ek
lemleme biimlerinden biri bir bakasna oranla daha doal,
daha uygun olabilir. Ama almal ve kapanmal eklemleme
ler arasnda seim yapma olana gene de byk lde var
dr. te seslemleme, dorudan doruya sesbirim trlerine
deil; bu seime baldr.

102

F E R D IN A N D D E S A U S S U R E

Kukusuz bu kuram btn sorunlar ortadan kaldrma


d gibi zmlemez de. rnein, o denli sk kullanlan n
l boluu, istenli ya da istensiz biimde gerekleen bir i
patlamal krk halkadan baka bir ey deildir. rnek : i1 a 1 (Fr. il cria "bard" da olduu gibi) ya da a 1 - i1 (Fr. bahi
'arm, akna dnm" te olduu gibi). nl boluu
aklk derecesi byk olan sesbirim trlerinde daha kolay
oluur.
Bir de d patlamal krk halkalarn durumu var. Bun
lar aamal deilse de, olaan bekler gibi ses zincirine girer
ler. Yun. kteir'ya ilikin olarak bu durumla karlatk
(bak. s. 97 not 3). Bir rnek daha vermek iin pzta beini
ele alalm: Bu bek olaan biimde ancakp 2z212a 1 diye sy
lenebilir: Demek ki iki seslem kapsamas gerekir. E erznin
grtlak sesi ak seik duyurulursa gerekten de iki seslemli
olduu grlr. Ama eer z titreimliliini yitirirse, en az
aklk gerektiren sesbirimlerden olduu iin, z ve a arasn
daki kartlktan tr yalnzca tek seslem alglanr; aa yu
kar p 2z 212a> biiminde duyulur bek.
Bu trl btn durumlarda, insann istenci ve gtt
ama ie kararak yanltc sonular verebilir, fizyolojik zorumluklardan belli oranda syrlabilir. ki trl etkenin her
birine den pay doru olarak syleyebilmek ou kez g
tr. Ama ne olursa olsun, sesleme ardk i patlamalarla
d patlamalar gerektirir. Seslemlemenin temel koulu da
budur.
6. PATLAMAYLA DI PATLAM ANIN SRES
Seslemi d patlama ve i patlamalarla aklamamzn
sonucu olarak, bir l olgusunun genellemesinden baka
bir ey olmayan nemli bir gzleme varrz. Yunanca ve La
tince szcklerde iki trl uzun seslem ayrt edilir: Nitelik
bakmndan uzun seslemler (Lat. mter "anne") ve konum

l'.NF-L D L B I.M DERSL E R

103

bakmndan uzun seslemler (Lat. fctus "olgu"). Neden fac,


Inctusta uzun ll? Bu soruya alnan yant u: ct bein
den tr. Ama uzunluk dorudan doruya bee bal ol
sa, iki nszle balayan herhangi bir seslemin de uzun olma
s gerekir; oysa durum hi de yle deil (bak. Lat. cliens "kouk; alc", vb.).
Gerek neden, d patlamayla i patlama arasnda s
te asndan temel bir ayrlk bulunmasdr. D patlama her
/.tnan o denli hzl gerekleir ki kulak iin orand bir nice
lik olmaktan teye gidemez; hibir zaman nl izlenimi
tyandrmamasnn nedeni gene budur. Yalnzca i patlama
deerlendirilebilir. Onun iin de i patlamann balad nl stnde daha uzun sre durulduu izlenimi uyanr.
te yandan, kapantl ya da srtmeli + akcdan
oluan bir bekten nce gelen nllerin iki trl ilem gr
d bilinmektedir: Lat. patrem (pater "baba"nn belirtme
durumu) szcnde a uzun da olabilir, ksa da. Bu olgu da
.tyn ilkeye balanr. Gerekten de, t2 r2 de denilebilir, i1 r2
de. Birinci tr syleyi a ya ksa kalma olanam verir; ikin i tr syleyi ise uzun bir seslem yaratr. Burada a iin ge<,Mi olan bu iki trl ilem factus gibi bir szckte olanak
szdr. nk yalnzca cl t2 denilebilir; c2 12 diyebilmek ola.k ddr.
7. DRDNC AIKLIK DERECESNDEK
SESBRMLER KL NL
YAZIM SORUNLARI
Son olarak da drdnc aldk derecesindeki sesbi imler birtakm gzlemlere yol aar. Sayfa 93de, baka ses
inde grlenin tersine, genel kullanmn bunlar iin ifte
mi yazm biimi benimsediini grdk (w = u \ u = u \ y =
, i = i2). Bunun nedeni, aiya, auwa gibi beklerde, 2 ve 1
lr belirtilen ayrmn baka btn durumlarda olduundan

104

F E R D IN A N D D E S A U S S U R E

daha iyi alglanmasdr; i1ve ul aka nl izlenimi uyand


rr, i2 ve u2 ise nsz izlenimi brakr.^ Bu olguyu aklama
ya kalkmamakla birlikte, sz konusu nsz rnin hibir za
man kapanmal olarak ortaya kmadm da gzlemlemek
teyiz. rnein, /2si aiyadaki y ninkiyle zde bir izlenim
uyandran bir ai yoktur (ng. boy ile Fr. pied'yl karlatrn).
Demek ki konum gerei y nsz, i dejinl; nk I trnn
bu eitleri her yerde gerekleemez. Ayn gzlemlerin u ve
w, ve yarnl iin de geerli olduu sylenebilir.
Bu da ikilinl sorununu aydnlatr. Bu ses i patlama
l halkann zel bir durumundan baka bir ey deildir; a 1 r1
ta ve a 1u1ta bekleri salt bir koutluk gsterir. Yalnz ikinci
enin aklk derecesi bakmndan aralarnda ayrlk var
dr: Bir ikilinl, kincisi birincisine oranla ak olan, onun
iin de zel bir iitimsel izlenim yaratan iki sesbirimli bir i
patlamal halkadr: Sanki selenli, bein ikinci esinde de
srmektedir. Tersine, t2y 2a gibi bir bek t2r2a gibi bir bek
ten, son d patlamalnn aklk derecesi dnda, hibir ba
kmdan ayrlmaz. Bu da u anlama gelir: Sesbilimcilerin yk
selen ikilinl diye adlandrdklar bekler ikilinl deil,
d-i patlamal beklerdir. Bunlarn birinci esi ikinci e
ye oranla daha aktr, am a,iitimsel bakmdan (t2y 2a ') bun
dan hibir zel sonu domaz. Kimi Alman lehelerinde ol
duu gibi (bak. buab "erkek ocuk", liab "sevgi"), vurgunun
m1 ve i1 stne geldii u1 o, i1a trnden bekler de yalanc
ikilinllerdir ve o 1 u \ a1 i1, vb. gibi birlik izlenimi uyandr
mazlar. Zincirde kesinti olmadan ul o1 i patlamal + d
patlamal olarak sylenemez : Meerki yapay biimde bu
bee doal olarak iermedii bir birlik verilsin.
kilinly, i patlamal halkalar yneten genel ilke
ye balayan bu tanm, onun sanlabilecei gibi uyumsuzluk
(4) Drdnc aklk derecesindeki bu e, yumuak damaksl srt
meliyle (Kuzey Almancadaki tiegen) kartrlmamaldr. Bu scsbirim tr nszlere balanr ve onlarn btn zelliklerini tar.

CHNEL D L B L M D E R S L E R

105

gsteren, sesbilimseJ olgular arasnda belli bir yer verileme


yen bir ey olmadn gsterir. kilinlye bamsz bir b
lm ayrmak gereksizdir. z nitelii gerekte ne ilgintir, ne
de nemli. Saptanmas gerekli olan, seleni inin sonu deil,
balangcdr.
Sievers ve birok dilbilimci yazda i, u, , r, n, vb. nin
seslem nitelii tayanlaryla tamayanlarn birbirinden ay
rrlar; bizim mirta, mairta, myarta biiminde yazdmz sz
ckleri mirta, mairta, miarta biiminde yazarlar; i ile y nin
ayn sesbirim trne balandn saptadklarndan her ey
den nce ayn trsel gstergeyi kullanmak ister bu dilbilimci
ler (sz zincirinin yan yana dizilen trlerden olutuunu sa
vunan gr karsndayz gene!). Ama bu yazm, kulan ta
nklna dayanmakla birlikte, saduyuya aykrdr ve yapl
mas gereken ayrm ortadan kaldrmaktadr. Bu yol izlendi
mi: 1. Almal i, u ( = y, w) ile kapanmal i, u birbirine kar
trlr; bu durumda rnein newo ile neuo arasnda hibir ay
rm yaplamaz; 2. Tersine, kapanmal i, u ikiye blnr
(bak. mirta, mairta). Bu yazmn sakncalarna ilikin birka
rnek verelim: Eski Yunancadaki dwis ile dusVyi ve rhew
ilerhema'y ele alalm: Bu iki kartlk kesinlikle ayn sesbiIimsel koullarda gerekleir ve olaan durumlarda ayn yazmsal kartlkla belirtilir: Kendisini izleyen sesbirimin da
ha ak ya da kapal olmasna gre da almal (w) ya da
kapanmal (w) olur; dMs, dusi, rhu, rheyna yazmlar be
nimsendi mi, her ey silinir. Ayn biimde, Hint-Avrupa di
lindeki mter, mtrai, materes, matrsu ve sumu, snewai, sevves, sunusu dizilileri bir yandan rye, bir yandan da ya
ilikin ilem bakmndan kesin bir koutluk gsterirler. Bun
larn hi deilse kincisinde, i patlamalarla d patlamalar
arasndaki kartlk yazda aka ortaya kar. Oysa burada
eletirilen yazm biiminde (snue, sneuai, sneues, sunu
su) sz konusu kartlk karanlkta kalr. Almallarla ka
panmallar (u: w, vb.) arasnda genel kullanmn gzettii ay-

106

F E R D IN A N D D E S A U S S U R E

rmlar yalnz srdrmekle kalmamal, bunlar tm dizgeye


de yaymal, rnein mater, mutpai, mtepes, mtrsu yazmn
benimsemeliyiz. O zaman seslemleme ilemi apak bir bi
imde gzler nne serilir, nl noktalaryla seslem snrlar
kendiliinden ortaya kar.
Yaymclarn notu. - Bu kuramlar, F. de Saussuren,
kimilerine derslerinde de deindii birok sorunu aydnla
tr. Birka rnek vereceiz bu konuda.
1. Slevers, ayn sesin almamal biimde iki kez selenli, iki kez de selensiz niteliiyle grev yapmasna ok iyi bir
rnek olarak berit^n^n (Alm. berittenen "atllar") szcn
anar (gerekte n burada selensiz grevini yalnz bir kez yeri
ne getirmektedir; onun iin de szc beritpnp, diye yaz
mak gerekir; ama nemi yok bunun). "Ses" ile "tr"n ean
laml olmadn gsteren daha arpc bir rnek yoktur.
Gerekten de, ayn n stnde, bir baka deyile i patlamay
la duralamak eklemlemede kalnrsa, yalnz bir tek seslem
elde edilir. Selenli ve selensiz nler almamas yaratmak iin
i patlamay (birinci yi) d patlamann (ikinci nnin) izle
mesi, sonra yeniden i patlama (nc n) olmas gerekir.
ki i patlamadan nce hibir i patlama olmadndan, bun
lar selenli zellii tar.
2. Fr. meurtrier "katil; ldrc", ouvrier "ii", vb. t
rnden szcklerin sonundaki -trier, -vrier (sylenileri ne
olursa olsun; bak. s. 61 not 3) eskiden bir tek seslem olutu
ruyordu. Bunlar sonradan iki/er seslem olarak sylenmeye
balanmtr (meur-tn-er: nl boluuyla ya-da nl boluu
olmadan, bir baka deyile: -t2r2 i1e1ya da t2r2 ixy 2 e'). Dei
iklik, i esi stne bir "seslem vurgusu" getirilmesiyle de
il, d patlamal eklemlemenin bir i patlamal eklemleme
ye dntrlmesiyle gereklemitir.
Halk ouvrier yerine ouvrier der: Bu da yukardakine
ok benzeyen bir olaydr; yalnz nc e yerine ikinci
eye ilikin eklemleme deimi ve bu e selenli olmu-

C iliN E L D L B L M D E R S L E R

_107

tur: uvr2 y e1
uvr1yz2 e 1 Sonradan da selenli r nnde
bir e gelimitir.
3. Bir de ok iyi bilinen, Franszcada nszn izledii
s nnde grlen ntreme nllerinin durumunu analm:
Lat. scutum
isctum Fr. escu, cu "kalkan". Sayfa 99da
grdmz gibi, s2 k2 bei krk bir sradr; s 1 k2 daha do
aldr. Ama tmcenin banda bulunduunda ya da bir nce
ki szck aklk derecesi dk bir nszle sona erdiinde,
bu i patlamal snin nl noktas oluturmas gerekir. nt
reme si ya da e si bu selenli niteliini yalnz belirginletirir.
Sesbirimin belirgin olmayan her zellii srdrlerek isten
di mi, belirginleme eilimi gsterir. Fr. esclandre "rezalet"
ile halk azndaki esquelette (squelette "iskelet" yerine),
estate {statue "heykel" yerine) syleyilerinde ortaya kan
durumda da ayn olgu yinelenir; de ilgecinin, ed olarak yaz
ya aktarlan, halk dilindeki syleni biiminde de (un oeil ed
tanche "bir yeilsazan gz") bu olguyla karlarz: ses
dmesi yoluyla da tanche, d tanche olur; ama bu konum
iinde alglanabilmesi iin r/nin i patlamal olmas gerekir:
d 112anche; daha nce ele aldmz durumlarda olduu gibi,
dnin nnde bir nl oluur.
4. Hint-Avrupa selenlileri sorununu yeniden ele alma
ya, rnein Eski Yksek Almancada, balg olduu gibi kalr
ken, haglm neden hagala dntn aratrmaya nere
deyse gerek, bile yok. Balgda yer alan ve i patlamal bir s
rann (bal l1g1) ikinci esi olan / bir selensiz ilevi yerine ge
tirir: Onun iin ilev deitirmesine hibir neden yoktu. Bu
na karm, hagVda yer alan ve getre i patlamak olan / nl
noktas oluturuyordu. Bu ses selenli olduundan, onun
nnde daha almal bir nl (yazmm tanklna inanmak
gerekirse bir a) gelimi, ama zamanla da silinmitir. nk
bugn Hagel "dolu" yeniden ha1 g2 ll biiminde syleniyor.
Dahas, bu szcn syleniiyle Fr. aigle "kartal" szc
nn sylenii arasndaki ayrl oluturan da budur: Ger
mence szckte l kapanmaldr, Franszca szckte is, son
daki aden tr almaldr (e1g212 d).

BRNC

KESM

GENEL LKELER
BRNC

B L M

D L G S T E R G E S N N Z N T E L
1. GSTERGE, GSTERLEN, GSTEREN
Kimilerine gre, dil te
mel ilkesine indirgendiinde
bir ad dizini niteliiyle kar
mza kar; daha ak bir de
yile, dil bir terimler dizelgesidir ve burada yer alan her e
bir nesnenin*1) karldr. r
nekler*12) (yanda):
Bu gr birok adan
eletirilebilir. Bir kez, szck-

ARBOR

P g #

o.g-o.0

EQUUS
(c c t)
vb.

(1) Nesne szc burada ok geni kapsaml bir terim olarak kullanl
maktadr. Gsterim eyleminin konusu olabilecek tm varlklar, ol
gular, kavramlar, somut ya da dsel nenler bu terimin kapsamna
girer. N.
(2) Saussure, rnek olarak ele ald iki gereklii soyut bir biimde belir
tebilmek iin Latince terimler kullanyor: ARBOR ve EQUOS. Bun-

.IN 'E L D L B L M D E R S L E R

109

lerden nce var olan hazr kavramlar bulunduu varsaym


n erir (bu konuda, bak. s. 167). Sonra, adn ses zellikli
mi, yoksa anlksal m olduunu belirtmez: nk crbor her
iki adan da ele alnabilir. Bir de, ad nesneyle birletiren
ban ok yaln bir ilem olduu izlenimini uyandrr ki bu
hi de doru deildir. Ama, olgular ar biimde yalnlat
ran bu dar gr, dil biriminin, iki enin birbirine balan
masyla ortaya kan iki ynl bir ey olduunu gstererek
bizi geree yaklatrabilir.
Yukarda (s. 41) sz evrimine ilikin olarak dil gster
gesinin ierdii her iki enin de anlksal nitelikli olduunu
ve bunlarn beynimizde arm yoluyla birbirine baland
n grdk. imdi bu nokta snde biraz duralm.
Dil gstergesi bir nesneyle bir ad birletirmez, bir
kavramla bir iitim imgesini birletirir/*3) itim imgesi salt fi
ziksel nitelikli olan zdeksel ses deildir; sesin anlksal izi
dir, duyularmzn tankl yoluyla bizde oluan tasarmdr.
Duyumsaldr bu imge. Eer yer yer "zdeksel" diye de nite
lendirilirse, bundan yalnzca imgenin duyumsall ve genel
likle daha soyut olan br arm esinin, kavramn kar
l olarak ele alnd anlalmaldr.
Kendi dilyetimizi gzlemlediimizde iitim imgeleri
mizin anlksal zellii iyi ortaya kar. Dudaklarmz da, di
limizi de kprdatmadan kendi kendimize konuabilir, bir ilardan kincisi Eski Latince bir biimdir ve klasik Latincede oldu
u gibi oul belirtme durumunu deil, tekil yaln durumu gste
rir, ksa o ierir (oysa oul belirtme durumunda uzun o vardr).
Herhangi bir yorumlama gl olmamas iin, yukardaki izim
de, klasik Latince biime yer veriyoruz. N.
(3) itim imgesi terimi belki ok dar kapsaml gibi gelecek; nk iiti
min yan sra bir de szckteki seslerin karl, sesleme eyleminin
kasl imgeesi var. Ama F. de Saussuree gre, dil z bakmndan bir
birikimdir, dtan gelen bir eydir (bak. s. 43). itim imgesi, gcl bir
dil olgusu kimliiyle - sz dzlemindeki her trl gereklemenin d
nda -, szcn zellikle doal tasarmdr. Onun iin, sesleme eyle
mine st rtl, dolayl biimde deinilebilecei gibi, iitim imgesi
ne oranla ikincil biryer de verilebilir.(Y7y/na/w).

110

F E R D IN A N D D E S A U S S U R E

iri iimizden ezbere okuyabiliriz. Dildeki szckler bizim


iin iitim imgeleri olduundan bunlar oluturan "sesbirim"lerden sz etmekten kammak gerekir. Bu terim bir ses ey
lemi dncesi ierdiinden ancak konuma dzlemindeki
szce, i imgenin sylemde gerekleen biimine uygun
debilir. itim imgesine deinildiini unutmamak kouluy
la, bir szcn sesleriyle seslemlerinden sz ederek bu trl
bir yanl anlamay nleriz.
Demek ki dil gstergesi iki ynl anlksal bir kendilik.
Bunu yle gsterebiliriz:

C a u v rcm .
itim
im .o f 2 S

Bu iki e birbirine sk skya baldr ve birbirini a


rtrr. Latince arbor szcnn anlamn aradmzda da,
Latincenin "aa" kavramn belirtmek iin kulland szc
bulmaya altmzda da, ancak dilin onaylad yakla
trmalarn gereklie uygun dtn grr, tasarlanabile
cek baka her trl yaklatrmay bir yana iteriz: Ak bir
gerek bu.

G E N E L D L B L M D E R S L E R

111

Bu tanm ortaya nemli bir terim sorunu karr. Kav


ramla iitim imgesinin birleimine g s t e r g e diyoruz: Ne
var ki genellikle bu terim yalnz iitim imgesini, rnein bir
szc (arbor, vb.) belirtir. nk u unutulur: Eer arbora. gsterge deniliyorsa, bunun biricik nedeni szcn "aa" kavramna tayclk etmesidir; duyumsal blmn
uyandrd kavram btnn de varln ierir.
Burada sz konusu edilen kavram, kart olmakla
birlikte birbirini artran adlarla belirtilirse anlam belir
sizlii de sona erer. nerimiz u: Btn belirtmek iin gs
terge szc kullanlmal, kavram yerine gsterilen ve iitim
imgesi yerine de gsteren terimleri benimsenmelidir. Gste
ren ve gsterilen terimleri hem kendi aralarndaki, hem de
btnle kurduklar kartl belirtmek gibi bir yarar salar.
Gstergeye gelince: Bu szckle yetiniyoruz, nk gndelik
dil bakasn esinlemedi bize.
Bu biimde tanmlanan dil gstergesinin balca iki
zellii vardr. Bu zellikleri aklarken, ayn trden her in
celemenin de ilkelerini ortaya koyacaz.
2. BRNC LKE: GSTERGENN
NEDENSZL^
Gstereni gsterilenle birletiren ba nedensizdir.
Gstergeyi, bir gsterenin bir gsterilenle birlemesinden
doan btn olarak grdmzden daha yaln olarak yle
de diyebiliriz: Dil gstergesi nedensizdir.45
(4) Burada gsterge szcyle karladmz Franszca signe terimi
iin Saussuren yapt aklamada, Trke szcn zelliinden
tr ufak bir uyarlamay zorunlu grdk. N.
(5) Yaptta sk sk kullanlan ve sfat olarak, gsterenle gsterilen arasn
daki simgesel olmayan, rastlantsal ve zgr ilikiyi niteleyen, ad ola
rak ise bu nitelikten doan durumu belirten Fr. arbitraire terimin ne
densiz ve nedensizlik terimleriyle karlyoruz. Saussuren genel dil
deki anlamndan syrarak kulland bu terim yaptn eitli yerlerin
de sfat olarak im m otiv "nedensizdin eanlamls ve m otive "nedenli"ninkartanlamlsdr; ad olarak ise m otivation "ncden1ilikin kar
tdr. Dizin blm de bu yorumumuzu destekler (Immotiv bak.

112

F E R D IN A N D D E S A U S S U R E

rnein, "karde" kavramnn, kendisine gsterenlik


yapan k-a-r-d-e- ses diziliiyle hibir i bants yoktur.<6>
Baka herhangi bir dizili de onu ayn oranda gsterebilir.
Diller arasndaki ayrlklar, dorudan doruya da deiik dil
lerin varl bunu tantlar: "kz" gsterileninin gstereni s
nrn bir yannda (Fransa) b--f (boeuf), bir yannda ise (Al
manya) o-k-s (Ochs).
Gstergenin nedensizlii ilkesini kimse yadsmyor.
Ne var ki ou kez bir gerei bulmak ona gereken yeri ver
mekten daha kolaydr. Yukarda aklanan ilke btn dil bili
mine egemendir ve bu ilkenin sonular saylamayacak denli
oktur. u da bir gerek ki bunlarn tm de ilk bakta ayn
aklkla grlemez. Sz konusu sonularla ilkenin tad
byk nem ancak birok dolambal yoldan geilerek orta
ya karlabilir.
Burada ksa bir gzlemde bulunmak istiyoruz: Gstergebilim kurulduktan sonra, tmyle doal nitelikli gsterge
lere dayal anlatm trlerinin - pandomima gibi - kendi alan
na girip girmediini aratrmaldr. Gstergebilimin bu anla
tm biimlerini de ele aldn varsayalm: te o zaman da
balca konusu gene gstergenin nedensizliine dayanan diz
geler btn olacaktr. Gerekten de, bir toplumun benim
sedii her anlatm biimi ilkece toplumsal bir alkya ya da
- ayn anlama gelen - toplumsal bir uzlama dayanr. rne-*I.
Arbitrairc, arbitraire = immotiv). Arbitraire szcn kullanma
ya bir bakma Franszcann szck dizgesi zorlamtr Saussure:
Bu kullanmn kk, bilginin motivation teriminin kartna da ge
reksinme duymasnda aranmaldr. Ksacas:
I. Sfat
: arbitraire = immotiv
(nedensiz)
arbitraire / motiv
(nedenli)
II. Ad
: arbitraire = ...
(nedensizlik)
atbitraite / motivation
(nedenlilik).
ki dizi arasnda kesinlikle biimsel bir ayrm yaplmak istenirse ar
bitraire terimi buynltusal (keyfi) szcyle de karlanabilir. N.
(6) Saussuren verdii rnei (soeur "kzkarde") Trkeye uyarlyo
ruz.

( E N E L D L B L M D E R S L E R

113

in, ou kez belli bir doal anlatmllkla ykl olan toplum


sal incelik gstergeleri (imparatorunu dokuz kez eilip do
rularak selamlayan inliyi dnn) gene de bir kurala ba
ldr. Bunlarn kullanlmasn zorunlu klan kendi z deerle
ri deil, sz konusu kuraldr. Onun iin, diyebiliriz ki gster
gelerin her bakmdan nedensiz olanlar gstergesel ynte
min lksn brlerinden daha iyi gerekletirir. Bundan
tr, anlatm dizgelerinin en karma ve en yaygm olan
dil ayn zamanda bunlarn en belirginidir de. Dilbilim bu ba
kmdan her trl gstergebilimin genel rnei olabilir. Dilin
yalnz zel bir dizge nitelii tamas durumu deitirmez.
Dil gstergesini, daha dorusu bizim gsteren diye ad
landrdmz eyi belirtmek iin simge szc kullanlm
tr. Dorudan doruya birinci ilkemizden tr bu terimin
benimsenmesini sakncal buluyoruz. Simgenin zellii hi
bir zaman tmyle nedensiz olmamasdr. Simge bo deil
dir; onun gstereniyle gsterileni arasmda doal bir ba izi
ne rastlanr. Tzenin simgesi olan terazinin yerini baka her
hangi bir ey, rnein bir araba alamaz.
Nedensiz szc de bir gzlem gerektirir: Bu szck,
gsterenin, konuan bireyin zgr seimine bal olduu d
ncesini uyandrmamaldr (aada greceimiz gibi, gs
terge dilsel bir toplulukta yerleti mi, onda herhangi bir de
iiklik yapmak bireyin elinde deildir). Biz yalnz, gstere
nin bir nedene balanamayacan, daha ak bir deyile,
gereklik dzleminde hibir doal iliki kurmad gsteri
len asndan nedensiz olduunu sylemek istiyoruz.
Bu konuyu kapamadan nce, birinci ilkeye kar ne
srlebilecek iki gr belirtelim:
1. Gsteren seiminin her zaman nedensiz olmadn
belirtmek iin yansmalara bavurulabilir. N e var ki bunlar
hibir zaman bir dil dizgesinin rgensel eleri deildir. Kal
d ki yansmalarn says da sanldndan ok daha azdr.
It.fouet "krba" ya da glas "yas an" trnden szckler ki-

114

F E R D IN A N D D E S A U S S U R E

milerinin kulana anlatml seslerden kurulu gibi gelebilir.


Ne var ki bunlarn balangtan beri byle bir zellik tama
dn grmek iin Latincedeki biimlerine bavurmak ye
ter (fouet, fagus "srgen"den gelir, glas ise classicum "boru
sesi"nden). Szcklerde bugn bulunan seslerin nitelii, da
ha dorusu bu seslere yaktrlan nitelik ses evriminin rast
lantsal bir sonucudur.
Gerek yansmalar ise ( Fr. glou - glou "gurgur, "gulu
gulu"; tic tac "tik tak", vb. gibi) hem sayca azdr, hem de
bunlarn seiliinde de belli oranda nedensiz bir nitelik var
dr. nk gerek yansmalar birtakm grltlerin yakla
k, yar saymaca nitelik bile kazanm yknmeli biimlerin
den baka bir ey deildir. (Fr. ouaoua "havhav" ile Alm. wauwauyu karlatrn). stelik, bir kez dile girdiler mi, br
szckler gibi belli oranda sesil biimbilimsel, vb. evrim ge
irmeye srklenirler (bak. Halk Latincesindeki yansma
kkenlipipio'den gelen Fr. pigeot "gvercin"). Bu da sz ko
nusu yansmalarn ilk zelliklerinden bir eyler yitirerek, ne
densiz olan dil gstergesinin genel zelliine brndkleri
nin ak kantdr.
2. Yansmalara ok yakn olan nlemler de benzer
gzlemlere yol aar ve savmz asndan daha byk bir sa
knca oluturmaz. nlemleri, neredeyse doanm zorlamasy
la olumu, gerekliin kendiliinden anlatm biimleri ola
rak grme eilimi vardr. Ne var ki bunlarn ounda gste
rilenle gsterenin zorunlu bir ba kurduu yadsnabilir. ki
dili bu adan karlatrmak, sz konusu anlatmlarn, bun
larn birinden brne ne denli deitiini gstermeye yeter
(rnein Franszcada aie\ "ay!" denir. Almancada au\). Kal
d ki birok nlemin balangta belli bir anlam tayan sz
ckler olduu bilinir (bak. Fr. diablel "eytan": "hay kr ey
tan!", mordieul "hay Allah!" = mort "lm", Dieu "Tann"dan, vb.).

( ,1'NEL DLBLM DERSLER

115

Ksacas, yansmalarla nlemler ikinci derecede ne


mi olan elerdir ve bunlarn simgesel bir kayna bulundu
u da kimi ynlerden yadsnabilir.
3. K N C LK E: G ST E R E N N ZG SE LL .
Gsteren iitimsel nitelikli olduundan yalnz zaman
iinde yer alarak gerekleir ve zamandan kaynaklanan zel
likler tar: a) Bir yaylm gsterir ve b) Bu yaylm bir tek
boyutta llebilir: O da bir izgidir.
Bu ilke apak olmakla birlikte, anlalan hibir za
man belirtilmeye deer bulunmam; bunun da nedeni ku
kusuz stnde durulmaya bile demeyecek bir ey gibi grl
m olmas. N e var ki temel bir ilke bu. Sonulan da sayla
mayacak denli ok. nemi birinci yasanmkine denk. Dilin
(um dzenei ona bal (bak. s. 181). Grsel gsterenlerin
(denizci belirtkeleri, vb. nin) birok boyutta birden sremde olarak dallanp budaklanabilmesine karn, iitimsel gs
terenlerin tek boyutu vardr, o da zaman izgisidir. Bunlarn
eleri birbirini izler ve bir zincir oluturur. i yazya dker
de zaman iindeki ardkln yerine yaz gstergelerinin
uzam izgisini koyarsak bu zellik hemen ortaya kar.
Kimi durumlarda aka* grlmez bu. rnein, bir
seslemi vurgularsam, ayn noktaya deiik anlam eleri y
dm sanlr. Oysa, bu bir yanlsamadr. Seslemle vurgusu
bir tek sesleme edimi oluturur. Bu edimde ikilik yoktur,
yalnz, evreyle kurulan eitli kartlk bantlar vardr
(bu konuda bak. s. 190).

KNC

BLM

GSTERGENN DEMEZL
VE
DEEBLRLW
1. DEMEZLK
Gsteren, belirttii kavram asndan zgr bir seim
rn olmakla birlikte, kendisini kullanan dilsel topluluk ba
kmndan zgr deildir, zorunlu olarak benimsenmitir. Bu
konuda topluma gr sorulmaz, dilin setii gsteren yerire bir bakas kullanlamaz. Temelinde bir eliki bulundu
u izlenimi uyandran bu olgu "zorunlu seim" diye adland
rlabilir. Dile: "Seiniz!" denir, ama hemen arkasndan ekle
nir: "Bu gsterge seilecek, bakas deil." Birey istese de,
yaplan seimi hibir ynden deitiremez. Yalnz birey mi?1
(1) Bu blmde Saussuren savunduu birtakm grleri sonradan
yaplan ya da yaygnlk kazanan almalar, ortaya kan yeni yeni
olgular rtmtr. zellikle szck dzleminde grlen yenile
tirme abalarn, uygulamal dilbilimle toplumdilbilimden esinlenen
dil dzenlemesi giriimlerini burada anmak isteriz. inde bulundu
u dnemde inandrc rneklerden yoksun olan, r ac yanlar
na karn, XIX. yzyla egemen dilbilim anlaym btn btn aa
mad yer yer sezilen Saussuren kimi konularda yanlmasn ola
an saymak gerekir. u da unutulmamal: Saussure toplum ve za
man etkenlerinin eytiimsel ilikisini tasarlamtr; onun iin, bilin
li deitirme ve yeniletirme abalarna gene de kar karlamaz.

N.

G E N E L D L B L M D E R S L E R

117

Toplum da bir tek szck stnde bile egemenliini yrte


mez; dil naslsa, ona ylece baml kalr.
Onun iin, dili artk kuru bir szlemeye benzetenle
yiz. Dil gstergesinin incelenmesi de zellikle bu ynden il
gintir. nk bir toplumda benimsenmi bir yasann zgr
ce onanm bir kural olmayp zorunlu'nitelik tad tant
lanmak istenirse, bunun bize en parlak kantn dil sunar.
Onun iin, dil gstergesinin nasl istencimiz dnda
kaldn grelim ve sonra bu olgudan kaynaklanan nemli
sonular ortaya koyalm.
Hangi dnemi ele alrsak alalm, ne denli gerilere uza
nrsak uzanalm, dil her zaman bir nceki an kalt olarak
karmza kar. Belli bir anda adlar nesnelere balayan
kavramlarla iitim imgeleri arasnda uyuum salayan edimi
kafamzda tasarlayabiliriz; ama bu trl bir edim hibir za
man gzlemlenmemitir. Her eyin bu biimde olup bittii
yolunda bizde uyanan dncenin temeli, gstergenin nedensizliine ilikin ok gl duygumuzdur.
Gerekten de, dil eski kuaklarn aktard ve olduu
gibi benimsenmesi gereken bir rndr: Bu, eskiden de byleydi, bugn de byledir. Onun iin, dilin kkeni sorunu sa
nld denli nemli deildir. Dahas bu sorunu ortaya at
mak bile yersizdir. Dilbilimin biricik gerek konusu, nce
den olumu bir dilin olaan ve dzenli yaamdr. Belli bir
dil durumu her zaman tarihsel etkenlerin rndr. Gster
genin niin deimez olduunu, bir baka deyile her trl
asgele deitirime nasl kar koyduunu aklayan da bu et
kenlerdir.
Ama dilin bir kalt olduunu sylemekle yetinirsek,
hibir eyi aklayanlayz. Gemi alardan kalan ve bugn
de yrrlkte bulunan yasalar her an deitirilemez mi?
Bu gzlem bizi, dili toplumsal erevesine oturtmaya
ve soruyu br toplumsal kurumlar iin nasl sormak gere
kirse yle sormaya yneltir. br toplumsal kurumlar kuak-

118

FERD1NAND DE SAUSSURE

tan kuaa nasl aktarlr? te, deimezlik konusunu da


kapsayan daha genel bir soru. nce, br kurumlann zgr
lk derecesini belirlemek gerekir. Byle bir deerlendirme,
bunlarn her birinde zorlayc gelenekle toplumun zgr eyle
mi arasnda deiik bir denge kurulduunu gsterecektir.
Sonra, belli bir toplumsal kurumda zorlayc gelenek etkenle
rinin toplumun zgr eyleminden niin u ya da bu oranda
daha gl olduu aratrlacak, en sonunda da, gene dile d
nlerek onun aktarlmasna neden tarihsel etkenin batan
baa egemen olduu, birdenbire ortaya kan her trl genel
deiimi bu etkenin niin olanaksz kld sorulacaktr.
Bu soruyu kantlamak iin birok kanttan yararlanla
bilir. rnein, dildeki deimelerin, bir dolabn ekmeceleri
gibi st ste sralanmayan, tam tersine i ie giren, birbiriyle kaynaan ve her yatan bireyi kapsayan kuaklar zincirine
balanmad belirtilebilir. Anadilinin ne byk abalarla
renildii de ortaya konularak genel bir deiimin olanakszl
sonucuna varlabilir. Dil konuulurken mantksal dnce
nin ie karmad, bireylerin byk lde dil yasalarnn
bilincine varmad da eklenebilir. Bireyler, bilincine varma
dklar bu yasalar nasl deitirebilirler? Diyelim ki bu yasa
larn bilincine vardlar: O zaman da dil olgulannm pek ele
tiriye yol amadn, her toplumun, genellikle kendisine ak
tarlan dili beendiini anmsamak gerekir.
Bu grler nemli olmakla birlikte, sorunun can alc
noktasna ilikin deildir. Onun iin, btn br grlerin
bal olduu aadaki grleri yeliyoruz; bunlar hem da
ha temel nitelikli, hem de daha dolaysz:
1.
Gstergenin nedensizliL Bu zellik, deiimin
ramsal bakmdan gerekleebilecei grn yukarda bize
benimsetmiti. Ama sorunu derinletirince, dorudan doru
ya sz konusu zelliin dili deitirmeye ynelik her trl gi
riimi gerekte engellediini grrz. Toplum daha bilinli
de olsa, dU tartlamaz. nk bir eyin tartlabilmesi iin

G E N E L D L B L M D E R S L E R

119

usa uygun bir kurala dayanmas gerekir. Byle olduunda


tartma yaplabilir, eitli gerekeler ne srlebilir. Bir
simgeler dizgesi de tartma kaldrr; nk simge, gsteri
len nesneyle ussal bir bant kurar (bak. s. 113). Ama ne
densiz gstergeler dizgesi olan dilde byle bir dayanak yok
tur. Bundan tr de her trl salam tartma temeli orta
dan kalkar. Fr. soeur "kzkarde"i ng. sisteme, Alm. Ochsu
Fr. boeuf"kz"e yelemek iin hibir neden yoktur.
2. Herhangi bir dilin gerektirdii gstergelerin okluu.
Bu olgunun sonulan son derece nemlidir. Yaklak olarak
yirmiyle krk arasnda yazatan oluan bir yaz dizgesi yeri
ne, gerekirse bir bakas benimsenebilir. Az sayda e kapsasayd dil iin de ayn eyi syleyebilirdik. N e var ki dil gs
tergeleri sayca snrszdr.
3. Dizgenin ok karmak nitelii. Her dil bir dizge olu
turur. Geri, ilerde greceimiz gibi, bu yn dilin tmyle
nedensiz olmad, grece bir nedenlilik tad yndr;
ama toplumun dili deitiremeyeceini gene bu dzlem orta
ya koyar. nk dil dizgesi karmak bir dzenektir ve an
cak mantksal dncenin nda kavranabilir. Onu her
gn kullananlar bile bu konuda koyu bir bilgisizlik iindedir.
Bu trl bir deiiklik ancak uzmanlarn, dilbilgicilerin,
mantklarn, vb. ie el koymasyla gerekleebilir. N e var
ki deneyler, imdiye dein bu trl giriimlerin hibir baar
ya ulamadn gsteriyor.
4. Toplumsal devinimskliin her trl dilsel yeniletirme
ye kar direnmesi Dil her an herkesi ilgilendirir. Gzlemle
rimizin en nemlisi de bu. Toplumda yaygn olan, toplumca
kullanlan dilden btn bireyler gn boyu yararlanr. Bu ko
nuda dille br kurumlar arasnda, hibir karlatrma yap
lamaz. Bir kurallar btnnn buyruklar, bir dinin trenle
ri, denizci belirtkeleri, vb. ayn anda ancak belli sayda bire
yi ilgilendirir; o da belli bir sre iin. Oysa dile her an her
kes katlr. Bundan tr de dil durmakszn herkesin etkisi

120

F E R D IN A N D D E S A U S S U R E

altndadr. Bu temel olgu kkten bir deiikliin olanakszl


n gstermeye yeter. Girikenliklere dil denli elverili ol
mayan bir toplumsal kurum yoktur. Dil, toplumsal yaamla
kaynar. Toplum da doal olarak durgunluk gsterdiinden
her eyden nce var olan koruma etkeni biiminde ortaya
kar.
Ne var ki dilin zgr olmadn aklkla ortaya koya
bilmek iin toplumsal glerin rn olduunu sylemek
yetmez; her zaman bir nceki dnemden aktarlm bir kalt
olduunu anmsayarak bu toplumsal glerin zaman ere
vesi iinde etki gsterdiini de eklemek gerekir. Dilin dei
mezlii yalnz toplumun arlndan ileri gelmez; zaman
iinde yer alnn da rndr. Bu iki olgu birbirinden ayr
lamaz. Her an, gemie ballk seme zgrln kstek
ler. nsan diyoruz, kpek diyoruz, neden? Bizden ncekiler
yle demi de ondan. Bu durum, olayn btn iinde iki
kart etken arasnda bir ba bulunmasn nlemez: Seimi
zgr klan nedensiz anlama ve seimi deimez klan za
man. Gsterge nedensiz olduu iin gelenek dnda yasa ta
nmaz ve ancak gelenee dayand iin de nedensiz olabilir.
2. DEEBLRLK
Dilin srekliliini salayan zamann, grnte dei
mezlikle elien bir etkisi daha vardr, o da dil gstergeleri
ni deiime uratmasdr: Bazen daha hzl, bazen daha ya
va. Bir bakma, gstergenin deimez olduu da sylenebi
lir, deiebilir olduu da.(2>
(2) Dile, birbiriyle elien iki nitelik tand iin Saussure mantksz
lkla ya da aykr grler savunmakla sulamak doru olmaz. ar
pc iki terimi kar karya getirerek Saussure yalnz u gerei vur
gulamak istemitir: Dil deiir, ama bireyler deitiremez onu. Di
lin dokunulmaz olduu, ama bozulmaz olmad da sylenebilir
(Yaymclar). - Dilin dokunulmazl ilkesi XIX. yzyla zg bir
ilkedir ve artk geersizdir. Bak. not 1. N.

C iEN EL D L B L M D E R S L E R

121

Son zmlemede, bu iki olgu dayanktr: Gsterge


bozulma eilimindedir, nk srp gider. Ama her bozul
mada eski gere gene yerinde kalr, gemiten kopu grece
dir. te bundan tr de bozulma ilkesi sreklilik ilkesine
dayanr.
Zaman iinde bozulma deiik biimlere brnr.
Bunlarn her biri nemli bir dilbilim blm oluturabilir.
Ayrntlara girmeden, ortaya konulmas gereken bir iki nok
taya deinelim.
Her eyden nce, bozulma szcne burada verilen
anlam iyi kavramak, yanlgya dmemek gerekir. Szck,
zellikle gsterenin urad ses deiikliklerinin ya da gs
terilen kavramn geirdii anlam deiikliklerinin sz konu
su olduu izlenimini uyandrabilir. Yetersizdir bu bak a
s. Bozulma etkenleri ne olursa olsun, bunlar ister tek tek, is
ter birlikte ortaya ksnlar, her zaman gsterilenle gsteren
arasndaki bantnn deimesi sonucunu verirler.
te birka rnek: "ldrmek" anlamna gelen Latince
necre Franszcada noyer biimine girmi ve suda bomak
anlamn edinmitir. Bylece iitim imgesi de, kavram da de
imitir. Ama olayn iki blmn birbirinden ayrmak ge
reksiz. Ayrntya girmeden, kavramla gsterge arasndaki
ban zldn, ilikinin deiime uradn ortaya koy
mak yeter. Klasik Latincedeki necreyi Fr. noyer ile kaba
latracamza, IV. ya da V. yzyl Halk Latincesindeki,
"suda bomak" anlamna gelen necre szcyle karlat
rrsak durum biraz deiir. N e var ki, gsteren ok bozulma
m olmakla birlikte, burada da kavramla gsterge arasnda
ki bantda deime grlr.
Eski Almanca dritteil "te bir para" amz Almancasnda Drittel "te bir" olmutur. Bylece, kavram ayn
kalmsa da, bant iki trl bir deiime uramtr: Gste
ren hem ses ynnden; hem de dilbilgisi bakmndan dei
mitir; artk Teil "para" kavramm iermez, yaln bir szck-

122

F E R D IN A N D D E SA U S S U R E

tr. Burada da u ya da bu trl bir bant deiiklii sz


konusudur.
Eski ngilizcede yazn ncesi dnemde rastlanan ft
"ayak", ft olarak kalm (bugnk ngilizcede foot), buna
karlk szcn oul biimi ft "ayaklar"/# (bugunk n
gilizcede feet) olmutur. Bu oulun ortaya kmasna yol
aan bozulmalar nasl gereklemi olursa olsun, kesin bir
ey vardr, o da udur: Bant deimi, sessel zdekle kav
ram arasnda baka ilikiler kurulmutur.
Gsterilenle gsteren arasndaki banty her an de
itiren etkenlere kar dil kesinlikle savunmaszdr. Bu da,
gstergenin nedensizljinden doan sonulardan biridir.
br insansal kuramlarn - trelerin, yasalarm, vb.
nin - tm de deiik oranlarda nesneler arasndaki doal
bantlara dayanr. Bu dzlemde, kullanlan arala gdlen
ama arasnda zorunlu bir uygunluk vardr. Nasl giyinecei
mizi saptayan moda bile tmyle nedensiz deildir: nsan
gvdesinin gerekli kld birtakm koullara belli bir l
nn tesinde uymamazlk edemeyiz. Oysa dil ara seimin
de hibir snr tanmaz: yle ya, herhangi bir kavramla her
hangi bir ses diziliini birletirmemizi ne nleyebilir?
Dilin katksz bir kurum olduunu gstermek iin
Whitney hakl olarak gstergelerin nedensizlii stnde dur
mu ve bylece dilbilimi gerek eksenine oturtmutur. Ama
daha ileri gidememi ve bu zelliin dili btn br kuram
lardan kesinlikle ayrdm grememitir. Dilin evrimi bu
gerei ok iyi ortaya koyar. Bundan daha karmak bir ey
yoktur: Hem toplum iinde yer alr dil, hem de zaman iin
de ve hi kimse hibir deiiklik yapamaz onda. te yan
dan, gstergelerin nedensizlii kuramsal bakmdan sessel z
dekle kavram arasmda herhangi bir bant kurabilme zgr
lne yol aar. Bunun sonucunda da, gstergelerde bir ara
ya gelen bu eler, baka hibir alanda grlmeyen bir oran
da kendi zel yaamlarm srdrrler. Onun iin dil, bazen

C1 N B L D L B L M D E R S L E R

123

sesleri, bazen de anlamlan ilgilendiren tm olgularn etkisi


altnda kalarak bozulur, daha dorusu evrim geirir. Bu ev
rim kanlmaz niteliklidir. Evrime kar koyabilen dil grl
memitir. Her zaman, belli bir sre sonunda nemli deiik
likler saptanabilir.
Bu o denli gerek ki, deinilen ilkenin yapay diller ko
nusunda bile dorulanabilmesi gerekir. Yapay dil yaratan bir
kimse, bu dil dolama girmedii srece ona egemendir. Ama
yapay dil grevini yerine getirmeye balayp da herkesin or
tak mal olur olmaz yaratcsnn denetiminden kar. Espe
ranto bu trden bir denemedir. Baar kazanrsa acaba bu ka
nlmaz yasann dna kabilecek mi? lk aamadan sonra
dil byk bir olaslkla gstergesel yaamn srmeye balaya
cak. Bilinli yaratmn yasalarna hi benzemeyen yasalar uya
rnca kuaktan kuaa aktarlacak ve artk hi geriye dnle
meyecek. Gelecek kuaklarn olduu gibi benimseycei dei
mez bir dil yaratmaya kalkan kii, rdek yumurtas stnde,
kulukaya yatan tavuu andrr: Yaratlan dil btn dilleri s
rkleyen akntya ister istemez kaplacaktr.
Zaman iindeki bozulmaya ba olarak gstergenin
gene zaman iinde sreklilik tamas genel gstergebilimin
bir ilkesidir. Yaz dizgeleri, sar-dilsizlerin bildiriim yn
temleri, vb. bunu dorular.
Peki ama, deiim neden zorunludur? Belki bu konu
yu, deimezlik ilkesi denli alda kavuturamadmz iin
bizi eletirenler kacak. nk eitli bozulma etkenlerini
birbirinden ayrmadk. Oysa, ne denli zorunlu olduklarn
anlayabilmek iin bunlan eitlilikleri iinde ele almak gere
kir.
Sreklilik nedenleri gzlemcinin nsel olarak ulaabi
lecei olgulardr. Zaman iinde bozulma nedenleri ise yle
deildir. Bunlan btn ynleriyle aklamaktan imdilik vaz
geip genel adan bantlarn deimesinden sz etmek da
ha yerinde olur. Zaman her eyi bozar. Dilin, bu evrensel ya
sann dnda kalmas iin hibir neden yoktur.

124

F E R D IN A N D D E S A U S S U R E

Giri blmnde ortaya koyduumuz ilkelere bavura


rak tantlamamzn aamalarm zetleyelim:
1. Ksr szck tanmlamalarna girimeden, nce dilyetisinin kapsad olgular btn iinde iki etken belirle
dik: Dil ve sz. Bize gre dil, dilyetisinden sz knca kalan
eydir. Bireyin sylenenleri anlamasn ve konuurken de an
lalmasn salayan dilsel alklarn tmdr.
2. Ama bu tanm gene de dili toplumsal gereklii d
nda brakr, gerekd bir grnm verir ona. nk ger
ein yalnzca bir ynn, bireysel yann kapsar. Oysa bir
dilin var olabilmesi iin konuan bir topluluk bulunmas gere
kir. Hibir zaman dilin toplumsal olgu dnda varl yok
tur; grne aldanmamak gerekir. nk dil, gstergesel
bir olaydr. Toplumsal nitelii dilin i zelliklerindendir. Ek
siksiz bir tanm, u izimin de gsterdii gibi, birbirinden ay
rlmaz iki olgu karr karmza:

Kovvuan.

topluluk

Ne var ki bu koullar altnda, dilin yaayabilecei sy


lenebilirse de yaamakta olduu sylenemez. nk tarih
sel olguyu deil, yalnz toplumsal gereklii gz nnde bu
lundurduk.

3.
Dilsel gsterge nedensiz olduu iin, bu yoldan
nmlanan dilin de istenildii gibi, dzenlenebilen, yalnz us-

D L B L M D E R S L E R

125

sal bir ilkeye bal zgr bir dizge nitelii tad sanlabilir.
Dilin toplumsall, salt kendi iinde ele alndnda bu g
rle pek yle elimez. Kukusuz, toplum bilinci salt manlksal bir gere stnde ilem yapmaz. Bireylerin gnlk ili
kilerinde usa ters den her eyi de hesaba katmak gerekir.
Ne var ki, dile, konuanlarn istedikleri gibi deitirebilecek
leri kuru bir szleme gzyle bakmamz nleyen bu deil
dir; toplumsal gle el ele veren zamann etkisidir. Sre gz
nnde bulundurulmadka dilsel gereklik eksik kalr ve
hibir sonuca varlamaz.
Dil zaman iinde, ama konuan topluluk dnda ele
alnsa -herkesten uzakta, yzyllar boyunca yaayan bir bi
rey bulunduunu varsayalm-, belki hibir bozulma olayyla
karlalmaz; zaman dili etkilemez. Tersine, konuan toplu
luk zaman dnda ele alnsa, bu kez de toplumsal glerin
dil stndeki etkisi grlmez. Onun iin, gereklik dzle
minde kalabilmek amacyla, birinci izimimize zamann ak
m belirten bir e eklememiz gerekir:

sal glerin dil stndeki etkilerini gelitirmelerine olanak


salar. Bylece, zgrl ortadan kaldran sreklilik ilkesi
ne varlr. Ne var ki sreklilik de zorunlu olarak bantlarn
bozulmasn, u ya da bu oranda deimesini ierir.

NC

BLM

DU RA L BLM
VE
E V R M SE L D L B L M
1. DEERLERLE URAAN BTN
BLMLERDEK KLK
Pek az dilbilimci, zaman etkeninin dilbilimde zel g
lklere yol aarak bu dal birbirinden apayr iki yol karsn
da braktnn ayrmnda.
Bu kkl ikilik br bilimlerin otnda yoktur. Za
man onlarda zel sonular dourmaz. Gkbilim, gkcisimle
rinin nemli deiikliklere uradn saptamsa da iki ayr
dala blnmek zorunda kalmamtr. Yerbilim hemen her
zaman ardk olgular stnde dnce yrtr. Ne var ki
yeryuvarlamn deimez durumlaryla ilgilendiinde de
bunlar apayr bir incelem e konusuna dntrmez. Betim
sel bir tre bilimi var, bir de tre tarihi var: Ama kimse bun
lar kart dallar olarak ele almaz. Devletlerin siyasal tarihi
tmyle zaman iinde yer alr. N e var ki bir tarihi kalkar
da bir dnemin grnmn sunarsa, kimsede tarih dna
klyormu gibi bir izlenim uyanmaz. Tersine, siyasal ku
rumlar bilimi tem elde betimseldir, ama gerekti mi tarihsel
bir sorunu ileyebilir, bundan tr de birlii sarslmaz.

( iliN E L D L B L M D E R S L E R

.127

Buna karn, szn ettiimiz ikilik -uzaa gitmeye ge


rek yok- iktisat bilimlerinde zorunlu olarak kendini benimselir. Daha nce belirtilen durumlarn tersine burada siyasal
iktisatla iktisat tarihi ayn bilim iinde birbirinden kesin iz
gilerle ayrlan iki daldr. Son zamanlarda bu konulara ilikin
olarak yaymlanan yaptlar sz konusu ayrm daha da belir
gin klmakta. Bylece, pek bilincine varlmasa da, bir i zo unlua uyulmakta: te, dilbilimi, her birinin kendine zg
ilkeleri bulunan iki blme ayrmamzn nedeni de bu trl
hir zorunluk. nk siyasal iktisatta olduu gibi burada da
hter kavram karsndayz. Her iki bilimde de, deiik tr
den olgular arasndaki bir edeerlik dizgesi sz konusu: Birin
de emek ve cret, brnde ise gsterilen ve gsteren.
nceledikleri olgulaC
nn, stnde yer ald ek
senleri daha titizce belirle
meleri kukusuz btn bi
limler iin yararl olur.
Her bilimde, yandaki izi ..
m ,g
min gsterdii biimde: 1.
Sremde olgular ekseni
(AB) ile 2. Ardk olgular
ekseni (C D) birbirinden ay
rlmaldr. lk eksen, ayn
D
anda bir arada bulunan ol
gularn bantlarna ilikin
di r; zamanm ie karmas hi sz konusu deildir burada.
kinci eksende ise, ayn anda ancak bir tek olgu gzlemlene
bilir; buna karlk, birinci eksendeki btn olgular deiim
in iyle birlikte yer alr.
Deerlerle uraan bilimlerde iu-ayrun uygulamadan
doan bir zorunluktur; kimi durumlarda da salt bir nitelik tag. Bu konuda iki ekseni gz nnde bulundurmadan, za
mandan soyutlanm deerler dizgesiyle bu deerlerin za-

128

F E R D IN A N D D E S A U S S U R E

man asndan sunduu grnm birbirinden ayrmadan


bilginlerin aratrmalarn salam biimde dzenleyemeyeceklerini savunuyoruz: Bu sava kar kan bilgin varsa, hele
bir denesin.
Bu ayrm en ok da dilbilimci iin zorunludur. nk
dil, elerinin bir anlk durumu dnda hibir eyin belirle
medii katksz bir deerler dizgesidir. Deer, kkn bir
ynyle nesnelerden ve bunlarn doal ilikilerinden ald
srece (iktisat biliminde bu byledir - rnein, bir arazinin
deeri, salad rnle orantldr) belli bir noktaya dein
zaman iinde izlenebilir; elbette, sz konusu deerin her an
ada deerlerden oluan bir dizgeye bal olduu da unu
tulmaz. Her eye karn, nesnelerle kurduu ba deere do
al bir temel kazandrr. Bundan tr de, ona ilikin deer
lendirmeler hibir zaman tmyle nedensiz deildir; bunla
rn deikenlikleri snrldr. Oysa, yukarda da grdmz
gibi, dilbilimde doal verilerin hi yeri yoktur.
unu da ekleyelim: Bir deerler dizgesi ne denli kar
mak ve kat dzenliyse, dorudan doruya bu karmakl
ndan tr birbiri ard sra sz konusu iki eksene gre in
celenmesi de o denli zorunlu olur. te, hibir dizge dil l
snde bu zellikle yorulmamtr: Baka hibir yerde, sz
konusu olan deerler bylesine ince ll, eler bu denli
ok ve eitli, eler arasndaki bamllk bu oranda kesin
nitelikli deildir. Gstergelerin, dilin srekliliini aklamak
iin daha nce deinilen okluu zaman iindeki bantlar
la dizge iindeki bantlar sremde olarak incelememizi
kesinlikle nler.
te, iki trl dilbilim tasarlaymzn nedeni. Nasl
adlandrmak bunlar? Eldeki terimlerin tm de bu ayrm
belirtmeye ayn oranda elverili deil. rnein, tarih ve "ta
rihsel dilbilim" terimlerini kullanamayz, nk bunlarn ie
rikleri ok bulank. Siyasal tarih hem eitli dnemleri be
timledii, hem de olaylar anlatt iin, dilin birbirini izle-

(iliNEL D.BI.M DERSLER

1.29

yen aamalar betimlenirken incelemenin zaman eksenine


gre yapld sanlabilir. Onun iin, dili bir durumdan b
rne geiren olgular ayr olarak ele almak gerekir. Evrim ve
evrimsel dilbilim terimleri daha ak ve kesin; sk sk kullana
caz bu terimleri. Bu kavramn kartn belirtmek iin, dil
durumlar bilimi ya da dural dilbilim sz kullanlabilir.
Ama buradaki kartl ve ayn konuya ilikin ayr tr
den iki olgunun karlkl durumunu daha iyi belirtmek iin
esiiremli dilbilim ve arsremli dilbilim terimlerini yeliyo
ruz. Bilimimizin dural ynn ilgilendiren her ey esremli, evrimlere ilikin her ey ise artsremlidir. Ayn biimde,
esrem bir dit durumunu, artsrem ise bir evrim aamasn
belirtecektir.
2. KLK VE DLBLM TARH
Dil olgular incelenirken ilk dikkati eken ey, konu
an birey asndan bunlarn zaman iindeki ardklnn
sz konusu olmamasdr: Bir durum karsndadr o. Bu ne
denle, deinilen durumu anlamak isteyen dilbilimci onu ya
ratan her eyi yok saymal, artsremi bilmezlikten gelmeli
dir. Konuan bireylerin bilincine ancak gemii yok sayarak
girebilir. Tarihi ie kartrmak olsa olsa dncesini bulan
drr. Juralarm birok doruunu ayn anda gz nnde tuta
rak Alplerin bir evrinme grnn izmeye kalkmak
samalk olur; evrinme grnnn bir tek noktadan belir
lenmesi gerekir. Dil iin de durum ayndr: Ancak belli bir
durum gz nnde bulundurularak dili betimleyebilir, kulla
nm kurallarn belirleyebiliriz. Dilbilimci dilin evrimini izle
diinde, grngedeki deiiklikleri saptamak iin belli bir
yerde durmayarak Jurann bir ucundan br ucuna giden
gzlemciyi andrr.
acl dilbilimin, kurulduundan bugne dein yalnz
artsremli olgularla ilgilendiini syleyebiliriz. Karlatr-

130

F E R D IN A N D D E S A U S S U R E

mal Hint-Avrupa dilbilgisi eldeki verilere dayanarak eski


bir dil trn varsaym yoluyla ortaya karmaya alyor.
Burada karlatrma eskiyi yeniden yaratma aracndan ba
ka bir ey deil. Altbeklere (Roman dillerine, Germen dil
lerine, vb.) ilikin zel incelemelerde de yntem gene ayn.
Dil durumlar blk prk ve son derece yetersiz bir biim
de ele almyor. lk olarak Boppun at yol ite bu. Onun
iin dil gr de birlikten yoksun ve duraksamalarla dolu.
Peki, dilbilim kurulmadan nce dili inceleyenler, daha
ak bir deyile, geleneksel yntemlerden esinlenen "dilbilgicer'' nasl bir yol izlemilerdir? stnde durduumuz konu
da bunlarn gr as alacak derecede kusursuz. Yaptk
lar almalar, dil durumlarn betimlemek istediklerini
aka gsterir. zlenceleri kesinlikle esreml. rnein,
Port-Royalin dilbilgisi, XIV. Louis andaki Franszca'y
betimlemek, onun kapsad deerleri belirlemek ister. Bu
amac gerekletirmek iin ortaa diline bavurmasna ge
rek yoktur, onun iin de kesinlikle yatay eksene bal kalr
(bak s. 127), hi ayrlmaz bu eksenden. Grld gibi, yn
temin doruluuna diyecek yok. Ama uygulamann kusur
suz olduunu syleyemeyiz. Geleneksel dilbilgisi, szck ya
pm gibi, dilin nice blmnden habersizdir. Kuralcdr, ol
gular gzlemleyeceine kurallar koymak zorunda olduunu
samr. Genel grlerden yoksundur. ou kez, szcn ya
zlyla syleniini birbirine kartrr, vb.
Klasik dilbilgisi bilimsel olmad gerekesiyle eletiril
mitir. N e var ki, Boppun balatt dilbilime oranla bu ince
lemenin temeli daha az eletirilebilir, konusu daha iyi tanm
lanmtr. Boppun kurduu bilim, snrlar belirsiz bir alan
da yer aldndan, yneldii amac da iyi bilmez. Dil durum
laryla ardk olgular birbirinden kesinlikle ayramadn
dan iki alana da taar.
Bugne dein dilbilim, tarihe ok byk bir yer verdi;
bundan sonra geleneksel dilbilgisinin dural grne dne-

G E N E L D L B L M D E R S L E R

131

cek: Ama yeni bir anlay ve yeni yeni yntemlerle. Bu yenilenite tarihsel yntemin de pay bulunacaktr. Bu yntem
sonu olarak, dil durumlarnn daha iyi anlalmasn sala
yacaktr. Eski dilbilgisi yalnz esremli olgular gryordu;
dilbilim yeni bir olgular dzeyi tantt bize. Ama bu yetersiz
dir. Sz konusu iki dzeyin kartln da gtermek gerekir:
Bu kartln ierdii tm sonulan ortaya koyabilmek iin.
3. KLE RNEKLER
Biri esremli, br artsremli iki gr as arasn
daki kartlk salt niteliklidir ve uzlama kaldrmaz. Birka
olgu bu ayrln neye dayandn ve niin ortadan kaldrla
mayacan gsterecek.
Lat. crispus "dalgal, kvrml" szcnden Fransz
caya crp - kkeni gemi ve bu kkene dayanlarak crpir
"harla rtmek" ve dcrpir "harcn kaldrmak" eylemleri
oluturulmutur. te yandan, belli bir dnemde Latince
den, kkeni bilinmeyen decrepitus "kocam" szc aktar
larak dcrpit biimine sokulmutur. Durum byle olmakla
birlikte, bugn konuan bireyler topluluu "un mur dcrpi"
(svas dklm bir duvar) ile "un homme dcrpit (kocam bir adam) arasnda bir iliki kurmakta; kuku yok buna.
( )ysa tarihsel adan bu iki szcn birbiriyle hi ilgisi yok.
Bir evin svas dklm cephesini nitelemek iin sk sk dc
rpit sfat kullanlmakta (faade dcrpite). Dural olgudur
ni; nk dilde sremde olarak bulunan iki e arasndaki
bant sz konusudur. Bu olgunun ortaya kmas iin birta
km evrim olgularnn ie karmas, crisp- in evrim sonucu
crp- biiminde sylenmesi ve belli bir anda Latinceden ye
ni bir szck aktarlmas gerekmitir. Aka grld gibi
ni artsremli olgular, ortaya kardklar dural olguyla ke
sinkes ilikisizdir. Baka trden olgulardr bunlar.
te tmyle genel nitelikli bir baka rnek: Eski Yk
sek Almancada gast "konuk" un oulu nce gasti, hant "el"

132

IT R D IN A N D D E S A U S S U R E

inki ise hanti idi, vb,, vb. Sonralar bu -i bir tn deiimine


yol at, daha ak bir deyile, bir nceki seslemde bulunan
a y eye dntrd: gasti -> gesti, hanti -* henti. Arkadan
bu -i tnsn yitirdi: gesti -* geste, vb. Gnmzdeki Gast:
Gste, Hand: Hnde bunun sonucudur. Btn bir szck
bei tekille oul arasnda bu trl bir ayrm yapar. Anglo
sakson dilinde de hemen hemen ayn trden bir olguya rast
larz: nce ft "ayak", oul *fti;
"di", oul *tlpi; gs
"kaz", oul *gsi, vb.; sonra, tn deiimiyle, *fti, *feti
olur; arkadan, yeni bir ses deiimiyle sondaki -i der, *feti
szc fut biimine girer. Bylece f f un oulu fet; tdfunki te\)\ gsunki ges olur (bugnk ngilizcede: foot: feet,
tooth: teeth, goose: geese).
nceleri, gast: gasti, ft: f biimlerinde oul yalnz
ca bir i eklenmesiyle elde edilmitir. Oysa Gast: Gste ve
fot: fet, oulu belirten yeni bir dzenin ortaya ktn gs
terir. Bu dzen her iki durumda da ayn deildir: Eski ngi
lizcede yalnz nl kartl vardr; Almancada ise ayrca
szcn sonunda -e bulunup bulunmamas da anlam kaza
nr. Ama sz konusu ayrlk burada nemli deil.
Hangi biime brnrlerse brnsnler, bir tekille bir
oul arasndaki bant her aamada yatay bir eksen aracl
yla gsterilebilir:
---------------------------- > A Dnemi.
s----------------------------

B Dnemi.

Buna karlk, bir biimden brne geilmesine yol


aan her trl olgu dikey bir eksen stnde yer alr. Bylece
u toplu grnm elde edilir:
<-----------------------------> A Dnemi.
1
i
<-----------------------------> B Dnemi.
Verdiimiz bu genel rnek, konumuzu dorudan do
ruya ilgilendiren birok dnce esinler:

( iIN E L D L B L M D E R S L E R

133

1. Hibir zaman bu artsremli olgular bir deeri ba


ka bir gstergeyle belirtmek amacna ynelmez: Gastinin
gestiyi, gesteyi (Gste) vermi olmasnn adlarn oul bii
miyle hibir ilgisi yoktur; ayn tn deiimi tragit - trgt "ta
mak" ta eylem bknne ilikindir. rnekleri oaltabili
riz. Grlyor ki, artsremli olgu, varlk nedeni kendinde
bulunan bir olaydr; ortaya kmasna yol aabilecei esrenli zel sonularla bu olgunun hibir ilgisi yoktur.
2. Bu artsremli olgular dizgeyi deitirmeye bile y
nelmez. Bir bantlar dizgesinden bir bakasna gemek gi
bi bir ama gdlmez. Deiiklik dzeni deil, dzende yer
alan eleri ilgilendirir.
Daha hce belirttiimiz bir ilkeyle burada yeniden
karlarz: Dizge hibir zaman dorudan doruya dei
mez; kendi iinde deimeme zellii gsterir. Yalnz kimi
eler, btnle aralarndaki dayanldktan soyutlanarak
bozulur. Bu durum, Gne evresinde dolanan gezegenler
den birinin boyut ve arlk bakmndan deimesini andrr:
Bu tek olay genel sonular vererek Gne dizgesinin tm
dengesini bozabilecek niteliktedir. oulu belirtmek iin iki
terimin kartl gerekir: Ya ft: * fti ya da fti: fet. Her iki
yntem de olanakldr; ama birinden brne, sz konusu
kartla neredeyse hi dokunulmadan geilmitir. Ne b
tnde bir oynama olmu, ne de bir dizgeden bir baka dizge
domutur. lk dizgenin bir esi deimi ve bu olay yeni
bir dizge yaratmaya yetmitir.
3. Bu gzlem, bir dil durumunun her zaman rastlant
sal nitelikli olduunu daha iyi anlamamz salar. Kolayca
kapldmz kannn tersine, dil, anlatlmak istenen kavram
lar iin yaratlp dizgeletirilmi bir dzenek deildir. Tersi
ne, deiim sonucu ortaya kan durumun, yklendii anlam
lar belirtmek gibi bir amaca ynelik olmadm grrz:
Rastlant rn bir durumdan, ft: ftten tekil ve oul kar
tln belirtmek iin yararlanlmtr; yoksa, ft: ft bu kar-

134

F F R D IN A N D D E S A U S S U R E

ll gstermeye ft: *ftVden daha elverili deildir. Her


dil durumunda insan usu belli bir zdekle kaynaarak ya
am verir ona. Tarihsel dilbilimin bize esinledii bu gr
ten gelenelsel dilbilgisi yoksundu ve kendine zg yntem
lerle de bu gre hibir zaman ulaamazd. Dil felsefecileri
nin ou da bu grten habersiz. Oysa felsefe asndan da
ha nemli bir ey yok.
4.
Artsremli diziye balanan olgular esremli dizi
ki olgularla hi deilse ayn trden midir? Hayr, hibir ba
kmdan ayn trden deildir. Daha nce de ortaya koyduu
muz gibi, deiimler herhangi bir ama gdlmeksizin ger
ekleir. Oysa, esremli olgu her zaman anlamldr ve zamanda iki eden yararlanr: oulu belirten, Gaste deil
dir, Gast: Gaste kartldr. Artsremli olguda ise bunun
tam tersi grlr. Bir tek eyi ilgilendirir bu olgu. Yeni bir
biimin (Gste) ortaya kabilmesi iin eskisinin (gasti) yeri
ni ona brakmas gerekir.
Grlyor ki bylesine deiik trden olgular ayn
dalda toplamak olacak ey deil. Artsrem dzleminde, diz
gelerle hibir ilikisi bulunmayan olgularla karlalr. Bu ol
gularn dizgeleri koullandrmas durumu deitirmez.
Yukardaki rneklerden kardmz sonulan doru
layacak ve btnleyecek baka rnekler verelim.
[a] l seslemleri biryana brakacak olursak, Fransz
cada vurgu her zaman son seslemdedir. Bu, esremli bir ol
gudur; Franszca szcklerin tmyle vurgu arasnda kuru
lan bir bantdr. Kaynam nereden alr bu olgu? Daha n
ceki bir dil durumundan. Latincede deiik ve daha karma
k bir vurgu dzeni vard: Sondan bir nceki seslem uzun ol
duunda vurguluydu, ksa olduunda ise vurgu sondan iki
nceki sesleme derdi (bak. amtcus "dost", nima "tin").
Bu yasa, Franszcadaki yasayla hibir benzerlii olmayan
bantlar yanstr. Kukusuz, hep ayn vurgu sz konusu
dur, nk gene ayn seslem stndedir; Latincede vurgulu

G E N E L D I.B I M D E R S L E R

135

olan seslem Franszca szckte de vurguludur: amtcum -*


ami, nimcan - me. Ne var ki bu iki aamadaki vurgulama
dzenleri baka bakadr, nk szcklerin biimi deimi
tir. Bilindii gibi, vurgudan sonra gelen sesler ya yitip gitmi
ler ya da [a] ye dnmlerdir. Szckteki bu bozulma so
nucunda, vurgunun konumu, btne oranla bambaka bir
grnm almtr. Bu yeni bantnn bilincine varm olan
konuan bireyler, yaz yoluyla aktarlm szcklerde (faale
kolay, consul "konsl; konsolos", ticket "bilet", burgrave "brgrav", vb.) bile vurguyu igdsel olarak son sesleme getirmi
lerdir. Dizge deitirmek, yeni bir vurgulama dzeni uygula
mak gibi bir ama gdlmedii aka ortadadr: nk amt
cum - ami gibi bir szckte vurgu ayn seslem stnde kal
mtr. Ama araya artsremli bir olgu girmi, vurgunun yeri
hi dokunulmadan deimitir. Dil dizgesiyle ilgili bir ey gi
bi bir vurgu yasas da elerin belli bir dzenlenii, evrimin
rastlantsal ve isten d bir sonucudur.
Daha belirgin bir baka rnek verelim. Eski slavcada slovo "szck", tekil ara durumunda slovemb, oul
yaln durumda slova, oul tamlayan ya da ilgi durumunda
slovb, vb. olur. Bu ad ekiminde her durumun kendine zg
bir eki vardr. Ama bugn Hint-Avrupa dilinim ve sunun slavca biimleri olan "zayf' nller (b ve b) yok artk; bundan
tr, rnein ekede u biimlere rastlanr: Slova, sbvem ,
slova, slov: zena "kadn", tekil belirtme durumu: Zeu, oul
yaln durum: Zeny, oul tamlayan durumu: Zeri. Burada
tamlayan durumunun (slov, zeri) ss sfrdr. Grlyor ki
bir kavram anlatmak iin zdeksel bir gsterge kullanlma
s zorunlu deildir; dil, bir eyle "hi"i kart klmakla yetine
bilir. rnein, burada oul tamlayan durumu zeni, zena, zenu ya da baka herhangi bir biim olmamasndan tr tan
rz. oul tamlayan durumu gibi son derece zel bir kavra
mn sfr gstergesiyle belirtilmesi ilk bakta insan artabi
lir; ama her eyin salt bir rastlantdan doduunu tantlayan

136

F E R D IN A N D D E S A U S S U R E

da budur. Dil, bozulmasna yol aan tm etkilere karn ile


yiini srdren bir dzenektir.
Btn bunlar, daha nce saptadmz ilkeleri doru
lar. Bu ilkeleri yle zetleyebiliriz:
Dil, btn blmleri esremli dayanmalar bakmn
dan ele alnabilen ve alnmas gereken bir dizgedir.
Bozulmalar dizgenin btnnde deil de u ya da bu
esinde grldnden ancak dizge dnda incelenebilir.
Kukusuz, her bozulma dizgeye de yansr; ama ilk bozulma
olgusu yalnz bir tek noktay etkiler. Btn asndan ortaya
kabilecek sonularla bu olgunun hibir i bants yoktur.
Ardk elerle sremde eler, etki alan dar olgularla
btn dizgeyi etkileyen olgular arasndaki bu nitel ayrlk,
sz konusu olgular bir tek bilim iinde toplamamz nler.
4. KARILATIRMALI RNEKLERLE K DZEY
ARASINDAK AYRILIK
Esremli olguyla artsremli olgunun hem birbirin
den bamsz, hem de birbirine baml olduunu gstermek
iin, birinci olguyu bir cismin bir dzlem stndeki izd
mne benzetebiliriz. Gerekten de, her izdm dorudan
doruya cismin zelliklerine baldr bal olmasna; ne var
ki yine de ondan ayrdr, baka bir eydir. Byle olmasayd,
btn bir izdmler bilimi de olmazd; dorudan doruya
cisimlerin ele alnmasyla yetinilirdi. Dilbilimde de, tarihsel
gereklikle bir dil durumu arasnda ayn bant grlr: Bir
dil durumu, tarihsel gerekliin belli bir andaki izdm gi
bidir. Nasl deiik cisim trlerinin incelenmesiyle geometri
deki izdmler kavranamazsa -inceleme derin de olsa, so
nu ayndr- esremli durumlar da cisimlerin, bir baka de
yile artsremli olaylarn incelenmesiyle ortaya konulamaz.
Baka bir rnek verelim: Bir bitkinin sapm yanlamas
na kesersek, kesit yzeyinde az ok karmak bir grntyle

C EN EL D L B L M D E R S L E R

137

karlarz: Bu, uzunlamasna tellerin grnnden baka


bir ey deildir. Birincisine dikey gelecek biimde yeni bir
kesit alnrsa bu tellerle karlalr. Burada da grnlerden biri brne bal. Uzunlamasna kesit bitkiyi oluturan
telleri, yanlamasna kesit ise zel bir dzlemdeki tel topla
malarn gsterir bize. Ama ikinci kesit birincisinden ayr
dr. nk teller arasnda, uzunlamasna kesitte hibir za
man grlemeyecek birtakm bantlar grmemizi salar
(bak. aadaki kesit grnts).

Ne var ki, dnlebilecek tm karlatrmalarn en


tantlaycs, dille bir satran partisi arasnda yaplacak kar
latrmadr. Dilde de, satranta da hem bir deerler dizgesi
karsndayz, hem de bu deerlerin deiimlerini izleriz.
Bir satran partisi, dilin bize doal biimde sunduu grn
tnn yapay bir gereklemesini andrr.
Bu karlatrmay biraz derinletirelim.
Bir kez, oyundaki bir durum tpk dilin bir durumu gi
bidir. Nasl dildeki bir e deerini, br elerin tmyle
kurduu kartlk ilikisinden alrsa, ayn biimde talarn
karlkl deerleri de satran tahtasndaki konumlarna ba
ldr.
Sonra, dizge hep bir anlktr; bir konumdan brne
deiir. u da bir gerek ki deerler ayn zamanda ve zellik-

138

F E R D IN A N D D E S A U S S U R E

le deimez bir anlamaya (oyunun kural) baldr. Bu an


lama oyunun balamasndan nce de vardr, oyuncularm
talan her oynatmdan sonra da. Bir kez benimsendi mi ar
tk deimeyen bu kural dilde de grlr. Gstergebilimin
deimez ilkeleri sz konusudur burada.
Gz nnde tutulmas gereken son benzerlik de u:
Bir dengeden brne ya da, benimsediimiz terimlerle sy
lemek gerekirse, bir esremden brne gemek iin bir
tek tan yer deitirmesi yeter, her eyin alt st olmas ge
rekmez. Burada, btn zellikleriyle artsremli olgunun bir
benzeri karsndayz. Gerekten de:
a) Satranlarm her hamlesinde bir tek ta yer deitirir; dilde de deiimler tek tek eleri ilgilendirir.
b) Ne var ki tan yer deitirmesi btn dizgeye yan
sr; bu etkinin kapsamn oyuncunun nceden tam olarak
kestirebilmesi olanakszdr. Bu etki hibir deer deiiklii
ne yol amayabilir de, ok byk ya da orta derecede bir de
iiklik yaratabilir de. Kimileyin bir tek ta oyunu batan baa deitirebilir, o anda dokunulmam talar bile etkileyebilir. Dilde de durumun tpk byle olduunu yukarda gr
dk.

I
,
|

I
|

c) Bir tan yer deitirmesi kesinlikle bir nceki den


geden de bamszdr, bir sonraki dengeden de. Ortaya
kan deiiklik bu iki duumdan hibirine balanamaz: Oysa,
nemli olan yalnz durumlardr.

Bir satran karlamasnda talarm herhangi bir ko


numu daha nceki konumlardan bamsz olmak gibi ayrks
bir zellik tar. Bu konuma u ya da bu yoldan gelinmi ol
masnn hi nemi yoktur. Oyunu bandan beri izleyen bir
kimse, can alc noktada durumu grmeye gelen meraklya
oranla en kk bir ayrcalk bile tamaz. Talarm konumu
nu betimlemek iin on saniye nce olup bitenleri bile anm
satmann hibir yarar yoktur. Btn bu sylediklerimiz dil
iin de dorudur ve artsremli olgularla esremli olgular

G E N E L D L B L M D E R S L E R

13?

arasnda gzetilen kkl ayrm geerli klar. Sz, her za


man bir dil durumu stnde ilem yapar. Bir durumdan b
rne geerken beliren deiikliklerin ise bu dzlemde hi ye
ri yoktur.
Karlatrmann geersiz olduu bir tek nokta var:
Satran talar oynatmak ve dizge stnde bir eylemde bu
lunmak amacn gder. Oysa, dil nceden hibir ey tasarla
maz. Dilin talan kendiliklerinden ve rastlantsal olarak yer
deitirir, daha dorusu deiir: Hanti yerine Hnde, gasti
yerine Gste denilmesine yol aan tn deiimi (bak. s.
131) hem yeni bir oul yaratm, hem de tragitin yerini
alan trgt, vb., yeni bir eylem biimi oluturmutur. Satran
karlamasnn her bakmdan dilin ileyiine benzeyebilme
si iin bilinsiz ya da aklsz bir oyuncu varsaymak gerekir.
Kald ki bu tek ayrlk, dilbilimde iki trl olguyu birbirin
den ayrt etmenin ne denli zorunlu olduunu gstererek kar
latrmay daha da retici klar. nk artsremli olgu
lar, deiime istencin egemen olduu durumlarda bile es emli dizgeye indirgenemezler. Elbette, kr bir gle bir gs
tergeler dizgesinin dzenini kar karya getirdiklerinde de
bu trl bir indirgeme olanakszdr.
5. YNTEMLER YE LKELER BAKIMINDAN
BRBRNE KARIT K DLBLM
Artsremli boyutla esremli boyut arasndaki kartlk her noktada apaktr.
rnein, en belirgin olgudan yola karak, bunlarn
her ikisinin de ayn oranda nemli olmadn syleyebiliriz.
Ih noktada, eremli ynn brnden stn olduu akir. nk konuan topluluk iin gzle grlr tek gereklik
odur (bak. s. 129). Dilbilimci iin de durum ayndr: Arts emli bak asn benimseyen dilbilimci dilin kendisini de
il, onu deitiren olaylar dizisini grr. Belli bir durumun

140

F E R D IN A N D D E S A U S S U R E

nasl olutuunu bilmek denli nemli bir ey bulunmad


sk sk sylenir; bir bakma dorudur bu: Sz konusu duru
mu yaratan koullar onun gerek z niteliini aydmlatarak
birtakm yanlsamalara dmemizi nler (bak. s. 132 ve te
si). Ama bu da, artsremin kendine zg bir ama iermedi
ini tantlar. Gazetecilik iin sylenmi bir sz artsrem
iin de syleyebiliriz: Artsrem bizi her eye ulatrr, ama
onun dna kmak kouluyla.
Her iki dzeyin yntemleri de birbirinden ayrdr. ki
bakmdandr bu ayrlk:
a) Esremde bir tek bak as sz konusudur, o dakonuan bireylerinkidir. Esremin tm yntemi bireylerin
tanklna bavurmaktr. Bir eyin hangi oranda gereklik
tadn anlamak iin bireylerin bilincinde ne lde var ol
duunu aratrmak gerekli ve yeterlidir. Oysa, artsremli dil
bilim iki bak asn birbirinden ayrmak zorundadr: Bun
lardan biri, zamanm akn gemiten bugne doru izleyen
ngrml, teki ise bugnden gemie doru uzanan artgrml bak asdr. Bylece yntem ikileir. Buna beinci
kesimde deineceiz.
b) kinci bir ayrlk, bu dallardan her birinin kucaklad
alann snrlarndan kaynaklanr. Esremli incelemenin
konusunu sremde olan her ey deil, yalnzca her dildeki
olgular btn oluturur. Gerekirse ayrm lehelerle altlehelere dein uzanabilir. Dorusunu isterseniz, esremli teri
mi yeterince kesin deil; onun yerine, biraz daha uzun ol
makla birlikte, zesiiremli terimi kullanlmak. Buna karm,
artsremli dilbilim byle bir zelleme gerektirmez de, kal
drmaz da. Artsremli dilbilimin ele ald elerin hep ayn
dilden olmas diye bir zorunluk yoktur (Hint-Avrupa dilin
deki *esti, Yunancadaki sti, Almancadaki ist, Franszcada
ki est [tre "olmak", "var olmak" vb. eyleminin bildirme kipi
nin imdiki zaman tekil nc kiisi] szcklerini karlat
rn). Dillerin eitliliini yaratan da dorudan doruya arts-

( N E L D L B L M D E R S L E R

141

remli olgularn birbirini izlemesi ve uzam iinde oalmas


dr. ki biim arasnda iliki kurulabilmesi iin bunlarn ta
rihsel bir balar bulunmas yeterlidir. Bu ba ne denli dolay
l olursa olsun, durum deimez.
Bunlar ne en arpc, ne de en derin kartlklar: Ev
rimsel olguyla dural olgu arasndaki kkl atkdan tr
bunlara zg kavramlar hibir biimde birbirlerine indirge
nemez. Bu kavramlardan herhangi biri bu gerei tantlama
mz salayabilir. rnein, esremli olgunun artsremli ol
guyla hibir ortak yan yoktur (bak. s. 133). Biri sremde
eler arasndaki bantdr, br zaman iinde bir enin
yerine bir baka enin gemesidir, bir olutur. Sayfa
I62de, artsremli ve esremli zdeliklerin birbirinden
apayr eyler olduunu da greceiz: Tarihsel bakmdan, Fr.
pas olumsuzluk esi pas "adm, vb." adyla zdetir; oysa,
bugnk dil asndan sz konusu iki e birbirinden kesin
likle ayrlr. Bu gzlemler iki gr asnn kartrlmamasnn zorunlu olduunu anlamamz iin yeterlidir. Ne var ki
bu zorunluk hibir yerde, imdi yapacamz ayrmdaki den
li ak bir biimde ortaya kmaz.
6. ESREML YASA VE ARTSREM L YASA
Yaygn biimde dilbilimde yasalardan sz ediliyor.
Ama acaba dildeki olgular gerekten yasalar m ynetir ve
bunlar ne tr yasalar olabilir? D il toplumsal bir kurum oldu
undan, nsel biimde bu kurumu da toplumlar yneten ku
rallara benzer kurallarn dzenledii dnlebilir. Ancak,
her toplumsal yasanm iki tem el zellii vardr: Toplumsal
yasa buyurucudur ve geneldir. Kukusuz, zaman ve uzam
iinde birtakm snrlar olmakla birlikte, zorunlu nitelik ta
r ve btn durumlar iin geerlidir.
Dilin yasalar bu tanma uygun der mi? Bunu anla
yabilmek iin yaplacak ilk i, yukarda sylediklerimize uy-

142

F E R D IN A N D D E S A U S S U R E

gun olarak, esremli ve artsremli olgu alanlarm bir kez


daha birbirinden ayrrrfoktr. Burada, kartrlmamas gere
ken iki sorun karsndayz: Genel olarak dilbilimsel yasa
dan sz etmek, bir hayaleti kucaklamaya kalkmak demek
tir.
te, iki trl "yasa"mn bile bile birbirine kartrld
Yunanca birka rnek:
1. Hint-Avrupa dilindeki soluklu titreimliler soluklu
titreimsiz olmulardr: *dhlmos - thms "yaam soluu",
*hher - pher "tayorum", vb.
2. Vurgu hibir zaman sondaki nc seslemden da
ha geriye gitmez.
3. Btn szckler bir nlyle ya da yalnzca s, n, r n
szleriyle biter.
4. Szck bamda ve bir nl nnde bulunan s dn
erek h (soluklu) olur: *septm (Lat. septem "yedi") -* lept.
5. Szck sonundaki m dnerek n olmutur:
*jugom -> zugn (bak. Lat. jugum "boyunduruk''^1)).
6. Szck sonundaki kapantllar dmtr:
*gunaik - gnai, *epheret -* ephere, *epherort -* pheron.
Bu yasalardan birincisi artsremlidir: dh biimi th ol
mutur, vb. kinci yasa, szcn oluturduu btnle vurgu
arasndaki bir banty, ayn anda birlikte bulunan iki e
arasndaki bir tr szlemeyi dile getirir: Bu, esremli bir
(1) Meillet (Mem. de la Soc. de Lingu., IX, s. 365 ve tesi) ile Gauthiotya {La fin de m ot en mdo-europien [Hint-Avrupa Dilinde Sz
ck Sonu], s. 210 ve tesi) gre Hint-Avrupa dilinde szck sonun
da -mye rastlanmaz, yalnzca -ye rastlanr. Eer bu kuram benim
senecek olursa, beinci yasay u biime sokmak yeter: Szck so
nunda bulunan her Hint-Avrupa -si Yunancada, olduu gibi kal
mtr. Bu durumda yasann tamtlayc deeri azalmayacaktr. n
k eski bir olgunun srp gitmesine yol aan ses olay deiim so
nucu ortaya kan olguyla ayn niteliktedir (bak. s. 209 ve tesi)
(Yaymcar).

( iliN E L D L B L M D E R S L E R

143

yasadr. nc yasa da ayn zellii tar: nk szcn


birlik ve btnlyle sonunu ilgilendirir. Drdnc, bein
ci ve altnc yasalar artsremlidir; s, h olmutur; -n, m nin ye
rini almtr; -t, k, vb. hibir iz brakmadan yitip gitmitir.
Ayrca, nc yasann beinci ve altnc yasalarm so
nucu olduunu da gz nnde bulundurmak gerekir: ki artsremli olgu bir esremli olgu yaratmtr.
Bir kez, bu iki trl yasa birbirinden ayrt edildi mi,
ikinci ve nc yasalarm birinci, drdnc, beinci ve altn
c yasalarla ayn nitelikte olmad grlecektir.
Esremli yasa geneldir, ama buyurucu deildir. Ku
kusuz, ortaklaa kullanmn zorlamasyla kendini bireylere
benimsetir (s. 120), ama biz burada, konuan bireylere ili
kin bir ykmllkten sz etmiyoruz. Dem ek istediimiz u:
Dildeki hibir g herhangi bir noktadaki dzenliliin gven
cesi deildir. Var olan bir dzenin yalnzca anlatm nitelii
ni tayan esremli yasa bir durumu ortaya koyar. Bir ye
mi bahesindeki aalarn beli kmeler biiminde sralan
dn ortaya koyacak bir yasayla ayn trdendir. Tanmlad
dzen ereti bir dzendir. Bunun da nedeni, dorudan
doruya, dzenin buyurucu olmamasdr. rnein, Latin
cenin vurgusunu belirleyen esremli yasadan daha dzenli
bir yasa yoktur (bu yasa her bakmdan ikinci yasaya ben
zer). N e var ki bu vurgulama kural, bozulma etkenlerine
kar koyamam ve yeni bir yasa (Franszcann yasas)
nnde tutunamamtr (bak. yukarda s. 134 ve tesi). Ksa
cas, esremli yasa sz, dzen, dzenlilik ilkesi anlamnda
kullanlr.
Oysa, artsrem belli bir sonu douran, bir ey gerek
letiren devimsel bir etken ierir. Ama bu buyurucu zellik
evrim olgularna yasa kavramnn uygulanmas iin yeterli de
ildir. Ancak bir olgular btn ayn kurala uydu mu yasadan
sz edilebilir. Artsremli olaylar her zaman rastlantsal ve
zel niteliklidir. Kimi kart belirtiler durumu deitirmez.

144

F E R D IN A N D D E SA U SS U R F .

Anlamsal olgularda bu gerek hemen gze arpar.


Eer Fr.poutre (ksrak) "kalas, mertek" anlamn edinmise,
bu anlam deiimi zel nedenlerle gereklemitir ve ayn
sre iinde ortaya kan br deiimlerden bamszdr.
Rastlantsal bir deiimden baka bir ey deildir ve her di
lin tarihinde bu trl deiimler grlr.
Szdizimsel ve biimbilimsel dnmler konusunda
sorun ilk bakta bu denli ak deildir. Belli bir dnemde,
eski zne durumunu belirten hemen hemen btn biimler
Franszcada ortadan kalkmtr. Acaba burada ayn yasaya
uyan olgular sz konusu deil mi? Hayr, deil; nk bunla
rn tm de bir tek olgunun deiik grnleridir. Ortadan
kalkan, zne durumu denilen zel kavramdr ve bu kavra
mn yitip gitmesiyle bir yn biim de doal olarak silinmi
tir. Dilin yalnzca d belirtilerini gren bir kimse sz konu
su oldu mu, bu tek olay, saysz grn ardnda erir gider.
Ne var ki olgu, derinlerdeki z nitelii asndan gene de
tektir; kendi dzeyinde, poutre szcnn geirdii anlam
deiiklii denli bamsz bir tarihsel olay kimlii tar. Olgu
nun yasa grnmne brnmesinin tek nedeni bir dizge
iinde gereklemesidir: Artsremli olgunun esremli ol
guyla ayn koullara uyduu yolunda bir yanlsama yaratan,
dizgenin kesin bir dzeni bulunmasdr.
Ses deiimlerinde de durum tpatp byledir. Bununla
birlikte, boyuna ses yasalarndan sz edilmekte. Gerekten
de, ayn ses zelliini tayan szcklerin belli bir anda ve bel
li bir blgede ayn deiiklie urad grlr. rnein, say
fa 142deki birinci yasa ([*dhmos -> Yun. thms) soluklu
bir titreimlinin bulunduu btn Yunanca szckler (bak.
*nebhos ->nephos, *medhu -> methu, *angh -* nkh, vb.)
iin geerlidir; drdnc kural ( *septn -* hepta) serp -*
hirpo, *sus -> hs biimlerine ve s ile balayan btn szck
lere uygulanr. Bazen yadsnan bu dzenlilik bize ok ak
geliyor. Grnteki aykrlklar bu trl deiimlerin kamlmazllm salt nitelikli olmaktan karmaz. nk aykr-

( iE N E L D L B L M D E R S L E R

145

lklar ya daha zel ses yasalaryla (bak. trikhes: triksi rnei,


s. 149) ya da baka trden olgularn (rnekseme, vb.) ie ka
rmasyla aklanr. Yukarda verilen yasa tanmna bundan
ilaha iyi uyan bir ey yokmu gibi grnrse de, bir ses yasa
snn doruland durumlarn says ne olursa olsun, bu ya
sann kucaklad btn olgular gene de bir tek zel olgu
nun brnd deiik biimlerden baka bir ey deildir.
Gerek sorun u: Ses deiimleri szckleri mi etki
ler, yoksa yalnzca sesleri mi? Verilecek yant hi kukuya
yer brakmaz: niphos, mthu, nkho, vb. de belli bir sesbi
lim, bir Hint-Avrupa soluklu titreimlisi soluklu titreimsize
dnr, ilk Yunancann, szck bandaki .ssi h olur, vb.
bu olgularm her biri tek bana ortaya kar; ne ayn trden
br olaylara baldr, ne de, iinde olutuu szcklere/2)
btn bu szckler sessel zdekleri bakmndan doal ola
rak deiime urarsa da, bu durum olgunun gerek nitelii
konusunda bizi yamltmamaldr.
Ses dnmlerinin szckleri dorudan doruya ilgi
lendirmediini savunurken neye dayanyoruz? ok yaln bir
gzleme: Bu trl dnmler gerekte szcklerin dnda
yer alr, onlar z nitelikleri bakmndan etkileyemez. Szc
n birliini, btnln yalnzca, kapsad sesbirimler
oluturmaz; bu birlik zdeksel nitelik dmdaki zeliklere
de baldr. Bir piyano telinin bozulduunu dnelim: Bir
para alarken bu tele her dokunuumuzda yanl bir nota
kacaktr. Ama yanllk nerededir? Ezgide mi? Elbette ha
yr. Bozulan, ezgi deildir, yalnzca piyanodur. Sesler konu
sunda da durum tpatp byledir. Sesbirimlerimizin olutur(2) Yukarda anlan rnekler elbette yalnz genel bir nitelik tar, ayrn
tlar kapsamaz. Gnmz dilbilimi olabildiince geni apta ses
deiim dizilerini ayn balang ilkesine balamaya almakta hak
l. rnein, Meillet, Yunanca kapantllarn dnmlerini, bunla
rn syleniindeki aamal bir gevemeyle aklar (bak. Mim. de la
Soc. de Lingu., IX, s. 163 ve tesi). Ses deiimlerinin zelliine
ilikin olan bu sonular elbette son zmlemede, sz konusu ge
nel olgulara rastlanan her yerde geerlidir (Yaymclar).

146

F E R D IN A N D D E S A U S S U R E

duu dizge, dildeki szckleri syleyebilmek iin kulland


mz bir aratr. Bu elerden birinin deimesi trl trl
sonular verebilir, ama olgunun kendisi szckleri ilgilendir
mez. Szckler, yorumladmz mzik paralarnn ezgileri
ne benzer.
Grld gibi, artsremli olgular zel niteliklidir.
Bir dizgenin deimesi, hem ona yabanc (bak. s. 132), hem
de tek tek ortaya kan ve aralarnda dizge kurmayan olayla
rn etkisiyle gerekleir.
zetleyelim: Ne trden olurlarsa olsunlar, esremli
olgular belli bir dzenlilik gsterirler, ama buyurucu hibir
zellik tamazlar. Oysa artsremli olgular kendilerini dile
zorla benimsetirler, ama her trl genellikten yoksundur
lar.
Ksacas -sz getirmek istediimiz nokta da bu- arts
remli olgular da, esremli olgular da yukarda tanmlad
mz trden yasalar ynetmez. Her eye karn dilbilim yasa
larndan sz edilmek istenirse, o zaman yasa terimi bu olgu
lardan birine ya da brne uygulanmasna gre batan ba
a deiik anlamlara brnecektir.
7. TMSREML BR GR AISI VAR MIDIR?
Buraya dein yasa szcn trel anlamda kullan
dk. Acaba dilde, fiziksel ve doal bilimlerin anlad biim
de yasalar, daha ak bir deyile, her yerde ve her zaman
dorulanan bantlar var mdr? Ksacas, dil tmsremli
adan incelenemez mi?
Kukusuz, incelenebilir. rnein, sesler her zaman de
itiine ve deieceine gre, genel olarak bu olguyu dilyetisinin srekli grnlerinden biri sayabiliriz. Demek ki ya
salardan biri bu. Satranta olduu gibi (bak. s. 136 ve tesi)
dilbilimde de btn olaylardan sonra geerliini srdren
kurallar vardr. Ama bunlar somut olgularla ilikisiz genel il-

(iliN E L D L B L M D E R S L E R

147

kelerdir. zel ve somut olgulardan sz edildi mi, tmsremli


gr as diye bir ey kalmaz. rnein, kapsam ne olursa ol
sun, her ses deiimi belli bir sre ve blgeyle snrldr. Hi
bir deiim her zaman ve her yerde gereklemez. Yalnzca
artsrem erevesinde yer alr. Bu da dile ilikin olanla olma
yan birbirinden ayrmamz salayan bir lttr. Tms
remli bir aklamaya elverili somut olgu dilde yer alamaz.
rnein, Fr. chose "nesne, ey" szc artsrem asndan,
tredii Lat. causa ile kartlar; esrem asndan ise, g
nmz Franszcasnda kendisiyle iliki kurabilecek btn
elerle. Yalnz szckteki sesler tek balarna ele alndkla
rnda {sz) tmsremli bir gzleme yol aarlar. Ama bu sesle
rin dilbilimsel bir deeri yoktur. Kald ki, tmsremli adan
bile, sz, n sz admirabl (une chose admirable "hayranlk
uyandracak nitelikte bir ey") gibi bir sz zincirinde bir bi
rim deildir; hibir eyin snrlandrmad belirsiz bir yn
dr. Gerekten de, neden za ya da hs deil de s<?z? Bu bir
deer deildir, nk anlamdan yoksundur. Tmsremli g
r as dilin zel olgularna hibir zaman ulaamaz.
6. ESREML OLGULARLA ARTSREM L
OLGULARIN KARITIRILMASINDAN
DOAN SONULAR
ki durumla karlalabilir:
a) Esremli gereklik artsremli gereklii yadsyormu gibi grnebilir. Yzeyde kalnrsa, bir seim yapmak
gerektii sanlabilir. Oysa, byle bir zorunluk yoktur; gerek
lerden biri brn ortadan kaldrmaz. Eer dpit szc
bir zamanlar Franszcada "hor grme anlamna gelmise,
bu durum szcn gnmzde bambaka bir anlamda (g
cenme, ksknlk, bir eye can sklma) kullanlmasn nle
mez. Kkenle esremli deer birbirinden ayn eylerdir.
Bir baka rnek verelim: Geleneksel dilbilgisi gnmz
Franszcasnda imdiki zaman ortacnn kimi durumlarda

148

F E R D IN A N D D E S A U S S U R E

deitiini ve bir sfat gibi uyum yaptm (bak. "une eau courante" = akan bir su), kimi durumlarda ise deimediini
retir (bak. "une personne courant dans la rue" = sokakta ko
an bir kimse). Ama tarihsel dilbilgisi her iki durumda da
ayn biimin sz konusu olmadn gsterir bize: tik biim,
deiebilen Latince ortac (currentem) srdrr; oysa br
kma durumundaki deimez ulatan (currendo) gelir.*3)
Acaba esremli gerek artsremli gerei yalanlyor mu?
Tarihsl dilbilgisi adna geleneksel dilbilgini sulamak m ge
rekir? Hayr, nk byle yaplrsa gerein ancak yars
gz nnde bulundurulmu olur. Yalnz tarihsel olgunun
nemli olduunu ve bir dili oluturmaya yettiini sanmamak
gerekir. Kukusuz, kken asndan Fr. courant ortacnda
iki ey vardr: Ama dil bilinci bunlar birbirine yaklatrp te
ke indirger: Bu gerek de br denli salt nitelikli ve ak
bir gerektir.
b) Esremli gerek artsremli gerekle o denli uyu
ur ki bunlar birbirine kartrlr ya da ayn eyin iki kez ele
almmas gereksiz grlr. rnein, Franszca pere "baba"
szcnn bugnk anlamnn, Lat. paterin de ayn anla
ma geldii sylenerek akland sanlr. Bir baka rnek:
Latince ksa a szck banda bulunmayan ak seslemlerde
iye dnmtr: Faci "yap-yorum"un yannda confci
"birlikte yapmak; bitirmek" amicusun yannda inimcus "d
man", vb. szckler vardr. Yasa ou kez, facidaki a n
confci&d iye dnt, nk bu szckte ilk seslemde
bulunmad sylenerek dile getirilir. Doru deildir bu:
Hibir zaman facinun a s conficida i olmamtr. Gere
i ortaya koymak iin iki dnemle drt terimi birbirinden
(3) Genellikle benimsenen bu kurama son zamanlarda E. Lerch (Dos
invariable Participium praesenti [Deimez imdiki Zaman Ortac],
Erlangen, 113) kar kmsa da kammza baarya ulaamamtr.
Her ne olursa olsun retici deerini srdrecek bir rnee onun
iin burada yer vermemek iin bir neden yoktu. (Yaymclar).

G E N E L D L B L M D E R S L E R

149

ayrt etmak gerekir: nce faci - confaci denilmitir; son


ra, confacinun conficiya dnmesine karn faci dei
mediinden facio - conficio denilmitir. Bunu yle gstere
biliriz:
faci

<--

confaci

A Dnemi.

1
faci

*- -

i
confaci

B Dnemi.

Eer bir "deiim" olmusa, bu confaci ile confici arasnda


yer alr. Oysa, kt bir biimde dile getirilen kural birinci
eyi belirtmiyordu bile! Sonra, kukusuz artsremli olan
bu deiimin yan sra, birincisinden kesinlikle ayr ikinci bir
olgu daha vardr: Bu olgu, faci ile confici arasndaki salt
esremli kartla ilikindir. Bunun bir olgu deil de bir so
nu olduunu syleyecei gelir insann. N e var ki kendi d
zeyinde apak bir olgu sz konusudur. Dahas, tm es
remli olgular bu trdendir. Faci - confici kartlnn ger
ek deerini kavramamz nleyen, bu kartln ok anlam
l olmamasdr. Ama Gast - Gste, gebe "versin", gibt "veri
yor" iftlerine gelince, i deiir. Geri bunlar da ses evrimi
nin rastlantsal sonulardr, ama esremli dzeyde temel
dilbilgisi olgular niteliiyle ortaya karlar. te yandan, her
iki dzey birbirine sk skya baland, birbirini koullan
drd iin de, bunlar arasnda ayrm gzetmeye demeyece
i sonucuna varlr. Gerekten de, dilbilim, ynteminin hi
de geerli olmadn anlamadan sz konusu iki dzeyi uzun
yllar boyunca birbirine kartrmtr.
N e var ki bu yanllk kimi durumlarda byk bir ak
lkla ortaya kar. rnein, Yun. phuktsu aklamak iin,
phugen: phukts, lekhos: lektron, vb. esremli uyumluluk
lar tank gsterilerek, Yunancad a g ya da khnin titreimsiz
nszler nnde kye dntn sylemenin yeterli oldu
u dnlebilir. Ama trkhes: tiriks gibi inin th'ye dnt
durumlarda i karr. Bu szcn biimleri ancak tarih-

150

F E R D IN A N D D E S A U S S U R E

sel bakmdan, sre iindeki ncelik ve sonralklaryla akla


nabilir; -si ekim ekini alan balangtaki *thrikh gvdesi
thriksVyi vermitir. ok eski bir olgudur bu ve lekh- kkn
den lktronu yaratan olguyla zdetir. Sonralar, ayn sz
ckte bir soluklunun izledii her soluklu titreimsizlemi,
bylece *thrikhes, trikhes olmutur: thriksi elbette bu yasann
dnda kalacakt.
9. SONULAR
Bylece, dilbilim burada ikinci byk ayrm noktasn
dadr. nce dille sz arasmda bir seim yapmak gerekti
(bak. s. 49); imdi de, biri artsreme, br esreme gt
ren yollarn kavak noktasndayz.
Bir kez bu ikili snflandrma ilkesini elde ettikten son
ra yu ekleyebiliriz: Dilde artsrem ne varsa onu yaratan
szdr. Btn deiimlerin tohumu sz dzeyinde yer alr:
Bunlarn her biri kullanma girmeden nce belli sayda bi
reyce ortaya atlr. acl Almancada ich war, wir waren de
nir. Oysa, XVI. yzyla dein eski Almanca bu eylemleri ich
was, wir waren biiminde ekmitir (ngilizcede bugn de /
was [to be "olmak", "var olmak", eyleminin bildirme kipinin
gemi zamannm birinci tekil kiisi], we were [ayn eylem,
kip ve zamann birinci oul kiisi] denir). Nasl olmu da
vvasn yerini war alm? Warenin etkisi altnda kalan baz
kimseler rnekseme yoluyla w a f\ yaratmtr. Bu bir sz ol
gusudur. Sk sk kullanlan ve toplumca benimsenen bu bi
im sonunda bir dil olgusu nitelii kazanmtr. Ama sz d
zeyindeki yeniliklerin tm de ayn baarya ulamaz. Birey
sel kaldklar srece bunlar gz nnde bulundurmak gerek
mez. nk biz dili inceliyoruz. Bu yenilikler ancak toplum
ca benimsendiklerinde gzlem alanmza girerler.
Bir evrim olgusunun ortaya kmasndan nce sz dz
leminde her zaman benzer bir olgu -daha dorusu, bir dizi

G E N E L D L B tL M D E R S L E R

151

benzer olgu- belirir. Yukarda yaplan ayrm bu durum hi


bir bakmdan rtmez; dahas, dorular bile. nk her ye
niliin tarihinde srekli olarak iki evre grlr: 1. Yeniliin
bireylerde ortaya kt evre; 2. Yeniliin bir dil olgusuna
dnt evre: Bu evrede yenilik dtan birinci evreye z
detir, ama artk toplumca benimsenmitir.
Dilbilim incelemesinin uymas gereken usul dzen
yle gsterilebilir:

Dilyetisi

Bir bilimin kuramsal ve lksel grntsyle uygula


mann zorunluklarnn her zaman birbirine denk dmedii
ni kabul etmeliyiz. Dilbilimde bu zorunluklar her bilimde ol
duundan daha da gld'. Gnmzde aratrmalara ege
men olan karkl belli bir oranda anlayla karlamam
za yol aar sz konusu zorunluklar. Burada yaplan ayrmlar
hi deimeyecek biimde benimsense bile, bu lk adma
aratrmalara kesin bir dorultu izebilmek gene de olanak
sz gibi.
rnein, dilbilimcinin Eski Franszcaya ilikin esremli incelemesinde yer alan olgularla ilkelerin, ayn dilin
XIII. yzyldan XX. yzyla dein uzanan tarihinde bulup or
taya koyaca olgu ve ilkelerle hibir ortak yan yoktur. Bu
na karn, ayn olgularla ilkeler gnmzdeki bir Bant a dili
nin, .O. 400deki Attike Yunancasmn ya da ada Fran
szca'nn betimlenmesiyle bulunacak olgu ve ilkelee ben
zerlik gsterir. nk bu eitli incelemeler benzer bant
lara dayanr. Eer her dil kapal bir dizge oluturuyorsa, b
tn dillerde deimez birtakm ilkeler bulunmas gerekir.
Ayn dzeyde kalndndan, bir dilden brne geildiin-

152

F E R D IN A N D D E S A U S S U R E

de de ayn ilkelere rastlanr. Tarihsel incelemede de durum


ayndr. ster Franszcann belli bir dnemi bandan sonu
na dein (rnein, XIII. yzyl - XX. yzyl aras) incelen
sin, isterse Java dilinin ya da herhangi bir baka dilin bir d
nemi ele alnsn, her yerde hep benzer olgular stnde i
lem yaplr. Bu olgular birbiriyle karlatrmak, artsremli
dzeyin genel nitelikli gereklerini ortaya koymak iin yeterlidir. Gnl ister ki her bilgin bu aratrmalardan yalnz biri
ne kendini adasn ve setii alanda olabildiince ok sayda
olguyu kucaklasn. N e var ki birbirinden bu denli ayr dilleri
bilimsel olarak bilmek ok gtr. te yandan, her dil ger
ekte bal bana bir inceleme birimidir; ister istemez onu
srasyla dural ve tarihsel bakmlardan ele almak zorunda
kalrz. Her eye karn u hibir zaman unutulmamaldr:
Kuramsal bakmdan dildeki bu birlik yzeyseldir; oysa dille
rin eitlilii altnda derin bir birlik sakldr. Bir dil incelenir
ken baklar u ya da bu yana ynelebilir; ama ne yapp ya
pp her olguyu kendi alanna yerletirmek ve yntemleri bir
biriyle kartrmamak gerekir.
Dilbilimin bylece snrlandrdmz iki kesimini sra
syla inceleyeceiz.
Esremli dilbilim, bir arada bulunan ve dizge olutu
ran elerin, ayn toplumsal bilincin alglad mantksal ve
ruhbilimsel bantlaryla uraacak, ayn toplumsal bilin
onlar nasl ryorsa o da yle grecektir.
Artsremli dilbilim ise ayn toplumsal bilincin grmedi
i ve aralarnda dizge oluturmadan birbirinin yerini alan ar
dk elerin bantlarn inceleyecektir.

KNC

KESM

ESREML DLBLM
B RN C

BLM

GENEL GZLEMLER
Genel esremli dilbilim her zel esremli (ya da
zesremli) dizgenin temel ilkelerini, her dil durumunu
oluturan etkenleri ortaya koymay amalar. Yukarda akla
dmz bir yn olgu, daha ok esreme ilikindir. rne
in, gstergenin genel zellikleri esreme bal olarak gr
lebilir. Bunlarn, iki dilbilimi birbirinden ayrma zorunluuu tantlamamz salam olmas durumu deitirmez.
"Genel dilbilgisi" diye adlandrlan ne varsa esreme
balanr. nk dilbilgisi alanna giren trl bantlar an
cak dil durumlar araclyla ortaya kar. Aada birtakm
temel ilkeleri ele almakla yetiniyoruz: Bu ilkeler olmadan
11e dural dzeyin daha zel sorunlar incelenebilir, ne de bir
dil durumunun ayrntlar aklanabilir.
Genellikle dural dilbilimle uramak tarihle uramak
tan ok daha gtr. Evrim olgular daha somuttur; imgele
me daha ok seslenirler. Bu dzlemde gzlemlenen bant
lar, kolayca saptanabilen ardk eler arasnda kurulur,
bir dizi dnm izlemek kolaydr, ou kez elencelidir
bile. Oysa, deerlerle, bir arada bulunan bantlarla ura
an dilbilim ok daha byk glklere yol aar.

154

F E R D IN A N D D E S A U S S U R E

Gerekte, bir dil durumu zaman iinde bir nokta deil


dir; deiimlerin toplamnn nemsiz olduu, bazen daha
uzun, bazen daha ksa sreli bir zaman dilimidir. Bu sre on
yl da olabilir, bir kua da kapsayabilir; yz yl da olabilir,
yz yl da aabilir. Uzun sre belli belirsiz deiimler gste
ren bir dil bir ka yl iinde byk dnmler geirebilir.
Ayn dnemde yer alan iki dilden biri ok deiebilir, br
hemen hemen hibir doiime uramayabilir. Deimeyen
dile ilikin inceleme ister istemez esremli, br dille ilgili
inceleme ise artsremli olacaktr. Salt bir dil durumu, deii
me rastlanmamasyla tanmlanr. Her eye karn ve ne den
li az olursa olsun dil deitiinden, bir dil durumunu incele
mek demek gerekte nemsiz deiimleri yok saymak de
mektir: Logaritma hesab gibi birtakm ilemlerde matema
tikilerin sonsuz kk nicelikleri yok saymalar gibi bir ey
dir bu.
Siyasal tarihte, zaman iinde bir nokta olan dnem ile
belli bir sre kapsayan a birbirinden ayrt edilir.t1) Ama ta
rihi, deimeden olduu gibi kalm bir zellikler btnn
ele aldnda Antoninuslar dneminden, Hallar dnemin
den sz eder. Dural dilbilimin de dnemlerle ilgilendii sy
lenebilir. Ama durum szc daha yerindedir. Genellikle
bir dnemin balangc ve sonu, yerleik dzeni deitirme
ye ynelen ve anszn gerekleen bir dnmle belirlenir.
Durum szc dilde de herhangi bir benzer olayn gerek
letiinin sanlmasn nler.<12) stelik, dnem szc tarih
(1) Burada poque ve priode terimleri sz konusudur. Her ne kadar
bu terimlerden birincisinin szlk karl "a, zaman", kincisinin
"devir, dnem" ise de, szcklerin karlm vermekten ok deer
leri aktarmak ve Saussuren gzettii ayrmla yapt tanmlara
bal kalmak amacn gttmzden buradaki zm benimsiyo
ruz. Dnem bir a iinde birbirini izleyen zaman kesitlerinin her
biriui belirttiinden daha dar kapsaml, ayn nedenle a daha ge
ni kapsamldr. N.
(2) Saussureden bu yana gerekletirilen ayrntl incelemeler, zellik
le szlkbilim alannda yaplan aratrmalar, bu dzlemde ksa ara
lklarla devrimsel yemlenmeler olduunu ortaya koymutur. N.

. . n c , D L B L M D E R S L E R

155

alanndan aktarld iin, dilden ok dili evreleyen ve ko


ullandran eitli etkenleri usa getirir. Ksacas, daha ok,
d dilbilim diye adlandrdmz (bak. s. 52) incelemeyi can
landrr anlmzda.
Kald ki, bir dil durumunu tanmlarken karmza
kan tek glk zaman iinde snrlandrma sorunu da deil
dir. Ayn soruna uzam konusunda da rastlarz. Ksacas, dil
durumu kavram yaklak bir kavram olmaktan teye gide
mez. Bilimlerin ounda olduu gibi dural dilbilimde de ve
riler uzlamsal, saymaca biimde yalnlatrlmadka her
hangi bir tantlama gerekletirilemez.

KNC

BLM

DLN SOMUT KENDLKLER


1. KENDLKLER VE BRMLER. TANIMLAR
Dili oluturan gstergeler birer soyutlama deildir,
gerek nesnelerdir (bak. s. 45). te, dilbilim sz konusu nes
nelerle bunlarm kurduu bantlar inceler. Dilbilimin so
m ut kendilikleri diyebiliriz bunlara.
nce, btn soruna egemen olan iki ilkeyi anmsata
lm:
1. Dilsel kendilik varlm yalnzca gsterenle gsteri
lenin birleimine borludur (bak. s. 111); bu elerden yal
nz biri ele alnd m, kendilik yok oluverir. Bu durumda so
mut bir nesne yerine salt bir soyutlama kar karmza.
Kendilii tmyle kucakladmz sanrken onun ancak bir
blmn ele almak tehlikesiyle karlarz durmakszn.
rnein, sz zinciri seslemlere bolnse, bu trl bir durum
ortaya kar. Seslem yalnzca sesbilimde bir deer tar. Bir
ses dizilii ancak bir kavrama dayanak olduunda dilbilim
sel bir deer edinir. Tek bana ele alndnda ise bir fizyo
loji incelemesine konu olmaktan teye gidemez.
Gstereninden ayrlan gsterilen iin de durum ayn
dr. "Ev", "ak", "grmek", vb. kavramlar tek balarna ele aln
dklarnda ruhbilim alanna girerler. Ancak iitim imgeleriy
le birletiklerinde dilsel kendilik niteliini edinirler. Dil dz-

<1 ;N EL D L B L M D E R S L E R

________________________________________ 157

Icminde, kavram ses tznn bir niteliidir; nasl belli bir


ses de kavramn bir niteliiyse.
Bu iki ynl birim ou kez, beden ve ruhtan oluan
insann sunduu birlikle karlatrlmtr. Bu yaklatrma
pek doyurucu deildir. Kimyasal bir bileii, rnein suyu
d e almak daha doru olur: Su bir hidrojen ve oksijen bilei
midir; tek bana hidrojen de, oksijen de suyun zelliklerin
den hibirini tamaz.
2. Dilsel kendilik ancak snrlandrldnda, ses zinci
rinde kendisini evreleyen her eyden ayrldnda eksiksiz
olarak belirlenebilir. Dilin dzenei iinde de ite bu snr
landrlm kendilikler ya da birimler kartlar.
lk yaklamda, insann dil gstergelerini, uzamda bir
ikiriyle karmadan yer alabilen grsel gstergelere benzete
cei gelir. Anlaml elerin de hibir anlksal ileme gerek
olmadan ayn biimde blmlenebilecei sanlabilir. Bunlar
adlandrmak iin sk sk kullanlan "biim" szc -bak. "ey
lem biimi", "ad biimi"- bu yanlgda taklp kalmamza yol
aar. Ama, bilindii gibi ses zincirinin birinci zellii izgiselliidir (bak. s. 115). Ses zinciri tek bana ele alndnda,
kulan hibir yeterli ve kesin blmleme alglamad bir
izgi, kesintisiz bir erit olarak ortaya kar. Onun iin, an
lamlara bavurmak gerekir. Bilmediimiz bir dil konuulur
ken ses diziliinin nasl zmlenmesi gerektiini syleyeme
yiz. nk dilsel olgunun yalnz ses ynn gz nnde bu
lundurarak bu zmlemeyi gerekletirmek olanakszdr.
Ama ses zincirindeki her blmn anlam ve grevini bilir
sek, bu blmlerin birbirinden ayrldn, ayrmsz eritin
paralara blndn grrz. te, bu zmlemenin zdeksel hibir yan yoktur.
Ksacas, dil, kapsad anlamlarla dzenleniini ince
lemekle yetinebileceimiz, nceden snrlandrlm bir gs
tergeler btn olarak karmza kmaz. Ayrmsz bir yn
dr dil; ancak dikkatimizle alkanlmz bu yn iinde

158

F E R D IN A N D D E S A U S S U R E

zel eler bulmamz salayabilir. Birimin kendine zg


hibir ses nitelii yoktur ve ona ilikin tek tanm da ancak
u olabilir: Sz zincirinde nce ve sonra gelen blmlerin dn
da kald, belli bir kavramn gstereni olan ses dilimi
2. SINIRLANDIRMA YNTEM
Bir dili bilen kimse, hi deilse kuramsal olarak, ok
yaln bir yntemle onun birimlerini snrlandrr. Bu yntem
uyarnca, dilin belgesi olarak ele alman sz gz nnde bu
lundurulur ve bu dzey, biri kavramlara (a), biri de iitim
imgelerine (b) ilikin iki kout zincirle gsterilir.
Doru bir snrlandrma, iitim zincirinde yaplan b
lmlemelerin ( a p \ .....) kavramlar zincirindeki blmle
melere ( a P' "t.... ) uymasn zorunlu klar:

a
0
y
a-,------- --------

IfJ------------ ------ ----u


P' Y
Franszcadaki sizlapr szn ele alalm: Bu zinciri
/den sonra keserek sizli bir birim sayabilir miyim? Saya
mam: Bu blmlemenin yanl olduunu anlamak iin kav
ramlar gz nnde bulundurmak yeter; siz-la-pr biiminde
ki seslem blmlemesinin de nsel olarak hibir dilsel yan
yoktur. Olanakl blmlemeler yalnzca unlardr:
1. si-z-la-pr ("si je la prends" = eer onu [diil bir ey ya da
kimse] alrsam) ve 2. si-z-l-apra ("si je lapprends = eer bu
nu [onu] renirsem). Bu blmlemeleri deinilen szlere
verilen anlamlar belirler.

CHNEL DLBLM DERSLER

159

Bu ilemin sonucunu dorulamak ve gerekten bir bi


rim karsnda bulunduumuzu kesinlikle anlamak iin, ayn
birimi ieren bir dizi tmceyi karlatrarak her durumda
birimi balamn geri kalan blmnden ayrabilmek, anla
mn bu trl bir blmlemeye elverili olduunu grmek ge
rekir. u iki tmce parasn ele alalm: afrsdv ("la force
du vent" = yelin gc) ve abudfrs (" bout de force" = g
c kalmam [olmak]): Bunlarn her ikisinde de ayn kavram
ayn ses dilimine (fors) denk dmektedir; demde ki fors bir
dil birimidir. Ama ilmafrsaparie ("il m e force parler =
ben konumaya zorluyor) tmcesinde fors apayr bir anlam
tar; yle olduu iin de ayr bir birimdir.
3.

SIN IR LA N D IR M A N IN U YG U LAM AD AK
G L K LER

Kuramsal bakmdan bu denli yaln olan sz konusu


yntem acaba kolayca uygulanabilir mi? Blmlenecek bi
rimlerin birer szck olduu dncesinden kalklrsa uygu
lama kolay grnebilir: yle ya, bir tmce, szcklerin birle
iminden baka nedir ki? Szcklerden daha dolaysz biim
de saptanabilir bir ey var m? Yukardaki rnei yeniden
ele alarak, s&lapr sz zincirinin, zmlememizin belirledi
i ve her biri bir szck olan drt birime blndn syle
yebiliriz: si-je-l-apprends. Ama szcn ne olduuna ilikin
saysz tartma hemen kukuya drr bizi. Biraz dnn
ce de szck kavramnm bizim somut birim kavrammzla
badamadn grrz.
Bu konuda her trl kukudan syrlmak iin yalnz
Fr. cheval "at" ile bu szcn oulu chevaux'yu dnmek
yeter: Genellikle, bunlarn ayn adn iki biimi olduu syle
nir. Ama sz konusu biimler tm ynleriyle ele alnrlarsa,
anlamca da, sese de ayr eyler olarak ortaya karlar; mwa
("le mois de dcembre" aralk ay) ve mwaz ("un mois ap
rs" = bir ay sonra) da deiik iki biimde ayn szcktr.

160

F E R D IN A N D D E S A U S S U R E

N e var ki burada da somut bir birimden sz edilemez: Geri


anlam ayndr, ama ses dilimleri ayrdr. Bylece, somut bi
rimleri szcklerle bir tuttuumuzda u ikilemle karlarz:
Ya chevali chevauxya, m wayi m waza, vb. balayan apak
ilikiyi grmezlikten gelerek bunlarn ayr szckler olduu
nu syleyeceiz ya da somut birimler yerine ayn szcn
deiik biimlerini birletiren bir soyutlamayla yetineceiz.
Somut birimi szcn dnda aramak gerekir. Kald ki bir
ok szck karmak niteliklidir ve bu gibi szcklerde ko
layca altbirimler (sonekler, nekler, kkenler) ayrt edilebi
lir. Tat l, mut-suz gibi trevler apak birer anlam ve grevi
olan ayr paralara blnebilir. Tersine, szcklerden daha
geni birimler de vardr: Bileik szckler (ba-kent), deyi
ler (Fr. s il vous plat "ltfen"), bkn biimleri (Fr. il a t
[tre eyleminin bildirme kipinin bileik gemi zamannn te
kil nc kiisi]), vb. Ama bu birimler de snrlandrma ile
minde yaln szcklerin kard glkleri karr. Bir ses
zincirindeki birimlerin etrefil ileyi dzenini ortaya koy
mak ve bir dilin hangi somut eler zerinde ilem yaptm
syleyebilmek son derece gtr.
Kukusuz, konuan bireyler bu glklerle karla
mazlar. Herhangi bir oranda anlaml olan her ey onlara so
mut bir e gibi grnr. Konuanlar hi yanlmadan bu
eyi sylem iinde ayrt edebilirler. Ama birimlerin bu hz
l ve ince ileyiini sezinlemek baka eydir, yntemli bir
zmlemeyle durumu gzler nne sermek baka eydir.
Olduka yaygn bir kuram somut birimlerin yalnzca
tmceler olduunu savunmaktadr. Bu kurama gre, tmce
lerle konuuruz yalnzca; szckleri sonradan tmcelerden
karrz. Ama nce unu sormak gerekir:. Tmce hangi
oranda dile balanr? (bak. s. 183). Eer sz dzeyinde yer
alyorsa, dil birimi saylamaz. Diyelim ki bu glk ortadan
kalkt. Sylenebilecek tmcelerin hepsini yle bir dnr
sek, bunlarn en belirgin zelliinin aralarnda hi' benzerlik1
(1) Birinci ve nc rnei Trkeye uyarlyoruz (dsireux "istekli.
porteplume "hokkakalem; kalem sap"). N.

( liNEL DLBLM DERSLER

161

Inlunmamas olduunu grrz. nce, tmcelerin snrsz


eitliliini bir hayvan trn oluturan bireylerin -tmcele ilkinden aa kalmayan- eitliliiyle bir tutacamz gelir;
ama bu bir yanlsamadr: Ayn trden hayvanlar arasndaki
ortak zellikler ayrlklardan ok daha nemlidir. Oysa tm
celer arasnda ayrlk ar basar. Bu ayrla karn, tmcele i birbirine balayan iliki arandnda da ister istemez, ta
d dilbilgisi zellikleriyle szc buluruz karmzda. Byle.ce, gene ayn glkler dikilir nmze.
4. SONU
Bilimlerin inceledii alanlarn ounda birim sorunu
ortaya kmaz bile: Birimleri daha ilk bakta karmzda bu
luruz. rnein, hayvanbilimde daha ilk anda birim olarak
hayvanla karlarz. Gkbilim de uzayda birbirinden ayr
olarak yer alan birimler stnde alr: Gkcisimleri. Kim
yada, iyice belirlenmi bir konu olduundan bir an bile ku
kuya dmeden potasyum bikromatn niteliini ve bileimi
ni inceleyebiliriz.
Bir bilim dolaysz olarak tannabilecek somut birimler
sunmuyorsa, sz kanusu bilimde bu birimler ikinci derecede
bir nem tayor demektir. rnein, tarihte birim ulus mu,
dnem mi, birey mi? Bilinmez bu, ama ne kar? Bu konu
da aydnla kavumadan da tarih almas yaplabilir.
Ama, nasl satran oyunu tmyle eitli talarn birle
iminden baka bir ey deilse, dil de batan baa somut bi imlerinin kartlna dayanan bir dizgeden baka bir ey
deildir. Ne bu birimleri tanmaktan kanabilir, ne de onla
ra bavurmadan bir tek adm bile atabiliriz. Ama birimlerin
snrlandrlmas yle ince bir sorun ki, bunlarn gerekten
birer veri olup olmadn sorarz kendi kendimize.
Demek ki dilin, ilk yaklamda grlemeyecek, ama
varlklarndan ve ileyileriyle dili oluturduklarndan da
kuku duyulamayacak kendilikler sunmak gibi yadrgatc ve
arpc bir zellii var. Burada, dili btn br gstergesel
kurumlardan ayran bir zellik sz konusu; kuku yok buna.

NC

BLM

ZDELKLER, GEREKLKLER,
D E ER L E R

Az nceki gzlemimiz bizi yeni bir sorunla kar kar


ya brakr: Dural dilbilimde temel nitelikli her kavram, do
rudan doruya birim anlaymza baldr, dahas onunla
kaynar. Bu durum, sz konusu sorunun nemini bir kat da
ha artrr. te, srasyla zdelik, gereklik ve esremli de
er kavramlarna ilikin olarak bunu gstermek istiyoruz.

A.
Esremli bir zdelik nedir? Burada, Fr pas olu
suzluk esini Lat. passurrCa balayan artsremli zdelik
sz konusu deildir -bu sorun baka yerde ele alnacak, bak.
s. 264. Biz imdi, "je ne sais pas (bilmiyorum) ve "ne dites
pas cela" (bunu sylemeyin) tmcelerinde ayn enin bu
lunduunu sylememize yol aan ve ayn derecede ilgin
olan zdelikten sz ediyoruz. ki tmcede de, ayn ses dili
mi (pas) ayn anlama geldiinden zdelik bulunduunu ile
ri srerek, bo bir sorunla uratmz syleyenler olacak.
Oysa, bu aklama yetersizdir: Her ne kadar ses dilimleriyle
kavramlar arasndaki uygunluk zdelii tantlarsa da (bak.
yukarda "la force du vent": " bout de force rnei), bunun
tersi doru deildir. Uygunluk bulunmadan da zdelik ola
bilir. Bir konumada birok kez Baylar! szcn duyar
sak, hep ayn deyi karsnda bulunduumuz duygusuna ka-

(iliN E L D L B L M D E R S L E R

163

plrz. Ne var ki syleyiteki oynamalardan ve sesin ini


klarndan tr bu sz konumann eitli yerlerinde ok
belirgin sessel ayrlklar gsterir: Bu ayrlklar deiik sz
ckleri (bak. Fr. pomme "elma" ve paume "el ayas", goutte
"damla" ve je gote "tadyorum", flir "kamak" ve fouir "kaz
mak") baka balamlarda ayrt etmeye yarayan ayrlklar
denli belirgindir. stelik, bu zdelik duygusu gelip geici
deildir, sreklidir. Anlamsal bakmdan da eitli Baylar!
kullanmlar arasnda kesin bir zdelik bulunmamakla bir
likte, bu byledir. Bir szcn, zdelii nemli bir sarsnt
ya uramadan baka baka kavramlar belirtebilmesi gibi
bir durumdur bu (bak. "Fr. "adopter une mode" = bir moda
y benimsemek ve "adopter un enfant" = bir ocuu evlat
edinmek, "la fleur du pommier" = elma aacnn iei ve
"lafleur de la noblesse" = soylularn sekinleri, vb.).
Dilsel dzenek tmyle zdeliklere ve bunlarn kar
snda yer alan ayrlklara dayanr. Demek ki zdelik soru
nuna her yerde rastlarz. Ama, bir yandan da bu sorun, ger
ekte karmak, fakat verimli bir biiminden baka bir ey
olmad kendilik ve birim sorunuyla kimi bakmlardan i
ie girer, kaynar. Baka alanlardan seilmi birtakm olgu
larla yaplacak bir karlatrma bu zellii iyi ortaya koyar.
rnein, yirmi drt saat arayla kalkan iki "20.45 Cenevre Paris" ekspresinin zde olduunu syleriz. Lokomotif, va
gonlar, grevliler, ksacas her ey deiiktir belki, ama bize
gre bu hep ayn eksprestir. Bir baka rnek verelim: Bir so
ka bozup yeniden yapsalar, bunun gene ayn sokak olduu
nu syleriz; oysa, belki da eski sokaktan zdeksel olarak en
kk bir iz bile kalmamtr. Nasl oluyor da yeni batan ya
plan bir sokak gene ayn sokak saylabiliyor? nk soka
n oluturduu kendilik salt zdeksel nitelikli deildir ve
rastlantsal zdekle ilgisiz birtakm koullara -rnein, saka
n br sokaklara gre konumuna- dayanr. Ayn biimde,
ekspresin zellii, kalk saati, getii yollar ve genel olarak
onu br ekpreslerden ayran tm koullardr. Ayn koulla-

164

FERDINAND DE SAUSSURE

rn gerekletii btn durumlarda ayn kendilikler elde edi


lir. Bununla birlikte, kendilikler soyut deildir, nk bir so
kak ya da ekspres zdeksel bir gerekleme dnda dn
lemez.
imdi, bundan ncekilere ters den bambaka bir r
nek ele alalm: aldrdm ve bir eskicinin sergisinde buldu
um bir giysi dnelim. Burada, yalnzca devimsiz tzde,
kumata, astarda, eklencelerde, vb. bulunan zdeksel bir
kendilik sz konusudur. Bir baka giysi, ilkine ne denli ben
zerse benzesin, benim giysim olamaz. Ama dilsel zdelik,
giysideki zdelik deil, ekspresle sokaktaki zdeliktir. Bay
lar szn her kullanmda onun zdeini yenilerim; bu
hem yeni bir sessel edimdir, hem de yeni bir ruhsal eylem
dir. Ayn szcn iki kullanm arasndaki ba ne zdeksel
zdelie dayanr, ne de anlamlarn birbirine son derece
benzemesine. Bu ban temelini, aratrlmas gereken ve bi
zi dilsel birimlerin gerek z niteliine gtrecek olan e
ler oluturur.

B.
Esremli bir gereklik nedir? Dildeki hangi som
ya da soyut elere bu ad verilebilir?
Sylem blmleri arasndaki ayrm ele alalm: Sz
cklerin adlar, sfatlar; vb. biiminde snflandrlmas neye
dayanr? Bu snflandrma acaba dilbilgisine dardan uygu
lanan, salt mantksal, dil d bir ilke uyarnca m yaplr?
Yeryuvarlana dtan uygulanan boylam ve enlem derecele
ri gibi bir ey midir bu? Y olsa, dilin dizgesinde bulunan ve
bu dizgenin koullandrd bir baka olgudan m temelini
alr? Ksacas, esremli bir gereklik midir? Bu ikinci varsa
ym olas grnr, ama birinci varsaym da savunulabilir.
Franszca "ces gants sont bon march" (bu eldivenler ucuz)
tmcesinde bon march bir sfat mdr? Mantk asndan s
fat anlam tarsa da, dilbilgisi bakmndan bu o denli kesin
deildir. nk bon march bir sfat gibi ilemez (deimez,
hibir zaman birlikte kullanld adn nne gelmez, vb.).

<iUNRI- DLBLMDHRSLHR

1.65

Kald ki iki szckten kuruludur; oysa, sylem blmlet inin


birbirinden ayrt edilmesi dildeki szckleri snflandrmak
iindir. Nasl olur da bir szck bei bu "blmler''den biri
ne balanabilir? Ama tersine bir yol izlenir de bon "iyi" nin
bir sfat, march "pazar"m bir ad olduu sylenirse, bu kez
de deyim aklanm olmaz. Demek ki burada kusurlu ya da
eksik bir snflandrma karsndayz: Szcklerin adlar, ey
lemler, sfatlar, vb. diye blmlenmesi yadsnamaz bir dilsel
gereklik deildir.
Bylece dilbilim srekli olarak, dilbilgicilerin yaratt
ve dil dizgesini kuran etkenlere gerekten uyup uymad biIinmeyen kavramlarla i grr. Acaba bu konuda nasl aydn
lanabiliriz? Eer bu kavramlar gerekd birer grntyse,
o zaman hangi gereklikleri bunlara kar karmal?
Yanlsamalardan kurtulmak iin, nce dildeki somut
kendiliklerin dolaysz biimde gzlem alanmza girmediin
den kuku duymamak gerekir. Bunlar bulmaya alrsak
gerekle iliki kurmu oluruz. Bu ilkeden kalklarak, alanna
giren olgular dzenlemede dilbilim iin gerekli olan btn
snflandrmalar yaplabilir, t e yandan, bu snflandrmala
r somut kendilikler dnda bir eye dayandrmak - rnein,
sylem blmlerinin yalnzca mantksal ulamlar karladk
lar iin dili oluturan etkenler arasnda yer aldn syle
mek - anlaml elere blnm bir ses zdeinden bam
sz dil olgusu bulunmadn unutmak demektir.

C.
Son olarak unu belirtelim: Burada deineceim
kavramlar, baka blmlerde deerler diye adlandrdmz
kavramlardan temelde ayrlmaz. Satran oyunuyla yapaca
mz yeni bir karlatrma bize bunun neden byle olduunu
gsterecek (bak. s. 138 ve tesi). Bir at alalm ele: Tek ba
na oyunun bir esi midir bu ta? Elbette hayr. nk salt
zdeksellii iinde, hanesiyle oyunun br koullar dnda
oyuncu iin hibir anlam tamaz. Ancak deerini yklendi
i ve onunla kaynat zaman gerek ve somut bir e duru-

166

F E R D IN A N D D E S A U S S U R E

muna girer. Bir oyunda bu tan krldn ya da yitirildiini


varsayalm: Edeer bir baka ta kullanabilir miyiz onun ye
rine? Kukusuz, evet: Yalnz bir baka at deil, ata hi benze
meyen bir baka e de, aym deerle donatlmak kouluyla,
eski tala zde saylabilir. Grlyor ki, belli kurallar uyarn
ca elerin birbirini karlkl olarak dengede tuttuu dil gibi
gstergesel dizgelerde zdelik kavram deer kavramyla,
deer kavram da zdelik kavramyla karr, kaynar.
te, sonu olarak, deer kavramnn birim, somut
kendilik ve gereklik kavramlarm kapsamasnn nedeni budur. Ama bu deiik grnler arasnda temelde bir ayrm
bulunmamas, sorunun birbiri ard sra deiik biimlerde
ortaya konulabileceini gsterir. Birimi, gereklii, somut
kendilii ya da deeri belirlemeye almak demek, btn
dural dilbilime egem en olan ayn temel sorunu ortaya at
mak demektir her zaman.
Uygulama bakmndan, nce birimleri ele alarak belir
lemek, snflandrmak, bylece bunlarn eitliliini ortaya
koymak ilgin olur. Szcksel blmlemenin neye dayand
n da aratrmak gerekir -nk, tanmlanmas g olmakla
birlikte szck, anlmzn ister istemez benimsedii, dilin
dzenei iinde ba keye kurulan bir edir-. Ama bu y
le bir konu ki tek bana bir cilt doldurabilir. Sonra sra altbirimleri, arkadan, daha geni birimleri, vb. snflandrmaya
gelir. Bilimimiz, kulland eleri bylece belirlemekle g
revini tmyle yerine getirmi saylr. nk kendi alanna
giren btn olgular temel ilkelerine balam olur. imdiye
dein bu ana sorun stnde hi durulmad gibi bu soru
nun kapsam ve gl de hi anlalmamtr. Dil konusun
da, her zaman, iyi tanmlanmam birimler zerinde ilem
yaplmasyla yetinilmitir.
Ne var ki, birimlerin son derece nemli olmasna kar
n, soruna deer asndan yaklamay yeliyoruz: nk
kanmzca deer bu sorunun en nemli yndr.

DRDNC

BLM

D L S E L DEER
1. SESSEL ZDEKTE BMLENM
DNCE OLARAK DL
Dilin katksz bir deerler dizgesinden baka bir ey
olamayacan anlamak iin, onun ileyiinde ortaya kan
iki eyi gz nnde bulundurmak yeter: Kavramlar ve ses
ler.
Szcksel anlatmndan soyutlanarak ele alndnda
dncemizin, ruhbilimsel adan, biimlenmemi, ayrmsz
bir yn olduu grlr. Filozoflar da, dilbilimciler de gs
tergelerin yardm olmadan iki kavram ak seik ve srekli
biimde birbirinden ayrmamza olanak bulunmad gr
nde her zaman birlemilerdir. Tek bama dnce, hi
bir zorunlu snra rastlanmayan bir bulutsuyu andrr, n c e
den oluup yerlemi kavram yoktur; dilin ortaya kmasn
dan nce hibir ey belirgin deildir.
Snrlar oynayp duran bu lke karsnda, acaba ses
ler mi nceden belirlenmi kendilikler olarak ortaya kar?
Hayr, byle bir durum da yoktur. Ses tz ne daha durmu
oturmutur, ne de daha kesin izgilerle belirlenmitir. Sun
duu btn biimlere dncenin de zorunlu olarak uyaca
bir kalp deildir. Dncenin gereksindii gsterenleri sa
lamak iin ayrml paralara blnen, deiik biimlere b-

168

FFRniVAND DESAUSSURE

rnen esnek bir zerktir. Bundan tr, tm bakmndan


dilsel olguyu, daha ak bir deyile dili, hem bulank kavram
larn belirsiz dzleminde (A), hem de seslerin gene ayn
oranda belirginlikten yoksun dzleminde (B) birbirine biti
ik bir dizi altblm olarak gsterebiliriz. te, bu durum,
aadaki izim araclyla ok yaklak biimde yle gr
selletirilebilir:

Dilin dnceye kar stlendii zel grev, kavramla


rn anlatm iin zdeksel bir ses arac yaratmak deil, d
nceyle sese araclk yapmaktr. Bu o trl koullarda ger
ekleir ki, dnceyle sesin birlemesi zorunlu olarak kar
lkl birim snrlandrmalar sonucunu verir. z gerei bula
nk olan dnce ayrma yoluyla belirginlemeye zorlanr.
Dem ek ki ne dnceler zdekselleir, ne de sesler tinselle
ir. Burada, gizemli diye nitelendirebileceimiz bir olgu sz
konusudur: "Dnce-ses" birtakm blmlemeler gerektirir
ve dil, biimlenmemi iki ym arasnda oluurken kendi bi
rimlerini yaratr. Geni bir su yzeyine deen havay d
nn: Eer atmosfer basnc deiirse, suyun yzeyi bir dizi
blme, daha ak bir deyile dalgalara ayrr. te, bu dal
galar, dncenin sessel zdekle birlemesini -eleme de di
yebiliriz buna- iyi rneklendirir.

(iliN E L D L B I.M D E R S L E R

169

Dil, 39. sayfada tanmladmz anlamda bir eklemlilikler alan diye adlandrlabilir: Her dilsel e, bir kavra
mn bir sesle birletii ve bir sesin bir kavramn gstergesi
durumuna girdii kk bir ye, bir paracktr.
Dil bir kda da benzetilebilir: Dnce kdn n
yz, ses ise arka yzdr. Kdn n yzn kestiniz mi,
ister istemez arka yzn de kesmi olursunuz. Dilde de du
rum ayn: N e ses dnceden ayrlabilir, ne de dnce ses
ten. Byle bir ayrm ancak bir soyutlamayla gerekleebilir.
Bunun sonucunda da salt ruhbilim ya da salt sesbilim alan
na girilmi olur.
Demek ki dilbilim bu iki dzeye balanan elerin bir
letii snr blgesinde ilem yapar. Bu birleim bir tz deil,
bir biim yaratr.
Bu grler, gstergenin, nedensizlii stne 111. say
fada sylediklerimizin daha iyi anlalmasn salar. Dilsel
olgunun birletirdii iki alan kark ve bulank olduu gibi
bir ses dilimini bir kavrama balayan seme eylemi de ba
tan baa nedensizdir. Bu byle olmasa, deer kavram da
zelliinden bir eyler yitirir, nk dtan benimsetilen bir
e iermi olur. Ama gerekte deerler batan baa grece
nitelikli kalrlar; kavramla ses arasndaki ban kkten ne
densiz olmas da bundandr.
Gstergenin nedensizlii de, niin yalnzca toplumsal
olgunun bir dil dizgesi yaratabileceini daha iyi anlamamz
salar. Deerlerin yerleebilmesi iin toplum zorunludur.
Deeri yaratan yalnz toplumsal kullanm ve genel onaydr.
Birey tek bana hibir deer yerletiremez.
stelik, bylece belirlenen deer kavram, bir eyi
yalnz belli bir sesle belli bir kavramn birleimi gibi ele al
mann byk bir yanlsama olduunu da bize gsterir. e
yi bu yoldan tanmlamak, onu bir paras olduu dizgeden
ayrmak demektir. e elerle balayp bunlar toplayarak

170

F E R D IN A N D D E S A U S S U R I!

dizgeyi yaratabileceimizi sanmak olur bu. Oysa, tersine, da


yank btnden kalkarak bu btnn kapsad eleri
zmleme yoluyla elde etmek gerekir.
Bu sav gelitirmek iin, sorunu srasyla gsterilen ya
da kavram ( 2), gsteren ( 3) ve tm Rakmndan gster
ge ( 4) asndan ele alacaz.
Somut kendilikleri ya da dilin birimlerini dolaysz ola
rak elde edemediimizden, ilemimizi szckler stnde
gerekletireceiz. Szckler, dilsel birim tanmna (bak. s.
157) her ynden uymazsa da, hi deilse bu birime ilikin
yaklak bir gre ulamamz salayabilir. Bu grn so
mut olmak gibi stn bir yan vardr. Onun iin, szckleri
esremli bir dizgenin gerek eleriyle edeer rnekler
olarak ele alacaz. Szckler konusunda bulunacak ilkeler
genellikle kendilikler iin de geerli olacak.
2. KAVRAMSAL YN BAKIMINDAN
DLSEL DEER
Bir szcn deeri ele alndnda her eyden nce
genellikle o szcn bir kavram gsterme zellii dn
lr. Gerekten de, dilsel deerin eitli ynlerinden biri budur. Peki ama, durum eer byleyse, deer acaba hangi ba
kmdan szcn anlam denilen ynnden ayrlr? Yoksa
bu iki szck eanlaml mdr? Sanmyoruz. Geri bunlar
birbirine kartrmak iten bile deildir; terimlerin benzerli
inden ok belirttikleri ayrmn incelii bu duruma yol at
ndan karklk olasl bir kat daha artar.
Kavramsal yn bakmndan deer, anlamn bir esi
dir: Kuku yok buna. Anlamn deere bal olmakla birlikte
gene de ondan nasl ayrldn anlamak ok gtr. N e var
ki bu sorunu aydnlatmak da zorunludur. Yoksa dil yaln
bir adlar dizinine indirgenmi olur (bak. s. 108).

(E N E L D L B L M D E R S L E R

171

nce, genellikle d
nld ve bizim de 109. say
fada gsterdiimiz biimiyle
anlam ele alalm. izimdeki
oklarn da belirttii gibi, an
lam, iitim imgesinin doal
bir karlndan, bir kar e
sinden baka bir ey deildir.
Her ey, kendi dnda varlk
nedeni bulunmayan bir alan
gibi ele aldmz szcn snrlar iinde, iitsel imgeyle
kavram arasnda olup biter.
Ama sorunun aykr grnl bir yn var: Bir yan
dan kavram bize iitsel imgenin gsterge iindeki kar e
si gibi grnr, bir yandan da, bu gstergenin kendisi, daha
ak bir deyile, onun iki esini birbirine balayan iliki dil
deki br gstergelerin ayn oranda kar esi ya da doal
karldr.
Dil, btn eleri dayank, birinin deeri yalnzca
brlerinin de sremde varlndan doan bir dizgedir. u
izimde olduu gibi:

yleyse, byle tanmlanan deer nasl olur da anlam


la, yani iitsel imgenin kar esiyle karabilir? Burada ya
tay oklarla belirtilen bantlar yukarda dey oklarla belirti-

L72

F RDINAND DO SAUSSURO

len bantlara benzetmek olanaksz. Bir baka deyile, - ke


silen kt rneini yeniden ele alyoruz (bak. s. 168) - eit
li A, B, C, D. vb. paralar arasnda gzlemlenen bantnn
neden ayn parann n ve arka yz arasndaki bantdan,
yani A /A \ B /B \ vb. den ayr bir bant olmadm kavraya
nlayz.
Yukardaki soruyu yantlayabilmek iin, nce dil dn
da bile btn deerlerin ayn aykr grnl ilkeye dayan
dn gzlemleyelim. Deerler her zaman u elerden olu
ur:
1. Deeri belirlenecek eyle deitirilebilir benzemez
bir e:
2. Deeri sz konusu olan eyle karlatrlabilir ben
zer eler.
Deerin var olabilmesi iin bu ki etken zorunludur. r
nein be franklk bir parann deerini belirlemek iin: 1. Bu
parann belli miktarda baka bir eyle, rnein ekmekle de
itirilebileceini; 2. Ayn dizgenin benzer bir deeriyle, r
nein bir frankla ya da baka bir dizgenin parasyla (bir do
larla, vb.) karlatrlabileceini bilmek gerekir. Ayn biim
de, bir szck de benzemez bir eyle, rnein bir kavramla
deitirilebilir; ayrca, ayn trden bir eyle, bir baka sz
ckle karlatrlabilir. Szcn u ya da bu kavramla de
itirilebileceini, daha ak bir deyile u ya da bu anlama
geldiini gzlemlemekle yetindiimiz srece deer saptanamaz. Szc, benzer deerlerle, kartlk ilikisi kurabilece
i br szcklerle de karlatrmak gerekir. Szcn ie
rii, ancak kendi dndaki elerin yardmyla gerekten be
lirlenebilir. Bir dizgenin parasdr szck, onun iin de yal
nzca bir anlam iermekle kalmaz, zellikle de bir deer ta
r. Bu ise apayr bir eydir.
Vereceimiz birka rnek durumun gerekten de by
le olduunu gsterecek. Fr. mouton "koyun ng. sheeple ay-

( l INEL D L B L M D E R S L E R

173

m anlama gelebilirse de ayn deeri tamaz. Bunun birok


nedeni vardr. Bu nedenlerden biri zellikle udur: Piirilip
hazrlanarak sofraya getirilen ete ngilizcede mutton denir,
sheep denmez. Sheep ile mouton arasndaki deer ayrl,
ilk szcn yannda ikinci bir e bulunmasndan, Fransz
ca szckte ise byle bir duruma rastlanmamasndan doar.
Ayn dil iinde, yakn kavramlar belirten btn sz
ckler karlkl olarak birbirini snrlandrr: Franszcadaki
redouter "ok korkmak, d patlamak", craindre "korkmak, e
kinmek", avoir peur "korkmak, korku duymak" eanlamllar
ancak kartlklaryla zel birer deer tarlar; eer redouter
szc olmasayd, onun tm ierii brlerine geerdi.
Tersine, baka szcklerle iliki kurarak varsllaan szck
ler de bulunur. rnein, dcrpit ("un vieillard dcrpit = ti
rit gibi bir ihtiyar, bak. s. 131) szcne yeni bir e katl
masna yol aan neden, dilde dcrpi ("un m ur dcrpi" = s
vas dklm bir duvar) szcnn de bulunmasdr. Bylece, herhangi bir szcn deerini, onu evreleyen br
szckler belirler. evresindeki eleri gz nnde bulun
durmadan, "Gne"i belirten szcn bile deeri hemen
saptanamaz. yle diller var ki bunlarda "gnete oturmak"
den ilebilmesi olanakszdr.
Szckler iin sylediklerimiz dilin herhangi bir esi
ne, rnein dilbilgisi kendiliklerine de uygulanabilir. rne
in, Franszca bir oulun deeri Sanskrite bir oulun dee
riyle akmaz: Anlam ou kez zde olmakla birlikte bu byledir. nk Sanskritede iki yerine nicelik vardr (Fran
szca oul biimler olan mes yeux "gzlerim", mes oreilles "ku
laklarm", mes bras "kollarm", mes jambes "bacaklarm", vb.
bu dilde ikil olarak ilem grr). Sanskrite ve Franszcada
oula ayn deeri vermek yanl olur: nk Franszcada
oul kullanlmasn gerektiren her durumda Sanskrite o
ul kullanamaz. Demek ki oulun deeri kendi dnda ve
evresinde bulunan elere bal.
Eer szcklerin grevi, nceden belirlenmi kavram-

174

F E R D IN A N D D E S A U S S U R E

lan gstermek olsayd, her szcn her dilde anlam bak


mndan tam bir karl bulunmas gerekirdi. Oysa durum
yle deil. Franszcada (bir evi) "kirayla tutmak" iin de, "ki
raya vermek" iin de hibir ayrm gzetilmeden louer (une
maison) ([bir evi] kiralamak) denir. Almancada ise bu du
rumda iki ayn szck kullanlr: mieten ve vermieten. D e
mek ki deerler tam bir denklik gstermiyor. Almancadaki
schatzen ve urteilen eylemleri yaklak olarak Fr. estimer "de
er bimek, deer vermek, saymak, vb." ve juger "yargla
mak, dnce ileri srmek, u ya da bu biimde dnmek,
vb." szckleriyle ayn anlama gelir. N e var ki birok durum
da bu denklik ortadan kalkar.
Bkn bu konuda son derece arpc rnekler sunar.
O denli alk olduumuz zamansal ayrma kimi dillerde
rastlanmaz. Gemi, imdiki ye gelecek zaman ayrm bile,
tem el ayrm olmasma karm, brancada yoktur. Gelecek za
man iin n Germence zel bir biim kullanmaz. Bu dilin,
gelecek zaman imdiki zamanla anlattn sylemek doru
deildir. nk imdiki zaman, Germencede ve imdiki za
mann yan sra bir gelecek zaman kullanan dillerde ayn de
eri tamaz. slav dilleri dzenli olarak eylemin iki grn
n birbirinden ayrr: Bitmilik biimi, eylemi her trl
olu dnda, btnl iinde ve bir nokta olarak gsterir;
bitmemilik biimi ise onu olu durumunda ve zaman izgisi
stnde gsterir. Bir Fransz bu ulamlar g kavrar, nk
Franszcada byle bir ey yoktur. Eer bunlar nceden sap
tanp belirlenmi olsayd durum deitirdi. Dem ek ki btn
bu rneklerde, nceden belirlenmi kavramlar yerine dizge
den doan deerlerle kar karyayz. Bunlarn kavramlara
denkliinden sz edildiinde, kavramlarn yalnzca ayrmsal
olduklar, ierikleriyle artl biimde tanmlanmayp dizge
nin br eleriyle kurduklar bantlar asndan eksili bi
imde tanmlandklar anlatlmak istenir. Bu elerin en a
maz zellii brleri ne deilse o olmaktr.
Bylece, gsterge iziminin tam anlamyla nasl yo
rumlanmas gerektii ortaya kar:

<iE N E L D L B L M D E R S L E R

.175

Bu izim, Franszcada "yar% glamak, vb." kavramnn juger ii


tim imgesine bal olduunu belir
tir. Ksacas, anlam simgeler.
Ama kuku yok ki bu kavram hi
bir balang noktas zellii ta
maz ve benzer deerlerle kurduu
bantlarla belirlenen bir deer
den baka bir ey deildir. Bu deerler olmasa anlam da ol
maz. Yalnz bir szcn u ya da bu anlama geldiini syle
mekle, iitim imgesinin bir kavramla birletiini gzlemle
mekle yetindiimde, belli ller iinde doru saylabilecek,
gerei baz ynleriyle yanstabilecek bir ilem yapm olu
rum, ama hibir zaman dilsel olguyu z ve kapsam asn
dan belirtmi olmam.
3. ZDEKSEL YN BAKIMINDAN
DLSEL DEER
Deerin kavramsal blm yalnz dildeki br eler
le kurulan bant ve ayrlklardan oluur. Deerin zdeksel
blm iin de ayn eyi syleyebiliriz. Szckte nemli
olan sesin kendisi deildir, szc btn br szckler
den ayrt etmemizi salayan ses ayrlklardr. nk anlam
tayan bu ayrlklardr.
Belki artc bir ey bu. Ama dorusu tersi de nasl
dnlebilir? Gstermekle grevli olduu kavram baka
herhangi bir ses imgesinden daha iyi karlayan bir ses imge
si bulunmadma gre, nsel olarak bile, dilin bir parasnn
son zmlemede, br elerle rastlamamas dnda bir
temele dayanamayaca apak. Nedensiz ve aynmsal, bal
lak iki niteliktir.
Dil gstergelerinin bozulmas bu ballamay iyi yan
str. a ve b elerinin bilin blgesine a v e b olarak ulama
s kesinlikle olanakszdr. Bilin srekli biimde yalnzca
a /b ayrmn alglar. te, onun iin de, bu elerin her biri

176

F E R D IN A N D D E SA U S S U R E

anlamsal ileviyle ilgisiz yavSalar uyarnca deiiklie uraya


bilir. eke oul tamlayan durumu 'zen, ileviyle ilgili hibir
artl gstergeyle belirlenmez (bak. s. 135); ama zenci: zen
kilisi, yerini alm olduu lena: zerib denli iyi bir biimde i
levini yerine getirir. Niin? nk sz konusu olan, yalnzca
gstergelerin ayrldr; zena tad deeri bir tek ayr ol
masndan alr.
te, ses ayrlklarnn dzenliliini daha da iyi ortaya
koyan bir baka rnek: Yapnlan zde olmakla birlikte,
Yunancada phen imdiki zamann hikyesi, sten ise bir ge
ni zamandr nk birinci e bildirme kipinin imdiki za
man dizgesi phetni "sylyorum"a balanr; oysa *stemi bii
minde bir imdiki zaman yoktur. te, imdiki zamanla bunun
hikyesi arasndaki banty karlayan dap/femi - phen ba
ntsdr (bak. deiknmi edeiknn), vb. Demek ki bu gster
geler kendi z deerleriyle deil, grece konumlanyla lev
lerini yerine getirirler.
Kald ki, zdeksel bir e olan sesin ses olarak, dilde
yer almas olanakszdr. Dil iin ses ikinci derecede nemi
olan bir edir; yararlanlan bir zdektir. Btn saymaca de
erlerin zellii, kendilerine dayanak olan somut eyle zdelememektir. rnein, bir maden paranm deerini belir
leyen, o paradaki maden deildir. Saymaca olarak be frank
lk bir deer tayan bir parada bu deerin ancak yans ora
nnda gm vardr. Parann deeri, stnde u ya da bu res
min bulunmasna, siyasal bir snrn tesinde ya da berisin
de kullanlmasna gre azalp oalr. Bu sylediklerimiz dil
gstereni iin daha da dorudur. D il gstereni z bakmn
dan hi de ses nitelikli, zdeksel deildir. Onu oluturan, z
deksel tz deil, iitim imgesinin tm br iitim imgeleriy
le karmamasm salayan ayrlklardr.
Bu ylesine temel bir ilke ki, sesbirimlerle birlikte, di
lin tm zdeksel eleri iin de geerlidir. Her dil szckle
rini ses elerinden oluan bir dizgeye dayanarak kurar.

(tiNBL DLBLM DERSLER

177

Ker ses esi kesin snrlar olan bir birim oluturur. ele
rin says da kesinkes belirlidir. te, bu elere zelliklerini
veren -samlabilecei gibi- onlara zg artl nitelikler deil
dir, yalnzca elerin birbiriyle karmamasdr. Sesbirimler
her eyden nce, kartsal, grece ve eksili kendiliklerdir.
Birbirlerinden ayr olma zelliklerini yitirmedikleri s
nrlar iinde seslerin bireylerce istenilen biimde sylenebil
mesi bunu tantlar. rnein, Franszcann yaygn kullan
mnda rnin grtlaktan karlmas birok kimsenin bu sesi dilucu titreimiyle elde etmesini nlemez. Bu durum dilde hi
bir karkla yol amaz. Dil yalnz ayrlk ister ve sanlabilecei gibi sesin deimez bir nitelik tamasn gerektirmez.
Fr. ryi Bach, doch, vb. szcklerdeki Alm. ch gibi bile syle
yebilirim; oysa, Almanca ryi ch yerine kullanamam, nk
bu dilde her iki e de vardr ve Almanca bunlar birbirin
den ayrmak zorundadr. Rusada t iin t (damaksllam
t) ynnde bir syleyi zgrl olamaz, yoksa dilin ayrt
ettii iki ses birbiriyle karr (bak. govorit "konumak" ve
gavorit "konuuyor"). Buna karlk, th (soluklu t) ynnde
daha geni bir syleyi zgrl vardr, nk Rusann
sesbirimler dizgesinde bu ses yoktur.
Bir baka gstergeler dizgesi olan yazda da ayn duru
ma rastlandndan sorunu tmyle aydnlatmak amacyla
karlatrma terimi olarak onu ele alacaz. Gerekten de:
1. Yaz gstergeleri nedensizdir; rnein, t yazacyla
onun belirttii ses arasnda hibir bant yoktur;
2. Yazalarn deeri salt eksili ve ayrmsaldr; rne
in, ayn kii tyi u trl deiik biimlerde yazabilir:

nemli olan tek ey, bu gstergenin sz konusu kii


nin yazsnda l, d, vb. nin gstergeleriyle karmamasdr;

3.
Yazdaki deerler ilevlerini yalnz, belli sayda ya
zatan oluan belirli bir dizge iindeki kartlklaryla yerine

178

F E R D IN A N D D E S A U S S U R E

getirirler. Bu zellik ikinci zellikle zde deilse de onunla


sk skya ilikilidir. nk her ikisi de birinci zellie bal
dr. Nedensiz olduundan yaz gstergesinin biimi pek
nemli deildir; daha dorusu, ancak dizgenin izdii snr
lar iinde nemlidir;
4.
Gstergeyi belirtmek iin kullanlan ara da hi
nemli deildir, nk dizgeyi ilgilendirmez (bu da birinci
zelliin sonucudur). Yazalar ak ya da kara, oyma ya da
kabartma olarak, bir kalemle ya da yontma kalemiyle yaz
mam onlarn anlamlar bakmndan nemsizdir.
4. TM BAKIMINDAN GSTERGE
Buraya dein sylenenlerden kan sonu u: Dildeydi
niz ayrlklar vardr. Ama i bu kadarla bitmez: Bir ayrlk ge
nellikle salt nitelikli artl eler gerektirir, bu trl eler
arasnda ortaya kar; oysa, dilde, yalnzca, artl eden yok
sun ayrlklar vardr. ster gsterileni, ister gstereni ele ala
lm, dilde dizgeden nce var olan kavramlara da, seslere de
rastlamayz; ancak dizgeden doan kavramsal ayrlklarla
sessel ayrlklar buluruz. Bir gstergedeki kavram ya da ses
zdei onu evreleyen gstergelerin kavram ya da ses zdeinden daha az nem tar. Anlamna da, seslerine de hi do
kunulmadan, komu elerden birinin deiime uramasyla
bir enin deerce deiebilmesi bunu tantlar (bak. s. 173).
N e var ki dilde her eyin eksili olduunu sylemek, an
cak gsterilen ve gsteren aya aya ele adnd m dorudur:
Gsterge tmyle gz nnde bulundurulduunda, kendi
dzleminde salt nitelik tayan artl bir eyle karlarz.
Bir dil dizgesi, bir dizi kavram ayrlyla birlemi bir dizi
ses ayrldr. Ama belli sayda iitim gstergesinin, dn
ce ynnda yaplm ayn sayda blmlemeyle karlama
sndan bir deerler dizgesi doar. te, her gstergenin ses
ve anlk eleri arasndaki gerek ba kuran bu dizgedir.
Gsterilenle gsterenin tek tek ele alndnda yalnz aynmsal ve eksili olmasna karm, bunlarn birleimleri artl bir

G E N E L D L B L M D E R S L E R

179

olgudur. Kald ki dilde baka trden olguya da hi rastlan


maz. nk, dilsel kurumun zellii bu iki ayrlklar dzeni
arasndaki koutluu srdrmesidir.
Birtakm artsrem olgular bu bakmdan ok ilgintir:
Gsterenin bozulmasyla kavramn da bozulduunu ve ayrt
edilmi, kavramlar btnyle ayr ayr gstergeler btn
nn ilkece birbirine denk dtn ortaya koyan saysz r
nek var. Ses bozulmas sonucu iki e birbiriyle kartnda
(rnein, Fr. dcrpit = Lat. decrepites ve Fr. dcrpi, Lat.
crispustan), kavramlar da eer birazck elveriliyse birbiriy
le karmaya ynelir. Bir e ayrmlama gstermeye bala
d m (rnein, Fr. chaise, sonradan "sandalye" ve chaire
"krs"), ortaya kan ayrlk kanlmaz bir biimde aniam
alanna da kaymaya ynelir. Ne her zaman, ne de anszn so
nuca ular bu sre, ama yneli budur. Tersine, anln al
glad her trl kavramsal ayrlk deiik gsterenlere b
rnme eilimindedir; artk anlka ayrt edilmeyen iki kav
ram ise ayn gstergede birbiriyle kaynamaya ynelir.
Gstergeleri -bunlar artl elerdir- birbirleriyle kar
latrdmzda artk ayrlktan sz edemeyiz. Yoksa sz
ck yanl kullanlm olur. nk bu terim yalnz iki iitim
imgesi (rnein, baba ve anne) ve iki kavram (rnein, "ba
ba" kavram ve "anne" kavram) karlatrlrken geerlidir.
Her birinde bir gsterilen ve bir gsteren bulunan iki gster
ge ise ayrmsal deildir; baka bakadr yalnzca. Bunlar ara
sndaki tek bant da kartlktr. Aada deineceimiz
tm dilsel dzenek ite bu trl kartlklarla bunlarn kapsa
d sessel ve kavramsal ayrlklara dayanr.
Deer iin sylenenler birim iin de dorudur (bak. s.
165). Deer de, ses zincirinin belli bir kavram karlayan
paras olan birim de salt ayrmsal niteliklidir.
Birime uygulanan ayrmlama ilkesi yle belirtilebi
lir: Birimin zellikleri birimin kendisiyle kaynar. Her gster
ge dizgesinde olduu gibi dilde de gstergeyi gsterge ya
pan, onu benzerlerinden ayrt eden zellikten baka birey

180

F E R D IN A N D D E S A U S S U R E

deildir. Deerle birimi olduu gibi zellii de yaratan, ayr


lktr.
Ayn ilkenin olduka artc bir sonucu daha var: G e
nellikle "dilbilgisi olgusu" diye adlandrlan olguya son
zmlemede birim tanm uygun der, nk dilbilgisi olgu
su her zaman bir eler kartln dile getirir. Yalnz, kar
tlk bu durumda zellikle anlamldr. Nacht "gece": Nchte
"geceler" trnden Almanca oulun oluumu buna rnek
tir. Dilbilgisi olgusunda (tn deiimli ve -eli oulla kart
laan tn deiimsiz ve -esiz tekil) rastlaan elerin her bi
ri dizge iindeki btn bir kartlklar dzeninin ileyiinden
doar. Nacht da, Nchte de tek bana hibir deer tamaz.
Demek ki kartlk dnda bir ey yok. Bir baka deyile,
Nacht: Nchte bantsn a /b cebirsel anlatmyla belirtebili
riz; burada a ve b yaln terimler deildir; bunlarn her biri
bir bantlar btnnn rndr. Dil, sanki yalnz karma
k terimleri olan bir cebir. Dilin kapsad kimi kartlklar
brlerinden daha anlamldr. Ama birim ve dilbilgisi olgu
su, hep ayn genel olgunun eitli ynlerini belirten deiik
adlardr. Bu olgu da dilsel kartlklarn ileyiidir. O denli
doru ki bu, birim sorununu incelemek amacyla dilbilgisi ol
gularndan yola kabilir, Nacht: Nchte gibi bir kartl ele
alarak, burada hangi birimlerin z konusu olduunu aratrabiliriz: Acaba yalnzca bu iki szck m, yoksa btn ben
zer szckler dizisi mi ie karr? Ya da a ve mi? Yoksa
tm tekillerle tm oullar m? vb.
Eer dil gstergelerini ayrlklar deil de baka bir ey
olutursayd, birim ve dilbilgisi olgusu birbiriyle kanp kaynamazd. Ama dil ite byle: Onu hangi yanmdan ele alr
sak alalm, hibir yalm olguya rastlamayz. Her yerde ve her
zaman, karlkl olarak birbirini koullandran elerin kur
duu ayn karmak denge. Bir baka deyile, dil bir tz de
il, bir biimdir (bak. s. 168). Bu geree ne denli kulak ver
sek azdr. nk kullandmz terimlerdeki yanllklar da,
dil olaylarn belirtirken iine dtmz yanlglar da bi
linsiz olarak benimsediimiz bir varsaymdan, dil olgusun
da bir tz bulunduu varsaymndan kaynaklanyor.

BENC

BLM

D Z M S E L BAINTILARLA
ARIIM SAL BAINTILAR

1. TANIMLAR
Bylece, bir dil durumunda her ey bantlara daya
nr. Peki, bunlar ilevlerini nasl yerine getirir?
Dil eleri arasndaki bant ve ayrlklar, her biri bel
li bir deerler dzeni yaratan deiik iki alanda ortaya
kar. Bu iki dzeyin kartl, her birinin z niteliini daha
iyi anlamamz salar. Dilin varl iin zorunlu olan, anlksal etkinliimizin iki biiminin karldr bunlar.
Bir yandan sylemde, szckler birbirlerine bir zinci
rin halkalar gibi balanmalarndan tr, dilin izgisellii
ne dayanan bantlar kurarlar: izgisellik iki eyi birden
sylememizi olanaksz klar (bak. s. 114). Bu eler sz zin
cirinde birbiri ardnca sralanr. Dayana uzam olan bu bir
leimler d iz im i diye adlandrlabilir. Demek ki dizim her
zaman, ardk iki ya da daha ok sayda birimden oluur
(rnekler: Fr. re-lire "yeniden okumak"; contre tous "herkese
kar"; la vie humaine "insan yaam"; Dieu est bon "Tanr1
(1) Dizim incelemesi szdizim incelemesiyle ayn ey deildir. Bunu be
lirtmeye bile neredeyse gerek yok. Szdizim incelenmesi, s. 196 ve
tesinde grlecei gibi, dizim incelenmesinin ancak bir blm
dr (Yaymclar).

182

F E R D IN A N D D E S A U S S U R I!

balaycdr"; s il fait beau temps, nous sortirons "hava iyi


olursa, sokaa kacaz", vb.). Bir dizimdeki e deerini
yalnz daha nce, daha sonra, ya da hem daha nce, hem da
ha sonra gelen elerle olan kartlndan alr.
Bir yandan da, aralarnda ortak bir yn bulunan sz
ckler sylem dnda, arm yoluyla bellekte birbirine
balanr. Bylece, son derece deiik bantlar ieren bek
ler oluur. rnein Fr. enseignement "retim" szc bilind bir srele anlkta bir yn baka szck canlandrr
(enseigner "retmek", "okutmak", renseigner "bilgi vermek",
vb., ya da armement "silahlanma; donanm", changament "de
iim", vb., ya da ducation "eitim", apprentissage "yetime,
renme, raklk"). Btn bu szckler arasnda u ya da
bu ynden ortak bir ey vardr.
Grld gibi bu birletirmeler brlerinden* apayr.
Bunlarn dayana uzam deil; zekleri beyinde. Her birey
de dili oluturan i gmnn bir parasdr bunlar. Sz ko
nusu bantlar armsal bantlar diye adlandracaz.
Dizimsel bant, ayn anda birlikte bulunan eler
arasndaki bantdr ve gerek bir dizilite yer alan iki ya
da daha ok sayda eye dayanr. Tersine, armsal ba
nt, ayn anda birlikte bulunmayan eleri gcl bir belleksel dizide birletirir.
Bu iki adan, dil birimi bir yapnn belli bir blmyle,
rnein bir stunla karlatrlabilir. Stun bir yandan, ta
d batabanla belli bir bant kurar: Uzamda bir arada bu
lunan bu iki birimin sunduu dzen dizimsel banty dn
drr. te yandan, rnein stun eer Dor biemindeyse,
uzamla onunla birlikte yer almayan br biemlerle (yon,
Korint, vb.) de anlksal bir karlatrmaya yol aar: Bu ba
nt armsaldr.
Her iki tr bant da birtakm zel gzlemlerde bu
lunmamz gerektirir.

GENEL DLBLM DERSLER

183

2. DZMSEL BAINTILAR
Daha sayfa 181de verdiimiz rnekler bile dizim kav
ramnn yalnz szckler iin deil, szck bekleri, her
uzunlukta ve her trden karmak birimler (bileik szck
ler, trevler, tmce yeleri, tam tmceler) iin de geerli ol
duunu sezdirir nitelikteydi.
Bir dizimin eitli blmlerini (rnein, contre tous di
ziminde contre ile tous szcklerini, contrematre - "ustaba
" diziminde contre ile matre szcklerini) birbirine bala
yan ilikiyi ele almak yetmez; btn paralarna balayan
ilikiyi de gz nnde bulundurmak gerekir (rnein, contre
tous bir yandan contre, bir yandan da tous; contrematre ise
contre ve matre szckleriyle kartlar).
Burada kart bir gr ileri srlebilir. Tmce, dizi
min en sekin rneidir. Ama dile deil, sze balanr (bak.
s. 43); bu durumda, dizim de sz dzleminde yer almaz m?
Sanmyoruz. Szn zellii, birleim zgrldr. Onun
iin, btn dizimlerin de zgr olup olmadn aratrmak
gerekir.
Bu konuda nce, dile balanan pek ok deyim kar
karmza. Bunlar basmakalp szlerdir. Toplumsal kulla
nm bu deyimlerin herhangi bir biimde deiiklie uratlmasn yasaklar: Dnce yoluyla bunlarda anlaml blm
ler saptansa bile durum deimez (bak. Fr. quoi bon? "ne
ye yarar?", allons donc! "hadi canm!" vb.). Ayn oranda de
ilse de, Fr. prendre la mouche "alnmak", forcer la main
quelquun "birini zorlamak", rompre une lance "tartmak" ya
da avoir mal (la tte, vb.) "[ba, vb.] armak", force de
(soins, vb.) "[zen, vb.] gstere gstere ya da [herhangi bir
ey] yapa yapa, ede ede", que vous en semble? "ne dersi
niz?", pas n est besoin de... "... gerekmez", vb. deyimlerde de
durum ayndr. Bunlarn toplumsal kullanm rn olduu
nu anlamsal ya da szdizimsel zellikleri ortaya koyar. Bu

184

F E R D IN A N D D E S A U S S U R E

deyi biimlerini gnlmzce yaratamayz, onlar gelenek


aktarr bize. zmlenmeye son derece elverili olmakla bir
likte, yalnz toplumsal kullanmn gcyle srp giden biimbilimsel bir aykrlk gsteren szckler de burada anlabilir
(bak. Fr. facilit "kolaylk" vb. ne oranla diffucult "glk",
(je) dormirai "uyuyacam", vb. ne oranla (je) mourrai "lece
im".
Dahas da var: Kurall biimlere dayanlarak kurul
mu btn dizim trlerini sze deil, dile balamak gerekir.
Gerekten de, dilde soyut hibir ey bulunmadndan, sz
konusu dizim trleri ancak dilin bunlardan yeterli sayda r
nek kapsamasyla var olabilir. Fr. indcorable "nian verile
mez" gibi bir szcn sz dzleminde ortay kabilmesi
(bak. ilerde), belli bir dizim trnn varln gerektirir; bu
tr de ancak dilde yeterli sayda bulunan benzer szcklerin
(impardonnable balanamaz", intolrable "ho grlemez",
infatigable "yorulma bilmez", vb.) anmsanmasyla olanak ka
zanr. Kurall rneklere dayanan tmcelerle szck bekleri
iin de durum kesinlikle byledir; dnya dnyor, size ne di
yor? vb. birleimler de, dayana somut anlar biiminde dil
de bulunan genel dizim trlerine uyar.
N e var ki, dizim konusunda, toplumsal kullanmn be
lirtisi olan dil olgusuyla, bireysel zgrle balanan sz ol
gusu arasnda kesin bir snr bulunmadn da kabul etmek
gerekir. Birok durumda bir birimler birleimini snflandr
mak gtr. nk her iki etken de bu birleimin ortaya
kma yardmc olmutur ve bunlarn katk oranlarm belirle
mek olanakszdr.
3. ARIIMSAL BAINTILAR
Anhksal arm rn bekler yalnz herhangi bir or
tak yan bulunan eleri birbirine yaklatrmakla kalmaz. An
lmz, her durumda bunlar birbirine balayan ilikinin nite
liini de kavrar; bylece, ka eit deiik bant varsa, bir o

c iliN E L D L B L M D E R S L E R

185

kadar da armsal dizi yaratr. rnein, Fr. enseignement


"retim", enseigner "detmek; okutmak", (nous) enseignons
"retiyoruz, okutuyoruz", vb.de btn elerin ortak bir ya
n vardr: Kken. Ama enseignement szc bir baka or
tak eye, soneke dayanan bir dizide de yer alabilir (bak. en
seignement, armement "silahlanma; donanm", changement
"deiim", vb.); arm yalnz gsterilenlerin benzerliine
(enseignement, instruction "eitim, retim, bilgi", apprentis
sage "yetime, renme, raklk", ducation "eitim" vb.) ya
da tam tersine, iitim imgelerinin ortaklna (rnein, ense\gnement ve justement "tzece, tamam tamamna")<23) daya
nabilir. Demek ki kimileyin hem anlam hem biim ortakl
oluyor, kimileyin de yalnz biim ya da anlam ortakl gr
lyor. Herhangi bir szck u ya da bu yoldan kendisine ba
lanabilecek her eyi her zaman anmsatabilir.
Bir dizim anlkta hemen ardk bir dzen ve belli say
da e kavram uyandrr. Oysa armsal bir ailenin ele
ri ne belirli saydadr, ne de belli bir dzen iinde ortaya
kar; istek-li, ate-li, geer-li, vb. szckler arasnda ar
m bants kurulduunda bellein anmsataca szckle
(2) Bu durum az grlr, onun iin de olaand saylabilir. nk an
lk, sylemin anlalmasn gletirebilecek armlar doal ola
rak bir yana iter. Ama deinilen durumun varlm, aa dzeyde
bir sz oyunu tr tantlar. Bu sz oyunu, salt bir eadllktan doabilen sama sapan katklklara dayanr. Franszcada "ses" ve
"kepek" anlamlarna gelen szcklerin ayn biimde sylenip yazl
masna dayanan u sz oyununda bu byledir: "Les musicens
produisent les sons et les grainetiers les vendent" (Mzikiler ses
retir, tohumcular da onu -kepei- satar). Bu durumu, rastlantsal
niteliine karn bir armn kavramsal bir yaklatrmaya dayan
d durumdan ayrmak gerekir (bak. Fr. ergot "hayvan tepkici":
ergoter "nemsiz eyler zerinde uzun uzun tartmak" ve Alm.
blau "mavi": durchblauen "birini iyice dvmek". Burada, iki szck
ten biri yeniden yorumlanmaktadr. Yanl kkenleme durumlar
dr bunlar. Anlamsal evrim bakmndan bu olgu ilgintir, ama esrem asndan, yukarda anlan enseigner-enseignement beine gi
rer (Yaymclar).
(3) nc rnei (peureux "korkak") deitiriyoruz. N.

186

F E R D IN A N D D E SA U SSU Kl

rin saysn da, srasn da nceden syleyebilmek olanaksz


dr. Belli bir e, bir yldz burcu zeini andrr; sayca be
lirsiz, kendisiyle bantl baka elerin ynetii bir nokta
ya benzer (bak. aadaki izim).
Ne var ki armsal dizinin sraca ve sayca belirsiz
olma biimindeki iki zelliinden ancak ilki her zaman do
rulanr. kinci zellik kimi durumlarda bulunmayabilir. Bu
trl beklenilerin belirgin rneklerinden biri olan bkn
dizilerinde durum byledir. Latincede, dominus "efendi",

e c t u 'a f i o n
V.k>

y.h
!

armement
v-fc
vh

domini "efendinin", domin "efendiye", vb. dizisi, ortak bir


enin, domin- ad gvdesinin oluturduu armsal bir
bektir. N e var ki bu dizi, enseignement, changement, vb. di
zisi gibi sayca belirsiz deildir. Ad durumlarnn says belir
lidir; buna karn sralanlar uzamsal bakmdan belirlen
mi deildir. Dilbilgici hibir nedene dayanmadan, gnl
nn dilediince u ya da bu biimde sralar onlar. Konuan
bireylerin bilincinde zne durumu hi de ad ekiminin birin
ci srasnda yer almaz; eler, duruma gre, u ya da bu sra
ya gre ortaya kabilir.

ALTINCI

BLM

DLN D Z E N E
1. DZMSEL BAIMLILIKLAR
Demek ki dili oluturan ses ve kavram ayrlklarnn
tm de iki tr karlatrmann rn. Yaklatrmalar kimileyin armsal, kimileyin de dizimsel. Her iki trden beklemeleri salayan da byk lde dilin kendisi. te, dili
kuran, onun ileyiine yn veren, bu yaygn bantlar bt
ndr.
Bu dzen iinde dikkatimizi ilk eken olgu dizimsel
bamllklardr. Dilin hemen hemen btn birimleri ya sz
zincirindeki evresel elere ya da dorudan doruya kendi
lerini oluturan ardk paralara baldr.
Szck yapm bunu gstermeye yeter. Tatl gibi bir bi
rim iki altbirime {tat - l) blnr, ama bunlar yalnz birbiri
ne eklenmi (tat + l) bamsz iki para deildir. Ancak bir
stbirimdeki (tat x l) karlkl etkileriyle deerlerini kaza
nan, birbirine baml, dayank iki enin rn, birleimi
dir bu szck. Sonekin tek bana bir varl yoktur. Ona dil
deki yerini veren ate-li, mut-lu, v b /1) gibi toplumsal kulla
nmda yer alan bir eler dizisidir. Kken de zerk deildir.
(1) Saussuren vendii rnekler unlardr: Dsireux "istekli", chaleureux
"ateli" ve chanceux "ansl". Birinci ve nc rnekleri deitiriyo
ruz. N.

188

F E R D IN A N D D E S A U S S U R E

Ancak bir sonekle birleine var olabilir. Fr. roul-is "yalpa"


szcnde, roul- esi, kendisini izleyen sonek olmadan
hibir deer tayamaz. Btne deerini paralar verir, par
alara ise btndeki yerleri. te, parann btnle kurduu
dizimsel bant bundan tr paralar arasndaki bantlar
denli nemlidir.
Yukarda, s. 182de sraladmz tm dizim trlerinin
dorulad genel bir ilkedir bu. Sz konusu olan hep, daha
kk birimlerden oluan daha byk birimlerdir ve bunlar
karlkl bir bamllk ilikisi iindedir.
Geri dilde, paralaryla da, baka birimlerle de dizim
sel bant kurmayan bamsz birimler de var. Tmce deeri
tayan evet, hayr, saol, vb. birimler bunu iyi rneklendirir.
Ama kurald olan bu olgu genel ilkeyi sarsabilecek nitelikte
deildir. Kural gerei, konuurken tek tek gstergeler kullan
mayz; gsterge bekleri, kendileri de birer gsterge olan d
zenli btnler kullanrz. Dilde her ey dnp dolap ayrlk
lara varr; ama yalnz ayrlklara m? Hayr; ayn zamanda
beklemelere. Ardk elerin ileyiinden oluan bu dze
nek bir makinenin ileyiini andrr: Makinenin paralan tek
boyutta yer almakla birlikte etkileim iindedir.
2. K TRL BEKLEMENN SREMDE
LEY
Bu trl bir kuruluu olan dizimsel beklemeler ara
snda karlkl bir bamllk ilikisi vardr. Bunlar birbirini
karlkl olarak koullandrr. Gerekten de uzamdaki iliki
ler armsal ilikiler yaratmaya yardmc olur. Bunlar da
dizimin blmlerini zmlemek iin zorunludur.
Franszca bileik di-faire "zmek; bozmak; bozguna
uratmak" esini ele alalm. Bu eyi, sz zincirini belirten
yatay bir erit stnde gsterebiliriz:

fe'- faiee

ww>

(BNEL DILBII.IM DERSLER

189

Ama bilinaltnda, sremde olarak ve bir baka ek


sen stnde, bu dizimle ortak bir esi bulunan birimlerin
oluturduu bir ya da birok armsal dizi vardr.

d -fa i re
derdiler
clepldicer

fa ir e

refaire
contrefaire

dcoudre

vb.

xrh ?'
\
\

Ayn biimde, eer Lat. quadruplex "bir eyin drt ka


t; drt cez yinelenen" bir dizimse, bunun nedeni, eenin iki
armsal diziye dayanmasdr:

quctdru -plex
quactrpes
qucxctrtirons
qua drctytnta
s

simplex
triplex
centuplex

rjq

13)

(2) Fr. dfaire szcyle armsal bant kuran elerin anlamlan:


dcoller, yapm bir eyi ayrmak, skmek; havalanmak (uak
iin), vb.; dplacer, yerini deitirmek, vb.; dcoudre: dikii skmek,
vb.; faire: yapmak, v.b.; refaire: yeniden yapmak, dzeltmek; contre
faire: yknmek, sahtesini yapmak, vb. N.
(3) Lat. quadruplex szcyle armsal bant kuran elerin an
lamlar: auadrupes: drt ayakl; quadrifrons: drt alrd, drt yzl,
vb.; quaaraginta: krk; simplex: yaln; ift ya da bileik olmayan; trip
lex: katl, kat; centuplex: yz katl, yz kat. - Yukardaki rnek
leri Trke bir rnekle pekitirmek amacyla bask szcn ele
alrsak, u trl anmsal dizilerle kardanz: 1. Basma, basm,
basn, vb.; 2. Ask, katk, ak, vb. N.

190

FERDINAND DE SAUSSUKI

br biimler dfaire ya da quadruplex'in evresindt


dalgaland lde, ele aldmz iki szck altbirimlere b
lnebilir, bir baka deyile, birer dizimdir. rnein, d- ve
faire'i ieren br biimler yok olup gitse, dfairei zmle
yenleyiz. Szck salt yaln bir birime dnr, iki blm ar
tk birbiriyle karlatrlamaz.
Bylece, sz konusu ifte dizgenin sylemde nasl ile
dii anlalr.
Hangi trden ve hangi uzunlukta olursa olsun, az ya
da ok karmak her eit dizim belleimizde bulunur. Bu di
zimleri kullanacamz zaman, seim yapabilmek iin ar
msal beklere bavururuz. Bir kimse yryelim! derken,
arakesitlerinde yryelim! dizimi bulunan eitli arm
beklerini dnr bilinsiz olarak. Bu dizim bir yandan y
r! yryn! dizisinde yer alr ve bu durumda seimi belirle
yen, yryelim! dizimiyle bu biimlerin kartldr; yrye
lim! bir yandan da, aym yntemle iinden seilip alnd
kalm! yiyelim! vb. dizisini anmsatr. Her dizide, aranan biri
me zg ayrmlamay elde etmek iin neyin deitirilmesi
gerektiini biliriz. Anlatlacak dnce deiir deimez, ba
ka bir deer ortaya karmak iin baka kartlklar zorunlu
olacaktr. rnein, yryn! ya da kalm! denilecektir.
Grld gibi, artl bir gr asndan kalkarak, an
latlmak istenen kavram belirttii iin yryelim! szc
nn seildiini sylemek yetersizdir. Gerekte, kavram bir
biimi deil, btn bir rtl dizgeyi anmsatr. Gstergenin
var olabilmesi iin zorunlu tm kartlklar bu dizge aracl
yla elde edilir. Yoksa, gsterge tek bana kendine zg
hibir anlam tamaz. Yryelim! karsndan yr! yryn!
biimlerinin kalkt gn kimi kartlklar da yitip gidecek ve
bu durumdan tr yryelim! biiminin deeri de kendili
inden deiecektir.
Bu ilke her trl dizim ve tmce iin geerlidir. En
karmak dizim ve tmceler iin bile. "Size ne diyor?" tmce-

( iliN E L D L B L M D E R S L E R

191

sini sylerken, rtl bir dizim trnde, rnein "sana ne di


yor?" "bize ne diyor?" vb.de bir e deitiririz. Seme eyle
mimiz ite bu yoldan siz adlnda karar klar. Demek ki, iste
nilen yerde istenilen ayrmlamay salamayan eyi anl
mzda eleyen bu ilemde hem armsal beklemeler sz
konusudur, hem de dizimsel trler.
Bir deer yklendiklerinde, en kk birimlere - sesbiIimsel elere bile - bu saptama ve seme yntemi egemen
dir. Burada yalnzca, ayrln rastlant sonucu bir tek sesbirine dayand Fr. psti "(yazl petit) kk anlamnda
eril sfat" karsndaki patit "(yazl petite) kk anla
mnda diil sfat" ya da Lat. domin karsndaki domirii, vb.
ni deil, bir dil durumunun sunduu dizgede bir sesbirimin
tek bana ilev yapmasyla ortaya kan daha belirgin ve
karmak olguyu da dnyoruz. rnein, Yunancada m,
p, t, vb. nin bir szcn sonunda hibir zaman bulunmama
s, bunlarn belli bir yerde gerekleip gereklememesinin
szck ve tmce yapsnda nem tadn ortaya koyar.
te, bu trl btn durumlarda tek bana ses de, tm br
birimler gibi ifte bir anlksal kartlk sonucu seilecektir:
( )rnein, sanal bir abmaW beinde, m sesi kendisini evre
leyen seslerle dizimsel bir kartlk kurar, anmsanabilecek
btn br seslerle de armsal bir kartlk oluturur:
a b m a
v
d
3. SALT NEDENSZLKLE GRECE
NEDENSZLK
Dilin dzenei son derece nemli bir baka adan da
ortaya konulabilir.
(4) Saussurcn burada verdii rnei (anma), Trke bakmndan sa
nal olmad iin deitiriyoruz. N.

192

FERDINAND DE SAUSSURI

Gstergenin nedensizliine ilikin temel ilke her dilde


kesinkes nedensiz, daha ak bir deyile nedeni olmayan gs
tergelerle grece nedensizlik tayan gstergeleri birbirin
den ayrmamz nlemez. Gstergelerin ancak bir blm
salt nedensizdir; br gstergelerde, nedensizlii ortadan
kaldrmamakla birlikte, onda dereceler ayrt etmemizi sala
yan bir olgu ie karr: Gsterge grece olarak nedenlilik ta
yabilir.
rnein, yirmi nedensizdir, ama on dokuz ayn oranda
nedensiz deildir, nk oluturucularn ve iliki kurduu
daha baka birimleri anmsatr. rnein on, dokuz, yirmi do
kuz, on sekiz, vb.<5>Ayr ayr ele alndklarnda, on ve dokuz
il qyirmi ayn durumdadr. Ama on dokuz grece bir nedenli
lik sunar. Franszcann yaln poire "armut" szcn ar
tran ve -ier soneki, cerisier "kiraz aac", pomm ier "elma aa
c", vb.ni dndren poirier "armut aac" szc iin de
durum ayndr; oysa frene "dibudak", chne "mee", vb. iin
hi de byle deildir. Batan baa nedensiz olan Fr. berger
"oban" ile, grece bir nedenlilii olan vacher "inek oban;
vache inekten" szcn de karlatrnz. Baka rnek
ler: Fr. gele "zindan" ve cachot "zindan; cacher saklam ak
tan"; hache "balta" ve couperet "satr; couper kesmekten";
concierge "kapc" ve portier "kapc; porte kapdan"; jadis
"eskiden" ve autrefois "vaktiyle; autre baka, br, geen,
vb. ile fois kezden"; souvent "oun, sk sk" ve frquem
ment "sk sk; frquent sktan"; aveugle "kr" ve boiteux "to
pal; bote kutudan"; sourd "sar" ve bossu "kambur; bosse
kabart, i, tmsekten"; second "ikinci" ve deuxime "ikin
ci; deux ikiden", Alm. Lab "bir aataki yapraklar" ve Fr.
feuillage "ayn anlam; feuille yapraktan", Fr. mtier "zana(5) Saussuren verdii rnekler arasnda bir de Fr. soixante-dix "yet
mi'' szc var. eleri "altm on" biiminde bir dzen sunan
bu rnei, Trkeye uymadndan yukarda belirtmiyoruz. N.

iliNF.L D L B L M D E R S L E R

193

;t" ve Alm. Handwerk "ayn anlam; Hand el ve Werk i


len".(6>ngilizce oul ships "gemiler" szc yapm asn
dan btn bir flags, birds, books, vb. dizisini anmsatr; oysa
men "adamlar", sheep "koyunlar" hibir eyi anmsatmaz. Yu
nancada doso "vereceim", luso, steso, tpso, vb. ile arm
yapan bir gsterge araclyla gelecek zaman kavramm
uyandrr; oysa emi "gideceim" hibir eye balanmaz.
Her durumda nedenlilii koullandran etkenleri ara
tracak deiliz burada. Yalnz unu belirtelim: Dizimsel
zmleme ne denli kolay, altbirimlerin anlam ne denli ak
olursa, nedenlilik de o denli eksiksiz olur. Gerekten de
ceris-ier, pomm-ier, vb. karsndaki poir-ief de yer alan -ier
gibi saydam oluturucu eler bulunmakla birlikte, anlam
bulank ya da hi anlam tamayan eler de vardr. rne
in, -ot soneki hangi oranda cachot szcnde bir anlam
esinin karldr? Fr. coutelas "saldrma", fatras "kark
eyler yn", platras "al, sva krnts, canevas "kanavie;
taslak" gibi szckleri karlatrdmzda, -asnn adlara z
g oluturucu bir e olduu yolunda belli belirsiz bir duygu
uyanr iimizde. Ama bu eyi daha kesin bir biimde ta
nmlayanlayz. Kald ki, en elverili durumlarda bile nedenli
lik hibir zaman salt nitelikli deildir: Hem nedenli bir gs
tergenin eleri nedensizdir (bak. on dokuz' daki on ve do
kuz), hem de szcn tmnn deeri paralarmn tad
deerlerin toplamna hibir zaman eit deildir: poir x ier,
poir + ierye eit deildir (bak. s. 187).
Dorudan doruya olgunun kendisi ise bir nceki altllmde belirtilen ilkelerle aklanr: Grece nedenlilik kav
ram: 1. Ele alman enin zmlenmesini, bundan tr
(6) Trkede, rnein sucu szc hem su esini anmsatr, hem de
soneki araclyla yourtu, st, vb.ni. Demek ki bu szcn g
rece bir nedenlilii var. Oysa, bakkal, manav gibi birimler iin ayn
eyi syleyemeyiz. Bu adan, balta ve keski, topal ve kolsuz, vb.
szckleri de karlatrabiliriz. N.

194

FERDINAND DESAUSSUKI

de dizimsel bir bantnn varln; 2. Baka bir ya da birok


eye bavurulmasn, onun iin de armsal bir banlmn varln ierir. Bu da, herhangi bir enin, bir kavramn
anlatmna uygun dmesini salayan bir dzenekten baka
bir ey deildir. Buraya dein, birimler birer deer, daha
ak bir deyile, bir dizgenin eleri olarak ktlar karm
za. Onlar her eyden nce kartlklar bakmndan ele al
dik. imdi birimler arasnda iliki salayan bamllklar
saptyoruz. Sz konusu bamllklar armsal ve dizimsel
zelliklidir. Nedensizlii snrlandran onlardr. On dokuz
armsal olarak on sekiz, yirmi dokuz, vb. v e dizimsel ola
rak, kendi eleri on ve dokuz (bak. s. 191) ile karlkl bi
bamllk ilikisi iindedir. Bu ifte bant szce deeri
nin bir blmn verir.
Kanmzca, dizge olarak dile ilikin her ey, dilbilimci
lerin pek stnde durmad, nedensizliin snrlanmas a
sndan ele alnmaldr. Dnlebilecek en iyi tem el budur.
Gerekten de, dilin tm dizgesi, gstergenin nedensizlii gi
bi usa aykr bir ilkeye dayanr. Snrsz bir uygulamayla bu
ilke son derece byk bir karkla yol aabilir. Ama usu
muz, gstergeler ynnn kimi blmlerine bir dzen ve ku
ral ilkesi getirmeyi baarr. te, grece nedenliliin grevi
de budur. Eer dilin dzenei tmyle usa uygun olsayd,
onu kendisi bakmndan inceleyebilirdik. A m a bu dzenek,
doal olarak karmakarak bir dizgenin yalnz bir yann dzeltebildiinden, dil bize z niteliinden doan gr asn
benimsetir ve bu dzenei, nedensizliin snrlanmas ola
rak inceleriz.
Hibir enin nedenli olmad dil yoktur. Her enin
nedenli olduu bir dil dnebilmek ise dilin tanm gerei
olanakszdr. ki ar snr arasnda - olabildiince az oran
da dzenlilik ve olabildiince az oranda nedensizlik - he
trl duruma rastlanr. eitli diller her zam an iki trden kkten nedensiz ve grece nedenli - e kapsar. Ama bunla
rn oram dilden dile byk deiiklikler gsterir. Bu da

( il'.N EL D L B L M D E R S L E R

195

nemli bir zelliktir ve diller snflandrlrken gz nnde


bulundurulabilir.
Bir bakma, neden sizliin en yksek orana ulat dil
lerde szln daha egemen olduu, en dk oranda kald
dillerde ise dilbilgisinin daha ar bast sylenebilir. Yz
de yz uymak zorunlu deil bu ilkeye, ama sz konusu kar
tln brnd trl biimlerden birini bu yoldan daha
iyi kavrarz. Geri, bir yandan "szlk" ve "nedensizlik", bir
yandan da "dilbilgisi" ve "grece nedenlilik" her zaman ean
laml deildir. Ama bunlar arasnda ilkece ortak bir yan var
dr. Sz konusu eler, snrlar iinde btn dizgenin devin
dii iki kutup, dilin devinimini, bir baka deyile, szlksel
arac, nedensiz gstergeyi kullanma eilimiyle, dilbilgisel
arac, yapm kuralm yeleme eilimini stlenen iki kart
akm gibidir.
Sorun bu adan ele alnnca, rnein ngilizcenin nedensizlie Almancadan ak daha byk bir yer verdii gr
lr. Ama ar szlksellik rnei incedir. Buna karlk,
llint-Avrupa diliyle Sanskrite ar dilbilgisellik rnekleri
dir. Ayn dil iinde evrimsel devinim nedenliden nedensize
ve nedensizden nedenliye doru srekli bir gei gsterebi
lir. Bu gelgit sonucunda iki trl gsterge beinin oranlar
byk lde deiir. rnein, Latinceye gre Franszca
n zelliklerinden biri nedensizliin son derece artm ol
masdr: Latincede inimcus "dman" szc in- "olumsuz
luk neki" ve amcus "dost" birimlerini anmsatr, bunlar ara
lyla nedenlilik edinir. Oysa Fr. ennemi "dman" szc
n nedenli klan hibir ey yoktur. Dil gstergesinin te
mel koulu olan salt nedensizlie varmtr bu szck. Nedcnlilikten nedensizlie geii yzlerce rnekte grebiliriz:
Hak. Lat. consmre (stre): Fr. coter "fiyat u ya da bu ol
mak; mal olmak, vb.", fabrica (faber): forge "demirci oca;
dkm evi, vb.", mapster (magis): matre "efendi; retmen",
herblcrius (berbvc): berger "oban" vb. Bu deiimler Fransz
caya ok zel bir grnm verir.

YEDNC

BLM

D L B L G S VE D L B L G S N N
B L M L E R
1. TANIMLAR; GELENEKSEL BLM EM ELER
Dural dilbilim ya da bir dil durumunu betimleyen ince
leme, bir arada bulunan deerleri ilgilendiren karmak ve
dizgeli bir inceleme nesnesinin sz konusu olduu durumlar
daki ok kesin ve snrl anlamyla dilbilgisi diye adlandrla
bilir^1)
Bu anlamda ele alman dilbilgisi, dili bir anlatm arala
r dizgesi olarak inceler. Dilbilgisel demek esremli ve an
laml demektir. Hibir dizge birok dneme birden yaylmadndan, tarihsel dilbilgisi diye bir ey yoktur bize gre. Ta
rihsel dilbilgisi diye adlandrlan inceleme gerekte artszem li dilbilimdir.
Verdiimiz tanm, dilbilgisi konusunda genel olarak
yaplan daha dar kapsaml tanma uymaz. Gerekten de, dil
bilgisi denildi mi biimbilim ile szdizim anlalr; szckleri
inceleyen bilim ya da szlkbilim dilbilgisinin snrlan dn
da braklr.
(1) Grammaire "dilbilgisi" teriminin Franszcaya zg birtakm kulla
nmlar yer alyor burada. Tmceyi bu nedenle uyarlayarak eviriyo
ruz. - unu da belirtelim ki sz konusu terim, kuralc, buyurucu dil
bilgisiyle eanlaml deildir. N.

(E N B L D L B L M D E R S E R

197

nce unu soralm: Bu blmleme gerekle badar


m? Koyduumuz ilkelere uygun der mi?
Biimbilim trl szck beklerini (eylemleri, adlar,
sfatlar, adllar, vb.) ve bknn (eylem ekiminin, ad, s
fat, adl ekiminin) eitli biimlerini inceler. Bu incelemeyi
szdizimden ayrmak iin, szdizimin dilsel birimlerin ilev
lerini ele ald, biimbilimin ise bunlarn yalnz biimlerini
inceledii ne srlr.
Bu gre gre, biimbilim, rnein Yun. phltvc "bek
i" szcnn tamlayan durumundaphlakos olduunu sy
lemekle yetinir; szdizim ise bu iki biimin kullanlmasna
ilikin bilgiler verir.
Ne var ki bu ayrm aldatcdr. Phkvc adnm kapsad
biimler dizisi ancak eitli biimlerin ilevlerinin karla
trlmasyla bir bkn dizisine dnebilir; bu ilevler de, an
cak belli bir ses gstergesiyle karlandklarnda biimbili
min konusuna girebilir. Bir ad ekimi ne bir biimler dizelgesidir, ne de mantksal bir soyutlamalar dizisi. Bunlarn
her ikisinin de birleimidir (bak. s. 156): Biimler ve ilevler
dayanktr, karlkl bamllk iindedir. Bunlar birbirin
den ayrmak - olanaksz demiydim ama - gtr. Dilbilim
sel adan, biimbilimin gerek ve zerk bir konusu yoktur;
bu inceleme szdizimden ayr bir dal oluturamaz.
te yandan, acaba szlkbilimi dilbilgisi dnda brak
mak manta uygun mu? lk bakta, szcklerin szlkteki
grnleriyle, genellikle birimleraras bantlarla snrland
rlan bir dilbilgisi incelemesine yatkn olmad sanlr. Ama
hemen grlr ki bu bantlarn ou dilbilgisi araclyla ol
duu gibi szcklerle de anlatlabilir. rnein, Lat. fi ile
faci arasndaki kartlk, bir tek szcn dilbilgisel biimle
ri olan dcr ve dic arasndaki karlkla ayn trdendir. Rus
adaki bitmilikle bitmemilik ayrm sprosit: sprsivct'sormak, istemek" biimlerinde dilbilgisi, skazt: govorit "syle-

198

F E R D IN A N D D E SAUSSUR1

nek" biimlerinde ise szlk araclyla salanr. Genellikle


ilgeler dilbilgisine balanr. Ne var ki Franszcadaki ilgeli
en considration de "-e gre, ... gz nnde bulundurulunca,
vb." deyimi z bakmndan szlksel niteliklidir, nk con
sidration szc bu deyimde gerek anlamyla yer alr.
Yun.peitl: petihomai Fr. je persuade "inandryorum": j ob
is "boyun eiyorum" ile karlatrlrsa grlr ki kartlk bi
rinci durumda dilbilgisi, ikinci durumda szlk araclyla
salanmakta. Kimi dillerde ekim durumlaryla ya da ilgelerle belirtilen br yn bant baka dillerde, yaln szcklere
ok yakn bileik biimlerle (Fr. royaume des deux "cennet"
ve Alm. Himmerleich), trevlerle (Fr. moulin vent "yel deir
meni" ve Lehe wiatr-ak) ya da yaln szcklerle (Fr. bois de
chauffage "yakacak odun" ve Rusa drov, Fr. bois de
construction "kereste" ve Rusa ls) anlatlr. Ayn dil iinde,
yaln szcklerle bileik szckler de sk sk birbiri yerine
kullanlr (bak. Fr. considrer ve prendre en considration
"gz nnde bulundurmak", se venger de ve tirer vengeance
de "...den ya da... konusunda almak").
Grld gibi, szlk olgusu ilev bakmndan szdizim olgusuyla karabilir. te yandan, yaln olmayan, hlmlenebilir her szck temelde bir tmce parasndan, bir szdizim olgusundan ayrlmaz. Bu szc oluturan altbirimlerin sunduu dzen de, szck beklerinin kuruluu da ayn
temel ilkelere uyar.
Ksacas, dilbilgisinin geleneksel blmleri uygulamada yararl olabilir, ama bunlar doal ayrmlarn karl de
ildir ve aralarnda hibir mantksal ba kurulmaz. Dilbilgisi
ancak deiik ve daha st dzeyda bir ilkeye dayanlarak ku
rulabilir.
2. USUL BLMLEMELER
Biimbilimin, szdizimin ve szlkbilimin i ielii esremli olgularn tmnn de gerekte zde nitelikli olma-

(P N E L D L B L M D E R S L E R

199

syla aklanr. Bunlar arasnda nceden izilmi hibir snr


bulunamaz. Yalnz, yukarda dizimsel bantlarla arm
sal bantlar arasnda yaplan ayrm, kendiliinden benimse
nen bir snflandrma biimi esinler bize. Dilbilgisi dizgesi
nin temelinde yer alabilecek tek snflandrma biimi de budr.
Bir dil durumunu oluturan her ey bir dizimler kura
myla bir armlar kuramna balanabilmelidir. imdiden
geleneksel dilbilgisinin kimi kesimleri kolayca bu iki dzen
den birinin erevesi iinde yer alr gibi: Kukusuz, bkn,
konuan bireylerin anlnda biimlerin armsal balar
kurmasnn belirgin bir rneidir; te yandan, szdizim, da
ha ak bir deyile, en yaygn tanm uyarnca, szcklerin
beklenilerine ilikin kuram dizimsel boyuta balanr; n
k bunlar, her zaman, uzama yaylm ez az iki birim gerek
tirir. Dizimsel boyutla ilgili btn olanlar szdizim iinde
yer almaz, ama btn szdizim olgular dizimsel boyuta ba
lanr.
Herhangi bir dilbilgisi olgusu, her sorunu bu ikili ba
k asna gre incelemenin ne denli nemli olduunu gs
terebilir. rnein, szck kavram, armsal ya da dizim
sel olarak incleniine gre birbirinden ayr iki sorun karr
karmza: Fr. grand "byk" sfat dizim iinde biimsel bir
ikilik gsterir (gr gars "grand garon" = byk ocuk ve
ayn anlamdaki grtta f "grand enfant"); armsal bakm
dan ise bir baka ikilik sunar (eril gr "grand", diil grd
"grande").
Bylece her olguyu dizimsel ya da armsal dzlemi
ne indirgemek, dilbilgisinin tm gerecini bu iki doal eksen
zerinde dzenlemek gerekir. Ancak bu trl bir snflandr
ma, esremli dilbilimin allagelmi erevesinde yaplma
s gereken deiiklikleri gsterebilir. Biz en genel nitelikli il
keleri belirtmekle yetindiimizden sz konusu ileme elbet
te burada giriecek deiliz.

200

F E R D IN A N D D E S A U S S U R E

SEKZNC

BLM

SOYUT KEN D LK LERN


D L B L G S N D E K LE V
Daha hi deinmediimiz ve her dilbilgisi sorununun,
yukarda birbirinden ayrdmz iki adan incelenmesi zorunluunu gsteren nemli bir konu var: Dilbilgisindeki so
yut kendilikler. Bunlar nce armsal bakmdan ele ala
lm.
ki biimi birbirine balamak, yalnz bunlarn ortak bir
yanlar olduunu sezinlemek deildir; ayn zamanda, ar
mlara ne trden bantlarn yn verdiini de saptamaktr.
rnein, bireyler enseigneryi enseignementa. ya da juger*yi
jugementa balayan ilikinin enseignement ile jugement ara
snda gzlemledikleri; balantyla (bak. s. 184 ve tesi) z
de olmadnn bilincindedir. te, armlar dizgesi dlbilgisi dizgesine bu yoldan balanr. Diyebiliriz ki, bir dil duru
munu, ie tarihi kartrmadan inceleyen dilbilgicinin yapt
bilinli ve yntemli snflandrmalarn tm, sz dzleminde
ortaya kan bilinli ya da bilinsiz armlarn tmne
denk dmelidir. Szck ailelerini, bkn dizilerini, kken,
sonek, ekim eki, vb. oluturucu eleri anlmza yerleti
ren, bu armlardr (bak. s. 184).
Peki, arm bir tek zdeksel eleri mi ortaya ka
rr? Kukusuz, hayr. Yalnz anlam bakmndan birbirine

liH N E L D L B L M D E R S L E R

201

balanan szckleri (bak. enseignement, apprentissage, duca


tion, vb.)*1' de armn birbirine yaklatrdn yukarda
grdk. Dilbilgisinde de bunun byle olmas gerekir. Latin
cedeki domin-i "efendinin", reg-is "kiraln", rosarum "glle
rin" szcklerinde grdmz ayr tamlayan durumunu
ele alalm. Buradaki ekim ekinde bulunan seslerin ar
ma elverili hibir benzerlii yoktur. Gene de. zde bir
kullanm gerektiren ortak bir deerleri o'du1 ^uygusuyla
bunlar birbirine balarz. Bu durum, herhangi bir zdeksel
dayanak olmadan da arm yaratmak iin yeterlidir. Bylece, soyut bir tamlayan kavram dilde yer alr. Lat. -us (ya
ln durum), -i (tamlayan durumu), - (yaklama ya da kma
durumu), vb. bkn ekleri (bak. dominus "efendi", dominl "el'edinin", domino "efendiye; efendiyle, efendiden", vb.) ben
zer bir yoldan bilinte birbirine balanarak daha genel nite
likli durum ve durum eki kavramlarn ortaya karr. Ayn
lrden, ama daha da geni kapsaml armlar btn adla
r, btn sfatlar, vb. birbirine balar ve sylem blmleri
kavramn yerletirir.
Btn bu olgular dilde yer alr: Ama soyut kendilikler
biimine brnerek. Gtr bu olgularn incelenmesi. n
k konuanlarm bilincinin her zaman dilbilgicinin zmle
meleri denli ileri bir aamaya ulap ulamadn kesinlikle
bilemeyiz: Ama nemli olan u: Soyut kendilikler son zm
lemede her zaman somut kendiliklere dayanr. Bir dizi zdeksel e olmadan dilbilgisinde hibir soyutlama gereklee
mez. Bu eler soyutlamann temelini oluturur ve eninde
sonunda onlara bavurmak gerekir.
imdi de olgulara dizimsel adan bakalm. Dizimsel
bir btnn deeri ou kez elerin sralan dzenine ba
ldr. Konuan kiiler dizimi zmlerken blmleri birbi(1) Bu szcklerle ilgili Trke karlk ve aklamalar iin bak. s. 183.
N.

202

FERDINAND DE SAUSSUR..

rinden ayrmakla kalmaz, bu blmler arasnda belli bir sra


lan dzeni de grr. Fr. dsir-eux "istekli" ya da Lat. signi-fer
"sancaktar" szcklerinin anlamlan altbirimlerin yerine bal
dr: eux-dsir (li-istek) ya da fer-signum (tar-sancak) denile
mez. Bir deer somut bir eyle {-eux ya da -fer gibi) hi iliki
li de olmayabilir ve yalnz elerin sralan dzeniyle ortaya
kabilir. (rnein, Franszcadaje dois "... zorundaym, dev
liyim" v e dois-je? "... zorunda mym, devli miyim?" bekleri
nin deiik anlamlara gelmesi szcklerin sralan dzenin
den baka bir eyle ilgili deildir. Kimi durumlarda bir dilde
elerin sralan dzeniyle anlatlan bir kavram baka bir
dil tek ya da birok eyle belirtir. ngilizce, gooseberry wine
"frenkzm arab", gold watch "altn saat", vb. trnden di
zimlerde bantlar salt elerin sralan dzeni gsterir. Oy
sa ada Franszca ayn bantlar ilgelerle belirtir (bak.
"vin de groseilles", "montre en or")/2) Buna karn, Latince ve
daha baka diller dolaysz tmle kavramn zel ekim ekle
ri kapsayan belirtme durumuyla anlatrken, Franszca ayn i
levi yalnz ada geili eylemden sonra yer vererek gsterir
(bak. je cueille une fleur bir iek koparyorum; je cueille "ko
paryorum", une fleur "bir iek"), vb.
Szcklerin sralan dzeni hi kukusuz soyut bir
kendiliktir. Ama soyut kendilik tm varlm somut birimle
re borludur: Bu birimler soyut kendilii kapsar ve tek bo
yutta ilerler. Uzama dalan bu zdeksel birimler dnda,
zdeksel nitelik tamayan bir szdizimin varlna inanmak
bir yanlg olur. ngilizcede the man I have seen "grm ol
duum adam" sz, sfrla belirtildii izlenimi uyandran bir
szdizim olgusu sunar. Ayn olguyu Franszca, que ilgi adly
la anlatr. te, hi"in bir ey belirtebilecei yanlsamasna
yol aan da Franszca szdizim olgusuyla yaplan karlatr
madr. Gerekte ise, bu deeri yalnzca, belli bir dzene g(2) Franszca rnekleri daha belirgin klmak iin sunu dzeninde
ufak bir deiiklik yapyoruz. N.

G E N E L D L B L M D E R S L E R

203

re sralanan zdeksel birimler yaratr. Bir szdizim olgusu


zerinde, somut bir eler btnn ele almadan dnce
yrtemeyiz. Kald ki, giriik bir dilsel dizimi (rnein yukardaki ngilizce szckleri) anlamamz bile, bu eler zinci
rinin, dncenin uygun anlatm olduunu ortaya koyar.
zdeksel birimin varl tek eye baldr: O da biri
min tad anlam, yerine getirdii ilevdir. Bu ilke, snrl
birimleri tanma konusunda zel bir nem kazanr. nk
bu birimlerin salt zdekleriyle, rnein sevmek eyleminin
yalnz kendisini oluturan seslerle var olduu sanlabilir.
Tersine, yukarda grdmz gibi, bir anlam, bir ilev an
cak herhangi bir zdeksel biim temeline dayanarak var ola
bilir. Bu ilkenin daha geni dizimler ya da szdizimsel trle
re ilikin olarak ortaya konulmasnn nedeni, sz konusu ol
gular tmce eleri stnde dalgalanan, zdekten yoksun
soyutlamalar biiminde grme eilimidir. Bu iki ilke birbiri
ni btnleyerek birimlerin snflandrlmasna ilikin kesinlemelerimize uygun der (bak. s. 158).

NC

KESM

ARTSREML DLBLM
BRNC

BLM

GENEL GZLEMLER
Artsremli dilbilim, esremli dilbilim gibi bir "dil du
rumumda bir arada bulunan elerin bantlarm deil, za
man iinde birbirinin yerini alan ardk elerin bantlar
n inceler.
Gerekten de, salt duraanlk diye bir ey yoktur
(bak. s. 121 ve tesi). Dilin btn blmleri deikendir.
Her dnemde belli oranda bir evrim grlr. Evrimin hz
ve yeinlii deiebilir, ama ilkenin kendisi hi sarslmaz.
Dil rma hibir kesintiye uramadan akp durur. Irman,
ar ar akmas ya da sel grnm almas ikincil nitelikli
dir.
Geri, yaznsal dile dnk olduumuzdan tr bu ke
sintisiz evrim ou kez gzmzden kaar. Sayfa 283de g
receimiz gibi, yaznsal dil halk diline, daha ak bir deyile
doal dile eklenen bir katmandr ve bu dilin varlk koullar
bakadr. Bir kez olutu mu, genellikle pek deimez yazn
sal dil, olduu gibi kalma eilimi gsterir. Yazya bal oluu
bu dilin zel bir deimezlik gvencesidir. Onun iin de, ya
znsal her trl dzenlemeden bamsz olan doal dillerin
ne denli deiken olduunu bize bu dil gsteremez.

G E N E L D L B L M D E R S L E R

205

SesbiJgisi tmyle artsremli dilbilimin birinci konusu


nu oluturur. Gerekten de, seslerin evrimi "durum" kavra
myla badamaz; sesbirimleri ya da sesbirim beklerini da
ha nceki biimleriyle karlatrmak demek, bir artsrem
ortaya koymak demektir. Bir nceki dnem az ya da ok ge
rilere uzanabilir; ama iki dnem birbirine kart m, artk
sesbilgisinin yapaca bir ey kalmaz: Sz konusu olan, yal
nzca bir dil durumundaki seslerin betimlenmesidir ve bunu
yapmak da sesbilime der.
Sesbilgisinin artsremli olma zellii u ilkeyle tam
bir uyum iindedir: Ses deiimlerine ilikin olgularn hibi
ri, szcn geni anlamyla dilbilgisel ya da anlaml deil
dir (bak. s. 49). Bir szckteki seslerin tarihini incelemek
iin onun anlamn bilmesek de olur; szcn yalnzca zdeksel rtsn ele alarak bir anlam tayp tamadklarna
bakmadan ses dilimlerini belirlemek yeter. rnein, hibir
anlam olmayan - e w o - beinin Attike Yunancasnda
hangi grnme brndn aratrabiliriz. Dilin evrimi
yalnz seslerin evrimi olsayd, dilbilimin iki blmne zg
konularn kartlyla her ey hemen aydnlanverir, arts
remli szcnn "dilbilgisel olmayan", esremli szc
nn ise "dilbilgisel olan" anlamna geldii ak bir biimde
grlrd.
Ama zamann etkisiyle yalnz sesler mi dnm gei
rir? Hayr. Szckler de anlam deitirir, dilbilgisi ulamlar
evrim geirir. Bunlarn, iinde, kendilerine tayclk eden
biimlerle birlikte ortadan kalktn grdklerimiz de var
(rnein, Latincede ikil). Tm armsal ve dizimsel esrem olgularnn kendilerine zg birer tarihi bulunduuna
gre, artsremle esrem arasnda salt nitelikli bir ayrm na
sl srdrlebilir? Yalnz ses deiimlerini ele alan inceleme
nin dna klr klmaz bu ayrm srdrmek ok gleir.
Ne var ki, dilbilgisel saylan birok deiimin ses dei
imi nitelii tadn da belirtelim. Almancada hant: han-

206

FERDINAND DE SAUSSURE

rinin yerini alan Hand: Hnde (bak. s. 132) gibi bir dilbilgi
sel trn yaratl batan baa bir sesbilgisi olgusuyla akla
nr. Springbrunnen "fskiye", Reitschule "binicilik okulu", vb.
bileik szcklerin oluturduu trn temelinde de gene bir
ses deiimi yer alr. Eski Yksek Almancada ilk e bir ey
lem deil, bir addr; beta-hs "dua evi" anlamna geliyordu.
Ama son nl evrim sonucu dtnden {beta- -* bet-,
vb.) eylemle {beten, vb.) anlamsal bir iliki kuruldu ve sonun
da Bethaus, "dua etmek iine yarayan ev" anlamm edindi.
Eski Germencenin "d grn" anlamndaki tch sz
cyle oluturduu bileik szcklerde de (bak. mannoRch
"erkek grnmnde olan", redolich "us grnmnde olan")
ok benzer bir durum ortaya kmtr. Bugn pek ok sfat
ta -lieh (bak. verzeihtich "balanabilir", glaublich "inanlabi
lir", vb.) bu szcklerle ayn anlama gelen Fr. pardonn-able,
eroyable, vb. deki sonekle karlatrlabilir bir sonek duru
muna girmitir. lk enin yorumu da deimitir: Artk bir
ad gibi grlmez bu e, bir eylem kk gibi grlr. n
k kimi durumlarda ilk edeki son nlnn dmesinden
tr (rnein, redo- -* red-) bu e bir eylem kkne ben
zetilmitir.
Bylece, glaublichste glaub-, Glaube "inan" adna de
il de, glauben "inanmak" eylemine yaklatrlm, kken ay
rlna karn, sichtlich "grlebilir" artk Sicht "gr" ile de
il, sehen "grmek" eylemiyle birletirilmitir.
Btn bu durumlarda olduu gibi, benzer daha birok
baka durumda iki dzey arasndaki ayrm ak seik niteli
ini korur. Gerekte ses deiimleri incelenirken artsrem,
deiimlerin sonular incelenirken ise esrem alannda bu
lunulmasna karn, stnkr bir yargyla tarihsel dilbilgisi
incelemesi yapldm sylememek iin bu aynm anmsa
mak gerekir.
Ama bu snrlandrma btn glkleri ortadan kaldr
maz. ster armsal bek, ister dizimsel tr nitelii ta-

(iH N E L D L B L M D E R S L E R

207

sn, herhangi bir dilbilgisi olgusunun evrimi bir sesin evrimi


ne benzemez. Dilbilgisi olgusunun evrimi yaln deildir, bir
yn zel olguya ayrr. Bu olgularm da ancak bir blm
sesbilgisini ilgilendirir. Prendrai \je "ben" adlyla birlikte]
alacam" biimine girmi olan Franszca gelecek zaman
prendre ai gibi dizimsel bir trn oluumunda en az iki olgu
birbirinden ayrt edilir. Bunlardan biri ruhsal niteliklidir:
Kavramdaki iki enin bireimi. br ise ses deiimine
ilikindir ve birinci olguya baldr: bekteki iki vurgunun
tek vurguya indirgenmesi {prendre a i -* prendrai).
Germencedeki almamal eylem bkn (bugnk
Almancadaki geben "vermek", gab, gegeben, vb. gibi; bak.
Yun. leip, elipon, leloipa, vb.) byk lde kken nlleri
nin almamasna dayanr. Balangta hi de karmak bir
dzen sunmayan bu almamalar (bak. s. 228 ve tesi) kuku
suz salt bir ses deiiminin rndr. N e var k bu kartlk
larn bylesine ilevsel bir nem kazanabilmesi iin bkn
dizgesinin bir yn deiik trden olu sonucu yalnlamas
gerekmitir: imdiki zamann ok saydaki deiik biimle
riyle bunlara bal olan anlam ayrtlarnn ortadan kalkma
s, imdiki zaman hikyesinin, gelecek zamann ve geni za
mann yitip gitmesi, belirli gemi zamandaki ikilemenin
elenmesi, vb. Temelinde hibir ses deiimi zellii bulun
mayan bu dnmler eylem bknn snrl sayda bir bi
imler demetine indirgemi ve bunlarda kkensel almama
lar birinci derecede bir anlam deeri edinmitir. rnein
gabda ikileme grlmediinden, e: a kartlnn geben:
gabda Yun. leipo: liloipadaki e: o kartlndan daha an
land ya da dilbilgisel olduunu syleyebiliriz.
Geri evrim sreci iinde ou kez sesbilgisi u ya da
bu biimde ie karr, ama tmyle aklayamaz onu. Sesbil
gisi etkenini bir yana braknca, "dilbilgisi tarihi" kavramn
dorular gibi grnen bir kalntyla kararz. Gerek g
lk de buradadr. Artsremli olguyla esremli olgu arasn
da srdrlmesi gereken ayrm ok ince aklamalar zorun-

208

FERDINAND DE SAUSSURE

lu klarsa da, bunlar derslerimizin erevesiyle bada


maz.1)
Aadaki blmlerde srasyla ses deiimlerini, almamay ve rnekseme olgularn inceliyor, son olarak da
kken yaktrma ve bitime konularna birka szckle de
iniyoruz.

(1) Bu retimsel, d nitelikli nedene belki bir neden daha katlmak


ta: F. de Saussure derslerinde hibir zaman sz (dilbilimini ele al
mamtr (bak. s. 49 ve tesi). Yeni kullanmn her zaman bir dizi
bireysel olguyla baladn anmsyoruz (bak. s. 150). Yazann bi
reysel olgulara dilbilgisel olgu nitelii tanmad sylenebilir: Bi
reysel tekil bir eylem ister istemez dilin, toplumsal alklar btn
ne bal dil dizgesinin dnda kalr. Olgular sz dzleminde yer al
dklar srece yerleik dizgeyi kullanmada ortaya kan zel ve rast
lantsal biimlerden baka bir ey deildirler. Sk sk yinelenen bir
yenilik ancak bellee yerleip dizgeye girdi mi deerler dengesinin
deimesi sonucunu verir; bylece dil kendiliinden dnm gei
rir; ss. 49 ve 133de ses evrimine ilikin olarak sylediklerimiz dil
bilgisel evrime de uygulanabilir: Burada da oluum dizge ddr,
nk dizge hibir zaman evrim geirirken gzlemlenemez, her an
bir baka biime brnr. Kald ki bu aklama denememiz yalnz
ca bir neridir. (Yapm alar).

KNC

BLM

SE S D E M L E R
1. DEMLERN SALT NTELKL
DZENLLKLER
Ses deiiminin szckleri deil, sesleri etkilediini
daha nce grdk (bak. s. 145). Dnm geiren, bir sesbirimdir. Btn artsremli olaylar gibi tek bana ortaya kan
bir olaydr bu da; ne var ki sz konusu sesbirimin, iinde yer
ald btn szckleri zde biimde deiime uratmak gi
bi bir sonu verir. te, ses deiimleri, bu anlamda, salt nite
likli bir dzenlilik gsterir.
Almancada btn ler nce ei, sonra ai olmutur:
Wn, tnben, lhen, zt szckleri Wein "arap", treiben "gt
mek, srmek; leihen "dn vermek, almak", Zeit "zaman"
biimine girmitir. Btn lar au olmutur: Hs, zn, rch
-* Haus "ev", Zaun "it", Rauch "duman". Ayn biimde ,
euya dnmtr: Hsir -* Huser "evler vb. Buna karn,
ikilinl ie, bugn de ie biiminde yazlan i olmutur; bak.
biegen "bkmek", lieb "sevimli", Tier "hayvan". Bunlara kout
olarak, btn uolar ya dnmtr: Muot
Mut "yrek
lilik, mertlik", vb. Btn z ler (bak. s. 72) s (ss diye yazlr)
olmutur: Wazer -* Wasser "su", fliezen -> fliessen "akmak",
vb. Btn i hler iki nl arasnda yitip gitmitir: Lhen,
sehen -* leien, seen (leihen, sehen "grmek" biiminde yaz-

210

FERDINAND DE SAUSSURE

lir.) Btn w>ler dudaksl-disil v (w diye yazlr) sesine d


nmtr: Wazer - wasr (Wasser).
Franszcada, damaksllam ya da yumuam btn
/ler y olmutur: Piller "yama etmek", bouillir "kaynamak"
piye, buyir biiminde sylenir, vb.
Latincede, bir dnemde nllerarass olan ses bir ba
ka dnemde r olarak karmza kar: *Genesis, *asena -*
generis,W arena "arena", vb. ,
Gerek grnm iinde ele alman her ses deiimi
bu dnmlerin kesin bir dzenlilik sunduunu tantlar.
2. SES DEMLERNN KOULLARI
Yukardaki rnekler daha imdiden ses deiimlerine
ilikin olaylarn her zaman salt nitelik tamak yle dursun,
ou kez belirli koullara bal olduunu gsteriyor. Bir ba
ka deyile, dnm geiren, sesbirim tr deil, birtakm
evre, vurgulama, vb. koullar iinde ortaya kan sesbirimdir. te bylece Latincede s yalnzca nller arasmda ve
birtakm baka konumlarda r olmu, br durumlarda ise ol
duu gibi kalmtr, (bak. Lat. est "esse [var olmak, olmak,
vb.] eyleminin bildirme kipinin imdiki zaman tekil nc
kiisi", senex "yal", equus "at").
Salt nitelikli deiimlere pek az rastlanr. ou kez de
deiim koulunun ortaya kmamas ya da ok genel nitelikli
olmas sonucu byle grnr deiimler. rnein, Almancada ei, ai olur: Ama yalnz vurgulu seslemde. Hint Avrupa
fcji Germencede h olur (bak. Hint - Avrupa dilindeki k p lsom, Lat. collum, Alm. Hals "boyun": Ne var ki i den sonra bu
deiim olmaz (bak. Yun. sktos ve Gota skadus "glge").
Kald ki deiimlerin salt nitelikli ve koullu diye ikiye
ayrlmas yzeysel bir bak asnn rndr. Kendiliin-1
(1) Bak. s. 29. N.

GENEL DLBLM DERSLER

211

den ve birleimsel deiim olgularndan sz etmek usa daha


uygundur, gitgide de byle yaplmaktadr. Deiimler bir i
nedene balandklarnda kendiliinden, bir ya da birok ba
ka sesbirimin varl sonucu ortaya ktklarnda birleimseldirler. rnein, Hint-Avrupa o sunun Germencede a olma
s (bak. Gota skadus, Alm. Hals, vb.) kendiliinden gerek
leen bir olgudur. Germencedeki nsz deiimleri kendili
inden deiime iyi bir rnektir: Hint Avrupa k i n Ger
mencede h olur (bak. Lat. collum ve Gota hak), ngiliz
cede deimeden kalan n Germencenin i si Yksek Almancada zye (bu ses ts diye sylenir) dnr (bak. Gota
taihun, ng. ten, Alm. zehn "on"). Buna karm, Lat. ct, p tden
hal. ttye gei (bak. factum -* fatto "olgu, captvum [captivus "tutsak"n belirtme durumu] -+ cattivo "kt") birleim
sel bir olgudur, nk birinci e benzeim sonucu ikinci
enin biimini almtr. Almancadaki tn deiimi de bir
d nedene, bir sonraki seslemde i bulunmasma balanr:
G asf m deimemesine karn gasti deierek gesti, Gaste
olur.
unu da belirtelim ki her iki durumda da sonu sz
konusu deildir ve deiim olup olmamas nem tamaz.
rnein, eer Gota fisksi Lat. piscis "balk" szcyle,
Gota skadusu Yun.sfcotasla karlatrrsak, birinci durum
da inin deimeden kaldn, ikinci durumda ise o nun a ya
dntn grrz. Bu iki sesten birincisi olduu gibi kal
m, kincisi ise deimitir. Ama nemli olan, seslerin ken
diliklerinden etkinlik gstermi olmasdr.
Ses deiimine ilikin bir olgu birleimsel zellikliyse
her zaman koulludur; ama kendiliinden ortaya kmsa
zorunlu olarak salt nitelikli deildir. nk birtakm dei
im etkenlerinin bulunmamasyla, bunlarn yokluuyla koul
lanm olabilir. rnein, Hint-Avrupa fc2si Latincede kendi
liinden qu olur (bak. quattuor "drt", impiUna inquilinus
[kirac] szcnn diili", vb.): Eer kendisinden sonra, r
nein bir o ya da m gelmiyorsa (bak. cotfdie "her gn", col

212

FERDNAND D E SAUSSU Rl i

"ift sryorum; vb.", secundus "ikinci", vb.). Ayn biimde,


Hint-Avrupa /sinin Gota fitete, vb.de, olduu gibi kalabil
mesi bir koula baldr: Bu sesten sonra r ya da h gelmemesi
gerekir; gelirse i, e (ai biiminde gsterilir) olur (bak. wair =
Lat. vir "erkek" ve mcihstus = Alm. Mist "pislik".
3. YNTEM SORUNLARI
Olgular belirten zl anlatmlarda yukardaki ayrmla
rn gz nnde bulundurulmas gerekir; yoksa olgular arp
tlr.
te bu trl yanllara birka rnek:
Verner Yasasnn eski anlatmna gre, "Germencede szck banda bulunmayan her f) vurgudan nce gel
diinde <fya dnmtr": Bak. bir yandan *fdper -* *faer (Alm. Vater "baba"), *lfyume -* *liume (Alm. litten "leideh [ac ekmek] eyleminin biimlerinden"), te yandan da,
fnn deimeden kald *jpns (Alm. drei ""), br'per
(Alm. Bruder "erkek karde"), *//|o (AJm. idde 'leidenm bi
imlerinden"). Bu zl anlatm etken grevi vurguya ykler
ve szck bandaki ]) iin kstlayc bir koul getirir. G er
ekte, olay bambakadr: Latincede olduu gibi Germencede de fi szck iinde kendiliinden titreimli olma eili
mindeydi ve yalnz, bir nceki nlde bulunan vurgu bunu
nleyebilmitir. Bylece her ey tersine dner: Olgu kendili
inden ortaya kmtr, birleimsel deildir. Vurgu da, dei
iklie yol aan neden deil, bir engeldir. yle demek gere
kir: "Bir nceki nl stndeki vurgunun engellemedii du
rumlarda, her i|, d olmutur".
Kendiliinden deiimlerle birleimsel deiimleri bir
birinden iyi ayrabilmek iin dnmn evrelerini incele
mek ve dolayl sonucu dolaysz sanmamak gerekir. rnein,
rIemeyi aklamak iin (bak. Lat. *genesis -> generis), i nin
iki nl arasnda r olduunu sylemek doru deildir, nk

G E N E L D L B L M D E R S L E R

213

s grtlak titreimli ses olmadndan hibir zaman bir rp


da r sesine dnemez. Gerekte, iki eylem karsndayz:
nce, birleimsel deimeyle s, z olur; ama z Latincenin ses
dizgesinden atld iin onun yerini ok yakn bir ses olan r
alr: Bu deiim kendiliinden gereklemitir. Grld
gibi byk bir yanlgya dlm, birbirinden apayr iki ol
gu ayn deiim olayna indirgenmitir. Yanllk urada: Bir
yandan dolayl sonu dolaysz sanlm (s -* r, oysa z -* r),
bir yandan da olayn tm birleimsel saylmtr: Oysa, dei
im olaynn yalnz birinci blm sz konusu nitelii tar.
Bu, Franszcada enin genizsil nnde a olduunu syleme
ye benzer. Gerekte, nce birleimsel deiim olmu, n nin
etkisiyle e genizsillemi (bak: Lat. ventum -* Fr. vent "yel",
Lat. femina - Fr. femd, femd "kadn"), sonra da e kendili
inden a dnmtr (bak. vcnt, fma, gnmzde: v,
fam ). Bu dnmn yalnz genizsil nsz nnde gerek
letiini belirterek sylediklerimize kar kmak bouna:
nk sz konusu olan, enin niin genizsiletiini anlamak
deil, yalnzca, ein a dnmesinin kendiliinden mi, yok
sa birleimsel mi olduunu saptamak.
Yukarda aklanan ilkelere balanmamakla birlikte
burada ammsatmak istediimiz en byk yntem yanl ses
deiimlerine ilikin bir yasann anlatmnda geni zaman
kullanmaktr: Sanki yasamn kucaklad olgular hep ayn ka
lrm gibi. Oysa olgular bir zaman kesiti iinde ortaya kar
ve yok olurlar. Bu yntem yanl byk bir karkla yol
aar, nk bu yoldan olaylarn her trl sredizinsel ard
kl ortadan kaldrlm olur; trches: thriksi ikiliini akla
yan ardk olaylar incelerken bu nokta stnde durmutuk
(s. 149 ve tesi). "Latincede s, r olur" denildi mi, rlemenin
dilin temel niteliklerinden olduu sansnn uyanmasna yol
alr; cama "neden, olay, vb.", rism "glme" gibi kurala uy
mayan biimler karsnda ne yapacamz bilemeyiz. Yal
nz, "Latincede nlleraras s belli bir dnemde r olmutur"
sz s nin f ye dnrken, causa, rism, vb. szcklerde iki

214

F E R D IN A N D D E S A U S S U R E

nl arasnda bulunmadn, bundan tr de, bu szckle


rin deiecek durumda olmadn dnme olanan verir:
Gerekten de, o sralarda caussa, rissus deniyordu. Gene
benzer bir nedenden tr yle demek gerekir: "yonya leh
esinde , e olmutur" (bak. rnifer -* miter, vb); yoksa, dei
im dneminde pansa, phrnsi, vb., olan psa, phsi, vb. bi
imler nasl aklanr?
4. SES DEMLERNN NEDENLER

Bu nedenlerin aratrlmas dilbilimin en g sorunla


rndan biridir. Birok aklama nerilmise de bunlarm hi
biri her eyi aydnlatmaz.
I.
Irkn, ses deiimlerinin dorultusunu nceden be
lirleyen bir yatknlk ierdii sylenmitir. Burada karla
trmal bir insanbilim sorunu sz konusudur: Ama sesleme
aygt rktan rka deiir mi? Deimez; nasl bireyden bire
ye deimezse. Doar domaz Fransaya getirilen bir zenci,
bu lkenin yerlileri denli iyi konuur Franszcay. stelik,
"talyan rgeni" ya da "Germenlerin az buna elverili deil
dir" trnden szler sylendi mi, salt tarihsel bir olguyu s
rekli bir zellie dntrme tehlikesiyle kar karya kal
rz. Seslere ilikin bir deiim olaym geni zaman aracly
la anlatmak gibi bir yanltr bu: yonyal rgeninin uzun
ya elverili olmadn, onun iin de bu sesi eye dntr
dn ileri srmek, yonya lehesinde a, e "olur" demek
denli yanltr.
yonyahlarn rgeni a dan hi de tiksinmezdi, nk ki
mi durumlarda bu sesi pekala karrd. Demek ki insanbilim
sel bir yetersizlik sz konusu deil, syleyim ya da eklemleme
alklarndaki bir deiiklik sz konusu. Ayn biimde, iki n
l arasnda5yi srdrmeyen Latince ( *genesis -* generis) k
sa bir sre sonra bu sese yeniden yer vermitir (bak. *nssux
-* risus). Bu deiimler Latin rgenindeki srekli bir eili
min belirtisi deildir.

G E N E L D L B L M D E R S L E R

215

Kukusuz, belli bir dnemde ve belirli bir toplulukta


ses deiimlerinin izledii genel bir dorultu vardr. acl
Franszcada ikilinllerin teknllemesi ayn eilimin be
lirtisidir. Ne var ki siyasal tarihte de benzer genel akmlar
bulunabilir, bulunduu iin de bunlarn salt tarihsel zelli
inden kukuya dlmez, rkn dolaysz bir etkisinden sz
edilmez.
II.
ou kez ses deiimleri toprak ve iklim koullar
na uyma sreci olarak ele alnmtr. Kimi kuzey dilleri n
szlere oka yer verirler, kimi gney dilleri de nlleri da
ha ok kullanrlar, bundan tr de kulaa daha uyumlu ge
lirler. klim ve yaam koullan dili elbette etkileyebilir, ama
ayrntlara girilince sorun karmaklar: rnein, nszler
le dolu olan skandinav dillerinin yan banda, Laponlarla
Finlilerin dilleri nllere talyancadan bile daha ok yer ve
rir. Bugnk Almancada grlen nsz ylmasnn birok
lurumda, vurgudan sonra gelen nllerin dmesi sonucu
ortaya km ok yeni bir olgu olduunu, Gney Fransada
ki kimi lehelerin nsz beklerine, kuzeydeki Franszca
dan daha ok yer verdiini, Srpada Moskova Rusasndaki denli ok sayda nsz beine rastlandn, vb. belirte
lim.
III.
En az aba yasasna da bavurulmutur. Bu yasa
uyarnca iki deiik eklemleme yerine bir tek eklmlemeyle
yetinildii ya da g bir eklemleme yerine daha elverili bir
eklemlemeye bavurulduu ne srlmtr. N e denilirse
denilsin, bu gr incelenmeye deer: nk olayn nedeni
ni belli bir lde aydnlatabilir ya da, hi deilse, bu nede
nin hangi ynde aratrlmas gerektiini gsterebilir.
En az aba yasas kimi durumlar aklar gibi. rnek
ler: Kapanthmn szc olmas (Lat. habere - Fr. avoir "biri
nin bir eyi var olmak", vb.), birok dilde ok uzun sonseslem ynlarnn dmesi, benzeim olaylar (rnein fy - //,
*alyos - Yun. llos, tn -* nn, *atnos -> Lat. annus "yl"), ikili-

216

P E R D IN A N D D E S A U S S L R I

nllerin teknllemesi (benzeimin bir trnden baka bir


ey deildir bu; rnek: ai - , Fr. maizon -> nz = naison
"ev"), vb.
Ne var ki bu deiimlere tam ters ynde bir oluumu
rastlanan bir bu kadar durum da anlabilir. rnein, Almancada I unn ei cu eya dnmesi teknllemeye kar
karlabilir. lavcadaki , enin a, eye dnerek ksalma
s en az abaya balanrsa, Almancada rastlanan kart ola
yn (fater -* Vter, geben -> geben) da en ok aba rn ol
duunu dnmek gerekir. Eer titreimlinin sylenii titre
imsizden daha kolay saylrsa (bak. Lat. opera "i, ura; r
gat" -* Provansadaki obra), bunun tersinin de daha byk
bir aba gerektirmesi doaldr; oysa spanyolca, z den jcya
gemi (bak. hixo "oul"; hijo biiminde yazlr), Germence
ise b, d, gyi p, t, k 'ye dntrmtr. Soluklamann yitip
gitmesi (Hint-Avrupa dilindeki *bher -* Germence beran)
abann azalmas gibi grlrse, soluklanma bulunmayan
yerlerde soluklama oluturan Almancaya ( Tlanne, Phute
diye sylenen Tanne "am", Pute "hindi", vb.) ne demeli?
Bu gzlemler, nerilen zm rtmeyi amalam
yor. Gerekte, her dil iin, sylenmesi daha kolay olanla da
ha g olan belirlemeye pek olanak yok. Geri ksalma, s
re bakmndan daha az bir aba gerektirir; ne var ki savruk
syleyilerin uzun sreye baland, ksa srenin daha ok
zen gerektirdii de ayn oranda gerektir. Deiik yatkn
lklar bulunduu varsaylarak, bu yoldan iki kart olgu ayn
balk altnda sunulabilir. Ayn biimde, knin ts olduu du
rumlarda (bak. Lat. cedere -* tal. cedere "eilmek, ylmak;
boyun emek, brakmak", vb.) deiimin iki u esi gz
nnde bulundururlursa harcanan abada art olduu izle
nimi uyanr. Ama tm deiim zinciri ortaya konulsa belki
de baka trl bir izlenim doar; k bir sonraki nlye uya
rak damaksl k olur; sonra k , kyye dnr; ne var ki syle
yite glk artmaz, nk kde iie girmi iki e belirgin

G E N E L D L B L M D E R S L E R

217

biimde birbirinden ayrlr; arkadan da, gitgide daha az bir


abayla ve srasyla kyden ty, tx\ ts biimlerine geilir.
Geni bir inceleme yaplmasn gerektiren bir konu
bu. ncelemenin eksik kalmamas iin sorunun hem fizyoloji
(eklemleme sorunu), hem de ruhbilim (dikkat sorunu) yn
n ele almas gerekir.

IV.
Birka yldr pek tutulan bir aklama, syleyitek
deiimleri ocukluumuzdaki ses eitimimize balamakta
dr. ocuk, evresinde duyduklarn birok yaklam, dene
me ve dzeltmeden sonra sylemeyi baarr. te, sz konu
su aklamaya gre, deiimlerin tohumu buradadr ve d
zeltilmeyen kimi yanllar birey dzleminde ar basarak
gen kuakta yerleir. Dillerin tarihinde benzer bir ses dei
imine rastlanmyorsa da ocuklarmz ou kez k yerine t
sesini karyorlar. Ama baka bozulmalar iin durum ayn
deil. rnein, Pariste birok ocuk fl'eur "iek", b lanc
"beyaz" szcklerini yumuam / ile sylyor. talyancada
da benzer bir olu sonucu Lat. flrem (flo "iek"in belirt
me durumu), nce f l ore, sonra da flre biimine girmitir.
Bu gzlemler ok dikkate deer, ne var ki soruna hi
bir zm getirmez. Gerekten de, bir kuan niin kimi
yanllar benimseyip, kimi yanllar benimsemediini bu
yoldan anlayamayz. Anlayamayz, nk yanllarn tm
de doaldr. Gerekte, yanl syleyilerin seimi batan ba
a nedensizdir ve niin yelendiklerini bilemeyiz. Bir de u
var: Acaba bu trl deiimler neden bir kez ar basyor da
bir baka kez silinip gidiyor?
Bu gzlem, etkileri olduu kabul edilirse yukarda an
lan btn nedenler iin de geerlik kazanr. klimin etkisi, r
kn yatknl, en az aba eilimi sreklilik ya da kesintisiz
lik gsterir. Peki bunlar acaba niin kesintili bir biimde,
sesbirimler dizgesinin kimi durumlarda bir yn, kimi du
rumlarda da bir baka yn stnde etkilerini duyururlar?

218

F E R D IN A N D D E S A U S S U R E

Tarihsel bir olayn belirleyici bir nedeni olmas gerekir. Oy


sa, genel nedeni uzun sredir var olan bir deiime her zel
durumda neyin yol atn syleyen yok. Aydnlatlmas en
g nokta da bu.

V.
Kimi kez bu belirleyici nedenlerden biri ulusun bel
li bir aamadaki genel durumunda bulunmaya allr. Dille
rin kimi dnemleri brlerinden daha devingendir: te, bu
dnemlerin, siyasal tarihin kark dnemlerine rastlad
ne srlerek siyasal deikenlikle dilsel deikenlik arasn
da iliki kurulmaya allyor. rnein, Roman dillerine d
nrken Latincenin geirdii en nemli deiikliklerin
Germen alanlarnn grld o ok kark dneme rastla
d belirtiliyor. Yanlmamak iin u iki ayrm gzden uzak
tutulmamaldr:
a) Siyasal durgunluk siyasal deikenlikle ayn biim
de etkilemez dili. Hibir karlkllk yoktur bu dzlemde. Si
yasal denge dilin evrimini yavalatrken, dil dnda yer al
makla birlikte, gerekten var olan bir etken sz konusudur.
Oysa, kart bir etki yaratan dengesizlik ya da deikenlik
yalnzca byle bir etkenin var olmamas demektir. Bir dilin
duraanl, grece bir deimezlik edinmesi dil d olgula
ra (bir sarayn, bir okulun, bir akademinin, yaznn, vb.nin
etkisine) bal olabilir. Bu olgulara da toplumsal ve siyasal
denge olumlu bir etkide bulunur. Tersine, ulus yaamnda
ortaya kan bir karklk dilsel evrimi hzlandrrsa, bu yal
nzca dilin, dzenli geliimini izledii zgrlk durumuna ye
niden girdiini gsterir. Latincenin klasik dnemdeki dura
anl d olgulara balanr ve sonradan geirdii deiimle
re benzetilemez. nk, bu deiimler birtakm d koulla
rn yokluundan tr kendiliinden gereklemitir.
b) Burada dildeki her trl deiiklik deil, yalnz ses
deiimleri sz konusudur. Dilbilgisel deiimlerin bu gibi
nedenlere balanmas olaan karlanabilir. Dilbilgisi olgula
r her zaman u ya da bu ynleriyle dncenin etkisi altn-

G E N E L D L B L M D E R S L E R

219

dadrlar ve d karklklarn daha kolayca etkisi altnda ka


lrlar. nk bunlar anla daha dolaysz biimde yansr.
Ama, bir ulusun tarihinin kark dnemlerinde dildeki ses
lerin de hzl bir evrim geirdii grn benimsemek iin
hibir neden yoktur.
Kald ki dilin yapay bir duraanlk iinde bulunduu
dnemler ele alndnda bile, herhangi bir ses deiimi ol
mam dnem gsteremeyiz.
VI. "Bir nceki dilsel altkatman" varsaymna da ba
vurulmutur. Bu gre gre, kimi deiimler, yeni gelenle
rin yuttuu yerli bir halkn etkisine balanr; rnein, "Oc"
diliyle "Ol" dili arasndaki ayrlk, Galyann iki blgesinde
yerli Keltlerin deiik oranlarda bulunmasmdandr. Bu ku
ram talyancann gsterdii lehesel eitlilie de uygulan
m, bu eitlilik blgelere gre Ligrlerin, Etrsklerin, vb.
etkileriyle aklanmtr. Ama nce unu belirtelim ki bu var
saym binde bir rastlanan koullar gerektirir. stelik bir
noktaya da aklk getirilmesi zorunludur: Bu grten yana
olanlar acaba yeni dili benimseyen eski topluluklarn bu dile
kendi ses alklarndan bir eyler mi kattn sylemek isti
yorlar? Bu olabilir ve olduka da doaldr. Ama yeniden,
rk, vb. belirsiz etkenlere havurulursa, yukarda deindii
miz anlalmaz durumlar bir kez daha karmza dikilir.V
I.
VII. Aklamalarn sonuncusu ise - pek aklama dene
mez ya buna - ses deiimlerini modadaki deiikliklere ben
zetir. N e var ki modadaki deiiklikleri kimse aklamam
tr: Bilinen tek ey bunlarn, ruhbilimcileri ak uratran y
knme yasalarna bal olmasdr. Ama sz konusu akla
ma sorunu zmlememekle birlikte onu daha geni bir er
eveye oturtur: Buna gre, ses deiimlerinin ilkesi salt ruh
saldr. N e var ki ses deiimlerinde olsun, modadaki deiik
liklerde olsun yknmenin kalk noktas gizemini korur.

220

F E R D IN A N D D E S A U S S U R E

5. SES DEMLERNN ETKSNE


SINIR ZLEMEZ
Bu deiimlerin sonularn deerlendirmeye kalkar
sak, snrsz ve nceden kestirilemez olduklarn, daha ak
bir deyile, nerede duracaklarnn ngrlemeyeceini gz
lemleriz hemen. Deiimleri nleyebilecek bir yn varm
gibi szcn ancak belli bir noktaya dein deiebileceine
inanmak ocuksu bir davrantr. Ses deiimlerinin bu zel
lii, anlamla hibir ba olmayan dil gstergesinin nedensizliinin rndr.
Belli bir dnemde, bir szckteki seslerin deitii, bu
deiimin hangi lde gerekletii kukusuz gzlemlenebi
lir, ama szcn hangi lde tannmaz bir biime girdii
ya da girecei nceden sylenemez.
Germencede, Hint-Avrupa dilindeki *aiwom (bak.
Lat. aevom "aralksz sre, sonsuzluk") *aiwan, *aiwa, *aiw
olmutur: Ayn sonseslemin bulunduu btn szcklerde
de benzer bir deiim grlr. Sonra, *aiw, bu ses beinin
bulunduu btn szckler gibi, Eski Almancada ew olmu
tur: Arkadan, btn son wler oya dnt iin, eo biimi
ortaya kmtr; So, gene ayn oranda genellik gsteren ku
rallar uyarnca eo, io olmu, io sonra ie, je ye dnm ve
acl Almancada je "hi" biimine girmitir (bak. "das
schnste, was ich je gesehen habe" = hi grmediim denli
gzel).
Yalnz kalk ve var noktalarn ele alrsak, bugnk
szcn balangtaki elerden hibirini kapsamadn
grrz. N e var ki her evre tek ba ele alndnda salt bir
kesinlik ve dzenlilik gsterir. stelik bunlarn her birinin
sonular snrldr, ama tm snrsz bir deiimler btn
izlenimi uyandrr. nce, evreleri gz nnde bulundurma

G E N E L D L B L M D E R S L E R

221

dan, Lat. calidum (calidus, a, um "scak"m eril belirtme du


rumu) szcn acl Franszcada ald biimle (so, "cha
ud" diye yazlr) karlatrr, sonra da evreleri ortaya koyar
sak (calidum, calidu, caldu, cald, calt, tsalt, tsaut, saut, sot,
so) ayn gzlemlere varrz. u szckleri de karlatrnz:
Halk Latincesindeki *waidanju -* Fr. g ("gain" biiminde
yazlr) "kazan", minus
moins m w ("moins" biiminde
yazlr) "daha az", hoc ilil -* wi ("oui" biiminde yazlr) "evet".
Ses deiimleri, sfat, ad, vb., kken, sonek, ekim
eki, vb. arasnda ayrm gzetmeden her trl gstergeyi de
iiklie uratt iin de snr tanmaz ve nceden kestirile
mez. nsel olarak bu durum doaldr. nk eer dilbilgisi
ie karsa, ses deiimi esremli olgudan ayrlamaz: Oysa
bu kesinlikle olanakszdr. Ses evrimlerinin rastlantsall
denilebilecek ey de ite budur.
rnein, Yunancada s yalnz, dilbilgisel deer tama
d *khnses "kazlar" *mnses "aylar" - bu szckler khnes,
mnes szcklerini vermitir - elerinde dmekle kalma
m, geni zaman belirtmeye yarad *etensa, *ephansa,
vb. - bunlar teina, phna, vb.ni vermitir - gibi eylem biim
lerinde yitip gitmitir. Orta Yksek Almancada, vurgudan
sonra gelen e o nlleri ayrmsz olarak e tnsn almlar
dr (gibil -* Giebel "u", meistar -* Meister "usta"): Oysa, tn
ayrl pek ok ekim ekinin zelliini oluturuyordu. te
bylece tekil belirtme durumu botonla tekil tamlayan ve y
nelme durumlar boten, boten biiminde karp kaynam
lardr birbirleriyle.
Eer grld gibi ses deiimleri hibir snr tanm
yorsa, bunlarm dilbilgisel rgenlii alt st etmeleri gerekir.
imdi sz konusu deiim olaylarn bu adan ele alacaz.

NC

BLM

SES EVRM NN
DLBLGS BAKIMINDAN SONULARI
1. DLBLGS BAININ KOPMASI
Ses deiiminin ilk sonucu iki ya da daha ok sayda
eyi birletiren dilbilgisi ban koparmasdr. Bylece kimi
durumlarda bir szcn bir bakasndan tredii anlal
maz olur. rnekler:
Lat.

mansi - *mansindticus

Fr.

maison || mnage<*>

Dil bilinci eskiden *mansionaticusu mansio'nun bir trevi


olarak gryordu. Sonradan ses deiimleri bu szckleri
birbirinden ayrd. Ayn biimde:
Lat.

(vervx - vervcnus)

Halk Lat.

berbix-berbicrius

Fr.

brebis || berger<12>

(1) Mansio: "bir yerde kalma; kalnacak yer, konut; *mansionaticus:


"Mansio szcnn Halk Latincesindeki trevlerinden biri"; mai
son: "ev"; mnage: "ev ileri; kan koca; aile, vb." N.
(2) Berbix (vervex): "koyun; ko"; berbicarius (vervecarius): "oban"; bre
bis: "dii koyun, marya"; berger, "oban". N.

223

G E N E L D L B L M D E R S L E R

Bu kopu doal olarak deeri de etkiler: Kimi yerel


azlarda berger zellikle "sr oban" anlamn ite byle
edinmitir.
Ayn biimde:
Lat. Gratianopolis - gratianopolitanus

decem - undecim

Fr.

dix || onze. (3>

Grenoble || Grsivaudan

Gota bitan "srmak" -bitum "srdk" -bitr "src" ben


zer bir durum sunar; bir yandan t -* ts (z) deiimi, bir yan
dan da tr beinin deimeden kalmas sonucunda, Bat
Germencede bunlar u biime girmitir:
B3 an, bium || bitr.
Ses evrimi ayn szcn bknl iki biimi arasndaki
olaan ba da koparr. Bylece Lat. comes "arkada, yol arka
da" - comitem "comes'in belirtme durumu" Eski Fransz
cada cuens "kont" || comte "cuens'm tmle durumu", bar
"zgr kii anlamnda Franka kkenli szck" - baronem
"bar'mm belirtme durumu" -* ber "sava, soylu, baron,
vb." || baron (berkin tmle durumu), presbiter "yal kii" presbiterum presbiterm belirtme durumu" -* prestre "din
adam, papaz" || provoire "prestre'm tmle durumu" olur.
Baka durumlarda da, bir ekim eki ikiye blnr.
Hint-Avrupa dili btn tekil belirtme durumlarm ayn sonsesle gsterirdi: -m<4) (*eklwom, *owim, *podm, *mterm,
vb.). Latincede bu bakmndan kkl bir deiim olmam
tr; ama Yunancada selenli genizsille selensiz genizsilin bir
birinden ok deiik biimde ilem grmesi iki ayr dizi ya
ratmtr: Hippon, 6(w)in; pda, mtera. oul belirtme du
rumunda da buna ok benzeyen bir olguya rastlanr (bak.
hippous ve pdas).
(3) Gratianopolis: "Grenoble; gratianopolitanus: Gratianopolisli; Grsi
vaudan: "Kuzey Fransa Alplerinde blge"; decem ve dix\ "on"; un
decim ve onze: "on bir". N.
(4) Ya da n-? Bak. s. 142, not 1.

224

F E R D IN A N D D E S A U S S U R E

2. SZCKLERDEK BLEM ELERNN


BELRSZLEMES
Ses deiiminin dilbilgisi bakmndan bir baka sonu
cu da, bir szcn deerini belirlemeye yardmc olan dei
ik blmlerin zmlenemez duruma girmesidir: Szck
bylece blmlenemez bir btne dnr. rnekler: Fr.
ennemi "dman" (bak. Lat. in-imcus - amicus "dost"), Lat.
perdere "mahvetmek", "yitirmek" (bak. daha eski biim olan
per-dare - dare "vermek"), amicio "rtmek, giydirmek, vb."
( *ambjaci yerine: *ambjcci - jacio "atmak"), Alm. Drittel
"te bir" (drit-teil yerine: drit-teil - teil "para, blm).
Bu durumun, bir nceki altblmde belirtilen duruma
indirgenebilecei de ortada: rnein, eer ennemi zmlenemiyorsa, in-imcus gibi amicus& balanamyor demektir.
Bylece
amicus - inimcus
ami || ennemi
biimindeki zl anlatm
mansi - mansinticus
maison || mnage
biimindeki zl anlatmn bir benzeridir. Ayrca bak.: decem - undecim: dix || onze.
Yaztsal biimlerin gsterdii gibi, hon-ce, han-ce,
h-ceye balanan klasik Latincedeki yalnlam hunc ("bu,
bu kii" anlamndaki eril hic adlimin belirtme durumu),
hane ("bu, bu kii" anlamndaki diil haec adlnn belirtme
durumu), hac (haecm kma durumu), vb., bir adln -ce
esiyle bitimesinin rndr. Eskiden hon-ce, vb. ec-ce
("ite" anlamnda belirte) ile karlatrlabilirdi. Ama son
ralar, -e sesi dtnden buna olanak kalmad; hunc, hac,
vb.ndeki elerin artk ayrt edilemedii anlamna gelir bu.

(F.N E L D L B L M D E R S L E R

225

Ses ev imi zmlemeyi kesinlikle olanaksz klmadan


nce karmakark bir duruma sokar. Hint-Avrupa ad bk
n buna rnektir.
Hint-Avrupa dili tekil yaln durumu *pod-s, belirtme
durumunu *pod-m, ynelme durumunu *pod-ai, kalma du
rumunu *pod-i, oul yaln durumu *pod-es, oul belirtme
durumunu *pod-ns, vb. biiminde ekiyordu; *ek1wo-sun b
kn balangta buna tam anlamyla kouttu: *eklwo-s,
*eklwo-m, *eklwo-ai, *eklwo-i, *eklwo-es, *eklwo-ns, vb. O
dnemde *pod- gibi *eklwo- da kolayca belirlenebiliyordu.
Ama sonralar nl derilmeleriyle durum deiti: Ynelme
durumu *eklwi, kalma durumu *eklwoi, oul yaln durum
*eklws biimini ald. Byle olur olmaz da *ekiwo- kkeni
belirginliini yitirdi ve doru zmleme yaplamaz oldu.
I)aha sonra, belirtme durumlarnn ayrmlamas gibi (bak.
yukarda) yeni deiimler ilk durumun son izlerini de sildi.
Ksenophonun adalarnda byk bir olaslkla kkenin
hipp- olduu ve ekim eklerinin nl ierdii (hipp-os, vb.;
bunun sonucunda da *ek1wo-s ve *pod-s trleri kesinlikle
birbirinden ayrlmtr) izlenimi uyanyordu. Baka yerlerde
olduu gibi, bkn alannda da, zmlemeyi bulanklat
ran her ey dilbilgisi balarnn gevemesine yardmc olur.
3. SES DEM EL YARATMAZ
1. ve 2. altblmlerde ele alman iki durumda evrim,
balangta dilbilgisi bakmndan birbirine bal iki eyi ke
sinlikle ayrr. Bu olay ok byk bir yorum yanllna yol
uabilir.
Aa Latincedeki baro: barnem biimlerinin grece
zdeliiyle Eski Franszcadaki ber: baronun aykrln g
rnce, balangtaki bir tek hiimin (bar-) iki ayr dorultu
da gelierek iki biim yarattn syleyecei gelir insanm.
Oysa bir tek e ayn anda ve avm yerde iki ayr dnm

226

F E R D IN A N D D E S A U S S U R E

geiremez. Dorudan doruya ses deiiminin tanmna ay


kr der bu. Ses evriminin kendi bama, bir biim yerine
iki biim yaratma gc yoktur.
Savmza kar ileri srlebilecek grler unlardr
(bu kar grleri rneklerin ierdiini varsayacaz):
Lat. collocre "yerletirmek" szcnn Franszcada
coucher "yataa yatrmak; yere sermek" ve colloquer Collo
quer des cranciersde yasaya gre deme yapmak iin bir
dizelgeye yazmak" biimlerini verdii sylenecektir. Oysa
doru deildir bu: Latince szck bir tek coucheryi vermi
tir; colloquer, Latince szcn bilginlerce aktarlm biimi
dir yalnzca (bak. Fr. ranon "kurtulmalk" ve rdemption
"kurtarma, kurtulma", vb.).
Peki ama Lat. cathedra "sandalye, krs", ikisi de z
be z Franszca olan chaire "krs" ve chaise "sandalye" sz
cklerini vermemi midir? Gerekte, chaise lehesel bir hiimdir. Paris az nlleraras ry iz yapm, rnein pre "ba
ba", mre "anne" yerine pse, mse demitir. Yaznsal Fran
szca bu yerel syleyiten yalnz iki rnek alkoymutur:
Chaise ve besicle "(eskiden) byk gzlk; (bugn, aka yol
lu) gzlk; bryl'den gelen bricles'm eili". Bu durum her y
nyle Picardie lehesindeki rescap "bir tehlike ya da kaza
dan sa kan" szcnn durumuna benzer: Bu szck k
sa bir sre nce ortak Franszcaya girmi ve olaan evrim
sonucu ortaya kan rchapp "kurtulmu" ile kartlamtr.
Eer Franszcada hem cavalier "atl; kavalye, vb.", hem
chevalier "valye", hem cavalcade "kalabalkla at gezintisi",
hem chevauche "at gezintisi" bulunuyorsa, bunun nedeni
cavalier ile cavalcade'm talyancadan alnm olmasdr. So
nu olarak, Franszcada chaud, talyanca da caldo biimleri
ni veren Lat. calidum szcnn sunduu durumla ayndr
bu. Btn bu rneklerde aktarma szckler karsndayz.
imdi eer Lat. me "ego ben adlimin belirtme duru
mu" nun Franszcada iki biime brnd (me ve mor.

G E N E L D L B L M D E R S L E R

227

bak. "il me voit" [beni gryor] ve "cest moi quil voit" [gr
d benim]) savunulacak olursa, verilecek yant udur:
Franszcada me olan; Latincedeki vurgusuz mdir; vurgu
lu me, moi olmutur; vurgu bulunup bulunmamas ise, me'yi
me ve m oiya dntren ses yasalarna deil, bu szcn
tmcedeki grevine balanr; dilbilgisel bir ikiliktir bu. Ayn
biimde, Almancada da, *ur- vurgu tadnda, olduu gibi
kalm, vurgudan nce geldiinde ise er-e dnmtr
(bak. urlaub "izin": erlaben "izin vermek"). Ne var ki bu vur
gu dzeni de ur-un katld bileim trlerine, bundan tr
de dilbilgisel ve esremli bir koula baldr. Son olarak,
balangta verdiimiz rnee dnerek diyebiliriz ki bro:
barnem iftinde grlen biim ve vurgu ayrlklar kuku
suz ses deiiminden nce ortaya kmtr.
Gerekte, hibir yerde ses deiiminden doan eillere rastlanmaz. Ses evrimi yalnzca, daha nce var olan ayr
lklar artrr. Aktarma szcklerde olduu gibi, d nedenle
re balanmadklar btn durumlarda bu ayrlklar, ses evri
minin kesinlikle dnda kalan dilbilgisel ve esremli ikilik
ler ierir.
4. ALMAMA
Maison: mnage gibi iki szck karsnda, elerin ne
den ayr olduunu aratrmaya pek ynelmez insan: Ya ay
rmsa! eler (-ez ve -en-) karlatrlmaya elverili olmad
ya da baka hibir ikili btnde buna kout bir kartla
rastlanmad iin. Ama sk sk yle durumlarla da karla
lr ki komu iki szck, kolayca saptanabilen bir ya da iki
eyle ayrlr birbirinden ve bu ayrlk dzenli biimde, birbi
rine kout bir ikili btnler dizisinde birok kez karmza
kar. Sz konusu olgu, ses deiimlerinin bir ilev stlendii
dilbilgisi olgularnn en yaygn ve en olaandr: Almama
denir buna.

228

F E R D IN A N D D E SA USSUK I

Franszcada, ak seslemde yer alan her Latince o,


vurgu tadnda eu, vurgudan nce geldiinde ou olmu
tur; kolayca bir ayrlk ve dzenli deiim esi saptanabi
len pouvons "nous biz adlyla birlikte pouvoir -e bilmeki
[yeterlik eylemi] bildirme kipinin imdiki zaman oul birin
ci kiisi":peuvert "ils, elle onlar adllar, vb. ile birlikte ayn
eylemin, ayn kip ve zamannn oul nc kiisi", oeuvre
"i, yapt": ouvrier "ii", nouveau "yeni": neuf "yeni", vb. ikili
btnler bunun rndr. Latincede rlemeger "gerere ta
mak; tutmak, giymek, yapmak, vb. eyleminin bildirme ki
pinin imdiki zaman tekil birinci kiisi" ve gestus "ayn eyle
min gemi zaman ortac", neri "onus yk szcnn
tamlayan durumu" ve onus, maeror "znt" ve maestus "z
gn", vb. almamalara yol aar. Germencede s, vurgunun
yerine gre deiik biimlere brndnden Orta Yksek
Almancada ferliesen "yitirmek": ferloren, kiesen "semek":
gekoren, fdesen "mek, donmak": gefroren vb. almamala
ra rastlanr. Hint-Avrupa e-sinin dmesi acl Almanca'
daki beissen "srmak": biss leiden "ac ekmek": lit, reiten "ata binmek": ritt, vb. kartlklarda kendini belli eder.
Btn bu rneklerde deiime urayan, kkensel e
dir. Ama szcn btn blmleri de benzer kartlklar su
nabilir elbette. rnein, kkendeki nsesin niteliine gre
deiik biimlerde ortaya kan neklere ok sk rastlanl
(bak. Yun. apo-didmi: ap-erchomai, Fr. inconnu "bilinme
yen; nsz": inutile "yararsz"). Sonu olarak, ses deiimine
ilikin bir nedene baland anlalan Hint - Avrupa e: o almamas sonek nitelikli birok ede yer alr (Yun. hippos:
hippe, phr-o- men: Pher-e-te, gen-os gen-e-os [*gen-es-os ye
rine] vb.). Eski Franszcada, damaksllardan sonra gelen
vurgulu Latin as zel bir deiim geirir, onun iin de pek
ok ekim ekinde e: ie almamas olur (bak. chant-er "ark
sylemek": jug-ier "yarglamak", chant-e "chanter eyleminin
gemi zaman ortac": jug-ie: "jugier eyleminin gemi zaman

( B N E L D L B L M D E R S L E R

229

ortac", chant-ez "[vous adiliyle birlikte] ark sylyorsu


nuz:jug-iez "\vous adlyla birlikte] yarglyorsunuz vb.").
Demek ki almama: Birlikte bulunan iki biim dizisin
de dzenli deiiler gsteren belirli iki ses ya da ses bei ara
sndaki uygunluk olarak tanmlanabilir.
Ses deiimi nasl tek bana eilleri aklamazsa, bu
deiimin almamann da biricik ve balca nedeni olmad
kolayca grlebilir. Lat. nov-un ses deiimiyle Fransz
cada neuv- ve nouv- (neuve "neuf [yeni] nin diili" ve nou
veau "yeni") olduu sylendiinde, gerekte var olmayan bil
ilirim yaratlr, daha nceki esremli bir ikilik yok saylr;
ov-n nov-us ve nov-ellustaki deiik konumu hem ses de
iiminden nce ortaya kmtr, hem de son derece dilbilgi
seldir (bak. baro: barnen). te her trl almamann kay
nanda bu ikilik vardr; her trl almamay da bu ikilik ola
nakl klar. Ses deiimi bir birimi ikiye blmemi, yalnzca,
bir arada bulunan elerin kartln ses ayrlyla daha
da belirginletirmitir. Bir tek, zdeinin ses nitelikli olmas
na, oluumunda ses bozulmalaryla karlalmasma bakalak almamann ses deiimleri dzeyinde yer aldn san
mak bir yanlgdr ve ne yazk ki birok dilbilimci bu yanlg
y paylayor. Gerekte, ister kalk naktasnda ele alnsn,
ister var noktasnda, almama her zaman dilbilgisine ve esireme balanr.
5. ALMAMA YASALARI
Almamalar yasalara indirgenebilir mi? ndirgenebilir
se, z nitelii nedir bu yasalarn?
acl Almancada ok sk rastlanan e: i almamasn
rlo alalm: Btn durumlar (geben "vermek": gibt "geben ey
leminin bildirme kipinin imdiki zaman tekil nc kiisi",
Irki "tarla": Gefilde "tarlalar", Wetter "hava": wittern "koku al
nlk", helfen "yardm etmek": Hilfe "yardm", sehen "grmek"

230

FERDINAND DE SAUSSURE

Sicht "gr", vb.) topluca ve kark olarak gz nnde bu


lundurmakla hibir genel ilke ortaya koyamayz. Ama eer
sz konusu btndeki geben: gibt kilisini ele alr da schelten
"azarlamak": schilt "schelten eyleminin bildirme kipinin im
diki zaman tekil nc kiisi", helfen "yardm etmek": hilft
"helfen eyleminin bildirme kipinin imdiki zaman tekil n
c kiisi", nehmen "almak": nimnut "nehmen eyleminin bildir
me kipinin imdiki zaman tekil nc kiisi", vb. ile kar
latrrsak bu almamann bir zaman, kii, vb. ayrmna
denk dt grlr; lang "uzun": Lnge "uzunluk", stark
"gl": Strke "g", hart "sert": Hrte "sertlik" vb. de a: e
nin sunduu ayn trden kartlk sfatlar araclyla ad yap
mna balanr; Hand: Hnde, Gast: G s t e vb.de ise oul
yapmna. ok sk rastlanan ve Germencecilerin kkensel
nl deiimi ad altnda topladklar btn durumlarda da
bu byledir (bak. ayrca finden "bulmak": fand: Fund "bulun
tu", binden "balamak": band ya da binden: Bund "deste",
schiessen "vurmak": schoss: Schuss "vuru", fliessen: "akmak":
floss: Fluss "rmak" vb.). Bir dilbilgisi kartlna denk d
en kkensel nl deiimi almamann en nemli rnei
dir. Ama kendine zg hibir nitelikle genel almama ola
yndan ayrlmaz.
Grld gibi, genellikle almama dzenli bir biim
de birok e arasnda ortaya kar ve nemli bir ilev,
ulam, belirleme kartlna denk der. Dilbilgisel almama
yasalarndan sz edilebilir; ne var ki bu yasalar kendilerini
oluturan ses olgularnn rastlantsal bir sonucudur. Ses olgu
lar, bir deer kartl sunan iki dizi e arasnda dzenli
bir ses kartl yarattndan, anlmz bu zdeksel ayrl
ele alarak anlaml klar ve kavramsal ayrl ona ykler
(bak. s. 134). Btn esremli yasalar gibi bunlar da buyuru
cu nitelik tamayan dzenleme ilkelerinden baka hir ey
deildir. Sk sk yapld gibi, Nacht "gece" szcndeki
(5) Bak. s. 132. N.

INL DLBLM DERSLER

231

mn oul Nchte'de a'ye dntn sylemek son dere


ce yanltr. nk bu sz, bir eden brne buyurucu bir
ilkenin dzenledii bir dnmle geildii yanlsamasna
yol aar. Gerekte, ses evriminin sonucu olan biimlerin kar
tlndan baka bir ey yoktur ortada. Geri, aada dei
neceimiz rnekseme ayn ses ayrln ieren yeni ikili b
tnler yaratabilir (bak. Gast: Gste, vb. rnek alnarak olu
turulan Kranz "iekten ta, elenk": Krnze "talar, elenkler" kartl. Bu durumda yasann kullanm deitirecek l
de buyurucu bir kural gibi iledii izlenimi uyanr. Ama
unutmamak gerekir ki bu deiiler dilde kart rnekseme
etkilerinin buyruu altndadr. Bu da sz konusu kurallarn
ler zaman ereti bir nitelik tadn ve her ynden esremli yasa tanmna uygun dtn gstermeye yeter.
Almamaya yol aan ses deiim koulu kimi durum
larda belirginliini yitirmemi de olabilir. rnein, s. 229da
anlan ikili btnler Eski Yksek Almancada yleydi: Gehan: gibit, feld: gafildi, vb. O dnemde kkenden sonra bir i
geldi mi, kkende de e yerine i bulunur, tm br durumlar
da ise e yer alrd. Latincedeki faci "yapyorum": confici
"birlikte yapyoruz; hazrlyoruz, vb." anicus "dost": inimcus
"dman",facilis "kolay": difficilis "g" vb. almamas da sessel bir koula baldr. Konuan bireyler bu koulu yle be
lirtirlerdi eer sorulsayd: Faci, amlcus, vb. trnden bir
szckteki a, iseslemde bulunduu ayn aileden szckler
de i ile almama gsterir.
Ama bu ses kartlklar tm dilbilgisi yasalaryla tpa
tp ayn gzlemleri esinler: Esremlidir bu kartlklar. Bu
gerek unutuldu mu, daha nce belirtilen (s. 230) yorum
yanllna dme tehlikesi belirir. Faci: conficio gibi bir
ikili btnde bir arada bulunan elerin bants, artsremli olgudaki ardk elerin confaci -> confici) bantsyla
kartrlmamaldr. Eer bu bantlar birbirine kartrma
eilimi varsa, bunun nedeni sz konusu iki ede, ses ayrm-

232

F E R D IN A N D D E S A U S S U R E

lamasna yol aan olgunun henz belirgin olmasdr. Ama


ayrmlama nedeninin etkisi gemie ilikindir ve bireyler
iin burada yalnzca esremli bir kartlk sz konusudur.
Btn bunlar almamanm kesinkes dilbilgisel olan
zellii stne sylenenleri dorular. Almamay belirtmek
iin deii terimi kullanlmtr. ok doru bir terimdir bu;
ne var ki bu terimi kullanmaktan kanmak daha doru
olur: nk ou kez ses deiimi iin kullanlmtr ve yal
nzca bir durum karsnda bulunduumuz olgularda yanl
bir devinim dncesi uyandrr bu terim.
6. ALMAMA VE DLBLGS BAI
Ses evriminin nasl szcklerin biimini deitirerek
bunlar birletirebilecek dilbilgisi balarn koparmak gibi bir
sonu verdiini grdk. Ama bu yalnz Fr. maison: mnage,
Aim. Teil: Drittel, vb. gibi tek tek rastlanan ikili btnlr
iin dorudur. Almama sz konusu olur olmaz durum dei
ir.
nce u ak bir gerek ki iki enin oluturduu bi
raz dzenlice her ses kartl bunlar arasnda bir ba kur
maya ynelir. Aim. Wetter "hava" igdsel olarak wittem
"koku almak" szcne yaklatrlr, nk enin i ile alma
ma gstermesine allmtr. Konuan bireylerde bir ses kar
tlnn genel bir yasayla dzenlendii duygusu uyanr
uyanmaz da elbette bu uygunluk bireylerin dikkatini stn
de toplar ve dilbilgisi bann gevemesi yerine glenmesi
ne yardmc olur. te, Almancadaki kkensel nl deiimi
(bak. s. 229), nl deiimleri araclyla kkensel birimin
daha da belirgin bir biimde alglanmasn salar.
Anlaml olmayp salt bir ses kouluna balanan almamalar iin de durum ayndr. Fr. re- neki (reprendre "yeni
den almak, ele geirmek; bir kez daha almak; geri almak,

G E N E L D L B L M D E R S L E R

233

vb.", regagner "yeniden bulmak, ele geirmek; bir eye yeni


den kavumak; bir yere dnmek", retoucher "dzeltmek, el
den geirmek", vb.) nl nnde r- olur {rouvrir "yeniden a
mak, almak", racheter "parasn vererek geri almak; yeni
den satn almak; kurtulmalk deyerek zgrle kavutur
mak, kurtarmak, vb.", vb.). Ayn biimde, bilginler dilinden
gelmekle birlikte ok canl olan Fr. in- neki deindiimiz
koullarda iki deiik biimde karmza kar: - (bak. in
connu "bilinmeyen; nsz", indigne "ok kt, tiksin; yara
maz, yakk almaz", ivertbr "omurgasz", vb.) ve in- (bak.
inavouable "itiraf edilemez", inutile "yararsz", inesthtique
"gzelduyuya aykr", vb.). Bu ayrlk hibir biimde dnce
deki birlii bozmaz, nk anlam ve ilev birbirine zde
olarak dnlr ve din hangi biimi hangi durumlarda kul
lanaca bellidir.

DRDNC

BLM

RNEKSEME
1. TANIM VE RNEKLER
Yukarda anlatlanlardan, ses deiiminin bir kark
lk etkeni olduu sonucu kar. Almama yaratmad her
yerde ses deiimi, szckleri birletiren dilbilgisi balar
nn gevemesine yol aar. Bylece, gereksiz yere biimlerin
says artar. Ses deiiminden doan dzensizlikler, genel
trler altnda toplanm biimlerden daha kabark sayda ol
duu, bir baka deyile, salt nedensizlikten daha yksek bir
orana ulat lde dilsel dzenek bulanklar ve karma
klar (bak. s. 194).
Ne mutlu ki bu dnmlerin verdii sonucu rnekseme dengeler. Szcklerin d grnmnde ortaya kan ve
ses deiimsel nitelikli olmayan tm olaan deiimler rneksemeye balanr.
rnekseme, bir rnek bulunmasn ve dzenli biim
de bu rnee uyulmasn gerektirir. meksemeli bir biim
belli bir kural uyarnca bir ya da birok baka biime gre olu
turulmu bir biimdir.
rnein, Latince yaln durum honor "onur" rnekse
me rndr. nce hons: honsem "honsun belirtme du
rumu" denilmi, sonra snin rlemesiyle hnorem denilmi

GENEL DLBLM DERSLER

235

tir. Bylece kken iki biime brnmtr. Bu ikilik, rdtor


"konumac, szen": rtrem "rdtorun belirtme durumu",
vb. rnek alnarak yaratlan honor biimiyle ortadan kalk
mtr. Bu yaratmn hangi yntem uyarnca gerekletiini
aada inceleyeceiz. Ama imdiden bu yntemi u orant
daki drdnc eyi saptama ilemine indirgeyebiliriz:
rtrem: rtor = honorem: x.
x - honor.
Grld gibi, ses deiiminin ayrlk yaratc (hons:
honrem) etkisini dengelemek iin rnekseme biimlere ye
niden birlik getirmi, bozulan dzeni yeniden salamtr
(ihonor: honrem).
Franszcada uzun sre il preuve "tantlyor", nous
prouvons "tantlyoruz", ils preuvent "tantlyorlar" denilmi
tir. Bugn ise ilprouve, ils prouvent denilmekte: Bu biimler
ses deiimiyle aklanamaz. II aime "seviyor" Lat. a m a f a
balanr; oysa nous aimorts "seviyoruz" rnekseme rndr
ve cmonsun yerini almtr; ayn biimde, amable denilece
i yerde aimable "sevimli" denilmektedir. Yunancada s iki
nl arasnda dm, -eso- biimi -eo- ya dnmtr
(bak. *genesosun yerini alan geneos). Ne var ki nll b
tn eylemlerin gelecek zamanlaryla geni zamanlarnda bu
nlleraras s ye rastlarz: lso, lsa, vb. Bunun nedeni, s
nin dmedii tps, etapsa gibi rneksemeli biimlerin, vli
gelecek zamanla geni zamann izini tamasdr. Almancada Gast: Gste, Balg "post": Blge "postlar", vb. ses dei
imlerinin sonucudur; oysa Kranz: Krnze (daha eskiden
kranz: kranza), Hals: Hlse (daha eskiden halsa), vb. ykn
me rndr.
rnekseme dzenlilik yararna gerekleir, yapm ve
bkn yntemlerinde birlik salamaya ynelir. Ama kimi
durumlarda da beklenmedik sonular verir: Kranz: Krnze,
vb.nin yan sra, u ya da bu nedenle rneksemenin etkisine
kar koymu Tag "gn": Tage "gnler", Salz "tuz": Salze "tuz-

236

F E R D IN A N D D E S A U S S U R E

lar" vb. szcklere rastlarz. Bylece, bir rnekten hangi s


nrlar iinde esinlenileceim de, hangi trden szcklerin rneksemeye yol aacam da nceden kestiremeyiz. rnein,
bu olay yaratan biimler en sk rastlanan biimler deildir
her zaman. Yunancamn belirli gemi zamannda etken
pepheuga, pepheugas, pepheugamen, vb.nin yan sra btn
orta at a sz bir bkn gsterir: Pphugmai, pephgmetha,
vb. Homerosun dili bu ann eskiden etken atnn oul ve
ikilinde bulunmadn ortaya koyar (bak. idmen, ikton,
vb.). mekseme yalnzca etken atnn tekil birinci kiisin
den yola km ve bildirme kipinin hemen hemen btn be
lirli gemi zaman biimlerine yaylmtr. Balangta bknsel nitelikli olan bir -a- esi rnekseme yoluyla kkene
baland iin de bu olgu dikkat ekicidir {pephega-men
byle olumutur). Bunun tersine -kkensel enin soneke
balanmasna- s. 249de de greceimiz gibi ok daha sk
rastlanr.
ou kez bir btne balanmayp tek tek rastlanan
iki, szck genel bir biim, rnein bir ekim eki yarata
bilir. Eski Yksek Almancada haberi, lobn, vb. trnden almamasz eylemler imdiki zamann tekil birinci kiisinde -m
alrlar (habem, lobm); bu -m, Yunancamn -mi'li eylemleri
ne benzeyen baz eylemlere balanr: bim, stam, gem, tuom.
Bunlar tek balarna sz konusu bitimi btn almamasz b
kne benimsetmilerdir. unu da belirtelim ki burada rnek
seme ses deiimsel bir ayrl silmemi, bir yapm biimini
genelletirmitir.
2. RNEKSEME OLAYLARI DEM
OLA YLARI DELDR
lk dilbilimciler rnekseme olaynn z niteliini anla
yamamlar ve sz konusu olay "yanl rnekseme" diye ad
landrmlardr. Latincenin honor'u yaratrken honbs rne
i stnde yanldn sanyordu bu dilbilimciler. Kurulu d

237

G E N E L D L B L M D E R S L E R

zene uymayan her ey kurala aykrlkt, lksel bir biime


kar kt onlara gre. nk, aa zg bir yanlsama so
nucu, dilin ilk durumu stn ve yetkin bir ey gibi grl
yor, ondan nce baka bir duruma rastlanp rastlanmad
aratrlmyordu bile. Bundan tr de, ilk durumdan her sa
p bir aykrlk olarak grlyordu. rneksemenin ses dei
imleriyle birlikte dillerin evrimine yol aan balca etken,
bunlarn bir dzenden br dzene gemesini salayan yn
tem olduunu ortaya koyarak sz konusu olguya ilk kez ger
ek yerini veren Yenidilbilgiciler Okuludur.
Peki ama rnekseme olaylarnn z nitelii nedir? Ge
nellikle sanld gibi bunlar deiim olaylar mdr?
Her rnekseme olgusu kiilik bir oyundur ve bu ki
iler unlardr:
1 - Bir nceki dil durumunun aktard, kurala uy
gun, kaltsal kii (rnein hons); 2 - Bununla ekien kii
(honor); 3 - Yeni yarmacy yaratan biimlerin oluturdu
u ortak kii (honrem, rtor, rtrem, vb.). Honor'u, ho
ns'un bir deiimi, bozulumu olarak yorumlayveriyorlar;
honor'un tznn en byk blmn hoostan aldn ile
ri sryorlar. Oysa, honor'un retilmesinde hi ie karma
m tek biim hons!
Buradaki rnekseme olayn yle gsterebiliriz:
KALITSAL BMLER

hons
(ie karmaz)

honrem
rtor, rtrem,
vb. (retici bek)

YEN BM

honor

Grld gibi, rneksemeli bir oluum, geleneksel


biimin yannda yeni bir enin ortaya kmas, ksacas bir
yaratm sz konusudur. Ses deiimi daha nceki biimi or
tadan kaldrmadan yeni bir ey yaratmaz (honrem honsem'm yerini alr), oysa rnekseme rn biim, yan sra

238

F E R D IN A N D D E S A U S S U R E

ortaya kt biimin zorunlu olarak yitip gitmesine yol a


maz. Horor ve hons belli bir sre yan yana yaamlar, bir
birleri yerine kullanlabilmilerdir. Ne var ki dil ayn kav
ram iin iki gsteren bulundurmaktan kanr; onun iin, o
u kez daha az dzenli olan ilk biim geerliini yitirir ve
yok olur. te, bir dnm olduu sansna yol aan da bu
sonutur: Ornekseme sreci biter bitmez eski durum (hons: honrem) ve yeni durum (honor: honorent) grnte,
ses evrimi sonunda ortaya kan kartla zde bir kart
lk iindedir. Ne var ki, honor oluurken hibir ey dei
mez, nk bu szck hibir eyin yerini almaz. Honsun
yok olmas da bir deiim deildir, nk bu olay birinci
olaydan bamszdr. Dilsel olaylarn gelimesini izleyebildi
imiz her yerde rnekseme yoluyla yaratmn baka ey, es
ki biimin elenmesinin baka ey olduunu ve hibir durum
da bir dnme rastlanmadn grrz.
rneksemenin, bir biimin yerini bir baka biimin al
masn salamak gibi bir grevi yoktur; ylesine yoktur ki, o
u kez hibir eyin yerini almayan biimler yaratr rnekse
me. Almancada, somut anlaml her addan -chen sonekli bir
kltme szc tretilebilir. D ile Elefantchen "kk fil" bi
iminde bir szck girse, daha nce var olan hibir eyin yeri
ni almaz. Franszcada da, pension "barncak; yatl okul, okul
yurdu": pensionnaire "barnc; yatl renci", raction "[bura
daki anlamyla] gericilik": ractionnaire "gerici", vb.den r
nek alarak interventionnaire "mdahaleci"; intervention "mdahaleden" ya da rpressionnaire "zora bavurarak nleyen,
ezen"; rpression "zora bavurarak nleme, ezm eden" szck
lerini yaratabilir biri. Kukusuz bu sre, biraz nce honoru
nasl rettiini izlediimiz srecin ayndr ve her ikisi iin
de ayn anlatm geerlidir:
raction: ractionnaire = rpression: x
x
= rpressionnaire.d)1
(1) Bu kalb Trkeye uygularsak
yarg: yarglamak = varg: x
x = vargtlanak
biiminde yaratm sreleri elde ederiz. N.

G E N E L D L B L M D E R S L E R

239

Her iki durumda da, deiimden sz etmemizi olanakl


klacak en kk bir neden bile yoktur: Rpressionnaire hibir
szcn yerini almaz. Bir baka rnek verelim: Fransz
cada kurala daha uygun saylan finals "sonuncu, son vb. anla
mndaki final'm oulu yerine rnekseme yoluyla finaux de
nildiini duyuyoruz; ama biri kp firmament "gk, gkkubbe" szcndenfirmamental "gkkubbeye degin" sfatn t
retebilir ve buna firmamentaux biiminde bir oul yaktra
bilir. Bu durumda, finauxda deiim, firmamentaux'da yara
tm olduunu mu syleyeceiz? Hayr, nk her iki durum
da da yaratm vardr. Franszcada mur "duvar": emmurer "du
varla evirmek" rneine dayanlarak tour "dnme, dola
ma; evre, vb." szcnden entourer "sarmak, kuatmak, e
virmek" ve four "gn , gn, gndz, k; k alacak yer"
szcnden ajourer "kafes amak; ajur yapmak; bak. un
travail ajour' = ajuriu bir ileme" tretilmitir. Olduka ye
ni olan bu trevler birer yaratm gibi grnr bize. Ama da
ha nceki bir dnemde tom ve jo m rneklerine gre yaratl
m entomer ve ajomer szcklerinin bulunduunu saptar
sam, gr deitirip entourer ve ajourer3nin sz konusu da
ha eski szcklerin birer deiimi olduunu mu sylemem
gerekir? Grlyor ki, meksemeli "deiim" yanlsamas
na, yeni enin ortadan kaldrd eski eyle kurulan bir
balant yol aar. Ama bu bir yanlgdr, nk deiim diye
nitelenen yapmlar (honor gibi) yaratm diye adlandrdklar
mzla (rpressionnaire gibi) ayn niteliktedir.
3. DLDEK YARATIMLARIN LKES
RNEKSEME
rneksemenin ne olmadn gsterdikten sonra ne ol
duunu incelersek, daha ilk bakta bu olguya yn veren ilke
nin genel olarak dilsel yaratunlannkiyle karp kaynat
n, bakaca bir zellik tamadm grrz. Peki, nedir bu il
ke?

240

F E R D IN A N D D E S A U S S U R E

rnekseme ruhsal niteliklidir; ama bu zellik onu ses


deiimlerinden ayrmaya yetmez, nk bu deiimler ruh
sal nitelikli olarak da ele alnabilir (bak. s. 220). Daha ileri
gitmek ve rneksemenin dilbilgisel nitelikli olduunu syle
mek gerekir: rnekseme, biimleri birbirine balayan bir
ilikinin bilincine varlmasn ve kavranmasn zorunlu klar.
Ses deiimlerinde dncenin hibir ilevi bulunmamasna
karn, rnekseme konusunda ie karmas zorunludur.
Latincede nlleraras s nin rye dnmesinde (bak.
honsem -* horrem) ne baka biimlerle karlatrma sz
konusudur, ne de szcn anlam: Honreme dnen, ho
nsem biiminin lsdr. Oysa, hons karsnda honorun
belirmesini aklayabilmek iin, aadaki orantdaki dr
dnc eyi saptama ileminin de gsterdii gibi, baka bi
imlere bavurmak gerekir:
m trem : rator - honrem :x
x - honor.
Eer, anlmz oluturucu biimleri anlamlaryla birbirine
balamasa, bu bileimin hibir varlk nedeni kalmaz.
Grld gibi, rneksemede her ey dilbilgisel. Ama
hemen unu da eklemeliyiz ki, bunun sonucu olan yaratm
nce ancak sz dzleminde ortaya kabilir; nk bir bire
yin tek bana yaratt rastlantsal bir rndr. te, olguyu
nce bu alanda ve dilin dnda yakalamak gerekir. N e var
ki iki eyin birbirinden ayrt edilmesi de zorunludur: 1. re
tici biimleri birbirine balayan ilikinin anlalmas; 2. Kar
latrmann esinledii sonu, dncesinin anlatm iin ko
nuan bireyin hemen oluturuverdii biim. te, yalnz bu
sonu sze balanr.
Demek ki rnekseme de bize dille sz birbirinden
ayrmak gerektiini (bak. s. 49), szn dile baml olduu
nu gsterir; 187. ve 188. sayfalarda betimlendii biimiyle
dilsel dzenein ileyiini somut biimde gzler nne se-

G E N E L D L B L M D E R S L E R

241

rer. Her yaratmdan nce, retici biimlerin, dizimsel ve


armsal bantlarna gre sralandklar dil gmsnde
yer alan gerelerin bilind bir sre uyarnca karlatrl
mas gerekir.
Bylece, sz konusu olayn btn bir blm yeni bii
min ortaya kmasndan nce gerekleir. Kendisine sunu
lan birimleri ayrtran dilyetisinin srekli etkinliinde yal
nz genel kullanma uygun hir konuma biiminin tm ola
naklar yoktur; rneksemeli yapmlarn da btn olanaklar
n ierir bu etkinlik. Onun iin, retici srecin yalnz yarat
lan biimin ortaya kt anda gerekletiini sanmak bir ya
nlgdr; bunun eleri nceden vardr. Franszcada oluturuverdiim in-dcor-able "nian verilemez" gibi bir szck
dilde gcl olarak yer alr; bu szcn tm elerini
dcor-er "[buradaki anlamyla] nian vermek", dcor-ation
"[buradaki anlamyla] nian": pardonn-able "balanabilir",
mani-able "kullanl; esnek; uysal": in-connu "bilinmeyen; ta
nnmam, nsz", insens "lgn, saduyuya aykr" vb. di
zimlerde buluruz. Bu szcn sz dzleminde gerekleme
si, retilebilmesini salayan gcl olanaa oranla hi nem
tamaz.
Ksacas, rnekseme kendi iinde ele alndnda, yal
nzca yorumlama olaynn bir yn, birimleri nce ayrt edip
sonra da onlar kullanan genel etkinliin bir grnm ola
rak ortaya kar. te, rneksemenin tmyle dilbilgisel ve
esremli olduunu sylememizin nedeni de budur.
rneksemenin bu zellii, salt nedensizlikle grece
nedensizlie ilikin grlerimizi dorulayan iki gzleme yol
aar (bak. s. 190 ve tesi):
1. Szckler ayntnlmaya az ya da ok yatkn olmala
r bakmmdan baka szckler retebilme glerine gre s
nflandrlabilir. Grecedir bu g. Tanmlan gerei yaln
szckler verimsizdir (bak. Fr. magasin "ambar, dkkn, ma
aza", arbre "aa", racine "kk", vb.). Magasinier "ambara"
szcn reten, magasin deildir; bu szck, prisonnier

242

F E R D IN A N D D E S A U S S U R E

"tutuklu, tutsak": prison "tutukevi", vb. rneine gre olutu


rulmutur. Ayn biimde emmagasiner, "ambara koymak"
varln, maillot "kundak", cadre "ereve", capuchon "kukulete balk, vb." szcklerini ieren emmailloter "kundaa
sarmak" encadrer "erevelemek", encapuchonner "kukulete
giydirmek" vb.nden rneksenmesine borludur.
Demek ki her dilde retken szckler ve ksr szck
ler var. Ama bunlarn oran dilden dile deiir. Sonu ola
rak bu ayrm, 194. sayfada, "szlksel" dillerle "dilbilimsel"
diiler arasnda yaptmz ayrmla denk der. incede sz
cklerin ou ayrtrlmaz; buna karn, yapay bir dilde he
men hemen btn szckler zmlenebilir. Bir Esparantocu belli bir kke dayanarak gnlnn dilediince yeni sz
ckler yaratabilir.
2. Sayfa 234de, rnekseme rn her yaratmn, bir
orantdaki drdnc eyi hesaplama ilemine benzer bir i
lem olarak sunulabileceini grdk. ou kez olayn kendisi
bu yoldan aklanmak istenir; oysa biz onun varlk nedenini,
dilin salad elerin zmlenmesinde ve yeniden yap
mnda aradk.
Bu iki gr arasmda uyumazlk var. Eer drdnc
e saptamas yeterli bir aklama ise, elerin zmlen
mesine ilikin varsaym ne ie yarar? Indcorable szcn
oluturmak iin, eleri belirlemek (m-dcor-able) hi gerek
mez. Btn ele alarak onu aadaki denkleme yerletir
mek yeterlidir:
pardonner: impardonnable, vb. = dcorer: x.
x

= indcorable.

Bylelikle, bireyin, dilbilgicinin bilinli zmlemesine ar


derecede benzeyen karmak bir ilem yapt varsaylma
m olur. Gast: Gsteden rneksenerek yaplm Kranz:
Kranzede zmleme, drdnc e hesaplamasndaki den-

G E N E L DLBL M D E R S L E R

243

li olas grnmez, nk rnek alnan biimin kkeni kimi


durumda Gast-, kimi durumda Gast't; yalnz, Gstenin bir
ses zellii Kranz'a uygulanmtr.
Bu kuramlarn hangisi geree uyar? nce, Kranz'ta
rastladmz durumun zmlemeyi zorunlu biimde ola
naksz klmadm belirtelim. Kklerle rneklerde almama
olduunu gzlemledik (bak. s. 233). Ayrca gerek bir
zmlemenin yan sra bir almama duygusu da bulunabilir.
Bu iki kart gr iki ayr dilbilgisi retisine yansr.
Avrupa dilbilgisi orantl drdnc eyle ilem yapar; rne
in, Almanca bir gemi zamann oluumunu, btnyle ele
alman szcklerden kalkarak aklar. rencilere yle de
nir: setzen "oturtmak": setzte rneine dayanarak lachen "gl
mek" vb.nin gemi zamann yapnz. Oysa, ayn konuyu
Hint dilbilgisi ele alsa, kkleri (setz-, lach-, vb.) belli bir b
lmde, gemi zamann bitimlerini (-te, vb.) bir baka blmda inceler, zmleme rn birimleri ortaya koyar.
Szcklerin oluturulmas kalr geriye. Her Sanskrite sz
lkte eylemler, kklerinin gsterdii sraya gre yer alr.
Her dilsel topluluun egemen eilimine gre dilbilgisi
kuramclar bu yntemlerden birine ya da brne ynelir
ler.
Eski Latince, zmleyici yntemin uygulanmasna el
verili grnr. te bunun ak bir kant. Fci "yapyo
rum" ve g "itiyorum, sryorum, belli bir davranta bulu
nuyorum. vb." biimlerinin nicelik bakmndan eit olmalar
na karn, factus (facerenin gemi zaman ortac) ve ctus
(cierenin gemi zaman ortac) biimlerinde nicelik ayn de
ildir; bu durumda, ctusun *gtosa balandn varsay
mak ve nlnn uzamasnn nedenini kendisini izleyen titre
imli nszde aramak gerekir. Roman dilleri bu varsaym
kesinlikle dorular. Lat. speci "gryorum, bakyorum":
spectus (specirenin gemi zaman ortac) ile teg "rtyo
rum": tectus (teerenin gemi zaman ortac) arasndaki kar-

244

F E R D IN A N D D E S A U S S U R I

tlk Fr. d p it "ksknlk, gcenme, kzma; = Lat. despctus kmseme, hor grme" ve toit "dam; = tectum dam;
ev, konut"szcklerine yansr. Bak. bir yandan confici "(bi
riyle birlikte) yapyorum; hazrlyorum; yok ediyorum, vb.":
confectus "conficerenin gemi zaman ortac; Fr. conft e
kerlemesi, turusu yaplm; kendini ok vermi", bir yan
dan da reg "ynetiyorum": rcctus "regerenin gemi zaman
ortac; dirctus '1dirigre dorultmak, dz bir izgi olutura
cak biimde sralamak; dzenlemek; ynetmek eyleminin
gemi zaman ortac" - Fr. droit "[sfat] doru; dik; [ad] t
re". Ama *agtos, *tegtps, *regtQS Hint - Avrupa dilinden gel
mez; bu dilde kukusuz *aktos, *tektos, vb. denirdi. Bir titre
imsiz nnde titreimli bir ses syleyebilmek g olmakla
birlikte, bu biimleri oluturan tarihncesi Latincesidir. Bu
nu da ancak kkensel ag- teg- elerinin derin bir biimde
bilincine vararak baarabilmitir. Demek ki Eski Latincede
szcn paralaryla (kkenler, sonekler, vb.) bunlarn d
zenlenilerine ilikin ok gl bir duygu vard. Byk bir
olaslkla, acl dillerimizde sz konusu duygu o denli belir
gin bir nitelik tamaz, ama Almancada, Franszcadakinden daha ileri bir dzeydedir (bak. s. 272).

BENC

BLM

RNEKSEME VE EVRM
1. RNEKSEME RN BR YENLK
DLE NASIL GRER?
Sz dzleminde denenmeden hibir ey dile girmez.
Btn evrim olgularnn kk bireysel alandadr. Sayfa
ISOde de belirttiimiz bu ilke zellikle rnekseme rn ye
nilikler iin geerlidir. HonoYun, honsun yerini alabilecek
bir e durumuna girmesinden nce bir bireyin kendiliin
den bu biimi yaratmas, baka bireylerin de ona zenerek
bu szc kullanmalar gerekmi, sonunda szck genel
kullanmca benimsenmitir.
rnekseme rn btn yenilikler hi de bu denli el
verili koullardan yararlanmaz. Byk bir olaslkla dilin be
nimsemeyecei, gelecei olmayan birleimlerle karlarz
her an. ocuk dili bu trl birleimlerle dolup taar: nk
ocuklar genel kullanm iyi bilmezler, henz onun buyruu
altmda deildirler. Fr. venir "gelmek" yerine viettdre, mort
"mourir lmek eyleminin gemi zaman ortac" yerine
tnouru, vb. derler. Ama erikinlerin konumalarnda da bu
trl biimlere rastlanr. rnein, pek ok kimse Fr. trayait
"[zneyle], sayordu" yerine traisait biimini kullanr (kald
ki bu biime Rousseauda da rastlanr). Btn bu yendikler

246

F E R D IN A N D D E S A U S S U R E

gerekte kurala son derece uygundur. Dilin benimsedii bi


imler nasl aklanrsa bunlar da yle aklanr, rnein,
viendre u orantya dayanr:
teindrai: teindre = viendrai: x )
x

= viendre.

Traisait ise plaire "hoa gitmek": plaisait "hoa gidiyor


du" (ilgili adlla), vb. rneine gre yaplmtr.
Dil, sz dzlemindeki yaratmlarn ok kk bir bl
mn benimser. Ama tutunan yaratmlar, bir dnemden
brne yeni biimlerin szle ve dilbilgisine bambaka
bir grnm vermesine yetecek saydadr.
Bundan nceki blmn tm de rneksemenin tek
bana bir evrim etkeni olamayacan aka gstermekte
dir. Ama u da bir gerek ki yeni biimlerin srekli olarak es
ki biimlerin yerini almas, dillerin geirdii dnmn en
arpc grnlerinden biridir. Ne zaman yeni bir yaratm
dilde kesinlikle yer alarak eski eyi ortadan kaldrsa, ger
ekten yaratlan bir ey ve atlan bir ey var demektir. Bu ba
kmdan rnekseme evrim kuramnda sekin bir yer tutar.
imdi bu nokta stnde durmak istiyoruz.
2. YORUM DEKLKLERNN BELRTS
RN EKSEM E L YENLKLER
Dil kendisine sunulan birimleri srekli olarak yorum
lar ve ayrtrr. Ama nasl oluyor da bu yorum bir kuaktan
brne durmakszn deiiyor?
Bu deiimin nedenini, bir dil durumunda benimse
nen zmleme yntemini srekli biimde sarsmaya yne
l t ) teindrai: ilgili adlla birlikte, "sndreceim; viendrai: ilgili adlla
"geleceim". N.

G E N E L D L B L M D E R S L E R

247

len ynla etken arasnda aramak gerekir. Bunlarn birka


n anmsatacaz. Sz konusu etkenlerin birincisi ve en
nemlisi ses deiimidir (bak. kinci Blm). Ses deiimi
kimi zmlemeleri bulanklatrarak, kimilerini ise olanak
sz klarak ayrtrma koullarn, bundan tr de zmle
me sonularn deitirir. Bylece birimlerin snrlar yeni
den izilir, z nitelikleri de deiir. Yukarda, sayfa 206da
beta-hs ve redo-lch gibi bileik szcklerle sayfa 225te
Hint-Avrupa ad bkn stne sylenenlere baknz.
Ama yalnz ses deiimi sz konusu deildir. lerde
ele alacamz ve bir eler birleimini birime indirgeme so
nucunu veren bitime olgusu da ie karr. Sonra, szcn
dnda kalan, ama onun zmlenmesini deitirebilecek
her trl koul karmza kar. Gerekten de, zmleme
bir dizi karlatrmann rn olduundan, her an enin
armsal evresine bamldr: Ak bu. rnein, Hint-Av
rupa dilindeki stnlk derecesi *swd-is-to-st& bamsz
iki sonek vard: Karlatrma kavramn gsteren -is- (rne
in, Lat. mag-is "-den ok, daha") ve bir nesnenin bir dizi
iindeki belirli yerini gsteren -to- (bak. Yun. tri-to-s "n
c"). Bu iki sonek birbiriyle kaynap bitimitir (bak. Yun.
Md-isto-s ya da, daha dorusu: Md-ist-os). Ama bu bitime
yi de byk lde, stnlk derecesine yabanc bir olgu ola
nakl klmtr. Bu da, iy-li karlatrma derecesinin kulla
nlmaz olmas ve onun yerini -/oslu yapmlarn almasdr;
-is- artk bamsz bir e gibi grlmeyince, -isto-da da
ayrt edilmez olmutur.
zellikle kkensel enin bir nlyle bittii durumlar
da yapm esi yararma kkensel eyi ksaltma yolunda ge
nel bir eilim olduunu da burada belirtelim. Latincede
-tat- soneki {veri-tt-em, "gerek" anlamndaki veritasn be
lirtme durumu; *vero-tat-em yerine; bak. Yunanca deinotet-a) gvdedeki yi bu yoldan almtr; onun iin de zm
leme yle yaplr: Ver-itt-em. Ayn biimde Rm-nus "Ro-

248

FERDINAND DE SAUSSUIU

maya, Romaltara degin; Romal", Alba-nus "AJbaya, Alballara degin; Albah" (bak. *aesno-s yerine aenus "tun
tan yaplm") szckleri Rom-nus, Alb-anus olmutur.
Kaynaklar ne olursa olsun, bu yorum deiiklikleri
her zaman mekseme rn biimlerle ortaya karlar. Ger
ekten de, nasl konuan bireylerin belli bir d durumunda
kavrayp alglad yaayan birimler -ve ancak bu birimlerrneksemeli yapmlar yaratabilirse, ayn biimde, birimlerin
belirli her trl blmlenii bunun yaygnlatrlmasn da
ierir. Demek ki mekseme bir yapm esinin belli bir an
da anlaml birim olarak var olduunun kesin kantdr. La
tincede meriditis "gneyde olan, gneye zg" yerine mendionlis (Lactantius) szcnn kullanlmas septentrinalis
"kuzeyde olan, kuzeye zg", regi-nlis "blgesel" biiminde
blmlemeler yapldn gsterir; -tat-a kkenden alman
bir i katldm ortaya koymak iin de celer-ittem (celeritas
"abukluk"un belirtme durumu) biimine bavurmak yeter;
pg-us "ky" szcnden tretilen pg-nus "kye ilikin;
kyl", Romallarn Rm-nusu nasl zmlediklerini gs
termek iin yeterlidir; redlich (bak. s. 206) szcnn
zmleniini, bir eylem kkyle oluturulan sterblich "lm
l" szcnn varl dorular, vb.
rneksemenin bir dnemden brne nasl yeni bi
rimler stnde ilem yaptn gsteren ok ilgin bir rnek
var elimizde: acl Franszcada somnolent "uyuklayan" bir
imdiki zaman ortacym gibi somnol-ent biiminde zm
lenir; bunun tant, somnoler "uyuklamak" eyleminin varl
dr. Ama Latincede, succu-lentus "zsuyla dolu; iyi beslen
mi; salkl", vb. gibi blmlenirdi somnolentus. Daha da es
kiden blmleme yleydi: Somn olentus (uyku "kokan";
olere "kokmak" tan; vn olentus "arap kokan" gibi).
Demek ki rneksemenin en belirgin ve en nemli so
nucu, kurald, geerliini yitirmi eski yapmlar yerine ku
rala daha uygun, yaayan elerden kurulu yapmlar getir
mek.

GENEL DLBLM DERSLER

249

Kukusuz, durum her zaman bu denli yaln deildir.


Dilsel eylem her zaman saysz duraksamalarn, yaklak
zmlerin, yarm yamalak zmlemelerin etkisi altndadr.
Bir dilin hibir aamasmda kesinlikle deimez biimde be
lirlenmi bir birimler dizgesi yoktur. S.225te *podsun bk
n karsnda *ekwos'un bknnn gsterdii durum st
ne sylediklerimizi dnn. Bu eksik zmlemeler kimi
durumlarda bulank rneksemeli yaratmlara yol aar.
Hint-Avrupa dilindeki *geus-etai, *gus-tos, *gus-tis biimleri
geus-gus- "tatmak" kkn saptamak olanan verir. Ama
Yunancada nlleraras -s- der; bylece, geomai, geuts
biimlerinin zmlenmesi bulanklar. Bunun sonucunda
da oynak bir durum doar: Kimi yerde geus- saptanr kk
olarak, kimi yerde de geu-. Bu dalgalanmay rnekseme de
yanstr; eu-lu kimi tabanlarn bu s sonsesini ald bile gr
lr (rnek: pneu-, pnema, eylemsi sfat pneus-ts).
Ama yolunu arad bu gibi durumlarda bile rnekse
me dil stndeki eylemini srdrr. Kendisi bir evrim olgu
su deilse de, dilin dzeni iinde ortaya kan deiimleri s
rekli biimde yanstr ve yeni yeni birleimlerle bunlara ge
erlik kazandrr. Bir dilin dzenini durmakszn deitiren
btn glerin etkin yardmcsdr rnekseme. Byle olduu
iin de gl bir evrim etkenidir.
3. YENLETRME VE KORUMA LKES
RNEKSEME
Kimileyin rneksemenin, yukardaki aklamalarda
varsaylan nemi gerekten tayp tamadn ve ses dei
imleri denli geni kapsaml bir etkisi bulunup bulunmad
n soracamz gelir kendi kendimize. Gerekte, her dilin ta
rihi, st ste ylm rnekseme rn pek ok olgu sunar
bize. Bu srekli dzenlemelerin tm dilin evriminde ok
nemli, ses deiimlerininkinden bile daha nemli bir yer tu
tar.

250

F E R D IN A N D D E S A U S S U R E

Ama bir nokta dilbilimciyi zellikle ilgilendirir: Bir


ka yzyllk bir evrimin ortaya kard ynla rnekseme
olgusunun hemen hemen tm eleri dilde kalr, bunlarn
yalnzca dalmlar deiir. rneksemenin getirdii yenilik
ler gerek olmaktan ok grntedir. Dil, kendi kuman
dan yaplm yamalarla kaph bir giysidir. Eer tmceleri
oluturan tze baklrsa, Franszca'nn bete drdnn
Hint-Avrupa kkenli olduu grlr. Oysa ana Hint-Avrupa dilinden acl Franszcaya dein rnekseme rn dei
im geirmeden olduklar gibi aktarlm szckler bir sayfa
ya sar (rnekler: est "tre [var olmak, olmak, -imek) eyle
minin bildirme kipinin imdiki zaman tekil nc kiisi"
*esti, say adlar, ours "ay", nez "burun", pre "baba", chien
"kpek", vb. kimi szckler). Szcklerin ok byk bir bl
m u ya da bu yoldan daha eski biimlerden karlp aln
m ses elerinin yeni birleimleridir. te bu anlamda r
neksemenin son derece tutucu, eskiyi koruyucu olduu sy
lenebilir: nk rnekseme yaratt yeniliklerde hep eski
gereci kullanr.
Ne var ki salt koruyucu etken olarak da m eksem enin dil stndeki eylemi gene derinlere iner. rneksemenin
yalnz eski gere yeni birimlere daldnda ortaya kmak
la kalmadn, biimler hi deimediinde de ie kart
n syleyebiliriz. Her iki durumda da ayn ruhbilimsel olu
sz konusudur. Bunu anlamak iin, rneksemeye yn veren
ilkenin sonu olarak dilyetisinin dzeneine ilikin ilkeyle
zde olduunu anmsamak yeterlidir (bak. s 239):
Lat. agunt "itiyorlar, sryorlar, yapyorlar, belli bir
davranta bulunuyorlar" tarihncesi alardan ([*agonti de
niyordu o alarda) Roman ann eiine dein hemen he
men hibir deiiklik olmadan aktarlagelmitir. Bu sre
iinde birbirini izleyen kuaklar bu szc kullanm, hi
bir yeni biim onun yerini almamtr. Bu deimezlikte r
neksemenin hi pay yok mudur? Pay olmamak yle dur-

CiENEL DLBLM DERSLER

251

sun, agunf un deiime uramamas, herhangi bir yeni bii


min ortaya kmas denli rneksemenin yol at bir durum
dur. Agunt bir dizge iinde yer alr; dicunt "sylyorlar",
legunt "okuyorlar", vb. ile agimus "itiyoruz, sryoruz, yap
yoruz, belli bir davranta bulunuyoruz", agitis "itiyorsunuz,
sryorsunuz, yapyorsunuz, belli bir davranta bulunuyor
sunuz", vb. biimlerle sk bir iliki iindedir. Bu elerle
evrili olmasayd, byk bir olaslkla yeni elerden kurulu
bir biime brakrd yerini. Kuaktan kuaa aktarlan biim
agunt deil, ag-unttur. Biim deimemitir, nk ag- ve
unt baka dizilerde dzenli olarak dorulanp durmutur.
Yzyllar boyunca aguntu koruyan, onunla bir arada bulu
nan bu biimler btndr. Ayrca bak. sextus "altna": Bu
szck de, bir yandan sex "alt", sex-ginta "altm", vb., bir
yandan da quar-tus "drdnc", quin-tus "beinci" vb. olmak
zere, youn dizilere dayanr.
Bylece biimler, rnekseme yoluyla durmakszn ye
ni batan oluturulduklarndan varlklarm srdrrler. Bir
szck hem birim, hem dizim olarak kavranr ve eleri de
imedii oranda da dilde kalr. Tersine, ancak eleri kulla
nmdan dt lde varl tehlikeye girer. Dorudan
doruya Lat. dic-itis ve fac-itisin karl olan, ama bugn
k eylem bknnde artk dayana bulunmayan Fr. dites
"(ilgili adlla) sylyorsunuz" ve faites "(ilgili adlla) yapyor
sunuz" szcklerine balon: Dil bunlar deitirmek istiyor;
plaisez "(ilgili adlla) hoa gidiyorsunuz", lisez "(ilgili adlla)
okuyorsunuz" vb. den rnek alnarak disez, faisez denildiini
duyuyoruz. Bileik biimlerin ounda [contredisez: "(ilgili
adlla) "tersini sylyorsunuz"] bu sonseslemler imdiden be
nimsenmi durumda.
rneksemenin hi etkileyemedii biimler doal ola
rak yalnzca zel adlar, zellikle de yer adlan (bak. Fransz
ca syleniiyle Paris, Genve, Agen, vb. gibi dizi oluturma
yan szcklerdir. Bunlar, elerinin hibir biimde zm-

252

F E R D IN A N D D E S A U S S U R E

lenmesine, bunun sonucunda da hibir biimde yorumlan


masna elverili deildir. Bu szcklerin yerini alabilecek
hibir yaratma da rastlanmaz.
Bylece bir biimin dilde kalmas, birbirinin tam kar
t olan iki nedene balanabilir: Biimin kesinlikle yalnz olu
u ya da sk skya bir dizgeye bal oluu. Temel nitelikli
blmleri deiiklie uramayan dizge srekli olarak sz ko
nusu biimin yardmna koar. Yeneyici rnekseme ancak
evrelerinin yeterince desteklemedii biimlerin yer ald
ara blgede etkisini gsterebilir.
Ama ister birok eden oluan bir biimin korunup
srdrlmesi, isterse dilsel gerecin yeni yapmlarda gsterdi
i yeni dalm sz konusu olsun, rnekseme ok byk bir
ilev yerine getirir. Bu durumlarn tmnde de hep o kar
mza kar.

ALTINCI

BLM

KKEN YAKITIRMA
Biim ve anlamn iyi bilmediimiz szckleri kimi
kez bozarz; genel kullanmn da bu bozulmu biimleri be
nimsedii olur. rnein, Eski Fr. coute pointe (couette "rt"nn deiik biimi olan coute ilepoindre "batrmak, teyel
lemek" vb. nin gemi zaman ortac pointe'tan), sanki court
"ksa" sfatyla pointe "sivri u, vb." adndan oluan bir bile
ik szckm gibi courte-pointe "pike, karyola rts" bii
mine dntrlmtr. Bu yenilikler ne denli yadrgatc
olursa olsun btn btn de rastlant rn deildirler; g
lk gsteren bir szc bilinen bir eye balayarak yakla
k biimde aklama giriimleridir bunlar.
Bu olaya kken yaktrma ad verilmitir. lk bakta
rneksemeden pek ayrlmaz sz konusu olgu. Konuan bire
yin, Franszcada surdite "sarlk" diye bir szck bulunduu
nu unutarak mekseme yoluyla sourdit {sourd "sar"dan)
szcn yaratmas, sonu bakmndan surdite'yi anlamayp sourd sfatnn ettkisi altnda kalarak bu eyi deitir
mesiyle birdir. Bundan tr de, rneksemeli yapmlarn usul olmasma karm kken yaktrmann biraz rastlantsal
bir nitelik tamas ve yalnzca abuk sabuk szlere yol ama
s bu iki olay arasndaki tek ayrlk olarak grlebilir.
N e var ki, salt sonulara ilikin olan bu ayrlk o denli
nemli deildir. Olgularn z niteliine likin ayrlk d^ha

254

F E R D IN A N D D E S A U S S U R I!

da derindir. Bunun ne olduunu gstermek iin nce bal


ca kken yaktrma trleriyle ilgili birka rnek verelim.
nce, biimi olduu gibi kalp yorumu deien szck
lerin sunduu durum var. Almancada durchblauen "dv
mek" kken bakmndan bliuwan "krbala dvmek eylemi
ne balanr; ama, dayan yol at "rklerden tr bi
reyler bu szc blau "mavi" sfatna balar. Ortaada Al
manca, Franszcadan aventure "serven" szcn alm
ve kurala uygun olarak nce abentre, sonra da Abenteuer bi
imine sokmutur. Szck bozulmadan Abend "akam vakti,
gece toplantsnda anlatlan ey" adna balanm ve bu ba
ylesine kurulmutur ki XVIII. yzylda Abendteuer yazm
ortaya kmtr. Eski Fr. soufraite "yoksunluk" (= Lat.
suffracta; subfrangere "([suffringere yerine] krmak, vb." den)
souffreteux "([eskiden) ars, rahatszl olan; [bugn] sal
bozuk" sfatn vermitir. imdi bu szck, kendisiyle hi
bir ortak yan bulunmayan souffrir "ac ekmek; zlmek" ey
lemine balanyor. Fr. lais, laisser "brakmak" eyleminden
kaynaklanan bir addr; ama gnmzde bu szck lguer "va
siyetle brakmak" szcnn eylemsel ad gibi grlmekte
ve legs "vasiyetle ba" biiminde yazlmaktadr; le-g-s bii
minde syleyenler bile var bu szc. Bu durum yeni yoru
mun yol at bir biim deiimi gibi de grlebilir. Ama
gerekte yazl biimin bir etkisi sz konusudur. Syleyite
bir deiikliklik yaplmadan szce hangi kkenin yaktrld bu yoldan gsterilmek istenmitir. Eski Kuzey Germencede humarr (bak. Danca hummer) szcnden gelen Fr.
homard "stakoz" szcnn sonuna -ardla biten Franszca
szcklerden rnek alnarak bir d eklenmitir. Yalnz, yaz
mn ortaya koyduu yorum yanll burada, yaygn bir sonekle (bak. bavard "geveze" vb.) kartrlan szck sonseslemine ilikindir.
Ama ou kez szck, kendisinde bulunduu sanlan
elere uydurulmak amacyla bozulur. Fr. choucroute "laha
na turusu; Alm. Sauerkrauftds (sauer "eki" ve Kraut "ot, la-

GENEL DLBLM DERSLER

2-55

hana)" szcnde bu duruma rastlanr. L at dromedrinus


"hecin devesi" Almancada Trampeltier "tepinen hayvan" o l
mutur: Bu bileik szck yenidir, ama daha nce var olsan
szckler (trampeln "tepinmek" ve Tier "hayvan") kapsar. ECski Yksek Almanca, Lat. margarita "inci" szcn, daha
nce bilinen iki szc bir araya getirerek mari-greoz "d eniz akl" yapmtr.
Son olarak da ite zellikle retici bir durum: Lst.
carbunculus "kk kmr" Almancada Karfunkel (funke Jn
"kvlcm samak" szcyle arm yaparak), Fransz
cada; boucle "halka" szcne balanan escarboucle "k%l
yakut" szcn vermitir. Franszcada calfeter; calfetrtsr;
feutre "kee" szcnn etkisiyle calfeutrer "aralklarn tkla
mak" olmutur. Bu rneklerde ilk dikkati eken ey, bunlarn
her birinde dilde var olan, anlalabilir bir enin yan srra,
hibir eski biime balanmayan bir blmn (Kar-, escar-,
cal-) bulunmasdr. Ama bu elerde yaratmn pay olduunu, olay dolaysyla ortaya km bir ey bulunduunu s a l
mak yanltr. Bunun tersi dorudur: Yorumlamanm ulaa
mad paralar sz konusudur. stersek bunlara yan yol*da
kalm kken yaktrma eylemleri de diyebiliriz. Karfunfce
Abenteuerle ayn durumdadr (eer -teuef in aklanamam
bir kalnt olduu gr benimsenirse); bu szckhomard'fa
da benzerlik gsterir (hom-a hibir anlam verilemez).
Bylece, bozulma derecesi yanl bir kken yaktanlan szckler arasnda nemli ayrlklar yaratmaz. Bu s z
cklerin tmnn de zellii, anlalmayan biimlerin bj.
nen biimler araclyla yorumlanmasndan baka bir ey ol
mamaktr.
Bu durumda, kken yaktrmann hangi adan rn^ksemeye benzedii, hangi adan rneksemeden ayrld tu
tuya kar.
tki olayn bir tek ortak zellii var: Her ikisinde de di
lin sunduu anlaml eler kullanlr. Ama baka bakmlar-

256

F E R D IN A N D D E S A U S S U R E

dan bunlar birbirinin kesinkes kartdr. nekseme her za


man bir nceki biimin unutulmasn gerektirir; rnekseme
rn il traisait (bak. s. 245) biiminin temelinde, eski il
trayait biiminin hibir zmlemesi yer almaz. br bii
min ortaya kabilmesi iin bu biimin unutulmas zorunlu
dur bile. rnekseme, yerini ald gstergelerin tznden
hi yararlanamaz. Buna karn, kken yaktrma eski bii
min bir yorumundan baka bir ey deildir. Bulank da olsa,
eski biimin ans bozulma olaynn kalk noktasdr. Bylece, zmlemenin temelinde sz konusu olan, bir durumda
anmsama, bir durumda ise unutma olgusudur ve bu ayrm
son derece nemlidir.
Demek ki kken yaktrma yalnz zel koullarda ger
ekleir ve bireylerin tam anlamyla zmleyemedikleri, az
rastlanan, uygulaymsal (teknik) ya da yabana szckleri et
kiler. Buna karn, rnekseme, dilin olaan ileyiine bal
salt genel nitelikli bir olgudur. Kimi ynleriyle bu denli ben
zerlik gsteren bu iki olay z nitelikleri bakmndan birbiri
nin kartdr, onun iin de titizlikle birbirinden ayrlmaldr.

YEDNC

BLM

BTME
1. TANIM
nemini biraz nce belirttiimiz rneksemenin yan
sra, yeni birim retiminde bir baka etken daha ie karr:
Bitime.
Baka hibir yapm trnn stnde durmaya de
mez: Yansmalarla (bak. s. 113), rnekseme ie karmakszn bir bireyin tmyle uydurduu szckler (rnein gaz),
dahas kken yaktrma ya ok az nem tar ya da hi
nemli deildir.
Bitime, balangta birbirinden ayr olan, ama tmce
iindeki dizimlerde sk sk bir araya gelen iki ya da daha
ok sayda enin salt nitelikli ya da g zmlenebilir bir
birimde birbirleriyle kaynamalardr. Bitime sreci ite budur: Sre diyor, yntem demiyoruz, nk yntem szc
bir isten, bir ama ierir, oysa bitimenin balca zellii istensiz olmasdr.
te birka rnek: Franszcada nce iki ayr szck
kullanlarak ce ci, sonra da ceci "bu" denilmitir: Gereci ve
oluturucu eleri deimemise de bu yeni bir szcktr.
Ayrca karlatrnz: Fr. tous jours -> toujours "her zaman",
au jour d hui
aujourdhui "bugn", ds j -* dj "imdi
den; daha nce; henz" vert jus -* verjus "koruk suyu". Biti-

258

F E R D IN A N D D E S A U S S U R E

me, bir szcn altbirimlerini de kaynatrabilir: Hint-Avrupa dilindeki stnlk derecesi *swd-is-to-s,la Yunanca
stnlk derecesi hd-isto-s dolaysyla bunu s. 247de gr
dk.
Daha yakndan incelenirse bu olguda evre ayrt edi
lir:
1. Birok enin btn br dizimlerle karlatrlabi
lir bir dizim oluturacak biimde birlemesi;
2. Asl bitime, bir baka deyile, dizimdeki elerin
yeni bir birim erevesinde bireimi. Bu bireim, istend
bir eilim uyarnca kendiliinden gerekleir: Bileik bir kav
ram ok sk kullanlan bir anlaml birimler dizilii dile getir
diinden, anlmz kestirme yola saparak zmlemeden
vazgeer ve kavram tmyle gstergeler beine uygular;
bylece gstergeler bei yaln bir birim durumuna girer;
3. Eski bei yaln bir szce her aamada daha ok
benzetebilecek btn br deiimler: Vurgunun teke indir
genmesi (vert-js -* vejus), zel ses deiimleri, vb.
Birok kez, ses ve vur deiimlerinin (3) kavram ala
nndaki deiimlerden (2) daha nce ortaya kt ve anlam
sal bireimin zdeksel bitime ve bireimle aklanmas ge
rektii ne srlmtr. Sanrm, bu doru deildir: Tersi
ne, vert jus, tous jours, vb. de bir tek kavram grld iin
bunlar yalm szcklere indirgenmitir. Banty tersine e
virmek bir yanlg olur.
2. BTME VE RNEKSEME

meksemeyle bitime arasndaki kartlk arpcdr:


1.
Bitimede iki ya da daha ok sayda birim birei
yoluyla, bir tek birim oluturacak biimde kaynar (rne
in, Lat. hane horamdan gelen Fr. encore "henz, daha") ya
da iki altbirim tek altbirime dnr ( *swdd-is-to-stan
hM-isto-s). Buna karn, m eksem e kk birimlerden kal-

G E N E L D L B L M D E R S L E R

259

karak bir iistbirim oluturur. Pgnus'u yaratmak iin bir k


kenle (pg-) bir soneki (-ans) birletirmitir rnekseme.
2. Bitime yalnz dizimsel alanda ilem yapar: Belli bir
bei ilgilendirir, baka bir eyi ie kartrmaz. Oysa, rnek
seme hem armsal dizilere, hem de dizimlere bavurur.
3. Bitimede zellikle hibir istenli yn, hibir etken
yan yoktur. Daha nce de sylediimiz gibi, bu salt istend bir sretir ve toplama kendiliinden gerekleir bu s
rete. Oysa, rnekseme bir yntemdir: zmlemeler birle
tirmeler bir anlak etkinlii, bir ama gerektirir bu yntem.
Szck yapm konusunda sk sk oluturum ve yap te
rimleri kullandr. Ne var ki bu terimler bitimeye ya da rneksemeye uygulanmalarna gre deiik anlamlar tarlar.
Bitimeye ilikin olduklarnda, bir dizim iinde bir arada bu
lunduklarndan bireen elerin yava yava kaynamasn
belirtirler; bu bireim balangtaki birimlerin tmyle silin
mesi sonucunu be verebilir. rnekseme sz konusu oldu
unda ise, oluturum demek, eitli armsal dizilere ba
lanan belli sayda enin bir araya getirilmesiyle sz edimin
de bir rpda elde edilmi dzen demektir.
Bu iki yapm trn birbirinden ayrmann ne denli
nemli olduu ortada. rnein, Latincede possun p osse
yapabilmek, edebilmek anlammdaki yeterlik eyleminin bil
dirme kipinin imdiki zaman tekil birinci kiisi" polis sum
"glym" szcklerinin kaynamasndan baka bir ey de
ildir: Bitime rn bir szcktr bu. Oysa signifer "sancak
tar", agricola "ifti", vb. szckler rnekseme rndrler,
dilin sunduu rneklere dayanlarak gerekletirilmi oluturumlardr. Bileik ve trev szckleri yalnzca rneksemeli
yaratmlar iin kullanlmaldr/1)
(1) Dilin tarihi iinde iki olayn etkilerini birletirdikleri anlamna ge
lir bu. Ama her zaman bitime daha nce ortaya kar, meksemeye kalplar sunar. rnein, Yunancada hipp- dmno-s, vb. szck
leri oluturan bileik szck tr, Hint-Avrupa dilinde ekim ekle
rinin henz bilinmedii bir dnemde tikel bitime yoluyla domu

26 0

rF .R D IN A N D DK S A S S U R E

zmlenebilir bir biimin bitimeyle mi, yoksa rneksemeli bir oluturumla m ortaya ktn syleyebilmek
ou kez gtr. Dilbilimciler, Hint-Avrupa dilindeki
*es-mi, *es-ti, *ed-mi, vb. biimler stne bitip tkenmeyen
tartmalara girimilerdir; es-, ed-, vb. ok eski bir dnem
de gerek szcklerdi de sonradan m mi, ti, vb. ile bititi
ler, yoksa *es-mi, *es-ti, vb. ayn trden karmak baka bi
rimlerden alnan elerle birleerek mi ortaya kmtr?
Eer yleyse bitime, Hint-Avrupa dilinde ekim eklerinin
ortaya kndan daha eski bir dnemde gereklemi de
mektir. Tarihsel belgeler bulunmadndan bu sorunun
zmlenebilmesi olanaksz gibi.
Bizi ancak tarih aydnlatabilir. Yaln bir enin eski
den tmcenin iki ya da birok esi durumunda bulunduu
nu sylememize olanak verdiinde, bir bitime olgusuyla
kar karyayz demektir: Hom ce(ceye yaztlarda rastlanr)
szcklerine balanan Lat. hunc "bunu" rnektir buna. Ama
tarihsel bilgi bulunmadnda, neyin bitime, neyin rnekseme rn olduunu belirlemek ok gtr.

tur {ekwo drvtto o sralarda cotnty house "kr evi gibi bir ngiliz
ce bileik szckle edeerliydi); ama elerin salt kaynamasn
dan nce onu verimli bir yapm durumuna getiren rneksemedir.
Halk Latincesinde eylemliin habere eyleminin imdiki zamanyla
bitimesi (facere habe) sonucu oluan Franszca gelecek zaman
(je ferai "yapacam", vb.) iin de durum ayndr. Bylece bitime,
ancak rneksemenin ie .karmasyla szdizimsel trler yaratr ve
dilbilgisine katkda bulunur. Kendi bana kald m, elerin birei
mini salt birime dein srdrr, zmlenemez, retken olmayan
szckler (hane horum -* encore trnden szckler) oluturur
yalnzca; daha ak bir deyile szle katkda bulunur (Yaymc
lar).

SEKZNC

BLM

ARTSREML BRMLER
Z D E L K L E R VE G E R E K L K L E R

Dural dilbilim, esremli balantlar uyarnca var olan


birimler stnde ilem yapar. Biraz nce sylediklerimizin
tm de, aadaki izgeyle gsterilebilecek ve artsremli
bir ardklkta bir kez belirlenip snrlandrld m bir daha
deimeyecek eler karsnda bulunmadmz tantlar:

.)

-~

- i-.

A Dnemi

.......T

...

B Dnemi

Tersine bunlar, dil dzleminde ortaya kan olaylar


dolaysyla bir dnemden brne deien dalmlar gste
rir, bylece daha ok u izime uyarlar:

A Dnemi
B Dnemi
Bu durum, ses evrimi, rnekseme, bitime, vb.nin sonula
ryla ilgili olarak deindiimiz olgularn tmnden doar.

262

F E R D IN A N D D E S A U S S U R E

Buraya dein anlan hemen hemen btn rnekler sz


ck yapmma girer. imdi de szdizimden alnm bir rnek
verelim. Hint-Avrupa dilinde ilge yoktu; ilgelerin gsterdi
i ilikiler, ok sayda ve byk bir anlam gcyle ykl "du
rum lar araclyla belirtilirdi. nekle oluturulmu eylem
ler de yoktu bu dilde; yalnzca, eylemin gsterdii oluu belir
gin klmak ve ince ayrtlaryla ortaya koymak iin tmceye
eklenen kk szckler, edkler vard. rnein, ne Lat.
re ab morfem "lme gs germek szn, ne de obire
morfem deyiini karlayan bir ey vard; yalnz ire morfem
ob (gitmek, gs germek; lm; -e) denilebilirdi. lk Yunancada da durum ayndr: 1. reos bairi kta; reos bainO
tek bana "dadan geliyorum" anlamn tar; burada tamla
yan durumu kma durumunun deerini tar; kta "inerek"
anlam ayrtsn ekler. Bir baka dnemde: 2. kat reos
bain biimi ortaya kmtr: Burada kat ilge grevini ye
rine getirmektedir. 3. Ayrca bir de, eylemle, neke dn
en geciin bitimesi sonucu kata-bain reos biimi olu
mutur.
Burada birbirinden ayr iki ya da olgu karsndayz;
ama bunlarn tm de birimlerin yorumuna dayanr: 1. Var
olan elerin yalnzca yer deitirmesiyle yeni bir szck t
rnn, ilgelerin yaratlmas. Balangta nem tamayan,
belki de rastlantsal bir nedene bal olan zel bir sralan d
zeni yeni bir beklemeye olanak salamtr: nce bamsz
olan kata, reos adyla birlemi ve bu btn, bainya ekle
nerek onun tmleci durumuna girmitir; 2. Yeni bir eylem
trnn ortaya kmas (kata-bain); birimlerin zel bir da
lmyla da desteklenen, bitimeyle pekien bir baka ruhbilimsel beklemedir bu 3. Bunun da doal sonucu olarak
tamlayan durumunun ekinin (re-os) anlam zayflamtr;
eskiden yalnzca tamlayan durumunun gsterdii temel kav
ram anlatmakla artk kat grevlidir: Bylece -os ekim eki
nin nemi de ayn oranda azalr. lerde ortadan kalkmasna
yol aacak neden bu olayda sakldr.

G E N E L D I B L M D E R S L E R

263

Demek ki her durumda da birimlerin yeni bir da


lm sz konusu. Ayn tz, ama deiik ilevler karsnda
yz. nk bu kaymalardan herhangi birine yol aabilecek
hibir ses deiimi olmamtr: Gzmzden kamamal bu.
te yandan, gere deimemi olmakla birlikte, her eyin
anlam alannda olup bittiini de sanmamak gerekir: Belli
bir kavramlar zincirinin belli bir ses birimleri zincirine ba
lanmad szdizim olgusu yoktur (bak. s. 203). te, dei
en de bu bantdr. Sesler olduu gibi kalm, ama anlaml
birimler eski birimler olmaktan kmtr.
Sayfa 120de gstergenin, gsterenle gsterilen arasn
daki bantnn deimesi sonucu bozulduunu sylemitik.
Bu tanm yalnz dizgedeki elerin bozulmasna uygun d
mez; dorudan doruya dizgenin evrimine de uygun der.
Btnyle artsremli olay da baka bir ey deildir.
Ne var ki, esremli birimlerde belli bir deime, oy
nama saptamakla dilde olup bitenleri hi de aklam olma
yz. Bahbana bir artsremli birim sorunu vardr. Bu sorun
her olayda, hangi enin dorudan doruya dntrc et
ki altnda kaldm aratrmay gerektirir. Daha nce de ses
deiimleri konusunda bu trl bir sorunla karlatk (bak.
s. 145). Ses deiimleri tek tek sesbirimleri etkile yalnzca;
birim olarak szck ise bu etkinin dnda kalr. Her trden
artsremli olay bulunduuna gre, bir yn benzer sorun
zmlemek gerekecek ve bu alanda belirlenecek birimler zo
runlu olarak esrem alanndaki birimleri karlamayacak
tr. Birinci kesimde ortaya koyduumuz ilkeye uygun ola
rak, birim kavram bu iki dzeyde de ayn olamaz. Her ne
olursa olsun, bu kavram dural ve evrimsel ynleriyle incelen
medike tmyle aydnlatlamaz. Yalnz artsremli birim so
rununun zm evrim olaynm d grnn aarak z
ne ulamamz salayabilir. Esrem dzleminde olduu gi
bi burada da yanlsamayla gereklii birbirinden ayrt et
mek iin birimleri tanmak zorunludur (bak. 164).

264

F E R D IN A N D D E S A U S S U R E

Ama zm zellikle glk gsteren bir baka sorun


da artsremli zdelik sorunudur. Gerekten de, bir birimin
zdeliini srdrdn ya da ayr bir birim olarak varln
srdrrken biim ya da anlam deitirdiini (nk bu du
rumlarn ikisi de olanakldr) syleyebilmem iin, belli bir d
nemde ele alnan bir szcn, rnein Fr. chaud "scak sz
cnn bir baka dnemde ele alnan bir szckle, rnein
Lat. calidurnla zde olduunu ne srerken neye dayand
m bilmem gerekir.
Bu soruya kukusuz u yant verilecektir: Ses deiimi
ne ilikin yasalarn etkisiyle calidurn kurala uygun olarak
chaudya dnmtr, onun iin de chaud = calidurndur.
te, ses deiimsel zdelik diye adlandrlan olgu da budur. Fr. sevrer "stten kesmek" ve Lat. separre "ayrmak"
iin de durum ayndr. Buna karn, Fr. fleurir "iek amak"
szcnn Lat. flrere ile ayn ey olmad sylenecektir
(yaksa flrerenin *flouroir szcn vermesi gerekirdi),
vb.
Bu trl bir uygunluk ilk bakta genel olarak arts
remli zdelik kavramn kapsyormu gibi grnr. Ama
gerekte, sesin tek bana zdelii aklayabilmesi olanak
szdr. Kukusuz Lat. mare "deniz" szcnn Franszcada
mer biiminde ortaya kmas gerektiini sylemekte hakl
lar: nk belli koullarda her a, e olmutur, nk vurgu
suz sonses (e) der, vb. Ama zdelii a -> e, e -* sfr, vb.
bantlarnn oluturduunu sylemek eleri tersine evir
mek demektir. nk, buna kart olarak, mare: mer3e. daya
narak ann e olduu, sonses enin dt, vb. yargsna va
rrm.
Eer Fransa'nn deiik blgelerinde oturan iki kii
den biri se fcher "kzmak", biri de se fcher diyorsa, bu iki
ayr biimde tek ve ayn dil birimini tanmamz salayan dilbilisi olgularna oranla buradaki ayrlk hi de nemli deil
dir. te, calidurn ve chaud gibi birbirinden apayr iki szc-

GENEL DLBLM DERSLER

265

n artsremli zdelii, birbirini izleyen ses dnmleriy


le aralarndaki ba hi kopmadan, sz dzlemindeki esremli zdelik erevesinde bu szcklerin birinden br
ne geildii anlamna gelir yalnzca. S. 162de, bir konuma
da birok kez yinelenen Baylar! sznn nasl olup da kendi
kendisiyle zde kaldn bilmenin, Franszca olumsuzluk
esi pasnn pas "adm" adyla (ya da -ayn eydir bu dachaucTnnn calidumla) nasl zde olduunu bilmek denli
nem tadn ite bunun iin syledik. Gerekten de, ikin
ci sorun birinci sorunun bir uzantsndan ve karmak bir bi
iminden baka bir ey deildir.

K N C VE N C K E S M L E R E
E K L E R * 1)

A . ZN EL Z M LEM E VE N E SN E L
ZM LEM E
Konuan bireyler her an dil birimlerini zmler: Bu
na znel zmleme diyebiliriz. znel zmlemeyi, tarihe
dayanan nesnel zmlemeyle kartrmaktan kanmaldr.
Yun. hipgos "at" gibi bir biimde dilbilgici e ayrt eder:
Bir kk, bir sonek ve bir ekim eki (Mpp-o-s). Yunanl*12) ise
yalnzca iki e ayrt ederdi ayn szckte (hipp-os, bak. s.
225). Nesnel zmleme Lat. ambs "seviyordun" szc
nde drt altbirim grr (am--b-s); Latinler ise blmle
meyi ama-ba-s biiminde yaparlard; -basa, kkenle kartla
an bknsel bir btn gzyle bakm olmalar olasl bile
vardr. Fr. ender "tam, Lat. in-teger dokunulmam, el dememiten", enfant "ocuk; Lat. in-fans konumayandan",
(1) zgn betikte "nc" ve "drdnc" kesimden sz edilmektedir.
Dzeltiyoruz. N.
(2) Betikte grec szc kk yazala balamakta, bundan tr de
"Yunanca" anlamna gelmektedir. Burada, hem dili kullanan birey
lerin znel zmlemesiyle bilginlerin nesnel zmlemesi sz ko
nusu olduundan, hem de biraz aada "Latinler"in yapt blm
lemeye deinildiinden, szc baam ve anlam gerei "Yunanl
diye eviriyoruz. Bu deiiklii s. 225te sylenenler de dorulamak
tadr. N.

G E N E L D L B L M D E R S L E R

267

eneeinte "kuatan ey; kapal yer; kale duvarlar; gebe; Lat.


in-cincta kemersiz, kuakszdan" szcklerinde tarihi, La
tincenin yoksunluk bildiren in- nekine zde ortak bir enneki saptar. Konuan bireylerin znel zmlemesinde ise
bunun izine bile rastlanmaz.
Dilbilgici ou kez, dilin bu trl kendiliinden zm
lemelerinde yanlglar grmeye ynelir. Gerekte ise, znel
zmleme "yanl" rneksemeden (bak s. 236) daha yanl
deildir. D il yanlmaz: Onun gr as deiiktir, o kadar.
Konuan bireylerin zmlemeleriyle tarihinin zmleme
si ortak bir lte dayanmaz: Her iki zmlemenin de ayn
yntemi kullanarak ayn eyi ieren dizileri birbiriyle kar
latrmas durumu deitirmez. Bu iki zmleme de geerlidir; bunlarn her biri kendine zg bir deer tar. Ama son
sz konuan bireylerin yapt zmlemenindir yalnzca:
nk bu zmleme dorudan doruya dil olgularna daya
nr.
Tarihsel zmleme onun ancak bir trevidir. Gerek
te, eitli dnemlerin szck oluturumlarn tek bir dzle
me yanstmaya dayanr. Kendiliinden, doal ayrtrma gi
bi onun da amac bir szckteki altbirimleri saptamaktr.
Yalnz, en eski blmlemeye ulaabilmek amacyla, zaman
iinde gerekletirilmi btn blmlemelerin bireimini ya
par tarihsel zmleme. Szck, i dzeni ve kullanl ama
c birok kez deitirilmi bir ev gibidir. Nesnel zmleme
bu ardk dalmlar toplayarak st ste yar. Ama evde
oturanlar iin bu hep ayn evdir. Yukarda incelenen
hpp--s zmlemesi yanl deildir, nk bunu gerekle
tiren bireylerin bilincidir. Yalnz, sredizine aykrdr bu
zmleme; szc ele ald dneme deil, baka bir dne
me dayanr. Hipp-o-s klasik Yunancanm hipp-osuyla eli
mez; ama onu ayn biimde yarglamamak gerekir. Artsremli olguyla esremli olgu arasndaki kkl ayrl bir
kez daha ortaya koymak demektir bu.

268

F E R D IN A N D D E S A U S S U R E

stelik, dilbilimde henz zmlenmemi olan bir so


runu da bylelikle zmleme alana buluruz. Eski okul,
szckleri kklere, gvdelere, soneklere, vb. bler, bu ay
rmlara salt bir deer verirdi. Boppla mezlerine bakarsa
nz, gemiin karanlklarnda kaybolan bir ada eski Yu
nanllarn kendileriyle birlikte bir kk ve sonek daarc
getirdiklerine, konuurken de szcklerini oluturma abas
iinde bulunduklarna, rnein, onlara grepafiir'm p a kk
+ ter soneki olduuna, dsonun onlarn aznda d + so +
bir kii eki toplam nitelii tadna, vb. inanacanz gelir.
Bu yanlglara ister istemez kar klacakt. Sz konu
su tepkinin parolas -ok hakl olarak- u oldu: Bugnk dil
lerde, gndelik kullanmda olup bitenleri gzlemleyiniz ve di
lin eski dnemlerine, gnmzde gzlemlenemeyen hibir s
re, hibir olay yaktrmaynz. ou kez de, yaayan dil
Boppun yapt trden zmlemeler saptamaya olanak ver
mediinden, sz konusu ilkeden g alan Yenidilbilgiciler
kklerin, gvdelerin, soneklerin, vb. anlmzn salt soyutla
malar olduunu, eer bu soyutlamalara bavuruyorsak, bu
nun yalnzca sunuu kolaylatrmak iin yapldn aklad
lar. Ama bu ulamlarn ortaya konulmas dorulanamyorsa,
neden bu yola bavuruluyor? Bu yaplrken de, rnein
hipp-o-s gibi bir blmlemenin hlpp-os gibi bir blmlemeye
ye tutulmas gerektii neye dayanlarak syleniyor?
Yeni okul eski retinin sakat yanlarm saptadktan
sonra -kolayd bunu yapmak- bu retiyi kuram asndan
yadsmakla yetindi. Uygulamada ise, her eye karn vazge
emedii bilimsel bir donanm iinde skp kalm gibiydi.
Bu "soyutlamalar" usa vurulduklarnda, yansttklar gerek
pay ortaya kar. Kolayca yaplabilecek bir dzeltmeyle, dilbilgicinin yapay kavramlarna hakl ve doru bir anlam veri
lebilir. Yaayan dilin znel zmlemesine bir i ilikiyle
balanan nesnel zmlemenin dilbilim ynteminde hakl
ve belirli bir yeri olduunu gstererek yukarda yapmaya a
ltmz da budur.

G E N E L D L B L M D E R S L E R

269

B. ZNEL ZMLEME VE ALTBRMLERN


BELRLENMES
Demek ki zmleme konusunda ancak esremli
dzlemde bir yntem ortaya koymaya ve tanmlamalar yap
maya olanak vardr. Szcn blmlerine (neklere, kkle
re, kkenlere, soneklere, ekim eklerine)13* ilikin birtakm
gzlemlerde bulunarak gstermek istediimiz de ite bu.
nce ekim ekini, bir baka deyile, bir ad ya da ey
lem dizisindeki biimleri birbirinden ayrt etmeye yarayan
bknsel zellii ya da szck sonundaki deiken eyi ele
alalm. Yun. zegnumi, zegn-s, zegni-si, zegnu-men, vb.
"hayvan arabaya kouyorum, vb. dizisinde -mi, -s, -si, vb.
yalnz aralarnda ve szcn daha nce gelen blmyle
(zeugn-) karlatklarndan birbirlerini snrlandrrlar.
Yaln durum zena'yla kartlaan eke tamlayan durumu
zene ilikin olarak, ekim eki bulunmamasnn herhangi bir
ekim ekinin yapt ii yapabileceini daha nce grdk
(ss. 135, 176). rnein, Yunancada zegnu-te! "hayvan ara
baya kounuz, vb. ile kartlaan zeugnu! "hayvan arabaya
ko" ya da rh&or-os!, vb. ile kartlaan ar durumu rhetor!,
Franszca mafs "yryelim!" (marchons biiminde yazlr)
ile kartlaan mars "yr!" (marche biiminde yazhr) sfr e
kim ekli bkn biimleridir.
ekim ekinin atlmasyla bkn gvdesi ya da kken el
de edilir. Genel olarak, bknl olsun olmasm, aralarnda
(3) F. de Saussure bileik szckler sorununu ele almam, hi deilse
esremli adan bu soruna deinmemitir. Onun iin, sorunun bu
yn tmyle bir yana braklmtr. Yukarda bileik scklerle bi
time rn szckler arasnda yaplan artsremli ayrm elbette ol
duu gibi buraya aktanlamaz, nk bir dil durumunu incelemek
sz konusu. Altbirimlere ilikin olan bu sunuun ss. 165 ve 158de
ele alnan, szcn birim olarak tanm sorununu zmleme sa
vnda olmadn belirtmeye de pek gerek yok: zm daha g
bir sorun o (Yaymclar).

270

F E R D IN A N D D E S A U S S U R E

yaknlk bulunan bir dizi szcn karlatrlmasyla kendi


liinden ortaya kan ve btn bu szcklerdeki ortak kavra
m tayan ortak edir bu. rnein, Franszcadaki roulis
"yalpa", rouleau "tomar, vb.", rouler "yuvarlamak, tomar du
rumuna getirmek, vb.", roulage "yuvarlanarak gitme, atl ara
bayla tama, vb., roulement "yuvarlanarak gitme; bilyal ya
tak, vb. dizisinde roul- kkeni kolayca ayrt edilir. Ama o
u kez, konuan bireylerin yapt zmleme ayn szck
ailesi iinde birok trden, daha dorusu birok dereceden
kkenler ayrt eder. Yukarda zegnu-mi, zegrm, -s, vb. ne
dayanlarak saptanan zeugtu birinci dereceden bir kkendir
ve baka elere indirgenebilir: nk bu kken baka dizi
lerle (bir yandan zeignimi, zeukts, zeksis, zeuktir, zugn,
vb. ile, bir yandan da zegnumi, deikmmi, mimi, vb. ile)
karlatrlrsa, zeug-nu blmlemesi kendiliinden ortaya
kar. Grld gibi, zeug- (z e u g zu k -, zug- almak biim
leriyle birlikte, bak. s. 269) ikinci dereceden bir kkendir.
Ama bu kken baka elere indirgenemez, nk akraba
biimlerin karlatrlmas yoluyla ayrtrmay daha ileri g
tremeyiz.
Baka elere indirgenemeyen ve ayn aileden szck
lerin tmnn de ortak esi olan bu e kk diye adlandr
lr. te yandan, her trl znel ve esremli ayrtrma an
cak zdeksel elerden her birinin payna den anlam dili
mini gz nnde bulundurarak bunlar blmleyebildiinden, kk bu bakmdan, akraba szcklerin tmnde de or
taklaa bulunan anlamm en yksek soyutluk ve genellik de
recesine ulat edir. Doal olarak bu belirsizlik kkten
kke deiir; ama belli bir lde, kkenin altelere indir
genebilirle derecesine de baldr. Kkenden ne denli ok sa
yda e karlabilirse, kkensel anlamm soyutlama olas
l da o denli artar. rnein, zeugmtion, "arabaya koul
mu az sayda at", zegma, "arabaya koulmu atlar" belir
tir; zeug- ise "hayvanlar arabaya kumak" gibi belirsiz bir
kavram kapsar.

G E N E L D L B L M D E R S L E R

271

Bundan kan sonu udur: Bir kk, kk olarak bir


szck oluturamaz ve dorudan doruya bir ekim eki ala
maz. Gerekten de, bir szck her zaman -hi deilse dilbil
gisi asndan- grece olarak belirli bir kavram yanstr; bu
ise kke zg genellik ve soyutlua ters der. Peki, ok sk
karlatmz ve kkle bkn gvdesinin birbiriyle kayna
r grnd -ayn aileden btn szcklerde [bak.
phleg-o, vb.] bulunan phleg-: phlog- kkyle karlatrlan
ve tamlayan durumu phlogs olan phlks "alev" szcnde
olduu gibi- duruma ne demeli? Ortaya koyduumuz ayrm
la elimez mi bu? Hayr, elimez. nk genel anlamdaki
phleg-: phlog- ile zel anlamdaki phlog-u birbirinden ayrt et
mek gerekir. Yoksa, anlam bir yana itilerek yalnzca zdeksel biim ele alnm olur. Ayn ses esi burada deiik iki
deer tar, onun iin de iki ayr dilsel e oluturur (bak. s.
159). Yukarda nasl zegnu! "hayvan arabaya ko!" szn
sfr ekim ekli bir bknl szck olarak yorumladysak,
burada da phlg- "alev" esinin sfr sonekli bir gvde oldu
unu syleyeceiz. Bu durumda her trl karklk olanak
ddr: Kken ses bakmndan kkle zde olmakla birlikte
gene de ondan ayr kalr.
Demek ki kkn, konuan bireylerin bilincinde bir
gereklii var. Bireylerin her zaman kk ayn kesinlikle
ayrt edemedikleri de dorudur. Bu adan, hem ayn dil
iinde, hem de bir dilden brne deiik durumlarla kar
lalr.
Kimi dillerde birtakm belirgin zellikler kkn varl
n bireylere gsterir. Aimancada bu byledir: Bu dilde
kk alduka tekdzenlidir. Hemen her zaman tekseslemlidir (bak. streit-, bind-, hoft-, vb.) ve birtakm yap kurallar
na uyar: Sesbirimler bu dilde rasgele bir dzen iinde birbiri
ni izlemez; kapantl + akc gibi birtakm nsz birleimleri
sonseslemde kullanlamaz: Werk- olanakldr, ama wehr- ola
nakszdr; helf-, werd- birleimlerine rastlanr, ama hefl-,
wedr- birleimleriyle karlalmaz.
zellikle nller arasndaki dzenli almamalarn ge-

272

F E R D IN A N D D E S A U S S U R E

nel olarak kk ve altbirim duygusunu zayflatmaktan ok g


lendirdiini anmsatalm; bu konuda da Almanca, eitlilik
gsteren kkensel nl deiimleriyle (bak. s. 229) Fransz
cadan kesinlikle ayrlr. Sam dillerindeki kklerde benzer
zellikler daha da ileri bir dzeydedir. Bu kklerde almamalar ok dzenlidir ve byk sayda karmak kartlklara yol
aar (bak. branca qatal, qtaltem, qtl, qitl, vb.: Bunlarn t
m de, "ldrmek" anlamna gelen ayn eylemin deiik bi
imleridir). Ayrca, Almancann tekseslemli dzenini anm
satan, ama daha da arpc olan bir zellik tarlar: Her za
man nsz kapsarlar (bak. daha ilerde, s. 328 ve tesi).
Franszca bu adan ok deiiktir. ok az almama
vardr bu dilde; tekseslemli kklerin yan sra (roul-, tnarch-,
mcng-) pek ok iki, dahas seslemli kke rastlanr (commenc-, kesit-, pou.va.nt-). stelik, bu kklerin biimleri zel
likle sonseslemde, kurallara indirgenemeyecek denli eitli
lik gsteren birleimler sunar (bak. tu-er "ldrmek", regn-er
"saltanat srmek; srp gitmek, vb."; guid-er "klavuzluk et
mek", grond-er "azarlamak", souffl-er "flemek, vb.", tard-er
"gecikmek", entr-er "girmek", hurl-er "ulumak" vb.). Onun
iin kk duygusunun Franszcada ok az gelimi olmasna
amamak gerekir.
Kkn belirlenmesinin doal sonucu neklerle soneklerin saptanmasdr. nek; szckte kken olarak belirle
nen blmden nce gelir: rnein, Yun. hupo-zegnmideki hugo-. Sonek ise kke eklenerek onu bir kkene dnt
ren (rnek: Zeug-mat-) ya da bir kkene eklenerek onu ikin
ci derece bir kken yapan (rnein zeugmat-io-) edir. e
kim eki gibi bu eyi de sfrn belirtebileceim yukarda gr
dk. Demek ki sonekin karlmas yalnzca kken zmle
mesinin bir baka yn.
Sonek kimi durumlarda somut bir anlam, anlamsal
bir deer tar (-ter-in eylemi yapan belirttii zeuk-tef de ol
duu gibi), kimi durumlarda da salt dilbilgisel bir ilev yeri
ne getirir (-mZ-nun imdiki zaman kavramn belirttii
ze-n[-mi\ de olduu gibi). nek de bu ilevi yklenebilir,

G E N E L D L B L M D E R S L E R

273

ama diller ona seyrek olarak dilbilgisel ilev verir (rnekler:


Almancadaki gemi zaman ortacnda bulunan ge- \ge-setzt,
vb.], slavcadaki bitmilik nekleri [Rua rapist, vb.]).
nek, salt nitelik tamamakla birlikte olduka genel
lik gsteren bir baka zellikle de sonekten ayrlr: Snrlar
daha kesin izgilerle belirlenmitir nekin; nk bu e
szcn btnnden daha kolayca ayrlr. Bu durum sz
konusu enin z niteliinden doar. ounlukla, nekin
atlmasndan sonra kalan blm olumu bir szck izleni
mi uyandrr (bak. Fr. recommencer "yeniden balamak":
commencer "balamak", indigne "yaramaz, yakmaz; tiksin": digne "yarar; onurlu, saygdeer", maladroit "becerik
siz": adroit "becerikli", contrepoids "denkletirme arl, kar
g": poids "arlk" vb.). Bu durum Latincede, Yunancada, Almancada daha da belirgindir. Birok nekin ba
msz szckler gibi kullanldn da ekleyelim: Bak. Fr.
contre "kar", mal "kt", avart "nce", sur "stne, stn
de", Alm. unter "alt, altta", vor "nde, nnde", vb., Yun. kat "altnda, ardnda", pr "nnde, nde", vb. Sonekin duru
mu ise bambakadr: Bu enin kaldrlmasyla elde edilen
kken eksik bir szcktr; rnekler: Fr. organisatian "rgt;
rgtlenme, rgtleme, v.b.": organis- Alm. Trennung "ayr
ma, ayrlk": trenn-, Yun. zegma "arabaya koulmu atlar":
zeug-, vb. te yandan, sonekin tek bana hibir bamsz
varl yoktur.
Btn bunlardan kan sonu u: ou kez, balang
blm bakmndan kkenin snrlar nceden bellidir. Ba
ka biimlerle herhangi bir karlatrma yapmadan nce, ko
nuan birey nekle onu izleyen btn arasndaki snrn ne
rede yer alacan bilir. Oysa szcn sonu iin durum by
le deildir: Burada, ayn kkeni ya da soneki ieren biim
ler karlatrlmadan hibir snr belirlenemez; bu karla
trmalar da, ele alman elerin niteliklerine gre deien s
nrlandrmalara varr.
znel zmleme bakmndan, soneklerle kkenler
ancak dizimsel ve armsal kartlklarla bir deer tar-

274

F E R D IN A N D D O S A U S S U R B

lar: Duruma gere, oluturucu bir eyi ya da kkense! bir


eyi, szcn kart iki blmnde bulabiliriz. Bunlar ne
trden olursa ok un durum deimez. Yeter ki bir kartlk
salasnlar. rnein, Lat. dicttbrem (dictator "diktatr"n
belirtme durumu); consul-em (consul "konsl"n belirtme
durumu),ped-em (pes "ayak";n belirtme durumu), vb. ile kar
latrlrsa dictator-(em) kkeni; lic-trem (lictor "Jiktr"n
belirtme durumu), serip-trem (seriptor "yazar"m belirtme
durumu) vb. ile kar latrlrsa dict-(trem) kkeni;p-ttrem (potator "ikici, sarho:;"un belirtme durumu), canttrem (cantator "a-kc 'mn belirtme durumu) dnlrse, o
zaman da dic-(ttrem) kkeni saptanr. Genel olarak, elve
rili durumlarda, konuan birey dnlebilecek btn b
lmlemeleri yapabilir (rnein: an-rem [amnt "ak"m be
lirtme durumu], ardorem [ardor "yksek s; atelilik, canl
l n belirtme durumu), vb. ne bakarak dictt-mn; r-atrem [orator "konumacnn belirtme durumu], ar-torem [arator "ifti") vb. ne bakarak dicttrem blmlemesini yapa
bilir). Bilindii gibi (bak. s. 238) bu kendiliinden zmle
melerin sonulan her dnemin rneksemeli yapmlannda
ortaya kar. Dilin bilincine vard altbirimlerin (kklerin,
neklerin, soneklerin, ekim eklerinin) ve onlara verdii de
erlerin ayrt edilmesini salayan onlardr.
C. KKENBLM
Kkenbilim ne evrimsel dilbilimden ayr bir daldr, ne
de onun bir blmdr. Yalnzca, esremli ve artsremli
olgulara ilikin ilkelerin zel bir biimde uygulandr. Sz
cklerin gemiini, onlar aklayabilecek bir ey buluncaya
dein aratrr.
Bir szcn kkenine deinildiinde ve bu szcn
bir baka szckten "geldii" sylendiinde, birok deiik
anlam ierebilir bu: rnein, Fr. sel "tuz" salt ses bozulma
syla Lat. ia /dan gelir; labourer "topra ilemek, srmek"
yalnz anlam bozulmasyla Eski Fr. labourer "genel olarak

GENEL DLBLM DERSLER

275

almak" szcnden gelir; couver "kulukaya yatmak"


hern anlam, hem ses bozulmasyla Lat. cubare "yatar durum
da olmak" szcnden gelir; bir de, Fr. pommier "elma aa
c" szcnn pomm e "elma" szcnden geldii sylenir
ki, bu durumda dilbilgisel bir treme ilikisi belirtilir, ilk
durumda artsremli zdelikler stnde ilem yaplr; dr
dnc durum ise birok deiik enin esremli bir bant
sna dayanr: te mekseme stne sylediklerimizin tm
de, kkenbilimsel aratrmann en nemli blmnn bu d
zeyde yer aldn gsterir.
Dvenos'a dein inmekle Lat. bonus "iyi" szcnn
kkenini saptam olmayz; ama eer Lat. bis "iki kez" szc
nn dvise baland grlr de bu yoldan duo "iki ile bir
bant kurulabilirse, buna kkenbilimsel bir ilem denilebi
lir. Fr. oiseau "ku" szcnn Lat. avicellus "kk ku" ile
karlatrlmas konusunda da ayni eyi syleyebiliriz: n
k bu karlatrma oiseau1yu Lat. avis "ku" szcne ba
layan ilikiyi bulmamz salar.
Demek ki kkenbilim her eyden nce, szcklerin,
baka szcklerle kurduklar bantlarn aratrlmas yoluy
la aklanmasdr. Aklamak demek, bilinen elere indir
gemek demektir. Dilbilimde bir szc aklamak onu ba
ka szcklere indirgemek anlamna gelir; nk ses ve anlam
arasnda zorunlu bantlar yoktur (gstergenin nedensizlii
ilkesi, bak. s. 112).
Kkenbilim, szckleri aklamakla yetinmez; szck
aileleriyle nek, sonek, vb. tek tek yapm elerinin tarihini
de inceler.
Dural ve evrimsel dilbilim gibi kkenbilim de olgular
betimler. Ama bu betimleme yntemli deildir, nk belir
li hibir dorultu izlemez. Kkenbilim inceledii szckle il
gili olarak gerekli bilgi elerini birbiri ard sra sesbilgisinden, biimbilimden, anlambilimden, vb. alr. Amacna ula
mak iin, dilbilimin kendisine sunduu btn olanaklar kul
lanr, ama yapmak zorunda olduu ilemlerin z nitelii s
tnde durmaz.

DRDNC

KESM

UZAMSAL DLBLM
BRNC

BLM

DLLERN ETLL STNE


Dilsel olgunun uzamla olan bantlar sorununun ele
alnmasyla i dilbilimden klr, daha nce, Giriin beinci
blmnde kapsam ve eitlilii gsterilen d dilbilime giri
lir.
Diller incelenirken ilk dikkati eken ey bunlarn eit
lilii, bir lkeden brne, dahas bir blgeden bir bakas
na geer gemez karlalan dilsel ayrlklardr. Sre iinde
ki ayrlklar ou kez gzlemci gremezse de, uzamdaki ay
rlklar hemen gze batar. Baka bir dil konuan br boy
larla ilikilerinden tr yabanllar bile bu ayrlklar kavrar
lar. Bir halkn kendi zgl dilinin bilincine bu karlatrma
larla vardm da syleyebiliriz.
Bu duygunun ilkellerde, dilin de tpk giyim ya da sa
va donanm gibi bir alk, bir grenek olduu dncesini
uyandrdn burada yle bir geerken belirtelim. Fr.
idiome szc de ok yerinde olarak bir topluluun zellik
lerini yanstan dili belirtir (Yun. idimanm da "zel alk,
grenek" anlam vard). Doru bir grtr bu. Ne var ki di
li, tpk derinin rengi ya da kafann biimi gibi ulusun deil
de rkn nitelii olarak grecek denli ileri gidersek, bu do
ru gr yanlgya dnr.
Her topluluun kendi dilinin stnlne inandn

GENEL Dl,BI.M DERSLER

277

da ekleyelim. Baka dil konuan bir kimse kolayca hi konu


masn bilmiyormu gibi grlr. rnein, Yun. brbarosun
nceleri "kekeme" anlamna geldii ve Lat. balbus "kekeme"
ile ayn kkten olduu sanlr. Rusada Nemtsy, bir baka
deyile "dilsiz" diye adlandrlr.
Bylece uzamsal (corafi) eitlilik dilbilim alannda
ki ilk gzlem niteliini tar. Dil konusundaki bilimsel incele
menin ilk biimini Yunanllarda bile bu belirlemitir. Geri
Yunanllar yalnzca deiik Yunan leheleri arasndaki eit
lilik stne eilmilerdir; ama bunun nedeni, genellikle ilgi
alarnn kendi lkelerinin snrlarn pek amamasdr.
ki dilin birbirinden ayr olduunu grdkten sonra i
gdsel olarak bunlar arasnda benzerlikler bulmaya ynelir
insan. Konuan bireylerin doal bir eilimidir bu. Kyller
kullandklar az komu kynkyle karlatrmay sever
ler; birok dil konuan kimseler bu dillerin ortak yanlarn
grrler. Ama ilgin bir ey var, o da u: Bilimin bu trl
gzlemlerden yararlanabilmesi iin uzun bir sre gemesi
gerekmitir. rnein, Latincenin szlyle kendilerininki
arasnda birok benzerlik grm olan Yunanllar, bundan
dilbilimsel hibir sonu karamamlardr.
Bu benzerliklerin bilimsel biimde gzlemlenmesi ki
mi durumlarda iki ya da birok dilin akrabalk bayla birle
tiini, daha ak bir deyile ortak bir kkenleri olduunu
sylememize olanak salar: Aralarnda bylece benzerlikler
saptanan dillerin oluturduu bee aile denir. acl dilbi
lim srasyla Hint-Avrupa, Sam, B a n t u / 1) vb. aileleri sapta
mtr. Bu aileler de sonra kendi aralarnda karlatrlabi
lir. Kimi durumlarda daha geni ve daha eski soy zincirleri
ortaya kar. Fin-Ugur<12>diliyle Hint-Avrupa dili Hint-Avrupa diliyle Sam dili, vb. arasnda benzerlikler bulunmaya
(1 )

B an tu dili, A frik a d a , e k v a to ru n g n e y in d e y aayan to p lu lu k la rn ,


zellikle d e K a frla rm k o n u tu u dillerin t m n e v e rile n a d d r (Y a
ym clar).

(2 )

D a h a b a k a d ille rin y a n sra F m c e yi ya d a S u o m iyi, M o rd v in dili


n i, L a p o n c a y, v b. iine a la n F in - g u r dili K uzey R u sy a y la S ibir
y ad a k o n u u la n v e k u k u su z o rta k b ir ilk d ild e n g e le n d ille r ailesi
dir. B u aileyi U ra l-A lta y diye a d la n d rla n ok g e n i b ir d il b e in e
b a larlar. (Y aym clar.)

278

FERDINAND DE SAUSSURE

allmtr. Ne var ki bu trl karlatrmalarn nne ok


gemeden almaz engeller kar. Olabilecek ey bakadr,
tantlanabilecek ey baka. Bunlar birbiriyle kartrlmama
l. Dillerin evrensel bir akrabalk ilikisi iinde bulunmas
olas deildir. Tutun ki doru olsun bu -bir talyan dilbilimci
si, Trombettit3) buna inanyor-, o zaman da tantlanamaz:
Deiimlerin says o denli kabark ki!
Akrabalk erevesindeki eitliliin yan sra bir de,
saptanabilir ya da tantlanabilir bir akrabalk ilikisi bulun
madan ortaya kan salt nitelikli eitlilik var. Bu durumla
rn her birinde dilbilimin yntemi ne olmaldr? nce ikinci
durumu ele alalm, nk en ok ona rastlanr. Biraz nce
sylediimiz gibi, birbirine indirgenemeyen diller de, dil ai
leleri de saymakla bitmez. rnein, Hint Avrupa dilleri kar
snda ince bu durumdadr. Karlatrmadan vazgeilme
si gerektii anlamna gelmez bu. Karlatrma her zaman
olanakl ve yararldr: Hem dilbilgisel rgenlikle dncenin
genel anlatma trlerini ele alacaktr, hem de seslerin olu
turduu dizgeyi. Ayn biimde, artsremli olgular, iki dilin
ses evrimi, vb. de karlatrlacaktr. Saylar saptanamazsa
da olanaklar bu alanda deimez nitelikli birtakm ses ve an
lk verileriyle snrldr. Her dil bunlarn erevesinde olu
mak zorundadr. te yandan, birbirine indirgenemeyen dil
ler arasnda yaplan her karlatrmann balca amac da
bu, deimez verileri bulup ortaya karmaktr.
br duruma, dil aileleri iindeki eitlilie gelince:
Bunlar karlatrmaya snrsz bir alan sunar. ki dilin ayrl
her dereceden olabilir: Zendce ve Sankrite gibi art
benzerlikler sunabilir iki dil ya da Sanskrite ve rlanda di
gibi hibir benzerlik gstermeyebilir. Her trl ara derece
ler de olanakldr: rnein, Yunanca ve Latince, Sanskrit
e, vb. den ok birbirlerine yakndrlar. Aralarnda ok az
ayrm gsteren dillere lehe denir. Ama bu terime ok kesin
bir anlam yklememek gerekir. Aada s. 293te, lehelerle
diller arasnda z nitelik ynnden deil, nicel bakmdan bir
ayrlk bulunduunu greceiz.
(3 )

B ak. y a z a rn L Unit d origine d e l linguaggio (D ilin K k e n sc l B irli


i) adl yapt, B o lo g n a, 1905 (Yaym clar).

KNC

B L M

UZAMSAL ETLLN
KARMAIK BMLER
1. A YN I NOKTADA BROK D LN BR
ARADA BULUNMASI
Uzamsal eitlilik buraya dein lksel biimiyle su
nuldu, ne kadar blge varsa bir o kadar da dil bulunduu
varsayld. Byle yapmakta da haklydk, nk uzamsal ayr
lk dilsel eitliliin her zaman en genel etkenidir. imdi,
sz konusu "bir blge bir dil" karlklln sarsan ve ayn
blgede birok dilin bir arada bulunmas sonucunu veren
ikincil olgular ele alalm.
Burada, gerek, rgensel karm, iki dilin, dizgedeki
bir deiimle sonulanan etkileimi (bak. Normanlarn lke
yi ele geirmesinden sonra ngilizcenin durumu) sz komusu deildir. Blgesel bakmdan birbirinden kesinlikle ayrl
m, ama svirede olduu gibi ayni devletin snrlar iinde
yer alan birok dil de sz konusu deildir. Biz yalnzca iki di
lin ayn yerde yan yana yaayabildii, birbiriyle karmadan
varlklarn bir arada srdrebildii durumu ele alacaz.
ok sk grlr bu, ne var ki iki durum birbirinden ayrt
edilmelidir.
Birinci durum u: Yeni bir topluluun dili gelir yerli
bir topluluun dili zerine yerleebilir. rnein Gney Afri-

280

FERDINAND DE SAUSSURE

kada birok zenci lehesinin yan sra Felemenke ve ngi


lizceye rastlanr: Ardk iki smrgeletirmenin sonucudur
bu. spanyolca da Meksikaya ayn biimde yerlemitir. D il
lerin byece baka dillerin alanlarna tamasnn acl d
neme zg olduu sanlmamahdr. Her ada, birtakm ulus
larn birbirleriyle karmakla birlikte dillerini srdrdkleri
grlmtr. Bunu anlamak iin bugnk Avrupa haritas
na bir gz atmak yeter: rlandada Kelte ve ngilizce konu
ulur; birok rlandalI her iki dili de bilir. Bretagneda Bretonca ve Franszca konuulur; Bask blgesinde Bask diliyle
birlikte Franszca ve spanyolca kullanlr. Finlandiyada s
vee ve Fince uzunca bir sredir bir arada bulunuyor; daha
yakn bir gemite, Rusa da bunlara eklendi: Kurzeme ve
Livonyada Lete, Almanca ve Rusa konuulur; Ttonya
Hansasmn desteiyle, ortaada gelip buralara yerleen
iftilerin getirdii Almanca, halkn zel bir kesiminin dili
dir; Rua sonradan igal yoluyla bu blgelere girmitir. Litvanyada, Litvancanm yan sra, bu lkenin eskiden Polon
yayla birlemi olmasnn sonucu olarak Lehe ve Moskova
mparatorluuna katlmasnn sonucu olarak da Rusa yer
lemitir. XVIII. yzyla dein, slavca ve Almanca, Elbe
den balayarak Almanyann btn dou blgesinde kullan
lyordu. Kimi lkelerde diller daha da i iedir. Makodonyada her trden dile rastlanr: Trke, Bulgarca, Srpa,
Yunanca, Arnavuta, Rumence, vb. Bunlar blgelere gre
deiik biimlerde birbirinin iine girmitir.
Bu diller her zaman btn btn i ie deildir: Bir
blgede bir arada bulunmalar grece bir blgesel dalm
gstermelerini nlemez. rnein, iki dilden birinin kentler
de, brnn krsal blgelerde konuulduu olur; ne var ki
bu dalm her zaman ak seik deildir.
lkada da ayn olgulara rastlanr. Elimizde Roma
mparatorluunun dil haritas olsayd, yakn alardakilere
ok benzeyen olgularla karlardk. rnein, Cumhuriyet
dneminin sonlarna doru Campaniada u diller konuulu

GENEL DLBLM DERSLER

281

yordu: Pompei yaztlarnn gsterdii gibi Oska; Napoliyi,


vb. kuran smrgelilerin dili olan Yunanca; hatta belki de,
Romallarn gelmesinden nce bu blgeye egemen olan Etrske. Kartacada, Latincenin yan sra Kartaca dili ya da
Fenikece varln srdrmt (Araplarn lkeyi ele geir
dii dnemde de bu dile rastlyoruz); Kartaca topraklan ze
rinde kukusuz bir de Numidia dili konuuluyordu. lkada
Akdeniz Havzasmn evresinde tekdilli lkelerin olaand
bir nitelik tad gr bile neredeyse benimsenebilir.
ou kez bu dilsel katmanlamaya, g bakmndan
stn bir topluluun bir baka topluluu egemenlii altna
almas yol amtr. Ama, bar yollardan szmalara, yerle
melere de rastlanr. Bir de, dillerini de kendileriyle birlikte
getiren gebe boylarn durumu var. ingeneler byle yap
mlardr: zellikle Macaristana yerlemitir bunlar ve ora
da youn kyler oluturmulardr; ingenelerin dilinin ince
lenmesi, bilinmeyen bir ada Hindistandan gelmi olmala
r gerektiini ortaya koymutur. Tunamn aznda, Dobrucada dank Tatar kylerine rastlanr: Bu kyler, sz konu
su blgenin dil haritasnda ufak benekler oluturur.
2. YAZINSAL DL VE YEREL DL
Btn syleyeceklerimiz bu kadar deil: Doal bir dil
yaznsal bir dilin etkisi altnda kalnca da dil birlii yok olabi
lir. Bir topluluk belli bir uygarlk dzeyine ulat m, kanl
maz olarak bu durum ortaya kar. "Yaznsal dil" sznden
yalnz yazn dilini deil, daha genel bir anlamda ve resmi ol
sun olmasn tm toplumun yararlanmasna ak her trl
ekin dilini anlyoruz. Kendi bana kald m dil, hibiri br
lerinin alanna tamayan lehelere blnr, bunun sonucun
da da snrsz bir ufalanmaya urar. Ama uygarlk gelitike
ilikileri de oalttndan, bir tr rtl anlama uyarnca,
lehelerden biri seilerek ulusu tmyle ilgilendiren her e
yin arac durumuna getirilir. Bu seime yn veren nedenler

282

FERDINAND DE SAUSSURE

eitlilik gsterir: Kimi durumlarda, uygarln en ileri d


zeyde bulunduu blgenin lehesi ye tutulur, kimi durum
larda siyasal egemenlii elinde bulunduran ve zeksel erkin
(merkezi iktidarn) yer ald ilin lehesi seilir; kimi durum
larda da bir saray, kendi konumasn ulusa benimsetir. Ay
rcalkl lehe bir kez resmi ve ortak dil dzeyine ykseldi
mi, eskisi gibi kald ok az grlr bu dilin. Baka blgele
rin lehesel eleri szar ona. Ayrcalkl lehe gitgide kar
ma bir grnm alr, ama balangtaki zelliklerini de t
myle yitirmez. rnein, yaznsal Franszcada Ile-de-Fran
ce lehesini, ortak talyancada da Toscana lehesini kolay
ca tanrz. te yandan yaznsal dil hemen benimsenmez.
Halkn byk bir blm ikidilli olur, hem herkesin dilini
konuur, hem de yerel az. Fransann Savoie gibi birok
blgesinde bu durum grlr. Savoieya Franszca dardan
gelmitir ve blgedeki azlar bugne dein silememitir.
Bu olgu, her blgede resmi dilin yan sra bir lehenin varl
n srdrd Almanya ve talyada genellik gsterir.
Ayn olgulara her ada, belli bir uygarlk aamasna
ulam btn toplumlarda rastlanr. Yunanllarn da, Attike ve Iyonya lehelerinden olumu ortak bir dilleri vard;
bu dilin yan sra yerel leheler de varlklarn srdrmler
dir. Eski Babilde bile blgesel lehelerin yan sra resmi bir
dilin varln tantlamak olanakl gibi grnyor.
Genel bir dil zorunlu olarak yaz kullanmn gerekli
klar m? Homerosun iirleri bunun tersini kantlar gibi. Ya
znn kullanlmad, hi deilse ok az kullanld bir ada
yaratlm olmalarna karn, bu iirlerin dili uzlam rn
dr, saymaca niteliklidir ve yaznsal bir dilin tm zellikleri
ni ortaya koymaktadr.
Bu blmde sz konusu edilen olgulara o denli sk
rastlanr ki dillerin tarihinde olaan bir etken olarak grle
bilir bunlar. Ne var ki biz burada doal uzamsal eitliliin
alglanmasn bulandran hibir eyi gz nnde bulundur

GENEL DLBI M DERSLER

283

mayarak temel olguyu, her trl yabanc dil aktarm ve her


trden yaznsal dil oluumu dnda ele alacaz. Ana izgile
rine indirgenmi bu yaln grnt gerei arptyormu gibi
gelirse de doal olgunun nce kendi iinde incelenmesi gere
kir.
Benimsediimiz ilke uyarnca, rnein Brkselin, Bel
ikann Flaman blgesinde bulunduu iin Germen nitelikli
olduunu syleyeceiz. Brkselde Franszca konuulursa
da, bizi ilgilendiren tek ey Flamanca alanyla Wallon alan
arasndaki snr izgisidir. Ote yandan, ayn gr asna g
re, Lige, Wallon blgesinde bulunduundan Roman nitelik
li saylacaktr. Orada Franszca, ayn kkenden bir dilin ze
rine gelip yerlemi bir yabanc dilden baka bir ey deil
dir. Gene ayn biimde Brest, dilsel bakmdan Bretoncaya
balanr. Orada konuulan Franszcann Bretagnen yerli
diliyle hibir ortak yan yoktur. Hemen hemen yalnz Yk
sek Almanca konuulan Berlin de Aa Almancaya bala
nacaktr, vb.

NC

B L M

UZAMSAL ETLLN NEDENLER


1. TEMEL NEDEN: ZAM AN
Salt nitelikli eitlilik (bak. s. 278) batan baa kurgul
(speklatif) bir sorun karr karmza. Oysa akrabalk er
evesindeki eitlilikle gzlem alanna ve bu eitlilik birlie
indirgenebilir. rnein, Franszca da, Provansa da, Galyann kuzeyinde ve gneyinde ayr bir evrim izgisi izlemi
olan Halk Latincesine balanr. Bu dillerin ortak bir kke
ne balan olgularn gerekliinden kaynaklanr.
Her eyin nasl olup bittiini iyi anlamak iin, uzamda
ki ayrmlamann temel nedenini saptamamz salayacak,
olabildiince yaln kuramsal koullarn gerekletiini varsa
yalm ve snrlar kesinlikle belirlenmi bir yerde -rnein,
kk bir adada- konuulan bir dilin smrgelilerce gene s
nrlar belirli bir baka yere, rnein bir baka adaya gt
rldnde nelerle karlacan kendi kendimize soralm.
Belli bir sre sonunda birinci kaynan (K) diliyle ikinci kay
nan (K) dili arasnda szle, dilbilgisine, syleyie, vb.
ilikin trl ayrlklarn ortaya kt grlecektir.
Yalnz bir yerden bir yere aktarlan dilin deiecei,
yerli dilin ise olduu gibi kalaca samlmamaldr. Bunun
tersi de salt bir biimde gereklemez. Dillerin birinde, b

285

GENEL DLBLM DERSLER

rnde ya da her ikisinde birden bir yenilik ortaya kabilir.


Yerini bir baka dilsel zellie (b, c, d, vb.) brakabilecek
bir a dilsel zellii olsa, ayrmlama deiik biimde ger
ekleebilir (bak. aadaki izim).
b
a
a (K Kayna)

a (K Kayna)

c
b
c

Demek ki inceleme tek yanl olamaz; her iki dildeki


yenilikler de ayn derecede nemlidir.
Bu ayrlklar yaratan nedir? Ayrlklar yalnzca uza
mn yarattn sanrsak bir yanlsamaya dm oluruz.
Uzamn tek bana dil stnde hibir etkisi yoktur. K kayna
ndan ayrlan smrgeliler K kaynana geldiklerinin erte
si gn de hibir deiiklik olmadan bir gn nce konutuk
lar dili kullanrlar. Zaman etkeni unutulur, nk bu etken
uzam denli somut deildir. Ama gerekte dilsel ayrmlama
ona baldr. Uzamsal eitlilik zamansal eitlilie evrilmelidir.
Ayrmsal b ve c zellikleri olsun; bunlarn birincisin
den kincisine de, kincisinden birincisine de hi geilmemi
tir; birlikten eitlilie geii yakalayabilmek iin b ve cnin,
yerini aldklar ilk a zelliine dein geri gitmek gerekir.
Sonraki biimlere yerini brakan odur. Bylece, benzer b
tn durumlar iin geerli u uzamsal ayrmlama izimi orta
ya kar:

286

FliRDINAND DE SAUSSURE

a ** a

ki dilin birbirinden ayrlmas olayn elle tutulur g


rntsdr, ama olayn kendisini aklamaz. Kukusuz, bu
dilsel olgu, yer ayrl olmadan -bu ayrlk ne denli az olur
sa olsun, durum deimez- ayrmlamazd. Ne var ki ayrlk
lar tek bama uzaklk yaratmaz. Nasl bir yzeye bakarak
bir oylum stne gr ileri srlemez ve bir nc boyut,
bir baka deyile derinlik gerekirse, ayn biimde uzamsal
ayrln izimi de ancak zaman boyutunu da kapsarsa eksik
kalmaz.
Ortama, iklime, toprak yapsna, zel alklara (rne
in dada yaayan bir topluluun alklar deniz kysnda
yaayan bir topluluunkilere benzemez) bal ayrlklarn di
li etkileyebileceini ve burada incelediimiz ayrlklarn bu
durumda uzamsal olarak koullandm ne srerek bize
kar kanlar olabilir. Ne var ki bu etkiler tartma gtrr
(bak. s. 215). Tantlandklarn varsayalm: O zaman da bu
rada bir ayrm yapmak gerekir. Deiimin dorultusu ortama
balanabilir. Bu dorultuyu, her durumda ortaya kan, ama
tantlanp betimlenemeyen belirsiz nedenler koullandrr.
Bir u belli bir anda ve belli ortamda olur. Neden bu ses
sz konusu anda ve yerde deiiklie uramtr? Niin ol
mutur da, rnein o olmamtr? te, bunlar bilinemez.
Ama zel dorultusu ve zel grnleri, bir yana brakla
rak ele alman deiimin kendisi, tek szckle dilin deikenli
i yalnzca zamana baldr. Demek ki uzamsal eitlilik ge
nel olayn ikincil bir yndr. Akraba dillerin birliini yalnz
ca zaman iinde bulabiliriz. Eer karlatrmac ok kt
yanlsamalarn kurban olmak istemiyorsa, bu ilkeyi iyice
bellemelidir.

GENEL DLBLM DERSLER

287

2. KESNTSZ BR A LANDA ZAMANIN ETKS


Tekdilli, daha ak hir deyile, herkesin ayn dili ko
nutuu ve nfusun yerleik nitelikli olduu bir lke dne
lim imdi: rnein, I. S. 450 ylna doru, her blgesinde La
tincenin salam bir biimde yerlemi olduu Galyay ele
alalm. Ne olacaktr bu durumda?
1. Dil konusunda salt deimezlik grlmediinden
(bak. s. 122 ve tesi) belli bir sre sonunda dil kendi kendisi
ne zde olmaktan kacaktr.
2. Evrim, alann tm yzeyinde de ayn olmayacak,
blgeden blgeye deiecektir. Bir dilin kaplad alann t
mnde de ayn biimde deitii hi grlmemitir. Demek
ki gerei u izim yanstmaz:

Aadaki izim yanstr:

288

FERDINAND DE SAUSSURE

Her trden lehe biimlerinin ortaya kmas sonucu


nu verecek eitlilik nasl balar ve nasl geliir? lk bakta
grndnden daha karmaktr bu olay ve balca iki zel
lik sunar:
1. Evrim, birbirini izleyen, kesin izgili yenilikler bii
mine brnr. Bu yenilikler, niteliklerine gre sralanabile
cek, biimlenebilecek ve smflandrlabilecek bir o kadar ti
kel olgu (ses deiimsel, szlksel, biimbilimsel, szdizimsel, vb. olgular) zelliiyle ortaya kar.
2. Bu yeniliklerin her biri belli bir yerde gerekleir,
her yeniliin ayr bir alan varlr. ki olaslkla karlarz:
Ya bir yeniliin alan tm blgeyi kucaklar ve lehesel hi
bir ayrlk yaratmaz (en az rastlanan durum budur) ya da,
genellikle grld gibi, dnm -her lehesel olgunun
zel bir alan bulunduundan- blgenin ancak bir kesimini
etkiler. Aada ses deiimleri stne syleyeceklerimiz
her trl yenilik iin de geerli saylmaldr. rnein, eer
blgenin bir kesiminde a, eye dnmse:

ayn blgede s de z ye dnebilir: Ama bunun snrlar ba


kadr:

G E N E L D L B L M D E R S L E R

289

te doal evrimiyle basbaa kalan bir dilin kaplad blge


nin btn noktalarnda azlarn eitliliini aklayan da bu
ayr alanlarn varldr. Bu alanlar nceden bilinemez. Hi
bir sey bunlarn kapsamn nceden belirlememizi salaya
maz. Yalnz varlklarn gzlemlemekle yetinmek gerekir. S
nrlarnn i ie girdii haritada st ste binerek son derece
karmak birleimler oluturur bu alanlar. Sunduklar grn
t kimi durumlarda aykr niteliklidir. rnein, a nnde La
tincedeki eveg, Normandiyanm bir kesimiyle Picardie dn
da, btn Kuzey Fransada nce is, dSye, sonra da, s, z ye d
nmtr (bak. cantum -* chant "ark", virga -* verge "de
nek", vb.). Normandiyanm bir kesimiyle Picardiede ise ses
ler olduu gibi kalmtr (bak. Picardie lahesindeki cat [chat
"kedi" yerine], rescap [rchapp "bir tehlikeden kurtulmu"
yerine: Bu szck yakn bir gemite Franszcaya girmitir],
yukarda anlan virgadan gelen vergue "seren", vb.).
Bu olgularn tmnden ne gibi bir sonu kmas gere
kir? Belli bir anda bir blgenin her yerinde ayn dil konuu
luyorsa be yz ya da bin yl sonra, bu blgenin iki u nokta
snda oturanlarn birbirleriyle anlaamamas olasdr; buna
karn, herhangi bir noktada oturanlar komu blgelerin a
zn eskisi gibi anlayacaklardr. Bu lkeyi bir batan bir baa
aacak olan bir yolcu yer deitirdike ok ufak lehesel ay
rlklar grecektir yalnzca. Ama yolcu ilerledike bu ayrlk
lar da gitgide oalacandan, sonunda, kalk noktasndaki
blgede oturanlarn anlamayaca bir dil ortaya kacaktr.
Bir de u olabilir: Blgenin bir noktasndan kalklr da b
tn ynlerde ilerlenirse, deiik biimde olmakla birlikte, ay
rlklar toplamnn her dorultuda artt grlr.
Bir kyde konuulan azda saptanan zelliklere kom
u kylerde de rastlanacak, ama bunlarin her birinin hangi
uzakla dein yayldn nceden anlamaya olanak bulun
mayacaktr. Haute-Savoie ilinin kasabas Douvainede Ce
nevreye (Franszcada: Genve) denva denir; bu syleyie
douda ve gneyde ok uzak blgelere dein rastlanr; ama

290

F E R D IN A N D D E S A U S S U R E

Lman Glnn br kysnda bu szck dzenva diye syle


nir. Ne var ki birbirinden belirgin biimde ayn iki lehe sz
konusu deildir, nk bir baka olgu ele alnsa snrlarn de
iik olduu grlr. rnein Douvainede Franszca deux
"iki" yerine daue denir; ama bu syleyiin alan denva'nnVmden ok daha dardr. Oraya birka kilometre uzaklkta bulu
nan Salvein eteklerinde due denir.
3. LEHELERN D O AL SINIRLARI YOKTUR
Genellikle leheler bambaka biimde dnlr.
Bunlar, her ynde snrlar izilmi, haritada yan yana ve bir
birinden ayr alanlar kaplayan, kesinlikle belirli (a, b, c, d,
vb.) dilsel trler olarak tasarlanr.
Ama doal lehesel dnmler apayr bir sonu ve
rir. Her olgunun kendi bana incelenmesi ve yaylma alan
nn belirlenmesi ilemine balanr balanmaz, eski kavramn
yerine

:
m

/( f
V

||
_S W
/
> \ g
/ < *. ^ i

yle tanmlanabilecek yeni bir kavram getirmek gerekmi


tir: Doal lehe yoktur, yalnz doal lehesel zellikler var
dr ya da ne kadar yer varsa bir o kadar da lehe vardr: Bu
da ayn anlama gelir.
Bylece doal lehe kavram ilkece, belli genilii
olan geni blge kavramyla uyumaz. ki eyden biri: Ya bir
lehe, zelliklerinin tmyle tanmlanr ve bu durumda hari
tann bir noktasnda kalarak bir tek yerin azyla yetinmek
gerekir; oradan uzaklalr uzaklalmaz, olduu gibi ayn

G E N E L D L B L M D E R S L E R

291

zelliklere artk rastlanmaz; ya da lehe, zelliklerinden yal


nz biriyle tanmlanr ve bu durumda kukusuz, bir yzey el
de edilir: Sz konusu olgunun yaylma alannn yzeyi. Ama
bunun yapay bir yntem olduunu ve bu yoldan izilen snr
larn hibir lehesel gerekliin karl olmadn belirtme
ye bilmem gerek var m?
Lehesel zelliklerin aratrlmas dilbilimsel haritac
lk almalarnn kalk noktas olmutur. Bunlann rnek al
d alma, Gillironun dzenledii Atlas linguistique de la
France (Fransann Dil Atlas) adl yapttr. Wenkerin Al
manyaya ilikin atlasn da bu arada anmak gerekir.*1) Atla
sn biimi nceden bellidir, nk lkeyi blge blge incele
mek gerekir. Bir harita her blgeyle ilgUi olarak ancak az sa
yda lehesel zellik kapsayabilir. Ayn blgede st ste y
lan sesbilgisel, szlksel, biimbilimsel, vb. zellikleri yans
tabilmek iin o blgeyi birok kez yeniden ele almak gere
kir. Bu trl aratrmalar balbana bir rgtlenme, yerel
bildiricilerin yardm ve soru dizinleri araclyla yrtlen
soruturmalar, vb. gerektirir. Burada svirenin Franszca
konuulan blgelerindeki azlarla ilgili soruturmay anmalyz. Dil atlaslarnn yararlarndan biri lehebilim almala
rna gere salamalardr: Son zamanlarda yaymlanan pek
ok zel inceleme Gillironun A tlasna dayanmaktadr.
Lehesel zellikler arasndaki snrlara "edillilik izgi
leri" denilmitir. Bu terim escak rnek alnarak yaplm
tr, ama bulanktr, doru da deildir. nk "dili ayn olan"
demektir. Dilbilim szcnn "bir dile zg nitelik" anlam
na geldiini varsayarsak, daha doru bir deyile -ve byle
bir terim kullanlabilir olsa- edilbirimsel izgilerden sz edile
bilir. Ama biz J. Schmidte dein gerilere uzanan ve bir son
raki blmn dorulayaca bir benzetiyi benimseyerek yeni
lik dalgalan demeyi yeliyoruz.
(1) Ayrca bak. WEIGAND: Linguistischer Atlas des dakorumnischen
Gebiets (Dakorumen Blgesinin Dil Atlas) (1909) ve MILLARDET: Petit atlas linguistique d une rgion des Landes (Landesdaki
Bir Blgenin Kk Dil Atlas) (191).

292

F E R D IN A N D D E S A U S S U R E

Bir dil haritasna gz attmzda, kimi durumlarda iki


ya da dalgann birbiriyle aktn, dahas belli bir do
rultuda kaynatn grrz:

.......

Aralarnda bu trl bir blge bulunan iki A ve B noktasnn


belli bir ayrlklar btn sunduu ve olduka belirgin biim
de ayrmlam iki az oluturduu aka grlr. Bu uyar
lklarn tike] nitelik tamayp iki ya da daha ok sayda ala
nn tm evresini ilgilendirdii de olur:

/V?

Uf

fcL

\J

/fi
'X**'

Bu uyarlklar yeterli sayya ulatnda yaklak bir biimde


leheden sz edilebilir. Burada hi gz nnde bulundurma
dmz toplumsal, siyasal, dinsel, vb. olgularla aklanr bu
uygarlklar; temel ve doal nitelikli olguyu, bamsz alanlar
biimindeki ayrmlamay, tmyle silmemekle birlikte giz
lerler.

G E N E L D L B L M D E R S L E R

293

4. DLLERN DOAL SINIRLARI YOKTUR


Bir dille bir lehe arasndaki ayrln ne olduunu sy
leyebilmek gtr. ou kez, lehe bir yazn rettii iin dil
adn tar. Portekizce ve Felemenke iin durum byledir.
Anlalabilirlik sorunu da nemli bir etkendir: Birbirini anla
mayan kiilerin deiik diller konutuu sylenir doal ola
rak. Bunu bir yana brakarak diyebiliriz ki, kesintisiz bir bl
gede, yerleik topluluklar iinde gelimi olan diller lehele
rin ortaya koyduu olgular daha geni apta grmemize ola
nak salar. Onlarda da yenilik dalgalarna rastlarz, yalnz
bu dalgalar birok dile zg ortak bir alan kucaklar.
Varsaydmz lksel koullarda akraba diller arasn
da snr izilemez: Tpk leheler arasnda snr izilemedii
gibi. Blgenin genilii nemli deildir. Nasl Yksek Almancann nerede bittii Aa Almancanm nerede balad
sylenemezse, ayn biimde Almancayla Felemenke,
Franszcayla talyanca arasnda da bir snr izilemez. Birta
km u noktalar vardr ki oralarda gvenle: "Burada Fransz
ca, urada talyanca konuulur" deriz. Ama ara blgelere gi
rer girmez bu ayrln silindiini grrz. ki dil arasnda
gei salamak zere tasarlanacak daha dar ve youn bir
blge (Franszcayla talyanca arasndaki Provansa gibi) de
daha ok gereklik tamaz. Kald ki, bir batan bir baa aa
mal biimde ayrmlam lehelerle kapl bir blgede, ne
trl olursa olsun, kesin bir dilsel snr nasl dnlebilir?
Lehelerin olduu gibi dillerin snrlar da gei blgelerin
de eriyip gider. Leheler nasl dilin tm yzeyinde ortaya
kan nedensiz altblumlerden baka bir ey deilse, ayn bi
imde iki dili birbirinden ayrd varsaylan snr izgisi de
ancak saymaca olabilir.
Ne var ki bir dilden brne birdenbire geildii de
ok olur. Bu sert geiler neyin rndr acaba? Elverisiz
koullarn belli belirsiz geilerin srp gitmesini nlemesi-

294

F E R D IN A N D D E S A U S S U R E

nin. leri en ok kartran etken, topluluklarn yer deitir


mesidir. Her zaman gler olur. Yzyllar boyunca st ste
ylarak bu gler her eyi karmakark etmitir. Birok
noktada dilsel geilerin izi silinmitir. Hint-Avrupa ailesi
bunun belirgin bir rneidir: Balangta Hint-Avrupa dille
ri ok yalan ilikileri olan, kesintisiz bir dilsel alanlar zinciri
oluturan dillerdi byk bir olaslkla: Bu alanlarn balcalann genel izgileriyle ortaya koyabiliyoruz. slavca ierdii
zelliklerle ran ve Germen dillerinin alanna taar; bu da
sz konusu dillerin uzamsal dalmna uygundur. Ayn bi
imde Germence, slavcayia Kelte arasnda yer alan bir
halka olarak grlebilir. Keltenin de talik diliyle ok sk
balan vardr. talik dili ise Kelte ve Yunanca arasmda yer
alr: yle ki, btn bu dillerin uzamsal konumunu bilmeden
bir dilbilimci hi duraksamakszm bunlarn her birine bir
yer verebilir. Ne var ki, iki dil bei arasndaki -rnein,
Germence - slavca arasndaki- snr ele aldmzda hibir
;ei aamasma rastlamadan sert bir atlamayla karlarz,
ki dil birbiri iinde eriyeceine birbiri karsma dikilir. n
k ara leheler ortadan kalkmtr. slavlar da, Germenler
de olduklar yerlerde kalmamlar, g etmiler, birbirleri
nin topraklarm ele geirmilerdir. Bugn komu olan slav
ve Germen topluluklaryla eskiden snrda olan topluluklar
ayn deildir. Calabriadaki talyanlarn gelip Fransa snrla
rna yerletiklerini dnelim: Bu yer deitirme olay tal
yancayla Franszca arasmda gzlemlediimiz belli belirsiz
geii doal olarak ortadan kaldrr. te, Hint-Avrupa dili
de bir yn benzer olgu sunar bize.

Ama baka nedenler de geileri silmeye yardmc


olur. rnein, ortak dillerin azlar silerek yaylmas (bak.
s. 282 ve tesi) bu nedenler arasnda yer alr. Bugn yazn
sal Franszca (e-de-Francen eski dili) snrda resmi tal
yancann (genellemi Toscana lehesinin) karsna dikilir.
Birok dilsel snrda ara azlarn her trl izi silinmiken
Bat Alplerinde bugn de gei azlaryla karlalabilmesi
mutlu bir rastlantdr.

DRDNC

BLM

DLSEL DALGALARIN YAYILMASI


1. BRLETRC VE AYIRICI GLER1)
Dil olgularmn yaylmasna da, herhangi bir alkya,
rnein modaya egemen olan yasalar yn verir. Her insan
topluluunda ayn anda ve kart ynde iki g durmakszn
etkisini duyurur: Bir yandan kendi iine kapal ayrc g,
bir yandan da, insanlar arasmda ilikiler oluturan birletiri
ci g.
Dar bir dilsel topluluk, kendi iinde gelimi dilsel ge
leneklere zgl eilimiyle bal kalr. Bu alklar her bire
yin ocukluunda edindii ilk alklardr; gleri buradan
gelir, srp gitmelerinin nedeni budur. Tek etken bunlar ol
sayd, dil konusunda sonsuz sayda ayrla yol aarlard.
N e var ki bunlarn etkisi kart gcn etkisiyle denge
lenir: Ayrc g insanlar bulunduklar yere mhlar, oysa
birletirici g onlar iliki kurmaya zorlar. Baka yerlerden
gelen kimselerin bir kye uramasn salayan, bir bayram
(1) Franszca betikteki ng. intercourse "toplumsal bantlar, ilikiler,
vb.", terimini birletirici g terimiyle karlyoruz. Yaymclar Saussuren kulland terime anlatml olduundan dokunmadklarn,
oysa bu terimin kuramsal bir sunutan ok szl bir aklamaya uy
gun dtn belirtiyorlar. - Bu terimin kart olarak kullanlan
Fr. esprit de clocher - "dar anlay, dar bir evreye balan, vb."
szn ise, bu blmdeki edeerli baka kullanmlardan da esinle
nerek ayrc g terimiyle aktaryoruz. N.

296

F E R D IN A N D D E S A U S S U R E

ya da panayr dolaysyla nfusun bir blmnn yer dei


tirmesine yol aan, eitli illerden kiileri asker ocanda bir
araya getiren, vb. odur. Ksacas, br gcn ufalayc etkisi
ni engelleyen birletirici bir ilkedir bu.
Bir dilin yaylmasn ve btnln birletirici g
salar. ki biimde etkiler dili: Kimi durumlarda engelleyici
etken olarak, bir yenilii ortaya kt anda ve noktada yok
ederek lehesel paralanmay nler; kimi durumlarda ise
yardmc etken olarak bu yenilii benimseyip yayarak birlii
destekler. te, bir lehesel olgunun uzamsal snrlarn be
lirtmek iin dalga szcnn kullanlmasn (bak. s. 292)
birletirici gcn bu ikinci biimi geerli klar. Edilbirimsel
izgi, yaylan, ama geri de ekilebilecek bir taknn u nok
tasna benzer.
Kimi durumlarda, bir dilin, birbirinden ok uzak bl
gelerdeki iki aznn ortak bir dilsel zellik sunduunu a
rarak grrz. Bunun nedeni, nce blgenin bir yerinde or
taya kan bir deiimin hibir engelle karlamadan yayla
rak yava yava kalk noktasndan ak uzaklara dein alan
n geniletmi olmasdr. Yalnzca belli belirsiz gei aama
larna rastlanan dilsel bir btn, birletirici gcn etkileme
sini hibir ey engellemez.
zel bir olgunun genellemesi zaman ister. Bunun s
nrlar ne olursa olsun durum deimez. Kimileyin bu zama
n lebiliriz. rnein, birletirici gcn tm Almanyaya
yayd \>-*d dnm 800 - 850 yllar arasnda nce g
neyde gereklemi, ama Frankada bu dnm olmam,
>, <t biiminde varln srdrm ancak sonradan yerini
dye brakmtr; rnin zye (ts biiminde sylenir) dnm
daha dar snrlar iinde kalm ve ilk yazd belgelerin ortaya
kmasndan nceki dnemde balamtr. Bu deiim 600
ydna doru Alplerden kalkp Lombardiann hem kuzeyi
ne, hem gneyine yaylm olsa gerek. VUI. yzyddan kalma
bir Thringen ayrcalk belgesinde de bu f y e rastlarz. Daha

G E N E L D L B L M D E R S L E R

297

yakn bir dnemde, Germencedeki Iler ve ular ikilinl ol


mulardr (bak. nn yerine mein "benim", brtn yerine braun
"kahverengi"); 1400 ylna doru Bohemyadan yola kan
bu olgu ancak 300 ylda Ren kylarna ulaarak bugn kap
lad alana yaylabilmitir.
Bu dil olgular bulama yoluyla yaylmlardr. Byk
bir olaslkla tm dalgalar iin de durum ayndr: Bunlar bir
noktadan yola karak evreye yaylr. Bu bizi ikinci bir
nemli gzleme gtrr.
Zaman etkeninin uzamsal eitlilii aklamak iin ye
terli olduunu grdk. Ama bu ilke ancak yeniliin doduu
yer gz nnde bulundurulursa tmyle dorulanr.
imdi Almancadaki nsz deiimi rneini yeniden
ele alalm. Eer bir t sesbirimi Germen blgesinin bir nokta
snda ts olursa, yeni ses ortaya kt noktann evresine ya
ylma eilimi gsterir. te, nceki t biimiyle ya da baka
noktalarda bu sesin dnt br seslerle savama bu
uzamsal yaylm yoluyla giriir. Bu trl bir yenilik doduu
yerde salt bir ses deiim olgusudur. Ama baka yerlerde an
cak uzamsal olarak ve bulama yoluyla yerleir. Onun iin,
u izim ancak yeniliin kaynanda tm yalnlyla geerlidir:
t
i
ts
Yaylmaya uyguland m yanl bir grnt sunar.
Demek ki sesbilgici, bir sesbirimin yalnz zaman ekse
ni stnde evrim geirdii yenilik kaynaklaryla, hem zama
na, hem uzama bal olduklarndan salt nitelikli ses deiim
olgular kuramnda yer alamayacak bulama alanlarn titiz
likle birbirinden ayracaktr. Dtan gelen bir tenin, inin ye
rini almas geleneksel bir ilkrnein deimesi demek deil-

298

FERDINAND DE SAUSSURE

dir; bu ilkrnek gz nnde bulundurulmadan, bir komu


aza yknlmesi demektir. Alplerden gelen bir herza "y
rek" biimi Thringende eski bir herta biiminin yerini ald
nda bir ses deiiminden deil, bir sesbirim aktarmndan
sz etmek gerekir.
2. BR TEK LKEYE BA LAN AN K G
Blgenin belli bir noktasnda -belli bir nokta derken,
noktaya benzetilebilecek en kk yzey (bak. s 291), rne
in bir ky demek istiyoruz- sz konusu iki gcn, aync ve
birletirici glerin her birine balanan olgular brlerin
den ayrt etmek ok kolaydr. Bir olgu buzlarm ancak ya biri
ne ya da brne bal olabilir ki azda ortaklaa bulunan
her zellik birletirici gcn, yalnz ele alman noktadaki
azda rastlanan her zellik ise a y n a gcn rndr.
Ne var ki daha byk bir yzey, rnein bir kanton
sz konusu olur olmaz, yeni bir glk kar ortaya: Belli bir
olgunun bu iki etkenden hangisine baland bu durumda
artk sylenemez. Kart olmakla birlikte iki etken de dilin
her zelliinde bir yer tutar. Bir A kantonu iin ayn a zel
lik tayan her ey onun her blgesinde bulunur. Burada ay
rc g etkisini duyurur, nk kantonun komu B kanto
nundan herhangi bir ey almasn da, Bnin A ya zenmesini
de nler. Ama birletirici g, bir baka deyile toplumsal
ilikiler de ie karr burada, nk A nm eitli blgeleri
(A 1, A 2, A 3, vb.) arasnda etkisini duyurur. Bylece, bir y
zey sz konusu olduunda her iki g de, deiik oranlarda
olmakla birlikte ayn zamanda etkisini gsterir. Bir yenilii
birletirici g ne denli desteklerse bu yeniliin alan da o
denli geniler; br gcn etkisi ise, dilsel bir olgunun, yayl
d alanda kalmasn salamak, bunun iin de dtan gelen
olgularn onun yerini almasn engelemek biiminde kendini
gsterir. Bu iki gcn etkisinin ne trl bir sonuca varaca-

GENEL DLBLM DERSLER

299

m nceden kestirebilmek olanakszdr. Sayfa 296da, Alplerden Kuzey Denizine dein uzanan Germence blgesin
de fnin d 'ye dnmesinin genel bir olgu nitelii tadm,
buna karn i nin yalnz gneyde tsye (z) dntn gr
dk. Ayrc g gneyle kuzey arasnda bir kartlk yarat
mtr. Ama bu snrlar iinde, birletirici g araclyla dil
sel dayanma salanmtr. Grld gibi bu ikinci olguyla
birincisi arasnda ilke bakmndan kkten bir ayrlk yoktur.
Ayn gler kar karyadr, yalnz bunlarn etki oran dei
mektedir.
Bu da, gerekte, bir yzey stnde ortaya kan dilsel
evrimlere ilikin incelemede aync gce yer verilmeyebilecei ya da bu gcn, birletirici gcn engelleyici yn ola
rak -ayn eydir bu da- ele alnabilecei anlamma gelir. Eer
birletirici etki yeterince glyse tm yzey stnde birlik
salar; yoksa olgu yan yolda kalr, blgenin yalnz bir bl
mne yaylr. Bu dar alan kendi blmleri asndan gene
de tutarl bir btn sunar. te, bundan tr ayrc gce
bavurmadan her eyi birletirici gce balayabiliriz, nk
ayrc g br gcn her blgeye zg bir biiminden ba
ka bir ey deildir.3
3. AYRI BLGELERDE DLSEL AYRIMLAMA
Tekdilli bir toplulukta dilsel birliin olgudan olguya
deitii, btn yeniliklerin genellemedii, uzamsal kesinti
sizliin srekli ayrmlamalar engellemedii anlalnca ve
ancak bu koul yerine gelince iki ayr blgede kout bir geli
im gsteren bir dilin durumu ele alnabilir.
Bu olaya ok sk rastlanr. rnein, Germence Avru
padan Britanya Adalarna geer gemez, bir yanda Alman
leheleri, bir yanda da ngilizcenin kaynakland Anglosaksonca olmak zere ikili bir evrim izlemeye balamtr. Kanadaya yerleen Franszcay da burada anabiliriz. Kesintili

300

FERDINAND DE SALSSURE

grnm her zaman smrgeleme ya da kenin ele geiril


mesi sonucu ortaya kmaz; ilikilerin kesilmesinin de r
n olabilir: Rumence, slav topluluklarnn araya girmesin
den tr Latin beiyle ilikisini yitirmitir. Kald ki neden
de pek nemli deildir. Soi un her eyden nce, ayrln dil
lerin tarihinde bir etken olarak ortaya kp kmadm, ke
sintisizlik durumunda grlen sonular dnda da sonular
verip vermediini anlama sorunudur.
Yukarda, zaman etkeninin ne denli nemli olduunu
daha iyi ortaya koymak iin, birbiri ard sra grlen yayl
malarn gz nnde bulundurulmayabilecei, nemli bir
alan kaplamayan iki nokta, rnein iki kk ada stnde
birbirine kout biimde gelien bir dil tasarlamtk. Ama
belli bir yzlmne ulaan iki blge ele alnr alnmaz, bu
olgu yeniden belirir ve lehesel ayrmlamalara yol aar.
Byle olunca da, kesintili alanlarn varl hibir biimde so
runun yaknlamasn salamaz. Ayrlk etkenine bavurul
madan aklanabilecek bir eyi onunla aklamaya kalkma
mak gerekir.
tik Hint-Avrupaclarm iine dt yanlg budur
(bak. s. 28). Birbirinden iyice uzaklam dillerden oluan
byk bir dil ailesi karsnda, ayrmlamann uzamsal para
lanma dnda kalan bu nedenle gereklemi olabileceini
dnmemitir bu dilbilimciler. Ayr yerlerde deiik diller
bulunmasn gzmzn nnde daha kolay canlandrabili
riz. Yzeyde kalan bir gzlemci iin ayrmlamann zorunlu
ve yeterli neden budur. Dahas da var: Dil kavram ortak k
ken kavramma balanyor, birinci kavram ikinci kavram ara
clyla aklanyordu. Bylece, slavlar, Germenler, Keltler, vb. ayn kaynaktan km tapluluklar olarak dnl
yor, bu topluluklarn ilk kkten g yoluyla ayrlarak Ortak
Hint-Avrupa dilini gittikleri deiik blgelere gtrdkleri
varsaylyordu.
Bu yanlgdan dnlmesi iin aradan ok uzun bir s-

GENEL DLBLM DERSLER

301

re gemesi gerekti. Ancak 1877de Johannes Schmidtin bir


yapt (Die Vemandtschaftsverhltnisse der lndogermanen
[Hint-Germenlerin Akrabalk likileri]) sreklilik ya da
dalgalar kuramm ortaya atarak dilbilimcilerin gzn at.
Yer deiiklii olmadan, bulunulan yerde ortaya kan par
alanmann Avrupa dilleri arasndaki karlkl bantlar
aklamaya yeterli olduu, eitli topluluklarn konumlarn
deitirdikleri yolundaki gr (bak. s. 293) benimsemeye
gerek olmad anlald. Lehesel ayrmlamalar uluslarn
ayr ayr dorultularda yaylmasndan nce gerekleebilmi
tir; bunun byle olmas gerekir. Dalgalar kuram bylece bi
ze yalnz Hint-Avrupa dilinin tarihncesini daha doru bir
biimde tantmakla kalmaz, btn ayrmlama olgularnn
en nemli yasalaryla dillerin akrabalna yn veren koulla
r da aydnlatr.
Bu dalgalar kuram g kuramna kar kar, ama
onu zorunlu olarak ortadan kaldrmaz. Hint-Avrupa dilleri
nin tarihi, yer deitirme yoluyla byk aileden kopan toplu
luk rnekleriyle dolup taar. Bu durum kukusuz zel sonu
lar vermitir. Yalnz, bu sonular kesintisizlik iindeki ayrm
lamann yol at sonulara eklenir. Bunlarn ne olduunu
syleyebilmek ok gtr. Bylece bir dilin ayr blgelerde
ki evrimi sorununa geliriz.
Eski ngilizceyi ele alalm. Bu dil Germen gvdesin
den bir g sonucu kopmutur. Eer V. yzylda Saksonlar
Avrupada kalsalard byk bir olaslkla bu dil bugnk bi
imini alamazd. Peki ama ayrlmann zel sonular neler
dir? Bunu deerlendirebilmek iin, nce u ya da bu deii
min uzamsal kesintisizlik durumunda da ortaya kp ka
mayacan aratrmak gerekir. ngilizlerin Britanya Adala
r yerine Jutland ele geirmi olduklarn varsayalm. Salt
ayrla balanan olgulardan hibirinin bitiik blge varsay
mnda gereklemeyeceini ne srebilir miyiz? Kesintisizli
in ngilizcede eski fnin varln srdrmesini saladn,

302

FERDINAND DE SAUSSURE

oysa bu sesin anakara Germencesinde dye dntn


(rnek: ngilizce thing "ey" ve Almanca Ding "ey") syle
mek, anakara Germencesinde bu deiimin uzamsal kesinti
sizlikten tr genelletiini ileri srmekle ayn kapya
kar: Oysa kesintisizlie karn bu genelleme gereklemeyebilirdi. Her zaman olduu gibi bu kez de yanlg, uzaktaki
lehenin kesintisizlik gsteren lehelere kar karlmasn
da. Gerekte ise, Jutlanda yerletii varsaylan bir ngiliz
gmen topluluunun zorunlu olarak dnin bulamna ura
yacan hibir ey tantlamaz. rnein, Franszcann kapla
d alanda k ( + a ) nn Picardieyle Normandiyann olutur
duu bir a iinde varln srdrdn, buna karn ba
ka her yerde bu sesin i (ch) hrtlsna dntn daha
nce grdk. Bylece, ortak gvdeden koparak ayrlma ol
gusuna dayanan aklama yetersiz ve yzeysel kalmaktadr.
Bir ayrmlamay aklamak iin ona bavurmak hibir za
man zorunlu deildir. Kopukluun yapabileceini uzamsal
kesintisizlik de ayn oranda gerekletirebilir. Bu iki trl
olay arasnda geri bir ayrlk vardr; vardr ama, biz bunu
gremeyiz.
N e var ki, akraba iki dil ayrmlamalar bakmndan
deil de, dayanmalar bakmndan ele alndnda, u gz
lemlenir: Ayrlma durumlarnda her trl bantnn gcl
olarak sona ermesine karn uzamsal kesintisizlik durumla
rnda, iyice ayrmlam azlar arasmda bile belli bir daya
nma srp gider: Yeter ki bunlar ara lehelerle birbirine
balanm olsun.
Bu nedenle, diller arasmdaki akrabalk derecelerini
deerlendirebilmek iin kesintisizlikle kopukluu birbirin
den titizlikle ayrt etmek gerekir. Kopuklua rastlanan du
rumlarda, iki dilde de ortak gemilerinden gelen ve akraba
lklarn gsteren birtakm zelliklere rastlanr. Ama bunla
rn her biri brnden bamsz bir biimde evrim geirmi
olduundan bir dilde ortaya kan yeni zellikleri brnde

GENEL DLBLM DERSLER

303

bulmaya olanak yoktur (ayrlmadan sonra beliren kimi zel


liklerin her iki dilde de rastlant sonucu zde olduu duru
mu burada gz nnde bulundurmuyoruz). Her ne olursa ol
sun, bu zelliklerin bulama yoluyla aktarlmas olanak d
dr. Genellikle, uzamsal kesintililik iinde evrim geirmi
bir dil, akraba dillerde bulunmayp yalnz kendisinde rastla
nan bir zellikler btn sunar. Bu dil de paralannca, orta
ya kan leheler, ortak zellikleriyle, birbirlerine balanma
larn, br blgedeki lehelerden de ayrlmalarn salayan
daha sk bir akrabal yanstrlar. Gerekten, gvdeden
kopmu ayr bir dal olutururlar.
Kesintisiz blgelerdeki diller arasndaki bantlar ise
bambakadr. Bunlardaki ortak zellikler, ayrmlamalarn
salayan zelliklerden zorunlu olarak daha eski deildir.
Gerekten de, herhangi bir noktadan yola kan bir yenilik
herhangi bir anda genelleerek blgenin tmne bile yayl
m olabilir. stelik, yenilik alanlarnn kapsam durumdan
duruma da deitiinden, komu iki dil, btn iinde ayr
bir bek oluturmadan ortak bir zellik sunabilir ve bunla
rn her biri, Hint-Avrupa dillerinin de gsterdii gibi, baka
zelliklerle komu dillere balanabilir.

BENC

KESM

A R T G R N M L DLBLM
S OR U N L A R I
SONU
B R N C

B L M

ARTSREM L DLBLM N
K BA K I A ISI
Esremli dilbilim ancak bir tek bak as kaldrr:
Konuan bireylerin bak asdr bu da. Onun iin de es
remli dilbilimin bir tek yntemi vardr. Oysa artsremli dil
bilim zaman hem ileriye doru izleyen ngrml bir bak
as, hem de geriye doru izleyen artgrml bir bak as
ierir (bak. s. 141).
Bunlarn birincisi olaylarn gerek akna uygun d
er. Herhangi bir dilbilim kitabnn tarihsel dilbilime ilikin
blmn yazmak, bir dilin tarihinin herhangi bir noktasn
aklayp aydnlatmak iin zorunlu olarak yararlanlan bak
as budur. Yntem, eldeki belgeleri denetlemek dnda
bir ilem iermez. Ama pek ok durumda, bu yoldan arts
remli dilbilim yapmak ya yetersizdir, ya da olanaksz.
Gerekten de, bir dilin tarihini zamann akn izleye
rek tm ayrntlaryla saptayabilmek iin, o dilin evriminin
her annda belirlenmi sonsuz sayda grnt bulunmas ge
rekir. Bu koul ise hibir zaman yerine gelmez. rnein,

GENEL DLBLM DERSLER

305

aratrmalarnn kalk noktas olan Latinceyi bilmek ve


upuzun bir yzyllar dizisine balanan pek ok sayda belge
yi el altnda bulundurmak gibi bir ayrcal olan Romancaclar bile her an belgelerde byk boluklarla karlarlar.
te bu durumda ngrml yntemden, dolaysz belgeden
vazgemek ve artgrmle zamann akn gerisin geriye izle
yerek ters dorultuda ilem yapmak gerekir. Bu ikinci bak
as sz konusu olduunda, belli bir dnem ele alnr ve bir
biimin hangi biimi verdii deil de, bu biimi yaratm ola
bilecek daha eski biim aratrlr.
ngrm, olgular yaln bir biimde sralayp anlatma
ilemidir ve tmyle belgelerin eletirisine dayanr. Oysa artgrm, karlatrmaya dayanan yeniden tasarlayp olutur
ma yntemidir. Baka gstergelerle balantsz, tek bana
bir gstergenin ilk biimi saptanamaz; buna karn, Lat. pater "baba" ve Sanskritepitar- ya da Lat. ger- "tayorum, gi
yiyorum, yapyorum, vb." ve ges-tus (ayn eylemin gemi za
man ortac) szcklerinin kkenleri gibi ayn kaynaa bala
nan iki ayr gsterge, daha karlatrma aamasnda bile, t
mevarm yoluyla tasarlanarak ortaya konulabilecek bir ilkrnee balanmalarn salayan artsremli birlii bize sezdirir.
Karlatrma eleri ne denli ok sayda olursa, yaplan t
mevarm ilemleri de o denli kesinlik kazanr ve -eer veri
ler yeterliyse- gerek anlamda yeniden oluturmalara varr.
Btn diller iin de durum ayndr. Baskadan hibir
sonu alnamaz, nk bu dil hibir aileye balanmadn
dan herhangi bir karlatrmaya elverili deildir. Ama Yu
nanca, Latince, Eski slavca, vb. gibi aralarnda yaknlk
olan bir diller demetinden, karlatrma yoluyla, ierdikleri
ortak ilk biimler elde edilebilmi ve uzamda ayrmlama
dan nceki durumuyla Hint-Avrupa dilinin balca zellikle
ri yeniden tasarlanp oluturulabilmitir. Tm aile iin geni
apta yaplan ilem zorunlu ve olanakl grld her yerde
ve daha ufak apta, ama hep ayn yntemle, btnn her
paras iin de yaplmtr. rnein, birok Germen dilini

306

FERDINAND DE SAUSSURE

dorudan doruya belgeler araclyla tanrsak da, bu dille


rin kt Ortak Germenceyi ancak dolayl olarak artg
rml yntem araclyla tanrz. Dilbilimciler br ailele
rin balangtaki birliini de -her zaman baarl bir biimde
olmasa da- ayn yoldan aratrmlardr (bak. s. 277).
Demek ki artgrml yntem araclyla bir dilin ge
miine, en eski belgelerin de tesine dein, dalarz. rne
in, Latincenin ngrml tarihinin balangc t. . III. ya
da IV. yzyldan geriye pek uzanmaz. Ama Hint-Arupa dili
nin yeniden oluturulmas zerine balangtaki birlik dne
miyle, bilinen ilk Latince belgeler arasnda kalan dnemde
neler olup bittiini anlama olana domutur. Ancak bun
dan sonra deinilen sorunun ngrmsel durumu gzler
nne serilebilmitir.
Bu adan evrimsel dilbilim, gene tarihsel bir bilim
olan yerbilime benzetilebilir. Yerbilim de zaman zaman, s
re iinde daha nce olup bitenleri gz nnde bulundurma
dan duraan durumlar (rnein Lman Havzasnm bugn
k durumunu) betimler. Ama onun asl konusu, birbirlerini
izleyileriyle artsremi yaratan olaylar, dnmlerdir. Ku
ramsal olarak ngrml bir yerbilim tasarlanabilirse de,
gerekte ve ou kez bak as ancak artgrml olabilir.
Yeryznn bir noktasnda neler olup bittiini anlatmadan
nce olaylar zincirini ortaya karmak, yeryuvarlamn o
noktasm hangi olaylarn bugnk duruma getirdiini ara
trmak zorunludur.
ki bak asnn yalnz yntemleri arpc bir biimde
birbirinden ayrlmakla kalmaz; retim bakmndan be ay
n sunuta bunlarn ikisini birden kullanmak yararl deildir.
rnein, ses deiimleri incelemesi yntemlerden birinin ya
da brnn kullanlmasna gre birbirinden ak ayr iki g
rnm sunar. ngrme dayanan incelemede, klasik Latin
cedeki nin Franszcada ne olduu aratrlacak ve bir tek
sesin zaman iinde evrim geirerek ayrmlat ve birok
sesbirim oluturduu grlecektir: Bak.pedem -* pye (yazl
: pied "ayak"), ventum -> v (yazl: vent "rzgr"), lctum

GENEL DLBLM DERSLER

307

-* li (yazl: Ut "yatak"), necre -* nwaye (yazl: noyer "su


da bomak"), vb. Buna karn, eer artgrm asndan
Franszcadaki bir ak nin Latincede neyin karl oldu
u aratrlrsa, o zaman da bir tek sesin, balangta birbi
rinden ayr birok sesbirimin vard nokta olduu grle
cektir: Bak. tr (yazl: terre "yer, toprak") = terrant, vrz
(yazl: verge "denek") = vrgam, f (yazl: fait "olgu") =
factum, vb.; yapm elerinin evrimi de iki biimde sunulabi
lir; ortaya kacak iki grnm gene ayn oranda birbirin
den ayr olur. Sayfa 245 ve tesinde rneksemeli yapmlar
stne sylediimiz her ey bunu nsel olamk tantlar. rne
in, eer Franszca -li orta sonekinin kkeni (artgrm
asmdan) aratrlrsa, Lat. -tum'a varlr. Latince sonek
kken bakmndan nce -reli Latince ad kaynakl eylemle
re balanr; bunlar da byk lde -rrl diil adlardan gelir
(bak. Lat: plantre "dikmek, ekmek": planta "bitki" Yun.
tim "deer vermek, sayg gstermek; deer bimek": tt'm
"onur", vb.). te yandan, eer Hint-Avrupa soneki -to- da
canl ve retken olmasayd (bak. Yun. klu-t6-s "nl", Lat.
in-clu-tu-s, Sanskrite ru-ta-s, vb.) -tum var olamazd;
-tum ayrca tekil belirtme durumunun yapm esi -myi
ierir (bak. s. 223). Eer tersine (ngrm asndan), ba
langtaki -to- sonekinin hangi Franszca yapmlarda bulun
duu aratrlrsa, retken olsunlar, olmasnlar, yalnz ge
mi zaman ortacnn eitli sonekleri (aim [aimer "sevmek"
eyleminin gemi zaman ortac] = Lat. anuttum, fini [finir
"bitirmek", "bitmek"in gemi zaman ortac] = Lat. fntum,
clos [clore "kapatmak" eyleminin gemi zaman ortac] =
Lat. clausum [*claudtum yerine], vb.) deil, daha baka bir
ok sonek (-u = Lat. -tm [bak. comu "boynuz" = corntum: comutus "boynuzlu" un belirtme durumu], -tif [bilgin
dili soneki] = Lat. -fivum [bak. fugitif "kaak; ksa sren" Lat. fugitivum: fugitivusun belirtme durumu], sensitif "duy
sal", negatif "olumsuz", vb.) ve point "nokta" = Lat. punctum,
d "tavla zar"' = Lat. datum, chtif "clz" = Lat. capvun,
vb. gibi artk zmlenmeyen bir yn szck anlabilir.

KNC

B L M

EN E S K DL VE L K R N E K

Hint-Avrupa dilbilimi ilk admlarn att sralarda


karlatrmann gerek amacn da, yeniden oluturma yn
teminin nemini de anlamamt (bak. s. 30). Bu durum,
onun en arpc yanlglarndan birini, bir baka deyile, ne
den karlatrmada Sanskriteye ar derecede nem ver
diini, bu dil dmda hemen hemen hibir dili neden dikka
te deer saymadn aklar. Sanskrite, Hint-Avrupa dili
nin en eski belgesi olduundan, bu belge ilkmek niteliiyle
donatlmtr. Hint-Avrupa dilinden Sanskritenin, Yunancann, slavcamn, Keltenin, talik dilinin trediini var
saymak baka eydir, bu dillerden birini Hint-Avrupa dili
nin yerine koymak baka eydir. Bylesine bir yanlma hem
ok eitli, hem de ok nemi sonular vermitir. Kukusuz,
sz konusu varsaym bu denli kesin bir biimde dile getiril
memitir. Ama uygulamada st rtl olarak benimsenmi
tir. Bopp "Sanskritenin ortak kaynak olabileceine inanma
dn" yazmtr: Sanki, kuku ieren szcklerle de olsa, bu
trl bir varsaymda bulunmaya olanak varm gibi!
Bu bizi, bir baka dile oranla daha eski ya da daha n
ce ortaya km bir dilden sz edildiinde ne anlamak ge
rektiini aratrmaya gtrr. Kuramsal bakmdan yo
rum olanakldr:
1.
nce bir dilin ilk kayna, kalk noktas usa gelebi
lir. Ama biraz dnnce, hibir dilin yan saptamaya ola-

GENEL DLBLM DERSLER

309

nak bulunmadn grrz: nk her dil, kendisinden n


ce konuulan dili srdrr. nsanlk iin doru olan dilyetisi
iin doru deildir: Onun geliimindeki salt sreklilik bu
dzlemde kuaklar belirlememizi nler. Gaston Paris hakl
olarak ana diler-ocuk diller anlayna kar kmtr. n
k bu anlay birtakm kopukluklar bulunduunu varsayar.
Dem ek ki bir dilin bir baka dilden daha eski olduu bu an
lamda sylenemez.
2. Bir dil durumuna bir baka dil durumundan daha
eski bir dnemde rastland da anlatlmak istenebilir. rne
in, Akamam yaztlarnda Perse, Firdevsnin Farsasn
dan daha eskidir. Bu zel durumda grld gibi, birinin
brnden kt kesinlikle bilinen ve ayn oranda iyi tan
nan iki dil sz konusu oldu mu, elbette bunlardan yalnz en
eskisinin gz nnde bulundurulmas gerekir. Ama bu iki
koula birden rastlanmad m, eskilik hi nem tamaz. An
cak 1540tan bu yana belgelerle tanman Litvanca bu adan,
X. yzylda belgelere geen Eski slavca, hatta Rigveda
Sanskritesi kadar deerlidir.
3. "Eski" szc bir de daha nceki, daha ak bir de
yile ve her trl tarihleme sorunu dnda, biimleri ilkrnee daha yakn bir dil durumunu belirtebilir. Bu anlamda,
XVI. yzyl Litvancasnn . . III. yzyldaki Latinceden
daha eski olduu sylenebilir.
Demek ki, eer Sankritenin kimi baka dillerden da
ha eski olduu sylenirse, bu ancak ikinci ya da nc an
lamda olabilir. Gerekten Sanskrite her iki anlamda da es
ki bir dildir. Hem dinsel Veda kouklarnn en eski Yunan
betiklerinden daha eski olduu gr benimsenmektedir,
hem de -bu nokta byk nem tar- bu dildeki eskiden kal
ma zelliklerin br Hint-Avrupa dillerinin srdrd
zelliklere oranla ok daha yksek saylara ulat grl
mektedir (bak. s. 29).
Sanskriteye baland ailedeki dillerin tmnden
de daha nce ortaya km bir dil grnm veren bu ol-

310

F E R D IN A N D

DE SAUSSURE

duka kark eskilik kavram yznden, dilibilimciler, bu di


lin bir akraba dil olarak sunduu tankla sonralar da eski
si gibi ar derecede nem vermiler, bir ana dil nitelii ta
d yolundaki saplantdan kurtulmu olmalar durumu de
itirmemitir.
Ad. Pictet Origines indo-europennes (Hint-Avrupa K
kenleri) [bak. s. 320] adl yaptnda, kendi dilini konuan bir
ilk topluluun varln aka benimsemekle birlikte, her
eyden nce Sanskriteye bavurmak gerektiine, bu dilin
tanklnn, birok br Hint-Avrupa dillerinin toplamnn
tanklndan daha deerli olduuna gene de kesinlikle ina
nr. Balangtaki nller dizgesi gibi ok nemli sorunlar
uzun yllar boyunca karanlkta brakan ite bu yanlsamadr.
Bu yanlg ufak apta ve ayrntlarda srp gitmitir.
Hint-Avrupa dilinin zel dallar incelenirken tankl en es
kiye uzanan dili, tm bein en uygun ve yeterli rnei ola
rak grme eilimi ar basm, ilk ortak dil durumunun da
ha iyi tannmasna allmamtr. rnein, Cermence'den
sz edilecei yerde, br Germen lehelerinden birok yz
yl daha gerilere uzand iin yalnzca Gotamn amlmasnda saknca grlmemitir. Bylece Gota hi hakk olmadan
br lehelerin ilkrnei, kayna durumuna girmitir. slavca- konusunda, X. yzyldan bu yana bilinen Slavoncaya ya
da Eski slavcaya dayanlmtr yalnzca: Bunun da nedeni,
br slav lehelerinin daha yakn bir tarihten bu yana bilin
mesidir.
Gerekte, bir dilin, birbirini izleyen tarihlerde yazyla
duraanlatrlm iki biiminin, ayn dili iki tarihsel aama
snda olduu gibi yanstmas ok az rastlanan bir olgudur.
ou kez, biri brn dilsel adan srdrmeyen iki lehe
vardr karmzda. Ayrldk gsteren olgular kural dorular:
Bunlarn en nls Roman dillerinin Latinceye gre duru
mudur: Franszcadan Latinceye doru gerilere gidersek
kukusuz dey dorultuyu izleriz. Bir rastlant sonucu, bu

311

G E N E L D L B L M D E R S L E R

dillerin kaplad alan, eskiden Latince konuulan blgeyle


zdetir ve Roman dillerinin her biri, evrim geirmi Latin
ceden baka bir ey deildir. Ayn biimde, Darius yaztla
rndaki Persenin ortaadaki Farsayla ayn olduunu gr
dk. Ama bu durumun tersine daha sk rastlanr ve eitli
dnemlerin tanklklar ayn ailenin deiik lehelerine ba
lanr. rnein, Germence birbiri ard sra, sonradan ne ol
duu bilinmeyen Ulfilas Gotasnda, arkadan Eski Yksek
Almanca betiklerinde, daha sonra Anglo-sakson dilinde, Ku
zey Germencede, vb. karmza kar; ne var ki bu lehele
rin ya da lehe beklerinin hibiri daha nce grlen lehe
yi srdrmez. Bu durum, yazalarn leheleri, noktal izgile
rin de art arda gelen dnemleri belirttii aadaki izimle
gsterilebilir:

aC*
.A

A ........ Dnem 1
. . . . . Dnem 2
........Dnem 3
.. E . Dnem 4

Dilbilimciler bu duruma sevinmelidir. Yoksa bilinen


ilk lehe (A) birbirini izleyen durumlarn incelenmesiyle or
taya karlabilecek her eyi daha balangta kapsard. Oy
sa, btn bu lehelerin (A, B, C, D, vb.) yneme noktas
aratrlrken, A dan daha eski bir biimle, bir X ilkrneiyle karlalacak ve A ile X i birbiriyle kartrmaya olanak
kalmayacaktr.

NC

BLM

YENDEN OLUTURMALAR
i. BUNLARIN Z NTEL VE AMA CI
Nasl yeniden oluturmann tek yolu karlatrmaysa,
karlatrmann da tek amac yeniden oluturmadr. Birok
biim arasnda gzlemlenen uygunluklarn verimli olabilme
si iin zamansal bir bak as iinde ele alnmas ve tek bir
biimin yeniden ortaya konulmas sonucunu vermesi gere
kir. Bu nokta stnde birok kez durduk (s. 29 ve tesi, s.
285). rnein, Yun. mesos karsnda yer alan Lat. medius
"orta" szcnn aklanabilmesi iin, Hint-Avrupa diline
dein gerilere gitmeden, tarihsel adan mediusla mesos'a
balanabilecek daha eski bir *methyos esi varsaymak ge
rekmitir. Deiik dillerden iki szck karlatrlacana,
bir tek dilden alman iki biim karlatrlrsa, gene ister iste
mez ayn gzleme varlr: rnein, Latincede ger ve gestus,
eskiden bu iki biimde de yer alan bir *ges- kkenine gnde
rir bizi.
Ses deiimlerine ilikin karlatrmann srekli ola
rak biimbilimsel grlerden yararlanmas gerektiini de bu
arada belirtelim. Lat. patior "ac ekiyorum" ve passus (ayn
eylemin gemi zaman ortac) szcklerini incelerken factus
(facere "yapmak"n gemi zaman ortac), dictus (dicere "sylemek"in gemi zaman ortac), vb. eleri de gz nnde bu
lundururum. nk passus da ayn trden bir yapmdr. An-

G E N E L D L B L M D E R S L E R

313

cakfaci "yapyorum" ile factus, dic "sylyorum" ile dictus,


vb. arasndaki biimbilimsel bantya dayanarak, daha nce
ki bir dnemle ilgili olarak ayn banty patior ile *pat-tus
arasnda da ortaya koyabilirim. Karlatrma biimbilimsel
olunca da, bu kez sesbilgisinin yardmyla onu aydnlatmam
gerekir: Lat. melirem "melior daha iyinin belirtme duru
mu" Yunanca hediyla karlatrlabilir, nk sesbilgisi
asndan bunlarn biri *meliosem, *metiosm>a balanr, b
r ise *hdioa, *hadiosa> *hdiosm,a.
Demek ki dilbilimsel karlatrma dncenin ie ka
rmad, kendiliinden gerekleen bir ilem deil ve bir
aklama salayabilecek btn verilerin kar karya getiril
mesini gerektirmekte. Ama her zaman herhangi bir zl an
latma brnen ve daha eski bir biimi ortaya koymay
amalayan bir kestirime ulamak zorundadr. Karlatrma
her zaman biimlerin yeniden oluturulmas sonucunu vere
cektir.
Ama gemie bak, bir nceki dil durumunda yer
alan somut biimleri tmyle yeniden oluturmay m ama
lar? Yoksa szck blmlerine ilikin soyut, tikel kesinlemelerle, rnein famus "duman" szcndeki L atince/nin Or
tak talik dilindeki fy karladm ya da Yun. llo (allos
"baka, br, vb."nin yansz biimi; Latincede aliud [alis,
a, nd'un yansz biimi]) szcndeki ilk enin daha
Hint-Avrupa dilinde bile a olduunu gzlemlemekle mi yeti
nir? Elbette grevini bu ikinci trden aratrmayla smrlandrabilir. Gemie bak asna zg zmleme yntemi
nin bu tikel gzlemler dnda bir amac bulunmad bile
sylenebilir. Ne var ki bu dank olgularn tmne dayanla
rak daha genel sonulara varlabilir: rnein, Jmustaki ol
guya benzer bir dizi olgu fnn Ortak talik dilinin sesbirim
dizgesinde yer aldn kesinlikle saptamamz salar. Ayn
biimde, eer Hin t-Avrupa dilinin, adl bknde, -mli sfatlarnkinden ayr bir -d yansz tekil bitimi sunduunu syleyebiliyorsak, bu olgu dank bir gzlemler btnnden -

314

F E R D IN A N D D E S A U S S U R E

karsanan genel bir biimbilimsel olgudur (bak. Lat. bonum


[bonus, a, um "iyi"nin yansz zne durumu] karsnda istud
[iste, a, ud "o, u, vb."nin yansz zne durumu], aliud, Yun.
kaln [kalos "iyi, gzel"in yansz biimi] karsnda t [yansz
tanmlk] = *tod, llo = *cllod, ng. that "o, u; ki, vb.", vb.).
Daha da ileri gidilebilir: Sz konusu eitli olgular bir kez
ortaya konulduktan sonra, tam szckleri (rnein,
Hint-Avrupa dilindeki *afyodu), bkn dizilerini, vb. yeni
den oluturmak iin, bir biimin tmn ilgilendiren btn
olgularn bireimini gerekletirme eylemine giriilebilir.
Kolayca birbirinden ayr olarak ele alnabilecek neriler bu
amala bir araya getirilir. rnein, eer *alyod gibi yeniden
oluturulan bir biimin eitli blmleri karlatrlrsa, or
taya bir dilbilgisi sorunu karan -d ile, bu trl hibir anlam
tamayan a- arasnda byk bir ayrlk bulunduu grlr.
Yeniden oluturulmu bir biim dayank bir btn deil
dir; her zaman ayrtrlabilecek sesbilgisel bir usavurmalar
toplamdr. Bu biimin kapsad blmlerin her biri geerli
ini yitirebilir; onun iin srekli bir irdeleme konusu olmak
tan kurtulamaz. Bundan tr de, yeniden oluturulan bi
imler kendilerine uygulanabilecek genel sonulan her za
man ok iyi yanstmlardr. Hint-Avrupa dilinde "at" belir
ten szck olarak srasyla *akvas, *aklvas, *ektvos, en so
nunda da *ek,M'oi, nerilmi, yalnz j ile sesbirimlerin says
na kar klmamtr.
Demek ki yeniden oluturmalann amac bir biimi ken
disi iin belirlemek deil -epey gln olurdu byle bir
ama gdlmesi-, her aamada elde edilen sonulara daya
narak doruluuna inanlan bir genel sonular btnn be
lirginletirip zete ortaya koymak, ksacas bilimimizin iler
lemelerini saptamaktr. Dilbilimcilerin, Hint-Avrupa dilini
kullanmak istedikleri iin batan baa yeniden yaratmaya
kalktklar ne srlyor: Onlar, kendilerine yaktrlan
bu olduka tuhaf dnceden aklamamza gerek yok. Tarih
sel boyut iinde bilinen dilleri ele aldklarnda bile dilbilimci-

G E N E L D L B L M D E R S L E R

315

ler bu trl bir ama benimsemezler (Latince dilbilim asn


dan incelenirken bu dili daha iyi konuma erei gdlmez);
nasl olur da tarihncesi dillerin dank szckleri karsn
da byle bir tutum benimseyebilirler?
Kald ki, yeniden oluturma kesin bir nitelik tamasa
da, incelenen dilin tmne, bu dilin baland dil trne
ilikin bir gre ulaabilmek iin sz konusu ilemden vaz
geemeyiz. Bir yn esremli ve artsremli genel olguyu
grece bir kolaylkla gzler nne serebilmek iin bavurul
mas zorunlu bir aratr bu. Yeniden oluturulmu biimle
rin tm Hint-Avrupa dilinin genel izgilerini hemen aydmlatverir: rnein, soneklerin ancak kimi elerle oluturul
duunu (t, s, r, vb.), bunlarn dnda kalan elerin soneklerde kullanlmadm, Almanca eylemlerin (bak. werden "ol
mak", wirst, ward, wurde, worden) nl dizgesindeki karma
k eitliliin kural olarak ayn ilk almamay (e - o - sfr)
gizlediini ortaya koyar. Bunun sonucunda, daha sonraki d
nemlerin tarihini incelemek byk lde kolaylar: nce
likle yeniden oluturma ilemi yaplmasa, tarihncesi d
nemden balayarak zaman iinde ortaya kan deiimleri
aklamak daha da gleir.
2 YENDEN OLUTURMALARIN KESNLK
DERECES
Yeniden oluturulmu kimi bilimler hi kukuya yer b
rakmaz, kimi biimler ise tartlabilir ya da aktan aa
kukuludur. te, biraz nce grdmz gibi, tam biimleri,
kesinlik derecesi, bireimde karlatmz tikel oluturmala
rn grece kesinliine baldr. Bu bakmdan, iki szck he
men hemen hibir zaman ayn nitelikte deildir: rnein,
Hint-Avrupa dilindeki *esti "var olmak, olmak, -imek anla
mndaki eylemin bildirme kipinin imdiki zaman tekil n
c kiisi" ve *didti "veriyor" gibi son derece aydnlk biim
ler arasnda bile bir ayrlk vardr, nk ikinci biimde bulu-

316

F E R D IN A N D D E S A U S S U R E

nan ikileme nls kukuya yol aar. (bak. Sanskrite dadti


ve Yun. didsi).
Yeniden oluturulmu biimlere genellikle hak ettikle
rinden daha az gvenme eilimi var. Oysa olgu gvenimi
zi artracak nitelikte:
Bu olgularn en nemlisi olan birincisini s. 76 ve te
sinde belirttik: Bir szck ele alndnda, onu oluturan ses
ler, bu seslerin says ve snrlar kesinlikle saptanabilir. Say
fa 35de, sesbilimsel byte zerine eilmi kimi dilbilimci
lerin ne srebilecei karsavlara ilikin olarak ne dn
mek gerektiini grdk; -sn- gibi bir bekte kukusuz kaak
ya da gei salayc sesler vardr, ama bunlar gz nnde
bulundurmak dilbilime ters der. Herkesin kula bunlar
ayrt edemez. Daha da nemlisi u: Konuan bireyler ele
rin says konusunda her zaman ayn kandadrlar. Onun
iin de, Hint-Avrupa dilindeki *ek1wos, szcnde, konu
an bireylerin dikkat etmesi gereken, birbirinden ayrt edil
mi, ayrmsat nitelikli yalnzca be e bulunduunu syleye
biliriz.
kinci olarak bu sesbirimlerin her dilde kurduu dizge
ye ilikindir. Her dil, toplam says kesinlikle belirli olan bir
dizi sesbirim kullanlr (bak. ss. 70-71). Hint-Avrupa dilinde
dizgenin tm eleri, oluturma yoluyla ortaya konulan en
az bir dzine, kimi durumlarda binlerce biim iinde yer
alr. Onun iin, bunlarn tmn de bildiimizden kuku
duymayz.
nc olgu da u: Bir dilin ses birimlerini tanyabil
mek iin onlarn artl niteliklerini, ne olduklarn belirtmek
gerekmez; zellii baka ses birimleriyle karmamak olan
aynmsal kendilikler biiminde grmek gerekir onlar (bak.
s. 175). in can aha noktas da bu. yle ki, yeniden olutu
rulacak bir dildeki ses elerini saylarla ya da herhangi bir
gsterge dzeniyle belirtebiliriz; *eklws, ta e nin salt niteli
ini belirlemek, ak m, kapal m olduunu, hangi oranda

G E N E L D L B L M D E R S L E R

317

nden sylendiini, vb. aratrmak gereksizdir; birok tr


den e saptanmad srece bu nemsizdir. Yeter ki bu ses, di
lin ayrt edilmi br elerinden (a, , e, vb.) biriyle kart
rlmasn. Bu da, *eklws,Vki birinci sesbirimin *medhys't
ki ikinci, *gedeki nc, vb. sesbirimden ayr olmad ve
bu enin, sessel zellii belirtilmeden, Hint-Avrupa sesbirim izelgesinde yer alabilecei ve numarasyla belirtilebile
cei anlamna gelir. Bylece, *g/c1w.yun yeniden oluturul
mas demek, Latince equus, Sanskrite ava-s, vb.nin
Hint-Avrupa dilindeki karl, balangtaki dilin sesbirim
dizisinden alman belirli be sesbirimden kuruluydu demek
tir.
Bundan da, yeniden oluturmalarmzn, izdiimiz s
nrlar iinde tm deerlerini koruduu sonucu kar.

DRDNC

BLM

NSANBLMLE TARHNCES BLMNDE


DLN TANIKLII
1. DL VE IRK
Demek ki dilbilimci artgrm yntemiyle yzyllar ge
risin geriye aarak, tarih sahnesine kmalarndan ok nce
kimi topluluklarn konutuu dilleri yeniden oluturabilir.
Peki, bu yeniden oluturmalar aynca bize dorudan doru
ya bu topluluklarn kendileri, rklar, soy zincirleri, toplum
sal ilikileri, treleri, kurumlan, vb. stne de bilgi veremez
mi? Ksacas, dil, insanbilime, budunbilgisine, tarihncesi bi
limine aydnlatn bilgiler salar m? ok genel olarak sala
dna inanlr. Kanmzca, yanlsamann pay byktr bu
sanda. Sz konusu genel nitelikli sorunun kimi ynlerini k
saca inceleyelim.
nce rk ele alalm: Dil ortaklna bakarak kan birli
i bulunduu sonucuna varlabileceini, bir dil ailesinin in
sanbilimsel bir aileyle denk dtn sanmak yanlg olur.
Gerek o denli yaln deildir. rnein, insanbilimsel zel
likleri son derece ak olan bir Germen rk vardr: Sar sa
lar, uzun kafatas, uzun boy, vb. skandinavyalIlar buun en
yetkin rneidir. N e var ki Germen dili konuan btn top
luluklar bu zellikleri tamaktan uzaktr. rnein, Alp Dalarnm eteklerinde yaayan Alamanlarm insanbilimsel zel
likleri skandanavyallarnkinden ok ayrdr. Hi deilse,

G E N E L D L B L M D E R S L E R

319

bir dilin bir rka zg olduu, eer bu dil baka soydan top
luluklara da konuuluyorsa, bunun il am (fetih) yoluyla
gerekletii gr benimsenebilir mi? Kukusuz, sk sk ki
mi uluslarn, Romallarm yengisinden sonra Galyallarn
yapt gibi, lkelerini ele geirenlerin dilini benimsedii ya
da benimsemek zorunda kald grlr. Ne var ki her ey
bu yoldan aklanamaz. rnein Germenler -bunca deiik
topluluu egemenlikleri altna aldklarn varsaysak bilebunlarn tmn de yutmu olamaz. Byle bir durumun ger
ekleebilmesi iin, tarihncesinde uzun bir egemenlik dne
miyle birlikte eitli baka koullar varsaymak gerekir: Oysa
bunu hibir ey dorulamaz.
Bylece, kan birliiyle dil ortakl arasmda hibir zo
runlu iliki bulunmad anlalyor. Bunlardan birinin bulun
duu yerde brnn de bulunduu sonucuna varlamaz.
Onun iin, insanbilimle dilin tanklklarnn birbirine uyma
d pek ok durumda ne bunlar birbirine kar karlmal,
ne de bunlarn biri brne ye tutulmak. Bu tanklklarn
her biri kendine zg deerini korur.
2. EKN BRL
yleyse dilin sz konusu tankl bize ne retir? Irk
birlii tek bana dil ortaklnn ancak ikincil ve hi de zorunluk tamayan bir etkeni olabilir. Ama ok daha nemli
bir birlik vardr ve temel nitelikli tek birlik de budur: Top
lumsal ban oluturduu birlik. Ekin birlii diyeceiz biz bu
na. Deiik rklar arasmda bile ve hibir siyasal ba bulun
madan da kurulabilen ok sayda din, uygarlk, ortak savun
ma, vb. ilikisine dayanan birlik anlamn verelim bu sze.
Daha nce, s. 52de gzlemlediimiz karlkllk iliki
si ekin birliiyle dil arasmda kurulur: Toplumsal ba dil or
takl yaratmaya ynelir ve belki ortak de birtakm zellik
ler de kazandrr. te yandan, ekin birliini yaratan da belli

320

F E R D IN A N D D E S A U S S U R E

bir lde dil ortakldr. Genellikle, ekin birlii dil ortakl


n aklamaya yeter her zaman. rnein, ortaa balarn
da, ok deiik kkenli topluluklar, siyasal ba olmadan bir
birine balayan bir Roman ekin birlii kurulmutur. Ekin
birlii konusunda da her eyden nce dile bavurmak gere
kir. Dilin tankl her eyden daha nemlidir. te bir r
nek: Eski talyada Latinlerin yan sra Etrsklere rastla
nr. Ayn kkene balamak umuduyla ortak yanlar aratrl
dnda, bunlarn brakt her eye bavurulabilir: Antlara,
dinsel trenlere, siyasal kuramlara, vb. Ama hibir zaman
dilin dolaysz yoldan salad kesinlie bu yoldan ulala
maz: Drt satr Etrske, bu dili konuan topluluun Latin
ce konuan ekinsel bekten kesinlikle ayr olduunu gster
meye yeter.
Bylece, sz konusu bakmdan ve belirtilen snrlar
iinde, dil tarihsel bir belgedir. rnein, Hint - Avrupa dille
rinin bir aile oluturmas balangta bir ekin birliinin var
olduu sonucuna ulamamz salar: Bugn, sz konusu dil
leri konuan btn uluslarn toplumsal bir soy zinciri iinde,
az ya da ok dolayl biimde kalts olduu bir ekin birlii
dir bu.
3. DLSEL TAILBLM
Dil ortakl, toplumsal ortaklk bulunduu sonucuna
varmamza olanak verirse de, acaba dil bu ekinsel birliin
z niteliini de tanmamz salar m?
Uzun sre, dillerin, onlar konuan topluluklar bu
.opluluklarm tarihncesi dnemlerine ilikin tkenmez bir
?elge kayna olduu sanlmtr. Keltbilimin nclerinden
\dolphe Pictet zellikle Les Origines indo-europennes
1859-63) [Hint-Avrupa Kkenleri] adl kitabyla tannr. Bu
fapt baka birok yapta rnek olmu, bunlarn hepsinden
le daha ekici kalabilmeyi baarmtr. Pictet Hint-Avrupa

G E N E L D L B L M D E R S L E R

321

dillerinin tanklna dayanarak "Aryalarn uygarln olu


turan temel zellikleri bulup ortaya karmak ister ve bu uy
garln birbirinden ak ayr ynlerini saptayabileicini
umar: zdeksel eyler (aralar, silahlar, evcil hayvanlar), top
lumsal yaam (gebe bir topluluk muydu bu, yoksa tarmla
geinen bir topluluk mu?), aile, ynetim biimi. Aryalarn
ilk ortaya kt blgeyi belirlemeye alr (ona gre bu bl
ge Baktrianededir), oturduklar lkenin bitey ve direyini in
celer. Sz konusu dorultuda yaplm en byk deneme budur ve bylece kurulan bilim dilsel talbilim adn almtr.
Pictetden sonra da ayn ynde baka giriimlerde bu
lunulmutur. Bunlarn en yenilerinden biri Hermann Hirtin
giriimdir (Die Indogennanen, 1905 -1907 [Hint-Germenler]).) Hint, Hint-Arupallarn oturduu blgeyi belirle
mek iin J. Schmidtin kuramna (bak. s. 300) dayanmtr.
Ama dilsel talbilime bavurmaktan da ekinmez: Szlk ol
gular Hint-Avrupaliarn tarmc olduunu gsterdiinden
yazar onlar, gebe yaama daha elverili bulduu Gney
Rusyaya yerletirmekten kanr. Aa adlarna, zellikle
da kimi trlerin (kknar, kayn aac, grgen, mee) adlar
na sk rastlanmas Hint-Avrupallarm oturduklar kenin
ormanlk olduu ve Harzla Vistl arasnda, zellikle de
Brandeburg ve Berlin blgesinde bulunduu kansna vard
rr onu. Pictetden nce bile Adalbert Kuhnun ve daha ba
ka kimselerin Hint-Avrupallarm sylencesiyle dinini orta
ya karmak iin dilbilimden yararlandn da anmsatalm.
Ancak, bir dilden bu trl bilgiler edinmeye kalkamayacamz anlalyor. Dilin bu trl bilgiler verememesi
nin nedenleri kanmzca unlardr:1
(1) Ayrca bak. dArbois de Jubainville: L e s Prem iers h abitan ts d e l'Europe (1877) [Avrupann lk Nfusu], Ch. Schrder: Sprachvergleichnm g u n d Urgeschichte (Dil Karlatrmas ve Tarihncesi)
ve R eallexikon d e r indogerm anischen A ltertu m sku n de (Hint-Germen Eskia Bilimi Szl) [bu yaptlar Hirtinkinden biraz daha
eskidir], S. Feist: E uropa im L ich te d e r Vorgeschichte (1910)
(Tarihncesinin Inda Avrupa].

322

F E R D IN A N D D E S A U S S U R E

Bir kez, kkenbilim kesinlikten yoksundur. Kkeni iyi


ce belirlenmi szcklerin ne denli az sayda olduu yava
yava anlalm, bu da daha ll davranlmasn salam
tr. Gemiteki ataklklara ite bir rnek: Lat. servus "kle"
ile servare "korumak" ele alnarak bunlar birbirine yaklatrl
m -byle bir ey yapmak belki de doru deildir;- sonra ilk
szce "beki" anlam verilmi ve klenin balangta evin
bekisi olduu sonucuna varlmtr. Oysa, servare'nin nce
leri "korumak" anlamna geldii bile sylenemez. Hepsi bu
kadar deil. Szcklerin anlamlar evrim geirir. Bir toplu
luk, bulunduu yerleim blgesinden bir bakasna giderken
ou kez bir szcn anlam da deiir. Bir szcn bulun
mamas da, sz konusu uygarln balangta o szcn be
lirttii nesneden habersiz olduuna kant saylmaya kalkl
mtr. Bu bir yanlgdr. rnein, "ift srmek" anlamnda
bir szck yoktur Asya dillerinde. Ama bu durum, sz konu
su uran balangta bilinmediini gstermez. ift srme
nin geerlii kalmam olabilir ya da bu ilem, baka szck
lerin belirttii baka yntemlerle yaplabilir.
Szlksel aktarma olana kesinlii sarsan nc bir
etkendir. Bir szck sonradan, bir dili konuan toplulua
bir nesnenin girdii srada aktarlabilir. rnein, kenevir
Akdeniz Havzasnda ok ge, kuzey lkelerinde ise daha
da ge tannmtr. Her kez kenevirin ad bitkiyle birlikte ak
tarlmtr. Birok durumda, dil d verilerin yokluu, bir
szcn birok dilde birden bulunmasnn aktarm sonucu
mu olduunu, yoksa balangtaki ortak bir gelenein varl
n m tantladn anlamamz nler.
Birtakm genel zelliklerin, hatta kesin nitelikli kimi
verilerin hibir duraksama olmadan ortaya konulamayaca
anlamna gelmez bu. rnein akrabalk belirten ok sayda
ortak terim vardr ve bunlar byk bir ak seildikle aktarl
mtr. Bu terimler, Hint-Avrupallarda ailenin karmak ol
duu denli de dzenli bir kurum nitelii tadn syleme
mize olanak salar. nk Hint-Avrupallarn dili bugnk

G E N E L D L B L M D E R S L E R

323

Avrupa dillerinde anlatamayacamz ayrtlar ierir bu alan


da. Homerosta einteres szc "birok kardein karlar ya
da eltiler" anlamna gelir ve Franszcada belles-soeurs diye
karlanr; galoi ise "aralarndaki iliki bakmndan kocann
kzkardeiyle [grmceyle] kars" anlamn tar ve Fransz
cada gene belles-soeurs ile belirtilir. Oysa Lat. janitnces hem
biim, hem anlam bakmndan einteresin karldr. "Ko
cann erkek kardei ya da kaynbirader' (Franszcada
beau-frre)(2>ile birok kz kardein kocalan ya da bacanak
lar" (Franszcada beaux-frres) da ayn ad tamaz. Demek
ki burada ince bir ayrnt dorulanabilir; ama ounlukla ge
nel bir bilgiyle yetinmek gerekir. Hayvanlar iin de durum
ayndr. Srgiller gibi nemli trler sz konusu olduunda
hem Yun. bos, Alm. Kuh, Sanskrite gau-s, vb. arasndaki
uygunlua dayanarak Hint-Avrupa dilindeki g2u-su olutu
rabiliriz, hem de btn dillerde bknn ayn zellikleri ta
dn grrz: Daha sonraki bir tarihte baka bir dilden ak
tarlm bir szckle kar karya olsaydk, byle bir ey ola
nak d kalrd.
Burada biraz daha ayrntl bilimde, belli bir blgeyle
snrl ve bir toplumsal dzen sorununa ilikin olmak gibi iki
ynl bir zellik tayan baka bir biimbilimsel olguya da
deinmemize izin verilsin.
Lat. dominus "efendi" szcnn domus "ev" szcy
le olan ba stne ok ey sylenmise de, dilbilimciler gene
de her eyin tam anlamyla aklandna inanmyorlar: n
k -no- gibi bir sonekin ikinci trevler oluturmas son dere
ce olaanddr. Yunancada okostan, tretilen *oiko-no-s
ya da *oike-no-s, Sanskrite denva-dan tretilen *ava-na(2) Franszca betiin bu blmnde (s. 309) yer alan "mari da la soe
ur" (enite) sz R. Godelin L e s Sources m anuscrites d u C ou rs d e
linguistique gnrale d e F erdin an d d e Saussure (Genve, Droz; Pa
ris, Minard, 1957, s. 121) adl yaptnda "frre du mari" (kaynbira
der) olarak deitirilmitir. evirimizde bu deiiklii gz nnde
bulunduruyoruz. N.

324

F E R D IN A N D D E S A U S S U R E

gibi bir yapmdan sz edildii hi duyulmamtr. Ama ite


dominusun sonekine deer ve belirginliini veren de bu az
rastlamrlktr. Bizce birok Germence szck son derece
aklaycdr:
1. *1peuda-na-zn*pednun ba, kral" Gota piudars,
Eski Saksonca thiodan {*\>eud, Gota \>iuda = Oska touto
"halk").
2. *druxti-na-z (biraz deierek *druxff-na-z olmutur)
*drux-tizin, ordunun ba"; buradan da Hristiyanlarn Tanrya verdikleri ad olan Eski Kuzey Germencedeki Drttinn, Anglosaksoncadaki Dryhten gelir. Her iki szckte de
-Ina-z blmne rastlanr:
3. *kindi-na-z "*kindi-z = Lat. gem (uruk) ba." Bir
gerain ba, *\>eud'n\m bama gre kral naibi durumunda
olduundan, Germence kindim terimini (bu terim baka
her yerde kesinlikle yitip gitmitir) Ulfilas bir eyaletin Ro
mal valisini belirtmek iin kullanr: nk onun Germenlere zg grne gre imparatonn elisi, bklpiudam kar
snda bir boy (klan) bakan neyse odur. Tarihsel bakm
dan bu benzetme ne denli ilgin olursa olsun, Romaya ili
kin konularla hi ilgisi bulunmayan kindins szcnn, Ger
men topluluklarnn kindi-ze blnm olduunu gsterdii
kesindir.
Bylece, Cermencede ikincil bir -no- soneki herhangi
bir gvdeye eklenersek "u ya da bu topluluun ba" anlam
n verir. Bu durumda, piudam nasl tyudamn ba anlamna
gelirse, Lat. tribnusnn da ayn biimde "tribus (oymak) ba
", domi-nusu n "domus, yani touta = \>iudamn son blm
nn ba" olduunu gzlemlemekten baka yapacak ey yok
tur. Yadrgatc sonekiyle dominus kanmzca hem dilsel,
hem de kurumsal bir talyot-Germen ortaklnn kolay ko
lay rtlemeyecek bir kantdr.
Ama bir kez daha anmsamak gerekir ki dillerin kar
latrlmas ok seyrek olarak bu denli ayrt edici belirtiler
sunar.

G E N E L D L B L M D E R S L E R

325

4. DL TR VE TOPLUMSAL BEN
DN BM
Dil, kendisini kullanan halkn treleriyle kurumlan s
tn ok bilgi salamazsa da, hi deilse kendisini konuan
toplumsal bein dn biimine ayrt edici bir zellik ve
rir mi? Genellikle, bir dilin, bir ulusun ruhsal zelliini yan
stt gr benimsenir. N e var ki bu grn nne ok
nemli bir karsav dikilir: Dilsel bir yntem hi de zorunlu
olarak anlksal nedenlerle belirlenmez.
Sam dilleri, belirleyen ad-belirlenen ad bantsn
(bak. "Tanrnn sz") yalnzca eleri yan yana getirerek
gsterir. Bu da gerekte, "oluuk durum" diye adlandrlan,
belirlenen adn belirleyen adn nne geldii zel bir biim
yaratr. branca dzchar "sz" ve
ellttm<3)4"Tanr" szckleri
ni ele alalm; dbar elhtm "Tanrnn sz" anlamna gelir.
imdi kalkp da bu szdizimsel trn Samgillerin dn
biiminin bir yann ortaya koyduunu mu syleyeceiz?
ok gzpeke bir kesinieme olur bu, nk Eski Fransz
cada kurala uygun olarak benzer bir kurulu biimi kullanl
mtr: Bak. de ilgeci iermeyen dizimler: le cor Roland "Rolandn borusu [nu]", les quatre fils Ayman "Aymonun drt
olu [nu]",W vb. Bu yntem Roman dilinde, ses deiimleri
ne ilikin olduu kadar biimbilim alann da ilgilendiren
salt bir rastlantdan domutur: ekim durumlarnn ar
derecede azalmasdr bu ve dile bu yeni kurulu biimini benimsetmitir. Niin benzer bir rastlant n Sam dilini de ay
n yola srklemi olmasn? Grld gibi, Sam dn
biiminin silinmez zelliklerinden biri gibi gelen szdizimsel
bir olgu bu konuda hibir kesin belirti sunmaz.
(3) gstegesi grtlak kapanthsn belirtir.
(4) Eski Franszcann yaps gerei buradaki le cor, les... fils biimleri
belirtme durumundadr. N.

326

F E R D IN A N D D E S A U S S U R E

Bir baka rnek verelim: lk Hint-Avrupa dilinde, bi


rinci esi eylem olan bileik szckler yoktu. Almancada
bu trl biimler bulunmasndan tr (bak. Bethaus "dua
evi", Springbrunnen "fskiye", vb.), belli bir dnemde Ger
menlerin, atalarndan aldklar bir dn biimini dei
tirdikleri kansna m varmak gerekir? Bu yeniliin yalnz zdeksel deil, ayn zamanda bir enin eksilmesine yol aan
(betahsta ann dmesi, bak. s. 205) bir rastlant sonucu
ortaya ktn grdk. Her ey anlk dnda, ses deiimle
ri dzleminde olup bitmi ve ok gemeden bu deiimler
dnceyi kesinlikle boyunduruklar altna alarak onu, gs
tergelerin zdeksel durumunun at zel bir yola girmeye
zorlamlardr. Ayn trden bir yn gzlem bu grmz
dorular: Dilsel bein ruhsal zelliinin, nlnn ortadan
kalkmas ya da bir vurgu deiimi gibi bir olgu ya da gster
geyle kavram arasndaki banty her trl dilde her an ba
tanbaa deitirebilecek daha bir yn benzer olgu nnde
ok az arl vardr.
ster tarihsel olarak bilinsinler, ister yeniden oluturul
mu olsunlar, dillerin dilbilgisel trn belirlemek ve onlar
dnceyi anlatmak iin kullandklar yntemler asndan
snflandrmak her zaman ilgintir; ne var ki bu belirleme ve
snflandrmalara dayanarak salt dillbilim alannn dnda
hibir kesin sonuca varlamaz.

BENC

BLM

D L A L E L E R
VE
DL TRLER1)

Dilin, konuan bireylerin anlna dorudan doruya


bal olmadn biraz nce grdk: Szlerimizi bitirirken
bu ilkenin sonularndan biri stnde duralm: Hibir dil ai
lesi kuralca ve deimez biimde bir dil trne balanmaz.
Bir dil ailesinin hangi tre balandm sormak, dille
rin evrim geirdiini unutmak, st rtl bir biimde, ev
rimde bir deimezlik esi bulunduunu belirtmek demek
tir. Hibir snr tanmayan bir eyleme neye dayanlarak snr
izilebilir?
Bir ailenin zelliklerinden sz eden pek ok kimse
gerekte ilk dilin zelliklerini dnr. Bu ise zmlene
mez bir sorun deildir, nk bir tek dil ve bir tek dnem
sz konusudur. Ama zamann da, uzamn da hibir deiik
lik getiremeyecei srekli zellikler bulunduu varsaylnca,
i deiir, evrimsel dilbilimin tem el ilkelerine kesinlikle kar
klm olur. Hibir zellik kuralca srekli deildir, ancak
rastlant sonucu varln srdrebilir.
Hint-Avrupa ailesini ele alalm: Bu ailenin geldii di
lin ayn a zellikleri bilinmektedir: Ses dizgesi son derece
(1) Bu blm artgrml dilbilimi ele almamakla birlikte, btn yap
tn sonucu olabileceinden buraya konulmutur (Yaymclar).

328

F E R D IN A N D D E S A U S S U R E

yalndr bu dilde; karmak nsz bekleri de yoktur, ift n


szler de; tekdze, ama son derecede dzenli, tam anlamy
la dilbilgisel nitelikli almamalara yol aan (bak. ss. 228,
315) bir nller dizgesi, ilkece her szcn her seslemine
gelebilen, onun iin de dilbilgisel kartlklarn ileyiine yar
dmc olan bir ykseklik vurgusu, yalnz uzun ve ksa seslem
lerin kartlna dayanan nicel bir dizem vardr. Bileik sz
cklerle trevler byk bir kolaylkla oluturulur. Ad ve ey
lem bkn ok varsldr; kendi belirleyici zelliklerini ie
ren bknl szck tmce iinde bamszdr, bundan tr
de tmce kuruluunda byk bir zgrlk vardr, belirleyici
ya da bantsal deer tayan dilbilgisel szckler (eylem
nekleri, ilgeler, vb.) azdr.
Oysa bu zelliklerden hibirinin eitli Hint-Avrupa
dillerinde olduu gibi kalmadn, birounun (rnein ni
cel dizemle ykseklik vurgusunun yerine getirdii ilevin)
bu dillerin hibirinde bulunmadn kolayca grrz. Kimi
diller, rnein ngilizce, rlanda Gaelcesi, vb. Hint-Avrupa
dilinin ilk grntsn bile, bambaka bir dil trn dn
drecek biimde deitirmitir.
Bir ailenin eitli dillerinde grlen, az ok ortak nite
likli kimi dnmlerden sz etmek daha doru olur. rne
in, yukarda belirtilen, bkn dzeneinin yava yava zayf
lamas, Hint-Avrupa dillerinin -bu adan da nemli deiik
likler gstermelerine karn- tmnde de rastlanan bir olgu
dur: Bu alanda en ok slavca diren gstermi, oysa ngiliz
ce, bkn neredeyse hie indirmitir. Buna karlk, yine ol
duka yaygn biimde, tmce kuruluu alanmda pek dei
meyen bir dzen ortaya km, zmleyici anlatm yntem
leri bireimli yntemlerin yerini almaya ynelmitir (ilgelerle belirtilen durumsal deerler [bak. s. 262), yardmc ey
lemlerle oluturulan bileik eylem biimleri, vb.).
lkrnekte bulunan bir zellie treme dillerden birin
de ya da brnde rastlanmayabileceim grdk: Bunun ter-

G E N E L D L B L M D E R S L E R

329

si de dorudur. Bir ailedeki btn dillerde ortaklaa bulu


nan zelliklerin ilk dilde bulunmad bile grlr sk sk.
nl uyumunda (daha ak bir deyile, bir szckteki soneklerin tm nllerinin kkendeki son nlyle tn bakmn
dan bir eit benzeim gstermesi) bu duruma rastlanr. Av
rupa ve Asyada, Finlandiyadan Manuyaya dein uzanan
blgede konuulan geni bir dil bei olan Ural-Altay dil ai
lesinde bu olguyla karlalr. Ama bu ilgin zellik byk
bir olaslkla sonradan ortaya kan gelimelerin rn
dr. *2> Dem ek ki ortak olmakla birlikte balangta rastlan
mayan bir zellik grnmnde bu: yle ki bu dillerin (ok
tartlan) ortak kkenini tantlamak iin, bitiimsel zellik
lerine olduu gibi bu niteliklerine de bavurulamaz.*3) in
cenin de balangtan bu yana tekseslemli olmad anlal
mtr.
Sam dilleri yeniden oluturulan n Sam diliyle kar
latrldnda, dikkati ilk eken ey birtakm zelliklerin var
lklarn srdrmesidir. Bu dil ailesi, btn br ailelerden
daha da ileri derecede deimez, sreklilik gsteren, aileye
zg bir tr olduu yanlsamasna yol aar. Bu tr, birou
Hint-Avrupa dilindeki zelliklerle arpc biimde kartla
an u niteliklerle belirlenir: Hemen hemen hi bileik sz
ck bulunmamas, tretmeye az bavurulmas; bknn az
gelimi olmas (ne var ki n Sam dilinde, ondan treme
dillere oranla bkn daha gelimi durumdadr), bunun so
nucunda da, kesin kurallara bal bir szck dzeni. En il(2) Saussure, sz konusu zelliin neden "byk bir olaslkla" sonra
dan ortaya km olduunu aklamamakta, dncesi kanttan
yoksun kalmaktadr. N.
(3) Bu konuda bitiimsel zelliklere neden bavurulamayacan da
Saussure -ya da Yaymclar- gerekesiz brakmakta. Oysa "Ural ve
Atay dil kmeleri aranca balar bulunduu grne tren zel
likler" arasmda, nl uyumunun yan sra bitiimsel nitelie gn
mzde ok nemli bir yer verilmektedir. Bak. D. Aksan, Her Y
nyle Dil. Ana izgileriyle Dilbilim, 1. cilt, Ankara, Trk Dil Kuru
mu yay., s. 110 ve tesi, 1977. N.

330

F E R D IN A N D D E S A U S S U R E

gin zellik kklerin bileimine ilikindir (bak. s. 206). Kk


ler dzenli olarak nsz (rnein q-t-l "ldrmek") kap
sar; bunlar ayn dildeki btn biimlerde (bak. branca
qdtal, q(l, qtl, qifli, vb.) ve bir dilden brne (bak. Arap
a qatala, qutila, vb.) varlklarn korurlar. Bir baka deyile,
nszler szcklerin "somut anlamlarn, szlksel deerle
rini belirtirler, nller ise -gerekte kimi nek ve soneklerin
de yardmyla- almama yoluyla dilbilgisel deerleri gsterir
ler yalnzca (rnein branca qatal "ldrd", qtl "ldr
mek", sonekle birlikte qtl- "ldrdler, nekle birlikte
ji-qtol "ldrecek", hem nek, hem sonekle birlikte ji-q(l-
"ldrecekler", vb.).
Bu olgular karsnda ve bunlarn yol am olduu kesinlemelere karn ilkemizden sapmamalyz: Deimez zel
lik yoktur; sreklilik raslant sonucudur; bir zellik zaman
iinde varln srdrebildii gibi zamanla yitip gidebilir
de. Yalnz Sam dilini ele almakla yetinelim: nsz "ya
saln n bu ailenin o denli belirgin bir zellii olmadn g
rrz, nk baka aileler de ok benzer olgular sunarlar.
Hint-Avrupa dilinde de kklerin nszler dzeni kesin yasa
lara baldr. rnein, kkte eden sonra hibir zaman i, u,
r, l, m, n dizisinden iki ses bulunmaz; *serl gibi bir kk ola
nakszdr, vb. Sam dilindeki nllerin ileyiinde daha da ile
ri dzeydedir bu durum. Hint-Avrupa diU de, daha az varsl
olmakla birlikte ayn oranda kesin nitelikli bir dzen sunar.
branca dubar "sz" dbr-Tm "szler", dibre-hem "onlarn sz
leri" gibi kartlklar Almancann Gast: Gste, fliessen: floss,
vb. kartlklarm anmsatr. Her iki durumda da dilbilgisel
yntemin oluumu ayndr. Rastlantsal bir evrimin rn
olan salt ses nitelikli deiimler sz konusudur. Ama evrim
sonucu ortaya kan almamalar kavrayan anlk bunlara dil
bilgisel deerler vermi ve ses evriminin rastlantlarndan
doan rnekleri, rneksemeler yoluyla yaymtr. Sam dilin
deki nszn deimezliine gelince: Bu yaklak bir de
imezliktir ve hibir salt nitelik tamaz. nsel olarak bu-

G E N E L D L B L M D E R S L E R

331

nun byle olduundan hi kuku duymayabiliriz, ama olgu


lar da bu gr dorular: rnein, brancada anas-m "in
sanlar" szcnn kknde beklenilen nsz varsa da,
bunun tekili f ta yalnzca iki nsz bulunur; tekil biim,
nsz kapsayan eski biimin ses deiimiyle ksalmasnn so
nucudur. Kald ki, deimezlii andran bir durum bulundu
unu varsaysak bile, klderin znde yer alan bir nitelik ola
rak m grmek gerekir bunu? Hayr. Btn olup biten u:
Sam dilleri baka birok dile oranla daha az ses evrimi geir
mi, onun iin de bu ailede nszler daha iyi korunmutur.
Demek ki sz konusu olan, dilbilgisel ya da sreklilik gste
ren bir olgu deil, evrimsel, ses deiimlerine ilikin bir ol
gu. Kklerin deimez olduunu belirtmek, ses deiimi ge
irmemi olduklarn sylemekten baka bir ey deildir. Bu
trl deiimlerin hibir zaman olmayacan kimse ne s
remez. Genellikle, zamann oluturduu her eyi gene za
man bozabilir ya da dntrebilir.
Hem Schleicherin, dili, evrim yasasn kendinde ta
yan rgensel bir nesne olarak grmekle gerei zorlad g
rn benimsiyoruz, hem de, bir rkn ya da ekinsel toplu
luun "ayrc nitelii" nin dili durmakszn belirli birtakm
yollara sokmaya yneldiini varsayarak onu bir baka yol
dan ve ayrmna varmadan rgensel bir nesneye dntr
mekten geri kalmyoruz.
Bilimimizin snr komusu alanlara ynelttiimiz ba
klar bize ne yapmamak gerektiini retir. Bu sonu, ders
lerimizin temel dncesine uygun dtnden bir kat da
ha ilgintir. Sz konusu temel dnce udur: Dilbilimin tek
gerek konusu, kendi iinde ve kendisi iin ele alnan dildir.

ABECE, bak. YAZI; aktarma yaz, 61;


eski Yunan abecesi, 60, 75.
AIKLIK, aklk sesleri snflandrma
temelidir, 82 ; aklk ve almal
seslerle kapanmal sesler, 93.
AILMALI SESLER. 93.
AIZ BOLUU, 77.
ALE, dil aileleri, 28, 326 dil aileleri
nin sreklilik gsteren zellikleri
yoktur, 277; Hint-Avrupa dil ailesi,
29-30, 293, 301 ; Bantu ailesi, 277;
Fin-Ugur ailesi, 277.
AKICILAR, 85.
AKRABALIK ADIARI (Hint-Avrupa
dilinde), 321-322.
AKTARMA, aktarma szckler ve ak
tarm, 53, 227, 321.
ALMAMA, 227 ; tanm, 228; sesil
nitelikli olmayan almama, 228 ;
esremli ve dilbilgisel almama ya
satan, 228; almama dilbilgisel ba
glendirir, 231.
ALTBRMLER, szcn altbirimleri, 160,189,191, 269
ALTLATMAN, bir nceki dilsel altkatmanve ses deiimleri, 219.
ANLAM, deerlerle kartlaan anlam.
169
ANLAMBLM, 45.
ARTDAMAKSILIAR, 84.
ARTGRML BAKI AISI, bak.
BAKIAISI.
ARTREM, 130, aynca bak. DLB
LM(Artsremli).
ATLAS, dil atlaslar, 291 .

AYIRICI G, 295; ayrc g birletiri


ci gcn engelleyici yandr, 298.
AYRILIKLAR, aynlklann deerin oluu
mundaki yeri, 170 ; dilde yalnzca
aynlklar vardr, 178.
AYRIMLAMA (Dilsel), kesintisiz alan
da dilsel aynmlama, 283 ; kesintili
alanlarda dilsel ayrmlama, 298
BAIMLILIKLAR, dizimsel ve anmsal bamllklar, 187, 193.
BAINTILAR, dizimsel ve armsal
bantlar, 181 ; bunlarn birbirine
bamll, 181 ; sesbirimlerin sap
tanmasndaki yerleri, 190; bunlar dil
bilgisi blmlerinin temelidir, 198; iki
tll dizimsel bant, 182; anmsal bantlann iki zellii, 186.
BAKI AISI, esremli bak as ve
artsremli bak as, 129, 135, ,
140 ; ngrml bak as ve artgrml bak as, 303.
BETKBLM, betikbilimin yntemi, 27,
35; karlatrman betikblim, 28.
BMBLM, biimbilimszdizimdenay
rlamaz, 196.
BLEK SZCKLER, bileik szck
ler meksemenin rndr, 259 ;
Germence bileik szckler, 206;
Hint-Avrupa dilinde bileik szck
ler, 259not, 324.
BRM, dil birimleri, 157 ; tanm ve s
nrlandrma, 157 ; karmak birim
ler, 158, 182; birim sorunu, bu soru
nun nemi, 167; birimlerin ayrmsa!
zellii, 179 ; birimler ve dilbilgisi
olgular, 179 ; birimlerin yeniden
blmlenmesi, 246; artsremli birim
ler, 264.

334

F E R D IN A N D D E S A U S S U R E

BRLETRC G, 295 birletiri DE, almamann eanlamls deii,


ci gce bal etkinin iki biimi, 295.
231.
BRLK, szcn birlii ve ses dei DEMLER dildeki deiimlerin kay
na szdedir, 50, 150 -*; deiimler
imleri, 146.
her zaman tikeldir, 133, 135 anlam
BTME, tann, 259; bitimenin ev
deiimleri, 145; anlamsal, biimbilimresi, 259-260; rneksemeyle kartla
sel ve szdizimsel deiimler, 145; ses
an bitime 260 -*; bitime her za
deiimleri, 210, 229; ses deiimleri
man rneksemeden nce grlr,
dizge ddr, 49-*; deiimler szck
259not.
leri deil sesleri etkiler, 146; ses dei
BOAZSILLAR, 82 damaksl boimlerinin dzenlilii, 209 -*; salt de
jjazsllar, artdamaksl boazsllar,
iimlerle koullu deiimler, kendili
inden deiimlerle birleimsel dei
BOPP, 28, 29.58, 268, 308.
imler, 210 -* ayrca bak, SESBLGIBOZULMA, gstergenin bozulmas,
S t.
120; dilsel bozulma her zaman tikel DEMEZLK, gstergenin deimezli
dir, 133, 135.
i, 116-*.
BRAUNE, W., 32.
DEVNM, uyumdevinimleri, 97.
BROCA, 39.
DI PAHAMA, 92; d patlamann sre
BRUGMANN, K., 32.
si 102-*.
BUDUNBLGS VE DLBLM. 35, DIEZ 31.
318.
DL, dil, dilyetisine ilikin olgularn kura
BUDUNBLM, 52; bak. BUDUNBL
ldr, 38; dil bir dizelgeye indirgene
GS.
mez, 45, 108; dil, toplumsal, trde ve
somut niteliklidir, 44; dil, szden ayr
CURTIUS, Gcorgcs, 29.
dr, 43 -*, 49 -, 122, 240; ama dille
ARIIMYETS, 42.
sz arasnda karlkl bamllk var
EKMEK, 269: sfr ekimeki, 315.
dr, 50; dil nerede ve nasl yer alr, 50;
ETLLK, dillerin eitlii, 276; ak
dil bir biimdir, bir tz deildir, 168;
rabalk iinde eitlilik, 278; salt e
diller ve leheler, 290-221.
itlilik, 278.
DL(Yaznsal), yaznsal dil ve yaz, 57; ya
EVRM, bak. SZ EVRM.
znsal dil ve yerel lehe, 53,215 -*; ya
znsal dil yazdan bamszdr,
OCUKLAR, ocuklarnses evriminde
282-283; yaznsal dilin grece dei
ki yeri, 217-218.
mezlii. 2)5.
OULVE KL, 173.
ZMLEME (Nesnel), 266 znel DL DURUMU, 157, vd.
zmleme, 266 -*; znel zmle DLBLGS, tanm, 196; genel dilbilgisi,
L54; karlatrmal dilbilgisi, 28; gele
me ve altbirimlerin belirlenmesi.
neksel ya da klasikdilbilgisi, bu dilbil
269-*.
gisinin kuralca ve dural nitelii, 27,
DALGA; yenilik dalgalar; 292; dalgalar
130; 'tarihsel* dilbilgisi, 196, 207, 208
kuram, 300
not; dilbilgisi olgular ve dil birimleri.
DAMAK, 77.
179.
DAMAKETE, 77.
DLBLM, dilbilimgstergebilimebala
DAMAKSILLAR, 81,82 -*.
nr, 46 -*; d dilbilim ve i dilbilim,
DEER (Dilsel), 165 167 ; dee
52; csremli ya da dural dilbilim,
rin kavramsal yn, 169 deer,
129, 152, 201 -*; uzamsal dilbilim. 276
anlamdan ayndr, 169-170; deerin
dilbilim terimlerinin yanll,
zdeksel yn, 176.
33-34not: sesbilim terimlerinin yeter
sizlii, 80.
DEER (Genel olarak), 127-*; deeri
oluturan etkenler, 168
DLNDZENE, 188-*, 240.
DEEBLRLK, gstegenin deie- DLLER diller arasndaki snrlar, 292
bilirli, 120
ayn blgede st ste binmi dil-

G E N E L D L B L M D E R S L E R

335

ler, 279 szln egemen oldu


szde balar. 50,150: dilbilgisi olgula
u dillerle dilbilgisinin ar bast
rnn evrimi, bak. DEMLER.
diller. 194, 238; zel diller, 52; ya EYLEMNEK, Hint-Avrupadilindeey
pay diller, 122-123.
lemneki yoktur, 273.
DLSEL BMLER, dilsel biimlerin EYLEMZAMANLARI, 174.
srdrlmesi, bu alandaki iki et FZYOLOJ VE DLBLM, 34; seslerin
ken, 252.
fizyolojisi, bak. SESBLM.
DLYETS, dilyetisi, dil ve sz, 122; GENZ BOLUU, 78.
dilyetisininkark nitelii, 45; dilye
tisi doal bir nitelik tar, 38; eklem GENZSLLER, 83: titreimsiz genizsiller, 85.
li dilyetisi, 39.
GENZSLLEMSES, 8L
DSLLER, 84.
DZGE, dil dizgesi, 37, 54, 119 -i 127, GEREKLK, esremii gereklik. 164;
artsrcmli gereklik, 265.
169,193; ayrca bale. DLNDZE
NE.
GERMEN DLLER, 312; Germen dille
rinin incelenmesi, 30.
DZ, bkndizileri armsal bant
larn bir trdr, 185.
GIRTLAK, 78.
DZM, tanm, 181; bak. BAINTI GILLIERON, 292.
LAR.
GOTA, 310.
dommu, bu szcn kkeni, 322.
GLER, 294; gler kurarnt, 300.
DUDAKSIL-DSLLER, 85.
GRN, 174.
DUDAKSILLAR, 81 .
GSTEREN, tanm, 111; gsterenin izgi
DURAIAMA, 92ve not.
sel nitelii, 115 gsterenin varl
gsterilene, gsterilenin varl gste
DNCE, dncenin belli bir bilim
rene baldr, 156,
den yoksun oluu, 167.
EKN BRL, 319; talyot-Germen GSTERGE, dil gstergesinin bileimi,
110; gstergenin deimezlii, 116;
ekin birlii, 323.
gstergenin deiebilirlii, 120 -*; t
EKLEMLEME ya da SYLEYM. ek
m bakmndan gsterge, 178 ne
lemlemeve iitimimgesi, 36; eklem
densiz gsterge ve grece nedenlilik
lemenin grnts, 110not; eklem
tayan gpstege, 191 -*; sfr gster
leme ya da eklemliliin iki anlam,
ge, 135,175,269, 273.
39, 168 az eklemlenmesi, bu
eklemlemenin eitlilii, 79; bu ek GSIERGEBLM, tanm, 46; gstergelemlemenin seslerin snflandrlma
bilim z olarak nedensiz gstergele
sndaki deeri, 80-*: duralamal ek
rin oluturduu dizgelere dayanr, 111
lemleme ya da duralama, 92ve not.
EKLEMLLK, 39; bak. EKLEMLE GSTERGENN BOZULMASI bak.
BOZULMA.
ME.
EN AZ ABA, en az aba ses deiim GSTERLEN, 111, 156; bak. GSTE
lerinin nedenidir, 215.
REN.
ESK, dil alannda bu szcn anla-, GVDE YA DA KKEN, 271.
m, 308.
GRMM, Jakob, 29,58.
EDLLLKZGLER, 291.
h (Soluklu), 66.87.
EGDMYETS, 42.
HALKA, dpatlamal-i patlamal bek,
ELLER, eitlerin ses deiimi)ke ilgi
95 ipatlamal-d patlamal bek,
li olmama zellii. 225.
97; d patlamal halka, 97 i patla
mal halka, 98; kopuk halka, -*.
ESREM, 129; bak. DLBLM (Esremli).
HARTACILIK, dil haritacl. 291.
ETRSKLERVE LATNLER, 320.
HNT-AVRUPA DL, bu dilin zellikle
ri. 326-*.
EVRM, dilsel evrim, 37; dilsel evrim

336

HIRT, 320.
IRK, rkn dille ilikileri, 318 rk ve
ses deiimleri, 215
PATLAMA, 91 patlamann sre
si, 103
KLKLER(Dilsel), .
KLNL, i patlamal halka, 104;
ykselen ikilinl, 104.
KLM, iklim ve dilsel deiimler, 216,
285.
KTSAT, 126.
NCELKGSTERGELER, 113.
NSANBLMVE DLBLM, 34, 318.
SIAVCA (Eski), 54, 298.
TMMGES, 40 109-110not; ii
tim imgesinin anlksal nitelii, 109;
iitim imgesi - gsteren, 110.
JONES, 28.
KAPANTIL1LAR, 83.
KARILATIRMA, akraba olmayan
diller arasnda yaplan karlatr
ma, 277; akraba diller arasnda yap
lan karlatrma, 277; akrabalk a
sndan yaplan karlatrma yeni
den oluturmay ierir, 31, 285-286,
318.
KARILATIRMACI OKUL, karlatrmac okulun yanlglar, 30 56,
236, 268, 300
KARITLIK, kartlk ve ayrlk,
178-179.
KAVRAM, 40, 110; kavram = gsteri
len, 111,156,169 .
KENDLKLER, dilinsomut kendilikle
ri 156 soyut kendilikler, 201
KONUANTOPLULUK, 125.
KOUKLAMA, 72.
KK, tanm, 270; kkn Almancadaki
zellikleri, 272; kkn Franszcada
ki zellikleri, 272-273; kkn Sam
dilindeki zellikleri, 272, 328
KKENYA DA GVDE, 270.
KKEN YAKITIRMA, 255 -* biim
deiiklii olmayan durumlarda, k
ken yaktrma, 262; biim deiikli
i olan durumlarda kken yaktr
ma, 256; kken yaktrma ve mekseme, 257.
KKENBLM, 274
kkenbilimin
kesinlikten yoksunluu, 321.

F E R D IN A N D D E S A U S S U R E

KUHN, Adalbert, 29, 320.


KKDL, 78.
1(Disil, damaksl, boazsl, genizsil), 85.
LEHE, doal lehe yoktur, 290; leheler
le diller arasndaki ayrm, 291; lehe
ler ve yaznsal dil, 53, 281.
LEHESEL BMLER, aktarma zel
likli lehesel biimler, 226.
LEHESEL OLGULARIN ALANLA
RI, 291.
LEHESEL ZELLKLER, 288 .
LESKIEN, 32.
LTVANCA, 57, 311.
MODA, 121, 220.
MLLER, Max, 29.
NEDENLLKVE NEDENL, 191 .
NEDENSZLK, tanm, 111; dilin dei
mezlik etkeni nedensizlik, 112; bozul
ma etkeni nedensizlik, 118; salt nedensizliklegrece nedensizlik, 191; nedensizliin ses deiimleriyle bantlar,
220, 234; nedensizliin rneksemeyle
bantlar, 240-241.
OKUMAVEYAZI, 65.
OLUTURMA (Yeniden), 312
OLUTURUM VE YAPI, bu szckle
rin eitli anlamlar, 259.
ORTAK DL, 282.
OSTHOFF, 31.
NEK. 273.
NGRML BAKIAISI, bak. BA
KIAISI.
RNEKSEME, 234, 245; meksemenin
nemi, 250 mekseme ses dei
imlerini dengeler, 234; tanm, 234; rnekseme konusunda ilk dilbilgicilerin
yanlglar, 236; mekseme bir yara
tmdr, bir deiim deildir, 238
meksemenin dzenei, 238; rnekseme dilbilgisel dzeye balanr, 240; rneksemenin kayna szdedir, 240; rneksemli biimbir orantnn drdn
c terimidir, 240, 241; bu konudaki iki
kuram, 241 mekseme ve yapm
eleri, 235, 249; evrim etkeni mek
seme, 249, 251; yorumdeiikiklerinin
belirtisi mekseme. 248 var olan
elerin srmesini salayan mekse
me. 250 kken yaktrmayla kar
tlaan mekseme, 253 - bitimeyle
karlaan mekseme 258

G E N E L D L B L M D E R S L E R

337

sad, 96,177,316; sesbilimler ve ses


ZDELK, esremti zdelik. 162
atsremli zdelik, 364
ler, 109: sesbirimlerin dizimsel ve a
rmsal bantlar, 179-191.
PAUL, 31.
SESBRM TRLER, 74 -s; sesbilim
PCTET, Adolplc. 310. 320.
trlerinin soyut nitelii, 94.
PIT. 29.
SESLEM
, 89,99 seslemsnn. 99, ses
r, yuvarlanan r, dilucu rsi. grtlak rsi,
lemvurgusu, 106.
86.
RASTANTISAL. bir dil durumunun SESLEME, sesleme dilden ayndr, 49.
SESLERN SINIFLANDIRILMASI, 80
rastlantsal nitelii, 134
titreimli sesler, titreimsiz sesler,
RTSCHL, 28.
80 kapanmal sesler, almal ses
rleme, 210, 214.
ler, 93; kaak sesler, 95-96, 316; sesle
ROMANDLLER, 310: Romandilleri
rin belli bir biimden yoksun oluu,
nin incelenmesi, 31, 303.
81.
SAM DLLER, bu dillerin zellikleri, SESTELLER, 77.
327: bu dillerin szdizimsel zellik SESYARII, 78.
lerinden biri, 324.
SIFIR, bak. EKM EK, GSTERGE,
SANSKRTE, bu dilin bulunuu,
SONEK.
Hint-Avrupa dilbilimi iin nemi, SINIRLANDIRMA, dil birimlerini snr
28; Sanskriteye verilen an
landrma, 160
nem, 308-309; Sanskritenin eskili SINIRLANM
A, nedensizliin snrlanma
i, 308.
s dil incelemesinin temelidir, 194-.
SATRAN, satrancn dil dizgesiyle kar SIZICILAR, 84.
latrlmas. 55,136 155.
SIEVERS, 31,101,105-106.
SCHLEICHER, 29, 30.
SMGE, gstergeyle kartlaan simge.
SCHMIDT, Johannes, 291, 300.
li
SELENL, 101.
SOLUKVERME, 79.
SELENSZ, 101.
SONEK, 273; sfr sonek, 269.
SES, sesin karmak nitelii, 38; ses ve SYLEMBLMLER, 164,202.
iitim imgesi, 75 ses ve grlt.
86; grtlak titreim sesi. 101 dil SYLEYM, bak. EKLEMLEME,
SYLEYVEYAZI, 64 ; kkenle be
gsterenini ses oluturmaz. 176.
lirlenen syleyi, 67; yazyla bozulan
SESAYGm, 77.
syleyi, 67; syleyite grece zgr
SESBLGS, 69 -; sesbilgisi sesbilim
177
den ayrlr, 69; sesbilgisi artsremli SZ,lk,
sz bireysel bir edimdir. 43; sz dil
dilbilime balanr, 69; sesbilgisi ve
den ayndr, bak. DL; sz toplum
dilbilgisi, 49,321: sesbilgisine bala
iinde nasl yer alr, 50; sz tmdil de
nan olgular anlaml ya da dilbilgici
iimlerinin olutuu alandr, 50, 150
deildir 49, 204.
208not, 245.
SESBLM, 68, 74 107; sesbilime SZ-+;
EVRM
, sz evrimi ve bu evri
yanl olarak sesbilgisi denilmesi 69
min blmleri, 40
-; sesbilim sz dzleminde yer
SZ OYUNLARI, sz oyunlan ve sylealr, 69; birleimsel sesbilim, 90.
yi, 73.
SESBLMSEL DZGE, 70, 316.
szckler birimlerden aynlr,
SESBRMLER, sesbilimlerin says i SZCK,
159-169.
mdidir, 45, 71, 78, 177, 316; sesbi
limlerin snrlandrlmas iitimsel SZDZM, szdizimin biimbilimle ba
mdan, 196; szdizimin dizimsel bo
veriye dayanr, 74; sesbirimlerin be
yutla bantlan. 198.
timlenmesi eklemleme edimine da
yanr, 75; sesbirimlerin nasl belir SZLKBLM, szlkbilimdilbilgisinin
dnda braklamaz, 197.
lendii, 78 sesbirimlerin ayrm

338 ____________________________

F E R D IN A N D D E S A U S S U R E

SZYTtM, 39.
SRTMELLER, 84.
TARH, dilbilim tarihi, 49 130 ;
dille ilikileri bakmndan siyasal ta
rih, 52; ses deiimleriyle ilikileri
bakmndan siyasal tarih, 218;
tarihncesi bilimi ve dilbilim. 39,
318
TAILBLM(Dilsel), 320.
TINI DEM, Germen diiterinde t
n deiimi, 56,131,228.
TINLAMA, geniz tnlamas, 78.
TTREKLER, 86.
TTREMLilK, sesbilimlerin titreimlilii, 80; titreimliliin seslemlemedek yeri, 100.
TOPLUMBLMVE DLBLM, 34.
TOPLUMSALKURUM, dil toplumsal
bir kurumdur, 38,46.
TOPLUMSAL RUHBLM, 38,46.
TROMBETTI, 277.
TMCE, tmce bir tr dizimdir. 183;
birim olarak tmce, 161; tmce de
eri tayan eler, 188.
TMSREML, dilbilimde tmsremli gr as, 147.
TR, dil tr ve toplumsal bein d
n biimi, 324 dil tr ve dil
ailesi, 326
TREVLER, mekseme rn trev
ler, 260.
UZAMSAL AYRILIK VE DLSEL
AYRIMLAMA, 285.
UZUN SESLEMLER, z bakmndan
uzun seslemlerle konumu bakmn
dan uzun seslemler, 103
NLEMLER, 114.
NL BOLUU, 102.
NL DEM (Kkensel), 230,
231.
NL NOKTASI, 99.
NL UYUMU, Ural-AItay dillerinde
nl uyumu, 327.
NLLER, nszlerle kartlklar ba
kmndan nller, 86; selenlilerle
kartlklar bakmndan nller,
100; ak nller ve kapal nller,
87; fsltl nller, 87; titreimsiz
nller, 87.

NSZ DEMLER (Germcnce'de), 51-57, 210, 297.

NSZLER, 82 100 ; "orta" nsz


lerle ince nszler, 71.
VERNERYASASI, 212
VURGU (Latince vc Franszcada), 134
WHITNEY, 32, 39,122
WOLF, Friedrich August, 27.
YANSIMA, 113.
YANNSZLER, 85.
YARINLLER, 86.
YASA, dil yasatan, 141-142; esremli ya
salar geneldir, ama buyurucu deil
dir, 14%artsremli vasalar buyurucu
dur, ama genel deildir, 143; ses dei
imyasatan, 144; ses deiimyasalannnyanlanlatm, 215; almamayasa
tan, 229.
YAYILIM, dillerin uzamsal yaylm, 53;
bak. DLBLM.
YAZI DZGELER, 59; kavramsal ya
z, sesil yaz, 59; seslemsel yaz, 60,
75; nszlere dayanan yaz, 76.
YAZI VE DL, 46; yaznn dil dizgesiyle
karlatnlmas, 177 yazy incele
me zorunluu, 56; yaz dilden ayndr,
57; yaz dilsel duraanln koulu de
ildir, 58; yaznsal dille birlikte yaz
nn nemi artar, 58; yaz dilden daha
yava deiir, 59 aktarma yaz, 61
yaznn turtaszlklan, 62 k
kensel yaz, 62; yaznn yorumlanma
s, 71; d patlama vei patlamann ya
zda gsterilmesi, 91, 93,103; sesbilim
se! yaz, 69 sesbilimsel yaz kullanlagelen yaznn yerini alamaz, 69
YAZIM, 58, 61; aynca bak. YAZI.
YENDLBLGCLER, 32, 237, 268.
YNTEM; karlatrman yntem, 30;
d dilbilimle i dilbilimin yntemi,
5%54; esremli dilbilimle artsremli
dilbilimin yntemleri, 140 ngrml ve artgrml yntem, 304
ZAMAN, zamann dil stndeki etkisi,
120-121,126, 284.
ZENDCE, 54.
ZNCR, ses ya da sz zinciri, 76
89-, 104 .

TRKE
TERM

- FRANSIZCA
DZELGES

Bu blm oluturan Trke - Franszca dizelge hem


salt dilbilimsel uzmanlk terimlerini, hem de, kimileri genel
kullanmda da yer alan; ama evirdiimiz yaptta dilbilim
alanna ilikin ynleriyle karmza kan balca szckleri
kapsamaktadr. zgn betikte yer alan elerin daha ok
belirgin balamlardaki Trke karlktan verilmi, ou e
viri eylemine zg zorunluklardan doan ve salt bir karlk
llk salanmasn nleyen durumlar gz nnde bulundurulmamtr.
Dizelgede bulunan birok terim zel bir deerle ykl
dr ve ancak yaptm btn iinde kendilerini evreleyen
elerin yardmyla kesin bir anlam kazanmaktadr. Terim
lerin ierikleri deerlendirilirken bu gerek gz nnde bu
lundurulmal, amz dilbiliminde egemen bir ilev yklen
mi olan kimi elerin bile her kullanmda ayn anlam ve de
eri tamad unutulmamaldr. rnein, evirimizde kul
landmz sesbilim (phonologie) teriminin ierii gnmz
dilbilimindeki sesbilgisi (phontique) szcnn tanmna
denk der; oysa, yaptm birok yerinde kullanlan sesbilgisi
terimi (phontique) tarihsel sesbilgisini belirtir. Bu gzlem
ler kimi terimlerde ne denli dikkatli davranlmas gerektii
ni gsterdii gibi dizelgemizin geerlik snrlarn ve grece
niteliini de ortaya koyar.
B. V.

341

G E N E L D L B L M D E R S L E R

A-

abece: alphabet
alu ouvert
aklk: aperture, ouverture
alma: ouverture
almal: ouvrant
ad: nom, substantif
ad bkn: flexion nominale
ad ekimi: dclinaison
ad kaynakl: dnominatif
adl: pronom
az (rgen): bouche
az: parler, patois
az boluu: cavit buccale
az eklemlemesi: articulation buccale
aile: famille
akc: liquide
aktanm emprunt
aktarma: emprunt
alan: aire
almak: alternant
almama: alternance
almamah eylemi verbe fort
elmamasz bkn: flexion faible
almamasz eylem: verbe faible
altbirm: sous-unit
altkatman: substrat
alllehe: sous-dialeete
altbek: sous-groupe
ana dik langue mre
anadili: langue maternelle
anlak: intelligence
anlambilhn: smantique
anlamlc significatif
anlaml birim: unit significative
anlamsak smantique
aidatm: expression
a n lle esprit
anlksak mental, psychique
ara durumu: instrumental
ardk: successif
ardklk: succession; conscution
art eklemleme: articulation d'arrire
artdamaksl (5. ve a.): vlaire
artgrml: rtrospectif
artgrmldilbilim: linguistiqueretros
pective
artsrenu diachronie

artsremli: diachronique
artsremli dilbilim: linguistique diachro
nique
ayrc: distinctif
ayrr g: esprit de clocher, force particulariste
ayn: diffrent
ayrlk: diffrence
ayrm: distinction
ayrmlama: diffrenciation
aynmsal: diffrentiel
ayntrlabilin dcomposable
ayntnlamaz: indcomposable
ayrtrma: dcomposition
-B-

bn: lien
bant: rapport, relation
bantsal: relationnel
balant: relation
belirleme: dtermination
belirlenen: dtermin
belirleyen: dterminant
belirleyici: dterminatif
belirte: adverbe
belirtke: signal
belirtme durumu: accusatif
bellekse! dizi: srie mnmonique
benzeim: assimilation
betikbilim: philologie
betikbilimck philologique
betimleme: description
betimsek descriptif
biinbilim: morphologie
biimbilimsel: morphologique
bildirme kipi: indicatif
bileik: compos
bileik szck: mot compos
bileim: composition
bireim: synthse
bireimlk synthtique
birim: unit
birleim: combinaison; association
birleimsek combinatoire
birletirici g: intercourse, force unifi
ante
bitim: terminasion
bitiimsek agglutinatif

342 ___________________________

bitime: agglutination
bitmemiine imperfectif
bitmilile perfectif
boaz eklemlemesi: articulation guttu
rale
boazs! (s. ve a .): guttural; gutturale
boumlama: Bak. eklemleme
bozulma: dformation, altration
bozulum: mtaplasme
blmlenemez: indivisible
bulama: contagion
bkn: flexion
bkld: flchi
bknsek flexionnel

F E R D IN A N D D E S A U S S U R E

derilme: contraction
devinimsel imge: image motrice
deyine expression
deyi: locution
d dilbilim: linguistique externe
d neden: cause externe, cause extri
eure
d patlama: explosion
d patlamal: explosif
dik langue, idiome
dil ailesi: famille de langues
dUatlase atlas linguistique
dil birlii: unit linguistique
dUd: extra - linguistique
dil durumu: tat de langue
-dil eklemlemese articulation linguale
anne association
dil olgusie fait linguistique, phnomne
armsak associatif
linguistique
armsal evre: entourage associatif
dil tr: type linguistique
armsal dizk srie associative
dilbiigic grammairien
armsal obele groupe associatif
dilbilgisel: grammatical
ekim: Bak. ad ekimi, eylemekimi
dilbilgisi: grammaire
ekimeki: dsinence
dilbilgisi ulamlarc catgories grammati
kma durumu: ablatif
cales
izgisek linaire
dilbiliae linguistique
izgisellik: linarit
dilbilimck linguiste
ouk pluriel
dilbilimsek linguistique
zmleme: analyse
dilbirim: glossme
zmlenebilin analysable
dilsek
linguistique
zmlenemez: inanalysable
dilsel dalga: onde linguistique
zmleyici: analytique
dilsel kendilik: entit linguistique
-Ddilsel olgu: fait linguistique, phnomne
dalun: distribution
linguistique
dalga kuram: thorie des ondes
dilsel topluluk: communaut linguistique,
damak: palais
groupe linguistique
damaketek voile du palais
dilucu risi: Bak. yuvarlanan r
damaksl (s. ve a .): palatal; palatale
dilyetisi: langage
damaksllam: mouill
di: dent
deen valeur
diik fminin
deiebilirine mutabilit
disil (r. ve a .): dental; dentale
deik permutation
diyuvase alvole
deiiklik: changement, modification dizem: rythme
deiim: changement, mutation, variati dizge: systme
on vb.
dizi: paradigme; srie
deikemvariable
dizili: suite
deimez: invariable
dizine syntagme
deimezlik: inmutabilit

.343

GENEL DLBLM DERSLER


dizimsel: syntagmatique
dizimsel t n type syntagmatique
doal dillen langues naturelles
dntrc (s.): transformateur
dntrm: transformation
dnm: transformation
dudak: lvre
dudaksl (r. ve a.): labial; labiale
dudaksl-disil (s. ve a.): labiodental; la
biodentale
duraanlk: immobilit
durak statique
dural dilbilim: linguistique statique
duralama: tenue
duralamal eklemleme: articulation sistante
durum: cas; tat
durumsak casuel
duyma: audition
duyumsak sensoriel
dme: chute
dzen: ordre
dzenek: mcanisme

eylem bkn: flexion verbale


eylem ekimi: conjugaison
eylem kk: racine verbale
eylem neke prfixe verbal
eylemlik: infinitif

-Ffslth nl: voyelle chuchote

-G-

gei sesb son de transition


geili eylem: verbe transitif
gemi zaman: pass; prtrit
gelecek zaman: futur
genel dilbilgisi: grammaire gnrale
genel dilbilim: linguistique gnrale
genel gstergebilim: smiologie gnrale
geni zaman: aoriste
geniz boluu: cavit nasale
geniz tnlamas: rsonance nasale
genizsi! (r. ve a.): nasal, nasale
genizsilleme: nasalisation
gerekleme: ralisation
gere: matire; matriau
-Egrtlak: larynx
edim: acte
grtlak risk r grassey
ekin: culture
grtlak sesk son laryng
eklemleme: articulation
grtlak titreime vibration laryngienne
eklemlk articul
grev: fonction
eklemlinle articulation
en az aba yasas: loi du moindre effort grsel: visuel
grsel imge: image visuelle
e adllk: homonymie
grn: aspect
eanlaml: synonyme
gsteren: signifiant
edilbirimsel: isoglossmatique
gsterge: signe
edillilik izgileri: lignes isoglosses
gstergebilim: smiologie
eil (1er): doublet (s)
gstergebilimsel: smiologique
esrem: synchronie
gstergesek smiologique
esremlk synchronique
esremli dilbilim: linguistique synchro gsterilen: signifi
gsterilen nesne: chose signifie
nique
gvde: thme
etken (a . ve s.): facteur, actif
gck virtuel
etkin (r.); actif
evrim: volution
-Hevrimsek volutif
evrimsel: volutif
halk dili: langue vulgaire
evrimsel dilbilim: linguistique volutive halka: chanon
eylem: verbe; acte, action
hrtl (a.): chuintante

344

-Ii dilbilim: linguistique interne


i neden: cause interne
i patlama: implosion
i patlamal: implosif
i seslem: syllabe intrieure
ierik: contenu
ikidilli: bilingue
ikil: duel
ikileme: doublem ent
ikileme nls: voyelle de redouble
ment
ikili: binai
ikilik: dualit
ikilinl: diphtongue
ilge: prposition
ilgi adl: pronom relatif
iitim imgesi: image acoustique
-Kkalma durumu: locatif
kapal: ferm
kapanma: ferm etu, occlusion
kapant: occlusion
kapantili (a.): occlusive
karlatrma: comparaison
karlatrma derecesi: comparatif
karlatrmam: comparatif
karlatrm a betikbilin: philologie
comparative
karlatrm a (a.): comparatiste
ksrlatrmal: compar
ksrlatrmal dilbilgisi: grammaire
compare
kartlk: opposition
kasl imge: image musculaire
kavram: concept, notion
kavramsal: conceptuel, notionnel
kavramsal yaz dizgesi: systme idog
raphique
kendiliinden deiim: changement
spontan
kendilik: entit
ksa: bref
ksalma: abrgement
kip: mode

F E R D IN A N D D E S A U S S U R E

kii: personne
konu: objet
konum: position
konuan topluluk: masse parlante
konuma dili: langue parle
konuma yetisi: facult de parler
kotklama: versification
koullu deiim: changement condition
nel
kk: racine
kkem radical; tymologie; origine
kken ahnamas: alternance radicale
kken yaktrma: tymologie populaire
kkenbilinu tymologie
kkenbilimsel: tymologique
kkensek tymologique; radical
kkensel nl deiimi: ablaut
kullanm: usage, emploi
kulak: oreille
kurak norme, rgle
kuralc: normatif
kuralc dilbilgisi: grammaire normative
kurgu I: spculatif
kurulu: construction
kkdik luette
-Llehe: dialecte
lehesek dialectal

-Nnedenli: motiv
nedenlilc motivation
nedensiz: immotiv, arbitraire
nedensizlik: arbitraire
-O -

olu: procs
oluturan: construction
oluuk durum: tat construit
orta: participe
ortak dU: langue commune

-bek; groupe
bekleme: groupement
e: lment; terme
ecile particule

G E N E L D L B L M D E R S L E R

345

ses tz: substance phonique


ses retici (s. ): gnrateur de son
ses yinelemesi: allitration
ses zinciri: chane phonique, chane de
sons
sesbilgisek phontique
sesbilgisi: phontique
sesbilim: phonologie
sesbilimsek phonologique
sesbilimsel yaz: criture phonologique
sesbirini: phonme
sesbirim trleri: espces phonologiques
sesil yaz: criture phontique
seslem: syllabe
sesleme: phonation
sesleme aygt: appareil phonatoire
sesleme eylemi, edimk acte phonatoire,
acte de phonation
seslemleme: syllabation
seslemsek syllabique
seslenme durumu: vocatif
sesli gsterge: signe vocal
sestelleri: cordes vocales
sesyanu glotte
sesyan titreimi: vibration glottale
-Rsesyolu akl: Bak. aklk
rleme: rhotatisation
sfat: adjectif
-Ssnflandrma: classement
salt nitelikli deiim: changement abso snrlandrma: dlimitation
szc (a.): spirante
lu
silinme: lision
say adu nom de nombre
simge: symbole
saymaca: conventionnel
simgesel: symbolique
selenli (a. ve s.): sonant; sonante
selensiz (a. ve s.): consonant; conso soluk verme: expiraton
soluklama: aspiration
nante
soluklu (s. ve a.): aspir; aspire
ses: son
somut kendilik: entit concrte
ses aygt: appareil vocal
sonek: suffixe
ses dalgalar: ondes sonores
ses deiimlerk changements phon sonses (s. ve a.):final; finale
sonseslem: finale
tiques
sonnl: voyelle finale
ses deiimsek phontique
soyut kendilik: entit abstraite
ses dilimi: tranche phonique
sylem: discours
ses evrimi: volution phontique
sylem blmleri: parties du discours
ses eylemi, edimi: acte phonique
sylev: discours
ses oluturucu (s.): producteur de son
syleyim:. Bak. eklemleme
ses rgenleri: organes vocaux

n eklemleme: articulation davant


nele prfixe
ngorml: prospectif
ngorml dilbilim: linguistique pros
pective
nses: initiale
ntiireme nls: voyelle prothtique
rgen: organe
rgenlik: organisme
rgense): organique
rnek: modle; exemple
rnekseme: analogie
meksemeli biim: forme analogique
rneksemeli oluum: paraplasme
meksemeli yaratm: cration analo
gique
zdeksek matriel
zdeksel tz: substance matrielle
zdelik: identit
zel ad: nom propre
zel dik langue spciale
zel esremli: Bak. esremli
zesrenlk idiosynchronique
zne durumu: cas sujet

346

_______________________

syleyi: prononciation
sz: parole
sz evrimi: circuit de la parole
sz eylemi, edimi: acte de parole
sz imgesi: image verbale
sz zinciri: chane de la parole, chane
parle
szck: mot
szck ailesi: famille de mots
szek yapm: formation des mots
szdizin: syntaxe
szdizimsel: syntaxique
szlk: dictionnaire; vocabulaire
szlkbilim: lexicologie
szlksek lexicologique
szyitimi: aphasie
sre: processus
srtmeli (a.): fricative

--

F E R D IN A N D D E S A U S S U R E

tz: substance
tmce: phrase
tmle: rgime; complment
tmsremli: panchronique
tmsremli dilbilim: linguistique panch
ronique
treme: drivation
tretme: drivation
trev: driv

-Uula: grondif
ulam: catgorie
ulama: liaison
uyak: rime
uyum: harmonie; accomodation
uzama: allongement
uzlamsal: conventionnel
uzumlong

-nlem: exclamation
nl: voyelle
-Tnl almamas: alternance vocalique
taban: base
nl boluu: hiatus
tamlayan durumu: gnitif
nl noktas: point vocalique
tanmlk: article
tarihsel dilbilgisi: grammaire histo nl uyumu: harmonie vocalique
nlleraras: intervocalique
rique
tarihsel dilbilim: linguistique histo nsz: consonne
nsz deiimi: mutation consonantique
rique
retici
biim: forme gnratrice
talbilim (dilsel): palontologie linguis
retici bek: groupe gnrateur
tique
retici sre: processus gnrateur
tekdilli: unilingue
retilme: production, gnration
tekik singulier
retim: production
teksesleml monosyllabique
retken: productif
teknlleme: monophtongaison
retken szck: mot productif
terim: terme
stbirim: unit suprieure
tn: timbre
stnlk derecesi: superlatif
tn deiimi: umlaut
tnlama: rsonance
-Vtnlatc (a.): rsonateur
vurgu: accent
titrek (s. ve a.): vibrant; vibrante
vurgulama: accentuation
titrek eklemleme: articulation vibrante vurgulu: accentu, tonique
titreim: vibration
vurgulu seslem: syllabe tonique
titreimli: sonore
vurgusuz: atone
titreimlilik: sonorit
titreimsiz: sourd
imdiki zaman: prsent

G E N E L D L B L M D E R S L E R

-Yyaln durum: nominatif


yaim szck: mot simple
yan (s.): latral
yan eklemleme: articulation latrale
yansma: onomatope
yansz: neutre
yannsz: latrale
yapay dil: langue artificielle
yap: structure
yapm: formation
yapm esi: lment formatif
yaratm: cration
yardmc eylem: auxiliaire
yan kapantl (a.): affrique
yanmuyak: assonance
yannl: semi - voyelle
yaza: lettre
yaz: criture
yazl betik: texte crit
yazl dil: langue crite
yazl szck: mot crit

.347

yazm: orthographe, graphie


yazn: littrature
yaznsal: littraire
yaziyitim agraphie
yeni szck: mot nouveau
yeniden oluturma ya da oluturum: re
construction
yenilik: innovation
yer ad: nom de lieu
yerel az: parler local
yoksunluk belirten: privatif
ynelme durumu: datif
yntem: mthode
yumuak: doux
yumuama: mouillure
yumuam: mouill
yuvarlanan n r roul
ykseklik vurgusu: accent de hauteur

-Zzaman: temps
zincir: chane

d i l b i l i m

Genel Dilbilim Dersleri / Saussure, 320 s.


levsel Genel Dilbilim /M artinet, 240 s.
Dilbilimin Temel Kavram ve lkeleri/11. Vardar, 192 s.
Filolojinin Oluumu / Sheyl. Bayrav 200 s.
Yapsal Dilbilimi / Sheyl Bayrav

168 s.

*******
FRANSIZ EDEB YATI / Berke Vardar,400 s.
LAROUSSE Fransz dili grameri / Byk boy, 392 s.
Aziyade / Pierre Loti, 240 s.

MULTILINGUAL
Tel:(0212) 518 22 78 Fax:(0212) 518 4755