You are on page 1of 199

Prof. Dr.

BEKR ONUR

GELM
PSKOLOJS
Yetikinlik - Yallk - lm

Prof. Dr. Bekir Onur, 1944 ylnda Adana'da dodu. 1967'de Dil ve TarihCorafya Fakltesi Felsefe Blm'n bitirdi. 1969'da A.. Eitim Bilimleri
Fakltesi'nin akademik kadrosuna katld. Halen ayrn fakltede Eitimde
Psikolojik Hizmetler Blm'nde retim yesidir. Bekir Onur'un ocuk,
ergen ve yetikin psikolojisi alannda onu akn eviri ve telif yapt vardr.
Ankara niversitesi Oyuncak Mzesi (1990) ve ocuk Kltr Aratrma
Merkezi'nin (1994) kurucusu ve yneticisi olan Bekir Onur'un balca
yaptlar: Kadn, Genlik ve Cinsellik (1986), Toplumsal Tarihte ocuk (yay.)
(1994), ocuk ve Ergen Geliimi, (yay.) (1994), Ergenlii Anlamak (yay.)
(1995).

NC BASKIYA NSZ
Geliim Psikolojisi'nin ilk yaynlamndan bu yana yaklak on yl geti.
Geniletilmi ikinci basky, daha geniletilmi ve gzden geirilmi bu
nc bask izliyor. Ben de ergen, ocuk, yetikin derken, bir yandan
geliimin bellibal dnemlerinde geziniyor, bir yandan da yalanyorum.
Okuyucu biraz daha diini skarsa, benim yalla ve lme ilikin kendi
speklasyonlarm okuyabilir yaknda.
Oysa ben aradan geen unca ylda bu alandaki kitaplarn oalmasn ne
kadar dilerdim! Bir lkede yaklak yirmi be ylda yalnzca iki- ocuk
psikolojisi kitab, on be ylda yalnzca bir-iki ergenlik psikolojisi kitab, on
ylda yalnzca tek bir yetikin psikolojisi kitab yaynlanyorsa burada bir
sorun var demektir, hem bilim adna hem lke adna. Bu nedenle, bu
tabloya bakarak kendime vn pay karyor deilim. imdiye kadar drt
ergenlik, bir ocuk, iki yetikin psikolojisi kitab karm olmam bir
ayrcalk olarak deil, bir sorumluluun yerine getirilmesi olarak gryorum.
stelik ben derslerimde bir deil, , be, on geliim psikolojisi kitabn
kaynak olarak kullanmak isterim. Bilindii gibi, niversitede ok ey
retmek deil, temel konular ok iyi biimde retmek, ayrntlar
aratrmay da rencilere brakmak esastr; bunun yolu da rencinin ok
sayda kaynaa ulaabilmesinden geer.
Yirmi
birinci
yzyla
girmeye,
Avrupa'nn
kapsndan
gemeye
hazrlandmz u gnlerde bilgi andan, bilgi toplumundan, bilginin
gcnden, neminden yeniden sz etmeye gerek var m? Bakalar bilgi
bombardmanndan, bilginin dalar gibi birikmesinden, gibi artmasndan,
iletiim otoyollar kurulmasndan sz ederken, bizim bu bollukta hala
yoksulluk ekmemiz rktc geliyor bana. Elimizi abuk tutmazsak ne
acl olabileceiz, ne de onun vazgeilmez koulu olan bilimi
yakalayabileceiz. ok aratrmaktan, ok yazmaktan, ok okumaktan, hem
de bunlar hi durmadan, soluk bile almadan yapmaktan baka aremiz yok
akcas. Elinizdeki kitap ite byle bir kaygnn, abann, dilein rn.
Bekir Onur
Ankara, ubat 1995

BRNC BASKIYA NSZ


lkemizde psikoloji yaynlarnn ok az olduu bilinmektedir.
Psikoloji renimi gren niversite rencilerinin, psikolojiye ilgi duyan
aydnlarn ulaabilecekleri Trke psikoloji kitab says inanlamayacak
denli azdr. Eldeki psikoloji kitaplar da snrl birka alanda toplanmakta,
dier alanlarda geni bir boluk ortaya kmaktadr.
Sz gelimi, geliim psikolojisi en ok ilgi duyulan dallardan biri olduu
halde, en ok yayn yoksunluu ekilen alan olmay da srdrmektedir.
Yllardan beri birka ocuk psikolojisi kitabmz, birka da ergenlik
psikolojisi kitabmz var, hepsi o kadar! Yetikinlikteki psikolojik geliimi
inceleyen bir tek kitabmz bile yok... Oysa insan geliimi bir btndr ve bu
btnn genlikten sonraki dnemlerini grmezlikten gelmeye olanak
yoktur. stelik gnmzde insann psikolojik geliimini nsan Geliimi ,
Yaam boyu Geliim biiminde topluca inceleme eilimi yaygnlarken,
bizim bu eksiimiz daha da gze batc olmaktadr.
Elinizdeki kitap, lkemizde yetikinlik psikolojisi alannda duyulan bilgi
am bir lde kapatabilme istei ve umuduyla kaleme alnd. Bir ilk
kitap olma dezavantajnn yannda, bu kitabn zellikleri yle sralanabilir:
Bu kitap her eyden nce bir derlemedir. Olanak lsnde en yeni
yaynlara bavurarak en gerekli bilgiler derlenmi, evrilmi, aktarlmtr.
Dolaysyla bu kitap aka Bat kaynakldr, yerli hibir bilgiyi, aratrmay,
aklamay iermemektedir.
Byle olmas da -imdilik- bir zorunluluk gibi grnmektedir. nk bir
alanda telif' kitap yazabilmek iin belirli bir bilgi ve dnce birikimine
ulam olmak gerekir; oysa bu alanda ne lkemiz, ne de biz henz byle bir
birikime sahibiz -imdilik-. Gelecekte psikoloji kltrmzn yerli yaptlarla
beslenecei umudunu yeertebilmek iin bugn bulabildiimizi derlemek
zorundayz-derleneni irdelemek kouluyla... Bu kitabn yapmaya alt da
budur!
Bu kitapta hem plan hem de ierik asndan Amerikan niversitelerinde
okutulan geliim psikolojisi kitaplarndan yararlanld.
Ama bu kitap ne tam anlamyla bir ders kitab , ne de on derste psikoloji
trnden bir el kitabdr. Allagelmi ders kitaplarnn soyut ve karmak
yapsndan da, bilimsel bilginin kuramsal temelini ihmal eden basitlik ve
pratiklikten de uzak durmaya allmtr. Ama, hem alandaki bilimsel
bilgiyi aktarmak, hem de okuyucuya kendi ilgileri ve zmlemeleri iin
ipular vermek, bu ikisini de en anlalr biimde yapmaktr. Anlalr
olabilmek iin de, yetikinlik ve yalln btn konular ocukluk ve
ergenlikteki geliimsel kkenlerine gidilerek tantlmaya allmtr. Kitapta
tanmlanmam hibir kavram, aklanmam hibir bilgi, yorumlanmam
hibir bulgu brakmamaya zen gsterilmitir. Bylece, hem daha nce hi

ocuk ya da ergenlik psikolojisi okumam birinin bile yetikinlikteki


gelimeleri anlayabilecei, hem de geliimin btnlnn korunabilecei
umulmaktadr. Ayrca, klasik ders kitaplarnn hibir bilgiyi yorumlamayan,
hibir kuram eletirmeyen tek yanl tutumunun aksine, bu kitapta her
kuram, her sav kartlar da gsterilerek verilmitir. niversal ve
niversiter olmann gerektirdii gibi...
Bilimsel bilgiye ulamak gnmzde bir lks deil bir zorunluluktur.
Hatta geliim psikolojisinde bu zorunluluk bir geliim grevi olarak
belirtilir. Genler ve yetikinler iin an bilimsel bilgisine sahip olmak ve
bilimsel bir dnya gr oluturmak bir geliim grevidir.
Bu bilgi, derleme ve aktarma yoluyla geliyor olsa bile... zerinde
dnlebilecek, tartlabilecek, eksikleri ve yanllar gsterilebilecek,
dorular benimsenebilecek bilgilerimizin olmas hi olmamasndan elbette
daha iyidir. Hele, bylesine kck bir bilgi demetini oluturabilmenin,
okuyucuya iletebilmenin bile lkemiz koullarnda ne denli g olduunu
bildikten sonra...
Yirmi yl nce niversitede psikoloji renimi grenler bir tek ders
kitaplarnn bile olmaynn acsn yaamlard. Kitap yokluu ve bundan
duyduumuz ac asndan bugn de durum pek farkl deildir. Bu nedenle
bugn, telif, eviri, derleme, aktarma, ne trden olursa olsun, psikoloji
alanndaki her kitab, her makaleyi, her satr sevinle karlyor, barmza
basyoruz. Ayrca, en azndan genlerin bunlara gereksinmesi olduunu ve kim ne derse desin- iimizde en ok okuyanlarn da onlar olduunu
biliyoruz. te bu kitap bir bakma asl onlar dnlerek hazrland.
Genlere henz yaamadklar bir geliim dneminin psikolojisini iletmeye
almak -eliik grnse de- mutlaka yararl olacaktr. Yetikinlerin genleri
tanma ve anlama zorunluluu kadar, genlerin de yetikinleri ve yallar
tanmalar ve olabildiince anlamalar gerektii aktr. Kuaklar arasnda
var olmasn dilediimiz anlay ve hogr baka nasl oluabilir!
Son olarak, bu kitaba ilikin kiisel tutumumuzdan sz etmekte yarar var.
Bu kitaptaki hibir bilgiyi, bulguyu, kavram bu kitabn yazarlar retmedi.
Bir kitap oluturabilecek bo zaman bulabilmek iin bile tatil aylarm
beklemek zorunda kalan bizim gibi retim yeleri iin yapabilecekleri tek
ey, olabildiince ok ve yeni bilgiyi, elden geldiince ak ve anlalr
biimde derleyebilmektir. On sayfalk bir makale yazmak iin bile
niversitelerinden on ay maal izin alabilen ansl Amerikal
meslekdalarmzn yannda, bizim tek ansmz onlarn yazdklarm ele
geirebilmek, aktarabilmek olmaktadr yalnzca.
Bu koullarda, rnein Kaliforniya niversitesi'nden James E. Birren ve
Pensilvanya niversitesi'nden K. Warner Schaie'nin binlerce aratrmaya ve
kaynaa dayal yaklak bin sayfalk Yallk Psikolojisi
(1985) kitab trnden yerli bir yapta bir an nce kavumamz konusunda

ne syleyebiliriz? niversitelerimizin bilgi reten merkezler haline gelmesini


gnlden dilemekten baka...
Bu kitap yakn bir ibirliinin ve ortak almann rndr. Kitab
planlarken, kaynaklar aratrrken, metinleri derlerken aralksz ve youn
bir biimde birlikte alld. Dr. Meral ileli ayrca lm konulu makaleyi
tmyle kaleme alma grevini de stlendi. Okuyucu, bu kitabn sz
edilebilecek olumlu yanlarnn bu ibirliine ve yardma, kusurlarnn
sorumluluunun ise yalnzca aadaki imzaya ait olduunu bilmelidir.
Ayrca bu kk derlemenin, yerini yakn zamanda daha yetkin, daha
zgn, daha bizden almalara brakmasn itenlikle dilediimizi de...
Bekir Onur
Ankara, Kasm 1986

BRNC BLM GR
GR
. GELM PSKOLOJS
Psikoloji, genellikle, insan davrannn ve zihin srelerinin bilimi olarak
tanmlanr. Bu geni alann incelenmesi birtakm alt dallarn ortaya
kmasn gerektirmitir. te geliim psikolojisi de bu temel uzmanlk
alanlarndan biridir. Ayrca, geliim psikolojisinin de hem temel aratrma,
hem de uygulama dallar vardr. A. T. Jersild'e (1979) gre, geliim psikolojisi
alanndaki almalar balca iki blmde toplanabilir. Birincisi, insan
geliiminin eitli ynlerini ele alan ve betimleyen aratrmalardr. kincisi,
geliime ilikin temel kavramlar, ilkeleri, kuramlar ortaya koyan
incelemelerdir. Geliim alanndaki en yararl almalar, kukusuz, olgu ile
kuram birletiren, bylece insan bilimlerine katks olan almalardr. Bu
adan, insan geliimine ilikin almalar biyoloji, sosyoloji, antropoloji,
tarih gibi dier bilim dallarn da ilgilendiren ok disiplinli ve disiplinleraras
bir alana yaylmaktadr. Bu nedenle gnmzde geliim psikolojisi ok ynl
bir aratrma ve inceleme alan olmak durumundadr.
1.Geliim Psikolojisinin Tanm

lke olarak, gemii bilmek imdiyi anlamamza, imdiyi anlamak da gelecei


kestirmemize yardmc olur. Bu genel ilke embriyoloji, jeoloji, corafya, tarih,
geliim psikolojisi gibi btn geliim bilimlerinde geerlidir. Kukusuz,
deiimin konusu ve zaman evreleri btn bu bilimlerde ayn deildir; fakat
hepsinde ortak olan nokta, bireylerin zaman dzeni iinde gelitii ve bu
sistemli
deiimin
nedenlerinin
bulunabilecei
inancdr.
Geliim
psikolojisinde zaman periyodu insan mrn ierir ve deien ey bireydir.
u halde, geliim psikolojisinin konusu bireyin fiziksel ve ruhsal yapsnn ve
davrannn deiimidir.
Geliim Psikolojisi, bireylerin yaam boyunca geirdii deiimlerin
betimlenmesi ve aklanmasyla ve ayn zamanda bireyler arasndaki deiim
benzerlik ve farkllklaryla urar. Geliim psikologlar geliimi betimlemek
isterler, dolaysyla geliim normlaryla ilgilenirler. Fakat ayn zamanda
geliim srelerini aklamak da isterler; yani geliimin neden belirli bir
yolda ilerlediini ve geliim yolunda bireylerin neden birbirinden
farkllatn bulmaya alrlar.
Modern geliim psikolojisi olduka yeni bir bilim daldr. En azndan
1960'lara kadar bebek, ocuk ve ergen konusundaki psikolojik aratrmalar
ocuk psikolojisi adyla biliniyordu. Bugnk psikolojik geliim anlay baz byk kuramclara karn- imdiki biimiyle son on yllara kadar ortaya
km deildi. Btnlemi bir geliim anlaynn daha nce ortaya
kmaynn nedenlerinden biri, alann 1950'lere kadar deiimleri
aklamaktan ok betimlemeye ynelmi olmasdr. lk geliim psikologlar

ocuu doum ncesinde, ilk haftalar ya da aylarda, ilk ocukluk, orta


ocukluk dnemlerinde -olduunca eksiksiz biimde- betimlemekle
yetiniyorlard. Ancak betimsel bilgi aratrmaclar iin giderek ekici
olmaktan kmaya balad.
rnein Amerika Birleik Devletleri'nde 1938'de ocuk geliimi konusunda
yaklak beyz yayn kt halde, 1949'da bu say yarsna inmiti. Daha
sonra, 1950'lerin balarnda geliim psikolojisi yeniden canland. Bu
gelimeye katks olan pek ok etken arasnda en nemlisi, geliim
psikologlarnn yeni bir yaklam kabul etmeleriydi; artk ilgilerini geliimin
temelini oluturan srelere yneltmeye balyorlard (Liebert ve WicksNelson, 1981).
Yaamboyu geliim psikolojisi (life-span developmental psychology) geliimi
incelemede yeni bir ynelimdir ve iki temel sayltya dayanr. Birincisine
gre, geliim dllenme ile balayan ve lm ile sona eren yaamboyu bir
sretir. Bu bak as, bebeklik, ocukluk, ergenlik gibi bedensel
bymeye bal ya dnemlerini kendi aratrma alanlar sayan geliim
psikologlarnn grlerinden ayrlmaktadr.
kinci sayltya gre, geliim bymenin sonlanmas ya da olgunlama ile
sona ermez. Tam tersine, yaamboyu geliim psikologlar yetikinlik ve
yallk yllaryla byk lde ilgilenirler. Yaamboyu geliime duyulan ilgi
1970'lerde balam ve 1980'lerde artarak srmtr. Yaamboyu geliim
yaklamnn ele ald temel konular geliim srasnda ortaya kan
deiimlerin doas ve bu deiimleri hangi etkenlerin belirledii
sorunlardr (Honzik, 1984).
Paul B. Baltes'e (1987) gre de, yaamboyu geliim psikolojisi, yaam ak
boyunca davranta ortaya kan sabitliin ve deiimin aratrlmasn
ierir. Bu psikolojinin amac, yaamboyu geliimin genel ilkeleri, geliimde
bireyleraras farkllklar ve benzerlikler hakknda, ayn zamanda geliimde
bireysel esnekliin ya da deiebilirliin derecesi ve koullar hakknda bilgi
elde etmektir.
Perlmutter ve Hall (1992), geliime ve yalanmaya ilikin sayltlarn,
aratrmaclarn sorduu sorular, bulgular yorumlama biimlerini ve ileri
yalardaki yaamn doasna ilikin sonularn etkilediini belirtmektedir.
Otuz yl nce yalln doasna ilikin sorular yantlamak ok kolayd;
nk herkes geliimi genlikle zde tutuyordu, yetikinlerin gelimedii
varsaylyordu.
Oysa
aratrmalar
olgunlamadan
sonraki
btn
deiimlerin bozulma ya da d iermediini gstermektedir. rnein,
zeknn baz ynlerinde ilerlemeler yaamn ikinci yarsnda da srmektedir.
Aratrmaclar farkl sistemlerin farkl oranlarda yalandn ve geliimin
ynnn deiebileceini de buldular. Yalanma, hangi ilevin incelendiine
bal olarak kararllk, artma ya da azalma ierebilir. rnein, zeknn bir
ynnde ilerleme gsteren bir yetikin bir baka ynnde gerileme
gsterebilir.

te bu tr bulgular aratrmaclar sayltlarn yeniden gzden geirmeye


zorlamtr. Geliimi dllenmeden olgunlamaya kadar izleyen ve fetus,
bebek, ocuk ve ergenle snrl tutan eski tanm ie yaramaz olmutur.
Bylece, yaamboyu geliim yaklamnda geliim, dllenmeden lme kadar
bedende ya da davranta ortaya kan yaa bal deiimler olarak
tanmlanmaktadr (Perlmutter ve Hall, 1992).
2.Geliimle lgili Temel Sorunlar

Geliim psikologlarnn sk sk tarttklar birtakm nemli sorunlar vardr.


Bunlardan birincisi, geliimi salayan etkenlerin kayna sorunudur. Bu
sorun kaltm-evre, doa-kazanm ya da baka adlarla yaplan tartmalarda
ortaya konmaktadr. Bugn artk hangisi? ve ne kadar? sorularnn
sorunu zmedeki yararszl anlalmtr. Bunlarn yerine, davranta
biyolojik ve toplumsal etkilerin nasl? birletii sorusu sorulmaktadr.
Geliim psikologlar kendi alanlarnda veri toplamak iin dizi ilkeye
dayanrlar: 1) Fiziksel byme ilkeleri, 2) Olgunlama ilkeleri,
3)renme ilkeleri. Fiziksel byme ilkeleri fiziksel yap ve organlardaki
deiimleri dikkate alr. Olgunlama terimi -geliimcilerin kulland
biimiyle- reflekslerin, igdlerin ve dier renilmemi davranlarn
geliimiyle ilgidir. Fiziksel byme ve olgunlama biyolojiktir. renme
ilkeleri ise, geni anlamda, sadece geleneksel koullanmayla deil, ayn
zamanda okuldaki renimle ve dier evre etkileriyle birlikte tanmlanr.
renme ve kaltmn geliime katklar konusunda bugn kabul edilen
gr, geliimin ortaya kmasnda iki etkenin birletiini kabul eden
etkileimci grtr. Her ikisi de zorunludur, hibiri tek bana yeterli
deildir. Kaltm gizil snrlar saptar, evre de bu snrlara ne kadar
yaklalacan belirler.
Geliim zerindeki biyolojik etkiler iki eittir. Birincisi, bir trn btn
yelerince paylalan tre zg etkilerdir (bebein beslenme ve bakm iin
bakalarna gereksinme duymas gibi). kincisi, her kiiye zg olan genetik
zelliklerdir (bireyler arasndaki farkllklar gibi). te, geliim psikologlar
doann insanlar arasndaki benzerliklerin ve farkllklarn oluumuna nasl
katkda bulunduunu aratrmaktadrlar.
te yandan, geliim zerindeki evresel etkiler de iki eittir.
Birincisi fiziksel evredir (doum ncesi dnemde ana rahmi, kent ya da kr
gibi). kincisi toplumsal evredir (dier insanlar, toplumsal kurumlar gibi).
Baz evresel belirleyiciler bizi bakalarndan farkl klan etkenlerdir (zel bir
okulda okumak, trafik kazasna uramak, iini yitirmek, piyangoda
kazanmak gibi). Baka baz evresel belirleyiciler de bizi bakalarna benzer
klan etkenlerdir (iinde doduumuz kltr ya da tarihsel zaman gibi).
nemli tarihsel olaylar geliim zerinde derin etkilerde bulunur, ama bu
etkinin nitelii kiinin o zamanki yana baldr. Bu konu geliimle ilgili
temel kavramlar blmnde blk kavram erevesinde yeniden ele

alnacaktr.
kinci sorun, davran deiikliinin sreklilii ya da sreksizlii sorunudur.
Geliim derece derece ve dzgn bir biimde mi ilerler, yoksa kendine zg
nitelikler gsteren birtakm evrelerden mi geer?
Evre kuramclar evrensel biyolojik temelli etkenlerin geliimde egemen bir
rol oynadn savunurlar; psikolojik srelerde hep ayn yapsal deeiimlerin
ortaya ktn ve davran deiimlerine greli bir sreksizlik verdiini ileri
srerler. Buna karlk, sreklilii savunan kuramclar toplumsal ve
yaantsal etkenlerin geliimdeki deimelerin temelini oluturduunu
savunurlar; renme, dereceli bir sretir.
Ancak bu gr ayrlna karn, btn kuramclar geliimde hem
sreklilik hem de sreksizlik olduu konusunda birlemektedirler. zellikle
kiilik psikolojisi alannda varlan sonu, kiiliin karmak ve ok ynl bir
yaps olduu, baz gelerinin sreklilik bazlarnn da sreksizlik gsterdii
biimindedir. Genellikle en byk sabitlik eitli zihinsel ve bilisel
boyutlarda (ZB, bilisel slup, benlik kavram gibi) ve en dk deimezlik
kiileraras davran ve tutumlarda ortaya kmaktadr.
Geliim psikolojisinde temel tartmalardan biri de bunalm (crisis) kavram
evresinde toplanr. Diyalektik bak asndan psikolojinin grevi, deien
dnyada deien bireyi anlamaya almaktr. nsan yaam kartlklar ve
atmalarla belirlenir. Her deiim kartlar arasndaki srekli bir
atmann rndr. Geliim, varolan kartlklarn zm ve sonunda
yeni kartlklarn ortaya k ile ilerler. Bireyin yaamndaki kart gler
arasndaki arpmann sonucu bir uzlama deil, tmyle yeni bir rndr.
Riegel'e (1975) gre, insan geliimi en azndan drt boyutta ezamanl bir
harekettir: 1) sel- biyolojik, 2) Bireysel-psikolojik, 3) Kltrel-sosyolojik, 4)
Dsal- fiziksel. Geliim, bu boyutlarn dengesi bozulduu zaman ortaya
kar. eitli boyutlardaki deiimler her zaman ezamanl olmad iin,
aralarnda atma geliir ve bir bunalma yol aar. Bunalm, bireylerin
davranlarn yeni koullara ayarlamalarn gerektiren son derece zorlayc
bir durumdur. Ancak diyalektik psikoloji asndan bunalmlarn mutlaka
olumsuz olaylar olmas gerekmez. Bu psikoloji, Piaget'in bilisel geliim
konusundaki grlerinin yeterli olmadn ileri srer. Piaget geliimin
dengenin olutuu anda ortaya ktn vurgulamaktadr. Oysa Riegel'e gre
geliimsel ilerlemenin temeli kart koullardr ve geliim sreci hibir zaman
sona ermez. Piaget geliimi denge ve uyumun periyodik dzeylere ulamas
olarak grd halde, Riegel bu geliim dzeyinin ancak ksa sreli
olduunu kabul eder. Riegel'e gre Erikson, bunalmlarn isel-biyolojik ve
kltrel-sosyolojik glerle birlikte belirlenmesini vurgulayan ilk modern
yazarlardan biridir, ancak Erikson da organizmann neden evreden evreye
geerek gelitiini aklamakta yeterince baarl olamamtr.
Riegel bunalm kavramna farkl bir aklama getirmektedir:

Bunalm (crisis) kavram eliik biimde denge (equilibrium), kararllk


(stability), uygunluk (consonance) ve denge (balance) kavramlaryla
balantldr. Denge (equilibrium) kavram arzu edilir bir ama olarak
davran ve toplum bilimcilerin dncesine tam anlamyla girmitir ve
bunalm olumsuz ynde tanmlar. Bylece, bunalm kavram, ancak uzun
vadeli bir durum olarak ya da bir sakinlik durumunun kesilmesi eylemi
olarak grdmz zaman dengesizlik (disequilibrium) anlamn kazanr.
Fakat, kart durumlar ya da olaylar birbirine skca baml olduuna gre,
denge kavram dengesizlik kavram olmadan ve kararllk kavram bunalm
kavram olmadan anlalamaz. Bizim aratrmamz gereken nokta, bu
koullarn her birini tek balarna kavramak deil, birbiri iine girilerini
kavramaktadr. Kararllk ve bunalm olumlu ve olumsuz deil, birbirine
karlkl baml olarak grmemiz, yalnzca diyalektik balantlarnda
geliimi olanakl klan eliik koullar dnmemiz gerekmektedir (K. F.
Riegel, 1975).
Geliim psikolojisinin bir baka temel sorunu, davran'n m yoksa zihinsel
srelerin mi vurgulanacadr. Kat davran yaklam dorudan
gzlemlenemeyecei gerekesiyle zihinsel sreleri aratrmak istemez; buna
karlk, ada psikologlar nesnel yntemler kullanarak zihin srelerini de
aratrma alanna katmlardr. zihinsel srelerin psikolojik geliimdeki
yeri ve rol artk kabul edilmekte ve aratrlmaktadr. Ayn balamda bir
baka sorun da, normatif geliimin mi yoksa idiyografik geliimin mi
vurgulanaca konusudur.
Kimi psikologlar btn ocuklarda varolan ortak ynler anlamna gelen
normatif (normative) geliimle ilgilenirler; kimi psikologlar da ocuklar
arasndaki bireysel farkllklar anlamay amalayan
idiyografik (idiographic) geliimi vurgularlar. N ormatif aratrmalar
genellikle geliimin biyolojik temellerine dayanrlar. Gesell ve bir lde de
Piaget gibi kuramclar geliimi, isel biyolojik srelerin ynlendirdii,
evresel etkenlerden pek etkilenmeyen, nceden kestirilebilir bir olgu olarak
grrler. Bu bak as ortalama ocuk zerinde younlamakta ve
normal geliimin aama aama nasl ilerlediini belirleme amacn
gtmektedir. diyografik aratrmalar ise ocuu birey olarak almakta ve onu
dierlerinden farkllatran etkenleri incelemektedir. Vasta ve arkadalarna
(1992) gre, dil geliimi konusundaki ada aratrmalar bu iki yaklam
sergileyen rneklerdir.
Kimi kuramclar dil yeteneinin btn ocuklarda benzer biimde ortaya
ktn, nk byk lde beyindeki mekanizmalar tarafndan
denetlendiini kabul etmektedirler. Dolaysyla bu aratrmalar belirli bir
dildeki ocuklarn ortak dil geliimi rntlerini, ayn zamanda binlerce dil
iin evrensel olan zellikleri aratrmaktadrlar.
Buna karlk baka kuramclar da konuma geliimindeki bireysel
farkllklarla ve dilin kazanlmasndaki evresel etkilerle, yani dilin farkl

ocuklarda farkl gelimesine yol aan nedenlerle ilgilenmektedirler.


3.Geliimle lgili Temel Kavramlar

Ya (age) kavram, geliim psikolojisini psikolojinin dier alanlarndan ayran


temel kavramdr. Ya zaman ile eanlaml bir kavramdr ve kendi bana
hibir eyin nedeni deildir. Ya kavramnn yaratt karklklar nedeniyle
kimi geliim psikologlar evre (stage) kavramn kullanmay yelerler. Bir
bamsz deiken olarak evre ,
yatan daha kullanldr. Gnmzde evre kavram geliim psikologlarnca
iki anlamda kullanlmaktadr. Gl anlamda evre kavram sreksizlii
dile getirir. rnein, ocuun hareket geliimi emekleme, ayaa kalkma,
yrme, koma biimindedir. Bu evrelerden herbiri dierinden niteliksel
olarak farkldr. Bu anlamda evreler her zaman belirli bir zaman aralnda
ortaya kmak durumundadrlar; gelien birey bir evreyi atlayamaz, evreleri
bir baka zaman aralnda yaayamaz. Evre kavramnn bu gl anlam
Piaget'in bilisel geliim kuramnda ve Kohlberg'in ahlak geliimi kuramnda
ortaya kar.
Evre kavramnn zayf anlam da vardr ve ya, evre, ilgiler, etkinlikler
konusunda bilgi verir. Btn bu kullanmlarda kavram anlam deiiklii
olmadan geer. rnein ocuun di karma evresinde , ilkokul evresinde,
anal evrede olduu sylenebilir. Freud'un psikoseksel geliim kuramnda
ve Erikson'un psikososyal geliim kuramnda bu anlamdaki evre kavram
kullanlr (Ph. G. Zimbardo, 1979).
Kullanmdaki bu farklla karn, evre kuramlarnn tm evrelerin temel
zellikleri zerinde birleirler. Kuramsal olarak evrelerin u zellikleri
tad kabul edilmektedir: 1) Evreler genel sorunlar betimlerler. Bir evre o
evreye zg genel zellikleri ve sorunlar vurgular.
2)Evreler davrantaki nitelik farkllklarn dile getirirler. Bir evredeki
davrann kendine zg nitelikleri vardr. 3) Evreler deimez bir ardklk
gsterirler. Bir evre dierini deimez bir sra iinde izler. 4) Evreler btn
kltrler iin evrenseldir. Kltrler arasndaki farkllklara karn, btn
kltrler ayn yaam sorunlaryla baa kmaya altklar iin geliim
evreleri btn kltrlerde ayndr (W.C. Crain, 1986).
lerde de grlecei gibi, geliim kuramlarnn ou evre kuramlardr. Ancak
evre kuramlarnn hepsi evre kavramnn gerektirdii zelliklere sahip
deildir. John Flavell'e (1985) gre, tam bir evre kuramndaki her geliim
evresi u geleri tar: Yaplar (yeteneklerin, becerilerin ya da gdlerin
tutarl bir rnts); niteliksel deiimler (nceki evreyle karlatrldnda
yetenekler, beceriler ya da gdler arasnda ak bir farkllk); ani olu
(evrenin tipik yeteneklerinde, becerilerinde, gdlerinde ezamanl bir
deiim); birliktelik (btn deiimlerin aa yukar ayn hzla gelimesi).
ok az evre kuram btn bu ltlere tam olarak uyabilmektedir. rnein,
bir evrenin nerede bittii, dierinin nerede balad konusunda ok az gr

birlii vardr. Bu tr sorunlar nedeniyle gnmzde evre kavram daha az


snrlayc bir biimde kullanlmaktadr. zel bir alandaki bellibal yaam
evrelerinin betimlenmesinde hala evre kavram ye tutulmaktadr.
Evre kuramyla yakndan ilikili kavramlardan biri de kritik dnemler
(critical periods) kavramdr. Kritik dnemler, yaam sresinde, srekli ve
geri dnlmez sonular olabilen elverili ve elverisiz durumlarla ilgili
zamanlardr. Kimi geliimciler duyarl dnem (sensitive period) terimini
kritik dnem terimine ye tutarlar. Duyarl dnem kavram, kritik dnem
kavramna gre, zaman boyutunda daha fazla esneklik ve geri dnllk
ierir. Kritik ya da duyarl dnem anlay zellikle nl etolog Konrad
Lorenz'in almalarndan sonra yaygnlk kazanmtr. Bu anlay
psikanalitik aklamalarda da nemli bir yer tutar. ocukluk nevrozu
olmadan yetikinlik nevrozu olmaz forml bu anlayn anlatmdr.
Bununla birlikte, kimi geliimciler yaamn ilk yllarnn bu denli nemli
sayln reddederler.
Evre kavramnn salad kuramsal kolaylklar ak olmakla birlikte, ya
kavramndan vazgeilemeyecei de ortadadr. u halde, yan geliimsel
anlamn incelemekten kanlamaz.
Ya sadece biyolojik, kronolojik bir kavram deildir, ayn zamanda psikolojik,
toplumsal bir gerekliktir. Bireyin kendini ka yanda hissettii ne ilikin
yaant herkese bilinir. Bir insan 16'snda kendini yetikin gibi hisseder,
yle davranr ve evresi de onu yle alglar; bir dieri ise 30'unda hala
yksek renimini srdrmektedir ve renimini bitirmeden kendini tam bir
yetikin gibi hissetmeyebilir. zellikle yetikinlik psikolojisinde yalanma
srecinin incelenmesi, farkl ya blklerindeki insanlarn farkllklarnn
incelenmesi nem tar.
Ayrca, bireyin yaam dngs belirli bir tarih iine yerletiinden, bireysel
zaman ile tarihsel zaman arasndaki etkileim de nemlidir.
nk bireyin rnein 20 yan 1995'te ya da 1935'te yaamas farkl
anlamlar tar. te yandan, geliim aratrmas asndan da, farkl insanlar
arasndaki ya farkllklar (bireyin ve ana babasnn) ile, bireyin kendisinin
ya farkll (imdiki hali ve 30 yl sonras) farkl etkenlerin dikkate
alnmasn gerektirir. Her birey aa yukar ayn zamanda domu insanlar
grubu demek olan blk (cohort) iinde yer alr. Amerika Birleik
Devletleri'nde 1930'lardaki byk ekonomik bunalmn genler zerindeki
etkisinin olumlu ya da olumsuz olmas gencin ait olduu ble baldr. Bu
etkinin o tarihlerde ergenlik anda olan ocuklar zerinde olumlu, okul
ncesi ada olanlar zerinde ise olumsuz olduu belirtilmektedir.
Ya, basite bakldnda, bireyin doumundan itibaren dnyann gne
evresindeki dnlerinin saysdr sadece. Ancak, yala gelen deiimler,
farkl yalardaki insanlar arasndaki farkllklar, yalanma sreci vb. nemli
konulardr. Yaa ilikin bu deiimlerin ou -zellikle yetikinler iin-

bireyin iinde yaad toplum tarafndan belirlenir. Ancak, hangi toplum


iinde olursa olsun biyolojik deiimler de nemlidir.
Yan nemini kavramak iin aadaki tabloya bakabiliriz:
Tablo 1: nsan Yaam izgisi
0- Gebelik, doum
6- Okula balama
12- Erinlik
18-30 Oy verme, ie balama, evlenme, anababa olma
30-48 Anababa lm, menopoz, ocuklarn evden ayrlmas, byk
anababa olma
48-65 Emeklilik, e lm, byk-byk anababa olma
65 ve zeri- lm
(nemli olaylarn yalar ortalama olarak verilmitir, bu yalar nemli
bireysel ve cinsel farkllklar gsterir).
Kaynak: D.C. Kimmel, Adulthood and Aging, 1974.
Her bireyin dllenmeyle balayp lmle sonulanan byle bir yaam izgisi
(life line) vardr. Bu yaam izgisi insann yaam dngsnn (life cycle)
ematik bir tasarmdr ve insan yaammn tm sresinin (life span) ilerleyen
ve srasal ynlerini vurgular. Bu izgide belirli yalar, yaa bal zel
deiimler iin iaretlenmitir. Biyolojik bymenin rol, gebelikten douma,
doumdan erinlie, erinlikten orta yaa vb. ilerledike nemini yitirmektedir.
u halde biyolojik deikenlerin dnda hangi etkenlerin yaam izgisindeki
olaylarn nemini belirledii sorulabilir. rnein, 6 ya, ocuun okula
giriini ve uzun bir resmi eitimden geiini gstcrdii iin anlamldr. 12
ya, erinliin balangcn, ocukluun sona eriini ve genlik kltrne
katlmay gsterdii iin nemlidir. 18 ya, birok toplumda oy kullanma,
src belgesi alma, niversiteye girme, evden ayrlma, ie girme, evlenme
gibi nemli toplumsal ve hukuksal anlamlar tar ve yetikinlikten pay
almay simgeler. 30 ya -zellikle kitle iletiim aralarnca- orta yan ve
artk inie geiin balangc olarak grlr; oysa dnm noktas olarak
arlkl sonular olmayan bir yatr, gene de yetikinliin birtakm hareketli
olaylar bu ya dolaylarnda yaanr. Yetikinler dier ya dnemlerinden
niteliksel olarak farkl bir orta ya kavramna sahiptirler. Ergenlikten
sonraki on yllarda yaa bal deiimlerin az olmasna karn, orta yallkta
menopoz ve emeklilik gibi iki olay yaa bal olarak gereklemektedir. leri
yalarda ein ya da arkadalarn lm, bireyin kendi lmnden nce
getii dnm noktalardr. Aratrmalar lmn de nemli bir geliim olay
olduunu ortaya koymaktadr. lme yaknlk yallkta kronolojik yatan
ok daha nemli bir zaman lt olmaktadr. lm kanlmazlk
kazandka, psikolojik deiimlere yol amaktadr.
Bireyin yaam dngs boyunca geliimi yaa bal deiimin
kaynaklarndan sadece biridir. Yaam izgisi ile akan tarihsel zaman da
bireyin yaam dngs iinde ilerlemesini etkileyen yaa bal bir dier

boyuttur.
Sz gelimi, yirmi yl nce niversite rencisi olan bir gencin ana babas
byk olaslkla Birinci Dnya Sava sonlarnda ve byk ekonomik
bunalmn ilk yllarnda domutur. O insanlar uluslararas dayanmay
renmiler, ama ekonomik gvenliklerinin ve maddi varlklarnn kendi
denetimleri dnda birden bire yok olabileceini de grmlerdir. Ekonomik
bunalm yllarnda okula giden o insanlar ilk toplumsal deneyimlerini,
ilerdeki tutum ve deerlerini etkileyen maddi skntlar iinde yaamlardr.
Belki kinci Dnya Sava'n yaamlar, hatta iinde bizzat yer almlardr.
1940'larda doanlar ise yalnz ekonomik bymeyi ve orta snfn gelimesini
deil, ayn zamanda hi eksilmeyen nkleer sava tehdidini de
yaamlardr. Son zamanlarda evre kirlenmesi ve nfus patlamas gibi
dier yok olma tehditlerini de yaamaya balamlardr. Bugnn dnyas,
yalnz teknolojik gelimeyi deil, dnyann klmesini ve uzaya gidilmesini
de yaamaktadr. Bilgisayarlarla yaama zorunluluunun getirdii sorunlar
da eklemek gerek!
Bu tr tarihsel-kltrel olaylarn bireylerin tutum, deer ve dnya
grlerini byk lde etkiledii bilinmektedir. Bu gelimeler insanlar
farkl yalarda farkl biimlerde etkiler. Ancak tarihsel olaylarn kuaklar
zerindeki etkisi yaa bal olmann yannda toplumsal kesimlere de
baldr. rnein A.B.D'de 1950'lerde uzay programlarnn nem kazanmas
o yllarda meslek seiminin eiinde bulunan genleri daha fazla etkilemi,
ounu fen ve mhendislik dallarna yneltmi, sonuta bu alanda igc
fazlas olumasna yol amtr.
Bireysel yaam dngs ile tarihsel zaman izgisi etkileiminin ilgin bir
rnei de kuaklararas atma olgusudur. Bu atmann genlerle
anababalarnn kua arasndaki deer, tutum ve yaam biimi
farkllndan olutuu kabul edilirse, iki farkl yorum getirilebilir: Geliimsel
ve tarihsel. Geliimsel olarak kuaklar arasndaki bu farkllk genlerin ve
anababalarnn yaam dngsndeki farkl evrelerden kaynaklanmaktadr.
Erikson'a gre gen insan Ben kimim?
Toplumla nasl bir iliki kurabilirim? gibi kimlik sorunlaryla urarken,
kendi deer ve tutumlarn oluturabilmek iin toplumun deerlerini
irdeledii ve anababa deerlerini ksmen reddettii bir evreden geer.
Anababalar ise, dnyada srekliliklerini salayan iaretler brakabilme
isteiyle, ekonomik ve duygusal bir kararllk salayarak, toplumun
deerlerini aktarmaya abaladklar bir geliim evresindedirler.
ki ayr evredeki insanlarn atmas bir tr insanlk durumudur ve bu
nedenle insanlk tarihi kadar eskidir.
Kuaklar arasndaki bu atma kuaklar boyunca ortaya kan toplumsal
deiimin mekanizmas da olabilir. zellikle, yallarn gelien daha
karmak ve yeni toplumsal yapya genleri hazrlayamadklar hzl

toplumsal deiim dnemlerinde bu byledir. Toplumsal geliimin hz


arttka birbirini izleyen kuaklar arasndaki yeniden uyum salama sreci
de o lde nem kazanmaktadr. Gnmzde genlik dneminin uzamas
genlere, kiisel zgrlk, ekonomik gvenlik, entelektel aratrma
alarndan, toplumu ve toplumsal deerleri sorgulamaya zaman ve olanak
salamaktadr. Yine bu dnemin uzamas genlerin kendi aralarnda bir
evre yaratp yal kuakla daha az iliki kurmalarna olanak vermektedir.
Bylece genler arasnda paylalan tutum ve deerler artmakta, geleneksel
kuaklararas etkileimin yerine yatlararas etkileim gemektedir.
Genlik kltr olgusu da buradan domaktadr.
Genlik dnemiyle akan bu tarihsel etkenler -ocuklukla yetikinlik
arasndaki srenin uzamas, anababalarn genliine oranla daha maddi
varlk iinde yaayan genlik, gen nfusun sava sonrasnda artmaskuaklar atmasn derinletiren nedenler olmutur.
u halde, geliim olgusunu, geliim dneminin akt tarihsel dnemi
dikkate almadan tam olarak anlayamayz. Ama ayn zamanda, kuaklar
atmasn tam olarak anlayabilmek iin geliimsel (ya) etkenleri tarihsel
etkenlerden ayrabilmemiz gerekmektedir. Margaret Mead, kuaklar
atmas konusunda geliimsel etkenlerin yerine tarihsel deiimlere arlk
verdii bir aklama getirmitir. Mead, sava sonras insanlarn iinde
yaadklar dnemin olumsuz niteliklerini zellikle vurgulamaktadr. Mead'a
gre, kltrel sreksizlik yaam dngsnde ilerledike, 1980'lerde 41
yandakiler 55 ve daha yukar yata olanlar anlayamaz hale geleceklerdir
ve bu byle srp gidecektir. Sadece tarihsel etkenlere dayanarak
kurulduu iin abartlan bu sav, kuak atmasnn genlerle yallar
arasnda sonsuza dek var olaca dorultusundaki geliimsel savla
elimektedir.
Kuaklar atmasna ilikin bu rnek, ya farkllklarnn anlalmasnn ve
yorumlanmasnn ok zor olabilecei gereini ortaya koymaktadr. Bu
nedenle, ya farkllklar zerindeki aratrmalarn, geliimsel (ya) ve
tarihsel (zaman) etkenlerin etkileimini dikkate almas gerekmektedir.
Geliimsel sav ile kltrel sreksizlik sav arasndaki eliki ancak amprik
aratrmalarla giderilebilecektir. deal bir aratrma yntembilimi, insanlar
bu kuaklar farknn her iki tarafnda da belirli bir sre izleyebilmelidir (D.
C. Kimmel, 1974).
4.Geliim Psikolojisinde Yntemler

Geliim psikolojisi, doumdan lme uzanan yaam sresinde fiziksel,


zihinsel, duygusal ve toplumsal ilevlerde ortaya kan btn deiimleri
aratrr. Geliim aratrmalarnda eitli aratrma stratejilerinden,
yaklamlarndan, desenlerinden ya da yntemlerinden sz edilebilir ve
bunlar eitli biimlerde snflanabilir.
Aada, herhangi bir snflama yapmadan, geliim psikolojisinde sklkla
kullanlan baz yntemler aklanmaktadr.

Deneysel ynten (experimental method), deneysel varsaymlar neden-sonu


ilikisinin belirlenmi olduu kontroll bir durum iinde snamaktan
ibarettir. likisel yntem (correlational method), iki ya da daha fazla etken
arasndaki ilikiyi saptamakla urar. Bu yaklamda hibir ey aratrmac
tarafndan deitirilmez, durum olduu gibi llr, denekler ayn koullar
altnda gzlemlenir, deikenler arasndaki iliki genellikle korelasyon
katsays ile bulunur. rnek olay yntemi (case study method), tek bir
denein ayrntl biimde incelenmesi yntemidir. Klinik rnek olay
incelemesi bu yntemin daha derinliine bir yoludur. Tek denekli deneysel
aratrma , deneysel yntem ile rnek olay ynteminin tek bir bireyin
incelenmesinde birlemesidir. Bu yntemden herbirinin gl ve zayf
yanlar vardr; ancak bilim adamlarnn yeledikleri yntem deneysel
yntemdir, nk aratrmacya neden-sonu ilikilerini arayabilecei
kontroll bir durum salar. Bu kontrollerin olmad ilikisel aratrma ise
sadece deikenler arasndaki ilikiyi ortaya karabilir, ama neden-sonu
balantsn veremez. Gene de ilikisel yntem, zerinde oynanamayan
koullarn aratrlmasnda ve doal evredeki zelliklerin llmesinde ok
nemlidir. Hem deneysel hem de ilikisel yntemler, bulgularn daha geni
evrene genellenebilecei temsil edici rneklemler kullanrlar. Oysa rnek olay
yntemi bir tek denekle ilgili olduu iin genelletirme yapamaz; koullar
dier yntemlere uygun olmad zaman rnek olay yntemi kullanlabilir.
Bununla birlikte, Piaget ve Freud'un kulland biimiyle rnek olay yntemi
nemli kuramlara yol amtr (R.M. Liebert ve R.W.-Nelson, 1981).
Kullanlan ynteme baklmakszn pek ok geliim aratrmas kesitsel,
boylamsal ya da srasal bir desen rgtleyebilir. Kesitsel desen (crossseetional design), farkl ya gruplarn seer ve karlatrr.
Bu yaklamda genellikle her denek iin bir tek gzlem vardr. Geliim
deiiklikleri farkl yalardan deneklerin incelenmesiyle belirlenir.
Bu yntemin en byk avantaj ayn yatakilere bir seferde test
verilebilmesidir; en byk sorunu da, gruplarn sadece yaa gre deil,
doum ylna gre de farkllaabilmesi gereini dikkate almamasdr.
Doum yl farkllklar toplumsal koullara, eitim uygulamalarna, siyasal
atmosfere ve baary etkileyen dier deikenlere ilikin farkllklarla
bantl olabilir. Farkl zamanlarda doan bireyler farkl doum blklerine
(birth cohorts) mensupturlar. Kesitsel yntemin sorunu, ya ile doum
bln birbirine kartrmasdr; ya gruplar burada farkl doum
blklerinden seilmektedirler.
Boylamsal desen (longitudinal design), ayn doum blnden olan
bireylerin tekrar tekrar test edilmesi yaklamdr. Boylamsal aratrmada
ayn denekler deiik yalarda birka kez gzlemlenir, zaman iindeki
davran deiiklii ya da kararll kaydedilir. Bu tr aratrmann avantaj
ya deiikliklerinin doum bl farkllklaryla kartrlmamasdr;
sadece bir blkten olanlar tmyle test edilirler.

Gene de, en nemli sorun, eer ele alnan dnem ok genise, aratrmann
olanaksz lde ok zaman gerektirmesidir. Bir baka sorun, eer blk
farkllklar varsa bunlarn ortaya karlamamasdr.
nk sadece bir blk test edilmektedir, sonularn genellenebilirlii
kukuludur. rnein, ciddi bir ekonomik knt dneminde bym olan
bir blk sadece bu zamana zg belirli tutumlar yanstabilir; daha nceki
ya da sonraki blkler iin tipik olan vermez.
Srasal desen (sequential design), pek ok farkl doum blklerinin tekrar
tekrar test edilmesi yaklamdr. Bylece srasal aratrmalar kesitsel
yntemin temel sorununu (yan blkle kartrlmas sorununu), her ya
dzeyinde birden fazla bl ele alarak zerler; boylamsal yntemin
genelletirme sorununu da ayn yoldan zerler (Ph-G. Zimbardo, 1979).
Boylamsal ve kesitsel yntemler insan geliimi konusunda gzlem yapma ve
veri toplamann temel yollardr. Aratrmac, verileri ilikisel (correlational)
ya da etkensel (factorial) tekniklerle elden geirerek, niceliksel olarak
deerlendirilmi deikenler arasnda varolan anlaml ilikileri kefedebilir.
Aadaki tabloda (Tablo 2) boylamsal ve kesitsel yntemlerin karlatrmal
nitelikleri zetlenmektedir.
Tablo 2
Boylamsal ve Kesitsel Yntemlerin Karlatrlmas
BOYLAMSAL YNTEM
OLUMLU
lk ocukluk ile yetikin davranlar arasndaki sreklilii belirler.
Edeer olmayan rneklemle ilgili sorunlar nler.
Byme artlarn ve rntlerini betimler.
Dier aratrmalardan daha kesin biimde neden-sonu ilikisini belirtebilir.
OLUMSUZ
Zaman ve para asndan pahaldr.
Aratrma fonlar tkenirse nceki zaman ve para harcamalarn tehlikeye
sokar.
Harcamalarla ilgili periyodik yeni dzenlemeler gerektirir.
rneklem denek kayb nedeniyle giderek yanl hale gelir.
Aratrmaclarn yeniden test vermek iin ayn denekleri srekli olarak
yeniden bir araya getirmeleri gerekir.
Test dnemleri arasnda deneklerin evreleri kontrol edilemez.
Aratrmaclar vaktinden nce bir aratrma desenine ve kurama bal klar.
KESTSEL YNTEM
OLUMLU

Fazla zaman kaybndan korur.


Boylamsal aratrmaya gre daha az paraya kar.
Aratrma grevlileri arasnda srekli ya da uzun vadeli ilikiyi gerektirmez.
Deneklerin yeniden test vermek iin istenen yaa gelmelerine kadar verilerin
uzun sre dondurulmas gerekmez.
OLUMSUZ
rneklem gruplarnda yer alan deiimin ynn gstermez.
Ayn kronolojik yata ama farkl olgunlama yanda olan ocuklar bir araya
yar. Byle bir ortalama alma yolu erinlikteki byme atlmyla ilgili
deiimleri gizleyebilir.
ncelenen gruplarn karlatrlabilirlii her zaman belirsizdir.
Geliimin srekliliini tek bir bireyle ortaya kt haliyle ihmal eder.
Kaynak: James W. Vander Zanden, Human Development, 1981.
Tablo 3
Geliim Aratrmalar Desenleri ve Yntemleri
Tip: Kesitsel desen
Yntem: Birok bl bir seferde gzlemleme
Bulgular: Davranta ya farkllklar
Avantaj: abuk ve ucuzdur
Dezavantaj: Farkllklar geliimsel deiimlerden ok, blk deiimlerini
yanstabilir.
Tip: Boylamsal desen
Yntem: Bir bl birok seferde gzlemleme
Bulgular: Davranta zaman iindeki deiimler
Avantaj: Geliimsel eilimleri gsterir. Bireylerdeki deiimleri gsterir.
Dezavantaj: Farkllklar toplumdaki deiimleri yanstabilir.
Aratrmalar uzun sreli ve pahaldr. Yinelenen uygulamann etkisi ve
denek kayb rneklemi bozabilir.
Tip: Srasal desen
Yntem: Birok bl birok seferde gzlemleme
Bulgular: Davranta yaa bal deiimler
Avantaj: Yan, bln ve toplum deiimlerinin etkilerini ortaya karr
Dezavantaj: Aratrmalar uzun sreli ve pahaldr
Kaynak: Hoffman ve ark., 1994
Sz edilmesi gereken son bir aratrma yntemi daha var. Aratrmaclar,
btn toplumlara, baz trden toplumlara ve sadece zel bir topluma ilikin
kuramlar oluturmak isterler. te, kltrleraras yntem (cross-cultural
method) bu yaklamn aracdr. Bu yaklamda, aratrma birimini
bireylerden ok kltrler oluturur. Genellikle, benzer bir kltr alanna

giren komu toplumlardan kk rneklemler alarak allr. ocuk


yetitirme geleneklerine, erinlik trenlerine ya da anababa olma zelliklerine
ilikin aratrmalar bu trdendir. Kukusuz bu yntemin de dierleri gibi
baz snrllklar vardr. Gene de bu yntem, bulgularn tm insanla
genelleyemeyecei konusunda dier aratrmaclar uyarmas bakmndan
zellikle yararldr.
Yaam dngsne ilikin yukardaki aklamalarda ya bir deiim endeksi
olarak ele alnmt. Bir aratrma deikeni olarak yan ortaya koyduu
yntembilimsel sorunlar ise burada ele alnacaktr.
Ya kendi bana aklayc bir deiken deildir. Bu nedenle ya deiimleri
ve ya farkllklar denildiinde bu bulgularn yala gelen deiimleri
gsterdii, ama olas nedenlerini vermedii bilinmelidir.
rnein 20 ve 40 yalarndaki insanlar arasnda tutum ve deerler asndan
llebilen farklar vardr, ancak bu farklarn nedenleri belirgin deildir. Ya
endeksini aarak yaa bal deiimleri safd etmeye alan aratrma
rnekleri vardr.
Kesitsel aratrmalar yan bir zaman noktasndaki kesitine dayanrlar; farkl
yalardaki bir rneklem zerinde allr, bu yolla bulunan farkllklara ya
farkllklar denir. Ya endeksini aratran ikinci yaklam boylamsal
aratrmadr; bu yaklamda bir denek grubu birka yl boyunca periyodik
olarak incelenir, bulunan farkllklar ya deiimleri olarak adlandrlr. Bu
yaklam, bireysel farkllklarn incelenmesinde ve farkl bireylerin yala
birlikte nasl deitiklerini belirlemede yararldr. Ancak boylamsal
aratrmalarn yetikin geliiminde kullanlmasn snrlayan temel glk
vardr. Birincisi, bu aratrmalarn, ok zaman almas ve ok pahal
olmasdr, geen zaman iinde denekleri yeniden bulmak da zor olabilir,
buna aratrmacnn mr yetmeyebilir. Yine de boylamsal aratrmalar
kesitsel aratrmalardan ou zaman daha stndrler; nk bireysel
farkllklar yanstrlar ve yaa bal dier aklayc deikenleri (tbbi
zgemi, gemiteki yaantlar, aile gemii vb.) ortaya karabilirler, bunlar
da incelenen zel ya deiimlerinin nedenlerini belirlemede yararl olabilir.
kinci glk aratrmacnn yapt lmelerin belirli bir yata (ocuklukta
ya da ergenlikte) uygun olduu halde, daha sonraki bir yata (yetikinlik
yada ihtiyarlk) uygun olmamasdr, nk bireyin yaamndaki nemli
olaylar birey yaam izgisinde ilerledike deiiklik gsterebilir. stelik, bilim
ilerledike de aratrlan deikeni ortaya karmak iin yeni teknikler
bulunabilir ve bunlar eskilerini geersiz klabilir. nc glk, uzun
zaman ald iin deneklerin lmesi ya da rneklemden kmasdr. Bu
glklerin bir zm srasal yaklam olabilir, bu yaklamda bir denek
grubu geliimsel dnm noktalarnn (evlenme, anababa olma, menopoza
girme, emekliye ayrlma...) yer ald bir zaman dneminde incelenmektedir.
Bu yolla, aratrmacy ve denekleri uzun sreli bir aratrmaya balamadan,
boylamsal
deiimi
ve
bireysel
farkllklar
saptamak
mmkn

olabilmektedir.
Yetikinlik ve yalla ilikin verilerin ou kesitsel aratrmalara dayand
iin, bu yaklamn ierdii glkleri de incelemek gerekmektedir. Kesitsel
bir aratrmann kltrel ve tarihsel deiimleri ya deiiminden
ayramad kolayca grlebilir; ya ile doum yl birbirine karmtr,
birinin sonular dierinden ayrt edilemez, bu nedenle ya farkllklar
gerekte yaa bal gncel etkenlerden ok, bireyin doum ylyla ilikili
olabilir. Doum yl na bal etkilere blk etkileri (cohort effects) ad
verilmektedir (bir blk aa yukar ayn zamanda domu bireylerin
oluturduu bir gruptur).
Boylamsal aratrmalar ise, doum yln sabit tutarak, kltrel- tarihsel
deiimlerin ya deiimiyle karmasn engellemek isterler.
Ancak bu aratrmalar da ya deikeni ile lm yl deikenini
birbirine kartrrlar. rnein, 1960-1980 yllar arasnda sigara imedeki
ani d yala birlikte azalan cier kapasitesi ile akabilir.
Genellikle boylamsal yaklamn kesitsel yaklama yelendii sylenebilir.
nk lm yllarna bal deiimlerin etkisi doum ylna bal olanlara
gre daha kolaylkla denetlenebilir. Doum ylna bal olarak ortaya kan
arpc tarihsel-kltrel etkenleri tam olarak kestirmek ve lmlerdeki
etkisini saptamak ok daha zordur (D.C.Kimmel, 1974).
Aratrma trlerini ve yntemlerini bir arada incelemekte yarar var (bk.
Tablo 3). Daha nce de belirtildii gibi, kesitsel desen, iki ya da daha fazla
ya grubunun ayn anda aratrlmas ve sonularn karlatrlmasdr. Bu
karlatrma ayn yaam dnemindeki farkl blkler (6 yandakiler ile 10
yandakiler) arasnda ya da farkl yaam dnemlerindeki blkler (18
yandakiler ile 60 yandakiler) arasnda olabilir. Kesitsel desenin sorunu,
yala birlikte ortaya kan farkllklarn geliimsel deiim mi, yoksa farkl
bln yesi olmann m sonucu olduunu belirleyememesidir. Sz gelimi,
yetikinlerde ZB puanlarn ele alan kesitsel bir aratrma zekda 40
yalarnda balayan dn olduunu dnmemize yol aabilir.
Oysa 1990 ylnda 80 yanda incelenen kiiler 1910'da domulard, 20
yanda incelenenler ise 1970'de. Blkler arasndaki bu zaman iinde
toplumsal ve kltrel evreler pek ok bakmdan deimitir, dolaysyla bu
deiimler zihinsel becerilerin geliimini ve korunmasn etkilemi olabilir.
Bu blk etkisi (cohort effect) sorunu ilgili blmlerde yeniden ele
alnacaktr.
Boylamsal desen'de ayn blkten olan insanlar haftalar, aylar, hatta yllar
boyunca izlenirler. Ayn insanlar kendi kendileriyle rnein 8 yanda ve 20
yanda karlatrlrlar. Bu durumda bireydeki deiimler aa kar;
blk farkllklar da aratrmann sonularn etkilemez. Ancak bu
aratrma trnn de kendine zg sorunlar vardr. Boylamsal aratrmalar
geliimi toplumun havasyla kartrabilirler. Sz gelimi, boylamsal bir

aratrmada deneklerin uyuturucu ve alkol kullanmna, 1990'da


incelendiklerinde yirmi yl nce incelendiklerinden daha az yneldikleri
bulunabilir. Bu deiimin yalanmann m yoksa toplumun yirmi yl iinde
uyuturucuyu normal grmekten tehlikeli bulmaya doru deimesinin mi
sonucu olduu belirsizdir. Tarihsel deiimin davran etkiledii
bilinmektedir.
Yukarda akland gibi, aratrmaclar bu iki aratrma trnn
sorunlarndan kurtulabilmek iin ikisini birletiren nc bir tr
nermilerdir: Srasal desen. Warner Schaie'nin ZB puanlarnn yala
birlikte kkl bir biimde azalmadn gsteren aratrmas srasal desenin
en tannm rneklerinden biridir. Bu aratrmada nce iki ya da daha fazla
ble kesitsel bir aratrmada test verilmitir; yllar sonra ayn blklere
boylamsal veri elde etmek zere yeniden test verilmitir; ayn anda, yeni bir
kesitsel aratrma ilk blklerden alnan yeni gruplar ve yeni bir blkten
alnan bir grup zerinde nceki aratrmay yinelemitir (Hoffman ve ark.,
1994).
5.Geliim Kuramlar

Geliimin aratrlmasnda kuramlarn rolnn ne olduu konusunda eitli


yantlar vardr. Kuramlar, her eyden nce olgularn dzenlenmesi ve
younlatrlmas iin temel salayan betimleyici- aklayc bir rol oynarlar.
Kuramlar ayrca gelecek olaylar kestirme olanan da salarlar. Ancak bir
kuramn snanabilir ve dolaysyla reddedilebilir ya da yanllanabilir
olmas da gerekir.
Bir psikoloji kuramnn dier psikoloji kuramlaryla ve disiplinleriyle
btnlemesi de nemli bir noktadr. Dolaysyla, kapsaml bir geliim
kuramnn oluturulmasmda aadaki ilkelerin nemi vurgulanmaktadr:
-Genel bir psikolojik geliim kuram, balangta iinde dier kuramsal ve
amprik ynelimlerin btnleebilecei halen varolan bir kurama dayanr.
rnein bir geliim kuram, felsefe, sosyal psikoloji, matematik, uygulamal
psikiyatri, psikopatoloji, psikoterapi, eitim gibi birok bilgi alanyla
ilikilendirilebilir.
-Bir psikolojik geliim kuram, insan geliiminin bir alann odak noktas
olarak kabul edip iindeki ve evresindeki dier geliim alanlaryla
btnleerek gvenilir biimde ortaya kabilir. rnein Piaget'in kuram
bilisel bir kuramdr, psikolojinin dier alanlarndan (geliim psikolojisi,
renme psikolojisi, sosyal psikoloji) bilisel alana doru bir ynelme vardr.
-Bir psikolojik geliim kuram geni saydaki disiplinlerden szlerek ortaya
kar. Disiplinleraras bir yaklam, genel bir psikoloji kuram iin gerekli
daha derin aratmalara olanak verir. Deiik disiplinler de ayn alan
zerine eilebilirler, disiplinlerin bir araya gelmesi kuramlarn birbiri iinde
erimesini salar, sonuta kesitsel ve birok alan kapsayan ve derinlie
ulamay salayan teknikler elde edilebilir.

- Bir psikolojik geliim kuram, bireyin znel olarak yaad tm psikolojik


evreyi iine alr. Bylece bir geliim kuram dnce, duygu, benlik, ahlak,
yaratclk, toplumsallama gibi geliim alanlarn, bireyin okul, toplum,
kltr gibi ortamlardaki durumunu inceleyebilir.
-Bir psikolojik geliim kuram, bir insann tm psikolojisi ile ilgili olan
mevcut kavramlarn hepsiyle ilgilenir. rnein bir kuram, doa-kazanm gibi
tartma konularyla, kritik dnemler, ocuk yetitirme teknikleri,
anksiyetenin geliimsel ilevi gibi sorunlarla ilgilenir.
-Bir psikolojik geliim kuram, sentez ve btnletirme zelliinin yansra,
baz uzlamaz eleri reddetmek zorunda kalabilir.
rnein, davranln Piaget'in kuramyla ters dt aktr. Ancak,
deiik bir yaklamla yle bir reddetme yolu izlemeyebilir ve davran
yaklamlar safd edilmeyebilir.
-Bir psikoloji kuram belirli uygulamalar iin zel balant sreleri
gelitirebilir. rnein, bir geliim kuramnn eitim programlar gelitirmede
nemli katklar olabilir.
-Bir psikoloji kuram bir geliim evreleri tasla ierebilir.
Evrelerin varlklar ve zellikleri tartma konusu olmakla birlikte betimleyici
ve aklayc rolleri kabul edilmektedir.
-Bir psikoloji kuram btn kltr ve alt kltrlerle ilikilidir.
-Bir psikolojik geliim kuram toplumsal normdan ayrlan bireyin geliimine
de yer vermelidir. Ama, daha kapsaml bir insan geliimi iin birok kaynak
ve igrden rn alabilmektir. Karl Popper'in dedii gibi, kuramlar dnyay
bilimsel olarak avlayabilmek iin a olarak kullanlrlar, btn aba a daha
ince rebilmek olmaldr (S. ve C. Modgil, 1980).
Modern geliim aratrmalarnn ou kuramlarn yol gstericiliinde
yaplm ve yaplmaktadr. zellikle drt byk psikoloji kuram btn
aratrmalar etkilemektedir.
Geliim psikolojisine yn veren temel kuramlardan biri olgunlama kuram
(maturational theory)'dir. Bu kuramn dayand temel dnce, ocukta
zaman iinde grlen deiimlerin ounun bedendeki zel ve nceden
belirlenmi bir ema ya da plana gre ortaya ktdr. Bu gre gre
olgunlama bu plann doal almnn ortaya kmasdr. Btn geliimlerin
doal srelerin ve biyolojik planlarn almyla kendi kendine
dzenlendiini savunan bu gr Arnold Gessell tarafndan gelitirilmitir.
Gessell, ncelikle ocuklarn fiziksel ve devinimsel geliimini incelemi ve ok az bir muhalefete kar- pek ok kabul grmtr. Buna karlk, kiilik
ve zihin geliimine ilikin olgunlamac gr iddetle eletirilmektedir.
Sigmund Freud'un gelitirdii psikanalitik kuram (psychoanalytic theory),
insann psikolojik bakmdan evrensel ilkelere uygun olarak gelitiini kabul

eder. Ancak Freud bir bireysel kiiliin ilevsel ynlerinin toplumsal bir
balam iinde biimlendiine de inanr. Freud'un geliimcilere en nemli
katks, tm yaam boyunca srecek rntlerin olumasnda erken yaam
deneyimlerinin nemini vurgulamasdr.
Toplumsal renme kuram (social learning theory) geleneksel davranl
aarak, kiisel ve evresel etkenlerin hepsinin birbiri iine girmi
belirleyiciler olarak etkide bulunduunu savunur. Davrann evreden
etkilendii dorudur, fakat evre de ksmen bizim tarafmzdan yaratlr. Bu
yaklam son derece etkili olmutur, nk toplumsal geliim srelerinin
etkisiyle dorudan ilikilidir.
Psikolojik geliimi kavramann bir baka yolu da dnme ve bilme
srelerinin geliimini aratrmaktr. Bilisel geliim kuram (cognitivedevelopmental theory)'nn en nemli ad Jean Piaget'tir.
Piaget'in almalar toplumsal
anlalabileceini gstermitir.
yaant arasndaki dinamik
geliimine ve zihnin simgesel
nem verir.

ve ahlaksal geliimin de bilisel temelleriyle


Bilisel geliim kuram, temeldeki yap ile
etkileimi vurgular; bilisel yeteneklerin
tasarmlar anlama ve kullanma becerisine

Geliim, ilerleyici (progressive), srasal (sequential) ve kuaklar boyunca ayn


rnty izleyen bir oluumdur; ayn zamanda dngsel (circular)dir, nk
her kuak olgunlatka gelecek kua bytr.
Yaam dngsnn doas konusunda yazarlar, filozoflar, toplumbilimciler
eitli grler ortaya atmlardr. Yaam dngsnn ilerleyen ve srasal
deiimleri konusunda, bu deiimlerin neden bir sra ile meydana geldii,
ne kadarnn biyolojik ne kadarnn toplumsal ya da psikolojik etkenlerle
belirlendii, bu deiimlerin btn kltrlerde ve btn bireylerde aynen
ortaya kp kmad... sorunlarn aklayan tek bir kuram henz ortaya
atlabilmi deildir.
Bununla birlikte, zellikle evrelere dayal geliim kuramlarnn tm yaam
dngsn kapsayacak biimde kurulduklar sylenebilir.
Sigmund Freud, Erik Erikson ve Jean Piaget insan geliimini evrelere
ayrarak inceleyen en nemli evre kuramclardr. Daha nce belirtildii gibi,
evre kuramclar geliimi, grece srasal, ani ve sabit bir deiimler dizisi
olarak grrler. Evre kavram, insan geliimi izgisinin aamal dzeylere
blnd grne dayanr. Freud, her insann oral, anal, fallik, lalent ve
genital olmak zere bir dizi psikoseksel evreden geerek gelitiini, ancak
bu gelimede zellikle yaamn ilk yllarnn nemli olduunu kabul eder.
Her evre, bireyin bir sonraki
Tablo 4
Yaam Sresinde Geliim Evreleri

EVRE:
DOUM NCES EVRE Ya dnemi: Gebelikten douma Temel zellikler:
fiziksel geliim Bilisel evre PAGET: - Ruhsal-cinsel evre FREUD: - Ruhsaltoplumsal evre ERKSON: - Ahlak evresi KOHLBERG: - EVRE: BEBEKLK
Ya dnemi: Doumdan yaklak 18'inci aya
Temel zellikler: Gelimi hareket; basit dil; toplumsal balanma
Bilisel evre PAGET: Duyusal devinimsel
Ruhsal-cinsel evre FREUD: Oral; anal
Ruhsal-toplumsal evre ERKSON: Gven/Gvensizlik
Ahlak evresi KOHLBERG: Ahlak-ncesi (Evre 0)
EVRE: ERKEN OCUKLUK
Ya dnemi: Yaklak 18'inci aydan yaklak 6'nc yla
Temel zellikler: yi gelimi dil; cinsel tip; grup oyunu; okula hazrln
bitii
Bilisel evre PAGET: lem-ncesi
Ruhsal-cinsel evre FREUD: Fallik; Oedipal
Ruhsal-toplumsal evre ERKSON: zerklik/Kuku;
Giriim/Sululuk
Ahlak evresi KOHLBERG: taat ve ceza (Evre 1);
Karlkllk (Evre 2)
EVRE: GE OCUKLUK
Ya dnemi: Yaklak 6'nc yldan yaklak 13'nc yla
Temel zellikler: Birok bilisel sre yetikin dzeyinde (ilem hz hari);
oyun grubu
Bilisel evre PAGET: Somut ilem
Ruhsal-cinsel evre FREUD: rtl dnem
Ruhsal-toplumsal evre ERKSON: alkanlk/Aalk duygusu Ahlak evresi
KOHLBERG: yi ocuk (Evre 3)
EVRE: ERGENLK
Ya dnemi: Yaklak 13'nc yldan yaklak 20'inci yla
Temel zellikler: Erinlikle balar, olgunlukla biter; yksek bilisel dzeylere
ulama; anababadan bamszlk; cinsel iliki evreye gemeden nce zmek

zorunda olduu bir atma ierir.


Bilisel evre PAGET: Soyut ilem
Ruhsal-cinsel evre FREUD: Genital evre
Ruhsal-toplumsal evre ERKSON: Kimlik/Rol karkl
Ahlak evresi KOHLBERG: Yasa ve dzen (Evre 4)
EVRE: GEN YETKNLK
Ya dnemi: Yaklak 20'inci yldan yaklak 45'inci yla Temel zellikler:
Meslek ve aile geliimi Bilisel evre PAGET: - Ruhsal-cinsel evre FREUD: Ruhsal-toplumsal evre ERKSON: Yaknlk/Yaltlmlk
KOHLBERG: Toplumsal anlama (Evre 5)

Ahlak

evresi

EVRE: ORTA YA
Ya dnemi: Yaklak 45'inci yldan yaklak 65'inci yla
Temel zellikler: Meslekte en yksek dzey; kendini deerlendirme; bo
yuva bunalm; emeklilik
Bilisel evre PAGET: Ruhsal-cinsel evre FREUD: Ruhsal-Toplumsal evre ERKSON: retkenlik/Kendine dnklk
Ahlak evresi KOHLBERG: lkeli evre (Evre 6 ve 7, ikiside ender)
EVRE: LER YA
Ya dnemi: Yaklak 65'inci yldan lme
Temel zellikler: Aileden, baarlardan tad alma; bamllk; dulluk; kt
salk
Bilisel evre PAGET: Ruhsal-cinsel evre FREUD: Ruhsal-toplumsal evre ERKSON: Btnlk/Umutsuzluk
KOHLBERG: - EVRE: LM Ya dnemi: -

Ahlak evresi

Temel zellikler: zel anlamda bir evre


Bilisel evre PAGET: - Ruhsal-cinsel evre FREUD: - Ruhsal-toplumsal evre
ERKSON: - Ahlak evresi KOHLBERG: Kaynak: Ph. G. Zimbardo, Psychology and Life, 1979.
Psikanalitik gelenee bal bir kuramc olan Erikson sekiz psikososyal evre
ayrt eder; birey bunlarn her birinde baaryla zmek zorunda olduu temel
bir atma yaar. Erikson'un kuram, kiinin yaam sresi (life span)

boyunca yer alan srekli bir kiilik geliimi srecinden sz ederek Freud'un
kuramn aar. Piaget, bymekte olan ocuun iinde yaad dnyaya
nasl uyum salad sorununu temel olarak alr ve drt bilisel geliim
evresi saptar. Kohlberg, Piaget'i izleyerek, ahlak alannda alt evreli bir
geliim kuram oluturmutur.
Tablo 4'te, yaam sresinde ortaya kan geliim evreleri belli bal kuramlar
asndan, bu evrelerin yaklak yalar ve temel olaylar belirtilerek
gsterilmektedir; Tablo 5 kuramlar karlatrmaktadr.
Tablo 5
Geliim Kuramlar BYOLOJK KURAMLAR:
Geliimin Doas: Doa Rehber Sre: Olgunlama Birey: Etkin Geliimin
Biimi: Evre
Odak: Yapda
KURAMLAR:

ve

davranta

gzlenebilir

deiimler

PSKODNAMK

Geliimin Doas: Doa ve kazanm Rehber Sre: Olgunlama Birey: Etkin


Geliimin Biimi: Evre
Odak: Kiilik yapsnda isel deiimler KOULLANMA KURAMLARI:
Geliimin Doas: Kazanm
Rehber Sre: renme
Birey: Edilgin
Geliimin Biimi: Srekli
Odak: Davranta gzlenebilir deiimler
BLSEL TOPLUMSAL RENME KURAMLARI:
Geliimin Doas: Kazanm
Rehber Sre: renme
Birey: Ilml etkin
Geliimin Biimi: Srekli
Odak: Davranta gzlenebilir deiimler
BLSEL GELM KURAMLARI:
Geliimin Doas: Doa ve kazanm
Rehber Sre: Olgunlama
Birey: Etkin
Geliimin Biimi: Evre

Odak: Zihinsey yapda isel deiimler


BLG-LEM KURAMLARI:
Geliimin Doas: Kazanm Rehber Sre: renme Birey: Etkin
Geliimin Biimi: Srekli
Odak: Davranta gzlenebilir deiimler
KLTREL-BALAMSAL KURAMLAR:
Geliimin Doas: Doa ve kazanm Rehber Sre: Olgunlama ve renme
Birey: Etkileimci Geliimin Biimi: Sarmal
Odak: birey ile toplum arasndaki iliki
Kaynak: Hoffman ve ark., 1994
Geliim alannda olgunlama kuram (A. Gesell) ve etolojik kuram (K.
Lorenz ve N. Tinbergen) genellikle biyolojik kuramlar olarak adlandrlr.
Freud'un psikoseksel kuram ve Erikson'un psikososyal kuram
psikodinamik kuramlar erevesinde yer alr.
Bilisel kuramlar grubunda Piaget'in bilisel geliim kuram , Kohlberg'in
ahlak geliimi kuram ayrca toplumsal bili kuramlar , bilgi-ilem
kuramlar bulunur. renme kuramlar iinde koullanma kuramlar
(Pavlov, Watson, Skinner) geleneksel kuramlardr, bunlar toplumsal
renme kuramlar (Dollard, Miller) izler; bu grupta en yeni akm bilisel
toplumsal renme kuram (Bandura) olarak ortaya kar. Geliim alannda
son olarak kltrel-balamsal kuramlar' buluyoruz; Vygotsky'nin
toplumsal-tarihsel kuram ve Bronfenbrenner'in ekolojik kuram bu
grupta yer almaktadr (bk.Tablo 5). Btn bu kuramlar insan geliiminin
dzenli olduu, dolaysyla davrann nceden kestirilebilecei sayltsna
dayanrlar.
Bir ayrkslk dnda btn kuramlar bireyi etkin bir varlk olarak grrler.
Bir kuramn insann doasn, geliimin zn nasl grd sorusu
kuramlarn deerlendirilmesinde en nemli noktadr (bu temel grler
aada kuramlar karlatrlrken aklanmaktadr).
Kuramlarn Karlatrlmas

nceki sayfalarda ksaca zetlediimiz geliim kuramlarn burada daha


ayrntl biimde ele alacak ve aralarndaki ilikileri de aratracaz. Bylece,
geliimin duygusal, bilisel, toplumsal boyutlar arasndaki ihmal edilemez
balar da grm olacaz. Bu arada kuramlara yneltilen temel eletiriler
de ortaya konmu olacaktr. Ancak bu ayrntlara girmeden nce kuramlarn
gerisinde yer alan dnya grlerini incelemekte yarar gryoruz. Perlmutter
ve Hall'n (1992) belirttii gibi, geliimciler, gelime srelerini aklamaya
ynelik kuramlarn kurarken insann doasna ve davran srelerine
ilikin deiik modellere dayanrlar. Her model farkl bir dnya grn

temel alr ve geliimi temsil edecek farkl bir analoji kullanr. Bylece,
geliimciler tarafndan temel alnan dnya gr onlarn geliimin deiik
ynlerini tanmlama, aratrma ve yorumlama yollarn etkiler. Perlmutter ve
Hall bellibal model olduunu sylemektedir:
Mekanistik, organizmik, diyalektik (baka yazarlarn baka snflamalar
yapt gzden karlmamal). Onlara gre bu modellerin hibiri ne doru ne
de yanltr; ama herbiri geliimi anlamada rehber olarak kullanlabilir (bk.
Tablo 6. Okuyucunun Tablo 5 ile Tablo 6'y birlikte incelemesi yararl
olacaktr).
Tablo 6
Geliime likin Dnya Grleri BENZETME:
Mekanistik:Makina
Organizmik:Organizma
Diyalektik:Orkestra mzii BREY:
Mekanistik: Genel olarak edilgin Organizmik: Etkin Diyalektik: Etkileimsel
ODAK:
Mekanistik: Davranta gzlenebilir deiimler Organizmik: Yapda isel
deiimler Diyalektik: Birey ile toplum arasnda iliki DEM TR:
Mekanistik: Niceliksel Organizmik: N iteliksel Diyalektik: N iceliksel ve
niteliksel Kaynak: Perlmutter ve Hall, 1992.
Mekanistik modeller makina benzetmesini kullanr ve geliimin de
makinann ileyiini yneten yasalar gibi dzenli yasalara bal olduunu
kabul eder. Geliimi d gler etkiler; davran gemiteki deneyimlerle ve
imdiki durumlarla biimlenir. nsanlarn duygular, dnceleri ve
eylemleri deiir, ama yaplar deimez (otuz yandaki biriyle yedi
yandakinin bilisel yaplar farkl deildir). Bu modelde davran
uyarlmann sonucudur, dolaysyla insanlarn eylemleri evreye tepkiler
dorultusunda aklanr. renme kuramclar davran aklarken ve baz
bili kuramclar zihnin ileyiini aklarken bu modeli kullanrlar. Bu
yaklamda insan edilgin bir varlktr (ancak, bu modelden kaynaklanan
toplumsal bili kuram nda birey aklc balamda etkin saylmaktadr).
Organizmik modeller insan etkin ve deien organizmalar olarak grrler.
nsanlar evreyle etkiletikleri iin kkl bir biimde deiirler. Dncedeki
gelime deneyimin basit bir sonucu deildir, yapdaki biyolojik temelli zel
bir deiimi yanstr (otuz yandaki birinin bilisel sreleri yedi yandaki
birininkinden niteliksel olarak farkldr). Organizmik yaklam geliimin
hedefiyle ve davrann rgtlenme biimiyle ilgilenir; davrann dsal
nedenini deil, bireyin iindeki deiim kurallarn tanma ve tm sistemi
betimleme amacn gder. Bu yaklamda birey etkindir, etkinliinin kayna
da kendisidir. Diyalektik yaklam insann srekli deien bir evreyle

etkileim iinde olduunu kabul eder.


Geliim, aralarnda hibir zaman yetkin bir uyum bulunmayan biyolojik,
fiziksel, psikolojik ve toplumsal boyutlara sahiptir. Diyalektik yaklam birey
ile toplum arasndaki ilikiye odaklanr; bireyin geliimi byk lde
tarihsel andaki olaylardan etkilenir (bu nedenle, yzylmzda domu birinin
geliimi geen yzylda domu birininkinden farkl olacaktr). Diyalektik
yaklamn
mekanistik
ve
organizmik
yaklamlarn
kavramlarn
btnletirebileceini ileri sren geliimciler vardr (Perlmutter ve Hall,
1992).
imdi, daha nce szn
karlatrarak inceleyebiliriz.

ettiimiz

geliim

kuramlarn

birbiriyle

Olgunlama kuram insanolunun srasal bir byme (sequential growth)


gsterdii ilkesini embriyoloji almalarndan almtr. Embriyonun
epigenetik olarak baz evrelerden geerek byd ve bu srann her zaman
sabit olduu bu almalarda ortaya konmutur. te bu embriyolojik modeli
ocuk geliimine uygulayan kii Arnold Gesell (1880-1961) olmutur.
Gesell'e gre, olgunlama mekanizmas doumdan nce olduu gibi sonra da
geliimi ynlendirmeyi srdrr.
Geliim hzlar asndan ocuklar arasnda farkllk olmakla birlikte hepsi
ayn sray izler. ocuklar, sinir sistemleri yeterli derecede olgunlatnda,
oturur, yrr ve konuurlar. Bu gelimede renmenin ok az katks vardr.
Ancak Gesell normal geliim iin belirli evresel koullarn da gerekli
olduunu kabul eder. Olgunlama sreci herhangi bir biimde zarar
grdnde normal geliim de engellenecektir.
rnein embriyo oksijen yokluuna urarsa organlarn geliiminde ciddi
sorunlar grlr. Doum sonras geliimde de evrenin belirli koullar
tamas gerekmektedir. rnein, evrelerinde yeterli derecede uyaran
olmayan, yeterli bakm grmeyen kurum ocuklar iyi geliemezler.
Gesell en nemli almalarn devinim geliimi alannda yapm, ancak
olgunlama mekanizmasnn btn geliimi belirlediini kabul etmitir.
Gesell'e gre ocuk yetitirmek de olgunlama ilkesinin tannmasyla
balamaldr. nsanolu dnyaya biyolojik evrimin rn olan bir programla
gelir; anababa belirli kurallara zorlamadan, ocuu kendisinden alaca
doal ipularna gre eitmeyi bilmelidir.
Gesell'i eletiren kuramclara gre, ocuun geliiminde d evre i plandan
daha etkilidir. Gesell ayrca, geliimdeki ya normlarn ok kesin biimde
verdii, olabilecek deiiklikleri dikkate almad iin de eletirilmektedir.
Buna karlk Gesell'in, zellikle bebein devinim geliimine ilikin normlar
hala ok deerlidir; ocuun kendini ayarlamas, anababann da buna
duyarl olmas ilkesi de geerliini korumaktadr.
Psikanalizin geliim psikolojisine belli bal katks evre kavramdr. Freud

(1856-1939) insan geliiminin eitli evrelerini tutarl bir sistem halinde


betimleyen ilk bilim adamdr. Son olarak psikanaliz, insann eylemlerinin ve
dncelerinin ilk bakta grldnden daha karmak olduunu
retmitir bize.
Psikanaliz kuram geliim alann etkilemi olmakla birlikte, ada
geliimciler genellikle birok psikanalitik gr yetersiz ya da yanl
bulmaktadrlar. rnein, ilk psikoseksel evrenin yetikinlikteki kiilik
geliimini belirledii gr normal ocuklarn aratrlmasnda pek az
destek bulmutur. Ayrca, yetikinlikteki kiilik zelliklerinin ve
davranlarn ounun sosyo-kltrel evreden ve gndelik yaamdan
etkilendii konusunda gr birlii vardr. Psikanalizin tarihsel nemi btn
bu tartmalar balatan ilk kuram olmasdr.
Toplumsal renme kuramnn en nemli ad olan Bandura insan yaamnda
gzlem yoluyla renme nin nemini savunur. Gzlemsel renme drt
sre iinde geliir: Dikkat etme, aklda tutma, davran tekrarlama,
pekitirme ve gdleme. Aslnda bu drt sre birbirinden ayr deildir,
birlikte iler. Bandura bu drt srece dayanan model alarak renme
olgusunu, daha geni bir ereve iinde asl toplumsallama sreci
asndan deerlendirir. Toplumsallama sreci iinde bir toplumun
yelerine toplumsal kabul gren davranlar, cinsiyet rolleri retilir. Kii
toplumsallatka d dl ve ceza sistemlerine baml kalmadan kendi i
denetim rntlerini gelitirir. Kii kendini deerlendirme standartlarn
olutururken gzlemledii modellerin standartlarn rnek alr. Toplumsal
renme kuramclar paylama, yardmlama, ibirlii gibi olumlu toplumsal
davranlarn da bu modellerden etkilendiini kabul ederler. Sonu olarak
bu yaklamda, model davranlar araclyla insana her tr davrann
retilebilecei ilkesi benimsenmektedir.
Toplumsal renme kuramcs Bandurann grleri ile bilisel geliim
kuramcs Piaget'in grleri arasnda birleen ve ayrlan noktalar vardr.
Her iki kuramc da ocuu renme sreci iinde olduka etkin ve bilisel
bir varlk olarak kabul eder. Ancak Bandura d evrenin etkilerini
savunurken, Piaget i glerin nemini vurgular. Piaget e gre geliim,
dardan retilenden bamsz olarak, ocuun isel ilgi ve merak sonucu
kendi kendine ilerleyen bir sretir. Bu sre baz isel deiikliklerle
evrelerin ortaya kmasn salar. Daha ok evreci olan Bandura ise
Piaget'in grlerini iki adan eletirir. Bandura ya gre ocuklar evreye
isel bir merak duyduklar iin deil, pekitiricilerle zendirildikleri iin
renir, daha sonra bu d deerlendirmeleri iselletirirler. Yine Bandura'ya
gre ocuklarn ne rendiklerini evreler deil izlenen modeller belirler; hatta
toplumsal renme yntemleriyle Piaget'in evrelerini deitirmek bile
olanakldr.
Bilisel geliimciler d evrenin ocuk zerindeki etkisinin nemini kabul
etmekle birlikte ocuktan kaynaklanan geliime de yer vermek

istemektedirler. Dolaysyla geliimciler, Bandura'nn kendiliinden renme


olgusunu ihmal ediini eletirmektedirler. Geliimcilere gre Bandura ok
fazla evrecidir ve bu tutum dikkatimizin ocuktan uzaklamasna yol
amaktadr (W. Crain, 1980).
Piaget'e gre zek geliimi srekli ve ilerleyici bir dengelenme srecidir ve
geliimin evreleri ya da dzeyleri birbirini izleyen dengelenme
basamaklarndan oluur. Geliim srasnda birbiri ardna ortaya kan
farkl btnsel yaplar doutan deildir, derece derece kurulurlar, bir
oluumun sonucudurlar. Zeka esas olarak etkin bir doaya sahiptir. Ruhsal
yaamn hareket noktas bilin deil, etkinliktir ve ruhsal geliim eylemin
derece derece zihinsellemesinden ibarettir.
Piaget'e gre, eylem dnceden nce gelir. Eylem ilemde iselleir.
Pratik zek kavramsal zek haline gelir.
Bilisel geliim kuramnn belirledii evreler ile psikanalizin belirledii evreler
arasnda karlatrma yapmak yararl olacaktr. Piaget (1896-1980) daha
balangtan itibaren ve aratrmalar boyunca kendi bulgularn
psikanalizin bulgularyla karlatrmaya almtr. Sonunda Piaget,
1933'deki psikanaliz kongresinde kendi zek psikolojisi ile psikanaliz
arasndaki ilikiyi ortaya koymutur. Piaget, duygusal geliimle bilisel
geliim arasnda koutluk olduuna, ikisinin de evre sistemi araclyla
belirlenebileceine inanmaktadr. Piaget zihinsel ve duygusal evreleri
sistemletirmekte ve her zihinsel evreye karlk olan duygusal grnmleri
belirtmektedir. Piaget'e gre iki alan arasndaki koutluk ak ve kesindir:
Duygusal alan, yaps zihinsel olan davrann enerji kaynan oluturur. Bu
dzenleme Piaget'in evre sistemini genelletirmekte ve evre anlay
kiiliinin evreleri anlay haline gelmektedir.
Piaget'e gre Freud'un temel keiflerinden biri, ocuun duygusal alann iyi
belirlenmi evrelerinden geerek gelimesi, evreler arasnda yetkin bir
srekliliin olmas olgusudur. Piaget'in Freud'a ynelttii temel eletiri ise,
kefettii duygusal olgular yorumlamasnn yetersiz kalmas ynndedir.
Piaget'e gre bu yetersizliin nedeni Freud'un hala geleneksel armc
psikoloji erevesinde dnmesidir. Piaget Freud'un kefettii temel
duygusal olgularn kendi evre anlayyla ve sistemiyle kolayca
btnletirilebilecei inancndadr.
Piaget'e gre, geliimde bilisel geler ile duygusal geler birbirinden ayrt
edilemez. Duygusal alan, zeknn yaplarnn deil ileyiinin tabi olduu bir
enerji kayna roln oynar. Gerekte enerjisiz bir yap ve yapsz bir enerji
olamayaca iin, her yeni yapya bir enerji dzenleme biimi, her duygusal
davran dzeyine de belirli bir bilisel yap tipi denk dmelidir. Bu adan
bakldnda, Piaget'in sistemindeki farkl evreler onlara denk den
duygusal grnmlerle tamamlanabilir. Piaget'e gre gereklikte duygusal ve
bilisel davrantan ayr ayr sz etmek olanakszdr; her davran ayn

zamanda hem o, hem br dr. Bunu kavramak iin yapnn ve enerjinin


dilini renmek gerekir. Piaget'in yaklamnda duygusal geliim zihinsel
geliime baldr. Fakat zek ile duygu arasnda bir doa fark vardr:
Davrann enerjisi duygusal alan ortaya karr; davrann yaplar ise
bilisel ilevleri ortaya karr. Duygusal alan zeknn ileyiine mdahale
eder, ama yaplar yaratamaz. Piaget'e gre, Duygusal ilev, ona aralarn
salayan ve onun hedeflerini aydnlatan zek olmadan hibir ey deildir.
Bilisel geliim ile toplumsal geliim arasnda da iliki kurulabilir; bu ilikiyi
belirten en genel kavram toplumsal bili (social cognition) kavramdr.
Toplumsal biliin geliimi, insani, toplumsal dnyaya ilikin bililerin
geliimidir. Bu geliim, ben'in ben-olmayan'dan, kiinin kii-olmayan'dan ve
bir kiinin baka bir kiiden gitgide ayrlmas, farkllamas sreci olarak
tanmlanabilir.
Piaget'e gre ocuu evre ile ilikiye sokan etkinlik zmleme ve uyma
srelerini ierir, zek da bu zne-nesne ilikisiyle tanmlanr.
zne ile nesne arasndaki ilk iliki ikili olmayan (adalistik) bir
farkllamamlk ilikisidir; bu ilikide ben ile ben-olmayan arasnda hibir
ayrm yoktur. Sonra iki ynl bir hareketle, yani deneyimin
deerlendirilmesini salayan dsallatrma hareketiyle ve zihinsel ileyiin
bilincini kazandran iselletirme hareketiyle, kendi zerklikleri ve
etkileimleri iinde znenin kurulmas ve dnyann kurulmas gerekleir.
Piaget'e gre, zek ne benin bilinciyle balar, ne de nesnelerin bilinciyle;
zek bunlarn etkileiminin bilinciyle balar ve bu etkileimin iki kutbunun
ayn anda birbirine ynelmesiyle, zek kendi kendini rgtlerken dnyay da
rgtler. Balangta her ey zne ve onun eylemi zerinde odaklamtr;
sonra derece derece merkezden ayrlma (decentration) gerekleir, bylece
zne dier nesneler arasnda bir nesne olur. Piaget'e gre bu geliimi
belirleyen ilke udur:
Btnsel bir benmerkezlilikten nesnellie gei (Tran-Thong, 1978).Flavell'e
gre, toplumsal bili, insani nesnelerin ve onlarn yaptklarnn bilii
anlamna gelmektedir. Bu biliin iinde ben'e, dier insanlara, toplumsal
ilikilere, rgtlere ve kurumlara, genel olarak insani, toplumsal dnyamza
ilikin alg, dnme ve bilgi vardr. Toplumsal bili insanlar ve insann
yaptklarn konu edinir. rnein makinalar, matematik, ahlaksal yarglar
insani biliin konular ve rnleridir; ama yalnzca sonuncusu insani
toplumsal biliin konusu saylabilir.
Toplumsal bili kesinlikle toplumsal dnyay ele alr, fiziksel ve mantksalmatematiksel olan deil. Bylece toplumsal bili alanndaki zel geliim
eilimleri u alanlarda ortaya kmaktadr: Alglar, duygular, dnceler,
niyetler, ben, kiilik, ahlak.
Bilindii gibi, Piaget'in kuram ncelikle ocuklarn bilisel geliimiyle ve
onlarn fiziksel dnyann ileyiini anlaylaryla ilgilidir. Kuramn temel

saylts, insanlar ve toplumsal ilikileri anlamada etkili olan bilisel


etkenlerin fiziksel dnyay anlamada rol olan etkenlerle ayn olduudur.
Piaget toplumsal dnyann ocuu fiziksel dnyayla ayn biimde etkilediini
kabul etmektedir. Bu temel kabulleri nedeniyle Piaget in modeli -toplumsal
deneyimi geliimin kayna olarak kabul etse bile- toplumsal alanla ok az
ilgilenmektedir. Gnmzn bilisel kuramclar ise Piaget'in toplumsal
deneyimle ilgili grn pek paylamamaktadrlar. Onlara gre toplumsal
deneyimin ocuk zerindeki etkisi Piaget'in sandndan hem daha farkl,
hem de daha nemlidir. Toplumsal bili kavramnn ortaya kmas da ite
bunun sonucu olmutur (Vasta ve ark., 1992).

. YETKNLK PSKOLOJS
Bilimsel yaynlarda yetikinlik terimi genellikle bebeklik , ocukluk ,
ergenlik terimleri kadar ak ve somut deildir. rnein Freud, yetikin
yaam daha nce olumu kiilik yapsnn yzeyinde sadece bir
dalgalanma olarak grr. Piaget ergenlikten sonra nemli bilisel
deiimlerin olumadn varsayar; Kohlberg ahlak geliiminin erken
yetikinlik yllarnda tamamlandn kabul eder.
Bilim dnyas, Erikson, Bhler, Jung gibi psikologlar izleyerek, yetikinliin
tek bana duran, ergenlikle yallk arasnda ayrmlamam bir biimde yer
alan bir evre olmadn kabul etmeye balamtr. Yetikinliin bir varlk
durumu olduu anlay, yerini yetikinliin bir oluum sreci olduu
grne brakmaktadr.
1.Yetikinliin Tanmlanmas
Yetikin (adult) szc Latince bymek (adolescere) fiilinin gemi zaman
ortacndan tremitir, dolaysyla yetikin bir kii bym bir kii
saylr. Buradaki tanm sorunu, yetikinin sadece fiziksel zellikler
bakmndan deil, psikolojik zellikler bakmndan da dikkate alnmas
gereinden domaktadr. Yetikin kiinin fiziksel ve psikolojik bakmdan
olgunlam olduu varsaylr. Oysa fiziksel olgunlamay lmek gtr,
psikolojik olgunlamay tanmlamak bile gtr, nk birtakm psikolojik
sreler yallk yllarna dek gelimeyi srdrmektedir. Fiziksel ve psikolojik
olgunlamay lme gl nedeniyle birok geliimci sorunu atlam ve
sadece ya dzeyine dayal bir tanm benimsemitir. Oysa ya ve ya
snrlar konusunda da bir anlamann olduu sylenemez.
Birok toplumda yetikinliin balangc, renim yaamn bitirmi, tamzamanl bir ie girmi ve evlenmi olmakla tanmlanmaktadr.
Bununla birlikte, bir yetikin olmak toplumun farkl kesimleri iin ok farkl
bir konudur. stelik yetikinliin kendisi de toplumdaki farkl ya gruplar
iin farkl anlamlara gelir. Yetikinlik bir tek deil birok yaant ierdii iin
herkesin yetikinlik anlay nemli lde farkllar. Halkn yetikinlik
konusundaki duygular, tutumlar ve inanlar toplum iinde yetikin olan
bireylerin
oranndan
da
etkilenir.
Gnmzde
genlie
ynelik
vurgulamann eitli koullar dzeldike gelecekte yetikinlie ynelecei

beklenebilir.
te yandan, yetikinliin yallkla, biyolojik ve toplumsal deiimle bir
tutulmas da ortak bir ynelimdir. Biyolojik yalanma , insan
organizmasnn yap ve ileyiinin zaman iindeki deiimlerine dayanr.
Toplumsal yalanma ise, bir bireyin zaman iinde rolleri stlenmesindeki
ve terketmesindeki deiimlere dayanr. Bir birey, doumdan lme, hem
toplum tarafndan dzenlenmi evrelerden, hem de biyolojik evrelerden
geer. Dolaysyla, bireyin yaam dngs gei noktalaryla iaretlenmitir.
Toplumun gznde ya, yaam sresindeki belirli noktalarla balantl bir
davran beklentileri dizisidir. Toplum, deiik yalarda olunacak ve
yaplacak uygun eyleri tanmlar, buna ya normlar ad verilir. rnein
bir erkek ya da kadn iin en uygun evlenme, okulu bitirme, ocuk sahibi
olma, emekliye ayrlma yan toplum belirler. Bireyler kiisel isteklerini
(kendi isellemi ya normlarn) toplumun ya normlarna uydurmaya
ynelirler.
Ya normlar bir role ilikin resmi kurallarla dzenlendikleri zaman ok
aktrlar. rnein, seimlerde oy verme ya, emekliye ayrlma ya byledir.
Ya normlar deiik yalara uygun roller konusundaki beklentiler asndan
ise gayriresmi olurlar; kiilerin baz etkinlikler iin ok gen , ok yal
, tam yanda olduunu sylemek g gibi. Yana gre davran! uyars
yaam beklentilerinin ounu etkiler.
2.Yetikinliin Evreleri
Evre kuramclar ocuk geliimi gibi yetikin geliiminin de birbirini izleyen
evrelerden olutuunu kabul ederler. 1970'lerde Daniel J. Levinson ve Yale
aratrmaclar yetikinlikteki geliim evrelerini saptamaya altlar ve erkek
yetikinin geliiminde alt evre saptadlar. Levinson ve arkadalar
yetikinliin tcmel grevinin yaamboyu sren bir yap yaratmak olduunu
kabul ederler. Bir erkek, yeni bir yap yaratarak ya da eskisini yeniden
deerlendirerek yaamn dnem dnem yeniden kurmaldr. Levinson'un,
Erikson'un psikososyal kuramna dayanan geliim kuramnda yerleik
evreler ile gei evreleri birbirini dzenli bir sra iinde izler. Yerleik
evrelerde insanlar amalarn az ok sakin bir biimde izlerler; gei
evrelerinde ise insann yaam yapsnda byk deiimler olur.
lerde aklanaca gibi, Levinson'un evre kuramnda temel kavram yaam
yaps kavramdr. Yaam yaps, bireyin topluma girme yollar (roller,
yelikler, ilgiler, yaam slubu, amalar), ayn zamanda bireyin yaad
kiisel anlamlar, dlemler, deerler olarak tanmlanr.
Bu kuram ilk ve orta yetikinlikte ortaya kan eitli evreleri ve geileri
saptamaktadr. Betimlenen yaam ak, huzurlu ya da kargaal olabilen
geilerle kesintiye urayan grece kararl dnemlerden olumaktadr.
Gei'ler bir insann yaamn yeniden deerlendirmesine ve varolan ya da
yeni bir yaam yapsna yeniden balanmasna ilikin bir bunalm ierir.
Yeni bir yaam yaps seilirse meslekte, yaam slubunda, evlilikte

dramatik deiimler olabilir. Levinson'un erkek yetikinin geliimi dnemleri


tablosu aada yer almaktadr (Tablo 7).
Levinson'un erkek yetikinin geliim dnemlerine ilikin aklamalar
yledir:
a.Aileden ayrlma. Onlu yllarn sonu ve yirmilerin balarnda balayan bu
dnem, aile odakl ergen yaam ile yetikin dnyasna girme arasndaki
gei dnemidir. Gen erkek askerlik ya da niversite gibi bir gei kurumu
seebilir ya da evde kalmay srdrerek almaya koyulabilir. Bu dnem
srasnda ailede kalmak ile darya gitmek arasnda hemen hemen eit bir
denge vardr. Ailenin snrn tam olarak amak temel bir geliim grevidir.
nk bu deiiklik yeni roller edinmeyi, yaam dzenlemeleri yapmay,
daha zerk ve sorumlu olmay gerektirir. Bu dnem aa yukar -be yl
srer.
Tablo 7
Yetikinin Geliim Dnemleri
Dnemler - Yalar
Aileden ayrlma; aileden bamsz olma abas - 16-18'den 20-24'e
Yetikin dnyasna katlma; yeni bir ev, yetikin rollerinin kefi ve
stlenilmesi, ilk yaam yapsnn biimlendirilmesi - 20'lerin balarndan
28'e
Otuz ya geii; yaam yapsnn yeniden deerlendirilmesi - 28'den 30'a
Durulma; kararl bir yuva kurma, bana buyruk olma - 30'larn balarndan
38'e
Orta ya geii; yaam yapsnn yeniden deerlendirilmesi - 38'den 40'larn
balarna
Orta yetikinliin kararllk kazanmas - 40'lann ortalar
Kaynak: Levinson ve ark., 1974. Aktaran Liebert ve Wicks-Nelson, 1981
b.Yetikin dnyasna katlma. Bu dnem erkein yaamnda ailesinin odak
noktas olmaktan kmasyla balar. Yetikin arkadalar, cinsel ilikiler ve
alma yaamyla erkek kendini bir yetikin olarak tanmlamaya balar. Bu
yeni tanm ona, onu geni topluma gtrecek geici yaam yapsn
biimlendirme olanan verir. Bu dnem srasnda erkek, yetikin rollerini,
sorumluluklarn kefeder ve stlenir. Bir i kurabilir, bir meslek
gelitirebilir, sonra onu terkedebilir; otuz ya dolaylarnda, yaamna daha
fazla dzen ve kararllk getirmesi konusunda basklar artncaya dek,
bunalmn artran bir babolua kaplabilir.
c.Durulma. Bu dnem genellikle otuzlu yllarn balarnda balar. Erkek,
toplum iindeki yerini alm, bir yuva kurmu, uzun sreli planlar yapm ve

bunlarn peine dm, geleceine ilikin bir gr, bir d gelitirmitir.


Sonraki yllarda yaam izgisinde temel deiiklik, d krklna urama,
aldanma ya da ilk de yeterince ulaamama ile ortaya kar.
d.Bana buyruk olma. Bu dnem otuzlu yllarn ortasyla sonlar arasnda
ortaya kar, erken yetikinliinin en yksek noktasn ve gelecein
balangcn temsil eder. Bu dnemde erkek, ne elde etmi olursa olsun
yeterince bamsz olmadn dnr. stndekilerin otoritesinden
kurtulmak ister, genellikle stlerinin kendisini ok fazla kontrol ettiklerini ve
ona ok az serbestlik tandklarn dnr. Kendi kararlarn verebilecei ve
ii gerekten yrtebilecei zaman sabrszlkla bekler. Eer birlikte alt
daha deneyimli bir arkada ya da patronu varsa, bu dnemde onlardan
uzaklar. Bu dnemde erkekler toplum tarafndan, en ok deer verdikleri
rolleri iinde tannmak isterler. nemli bir ilerleme, terfi ya da bir baka
yolla tannmak isterler.
e.Orta ya geii. Bu dnem, daha kararl iki dnem arasna geliimsel bir
gei dnemi, dnm noktas, snrdr. Bu dnem ounlukla erkek
krklarndayken ortaya kar ve erkek baarl da baarsz da olsa
gerekleir. Bir erkek son derece baarl olabilir, yine de bir boluk ve ac bir
tat duyar. Eer baarszsa bir trl keyi dnememenin acsn yaar.
Genel olarak, imdi elimde ne var? sorusu ile gerekten istediim ne?
sorusu arasndaki farkllk erkekte bir ruh aray ara dnemi yaratr.
f.Yeniden kararllk kazanma. Krk be ya dolaylarnda orta yetikinlik
yaamna temel oluturacak yeni bir yaam yaps biimlenmeye balar ve
-drt yl srer. Bu, son geliim dnemi deildir, ancak Yale
aratrmaclarnn inceledii son dnemdir. Bu dnem, yeniden meydan
okunan, yeni bunalmlarn yaand, benlie ynelik tehdidin olutuu bir
dnemdir. Freud, Jung, Goya, Gandhi gibi erkekler derin bir orta ya
bunalm yaamlar ve bundan mthi yaratc kazanlar elde etmilerdir.
Dylan Thomas, F. Scott Fitzgerald,
Sinclair Lewis gibi erkekler ise bu bunalmla baa kamamlar ve bundan
zarar grmlerdir (Vander Zanden, 1981).
Yetikin geliimi konusunun gitgide daha fazla ilgi ekmesine karn,
yetikin kadnn geliim evrelerinin henz pek aratrlmam olduu
sylenebilir. Levinson un erkek yetikinin geliiminde saptad evrelerin
kadn yetikine uygulanamayaca da aktr. Kadna yklenen geleneksel
rollerin gnmzde hzla deimesi ve yerini daha ada rollere ve
anlaylara
brakmasyla,
kadnn
yetikinlik
deneyiminin
artk
erkeinkinden ok farkl olaca, dolaysyla farkl bir evreler kuramn
gerektirecei sylenebilir.
Nitekim, aratrmalar kadnlarn da benzer evrelerden, ama birtakm nemli
farkllklarla getiklerini gstermektedir. rnein, kadnlar otuzlu yalarnda
durulma yerine yaam yaplarna yeni balanmlar getirmeyi

denemektedirler.
te yandan, yetikin geliiminde evre yaklamnn yetikin yaamn ar
lde basitletirdi ileri srlmektedir. Bernice L. Neugarten bu sava
kant getirmektedir. Birincisi, yaam olaylar zaman dizisinin gitgide daha az
dzenli olmas ve genel izgilerin daha akc bir yaam dngsne
ynelmesidir. kincisi, her yatan yetikinlerin bildirdii psikolojik temalarn,
tek bir sabit dzen iinde tipik bir biimde gelimeyen ve durmadan yeni
biimlerde ortaya kan temalar olmasdr. ncs, yaam sresi boyunca
pek ok isel deiimin evreye benzemeyen biimde yava yava ortaya
kmasdr.
Lawrence Kohlberg, doru bir evre kuramnn u drt nitelii tadn
savunmaktadr: 1) Bir evre kuram geliimin belirli noktalarnda yer alan
yaplarda niteliksel farkllklar ierir. 2) Bu farkl yaplar bireysel geliimde
deimez bir sra, dzen ya da ardarda geli gsterir; kltrel etkenler
geliimi hzlandrabilir, yavalatabilir ya da durdurabilir, ama srasn
deitiremez. 3) Farkl bir yapy oluturan deiik geler btnlemi bir
yantlar demeti olarak ortaya karlar.
4)Evreler hiyerarik bir btnleme gsterirler; daha yksek evreler daha
aa evrelerdeki yaplarn yerini alr ya da onlarla btnleirler.
Neugarten doru bir evre kuramnn bu niteliklerinin genellikle yetikinlie
uygulanamayacan ileri srmektedir. nk niteliksel deiimleri
farketmek ou zaman gtr; kat bir biimde belirlenmi biyolojik bir
zaman dzeni yoktur; nemli yaam olaylar ocukluktakinden daha
deiken bir dzen iinde ortaya kar.
Levinson da, bir evre kuramnn yetikinlerin bir dizi evre iinde deimez
admlarla ilerledikleri anlamna gelmediini kabul etmektedir.
Bir insann yaamndaki deiimin derecesi ve hz kiilikten ve evresel
etkenlerden etkilenir. Levinson, insanlarn farkll nedeniyle yetikinlikteki
geliimin dzenden yoksun olduunu ileri srenlere de katlmamakta,
grevinin insanlarn yaamnn zaman iindeki almnn temel ilkelerini
bulmak olduunu savunmaktadr (Vander Zanden, 1981).
3.Yetikinlik Kuramlar
Bu blmde aktarlacak kuramlar, aslnda tm yaam dngsn aklayan
ama (rnein Freud ya da Piaget'den farkl olarak) yetikinlik yllarda da
nemle eilen kuramlardr.
a.Bhler'in nsan Yaamnn Ak Kuram.

Charlotte Bhler ve rencileri yaam akn (life course) 1930'larda Viyana


da topladklar yaam yks ve zyaam yks verilerini kullanarak
incelemilerdir. Yaam dngsnde meydana kan olaylar, tutumlar ve
baarlardaki deiimlere dayanan evrelerin dzenli akn ortaya koyan bir
yntembilim gelitirmilerdir. Ayn zamanda, yaamyklerinde ortaya kan

yaam ak ile biyolojik yaam ak arasndaki koutlukla da


ilgilenmilerdir. Bylece be biyolojik dnem saptamlardr. 1) lerleyici
byme, 15 yana kadar; 2)
Bymenin cinsel retme yeteneiyle birlikte srmesi, 15-25 yalar; 3)
Bymede kararllk, 25-45 yalar; 4) Cinsel retme yeteneinin yitirilmesi,
45-65 yalar; 5) Gerileyen byme ve biyolojik ini, 65 ya ve tesi.
Tablo 8 Bhler'in Yaam Dnemleri
Yalar
0 - 15

Dnemler
Evdeki ocuk, kendi belirledii amalardan
yoksun.
15 - 25
Genileme hazrl ve kendi belirledii amalar
deneme.
25 - 45
Ykselme: Amalann zel ve kesin biimde
kendinin belirlemesi.
45 - 65
Bu amalar iin abalamann sonularn kendinin
deerlendirmesi.
65 ve sonras
Doyum ve baarszln yaanmas: Kalan
yllarnn sregiden uralarla veya ocukluun
gereksinim giderici ynelimlerine geri dnle
geirilmesi.
Kaynak: A.J. Horner, 1968, aktaran Kimmel, 1974.
Drt yz yaamyksnn incelenmesine dayandrdklar aratrmalarnda
Bhler ve ekibi, bu be biyolojik dneme karlk olan be yaam dnemi
nermilerdir.
Bhler'in rencilerinden Frenkel geliimsel ilerlemeyi aadaki biimde
aklamaktadr:
ocukluktan -yaamn birinci dneminden- yeni kurtulmu gen insan
yaam konusunda ilk planlar yapar ve ilk kararlar alr; bu, ergenlikte ya
da hemen sonrasnda gerekleir. Hemen ardndan yaamn ikinci dnemi
balar.
Bu dnem gen insann gereklikle karlama -temas kurma- isteiyle
nitelenir. nsanlarla ve mesleklerle ilikisi bu amaca dnktr. Kiiliinde
bir 'genileme' olur. Yaamnn ne getireceini renebilmek iin
tutumlarnda gsterdii geicilik de karakteristiktir. kinci dnemin sonunda
bireyler yaama kar kesin bir tutum sahibi olmulardr. nc dnemde
canllk hala en yksek noktasndadr, ama artk belirli bir yn ve zellik
kazanmtr. Bu nedenle bu dnem ou zaman znel deneyimlerin en youn
olduu dnem olma zelliini tar. Drdnc dneme gei genellikle bir
bunalmla kendini gsterir, nk bireyin gittike alan gleri bu noktada
duraklamaya balamtr, fiziksel yetenee ya da biyolojik gereksinmelere
bal birok eyden vazgemesi gerekmitir. Biyolojik erideki ve onunla
balantl etkinliklerdeki de karn, bu dnem yaamn retkenlii ve
yararlar konusunda ykselen bir ilgi izgisi gsterir. Beinci dnem en ok

sz edilen dnem olarak, lmn yaknlamas, yalnzlk yaknmalar


nedeniyle dinsel sorunlarn arlk kazand dnemdir. Bu son dnem
genellikle gemie ilikin yaantlar ve gelecee ilikin dncelerle, yani
lmn yaklamasna ve insann gemi yaamna ilikin dncelerle
doludur. (Frenkel, 1936)
Bhler'in gr, byme, kararllk kazanma ve inie geme gibi biyolojik
sreler ile, etkinlik ve baarlarda genileme, ykselme ve daralma gibi
psikososyal sreler arasndaki koutluu vurgular.
ou zaman biyolojik eri psikososyal eriden daha ilerdedir; bu, zihinsel
yeteneklerine gvenen bir insann fiziksel gleri inie gemeye baladktan
sonra bile daha yllarca yksek bir retkenlik dzeyi srdrmesi
durumunda dorudur.
Bhler, kuramn yeniden dzenlenmesinde, bir bireyin kendi yaam iin
amalar saptamas srecini vurgulamaktadr. Bylece bu geliim sralamas
yaamn farkl dnemlerinde bir bireyin ama saptamadaki farkl bak
alarn da yanstmaktadr. rnein, ykselme dneminde zdoyuma ideal
biimde yol gsteren amalar yaamn ilk on ylnda derece derece
kurulmaktadr; baz enerjik insanlar bu amalar drdnc dnemde
yeniden gzden geirebilir ve yeni amalar saptayabilirler; fakat birok insan
iin yaamn ikinci yarsnda amalar byk olaslkla duraanlk ve
emeklilikle yer deitirir.
Kuhlen bu byme, ykselme ve daralma kuramn biraz deitirdi.
Kuhlen'e gre byme-genileme gdleri (baar, g, yaratclk ve kendini
gerekletirme) bireyin davranna yaamnn ilk yarsnda egemendirler;
bunlar, greli olarak doyurulduklar (baar ya da seks gereksinmesinde
olduu gibi) ve kii yeni toplumsal konumlara geldii iin (anne olmak ya da
bir kuruluun bakan olmak rneklerinde olduu gibi) kiinin yaam
boyunca deiebilirler. Kuhlen, yan ilerlemesiyle birlikte gereksinmelerin
dorudan doyurulmasnn yerini dolayl ya da bakalarnn
doyumu ile doyurulmasnn aldn belirtmektedir. Dolaysyla insann
yaam dngs bir genileme ve daralma erisi olarak nitelenebilir.
Kuhlen'in aklama modelinde, yaamn ikinci yarsnda anksiyete ve tehdit
daha nemli bir gdlenme kayna olmaktadr. Bu, genilemenin sona
ereceini hissettii ve yerine konmaz yitimlerle karlat orta yalarda
balayabilir. Kuhlen, ilerleyen yala birlikte bireylerin daha az mutlu
olduunu, kendilerini daha olumsuz grdklerini ve zgvenlerini
yitirdiklerini belirten pek ok aratrmadan sz etmektedir; yal
insanlardaki anksiyete belirtilerinin art dikkati ekmektedir. Bu veriler,
erkeklerle ve aa snftan kiilerle karlatrldnda, kadnlarn ve yukar
snftan kiilerin yalanmaktan daha fazla etkilendiini gstermektedir.
zet olarak, yetikin geliimine ilikin bu gr, yaam dngsnn iki
genel eilim iinde grlebileceini belirtmektedir: Byme-genileme ve

daralma. Yaamn ortalarnda bir yerde bu iki kart eilim arasnda byk
bir dnm noktas yer alabilir. Bhler bu dnm noktasn, orta yllarn yaklak 40-45 yalar- ykselme dnemini izleyen kendini deerlendirme
dneminde grmektedir. Kuhlen bu dnm noktasnn daha az belirgin
olduunu sylemektedir; bu nokta, ilk byme-genileme gdlerinin
doyurulmas sonucu yeni gdlerin ortaya kmas olabilir, fiziksel ve
toplumsal yitimler sonucu ortaya kabilir, belirli bir duruma kapanm
olma duygusundan doabilir, yaamn yarsn yaam olmann sonucu
olabilir. Byk olaslkla, bu dnm noktas biyolojik, psikolojik ve
toplumsal etkenlerin etkileiminden domaktadr. Bhler, aratrmalar
sonucunda, ama saptamadaki -ya da gdlenmedeki- bu deiiklik kadar
nemli bir dier konunun da, bireyin amalar dorultusunda doyuma ulap
ulamadn deerlendimmesi olduunu belirtmektedir; bu deerlendirme,
yallk uyumsuzluunda biyolojik gerileme ve gvensizlikten ok daha etkili
(kritik) olmaktadr.
b.Jung'un Yaam Evreleri Anlay

Bhler'in yaam dngsne ilikin gr sistemli yaamyks


incelemelerine, Kuhlen'inki grgl aratrmalara dayanrken, Jung'un yaam
evrelerine ilikin gr ncelikle klinik almalarna ve kendi psikoloji
kuramna dayanmaktadr. Jung yaam evrelerini aklamaya genlik ile
balar ve bu evreyi erinlik sonrasndan orta yllara (35-40 yalar) dek uzatr.
Jung psyche'nin sorunlarna eilmi, ancak ocukluu bu incelemeye
katmamtr. Jung'a gre ocuk, anababasna, eitimcilere ve doktorlara
sorun olabilir, ama ocuun kendi sorunlar yoktur; yalnzca yetikin kendi
hakknda kukular duyabilir .
Genlik dnemi, ocukluun cinsel igd ve aalk duygularna ilikin
dn terkedildii ve genel olarak yaam ufkunun geniledii dnemdir.
Bundan sonraki nemli deiik 35-40 yalar arasnda balar. Jung bu
deiimi yle anlatr:
Balangta bu deiim belirgin ve bilinli deildir.
Daha ok, deiimin dolayl belirtileri bilindnda meydana gelen
deiimden kaynaklanrlar. ou zaman, sanki kiinin karakterinin yava
yava deimesi gibidir. Bazen ocukluktan beri kaybolmu baz zelliklerin
su yzne kt grlr, bazen kiinin nceki eilim ve ilgileri zayflar ve
yerini yenilerine brakr. Bazen de tersine -bu ok sk olur- kiinin inan ve
ilkeleri, zellikle ahlaki olanlar glenir, gittike sertleir ve 50 ya dolaynda
birey hogrszlk ve fanatiklik dnemine girer; sanki bu ilkelerin varl
tehdit altndadr ve onlar daha bir gle korumak gerekmektedir. (Jung,
1933)
Jung, nrotik hastalklar, genlik evresinin psikolojisi nin orta yllara
tanmak istenmesi olarak grr -tpk genlikteki nrotik rahatszlklarn
ocukluu terk edememekten kaynaklanmas gibi-.

Yallkta ise Jung, psyche'de derin ve garip deiimler grr. nsanlarda


zellikle psyche alan iinde kartlarna doru deime eilimi vardr.
rnein yal erkekler gittike daha diil , yal kadnlar da gittike daha
eril olmaktadrlar. Jung, yaamn elikisini pekitiren gl bir isel
sre ten sz eder. Genel olarak Jung, yaamn leden sonrasn sabah
programna gre yaayamayacamz ileri srer, sabah byk olan
akamst klecek ve sabah doru olan akamst yalan olacaktr.
nsan yaamnn ileri yalara dek srmesinin ocuklara bakmak gibi bir
amac olmaldr. Ancak bu grev de yerine getirildikten sonra yaamn amac
ne olacaktr'? Bu ama Bat toplumlarnda sklkla grld gibi genlerle
rekabete girmek midir? Jung, birok ilkel toplumlarda yal insanlarn
bilgelik kayna olduklarn, kavmin kltrel mirasn dile getiren gizlerin ve
yasalarn bekileri olarak grev yaptklarn belirtir. Buna karlk modern
insan, yaama ilikin belirli bir amac ve anlay olmad iin, ileriye
bakacana yaamn ilk yarsna taklp kalmaktadr. Jung, pek ok insann
ileri yalara doyurulmam isteklerle ulatn, ancak geriye bakmalarnn
tehlikeli olduunu ve gelecee ilikin bir ama edinmeleri gerekini savunur.
Btn byk dinlerin lmden sonra da bir yaam vadetmeleri bu
yzdendir ve insanlarn yaamlarnn ikinci yarsnda da bir ama
edinmelerini salar. Jung, lmde bir ama bulmann salkl olduunu ve
bundan kanmann yaamn ikinci yarsn amatan yoksun brakarak
salksz kldn ileri srer. Jung, yaamn ikinci yarsnda bireyin
dikkatinin kendi i dnyasna yneldiini ve bu i kefin yaama btnlk
ve anlam kazandrarak lm kabullenmede yardmc olduunu savunur.
zetle, Jung'a gre kiilik, yaam dngsnn birinci ve ikinci dneminde
farkl ynlerde geliir. Birinci dnemde birey d dnyaya doru alr, d
dnyayla iliki kurma kapasitesini gelitirir, toplumsal dller kazanmaya
alr. Ayrca, byle davranmak kadn ve erkek cinsel kimliinin
gelitirilmesi iin de gereklidir. Bu dnemde tek yanllk bir bakma gerekli,
hatta zorunludur. Gen insanlarn i doalaryla ilgilenmelerinin bir yarar
yoktur; grevleri imdilik yalnzca d dnyann istemlerini karlamaktr.
Ruhsal yaamda 40 yana doru balayan deiimde birey artk hedeflerinin
ve hrslarnn nemini yitirdiini hisseder, kendisini durgun, kkn ve
eksik olarak alglar. Jung'a gre bu olgu toplumsal baar kazanm
insanlarda bile gzlemlenebilir, nk bu toplumsal baarlar kiilikte
yaanmadan kalan zelliklerin bedeli olarak kazanlmtr. Ancak insan bu
bunalmdan k yolunu bulabilir. Bilind kiiyi i dnyasna dnmesi ve
yaamn anlamn aratrmas iin yreklendirir. Bu dnemde enerjimizi d
dnyayla baetme abasndan uzaklatrp i dnyamzda odaklatrmaya
balarz. Bylece ne zamandr gerekletirilmemi gizilglerimizi tanmak
iin bilindn dinlemeye yneliriz.
c.Erikson: nsann Sekiz a

Erikson'un insan geliimi kuram da ncelikle klinik gzlemlerine ve

kuramsal psikolojisine dayanr. Yine de bu kuram bu konuda bugne kadar


ileri srlm en kapsaml aklamadr. Bunun nedeni,
Erikson'un tm yaam boyunca geliimin eitli ynleri (bilisel, duygusal,
toplumsal ynleri) arasnda balantlar kurabilmi ve disiplinleraras bir
kuram gelitirebilmi olmasdr. Erikson'un bu baars meslektalarnn aada kendi szleriyle aktarlan- tanklyla da vurgulanmaktadr:
Psikososyal evreler sras iinde igdsel glerle organizma tarzlarnn
balantsn aklamaya altk. Listelenen evrelerin kesin saysnda ya da
kullanlan btn terimlerde srar edemesek bile, formle edildikleri zaman
disiplinleraras kabul gren baz geliim ilkelerini vurguladk; akas,
emamzn genel kabul iin dier baz (daha nce sz edilen) disiplinlere
bal olmak durumundayz. Psikolojik ynde ise, gerek dnya ile kesin ve
kavramsal iliki kapasitesi olan ve her evrede gelien bilisel byme'nin
geerli gc vardr. Bu Hartmann'n (1939) tanmlad anlamda en
vazgeilmez bir ego aygt dr. Bylece, Piaget'in tanmlad anlamda
zeknn duyusal-devinimsel ynleri ile temel gven, sezgisel-simgesel
ynler ile oyun ve giriim, somut-ilemsel baar ile alkanlk duygusu ve
son olarak soyut ilemler ve mantksal evirmeler ile kimlik geliimi
arasndaki ilikiyi izlemek yararl olabilir.
Burada belirtilenleri baz disiplinleraras toplantlarda sabrla dinleyen
Piaget, daha sonra, kendi evreleri ile bizimkiler arasnda en azndan eliki
grmediini kabul etmitir.
Greenspan, Piaget'in; Erikson'un, Freud'un kuramnn psikososyal
ynlere uzants olan kuramna olduka sempati
duyduunu (1979) belirtmitir. Ve ondan unu nakletmektedir:
Erikson'un evrelerinin en byk baars, kesinlikle,
Freud'un mekanizmalarn daha genel davran tipleri iine yerletirerek
nceki kazanmlarn sonraki dzeylerle srekli olarak btnlemesini
gstermeye almasdr (Piaget,
1960) (Erikson, 1982).
Erikson'un epigenetik kuram da Freud'un psikanalitik kuram gibi ocukluk
geliimine arlk verir ve ilk drt evresi byk lde Freud'un ocukluk
evrelerinin geniletilmi biimidir. Bu nedenle aada yalnzca -ergenlii de
iine alan- son drt evre zetlenecektir.
-Kimlie kar rol karmaas. Erikson'un beinci evresi, erinliin
balamasyla birlikte, bireyin toplumsal bir gereksinme olarak yaamdaki
roln tanmlamas abasyla balar ve genellikle renimini bitirmesi, bir
ie girmesi ve bir e seimiyle sonlanr. Bu evre bireyin kimliinin birok
ynnn zme baland bir evredir, ama bu oluum tek bir etkene
balanamaz ve tek bir olay dier bir evreye geiin nedeni olamaz. Aslnda

yetikinlik evreleri birok bakmdan birbirleri zerine biniirler ya da ayn


zamanda yer alrlar. Ancak, kimlik sorunlar yaam boyunca srseler de, en
ok bu evrede arlk tarlar. Birey bu bunalmn olumlu bir biimde
zemezse kimlik karkl iine decek, bunun sonucu olarak da yaam
erevesi iinde oynad rolden hibir zaman emin olamayacaktr. Bu
karkln zlmesi, soyut dnme yeteneinin yanstld ilgi ve
uralarla olabilecei gibi, duygusal balanmlarla da olabilir.
-Yaknla kar yaltlmlk. Cinsel yaknlk kapasitesi ergenlikte balyor
olsa da, birey kimlik karkl sorununu yeterince zmeden tam bir
yaknlk ilikisi kurmay baaramaz. Dolaysyla, bireyin bir bakasnn zel
(tek) oluunu ve insanlm deerlendirerek onunla kaynaabilmesi iin nce
kendisinin tam olduu konusunda belirli bir ?r sahibi olmas gereklidir.
Daha nceki romantik yaknlklar genellikle bireyin kendini romantik iliki
araclyla tanma abalarndan baka birey deildir. Erikson (1968),
cinsel yaknlk anlatmak istediim yaknln sadece bir parasdr
demektedir;
cinsel yaknlklar bireyin gerek ve karlkl psikososyal yaknlk kapasitesi
gelitirmesinden nce de yaanabilir. Arkadalkta olsun, erotik
karlamada ya da ortak almada olsun, kendi kimliinden emin olmayan
gen, kiileraras yaknlktan kanacak ya da gerekten birleemeden ve
kendisinden kurtulamadan srekli olarak yzeysel ilikilere girecektir.
-retkenlie kar durgunluk. Yaamn bu yedinci evresi en uzun evre
olabilir, nk insann anabalalk ve i baarlar ile kendisinden de ok
yaayacak bir eyler retmesi olanan ierir. Bu evre, bireyin tm
retkenliini kapsayan ve gen yetikinlikten yalla dek uzayan bir evredir
ve yaamda doyuma ulama duygusunu salamada nemli bir yer tutar. Bu
evrenin olumsuz zm ya da zmszl, durgunluk, sklma,
yoksullama duygularyla ve bireyin fiziksel ve psikolojik gerileyiiyle ar
uramasyla kendini gsterir.
-Btnlemeye kar umutsuzluk. Bu evre, gittike artan bir biimde
yaamn snrl olduu ve lme yaknlald duygusuyla yaanr. Bu
oluum ou zaman emekliye ayrlma ya da bir salk bozukluuyla hzlanr.
Bu evrenin en nemli grevi, bireyin kendi yaamn ve elde ettiklerini
deerlendirerek yaamnn tarih iinde anlaml bir serven olduu sonucuna
ulamasdr. nceki evrelerdeki baarlar ve elde edilenler bu bunalmn
atlatlmasnda nemli bir rol oynarlar.
Bu evrenin olumsuz zm ise umutsuzluk, aresizlik duygulardr.
Bu, varoluu anlamda tam bir anlamszlk duygusudur, btn yaamnn
boa gitmi olduu ya da baka trl yaanm olmas gerektii
duygusudur.
Erikson'un kuramnda son iki evre yaam dngsnn orta ve ileri yllarn
iermektedir. Robert Peck, orta ve ileri yalarn nemli dnm noktalarn

daha kesin olarak belirleyebilmek iin yeni bir dzenleme gerekletirmitir.


Orta yataki sorunlar:
-Akla kar fiziksel gce deer verme. Krk ya dolaylarnda bir dnm
noktas yer almaktadr. Fiziksel glerine sk skya sarlan ve bu gler
azaldka kntye urayan bireyler ile zihinsel glerini ne alarak daha
baaryla yalanan bireyler sz konusudur.
-nsan ilikilerinde toplumsallamaya kar cinselleme.
Erkek ve kadnlar bu evrede cinselliin gittike daha az younluk tad
arkadalar olarak kendilerini yeniden dzenleyebilirlerse, kiileraras ilikiler
daha bir derinlik ve anlay kazanmakta ve evlilie yeni bir boyut
katmaktadr.
-Duygusal esneklie kar duygusal yoksullama. Bu evrede duygusal
alanda bir aklk ngrlmektedir. Bu, anababann lmesi, eski dost
evresinin dalmas, ocuklarn evden ayrlmas ile bireylerin daha nce hi
yaamadklar eitli insan evrelerine uzanmalarna olanak salar.
Yetikinler ocuklarnn aileleriyle yine duygusal balar oluturabilirler.
-Zihinsel esneklie kar zihinsel katlk. Bu evrede bireyin yeni deneyim ve
yorumlara ak olabilmesi ya da gemi yaantlarn bireyi gncel sorunlara
farkl yantlar bulmaktan alkoymas sz konusudur.
Yallktaki sorunlar:
-Ego ayrmasna kar i rolnn arlk kazanmas. Buradaki grev deiik
etkinlikler edinebilmektir. Bu etkinlikler, iin yitirilmesi (emeklilik) ya da
allm rollerin yitirilmesi (ocuklarn evden ayrlmas) durumlarnda insan
doyum duygusuna ulatrabilirler.
-Bedenin almasna kar bedene ar ilgi. Hemen btn yal insanlar
hastalktan, artan arlardan ve eitli rahatszlklardan geerler. Buna
karn bazlar insan ilikileri ve yaratc etkinlikleriyle yaamdan tat almay
srdrerek yalanan bedenlerini amay baarrlar.
-Ego aknlna kar egoya ar ilgi. ocuklarla, kltre yaptklar katkyla
ve dostluklaryla insanlar kendi davranlarnn nemini yaamlarndan
sonraya da uzatabilirler. lm kanlmazdr ve bu gerek btn arlyla
ilk kez ancak yallkta alglanabilir; ama insan yine de ailesinin ve insan
tmnn gelecek kuaklarnda, rettii kendi fikirlerinde yaamna
doyurucu bir anlam katabilir.
Yetikin geliimi konusunda yukarda zetlenen kuramlar, insan yaam
dngsnn srasal ilerleyiini anlamada yararl olabilecek ana izgileri
vermektedir. Ancak bu kuramlar, yalnzca ok genel olmakla kalmayp,
ayrn zamanda ok idealist tirler. nk bu kuramlar doyumlu bir geliim
den ve baarl bir yalanma dan sz etmekte, ancak tarihsel, toplumsal,
kltrel, ekonomik farkllklarn olas etkilerini hesaba katmamaktadrlar.

Geri toplumsal srnf, etnik zellik, erkek-kadn farkll gibi etkenlerin


yetikinlik geliimindeki etkilerini aratran almalar yaplmaktadr, ama
bunlarn sonular henz elde deildir, dolaysyla bu speklatif kuramlarn
btn koullarda btn insanlar kapsad savndan saknmak
gerekmektedir (D.C. Kimmel, 1974). Nitekim, yetikin geliimini boylamsal
yaklamla ele alan aratrmaclar, Erikson'un izdii kiilik tablosunun
yalnzca bireyciliin egemen olduu ve bireysel rollerin toplum tarafndan
skca denetlenmedii kltrlerde geerli olduunu dnmektedirler.
te yandan, geliimin her evresinde karlalan geliim grevleri de cinsler
arasnda farkllk gstermektedir (farkl toplumsallama yaants nedeniyle).
Dolaysyla, gnmzde artk btn toplumlara ve btn insanlara ayrn
anda uygulanabilecek evrensel kuramlardan sz etmeye olanak yoktur.
d.Levinson'un yaam yaps kuram:

Daniel &. Levinson, yetikin geliiminin incelenmesinin henz ok yeni


olduunu belirtmektedir. Yaklak 1950'lerden beri konuyla ilgilenilmekle
birlikte, genel bir yetikin geliimi kuram oluturmakta ok az yol
alnmtr. Bu sre iinde psikolojinin birok alannda bir yetikin geliimi
yaklamna gereksinme duyulduu gitgide daha fazla farkedilmitir.
Levinson'a gre yetikin geliimi, bir disiplin olarak psikoloji iin anlaml bir
sorundur ve psikolojiyle sosyoloji, biyoloji, tarih gibi dier disiplinler
arasnda nemli bir balant halkasdr.
lk almalarndan yaklak on be yl sonra yeni bulgularm yaynlayan
Levinson'un yetikin geliimi kuram u geleri iermektedir: a) Yetikin
geliimi alanna temel bir ereve salayan yaam ak ve yaam
dngs kavramlar; b) Kiiliin ve d dnyann birok ynn ieren,
ama bunlarn hibiriyle ayrn olmayan ve kendi farkl yolunda gelien
bireysel yaam yaps kavram; c) Bireysel yaam yapsnn ilk ve orta
yetikinlikteki geliimini dile getiren bir yetikin geliimi anlay. Yaam
yaps geliimi kiilik geliiminden, toplumsal rollerden farkldr ve onlarla
kartrlmamaldr. Aada bu kavramlar Levinson'un kendi anlatmyla
birer birer aklanmaktadr.
Yaam ak (life course). Yaam ak yksek dzeyde bir soyutlama olmayp
betimsel bir terimdir ve bir yaamn balangtan sona geliimi iindeki
somut zelliine dayanr. Terimin iindeki her iki szc de dikkatle
kullanmak gerekir. Ak szc sray, geici dalgay, yaamn yllar
boyunca almm inceleme gereksinmesini belirtmektedir. Bir yaamn
akclnn incelenmesi, kararll ve deiimi, sreklilii ve sreksizlii,
dzenli ilerlemeyi ve kaotik dalgalanmay dikkate almay gerektirmektedir.
Yalnzca belirli bir an zerinde odaklanmak ya da drt an birbirinden
kopuk olarak incelemek yeterli deildir. Yaam ilerleyii iinde incelemek ve
geici sralar yaam boyunca ayrntsyla izlemek gerekmektedir. Yaam
szc de ok nemlidir. Yaam ak konusundaki bir aratrma yaamn
btn ynlerini iermelidir: dilekler ve fantaziler, ak ilikileri, aileye, ie,
dier toplumsal sistemlere katlm, beden deiimleri, iyi ve kt zamanlar,

yaamda anlam olan her ey. Yaam aknn incelenmesinde, nce yaama
belirli bir zamandaki btn karmaklyla bakmak, btn gelerini ve
bunlarn btne etkilerini iermek zorunludur. kinci olarak bu btnn
zaman iindeki evrimini belirlemek gerekmektedir.
Yaam aknn incelenmesi, insan bilimlerinin her biri, kiilik, toplumsal rol
ya da biyolojik ileyi gibi yaamn bir ynn ele ald, dierlerini ihmal
ettii iin g olmaktadr. Her disiplin yaam akn ocukluk ya da yallk
gibi ayr paralara blmektedir. Bylece aratrmalar aralarndaki etkileimi
pek dikkate almadan, biyolojik yalanma, ahlak geliimi, meslek geliimi,
yetikin toplumsallamas, kltrlenme, yitirme ya da strese uyum salama
gibi eitli kuramsal alardan yaplmaktadr. Deiik kuramsal
yaklamlarn birbirinden yaltlm birimler deil, tek bir alann deiik
ynleri olduu gr yeni yeni kazanlmaktadr. Levinson'a gre, bireysel
yaam aknn aratrlmas insan bilimlerinde eitli disiplinleri birletiren
yeni bir ok-disiplinli alan olarak yakn gelecekte ortaya kacaktr.
Yaam dngs (life cycle). Yaam dngs dncesi yaam ak
dncesinin tesine gitmektedir. Dng imgesi insann yaam aknda
alttan alta bir dzenin var olduunu telkin etmektedir; her bireysel yaam
biricik olmakla birlikte, herkes ayn temel sra iinde yaar. Yaam ak
basit, srekli bir sre deildir; niteliksel adan farkl evreleri ya da
mevsimleri vardr. Yl iinde (rnein bahar yaam dngsnn ieklenme
mevsimidir) ya da gn iinde (rnein gndoumu, le vakti, alaca
karanlk, karanlk gibi) mevsimler vardr. Akta, savata, politikada, sanatsal
yaratta ve hastalkta da mevsimler vardr.
Yaam dngs imgesi yaam aknn belirli bir sra iinde gelitiini
dndrmektedir. Bir mevsim toplam dngnn byk bir parasdr;
btnn paras olsa da her mevsimin kendi zaman vardr, hibiri
dierinden daha iyi ya da nemli deildir, her birinin kendi gerekli yeri ve
btne zel katks vardr.
Yaam dngsnde nemli mevsimlerin neler olduu konusunda ne popler
kltr ne de insan bilimleri ak bir yant getirebilmitir. Modern dnya bir
btn olarak ve evreleriyle kurulu bir yaam dngs anlayna -bilimsel,
dinsel, felsefi ya da edebi- sahip deildir.
Yaam dngsnn eitli byk paralarn belirten standart bir dil de
yoktur. Egemen gr yaam dngsn blme ayrmaktadr:
a)ocukluu ve ergenlii ieren yaklak 20 yllk ilk blm (yetikinlik
ncesi); b) 65 yanda balayan sonuncu blm (yallk); c) bu blmler
arasnda yer alan, yetikinlik olarak bilinen biimlenmemi zaman.
Bir yzyldan beri insan geliiminde en nemli aratrma alann oluturan
yetikinlik ncesi yllar ok iyi bilinmektedir. Kabul edilen gre gre ilk
yirmi yl iinde btn insanlar ayn dnemleri izlerler: Doum ncesi,
bebeklik, ilk ocukluk, orta ocukluk, nergenlik ve ergenlik. Her ne kadar

btn ocuklar ortak geliim dnemlerinden geiyorlarsa da, biyolojik,


psikolojik ve toplumsal koullardaki farkllklarn sonucu olarak tamamen
farkl ynlerde byrler. Somut biimi iinde her bireysel yaam ak tektir.
Yetikinlik ncesi geliimin incelenmesi evrensel dzeni belirlemeyi ve her
insann yaamn gitgide bireyselletiren sreci yneten genel geliim
ilkelerini saptamay amalar.
ocuk geliimi aratrmalarnn Freud ve Piaget gibi nemli adlar geliimin
ergenliin sonunda byk lde tamamlandn ileri srerler; bu sayltya
dayanarak yetikin geliimiyle ya da bir btn olarak yaam dngsyle
ilgilenmezler. 1950'lerden balayarak gerontoloji konuyla ilgilenmi, ama bir
yaam dngs anlay gelitirecek kadar ileri gitmemitir. Belki bunun bir
nedeni yetikinlik yllarm incelemeden ocukluktan yalla atlamasdr.
Levinson'a gre yetikinlik konusunda daha fazla ey rendiimizde imdiki
yallk anlay da deiecektir. Gnmzde yaam dngsnn bir
mevsimi (ya da mevsimleri olarak) yetikinlik konusunda ok az kuram ya
da aratrma var. Ergenlikten sonraki ya dzeylerini betimleyen popler bir
dil yok. Genlik , olgunluk , orta ya gibi szcklerin anlam ok
belirsiz. Dildeki bu belirsizlik, yetikinliin kltrel bir tanmnn
olmamasndan ve insan yaamnn bunun iinde nasl gelitiinin
bilinmemesinden domaktadr. nsan bilimlerinde de yetikinliin doas
konusunda uygun bir anlaya sahip deiliz.
Levinson, yaam dngs kuramnn kendi aratrmasndan ve Erikson,
&ung, Neugarten, Ortega y Gasset gibi yazarlarn grlerinden doduunu
aklamaktadr. Yaam dngsn bir alar sralamas olarak kabul eden
Levinson'a gre her an kendi biyo-psikososyal nitelii vardr ve her biri
btne farkl katklarda bulunur. Bir adan dierine yaammzda nemli
deiimler olur. alar birbiriyle ksmen akr, yeni bir a bir nceki a
sonlara yaklarken balar. Genellikle be yl sren gei a nceki a
bitirir ve sonrakini balatr. alar ve gei dnemleri, her insann
yaamnn altndaki dzeni salayan ve bireysel yaam akndaki ince
farkllklara izin veren yaam dngsnn makro yapsna biim verir.
Her a ve geliim dnemi iyi tanmlanm bir ortalama yata balar ve biter.
Birinci a olan Yetikinlik ncesi, dllenme ile aa yukar 22 ya arasnda
yer alr. Bu oluum yllar srasnda birey yksek lde baml,
farkllamam bebeklikten yola kp, ocukluktan ve ergenlikten geerek,
yetikin yaamnn daha bamsz ve sorumlu balangcna doru byr. Bu,
en hzl biyo-psikososyal bymenin olduu adr. Yaamn ilk birka yl
ocuklua geii salar, bu zaman iinde yenidoan biyolojik ve psikolojik
adan anneden ayrlr ve 'ben' ile 'ben-olmayan' arasndaki ilk ayrm
gerekletirir, bu da srekli bireyleme srecinde ilk admdr.
Yaklak 17-22 yalar insann lk Yetikinlie Gei dnemini oluturur, bu
geliim dneminde nyetikinlik sona erer ve ilk yetikinlik ann temelleri
atlr. Dolaysyla bu dnem her iki an da parasdr, ama tam olarak

ikisinin de paras deildir. Bireylemede yeni bir aama aileyle ilikilerin


deimesi ve nyetikinlik dnyasnn dier geleri olarak kazanlr ve
yetikine yetikinler dnyasnda bir yer oluturmaya balar. ocuu merkez
alan bak asndan geliimin byk lde tamamland ve ocuun bir
yetikin olarak olgunluk kazand sylenebilir. Geliim (ocuk) psikolojisi
geleneksel olarak bu gr benimsemitir: Levinson'un yaam dngsn
bir btn olarak alan bak as ise ilk an geliimsel kazammlanmn
yalnzca bir temel, bir sonraki a balatan bir hareket noktas saladm
kabul etmektedir. lk Yetikinlie Gei hem nyetikinliin tam
olgunluunu, hem de yeni bir an bebekliini temsil eder.
kinci a olan lk Yetikinlik yaklak 17-45 yalar arasnda yer alr ve lk
Yetikinlie Gei'le balar. Bu, en byk enerji ve bolluun, en byk
eliki ve stresin yetikin adr. Biyolojik adan 20'li ve 30'lu yalar yaam
dngsnn doruk yllardr. Toplumsal ve psikolojik adan ilk yetikinlik
gl dileklerin biimlendirilmesi ve izlenmesi, toplumda uygun bir yer
kazanlmas, bir aile kurulmas ve an sonunda yetikin dnyasnda daha
saygn bir konuma ulalmas mevsimidir. Bu a, ak, cinsellik, aile yaam,
mesleki ilerleme, yaratclk ve yaamn byk hedeflerinin gerekletirilmesi
konusunda zengin bir doyum zaman olabilir. Buna karlk, ezici stresler de
burada yer alabilir. lk yetikinlik bizim kendi tutkularmzn ve
isteklerimizin darbesini en ok yediimiz adr. Uygun koullar altnda bu
ada yaamann dlleri de ok byktr, ama bedel ou zaman yarara
denktir, hatta onu aar.
Yaklak 40-45 yalar arasnda yer alan Orta Ya Geii ilk yetikinlii sona
erdirir ve orta yetikinlii balatr. Bu iki a arasndaki ayrm ve onlar
ayran ve birletiren geliim dnemi olarak Orta Ya Geii kavram bu
emann en tartmal konular arasndadr. Bununla birlikte, aratrmalar
yaamn niteliinin ilk ve orta yetikinlik arasnda farkedilir derecede
deitiini gstermektedir. Benzer gzlemler Jung'un, Erikson'un, Ortega'nn
almalarnda da yer almaktadr.
Deiim sreci Orta Ya Geii'nde balamakta ve a boyunca srmektedir.
Bu geiin geliim grevlerinden biri bireylemede yeni bir aamaya
balamaktr. Bu olgu bizi daha sevecen, daha dnceli ve tedbirli, i
atmalardan ve d istemlerden daha az etkilenmi, kendimizi ve
bakalarn daha itenlikle seven biri yapabilir. Bu olmakszn yaammz
sama ve tatsz olur.
nc a olan Orta Yetikinlik yaklak 40-65 yalar arasnda yer alr. Bu
a boyunca biyolojik kapasitelerimiz ilk yetikinlikten daha aadr, ama
normalde enerjik, kiisel olarak doyum verici ve toplumsal olarak deerli bir
yaam iin hala yeterlidir. Biz yalnz kendimizin ve bakalarnn iinden
sorumlu deiliz, ayn zamanda yaknda egemen kuaa katlacak olan
imdiki gen yetikinler kuann geliiminden de sorumluyuz.
Bir sonraki a olan Son Yetikinlik yaklak 60 yanda balar.

60-65 yalar arasnda yer alan Son Yetikinlik Geii orta ve son yetikinlii
birletirir ve her ikisinin de parasdr. Levinson son yetikinlikle ilgili
grlerini daha nceki kitabnda (1978) tartmt.
Yaam yaps (life structure). Levinson ncelikle bir kiinin zel bir
zamandaki yaamnn doasyla ve bu yaamn yllar iindeki akyla
ilgilendiini belirtmektedir. Aratrmalarnn anahtar kavram olan yaam
yaps kavram, bir kiinin belirli bir zamandaki yaamnn temelini
oluturan rnty dile getirir. Levinson bu kavramn kendi yetikin
geliimi anlaynn temel direi olduunu sylemektedir.
Ona gre yetikin geliimindeki dnemler yaam yapsnn evrimindeki
dnemlerdir. Yaam yaps teriminin anlam kiilik terimiyle karlatrlarak
anlalabilir. Bir kiilik yaps kuram somut bir Ben ne tr bir kiiyim?
sorusuna verilen yant kavramlatrma yoludur. eitli kuramlar bu soruyu,
rnein zellikler, beceriler, dilekler, atmalar, savunmalar ya da deerler
dorultusunda dnme ve birini ya da dierlerini belirleme yollarn
sunarlar. Bir yaam yaps kuram ise daha fazla bir soru olan u anda
yaamm neye benziyor? sorusuna verilen yant kavramlatrma yoludur.
Bu soruyu dnmeye baladmzda baka pek ok soru da aklmza gelir:
Yaammn en nemli blmleri hangileridir ve aralarndaki iliki nasldr?
Zamanmn ve enerjimin ounu nereye harcyorum? Daha doyumlu ya da
anlaml klmak istediim ilikiler (e, ak, aile, meslek, din, bo zaman vb.)
var mdr? Yaamma katmak istediim eyler var m? Yaammda u andaki
yeri kk olan, ama daha fazla yer tutmasn istediim ilgiler, ilikiler var
m? Bu sorular dnrken d dnyann bizim iin en anlaml olan
ynlerini farketmeye balar, bunlarn her biriyle ilikimizi belirler ve eitli
ilikilerin mdahalesini deerlendiririz. Kendi ilikilerimizin bir tek rnt
ya da yapyla eksik biimde btnletiini grrz.
Yaam yapsnn birincil geleri kiinin d dnyada bakalaryla ilikiler
idir. Bakas bir kii, bir grup, kurum ya da kltr, zel bir nesne ya da yer
olabilir. Anlaml bir iliki, bir benlik yatrm (istekler, deerler, balanma,
enerji, beceri), dier kiinin ya da varln karlkl yatrmn, ilikiyi ieren,
biimlendiren ve onun bir paras olan bir ya da daha fazla toplumsal
balam iine alr. Her iliki zaman iinde hem istikrar, hem deiim gsterir
ve yaam yapsnn kendisinin deimesi nedeniyle kiinin yaamnda
deiik ilevleri vardr.
Bir bireyin pek ok deiik bakas ile anlaml ilikileri olabilir. Anlaml bir
bakas bireyin gndelik yaamndaki gncel bir kii olabilir. Dostlar,
sevgililer, eler arasndaki, ana baba ve onlarn deiik yalardaki ocuklar
arasndaki, amirler ve astlar, retmenler ve renciler arasndaki
kiileraras ilikileri incelememiz gerekmektedir. Anlaml bakas gemiten
biri ya da dinden, mitostan, d rnlerinden ya da zel dlemden alnm
simgesel ya da imgesel bir kii olabilir.

Bir grup, kurum ya da toplumsal hareket gibi bir kollektif varlk da bakas
olabilir: Bir btn olarak doa ya da okyanus, dalar, yabanl yaam, genel
olarak vadiler ya da zel olarak Moby Dick (nl balina) gibi bir doa
paras; bir iftlik, bir kent, bir lke, kiinin kendi odas ya da bir kitap ya
da tablo gibi bir nesne ya da yer.
Yaam yaps kavram, bir yetikinin btn anlaml bakalaryla ilikilerinin
doasm ve rntlemesini ve bu ilikilerin yllar boyunca gsterdii evrimi
incelememizi gerektirir. Bu ilikiler yaammzn rld kuma oluturur,
yaam akna biim verirler, onlar araclyla evremizdeki dnyaya -iyi ya
da kt biimde- katlrz. Bir yaam yaps herhangi bir zamanda birok ve
eitli geler ierebilir.
Ama sadece bir ya da iki -nadiren - genin bu yapda merkezi bir yer
tuttuu grlmektedir. ou zaman evlilik -aile ve meslek bir kiinin
yaamnn merkezi geleridir- Merkezi geler benlik iin en anlaml ve yaam
akm gelitiren gelerdir; bireyin zamanm ve enerjisini en ok bunlar alr
ve dier gelerin niteliini gl bir biimde etkilerler. Yan gelerin
deitirilmesi ya da braklmas kolaydr, bunlara benliin yatrm ok azdr
ve kiinin yaamna az bir etkiyle deitirilmeleri olanakldr.
lk ve orta yetikinlikte geliim dnemleri. Levinson erkeklerin ve kadnlarn
yaamndaki yaam yapsnn evrimini izlerken temel bir deimez rnt
bulduunu belirtmektedir: Yaam yaps yetikinlik yllar boyunca yaa
bal dnemlerle grece dzenli bir sra iinde gelimektedir. artc olan,
byle bir dzenliliin yetikin geliiminde ortaya kmas, ego geliiminde,
ahlak geliiminde, meslek geliiminde ve yaamn dier zel ynlerinde var
olmamasdr.
Sra, bir yap-kurma ve yap-deitirme dizisinden ibarettir. Yap kurma
(structure-building) dneminde ilk grevimiz bir yaam yaps oluturmak ve
yaammz onun iine koymaktr. Baz temel seimleri yapmak, onlarn
evresinde bir yap oluturmak, deerlerimizi ve amalarmz bu yapnn
dnda izlemektir. Bir yap kurmay baardmzda yaamn mutlaka rahat
olmas gerekmez. Bir yap kurma grevi ou zaman ok zahmetlidir ve
umduumuz kadar doyurucu olmadm grebiliriz. Yap-kurma dnemi
genellikle 5-7, en fazla 10 yl srer.
Bir gei dnemi varolan yaam yapsn sona erdirir ve bir yenisi iin olanak
yaratr. Her gei dneminin birincil grevleri, varolan yapy yeniden
deerlendirmek, benlikte ve dnyada deiim olanaklarm aratrmak ve
sonraki dnemdeki yeni bir yaam yapsna temel oluturacak nemli
seimleri yapmaya ynelmektir. Gei dnemleri genellikle be yl srer.
Yetikinlik yaammzn yaklak yars geliimsel geilere harcanr. Hibir
yaam yaps srekli deildir, periyodik deiim varoluumuzun doasnda
vardr.
Bir gei dneminin sonlarnda kii nemli seimler yapmaya, onlara anlam

vermeye ve onlarn evresinde bir yaam yaps kurmaya balar. Bu seimler


bir anlamda geiin en nemli rndr. Geiin btn abalar -ii ve
evlilii iyiletirme, seenek yaam biimlerini kefetme, kendisiyle bark
olma abalar- gsterildiinde seimler yaplmal ve en iyisine yer
verilmelidir. Kii sonraki aamaya gemesine arac olacak bir yaam yapsn
yaratmaya balamaldr.
Levinson'un ilk ve orta yetikinlikteki geliim dnemleri (Tablo 9) aada
sralanmtr; her dnem belirli ortalama yalarda balayp bitmekte,
ortalamann altnda ve stnde en fazla iki yllk bir farkllk olmaktadr.
Tablo 9
Levinson'a gre ilk ve orta yetikinlikte geliim dnemleri
ONYETKNLK AI: 0-22
LK YETKNLK AI: 17-45
lk Yetikinlik Geii: 17-22
ORTA YETKNLK AI: 40-65
lk yetikinlik iin yaam yapsna giri: 22-28 30 ya geii: 28-33
lk yetikinliin yaam yapsn sonulandrma: 33-40 Orta Ya Geii: 40-45
GE YETKNLK AI: 60-K
Orta yetikinlik iin yaam yapsna giri: 45-50 50 ya geii: 50-55
Orta yetikinkinliin yaam yapsn sonulandrma: 55-60 leri Ya Geii:
60-65 Kaynak: D.&. Levinson. 1986.
1.lk Yetikinlie Gei: 17-22 yalar arasnda yer alr, yetikinlik ncesi ile
ilk yetikinlik arasnda geliimsel bir kpr grevi grr.
2.lk Yetikinlik in Yaam Yaps Girii: 22-28 yalar arasnda yer alr,
yetikin yaamnn ilk biimini oluturma ve srdrme dnemidir.
3.30 Ya Geii: 28-33 yalar arasndadr. Giri yapsn yeniden
deerlendirme, deitirme ve sonraki yaam yapsna temel yaratma olana
salar.
4.lk Yetikinliin Yaam Yapsn Sonulandrma: 33-40 yalar.
lk yetikinlik am tamamlama ve genlik dileklerimizi gerekletirme
aracdr.
5.Orta Ya Geii: 40-45 yalar. Hem ilk yetikinlii bitirmeye, hem de orta
yetikinlii balatmaya yarayan bir baka byk gei adr.
6.Orta Yetikinlik in Yaam Yapsna Giri: 45-50 yalar. nceki dnemin
benzeridir, yeni bir adaki yaama ilk temellerini salar.
Ya Geii: 50-55 yalar. Yaam yapsna girii deitirmek ve belki

iyiletirmek iin bir orta ya olana sunar.


8.Orta Yan Yaam Yapsn Sonulandrma. 55-60 yalar. Orta yetikinlik
am sona erdirmemizin erevesini oluturur.
9.Son Yetikinlik Geii. 60-65 yalar. Orta ve son yetikinlik arasnda yer
alarak iki dnemi ayran ve balayan snr dnemidir.
lk yetikinliin yaklak 17-33 yalar arasnda yer alan bataki dnemi
bu an 'acemilik evresi'ni oluturur. Bu dnemler, ergenliin tesine
geme, geici ama zorunlu olarak bir yaam yaps girii oluturma ve bu
yapnn snrlarn renme olanan salar. 33-45 yalar arasndaki son iki
dnem bu an abalarnn getirdii sonulandrma evresi dir. Benzer bir
sra orta yetikinlikte de vardr. Orta yetikinlik de 40-55 yalar arasnda
dnemlik bir acemilik evresiyle balar. Orta Ya Geii hem sona erme hem
de balamadr. 40 yalarmzn banda ilk yetikinliimizin olgunluu ve
orta yetikinliin bebeklii iindeyizdir. Her adaki acemilikleri, bir yaam
yaps giriini deneme ve bunu orta a geiinde snama ve deitirme
olanan buluncaya kadar srdrrz. Yalnzca yaam yapsn
sonulandrma dneminde ve onu izleyen gei anda bu mevsimin
sonucunu almaya ve sonraki basamaa gemeye balarz.
e.Gould'un dnm kuram

Roger L. Gould'un (1972-1975) yetikinin geliimine ilikin kuram bu


geliimin bir dizi dnmden (transformations) geerek olutuunu kabul
etmektedir. nsanlar her dnmde benlik-kavramlarn yeniden
biimlendirir,
atmalar
yeniden
zerler.
Gould'un
kuram
Levinson'unkiyle ayn tarihlerde (1970'ler) kurulmutur ve onunkiyle
koutluk gsterir (ancak Gould'un kuram her iki cinsi de ele almaktadr);
Levinson gibi Gould da yetikinlii kararl bir duygular ve gdler zaman
olmaktan ok, bir deiim zaman olarak grr.
Gould'un dnm kuramna gre gen yetikinler drt evreden geerler.
Ergenliin sonunda balayp 22 yana kadar giden birinci evrede (16-22
yalar) insanlar anababalarnn dnyasndan ayrlr ve kimliklerini
glendirirler. zerkliin yerlemesiyle birlikte ikinci evreye (22-28 yalar)
geer ve amalarn gerekletirmeye giriirler.
28-34 yalar arasnda (Levinson'un 30 ya geiine benzer) bir gei
evresinden geer ve nceki amalarn, evliliklerini yeniden deerlendirmeye
koyulurlar. Yaklak 35 yanda honutsuzluklar artar ve yaklaan orta
yalarn farkna varmaya balarlar; yaam imdi onlara zor, belirsiz ve acl
gelebilir. 45 yana kadar sren bu istikrarsz evrede baz bekarlar
evlenebilir, baz evliler boanabilir, bir ev kadn almaya balayabilir,
ocuksuz bir ift ocuk yapmaya karar verebilir.
Bu evrede tabloya yeni bir ge katlr: Zaman kavram. Zamann basks
hissedilmeye balanr ve yaamda yaplacak nemli deiimlerin hemen
yaplmas gerektii farkedilir. alma gds deiir, meslek yaam skc

gelmeye balar. Yaamn bu evresi, Levinson'un orta ya geiinde olduu


gibi, kararsz, alkantl, skntl bir evredir.
Buna karlk 45-50 yalar kararl yllardr. Evlilik doyumu artar, dostlar
daha nemli olur, parann nemi azalr, yaama olumlu baklr.
Yaama bu olumlu yaklam ellili yalarda artma eilimi gsterir.
Kuramlarn Deerlendirilmesi.
Yetikin geliimine ilikin kuramlarda nmze en ok kan kavram gei
(transition) kavramdr. Geiler, deien yaantlara tepki olarak yaammz
yeniden dzenlememizi ya da amalarmz yeniden yaplandrmamz ieren
deiimlerdir. Evlenmek, ie girmek, ocuk sahibi olmak, ev satn almak
geliimsel geilere yol aan olaylardr. Hoffman ve arkadalarna (1994)
gre, bu deiimlerin ne derece stres kayna olduu konusu geilerin
doasna ilikin en nemli kuramsal sorundur. Geilerin fiziksel ve
psikolojik skntlarn yaand dnemler olduu konusunda gr birlii
yoktur. Levinson'a gre geiler yksek derecede stresli zamanlardr.
rnein, onun inceledii erkek deneklerin ou 30 ya geii srasnda
lml ya da ciddi bunalmlar yaamlardr. Oysa, daha nce de belirtildii
gibi, Neugarten bu gre katlmamaktadr. Neugarten'e gre geiler ancak
nceden beklenmedikleri zaman yksek derecede stres kayna olurlar. Eer
bir olay nceden bekleniyorsa ve yaam aknn normal bir paras olarak
grlyorsa ok az strese yol aabilir. Buna karlk, eer bir olay normal
yaam akmn paras deilse, beklenen bir olay ortaya kmyorsa ya da bir
olay erken ya da ge gelerek kiinin toplumsal saatiyle atyorsa byk bir
strese yol aabilir ve duygusal bunalm krkleyebilir. rnein, kadnlara
yaamlarndaki
bunalmlarn
sorulduu
aratrmalarda,
kadnlarn
evlenmeyi ya da ocuk dourmay deil, boanmay, trafik kazasn, i
deitirmeyi ya da anababa lmn yaam aklarn altst eden olaylar
saydklar grlmektedir.
ki kuramcnn grleri arasndaki fark geiin kayna konusunda ortaya
kmaktadr. Neugarten'e gre geiin nedeni fiziksel ya da toplumsal
olaylardr. Levinson'a gre ise kiinin iinde oluan srelerdir; nk eski
geliim grevleri uygunluunu yitirmekte, yeni grevler ortaya kmaktadr.
Ona gre, rnein boanma isel srelerin nedeni deil sonucudur.
Hoffman ve arkadalarna (1994) gre geilerin doas yannda bir baka
konu da, yetikinliin zaman sorunudur. lerde greceimiz gibi, bir kiinin
ne zaman olgun saylaca sorusunun yant kolay deildir (kronolojik yan
iyi bir lt olmadm biliyoruz). Btn yetikin geliimi kuramlarnda
olgunluun baz geleri ortaktr: Yaknlk kurma, sevme ve sevilme, cinsel
tepki verme gibi. Yine btn kuramlar toplumsall, arkadalar olmay,
zveride bulunmay vurgulamaktadr. Ayrca, olgun insanlar yeteneklerini ve
amalarm bilen, retici bir ie ilgi duyan ve onu yapmaya yetenei olan
kiilerdir.

Olgunluk sorununu incelemenin yollarndan biri, yaamn zel bir annda


karlalan olaylarla baarl biimde baa kma yeteneini ele almaktr.
Sz gelimi, Erikson'un kuramnda erken yetikinlikte olgunluk bakasyla
yakn iliki kurabilme yeteneidir. Olgunluu incelemenin bir baka yolu da
kiilerin benlik alglarna bakmaktr. Bydmz hissetmemizi salayan
nedir? Aratrmalar anababa olmann ve kendi gcne dayanmann en kesin
olgunluk belirtisi olduunu gstermektedir. Olgunluk durmadan deien
beklentilere ve sorumluluklara srekli bir uyum salama srecini ierir.
nsanlar evlenmeden ya da ocuk sahibi olmadan, bir ite almadan da
olgun olabilirler; onlar olgun yapan, kim olduklarm, nereye gittiklerini,
hangi amalar iin altklarm bilmeleridir (Hoffman ve ark., 1994).
4.Yetikin Psikolojisinin Temel Sorunlar
lerde ayrntl olarak aklanaca gibi, yetikin psikolojisinin ele ald iki
temel sorun vardr. Bunlardan biri kiiliin zaman iinde deiip deimedii
sorunu, dieri de zeknn yala birlikte azalp azalmad sorunudur.
a.Kiilik sorunu. nsanlar ergenlikten yetikinlie geerken ergen ve yetikin
benlikleri arasnda kesin bir sreksizlik yaamazlar genellikle. Bununla
birlikte benlik-kavram (self-concept) baz deiimler gsterebilir (benlikkavram, benlie ilikin alglarn rgtlenmi, btnlemi, tutarl rnts
olarak tanmlanr). nk benlik kavram iinde benlie ilikin imdiki
grler bulunduu gibi, gelecee ilikin olas deerlendirmeler de vardr. Bu
olas benlikler nemlidir, nk bunlar bir kiinin yapaca ve yapmayaca
eylemleri etkileyerek imdiki davrana ,o1 gsterirler. te yandan, kiinin
fiziksel grnm, yetenekleri, rolleri benlik-kavramyla yakndan ilikilidir
ve bunlar da gen yetikinlik srasnda kiilikte hem sreklilik hem de
deiim olduunu gstermektedir. Baka bir deyile, kiiliin zaman iinde
hem deien hem de sabit kalan ynleri vardr.
Kiiliin sreklilii sorunu asl orta yetikinlik dnemi asndan
tartlmaktadr. Orta yetikinlik dnemine ulaan bir birey kiiliinin
ergenlikten beri nemli lde deitiini dnr; buna karlk kiilik orta
yllar boyunca olduka sabit kalyor grnmektedir. Aratrmalar deneklerin
ayn kiilik testine 20 yanda ve 45 yanda aslnda ayn yantlar verdiini,
grnrdeki farklln bireyin genlikteki benliine orta yalardaki
baknda ortaya ktn gstermektedir. Kiilikleri yllar boyunca grece
ayn kald halde insanlar kendilerini deimi olarak alglamaktadrlar.
Buradaki temel sorun deiimin olas olup olmad deil, ne kadar olduu
ve nceden kestirilip kestirilemeyecei sorunudur. Aratrmalar kiiliin
bellibal ynlerinin yetikinlik dnemi boyunca genellikle sabit kaldn
ortaya koymaktadr. rnein, itepisel ergenler itepisel yetikinler olmakta,
utanga ergenler yine utanga yetikinler olarak kalmaktadr. Bu konuda
boylamsal aratrmalarn kesitsel aratrmalardan daha gvenilir sonular
verdii de bilinmektedir. Kiiliin en az sabit grnd dnem, bireylerin
meslek rollerine ve evlilie girdii gen yetikinlie gei dnemidir; bu gei
tamamlandktan sonra kiilik yine kararllk kazanmaktadr. Baz kiiler

kiilik deiimleri gsterseler bile bunlarn genellikle beklenmedik (ein


erken lm gibi) yaantlarla balantl olduu anlalmaktadr. u halde,
kiinin yaam kkl bir biimde deimedike kiilii de grece sabit
kalmaktadr.
Bu durumda orta ya bunalm yaants nasl aklanacaktr? Bilindii gibi,
orta ya bunalm kavram, orta yan geliim grevleri bir kiinin isel
kaynaklarn ve toplumsal desteklerini ama tehdidini yarattnda ortaya
kan fiziksel ve psikolojik rahatszlk durumunu dile getirir. Levinson'un ve
Gould'un yetikinlik kuramlarnda bu durumun orta ya geiine elik ettii
kabul edilmektedir. Ayrca popler yaynlar da byle bir bunalm yaamn
kanlmaz bir yn olarak sunmaktadrlar. Oysa boylamsal aratrmalarn
ou genel bir orta ya bunalmnn varln saptayabilmi deildir. Ne orta
yllarda ne de baka bir dnemde byle bir duygusal karklk zorunlu
olarak yaanmaktadr. Baz kiilerin krkl yalarnda yaad bunalmlar
insanlarn otuzlarnda ya da altmlarnda yaad alkantlardan daha fazla
olas deildir. stelik orta yalarn yaamn en doyumlu dnemi olduunu
kabul eden aratrmaclar da vardr. lerde greceimiz gibi, birtakm
geliimsel olaylar (evlenme, menopoza girme, emekli olma, vb.) benlikkavramnda ve kimlikte deiimler yaratabilir, ama bunlar beklenen
zamanlarda geldiinde bunalma yol amazlar; ayrca beklenmeyen
deiimler bile her zaman kt deildir.
Bilindii gibi, yaamdaki deiimlerle baetme yollarmz benliimizi nasl
algladmz da etkilemektedir. Yetikinlerin ou benlikleri hakknda orta
yalarn sonlarnda yetikinliin balarnda olduundan daha iyi duygulara
sahiptir. Aratrmalara gre yaamdan en az doyum alan kiiler gen
yetikinler, en doyumlu kiiler de elli yan gemi yetikinlerdir.
Doyumdaki bu artn ksmen benlik denetimindeki artn sonucu olduu
dnlmektedir. nsanlar orta yalarda ilerledike sorularla baetmede
ergenliktekinden ve gen yetikinliktekinden daha olgun yollar kullanmakta,
daha gereki olmaktadrlar.
leri yalardaki duruma gelince, yetikinlik kuramlar yalanmann kiilik
zerindeki
etkisinin
cinsler
asndan
farkllk
gsterdiini
ne
srmektedirler. Benlik-kavramndaki cinsiyet farkllklar yetikinliin ileri
yllarna doru ilerledike azalmaktadr. Buna gre, erkekler ve kadnlar
ergenliin sonlarnda ve yetikinliin balarnda tamamen farkldrlar, buna
karlk ileri yllarda birbirlerine benzer olurlar.
Yal erkekler kendilerini eskisinden daha az egemen ve daha fazla ibirliine
yatkn grrler; yal kadnlar ise kendilerini genliklerindekinden daha az
boyun eici ve daha fazla atlgan, otoriter ve yetenekli bulurlar. Bu deiimin
olas nedenleri ilgili blmlerde tartlmaktadr. te yandan, benlikkavramnda ve benlik saygsnda sorunlar yaandnda yal erkeklerin ve
kadnlarn tepkisi farkl olmaktadr. rnein, yal erkekler kadnlardan
daha fazla alkole ynelmekte, yal kadnlar da erkeklerden daha fazla

depresyona girmektedir.
Stres, zellikle denetim duygusu and ya da toplumsal destek yitirildii
zaman ykc olmaktadr.
b.Zeka sorunu. Kiilikte olduu gibi zek alannda da deiim sorununu
bak asna gre yorumlamak olanakldr. Zekaya testlerdeki baar
asndan bakldnda yala birlikte dzenli bir ds grlr, buna karlk
deneyim bu tabloyu tersine evirmektedir. leri yalardaki birok yetikinin
retici etkinlii nicelik asndan azalmakta, ama nitelik asndan sabit
kalmaktadr.
Bilindii gibi, psikometrik lmlerdeki puanlar yala birlikte azalma eilimi
gstermekte, buna karlk yetikinlerin edimi (performans) yksek dzeyde
kalabilmektedir. u halde, yalnzca ZB puannn llmesi yetikin zeksnn
belirlenmesinde yeterli bir yol deildir.
Zekann eitli grnmleri farkl ynlerde deitiine gre, ayn bir ZB
puannn farkl yalarda farkl anlamlara gelecei sylenebilir. Kesitsel
aratrmalar, birok yetenein orta yalarn balarnda en st noktaya
ktn, sonra ellilerin sonlarna ya da altmlarn balarna kadar sren bir
platonun geldiini, bunu yetmilerden sonra hzlanan aamal bir dn
izlediini gstermektedir. Ancak zeknn btn ynlerinin ayn biimde
yalanmad puanlarn incelenmesinden ortaya kmaktadr. rnein,
birikimli zek'y len szel leklerin puanlar altml yalarn ortalarna
kadar artmay srdrmektedir. Buna karlk akc zek puanlar orta
yetikinlikte sabit kalmakta, ama yaamn geri kalan yllarnda d
gstermektedir. Klasik yalanma rnts ad verilen bu rntnn
evrensel olduu kabul edilmektedir; yani bu rnt cinsiyet, sosyoekonomik
dzey, toplumsal snf, etnik kken fark tanmakszn geerli grnmektedir.
te yandan, boylamsal aratrmalar zek blm puanlarndaki blk
farklklarn ve bireysel farkllklar gstermektedir. Hem zeknn farkl
ynlerindeki deiimler, hem de farkl aratrma trlerinin ortaya koyduu
farkl bulgular ilgili blmlerde ele alnmaktadr. Burada ele alacamz son
bir olgu sonul d kavramyla ilgilidir. Bu kavram salk ile zek blm
arasndaki balantya dayanmakta ve ZB puanlarnda lmden hemen nce
ortaya kan nemli d dile getirmektedir. Buradaki d yaa deil,
lmlle baldr ve ak bir biimde bedensel bozulmann ya da hasarn
sonucudur. Baz boylamsal aratrmalara gre bu keskin d lmden
nceki be yl sresince ortaya kmaktadr, bazlarna gre de yaamn son
on ay ile snrldr (Hoffman ve ark., 19*4).

KNC BLM GEN YETKNLK


GEN YETKNLK
Gen yetikinlik (young adulthood) dnemi, yetikinlie girii temsil ettii
iin insan yaamndaki en nemli dnm noktalarndan biridir. Bu nedenle,
ergenlikteki geliim bir bakma yetikinlie hazrlanma olarak grlebilir.

Ancak kii ergenlikten kp hemen yetikinlie giriyor da deildir.


Yetikinlik dneminin evreleri ve ya snrlar eitli yazarlarca farkl biimde
belirtilmitir. Neugarten ve Moore (1968) yetikinlikte dnem ayt ederler:
1)Gen yetikinlik: 20-30 yalar.
2)Orta yllar ya da orta yetikinlik: 40'lar, 50'lerve 60'larn balar.
3)Yallk: 65 ve sonras.
Gen yetikinlik dneminin yalar konusunda da tam bir anlamann
olduu sylenemez. rnein Havighurst'e gre 18-35, Erikson'a gre 20-40.
Bhler'e gre 25-45 yalar aras gen yetikinlik dnemidir. Bu farkllk,
deiik sosyoekonomik snflarn, uluslarn, kltrlerin koullar, tarihsel
olaylar, kiilik farkllklar gibi etkenlerden kaynaklanmaktadr. Bu olaan
deikenlik nedeniyle yetikinlik evrelerini ya olarak kesin bir biimde
gstermek ok gtr.
Bir baka glk de, gnmz genliinde grlen deiimlerden
kaynaklanmaktadr. Gnmzde gen insanlar daha hzl bymekte, ancak
geliimlerini daha uzun zamanda tamamlamaktadrlar.
Bylece, ocukluun son gnleri ile yetikinliin bamszlk dnemi
arasndaki zaman sresi gittike uzamaktadr. Gnmzde artk lise
diplomas zorunluluk kazanm, niversite diplomas ise i bulma gvencesi
olmaktan kmtr; bylece genliin karlat sorunlar artmakta, bunlar
zmede harcanan sre de uzamaktadr. Bu yzden kimi yazarlar ergenliin
son dnemi (17-21 yalar) ile gen yetikinlik arasnda bir ara dnemden sz
etmektedirler. Bu dnem, insanlarn gen erkek , gen kadn olarak
nitelendikleri dnemdir. Bu ara dnemde bir yandan ergenlie gre daha
kararl zellikler gsterilmekte, ama te yandan gen yetikinliin normatif
zelliklerine (ie girme, evlenme, anababa olma) tam anlamyla ulalm
olunmamaktadr. Bu ara dnem, rnein yksek renimini henz
srdrmekte olan, ie girmi ama evlenmemi ve askerliini yapmakta olan
vb. genler iin geerli olabilir.
Bu blmdeki aklamalarda gen yetikinlik bir btn olarak ele
alnacaktr. Ya snrlarn belirlemedeki glk nedeniyle, gen yetikinlik,
psikolojik olgunluk ve toplumsal balamlar asndan deerlendirilecektir.

. GEN YETKNLKTE PSKOLOJK OLGUNLAMA


1.Olgunluun Tanmlanmas
Genellikle yetikinlik' olgunluk dnemi saylr. Kiilik kuramlarnn ou
olgunluu, gen yetikinlik srasnda gelien bir olgu olarak tanmlar. Kiilik
kuramlar olgunluun psikolojik nitelikleri konusunda da uzlarlar:
Sevecenlik, cinsel duyarllk, sevme ve sevilme yetisi, toplumsal olma yetisi,
baka insanlar yetitirebilme yetisi, vb. Ayrca, olgun kiiler kim
olduklarnn, kiisel glerinin ne olduunun bilincinde olan kiilerdir.
Olgun kii duraan deildir, srekli deiim ve yeniden uyum gsterir,
kendini yeniler. Olgunluk sonul bir rn de deildir, srekli bir oluumun

durmadan yenilenen sonucudur. Kiilik kuramclar olgunluu, bir tr


ulalan plato ya da sonuncu durum olarak deil, bir oluum sreci olarak
grrler. Olgunluk bireylerin, yaamn gereklerine ve zorunluluklarna
baarl bir biimde uyum salamalar ve bunlarla esnek bir biimde baa
kabilmeleri iin srekli deiim gsterme yeteneidir. Olgunlama sreci
bizimle dnya arasnda hi bitmeyecek bir uyum araydr. Kukusuz,
toplumsal beklentiler, bireyin yaamnn nesnel koullar, yeteneklerdeki
bireysel farkllklar olgunlua ulamay etkileyecektir. Buna karn Maslow
olgunluu, toplumun bireyin insancl geliimine gizil bir engel oluturduu
yerde, insancl ynelimin egemenlii olarak tanmlar. Aa ve yksek
dzeydeki gereksinmeler birbiriyle etkileir, fakat bireyi olgunlua gtren
gereksinmeler
yksek
dzeydeki
gereksinmelerdir,
yani
kendini
gerekletirme ve bilimsel anlay tr. Kendini gerekletiren kii aa
gereksinmeleri amtr; zsayg, bakalarna ballk, insancl bir kii olarak
bymeye istekli olma zelliklerini gsterir. Rogers'n deyiiyle, olgun kii,
kendine gvenerek ve kendi yaantlarn kabul ederek tam bir ileyie
ulaan kiidir, kar karya olduu gerekliin tm ynlerine uyum salama
gereksinmesini duyan kiidir. Ogun kii kendi evresini oluturur ve
kendisini ve bakalarn nesnel bir biimde alglamaya yeteneklidir; bireysel
bir kimlik ve btnlemi bir kiilik kazanmtr; kendi yaam dzeyi iin
gerekli geliim grevlerini baarr ve imdiki zamanla ve gelecekle baa
kmak iin gerekli yetenek ve becerileri gelitirir.
Gordon W. Allport'a (1961) gre olgun kiiliin zellikleri unlardr:
1) Geni bir benlik duygusuna sahip olmak,
2) Bakalaryla hem yakn ilikilerde hem de genel ilikilerde scak balar
kurmaya yetenekli olmak,
3) Temel bir duygusal gvenlie sahip olmak ve kendini kabul etmek,
4) D gereklikle balant iinde, atlmla alglamak, dnmek ve eylemde
bulunmak,
5) Kendini gerekletirmeye, igrye ve humor'a yetenekli olmak,
6) Btnlemi bir yaam felsefesiyle uyum iinde yaamak.
Olgun kiiliin bu gelerinin temeli olumlu bir benlik-kavramdr. Benlikkavram (self-concept), zaman iinde kendimiz konusunda sahip olduumuz
grtr. Benlik-kavram toplumsal etkileime dayanarak geliir. nk
evreden alnan geri bildirimlere dayanr. Benlik-kavram benlik-imgesi'nden
ok daha bamsz ve kararldr. Benlik-imgesi (self-image), bizim kendimize
ilikin ve biz bir toplumsal durumdan dierine getike deien ve grece
geici olan zihinsel resimlerdir. Benlik-kavramnn davranlarmz
zerindeki etkisi kukusuz daha nemlidir.
Ergenlikten gen yetikinlie geerken benlik-kavramnda nemli deiimler
grlmez, daha ok, bir kararllk kazanma sz konusudur.
Gen yetikin temelde ergenlikteki ayn insandr. Ancak gen yetikinler,
sorunlarla baa kmada daha byk bir yetenek ve dnyayla ilikilerde

daha byk bir kavray gsterirler. Bu gelimede cinsel rollerin renilmesi


ok nemli bir etkendir. Erkek ve kadn davranlarnda kltrel
beklentilerin etkisi ok byktr. rnein kadnlar, uygun kadn
davrannn edilgin, duygusal, akld olmas gerektiini renirler ; kendi
yaamlar zerinde erkekten daha az bir denetim iradesi gelitirirler; zellikle
erkeklerle yarmak zorunda olduklar alanlarda baarlarn beceri ve
akllarndan ok ans a balarlar.
Ancak gnmzde
aabilmektedirler.

gen

yetikinler

bu

geleneksel

kalpyarglar

Gen yetikinin kiiliindeki olgunlamann eitli ynlerini betimlemeden


nce, bellibal kiilik kuramlarnn olgunluk modellerini topluca
gstermekte yarar var. Tablo 10'daki modellerde grlen farkllklar olgun
yetikini tanmlamada karlalan temel sorunlar da ortaya koymaktadr.
2.Olgunlama Ynleri
Robert W. White (1966), yetikinlie gei yllarnda olgunlamada be
dorultu saptamtr.
a)Ego kimliinin yerlemesi. Gen yetikinliin temel zellikleri genellikle
ergenlikte ulalan zihinsel olgunlua dayanr. Piaget'in geliim kuram
erevesinde, soyut ilemler (formal operations) dnemi zihin geliiminin en
st dzeyidir. Soyut ilemlerle ergen ilk kez soyut dzeyde dnebilir,
varsaymlar kurabilir, akl yrtebilir.
Bu yetenek araclyla kendisinin kim olduunu ve evren iindeki yerini
belirleyebilir. Bylece, insan olarak, toplumun bir yesi olarak, evrenin bir
yarat olarak btnlemi bir benlik duygusuna ulaabilir. Kendisini soyut
olarak bir bakasnn bak asndan (G. H.
Mead) grebilir. Cinsel, toplumsal, siyasal ve ahlaki adan kim olduuna
ilikin duygusunu, belirtileri sreklilik , btnlk ve btnleme
(Erikson) olan soyut bir kimlik duygusu iinde btnletirmeye yetenekli
olmaya balar. Ergenin zihin geliimi kimlik sorununu zebilecek
karmakla ulamtr. Ancak zihinsel olarak bu dzeye ulam olmak bu
sorunlarn tmn zm olmak anlamna gelmez. Bu sorunlar psikolojik
ve toplumsal niteliktedir ve byk lde kltr tarafndan belirlenirler.
Ergen gen yetikinlie yaklatka bu sorunlarn zmlerini kefeder. Gen
yetikinlikte kimlie ilikin en nemli sonu, birey ile toplumsal sistem
arasnda kurulan ilikidir. White'a gre kimliin kararllk kazanmas,
yetikin yaamn grece srekli olan toplumsal rollerinin benimsenmesiyle
olur. Bu rollere balanlmas lsnde kimlik duygusunun gelimesi de
glenir.
Yetikin rollerine katlma derinletike, gen yetikin katlmnn slubu ve
oynad rollerin btnletirilmesi konusunda kararlar almaya balar.
Tablo 10 Yetikin Olgunluu Modelleri

Model/Kuram: Psikanalitik Kuram


nsan ya da Davran Kavram:
a)Yaamda erkenden belirlenmi; psikoseksel; igdsel
b)Psikososyal
arpan Gler:
Bilind gdye kar bilinli gd; id ve speregoya kar ego
Toplumsal kkenin yn verilmi atmalar
Olgunluk Standard:
Genital cinsellik; en cinsel ve saldrgan drtlerin yceltilmi anlatm
Gl ego ve yaknlk kurma yetisi
nc Kuramclar:
Freud
Model/Kuram:
renme Kuram U-T Kuram nsan ya da Davran Kavram:
D olaslklarla belirlenmi arpan Gler:
drtlere kar d pekitirmeler Olgunluk Standard:
Tepkinin anksiyeteden kurtulmu hiyerariler nc Kuramclar:
Erikson
Model/Kuram:
Benlik Kuram
nsan ya da Davran Kavram:
Kendini gerekletirme; temel olarak iyi arpan Gler:
Organizmik i tepilere ve drtlere kar benlik kavram Olgunluk Standard:
Kendini kabul etme; i deerlendirme oda nc Kuramclar:
Rogers
Model/Kuram: Personalistik Kuram
nsan ya da Davran Kavram:
Bireyselci ve tek arpan Gler:
zel abaya kar evresel snrlamalar Olgunluk Standard:
Benlik duygusunun genilemesi; btnlemi yaam felsefesi
nc Kuramclar: Allport
Model/Kuram: Varoluu Kuram
nsan ya da Davran Kavram:
Dnyada bir yabanc arpan Gler:
Eigenwelt'e kar Dasein (anksiyete, umutsuzluk, lm)
Olgunluk Standard:
Otantik varolu nc Kuramclar:
Heidegger, Binsvanger Model/Kuram:
nsancl Kuram
nsan ya da Davran Kavram:
Belirlenmemi; verili, fakat gereksinmeye bal arpan Gler;
Aa gereksinmelere kar yksek deerler ve otantik insanln evrensel
idealleri
Olgunluk Standard:
Kendini tamamlama; en yksek deerlere balanm yaam nc
Kuramclar: Bhler, Maslow

b)Kiisel ilikilerin zgrlemesi. White'n belirttii ikinci byme izgisi,


ilikinin dier insanlarn gerek doasna gitgide daha duyarl duruma
gelmesidir. nsanlararas ilikiler, gitgide daha fazla biriciklii iinde
deerlendirilen tek bir kiiyle ilikiye dnmekte ve gitgide daha az kendi
gereksinmelerini, dlemlerini yanstt bir iliki olmaktadr. Erikson, tek ve
biricik olan bir baka kiiyle zgr olarak ilikiye girebilmek iin, kiinin
ilikide kendisinin kim olduu konusunda gelimi bir kimlik duygusu
olmas gerektiini savunur.
Gelien kimlik duygusu, gen yetikinlikte kurulan ilikilerdeki artan
geicilik ve sreklilikle birlikte, bakalarnn biricik (unique) oluunu kendi
kimliinin salam temelinden hareketle kefetmeye katkda bulunur.
White'n belirttii ilgin bir nokta da, beklenmeyen etkileimlerin nemidir.
Bir bakasnn beklenmeyen bir davran karsnda ardmz zaman o
insann tek ve biricik oluuna daha fazla uyum salarz; yine bunun gibi,
bizden beklenmedik biimde farkl olan biriyle etkileime girdiimizde bu bizi
kiilerin tek ve farkl oluu konusunda daha duyarl klar. Beklenmedik
etkileimler kendimizi tanmamza, kiisel ilikileri derinletirmemize
yardmc olur.
c)lgilerin derinlemesi: Bu nc byme izgisi kiilerin ilgilendii ve
urat etkinliklerde izlenebilir. White'a gre gen yetikinlik, ilgilerin
derinletii ve giriilen ilerin yrekten yapld bir dnemdir. Uralar ve
ilgiler mesleki ya da zel olabilir, ancak ortak zellikleri gerek bir baar
elde etme amacyla yaplyor olmalardr.
Bir baka zellik, bireyin ilgi duyduu alanla uramaktan yarar
beklemeksizin zevk almasdr. Burada, bireyin kendisine ilgin gelen bir
etkinlii ele almas, sadece o etkinlikten zevk duymas, bu zevkin de ilgiyi
derinletirmesi biiminde gelien bir sre sz konusudur. lginin bu
biimde derinlemesi sonu olarak kimliin kararllk kazanmasn ve buna
bal olarak meslek seimini, baka hir insana duyulan ilgiyi etkiler.
d)Deerlerin insancllamas. Piaget ve Kohlberg tarafndan yaplan ahlak
geliimi almalar, gen yetikinlerde st dzeyde soyut ahlak felsefesi
geliimi iin yeterli gizilgcn var olduunu gstermitir. Soyut bir ahlak
felsefesi oluturma yetisi btn yetikinlik boyunca srp gidcr. Genellikle
toplumlarda daha alt dzeyde ahlaki yarglar geerli olduu halde gen
yetikinler, yeni kazandklar bu yetiyi daha insancl deerler gelitirme
ynnde kullanrlar. Gen yetikinler kendi kiisel deneyimlerini deerler
sistemine katar ve kimliin gelien aklk ve kararlln yanstan kendi
kiisel deerler sistemini olutururlar; bu sistem, daha zgr ve derin
ilikiler kurduklar insanlar araclyla gelien kiisel deneyimlerinin bir
sentezidir. Btn bu sreler ideal olarak daha insancl deerler
dorultusunda geliirler.
e)zen ve bakmn genilemesi. Bu byme izgisi ksmen deerlerin
insancllamasn yanstr, ayn zamanda dier insanlarn durumlarna

duyulan duygular da ierir. Bu eilim, bakalarna gittike artan bir


sempati duymay ve onlarn duygular konusunda derin bir zen gelitirmeyi
ierir. Bu zellikler sadece sevilen kiiye deil, yoksullara, bask altnda olan,
fiziksel ya da ruhsal rahatszlklar olan kiilere de yneliktir.
Yukarda aklanan byme izgileri genellikie Erikson'un kimlik ve yaknlk
aklamalarn tamamlayc niteliktedir. Bu byme izgileri her toplumda
ergenliin son ve yetikinliin ilk yllar iin gizil niteliktedir. Ancak btn
gen yetikinlerin bu gizil-gleri sonuna kadar harekete geirdikleri
sylenemez (D.C. Kimmel, 1974)
3.Olgunlamada Glkler

Gen yetikin kimlik oluumunun son basamaklarndadr, kendi kimlii ile


toplumsal sistem arasnda ba kurmaya almaktadr, yaknlk kurmadaki
ilk admlaryla bakalarn zel, biricik ve cinsel varlklar olarak kefetmeye
balamtr. Gen yetikinlik, bireyin kendini yetikin olarak grd,
bakalarnn da ona yetikin muamelesi yaptklar, bylece bireyin benliinin
altnn dnda deiimler gsterdii bir dnemdir. Toplumsal
karmakln ve deiimin daha az olduu toplumlarda bu gelimeler
ergenlik dneminde yer alr ve orada sonulanr. Oysa, ok karmak ve hzla
deien toplumlarda bu gelimeler, Keniston'un (1968) genlik , Kimmel'in
(1974) gen yetikinlik ve bizim gen yetikinlie gei adn verdiimiz
dnemde yer almaktadr. Bu dnemde karlalan ilk sorunu Keniston
bireysellemeye kar yabanclama olarak adlandrmaktadr.
a)Yabanclama. Gen yetikin kendi kimlii ile toplumsal rolleri arasndaki
bir uzlama salamad zaman yabanclama duyacaktr.
Kim olduuna ilikin duygular ile toplumun beklenti ve istekleri arasnda,
toplumdaki meslek, evlilik, anababalk rolleri arasnda bireysel bir uygunluk
kurulamadnda
yabanclama
tehlikesi
ortaya
kar.
Bireysellik
duygusunun oluumunda kii hem kendi i dnyasna, hem de dardaki
toplumsal dnyaya ynelir. e dnmede bireyin topluma yabanclamas,
da dnmede de bireyin kendisine yabanclamas sz konusu olabilir
b)Uyuturucu. Gen yetikinlikte uyuturucu kullanm, bir bakma, etkin
bireyselleme ve youn bireysel yaant arama yoludur.
zellikle gelimi toplumlarda uyuturucu -geleneksel toplumdaki alkol ve
ttn gibi- bir yetikinlik simgesi olarak grlmektedir. Ayrca uyuturucu
bir alt-kltr simgesi ya da bakaldrma arac olarak da alglanmaktadr.
Gen yetikinler arasnda uyuturucu kullanmnn, egemen kltrden farkl
bir yaam biimi srdrme umutlarndan kaynakland sylenebilir.
Bylece uyuturucu kullanm, kltrel normlarn basksndan kurtulmu
bir bireysel kimlik duygusu edinme abas ile yabanclama srecinin bir
ynn yanstmaktadr.
c)Cinsellik. Ergenlik ve gen yetikinliin en zor sorunlarndan biri de,
toplumun erinlik ile yetikinlikteki evlilik arasndaki dnemi bir cinsel

moratoryum dnemi olarak grmek istemesidir.


Buna gre, gen kadnlar cinsellii hi dnmez ve istemezler; gen
erkekler ise dnebilir, ama snrlamak zorundadrlar. Oysa gerekte
durum ok farkldr. Sorenson'un Birleik Devletler'de ok geni bir
rneklem zerinde gerekletirdii bir aratrma, 13-19 yalar arasndaki
deneklerin yarsnn (erkeklerde V 59, kzlarda V 45) cinsel etkinlie girdiini
gstermitir. Ergenlikte art gsteren bu cinsel iliki oran doal olarak gen
yetikinlie de uzanmaktadr. Ancak bu artla birlikte birtakm sorunlar da
kagelmektedir:
Ortalama
evlenme
ya
ykselmekte,
evlilik
geciktirilmektedir,
dolaysyla
dier
yetikinlik
rolleri
de
ileriye
braklmaktadr. Bu noktada, geleneksel normlara m yoksa ada normlara
m uyulaca sorunu gen yetikinlerin en nemli sorunudur. zellikle
gelenekselliin basklaryla adaln belirtilerinin birlikte bulunduu
toplumlarda bu sorun daha da ar basmaktadr. Bireyin, kendi
standartlarn seme zgrl ile kat kurallara boyun eme zorunluluu
arasnda kalmas gerilime yol amaktadr.
Gnmzde deiim yalnz cinsel davranlarda deil, yaknla kar
tutumlarda ve yakn ilikinin doasnda da ortaya kmaktadr.
Duygusal olarak yakn olan iftler artk cinsel ilikiyi de doal
grmektedirler. Ancak, cinsel normlardaki bu deiimlere karn gen
yetikinlik cinsel ynden glkleri olan bir dnemdir. Bireyselleme sreci
iinde olan gen insan, bu sre ierisinde cinsel kimlii ile ne yapaca
sorusuna da bir yant bulmak zorundadr. Seeneklerin okluu, seim
yapma ve seiminin sorumluluunu stlenme zorunluluunu da birlikte
getirmektedir (D.C. Kimmel, 1974).
4.Geliim Grevleri
Havighurst'n geliim psikolojisine en nemli katklarndan biri geliim
grevleri kavramdr. Geliim grevleri kavram, insann, yaamnn zel
dnemlerinde sahip olmas gereken belirli beceriler, yetenekler ya da
grevleri dile getirir. Bu grevlerin yerine getirilmesi bireyin yaamnn bir
sonraki dnemindeki ya da evresindeki geliimi iin nemlidir.
Havighurst'n geliim grevleri kavram evrensel olarak kabul edilmemitir,
gene de geliim psikolojisi iin nemli bir katkdr. Aslnda Havighurst
geliim grevlerinin birbiri ardna baarlmasnn mutlaka olgun bir birey
yaratacan sylemez, ama bu kavram olgun bir birey olmaya ilikin dier
kavramlar kadar dikkate deerdir.
Havighurst'e gre geliim grevi, bireyin yaamnda belirli bir dnemde ya
da o dnem konusunda, baarlmas bireyin mutluluuna ve sonraki
grevleri baarmasna rehberlik eden, baarlmamas bireyde mutsuzlua,
toplumca onaylanmamaya ve sonraki grevlerde glk ekmeye yol aan
bir grevdir.
Geliim

grevleri,

devinimsel

(motor),

zihinsel

(intellectual),

duygusal

(emotional) ya da toplumsal (social) olabilirlerse de, hepsi de sonunda


psikososyal alana ynelirler. Havighurst geliim grevlerini ocukluk,
ergenlik ve yetikinlik dnemleri ve bunlarn alt dnemleri iin birer birer
aklamtr. Aadaki tabloda sadece yetikinlie ilikin grevler
gsterilmektedir, bu grevlerin aklanmas ilgili blmlerde yaplacaktr.
Tablo 11
Yetikinlikte Geliim Grevleri
Gen Yetikinlik;
1.E seimi.
2.Ele birlikte yaamay renme.
3.Bir aile kurma.
4.ocuk yetitirme.
5.Bir evin ilerini yrtme.
6.Bir ura balatma.
7.Yurttalk sorumluluunu stlenme.
8.Uygun bir toplumsal gruba katlma.
Orta Yalar;
1.Yetikinliin yurttalk ve toplumsal sorumluluunu baarma.
2.Yaamak iin ekonomik bir standart oluturma ve srdrme.
3.Yetikinliin bo zaman etkinliklerini gelitirme.
4.Ergen ocuklara sorumlu ve mutlu yetikinler olmada yardm etme.
5.Bir ele bir kii olarak iliki kurma.
6.Orta yan fizyolojik deiimlerini kabul etme ve bunlara uyum salama.
7.Yal anababaya uyum salama.
leri Yalar;
1.Fiziksel gteki ve salktaki de uyum salama.
2.Emeklilie ve gelir azalmasna uyum salama.
3.Ein lmne uyum salama.
4.Ya grubuyla ak bir ballk kurma.
5.Toplumsal ve yurttalk ykmllklerini yrtme.
6.Yaamn doyumlu fiziksel dzenlemelerini yapma.
Kaynak: R.J. Havighurst. Human Development, 1953. aktaran Liebed ve
Wicks-Nelson. 1981.
5.Bireysel Geliim

Burada gen yetikinliin nce fiziksel, sonra zihinsel geliim boyutlar sz


konusu edilecektir.
a)Fiziksel deiimler. Gen yetikinler fiziksel geliimlerinin doruundadrlar.
Aa yukar 25 ya ile 50 ya arasndaki fiziksel- biyolojik gerileme derece
derece ortaya kar ve ok yavatr. Birok erkek yetikin en yksek boya
aa yukar 21 yalarnda ular. 25-30 yalarnda yetikinler kas gc nn

en st dzeyine ularlar, 30-60 yalarnda da glerinin V 10'unu yitirirler.


60-70 yalar arasndaki en st g 20'lerdeki gcn ancak V 80'i kadardr.
Fiziksel dayanma ya da uzun sre alma gc de yala birlikte
azalmaktadr; ancak, ok zorlu olmayan ilerdeki fiziksel dayanma d
kas gc azalmasndan daha yava olmaktadr; te yandan, fiziksel
dayanma gcndeki d hareketli insanlarda durgun ve uyuuk olanlara
gre daha azdr.
Yetikin insanlar evrelerini rgtlemede ve uyum salamada duyusal
yeteneklerine bamldrlar. nsan etkileiminde etkili bir iletiim kurma
yetisi byk lde duyulara (grme, iitme, dokunma, tat alma, koklama)
baldr. Yal yetikinler uyaranlarn younluunun az olduu (hafif ses,
hafif koku, az k) durumlarda glk ekerler.
Grme ve grme uyumu 20 yanda en st dzeydedir; bu ya ayn zamanda
ilk zrlerin ve kaltsal bozukluklarn ortaya kt yatr. 1) Sinir sisteminin
ileyiinde ileri yalara kadar belirgin olarak ortaya kmayan yava bir
d vardr; bu d grme de iinde olmak zere btn davran etkiler
ve hemen hemen btn ileyi ve srelerde bir yavalamaya neden olur. 2)
Ayrca gzbebei apnda yala ortaya kan daralma nedeniyle gze giren
k miktar da azalr, bu yzden yallar iyi aydnlatlmam yerlerde grme
gl ekerler.
3) Yal yetikinin a uyum salamas da gen yetikinden daha fazla
zaman alr. 4) Gz karanla uyum saladnda (yallarda daha fazla zaman
alr) grlebilen en az k younluunda yala birlikte bir d vardr. Bu
en az k younluunun yetikin tarafndan grlebilmesi iin 20 yandan
sonra her on ylda iki kat artmas gerekmektedir. 5) Grme keskinlii
ocukluk ve ergenlikte artar, 20-50 yalar arasnda kararllk gsterir, elli
yamdan sonra yava fakat artan bir d gsterir. 6) Gz merceinin kas
hareketi ve esneklii imgenin retinaya dmesini salar. Ergenlikte mercek
uyumunda ok az deiiklik vardr. 20-50 yalar arasnda mercek
esnekliinde azalma balar, 50 yandan sonraki mercek uyumunda d
daha yavatr.
7) Ya ilerledike yetikinler grdkleri nesne ile arka plan arasnda daha
fazla ztla (kontrast) gereksinme duyarlar. Sonu olarak, grmeyle ilgili
zelliklerde gen yetikinlikte ok az deiim vardr.
Gen yetikinlikle yallk arasnda tepki sresi'nde dereceli bir art vardr.
ocuklukta bu sre ok ksadr, gen yetikinlikte bir platoya ulalr. Tepki
sresi yirmi yan hemen ncesinde en st dzeye kar, orta yetikinlikte ve
yallkta gittike artar.
Gen yetikinlikte etkinlik kstlanmas, yetersizlik, lm gibi olgular
ncelikle ani (akut) koullardan doar. Yaam dngsnde, gen
yetikinliin ani ya da ilevsel koullarndan, orta yetikinliin ve yalln
mzmin (kronik) ya da dejeneratif (geri evrilemez) koullarna doru bir

deiim sz konusudur. Krk yandan nce lmlerin ou bulac


hastalklardan ve kazalardan, krk yandan sonra ise kronik koullardan
kaynaklanr (Schiamberg ve Smith, 1982).
b)Zihinsel yetenekler. Yetikinlerin renme yeteneini deerlendirmek iin
henz elimizde gerekten yeterli aralarn ya da testlerin olmad kabul
edilmektedir. Knox'a gre bunun en azndan nedeni vardr: Geni bir
biimde kullanlan yetikin zek testleri (rnein WAIS), yetikinin
yaantsn gerekten anlamaya almaktan ok, ocuk ve ergen testleriyle
karlatrma yoluyla elde edilmilerdir; ocuk ve yetikin zek testleri
birtakm tartmal sayltlara dayanmaktadr (ocuklar, ergenler ve
yetikinler ayn bilgi ve deneyim olanana sahiptirler, daha zeki insanlar
daha etkin ve yeterli renirler ve yetenek testlerinde daha baarldrlar
gibi); ok az sayda zek testi maddesi yetikinlerin edindii ve gerek yaam
koullarnda kulland beceri ve uzmanla uygun dmektedir. renme
yetenei testleri ve dier deerlendimme yollar bireyin tavan kapasitesini
lmeye yneliktir, oysa gnlk yaamda bu tavann altnda da sorunsuz
yaanabilmektedir. Dolaysyla, testlerde puanlar yala dse bile bunun
gnlk yaama hibir etkisi olmayabilir.
Boylamsal aratrmalar, 20-40 yalar arasnda ve tesinde zihinsel
becerilerde yksek derecede bir kararllk olduunu gstermektedir.
Kesitsel aratrmalar ise yetikinlik srasnda yeteneklerde dereceli bir d
olduunu ortaya koymaktadr. Ancak bu bulgu, yaa bal olmaktan ok,
gen yetikinler vc yallar arasndaki eitim, salk, ilgi ve deer
farkllklarna bal olabilir. Aratrmalar, zihinsel bakmdan ok yetenekli
bireylerin ocukluk ve ergenlikte renmede ok hzl olduklarn ve sonra
gen yetikinlikte bir platoya ulatklarn gstermektedir. te yandan, daha
az yetenekli bireyler renmede ok daha yavatrlar, platoya daha erkenden
ulayorlar ve sonra daha hzl bir d gsteriyorlar (Schiamberg ve Smith,
1982).
te yandan, yetikinlikte pratik zeknn baarl bir yaam srdrmede ne
denli nemli olduu da dikkati ekmektedir. Aratrmaclar, bir kiinin
zekice seimler yapma yetenei ile (spermarkette benzer maddelerin
boyutlaryla fiyatlarn kyaslamak gibi), aritmetik ilemler ieren soyut
testlerdeki puanlar arasnda iliki olmadn bulmulardr. P.B. Baltes'in
(1987) zeky iki genel sre olarak gren yaklam bu sorunu zmektedir.
Baltes'in iki srekli model kuramnda zeknn ileyii mekanik ve pragmatik
srelerden ibarettir.
Mekanik zek, bilgi ilemede ve sorun zmede kullanlan temel dnce
ilemlerini ierir. Bu tr zek tam geliimine byk olaslkla ergenliin
sonlarnda ulamakta ve bundan sonra grece sabit kalmaktadr. Zekann
bu boyutu ZB testlerindeki leklerle llebilmektedir.
Pragmatik zek ise, biriken bilgilerle, uzmanlkla, gndelik yaamdaki temel

bilisel becerilerle (mekanik zek) ilgili yntemleri ierir. Bu ilevler ve


yetenekler yetikinlik dnemi boyunca gelimeyi srdrmektedir. ZB
testlerinin szel lekleri ya da birikimli zek testleri pragmatik zeknn baz
ynlerini lebilmektedir. Pragmatik zek birikimli zekya stbilii,
uzmanl, yorumsal bilgiyi (bilgelii) eklemektedir.
Cattel'in akc ve birikimli zek kuramndan da sz etmekte yarar var. Akc
zek (fluid intelligence) insan fizyolojisi ile insann ilk deneyimlerinin
etkileiminin sonucu olan temel bir yetenektir. Bu zek biimi, kavramlar
oluturma, soyut usavurmalar yapma ve karmak ilikileri kavrama
yeteneinden ibarettir. Akc zek, eitimden ve deneyimden bamszdr;
geni bir zihinsel etkinlikler alanna uygulanabilir oluuda buradan gelir. Bu
zek trn lmede kullanlan testler, harfleri ya da saylar gruplama,
benzer szckleri eleme, say dizilerini anmsama gibi etkinlikleri ierir.
Birikimli zek (crystallized intelligence) ise, soyut usavurmann,
soyutlamann ve karmak ilikiler kavramnn renilmi grevlere
uygulanmasn ierir. Birikimli zek, eitime ve deneyime bamldr; genel
bilgi, szck daarc, aritmetik usavurma ya da toplumsal durum
testleriyle llr. Her iki zek tr de yetikinlerin dnmede ve sorun
zmede kullandklar yeteneklerdir. Bir birey yaam sresi boyunca bilisel
bir slup gelitirir ve sorunlar zek parlakl (akc zek) ya da bilgelik
(birikimli zek) yoluyla zer. Her iki zek tr de ocukluk ve ergenlikte
art gsterir. Akc zek yetikinlikte derece derece azalmaya balar, buna
karlk birikimli zek yetikinlikte derece derece artmay srdrr. Ancak,
birikimli zeknn srekli art eitim, bilgi edinme, dnme, kltrel
katlma etkinliklerinin srmesine baldr (Schiamberng ve Smith, 1982).
Zihin geliiminin evrelerinin ergenlikte tamamland bilinmektedir.
Ancak, yetikinin dncesi ergenin dncesinden bir ok adan farkl
grnmektedir. Yetikin dncesinin daha az kendine dnk, daha aklc,
daha pratik olduu kabul edilir. Bu deiikliin kayna nedir? Yetikinlikte
ortaya kan bilisel rntlerin bireyin yetikin yaamnda stlendii
sorumluluklarn ve balantlarn sonucu olduu dnlmektedir. Bu gr
zellikle K. Warner Schaie (1982) tarafndan savunulmaktadr. Schaie
yetikin biliinde toplumsal vurgulara ve balantlara denk den drt
evrenin varlndan sz etmektedir (Tablo 12).
Tablo 12
Schaie'ye Gre Bilisel Geliim Evreleri
ocukluk ve ergenlik: Kazanm (Piaget'in drt evresi)
Gen yetikinlik: Baarma (amaca ynelik renme)
Orta Yetikinlik: Sorumlu (bakalarna ilgi)
Yapc (toplumsal sisteme ilgi)
leri yetikinlik: Yeniden btnletirici (bilgelik)
Kaynak: Aktaran K.S. Berger, 1988

Warner Schaie'nin yetikin zeksna yaklam bili ile geliim grevleri


arasnda balant kurmaktadr. Bu kuramda yetikinlikten nceki bilisel
deiimler gitgide daha etkili olan yeni bilgi edinme yollarn yanstr;
yetikinlik srasndaki deiimler ise bilgiyi kullanmadaki farkl yollar
yanstr. Bu nedenle Schaie'ye gre ocukluk ve ergenlik tek bir evrede yer
alr: Kazanm evresi (acquisitive stage). Bu evrede gen insanlar yeni
beceriler renmeye ve bilgi biriktirmeye alrlar. Gen yetikinlikte ikinci
evre geliir: Baarma evresi (achieving stage). Bu evre yllar iinde toplanm
bilginin uygulanmas evresidir. Gen yetikinler bilgilerini hem mesleki
amalar dorultusunda, hem de zel yaamlarnda uygulamaya balarlar.
Orta yetikinliin bilisel evreleri unlardr: Sorumlu evre (responsible stage)
ve yapc evre (executive stage). Bu iki evre zeky toplumsal olarak sorumlu
biimde uygulama zelliini getirir. Sorumlu evrede kiiler aile yelerine ve
birlikte altklar insanlara kar ykmllklerini tanrlar; yapc evrede
ise sorumluluk aileden ve i evresinden topluma doru geniler. leri
yetikinlikte yeniden btnletirici evre (reintegrative stage) gelir. leri
yalardaki yetikinler meslek, aile, toplum ya da ulus sorunlarna ynelmek
yerine tek bir alana odaklanrlar. Aada ayrntlar aklanan bu evrelerden
geii belirleyen nokta, ya deil geliim grevleridir.
Schaie, bilisel adan ocukluun ve ergenliin bir kazanm evresi
oluturduuna inanmaktadr; bu evrede bilgi kazanlmakta ve sorun zme
teknikleri renilmektedir, bunlarn gen kiinin yaamndaki gncel
nemine ok az baklmaktadr. Gen insan bir konuyu renmek iin
renir . Yirmili yllarn balarnda bilginin bir ayrm gzetmeden
kazanlmas evresi alr ve baarma evresi'ne girilir; bu evrede kii bilgiyi
kendini dnyaya yerletirmek iin kullanr . Orta yetikinlikte bir sorumlu
evre gelir; bu nc evrede kiisel amalarn ailesel amalara uygunluu
salanr; artk zengin ve gl olmak, iyi yetimi, mutlu ocuklar olmak
kadar nemli grnmez. Yine bu evrede baz yetikinler yapc evre denilen
yeni bir zel evreye girebilirler: Bu evredeki kii geni toplumsal sistemle
ilgilidir. Firma, okul ya da kent yneticisi olarak ald ykmllkler
sorumlu evredeki kiininkinden ok daha fazla ve derindir. leri yetikinlikte
yeniden btnletirici evre gelir, burada yaama bir btn olarak anlam
vermek sz konusudur. Bu evrede kii, ie doru dnerek kendi yaam
zerine ya da da doru dnerek evren zerine odaklanr.
Schaie'nin yetikin dncesi betimlemesi gen insann somut ya da soyut
ilemsel dncesini aan zellikler tamaktadr. Gnmzde, soyutsonras dnme (postformal thinking) diye adlandrlan bir dnce
yapsnn varl tartlmaktadr. Kimi kuramclar bu dnme biimini yeni
bir evre olarak grmektedirler. Kimileri de bunu Piagetci anlamda bir evre
olarak kabul etmemektedirler. nk bu evre yaa dayal deildir, evrensel
deildir, nceki evreden tmyle farkl deildir. Onlara gre soyut-sonras
dnceyi dncenin bir slubu olarak grmek daha doru olur; bu
dnce slubu bir insann yaam deneyimlerinin karmaklyla, eitimin
derecesiyle ilikili olabilir. Btn bu eletirilere karn, burada bu yeni

yaklama ksaca yer vermekte yarar gryoruz. Bu yaklama gre Piaget'in


geleneksel kuram yksek dzeyde bilisel yetenee sahip ayrks kiileri
dikkate almamaktadr; bunun nedeni de, Piaget'in ncelikle ocukluktaki ve
ilk ergenlikteki dnme sreleriyle ilgilenmesidir. Patricia Arlin (1975) yeni
ve daha ileri bir evre olarak soyut-sonras ilemlerin var olup olmadn
aratrd. Arlin'e gre bir evre retici sorular sorarak yeni zmler
gelitirme evresidir. Arlin'in niyeti Piaget'in kuramn reddetmek deil, yeni
bir evre katarak bu kuram geniletmektedir.
Arlin'e gre Piaget'in soyut ilem dnemi kiiden bir sorunu zmesini
istemektedir; oysa yeni bir sorun bulmak ya da yeni sorular kefetmek de
bilisel adan nemlidir. Arlin'in soru bulma evresi olarak adlandrd
beinci evre yetikinin zihin yapsnda yaratc dnme, yeni sorular grme,
yeni keifler yapma evresidir.
Gnmzde zek konusunda gereksinme duyulan btnletirici bir model
Marion Perlmutter tarafndan ortaya atlmtr. Zekann ayr dzeyinin
birletirildii bu yaklama Perlmutter katl model (three-tier model) adn
vermekedir (bk. Tablo 13). Bu modelde birinci kat ileme (processing),
ikinci kat bilme (knoving), nc kat dnme dir (thinking). Piaget'in
kuram nc kat zerinde odaklat halde, faktr analizine dayanan
yaklamlar ilk iki kat zerinde younlarlar. Birinci kat ilev grmeye
doumda balar, ikinci kat ocukluk srasnda ortaya kar, nc kat
daha sonra belirir ve yetikinlik boyunca geliimini srdrr. Her yeni kat
eklendike sistem daha gl ve etkili olur. Ayrca bu model zekda
yetikinlik boyunca ortaya kan deiimleri daha iyi anlamamz da
salamaktadr. Biyolojik temelli olan birinci kattaki ilemler yaamn ileri
yllarnda ya bozulan salk ya da biyolojik yalanma nedeniyle bozulabilir.
Psikolojik temelli olan ikinci ve nc katlar ise yalanmadan pek
etkilenmezler.
nk akc zeknn temelini oluturan bili mekanizmalar ileri
yetikinlikte, ocukluk, ergenlik ve gen yetikinliktekinden ok daha az
nemli olmaktadr.
Tablo 13
Katl Bili Modeli
Kat
(Mekanik beceriler)
Temel mekanizmalar; birincil zihinsel ilevler; akc yetenekler
Kat
(Birikimli beceriler)
Szck bilgisi; birikimli yetenekler
Kat
(Bileimli beceriler)
Mantksal-matematiksel yaplar; stratejiler; yksek zihin ilevleri

Kaynak: Perlmutter, 1989. Aktaran Perlmutter ve Hall, 1992.


Aklama: Mekanik beceriler = mechanized skills, birikimli yetenekler =
crystallized abilities, birikimli beceriler = crystallized skills, bileimli beceriler
= synthesized skills, akc yetenekler = fluid abilities karldr (B.O.).
Perlmutter'e gre Kat (ileme), dikkat, alg hz, bellek ve aklyrtme gibi
temel bilisel srelerden oluur (Baltes'in mekanik zeks); bunlar ayn
zamanda akc zeky yaratan yeteneklerdir. Bu katta bebeklikte ve ilk
ocuklukta geliim olur, daha sonra bilisel srelerde kararllk grlr.
Kat (bilme) dnyaya ilikin bilginin birikmesinden oluur (Baltes'in
pragmatik zeks). Bilme d deneyimlerle geliir ve uyum gstermeye olanak
veren temel bilgiyi salar; bunlar ayn zamanda birikimli zeky yaratan
yeteneklerdir. Bu kat dsal deneyimlere bal olarak yaam boyunca geliir
(kimi yazarlar, orta ve ileri yetikinlikte yavalamasna karn, bu kattaki
geliimi yetikin zeksnn baat zellii sayarlar). Kat (dnme) yalnzca
stbiliin ortaya kmasndan sonra geliir. Bu kat bilgiyle urama
stratejilerinden ve yksek dzeyde uyum gstermeye olanak veren yksek
zihinsel ilevlerden oluur. Bu kat Piaget'in soyut ilemlerinin zellii olan
mantksal-matematiksel dnceyi, ayn zamanda G. Labouvie-Viefin
nerdii soyut-sonras dnceyi ierir (Perlmutter ve Hall, 1992).
Piaget'in bilisel geliim evreleri soyut dnce ile son bulmaktadr: Soyut
ilem
evresinde
kii
varsayml-tmdengelimli
akl
yrtmeyi
baarabilmektedir. Ancak bu evreye ulaabilmesi iin ergenin olgunlamas
ve eitim deneyimini tamamlamas gerekmektedir. Soyut dnme yetenei
ortaya ktktan sonra kii mantksal kantlar zerinde dnebilir ve
mantk srelerini eitli sorunlara (zellikle matematik ve fizik ilkelerini
ieren problemlere) uygulayabilir. Soyut dnme yetenei tam anlamyla
gelitiinde kiiyi mantksal ilikileri kurmaya, belirli bir mantksal sistemin
btn varsayml olaslklarn grmeye yetenekli klar. Ancak bu noktada
nemli baz sorular ortaya kmaktadr. Yetikinlerin gndelik yaamlarnda
kullandklar dnce tr bu mudur? Bununla gerek yaam sorunlar
zlebilir mi? Soyut dnce kapal bir sistemdeki sorunlar zebilirByle bir sistemde btn deikenler arasndaki ilikiler nce tek tek, sonra
bir btn iinde ele alnp zmlenebilir- Oysa yetikin yaamnn gndelik
sorunlarnn ou ak sistemlerin (aile, i, arkadalar, toplum) birbiri iine
girmi ok ynll iinde ortaya kar. Kapal sistemde tek, kesin bir
doruya ulald halde, ak sistemlerde bulank, ksmi dorular, ou
bilinmeyen saysz deikenler sz konusudur. Kimi aratrmaclara gre
soyut dnce ak sistemlerle baetme konusunda ok soyut ve kat
kalmaktadr; bylece soyut dncenin tesinde dinamik bir dnce tr
saptamann gerei ortaya kmaktadr. Soyut-sonras dnce soyut
dnceden daha az soyut (abstract), daha az mutlaktr; yaamn
badatrlamayacak ynlerine uyum salayabilir, diyalektiktir, bir
dncenin ya da durumun eliik gelerini daha kavranlr bir btn iinde

badatrmaya elverilidir.
G. Labouvie-Viefe (1985) gre, geleneksel olgun dnce modelleri nesnel,
mantksal dnceyi vurgulamakta, buna karlk znel duygulara ve kiisel
yaantya daha az nem vermektedirler. Oysa gerek olgun, uyumlu
dnce, soyut, nesnel dnme biimleri ile duruma duyarllktan doan
znel, anlatmc biimler arasndaki etkileimi ierir. Yetikinin bu bileimi
gerekletiren dnce biimine uyumsal dnce (adaptive thought) ad
verilmektedir.
Kimi kuramclar da biliin en ileri biimi olarak diyalektik dnce'yi
(dialectical thought) nermektedirler. Felsefi bir kavram olarak diyalektik
szc her dncenin, her dorunun kartn da ierdii ilkesine
dayanmaktadr. Her fikir ya da tez, kar fikri ya da antitezi de ierir.
Diyalektik dnce, bir fikrin iki kutbunu da ayn anda dnmeyi ve sonra
bunlar bir bileim iinde birletirmeyi, bylece zgn dnce ile onun
kartn btnletirmeyi salar. Dnyada yaanan sistemler kapal
olmaktan ok ak olduklar ve srekli deiimler kanlmaz olduu iin
diyalektik sre de sreklidir. Gndelik yaamda diyalektik dnce bir
insann inanlarnn ve yaantlarnn, karlat btn elikilerle ve
badamazlklarla srekli btnlemesi demektir. M. Basseches (1984)
diyalektik dnce aratrmasnda deneklere eitimin z nedir? gibi
dnceyi kkrtc sorular sormakta, sonra yantlar diyalektik dncenin
yirmi drt temel zelliine gre puanlamaktadr. Hem yaam deneyimleri
hem de eitim diyalektik dncenin ilerlemesini tevik etmekte, ama ikisi
de gelimesini garanti edememektedir. Gerekte, uyumsal dnce ve
diyalektik dnce normatif olmaktan ok ideal olarak grlmesi gereken
dnce biimleridir. nsanlarn ou soyut-sonras dnceyi hibir zaman
kullanamayaca gibi, ou da dzensiz olarak ya da yalnzca zel alanlarda
kullanabilecektir. (K.S. Berger, 1988)
Zihin geliiminde soyut ilem yetenei kiiyi yetikinlerin dnyasna girmeye
hazrlayan en nemli etkendir. Ancak soyut ilem yetenei geliirken bireyin
kiilik yapsn da gelitiini unutmamak gerekir; bu balamda, kiinin
kendini alglayndan ahlak anlayna kadar pek ok ey de deimektedir.
Yetikinlikte, hem ocukluun tmevarmc usavurma (inductive reasoning)
biimi, hem de ergenlikten itibaren kazanlan tmdengelimci usavurma
(deductive reasoning) biimi kullanlr. Ama btn yetikinlerin soyut
ilemlere tam anlamyla ulaamadklar da bir gerektir. Baka bir deyile,
en gelimi toplumlarda bile bireylerin hepsinin soyut dncenin en ileri
dzeylerine ulaamadklar grlmektedir. Bunun temel nedeni, belki bireyin
toplum tarafndan yeterince uyarlmamas, toplumdan yabanclama
nedeniyle bu dnme biiminden isteyerek ya da istemeyerek
uzaklamasdr. te yandan, zellikle gnmzde youn evre sorunlar
kimi bireyleri kent ve sanayi yaamndan uzaklatrrken, doal ve somut
olana yaklama balamnda, soyut dnme biimlerinden de kamaya yol
aabilmektedir.

. TOPLUMSAL BALAMDA GEN YETKNLK


Gen yetikin, ocukluk ve ergenlik balarndan kurtulmu zerk bir
bireydir. Bu zerklik, bireyin, yaamnn nceki yllarnda kazand fiziksel,
zihinsel, toplumsal geliiminin ve birikiminin bir sonucudur. Btn bu
kazanmlar bireyi d dnyaya yneltmektedir. Gen yetikinlikte bireyin
temel abalar toplumsal dnyaya ynelmitir. Yetikinlikte geliim srecini
zellikle toplumsal etkileimler salar. Gen yetikin aile iinde, i
dnyasnda ve arkada topluluunda yeni bir ilikiler rnts iindedir.
Bu ilikiler toplumsal bir a oluturur ve geliimin srmesini salar. Tm
yetikinler, olduka karmak, eitli yaam biimleri ve katlma olanaklar
sunan toplumsal bir erevede yaarlar. Ancak yine de, yetikinlerin hemen
hepsi zamanlarnn ve enerjilerinin ounu toplumsal kurumlardan biri olan
aileye ayrrlar. Bu nedenle nce aile yaam incelenecektir.
1.Aile
Psikolojik dzeyde aile, aile yaplar, ailedeki etkileim ve ailedeki yaam
dngs alarndan incelenebilir. te yandan, ailenin, anlaml yakn
ilikilerin, btn doyumlarn, geliim olanaklarnn kayna olduu
biimindeki grler sadece felsefi ideallerdir. Aile, kimi zaman en byk
duygusal rahatszlklarn, gerilim ve atmalarn kayna da olabilir. Aile ii
polisiye olaylar, kt muamele gren ve dvlen ocuklar, yatma ve yeme
olanayla snrl ilikiler, iteki engellenme ve baarszlklarn yansmalar,
duygusal ya da cinsel doyumsuzluklar da aile yaamnn gerek ynleridir.
Bylece aile tm ynleriyle incelenmesi son derece g bir yaam alan
oluturmaktadr; bu nedenle aile sadece yaplar, etkileimleri ve yaam
dngs asndan ksaca ele alnacaktr.
A.Aile Yaplar
Aile yaplarn, geleneksel byk aile ve ada ekirdek aile olarak
snflamak ok bilinen bir yoldur; ancak bu snflama biiminin
gnmzdeki aile yaplarn tam anlamyla yanstt sylenemez.
Gnmzde aileler ana, baba ve ocuklardan oluan ekirdek birimler
halinde gzkseler bile, byk aile ile balarn eitli biimlerde
srdrmektedirler. Tipik olarak gen ift anababasndan ayr bir ev kurar,
ama aile balar korunur, akrabalk ebekesi iinde karlkl yardmlama ve
iliki srdrlr. Anababalar yeni iftlere yardm ederler, daha sonra yeni
iftler de emeklilik ve hastalkta anababalara yardma koarlar. kuak
aile zerinde yaplan bir aratrmada en gen kuan anababalarla
ocuklarn kendi yollarna gitmeleri gerektiini en az syleyen ve
anababalar ile iliki kurma sorumluluunu en fazla duyan kuak olduu
ortaya konmutur. Bu deiik aile yaps, geleneksel geni aileden farkl
olduu gibi, ada ekirdek aileden de farkldr. nk eski kuaklarla ve
ocuklarla ilikiler bamszlk ve hareketlilik korunarak srdrlmektedir.
Aile yaplarnda kuaklararas ilikiler dnda da farkllklar grlmektedir.

rnein, baz aileler, boanma, dulluk ya da terkedilmilik nedeniyle tek


anababaldr. Baz ailelerin yanlarnda yal ana ya da baba, evlenmemi bir
akraba, bir bakc gibi fazladan birileri vardr.
Baz aileler de boanma ve yeniden evlenme sonucu inanlmaz derecede
karmak grntler verirler. Bazen ekirdek aileler hafta sonlarnda,
bayram gnlerinde geni aile zellikleri gsterirler. Sonu olarak sadece
ekirdek ve geni aile tipleri erevesinde bile eitli aile yaplar ya da
biimleri sz konusudur.
Gnmzde en yaygn aile biiminin, genilemi ekirdek aile
(extented nuclear family) olduu sylenebilir. Bu aile yaps, eitli
seeneklere olanak verdii, corafi hareketlilik salad, deer ve tutumlar
yeni kuaklara iletmede arac olduu, hzl toplumsal deiimlerin yol at
gerilimlere kar bireylere duygusal destek salad iin yaygndr. Ancak bu
aile yapsnn her zaman olumlu biimde iledii de sylenemez. Dolaysyla,
genilemi ekirdek aileler de toplumlarn gereksinmeleri dorultusunda
deiime urayacaklardr.
rnein, gelimi toplumlarda farkl ya kesimlerinden insanlar komn
yaam gibi farkl aile biimlerini denemektedirler. Bununla birlikte,
gelecekte bu tr bir aile yapsnn yaygnlk kazanp kazanmayaca
bilinememektedir. Ne olursa olsun, gelimi toplumlarn oulcu yapsnn
eitli aile yaplarnn gelimesine olanak tanyaca kukusuzdur.
B.Ailede Etkileim
Aile, yetikin ve ocuklarn etkileimde bulunduklar, dolaysyla birbirlerini
etkiledikleri bir birimdir. Aile etkileim zerine kurulu bir sistem
olduundan, bir ynn ilevini yerine getirmemesi sistemin dier ynlerini
de etkiler. u halde, aileyi anlamak iin ana, baba ya da ocuklar ayr ayr
incelemek yeterli olamaz; nk aile, paralarn bir araya gelmesinden farkl
bir btndr.
Ailenin etkileen kiilikler birimi olarak kabul edilmesi simgesel etkileim
kuramndan kaynaklanan bir grtr. Aile bireyleri arasndaki etkileimin
anlam, bireylerin etkileimde aldklar yerden ok, etkileimin kendi
iindedir. rnein, babann alkolik oluu aile etkileimi iinde dardakinden
ok farkl bir anlam tar; ailenin her bireyi babann bu zelliine farkl tepki
gsterir, aile iinde bu zelliin bir geliim tarihi vardr, aile sistemini bir
btn olarak etkiler ve bireylerin aile algsn farkllatrr. Etkileim
yaklamnn uygulamadaki en tannm rnei aile terapisi (family
therapy)dir. Aile terapisinin temel ilkesi, aslnda hasta nn yalnzca
belirlenmi hasta olduu ve etkileen btn aile bireylerince paylalan
acy en fazla dile getiren kii olduudur. Yani bir bireyin rahatszl, aslnda
iinde yaad rahatsz bir ailenin ve kt ileyen bir aile etkileiminin
belirtisidir; ailede bir eyler ters gitmektedir ve btn ailenin bir terapistle
grmeye gereksinmesi vardr. rnein, bir ocuk amar olan olarak

seilmi ve ailece kendisine problem ocuk olma grevi verimitir; bylece


anababa, yzleemedikleri evlilik sorunlarndan kaynaklanan anksiyetelerini
ocuk zerinde younlatrarak daha az tehdit edici bir k yolu
bulmaktadrlar.
Aile terapisi ilkeleri ve uygulamalar olduka yenidir ve eski psikopatoloji
yaklamlaryla -en azndan yzeyde- elimektedir. Eski yaklamlar,
bireysel problemin bireysel dinamikle ilikili olduu ve bireysel terapi
gerektirdii dorultusundadr. Ancak bireysel terapistler bile, hastalarnn
geliiminin aileleri tarafndan engellendiini ve terapide kazanlan
deiikliklere ailenin uyamadn grmektedirler.
Bu bulgular aile terapisinin gelimesine katkda bulunurken, aile iindeki
etkileimin nemine de dikkati ekmitir. Ayrca bu yaklam bireyin isel
dinamiklerini de reddetmemektedir. Aile terapisi sayesinde asl sorunlu
birey saptanabilir -nk ounlukla ailede hasta olarak belirlenen kiiden
baka bir yedir- ve daha sonra bireysel terapiye alnabilir. Bireyin
rahatszln balatan ne olursa olsun, bu rahatszlk balaynca youn aile
etkileiminde her birey bununla bir biimde baa kmak zorunda
kalacaktr.
u halde, temel nokta, ailenin etkileen kiilikler birimi olduudur.
Bu kiiliklerden birinde ya da ilikilerde ortaya karak bir bozukluk aile
sisteminin dier ynlerini de bozacaktr. Kimmel'in bir aratrmasnda, evlilik
ilikisinin kalitesi, anababann ocuk davrann alglay, anababann aile
birimini alglay llm, evlilik ilikisindeki bozukluun (dk evlilik
doyumu), ocuun davran bozukluuyla (yksek derecede saldrganlk)
ilikili olduu, bu iki alandaki bozukluun da olumsuz aile birimi alglamas
ile ilikili olduu bulunmutur.
Etkileim yaklamnn nemli bir noktas da, ailenin farkl ynlerini
anlamada aile bireylerinin alglarnn, o aile sisteminin deikenlerini
dardan izleyen birinin gzleminden daha belirgin olacadr.
rnein, bir ocuk aileyi birok nedenle kardelerinden ok farkl
alglayabilir, sonu olarak da o ocuk ayn ailede yaayan kardelerinden
farkl ya da olumsuz etkilenebilir, nk alglaylar farkldr. Ferdinand
Vander Veen, aile bireylerinin aile birimini nasl algladklarn ortaya
karmak ve lmek iin aile-kavram adn verdii bir yap gelitirmitir.
Aile bireylerinin, tpk benlik-kavramlar gibi, aileye ilikin kavramlar vardr
ve aile-kavram da benlik-kavram gibi llebilir. Sonu olarak bir bireyin
kendi ailesine ilikin algs, ailenin dier bireylerine ve d basklara uyum
salanmasnda son derece nemli bir etkendir.
C.Aile dngs
Gen yetikinlikte btn toplumsal evreler iinde yine aile evresi arln
korur. Geliimsel adan baklacak olursa, ergenlikten yetikinlie geite

nemli btn dnm noktalar aile ile ilgilidir. Bu dnm noktalarn


gemek toplumda normatif olarak yetikinlie geii belirler.
Aile yaam dngs (family life cycle), yetikin rollerinde birtakm geiler ve
evrelerle belirlenir. Aile dngs iinde en nemli dnm noktalar, evlenme,
ilk ocuun doumu, son ocuun doumu, son ocuun evden ayrlmas
(bo yuva) ve dulluktur. Sosyolog Reuben Hill dokuz dnm noktas
saptamtr.
1.Kurulu: yeni evlenmi, ocuksuz.
2.Yeni anababalar: ilk ocuk yana gelinceye kadar.
3.Okul ncesi: ilk ocuk 3-6 yalarnda, belki yeni bir karde.
4.Okula ailesi: ilk ocuk 6-12 yanda, belki yeni bir karde.
5.Ergen ocuklu aile: ilk ocuk 13-19 yanda, belki yeni bir karde.
6.Gen yetikinli aile: ilk ocuk 22 yanda ya da daha byk, ilk ocuk
evden ayrlncaya kadar.
7.Yerletirme yeri olarak aile: ilk ocuun ayrlmasndan son ocuun
ayrlmasna kadar.
8.Anababalk sonras aile: ocuklar evden ayrldktan sonra, baba emekliye
ayrlncaya kadar.
9.Yallk ailesi: babann emekliye ayrlmasndan sonra.
Hill'in bu evre gr snrldr; nk evlenmeden birlikte yaayan,
boanm ya da yeniden evlenmi iftlere uygulanamaz, alan kadn
dikkate almay asndan da eksiktir. Ayrca, ada karmak toplumlarda
insanlar yaam sluplarn seme ve deitirme hakkna sahip olmak
istemektedirler. Yaam slubu , bir bireyin biyolojik, toplumsal ve
duygusal gereksinmelerini gidermeye alt yaam rntlerinin tmdr.
Bir aile kurmak btn toplumlarda varolan bir yaam slubudur. Ancak aile
dngsn oluturan olaylar toplumsal ve kltrel deiimlerin etkisi
altndadr. rnein, evlilikten son ocuun yetitirilmesine kadar geen sre
son yzyl ierisinde gitgide ksalmtr. Aile dngsndeki bu tarihsel
deiimler aile dngsnn de deimesine neden olmutur; ortayal byk
anababalar, drt kuakl aileler ortaya km, iftlerin anababalk sonras
dnemi uzamtr. Aile dngsndeki bu tr olaylar, bunlarn birey
zerindeki toplumsal ve psikolojik etkilerine de dikkati ekmitir. rnein,
ilk ocuun douu yalnzca e olutan anababa olua doru bir rol
deiiklii getirmez, ayn zamanda benlik kavram ve gdlenme ile
anababalarda zlmemi ocukluk atmalarn da uyandrr.
Aile dngsnn dnm noktalar ailenin srasal dnemler iinde ilerleyici
geliimini ierir. Bu dnemlerin ayrlmas yazarlara bal bir keyfilik
gstermektedir, yine de bu ayrmm konuyu aklamak asndan yararl
olduu sylenebilir. Aadaki aklamada Kimmel'in (1974), Hill ve Duvall'a
dayanarak gelitirdii ema izlenecektir.
Ayrca bu emaya evlilik ncesi dneminin de katlmas uygun bulunmutur.
Evlilik ncesi bal altnda genellikle iki sorun incelenir: E seimi ve sevgi

ilikisi.
0Evlilik ncesi. Genellikle evlilikler bir seme sreci sonucunda gerekleir.
E seimi nde iki temel ilke vardr. Benzerlik ilkesi ne gre, snrl bir
bireyler grubu iinde, ya, rk, din, etnik kken, toplumsal snf, eitim ve
kiilik benzerliine dayanlarak seim yaplr. Benzerlik (homogami) ilkesi
benzerlerin birbirini ektii gerei zerine kurulmutur. Buna karlk
btnlenme ilkesi , elerin zellikle kiilik asndan farkl ve tamamlayc
zellikleri nedeniyle seildiini savunur. Bu ilke kartlarn birbirini ektii
gereine dayanmaktadr. Aratrmalar hangi ilkenin daha ok uygulandn
ortaya koyamamtr, ancak benzerlik ilkesinin daha geerli olduu yolunda
belirtiler vardr. Benzerlik ilkesinin daha geerli olmas, byle bir seimin
sosyoekonomik snf, din, eitim gibi alanlarda daha az atmaya yol
amas, zellikle evliliin ilk yllarnda karlkl toplumsallama srecinin
daha kolay olmas nedeniyle olabilir. Ayrca, anababa istei ve toplumsal
bask da benzerlik ilkesi dorultusundadr.
E seimi konusundan nce aratrlmas gereken temel bir sorun,
insanlarn neden evlendii sorunudur. Her eyden nce, evlenme ynnde
youn bir toplumsal bask vardr. Bireyin evlenmesi gereken an belirleyen
bir toplumsal saat bile vardr. Bu an geldiinde bireyin ailesi ve evresi
onun evlenmesini bekler. Psikolojik geliimi, cinsel ekim ve ak etkenleri de
evlilii artrr. Ancak psikoloji ve sosyoloji kitaplar ak konusuyla
dorudan ilgilenmemilerdir. McCurdy, cinselliin tmyle tartlmasna
karlk, iki konunun, yani dinin ve akn tartlmasnda gsterilen
ekingenlie dikkati ekmektedir. Kukusuz, Maslow ve Fromm gibi yazarlar
bu konuda nemli bir istisna oluturmaktadrlar; ayrca, kadn-erkek
ilikilerinde tabu konu tanmayan gnmzn feminist yazarlarn da
unutmamak gerekir.
Ak konusundaki dier bir ilgin tartma da Bat kltrndeki romantik
mitos zerindedir. Rougemont'a gre romantik ak ile Hristiyanlk inanc
arasnda dorudan bir iliki vardr ve bunun en gzel rnei de Tristan ve
zolde sylencesinde grlr: Ak, kirletilmekten ancak lmn
sonsuzluu iinde korunabilir! Romantik mitos Romeo ve &lyetde olduu
gibi saysz edebiyat rnne temel oluturmutur. Hepsinin ortak yn, iki
an nne geilemez ve deitirilemez bir nedenle birbirlerine
ulaamamalardr. Rougemont, ak olmann her zaman sevmek anlamna
gelmediini de ileri srmektedir; ak olmak bir durumdur, sevmek ise bir
eylemdir; hristiyanla bal ak anlay sadece bir durumu belirtmektedir
ve sevme eylemi deildir. nk romantik akn z, sevilen kiiyi son
derece deerli ve ulalamaz bir varlk olarak grmektir. Dnya yaamn
horgren Ortaa Hristiyanlk inancna gre insanca igdler ktdr,
gnah kaynadr, ahlakszlk belirtisidir. Cinsellii kirli sayan bu inanta
sevilen kiiyle cinsel ilikiye girmek olanakszd. Rnesansta ise ak platonik
ynn yitirmi, ama iirselliini srdrmtr.

Daha sonra Romantizm hareketi romantik ak anlayn doruk noktasna


ulatrmtr. Fransz Devrimi'nden sonra da, evliliin romantik aka
dayanmas gerektii gr gelimeye balam ve yakn zamanlara kadar
gelmitir.
Sevgi, psikologlarn sistematik aratrmalara ancak yeni yeni giritikleri bir
konudur. Zimbardo'ya (1979) gre bu gecikmenin nedeni, konunun
tartlamayacana ilikin tabular, sevginin aklc aklamalara konu
olamayacana ilikin yaygn inanlardr. Aratrmay engelleyen bir baka
neden de, sevgiyi tanmlama glyd. Filozoflar ve toplum bilimciler
sevginin biimleri ve geleri konusunda farkl dnyorlard. Bilimsel
aratrma asnda nemli bir glk de, sevgi ile holanma, ak ile sradan
sevgi arasnda ayrm yapmak konusunda ortaya kmt. Hatfield ve
Walster (1978) aktan sz etmek iin temel koulun olmas gerektiini
belirtmektedir. Her eyden nce, kiinin bu kavrama inand ve genlerin
dsel ve gerek yaam betimlemelerinde buna gre eitildii bir kltrde
yetimi olmak gerekmektedir. Akn ortaya kmas iin ikinci koul uygun
kiinin varldr. nsanlarn ou iin bu, kar cinsten, aa yukar ayn
yata, fiziksel ekicilii olan, baka bir derin ilikiye girmemi biri demektir.
nc koul ak olmakla ilgilidir. Herhangi bir heyecansal uyan ak
olarak yorumlanabilir . Bu heyecansal uyan bir insann potansiyel sevgi
objesine nasl tepki vereceini belirlemektedir. Baka bir deyile ak, uygun
bir etiketlemenin elik ettii fizyolojik bir uyantan ibarettir. Hatfield
erkeklerin ve kadnlarn bir ilikiden beklentilerinin ayn olduunu
saptamaktadr. Her iki cins de sevgi 've' seks istiyor, her ikisi de yaknlk 've'
ilikiyi denetleme gc istiyor. Ne var ki, erkekler kadnlardan daha kolay
ak oluyorlar, kadnlar ise aktan erkeklerden daha kolay kyorlar.
Hendrick ve Hendrick (1986), tmel bir sevgi kavramna dayanan ilk
kuramlarn yerini bugn ok boyutlu yaplar kullanan kuramlarn aldn
belirtmektedir. Onlara gre, psikolojide sevgi konusunda ilk almalar
kuram gelitirme ynnde olmutu, daha snrl ikinci yaklam ise lme
arac gelitirme ynndeydi. 1970'lerde Rubin, sevme ile holanma
arasndaki benzerlik ve farkllklar ilk kez ele alm ve bunlar lecek bir
ara gelitirmeye almtr. Rubin'in Sevgi lei nde ana ge vardr:
Yaknlk kurucu ve balayc gereksinmeler, yardm etme eilimi, tekelcilik ve
kendine mal etme. Holanma lei ise benzerlik, olgunluk, zek gibi
geleri iermektedir.
te yandan, Dion sevgide be deiik slup olduunu saptamaktadr:
Uar, ihtiyatl, aklc, tutkulu, cokulu. Lee'nin ak sluplar tipolojisi daha
karmaktr. birincil ak slubu: Eros (tutkulu ak), Ludus (oyun gibi
ak), Storge (arkadaa ak) ve ikincil ak slubu: Mania (sahiplenici.
baml ak), Pragma (mantksal, alveri gibi ak), Agape (zgeci, verici
ak). Bu ikincil sluplar birincillerin ikili bileimlerinden olumaktadr.
rnein, mania eros ve ludusun, pragma storge ve ludusun, agape

eros ve storgenin bileimidir; ama herbirinin kendine zg nitelikleri ok


farkldr. Hendrick'in Lee'nin tipolojisine dayanarak gelitirdii lme
aracndan madde rnekleri verebiliriz.
Tutkulu ak: Ben ve sevgilim birbirimize ilk grte vurulduk.
Oyun gibi ak: Ak sorunlarmdan kolayca ve abucak syrlabilirim
Arkadaa ak: En gzel sevgi uzun bir dostlukta yeerir.
Mantksal ak: En iyisi ayn zelliklere sahip birini sevmektir. Sahiplenici
ak: Sevdiim bana ilgi gstermezse hasta olurum. zgeci ak:
Sevdiimin yerine ben ac ekmeyi yelerim. Bu arala yaplan
aratrmalarn ilk bulgular, erkeklerin akta kadnlardan daha fazla oyun
peinde (ludic) olduklarn, kadnlarn ise erkeklerden daha fazla pragmatik,
daha arkadaa, daha manik olduklarn gstermektedir.
Perlmutter ve Hall'a (1992) gre, aratrmaclar akta genellikle iki temel tr
ayt etmektedirler. Tutkulu ak (passionate love) heyecansal younluk, ele
derinliine birleme ve ateli cinsel tutku ierir. Arkadaa ak
(companionate love) ise, elerin birbirine gven duyduu ve bal olduu, bir
arada olmaktan zevk ald, huzurlu, kararl bir ilikidir. Tutkulu akn
doal mrnn yaklak iki yl olduu grlmektedir. Ancak, tutkulu ak
baz ilikilerde yaamsal bir ge olarak srebilmektedir. rnein, ou otuz
yllk evli bir grup orta yal kadnda tutkulu akn evlilik ilikilerinde nemli
bir rol oynad, evlilik doyumuyla ve cinsel doyumla gl bir ba olduu
saptanmtr. Baz aratrmalar da arkadaa akn evlendikten sonra
derinletiini, romantik akn evliliin ilk on be-yirmi yl srasnda
azaldn gstermektedir.
Evlilikteki sevgide romantik aka benzeyen duygusal bir yn varsa da, daha
ok etkin (aktif) sevgi sz konusudur. Evlenme karar romantik aka bal
olarak alnmaz, mutlu ya da mutsuz sonulara katlanmay ieren sevme
kararna dayanlarak alnr. Psikolojide sevgi konusunda en gereki
tanmlardan biri Adler'e ( 1984) aittir: Sevgi, dosta bir ibirliidir. '
Sevgi ve evlilik yaamnda karmza kan sorunlar, ilke olarak genel
toplumsal sorunlardan deiik bir yap gstermez. Bu konuda da bizi ayn
glkler ve ayn grevler bekler. Sevgi ve evlilie her eyin insann gnlnce
gerekletii bir cennet gzyle bakmak yanltr. Drt bir yanda yaplacak
iler bizi bekler, bizimle birlikte karmzdaki bir baka kiinin karlarn
dnerek sz konusu ileri yapmamz gerekir. Toplumsal uyumla ilgili
normal sorunlarn dnda sevgi ve evlilik, her iki taraftan da olaanst bir
duygudalk, karsndakiyle zdeleme bakmndan olaanst bir yetenek
ister. Toplumsal ilginin iyzn kavrayan bir kimse, sevgi ve evlilik
sorunlarnn da, ancak tam bir eitlik ve ayn haklara sahip olma ilkesi temel
alnarak doyurucu biimde zlebileceini bilir. Tek bana sevgi sorunlar
zemez; ancak salam bir temele dayanan eitlik ilkesi, sevginin gereken
yolu izlemesini salayacak ve evlilii baarya gtrecektir. (Adler, 1984)

-1Kurulu: Bu dnem evlilikle balar ve ilk ocuun douuna kadar srer.


Evlilik, bekarlk rollerinden evli ift rollerine geii gsterir. Bu yeni rol iftin
hirbiri ile, kendi anababalar ile, dier iftlerle ve bir btn olarak toplumla
olan ilikilerini etkiler. Evlilik bir bakma eski rollerden gelecek rollere geii
simgeler. Evliliin ilk dneminin en nemli grevi, her iki kiiyi de mutlu
edecek ortak bir yaam biimi bulmak, doyurucu cinsel etkileim
rntlerini kefetmektir.
Ortak kararlar alma, aile sorumluluklarn paylama, atmalar zme
yollarn renme grevleri de yeni ift iin ok nemlidir.
Romantik grlere karn evliliin ilk yllar en etin yllardr, bu yllardaki
dkrkl ve karlkl toplumsallama baarszl erken boanmalarn
nedenidir. Boanmalarn zellikle ikinci ve drdnc yllarda en st dzeyde
olduu, boanma olaslnn evliliin uzunluu ile d gsterdii
bulunmutur. Evliliin ilk yllarndaki sorunlar ounlukla yaam koullar,
maddi durum. seks, genel uyumsuzluk, anabaha mdahalesi olarak
belirmektedir. Koller, ilk yllarda boanmann byk lde iftlerin
evlilikten gerek olmayan beklentileri sonucu ortaya ktn belirtmektedir.
Birdwhitsell, sorunun iftlerden ok toplumdan kaynaklandn, toplumun
evlilik kurumunu idealletirdiini ve sorunu olmayan bir yaant olarak
sunduunu ileri srmektedir.
Evliliin ilk yllarnda cinsel iliki skl yksektir ve Kinsey verilerine gre
yala dmektedir. Yaa bal d daha ok erkek rntsn
yanstmaktadr; nk evli ve bekar erkeklerde orgazm skl dleri
koutluk gsterirken, bekar kadnlarda yala ok az deiim gsterdii
grlmektedir. Genel orgazm skl kadnlarda 31-35 yalar arasnda,
erkeklerde ise 21-30 yalar arasnda en yksek dzeye kmaktadr.
-2Yeni anababalar: Evlilikte ikinci dnem anababalktr; gebelik ve ilk
ocuun doumuyla balar ve karkocalktan anababala doru bir rol
deiimini ierir. Bu noktaya kadar ift olduka oturmu bir iliki
gerekletirmitir, ancak nc kii olan bebein aileye katlmas eski
dengeyi bozabilir ve bu kesinti de kzgnlk ve kskanlk yaratabilir. Le
Masters evliliin bu dnemini incelemi ve ailelerin V 83'nn ilk ocuun
doumu ile youn bir bunalm yaadklarn bulmutur. Le Masters'a gre
bu bunalm evresinin nedeni, kt evlilik, kiilik uyumsuzluu, bebein
istenmemesi deil, iftin bu yeni rol iin hazrla sahip olmamasdr.
Anababa olmay romantikletiren iftler, bebek allagelen dzeni bozan biri
olarak ortaya knca bunalm yaamaktadrlar. Bu bunalma, anababa
olula birlikte yetikinlie en son admn atlm olmas ve yetikin
sorumluluklarnn bilinci de katkda bulunuyor olabilir. Knox anababa
rolne uyumsuzluk nedenlerini yle zetlemektedir: Gebelie kar olumsuz
tutumlar, anababala ilikin yetersizlik duygular, bebekle deneyim
yoksunluu, rol deiimini kabule istekli olmamak.
-3Okulncesi ailesi: Ailedeki ilk ocuk imdi ile alt yalar arasndadr.

kinci bir ocuk domu olabilir ve onunla ilgili sorunlar da nemli olabilir
(ama her dnemde ailenin ilk deneyimine dayanmakta aklama asndan
kolaylk vardr). Bu dnemin grevleri, eler arasndaki yakn ilikiyi
srdrrken, genileyen aile iin yer, maddi olanak bulmak ve ocuklar
yetitirmektir. ocuk yetitirme grevi zellikle nemlidir; besleme,
toplumsallatrma, en st dzeyde duygusal geliime olanak salama
grevlerini ierir. Anababalar, ocuklaryla tam bir insan olarak etkileime
girebilmek
iin
byyen
ocuklaryla
birlikte
deiebilmelidirler.
Toplumsallama sreci iinde anababalar ocuklarna toplumun deer ve
kurallarn
retirken,
kendileri
de
ocuklar
tarafndan
toplumsallatrlrlar. Nasl anababa olunacan renmenin karmak
sreci iinde ocuklar ve anababalar birlikte byrler. Bazen anababalar
ocuklarn en doru biimde yetitirme konusunda kayg duyarlar, bu doal
ve gereki bir kaygdr.
Ancak ocuklarn da olduka dayankl varlklar olduklarn ve g
koullarda bile byyp gelimeyi baardklarm unutmamak gerekir.
ocuklara mutlaka mkemmel anababalar gerektiini sylemek doru
olmaz. Belki anababalar iin en iyi yntem, kendileri ve ocuklar iin en
gereki ve etkili yolu kendilerinin semesidir.
-4Okula ailesi: Bu dnem ailenin en byk ocuunun okula
balamasyla balar. Bu dnemde sklkla grlen bir deiim annenin
yeniden ie dnmesidir. Hoffman, annenin almasnn anne-ocuk ilikisi
zerindeki etkilerini aratrm ve annenin alma karsndaki tutumunun,
ocuun anneye olan tepkisini ve annenin ocua kar davrann, alp
almamasndan daha fazla etkilediini bulmutur. Baka bir deyile,
alan ve ilerini seven anneler, ocuklarna daha iyi davranmakta, buna
karlk alan ve ilerini sevmeyen anneler ocuklaryla daha az
ilgilenmekte, ocuklar da anneye dman olmaktadrlar. Ayn gerek
almayan anneler iin de geerlidir, nk almadklar iin kendilerini
kapana
kslm
hissediyorlarsa
ocuklar
da
bundan
olumsuz
etkilenmektedir.
-5Ergen ocuklu aile: Bu dnem en byk ocuun erinlie ulamasyla
balar. Bu dnemde aile ekonomik ynden olduka dengelenmitir, aile
genellikle byklk snrlarna ulamtr, btn yeler ayn evde
yaamaktadr. Bu dnemin temel konular, ocuklar iin okul, meslek ve e
seimi zerinde younlar; ocuklarda cinsellik, bamszlk ve hareketlilik
gitgide artar; sigara, alkol, uyuturucu kullanma kayglar ortaya kar. Bu
sorunlar ailede bunalmlara yol aabilir, ergenlerle birlikte anababalar da
bundan etkilenir. Aile iindeki kuak atmas toplumdaki kuaklar
atmasndan daha kk apldr, nk ailedeki kuaklar birbirlerine
daha fazla benzerler. Aratrmalarda genler genellikle hem kendi
kuaklaryla, hem de aileleriyle dayanma duygusu iinde olduklarn
belirtmektedirler. Aile iindeki kuak farkll, -ailenin toplumsallama ve

kltrel aktarm konularndaki glklerini yanstmaktadr. Bengston'a


gre, genler kuaklar arasnda algladklar farkllklar abartrken,
anababalar -zellikle byk anababalar- ayn farkllklar kmsemek
eilimindedirler.
-6Yerletirme yeri olarak aile: Bu dnem ocuklarn evlenme ya da ayr
yaama yoluyla evden ayrlmalarn ierir. Bu dnemde aileler ocuklarn
brakmakta, dnyaya yerletirmekte, ocuklar da daha fazla bamszlk ve
zerklik kazanmaktadrlar. Bu dnem anababalar iin, zellikle, ilgisini o
zamana kadar ailesi zerinde odaklatrmsa anneler iin skntl ve zor bir
dnemdir. ocuklarn ayrlmas anneler iin nemli bir rol deiimini gerekli
klar. stelik bu durum ounlukla annenin menopoz skntlar dnemine
rastlar. Bu biyolojik deiim bo yuva olgusuyla birleince kadnlar iin
bunalm balar. stelik bu dnemde koca da mesleinin tepe noktasna
kmak iin urap durmakta ve karsndan uzak kalmaktadr. Bu olaylarn
etkileimi karkoca iin psikolojik bir bunalm kayna olabilir. Dier bir
etken de kadnlarn cinsel ilgilerindeki arttr, oysa kocalar ileri nedeniyle
cinsel yaknla daha az ilgi duyarlar.
-7Anababalk sonras aile: Son ocuun aileden ayrlmasndan sonra ortaya
kan dnemdir. Pineo, evlilik mutluluunun 20-25 yllk ocuk yetitirme
sresince ilk yllara gre gitgide azaldn bulmutur; Deutscher ise,
anababalk sonras evlilik mutluluunun nceki dnemlerden daha az
olmadn belirtmektedir. Rollins ve Feldman, evlilik mutluluunun
ocuklar yerletirme dneminde azaldn, ama anababalk sonras
dnemde arttn saptamaktadr. Bu dnemde karlalan sorunlarn
banda, iftlerin yalanan anababalarna bakmalar, daha sonra da onlarn
lmnn yaratt duygularla baa kmalar sorunu gelmektedir. Bir
baka sorun da, anababalarn artk bykanne ya da bykbaba olmalar ve
bunun gerektirdii rol deiimini gstermeleridir.
-8Yallk ailesi: Bu son dnem kocann emekli olmasyla balar, kars
alyorsa o da aa yukar ayn zamanlarda emekli olacaktr. Emeklilik ve
ortaya kan bo zamann deerlendirilmesi bu dnemin en nemli
sorunlardr. Gelir d yaam dzeyinde de de neden olmaktadr,
salk sorunlar da btn bu sorunlara eklenmektedir.
Buraya kadar yaplan aklama yaam dngsnn tmn kapsamakla
birlikte, orta yllara ve yalla ilikin aklamalar ksa tutulmu ve
ayrntlar ilgili blmlere braklmtr. Btn bu aklamalarn aile olgusu
erevesinde yer ald aka grlmektedir. Oysa yetikinler iin aile
dnda da birtakm yaama biimleri olabilecei kukusuzdur.
2.Seenek Yaam Biimleri
Gen yetikini aile yaam dngs iinde dnmek allagelmi bir
yoldur. Oysa bundan farkl ve en azndan sz edilen aile yaam biimleri
kadar geerli olan yaam biimleri de vardr. Hi evlenmemi yetikinler

(bekarlar), nceden evli olanlar (dullar, boanmlar, ayr yaayanlar),


ocuksuz iftler, komn yaam srdrenler bu seenek yaam biimlerini
olutururlar.
A.Tek yaayanlar. Tek yaayan yetikinler, hi evlenmemi, dul kalm,
boanm ya da ayr yaayan kiilerdir. Ancak bu insanlar zerinde fazlaca
aratrma yoktur, bilgilerin ou nfus saym verilerinden derlenmektedir.
stelik tek yaayan kiiler konusunda olumsuz bir sylence de
gelitirilmitir. rnein, tek yaayan kadnlarn kadnlk ynnden yetersiz,
duygusal adan sorunlu olduklar sylenegelmitir.
Oysa Bernard'n aratrmas, bekar kadnlarn evli kadnlara oranla daha st
dzeyde ruh salna sahip olduklarn gstermektedir; otuz yan
stndeki kadnlar iinde evli olanlarn bekar olanlardan daha fazla
psikolojik sorunlar vardr. Bekar kadnlarla ilgili bir baka sylence de, hzl
ve seks dolu bir yaam yaadklar ynndedir.
Oysa Starr ve Carns'a gre, birok bekar kadn daha geleneksel bir yaam
srdrmektedir, iyi bir ev ve iyi bir i gibi geleneksel deerler peindedir.
Ayn ekilde bekar erkekler konusunda da eitli kalpyarglar sz
konusudur. Ancak birinciler iin olumsuz olan sylenceler, ikinciler iin
olumludur: Bekar kadn gsz, yitirmi bir kiidir, bekar erkek ise
gldr, zgrdr, kazanldr. Buna karlk aratrmalar bekar erkeklerin
evlilere oranla daha fazla fiziksel ve psikolojik sorunlardan yakndklarn
ortaya koymaktadr (Schiamberg ve Smith, 1982).
Aratrmalar hi evlenmeyen insanlarn son yllarda arttn gstermektedir.
Sonuta mutlaka evlenecek kiiler bunu krk yandan nce yapmaktadrlar.
Hi evlenmeyen erkeklerin gelirleri daha byk bulunmutur. Gelir ve eitim
dzeyi yksek kadnlarda hi evlenmeme oran daha yksektir. Erkekler
genellikle daha dk sosyoekonomik dzeyden kadnlarla evlendikleri
halde, kadnlar daha dk eitim ve sosyoekonomik dzeyden erkeklerle
evlenmiyorlar. Evlilik iin toplumsal bask youn olduu iin, hi
evlenmeyenlerin ne kadarnn bunu kendi seimleriyle belirledikleri
bilinemiyor.
Geliimsel adan nemli olan nokta, evli olmayan yetikinlerin yaamndaki
dnm noktalarn belirlemektir. Kesin veriler olmamakla birlikte, belki de
bu dnm noktalarn meslek ya da ak ilikileri oluturmaktadr. Boanma
ve dulluk gibi olaylar daha nce evli olanlar iin dnm noktas olarak kabul
edilebilir.
Evliliin boanma ya da ayrlma ile sona ermesi kiisel ve toplumsal
nedenlere bal olarak ortaya kar. Duvall'e gre, evlilie iyi hazrlanmam,
anababasndan
kurtulmak
iin
evlenmi,
farkllklar
hogryle
karlayamayan, mutsuz ya da boanm anababas olan kiiler, ocuksuz
olanlar ve gebe gelinler arasnda daha fazla boanma grlmektedir. te
yandan, eitim, rk, din, ya, gelir dzeyi gibi toplumsal farkllklar da

boanmay kolaylatrmaktadr. En fazla evlilik sorunu olan yllar doal


olarak boanmann da en youn olduu yllardr.
20 yandan nce evlenenlerde boanma oran daha yksektir. En fazla
boanma evliliin nc ylnda yer almaktadr, ayrlmalarn en yksek
noktas da evliliin ilk yldr. Btn boanmalarn V40' be yldan daha az
evli iftlerde grlmektedir (A.B.D. Nfus Brosu,
1975). Boanma nedenleri konusunda byk farklklar grlmektedir.
En nemli nedenin mutsuzluk olduu ileri srlmektedir. Bazen tedirgin ve
mutsuz insanlar evlilie bu sorunlarn zme beklentisiyle girmektedirler,
oysa evlilik duygusal ynden yerlemi ve kimliini salam bir biimde
kurmu insanlar gerektirmektedir. Pinard'a gre, boanm insanlarn ou
gergin, sinirli, depresyonlu, ar eletirici ve genelde uyum sorunlar olan
kiilerdir. Boanmada bir dier etken de anababalk evresinde rol deiimini
benimseyememe sorunudur. Ele birlikte yaamaya yeterince uyum
gsterememi
yetikinler
anababalk
rollerinden
olumsuz
ynde
etkilenmektedirler.
Aratrmalar boanm insann yaam biimi konusunda ok az bilgi
vermektedir. Erkeklerin yars yalnz, kadnlarn yars da ocuklaryla
yayor, gen olanlar kendi ailelerine dnyorlar, orta yallar yalnz
yaamay seiyorlar. Ancak bu bilgiler birey iin boanmann anlamnn ne
olduu konusunda yetersiz kalyor. Boanma yeniden toplumsallamay
gerektiriyor ya da yeniden evlenmeyi ieriyor olabilir. Boanma duygusal ve
fiziksel zorluklar ierebilir ya da yeni yaam biimi bu zorluklara neden
olabilir. Evlenmenin rol deiimini gerektirmesi gibi, boanma da rollerde ve
statde belirgin deiikliklere yol aar. Bu durumda btn toplumsal
balarn yeniden dzenlenmesi gerekmektedir. Evliliin aksine boanma,
toplumsal normlarla belirlenmi kurumsal bir gei deildir. Birey normatif
ipular olmadan ve dardan pek yardm grmeden yeni rollerini kendisi
dzenlemek zorundadr. ou zaman boanmayla birlikte bir tr baarszlk
duygusu da yaanr. Yeni ilikiler kurmada ve bunlar -varsa- ocuklara
aklamada birtakm zorluklar vardr. Gluck'un aratrmas, boanmlarn
V75'inin be yl iinde yeniden evlendiini ve V 60'nn boanmlarla
evlendiini gstermektedir. Genellikle ikinci evlilikler daha mutlu olarak
nitelendirilmektedir.
Evlilikler boanma ya da lmle, sonu olarak iftlerden biri iin dullukla
sonulanr. Yaam sresinin uzamas dulluk sresini de uzatmtr.
Kadnlar erkeklerden daha uzun yaadklarndan ve genellikle kendilerinden
daha yal erkeklerle evlendiklerinden dulluk sreleri de daha uzundur.
Dullarn byk ounluu 65 yan stndedir ve bu yatan sonra
evlenmeleri onaylanmad iin yalnzlk en byk sorunlardr.
B.Birlikte yaayanlar: Gelimi lkelerde zellikle 1960'larn sonlarna doru
birlikte oturma eilimi yaygnlamtr. 1980'lere gelindiinde 15-44 yalar

arasndaki her Amerikan kadnndan birinin bir erkekle evlenmeksizin


birlikte yaad grlmektedir. Bu tr iliki, geici birliktelikten evlilie
giden srekli birliktelie kadar deiik biimler gsterebilmektedir. Birlikte
yaayanlarn ou bir yl iinde evlenmekte ya da ilikiyi bitirmektedir.
Birlikte yaama, ilikinin evlilik iin yeterince gl olup olmadn snama
yolu olarak grlebilir.
C.ocuksuz iftler: Seenek yaam biimlerinden biri de ocuksuz iftlerle
ilgilidir. Bu grup istemedii ya da sahip olamad iin ocuksuz olan iftleri
ierir. Bu grup da tpk bekarlar, dullar ya da evlenmeden birlikte yaayanlar
gibi toplumsal bask altndadr; nk toplum evlilii ancak ocukla birlikte
dnmektedir. iftler ocuk sahibi olmamaya eitli nedenlerle karar
vermi olabilirler. Elerden her ikisi de ocukla kesintiye uramasn
istemedii ilere sahip olabilir; ocuk yetitirmenin sorumluluunu
istemeyebilir; ocuklarna geirmek istemedikleri genetik bir zrleri olabilir;
anababalk rolyle ilgilenmiyor ya da bu role uygun olmadklarn dnyor
olabilirler vb.
D.Ecinseller: Freud bir ecinselin annesine yazd mektupta yle
demektedir: Ecinsellik elbette bir avantaj deildir, ama utanlacak bir
kusur, bir aalanma da deildir, bir hastalk olarak da snflanamaz.
Eskilerde ve gnmzde pek ok saygdeer kii ecinseldi, aralarnda
(Platon, Michelangelo, Leonardo da Vinci, vb.) saysz byk adam vard.
Ecinsellii bir su gibi cezalandrmak ok byk bir adaletsizliktir ve de
zalimlik...
Kamuoyunda, karcinseller ve ecinseller olmak zere iki tr insan olduu
kans yaygndr. Gerekte ise, karcinsellii ve ecinsellii ayn sreklilik
zerinde kutuplar olarak grmek daha dorudur.
ou bilim adam, karcinsel ya da ecinsel bireyler deil, karcinsel ya
da ecinsel uygulamalar olduunu kabul etme eilimindedir.
Psikanalizci rving Bieber'e gre, ecinsellik raydan km karcinselliktir,
temelinde de babann etkisiz, annenin egemen olduu aile yaps vardr.
Buna karlk Michael Schofield, bu ok yaygn varsaymn doru olmadn,
ecinsellerin gemiinin ok byk bir farkllk gsterdiini sylemektedir.
Schofield'e gre, ecinseller arasndaki farkllk, ecinsellerle karcinseller
arasndaki farkllktan ok daha byktr. Ecinsellii aklamaya alan
dier kuramlar da (fiziksel yap ve miza kuramlar, biyolojik ve hormonal
yap kuramlar, renme kuramlar) baarl bir sonuca ulaabilmi deildir.
Sonu olarak, uzmanlarn hepsi imdilik en iyi yolun ecinsellik karsnda
ak grl olmak ve gelecekteki aratrmalar beklemek olduunda
birlemektedir.
Bu blmn sonuna braktmz temel bir tartma konusu da, tekelilik,
(monogamy) sorunudur. Kimmel'in (1974) dedii gibi, Hemen hemen btn
insanlar grnte aile denemesine girimekle birlikte, ou eer olanaklar

olsayd ailenin deerli bir kurum olup olmadn ve bu denemeye girierek,


deiimlere uramaya ve lmeye deip demediini tartrlard.
Murdock'a gre, tekelilik btn toplumlarda var grnyorsa da, onun
inceledii 238 toplumdan aa yukar sadece bete biri tam anlamyla
tekelidir. Dolaysyla tekeli yaamn btn insanlar iin en uygun yaam
biimi olduu sylenemez. Gnmzde nfus patlamasyla birlikte deneysel
yaam biimlerine duyulan ilgi ve hogrnn de artt grlmektedir.
stelik, evlilie uygun olup olmadna baklmakszn, herkesin evlenmesi
iin yaplan toplumsal bask azalrsa boanma orannn da byk lde
decei sylenebilir.
nsanlar genellikle evlilie girerken de, evlilii bozarken de tekelilii
tartmaktansa kiileri tartmay yelemektedirler. Evliliin kurulmasnda
ve yklmasnda bireysel etkenlerin varl ve rol kuku gtrmez, evlilikte
ortaya kan mutluluu ya da mutsuzluu kendi psikolojik geliimimiz
lsnde biz yaratrz. Ancak te yandan, evlilik ve aile toplumsal
kurumlardr ve bizi bireysel irademiz dnda ynetmektedirler. Kurumlam
tekelilik bireysel sevgi temeline dayanyor gibi grnse de, aslnda cinsel
igdy denetim altnda tutmak, retim glerini gvence altna almak,
kadn erkee baml klmak trnden toplumsal gerekelere dayand
dnlmektedir.
Ancak bu tr yorumlarn somut deiimlere dnemedii de aktr.
Amerika Birleik Devletleri Nfus Brosu'nun belirttiine gre, bu lkede
1960'da kadnlarn yzde 72'si ve erkeklerin yzde 47'si 20-24 yalar
arasnda evleniyordu; 1990'da ise kadnlarn yzde 34' ve erkeklerin yzde
21'i ayn yalar arasnda evlenmektedir. Bu durum gnmzde evlilii
erteleme konusunda gl bir eilim olduunu gstermektedir. Evlilii
erteleme eilimi ksmen niversiteye gitme oranndaki artla ilgilidir.
Gclimi lkelerde evlilik olmadan birlikte yaama olana da evlenmeyi
ertelemeye yol amaktadr. Boanma orannn artmas ve tek yaamann
gitgide kabul grmesi de evlenmeyi geciktiren nedenler arasndadr (seenek
yaam biimleri burada anmsanabilir). Sonu olarak, gnmzde evlilie
daha gereki ve aklc nedenlerle yaklald sylenebilir.
3. ve Meslek
nsan yaamnn dier dnemleri gibi yetikinlik de ancak iinde ortaya
kt toplumsal balamlarda anlalabilir; i ve meslek yaam da
bunlardan biridir. Hem kadnn hem de erkein yaam sresinde alma en
nemli yeri tutar (ancak, alma konusunda bilinenlerin ounun erkein
almasna ilikin olduunu hemen belirtmek gerek).
nsanlarn neden altklar konusunda pek ok neden ileri srlebilir ve bu
soruturmann sonu gelmez. Ancak almann insan mutluluunun, yaam
doyumunun, ruh salnn temellerinden biri olduuna da hi kuku
yoktur. Nitekim Freud bir konumasnda ruh salnn temeli olarak sevme

ve alma y gstermitir. Yaamn bu iki alan yetikinlik yllarnn


temelini oluturur.
A.almann Anlam
Erikson'un geliim kuramnda yaknla kar yaltlmlk ve retkenlie
kar durgunluk evreleri alma yaamna da denk der.
Uzun sren bu evreler sadece i alanndaki retkenlik ve yaratcl deil,
ayn zamanda yeni kuaklar retmeyi, onlar yetitirmeyi ve sorunlaryla
ilgilenmeyi de ierir. Bylece bireysel alma, i ilikilerine, aile yaamna ve
tm topluma uzanan ok geni bir etkileim alann kapsar.
1)Kimlik ve retkenlik: Erkekler ve kadnlar iin i uzun sren bir fiziksel
ve duygusal enerji yatrmn gerektirmektedir. Erkek iin de kadn iin de bu
youn ura, ergenlik yllarnn kimlik bunalmnn zldn ve artk
gen yetikinlie geildiini gsterir. Meslek ve aile yaamndaki baar
bireyin kimlik duygusunu glendirdii gibi bu kimlie toplumsal bir temel
de salar. Bireyin ii onun kimliinin belirgin bir parasdr ve ad, cinsiyeti
ve uyruuyla birlikte kimliini belirtmede nemli bir rol oynar. Kimlikle
meslek arasndaki bu sk ba zellikle doktorum , avukatm , polisim ,
sanatym gibi anlatmlarda daha da belirgindir. Meslek ayn zamanda
toplumsal snf ve eitim dzeyini de gsterir. Meslek rollerine girmek
yetikinlie girmeyi belirttii gibi, iten alnan doyumu da belirtir.
rolndeki sknt ve doyumsuzluklar, bir tr ketlenme ve Erikson'un
deyiiyle retkenlik bunalm olarak grlebilir. Bu duygusal bunalm
daha nceki yllara ilikin kimlik bunalmyla ilikilidir, ancak yetikinlik
dneminde ben kimim? sorusu yerine, ben ne yapyorum? sorusu
sorulur.
Derin doyum ve baar duygusu ya da sknt ve yetersizlik duygusu bireyin
yaamnn dier alanlarn da etkiler. Aile ile i arasndaki etkileim
ounluka bilinen ve yaanan bir olgudur. Baka bir deyile, iteki sknt
ailenin nemini arttrr. teki doyumsuzluk aile yaamnda dnlenmek
istenir, sonuta sknt btn aile bireylerine yansr, aile bu yk
kaldramaz hale gelir ve aile bunalmlar yaanr.
te yandan, doyumsuz bir aile ilikisi ve uyumsuz evlilik de iin doyum yeri
olarak grlmesine yol aabilir. Bu durumda i, aile skntlarndan
uzaklamak iin bavurulan bir ka yeridir. kinci bir i edinerek, ge
saatlere kadar alarak, i yolculuklarna karak ii doyum kayna
yapmaya allr. Bazen de iinde ykselmek isteyen biri i ve aileyi rekabet
alan haline getirebilir, bu da aile ii gerilimi artrabilir. zellikle kadnn
almad ailelerde, bu durumda kadn ihmal edildiini ve eve
hapsedildiini, erkek de kars ve ailesi tarafndan engellendiini ileri srer;
sonu, elerin birbirine yabanclamasdr.
Aslnda ailedeki bu yabanclama bireyin iteki yabanclamasnn bir
uzantsdr.

2)Yabanclama: ve yabanclama olgusuna ilikin aklamalar zelliklc


Erich Fromm'un yaptlarnda yer almaktadr. Fromm'a gre yabanclama,
kiinin kendisini bir yabanc gibi hissettii yaant biimidir. kii kendisiyle
ve d dnyayla retici bir iliki iinde deildir . Yabanclama durumunda,
insann kendi eylemleri, onun tarafndan ynetilmek yerine, onun stnde,
ona kar ileyen yabanc bir g olup kar. Bylece insan, kendini kendi
zenginliinin etkin yaratcs olarak deil de, kendini kendi dndaki glere
kaptrm zavall bir nesne olarak alglar. Fromm'a gre ada toplumda
yabanclama hemen her yeri kaplam bir olgudur, zellikle alma ve i
yaam etkilenmektedir bundan. Fromm (1982) bu durumu yle
betimlemektedir:
Hem kiiliin hem de mallarn satld pazarda deerlendirme ilkesi ayndr.
Birinde sata sunulan, kiilikler; tekinde ise, mallardr. (...) Baar byk
lde, insann kendisini pazarda ne kadar iyi sattna, kiilii ile ne kadar
iyi rol yaptna, d grnnn etkililiine, rnein 'neeli', 'saduyulu',
'saldrgan', 'gvenilir', 'tutkulu' olup olmadna baldr. (...) Baar byk
lde insann kiiliini ne kadar iyi sattna dayandna gre, birey
kendisini bir mal ya da daha ok, hem satc hem de satlacak mal olarak
grr. (...) ada insan kendini ayn zamanda hem pazardaki satc hem de
satlacak mal olarak grdnde, zsaygs, denetiminin ddaki koullara
dayanr. Eer baarlysa deerli, baarszsa deersizdir. (Fromm, 1982).
almaya yklenen anlamn ve i doyumunun en gvenilir belirtilerinden
biri u soruya verilen yantta ortaya kar: Hereye yeniden balayabilecek
olsaydnz hangi ie girmek istersiniz? 1972'de ABD'nde ie yabanclama
konusunda lke apnda yaplan bir aratrmada, beyaz yakal iilerin
sadece V 43' ve mavi yakal iilerin sadece V24' ayn ii seeceklerini
sylemilerdir. 1979'da Michigan niversitesince yaplan baka bir
aratrmada iilerin sadece V 46,7'si ilerinde ok doyumlu olduklarn,
V60' baka bir ii yeleyeceklerini, V61'i yaptklar ii arkadalarna tavsiye
edebileceklerini belirtmilerdir. Sonu olarak, hemen hemen her iin kimi
insanlara skc geldii sylenebilir. doyumunun, ii tutkuyla yapmak gibi
bireysel, kararlara katlmak gibi toplumsal etkenlere bal olduu da
anlalmaktadr. Ayrca, yal kiilerin gen kiilerden daha fazla ilerinde
doyum bulduklar aratrmalarda ortaya kmaktadr (Vander Zanden,
1981).
almann anlam ile ilgili bir sorun da, kadnlarn ev iinin gerek i
saylmamasyla ilgilidir. Hereyin deerini parann belirledii bir toplumda
kadnlarn ev ii kmsenmektedir, nk parasal girdisi olmayan bir itir.
te yandan, her eyi erkeklerin belirledii bir toplumda kadnlarn ev ii
onlarn doal bir grevi, varolularnn vazgeilmez bir yn olarak
grlmektedir. Gnmzde bu tr geleneksel kalpyarglar amaya alan
toplumlarda, kadnlarn ev iine de cret denmesi, evde alan kadnlarn
da i sigortasna balanmas ve emeklilik hakkna kavumas sz konusu
edilmektedir.

3)Kadnlarn almas. Yakn zamanlara kadar evinde oturmas gerektii


dnlen kadnlar, bugn birok lkede ulusal igcnn yaklak
yarsn oluturmaktadrlar. Amerikal ekonomist Eli Ginzberg, kadnlarn
son birka ylda igcne hzla katln yzylmzn en nemli olgusu
olarak nitelemektedir. Ancak, kadn igcnn genilemesi ekonominin
geleneksel yapsnda hala zm bekleyen bir yn sorunu da birlikte
getirmitir. 1984'te Fransa Kadn Haklar Bakan Yvette Roudy, Kadnlar
daha nce de pek ok sanayi devrimiyle randevuyu karmlardr. Umarm,
birkez daha yolun kenarnda durup geliime seyirci kalmazlar. Fakat yle bir
dnemde bulunuyoruz ki, erkeklerle kadnlar arasndaki rol ve grev
blm kltrlere yerlemitir. Erkek ocuklar iin 300 meslek varken,
kz ocuklar iin sadece 30 meslek bulunmaktadr demektedir.
Kadnlarn i dnyasnda karlatklar ilk sorunlardan biri, her zaman,
cret dzeyinin en dk olduu sektrlerde almak zorunda kalmalardr.
Bunun temel nedeni, daha balangta kadnlarn ileride yksek cret
getirmeyecek ve ykselme olana salamayacak renim dallarna ve
mesleklere yneltilmeleridir. Kadnlar, dil, edebiyat, tarih gibi insan bilimleri
dallarna, retmenlik, hemirelik, sekreterlik gibi hizmet kollarna
itilmektedirler; mhendislik, diplomatlk, yksek dzeyde yneticilik,
niversite retim yelii, parlamenterlik, sendika liderlii gibi alanlara
kadnlar hala yaklaamamakta ya da pek az ve glkle girebilmektedirler.
Sorumluluk gerektiren yksek grevlerde bulunan kadnlarn orannn
gelimi Bat lkelerinde bile henz ok ar bir tempoyla deitii
bilinmektedir (bk. Tablo 14).
Tablo 14
Kadnlarn alt Sektrler (1982 verileri, V)
lkeler - Tarm - Endstri - Hizmet
Alm. Fed. Cumhuriyeti - 7,0 - 25,5 - 65,5
Fransa - 6,0 - 21.1 - 78,8
talya - 13,3 - 26.9 - 59,9
Hollanda - 2,5 - 12.1 - 85,4
Belika - 1,7 - 16.0 - 82,3
Lksemburg - 5,2 - 12.6 - 79,1
ngiltere - 1,2 - 19,7 - 79,1
rlanda - 5,6 - 20,1 - 74,3
Danimarka - 5,5 - 13.5 - 81,0
Yunanistan - 41,6 - 18,2 - 40,2
AET 10 ye - 7,0 - 22,5 - 70,5
Kaynak: Avrupa Dergisi, No. 93, 1984.
Kadnlarn i dnyasnda yaadklar bir baka sorun, isizlik bunalm
karsnda kadnlarn daha elverisiz durumda bulunmalardr.
Erkekler iin isizlik oran V 10 iken, kadnlar iin V15' tir. Avrupa'da kadn

isizlik oran erkek isizlik oranndan talya'da , Fransa, Hollanda ve


Belika'da iki kat yksektir. Avrupa Ekonomik Topluluunda isizlikten en
ok etkilenen grubu gen kadnlar oluturmaktadr.
talya'da 25 yan altndaki her iki kadndan biri isizdir; bu oran Belikada
V 40'a, Hollanda ve Fransa'da V 35'e yaklamaktadr.
Kadnlarn alma yaamnda kar karya kaldklar en ciddi sorun ise,
cret eitsizliidir. 1975 ve 1976 yllarnda AET dzeyinde kabul edilen iki
genelge, ayn i iin ya da eit deer verilen i iin cinsiyete dayal her trl
ayrma son verilmesi ilkesini ieriyordu; cretlerin belirlenmesi iin
kurulacak mesleki snflandrma sistemi erkek ve kadn iiler iin ortak
ltlere dayandrlmal ve cinsiyet ayrmn ortadan kaldrmalyd, ye
devletler bu genelgeye gre gereken hukuksal dzenlemeleri lkelerinde
hemen yapmalydlar. Oysa bugn hibir AET lkesinde gerek anlamda bir
cret eitliine hala ulalabilmi deildir. Kadn ve erkeklerin ald cretler
arasndaki farkn en yksek olduu lkeler Lksemburg, Yunanistan ve
rlanda (V 30'u ayor), en dk olduu lke ise talyadr (V 20'den az).
Aadaki tablo, sanayideki cret eitsizliinin AET lkelerindeki durumunu
yllara gre gstermektedir (Tablo 15).
Btn bu olumsuz grnmlere karn, Anne Wahl'n (1984) dedii gibi,
Kadnlarn alma alannda gsterdii gelime, amzn en belirgin
olgularndan biridir. Avrupa Topluluu'nda, 15-64 yalar arasndaki kadn
nfusu iinde alan kadnlarn oran, 1970'de V 44 iken, 1982'de V 50'ye
ykselmitir. Daha imdiden, u basit fakat nemli sonuca varlabilir:
Herhangi bir sosyolojik eilim deiiklii olmad takdirde, 21'nci yzyln
banda, kadnlarn alma yaam karsndaki davran erkeklerinkiyle
ayn olacaktr. (Avrupa Dergisi,1984)
B.Meslek seimi
Meslek seimi sreci bireyin gerek iini seiminden ok nce balar. Meslek
seimi, sadece varolan iler arasnda en uygununa karar vermekten ibaret
deildir. Bireyin gemii ve temelleri, rol modelleri, deneyimleri, ilgileri ve
kiilii meslek seimini etkileyen en nemli etkenlerdir.
1)Bireysel temeller: Toplumsal snf, etnik kken, cinsiyet, zek gibi
karmak etkenler bireyin meslek seimini etkilerler. Bu etkenlerin
etkileimi, bireyin evlenmesinde olduu gibi, i seimini ve ansn etkiler.
Sz gelimi, kadnlarn meslee ynelmesinde cinsiyetin, zencilerin i
bulmasnda rkn engelleyici bir etken olduu, buna karlk yksek
sosyoekonomik dzeyin, yaratc zeknn olumlu bir rol oynad
bilinmektedir.
Tablo 15
Sanayide cret Eitsizlii

Dz Sanayi ilerinin Brt Ortalama Saat cretleri


(Endeks: Erkekler = 100)
lkeler Yllar
Almanya Fed. Cumhuriyeti 1972 (69,65), 1975 (72,55), 1977 (72,81),
1978(73,02), 1979 (72,69), 1980 (72,63), 1981 (72,78)
Fransa 1972 (78,67), 1975 (78,47), 1977 (77,43), 1978 (78,32), 1979(78,29),
1980 (78,28), 1981 (79,48)
talya 1972 (76,29), 1975 (79,71), 1977 (84,64), 1978 (83,06), 1979 (84,12),
1980 (84,13), 1981 (84,87)
Hollanda 1972 (64,64), 1975 (72,41), 1977 (73,48), 1978 (73,49), 1979
(72,29), 1980 (73,27), 1981 (72,64)
Belika 1972 (68,42), 1975 (71,52), 1977 (70,98), 1978 (70,73), 1979 (70,27),
1980 (70,25), 1981 (71,59)
Lksemburg 1972 (62,50), 1975 (63,19), 1977 (65,02), 1978 (63,55), 1979
(61,88), 1980 (64,71), 1981 (63,35)
ngiltere 1972 (60,26), 1975 (67,91), 1977 (71,60), 1978 (69,89), 1979
(70,83), 1980 (69,65), 1981 (69,96)
rlanda 1972 (-), 1975 (60,94), 1977 (62,13), 1978 (64,10), 1979 (66,96),
1980 (68,70), 1981 (67,20)
Danimarka 1972 (-), 1975 (84,31), 1977 (86,50), 1978 (86,14), 1979 (86,36),
1980 (86,05), 1981 (85,76)
Yunanistan 1972 (-), 1975 (69,86), 1977 (68,36), 1978 (68,00), 1979(68,00),
1980 (67,38), 1981 (66,65)
Kaynak:Avrupa Dergisi, No: 93, 1984.
2)Rol modelleri: nsanlar mesleklerini ounlukla o meslekten birisiyle
zdeleerek seerler. Rol modeli olan kii geleneksel toplumlarda baba ya
da amcadr. Ancak, gnmzde kitle iletiim
aralar bireye yakn evresinde bulunmayan rol modellerini de iletmektedir;
bylece bir gencin kendi temel zelliklerinin dnda olan birini model almas
da olanakl olmaktadr.
3)Deneyim: Bir insan mesleini daha nce yaadklarna gre de seebilir.
Aabeyi ldrlen birinin polis olmay, bykbabasnn evi yanan birinin
itfaiyeci olmay istemesi gibi. Burada da yatlarnnkinden farkl bir meslei
zel bir deneyim sonucu semek szkonusudur.
4)lgiler: Gerekten seme ans varsa, bireyin ilgileri, tercihleri ve deerleri
meslek seiminde nemli bir rol oynar. rnein psikologlar ya da zel
eitimciler insanlar anlamaya ve onlara yardm etmeye ilgi duyan kiilerdir.
Ancak bu ilgi bireysel farkllklara gre deiik mesleklerde de anlatm
yolunu bulabilir. Genel olarak bir insann ilgileri ksmen deneyimlerini,
ksmen de rol modellerini yanstr; ayn zamanda, gemiteki baarlarn ve
yeteneklerinin ne olduuna ilikin kansn da dile getirir.

5)Kiilik: Meslek seimi birey ile ii arasndaki uygunluu da yanstr.


Yetikinlerde kiilik zellikleri ile eitli ilerin zellikleri arasndaki ilikiyi
soruturan pek ok aratrma yaplmtr. &. L. Holland'n i ve meslek
seimi kuramnda kiilik farkllklar en nemli yeri tutmaktadr; bu
kuramda alt temel kiilik boyutu uygun meslek seimleriyle iliki iindedir.
Temel boyutlara sahip (gereki, aratrc, sanatsal, toplumsal, geleneksel,
giriimci) kiiler bunlarla badaan mesleklere ynelirler. rnein, bir ifti
hem gereki (gl ve pratik), hem de gelenekseldir (yaplanm etkinlikleri
yeler). Meslek ile kiilik uyutuunda insan doyum bulur, iini srdrr ve
mesleinde ilerler.
Sonu olarak, meslek seiminin ok karmak birtakm etkenlerin
etkileimine bal olduu sylenebilir. Meslek seiminin ergenlik sonlarnda
ya da gen yetikinlikte tek bir karar sonucu yapld yolundaki geleneksel
gr, bugn yerini meslek seimi ve geliiminin yetikinlik boyunca
srd grne brakmtr.
C.Meslek rntleri
Meslekler arasnda byk farkllklar olduu gibi, meslek rntleri
arasnda da nemli farkllklar vardr. Sz gelimi, belirli ilerleme basamaklar
olan ve bireyin baars lsnde bu basamaklar trmand bir i
dnelim. Bu rnt, dzenli bir ilerleyile stat merdiveninde dikey bir
trmanmay belirler, ounlukla da ayn yerde uzun yllar almay
gerektirir. imdi de, bireyin yapt ilerin srasal bir rntsnn olmad
dzensiz bir i gemiini dnelim.
Bu durumda, ilevsel olarak birbirine benzeyen ilerde stat salayan ne
dikey ne de yatay bir ilerleme vardr. Wilensky, bu ltleri i gemilerini
zmlemede kullanmtr. Wilensky, meslekyaamnda (kariyer) dzenli
grubun dzensiz gruba oranla ite ve i dnda daha ok toplumsal
etkileim gerektirdiini sylemektedir. Sonu olarak, insann alt i
kategorisinin dzenli ya da dzensiz olmas onun toplumsal yaamn da
byk lde etkilemektedir. te yandan, insanla meslek arasndaki
etkileimi belirleyen baka etkenler de vardr.
Bu etkenler, gdlenme, (para, stat, hizmet, yaratclk vb.) ve doyum
kaynaklar (para, stat, baar, n, vb.)dr. Bylece, doktorluk, mhendislik
gibi potansiyel olarak dzenli meslekler, gdleri ve doyumlar gibi deiik
etkenlerle dier dzenli mesleklerden ayrlrlar; bu zel dzenli mesleklerin
farkllklar benzerliklerinden nemlidir.
Meslekte ilerlemenin dier bir tr de, dzenli mesleklerde bireyin olduka
ani ve nemli i deiiklii yapmasdr. Bu deiikliin nedeni, i
skntsndan daha doyurucu bir ile kurtulma abas ya da baar sonucu
yeni olanaklar yaratma istei olabilir. Bu ani deiiklik dzensiz i
rntsnden farkldr, nk dzenli bir sistem iindedir ve en fazla iki
deiiklii ierir (baarl yneticinin irket deitirmesi gibi). Bu tr

deiiklik yapan kiiler, yalnzca dzenli ilerde alanlardan, daha ok risk


alma yetenei, gvensizlie kar koyma gc ve zorluklarla baa kabilme
kapasitesi ile ayrlrlar. te yandan, bu deiiklik bireyin meslek (kariyer)
geliiminde bir bunalm da ortaya koyabilir. Aile yaam dngsnde olduu
gibi meslek yaam dngsnde de bunalm noktalar nemli bir rol
oynarlar.
D.Meslekte Dnm Noktalar
Geliimsel adan meslek yaamnda bunalm noktalar ya da dnm
noktalar vardr. Bu noktalar dzenli mesleklerde daha belirgindir; dzensiz
mesleklerde ise her iten ayrlma ve yeni ie girme bir bunalm noktas
saylr. Dzensiz mesleklerde her yeni i yeni bir uyum ve yeni bir
toplumsallama sreci demektir. stelik, dzensiz mesleklerde birey ya ya
ilerledii ya da artk yapt i otomatikletii iin, ayn trden i bulamazsa,
dzenli ite zorunlu emekliliin neden olaca trden bir bunalmla
karlar.
dngsnde ilk dnm noktalarndan biri, bir ie girme'dir. Bu sre,
meslek seimi srecinin sonu, ayn zamanda yetikinlik yaamnn balang
noktasdr. Birey iin gerektirdii rolleri tanyarak imdi gerek ie girer,
artk iin gerek gerekleriyle, beklentileriyle ve dlleriyle kar karyadr.
Bu etkenler byk olaslkla bireyin daha nceki ideal beklentileriyle
atacak ve birey bu nedenle bir atma yaayabilecektir. Btn
mesleklerde
bireyler
yeni
ilerinin
gerek
gerekleriyle
yeniden
toplumsallatrlr ve bir uyum dneminden geerler; bu arada iin ilk
haftalar ya da aylarnda duygusal bir rahatszlk da yaarlar. Bu yeniden
toplumsallama srecinde birey yeni bir benlik gelitirmektedir. Kendisi
karsnda bakalarnn (iveren, i arkadalar, mteriler) roln alarak
kendisinden beklenen rol davrann renmektedir; ayn zamanda
kendisini bu rolde grr ve bu rolde tepki verir. Eer isel benlik ile iteki
benlik arasnda byk farkllklar varsa, birey iteki benlii isel benlii
dorultusunda deitirmeye alr, bunu yapamazsa yaanan bunalm da o
oranda artar. Birey ie girmesiyle geirdii toplumsallama srecinde iin
gerekleri ve deerleri dorultusunda bir benlik gelitirir ve bunu isel
benliine de uygun hale getirmeye alr (D.C. Kimmel, 1974).
dngsndeki dier nemli bunalm ya da dnm noktalar orta yalarla
ve emeklilikle ilgilidir; bunlar ilgili blmlerde ayrntl biimde ele
alnacaktr.
4.Toplumsal evre, likiler ve Katlm
Gen yetikinlikte nemli bir geliim boyutu da, aile ve i ilikileri yansra
ortaya kan toplumsal ilikiler adr. Toplumsal ilikiler a bireylerin ve
ailelerin koullarna gre deiiklik gsterir. rnein, Amerikal yetikinler
cinsiyetlerine, yalarna, evlilik durumlarna ve sosyoekonomik dzeylerine
gre geni toplumsal etkinliklere girerler. Bu etkinlikler, halk eitimi

uralarn, dinsel uralar, okulla ibirliine girmeyi, siyasal etkinlikler


dzenlemeyi ierir. Evlilik ncesinde ve evliliin ilk yllarnda erkek ve
kadnn toplumsal katlm birbirine benzer, benzemedii durumlarda da
daha ok kadnlarn seimi ar basar. ocuklarn kk olduu yalarda
ocuk merkezli etkinlikler ncelik tar. Orta yalarda kadnn etkinlikleri
aile merkezli olurken, erkeinki i merkezli olma eilimindedir. Katlmlarn
farkllna karn, erken yetikinlikte balayan ve gl bir biimde orta
yaa doru ilerleyen geliimsel bir deiimden sz edilebilir. Bu deiim,
fiziksel g etkinliklerinden kiileraras ilikiye arlk veren etkinliklere
doru olmaktadr.
Geliimsel adan, insann bymesi ve olgunlamas, anababadan -ailedenkoparak yeni insan ilikilerine girmesi ve giderek toplumsal katlma
ynelmesi demektir. Bu geliimin temelleri, ocuun mutlak bamll
evresinden sonra, ergenin bamszl deneme uralaryla atlmaktadr.
Gen yetikin ise, artk bamszln kazanm bir kii olarak, kiileraras
ilikilere girebilen, toplumsal, kltrel, siyasal etkinliklere katlabilen kiidir.
Toplumsal ve kltrel katlma, gnlk yaamn sradanlna ve skclna
kar bir k yoludur. Gnlk yaamn dar, ksr ve yabanclatrc
evreleri ancak kltrel katlm ve etkinlik araclyla alabilir. Bununla
birlikte, kltr bir bo zaman uras, bir oyun, bir d gibi alglamamak
da gerekmektedir. Kltr pazarlarnn ynlendirdii ticarilemi kltr
rnleriyle yetinmenin uyuturucu alkanl edinmekten hibir fark
yoktur. Maurice Duverger'in, kitle iletiim bombardman altndaki gnmz
insanlar iin, bir sr ey biliyorlar, ama kltrden yoksunlar demesi
bouna deildir.
5.Ahlak Geliimi
Toplum iinde yaayan bireyler olarak belirli doru ve yanl kavramlarn
bakalaryla paylamak ve birlikte yaamann gerei olan birtakm kurallar
izlemeye yetenekli olmak zorunda olduumuz bilinir. Bizim kiisel
mutluluumuz da, toplumda eitlik ve adaletin varl da, birtakm ahlak
standartlarnn herkese kabul edilmesine baldr. Ahlak geliimi,
ocuklarn, belirli davranlar doru ya da yanl olarak
deerlendirmelerine rehberlik eden ve kendi eylemlerini ynetmelerini
salayan ilkeleri kazanmalar srecidir.
ocuklarn ahlak geliimi konusunda tarihte byk felsefe retisi vardr.
Birincisi, St. Augustine gibi teologlarn savunduu ilk gnah retisidir;
buna gre, ocuklar doal olarak gnahkar yaratklardr, dolaysyla
yetikinlerin mdahalesine gereksinmeleri vardr.
John Locke'un balatt ikinci gr, ocuun ahlak asndan yansz (ntr)
olduunu, eitim ve yaantnn ocuu doru ya da gnahkar bir kii
yapacan ileri srer. &ean &aques Rousseau'nun temsil ettii nc
retiye gre, ocuklar doutan saf ve temiz yaratklardr ve ahlakd

davranlar yetikinlerin bozucu etkisinden kaynaklanr.


Bu grlerden herbiri ahlak geliimi konusundaki byk ada
psikolojik yaklamda yeniden ortaya kar. Birinci gr, deitirilmi bir
biimde Sigmund Freud'un kuramnda grlr. kinci gr, ahlak
geliimini koullanmann ve yaantlarn bir sonucu olarak gren toplumsal
renme kuramnda temsil edilir. nc gr, &ean Piaget ve Lawrence
Kohlberg'in gelitirdii bilisel geliim kuramnda yanstlr. Ahlak geliimi
konusunda ilk psikolojik modeli getiren psikanalitik kurama gre ahlak
geliimi,
speregonun
ortaya
kmas
ve
anahaba
yasaklarnn
iselletirilmesi srecinden ibarettir. Toplumsal renme kuramclar ahlak
geliimini, ani hibir deiim olmadan derece derece ve srekli biimde
ilerleyen birikimli bir toplumsallama olarak grrler. Buna karlk, bilisel
geliim kuramclar ahlak geliimini, belirgin deiimlerle ilerleyen ve
birbirinden temel farkllklarla ayrlan evrelere dayandrrlar.
Piaget'in kuramn yeniden ele alan ve genileten Kohlberg, ahlak geliimi
aklamasn -tpk Piaget gibi- ahlaki eylemden ok ahlaki yargnn
geliimine dayandrmaktadr. (Bu yaklamda ocuk bir ahlak filozofu
olarak grlr.) Kohlberg'e gre, ahlak yargsnn geliiminde alt evre vardr
ve bunlar temel dzeyde toplanr. Her dzey, bireyin benlii ile toplumun
kurallar ve beklentileri arasndaki farkl iliki trn yanstr. Gelenekncesi dzey , daha ok dokuz yan altndaki ocuklarn, baz ergenlerin ve
sulularn ounun bulunduu dzeydir; bu dzeyde kurallar ve beklentiler
benlie dardan yneltilmektedir. Geleneksel dzey , ergenlerin ve
yetikinlerin ou iin tipik dzeydir; bu dzeyde benlik geni toplumun
kural ve beklentilerini iselletirmitir. nsanlarn ancak ok aznn
ulaabildii gelenek-tesi dzey de ise bireyler, kendileri ile bakalarnn
kurallar ve beklentileri arasnda farkllk oluturmakta ve kendi ahlaki
deerlerini kendilerinin setii ilkelere gre aklc yollardan tanmlamay
yelemektedirler.
Kohlberg'e gre, btn kltrlerdeki insanlar adalet, eitlik, sevgi, sayg,
otorite gibi ayn temel ahlaki kavramlar kullanrlar. Ayrca btn bireyler,
kltr farkllna bakmakszn, bu kavramlara bal olarak ve ayn dzen
iinde ayn aklyrtme evrelerinden geerler.
Bireyler arasndaki farkllk, yalnzca, evreleri ne hzla getikleri ve nereye
kadar ilerledikleri asndan ortaya kar. Kohlberg ve yardmclar bu
grlerini Birleik Devletler'de, ngiltere'de, srail'de, Bahama'da,
Meksika'da, Tayvan'da, Malezya'da ve Trkiye'de snamlar ve kuramn
evrenselliini vurgulamlardr.
Kohlberg'in aratrma ynteminin temelini oluturan varsayml ikilemler
yetikinleri ele alan ahlak yklerine dayanmaktadr. Buna karlk, kendisi
de bir evre kuramcs olan William Damon, ahlak ikilemlerini ocuklarn
yaantlar alannda oluturmu ve ocuklarn hibir aklyrtme trn
sonuna kadar kullanmadklar sonucuna varmtr; ancak, ocuklar yalar

ilerledike daha ileri akl yrtme dzeylerini daha sklkla kullanmaya


eilim gstermektedirler. te yandan, toplumsal renme kuramclar,
ocuklarn, yetikinlerin ahlak standartlarn, ncelikle, gzlemledikleri
davranlar ve deerleri dereceli bir taklit etme sreciyle kazandklarn
savunmaktadrlar. Onlara gre, eer Piaget ve Kohlberg'in savunduu gibi
ahlak yarglar bilisel yaplara bal evreleri sk skya izleseydi, bu yarglar
ksa sreli deneysel durumlarda deitirmek ok g olurdu. Oysa Bandura
ve MacDonald, ocuklarn ahlak yarglarnn ya etkenine evre
kuramclarnn ileri srdnden daha az bal olduunu deneysel olarak
gsterdiler. Cowan, Turiel, Keasey, Rothman gibi evre kuramna bal
aratrmaclar ise, zde renme kuramclarnn ileri srdnden daha az
deiim olduunu onlarnkine benzer aratrmalarla ortaya koydular.
Bu tartmalar ahlak geliimi izgisinin en azndan dzenli bir sra izlediini
ortaya koymaktadr. Bununla birlikte, toplumsal etkilerin sonucu olarak,
geliim dzeninde ve belirli dzeylere ulama hznda bireyler arasnda
farkllklar vardr. Psikanalizciler ise, Piaget ve Kohlberg'i eletirmede
toplumsal renme kuramclarndan deiik bir yol izlemilerdir. Psikiyatrist
James Gilligan, ahlaklln stnde ok daha olgun bir ileyi evresinin
olduunu ileri srmektedir; bu, bireylerin kendilerini ahlaki ykmlle
feda etmeleri nden ok, karlkl gereksinmelerini psikolojik adan
anlamalarn salayan sevgi ahlak (love ethic)'dir.
Aratrmalar ahlaklln duruma gre zelleme eiliminde olduunu
gstermektedir. ocuklarn ou belirli durumlarda almakta, yalan
sylemekte, sahtekarlk yapmakta, dierlerinde ise bunlar yapmamaktadr;
btn ve blnmez bir vicdan ya da sperego kavram pek az destek
bulmaktadr. Baz bireyler dierlerinden daha tutarl bir drstlk, bazlar
da daha tutarl bir namussuzluk gstermektedir; ancak tutarszln daha
egemen bir eilim olduu sylenebilir.
te yandan, ya, zek ve cinsiyet farkllnn ahlaki davranta ok kk
bir pay olduu, buna karlk grup yasalarnn ve gdsel etkenlerin daha
nemli bir rol oynad grlmektedir. Ayrca, aratrmalar, yetikinlerin
eylemlerinin szcklerinden daha yksek sesle konutuunu ve yetikin
ikiyzllnn varln ortaya koymaktadr (Vander Zanden, 1981).
Ahlaki olgunlama, ocuun kendi vicdannn buyruklarn dinlemeye
balamasyla ortaya kar. Bu olgunlama, birey gnlk etkinliklerinde ve
yaamnn rgtlenmesinde kendi yargsna dayandka ilerler. Birey, ahlak
ilkelerini zmledii ve etkili bir davran dzenlemesi yaparak eylemde
bulunduu zaman karakter ortaya kmaya balar. Karakter, ileri bir
olgunlamann ve yetikin kiiliinin temel ve sonul belirtilerinden biridir.
Ahlaki karakter yetikinin insancllamasna ve kendi yazgsn
denetlemesine katkda bulunur. Bu aamada birey, Allport'un dedii gibi,
Aldm karar yaammn sonras iin de geerli olmaldr! biimindc
dnmeyi baarr. Ahlaki olgunlamada ilerleme, bireyin iyi ve doru olan

semesini salayan zgrln artmasyla belirlenir. Bu noktada ergen ve


yetikin iin ideal ayndr (&. Pikunas, 1976).
Geliimsel adan yetikinlerin ahlakna egemen olan temel dzey
geleneksel dzey dir. Geleneksel dzey, soyut dnme ve rol alma
yeteneinin gelimeye balad ergenlik dneminde ortaya kar ve
yetikinlik boyunca balca dzey olma zelliini korur. Zihinsel geliim
yetikinlikten nce tamamlandna gre, yetikinlerin ahlaki yarg farkll
zihinsel geliimle aklanamaz. Yetikinlikte grlen deiim bilgi ve deneyim
birikimine balanabilir; ancak bu birikimin kazanlmas yeni bir evrenin
ortaya kmas demek deildir. nk evreler ancak nitelik deiimiyle
ortaya karlar. e girme, evlenme, cinsel iliki kurma, anababa olma gibi
deiimler ise bireyde yalnzca ierik deiimlerini yanstrlar.
Sonu olarak, yetikinlikte yeni bir ahlaki dnme yaps olumamaktadr.
Aratrmalar, yksek evre zellii gsteren btn yetikinlerin bunu daha
ergenlik dnemindeyken gstermeye baladklarn ortaya koymaktadr. u
halde, ergenlikte gerekli geliim olanan ve zgrln bulamayan
kiilerin yetikinlikte daha ileri bir ahlaka sahip olmalar sz konusu
deildir. Yetikinlikte ortaya kan deiimler, kiilerin daha nce gelitirmi
olduklar
kalplar
daha
tutarl
bir
biimde
kullanmalarndan
kaynaklanmaktadr. Yetikinlik yllar daha nce ulalan en yksek evrenin
tutarllk kazanmasna olanak salamaktadr. Kiilik psikolojisi asndan
yetikinlikteki ilerleme, ahlak evresi deiimi deil, ego glenmesi srecidir.
Ego glenmesi, bireyin sahip olduu ahlaki yaplar kiilik btnlemesi
dorultusunda nasl kullanacan renmesi demektir. Yetikinlikteki ahlak
geliimi, daha nce kazanlm ahlak yaplarnn kullanmnn btnlemesi
ve yaama uygulanmas olarak nitelendirilebilir.

NC BLM
YETKNLKTE ORTA YILLAR
YETKNLKTE ORTA YILLAR
Psikologlarn uzun yllar boyunca dikkatlerini yalnzca ocukluk ve ergenlik
dnemlerine ynelttikleri bilinmektedir. Yaamn sonraki yllar, sanki bu ilk
dnemlerin srekli yinelenmesinden ibaretmi gibi grlyordu. Oysa
saduyu ve yaam deneyimi bunun doru olmadn sylemektedir. Nitekim,
1970'lerden bu yana psikolojide yetikinlik dneminin ele alnmasna hz
verilmitir. Yetikinlik dnemi iinde en ok ilgi duyulan yllar da orta yllar
olmutur.
. ORTA YILLARA GENEL BAKI

Orta yal yetikinler geliimin tepe noktasna ulam kiilerdir. Ancak,


geliimde orta yllarn ne zaman baladn saptamak ok zordur, nk
bunu saptamay salayacak zel biyolojik deiimler yoktur; bu nedenle
genellikle toplumsal ltlerin kullanlmas yelenmektedir. nsanlarn
kiisel, toplumsal ve ekonomik ynden en st dzeye eritikleri 35

yalarndan balayarak birok grevlerinden emekliye ayrldklar 65 yana


kadar olan dnemi geliimde orta yllar olarak kabul edebiliriz. Aslnda bu
da orta yllar iin yapay bir snrlamadr. Her eyden nce, kronolojik yan
yaam dnemlerini saptamakta iyi bir lt olmadn biliyoruz. 45 yanda
duygularn bir gen kadar taze tutan insanlar vardr, 40 yanda bir bakas
ise hem kiilii hem ekonomik durumu ynnden bir ergen kadar bunalml
olabilir. u halde, hem toplumsal saat, hem de bireylerin eitlilii ya
snrlarnn belirsizliini arttran nedenlerdir.
Orta yllara ilikin grleri belirleyen bir baka neden de genliin
nemsendii ve vurguland toplumlarda orta yalln grmezlikten
gelinmesidir. ocuklar ve genler sevilir, ihtiyarla dehetle baklr, orta ya
ise bilmezlikten gelinir. ocuk ve ihtiyar iin zel bir ad varken, orta yal
iin zel bir ad yoktur. Yetikinliin getirdii sorunlar ylesine abartlr ki,
kimse bu yalara ulamak istemez. Orta yllar yalla ve dolaysyla lme
giden yolun ba gibi grldnden, kimse 40 yan ap gitmek istemez.
40 ya dolaylar bunalml, huzursuz, hznl yllar olarak alglanr.
Yetikinlik psikolojisi konusunda kamuoyunda ve kitle iletiim aralarnda
ortaya kan ilgi normalin ne olduu sorununu yeniden gndeme getirmitir.
Yetikin yaamndaki deiimler, ister lml geiler , ister dramatik
deiimler , ister korkun bunalmlar olsun, neyin normal olduunu
tanmlama sorunu ortadadr. Yaam, bireylerin ayn kurallara gre izledii
ve belirli yalarda belirli olaylarn ortaya kt evreler olarak betimlemek
her zaman ok akla yakn grnr. Oysa bugn hem biyolojik saat imiz
(erinliin her iki cins iin de daha erken balamas, menopozun daha ge
gelmesi, vb.), hem de toplumsal saat imiz (i, eitim, aile, salk
koullarnn iyilemesi, ileri yalarda bile yeni ilere girme, yeni aileler
kurma, vb.) deimitir ve giderek deiecektir. Gnmzde toplumlar
gelimilik dzeyleri lsnde yaa bal toplumlar olmaktan
kmaktadrlar. Dolaysyla, yetikin kiiliinin deimezlii, yetikin
yaamndaki bunalm noktalar trnden grlerin de yeniden gzden
geirilmesi gerekmektedir.
1.KLK PSKOLOJS AISINDAN YETKNLK
Bu blmde zellikle, kiiliin sreklilii, yetikin kiilii ve kadn kiilii
sorunlar ele alnacaktr. ocukluktan yetikinlie kadar giden deimez bir
kiilik yaps var mdr? Yetikin kiiliinin kendine zg nitelikleri nelerdir?
Cinslere bal kiilik zellikleri yaygn kalpyarglarn dnda nasl
tanmlanabilir?
1) Kiiliin Sreklilii Sorunu.

Genellikle yetikin insann, zel ve olduka tutarl bir kiilii olan karmak
bir varlk olduunu kabul ederiz. Tutarl kiilik yaplar insanlarn dzenli
ilikilere girebilmeleri iin de gereklidir. Kiilik kavram, benzer durumlara
verilen tepkilerdeki bireysel farkllklar ve farkl durumlarda olduka tutarl
olan davranlar anlamamza da yardmc olur. Bir bakma kiilik, birey ile

evresi arasnda bir uyum oluturur; bireyin gemi deneyimlerine zel


uyumunu ve imdiki toplumsal ve fiziksel evresini deerlendirmesini salar.
Sonu olarak, kiiliin gemiteki ve zellikle ocukluktaki deneyimleri
yanstt ve deiik durumlar karsndaki tepkide tutarl bir biimde ortaya
kt kabul edilir. te yandan, insanlarn deitii de sezgisel olarak bilinir.
nsanlar her ayn duruma her zaman ayn tepkiyi vermezler; psikoterapide
deiebilecekleri umulur; yetikinlik yllarnda yeni deneyimler ve roller
edinerek deiebilirler, vb. Dolaysyla, insanlarn farkl durumlarda ve
yaamlarnn deiik dnemlerinde ne lde tutarl kaldklar sorulabilir.
Benlik asndan bakldnda, benzer durumlara allm tepkilerin
verildii, durumlarn seici alglamayla benzer klnd sylenebilir. Ancak,
psikologlara gre benlik ile kiilik ayn eyler deildir. Kiilik, farkl
durumlara olduka kestirilebilir tepkileri veren isel bir yapdr; benlik ise
kiiliin odanda yer alan bir yapdr. Benlikle kiilik arasndaki iliki ve
kiilikle d dnyann ilikisi olduka karmaktr. rnein, bir insamn
kiiliinin ocukluk deneyimlerini yanstt dnlr; ancak, kiilik
olutuktan sonra d durumlardan ok isel dinamii yanstt kabul edilir.
Yine de kiilik d durumlarla yorulmutur. Murphy'nin dedii gibi,
Seninle ve evrenle arada hibir zaman kesin bir ayrm yoktur. evren
senin zerinde, seni deitiren, kalplatran ve yeniden oluturan bir etkide
bulunur.
Gen yetikinlik dnemi aklanrken kiiliin -kimlik karmaasn zmede,
anababa olmada, mesleki toplumsallamada- srekli deien ynlerine
deinilmiti. Klasik kiilik gr insanlarn bu tr olaylarda nemli lde
deimediini ileri srmektedir. u halde, kiilik uzun yllar deimez olarak
m kalmaktadr'? Deime sz konusu ise kiiliin hangi ynleri
deimektedir? Deime yoksa kiilik belirli bir yata donup kalmakta mdr?
Yirmi ya da otuz yandan sonra kiilikte hibir deiiklikten sz edilemez
mi?
William James 1887'de yle yazyordu: oumuzda karakter otuz yan
gelmesiyle birlikte al gibi katlar ve bir daha asla yumuamaz.
Bedenimiz yllarla bklse ve dncelerimiz zamanla deise de, temelde
deimez kalan bir kiilik, bir i benlik vardr.
Zick Rubin'e (1981) gre, kiiliin kararllna ilikin bu gr gemi
yzyllarda psikolojik bir dogma olarak kabul edilmiti. 1970'lerden sonra
ise bu geleneksel gr eskimeye balad. Sadece ocuklukta deil yaam
boyunca deime kapasitesi vardr ve bugn deiim ve byme szckleri
atasz olmu gibidir. Kiiliin yaam boyunca deiimi srdrd gr
Jung ve Erikson'un kuramlarndan destek alarak pek ok yanda bulmakta
ve bylece yeni bir dogma olumaktadr.
Rubin'in dedii gibi, kiilik psikolojisinde imdi yeni bir dogmalar sava
yla kar karyayz. Bu savata yan tutmann, biri metodolojik (yntemlere
bal), dieri ideolojik (dnya grlerine bal) iki kayna olduu

sylenebilir.
a)Yntembilimsel yaklam. Geliim aratrmalarnn ounda kesitsel
yntem kullanlr. Geliim psikolojisinde kesitsel aratrmann egemenlii,
ocuklarn yetikinlerden, yallarn genlerden farkl olduu grnn
yerlemesine yol amtr. Berkeley'den psikolog Jack Block, Kiilik
aratrmalarnn belki yzde doksannn yntembilimsel bakmdan yetersiz,
kavramsal ierikten yoksun ve hatta aptalca olduu savn ortaya
atmaktadr. Kiilik aratrmalar, yeterince snanmam lmelerle (isteyen
herkes yarm gnde yeni bir kiilik lei gelitirebilir), kk
rneklemlerle ve rastgele hedeflenmi stratejilerle ( bilgisayara ver,
korelasyonlar al ) doludur. Dikkatli ve zenli boylamsal aratrmalar yok
denecek kadar azalmtr. u halde, insanlarn nceden kestirilemez olduu
gr, insan doasnn deil, insan doasn incelemekte kullanlan rastgele
yntemlerin rndr.
Bylece, deiim ve kararllk yanllar arsndaki anlamazln ounun
yntembilimden kaynakland grlmektedir. zelliklerin srekliliini
savunanlar genellikle kat kiilik testlerine, deiimi vurgulayanlar ise daha
niteliksel, klinik betimlemelere dayanmaktadrlar. Psikometrisyenler klinik
verileri gvenilmez saymakta, buna karlk klinisyenler de psikometrik
verileri sama bulmaktadrlar.
imdi, her iki trden aratrmalar gzden geirerek bir sonuca varmaya
alalm.
Jack Block, denekleri ortaokul yllarndan balayarak krk yana kadar
izleyen aratrmasnda 20 yl akn bir srede tutum listelerinden grme
kaytlarna kadar ok zengin bir veri arivi oluturmu, kiilik raporlarn
derinliine zmlemitir. Bylece Bock kiilikte dikkate deer bir kararllk
(stability) bulmutur. Deneklerin ortaokul yllarndaki ve daha sonra krk
yalarndaki puanlar arasnda istatistiksel bakmdan anlaml bir korelasyon
vardr. En zeletirici ergenler yine en zeletirici yetikinler idiler, neeli
genler krk yanda da neeli yetikinlerdi, okuldayken huylar dalgalanma
gsterenler orta yalarda da hala dalgalanma gsteriyorlard.
Kiiliin kararll konusunda Baltimor'lu psikologlar Paul T.Costa ve Robert
R. MeCrae'nin orta yllarla ileri yetikinlik yllarna ilikin bulgular da ilgi
ekicidir. Boston'da 25-82 yalar arasnda 400 erkek on yl arayla iki kez ve
Baltimor'da 20-76 yalar arasnda 200 erkek alt yllk aralarla kez
testten geirildi. Sonular bir ark sznden alnan balkla yaynland:
Bunca Yldan Sonra Ayn (1980). Bulgulara bir rnek olarak u verilebilir:
19 yanda kendini kabul ettiren 40 yanda da kendini kabul ettirmektedir,
80 yanda da. Minnesota niversitesi'den Gloria Leon ve arkadalar, 71
erkein 1947'de aa yukar elli yalarndayken ve 1977'de seksen
yandayken MMPI testi sonularn zmlediler ve on lekte yksek
korelasyon saptadlar. Berkeley'de Paul Mussen ve arkadalar 53 kadnla 30
ve 70 yalarnda yaplan grme sonularn rmleyerek iednklk-

dadnklk boyutlarnda yksek korelasyon buldular.


Costa ve McCrae iednklk-dadnklk lmlerinde yksek derecede
kararllk olduunu grdler; nrotiklik alannda da ok sabitlik buldular.
Nrotikler yaam boyunca olas yaknmaclardr. Yalandka farkl
eylerden yaknyorlar (rnein, gen yetikinlikte ak konusunda, krk
yalarnda orta ya bunalmndan, ileri yetikinlikte salk sorunlarndan),
fakat hala yaknyorlar. En az nrotik kii ayn olaylara daha yksek bir
lmllkla tepki gsteriyor. Boylamsal aratrmalar yetikinlik boyunca
insanlarn cokunluk, etkinlik, dmanlk ve tepisellik dzeylerinde ok
hafif bir d olduunu gstermektedir.
25 yanda itepisel olan biri 70 yanda birazck daha az itepisel olabilir,
fakat hala yatlarndan daha fazla itepisel olmas ok olasdr.
nsanlar belirli bir grup iinde llen zelliklerini koruyorlar.
Fakat her biri yalandka deiiyor olabilir. Eer herhangi biri yaamnn
sonraki blmnde de aa yukar ayn derecede ie dnyorsa ie
dnklk lmlerindeki korelasyon hala yksek olabilir, dolaysyla aldatc
bir kararllk grnm verebilir. Gerekten de, psikolog Neugarten
insanlarn yaamn ikinci yarsnda daha ie dnk olmaya genel bir eilim
gsterdiklerini ileri srmektedir. Oysa yeni boylamsal aratrmalar
insanlarn yalandka iednklkte pek az art gsterdiklerini ortaya
koymaktadr. Deiim o kadar azdr ki,
Costa ve McCrae bunun pratik anlamnn ok az olduunu dnmektedir.
Mischel kiiliin sreklilii konusundaki aratrmalar gzden geirmi ve
belli bal bulgular zetlemitir. Kiiliin sreklilik grlen ynlerinden biri,
insann kendini tanmlamasnda ortaya kmaktadr.
Boylamsal bir aratrmada, bireylerin 19,5 yanda ve 44,5 yanda
kendilerini tanmlamalarnda deiiklik grlmyor. Mischel'in olduka
tutarl bulduu bir alan da bilisel slup olmutur.
rnein, bilisel slup ile bamllk-bamszlk ilikisi yksek bir
korelasyon gstermektedir. Bilisel slup alannn tutarll zihinsel
srelerin tutarllndan kaynaklanyor olabilir. Bilisel slup (cognitive
style), bireylerin alglarn rgtlemede ve snflamada ortaya koyduklar
kararl tercihlerdir. evremizin eitli ynleriyle urarken her birimiz zel
bir bilisel slup kullanrz. Bilisel slupta insanlarn birbirinden
farkllat boyutlardan biri sorun zme yaklamlardr. Kimileri bir
soruna -doruluu konusunda hibir kayg duymakszn- ok abuk yant
verirler, ayn zekya sahip kimileri de ok zaman harcarlar; birincilere
itepisel (impulsive), ikincilere de dnceli (reflective) kiiler denir.
Aratrmalar, sorun zmede itepisel ocuklarn dnceli ocuklardan
daha geri olduklarn ortaya koymaktadr; te yandan, itepisel ocuklar
karmak
grevleri
dnceli
ocuklardan
daha
abuk
yerine

getirmektedirler. Bilisel slubun bir baka boyutu da bamllk-bamszlk


alandr. Alan-bamsz kiiler bir sahnenin gelerini zmlemeye
yneliyorlar, geleri geri planndan ayrarak ele alyorlar; buna karlk,
alan-baml kiiler bir sahneyi bir btn olarak ele alyor ve onu
oluturan bireysel geleri grmezlikten geliyorlar. Aratrmalar, alanbamsz
niversite
rencilerinin
matematie,
doa
bilimlerine,
mhendislie ve yksek dzeyde zmleyici dnce gerektiren konulara
yneldiklerini; buna karlk, alan-baml rencilerin insan ve toplum
bilimlerine, eitime ve btnc bir bak gerektiren alanlara yneldiklerini
gstemmektedir.
Mischel, kendimize ilikin tipolojimizin ve dnyay alglaymzn da zaman
iinde deimediini belirtmektedir. Baka bir deyile, bireyin kendisini ve
bakalarn tanmlamak iin kulland zel yaplar zamana dayankldr.
Belki de bunun nedeni, bu yaplar oluturan bilisel ve zihinsel srelerin
tutarlldr. Mischel, seici algnn srekliliinden sz etmekte, zihin, gerek
dnyann karmakln basite indirgeyen bir biimde ilediini
sylemektedir.
zetle, zaman iinde en ok kararllk gsteren kiilik zellikleri, bireylerin
bilisel sluplar ve benlik tanmlardr. Drstlk, saldrganlk, otoriteye
kar tutum gibi daha psikodinamik kiilik zellikleri, daha dk dzeyde
olmakla
birlikte
istatistiksel
bakmdan
anlaml
korelasyonlar
gstermektedir.
Kiilii bir etkileim sistemi olarak ya da bireyle durumun ortak rn
olarak kabul edersek bu bulgular daha da anlam kazanmaktadr.
O zaman bu etkileimsel sistemde bir sreklilik var demektir. Kurt Lewin,
bireyin herhangi bir durumdaki davran, o durumun zelliinin, onu
bireyin alglay biiminin ve o zamanki zel davran eiliminin ortak
rndr der. Bylece, deiim ve kararllk kiilikte ayn anda yer
alabilmektedir. Ayn btne Freud'u yaklamla bakldnda sreklilik,
davran yaklamla bakldnda deiim grmek olanakldr. Ancak sorun
yalnzca yntem sorunu da deildir.
b)Dnya grnn etkisi. nsan yaam iin neyin daha nemli olduu
konusundaki temel gr farkll kiilik tartmalarna da yansmaktadr.
Costa ve McCrae zaman iinde tutarl kalan kiiliin deerini, kararl bir
kimlik duygusunun temel gesi olarak vurgulamaktadr: Eer kiilik kararl
olmasayd gelecekteki yaammz konusunda seim yapma yeteneimiz ok
snrl olurdu. E, meslek ya da arkada konusunda akll seimler
yapacaksak nelerden holandmz bilmek zorundayz. Costa ve McCrac,
kararl bir kiiliin korunmasn yaamn deiiklikleri karsnda insann
yaamsal bir baars olarak grmektedir.
Sosyolog O. G. Brim ise byme gizilgcn insanln temelta olarak
grmektedir: nsan, srekli olarak evresine egemen olmaya abalayan ve

gitgide olduundan daha fazlas olan dinamik bir organizmadr. Brim,


Ben, psikolojiyi zgrlemenin hizmetinde gryorum, basknn deil!
demektedir. Gemite Sullivan da, insann deimesi gerektiini, aksi halde
leceini sylemekteydi. Sullivan, insan kiiliinin temellerinin Freud'un ileri
srd gibi ilk ocukluk dneminde atldn kabul etmez, kiiliin
oluumunu belirleyen yaantlarn bu yalardan sonra ortaya ktn
savunur. Nitekim, geliim psikolojisinde de bugn artk Freud'u anlamda
kat ve snrl bir kiilik oluumu grn savunmaya olanak kalmamtr.
Yine de, kiiliin sreklilii sorunu psikolojinin en zor sorunlarndan biri
olarak kalmaktadr.
Sorunun zmsz kalmasnn nedeni, Zick Rubin'in (1981) dedii gibi,
deiim ve kararllk arasndaki gerilimin, sadece akademik tartmalarda
deil, insan olarak her birimizin iinde de bulunmasdr. Yetikin kiiliinin
geliimi konusunda eksiksiz bir tablo, ayn kalma ve deime arasndaki bu
gerilimi kanlmaz olarak yanstacaktr, Brim ve Kagan yle yazmaktadr:
Bir yanda kimlik duygusunu, sreklilik duygusunu koruma konusunda
gl bir drt vardr, ok abuk deime ya da d glerce deitirilme
korkusunu yattran...
br yanda, her insan doal olarak, imdi olduundan fazlasn olma
isteiyle abalayan amal bir organizmadr. Kukusuz, kiiliin baz
ynleri (huzurlu ya da skntl olmaya eilim gibi) dier ynlerinden (evreye
egemen olma duygusu gibi) tipik olarak daha kalc ve kararl olabilir. Yine
de, her birimizin zaman iinde hem kararll hem deiimi yanstacamz
kabul etmek gerekir. Nitekim akademik tartmann her iki ucundaki kiiler
de kiiliin her iki zellii birlikte tad grnde birlemektedirler. Kendi
savlarn iddetle savunurken bile olaslklar da bildirmektedirler. rnein
Costa, 19 yanda kendini kabul ettiren 80'inde de ettirir derken, bunu
deitirecek herhangi bir ey olmadka... diye eklemektedir.
Brim de, insanlarn kiiliklerinin ve zellikle zdenetim ve zsayg
duygularnn yaam boyunca deiimi srdreceini vurgularken, taklp
kalmadka... demektedir.
c)Kiiliin etkileen ynleri. Kiilikte kalc ve deiken ynlerin birlikte
bulunduunu kabul etmek, bunlarn birbirleriyle etkiletiini de kabul
etmeyi gerektirir. Allport (1961) kiilik kuramlar arasndaki temel
farkllklar saptarken davran, derinliki ve etkileimci grleri ayrt
eder. Etkileimci gr kiilii bir oluum sreci olarak grr. Bu gr,
dier iki yaklamn katklarn yadsmamakta ve kiilii sre (deiim) ve
yap (kararllk) olarak ele almaktadr. Kiilik ancak bu farkl ynlerin
etkileimiyle var olabilir ve kiiliin anlalmas ancak bu btnln
nda olanakldr. G.W. Allport'un, G.H. Mead'in, D.C. Kimmel'in paylat
bu gr, bireysel kiilikleri, saysz toplumsal etkileimlerle yorulmu, zel
fizyolojik, algsal ve kavramsal sistemler ieren bir btn olarak grr.
Sullivan'n kiilik tanm da byledir: Kiilik, insan yaamn niteleyen

srekli kiileraras durumlarn olduka kalc bir rntsdr. Karlkl


etkileen bu srelerin ortasnda insan organizmas ayn oranda karmak
bilisel ve duygusal srelerle ilev grr. rnein Carson, bireyin plan
yapmasnn, bilgiyi ilemesinin, geribildirimden yararlanmasnn ve gelecek
ilemler iin kararlar almasnn karmak yapsn aklamaya almtr. Bu
srete birey kiisel bir slup gelitirir ve bu slup hep korunur. Bir baka
rnek Mead'in simgesel etkileim kuramdr. Mead'e gre benlik
toplumsallama sreci iinde ortaya kmaktadr.
nsanda doal olarak varolan etkileim dilin ortaya kmasna neden
olmutur. Dil, benliin gelimesinde ve ileyiinde temel bir etkendir. Dil
renilirken, szcklerin simgeledii dnceler, tutumlar ve duygular da
renilir. ocuk, ancak dili rendike paylaabildii ve toplumsal anlamlar
tayan bir dnyaya girebilir. Birey, bakalarnn kendisi karsnda
takndklar tutumlarn nda kendisi zerinde dnmeye balar, bylece
kendi zbilincine varr, toplumsal bir benlik edinir, sonuta kendini
bakalarnn yerine koyabilme ve bakalarnn rollerini stlenebilme
yeteneini kazanr.
Kiilik konusunda ok ey sylemek olanakl olmakla birlikte, saysz
aklamalar iinde kaybolmamak iin son olarak temel bir kavramla ilgili
aklamalara yer vermekte yarar var. Gd (motivation) kavram niin
sorusuna yant vermeye yarayan bir kavramdr. Niin insanlar eitli roller
alrlar, planlar yaparlar, bedelinden daha yksek dller umarlar? vb. Bu
sorularn yant iin baar, merak, acdan kanma gibi eitli gdlerden
sz edilmitir. Ancak, gelime srecinde olan bir varlk olarak insan iin
en uygun gd kendini gerekletirme ve yeterlilik gdsdr. Rogers'a
gre, Kendini gerekletirme gds, insan organizmasnn kendi
gizilgcn en st dzeyde gerekletirmek iin sahip olduu eilimdir;
belirli bir toplumsal evrede organizmasn ve btn kapasitelerini koruma
ve gelitirme araydr. Yeterlilik gds de bireyin evresiyle etkileime
girmesini salar. Bu gdlerin yetikinlik yaamnda ortaya kmas deiik
noktalarda farkllk gsterecektir, yine de bunlar bireyin toplumsal ve fiziksel
evresiyle etkileiminin amalarn belirler.
Sonu olarak, nce kiiliin etkileen ynleri var: Fizyolojik sreler, kiisel
sluplar, toplumsal roller gibi. Bu ynler bir bakma iseldir, yani biz onlar
iimizde tarz. kinci olarak, kiiliin d ynleri var: Toplumsal durumlar,
davranlarn sonular, toplumsal etkileim a gibi. nc olarak, bu
ynlerin etkiletii yer ya da benlik var. Drdnc olarak, kiilik belirli bir
toplumsal etkileim kalb ierisinde kendini gerekletirme ve yeterlilie
ulama abas iindedir. Beinci olarak, kiilik srekliliini korurken
deiime de urar. Altnc olarak, kiilik gelecee dnktr, imdinin
sonularndan etkilenir, ayn zamanda gemile de balantldr, ama gemi
tarafndan belirlenmez. Son olarak, kiilik bu deiik gelerden farkl bir
btndr. Bu zellikler karmak yetikin kiiliini de ereveleyen
zelliklerdir (D.C. Kimmel, 1974).

2.Yetikinlikte Kiilik

Kiilik, hem oluum hem de ierik gelerini bir arada tayan, ayn ekilde
hem deiime hem de kararlla olanak tanyan karmak ve dinamik bir
sistemdir. Kiilik etkileen bir sistem olarak kabul edildiinde, herhangi bir
alandaki deiimin sistemin btnnde de deiime yol aaca aktr.
rnein, d alanlardaki (toplumsal evredeki) deiim toplumsal etkileimde
de deiime neden olur, o da toplumsal rol ve davranta deiime yol aar.
Bu rol deiimleri bireyin benlik algsn ve kavramn deitirir, bu da kiilik
zelliklerinin ve sluplarnn deiimine neden olur. Bu deiimin derecesi
toplumsal deiimin derecesine baldr. te yandan, kiilik sisteminin
kararll da sz konusudur; ayrca en zel ynler en az deiim gsterirler,
stelik yetikinlikteki roller de olduka tutarldr. D tutarllk kiilik
tutarlln da pekitirir.
Yetkikinin kiilik sistemindeki geliimsel deiimler merkezka bir zellik
tar, yani birey ierden darya doru dner. Yeni rollerin renilmesi, yeni
kiilik sluplarnn ve benlik kavramlarnn gelitirilmesi, birey ile genileyen
evresi arasnda uygunluk salama gereksinmesinden doar. Kuhlen
yetikinliin bu dnemindeki geliime genileme bymesi adn verir. Bu
dnem, baarya ulama, g kazanma, kendini gerekletirme ve yeterlilik
eiliminin en st dzeyde olduu dnemdir.
Yetikinliin orta yllarnda kiilik sistemi iinde bir denge durumu sz
konusudur. Hem bireyin toplumsal dnyas genileme hzn yitirmitir, hem
de birey genilemeyle baa kabilecek beceriler gelitirmitir. Ayrca, bireyin
kendine ilikin deneyimi de artm ve birey kiiliinin i ve d ynlerini daha
iyi btnletirebilir duruma gelmitir. Ancak, yan ilerlemesiyle birlikte d
toplumsal durumlar nemini yitirmeye ve isel sreler nem kazanmaya
balar. Birey yalandka toplumsal rollerinin says ve eitleri azalmaya,
toplumsal etkileim skl dmeye, kiiliin daha i zellikleri aa
kmaya balar. Orta yllarda elde edilmi yeterlilik duygusu, birey
yalandka yaanacak yllarn snrl olduu bilinciyle, giderek kendini
gerekletirme abasna yerini brakr. Bu gelimeyi vurgulayan yazarlardan
biri de Jung'tur (1933): Yalanan insanlar artk yaamlarnn artmadn ve
genilemediini farketmekte ve kar konulmaz bir i g yaam gitgide
daraltmaktadr. Gen bir insan iin kendi kendisiyle fazlaca ilgilenmek
neredeyse bir su, en azndan bir tehlikedir. Oysa yalanmakta olan bir
insan iin kendi kendisine ciddi bir ilgi gstermek bir zorunluluk ve grevdir.

Elli yalarndan balayarak kiilikte grlen geliimsel deiimler, daralma,


merkezde younlama ve iselliin artmas biiminde ortaya kmaktadr.
Yallktaki kiilik deiimi aratrmalarn gzden geiren Riley, Foner ve
arkadalar, yallarn genlere oranla daha kat, deien uyaranlara daha
zor uyan, tutumlarnda dogmatiklik dzeyi yksek, daha hogrsz,
toplumsal baskya daha dayankl kiilikte olduklarn bulmulardr. Yallar
daha edilgin, i dnyalarna daha dnk, kendi duygular ve fiziksel

ilevleriyle daha ilgilidirler.


Duyu ve sinir merkezlerinin uyarlmasndaki d ve zihinsel yetilerin
deiimi de bu zellikleri etkiliyor olabilir.
Chicago niversitesi'nce, zel kiilik zelliklerinin deiimi yerine, btn
kiilik sisteminde yala ortaya kan deiimler aratrlmtr. Kansas
kentinde 40-90 yalar arasmdaki 700 denek 7yl boyunca srekli
incelenmitir. Aratrmada yaa bal kiilik deiimi bulunmutur:
Cinsiyet rol alglamasnda, ie ynelmenin artnda ve sorunlarla
baakma slubunda. Kiiliin fazla deiim gstermeyen ynleri olduu da
saptanmtr. Bulgular kiilikte hem deiim hem de kararllk olduu
grn desteklemektedir. Bu aratrmada deiim gstermeyen kiilik
zelliklerinin ortak noktas, bunlarn kiiliin uyuma ynelik zellikleri
olmasyd. Bunlar Neugarten'in Kiiliin toplumsal-uyumsal zellikleri
dedii zelliklerdir. Testler, kiiliin uyum zellikleri ve genel kiilik yaps
alanlarnda bireyler arasnda farkllk olduunu gstermekte, ama yala
farkllama olmadn ortaya koymaktadr. Salkl yal insanlarda yaa
bal farkllama grlmemekte, buna karlk hastaln kronolojik yatan
daha etkili bir deiken olduu anlalmaktadr. Genel olarak, bulgular
kiiliin toplumsal-uyumsal niteliklerinde yala deiimin ok fazla olmad
dorultusundadr. u halde, kiiliin ierik ynleri (kiisel slup, kiilik
izgileri ve dierleri) orta ve ileri yalarda olduka kararllk gstermektedir.
Ayrca bulgular, birey ile toplumsal evresi arasndaki uyum ilikisinin
olduka kararl olduunu ortaya koymaktadr. Yala yeni roller edinilse bile
kiilik ierii ayn kalmaktadr.
Buna karlk, Kansas City aratrmas kiiliin oluum ynlerinde yala
birlikte olduka nemli deiimler saptamtr. Bu deiimlerden biri, ya
ilerledike kiiliin gittike isellemesi dir. Bu deiim orta yllarda kendi
kendine dnme ve iebak olarak ortaya kmaya balyor, gitgide daha
belirgin hale geliyor. Ayrca baka aratrmalarda da, yala birlikte ego
enerjisinde azalma ve ego slubunda deime olduu, isel drtlere duyarl
olma zelliinin artt bulunmutur. Bu bulgular projektif testlerden elde
edilmitir.
Bulgular, d dnya grevleri iin kullanlan ego enerjisinin yala azaldn
gstermektedir. Yal insanlar d uyarclar yerine i uyarclara kar daha
duyarldrlar, duygusal yatrmlar artmaktadr. Ego slubu da deimekte,
etkin denetimden edilgin denetime ynelinmektedir. Cinsiyet rol
alglamasndaki deiim TAT testi ile saptanmtr.
Buna gre, erkekler gittike daha boyun eici, kadnlar ise daha ok yetkeci
olmaya ynelmektedirler. Ayrca, kadnlar yalandka kendi saldrgan ve
benmerkezci drtlerine kar daha hogrl olurken, erkekler kendi
duygusallk ve bamllk drtlerine kar daha hogrl olmaktadrlar.
Bu sonular Jung'un klinik gzlemlerini destekler niteliktedir.

Neugarten, bu bulgular yle zetlemektedir: 40 yandakiler evreyi,


cesareti ve riske girmeyi dllendirici olarak grrken, kendilerini de bu
dorultuda kacak frsatlar deerlendirebilecek gte grmektedirler. 60
yandakiler ise evreyi karmak ve tehlikeli olarak grrler. Yaamla
baakma sluplar yala birlikte belirgin farkllklar gstermektedir.
dnyaya ilgi artar, d dnyadaki insan ve nesnelere duygusal yatrm azalr.
D dnyadan i dnyaya doru bir gei sz konusudur. eitli uyarclarla
ve zorlu durumlarla baakmada d ve isteksizlik grlr. Yallar
dncelerini aktarmada daha dogmatik terimlere bavururlar, neden-sonu
ilikisini aklamada baarszdrlar, bakalarnn tepkilerine duyarllk
azalr, vb.
Daha nce belirtildii gibi, Neugarten, evre kuramclarnn tek ynl ilerleme
grn reddetmekte ve yaam sresinde deimez bir kararllk olmadn
ileri srmektedir. Ayrca ona gre yalln ya snrlar da deimektedir.
Aratrmaclar bugn gen-yal (young-old) ile yal-yal (old-old) arasnda
ayrm yapyorlar ve bunlar birbirinden ayran belirli yalar da yoktur.
Birleik Devletler'de emekliler arasnda gen-yallar hzla artyor; bunlar,
fiziksel ve zihinsel bakmdan din, mali bakmdan refah iinde, siyasal
bakmdan etkin, tketici olarak da hrsl kiilerdir, zamanlarn iyi bir
biimde deerlendiriyorlar. Yetikinliin ya snrlar deitii iin, 30
yanda faklte dekan, 35 yanda bykanne, 50 yanda emekli, 65
yanda ilkokulda ocuu olan baba, 55 yanda yeni bir i balatan dul, 70
yanda niversite rencisi olan insanlar var. Yana gre davran!
uyarsnn gnmzde hibir anlam kalmamtr.
te yandan, Neugarten'e gre, bunalm kavram da anlamn yitirmektedir.
Evden ayrlma, evlenme, anababa olma, menopoz, emeklilik gibi olaylar
yaamn normal dnm noktalar dr. Kukusuz, bunlar benlik
kavrammda ve kimlikte deiimlere yol aarlar ve insanlar bu olaylar deiik
glk derecelerinde yaarlar; ama bunalm yaratmazlar. rnein, orta
yal erkeklerin ou iin emeklilik normal bir olaydr. Emeklilik 65 yerine 50
yanda gelirse asl o zaman bir bunalm olabilir. nsanlar 40, 50 ya da 60
yanda olmaktan deil, bu yalarda ne yapacaklar konusunda kayg
duyuyorlar. Yeniden gen olmak istemiyorlar, ama toplumsal bakmdan
kabul gren ve kiisel bakmdan doyum salayan ynlerde yalanmak
istiyorlar (B.L.Neugarten, 1980).
Kiilik asndan aklanmas gereken konulardan biri de kiilikteki i
gerilimdir. Kiilik farkllamas kiinin benlik kavramndaki zellemenin
ve karmakln artmasnn anlatmdr. Kiiler olgunlatka, zel ve biricik
bir benlik olmalarna katkda bulunan zel ilgiler, deerler ve roller
gelitirirler. Kiiliin btnlemesi ise, benliin eitli boyutlarnn tutarl
bir birlik iinde rgtlenmesidir, benliin eitli boyutlarnn 'ayn' kiinin
paralar olarak 'birlikte tutulmas'dr. Baka bir deyile, benlik iin deiik
rollerde ve zaman boyunca bir tutarllk vardr. Yaam boyunca kiilik
farkllamas ile kiilik btnlemesi arasnda belirli bir gerilim yaanr.

Ergenliin son dnemi ve gen yetikinlik srasnda bu gerilim kimlik


arayna yansr.
Ar farkllama rol danklyla ya da uygunsuz kimlik tanmlamasyla
sonulanabilir. Erken btnleme ise yanl kimlik kararlaryla
sonulanabilir. Yetikinlikteki kimlik geliiminin nde gelen sorunu,
yetikinden beklenen birok farkllam rol karsmda btnlemi bir
benlik duygusuna ulam olmaktr.
Knox, orta yalardaki benlik geliiminin belirli bir rnt izlediini
sylemektedir:
a) Yirmilerin sonlar ve otuzlarn balar: Bu dnem bir durulma, dzen ve
abalama dnemidir.
b) Otuzlarn sonlar ve krklarn balar: Bu dnem hem grnn hem de
etkinliin yeniden ynlendirildii dnemdir. Bu dnemde yetikinlerin ou
insan yaamnn hazlarndan ve aclarndan pay almaya daha istekli olurlar
ve dostluun kalitesi daha nem kazanr. Varolan benlik duygusu ile katlm
yaps arasndaki uygunluun yeniden gzden geirilmesi orta ya geiine
yol gsterir.
c) Krklarn ortalar ve altmlarn balar: Bu dnem benlik duygusunda
artan bir deikenlik ierir.
Bu dnem boyunca pek ok insan kararllk, yeterlilik, sorumluluk ve
olgunluk aamasna ular (Schiamberg ve Smith, 1982).
3.Cinslere Bal Kiilik zellikleri
Bir ocuun psikolojik bakmdan erkek ya da kadn olmas srecini
aklamaya alan pek ok kuram vardr. Bunlar, psikanalitik kuram,
toplumsal renme kuram ve bilisel geliim kuram olarak ana grupta
toplanabilir.
a.Psikanalitik Kuram. Freud'a gre ocuklar douta psikolojik bakmdan
iki-cinslidirler.
ocuklar
cinse
bal
kimliklerini,
ana-babalaryla
ilikilerindeki atmal sevgi ve kskanlk duygularn zerek kazanrlar.
Erkek ocuk annesine duyduu erotik sevgiden vazgeerek babasyla
zdelemeye girdiinde, kz ocuk da ayn ekilde annesiyle zdelemeye
baladnda cinsel kimliine kavuma yoluna girmi demektir. ocuklar, bu
ilk admdan sonra, kendi cinslerinden anababalarnn davranlarn,
tutumlarn ve deerlerini benimseyerek cinsel kimliklerini toplumsal
ynyle de gelitirirler. Ancak, kz ocuk iin sorun erkek ocuk iin
olduundan daha karmaktr.
Freud'a gre Oedipus yaants kz ocukta tr deiime yol aar. nce,
erojen blge deiimi (Oedipus srasnda kz ocuk vajinal erojenlii
kefeder); sonra, sevgi nesnesi karsnda tutum deiimi (nceki fallik
evrede kz ocuun etkin ve saldrgan olan sevgisi Oedipus yaants

nedeniyle gitgide edilginleir); son olarak, sevgi nesnesi deiimi (anneye


duyulan etkin sevgi, yerini babaya duyulan edilgin sevgiye brakr). u halde
kz ocuun kar cinsellie ulamas ancak bu l deiimden geerek
olanakl olacaktr. Freud'a gre erkek cinsellii ocukluktan yetikinlie
kadar her zaman fallik olduu iin basittir. Buna karlk kadn cinsellii
karmaktr: nce ocukluk srasnda erkeksidir (kk fallus demek olan
klitorisin varlyla), sonra ergenlikte kadnsdr (klitorisin reddedilmesi ve
erkein araclyla vajenin kefedilmesiyle).
Kadn cinselliine ilikin Freud'u aklama idi edilme (castration)
olgusuna verilen neme dayanr. Freud'a gre kz ocuun psikoseksel
geliiminde en sarsc olay, bakalarnn bir penisi olduunu, oysa
kendisinin ona sahip olmadn kefetmesidir. Freud, Kendi idi
edilmiliini kefetmesi kz ocuun yaamnda en kritik andr der. Kz
ocuk bu kefe, kendisinin de bir penisi olmas isteiyle, ilerde bir penisi
olaca umuduyla ve penise sahip olan daha talihli insanlar karsnda
duyduu imrenmeyle tepki gsterir. Kendi bedenini erkek ocuunkiyle
karlatrarak eksik bulan kz ocuk, bu ac gerek yznden aalandn
hissetmitir. te penis zlemi ya da penise imrenme (penis envy) bu aalk
duygusundan domaktadr.
Ayrca bu imrenme sevgi nesnesiyle olan ilikilerden de kaynaklanr; kz
ocuk sadece zsever gururunu doyurmak iin deil, ayn zamanda annesine
duyduu libidinal istekleri nedeniyle de bir penise sahip olmak ister. Ancak,
penis yokluundan sorumlu tutulan anneye duyulan dmanlk ve bu ok
istenen organ babadan edinme istei kz ocuun babaya ynelmesine yol
aar. Bylece balangta hem erkek hem de kz ocuklar sadece bir tek
cinsi, erkek cinsini tanrlar.
Freud, penis imrenmesinin kadnn sonraki geliiminde silinmez izler
braktn kabul eder. rnein, erkeklerle ilikilerdeki bozukluklar son
zmlemede penis imrenmesinin sonular olarak grlr; kadnn aalk
duygular penis yokluu nedeniyle kendi cinsini horgrme olarak
yorumlanr; en gzel kadn olma ya da en saygn erkekle evlenme gibi
istekler de penis zleminin anlatmdr, vb.
Karen Horney (1951), Freud'un ve dier psikanalizcilerin penise imrenmeyi
kadn kiiliinin temel ta saymalarnn iki nedene bal olduunu
sylemektedir. Birincisi, mevcut kltrel nyarglarla uzlak kuramsal
verilere dayanan analizcilerin, kadnn erkee egemen olma, erkei kk
drme, baarsna gpta etme, erkekten yardm almay reddetme
eilimlerini penis imrenmesine maletme acelecilikleridir.
Daha iyi incelendiinde, bu eilimlerin nevrozlu kadnlarn olduu kadar
nevrozlu erkeklerin de zellikleri olduu aka grlecektir.
te yandan nevrozlu kadnlarn gzlemlenmesi, sz konusu btn
eilimlerin erkekler karsnda olduu kadar dier kadnlar ya da ocuklar

karsnda da duyulduunu gstermektedir. kinci etken, kadn hastalarn


terapide sorunlarnn penis imrenmesine dayal aklamalarla ele alnmasn
kolayca kabul etme eilimini analizcilerin farketmemi olmasdr. Bir
kadnn, doann hakszlna urayarak iyi niteliklerle donatlmadn
dnmesi,
gerekte
evresinden
ok
ey
istediini,
istekleri
doyurulmadnda ok fkelendiini, onu her anlamazlkta hogrsz
klan bir katlk ve yanlmazlk tutumu gelitirdiini kavramasndan daha
kolaydr.
Horney'e gre, bastrlm drtleri gizleyen erkeklik isteklerinin byle bir rol
oynamas kltrel etkenler yzndendir. Adler'in de belirttii gibi, Bat
kltrnde erkeklere zg saylan g, baar, cesaret, bamszlk, cinsel
zgrlk, e seme hakk gibi nitelikler ya da ayrcalklar kadnlarda
erkeklie ilgi duymaya yol amaktadr. Ancak Horney, penis imrenmesinin
yaygn kltrde erkeksi saylan niteliklere sahip olma isteinin simgesel bir
anlatmndan baka birey olmad grnde deildir; ona gre, penis
imrenmesi erevesinde yaplan yorumlar tm kiilik yapsma bal
glkleri anlamay engellemektedir.
Freud kadn kiilii konusunda birbirine bal iki gr daha ileri
srmektedir. Birincisi kadnln mazoizm le yakn ilikisi olduu, ikincisi
de kadnda temel korkunun sevgiyi yitirme korkusu olduudur. Horney,
kadnlk mazoizmi grn gelitiren Helene Deutsch ve Sandor Rado gibi
psikanalizcilerin, temel olarak penis yokluunu almalarn ve mazoizmi zde
cinsel saymalarn eletirerek, mazoizmin ncelikle cinsel bir olgu
olmadn vurgulamaktadr.
Horney'e gre mazoizm biyolojik deil kltrel nedenlere baldr:
Mazoizm, kendini silme ve baml klma yoluyla yaamda bir gvenlik ve
doyum salama giriimini temsil eder. Bu tutumun temelindeki kltrel
etken de, kadnn zayfln, birine dayanmas gerektiini, yaamnn ancak
kocas ve ocuklar gibi bakalaryla bir ierik ve anlam kazanabileceini
vurgulayan erkek ideolojisidir. Aslnda bu etkenler de kendi balarna
mazoist tutumlar yaratmazlar, fakat nevroz gerekten olutuunda kadnda
mazoist tutumlarn egemen olmasndan bu etkenler sorumludur. Sevgiyi
yitirme korkusu da, mazoist aralardan birinin sevgi kazanma olmas
lsnde, mazoist niteliklerden biridir. Ancak, kltrel etkenlere bal
olarak, bu korku salkl kadn asndan da nem tamaktadr. nk
kadn yzyllar boyunca ekonomik ve siyasal sorumluluklarn dda
tutulmu ve yaamn zel bir duygusal alanla snrl tutmak zorunda
braklmtr.
Bu durumun baka bir yn de, akn ve balln salt kadna zg
erdemler ve idealler olarak grlmesidir. Sevgiyi yaamda nemi olan biricik
deer saymaya sevkeden kltrel koullar, kadndaki yalanma korkusu
nu da belirlemektedir. Kadnn elde edebilecei doyumlar -ak, seks, aile,
ocuk- hep erkekler tarafndan sunulduu iin erkeklerin houna gitmek

yaamsal bir zorunluluk olmutur. Erotik ekicilie verilen ar nem,


kadnn ekici ynleri yitip gitmeye baladnda derin bir ac kayna
olmaktadr. Bu korku kadnda ekiciliin sonunu belirliyor grnen yala da
snrlanmaz, kadnn tm yaamn glgeler ve zorunlu olarak yaam
karsnda byk bir gvensizlik duygusu yaratr. Bu korku, kadnn
erotizm alan dnda kalan olgunluk, bamszlk, dnce zerklii gibi
nitelikleri deerlendirmesini de engeller. Kadn, olgunluk yllarna kar
srekli bir ktleme tutumu gelitirirse ve bunlar k yllar olarak
grrse, kiiliini elitirme grevini ak yaamyla ilgilendii lde
stlenemez artk.
Sonu olarak, Horney (1951) yle demektedir: Bizim kltrmzde bir
kadnn sevgiyi ar deerlendirmek, sevgiden verebileceinin fazlasn
beklemek ve bu nedenle de sevgi yitiminden erkekten daha fazla korkmak
zorunda kalmasnn gereki nedenleri bunlar olmutur, bir lde de hala
bunlardr.
Psikanalizin kadn karsndaki tutumunu deerlendirirken unutulmamas
gereken iki nokta vardr. Birincisi, btn psikanalitik kuramlarn ayn
olmad, ounun geleneksel psikanalitik grten hzla uzaklat ve onu
iddetle eletirdiidir. kinci nokta, klasik psikanalizin temsilcisi olan
Freud'un bile kadn konusudaki -biyolojiye skca bal- ilk grlerini
zamanla yumuatt ve toplumsal-kltrel koullarn nemini giderek
teslim ettiidir. Daha sonraki ve gnmzdeki feminist akmlarn dnce
kaynaklarndan birinin psikanaliz olmas da bunu gstermektedir.
b.Toplumsal renme Kuram. Bu kurama gre, ocuklar douta esas
olarak yanszdrlar ve balangtaki biyolojik farkllklar daha sonraki cinsel
kimlik farkllklarn aklamaya yetmez. Cinse bal kimliin kazanlmas
srecinde seici pekitirme ve taklit temel rol oynar. Bu adan
bakldnda, ocuklar ayn cinsten anababann davrann model aldklar
iin dllendirilirler; toplum da daha sonra sistemli dl ve cezalarla bu tr
takliti pekitirir. Kzlar ve olanlar, yetikinler ve yatlar tarafndan
toplumun cinsine uygun sayd davran iin dllendirilir, uymayan
davran iin de cezalandrlrlar.
Walter Mischel (1970), ocuklarn ayn cinsten modelleri kar cinsten
modellerden daha fazla taklit ettiklerini, nk ayn cinsten modellerin
onlar daha fazla sevdiini dndklerini ileri srmektedir.
ocuklar ayn cinsten anababay sevecen ve dllendirici grdklerinde bu
etken nem kazanmaktadr. Albert Bandura, toplumsal renme kuramna
yeni bir boyut katarak, ocuklarn, byklerin davrann taklit etmeye
(imitation) ek olarak, gzlemsel renmeye de (observational learning)
yneldiklerini ileri srmektedir. Bandura'ya gre, ocuklar bir modelin
davrann zihinlerinde zmlerler ve kendileri iin olumlu bir sonucu
olduuna inanmadka davran taklit etmezler.

Sonu
olarak,
toplumsal
renme
yaklam,
cinsiyet
rollerinin
kazanlmasnda dln, cezann ve gzlemsel renmenin nemini
vurgulamaktadr. Genellikle, gzlemsel renmenin en azndan pekitirme
kadar nemli olduuna inanlmaktadr. Bilisel etkenlerin gzlemsel
renmeye araclk ettii kabul edilmektedir.
c.Bilisel Geliim Kuram. Bu kurama gre, ocuklar ilk olarak kendilerini
erkek ya da dii olarak etiketlemeyi renirler ve sonra kendi cins
kategorilerine uygun den davranlar kazanmaya ynelirler.
Bu sre kendi kendini toplumsallatrma (self-socialization) olarak
adlandrlr. Kohlberg'e gre, ocuklar kalplatrlm bir erkeklik ve diilik
anlay (ar basitletirilmi, abartlm, karikatrletirilmi bir imge)
olutururlar. Daha sonra bu kalp imgeyi kendi evrelerini rgtlemede
kullanrlar. Kendi cins kavramlaryla uyuan davranlar seer ve
gelitirirler.
Toplumsal renme kuramnn gr u srayla zetlenebilir:
dl istiyorum. Olanlara zg eyleri yaptm iin dllendirildim.
Dolaysyla, bir olan olmak istiyorum. Oysa Kohlberg u srann izlendiini
ileri srmektedir: Ben bir olanm. Dolaysyla, olanlara zg eyleri
yapmak
istiyorum.
nk
olanlara
zg
eyleri
yapmak
dllendirilmektedir.
Kk ocuklarn cinsiyet farkllklarna ilikin dncelerinde genital
anatomi grece ok az bir rol oynamaktadr. ocuklar, 2-6 yalar arasnda,
her bireyin ya erkek ya da dii olduunu, deimez biimde olanlarn erkek
kzlarn kadn olacan, erkek ya da dii olmaya ilikin nitelemenin duruma
ya da kiisel gdlere gre deimeyeceini kavramaya balamaktadrlar. u
halde, bilisel geliim kuramnda cinsel kimliin kazanlmas evrede
ortaya kyor demektir.
ocuk yanda (birinci evre: cinsin zdelii) kendini doru olarak
etiketleyebilir ve bakalarnn cinsini de belirli bir dorulukla belirleyebilir.
Drt yanda (ikinci evre: cinsin kararll) cinsin deimeyecei gereine
ilikin ksmi bir bilin vardr. Bununla birlikte, aa yukar alt yana
kadar, ncelikle fiziksel cins farkllklarna dayanan kesin bir cinsel kimlik
kavram kurulmu deildir (nc evre: cinsin tutarll). Bu ilerleme genel
bilisel geliim rntsn izler ve cinsin deimezlii nesnenin
srekliliinin zel bir yn olabilir.
Kuramlarn topluca deerlendirilmesinde yarar var.
ocuklarn cinsel kimliklerini nasl kazandklar konusunda tm yaynlar
inceleyen E. E. Maccoby ve C. N. Jacklin, bilisel geliim kuramnn olgulara
en uygun den kuram olduu sonucuna varmaktadr. Psikanaliz ve
toplumsal renme kuramlarnn temel gl vardr. Birincisi,
aratrmalarn, ocuklarn davranlarnda ayn cinsten anababaya tam

tamna benzediklerini gstermemesidir. rnein, olan ocuklar, en azndan


llen davranlarn ounda, kendi babalarna benzemekten ok, dier
ocuklarn babalarna benziyor grnyorlar.
Maccoby ve Jacklin, toplumsal renme kuramnn, cinse bal
davranlarda erkeklerin ve kadnlarn farkl pekitirmelere uradklar
sayltsn sorgulayarak, iki cinsin toplumsallamasnda yksek derecede bir
zdelik olduunu vurgulamaktadr. Anababalar ocuklarn ayn biimde
yetitirdiklerini, cinse gre farkllaan bir ilemde bulunmadklarn srarla
belirtiyorlar. Bununla birlikte, anababalar olanlarn ve kzlarn doal olarak
farkl olduuna inandklar iin, oullarn ve kzlarn ayn biimde
yetitirdikleri iddialarn kabul etmek zordur.
Psikanalizin ve toplumsal renme kuramnn ikinci gl, erkek ya da
dii modeli taklit etme olana sunulmu ocuklarn mutlaka kendi
cinslerine uygun den modeli sememeleridir. ocuklarn seimleri olduka
rastlantsaldr. Ancak, Bandura'nn renme ile uygulama arasda yapt
ayrm bu eletiriyi aabilmektedir. Bandura'ya gre, ocuklar her iki
modelden de renebilirler, ama sonularn ne olaca ve davrann kendi
cinslerine uygun dp dmeyecei konusundaki dncelerine bal
olarak, rendiklerini uygulayabilir ya da uygulamayabilirler.
Maccoby ve Jacklin'in psikanaliz ve renme kuramlarnda saptad nc
glk, ocuklar cinse bal davrana girdiklerinde ou zaman,
gzlemledikleri cinse bal davranla ok az bir dorudan iliki grlmesidir.
Olanlar, aile arabasn annelerinin babalarndan daha fazla kullandn
grseler bile arabalarla ve kamyonlarla oynamay seiyorlar; kzlar, anneleri
aynn yapyor olmasa bile, seksek ve ip atlama gibi yksek derecede cinse
bal oyunlar oynuyorlar.
Geliim psikologlarnn ou bilisel geliim kuramn stn tutmakla
birlikte, kimileri her kuram da dikkate deer bulmaktadr. J.
S.Hyde ve B. G. Rosenberg bu konuda yle demektedir: Tmyle doru
kuram yoktur, herbiri anlaymza bir eyler katar. Freud'u kuram, ,
bireyin cinsel kimliinin ve davranmn kklerinin nceki yaantlarda
olduunu aklayan psikoseksel geliim kavramnn vurgulanmasnda
tarihsel bakmdan nemlidir... Toplumsal renme kuram, cinsel rol
deiiminin toplumsal ve kltrel gelerini, cinse bal davranlarn
oluumunda toplumun nemini vurgulamas bakmndan nemlidir...
Bilisel geliim kuram da, cinse bal roln renilmesinin ocukluun
aklc renme srecinin bir blm olduunu vurgulamaktadr, ocuklar
cinsiyet rollerini kazanmaya etkin biimde aba gstermektedirler (Vander
Zanden, 1981).
Freud'un kuramnn temellerinden biri olan Oedipus karmaasnn
oluumuna ve evrenselliine ilikin aklamalar bugn kukuyla
karlanmaktadr. Erich Formm'a (1979) gre, Freud Oedipus'u kefederek

byk bir hizmette bulunmu, ama bu yaanty cinsel bir olgu olarak
grmesi yznden anlamn arptmtr. Oedipus, temelde anneye cinsel
balln deil, cennetsi ortama duyulan zlemin, gvenlik gereksinmesinin
ve korunma isteinin anlatmdr. te yandan, kadnn kiilik geliiminde
penis zlemine bayerin verilmesi de iddetle eletirilmitir. Kadn doas
gerei baml, zsever, mazoist, itenlikle sevme yetenei olmayan, cinsel
bakmdan da souk bir varlk olarak tanmlamak en azndan tarihsel bir
snrllk iermektedir. Freud, kendi zamannn orta snf kadnnn, ataerkil
erkein cinsel tutumunun kanlmaz sonucu olan bu zelliklerini
evrenselletirmek yanlna dmtr. Btn kuramlarn, iinde ortaya
ktklar an ya da dnemin bilimsel verilerini olduu kadar kltrel
nyarglarn da yanstmak durumunda -hatta belki zorunda- olduklar
gerei kuramlar incelerken gzden karlmamas gereken nemli bir
noktadr. te yandan, bir kuramn btn ynleriyle doru ya da yanl
olamayaca gerei de ayn derecede nemlidir. Freud, Fromm'un deyiiyle,
devrimci bir kuram yaratmaya alm, ama ann tutucu grlerinin
etkisinden
kendini
kurtarmay
baaramamtr.
zellikle
cinsel
kalpyarglarn kanlmas g etkileri bu gr dorulamaktadr.
4.Cinslere likin Kalpyarglar
Kalpyarglar (stereotyps), gncel olarak kullanlsalar bile belirlenmi
buyruklar, normlar, standartlar olarak etkide bulunurlar. Toplumsallama
abalar toplumun btn yelerini kalpyarglara uygun olarak gelitirmeyi
amalar. rnein, olan ocuklar etkin, yarmac ve aklc, kz ocuklar ise
baml, duygusal ve edilgin olacak biimde yetitirilirler. Ayrca, Tresemer ve
Pleck'in belirttii gibi, cinsler arasndaki snrlar bireylerin nceden
belirlenmi cinsiyet rollerinde ilerleyebilecei biimde belirgin ve kat
tutulmaldr, vb.
Cinsler arasnda varolan farkllklar saptamaya tarih boyunca aba
gsterilmitir. Fiziksel zelliklerin farkll konusunda aa yukar bir
uzlama vardr, oysa psikolojik niteliklerin saptanmasnda ayn ak-seiklik
yoktur. Maccoby ve Jacklin cinslerin farkll konusundaki yzlerce
aratrmann sonularn zetleyerek, pek ok farklln gereklikte temeli
olmayan gncel kltrel sylenceler olduu sonucuna varmlardr. Maccoby
ve Jacklin'e gre yanl olan sylenceler unlardr: Kzlarn olanlardan daha
toplumsal olduu; kzlarn olanlardan daha telkin edilebilir olduu;
kzlarn baar gdsnden yoksun olduu; kzlarn katlmdan daha ok
etkilendii; olanlarn evreye daha ok yant verdii; kzlarn zsayglarnn
daha dk olduu; kzlarn ezberden renmede ve tekrarl grevlerde,
olanlarn yksek bilisel sreler gerektiren grevlerde daha iyi olduu;
olanlarn daha zmleyici olduu; kzlarn daha iitsel, olanlarn daha
grsel olduu... Maccoby ve Jacklin, bu alandaki aratrma bulgularnn ok
kark, belirsiz ve yarg gelitirmeye elverisiz olduunu da saptadlar.
Sonuta yalnzca drt alanda belirtilmi cinsiyet farkllklarn kabul ettiler
(Tablo 16). Ancak, daha sonra bu almaya da yneltilen eletirilerin

nda, bugn, cinsler arasndaki farkllklarn nceleri grldnden


daha az, ama belki Maccoby ve Jacklin'in belirttiinden daha zl ve nemli
olduu kabul edilmektedir.
te yandan, cinsel rol (sex role) ile cinsel kimlik (sex identity) arasndaki
ayrm da ok nemlidir. Cinsel (ya da cinse bal) kimlik, bir cinsten ya da
brnden olmann farknda olmaya, zbilincine dayanr, bir insann erkek
ya da dii olmasna ilikin i yaantdr. Cinsel (ya da cinse bal) rol,
toplumun cinsler iin nceden belirledii davranlar ve rollerdir. Bir cinsel
roln kazanlmas sreci bazen cinsel tipleme (sex typing) olarak
adlandrlr. Bu kavramlar birbirinden her zaman kesin biimde ayrmak
olanakl deildir. Cinsel tipleme bir cinsel kimliin kurulmasna tabi olabilir
ya da cinsel kimlik ksmen cinsel rol davranlarnn kabul edilmesine
dayanabilir. Ne olursa olsun, geliim kuramlar bazen biri ya da br
zerinde odaklat iin, byle bir ayrm yapmakta yarar vardr (Liebert ve
Wick-Nelson. 1981 ).
Tablo 16
Yerleik Cins Farkllklar Alanlar ve Ortaya kt Yalar
Alanlar
Kzlarn
yetenekleri
fazladr.

Yalar
szel
Olaslkla yaamn erken yllarnda elien bu
daha zellik. Okul ncesi yllarla ergenlik arasnda pek
az belirgindir, yetikinlie girildikten sonra gitgide
glenmektedir.
grsel
Bu zellik ergenlie kadar olumaz ve
yetenekte yetikinlikte srer.

Olanlar
uzamsal
stndrler.
Olanlar matematiksel
Bu zellik ergenliin ilk yllarnda balar ve
yetenekte stndrler. yetikinlikte geliir.
Olanlar
daha
Bu zellik 2 yalarnda balar ve niversite
saldrgandr.
yllarnda srer. Yetikinler asndan daha fazla
bilgi yok.
Kaynak: Maccoby ve Jacklin, The Psychology of Sex Differences, 1974,
aktaran Liebert ve Wicks-Nelson, 1981.
5.Cinse Bal zelliklerin Sreklilii
Kiiliin sreklilii tartmalarnda grld gibi, baz aratrmalar,
erkeklerin ve kadnlarn yaam sresi boyunca kart ynlerde ilerledikleri
sonucuna varmaktadrlar. David Gutmann, Neugarten'in Kansas City
aratrmasndaki erkek denekler ile drt ayr kltrdeki erkekleri
karlatrarak bu savn doruluunu aratrd. Gutmann, bu drt
kltrdeki 35-44 yalarndaki erkeklerin i enerjilerine ve yaratc
yeteneklerine gvendiklerini ve bundan holandklarn buldu. Bu erkekler
yarmac, saldrgan ve bamsz olmaya yneliyorlard. 45 ve daha yukar
yataki erkekler ise daha edilgin ve kendine dnk olmaya yneliyorlard,
bakalarn etkilemek iin yalvarc ve uymac tekniklere bavuruyorlard.

Gutmann, etkin egemenlikten edilgin egemenlie doru ortaya kan bu


deiimin kltrden ok yaa bal olabilecei sonucuna varmaktadr.
Gutmann, ok sayda kltrde srdrd sonraki aratrmasnda ilk
bulgularnn onaylandn grd. 55 ya dolayndaki erkekler evrelerinin
istemleriyle baa kmada etkin teknikler yerine edilgin teknikler kullanmaya
balamaktadrlar. Kadnlar ise edilgin egemenlikten etkin egemenlie doru
kart ynde ilerlemektedirler. Kadnlar daha gl, baat ve bamsz
olmaya ynelmektedirler. Gutmann, Gerekte 'eril' ve 'diil' zellikler sadece
cinsiyetle deil, yaam dnemiyle de paylatrlmaktadr. Erkekler sonsuza
dek 'eril' deildir; erkekler szde 'diil' rntden nce 'eril' zellikler
gsteren bir cins olarak tanmlanabilir. Bunun tersi de kadnlar iin
geerlidir sonucuna varmaktadr. Bu cinsiyet farkllklarn aklama
giriiminde Gutmann, anababa olma zorunluluklarnn cinsleri gen
yetikinlikte farkl gereklerle kar karya braktna inanmaktadr.
Eer kadnlar (i blmndeki geleneksel rntye gre) ocuklarnn ilk
bakclar olarak baarl olmak istiyorlarsa, kiiliklerindeki saldrgan geleri
bastrma gereini duymaktadrlar. Eer erkekler de ekonomik gelir salayan
kii olarak geleneksel rollerinde baarl olmak istiyorlarsa, kiiliklerinin
saldrgan ynlerini bastrma gereini duymaktadrlar.
Ama ocuklar bydnde ve kendileri yetikinlikte ilerlediklerinde her iki
anababa da kiiliklerinin tm giziigcn ortaya koyma frsatn
bulmaktadr. Erkek, nceleri ekonomik yarma yararna bastrd diillii
, kadn ocuklarna duygusal gvenlik salama uruna bastrd erillii
tekrar ele geirebilir.
S.S. Feldman ve S. C. Nash, kendi aratrmalarnda Gutmann'n kuramn
destekleyen ya da yanllayan bulgular elde ettiler. Gutmann'n bekledii
gibi, bykbabalar bebeklere kar erkeklerin yaamlarnn hibir
dneminde duymadklar byk bir sorumluluk duyuyorlard.
Fakat Gutmann'n beklentisinin tersine, erkeklerin erillik puanlar yaamn
ileri evrelerinde anlaml bir deiim gstermiyordu. Erkeklerin ileri yllarda
tipik diil zellikler gsterme olasl artmakla birlikte, bunu yerleik
erilliklerinin gerilemesi pahasna yapmyorlard.
Ayn ekilde, kadnlar da diilliklerinde bir d olmakszn erillik
puanlarnda ykselme gsteriyorlard.
Erkeklerin ve kadnlarn birbirine kart kiilik ve davran zellikleri olduu
grnn karsna, bugn tek bir kiide her iki cinsin zelliklerinin
birletiini savunan androjenlik kavram kartlmaktadr. Bireylerin cinse
bal tutum ve davranlarda farkllamas cinse bal rollerin srekli izgisi
zerinde olmaktadr. Androjen bireyler, kiiliklerini ve davranlarn erillik
ve diilikle ilgili kltrel kalpyarglarla snrlamazlar. S. L. Ben, niversite
rencileri zerinde yapt bir aratrmada, erkek ve kadnlarn V 35'inin,
kendi kiiliklerinde hem eril hem diil zellikleri topladn buldu. Bu

insanlar, gerektiinde bamsz ve kendini kabul ettiren, gerektiinde de


scak ve sorumlu kiiler olabilmektedir. Bireylerin kendi cinsinin ve kar
cinsin rollerine sahip olmasnn yaamn zel durumlarna gre dalgalanma
gsterecei de savunulmaktadr. Cinslerden birinin egemenliine bal
toplumsal dzenlemelerin cinse gre tiplemi davranlar ne karaca,
eitliki dzenlemelerde ise androjen davranlarn artaca sylenebilir
(Vander Zanden, 1981).

. ORTA YILLARDA BREYSEL GELM


Bireysel adan orta yllar geliimde inie geiin belirtilerini tayan yllardr.
Derinin krmaya, salarn aklamaya, cinsel gcn azalmaya balad, i
organlarn almasnda aksamann grld, damar sertlii ve buna bal
yksek tansiyon ve kalp hastalklarnn kiiyi her an alt edebildii, kilo
almann sreklilik kazand bir dnem sz konusudur. Ergenlikteki ileriye
doru fiziksel ve cinsel deiimlerin yerini burada gerileyen fiziksel ve cinsel
deiimler alr. Bireysel glerin inie getii bu dnem, ayn zamanda
yaama bir yeniden deerlendirme asndan bakma gereksinmesinin
duyulduu dnemdir. te ve meslekte en yksek noktaya klm olmasna
karn,
birey
bundan
byle
yaamn
ayn
biimde
srdrp
srdremeyeceini sorma noktasndadr. Ancak bu dnemi bir bunalm
dnemi olarak grmek de doru deildir.
1.Bedensel deiimler
Gen yetikinlikte d grnmde ok az bir deime varken, orta yallkta
d grnm'de belirgin ve dramatik deiimler sz konusudur. Kilo alma
eilimi glenmitir. Psikiyatrist Robert N. Butler (1977) orta yllar ikinci bir
oral bamllk dnemi olarak nitelemektedir. nsanlar bu dnemde yemee
dkndrler, imanladklarn ve hatta salklarn yitirdiklerini grseler
bile yemekten kendilerini alkoymazlar. Ergenlikte yalar bedenin tm
arlnn V10'u kadarken, bu oran orta yllarda V 20'ye kmaktadr.
stelik yalanmada gs ve omuzlar daralp klm gibi grnr. Ayrca
bedenin genel duru biimi de deimi, hareketler yavalamtr. zellikle
erkeklerde salarn deiimi orta yalarda belirgindir.
Duyu ilevleri iinde grme yaa bal deiimleri en ok belli eden alandr.
40 ya dolaylarnda yetikinler grmede aniden ortaya kan deiimlerin
(gz bebeinin klmesi, a uyum, gz mercei uyumu, vb.) farkna
varrlar. 65 yandan nce yetikinlerin yaklak yars gzlk kullanmak
zorunda kalr, 65'ten sonra on yetikinden dokuzu gzlk takar.
itme alannda 25 yandan nce azalma ok enderdir (yz kiiden birinde),
45 yandan sonra bu oran ykselmeye balar. itme yitiminin ou yksek
ses frekansnda olur. Erkekler dk frekans kadnlardan, kadnlar da
yksek frekans erkeklerden daha iyi duyarlar.
Elli yandan sonraki iitme yitimi erkeklerde kadnlardakinden daha
fazladr.

Tat duyusundaki azalma zellikle 50 yandan sonra belirginleir.


nce yanaklardaki, sonra dil kkndeki tat duyusu alclar azalmaya
balar. Tatllara kar duyarllk yallkta gen yetikinlie oranla kez
daha azdr. 40 yandan sonra koku duyarll da nemli lde
azalmaktadr. 60 yandaki kiinin kokular ayrt etme yetenei 20
yandakinden V 50 daha azdr. Ac duyarll ise yaklak 45 yalarnda
artmakta ve artn 60 yan tesine kadar srdrmektedir.
Hareket alannda yetikinlik yllarnda nemli bir azalma vardr.
Olgunluk ve yallk yllarndaki i ve baarya ilikin aratrmalar, yallk
deiimlerinin olumsuz ve gerileyici olduunu belirterek, btn davransal
ilevlerdeki yallk belirtilerini vurgulamaktadr. Welford'un szn ettii
deiimler unlardr: a) Tepki zamannda art.
Tepki zaman bir bireyin bir duyu uyarsn al ile yant verii arasndaki
sredir. Ayrca bir ii yapma sresinde de yala art vardr. b)
Bir ii baarma deikenliinde yala art. c) Daha karmak ilerin
yaplmasnda yala ortaya kan nemli baar d. Beynin bilgi
biriktirme ve iletme kapasitesinde yalanmaya bal bir azalma vardr.
Sonu olarak yal kiiler genler kadar hzl tepki veremezler. Orta yalarn
sonlarna doru abuk yaplmas gereken ilerde hz azalmas artar. rnein,
baz yetikinler bir dizi uzun ve karmak hareketi gerektiren mzik aleti
almada glk duymaktadrlar. Ancak, hareket becerilerindeki d ak
olmakla birlikte, bu dn meslek baarsnda da de yol aaca
konusunda kesinlik yoktur. Baka bir deyile, yal kiilerin birikmi
deneyim ve bilgileri hareketteki yavalamay dnleyici niteliktedir.
Beden saly orta yalarn nemli bir sorunu olarak ortaya kar.
McCammon'un belirttii gibi, insanlar yetikinlik yllarnda daha fazla kronik
ve daha az akut hastalk yaamaya eilim gsterirler. Akut hastalklar ksa
sreli ve tedavi edilebilir hastalklardr, buna karlk kronik hastalklar
(mafsal iltihab ve eker hastal gibi) uzun sreli ve tedavi edilemez
hastalklardr.
Baz kronik hastalklar orta yetikinlik yllarnda ortaya kmaya balar. 5060 yalar arasnda -zellikle erkeklerde- eker hastal (diabete) son derece
artar, 40 yalarndan hemen sonra mafsal iltihab (arthirit) daha sk
grlmeye balar. Kalp ve dolam sistemiyle ilgili dolam sorunlar da orta
yalarda artar. Damar sertlii (arteriosclerosis) atardamar duvarlarnda
kolesterol gibi maddelerin birikmesiyle ortaya kar. Byk olaslkla
ocukluk gibi erken dnemlerde balayan bu sre yetikinlik boyunca srer
ve atardamar duvarlarnn esnekliini giderek snrlar. Damar duvarnda
biriken maddeler sert plakalara dnebilir ve hatta damarn yrtlmasna
yol aabilir. Genellikle i eperi bozulmu olan damarlarda kan phtlar
toplanr (tromboz) ve tkanmalara neden olabilir; bu durum kol ve

bacaklarda olursa gangrenle, beyinde olursa felle sonulanabilir. Gen


yetikinlikle orta yalar arasnda kalp atardamarlarnn (koroner arterleri)
yaklak V 25'i bu nedenle grevini iyi yapamaz ve koroner kalp hastalklar
ortaya kar. Bu hastalklar bazen sigaraya, kolesterol dzeyine, yksek kan
basncna ve kiilik zelliklerine de bal olabilir. Yksek tansiyon (yksek
kan basnc) Birleik Devletler'de her yl yaklak altm bin erkek ve kadnn
lmnde dorudan etkili olmaktadr, bu insanlarn ou krk yalarndadr.
Yksek tansiyon fziksel ve duygusal etkenlerin etkileimine bal bir
hastalktr. Atardamar duvarlarnda madde birikimi fiziksel bir etkendir,
bireyin streslere tepki gstermesi de duygusal bir etkendir. Srekli gerginlik
ve stres bazen kan basnc dzeyinin artmasna neden olabilir. Kan basnc
dzeyinin yala artmas ynnde bir eilim de vardr. Baz kiiler stresle
baakmada genlik yllarnda salkl teknikler gelitirirler, bu zellik
onlara yetikinlikte de yardmc olur.
2.Zihinsel deiimler
Yetikinlikte
zeknn
azald
ya
da
yetikinlerin
yeni
eyler
renemeyecekleri trnden sylenceler, insanlarn yetikinlikteki zihinsel
deiimleri doru bir biimde deerlendirmesini engellemektedir.
Zeknn ve bilisel yeteneklerin yetikinlik boyunca deimez kald gerei
daha nce belirtilmiti. Gerekte, aklyrtme ve szel beceriler yetikinlikte
geliebilmektedir. Orta yal bireylerin dnme yetenekleri byk olaslkla
gen yetikinliktekinden daha iyi olmaktadr. Ayrca, yaratclk da orta
yetikinlik yllarnda belirgin bir azalma gstermemektedir. Yaratc kiilerin
toplam rnlerinin incelenmesi, bu insanlarn baarnn doruuna orta
yalarda, bazen de ileri yetikinlikte ulatklarn gstermektedir. Bilim
adamlar iin yaklak 40-60 yalar aras bilimsel retimin olduka srekli
bir ak gsterdii dnemdir, greli bir azalma ancak 60-70 yalar arasnda
ortaya kmaktadr. Bilim adamlar iin 20-29 yalar arasnn en az rn
verdikleri dnem olduu da belirtilmektedir. Sadece sanatlarn 60-70
yalar arasnda 20-29 yalar arasndakinden daha az rn verdikleri
bulunmutur. nsan bilimlerinde yaratclk yaklak 30-70 yalar arasnda
srekli gelime gstermektedir. Orta yalarda doruk noktasna ulaan
yaratc kiiler baz yaratc etkinliklerini ileri yetikinlik yllarna kadar
srdrebilirler. nk doruk noktasna ulamak bundan sonra btn
ilerin duraca anlamna gelmez. Ayrca, azalma ya da d mutlaka
yeteneklerde deime olduunu da gstermez. Kimmel'e gre, dme belki de
zihinsel deiimlerden ok bilisel olmayan etkenlerin sonucudur. Nitekim
bilim adamlar -byk yaratc almann ardndan- birtakm sorumluluklar
stlenerek (yneticilik, vb.) yaratc retime daha az zaman ve enerji ayrmak
durumunda kalmaktadrlar.
Aa yukar her yetikin yeterli zaman verildiinde her trl konuyu
renmeye ve beceriyi edinmeye yeteneklidir. Yetikinlikte bireysel
farkllklar nemli lde artmakla birlikte, kendilerine gvenlerinin

azalmamas kouluyla, yetikinler hala yeni eyler renebilirler.


Kendine gven zellikle nemlidir; nk baz yetikinler, renim
yaamlarnn snrlln ar vurgulayarak renme yeteneklerini
olduundan daha az grme eilimindedirler. Pratik yolla ve zel deneyimle
elde ettikleri bilgileri de kmserler. Oysa yetikinler yaamlar boyunca i,
aile ve toplum yaamlarnda -informel olarak- pek ok ey renirler. Birok
yetikin kendi ynettii renme etkinliklerine girer. Yetikinler genellikle
rendiklerini kullanmak da isterler. Knox'a gre, yetikinlikteki renmeyi
etkileyen bellibal etkenler unlardr: a) Koullar. Fizyolojik koullar ve
fiziksel salk renmeyi eitli ynlerden etkileyebilir. Duyusal kstlanmalar
(grmenin, iitmenin azalmas gibi) duyusal girdileri snrlayabilir. Saln
bozulmas dikkatin d olaylara yneltilmesini nleyebilir. b) Uyum.
renme durumunda kiisel ya da toplumsal bir uyumsuzluk olduunda
bireyin renmeyi deerlendirmesi ya da kolaylatrmas daha az olanakldr.
Toplumsal uyumsuzluk genellikle renen kiinin savunma ve anksiyetesiyle
ilgilidir ve kiinin gdlenme ve canllk dzeyiyle kartrlmamaldr. Kii
bir durumla uraabileceine inanrsa ona meydan okuyabilir, eer
inanmazsa durumu tehdit edici olarak alglayabilir. Daha nce pek ok
baars olan bir kii baarszl ok rahat gsleyebilir. Yeni eitim
deneyimlerinde destek ve yardm yetikinler iin ok nemlidir. c) Uygunluk.
anlaml ise ve renme yarar salayacaksa yetikinin renme
etkinliindeki gds ve ibirlii de artar. Belirgin ve seilmi renme
grevleri ve anlalr yntemler sz konusu olduunda yetikin daha etkin
bir ilgi ve katlm gstermektedir. d) Hz. zellikle yal yetikinler iin zaman
snrlamalar ve basklar renme baarsn azaltmaktadr. Yetikin kendi
ritmine braklrsa renme baars daha yksek olur. e) Stat.
Sosyoekonomik durumlar, renme yeteneini etkileyebilecek deerler,
istemler, basklar ve kaynaklarla yakndan ilikilidir. Resmi renim dzeyi
yetikinin renmesiyle yakndan balantl bir stat belirtisi olmaktadr.
Statnn renmeye etkisi renme etkinliinin trne baldr. rnein,
lme sisteminin renilmesinde szel iletiim mavi yakal yetikinler iin
daha etkili olurken, beyaz yakal yetikinler soyut kavramlar yazl iletiimle
daha kolay renmektedirler. f)Grn. Kiisel grn ve kiilik zellikleri
(ak grllk ya da savunmaclk gibi), yetikinin zel renim trleriyle
urama yollarn etkileyebilmektedir (Schiamberg ve Smith, 1982).
lerde yallk blmnde de tartlaca gibi, zeknn yetikinlikteki
durumu (artma, azalma, deimeme) her zaman merak konusu olmutur.
Bir yanda, yetikinlik boyunca zekda dn kanlmaz olduunu, bilgi
ve deneyim art gizlese bile renme gcnde yala birlikte yadsnamaz bir
azaln ortaya ktn ileri srenler vardr.
br yanda, zeknn yaam boyunca esnekliini koruduunu, salk, eitim,
yaam deneyimleri gibi etkenlerle yourulduunu, dolaysyla azalabileceim'
de, artabileceini de dnenler bulunmaktadr. Bu grlerden hangisi

dorudur ya da bunlar uzlatrmann yolu var mdr?


Yirminci yzyl boyunca psikologlar zeknn ergenlikte tepe noktasna
ulatna, sonra yetikinlik boyunca derece derece azaldna inanmlardr.
1950'lerin ortalarnda ilk kez bu sayltdan kuku duyulmaya balanmtr.
zellikle boylamsal aratrmalar zeknn yetikinlik sresince de
geliebildiim' gstermitir. Kuak ya da blk farklklarnn bozucu
etkilerini ilk kez farkedenlerden biri K. Warner Schaie'dir. Schaie ayn
denekleri 1963'de, 1970'de, 1977'de yeniden test edince sorunun kesitsel
aratrma yaklamndan kaynaklandn ortaya karmtr. Ancak
boylamsal yntemin de bu haliyle birtakm sakncalar ierdii grlmtr.
Bunlardan biri, hep ayn testi birok kez almann kiinin baarsn
ykseltebilecei gereidir. Schaie bu sakncay aabilmek iin daha nce
szn ettiimiz srasal dzen yaklamn gelitirmitir. Kesitsel ve
boylamsal verilerin birlikte kullanlmas kuak farkllklar engelini amay
salamaktadr.
Konuyla ilgili btn aratrmalar bize yetikinlikteki bilisel geliim iin iki
genel sonu vermektedir:
-Deiik yalardaki yetikinleri karlatran kesitsel aratrmalar zihinsel
yeteneklerde derece derece ortaya kan bir d gsterdii halde boylamsal
aratrmalar ilk yetikinlik ve genellikle orta yalarda pek ok yetenekte bir
art gstermektedir.
-Kuak farkllklar test sonularn yaklak 60
farkllklarndan daha gl biimde etkilemektedir.

yana

kadar

ya

John Horn, Cattell'in daha nce szn ettiimiz iki tr zek anlayn
yeniden ele almtr. Akc zek her yne doru hareket edebilir.
Ksa sreli bellek, soyut dnce, ilem hz gibi temel zihinsel yetenekleri
ieren bu zek trnde kii szck, say, bilmece gibi konularda hzl ve
yaratcdr. Birikimli zek daha salamdr; eitimle ve deneyimle gelen olgu,
bilgi, renme stratejisi birikimiyle olumutur.
Uzun sreli bellek, szck daarc genilii bu zek trnn zellikleridir.
Akc zeknn temelde genetik; birikimli zeknn ise temelde renilmi
olduu kabul edilmitir nceleri. Ancak John Horn bugn bu doa-kazanm
ayrmnn geersiz olduunu dnmektedir.
nk birikimli zeknn kazanlmas ksmen akc zeknn niteliinden
etkilenmektedir. rnein, bir kiinin szck daarcnn gc, ksmen
okuma hznn ve szckler arasnda mantksal armlar kurma
yeteneinin sonucudur; bu ikisi de akc zekyla ilgilidir. Horn yetikinlikte
akc zeknn nemli lde azaldna inanmaktadr. Bu d birikimli
zekdaki artla geici olarak gizlenmektedir.
Dnme hz akc zeknn nemli bir gesidir. Standart zek testlerinin
ounun tepki hzna nem verdii de bilinmektedir.

Yetikin geliimi uzmanlar zek testlerinin bu ynn haka


bulmamaktadrlar. Yetikinler hemen her eyde genlerden daha yavatrlar.
20 ya ile 60 ya arasnda tepki zamannda ortalama V 20'lik bir yavalama
sz konusudur. Karmak etkinliklerde bu yavalama daha da fazladr.
rnein elyazs 60 yanda 30 yandakinin iki kat zaman almaktadr.
Ancak dnme hzn dnme kalitesi ile kartrmamak gerekmektedir.
Hatta yava dnmenin daha derin ve daha iyi bir dnme olduunu ileri
srenler vardr. Buna karlk, yava dnmenin etkisiz bir dnme
olduunu ileri srenler de vardr. Sonuta, zihinsel srelerin yavalnn
dnmenin kalitesini nasl etkiledii konusunda gr birliine varlabilmi
deildir. Ancak, geliim psikologlarnn ou Schaie'nin hedefe Horn'dan
daha fazla ulatn dnmektedir. Yetikin zeksnda en azndan orta
yllarda lml bir art norm olabilir grnmektedir.
Bugn birok aratrmac zek diye bir btnn varlndan ok, birok
deiik zeklarn var olduunu kabul etmektedir. Her zihinsel yetenek,
eitim, deneyim gibi deikenlere bal olarak, yala birlikte artabilir,
azalabilir, sabit kalabilir. Yetikinin zihinsel yeterlii ok-boyutlu ve okynldr. nsanlar yalandka gelitirmeyi setikleri zek trlerinde ya da
becerilerde daha uzmanlarlar; kullanlmayan yeteneklerde de d
grlr. (K. S. Berger, 1988)
3.Cinsel Deiimler

Orta yetikinlik yllarnda hem erkeklerde hem de kadnlarda birtakm cinsel


deiimler olmaktadr; bu deiimler kimi yazarlarca yaam deiimi
kavramyla dile getirilmektedir. Yaam deiimi, orta yalarda erkeklerde ve
kadnlarda ortaya kan cinsel deiikliklere uygulanan genel bir terimdir ve
nemli bir dnm noktas olarak yaamn bir dneminin terkedilmesi, bir
dierinin balamas anlamna gelir. Bu deiikliklerden en nemlisi erkek ve
kadnlarda retim yeteneinin gitgide azalmasdr. Ya dnm nn
(climacteric) sonu kadnlar iin daha dramatiktir, nk ayhalinin durmas
gibi ok belirgin bir iaretle ortaya kar. Menopoz kadn ya dnmnn
son noktasdr; strojen hormonunun durmas yumurtlama srecini sona
erdirir, dolaysyla aylk kanamalar da durur. Erkek ya dnm ise erkek
retkenliinin derece derece azalmasn dile getirir. Yalanan bedende hem
sperm retimi, hem de erkeklik hormonu (testosteron) retimi azalmaktadr.
Ancak bu azalma, erkek retkenliini hibir zaman bitirmeyecek biimde
derece derece olur. Kadnn menopozundan farkl olarak, erkein retim
ilevi sona ermez ve genellikle -testosteron ve spermin azalmasna karnileri yalara dek srer.
a.Menopoz
Kadnda ya dnmnn en kolay tannan belirtilerinden biri menopozdur.
Aylk kanamalarn durmas genellikle 2-3 ylda tamamlanr. Kadnlarn
sadece drtte biri menopozun geleneksel belirtilerini gstermekte ve sadece V
10-15'i bu dnemde doktor yardmna gereksinme duymaktadr. En belirgin

belirtiler scaklk basmas ve ar terlemedir; yz kzarmas, yorgunluk, ba


dnmesi, ba ars, uykusuzluk, sinirlilik, alama ve depresyon da
grlebilir. Bu can skc belirtiler genellikle menopozun bitimine kadar
srer. Bu dnemde kadnlarda baz ruhsal deiiklikler de grlr. Kadnlar,
eer menopozu ekiciliklerinin, cinselliklerinin, yararllklarnn sona
ermesinin belirtisi olarak grrlerse daha fazla znt duymaktadrlar. Bu
duygular yal kiileri deersizleyen genlik odakl bir kltr tarafndan daha
da younlatrlabilir. Bu tr duygularla depresyona giren kadnlar yalnzca
kk bir gruptur. Menopoz geiren kadnlarn en azndan te ikisi
kendilerini menopozdan sonra ncekinden ok daha iyi hissettiklerini
sylemektedir. Bir bakma bu tr belirtiler menopoza giren kadnn ya ile
de ilikilidir. Erken yata menopoza girenlerde belirtiler sarsc olurken, 45
ya ve sonrasnda girenler iin bu dnem daha sakin gemektedir. Ortayal
bir kadn menopozun yaamnda nemli deiikliklere neden olmadn
kolayca grebilir.
Menopoz genellikle cinsel etkinlikleri etkilemez. Bir aratrmada kadnlarn V
65'i menopozun cinsel ilikileri zerinde hibir etkisi olmadn belirtmitir;
ancak vajen duvarnn incelmesi, retim organlarnn zayflamas, uyarlma
srasnda vajen slaklnn (lubrication) azalmas kimi kadnlarda cinsle
ilikiyi zorlatrabilir. 1960'larda menopoz belirtilerini denetim altnda
tutmak iin strojen hormonu kullanlmas yaygn bir yntemdi. Ancak
bugn bu yntemin rahim kanseri olasln 4-7 kat arttrd bilinmektedir.
b.Erkeklerde ya dnm
Dramatik bir deiimle ortaya kmad iin erkeklerde ya dnmn
belirlemek gtr. Yal erkekler cinsel yeterlilikte birtakm deiimler
gsterebilirler. Sertleme (erection) eskisi kadar abuk olmaz ve boalma
(ejaculation) sresi ve gc azalmtr (Masters ve Johnson, 1966). Kimi
erkeklerin
yaknmalar
(sinirlilik,
kzgnlk,
depresyon,
dikkatini
younlatrma gl, istek yokluu) ile ya dnm arasnda dorudan
bir iliki kurmak kolay deildir. Masters ve Johnson (1966), erkein cinsel
tepki yeteneinin azalmasnda aadaki psikososyal etkenlerin etkisinden
sz etmektedir:

Kadna ilginin, kadnn ekiciliinin yitmesine yol aan uzun sreli


ilikiye bal tekdzelik.
Erkein mesleki uralar.
Fiziksel ya da zihinsel yorgunluk.
Ar alkol kullanm.
Elerden birinin fiziksel ya da ruhsal rahatszl.
Baarszla urama korkusu.

Kltrel kalpyarglar erkeklerin 40-50 yalarnda birden bire ciddi bir


psikolojik bunalma gireceklerini ileri srmektedir. Erkeklerin bu yalarda
uradklar glkler bir tr erkek menopozu na mal edilmektedir. Tp
adamlar erkeklerde cinsel hormon retimi azalmasndan sz ediyorlar, buna

karlk psikolog ve sosyologlar biyolojik olmayan aklamalar yeliyorlar.


D.J. Levinson erkeklerin genellikle 35-45 yalarnda bir dnm noktas
yaadn belirtiyordu. Levinson'a gre erkek bu dnemi deimeden
geiremez, nk yaamnn bu dneminde deiik koullarla karlamak
durumundadr. Yalanmann tartlamaz ilk iaretlerini grr, kendisi
konusunda sahip olduu dleri ve imgeleri yeniden deerlendirmek
zorunda olduu bir noktaya ular. lm gerei de bir erkei orta
yalarnda yeni dnme yollarna zorlar. Yale aratrmaclar btn bu
gelimelerin ortasnda cinselliin de nemli bir sorun alan olduunu
buldular: Erkekliin azalmas olaslndan ve fiziksel ekiciliin
azalmasndan duyulan kayg.
Masters ve Johnson'a (1966) gre, erkekler 50 yalarn getikten sonra
penisin diklemesi daha fazla zaman almaktadr. Ayrca zellikle 60'ndan
sonraki erkeklerde sertleme genliklerinde olduu gibi tam ve gl
deildir, maksimum dikleme ancak orgazmdan az nce gereklemektedir.
Yan ilerlemesiyle spermde, seminal svda ve sertleme gcnde azalma
olmaktadr. Eer erkek cinsel yaamnda genliinden beri yksek bir
etkinlik dzeyini korumusa ve akut ya da kronik bir hastal yoksa, cinsel
etkinliini ileri yalara kadar srdrebilmektedir. Yine de yal erkekler ok
uzun sre uyarlmamlarsa cinsel tepki verme yetenekleri srekli olarak
azalabilmektedir.
c)Cinsel yaam
Salkl erkek ve kadnlar, cinsel istein yok edilmemesi ya da cinsel eylemin
engellenmemesi
kouluyla
ileri
yalara
kadar
cinsel
ilevlerini
koruyabilmektedirler. Yallar, kendi yalarndaki insanlarn sekssiz
olmas gerektii konusundaki toplumsal tanmlar benimsediklerinde haksz
bir sylencenin kurban olmaktadrlar.
Kinsey'e ve Westoff'a gre, evli iftler yirmi yalarnda haftada yaklak
kez, otuzlarnda yaklak iki kez, krklarnda bir buuk kez, ellilerinde bir
kez ve altmlarnda yaklak on iki gnde bir kez cinsel ilikide
bulunmaktadrlar. Ancak, genel nfusta drt haftalk bir dnemde grlen
iliki says 1965'te 6,8 iken, 1980'de 8,2'ye ykselmitir. Bu deiimin temel
nedeni, gebelii nleyici yeni yntemlerin bulunmas ve yasal krtaj
hakknn kullanlmas, dolaysyla istenmeyen gebeliklere bal anksiyetenin
azalmasdr. Toplumsal zgrlklerin artmas, kadnlarn beklentilerinin
deimesi ve kitle iletiiminde cinselliin geni lde tartlmas da
gelimelere katkda bulunmaktadr.
ABD'li erkekler yaynlar yoluyla cinsellikle daha fazla ilgilenmeye
yneltilmektedirler. Louis Harris'in 18-49 yalarndaki erkekler arasnda
yapt bir aratrma, erkeklerin V 49'unun cinsellii kiisel mutluluklar iin
ok nemli bulduunu gsterdi; yetikin mutluluuna balanan etkenler
listesinde erkeklerin V 17'si cinsellii en az nemliler arasnda sayd.

Erkeklerden yaamlarnda kiisel olarak en nemli deeri semeleri


istendiinde en ok belirtilenler unlardr:
V56 aile yaam, V 35 salk, V 32 i huzur, V 25 ak, V 19 i, V 16 din, V 10
saygnlk, V 9 eitim, V 8 seks. Amerikal erkekler kendi duyarllk ve
insanlklarnn daha fazla farkna varmaya balamlardr. Sevecenlik,
bamllk, zayflk, ac gibi duygular gittike artan biimde daha fazla
tanmaya balyorlar. Yine de, erkeklerin ou ve zellikle yal erkekler bu
tr erkeke olmayan duygular rahata konumaktan henz ok uzakta.
Kadnlar ise kendi cinselliklerini gnmzde daha fazla farketmeye
balamlardr. Bugn kadnlar cinsellikten daha fazla holanyor ve
elerinden bunu istiyorlar. Hite'in aratrmas kadnlarn V 95'inin ( frijit
olduklarn dnenlerin bile) mastrbasyon yaptklarnda orgazm olmaya
yetenekli olduklarn gstermektedir. Tutumlardaki bu deiimin kadn
hareketlerinden etkilendii de kukusuzdur.
Ancak, aratrmalar, erkeklerin cinsel etkinlie daha fazla ilgi duyduklarn
ve daha fazla katldklarn ortaya koymaktadr. Evli olmayan kadnlarn V
92'si cinsel etkinlikten srekli olarak yoksun olduklarn ve V 45'i hi cinsel
ilgi duymadklarn belirtmiler; oysa evli olmayan erkeklerin sadece V 18'i
cinsel ilikiden uzak ve sadece V15'i cinsel ilikiden yoksun. Bununla
birlikte, gnmzn gen kadnlar cinsel yaamla ok daha fazla ilgililer ve
bu ilgi byk olaslkla yaamlar boyunca srecektir. Dolaysyla, yal
yetikinlerin cinsel tutum ve davranlarnn gelecekte bugnknden farkl
olaca sylenebilir.
Yallk aratrmalar, cinsel ilgide ve etkinlikte azalma olsa bile, yaamn
ileri dnemlerinin hi de sekssiz olmadn gstermektedir. rnein,
Newman ve Nichols'un aratrmas, eleriyle yaayan 60-93 yalar
arasndaki 149 erkek ve kadndan V 54'nn cinsel ilikiyi hala
srdrdn gstermektedir. Cinsel ilikilerin yaam boyunca nemli ve
haz verici olduu saptanmaktadr. Deneklerini 67 yandan 77 yana kadar
izleyen bir baka aratrma, deneklerde cinsel ilginin hi azalmadn
gstermitir. Ayrca aratrmaclar, ileri yalardaki cinsel ilginin -cinsel
baar gibi-, cinsel etkinliin dzenliliine bal olduu ve erken yllardaki
cinsel etkinlikle balantl olduu konusunda gr birlii iindedirler
(Masters ve Johnson, 1966).
Yetikinlerin cinsel sorunlar bilimsel aratrmaya daha yeni yeni konu
olmaktadr. Pittsburg niversitesi'nin orta snftan yz ift zerinde yapt
bir aratrmada, kadnlarn yaklak yars ve erkeklerin te biri cinsellikle
ilgili sorunlar bildirdiler. Uyarlma gl bir kadnn cinsel
doyumsuzluunda en ok bildirilen sorundur, kadnlarn yaklak yars bu
gle sahiptir ve V 46's orgazma ulama gl gstermektedir. Bu
kadnlarn ou sevime srasnda rahat (relax) olmadklarn sylemekte ve
sevimeden
sonra
en
kk
bir
sevecenlik
grmediklerinden
yaknmaktadrlar. Erkeklerin en ok belirttii sorun (V 36) erken boalmadr

ve V 16's da ereksiyon olma ya da srdrme gl bildirmektedir. Master


ve Johnson (1970), yal erkeklerin avantajnn, genellikle boalm
denetiminin 50-70 ya grubunda 30-40 ya grubundakinden daha iyi olmas
olduunu ileri srmektedir. Her iki e de her cinsel ilikide boalmann
mutlaka gerekli olmad gereini kabul ettiklerinde cinsel iliki daha
doyurucu olabilmektedir. Ayrca, penisin sertlemesinin gecikmesiyle vajenin
nemlenmesinin gecikmesi de birbirine denk dmektedir.
Sonu olarak, doyumlu cinsel iliki kapasitesinin salkl kiilerde ileri
yalara kadar korunduu sylenebilir. Yalanan erkek iin cinsel etkinlii
korumada en nemli etken cinselliin gen yalardan itibaren kararlldr.
Ne tr bir cinsel etkinliin yaand nemli deildir, nemli olan cinsel
etkinliin bandan beri srekli ve st dzeyde tutulmasdr. Ayn ekilde,
kadnlar iin de sonsuz bir cinsel etkinlik ve anlatm kapasitesinden sz
edilebilir. Etkin cinsellik kadnn menopoz ncesi yllaryla snrl deildir;
kadn, dzenli ve etkili bir uyarmla kar karya olduu srece, tam cinsel
etkinlie ve orgazm tepkisine her zaman yeteneklidir. Her iki cins iin de
cinsel kapasitenin yitirilmesi genellikle cinsel etkinlik yokluundan
kaynaklanmaktadr.

. ORTA YILLARDA TOPLUMSAL YAAM


Gen yetikinlikte olduu gibi orta yallkta da, kiinin bata gelen iki
byk sorumluluundan biri, benliinin i dnyasn dzenlemek, dieri de
bir d dnya rgtlemektir. Bu d dnya aile, i ve toplumsal evreden
olumaktadr.
1.Aile
Gen yetikinlik dnemi incelenirken, e seimi, ailenin kuruluu, kar-koca
rollerinin benimsenmesi, ilk ocuun douu ve anababa rol zerinde
durulmutu. Bu blmde de orta yetikinlik yllarnn aile yaam dngs
incelenecektir. ocuklarn yetitirildii bu dnem ailenin ayn zamanda en
ok ura verdii dnemdir. Yetien ocuklarn aileye ykledii ekonomik
yk olduka byktr. Aileyi geindiren kii kazancnn en yksek dzeyine
ancak 45-50 yalar arasnda ulaabilmektedir. Aileye ocuklarn katlmas
ekonomik yk arttrd gibi harcanan zaman da arttrmakta, anababaya
oturup babaa konuacak zaman brakmamakta, yorgunluk ve
iletiimsizlik cinsel yaamlarn da etkilemektedir. Bu ar ykn altndan
ancak anababa olmann sorumluluu ve zverisi ile kalklabilmektedir.
Yetikinlikteki aile yaam dngsnn evreleri ve bu evrelerde geen yllar
Tablo 17'de gsterilmitir.
Okul anda ocuklar olan ailelerde ocuk, okul, sokak, komu ilikilerini
yaayarak bylece yeni yaam alanlarna girmektedir. ocuk yeni evrelerde
yeni deneyimler edinirken aile de onun gidi gelilerindeki gveni salamaya
almaktadr. Bu dnemde aileler okul ve eitim konusunda da olduka
bilgi ve gr sahibi olurlar. Ergen ocuu olan ailede ise ergenlik, hem aile

hem de ocuk iin en zor dnemlerden biridir. Ergen, ailenin ocukluktan


beri telkin ettii pek ok kural snamaya balar. Aile ergene hem duygusal
destek salamak, hem de belirli snrlar iinde bamszlk vermek arasndaki
nazik dengeyi tutturabilmek zorundadr. Bu dnemde baba darda iiyle
uramaktadr, ergen de ou zaman evin dndadr. Anne ise evdedir ve
ok almaktadr. Yorgun anne ve babann karkoca ilikisi epeyce
zorlamtr ve bunalm evrelerinden gemektedir. Evliliin ilk yllar gibi 4045 yalar aras da boanmalarn en ok olduu dnemdir. Ailenin
yerletirme merkezi olarak ilev grd sonraki dnemde ocuklar
evlenerek ya da ie girerek evden ayrlmaktadrlar. ocuklar evde
olmadndan anababa birbiri iin sadece karkoca roln oynamak
durumundadr. Babann mesleinin doruk noktasnda olmas, annenin evde
yalnz kalmas ve bu arada menopoza girmesi nedeniyle ailede zor gnler
yaanabilir. Anababalk sonras aile ya da bo yuva ocuklarn
yerletirilmelerinden emeklilie kadar geen srede yaanr ve aa yukar
15 yl srer. Karkoca sonunda babaa kalm, ailenin ekonomik durumu
rahatlamtr. Kimileri iin bu dnem evliliin ilk yllarna dn gibidir,
kimileri iinse bir sknt ve knt dnemi olabilir. Bu dneme ulam aile
iki grevle ykldr: Kendi yal anababalarna bakmak ve kendi
ocuklarnn ocuklarna bykbaba, bykanne olmak.
Tablo 17 Yetikinlikte Aile Yaam Dngs Evreleri
Evreler
Yllar
1.Evli ift (ocuksuz)
2 yl
2.ocuklu aile (ilk ocuk. doum 30 ay)
2.5 yl
3.Okula ncesi aile (ilk ocuk. 30 ay 6 ya)
3.5 yl
4.Okula ailesi (ilk ocuk. 6 13 ya)
7 yl
5.Ergen ocuklu aile (ilk ocuk. 13 20 ya)
7 yl
6.Yerletirme yeri olarak aile (ilk ocuun ayrlmasndan son 8 yl
ocuun ayrlmasna kadar)
7.Orta yal anababalar (bo yuvadan emeklilie kadar)
15 yl
8.Aile yelerinin yalanmas (emeklilikten elerin lmne 10 15 yl
kadar)
Kaynak: E.G.Duvall, Family Development, 1971, aktaran Schiamberg ve
Smith, 1982.
Neugarten ve Weinstein, orta snftan 50-60 yalarndaki deneklerde
bykbaba ve bykanne olma doyumunu ve biimlerini aratrmtr.
Bulgular, deneklerin drtte nn byk-anababalktan doyum
bulduklarn, te birinin ise rahatszlk ve dkrkl yaadklarn
gstermektedir. Bu roln anlam deneklerce farkl yorumlanmaktadr.
Kimileri bu rol bir tr biyolojik yenilenme (torunlarnda yeniden genleme)
ya da biyolojik sreklilik (aile izgisinin srmesi) olarak grmektedir; kimileri
bu roln bir tr duygusal doyum olana verdiini belirtmektedir (i g
yznden gemite kendi ocuklarna veremediini imdi torunlarna
vermek). Kimileri torunlar iin kaynak insan olduklar duygusunu tarken,
dierleri de ocuklarndan elde edemediklerini torunlarndan bulmay

ummaktadrlar. ok sayda olan kimileri de torunlarndan


uzaktrlar ( ok gzel bir olay ama hi vaktim yok! ).

olduka

Neugarten ve Weinstein 5 tr bykanababalk biimi saptamlardr:


a) Keyif arama ilikisi: Torunlaryla sadece sevmek iin ilgilenirler, onlarn
bakmndan ve yetitirilmesinden sorumlu olmazlar.
b)Resmi iliki: liki ok azdr, sadece belirli gnlerde bulumayla snrl
kalr. c) Vekil anababa olma ilikisi: lm, ayrlma, boanma gibi nedenlerle
torunlara bakmay stlenmek sz konusudur.
d) Ailenin saduyusu olma ilikisi: Bykanne ya da babann beceri ve
deneyimlerinden yararlanma, akl isteme ilikisidir.
e) Uzak ilikiler: Toplumsal ya da corafi adan aralarnda uzun mesafe
olanlarn ilikisidir.
2.ve Meslek
Aile ve i yaamnn birbiriyle srekli etkileim iinde olan sistemler olduu
daha nce belirtilmiti. Aile yaam dngs gibi bir de i yaam dngs
olduu daha nce aklanmt. Kimmel (1974), tipik bir i yaam
dngsnde byk dnm noktas olduunu belirtmektedir:
e giri, ilerleyen yllar, emeklilik.
A.e girme ve ite ilerleyen yllar
e girme bir meslek seimi srecinin ardndan ulalan dnm noktasdr ve
gen yetikinlik yllarnda yaanr. yaamnn ilerleyen yllarnda bir
dnm noktas ve bir bunalm daha ortaya kar. Bu bunalm bir bakma ie
girite yaanan bunalma benzer. Orta yllarda birey gelecekteki olanaklarn
deerlendirdii bir noktaya gelir. Bu bunalmn ie giriteki bunalmdan fark
kariyer saati ne dayanmasndan doar. Bu saat toplumsal saat e benzer
ve bireyin meslekte tam saatinde olduuna ya da zamann gerisinde
kaldna ilikin znel duygusunu dile getirir (ilk kitabn elli yandan sonra
yazmaya balayan retim yesinin duygular gibi). Birey, orta yllarda 45-55
yalar arasnda emeklilikten nce ka yl kaldnn birden farkna varr ve
amalarna ulamadaki hzn deerlendirir. Eer olduka geride kalmsa ya
da amalar gereki deilse, ok ge kalmadan iini deitirmeye ya da
amalarn daha gereki klmaya karar verir. Orta yllarda insanlar yaam
izgileri ile meslek izgileri arasnda sk bir iliki olduunu alglarlar. Meslek
beklentileri ile meslek baarlar arasndaki farkllk yan -yalanmannfarkna varlmasna neden olur. Orta yllarda meslek amalarnn
deerlendirilmesinin yansra, Neugarten'in belirttii gibi, baar, yeterlilik,
denetim altna alabilme duygusu da sz konusudur. Orta yllarda baarl
olanlar gemi deneyimlerinden kaynaklanan ok gelimi bir karar verme
yeteneine de sahiptirler. Neugarten'in baarl deneklerinden ok az
yeniden gen olmak istediklerini sylemilerdir. Yaam dngsnn orta
yllarnda yaanan bu olaylarda yine bir benlik deiimi sz konusudur.

Genel olarak, meslek basamaklarnda her yeni adm, yeni bir evre getiren
her terfi, yeniden toplumsallamay gerektiren her yeni i benlikte
deiimlere neden olur ve bu deiimler her zaman yeni benlikle isel
benliin btnleme srecini harekete geirir.
B.Emeklilik
Emeklilik orta yllardan yalla geii belirleyen toplumsal bir dnm
noktas olduu iin yetikin geliiminde nemli bir aamadr. Emeklilikteki
gei erinlikteki geie benzetilebilir; ancak, erinlikte biyolojik etkenlerin ar
basmasna karlk, emeklilikte toplumsal etkenler daha nemlidir. Emeklilik
ayrca, almann sona ermesiyle bo zaman dneminin balamasn da
belirler.
Carp'a gre emeklilik olgusunun temel yn vardr: Olay, stat ve sre
olarak emeklilik. Emeklilik her eyden nce bir gei noktasn gsteren bir
olaydr. retimin artmas emeklilik yan indirmekte, yaam sresinin
uzamas da emeklilik sresinin uzamasna neden olmaktadr. Bir toplumsal
konumdan dierine bu gei bir tr gei treniyle de belirlenebilir,
kimilerinin emekliye ayrl basna da yansyabilir. Yine de emeklilik kesin
bir toplumsal anlam olmayan bir toplumsal olaydr; anlam daha ok bireyin
toplumsal yaam alan ile snrldr. te yandan, emeklilik bir stat olarak
da deerlendirilebilir. Emeklilik olaynn ardndan birey, kendine zg rolleri,
beklentileri ve sorumluluklar olan yeni bir toplumsal konuma geer. Bu
deiim stlenilen rollerde ve yaam standardnda bir d de ierir.
Bu nedenle, emekli statsne gei toplumsal konumda olumsuz bir
deiimdir. Azalan rollere ve artan bo zamana karn toplumsal deiim
olumsuz yndedir. Buna karlk, emeklilik iin gerekli alma sresinin
azalmas ve yaam sresinin uzamas nedeniyle bu statde yaayanlarn
says da gittike artmaktadr. Dolaysyla, gelecekte emeklilik statsnn
daha doyurucu olmas beklenebilir. Toplumun btn yalar iin bo zaman
etkinliklerine verdii nem arttka, emekli insanlar evrelerine yararl yeni
roller stlendike emekliliin toplumsal deeri de ykselecektir. Emeklilik bir
sre olarak da kabul edilebilir. Bu sre yeni statye hazrlanlmasn ve bu
stat deiikliinin getirdii yeniden toplumsallamay iermektedir. Bu
bak asndan, emeklilik srecindcki biyolojik, psikolojik ve toplumsal
etkenlerin nemi vurgulanabilir. Bu sreci anlamak, sadece olayn etkisini
deil, ayn zamanda bireyin zelliklerini, gemekte olduu yeni statnn
zelliklerini de anlamay gerektirir.
a.Biyolojik Etkenler. Emekliye ayrlmada biyolojik etkenlerin nemli bir pay
vardr. Emeklilerin hemen hemen yars kt salk koullar nedeniyle
emekliye ayrlm kiilerdir. En kts de, bu kiilerin ayn nedenle bo
zaman etkinliklerine katlamamalardr.
Bireyin emeklilikte yeterince doyum bulabilmesinde biyolojik d nemli
bir etkendir; te yandan, hastalk da biyolojik de bal temel bir

etkendir. Eer belirli bir hastalk yoksa yaa bal deiim de az olmaktadr.
rnein, emeklilikten sonra balayan akl hastal ou zaman fiziksel bir
hastaln ardndan gelir ve hastaln yol at toplumsal yaltlmlk
emeklilikten ok hastala baldr.
Benzer biimde, emeklilikten sonra ortaya kan depresyon geici bir
durumdur ve fiziksel hastal birka yl sonra izleyen depresyonun aksine
hastanelik dzeye gelmez. u halde, hastalk ok nemli bir biyolojik
etkendir ve insann fiziksel sal emeklilikteki doyumlarn, rollerini,
kendini alglayn etkiler. Emekli kii srekli tbbi bakma gereksinme
gsteriyorsa, bamszlk duygusunu, zsaygsn, yeterlilik duygusunu,
anlamllk duygusunu korumas da olduka gleecektir.
Ancak, tp bilimi henz emekliye ayrlma ile hastalk balangcn birbirinden
kesinlikle ayrabilecek dzeyde deildir.
b.Sosyo-kltrel Etkenler. Birey iin emekliliin anlam, byk lde,
emekliliin toplumsal etkenlerinden ve kltrel tanmndan etkilenmektedir.
rnein, emeklilik rollerde ani deiime neden olduundan, bu deiimin
isteyerek ya da zorunlu olarak ortaya kmas emekliliin bireyin gzndeki
anlamn da etkileyecektir. Bu deiimin anlam emeklilik statsnn
zelliklerinden de etkilenecektir. Aratrmalar, yksek gelir, eitim ve
mesleki stat sahibi kiilerin uzun sre altklarn; emeklilii isteyenlerin
emekli olmaya istekli olmayanlardan daha nce emekli olduklarn,
kadnlarn emeklilii erkeklerden daha az istediklerini ortaya koymaktadr.
Bu karmak rntler emekliliin ancak bireyin yaam alan iinde
kavranabileceim' gstermektedir. rnein, emeklilikteki yzde elliye yakn
gelir dne karn emeklilik gelirinin yeterli bulunmas, ileri yalarda
ortaya kabilecek hastalklarn dikkate alnmamas yznden olabilir.
Deneklerin yeterli gelir kavramlar genliklerinde yaadklar ekonomik
skntlardan
etkilenmi
olabilir
(cohort-blk
etkisi).
Yararszlk
duygusunun art sz konusu ise de, emeklilerin ou byle bir duygudan
sz etmemektedirler; yaam doyumu duygusunda emekli olanlarla
olmayanlar arasnda hi fark bulunamamtr. Erken emekli olanlar ge
olanlara oranla emeklilikten daha honut olma eilimindedirler. Yaam
doyumunda, emeklilikten nce emeklilik konusundaki duygular, emekliliin
istemli ya da zorunlu olmasndan daha etkilidir. Aratrmalar, emeklilik
konusunda yaygn olarak beklenen olumsuz sonular dorultusunda
bulgular vermemektedir. Tam tersine, emekli insanlarn toplumdaki yeni
konumlarna bal olumsuzluklara hogryle baktklar ortaya kmaktadr.
Bunun nedeni, emeklilik deiiminin daha nceki deiimlerden farkl ama
daha korkun olmamas olabilir. stelik emekliler, Darwin'ci anlamda, daha
nceki btn deiimleri, bunalmlar, glkleri atlatabilmi en gllerdir.
Kukusuz, emeklilik srecindeki baz deiiklikler bu olay travmatik hale
getirebilir. Emeklilik srasal bir dzen iinde ilerleyen bir meslek yaamnn
son aamas ise ve birey mesleini tamamlam olma duygusuyla emekli

oluyorsa sorun yoktur; ama, emekliliin dzensiz bir biimde ortaya kmas,
belirli bir gei sresine olanak vermemesi durumunda bunalm sz konusu
olabilir. Yine de, kt bir iten ayrlnyorsa ve daha iyi eyler yaplabilecekse
emeklilik olumlu bir gei olabilir. Emeklilik ve aile ilikilerinin etkileimi de
nemlidir. E yayorsa emeklilik ifti daha youn bir ilikiye sokabilir.
Genel olarak iftler iin emeklilik yllarnn mutlu getii sylenebilir. Ancak
bazen de tersi olmakta, daha nce biriken nefret su yzne kmaktadr.
Daha nce kendi i dnyasnda yaayan erkek emeklilikle birlikte karsnn
yaam alanna girer ve bu alann paylalmasnda sorunlar belirebilir.
Emeklilik aratrmalar emekliliin nceden planlanmasnn nemini
vurgulamaktadr. Bu planlama, emeklilik sonras gelir kaynaklarn, bo
zaman ilgilerini, evrede stlenilecek yeni rolleri ve ilikileri dzenlemeyi ve
emeklilie ilikin bir bilin gelitirmeyi iermektedir.
Bu sre zaman ald iin nceden planlanmas gerekli grlmektedir.
c.Psikolojik Etkenler. Emeklilik dneminde bireyin meslee ve aileye
katksn deerlendirmesi nem tar. te ve ailede nemli eyler retmi
olmaya bal doyum duygusu sonraki dneme tanacak nemli bir etkendir.
Ketlenme ve verimsizlik duygusu ise emeklilii zorlatracaktr. retkenlik
olana emeklilikle sona ermez; btnlk duygusu da sadece emeklilik
sonrasna rg deildir. Yaam dngsnn evreleri birbiri stne gelir ve
temel yaantlar birbirini btnler. rnein emeklilik Erikson'un kuramnda
sonraki dnemin zellii olan btnle kar umutsuzluk bunalmnn
nemini arttrr.
Emeklilikle birlikte birey, iinde nemli bir rol oynad ve kararlar verdii
karmak dnyadan daha az karmak bir dnyaya geer.
Daha ok bo zaman, daha az grevi vardr. Bu geiin etkisini, nceden
planlama kadar, kiilik zellikleri de belirler. Reichard, Livson ve Peterson,
emeklilie iyi uyum gsteren kiilik tipi ve kt uyum gsteren iki kiilik
tipi ayrt etmektedirler. yi uyum salayan kiiliklerden birincisi olgun diye
adlandrlan kiiliktir. Bunlar yalla kolaylkla giren, kendilerini gereki
bir biimde kabul eden, kiisel ilikilerinde ve etkinliklerinde doyumlu
kiilerdir.
kinci
grup
salncakl
sandalye
insanlar

diye
adlandrlmaktadr;
bunlar
edilginlikleri
nedeniyle
emeklilikteki
sorumluluktan kurtulma olanan sevinle karlayan ve kelerine
ekilmeyi yeleyen insanlardr. Zrhl olarak adlandrlan nc grup,
anksiyeteye kar dzenli ileyen bir sistem gelitirerek yalln edilginliini
ve aresizliini atlatabilen, fiziksel gerilemeyi yenebilmek iin srekli etkin
olmay yeleyen kiilerden oluur; bu insanlar gl savunmalaryla
yalanma korkusundan kurtulmulardr. Yalanmaya kt uyum
gsterenler arasnda en byk grubu kzgnlar ad verilen insanlar
oluturur. Daha nce amalarna ulaamam olmaktan dolay kzgn,
dlerini gerekletiremedikleri iin bakalarn sulayan, yalanmakla

badaamayan insanlardr bunlar. Dier uyumsuz grup ise, gemie bakp


d krkl ve baarszlk gren, ama kzgnlklarn kendi ilerine evirmi,
kendilerini sulayan, yalandka daha depresif olan, deersizlik duygular
duyan kiilerden olumakta ve kendilerinden nefret edenler diye
adlandrlmaktadr. (bu kiilik zellikleri yallktaki bireysel geliim
incelenirken yeniden ele alnacaktr.)
Bu veriler, insann kiilik slubunun olduka tutarl olduunu ve emeklilik
gibi bir dnm noktasnda da ayn biimde tepki verdiini ortaya
koymaktadr (D.C. Kimmel, 1974).
zetle, unlar syleyebiliriz: Emeklilik insan yaamndaki dnm
noktalarndan biridir. Emekliliin dourabilecei sorunlar toplumsal,
kltrel, ekonomik ve kiisel zelliklere baldr. Esnek bir kiilik yapsna
sahip kiiler emeklilie de kolayca uyum salayabilirler. Emeklilie nceden
hazrlanmak da nemlidir, byle bir hazrlk yapmam kiilerde boluk,
anlamszlk, ie yaramazlk duygular oluabilir. Tptaki gelimeler ortalama
insan yaamn uzattndan gnmzde emeklilik dnemi de uzamaktadr.
Ne var ki, kiilerin uzayan bu dneme uyum salamalarn kolaylatrma
yolunda nemli admlar atld sylenemez. Aratrmalar, yalanmakta olan
kiilerin salklar izin verdii srece almay yelediklerini gstermektedir.
Bunun nedenleri arasnda, ekonomik zorunluluk, toplumsal bask, baka ne
yapacan bilememe, kiiliini ancak iinde bulma vb. saylabilir. Baz
kiiler iin i salt gelir getirdii iin nemlidir, byle dnen kiinin ii ona
geliim asndan herhangi bir katkda bulunmaz.
Buna karlk baz kiiler iin yaptklar i parasal katkdan daha nemli
deerler salar, kendine gveni arttrr, topluma katlm gdler. Emeklilik
bu ikinci tr kiiler iin dierleri iin olduundan daha zor bir dnem
olabilir. Emeklilik karsndaki tutumlar etkileyen etkenler unlardr: Salk
durumu, ie kar tutum, emeklilik tr, emeklilie hazrlanma, emeklilikte
gelir dzeyi, ailenin tutumu.
Btn bu bilgiler emekliliin yaltlm bir olay deil, bir dizi evre ieren bir
sre olduunu gstermektedir. R. C. Atchley emeklilik yaantsnn geirdii
evreleri belirlemitir (bk. Tablo 18). Baz kiiler birtakm evreleri atlarlar,
kimileri de tekrar ederler. Emeklilik ncesi evresinde insanlar kendilerini
ilerinden duygusal olarak uzaklatrmaya ve emeklilik yaam hakknda
dlemler kurmaya balarlar. Balay evresi i brakldnda ve dlemleri
gerekletirmeye giriildii zaman balar. Dlemleri gereki olmayan
kiiler daha sonra uyanma evresine girerler. Uyanm emekliler dlemlerini
brakp gereki seimler aramaya baladklarnda yeniden ynelim evresine
ularlar. Bu evre genellikle emekliliin ikinci ylnn sonunda ortaya
kmaktadr. nsanlar doyumlu bir yaam slubunu bulduklarnda da
kararllk evresine girmektedirler. Bu kiiler kendilerine uygun bir emeklilik
roln baaran kendine yeterli yetikinlerdir. Emeklilie ilikin gereki
beklentilerle emekli olan kiiler balay evresinden dorudan doruya bu

evreye geebilirler. Bitirme evresinde insanlar emeklilik rolnn dna


karlar. Kimileri almaya geri dner; ou iin bu rol hasta ve zayf
dtklerinde sona erer; artk kendilerine bakmaya yetenekli olmadklar
iin hasta ve zayf roln stlenmeleri gerekmektedir (Hoffman ve ark.,
1994).
Tablo 18
Emekliliin Evreleri
Evre
Emeklilik ncesi
Uyanma
Yeniden ynetim
Kararllk
Bitirme

zellik
Emeklilie duygusal bakmdan hazrlanma
Emeklilik ncesi dlemlerin gerekletirilmesi
Gereki seimlerin aratrlmas
Emeklilie baarl uyum
almaya yeniden dnme ya da hasta ve zayf olma
rolne snma
Kaynak: Atchley, 1976. Aktaran Hoffman ve ark., 1994.
3.Toplumsal evre
Orta yallkta insanlarn toplumsal ilikileri bir bakma onlarn
toplumsallama yeteneklerinin de anlatmdr. Toplumla ilgili etkinliklerin
pek ok tr vardr: Siyasal, dinsel etkinlikler, dernek ya da kulp yelii,
elence toplantlar, vb. Bu etkinlikler sosyo-ekonomik dzeyle yakndan
ilikilidir. Gelir dzeyleri yksek olanlarn toplum iinde daha etkin
olduklar bilinmektedir.
Orta yalln geliim grevlerinden biri de arkadalk sanatna
ulamaktr. Orta yallkta kii arkadalk konusunda daha seici olmakta,
ama arkadalktan beklentilerini daha ok gerekletirmektedir.
zellikle streslerle dolu dnemlerde yetikinler iin arkadalk ok nemli
olmaktadr. Yakn arkada yetikinin en gvendii ve nem verdii kiidir.
Knox yetikin arkadalnn temel boyutlar olarak unlar gstermektedir:
1) En nemli boyut yaant benzerlii dir ve deneyim, etkinlik, ilgi
paylamn ierir. 2) kinci boyut karlkllk tr ve destek olma, ballk,
kabul edicilik ve gvenirlik zelliklerini ierir. 3) nc boyut birlikte haz
duyma zelliini ieren uyuabilme boyutudur. 4) Drdnc boyut
yapsal dr ve corafi yaknl, sreklilii ve uygunluu ierir. 5) Beinci
boyut, kimi arkadalarn yarattklar hayranlk ve saygnlk nedeniyle model
olma, rehberlik etme zelliiyle ilgilidir (Schiamberg ve Smith, 1982).
Neugarten (1980), gnmz Amerikan toplumunda orta yallarn belki
Amerika'nn sahip olduu ilk gerek bo zaman deerlendiricileri olduunu
sylemektedir. Bo zamann toplum ve bireyler iin ne anlama geldii
sorulabilir. Bo zaman, daha fazla TV izlemek, daha fazla yolculuk yapmak
ya da arkadalarla daha fazla birlikte olmak demek midir? Yoksa eitime,
sanatlara, toplumsal hizmetlere daha fazla zaman ayrmak anlamna m
gelmektedir? Bu sorular, her bireyin kendi bo zamann deerlendirme

kararn kendisinin verecei biimde yantlanabilir. Ancak, her bireysel


kararda toplumun da pay olduu kukusuzdur. Toplumsal deerler bo
zamann tanmlanmasnda etkili olmaktadr. rnein, bo zaman ne anlama
gelmektedir, allmayan zamanla bo zaman, serbest zamanla bo zaman
ayn eyler midir? Bo zamann (leisure) tanmlanmasnn ok zor olduu
ilgili yaynlarda vurgulanmaktadr. Kelly, farkl bo zaman tr
olduunu, bir de bo zaman olmayan allmayan zaman tr
bulunduunu belirtmektedir. 1) Koulsuz bo zaman , zgr olarak seilen
ve ie bal olmayan bo zamandr. Tek saf bo zaman tipi olarak ideal bir
bo zamandr. Bir etkinlii gnlnce semek ve yapmak bu tre girer, ama i
skntlarndan kamak bu tre girmez. Etkinliin anlam ve seme
zgrl bu tr iin ok nemlidir. 2) Koullu etkinlik , yine zgr olarak
seilmi, fakat herhangi bir biimde ile balantl olan etkinliktir. Bo
zamannda bilimsel bir dergi okuyan profesrn etkinlii buna en gzel
rnektir. Bir i adam gnlnce golf oynamak iin golf sahasna gitliinde bu
etkinlik ikinci tre girer. nc tr, tam anlamyla zgrce seilmi
olmayan, ama ile dorudan balants da bulunmayan tamamlayc etkinlik
tir. Bu tr etkinlik, gnll rgtlere (meslek birlikleri, kulpler, vb.) girme
ya da topluluk etkinliklerine (okul-aile birlii, vb.) katlma biiminde
olabilecei gibi, sosyo-ekonomik statde ilerleme, eitimini gelitirme
biiminde de olabilir. Hazrlk ve dnleme etkinlik tr, ile balantl ve
serbeste seilmi olmayan, dolaysyla bo zaman etkinlii saylmayan
trdr. rnein, ii yznden TV izlemekten baka bir ey yapamayan kii,
mterilerini arlamak zorunda olan satc, yarnki dersini hazrlayan
retmen bo zaman etkinliinde bulunuyor saylmamaktadr. Bu etkinlikler
dorudan ile ilgilidir ve i tarafndan belirlenmektedir.
Kimmel (1974), normal bir kiinin neleri yapmaya yetenekli olmas gerektii
sorusuna Freud'un verdii yant bugn biraz deitirmek zorunda
olduumuzu sylemektedir: Normal bir kii sevmeye, almaya ve bo
zamann deerlendimeye yetenekli olmaldr.

IV. YETKN ETM


Bu blmde, gnmzde yetikinlerin yeniden eitimi, srekli eitim,
yaamboyu eitim gibi adlarla anlan etkinlii, iki adan ele alacaz.
Bunlardan birincisi eitime yeniden dnen yetikinler konusu, ikincisi de
okuma-yazma bilmeyen yetikinlerin eitilmesi sorunudur. Birinci konuyla
ilgili olarak Perlmutter ve Hall'dan (1992) aaya aldmz para ileri
yetikinlikteki eitimin anlamn ok iyi aklamaktadr.
Pek ok gerontolog srekli eitimin yallk yllarnn kalitesini byk
lde iyiletireceine inanmaktadr.
Eitim bilgi salar, ama ayn zamanda tutumlar, inanlar, davran
etkileyen bir toplumsallama etkeni olarak uyarr ve etkide bulunur. Yal
rencilerin amalar onlarn eitimin deerinin farknda olduunu
gstermektedir.

Kimi yal renciler, bedenlerinde ve davranlarnda olgunlamann ve


yalanmann sonucu olan deiimleri anlamalarna ve belki de
dnlemelerine yardmc olacak bilgiyi ararlar. Kimileri de eskiliiyle onlar
tehdit eden teknolojik ve kltrel deiimi anlamaya alrlar. Bu
deiimlerin kiisel sonularna kar bilgideki ve becerilerdeki kuak
farkllklarn en aza indirecek dersler alarak savaabileceklerdir. Kimileri
belki bir ikinci -ya da nc- meslee girmelerini salayacak yeni mesleki
beceriler kazanrlar. Kimileri de eitimi anlaml emeklilik rolleri gelitiren bir
kiisel gelime ve doyum arac olarak kullanrlar. (Perlmutter ve Hall, 1992).

Perlmutter ve Hall'n (1992) belirttii gibi, okulun yal yetikinlere kaplarn


amas olduka gecikmitir. Bunun nedenlerinden biri yallk karsndaki
tutumlarmzdr. Yakn yllara kadar yalanma d, bozulu ve lmle
eanlaml saylyordu. imdi artk yal kiilerin de eitimden
yararlanabilecei kabul edilmektedir.
Yetikin eitimi etkinliklerine genellikle gen ve orta yal yetikinlerin
katld bilinmektedir. Amerika Birleik Devletleri Nfus Brosu'nun
1990'da bildirdiine gre, bu lkede orta yal (35-54 yalar arasndaki)
yetikinlerin yzde 17'si ve 54 yandan byklerin yaklak yzde 6 s
okula yeniden dnmektedir. Yetikinlerin eitime yeniden katlma nedenleri
ok eitlidir, amalar ise yala ok az deimektedir. Gen yetikinler iyi
bir i, bir genel eitim sahibi olmak, daha fazla para kazanmak istediklerini
belirtirken, daha yal yetikinler topluma katkda bulunma, daha kltrl
bir kii olma, daha fazla para kazanma isteklerini dile getimektedirler; ilgin
eyler renme, ilgin kiilerle tanma niyetleri de belirtilmektedir. Willis
(1985) yetikinlerin eitimlerinde bellibal be ama saptamaktadr.
Birincisi, yetikinlerin kendilerini ikinci bir meslee hazrlamalardr. Bunlar
erken emekli olan, iinden bkan, mesleine ilgisini yitirmi kiilerdir;
bazlar da yllarn ocuk yetitirmeye verdikten sonra i pazarna giren
kadnlardr. kincisi, eitimden toplumsal-kltrel deiimi anlama arac
olarak yararlanmaktr. Toplumsal ve teknolojik deiimlerin yaratt tehdide
kar savaabilmek iin onlar anlamak gerekmektedir.
Hzl deiim, zellikle kiisel denetimin yitirildiini telkin ettii durumlarda
tehdit edici olabilmektedir. Srekli ya da yaamboyu eitimin geleneksel
hedefi yetikine bu deiimi kavrama yollarn salamaktr. nc ama,
teknolojik ya da sosyokltrel eskimeye, modas gemeye kar savamadr.
Gelimi lkelerde sanayi ya da i dnyas bu tr bir yetikin eitimini
elemanlarna kendisi salamaktadr (en bilinen rnek bro memurlarna
bilgisayar kullanmnn retilmesidir). Drdnc eitim amac doyumlu
emeklilik rollerinin yaratlmasdr. Burada ama ekonomik yarar salamak
yerine kiisel doyuma ulamaktr (hobiler, bozaman ilgileri gelitirmek gibi).
Son olarak, yal yetikinlerin nemli bir amac da yetikinliin biyolojik ve
psikolojik deiimlerini kavramaktr. renme, bellek, sorun zme

alanlarndaki dleri nlemek iin gelitirilen bilisel stratejiler


yetikinlere retilebilmektedir. Bilisel alandaki birok aratrma kiinin
eitim dzeyinin yandan ok daha etkili olduunu gstermektedir.
Varolan eitim programlar ile yal rencilerin gereksinmeleri arasndaki
kopukluu
gidermek
iin
dorudan
onlara
ynelik
programlar
hazrlanmaktadr. Bunlardan biri Amerika Birleik Devletleri'nde 60 yan
gemi kiiler iin dzenlenen, youn olmayan, ksa sreli bir programdr.
Elderhostel adn tayan bu programda konular mimariden genetik
mhendisliine, deniz ekolojisinden beyzbol edebiyatna kadar ok eitli
alanlara yaylmaktadr. Aratrmalar, 71-86 yalar arasndaki baz yal
rencilerin bu derslerden en fazla yararlananlar olduunu gstermektedir.
te yandan, okur-yazar olmayan yetikinler sorunu dnyamzn hala ciddi
bir sorunudur. Sz gelimi, Birlemi Milletler'e mensup 158 lke iinde
Amerika Birleik Devletleri bile okur-yazar nfus sralamasnda krk
dokuzuncu sray almaktadr. 1970'lerde bu lkede nfusun te birinin
okumaz-yazmaz olduu kestiriliyordu; on yl sonra bu oran yzde on
dolaylarndayd. Ancak bir lkede okumaz-yazmaz yetikinlerin saysn
belirlemek sanld kadar kolay deildir.
Bu konudaki kestirimler, hi okuma-yazma bilmeyenlere mi, yoksa temel
okuma-yazma becerisine sahip olup da bunu retici bir biimde
kullanmayanlara m bakldna gre deimektedir. levsel okumaz-yazmaz
olarak adlandrlan ikinci gruptaki insanlarn nasl tanmlanaca
konusunda da pek gr birlii yoktur. Bununla birlikte, yetikin eitimi
konusundaki beklentilerin dayand temel ilke deimemektedir: Eer
salmz koruyabilirsek, hep etkin olursak, zihnimizi kullanmay
srdrrsek, byk olaslkla bilisel ilevlerimizde nemli dler
olmayacaktr. Bu da yetikinlerin her yata eitimlerini srdrebilecekleri
anlamna gelmektedir.
Yetikinlerde yaa bal bilisel dler daha ok deneysel aratrmalarda
ortaya kmakta, bunlarn gndelik yaamdaki etkisinin ok az olduu
grlmektedir. Bireyin yaam koullarn dikkate alan kuramlara gre,
geliim byk lde bilisel, toplumsal, fiziksel evreye baldr. eitli
eitim programlaryla yal kiilerin sorun zme kalitesi, bellek ileyii, akc
zek dzeyi iyiletirilebilmektedir. Hangi teknik kullanlrsa kullanlsn
eitim genellikle etkili olmaktadr. Yal kiiler eitim srasnda zdkleriyle
ayn tr sorunlarla karlatklarnda yeni stratejiler kullanabilmektedirler.
Buradaki sorun, bu stratejilerin benzer olmayan sorunlara aktarlmas
konusunda ortaya kmaktadr.
Bununla birlikte, gerek sorun zme eitimi, gerek bellek eitimi, gerek akc
zek eitimi programlarnda yal kiilerin nemli ilerlemeler kazandklar
grlmektedir (Hoffman ve ark., 1994).

DRDNC BLM YETKNLKTE LER YILLAR

YETKNLKTE LER YILLAR


. YALILIK
Yal kiiler kimlerdir? Gelimi lkelerde genellikle 65 ya ileri yetikinliin
balama ya olarak kabul edilir. Ancak, orta yllarla ileri yllar arasnda snr
olarak bu yan seilmesinde bir kesinlik yoktur. Yalln 65 ya ve
sonrasyla tanmlanmas Bismarck'tan kaynaklanm ve dier lkelerde de
kullanlagelmitir. Bu tanmlamada, bireyin iten emekliye ayrlmas ve baz
toplumsal ve salksal hizmetlerden yararlanmaya balamas temel
alnmaktadr. Bununla birlikte,
65 ya bireyin dier ilevlerini belirlemede yeterli deildir. Szgelimi, bir
bireyin 65 yanda olduunu sylemek, onun genel sal, fiziksel ya da
psikolojik dayankll, zihinsel yetenekleri, yaratcl konusunda bize hi
bir bilgi vermez. Gerekte yal kiiler biyolojik ve davransal ilevler
bakmndan genlerden ve orta yal yetikinlerden daha fazla deiiklik
gsterir. rnein, 35 yandaki birinin neler yapabilecei konusunda
olduka doru kestirimlerde bulunabiliriz, oysa 65 yandaki biri iin
kestirimlerimizin doruluu nemli lde azalacaktr.
Gnmzde yetikinliin dier dnemlerinde olduu gibi yallk dnemine
de ilgi gittike artmaktadr. Gerontoloji yalln btn ynlerini inceleyen
bilim daldr; 1960'lara kadar akademik bir disiplin olarak var olmakla
birlikte asl gnmzde hzla gelien bir alandr ve psikoloji, biyoloji,
sosyoloji ve kent planlamasyla yakndan ilikilidir. Geriyatri ise yallarn
salk sorunlarn aklamaya ve tedavi etmeye ynelik etkinlikleri ierir.
1.Yalla Genel Bak

Yallk konusuna bilimsel adan yaklarken yaplacak ilk i birtakm


sylencelerle gerekleri birbirinden ayrt etmek olmaldr.
Bunlardan birka aada incelenmektedir.
Sylence: Yallarn ou hastanelerde, bakmevlerinde, yallar yurdunda ya
da dier kurumlarda yaamaktadr. Gerek: 65-74 ya grubundaki 1000
kiiden sadece 12'si ifa yurtlarnda yaamaktadr.
Sylence: Yallarn ou eitli hastalklar nedeniyle yetersizdir ve
zamannn ounu yatakta geirir. Gerek: Evde yaayan yallarn sadece
V8'i yataa baldr, V5'i ciddi biimde yetersizdir ve V 11-16's hareket
bakmndan snrldr.
Sylence: Yallarn ounun sal ktdr ve kolayca bulac hastala
yakalanr. Gerek: Akut hastalklar yallar arasnda nfusun dier
kesimlerindekinden daha azdr. Kronik hastalklar ise ya ilerledike dzenli
olarak artmaktadr. Kronik salk sorunlarnn bu artna karn, yal
kiilerin ou kendilerini gnlk etkinliklerini yrtemeyecek durumda
grmemektedir.
Sylence: nsanlarn yaamlar ve ilgileri ileri yalarda kkl biimde deiir.

Gerek: Yal kiilerin bo zaman ilgilerinin niversite rencilerininkiyle


ayn olduu grlmektedir.
Amerika Birleik Devletleri'nde yal kiilerin oran gittike artmaktadr.
1860 ylnda 37 kiiden sadece biri 65 ya da daha ileri yatayd.
1960'da bu oran yaklak altda bir olmutur. Bu deiimin nedenleri olarak
unlar saylmaktadr: Toplumun ve yneticilerin yallkla ve zellikle
yallarn salk ve gelir sorunlaryla daha fazla ilgilenmesi, yallarn eitli
kaynaklardan (toplumsal gvenlik, refah, tbbi hizmetler, dinlenme
merkezleri, vb.) yararlanma isteminin artmas, yal kiilerin siyasal bir g
ve toplumsal hareket olarak ortaya kmas.
Yaam beklentisi (life expectancy) kavram, bir bireyin doumundan itibaren
ne kadar yaayacana ilikin beklentiyi dile getirmektedir.
Bu beklenti gelimi lkelerde uzundur, yani bu lkelerde insanlar ortalama
olarak dier lkelerdekinden daha fazla yaamaktadrlar; dolaysyla, yine bu
lkelerde 65 ya ve daha stndeki insanlarn oran dier lkelerdekinden
daha fazladr. rnein, 65 ve stndekilerin oran Kenya'da V 3.6,
Meksikada 3.7, Arjantin'de 7.5 iken, Hollanda'da 10.3, Macaristan'da 11.4,
Danimarkada 12.1, ngiltere'de 13.1, Fransada 13.4, sve'te 13.7'dir
(Demographic Yearbook, 1975, Birlemi Milletler).
eitli lkelerdeki yaam beklentilerinin cinsiyete gre dalm Tablo 19'da,
yallarn genel nfus iindeki oran Tablo 20'de gsterilmitir.
Amerika Birleik Devletleri'nde yaam beklentileri erkekler iin 67, kadnlar
iin 75'tir (1975 verileri). Erkek ve kadnlarn yaam beklentileri arasndaki
fark 1920'den beri artmaktadr. 65 ve daha yal her 100 kadna karlk 69
erkek vardr. Doumda her 100 kadna karlk
105erkek vardr, erkek lm oran srekli artmakta, 19 yandan itibaren
kadnlarn says erkekleri gemektedir. Genellikle erkeklerin daha az
yaamas daha ar almasna balanmaktadr, ama yeni domu ve bebek
olanlar kzlardan daha ar alyor deillerdir.
Asl neden belki kadnlarn daha kararl bir organizmaya sahip olmasdr.
Ayrca evresel etkenlerin de pay vardr (erkeklerin daha fazla sigara imesi
gibi).
Amerika Birleik Devletleri'nde 22 milyon kii 65 yanda ya da stndedir.
Bu grubun yaklak yars 73 yan stnde, bir milyon kii de 85 yanda
ya da stndedir. Btn bu toplamlar bu yzyl boyunca art gstermitir.
1900 ylnda yaam beklentisi sadece 47 yl idi ve nfusun sadece V 4' 65
yan ayordu. 1977 verilerine gre yaam beklentisi yaklak 72.5 yla
ulamtr. Bu gelime temelde ocuk lmlerinin azalmasna ve halk sal
nlemlerinin yaygnlamasna balanmaktadr. Aadaki tablo ABD'de 100
kadna karlk erkek saysnn yalara gre dalmm gstermektedir (Tablo
21).

Kadnlarn erkeklerden daha uzun yaamas kukusuz yal yetikinlerin


evlilik statsn de etkilemektedir. Yal kadnlarn ou duldur, te yandan
ou yal erkekler de evlidir, nk yal bir erkein evlenmesi yal bir
kadnn evlenmesinden ok daha kolaydr.
Tablo 19 Dnyada Doumdan tibaren Yaam Beklentileri
lke
sve
Norve
Japonya
Hollanda
Danimarka
svire
Kanada
talya
Dou Almanya
ngiltere
Fransa
Belika
Bat Almanya
Avusturya
Yunanistan
skoya
Polonya
SSCB
Meksika
in
Brezilya
ran
Kenya
Hindistan

Erkek
72,1
71,3
71,2
71,2
70,8
70,3
69,3
69,0
68,9
68,9
68,6
67,8
67,6
67,6
67,5
67,2
66,8
64,0
62,8
59,9
57,6
50,7
46,9
41,9

Kadn
77,5
77,6
76,3
77,2
76,3
76,2
76,4
74,9
74,2
75,1
76,4
74,2
74,1
74,2
70,7
73,6
73,8
74,0
66,6
63,3
61,1
51,3
51,2
40,6

Kaynak: Birlemi Milletler, 1977.


Tablo 20 Dnya Nfusunda Yallarn Oran
Tablo 21 ABD'de Kadn ve Erkek Saysnn Yalara Gre Dalm
Yalar

100 kadna gre erkek says


15'in alt
104.1
15-24
102,2
25-44
97,3
45-54
93,6
55-64
89,6
65-74
76,8
75-85
61,5
85 ve st
48,5
Kaynak: Birleik Devletler Nfus Brosu, Current Population Reports, 1976.

2. Yallk Kuramlar

Tbbn btn alanlarnda yzylmzda ortaya kan ilerlemelere karn


maksimum insan mrnn daha fazla artmad bilinmektedir.
Genel olarak insann yaam uzunluu organizmann yana bal etkenlerle
belirlenmektedir. Ancak, bu ilikinin doas yani biyolojik yalanmann
nedenleri henz aklanabilmi deildir. Aada, biyolojik yalanma

konusundaki eitli grler aktarlmaktadr.


Biyologlar tarafndan belirlenen ok eitli yalanma trleri vardr. Bakteriler
yeterli gda ve fiziksel ortam bulduklar srece yaayabilirler. Aalar
kklerindeki suyu yukarya ekemez ve gne n kullanamaz duruma
gelinceye kadar yaarlar. Vahi hayvanlar genellikle yalanmadan etin doa
koullar altnda lrler. eitli memeliler de reme ilevlerini bitirdikten
sonra yaamdan ekilirler.
Filler retkenliklerini yitirdikten sonra yavrularn yetitirmek iin
yaayabilen nadir memelilerdendir. nsan rk da reme yeteneini
yitirdikten sonra yaamay srdrr. (Bir kadn menopozdan sonra 20 yl,
son ocuunun doumundan sonra 35-40 yl yaayabilir.)
Gerontoloji, yalanmann, rklarn var olmasna ilikin evrimsel bir sre
sonucu mu, ypranmann birikmi etkisi sonucu mu, yoksa doal fizyolojik
deiim sreci sonucu mu ortaya ktn saptayamamtr. Yalanma genel
olarak organizmann evreye uyumunda gitgide artan bir yetersizlikle ortaya
kar.
Belirli rklarn yaam uzunluklarnda kaltsal zelliklerin rol oynad aktr.
Trlerin yaam sresi, genetik ve kaltsal zelliklerinin yzyllar boyunca
evrimiyle ortaya kmtr. Ancak retimden sonra yaamann ne tr bir
evrimsel katks olduu tartmaldr. Weisman, insann retkenlikten sonra
yaamasnn insan trnn yaam deerini toplumsal olarak arttrdn
ileri srmtr. u halde yalanma sreci ocuklarn yaamn iyiletirmek
iin ortaya km olabilir. nk yallar birtakm glkleri amay bilirler,
rnein ktlk yllarnda yiyecek ve suyun nerede bulunduunu
anmsayabilirler. te yandan, yalln evrim sonucu olmadn, genetik
programn sona ermesinden kaynaklandn ileri srenler de vardr. nsann
dnme yetenei onun daha uzun yaamasn salam olabilir, yalanma
bir bakma programn tkenmesi anlamna gelebilir. Bylece insann ileri
yalar, bir grev iin uzaya gnderilen roketin grevini bitirdikten sonra
yrngede kalmay srdrmesine benzetilebilir. Bir baka evrimsel yalanma
modeline gre, insann yalanmas, daha nce birincil nem tayan uyum
zelliklerinin ileri yllarda olumsuz zelliklere dnmesidir. rnein,
insann sinir sistemi hcrelerinin yenilenmemesi, bellek ve renme
yeteneklerini arttrmas asndan trn srmesi iin ok uygundur, ama
yaamn sonsuza dek ilemesini de engeller.
Bylece insann uzun yaamasnn ve sonu olarak yalanmasnn, trnn
varoluu iin gerekli olduundan m ortaya kt (dorudan evrimin sonucu
olarak), yoksa evrimlemi bir tr olarak evresiyle baakmada ve yaamn
uzatmadaki baarsna m bal olduu (gelimi zihin yaplarnn sonucu
olarak) henz belli deildir.
Kaltsal zellikler zel evre koullarnda en st dzeyde gerekleebilecek
gizilglerdir. Kaza, hastalk, alk gibi olaylar insann genetik zellii ne

olursa olsun yaamna son verebilir. Jones, kr yaam ve evlilik gibi


etkenlerin yaam 5yl uzatn, imanln ise 4-15 yl ksalttn
belirtmektedir. Ayrca, ocukluk yllarnn ve bulac hastalklarn denetime
alnmas ortalama yaam sresini 15 yl uzatmtr. D etkenler arasnda
radyasyon da yalln olas nedeni olarak ilgi ekmitir. Hemen herkes
gnde bir miktar kozmik radyasyona maruz kalmaktadr. Yksek miktarda
radyasyon hcre ekirdeini tahrip ettii gibi, daha alt dzeylerdeki
radyasyonun da yaam sresini ksaltt belirlenmitir. Radyasyon ile
yaam sresinin azalmas arasndaki iliki birok aratrmada ortaya
konmutur. Radyasyona maruz kalanlar daha fazla kromozom yitimine
uramaktadrlar, bylece yalanmann hzlanmas sz konusu olmaktadr.
Ancak, hcrenin kendi kendini onarmas gerei bu ilikinin kesinliini
azaltmaktadr.
Hem kaltsal, hemde d etkenler (hastalk, radyasyon, virs vb.) yaam
uzunluuyla ilgili bulunmakta, ancak yine de bu etkenler yalanma
olgusunu aklayamamaktadr. Bylece fizyolojik yalanma kuramlarna
gerek duyulmaktadr. Yalanmann biyolojik srecini aklayan pek ok
kuram vardr, fakat hibiri tmyle kabul edilmi deildir. Bu yalanma
kuramlar birincil yalanma srelerini tanmlayan kuramlardr. Birincil
yalanma, bir trn btn yelerinde ortaya kan aamal, kanlmaz,
yaa bal deiimleri ierir. Kukusuz bu tr yalanma tamamen normaldir.
Birincil yalanmann nedenleri konusunda eitli kuramlar vardr;
bunlardan ilk genetik denetimle ilgilidir.
a)Genetik programlama. Bu kurama gre dzenleyici genler geliim srasnda
harekete geerler ve dururlar. Orta yalara yaklarken ya genlik genleri
durur ya da yalanma genleri harekete geer. u halde bedenin bozulmas ve
lm genlerin nceden programlanm olmasyla dzenlenmektedir; baka
bir deyile, genler elden karlabilecek bedenler retmektedirler.
b)Zaman ayarlama. Bu kurama gre yalanma eitli organlarn derece
derece bozulmas olarak grlebilir. Hipotalamusun iindeki biyolojik saat
pititer bezine gnderdii sinyalleri azaltmaya baladnda bedenin hormon
dengesi bozulmakta ve yalanma balamaktadr.
c)Baklk mekanizmas. Bu kurama gre yalanma baklk sisteminin
olanaklarnn azalmasyla balar. Yalanmayla birlikte bedenin doal
savunmalar normal hcrelere ynelmektedir; yani baklk sistemi artk
yabanc maddeleri ve anormal hcreleri tanmakta glk ekerek bedene
saldrmaya balamaktadr.
Dier yalanma kuramlar ise insan bedeninde, zellikle hcrelerde biriken
ykmla ilgilidir; burada temel gr biyolojik sistemin anmasdr.
d)DNA'nn onarm. Bu kuram bedenin DNA'y onarma yeteneinin,
metabolizma srasnda ya da kirlenme ve radyasyonla temas sonucunda
ortaya kan ykmla ba edemediini varsaymaktadr. Bylece yalanma

DNA'nn biriktirdii ykmlarn depolanmas olarak ortaya kyor demektir.


e)Kopye yanllarnn birikmesi. Bu kuram biyolojik ykmn hcredeki
protein
sentezi
srasnda
yaplan
yanllarn
sonucu
olduunu
varsaymaktadr. Genetik mesajn tekrar tekrar kopyelenmesi srasnda
yanllar ykma yol aacak oranlarda birikmekte ve sonuta hcreler normal
olarak ileyememektedir.
f)Metabolik
artklar.
Organizmalar
yalanrlar,
nk
hcreleri
metabolizmann artk rnleriyle yava yava zehirlenir ya da ilevleri
bozulur. Metabolizma srasnda deiimler beden hcrelerindeki protein
molekllerinin doasn srekli olarak deitirirler. Kalc balar oluturan
molekller gitgide katlarlar, dolaysyla uygun ilev yapamaz olurlar ve
onarlamazlar (Hoffman ve ark., 1994).
Perlmutter ve Hall'a (1992) gre, yalanma srecini incelerken birincil,
ikincil ve ncl yalanma arasnda ayrm yapmak nemlidir. Birincil
yalanma, yukarda da belirtildii gibi, herkeste ortaya kan, evrensel,
kanlmaz yalanmadr ve genetik programn sonucu olabilir. Birincil
yalanma (ya da normal yalanma ), izleri yllarca ortaya kmasa bile
yaamda erkenden balar. Baz belirtileri grnrdedir (salarn aarmas,
hareketlerin yavalamas, grmenin zayflamas gibi); grnr olmayan
belirtiler bedenin uyum salama yeteneini azaltan zelliklerdir (sya
tepkinin deimesi gibi). Hcre iinde DNA'nn onarm yetisi derece derece
azalr. Yalanma bedenin btn dzeylerinde (yani hcreden organa,
organdan sisteme) srer.
Btn beden sistemleri yalanr, ama btn organlar ya da sistemler ayn
oranda yalanmaz. kincil yalanma insanlarn ounda ortaya kar, ama
evrensel ya da kanlmaz deildir. Bu tr yalanma, hastal, kullanm
brakmay ya da kt kullanm ieren yaamboyu bir srecin sonucudur.
kincil yalanmaya bal deiimler yala ilikili olduu iin ou zaman
birincil yalanmayla kartrlrlar. Sz gelimi, ciltteki buruukluklar
gemite birincil yalanmann belirtisi saylrken, gnmzde (gne
nlarndan gelen radyasyonun birikmesi ile) ikincil yalanmann sonucu
olarak deerlendirilmektedir. Birok hastalk yalanmann sonucu deildir;
normal yalanma bile hastala yol amad halde yalanan bedenin azalan
direnci yallar hastala daha yatkn yapmaktadr. Hastalk yala gitgide
daha balantl hale geldii iin genellikle yala ilikili saylan deiimlere
katkda bulunmaktadr. Kullanm brakma da btn beden sistemlerinde
ikincil yalanmaya neden olabilir. rnein, egzersiz yokluu kaslarda
zayflamaya (atrofi) ve mafsallarda sertlemeye yol aabilir. Birok yal
insan srf artk yetenei olmadna ya da kendisine iyi gelmeyeceine
inand
iin
egzersizi
brakmaktadr.
Gerekte
ise
bedenlerini
kullanmadklar iin ikincil yalanmann etkilerini abuklatrmaktadrlar.
kincil yalanmann bir baka nedeni olan kt kullanmn en ak rnekleri
sigara, alkol, ar imanlk ve kt beslenmedir. Kt kullanmn bu derece

ak olmayan biimleri de vardr. rnein, belirli bir derece iitme yitimi


birincil yalanmayla birlikte grlr; ama alrken ya da mzik dinlerkenki
yksek sesler de iitmeyi snrlayabilir. Birincil yalanmann etkileri
konusunda bugnk koullarda hibir ey yaplamamaktadr; ama ikincil
yalanmann etkileri geciktirilebilir, yavalatlabilir, hatta durdurulabilir.
ncl yalanma yaamn sonunu haber veren hzl, sonul bozulmadr.
Salkta, toplumsal yaamda, bilisel ileyite yaygn deiimlerle kendini
belli eder; bu deiimler normal yalanmadaki deiimlerden hem nicelik
hem nitelik asndan farkldr. Yaamn byk blm artk uykuda
gemektedir, lmn gelmesi yakndr (Perlmutter ve Hall, 1992).
Timiras yalanmay, kaza, hastalk ve dier evresel basklarn kanlmaz
bir biimde artmasna neden olan fizyolojik yeterlilik azalmas olarak
tanmlamaktadr. Zamann gemesi ile lme olasl da bylece artmakta
(Gompertz'in 1825 de ortaya koyduu matematiksel olaslk erisi) ve bireyin
doal nedenlerle lmesi nemli yaamsal srelerin gerilediini ve sonucun
lm olduunu ortaya koymaktadr.
Henz yalanmann belirli bir nedene bal olarak aklanmas olanakl
grnmemektedir. Birden fazla gizil neden bir arada yalanmaya neden
oluyor ya da sadece fizyolojik noksanlarn birikmesi yalanmay yaratyor
olabilir. Dolaysyla, teknoloji yalanmann nedenini bulamadan yaam
sresini uzatacaa benzemektedir.
Anma kuram saduyuya en yakn kuram gibi grnmektedir.
Buna gre, organizma tpk makinada olduu gibi eskimektedir. Ancak,
yaam sresini yalnz ok almann ya da stresin ksalttna ilikin kesin
bulgular yoktur. Organlarn zamanla anmas organ nakli ni ortaya
karmtr, ama eskiyen organlar yenileyerek yaam sresini uzatmak
olanakl deildir, nk karmak homeostatik mekanizmann gerilemesini
ve hcre yalanmasn nlemek olanaksz grnmektedir.
Bedende yaamsal fizyolojik dengeyi salayan homeostatik mekanizmalar
yalanmada da rol oynamaktadr. Bu gre gre yalanma, homeostatik
kusurlarn art sonucu ortaya kmaktadr. Dinlenme durumunda
mekanizmalarn kendilerini dzenlemelerinde yallarla genler arasnda
fark yoktur; ama, stres sonrasnda normal dengeye dnmenin yal
deneklerde daha yava olduu ortaya konmutur. Bbreklerin dengeyi
yeniden bulmas, beden ssnn normale dnmesi, kandaki eker orannn
dengelenmesi yallarda daha zor olmaktadr.
Yal organizmann kendi kendisini dzenleyen geribildirimi (feedback)
azalmakta, gerekli dengeyi koruyamaynca da organizma lmektedir.
Homeostatik mekanizmada genlerin kolayca dayanabildii basklar
yallarn yaamn tehdit edebilmektedir. Bu basklar fiziksel olabildii gibi,
fiziksel ve toplumsal evrede deiimler biiminde de olabilir. Yallkta
ortaya kan duygusal basklar da yaly tehdit edebilir.

Strese fizyolojik tepkinin azalan yeterlilii kuram en geni yalanma


kuramdr, nk yalanmann fizyolojik, toplumsal ve psikolojik ynlerini
bir arada aklayabilmektedir. Yalanmay metabolik artklarn birikmesiyle
aklayan kuram ise, bu artklarn yallk nedeni olmaktan ok belirtisi
olduu biiminde eletirilmektedir. Ancak, biriken artk maddelerin yala
ortaya kan deiimlerde nemli bir rol oynad da aktr. z-baklk
kuram, damar hastalklar, yksek tansiyon, eker hastal, romatizma,
kanser gibi sorunlar aklamada yararl olmaktadr. Hcresel yalanma
kuram ise bedendeki hcre oluumundan ok tkenmesine dayand iin
yanlmaktadr.
Baz hcrelerin ok ender olarak yenilendii ya da hi yenilenmedii
dorudur, ama hcrelerin byk bir blm remeyi srdrr ve kuramsal
olarak sonsuza dek yaar. Ancak bu reme yala kusurlu olabilmekte ya da
mutasyona urayabilmektedir. Hayflick ise, hcrelerin sonsuz reme
gizilglerinin aslnda yalanma mekanizmas olabileceini ileri srmektedir;
hcreler oaldka bozulma olaslklar da artmaktadr. Bu kuramlarn
hepsi insann doal bir yaam uzunluuna sahip olduu sayltsna
dayanmaktadr. Aratrmaclar insan mrnn en fazla 110 yl dolaylarnda
olduunu kestirmektedirler. Kukusuz yalanma derecesinde bireysel
farkllklar vardr, ama yalanmann tipik deiimleri herkeste ortaya kar.
Bu deiimler bir sonraki blmde incelenmektedir.
. YALILIKTA BREYSEL GELM
Bu blmde yallk yllarnn fiziksel ve zihinsel deiimleri ve kiilik
zellikleri incelenecektir. Yalln bir yitirme ve zarara urama dnemi
olduu yadsnamaz, ama yallk srecindeki deiimlerin ounun
anormallik olarak nitelenemeyecei de aktr. Aslnda yalla bal
deiimlerle hastala bal deiimler arasnda bir ayrm yapmak ou
zaman gtr ve insanlar genellikle bu iki etken grubunun birlemesi
nedeniyle tedavi peinde koarlar.
1.Fiziksel Deiimler

Orta yetikinlikten ileri yetikinlie doru genel fiziksel salk'ta nemli


deiimler grlr. rnein, kalp hastalklar ve yksek tansiyon artar, buna
karlk kansere bal lmler azalr. Tablo 22'de orta ve ileri yalarda
grlen yaygn lm nedenlerinin dalm gsterilmektedir.
Hemen hemen btn duyularda yala birlikte bir d grlr.
Koku ve tat duyularndaki azalma beslenmeyi de bozar. Mekan algsndaki
azalma bireyin dengesini ve egdmn etkileyebilir. Uza grme yetenei
genellikle dier duyulardan daha nce bozulur. Grme alannda ve karanla
uyumda da azalma vardr. Grmedeki bu deiimler etkinlii snrlar ve
uyum glkleri yaratr. itme duyusu genellikle yala azalr, bu da
konumay etkiler, toplumsal ilikiyi snrlar.
itme yitimi ou zaman karklk, aknlk ve gvensizlik duygularyla bir

aradadr, nk evrede bir durgunluk izlenimi yaratabilmektedir.


Tablo 22
Orta ve leri Yalarda Yaygn lm Nedenleri
Hareket ve motor beceriler alannda, yal kiilerin harekete gemede ok
zaman harcadklar ve daha az kas gcne sahip olduklar bilinmektedir.
leri yalarda kemik yapsnda da olduka byk bir d vardr ve bu da
krlma olasln arttrmaktadr. Ayrca yetikinlerin ounda kkrdak ve
eklemlerde kirelenme grlmekte, esneklik azalmaktadr. Yala birlikte kas
9O,U ve gc de azalmaktadr.
Sinir sistemi deiimleri hareket becerisindeki azalmann da en nemli
nedenlerinden biridir. Merkezi sinir sisteminin araclk ettii her davran
organizmann yalanmasyla yavalar, bylece refleksler ve tepkiler daha
yava ve daha az etkili olur.
Kalp-damar sisteminde yalanmaya bal deiimlerle hastala bal
deiimleri ayrt etmek ou zaman gtr. Sistolik kan basnc artna
doru bir eilim, strese karlk verme yeteneinde bir azalma, kalpten kan
kan miktarnda bir d vardr.
Yalla bal fiziksel deiimlerin psikososyal uyumu byk lde
etkiledii bilinmektedir. zellikle grme ve iitme duyusundaki azalmalar
baka insanlarla etkileimi ve iletiimi etkiler ve duygusal glklere yol
aabilir. Fiziksel bozulmalarn kabul edilmemesi, reddedilmesi, zellikle
yallara zg paranoid dncelerde kendini gsterir.
2.Bilisel levler

a)Zek
Zeknn deerlendirilmesi ve llmesi en iyi koullarda bile belirsiz ve kesin
olmayan bir sretir. Bu gln bir blm zeknn tanmlanmasndan
kaynaklanmaktadr. Zek, zek testlerinde baarl olmak mdr? Zek,
insanlarla iyi ilikiler kurmak, birok arkada olmak mdr? Zek, ok para
kazanmak mdr? Tanm kimin yaptna bal olarak zeknn aslnda hibir
anlam olmad bile sylenebilir.
Yallktaki bilisel ilevler konusundaki aratrmalar birok deiim yn
olduunu gstermektedir. Geliim psikolojisinde uzun yllar boyunca
zeknn yallkta azald gr benimsenmitir. Ancak bugn bu grn
tmyle doru olmad ortaya kmaktadr. zellikle boylamsal
aratrmalarn kesitsel aratrma bulgularn tam anlamyla dorulamad
grlmektedir. Zihinsel ilevlerin yetikinlikte azalmaya balad inanc
kesitsel aratrmalardan kaynaklanmtr. Boylamsal yntemi kullanan
Blum, Jarvik ve Clark gibi aratrmaclar ZB'nin ancak 65-85 yalar
arasndaki bireylerde deitiini saptadlar. Zeka testi puanlarnda 55-73
yalar arasnda sadece kk bir azalma olduunu, daha fazla azalmann
ancak 73-85 yalar arasnda olduunu buldular. Green gibi onlar da

deiim derecesinin zek testinin farkl blmlerinde sabit olmadn


grdler. Szck daarc gibi bilgi testlerinde 85 yalarnda bile azalma
olmadn, buna karlk hz gerektiren testlerde azalmann 65-73 yalar
arasnda olduka fazla olduunu saptadlar.
Gemite psikologlarn ileri yetikinlikteki zek konusunda olumsuz bir
sr gelitirmelerine yol aan kesitsel aratrmalar bireyleri farkl
yalarda testten geiriyor ve sonular karlatryordu.
Oysa boylamsal aratrmalar daha ok vaka ykleri gibidir, baz bireyleri
yllar boyunca yeniden testten geirmektedir. Yallara ilikin kesitsel
aratrmalarn, zek testlerindeki baarda kuak farkllklarn dikkate
almadklar grlmektedir. Eitim olanaklarnn artmas ve dier toplumsal
deiimler, birbirini izleyen kuaklarn gitgide daha yksek dzeyde baar
gstermesini salamaktadr. Dolaysyla halkn llen zeks (ZB) da
ykselmektedir. 1963 ylnda 50 yanda olanlar 1956'da 50 yanda
olanlarla karlatrldnda lmlerin ykseldii grlmektedir. Fakat
1963'te 50 yanda olanlar 1956'da 43 yanda olduklarna gre, 1956'da
yaplan bir kesitsel aratrma, onlarn 1956'da 50 yanda olanlardan daha
baarl olduklarn yanl bir biimde telkin edebilecektir. Bylece zeknn
yala azald sonucuna yanl olarak ulalacaktr. Sonu olarak, kesitsel
aratrmalar kuak (blk) farkllklarn kronolojik ya farkllklaryla
kartryorlar demektir. te yandan, boylamsal aratrmalarn da zeknn
yala azalmasn ok az deerlendirdii ya da en aza indirdii sylenebilir.
Aratrmalarn gzden geirilmesi, zihinsel yeteneklerde zellikle ileri yllarda
yala birlikte bir dn ortaya ktn gstermektedir. Zekann baz
ynleri, zellikle performans testleriyle llenler ve akc zek, dierlerinden
daha fazla yatan etkilenmektedir. Buna karlk zeknn baz ynleri de zellikle birikimli zek- ileri yalara kadar artmaktadr. Daha nce de sz
edilen akc ve birikimli zek ayrm kimi psikologlar iin ok nemlidir. Akc
zek kltrden bamsz dr ve organizmann fizyolojik yapsna dayanr;
buna karlk birikimli zek toplumsal deneyimler srasnda kazanlr.
Birikimli zek testlerindeki dereceler. akc zek testlerindekinden daha fazla
resmi eitimden etkilenirler. Genellikle birikimli zek yala birlikte art
gsterir ya da en azndan azalmaz; oysa akc zek ileri yalarda yala
birlikte d gstermektedir.
Zekada yaam sresinde ortaya kan geliimsel deiimlerle ilgilenen en
nemli aratrmalardan biri K.Warner Schaie'nin 1956'daki aratrmasdr.
21-70 yalar arasndaki yaklak 500 kii belirli bir sayda zek testinden
geirilmi, yedi yl sonra ilk rneklemdeki deneklerin
V61'i yeniden teste almmtr. Schaie'nin bulgularna gre zek iki boyutta
yala artmaktadr: 1) Birikimli zek , yani szel anlama, saysal beceri,
tmevarmsal akl yrtme gibi bireyin eitimle ve kitle iletiim aralaryla
kazand beceriler; 2) Grselleme , yani resimli malzemeyi ileme ve
dzenleme.

Neugarten yallk ve zek konusunda u sonulara varmaktadr:


(a)Kronolojik ya baary kestirmede iyi bir etken deildir.
(b)Eitim dzeyi yallktaki baary kestirmede etkendir, eitim dzeyi
ykseldike baar da ykselmektedir.
(c)Tepki hz yala azalr. Bunun sonucu olarak yal kii hzl koullarda
verilen bir testte zellikle zayf bir baar gsterir.
(d)Fiziksel ve zihinsel bakmdan aktif olan bir yal aktif olmayandan daha
baarldr.
(e)Zihinsel gerileme uzun mrllkle ters orantl grnmektedir; daha az
parlak olanlar erken lrler.
(f)Zihinsel gerileme yal erkeklerde yal kadnlardakinden daha fazladr.
Sonu alarak, hz, fiziksel etkinlik ya da ksa sreli bellek gerektiren
yeteneklerin, zamana bal olmayan ya da deneyimden kaynaklanan
yeteneklerden daha fazla d gsterdikleri sylenebilir. Bu bulgu yal
kiilerin genlerden ya da orta yallardan daha az zeki olduklar anlamna
gelmez. Tepkinin yavalamas zek lmlerinin genlerinkinden daha
dk olmasna yol amaktadr. Yal kiilerin grsel ve devinimsel egdm
gerektiren grevlerde birtakm zel glkleri olduu da aktr.
b.Bellek
Piaget biliin yaplarn vurgulamaktayd, buna karlk renme kuramclar
zel becerilerin ve olgularn renilmesini vurgulamlardr. Yeni bir bilisel
aratrma grubu ise, bu iki yaklam birletirmeye almaktadr. Bu grup
insann renmesinde bilgi-ilem srelerini esas almaktadr, nk insann
dnmesinin
baz
ynlerinin
bilgisayarn
ileyiine
benzedii
gzlemlenmitir. Bu aratrmaclarn en ok aratrdklar konu bellektir.
Geliimciler, bellein birbirinden ayr olarak ele alnabilecek iki yn
olduunu kabul ederler: Beynin ne kadar bilgiyi alabileceini, ileyebileceini
ve saklayabileceini belirleyen bellek kapasitesi (memory capacity); bilgilerin
zihinde tutulmasn salayan eitli bellek tekniklerinin anlalmasn ve
kullanlmasn ieren st-bellek (metamemory).
Bellek kapasitesi bilgiyi depolamann dzeyini ierir: Birincisi, duyusal
bilgiyi alnd gibi geici olarak depolayan bellek kayd (sensory register)'dir.
Duyusal kayta giren malzeme ok ksa sre (bir saniyeden az) tutulur.
Duyusal kayt kapasitesinin ocuklarda ve yetikinlerde hemen hemen ayn
olduu sylenebilir. Duyusal kayta giren malzeme yaklak bir dakika
sreyle kalaca ksa sreli bellek'e (shortterm memory), oradan da daha
fazla ilem grecei ve gnlerce, aylarca, yllarca kalaca uzun sreli
bellek'e (long-term memory) aktarlr.
Yetikinlerin ocuklardan, byk ocuklarn kk ocuklardan daha iyi
anmsamasnn genel nedeni st-bellek farkdr. st-bellei oluturan geler,
seici dikkat (selective attention) ve eitli bellek teknikleri (memory
techniques)'dir. st-bellek aratrmalar bilgi-ilem aratrmaclarnn genel

renmenin aamalarn daha yakndan grmelerini de salamtr. Yal


kiilerin bellek stratejilerini kullanmay baaramamalarnn nedeni temel
bellek srelerini bilmemeleri deildir.
Yal yetikinler karmak bellek stratejilerinin etkili olduunu bildiklerinde
bile bunlar ok az kullanmakta, basit ya da kolay dsal stratejileri
yelemektedirler.
Bu
farkn
yaam
slubuyla
ilgili
olabilecei
dnlmektedir.
renme ve bellek birbirleriyle ok yakndan ilikilidir, dolaysyla birindeki
yaa bal deiim dierini de etkiler. Bellekte genellikle iki tr ayrt edilir:
Ksa sreli bellek (rnein, yeni bir telefon numarasn telefonu eviriten
hemen nce anmsamak) ve uzun sreli bellek (rnein, bir yetikinin
ocukluk yaantlarn anmsamas). Uzun sreli bellek yaa bal etkenlere
diren gsterebilmektedir.
Szel beceriler, nceki deneyimlerden kaynaklanan bilgi ve kiisel gemie
ilikin bilgi genellikle yala azalmamaktadr. Aslnda insanlar yalandka
bellek sisteminin btn blmleri ayn biimde deimemektedir. Yalanma
duyusal bellei (grme ya da ses bellei) pek etkilememektedir; bellein
ierii de yalanmadan etkilenmemektedir; uzun sreli bellee depolanan
bilgi sabit kalmakta ve yala birlikte artabilmektedir. Bu tr bilgiler geici
olarak kullanmdan kmakta, ama yitip gitmemektedir. Bir bilgi bir kez
uzun sreli bellee aktarld m orada tutulmas yaa bal deildir. Yal
kiilerin sorunu bilgiyi geri getirecek ipularn bulma konusunda ortaya
kmaktadr.
Ksa sreli bellein baz kiilerde yala azalmas konusunda eitli
aklamalar denenmitir: Kullanmaya bal bellek yitimi, bilgilerin birbirine
karmasna bal bellek yitimi, sinirsel-kimyasal deiime bal bellek yitimi.
Kimmel zellikle son iki nedeni daha aklayc bulmaktadr. Ancak, ilerleyen
yala birlikte bellek yitiminin de ilerleyeceini dnmek yanltr.
Aratrmalar, yalnzca baz yal kiilerin bellek yitimine uradn ve
renmeyi genler kadar srdrebildiini gstermektedir. Yallarn bir
blm yaa bal olmayan ses belleini korumaktadr. Ayrca, bellein
btn ynleri yatan ayn derecede etkilenmemektedir. Yaa bal dler,
anmsama grevleri iin tanma grevleri iin olduundan daha fazla
olmaktadr.
Yallardaki bellek yitiminin pek ok nedenleri vardr; bazlar yeni bilgi
edinmeye, bazlar bilginin korunmasna, bazlar da bilginin anmsanmasna
ilikindir. rnein, yal kiiler yeni bilgiyi genliklerinde yaptklar kadar iyi
ve tam olarak rgtleyemezler. Bellek yitimini aklayan bozulma
kuramna gre, unutma beyindeki bellek izlerindeki bozulmaya baldr.
Karma kuramna gre ise, geri getirici iaret gitgide daha az etkili
olmaktadr. Bilginin geri getirilmesi kusuru bellek yitiminin en byk
nedenlerinden biridir. Yal kiiler, birikmi bilginin geri arld
mekanizma ve stratejilerde bozulmaya urarlar. Ayrca, ya ilerledike geri

getirme sresi de daha uzun olmaktadr.


eitli bilisel yeteneklerin azal oranlarnn karlatrlmas, bellei ve
soyut akl yrtmeyi ieren akc zeknn birikimli zekdan daha abuk
ktn gstermektedir. Bu bulgu bilisel ileyiteki dlerin bilgiilemin temel geleriyle balantl olduunu dndrmektedir. Bu geler
unlardr: Girdi (bilginin beyne aktarlmas), depolama (bilginin bellee
yerletirilmesi), program (bilginin rgtlenmesi ve yorumlanmas). Bilgiyi
beyne getiren yollar asndan gen ve yal kiiler arasnda farkllk vardr.
Yal kiilerin bilgi alclar, zellikle gzler ve kulaklar duyusal uyaran
almakta daha az beceriklidir. Ayrca, alg sreleri yala birlikte
yavalamaktadr.
nk yallkta beynin yeni bilgiyi kaydetme hz azalmaktadr. Bir baka
etken de, seici dikkatteki azalmadr. zellikle, birok eye ayn anda dikkat
etmesi gerektiinde yal kii gen birinden daha fazla ilikisiz uyaranlar
yznden dikkatini yitirebilir. u halde, yala birlikte girdi daha yava
gelmekte ve daha az etkili olmaktadr. Alglanan bilginin bellekte
depolanmas gerekir. Bilgi depolamann da yallkta daha az etkili olduunu
aratrmalar gstermektedir. Ancak, azalma bellein btn ynlerinde ayn
deildir. Ksa sreli bellek, zellikle kii iin anlaml ve ilgin olmayan
konularda nemli bir d gstermektedir. Bunun nedenlerinden biri bilgi
ilemenin ya arttka daha fazla zaman almas, bunun da bilgiyi
belleklerine almay yal kiiler iin daha g yapmasdr. Buna karlk,
uzun sreli bellek yala birlikte ok az azalyor grnmektedir. Bir bilgi
bellek bankasna bir kez gvenli biimde yerletirildikten sonra orada kalma
eilimi gstermektedir. Yallkta herkesin bilgiye yaklama ve bilgiyi
zmleme sreleri ya da programlar vardr. Bu zihinsel stratejiler
genlerde ve yallarda farkl olabilmektedir. Bu farkllklar sorun zme
alannda da sz konusudur. Yallar soyut sorunlar zmede ilikisiz
bilgilerden daha fazla etkileniyor ya da mantksal teknikler kullanmaktan
ok kendi bildiklerini izliyor grnmektedirler.
Bunama (dementia), gitgide ilerleyen zihinsel bozulma, bellek yitimi, zaman
ve mekan ynelimi bozukluu ile belirlenen bir durumdur.
Geriyatri uzmanlar, 65-75 yalarndakilerin yaklak V 15'inin ve 75 yan
stndekilerin V 25'inin deiik derecelerde bunamaya uradklarn
belirtmektedirler. Genellikle bu bozukluk be yl iinde lmle
sonulanmaktadr.
Bunama orta yal kiilerde ortaya kt zaman, Alzheimer ya da Pick
hastalyla balantl olmas kouluyla, presenile dementia sz
konusudur. Alzheimer hastalnda beyinde bzlme ortaya kar, Pick
hastalnda ise deiimler lokalizedir. Anatomik bakmdan Alzheimer
hastalarnn beyni bunamaya uram kiilerin beyninden ayrt edilemez.
Alzheimer hastal bir yallk ya da erken yallk dnemi hastaldr.

Beyindeki sinir hcrelerinin ykmyla ilerleyen bu hastalk btn beyin


ilevlerinin derece derece yitirilmesine yol aar. Nedeni tam olarak
bilinmeyen, tedavisi de imdilik olanaksz olan bu hastalkla ilgili
aratrmalar son yllarda hzla artmtr. Hastaln nedeni gnmzde bir
yandan genetik etkenlerle (beyin dokusunda amiloid maddesinin birikmesi),
br yandan evresel etkenlerle (beyin hcrelerinde alminyum miktarnn
artmas) aklanmak istenmektedir; ancak kesin bir sonuca ulalabilmi
deildir.
Aratrmalar, bunamann bir hastalk olduunu, kanlmaz bir zihinsel
bozulma ve d rn olmadn ortaya koymaktadr. Senile dementia
ya benzeyen semptomlar, alkolizmden, baa srekli ar darbeden (rnein
boksta) ya da fellerden (beyine kan gtren damarlarn tkanmas)
kaynaklanan beyin hasarlarnn ardndan da ortaya kabilir. Bunamann en
yaygn belirtileri, bellekte zayflama, unutkanlk, dikkat azl, dikkatini
younlatramama, zihinsel alg azl, duygusal tepki azldr. Bunamaya ve
damar sertliine bal deiimler birlikte ya da birbirinden ayr olarak ortaya
kabilir. Salkl yallarn incelenmesi yalanma ile hastalk arasndaki
ayrmn vurgulanmasn salamaktadr. Dolaysyla, bunama, yan
ilerlemesiyle ortaya kabilecek ya da kmayabilecek bir hastalktr.
c.Dnme ve yaratclk
renme ya da bellek alannda ortaya kan bozukluklarn dnme ya da
yaratma yeteneini etkileyecei aktr. Bununla birlikte, yal kiilerin hafif
bellek yitimine ya da renme glne kar birtakm yollar
gelitirebildikleri
bilinmektedir.
Laboratuvar
aratrmalar
zihinsel
srelerdeki yaa bal deiimleri aklamada daha yararl olmaktadr.
rnein, yal kiilerde sorun zme yeteneinin azald bulunmutur. Yeni
kavramlar elde etme gl ve sorun zmede etkili stratejiler kullanma
yeteneksizlii yal deneklerin zellikleri olarak ortaya kmaktadr. Yallarn
dnme srelerinin dier iki zelliini (katlk ve somutluk) laboratuvarda
gzlemlemek daha gtr.
Kavram gelitirme yetenei yaratclkla yakndan ilikilidir, dolaysyla
kavramlatrma yallkta azalnca yaratcln da azalmas beklenir.
Yaratcln ne olduu, nasl llebilecei, yaratc rnlerin ounun
yaamn ileri yllarnda verilip verilmedii gibi sorunlar yantlamak ok
zordur. Lehman'a gre filozoflar yaratclklarnn tepe noktasna ortalama
olarak 60-64 yalar arasnda kmaktadrlar. Einstein'inki gibi dier
yaratclk trleri, yeni bir kavramlatrmann ya da eski bir sorunu yeni bir
bakla grmenin kefedilmesi sonucudur.
Ayrca yaratc kiiler sradan ilerinde de oumuzun en byk iimizde
olduumuzdan daha yaratcdrlar.
Yaratclk sorununa iki farkl yaklam vardr ve bu farkl tanmlar
yaratclktaki yaa bal deiimleri de aklayabilir. Lehman yaratcl bir

byk adamn yaamnn her ylnda rettii yksek nitelikte rn lerin


yzdesiyle lmektedir. Buna gre, birok alanda yksek alma
rnlerinin oran otuzlu yalar srasnda fazladr, sonra derece derece
azalmaktadr.
Yksek
rnlerin
yaklak
V
80'i
elli
yanda
tamamlanmaktadr, elli yandan sonra gerekletirilenlerin oran V 20'dir.
Lehman, eitli bilim alanlarnda (tp, atom enerjisi, astronomi, botanik,
matematik) yksek nitelikli rnlerdeki yaratclk oranlarn incelemi ve
benzer sonulara ulamtr: Balangtaki doruk noktasn yala gelen bir
d izlemektedir. Bu d birbirini etkileyen eitli etkenlerin
sonucudur: Bedensel dinlikte ve duyusal kapasitede azalma, hastaln
artmas, salglarn deimesi, pratik sorunlarla daha fazla urama,
younlamaya uygun olmayan koullar, entelektel merakn zayflamas,
zihinsel bozukluklarn artmas, kt alkanlklarn birikmesi, vb.
Dennis ise, kart bir yol izleyerek, sadece yksek nitelikli ileri deil,
toplam retkenlik olgusunu incelemitir. Bylece krkl yalarn yaamn
en retken dnemi olduu ortaya kmaktadr. nsan bilimlerinde alanlar
yetmili yalarda krkl yalardaki kadar retkendirler. Msbet bilimciler 2029 yalarnda en az retkendirler, yetmi yalarnda nemli bir d
gstermektedirler. Sanatlar iin d daha da keskindir, sadece bu
grupta yirmili yalar yetmili yalardan daha retkendir. Bu izgiyi zihinsel
yetenekler dnda baka retkenlerin belirledii aktr.
Her iki yaklamn bulgular dikkate alnarak, yaratclk izgisinin nemli
deiimler gsterdii, ayrca alanlara gre yaratclkta doruk noktalarnn
farkllat sylenebilir. rnein, Manniche ve Falk'n Nobel dln
kazananlarn (1901-1950) almalar zerinde yapt aratrma fizikte ve
kimyada Lehman nkine benzer bulgular vermi, tpta ortalamann krk
yalarnda olduunu ortaya koymutur.
Yaratcl tanmlama biimine baklmakszn, ykselilerin ve dlerin,
zihinsel deiimlerden ok zihinsel olmayan etkenlere bal olduu da
sylenebilir. Bu adan salk belki en nemli etkendir. Salk engeli dnda,
insanlarn yaratcl iin hibir ya snrnn olmad belirtilebilir. Baz
reticilik trleri -yaratc katklar ya da baarlar biiminde olsun- uzun bir
yaamn sonlarna dek srmektedir. Bischof aadaki rneklerin bunu
kantladn sylemektedir (1969):
-Mikelanj, St. Peter'in kubbesini 70 yanda bitirmitir.
-Sofokles, Kral Oedipus'u 80 yanda yazmtr.
-Goethe, Faust'u 80'inden sonra tamamlamtr.
-Gladstone, 84 yanda drdnc kez babakan olmutur.
-Hendel, Haydn ve Verdi lmsz melodilerini 70 yandan sonra
yaratmlardr.
-Hobbes, 91 yana dek yazmay srdrmtr.
-Franklin, 81 yanda Anayasa Kurulu'nun etkin bir yesi olarak almtr.
-Jefferson, 83 yandaki lmne dek yaratc ve etkin olmutur.

-Tennyson, 80 yandan sonrasna dek iir yazmay srdrmtr.


-Churchill, 77 yanda babakan olmutur.
Daha yakn tarihlere gelindiinde de pek ok ilgin rnee rastlanmaktadr:
Oyun yazar ve yneticisi George Abbot 92 yanda kitap yazm, 100
yanda mzikal oyun ynetmitir; George Burns 80 yanda en iyi yardmc
aktr Oscarn kazanm, 88 yanda film evirmitir;
Ruth Gordon 83 yanda Emmy dln kazanm, 85 yanda kitap
yaynlamtr; Harry Lieberman 80 yanda resme balam, 106yandaki
lmne kadar bunu srdrmtr; ressam ve heykelci Georgia O'Keffe 90
yanda Bakanlk Onur Madalyas'n kazanm, 95 yanda sergi amtr;
Pablo Picasso resim almalarn 90 yana kadar srdrmtr; Scott
O'Dell ocuk kitaplar yazmaya 61yanda balam, 90 yanda bile bunu
brakmamtr; Erik Erikson 80 yanda geliim psikolojisi kitab yaynlam,
84 yanda yallk aratrmalarna katlmtr.
Bilisel ilevlere genel bak
Bu blmde yetikinlikteki bilisel ilevler konusunda daha nce aktarlan
bilgiler topluca deerlendirilecektir. Bu balamda zellikle zek ve bellek ele
alnacak, daha sonra bilii etkileyen etkenler gzden geirilecektir.
Bilindii gibi, zek konusunda sregelen en nemli tartma zeknn genel
bir yetenekten mi, yoksa bir dizi sreten mi ibaret olduu sorunu
evresinde dner. Kimi aratrmaclar zeknn akc zek (temel bilisel
sreler) ve birikimli zek (kazanlm bilgiler ve gelien zihinsel beceriler)
olarak ikiye ayrlabileceini savunurlar. Ayn balamda, zeknn mekanik
zek (temel sreler) ve pragmatik zek (szck bilgisi, uzmanlk, st-bili)
olarak ayrlabileceini ileri srenler de vardr. Piaget'in organizmik
yaklamnda zeknn geliimi ergenlik dneminde en st dzeyine kar
(soyut ilem dncesi). Yal kiilerin Piaget'ci grevlerdeki baars daha
gen yetikinlerinkinden genellikle daha dktr; ama bu, yal
yetikinlerin evresel koullaryla ya da bu grevlerin nitelikleriyle
aklanabilmektedir. Zekann, ileme, bilme, dnme dzeylerinin bileimi
olduunu ileri sren katl model'e gre, temel bilisel sreler (1. kat)
yaamn sonuna doru bozulabilir; szck bilgisi (2. kat) ve yksek zihinsel
ilevler (3. kat) ise srekli geliim gsterebilir. Soyut-sonras dnce'ye (3.
kat sreci) ulaan kiiler grelilik dncesini sergilerler, elikinin
gerekliin temel bir yn olduunu anlarlar ve elikileri diyalektik
dnce iinde biletirirler. Yaratclk, nceden birbirine bal olmayan
gelerin yeni, allm olmayan ve uyumsal bir tarzda bir araya getirilmesini
ierir. Yaratclkta en st dzeye ulalmas, daha nce verilen rneklerde
grld gibi, kronolojik yala deil meslek yayla ilikilidir.
Genellikle bellek sistemindeki deiimlerin yalanmaya elik ettii herkese
bilinir. Ancak, sistemin btn blmlerinin ayn biimde deimedii de bir
gerektir. Bellekteki deiimleri daha iyi anlamak iin sistemi kapasiteler

ve ierikler olarak ayrmakta yarar vardr. Bellek kapasiteleri temel


mekanizmalardan ve stratejilerden oluur ve d gsterebilir; buna
karlk depolanan bilgiden oluan bellek ierikleri art gsterebilir. Bellek
sisteminin en s dzeyinde, evresel bilgiyi (sesler, grntler, kokular, vb.)
alan temel mekanizma olan duyusal bellek yer alr. Bu bilgi bir-iki saniye
kalr, sonra zayflar, eer kullanlacaksa daha derin bir dzeyde ilem
grmesi gerekir.
Yalanmann duyusal bellek zerinde ok az etkisi olduu ileri
srlmektedir. Bellekte iki temel sistem daha vardr. te, yalanmann
etkisi bu iki sistemde ok farkldr. Ksa sreli bellek bilgiyi bilinte tutan
snrl kapasiteli sistemdir. Burada bilgi genellikle yaklak 15 saniye iinde
yitirilir. Bilginin srekli kodlama iin rgtlendii ksa sreli bellekte hz ve
esneklik yala birlikte azalmaktadr. Uzun sreli bellek gemi deneyimlerin,
dnyaya ilikin bilgilerin depoland, bellek ieriklerini tutan, snrsz
kapasitesi olan bir sistemdir. Kodlanan bilgi uzun sreli bellee aktarlr ve
yeniden gereksinme duyuluncaya kadar orada tutulur. Geri arma
srasnda bilgi yeniden ksa sreli bellee aktarlr ve orada bilinli olarak
ilenir. Yan bilginin zihinde tutulmasna etkisi yoktur; bilgi uzun sreli
bellekte bir kez depolandnda orada tutulmas her yata ayndr. Kii bilgiyi
geri getirmeye yeterli olmadnda bile bilgi depolanm ama kullanlmyor
demektir. O halde, doru durumda doru ipucu verildiinde bilginin geri
getirilebilecei sylenebilir. Yal yetikinler kodlama ya da geri getirme
stratejilerini kendiliinden kullanmada genellikle baarszdrlar. Bellek
sisteminin nasl ilediini anlamak olarak tanmlanan st-bellek konusunda
yal yetikinlerin durumu aratrlmaktadr. Yallarn bellek sistemine
ilikin bilgileri genlerinkinden farkl olmad halde, yal yetikinler bilgiyi
genlerden daha az zel ve ayrt edici bir biimde kodlamaktadrlar, bu da
bilgiyi geri getirmeyi gletirmektedir (Perlmutter ve Hall, 1992).
Daha nce de belirtildii gibi, aratrmaclar yetikinlikte bilii etkileyen
etkenlerin neler olduu sorusunu sk sk ele almlardr. Eitim bu tr
etkenlerin banda gelmektedir; dier etkenler arasnda kiilik, yaam
slubu, kronik hastalklar saylabilir. Kiilik rntleri biliin ileyiini
zellikle yksek derecede stresli durumlarda etkileyebilmektedir. Yetikinler
emekli olduklar ve toplumsal yaamdan uzaklatklar zaman da bilisel
yeteneklerinde d grlebilmektedir.
Zeka dzeyindeki dler yoksul olmakla, toplumdan uzaklamakla,
almay kesmekle, dul kalmakla ya da boanmakla ilikili olabilmektedir.
Etkin bir yaam slubuna sahip olan, toplumsal ve entellektel etkinliklere
tam olarak katlan yetikinler zek testlerinde en iyi sonular almaktadrlar.
Dzenli beden egzersizlerinin de bilisel baar zerinde etkili olduu
grlmektedir (tepki zaman hzlanmakta, bellek daha iyi almakta,
aklyrtme daha kusursuz olmaktadr).
Dzenli egzersiz kaygy ve gerilimi de azaltmaktadr. Egzersizin dolam

sistemi ve kan basnc zerindeki olumlu etkisi zaten bilinmektedir; te


yandan, kalp-damar hastalnn belirtisi olan yksek tansiyon bilisel
ilevlerdeki yaa bal d ksmen aklayabilmektedir (tansiyon ile akc
zek testi puanlar arasnda olumsuz korelasyon vardr). Kalp-damar
hastal ile sorun zme yeteneindeki d arasnda da iliki olduu
saptanmaktadr. Orta yal ve yal kiilere Piaget'in soyut aklyrtme
testleri verildiinde puanlar zerinde yan deil salk durumunun etkili
olduu grlmektedir.
3.Kiilik zellikleri

Kiiliin ele alnnda her insann tek ve biricik olduu gereini her zaman
aklda tutmak gerekir. Bununla birlikte, bir kiilik tipolojisi yapmak da
olanakldr. Nitekim, yal kiileri inceleyen gerontologlar belirli kiilik tipleri
saptamaktadrlar.
Reichard, Livson ve Peterson 55-84 yalar arasndaki 87 erkei inceleyerek
belli bal kiilik tiplerini ortaya karmlardr. yi uyum salam olanlar
olgun , salncakl sandalyeli ve zrhl kategorilerinde, daha az uyum
salam olanlar ise kzgn ve kendinden nefret eden kategorilerinde
snrlanmlardr. Olgun tip yaamdan zevk alr, kendini kabul eder,
etkinliklerinde ve bakalaryla ilikilerinde doyum arar, gemite olanlara
yazklanmadan iinde bulunduu durumda en iyisini yapmaya alr.
Salncakl sandalyeli tip de yallk yllarnda baarldr, ancak yaama
olgun gruptan daha edilgin bir biimde yaklar, emekli olduuna ve
sorumluluktan kurtulduuna sevinir. Zrhl tip yalanmann
sonularndan korkar, bu konuyla yzlemekten kaar, duygularn denetim
altnda tutar; mutlu grnd iin yalanmada ksmen baarl saylr.
Kzgn tip, kendi kendisiyle bark olmayan, yalandna kzan ve
lmden korkan tiptir.
Kendinden nefret eden tip yalanmann sonularna bozulan, gndelik
sorunlarda kendini knayan, lm kendi sefilliinden kurtulu gibi gren
tiptir.
Yallktaki kiilik tiplerini aklayan bir baka aratrmada yukardakilere
benzer drt yal tipi bulunmutur. Neugarten'in bu aratrmas kiilii
yaam doyumu ve etkinlik dzeyi ile ilikisi iinde ele almaktadr.
Denekler 70-79 yalarnda 59 erkek ve kadndan olumaktadr. Tipler,
btnlemi , zrhl-savunmac , edilgin-baml ve btnlememi
kategorilerinde toplanmaktadr.
Btnlemi kiilikler, egolar yeterli, bilisel yetenekleri tam, yaam
doyumlar yksek, i yaamlar grece karmak kiilerdir. Bu kiiliklerde
tip ayrt edilir: 1) Yeniden rgtleyici ler srekli etkinlik iindedirler ve
yaamlarn eski etkinliklerin yerine yenilerini koyarak yeniden dzenlerler.
2) Odaklanm kiiler, birincilerin aksine, enerjilerini bir ya da iki rolde
younlatran kiilerdir, 3) Kopmu kiiler, dk bir etkinlik dzeyi
gstermeleriyle ilk iki kiilikten ayrlrlar ve kendi dnyalarna ekilmi

olarak yaarlar.
Zrhl-savunmac kiilikler abac baar gdleriyle ve genellikle saknml
duygularyla belirlenir. Bu kiilikler iki tipe ayrlrlar: 1) Sebatl model,
orta ya yaam biimini ve etkinliklerini olanak lsnde koruyan ve
srdren tiptir. Etkinlik dzeyi yksek ya da orta, yaam doyumu fazladr.
2) Daralm tip, yallk tehdidine kar toplumsal ilikilerini snrlayarak
kendini savunmaya alr. Orta bir etkinlik dzeyinin elik ettii olduka
yksek bir yaam doyumuna sahiptir.
Edilgin-baml kiilikler: 1) Bavurucu-arayc kiiliin yksek dzeyde
bamllk gereksinmesi vardr, olduunca uzun sre balanacak birini
bulduunda yaamdan daha fazla honut olur. 2) Duygusuz kiilik grece
edilgin ve kaytsz bir yetikinlik yaar, yaam doyumu ortayla dk
arasndadr.
Btnlememi kiilikler yksek derecede zlm, rgtlenmemi bir
yallk rnts gsterirler. Duygusal bozukluklar ve dnce srelerinde
genel bir gerileme ieren psikolojik sorunlar vardr. Hem etkinlikleri hem de
yaam doyumlar aa dzeydedir.
Daha nce de sz edildii gibi, Neugarten'e gre, insanlar yalandka iel
dnce ve duygulara d etkenlerden daha fazla baml olmaya
ynelmektedirler. Neugarten bu deiimi etkinlikten edilginlie gei olarak
grmektedir. Dnyay edilgin bir adan grmeye balayan yetikinler d
dnyadan i dnyaya gemeye balamaktadrlar. Yetikinlerin kendi i
dnyalaryla uramalar gitgide artmakta, dier insanlarla duygusal balar
da azalmaktadr. Btn bunlara karn, eskiden kendilerini nasl
gryorlarsa yle grmeyi srdrmektedirler. Dolaysyla, ileri yetikinlikte
benlik-kavramnda dramatik deiimlerden ok kararlln olduu
sylenebilir. Atchley'e gre benlik-kavramndaki bu kararlln iki nedeni
vardr: 1) Yallar bakalarndan gelen tepkilere daha az, kendi i llerine
daha fazla bamldrlar. 2) Yallar deiime karn kendilerini nceki
rolleriyle dnmeyi srdrrler (rnein emeklilikten ok sonra da
kendilerini retmen, avukat, mhendis olarak dnmektedirler). Benlik
kavramnn kararlln koruma yetenei, Liberman'a gre, ileri
yetikinlikteki rol deiimlerine olumlu uyum salamakla ilikilidir
(Schiamberg ve Smith, 1982).
Yallktaki kiilik konusuna geliim grevleri asndan da baklabilir.
Erikson'a gre umutsuzluun kart olan ego btnl ileri yetikinliin
olumlu niteliidir. Baka yazarlar yalln geliim grevi olarak, baarl
alkanlklarn srdrlmesini, gemile btnlemeyi, olgunluktan bilgelie
geii, yallktaki olgunluk deiikliini kabul etmeyi, yaamn sona
ermesini onaylamay, deimi idealler edinmeyi vb. gstermektedirler.
nerilen grev ne olursa olsun, yallk yllarnn getirdii deiimler
genellikle lme hazrlanma greviyle ilgilidir. te yandan, yallar, artan
edilginliklerini ve bamllklarn, artk katlmac olmaktan ok izleyici

olmalarn, azalan glerinin snrlarn kabul etmek greviyle de kar


karyadrlar. Drtlerinin gcndeki deiimleri kabul etmek de bir baka
geliim grevidir. Yal kiiler merkezi sinir sistemindeki baz gerilemeleri,
yeni bilgiler edinmedeki glkleri kabul etmek zorundadrlar.
Bazen yallarn bu dnemin geliim grevlerine kar ktklar da grlr.
Azalan fiziksel ve zihinsel yeteneklerine karn istemlerini deitirmeyi
reddedebilir, snrllklarnn artn yadsyabilir ve bunun iin de savunma
mekanizmalarna bavurabilirler. Bunun tersi bir tutumla, yalla bal
fiziksel ve zihinsel de abartmal bir biimde zamanndan nce teslim
olma ve kendini kaptrma eilimi de sz konusu olabilir.
Yallarn kiilii konusunda merak edilen en nemli konulardan biri de,
onlarn yala birlikte daha tutucu ve huysuz olup olmadklardr. Baz
aratrmalar yallarn yalandka zsayglarnda ve yaam doyumlarnda
nemli bir deiim olmadn gstermektedir; yallarn zsaygs genlerinki
kadar yksek bulunmaktadr. Kimi geliim psikologlar, yan ok kk bir
etkisi olduunu, nk yallarn kendilerini yal hissetmediklerini
dnmektedirler. Aratrmalar, yallarn ounun kendilerini gerek
yalarndan daha gen grdn, yaklak te ikisinin kendini orta yal
ya da gen olarak tanmladn ortaya koymaktadr (bk. Tablo. 23). Buna
gre, orta snf Amerikallarn kendi znel duygularn, grnmlerini,
eylemlerini ve ilgilerini kendilerinden daha gen insanlarnkiyle bir tuttuklar
anlalmaktadr. Yallar kendilerini yal grmeyi reddettike yalla
balanan olumsuz konumu da kabul etmek zorunda kalmamaktadrlar.
zellikle hala yaayan bir anababas olan yal kiiler kendilerini en yal
kuaktan saymaktan kurtulmaktadrlar. Ancak, bu grler zerinde
kltrn, toplumsal konumun, etnik grubun etkisi olabilmektedir. Amerika
Birleik Devletleri'nde yallarn ou ocuklarna baml duruma gelmekten
korkmakta, byle olanlarn yaam doyumu da dme eilimi gstermektedir.
Buna karlk, ocuklara bamlln baarl bir yalln en iyi yolu olarak
grld Hindistan'da bu durum daha az nemlidir. Bununla birlikte, iki
kltrde gen yetikinlerin yallar nasl grdkleri karlatrlnca
Amerikallarn Hintlilerden daha olumlu bir yal kii grne sahip
olduklar ortaya kmaktadr. Amerikal gen yetikinler yallar
Hintli gen yetikinlerden daha fazla seviyorlar ve onlar daha az eletirici ve
zorlayc buluyorlar (Hoffman ve ark., 1994).
Tablo 23
Yal Amerikallar Kendilerini Nasl Gryorlar Gerek Yalar; znel Ya
(yantlayanlarn yzdesi)
60-69;
Kendimi olduumdan en az 10 yl gen hissediyorum V 77
Olduumdan en az 10 yl gen gsteriyorum V 73
Olduumdan en az 10 yl genmiim gibi davranyorum V 89

lgilerim benden en az 10 yl gen olan kiilerin ilgileridir V 82


70-79;
Kendimi olduumdan en az 10 yl gen hissediyorum V 72
Olduumdan en az 10 yl gen gsteriyorum V 83
Olduumdan en az 10 yl genmiim gibi davranyorum V 86
lgilerim benden en az 10 yl gen olan kiilerin ilgileridir V 78
80-89;
Kendimi olduumdan en az 10 yl gen hissediyorum V 86
Olduumdan en az 10 yl gen gsteriyorum V 100
Olduumdan en az 10 yl genmiim gibi davranyorum V 100
lgilerim benden en az 10 yl gen olan kiilerin ilgilerdir V 100
Kaynak: R. Goldsmith ve Helens, 1992. Aktaran Hoffman ve ark., 1994.
. YALILIKTA TOPLUMSAL GELM
nsanlar yalandka yaamn anlam, zellikleri ve biimleri de
deimektedir. Yalanmann ierdii fiziksel, psikolojik ve toplumsal
deiimler, bir yandan da onlarla baakabilmek iin birtakm stratejilerin
gelitirilmesini, uygulanmasn, deitirilmesini gerektirmektedir.
Yal kiilerin bireysel yaam iin nemli olan deiimler ayn zamanda
onlarn aile ve toplum yaamn da etkilemektedir. Aile ve evre ilikileri ileri
yalarda yaanan fiziksel, psikolojik ve toplumsal deiimlerden bak
deildir.
1) Aile Yaam
Bu son dnem kocann emekli olmasyla balar, kars da alyorsa o da
aa yukar ayn zamanlarda emekli olacaktr. Bylece ailede en nemli
deiim gelirdeki belirgin dtr. Gelir yitimi ailenin yaam dzeyinde de
de neden olur. Bu ekonomik glk iftin sal bozulduka daha da
belirginleir. Bu durumda geni aile rntleri tersine ilemeye balar, yani
daha nce byklerin yardm ettii genler imdi byklerine yardm etmeye
balarlar.
Daha nce de belirtildii gibi, sanayilemeye ve kentlemeye bal olarak
ortaya kt kabul edilen ekirdek aile byk aile rntlerini tmyle
ortadan kaldrm deildir. Litwak ile Sussman ve Burchinal'n almalar
modern toplumda deiime uram geni ailenin varln ortaya
koymaktadr. Ayrca aratrmalar, ayr yerlerde yaamalarna karn
yallarla akrabalarnn ilikisinin srdn, hatta, yallarn akraba
yanna snmay uzakta kalmaya yelediklerini gstermektedir. Yallarla
ilgilenen kurumlarn ortaya kmas ailenin roln ortadan kaldrmam,
sadece deitirmitir. Cottrell, ailenin eitim, elence, ekonomik durum,
koruma gibi etkinliklerdeki dolaysz e tkisi azalsa bile sevgi rolnn
derinletiini saptamaktadr.

a.Demografik zellikler
Ailedeki deiimler genelde nfus ylmalarn yanstr niteliktedir.
Nfustaki ya dalm ileri yalara kaynca ailenin yelik profili de ayn
zellii gsterir olmutur. Demografik srelerdeki deiimin aile yapsnda
yaratt deiikliklerin srmesi beklenmektedir. Gelimi lkelerde en
nemli deiim ailenin ya kompozisyonunda ortaya kmtr. ocuklar
artk ailenin kk bir blmn oluturmakta, yallarn oran artmakta,
gen insanlara baml yallarn says oalmaktadr. Byk anababaln
orta yalara kaym olmas, torunlarn kendi ocuklarn byk
anababalarn yaam sresi iinde bytmelerine olanak salamaktadr.
Shanas'n belirttii gibi, 65 ve daha st yalara ulam insanlarn yars 4
kuakl bir aileye sahip olabilmektedir. Evlenme ve ocuk sahibi olma
yalarnn dmesi de kuaklar arasndaki mesafeyi azaltmaktadr. Bu
deiimler ailenin ortalama yan da ykseltmekte, aileyi daha yal
klmaktadr. Kadnlarn yaam sresindeki deiimler, anneyi yitirmenin
orta yatan emeklilik ncesine doru kaydn ve kadnn ortak yaama
sresinin erkeinkinden uzun olduunu ortaya koymaktadr. Doum
orannn azalmas nedeniyle yallara den gen saysnda da nemli bir
azalma olmaktadr.
lm oranlarndaki d ve kadnlarn kendilerinden byk erkeklerle
evlenmeleri, kadnlarn dulluk deneyimlerini kanlmaz klmaktadr.
ABD'nde yaayan 65 ve daha st yalardaki kadnlarn sadece V41'inin
yaayan ei vardr, erkeklerin ise sadece V 14'nn eleri lm durumdadr
(ABD, Nfus Brosu, 1981). ok genel olmamakla birlikte, yal erkeklerin
kadnlara oranla yeniden evlenme olaslklar 5 kat daha fazladr. 65 yan
stndeki erkeklere oranla bekar kadn says kat daha fazladr. Bu
saysal avantaj erkeklerin daha gen kadnlarla evlenmeleri gibi toplumsal
bir normla da desteklenmektedir. Btn bunlara karn kadnlarn eleriyle
geirdikleri sre artmtr. Ortalama evlenme yanda (kadnlar iin 22,
erkekler iin 25) evlenenler arasnda kadnlarn V 64' kocasnn lmnden
nce 40 yllk bir evlilik dnemi yaamaktadr. Bu durumda, ilk ocuksuz
yllar da dikkate alndnda, evliliin yaklak te biri bo yuva da
gemektedir.
b.Psikososyal zellikler
nsanlar yalandka akraba olduklar insan says da artmaktadr, aileye
yeni yeler ve yeni kuaklar eklenmektedir. Ancak, yelerdeki art belli bir
davran rntsnn olumas demek deildir. Doum oranndaki d
her ocua verilen ilgiyi arttrm, karde kavgasn azaltmtr. Gemite
bebek lmleri yksekken anababalar, ocuklarna duygusal olarak fazlaca
balanmamaya alyorlard, ayn neden imdi de yallarn yeniden
evlenmelerini engelliyor olabilir. lm oranndaki d imdi insanlarn
daha kkl kuaklararas ilikiler kurmalarna, geliimsel bunalmlara
dayanakl gl balar oluturmalarna yol amaktadr. ounluk yal

olduu iin olgunluk farkndan doan kuaklararas atma hemen hemen


ortadan kalkmaktadr.
Yal akrabalar yallktaki toplumsallama yntemleri asndan genlere de
yararl olmaktadrlar.
Yaam sresinin uzunluu ve ya farklarnn azl nedeniyle birok anababa
ocuklaryla birlikte yalanmaktadr. Emekli olan ve kendi ocuklarn
evlendiren ocuklar imdi de anababalarna bakmak durumundadrlar. Bu
durumda Brody orta kuak skmas ndan sz etmektedir.
Yetikinler hem ocuklarnn hem de anababalarnn istemlerini yerine
getirmekte glk ekmektedirler. ocuklarn boaltt yuva yalanan
anababa ve akrabalar tarafndan doldurulmaktadr. Yallarn lm de
birok insann yuvann boalmasn yeniden yaamasna neden olmaktadr.
Kadnlarn darda almas da yal anababaya bakmay sorun haline
getirmektedir (zellikle bu bakmn kadnn ii olduunu dnen
evrelerde).
Geleneksel
olarak
yallarn
bakmn
orta
yallar
stlendiinden, bunlarn gitgide daha fazla darda almalaryla sorun
daha da zorlamaktadr.
20'inci yzylda gelimi lkelerde yaam dzenlemeleri arpc biimde
deiime uramtr. Amerika Birleik Devletleri'nde 1900 yllarnda 65
yandaki nfusun V60' ocuklarnn yannda barnrken, bu oran
1980'lerde V15'e inmitir. Bu deiimler zellikle yzyln ikinci yarsnda
hzlanmtr. Yal insanlar bamszlklarn korumak istemektedirler.
Yetikin ocuklaryla yaayanlar kendilerine bakamayacak kadar hasta ya
da yoksul olanlardr. Genel kannn aksine, gemite geni ailede yaamann
da V 10'dan fazla olmad ortaya kmtr (en azndan yaamn ksa
srmesi nedeniyle). ocuklarndan ayr yaayan yallarn kendilerini
mutlaka ihmal edilmi hissetmedikleri de saptanmaktadr; stelik
ocuklaryla yaayanlardan daha fazla mutlu olduklar da sylenebilir.
Yalnz yaama eilimine karn yallarn ou iliki kurabilecekleri
akrabalarna yakn yaamay yelemektedir. ocuklarla iliki ii snfnda
orta snftan daha sk, dier akrabalarla iliki orta snfta ii snfndan daha
sk grlmektedir. likilerde cinsiyet de nemli bir etken: Kadnlar kzlaryla
ilikilerini erkeklerden daha ok srdryorlar, anne akrabalar baba
akrabalarndan daha yakn saylyor. Erkekler anababalarna ekonomik,
kzlar ise toplumsal ve duygusal destek salyorlar. Cinsiyete bal zellikler
alan snfta orta snfa oranla daha belirgindir. Hi evlenmemilerin
akraba ilikileri daha zayf; ayrlmlar kendi ailelerinden daha fazla yardm
gryorlar; yeniden evlenme akrabalklar geniletiyor... Aratrmalar, nesnel
akraba ilikilerinin ok anlaml olmadn, ilikinin znel olmasnn
istendiini, duygusal olarak gvenebilecekleri bir dosta sahip olan yallarn
salklarnn ve yaam doyumlarnn daha st dzeyde olduunu
gstermektedir.

ocuklar, dier destekleme grevleri yannda, torunlarla byk anababalar


arasnda kpr olma grevini de yerine getirmektedirler.
Hill ve arkadalar orta kua kuaklararas ban kprs olarak
nitelemektedir. Son aratrmalara gre drt byk anababadan
torunlarn ayda en az iki kez grmektedir. Robertson, Neugarten'in daha
nce sz edilen snflamasndan farkl bir bykanababa tipolojisi
gelitirmitir. Robertson, zellikle bykanababa rolnn toplumsal ve
kltrel boyutlarn birbirinden ayrarak drt bykanababa tipi
saptamaktadr: 1) Paylalm bykannenin bykannelik rol
konusunda yksek kiisel ve toplumsal beklentileri vardr. Torunlaryla ok
ilgilidir, onlar iin en iyi olan yapmaya alr. 2) Uzak bykanne tipi
kar uta yer alr, bykannelik konusunda dk kiisel ve toplumsal
beklentileri vardr. Bu iki tip arasnda, bykanababaln normatif ve moral
ynlerini vurgulayan simgesel byk anababa ile, bu roln kiisel ynn
vurgulayan bireysellemi byk anababa yer alr. Robertson deneklerinin
te birinin bykanababal anababaln yelediklerini bulmutur.
Kahana ve Kahana ise, ocuklarn bydke kendilerine ar dkn
byk anababalar daha az yelediklerini saptamtr. Torunlarn
bykanababalarn nasl algladklar konusunu Robertson da incelemi,
18-26 yalarndaki ii snf deneklerinin byk anababalar iin olumlu
grler belirttiklerini, her kiiden ikisinin gerektiinde byk-anababaya
bakma sorumluluuna inandn grmtr (Aizenberg ve Treas, 1985).
2.Toplumsal evre
Aile yaam en fazla aratrlan konulardan biri olmakla birlikte, yallarn
yaamnda arkadalk ilikileri de ok nemlidir. Ancak, baz aratrmalar
uzun sreli arkadalklarn korunduunu gsterirken, bazlar da yala
birlikte ilikilerin zayfladn ortaya koymaktadr. Birok aratrmac
kadnlarn erkeklerden daha anlaml ve derin arkadalklar kurabildiklerini
belirtmektedir. Yal erkekler elerine her ynden daha bamllar ve e
yitimine daha zor uyum salyorlar, kadnlar ise ailede kopukluk olunca
arkadalarna daha kolay dnebiliyorlar.
Erkeklerin daha geni bir arkada evresi oluyor. Orta snf arkadalarn
korur ve oaltrken, ii snf komular yeliyor. Ayrca, yaam doyumu da
arkadalkla ilikili bulunmaktadr. Blau, yallkta yeni bunalm ve rol
deiimleriyle baakmada arkadaln nemini vurgulamaktadr. Bununla
birlikte, arkadalk aile ilikilerinin yerini dolduramamaktadr. Dorudan
bakm olmasa bile, kurumlardaki yallarla daha ok aileleri ilgilenmektedir.
Kuruma
gitmek
ocuklarla
ilikiyi
bozmamakta,
hatta
bazen
glendirmektedir.
Yallarla
ilgili
toplumsal
politikalarn,
hizmetlerin,
programlarn
gelitirilmesine katkda bulunan politikaclar, sosyal almaclar, iktisatlar
ve gerontologlar yallarn bellibal toplumsal sorunlarn be kategoride
toplamaktadrlar: gelir , salk , bakmevi , ulam ve beslenme .

Bunlar kadar somut olmamakla birlikte ayn derecede nemli olan dier
sorunlar, eitim, i, emeklilik sonras roller, tinsel gereksinmeler, gvenlik
vb. gibi sorunlardr. Btn bu sorunlarn zm yal kiileri toplum iinde
tutma amacn destekleyecektir.
nsann toplumsal bir yaratk olduu ve insanln dile getirecek toplumsal
aralara gereksinmesi olduu herkese bilinmektedir. Yalanan bir kiinin
yalla uyum salamas ile topluma uyum salamas arasnda yakn bir
ba olduu da sylenebilir. Uyum kuramlar ite bu sorunu aklamaya
almaktadr.
a)liki kesme kuram (disengagement theory). Elaine Cumming ve William E.
Henry'nin gelitirdii bu kuramda, yallk, fiziksel, psikolojik ve toplumsal
adan toplumsal dnyadan derece derece geri ekilme sreci olarak
grlmektedir. Fiziksel dzeyde, insanlar etkinliklerini yavalatr ve
enerjilerini elde tutarlar. Psikolojik dzeyde, geni dnyayla olan ilikilerini
ncelikle kendilerini ilgilendiren yaam alanlarnda odaklatrmaya
ynelirler. Dardaki dnyaya ynelttikleri dikkatlerini kendi duygu ve
dncelerinin i dnyasna evirirler. Toplumsal dzeyde, karlkl bir geri
ekilme sz konusudur, bylece toplumun dier yeleriyle yal kii
arasndaki etkileim de azalr. Birey toplumdan geri ekilir, toplum da
bireyden elini eker. Cumming ve Henry'e gre iliki kesme, toplumu ve
bireyi tedavi edilemez hastaln ve lmn sonul iliki kesmesine nceden
hazrlayan ilerleyici ve karlkl doyum verici bir sretir. Yallar iin iliki
kesme, istenen ve oynanan rollerin, kurulan ilikilerin azaltlmasyla
gerekletirilen bir sretir. Bunun sonucu olarak, yallar lmle rahata
kar karya gelebilirler. Toplum da kendi ynnden iliki kesmeyi
destekler, nk bylece yallarn gelitirdii birtakm ilevleri genlere
aktarabilir.
liki kesme kuram hem ok saldrya uram, hem de geni lde
savunulmutur. Her iki ynde yaplan kesitsel aratrmalar ise kuak
farkllklarn ya farkllklaryla kartrmak asndan eletirilmitir. te
yandan, en azndan 75 yan altndakiler iin yallk, eitli rgtlere
gnll olarak katlma dzeyinde kararllk ve sreklilik gsteriyor
grnmektedir. Ancak ok yal kiilerin birok yeliklerini azalttklar ve
gruplarda etkin katlmdan ekildikleri sylenebilir.
Sonu olarak, iliki kesme kuramnn, yal kiilerin daha nceki
yaamlarnn anlaml ynlerinden ayrlmalarn ve yaltlmalarn abartt
ileri srlebilir.
b)Etkinlik kuram (activity theory). Etkinlik kuram, iliki kesme kuramna
alternatif olarak, sosyolog Robert J. Havighurst, Bernice L. Neugarten ve
Sheldon S. Tobin tarafndan gelitirilmitir. Bu kurama gre, kanlmaz
biyolojik ve salksal deimeler dnda, yal kiiler temelde ayn olan
psikolojik ve toplumsal gereksinmeleriyle orta yal kiilerle ayndrlar. Bu
adan bakldnda, yall belirleyen toplumsal etkileim azl toplumun

yal kiiden elini ekmesinden kaynaklanr. Yal kii orta ya etkinliklerini


olabildiince uzun sre korumak ister ve terketmeye zorland etkinliklerin
yerine yenilerini koyar.
Etkinlik kuramclar, iliki kurmann 60 ya da 55 yandan sonra bazen
azalmakta olduu grne katlrlar. Yal kiilerin etkinlik dzeyinin,
doyum ve mutluluunun azalmakta olduunu da kabul ederler. Ancak bu
azalmann istenen birey olduu grn reddederler. Salkl yallarn
ou etkinlik dzeyini olduka basit tutmaktadr.
liki kesme ya da kurma oran daha ok gemiteki yaam biimlerine,
sosyoekonomik statlere ve salk koullarna baldr.
Ancak btn bunlar yallarn mutlaka daha olumlu bir yaam dzenlemesi
yaptklar anlamna gelmez. Ayrca, kimi yal kiiler mutluluu kalabalkta
bulurlar, kimileri yalnzlkta ararlar. Yaam deneyimini kalitesinin en
anlaml ls, moral, yaam doyumu ve dzenlemedir.
c)Rol brakma kuram (role exit theory). Bu kuram sosyolog
Z. S. Blau tarafndan nerilmitir. Blau'ya gre; emeklilik ve dulluk yal
kiinin toplumun temel kuramsal yaplarna (i ve aile) katlmn sona
erdirir. Buna bal alarak yallar toplumsal bakmdan yararl klan
olanaklar da azalmaktadr. Bau, meslek ve evlilik stats yitimini zellikle
ykc nitelikte grmektedir. nk bunlar yetikin kimlii iin demir atma
noktalar olan temel rollerdir. Sosyolog Irving Rosow, benzer bir yaklamla,
Birleik
Devletler'de
insanlarn
yalla
etkili
bir
biimde
toplumsallatrlmadklarn savunmaktadr. Yallkta beklenen davranlar
tanmlayan toplumsal normlar zayf, belirsiz ve snrldr. Ayrca, yallar
temelde rolsz rol olan rollerine toplumsal bakmdan deersizleen
statlerine uyum salama konusunda pek az gdldrler.
Rol brakma kuram, yal kiilerin ounun toplumsal yitimler hissettii
konusunu abartt ileri srlerek eletirilmitir. Yaam doyumuyla ilgili
boylamsal aratrmalar yallarn ounun ok az toplumsal yitim
hissettiklerini ya da hi hissetmediklerini gstermektedir.
Yallarn ou, ilerini ve ana-babalk rollerini yitirmelerinin karlnn,
zgrln ve eskiden beri istedikleri eyleri yapma olanann artmas
olduunu belirtmektedir.
d)Toplumsal deitoku kuram (social exchange theory).
James J. Dowd gibi sosyologlar toplumsal deitoku kuramn yallk
srecine uyguladlar. Bu kurama gre, insanlar toplumsal ilikilere girerler,
nk bundan birtakm dller karrlar (ekonomik destek, tannma,
gvenlik, sevgi, vb.). dl elde etme srecinde birtakm bedeller de derler
(olumsuz yaantlar, yorgunluk, abalama, vb.) ya da olumlu yaantlardan
dllendirici etkinlik uruna vazgemek zorunda kalrlar. Yalla
uygulandnda bu kurama gre, yallar pazarlk etme glerindeki d

nedeniyle yaralanabilir olularnn artt bir konumda bulunmaktadrlar.


Endstrilemi toplumlarda yallarn daha nce sahip olduklar beceriler
teknolojik gelimeler iinde gitgide modas gemi kalmaktadr. Ayrca, yal
bir ii ite ne kadar uzun kalrsa gen iilerin meslekte ykselmelerini o
kadar engellemektedir. Yal iiler i gcndeki yerlerini toplumsal gvenlik
ve tbbi hizmetle deitoku etmektedirler.
Toplumsal deitoku kuramclar kendi grlerini, modernleme ile yallk
stats arasnda bulunan kart ilikiye dayandrmaktadrlar. Yallarn
endstrilememi ve geleneksel toplumlardaki konumu yksektir, nk
yallar bilgi birikimini ve denetimini salamaktadrlar. Endstrileme ise
geleneksel bilgi ve denetimin nemini azaltmaktadr doal olarak. Ancak,
modern endstri toplumlarnda yallarn yksek statlerde bulunduklarn
gsteren istisnalar da vardr (Rusya, Japonya gibi). Toplumsal deitoku
kuram yallarn bir toplumdaki konumunu etkileyen deitoku gelerine
dikkati ekse bile, tam bir aklama getirmekten ok uzaktr (Vander
Zanden, 1981).
e)Sreklilik kuram (continuity theory). liki kesme ve etkinlik kuramlarnn
snrllklar, yalln karmak srelerine daha geni bir adan bakmay
gerektirmitir. R. C. Atchley tarafndan gelitirilen sreklilik kuram,
yallkta baz rollerle ilikinin kesilmesi, baz rollerdeki baarnn
srdrlmesi bileimine dayanmaktadr.
Atchley'e gre, bireyler yetikin olma srecinde birtakm alkanlklar,
balantlar, tercihler gelitirirler ve bunlar giderek kiiliin bir paras haline
gelir. Birey yalandka sz konusu bu zelliklerin srekliliini korumaya
ynelir. Sreklilik kuram yalln karmakln vurgulayan bir kuramdr.
V. YALILIKTA RUH SALII
Daha nce de sz edildii gibi, yallk dnemiyle ilgili birtakm kalpyarglar
vardr. Butler'e gre bunlardan birincisi dorudan doruya yalln kendisi
ile ilgilidir: Kronolojik yalanma, bir insann yan yaad yllarn saysyla
lme. Oysa fizyolojik, kronolojik, psikolojik ve toplumsal yalanma
derecelerinde bireyden bireye deien byk farkllklar olduu
bilinmektedir. kinci kalpyarg retim d olmakla ilgilidir. Oysa hastalk ve
toplumsal sorunlar olmadnda yai kiilerin de retken olma ve yaama
etkin olarak katlma eiliminde olduklar grlmektedir. nceki kalpyargya
bal bir ncs, ilikisizlik, yani yal kiilerin yaamdan kopmay, yalnz
ya da kendi yatlar arasnda yaamay yeledikleri biimindedir. Ancak,
toplumdan kopmann yalln doal bir yan olduu grn destekleyen
yeterli sayda bulgu yoktur. Drdnc kalpyarg esnek olmama savyla
ilgilidir. Bir insann deime ve uyum salama yetenei yandan ok,
yaamboyu tad kiiliiyle ilgilidir. Beinci sorun bunaklk (kocama=
senility) kavramyla ilgilidir; bu kavram yallarn kanlmaz olarak
bunayacan ifade eder. Yal kiiler de tpk gen kiiler gibi anksiyete,
keder, depresyon ve paranoid durumlar yaayabilirler. Benjamin Rush

bunamann yalanma srecinden ayr, farkl bir hastalk olduunu


gstermitir. Kt beslenme, uyuturucu kullanm, alkolizm, fiziksel bir
hastaln tanlanmamas gibi sorunlar bunama nedeni olabilir. Altnc
kalpyarg huzur (serenity) kavramyla dile gelir. Buna gre yallk greli bir
bar ve huzur adr. Gerekte ise yal kiiler baka herhangi bir ya
grubundakilerden daha fazla stres yaarlar, stelik bu stresler ou zaman
ykcdr. Yalnn bu bunalmlara direnme gc dikkat ekicidir; byle
durumlarda sakinlik, beklenmeyen ve uygun olmayan bir tepki olacaktr.
Depresyon, anksiyete, psikosomatik hastalklar, paranoid durumlar d
streslere kar isel tepkilerdir. Keder yalya sk sk elik eden bir duygudur.
Apati ve boluk, yaknlarn yitirilmesini izleyen ilk okun ortak bir
kalntsdr. Fiziksel hastalk ve toplumsal yaltlma yasn ardndan gelebilir.
Anksiyete birok biimde kendini gsterebilir: Dnmede ve davranta
katlk, aresizlik, huzursuzluk, kukuculuk ve bazen paranoya.
Butler, yallkla ilgili btn kalpyarglarn ve sylencelerin ksmen
bilgisizlikle, ksmen de yallarla gndelik ya da profesyonel ilikinin yetersiz
olmasyla aklanabileceini dnmektedir. Butler'e gre hepimizin iinde
bulunan bir baka ?1 etken de ya ayrm diye adlandrlabilecek
etkendir. Irk ayrmcl (racism) ve cinsiyet ayrmcl (sexism) nasl
insanlar derilerinin rengine yada cinsiyetine gre ayryorsa, ya ayrmcl
da (ageism) insanlar srf yal olduklar iin sistemli bir ayrma tabi tutma
ve kalplara sokma srecidir.
Yal insanlar bunak, dncede ve davranta kat, ahlak ve denetim
asndan eski moda gibi kategorilere konulmaktadrlar. Ya ayrmcl gen
kuaklara yal insanlar kendilerinden farkl grme yolunu aar. Bylece
st kapal biimde yallar insan olarak tanmama eilimi doar.
Toplum daha dengeli bir yallk anlayna nasl kavuabilir ve ileri yalarn
sorunlarn gzeterek insanlara baarl bir yallk nasl salanabilir?
Toplumun daha duyarl bir yallk kavramna sahip olmas iin alnabilecek
nlemler (toplumsal refah politikalarnn oluturulmas, kitle iletiim
aralarnn iletilmesi, vb.) uzun erimlidir.
Yallara psikolojik yardm ve destek salamaya ynelik teknikler iinde,
yaam gzden geirme terapisi ve yaam dngs grup terapisi saylabilir.
Yaam gzden geirme terapisi (life review therapy) yal kiiden ve dier aile
yelerinden geni bir zyaam yks alnmasna dayanr. Yal kiiler
gemi yaamlarna baktklarnda ou zaman yaptklarndan deil,
yapmadklarndan esef duyarlar. Yallarn gemilerinden sk sk sz
etmeleri ve gemiteki yaantlarn yineleyerek anlatmalar aslnda gemii
dnme ve gzden geirme eiliminin davurmas saylabilir. Gemii
gzden geirme eyleminde yalnzca gemii anmsama deil, ayn zamanda
gemii zmleme boyutu da vardr; dolaysyla gemii gzden geirme
amal ve etkin bir sretir. Bu srete yaantlar btnletirmek ve

yorumlamak sz konusudur. Butler'a gre bu srete yaam gzden


geirme isel, anmsama ise davransal boyutu oluturmaktadr.
Yaam dngs grup terapisi (life-cycle group therapy), tedavi gruplarna 15
yatan 80 yana kadar bireyleri birlikte alma temeline dayanr. Ya
ayrmnn kuaklar arasndaki duygu, deneyim ve destek alveriini
nledii inanc bu yaklamn temelidir. Bu gruplarda yalnzca isel
psikiyatrik
bozukluklarn
tedavisi
deil,
yaam
dngsndeki
deiikliklerden doan sorunlarn zlmesi de amalanmaktadr.
Gruba girmenin lt, etkin bir psikozu olmamak, buna karlk akut ya da
kronik yaam bunalm geiriyor olmaktr (Butler, 1977).
Gnmzde, yal insanlarn mutlaka gemie baml, yaamn dna
dm kiiler olduu dnlmemektedir artk. Tam tersine, bugn
yallarn kendini yenileme yeteneklerine daha fazla inan ve gven
duyulmaktadr. Yallar kendilerine zg sorunlara karn, ulatklar
olgunluk, birikim ve doyum dzeyi lsnde yaama balanma ansna
sahiptirler. Bunun iin de yallarn, yaama ve kendilerine gereken ilgiyi ve
zeni gstermeleri yetmektedir. Bu adan, bakm kurumlarnn yallara
verdii edilgin destek yeterli deildir, yallar edilgin brakmayacak
nlemlere gerek vardr. Btn gn televizyon izlemek, hi spor yapmamak,
srekli ila tketmek gibi durumlar yallar edilginlie itmektedir. Oysa
yallara uygun spor, grup psikoterapisi gibi etkinlikler onlar daha etkin
klabilmektedir: Bu dzenli destekler de yallarn kendini yenileme
yeteneklerini harekete geirmektedir.
te yandan, yallarn ruh salyla yakndan ilgili olduu iin yaam
doyumu olgusunu da incelemekte yarar var. Neugarten'e gre yaam
doyumu (life satisfaction), kiinin yaamda ne istedii ile ne elde ettiinin
karlatrlmasndan elde edilen sonutur. Yaam doyumu ile yan ilikisini
aratran aratrmalarn genel bulgusu ya arttka yaam doyumunun
azald biimindedir. Baka bir deyile, yal grupta yaam doyumunun
gen gruptakine oranla daha dk olduu grlmektedir. Ancak, yal
insanlarn salk durumlarnn, ekonomik koullarnn, etkinlik dzeylerinin
yaam doyumunda nemli bir belirleyici olduu bilinmektedir. te yandan,
yaam doyumunun yala azaldn ileri sren genel kany baz almalarn
desteklemedii de grlmektedir. Clemente yalanmayla birlikte belirli bir
doyumun daha yerleik duruma geldiini savunmaktadr. Diener, yaam
doyumunun ok gen ve ok yallarda farkl olmadn, en nemli farkn 45
ya dolaylarnda ortaya ktn, asl bu ya grubundaki insanlarn dier iki
gruba oranla daha doyumsuz olduunu bildirmektedir. Sonu ne olursa
olsun, yaam doyumu ile ya arasndaki ilikinin nedensel bir iliki olmad
sylenebilir. Yal insanlarn yaam doyumu dzeyi yalnzca yalanmalarna
deil, daha ok d koullara bal grnmektedir. rnein Birren yalla
bal ruhsal sorunlarn kentlerde krsal kesimlerdekinden daha fazla
grldn sylemektedir. Sonu olarak, d koullarla daha etkin biimde

baedebilen yallarn yaam doyumu dzeyinin daha yksek olaca


dnlebilir.
Son olarak, yallarn stresle baa kmalarnda karlalan sorunlardan sz
etmemiz gerekmektedir. Yal kiilerin karlat streslerin ounun
(saln bozulmas, gelirin azalmas, ein lm gibi) ncelikle olumsuz
olduu bilinir. Yalanan baklk sistemi de yal kiileri stresin etkilerine
daha ak duruma getirmektedir. Olaylar arttka ve yalnn denetim
duygusu azaldka stres daha da ykc olmaktadr. Denetim duygusu ile
salk durumu arasndaki ilikinin insanlar yalandka artt
bilinmektedir. Denetim duygusu stresin ykc etkisini eitli yollarla
azaltabilmektedir. nsanlar aresiz olmadklarna, belirli bir denetime sahip
olduklarna inandklarnda hoa gitmeyen olaylarn yaamlar zerindeki
ykc gc azalmaktadr. te yandan, denetim duygusu strese kar
gsterilen fizyolojik tepkileri azaltmaktadr (denetlenemeyen stresin
baklk
sisteminin
kanserle
savama
yeteneini
zayflatt
saptanmaktadr). Son bir nokta da, evreleri zerinde belirli bir denetim
duygusuna sahip olan kiilerin salklarn koruma konusunda daha etkin
olmalardr; salkla ilgili bilgileri daha fazla ediniyorlar, kendilerine iyi
bakyorlar, tbbi kontrollerini yaptryorlar, vb.
Bilindii gibi, stresin etkisini azaltmay salayan etkenlerden biri de
toplumsal destektir. Aile ve arkada evresi yal kiilere hem toplumsal
kimliin srdrlmesi olanan, hem de duygusal destek, maddi yardm,
bilgi ve hizmet salamaktadr. zellikle geleneksel toplumlarda bu destein
ok gl olduu, gelimi toplumlarda ise daha fazla kurumsallat
bilinmektedir. Toplumdan yaltlmak yal kiiler iin son derece ykc bir
duygudur. Sonu olarak denetim duygusunun ve toplumsal destein ayn
derecede nemli olduu sylenebilir (Hoffman ve ark., 1994).
V.LM
Do. Dr Meral ileli
Gelimi Bat toplumlarnda yakn zamanlara kadar lm tabu
konulardan biri olarak grlmtr. Kimi bilim adamlar, rnein Amerikan
kltrn lm yadsyan kltr olarak tanmlamlardr.
Sosyal antropolog Benedict'e gre, Amerikan toplumunda ocuklar, cinsellik,
doum ve lm gibi doal olaylara tank olmamakta, bu da bireyin
geliiminde sreksizlik yaratmaktadr.
Son yirmi ylda bu rnt deimi, Bat toplumlar lm yeniden
kefetmilerdir. Tanatoloji, yani lm incelemesi son yllarda gittike
gelimitir. Ayn zamanda, kitle iletiim aralarnda da lm cezas , lme
hakk , klinik lm gibi sorunlar gitgide daha fazla ilenir olmutur.
Gnmzde lm seme hakknn yasallatrlmas ynnde gl akmlar
vardr ve lme mahkum hastalara lme hakknn tannmas
savunulmaktadr. Amerikada 1980'de kurulan ve lmcl hastalarn lme

hakkna sahip olmas gerektii dncesini savunan Hemlock Dernei, ilgili


yasalarda deiiklik istemekte ve bu giriim ac eken hastalar ve yaknlar
tarafndan iddetle desteklenmektedir. Bylece Bat kamuoyu lm yeniden
yaamn bir gerei olarak benimseme aamasna ulam grnmektedir.
Nitekim, The Lancet 1966'da yaynlad bir bamakalede yle yazyordu:
Tarihin birok dneminde, hi olmazsa ideal olarak, lme ve lmeye kar
olumlu, metin ve gereki bir tutum yaygnd. Biz bugn bunu yitirmie
benziyoruz... Artk kendimizi lme ve lmeye kar yeni bir adan bakmaya
inandrsak nasl olur?
Gnmzde psikoloji bu yeni bak asn salamaktadr bize.
Geliim psikolojisi insan yaamn doumdan lme dek bir btn olarak ele
almaktadr. Rowland, Kastenbaum ve Costa, Kastenbaum, Meyers, Marshal,
Kalish 70'li ve 80'li yllarda bugn yol gsterici varsaymlar kurmaya olanak
veren aratrmalar gerekletirmilerdir.
1.Yaam Sresince Beklentiler
Birey ve toplum olarak geliim konusunda belirli bir beklentimiz vardr,
dolaysyla
bymeye
ilikin
bilgilerimiz
gerileme
konusundaki
bilgilerimizden daha ok ve daha kesindir. rnein, zamannda yryp
konuamayan bir ocuk, zeks zamanndan nce kuruyan bir yetikinden
daha ok dikkat eker. Her insan kendi geliim ve gerileyiini kiisel
beklentisiyle karlatrd gibi, dier insanlarn geliim durumlaryla da
karlatrr. Kiisel ve kiileraras beklenti ereveleri insann yaam
boyunca lmle ve yitirmeyle olan ilikilerini de etkiler. Robert
Kastenbaum'a (1985) gre bellibal temel beklentilerin bazlar unlardr:
(a)Srekli byme beklentisi ilk yllar iin yksek ve tutarldr.
Geliim uzman, anababa ve ocuk, byme ve olgunlama olarak bilinen
deiimi beklerler.
(b)Yaamn ilk yllarnda gerileme, yitirme ve lm beklentileri dk ve
tutarldr: Bu durum yirminci yzylda bebek ve ocuk lmlerindeki srekli
dn sonucu olarak gelimitir.
(c)Yaamn ileri yalar iin byme, gerileme ve yitirme beklentileri kark
ve tutarszdr.
(d)Byme, gerileme, yitirme ve lm beklentileri bireyin zihinsel geliim
dzeyinden etkilenir. Byme ve gerileme bireyin genel referans erevesine
baldr, bu da geliim dzeyiyle ilikilidir.
Genellikle yaamn ilk yllarndaki bymeye ayarlanm olan insanolu iin
bu dnemde gerileme, yitirme ve lm onun beklentisi dnda ortaya kan
olgulardr. Sz gelimi, ocuk lmn tanmaktan kanr ve bu olay iin
hep zamansz sfatn kullanrz. ocuklara verdiimiz deer onlarn
lmnden duyulan kederi arttrmaktadr.

ocuk lm ile ocua verilen deer arasnda iliki vardr. Dindar


anababalarn ne kadar yaayacan bilmedikleri iin ocuklarna
balanmaktan kandklarna ilikin rnekler tarihte olduka oktur.
lm abartl bir biimde sadece ileri yalarla dnmemiz, lm ve dier
trden
yitimleri
kendimizden
uzak
tutmay
istememizden
de
kaynaklanmaktadr. Feifel lm korkusuna bilinli tepkinin, snrl korku,
fantazi dzeyinde ambivalans, bilinsiz dzeyde nefret biimlerinde
olduunu belirtmektedir. lmn sadece yallar ilgilendiren bir konu
olduu beklentisi, toplumun kaynaklarn en iyi biimde rgtlemede yararl
olmaktadr. Genellikle yal insan lme sras asndan en uygun kii olarak
grlr, keder duyulsa da beklentinin gereklemi olmas psikolojik gven
salar: lm, var olduuna inanmak istediimiz bir oyunu kurallarna
uygun olarak oynamtr!
Bu beklentilere katkda bulunan iki kaynak sz konusudur. Tarihsel boyut,
toplumun yallara her zaman biraz ambivalansla baktn ortaya
koymaktadr. Yallara kar sayg duyma ve duygusal balar gelitirme ile,
snrl kaynaklar genlere ayrma istei her zaman birlikte var olmutur.
Yal insan, yitiren, ac eken ve ayrlan kii olarak grerek bir rakipten
kurtulmak sz konusudur. Bilim alannda bile yallar iin grevler
belirleyen psikososyal geliim kuramlar hep yaamn gzden geirilmesi ve
lme hazrlanma grevleri zerinde younlamlardr. Bu grevlerin ne
kadarnn doru olduu bir yana, bu kuramlarn yaamn genler iin uygun
olduu, lmn de yallara uygun dt beklentisini pekitirdikleri bir
gerektir. Bu tutum toplumsal ve ekonomik kaynaklarn ayrlmasnda da
ortaya kar; bte ksntlar hep yallara ynelik hizmetlerde yaplr.
Watson ve Maxwell, gerileyici mdahale yi, yani toplumsal katk sklnn
azalmasn ve giderek bu alana ayrlan uzmanlarn ve dier kaynaklarn
azaltlmasn gzlemlediklerini belirtmektedirler. Bu sre kiinin
hastalnn iyilemez olduu kararyla balamaktadr; kiinin lmn
eiinde olmasna gerek yoktur, yallk zaten kronik hastalk olarak
grlmektedir. leri ya, tbbi ve kurumsal ereve iinde bireyi gerileyici
mdahale iin aday durumuna getirmektedir. Gerileyici mdahalenin
sonucu olarak lme de hzlanmaktadr; nedensiz ve ani lmler bu sonucu
destekler niteliktedir.
Yal, ihtiyar gibi sfatlar insanlar korkutmakta, toplum da onlar
kendinden uzak tutmaya almaktadr. Yaam sresini bir btn olarak
alglamak, bymenin yalnzca erken yllara yaktrlmas ve ileri yllarn
gerileme ve lmle bir tutulmas yznden ok g olmaktadr. Sreklilik
bilimsel ve nesnel olarak elde edilebilir, ama bu bulgular bile bireyin ve
evresindekilerin algladklar zel sreklilik kavram konusunda hibir ey
vermez. Bireyin kendini hangi koullarda yal olarak snflandrd gerileme, yitirme ve lme uygun olarak snflandrd- konusunda hibir
ey bilmiyoruz. rnein, bir birey elli yana kadar yall kiileraras
erevede alglam olabilir. Bu birey toplumun beklentisi erevesinde yal

sfatn hep bakalar iin kullanm olabilir. Bu alkanlk yal sfatyla


artrlan olumsuz koullarla da glenmitir. Yine de bu durum
yallarn yaam sevinci ve yeterlii olmad anlamna gelmez. Burada
nemli olan, koullarn bireyin kendini zorunlu olarak yal diye
nitelendirmesine yol amasdr. Bu dorultuda kendi beklentilerimiz de etkili
olmaktadr. rnein, ergenler ve gen yetikinler tatsz olaylar uzak bir
gelecein olaylar olarak dnrler; yetikinliin ilk yllar bireyi orta ve ileri
yllarn sonlarna hazrlamakta yetersizdir: Bireyin, gerileme, yitirme ve lm
engeline geerli bir zm bulmas burada temel sorundur. Birey, bu
psikolojik engeli amak iin uygun bir yol bulamazsa, yaam sresini
tmyle kapsayan bir benlik duygusu gelitirmekte glk ekecektir.
Alglanan sreklilii feda ederek, yal, zayf ve lml olma kimliine
atlanabilir; koullarn zorlamas (emeklilik, hastalk vb.) ile yeterli bir
psikolojik kpr kuramadan gemi ve imdi arasndaki engeli atlamak
zorunda kalnabilir. Sonu olarak, bireyin kendini yal olarak kabul
etmesinden daha nemli olan nokta, sreklilik duygusunun korunup
korunmaddr.
Yaamn zaten parlak olmayan ileri yllarma toplumun daha karanlk
beklentiler eklemesinin altnda yatan ilke dnleme ilkesi olabilir.
dnleme ilkesine gre insann payna den bir adalet olmas gerektii
kabul edilir. rnein, ktler dllendiriliyor olsa bile, yine de eitlik
ilkesine gre davranmak ye tutulur. Yal ve lmcl olann yitirdiine
karlk bireyler alabilmesi genel kuraldr. Sonsuzluk inanc dnleme
ilkesinin sonularndan biridir. Sonsuzluk kavramnn ilevleri yle
sralanabilir: lenin ve kalanlarn ortak bir referans erevesini
paylamalarn salar; dierlerinin, evredekilerin anksiyetesini azaltr;
lenin hakkn ald dncesiyle evreyi rahatlatr; gerileyici mdahale iin
pekitirme salar ( Yapacak bir ey kalmamt! ); len ve lm yznden
doabilecek toplumsal kesintiyi engeller ( Yas tutacak vakit yok, o imdi ok
daha mutlu! ). Ancak, bu tr dnlemenin gitgide azald, lm sonras
yaam dncesine gitgide daha az yalnn sarld grlmektedir.
Dolaysyla, psikoloun grevi kalpyarglardan ve temelsiz dnleme
mucizelerinden uzak durarak, yal ve len bireye eilmek olmaldr.
2.Dnce Olarak lm
nsanolu iin doumdan itibaren tek mutlak gerek lmdr. Bu gerek
varoluun anlamnn temelinde yer almaktadr. Ancak, lm ayn zamanda
artk var olmama tehdidini de temsil etmektedir; dolaysyla, lmden
kaamayacann farkna varabilen tek yaratk olan insana varolusal bir
anksiyete de yaatmaktadr. May bu anksiyeteyi yle tanmlamaktadr:
Varoluunun yklabileceinin, kendisini ve dnyasn yitirebileceinin, bir
'hi' olabileceinin farkna varan bireyin znel durumu...
Birey bu znel durumu nasl alglamakta, zerinde nasl dnmektedir?
lm kavramn oluturmakta kullandmz zihinsel ilemler nelerdir?

Kastenbaum ve Aisenberg (1976) bu konuda bavurduumuz temel mant


yle aklamaktadr: 1) lmek , l gibi kavramlar genellikle zihnimizin
dnda ya da tesinde yer alan olgulara dayanlarak zihinde kurulmu
kavramlardr. rnein, Sokrates'i l olarak dnrm , ama nemli olan
Sokrates'in gerekten l olmasdr. 2) Ancak, biz uzakta ne olup
bittiini asla gerekten bilmeyiz. Hatta biz uzakta bir uzakta olduunu
da bilmeyiz. Biz kendi psikolojik srelerimiz iinde ve araclyla yaarz.
Kiisel dncelerimiz ve duygularmz ile evrende olan herhangi birey
arasndaki iliki her zaman bir kestirimden ibarettir. 3) lmle ilgili
kavramlarn zmlemeye ve anlamaya elverili zel bir varolu biimine
sahip olduunu biliriz. lm, kontroll grgl aratrmalara bile elverilidir.
lm kavramlar da kavram lardr. Bireydeki lm kavramlarnn
geliimini ve yapsn inceleyebiliriz. Bireyin kavramlar btn iinde lm
kavramnn ald yeri renebiliriz. m kavram ile anksiyete ve tevekkl
gibi kapal durumlar arasndaki ilikiyi kefedebiliriz. Riske girme eylemleri
ya da yaam sigortas yaptrma gibi ak davranlarla lm kavrammn
ilikisini aratrabiliriz. Kltrleri ve alt kltrleri, lm kavramlar ve
bunlarn toplumsal yap ve ileyiteki dourgular asndan inceleyebiliriz.
4) Bu zmleme dzeyi son derece geerlidir, nk kesinlikle psikolojinin
alan iindedir. Ksacas, biz lme nce psikolojik bir kavram olarak
yaklayoruz. lm eer ok daha fazlas deilse en azndan psikolojik bir
kavramdr.
Kastenbaum ve Aisenberg (1976) lm kavramyla ilgili genel nermeleri
yle sralamaktadr:
-1lm kavram her zaman grecelidir. Biz lm kavramnn greceliini
geliimsel dzeyde vurguluyoruz. Geliim dzeyi mutlaka bireyin kronolojik
ya anlamna gelmez. Kronolojik yan bireyin dnme biimini kestirmede
nemli ipular verdii kesindir; ancak biz geliim dzeyiyle Piaget ve
dierlerinin kastettii yapsal anlam asndan ilgileniyoruz.
-2lm kavram son derece karmaktr. ou zaman lm kavramn bir-iki
nermeyle dile getirmek yeterli olmamaktadr.
-3lm kavramlar deiir. Bu nerme daha nce verilenlerle aklanmtr.
Bir insann lm kavramn zel bir zaman noktasnda belirlediimizde, bu
betimlemenin o kii iin sonsuza dek deimez kalacan bekleyemeyiz.
-4lm kavramlarnn geliimsel amac , karanlk, belirsiz ya da hala
oluum halindedir. Byme erilerini balang noktasndan dorua kadar
izlemek allm bir yoldur. rnein, ocuun boyunun yetikin boyu olan
amaca ulancaya kadar bymesini bekleriz. lm anlaylarnn
grafiini ayn gvenle izmek olanakl deildir. Bu snrlln teknik
nedenleri, lm anlaylarnn llmesindeki ve ilerleme ya da ilerlememeyi
betimleyebilecek uygun niceliksel birimler oluturulmasndaki glklere
baldr. Daha da nemli olan sorun, yntemle deil ierikle ilgilidir; en olgun

ya da ideal lm anlayn neyin oluturduunu henz bilmiyoruz.


Kukusuz birtakm kanlar var; ama bunlar sistemli kuram ya da
aratrmalardan karlm sonular olmaktan ok, deer yarglar
trndendir.
-5lm kavramlar durumsal balamlardan etkilenir. zel bir anda lm
nasl kavramlatrdmz konusu birok durumsal etkenle etkilenmitir.
Odada, yanbamzda lmekte olan biri var mdr? Ya bir ceset? Durum
yaammz iin olas bir tehdit iermekte midir?
Yalnz myz, yoksa arkadalarmzla birlikte mi? Ay m var, yoksa
geceyars karanl m? Durum, seici bir biimde, bizde zihinsel olarak var
olan birok lm trnden birini ortaya karr.
-6lm kavramlar davranla ilikilidir. Bir insann eyleminin onun lm
anlayyla dorudan ve olumlu biimde ilikili olduu dnlebilir.
rnein, lmn ebedi mutlulua gei olduunu kabul eden biri iin
intihar tutarl bir davrantr. Fakat aradaki iliki nadiren bu kadar basittir.
Benzer lm anlaylar farkl davranlara yol aabilir, benzer davranlar
da farkl dncelerin ardndan gelebilir. m ebedi mutluluk sayan
baka biri yaamn srdrmeyi seebilir.
Bir bakas da lmden sonraki yaam dncesine kaplmadan intihar
edebilir. Bir insann lm kavram davrann uzak ve karmak yollardan
etkileyebilir. lmle hibir ilgisi yokmu gibi grnen davranlar bile lm
anlaylarndan etkilenebilir. rnein, uykusuzluk ya da sevilen birinden
ayrlmada duyulan panik bazen lm kavramyla ilikili olabilir.
Uygulamada kavramlarla tutumlar arasnda bir ayrm yapmak ok gtr.
lm kendimize nasl akladmz ya da yorumladmz konusu ile, lm
karsndaki tutumlarmz ya da ynelimlerimiz konusu ayr ayr
incelenebilir. Herhangi bir nesneyle tm ilikimiz hem kavramsal hem de
tutumsal eler ierir.
Balangta en azndan iki tr lm anlay ayrt edilebilir. Birincisi
bakasnn lm dr. Bu dnme biimine inanmak iin hakl nedenler
vardr: Siz ldnz (lsnz) kavram Ben leceim kavramndan daha
abuk geliir. Siz lsnz nermesi aada belirtilen dncelerle
ilikilidir:
-1Yoksunuz. Ama yok olmak ne demek? Burada gzlemcinin referans
erevesini deerlendirmemiz gerekmektedir. Kk bir ocuk iin bu
ereve byk lde algsaldr. Yok demek burada ve imdi olmamak
demektir. ocuk henz zaman mesafesi ile mekan mesafesi arasnda tam bir
ayrm yapabilecek durumda deildir. Baka bir kentte uzakta olmak
yetikinin referans erevesi asndan mekanda var olmaktr; oysa ocuk o
kiinin yokluunu yaar, ocuun algsal mekannda o kii yoktur,
dolaysyla yok tur.

-2Ben terkedildim. Bu durum hemen hemen nceki nermenin karldr.


Benim algsal referans erevemden kmanz benim gvenlik duygumu
etkiler. Anababa ya da baka nemli bir kii olarak siz ocuun tand
evrenin anlaml bir ynn oluturmaktasnz; ocuk olarak ben sadece
yokluunuz u deil, ayn zamanda iimdeki rahatsz duygularn varln
da farkederim.
-3Sizin yokluunuz ve benim terkedilme duygum genel ayrlma duygusuna
katkda bulunur. ok nemli iliki ve destek kaynaklarndan biriyle
yabanclatm demektir. Bu ayrlk benim iin fazlaca kritik ise, sadece
sizinle deil evreyle de gittike artan bir kopukluk yaayabilirim. Sizden
zorla ayrldm izlenimini de tayabilirim; bu travma yokluk ve
terkedilmenin soukluunu daha da younlatrabilir.
-4Ayrlmann snr yoktur. Kk ocuk gelecek zaman ya da genel olarak
zaman kavramna yetikinlerin gelitirdii anlamda sahip deildir. Kendi
kendine Anne gitti, ama be gn sonra dnecek diyemez; ksa, uzun ve
dnsz ayrlklar birbirinden ayramaz, sonularn kestiremez,
planlayamaz.
-5ocuun tekrarl psikobiyolojik ritmlere girmesi onun ayrlma ve lmle
ilikisini zorlatrr. Henz nesnel zaman dnyasna tam olarak
katlmamtr, gemiten imdiki zamana ve gelecee standart birimlerle
uzanr. ocuun zaman her sabah uyanmasyla balar; ackma, uyuma gibi
isel ritmler ve gece, gndz gibi dsal ritmler onun zaman
deerlendirmesini gl bir biimde etkiler.
Zamanla kurulan bu iliki ocuun bakasnn lm anlayn nasl
etkilemektedir? nceki drt nokta ocuun ayrlma karsndaki duyarlln
ve yaralanabilirliini vurgulamaktadr. rnein, ocuk ksa sreli ayrlma ile
uzun sreli ya da kesin ayrlma grnm arasnda iyi bir ayrm yapamaz.
Burada eliik grnen bir etkeni de eklemek gerekmektedir; u iki nokta
zihinde birlemektedir: a) ocuun zaman yaants dngsel ritmlerle
koullanr ve, b) ocuk, yetikinlerin ocuun gerekten terkedilmediini
gstermek istedikleri durumlarda yokluk, terkedilme ve ayrlma duygularn
yaamaya yeteneklidir. Ayrlmann snrszl ya da herhangi bir yaantnn
sonsuzluu duygusu ocuun yaantsnn dnemsel niteliiyle elikiye
girer. Bu ilikiyi dile getirmek biraz gtr. Terkedildiini hisseden bir ocuk
imdiki yaantsna gelecekte bir snr izme yollarna sahip deildir.
Gerekte, bunca ac ekmesinin nedenlerinden biri, bu kt yaantnn
kendi kendini snrlayan bir varln belirtilerini gstermemesidir. Bununla
birlikte, ocuun psikolojik durumu her zaman bir gei durumudur; iinde
yaad evre de gei durumundadr. ocuun karn ackr ya da uykusu
gelir, gne de doar ya da batar. Dngsel bir evrede dngsel bir yaratk
olarak ocuk sabit bir referans erevesini uzatmal bir zaman dnemi
boyunca elde tutamaz.
En deimez ve sabit dnce ve davran rntlerinde bile aralar ve

kesilmeler vardr. Baka bir deyile, ayrlma yaantsna snr koymadaki


yeteneksizliine karn, ocuk gncel olarak srekli bir yaant yaayamaz.
sel durumdaki ve d evredeki dnemsel deiimler ocuun dikkatini
baka yere eker ve onu dinlendirir.
Dnemsel olma zellii ile ayrlma yaants karsnda yaralanabilir olma
zellii arasndaki balant bylece daha iyi anlalmaktadr.
ocuk, bir ocuk olarak birinin geici gidiini nemli bir ayrlma biiminde
yanl yorumlayabilir . Bununla birlikte, ayn nedenle, nemli bir ayrlmay,
hatta lm bile olduundan daha az deerlendirebilir.
Dngsel rntler, ocuun, her sonun yeni bir balangc olduunu ve her
balangcn bir sonu olduunu grmesini salamaktadr.
nerme imdi yle dzenlenebilir: ocuk, nemsiz ayrlklarn lm
artran etkilerinden gzlemci bir yetikinin dndnden daha fazla
yaralanabilir, nemli ayrlklarn etkilerinden ise yetikinin dndnden
daha fazla korunmutur.
Bu nerme bireyin soyut bir kavramlar kmesi oluturduunu
gstermektedir: Ben leceim ifadesi aadaki kavramlarla ilikilidir:
-1Ben, kendine ait bir yaam ve kiisel varoluu olan bir bireyim.
-2Ben, zelliklerinden biri lmllk olan bir varlk snf na mensubum.
-3Ben, mantksal tmdengelimin zihinsel srecini kullanarak kiisel lmn
kesin olduu sonucuna ularm.
-4lmmn birok olas neden i vardr ve bu nedenler pek ok farkl
biimde bir araya gelebilirler. zel bir nedenden saknabilir ya da
kaabilirsem de, btn nedenlerden kaamam.
-5lmm gelecekte ortaya kacak. Gelecek derken henz gememi bir
yaama zamann kastediyorum.
-6Ancak, lmmn gelecekte ne zaman ortaya kacan bilmiyorum.
Olay kesin, zaman belirsiz.
-7lm sonul bir olaydr. Yaamm sona erecek. Bu demektir ki, en
azndan bu dnyada bir insan olarak bir daha hi yaamayacam,
dnmeyeceim, eylemde bulunmayacam.
-8Buna uygun olarak, lm benim dnyadan en son ayrlmam demektir.
Bylece, leceim nermesi, benlik bilincini, mantksal dnce
ilemlerini, olaslk, zorunluluk, nedensellik, kiisel ve fiziksel zaman,
amallk, ayrlma kavramlarn iermektedir. Ayn zamanda, ok geni bir
uurumun zerinde bir kpr kurmay da gerektirmektedir: Yaamda neler
yaand ile, bir lm kavram oluturma arasnda.
Yine de, lm zde yaantsz dr. l bir insan, hayvan ya da bitki grmek

belki lm anlaymza katkda bulunur, ama bu alglar uurum zerinde


kpr kurmaya yetmez. lm nce orada bir yerde bir uyaran dr.
lmle ilgili baz temel dnceleri, genel zihinsel geliimimizin ze ilikin,
znde bulunan bir blm olarak gelitiririz. Sonra bu dncelerin ve
sayltlarn kendileri lm uyarann olutururlar. nsann lmle ilikisini
aratrmada en byk glk, hem uyaran hem de tepkiyi belirlemedeki
yetersizliimizden kaynaklanmaktadr. rnein, lm korkusu konusundaki
aratrmalarda, lm korkusu younluk asndan dier baz korkulardan
hi de farkl olmad halde, lm nefret edilen bir uyaran olduu iin
aratrmaclar olumsuz bir tutumla ie koyuluyorlar. Asl neden btn
korku tepkilerinin temelinde yer alan varolu tehdidinin burada daha
dorudan olmasdr (Kastenbaum ve Aisenberg, 1976).
3.Yaam sresince lm ynelimleri
Herkes yaam sresinin her noktasnda lmle iliki iinde yaar.
Bu bak as yallktaki lm ynelimlerini anlamamza katkda bulunur.
Bylece yalnzca lm karsndaki tutumlara ilikin zel aratrmalara
deil, bilie, zaman asna, kiileraras ilikilere eilen aratrmalara da yer
vermek olanakl olmaktadr. Genel bilisel dzey ve slup nemlidir; nk
lm konusundaki dnceler bireyin kendisini ve dnyay yorumlama
yeteneiyle ilikilidir. Zaman boyutu nemlidir, nk kiisel lm hep
gelecee ilikindir; ayn zamanda, gemiteki kederler, ayrlklar, dier
yitimler ve tehditler de geriye bakn konularn oluturmaktadr. lm
yneliminin kkleri ilk kiileraras yaantlarda bulunabilir ve bu ilikiler
yaam boyunca etkili olmay srdrdklerinden lm ynelimi (death
orientation) asdan nemlidirler.
a.Bebeklik ve ilk ocukluk
Zihin geliimi alannda yzeysel bir yaklam bebek ve ocuklarn lm
konusunda hibir ey bilmedikleri sonucuna varabilir.
ocuklar soyut kavramlar konusunda hibir ey bilmezler ve ou
anababalarn ve retmenlerin beklentisi dorultusunda da lm
anlamazlar ve anlamamaldrlar. Yine de kkler lmn farknda
olduklarna ilikin tepkiler vermilerdir. Bu olgu dikkatle incelenirse zihin
geliimi kuramna uygun dt grlmektedir. Piaget'e gre zek biyolojik
bir uyum ilevidir ve bu ilev ergenlikte birdenbire ortaya kmaz. Bebek ve
ocuk da yetikinden farkl da olsa zeki davranlar sergiler. Zeki davran
her zaman yksek dzeyde gelimi bilisel yap sonucu deildir. stelik
kk insann gszl onun tehlikeyi sezme ve yardm isteme yeteneini
gerekli klar. Koruyucu yetikinin yitirilmesi lm tehdidi gibidir. Varoluu
tehlikeye girdiinde bebek soyut zihinsel ilemler olmadan da evresini
alglayabilir. Hibir insan ayrlma vc terkedilme tehdidini alglayamayacak
kadar kk deildir.
Buradaki nemli nokta, kavram-ncesi zek etkinlii biimlerinin yaamn

ok erken dnemlerinde var olduu ve en kritik konularndan birinin


yaamn korunmas olduudur. Piaget'in kuramnda vurgu nesnenin
sreklilii ve korunumu zerindedir. Piaget'in bulgular bunlarn ilk iki
yldan itibaren baladn ve evre etkileimiyle gelimeyi srdrdn
gstermektedir. nsanlar ve dier nesneler uzaydaki konumlarn ocua gre
srekli deitirirler. ocuk, alg alanndaki deiimleri izleyebilmek iin
deiim iindeki deimezlik bilincini elde etmek zorundadr. Nesnenin
sreklilii ve korunumu zelliinin geliimi byyen bireyin gereklii nasl
kurduunu aklamaktadr. Nesne korunumunu elde edemeyen ocuk tek
paral ya da kaotik bir gereklie taklp kalacaktr. Ancak ocuk, deiim,
yok olma gibi olgular anlamadan nesne korunumunun da pek anlam
olmayacaktr. Deimezlik kavramnn temelinde deiim vardr. lk yllarda
zihinsel etkinlik henz ayrmamtr, global'dr. kinci yata rnein zaman,
sreklilik ve lm gibi soyut kavramlar olduka uzaktr, ama ocuk bunlara
ilikin deneyimleri imdiden ileme koymaya balamtr. Gitti , uzun
sreli gitti , ebediyen gitti (ya da ld ) dnceleri henz
ayrtrlmamtr; dolaysyla her ortadan yitme deiim, ayrlma ya da
yitirme (kavramncesi biimde), l ve ld kavramlar kategorisine
kaydedilecektir. Bu nesnenin lm olarak adlandrlabilir ve ocuun
olgun zihinsel ileyie doru ilerlemesinde en nemli ncl kavramlar
(protoconcepts) oluturur.
Nesnenin lm ile benliin lm arasndaki farkn elde edilebilmesi iin
daha fazla zihinsel olgunlamaya ve deneyime gerek vardr. ocuk hala en
yakn evresine bamldr. Zihinsel ilemlerle kestirilebilir ve tutarl bir
dnya kurmak iin, kestirilemezi ve tutarsz tanma ve ayrtrma
yeteneine gereksinme vardr.
ok kk ocuklarn lmle ilikili ynelimlerini gzlemlemede ok geni
olanaklar vardr, ancak daha byk ocuklar ve yetikinler iin kullanlan
yntembilimi kullanmak olanakszdr. Oyun durumunda gerekletirilen
doal gzlem kk deneylerle desteklendiinde ok yararl olabilir.
Bowlby kk ocukluktaki yitirmelerin psikososyal sonularn dikkatle
izlemitir. 12 aylk ocuklara ilikin gzlemler, ocuklarn yabanclarn
yanndayken yitik anneyi bulmak iin belirgin bir aba gsterdiklerini ortaya
koymaktadr. nce protesto ve bulmak iin acil aba vardr. ocuk
gnlerce yksek sesle alamakta ve yiten annesi olabilecek her eye ve her
sese doru kendini atmaktadr.
Umutsuzluk ve umutla arama arasndaki gidip gelmeler bir hafta srmekte,
ama sonunda aresizlik yerlemektedir. Annenin dnmesi istei ortadan
kalkmaz, ama bunun gereklemesi umudu yitirilir. Sonunda bu istek de
ortadan kalkar ve ocuk sonsuz bir ac iinde iine dnk ve apatik bir
grnm kazanr.
Bu tepki rnts yaknlarnn yasn ya da baka ac yitimleri yaam olan
kiilerde de gzlemlenebilir. Bu grnme kurumlardaki geriyatrik

hastalarda da rastlanr. Bowlby'nin dier gzlemleri ocukluktaki keder


tepkisinin uzun sreli olabilecei dorultusundadr.
Anne figrn yitiren kk ocuk, bellek snrlarna ilikin btn
sayltlara karn, son derece srekli bir duygu ve davran gstermektedir.
ok kk
davranlar
oyunlarn
konusunda

ocuklarda kederin srekliliini aka gsteren szel olmayan


gzlemlenmektedir. Terapistler kk ocuklarn lmle ilikili
izlemilerdir. Bu gzlemler iki yandaki ocuun lm
bir eyler bildiini ortaya koymaktadr.

Ayrca gzlemler lmle ilikili yaantlarn ocuun tm geliimini


etkileyebileceini de gstermektedir. Yetikinlerin ocukluk anlar
incelendiinde lmle ilikili ok belirgin yaantlar bulunmaktadr.
Stanley Hall'a gre, ocuk olay yaad srada duygularn dile getirecek
szel yetenee sahip olmad iin acsn uzun yllar tamaktadr. Sonu
olarak, gzlemler ve an incelemeleri, ok kk ocuklarn lmle ilikili
yaantlar kaydettiklerini ve bu yaantlarn bireyin tm yaam yneliminin
bir paras haline geldiini gstermektedir.
b.leri ocukluk ve ergenlik
lk almalar (1940'larda) lm kavramlarnn yetikin dzeyine ulamadan
iki n evreden getiini ortaya koymaktadr. Okul ncesi yllarda ocuklar
lm, yaamn durmasn deil azalmasn ieren geici bir durum olarak
alglarlar ( l insanlar ackmazlar, belki biraz... ). Bunu izleyen ara evrede
ocuk lm bir son olarak alglar, ama lm yine de evrensel ve
kanlmaz olarak grmez. On ya dolaylarnda ocuk, yalnzca lmn bir
son olduunu anlamakla kalmaz, kendisi de iinde olmak zere her canl
yaratn deimez yazgs olduunu kavrar. lm kavramlatrma
dzeyinin yatan ok genel zihinsel olgunlama dzeyine skca bal olduu
ortaya konmutur. Srekli hastal olan ocuklarn gzlemlenmesi, yaam
deneyimlerinin ya ve geliim dzeyinden daha etkili olduunu gstermitir.
Kimi hasta ocuklarda lm kavram daha sistemli bir biimde
gelimektedir. Genel olarak zihin geliimi ve zel olarak lm kavram
geliimi aratrmalar dikkate alndnda, lmn son, kanlmaz ve
tamamlayc olduu gereinin bunlar anlamayacak kadar kk olanlar
tarafndan bile kavrand grlmektedir. Bu ocuklar, kendi durumlarnn
deiiminden, anababa, doktor ve hemirelerin tepkilerinden ve
tepkisizliklerinden reniyorlar her eyi. Ama en nemlisi, kt durumunu
gzlemledikleri dier hasta ocuklarn yaantlarndan rendikleridir. Yaa
baklmakszn bu ocuklar iin lm ve lme, yoksun brakan, ayrlma ve
kimlik yitimi getiren yaantlardr.
lm bu ocuklar iin hastalk ve yaam dngsnn bir parasdr.
Srekli hasta ocuklarn zaman ak onlarn kanlmaz lm bilgilerini de
yanstr. Hastalk ilerledike gelecek konusunda konuma da belirgin

biimde azalr. Gelecek yakn bir tatil ya da yakn bir olayla snrldr; ocuk
bu olaylar hzlandrmak iin aba harcar. Daha nceki uzun vadeli plan ve
amalardan. rnein byynce ne olacandan hi sz edilmez. Yetikinler
zamana baktaki bu gereki deiim karsnda zor duruma derler.
Gelecein bir biimi olarak lmden sonraki yaam umutsuz hasta
ocuklarn konumalarnda yer almaz. Yal ve hasta yetikinlerde grlen
dnleme ilkesi ne ocuklarla yaplan aratrmalarda rastlanmamtr;
ocuklar her trl mutluluun ya da doyumun abuk gelmesi gerektii
dncesini ortaya koymulardr.
lm olasl ile bir bireyin gelecek gr arasnda alglanan iliki, ou
zaman, yallar asndan ya da hi olmazsa yaam gzden geirmesi ve
lmln kabul edebilmesi iin yeterince mr olanlar asndan
tartlmtr. Yaamsresi boyunca zaman kavram konusunda bilinenler,
gelecek kavram ile lm kavramnn en azndan orta ocukluk yllarndan
itibaren birbirini etkilediini ortaya koymaktadr (Kastenbaum, 1983). Her
bireyin, ileri yaa ulamadan ya da lm olaslyla karlamadan nce,
gelecek ve lm kavramlarn oluturduu kiisel bir gemii vardr.
ocuklar lme ilikin dnce ve duygularn ksmen kiileraras ilikileri
iinde oluturmaktadrlar. Masters'in gzden geirdii yeni aratrmalar,
biliselliin kiisel olgunlama balamnda olduu kadar toplumsal
balamda da gelitiini ortaya koymutur. Bilisel ve toplumsal geliim
konusundaki genel bilgilerimiz lme ilikin dncelerin rol dikkate
alnmadka tamamlanm olmayacaktr: ayn ekilde, lm dncesinin
yaam sresince geliimine ilikin bilgimiz daha geni psikososyal
olgunlama balamna yerletirilmedike eksik kalacaktr. Yetikinlikteki ve
yallktaki lm dncelerinin anlalmas bireyin kiileraras balam
dikkate alnrsa kolaylaabilir ve zenginleebilir. rnein, lmle ilgili
yaantlar kiminle paylalyor, birey bakalarnn tepkisinden ya da
tepkisizliinden nasl etkileniyor sorularnn yantlar aranmaldr.
Ergenlik aratrmalar ergenlik dnemini pek ok boyutlaryla ele ald
halde, ergenlikteki lm kavramn genellikle ihmal etmitir.
Ergenlik psikolojisi alannda otorite saylan yazarlar lm , 'lmek ,
lmllk konusuna hi yer vermemilerdir. lmn yalla zg
olduu kalpyargs ergenlik aratrmalarn da etkilemi grnmektedir.
Aratrmalar lm korkusunun ergenlikte en st dzeyde olduu grn
dorulamamaktadr. lm korkusunun, toplumsal destek, zihinsel
olgunluk, bireysel deneyimler gibi baka deikenlerden etkilendii
sylenebilir. Ayrca, ergenlikte gerek lm, lm duygusundan ve
dncesinden ok daha belirgindir. Amerika Birleik Devletleri'nde btn
nedenlerle lme oran ergenler ve gen yetikinler arasnda gitgide
artmaktadr. ntihar ve kendini mahvetmenin dolayl biimleri gitgide daha
fazla sorun olmaktadr. ntihar yaam sresi boyunca inceleyen Maris
(1981), insanlarn ergenlik gibi gei dnemlerinde daha duyarl ve

yaralanabilir olduklarn belirtmektedir. Henz bu sav destekleyen yeterli


veri olmamakla birlikte, Maris, yetikinlik eiindeki ergenin ve yallk
eiindeki yetikinin intihar potansiyeline dikkati ekmektedir.
c.Yetikinlik ve yallk
Kuramsal adan, lm karsndaki nesnel ve kiisel ynelimler arasndaki
uygunluk derecesine baklabilir. Bu uygunluk derece derece mi, yoksa
anszn m ortaya kar (rnein, zel yaam deneyimlerine tepki olarak);
baka bir deyile, daha uygun bir bunalm modeli mi, yoksa henz
belirlenmemi bir deiim sreci mi sz konusudur.
lmle ilikilerin deimesi, zorunlu olarak, bireyin yeni bir kendi zerinde
dnme sreci balatmasna yol aar. Ancak, zaman boyutu birey
yakalandka ya da lme yaklatka mutlaka ksalyor deildir.
Yal kiinin gelecek duygusu, kronolojik ya ya da lmden olas uzaklk
gibi bo deikenlerden ok, bireyin evre zerindeki denetim algsna
baldr. Ayrca bireysel farkllklar da dikkate almak gerekmektedir. Kimi
insanlar yaam ve lm korkularyla ok erken yalardan itibaren
ilgilenirler, kimileri de ileri yalara lme fazla kafa yormadan girerler. Bu
alanda toplumsal istek ve beklenti deikenleri nemli bir etkendir.
Yallarn ou yaam ve lm konusunda bilgece ve atafatl eyler
sylemelerinin beklendiini bilirler; bazlar gerekten bu konular
dnrken, bazlar da yalnzca beklentiye boyun eerler. Yetikinlerin
lm ynelimleri konusunda szl anlatmlar kadar pratik kararlar da bilgi
verebilir. Bir insan bir vasiyet hazrlam m ve bunu deien koullara gre
dzeltiyor mu? Yaamn uzatmak iin yeme ime alkanlklarn deitiriyor
mu? Tehdit edici belirtilere karn sigara imeyi srdryor mu? Ciddi
biimde hasta olan arkadalarn ziyaret ediyor mu, bundan kanyor mu?
lm ilanlarna bakyor mu, bakmaktan kanyor mu?
Bilisel uyumsuzluk kuram bu konuda yararl olabilir. Yalanan birey
lmle ilikili etkenleri dikkate aldka gereklik ile bilisel tasarm arasnda
daha fazla uygunluk ortaya kar. Ancak, lmle ilikili dncelerin kendisi
yerleik tutumlarla atarak uygunsuzluk yaratabilir. Gerekliin
basksndan kaarak yreimizin derinliklerinde gen ve lmsz m
kalmalyz, yoksa lmn dncemizde daha geni bir yer almasna izin mi
vermeliyiz? Bireyin lm bilgisini zihinsel yaamnda gzden geirmenin hem
yarar hem da zarar vardr ve bu alanda kulladmz stratejiler bizi her
yata etkileyen her eyden etkilenmektedir (zihinsel olgunluk dzeyi,
kiileraras destek, stres, salk gibi).
lm karsndaki ynelimleri yalnzca kronolojik yatan kestirme yolu pek
verimli olmamaktadr. lmle ilgili dnceleri dier deikenlere bal
olarak aklama giriimi de kark sonular vermektedir. Aratrmalarda
kullanlan tekniklerin snrllklarn dikkate almak gerekmektedir. Aslnda,
lm korkusunu ve dncesini ortaya karmak iin kullanlan tekniklerin

neyi lt hep tartma konusu olmutur. Yetikinlikteki lm tutumlarn


aklamaya
alan
kuramlar
genellikle
deneysel
bulgularla
desteklenememitir. Bu konuda o kadar ok yntembilim sorunu vardr ki,
baarszlk ne yalnzca kavramlara, ne de ilemlere balanabilir. Akademik
trden lm aratrmalarnn birtakm glkleri srp giderken, klinik ve
dier uygulamal aratrmalar yararl olmaktadr. Aratrmaclar 25-90
yalar arasndaki bin erkei inceleyerek, her ya dzeyinde yksek, orta ve
dk dzeyde anksiyete bulmulardr. Yksek anksiyeteli gen ve orta yal
erkekler doktorlarn tehis edebildiinden daha fazla hastalk bildirmilerdir.
Yksek anksiyeteli yal erkekler ise hastalklarn azaltarak belirtmilerdir.
O halde kimler salklarn doru olarak bildirmektedir? Byk olaslkla
yksek anksiyeteli olmayan iyi uyum salam yallar... Anksiyeteli yal
erkekler yaama ynelik gncel bir tehditten (hastalk) korunmak istemiler,
buna karlk anksiyeteli gen erkekler yaamlarnn tehlike iinde olduuna
gerekten inanmadklar iin semptomlar zerinde younlamlardr. Bu
gzlemin pratik sonular aktr: Hastann anksiyete dzeyi ve bununla
baakma biimi klinik deerlendirmeye katlmal ve yallarn salkla ilgili
bildirileri dikkatle ele alnmaldr.
Aratrmaclar, yksek lm anksiyetesi bildiren yal kadnlarn zaman
karsnda
mlkiyeti
olduklarn
ve
zamann
abuk
gemesini
istemediklerini buldular. Bu bulgu bireyin zamann glkle geiine ilikin
alg rntsyle aklanabilir. Bu konunun aratrlmasnda yalnzca szel
tepkilerin derlenmesinin yeterli olmadn, doal durumlarda yaplm
dikkatli gzlemlere gerek olduunu bir kez daha belirtmekte yarar var.
Yetikinlerin lm karsndaki ynelimleri szel tepkilerle tam olarak
anlalamadna gre, belki szel olmayan davranlarn en ars olan
intihar aydnlatc olabilir. Yaama kar lm semek ocukluktan
yalla kadar her dzeyde ortaya kan bir olgudur.
Amerika Birleik Devletleri'nde intihar konusunda cinsiyet farkll olduu,
erkek intiharlarnn kadnlarnkinden kat fazla olduu dikkati
ekmektedir. stelik erkekler daha iddetli ve etkin yntemler
kullanmaktadrlar (kadnlar tipik olarak ila kullanmay, erkekler ise ateli
silahlar, damar kesmeyi, yksekten atlamay seiyorlar). ntihar olaylar
kronolojik yaa bal olarak ocukluktan gen yetikinlie doru
artmaktadr. Kadnlarn intihar 40 yalarnn ortalarna kadar artmay
srdrmekte, 80 yalarnn ortalarnda dmektedir. Erkek intihar 25-40
yalarnda biraz durmakta -yine kadnlardan fazla-, sonra 80'lere doru
yeniden ykselmektedir. 20'inci yzylda intiharlarn art gsterdii
gereini de dikkate almamz gerekiyor.
Murphy, intiharn evli olmamak, az arkada olmak, lmden sonraki
yaama inanmamak, depresyona girmek gibi zelliklerle ilgili olduunu ileri
srmektedir. Yalanmay korkun bir ey olarak alglayan ve yallktaki rol
beklentileri olumsuz olanlarda intihar daha fazla olmaktadr. Boldt, intiharn

sorunlara zm olarak kabul edilmesinde zaman ve kuak farkllklarn


soruturduu aratrmasnda, gen kuan yallara gre intihara kar
daha kabul edici bir tutum gsterdiini, daha da ilginci, genlerin lme
kar da daha kabul edici olduklarn buldu. Gen kuan intihar ve lm
karsndaki kabul edici tutumlar ile genlerin artan intihar oranlar
arasnda nedensel bir iliki olduunu kabul etmek acele etmek olur; ama
yine de Boldt'un bulgular olas blk etkisini (cohort enfluence) vurgulamas
asndan nemlidir. Boldt'a gre lm ceza olarak grmek ya da olumlu
olarak deerlendirmek intihar destekleyici ya da engelleyici bir etken
olabilmektedir. Yallarn da intihar karsnda genliklerindekine gre daha
hogrl olduklar, lmn bir ceza olduu grn zamanla
deitirdikleri grlmektedir. Baka aratrmalar da, kurumlardaki ve
hastanelerdeki yallarda evre kstlamalar ile kendine zarar verme eilimi
arasnda iliki olduunu gstermektedir. Bu bulgulara gre kurumlardaki
yallar yaamlarna son vermeyi sk sk dnmektedirler. Sonulanm
intihar giriimlerinin kendine zarar verme olaylarndan daha az olduu
grlmektedir. zellikle orta ve ileri yalarda artan bamllk korkusu ve
umutsuz hastalk intiharlarn kaynan oluturmaktadr (Birren ve Warner
Schaie, 1985).
4.lme Sreci
lm szc hem bir olay -lme olayn-, hem de bu olayn sonucunu
gsterir. Klinik lm ile biyolojik lm birbirinden ayrmak ok gtr.
Klinik lm yaamsal (vital) belirtilerin yok olmasyla tanmlanr; fakat
yaamsal belirtilerin ortadan kalkmasndan sonra baz biyolojik yaplar
ilevini srdrmektedir. Baka bir deyile, biyolojik lm bedenin farkl
yaplarna gre deiiklik gstermektedir.
lme sreci normal olarak birtakm evrelerden gemektedir. E.
Kbler-Ross (1969) lmekte olan 200'den fazla hastayla yapt grmelere
dayanarak lme srecinin evrelerini saptamtr. Kbler-Ross'a gre, eer
lm aniden olmamsa ve lmekte olan kii ne olup bittiinin farkndaysa
lme sreci be evreden gemektedir.
(a)Yadsma ve yaltma. Birinci evrede kii lmn yakn olduunu
yadsmaktadr. lk tepki Hayr, ben deil, doru olamaz! biiminde ortaya
kmaktadr. Kimi hastalar bir yanl yapldn
(rnein tbbi testlerin bakasnnkiyle kartrldn) ileri srmektedir,
kimileri daha olumlu bir tan iin baka doktorlara gitmektedir. Bu yadsma
tepkisi beklenmeyen haberin okuyla baakmada salkl bir yol olarak
grlebilir. Yadsma ksa vadede tampon ilevi grmekte, hastann uzun
vadede daha kkl savunmalar gelitirmesine olanak salamaktadr. 200
denekten sadece 3' yadsma tutumunu sonuna kadar gtrmtr; ou,
yadsmann tampon olma ilevi bittikten sonra onun yerine ksmi kabul
tutumunu geirmitir.

(b)fke. kinci tepki Neden ben? biiminde ortaya kmaktadr.


Odak duygu fke, haset ve ksknlktr. Aile iin bu fkeyle baakmak,
hastann bak asn anlamak ok zordur. fkeli kiinin mesaj belki
udur: Ben yayorum, bunu unutmayn! Sesimi duyabilirsiniz. Henz
lm deilim...
(c)Pazarlrk. Bu evrede Tanryla, doktorla ya da bakalaryla pazarlk ederek
lm ertelemeye allmaktadr. Bu evre de hasta iin ksa vadede
yardmc bir evredir. Pazarlk rnekleri dier evreler kadar ak seik deildir
ve btn hastalar lmle bu yolla baakmaya kalkmamaktadr.
(d)Depresyon. Bu evrede kii artk lmekte olduunu yadsyamaz, fkenin
yerini depresyon alr. Kbler-Ross hazrlayc depresyon ile tepkici
depresyonu birbirinden ayrmaktadr. Hazrlayc depresyon, dnyann
eylerinden vazgemeyi ve dnyadan sonul ayrl ieren hazrlayc hzn
le ilikilidir. Hasta sevdii her eyi ve herkesi brakma srecine girmitir.
Bir depresyon trnde hasta sessizdir; sessiz jestler, karlkl duygu ve
sevecenlik anlatmlar hastaya yardmc olabilir. Buna karlk tepkici
depresyonda kii baz mdahaleler gerektirebilir, destekler isteyebilir.
(e)Kabul etme. Bu son evre ncekilerin en yksek noktasdr.
Bu evrede hasta yaklaan sonunu derin derin dnmektedir. Bu evre
hemen hemen bir duygu boluuyla belirlenir.
Kbler-Ross bu evrelerde umut u nemli ve srekli bir etken olarak
grmektedir. Yeni bir ila, bir aratrmada son dakikada bir baar, yeni bir
tedavi yntemi gibi dnceler hastann son aylarna ve haftalarna kadar
koruduu dncelerdir. Bu umut sadece iyileme umudu deildir, ayn
zamanda lm kabul ederek lme umududur.
Bu umut, hem lm hem de lm kederini daha insancl ve anlaml
klmaktadr.
Psikiyatrist Kbler-Ross lm evreleri kuramn ar derecede hasta kiilerle
yapt grmelerle gelitirmitir. Bugn geerlilii kalmamakla birlikte, bu
kuram, baka aratrmaclar lmenin psikolojisi zerinde almaya
sevketmesi bakmndan yararl olmutur. Kastenbaum (1975), KblerRoss'un kuramnn lme srecinin ok nemli baz ynlerini ihmal ettiini
ileri srmektedir. Kiilik, cinsiyet, geliim dzeyi, lm ortam gibi etkenleri
mutlaka dikkate almak gerekmektedir. Kastenbaum'a gre Kbler-Ross'un
evreleri lme deneyiminin ok dar ve znel yorumlardr. Bu evreler
abartlm ve bireyin nceki yaamndan ve imdiki koularndan yaltlm
biimde betimlenmitir.
5.lm Karlama
Herkes lm ve lmeyi kabul etmek zorundadr; lm gereki bir biimde
kabul etmek kiinin duygusal olgunlamasnn belirtisidir. Ancak, insanlarn

lm karsndaki bilin dzeylerinin bireyden bireye farkllk gsterecei de


aktr. Duk niversitesi aratrmaclar 60-94 yalar arasndaki 140 yaly
incelediler. Yallarn V5'i lm hibir zaman dnmediini, V 25'i haftada
bir kezden daha az dndn, V 20'si lmn haftada bir kez aklna
geldiini, V49'u lm en azndan gnde bir kez anmsadn belirtiyordu.
Ayn aratrmada yal kiilerin lme farkl anlamlar ykledii de
bulunmutur.
Kimileri lm bedensel yaamn sona ermesi ve yeni bir yaama, baka bir
dnyaya gei olarak grmektedir. Kimileri daha nce lm sevilen bir
kiiyle yeniden birleme inancn dile getirmektedir.
Her iki grup iin de lm daha iyi bir varolu durumuna geitir. lmn
bir ceza olduunu dorudan dile getirenler ok azdr. lm bir son
olarak grenler de vardr.
Kii iin lmn anlam, hem kiisel hem sosyo-kltrel pek ok
belirleyiciye baldr. lmn anlam lm olaynn yaanmasna bal
deildir; lm olgusu karsndaki duygulara ve yorumlara baldr. Duke
niversitesi aratrmasnda deneklerden aadaki cmleleri tamamlamalar
istenmitir:
-Bir insan ld zaman ...
-lm ... dir.
-ldm zaman ben ...
Yantlar aada gsterilen kategorilerde toplanmaktadr:
(a)Yaamn srmesi ya da kesilmesi. Aklamalarn ou dinsel inanlar
ortaya koymaktadr. rnein, lm bu dnyadan bir baka dnyaya
geitir ya da ldm zaman ruhumun srp gideceini dnyorum
gibi. Bu aklamalara gre yaamn sonu br dnyaya atlama tahtasdr.
Bir baka yorum da, len kiinin bakalarnda yaamas biimindedir: len
bir insan kalanlarn dncesinde ve gnlnde yaamay srdrr. Buna
karlk kimileri de lm, kiiliin sona ermesi olarak dnmektedirler.
(b)Dman olarak lm. lm yaam ve ilikileri kesen, bozan, sona erdiren
bir dman olarak grlmektedir. rnek: lm zalim bir efendidir .
Yantlarn ou bamllk, gszlk korkusunu yada lm edimine
balanan ac ve eziyet ekme duygusunu dile getirmektedir.
(c)Birleme ya da ayr dme. oklar lm daha nce ayrlnan birine
kavuma olarak grmekte, kimileri de sevilen birinden ayrlma gibi
hissetmektedir.
(d)dl ya da ceza. ou kii lm daha iyi bir varolu durumuna gei
olarak grmektedir. rnek: Tanrnn mutluluklarna kavumaya gideceim.
Bu aslnda dinsel inanlara bal bir dncedir.

lmn ceza anlamna geldii genellikle pek az dile getirilmitir (Jeffers ve


Verwoerdt, 1969).
Aratrmaclarn ou yal kiilerin ok az bir blmnn -sadece
V30- lm korkusu bildirdikleri konusunda gr birlii iindedir.
Ulusal Ruh Sal Enstits'nn aratrmasnda salkl yal kiilerde
lm korkusu V 30 orannda bulunmutur. Aratrmaclarn, yalar 49-92
arasndaki 200 denek zerinde uyguladklar cmle tamamlama testine gre,
lm korkusu genel nfusta yal kiilerde olduundan daha yaygndr.
Duke niversitesi'nde yaplan baka bir aratrmada lmden korkuyor
musunuz? sorusuna yal deneklerin sadece V10'u olumlu yant verdiler;
deneklerin V 35'i korktuunu reddetti, V 55'i ambivaland ve soruyu
yantlamakta tereddt etti. Bu bulgular lm korkusu sorununun yal
kiilerde bulunmad anlamna gelmemektedir. Duke niversitesi
aratrmasnda bir denek yle demektedir: Hayr, lmden korkmuyorum,
bu bana son derece normal bir sre olarak grnyor. Ama lm geldiinde
neler hissedeceinizi asla bilemezsiniz. Belki panie kaplabilirim.
Bengston,
Cuellar ve Ragan gen insanlarn 65 ya ve stndekilerden daha fazla lm
korkusu yaadklarn ileri srmektedir. nsanlar ac verici, ayrlk yaratc
hastalklardan daha fazla korkmaktadrlar.
Hinton hastanede len kiilerden drtte birinin yksek bir kabul gsterdiini
sylemektedir; fakat hastalk ve hastahane koullar bunda nemli bir rol
oynamaktadr. Hastalarn yaklak yars yaamnn sona ermekte olduunu
kabul etmekte (daha ok yal kiiler), drtte biri ac ektiini bildirmekte,
dier drtte biri ise pek az ey sylemektedir. Weisman ve Kastenbaum
(1968) sadece pek az yal kiinin lm korkusundan sz ettiini, lm
korkusunun daha ok akut duygusal ya da psikiyatrik bozukluk eken
yallarda bulunduunu belirtmektedir.
Yal kiiler lm karsnda tek biimli bir rnt deil, ok eitli
ynelimler gstermektedirler.
Robert N. Butler'in (1971) yaam yeniden gzden geirme adn verdii
sre genellikle sessizce gerekletirilmekte ve kiiliin yeniden
rgtlenmesinde olumlu bir g yaratmaktadr. Ancak bu baz durumlarda
patolojik dzeyde youn bir sululuk, umutsuzluk ve depresyonun anlatm
da olabilmektedir. Bir insann yaamn yeniden gzden geirmesi deiik
trden bunalmlara tepki olabilir (rnein, emeklilik, ein lm, kendi
lmnn yaknl gibi). Butler'e gre yaamn yeniden gzden geirilmesi,
bir bireyin lme uyumu, yaamn sonuna doru kiilik geliiminin
sreklilii alarndan ok nemlidir.
eitli aratrmalar lmden nce sistemli psikolojik deiimlerin ortaya
ktn bildirmektedir. Bu deiimler fiziksel hastalklarn basit bir sonucu

deildir. Ciddi biimde hasta olan ve sonra iyileen kiiler ayn deiimleri
gstermemektedir. Lieberman ve Coplan, lmlerinden bir yl ya da daha az
sre nce incelenen bireylerin, lmden yl ya da daha fazla uzak
olanlara oranla daha zayf zihinsel baar, daha az igzlem eilimi, kiilik
testlerinde daha az saldrgan ve daha fazla uysal benlik imgesi
gsterdiklerini bildirmektedir.
Bir yl iinde lenlerin birka yl sonra lenlere oranla zek lmlerinde
d gsterdikleri de bulunmutur. Psikomotor baar testleri, depresyon
lekleri ve salk bildirimleri nceden kestirim salayabilmekte ve doktorlar
gelecekteki bozukluklar konusunda uyarabilmektedir.
Sosyolog Robert Blauner, modern toplumlarn brokratik dzenlemelerle
lm olayn denetim altna aldklarn belirtmektedir. Amerika'da daha
birka kuak nce insanlar evlerinde lyorlard; bugn yallar yurdu ve
hastaneler ileri derecede hasta olanlarla ilgilenmekte ve lm bunalmlaryla
uramakta, cenaze evleri de topraa verme iini stlenmektedir. Birok
insan iin gitgide daha yabanc bir yaant olduundan lmle nasl baa
klaca da gitgide daha az renilmektedir.
Ne lmekte olan kii, ne de ailesi ve arkadalar lm yaantsyla uramay
salayacak anlay ve bilgiye sahiptirler.
Amerika Birleik Devletler'inde, len kiilerin V 70'inin son yllarn
bakmevinde ya da hastanede, ou zaman ac iinde ve yalnz olarak
geirdii saptanmaktadr. Onuruyla lme hareketinin savunucular
saldrgan tbbi bakmn -yaamn ne pahasna olursa olsun korunmasnninsanlar hzl ve doal lmden alkoyduunu srarla vurgulamaktadrlar.
Amerikan halk iinde salkl lme istemi gitgide artmaktadr. Bu gre
gre acdan ve travmadan olabildiince uzak bir lm yeterli deildir;
umutsuz bir hastalktan ac eken bireyler, kendi tm yaam sluplarna
uygun den ve kimlikleriyle btnleen (rnein romantik bir lm,
kahramanca bir lm, vb.) zel bir ayrlma slubu seebilmelidir.
Sudnow kurumlarn sistemli bir rgtlemeyle lme yakn olanlar ve
lenleri nasl gizlediklerine deinmitir; Watson yal ve hasta olmann ayn
gizleme srecini balattn ortaya koymutur. Aktif tedavinin kesilmesi
karar ok hasta olanlar ve lm halindeki hastalar iin alnmaktadr.
Ancak, ok hasta ve lm halinde kavramlar yallarda genellikle
birbirine karmaktadr. Aktif tedavinin kesilmesinin yansra, kiisel ilikiler
de birden azalmaktadr; bu da baz durumlarda hasta fakat lmcl
olmayan hastalarn tedavisinin kesilmesiyle sonulanmakta ya da hastalar
psikiyatrik hasta olarak snrl hastane kelerine atlmaktadrlar. Oysa
Miller'in saptadna gre, umutsuz olarak damgalanan yal hastalarn
dikkatli ve duyarl bir bakmla iyileebildikleri grlmektedir. yilemesi
olanakl hastalarn toplumsal, duygusal ve teknik bakmdan terkedilmesi
lmle sonulanmaktadr. lme srecine ilikin evrelerin eletirisiz kabul
edilmesi de bakmn srmesini engellemektedir. Kbler-Ross'un kuram

deneysel olarak desteklenmemi, stelik kuramn birok yntembilimsel ve


kavramsal kusuru olduu bulunmutur. Kuramn anksiyete azaltc olarak
kullanlmas salk personeli arasnda artk ilgi ekmemektedir.
Bugn hastane almalarnda hastalarn bireysellii, hasta ailelerinin
haklar daha fazla vurgulanmaktadr. Hastaneye kaldrma lm korkusunu
arttrabildii iin aile iinde bakm daha fazla desteklenmektedir.
Btn lmlerin ayn oranda etkili olmad bilinmektedir. Glaser yallarn
lmnn toplum zerinde ok az bir etkisi olduu savn gerontolojiye ilk
kez sokan yazardr. Daha yaknlarda Owen, Fulton ve Markusen, anababa,
e ve ocuk yitiren yetikinlerin kederlerini karlatrm, yal anababa
yitiminin daha az keder verici, yerleik davranlarda daha az kesintiye yol
ac ve daha az anlaml olduunu bulmutur. Sanders yal anababa
yitiminin e ve ocuk yitiminden daha az sarsc olduunu saptamtr. Moss
ve Moss, yetikinin anababa yitimine daha az tepki gstermesini, yetikinin
yal anababann potansiyel lmn sk sk dnmesine, olayn bir tr
provasn yapmasna balamaktadr. Ayrca, kiinin yal anababasnn
lmn dnmesi e ya da ocuunun lmn dnmesinden daha az
tabu dur. Bilisel ve duygusal kszlk dncesi ok nceden balar ve
bireyi hazrlar; bu srecin bireyi kendi lmne de hazrlad sylenebilir.
Byklerin lmnden daha az etkilenme gerei, bireyin kendisini gen
diye tanmlamasndan yal diye tanmlamasna geii etkiler mi sorusu
henz ortadadr. Belki burada, sylenmeyen, sessizce geitirilen bir keder
vardr: Ben de zlenmeyen biri olacam... Belki kendimi zlenmemeye
altrmam gerek.
Yas lm nedeniyle bir akrabasndan ya da arkadandan yoksun kalan
kiinin iinde bulunduu durumdur. Keder, sevilen birinin lmnn
ardndan duyulan iddetli ruhsal ac ve elemi ierir. Matem, bir kiinin
lmne duyulan acnn belirtilerini ortaya koyma biiminin toplum
tarafndan dzenlenmesine dayanr.
ada klinikiler ve psikologlar, Derdini sylemeyen derman bulamaz!
biimindeki Trk atasznn dile getirdii gr paylamaktadrlar. Acl
duygularn hafifletilmesi ve duygusal yardm sreci ok nemlidir. Aile ve
arkada desteini gren kiiler yas izleyen fiziksel ve ruhsal bozukluklar
daha az gstermektedirler. te yandan, kltrel beklentiler, toplumsal
deerler ve topluluk kurallar kederin yaanmasna mdahale etmektedir.
Gelimi toplumlarda lme de tbbi teknolojiye braklmtr ve genellikle evin
dnda olmaktadr; matem ruhsal bir patoloji olarak grlmektedir. Oysa
tanatologlar keder anlatmlarn ve matem trenlerini geride kalanlar iin
tedavi edici nitelikte grmektedirler.
Yas ve keder sevilen birinin lmnn hemen ardndan gelen dnemde
nemli bir etki yaratmaktadr. Geride kalanlar fiziksel ve ruhsal hastalklara
ve lme kar daha duyarl olmaktadrlar. Bu zellikle anszn ve
beklenmedik biimde gelen yaslar iin dorudur.

Yasl kiiler, hastalk, kaza, lm, isizlik ve dier hasar grm yaam
belirtilerini daha fazla gstermektedirler. On ay sren bir izleme
aratrmasnda yal kiilerin V 32'sinin salk bozukluklar gsterdikleri kontrol grubunda sadece V 2- bulunmutur. Dul kadnlar dulluklarnn ilk
ylnda ayn yataki dul olmayan kadnlara oranla kat daha fazla doktora
grnmekte, yattrc ilalar yedi kat daha fazla kullanmaktadrlar.
Yas iindeki yetikinler tipik olarak birtakm evrelerden gemektedirler.
Birinci evre ok, uyuukluk, yadsma ve inanmama evresidir.
En youn duygu olan ok ve uyuukluk genellikle birka hafta srmekte,
yadsma ve inanmama ise gnlerce ve hatta aylarca srebilmektedir.
kinci evre zleme, hasretini ekme ve depresyon evresidir.
Genellikle 5-14 gn arasnda doruk noktasna kmakta, ama daha uzun
srebilmektedir. Bu evredeki yaygn duygular, alama, umut, gerek
olmama duygusu, empati, insanlardan uzak durma, ilgi yokluu, lenin
ansna balanma, vb.'dir. Dier belirtiler fke, kzgnlk, korku, uykusuzluk,
itahszlk vb. olabilir. len kiiyi lkletirmeye de yas tutanlarda ok
rastlanmaktadr. Yasn nc evresi sevilen kiiden kurtulma ve yeni
koullara uyum salamadr. Bu dnemde birey kaynaklarn harekete geirir,
insanlarla ve etkinliklerle yeniden ilgilenir, yeni bir denge kurmaya alr.
Kimileri iin bu evre 6-8 hafta, kimileri iin de aylar hatta yllar
srebilmektedir. Drdnc evre kimliin yeniden kurulmas evresidir. Kii
yeni ilikiler gerekletirir ve sevdii biriyle yeni roller stlenir. Geride
kalanlarn yaklak yars bu evrede yas yaantsndan baz yararlar ya da
deneyimler edindiklerini bildirmektedir.
Dul erkekler konusunda pek az bilgiye sahibiz. 45 yan stndeki dul
erkeklerin lm orannn evli erkeklerin orannn iki kat olduu, dullarn
intihar riskinin de ok yksek olduu bilinmektedir.
46-65 yalar arasndaki dul erkeklerin yarsndan fazlas yeniden
evlenmektedir. Salkl dullar grece daha abuk evlendii iin, dullar
arasnda yksek lm oran saptayan istatistikler ncelikle daha az salkl
dullara uygulanabilir. Dul kadnlara ilikin bilgimiz dul erkeklerinkinden
daha fazladr. Sosyolog H.Z. Lopata'ya gre, dul kadnlarn yaklak yars
tamamen yalnz yaamakta, ou da byle yaamay yelemektedir.
Aratrmalar, dulluun uzun sredeki olumsuz sonularnn, dul olmann
kendisinden
ok,
sosyoekonomikyoksunluklardan
kaynaklandn
gstermektedir (Vander Zanden, 1981).

YARARLANILAN KAYNAKLAR
ADLER A., Yaama Sanat, Say Yay., stanbul, 1984.
AZENBERG R. ve TREAS J., The family in late life: Psychosocial and
demographic considerations , BRREN ve SCHAE, 1985 iinde.
ALLPORT Gordon W., Structure et Developpement de la Personnalite,
Delachaux et Niestle, Neuchatel, 1970. ngilizcesi 1961.
ARLN Patricia, Cognitive development in adulthood: A fifth stage?
Developmental Pscyhology, cilt 11, no. 5, 602-606, 1975.
Avrupa Dergisi, say 93, Eyll 1984.
BALTES Paul B, Theoretical propositions of life-span developmental
psychology: On the dynamics between growth and decline , Developmental
Psychology, cilt 23, say 5, 611-626, 1987.
BASSECHES M., Dialectical thinking as metasystematic form of cognitive
organization , M. L. COMMONS ve ark., (yay.), 1984 iinde.
BERGER Kathleen Stassen, The Developing Person Through the Life Spain,
Worth Publisher, Inc., New York, ikinci bask, 1988.
BRREN James E. ve SCHAE K. Waner (yay.), Handbook of the Psychology of
Aging, Van Nostrand Reinhold Colp., New York, ikinci bask, 1985.
BSCHOF Ledford J., Adult Psychology, Harper and Row Publishers, New
York, 1969.
BRUBAKER Timothy H., Developmental tasks in later life , American
Behavioral Scientist, cilt 29, say 4, 1986.
BUTLER Robert N., Succesful aging and the role of the life review , S. H.
ZART (yay.), 1977 iinde.
COMMONS M. L. ve ark. (yay.), Beyond Formal Operations: Late Adolescent
and Adult Cognitive Development, Fraeger, 1984.
CRAN William, Theories of Development: Concepts and Application,
Englewood Cliffs, N.S., Uarentice Hall, 1980.
CRAN William C., Erikson: Yaamn Sekiz Evresi , Bekir Onur (yay.), 1986
iinde.
DATAN Nancy ve GNSBERG L.H. (yay.),
Psychology, Academic Press, New York, 1975.

Life-Span

Developmental

EPSTEN Leon J., Aging . H.H. GOLDMAN (yay.), 1984 iinde.


ERKSON Eric H., The Life Cycle Completed, W.W. Nortor and Comp., New
York, 1982.

FROMM E., Sevgi ve iddetin Kayna. Payel, stanbul, 1979.


FROMM E., Kendini Savunan nsan. Say Yay., stanbul, 1982.
FLAVELL J.H., Cognitive Development, Englewood Cliffs, Prentice-Hall, ikinci
bask, 1985.
GOLDMAN H.H. (yay.), Review of General Psychiatry, Lange Medical Pub.,
Los Altos, 1984.
GOULD R.L., Adult life stages: Growth toward self-tolerance , Psychology
Today, 8, 74-78, ubat 1975.
HATFELD E. ve WALSTER G.W., A New Look at Love, Reading, MA,
Addison-Wesley, 1979.
HENDRCK C. ve HENDRCK S., A theory and methode of love , Journal of
Personality and Social Psychology, cilt 50, no. 2, 1986.
HOFFMAN Lois ve ark., Developmental Psychology Today, McGraw Hill,
Inc., New York, altnc bask, 1994.
HONZK M.P., Life-span development , Ann. Rev. Psychology, 35,
309-331, 1985.
HORNEY Karen, Les Voies Nouvelles de la Psychanalyse, L'Arche, 1951,
ikinci bask Payot, 1976, Paris. ngilizcesi, 1930.
JEFFERS F.C. ve VERWOERDT How the old face death , LEBERT ve ark.,
1977 iinde.
JERSLD Arthur T., ocuk Psikolojisi, A.. Eitim Fakltesi yay., nc
bask, Ankara, 1979.
KASTENBAUM Robert ve ASENERG Ruth, The Psychology of Death,
Springer Publishing Corp., New York, 1976.
KMMEL Douglas C., Adulthood and Aging, John Wiley and Sons Inc., New
York, 1974.
KBLER-ROSS Elisabeth, On Death and Dying, MacMillan Publishing
Comp., New York, 1969.
LABOUVE-VEF G., Intelligence and cognition , BRREN ve SCHAE (yay.),
1985 iinde.
LEVNSON Daniel J., A conception of adult development , American
Psychologist, cilt 41, no. 3-13, 1986.
LEBERT Robert M. ve WCKS-NELSON Rita, Developmental Psychology,
Prentice-Hall Inc., New York, nc bask, 1981.
LEBERT Robert M. ve ark. (yay.), Developmental Psychology,

Prentice Hall, New Jersey, 1977.


MASTERS W.N. ve JOHNSON V.E., Les Reactions Sexuelles, Robert Laffon,
Paris, 1968. ngilizcesi 1966.
NEUGARTEN Bernice L., Time, age, and the life cycle , American Journal of
Psychiatry, no. 136, 887-894, 1979.
NEUGARTEN Bernice L., Must everything be a midlife crisis? , Prime Time,
ubat 1980.
NODGL Sohan ve NODGL Celia (yay.), Toward a Theory of Psychological
Development, Nfer Publishing Corp., Windsor, Berks, 1980.
ONUR Bekir (yay.), Ergenlik Psikolojisi, Hacettepe Ta Kitaplk, Ankara,
1986.
PERLMUTTER Marion ve HALL Elisabeth, Adult Development and Aging,
John Wiley and Sons, New York, 1992.
PAGET Jean ve INHELDER B., De la Logique de l'Enfant ala Logique de
l'Adolescent, PUF., Paris, 1970.
PIKUNAS Justin, Human Development, McGraw-Hill Book Comp., New York,
nc bask, 1976.
REGEL Klaus F., Adult life crises: A dialectic interpretation of development
, DATAN ve GNSBERG, 1975 iinde.
RUBN Zick, Does personality really change after 20? Psychology Today,
Mays 1981.
SCHAMBERG L.B. ve SMTH K.U., Human Development, MacMillan
Publication, New York, 1982.
SCHULZ Richard Emotion and affect , BRREN ve SCHAE (yay.), 1985
iinde.
TRAN-THONG, Stades et Concept de Stade de Developpement de l'Enfant
dans la Psychologie Contemporane, Librairie Philosophique J. Vrin, Paris,
yedinci bask, 1978.
Trkiye statistik Yll, 1991, Devlet statistik Enstits, Ankara, 1992.
VASTA Ross ve ark., Child Psychology: The Modern Science, John Wiley and
Sons, Inc., New York, 1992.
VANDER-ZANDEN James W., Human Development, Alfred A. Knopf Inc.,
New York., kinci bask, 1981.
WILLIS S.L., Educational psychology of the older adult learner , BRREN ve
SCHAE (yay.), 1985 iinde.
ZART Steven H. (yay.), Regarding in Aging and Death: Contemporary

Perspectives, Harper and Row Publishers, New York, 1977.


ZMBARDO Philip G., Psychology and Life, Scott, Foresmann and Comp.,
Glenview, onuncu bask, 1979.
NERLEN KAYNAKLAR
ADAMS James F., Ergenlii Anlamak, mge Yay., Ankara, 1995.
ADLER Alfred, Yaama Sanat, Say Yay., stanbul, 1984.
ARES Philippe, Batlnn lm Karsnda Tavrlar, Gece Yay., Ankara,
1991.
BERNE Eric, Hayat Denen Oyun, Altn Kitaplar, stanbul, 1976.
BERNE Eric, nsanca Sevgi ve Cinsellik. Yaprak Yay., stanbul, 1986.
BUSCAGLA Leo, Yaamak, Sevmek ve renmek, nklap ve Aka, stanbul,
1984.
CCELOLU Doan, nsan nsana, Altn Kitaplar, stanbul, 1984.
CCELOLU Doan, nsan ve Davran, Remzi Ktb., stanbul, 1991.
EK Aysel, ocuk, Gen, Ana Babalar, Bilgi Yay., Ankara, 1990.
ERKSON E. H., nsann Sekiz a, Birey ve Toplum Yay., Ankara, 1984.
FREDMAN Betty, Kadnln Gizemi, e Yay., stanbul, 1983.
FRDAY Nancy, Annem ve Ben, e Yay., stanbul. 1984.
FORDHAM Frieda, Jung Psikolojisinin Ana Hatlar, Say Yay., stanbul, 1983.
FROMM Erich, Sevme Sanat, Say Yay., stanbul, 1983.
FROMM Erich, Salkl Toplum, Payel Yay., stanbul, 1982.
GETAN Engin, nsan Olmak, Adam Yay., stanbul, 1984.
HORNEY Karen, Gnmzn Nevrotik nsan, Yaprak Yay., stanbul, 1986.
HORTASU Nuran, nsan likileri. mge Yay., Ankara, 1994
KATIBAI idem, nsan, Aile, Kltr, Remzi Ktb., stanbul, 1990.
ONUR Bekir (yay.), Toplumsal Tarihte ocuk, Tarih Vakf Yurt Yaynlar,
stanbul, 1994.
RNEK Turan ve ark., Geriatrik Psikiatri, Saray Tp Ktb., zmir, 1992.
ZTRK Orhan, Psikanaliz ve Psikoterapi, kendi yayn, Ankara, 1985.
RCHTER H.E., Hasta Aile, Yaprak Yay., stanbul, 1985.
RUSSEL Bertrand, Evlilik ve Ahlak, Varlk Yay., stanbul, 1971.
SKNNER B.F. ve VAUFHAN M.E., Yalln Tadn karn, e Yay., stanbul,

1984
YAVUZER Haluk, Ana-Baba ve ocuk, Remzi Ktb., stanbul, 1988.
YRKOLU Atalay, Deien Toplumda Aile ve ocuk, Aydn Ktb., Ankara,
1984.
GELM PSKOLOJS SZL
Ahlak geliimi (moral development). ocuun belirli davranlar doru ya
da yanl olarak deerlendirmesine ve kendi eylemlerini bu dorultuda
gerekletirmesine rehberlik eden ilkeleri benimseme sreci.
(bk. zerk ahlak, baml ahlak).
Aile terapisi (family therapy). Bir ailenin btn yeleriyle terapiye alnd
grup terapi tr; aileyi etkileen kiilikler birimi olarak kabul eden etkileim
kuramna dayal.
Akc zek (fluid intelligence). likileri vestratejileri alglama,
sorunlarla baakma yetenei; insan fizyolojisiile insann ilk
deneyimlerinin etkileimi sonucu olan, eitimdenbamsz temel zihinsel
yetenek (bk. Birikimli zek).
Alzheimer hastal (Alzheimer's disease). Bunamann en yaygn biimi.
Beyindeki baz deiikliklerin yol at, bellein ve kiiliin derece derece
bozulmasyla karakterize hastalk. Alzheimer hastal normal yalanma
srecinin bir blm deildir. (bk. Bunama).
Androjenlik
(androgyny).
Erkein
ve
kadnn,
davranlarnda hem diil hem eril olma yetenei.

tutumlarnda

ve

Anksiyete (anxiety). Belirli korkularla, fizyolojik uyarmlarla, hzl kalp at


ve solunum gibi eitli bedensel belirtilerle nitelenmi hoa gitmeyen
duygusal durum. Bilind tehlikeye bal isel tepki, tedirginlik ya da panik
duygusu, ruhsal ac.
Baml ahlak (heteronomous morality). Piaget'in ahlak geliimi kuramnda
birinci evre. Bu evrede ahlak yarglar kat ve mutlaktr, anababa gibi otorite
olan kiilerin koyduu ahlak kurallarndan kaynaklanr, dsaldr (bk. zerk
ahlak).
Bellek (memory). Yaaanan ya da renilen eylerin zihinde tutulmas,
korunmas (bk. Ksa sreli bellek, uzun sreli bellek, st-bellek).
Benlik (selt). Kendimizi ayr bir birey olarak tanmamz salayan tm
zellikler, yaantlar dizgesi; bir insann, dnebilen, duyabilen, eylemde
bulunabilen ayr bir varlk olarak kendini farketmesi (bk. Benlik-kavram).
Benlik-imgesi (self-image). Kendimiz konusunda sahip olduumuz, grece
geici ve biz bir toplumsal durumdan dierine getike deien zihinsel resim

(bk. Benlik, benlik-kavram).


Benlik-kavram (self-concept). nsann kendi benliini anlay ve kavray
biimi. Toplumsal etkileime dayanarak geliir, davranlar etkiler. Benlikkavram benlik-saygsn, benlik-imgesini, kiilik zelliklerini ierir (bk.
Benlik, benlik-imgesi, benlik-saygs).
Benlik-saygs (self-esteem). Bir insann kendi benlik-kavramn, benlik
imgelerini beenmesi, benimsemesi, onaylamas; insann kendinden honut
olmas, kendini olumlu, deerli ve sevilmeye deer bulmas (bk. benlik,
benlik-kavram, benlik-imgesi).
Bili (cognition). Bilme sreci; ham duyusal bilgiyi almamz, dntrmemiz,
dzenlememiz, depolamamz ve kullanmamz (bk. Bilisel slup).
Bilisel slup (cognitive style). Bireyin kendi alglarn rgtlemede ve
snflamada ortaya koyduu deimez tercihler (bk. Bili).
Birikimli zek (crystallized intelligence). Kltrel bilgi ve becerilere dayal
olarak ilikileri anlama, yarglar gelitirme ve sorun zme yetenei (bk. Akc
zek).
Birincil yalanma (primary aging). Beslenme rejimiyle, yaam slubuyla ya
da tbbi tedavi ile nlenemeyen, aamal, evrensel ve kanlmaz yalanma
sreci (bk. kincil yalanma, ncl yalanma).
Biyolojik yalanma (biological aging). nsan organizmasnda zaman boyunca
ortaya kan yap ve ileyi deiimleri (bk. Toplumsal yalanma).
Boylamsal yntem (longitudinal method). Geliimi ayn bireyleri
yaamlarnn deiik noktalarnda birka kez ele alarak inceleyen aratrma
yaklam (bk. Kesitsel yntem).
Blk (cohort). Ayn zaman aralnda doduklar iin ayn tarihsel ve
toplumsal koullar yaayan insan grubu. Ayn yataki insanlarn
oluturduu grup; zel bir ya grubunun yeleri. Blk farkllklar, yalnzca
geliimin yol at farkllklar zerinde odaklamak isteyen aratrmalar sk
sk zor duruma sokmaktadr; bu karkla blk etkisi ad verilmektedir.
Bunalm (crisis). Bireylerin davranlarn bir dizi yeni koula uyarlamalarn
gerektiren ileri derecede zorlayc durum.
Bunama (dementia). Beyinle ilgili bir yetersizlik olarak zihinsel ilevlerin ve
duygusal ilgilerin yava yava zayflamas ve sonuta tam olarak yklmas.
etkenlere bal bunamalar ihtiyarlk bunamas (senile dementia), ihtiyarlk
ncesi bunama (prensenile dementia) ve beyin damarlar kirelenmesi olarak
e ayrlr. Olaan ihtiyarlk bunamalar iinde ok daha az grlen
ihtiyarlk ncesi bunamalarn rnekleri Alzheimer hastal, Pick hastal vb.
dir. Doal ve fizyolojik ihtiyarln kart olan patolojik ihtiyarla kocama
(senility) denir.

Cinsel kalpyarglar (sex stereotypes). Her birimizin cinsler konusunda sahip


olduumuz genel, yaygn ve kalc imgeler.
Cinsel kimlik (sex identity). Bir cinse mensup olduuna ilikin z-bilin, isel
yaant. Cinse bal kimlik (gender identity) olarak da adlandrlr.
Cinsel tipleme (sex typing). ocuklarn kesin bir cinsel kimlik kazanmalar
sreci. Bu ayn zamanda her iki cinsin zelliklerine, rollerine, davranlarna
ilikin toplumsal-kltrel kalpyarglarn kazanlmas srecidir.
evre (environment). Organizmay etkileyen tm d etkenler.
Davranlk (behaviorism). Bilimin insanlarn ne yaptn ve ne sylediini
incelemekle snrlanabilecei grne dayal psikoloji okulu.
Davranlar, davran tepki ad verilen birimlere, evreyi de uyaran
ad verilen birimlere blerler.
Deneysel yntem (experimental method). Aratrmacnn kontroll
koullarda bir ya da daha fazla deikeni ileme soktuu ve bylece dier
deikenlerde ortaya kan deiimleri lt aratrma tr.
Denge (equilibrium). Piaget kuramnn temel kavramlarndan biri. zmleme
ve uyma sreleri arasnda bir denge (balance) durumu (bk. zmleme,
uyma).
Diyalektik psikoloji (dialectical psychology). Deien bireyi deien dnya
iinde anlamay amalayan kuramsal yaklam; insan yaamn belirleyen ve
ona aralksz bir ak ve deiim nitelii kazandran elikileri ve atklar
vurgular.
Dnme (thought). nsann halihazrda olmayan nesneler ve olaylar
zerinde zihinsel olarak tasarmlama ve edimde bulunma yetenei.
Erinlik (puberty). Cinsel ve retici olgunlamann ortaya kt yaam
dnemi.
Evre (stage). Geliimde grece srasal, ani ve sabit bir deiimle belirlenmi
bir durum. Piaget kuramnda bir evre, bir bireyin geliiminde baz
noktalarda greli bir denge durumunda yer alan zel emalar dizisidir (bk.
ema).
Fenotip (phenotype). Bir organizmann gzlemlenebilir zellikleri. nsanda
fenotip fiziksel, fizyolojik ve davransal zellikleri ierir. (bk. Genotip).
Gei (transition). Bir kiinin deien yaantlara tepki olarak, ou zaman
bir geliim greviyle balantl biimde, yaamn yeniden dzenlenmesini ya
da amalarn yeniden yaplandrmasn ieren deiim.
Geliim (development). Bir organizmada dllenmeden lme dek zaman
iinde ortaya kan dzenli ve srasal deiimler. Geliim, hem kaltsal hem
de evresel glere ve bunlar arasndaki etkileime dayanr.

Geliim normlar (developmental norms). ocuklarda becerilerin, bilginin ve


toplumsal davrann geliiminin deerlendirilmesine araclk eden
standartlar.
Genlik kltr (youth culture). Geni bir genlik topluluuna zg az ok
standartlam dnme, hissetme ve eylemde bulunma biimleri toplam.
Genotip (genotype). Bir organizmann genetik donanm.
Geriyatri (geriatry). Yallarn sorunlarn anlamaya ve zmeye ilikin
aratrma ve uygulama alan.
Gerontoloji (gerontology). Yalln tm ynlerini inceleyen bilim dal; yallk
bilimi.
Gd (motivation). Davran iin enerji salayan ve davran zel amalara
ynelten hipotetik bir i sre.
dilik karmaas (castration complex). Erkek ocuun, annesine duyduu
cinsel nitelikli sevgi ve babasna duyduu dmanca duygular yznden
baba tarafndan cinsel organ kesilerek (tahrip edilerek) cezalandrlaca
korkusu (bk. Oedipus karmaas).
kincil yalanma (secondary aging). Biliin ve bedenin evresel nedenlerle
bozulmas; birincil yalanmadan ayrt edilmesi ou zaman gtr (bk.
Birincil yalanma, ncl yalanma).
ki sreli model (dual-process model). Zihinsel ileyiin temel bilisel
becerilerden (mekanik zek) ve bu becerilerle, bilgilerle ve gndelik yaam
uzmanlyla ilikili yntemlerden (pragmatik zek) olutuu gr(bk.
Mekanik zek, pragmatik zek).
nsancl psikoloji (humanistic psychology). nsann varoluunun biricikliini
vurgulayan psikoloji okulu; insann, yazgsn denetleyen olaylarn akna
etkin bir biimde mdahale edebileceini ve evresindeki dnyay
biimlendirebileceini savunur.
levsel okumaz-yazmaz (functional illiterate). Temel okuma ve yazma
yeteneine sahip olan, ama toplumda retici performansn gerektirdii
okuma-yazma becerilerinden yoksun olan kii.
doyumu (job satisfaction). Bireylerin ileri karsndaki tutumu.
doyumu birok etkenden etkilenir ve alanlarn davran zerinde gl
bir etkisi vardr.
Kaltm (heredity).
biyolojik aktarm.

zelliklerin

genler

araclyla

anababadan

ocua

Kavramlatrma (conceptualization). Alglarn belirli benzerliklere dayal


snflarda ya da kategorilerde gruplanmas.
Kesitsel yntem (cross-sectional method). Geliimi deiik yalardaki farkl

birey gruplarn karlatrarak len bir aratrma yaklam (bk. Boylamsal


Yntem).
Ksa sreli bellek (short-term memory). Bilginin genellikle yirmi saniyeden
fazla olmayan ok ksa bir dnem iin zihinde tutulmas. Bu bellek tr d
etkilerden kolayca etkilenir (bk. Uzun sreli bellek).
Kimlik (identity). Bir bireyin ben kimim? ve ne olacam? sorularna
verdii yantlarn tm; sreklilik ve aynlk bilinci. Kimlik, bir insann
dnyada bir yer alma duygusudur. Cinsel, toplumsal ve mesleki kimlik
biimlerinde somutlar (bk. Kimlik bunalm, kimlik kargaas, olumsuz
kimlik).
Kimlik bunalm (identity crisis). Her insann kendi kimlik duygusunu
kazanrken ortaya kan bilinli ya da bilind sorunlar, glkler,
srtmeler. Doal ve normal bir sre olarak kimlik kargaasndan ayrlr
(bk. Kimlik, kimlik kargaas, olumsuz kimlik).
Kimlik kargaas (identity confusion). Bir insann nereye ait olduu ve nereye
gittii konusundaki aknlyla belirlenen durum. Normal kimlik
bunalmnn patolojik grnm kazanmasyla, topluma kar davranlara
dnmesiyle ilikili (bk. Kimlik, kimlik bunalm).
Klasik yalanma rnts (classic aging pattern). Zeka Blm
puanlarndaki yaa bal deiimlerin tipik rnts; bu rntde birikimli
yetenekler sabit kalr ya da artar, akc yetenekler ise orta yatan itibaren
azalmaya balar.
Kritik dnemler (critical periods). Yaamda uygun ve uygun olmayan
durumlarn deimez ve geri dnlmez sonular yaratabildii belirli
zamanlar (bk. Olgunlama).
Kuak fark (generation gap). Genlerle yetikinler arasnda karlkl ztln,
anlamazln ve ayrln varl.
Kltrel normlar (cultural norms). Bir kltrn insanlarn davranlarn
deerlendirmeye araclk eden standartlar.
Kltrler aras yntem (cross-cultural method). Bireylerden ok
toplumlardan ya da kltrlerden elde edilen verileri karlatrmaya dayanan
aratrma yntemi.
Mekanik zek (mechanics of intelligence). Bilgi ilemede ve sorun zmede
kullanlan temel bilisel beceriler; akc zek yeteneklerinin benzeri (bk. ki
sreli model, pragmatik zek).
Menopoz (menopause). Yadnmnn en kolay tannan belirtilerinden biri
olarak kadnn aylk kanamalarnn belirli bir yata sona ermesi (bk.
Yadnm).
Moratoryum (moratorium). Erikson'un geliim kuramnda, ergenlikteki

kimlik oluumu srasnda kimlik arayna bir sre ara verme, kimlik
sorununu askya alma. Psikososyal alanda olduu gibi, psikoseksel alanda
da yaanabilir.
Oedipus karmaas (Oedipal complex). Freud'u psikanalizin temel
kavramlarndan biri. Erkek ocuun annesine cinsel bir ak, babasna da
dmanca rekabet duygulan duymas, bu yzden de cezalandrlmaktan
korkmas. Kz ocuktaki karl Elektra karmaas (bk. dilik karmaas).
Normlar (norms). nemli zelliklerin ve becerilerin ortaya kt yaklak
yalar betimleyen tipik byme ya da edim rntleri.
Olgunlama (maturation). Organizmada bymenin salad yeni ilevlerin
ve yeteneklerin yerlemesi sreci; organizmadaki gizilglerin ilev grmeye
hazr duruma ulamalar. Olgunlama dzeyi renmenin lsn ve
niteliini etkiler (bk. renme, kritik dnemler).
Olgunluk (maturity). Bireylerin, yaamn gereklerine ve zorunluluklarna
baaryla uyum salama ve bunlarla esnek bir biimde baedebilme
dorultusunda srekli deiime urama yetenei.
Olumsuz kimlik (negative identity). Kimlik araynda kendinin ve evresinin
beklentilerine ters den davran ve rollere girme; kimlik bunalmn
zemeyince hi kimliksiz kalmaktansa olumsuz rollere girme (bk. Kimlik,
kimlik bunalm).
Orta ya bunalm (midlife crisis). Orta yan geliim grevleri bir kiinin isel
kaynaklarn ve toplumsal desteklerini ama tehdidini yarattnda ortaya
kan fiziksel ve psikolojik rahatszlk durumu.
renme (learning). Bir bireyin evre iindeki yaantlarndan kaynaklanan
az ok srekli davran deiimi (bk. Olgunlama).
rnek olay yntemi (case study method). Boylamsal aratrmann bir grup
denek zerinde olmaktan ok bir tek birey zerinde odaklaan zel bir tr
(bk. Boylamsal yntem).
zerk ahlak (autonomous morality). Piaget'in ahlak geliimi kuramnda
ikinci evre. Bu evrede ahlak yarglar, karlkl saygya ve ibirliine dayal
eitliki ve demokratik bak asndan kaynaklanr (bk. Ahlak geliimi,
baml ahlak).
zgecilik (altruism). Bir bakasna bir d dl beklemeden yararl olma
davran.
zmleme (assimilation). Piaget kuramnn temel kavramlarndan biri.
Bilisel geliimde, yeni bir bilgiyi ie alma ve onu sregiden bir dnya
emasna (zihinsel modele) uygun olacak biimde yorumlama sreci;
uyma'nn kart (bk. ema, uyma).
Penis zlemi (penis envy). Freud'un kadn psikolojisi kuramnn temel

kavramlarndan biri. Kadn cinsinin, Oedipus dnemi srasnda erkein


cinsel anatomisine sahip olarak, anneden ok baba gibi olma istei (bk.
Oedipus karmaas).
Pragmatik zek (pragmatics of intelligence). Biriktirilmi bilgiyle, uzmanlkla,
gndelik yaam iin gerekli temel bilisel becerilerle ilikili yntemler (bk. ki
sreli model, mekanik zek).
Sonul d (terminal drop). Zeka Blm puanlarnda lmden hemen
nce ortaya kan nemli d; ak bir biimde bedensel bozulmann ya da
hasarn sonucudur.
ema (schema). Piaget kuramnn temel kavramlarndan biri. Bireylerin
evrelerindeki zel trde durumlarla baedebilmek iin gelitirdikleri bilisel
yaplar; rgtlenen ilk eylem rntleri.
Toplumsallama (socialization). ocuu toplumun gerek yesi olmaya
dntrme sreci; toplum yaamna etkin bir biimde katlmaya elverili
bilgilerin ve becerilerin kazanlmasn salayan gelimeler.
Toplumsal bili (social cognition). Bir kiinin insan etkileiminin
dinamiklerini anlamas; bir kiinin gerek kendisinin gerek baka kiilerin
dncelerini, duygularn, davrann anlamas.
Toplumsal normlar (social norms). Bir grubun yelerinin paylat ve
uymaya alt davran standard. Toplumsal normlar olumlu ve olumsuz
yaptrmlarla pekitirilirler (bk. Ya normlar).
Toplumsal saat (social clock). Yetikinlik yllarnn yaa bal nemli dnm
noktalarndaki ilerleyii dzenleyen isellemi kavramlar dizgesi.
Toplumsal yalanma (social aging). Bir bireyin yaam boyunca rolleri
stlenme ve terketme deiimleri (bk. Biyolojik yalanma).
Uzun sreli bellek (long-term memory). Srekli yinelenmeler ya da youn
tekil deneyimler nedeniyle bilginin geni bir zaman dnemi boyunca zihinde
tutulmas. Bu bellek tr d etkilere kar direnlidir (bk. Ksa sreli
bellek).
Uyma (accomodation). Piagel kuramnn temel kavramlarndan biri. Bilisel
geliimde gereklik dnyasyla daha iyi bir uyum gerekletirebilmek iin bir
emay (zihinsel modeli) deitirme sreci (bk. ema, zmleme).
ncl yalanma (tertiary aging). Yaamn sonlarnda gelen hzl, sonul
bozulma (bk. Birincil yalanma, ikincil yalanma).
katl model (three-tier model). Zekann gittike karmaklaan
dzeyden (ileme, bilme, dnme) biletii btnletirici zek modeli.
st-bellek (metamemory). Bellein ileyiini, almasn anlama (bk. Bellek).
Yaam slubu (life-style). Bir bireyin biyolojik, toplumsal ve duygusal

gereksinmelerini karlamasna araclk eden kapsaml yaam rnts.


Adler'in kiilik kuramnda alglara, dncelere, dlere, eylemlere biim
veren isel dizge; her insann biricikliini ve zgr oluunu aklayan genel
ilke.
Ya dnm (climacteric). Kadnda reme dneminin sona ermesine ve
erkekte cinsel etkinliin normal olarak azalmasna elik eden biyolojik ve
ruhsal deiimler (bk. Menopoz).
Yalanma (aging). Yaam sresi boyunca biyolojik ve toplumsal deiim (bk.
Biyolojik yalanma, toplumsal yalanma).
Ya normlar (age norms). Yaam sresinin eitli dnemlerinde bireyler iin
uygun olan ve olmayan davranlan belirleyen toplumsal beklentiler (bk.
Toplumsal normlar, kltrel normlar).
Bu psikoloji terimleri
gelitirilmitir.

szl

yalnzca

bu

kitaptaki

konular

iin

Kaynaklar: James W. Vander Zanden, Homan Development, 1981; Robert M.


Liebert, Rita Wick-Nelson, Developmental Psychology, 1981; Robert A.
Baron, Denn Byme, Barry N. Kantowits, Psychology: Understanding
Behavior, 1981;
Lois Hoffman ve ark., Developmental Psychology Today, 1994.