You are on page 1of 12

EĞİTİM BİLİMLERİ

REHBERLİK ve
DANIŞMA
REHBERLİK NEDİR?
Geleneksel eğitim sistemlerinin öğretim ve yönetim süreçlerine önem veren, öğrencilerin akademik
gelişimlerini ön plana alan yaklaşımlarının yetersizliğini gidermeyi amaçlayan, öğrenci kişilik
hizmetlerinin bir grubunu oluşturan ve eğitim sürecinin tamamlayıcı bir parçası olarak kabul edilen
rehberliğin çok çeşitli tanımları yapılmıştır. Bu tanımlardan bazıları aşağıda verilmiştir.
"Rehberlik, bireye kendi istek ve imkanları ile toplumda kendisine açık gelişme imkanları ve
beklentileri tanıması ve bunları en iyi biçimde uzlaştırabilmesi için bireye yapılan profesyonel,
sistematik bir yardımdır.

"Rehberlik bireyin en verimli şekilde gelişmesi ve tatminkar uyumlar sağlamasında gerekli olan
seçimleri, yorumları, planları yapmasına ve kararlar vermesine yarayacak bilgi ve becerileri
kazanma ve ulaştığı bu seçim ve kararları uygulaması için kişiye yapılan sistemi, profesyonel
yardımdır".
"Rehberlik, kendini anlaması, problemlerini çözmesi gerçekçi kararlar alması, kendine en uygun
düzeyde geliştirmesi, çevresine dengeli ve sağlıklı bir uyum yapması ve böylece kendini
gerçekleştirmesi için uzman kişilerce bireye verilen psikolojik desteklerdir."

Tanımlar incelendiğinde bir takım ortak unsurun yer aldığı görülecektir. Örneğin merkezde birey yer
almakta ve tüm çabalar bireyin bazı nitelikleri kazanmasına yöneliktir. Bu nitelikler klasik eğitim
sistemlerinde ihmal edilen, ancak çağdaş dünya da bireylerin mutlu ve üretken olabilmeleri için
kazanılması gereken niteliklerdir. Diğer yandan tanımların tümündeki diğer ortak unsur söz konusu
niteliklerin kazanılmasına yardım sürecinin profesyonelliği gerektirdiği hususudur.

Buna göre daha özet bir tanım vermek gerekirse, rehberlik; bireylere çağdaş dünyanın ihtiyacı olan,
mutlu ve üretken insanlar olabilmeleri için gerekli niteliklere ulaşmaları amacıyla, uzman kişilerce
yapılan yardımları içeren bir süreçtir.

REHBERLİĞİN AMAÇLARI
Yaşamayı bir iş olarak kabul edersek, her işte olduğu gibi bu işte de başarılı ve mutlu olmak için
bazı niteliklere sahip olmak gerekecektir. Bireylerin yukarıdaki tanımlarda önemli bir kısmına
değinilen bu nitelikleri kazanmalarına yardım etme, rehberliğin amacıdır. Aşağıda 'yaşama işinde"
başarılı ve mutlu bireylerin sahip olması gereken niteliklerden bazıları verilmiştir.
Verimli çalışma ve sınav becerileri kazanma, Zamanı iyi kullanabilme.
Etkili karar verme, problem çözme ve plan yapma becerileri kazanma.
Kendini tanıma ve kendini kabullenme.
Etkili iletişim becerileri kazanma,
Meslekleri tanıma,
Kendi yetenek, ilgi ve kişilik özellikleri ile öğrenme konulan ve meslekler arasında bağ kurabilme,
Öğrenme ve çalışmaya yönelik olumlu tutumlar kazanma,Toplum hayatına uyum sağlayabilme ve
katkıda bulunma için gerekli sorumluluk.
Başkalarına saygı ve yardımlaşma gibi değerler kazanma,
Tüm bu niteliklere ulaşmaları için bireylere verilen yardımların, bir diğer deyişle rehberliğin nihai
amacı bireyin kendini gerçekleştirmesidir. Hümanistik psikolojinin ortaya koyduğu bir kavram olan
kendini gerçekleştirme ile kastedilen, bireyin bütün kapasitesini geliştirerek tam olarak
kullanabilmesi, daha verimli ve mutlu düzeye ulaşabilmesidir.

REHBERLİK HİZMETLERİ
Klasik rehberlik uygulamalarında rehberlik hizmetlerinin sunumu genellikle;
1. Psikolojik danışma,
2. Oryantasyon
3. Bireyi tanıma,
4. Bilgi verme,
5. Müşavirlik
6. Yerleştirme,
7. İzleme, değerlendirme ve araştırma hizmetleri biçiminde sınıflandırılır.
Bu hizmet alanları aşağıda kısaca tanıtılmıştır.

Psikolojik Danışma: Rehberlik hizmetlerinin merkezinde yer alan psikolojik danışma hizmetleri,
rehberliğin tanımında verilen tüm amaçların gerçekleştirilmesinde temeli teşkil eden bir hizmet
alanıdır. Zaman içerisinde rehberlik alanının isminin "Psikolojik Danışma ve Rehberlik" biçiminde
değişmesine yol açacak kadar ön plana geçen bu hizmet alan rehberlik hizmetlerinde en fazla
uzmanlığı gerektiren hizmet grubudur. Bireyin kendini tanıması, geliştirmesi, kendisine ve çevresine
uyum sağlaması, sorunlarını çözmesi ve sağlıklı kararlar verebilmesi için bireylere yapılan yardımları
içerir.

Oryantasyon: Öğrencilere okulu,çevresini ve buralarda yararlanabileceği imkanları tanıtmaya


yönelik etkinliklerdir.
Bireyi Tanıma: Her öğrencinin tüm yönlerini, çeşitli ölçme ve değerlendirme yöntem ve tekniklerini
kullanarak ortaya çıkarmaya yönelik faaliyetleri içerir. Bireyi tanıma etkinliklerinin temel amacı
öğrencilerin kendilerini tanımalarına yardım için gerekli verileri elde etmektir.

Bilgi verme : Öğrencilerin ihtiyaç duyacağı eğitsel ve mesleki nitelikli tüm bilgilerin toplanması ve
bunların çeşitli yöntemlerle öğrencilere duyurulmasına yönelik etkinlikleri içerir.

Müşavirlik: Okul personeli ve velilere yönelik olarak, okulun ve evin öğrenciler için öğrenmeye
daha uygun bir ortam olmasını sağlamaya yönelik etkinliklerdir. Bir başka deyişle psikolojik danışma
ve rehberlik anlayışının tüm personeli ve velilerce de benimsenmesini sağlayarak öğrencilerin
gelişimine katkıda bulunmayı amaçlayan etkinlikleri içerir

Yerleştirme: Öğrencilerin kendi kişilik özellikleri, ilgi, yetenek ve ihtiyaçlarına uygun derslere,
programlara ya da tam zamanlı ya da yarı zamanlı işlere yerleştirilmelerine yönelik etkinliklerdir.
İzleme, Değerlendirme, Araştırma: Çeşitli ders, program ya da işlere yerleştirilen öğrencilerin
buralardaki başarıları ya da memnuniyetleri, okulda verilen rehberlik ve psikolojik danışma
hizmetlerinden elde edilen sonuçlar, mezunların üst eğitim kurumları ve iş hayatlarındaki
durumlarının belirlenmesi ile okulun rehberlik ihtiyaçlarının saptanması gibi etkinlikleri içerir.

REHBERLİĞİN İLKELERİ KONU ÖZETİ

Rehberlik anlayışını oluşturan ilkeler doğrudan doğruya psikolojik danışma ve rehberliğin


dayandığı temel ilkeleri içermektedir.
1- Her birey seçme özgürlüğüne sahiptir.
Rehberlik, bireye seçme özgürlüğü tanıyan çevrelerde var olabilir. Rehberliğin görevi, bireyin bu
özgürlüğünü kullanabilmesi için seçenekleri algılayabilmesine ve doğru tercihler yapmasına
yardımcı olmaya çalışmaktır.

2- İnsan saygıya değer bir varlıktır. Saygı bir başkasını, değerli bir varlık olarak algılamak, onun
ihtiyaçlarına karşı duyarlı olmak demektir. 'Bir başkası" kavramı; dinini, ırkını, cinsiyetini, sosyal
sınıfını, fiziksel ve psikolojik özelliklerini dikkate almaksızın, tüm insanları kapsayacak kadar
yaygın olmalıdır.

3- Rehberlik hizmetlerinden yararlanmak isteğe bağlıdır (Gönüllülük). Rehberlik hizmetleri, birinci


derecede bireyi hedef alır. Bireyin iç dünyasının daha iyi anlaşılması amacını güden hizmetlerdir.
Bu nedenle bu hizmetten yararlanmak kişinin isteğine bırakılmalıdır.
Ancak grup rehberliğinde isteksiz olan öğrenciler de, sınıftaki herhangi bir rehberlik
uygulamasına girmek zorunda kalabilmektedir. Bu gibi durumlarda uygulanan rehberlik
tekniğinin gerekleri, neden niçin uygulandığı anlatılmalı, isteksiz ilgisiz öğrencilerin merakı
çekilmeye çalışılmalıdır.

4- Rehberlik hayat boyu yararlanılabilecek bir hizmettir. Rehberliğin fonksiyonu kişilik gelişimini
gerçekleştirmek daha doğrusu gelişimi kolaylaştıracak koşulları sağlamak olarak tanımlanırsa, o
zaman rehberlik hizmetlerinin kişiye, bütün hayat basamaklarında verilmesi gerekir.
Gelişim ve özü geliştirme sürekli bir durumsa, rehberlikte yardım sürekli olmalıdır.
Ancak, rehberlik yardımının sürekli oluşu kişinin her an bir başkasının desteğine ihtiyaç duyması
her bunalım anında bir danışmana başvurmak kadar bağımlı olmak anlamında anlaşılmamalıdır.
Burada kastedilen, anaokulu-ilköğretim döneminden başlayıp formal eğitimin sonuna kadar,
hatta ondan sonra kişilere verile bilecek psikolojik yardım türleri bulunduğudur.

Gelişim doğumdan ölüme kadar devam eden bir süreçtir ve bu süreçte her gelişir basamağının
kendine özgü görevlerinin yer ne getirilmesinde bireyler zaman zaman yardıma ihtiyaç
duyabilirler. Bu nedenle rehberliği sadece belli yaş dönemlerine özgü bir hizmet olarak
görmemek, ihtiyacı olan herkese hangi gelişim döneminde bulunursa bulunsun yardım sağlamak
gerekir.
(Toplu dosya da okulda öğrencilerle ilgili toplanan bilgiler saklanır. Her okul birey hakkında bilgi
elde edebilir, bu nedenle bilgiler toplu dosya da saklanmalı bir üst eğitim aşamasına geçen
öğrenci ile birlikte kuruma gönderilmelidir).

5- Rehberlik ve Psikolojik Danışma da gizlilik esastır. Rehberlik ve Psikolojik Danışmada


Hizmetlerinin verilişi sırasında danışanın mahremiyetine saygı duyulmalı, onun sırlarını
saklamaya özen gösterilmelidir. Psikolojik danışma durumlarında danışmanın sağladığı güven
ortamı içinde danışan bazen kendisine itiraf etmediği, söyleyemediği yaşantılarını danışmanla
paylaşabilir. Danışana ait gizli bilgileri başkalarına aktaran bir danışman, danışana karşı saygısız
davranmış demektir. Bu durum rehberliğin en temel ilkesini zedelemek demektir.

6- Rehberlik ve Psikolojik Danışma Hizmetleri ilgililerin işbirliği ile yürütülmelidir


Rehberlik ve Psikolojik Danışma Hizmetleri bu alanda yetişmiş uzmanın, liderliğinde öğretmen
yönelici ve diğer okul personelinin ortak bir amacı için işbirliği ile çalışmalıdır Gerektiğinde anne
babaların işbirliği gerekir.
Danışman kadar bilgili ve deneyimli olursa olsun okuldaki diğer görevlilerin desteğini
sağlamadığı taktirde görevini etkili bir biçimde yürütemez. Öğretmenler öğrencilerle ilgili
gözlemlerini danışmana verirler danışmanlarda rehberlik ilkelerini öğretim faaliyetlerine
yansıtmaları hususunda yardımcı olurlar.

7. Rehberlik tüm öğrencilere açık bir hizmettir. Rehberlik ve Psikolojik Danışma Hizmetlerinin
hedefi bireyleri kendilerini gerçekleştirmelerine yardımdır ve kendini gerçekleştirme bütün
canlılarda özellikle insanlarda görülen doğal bir eğilimdir, o halde bu hizmetler bütün bireylerin
yararlanmasına açık olmalıdır. Rehberlik ve Psikolojik Danışma Hizmetlerini sadece normalden
ayrılanlara özürlü ya da uyumsuz kimselere verilen bir hizmet olarak görmek, hizmetin sınırlarını
çok dar tutmak anlamına gelir.
Günümüzde rehberliğin işlevinin düzeltme, çare bulma olmaktan çok koruma ve geliştirme
olduğu kabul edilmektedir. O hâlde bu hizmetlerden, gelişme çabalarında sıkıntıya düşen herkes
yararlanabilir.

8. Rehberlik ve Psikolojik Danışma Hizmetlerinde bireysel farklılıklara saygı esastır.


Bu ilke bireye saygı ilkesi ile yakından ilgilidir. Her birey kendine özgü bir varlıktır, ilgi yetenek,
değer ve tutumları ile başkalarından farklılık gösterir. Farklı yaradılışı olan, farklı çevrelerden
gelen bireylerin ihtiyaçları da farklı olacaktır.
Rehberlik ve Psikolojik Hizmetleri bireylerin birbirinden farklı eğitim ihtiyaçlarına
duyarlı bir ortamda gerçek anlamda işlevini sürdürebilir.

Rehberlik böyle bir eğitim ortamında var olabileceği gibi, rehberlik uzmanları bireysel farklara
saygılı eğitim ortamlarının sağlanması hususunda çaba göstermelidir.
9. Rehberlik ve Psikolojik Danışma Hizmetleri hem bireye hem de topluma karşı sorumludur.
Rehberlik ve Psikolojik Danışma Hizmetleri bireyin hem kendi isteklerini yerine getirmesine
yardımcı olmalı, hem de topluma uyum sağlamasını kolaylaştırmalıdır.

10. Rehberlik ve Psikolojik Danışma Hizmetleri eğitim öğretimin ayrılmaz bir parçasıdır.
Eğitim sürecinde diğer fonksiyonlarla rehberlik ahenk içinde yürütülmelidir.
Rehberlik eğitimden ayrı, ama eğitim için yürütülen bir hizmet olarak anlaşılmalıdır.
REHBERLİĞİN EĞİTİMDEKİ YERİ

Günümüzde rehberlik ve psikolojik danışma ve eğitim sürecinin ayrılmaz ve tamamlayıcı bir


yanını oluşturduğu çoğunlukla kabul edilmektedir. Bu durum rehberlik ve eğitim arasındaki yakın
ilişkiyi vurgulamaktadır.
Çağdaş bir eğitim, rehberlikten hız alan bir anlayışı desteklemektedir. Bu nedenle modern
okullarda rehberlik hizmetleri vardır.

1- Rehberlik ve Eğitim
Günümüzde eğitim programı kavramı öğrencinin gelişmesi için düzenlenen etkinlik ve yaşantıları
içeren geniş bir anlam kazanmıştır. Geleneksel olarak konu öğrenci kişilik hizmetleri eğitim
programının içinde ve onun ayrılmaz ve tamamlayıcı bir yanı olarak benimsenmektedir.
Eğitimin amacı ile bireylerin kendini gerçekleştirmelerine yardım etmek olarak özetlenen
psikolojik danışma ve rehberlik hizmetlerinin esası, ortak noktası, bireylerin davranışlarını
değiştirmeye dönüktür. Rehberlik ile eğitimin, aynı amaçları gerçekleştirmeye yönelmesi, bir
davranış değişikliği noktasından kaynaklanmaktadır.

Eğitim sürecinin tamamlayıcı bir yanı olarak psikolojik danışma rehberlik, eğitimin amaçlarının
gerçekleşmesine yardım etmektedir. Buna göre, rehberlik ve eğitimin amaçlan aynıdır. Ancak
rehberlik ve psikolojik danışma ile eğitimin ulaşılmak istenen bir sonuç olarak amaçlara dönük
olması, kuşkusuz bunların aynı anlama geldiği biçiminde yorumlanamaz.
Sonuç olarak; eğitim sürecinin diğer boyutlarında hizmetler ile psikolojik danışma ve rehberlik
hizmetleri arasında türlü yönlerden ayrılık olduğuna işaret edilmiştir. Örneğin: Eğitimin diğer
boyutlarındaki hizmetlerde denetim, disiplin, yargılama, bilgi aktarma, sınav, not verme gibi
işlemler ve uygulamalar vardır. Psikolojik Danışma ve Rehberlik Hizmetlerinde bu işlem ve
uygulamaların yeri yoktur. Yine eğitimin diğer boyutları benimsenen yaklaşım biçimleri ve
teknikler, rehberlik hizmetlerinde kullanılan yaklaşım biçimleri ve tekniklerden önemli ayrılık1ar
gösterir. Yöneticiler öğretmenler ile, uzman personel mesleğe hazırlanışları bakımından da ayrı
programlardan geçmek durumundadırlar.
Rehberlik ve eğitim arasındaki ilişki eğitim sürecini oluşturan üç boyut bakımından daha belirgin
olarak ortaya konulabilir.Genellikle eğitim sürecinde üç alan ,sürecin bütünlüğünü
oluşturmaktadır.

1- Yönetim ya da (liderlik) denetim


2- Öğretim
3- Öğrenci kişilik hizmetleri

a- Yönetim ve Denetin, Alanı


Eğitim sürecinin fonksiyonlarını yerine getirebilmesi için gerekli olan liderliğin alınması, yetki ve
sorumluluklarının kullanılması ile ilgilidir. Eğitimde yönetimin görevi, kurum amaçlarına göre
çalıştırmak ve devam ettirmektir.
Eğitimde yönetim ile öğretim çalışmaları, psikolojik danışma ve rehberlik ve diğer öğrenci kişilik
hizmetleri arasında yakın ilişkiler kurulmak zorundadır. Bunun içindir ki eğitim yönetimi akademik
bir öğretime dayalı, eğitimin içinde ayrı bir uzmanlık dalı haline gelmiştir.

b- Öğretim Alanı
Eğitim sürecinin en önemli ve en geniş boyutudur. Akademik öğrenme ile ilgili tüm
bilgi ve becerilerin kazandırılması bu alan içine girer. Öğretim genellikle sınıf-içi etkinliklerle
yürütülür. Öğretim alanının en sorumlu kişisi öğretmendir. Eğitimin amaçlarının
gerçekleştirilmesinde öğretim alanının önemli bir yeri vardır. Öğretim çalışmalarının öğrencinin
ilgi ve yetenekleri doğrultusunda rehberlikten hız alan bir anlayışla düzenlenmesi çağdaş eğitim
görüşünün bir gereğidir

c- Öğrenci Kişilik Hizmetleri


Okul denen eğitim kurumu, toplumda genç kuşaklara öğretilecek şeylerin "düzenli ve etkili" bir
şekilde "yetkili" kimselerce verilmesi amacıyla ortaya çıkmış ve gelişmiştir. O hâlde okul, esas
itibariyle, genç kuşaklara, kişinin ve toplumun muhtaç olacağı düşünülen bilgi ve becerileri
öğretmek amacına yöneliktir. Bu faaliyetler öğrenci öğretmen ekseni etrafında dönmektedir.
Günümüzde "örgün" eğitim görme işi, toplumun her tabakasından fertlerin hakkı sayılınca,
okullar her çeşit kabiliyet, ilgi ve ihtiyaçtaki ve sosyo-kültürel yapıdaki çocuklarla dolmaya
başladı. Psikolojideki yeni bulgular da, kişiler arasında geniş ferdi farklar olduğunu ve çocukların
eğitiminin bu ferdi farklar dikkate alınarak yapılması gerektiğini ortaya koymuştur. Bu durumda
okullardaki öğretim ve yönetim faaliyetlerinin, öğrenciyi tüm bir varlık olarak eğitme işine yeterli
olmadığı görülmüştür. Bu suretle okullarda bir üçüncü faaliyet grubu ortaya çıkmıştır.

Bu grup; öğrenci seçimi ve okula alıştırılması, öğrenci sağlık işleri, öğrenci kol faaliyetleri, disiplin
işleri, beslenme ve yatma durumu, burs ve mâli yardım sosyal faaliyetler öğrencinin kişisel,
mesleksel, eğitsel ve dinsel sorunlarında kişisel yardım ve benzeri faaliyetleri içine alır. Bu
faaliyetler öğrencinin tüm ve optimum derecede gelişip büyümesi için gerekli ortamı hazırlayan
faaliyetlerdir. Okulda bu üçüncü faaliyet grubuna da "Öğrenci Kişilik Hizmetleri" denir.

Eğitimde yönetim ve öğretim çalışmalarının dışında kalan ve öğrencinin kişisel gelişim ve


gerçekleşim ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik tüm yardım hizmetlerini kapsamaktadır.

2- Rehberlik ve Öğretim
Rehberlik bilgi verme işlevi ile öğretime çok yaklaşırsa da, ikisi arasında farklar vardır. Öğretim
ile rehberlik arasındaki farkları şöyle sıralanabilir.

1- Öğretim, toplu halde bulunan, oldukça kalabalık gruplara verilen bir hizmettir, rehberlik ise
bireysel bir yardımdır.

Rehberlikte öncelikle bireye, bazı haller de küçük gruplara yardım söz konusudur. Ancak eğitim
bireyselleştirildiği ölçüde rehberlik ve arasında bu yönden gözlenen fark azalacaktır.
Ülkemizde rehberliğin bilgi verme hizmetlerinde grup rehberliği programlan çerçevesinde,
normal sınıflarda yürütüldüğü için, rehberlik ile öğretim arasındaki, grubun büyüklüğü açısından
bir fark kalmamaktadır.
Rehberlik servislerinde, psikolojik danışma hizmetlerinin mutlak surette bireysel ya da hiç değilse
küçük gruplar halinde bireylere verilmesi gereklidir. O hâlde rehberlik ile öğretim arasındaki
hizmet verilen grubun büyüklüğü açısından gözlenen fark özellikle psikolojik danışma hizmetleri
için geçerlidir.
Rehberliğin bilgi verme işlevi öğretime çok benzer. Okulun koşulları iyi bir öğretim için ne kadar
elverişli ise rehberlik için o kadar elverişli olacaktır.

2- Rehberlik Hizmetlerinden yararlanmak zorunlu değildir, oysa öğretim zorunludur.


Rehberlik gönüllülük esasına göre hizmet veren bir örgüttür yani bu hizmetlerde, isteyen
yararlanır. Ancak bazı hallerde rehberlik zorlayıcı olabilmektedir. Rehberlik hizmetleri sınıflarda
yürütüldüğü zaman, örneğin bir meslek okulu tanıtım programı uygulanırken sınıfta bulunan
bütün öğrencilerin ilgi duymadan da, bu programı izlemeleri beklenmektedir. Aynı şekilde
okullarda toplu test uygulamaları, gözlem fişleri ve diğer öğrenciyi tanıma işlemleri de bütün
öğrencileri kapsayan hizmetlerdendir.
Burada gönüllülük ilkesinin daha çok psikolojik danışma hizmetleri için geçerli olduğunu
görmekteyiz halbu ki, öğretmen ya da okul yöneticisi tarafından danışmana gönderilen, gönülsüz
bireylerde psikolojik danışma hizmetleri ilkesine göre çalışmak mümkün olamamaktadır

3- Öğretimde değerlendirme vardır.


Öğrencinin müfredat programında saptanan davranışları ne ölçüde geliştirdiği bir
sınavla değerlendirilir Rehberlikte ise değerlendirme yoktur.
Rehberlikte değerlendirme böyle olmayışı onun gönüllülük ilkesine dayalı bir hizmet oluşundan
kaynaklanmaktadır.
Öğretim hizmetlerinin rehberlik anlayışına göre yürütüldüğü bir eğitim sisteminde değerlendirme
mutlak ölçütlere göre değil de öğrencinin kapasitesine ve gelişme hızına göre yapılacağından,
öğretim ile rehberlik arasındaki fark giderek azalmaktadır.

4- Rehberlik bireyin iç dünyasına yaşantılarına kısaca duygusal alemine yönelmiş hizmetlerdir.


Öğretim; toplumun, insanlığın kültür mirasını bilgi olarak aktarır. Amaç öğrencinin bu bilgilerden
yararlanarak düşünme, problem gücünü geliştirmektir. Rehberlik ise çeşitli derslerde kazanılan
bilgilerin bütünleştirilmesi ve belli hayat amaçları açısından değerlendirilmesinde öğrenciye
yardımcı olur.
Eğitimin amacı problem çözme gücünü geliştirmektir. Öğretim bu nesnel olgular üzerinde
düşündürerek, rehberlik ise öznel yaşantıları üzerinde düşündürerek gerçekleştirir. Yani, öğretim
etkinlikleri bireye nesnel konularda düşünme ve problem çözme gücünü kazandırırken,
rehberliğin amacı kişinin bilgiyi ve bilgi edinme yollarını tanımasına, özümlemesine ve davranışa
dönüştürmesine yardımcı olmaktır.
Rehberlik, kişiye kendini ve başka insanları anlama, yetenekleri kullanma, fırsatları
değerlendirme insan ilişkilerinde karşılaştığı
sorunlara çözüm bulma becerisi kazandırır. Öğretim faaliyetlerinin de kişinin kendini tanıma ve
anlamasında, insan ilişkilerinde de beceri kazanmasında katkısı olabilir, ama asıl amaç bu
değildir.

Eğer bir öğretmen konusunu anlatırken bunun öğrencileri üzerindeki etkisini (anlayıp
anlamadıklarını, hoşlanıp hoşlanmadıklarını), inceliyor, öğrenim yaşantılarını bütünleştirmelerinde
ve belli amaçlar açısından önemini değerlendirmelerine yardımcı oluyorsa zaten bir anlamda
rehberlik yapmış sayılır. Ancak bütün öğrenim yaşantılarının değerlendirilmesi ve
anlamlaştırılmasını ders öğretmeninin yapması beklenemez. Böyle bir işlev öğretim işlerinin
ağırlığı ile bağdaşmaz. Çağımızda insan hakkında bilgiler giderek zenginleşmekte, insan
davranışını etkileyen yöntemler giderek gelişmektedir. Bunun için rehberlik, bir teknikler bütünü
ve ayrı bir uzmanlık alanı olarak ortaya çıkmıştır.

REHBERLİK VE DİĞER ALANLAR

Psikolojik Danışma ve Rehberlik, eğitimden başka diğer sosyal bilimler arasında da yakın ilişki ve
işbirliği vardır. Rehberliğin diğer bilim dalları, ile olan ilişkisi rehberliğin "disiplinler arası"
temellerini oluşturmaktadır.
Psikolojik Danışma ve Rehberlik bireyin kişisel gelişim ve gerçekleşim ihtiyaçlarını karşılamaya
dönük psikolojik yardımları konu aldığı sürece, zorunlu olarak insan davranışları ve insan çevresi
ile olan bütün disiplinlerde, yararlanmak zorundadır.
Psikolojik Danışma ve Rehberlik alanına katkıda bulunan disiplinler arasında psikoloji, sosyoloji
antropoloji, ekonomi, eğitim, psikiyatri, felsefe biyoloji gibi disiplinler sayılmaktadır. Bunlardan
özellikle psikoloji, sosyoloji, kültürel antropoloji ve ekonomi ile rehberlik arasında çok yakın
ilişkiler vardır. Rehberlik ve psikolojik danışma bu alanlarla bir grup olarak ele alınmakta son
zamanlarda bu meslekler için topluca yardım meslekleri sözü kullanılmaktadır.

1) Psikoloji: İnsanın davranışlarını inceleyen bir bilim olarak Psikolojik Danışma ve Rehberlik
alanı ile çok yakından ilgilidir. İnsan davranışlarının, türlü yönlerini rehberliğin temel ilke ve
kavramları açıklamaktadır. Zeka, yetenek ve ilgi ölçülmesinden kişilik yapısı ve dinamiği
bireylerin büyüme ve gelişme modellerine kadar Psikolojik danışma ve Rehberlik alanında da
kullanılan bilgilerin çoğu kaynağını da psikolojiden almaktadır

2) Sosyoloji: Davranış bilimi olarak, insanın toplumsal yaşamını açıklar. Sosyoloji ile toplum ve
toplumsal yaşam daha iyi anlaşılabilir. Bireyin toplum içindeki rollerini inceleyerek bireyin diğer
bireylerle ilişkilerini inceleyerek bireyin davranışlarını etkileyen toplumsal etmenlerin neler
olduğunu sosyoloji ortaya koyar.

3) Antropoloji: Toplumların yaşama yollarını yeni kültürleri inceler. Birey davranışları ile kültürü
arasında yakın ilişki vardır. Bu nedenle bireylere yardım ederken Psikolojik Danışma ve Rehberlik
Hizmetleri onların içinde bulunduğu toplumun kültürünü tanımak gerekir. Özellikle kültürel
antropoloji bize bu bilgileri sağlamaktadır.

4) Ekonomi: Toplumların insan gücü ihtiyacı iş ve mesleklerin gerekleri otomasyon gelecekte iş


ve meslek alanında ortaya çıkacak yeni gelişmeler ve eğilimler konusunda geçerli bilgileri sağlar.
Rehber'iğin önemli hizmetlerinden biri de bireylerin iş ve meslek seçimi ile ilgili sorunlarına
yardım etmektir. Ekonominin sağladığı bu tür bilgilerden rehberlik geniş bir biçimde yararlanır.

REHBERLİK HİZMETİNDE ÖĞRETMENİN GÖREV VE SORUMLULUKLARI

1- Öğrencilerini duruma alıştırır:


Öğretmenler derslerini işlerken, rehberlik hizmetleri kategorisine giren bazı hizmetleri de yerine
getirmiş olurlar. İyi bir öğretmen ders yılı başında hemen derse başlamaz. Örneğin, bir öğretmen
dersine ilk başladığı gün öğrencilerine kendisini tanıtır. Onların kendilerini tanıtmalarını
sağlayabilir ve böylece sınıfta samimi bir havanın yaratılması için bir başlangıç yapmış olur.
Derse başlamadan önce, işleyeceği konuların kazandıracağı bilgi, beceri ve tutumları, bunların
gelecekteki önemi ve yararları, kısaca dersin amacı hakkında açıklama yapmalıdır. Çünkü,
öğrenci öğretmenin amacını bilirse o konuya karşı ilgisi artar. Ayrıca, hangi konuları nasıl
işleyeceğini, ne zaman sınav yapacağını, sınavın tipini, ne gibi bir ödev veya ek çalışma istediğini
anlatmalı, bunları yazılı olarak da vermelidir. Yine öğretmen ilk saat, o derste başarılı olmak için
derse nasıl çalışmak gerek tiği, ders araçlarının neler olduğunu ve bunların nasıl kullanılacağı
hakkında bilgi vermelidir. Gerçi verimli çalışma yöntemleri konusunda okul danışmanları veya
sınıf öğretmenleri öğrencilere zaman zaman açıklamalar yapabilir, ancak her konunun kendine
özgü bir öğrenme yöntemi bulunmaktadır. Ders öğretmeninin bu konuda neler yapacağı
açıklamalar ayrıca, onun hangi becerilerin kazanılmasını önemli gördüğü hususunda bir fikir
verebilir. Bu arada, öğrencilerin derse karşı tutumlarına dersin konusuna ilişkin beklenti ya da
yaşantılarını ifade etmelerine imkan veren bir öğretmen, öğrenim yaşantılarını öğrencilerin
ihtiyaçlarına daha uygun bir şekilde düzenlemek için yararlı bazı fikirler edinebilir. Bu bakımdan
ders yılının ilk günlerinden ders saatlerinin bir sohbet şeklinde geçmesi, öğrencilerle öğretmenin
birbirlerini daha yakından tanımaları ve o derse alışmaları açısından yararlı olacaktır.

2- Öğrencileri tanımaya çalışır:


Öğretmenin öğretme işini başarı ile yürütebilmesi için, her şeyden önce, öğrencisini, "Öğrenen"
bir varlık olarak tanıması gereklidir. Öğretim ortamında en önemli özellikler yetenek ve ilgilerdir.
Bu özellikler çeşitli alanlarda bilgi edinmekle ve problem çözmekle gelişir. Derslerde yürütülen
öğretim faaliyetleri sırasında yeteneklerin ve ilgilerin tanınması için de pek çok uygun fırsatlar
çıkabilir. Bir öğretmen öğrencilerin davranışlarını derslerde, ders dışı faaliyetlerde ve dinlenme
saatlerinde gözlem olanağına sahiptir. Öğrencilerini tanımaya istekli bir öğretmen bu fırsatları
değerlendirebilir, tesadüfi gözlemlerle yetinmeyip sistemli gözlemler yaparak öğrencilerin değişik
ortamlarda nasıl davrandıkları hakkında bir fikir edinebilir.
Gözlem sonuçlarını her öğrenci için tuttuğu kişisel dosyasına işleyeceği gibi, danışmanların
hazırlayacağı formlara da işaretleyebilir.
Yapılacak rehberlik yardımında öğretmenlerin öğrenci hakkındaki gözlem ve yargıları büyük
önem taşımaktadır. Bir öğrenci hakkında bir veya birkaç öğretmenin gözlem yetersizliği ya da
yanlı gözlemi yüzünden yanlış, hatalı yargılara varması söz konusu olabilir. Ama çok sayıda
öğretmenin yargılarının bileşkesi bize öğretici hakkında gerçeğe oldukça yakın bir fikir verir.

3- Öğrencilerin gelişimini sağlayan bir ortam hazırlar:


Sınıfında öğrencilerin gelişimlerini destekleyen bir ortam hazırlama, iyi bir öğretmenin, her ders
saati ve ders dışı etkinlikler için, gerçekleştirmeyi özlediği bir amaçtır. İyi bir öğretmen, kişinin
beden ve ruh sağlığı açısından, en az, sınıftaki masa, sıra, tahta, hava, ısı, ışık, araç-gereç vb.nin
oluşturduğu maddesel ortam kadar da kişiler arası ilişkilerin önem taşıdığını bilir. Öğrencileriyle
ilişkilerinde karşılıklı saygıya, düşünce ve duyguların içtenlikle ortaya konulmasına özen gösterir.
Kusurları da olsa, her öğrenciyi değerli birer varlık olarak görür. Öğrencilerini, kişisel güçlerine
inandırmaya, kendileriyle ilgili kararları vermeye ve verdikleri kararların sorumluluğunu taşımaya
iteklendirir. Bunları yaparken kendisine, gerektiğinde yardım edileceğini de sezdirir. İçten, sıcak
toplumsal ilişkiler içinde onların kendi zayıf ve güçlü yanlarını tanıyarak benliklerini
güçlendirmelerine yardımcı olmaya çalışır. Böylece sınıfı gerginlik ve kaygı yaratan durumlardan
uzaklaşarak karşılıklı saygı, sevgi,anlayış, hoşgörü ve paylaşmaya dayanan bir toplumsal ortam
durumuna getirir.
4- Öncelikleri ders konularına değil, öğrencilerin kişilik gelişimine verir:
Ders konularının öğrenilmesinde, bu amacın gerçekleştirilmesini sağlayan etkinliklerden biri
olarak bakar. Ders dışı etki ve sosyal etkinlik çalışmalarından yararlanarak öğrencilerini grupsal
etkinliklere katılmaya özendirir. Bu yolla onların kendi ilgi, yetenek ve değer yargılarım;
toplumsal ilişkilerdeki güçlü ve eksik yanlarının tamamlanmalarına, değerlendirmelerine ve
bunları geliştirmelerine yardımcı olur.

5- Öğrencilerini bilgilendirir:
Dersiyle ilgili mesleki rehberlik yapar. Okulda meslek rehberliğinin en ekonomik biçimde alan
öğretmenleri aracılığı ile yapılacağı söylenebilir, öğretmen, derste yeri geldikçe, bir gezi gözlem
sırasında, konularının iş alanları ile ilişkilerini belirtebilir. Alanının çalışma koşulları, iş bulma
olanakları, gerektirdiği yetenek ve ilgiler konusunda bilgi verebilir.

6- Öğrencilerin salt derse ilişkin sorunlarıyla ilgilenmez, başka sorunlarıyla da


İlgilenir:
Öğrencilerin birçoğu, okulda kendisini anlatacak birisinin yokluğunda ya da azlığından
yakınmaktadırlar. Öğretmenin, öğrencilerinin sorunlarını ilgiyle ve içtenlikle dinlemesi onlarda
güven yaratmaktadır. İlgiyle ve içtenlikle dinlenme, onların gerginliklerini atmasına kendilerini
çaresiz görmekten kurtararak çözümüne yönelmelerini sağlayabilmektedir.
Öğrenciler güvensizlik duyduklarında, psikolojik gereksinmeleri karşılanmadığında,
sevilmediklerinde, kendilerini değersiz ve yalnız hissettiklerinde çalışma istekleri kalmaz. Böyle
zamanlarda öğretmenin öğrenciye öğretme çabaları boşa gider.
Öğrencileri ile yakından ilgilenen bir öğretmen onların genellikle okul ve öğretimden kaynaklanan
günlük kaygılarını, ufak tefek sorunlarını onları dinleyerek, yardımcı olabilir. Genellikle öğrenciler
böyle sıcak yumuşak ve içten davranan öğretmenlerine karşı güven duymakta ve içlerini açarak
yardım ve tavsiyelerini beklemektedirler.

7- Özel yardıma gereksinimi olan öğrencilerle yakından ilgilenir:


İyi bir öğretmen, özel yardıma gereksinimi olan öğrencileri, sorunları derinleşmeden yardım
görmeleri için, rehberlik uzmanına ya da başka ilgililere yollar. Öğrencilerin gelişim sorunlarının
çözümü için, uzmanlarla ve öbür öğretmenlerle sık sık görüşür, gerektiğinde işbirliği yapar.

8- Öğrencinin ailesiyle görüşmeye İsteklidir:


Görevinin bilincinde olan öğretmen, öğrencinin kendisine tanıtılması amacıyla tanınması ve
gelişen sorunlarının çözülmesi için, öğrencinin ailesiyle görüşmenin öğrenciyi aile içinde
gözlemenin yararlılığına inanır.

9- Sınav sonuçlarını öğrencinin yetenek ve başarısını ölçmek amacıyla


değerlendirmez:
Öğrencinin başarısını değerlendirirken onun konulardan ne kadarını bildiğini ölçüt alma yerine
geçmişteki başarısını ,gelişimini ve olanaklarını göz önünde tutar. Bireysel ayrılıklara karşı
duyarlılık gösterir.

10- Rehberlik görevlileriyle işbirliği içinde olur:


İyi bir öğretmen, eğitimin okuldaki tüm görevlilerin ortak bir görüş ve anlayışla sağlayacaklarını,
işbirliği sonucu gerçekleştirilebileceğini bildiği için öğrencileriyle ilgili bilgileri, rehber öğretmen
ve rehberlik uzmanlarıyla paylaşır. Bunun yanısıra, o rehberlik bürosunun gerekli gördüğü
bilgilerin toplanmasında yardımcı olmayı ve önerilerini göz önünde bulundurmayı görevlerinden
biri sayar.

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK NEDEN GEREKLİDİR

Rehberlik ve psikolojik danışmanın ne olup ne olmadığı, ilkeleri, amaçları, sınırlılıkları ve


yararlandığı bilim dallarından yukarıda bahsedilmiştir. Bunlara dayanarak rehberlik ve psikolojik
danışmanın okullarda neden gerekli olduğu hususlarına bir göz atalım.
Bu hususları şöyle sıralayabiliriz:
Okul çeşitlerinin artması; Yaşamın gittikçe karmaşık bir yapı alması, hayata adam yetiştirmek ve
hazırlamakla yükümlü olan okulların çeşidini de artırmıştır İlköğretimi bitiren bir çocuğun
girebileceği bir çok orta dereceli okul mevcuttur. Bu okulların her birisinin giriş koşulları ve
öğrenciye sağladığı avantajlar farklı farklıdır. Çocuğun ve ailesinin bu hususlarda yanlış bilgiler
edinmemesi ve bocalaması için rehberlik hizmetlerine ihtiyaç vardır.
Öğrencinin karşılaştığı sorunlar yalnızca okul seçme problemi değildir. Girdiği okulun dalları
arasından kendi yetenek, ilgi ve kişilik yapısına en müsait olanı seçmesi gereklidir. Ayrıca girdiği
programda bir çok seçmeli ders olabilir. Öğrenciler bir çok seçmeli ders arasından kendi
amaçlarına en uygunlarını seçme, programı aksatmadan zamanında mezun olamama problemleri
ile karşılaş-mamalıdırlar. Çocukların bu hususlarda da rehberlik hizmetlerine ihtiyaçları vardır
Okul yapısındaki değişme ve gelişmeler;

bilim ve yaşamdaki değişiklerin bir sonucu olarak günümüz okullarında da kendi yapılarında
değişikliklere gitme ihtiyacı duymaktadırlar. Ders sayısı artırılabiliniyor veya bazı derslerin süresi
kısaltılıyor, bazı dersler konulup bazıları kaldırılıyor. Bu deşikliğe en güzel örnek olarak; bilgisayar
ve yabancı dil derslerinin ilköğretimin birinci kademesinde zorunlu hâle getirilmesini verebiliriz.
Yine herkesin çocuğunu okutmak istemesi ve yetersiz imkanlardan dolayı sınıflar
kalabalıklaşmakta böyle olunca da herkese ayrı ayrı program uygulanamamaktadır. Bundan
dolayı da sorunlar ortaya çıkmaktadır.
Okulların bir başka işlevi de çocuğu demokratik yaşama hazırlamaktır. Çocuk okuldayken
başkalarının haklarına saygılı olmayı
öğrenecektir. Tüm bunlar yaşama etkin bir şekilde uyum gösterebilmek için gerekli birer
davranıştır. Çocuğun bu davranışları kazanmasında rehberlik hizmetleri zorunludur.

Boş zamanlan değerlendirme gereksinimi; bilim ve teknikte sağlanan gelişmeler çalışma


hayatında insan gücünden daha fazla tasarruf etmeyi sağlamıştır. Böyle olunca da insanların
daha fazla boş zamanları olmuştur. İnsanların bu boş zamanlarını kendilerini geliştirmek için
kullanmaları gerekir. Bu alışkanlığın da en iyi verilebileceği kurum okullardır. Okullarda da bu
alışkanlığın kazandırılabilmesi için rehberlik ve psikolojik danışma hizmetlerine ihtiyaç vardır.

Meslek seçiminin önemi; İnsanların hayatlarında en önemli dönüm noktalarından birini


yapacakları işi seçmeleri oluşturur. Bu bir anlamda gireceği okulu seçmek demektir. Bunun için
çocuğun özellikleriyle yapacağı işin bağdaşması gereklidir. Bunu yapabilmek de ancak bilimsel
bir inceleme yapmakla mümkün olur. Okulda rehberlik ve psikolojik danışma hizmetleri ile
öğrenciye bu konuda da yardım edilmiş olunur.
Okullarda uyumsuzluk sorunları; okullardaki öğrenci sayısının artması bilim ve teknikteki
ilerlemeler köyden kente göçlerin artması gibi çeşitli nedenlerden dolayı yaşam her geçen gün
karmaşık bir hâl almaktadır. Bu da insanın çevresi ile etkin ve başarılı uyum sağlamasını
güçleştirmektedir. Bunun sonucunda hırsızlık, yalan söyleme, okuldan kaçma, kabadayılık gibi
uyum sorunları ortaya çıkmaktadır. Tüm bu sorunları ortadan kaldırabilmek için iyi bir rehberlik
ve psikolojik danışma hizmeti uygulanmaktadır.

Öğrenci başarısızlıkları; okullarda önemli sayıda öğrenci başarısız olmaktadır. Bu başarısızlığın


nedenleri okul koşulları, öğretmen kişiliği, öğretim yöntemi, aile, çevre hatta öğretim programının
yetersizliği de olabilir. Sebep ne olursa olsun bu başarısızlığın sonucunda ülkemiz ekonomisi
zarar görmektedir. Okul rehberlik ve psikolojik danışma hizmetleri ile bu konuya da eğilerek
sorunun çözümüne kendi imkanları dahilinde yardımcı olabilmektedir.

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMADA KULLANILAN YÖNTEM VE TEKNİKLER

A- Gözlem
Gözlem insanın var olduğu günden beri evrendeki canlı ve cansız varlıklar ve bunların özellikleri
hakkında bilgi toplamak için kullanılan bir yöntemdir.Gözlem, günümüzde bilimsel çalışmalarda
başvurulan modern bir tekniktir. Gözlem, bilimsel çalışmalarda veri toplamada ilk teknik olarak
kullanıldığı çalışma sonunda toplanan bilgilerin güvenirliliğini, geçerliliğini kanıtlamak ve kontrol
etmek içinde kullanılmaktadır.

Gözlem Türleri:
1- Gelişigüzel gözlem
2- Sistemli gözlem ya da sistematik gözlem
B- Olay Kaydı
Olay kaydı bir olayla ilgili gözlemin kaydedilmesi tekniğidir. Çoğunlukla öğretmenlerin
öğrencilerini gözlemlerken kullandıkları bir tekniktir. Amacı öğrenciyi tanımak problemlerini
belirlemek,öğrencilerin yarattığı ya da karıştığı olayları saptamak ve bu olayın nedenlerini
araştırmak ve bu olayı yorumlamaktır. Bir başka deyişle olay kaydı öğrencinin olumlu ve olumsuz
davranışlarını, başından geçen olay ve bunların, nedenlerini yerinde ve anında kaydetme
yöntemidir.
Olay kaydı, olay kayıt fişine işlenir. Öğretmenin kayda değer bulduğu her olay olay kaydı fişinde
yer alır.Her öğrenim döneminin sonunda bu fişlerden elde edilen bilgiler değerlendirilmelidir. Bu
değerlendirme sayesinde öğrencinin tutum ve davranışları hakkında karara varabilir.

C- Mülakat - Görüşme
Görüşme belli bir amaca hizmet etmek için yapılan konuşmadır. Görüşme günümüzde toplum
bilim araştırmalarında ve eğitimbilim çalışmalarında çok sık başvurulan bir tekniktir. Görüşme
soru yoluyla veri toplama tekniklerinden biridir, sözlü ve yüz yüze olmak şartıyla görüşmecinin
cevap almak amacıyla görüşülene soru yöneltmesidir. Görüşme bir tür karşılıklı konuşmadır.
Ancak bu karşılıklı konuşma rastgele bir konuşma değil, planlı ve amaçlı bir konuşmadır.

D- Anket
Anket soru sorarak bilgi toplama yollarından biridir. Ankette sorular sözlü olarak sorulmadığından
anketi uygulayan ile uygulananın karşı karşıya gelmesi gerekmez.
Anket bireyin belli bir konu veya kendisi hakkında yazılı olarak bilgi vermesidir. Sorular deneklere
kağıtlarda yazılı veya basılı olarak verilir. Bunlara yazılı cevaplar istenir. Bazı hallerde de toplu
olarak bulunan bireylere grup anketleri uygulanır. Anket yoluyla bilgi toplama oldukça eski bir
yöntemdir.
Anketin olumlu bir teknik olduğuna inanan uzmanlara göre anket görüşmeden daha güvenilir
sonuçlar veren bir yöntemdir. Çünkü anket dolduran, anketör ile yüzyüze gelmediğinden,
çekinmeden ve sıkılmadan kendini rahat bir şekilde ifade edebilir, değildir.

Anket ile elde edilecek bilgiler görüşmeye oranla daha sınırlıdır. Çünkü anket görüşmeye oranla
daha kısa bir süre içinde tamamlanmak zorundadır. Bunun temel nedeni de anketin dikkat ve
ilginin dağılmasını önleyecek güdüleyici öğelere sahip olmamasıdır. Anket görüşme gibi konuya
baştan sona bütün canlılığıyla ayakta tutacak bir karşılıklı konuşma ortamında değil, bilgi
verilişinin geniş ölçüde kendiliğinden güdülenmek zorunda kaldığı bir ortamda geçer.
Anket görüşmeye oranla daha yüzeysel bilgiler kazandıran ve derinliğine bilgiler için yeterince
elverişli olmayan bir tekniktir. Bunun başlıca nedeni ankete verilen yanıtları kontrol etme o kısıtlı
olmasıdır. Alınacak yanıtların içtenliği ve derinliği konusunda anket ile görüşme tekniğinin sahip
olduğu üstünlük ve sakıncalar hala tartışma konusudur. Anketin hazırlanması, görüşme
sorularının hazırlanması kadar güçtür.

E- Sosyometrik Teknikler
Sosyometrik teknik bir grubu oluşturan bireyler arasındaki toplumsal ilişkileri inceleyip ortaya
çıkarmayı amaçlayan tekniklerdir. Sosyometrik tekniklerin okullarda sınıf içi toplumsal yapıyı
incelemede özellikle öğrenciler arası yakınlık ilişkilerini belirlemede önemli bir yeri vardır.
Sosyometrik teknikler ile elde edilen bilgi tüm sosyal bilim dallarında, özellikle eğitim ve
rehberlikte ve bireyi yönlendirmede kullanılabilir. Sınıf ya da grup içindeki üyeler arasında
mevcut ilişkileri belirlemek amacıyla kullanılan Sosyometrik teknikler şunlardır:
1) Sosyometri
2) Bu kimdir tekniği
3) Rol dağıtımı tekniği

Sosyometri: Bir sınıf veya grubun sosyal durumunu incelemek, öğrencinin sınıf içindeki yerini
belirlemek veya grubu oluşturan üyelerin yapısı hakkında bilgi edinmek için kullanılır. Bilgili ve
tecrübeli bir uzman tarafından kullanıldığında bir sınıf içindeki öğrencileri,, arkadaşlık durumlarını
lider durumundakileri, izole olanları, en çok ve en az sevilen öğrencileri ortaya çıkarabilir. Hatta
gözlemle fark edilemeyen bazı durumlar bu teknikle saptanabilir..
Sosyometrinin çok kalabalık olmayan gruplara uygulanması daha iyi olur, 30- 40 kişiyi geçen
gruplarda iyi sonuç vermeyebilir. Kalabalık sınıflarda sonuçların sınıflandırılması ve
değerlendirilmesi güçtür.
Kimdir Bu Soru Listesi: Sosyometrinin bir başka şekli olan bu tekniğin amacı bir grubun içindeki
sosyal ilişkileri, arkadaşlık ilişkilerini, bireyin grup içindeki durumunu belirlemektedir Kimdir bu
tekniği grubu oluşturan bireylerin birbirlerini nasıl gördüklerini bireyin kendisini nasıl gördüğünü,
bireyin grubun diğer üyelerini nasıl değerlendirdiğini ve onlar tarafından nasıl görüldüğünü
gösteren bir tekniktir.
Bu teknikte sorular şu şekilde yöneltilir Şu ifadeleri okuyun, hepsinin yanına uyan arkadaşınızın
adını yazın Eğer verilen, ifadenin birine öğrenci kendini uygun görüyorsa, kendi adını da yazabilir.
1) Çok çalışkandır. Kimdir bu? Sınıfta yerinde durmaz kimdir bu? gibi.

F- Derecelendirme ölçekleri
Ülkemizde çok yaygın olmamakla birlikte bazı niteliklerin saptanmasında ve bu niteliklerin
derecelerinin belirlenmesinde kullanılan bir tekniktir. Özellikle tavır tutumları kanaatleri
değerlendirmek için kullanılan, derecelendirme ölçeğinde birey, kendi özellik veya özelliklerinden
biri hakkında bilgi sahibi olmak islediğinde cevaplandırılabilir. Birey, başkası veya başkaları
hakkında düşündüklerini derecelendirmek için bu teknikten yararlanabilir. Derecelendirme
ölçekleri kurumların rehberlik servisi, klinik, ordu yönetim ve endüstride sık kullanılan bir
tekniktir.

G- Problem Tarama Listeleri


Problem Tarama Listeleri bir grubun üyelerini, üzen, düşündüren, başarılarını etkileyen,
gelişmelerini engelleyen sorunlar
bulmak ve gerekli önlemleri almak için başvurulan bir yöntemdir. Ankete benzer bir tekniktir.
Soruların yerini, maddeler hâini almış sorunlar alır. Problem Tarama Listelerinde sorunlar birkaç
alanda toplanmıştır.
1) Beden gelişimi ve sağlıkla ilgili sorunlar.
2) Okul ortamı ve okul başarısı ile ilgili olanlar.
3) Ev ortamı ve aile ile ilgili olanlar.
4) Geleceğe yönelik ve meslek tercihleri ile ilgili olanlar
5) Arkadaş ilişkileri ve karşı cinsle ilgili sorunlar
6) Ruhsal ve duygusal sorunlarla kişisel öz hakkındaki problemler
7) Boş zamanlarını değerlendirme ile ilgili tercihler
Çoğunlukla öğrencilere sunulan Problem Tarama Listelerinde, pek çok problemi içeren cümleler
sıralanmıştır. Genellikle bu cümleler ya çok kısadır, ya da problemler maddeler halinde
verilmiştir. Problem Tamına Listelerini dolduran öğrencilerden istenen, kendisinde var olduğuna
inandığı problem karşısına bir işaret koymasıdır. Problem Tarama Listeleri bireysel rehberlik ve
grup rehberliğinde kullanılır.

H- istek Listeleri
İstek Listeleri genellikle çocuklara uygulanan bir tekniktir. Çocukların rahatlıkla belirtemedikleri
isteklerini veya açığa çıkaramadıkları arzularını ortaya çıkaran bir tekniktir. Burada çocuklara
olası olan ya da hayali durumlarla ilgili soru ve cümlelerden oluşan bir liste verilir. Çok paran
olsaydı ne alırdın? Hayatta en çok istediğin şey nedir? İstek Listelerinden elde edilen verilerle
çocukların en yaygın ya da gizli kalmış istekleri belirlenebilir.

I- Cümle Tamamlama Listeleri


Cümle Tamamlama Listelerinin bir başka şeklidir. Çocuğun okul, ev arkadaş ve aile yaşamıyla
ilgili konular seçilir. Bu konulara ilişkin Cümleler yazılır. Çocuklara ya bir cümlenin başlangıcı
verilip tamamlaması istenir ya da içinde boşluklar, bulunan cümleler verilir. Bu boşlukları içinden
geldiği gibi doldurması istenir. En yaygın olan birer cümle tamamlama listesidir.
Keşke babam. Babam kızar..
Samimi olarak cevaplandırıldığında öğrencinin istekleri, tatmin olma arzuları, umutlan,
beklentileri, gizli kalmış duygulan açığa çıkarılabilir. Bu teknik de sözlü ya da yazılı olarak
uygulanabilir

1- Biyografi ve Otobiyografi
Biyografi bireyin bir başkasının yaşamını anlatması veya yazması otobiyografi bireyin kendi
yaşam öyküsünü anlatması ya da kaleme almasıdır.
Otobiyografi bireyin kendisini, özelliklerini ve sorunlarını nasıl algıladığını gösteren değerli
ipuçları veren bir tekniktir. Son yıllarda okulda rehberlik derslerinde öğrencilere çok sık kullanılan
bir yöntemdir.