You are on page 1of 312

ANTK YUNANIN

KLTR TARH
EGON FRIEDELL

DOST

yaam & kltr

B u dizi Zehra A k s u Y lm a zerin ynetim inde


hazrlanm aktadr.

A ntik Yunanm K ltr Tarihi

Egon Friedell
(1878-1938)
Egon Friedell 21 Ocak 1878de Viyanada dodu. niversitede
felsefe ve Germanistik okudu. Bir Filozof Olarak Novalis adl teziyle
doktorasn yapt. Peter Altenberg ve Alfred Polgarn dostu olan
dramac, kabareci ve tiyatro eletirmeni Egon Friedell Viyana kltr
evrelerinin nemli ahsiyetlerinden biriydi. 1922-27 yllar arasnda
Berlin ve Viyanada Max Reinhardt tiyatrosunda oyunculuk yapt.
Daha sonra serbest yazarlk hayatna atld. ciltlik eseri
Kulturgeschichte der Neuzeit [Yenian Kltr Tarihi] onu bir anda
mehur etti. Hitlerin Avusturyaya girmesinden ksa bir sre sonra,
16 Mart 1938de, intihar etti.
Egon Friedellin dier eserleri: Kulturgeschichte Agyptens und des Alten
Orients. Leben und Leende der vorchristlichen Seele [Msrn ve Eski
arkn Kltr Tarihi. Hristiyanlk ncesi Yaam ve Efsane].
Kulturgeschichte der Neuzeit. Die Krisis der europaischen Seele von der
schwarzen Pest his zum Ersten Weltkrieg [Yenian Kltr Tarihi.
Vebadan Birinci Dnya Savana Kadar Avrupa'nn Yaad Krizler].

yaam S? k lt r
1) ZEYTN, ZM VE NCR, Viktor H ehn, Haziran 1998
2) SEYAHATN KLTR TARH, Winfried Lschburg, Austos 1998
3) IPLAKLIK VE UTAN, Hans Peter Duerr, Mays 1999
4) AYIN KLTR TARH, Stephan Reimertz, Temmuz 1999

Friedell, Egon
Antik Yunan'm Kltr Tarihi
ISB N 9 7 5 -7 5 0 1 -96 -4 / Trkesi, Necati A a / D ost Kitabevi Yaynlar
Aralk 199 9, Ankara, 3 1 2 sayfa.
K lt r Torihi-Torih-D izin

A NTK YUNANIN KLTR TARH


Hristiyanlk ncesi Yaam ve Efsane

Egon Friedell

DOST

kitabevi

ISBN 975-7501-964
Kulturgeschichte Griechenlands

Leben und Leende der VorcKrtst(ichen.Seele


E G O N FREDELL
C. H. Becksche Verlagsbuchhandlung, 1994
Bu kitabn Trke yayn haklar
ONK Ltd. ti. Araclyla
Dost Kitabevi Yaynlar'na aittir.
Birinci Bask, Aralk 1999, Ankara
A lm ancadan eviren, N ecati Aa
Yayna Hazrlayan, Zehra A ksu Ylmazer
Yunanca Revizyon, Filiz Dingil
Teknik Hazrlk, M ehm et D irican - D ost ITB
Bas/a ve Cilt, Pelin O fset
Dost Kitabevi Yaynlar
Karanfil Sokak, 29/4, Kzlay 06650, Ankara
Tel: (0312) 418 87 72 Far. (0312) 418 03 55
raulman (a)domi.net. tr

indekiler

I.

BLM

ONYA BAHARI
Ruh ve evre 13 - Yunan Sahnesi 15 - Dalar 16 - Adalar 17 -- Gemicilik
18 - Kuzey ve Orta Kesimler 19 - Peloponnesos 20 - Boyutlarn Kkl
23 - Hava Scakl 24 - Gne, Su ve Hava 26 - n Plan Halk 27 - i
ekler 29 - Aalar 31 - Meyveler 33 - Zeytinya 35 - Madenler 37 Sadelik 39 - Av 39 - At, Kpek, Kedi 40 - Sr, Domuz, Koyun 43 - K
mes Hayvanlan 44 - Balklar 45 - Krmz 46 - Yunanllarn Doa Duygusu
47 - Yunan Dehas 48 - Yunan Ethosu 49 - Yunan lll 51 - Yunan
Bireycilii 53 - Grntnn Grnts 55 - Yunan Harfleri 56 - Yunan
Biimleri 58 - Yunancann Telaffuzu 60 - Yunan Leheleri 63 - Heykelt
ra Homeros 64 - Homerossuz Homeros 66 - Homerosun Kompozisyon
lar 67 - Uzman Homeros 70 - Homerosun Dnyas 70 - Hesiodos 72 Olympos 73 - Yeralt Dnyas 75 - Kahramanlar 76 - te Dnya 76 - Gi
zemler 77 - Alametler 78 - Yunan Dini 81 - Yunan alar 83 - Yunanis
tann Hellenistik Dnem Sonras Tarihi 86 - Yunan Kavimleri 88 - Yunan
Kolonileri 89 - Kroisos 91 - Monarinin k 92 - Drakon 93 - Solon 94
- Yunan Paras 95 - Sparta 97 - Lakonizm 99 - Girit 102 - onya Kenti 102
- Tiranlk 103 - Polykrates 105 - Peisistratos 105 - Polis 107 Kalokagathia 108 - Spor 109 - Olanclk 110 - Amelelik Nefreti 112
Vazo Ressaml 114 -H eykeltralk 116 - lk Ant 118 - Tapnak 119 Stun 120 - Mzik 121 - Arkhilokhos 123 - Alkman 123 - Elegeia 124 Alkaios ile Sappho 124 - Anakreon 126 - Theognis 126 - Simonides 127 -

Aisopos 127 - Dor Komedyas 128 - Thales 129 - Anaksimandros 130 Pythagoras 132 - Eleaclar 135 - Diyalektik 137 - Herakleitos 139 - Mate
matik 141 - Historia 142 - Apenninler Yarmadas 144 - Etrskler 145
Roma 146 - Krallar 147 - Eski Romallarn Kiilii 148 Eski Romallarn
Yaam 151 - Latince 152 - Romallarn Dini 153 - Roma Klt 155 Mecusilik 157 - Zerdtln Etii 158 - ran 160 - Akhaimenidler 161 Pers Postacl 163 - Pers Sanat 163 - M iletosun D 164 - Miltiades
164 - Themistokles 165 - Kserkses 166 - Leonidas 167 - Salamis 167 Dnya Tarihindeki Olaylar 168
II. BLM
ATNANIN DNYA GN
Maske 173 - Gerek nsan 174 - lk 175 - Kzlderili Ky 176 - Attika
Deniz Birlii 177 - Themistokles ve Kimon 179 - Yunanistann Bats 180
- Toplumsal Geliim 181 - Yaam Standard 183 - Yaam Biimi 186 Perikles 187 - Peloponnesos Sava 189 - Alkibiades 190 - Atina Demok
rasisi 194 - Atina Devlet Btesi 195 - Kadnlar 198 - Sykophantes 199 Platonun Kar-Devleti 200 - Kleler 200 - Atinalnn Bir Gn 202 Kat slup Sanat 203 - Yunan Tiyatrosu 206 - Koro 209 - Katharsis 210
- Antik Drama ve Elristiyan Dramas 211 - Aiskhylos 212 - Pindaros 214 Polygnotos 215 - Herodotos 217 - Sophokles 219 - Pheidias 221 - Myron
223 - Polykleitos 224 - Empedokles ve Anaksagoras 225 - Sofistler 228 Protagoras 229 - Gorgias 230 - Prodikos ve Kritias 231 - Sofizm Sonras
232 - Sokrates Davas 235 - Sokratesin Felsefesi 235 - Demokritosun
Atomculuu 238 - Demokritosun Alglama Kuram 240 - Demokritosun
Etii 241 - Hippokrates 243 - Antik Kitap 244 - Thukydides 246 Euripides 248 - Komedya 251 - Ressamlar 254 - Sava Sonras Dnem 256
- Dionysioslar 257 - Anabasis 259 - Epameinondas 261 - Romallarn
Ortaa 263 - Keltler 264 - MakedonyalIlar 266 - Philippos 267 Khaironeia 269 - skenderin Srr 270 - skenderin Ruhu 272 - skender
ve Kader 274 - Yoksullama ve Plutokrasi 276 - Hetairokrasi 278 - Priene
279 - Hitabet Sanat 281 - Aristippos 284 - Kinikler 285 - dealar 287 - lk
Profesr 289 - Aristotelesi Aklclk 291 - Aristotelesiliin Bilanosu 293
- Theophrastos ve Karakterler 294 - Theophrastosun Ruhbilimi 297 Eudoksos 298 - Apelles 298 - Praksiteles 299 - Skopas ile Lysippos 301 Efekt Sanat 302 - Dnya Gnnn Sonu 304
DZN 305

n sz

E gon Friedell 1938 ylnda A lm an birlikleri A vusturyaya


girdikten sonra intihar ettiinde, elinizdeki bu kitab yeni yazp
bitirm iti. K itabn m anskriptine G estapo tarafndan el koyul
du, fakat F riedellin varislerinin cesaretli giriim leri sayesinde
kitap kurtarlabildi.
1936 ylnda yaym lanan K ulturgeschichte des gyptens und
des alten O rients [M sr ve Eski arkn K ltr Tarihi] ve K ul
turgeschichte G riechenlapds [A ntik Y u n an n K ltr Tarihi]
tarih felsefecisi F riedellin, bu alayc dhinin, olgunluk eserle
ridir. Egon Friedell kitabnn son blm nde Eski R om ay ele
almay ve kitaba u bal verm eyi dnyordu: Eskian
K ltr Tarihi - H ristiyanlk ncesi Ruhun Yaam ve Efsanesi.
A ncak bu son blm asla yazlam ad.
Friedellin elinizdeki kitaptan nce yazd K ulturgeschichte
der N eu zeitm [Y enian K ltr Tarihi] altbal D ie Krisis
der europaischen Seele von d er Schw arzen P est bis zum Ersten
W eltkrieg'dir [K ara V ebadan I. D nya Savam a K adar A vrupa
R uhunun Bunalm lar],

10

ANTK YUNANTN KLTR TARH

Y er yer, nceki cilde yaplan gnderm eler, Kulturgeschichte des gyptens und des alten O rientse yaplan gnder
m elerdir.
V iyana, 1949
W alther Schneider

I.
BLM

Ionya Bahar

Srlarn en by, insann kendisidir. Bu


srr ifa etm ek ise dnya tarihinin iidir.
NOVALIS

nsann kardeleri bitki ve hayvanlar gibi basit bir toprak Ruh ve


m ahsul olduunu ileri sren gr, sanki ok eskiden deil de evre
daha dn ortaya atlm asna gnceldir. G erekten de, bu gr
n daha A ristoteles tarafndan bile savunulduunu grrz; o
da hakl olarak B yk H ippokrates dedii H ellasm baheki
m ini tem el alr. H er ikisi de, insann ruhen ve bedenen uyum
gsterdii lke ve iklim kadar bir deeri olduunu kukuya yer
brakm ayacak bir aklkla ifade eder. Fakat ilk aklm za gelen,
bize en yakn dnceler h er zam an en salam dnceler ol
m ayabilir: K endi kuram ndan yola karak, A vrupann souk
diyarlarnn sakinlerinin h er ne kadar cesur iseler de, tinsel kav
ray ve sanat duyarll bakm ndan ksr, devlet ve hkim iyet
kurm a ilerinde yeteneksiz olduklarn ileri sren A ristoteleste
de grrz bunu. D nyann o zam anki durum una btnyle uy
gun den bu yarg, gnm z penceresinden bakldnda ger
eklere uzak m uzaktr; zira gnm zde hi kim se, ktamzn
kuzeyinin, K ant ve N ew ton, R em brandt ve Shakespeare gibi
ahsiyetlerin yetitii topraklarn tinsel kavray ve sanat duyar-

1 4 ANTK YUNANTN KLTR TARH

ll bakm ndan orak olduunu, ngiltere, R usya ve Prus


y a nn hkim iyet ve devlet kurm a ilerinin stesinden gelem e
diini sylem e cretinde bulunam az. H er tarih felsefesinin do
ru olduu kadar yanl da olduu bir kez daha grlr burada:
ehresi deiken ya da daha ziyade puslu olan dnyann ruhu
karsnda yanl, kendi dnem inin bir ifadesi olarak dorudur.
G rnen o ki, A ristotelesi bak as tm antikaa hk
m etm itir. Polybios gibi keskin bir tarih dnr dahi, iklimin
halklarn yapsn ve rengini olduu kadar trelerini de biim
lendirdiini syler. O rtaa ise, pek bir dnyevi olan bu bilge
lie boyun em eyecek kadar derin dnr. Fakat ondokuzuncu
yzylda bu bilgelik, insann gda, toprak, iklim ve doadaki
grnglerin to p la m fndan baka bir ey olm adn btn d
nem ve blgelerden derlenen bir yn belgeye dayanarak he
m en her sayfada kantlam aya alan B u ck len n g ilte redeki
M edeniyetin Tarihi adl yapt sayesinde neredeyse bir dogm aya
dnr gibi olm utur yeniden. L udw ig Feuerbachn ayakst
ettii (am a kukusuz ciddi olduu) latifeye bir adm kalm tr
artk: nsan, yedii eydir. nsan, rzk ve alnyazs doann
im biinde m ekanik olarak dam tlan yapay insana (hom uncults) indirgenir; bylece tarih aratrm acsna da, tarihselcilii
gerek bilim seviyesine karm ak iin gereken reeteyi ele
geirm ek kalm tr yalnzca. A m a gen yata, stelik canhra bir
biimde belge toplam aktan len -k u k u su z insani aknlklar
tarihinin aktarabilecei en ilgin lm biimlerinden biridir b u zavall B uckle acm aszca yarglam ak niyetinde deiliz. Ondo
kuzuncu yzyln gerek bir evlad olarak yalnzca alma g
cn deil, ayn zam anda gerek bir ngiliz olarak kendi savn
da abartm itr o. A m a yine de, iten ve youn olan her abada,
ilgimizi, hatta saygm z hak eden bir para hakikat gizlidir.
Halklar olduu kadar bireyleri de biim lendiren ey, on
larn yetenek ve m izalardr. Bu iki gcn kaynan bilen
yoktur, am a bir kez olutuklarnda bu ikisi asla evreden ve
ortam dan bam sz dnlem ez. En byk yetenek bile bes
lenebilecei bir kaynaa, en gl m iza bile etkileyebilecei
bir m anyetik alana ihtiya duyar. zlenim lerden yoksun kalan
tinin kaderi yetersiz beslenm edir; eylem m alzem esinden yok
sun kalan azm in akbeti krelm edir. G erek bir tinin her eyle
beslenecek, sahici azm in de her eyden bir m alzem e kartacak

ONYA BAHARI

t5

gte olduu sylenebilirdi elbette; am a biz B ucklen dt


hataya dm ek ve kuram m z abartm ak istem iyoruz. D oa, y a
ni dars da bir biim de iin iine girm elidir: D nya basite
isten ve dlem den ibaret deildir. B uradaki durum biraz da
seyahat etm eye benzer. D nyay dolaan gezginler ounlukla
en krelm i ve en sradan insanlardr ve hep yle kalrlar. Am a
doru gezgin doru yolculua km sa! te o zam an tem as de
nen m ucize ortaya kar. Elbette, ruh ile evre arasnda bu tr
den sihirli bir tem as olacak diye bir kural yok, ne bireyler ne de
halklar iin; her eyden nce m ucizenin doasndan tr. Bu
nunla beraber, iin belki de en gzel yan u ki, dnya tarihi
bylesi m ucizelerle dolu.
Fakat brakalm imdi eyleri olm u olacakt erevesinde Yunan
sorgulayan speklasyonlarn nobran sisler lkesini de, gn gibi Sahnesi
ak olm u olann som ut gereine bakalm . Baklarm z
zam ann ve m eknn neresinde gezdirirsek gezdirelim , insanlk
tarihinin daim a belirli, kendine zg dekora sahip bir sahnede
oynandn grrz ki, elbette srf bu yzden dekor dramn
kendisidir diyem eyiz: Y oksa bu m addeci gr, asl iin dekor
olduunu ileri sren baz tiyatrocularn bak as kadar dardr.
evre yalnzca bir dekordur: A m a her ynetm en, dekorun oy
nad roln ounlukla ne kadar nem li ve vazgeilm ez, hatta
ve hatta m ukadder olabildiini syleyebilir. Keza, gerek dram
oyuncusu, sahne dekorunun iin m ahiyetini anlatm akta yetersiz
kalan dekorasyon kavram ndan ok daha fazlasn ierdiini,
iin iine ses, renk ve esrarl bir hava katarak ruhun hezeyan
larna elik ettiini ve oyunda sessiz kii olarak daim a yer ald
n bilir. yle yazar G oethe: Ve ite imdi btn bu sahil ve
burunlar, krfez ve koylar, ada ve yarm adalar, kayalk ve kum
sallar, fundalk tepeler, yem yeil m eralar, bereketli tarlalar, ren
grenk bostanlar, bakm l aalar, salkm saak balar, dumanl
dalar ve i ac ovalar, y ar ve kum ullar ve btn bunlar ku
caklayan deniz, bunca eitliliiyle zihnim de yaarken, ite an
cak imdi benim iin canl bir szcktr O dysseia. Gelin g
rn ki, G oethe bu satrlar Y unanistanda deil, Yunanllarn
evvelden beri ikinci yurt edindikleri N ap o lide yazm tr: M e
knn gcn ite bylesine iddetli bir biim de hissetm itir
orada. Y zyllardr gzm zde haddinden fazla bytm sek
de, Y unan sahnesi Y unan kltrnden ayr dnlem ez.

16

Dalar

ANTK YUNANTN KLTR TARH

Y unan yarm adasnn doas, A kdeniz aratrm acs Theobald F ischerin dalk deniz lkesi tabiriyle zetlenebilir.
D alardan ve kylardan yana zengin olm as nedeniyle bu bl
ge A vrupa karsnda, A v ru p ann dnya karsndaki konu
m una benzer bir konum a sahiptir: B u ynyle A vrupann Avrupas unvanm hak eder; yalnz bu ynyle de deil elbette.
Bir tek dar vadilere geit veren sarp da silsileleri neredeyse
btn blgeye yaylm tr; koskoca H ellastaki yegne geni
ova T esalyadadr. Y unanllarn m alum bam szlk duygusu ile
blgeciliklerinin kkleri burada yatar; H ellenist kavm e zg
olan ve hem adalarn hem de sonraki kuaklar srekli hay
retler iinde brakan renkli eitliliin kkleri de buradadr: H e
m en her bycek vadi bal bana bir dnya yaratabilecek do
al im knlara sahipti. Bu nedenle, Y unanllara zg bir devlet
biim i olan p o lis (kent devleti) bu ar u haliyle dnya ta
rihinde bir de yalnzca -b e n z e ri nedenlerden t r - Fenikeli
lerde grdm z son derece zgn, siyasi bir yapdr. Daha
gl hkim iyet blgeleri oluturm ak am acyla yalnzca Lakonia ve A ttik ada ittifak kurulabilm i ve bu ittifak giderek kt
leen koullarda srekli en acm asz iddet uygulam alarna ba
vurularak ayakta tutulabilm itir. Y unanl, kent devleti dnda
herhangi bir yetke tanm az, byk bir devlet rgtlenm esine
ynelik her trl teebbs de batan despotluk sayard. Fakat
m adalyonun bir de br yz vard: D ar alana sktrlm ve
kapal kutuyu andran nfusa bizzat p o lis dnya tarihinde ei
grlm edik bir despotizm uyguluyor, lke ise gz dnm
karde kavgalaryla iten ie kem iriliyordu: Eski H ellasn tari
hi, devasa bir akraba cinayetleri tarihidir - sylen dnyasnn
aile dram laryla dolup tam as bouna deil. Y alnzca byk
savalarn ans korunm utur; oysa herkesin herkesle, kylerin
kylerle, vadilerin vadilerle, blgelerin de blgelerle savamas
Y unanistan iin olaan bir durum du kukusuz. Yunan tarihi ite
bu yzden bu k adar ksadr, zira en direnli, en sava halk bile
bylesi bir zkatliam a uzun sre dayanam az.
te yandan, corafi konum u ve yaps sayesinde Y unanis
ta n n antik sava tekniinin em rindeki silahlarla zapt edilmesi
son derece g, ierdeki dm anlarla ibirlii yaplm adan fet
hedilm esi ise im knszd. taraf denizle evrili olduundan
ve her kysndan rahatlkla savunulabildiinden ciddi bir teh-

IONYA BAHAR!

17

like ancak kuzeyden gelebilirdi. A m a lkeye buradan girm eye


alan bir piyade ordusunun karsnda bu kez de doa g
sn siper ediyor, ola ki Y unan yerleim lerinden bir tanesi,
kuvvet stnl, ihm al ya da ihanet sebebiyle derse, arka
snda hem encecik yenisi bitiyordu. Y unan birliinin bir trl
kurulam am asnn nedenlerinden biri de udur: Birlik, ulusal bir
zorunluluk deildi.
D oann seyrek dokusu ve bir bakta kavranlabilirlii, Yu- Adalar
nan dnce ve eylem inin, dram ve antlarnn, tapm ak ve hey
kellerinin, dinsel ve toplum sal oluum larnn karakteristik zel
likleridir. Yunan m anzaralarnn her biri, dalarnn zirvelerin
den frlatlan tek bir bakn iine sdniabilir, yaya y a da at
zerinde yaplacak bir gnlk yolculukla boydan boya katedilebilir. Zaten denize bir gnlk m esafeden daha uzak Yunan
p o lis'i yoktur. D eniz insanlaryd H ellenler. Saysz gz kam a
trc koyda karaya kadar sokulan, afak skm nden gnbatm na dek, le nda cam m avisi, gnbatm nda erguvani ve
leylak, kapal havalarda kuruni, knsa siyaha alan by
leyici renklerini l l yanstan kpkl dalgalarn teden beri
ydlar. Fakat Y unanl dz bir deniz yerine hep ada ve kar
kylar grd iin suyun zatnda M srl gibi gizemli ve kor
kulu bir dnya deil, kendi suretini grm , hafifm erep m ace
ralara davetiye karan dostane bir yolda bulm utur. Yunancada denize verilen p o n to s ad, Latince p o n s (kpr) szc
ve yine Y unanca patos (yol) szcyle akrabadr. Ege D eni
zi ni batan aa zengin bir adalar sahanl, yani sulara g
m lm anakara E genin hem jeo lo jik hem de corafi bakm
dan Y unanistana ait kalntlar doldurur. A dalar arasndaki me
safe hibir yerde krk kilom etreyi gem ez, hatta ounlukla da
ha da azdr; hepsi de dalk olduu iin, ykselen hatlar berrak
gkyznde zikzaklar izer; ite bu yzden, A kdenizin bu y
resinin sakini bakalarna ylesine korkun grnen denize ba
k ar da kasvetli b ir yalnzlk ve tehditkr bir sonsuzluk duygu
suna kaplm az hi. B alkan yarm adasyla A nadolu arasnda
uzanan saysz snr ta posta zincirlerine, kilom etre tala
rna, kpr ayaklarna, derelerdeki akl talarna benzetildi.
Y unanistann m erkezinin hem en karsnda, as! H ellasn en
byk adas, bereketli otlaklar ve m uazzam hayvan rezerv
leriyle boylu boyunca uzanan E uboia [Eriboz] (sr diyar)

18

ANTK YUNANTN KLTR TARH

yer alr; buna K yklad takm adalar eklenir, adlar byledir, n


k antik Y u n an m dini m erkezlerinden biri olan kck
D elo sun etrafn bir halka gibi evirm ilerdir: Bu takm adala
rn en nem lileri, dnyaca nl m erm erleriyle Paros ve Dionysos kltnn m erkezi N aksos idi. A n ad o lu ya geii Sporad
adalar (serpitirilm i adalar) salyordu, Sporad adalarnn
baadas K os [stanky] idi: E n z a rif kadn giysilerinin retim
yeri, en hnerli hekim lerin m em leketi. A nadolu kylarnn en
nam l adalar, gl bir ticaretin hkm srd Rodos, hare
ketli Sam os [Sisam ], kan kaynatan araplaryla Khios [Sakz]
ve ateli ak arklarn dnyaya tantan Lesbos [M idilli] idi.
Kuzeyde, T rakya denizinde, volkanik Lem nos [Limni],
H erm esin adas m bros [mroz], eski gizem leriyle Sam othrake
[Sem endirek] ve altn diyar T hasos [Taoz] yer alyordu; Pelop onnesosun [M ora yarm adas] gneyinde, vaktiyle Aphrod itenin denizin kpklerinden doarak gn na kt
K ythera ve antikam lleriyle ele alndnda bal bana
bir kta olan heybetli G irit adas yer alyordu; aralarda ise ok
sayda irili ufakl ada vard.
Gemi
O laanst lim anlara sahip saysz korunakl krfez gem i
cilik cilii epeyce tevik etm iti; keza, deniz akntlarnn dzenli,
sisli havalarn ender, rzgrlarn srekli olmas da kolaylk sa
lyordu. N e var ki, btn bunlar yalnzca yaz m evsimi iin geerliydi. Y unanl gzn denize alm ay pek istemez, hele kn
hi cesaret edem ezdi. T ehlikeli gcn H om erosun canl bir
dille ifade ettii bat rzgr Z ephyros, korkulan bir rzgrdr:
B ir slkta bulutlan top gibi yuvarlar ve sahilin zerine srer,
katran kadar kara, lgn bir hortum la ortal toza dum ana bo
ar; fkelenince tanrlara bile kulak asm az ve gem ileri alabora
etm ekten ekinm ez. D aha da fenas B o reastr [poyraz]; karayaz bir ata benzeyen im al rzgr knnda buz kesmi kar
tipileri tar ve uultulu lklarla denizin ak srtn kamlar.
G eceleri de m ecbur kalm adka kim se denize alm azd. Ve
aslnda Y unanl, genellikle ky boyunca yelken aar, ok ok
koylar teet geer, ak denizden uzak dururdu. K ayalkl ky
lar boyunca deniz iaretlerine uyar, srekli iskandil atarak g
vence altna alrd kendini. rkeklik gibi algladm z bu ted
birleri alm akta ok haklyd antik denizci, nk ynn adam
akll tayin edebilecei her tr aratan yoksundu. Pusulann

ONYA BAHARI

19

olm am as bir yana, ayrntlarna varncaya dek gvenilebilecek


bir haritaclk da yoktu. B iricik dayanak yldzl gkyz ve
glge ubuu (gnom on) idi: G nom on ve cetvel yardm yla, her
yerin ve gnn glge uzunluu stnkr de olsa belirlene
biliyordu. B u koullar gz nnde bulundurursak eer, eski
lerin denizciliine bilakis hayranlk duym am z gerekir; akas
bu insanlar ou kez hedeflerine - hareket cetveline uygun ol
m asa d a - ulaabilm i, hatta zam an zam an engin denizlere bile
alm lardr.
Corafi yapnn en ilgin olduu yer, lkenin doudan ba- Kuzey ve
layarak denize ince uzun bir dil biim inde uzand kuzey bl- O rta
gesi, I. D nya Savanda adndan ska sz ettiren G elibolu Kesimler
yarm adasdr; batdaki K halkidike yarm adasndan da denize
ince parm ak uzanr. Fakat bu blgeler Y unan kolonilerinden
oluan zengin bir haleyle evrili olsalar bile, antikada Hellenist dnyadan saylm yorlard. K uzey Y unanistan, bat snr
larn m uhteem Pindos sradalarnn oluturduu Tesalyadan
balar. Bunun ardnda, sert topra lkenin en eski tapnak
larndan biri olan D odonadaki Zeus kehanet m erkezine ev sa
hiplii ediyorsa da Y unanistandan saylm ayan Epeiros bulu
nurdu; frtnalarn yalayp durduu sahilinin nnde Kerkyra,
imdiki adyla K orfu adas -Y u n a n tarm clnn en nemli
blgelerinden b iri- yer alrd. Y unanistann hem en kuzeyi
hem de en yksek noktas, T esalyada bulunan ve bandan
bulutlarn eksik olm ad ehresiyle deniz seviyesinden yakla
k bin (2911) m etre ykseklikteki O lym postu. T esaiyann
en byk nehri, defne orm anlar ve am korularnn, kiremit
krm zs kayalklar ve karlarla kapl da kubbelerinin gr
kemli gzelliinden dolay antika boyunca vgler yadrlan
Tem pe vadisindeki Peneios nehridir; bu nehir, Y unanistann
giri kaps olmas nedeniyle de son derece stratejik bir neme
sahipti. G eni dzlklerin yalnzca T esalyada bulunduunu
daha nce de belirtm itik, fakat T esalyann Y unan blgeleri
arasnda zel bir yere sahip olm asnn dier nedeni ok sulak
olm asdr. B ir yabancnn denize benzettii, rzgrda yemyeil
dalgalanan tarlalar, suya doygun bu toprak parasnda boldu
yalnzca; at yetitiricilii ile toprak aal H ellasm baka hi
bir yerinde olm ad kadar geliti T esalyann geni dzlkle
rinde.

20

ANTK Y U N A N IN KLTR TARH

O rta Y unanistann kuzey kesim lerinde A karnaniallar ve


A itoliallar, P hokisliler ve L okrisliler gibi pek nem senm eyen
kavim ler yaard, hatta bunlarn ilk ikisi barbarlardan saylrd;
oysa Phokis, D elphoi kehanet m erkezine ev sahiplii ediyordu.
P hokisin hem en ardnda, bir bakm a H ellasn ekirdei niteli
indeki B oiotia ile ekenar geni andran A ttika diyar yer
alyordu; A ttikann tam karsnda Saam is, gneyinde ise
A igina vard, kk de olsa, ticaret ve deniz sayesinde gcn
uzun sre koruyabilm i iki ada. B oiotiada, M usalarn mesken
edindii H elikon dalar ykselirdi; P hokisteki Parnassos da
bin be yz m etrelik rakm yla ancak barok dnem de hak ettii
ne kavutu.
PeloponD aha antikada Peloponnesos isabetli bir biim de nar
nesos aacnn yaprana benzetilm itir; bu yapran sapn Dorlarm
m em leketi M egara olutururdu: K onum u sayesinde bolluk ve
bereketi hi eksik olm am , am a kskan A tinallar tarafndan,
tpk Salam is ve A igina gibi, srekli bask altnda tutulm utur.
Y arm aday anakaraya balayan kpr, Peloponnesosa dayan
d yerde iyice daralr ve ite tam buradaki berzahta, Korinthos
ve Saron krfezlerinin arasnda, berzah boydan boya geerek
Peloponnesosu kordon altna alan m uazzam surlar, ehrin alt
yz m etre zerinde ykselen da kalesi A krokorinthos ve gr
kemli lim anyla dnya ticaret ehri K orinthos bulunurdu. Ber
zahta bir kanal am a fikri ilkin 600 ylnda K orinthos tiran
Periandros tarafndan ortaya atlm , 300 yl sonra M akedonya
kral D em etrios Poliorketes tarafndan yeniden ele alnmtr;
bir binbaya geni apl lm ler yaptran m parator C aligula
ve lulius C aesar da bu kanal zerinde epeyce dnm tr; am a
gerek anlam da bir giriim de bulunan ilk kii, hafriyat al
malarn m uhteem bir trenle aan, fakat G alyada ortaya
kan bir ayaklanm a ve caydrc alam etler nedeniyle bu al
m alara ok gem eden son veren N ero idi. Eserin baarya ulam am as iin hibir neden yoktu, nk R om ann m hen
disleri bu ie en uygun hatt sem ilerdi zaten. N itekim 1881
tarihinde hafriyat alm alarna yeniden balandnda ayn hat
zerinde alld. 6750 m etre uzunluundaki, 8 m etre derinli
indeki kanal 1893 ylnda trafie alabildi. Fakat sonu tam
bir hsrand: K anal yalnzca yerel halk tarafndan kullanlyor,
iletm e m asraflarn glkle karlyordu. K orinthosun antik-

ONYA BAHARI

2 1

adaki nem i ite tam da berzahtaki konum undan kaynaklan


yordu, bu sayede her iki denizi de denetleyebiliyor, yarm ada
nn koruyucu kalesini oluturuyordu; blge ii nakliyatta eski
den beri, gem i yklerini ve kk apl vastalar bir krfezden
dierine tam akta kullanlan bir dekovil, diolkos, i gryordu,
B ir yarm adann yarm adas olan Peloponnesos da drt ya
rm adadan oluur: A rgolis, D ou ve Bat L akonia ile M essenia.
A rgolisin byk blm kuraklktan m ustariptir; oysa Eurota sa, yani bol sazlkl nehre yataklk eden L akonia ok daha
verim lidir; fakat tm H ellasta en zengin bitki rts, gneybat
rzgrlarnn bolca ya getirdii M esseniada bulunur.
M esseniay L akoniadan ayran, fakat topraa a Spartallar
uzun vadede durdurm aya gc yetm eyen m uazzam Taygetos
dalar, Bat Lakonia yarm adasnn ucunda, Y unan anakaras
nn en gneyindeki T ainaron burnunda son bulur. M esseniann
kuzeyinde ise, P eloponnesosun en byk nehri A lpheiosun
sulad Elis kantonu uzanr; bu kantonda Y unanllarn dnyaca
nl enliklerinin m ekn O lym pia bulunur. Fakat Pelopon
neso sun en ilgin blgesi, dzgn bir dikdrtgene benzeyen ve
yarm adann ortasnda yer alan, drt yan yksek dalarla ev
rili, debdebeli H ellenist alar boyunca da pastoral bir varolu
srdrm olan A rkadiadr. nsanlar A rkadiay sk sk svi
re ye benzetm ilerdir; diyebiliriz ki bu benzerlik, gzde ve pa
hal birer paral asker olan A rkadiallarm , tpk svireliler gibi
-ortaa n sonlarnda svireliler iin, P oint d argent, point de
Suisse, para yoksa svireli de yok, d e n ird i- isteyen herkes
tarafndan kiralanabilm eleri bakm ndan dorudur. K om u di
yarlardan bile bihaber olan, kapal kutuyu andran bu dalk
blgelerde etin, yoksul ve kltr fakiri bir yaam hkm sr
yordu; A rkadiallarm dier Y unanllarla paylatklar tek ey
m iizik akyd. A rk ad iann bir cennet haline gelii, ilkin sken
deriye dnem inin byk kent duygusall sayesinde olm u, bu
yaldzlam a tm sahteliine ram en, m odern halklarn pastoral
iir dknl nedeniyle gnm ze dek sregelm itir.
K ara balants olm asna ram en P eloponnesosu bir ada olarak grm ek gerekir, zaten Y unanllar da P elo p sun adas der
lerdi. D olaysyla A lm ancada die Peloponnes dem ek gerekir,
nk nesos [ada] diil bir szcktr ve eskia aratrm acla
rnn ou da onu byle kullanr. A m a o zam an "die

22

ANTK YUNANTN KLTR TARH!

K hersones de dem ek gerekir (y an m ad a anlam na gelen bu


szck Y unancada eitli birleim lerde grlr); nitekim bu
szck diil tanndkla kullanlm aya baland artk. Fakat dili
bu denli kusursuzca kullanm aya alm ak insana biraz yapm a
ck geliyor. Bu noktada, hep kendi kafasna giden ve genellikle
de m antkl olm ayan dil alkanlklarn dikkate alm alyz. r
nein, biz der Flakon [parfm iesi], der B alkon deriz ve
bu szcklerin Franszcadaki cinsiyetlerini A lm ancada aynen
koruruz; fakat hibirim iz tutup da d er B illett, "der Parkett
dem eyiz. Y unancadaki m etron [metre] szc ntr bir sz
ck olduu iin das T herm om eter, das B arom eter, das
M anom eter deriz (oysa ntr tanm lk yerine eril tanndk kullan
m ak daha doru olurdu). Buna karlk, das M eter dem ek kula
a biraz garip gelir, das K ilom eter dem ek iyice tuhaftr, fakat
das G asom eter dem ek btnyle cahillik addedilir. te yan
dan, sanat tarihinde sk sk geen Portikus szcnn bana
diil tanm lk koyarak die Portikus dem ek abartl bir kltrl
lk rnei gibidir, adeta Portikusun aslnda Latincede diil bir
szck olduunu bilm eyen p leb esten bilgili olduunu kantla
mak ister gibi. Franszcada le contour dendii iin tutup da A l
m ancada da der K ontur dem ek ya insana dman bir entelektelizm ya da zppeliktir. Bu bir kaysy atal bakla yemeye
benzer, kibarlk olduu kadar da kabalktr, dorusu bu olsa da.
D ier Yunan blgelerine son derece denizci bir doa h
kim ken, salam bir kaleyi andran daik ehresi, korunakl
yaylalar ve kapal vadileriyle karasal zelliklere sahiptir Peloponnesos. Y unanllar P eioponnesosa Flellasn akropolisi der
di zaten. Bilindii gibi, Spartaliar bir yandan iflah olm az birer
kara insanyken, dier yandan da m uhafazakrlk ve esiz yal
nzlklaryla tipik bir ada halkyd. A yrca, bugn yapay bir ada
olan Peloponnesos aslen doal bir adayd, zira berzah nc
jeolojik dnem in sonlarnda olum utur. Bir keresinde Kant,
ngiliz halknn kendi kendine edindii bir kiilie sahip ol
duunu sylem iti. Bu tespit Lakedaim onlular iin de geerlidir. Sparta doadan bam sz, hatta doaya ram en ortaya k
m yapay bir retim in klasik vakasdr. Bu trden yapay olu
um lar daim a erkenden fosillem e tehlikesi tar. A da zellikle
rine kout olarak solipsizm i ve kendine yetm eyi savunan bir
ada (ki doal olarak, em peryalist yaylm a bunun br yzdr)

ONYA BAHAR!

23

er ya da ge akraba evliliklerinin bedensel ve ruhsal sonularna


yenik dm ek zorundadr; bu V enedikte de byle olm utur,
Japonyada da byle olacaktr; ngiltere ise tehlikeyi bilerek ya
da sezerek gerekli nlem leri alm aya balam tr.
G nm z dnyasndan bakldnda Y unanistanda gze Boyutlaarpan ilk ey, boyutlarnn kk olm asdr. M akedonya snr n n Ki>ile Tainaron dann etekleri arasndaki m esafe 420 km, yar- klii
m adanm genilii ise 100 ila 240 km arasnda deiir. Attik a nn bykl L ksem burg kadar bile deildi; 5. yzylda,
yani altn an yaad srada, nfusu topu topu drt m il
yon, tm kolonileri de sayarsak bu rakam n yaklak iki m isliy
di. S rf K brsta on krallk vard ve G iritin ne byk bir devlet
olduunu bir nceki ciltte grdk; adann yalnzca bir bl
m ne hkim olm alarna ram en Sicilya tiranlar da azametli
hkm darlar olarak geerdi. 5. ve 4. yzyllardan kalm a seyir
defterleri p erip lu s' lara gre, o dnem lerde yeryznn bilinen
ucundan dier ucuna yaplan dnya seyahati, yani Suriyeden
G ney Ispanyaya gitm ek seksen gn sryordu, tpk Jules
V ernein 1872 tarihli rom annda Mr. Phileas F oggun devri
lem inin sresi kadar. Fakat yol bugne gre ok daha uzundu,
nk bildiim iz gibi antik gem iler m m kn m ertebe ky bo
yunca seyrederdi. D em ek ki, H erakles stunlarna ve Cebelitarka varabilm ek iin A n ad o lu nun gney kysndan hareket
ediliyor, Ege adalar, Peloponnesos ve Y unanistann bat sa
hilleri izlenerek K orfuya varlyor, buradan Aa talyaya
iniliyor ve M essina Y o lu ndan geilerek, boydan boya izlenilen
talyann bat kysna varlyor ve elbette yine ayn biim de
G alya ve H ispania kylarndan hi uzaklam adan C ebelitarka
varlyordu. C ebelitarkn tesinde kalan yer, rnein Kanarya
adalar M utlular A das adn alm t bile, stunlarn tesine
yelken am ay ise tanrlar yasaklyordu.
Fakat biz Y unanllarn tarihine kendi tarihilerinin gzyle
bakm aya alkn olduum uz iin -g e r i bu tarihiler asla abar
tl derecede ovenist deillerdi, am a olaylar kendi bak ala
rna gre d eerlendiriyorlard- m anzarann boyutlar bizim iin
de deiiklie uram tr. randan bakldnda, Y unanllarn
bam szlk savalar n A sy adaki lkelerden birine ynelik
F riedell, k ita p b o y u n c a ra stla y ac a m z n c ek i c ilt ifad esiy le, M s r ve E ski
a r k 'n K lt r Tarihi adl e serin i k asted iy o r, b k z. nsz, (e.n.)

24

ANTK YUNAN'IN KLTR TARH

baarsz bir igal seferinden ve Y unan hegem onyas uruna


srdrlen m cadelelerden baka bir ey deildi: Bir dnya
im paratorluunun kysndaki cce devletler arasnda srp
giden dalam alar. H ellen dnyasnn ksa m rl olm asnn
nedenlerinden biri onun kk oluudur belki de. nk hay
van trleri iin geerli olan boyut ile yaam sresi arasndaki
iliki m uhtem elen halklar iin de geerlidir; istisnalar da vardr
elbette. K k m em eli hayvanlar ounlukla henz on yanda
yalanm olur, oysa fil ve balina gibi byk m em elilerin m r
iki yz yl hatta daha bile ok srebilm ektedir; te yandan, sa
zan ve turnabal, karga ve papaan da yz yl yaayabilir.
A yrca, m rn sresi cssenin bir ilevi deildir yalnzca, ayn
zam anda m etabolizm ann hzl alm asyla da ilgilidir; en uzun
m rl hayvanlarn kaplum baa ve tim sah olm asnn nedeni
budur m uhtem elen. D inozor anda yaam olan megatherium larn yediklerini yakam ayacak kadar tem bel olm alaryla
devasa boyutlar birleiyordu; dolaysyla, bu trler N uh Neb iden kalm a bir yaa erim i olm al. H ellenlerin orga
nizm asnda ise tam tersi bir durum sz konusuydu; kkl
nn yan sra hem siyasi hem de tinsel alanlardaki i srt
m eleri yznden ok abuk tkendi. Y unan kltr, salt geli
im inin hzyla bile dnya tarihinde esiz bir kltrdr.
Friedrich Ratzel bu durum u benzersiz bir zet niteliindeki u
szlerle tanm lar: D ar m eknlarn tarihi zam annn nnde
olan bir tarihtir. V e Schillerin ada ve m kem m el bir ta
rihi olan Johannes von M ller de yle der: Byk ilerin
ounu, kk halklar baarm tr.
Hava
Yunanistan lman iklim kuann en scak blgesinde,
Scakl Calabria, Sicilya ve Ispanyann gneyiyle ayn enlem de yer
alr; iklim i ve bitki rts genelde O rta A vrupannki gibidir.
Yine de Y unanistann hava koullar karakteristik zellikler
tar: Szgelim i, haziranda balayp eylln sonuna dek aralk
sz sren ve havay titreim li bir scaa boan yakc uzun bir
yaz vardr. B ununla beraber, ounlukla tam le saatlerinde
denizden serin bir m eltem eser, yani en bunaltc saatler stli
man sabah saatleridir. Y unan iklim inin ikinci bir zellii de,
souk ve scak m evsim ler arasndaki geilerin ani olmasdr.
M ays aynda scaklk aniden artar, keza sonbahar da anszn
kagelir. Ekim ayndaki ortalam a scaklk bizdeki tem m uz

ONYA BAHARI

25

ayndaki scaklk gibidir ve kn tam ortasnda, bizdeki eyll


gnlerine benzer gnler yaanr. D ier yandan, scaklk derece
si kn donm a noktasna varr, bazen sfrn altnda eksi yedi
dereceye kadar dt de olur. Su birikintilerinin buz tutmas
grlm edik ey deildir ve karm ne olduunu Y unanistanda
bilm eyen yoktur: H om erosun, insanlarn kar taneleri gibi uu
up duran szleriyle ilgili nl benzetm esi gerek yaam dan
alnm t. A yrca H om eros, Z eu sun beyaz m erm ilerinin ka
raya ve denize nasl yadm usta bir dille sk sk anlatr. Buna
karlk, karlarla kapl bir kr m anzaras Y unanl iin az bulunur
bir eydi, nk dm esiyle erim esi bir olur karn. Senenin b
yk bir blm nde H ym ettos, Parnassos ve teki yksek dala
rn banda bir kar takkesi varsa da, drt m evsim kar hibir yer
de yoktur, O lym pos da da buna dahildir. K aylar, asl Heilasa kyasla ok daha sert geer Ege D enizinin kuzeyinde.
A tinallar, K halkidikenin parm ann en batsndaki Potidaiay kuattklarnda m thi m lerdi, yalnzca Sokrates,
her konuda kendine zg olan bu zat, sradan giysisiyle buzun
zerinde yalnayak dolam ve soua kahram anca direnmiti.
A ncak daha sonra T rakyann arab testilerde donduran, insa
nn kulak ve ayaklarn souktan uyuturan kyla tantkla
rnda, yerlilerin giydii tilki krklerini ve uzun pantolonlar
gln bulm aktan vazgem ilerdi.
G enelde antikan insan s deiim lerinden gnm z in
sanna gre ok daha az etkileniyordu. H ava cereyan,
tm e, nezle ve benzeri eylere kar kendilerini koruya
bilecekleri her trl aratan yoksundular. Isnm a yntemleri
hayli ilkeldi; evlerin zem ini tatand, kaplar doru dzgn ka
panm yor, rzgr pencerelerden ieri esiyordu. N estor, terden
srlsklam vcudunu rzgra brakr. D nnz, onun yanda
bir adam, stelik de doktor nezaretinde oysa hekim M akhaon
onu uyarm az, yannda sakin sakin durur. zellikle H ellasta, az
nce szn ettiim iz m evsim ler arasndaki keskin fark vcu
dun hava koullarna kar direncini artrm olm aldr. H ippokrates de bunu fark etm iti (ya da bir bakas, nk ok sayda
tp yazar ve kdem li renci, hatta ona m uhalifler bile Hippokratesin adm tayan klliyata katkda bulunm ulardr ki,
ge antikada bile biliniyordu bu). H avalar, Sular ve lkeler
zerine adl kitapklardan birinde, bnyenin direnli hale

ANTK Y U N A N IN KLTR TARH

gelm esindeki en nem li etkenlerden birinin iklim olduu belir


tilir: G l iklim deiikliklerinin olm ad bir yerde vcudun
ve tinin esneklem esi de olanakszdr.
Gne,
H ellen gnei dillere destandr. eyrek asra yaylan meteoSu ve rolojik gzlem ler sonucunda, A tina zerindeki gkyznn
Hava senenin yars ak, yirm ibe gn boyunca bulutlu ve yalnzca
gn boyunca tam am en kapal olduu tespit edilm itir; dier
gnler de, gnein en fazla yarm saatliine gzden kayboldu
u, genellikle gneli geen gnlerdi. Y ldzsz gecelere ylda
ancak kez rastlanm t. D em ek ki, A tinal senenin yalnzca
onda n kapal havada geiriyordu, buna karlk Kuzey
A lm anya sakinleri senenin en az onda sekizinde kasvetli bir
gn altndadr. H enz antikada, gnlk gnelik H ellasta
bile A tina gnein gzbebei diye bilinirdi. M sr bile o denli
berrak bir gkyzne sahip deildir. B u adan bakldnda,
lo, ksk, puslu n ve alacakaranlk rom antizm inin Y unanl
nn gznde hibir deeri olm ad anlalr. O nlarn hayaletleri
bile gecenin bir vaktinde deil, gne tam tepedeyken ortaya
kar; oysa, kora dnm le scann iinden bir serap gibi
kagelen o korkun E m pusann - a le v alev bir rya grnt
sdr b u - bizim gzm zde rpertici hibir yan yoktur.
Fakat Y unanllar bylesi bir k younluunu asla bir ltuf
olarak alglam am lardr; aksine, A pollorun yakc oklar f ndan nefret ediyor, korkuyorlard. Y am urla da aralar pek
yoktu, nk onlarn lkesinde yam ur ya ahm ak slatan ol
m aktan teye gem eyen ksa sreli bir isentidir ya da tarlalar
harabeye eviren, dalar tepeden trnaa ykayan, geitleri
gm brtl vahi aylarla dolduran, hatta arada bir yollar da
ykan, aalar kknden sken ve ulam vadilerinin tam am n
sulara gm en, gem i azya alm bir saanaktr. A ntikada in
sanlar toprakla evlenm esi iin Z e u sa yakarrken tek dertleri
topran dllenm esiydi; yam urlu gnn airanelii im gesi
nin antik dnceyle hibir alakas yoktur. Y am urlu havalar
da derhal eve kom ak yerine em siyeyi kapp doann sergile
dii bu oyunu seyre koyulm ak ya da gezintiye km ak gibi bir
dnce kim senin aklndan bile gem ezdi, zaten em siyeye
Y unancada da skias, yani glgeveren denir, tpk Latincede
um braculum , talyancada om brello dendii gibi; oysa Franszlar em siyeye p arapluie derler.

O N YA BAHARI

27

Y az aylar boyunca neredeyse hi yam ur yam az. Bitki


rtsnn geliim ini engelleyen ikinci bir unsur ise, havann
haddinden fazla kuru olm asdr. zellikle de A tina ve evresin
deki dk nem oran, A v ru p ada ancak K astilya yaylalarnda
ve Sicilyann i kesim lerinde grlr. K urak yaz m evsim leri,
Y unanllarn eskiden beri yaknd bir konuydu. B unun yan
sra, lkede nehir denebilecek akarsularn says ok azdr; s
telik nehirler de o kadar ksa ve sert akntldr ki, ancak snrl
gzerghlarda gem i yolculuklar yaplabilir; dahas, bu nehirle
rin dam arlar ounlukla iinde bata ka ilerleyebileceiniz,
yaz aylarnda tam am en kuruyan aylardan ibarettir. A tin adaki
lissos nehri, saanaklarn ardndan azgn bir sele dnen, s
caklarn balam asyla birlikte bsbtn kuruyan s bir su biri
kintisidir. H om eros bile her zam an aldayan ve yalnzca
kn akan nehirler diye bir ayrm yapar, zaten corafya bilimi
de yazm kuruyan nehirleri ayr bir terim le adlandrr:
Italyancadaki fiu m a ra szcyle. Bu nedenle, H ellen klt
rnde yapay sulam a daim a byk bir rol oynam tr: Bu sula
m aya H om erosta da rastlam ak m m kn; P lato n un hayalindeki
ideal devlet de bakm l sulam a kanallaryla evrelenm itir. Bu
durum da Y unanllarn, pnar perilerine asla saygda kusur et
m em eleri, hatta bitki lem ini aylar boyunca tek bana canl
tutan iyi bile taparcasna sevm eleri kendiliinden anlalr.
Tanra A th en aya, hem nlaryla yeryzn sararp soldurtan
korkun A glauros (k saan) hem de serinletici Pandrosos (iy
veren) diye yakarrlard.
Bu nedenle, H ellenlerin diyar yaz aylarnda hayli i karart
c bir m anzara sergiler: T opran yzeyi buruup atlar, tarlalar
anzlk olur, bitki rts derin bir uykuya dalar; toz frtnalar
ykselir, her daim yeil be bitki can ekim eye balar, nehir
yataklar cam gibi parlayan tal yollara dnr. Dere tepe ak
l renklerine brnr; scaktan titreen hava le saatlerinde
sis gibi younlar, hatta serap grlr: Em pusa gerek olur.
O rtalk lm sessizliine brnm tr, cam gibi parldayan
sszlkta crcrbceklerinin tekdze ve crtlak m zikleri duyu
lur yalnzca. A m a geceleyin berrak gkkubbede yldzlar altn
prltlar saan havai fiekler gibi parlarlar.
Y unanistanda nem oran ok dk olduu iin izgiler n Plan
bizdeki gibi bulank deildir, sesler birbirine karm az, tm Halk

28

ANTK Y UNAN'IN KLTR TARH

m anzarann zerine tl perde ekili gibi deildir, aksine her ey


kesin hatlara, belirgin kontrastlara ve orada iyice etkileyici bir
renk paletine dnen gl renklere sahiptir. Gk, deniz, da
zirvelerindeki karlar, kayalarn m thi renklerini tm plakl
yla ortaya seren aasz tepeler H ellenlerin tapnak ve hey
kellerini renklendirirler.
Y unanllarn, bu grl grl
okrenkliliin ortasnda tan rengini beyaz braktklarna yz
yllar boyunca inanlm olm as neredeyse anlalm az bir du
rum dur. Fakat m anzarann bu berraklnn bir de olum suz yan
vardr: H avann saydam l nedeniyle btn nesneler oldukla
rndan ok daha yakn grnr, dolaysyla uzaklklarn ve aralarndaki m esafeyi kestirm ek neredeyse imknszdr. Y unan
llardaki perspektif duygusunun bu kadar az gelim i olm asnn
nedeni belki de budur; nitekim em presyonizm A vrupann
nemli blgelerinde dom utur: ngiltere ve H ollandada, Kuzey
Fransa ve V en ed ik te. H ellenlerin tm eserlerinde, dram ve
iirde, m im ari ve resim de, devlet biim i ve inanlarnda, btn
her ey n plandr. B u insanlar, sz ve yazlarnn her cmlesi,
tapnak ve heykellerinin her profili, felsefe ve efsanelerinin her
dncesiyle, yaln ve gl izginin alm az ustalaryd. G iysi
sinin kvrm lar gze ho grnm edii iin bir hatibi yuhala
dklar olurdu; her trl jim nastie ve spor gsterilerine neden
patolojik derecede dkn olduklarn, bu dknln tem e
linde gzel biim e kar m uazzam bir tutkunun yattn gre
bildiim iz zam an anlayabiliriz ancak. Fakat doal koullarn
nem ini de fazla bytm em ek gerekir: B ir nceki ciltte, fi tari
hinde G iritlilerin em presyonizm in ilk adm n attklarn gr
m tk, oysa gnm zdeki Y unanllar gzlerinin nnde ayn
doa uzand halde, biim konusunda en ufak bir klasik yete
nee bile sahip deildirler.
Ilm an iklim in dier bir sonucu da, H ellenlerin neredeyse
btn yaam larn, yalnzca uyum ak iin kullandklar evlerinin
dnda geirm eleriydi. R ahat ya da k odalar oim u olm am
nemli deildi: Esas m ekn, gnee kar koruyan stunlu bir
galerinin evreledii st ak bir avluydu. Y alnzca n kap
nn, ender olarak da kk pencerelerin kesintiye uratt, so
uk ve donuk bir biim de sokaa bakan gsterisiz bina cep
heleri ehre arkl bir hava veriyordu. M addi durum u iyi olanla
rn birka m isafir odasyla, ziyaretilerin kabul edildii plak

ONYA BAHARI

29

bir salonlar (prostas) vard. D ier her ey gn altnda olup


biterdi: G ezintilerin yapld kent stoalarnda; halka ak bina
larda (bu binalar aa yukar bizdeki kafeler gibiydi, nk
buralara yalnzca ene alm ak iin gelinirdi); yalnzca alveri
iin deil, tandk insanlarla karlam ak ve kentteki yeni hava
disleri renm ek iin de gelinen pazar yerinde (deigm a); m ah
kem e ve pazarn kurulduu a g o ra 'da; halk toplantlarnn ya
pld yerlerde (A tinada kayalk podyum uyla (bem a), bir te
penin zerinde yer alan p n y k s te); ham am larda ve beden eiti
mi okullarnda; kou alanlarnda ve binlerce seyircinin nnde
ak hava oyunlar sahnelenen tiyatrolarda. H er trl zanaat ve
m eslek de ak havada icra edilirdi elbette. Felsefe bile drt
duvar arasna sktrlm bir ey deildi, byk statlarn hepsi
de ak m eknlarda ders verir, okullar da bu m eknlara gre
adlandrlrd: P latonun okulu adn A tina kaplarnn nndeki
A kadem os tepesinden almt: Akadem in: A ristotelesinki
revakl yoldan {peripatos)\ Stoaclarnki stunlu galerilerden
(stoa): E pikuros okulu kurucusunun bahesinden; Kiniklerinki
K ynosarges g ym n a sio n u 'ndan tretilm iti; nihayet Sokrates,
Sofistler ya da D iogenes gibi kiileri de sokaklardan ayr d
nem eyiz. G nm z Y unanistannda bile hekim ler hastalarn
eczanenin nnde, avukatlar, hatta m em urlar grecekleri ki
ileri teras kafelerde kabul ederler. eitli m eslek gruplarna
m ensup insanlar alm adklar her an bulvarlarda grm ek
m m kndr. H alk, m aystan eylle kadar ak havada, szge
limi avluda, bahede veya dam da uyur. enlikler iin
O lym piaya akn eden onbinlerce ziyareti de yine ak havada
uyurdu; O lym piada yalnzca bir han vard: Leonidaion (aa
yukar Leonidas O teli diye evrilebilir); bu tek han bile ancak
drdnc yzylda ina edilm iti, hem sonra bugnk anlam da
bir han da deildi, Leonidas adnda zengin bir Peloponnesoslu
tarafndan e re f konuklarna tahsis edilm iti.
Otlar, allar ve-im enler, ilk yam urlarn dm eye balad- iekler
sonbaharda topraktan fkrm aya balar, k atlatr, ilkbahar
da ortal gz alabildiine yeillie boar, kurak dnem de de
kuruyup giderler. O dunluk aalar, sert, deriyi andran m etalik
parltl yzeyli yapraklar ve rnein defneye arom asn veren
uucu yalarn ayrm as nedeniyle kurum ayan, her daim yeil,
kaln yaprakl aalardr. ne yaprakl aalarda ise korum a

30

ANTK Y U N A N IN KLTR TARH

iini inelerin ince yzeyleri stlenir. iekler kt olan suyla


idare edebildikleri iin dayankldr. N em orannn daha yksek
olduu yaylalarda ya da pnarlarda, bataklk blgelerde ve yaz
k akan nehir kenarlarnda daha ok O rta A vrupann bitki ya
psn andran bir bitey bulunur. K uzeyin grbz im enlik ve
otlaklar, gneyin fundalk, allk ve bodur aalarndan oluan
m tevaz bir dnyayla telafi edilir.
Y unanllarn en sevdii iekler, gl, zam bak, m eneke,
idem ve sm bld; elenklerinde en ok m ersin, defne, zey
tin, ladin aalarnn dallarn ve youn kokulu bir tr m ayda
noz kullanrlard. G l (rhodor) ile zam bak (leirion) daha
H om erosta bile benzetm elere konu olm utur: rnein, afak
iin glparm akl, A iasn teni iin de zam bak kadar narin
der; A phrodite ise H ektorun naam gl kokulu yala yuar.
A ntika aratrm aclarndan biri, H om erosun gl bilmedii
halde glyan nereden bildiini sorar. G ndelik yaam daki
benzetm eler, genellikle en egzotik eylerden alnm tr: Biz de
tim sah gzyalarndan ve ylan baklardan, kendi direyim ize
ait olm adklar halde bu sevim siz yaratklardan sz etm iyor
m uyuz? O ysa 600 senesi dolaylarnda, yani Sappho zam annda,
bu kadn airin pek sevdii ve (belki de ilk kii olarak) kzlarn
geliip serpilm esiyle bir tuttuu gl, yaygn bir len taksyd
artk: D anszler, flt kzlar, gzel olanlar, k iftler, ikiciler ve iki kadehleri gl elenkleriyle ssleniyordu. O d
nem de daha ok beyaz zam bak biliniyordu. M eneke ( ion) den
diinde H om erosun akim a gelen, yalnzca siyah m enekedir;
sonralar ak renkli trleriyle de tantlar: Sar ebboy ve be
yaz m eneke (leukon ion). Pindaros ve A ristophaneste A ti
n a nn ad m eneke ta lf dr: M uhtem elen daha o dnem de
m eneke kltrleri epeyce yaygnlam t, pazar yerinde k
boyunca taze m eneke bulunuyordu, kim bilir belki de seralarda
yetitiriliyordu. idem , bize artk pek bir ey ifade etm eyen
kokusundan dolay seviliyordu; idem in tepecii ise hem ye
m eklerde baharat hem de ila ve kozm etik m addesi olarak kul
lanlyordu; am a zellikle de ayakkab, pee ve elbiselere
(m uhtem elen kadnlarn salarna da) eskilerin neredeyse ergu
van rengi kadar deer verdii koyu sar renkte bir parlaklk ve
riyordu; gnm zde bir tek ekerlem eleri renklendirm ede kul
lanyoruz idem i. yle grnyor ki, skenderiye dnem inden

ONYA BAHARI

31

nce Y unanllar onca iek sevgilerine ram en, ss baheleri


ya da park nedir bilm iyorlard. H om eros yalnzca kltr bitkile
rini bilir, kr ieklerinden bile nadiren sz eder.
K uzeyli gzyle bakldnda A kdeniz lkeleri orm an ba- Aalar
km ndan pek yoksuldur. G elgelelim doann deil, insanlarn
suudur bu. A srlar boyunca elden dm eyen baltann, epeyce
zengin olan aa rezervlerine ok fazla zarar verdii sylene
m ez, am a orm an kundaklam a ii erkenden alkanlk haline
getirilm itir. Y angndan bahseden de yine H om erostur; deliye
dnm alevlerin, denizdeki frtna m isali, aalar arasnda na
sl koturduunu anlatr: A alar yerle bir olm u, yangn ufka
dayanm tr; da geitleri arasnda hiddetli bir uultu yankla
nr. ok eskiden edinilen bu kt alkanlk, m odern dnem e
kadar devam etm itir. R zgrn fleyecei kck bir kvlcm
yaz scaklarnda kuruyup kavlanan koskoca orm anlar yakp kl
edebilir. Bu tr yangnlar, zam an zam an dikkatsizlik sonucu
ortaya ksa da, ounlukla iin iinde kast vardr, nk bu
sayede oban en kestirm e yoldan otlaklk arazi kazanr, gbre
grevi gren kller de iin abasdr. A yakta kalan aalarsa, ev
ve gemi yapm na, snm aya ya da katran kazanm m a kurban
giderdi. Yeni aalarn yetim esi zordu, nk iddetli yalar
ince toprak tabakasn srkleyip gtryordu. G neyin bir
baka talihsizlii de, taze fidanlar kem iren doym ak bilm ez kei
srleriydi; aalara zarar veren bir baka uygulam a ise, reine
elde etm ek am acyla aalarn gvdesine alan yarklard; re
ine, arap katk m addesi olm asnn yan sra, topraktan mamul
arap flarn ziftlem ede, m erhem lerin rayihasn ayarlam ada,
bata akcier hastalklar olm ak zere tbbi am alarla herkese
kullanlyordu. Y unanllar bu olum suzluklar hibir zam an gz
ard etm em ilerse de, ciddi nlem ler alm am lardr; yle ki da
ha 5. yzylda, M akedonya ve T rak y adan gelecek odunlara
m uhta kalm lard; ie yaram az al rplar daha o zam anlar
ortal kaplam , dalar plak kalm t; P lato n un deyiiyle,
bir zam anlar salk fkran bir vcudun, hastaln yiyip bitir
dii uzuvlar gibiydiler. V aktiyle K arst platosu bile orm andan
yana zengin bir blgeydi.
Takm r, briket Ve turba, antik A kdeniz halklarnn bil
m edii eylerdi. B una karlk, odun km r yaygn bir biim
de kullanlyordu. Y akm a ii, im diki gibi km r ocaklarnda

32

ANTK YUNANTN KLTR TARH

gerekletirilirdi. Atei yakm akta en eski alardan beri ate


delgisi kullam lyordu, am a daha sonralar elik, ta ve kav,
hatta bronz A rim ed aynalar ve neceftam dan byteler bile
kullanlm tr; fakat A rkhim edesin R om a filosunu ayna kulla
narak yakm as, teknik adan olanaksz bir efsanedir. A ydn
latm ada n celeri1ra kullanlrd; fakat daha sonra zift, katran
veya reineye batrlm ok sayda kym birbirine tutturarak
m ealeyi gelitirm ilerdir. S chliem annm kazlarnda krmz
topraktan yaplm m ealelikler bulunm utur. A ntikan envai
eit lam ba ve lam balk retm ede sergiledii hner kayda de
erdi; lam balar zeytinya veya iyayla besler, rzgra ve
yam ura kar korum ak iin de bir sepetin iine koyarlard.
A ntikada sokak aydnlatm as diye bir ey yoktu, buna kar
lk hem en her sahilde ate istasyonlar vard, sonralar deniz
fenerleri de ina edildi.
Y unanistanda ine yaprakl orm anlarn en yaygn aac ka
raam dr, nk kltr bitkilerinin bym ekte nazland
kum lu kuru toprakla yetinm esini bilir. Bu aacn odunu mee
aacnn odunundan daha abuk rm esine ram en, gemi ya
pm nda zellikle tercih edilirdi. H em en ardndan, kozalakla
rnda yenilebilir ekirdeklerin, am fstklarnn bulunduu
am fst aac gelir: A ntikada pek sevilen bir erezdir bu.
A z sayda da olsa yksek blgelerde yetien gm kknar,
koyu yeil rengiyle m anzarada hem en gze arpar. D ier ko
zalakllar arasnda en yaygn olanlar, kara siletiyle m ezarlarn
banda yas tutan servi ile, yem ileri ila, baharat ve tts m ad
desi olarak da kullanlan drt m evsim yeil ardt: Saysz bo
dur biim leriyle geni yam alar kaplam akla kalm ayp aa
olarak da kayda deer bir boya ulaan m tevaz aalardan bi
ridir ard. Y aprakl aalar arasnda m ee aac, gerek yazn
gerek yl boyu yeil kalan eitleriyle aalar arasnda en
nem li rol oynam tr - m ee iin kullanlan drys szcnn
basite aa anlam na da gelm esi bunun en gzel kantdr.
M ee trlerinin en gzeli ise, grkem li yaprak kubbesi, arlarn
yuvaland gl gvdesi ve kavrulduunda leziz bir yiyecee
dnen bol m eyveleriyle palam ut m eesiydi; gnm zdeyse
artk yalnzca mazs nedeniyle deerlidir. itlem bik aalarn
da da maz oluur am a bu aalar yenilebilir m eyve ve reineyi
yalnzca vatanlar A sy ada verirler. Sakz aac ve itlem bik

ONYA BAHARI

33

aac A v ru p ada isim lerini hak etm ezler. Pastaclarn, nefis


tatlar dolaysyla fstklarn tercih ettikleri am fst aac da
ayn fam ilyadandr; kanm ca bu aa Y unanistana ilkin
D iadokhos dnem inde gelm itir. K estane aac da m uhtem elen
ayn dnem de yerleti lkeye. K estaneler yalnzca kavrulm az,
bunlardan un da yaplrd. B una karlk atkestanesi, ancak 16.
yzyln sonlarna doru K onstantinopolisten getirtilm itir;
iek atnda dallarnn gz kam atrc grkem inde gerek
ten de biraz T rkik vardr. Tohum larnn yenilem ez olm asn
dan dolay atkestanesi diye adlandrlm olsa gerek. K ara turpa
M hre [sska at] denm esinin nedeni o dnem de yenm em esin
den kaynaklanr; her ikisi de at yem i anlam na gelir.
H ellenlerin diyarnda oka yetien bir aa da kocayem i
aacdr. Y apraklar defne aacnnkilere benzeyen bu latif aa
yapraklarn devam l yenilem ekten bkm az hi; iekleri zarif
ve parlak, kendisi funda gibidir. Bu aaca baz dillerde ilek
aac denm esinin nedeni, tatsz tuzsuz m eyvelerinin, ebat, renk
ve yzey bakm ndan orm andaki yabani ileklere benzem esidir.
Bu m eyveler eskiada lszce tketilirdi, gelgelelim daha
sonra salksz addedilm i fakat kular iin leziz bir yiyecek
olm aya devam etm itir. Pek ok yrede balca yakacak m al
zemesi olarak kocayem i aacnn odunu kullanlrken, karg
saplarnn yapm nda sert odunlu dibudak; levha, sandk, flt
yapm nda ve oym aclkta dz sathl im ir aac tercih edilir
di. Pnar ve aylarn dostu heybetli nar aac glgesinden do
lay sevilirdi.
Fakat Y unan doasnn fizyonom isini biim lendiren ey, Meyveler
aa dnyas deil, orta ykseklikteki sradalarn srtlarn ve
tepelerini, sahildeki kayalklar, vadilerin kylarn ve su da
marlarn yl boyunca parlak yapraklarnn yeiliyle ssleyen ve
baharda stbeyaz ve glpem be, altnsars ve kzl ieklerle
donatan ksa boylu al rp cinsleridir. A p o llo n un kutsal aa
c defne, D ionysosunki sarm ak, A ph ro d iteninki ise mersin
aacdr. M ersin aac, en eski ada bile gelinlerin ssyd,
am a hazm kolaylatran bir m adde olarak da ok tketiliyor,
leziz m ersin sucuunun hazrlanm asnda kullanlyordu. anl
olaylarn ve soslarn vazgeilm ez bitkisi, gnm zde de oldu
u gibi defne idi. Y unanllarda m eyve veren aalar arasnda
yalnzca zeytin, zm ve incir aalan ekonom ik adan byk

34

ANTK YUNANTN KLTR TARH

bir nem e sahipti. E lm a ve arm ut pek yetim iyordu. P arisin


elm as gerekte bir nard; am a bu bile daha ok gz zevkine
hitap ediyordu, nk nar, ska vlen o tadna yalnzca dou
yrelerinde eriir. Erik ile kiraz slah edilm em iti; fndk bile
ounlukla yabaniydi. H esperidlerin altn elm alar ayvayd.
ok tazeyken tad fena saylm az, geri Y unanl ahlar arap ve
bal ilave ederek ayvadan leziz tatllar elde etm esini bilmilerdi.
K avurucu scaklara kar dayankl olan am a ok da su isteyen
hurm a aac (A raplar hurm a aac iin, gvdesini atee,
ayaklarn da suya sokar derler) Y unanistanda m eyve verm e
dii gibi, srf ilgin ve nadir olduu iin baz kutsal m erkezler
de, zellikle de D elos adasnda A p o llo n un onuruna yetitirilir.
H urm a dallan zafer iareti anlam na gelirdi. K araya vurm u bir
dilenciyken bile kusursuz bir kavalye olan Odysseus,
N ausikaay esiz bir iltifatla selam lar ve onu grnce, D elosta
alabildiine boy atm bir hurm a filizi grdnde duyduu
hayranla kapldn syler, nk bylesi bir aa gvdesi
km am tr topraktan.
te yandan, Y unanistann kuru iklimi tam incir aacna g~
reydi. Y unanllar inciri severler ve bu m eyvelerin yetitii l
keyi henz fethedem ediini kendisine hatrlatsn diye Kserksesin sofraya her gn A ttika incirlerinden koydurduunu anla
tp dururlard birbirlerine. O ysa K serkses, inciri ok daha leziz
olduu Sm yrnadan da getirtebilirdi, stelik Sm yrna zaten kendisinindi. Beili bal iki tr vard incirin: Siyah ve beyaz, ki
aslnda koyu krm z ve yeilceydi renkleri. D aha tatl olan be
yaz incir genelde kurutulur, siyah olanysa ounlukla tazeyken
yenirdi. Y abani trleri ise ressam n frasndan km asna
eski duvar yarklarndan ve kayalarn arasndan fkrrd.
ok sayda arap tr vard. B unlar, bildik yresel araplar
hari, pek ar, sert ve ounlukla tatlyd; en iyi kalite araplar
adalarda bulunurdu. ocuklara bile arap iirilirdi: A khilleusu
byten Phoiniks, etini piirip nne koyar, azna da arap
kadehini dayar, am a daha o zam anlar bile ele avuca smaz
olan kahram an, ikiyi gerisin geri kartr. araplar daha daya
nkl klabilm ek iin bunlara, bizdeki tat anlayyla pek ba
dam ayan ok sayda katk m addesi ilave edilirdi: Servinin ine
yapraklar, ezilm i m ersin aac yem ii, m az; araplara zel
likle de reine ilave edilirdi, ki Y unanllar bu deti bugn bile

ONYA BAHARI

35

srdrrler. Fakat oralara yerleen gezginler, insann Yunan


arabnn neden beenilm ediini anlayam adn sylerler. E s
kiler sirkeyi de bilirlerdi; sirkeyi, arab ak havada ekiterek
elde ediyorlard. Ad ofcmstu (R uslar hl, Y unanca kkenli
uksus szcn kullanr). Sirkenin ne kadar m ehur olduunu,
Yunancadaki ok sayda szck bileim i ve tretm esine baka
rak grebiliriz: Sirke iesi, sirke tccar, zeytinya ve
sirke karm , ball sirkeli iecek, sirke tadnda olm ak ve
benzeri; suratn ekitm i bir insana oksynes denirdi. Turu ya
pm nda da kullanlrd sirke, zeytinya da yle. Eskiada
olaan dier konservelem e yntem leri ise ttslem e, tuzlam a
ve havadan yaltm ayd. ekirdeksiz bir zm tr olan ku
zm (korinth) antikada bilinm iyorduysa da, gnm zde
Y unanistann nde gelen ihra m allarndan biridir. lkin V ene
dikliler tarafndan K orinthosta yetitirildii iin bu ad alm
tr; kuzm , hi eksik olm ayan Y unan gneinin altnda der
hal kurur.
Tal topraklarda bile yksek bir yaa eriebilen kanaatkr Zeytinzeytin aalarndan Y unanistanda orm anlar dolusu vardr; ya
tozlanm gibi duran gm i yapraklar gze bir para tekdze
grnr. G vdesi eskiden beri kullanlrd; O dysseiadaki
K yklopsun topuzu zeytin aacm dandr. iiasta yalnzca tan
rlarla insanlar deil, rahan atlar bile zeytinyayla yalanr,
hatta H ektor atlarna arap iirir. N edense baz filologlar epik
bir abart diye grm lerdir bunu, hakl olduklar sylenemez,
zira bugn yar atlarna am panya iiriliyor. Zeytinden en iyi
verimi alm akla vnenler yine A tinalIlard; zeytin aac
A thenann kutsal aacdr ve onun onuruna dzenlenen byk
Panathenaia enliklerinde verilen dller zeytinyayla dolu
testilerden ibaretti. Z eytinler nce ya deirm enlerinde ezilir,
ekirdekleri kartlr, sonra da tekrar tekrar ezilirdi. Vcudu
batan ayaa yala yum ak Y unanllara zg bir kaklk diye
grlm tr asrlarca; oysa hava, gne ve sporun yine ok
nemli olduu u gnlerde, yalanm ann hijyenik nemi yava
yava anlalm aktadr. Y alnzca zeytinya deildi bu ite kul
landklar, koyun yapasndan elde edilen ya gibi hayvansal
yalan da kullanyorlard; bu ya bile son zam anlarda, daha
dorusu Liebreich 1885 ylnda koyun yapasndan Lanolini
" Bu d estan d ilim ize tly a d a o larak y e rle m ise de, d o ru su llia s tr. (e.n )

36

ANTK Y U N A N IN KLTR TARH

rettikten sonra tp cam iasnda yeniden ilgi grm eye balad,


nk cilde ok kolay nfuz eden Lanolin, iine eklenen ifal
m addelerin bedene girm esini kolaylatrr.
Sabun yapm ann kim yasal sreciyle ancak antikan sonla
rnda tanld iin, zeytinya tem izlik m addesi olarak da
nem li bir rol oynuyordu. A ntikada sevilen heykel m otifle
rinden biri de apoksyom enostu r (bunlarn en nls Lysipp o sunkidir): T ozu ve kiri em m i ya vcudundan kaayla
kazyan gen adam. Bize b u m o tif bir sanat eseri iin pek par
lak gelm ese de, eskiler bunda estetik bir yan bulabiliyorlard
dem ek. Y em ekten sonra eller ekm ek ya da kokulu toprakla te
m izleniyordu (atal kak yerine ellerini kullandklar iin
nem liydi bu); am arlar akar suda ykanrd, bilindii gibi,
Prenses N ausikaa bile am arlarn kendisi ykar. A yrca, ke
pek, kum, kl ve soda da kullanlyordu; am a en ok da kiseris.
yani sngerta tem izliin vazgeilm ez unsuruydu: Di ve cilt
tem izliinde, kl ve krklklar giderm ede, ayn zam anda cildi
parlatm ada, kalem leri sivriltm ede, parm ene yazlm yazlar
silm ede de elden dm ezdi hi.
B ilindii gibi, gneyliler yem eklerinde hl arlkl olarak
zeytinya kullanrlar. Y unanllar tereyandan tiksinm i olm a
llar ki, bu ya hep gz ard etm ilerdir. Y ine de hayvansal
yalarn, m odern dillerdeki karlnn neredeyse tamam
Y unancadaki b utyrona [Alm. ve ng. B utter] dayanr, butyron
da m uhtem elen skit kkenli bir szcktr, nk kuzeydeki
barbarlar tereyan ok tketirlerdi, T rakyalIlara taklan isim
de zaten B utyrophagoi [tereya yiyenler] idi. skitler at yana
da dknd - bize hi hitap etm ez ama. Fakat dier st
m am lleri Flellasta pek sevilirdi. K ei peyniri yoksul halkn
tem el besin kaynaklarndan biriydi am a zenginler de bu peyniri
tatm adan edem ezlerdi, en lezzetlisi Sicilya kei peyniriydi. K e
i peynirinin tad, baharat ve eitli otlarla enilendiriliyordu;
A tina m utfaklarnn dem irbalarndan olan rendeyle rendelenir,
bulam a ve sebzelerin iine katlrd. K oyun peyniri de ok t
ketilirdi, o y sa sr peynirine rabet edilm ezdi. K rem a bile bili
niyor, krem aya aphrogala, kpkl st deniyordu.
lkedeki ani s deiim lerine kar korunabilm ek iin Y u
nanl keten bezini deil, yn yelerdi; elbette onun sadelii de
karrd iin iine, nk keten giysiler o zam anlar ok daha

ONYA BAHARI

37

gzalc bulunurdu. B unun bir sonucu olarak keten tarm asla


gelim em itir; bir ziraat uzm an olan H esiodos ketenden hi sz
etm ez. rnn kendisini biliyorlard elbette. H om erostaki
soylular z a rif keten deklerde, pahal keten adrlarda yatarlar;
dahas, zam an zam an keten bezinden zrhlar kuanrlard. Buna
karlk, gm lek veya yastk gibi eya antikada bilinm iyordu.
Y astklarda kaz ty kullanm a deti, gney lkelerine ilkin
Cerm enler araclyla girm itir ve gneylilere bugn bile pek
hitap etmez. K etenin, eskiada oynad nispeten nem siz role
karlk ketenden yaplan en anlam l iki bulu olarak niteleye
bileceim iz keten kt ve tuval daha yeni bir an rnleridir.
Ho kokulu iekleriyle rm ak kenarlarn ssleyen ve g
nm z Y unanistanm m karakteristik bir zellii olan zakkum
aalan ancak im paratorluk dnem inde ortaya kar. Bunun
dnda, en nem lilerini sayacak olursak Y unan diyarnda u
bitkiler de yoktu: Portakal, lim on, eftali, kays, M sr inciri,
sabrlk, dom ates, patates, pirin ve m sr. En yaygn sebzeler,
m ercim ek, fasulye, havu, lahana, turp, m arul, kabak ve hyar
d; hyarn bugn artk ekilm eyen iri bir cinsi tazeyken tketi
lirdi ya da h a fif atete piirilir, kaynatlr, ayvayla birlikte reeli
yaplr (tarifi m aalesef kaybolm utur), hyar turusu ya da tuz
lanm hyar olarak kzarm etin yannda yenirdi. Yemekleri
lezzetlendirm ede kullanlan dier m alzem eler, soan ve sar
m sak (kom edyann am iyanelikleri iin bitm ez tkenm ez bir
m alzem e), kim yon, hardal, son olarak da, srlarla dolu silphion:
Krpe saplar ve srgnleri son derece lezzetli bulunur, arl
nca gm eden bir sv karlrd kklerinden. Bugn ka
yplara karan bu bitkinin kim lii antikada yetien dier bit
kilerin zelliklerinden tehis edilem edi. O sadece K yrenaikede
yetiiyordu ve blge tm zenginliini ona borluydu.
Y unanllar m adencilikle uram aya ok erken dnem lerde Madenbalam tr. Eski dini tasvirlerde, tepe lam basnn altnda 1er
alan ryan m aden iilerinin talar nasl krdklar ve byk
frnlarda nasl m etal elde ettikleri grlr. te yandan, antikadaki teknoloji m odern alm a koullarna kyasla ok yeter
sizdi ve yalnzca kle iilii ucuz olduu iin kr salyordu.
Asl Y unanistanda altn pek bulunm azd, b una karlk Trakya
ve A nadoluda ziyadesiyle m evcuttu. E n nem li gm oca,
A ttikann gneyinde kalan Laureion idi; bu ocak devletin ml-

38

ANTK YUNAN'IN KLTR TARH

kiyetindeydi, am a bir kereye zg bir satn alm a bedeline ila


veten her yl m ahsuln yirm i drtte birini devlete verm ek ko
uluyla zel kiiler tarafndan da iletilebiliyordu. B u ocak en
parlak dnem ini 5. yzylda yaam , K senophon zam annda
verim lilii nem li oranda azalm t. B yk bakr ocaklar sade
ce Euboia adasndaki K halkiste (adn m uhtem elen bakr m e
tali kha lko stan alm t) m evcuttu. B una karlk dem ir rezerv
lerine pek ok blgede rastlanabilirdi; zellikle de, m ifer ve
kllar, burgu ve keskileri, balta ve oraklar Peloponnesos d
nda bile rabet gren L akoniada. N e var ki, dem ir madeni
m odern adaki kadar nem li bir rol oynam yordu eskiada,
dkm e dem ir diye bir ey bilinm iyordu. O ysa kurunun artc
derecede eitli kullanm alanlar vard: T onozlarda kenet mili,
su borular, sava m ancnklar, gem i aklleri, kutu ve kl ka
vanozlar, yaz ve yem ek takm lar, hatta sahte zarlar ve oyun
cak askerler bile hep kurundand. O nedenle, kurun zehirlen
meleri sk grlrd diyebiliriz. A ntikan sonlarna doru
pirin tannm aya balanm t kukusuz, am a daha eski tanm
larda gerekten pirin mi kastediliyordu, yoksa bronzla m ka
rtrlyordu belli deildir; gnm zde bile bu iki alam sk
sk kartrrz.
Y unanistan deyince herkesin aklna m erm er gelir. G erekten
de yarm adann dousu, gzellii, dayankll ve kolay e
killenebilm esi nedeniyle bandan beri sanatn em rinde olan bu
tala dolup taar. Bir bakm a yine Y unan gneinin eseridir bu,
ne de olsa heykellere canllk katan o scakl gne verm itir
m erm ere. En nl iki m erm er tr, Brilessos depolarndaki al
tn sars Pentelikon m erm eri ve neredeyse btn aday imar
eden k ar beyaz Paros m erm eriydi. G nm zde bile P arosun
evleri, hatta surlar m erm erden yaplr. A yrca N aksosta dem i
rin bilenm esi ve talarn kesilm esinde en nemli m alzem e olan
zm parann elde edildii ocaklar da vard; Y unan tapnaklarnn
fevkalade ssleri niteliindeki kiri ve tulalarn ncelikle ora
da yaplm asn bu ocaklara borluyuz. te yandan, cam Yunan
m im arisinde hi mi hi tutunam am t, klasik dnem deyse sa
dece ad bilinirdi; oysa renkli ahap kaplam alar cam gibi
krm yor, rzgra kar koyam yordu. Y unanllarn cam kul
lanm am olm as pek gariptir, zira Y unanllarn kap kom ular
M srllar ve Fenikelilerde eit eit cam lar gndelik eyadand

ONYA BAHARI

39

ve Persler ikilerini cam kadehlerde ierlerdi. B uradan, klt


rel etkileim lerin sanld kadar nem li olm ad anlalr. lgi
yoksa, icatlar ie yaram az. M uhtem elen cam Y unanllar iin bir
anlam tam yordu.
Hayli ksr topraklarda yaayan H ellenler hep sade bir halk Sadelik
olm ulardr. B oiotiahlarm ad sefa pezevengine kmt, nk
bol m iktarda ham ur ii ve ylanbal yiyorlard, ne de olsa be
reketli topraklara ve K opais glne sahiptiler; oysa A tinann
orta tabakas bile genelde arpa unuyla ve Phaleron krfezinde
tuttuklar ufak balklarla yetiniyordu. B uday ekmei S partada
yem ekten sonra tatl diye ikram edilir, arap m ekruh saylrd;
dier Y unanllar arab suyla kartrarak ierlerdi. arap alr
ken sorulan tipik soru uydu: l su ilavesini kaldrabilir
m i? Fakat bu oranla kurbaa arab diye alay edilirdi; tpk
bizde de olduu gibi, toplantlarda bir bakan seilir, karm
orann bu kii belirlerdi, ki bu oran te bir arabn zerine pek
kmazd. araplarn o denli gl olm asna ve iki leminin de
gece yarlarna kadar srm esine ram en kimsenin adamakll
sarho olmamas bundandr herhalde. arabn mezesi de bir yn
mtevaz yemiten ibaretti: ncir, hurm a, zeytin, karpuz, peynir,
tuzlu kurabiye, leblebi ve ttslenm i balk. Yunanllar asla bira
imezdi am a en eski tarih yazarlar Hekataios ile Herodotos M
srllarn en sevdii iecein bira olduunu bilirlerdi. Aiskhylosta Argos kral M srdan geien D anaos kzlarna Burada ball
bira ien kimseye rastlayam azsnz, der gururla.
A nadoluda yaayan onlar dierlerine nazaran refah iinde Av
yayorlard. Hem bir iam bos airi olm asyla hem de asalak
kim liiyle ne kan Ephesoslu (daha sonra K lazom enaide
yaad) H ipponaks, yal rdekler ve tr tavanlar, nefis su
saml pastalar, bal lokm alar, yahni ve deniz balklarndan olu
an zengin sofralardan hayranlkla bahseder. Fakat kasaplk
hayvanlara hiereia, kurbanlk hayvan denm esi bile genelde
bu hayvanlarn etinin kutsal am alarla yendiini gsterir. B ir
ok yrede geyik, ceylan ve tavan bol olm asna ram en, av
lanm a H ellasn kaytl tarihinde hibir zam an M iken dnem in
deki kadar ekonom ik bir nem e sahip olm am tr. Karpathos
adasnda yle ok tavan vard ki, em barras de richesse iin
K arpathoslu ve tavan deyim i kullanlrd. Bu hayvann kamu
yaam nda nasl bir rol oynad daha baka ifadelerden de an-

40

ANTK Y UNAN'IN KLTR TARH

lalr. Szgelim i oban asalarndan birinin ad lagobolon idi,


yani tavan avlayan ; A tinalIlarn en sevdii yem eklerden biri
de m im arkys, tavan yahnisiydi: B aharatl bir salayla piirilen
tavan sakatat, D ahas, kom edyada tavan kzartm as iinde
yaam ak ifadesi had safhadaki zevkperestlii anlatr. Tavan
ayn zam anda akn da sem bolyd, tavan gibi rem ek ifa
desinden de anlald gibi ar dourgan olduklar iin belki.
A m a Y unanllar adatavam n da, keklii de bilm ezlerdi, oysa
tavandan sonra en ok avlanan knal keklii bilirlerdi. A tina
sahillerinde sutavuu (phaleris) da m uhtem elen ok yaygnd,
nk Phaleron lim an adn ondan alr.
E rkek dom uzu alt etm ek daha rom antik bir m eseleydi. n
sanlar ellerinde proboon, dom uz m zra, kllar diken diken,
fkeden kudurm u dom uzun grtlana ldrc darbeyi indi
rebilm ek iin frsat kollarlard; fakat vuram am larsa eer, der
hal yere yatarlard, yoksa ileri bitikti. E skiada Yunan dala
rndan hi eksik olm ayan ay, E peirosta hl grlebiliyorm u;
A rkadia ay diyar anlam na gelir. I. M essenia savanda,
oradan vadiye inen adam larn zerinde hl ay postu vard.
A m a m itolojide kahram anlar da aslan postuyla rtnr. a
mzn phecilik illeti bunu iirsel bir arabesklie indirgem ek
ve aslan tanm olm asn H om erosa ok grm ek niyetinde
dir. G elgeleiim , H om erosun gazaba gelm i canavarla ilgili
tasviri dikkatle okunduunda ve m odern aslan avclarnn tas
virleriyle kyaslandnda b u pheciliin ne kadar abes olduu
ortaya kar: A zn sonuna dek aarak eilir, salyalar akar
dilerinin arasndan, kuyruuyla kalalarn kam lar, sonra da,
ate saan gzleriyle ileri atlr. K urtlarn kol geziini de ayn
ustalkla betim ler H om eros: Bir geyik paraladlar, sonra da
kana bulanm azlaryla yakndaki bir aya seirtip ince dil
leriyle berrak suyu itiler; kan suyu kzla boyad. K urtlar g
nm z Y unanistannda da vardr, am a saylar kurtlarn bana
dl koyan S oonun zam anndaki kadar kabark deildir. B u
gn adalarda yaban keileri de vardr hl.
At,
Y unanllar, evcil hayvan olarak at beraberlerinde getirmiKpek, lerdi; am a topraklar at yetitirm eye m sait deildi. A ncak
Kedi T esalyadaki cinsler kaliteliydi. Spartallarn atl ok kty
d. A tinallar bile elverili saylabilecek bir ortam a sadece
M arathon ovasnda sahipti. Buna ram en H ellenler en eski

ONYA BAHARI

41

alardan beri atlar ok severlerdi. ou Y unan ad hippos


(at) ile oluturulm utur. A tlk zerine bir yaz kalem e alan
K senophon, at insann dostu, tanrlar tam ay hak eden hay
van ilan eder. G zel sanatlarn en ok sevdii ve sonu gelm ez
bir m o tif zenginlii iinde deiik varyasyonlarla iledii te
m alardan biri, yar at yar insan olan K entaurlard. Baz d
nem lerde bir at lgnl yaand bile sylenebilir. A ttika
kom edyasnn repertuarnda, zppeyi oynayan bourgeois
gentilhom m e karakteri de vard. Z ppelii dehas kadar byk
olan ve O lym piaya bir seferinde yedi adet drt atl arabayla
giren A lkibiadesin m ehur bir yar at ahr, bir de, A tin a'd a
gnn konusu olan, egzotik, iri yar bir kpei vard. Bu arada,
yksek binicilik sanatnda volta, levad, pesad, kurbet ve span
yol adm daha o dnem de biliniyordu. Eyer, zengi ve nal ta
klm ayan atlar srm ek iin yalnzca dizginleri ve kalalarn
kullanyorlard, nk bugn olduu gibi o dnem de de, attan
anlayanlar m ahm uz veya kam kullanm aktan kam yordu.
aprak bile yalnzca orduda kullanlyordu. A tn srtna, m zrak
yardm yla srayarak biniliyordu, am a atlar da n ayaklarn
bkecek kadar terbiyeliydiler. A t yarlar ata plak binerdi.
Kazalar gnlk olaylardand, zellikle de araba yarlarnda;
atlar dyor, arabalar arpyor, srcler yerlerde srkleni
yordu. Batl inanlar bu kazalardan bir daim onu sorum lu tut
m akta gecikm em iti: Taraksippos, yani at ldrtan; yar ba
lam adan nce T araksipposa yakardrd.
K pek de bir spor hayvanyd. A vcnn ad kynegos, kpek
yneten idi. K peklerin en nls yal A rgos da bir av kpe
iydi; A rgos H om erosun eserinde etkileyici bir abideye d
nm tr: U nutulm u ve bakm sz bir halde pislik iinde yatar,
kendisini gencecik bir kpekken brakp giden O dysseusu eve
dndnde bir tek o tanr am a ayaa kalkam ayacak kadar da
bitkindir ve gc ancak kulaklarn km ldatm aya ve kuyruunu
sallam aya yeter; efendisinin ii burkulur, am a O dysseusu
yirm i yl sonra grr grm ez A rg o sun zerine lm n karanlk
glgesi der. Fakat henz T royada, bizim kilere tpa tp ben
zeyen Spitz trnn olm as son derece ilgintir. A ntikada
bilinen bir baka kpek tr dok idi: M olossos kpei ad
verilen en gzelleri ve en glleri E peiro stan getiriliyor ve
nemli ahslarn bekileri olarak ok itibar gryorlard. Yeralt

42

ANTK YUNAN'IN KLTR TARH

dnyasnn efendisini ve hzinelerini bekleyen K erberos da iri


yar siyah bir M o lo sso s kpeidir, trnn rneklerinden tek
fark kafal olm asdr. Bugn bile, M olossos kpeklerinin
yozlam torunlar d iy ebileceim iz uzun tyl byk kpekler
Yunan srlerinin ban bekler, fakat bizim oban kpeklerimiz
gibi sry bir arada tutm azlar. Bunun dnda kpek Yunanlla
rn yaam nda gnm zdeki gibi nemli bir rol oynard. Yemek
arkada, ocuklarn oyun arkada, gezici artist gruplarnn bir
yesiydi kpek, efendisine sava alanna kadar elik ederdi. Sa
dece kadnlar deildi onu martan; yal Hesiodos bile kpein
sk sk okanm as gerektiini dnr. D aha pek ok konu zeri
ne de yaz yazm olan nl tarihi Arrianos, kpein ban p
meyi ve onu yataa alm ay tler. Yunan m ezar kitabelerinden
biri insanla kpek arasndaki ilikiyi olaanst bir saflkla dile
getirir: Ey yolcu, im di bu anta bakp da, bir kpee ait diye
glme, ne olur! Sel gibi yalar aktld urum a ve efendim kendi
elleriyle toplad kllerim i, bunlar da onun szleri.
Elellasta kedi yoktu. B una karlk M srllar teden beri
kedi beslem i, h atta kediyi ilahlatrm lardr. M srllar belki
de bu yzden kedilerin lke dna km asn yasaklam lard.
P om peiide lavlarn altndan at, kpek, kei ve daha baka evcil
hayvan kalnts kt ortaya, am a kedinin izine rastlanm ad;
duvar resim lerinde de yer alm az kedi; A iso p o sun m asallarnda
da gem ez hi. B ununla beraber, kavim ler gnn bir arm a
an olan san da yoktu, am a fareler tam bir ba belasyd:
zellikle de sepicilerin bana bela kesilm ilerdi. A salak insan
lara argoda fare deniyordu. Fareler kaybolm u bir kom ed
yann da balyd. A ntiphanese ait bir fragm anda asalan
biri yle der: Sofrada davetsiz m isafir halim le, kuyu azndan
aresizce kovm aya altklar bir fareye benzerim ben. Kedi
nin yerini bir bakm a gelincik dolduruyordu. U zm anlarn dedi
ine gre, kkken ehliletirilebilen bu sevim li, prhayat hay
van, antikadaki evlere nee saan bir konuktu. A vlanm aya
geceleri kar, gndzlerini ise odada yum uak bir dekte ya
da sahibesinin kucanda geirirdi. Elemen hem en btn kk
hayvanlar avlard: M em eli hayvanlar, ku, ylan, kurbaa, hatta
balk. nsana alm sa eer, tpk bir kedi gibi davranr, oyun
oynar, insann elinden yer ve ayn yata paylard. Fakat arada
bir yum urta, bir para dom uz ya ya da kzartm as, hatta koca

ONYA BAHARI 4 3

bir tavuu da ald iin m utfak kleleri tarafndan pek sevil


m ezdi. A yrca, tahrik edildiinde ya da takip edildiini dn
dnde gaz karm ak gibi kt bir huyu vardr ki, kom edyann
bu enfes m otiften ne byk bir itahla yararlandn artk varn
siz dnn. M asallar, ataszleri ve ocuk oyunlarnda gelin
cik ile fare ayrlm az birer kavram kilisidir. Bunun dnda,
evde kirpinin yan sra m yothera, yani fare avcs lakapl suylannn da beslenm i olm as artcdr, nk suylanm n
zehirli olduu dnlrd, engerekten daha ok korkulan karakurbaann da zehirli olduuna inanlrd.
Y unancas bs olan inek, yine inek sesini yanstan g sz- Sr,
cyle Sanskritede de m evcuttur. E peiro staki M olossis bl- D om uz,
gesinin srlar en az kpekleri kadar nlyd. M uazzam boy- K o y u n
nuzlarnn ilenip kadeh yapld, ar, sem iz bir cinsti bu; her
gn bir am fora dolusu st veren -b iz d e k i en iyi H ollanda ineklerinden bile daha fa z la - bu cins inek byk bir ihtimalle,
gnm zde artk grlm eyen bir byklkteydi. ok sayda
boynuzlu hayvan, Tesalya ve B oiotianm bereketli m eralarn
dan ve srf bu zelliiyle bile svireye benzeyen A rkadiadan
getirilirdi. O ysa A ttika sr eti ihtiyacn dardan karlam ak
zorundayd, nk kendi kzleri yalnzca tarlada ie yaryor
du, bu nedenle A ttika dilinde kze, hypozygia, boyunduruk
hayvan deniyordu. A ttik ada en ok dom uz kzartlrd. A tina
lIlarn en sevdii len yemei bezelye ezm eli st dom uzuydu;
fakat R om allarn bbrlendikleri yntem i, kocam an besili do
muzlar sofraya bir btn halinde getirm eyi onlar asla akl edem em ilerdi. eit eit sosis ve sucuk vard: K zartm alk su
cuk, sosis, kym a sucuu, ttslenm i sucuk, cier sosisi; ancak
bunlarn daha o zam anlarda bile akla hayale gelm eyecek hay
vanlardan retildii olurdu. Y n veren hayvanlarn banda,
A ttik ada da iyi yetien koyun gelir. Y apasn iler, manto,
rt, yer ve duvar hallar retirlerdi. En iyi keeyi Lakonia
retiyordu. Y n dokum a ve eirm e o kadar kadn ii saylyor
du ki, bir kz ocuu doduunda sokak kapsna yn yuma
aslrd. Ham yn slatarak arln artrm ak, ticarette ska
bavurulan bir hileydi; H erm esin oban ve tccarlarn yan
sra hrszlarn da tanrs olm as bouna deildir. K oyun deri
sinden kalkan, zrh, ayakkab, sandalet, apka ve dolak yaplr,
sr derisine pek rabet edilm ezdi. B u arada, krba, kay, bere

44

ANTK YUNANTN KLTR TARH

ve tulum yapm nda kpek derisi bile kullanlrd. Eldivenler,


antikada k giyim in bir paras olarak kullanlm az, yalnzca
ok souk havalarda ve baz m eslek dallarnda, rnein bah
vanlkta dikenlerden korunm ak iin kullanlrd; zaten eldiven
takan pek yoktu.
Kmes
T avuk B abilde teden beri biliniyordu, fakat gerek M sra
Hayvan- gerek branilere nispeten daha ge ulam t: M srllara Sais
lar dnem inden sonra, branilere ise ancak srgn zamannda.
H om eros horoz anlam na gelen alektor adn bilse de, hayva
nn kendisini bilm ez henz. Fakat Pers savalar zam annda
horoz ad airlerin dilinde dolanm aya balar; horozun t ve
azam etli yry, ibii ve m ahm uzu, ana tavuklarn hassasl
ve cesareti birtakm benzetm elerde kullanlr. Perikles zam a
nnda tavuklar im diki poplaritelerine erim ilerdir bile. A ti
n a nn en yoksul evlerinde bile alektoris ya da basite ornis
(ku) dedikleri tavuk bulunurdu. ok saydaki vazo resm inden
de anlalaca zere, horoz dvlerine ilgi bykt - sz ko
nusu resim lerde horozlarn eitilii, dvn seyri, galibin zafer
sevinci ve m alubun znts resm edilm itir. Bu sporu A ti
n a ya sokan bizzat T hem istoklesten bakas deilm i. Sokmu
sokm asna ya, ok gem em i, hi um m ad bir rekabetle kar
lam ; insanlar bldrcn dvlerine yle m erak salm lar ki,
bldrcn m anyaklar ortygom anlar diye alaya alm yorlarm ,
A skepiosun horozu neden kutsal sayd anlalm deildir
am a Sokratesin antikan en gzel szlerinden birini etm esine
vesile olm utur: Sokrates baldran zehirini im eden nce, uzun
srm bir hastal atlatm olm ann kran olarak, Asklep io sa bir horoz kurban edilm esini em retm iti.
Dere tepe yaban gvercini kaynyordu: Siyah, kl rengi, sar
ve boz. Oysa, Y unanistana kpekten daha sonra girmi olan
evcil gvercin ounlukla beyazd ve A phroditenin kuu olarak
tapm aklarda tutulurdu. Y unanoas khen olan kaz szc
Alm ancas Gans gibi bir tslam ay yanstr. Gzellii nedeniyle
kendisine hayranlk duyulan kaz, O dysseiada Penelopenin av
lusunda da karm za kar. Fakat tyleri yaz kalemi olarak kul
lanlm yordu henz. V iktor Hehn, byk bir zevkle okunduu
iin bilim sel evrelerde acem ice bulunan, fakat basm tarihinin
eskiliine ram en stne bir baka eser daha olmayan Kulturpflanzen und H austiere [Kltr Bitkileri ve Evcil Hayvanlar] adl

ONYA BAHAR i 4 5

m uhteem kitabnda, yaznn byk evreden getiini syler:


Thukydides ve T acitusun entikli kam evresi, Dante ve
G oethenin ellerinden drm edikleri kaz ty evresi ve elik
ulu kalem evresi, bu kalem le yazlan m akaleler ve edebi ke
yazlar daha mrekkepleri bile kurum adan buhar gcyle bas
lr . stat ayet yaasayd daktilo iin ne derdi kim bilir!
rdek ancak im paratorluk dnem inde evcilleti. Yabani e
itlerine ise her zam an rastlanrd, zellikle de, yaban rdekle
rinin alarla srler halinde avland K opais gl civarnda.
Bu rdekler okla avlanm azd pek, M srllarn bum erang ise
bilinm iyordu. A tin ada 5. yzyln ikinci yarsnda, herkesin
pek bayld gln tavuskuu sahneye kar. H er bakmdan
tatszdr bu ku; tatsz olduu iindir ki, onu leziz lokma ve
bahelerin ss haline getirm ek yine m paratorluk R om asm a
dt, nk V iktor H eh n in dedii gibi, R om al her bulduu
nu azna sokm adan edem ezdi. Fakat tavuskuu en ok da
Y unanistanda az bulunur bir nim et olarak grlm tr ve bir
kom edyann iddiasna gre, baz zppeler bu gln hayvan
iin bir sanat eserini satn alm aya yetecek kadar byk m eb
lalar derlerm i. Bir ara balkl kuu m oda olup kadnlarn
odasna girdi. Y arasa bile, bir daim on yerine koyulm adm da,
ku fam ilyasndan saylyordu. Z aten zoolojide m thi bir kav
ram kargaas hkm sryordu; szgelim i, yaps itibariyle
deveye, postu itibariyle de pantere benzeyen zrafaya"devepanteri diyorlar, zrafay bu iki hayvandan dom u bir pi sa
nyorlard; Y unan efsane ve iirlerindeki deniz hayvanlan ara
snda zel bir yere sahip yunus balk fam ilyasndan saylyor,
hatta balklarn kraliesi addediliyordu. K aplum baann ne tr
bir hayvan olduu konusunda da bir trl karara yarlam yordu.
Eski Y unanllar, lezzetli orbalardan hi anlam ayan bugnk
Yunanllar gibi o zam an da m utfaklarna sokmazd kaplum baa
y. B una karlk kabuu lir yapm nda nemli bir rol oynuyordu.
Baadan eitli kullanm aralar da yaplrd, am a bununla m o
bilyalar sslem ek ve duvarlar kaplam ak zevksizlii de yine
Rom allara aitti. H om erosun vgsn kazanm ve halk tara
fndan her zam an zevkle tketilm i olsa da, Y unanllar istiridye
konusunda da Rom allarn tutkusunu paylam am lardr.
G erek tazeyken gerekse tuzlanm olarak oka tketilen Balklar
balk halkn balca besin m addeleri arasnda yer alyordu. Bu

46

ANTK YUNAN'IN KLTR TARH

balklarn banda tonbal (orkinos) gelir; gnm zde ringa


kuzey iin ne kadar nem liyse tonbal da Ege iin o kadar
nem liydi. A m a ringann aksine tonbal zam an zam an devasa
boyutlara ulaan byk bir balktr. B ir zam anlar Bizans sular
tonbal kaynyordu ve onlar elle yakalam ak iten bile deil
di; H ellespontosun bal laf A tin a nn baykuu, am n
yn gibi bir deyim di. nsanlar tonbaln olta, a ve atalla
avlyorlard, Poseidonun asas ataldr bu yzden. Fakat bu
bal an sesleriyle ekm eye alm alar da ilgintir. Bilindii
gibi, bizim gllerim izdeki balklar da ngrak sesini duyar
duym az yem e gelirler. Bu durum , havadaki dalgalanm ann ya
ratt etkiye balanyor ve silah sesiyle ya da tiz slklarda
irkilinm esi de ayn etkiye dayandrlyor. Baz trlerin erkekleri
yum urtlam a dnem inde diileri ekm ek iin sla, gurultuya
veya tkrtya benzer sesler karrlar. M zik yapan balklar da
vardr, fakat m zisyenin sar olabilecei hi akla gelm em itir,
halbuki bestecilerin en by doutan olm asa bile sard.
Balklarn m zii ok sevdii gr antikam iine ilemiti.
O rta kulaklarnda iitm e organ yoktur balklarn, am a derile
rindeki duyu organlarnn ya da ar hassas olan byklarnn
ses dalgalarndan etkilendii dnlebilir ve bu da baka trl
lokal ize olm u iitm eden baka bir ey deildir.
E skiada balk soslarna byk bir nem verilirdi. Fakat en
vleni ve en lezzetlisi olan garon hakknda silphion hakknda
olduundan daha fazla bilgiye sahip deiliz. G aron en az hav
yar kadar lezzetli bir yiyecekti. Eski insanlar mersinbaln
biliyorlard am a grne baklrsa, havyar ve en iyi havyarn
elde edildii m ersinm orinasn bilm iyorlard, aksi takdirde Ro
m allar hem en stne atlard, nk havyar tam da onlarn bir
yiyecekten bekledii btn zelliklere sahipti: Pahal, egzotik,
itah ac ve afrodizyak. G aron sosuna da m ersinbal katlr
d, ayrca tonbal ve uskum ru, bir de m utfak srr olan baka
eyler daha. Sosun tarifi hakknda tek bildiim iz, sosun arap
ve baharat ilave edildikten sonra bir ay sreyle m ayalanm aya
brakld. P om peiide garon sosu ihra eden byk bir irket
vard: A. U m bricius Scaurus & Com p.
Krmz
ok daha pahal bir lks ise krm zd. Y unanistanda krm zbceinin bulunduu ana m erkezler K ythera, Lakonia ve
K orinthos krfezleriydi. Krm z, K orinthos krfezinin kuzeyin-

O NYA BAHARI 4 7

de, Phokiste o kadar boldu ki, nfusun yars geim ini bundan
salyordu. L akonia krm z, dnyaca nl Tyros krm zndan
sonra geliyordu. Svnn rengi aslen beyazdr ve gnein etki
siyle u srayla renk deitirir: L im on sars, yeil sar, yeil,
erguvani, koyu erguvani; srecin erken ya da ge balatlm asna
gre eit eit tonlar elde ediliyordu. Belli bal trlerin daha
ziyade krm zya alan bir rengi vard; seyreltm eyle lal ve ley
lak renkleri, iki kat renklendirm eyle de siyaha alan bir renk
elde ediliyordu, H om eros bu yzden erguvani gece der. re
tim son derece karm ak ve m asraflyd, nk her bcekten
yalnzca birka dam la renk m addesi kyordu; tek bir im alat
hane bile ylda m ilyonlarca bcek iliyordu. M odern kim ya
antikadak m aliyetin yalnzca binde birine, salt sentetik kr
m z deil, ok daha m uhteem renkler de retebiliyor atk.
A m a yine de, m eneke, sm bl, altn, am atist, gl ve kan kr
m zs gibi, belki kendi aralarnda da harelenen ve iddialara
gre, eskidike daha da gzelleen deiik renkleriyle antikam krm znda her kim yay glgede brakan bir eyler olmal.
Bunu, yeryznde baka hibir halkta olm ad kadar renk
duygusu ve renk sevinci gelitirm i olan Y unanllarn asrlar
sren krm z tutkusundan kartabiliriz.
O m uhteem corafyada yaayan Y unanllar gl bir doa
duygusu gelitirebilm i miydi peki? M odern ltlere vuracak
olursak, bu soruya olum suz bir yant verm ek gerekir. Doann
ancak baz kesitleriyle dolaysz bir duygudalk iindeydiler.
Y alnzca yaknlarndaki eyleri seviyorlard: Sahillerin beyaz
m iferli lal dalgalarn, elik m avisi nehirleri ve cam yeili
glleri, gm sularnda rengrenk talarn parldad yosunlu
aylar, saysz yapran kprdad asrlk aalar, ilkbaharda
sar ve kzl renklere bulanan sk fundalklar. Fakat dalar bile
onlar iin en fazla bir resim erevesiydi; usuz bucaksz dz
lkler skard onlar; ykseklerdeki dnyay ounlukla rkt
c bulurlar, ufka bakm azlard bile. G nein douu ve bat
onlar iin bir doa grngsnden baka bir ey deildi. G ece
nin iirselliini de alglam azlard. M odern liriin vazgeilm ez
kahram an dolunay, Y unan liriinde yetersiz bir mealedir
yalnzca. Suskun orm an, fsltl pnar, yankl yar, dsel otlak
tekinsiz eylerdi. B tn bunlarda bir tanr hkm sryordu.
phesiz bu da bir doa duygusu diye nitelenebilir, am a bizim-

Yunanhlarn
Da
Dyg*su

48

ANTK YUNANTN KLTR TARH

kinden ok farkl bir doa duygusudur. A ntikan insan doa


y nesnel bir biim de kiiletirir, m odern insansa doaya znel
nitelikler ykler. Birine gre doa, kendisinin esrarengiz bir
biim de younlam ikin heyecanlarn yanstan ebedi bir
aynadr; dierine greyse souk, suskun ve neredeyse kt ni
yetle kendisini szen bir gzdr. B esbelli ki doa bizim bilinli
algm zn bir rndr. Y unan doas klasikti, nk Yunanl
onu klasik olarak duyum sard. Y unan insannn ara tonlar fark
eden bir gze sahip olm adn daha nce de belirtmitik. Bunun
nedeni biraz da, H ellen doasnn gerekten de ara tonlar bak
mndan zay f olmasdr: Bu doada m anzarann zerine sr eken
sislere, yava yava len gnlere (nk alacakaranlk ksa srer
ve gece aniden bastrr) ve h afif renk karm laryla snp giden
gzlere pek rastlanmaz. Bu nedenle, yle de diyebiliriz: Yunanl
klasik duyum sard, nk doa bunu gerektirirdi. Bylesi cm
leler daim a evrilebibr, zira nce kim in geldii bilinm iyor ite,
doa m insan m; kim bilir belki bu soruyu sormak biie yersiz
dir. N esne ile zne arasndaki alveri esrar doludur.
yle der N ietzsche: A kam om tu, am kokusu sarmt
ortal, aralardan gri dalar grnyordu, tepelerine kar
m, stlerine de m avi, dingin bir gkkubbe gerilm iti. Bylesi
bir eyi bizler asla olduu gibi grem eyiz; bizler daim a ince bir
ruh-zar ekeriz zerine - grdm z de budur ite. Ve ite
tam da bu ruh-zarm Y unanllar hibir zam an grmemitir.
nk onlar, ne zar ne de ruhu bilirdi. Eserlerinin hibirinin
zerinde bir tl rt yoktur. En soylusu ve en kiiliklisi bile
olsa, herhangi bir H ellenin duygulu olduunu sylem ek hani
neredeyse gln olm az m yd? Bu arada unu da belirtelim:
Tarihi film lerin zerim izde asla sahici bir etki brakanam alar,
doa algsnn eitliliinden ileri gelir. K ostm ler geree uy
gun bile olsa, doa asla geree uygun deildir. Bu film ler o
zam ann insanlarnn gzyle beyazperdeye aktarlabilseydi bir
ihtim al inandrc olabilirlerdi. U rban G ad Film adl kitabnda
Don K io fu evirip bitirdikten sonra filmi seyrederken, Is
panyadaki ekim lerde te lg ra f tellerinin de grntye girdiini
dehetle fark ettiini yazar. Fakat grnm eseler bile, bu telgraf
telleri btn D on Kiot m anzaralarnda vardr zaten.
Yunan
Y unanllarn dier ulusal zellikleri de neredeyse hep ift
Dehas anlam ldr. N itekim okulda bu kltr hakknda o kadar ok ey

IONYA BAHARI

49

renm em ize ram en, H ellen kltr ancak bulank bir tablo
gibi ulam tr gnm ze. G eorge G ro tenn tabiriyle, batan
gem iden geriye ne kalm sa, bize de bu kltrden o kadar kal
mtr. R esim ve m zii tam am en yok olm u, heykel ve iirleri
m phem ykntlara dnm tr. Y alnzca m im arilerinden
deil felsefelerinden de geriye sadece gsterili harabeler kal
m tr. nsanlarn budalaca bir biim de glen ve alayan
filozoflar diye adlandrd D em okritos ve H erakleitostan bize
yalnzca blk prk, zavall birka fragm an ulam tr; oysa
Y unan topraklarnda yetien en derin filo zo f H erakleitos, en
geni kapsam ls da D em okritos idi. B ir an, N ietzscheden eli
m izde yalnzca bir avu aforizm a, H eg elden de be m etin
kaldn varsayalm , ite Y unan felsefesinin durum u da aa
yukar byledir. A m a en ok da orta seviyedeki eserler kay
bolm utur ki, kltr tarihi iin en byk kayb hep bunlar
oluturur, nk gndelik yaam o lm sz eserlerden ziyade
bu vasat eserlerde ok daha kanl canl bir biim de dile getiril
mitir. Szgelim i 1800l yllarn A lm anyas hakknda bilgi
edinm ek
isteyen birisi, G o eth eye kyasla K otzebue ve
Ifflanddan daha fazla ey renebilecei gibi, dnem in m ey
hane arklarndan ve sokak arkclarndan da B eethovendan
renebileceinden daha fazla ey renebilir.
Fakat Yunan halknn yapsndaki elikilerin ikinci ve daha
derin bir nedeni vardr. Hellen ulusu ok kereler halklarn dhisi
diye tanmlanmtr. mdi, bu dehann iki nedeni vardr: Kutuplu
luk ve evrensellik. Bu deha saysz tezatlardan oluur; bu tezatlarn
srekli temas ve dearj onun retkenliini dourur. Evrenseldir,
btn bir insanln aynas ve zdr; yle dersek abartm olma
yz: Tm zelliklere sahip bir insan dhidir. Gerekten de Shakespeare, Michelangelo, Dante ve Dostoyevski gibi byk sanatla
ra baktmzda, dnyadaki btn iyilik ve ktlklerin onlarda
toplanm olduu izlenimine kaplrz. te Yunanllar, buna benzer
artc ve heyecan verici bir gsteri sunarlar.
Sze en nemli eyden, eth o s'ta n balam ak gerekirse, Yu- Yunan
nanllar ahlakl olduklar kadar da ahlakszdlar. Dnya, zgr- Ethosu
lk, sorum luluk, yurtseverlik ve dini inanlara sayg gibi de
erlerle Y unanllar araclyla tanm tr. ark-en yaln halle
rindeki bu ahlaki deerleri henz bilm iyordu. Y ine de m odern
adalet duygusunu Y unanllarda bouna ararz. Suu ilke olarak

50

ANTK YUNAN'IN KLTR TARH

reddetm e duygusu, belli bal air ve filozoflar saym azsak,


Y unanllarda yoktu. G enel olarak su zarar verenle zarar gren
arasndaki zel bir m eseleydi; b u bak ge dnem lere dek ge
erliliini korudu. C inayet bile cezasz kalabiliyordu: ayet
kurban lm eden nce caniyi affetm ise, lenin yaknlarnn
(devletin deil) dava am asna gerek kalm azd. B urada nemli
olan ruhun intikam n alm asdr; eer bu intikam dan kendi rza
syla vazgeiyorsa, o zam an ne kam unun ne de dinin buna sy
leyecek bir sz vard.
H er trl yksek ahlak ve drstlk de az gelim iti Y u
nanllarda, hatta tam anlam yla klasik bir yalan dolan halkyd
lar, stelik zrleri de kabahatlerinden bykt, nk bunun
kt bir ey olduunun farknda bile deillerdi. U lusal kahra
m anlk unvann dnya literatrndeki baka herhangi bir kii
den daha fazla hak eden O dysseus, zararsz farfaralktan tutu
nuz en byk hilelere varncaya dek her t r sahtekrlk konu
sunda en u rnei sergiler. A m a iin en etkileyici taraf,
A then ann bundan dolay O dysseusa duyduu hayranl belli
etm ekle kalm ayp yalanclk konusunda onunla ancak tanrlarn
boy lebileceini sylem esidir. G erekten de, Rom allarn
diline G raeca fid e s [Y unan yem ini] deyim i oktan yerlemiti
ve bugn bile Franszcada G rec szc uyank, dzenbaz
anlam na gelir. G rne gre, yalan yere yem in etme Yunan
iletiim biim lerinden biriydi. Fakat pek ok insan yalan yere
yem in eden kiinin, hatta tm soyunun lanetlenecei inancn
tayordu; nitekim H esiodos da, su olduunu dndnden
deil, s rf bu yzden insanlara yalan yere yem in etmemeyi
tler. Y alan yere yem in antika boyunca cezasz kalmtr,
nk bunun cezasn verm ek tanrlarn greviydi am a tanrlar
bu kiiyi etik nedenlerden dolay deil, bu yalanyla laneti ze
rine ektii iin cezalandrrlard; sz konusu kii stne yemin
ettii zebanilerin eline derdi - ahlaki deil hukuki bir sre.
Y ine de air ve filozoflar Z eu sun ham etli azas, adalet tanr
as D ikeden cokuyla sz ederlerdi, am a bu bile gerek ha
yatta D ik eye ballk gsterilm ediine iaret eder. te yandan,
Y unanllarn bizim toplum um uzun byk lde yitirdii br
drstle sahip olduklarndan da vgyle bahsetm ek gerekir.
B urjuvazinin egem enliinden bu yana insan ilikilerini belirle
yen riyakrlk ve sahte ahlaklk gibi eyler yoktu onlarda;

ONYA BAHARI

51

keza im dilerde i icab her yerde karm za kan sahte ne


zaket de. G erek kendilerinin gerekse dierlerinin zel yaam lar
hakknda olaanst bir aklkla konuurlard; dahas, beden
leri bile m thi bir sahicilie sahipti ve im dilerde adeta yiti
rilm i bir cennet gzyle baktm z, hayvanlara zg bir zara
fetle hareket ediyorlard. E n nihayetinde, bylesine bir sanat
yaratm olan bu halkn derin, isel bir gereklik duygusundan
yoksun olduunu dnem eyiz.
Y unan ahlaknn bozuk olduu izlenim ine kaplm am zn bir
nedeni de, en kat ahlaki kurallarm zdan birini oluturan m o
dern onur duygusunun onlara tam am en yabanc olm asdr. Para
tahsilatnda dayaa bavurulurdu; -onurunun be paralk olm a
s diye bir ey asla sz konusu deildi. Tek bir antik kom edya
bile gnm ze uyarlanarak tem sil edilecek olsayd, arapsa
misali b ir yn tazm inat davasna, sahne yasaklarna, karlkl
sulam alara ve benzeri eylere yol aard. A ntikadaki hatip
lerin en m asum hukuk davalarnda bile kar tarafa nasl hakaret
yadrdklar hepim izin m alum u. Ve Sokratesin zam an zaman
bir eziyet haline gelen tantlam alarna baz insanlarn tokatla
karlk verm i olmas bu adam n o n y ve itibarna en ufak bir
leke srm em itir. Schopenhauer, antika boyunca bu tr eyler
karsnda taknlan vurdum duym azl P a rerg asm da pek e
lenceli bir biim de iler. G elgelelim , Y unanllarn hastalk de
recesindeki an hret dknlkleriyle iten ie kem irilm i
olm alar btn bunlarn karsnda b ir tezat oluturur. Y unanl
nn akl fikri zafer ve vgdedir ve tm hayati iler itibar kap
larm aan a g o n dan, yani bir yarm adan ibarettir.
Y unanllarn isterik derecedeki iltifat ve itibar hrslarnn ar- Yunan
dnda ateli bir tutku yatar, bunun iin ulusal kahram anlarna, llgerek bir sava olan A k h illeu sa bakm ak yeterlidir. l
N ietzsche, A syalla geri dm e tehlikesi Y unanllar hep
tehdit etti, der. H ibir halk, en korkun eylerin aralksz ger
ekletii bylesine vahi bir m itolojiye sahip deildir, dahas,
baka hibir halk bylesi bir m itolojiyi kaldram azd. Fakat
yine de, Y unan tarihinde batan sona bir lllk ideali,
sophrosyne parlar. B u parlt o kadar gl, o kadar yum uaktr
ki, W inckelm annla birlikte btn A lm an klasisizm i bu zel
likte Y unan ruhunun srrn kefettiklerini sanm tr. O nlara
gre, halkn ad bile buradan kaynaklanr, zira eski bir rivayete

52

ANTK Y U NAN'IN KLTR TARH

gre EAr)v (H ellen) akla uygun dem ektir. H esiodosun iler


ve G nler'in d e anlatlan o derin anlam l Pandora mitini hepi
m iz biliriz: K utunun iinden, insanlara o zam andan beri sknt
veren en belal eyler km tr, fakat P andora kutunun kapan
erken kapatm ve ilerinde en berbat olan eiri (elpis) geride
kalm tr. Elpis, tpk L atince s p es gibi beklenti demektir,
stelik hem iyi hem de kt eylerin beklentisi,'yani um ut ve
endie. Bu iki duygunun uursuzluklarn en by saylmas,
llln had safhada yceltilm esidir. Yunan dnce tarihi
nin banda ve sonunda da yine bu vardr, nk antik felsefe
nin son dem lerini.yaad Stoa bile ruhun balca hastalklar
nn hrs ve korku (ETruviiaa kou cpjBo) olduunu retir.
Fakat bu olgunluk, kltrleri serpilip gelitike daha eytani
biim lere brnen ve barbar, karde kavim , kom u kent, vatan
da, sm fda y a da akraba dem eden hepsini m erham etsizce l
dren Y unan halknn anlam sz vahiliiyle nasl rtyor?
ark bile korkudan titreten o hayvanilikleriyle, kendilerinden
sonraki kuaklarda hayranlk uyandran sz ve tavrlarnn zara
feti, sanat ve yaam nanslarna dair incelikleri nasl bada
yor?
Y unanllar doru olan hissetm elerini salayan bu hassas i
gdleri sayesinde binlerce yl boyunca birok alanda norm lar
oluturdular, ite bu yzden onlarn tinsel bakm dan dnyann
en salkl halk olmas gerekir. A m a ayn halk, dnem dnem
tekerrr eden akli dengesizliklere m aruz kalyordu: Bunlar, her
H ellenin D ionysos enlikleri diye bildii, fakat bizler iin
kocam an birer m uam m a olan dans salgnlar, kitlesel sanrlar,
orji ve orgazm lard. Bu lgnlk halleri Y unanlnn ruhsal ya
am nda ylesine doald ki, D elphoideki A pollon tapm ann
nnde A pollon klt, tapnan arkasnda ise D ionysos ululanrd. Y unan ktm serliine alan kap -Ja k o b B urckhardtm
bu dhiyane kefi N ietzsche vastasyla aydnlarn ortak mal
haline g e ld i- ite buradadr. G erekte H ellen sanatnn ruhunda
ve btn m itlerinin znde sessiz b ir hzn vardr; bu gerein
bunca zam an gizli kalabilm i olm asn anlam ak neredeyse im
knsz. G eri baka trl de olam azd, nk Hristiyanlktan
nce insanlk karanlklar iindeydi; yaratlm larn zerindeki
karabasan ancak K itab M uk ad d esin m jdesi d e f edebilm itir.
Fakat Y unanllara, gn ortasnda ktm serlik diyebileceim iz

ONYA BAHARI

53

bir ruh hali hkimdir: G pegndz duyulan ve kuzeylinin dnya


korkusundan dalar kadar farkl olan, onun yannda panayr gulyabanileri kadar ilkel, zararsz ve handiyse evcil kalan bir dnya
korkusu. Bylece, Y unanllarda enliin nasl dillere destan bir
nitelik kazanabilm i olduu kendiliinden anlalr; gerekten de
elencenin ve anm tadn karm a konusunda ustaydlar.
nk onlar safdildi ve ebedilem i sanat eserlerinden de
anlald gibi, dnyann en doal halkydlar. A m a bu akla
m a da yeterli deildir; artistik bilincin en st basam an temsil
eden klasik sanata nasl safdil diyebiliriz ki? Dahas, sanatlar
da hi doal deildi aslnda, vazo ve fresklere, tapm ak ve tra
gedyalara, nazm ve nesirlere, en fkeli nutuk ve en lgn ko
m edyalara varncaya dek her eyin iine ilem i ar bir slup
ulukla yorulm utu. Zaten antsallk Y unanllarn tipik bir
zelliidir. H em sonra, ruhsal yaam nda ecinsellii bu denli
n plana karm bir halk iin had safhada doal dem ek ne
kadar doru olur?
Y unanllar doay sadece stnkr aratrm ve esasl bir Yunan
doa kavram gelitirm em ilerdir. B u yzden de sk sk bilim- Bireyeid olduklar sylenm itir. G erekten de, her trl deney kar- li8
snda tu h a f bir rkeklik duyarlard. Bu nedenle, szgelimi
san bilim in kim ya gibi kapsam l alanlar ounlukla gz ard
edilm itir. D eneylerden ok fikirleri cazip buluyorlard. Teknik
bakm dan yalnzca m odern halklarn deil, ayn zam anda M
srllarn, B abillilerin ve hatta kendi atalar M ikenlerin bile gerisindeydiler. Bu nedenle nispeten yeni bir tarihi onlar iin
ksaca bulu bakm ndan en yoksul kltr halk dem itir. T a
rih, corafya ve astronom i tasarm lar da ocuksuydu, daha
sonraki aydnlarnn iyi diyebileceim iz grleriyse hibir za
m an halka yansm ad. N e var ki, m adalyonun bir de br yz
var: O nlar salt gzlem am acyla kendisini fteto p ta, yani teoriye
adayan kuram sal insann ve ussalln tem elini atm lardr bylesi bir ey daha nce grlm deildi! O nlar, diyor
Rohde, btn bir insanln n sra dnm tr; tanrlar,
dnya ve insan hakkm daki en derin, en cesur, en sofu dn
celerin kayna Y unan istan dr. H erodotosun dnyaca nl
bir ifadesine gre, H esiodos ve H om eros Y unan halknn tanrbilimini tanrlara isim koyarak, derece ve alanlarn belirleyip
onlar ete kem ie brndrerek nasl oluturm usa, Y im anllar

54

ANTK YUNANTN KLTR TARH

da tm bilim lerin term inoloji, hiyerari, biim ve alanlarnn


reticileri olm ulardr. A yn baary, yazn sanatnda da gs
term ilerdir. E debiyat trlerini kefeden, alanlarn belirleyip
daha aklc bir dizgeye oturtanlar ilkin onlard. T ragedya ve
kom edya, ode (solo lirii) ve elegeia (at), aforizm a ve
epigram , pragm atik tarih ve felsefi diyalog, an ve biyografi,
nutuk ve denem e gibi yazn trleri dnya literatrne Yunanllarla girm itir, hatta arkn teden beri bildii dallar, szgelimi
destan, m ektup ve ak iiri bile ilkin Y unanllar sayesinde asl
kim liini bulm utur. M im arileri sanatsal olm ann yan sra bi
limsel bir baardr.
B tn bunlarda H ellen kltrnn m uazzam yaratc gc
nn tem elini tekil eden bireycilikleri ifadesini bulur. B ir Y u
nan ahs, der N ietzsche, baka bir ahdan daha ahdr,
K ukusuz, dier uluslara kyasla en fazla birey saysna onlar
sahipti. Fakat Y unan yaam nda bundan ok daha byk bir
g vard: A m ansz bir inatla btn bu bireyleri boyunduruk
altna alm aya, dize getirm eye, etkisizletirm eye, yok etmeye
can atan devlet: Polis. Kt hretli ostrakism os (halk m ahke
mesi) siyasi bir kurum deildi, daha zengin, daha zgr, daha
gl ve daha renkli olan bireycilie kar kurulduu herkese
biliniyordu; oysa bireyciliin o m utlandrc ehresi olm asayd,
Y unanllar da olm azd: K endileriyle bykbalar arasnda s
rekli bir ak-nefret ilikisi vard. M kem m el olan her eyin tan
rlarnn iindeki kskanl depretirdiini sylerler, te yan
dan kendileri de kskanlktan deliye dnerlerdi. stn yete
neklerle donatlm insanlarn, srf bu zelliklerinden dolay
devlet dm an diye yaftalanm alar kanlm azm gibi geli
yor insana. G erekten de pek garip bireylerdi bunlar! Herkesin
zerinde hem fikir olduu bir dier grng ise Y unan idealiz
m idir. O nlarn o az nce szn ettiim olaylara nesnel baka
bilm e yetenekleri bile bunu gsterir. B ununla birlikte, al
m aktan hi holanm azlar, alm ay km serlerdi: Bu km
semeyi en iyi ifade eden am ele h e r if yollu svgleri gnm
ze dek aktarlagelm itir. Fakat bunun yan sra yine m thi de
recede m ateryalistlerdi. E sasen yalnzca som ut, elle dokunulabilir olana, gerek ve ya kn olana inanrlar, mal m lk ve paray
her eyin zerinde tutarlard. A m ele dm anlklar da esasen
alm ay pek sevm iyor olm alarndan kaynaklanyordu, fakat

ONYA BAHARI

55

alm adan elde edilen zenginlie hi itirazlar yoktu. Agam em non, O dysseus ve A khilleus gibi parlak kahram anlar bile
korkun derecede agzldrler ve srekli ganim et, fidye ve
rvet peindedirler. Y unanllarn kom ular Persler, M srllar,
Fenikeliler ve R om allar da h er Y unanlnn satn alnabilecei
konusunda hem fikirdi. T ek istisna, zgecilii sayesinde Y unan
topraklarnn iftihar, hreti asrlara uzanan biri haline gelebil
mi A risteidestir.
Fakat sylediklerim izin bir ksm n geri alm am z gerekiyor: GrnY unanllar m ateryalist deildi, nk onlar hayata bir oyun gibi tnn
bakarlard. Bu konuyu biraz daha ayrntl ele alm alyz, nk Griinttm halklar arasnda dehay onlarda grm em izin asl nedeni ite su
burada yatyor. B ir nceki ciltte, M srlnn tem el zelliinin
oyunbazlk olduunu grm tk; fakat M srl ocuk gibi oy
narken, Y unanl bir sanat gibi oynar. Sanatnn dier insan
lardan fark udur: Sanat, eyann yararna deil, zne bakar;
eya benim iin nedir, sorusunu sorm az. Sorduu soru udur:
Eya kendisi iin nedir? te bu yzden srekli yeni eyler ke
feder, kefetm ek zorundadr. B izim fayda dediim iz ey, trn
talebidir ve hep ayndr; yaratlm larn srr ise, onlarn esiz
olm alardr. Pratik insan hayat boyunca gerekliin yalnzca
kendi iine yarayan ksm n grm eye m ahkm dur; oysa sanat,
dnyaya adeta ie yaram az bir ey gzyle bakar, dnyann
btnln kavram ay da ite byle becerir. B u gerei
Schiller genliinde u lm sz cm leyle dile getirm itir: n
san, yalnzca oynad yerde btnyle insandr. Bu adan
baktm zda, P arisin yarglan efsanesi de daha derin bir an
lam kazanr. Paris gibi H ellenler de, H erann, A thenann ve
A phroditenin yetenekleri arasnda bir karara varm ak durum un
daydlar. E er isteselerdi birleir ve dnyaya hkim olabilirler
di: Y egne ciddi rakipleri K artacallar ve Persler bile bunu en
gelleyem ezdi. Ve eer glerini bu nokta zerinde younlatrsalard, o esiz kavraylar sayesinde dnyann ardna en derin
gzlerle bakabilir, en yksek bilgelie eriebilirlerdi. N e var ki
onlar gzellii setiler, hatta gerek H elena M srda olduu
iin gzelliin de yalnzca hayalini sem i olan P arisin yolun
dan gittiler. G rntnn grntsn her eye tercih etmekte
m uhtem elen haklydlar. N ietzsche, O nlar derin olduklar iin
yzeyseldi, derken bunu kastediyordu.

56

ANTK YUNANTN KLTR TARH

D eha, dnyay bir oyun olarak grr, yledir de zaten.


H ellenler dnyann en zengin ve en rnek, en derin ve en renkli
oyunudur ve dnya onlarn ebedi ve deien, eletiren ve ven
seyircisidir. K ontrast ve tezat ynnden zengin olmalar, Y u
nanllara daimi parltlarn bahetm itir. O nlar, yaam n kendi
si kadar paradoksaldr: tekdze ya da abartl, m at ya da kaba,
silik ya da belirgin eylerin gz rahatsz etm edii lm sz
tiyatro figrleri kadar kusursuz ve btndrler.
Yunan
Y unanllarn yaratt ilk ve belki de en byk sanat eseri
H arfleri kendi dilleridir. B arbar szcnn balangta kekem e
anlam na gelm esi son derece ilgintir: Bu szck, Asyal ve
A frikallar kadar bata M akedonyalIlarla Rom allarn da dahil
olduklar yabanc uluslarn kulak trm alayc szcklerle bar bar
barm alarn yanstr gibidir. D aha sonra barbarlk giderek bir
kltr kavram haline gelm eye balad; Y unanca konuup d
nen biri barbar deildi artk. Fakat bilindii gibi, ge antik
ada egem en btn halklar Y unanca biliyordu, hele Rom allar
iki dilli bir halk olup km t. Y unancann antikadaki gc,
Franszcann onsekizinci yzyldaki baarsndan ok daha b
ykt, nk Franszcann rakipleri daha zayfken, Y unancann
kendisi kadar geliim e ak dillerde ve edebiyatta rakipleri var
d.
Y unancay dier dillerin (talyanca hari tutulabilir belki)
stne karan ey, ncelikle onun m zikalitesidir; dier de
yile, ahenkli nller ve ikili nllerden (diftong) yana zengin,
sert balalar ve st ste ylan nszlerden yana yoksul olu
udur. Y unanllar yazlarn kendileri icat etm em i, K uzey Sam ilerin nsz h a rf karakterlerinden gelitirm iler, alfabelerin
deki son drt h arf olan phi, khi, psi ve om ega harflerini ise
kendileri eklem ilerdir; fakat asl m arifetleri, harflerin bir ks
m na nl h a rf anlam katm olm alardr. Bu sayede harfler
kelim enin tam anlam yla birbirine eklem lenip telaffuz edilmi,
kekelem ekten teye geem eyen arkn barbarlndan syrl
mtr. Fakat bunlar daha 7. yzylda olm utur; H om erosun
iirler dzd M iken kahram anlk dnem i bir yana,
H om erosun iirlerini yazd ok sonraki soylular toplum u bile
okum a yazm a bilm iyordu. Fakat o tarihten itibaren yaz sratle
yayld. M uhtem elen ilk bata faturalar, m akbuzlar ve szle
m eler iin M tetnanest yani ezberciler vard, fakat 600 do-

ONYA BAHARI

57

laylarnda yazyla her yerde karlalyordu: V azo resim lerin


de, m ezar talarnda, adaklarda, hatta N byede Ebu
Sim beldeki heykellerin zerinde, hi de aydn tabakadan say
lam ayacak Y unanl askerlerin elinden km yazlar grlr.
Fakat gnm z okullarnda kullanlan Y unan yazs ge dne
m e ait bir rndr: skenderiye dnem ine kadar sadece byk
harfler, m ajskller kullanlrd.
Bilindii zere Y unancada e ve o seslerini veren ikier harf
vardr: Epsiion ve eta, om ikron ve om ega. E ta uzun bir e sesini
(e), om ega ise uzun bir o sesini () karlyordu, fakat onlarn
asl ilevi bu deildi, yoksa uzun alpha, iota ve epsiion iin de
ayr birer h arf retm eleri gerekirdi; bunlar ncelikle ak nl
leri veriyordu. A k ve kapal nller arasndaki keskin ayrm,
gnm z dillerinden birini yeni renen birisi iin de en byk
zorluklardan biridir. A lm anca, Franszca ve talyancada kapal
e harfi uzun ve ksa biim lerde, rnein, Tee, the, tela ve
Theater, thetre, teatro szcklerinde; ak e ise uzun halde,
rnein, hre, air, era szcklerinde grlr. Buna karlk,
ksa ve ak e harfi yalnzca Franszca ve talyancada bulunur
(vertu, verticale), A lm ancada yoktur ya da yalnzca yaklak
olarak vardr, yani yarm uzunluktadr ve W erder, w erben, Erbe
szcklerindeki kadar da ak deildir. U zun kapal o ile ksa
ak o her dilde de m evcuttur: Rose, rose, rosa ; Torte,
tortue, torta; ksa ve kapal o nde de bulunm az. U zun ve
ak o ise her iki Latin dilinde de bol m iktarda vardr, rnein
tort ve toro, encore ve o ra da olduu gibi, fakat A lm anca iin
bu ses yabanc bir sestir. Rosa, talyancada ak o ile sylenir,
spanyolcada da yle, ayrca spanyolcada s harfi de keskindir.
ngilizcede de ak ve uzun o bulunur (h orse), fakat telaffuzu,
ngiliz aznda daha ok a sesine kaar. U zun ve ak harfi de
benzer niteliktedir: A lm ancada bulunm az am a ngilizcede (yine
biraz a sesine kaan girl szcndeki gibi), Franszcada
(cceur) ve sveede (f r, fiir, f rr) alldk bir sestir. te eta
ile om ega da bylesi uzun ve ak seslilerdendi. En tartmal
konulardan
biri
de,
zetann
telaffuzudur.
Kesinlikle
A lm ancadaki z harfinin ts biim inde okunuu gibi okunmazd,
ya talyancadaki ds (zelo) gibi ya da Franszcadaki yum uak i
(zero) gibi telaffuz edilirdi. M uhtem elen iki okunu da doru
dur, yle ki, zeta harfi aa yukar skenderiye dnem ine dek

58

ANTK YUNAN'IN KLTR TARH

birincisi gibi, daha sonra da kincisi gibi telaffuz edildi. Hatta


zeta byk bir olaslkla aslen ikili nsz sel'ye karlk gelen bir
harfti, bu ise Athenaze ve thyraze gibi szcklerin byk ihti
m alle Athenasde ve thyrasdeden trem i olm asyla ve iinde sd
geen yabanc adlarn transkripsiyonunda sd yerine z harfinin
kullanlm asyla aklanabilir (rnein, Ahram azdanm Oromaz.es'e dnmesi). H ellenistik dnem de, btn Sami adlarnda,
basit bir i olan sain harfi, $ ile telaffuz edilirdi, ite bizim Zion,
G aza, Zacharias ve G enezareth yazm am zn nedeni budur.
Yunan
Y unancay doru deerlendirebilm ek iin unu daim a gz
Biimleri nnde bulundurm ak gerekir: Y unanca yazyla sabitlendikten
sonra bile, ncelikle konuulan bir dil olm aya devam etmitir.
Beinci yzyla dek Y unanistanda okuyucu kitlesi diye bir ey
yoktu. Bir edebiyat eseri dinleyiciler iin yazld iin ritim ve
sese daim a ok dikkat edilirdi; bu konuda bir fikir edinm e im
knm z yok artk. B u durum daha sonra da deim edi, nk
insanlar sesli okum aya alknd. Bu o kadar doaldr ki, bir tek
antik yazar bile bundan sz etm ez, sadece bir kez gariplii vur
gulam ak am acyla tersinden sz edilir: A ugustinus tirafla r nda, hocas A m brosiusu gzlerini satrlar zerinde gezdi
rirken sk sk gzlem lediini anlatr, fakat sesini ve dilini kul
lanm yordu. A ugustinus hocasnda grd bu anomaliyi,
A m brosiusun ya m etindeki karanlk bir noktayla ilgili soru
sorulm asn engellem ek ya da dilini dinlendirm ek istem esiyle
aklar. Z enginler kitaplar yksek sesle okutm ak iin pahal
zel kleler tutarlard. Y az da sesli sesli yazlyordu. Eer bu
gelenek devam etseydi, m odern edebiyatn byk bir blm,
en azndan bilim sel literatr herhalde asla kitaplatrlm azd.
Fakat o zam anlar, nem li olan yalnzca tem po ve melodi
deildi -b u g n olsa olsa lirik edebiyatta nem lidir b u -, ifade
nin aklda kalacak derecede etkili ve kolay anlalabilir olm as
na da dikkat etm ek gerekiyordu, ki gnm zde ancak sahne
yazarndan byle bir ey talep edilebilir. Bu nedenle
Y unancada, szn canlln ve akcln yaznn duruluu ve
vecizliiyle, ahenk dolu gzellii soyut keskinlikle, ululuu
anlalrlkla birletiren popler edebiyat vardr yalnzca.
E rnst Curtius G riechische G esch ich te'da [Y unan Tarihi] yle
der: Bu dil, her kas m kem m el alan, gelim i bir grei
vcuduna benzer. rnein, baka hibir dilde bu denli ayrntl

ONYA BAHARI

59

ve bol m iktarda bulunm ayan edatlar, dilin yapsna artc bir


esneklik ve eviklik katan m afsallardr. B u edatlar, bulundukla
r her yere adeta birer m andal ve susturucu, birer parlatc ve
effaf sr zellii katarak dilin esiz bir biim de dram atize
edilm esini salarlar, yle ki, kupkuru bir Y unanca diye bir
ey yok gibidir; m kem m el bir akadem isyen olan Paul Cauer,
pek yerinde bir benzetm eyle edatlar iin dilegelm i el kol h a
reketleri der.
A lm anca gibi Y unanca da her belirli tannda (Lat.
articulum ) sahip olm a ayrcaln tar, oysa btnyle kiilik
siz olan Rom alnn hibir tannd yoktur, cinsiyetsiz ngiliz
ise yalnzca tek bir tan n d a sahiptir. B una karlk, belki de
snrlar izilm em i olan sevm edikleri iin, Y unancada belirsiz
tanndk yoktur. Eski H int A vrupa dillerindeki ekim hallerin
den ablatif (-den hali) ile instrum entalis (ile hali) Y unancada
kaybolm usa da, lok atif (-de hali) henz durur; dierleri ise ok
gelim itir. Latince kkenli dilleri bu dille kyaslayacak olur
sak: Bu diller, a k k u sa tifin (-i hali) n o m in a tife (yaln hal) e
deer olduu ve g en itif (-in hali) ile d a tif in (-e hali) ise
Latincedeki de ve a d dan tretilen edatlarla rld tek bir
ekim haline sahiptirler. Y unancanm genera (cinsler), tem pom
(zam anlar) ve m odi (kipler) vastasyla olanak ve zorunluluk,
pekitirm e ve kstlam a, dilek ve karlklar o anki zam an ve
konum lar iinde nasl esiz bir incelikle - ste lik hep ksa ve
n e t- ifade etm e gcne sahip olduu herkesin malumudur.
K eskin ve belirgin ekim eklerinin olanakl kld sz dizim i
nin yan sra ksaltlm tm ce biim lerinin salad zgrlk
de m thi derecede zenginletirir bu dili. Fakat iin en artc
yan, Y unancanm , binlerce trev ve bileim le bitm ez tkenm ez
bir dil hzinesi oluturm a im kn veren szck tretm e gc
dr; bu sayede bir kkten bir sr szck tretm e ve baka dil
lerin btn bir tm ce gerektirdii balam lar tek bir szckle
ifade etm ek m m kndr. L atincede ve L atince kkenli dillerde
asla bulunm ayan bu esneklie Y unancanm dnda bir tek A l
m anca sahiptir, yine de A lm anca ne kulaa ho gelir ne de Y u
nanca kadar kullanl ve yorum ludur: Szgelimi Yunanl
pouLeuco, danm a m eclisi yesi olm ak szcnden unlar
tretir: (3oo,f|, danm a m eclisi, Po/lEopa, meclis karar,
Po'dac'd11)pov, m eclis binas, Poi)/xoTr)po, t veren,

60

Yunancan
Telaffu
zu

ANTK YUNAN'IN KLTR TARH

Pou,euTf|, m eclis yesi, ponUsuTiK, m eclisle ya da meclis


yesiyle ilgili , Pon,f|i, iyice danlm , pou/.cppo, t
tutan, pouAapyo, m eclis bakan ve durum a gre saylar
iyice artrlabilen daha pek ok bileim . A khilleusun annesi
Thetis, kendisine SuaapoTOiKea der: K endi zararna en soy
lusunu dourm u olan; baka hibir dil benzer bir ifade kulla
nam az; A lm ancada bunun iin yle denebilirdi: Talihsiz kahram an-annesi, fakat kulaa ho gelm iyor. B ilim in, zellikle de
fizik, kim ya, zooloji, botanik, teknik ve tp gibi p o z itif denen
bilim dallarnn teden beri Y unanca ifadeler kullanyor olm a
sndan daha doal ne olabilir ki? Sz konusu bilim dallarnn,
hm anistleri sulam akta kullanlan H ellom ania [Hellen l
gnl] ile ilgisi olm ad aktr. B ununla beraber, kavram lar
bu kadar kolay bir biim de birletirebilen, glgeleyip kaydrabilen bir dilde felsefe yapm am ak d a m m kn deildir; burada
da Y unancann seviyesine yalnzca A lm anca kar. D enebilir
ki, P lato n un dnceleri Y unan dilinde nasl nceden vardysa,
M eister E ckhardtnkiler de A lm ancada vard.
G ereksiz am a grkem li ikil (dal) , daha H ellenistik d
nem de ortadan kalkar, halk dili eskian sonuna doru giderek
ada Y unancaya yaklar - ada Y unancada d atif yoktur
artk ve yalnzca bildirm e kipiyle em ir kipine sahiptir. Bugnk
Y unanl eta ve ypsilon harfleriyle ei ve oi diftonglarn (ift
nl) i sesi gibi, ai diftongunu ise e sesi gibi, zetay s gibi, eski
Y unancada p+h biim inde sylenen p h iy i/ gibi, k h iyi ise (es
ki Y unancada k+h) kh (genizden bir h ) gibi telaffuz eder, ste
lik e ile f d e n nce dam ak sesi (rnein, ihtiyardaki h harfi
gibi), yoksa grtlak sesi olarak telaffuz eder (ah); rh o yu, baka
m odern dillerde de - z e llik le de span y o lcad a- grld ha
liyle dil ucu sesi olarak, deltay ngilizcedeki yum uak th
(peltek d), th e ta y ise kaln h (peltek t) gibi syler. Ypsilon da
ikili nllerde (an, en) vye dnr, ki bu yzden Euangeiium yerine E vangelium diyoruz. M uhtem elen, balangta
bu h arf bir u harfiydi ve ikili nllerde a+u, e+u gibi okunuyor
du. U ile v arasndaki geiler, baka dillerde de bulunur:
Latincede U ile V edeerdir; M sr dilindeki v, Kpti dilinde,
* kil: A rap a, Y u n a n ca gibi b a z d ille rd e , tek il v e oul d n d a y e r alan, iki varlk
ya d a n e sn en in sz k o n u su o ld u u n u b elirten , ad ve e y lem ek im lerin d e kullanlan
d ilbilg isel say, (.n.)

ONYA BAHARI

61

zellikle de ikili nllerde ounlukla u olur, ngilizcedeki w


ise neredeyse u gibi telaffuz edilir.
Buradan, eski Y unanllarn en azndan klasik dnem den iti
baren tpk gnm z Y unanllar gibi konuup konum adklar
tartm as dom utur. B u tartm a R eform dnem ine dek uza
nr. Yunancay batya B izansl aydnlar tantm tr, elbette ken
di m odern telaffuzlaryla birlikte. Y zyln m ealesi nl
R otterdam l Erasm us, dnem in geleneklerine uyarak diyalog
biim inde kalem e ald De recta Latini G raecique sermonis
pronunciatione [Latin ve Y unan D illerinin Doru Telaffuzuna
Dair] adl m akalesinde bu konuya eilir: Ay ile aslan eski Y u
nanllarn telaffuzu zerine tartrlar. Erasm us, eer , p, u, er,
o, m harflerini i gibi telaffuz ediyorlarsa, Y unanllarn farkl
harfler kullanm ak iin bir nedenlerinin olam ayaca gibi basit
am a parlak b ir gr savunuyordu. Fakat z a y f bir bedende
gl bir ruhu barndran Erasm us, inan ve zgrlkle ilgili
daha nemli tartm alarda teori ile pratii oportnist bir biim
de birbirinden ayrm ay bilse de, geleneksel telaffuzu kullan
m aya devam etti. Baz ngiliz aydnlar yeni grten yana daha
sert bir tavr koym ularsa da, karlarnda hep piskopos
G ardineri bulm ulardr: G ardiner, C am bridge niversitesi de
kan iken, a yi eden, e veya o yi ise den farkl okum alar
durum unda profesrleri senatodan, rencileri okuldan atm ak
la, olanlar da cezalandrm akla tehdit eden bir ferman kar
mt - kilise tarihinin gelm i gem i en azl sapkn avclarn
dan biridir G ardiner. E er birisi korkak ya da fanatik ise bu
zelliini/telaffuzda da sergiler.
Etac ya da Erasm usularn aksine, ada Y unanca telaf
fuzunun taraftarlar kendilerini taclar ya da (A lm anyada Yu
nanca incelem elerini balatan adam n adndan esinlenerek)
R euchlinciler olarak niteliyorlard, ne var ki bu tartm adan
Erasm usular galip kt, nk nde gelen klasik eskia filo
loglarnn neredeyse tam am onlarn safnda yer ald. G n
m zde ise artk sadece Y unanllar tacdr, ancak bilim sel ne
denlerden tr deil, bugn ile anl gem i arasndaki srek
liliin kendini bu ekilde zorla kabul ettirdii kltr politika
sndan tr. B ir dizi spesifik argm an bir yana, aklselim sahi* E taclk : Y u n an cad ak i e ta h a rfin in , u zu n e h a rfi gibi o k u n m as. tacik: E ta p n
ita g ibi, yani u zu n i gibi te la ffu z e d ilm e si, (e.n.)

62

ANTK YUNANTN KLTR TARH

bi olm ak Etacl savunm ak iin yeterlidir. Srekli dnm


geirm ek btn dillerin doasnda vardr, bu yzden de gn
m z Y unanllarnn iki bin yl nceki gibi konum alar m m
kn deildir. A yrca her h alk nce konutuu gibi yazar; ayet
konutuu gibi yazm yorsa, bu vaktiyle farkl konutuu anla
m na gelir. E er bir Fransz corps yazyorsa, nedeni, atalarnn
corpus dem i olm asdr ve ortaan sonunda bile m oj dedii
iin m oi yazar. K ratinosun bir kom edyasnda bizdeki mee
m eeye karlk gelen Pf| pf| yollu hayvan sesine rastlanmas
bile Etacl hakl karr. B una karlk, Reuchlincilerden biri
koyunlarn dil uzm an olam ayacaklar ynnde m atrak ama
tam am en bo bir la f etm itir. H albuki hem de had safhada dil
uzm andrlar, nk onlarn kendilerini o zam an da bugnk
gibi ifade ettiklerini kabul ediyorsak eer, K ratinosta geen bu
ifade, onlarn ve tm A tinalIlarn E rasm usu olduunu kantlar.
Y oksa taclara gre koyunlarn m ee m ee deil, mii m ii
dem esi gerekirdi.
Fakat E rasm usu telaffuzun Y unancann okunuunun yakla
k bir portresini bile izdiini dnm ek yanl olur. Friedrich
B lassn bu konuyla ilgili isabetli bir sz vardr: undan adm
gibi em inim ki, ayet eski bir A tinal dirilse ve bizleri -h e m de
en bilim sel biim de ve en gzel te la ffu z la- Y unanca konuur
ken duysa, telaffuzum uzu iren derecede barbarca bulurdu.
A m a gnm zde bir Y unanly konuurken duysayd, herhalde
bu kadar ok eletirm ezdi, nk bu dilin kendi dili olduunun
farkna bile varm azd. B ugn btn halklar Y unancay farkl,
yani kendi dillerinin telaffuzu erevesinde konuurlar (fakat
ounlukla bunun farknda deillerdir) ve hepsi de yanl konu
ur. Bu yzden de, Y unan isim lerini doru ya da Latince ve
ya Franszca telaffuzuyla syleyip sylem em em izin fazla bir
nem i yoktur. Y arm asr ncesine kadar, G ym nasium ren
cilerinin kom pozisyonlarnda K retenser, A thenienser ve
K arthagenienser dediklerini gryoruz. O ysa gnm zde bu
isim lerin ksaltlm biim leri kullanlyor, bunlar belki daha
rahat am a daha da yanl, nk ncekiler en azndan
Latinceydi, im dikiler ise tam am en keyfi. te yandan bugn,
D elphi, M ycena ve schylus yerine D elphoi, M ykenai ve
A iskhylos, hatta Piraus yerine de gzel am a zor olan Peiraieus
(vurgu son hecededir) yazlm asnda bir saknca grlm yor. Bu

ONYA BAHAR! 6 3

arada Fenikeliler, M akedonyalIlar ve B oiotiallar da edebi ta


lepleri tam am en karlyorlar. B u ve b una benzer pek ok ifade,
rahatln gerek Y nancaya tercih edildiini gsteriyor. Buna
karlk, hi kim se Sapf (vurgu son hecede) dem ez, hele hele
onun gerek ad olan P sap f yu kim se kullanm az. D aha da ra
hat, Franszcadaki yazm dr: E pikur, Epiktet, Demokrit,
Elesiod, vb; fakat btn isim lerde yerlem i deildir bu yazm
lar; rnein O edip yazm ay kalem bile reddeder sanki. H eraklit
ile H erakleitos arasnda seim yapabilirsiniz, oysa Latincesi
olan H eraclitus hi kullanlm az; P eisistratosun Pisistratus bi
im inde yazlm as olaandr, b una karlk Pisistrat diye yaz
m ak sz konusu bile olam az. Son zam anlarda, A lm ancada
troisch ve T roer karlklar tek doru karlklar diye yer
letirilm eye allyor, gerekten de T roja tam am en yanltr,
nk Y unancada iota harfi hibir zam an bir nsz h arf deil
di. A m a ters bir ey var burada: T rojaner [Troyallar] dram,
roman, gazete ve syleiler, kilise ve okul araclyla imge
dnyam za o kadar girm itir ki, T roa sava diye bir savan
sanki hi gereklem edii izlenim ine kaplrz. G rld gibi,
bunlar nce kullanm skl, sonra da tek tek bireylerin zevk
anlay ve dil duygusu belirliyor.
N e ilgintir ki, yksek Y unanca diye bir ey asla olm ad, Yunan
daha ziyade hep drt byk yazn dili vard: on, Dor, Aiol ve Leheleri
A ttika leheleri. on lehesiyle yazanlar, Elomeros ve Hesiodos,
elegeia ve iam bos ozanlar, Elekataios ve H eodotos, Hippokrates ve H ippokratesilerdi; D or lehesiyle yazanlar ise Epikharm os, Pythagoraslar ve bata Pindaros olm ak zere, btn
koro airleri. A iol lehesinin en byk tem silcileri Sapph ile
A lkaios iken, A ttika lehesi A ristophanes, Platon, hatipler ve
tragedya yazarlaryla tem sil edilir. T ragedya yazarlarnn diya
loglar A ttika lehesiyle, koro iirleri ise D or lehesiyle yazl
m lard ya da D or lehesine kayyorlard; durum aa yukar
yleydi: O perada koronun K uzey A lm anya azyla, solistlerin
ise yksek A lm anca ark sylediini dnelim . stelik diz
deki kadar b ir tezat hissetm ezdik bile, nk opera metinlerini
anlam ak zaten m m kn deil. Lehenin yazarn kkeniyle hi
bir ilgisi yoktu, burada daha ok estetik ve geleneksel kayglar
Bizim de bugn dilimize yerlemi biimleriyle kullandmz Troya (hatta
Truva), tyonya gibi adlar aslnda Troya, onya, v.s.dir. (F.D.)

64

ANTK Y U NA N'IN KLTR TARH

n plandayd. rnein, o dnem de bir destan on lehesinden


farkl bir lehede yazm ak sz konusu bile olam azd.
HeykelFakat Y unanllar zellikle de destan sayesinde bir tr ortak
tra lisan kurabilm iti, nk H om eros H ellenlerin nciliydi. YuHomeros nanistan, der Platon, kltrn bu aire borludur. liasn
kahram anlarn aynas olduu sylenegelm itir, fakat o ayn za
m anda halkn, hatta dnyann aynasdr ve O dysseia insana dair
her eyi kapsayan ender dnya m asallarndan biridir. H om eros
hakl olarak, Y unan kltrnn sim gesi saylr. Y unanllarn
heykeltralk dehas H om erosla zirveye ular. M erm eri ant
ran grkem i ve soukluu, az am a ok parlak temel renkleriyle
H om eros, ounlukla tek tek figrleri kapsayan ve bir grup oluturduklarnda bu figrleri izgisel ve sim etrik bir zem ine
oturtan kom pozisyonlaryla tam bir heykeltratr: atlar, hat
lar ve katlarda, hatta deim ez am blem ve dzenli ssler halin
de rlyefi ereveleyen benzetm elerde. D oa ortam , iklim,
m evsim , ksaca atm osferi oluturan her ey eksiktir onda,
nk bu eler heykeltraln ifade olanaklarnn dndadr.
H er eyin hatlar keskin ve belirgindir, her ey biim dir; oysa
H ristiyan iiri (ki her m odern iir H ristiyandr) insana biimi
olm ayan bir sonsuzluk gzyle bakar. O dysseusun m aceralar
im gedir, F a u sf unkiler ise birer sim gedir; liasta en mucizevi
ey bile gerektir, oysa Yaban rdei'tide en sradan eyler bile
efsanedir. H om erosun kahram anlar doal bir devasalktadr.
O laanst bedensel gleri ve ayana abuk olm alar onlar
m asal yaratklar haline getirm ez; nam ve intikam a, kan ve ete
duyduklar byk itah onlara patolojik bir boyut kazandrm az.
H eksam etre, grkem li ak ve duru yaps, ifade ve sfatla
rnn form le benzem esi nedeniyle heykeltral andrr - d
ncesizce bir gelenekiliin fosillem esi ya da arkc ve din
leyicinin m etni hatrlam asna yarad sanlan bu ifade ve s
fatlar, gerekte bariz bir sanat istencinin davurum lardr. T a
pm an kiinin ellerini gndzn ortasnda yldzl sem aya uzattm , N au sik aann parltl elbiseleri ykam aya gtrd
n kukusuz Y unanllar d a fark etm i, am a yadrgam am lardr. G ereklikle bu kadar i ie bir dnyada elbiseler parltl,
ebedi yldzlar hep gkte olacaktr elbette.
H om eros, tam bin yl sren hretinin tadn daha yedinci
yzylda karm aya balad. A ltnc yzyldan itibaren devlet

ONYA BAHARI

65

onun eserlerini drt ylda bir dzenlenen Panathenaia enlikle


rinde gezgin ozanlara okutm aya balad, beinci yzyldan iti
baren ocuklarn din ve tarih rendikleri bir ders kitab haline
geldi. H om eros bir zl szler hzinesi olarak (hatta parodi
tarznda) insanlarn dilinden dm yor, ayrca bizdeki ncil
fal misali kehanet olarak da kullanlyordu. H om erosun her
bir szne verilen deer sayesinde ge dnem Y unanistannda
filoloji bilim i dodu. lias ve O dysseiaya K yklos ozanlar
denen airler de eklendi; onlara K yklos ozanlar denm esinin
nedeni, her iki H om eros destann da kapsayan btn bir sylen
dnyasn ilem eleridir: Savan ortaya k, A khilleusun
A m azon Penthesileia ile m cadelesi, T ro y anm fethi, eve dnen
A treusoullarnm kaderi ve daha baka eyler. Kyklos ozanla
ryla ilgili bilgiye yalnzca P ro k lo sun fragm anlarnda rastlyo
ruz, yani sadan sonra yaam Y unanl bir gram ercinin lirik
eserlerinin dzyaz zetinden; bu dzyazlar, onun zam annda
henz m evcuttu ve ska okunuyordu, ancak P roklosun da de
dii gibi, iirsel deerlerinden ok m itolojik elerle dolu ol
duklar iin. G erekten de heykeltralar, vazo ressam lar, lirik
airler ve tragedya yazarlar bunlardan epeyce esinlenm ise de,
antikadaki eletirm enler adeta az birlii etm iesine sanat
sal ieriklerine fazla deer atfetm em ilerdir. M argites adl ko
m ik destan da blk prktr; epeyce eski bir eser olmal bu,
nk 650 civarnda yaam olan A rkhilokhos bundan bir dize
alm t; ge dnem e kadar yazarnn H om eros sanldn d
nrsek, nem siz bir eser olm asa gerek. D estann kahram an, her
eyi yanl yapan, gerdek gecesinde bile karsyla ne yapmas
gerektiini bilm eyen beceriksiz bir zengin ocuudur: ok ey
anlyordu, am a hepsini de yanl anlyordu. lias zerine bir
eitlem e olan B atrakhom yom akhia [K urbaalarla Farelerin
Sava], bundan ok daha eski b ir dnem e, m uhtem elen beinci
yzyln ilk yarsna tarihlenir ve yz dizesi, ypranm halde
olsa da, gnm ze dek ulam tr. Salyangoz kabuundan mi
ferlerle, sivri kam lardan m zraklarla donanm olan ve d
man saflarnda yer alan Tellal D elie K aan tarafndan k
krtlan kurbaalarn fndk m iferli, fasulye zrhl farelere ve
bunlarn kralna nasl m alup olduklarn - b u arada A thenaya
m racaat ediliyor, fakat elbisesini kem irdikleri iin farelere,
uykusunu bldkleri iin de kurbaalara fkeli olan Athena

66

ANTK Y U N A N IN KLTR TARH

nce tarafsz kalyor ve neden sonra kurtarc yengeleri silah


altna a ly o r- anlatan tasvir, her eyden nce H o m ero sun co
kulu anlatm biim i ve destan slubuyla dalga gem eyi baara
bilm i olm as bakm ndan elendiricidir.
HomeH om eros diye birinin yaayp yaam adndan eskiada
rossuz asla kuku duyulm am tr. En salam kaynak olan ve pseudo,
Homeros y an} sahte H erodotosa ait olduu sanlan H o m ero sun Y aa
m a n a gre, airin doum yeri S m yrnadr. H om eros zerine
olan ve Plutarkhosa atfedilen m etnin yan sra, H om eros ve
H esiodosun ozanlar savam a dair iirlerinde de Sm yrna bata
gelir. B ilindii gibi, H om eros iin tam yedi kent birbiriyle ka
pm tr; aslnda bu say daha da yksekti. Fakat akas
Sm yrna bu iddiasnda hakldr. 500 senesi civarnda ozanlar
kendilerine H om erosoullar derler ve K yklosun tm destanla
rn H om erosunkiler diye okurlard. Fakat sz konusu yzyln
aa yukar ikinci yarsndan itibaren bu durum eletirilm eye
balanr ve lias ile O dysseia dnda her eyden phe edilir.
Bu iki eser arasndaki slup tutarszl, birincisinin stadn
genlik, kincisinin ise yallk eseri olduu sylenerek ak
lanm aya allm tr. lias, leyin kavrulan gkyzne,
O dysseia ise ferahlatc akam gneine benzetilir. Fakat ge
dnem eseri baka bir aire atfetm eye yeltendikleri iin
khorizontlar, yani ayrlklar denen kk bir aydn topluluu
da vard, ancak skenderiyenin nde gelen gram ercilerinden
Sam othrakeli A ristarkhosun otoritesi bu insanlar susturm utu,
yle ki, bu tartm a eskian sonlarnda espri konusu olup
km t. Fakat son dnem lerdeki hkim gr tam da budur ve
pek ok filolog tarafndan halen savunulur. i daha da ileri
gtrp H om erosun iirlerindeki btnl tam am yla yadsyanlar bile var. B unu yapanlarn ilki, lm nden sonra, 1715
ylnda, yani P o p eun nl H om eros evirisiyle ayn ylda ya
ym lanm olan D issertation su r l Illiade [lias zerine Bir n
celem e] adl eseriyle A bbe Franois H edelin d Aubignac idi. 80
yl sonra d A u bignacn tezi Y unan edebiyat tarihinin kurucu
su saygn filolog Friedrich A ugust W o lf tarafndan yeniden ele
alnd. W o lf un balca tezi, tm antikan, H om erosun iir
lerini ilk Peisistratosun toplatp yazdrdn kantladdr.
Fakat bu iddiann genelgeer bir kant olm ad gibi, bunu ilk
Peisistratos da yapm olam az. B u ahs olsa olsa, m onologlara

ONYA BAHARI

67

serpitirilm i arklar yeniden dzenleyip yazdrm olabilir


A yrca Schiller de sanat sezgilerine dayanarak bu hipotezi
dpedz barbarca diye nitelem itir; G oethe de bu iddiaya
nce katlm am a daha sonra znel sam alk diye reddet
m itir. H em sonra W o!f da pek em in deildir iddiasndan, n
k liasn byk bir blm nn tek bir air tarafndan yazlm
olabileceini ve eseri bilim sel kayglardan arnarak okuduun
da pekl bir btn olarak grebildiini syler. Buna ram en
W o lfu n teorisi derhal yank uyandrm ve deiik eitlem e
lerle dal budak salm tr. Sz konusu eitlem elerin en nem li
leri unlardr: G eniletm e varsaym , kapsam snrl temel bir
m etnin srekli ilavelerle im diki halini aldn varsayar. B ilin
dii zere, bitkisel ve hayvansal organizm alar yeni paralarn
m evcut paralar arasna yerletii intussussepsiyon yoluyla
byrler, fakat bir destann organizm as iin bylesi bir varsa
ym sam alktr. Kari L achm annm ortaya att Epos K uram
(bu konu K ulturgeschichte der N e u z e ifd a [Y enian Kltr
Tarihi] daha ayrntl bir biim de ele alnm tr) Yunanllarn
destan retim ini tem elde bir terzi atlyesi erevesinde ele alr.
B una gre, daha eski ve henz ilenecek olan paralar btne
uydurularak retilir, fakat uzm an biri bu paralar dierlerinden
ayrm asn bilir. H om erosoullar K uram , K hiosta, adm
efsanevi bir kabile reisinden alan bir ozan soyu olduunu var
sayar. G erekte ozanlarn m arifeti olduu dnlen destanlar
ite bu soya atfedilm itir. Srekli yetkinleerek topluca retim
de bulunm ak, tutkal im alatlar ve keten dokum aclar iin do
aldr, zanaatkrln baz dallan iin de bir dereceye kadar
dnlebilir belki, am a en yksek dereceden sanat eserleri iin
sz konusu bile olam az. Btn bu kuram sal karm lar, geni
kapsam l bilim sel bilgilerini en ufak bir fikre sahip olm adklar
yaznla birletiren kiiler tarafndan ortaya atlm tr.
lias ile O dysseiay filolojik olarak d e il, taraf tutmadan okuyan herkes bunlarn gzelce dzenlenm i olduklarn hemen
fark eder. G erek kuatm a yllarn gerekse O dysseusun m ace
ralarn bylesine dram atik bir tarzda younlatrp bir m erkez
de toplam a dncesi -ilk in d e A k h illeu s'u n fkesi, dierinde
ise O dysseusun m aceralar- ancak ve ancak byk bir sanat
ya ait olabilir. Bu denli zl ve btnlkl bir yapya sahip ykleyici iirlerin says ok azdr. B yk m odern rom anlarn

Home
rosun
Kompo
zisyon
lar

68

ANTK Y U NA N'IN KLTR TARH

hibiri buna eriem em itir (m uhtem elen byle bir kayglar da


yoktu; dediim gibi, H ristiyan sanat biim i H ellen sanat bii
m inden farkldr). H er halkrda, Epos K uram (bu durum da
N ovella K uram ) H om erostan ziyade G oethe ile Gottfried
K ellere daha kolay uygulanabilir. E lbette bununla, her iki
destann btn dizeleri de H om erosa aittir dem iyorum . Aksine,
kendisinden nce de kukusuz geleneksel olan m evcut form l
leri alm akla kalm ayp ok sayda motif, olay, dekor, portre, hatta
btn btn tasvirleri devralm olsa gerektir. Zaten o da her eyi
kendi bana yapm ak yerine, belli bal figr, grup ve simgeleri
bakalarna yaptran byk bir heykeltra gibi davranmtr. Y a
banc m lkiyetten hibir kayg gtm eden yararlanm ak, en ve
rimli airlerin doasnda yatar; bu bakm dan Shakespeare ile
Calderon, M oliere ile N estroy birbirlerine ok benzerler. Aktarlagelm i m alzem e ve biim leri yam alam a konusundaki tered
dtler, sonradan grm e edebiyat entelektellii, zanaatta acemi
lik ve yeteneksizlik demektir. O ysa safkan deha her eyin kendi
mal olduundan emindir, frenlenem eyecek derecede oburdur.
Bu adan bakldnda, H om erosta neden birok eyin otur
m ad daha rahat anlalr. O na gre her ey ustaca dzenledii
grkemli bir tiyatro dekoruydu, am a her zaman kendisine ait de
ildi bu dekor paralar. A ra sra farkl slupta olm alarna ya da
perspektifi kaydrm alarna am am ak lazm.
Y ine de ynetm enin elini hibir yerde hissetm eyiz. Bunu
bile, airliinin en byk kant olarak grm ek yerine, H om e
ro sun varlndan kukulanm akta kullanm lardr. Homeros
eserinin ardnda kaybolur, yine de en ufak parasnda bile var
ln srdrr, tpk ruhun bedende, tanrnn dnyada olduu
gibi: H er yerde ve hibir yerde. S hakespearede de durum ayn
dr: H a m let'te ruhla ilgili syledikleri kendisi iin de geerlidir:
uradadr, buradadr, yoktur . D nyann bu en byk iki
airi, ikili anlam da anonim dir. Evrende, tabir yerindeyse, yal
nzca yenilebilir olann var olduunu belleyen insanlar, bura
dan, tanr ile ruhun, Shakespeare ile H om erosun eserlerinin
atom kom pleksleri olduu sonucuna varrlar.
O dysseiann yaps liasa nazaran ok daha karm ak ve
rafinedir. lias renkli bir kroniktir, O dysseia ise tam bir entrika
rom an. airin, m aceralarn bir ksm m , am a yalnzca bir ksm
n, O dysseusun azndan aktaryor olm as, o kadar ustaca ve

ONYA BAHARI

69

ho bir m arifettir ki, o gn bu gndr birok anlatc tarafndan


taklit edildii iin bu buluun dhiyaneliini hissetm eyiz artk,
Odysseia, liastaki olaylara neredeyse hi deinm ez; sanki
T roya nlerinde hi savaim am tr, b una ram en O dysseus bu
savan bakahram anlarndan biridir. O d ysseiadaki insanlar da
baz bakm lardan farkldr: Hem daha uygar hem de daha duy
gusaldrlar; soylu bir havalar vardr, oysa liasm kahram anlan
ounlukla incelikten nasibini alm am tr. G eri bunlar da sk
sk hngr hngr alarlar, am a daha ok edepsiz ocuklar gibi,
oysa O dy sseia'd a gzyalaryla kendilerinden geerler adeta,
hani neredeyse dnya acsyla dopdolu yenia iirlerinde ol
duu gibi. Fakat btn b unlara dayanarak O dysseianm
H om erosa ait olm adn ne srm ek sanata yabanc bir d
nce biimidir. liastaki konunun O dysseiada tekrarlanm a
mas, belli ki sanatsal bir kaygdr: air kendisini tekrarlam ak
istem em itir. O dysseiay daha girift kurm u, daha insancl ve
daha duyarl biim ler yaratm olm as, stadn ilerlem i yayla
aklanabilir rahatlkla: D aha olgun ve daha lm ldr, am a ayn
zam anda biraz d ah a hassaslam tr. B u noktada bir kyaslam a
da bulunm ak iin m odern yazn eie alm ak yeterlidir: Nasl ki
Ran h e r'm [Hrszlar] m uazzam kabaln W allensteinda bo
yere aryorsak, S te s nun toplum cu biem ini de G tz'de bula
mayz. lias uzun sre fragm an yerine koyulm utur, nk aniden sona erer . G erekten de, en nemli iki olay, Akhilleusun lm ve T ro y ann ykl tekrar verilm ez. Fakat
Peleusolunun fkeli arksnn dnyann en byk airlerinden
birinin elinden ktn grm ek iin de bundan fazlasn bilm e
ye gerek yok. Yal Priam os ile gen A khilleusun birbirlerini
hayranlkla seyredileri - h e r ikisi de ebedi kahram anln lt
tacyla h alelen m itir- ve berikinin gzyalarna bouluu - n
k ayn onun gibi olu elinden alnm yal babasn dnr,
hem de henz h ay attay k en - sonra da H ektorun naam teslim
edii: te bu, antikan gsterm eye m uktedir olduu soylu
insanln ve sofuca kahram anln en byk aydnlandr, ve
Y unanllara bi uym ayan bir tasarm olm asayd, hem en o anda
cennetin kaplarnn alaca bile dnlebilirdi. Baka hibir
air eserini byle noktalarnazd. lk efsanede A khilleus dm a
nn cesedini paralar ve kpeklerin nne atar. Bu son name,
H om erosa deil de, kim e aittir?

70

ANTK Y U N A N IN KLTR TARH

Uzman
N apolyon liasn, savata yer alm birinin karargh gnceHomeros si olduunu dnyordu. B u dncgjgln de olsa, byle bir
azdan km as, H om erosun askeri yeteneklerle de donanm
olduunu gsterir. Y aralanm alar bir askeri doktor uzm anlyla
betim lenm itir, szgelim i bir V ergilius bu tr eylerden hi
anlam az. H om erosun uzm an olm ad bir alan yok gibidir.
rnein, heyecanlar diyafram da lokalize ediinde, en gizli fiz
yolojik hadiselere dair derin bir sezgi sakldr. Kalp bir pom
palam a cihaz, bir m akine dairesidir; beyinse telg raf ve telefon
dairesi, bir idare m erkezidir. R uhum uz, karn boluum uzdur
(.solarpleksus). H arakiri de karnn alt ksm nn (hara), asil duy
gularn yata olduu dncesine dayanm az m ? Harakiri basit
bir intihar eylem i deildir, tanklarn nnde trenle yaplr;
sulu kii bylece, Ruhum utanyor, susuz kii ise, Size
ruhum u gsteriyorum , der. G izem li isterik gl ile aresiz
likten glm enin kkleri de buradadr; diyafram atlatan ey
ler yalnzca neeli eyler deildir. H om eros, talipler iin, ve
bunun zerine arplm yzlerle gldler, kanl eti i i
yuttular ve gzlerinin yaarm aya, kalplerinin inceden inceye
szlam aya baladn hissettiler, dem ekle, bunu bile bildiini
gsterir; sadece bu cm lede bile psikoloji ve patolojiye dair ne
m thi bir zenginlik vardr!
HomeE er H om eros betim ledii dnyada baz eylerin lafn et~
rosun m iyorsa, bunun nedeni vardr: Y a bunlar, tavuu da bilmeDnyas (jjj gibi gerekten bilm iyordur -y o k s a besleyici yum urtaya
ve gnn habercisine deinm eden gem ez, horozun kavgac
ln, kibrini ve despotluunu bir iki im geyle de olsa anlatrd,
nitekim H om erosun kahram anlar horozla karlatrm aya pek
elverilid irler- ya kasten arkaikletiriyordur ya da tam am en
tesadfidir, szgelim i bal m um u, bal ve arlardan bahsedip de
arcl gz ard etm esi gibi. Y ahu, bu H om eros da Realenzyklopadie d er klassischen A ltertum sw issenschaft [Klasik Eskia
n G erek A nsiklopedisi] deil ki, her ey bulunsun iinde!
plaklk klt ve olanclk H om erosun dnyasna henz
yabancdr: plaklndan tr O dysseus N ausikaadan uta
nr, A khilleus ile Patroklos arasnda ise sade bir dostluk ilikisi
sz konusudur, fakat bu dostluk daha A iskhylosta ak ilikisi
ne dnm , hatta Lukianos bu dostlua u notu dm tr:
K eza bu birlikteliin itici gc ehvetti - zaten Lukianostan

ONYA BAHARI

7!

baka ne beklenir ki! B una karlk, kadn daha soylu ve daha


nem li bir rol oynar. A k h illeu sun yalnzca sava deil, fkesi
de bir kadn yzndendir. K adnn ruh, sonraki dnem lerin
yaznnn elinden alnm bir hayat srer. B tn kiiler zenle
bireyletirilm itir. H elena ile Penelope kusursuz birer hanm e
fendi olsalar da, akla gelebilecek btn kadns tezatlarla dolu
durlar. K alypso ile A ndrom akhe, seven ee iki ayr rnektir;
son derece z a rif olan N ausikaa ise destanlarda karm za kan
ilk bakire gen kzdr, ll glnlyle H era dnya ede
biyatnn ilk anlalam am k a d n fdr. A thena ile Odysseus
arasndaki inanlm az incelikteki iliki, bir perinin him ayesi alt
na ald, bir para da k olduu biriyle ilikisi gibidir.
R aim undun V ersclm etder [Savurgan] adl eserini artran
rom antik bir m otif adeta.
K rallarn ift srm esi, hkm darlarn ldrp derisini yz
dkleri hayvanlar atete kzartm as, prenslerin de atlar koup
koyunlar gtm esi zellikle verilm i bir arkaizm den ziyade,
A ndersenin byleyici bir biim de uygulad ebedi masal
slubudur belki de: G nn birinde korkun bir frtna kt.
im ekler akp gkler gm brdyor, bardaktan boanrcasna
yam ur yayordu, korkuntu! O an, sarayn kapsna vuruldu
ve kral kapy am aya gitti. A yrca, H om erostaki zam an, tari
he dayal gerek anlarla tipik bir eski dnem ler hayalinin
karm dr. H ellenler yoktur, yaz, atllar veya sava gemileri
yoktur, sadece direkli ve yelkenli ak yk tekneleri vardr, a
palar bile yoktur bu teknelerin. Y em ekte sandalyelerde oturu
lur ve yalnzca kzartm a yenir, asla piirilm i yem ek ya da ku
veya balk yenm ez; bunun nedeni ortam n soyluluunu vurgu
lam ak olsa gerek, nk lm llerin yegne besininin bu oldu
u destanda bile iddia edilm ez. air bazen uzlam aya karar ve
rir, rnein A khilleusun ryasnda. A khalarn llerin geri
dneceine inandklarn bilir, am a kendisi buna artk inanm a
d iin A khilleusa P atroklosu ryasnda gsterir.
D estandaki krallk, gerek m onariyi artk tasavvur edem e
yen soylu H om eros dnem inin bir kurgusudur yalnzca. Krallar
StoyEvsdir, Z eu sun, yani tanr inayetinin dlleridir, gle
riyse her tr vaheti m eru klar; A gam em non ise PacnlekEpo
olarak, dierlerinden daha fazla kraldr, hatta paoXe3xaTO, en
stn kraldr; fakat btn bunlar yalnzca lafigzaftr: Hkm-

72

ANTK YUNANTN KLTR TARH

darlarn hepsi de eittir, A gam em non ne yargtr ne de baku


m andan; alaca tm nem li kararlar, tm zgr vatandalarn
yer ald soylular m eclisine ve halk m eclisine danm ak zo
rundadr. Bir de T hetler vardr: B unlar yabanc kkenli c
retli iiler ve ataerkil m uam eleden m em nun olup oketou, ev
dostu unvanndan da anlald gibi aileden saylan klelerdir.
Ekonom ik ihtiyalar byk lde m stakil evlerde giderilir:
Buralarda un tlr, arap yaplr, yn erilir, giysi dikilir,
ayakkab tamiri ve m arangozluk ileri yaplr. O dysseus saln
kendisi yapar. anak m lek, araba yapm , deri ve metal ileri
gibi belli bal zanaatlar, toplum adna altklar iin
Spproepyo, kam u alanlar denen gezici ustalar tarafndan
icra edilir; hekim ler, arkclar ve bir t r uaklar diyebilecei
miz hizm etliler de bunlardandr. Elbette ift srenler, terziler,
obanlar ve baclar da eksik deildir. Fakat genel olarak,
Hom eros M iken dnem ini gerekte olduundan ok daha ilkel
tasavvur etm itir.
HesioG eronlarn, yani yal soylularn elinde olan adalet sistemi
dos zel davalardaki hukuki sorunlar bir kurulda zm ekle yetinir.
Bunun dnda, herkes kendi bann aresine bakar, slalesinin
koruyuculuuna m uhtatr. Fakat adalet ve adaletsizlik gibi
kavram lar, bu aristokrat dnyada henz nem li bir rol oyna
mazlar. Bu dnyann kahram anlar ok soyludurlar; cesur, za
man zam an da hayli yce gnlldrler, am a iyinin ve ktnn
henz ok tesindedirler. airin kendisi de etik yarglardan u~
zak durur; istedii tek ey, insani tutkularn kocam an bir tablo
sunu izm ektir. Fakat dnya, yalnzca seyredilm ek iin deil
dir. Bu nedenle H esiodos sanat gc bakm ndan H om erosla
kyaslanam asa da onun eksiklerini tam am lar. Y unanllar da
H esiodosu daim a H om erosla birlikte anm lardr. B oiotianm
ar havasyla beslenm i tasal bir dn adam olan Hesiodos,
onyann dnya ehvetine iirler dzen tred ozann klasik
eidir. Zeus adalettir ve her trl erdem in ba da adalettir;
H esiodosun hararetle naklettii yeni dnce ite budur. nsa
nn hayat alm akla gem elidir, nk tanrlar alkanln
nne aln terini koym ulardr. Bu dnceyi H esiodos, gnle
rini avare avare geiren ve babasnn m irasna tek bana kon
m aya alan kardei Perses yznden yazm aya m ecbur olduu
ler ve G nler adl eserinde anlatr. Bylece, hrsz ve haylaz

ONYA BAHARI

73

Perses lm szleirken H esiodos da bu eserle beyninde ve kal


bindeki zel m eselesini derhal insanlk m eselesi haline getir
mi, m aruz kald hakszl bir bilgelik kaynana dntre
rek gerek bir yazar olduunu kantlam tr. H esiodos 700
ya da 650 tarihleri civarnda yaam tr, ksacas, hece ls,
cm le yaps ve vurgusuna varncaya kadar taklit edercesine
bal kald H om erostan ok da sonra deil. M uhtem elen bu
slup insann edebi adan kendini ifade edebildii tek biimdi.
H erhalde H esiodosun m tevaz gereklii iin en uygun tarz,
iatnbos olurdu, hatta belki de nesir. R ivayete gre Byk s
kender, H om erosun krallar iin, H esiodosun da kyller iin
yazdn sylem i; gerekten de insani abalarn iki kutbu olan
an ve rn, bu iki airin kiiliinde som utlam gibidir.
H om erosun insan, yeryznde O lym posun parltsyla dola
r, H esiodosun insan ise m rn dnyann sessiz ve karanlk,
fakat bir o kadar ebedi glerine hizm et etm ekle geirir. Yunan
tarihinin hem en balarnda, birbirinin zdd ebedi iki unsur, saf
ve gl bir nitelie brnr: P athos ile ethos, kahram anca
lm ile grev yaam , valye gururu ile halk onuru, silah
m utluluu ile alm ann rahm eti, sanat iiri ile halk iiri, bi
im lendiren nesnellik ile retici znellik, delectare [elendir
mek, cezbetm ek] ve prodesse [yararl olmak].
H ellenler teolojik tasarm larn H om eros ile H esiodostan Olymdevirm itir, tpk bizim Eski ve Yeni A h itlerden devirdii- Ps
m iz gibi. O nlarn kutsal yazlar dnyevi iirlerdi, ite bu, onla
rn inanlarnn nitelii bakm ndan -h e m iyi hem kt anlam
d a - son derece nem lidir. Y unan dini, en az Y unan dili ve des
tan kadar bir sanat eseridir ve dhiyane bir bulu m isali, ans
zn var olm utur. K ronos ile T itanlara dair o karanlk efsaneler,
G irit dininden kp H esiodos dnem inin kulana alm an m
ziin belki de son notalaryd. Z eus le dier tanrlarn apayr
bir ehreye sahip olan bu daim on dnyasna kar yrttkleri
sava O lym pos inancnn zaferini tem sil eder. onya destannda
henz yer alm ayan H estia, nl O n ki Tanr D evletine, yal
nzca sayy yuvarlasn diye ilave edilm itir. H estia basite
ocak dem ektir ve kiiletirilm em i soyut bir kavram olarak
kalm tr hep. te yandan, o kadar nem li olan D ionysos,
O lym pos tanrlar arasnda yer alm az. Y ldrm seven Zeus,
Tromp ctvpcv xe Oecov re, insanlarn ve tanrlarn babasdr,

74

ANTK YUNAN'IN KLTR TARH

H ork io stur, yem ini korur, K seniostur, konukseverdir, fakat bu


son iki ilevini her zam an yerine getirm ez. G k tanrs olarak
doaya hkim se de, hkim iyetini kardeleriyle, sularn efendisi
Poseidon ve yeralt dnyasnn prensi, tanrlarn en nefret edi
leni H ades ile paylam ak zorundadr. A pollon, m zik ile ke
hanetin, ifa ve okuluun tanrsdr, fakat oklar salgn hasta
lklar da gnderir. G ne tanrsdr, fakat gm yayl olarak,
ikiz kardei A rtem is gibi o da A y tanrsdr. O k seven avc ve
yabani hayvanlarn koruyucusu A rtem is de ayn biim de ikili
bir rol oynar. D ier tanra, Hera, A phrodite ve A thenann,
ayrca H ephaistos, A res ve H erm esin anlam n herkes bilir.
zellikle de son ikisi hayli ahlakszdr! A res bir klhanbeyi,
Herm es de hrszdr. B u batanrlarm ardnda, ikinci dereceden
tanrlardan oluan parltl bir kalabalk vardr: arklar ve ko
num alar denize ses veren S iren ler ve N ereus kzlar, orm an
larda ve dalarda oturan D ry aslar ve O reiaslar, yar ko yar
at biim inde krlarda dolaan Satyrler ve Silenler, hayatn
ciddi tarafn tem sil eden M oiralar ve E rinysler, ayr ve pnar
perileri K haritler ve M u salar.
Yunan tanrlarnda dikkatim izi eken ilk ey, gz alc g
zellikleri ve zevkli sadelikleridir, hatta diyebiliriz ki, zarafetle
ridir. B esinleri, konutlar ve saray erknna asil bir sadelik h
kim dir. Saraylar gsterisizdir, O lym postaki hizm etkr says
gem ez: Hebe, ris ve G anym edes. N ektar ile am brosia ise
akas hayli m tevaz besinlerdir ve ne gariptir ki, tanrlarn
kan ikhor gibi son derece m ateryalist kavram lardr. lahlar ye
m eye, im eye ve cansuyuna en az dnyevi varlklar kadar ihti
ya duyarlar, aradaki tek fark bu besinlerin lm sz olm as
dr, B ir tanrdan beklenen zelliklerin pek azna sahiptirler.
Onlar, m erham etli ve adil deillerdir, aksine dalavere ve inti
kam la dolup taarlar, ta ra f tutarlar, her yerde hazr ve nazr de
illerse de im ek hzyla h er yere gidebilirler; her eye kadir
deillerdir, zellikle de aralarndaki rekabetten ve onlardan da
stn olan kader tanralar M o iralardan tr; her eyi bilen
de deiller (yalnzca A pollon, H elios olarak belirdii zam an
yledir), bilakis yanltc, bazen de neredeyse dar grldrler.
A thena dier tanrlardan daha zeki olm akla vnr, tpk
O dysseusun da dier insanlardan daha zeki olduu gibi. lm
szlerin arasnda da hayli aptallarn olduunu bilir A thena.

ONYA BAHARI

75

Zeus bile birden fazla kereler oyuna getirilm itir. O dysseusun


eve dnne tanrlarn divannda, bihaber P o seid onun arka
sndan karar verilir (fakat bu durum tanrlar kralnn ne kadar
gsz olduunu da gsterir, yoksa bu toplanty gerekli gr
m ezdi). G eri H om erosta sk sk yle geer: Zeus bunu bilir,
dier lm sz tanrlar da yle, fakat bu yalnzca lafn geliidir.
te yandan, gelecekte neler olacan bilirler: Sadece Z eu sa ve
batanrlara deil, yar tanr, kahram an hatta atlara da bahe
dilm i bir bilgidir bu. A m a m adem ki gelecei biliyorlar, o za
man ne diye savaa gz dnm bir halde m dahale ediyorlar?
Hem sonra, kendilerine yalnzca arada bir m dahale etme hakk
tannm tr, nk yeryznn hkm darlar deildirler, yarat
cs ise hi deil; bizzat yaratlm lardr, bu nedenle doum
gnleri bile kutlanr. Y unan m itinin tanrlar yaratm asn bilm e
si am a tanrlar yok etm eyi bilm em esi ilgintir.
H om erosun neredeyse hi deinm edii, ancak gerek Yeralt
H esiodosta gerekse halk inancnda nem li bir rol oynayan arzn Dnyas
derinlerindeki yeralt tanrlar kendilerine zg bir dnya ku
rarlar. Ad esasen Gemeter, Toprak A na olan D em eter tarmn
koruyucusudur. K orkun adn anm aya kim se cesaret edemedii
iin ounlukla Kore, bakire denen Persephone, lmn efen
disi olm akla beraber, annesi D em eter gibi tarm n da koruyucu
sudur. Dionysos da bir yeralt tanrsdr. Hekate, lohusa kadnla
rn ve lm yatann yan banda olm ad zamanlar, genellikle
m ezar talarnn arasndadr. nsanlarn nne kavaklarda, ay
nda ve len scanda kar ve her defasnda onlara zarar
verir. G orgo ile M orm onun umaclar, yani Larnia ve daha nce
anlan Empusa, H ekatenin ikizleridir. Genellikle tam bir vahi
av manzaras izer Hekate: Ateli cehennem kpekleri, iddet
yoluyla ya da zam anndan nce dnyadan ayrlm, defnedil
memi, huzura kavuam am ruhlardan oluan bir hayaletler g
ruhu. Saysz isim lerinden biri olan Baubo, kpek srlerinin
ulumalarn yanstr. D nyadaki btn cadlarn atasdr Hekate.
Tarihsel dnem in balarnda lleri yakm a deti ortaya
kar. Y unanllar bu deti, yar gebe bir yaam srm eleri nede
niyle bylesi bir defin biim ine m ecbur olan kavim lerin E g e ye
gnden sonra edinm itir. B unun yan sra, M iken dnem ine
ait l klt anavatanda her zam an, geleneksiz A nadoluda ise
yer yer devam etm itir. A ttik ada m ezarlarn zerine buday

76

K ahram anlar

te
Dnya

ANTK YUNAN'IN KLTR TARH

ekm ek gibi gzel bir gelenek vard - filizlenen yaam lleri


sevindirsin diye. K araaa ve servi, o zam anlar bile mezarlarn
daimi bekisiydi.
Ruhun m ahiyeti ve lm szl konusunda Yunanllarn
dnceleri ok elikiliydi. O nlarn grlerini bir dizgeye
oturtm ak, her eyden nce bu konuda bir netlik salam ak gibi
bir niyetleri olm ad iin bou n a olurdu. M erkezde, psykhe ile
ilgili tu h a f tasarm duruyor: R uh, insan uyku, baygnlk ya da
vecd halindeyken bedeni terk edip bam sz bir yaam sren
ikinci b en dir. A ynsn, lm annda da yapar, am a bu sefer
srekli olarak. Fakat ruh gszdr, dnyadan uzakta bir yerde
dalp giden bir glgedir. Elbette tanrlar setikleri insanlar, ete
kem ie brnm bir halde yaam aya devam edecekleri M ut
lular Adas E lysiona yollayarak onlara lm szlk bahetmitir. Bu seilm i kiiler kahram anlardr. Byle eyler olm uyor
artk. Fakat tanrlarn sevdikleri kulunu suya ya da taa dn
trerek Yunan tasavvuruna gre bu insana ebedi yaam bah
etmesi hl olagelm ektedir.
K ahram anlar adna antlar dikilir, l enlikleri yaplr,
K ahram anlarn tanrs H eraklestir. Y unan m itolojisinin en
popler figryd H erakles; her yerde onun tapm aklar vard;
birok kent koruyucu tanr diye ona tapard. H eraklesin soyun
dan olm ak, M akedonya krallar kadar barbarlarn da kvan
duyduu en byk asalet unvanyd. H erakles, cisim lem i en
byk yaam gcdr; lm llerin en gls, en yorulm az,
en hzls ve en iyi okusudur, am a b ir o kadar da palavrac,
ayya ve oburdur. Sradan llerin aksine, kahram anlar ldk
ten sonra insanlarn yaam na m dahale ederler. M arathonda
T heseusun tepeden trnaa zrhlanm bir halde savalar
nasl geride braktn birok kii grm t. Lokrisliler, g
rnm ez olsa da onlarla birlikte savaan A ia sa saflarnda daima
yer ayrrlard. L euktrada, M esseniallarn kahram an ve Spartahlatan ezeli dm an A ristom enes ortaya km , Thebaililerin
sava kazanm asn salam t. Bylesi ilahi tecellilere, ge d
nem de bile inanlm aya devam edilm itir. Rivayete gre,
Alarich A tin ay kuatt srada surlarn nnde zrhlar iinde
ki A khilleusu grm , korkuya kaplarak bar im zalam tr.
llerin azna, K barona rma geirm esi iin verm ek
zere bir m etelik, tabutun iine de eit eit ev eyas konurdu:

ONYA BAHARI

77

ocuklarn tabutuna oyuncak, kadm larnkine yelpaze, ayna ve


m cevherat, erkeklerinkine de silah. M ezarn zerine kurban
ada olarak arap, zeytinya ve bal dklrd. Daha sonra,
lm kiinin ev sahibi kim liiyle sofrada oturduu dnlen
bir l ziyafeti verilirdi. M ezar ta kurdela ve ieklerle ssle
nir, bazen de lm kiinin ruhunu sevindirm ek iin m zik a
lnrd. nk lnn ruhu, ku olarak m ezarn zerinde kanat
rpard, bazen tnn duyulduu sanlrd. B u bize M srlla
rn B a sn anm satr. Y unanllar ruhu kanatl bir varlk olarak
dnyordu, nk p sy k h e m n bir anlam da kelebektir. Yine
de ruh H adestedir yle m i? N ihayet bunlar birer tezattr ve
bunlar irdelem eye kalkan, balangtakinden daha bulank bir
tabloyla kar karya kalr. N e kadar ince eleyip sk dokur
sak, der B urckhardt (baka bir balam da, fakat bilgece laf
burada da geerlidir), yolum uzu o kadar ok arrz. Fakat
elikiler de olsa. Y unanllarn lm den sonra ok zel bir ya
amn olduuna inandklar kesin; szgelim i su ileyen bir
kii, bedelini te dnyada deyeceini dnr, sevenler te
dnyada kavum ay m it ederdi. H ayaletlere ve ruh arm aya
inanm ayan yoktu. C esurluuyla vnen S partada gece m ezar
lkta dolam ak en byk cesaret rneiydi. L ukianosta geen
heyecanl bir ykye gre, sslenm eye ok m erakl bir kadn,
varn younu kendisi iin harcam olan kocasna hayalet bi
im inde grnr ve dolabn arkasna dm altn bir sandaleti
srarla ister. Elbette filozoflar ksm en de olsa daha farkl d
nyorlard am a Y unan A y d n la n m a sn n babas diyebilece
im iz D em okritos hayaletlerin varln reddetm ezdi.
A yrca, byk ve gl bir tarikat vard: Ruhun, ruhg Gizemler
eklinde geri dneceine itenlikle inanan D ionysosular.
Karanlk ktnde m ealelerin alevleri etrafnda toplanrlar,
om uzlarnda tilki krkleri, balarnda boynuzlar, inleyen zille
rin, gm brdeyen davullarn ve haykran fltlerin sesi eliinde
havaya ylan ve hanerler savurarak vahi orm anlarda ve plak
bayrlarda lgnca dans ederlerdi. U yuturucu svlar vecdin
derecesini artryordu, ta ki ruh bedenden ayrlncaya ve tan
ryla, yani Trakyal D ionysosla btnleinceye kadar. in en
ilgin yan, bu psikoz salgnlar dzenli bir biim de tekrarlan
yordu: ylda bir kutlanan D ionysia enliklerinde, kn tam
ortasnda.

78

ANTK Y U NAN'IN KLTR TARH

O rfeizm D ionysos diniyle akrabadr ve yine bir Trakyalya,


O rpheusa balanr. O lym pos dininden farkl olarak kat bir
disiplin gelitirm i, oysa dieri klt ve m itoloji olm aktan ileriye
gidem em itir. Bu dinin neredeyse dogm atik olduu sylenebi
lir. B una gre ruh, daha nce ilenm i bir suun cezasn ek
m ek zere beden zindanna hapsedilm itir, yeryzndeki yaam
ruhun lm dr: Som a sem a, beden m ezardr. nanandan u
ya da bu dnyevi gnahtan vazgem esi deil, bizzat dnyevi
varoluu reddetm esi beklenir; doum larn lm cl evrim inden
ancak byle kurtulabilir. G em i yaam n eylem lerinin hesab
bir sonraki reerkarnasyonda verilecektir. ayet ruh tam am en
arnm ve btn lekelerden kurtulm usa, gnn birinde z
grlne kavuacak, bir daha asla lm tatm ayacak ve onu
yaratan tanr gibi ebedi m utluluk iinde yaayacaktr. Kurtulua
giden yol ile ekm ek, ahlaki deiim geirm ek, gizemli kutsanm alardr. Et yem ek, karde katlidir. Btn bunlar neredeyse
H int havasnda.
D aha yedinci asrda A tina devlet klt ilan edilmi olan
Eleusisin gizli kltne bal olanlar lm den sonra zel bir
yazg beklerdi. O nlar H adesin boucu karanlndan m uaf
tutulacaklard. A ristophanes bu insanlarn varoluunu Kurbaa
la r da ayrntlaryla betimler: Gne aydnln onlardan aada
bile esirgemez; m ersin aac korularnda dans eder, flt ezgileri
eliinde, lm sz tanrlar ven arklar sylerler. Bu ayrcala
sahip olm ak iin yaplmas gereken tek ey herkese ak -k lele
re ve yabanclara, kadnlara ve ocuklara b ile - gizemli Eieusis
ayinine katlmakt. A detlerini anlatm ak, bozm ak ve aratrmak
yasak olan bu ayinlerde neler yapldn tahm in etm ek g, an
cak u kadar biliniyor: M ritlerinin isel bir deiim geirmeleri,
zel bir yaam biimini ya da grn savunm alar, hatta saygn
birer vatanda olmalar bile beklenm ezdi. Eskian sonlarna
kadar kutsalln koruyan bu kurum bugnn insanlarna kfir
gibi gelmektedir. Fakat iin en etkileyici taraf, ibadetin
Plutosu, zenginliin o sevgili tanrsn eve ekeceine ve
maddi avantajlar salanacana inanlmasyd.
AlametK ehanet m erkezleri ok daha ciddi kurum lard. C iceroya
ler gre, ayet koca bir dnya tarihi ba aa edilm ek istenm iyor
sa, bunlarn gerek olduunu kabul etm ek gerekir. K ilise baba
lar bile bunlar tam m , am a eytan ii olarak grm tr. Ke

ONYA BAHAR)

79

hanet m erkezi, kehanette bulunm aktan ziyade t ve direktif


verir: N elerin olacam sylem ek yerine, ne yaplm as gerekti
ini bildirir. K uram sal reti yeri de deildir. nsanlar bu m er
kezlere dini konularda, kent kurulularnda, savalarda, ktlk
zam annda, salgnlarda, deprem lerde ve dier toplum sal fela
ketlerde bavururdu; fakat evlilik, evlat edinm e, i g, tarm,
ak mek, seyahat gibi gndelik kayglar konusunda da bu m er
kezlere bavurulurdu. Doal olarak, bir yn ahm aka soru da
sorulurdu: D oacak ocuun bakasndan olup olm ad, nere
de hazine aranabilecei, yataklar kimin ald, H om erosun
nerede doduu, vb. D elphoi, yeni kolonilerin nerede ve nasl
kurulaca gibi konularda, zam an zam an ok isabetli talim atlar
vermesi bakm ndan bir tr koloni dairesi, kendinden sonrakiler
kadar tarafgir ve gsz olan b ir tr hkim ler kurulu, dini ko
nularda bir konsl derecesindeydi, yine de dogm atik m eseleler
konusunda asla yant verm ezdi, bu rahipler kurulunun iiydi.
A m a Pythia kehanette de bulunurdu: Fokurdayan yarktan yk
selen buharlarla kendinden geer, hzl hzl konuarak, tanr
nn kendisine aktardklarn naklederdi. A yrca ryalardan -e n
azndan tapm ak u y u rlar- hayvan cierinden, ku uuundan,
im ekten, tanr heykellerinin terinden, atlarn kinem esinden,
ounlukla erre alam et olan haprktan, ksm et talarndan
kehanette bulunulurdu. Y unanllar A ram ilerden rendikleri
yldz falna ancak antikan sonlarnda bavurm aya balad
lar. Bu kehanetlerin Y unanllarn gndelik yaam nda ne kadar
nemli bir yere sahip olduunu bugn artk bilemeyiz. Btiin
yaam lar batan sona sim ge ve iaretlerle evriliydi ve her
adm n ikinci bir anlam vard. Bylesine zeki, bir o kadar da
gereki bir halkn m r boyunca batl inancn bulank batak
lnda bata ka ilerlem esi, en aydn kafalarn bile buna ses
karm am as insan dndryor. Bir asr ncesine kadar in
sanlar ryalarn karnda olutuunu dnrd; im diyse rya
larn m erkezinin cinsel organlar olduunu dnm e eilim in
deler. D nen her insan hayatnda bir kez olsun, ryalarndaki
suretlerin gelecek hakknda garip bir ngrye sahip olduunu
fark etm itir herhalde; onlar adeta tarihi bir effaflktadr .
Keza, asla yanl bir ey, yani ruh haline uym ayan bir ey de
sylem ezler, bu da pek tuhaftr, zira herkes byk bir air de
ildir, stelik airler de zam an zam an yanltc olabilirler. u

80

ANTK YUNANTN KLTR TARH

halde ryalar, belli ki, bizden deillerdir. Dahas, gerek insanla


rn gerekse nesnelerin biyografisini okum a yeteneine, psikoskopi dediim iz eye sahip olan insanlarn says da az deildir.
Bu konudaki birinci varsaym udur: H er ey kendi tarihine sa
hiptir, hem gem iini hem de geleceini srekli kendi iinde ta
r, nk sonuta tm, gem iin durduu, geleceinse gelmi
olduu -sad ece bize gre gelm em itir- yekpare bir ebedi im
diki zam andr ve bizim bu durum un farkna varamaymzn
nedeni unutkan oluum uzdur: H er iki durum da da, gelecei unutm am z konusunda da! Bu unutkanln dereceleri vardr: D
ne dair artk hibir ey bilm eyen ve yarn diye bir kavram ol
mayan salyangozda derecesi yksektir, fakat khinde dktr.
Yunanllar bu konulara hi deinm em ilerdir, belki ekiniyorlar
d, belki de -b y k olaslkla- bunlar gayet doal buluyorlard.
Fakat acayip ve ocuksu saylabilecek bir yn batl eye inan
m olmalar, onlar byc bir halk yapm az, nasl ki kaba saba
al figrler gzel sanatlarnn aleyhinde kullanlamazsa.
Y unanistanda gerek bir ruhban snf yoktu. Rahip tapm a
a hizm et eder, inananlarn kurban ilerini yrtr, tapm ak ge
lirlerini idare eder ve tanrlarn iradesini yorum lar. Sradan bir
devlet m em urudur ya da belli bal teknik bilgilere sahip olan
yahut sahip olduunu iddia eden zel bir alandr, herhangi
bir kutsall da yoktur. ok ok, tiyatroda gzde bir yere
oturtulur ve halk m eclisinde sayg grr. G rnm ez kiliseye
ya da herhangi bir yksek toplulua da m ensup deildir, ne
vaizdir ne de eitm en. Byk tapnaklarda, kurban hizmetlileri
ve tapnak kleleri, beki ve haznedarlardan oluan kalabalk
bir toplulua hkm eder. K iisel saygnlk dnda herhangi bir
hiyerari yoktu. Yunan rahiplerinin konum unu, her trl bilim
sel konuda bavurulan ve kendilerine unvanlarnn derecesi ve
m ensup olduklar kurum un nemi uyarnca deer verilen, bu
nun dnda ne vazgeilm ez saylan ne de aziz yerine koyulan
u bizim profesr ve doktorlarla kyaslayabiliriz. Tanryla iliki
kurm ak iin aracya gerek duyulm azd. Kral cem aat adna, aile
reisi de aile adna tanrlara kurban verirdi. Tm dnem lerde en
nemli klt hep ev klt olm utur. D evlet lenleri batan sona
dini nitelikteydi. K im senin alm ad bayram gnlerinin say
s aa yukar bizim kilere denkti, fakat bizim pazar gnm ze
tekabl eden bir gn yoktu.

ONYA BAHARI

81

Jakob B urckhardtn ok isabetli tanm na gre, Yunan dini Yunan


Y unan halknn m izalarndan biridir. B ir halkn sahip oldu- Dini
u en grkem li m itoloji olan bu din daha sonra baz filozoflarda
m etafizie ve etie dnm tr, fakat yksek anlam da bir din
olduunu syleyem eyiz, nk kader kavram ndan asla kurtu
lam am tr. Y unanllarn btn dier inan tasarm lar gibi ka
der kavram da elikilerle doludur: Kh kat bir zorunluluk kh
keyfi bir tesadf, kh bariz bir bedel kh nesilden nesile geen
gizemli bir lanettir, fakat her defasnda son derece kadercidir.
A nanke, acm asz kara yazgdr; heim arm ene, kanlm as im
knsz sondur; aisa (= f) ioT), epik eot]) herkes iin eit olan
yazgdr; tykhe, ngrlem eyen talihtir (ya da talihsizlik);
potm os, azalan ksm ettir; a t e, tanrdan gelen krlem edir. Agos,
cinayet, ve cdastor, intikam , tragedyadan da bilindii zere,
iddetle kasp kavuran glerdir. Fakat en yaygn kavram
m o ira'd n : D oduunda insann payna den kader. Tanrla
rn m o ira ya kar yapabilecei hibir ey yoktur, en azndan
genel olarak, nk bazen de m oira onlarn aracdr sanki. Onu
etkilem eye ya da deyim yerindeyse onunla ibirlii kurm aya
altklar da olur. Fakat stn yetenekli ya da vicdansz tek
tk insanin tanrlara ve m o ira 'y aldrm ad bile grlr; bu,
hyperm o ro rdur: Y azgnn tesinde, aln yazsna kar geli
en ey korkun olduu kadar artcdr, hem su hem de ka
zantr.
Btn bunlardan sonra, Y unanllarda neden dine karlk
gelen bir szcn bulunm ad kendiliinden anlalr. D in
dar ile karladm z eu se b e s'in (seb eb i'den [ululamak] gelir)
anlam , kutsal detlere bal olm aktr ve eusebeia dindarlk
da, Stoann tanm na gre, oiKaoovp jtp Gso, yani (in
sanlarn hak ettiklerini, insanlara veren) tanrlara kar adalet
dem ektir. Y unanl iin dindarlk, gksel varlklara kltsel an
lam da sayg gsterm ek dem ektir, o kadar. Tanrlar, dnyann
gidiatn belirlem edikleri iin, onlarn illa ahlaki olduunu d
nm ek iin bir neden yoktur. A hlaki olan, tanrlar retm em itir, der W ilam ow itz, diyebiliriz ki, tanrlar bunu insanlar
dan renm ek zo runda kalm tr. T anrlarn fkelenm eleri iin
her zam an ortada bir nedenin olm as gerekm ez, zaten insanlar
da bu fkeyi ceza olarak deil, uursuzluk o larak alglarlar.
A m a tanrlar en ok da, dnyevi v arlklar onlar gibi davranm ay

82

ANTK YUNANTN KLTR TARH

ihm al ettiinde garezlenirler. En gl itkileri hasetleridir, ki


buradan Y unanllarn vaktiyle ne kadar haset bir halk olduu
anlalr. B u yzden, insanlarn tanrlarla olan ilikisinin tem e
linde gvensizlik yatar. T anrlarn em irlerine uyulm asnn ne
deni itaatkrlktan ziyade, akllca davranp onlar kkrtm amaktr. O nlara hakaret etm ek kfrdr. O nlar kzdran bakaca
bir hakszlk yoktur. T anrlara hakaret davalaryla sk sk kar
lalrd; fakat insann, bu tanrlarn nesine hakaret edilirdi
diye soras geliyor. Tanrlar yalnzca sevgililerine kar m erha
m et duyarlar, o da ou zam an yersizdir, yoksa hayli acm asz
drlar. Kendi aralarnda da birbirlerini sevm ezler. liasta gn
durum u, insan toplum unun durum undan farkszdr. Zeus, Agam em non'dur. D ier tanrlar gya onun yasallardr am a Z eu sla
eittirler ve her zam an ona bakaldrm aya hazrdrlar. Olym pos
bir A kropolistir, sakinleriyse valyelerle atlardr ki, her ikisi
de eit derecede tanrsaldr, eit derecede ebedidir, nektar ve
am brosia ile beslenirler.
D oa ve hatta gereklik treddr. Bu nedenle, ancak
doal dnyann karsna baka ve daha yksek bir dnya ko
yulduunda gerek bir dinden sz edilebilir. Fakat H om erosun
dini asla byle bir ey yapm az. Bu dinin tanrlar lemi, insanlar
lem inin abartl bir tekrardr: Y celtilm i hayvanilik, kusursuz
fizik. O lym pos sakinlerinin yeryzndekilerden tek fark lm
sz olm alardr, dier bir deyile, insani zaaflar onlarda ebedilem itir; yallk, gszlk, tasa ve hastalk onlara ilimez,
fakat bu bile h er zam an iin geerli deildir, tasasz deildir
hayatlar (zaten o ebedi hasetleri buna izin verm ez). Hades ile
A resin yaralarn iyiletiren bir hekim leri vardr: Paieon.
A phrodite bile yaralanr. H erm es uzun yoldan yorgun der,
hatta Z eu sun uyuyakald bile olur. Safl ve imgeseli iiyle
bizleri byleyen bu gerekliin doruk noktasn, A re sin ken
disine urba, dek, tat ve sm ak olan bir buluta, mzram
yaslayp sava yorgunluunu zerinden att an oluturur. G er
ek bir teolojinin ilk belirtilerini gsteren O rfeizm asla halkn
dini haline gelem em itir, hatta o n a bir tarikat bile diyemeyiz,
nk O rtodoks kilisesi kavram nn kart bile yoktur. Din yal
nzca bir kltt, asl grevi buydu ve tek tanrtanm azlk bu
kltn zedelenm esiydi. K iliseye ve onun kutsal detlerine bo
yun edikleri srece insanlarn dilediklerini dnm ekte, sy-

ONYA BAHARI

83

lem ekte ve yazm akta serbest olduu R nesansa benziyordu bu


durum . te H ellasta bu rol polis oynard.
En nihayetinde, geliigzel zar atan acm asz Tykhe ve ken
dini beenm i fkeli tanrlar tasarm irrasyoneldir ve insan
kendisini eylem lerinden, tutku ve lgnlklarndan sorumlu
tutm ak istem ediinde sorum lu tutabilecei birileri olsun diye
vardr. Tanrlar insanln ilk gnahn tayan kuzu deil, g
nahn yklendii keidir. G nahn yk ancak bylesi bir er
evede kaldrlabiliyordu, ahlakl bir tanrnn idaresi altnda
ortalam a ahlaka sahip bir Y unanl bile ker giderdi. Her yolda
karm za kan istisnai kiilikler burada sz konusu deildir.
Szgelim i Sokratesin tanrs halkn nezdinde ylesine akl al
m az bir eydi ki, Sokrates ciddi ciddi sapknlkla sulanmt.
Bilindii gibi, H om erosta her ey tanrsaldr: Y alnzca g
ne ile tan kzll, gece ile gndz deil, ayn zam anda zeytin
aac ile asma, doktor ile hizm etkr, dilenci ile dom uz oban,
hatta aalk Paris ile iren Talipler srs bile tanrsaldr, o
kadar ki, bir T hersitesin tanrsal ilan edilm edii kalmtr.
am am ak lazm buna, ne de olsa tanrsallk insanlktan baka
bir ey deildi. Y unanllar insanln retm enleriydi, am a her
eyi salt antropom orfk biim ve boyutlarda grmeleri nede
niyle salt-insanl retm ilerdir, bu ise neo-hm anizm in anla
d hm anizm den apayr bir eydir. Sofistlerin dilinden d
meyen her eyin ls insandr laf, bandan beri Yunan
yrngesinin yol gsterici yldzyd. Bu nedenle varoluun
anlam n asla kavrayam am lardr; am a ite tam da bu yzden
gelm i gem i en byk sanat halk olm ulardr.
D em ek ki Y unanllar tem lde hibir eye inanm yor, daha Yunan
ok hayli insani saylabilecek birtakm nyarglara inanyorlar- alan
dt; fakat zam anla bunlardan kurtulduklarnda bile, zay f bir
deizm ya da dz bir ateizm den teye gidem em ilerdir. Yine de,
onlar bunu fark etm em i bile olsa, tarihi yazglarnda aka
tanrnn parm a olduu grlr. G erekte Y unan ruhunun
sem bolleri olan tanrlarn sinsice kibre yneltiyorlard belki de.
B ununla beraber, nasl ki her birey kendi zgem iinin airi ise
(insann irade zgrl buralarda yatar), her halk da kendi
tarihinin airidir, keza Y unan tarihi de ykseli ve zirvesiyle,
buhranlar ve kyle, heykeltralkta dnyann en yetenekli
halk tarafndan yontulm u olan m kem m el bir sanat eseridir.

84

ANTK YUNANTN KLTR TARH

ou zam an insanda hakl olarak znel bir bana buyrukluk ya


da hayata yabanc yaplar olduklar zann uyandran dnem
ler, insan denen bitkinin filizlenm esi, olgunlam as ve r
m esinin parlak bir paradigm as olarak dikkat eker. Burada,
tapm ak alnlnn ya da bir tragedyann yaps, hatta Yunan
stununun duru, keskin, yine de basit yaps akla gelir, hem de
payna zengin stun bal rol dm ve uzun zam an ihmal
edilm i ge H ellenizm yeniden takdir edilm i de olur.
Bir nceki cildin sonunda, M iken dnem ini ortaala (bura
da Chlodvvig egem enliindeki Franklarn ya da Theoderich egem enliindeki O strogotlarn erken dnem i sz konusu), zam anda ge M inos dnem ini de R okoko dnem iyle kyaslamtk. Tarihte sk rastlanan tezatlardan biridir bu, rnein Rus
halk da benzer durum dadr ve telsiz direklerine, traktrlerine
ram en, bugn bile aa yukar ge ortaa yaam aktadr.
Bolevizm , B egardlarm tek ynl ideolojilerinden ve
H usularn tutuculuk derecesindeki toprak reform u hrslarndan
ibaret dini bir radikalizm dir yalnzca, am a Ruslar bunu bilmez;
bunun hem en yan banda ise bat hayranlarnn ge dnem
kltr durur. Eskia, ortaa ve yenia biim inde yapt
m z snflandrm a da sandm z kadar eski deildir. Bu snf
landrm a H aild i profesr C hristoph C ellariusa aittir. Cellarius,
1685te yaym lanan eserinde historia a n tig a 'y [antika],
m parator K onstantinin m utlak hkm darlyla ve H ristiyan
ln devlet dini haline getirilm esiyle noktalar; m edii aevi'y'
[ortaa] stanbulun fethine kadar hesaplar, fetihten sonrasn
ise historia nova [yenia] ya da historia noderna [modern
a] sayar. Bu snflandrm a nce gz ard edilm i, 1761 ila
1791 yllar arasnda dnya tarihi konusunda saysz eser ya
ym layan G ttingenli profesr Johann C hristoph G atterer saye
sinde kabul grm tr. Fakat G atterer eskia Rom a mparatorluunun kyle ve m parator R om ulus A ugustulusun
476 ylnda tahttan ekilm esiyle sona erdirerek ortaan ba
lang tarihini bir buuk asr kaydrm tr. Zaten bu tarih yan
ltr, nk son R om a im paratoru 480 ylna dek hkm etm i
olan m parator lulius N epos idi, burada R om ann kurucusu ile
ilk Rom a im paratorunun isim leri karm olsa gerek. Bu em a
nn tek tek halklara ya da halk gruplarnn tarihine uygulan
ise daha yakn bir zam ana dayanr. rnein, Yunan halk iin

ONYA BAHAR!

85

yaplan eskia, Pers savalaryla balayan ortaa ve M akedon


ya egem enliiyle balayan ge dnem ayrm, ilkin Heinrich
L eonun 1835te yaym lanan Lehrbuch der Universalgeschichte
[Evrensel Tarihin El Kitab] adl eserinde grlr. Bu yenilik pek
ok tarihi tarafndan benim senm itir ve antikan sanld gibi
aralksz klasik olmad, bir m odem dnem, dahas eitli
dnem ler yaadn belirtm esi bakm ndan etkili olmutur.
K serksesten Philipposa dek uzanan zam an aral iin ortaa
diyem eyiz herhalde. Lam prechtin A lm an tarihi iin yapt s
nflandrm ada sem bolik a aa yukar eskia ile, geleneksel
a ortaa ile, bireyci a yenia ile, znelci a da modem
a ile rtr. B u snflandrm a bir dereceye kadar Yunan tari
hine de uygulanabiliyor: Soylular toplumu ve epik dnya gr
yle. H om eros a aa yukar geleneksel ortaa kategorisine;
altnc, beinci ve drdnc yzyllarn sm rgecilii, tiranl,
entelektalizm i ve ehircilii de aa yukar bireyci aa denk
der; hatta eer istersek, Orfeizmi Reform ile, sofizmi A ydn
lanma a ile ayn kefeye koyabiliriz, bylece skenderiye d
nem i rom antizm ve natralizm, polihistorizm ve ekspertizm, em
peryalizm ve sosyalizm gibi ynleriyle znelci nitelikler arz
eder. Fakat btn bunlar sadece birer rol d a h m fdr: Kent
ve p o lis gibi temel yaplar bile rtm ez. Yunanllarda tarih n
cesi zam ana yerletirebileceim iz sem bolizm ile tipizm evreleri
btn halklar iin zdetir diyebiliriz, zellikle de bunlar hakkn
da salam bir bilgiye sahip olunm ad iin.
Breysig, Y unan eskian 1500 ila 1000 arasna, erken or
taa 1000 ila 750 arasna, ge ortaa 750 ila 500 yllar ara
sna yerletirir, bu tarihten sonrasn yenia sayar. Bunlar, an
cak sim etrileriyle etkileyen ve grne gre benzer biimde
blm lenm i olan R om a ve C erm en-R om a tarihinin dnem leri
ne gre hesaplanm rakam saplantlardr. skenderiye dnemi
Y unan tarihinin H ellenistik epilogu diye adlandrlr, gerekte
bam baka bir arm alanna ait yanltc bir benzetm edir bu.
Bu dnem in doru analojisini ilkin S pengler kurm utur: inde
bulunduum uz a kat k at aan bir a sz konusudur, bizler
benzer bir geliim in henz bandayz. S p en g lere gre, gen
lik, olgunluk ve yallk edebi laflar deil, gem iin zerindeki
sr perdesini aralam ak ve gelecee k tutm ak iin neredeyse
deneye tabi tuttuu biyolojik durum lar ve m orfolojik olgulardr.

86

ANTK Y U N A N IN KLTR TARH

Ona gre, Sokrates ncesi filozoflar ile K artezyenler, Pythagoraslar ile Pritenler, Stoaclar ile sosyalistler, Sokrates ile
Rousseau, Platon ile Hegel, Pheidias ile M ozart, Polykrates ile
VVallenstein, Pcrgam on ile B ayreuth ezam anldr . Burada
belirleyici vc farki olan, pitoresk karlklarn ya da anekdotvari oyunlarn sz konusu olm am asdr, nem li olan her a
n en derin ve en isel sem boliine ifade kazandrm olan
yap vc oluum larn yaratc bir biim de kavranm asdr.
Fakat bu tr karlatrm alar ne kadar aydnlatc ve parlak
da olsalar sonuta birer benzetm edirler, hatta szck anlam yla
alglanam ayacak birer m ecazdrlar, nk h er eretilem e, doru
anlaldnda, aklam aya ve gsterm eye yarayan, kendisini
asla saklayam ayan ve zaten saklam am as da gereken bir fig r dr sadece. Z aten bir im genin faydal olm asnn nedeni,
m eselenin kendisi olm am as deil mi?
B undan sonras iin de her eyi her eyle kyaslam a hakkn
m uhafaza edip bir portre izm em ize yardm c olm asn umut
edeceiz ve im dilik Y unan tarihinin drt ana paradan olutu
unu tespit etm ekle yetineceiz. Dnem yllar unlardr: 480
(Salam is ve H i m era), 404 (Peloponnesos savann sonu) ve
323 (Byk skenderin lm ). Pers sava ve skenderin se
feri genellikle dnm n o k talan olarak kabul edilirken, bu ikisi
arasndaki dnem de ounlukla bir btn olarak alglanr. Fa
kat drdnc yzyln H elleniyle beinci yzyln Hellen ara
snda dalar kadar fark vardr; Peloponnesos sava. Otu/. Yl
savalarnm kie benzer b ir devrim e yol am tr. Aa yukar
ge klasik dnem diye adlandrabileceim iz bu geliim aa
m asn snrlandrm a konusunda W inckelm am m yce him aye
si altndayz. W inckeltnann b u dnem i evrelere ayrrken, daha
eski ve daha yksek slubun karsna daha gzel olann,
yani Praksiteles ile L ysipposu n slubunu koyar: Bu dnem le
birlikte Y unan istan daki by k adam larn son a b alar.
YunaH ellas ge eskiada bile ilgin b ir harabeden baka bir ey
ni.stann deildi artk. Y oksullam a ve fiziksel zayflam ann bir sonucu
Kelleni- olarak Y unan evliliklerinin verim sizlii Polybios zam annda
s ..;;k y -oktan gerek olm utu. O vidius, adndan baka bir eyi kalm aras Ta m i^ A tin ay bo b ir kent, ada Strabon da T hebaiyi ky
rihi c^-vc il)tc'er Y z yl sonra Plutarkhos, R om a m paratorluunda
zellikle de Yunan halknn geri kaldndan yaknr: Terk

ONYA BAHARI

87

edilm i evler, srlerin otlad pazar yerleri, basz m erm er


heykellerin ykseldii tarlalar... K entlerin asl gelir kayna,
ticaretten, vatandalk haklarnn ya da rahiplik payelerinin ve
rilm esinden ve kam u heykellerinin yapm ndan elde edilen ge
lirlerden ibaretti. M om m sen bu durum u yerinde bir benzet
m eyle, ok kk prensliklerin unvan ve asalet ticaretiyle k
yaslar. R om ada G raeculi denen bir grup vard, bunlar satlk
asalaklar diye horlanan Y unanl yazar bozuntular ve retorikilerdi - yine de onlarsz olm uyordu. Yap ve antlarn ou he
nz ayaktayd; zengin kitaplklar ve nl bilginler lkeye ok
sayda yabanc ekiyordu, ayrca kaplcalar da hac yerleriydi,
zira antik dnte din ve tp birbirinden ayrlm am t.
B irok insan R om a istilasna bir ans gzyle bakyor,
Eer bu kadar abuk kaybetm eseydik, iim iz bitikti, diye d
nyordu. G erekten de, o tarihten itibaren bar hkm srd,
nk Rom allarn Y unan topraklarnda yapt i savalar hal
k hi etkilem edi. D aha sonra B izans egem enliine giren Y una
nistan deiik halklarn istilasna ak nem siz bir eyalet haline
geldi. G otlar gelm i, gitm i, tekrar gelm iti. G otlar Vatdallar,
H unlar ve A varlar izledi. Sekizinci yzyln ortalarndan itiba
ren Y unanistana o kadar ok Slav yerleti ki, getiim iz yz
ylda Fallm erayer gnm z Y unanllarnn eski Heilenlerle
hibir ilgisinin olm adna dair bir kuram oluturabildi ve bu
kuram ok da ilgi grd. A kas, abartlm bir kuram dr bu,
m odern Y unanistanda Slavca olan bir yn blge ad varsa da,
gerekten H ellence adlarn says bunlar kat kat aar ve antik
m itolojinin ok sayda tasarm halk arasnda halen varln
korur, szgelim i L am iadan, en az Flesiodos zam anndaki kadar
korkm aya devam edilir. G nm z Y unanllarna yaktrlan
olum suz zelliklere aa be yukar atalar da sahipti zaten,
hem de ayn younlukta. Fakat E rnst C urtiusun Peloponnesosa dair syledikleri btn Y unanistan iin geerlidir: Bu
topraklarn yazgsna yle bir gz attm zda, Peloponn esosun ancak Flellen kavim leri zam annda, bu topraklarda
sadk bir aratrm ayla iz srm em izi hak eden bir tarihe sahip
olduunu grrz. B u szler A tina iin de geerlidir; bir Bi
zans epigram m da A tina iin yle denir: llerin m ezarlarn
dan ve bilgelerin glgelerinden baka bir ey kalm am artk.
D ahas bu tarih, Y unan nehirleri m isali ksm en yeraltnda akp

88

ANTK Y UNAN'IN KLTR TARH

gider. Y unan kltrnden geriye kalanlar B izan sta yaam aya


devam etti. Siyasi arlk noktas, vaktiyle barbar olan kuzeye
kayd. B ugn yeni, byk b ir Y unan devletinin m erkezi Atina
deil, ancak K onstantinopolis olabilir.
O nikinci yzyln ortasndan itibaren Frank fatihler kt
sahneye. Prensler ve baronlar halarn akropollere diktiler;
H ristiyan T em plier Tarikat valyeleri pagan tapnaklar dol
durdu; bakire A thena tapm aklar bakire M eryem tasvirleriyle
sslendi. O ndrdnc yzylda A rnavutlar, onbeinci yzyln
ortasnda da T rkler geldi, Parthenon cam iye dnt. Y unan
llar A vrupa ordularnda S tratiotlar, A vrupa saraylarnda
H ellenistler, stanbulda ise vezir ve yenieri olarak hizmet
ettiler. O nyedinci yzyl dnm ne doru M orada -P eloponn eso sun yeni ad buydu a rtk - yaklak eyrek asr boyunca
V enedik havas esti. O ndokuzuncu yzyln otuzlu yllarndaki
Y unan kurtulu sava btn A vrupa tarafndan byk bir he
yecanla ve hem en her yerde sem patiyle izlendi. Bu m eyanda,
R uslarn Balkan politikas ngilizlerin liberalizm politikasyla
rtt iin, T rkler iin bu sava bandan beri um utsuz bir
savat. Y eni krallk 1864 ylnda onya adalarn, 1878de
T esalyay, B alkan savalarnda Girit, Epeiros, Gney M ake
donya ile Ege adalarnn bir blm n, dnya savanda g
neybat T rakyay ele geirdi; D ou T rakya ile zm ir sonra ye
niden Trklerin eline geti. B ugnk Y unanistanda, dnyann
baka hibir halknda grlm eyen ok garip bir durum yaanr:
D iglossi, yani ift dillilik. G ndelik yaam da ada
Y unancaya tekbl eden halk dili kullanlrken, edebiyatta ve
sosyetede, kilisede ve resm i dairelerde ar dil dedikleri dili
kullanarak, 4. yzylda A ttikal hatiplerin kulland eski
Yunancay taklit etm eye alrlar; ocuklar okullarda eski
Y unancay bir yabanc dil gibi renm ek zorundadr elbette.
Yine de, nde gefen m odern airler, iirlerini halk dilinde yaza
cak kadar akl bandalar.
Yunan
H er ne olursa olsun, Y unan tarihi A v ru p ada en uzun sr
Kavim- m tarihtir; aralksz drt bin yl boyunca uzanr. Fakat tarih
leri sel zam ann balangc, daha ok 750 senesine dayandrlr.
H ristiyanlktan nceki ikinci bin yln m uhtem elen son iki
yzyln kapsam olan Ege gleri nedeniyle byk apl de
iiklikler m eydana gelm itir. O rta H ellastan srlen D orlar

ONYA BAHARI

89

gneye kayarak, M egara boazyla birlikte P eloponnesosun


drt yarm adasn, ayrca G irit'i, byk R odos adas dahil A na
dolunun bat yakasnn gneyini igal etm ilerdir. A ttika ve
E uboiada yaayan onyallar ise K ykladlara ve kalabalk adala
ryla A nadolu sahillerinin orta kesim lerine yaylm lardr.
A ioller kavram nn ierii biraz g ve anlalm azdr. Bunlar
arasna Tesalyallar, B oiotiallar ve ilkin P eloponnesosta yerle
ik olan, daha sonra D o r istilas nedeniyle ksm en L esbosa ve
kar yakann kuzeyine g etm eye zorlanan A khaiallar dahil
deildi yalnzca; b ir sredir topluca K uzeybat Y unanllar
diye nitelenen A kam ania, A itolia, Lokris, Phokis, E lis ve
A khaia sakinleri de A ioilerden saylrd. A rkadiallar da
A khaiallarn torunlaryd. H erhalde iin en kolay, ne Dor ne
de onyal olan kavim lere ksaca A iol dem ek olurdu. Dier
yandan, kuzeybat Y unanllar iin K uzey D orlar diyenler de
var ki, iin iinden kabilene akolsun.
Yunan kolonicilii en youn dnem ini 750-550 yllar arasn Yunan
da yaamtr. Sinir dm leri m isali drt bir yana uzanan mer Koloni
kezler Dorlarn elindeki Korinthos, M egara ve Aiginia; onyalla- leri
rn elindeki Euboiadaki K halkis, Eretria ve A nadoludaki
M letos ile Phokaiadr; son ikisi hem deniz kysnda hem de
byk nehirlerin aznda olm as nedeniyle hkim bir konumdadr
(M iletos Byk M enderesin epeyce yaknnda, Phokaia da G e
diz havzasmdadr). Yeni koloniler ncelikle tarm yerleimleri
olduu iin bereketli topraklar zerinde- kurulm alarna dikkat
edilirdi; elbette liman koullarnn elverili olup olm adna da
baklrd. Bylece Y unan kolonileri iki asr iinde Akdeniz hav
zasnn tam am na yayldlar (tpk bir yelpaze gibi der Burckhardt), hatta A kdenizin de tesine geip K aradenizin evresinde
youn bir halka oluturdular. Fakat Yunan koloniciliini ngiliz
rneindeki gibi m odem bir sm rgecilikle kartrm am ak gere
kir, nk karde kentler siyasi adan btnyle bamszd ve
ana polis ile aralarndaki balar kuvvetli duygusal balard.
Kuzeydeki M akedonya ve T rakya sahillerine genellikle
Eretria ve K halkisten gelinm itir, K halkidike yarm adas da
ismini oradan alr. K orinthostan denize doru uzanan ksta
n en batdakinde P oteidaia kurulm utur: K orinthosun m in
yatr olan bu kent de iki krfez arasnda yer alr. Eskiden
akseinos, konuksever olm ayan diye tabir edilen Pontos, evre

90

ANTK Y U N A N IN KLTR TARH

sinde tek bana doksan koloni kuran M iletos sayesinde


eukseinos, konuksever oluverm itir; M egarahlar ise karde
kentler K alkhedon [Kadky] ve B yzantion [stanbul] sayesinde
boaz ellerinde tutuyorlard. anakkale boazndan Tuna aziarna, K afkasya sahilinden K rm yarm adasna varncaya
dek her yer Y unanllarn elindeydi. o n y anm m allar K ieve
gidiyor, Y unanistana da G ney R u sy ann bitm ek tkenm ek
bilm eyen zengin blgelerinden yn ve odun, hayvan ve tahl
akn ediyordu. H ellenler gneyde K uzey A frika sahillerine ka
dar ulamtr. B urada D orlar, K yrene diyarnda birka parlak
kent kurm utur. A ltnc yzyln ortalarna ait nl A rkesilas
kadehi, ilp h io nun yklenip boaltlm izleyen Kyrene kral
II. A rkesilas tasvir eder. 3. yzyln en nl airi Kallimakhos ve en nfuzlu bilgini E ratosthenes K yreneliydi. L ibyann
tesine yaylm alarn, batda K artaca, douda ise M sr engelli
yordu, buna ram en H ellen tccarlarn bir N il kenti olan
N auk ratisteki konum lar H ansa birliine m ensup tccarlarn
L ondradaki konum una benziyordu.
Phokaiallar, F ransann gney sahilinde M assaliay, bu
gnk adyla M arsilyay kurdular; ticari m allarla ykl gem i
ler M arsilyadan yola kyor, Rhne ve Loire zerinden Atlas
O kyanusuna ulayordu. A ntibes ve N ice adlar, antik
A ntipolis ve N ik aiay anm satr hl. Fakat en nemli koloniler
yedinci yzyln banda G ney talya ve Sicilyada kuruldu.
B uralarda bakir topraklar gz alabildiine uzanyordu; asl
yerleim ciler ise A khallar idi. Bu blgelerde yaanan olaa
nst gelim e, buralara verilen B yk H ellas adnda ifadesini
bulur. N apoli ve Taranto, A grigentum ve Syrakusai dnya tari
hinde yank yapm isim lerdir. A rm alar bir baak olan M etapontum lularm zenginlii, El allarn diyalektik zarafeti ve
Sybarislilerin incelm i yaam duygular kadar nam salmt
etrafa. Sicilya bilim sel ahlk sanatnn vatanyd. Dnyann en
iyi hekim leri K rotondan kyordu. A kragasllar iin u szler
sarf edilirdi: Hi lm eyecekm i gibi bina ina ediyor, yarn le
cekm i gibi yem ek yiyorlar. Kentlerini, Y unan slubuyla ilgisi
olmayan devasa boyutlarda tapnaklar, pahal antmezarlar -y ar
atlar iin b ile-, ok katl arap mahzenleri, drt buuk kilometre
uzunluunda yapay bir balk gl, yz doru attan oluan sva
ri alay ve altn aksesuarl ham am lar sslyordu.

ONYA BAHARI

91

taly ann btn kltr Y unan kkenlidir: A lfabeleri, za


naatlar, edebiyatn tam am , h a tta sonraki dinleri bile. Btn
bunlar R o m ada Y unan rneklerine gre geliti. Tekniin her
dal da ayn biim de Y unan kkenlidir; L atincede gndelik
eyler iin bile b u kadar y abanc szck olm asnn nedeni budur. B unun sonucunda, R om allar k endilerine zg tinsel bir
yaam a asla kavuam am , en lks ve en pahals da olsa
daim a yabanc bir giysi tam lardr. R om a ruhu diye bir ey
yoktur. te, rktc bir tarih gsterisi yaanm , R om a b
tn dnyaya sahip olm utur da k endisine asla sahip olam a
m tr. H ellen bereket boynuzunun laneti ve inayeti yalnzca
kuzeye fazla bulam ad; eskia d a horlanan bu blge, sonra
dan devlet ve kltr gcnn kayna oldu. B arbar V enetlerle
L igu rlan n torunlar denizin iki ecesi V enedik ile C enovann
gcn yaratm lardr; F lo ran sad a R nesans, P iem o n tede
birlii salayan R isorgim ento dom u, fakat faizm de kuzey
den km tr.
Altnc yzyln ortalarna doru kolonilem e hareketi za
yflar. Y epyeni byk devletler kar ortaya: D ouda, ksa s
rede M sra da el koyan Persler, batda Etrsklerle Fenikeliler.
Buna karn, bu dnem de A tin ann ykselii balar. A ttikann
nfusu, altnc yzylda yaklak yz binken, beinci yzylda
eyrek m ilyona ulat, bu saynn aa yukar yars, hatta belki
de te ikisi kle ya da yerleik yabanclardan oluuyordu. n
celeri Ege dnyasnn en nem li ticaret m erkezi A iginia idi:
Kk, verim siz bir kayalktan ibaret bu ada, m kem m el ko
num u ve gl filosu sayesinde geni bir ticaret ana, byk
apl bir kle ticaretini balatm asna ram ak kalm hareketli bir
endstriye ve kayda deer oranda serm aye gcne sahipti ve
nl m i!yonerlerinin says da hayli kabarkt. A ttikanm se
ram ikleri altnc yzyl boyunca dnya pazarn elinde tuttu.
Y edinci yzyln ilk yarsnda Kral G y g esin idaresinde mu- Kroisos
azzam bir gce erim i olan L idya krall balangta A nadolu
Y unanllar iin byk tehdit oluturuyordu. Krallk, daha
G ygesin torunu A lyattes idaresi altndayken, H ellen sahil
kentleri hari Bat A nadolunun tam am na yaylm t, A lyat
te sin olu K roisos ise Hellen sahillerini birbiri ardna Lidya
krallna katt; sadece M iletos hl direniyordu. Fakat asla bir
barbar hkm ranl deildi Lidya krall. K roisos, adlarna

92

ANTK YUNANTN KLTR TARH

m uhteem tapm aklar kurdurup adaklar sunduu Yunan tanrla


rnn ve hzinesinin her kuruuyla tevik ettii Yunan kltr
nn hayranyd. te yandan, adalar ve A vrupa Yunanistann
da egem enlii altna alm ay planlyordu. B ir rivayete gre, filo
nun inas devam ederken 546 ylnda K yrosun saldrsna ye
nik der. Perslerin zaferi develer sayesinde gerekleir
(1 3 8 9 da A m selfelddeki savata da develer nem li bir rol oy
nam t). Sardeis zapt edilir, K roisos esir der, fakat Kyros
kendisine hrm et eder ve onu danm an olarak sarayna alr.
nl Kroisos ile Solon efsanesi tarihsel olarak pek de im kn
sz gzkm yor, biri tahta ktnda dieri henz yayordu.
Efsanenin anlatm ak istedii, kibrin helaka yol at, hatta belki
de aile bedduasnn ne denli etkili olabileceidir, nk Gyges
sinsi bir cinayet sayesinde tahta kabilm iti. Efsanenin ikinci
versiyonuna gre, K roisosu ateten kurtaran Solon! feryad
deil, A po llo n un yangn sndren yam urudur, ki bunun
D elphoi kehanet m erkezinin o nl, hayli sinsi szlerinin yol
at zarar bir dereceye kadar tazm in ettii dnlebilir. Yine
de bu yk, zirvenin parltsnn ne denli geici olduunu ho
bir biim de sim geler.
M onarD aha kolonicilik dnem inin balarnda Y unan monarisi yeinin rin aristokrasiye brakm t. Zaten daha nce de bir tr ordu
k krallyd, sadece tam anlam yla m eru deildi. Vergi, ba
biim indeydi: H esiodos kral iin ba oburu der, fakat kral
ln asl gelir kayna herhalde talanlardan payna den gani
m etlerdi. O dysseus A gam em nonun glgesine, ehrin nndeki
savata m yoksa sr ve koyun alarken mi ldn sorar,
dem ek ki her ikisi de eit saygnlkta davranlardand ve gr
ne gre biri dierinin benzeriydi. A lkinoos Phaiaklarm kral
dr, fakat kendisiyle eit haklara sahip, m r boyu kralla se
ilm i olan on iki kral daha yannda yer alr hani, dka da
diyebiliriz bunlara. T alipler ise, kralln decei gn bek
leyen kk bir aristokrat topluluudur. K rallk hem en her yer
de barl yollarla ortadan kalkm olsa gerektir, nk kurulan
yeni m akam lar k ral unvannn iini boaltm tr: A tinann en
nfuzlu sivil m em uru arklondu; bakom utan, yani polem arkhos ordular ynetiyordu; th esm o th es'ler, yani hukukular
yargy oluturuyordu. N ihayet b a sileu sun stne vazife olan
tek i, kam u kurbannn verilm esini salam akt, nk eski ina-

ONYA BAHARI

93

na gre bu ii ancak bir kral ifa edebiliyordu. M utlakiyeti


ynetim biim leri yaklak 750 ylndan bu yana H ellen dnya
snn yalnzca uzak kelerinde vardr: Epeiros, M akedonya ve
K brsta.
Soylu valyeler askeri hizm etlerinden tr ok nem- Drakon
liydiler. A slnda bunlara valye dem ek doru olmaz, nk
ounlukla atsz savayorlard. Fakat ar bir sava tehizat
edinm ek iin gerekli im knlara yalnzca onlar sahipti. Zam anla
bu tehizatn m asraf azalm , ortalam a zenginlikteki bir vatan
da bile silah ve zrh satn alabilir hale gelm iti. Bunun yan
sra, halktan oluan h o p lif lerin saflar sava taktiklerinde gide
rek daha belirleyici bir rol oynam aya balad. Bata kyl taba
kas olm ak zere orta snf, hakl olarak, hi m em nun deildi.
Soylular rejim i yanl bir adalet sergiliyor, insanlar yanl ka
rarlardan yaknyorlard. M iras oullar arasnda eit m iktarlarda
paylaldndan cce ekonom iler km t ortaya ve geliem e
dikleri iin de ayakta kalam am lard. A ncak yksek faiz kar
lnda bor para alnabiliyordu. B tn tarlalarda ipotek talar
ykseliyor, borlarn deyem eyenler borlarndan dolay kle
oluyorlard. Y edinci yzyln sonuna doru iler yle bir aa
m aya gelm iti ki, toprak be soylunun m lkiyetindeydi. K a
pya dayanan devrim , nce yarg sistem i reform uyla engellen
meye alld. D rakon A tin ada ar ceza yasasn kard.
K anla yazlm yasalarnn am ac, her yerde hl yaygn olan
kan davasnn fke ve keyfiyetine son verm ekti. Nefsi mdafaa,
zina ve m lkiyete tecavz gibi durum larda cezas olmayan l
drm e vakalar ile cezas srgn olan kastl adam yaralam a
gibi sulan birbirinden ayrd, cinayet ileyenler, tpk hrszlar
gibi lm cezasna arptrlyordu. Sua tevik eden, su ile
mi saylyordu. N eticede, yeni kanunlar ge dnem Y unanlla
rn nezdinde acm asz da olsalar eski koullara bakldnda
yum uak ve ilericiydi. H ukukun b ir kitapta toplanm as, Y una
nistann drt bir yannda efsanevi ahsiyetlere atfedilir ve bi
lim bu ahsiyetlerin hepsini birden efsanevi ilan etm ekte aceleci
davranm tr. G ya D rakon, ad ejderha anlam na geldii
iin, ylan tanrsndan bakas deilm i; L ykurgos, k geti
ren, Zaleukos, gz alc , , gne tanrsym . Fakat insan
isim lerinin neredeyse tam am sem boliktir ve bu isim lerin ta
yclar, aksi kantlanm ad srece, insanlatrlm birer tanr

94

ANTK YUNANTN KLTR TARH

yerine koyulabilir. Bu yntem le her ey kantlanabilir zaten.


rnein, A m erikal aratrm ac B enjam in Smith, branice k
keni itibariyle N asral szcnn koruyucu anlam na geldi
ini, dolaysyla N asra adnda, asla var olm am bir kente ia
ret etm ediini, basite bir tarikatn ad olduunu ve sann da
bir Yahudi klt-tanrsndan baka bir ey olm adn syler. Bu
yntem in ne kadar geerli olabileceini, m odern bir rnekte
tartabiliriz. Bilindii gibi, kendisine H erm hutlular diyen bir
tarikat vardr. M uhtem elen iki bin yl sonra, Smith gibi eitimli
bo kafallar m tebessim bir yz ifadesi taknarak, [Efendi ve
K oruyucu isim lerinden oluan] bu adn Efendinin Koruyucu
lar dem ek olduunu syleyeceklerdir, nk bugn haritada
nasl N asra diye bir yer yoksa, o gn geldiinde de Herrnhut
diye bir kent olm ayacaktr.
Solon
A tinablar 594 ylnda snrsz yetkeye sahip yasa koyucusu
ve uzlatrc olarak, ok eski bir krallk soyundan gelen ve
uzak blgelere yapt ticari seyahatler sayesinde yeni zam ann
ruhunu ok iyi kavrayabilm i olan S o lo n u sem ilerdir. Solon
zaten daha nce de, yazd ateli iirleriyle vatandalarn
Salam isin fethine ikna etm eyi baarm t. Solon gereki ve
keskin siyasi bak sayesinde A ttika deniz hkim iyetinin nn
deki tek engelin Salam is olduunu fark etmiti. Baz iirlerinde
de, toplum sal huzursuzluklarn er ya da ge uursuzluk yarata
cana dikkat ekerek insanlar uyaryordu. A tm allarn devlet
ilerini yoluna koym as iin bir airi sem i olm alar artc
dr, am a belki de S olonun iirleri o dnem in siyasi yazlar
tarzm dayd. S olonun yapt ilk ey, seisakhtheia, yani borla
rn affedildiini ilan etm ek oldu; btn alacaklar tahsil edildi,
yurtdm a kaan tm bor klelerinin borlar iptal edildi, yasa
geen dnem i de kapsad iin devlet tarafndan bu kleler
geri satn alnd. Solon gelecei de dnerek, insann bedeni
karlnda borlanm asn ve belli bir m iktarn zerinde toprak
satn alnm asn yasaklad, buna karlk A ttika topraklarnn
batan sona yeniden pay edilm esi ynndeki radikal istei de
geri evirdi. A yrca, vasiyetnam e hakk, yem inli m ahkem eler
ve iltizam dan elde edilen gelire gre kurulm u olan snfa da
yal seim sistem i de onun eserleridir. K endisinin de vnd
gibi, eseri tam ortay tutturm utu: N e tam am en kabul grd ne
de reddedildi, ite tam da bu yzden uzun vadeli olabildi, am a

ONYA BAHARI 9 5

uzun vadede kim seyi tatm in de edem edi diyebiliriz. Eserini


tam am ladnda, tm yetkilerinden kendi rzasyla vazgeerek
nfuz alann terk etti; bylece, eskiler tarafndan hakl olarak
yedi bilgeler arasnda sayldn kantlad. iirsel fragm anlar
da bilge ve aydnlk bir dnya grne sahip olduunu gste
rir, fakat bu anlay, ktl salt kt sonularndan dolay
reddeden pratik bir ahlaktan teye geem ez. Solonun gereki
ve pratik dnceli olduunu kantlayan bir baka konu ise,
T hespisin buluunu* avc(peX,p v|/Eu5oloyia, gereksiz sam a
lk diye reddetm esidir. S olonun erkeksi asalete sahip olgun
dizeleri asrlarca okullarda ocuklara ezberletilm i, hatiplerin
ve devlet adam larnn dilinden dm em itir.
Toplum sal deiim lerle birlikte ekonom i ve ekonom ik uy- Yunan
gulam alarda da deiiklikler yaand. Y edinci yzyln bala- Paras
rm da A n ad o lu nun onya sahillerindeki kentlerde para kulla
nlm aya baland. O zam ana dek gndelik ticarette ince bakr
ubuklarla dem e yaplyordu ve biim lerinden dolay bu u
buklarn ad iler (oboloi) idi. B u ilerin altsna drakhm e,
yani bir avu dolusu denirdi (tutm ak anlam na gelen
drattom ai szcnden). Sonradan dk deerli Y unan parala
rna bu isim verildi. Z am anla arlk ve ayarlar devlet m h
ryle garanti altna alm an paralar baslm aya baland; bu para
lar, her ie sanat da katan bir halkn elinde ksa srede trl
trl ilgin biim lere brnd. M aden olarak altn ile gm
alam olan elektrum kullanlyordu, fakat ayar blgeden bl
geye deiiyordu. K roisos s a f altn ve s a f gm paralar bast
rarak bu karm akla bir son verdi. P ara kullanm altnc yz
yln ortalarna dek A nadolu ve O rta Y unanistann ana ticaret
blgeleriyle snrlyd, ancak o tarihten sonra yaylm aya bala
d. Y unanllarn en yksek para birim i talant idi. Bir talant,
altm m in a ya, bir m ina da yz d ra k h m e 'ye eitti, bir drakhm e
de alt o b o lo s'a. Bunun dnda, iki, ve drt o b o lo s'luk, iki
ve drt drakhm e'Yk sikkeler vard: D iobolos, triobolos ve
tetrabolos, stater ve tetra d ra kh m e'ler. Bir d ra kh m enin 80 ila
90 pfennig ettiinden yola karak b ir m in a y da 80-90 marka,
b ir talanti ise 4800 ila 5400 m arka evirm ek yanltc olabilir,
* T rag e d y a airi T h e sp is ( 6. y zy l) A tin a g e le n ek le rin e g re tra g e d y a n n ve
o y u n c u lu k m esle in in y a ra tc sd r. M ask e k u lla n m a detini d e ilk o karm tr,
( e n .)

96

ANTK YUNAN'IN KLTR TARH!

nk bu hesapta m adenin bugnk deeri baz alnr. Solon


zam annda orta byklkteki bir kzn be drakhm e, bir
m edim nos (52.5 litre) budayn da bir d ra kh m e, ettiini ve
Perikles dnem inde bir ailenin gnlk asgari ihtiyalarnn bir
dra kh m e'nin te biriyle, drdnc yzyln sonuna doru da
bir d ra kh m e'yle karlandn dnrsek, alm gcne dair bir
fikir edinebiliriz - Y unan tarihi boyunca alm gcnde de dei
iklikler olm utur elbette. A yn dnem de, bir m etretes arap
(yaklak 40 litre, herhalde sradan sofra arabdr bu) iin alt
ila sekiz drakhm e arasnda bir para denm ekteydi; bir klenin
yem ek paras iki obolos idi, bu parayla sade am a doyurucu bir
yem ek yiyebiliyordu. ta lant'\ olan her kii zengin saylyor
du (bu arada, faiz oranlar yzde on iki idi). D olaysyla, yuka
rdaki verileri en az on m isline kartsak ve bir dio b o lo s'u bir
taler, b ir dra kh m eyi on m ark, bir sta ter yirm i mark, bir
m in a y bin m ark, bir tala n t'i da bir tom ar hisse senedi bii
m inde dnsek abartm olm ayz. Baz Sofist ve heykeltrala
rn verdikleri ders iin (am a bu ders birka yl, hatta senelerce
srerdi) talep ettikleri cretin asla bir ta la n 'n altna dmedii
sylenir, bu da onlarn hretlerinin m uazzam bir para ettiini
kantlar. Epikuros, ders verm ek zere 306 senesinde satn ald
o m anzaral geni ve gzel bahe iin 80 mina dem iti; aa
yukar ayn dnem de, orta halli bir kgir evin fiyat 300 ila 700,
lks bir villann fiyat ise 5000 ila 10 000 drakhm e arasnda
deiiyordu. A ntik Y unann V anderbilti denebilecek, zengin
lii dillere destan byk arazi sahibi K allias, 200 talantlk bir
servete sahipti. Bu mebla 5000 m arkla arptm zda bir m il
yon m ark eder, eskiada henz V anderbilt yoktu desek bile
hi de yle m uazzam bir servet deildir bu. Pn savalarnn
ilkini sona erdiren bar antlam asnda K artacallar Rom allara
yirm i yllk savan tazm inat olarak 3200 talant dem iler
dir; bu paray kabaca 16 m ilyon m arka evirdiim izde, ortaya
tam anlam yla gln bir m ebla km olur. A m a bu rakam
on ya da on ikiyle arptm zda, olas deerine daha ok yak
lam oluruz (elbette yalnzca takriben). te o zam an, eski
gzel gnlerde bir kzn fiyat 50 m ark, sonralar yaam n
artk pahahlat dnem de ise, bir gnlk m utfak gideri aa
yukar bir taler olur; bir litre arabn fiyat bir buuk ila iki
m ark arasnda deiir; kk bir evin fiyat ortalam a 5000

ONYA BAHARI

97

mark, bir m aliknenin bedeli de en az 50 000 m ark olurdu.


Z enginliin en alt snr ylda yaklak 20 000 m arklk bir ge
lirle balar, en st snr ise ayda 120 000 m arklk bir gelir olur
du.
Elbette gem icilik alannda da byk bir atlm gerekleti- Sparta
rilm iti. D rt bir yanda gsterili d lim anlar, rhtm lar, tersane
ve doklar ykseliyordu. M al nakliyat iin hacim li geni gem i
ler, deniz savalar iinse ince, hzl gem iler ina ediliyordu:
Pruvalar tuntan bir m ahm uzla (em bolon) -m u h tem elen Feni
ke ic a d - son bulan uzun gem iler. Y unanhlarn klasik sava
gem isi, sra krekli gem ilerdi (trie re s'ler); krekiler sra
halinde st ste oturduu iin bu ismi alm lard. Donanm ann
byk blm n bu gem iler olutururdu, nk antikada
deniz savalar evik m anevralardan ibaretti; bu savalarda
aslolan ya dm an gem isinin yanndan hizla geerek krekleri
paralam akt ya da gem inin karnnda karglarla yark amakt.
U staca yediriien bir m ahm uz darbesi gem iyi dpedz yarard.
Bunu baarm ak m m kn olm am sa, tayfalarn yan sra az
saydaki deniz erlerinin de katld b ir kapm a balard g
verteden gverteye.
Demiri elde etm ekle kalm ayp sertletirm eyi de rendikleri
iin, bronz silahlarn yerini yava yava dem ir silahlar alm aya
balad. Bu durum koruyucu zrhlarn glendirilm esini gerek
tirdi: B ronzla ilenm i deri kalkan, gs zrh, tun bacak zr
h, dallarla bezenm i, yanaklkl bronz m ifer. Y zn byk bir
blm n kapatan, K orinthos icad siperli m iferler de vard.
Sava arabasnn yerini sava at ald, fakat dieri gibi daha
ok sevkiyatta kullanlyordu. D zenli bir svari snfna yal
nzca Tesalyallar sahipti, ordunun byk blm n her yerde
genellikle h o p lif ler (ar tehizatt piyadeler) oluturuyordu.
Bunlarn dnda yk arabaclar ve silah tayclar sfatyla
ikmal birlii; oku, m ancnk sfatyla da bir tr avc birlii
m eydana getiren ve plaklar (v|/,o, yupvo) denen h afif te
hizatt askerler vard. H om eros, M yrm idonlarn M ikenli ol
m aktan ok m odern olan sava saflarn (phalanks), duvarda
ki talara benzetir. H erhalde H om eros bu benzetm eyi yaparken,
daha o dnem de bile en byk askeri g olan Spartallar d
nm t. Fakat bunun dnda Spartallarn H ellastaki konu
m u ok zel bir konum du. Bunlar, birincisi sekizinci yzyln

98

ANTK Y U N A N IN KLTR TARH

ikinci yarsnda thom enin zapt ediliiyle zaferle sonulanm


olan M essenia savalar srasnda sivrilm ilerdi, M alup edilen
M essenailar sava esirleri (heilotes) olm ulard. H e ilo f lar
topraklarm bam sz bir biim de iletm e hakkna sahip olsalar
da, gelirin sabit bir ksm n intifa hakkna sahip kiilere dem ek
ve sava kulu olarak savaa katlm ak zorunda olan toprak k
leleriydi. D evletin m alydlar ve onlar satm ak ya da azat etmek
de yalnzca devletin tasarrufundayd. Y edinci yzyln ortasna
doru A rgoslular ve A rkadiallarla birlik olup Spartallarn bo
yunduruundan kurtulm aya teebbs ettiklerinde, Spartallar
zorlu ve kanl yollara bavurarak her defasnda stn gelmeyi
baardlar. S partann btn devlet dzeni M essenia tehdidi
zerine kurulm utu. Birka bin fatih, sayca kendilerinden kat
be kat stn olm akla birlikte kleletirilen ve sm rlen yerli
lere hkm etm ekteydi. Bylesi bir iktidar, ancak sk bir ibiriiiyle, srekli savaa hazr olm akla ve d lkelere kendini ta
m am en kapal tutm akla korunabilirdi. Sava esirlerini gzetm e
grevini bir tr jandarm a olan korkun K rypteia yerine getiri
yordu: pheliler, yarglanm akszm derhal ldrlyorlard.
Spartallar arasnda m lkiyet eit paylara blnm t (en azn
dan kuram sal olarak) ve kendilerine de E itler (poo) di
yorlard. Fakat hem A g iad lar hem de E urypontidler ezelden
beri tahta km a hakkna sahip olduklarndan, her iki hanedann
da lkenin bana gem esinde karar klnm t. O lsa olsa Rom a
konsllyle kyaslayabileceim iz ve ok kendine zg bir
kurum olan bu birbirine rakip ifte-kralln otokrasiyi engel
lemesi bekleniyordu. A yrca her yl devletin esas gcn temsil
eden ve be kiiden oluan epheroslar seiliyordu. Bunlar,
krallarn huzurunda ayaa kalkm azlard, en ufak iaretlerinde
herkes derhal yanlarna kom ak zorundayd. K senophon,
Platon ve A ristoteles, eph ero slanr sahip olduu iktidar tiranlarnkine benzetir. G rev alanlarnda -d ileri, emniyet ileri,
yabanclar polisi, talim ve terbiye, m a liy e - tam .yetkiye sahiptiler,
fakat haleflerine hesap verm ek zorundaydlar. Seneler, epheros
liderine gre adlandrlrd. Onlarn yannda krallar, eref mev
kiine oturma, ift porsiyon yem e ve devlet m atemini ilan etme
hakkna sahip olan ve pheyle denetlenen devlet bakanmdan
baka bir ey deildi. Bunlarn anayasaya ballk yeminini her
ay tekrarlam ak zorunda olm alar dorusu kayda deerdir.

ONYA BAHARI

99

Plutarkhos, L akedaim onun (S partann) kam u yaam m


oyiKv Ka tcoitikov apfjvo, m anta ve devletilie dayal
bir ar kovan olarak nitelendirm i, A ristoteles ise yle dem i
tir: ayet Sparta bir sava karargh olsayd, anayasas kusur
suz olurdu. ocuklar yedi yam a girer girm ez annelerinden
alnr, srlere blnr ve bal bana bir sava hazrl olan
son derece kat bir devlet eitim ine tabi tutulurlard. Yetikin
erkekler bile hep toplu halde yayorlard; ortak yenen yem ek
lere, syssiticTlara, herkesin katkda bulunm as gerekiyordu ve
eer bir erkek bunu yapabilecek durum da deilse, o zam an va
tandalar topluluundan ihra ediliyordu. K zlar bile erkek ocuklarnnkine benzer bir beden eitim inden geiriliyordu, ite
bu nedenle Spartal kadnlar H ellasn en gzel ve en salkl
kadnlar diye bilinir. Ev ve saray ilerinin tam am ndan onlar
sorum lu olduu iin, dier kadnlara nazaran daha zgr ve
daha saygn bir konum daydlar. Bu artlar altnda evlilik yaa
m nn farkl bir erevede seyretm i olm as norm aldir. K adnla
rn dei toku edilm esi hi de ender deildi; genellikle, yoksul
kardelerin ortak bir kars olurdu; koca kendi yerine yedek
koca koyabilirdi (zaten ocuu olm uyorsa bunu yapm ak zorun
dayd).
K senophon, sava sanat bakm ndan Spartallar ile dier
Y unanllar arasndaki farkn, sanat ile acem i arasndaki farka
benzediini syler. Jim nastik anlaylar, spordan ok idm an ve
egzersizden ibaretti, bu yzden O lym piada pek galip gelemiyorlard; m zik ve iirleri ise esasen m ar syleyen korolar,
sava arklar ve yurtsever danslardan ibaretti. O lancl bile
ordunun hizm etine sunm ulard. Platon diyor ki: Batan sona
sevgililerden kurulu bir devlet ya da bir ordughtan daha iyisi
olam az. O zam an insanlar birbirlerini srekli kollar ve kt
lkten uzak durur, srekli ho bir rekabet halinde olurlard.
A znlkta bile olsalar, savata yenem eyecekleri dm an olm az
d. nk bir k sevgilisine rezil olm aktansa dnyaya rezil
olmay tercih eder. H i kim se E ro sun cesaret verem eyecei
kadar baya olam az. G erekten de Spartallar savatan nce
E ro sa kurban sunarlard.
Ticaret ve ulam p erio iko slann, yani ynetim de sz sahibi Lakoolm ayan snr sakinlerinin elindeydi. lkede yalnzca deersiz nizm
dem ir paralar vard ve yurtdnda hibir geerlilii yoktu bu

100

ANTK YUNANTN KLTR TARH

paralarn. Y abanc lkelere seyahat etm ek yasakt. Tarla hr


szlar ancak yakalandklarnda ayplanrd. L akedaim ona dair
sylenm i olan ve gnm zde bile her okul ocuunun bildii
pek ok eyin nedeni, gndelik yaam ileyen ge dnem Y u
nanl ressam larn tiplem e hevesinin yan sra Spartallarn da
hava atm aya pek m erakl olm alardr. rnein, daha sonra pej
m rde klkl filozoflarn da caka satm akta kullandklar ar
sade bir pelerin olan tribon tam bir kostm d. D ier Y unanllar
gibi Spartallar da giysilerini byk bir zevkle krm zla boyl
yorlard, fakat kahram an pozlarna girerek, bunu giysinin ze
rindeki kan lekeleri grnm esin diye yaptklarn sylyorlard.
Lykurgos yakk alm ayan bu lks yasaklam , insanlar da
erguvan! giysiler giym eye balam lardr. B ir Sybarisli mehur
kara orbayla ilgili olarak, Spartallarn lm e neden koar
adm gittiklerini bu orbay tattktan sonra anladn sylem i
tir, am a bu ho bir iatifeden baka bir ey deildir. Gerekte,
besin deeri yksek, ok lezzetli bir yem ekti kara orba . Y e
m ein tarifini alabilm i yabanclar bu orbann leziz bir
spesyalite olduunu sylyorlard; kan sucuu, dom uz eti, sirke
ve baharatlarla yaplan bu orba sonraki dnem lerde tpk M arsilyallarn balk orbas B ouiliabaisse gibi ihra bile edil
mitir. K urban yem eklerinde birbirinden gzel pastalar, sert
araplar, nefis beyaz peynirler ve yal dana eti konurdu sofra
ya. Syssitia lar phesiz daha basitti ve sarholuk cezalandr
lrd, fakat av eti hi eksik olm azd. B ilindii zere Spartallar
sloganvari konum alardan ok holanrlard: Bu ksa am a z
szler hayal glerinin zayfln gsterse de, bazen sahiden
ok vurucudurlar. E er ehrinizi ele geirirsem , yerle bir ede
ceim , diye tehdit eden dm ana verdikleri karlk uydu:
Eer! U zun konum alar yapan Sami elilere de yle diyor
lard: Sylediklerinizin sonunu anlam adk, nk ban ok
tan unuttuk. E skiada ortada bolca dolaan bu zl szlerin
bazlar ok gem eden fkraya dnyor, am a bunlar da ayn
kurulukta oluyordu. Spartallar tescilli erdem p a th o slm na. ka
pldklarnda hi ekilm iyorlard; nihayet Spartallar zevksiz
olmay baarabilm i tek H ellenlerdir.
Spartallarn eskiada dillere destan olan para hrs,
(poyprpitm a, geleneksel im ajlaryla pek rtm ez. y p ijp a a
Xpf|pax vjp, para, yalnzca paradr erkei erkek yapan .

ONYA BAHARI

10

A lkaio sun bu nl sz sylettii kii Spartal deil


Peloponnesosludur. D elphoi kehanet m erkezinin bile knad
bu baya para hrsn E uripides de yerden yere vurur. A ltn ve
gm bulundurm ak yasak da olsa, bu yasan da rahatlkla
stesinden geliyorlard, rnein ya yurtdm a karyor, ya
p erioiko slara hayalen devrediyor ya d a gayrim enkul ve hayvan
srs satn alyorlard. A ntika insannn ana serm ayesi olan
klelerin saysnda herhangi bir snrlam a yoktu. Syssitialara
bulunulan katk da eitti, dolaysyla adaletsizdi, nk ok o
cuklu hanelerin zerindeki ar yke aldr edilm ezdi, hem
sonra bu haneler m iras paylam nedeniyle srekli kk eko
nom ilere blnyorlard. B ylece, bir yandan tam vatandalk
hakknn azalm as ve yitirilm esi sonucu bir lm pen proleterliinin ya da daha ziyade bir lm pen aristokrasisinin ortaya k
mas, dier yandan da bir plutokrasinin_dom as kanlm azd.
H enz altnc yzylda zenginlikleriyle nam salm Spartal
para babalar vard.
Paragzlk konusunda dnldnden daha kt olsalar
da, baz konularda sanldndan daha iyiydiler. rnein, btn
Y unanistan dize getirm ekten baka bir ey dnm edikleri
iddias, can dm anlan A tinalIlarn iftirasndan baka bir ey
deildir. A slnda P eloponnesosun genel siyasetini benim se
miler, d lkelerle tem as etm ekten ve devrim ci bir dn
cenin kendilerine bulam asndan korktuklar iin sthm os s
nrlarnn dna yaylm am aya alm lardr. S partanm kurdu
u yegne koloni olan ve Y unan endstrisinin, bilim in ve ya
am a sanatnn bakenti olan T arentum un Spartal hibir yan
yoktu. H ellasta sahip olm ak istedikleri tek ey ahlaki egem en
likti. M esseniay alt edeli kendilerini doym u sayyorlard,
tpk
S ilezyann ele geirilm esinden
sonra Friedrich
Prusyasnn, N ikolsburg ve Frankfurt bar anlam alarnn ar
dndan B ism arck A lm anyasnm doym as gibi. Fakat iin en
tu h a f yan, m ilitarist diye bilinen devletlerin neredeyse hi
saldrgan olm am asdr.
Y unan dnyasnda m zie en uzak m illet Spartallard de
m ek doru olm az, ne de olsa onlar da H ellendi. rnein, II.
M essenia savan T yrtaiosun atlar sayesinde kazanm ol
m alar nem lidir. A teli arklar, btn H ellasta asrlar bo
yunca dilden dile dolam olan b u air, gerekte bir generaldi.

102

ANTK Y UNAN'IN KLTR TARH

H ayli m zikal bir m illetti Spartallar, ayrca Yunan tapm a da


onlarn eseridir. oka yerilm i olan Prusya K ant ve Kleist
gibi adlarla kendine zg gl bir kltr m eydana getirdiyse,
D or kltr de m im ari ve m zikte benzer zirvelere ulat.
Girit
D orlarn ikinci byk yerleim alan G irit idi. Homeros,
farkl halklarla dolup taan bu adann gzelliini ve bereketini
ver ve onu, EKmpjcoL, yz-kentli diye niteler. Burann fa
tihleri L akoniada yaptklar gibi topra parsellem ek yerine,
topran byk bir blm n kam u arazisi ilan ettiler.
Syssitial m n devlet tarafndan finanse edilm esi bir yana, ka
dnlarn, ocuklarn ve klelerin yem ekleri de devlet tarafndan
karlanyordu. Spartallarnkinden ok daha kapsam l olan bu
kolektivizm srekliliini koruyam am , sonunda ayrlklar ve
ayrcalklar ortaya km , G iritlilerin ou darya g etm i
lerdir. Sava hnerlerinden dolay tm A kd en izde paral asker
olarak nlenm elerinin yan sra, P olybiosun dedii gibi, arszca
kazan hrslaryla da tannyorlard.
onya
K olonilem e dnem i boyunca kltrel arlk noktas henz
Kenti douda, onyadayd, am a A n ad o lu daki kk bir Yunan ken
tinde yaam , klasik an ge dnem ine kyasla baz bakm lar
dan daha renkli ve daha grkem liydi. iftlikler, m eyve bahele
ri, zanaat dkknlar ve kerpiten evlerle tara havasndaki
tozlu sokaklar, iyi kt her eyin yaand toplanm a m eyda
n ag o ra ya ya da her zam an seyirlik bir eylerin bulunduu
lim ana seirten insanlarla dolar taard: Sakallar rgl, st
dudaklar tral, sa rglerine altndan austosbcekleri tuttu
rulm u, yeil ve krm z nakl kolal giysiler giym i, bilezik,
kolye ve nianlarla (farkl tarzlardaki iek talarnn byle bir
anlam vard) bezenm i erkekler; m erhem kokulu lleleri, pe
leri sra yerleri spren giysileri, ieklerle ssledikleri adam
boyunda bastonlar ve kpeleriyle zppeler; halhallar, altn
yaldzl, sivri burunlu pabular, m uazzam topuz ve aln balan
ya da bantl boneleri, m inik ceketleri ve z a rif kvrm l etekleri,
pee ve em siyeleri (gzellik ideali k ar gibi bir ten gerektiri
yordu), kem erlerinde oval sapl ty yelpazeleri, sapnda fildi
inden oym a A phrodite resm i olan m adeni aynalar, kurun
karbonat ve slenle boyal yzleriyle kadnlar; bronz tenli
M srllar ve bakr tenli Fenikeliler; pantolonlu ve pskll
kasketli Frigler; krk apkalar ve kolsuz kaba yn elbiseleriyle

ONYA BAHARI

103

zanaatkrlar; kaylarnda kurtboanlarla sra sra ephebos'Ydi


[delikanllar]; kulplu sepetlerinin iinde kitap rulolar, balarn
da eitm enleri okula giden olanlar; topraktan oyuncak atlar
ve deriden yaplm kk gem ileri, halka ve topalaryla et
rafta fr dnen ocuklar; grkem li tahtrevanlarna kurulm u,
asalaklarla evrelenm i kalantorlar; uuan beyaz pelerinleri ve
m odaya uygun uzun konlu izm eleriyle, K yreneden getirtil
m i ve ustaca tra edilm i atlarn zerinde ykselen sln gibi
biniciler; ayakl koca kazanlar, defne dallar, tanr heykel
cikleri ve elenkli altn boynuzlu boalaryla, buhur tten kur
ban alaylar; yksek bir sedyeye konm u ve krm z rtlere
sarlm lye m ezar balar ve hatra am foralaryla, defin ya
da yakm a treni iin fltlerle elik edenlerden, sava arabalar
na kurulm u, siyah m atem giysileri iindeki insanlardan oluan
cenaze alaylar... B tn bunlara bir de ortalkta cirit atan yanke
sici ve falclar, dilenci ve sakalar, bakkal akkal ve pezevenkler srsn eklediim izde, oryantal renklere brnm
bir m anzara kar karm za.
A ltnc yzylda balayp ikinci yarsnda doruk noktasna Tiranlk
ulaan tiranlar dnem inin barok, zengin ve atafatl yaam bi
imi de onya zevkini yanstr. Tiranlarn neredeyse tm soylu
bir kkene sahiptiler, fakat snfdalaryla ihtilafa dm , h
km et darbesi yapp kentin bana gem i huzursuz kitlenin
idaresini ele alm lard. Tyrannos, resm i bir unvan olm ayp ba
site hkm dar tanm layan yabanc bir szcktr (m uhtem elen
Lidya dilindedir). B alangta bu szcn sonraki Y unanllar
da ve gnm zde olduu gibi olum suz bir anlam yoktu. T ra
gedya yazarlar szc henz nesnel anlam da kullansalar da,
aalayc bir tn olum aya balam tr. P lato n a gre, basileia
ile tyrannis'i gnlllk ve zorunluluk ya da yasallk ve
yasadlk biim inde birbirinden ayrm ak gerekir. N itekim , ti
ranlarn iktidar giderek yasad olm aya, her ynden tehdit edilm eleri nedeniyle, bir tr askeri diktaya dnm eye balad.
A yrca, R om allarda da kral gibi (regie) davranm ak despot ve
zorba olm ak dem ekti. D em ek ki R om allarn rex de Y unanl
larn tyrannos kavram gibi anlam deiim ine uramtr.
Tiranlar gl ve bana buyruk ahsiyetlerdi elbette, fakat
hepsi olm asa da ou m kem m el birer idareciydi. Y oksullarla
zenginler, soylularla avam arasndaki eitsizlii bilfiil ortadan

10 4

ANTK YUNAN'N KLTR TARH

kaldranlar da onlard. A yn zam anda, kltr ve m edeniyetin


ileri seviyelere tanm as iin de azim le aba sa rf eder, baarl
da olurlard; sanayi ve ticaret, sanat ve bilim onlarn idaresi
altnda yeerdi. K endi aralarnda, evlilik balaryla pekitirm e
ye altklar bir tr dayanm a iindeydiler. Bunun dnda,
d politikalar yaylm ac, i politikalar ise dinciydi, tabii eer
bu iki tabiri Y unanllar iin kullanabilirsek. Bu adan, ar
dindar Pritenlere bel balayan C rom w ell ya da tacn papann
giydirdii I. N apolyon ya da kiliseyi korum u olan III. Napolyon m isali m odem zorbalar andrrlar, ki her nn de hedefi
yaylm ac oyalam a savalar idi. B enzerlikleri ise, ekonom ik
refahn tiranlar zam annda byk bir atlm da bulunm u olmas,
fakat sistem lerinin bu refahla ba edem em i olm asdr. Y alnz
ca kiisel yeteneklere dayanan iktidarlarn srekli klm ay on
lar da becerem em ilerdir. Bu iktidar en fazla bir nesil ayakta
kalabiliyordu. E er D elphoiye V atikan, sthm osa Svey,
Parthenona da D nya Fuar dem e cesaretini gsterebilseydik,
daha baka benzerlikler de grrdk. A m a tiranlar en ok da
R nesans prenslerine benzerler.
B ilinen ilk byk tiran, 600 civarnda iktidara gelen
M iletoslu Thrasybulos idi. M ileto sun Bat A nadolunun nere
deyse tam am n elinde bulunduran Lidyallardan bam szln
ilan etm esini ve onlarla yararl bir ittifak kurm asn salayan da
Thrasybulos idi. O nun idaresi altndayken M iletoslularn ticari
ilikileri, R usyann gneyinden N il havzasna ve F rattan
E truriaya dek uzanyordu. Periandros kendisine bir eli gnde
rerek bir lkenin en iyi nasl idare edildiini sordurduunda,
Thrasybulos bu eliyi bir buday tarlasna gtrr ve hibir ey
sylem eden, budaylarn arasnda dzensizce sivrilen baaklar
kesip atar. M uhtem elen yalnzca bir anekdot da olsa, hayli
aklayc bir anekdot.
Tiranlk, genellikle onya sahilleriyle, adalarn bir ksm yla
ve O rta Y unanistann tinsel adan en canl kentleriyle snrl
kald. Byk Y unanistand a ise ancak 500 dolaylarnda byk
apl bir yaylm kaydetti ve srekli ktye gitse de, baka yer
de olduundan daha uzun sre ayakta kalabildi. sthm ostaki
Sikyon kenti K leisthenesin iktidar srasnda bir daha asla ya
kalayam ad bir gce ulam , K orinthos Periandros dnem in
de hafzalardan asrlarca silinm eyecek grkem li gnler yaa-

ONYA BAHARI

105

m tr. Thrasybulos, Lidya kral A lyattes ve M sr kral A m asis


ile ittifak kuran Periandros, bir tr Ege birlii salad ve kap
saml politikas sayesinde btn H ellasm hkim iyetini ele ge
irerek, K orinthosu A k d en izin ticaret m erkezi haline getirdi.
K orinthos ii vazolar ve dithyro m b o slar (D ionysos onuruna
sylenen trkler) btn dnyaya yayld.
Fakat Y unanllarn hayal gcn en ok m egul eden kii,
Periandrosun 537deki lm nden sonra S am osu neredeyse
elli yl boyunca ynetm i olan P olykratestir. E ge D enizim de
bir tr korsan havas estirm esini, ganim etler ve him aye gelirle
rinden oluan byk bir hzineye kavum asn salayan m
kem m el gem ilere ve denizden ok iyi anlayan tayfalara sahipti.
K ykladlar, S poradlar ve nice sahil kentini dize getirm i, A ti
na ve M srla ittifak kurm utu. B undan ksa sre nce gn
na kan kalntlarna baklrsa, P olykratesin yaptrd Hera
tapna dnem in H ellasnm m eydana getirdii en sanatsal ve
en m uhteem eserdir. D a pnarlarndan beslenen basnl bir su
hatt bakentin btn em e ve banyolarn, m utfak ve kanalla
rn dolduruyor, yaz aylarnda zerlerinden sular akan m erm er
m erdivenler serinlik veriyordu. D evasa ktphane binas, Y u
nan, Babil ve M sr kitap rulolaryla, saray baheleri egzotik
ieklerle dolup tayordu. En gzel olanlar, en nl dkm c
ve m im arlar, astrolog ve ozanlar tirann etrafn saryordu.
Polykrates en leziz araplardan iiyor, en gzel giysileri giyi
yor, en pahal hallarda geziniyordu. Ta kesm e sanatnn en
usta rnei olan yz S chillerden nce de ok m ehurdu.
Fakat hkm darn zirvede olduu 530 senesinde byk
Pythagoras kendisini terk etti: Bir filo zo f bam lln ve ku
kunun zehirleyici havasn daha fazla soluyam azd. Sekiz yl
sonra Sardeis satrab, bu hkm dar yeni ve m uazzam zengin
likler vaadiyle ayartarak yanm a artt ve vaat edilm i hzine
lerin tam ortasnda, harabeleri bile C alig u lann azn suland
ran o m uhteem ada kalesinin nnde arm ha gerdirdi. O nu bu
kadar gl klan altn, m ahvna sebep oldu.
Elbette Sparta bunlarn dndayd. Sparta, A rgos dnda
yanm adadaki btn devletlerin bal olduu bir t r askeri konvansiyon diyebileceim iz Peloponnesos B irli ini kurdu ve
aristokratlar elinden geldii kadar destekledi. Kral Kleom enes
aristokrasiyi eski haline getirdiinde A tin ann da S partann

Polykrates

Peisistratos

J06

ANTK Y U N A N IN KLTR TARH

etkisi altna gireceini um ut ediyordu. Kkleri N esto ra kadar


uzanan son derece sekin b ir soyun m ensubu olan Peisistratos
560 dolaylarnda iktidar ele geirm eyi baard. H ellespontosta
nem li bir yere sahip olan S ig eio n u igal ederek Pontos bl
gelerinden yaplan tahl sevkyatn gvence altna ald, bir sa
va filosu kurdu, tarm cl ve yol yapm n tevik etti, kenti
grkem li tapm ak ve yaplarla donatt, koro ve diyaloglarla B
yk D ionysia enliklerini balatarak A ttika tragedyasnn tem e
lini att. Kentin tanras A th en ann klt, ilkin onun dnem in
de byk bir nem e kavutu. PeisistratosYm , bata Eleusisli
D em eter olm ak zere, oktandr ihmal edilen tanrlar eski say
gnlklarna kavuturm as halkn neye ihtiya duyduunu ok
iyi bildiini gsterir. Salam bir kale ve gl bir m uhafz or
dusuyla korunan Peisistratos, A ristotelesin belirttii gibi, va
tandan kendi iine bakmas ve devlet ilerini ona brakmas
gerektii grndeydi; Peisistratos lkeyi aydnlanm ac bir
m utlakiyetilikle ynetti. A ristoteles tipik bir tiran tablosu iz
m eyi de denem i, bunu yaparken de byk bir olaslkla
Peisistratosu dnm t. B yle birinin m utlak hkm darl
n elinde tutm asna yarayan aralar yle sralar Aristoteles:
G lleri zayflatm ak, kiilikli insanlar ezm ek, eitli yaam
belirtilerini, hatta bilim sel tartm alar bile denetlem ek, srekli
bir bask havas yaratm ak, ortala ajan salm ak, kkrtm ak,
sava amak. te yandan, devlet servetini artrm ak, klt m er
kezlerine ve ehrin d grnne nem verm ek, liyakati y
celtm ek de baarl bir tirann zellikleri arasnda saylr (fakat
btn bunlarn am ac g z boyam aktr). A ristoteles son olarak,
bu kiinin illa bir alak olm as gerekm ediini belirtiyor am a bu
tasvirin ho olduu sylenem ez.
Peisistratos 527 ylnda lnce, oullar Hipparkhos ile
H ippias herhangi bir engelle karlam adan idareyi ele aldlar
ve yle grnyor ki, lkeyi birlikte idare ettiler. Fakat
H ipparkhos on yl sonra H arm odios ile A ristogeiton tarafn
dan ldrld, elbette bu ikisi hem en ortadan kaldrld: Biri
derhal bakland, dierinin lm ise celladn elinden oldu.
A yn gn H ip p iasa kar dzenlenen bir suikast baarszlkla
sonuland, o da btn bu gelim elerin sonucunda gerek bir
tiran olup kt. A rdndan, sahneye bir de K leom enes kt:
Peloponnesos birlik ordusuyla birlikte sth m o stan geerek

ONYA BAHARI

10 7

H ippias A kropoliste kuatm a altna ald, bunun zerine


H ippias da savatan ekilerek hkim iyetini ona teslim etti ve
510 ylnda Sigeiona gitti. K kleri ok eskiye uzanan
A lkm aionidT er ailesinden gelen K leisthenes devletin bana
geti. Fakat S partann siyasi hesaplarnda byk bir hata yap
t ortaya kt, nk K leisthenes snfdalarm ineyerek
d em o sun avukatlna soyundu. A tin a ya, tem elde S olonun
yasalar izgisinde olan ve halkn egem enliine, snflarn se
me hakkna dayanan bir anayasa verdi. K leom enes bu durum a
defalarca m dahale ettiyse de, ancak ksa sreli baarlar elde
etti ve en sonunda kendi ynetim orta bile ona m uhalefet edince ordusu dald. D em okrasi kurtarlm t.
Bu arada, sonraki dnem lerin ar dem okrasisi bile (ar, Polis
nk K leisthenesinki henz ok lm l idi) oligariden, tiranlktan ve dier Y unan idare biim lerinden ilke olarak deil, salt
derece olarak farklyd, nk burada bir polis, yani yalnzca
bir Y unanlnn devlet anlayna san o tem el yap sz konu
suydu. B ir p o lis daim a sy n o ikism o s'la, yani m evcut ky cem a
atlerinin birlem esiyle oluur. K ent deyince akla sur ya da kale
gelm ek zorunda deildi. Sparta, askeri kam pa benzeyen kyler
den oluan bir kom pleks de olsa, tam anlam yla bir p o listi.
B una karlk her kentte bir prytaneion, bir buleuterion [meclis
binas], bir pazar yeri bulunurdu, daha sonra bunlara tiyatro ve
gynnasion da eklendi. K ent devletinin zellii, belirli bir m e
knla snrl kalm asdr. A sgari bir boyutunun olmas gerektii
gibi, belli bir bykl de am am aldr. A ristoteles, on kiilik
bir p o lis ne kadar im knszsa, yz bin kiilik bir polis de o kadpr im knszdr, der. Fazla kk olduunda varln srdre
mez, fazla byk olduunda p o lis olm aktan kar. Bir bakta
her taraf grlebilm eli (eouvo7cxo), tm vatandalar birbirini
tanm aldr.
B ir p o listen beklenen tem el zellikler unlardr: Eleutheria
(bam szlk), autonom ia (zerklik) ve autarkeia (kendine ye
terlik); fakat bu sonuncusu idealist b ir talepten teye gitmez,
nk byke kentler eskiden beri ithalat yapm aya m ecbur
dular. K apal ve bana buyruk bir p o lis vatanda iin her ey
P ry ta n e io n , p h y le ie n (k a b ile le ri) tem sil etm e k zere se ilip sra y la ib an a gee
p r y ta n l m n (elli y e n in ) v e m a srafla r d e v le t ta ra fn d a n d e n en d ier kiilerin
ye m e k y ed ik leri, i g rd k le ri v e h a tta g ecey i g e ird ik le ri resm i b ir binadr. (F .D .)

108

ANTK Y UNAN'IN KLTR TARH

dem ekti. nokedeoBa, devlet ilerinde yer alm ak, vatandalk


haklarndan yararlanm ak dem ektir, fakat basite yaam ak
anlam na da gelir, nk p o lis dnda bir yaam dnlem ez
di. D nya tarihinde gerek bir devlet yaam kurabilm i yegne
m illet Y unanllard dersek abartm olm ayz; m odern kltr
dillerinin tam am nda bulunan politika szc de zaten polis
m enelidir. Fakat polis de p o lis ten gelir. nsanlar hcreler, p o
lis ise organizm adr, dolaysyla hcrelerden olusa bile polis
onlardan daha fazlasdr. Fler trl varolu salt onunla anlam
kazanr, insani deerler onunla tam am lanr. Fler kltrn, her
etiin, hatta her dinin taycs odur. V e btn bunlarn tesin
de bir sanat eseridir de ayn zam anda; nom os hem yasa dem ek
tir hem de m elodi; bugn bizim bunu anlam am z ok zordur.
Y unan yurtseverlii o kadar glyd ki, snrlar bile amt:
Polis tanabilirdi; vatandalar nereye yerleirse, orada yeniden
oluabilirdi, nk zam ann ve m eknn tesinde bir id ea 'yd o.
Y unanlnn bu kadar kolay g etm esinin nedeni ite budur.
Y unanlnn m em leket kavram hi mi hi rom antik deildi.
K entin edeer kart olan m odern tara kavram n da
bilm ezdi Yunanl. T ara siyasi adan m evcut deildi, ko m eler,
yani kyler yalnzca tali, yerel m eselelerde karar alm a hakkna
sahiptiler. V atanda dem ek kentli, polites, dem ektir. Politika da
ite ancak kentte yaplr. D m an ekhthrostur, yani yabanc :
K entten olm ayan biri srf bu yzden dm andr. te yandan
kseinos szc, hem yabancy hem de konuk hamisini be
tim ler. K onuk, Zeus K senios tarafndan korunduu iin ona
kar zor kullanm ak tanrlara kar gelm ek dem ektir, nk di
lenci bile Z eus tarafndan gnderilm itir . Bu nedenle,
H ellenler son derece konuksever diye bilinir. Fakat iin asl u
ki, konuksever olm ak zorunda idiler, yoksa yaam iyice ekil
m ez bir hal alrd, nk devletler hukuku ve uluslararas ya
banclar gvenlii gibi eyler olm ad gibi, lokanta ve oteller
de yoktu.
KalokaElbette herkes askerlik yapm ak zorundayd, fakat p o lis teki
gathia m ilitarizm gnm z m ilitarizm inden ok farklyd. Y unan or
dular re d if taburlarndan kuruluydu; srekli ordu yerine bir tr
hazrlk hizm eti vard. A tin ada askerlik sresi iki yl, S partada
m r boyuydu diyebiliriz. Fakat m odern anlam da bir askerlik
m eslei S partad a bile yoktu. G enelkurm ay, subaylar heyeti,

ONYA BAHARI

109

harp okulu, nc birlii gibi eyler bilinm ezdi. M iitiades,


Them istokles, A lkibiades gibi byk kom utanlarn hepsi sivil
di. S partada genellikle bakom utanln ihtilafa den iki kra
ln elinde olm as son derece ilgintir. Fakat daha da ilginci, Atinallarn savata kom utay her gn birbirlerine devreden on
stratej sem eleridir. M akedonyalI Philippos bu konuda AtinalI
lar kskanm adan edem ediini syler, nk kendisi tm yaa
m boyunca bir tek P arm enionu bulm utur. ITellenlere gre, iyi
bir vatanda her eyi yapabilm eliydi, ka lokagathia's bununla
llrd. Bu szc evirm ek m m kn deildir, nk koca
bir dnya grn, yaam biim ini tem sil eder. Bedensel, ekonom ik, sportif ve etik bir ideal olan kalokagathia doutan
soylularn valye ortam nda dom utur: G zellik, ekonom ik
bam szlk, alkanlk ve tam anlam yla iyi bir ahlak. Belki
bizdeki centilm enlikle kyaslayabiliriz bunu, am a bu sefer de
estetik yn ok zay f kalr. W erner Jager, kalokagathia ile
aa yukar ayn eyleri tanm layan arete'y i ortaaa zg
erdem ile ayn kefeye koyar; gerekten de arete kibarlk ile
kahram anl birletirm esi bakm ndan benzer bir anlam tar.
Fakat arete ile erdem arasnda H ristiyanlk durur. O ysa Yu
nanl iin estetik ile etik henz bir btnd; gzel ile iyi
aynyd, birbirinden ayrlm az iki para, insan varoluunun n
ve arka yzleriydi. A ntika sonras insan iin imknsz, hayal
bile edilem eyen bir eydir bu. zrl doan ocuklarn terk
edilm esinin btn Y unanistanda olaan, S partada ise devlet
yasas olm asnn nedeni, bedenin ok nem senm esidir. Ayn
sistem bizde de uygulansayd, rnein bodur K ant ile V oltaire,
topal Byron ile W eber ve A vrupa kltrnn daha pek ok b
y bu sistem e kurban giderdi. Dahas, Y unanllar yaratc
lkla bedensel kusur arasnda ou zam an gizemli bir ittifak
kurulduunu sezm i olm allar ki, O lym posun zanaat tanrs
H ephaistosun bir ktrm olduunu dnm lerdir. Ama
belki de onu irkin bir am ele diye nitelem ek istem ilerdir.
Bar dnem lerinde btn ilgi spora adanrd, bunun yan s -Spor
ra vakitlerini biraz m zik ve falclkla, ilahi ve yasalar ezber
lemekle geirirlerdi. lk sray O lym piadaki oyunlar alrd; bi
lindii gibi, bu oyunlar tarih hesaplam alarnda bile kullanlrd.
ki oyun arasndaki drt yllk sreye yarn galibinin ad veri
lirdi. B undan daha onur verici bir ey olam azd: B u dl ka-

1 1 O ANTK YUNANTN KLTR TARH

zanan kii, Pindarosun dedii gibi, H erakles stunlarna ulam saylrd. Y unanllarn dier oyunlar, D elphoide yine
drt ylda bir dzenlenen Pythia oyunlaryla, iki ylda bir d
zenlenen sthm os ve N em ea oyunlaryd. B tn Y unanistan
buralarda buluurdu, tpk Paris ve Londra cam iasnn galalarda
ya da sergi allarnda bulutuu gibi. H ellen dnyasnda ha
tiplii ya da ozanlyla hret olm ak isteyenler de orada boy
gsterm ek zorundaydlar. Fakat bu oyunlarn nemli bir fark
vard: K adnlar eksikti.
Be dalda yaplan bir yarm a olan pentathlon, kou, uzun
atlam a, gre, disk ve m zrak tm aktan oluuyordu. Bunun yan
sra gre ve d karm pankreas greinin yapld
pankration yarm alar, katrlarn da kullanld at arabal bir
yar dzenlenirdi. Y unan deyilerinden biri yleydi: Bir atlet
kadar onurlu. G alipler lenlerde e re f koltuuna oturtulur,
kendisine p ryta n eio nda ziyafet ekilir, en iyi airler tarafndan
vlr, onuruna bronz ve m erm er antlar dikilirdi -g a lip gelen
atlarla arabalarn heykelleri de bronz ve m erm erd i- nk onunla birlikte m em leketi de kendini ycelm i hissederdi. te
yandan, km bir burun, ezilm i bir kulak, pankreas grei
sinin tipik zellikleriydi. Bu kii yalandnda, bizim gklere
karlan sanatlarm zla ayn hznl akbeti paylard; fakat
yenilm i bir oyuncunun hali, gnm zde aptan dm bir
spor yldznn halinden ok daha beterdi.
A ncak, bu yarlarn abartlm am as gerektiine dikkat eken
m stesna insanlar da olm utur. F ilo zo f K senophanes yle der:
Btn kent yarn galibini gklere karp hediyelere bou
yor; gelgelelim bu kii btn bunlar benim kadar hak etmez,
nk bilgeliin gc insanlarn ve atlarn gcnden ok daha
byktr! G aliplere byle davranm am z yanl bir gelenektir.
Evlatlarndan birinin yartaki baars o ehre ne fayda salar
ki? Y edi bilgenin dnyaca nl szleri de para etm em i olsa
gerek: A rya kam a, kendini bil, fkene hkim ol, orta yolcu
ol, ne oldum deme! Bize son derece doal gelse de, bu gerek
leri H ellenlere sk sk hatrlatm ak a rtt!
OlanG erek kalokagathia gerekse agon Y unan ecinselliiyle yaclk kndan ilgilidir. G ym nazem , beden eitim i yapm ak, kelim enin
tam m anasyla plak olm ak dem ektir. naSepaonj, olan
c, naSopavfj, olan delisi, na5o7ti7tT), olan dkn

ONYA BAHARI

11]

gibi szcklerin bizdeki karlklar srasyla, kadnc, kadn


delisi ve zam para olurdu. Bizde kzlar iin geerli olan Y u
nanistandaki delikanllar iin de geerliydi, bulua erdikten
sonra ak nesnesi olm alarnda bir saknca yoktu. Fakat kk
yataki olanlarla cinsel ilikide bulunm ak rz dm anl de
mekti. H etaireia szc ilgin bir anlam deiim i geirm itir.
Esasen, basite ahbaplk anlam na geliyordu; daha sonra o
unlukla siyasi nitelikler arz eden bir soylular kulbne, son
olarak d a fahielie dnt, stelik de daha ok erkek fahieli
ine. E ap ev genel olarak kendini para karlnda sunm ak"
dem ektir ve ancak v\ ercupa yksek fahiedir - szck m odern
dillerde bu anlam yla yaam aya devam etm ektedir. Eski Y u
nanllarn gzel cins diye yalnzca erkekleri nitelem i olduk
lar kesindir. Spartadaki olancln resmi karlnn ne ol
duunu az nce rendik. Belli bir yaa gelm i gen delikanl
lar hl birer sevgili bulam am larsa, dpedz ayplanrlar,
evde kalm kzlara benzediklerdi. A ristotelesin iddiasna
gre, Girid'e olancl M inos ithal etm i (sanki bylesi bir ey
ithal edilebilirm i gibi), stelik de toplum sal nedenlerden tr:
Ar nfusu engellem ek iin! G erekte - b ir nceki ciltte de
anlatld g ib i- M inos kltr olanclk kltrnn tam zddyd. A ncak u kadar doru ki, erotizm in erkekte odaklam as
Dorlardan edinilm i bir alkanlkt. onyada daha ok ark
etkisi hkm srm olsa gerek.
Y unan tarihinin hangi sayfasna bakarsanz bakn, olanc
lkla karlarsnz. nllerin tam am olancyd: Lykurgos,
Solon, Them istokles, E pam einondas, A iskhylos, Sophokles,
Platon, A ristoteles, Philippos, skender, hatta kusursuz
A risteides bile. B ir tek Sokrates bu konuda da Y unanllarn b
yk istisnasyd: O yalnzca platonik seviyordu. Tanrlar da
farkl deildir: Zeus G anym edesi sever, A pollon Hyakinthosu, Poseidon P elopsu, H ephaistos P eleu su. Stun ve am fo
ralara, kalkan ve disklere, sehpa ve sandklara, kse ve tulum la
ra, ksacas bulduklar her yere sevgililerinin adlarn yazarlar
d; hatta Pheidias eseri O lym pial Z eusun parm aklarndan
birine gzel Pantarkes yazm , te yandan baz eserlerinin
altna bir baka dostunun, heykeltra A gorakritosun
imzasn attrarak onu m ehur etm itir (en azndan chronique
scandaleuse byle iddia eder). Bu konularda en ok da sanat

1 12

ANTK YUNANTN KLTR TARH

aydnlatcdr. Pers ncesi dnem deki kadn heykellerine bakt


m zda, yaps ve hatlaryla Y unan delikanllarna benzedikle
rini ve dii cinsel organlarn hi vurgulanm adn grrz; be
inci yzyln sonlarna dek plak kadn heykelciliine pek
rastlanm az. Y unan lirizmi bsbtn deilse bile belirgin bir
tercihle ecinsel dzlem de yer alr ve ancak o zam an gerekten
tutkuludur. bykosun en olan delisi Yunanl olduu dn
lrd; bykos eskiada epeyce nlyd, gnm zdeyse daha
ok turnalaryla bilinir. Erkeklerle olanlar arasndaki sevginin
sk sk en soylu duygularn ana olm as, her eyden nce
P lato rf un daha nce de naklettiim iz szlerinden anlalr: H e
pim izin bildii gibi, P lato n a gre felsefe bile ecinsel E rosun
iidir. Bu platonik erotizm , tpk T ristan n ya da R om eonun
aklar kadar ehvete uzakt, am a en az bunlar kadar en yksek
idealizm e akt, hatta bu noktada, Y unan tarihinde bouna ara
dm z duygusalla kapld bile olurdu. Fakat salt zihinsel
bir erotizm ilkin H ristiyan kltrnden dom utur: Platonik
bir ak, platonik deildi aslnda.
Amelelik
H ellenlerin spor dknlklerinin yan sra ikinci bir temel
Nefreti zellikleri daha vardr: A m elelikten nefret ederler. Y unanlnn
am elelik anlayn ta rif etm ek kolay deil. B unun kart ne
kafa iisidir (yoksa laboratuvar ve arivlerinde ter dken ay
dnlarm z am ele saylrd) ne de serbest m eslektir (nk
sanatlarn ou yle addedilirdi); am elelik dendiinde, bir
amac olan, para iin yaplan, yaplm as gereken, deform e eden,
ar aba gerektiren eyler akla gelir. u halde, ister kyl ol
sun isterse zanaatkr, ncelikle cretli iiler am ele saylr.
Treitschke, Politik [Siyaset] adl eserinde aristokrat G ney Am erika eyaletlerini iledii blm de yle der: ounluun
zgr olm ad bir yerde, alm ak da onur krcdr; bylesi bir
ortam da zgr ii bile saygy hak etm eyen biri olarak gr
lr. te yandan Perikles m ehur cenaze sylevinde yle der:
A ypladm z yoksulluk deil, aln teriyle ykselem em em izdir. H esiodosun alnnn teriyle alm ay ne kadar ycelttiini
biliyoruz. Y unanistann ulusal kahram an H erakles bile abalar
ve glklerle dolu bir yaam srdryordu. Y unanllarn
ehlik ey if bir halk olduu gr banal bir dncedir. Tarihteki
gelim i her toplum da olduu gibi, onlarda da nfusun oun
luu ticaretle uraan bir ortadirekten ve beden gcyle alan

ONYA BAHARI

1 13

drdnc direkten oluuyordu. K leler de bundan nasiplerini


alrlard. A ylaklar, yani filozoflar, atletler, arlatanlar ve kal
drm m hendisleri aznlktayd geri, am a en ok da bunlar
hakknda konuulurdu; sradan Y unanlnn da byle yaad
yolundaki sam ite buradan kaynaklanr. G erekten de soylular
dnem inde efendiler zm resi avlanm a, sava, yarlar ve zengin
sofralarda k e y if atyordu, sonraki dnem de ise am eleliin eletirilm esi lafu gzaft ve -k o m ile rin ve kk burjuvalarn
bile kendilerim centilm enden sayd ondokuzuncu yzyldaki
centilm enlik g ib i- ierikten yoksun tarihi bir andan ibaretti.
Fakat bu kuram n tutarsz yanlar da olsa tutm utu. Para babala
ryla giriim cilerin neden am eleden saylm adklarn, gerekte
hi alm yor olm alaryla aklayabiliriz sanrm. Lange,
G eschichte d e r M aterialism us [M ateryalizm in Tarihi] adl ese
rinde sofistlerin yandalarnn bile onlara, gnm zde nl bir
operete davranldndan farkl davranm adklarm yazar: ou
kii hem onlara hayranlk duyar hem de onlar gibi olm aktan
utanrd. Lirikiler zafer arklarn para karlnda yazm
larsa -h e m de zengin bir at iftlii sahibinin siparii zerin eve para veren kiiye m ethiyeler dzm lerse de (biz olsak son
derece baya bulurduk bunu) am ele diye dam galanm am lard.
Fakat ykselm i olanlar, gnm z bankaclar misali o kadar
ok para kazanrlard ki, herkes onlara sayg duyard. Oysa
heykeltralara fazla deer verilm ezdi, nk yaptklar iin
yorucu bir i olduu dnlrd. Eer pdv au ao szc esa
sen dem irci ocann ban d a oturan biri anlam na geliyorsa,
dem ek ki dkm c ve ta ustas da tipik birer ameledir.
Plutarkhos, sanat eserinden sanatnn yaptnn aynsn yap
m a gereini duym adan da de zevk alnabileceini syler: G
zel kokular ve erguvan rengini severiz, fakat esans ve boya
im alatlarnn am ele olduunu dnrz. D em ek ki
Plutarkhos, bir kum a ya da esans im alats ile bir tapnan
ya da heykelin yaratcs arasnda fark gzetm ez. H atta ona g
re, gzel delikanllarn hibiri, szgelim i bir Pheidias ya da bir
Polykleitos, bir A nakreon ya da bir A rkhilokhos olmay iste
mez. A ncak unu da unutm am alyz: D ah a bir buuk iki asr
ncesine kadar toplum un hibir yesi, bir edebiyaty
kendisiyle ayn seviyede grm ezdi ve rnein Lessing ile
R ousseauya bile hayranlk ve km sem e karm bir gzle

I 14

ANTK YUNANTN KLTR TARH

baklrd. G rne gre ressam lar, b u hkm n hep dnda


tutulm ulardr - ya yksek cret aldklar ya da yaptklarna i
gzyle baklm ad iin.
Vazo
Y ine de rekor kran koucular, okular, atlar ve boksrlerRessam- den oluan o halk, am eleler tarafndan btn teki oyunculuklabg' r sre bakm ndan aan eserlerle, yrtlm as olanaksz bir re
simli kitap gibi ebediletirilm em i olsayd, bugn hi kimse
tarafndan hatrlanm azd. Y unan sanat nasl Y unan halkndan
sonra da yaam aya devam etm ise, b u halk dom adan nce de
m evcuttu. H ellenler henz tarihi bir halk olm adan ok nce de
kendilerine zg bir seram ik sanatna sahiplerdi. K ukusuz bu
onlarn ilk sanatyd ve hem ressam l hem de heykeltral
Butades adnda bir m lekinin icat ettiini sylerlerdi. G er
ekten de m aden dkm cln bir seram ik teknii olmadan
dnem eyiz ve vazo ressam lnn duvar ressam lnn anas
olduunu P om peiiye bakarak grebiliriz. O dnem lerde envai
eit kap vard: Y iyeceklerin depoland ift kulplu am foralar,
su ekm ekte kullanlan kulplu su testileri (hydria), arapla
suyun kartrld kaplar (krater), soutm a kaplar (psykter),
boynuz kadehleri (rhyton), ya ieleri (lekythos), m erhem ku
tular (alabastron), eitli kupa ve gm ler, anak, kadeh, tas
ve tabaklar, huni ve kepelere varncaya kadar akla gelebilecek
her ey m evcuttu. Erken dnem Yunan vazo ressam lnn ne
bir slup tad sylenebilir ne de sluplam aya balad
; vazo ressam l daha ok sade yaps, m atem atiksel netlii
ve kesinliiyle balangtan son dnem lere dek yalnzca Y u
nanllara zgdr. H einrich B runn hakl olarak, seram ik res
sam ln resim yazs diye niteler: A sl nem li olan dncedir,
biim ise bu dnceyi dile getirm e aracdr sadece. Yunan ya
am nn nabz bariz bir biim de burada atar. O ysa heykelcilik,
yaratcnn nefesinin daha yeni dokunduu bir toprak paras
gibi yar ldr henz. H er ey resm ediim itir: Tarm clk, de
niz yolculuklar, zanaat, ticaret, savalar, ibadet, okullar, spor,
yollar, ham am lar, za rif m eknlar, ocuk odalar, evlilik, len,
ak, lm , ayrca sylenin ve destann btn o renkli ve karan
lk yaratklar.
O nuncu ila sekizinci ya da yedinci yzyllara ait olan ve ok
eski alardaki rm e, dokum a ve kabartm a sluplarndan esin
lenm i olan geom etrik desenli kaplarda bile ilgin bir mzi-

ONYA BAHARI

1 15

kalite vardr. Bu kaplarn en nlleri D ipylon vazolardr ve


A tinadaki ifte kap D ipylonun nndeki m ezarlkta bulun
duklar iin byle adlandrlm lardr. A tina, lkenin baka hi
bir yerinde olm ayan ince bir topraa sahip olduu iin bandan
beri seram ik endstrisinin m erkeziydi. K aplarn balca ss,
uzam hkm ran bir g ve zarafetle blp dolduran em ber ve
halar, im ekler ve sivri keli kom binasyonlard. nsanlar,
atlar ve gem iler ocuk elinden km gibidir; am a en gzel
sslem elerin yannda duvar kd desenlerine benzer ilkel ka
lplarn kullanlm as kastldr belki de, ne de olsa tekstil m o
tifleri taklit edilm ekteydi. T asvirlerdeki erkekler G irit usul
balarlar bellerini. Eh sevilen tem alar koro, cenaze alaylar,
araba ve deniz savalaryd.
A a yukar altnc yzylda seram iklerde siyah figrler
kullanlm aya baland. zellikle de A tm allar sim siyah vernie
enfes bir m etal parlakl katm ay baarrlar. B u trn en gzde
rneklerinden biri dnyaca nl Franois vazosudur; 1845 y
lnda Franoisnm bulduu bu vazo Floransa m zesindedir.
Ayr ayr alt tasvir bulunur bu vazoda: K alydon dom uz av;
Patroklosun cenaze treni; T h etisin dnne katlan tanrlar
alay; A khilleus ve Troilos; deiik hayvan m cadeleleri ve
(vazonun ayanda) Pigm elerle turnalar arasnda cereyan eden
tu h a f bir sava. izim ler hayran kalnacak lde zariftir.
Silphion ticaretinin resm edildii A rkesilas kadehinden daha
nce de sz etmitik. B urada da her ey doaya sadktr: Sivri
apkas, ucu sivri ve kalkk pabucuyla m arur kral; alkan
lc ve ykleyiciler; selvie ve terazi; tasviri ssleyen hay
vanlar: Panter, balkl, m aym un ve kertenkele. Koan, ba
ran, el kol hareketleri yapan son derece kibirli K yreneliler kuu
andran sivri yzleriyle karikatrleri anm satrlar, belki de A fri
kallarn egzotik taraf gsterilm ek istenm itir - her iki durum
da d a arpc bir gzlem sz konusudur. K sm en ustaca olan bu
m inyatrlerin her birinde M sr sanatnn etkisi gzden kaacak
gibi deildir; bu sanatn adeta tm zellikleri mevcuttur:
R ntgen grnts ; nesnelerin betim leyici bir biim de sra
lanmas; arpk grnt ; sslem elerin bir paras olan akla
yc m etin; perspektifin g z ard edilm esi; m odellerin izim inde
glge ve k tekniklerinin kullanlm am as; kalplam ibareler
kullanm aya dkn gelenekilik. K adnlar (bir de atlar) beya-

*1 1 6

ANTK YUNAN'IN KLTR TARH

za boyam a alkanl bile M srllardan olduu gibi devraln


m b ir renk sem boliidir, nk M srllarda kadnlarla erkek
ler kyafet, figr ve ehre bakm ndan neredeyse ayrt edilem e
yecek derecede birbirine benzerdi, fakat Y unanllarda byle bir
ey sz konusu deildi.
A ltnc yzyln sonuna doru ortaya kan krmz figrl
vazo ressam l, figrleri kilin renginde brakm as, figrlerin
dndaki alan siyaha boyam as bakm ndan eski gelenei ters
yz etm i, bu sayede figrleri ok daha ince bir biim de boya
m a imkn dom utur. rnek olarak iki ayr tasviri ele alalm:
Sosias K sesinde A khilleus P atroklosun yaralarn sarm ak
tadr: H em bu zorlu ii byk bir dikkatle yapan A khilleusun
sknts hem de P atroklosun ektii bedensel aclar esiz bir
biim de yanstlm tr: Patroklos ban evirm i, bir bacan
uzatm tr, hatta acsndan glm sem ektedir - hayli ince bir
gzlem . C aeretana H ydria ise, H eraklesin kendisini kurban
etm ek isteyen M srllara direniini m izah dolu bir havada tas
vir eder: B ir ham lede en az alt M srly ldrm eyi baarr:
kisini tekm eleyerek, birini sol ayayla yere sererek, birini sa
ayayla, ikisini de dirseiyle boarak - enfes bir Baron
M nchhausen hikyesi. Bu sluptaki vazolar ssleyen son de
rece narin yapl, neredeyse krlgan kiiler bu g gsterilerine
ancak m izahla yaklaabiliyorlard belli ki.
G oblen dokum aclk sanat da nem li bir seviyeye ulam a
benzer. H ah dokuyucular A kesas ile H elikonun itibar ylesi
ne artm t ki, bir ey zellikle vlm ek istendiinde yle de
nirdi: A kesas ve H elikonun elinden km gibi. Altnc yz
ylda pinakes, kil tabletler de biliniyordu; bunlarda arlkl
olarak kahverengi, siyah ve lal gibi koyu renkler kullanlrd;
izim ler ise tem iz ve dzgn, fakat sert hatl olurdu; gzler pro
filde bile nden grld gibi izilirdi. Perspektifi kltl
m resim ler izen ilk kiinin P eloponnesostan Kleonaili
Kim on olduu sylenir.
Heykellk zam anlar heykellerde yalnzca yum uak m alzem e kuliatralk nlrd: T ahta ve kire ta. Y edinci yzylda m erm er kullanl
m aya baland; bronz dkm cl ancak altnc yzyln so
nuna doru Sam iler tarafndan bulunm utur. Bilindii gibi, ilk
Yunanl heykeltra A tinal D aidalostur; daha sonrakiler uzun
bir sre onun okuluna m ensup olm akla yetinm i ve tpk destan

O NYA BAHARI

1J7

ozanlarnn kendilerine H om erosoullar dem eleri gibi bunlar


da kendilerine D aidalosoullar dem ilerdir. E skiden figrler
bir blok halinde yaplrd, fakat D aidalos k o llan bedenden ayrm ve bacaklarn arasm am tr. B u yenilik heykellere do
allk katm as bakm ndan kendi dnem inde epeyce yank uyandrm , hikyelere konu olm utur. rnein, H erakles kendi
portresine bir ta frlatm tr. D aha sonra D aidalos hareket ettirilebilen bir A phrodite heykeli de yapm tr; bunun iin aatan
oyulm u byk bir heykelin iine cva koyduu sylenir - adeta balm um u m zesine yarar bir heykel.
A po llo n un heykelleri olduu dnld iin nceleri
A pollines denen heykeller, altnc yzyl kaynakldr. Bunlara
gnm zde daha ok kuroi, yani delikanllar denir, nk bun
lar lm kiilerin m ezar antlaryd. K orinthostaki nl
T eneal A pollon heykeli batan sona cephe yasasna gre ya
plm tr: H afife ne eilm i sol baca hari, her iki yars da
tam am yla sim etriktir. Figrlerin genelde gen oluu, heybetli
durular, peruu andran salar, birer yum ruk gibi duran elleri,
glm seyen yz ifadesi, hatta bir ayan daha nde durm as
bile M srllara zgdr. M srllarn bunun iin neden zellikle
sol aya setiklerini Y unanllar elbette bilm iyorlard. Fakat
heykellerin plakl tam am en yeni bir eydi. zellikle de ayaklar, bacaklar, dizler ok iyi verilm itir, fakat gvde iin ayn
ey sylenem ez.
Perslerin A tina A kropolisini iki kez (480 ve 479) yerle bir
etm elerinin ardndan Y unanllar buray yeniden ina ederken
harabeden yararlanm lardr. nceki yzyln sonuna doru, bu
Pers harabesinde erken dnem A ttika sanatna ait ilgin r
nekler bulunm utur. Y z ayak uzunluunda olmas nedeniyle
H ekatom pedon denen eski A thena tapm a sar-gri kire ta
poros'tan yaplm , zerine m erm er svas ekilm i ve kuvvetli
renklerle boyanm tr. F igrler sanki aatan oyulm u gibidir,
resim lerin renkleri ise gayet keyfi, ounlukla m avi ve krm z
dr, bu renkler bugn bile oyuncaklarn vazgeilm ez renkleri
dir. G enelde kalplam yz ifadeleri kullanlr, rnein ylan
gvdesinin zerinde insan kafas bulunan korkun canavar
Typhon, kendisini yldrm kam asyla ldrm ek isteyen Z eu sa
dosta srtr. H ekatom pedon civarnda ortaya kartlan ve en
az yarm asr daha yeni olan Parthenoi [bakireler] ve Korai

t 18

ANTK Y UNAN'IN KLTR TARH

[gen kzlar] byk bir ilerlem e kaydedildiini gsterir. Bunlar


m uhtem elen hizm eti kadnlar, daha dorusu kent tanrasnn
cariyelerini tem sil eden on drt m erm er figrdr: Bu heykeller
olabildiince z a rif ilenip boyanm , beyaz m erm er yzeylerin
de yer yer etkili kontrastlar braklm , sa ekilleri ve elbisele
rinin kvrm larna da sanatsal bir zenginlik katlm tr, buna
ram en orantl olduklar sylenem ez. Elbiseler, ayakkablar,
sa tuvaleti ve m cevherlere byk bir ustalkla, m uhtem elen
son m odaya uygun olarak ekil verilm itir. Bu m stehcen ve
mstehzi, kaprisli ve fingirdek ta km elerin souk asaletinde,
onyanm kym etli am a bir para dekadan kl, ksacas Yunan
rokokosu dile gelir. Seksenli yllarda kaz alm alarna katlm
gen A lm an sanatlar, kukusuz biraz yapm ack olan bu gen
hanm lara teyzeler adn verm i, kzl sal, yeil gzl, zel
likle m tebessim birine de neeli E m m a demilerdir.
lk
A tenor 510 senesinden hem en sonra H arm odios ve
Ant A ristogeiton heykellerini yaratt. O tuz yl sonra Kserkses bu
heykelleri alp S u saya tad, ancak B yk skender bunlar ait
olduklar yere geri gtrd. Fakat ksa sre sonra A tm allar
Kritios ve N esiotese iki heykel daha yaptrdlar. Bunlarn bir
kopyas m parator Fladrianusun T iv o lideki villasnda bulun
m utur. Bu kopya m erm erdendir: A ristogeitonun kafas antik
tir am a heykele ait deildir. K ent tanrasn gsteren A tina
kkenli bir vg vazosundan da anlalaca zere, bu heykel
vaktiyle epeyce popler olm utur: V azonun zerinde ifte hey
kelin bir kopyas vardr. Y unanllarn sz konusu heykel arac
lyla ebediletirm eyi um duklar bu tarihi olay hakknda an
lattklar eyler dikkatle ele alnm aldr, nk Tirann ld
rl geleneksel bir klieydi. R ivayete gre, H arm odiosun
dostluunu kazanm ak iin bou bouna uratn anlayan
H ipparkhos intikam alm ak am acyla H an n o d io sun kzkardeini Panathenaia enliklerinden dlar. H arm odios buna o
kadar zlr ki, afak vakti sevgilisi A ristogeitonla birlikte
tiran ldrr. ayet bu yorum doruysa, cinayetin nedeni kii
sel bir intikam d, o halde bu ift de byle kutlanm ay hi hak
etm iyordu. Fakat byk olaslkla, bu ikisi cinayeti planlayan
m uhalif bir soylular kulbne yeydi ve gerisi art niyetli bir
dedikodudan ibaretti. Plinius, birbirlerine pek benzeyen bu iki
heykel grubunun bir halkn diktii ilk kam usal ant olduunu

ONYA BAHARI

1 19

syler; gerekten de btn antlar onlardan trem itir. Bu


heykellerde, daha ok geliim in yaln dncesi, yani eylem in
kendisi deil, kahram ann eylem istenci tasvir edilm itir. Her
iki figr de plaktr (bu bile idealize eden bir m otiftir);
H arm odios klcn karr, A ristogeiton ise onu kolundaki har
m anisiyle rter ve ilk darbenin boa gitm esi ihtim alini gz nnde bulundurarak kendi klcn da kaldrr. H arm odios sev
gili tiplem esidir: Salar zenle yaplm tr, vcut hatlar yum u
ak, biraz abartldr; A ristogeiton ise, erkeklik gcn sergile
yen kasl ktr; heykele saldrgan am a soylu bir devinim h
kim dir. Bu heykel Y unanllarn iki sabit fikri olan zgrlk ve
olancln m uhteem bir antdr.
H eykeltralk gibi m im aride de hzl bir geliim yaand. Tapm ak
600 ylndan nce byk ta yaplar yoktu. G irit-M iken klt
rnde bulunm ayan tapm ak, saray bnyesindeki apelden geliti
rilm itir. Zam anla tanrlar iin de evler yaplm aya baland;
balangta bu evler insanlarm kinden pek farkl olm asa gerek:
Stunlu bir avlusu bulunan, ahap ya da yarm kgirden ina
edilm i drt keli bir m egaron. B ilinen en eski Yunan tapm a
olan O lym piadaki H eraion, ahap kasnak ve kerpi tulalardan
ibaret basit bir yapyd. A ncak ksa sre sonra yaplarn gr
nm kirele ve boyal kil plakalarla gzelletirilm eye alld.
Fakat ta m im arinin kkeninin ahap m im ariye dayand yad
snam az: Stunlar ve tavan kirileri aa gvdelerini, stun
bal ise ahap oym acl anm satr.
Sunak darda, tapnan nnde yer alr; tapm an kendisi
ise tanr heykelinin evinden bak a bir ey deildir. Hristiyan
kiliselerinin yapsndan ok farkl olan tapm an btn dzeni
buna gredir. Tapnanlar iine alm as gerekm edii iin byk
olm as da gerekm ez. Y apnn ekirdeini Y unan evinin ana
m eknna tekabl eden naos oluturur. A yrca, klasik tapm ak
biim lerinde tapnan etrafn bir stun galerisi (peripteros)
evreler; bazen de tapm an bir veya iki kenarnda sra stun,
yani p rostylos veya am phiprostylos yer alr. B undan daha kar
m ak yaplara pek rastlanm az.
D or slubu altnc yzylda olgunlam tr. Tepelerini renkli
halkal, ince hatl bir stun bal ana (ekhinos) ile drt k
eli dz bir balk tablasnn (abakos) talandrd oluklu kai
desiz stunlar aritrav (epistylion) tarlar; bunun zerinde oka

120

ANTK Y U N A N ,'N KLTR TARH

benzeyen iizyiv (triglyph) ya da rlyeflerle ssl m etoplarm


sraland friz ykselir. Y apnn st ksm n uzunca bir knt
tekil eden saak kornii (geiso n ), byk plastik kom pozisyon
larn bulunduu alnlk tablas (tym panon) ve bal bana bir
sanat eseri olan zengin desenli yam ur oluu (sim a) ve gen
at oluturur. Bu rengrenk tabloyu zyivlerin altndaki
guttae, g eiso n 'u n alt ksm ndaki friz ve akroterler tamam larlar.
zyivler, guttae ve geison erguvani renkte, aritravla friz,
frizle geison arasndaki izgiler kirem it krm zs bir renkte ci
lalanm , dam lalar yaldzlanm t; fakat btn bunlarn yan sra
saysz burm a ve palm iye ssleri de rengrenk tutulm u, hey
kellerse parlak renklere boyanm t. B oyam a dzenleyici oldu
u iin yapc bir e, yap paralarnn biim i ve dzenidir ve
Y unan m im arisinden ayr dnlem ez. N itekim , bir Hellen
bizim klasik olduunu sandm z can skc gri meclis bina
larm z grseydi tyleri diken diken olurdu. Rengin salt pito
resk bir e olm adn harita izim lerinde ve benzeri bilimsel
aralarda da (rnein, Eski A h itin m etin katlarn gkkua
renklerinde veren G kkua ncili) grebiliriz. N e yazk ki,
en iyi harita ressam lar bile gelim i bir renk anlayndan yok
sundurlar ve ounlukla ya gz boyarlar ya da -d a h a da kt
s - yanltrlar, rnein turuncu ile zincifre ya da erguvan ile
deniz m avisi gibi akraba renklerin yeterince kontrast olutur
m adna hi dikkat etm ezler.
Stun
Yzeysel kar akm lar saym azsak, Y unan m imari fikri Re
form hareketinden bu yana A v ru p aya hkim olan burjuva klasisizm ine tam am en ters bir fikirdir. O nda herhangi bir gizleme,
deitirm e.ve farkl klm a istei yoktur; her eyi ideal plakl
iinde sunm a hrsyla, iskeletini, kaslarn ve gcn gsterme,
uzuvlarn ilevlerini ak seik yerine getirm esi arzusuyla dolup
taar. O ysa A lm anyann iktisadi geliim yllarndaki mimarisi
ne kadar farkldr: H erhangi b ir yapnn ya da yap unsurunun
kendini olduu gibi dile getirm esinden ylesine utanrd ki,
akas byle bir eyi uygunsuz, hatta oke edici bulurdu. Y a
van bir oyun sergileyen barok da sanat duyarllndan ne kadar
yoksun olduunu, tkrldm stunlar ve blnm duvar ke
m erleri, yaptrlm cepheleri ve boyal tonozlar, sahte m er
diven sahanlklar ve hibir ey tam ayp sadece figranlk
yapan kirileriyle yeterince belli eder.

ONYA BAHARI

12 1

Stunu icat etm i olan M srda da stunlarn herhangi bir


aty destekledii yoktu, desteklem esi de gerekmiyordu: Nii
sakininin akn dnya duygusu p ek gereki saylm azd. Buna
karlk, Y unan stununun binay tam as dncesi, en ince
ayrntsna varncaya dek hesap edilm iti. D estein gcn art
ran oluklarn ykseklii, ap ve dalm bakm ndan stunun
gvdesi tam da kendilerinden bekleneni yerine getirirler; tpk
boyundaki daralm a gibi, entasis, yani stun karn da ayn am a
ca hizm et eder. M sr stun balklar saysz eitlem eleriyle
birer biim oyunu ya da dini sem bol iken, Yunan stun balk
lar insan m antnn en yksek rndr: M atem atiksel bir
sadelikte olan fakat ite tam da bu yzden ekhinos ve a b akosa
indirgenen D or stunu; ssl b alyla esnek bir yay tertibat
gibi rahat ve gvenle tayan am a buna karlk zengin stun
kaidesinin arlna ihtiya duyan onya stunu. O luklar, yum urta-ok desenleri, palm iyeleri, sarm aklar ve btn o dier
bezem e ve incelikleriyle onya stununun, esiz bir heybet ve
drstlkle yalnzca gerekli olan syleyen sade D or stununun
yanndaki etkisi, k giyim li P arthenoinin plak A pollinesin
yanndaki etkisi gibidir: Kadns ve m onden, geveze ve ss
dkn, narin ve zeki, tabii biraz da hafifm erep.
onya Y unan lirizm inin de vatandr. H ellenler ince sezgileri Mzik
sayesinde lirik trlerin term inolojisini ok erkenden olutur
m ulardr. T anrlara resm i yoldan seslenm enin ad hym nos idi;
D ionysosa hitaben seslendiklerinde dithyram bos, A pollona
yakardklarnda ise paian. Threnoi, lm kiilere dzlen vg
dolu arklar ve atlard; epin ikio n lar yarlarda galip gelenleri
ven arklard, fakat sipari zerine yazldklar iin baarl
kiilerden ziyade, zengin araba ve at sahipleri gklere karlr
d. D n gecesi yeni evliler iin sylenen epithalam ios, yani
serenat ve ziyafet srasnda sylenen skolion daha neeli ark
lard. A k iirleri byk lde ecinsel erotizm e adanm , an
cak H ellenistik dnem de daha ok kadn ele alm , fakat ok
gem eden pornografiye dnm t. Lirik airler kelim enin
tam m anasyla birer bestekrd, nk air ile besteci (ou
zam an arkc da) ayn kiiydi; bir air her koulda bir m zis
yendi, dahas Y unanllar salt enstrm ental eserleri bile iirden
sayard. nc karde ise danstr: Khoros, ncelikle dans yeri,
sonra dans edenler ve arkclar dem ektir; u halde koro aslnda

122

ANTK YUNAN'IN KLTR TARH

dans m ziiydi ve H ellasta belli bir dereceye kadar da yle


olm aya devam etti. Y aklak 600 ylndan itibaren icra edilen
balca sanat m ziktir. Bu dnem de k ith arann tel says artr
lr, flt ve nota yazs icat edilir. A nakreon ya da Pindaros gibi
airler iin m etnin Richard W agner iin oynad rolden daha
nem li olm ad kesindir, bu nedenle onlarn sanat zerine
fazlaca bir yargda bulunam ayz: elim izde yalnzca TristarC ya
da M e iste rsin g e f i kalm b ir W agner hakknda ne dnebilir
dik ki?
Y unanllarn ulusal alglar lir, kithara ve arp gibi telli al
glard. D aha sonra, nefesli alg eklendi bunlara: Syrinks,
aulos ve salpinks. lki bizdeki oban kavalna, kincisi de aa
yukar klarnete tekabl eder; ncs, trom pet, yalnzca sinyal
amal kullanlrd. K itharodia ve aulodia vard: A rp ya da flt
eliinde arklard bunlar. A m a kitharistik ve aulistik de vard,
yani telli ve nefesli enstrm anlarla yaplan szsz mzik. ar
klar ya bir solistin m o n o d ia siydi ya da tek sesli ve basit ok
tavlarda ark syleyen erkek, olan ve gen kzlarn
khoro d ia s. alglar da tek sesliydi ve birka basit nota figr,
bir giri taksim i ve bir de ara taksim iyle arknn melodisini
izlerlerdi. kinci ses, akor, kontrpuan ve ok sesli orkestra ben
zeri eyler henz bilinm iyordu. Belki de biliniyordu da Y unan
llar bunlar istem iyordu, tpk ara renkleri reddetm i, perspek
tiften uzun sre kanm olm alar gibi. O nlarn ahenk kavram
lar bizim kinden ok farklyd: O nlara gre ahenk, daha ok
oran dediim iz eydi: Paralarn btnle ve kendi lsyle
uyum lu olm as. Fakat ahenk kavram lar ylesine glyd ki,
batan sona koca bir dnya grne hkim di. Bu anlam da ahenk evrensel ve m atem atiksel, m im ari ve fizyolojik, politik
ve etik bir kavram d. M ziin Y unanllarn yaam nda ne kadar
nem li bir rol oynad tahm in bile edilem ez. Y unanllarn ses
lerin gcne yatknl ve duyarll, bizim kavraym za k
yasla patolojikti diyebiliriz. M im arileri akan m zikti, hitabetleri
ise dile gelm i m zik. M zikle baarya ulam tedaviler hak
knda o kadar ok ey anlatlr ki, bunlarn salt iirsel birer ef
sane olm ad kesindir. Y unanllarn II. M essenia savan
T yrtaiosun arklaryla kazandn daha nce belirtm itik;
kara ve deniz savalarnn kaderini zam an zam an borazanlar
birliinin tayin ettii de rivayetler arasndadr. K ulak trm alay-

ONYA BAHARI

I 23

c, sinir ve ahlak bozucu kt m elodiler tam anlam yla vatana


ihanet dem ekti. K ahram anlk eylem lerini coturan, ruhsal den
geyi kuran ve ruh bedenden ayrlp tanryla birleinceye kadar
esriten o tarz bile tonlara ne denli nem verildiini kantlar.
Y unanllar atlar bile m zikle, at iflem esi m elodisi (vpo
ijnrdopo) denen m zik eliinde iftletirirdi: Bu sayede bir
birinden gzel taylarn doacana inanrlard.
Y unan m zik tarihine dam gasn vuran kii Paroslu ArkhiA rkhilokhos idi: Canl tem ponun ve antik heterophonia'nn, lokhos
yani ezginin deiik figrlerle zenginletirilm esinin ve bir tr
m elodram atik konum a olan pa ra ka ta lo g enin m ucidi diye bi
linirdi. A rkhilokhos soylu bir baba ile kle bir annenin yoksul
ocuuydu. Y edinci yzyln ortalarnda yaam olm al, nk
astronom inin de tespit ettii, N isan 6 4 8 deki bir gne tutulm a
sn betim lem iti. K endisinden geriye tam am yz elli dizeden
ibaret birka iir m sveddesi kalm tr. A yrca, A ristotelesin
deyiiyle p sp o v EKTiKdaov, ifadenin en iyi ls
iam bosun da m ucididir. G erekten de, esnek iam bos'tan ve
eskilerin ia m b o g ra frd e n sayd biraz daha uyuuk kart
trokhaiostan daha doal ve iirsel bir hece ls yoktur. A s
lnda o k dem ek olan iam bos ilk zam anlar yalnzca polem ik
yapm ak iin kullanlrd. A rkhilo k h o su bilen btn alar, s
zn keskin gcn, ani fikrin parltsn ve im gelerin canlln
,ona dayandrr, adn H om erosla birlikte anarlard. Dahas,
A rkhilokhos oklarn kinizm in zehrine ve edepsizliin am uru
na banm aktan da geri durm am t; alaycl yle korkunm u
ki, kurbanlarn lm e srklerm i. A ttika kom edyas ren
diklerinin ounu A rkhilokhosa borludur; H oratius ve Catullus onu taklit ettiklerini aka itira f ederler.
Takriben 6 0 0 den nce yaam olan Sardeis A lkm ana ait Alkmn
ok az fragm ana sahibiz. B unlardan biri ber ailen G ipfeln ist
R uh [Tm D oruklarn zerinde H uzur V arj iirini hatrlatan
niteliktedir: D alar uykuya dalm : Yarlar, ahikalar ve uu
rum lar, aalar ve hayvanlar, orm andaki yaban, arlar, denizin
erguvan derinliindeki canavarlar ve hafifm erep ku srleri,
onlar da uykuya dalm ! S partann dans eden bakireleri iin
Lakonia lehesinde p a rth en eio n lar sylem itir. Bu airin bal
ca zellii, p athos ve poz nedir bilm eyen ferahlatc bir doal
la ve kendisiyle alay etm eyi de unutm ayan gleryzl bir

124

Klegeia

Alkaios
be
Sappho

ANTK Y UNAN'IN KLTR TARH

espri anlayna sahip olm asdr. A rtk yalandn hissettiin


de, gen dii kularn kanatlarnda tam an bir yalapkn olm a
y diler. A lkm an oburunun sevdii g ib i bir ayakl kazan
dolusu bezelye ezm esinden hayranlkla sz eder; m evsim ler
iin, tane yaratm tr tanr: Y az, k ve gz; drdnc
olarak da bahar yaratm tr, geri baharda ortalk yem yeildir,
am a yeterince yiyecek yoktur, der ve K uzen H agesikhoray
yle ver: Salar altn sarsdr, l l, gmi ehresi de
yledir - adam sen de, tutm u ne diyorum ? te orada duruyor
ya H agesikhoram z! A lkm an koral lirizm in de babas diye ge
erdi, en nem li halefi, 600 senesi civarnda Sicilya Himerasnda k oban D aphnis figrn yaratm olan Stesikhoros
idi. Bu lirik figr barok iire kadar yaam aya devam etti, oysa
S tesikhorosun kendisi eskialarn sonlarna doru unutulup
gitti.
A a yukar ayn dnem lerde A n ad o lu da K olophonlu
M im nerm os iir yazyordu. Istrap dolu ak iirlerinde, kocayan
aire fltyle elik eden Lidyal gzel N a n n o yu verdi. iirle
rinin ana m otifi, genlikle birlikte neenin de sona ermesidir:
Neye yarar artk yaam ak ve talih, gzelim sevgi uup gittik
ten sonra? Y alnzca bir sreliine iek aar, sonra er ge lm n kucana deriz ya da trl kusurlar ve beyhude z
lem lerle dolu, olanlarn reddettii, kzlarn kat ii ge
mi bir ihtiyara dneriz, ite, tanr yalllarn srtna bylesine
ar bir yk bindirir. B ylece M im nerm os elegeiann yarat
cs olm utur. E leg eia nn biim i daktylik bir heksam etre ile
daktylik bir pentam etreden oluan d istikh o n dur: Heksam etrede fskiyenin su stunu ykselir, pentam etre ise m elodiyle
dklr. Fakat eskiada eleg eia lar her zam an hazin deil
di: Sava arks ve m eyhane trks, inelem e ve yakar, si
yasi ve felsefi bir talam a, her trl dnce ve grn, m uha
kem e ve duygunun konduu bir kapt. zerinde bir bst yer
alan kilom etre ta Flerm esin n yzne yerin ad heksam etreyle yazlr, arka yznde ise elegeia biim inde bir zl
sz yer alrd.
onyada 600 civarnda m elos ortaya kar. B ununla elegeia
ve iam bografinin henz bilm edii strophe form unda ustalkl
ark anlalr; elbette m elo s& daha zengin bir enstrm antasyon
ve karm ak bir m zik bilgisi elik ederdi. A lkaios, drt dizelik

ONYA BAHARI

125

A lkaios stro p h esinden oluan o d e yi bulm utur. S apphoya


verdii iiri sapphik hece lsnde yazar, o da ona alkaik
dizelerle bir iir yazarak karlk verir - adeta karlkl ziya
rette bulunan hkm darlarn birbirlerinin niform alarn giy
m eleri geleneini anm satan bir nezaket rnei. A lkaios,
L esbostaki M ytilenede yerleik eski bir soydan gelir. Bu ada
nn bile paay kurtaram ad i savalarda byk bir evkle
soylularn yannda yer alm tr. L esbosun Solonu olan
P ittak o su dztabanl b ir ya tulum u ve palavrac bir ap
kn diye tanm lar, oysa P ittakos yedi bilgeden biriydi ve onu
balam t, daha sonra sikkeler zerinde birlikte yer alm lar
dr. A lkaios tutkulu gen asilzade kiiliine sahipti; ana tem ala
r spor, iki, parti kavgas ile kulp yaam yd, zellikle de a
raptan ald h az arklarn bir renk cm bne boar.
A lkaios o d elerinden birinde S apphonun ak iin yalvarr:
Siyah lleli, gl yzl Sappho, sana bir ey sylem ek istiyo
rum, akin utanyorum , syleyem iyorum . Sappho ise yle
karlk verir: Erdem i sevseydin ve de soylu bir niyetin olsay
d, dilinin ucundaki szlerden utanp gzlerini yere indirmezdin. Gelm i gem i en k red cevaplarndan biridir bu.
Sapphonun kalbi hem cinslerine aitti. O lan sevgisini haykran
ozanlarda bo yere aradm z o duygusal derinlik Sapphonun
ak iirlerinde fazlasyla m evcuttu. D nya edebiyatnn ilk ka
dn airi, ayn zam anda da en byk kadn airidir o. Vezin sa
nat bakm ndan onun dizeleri A lk aio sun dizelerinden stn
dr, yum uaklk ve yaratt atm osferin sihri bakm ndan da
ancak yenia lirizm inin sonlarna doru alabilm itir. te
yandan, gemi azya alm tutkusu ve dobral sanatna eril bir
hava katar. E ro sun gcn, m ee aalarn sarsan bir frtna
ya, tatl dilli bir ylana benzetir. G e eskia S apphonun gzel
olan Phaona duyduu m utsuz aktan dolay kendisini Leukas
kayalklarndan aa att efsanesini uydurm utur. G rillparzer
daha sonra b u efsaneyi bir V iyana varo tragedyasna dntr
d: nl bir opera yldz delikanlnn birine k olur am a de
likanl cici k z M elittay tercih eder. B ununla beraber, ka
dnda ehveti ruhsallktan ayr dnm ek erkee nazaran daha
zordur. O vidius, S apphonun iirlerinden daha duyusal bir eyin
olm adn ileri srm ve R om al gen hanm lara bunlar hara
retle tavsiye etm itir. Tabii O vidius bu airin btn eserlerini

I 26

Anakreon

Theogn*s

ANTK Y UNAN'N KLTR TARH

okum a ansna sahipti, ancak S apphonun erotizm inin incelikle


rini btnyle kavrad sylenem ez. E skiler Sapphoyu
Sokratesle kyaslam aya baylrd; bizler de benzer bir biim de,
S apphoyla kz rencileri arasndaki ilikiyi Sokratesle
m ezleri arasndaki ilikiye benzetebiliriz: Eros, bedensel gzel
liin grnm yle atelenm i, fakat bir airin eriebilecei en
yksek tinsellik ve ancak bir kadnda olabilecek derin hassasi
yetle aydnlanm tr. Bu konuyu daha fazla dem ek, rnein
G oethenin F riederikesini ve dier airlerin aklarn didik di
dik eden saysz aratrm a kadar ahm aka ve kabacadr. Bu
noktada dnyay ilgilendirebilecek tek ey, gerek G oethe ge
rekse de Sapphoda airin bir kadna ynelen duygu dnyasdr;
gerisi zel yaam la ilgilidir. B u arada, insanlarn gya onurlar
n kurtarm ay am alayan savunm alarn (profesrlerin bundan
anladklar, ilikilerin aslnda platonik olduunu, kantlam aya
alm aktr) en az skandal ykleri k adar baya ve banal oldu
unu belirtelim . Flerhangi bir lm lnn, zevk sahibi her insan
kadar devletin de reddettii bu babelalarna yakay kaptrm as
iin ne kadar nl olm as gerektiini tespit etm ek, alkan edebiyat tarihileri iin bitm ez tkenm ez bir konudur.
S apphodan geriye daha fazla eser kalm olsayd, eskiler
gibi biz de kendisine onuncu M usa gzyle bakabilirdik. O y
sa, ince ruhlu bir zevk dkn ve gsteri m erakls olan Teosiu
A nakreonun toplu eserleri bizleri byk bir ihtim alle hayal
krklna uratrd. B u nl air kendisini ss diye tutan
Polykratesin saraynda yayor ve heyecanl, fakat biraz y
zeysel iirlerinde altn lleli kzlar ve kara gzl olanlar,
m uhabbetin elencelerini ve ann nim etlerini yum uak zengin
m elodiler eliinde vyordu - fazla yum uak olm alar nede
niyle bu dizeler okullarda okutulm uyordu. A nakreon, Y unanl
lara bir t r genlik arklar kitab bahetm itir.
E phesoslu H ipponaks be iam bos'ta n ve bir trokhaiostan
oluan zgn kholiam bosu ya da hin kia m b o s'u yaratr - adeta
eytani bir hece lsdr bu. W ilhelm Schlegel yle der:
yle grnyor ki, kholiam bos habire bilgelik taslayan sanat
yarglarna hitap eden bir iirdir, am a hibir ey bilm ediklerini
anlasnlar artk. Fakat daha son ra sanat nderlii anavatana
geer. D or kkenli soylu air T heognis 500 civarnda yaam
tr. D evrim nedeniyle vatan M eg aradan srld iin, fke

ONYA BAHARI

127

oklarn devrim den yararlanp soyluluk tahtn ele geiren


soysuzlarn zerine yadrr. G eri aristokratlar sonunda geri
dnm eyi baarr, ancak talihsizlik onu bsbtn aydn ve lml
biri yapar; um utsuz bilgelii ise u szlerden ibaretti: B ir tek
kii bile am acna eriem ez, nk tanrlar kafalarna estii gibi
tayin eder sonum uzu. O ndan geriye uzun bir gnom oloji -a t
larndan derlenm i bir deyiler a n to lo jisi- kalm tr; fakat der
leme olduu iin bu zatn zgnln yeterince belli etmez,
ayrca araya baka airlerin dizeleri de karm tr. Theognis
batan ayaa eski bir aristokrattr; ahiak sn f ahlakdr, deyi
ler derlem esi ise soylulara hitap eden katolik bir dua kitabdr
G erek bir D or olarak yalnzca olancla ilgi duyar: retile
rini sevgilisi K yrnosa ith af eder. K aranlk bilgelii m utulayan
ilk kii odur: A sla dom am olm ak en iyisidir; am a ite bir kez
doduktan sonra derhal yeraltm n kaplarn zorlam ak, zerinde
bir yn toprakla orada yatm ak gerekir.
Yeni bir an baladn T heo g n isin ada olan ve SimoKyklad adalarnn en kuzeyindeki ada olan A ttikann gney- nides
dousundaki K eos adasndan gelen Sim onides m utular. D
nce ykl, im gelerle dolu epin ikio nlar ve nkteli, sivri
epigram lar iin bedelini deyen herkesin - v lm ey i hak etm e
dii h a ld e - bunlar sipari edebilecei sylenir. arklarnda
neden tanrlar deil de hep insanlar vd sorulduunda,
T anrlardan para gelm iyor da ondan, dem i ve bilgelik mi
yoksa zenginlik mi daha evladr sorusuna yle karlk vermi:
Bilem iyorum . B ildiim tek ey, bilgelerin zenginlerin kapsn
andrdklar. Fakat olanca kinizm ine ram en, etkileyici ve
nem li bir ahsiyettir. L essing onu V oltairee benzetir.
Fakat unuttuum uz bir ey var: G ze hi arpm ad halde, Aisopos
insanlk iin onya ve A iolia lirlerinin btn ezgilerinden belki
ok daha nem li olan bir ark arm aan: A iso p o sun masallar.
A isopos, yedi bilgenin zam annda yaam Frigyal bir kleydi,
irkin ve kam bur, hatta nceleri dilsizdi - Flephaistos rneindekine benzer bir sem bolik grebiliriz bunda. O bir tr Yunanl
E ulenspiegel idi, fakat E u lenspiegeiden ok daha soylu ve de
rindi. Saduyusu ve insan sarrafl sayesinde her durum un
stesinden gelm eyi baard, sade ve sam im i yaam anlay
yla yeryznn byk insanlarn utandrm ay bildii saysz
anekdot ve efsaneyle evrilidir hayat. H ayvanlar kral ve Av-

128

ANTK YUNAN'IN KLTR TARH

rupa versiyonunda tilkiye dnm olan kurnaz akal vezir


tiplem eleri ona aittir. ykleri dnyay fetheden bir sadelik ve
ksalktadr, szgelim i: K urdun biri, adrlarnda kuzu yiyen
obanlara, Sizin bu yaptnz ben yapsaydm dnyay ayaa
kaldrrdnz! dem i. A tm allar onun adna bir heykel dikmi
ve fabllarn okullarda okutm ulardr. M asallarn K allim akhos
hinkiam bos'lara, m parator A u g u stu sun azatls Phaedrus da
fevkalade gzellikte L atince iam boslara uyarlam tr. Sonraki
alarda btn dnya tarafndan taklit edilm itir: Luther,
R eineke V os, Lafontaine ve L am ottedan tutunuz, Gellert,
Lessing ve G o eth eye kadar.
Dor
Epikharm os altnc yzyln sonuna doru Y unan dnyasKomed- n n kar kys S yrakusaide D or kom edyasn yaratr. Daha
yas sonra A ttika kom edyas tarafndan glgede brakld iin on
dan geriye sadece krntlar kalm tr. Epikharm os selefleri gibi
sradan bir aklaban deildir, az ok filozoftur ve zarif bir ha
tiptir. Sonradan Y unan kom edyasnda nem li bir yer edinecek
olan asalak tipini sahneye koyan ilk odur. Platon ona ok deer
verir, am a m im o s stad S ophronu da nem serdi. M im os, sahne
kullanm adan solo ve grup gsterileriyle gndelik yaam n pa
rodisini yapan - s te lik nesirle, ki bu o zam anlar iin olaanst
bir cesaret rn e i- yine S yrakusaide ortaya km yeni bir
trd. B iz olsak buna kabare derdik, nitekim P latonun baz
diyaloglar da bu tre dahil edilebilir. G rne gre
Epikharm osun asl gc, oyuncularna sylettii zl szlerdir
ve bazlar N estro y u anm satan niteliktedir, zira onda da ben
zer bir durum sz konusuydu, hem sonra o da leheli yazyordu
(elbette bu zellii eviride korum ak im knszdr): B irbiri
m izden holanm am za ve birbirim izi gzel buluyor olm am za
am am ak lazm: kz kz, eek eei, dom uz dom uzu ok
beenir ; nsan dediin nedir ki: iirilm i tulum ; Akl ba
nda ol ve kuku duy: te tinin kollar ; Elbisenin kuyruu
uzun olsun ki seni bir ey sansnlar; lm ek istem iyorum , ama
l olm ak - bence bir sakncas yok. H erakleitosla ilgili ola
rak, borlarm z dem em iz gerekm ediini, nk bu borlar
alan kiinin artk ayn kii olm adn, ayrca herhangi bir da
veti kabul etm em iz gerekm ediini nk bu daveti alan kiinin
ertesi gn ayn kii olm adm syler. Z aten ada olan d
nrlerle iliki iinde olm ua benzer, ne de olsa Y unan felsefesi

ONYA BAHARI

29

altnc yzylda altn am a, hatta belki de doruk noktasna


ulam t.
H egel felsefe tarihi kavram n, en azndan Y unan felsefesi Thales
tarihini felsefe dizgelerinin tarihteki ardllnn, fikirdeki kav
ram tanm nn m antksal dorultudaki ardllyla ayn olduu
ilkesi zerine kurdu: D ncenin geliim inde ebedi olan gerekli
anlar, felsefe tarihinde zam ansal olan gerekli dizgelerdir. Her
felsefe, der H egel konum alarnda, zorunlu olarak vard ve
hibiri geerliliini yitirm edi - son derece felsefi, tarihsel,
derin ve doru bir dnce. N e var ki, uygulam ada gerek felse
feye gerekse tarihe ktl dokunm u, kalp ve klie haline
gelm itir. B una gre onyal doa filozoflarnn ilkin dnyann
zdeini, Pythagoraslarm ise dnyann biim ini sorgulam alar
gerekm iti; bu ikisinden de, zdek ile biim in uyum una dair
nc bir soru, dnya srecine dair soru ortaya km tr. Bu
sorulara H erakleitosularla E leaclar farkl yantlar verm ilerdi:
H erakleitosulara gre hibir ey sre deildir, btn olu g
rntr; dierlerine greyse her ey sretir, olu dnya ilke
sidir. Yani her felsefe okuluna ders kitabnn iinden, zerinde
alacaklar bir p arag raf verilir. Ders, ge dnem Y unan felse
fesi, Hristiyan ve yakna felsefesiyle devam eder ve H egelle
son bulur: Hadem e zili alm , ders bitm itir. G erekte, Yunan
dncesinin uyan pek byle deildir, daha ok safdil ve ai
rane bir biim de olum utur.
Y unanllara gre felsefenin babas, yedi bilgenin nderi
M iletoslu Thales idi. nsanlarn altn a olduu dnlen
krknc yam a bastnda 585 ylyd. O nun hakkndaki anekdotlar ilk batl dnr olm asnn yan sra filozof kim lii
ne de iaret eder. R ivayete gre, yldzlar gzlem lerken kuyuya
dt iin Trakyal bir hizm eti kz tarafndan alaya alnr:
G kte neler olup bittiini biliyordur da, burnunun dibindeki
eylerin farknda deildir. Platon bu alayn, felsefede yaayan
herkese uyarlanabilecein!, H egel ise, dierlerinin ukura d
mesi diye bir eyin sz konusu olam ayacan, nk ukurdan
hi km adklarm sylem itir. G erekten de, gkyzne bakan
insanlar yeryznde hep dm tr. Onun hakknda anlatlan
u yk de nem lidir: Thales, m eteorolojik gzlem leri sonu
cunda olaanst zengin bir zeytin hasadnn yaklatn fark
eder ve piyasadaki btn zeytin preslerini satn alr, daha sonra

130

ANTK YUNANTN KLTR TARH

bu presleri kiraya vererek byk bir kazan elde eder. Sylen


diine gre Thales bunu, bir bilim adam nn isterse bilimi ra
hatlkla kazanca dntrebileceini kantlam ak iin yapmtr.
H em sonra bir filo zo f ne diye beceriksiz olsun ki? Dnya ile
rini en az bakalar kadar kotarm asn o da bilir, am a bunu istem iyordur, o kadar. D ahas Thales ok basit bir yntem le pi
ram itlerin yksekliini belirlem itir: Piram itlerin glgesini,
insann glgesinin uzunluu boyuyla ayn olduunda lm.
K olom bun yum urtas: F ilozof olarak nitelendirilm eyi hak eden
btn filozoflarn alan budur ite.
Thales, Y unanllarn elektron dedikleri m anyetit cevherine
ve kehribara bir ruh isnat etm itir, bylece m anyetizm ay ve
elektrii nceden sezm itir diyebiliriz. Btn her eyin tanr
larla dolu 7U/vto. 7i/.fjpT] 0eG5v olduunu belirtm itir, bu da akas genel bir dirim selcilii varsaydnn imgesel bir ifade
sidir. A ristotelesin dediine gre, var olan her eyin aslnn su
olduunu sylem itir. oum uzun sand gibi kuru bir genel
leme deildi bu elbette, uzunca bir aratrm a ve dnm enin
sonucuydu. A ristotelese gre, Thales bu ilkeye hayvanlarn ya
amnn kanda, bitkilerin ise suda olduunu gzlem leyerek var
mtr; gerekten de lm birinin susuzluktan kurumasyla, die
rinin ise kan kaybetm esiyle gerekleir ve her ikisi de ancak de
vaml bir su buhar banyosuyla var olabilir. Hayvanlarn byk
bir blm m r boyu suda yaar; karadakilerin bir ksm ise
daha yavru iken (larva, iriba vb.), bir ksm da en azndan do
umdan nce (ana rahmindeki suda ve yum urtann sarsnda) ve
doum dan sonra suyun yaknnda yaar. Su, ktle bakmndan da
bitki ve hayvan bnyesinin tem el unsurudur. Y er kabuunun
m aruz kald btn deiim leri suyun etkisine balayan
neptnizm , onsekizinci yzyln ikinci yarsnda hayli revatayd.
H rbigerin ska szn ettiim iz buz devri kozm ogonisinde de
dnyann en nemli yap ta buzdur. D em ek ki Thalesin felse
fesi, tarihilerin uzun sre iddia ettii gibi ocuksu deildi.
AnakT h alesten yaklak yarm asr sonra yldz parlam olan
simand- M iletoslu A naksim androsun durum u da T halesten farkszdr.
ros D nyann ilkesinin (ap%f|) snrszlk (atepov) olduunu sy
ledii D oa (jep (pbasra) adnda bir eser yazm tr, fakat bu
eser m aalesef kaybolm utur. Snrszlk her eyi kapsam akta ve
her eye hkm etm ektedir, ebedi ve yok edilem ez olmas nede-

ONYA BAHARI

13 J

niyle tanrlara etir. A naksim andros bu gizem li apeiron ile am


pirik zdeklerden birini deil - n k bunlarn hibiri sonsuz
d e ild ir- dnyann deneye tabi tutulam ayan, ancak kavram d
zeyinde bilinebilen esini kasteder. A naksim andros, bat dn
yasnn ilk m etafzikisidir. Fakat iin tu h a f yan, bir tr
N ew toncu ve D arw inci olm asdr. Y erkrenin uzayda serbest
dolatn, dnyann sonlarndaki eit m esafeler sayesinde
dengede tutulduunu, karadaki hayvanlarn balangta yeryz
henz sv haldeyken suda yaadklarn, insann da ilkin bala
benzer bir yaratk olduunu retir. Darwinci reti de uan
canllarn sudaki canllardan m eydana geldiini syler ve bu
gr dnyada ilk nce yalnzca sudaki yaam mm kn kl
m olan yaam koullaryla, suda yaayan organizm alarnn
basit yaplaryla ve suda teneffsten havada teneffs etmeye
giden m etam orfozun hl srm esiyle (balk ve yusufuk r
neklerindeki gibi) tem ellendirir. E n m odem Darvvincilerden biri
olan E dgar D acque insann, hayvanlarn tarihsel geliim inde
btn byk hayvan fam ilyalarna elik ettii, dolaysyla ilk
insann da m uhtem elen am fbik bir yaratk ya da bir balk insan
olduu grnden yola kar.
A naksim androstan zgn haliyle geriye yalnzca bir frag
man kalm tr, fakat bu m etin koca bir felsefe kitabna denktir:
eyler, zam ann dzenine yaptklar hakszln bedelini de
m ek ve olutuklar eylerin iinde yok olm ak zorundadrlar,
yle de olmas gerekir. G elm i gem i en derin dncelerden
biridir bu: Bireysellik bir sutur, ebedi kkenden bir koputur,
cezas ise dnya ruhunun evrenine geri dntr. A a yukar
ayn dnem lerdeki B udizm in hkim dncesi de byledir.
Kendisini her eyin ilkesi a tm a n la bir sayan ve kendi ruhunu
bir yanlsam a olarak gren herkesin eseri alev alm bir saman
p gibi yanp tutuur ve m stakbel eseri ise lotus ieinin
yapranda asla tutunam ayan dam lalar gibidir. Fakat Anaksim androsun yukardaki cm lesinin son zam anlarda farkl bir
okunuu tespit edilm itir: B una gre SSvcu y a p a 8jcr|v
Kai riov xfj acla, hakszln cezasn ve bedelini dem ek
szlerinden sonra bir de akkf|ko, birbirlerine vardr. Yeni
okum a doru bile olsa eski m etnin dna km ay pek istem e
yiz, nk anlam epeyce kayar. Bu szlerin anlam daha ok
yledir: V ar olanlar ebediyen srp giden dzen nedeniyle

132

ANTK Y U N A N IN KLTR TARH

birbirlerine kar suludurlar ve zam ann acm asz gidiat ve


hkm gereince her hakszln sonucu ceza ve ktr. Bu
bile derin ve gzel bir dncedir. lki bir Y unanl iin nere
deyse fazla derinken, kincisi tam Y unanlya zg bir dnce
dir. Dnya, yke kar gcn, tabana kar da stunun harfiyen
llp biildii bir tapnaktr; bu tekilde derhal fark edilm i
yorsa da, bir adm geri atp bakan kiiye grnr. E m ersonn
com pensation'd a en sevdii dnce udur: yilik etm ek do
ann son am acdr. Fakat bizim grdm z iyilikler, yeniden
bakasna aktarlm aldr, dirhem dirhem , birer birer, sonuna
kadar... D nya bir arpm tablosuna ya da bir m atem atik denk
lem ine benzer, nasl kullandm z fark etm ez, o kendi kendini
dengede tutar. Y aptm z her eyin zerinde suskun, tarafsz
bir m erci vardr, grnm ez.
nc bir M iletoslu ise A naksim androstan yaklak yirmi
ya daha gen A naksim enestir. O na gre dnyann temel e
si havadr, hem her yerde hem de yaam n koulu olduu
iin. E serlerinden geriye kalan tek blm yledir: Nasl ki
bizi hava olan p sy k h e n z bir arada tutuyorsa, pneutna [nefes,
soluk] ve hava da btn evreni sarp sarm alar. G k cisim leri
nin yaratl konusunda K ant-Laplace kuram na benzer bir ku
ram vard: O na gre bu cisim ler, younlam a ve artan sou
m ayla m eydana gelm i ve zerinde yaanlr klnm tr. Evre
nin havayla deil de, aith er'le dolu olduunu bilm iyordu el
bette. B una karlk biz de a ith er'in ne olduunu bilmiyoruz.
zetle diyebiliriz ki: M odern kavram larla ifade edecek olursak,
M iletoslular dnyor olsalar da, basite birer doa aratrmacsydlar. Bugn Laplace, Lam arck, D arw in ve D acque gibi
bilginleri de filozoftan saym yoruz. Bu nedenle, onyal doa
filozoflar biim indeki alldk tabir yanltcdr. Y unanllar
bunlara fizyolog dem ilerdir, ki bu zaten doa aratrm acs
dem ektir. B ununla beraber, bu insanlar esenlik dolu bir birliin
hkm srd, speklasyon ve deneyin, m etafizik ve gzle
min henz branlam ad bir ada yayorlard.
PythaPythagoras snflandrm ak daha zordur. Platon onun iin
goras yle der: Bu kadar ok yceltilm esinin nedeni, yaam biim i
nin belirli bir yol gsterm i olm asdr ; onun zelliinin ekir
dei de bu olsa gerek: Pythagoras, daha yksek bir varolu bi
imi arayanlarn nderi ve tim saliydi. H ayatnn en verimli d

ONYA BAHARI

133

nem inde m em leketi Sam osu terk edip A a talyaya yerleir.


O radaki K rotonda yar dini yar siyasi bir okul kurar. O kulun
st derecelerinde belli bal etin kurallar hkm srm ekteydi:
Evlenm em ek, her gn kendini denetlem ek, yllarca susmak,
keten giysiler giym ek, yalnzca kanl kurban eti, et ve yum urta
perhizi deil, fasulye perhizi de yapm ak - fasulyeye neden kar
olduklar bilinm iyor. P ythagorasn A p o llo n un oullarndan
biri olduu, Babil, ran ve M sra dek uzanan yolculuklara k
t, hatta bir keresinde H adese bile yolculuk ettii ve evren
deki uyum u duyabildii sylenir (sonuncusu daha ok bir anekdottur, fakat yanl da saylm az, nk devinim deki denge
bir m ziktir sonuta ve ancak hassas bir kulak tarafndan alg
lanabilir). O nunla ilgili anlatlan hayvan ykleri A ziz
Francescoyu artrr: Bir balk srsn satn alp serbest
brakm ; bir kartal yanm a konm u ve kendisini ona okattr
m; dii bir ayy sakinletirm i, karnn doyurm u ve bir daha
canllara saldrm am ay retm i. Pythagoras beinci yzyln
banda ileri bir yata M etapontum da ld; m uhtem elen oraya
dem okrasi hareketinden kap gelm iti, nk dpedz aristok
rat bir okulu vard. H ibir ey yazm am tr, am a szleri ren
cileri tarafndan zenle ezberlenm itir; bir iddiann sonuna
a u ecpa, bunu bizzat o syledi sz eklendii zam an bu
iddiann dorulundan phe duyulm azd artk. O na atfedilen
deyilerde gerek bir dindarlk, dnyann deersiz grlmesi,
yksek bir hakikat duygusu ve uhreviyet, ksacas Y unanl ol
m ayan bir sr zellik vardr; buna ram en H ellen dnyasnda
bir tr peygam ber ve m uhalif rol oynam tr.
H erakleitos onun bilim sel etkinliini kastederek, insanlar s
rasnda en ok aratrm a yapan kiinin Pythagoras olduunu
syler, fakat bunu ukalala ve kitsch e vardrdn da ekler,
nk H erakleitos kendisi dndakileri kale almaz. Pythagoraslarn tem el dersleri jim nastik, tp ve m atem atikti; m atem a
tie, aritm etik, geom etri, astronom i ve m zik de dahildi. Bu
blm lem e eskia boyunca bir dstur olm ay srdrmtr,
Pythagoraslarn belki de en byk zellii, astronom i ve m
zii bir tr uygulam al m atem atik diye ele alm olmalardr.
eyrek, beli ve oktav gibi ses aralklarnn basite 3:4, 2:3 ve
1:2 biim indeki rakam sal ilikilerle ifade edilebildiini kefet
mi, buradan hareketle antikan sonlarna doru bile anla

134

ANTK Y U N A N IN KLTR TARH

lam am olan derin bir bilgiye ulam lardr: H er ey mzik,


uyum ve rakam lardan ibarettir. D nyay tek ve ift rakam lar
ilkesine gre snflandrdklar bir tr tabio izm ilerdir. Buna
gre, 1 rakam tek ve ift rakam lar dizisini m eydana getiren asli
rakam dr. T ek say snrl olandr, ift say ise snrsz (nk
sonsuza blnebilir). B u arada, asl Y unan yorum una gre s
nrl olan daha m kem m el olandr ve bu dalizm e evrendeki
kartlar denk gelir: Tekil ve oul, sa ve sol, erkek ve dii,
aydnlk ve karanlk, iyi ve kt, vs. D ahas, nokta birliin
ilkesidir; izgi (iki nokta tarafndan belirlendii iin) ikili li
gin; yzey lln; vcut ise drtlln ilkesidir: 1, 2,
3 ve 4 n btn cisim ler dnyasn oluturm asnn yan sra
rakam lar dnyas da bu saylardan ibarettir, nk 1+2+3+4=10
ve dier saylarn tam am , bu ilk dizinin yalnzca birer tekrar
dr. T ek rakam larn tam am lanm birer rakam olduu gerei
bunlarn karelerin farklarndan m eydana gelm i olm alarndan
da bellidir: 3= 22- l 2, 5= 32-22, 7= 42-32, 9= 52-42 ve ardk tek
saylarn toplam da daim a kareye eittir: 1+3=2+ l+ 3+ 5= 3z,
l+ 3+ 5+ 7= 42, l+3+5+ 7+9= 5 ta lCTye kadar. Bu birka rnee
bakarak Pythagoraslm esasen nereye varm ak istediini
aa be yukar tahm in edebiliriz. G erekte tem el ilkesi
G alileo ilkesinden farkl deildir: Evrenin kitab, rakam larla
yazlm tr ; rnein, ayn yap talarndan oluan m addeler
arasndaki deiiklii atom saylarnn farkl olm asna, renkle
rin eitliliini ise frekanslara dayandran m odern doabilim de
ayn ilkeye dayanr. Fakat P ythagoraslk bununla da kalm a
m , m atem atikle m istisizm arasnda bir ittifak kurm utur. Bu
bile ya ln zca ilk bakta elikilidir, nk yalnzca tem el m a
tem atik rasyoneldir, oysa yksek m atem atik bir tr sihir, m ut
lak olana alan bir tr kapdr. Bu yzden, A lm an m istiklerin
nde gelenlerinden biri olan N ovafs yle der: G erek sihir
bazn asl arac m atem atiktir; en yksek yaam m atem atiktir;
tanrlarn yaam m atem atiktir, din sa f m atem atiktir. Ve ger
ekten de Pythagoraslk, O rphik dine ok yaknd: O da ruh
gne inanyordu. K adnlarn nem li bir rol oynam asnn ne
deni de buydu belki - Y unanl olm ayan bir baka zellik daha.
En zgn dogm alarndan biri, m atem atik dnya grne fazla
uzak dm eyen /u a y y E V E a'a , yani bengi dn retiiydi.
Sim plikiosun sylediine gre, A ristotelesi Eudem os bir ke-

ONYA BAHARI

135

resinde rencilerine yle dem i: H er eyin geri dndn


syleyen P ythagorasdara inanacak olursak, o zam an bir gn
yine benim karm da oturacaksnz ve ben size yine ders anlatp
u deneim i sallayacam ; dier her ey de bundan farkl ol
m ayacak. Bilindii gibi, N ietzsche bu dnceyi felsefesinin
sonuncu evresinde yeniden ele alm tr. N ietzsche yle der:
Enerjinin olum as ilkesi, bengi dn gerektirir ; buradan da
u sonu doar: Dnya, varoluun byk zar oyununda, kom bi
nasyonlarn tamam n hesaplam ak zorundadr. Sonsuz bir zaman
diliminde, olanakl her kom binasyon gnn birinde mutlaka kay
dedilir, dahas, sonsuz kereler kaydedilirdi. Ebediyen tekrar
lanmak zorunda oluunu kutsayan bir dnya, ebediyen kendi
kendini yaratan, ebediyen kendi kendini yok eden D ionysosa bir
dnya, em berin m utluluunda bir h ed ef yoksa eer, babo
tur . Gelgelelim , N ietzschenin yepyeni deerler tablosu ve ku
kusuz asla-olm am -olan geliim i temsil eden st-insanyla
nasl badar bu? Bu tr itirazlar N ietzschenin yannda snk
kalr, ne de olsa o bir doa felsefesi dogm asnn deil, ahlaki bir
koyutun peindeydi: Dncelerin dncesini kendine ait kl
dn zaman, o seni dntrr. Y app edeceklerini ilgilendiren
en nemli soru: A caba bunu saysz kereler mi yapm ak istiyo
rum sorusudur. Y alnzca en yksek, en bilinli treler tarafn
dan taman felsefeler (belli ki Pythagoras felsefe de bunlara
dahildi) bu dnceyi kaldrabilecek gtedir.
Pythagorasla ayn dnem i paylaanlardan biri de Ksenop- Eleach anestir. E leaclar arasnda saylsa da Eleac deildir, nk lar
hem kkeni A nadoludaki K olophondur, hem de (ki bu daha
da nem lidir) felsefesi bir dizge olm aktan ziyade M iletoslularn
safdil gerekiliine dayanan felsefi bir iirdir ve oktanrl
egem en dnya grne kar polem ik yapt iin Eleacla
olum suz bir yn izer. K senophanes, m eslei icab gezgin bir
ozand, fakat yoksulluu ve pejm rde grnne ram en, kim
bilir belki de srf bu yzden, yce dnrlk m akam nda otur
duunun abartl bir gururla farkndayd. Evrenle ilgili grle
rini, altl hece lsnde (heksam etre) yazd didaktik bir i
irde dile getirm itir, fakat bu iirin byk bir blm kaybol
mutur. H om eros ve H esiodos, insanln yz karas diye tabir
ettikleri her eyi tanrlara yklem ilerdir: H rszlk, zina ve ya
lan. V e Feuerbachn H om o hom ini deus [nsan insann tan-

136

ANTK YUNAN:N KLTR TARH

rsdr] ilkesine ok nceden ulam tr: B ir EtiyopyalI tanrsn


kara ve bask burunlu olarak dnr, Trakyal sarn ve mavi
gzl, kz ise m uhtem elen kz, at da at olarak. Fakat
Feuerbachda kuru ve ge kalm bir anekdot olan her ey, kl
krk yaran onyal K senophaneste olaanst bir yenilik ve
cesaret rneidir. O nun iin ne cism en ne de fikren lmllere
benzeyen bir tanr vard yalnzca, salt gz, salt kulak, salt us
ve bu tanr btn evrenle zdeti, e v k c u jrav, bir ve btnd.
Ksenophanes ilk panteist H ellendi, ayn zam anda da btn b
yk airler gibi bilinem ezciydi: Tanr ve doaya dair kesin bir
bilgiye ne kim se ulam tr ne de ulaacaktr, nk grn
her eyi kaplam tr.
D nyam zn bir grnt dnyas olduu ynndeki bu d
nce K senophaneste yalnzca airane bir genellem e iken,
P lato n un tanm yla B yk P arm enideste kapsam l bir re
tinin tem ei direi haline gelm itir. Parm enides 500 senesi civa
rnda A a talyann bat sahilinde Phokaiallara ait bir koloni
olan E leada parlar; bu koloniden geriye en ufak bir harabe bile
kalm am tr. D idaktik iirlerinden elim izde yaklak yz elli
dize vardr. iir iki blm den ibarettir: lki gerei (A-pOsa),
kincisi ise sany (8a) ele alyordu, ya da diyebiliriz ki, iirde
gerek dnya ve duygu dnyas konu edilm iti; iirin btnne
Schopenhauervari bir balk atlabilir: V arlk ve Tasarm O larak
D nya. Parm enides iire bir hayalle balar: G ne bakirelerinin
srd bir araba kendisini gecenin koynundan alp n ku
cana brakr; bu fantastik im ge yersiz de deildir hani, nk
gerekten de bir akta dnyann grngselliini aydnlatm
olan im ei, insanst bir bilm enin kaplarn aralayan tanrsal
bir aydnlan ve ar diye alglam olm aldr. Parm enides
unlar d a syler; Benim iin btn k noktalar birdir, ne de
olsa dnp dolap ayn yere varyorum . Srekli tekrarlanan
bu tem el dnce, var olann birlii, ebedilii ve zdenliidir.
O biriciktir, ba ve sonu yoktur, sreendir (onvex). Vard
ya da olacak diye bir ey syleyem eyiz, ancak imdi var diye
biliriz. Fakat etrafm zdaki doa bu ifadeyi dorulam az; aksi
ne, doa, okluk, oluum , zl ve dnm den baka bir ey
sergilem ez. D em ek ki doa hakszdr ve olu dediim iz ey,
buna ilk varan iin bir yanlsam a, sonsuz cretkrlkta bir so
nutur! Fakat Parm enides onu diyalektik olarak da temellen-

ONYA BAHARI

137

dirmeye alr: V ar olan olum u olam az, ne var olandan - n


k zaten var olann k en d isid ir- ne de v ar olm ayandan - n k
var olm ayan zaten y o k tu r-; yok olam az da, aksi takdirde var
olm ayana dnm esi gerekirdi, hatta sonsuz da olam az, aksi
halde tam am lanm am , eksik olurdu. Bu dnce, Pythagoraslktaki iftin deersizlii dncesi kadar tipik bir
Yunan dncesidir ve elikili grnen u dnce daha da
Y unana zgdr: V arlk bir kredir! H er yana eit lde ya
ylm , btnyle orantl, yuvarlak ve kendi iinde kapal: O na
ebediyeti baheden de ite budur. Bu m utlak varlk sa f dn
ceyle kavranabilir, nk dnce ile dncenin nesnesi z
detir, der Parm enides. P lato n un idealar retisini, hatta
D escartestan H eg ele kadar btn felsefeyi ite byle mutulamtr.
Yine altnc yzyl dnm ne doru H indistanda, 447 y- Diyaleklnda N irvanaya ulam olan G autam a - B u d d h a - okluun tik
yalnzca bilm eyenler iin sz konusu olduunu retiyordu.
okluun yanlsam a olduunu anlam birisi iflah olm u de
m ekti. Parm endesin felsefesinin bu ikinci ksm n, yani duyu
lar dnyasnn sahtelii retisini zekice gelitiren bir baka
kii Eleal Z en o n dur. Z enon, Parm enidesin rencisi ve (Plato n a gre) sevgilisidir, dem ek ki Y unanllarda m etafizikte bile
ecinsellik vard. A ristoteles Z enon iin diyalektiin mucidi
dem itir. Zenon, k yolu bulm ann im knsz olduu
aporia '\a n y\a (km azlaryla) nlyd. Szgelim i, her cismin
hem sonsuz derecede kk, hem de byk olduunu ileri s
rer: Sonsuz derecede kktr, nk snrszca blnebildii
iin hep birlikte yine sonsuz derecede kk b ir ey oluturan
saysz parann toplam ndan ibarettir; sonsuz derecede b
yktr, nk sz konusu snrszca blnm eyle sonsuza kadar
bytlebilecek sonsuz sayda para kalacaktr elimde, bu par
alarla cism i birletirebilirim ve ne kadar kullanm olursam
olaym , yine de elim de saysz oklukta para kalacaktr. Bu
dnce zinciri -k a ste n ya da b ilm e d e n - yanl yorum lanm
olan sonsuzluk kavram na dayanr. Cism i istediim kadar
paralayaym , toplam daim a -^--x (ya da bunlar sonsuz sayda
para ise ~ o ), ksacas 1, yani cism in kendisi olacaktr. Dier
aporia's ise, ok, m edim nos [bir hacim ls birim i] ve
phalakros [kel] idi. Y aydan kan ok hareketsizdir, nk

138

ANTK YUNANTN KLTR TARH

zam ann en kk birim i olan im d fde, yalnzca bir yerde


buiunur, yani sabit kalr ve ite katettii zam an da bylesi an
lardan olutuu iin ok asla ileriye doru hareket etmez. B ura
daki hile diferansiyePin o ya eit olm asdr. im diye, son
suz kk zam an birimi dediim iz d f ye (fnin diferansiyeli),
sonsuz kk yol dediim iz ds aittir ve v - s / t form l gerein
ce, en ufak zam an birim indeki okun hz d s /d f dir, o/o deil.
M edim nos ya da arpa yn u paradoksa dayanr: Bir kova
buday yere dkldnde ses kar, am a bir buday tanesi bu
sesi kartm az, dolaysyla ya toplam ses bir yanlsam adr ya da
buday tanelerinin sessizlii. Bu paradoksu, ilk Fechnerin ke
fettii algnn eik deeri yasasyla rahatlkla zebiliriz. Her
uyar, ancak alg eiini aabilecek gteyse fark edilir. Buday
taneleri de ses kartr, fakat bunlarn yalnzca toplam eik de
erini geebiliyordur. B unun iin ka tanenin gerektiini ancak
deneyle saptayabiliriz. O ysa phalakros sorusu ok daha kar
m aktr: Kel olm ak iin ka sa telinin dklm esi gerekir? Bu
srecin balam as iin tek bir telin dklm esi yeterlidir. M ese
leyi genelletirdiim izde, zlm esi ok zor bir dm le kar
larz: K avram oluturm aktaki keyfiliim iz. Fakat bu izle
nim lerim izden ziyade, P arm enidesin yegne doru dnya diye
grd idealar dnyasna bir itiraz anlam na gelir (bu haliyle
phalakros ilkin M iletoslu bir Sokratesi olan E ubulideste
grlse de, Z en o n la ilkeleir).
A p o ria 'lar, K antn A ntinom ien der reinen V ernunft [Saf
akln atklar] dedii nerm elerin ncleridir. Kant, evetlenm eleri kadar deillenm eleri de doru ve kantlanabilir olan
nerm eleri byle adlandrr. rnein, dnya zam ansal adan
snrsz byklktedir. A m a eer zam an iinde bir balangc
yoksa, u ana kadar oktan sonsuz bir sre gem i olmaldr;
geip gitm i bir sonsuz sre ise anlam szdr. u halde dnya,
zam ansal adan snrl byklktedir. A m a zam an iinde bir
balangc olsayd, bu balang zam annn ncesinde dnyann,
yani hibir eyin henz v ar olm ad bir zam an olm alyd, yani
bo bir zam an ki, yine anlam sz. Sorunun zm , dnya bt
nnn verili b ir boyutta, bilgim izin ve ussal etkinliim izin bir
nesnesi olm am asnda yatar. Bize gre dnya, bir kendinde
eydir, yani tasavvurum uzun tesindedir. B u bakm dan, za
m ansal olarak ne snrl olduunu ne de snrsz olduunu sy-

ONYA BAHARI

13 9

leyebiliriz, nk zam an kendinde ey karsnda geerlilii


olm ayan, znel, insani bir dnce biim idir.
Parm enidesin tam tersini reten E phesoslu H erakleitosun Herakyldz Parm enidesle ayn dnem de parlar. H erakleitos, Kral leitos
K odrosun soyundand ve kutsal grevlerle ykm lyd, ancak
kendisini tam am yla felsefeye adayabilm ek iin grevlerini
kardeine devretm iti. M em leketi iin iyi eyler dnm ezdi:
Ephesoslulartn yapaca en hayrl i, gidip kendilerini as
m aktr. Baka bir sefer de yle der: D ilerim zenginliiniz
sizi hi terk etm ez de, sefih yaam nz hep ortada olur. Zaten
kitleden nefret eden bir insand. O na gre, kitle halk ozanlarnn
idaresindeydi ve ounluun kt, aznlnsa iyi olduunu
bilm iyordu, ou hayvanlar gibi tknm , ylece yatyor.
Fakat kitleden farkl olanlar da yaranam yordu ona: okbil
m ilik tini gelitirm ez, aksi halde H esiodosu, P ythagoras,
K senophanesi ve H ekataiosu da aydnlatm as gerekirdi.
H om eros ile A rkhilokhosun dayaklk olduunu sylerdi. Ben
kendim i aradm szleriyle karakterize ettii felsefesinin anla
labileceine inanm azd. K pekler, tanm adklar herkese
havlarlar, avam da kendisi iin yeni olan her eye saldrr ;
Hep m evcut olm u olsa da, insanlarda logos duygusu diye bir
ey yoktur, ne ondan haberdar olm alarndan nce ne de haber
dar olm alarndan sonra ; Sar gibiler, varken yoklar. Eski
a H erakleitosa K aranlk (o GKoevo) adn verm itir;
Sokrates ise onun hakknda yie der: A nladklarm , yksek
bir tinin kantdr, inanyorum ki, anlam adklarm da yledir;
fakat bunlar anlam ak iin D eloslu bir dalg olm ak lazm , (en
usta dalglar D elostan kard). H erakleitosun aforizm alarm da hkm sren kasvetli ve ar hava, kukusuz bilinli bir s
lubun sonucudur ve kasten gizem lidir. D elphoi kehanet m erke
zine ilikin syledikleri kendi aforizm alar iin de geerlidir:
N e syler ne de gizler, sadece iaret eder. K endisinden geriye
bilm eceye benzeyen cm le krntlar kalm tr, fakat eserinin,
bir araya geldiklerinde grnm ez bir dizge oluturan bu yap
talarndan kurulduu kuvvetli bir ihtim aldir, bu durum
N ietzschenin M orgenrte [Tan K zll] adl yazsnda ya da
orta dnem inde kalem e ald dier yazlarnda da grlr.
B unlar bir jile t kadar keskin, l l ve heybetli m etinlerdir; bir
elm as kadar sert ve gz kam atrclardr: Zam an, dam a tala-

140

ANTK YUNAN'N KLTR TARH!

rn sren, oyuna dalm bir ocuktur ; H er trl yolu denesen


bile ruhun zn kavrayam azsn, o kadar derindir onun z;
nsann daim onu onun ei/avud ur ; K arm alkalanm azsa
ayrr .
H erakleitosun nl A yn nehirlere hem gireriz hem gir
m eyiz, hem biziz hem deiliz, ayn nehre iki kere girilm ez,
cm lesi dnyevi olan her eyin ebedi bir deiim e tabi olduu
nu, varoluum uzun da bylesi bir nehre benzediini anlatr.
H erakleitosu K ratylos ise ayn nehre girm enin bir kez bile
m m kn olm adn syleyerek ii daha da ileriye gtrm ve
bir yatan sonra da konum ay tam am en brakarak ebedi aka
parm ayla iaret etm ekle yetinm itir - onun kastettii m uhte
m elen uydu: O lu ylesine uucu ve kavram lam azdr ki, onu
szle sabitlem eye alm ak sahteletirm ek dem ektir.
Parm enides gibi H erakleitos da eyleri, bize birbirine ters
aldatm acalar sergilem ekle, bizi srarl bir O lm aklar olduu
konusunda yanltm akla sular. Israr, iki zt kuvvet arasnda bir
denge kurulduunda grlr. H er olay, elikiye dm enin ve
yeniden uzlam ann bir sonucudur, sava eylerin babas, Ep
tartm adr, dnyann nabzdr. B ilindii gibi, H egelin felsefe
sinin tem el dncesi dnya geliim inin ardndaki itici gcn
eliki ve elikinin zlm esi olduudur. H eg elde olduu gibi
H erakleitosta da her durum kar durum a dnebilir, dolay
syla kartn kendinde tar. K itle, der alayla, H esiodosla
aydnlanm ay um ar, en bilgili kiinin o olduunu sanr; o ki
daha gece ile gndz tanm az, nk her ikisinin bir olduunu
bilm ez. G ece, gndz dourur, gndz de geceyi, o halde
gece rtk gndzdr, gndz de potansiyel gece. Canszdan
canl olur, canldan l; uyantan uyku olur, uykudan uyan;
yaz ve k, alk ve tokluk, yorulm a ve dinlenm e, salk ve
hastalk, genlik ve yallk iin de ayns geerlidir. E rkek ile
dii kart iftinden yaam , kart nllerle nszlerden dil,
yksek ve alak seslerden uyum m eydana gelir. Bu uyum her
eye hkm etm ektedir; bu uyum un alglanam ayacan ileri s
renlere H erakleitos yle haykrr: ap p o v ip cpavj xq
(pavepp K p E rto v , grnm eyen uyum , aa km uyumdan
ok daha kuvvetlidir. O nun derin anlam l benzetm esi, Plato n un Sym posiondaki [len] benzetm esiyle ayn yndedir:
B irlik ikilie der, sonra da yay ile lir arasndaki uyum misali

ONYA BAHARI

141

kendisiyle yeniden barr. G enellikle bu sz yorum lanrken


yay ve lirin iki kollu biim i, elin tellerle m cadelesi gibi eyler
dnlm tr. A m a byk b ir olaslkla burada kastedilen
basite gerilim olgusuydu: H erakleitosun dhiyane bir biim de
sezdii dnya gerei, elektrik, m anyetizm ve kim ya alanlarn
d a yaplan m odem keifler sayesinde bir im ge olm aktan oktan
kmtr.
B tn bunlardan anladm z ey, tanr karsnda her eyin
eit lde gzel, iyi ve hakl olduudur, Y alnzca insanlar
birini hakl, dierini haksz bulur. E zelden beri var olan ve hep
var olacak olan bu dnya yerine gre parlayp yerine gre k
slan ebedi bir atetir. Bu ate T h alesin suyu ya da
A naksim androsun havas gibi bir tem el e deil, her eyde
hkm sren ve her eyi stan dnya ruhu, her eyi aydnlatan
dnya usudur. H erakleitos, her eyin ate olduunu sylem ekle,
her ey canldr dem ek ister. Y aam ve ate arasndaki san
analojiyi -y a ln z c a sem bolik analoji d e il- m odern doabilim
aa kartm tr. K arbon ykl besin organizm ann iinde
oksijenle yaklr ve ortaya karbondioksit kar. A tete ise ke
sintisiz, hzl bir m adde alverii gerekleir, bu bile atei
H erakleitosuluun nezdinde bir dnya esi yapm aya yetm i
tir ve bengi dn retisiyle ada doabilim in temel dn
celerinden birinin tem elini ok nceden atmtr.
yle bir geriye dnp baktm zda, neredeyse btn bat Matefelsefesinin Sokrates ncesi filozoflar tarafndan zaten ele a- matik
im m i olduunu grrz, dahas b u filozoflardan nce felsefe
diye bir ey yoktu: artc bir gerek. M onistlerin tamam
Thales kkenlidir; deus sive n a tu ra 'nn btn taraftarlar Ksenophanese, olgucularn tam am P arm enidese, coincidentia
opposiorum un btn bilginleri H erakleitosa dayanr. Enerji
nin korunm as yasas ile yerekim i kuram henz bir embriyo
halinde olsa da A naksim androsta, izafiyet kuram ise Zenonda grlr. San bilim lerin tem eli biie o ada atlmtr.
Thales geom etri alannda da nder olm u, daireyi ikiye blen
ap, ekenar gende kenar alarnn eitlii, kenarlan ve a
lar eit olan iki genin eitlii gibi nem li tem el ilkeler sap
tamtr. A stronom ik gzlem leri sonucunda 28 M ays 585 ta
rihli gne tutulm asn nceden hesaplam tr. A naksim enes
A y n n gneten aldn biliyordu ve A y tutulm asnn

142

ANTK Y UNAN'IN KLTR TARH

dolunayn zerine dnyann glgesinin dm esinden kaynak


landn fark etmiti. A naksim androsta bolukta yzen bir
silindir olan dnya, P ythagorasta bir kredir ve evrenin m erke
zinde de deildir artk; evrenin m erkezinde ate vardr ve g
ne, ay, dnya Pythagorasn varsayd bir kar dnya ve yl
dzlar bu merkezi atein etrafnda birer yrnge izerler. Bu
hareketi alglayam aym zm nedeni, krenin d yzeyinde
yayor olm am zdr (dem ek ki, dnyann kendi ekseni etrafnda
dndn henz varsaym am t), fakat bu hareket merkezi
atein n yanstan gneten bakldnda pekl fark edile
bilir. B ir dik gende kenarlarn karesinin toplam hipoten
sn karesine eittir biim indeki nl Pisagor denklem ini
basit bir yapyla bariz bir biim de kantlam tr, keza iki say
nn toplam nn karesini de: (a+b)2= a2+ 2ab+b . G erekten de bu
iki kuraln doruluunu grm ek iin uygun ekli izm ek yeterlidir.
Pythagoraslar, ikinci dereceden denklem ler de dahil pek
ok soruyu izgi ve alanlarla zm lerdir; geom etrik cebir
gerek bir Y unan bilim idir ve gerek bir barok dnem rn
olan analitik geom etrinin de m kem m el bir yansm asdr.
Fakat Pythagoraslarn en byk baars, R om allar gibi bizim
de yanl adlandrdm z irrasyonel saylardr, oysa Y unan
llar bu saylar iin ok daha isabetli bir biim de x pppTov,
betim lenem eyen ya da ifade edilem eyen diyorlard. rrasyonel
say, deeri yalnzca yaklak olarak ve kk de olsa m utlaka
bir hata payyla ve sonsuz bir kesirle ifade edilebilen say ya da
orandr. Bunun esas ekli V2dir, B u da yine som ut bir biim de
gsterilebilir. V2, karenin kegeninin dier kenarlarla bant
sdr: V ardr, am a rakam larla ifade edilem ez .
4:1 orannda olan evre ile kenar ilikisinin aksine, karenin
kegeni ve kenar ortak bir deerle llem eyen birimlerdir.
N e var ki, Pythagoraslar bu buiuu gizlem i ve bakalarna
aktaranlar da suda boarak ldrm lerdir. H aklydlar, nk
bu bulu Pythagoras dnya grn - say her eyin ls
ve d zenleyicisidir- tem elden sarsar.
H istoria
Pythagorasn daha gen adalarndan biri de yine
K rotonda yaayan A lkm aion idi. B u zat, hayvanlar zerindeki
deneyleri ve beynin sarsntlara m aruz kalm ksm larn gz
lem lem esi sonucunda tinsel etkinliin m erkezinin vcudun bu

ONYA BAHARI

I 43

ksm nda olduunu fark etm i ve kanal diye tabir ettii sinir
dam arlarn kefetm itir. K rotonlular, cerrah kim likleri nede
niyle de ok itibar grm elerinin yan sra kpr, takm a di ve
altn dolgular konusunda ustalaarak iyi birer di hekim i ol
duklarn kantlam lardr. O dnem de bir baka bilim dal daha
doar: Y alnzca tarihi deil, ayn zam anda corafyay, dolay
syla etnograf ve m itolojiyi de kapsayan to to p a , yani aratr
ma. lk Yunanl tarihiler logograf, yani vakanvisti. Bunlar
kendi halklarnn efsanelerle rl dnyasn H om erosun anla
tm tarzndaki heyecan dolu bir slupla yeniden ekillendirm e
ye alrlard, stelik de dz yazyla ki bu byk bir ilerleme
dem ekti. m parator A ugustus dnem inde yaam olan
H alikarnassoslu D ionysios bu kiileri hor grr, bunlarn hem
Hellen hem de barbar tarihini kalem e aldklarn ama birbiriyle
ilikilendirm ediklerini, genellikle kent ve halklara gre ayr
dklarn, stelik gnm z okurunun ocuksu bulduu eski
sylenleri de kattklarn iddia eder. L ogograflardan saylan
H ekataios da ayn grteydi: TeverkoYcu [G eneelogiai, Soyaalar] adl eseri u m arur szlerle balar: Byle buyuru
yor M iletoslu Hekataios! Ben bunu, doru bildiim gibi yazyo
rum. Y unanllarn szleri, bana gre fazla uzun ve glntr.
D ier taraftan Strabon da H ekataiosun ve dier tarihilerin
yazlarnda aslsz pek ok eyin bulunduunu syler, nk
m itlere sk skya bal yalanc bir dnyada bymlerdir.
Strabon H ekataios, H om eros ve A naksim androsu ilk Yunanl
corafyaclar diye adlandrr: G em ilerin geceleyin yn belirle
m ekte kulland bir yldz haritasnn yan sra ilk kara harita
snn da ona ait olduunu rendiim izde A naksim androsun
evrensellii konusunda bir fikir sahibi oluruz. H ekataios, basi
reti, geni bilgisi ve uyank eletirelliiyle dnem inin dnya
tablosunu tam am layp dzeltm itir; sk sk kt uzak yolcu
luklar da bu konuda ona ok yardm c olm utur. Altnc yzy
ln sonlarnda tam am lanan Ffj Tiepfoo [Ges P eriodos, Yer
yznn Tasviri] adl bayapt iki kitaba ayrlm tr: Enpcbm'i
[Europe, A vrupa] ve Aorj [Asie, A sya], Bu eserinde yalnzca
dalar, nehirleri, bitkileri, hayvanlar, iklim i ve yerleim ko
ullarn deil, grenek ve silahlar, tre ve detleri, kurbanlar
ve tanrlar, ksacas kltr tarihinin ondokuzuncu yzyla
kadarki konularn ele alm t. Ele ald dnya genellikle Ak-

144

Apenninler
Yarmadas

ANTK YUNAN'IN KLTR TARH

deniz dnyasdr, Libya ve Nii havzasn A sy aya dahil eder.


H ekataiosun batdaki ufku spanya ve G alyann gney sahili
ne dek uzanyordu.
talya, dnem in H ellenlerinin yalnzca gneyini deil -z ate n
buraya kendileri y erlem iti- kuzeyini de iyi tandklar bir lk eydi. Y unan yarm adasnn tersine, A penninler yarm adas
gl nehirler, geni dzlkler, yem yeil tepelere sahipti, zaten
eskiden sk orm anlarla kaplyd; artk tam am en karstlam olan
A bruzzi ile Sicilya bile eskiada orm anlkt. talyada zellikle
de kayn, m ee ve am aalar boldu; bugn kr m anzarasn
tarlalar ve bahe kltrleri ssler.
Balkan yarm adasnn aksine, dou yakasnn corafyas fazla
renkli deildir, oysa bat sahili ok sayda koy, liman ve akta
konulanm adalarla bezelidir, am a yine de ehresi Yunanis
tan n Ege kys kadar ince hatl deildir. B ir baka kontrast ise,
talya topraklarn kken, tarih ve dil bakmndan birbirinden
farkl ok sayda ulusun m esken tutm u olmasdr, geri bunlar
daha sonra R om a tarafndan birletirilmitir. O ysa Yunanistan
epeyce hom ojen bir nfusa sahipti ve asla bir birleme yaamad.
5. yzyln sonuna kadar izm enin ucundan ve Apenninler
yarm adasyla Sicilya arasndaki kprden oluan Bruttium adn
daki kk yrenin sakinlerine taller ('k a k o i) denmekteydi.
B ilinen en eski yerleim birim lerinin tarihi bronz ana da
yanr. B unlar sabit zem in zerindeki Terrem are, yani kazk
tem elli evlerden oluan kylerdir. D em ir an, adn Bologn adaki bir nekropolden alan Villanova kltr temsil eder.
M inos dnem ine ait kltr rnlerinin taly aya ok erken za
m anlarda intikal ettiini biliyoruz. S icilyaya gelince: ok da
eski olm ayan bir zam ana kadar talya ile henz birleiktir. Yerli
kavim ler -d o u d ak i Sikeller ve batdaki S ik an lar- Yunanllarn
boyunduruu altna girm i ve tam am en H ellenletirilm itir.
Yarm aday batan sona dolduran U m berler, Sabeller (bunlara
Sabinler ve Sam nitler de denir) ve apygler m uhtem elen akraba
kavim lerdi, bu yzden talikler ad altnda anlrlar. Yukar tal
y ann dou sahilinde V enetler yerleikti, bat sahilinde ise
Ligurlar. lkinden sadece yorum a kapal yaztlar mevcuttur,
sonrakilerden geriye hibir ey kalm am tr. Yal Cato bu
halklar hakknda unlar syler: O nlar okum a yazmas olm a
yan yalanclardr ve gerekler iin bellekleri yoktur.

ONYA BAHARI

145

talya tarihinin en grkem li halk Etrsklerdir. A na yerleim Etrskblgeleri T iber ile A m us arasnda zanan topraklard, fakat ler
yaam alanlarnn kuzeye ve gneyin u ksm larna kadar ge
niledii de olurdu. E trskler [Etrusci] adn Latinler koy
m utur, onlar kendilerine R asenna derdi. H em dilleri hem de
d grnleri bakm ndan tam am en farklydlar. Son derece
zengin, tccar ve denizci bir halktlar (ram pa kancasn bul
duklar ve korsan gem ilerinin denizcilerin korkulu ryas oldu
u sylenir; hatta E trskler ad, handiyse deniz korsanla
r y l a eanlam l hale gelm iti). te yandan, yum uak, tresiz ve
oburlardr. sokratesin rencilerinden K hioslu T heopom posa
gre, aralarnda cinsel kom nizm , rasgele ve aleni iftlem eler
hkm srerm i. R obert von P hlm annn hakl olarak bir seks
cenneti dedii bu tablo kukusuz abartlm tr ve ancak u ka
dar dorudur: E trsklerin erotizm anlay son derece zgrd;
olaanst bir ksnlle ve genel bir okelilik tresine sa
hiplerdi. Phallos klt - k i bu k an tlan m tr- penise rem enin
daim onu ve topran dlleyicisi gzyle baktklar iin dinsel
nitelikteydi, fakat olaslkla sefahatla evrelenm iti. Etrsk tan
rlar, dom uz klndan salar, yarasa kulaklar, gagalar ve ya
ban dom uzu dileriyle pek iren bir grnt sergilerler. G
neyde cesetler yaklrd, oysa kuzeyde altn, silah ve vazo gibi
hediyelerin de konulduu ta lahitlerle dolu byk nekropolleri
vard. zellikle de m ezar izim leri ilgintir. G rne gre
cenaze trenlerinin ana unsurunu tekil eden lks ziyafetleri
byk bir zenle resm edilm itir: D anslar, ozanlar, elenkiler, kyasya iki ien erkek ve kadn m isafirler... A yrca, M sr
m otiflerini ve G irit peyzajn anm satan ve tanrlarnn sert,
dolgun ekillerini gl bir anlatm la yeniden yanstan sahneler
de vardr: B alk ve ku av, hoplayp zplayan yunus balklar
nn eliinde deniz yolculuu, yzen kazlar, uuan kanatllar...
Hnerli de olsa, E trsk sanat ruha barbardr ve ktcl vah
etinin yer yer cehennem si bir taraf vardr, ksm en hayli baa
rl olan t f tandan ve kilden heykeller dnceden yoksun,
ehvete dayal bir m ateryalizm in rpertici delilleridir (Etruria da m erm er ilkin R om allar tarafndan krlm t). B alang
ve son adeta gizem li bir tem as halindedir: Zevksiz Etrsk tipi,
ge dnem in ruhsuz R om alsnn ikizidir sanki. Etrsklerin,
dnyay ve tanrlar gizli tanrlar n ynettii ynnde gzel

146

ANTK YUNAN'IN KLTR TARH!

ve gizli bir inanca bal olduklar aktarlm tr. Bu gizli tanrlar


R om a tarihinde de hkm srm tr, am a R om allar onlar asla
fark etm em ilerdir: Seviyesi dk tanrlarm Rom alnn kal
bine sapladklar fetih lgnlyla hepsinin gz dnmtr,
oysa artk orbis terrarum a dnm a ger R om anusun tanr
nn sznn ekilecei bir tarla olm as gibi bir yazgsnn olduu
akllarnn ucundan bile gem em itir.
Roma
Ranke, R om a geleneini, anlardan ve siyasi grlerden
oluan bir karm diye niteler. iir duygular gelim em i, bi
limsel alanda ise henz tarih ncesi aam ada kalm Rom allar,
burada da putlara uyguladklar yntem i uyguluyorlard: Siyasi
eylem leri, kurum ve kavram lar kiilere indirgiyorlard. Bilinen
erken tarihleri, kiiler halinde preslenen blgesel, hukuksal ve
anayasal geliim den ibarettir. nl kurulu efsanesine gre
Rom ulus ile Rem us, M arsn ve Latin birliinin efsanevi ba
kenti A lba Longal bir kral kznn oullardr. B una gre, Rom anm ad pekl R em a da olabilirdi. G elgelelim , Remus ta
m am en arkaplanda kalr ve nihayet Rom ulus tarafndan ld
rlr. R om a tarihinin kkeninde, ne anlam ldr ki, bir karde
katli vardr. D ahas bu efsane, R om ann ie bir tr sulular
kolonisi biim inde baladn aka beyan eder. A ralarnda
kadn bulunm ad ve kom u yrelerden de hi kimse bu cani
lere kadn verm ek istem edii iin i Sabin kadnlarn karm a
ya kadar varr; bu karm a olaylar Rom allarn tresinde, en az
keyfini srdkleri nleri kadar belirleyicidir. K rallk zam annda
atlan balca adm lar unlardr: C em iyetin kurulm as ve nfu
sun snflandrlm as, kentin etrafnn surlarla evrilm esi, ilk
kam u binasnn inas, civar blgelerin ve nihayet btiin
L atium un boyunduruk altna alnm as. K rallk m odern anlam
da yasal deildi, bir soydan dierine aktarlabilir, hatta ilke
olarak, tam vatandalk hakkna sahip herhangi birine de gee
bilirdi. A m a bir kez kral seildikten sonra, kraln hkim iyeti de
snrsz olurdu. Kral bayarg, barahip ve bakom utand;
devletin zerinde, tpk p a ter fa m ilia s m [aile babas] evdeki
arlna benzer m utlak bir arl olurdu. Senatus, yallar
m eclisi, kraln yannda anayasal adan tam am en etkisizdi,
yine de kral nem li konular gz ard ettii zam an grevi kt
ye kullanm saylrd. eitli m em uriyetlere ve rahiplik m aka
m na ancak toprak sahibi soylular (patricii) gelebilirdi. Bunlar-

ONYA BAHARI

I 47

dan sonra, soylularla evlenm eleri yasak, siyasal haklardan m ah


rum, fakat zgr olan avam , yani boyunduruk altna alnm
halkn evlatlar (plebes) gelirdi. R om allarn devleti, hatta znde dnya siyasetisi ruhu, m alup ettikleri insanlar
Spartallarm yaptklar gibi sertletirm ek yerine toplum a k a
zandryor olm alaryla da belli eder kendini. B una ram en, bi
lindii gibi tm R om a tarihine dam gasn vuran p le b ler sorunu
da buradan kaynaklanm tr. nc bir konum daha vardr:
C lientes [yanam alar]. B yk toprak sahiplerinin m aiyeti olan
clien sler kendilerini yasal him ayesi altna alm asnn karl
olarak patronus, yani koruyucularna siyaseten elik eden ve
belli bir vergi karlnda topra ileyen, hr, ounlukla son
radan yerlem e kyller, kesenekiler ve kk zanaatkrlardr.
R om a m paratorluu dnem inde gndelik ve toplum sal yaam
da belirleyici bir rol oynam larsa da, koruyucularyla aralarn
daki iliki deiim e urar. Sonraki clien sler iin asalak d
nda bir szck kullanm am z m m kn deil. G revleri, koru
yucularnn zenginlik ve itibarn pekitirm ek ya da efendilerine
-a s la hak etm ed ik leri- m uteber insan ss verm ek iin etrafla
rnda pervane olm akt, tpk gnm zde birinin benzer neden
lerden tr bir hizm eti ya da bir ofr tutm as, sonra da bun
larn maan deyem em esi gibi. B u asalaklara, yorucu grevle
ri karlnda klelerin bile tenezzl etm eyecei dk bir
gnlk para denir ve birka eski elbise verilir, yem ekteyse
ekim i arap, bayat ekm ek, sulu m idye ve lam ba yam a layk
grlrlerdi. B ununla beraber, ahnn bana m sinek
m isali orbaclarnn etrafnda drt dnerler; elbette hep srna
k, merakl ve grgszdrler; vazifeinaslklar ve dalkavuk
luklar nedeniyle m nasebetsiz insanlardr.
Efsaneye gre R om ulus T iber nehrinin sol yakasnda, deni- Krallar
ze yaklak be saatlik m esafedeki Palatinus tepesi zerinde
C apitolium kalesi ve kentin en z a rif tapna luppiter
Capitolinus tapm a ile birlikte en eski R om ay, R om a quadratay ve yz patres senatosuyla p o p u lu s'u (cem aati) kurdu.
Phlm ann, kutsal treleri dzenledii ve kk kylleri koru
m ak am acyla arazi snrlarn belirledii sylenen ikinci kral
N um a Pom pilius hakknda G racchuslarn efsanevi nderi
der. Halefi, T ullus H ostilius, A lba L ongay fethederek Albanlar R om a vatanda yapar; A ncus M arcius Latinleri de nfusa

148

Eski
Romalllann
Kiiui

ANTK Y U N A N IN KLTR TARH

katar ve T iberin denize dkld O stiada R om ann liman


kentini kurar. Tarquinius Priscus (I. T arquinius, yani Yal
Tarquinius anlam na gelir) arenay ve kanalizasyon sistemini
(cloaca) kurar; Servius Tullius vatandalarn zenginliklerini
saptam ak am acyla nfusu snflara ayrr ve snrl askerlik
hizm etine patricii ile mal m lk sahibi herkesi dahil eder. Bu
durum , onlarn bu grevlerinin yan sra hak da talep etm elerine
yol aacaktr. Son kral K ibirli T arquinius Superbustur. Adndan da anlald gibi, E trsk kkenli bir soy olan Tarquiniusiarn soyuna m u h alif cum huriyetilerle m illiyetilerin
ba ektii ift ynl bir saldr sonucunda tahttan indirilmitir.
Efsaneye gre, Tarquinius epeyce saldrya m aruz kalnca, oullarndan biri C ollatinusun kars L ucretiay ifal eder, bu
nun zerine Brutus orduyu da y anna alarak gizli bir ayaklanm a
tertipler. E trsklerin yardm ettii restorasyon giriim leri defa
larca boa km tr. K rallarn yerine, ylda bir seilen iki kon
sl getirilm itir. Bu konsller, biri dierinin buyruklarn fes
hetm edii srece snrsz gteydi. Sava tehlikesinin hkm
srd dnem lerde bakom utanlk hakk, alt ay sonra grevi
terk etm esi beklenen diktatre verilirdi. T arquiniuslarn
Peisistratos oullaryla ayn yl iinde drld sylenir.
Bunun bir tarih konstrksiyonu olm asna gerek yok, nk d
nem in ruhu denen ve m edeni dnyann zerinde esip duran gi
zem li bir ey var. Fakat o tarihten itibaren R o m ada kral sz
cnden nefret edildii kesindir, bu unvan neredeyse kfret
m eyle eanlam l bir hale gelm itir, ksacas Y unanistandaki
tiran unvanyla ayn akbeti paylam tr.
K rallk dnem inin R om allar dnya tarihindeki sava halk
unvann oktan hak etm ilerdi bile. K endilerine Quirites, mzrakllar denen R om allar, sem e hakkna sahip yurtta toplulu u j|e savaa giden askeri birim iin tek ve ayn szc kulla
nyorlard: C enturia. B una karlk, o zam anlar denizci bir halk
olm aktan henz ok uzaktrlar: lk balarda bir deniz tanrlar
yoktur ve denizcilik terim lerinin de neredeyse tam am Y unanca
kkenlidir. A t ve araba sporuyla ilgili terim lerin ou Keltedir. R om ann en ge altnc yzyln banda tem as kurduu
G alyallar, talik rkn m elezlem esinde rlandalIlarn A nglo
sakson rkn m elezlem esinde oynad role benzer bir rol oy
nam tr. G alyallar kiilik bakm ndan R om allara hi benze-

ONYA BAHARI

149

m eeler de, tinsel adan R om allara kukusuz be basarlard:


V ergilius, Catullus, Livius, Plinius ve Latin kltrnn daha
nice tem silcisinin dam arlarnda K elt kan dolard.
lk R om allar eli silah tutan kyllerden baka bir ey de
ildi. Ticareti bile hi nem sem ezlerdi: O nlara gre ticaret yal
nzca lke iindeki ticaretten ibaretti, bu ise byk lenler
m nasebetiyle dzenlenen ve tarallarn m tevaz ihtiyalarn
gideren fuarlarla snrlyd. Y unanl kom edya airi H erm ippos,
Peloponnesos sava zam annda bile taly ann ihra ettii tirnler arasnda yalnzca krm a ve kz kaburgasn sayar.
N um a, loncalarn kurucusu addedilir. En nemli loncalar, de
m irci, m arangoz, derici, boyac, m leki ve kundurac loncala
rdr, bir de flt loncas vardr. teden beri pancar, fasulye,
ayrca dar, arpa ve delice eker, buday yetitirm eye ancak be
inci yzyln ortalarndan itibaren balarlar; zm , incir ve
zeytincilik kltr ise g bela geliir. B una karlk, denize
yakn dzlklerde eskiden beri tu z karlrd. lkenin balca
zenginlik kayna bykba hayvanlard: pecus. P a ra y a pecunia
denm esinden de anlalaca zere para ls bu hayvanlard.
Dil tarihinin bir baka belgesi olan dives ile divus arasndaki
iliki son derece artcdr: D nyada zenginlik kavramn tan
rsallkla badatracak derecede kaba, daha dorusu dnce
siz bir baka halk daha yoktur.
Rom allar, doruluk ve drstlk hakknda Y unanllardan
daha ok kafa yorm ua benzer. En fazla sunaa sahip soyut
tanrlar Fides ve P ietastr: Fides sadk deil, yalnzca an
lam aya sadk anlam ndadr ve F id esle akraba Pietas ise her
kese, hatta daha alt seviyedekilere kar bile sorum luluklarn
harfiyen yerine getirilm esi dem ektir. K sacas, bizdeki isel
dindarlk kavram yla hibir biim de rtm ez. Soukkanl da
olsa gl bir hakkaniyet duygusu R om allarda hep vard. Tica
ret ve siyaset alanlarnda hilekrlk, hatta kurnazlk her Rom a
lnn nefret ettii eylerdi. R om allarn nezdinde bunlar kle
lerle fahielere zg m eziyetlerdi, bilim ve sanatla ilgili her
eyi bir tr edepsizlik diye reddederlerdi. Latincede yalnzca
scriba [yazar] szc vardr; poeta [air] dn alnm bir
kelim edir. Pratik am alara hizm et etm eyen her trl tinsel u
ra, artes leviores [pek nem li olm ayan sanatlar] ve studia
m inora [ikinci derecede uralar] saylrd. talya topraklarnda

I 50

ANTK YUNAN'IN KLTR TARH

doan yegne airane eser, O sk kkenli olup 500 senesinden


nce R om aya girm i olan A te lla n a 'dr: M stehcen szleri,
kabalklar, iki ve kavga sahneleriyle, budala ihtiyar pappus,
pisboaz m accus, ahm ak buccs gibi dz tiplem eleriyle dzey
siz bir halk balad. H ukuku bir halktan beklenecei zere,
Rom allarn ilk edebi ant zgn m etinden geriye yalnzca tek
tk iktibaslarn kald, veciz ve keskin olduu kadar kaba ve
yontulm am bir Latinceyle kalem e alnm , O n ki Levha Ka
nunlardr. Si nox fu rtu m faxsit, si im occisit, itere caesus esto
[Geceleyin (birisi) hrszlk yapar, (m al sahibi de) onu ldrr
se, lm eyi hak etm itir]. in ilgin yan, ocuklarn en ok da
yarglk oynam ay sevm eleridir.
talya evinin aviu benzeri ana m ekn, atrium , Yunan
negaronuna tekabl eder. O da ayn biim de karanlktr ve
kla birlikte yam ur da ieri girdii iin adna compluvium
dedikleri tavan penceresiyle aydnlatlr; yam ur bir havuzda
(im pluvium ) toplanyordu. A rka duvarda ocak vard. A triu m 'un
etrafnda eitli odalar sralanrd: Sam anlk ve tahllk, meyve
ve sebze kileri, ot ve un deposu, m utfak ve banyo vazifesi de
gren am arhane, ahrlar ve ar kovan blm eleri. Pater
fa m ilia s [aile babas], ileri bizzat idare eder, kendisi de alr
d. Patria potestas [baba otoritesi], kadn, ocuk ve hizm etile
rin yaam ve lm zerinde karar verm e yetkisini ieriyordu.
Y etikin oul bile hukuksal ilerini ancak babasnn onayyla
halledebilirdi. Rom al p a ter [baba] szcnn, dier dillerde
olm ad kadar sert bir vurgusu vard: B abalk hakkndan ziya
de hkm ranl vurgular; senatonun p a ter' leri \p a t re s) toplu
m un efendileridir, clienslerin efendileridir; patricii de efendiler
snfn oluturur. Ev kadnna sonsuz sayg duyulurdu am a i
ten bir sayg deildi: K oca ona yalnzca ocuklarnn anas g
zyle bakard.
Latincede nikhna alm ak dem ek in
m atrim onium ducere dem ektir, yani annelie sevketm ek. Ro
m allarn evin kzlarna ne kadar az nem verdikleri, erkek ve
kz kardelere karde yerine fra tres, biraderler dem elerin
den ve kz ocuklarna isim verm ek yerine ou zam an basite
num ara koym alarndan bellidir. R om allarn zel isim lerine
bakarak hayal glerinin ne denli zay f olduunu grebiliriz.
Q uintus [beinci], Sextus (altnc) ve D ecim us (onuncu) gibi
isim ler erkekler arasnda da revatadr; ay adlarnn yars nu

ONYA BAHARI

15 1

m aralardan ibarettir: S eptem ber (septem den [yedi], eyll),


O ctober (ocrodan [sekiz], ekim ), N ovem ber (novem den [do
kuz], kasm ), D ecem ber (decem den [on], aralk). Tem m uza
karlk kullandklar Q uinctilisi ancak Iulius C aesarn onuru
na Iuliusa, austos iin kullandklar Sextilisi ise A ugustusun
onuruna A ugustusa dntrm lerdir. O ysa eitli Yunan
kentlerinde be yze yakn ay ad kullanlyordu ve zaten say
sz isim vard; ge dnem de bile yeni isim ler icat edilm iti.
Eski R om allar yazn gn dom adan, kn ok daha erken- Eski
den ayaa kalkar, afak tanrs M atutinusa ksa yollu dua edip Romagnbatm na kadar alrlard: K adnlar evde, erkekler tarlalar- hlarn
da. P ater farnilias, oullarna din, hukuk ve tarm derslerini aam
ounlukla kendisi verirdi; kz ocuklarna ise iplik eirm ek
dnda bir ey retilm ezdi. nler, sabah kahvalts [prandium ) len yem ei (cena) ve akam yem einden (vesperna)
ibaretti. Y alnzca c e n a da sofra kurulur, evcil hayvan eti de
ancak m isafir yem einde (convivium ) yenirdi; ayrca zaman
zam an balk ya da av hayvan, ham ur ii ve m evye ikram edi
lirdi. Bu yem eklerin can skc bir havada getiine phe yok;
Yunanllarn zek tten erotizm , kltrl sohbetler ve elence
dolu ziyafetlerini R om allarda bo yere ararz. O nlarn olaan
besini ham ur pideli bir tr ku kuyruu, lahana ve turu, salata
ve soand. zel isim lerinden de anlalaca zere baklagillere
dknlerdi: rnein, Fabius fasulyeci dem ektir, Lentulus
lensten, yani m ercim ekten, C icero cicer, yani nohuttan gelir.
D om uz adeta ulusal yem ekleridir: En sekin soylardan olan
PorciusT ar ile Suiliuslar adlarn dom uzdan alrlar ve dom uz
etine caro suilla dem elerine baklrsa, Latinler dom uz karsn
da efkatten erir gibi olurlar. T avuk talyaya ilkin Y unanllar
araclyla gelm itir. C um huriyetiler zam annda tavuklardan
faydalanan kehanet m erkezleri son derece yaygnd. Flayvanlarn itahla yem esi hayra, tersi de erre alam etti. I. K artaca sa
vann bakom utan P. C laudius ^ulcher, yem lere tenezzl
etm eyen kutsal tavuklar suya attrm ve yle dem iti, Yem
istem iyorlarsa, su isinler. Fakat tavuklar haklyd, nk
Pulcherin filosu gerekten de m alup oldu.
Sofralarndan eksik olm ayan kuru zm arab ya da ra u
rubunun tad iren olsa gerek. Esritici ikiler im ek kadnlara
yasakt. Parasna zar atm ak yalnzca cm blerde, dans edip

152

ANTK YUNAN IN KLTR TARH

ark sylem ek ise yine son derece skc olan kltlerde serbest
ti. Cicero bile yle der: E er ldrm am sa, akl banda hi
kim se dans etm ez. R om allar zl ve s a f bir m illet olduk
larndan deil, hayal gcnden yoksun olduklar iin bu denli
sade bir yaam srm lerdir.
R enksiz bir yn gm lek olan tunik (tunica), Y unanllarn
khit n una benzer: E rkeklerde kolsuz ve diz st, kadnlarda ise
kolludur ve ayak bileklerine kadar uzanr. Y alnzca konsllerinki ve rahiplerinki h a fif sslem elerle bezeli kabark toga beyaz ynl kum atan rt - Y unanllarn h im ationuna eittir.
B unlarn yan sra, souk havalarda bir tr ekose al olan
pallium giyilir, yam urlu havalarda ise hasr otundan rlm
kukuleta taklrd. K adnlar uzun salarn bir fileyle toplar ya
da rer, erkekler sadece byklarn tra ederdi; salar henz
R om a tarznda ksa deildi: San ve sakaln tra etm e deti
ancak nc yzylda balar. O ysa E trskler sakallarn teden
beri tra ederdi, bu detleri L atium da taklit edilm i olsa gerek.
R om allarn M iken kltr evrelerinin tasvirlerindeki gibi
M iken usul sakal braktklar da olurdu. Fakat M iken me
zarlarndan kan altn m asklarda yalnzca byk grlr; bu
sonraki Y unanllara tam am en yabanc da olsa Keltlere kadar
ulam tr, belki Rom allara da. K sacas, M ucius Scaevola ile
C orioianusun gerekten neye benzediini bilm iyoruz.
Latince
L atince ok erken dnem lerden itibaren L atium un ortak dili
haline gelm i bir Rom a lehesidir. Tpk Y unancada da olduu
gibi, asl telaffuzu konusunda tam bir bilgi sahibi deiliz. Ku
kusuz, iden nceki t harfi t biim inde okunuyordu, yoksa
onu z diye okum a alkanlm z talyanca kkenlidir; hatta,
e ile iden nce gelen c bile z deil, k idi; bunun
byle olduu, hem L atince adlarn Y unancadaki yazlndan
(Zspiv yerine Kucepoov), hem Y unancadaki k nn Latincede
ak nszlerden nce bile daim a e harfi ile karlanyor ol
m asndan, hem de L atinceden dn alnm szcklerin
A lm ancadaki biim lerinden bellidir (rnein, cista'dan Kiste,
cellarium 'd a n K eller trem itir); aksi takdirde Caesar szc
Y unancada K aisar deil Z aisar olm alyd, dolaysyla bu en
yksek dnyevi m akam n A lm ancadaki karl da K aiser de
il, Z a iser olurdu. Fakat Cicero telaffuzu dilim ize ylesine
H im a tio n b ir t r p e le rin , kliton ise h im a tio n 'u n a ltn a g iy ilen b ir giysi. (F .D .)

ONYA BAHARI

\ 53

yerlem i ki, kolay kolay atm am z m m kn deil ve sokial,


Nattion ve keterum kenseo dem eye de herhalde kim se yana
m az artk. A yrca, eski R om allara herkesten daha yakn olmas
gereken talyanlar bile iero diyerek en az bizim kadar yan
l telaffuz ediyorlar. Liselerde artk C icero telaffuzunun art
kouluyor olm as, okul idaresinin kard zorluktan baka bir
ey deildir, nk bu telaffuz, ne kadar doru olursa olsun,
rencinin hayatta hibir iine yaram ayacaktr.
Latince aslen ok daha zengin bir dildi, gerek diftonglar ge
rekse ekleri ve biim leri bakm ndan. rnein, yedinci hal ola
rak, hem dal (ikili) hem de lo k atif (-de hali) vard, am a bunlar
hakknda artk yalnzca do ve am bo szckleri stnkr bir
fikir verir, tpk karanlk eski alardan kalm a dev m ezar talar
gibi. Y unancadaki optatifi (istek kipini) L atincede konyunktif,
aoristi (snrsz bir zam an kipi) de perfekt tem sil etm ekteydi;
m edyum (orta at) ise daralp bzlerek, az saydaki neutrum
passivum lara (edilgen fiillere) dnm tr. Belli ki, nesnel ve
hesapl Rom al bu t r lks biim lerle pek ilgilenm em i. Belirli
artikellerin eksik olm as da karakteristiktir: A dlarda artikellerin,
fiillerde de ahs zam irlerinin olm ay, edatlarn ktl. Rom a
llar bu konuda bile siyasi, hukuki ve askeri bir hizm ette bu
lunm utur. Y unan lehelerindeki anarizm in aksine, Latincede
birlik hkm srer, sral ve giriik cm leleri askeri bir disiplin
iindedir, unsurlar birbirinden kesin oiarak ayrlm tr, bir ka
nun kitabnn rasyonelliine sahiptir - sert yapl ahenginde
lejyonerlerin yry yanklanr. Duvarlar henz svanmam
bir binann soukluu ve kuruluunun yan sra, iddet ve duru
luuna da sahiptir. Subtilitate vincimur, demiti Quintilianus,
valeamus ponderel Bu ksack uyar bile A im ancaya olduu gibi
evirilemiyor. Yeryzndeki btn uluslar bir eyi ksa ve z bir
ifadeyle anlatm ak istediklerinde Latinceye bavururlar. Latince,
parola, iddet, tahkir, kom uta ve m ezar kitabelerinin dilidir.
B alangta R om a dininin Y unan diniyle ortak bir yan
yoktu. A ncak H ellenlem eyle birlikte bu ikisi arasnda ortak
noktalar olutu ve di indigetes, yerli tanrlar, ve di novensiles,
dardan alnm tanrlar diye bir ayrm yapld. Hege! ince
likli bir biim de, Iuppiter, Iuno ve M in erv ann szlerini sanki
daha nce tiyatroda iittiim iz duygusuna kapldm z belirtir.
R om a dini mi yoksa Y unan dini mi daha derindi sorusunu ya-

Romahlarn
Din*
-

I 54

ANTK Y U N A N IN KLTR TARH

m tlam ak g, fakat R om allarnkinin daha ciddi olduu syle


nebilir. Sofuluu ritalizm le bir tutarsak diyebiliriz ki, Rom a
llar dnyann en sofu insanlaryd. Cicero religioyu religareye dayandrr, fakat bununla tanrya, Schleierm acherin ok
daha ikin bir biim de yorum lad m utlak ballk anlamnda
ball deil, kutsal detleri ve bu detlerin harfiyen yerine ge
tirilmesini kasteder. R eligioyu, tanr korkusu olarak da tanm la
yabiliriz, elbette bizim iin fazla yzeysel bir anlamda.
Religiosus sfat belki tekinsiz diye evrilebilir: Loca religiosa,
dies religiosi, tabu olan yerler ve gnlerdir, rnein, yldrm
dm yerler ya da bir felaketin yaand gnler. Bu tr yerlere
adm atlmaz ya da ancak trenle adm atlrd ve bylesi gnler
de hibir ey yaplm az ya da en iyisi hi sokaa klmazd.
Romalnn, Vedalarda, Genesis, E dda ve dier efsanelerde,
keza Y unanllarda olduu gibi kendine zg biimlerde gelimi
zengin bir kozm ogonisi yoktur. O na gre gk ve yer, gnein
amas, yam urun yam as, yeerm ek ve meyve verm ek iindir,
o kadar; nasl m eydana geldikleri sorulmaz. Balangta sylen
ve put diye bir ey de yoktur, dolaysyla tapnak da. Tem plum ,
arkaik dilde basite kutsal yer demektir. Sunak niyetine ayrl
bir tepe kullanlr, M ars mzrakla, V estay ocak ateiyle,
Iuppiteri de akl tayla simgelerlerdi, luppiterin ilk kil heyke
lini C apitolium a koyanlar TarquiniusIard. Tanrlar num inadr,
yani iradenin tayclar; onlar soyut enerjilerdir, gerek kiiler
deil. Fakat tam da insan tesi bir kla brnm olmalar ne
deniyledir ki, Yunan d gcnn en harika eserlerinde bile g
rlmeyen bir azam et havas ve rpertisi vardr onlarda. Bu ne
denle, tapm an kii kendi dini m izac uyarnca, bu tanrlarda ya en
ulvi ve en gizemli eyleri ya da en bo ve en sradan eyleri g
rebilirdi. Oysa, dnya duygusunun derinliine ancak tanrlarn
inkryla ulaabilen Y unanllar iin bu kap kapalyd. N um enin
tinereden geldii sylenir, yani ban onaylayan hareketinden.
Tanrlar Rom allara ancak uzaktan ba sallarlard.
Rom allarn batanrlar Iuppiter, M ars ve uirinus idi, son
ikisi aslen zde olsa gerek. M ars hem sava tanrsyd hem de
tarm tanrs. Y ln baharda balayan ilk ay adn ondan alr;
M ensis M artius. Iuppiter F ulgurator, Tonans, Pluvius ve
Serenatordur: im ekler aktrp gkleri gm brdetir, yam ur
yadrp gne atrr. A rb o r Jovis Slavlarn, K eltlerin, Cermen

ONYA BAHARI

155

ve H ellen gibi dier pek ok H int-A vrupa halklarnn da kutsal


sayd bir m ee aacdr. En eski Y unan tapm a olan
D odonada Z eu sun m ee aac dikiliydi; yapraklarnn hrts
ve dallarnda yuvalanm kutsal gvercinlerin uuu gelecee
dair haberler verirdi. Bunun dndaysa, akla gelebilecek her
trl etkinlik ve olayn kendi tum ina*s vard: rnein, tarlann
ilk srl iin V ervactor, kincisi iin Redarator, ncs
iin m porcitor; tahln getirilii iin Convector, ambarlan
iin C onditor ve kullanm a sunulm as iin de Prom itor;
O ssipago, ocuklarn kem iklerini sertletiren tanrdr; Statilinus, ocuklara ayakta durm ay, Fabulinus da konum ay re
tir. V eba, alk, hum m a, tarla yangn gibi belalarn da zel tan
rlar vardr. En nem li ahlaki ve siyas kavram lar da ayn bi
im de kiiletirilm ilerdir: Spes ve Fides, Pietas ve A equitas,
C oncordia ve C lem entia, Salus ve V ictoria. K yller iin snr
talarnn tanrs olan T erm inusun nem i byktr, bu tanrnn
onuruna her yl bir enlik, T erm inalia dzenlenirdi. Ekin tanrs
S aturnusun onuruna bizdeki N oel kutlam alarna benzer
Saturnalia enlikleri yaplrd. A ralk aynn ikinci yarsna
rastlayan bu enlikler zam annda insanlar btn ilere ara verir,
birbirlerine arm aanlar datp bona Saturnalial a r dilerlerdi,
m um lar yaklr, len yem ekleri yenirdi. Dahas, efendilerin
klelerine hizm et etm eleri gibi gzel bir de tre vard.
Evin idaresi, kapy ve oca sim geleyen Ianus ve V estaya Roma
ve genel olarak ylann sim geledii Penates, M anes, Lares ve Klt
G eniusa aitti. Y alnzca bireylerin deil, btn yrelerin, ku
rulularn ve tm R om a halknn bir G en iu su, koruyucu bir ruhu
vard. G enius loci kavram , Y unanllardaki karlndan daha
doal ve canldr, bu kavram Y unanllarda az ok mecazi bir
anlam tard. Ev sunular ounlukla bitkiseldi: St, fasulye,
pasta, hatta elenk ve tts; devlet kurbanlar hayvansald: Do
muz, koyun, sr, ki bunlarn de suovetaurilia szcnde
toplanm tr (sus, ovis ve taurus). K urbanlar ta veya bronz
baklarla keserlerdi; kaplar hl eski alara zg bir sadelik
teydi; ate, tahta ubuklar birbirine srtm ek suretiyle yaklrd.
lahi yasann koruyucusu, tanrlarla m nasebetin en dorusunu
bilen rahipler (potifices) heyetiydi. K urbanlar, bugn ve ge
lecei pratik egem enlik altna alm aya yarayan zanaat tekniin
den baka bir ey olm ad gibi, adak (votum ) teslim atta deme

156

ANTK YUNAN'IN KLT R TARH

yaplan bir alveri, vadesiz bir akittir; kuatm a altndaki


kentten dm an tanrnn kovulm as, evocatio, bize komik gelen
hukuki bir sretir.
A lam etlerle ilgili retinin kkeni E truriadr. B ir alamet,
alnacak karar onaylayabilir ya da uyarda bulunabilir, alnm
bir karardan sonra k yolunu gsterebilir, herhangi bir yne
iaret etm eksizin yainzca ihtarda da bulunabilirdi. Kehanette
bulunm ak iin im eklerin biim i, uzunluu, yn, konum u ve
zam an; kartal, akbaba, karga ve baykularn ve bazen de btn
kularn uuu, bunlarn yan sra olaanst doa olaylar da
gzlem lenirdi: G ne ve A y tutulm alar, gkkua, kuyruklu
yldzlar, sakat doum lar, aniden ortaya kan ar srleri ve
benzeri eyler. B tn bunlar adam akll yorum lam ay yalnzca
Etrskler biliyordu, bu yzden im paratorluk dnem ine kadar,
augur'Yar -k u la rn uuuna gre kehanette bulunan rab ip lerolarak onlar tercih edilm itir. R om allarn, eitim de ba ek
tikleri ve gnm ze dek aktarlan bir hukuk pratiine ve devlet
rgtne sahip olduklar altn alarnda bile bu tr eylere inandklar kesindir. V o ltairein papazlara ynelik inelemeleri
papazlara bak nasl deitirm ediyse, C ato nun kesilen kurba
nn barsaklarna bakarak kehanette bulunan khinleri (haruspices) km seyen szleri de bir ey deitirm edi.
C astitas buyruunun ahlaki hibir yan yoktu; tam am en ra
hibin, kurban adayann ve kurbann ritel tem izliine, ykama,
sulam a ve ttslem eye dayanrd. D uada en ufak bir hata, bir
tek kelim enin bile unutulm as, elin yanl bir hareketi, fltn
teklem esi, atlarn tepm esi veya dizginlerin yere drlm esi
kurban geersiz klard, zaten bunlar en az otuz kez tekrarla
nrd. A yinlerin ba belas sivri fare idi. B u farenin srnak sesi
eli kulanda hayrl alam etlerin zerine glge drrd. Kili
se babas Tertullianus, ok saydaki kat team lnden tr
N um a yasasn O n E m ire benzetir. V arro ise m arur bir edayla, R om allarn tanrlarn balangta sine sim ulacro y
celttiklerini, ibadetlerinin daha ar olduunu syler: O nlara
putlar ithal edenler halkn yreinden tanr korkusunu skp
atp yerine sapk bir reti verm itir. V arro nun bu yorum u
(kendisi sadan 27 yl nce lm tr), o byk a dnm
nn ruhunu nceden m utulam tr diyebiliriz. lk Rom alllarn
bir putu bile yoktu.

ONYA BAHARI

T5 7

Varro Y ahudileri kastetm iti, fakat pekl Persleri de kaste- Mecusidebilirdi, nk onlarda da put yoktu. G eri P ersler asla kat bir k
tavr sergilem em i, hi olm azsa A huram azd anm bir tek im ge
sine izin verm ilerdi: Gnei tem sil eden kanatl bir dairenin
iinde sakall ve uzun lleli, sa elini retici bir biim de kal
drm , tac ve krallk libasyla tanrnn resm i. te yandan, on
lar da tapm ak ina etm eyerek Y alva M u sa nn retisinden
daha tutarl bir yol izlem ilerdir. B ence bunun nedeni, der
H erodotos, H ellenler gibi tanrlarnn insanlara benzediine
inanm am alardr. D alarn doruklarnda gnee ve A ya, top
raa ve atee, suya ve rzgra yakarm akla yetiniyorlard. s
kenderiyeli Clem ens, O nlar tanrnn ruhunu ne Y unanllar gibi
odun ve tata ne de M srllar gibi balkl ve fravunfaresinde
grm tr, filozoflar gibi onlar da tanrlarn tezahrn yalnz
ca ate ve suda bulm utur, der.
ranlIlarn dini, H intlilerin V ed asna tekabl eden ve
A vesta denen (aa yukar, bilm e anlam tar) kutsal m e
tinlerde toplanm t. A vesta, rann eski dini dilinde, yani eski
B aktria dilinde kalem e alnm tr. B u dilin eski Farsa karsn
daki durum u, aa yukar eski yksek A lm anca karsnda
G otann durum una benzer; daha K yros zam annda, ortaa
Latincesi ya da sa M esih zam anndaki branice misali l bir
dil haline gelm itir. A v estadan gnm ze kalanlar, liturjik
paralardr. 1760 civarnda A nquetil D uperron, B om bay civa
rnda yaayan atee tapanlarn elinde zengin bir m etin kolek
siyonu olduunu kefeder, bunlar 1771 ylnda Franszcaya
evrilm itir. Perslerin kendilerine ait bir dinlerinin olduu ger
ei bsbtn unutulduu iin m alum eviri insanlar ylesine
artm t ki, eviriden phe duyulm utu. M ecusilik ya A hura
M azdann adna gre M azdaclk diye tabir ediliyor ya da ku
rucusuna gre Z erdtlk diye adlandrlyor. Y unanllarn de
yiiyle Zoroastres (A vestadaki zgn hali Zaratutra), rivayete
gre 660 ylnda dom utur. D oum u alam et ve m ucize
ykl olduu iin kara bycler onu ldrm eye alr. Yirmi
yanda inzivaya ekilir, otuzuna geldiinde ise vahiy iner ve
insanlar irad etm eye balar, fakat nceleri baarl olamaz.
D m an rahipler tarafndan hapse bile atlr, ancak kraln sev
gili atn iyiletirdii iin kraln ltfuna m azhar olur. H km dar
ile karsn b u yeni dinin saflarna ekm eyi baarr, artk n

T58

ANTK YUNANTN KLTR TARH

iyice alm tr. N e var ki, dm anlar ve m cadeleler bandan


eksik olm az. Z erdt m uhtem elen bu cihadlardan birinde d
er. ldnde, altm yedi yandaym .
Zerdtln en tem el zellii sarslm az dalizm idir. H aki
kat ile yalan, iyi ile kt, sonsuz k ile snrsz karanlk gibi
birbirine dm an glerle O rom asdes (O rm azd, Ormuzd,
A huram azdann Y unanca biim i) ile A hrim an birbirlerinin tam
zdddr. Y ine de burada bir tektanrclk sz konusudur, nk
kavgann sonunda iyi ktye galip gelecektir, A hura M azda
(bilgeliin kendisi olan efendi), dnyann yaratcs, sahibi ve
hkim idir; iyilii reten ve koruyandr; taht gkyz, cismi
ise Pers im gelem inde ruhla ayn anlam a gelen sa f atetir (M e
cusilik, spenta m ainyu, yani kutsal ruh kavram n bilir). O nun
altnda gksel hkim lerden kurulu bir hiyerari vardr: En stte
alt hayrsever aziz, bir t r bam elek yer alr; isimleri, gzel
dnce, en iyi hakkaniyet, zlenen diyar, cm ert zve
ri, kurtulu ve lm szlktr. O rm uzdla birlikte kutsal
yedileri olutururlar; bunlar, saysz basam aklar halinde
Fravaiier ya da koruyucu m elekler izler.
O rm uzd her yerdedir ve her eyi bilendir, fakat gc mutlak
deildir, nk karsnda, yeni Farsa adyla A hrim an vardr
(A vestadaki ad, angra m ainyu, kt ruhtur). zellikleri, m u
halefet, sknt, darlk, alay ve bilum um ktlklerdir. Ormuzd
yaam yarattnda, A hrim an da lm yaratm tr. eleri,
uyku, gece, atei bulandran dum an, k, l, hastalk, kirlilik ve
ktln iyilie stn tutulm as anlam na gelen yalandr.
A hrim an Z erd t de ayartm aya alr, tpk eytann M esihi
ayartm aya alt gibi, fakat baarsz olur. H izm etkrlar, alt
badaim on ve D aevas birliidir, bunlar eski halk inannn do
a tanrlarndan baka bir ey deildir, am a H ristiyanlkta da
olduu gibi, bu yeni din tarafndan eytanca diye ilan edilm i
lerdir. H er ktlk, her fenalk, bir daim onun eseridir.
ZerdtN ietzsche, neden tam da Z erdt figrn setiini yle aln klar: Zerdt, eyay devindiren arklar iyinin ve ktnn
savanda bulm utur. Zerdt, bu uursuz yanlgy, ahlak y a
ratm tr, dolaysyla onu bilen ilk kii de odur. Bu konuda her
hangi bir dnrden daha eski ve baarl olm asnn yan sra,
Z erdt baka dnrlerin hi olm ad kadar gerektir. G er
ekleri sylem ek ve oklarn isabet ettirm ek: te Pers erdemi,

ONYA BAHARI

159

Ahlakn, gerek ak nedeniyle zorlanm as, ahlaknn kendisini


kendi kartna - bana- zorlam as: te Z erdt adnn bendeki
karl budur, Bilindii gibi, N ietzsche eski dalizm in yerine
yenisini getirm itir: yinin ve k t nn dalizm in - tam
anlam yla aristokrat olan Z erdt diniyle enikonu badaan bir
dalizm dir bu. H er b ir dini deha, ki N ietzsche de bunlardan
biridir, zorunlu olarak dalist ve ahlakdr. st insann balca
erdem leri, ruhun cesurluu, kalbin safl ve cm ertlii, aydn
lk hizm eti, ebediyet sorum luluu bilinciyle hareket eden eylem
gcdr ve btn bunlar yceltilm i birer A vesta erdem idir.
Z erdtlk dinini tm kurum laryla ele aldm zda, m ahe
re, cennet ve cehennem e inandn grrz; dahas, iyi ve kt
am ellerin eitlii durum unda A ra f diye bir yerin olm as gerek
tii dncesine ok nceden varm tr. O rm uzdun yaratt
insan, doas gerei iyinin evrenine aittir ve hayatnn her evre
sinde kendi bana karar verm e hakkna sahiptir. Y alnzca insa
nn deil, dnyann da kaderi bu seim e baldr, nk her iyi
amel O rm uzdun gcn artrr, kt amel ise A hrim anm h
kim iyet alann geniletir, dolaysyla n nihai zaferi gecik
mi olur. M elekler bu konuda olup biten her eyin defterini tu
tarlar. Z erdt ahlaknn tem elinde u kutsal l yatar: yi d
nceler, iyi szler, iyi eserler. ounlukla arlk talep edilir:
Ruhsal ve bedensel arlk, itenlik ve efkat, tarm n ve srla
rn him ayesi (inek, A hu ram azd ann en sevdii yaratktr). Ate
en ar ve her eyi artan, ayn zam anda da en fazla k veren
olduu iin ululanr. Rahip, sunaklarda yanan atein kutsal alevlerine, onu kirletm em ek iin ancak eldiven takarak ve azn
rterek yaklaabilir, atei kartrm ak ve krklem ek iin takdis
edilm i dem ir ve devekuu yelpazesi kullanlr. C esetler kirli
olduklar iin ne atee atlr ne de topraa verilir, ite buradan
u esiz tre dom utur: lleri kurda kua yem olarak sun
mak. A rlk yasas nedeniyle baka defin biim leri de m evcuttu
elbette: ller balm um uyla svanp oturm a pozisyonunda g
m lr ya da lnn toprakla tem as etm esini engelleyen tabutla
ra koyulurdu.
K pek ve horoz da kutsal hayvanlardand. H oroz, zellikle
de sabahn ve n habercisi olduu iin kutsald. H oroza Y u
nanistanda uzun zam an Pers kuu denm itir. K pein nne,
sanki eref konuuym u gibi, en iyi yem ekler konurdu. Drt

16 0

ANTK Y U N A N IN KLTR TARH

gzl bir kpek (alnnda iki leke olan) baklaryla eytan bile
kovabilirdi. A t ve deveyi ne kadar takdir ettikleri, utra (deve)
ile aspa (at) taklaryla oluturulan eril isim lerden bellidir, r
nein I. D areiosun babasnn ad V itaspadr (Yunancas
H ystaspes). ki rk atlar vard: G neybat kkenli, ok sratli
A rap atlar ve kuzeydou kkenli ar, uzun m rl atlar.
Persler A rap atlarn zellikle de postaclkta kullanr, dierleri
ni ise orakl arabalara koarlard. A rlar ve tekerleri byk
oraklarla donatlan bu arabalara, batan aa zrh kuanm
drt at koulurdu, ilk zam anlar dm ann korkulu ryasyd bu
arabalar. B una karlk, A h rim an n yaratklar ev ve tarla fare
si, ylan ve kurbaa, yrtc hayvan ve bceklerdi. Bunlar yok
etm ek dini bir vecibeydi.
M ecusilerin en byk devi yalan sylem em ekti, bu yzden
borlanm ak da yasakt, nk bor insan yalan sylem ek zo
runda brakabilirdi. Eski M ecusilerin tek gerek halefleri olan
B om baydaki Parsilerde i anlam asnda el skm ak halen daha
yazl szlem e kadar geerlidir, cm ertlikleri ise dillere des
tandr. Perslerin, H ellenler zerinde en az gereklik aklar ka
dar artc bir etki yaratan bir baka zellikleri de, dm anla
rna kar kahram anca, m alup ettiklerine kar da yum uak
davranm alaryd. Tapm ak yakm ay Y unanllardan rendikleri
ni sylerlerdi. D m anlarna bir ibret dersi verm eye ya da onla
rn cesaretini krm aya nadiren kalkrlard. A vestada olanc
lk da yasaktr, am a belli bir cezas yoktur; arap im ek ilkin
slam iyetle yasak edilm itir, oysa Perslerin balca zevkleri av
lanm a, zar atm a ve yarm a, bir de arap im ekti. H erodotosun
naklettiine gre, sarhoken birbirlerine danr, ayldklarnda
ise aldklar kararlar yeniden gzden geirirlerm i - hi fena
bir yntem deil. zetle diyebiliriz ki, Zerdtlk eskiada,
H induizm dndaki inanlarn tersine evrensel ve babacan bir
dindir ve H induizm in aksine b ir eylem dinidir. H intlilerle ranllar, aslen ortak bir halk, dar anlam da Ari bir topluluktur; sanki
doa iki ayr dnya gr ve yaam biim inin ayn kkten
nasl doabileceini gsterm ek istem itir. Persler, M edler ve
Partlar ran soyunun yalnzca birer dalyd, tpk gnm zde
Franklar, Suebyallar ve B avyerallar gibi.
ran
ran tipik bir dalk blgedir. En alak vadiler bile deniz se
viyesinden 1500 m etre yksektedir; dalar ounlukla 5000

ONYA BAHARI

161

m etreyi zorlar, hatta bazen geer de. O rta blgesi, adm as im


knsz byk bir tuz lyle kapldr. O rm an da hem en hemen
yok gibidir. lkeyi ssleyen yegne aalar, tek tk kavak,
nar, servi ve bodur hurm a aalardr. Verim li vahalarna zen
gin bir bitki rts hkim dir: H aha, yasem in, m eneke,
nergiz, bodur m eyve aalar ve en nem lisi, anavatan ran
olan gl aalar; nitekim Y unanca rhodon [gl] szc ran
kkenlidir. G nm z TahranlIlar bile gle kar zel bir tutku
besler, bahe ve saraylar, ham am ve yem ek odalarn gllerle
sslerler. rann M ezopotam ya direyine benzer bir direyi var
dr; bozkr kaplum baas, son derece zehirli bir tahtakurusu
tr ve tim sahtan sonraki en byk keler olan kocam an, renkli
bir kertenkele, yani lvaran rana zg hayvanlardandr.
ndus nehrinden E ge D en izine kadar uzanan Akhaim enid Akhai
diyarnn toplam nfusu takriben elli m ilyondu am a Persler bu menid
nfusun en fazla yzde birini tekil ediyordu. P ersisin bakenti ler
Persepolis im paratorluun d kenarnda kurulm utu, bu yzden
M ediann bakenti E kbatana ile Elam m etropol Susanm nemi iyice artm t: Susa Pers krallarnn klk, dieri ise yaz
lk ikam etghyd. M edia P ersisle birlikte eskiden beri im pa
ratorluun en nemli eyaleti saylyordu, yle ki batl yazarlar
Persler yerine M edler derlerdi ve Y unanllar da Pers savalarn
r a Mr|SiKc diye adlandrrlard. Fakat Babil, n A sya ticaretinip m erkezinde yer ald iin eski nem inden hibir ey yitirmem iti; nfusu ve m im ari yaplar hl zengin, m hendis ve
yazarlar, astronom ve bycleri hl nem liydi.
Kral, kullarnn zerinde ihtiam la ykselir, am a asla ilahlam am tr. O nun huzuruna kan, kendisini yerlere atar, onunla konuan, ellerini giysisinin kollarnda gizler, tahtnn ar
kasndaki yelpazeci azlk takar. Sarayn iinde dolaaca
zam an kraln nne hallar serilir, hi kim se bu hallara basa
m azd, sokaa kaca zam an sokak halka kapatlrd; yksek
rtbeli sofra arkadalar bile ancak kral dairesinin nndeki
sofada yem ek yiyebilirlerdi. Z erdte erdem lerle halka nder
lik etm esi beklenirdi. Y alnzca bakadm lardan olm a oullar
m eru saylyordu. A khaim enidlerin ou ya z kzkardeleriyle ya da vey kzkardeleriyle evlenirlerdi, hatta kinci
A rtakserkses, kz A tossa ile evliydi: K zkardele ya da anneyle
evlenm ek M azda dininde serbestti. m paratorluk yirmi

162

ANTK YUNAN'IN KLTR TARH

satrapla blnm t ve her birinin banda bir vali (katrapa}


vard. K raln gzleri ve kulaklar ortal ylda bir tefti ederlerdi. Persler fethettikleri lkelerde hem insanca hem de akll bir ynetim rnei sergilem itir. B oyunduruk altna alman
kavim lerin m ensuplar sarayda olduu kadar, ne tre ve kltr
lerine ne de toplumsa! ve siyasi yaplarna iliilen m em leketle
rinde de en yksek m evkilere gelebiliyor, gebeler ve yar
barbarlar eyhleriyle, Fenikeliler y a rg la ry la , M srllar eyalet prensleriyle, K ilikyallar syen n esisleriyle, Y ahudiler te
okrasileriyle, Y unanllar da p o lisleriyle ba baa braklyordu.
Yine insancl bir ereveye oturttuklar yasalarnda, cezann
gem iteki yararllklar gz nnde bulundurularak hafifletilebiecei ya da tam am en kaldrlabilecei biim inde artc bir
iike bulunur, oysa A vrupa, g bela iyi hal kavram na eriebil
mi, koca bir insan hayatn yarglarken de dengeleyici adaleti
kavrayam am tr. D engeleyici adalet, iyi am ellere bu kadar zel
ve nem li bir deer ykleyen bir M ecusi iin son derece doal
bir eydir.
Persler sikke basm a konusunda rnek olm alarna ramen,
deiik kltrlere ev sahiplii yapan im paratorluklarnda sa
lam bir para ekonom isi yrtebilecek durum da deildiler. Eya
letlerden alm an haralar daha ok mal biim indeydi: At, katr,
giysi, hah, un, tuzlu et, ev eyas ve benzeri eyler. Para olarak
alnan vergiler bakentlerin hzinelerinde eritilip ihtiya halin
de yeniden baslm ak zere kle, ubuk ve kap olarak korunu
yordu. D evlet ilerindeki nem li kalem lerden biri de saray m e
m uru olarak yetitirilen ve atlk, okuluk, adalet ve din konu
larnda eitim gren gen soylularn geim lerini tem in etmekti
(fakat sarayn kaplar yetenekli her gence akt). B unun yan
sra dzenli bir ordunun geindirilm esi gerekiyordu: Says s
rekli artrlan on bin kiilik bir lm szler ordusu ile, karar
ghlar sarayn iinde bulunan ve bir binbann kom utasnda
olan kral korum alar B inler . K orum alarn arm as m zraklarn
sapm a ilenen altn elm a idi. Pers ordusunun en sekin snf
oku snfyd: O klarnn dize getirem eyecei dm an yok gi
biydi. O ku snf yine son derece yetenekli atl snfyla birlikte
ordunun en yksek m anevra kabiliyetine sahip kanadn olutu
ruyordu, nk mifer, zrh ve dizlik yerine pantolon ve hafif
giysiler giyer, ksa balklar (tiara) takarlard, uzun tiara ya da

ONYA BAHARI

163

kidaris yalnzca kraln ban ssleyebilirdi. Filonun tayfasnn


hem en hem en tam am yabanclardan oluuyordu; Yunanllar,
Kilikyallar, zellikle de Fenikeliler. Deveci birliiyle filler de
Pers ordusuna zg unsurlardandr. O rakl arabalar, daha Ksenophon zam annda korkun olm aktan kmt, nk insanlar bu
arabalardan kanm ay ya da atlar rktm eyi renmilerdi.
Persler yol yapm nda da ustayd: K ral yolu adndaki yollardan biri E phesostan Sardeise kadar uzanyor, Lidya, Frigya,
K apadokya ve Erm eni eli zerinden S usaya varyordu. Fakat
Persler ncelikle postann m ucididir. A n a yollarn zerinde drt
be p a ra sa n g 'lk (bir parasang yaklak alt kilom etreydi) m e
safelerle kraliyet konak yerleri bulunurdu: G ece gndz dem e
den, hem atlar hem de kuryeler deitirilirdi buralarda ve ulak
lar neredeyse turnalardan bile daha hzl yol alrd. ncelikle
ynetim in haberlem e trafiine ve m em urlarn atanm asna ya
rayan bu dzeni daha sonra hem Ptolem aiosY ar hem de R om a
llar devralm tr; zel postaclk ise ilkin yeniada gelimitir.
D aha sonra Dareios, Firavun N ek ao nun balatt Svey Kanaln tam am latm tr; drt gn uzunluunda, iki gemi geni
liinde olan bu kanal, H erodotos zam annda bile kullanlyor
du, am a sonra alvyonlarla kaplanm ve ancak kinci Ptolemaios tarafndan yeniden alm tr.
B abilirt aksine Pers diyar, dalardan salad mermerimsi
enfes kire ta sayesinde daim a yerli bir yap m alzem esine
sahipti. Ik dininin zgr ruhu kendisini stunlu devasa yap
larda, d cephenin duvar yerine perdelerle rtid saraylarda
da belli eder. Hallar, ss hevenkleri, renkli naklar ve zengin
duvar rtleri odalara enlikli bir hava katard. Bu yaplarda
Y unanllarn m im ari derinliinden eser yoktu elbette: Ar ince
ve yksek stunlarnn orants tam am en keyfidir; stun ba
lklarn oluturan diz krm atlar, aslanlar ve boalar abartl
sslerden baka bir ey deildir. ran heykelcilii gerek ahenk
ve biim gerekse ifade zenginlii bakm ndan Babil heykelcili
inin yalnzca kuru bir tekrardr, yine de bu heykellerde
A huram azdann cana can katan ateten nefesi hissedilir. Sa
raylarn etraf av hayvanlan ve havuzlarla dolu geni bahelerle
evrilidir, bu bahelere eski Farsa adyla paradeza (ya da buna
benzer bir ey) denir. Sekin blge anlam na gelen bu szck
Y unancada paradeisos olm u ve bu haliyle daha sonra en eski

Pers
Postac-

Pers
Sanat

164

Miletosun
Dtt

Miltiades

ANTK YUNAN'IN KLTR TARH

T evrat m etni olan Septuagintada yer alm tr. B ir m anzara iin


(bat dillerinde) cennet gibi derken Farsa bir ifade kulland
n ve ilk insanlarn m eskeninin adn ok sanatkrane ve ya
pay bir parktan aldn bilenlerin says ok az olsa gerek.
Pers em peryalizm i elbette batya yneliyordu. Lidya topraklarnn tam am A khaim enidlerin eline getikten ve hatta Msr da fethedildikten sonra B alkan yarm adasna saldrmalar
yalnzca an m eselesiydi. onya Y unanllarnn zerindeki bask
K roisos zam anndakinden daha fazla deildi: Persler, kendileri
ne m innettar kalp boyun eeceklerini um duklar tiranlar baa
getirm ekle kalm ayp kentleri de tam am en zgr brakm lard,
hatta H ellenler iin en nem li hak olan kendi aralarnda sava
m a hakkn bile teslim etm ilerdi. A m a bu tiranlar, dnya hari
tasna bakp Perslere bakaldrnn boa kacan ileri sren
M iletoslu bilge Flekataiosun dne kulak asmam, 499 y
lnda patlak veren isyan krklem ilerdir. A tina da destek ge
m ileri yollam , fakat Sparta ihtiyatl davranp hadiseden uzak
durm utu. Satrapiarn ikam etgh olan S ardeise yaplan baskn
baarl olm utu, kent alevler iindeydi. Persler Y unan ordusu
nu Ephesos civarnda darm adan ettiler. syanclarn filosuna
M iletos krfezindeki Lade adasnda son darbeyi de indirdikten
sonra, kenti hem karadan hem de denizden kuatm a altna alp
494 ylnda ele geirdiler. syann kt yer olduu iin kent
tam am en yakld, halk srld, tpk bir asr nce K udsn
bana gelenler gibi. M iletos eskiada ikinci bir altn a daha
yaam tr, fakat bugn sivrisinek kaynayan yoksul bir kydr;
dnyann hzinelerinin takas edildii liman bir zam anlarn
m uhteem Lade adasnn karsnda b ir m ezarlk tepesi gibi
ykselen tenha bir otlaa dnm tr.
D ier kentler resm en Sardeis satrabnn egem enlii altna
girm i, tiranlk yrm edii iin dem okratik bir ynetim geti
rilmiti. Y ce kraln olaylara karan A tin ay cezasz brakm a
yaca kesindi. A m a kraln ilk balardaki niyeti A tinay
A khaim enid m paratorluun a katp H ip p ias yeniden tahta
getirm ekten ibaretti. B u kanlm az sonu kabullenm eyi tle
yenler ktysa da, ounluk savunm a savanda karar klmt.
G elgelelim , ounluk da ikiye blnm t: Ban M iltiadesin
ektii birinci grubun btn um udu A ttik ann hoplit'lenydi;
dier grup ise T hukydidesin deyiiyle, AtinalIlara, denize

ONYA BAHARI

165

gvenm eleri gerektiini sylem e cesaretini gsteren ilk kii


olan T hem istoklesin yeni filo program na bel balyordu. Y al
nzca strateji kuram na deil, i siyasete de ters dyordu bu:
H oplit snf m lk sahibi ortadirekten geliyordu, gem i tayfas
ise bir deniz lkesinde nem li rol oynam alar kanlm az olan
en alt snflardan. lk nce, M iltiadesin iki anlam da da m uha
fazakr olan bak as zafer kazand.
D areios Y unan kent ve adalarndan, boyunduruk altna alnm alarnn bir iareti olarak su ve toprak isteyince, bu istei
yerine getirildi, sadece A tina ve Sparta buna kar kt, hatta
ilikileri iyice bozm ak iin elileri kuyuya att. 492 banda filo
destekli im paratorluk ordusu T rak y aya doru yola koyuldu
am a gem iler A th o sta karaya oturdu, byk ounluu da batt.
Bylece sefer suya dt. 490 tarihindeki ikinci seferde farkl
bir yntem izlendi: G em iler, orduyu S am ostan A ttikaya en
kestirm e yoldan ulatrm ak iin yalnzca nakliyat am al kulla
nld. Esasen bir balarna kalan A tinalIlarn yardm na sadece
Plataiaillar kotu, Spartallar ise ge kald. M iltiades gl ki
ilii sayesinde, yurttalarn dm an kent iinde ya da nnde
beklem ek yerine, onlarn zerine yrm eye ikna edebildi. Silah
gc eit deildi; A tinalIlarn gc ounlukla sekiz adam dan,
yer yer bunun iki katndan oluan et duvar biim indeki
phalan ks birliinden ibaretti: D onanm larnn arl ve bir
buuk adam boyundaki m zraklar sayesinde dm an ezip ge
ebilirlerdi; tek z a y f taraflar, hareket kabiliyetlerinin dk, et
duvarnn yan taraflarnn z a y f olm asyd. En byk tehlike,
dm ann evik oku ve svari birlikleri tarafndan -P erslerin
kuvvetli taraf da b u y d u - kuatlm ak ve ypratlm akt. Fakat
merkezi olabildiince ince tutup hatt genileten ve sava safla
rn dm an oklarna h e d e f olm am ak ve svarilerin zerine y
rm ek iin hzla hareket ettiren M iltiadesin taktik dehas bu
tehlikelerle baa kt. P ersler kh bataklklara srld, kh sa
van devam ettii gem ilere kat. M arathonda cereyan eden
bu savan zaferle sonulanm asnn bir baka nedeni de, sava
m eydan olarak, iki taraf dalarla kapl bir vadinin knda
yer alan ve Pers svari birliinin hareket kabiliyetini kstlayan
bir alan seilm i olm asdr.
A tinahlar M iltiadese kar tam bir A tinal tavr sergiledi. Themis
M iltiades bir yl sonra P aro sa tam am en baarszla urayan tokles

166

ANTK Y U N A N IM KLTR TARH

bir saldr dzenlediinde A tm allar onu ih a n e fle sulayarak


m uazzam bir para cezasna arptrdlar (hatta idam karar bile
alnd); ne var ki, birka haftaya kalm ad, M iltiades savata
ald bir yara yznden ld. B ylece T hem istoklesin ve sa
va gem isi planlarnn n ald, fakat darkafal olduu kadar
drst de olan A risteides ona rakip kt. Geri A risteides m ah
kem eleri gereksiz klm ak gibi iyi b ir hrete sahipti -g y a onun
yargsna herkes boyun e e rd i- am a te yandan, A tinal eski
m uhafazakr kim lii nedeniyle, dnya siyasetinin byk so
runlar konusunda ufku son derece dard. N ihayet i halk oyla
m asna kadar vard: A tin a halk gelecekte karar klarak
A risteidesi A tinadan srd. Them istokles, Laureion gm m a
denlerinin soylular arasnda paylatrlm asna son vermi, nde
gelen zenginlerin gem ileri donatm asn ngren bir tr malvarl
vergisi itrierarkha) koym u, bylece birka yl iinde, hareket
kabiliyeti ve m rettebat says bakm ndan eski gemilerden ok
daha stn, m odem ve byk bir filo kurm utur.
KserkRivayete gre, Persler on yl sreyle sava hazrl yapmtr,
ses phesiz Yunanllarn abartm asdr bu; gerekte daha nemli
bulduklar baka dertleri vard: D areiosun lm nn ardndan
M sr ve Babilde ortaya kan ayaklanm alar ve taht kavgalar.
Yine de, Kserkses adyla bildiim iz yeni kral K hayara Y una
nistann kk bir seferle dize getirilem eyeceinin farkndayd.
H erodotosun verdii rakam lar, kukusuz ok abartldr.
H erodotosun szn ettii drt m ilyonluk ordu bin kilo
m etre uzunluunda bir kafile dem ek olurdu ki, kral yolundan bile
daha uzundur bu. B u sonsuz asker kafilesinin Y unanistana nasl
girdii hayal bile edilemez. Bunun yan sra, bir baka etmen
daha vardr. B u tr konularda en byk otorite diyebileceimiz
Clausewitz, B ir m uharebenin kaderini tayin eden en nemli
etm en saysal stnlktr, der ve saynn koullarla ba edecek
kadar byk olmas gerektiini vurgular. Stratejinin temel ilkesi
budur. Buradaki genel haliyle bu ilke Y unanllar ve Persler ya da
ngilizlerle M ahratlar iin olduu kadar, Franszlarla Alm anlar
iin de geerlidir. u halde, sayca o kadar byk bir gce sahip
olsalard, Perslerin m utlaka kazanm as gerekirdi, ne de olsa onlar
M ahrat deil, birbirinin dengi rakiplerdi.
K serkses, 492 ylna ait plan uygulam aya karar vererek
H ellespontosun zerine kprler kurdurur, tehlike dolu A thos

ONYA BAHARI

16 7

yarm adasn delip T rakyada lojistik destekler tesis eder. Bu


arada K artacallarla, batnn en nem li askeri gcn temsil
eden Syrakusaili G elo n a kar bir taarruz anlam as im zalam ,
ortak saldr tarihi olarak da 480 yln belirlem itir. D em ek ki,
A kdeniz erevesinde ele alndnda, bir tr dnya savayd
bu: H ellas ile ark arasnda byk bir atm ayd.
En kuzeydeki savunm a hatt olan Tem pe geidi, uzun vade- Leonide elde tutulam ayaca iin boaltlm t. B u sayede btn das
T esalya Perslerin sava ss haline geldi. Y unanllarn sava
plan, kar yakadaki E u b o ianm A rtem ision burnundaki ku
zeydou ucunda konulanm olan A tina filosu zafere ulanca
ya kadar, L eonidasm, aralarnda yz Spartahnm da bulun
duu yaklak yedi bin Peloponnesoslu askerle birlikte dm an
Therm opylai geidinde oyalam as zerine kurulm utu. Fakat
Persler ksa sre nce Sepias tepelerinin nnde kaza yapm alar
nedeniyle gem ilerinin byk b ir blm n kaybetm elerine
ram en, gn sren deniz savalarna dayanm ve ilk ikisi
baarszlkla sonulanan
cephe taarruzlarnn
sonunda
L eonidasm m evkiini ele geirm ilerdir. M kem m el bir dnya
tarihi kalem e alan K ont Y ork von W artenburg, Y unanllar
biraz da gnm z Franszlar gibiydi diyebiliriz, Franszlarda
da her m alubiyetin ardnda bir hain aram ak gerekir, der. Son
raki tarih aratrm aclar L eonidasm em rindeki yz Spartal
askeri te le f ettiini ileri srm lerdir, oysa Fleinrich Leo bu
konuda isabetli ve akllca bir la f eder: Eletirm enler, Leonidas
geri ekilm eliydi diyor; u kadar kesin ki, eletirm enler olsa
geri ekilirdi. A m a bir de m anevi zafer diye bir ey var; hem
sonra Spartal askerlerin lm , H ans D elbrckn de zetledi
i gibi, stratejik nem i byk bir olayd: Y alnzca kendini fe
da etme ya da bir art sava deil, ayn anda ikisi birden olan
bir lm d bu, A rtem isiondaki deniz sava da boa km bir
harekt deildi. Bu sava sayesinde T hem istokles ak deniz
savalarndan uzak durm as, d ar alanlar sem esi gerektiini
rendi. A rtem ision olm asayd, Salam is de olm azd.
D nya tarihinin belki de en dndrc sava iki ay sonra, Salamis
28 Eyll 480 tarihinde gerekleti, T herm opylai geidinin d
m esiyle btn O rta Y unanistan Perslerin eline gem iti, ancak
ne A tinallar ne de Spartallar teslim olm ay dnyordu; beri
kiler, sthm os hattnn gerisine ekildi, tekiler de oluu ocu

168

Dnya
Tari
hindeki
Olaylar

ANTK Y U NA N'IN KLTR TARH

uyla kenti terk etti. D m an A ttik ay le evirm i, Akrop o lisi yakp yok etm iti. T hem istoklesin tek umudu, Kserksesi Pers filosunun etkin olam ayaca Salam is boaznda bir
arpm ann iine ekm ekti. B u nedenle, K serksese bir mektup
yazarak m ttefiklerin m orallerinin bozulduunu ve aralarnda
anlam azlk ktn, eer im di saldrya geerse, sava bir
rpda kazanabileceini bildirdi. Y unan ilikilerini bilen birisi
iin bu haberin ihtim al d bir yan yoktu. Bylece yce kral
saldrm aya karar verdi. B irlikleri gzlerinin nnde savatklar
iin yiite arptlarsa da, savan seyri T hem istoklesin n
grd biim de geliti. K alabalk Pers gem ileri birbirlerini
ylesine engelliyorlard ki, dzenli bir biim de geri ekilm eyi
bile becerem iyorlard. arpm a sabahn erken saatlerinde ba
lam , akam a dek srm t; gnbatm ndan iki saat sonra
kan Ay, Perslerden arta kalan cesetleri, gem i harabelerini ve
kaanlar aydnlatt yalnzca. O gnlerde, hatta Y unan kay
naklarna gre ayn gn, G elon H im era nehrinde Kartacallar
m alup eder. B ir yl sonra Eyll 4 7 9 da P lataiaida Y unan-Pers
kara savann kaderi belli olur. A razi koullar, M aratho n dakine benziyordu: H o p lit birlikleri svari birliklerinin
saldrlarndan da yam alar sayesinde korunuyordu. Pers ge
nerali de tem kinliydi, bylece h er iki ordu da m evzilerini gn
lerce terk etm edi. N ihayet, svari ve oku birlikleriyle girdikle
ri h a fif arpm alardan iyiden iyiye zarar grm eye balayan
Y unanllarn akim a kurtulularn m utulayan bir fikir geldi:
Filolar A sy a ya sevketm ek. B u Persler iin son derece tehlikeli
bir durum du ve M ardoniosun saldrya gem ekten baka aresi
kalm ad, fakat ordusunun en nem li ktasyla birlikte dt.
Perelerin harem , ahr, saray m utfann yan sra, altn sikke
lerle dolu yerleik karargh ele geirildi. M zrak oka galip
gelm iti.
A sya seferi de baarl oldu. Persler, Sam osun karsndaki
M ykale tepelerinde, yine ayn gn iinde, hem denizde hem de
karada bozguna uratld. B tn onya ahlanm t. Savan
kaderi, resm en deilse bile, ilkede belli olm utu. Bu zaferi
T hem istokiesin dehasna borluydular. Them istokles iin ba
ndan beri, etkili bir savunm ann ancak denizde yaplabilece
ini biliyordu. Y unanllar karada uzun sre dayanam azd. A m a
galibiyeti denizde yakalam olm alar bir m ucizedir. Parlak bir

ONYA BAHARI

16 9

askeri yazar olan A. Koster, Pers filosunu Sepias burnunda


yakalayan frtna on iki saat sonra ksayd, dnya tarihinin gi
diat bam baka olurdu, der. T am am en hakl, nk o zam an
gl Pers filosu Y unan filosunu ezip geer, P eloponnesosu
abluka altna alr, btn H ellas bir satrapla dnrd. A m a
dnya tarihinin derin anlam ite burada kendini belli eder,
arklar gizlice dner, ibresi bilinm eyen nedenlerden tr an
szn yavalar, hzlanr ya da durur, hatta tersine iler. N eden
H unlar K atalonya dzlklerinde yenildi, neden T rkler Viyan a dan teye geem edi, neden A rm ada savam akszm malup
edildi ve neden M oollar galip geldikleri halde Silezyay terk
etti? B u gizem li dnm noktalar olm asayd A vrupa imdi Hun,
Trk, spanyol ve M ool olurdu. B izim tarihi neden sand
mz, aslnda sonutur: T arihin tesindeki nedenlerin sonular.
D nyann gerek gidiat olaylardan ibaret deildir.

II.
BLM

Atina nn Dnya Gn

Sanatn p eesin in ardndan gem i alar


g rm eye alyoruz. N eyse ki, san a t hakikati g iz
lem esini hep bilmitir.
O SC A R W ILD E

mdi, klasik dnem dediim iz ve m erm erden ve szlerden Maske


kurulu tam am en gerekd bir dnyaya, Perikles ve P latonun
am a uzanyoruz. D nya ruhunun en canl ehrelerinden biri,
koskoca insanln belleinde neden donuk, g is z bir l
m askndan baka bir iz brakm am tr? Belki bu soruya, yaa
yanlarn akbeti ne yazk ki budur, diye bir yant verilebilir.
Fakat tarih bu hznl bilgelii rtr. G nm ze epeyce
dram atik, canl, hatta belki aslndan ok daha renkli bir tablo
brakm saysz dnem vardr. Y oksa m alum yksek okullarn ve her m addeyi kuruna dntren gizem li sim yaclarnn
suu m u bu? N itekim Y unan kltrnn altn a, btn s
tatlarn gzbebeidir ve bu a m phem bir avantajn keyfini
asrlardr srm ektedir. Fakat nedeni bu da olam az, nk sol
gun Y unanllara tiyatrolarm zn renkli dnyasnda da rast
lyoruz. Sahnede de cisim siz b irer hayalet gibi dolayorlar ve
G oethenin phigeniasm ya da G rillparzerin Sapphosunu
gerek canllar yerine koym ak kim senin akim n ucundan bile
gem iyor.

174

ANTK Y UNAN'IN KLTR TARH

Gerek
B elki de yalnzca bizim H ellen im gem izi deil, onlarn kennsan dileri hakkndaki im geyi de yaam laryla kartryoruz: Eserle
rini kiilikleriyle, gereklii keskinin ve szn soyutlayclyla, m odeli stilize edilm i portreyle. nk genelgeer ruhbilimsel bir olgu vardr: Sanatn her trls, en natralisti, en
gerekisi bile stilize eder ve h er gerek eylem - e n ideali, ger
ee en uzak olan b ile - gerekletii anda natralisttir. D k
seviyeli bir sanatsal retim bile gereklii deitirir: Bir vesi
kalk fo to raf bile aslna bir genin dierine benzedii kadar
benzem ez, nk bir insan syrp gem itir. Ve dnya tari
hindeki en byk kahram anlk bile gerekten gerekletiinde,
stilize olm ayan ve gndelik olan saysz andan olum u sra
dan bir hadiseydi
G erek insan, gnn ve gndelik yaam n insandr; kk
arzularn ve byk skntlarn insandr; atlyede ve caddede,
odada ve tarlada varln hissettirm eden eylem de bulunan in
sandr; yolda bir arabadan kaan, ahbabn selam layan ve hava
durum unu gzleyen, az nce bir iei koklayan, bir bal te
m izleyen ya da bana su dken, szck daarc gnde sonsuz
kereler tekrarlanm ay bekleyen basm akalp szcklerle snrl
olan, dzenli kalp atlarnn ritm iyle ykselip alalan faaliyet
leri topu topu on onbe insan zerinde etkili olsa da yalnzca
kendisi iin deil, bu ufack yaam kprtlarndan oluan kendi
dnem inin kltr iin de nefes ve kan olan insandr.
V aroluu saysz ruhsal m olekln devinim inden oluan bu
biricik gerek insan betim lem eye sanatn gc yetmez. Zaten
sanat bylesine byk, varln da hakl klan bunu yapam yor
olm asdr. B u durum kendini en som ut haliyle tiyatroda belli
eder. Laube, oyuncunun geni bir spektrum a sahip olmas ge
rektiini, eer byle bir eye sahip deilse, bunun yerini hibir
yetenein dolduram ayacan syler. B u geni spektrum im
geye younlam aktr, ki bu zellik sanatta daim a vardr, ya
am da ise asla yoktur. G eri bir oyuncunun gerekm i gibi
oynadn syleyerek o oyuncuyu hakkyla vdn sanan
pek ok insan var, fakat btnyle acem ice bir yargdr bu. Eer oyuncu gerekten de yaam daki gibi olsayd, iyi veya kt
deil, yalnzca grnm ez olurdu. O yuncu, az nce szn etti
im iz o gndelik edim lerden birini oynam ak istediinde, bunu
canlandrm ak zorundadr. B ir bakm a, havay gzleyen, iei

ATNA'NIN DNYA G N

175

koklayan ya da balk tem izleyen insann m onogram m yarat


m aldr. A ncak doallk dncesini ruhu etkileyen bir biim de
ele aldnda doaldr. B asite kendisini oynam ak istediinde
bile, sesini deitirm eden, yani dnyadaki im gesine brnm e
den yapam az bunu. Fakat b u im geye kendisi bile yabanc oldu
u iin (kendi sesim ize ve yzm ze yabanc olm am z gibi)
insann kendisi henz hibir oyuncunun stesinden gelem e
dii yegne roldr.
B unun gibi, bir kltr dnem i de sanat araclyla kendi lk
suretini kartam az. B urada da oyuncuyla ayn kaderi paylar,
yani en fazla kendi tm leyenini, ruhsal tam am laycsn, lk
sn, gerek yaam da hararetle am a bouna arad platonik
teki yarsm bulur. Sanatsal yaraty gl klan ite bu z
lemdir. B unun en kaba rnei, ktisadi G eliim Y llar dedi
im iz A lm an-Fransz sava sonras dnem dir. Bu dnem in
sanat, B cklinin gln m asai dlem leri, R o dinin devasa
sayklam alar, W agnerin yitip gitm i devlere ve savalara
yakarlar, Ibsen in karanlk hayalet danslar, Z erdtn y
celik sanrlaryla dolup taar. A ntlarn hem ehreleri hem de
giysileri kaskat ve heybetli krm alarla doludur. Kla bir ato
dur artk, borsa binas tapm ak, banka bir dkalk saray. Altn
ve kadifeden bir ihtiam la srtan m eknlarn ii aynalardan ve
am danlardan geilm ez; salon bir arz odas, yem ek odas da
derebeyi atosudur. B tn bunlarn arkasndaki gereklik ise,
izbe bro ve m eyhanelere reklenm i, adam boyunda gln
bisikletlere, ev byklnde arabalara kurulm u, gaz lambas,
sigara dum an ve im endifer buharlarnn boucu havasn so
luyan, karalara brnm besili kk burjuvalarn hantal, te
lal kalabaldr.
Bizler, kendi anlarm zda y er alm ayan her tarihi dnemi
kendi sanatyla ele alrz, rnein R eform dnem inin insann
bir tr gravr eklinde grrz, nk o dnem in sanat eserleri
gravrlerdir. te bu yzden tarih bilim i, yalnzca stilize tablola
ra sahiptir. Fakat H ellenlere dair im gem izin neden bu kadar
soyut olduu sorusu hl yantlanam am tr, zira H ellen sanat
n a tuttuum uzda, okullarda vaaz edilenin aksine hi mi hi
idealist olm adn grrz. anl A th en am n en nl tasvirler
den birinde b ir em siye tuttuunu, P indarosun cokulu zafer
trklerini cret karlnda yazdn, kom edyada m stehcen-

17 6

ANTK YUNANTN KLTR TARH

lik iin can atldn, bitlerin arandn ve geirildiini (daha


da beter seslerin adn anm aya lzum yok), platonik Sokratesin
hem en hem en btn rnek ve benzetm elerini sokaktan devir
diini, baz A phrodite heykellerinin ksnl bir parlaklkta ol
duunu ve ten scaklnn neredeyse hissedildiini, Thukydidesin politik, E u ripidesin de psikolojik analizlerindeki
dobraln halen daha alam adn hatrlayalm . Ve btn
bunlar bizzat Y unanllarn klasik diye nitelendirdii baar
lard. kinci dereceden sanat eserlerine baktm zda, geleneksel
sis perdesi aralanr: H ero n d asn bugn sala bir barn ziyaret
ilerine bile sert gelebilecek m im iam bosdan, T heophrastosun
hayat dolu karakterleri, karikatr derecesinde gereki terrakottalar, Y unanllarn polem ik yeteneini ve m izacm en ince ay
rntsna kadar aa karan hitabet ve yazlarn bolluu, son
olarak da giysileri: D nyann en sade ve en doal giysisidir bu
ve dier unsurlar gibi, sanatsal bir duyarlln ifadesidir.
Kzldeu halde, biz neden bu kadar abartarak stilize ediyoruz? Arili K- kas burada, genellikle gz ard edilen bir olgu kar kar
ya m iza: Y unanllarn uzakl ve yabancl. B iz tem as sam im i
yetle, m alum at da bilgiyle kartryoruz. Y unanllarla asrlar
dr yakndan ilgileniyoruz, fakat bir kez bile yaknlaam adk
onlarla. Bu adan bakldnda, hep bir m uam m a olm aya m ah
km tarihi ahsiyetleri andrrlar, tpk W allenstein gibi: Henz
hayattayken efsaneleen W allenstein h er geen gn biraz daha
efsanelem i, kapsam l aratrm alarda bulunm asna ram en
onun hakknda hibir ey renem eyen Schiller W allenstein'
yeniden yaratm ak zorunda kalm t. Fakat anlam adm z, y a
drgadm z, olm adm z h er eyin bize stilize gelm esi, hatta
ne kadar az iim izdeyse o kadar stilize gelm esi, psikolojik bir
olgudur. B u yzden, sel, deprem , kasrga, deniz frtnas, hatta
kar tipisi ve orm ann hrts gibi d oa olaylar bize gre stilize
birer grngdr hep. H ayvanat bahesi, sera, kzlderili ky
de yine ayn sebepten tr yledir. G nm z bat kltrnn
kkenleri daha ok H ellenlere dayansa da, bize gre onlar tam
anlam yla egzotiktir, dahas m asal yaratklardr. Bir inli bir
ocuun kafasnda ne kadar gerekse, onlar da bizim iin o ka
dar gerektir. ocuklar inlilerin adm ska duyduklar, hatta
zam an zam an onlarn dn kurduklar halde, inlilerin ger
ekten de var olduklarna ciddi ciddi inanm azlar. Byleyici bir

ATNA'NIN DN YA G N

177

biim de ocuk ruhuna girm eyi baaran A nd ersenin B lbl


adl m asal, u szlerle balar: B ilm elisin ki, in im paratoru
bir inlidir, saraynda yaayanlar da inlidir. G erekten de bir
ocua in de bir im paratorun olduu, bu im paratorun ve saray
halknn inli olduu gerei bile ok tu h a f geliyor olmaldr,
nk in de hibir ey yoktur. te bizim iin eski Y unanllar
da yledir. Eski Y unada ak, anahtar, tiyatro bileti, not defte
ri, lazm lk ve tahtakurusu olm as, renci m eyhanelerinde an
latlan bir fkra gibi gelir bize. A radaki uurum alm ayacak
kadar derindir.
B una ram en, iki bin yldr onlar kavram aya alm akla
kalm ayp srarla onlara yknyor olm am z, insan varoluunu
ekilir klan o kklem i lgnlklardan biridir.
Perslerin urad byk yenilgi ile P eloponnesos sava Attika
arasndaki dnem Y unanllarn tipik altn a diye bilinir ve Deniz
rktc Pentekontaetia [elli yllk dnem ] ad verildii iin Birlii
snav ve m akale konusu olarak rencilerin korkulu ryasdr.
Thukydidesin trettii bu szck, aa yukar elli yl sren o
dnem i niteler ve dilim izde bu szc karlayan bir ifade
bulunm ad iin en fazla yarm asr diye evrilebilir. Eer
Persler galip gelseydi y a da tersi olsayd ve savalar Hellen
dnyasnn kesin bir zaferiyle sonulansayd, dier bir deyile,
Y unanllar arasnda 1866 ve 1870ten sonraki A lm an birliine
benzer bir birlik kurulabilseydi ne olurdu diye sorm adan ede
miyoruz. Birinci olaslkta, H ellen kltr tpk A nadoludaki
gibi B alkan yarm adasnda da yce Pers kralnn egem enlii
altnda sessiz sedasz gelim eye devam edecekti, nk
Perslerin en soylu zelliklerinden biri de, yabanc yaam bi
im lerine kar hogrl olm alaryd, ayrca H ellen hayran
olm alarna ram ak kalm t, nk Y unan sanat ve bilim inin
girdabna her halk kadar aresiz onlar da kaplm t. kinci du
rum da ise Perslerle H elienler arasnda nihai bir saflam a mey
dana gelirdi - ilk kez P hilipposu n planlayp skenderin hayata
geirdii g ib i- ve K artacay la bir lm kalm savam a gidilirdi
- ilk kez skenderin planlayp R om allarn hayata geirdii
gibi. H atta Y unanllar dnyaya hkim bile olurdu. Ksacas:
lkinde Y unanllar R om a idaresi altndayken, dierinde ise biz
zat R om allarn oynad tarihi rol oynam olurlard. Fakat
her iki durum da da Y unan kltr olarak yaam ve yaaya-

178

ANTK YUNANTN KLTR TARH

gelm i olan ey, yani tm oluum lara batan sona hkim o esiz
zgrlkler gn na kam azd, nk hem kulluk hem de
efendilik, ruhun geliip serpilm esini engellerdi. Kle de tiran
da ayn boucu havay solurdu ve ister bir dnya im paratorlu
unun m erkezi olsun, ister bir Pers satrapl, H ellas her iki
durum da da sararp solard.
Zaferin siyasi bir dier sonucu da A tin a nn hzla ykselii
dir. A tina, 478 ylnda A ttika D eniz B irli ini kurar, bu birlie
Delos D eniz B irlii de denirdi, nk federal m eclis Delos ada
snda toplanyor, federal hazine de orada tutuluyordu. Ege D e
n izinin en byk blm n, yze yakn kenti kapsayan bu
birlik Perslere kar askeri bir ittifak (sym m akhia) olarak d
nlm , her yesinin zerklik ve eit haklara sahip olmas n
grlm t. G em i ya da asker verm ek istem eyen m ttefikler bu
ykm llklerini para deyerek yerine getiriyorlard. Fakat ok
gem eden A tin ann Pers boyunduruundan kurtulm a idealini
yalnzca bahane ettii, asl am acnn btn onyallar zorba ve
karc bir egem enliin boyunduruu altna alm ak olduu anla
ld. Sz konusu para A tin a nn kafasna estii gibi harcad
bir haraca dnt. B unun ak kant, federal hzinenin kurul
duktan eyrek asr sonra A kropolise tanm olm asdr. B irka
hari m ttefik kentlerin tam am resm en tebaa olarak ta
nm lanyordu. ouna A ttika garnizonlar yerletirilip yne
tim lerine de A ttikal zel bir grevli atanm t ve bunlar kentle
rin iilerine karm adan edem iyorlard. Fakat en can skc
karar, m ttefikleri davalarn A tin a nn yem inli m ahkem elerin
de grm ekle m k ellef klan karard. D roysenin yerinde bir
cm leyle belirttii gibi, yalnzca dem okratik diye nitelenen
kabine yasam as deil, m ahkem e m asraflar ve rvet parala
ryla beslenen avam n tahta kartlm as dem ekti bu; federal
vergilerin byk bir blm ise sadece A tin ann sslenip
pslenm esine harcanyordu. A tm allarn ilk bataki m cadele
hedefini hl ne kadar nem sedikleri, Perelerden daha ok e
kindikleri asi kentlerin surlarn yerle bir etm elerinden bellidir.
K sacas, P laton sym m akhia hakknda bir t r tiranlkt de
m ekte tam am en hakldr. Fakat A tin ann lehine kk apta bir
tiranlkt. M odern rneklerle kyasladm zda A ttika m para
torluu kapsam nedeniyle im paratorluk denm eyi hak etmez,
hele hele rgtlenm esi bakm ndan hi hak etm ez, nk A tina

ATNA'NIN DNYA G N

179

her zam an bir polis idi ve hep yle kald. Zaten bir p o lisin de
ancak kendisiyle eit haklara sahip olm ayan, ezip yam alad
d blgeleri olabilir.
Atinallar, M arathon zaferini borlu olduklar kii rneinde Themis
olduu gibi, Salam is zaferini borlu olduklar kiiye de iyilikle tokles ve
karlk verm ekte gecikm ezler. Them istokles, byk A tina dev Kimon
leti siyasetinin kararl tem silcilerindendi, dolaysyla onun iin
Spartallarla hesaplam ak Perslerle savam aktan daha nemliydi.
Yaklak on yllk bir iktidarn ardndan Them istokles, Spartayla
dp kalkan Lakoniallarm, liderlik koltuuna gz diken aris
tokrasinin ve tiranlk koltuuna oturm ak isteyen, bu yzden de
Them istoklese bir tiran gzyle bakan hr dem okrasinin ayn
anda balatt ortak saldr sonucu alaa edildi. Themistokles
Pers sem patizanl anlam na gelen M edism os ile sulanp dla
nnca yce kral A rtakserksese snd. Bylece berikinin eline
Perslerin dehann deerini Y unanllardan ok daha iyi bildiini
kantlam a frsat geti. A rtakserkses bu zata hrm et etmekle kal
mad, onu zenginlikle donatp M agnesia prensi yapt. Dahas,
Them istoklesin adnn getii ostrakon'la r [Yunanllarn oy pu
sulas olarak kulland anak m lek paralar] bulunm utur ki,
zerinde biraz dndm zde bylesi bir anak parasndan
koca bir tarih felsefesi kartabiliriz.
Them istoklesin bar dnem indeki en byk eseri, devasa
silah ve m him m at depolar, gem i irketleri ve tersaneleriyle
Pire (Peiraieus) lim an idi. G em ilerin sahilden bir buuk saatlik
upuzun duvarlar halinde sraland bu lim an A tin ay bir
deniz kalesine dntrm esinin yan sra, Y unanllarn en b
yk sava lim an ve A kdeniz dnyasnn en nem li ticaret li
m anyd. B lgenin kendisi, dnem in en byk mimar
M iletoslu H ippodam os tarafndan tam am en sim etrik ina edil
miti: C addeler birbirine paraleldi ve dzalarla kesiiyordu.
H ippodam os doduu ehri de ayn plana gre yeni batan ina
etti. D aha sonra bu plan gelecei parlak iki kente, A a tal
y a daki T hurioiye ve R o d o sa da uygulad. B u mimari tarz hep
revata kalm ve insanlar adeta hippodam ik kentlerden ko
nuur olm utur. Y apay kentlerin en by olan skenderiyede
de H ippodam os pian uygulanm tr.
Them istoklesin ardndan M iltiadesin olu K im on idareyi
ele alr. N e olursa olsun S partay la anlam aktan yanadr, nk

180

ANTK Y U N A N IN KLTR TARH

ona gre Spartasz bir H ellas ktrm dr. A yrca, Perslere


kar savan son srat devam etm esinden yanadr, nitekim alt
m l yllarn ortasnda, A n ad o lu nun gneyindeki Eurym edon
nehrinin denize dkld yerde Perslere kesin darbeyi indir
m eyi baarr. D m ann dev filosu hem kendi filolarndan s
tnd, hem de Fenike kkenli sekin tayfalara sahipti. Y ine de
savan seyri S alam isteki gibi geliti: G em iler dar krfezde
skp kald, tayfalar karaya kat ve arkadan bastran Y unan
llar tarafndan Pers ordusuyla birlikte tam am en katledildi. M z
rak, bir kez daha oka galip geldi.
Bu baarlar, kendi iilerinde kt talihin penesinden bir
trl kurtulam ayan Spartallarn kskanln uyandrd. Byk
bir deprem , deprem in ardndan da, Plataiai savann galibi olan
ve devrim yoluyla e p h o r lu k kurum undan kurtulm ay uman
K ral Pausanias tarafndan desteklenen bir h eilot ayaklanmas
S partay yeterince uratryordu. A tin a nn anlam aya uygun
olarak yollad destek birlii de ie yaram ad ve A tinaya geri
gnderildi. B u davran bir hakaret addeden A tina hem
S partayla olan balarn kopartt, hem de K im onu iktidardan
ederek halk m ahkem esinde yarglad. Sonra yeni bir stratejide
karar klnd: Perslere ve S partallara kar iki cepheli bir sava
balatlacakt, ancak darack A ttika blgesinde, hi gven telkin
etm eyen m ttefiklerle bu savaa uzun sre dayanlam ayaca
kesindi. Seyri srekli deien bu savalarda kayda deer tek
baar, A ig in ann fethiydi. B u sayede, geri tehlikeli bir rakip
bertaraf edildi am a m uhteem A igina sanat da tam yeerecei
srada kurutuldu. N ihayet, yzyln ortalarna doru her iki
dm anla da bar im zaland: 4 4 8 de o anki corafyay sessizce
kabul ederek Perslerle, 4 4 6 da da S partayla. A yrca taraflar,
aralarndaki anlam azlklar m ahkem ede zm e kavuturm ak
ve birbirlerinin m ttefiklerini kapm am akla ykm l klnd.
Bylelikle, kutuplam a resm en onayland. Fakat A tinann kur
duu m anevi hegem onyay ortadan kaldrm aya kim senin gc
yetm iyordu. A tina btn Y unanistanda eitim m erkezi, bil
geliin yksek okulu ve eski tanm yla, H ellasn H ellas
diye geiyordu.
Yunanis te yandan Y unanistann bats bir tr A m erika gibiydi:
ta n n ikinci el sanat ve kltrn, Y unanl olm ayan bir tem po ve
B a t a anh k etki tutkusunun, kalantorluk ve fil hastalnn (Seli-

ATNA'NIN DNYA G N

n u staki A pollon tapna ve stun yivlerine bir insann rahata


sabilecei A grigentum daki Zeus tapm a), espri anlay
(Sicilya kom edyas) ve okltizm e (Pythagoraslk) koulu bir
alnyazsnn hkim olduu fevkalade verim li topraklar zerin
de kurulu bir kolonistler dnyas, zenginlikler ve snrsz im
knlar lkesi olarak A vrupa y o rg u n la rrrn n akn ettikleri bir
um ut diyaryd. Elbette, antikan Y eni D nyaya nazaran
henz ok krpe olduunu ve B yk Y unanistandakilerin de
yine Yunanl olduklarn, yaban ellere gerken m iza ve
zevklerini de beraberlerinde gtrdklerini unutm am ak gerekir.
Kar kydaki Tunus krfezinde yeni kent K artaca yer al
yordu: D aha o zam anlar nem li bir g, byk bir A frika im pa
ratorluunun m etropol, Fenikelilerin anakenti T yrosu oktan
geride brakm en zengin ticaret m erkezi ve spanya, Sardinya
ve Sicilyann byk b ir blm nn hkim i, dolaysyla ister
Etrsk olsun isterse Y unanl veya R om al, talya halklarnn
ezeli dm an. K artacann kltr ne barbar kltryd ne de
kendi im knlaryla dom utu; sonradan R om a kltr H ellen
kltrnden ne kadar etkilenm ise, Kartaca d a H ellen kltrn
den etkilenm iti.
Yunan ulusu beinci yzyl boyunca younluk ve hz bak- Toplumm ndan tarihte ei grlm em i bir geliim kaydeder. Bu zam an sal Gelidilim i iinde gn na kartt tm verim i ani ve iddetli Sim
patlam alarla anszn ortaya km t, adeta tom urcuun patlayp
iek amas gibi. H ellen blgelerinin yan sra Lidya, Fenike
ve M sr gibi barbar lkelerden de gelen gm enler nedeniyle
byk kentlerin nfusu hzla artt. B einci yzyln ikinci yar
snda A tin ann nfusu yz bini am t, yani 3 dnem indeki
nfustan be misli daha fazlayd. S yrakusainin nfusu da he
men hem en o kadard. K orinthosun nfusu doksan bin,
M iletosunki yaklak altm bin, T h eb aininki ise otuz bindi otuz bin nfuslu kentler o zam ann lsyle byk kent sayl
yordu. Elbette bu, ii snfyla ortadirein de hzla byd
anlam na gelir: O rtalk zanaatkr ve yam aklardan, eri ve sey
yar satclardan, denizci ve arabaclardan geilm iyordu. Harl
harl devam eden inaatlar, zellikle de kam u inaatlar saysz
i erbabna, rnein ressam , boyac, heykeltra, ta kesici, d
km c, kuyum cu, derici, fildii tornacs, dokum ac, ipliki,
ilem eci ve hakkaklara ekm ek kaps oluyordu. blm dalla-

182

ANTK YUNANTN KLTR TARH

blm dallanp budaklanm t: M zrak, orak, tu, yanak ko


rum al K orinthos m iferleri ve alr kapanr favorili A ttika
m iferleri, erkek ve kadn ayakkablar iin ayr ayr ustalar
vard. Biri deriyi keserken dieri dikiyordu. Elbiseler iin de
ayr ayr terziler vard. te yandan, ar nfus ve deniz ar
rekabet nedeniyle tarm geriliyordu. G eri sebzeler ve bahe
bitkileri, zeytin aac ve asm a kltrleri epeyce slah edilmiti
ve ok sayda kk arazi sahibini geindiriyordu, fakat piya
sadaki byk fiyat dalgalanm alar, zellikle de savan yol at
ykm lar ou zam an iflasa srklyordu. D aha nce de be
lirtildii gibi, Y unanllarn, srf ktlk olsun diye dm an top
raklarn oraklatrm ak, orm anlar yakp yok etm ek, tarlalar
kurutm ak, m eyve aalarn kesm ek gibi barbarca bir detleri
vard. Ve ite en deerli bitkiler de ok yava byyp olgun
lat iin (zeytin aacnn ilk m eyvelerini verm esi on alt, on
sekiz yl ahr) sonu tam bir felaketti. Bu felaketin faydasn
gren tek taraf, deeri dm to p rak lan ok ucuza satn alp
sonra da bunlar yava yava slah eden byk speklatrlerdi.
Fabrikatr, iadam ve toprak aalarna ait byk apl kle
iletm eleri ortaya kt: A ntik llerde bir kapitalizm . M and
ra, frn, m arangozhane, m lekhane m etal ve tekstil endstri
sinin rnleri ksm en bu yoldan retiliyordu artk. Giriim ci ve
teknik idareci ayrm biie vard. D k kle fiyatlar ii cret
lerini aaya ekiyor, hatta bu yzden yer yer grevlere bile
gidiliyordu, fakat ticari savan bu silah, gnm zdeki gibi bir
baar elde edem iyordu, nk igcnn byk bir blm,
yani kle snf, rgtlenebilecek yapda deildi.
Zengin ve yoksul ayrm Solon ncesi dnem dekinden fark
szd, am a artk kim se bunu doal karlam yordu. Bir yanda
hali vakti yerinde insaniar, para babalar, yani besili g
ruh, dier yanda, m alnn geliriyle geinem eyen ve ounlukta
olan m uhtalar . M uhtalara ounluk, kitle, dem os
deniyordu. Y ani dem okrasi basite yoksullarn egem enliidir,
zaten A ristoteles de dem okrasiyi byle tanm lar, oysa oligariyi
m reffeh insanlar tatm in eden bir ynetim sistemi olarak g
rr. Z engin olm ak, servet sahibinin halk dm an diye iian ve
dava edilm esine yetiyordu, zaten halk m ahkem eleri genelde
sn f hukuku uyguluyor, d em o sa faydal olacan dnd
oranda da servete el koyuyordu. Bu tezatlar yalnzca i siya

ATNA'NIN DNYA G N

183

setle ilgili deildi. A tin ada ve dier dem okrasilerde zenginler


Spartay tutuyordu, stelik b unda herhangi bir vatan hainlii
de grm yorlard. Euripides yalnzca orta snf gerek yurtta
lardan sayar. O na gre, zenginler ie yaram azdr ve agzldr.
Y oksullar ise kaba ve kskan bulur: K skanlklarnn oklar
onlar ayartan kkrtclarn salyasnn zehirine bulanm tr.
A ntik dnya kredi kavram m , en azndan m odem ticaret
anlam nda bir kredi kavram n bilm edii iin, yatrm serm ayesi
tem elde gayrim enkulere bakyordu. H isse ve tahvillerin yerini
kleler dolduruyordu, zaten kleler kr-zarar riski aa yukar
eit birer m enkul kym et ve dzenli gelir dem ekti. B una kar
lk, bankalar vard am a bir m enkul deerler kurum u deil, depo
olarak hizm et veriyorlard. N akit deerler buralara da yatrlyorsa da, kutsal olm alar nedeniyle gvenli saylan tapm aklar
tercih ediliyordu. K lelerden sonraki en nemli ithal mallar
odun, buday, sr, koyun, bakr ve inko idi. hra m allar
daha ok sanayi rnleriydi: D nyaca nl toprak m am llerin
ve silahlarn yan sra narin dokum a ileri, hrdavat ve incik
boncuk. Bal, incir, zm ve zeytin ihracat asla nem li olm am
a benziyor. K ocam an pazar yerleri ve sat haberinin olduu
Peiraieusta dnyann drt bir yanndan gelen rnler satlyor
du: Pahal m erhem ler ve silphion saplar, M sr papirs ve
buhuru, N ubia abanozu ve fildii, Suriye hurm as ve kuru z
m, Paphlagonia badem i ve kestanesi, Fenike hais ve yast,
ender balklar, incecik kum alar, egzotik baharatlar ve uzak
diyarlardan getirilen daha nice mal. Fakat nakliyat ii daim a
ok riskliydi, nk deniz ikrazlarnn faizi serm ayenin ortala
m a te biri kadard. G erekten de her navlun kaza, soygun ve
bizzat tayfa tarafndan yam alanm ak gibi l bir tehditle kar
karyayd.
Ticari yaam gnden gne hareketlendii halde beinci yz Yaam
yldaki yaam standard eskisine gre daha dkt. Bugn biz Stano ortam grseydik, en ok da, bir ortadirek evinden bile eksik dart
olm ayan kalabalk hizm eti gruplar dikkatim izi ekerdi. Fakat
eskiada lks saylm azd bu. B una karlk, yalnzca en gerekli
eyayla denm i beyaza boyal evlerini epeyce yoksul bulur
duk. Kentin eski blgesinde evlerin neredeyse tam am yarm
kgirdi. T ek tk zenginin tarada nispeten daha gzel ve daha
konforlu bir kk vard. ki katl bir ev srad bir eydi.

184

ANTK S N A N 'IN KLTR TARH

A lkibiades evinin odalarn bir perspektife sahip duvar resim le


riyle sslettiinde, hem allm adk hem de ok m odern olan bu
sslem eler sayesinde tam istedii gibi ifte bir saygnlk elde
etmiti. H ayvanlar genellikle evin iinde tutuluyor; akam leyin
pler herkesin duym aktan korktuu yoldan ekilin bart
syla yola frlatlyordu. K t havalarda uzun deri izm eler gi
yilm eden adm atlm azd sokaklara, o zam anlar yollar ta kapl
deildi. G eri sonralar A tin ada caddelerin tem izliinden so
rum lu devlet m em urlar (astynom oii) ortaya kt; hodopoioi
(yol yapm nda alanlar) kam u kleleriyle birlikte kamusal
yollardan, kuyucular ise su tesislerinin bakm ndan sorum
luydu, plerin sokaklardan toplanm as iini zel giriim ciler
hallediyordu. H ijyenik koullar ortaadakinden daha iyi deil
di. Tapm ak, belediye binas, tiyatro, gym nasion, pazar yeri ve
stoa gibi kent tesislerinin grkem i ise, yine ortaadaki gibi bu
hijyenik koullara tezat oluturuyordu. Sonraki dnem lerin
zengin sslem eli lcalar henz yoktu. Um um i ham am larda
yalnzca souk su vard. G irit ve M iken dnem inde yaygn olan
zel banyo odalar ok az saydayd. G nde yalnzca bir kez
doru dzgn bir yem ek yeniyordu, stelik de yatm adan nce.
Sefa ve k ey if anlaylar kom edyada yle dile getirilir: A tl
la rda Yal D em osa bundan byle kendisine frndan yeni
km taze rek, scak kfte ve et kzartm as ikram edilecei
sz verilir. K adnlar M eclisinin yeni kurulan ynetim inde
balk, tavan, pasta ve kestaneler taze pim i bir halde ocan
stnde durur. Sefa cennetini tasvir eden bir baka eserde,
P herekratesin P erslerinde ise sokaklardan et suyu ve dom uz
ya presi dereleri akar, at oluklarndan zm ve ball kura
biye, m ercim ek ezm esi ve sim it taar, aalar salkm salkm
sucuk ve m orina ykldr. B tn b unlar burjuva yiyecekleridir.
K lk kyafette ise byk bir sadelem e yaanr. Fransz devrimini izleyen yllar artran bir geliim dir bu, nitekim devrim
sonrasnda burjuvazinin m tevaz giysileri revatayd. Fakat
giysi Y unanllarda gzellem e anlam na gelirken, bizde ar
derecede irkinlem eyi, silindir apka, redingot ve uzun panto
lonlar gibi kaba ve arpk sistem lerin zaferini niteliyordu.
G oethe, antik giysinin insan suretinin binlerce yanks olduu
eklinde gzel bir sz etm itir. A ntik giysi, bir kem er ya da
engelli ineyle tutturulan ve renkli bir bordr dnda beyaz

ATNA'NIN DN YA G N

185

olan ksa ve kolsuz bir gm lee benzeyen khiton -m o d ern


koton [pam uklu bez] szc buradan t re d i- ve yalnzca
kvrm larnn ssledii, enliklerde yine beyaz olm as tercih
edilen bir para drtgen bezden, him a tio n dan ibaretti. En zarif
rengin beyaz olduu dnlr, fakat safran sars, parlak kzl,
m eneke m avisi gibi canl renkler de sevilirdi. B unlarn dnda
bir de khlam ys giyilirdi: Y am urlu havalarda, savata, at srtn
da ya da seyahatlerde giyilen, yine tek para kum atan oluan
bir m anto, bir tr pelerin. G enelde ya yalnzca khiton ya da
him ation giyilirdi, rnein Sokrates h im a tio n dan baka bir ey
giym ezdi. Fakat ne tuhaftr ki, kh ito n 'u gecelik olarak da kul
lanm ay hi dnm em ilerdir: Y unanllar rlplak uyurlard.
Dm e ve anta gibi eyleri bilm ezlerdi. U fak tefek kullanm
eyasn elbisenin bir kvrm nda saklarlard. Balar genellikle
ak olur, yalnzca kyller, obanlar, ulaklar, arabaclar, sey
yahlar ve tiyatro seyircileri kee apkalar veya kukuleta takar
lard. A r donanm l h o p lif lerin tersine, deriden veya ii as
tarl ketenden h a fif bir yelek, kk bir kalkan ve birka ksa
kargyla kuanan p e lta stlarda apka niform ann bir parasy
d. A lkibiades, ressam A pollodoros ve m ilyoner K allias yksek
bir balk (tiara) takarlard, fakat bu balk fyakallk ve r
klkle knanrd. K adnlarn giysisi erkeklerinkine ok ben
zerdi. Peplos, aa yukar him ation gibiydi ve kadn hizm et
iler, sporcu ve danslar, hem A m azonlarn hem avc tanra
A rtem isin hem de tanr ula risin tipik giysisi saylan
p e p lo sla yetinirlerdi. Spartal kadnlar ksa spor etekler giym e
yi severler, p e p lo sun bir ucunu bellerine sktrdklar iin
A tinada bacak tehircileri diye knanrlard. Salara her biri
ayr gzellikte trl trl ekiller verilirdi. E rkeklerin salar,
her ne kadar sonraki R om allar gibi tral deilse de, genellikle
ksayd (kyafetleri gibi bu zellikleri de kk adam n ege
m enliini dile getirir). G sterili bir aslan yelesiyle dikkatleri
zerine ekm eyi am alayan kii yine A lkibiadestir, br zp
peler kendisine yknm olsa gerek. Ayn biim de yar uzun
luktaki sakaln yerini byk ald, am a eski kafal Lakedaim onlular byklarn kesm ekten vazgem em iti. D rdnc yz
yldan itibaren ban ortasnn tra edildii yuvarlak tra
* P e p lo s, bir tr kolsuz ya da dk kollu elbise. Bu elbise dikisiz bir kuman
vcuda sarlp inelerle tutturuimasyla oluuyor. (F.D.)

86

ANTK Y U N A N IN KLTR TARH

hayli m oda oldu ve m uhtem elen oligariden yana olm ak anla


m na geliyordu.
Yaam
D nem e hkim psikoloji tek kelim eyle ifade edilecekse,
Biimi Y unanllarn pleoneksia szcn kullanm ak gerekir, yani
hep daha fazlasn istem ek , agzllk ve kibir, iktidar hrs
ve bencillik. Bu zellikler neredeyse isterik bir yenilik m era
kyla belli ederdi kendini. D ier pek ok konuda olduu gibi,
bunun en iyi tem silcisi tabii ki yine A tin a dr, nk A tinada
ilerlem e, yenilem e ve eskileri horlam a gerek ve yegne bilge
lik diye grlr, der A ristophanes. A tin a nn bu yn zellikle
de T hukydidesin eserlerinde ayyuka kar: K orinthosIular
Lakedaim onlulara, A tm allarn ne kendilerine ne de bakalar
na rahat verm ek iin doduklarn syler. Kleon ise, yine
T hukydideste, A tinalIlarn suratna yle haykrr: Sradln klesi olm usunuz, sradan eyleri hor gryorsunuz;
yaadklarnzla yetinm iyor, farkl eyler peinde koturup du
ruyorsunuz. B ir baka yerde de A tm allarn dur durak nedir
bilm edikleri, m lklerini oaltm ak iin hep kent dnda ol
duklar, srekli yeni iler peinde kotuklarndan kazanlarnn
tadn karam adklar anlatlr, nk para kazanm ak onlar
iin ara deil, am atr . B tn bunlar A m erikallar anm satr
ve antibanausia kavram na zel bir adan k tutar. Y akn
dan baktm zda, hem en her kent halk gibi onlar da rt
kanlar, kan em iciler ve speklatrlerden ibaret azgn bir karnca
srsne benzerlerdi. B una ram en, Jean Paul eskia hayran
laryla ayn gr paylaarak antika incelem enin yce za
m ann ve insanlarn sessiz tapnandan, sonraki zam anlarn
pazar m eydanna gem ek olduunu syler. K lasisizm in temel
hatas buydu ite. K lasisizm , Y unan heykellerinin renklerini
sildii gibi Y unan yaam nn renklerini de silm itir. Elinde ka
lan tek ey, soluk ve sahte bir m odeldir artk. Fakat insan te
zatlarla doludur ve o adaki yaam n belki de bir daha eini
benzerini yakalayam ayacam z bir incelikte ve zariflikte oldu
unu teslim etm ek durum undadr. A steios unvann hak eden
insan ideal insan saylrd. N azik, zevkli, ince szckleriyle
karlayabileceim iz bu szck, aa yukar onsekizinci yz
yldaki hm anist gibi bir m oda szck ve onur unvan halini
alr. Toplum sal davranlardaki o nezaket ve ustalk ise ne ba
rok ve rokokonun kibarlklaryla - n k etiket nedir bilmez-

ATNA'NIN DNYA G N

187

le rd i- ne de ondokuzuncu yzyl burjuvazisiyle - n k her


trl duygusallktan y o k su n d u - akrabayd. Y unanllarn ant
m ezarlar bile hzn verm ez insana, ller geride braktkla
ryla birlikte yaam aya, yaayanlarla incelik alveriinde bu
lunm aya devam ederler.
Perikles A tina devletinin dm enini 450 senesi civarnda eli- Perikles
ne ald ve yirm i yl iktidarda kald. B aba taraf Heraklesouilarna, anne taraf da A lkm aionidlere dayanr, ayrca
K leisthenesin byk kuzenidir. Tam bir aristokrat olm asna
ram en K leisthenes gibi o da dem okratl sem i ve baz ba
km lardan, yznn bariz bir biim de benzedii sylenen
Peisistratosun geleneine bal kalm tr. Thukydides, adna
baklacak olursa bir halk egem enlii olduunu, gerekte ise tek
adam n hkim iyetine dayandn syleyerek bu ynetim bii
mine kesin bir tanm lam a getirm itir. Perikles, kara ve deniz
kuvvetleri kom utan, devlet ve hkm et bakan vasflarn
kendi bnyesinde toplayan bir stratejdi; ayrca, m aliye ve ba
yndrlk ilerini de o ynetirdi. D nyaca nl bstnde bir
m ifer tam as, kt niyetli insanlarn sand gibi soan kafa
sn saklam ak iin deil, gcn aka vurgulam ak iindir.
Sonraki Y unanllar tarafndan dem okrasinin yaratcs saylr,
zaten nde gelen toplum sa! nlem lerin bir ksm gerekten de
ona dayanr, rnein m ahkem eye katlm ak iin cret denm esi,
askerlik hizm eti ve ra toplants, tiyatro tem sillerinin ve dier
enliklerin para karlnda izlenm esi -D e m a d e s bunlar de
m okrasinin m ayas diye n ite le m iti- yoksullarn ve ocuklarn
dzenli bakm ve P lu tark h o sun deyiiyle, kenti hem gzel
letiren hem de besleyen geni kapsam l binalarn inas. B
tn bunlara ram en, zellikle de halk partisi Perikles yaad
srece ona dm an kesilm itir. A ncak, kendisine satam aya
cesaret edem edikleri iin yaknlarn karalayarak onu vurm aya
alm lardr. G zellik ve zek tim sali hayat arkada
M iletoslu hetaira A spasia ile olan ilikisinden tr klbk di
ye alaya alnm t, ilikisinin H era ile Zeus ya da O m phale ile
Herakles arasndaki ilikiye benzetilm esi yine de m asum ane
saylr, nk sonuta baarl olam asalar da, A spasia hakknda
tanrtanm az ve patan diye sahte ihbarlarda bulunulm utu.
Periklesin dostu ve retm eni filo zo f A naksagoras gnein
kzgn bir ta olduunu syledii iin sapknlkla sulanan ki-

188

ANTK Y U N A N IN KLTR TARH

iler arasndayd ve H ellespontosun A sya yakasndaki bir


onya kolonisi olan L am psakosa kaarak idam edilm ekten
kurtulm utu. A naksagoras m thi bir ilgiyle karland
L am psakosta srgnn acsn espirili szlerle hafifletm eye
alm tr. K endisine, A tm allar kaybettin, denildiinde,
Ben onlar deil, onlar beni kaybetti, der; vatanndan uzakta
lecei hatrlatldnda, H ad esin yolu birdir, diye karlk
verir; V atann hi zlem iyor m usun? diye sorulduunda
gkyzn iaret ederek, H em de ok! der. Fakat en byk
alaklk, Perikles m im arisinin sanat nderi Pheidiasa kar alan, btnyle haksz davayd. Bu davada Pheidias, pahal
yap m alzem elerini zim m etine geirm ekle sulanyordu. G
zaltna alnd hapishanede mi, y oksa kat rivayet edilen
E liste m i ld bilinm iyor; nc bir rivayete gre, A tm a
llar P heidias zehirlem itir.
P eriklesin en kuvvetli yan hatipliidir. Rivayete gre, her
hitabetin ncesinde, bo la f etm ekten kendisini korusun diye
Z eu sa dua ederm i. H alka hitap ederken paltosuna brnr,
kprdam adan durur, ne coar ne de sesiyle oynarm . Buna
ram en, Z eus gibi frtnalar kopartabilm esiyle vlm tr, de
m ek ki hi kprdam ayan bir tanrnn souk im ek ve grl
tyle her eyi sarsm as sz konusuydu ya da ksaca syleyecek
olursak, bir P heidias O lym poslusu. Plutarkhos onun konum a
larn fizyolojiyle renklendirdiini syler, bununla doabilimsei benzetm e ve im geler kullanm ay pek sevdiini kastetm i
olsa gerek. O dnem in dier hatipleri de yine gsterisiz ama
gl diksiyonlarndaki sadelik ((?f./xa) ve zayflk
( o ' / u t t i ) -b u ra d a zayflktan kast, cizlik deil, bir sporcu
nun kasl vcudunun y a szl d r- nedeniyle vlrd. Sofist
ler de fikirlerini en ksa yoldan ifade etm e sanatna sahip ol
m akla gurur duyarlard. G en nesilden saylan A ntiphon ve
Lysias sade ve ak olan hitabetleriyle n yapm lard.
P eriklesin B ritish M useum daki m erm er H erm es heykeli - b e
inci yzyla ait orijinal eserin iyi b ir k o p y a s- gnm z anla
m nda bir portre deildir (rnein, burun gereki deildir, ke
m ersiz bir Y unan b u m u dur), idealize edilm itir fakat yle
bireyseldir ki, A tm allar bu heykele baktklarnda hkm darla
rm hem en tanyabilirlerdi. B akm l sakal ve ban nazik duru
u k bir centilm eni artrr. Y um uak ve z arif dudaklar

ATNANIN DNYA G N

89

belagata, kvrm l kalarla rtl derin gzler dnce zenginli


i ve basirete iaret eder. Sevecen ve iine kapank bu aristok
ratn kayp bronz heykeli ok daha gl bir etkiye sahip olmu
olsa gerek.
G rne baklrsa Perikles, H ellas zerinde gerek bir A ti- Peloponna hegem onyas kurulm adan Perslerin tam anlam yla m alup nesos
edilem eyeceine, dolaysyla ilk nce Sparta ile hesaplam ak Sava
ya da Prusya dilinde sylersek, F ran sadan nce A vusturyaya
sava am ak gerektiine inanyor, ksacas akll bir d siyaset
yrtyordu. Fakat Perikies B ism arck kadar kat bir m onarist
deildi, bu yzden dem okrasiyi iradesine ram en zafere tam a
gcnden yoksundu. Savan hem en banda lm olm as A ti
na iin byk bir talihsizlikti. K uvvet dalm farklysa da,
aa be yukar dengeliydi. S partanm m ttefikleri en iyileriy
di: Peloponnesos B irliinin btn yelerini kendi safna ek
m ekle kalm am , konum lar itibariyle daha nemli blgeler
olan M egara, Phokis ve L ok risin yan sra A tin ann ticari ra
kipleri K orinthos ve Thebai de S partaya ballklarn bildir
miti. Y alnzca Plataiai, Tesalya, tabii bir de M essenia A ti
n a nn tarafndayd. S partanm eski dm an A rgos, balangta
Persler gibi tarafsz kald. te yandan, Peloponnesos B irliinin
yeleri sava serm ayesinden yoksunken, A tin ann maddi im
knlar ok fazlayd. L akedaim onlularm karada ok gl ol
duklarn bilen A tm allar bu yzden byk apl m eydan m uha
rebelerine girm ekten kanm , sadece arada bir svari ve
p elta st birlikleriyle korunan hoplit saflaryla atm lardr. Atin anm m uazzam surlarn am ak m m kn deildi, nk dar
anlam da bir m akine kuatm as henz yoktu. B u nedenle, bir
kenti ele geirm enin tek yolu, kentin alkla yz yze kalm as
ya da kente baskn dzenlem ekti, am a bunlara bel balanam az
d, nk surlar sk bir korum a altndayd ve A ttika filosunun
denetim indeki deniz yoluyla erzak tem in ediliyordu. A ttika fi
losuyla baa kabilecek gte ikinci bir filo daha yoktu.
P eriklesin gelitirdii trden dikkatli ve kontroll bir sava
stratejisiyle dm ann er ya da ge im ha edilm esi iten bile de
ildi, nk dm an zaten m ali adan km , kara gcnn
cesareti krlm , sahilden saldran dm an gem ileri tarafndan
ypratlm ve siniri bozulan m ttefikler tarafndan terk edil
miti; ksacas m evcut toprak konum u zerinden kendi isteiyle

190

ANTK Y UNAN'IN KLTR TARH

bar teklifinde bulunm am as iin hibir neden yoktu. Bar,


grnrde berabere bitm i, gerekte ise P rusyann ahlaki zafe
riyle sonulanarak hkim iyetine zem in hazrlam olan Yedi Yl
Savann B yk Friedrich iin tad nem den daha nem siz
saylm azd. Jakobenliin Fransz devrim i boyunca, III. Napoly o n un yetm ili yl savayla, R us grandklerinin de dnya sa
va srasnda yaptklar gibi, P erik lesin de srf konum u sarsl
d iin yerli hasm larm m gcn krm ak am acyla bu savaa
kasten girm i olm as diye b ir ey sz konusu deildir. Bu ve
benzeri durum larn hibirinde savan failleri am acna ulaa
m am , aksine kendi kuyularn kazm lardr. O yalam a sava
lar yalnzca havailik deil, budalalktr da ve Perikles gibi bir
adam ne havaidir ne de budala. Perikles, m eseleyi halletm ek
iin bir hakem ler kurulunun oluturulm asn te k lif eder, am a
Spartallar bu teklife yanam az. Fakat Perikles savam ann ka
nlm azln grm olm al ki, B ism arck gibi o da tm balar
koparm ak yerine en uygun zam an kollam tr. Devlet kasas
dolm u, kent ve filo glenm i, halk savam aya ve lm eye ha
zr hale gelm itir. te yandan, durum Spartallarm da lehineydi,
nk A ttika D eniz B irliinin hakszln ileri srerek
H ellenlerin K urtuluu sloganyla ne kabilirlerdi (oysa bu
S partanm hegem onyas dem ekti). Y ine de, geleneksel m uhafa
zakrl nedeniyle Sparta bile savaa istem eye istem eye, srf
K orinthos yznden girm itir. Sonuta arpm ay balatan
rtk nedenler yargm z asndan nem li deildir. Bir kez ok
yaydan km sa, artk her ey bir sava nedenidir.
AlkibiaSavan 431 den 4 2 1 e dek sren ve dnem in Sparta kralna
des gre adna A rkhidam os sava denen ilk blm , Periklesin
ypratm a stratejisinin bir parasyd. T aradaki A ttika halk
kente kat, Spartallar dm an blgelerine her geen yl biraz
daha sokuldu (askeri operasyonlara kn ara verilirdi). Fakat ne
Spartallarm ortal kundaklayp sular kurutm as bir ie yara
m ne de fazla i ie yaanm as ve im e sularnn kirlenm esi
nedeniyle ortaya kan ve nfusun, Perikles dahil, drtte birini
tele f eden veba bir karara varlm asn salam t. Spartallarm
kayda deer tek baars P lataiainin fethiydi, zaten bu nedenle
bar teklifinde bulundular. Fakat radikal dem okrasinin nderi
ve tipik bir siyasi sem patizan K leo n un kkrtt A tm allar bu
neriyi geri evirecek kadar krlem iti. A ncak daha sonra,

ATNA'NIN DN YA G N

191

savan karada cereyan ettii tek y er olan D elion yenilgisi ve


nem li bir kilit nokta olan A m phipolisin d A tinann tu
tum unu deitirdi. Bu arada K leon da ld iin ihtiyatl
N ikias kendi adnn verildii p ek insafl bir bar antlam asn
im zalam ay baard, am a buna bir atekes bile denem ez.
Thukydides bu vesileyle yle dem itir: Bar zam ann sa
vatan saym ayan birisi, koullar hakkyla deerlendirm i sa
ylm az. Z ira ok gem em i, tehlikelerle dolu Sicilya m acera
sna atlm lard. E siz olduu kadar da dsel olan bu plan
A lkibiadesin bann altndan km t. S icilyann ve Aa
talyann kendi aralarnda bir birlik olam ayan, lks yaam la
geveyen ve askeri adan an gerisinde kalm Y unanllar
boyunduruk altna alnacak, onlarn yardm yla K artacanm
kaplar zorlanacak ve bu sayede A kdeniz egem enlii kurula
cakt. Bylece, ne ekilde olursa olsun, A lkibiadesin krall
kurulacakt. lk nceleri halk b u m uazzam vaadlerle iktidar
hlyalarna kapld. A ncak sefer balam adan ksa sre nce bir
sabah uyanldnda, A tin adaki H erm es heykellerinin kafalar
nn krlm olduu grld. Bu belki de akrkeyif jeunesse
doree 'nin belki de H ellen satanistlerinin m arifetiydi am a so
nuta halk bu olay ok ciddiye alm ve A lkibiadesten phelenm iti. N itekim A lkibiades bunu yapabilecek kapasitede bi
riydi ve zaten tiranlk hayalleri kuruyordu. H alk A lkibiadesi,
her ne kadar anlatacak fazla bir ey olm asa da, Eleusis gizem le
rini ifa etm ekle suluyordu. N ihayet davay A lkibiadesin d
necei gne ertelem eye karar verdiler. Filo yola kt. Fakat her
nedense aniden dava ald ve A lkibiades in contum aciam [g
yaben] lm e m ahkm edildi. Fakat A lkibiades hl hayatta
olduum uzu kantlayacaz, diyerek S partaya gitti. A tm alla
rn batda elde edecekleri bir zaferin P eloponnesosun abluka
altna alnm as ve L akedaim on egem enliinin sona erm esi an
lam na geleceini syleyerek Sparta ynetim ini uyard, savan
yeniden balam asn salad, bununla da yetinm edi, bam szlk
savalarnn ncesinde Perslerin boyunduruu altnda bulunan
Yunan kentlerinin kendisine braklm as karlnda S partaya
iane deyen Sardeis satrab T issaphernes ile de bir ittifak kurdu
(bunun m odem karl, A vusturya ile III. N apolyon arasnda
12 H aziran 1866 tarihinde im zalanan ve N apolyona, Prusya
Silezyasnn geri alnm as karlnda R en nehrinin sol ya

192

ANTK YUNANTN KLTR TARH

kasm veren antlam adr). B u arada, vaatlerle dolu ilk baarla


rn ardndan Sicilya seferi tam am en suya dt: A tina filosu
Syrakusai lim annda hezim ete urad, geri ekilen kara birlikle
ri ksm en yok edildi, ksm en de esir alnd. Sz konusu giriim
tam anlam yla yaylm ac olduu iin bir p o lisin baarabilecei
bir ey deildi, oysa tarihi geliim in bir asr nnde giden ve
diadokhlarn hanedanla dayal dnya egem enliini daha o
zam andan tem sil eden A lk ib iad esin dehas bunu pekl baa
rabilirdi. A rdndan, Spartallar A ttik aya dzenledikleri ya
m alam a seferleriyle yetinm ek yerine D ekeleia tabyalarna yer
letii iin D ekeleia sava (413-404) da denen sava balad.
D ekeleiaya yerleilm esi son derece hassas bir durum du ve
A ttik ann ticari yaam tm den tkand; bunun gibi, son derece
isabetli yer seim i de yine A lkibiadesin bann altndan k
mt. Fakat Sparta topraklar A lkibiades iin de tehlikeli ol
m aya balam t, nk K ral A g isin siyasi rakibi olm akla kal
m yor, kraln evlilii iin de baarl bir rakip oluturuyordu.
B ylece T issaphernesle yaknlat. Sardeis satrabna, Persler
iin en iyisinin akllca bir yanam a siyaseti yrterek Yunan
glerinin hibirinin sivrilm em esini salam ak olduunu telkin
etti: A tin aya dnm eyi salam a alm aya alt ustaca bir
ham le. N itekim 411 ylnda geri arld, ksa sre sonra da
K yzikostaki sava kazand. Sparta, statkonun korunm as kar
lnda bar im zalam aya hazrd. Fakat bel balad hedefle
rine ancak sava yoluyla ulaabileceini dnen A lkibiades,
ikinci bir K leon diyebileceim iz lir fabrikatr K leophonun da
desteiyle birlem eyi engelledi. T ahta km asna ram ak kal
m t. Fakat tam o srada Spartallarda da Lysandros adnda bir
adam sahneye kt. L ysandrosun deha olarak deilse bile, id
det, acm aszlk ve bavurduu
yntem ler konusunda
A lkibiadesten geri kalr yan yoktu. 407 ylnda N o tio n daki
sava kazanm as, yenilgide bir hatas bulunm ayan A lki
b iadesin sonu oldu. E rtesi yl A rginusai adalarnda cereyan
eden deniz sava, Y unanllar arasnda yaanan gelm i gem i
en iddetli deniz savadr. Savan galibi A tina da olsa, am i
raller kazazedeleri kurtarm ay ihm al ettikleri gerekesiyle idam
edildiler. te yandan Sparta, K yzikostaki hkm leri koruyarak
bar teklifinde bulundu, am a K leophon bu teklife yine kulak
asm ad. A ttika filosunun T rakya yarm adasndan denize dk

ATNANIN DNYA G U N U

193

len kk nehir A igospotam oi civarnda tam am en yok edilm e


si, deniz kuvvetlerini yitiren A tin ann alktan krlm am ak iin
kaytsz artsz teslim olm asna yol at. Ezeli dm anlar
K orinthos ve Thebai, A tin ann otlaa dnm esini istiyorlard.
Fakat Spartallar bu istee kulak asm ayacak kadar onurluydu.
Lysandros ile Sparta ynetim i arasndaki ksa m esajlar yleydj: A tina ele geti. - Bu kadar yeter. K senophonun dedi
ine gre, H ellas vaktiyle dardan kurtarm olan bir Yunan
kenti yok edilem ez, eklindeki soylu gr savunuluyordu.
A yrca, kltr m erkezi olm as nedeniyle A tin aya sayg duyu
luyordu. Y ine de, bu seenein tartlm olmas bile Hellen
ruhunun rkn uurum larn grm em izi salar. Her halkrda
uzun surlar ykld ve her trl yabanc mal varlna el ko
yuldu. Lysandros 404 N isannda Peiraieusa yerletiinde, yal
nzca kurtarlm m ttefikler tarafndan deil, ou Atinal tara
fndan da alkland, nk dem okrasinin son yllardaki seyri
tam bir kbustu. Fakat bu byk savan kaderini yurtd tayin
etmiti. A tin ayla karadan ba edilecek gibi deildi.
Spartallarm A ttika filosuna denk bir filo kurm as ancak Pere
lerin para yardm sayesinde oldu. Z aten bu savatan en krl
kan taraf, Pers lkesiydi. B uradaki durum A lm anlarn iki b
yk karde savam a, yani gerek galibi Fransa olan O tuz Yl
savalar ile tek galibi ngiltere olan Y edi Yl savandaki du
rum a benzer. Fakat D ekeleia savam a cephede de A lkibiades
kom uta etm iti. A lkibiades barn ilk ylnda, Spartallarm k
krtt Frigya satrab Pharnabazos tarafndan alaka ldrl
d. D nya tarihinin en ilgin ve en gizem li ahsiyetlerinden biri
olan A lkibiades dnyay parm anda oynatyordu, nk kimse
onun etkisine kar koyam yordu. H er iki cins de um utsuzca
k oluyordu ona, nk esiz derecede gzel ve zarif olmann
yan sra, on parm anda on m arifet olan bir insand. Ustalar
ustas bir binici ve sporcu, ikici ve hatip, m zisyen ve diyalektiki, stratej ve diplom at, ksacas kar konulm az biriydi.
A m a en nem li zellii kusursuz bir oyuncu olm asyd. G ere
kirse, Spartallardan daha Lakonial, Pers soylularndan daha
arklyd, fakat z A tina ruhunun en gl ztyd. Btn
varoluunu parlak bir skandallar zincirine dntrm ek, ya da
yle de diyebiliriz, yaam n iir klm ak gibi bir yetenei var
d. Biyografisi destansdr: K ahram anlklarla dolu eski destanla-

194

ANTK YUNANTN KLTR TARH

rn dokunakl slubunda deilse de, im ek gibi bir dm


noktasndan dierine koan, bukalem un gibi renk deitiren
lanet h e r if in rom andr. D rdnc yzyl retorii ondan g
alm , bir dhi mi, yoksa cani m i olduu, m em leketinin onu
kovm akla iyi mi ettii, yoksa onu kovarak kendi sonunu mu
hazrlad konusunda ateli tartm alarda bulunulm utur. Etik
adan sorulduunda, btn bu sorular yersizdir: A lkibiades
ahlak erevesinde deerlendirilem ez, o bir m aceraperestti,
zaten H ellenlerin toplum sal iktidar biim i de yleydi. Siyasi
adan ise soruyu u erevede ele alm ak gerekir: ler
A lkibiadesin eline braklsayd, skender an nceden ba
latm , dolaysyla R om ann geliim ini baltalam olur muydu?
O zam an A kd en izde bir H ellen egem enliinin kurulm as ve
Latin egem enliinin kknn kurutulm as iten bile deildi. Bu
durum Y unan kltr iin ne tr sonular doururdu bilinmez.
Belki dnya skendercilii bir asr nce ortaya kard, ama
zaten yeterince erken olm am myd bu?
Atina
Y unan dem okrasisini ktlesek bile, Y unan ruhunu yeertip
Demok- eSjz bjr grkem e kavuturan bu artc yapdr. Y ahudiler
rasisi y aSalarm nasl M u saya atfederse, A tm allar da bu devlet bii
mini ulusal kahram anlan T heseu sa dayandrrd. Devlet, in
sanlarn yasalar karsnda eitlii (isonom ia), herkesin her m a
kam a gelebilm e hakk (isotim ia) ve konum a zgrl
(isegoria) ilkelerine gre kurulm utu; bir baka deyile, her
yurtta ayn kaderi paylar, h er m evkiye gelebilir ve herkesin
her zam an sz hakk bulunurdu. K senophonun ayn anda bren sarholara benzettii son ilke, zellikle de vatandalk hak
knn en nem li tem inat diye geer, dem okrasiyle bir tutulurdu.
K onum alarn yapld ana m eknlar herkesin katlabildii
halk m eclisleri ve halk m ahkem eleriydi. H er oy eit sayld
iin basite salt ounluun hkm nn getii kent meclisi
oturum da ad arlanlarn, ekkletoi, toplam anlam na gelen
ekklesia idi; bu isim katlm clarn bir ulakla arld dnem in
ansna verilm iti. Y oklam a iin iaretler kullanlyordu. O yla
m a el kaldrarak ya da akl ta, m idye ve fasulye taneleriyle
yaplyordu. G k grlediinde, deprem olduunda, gne tutul
duunda, hatta yam ur yadnda toplant derhal ertelenirdi,
nk bunlar Z e u sun iaretleri idi. D evletin nem li sorunlar
hakknda burada karar alnd iin kurum un faaliyeti halkn

ATNA'NIN DN YA G N

195

kararlarnn grlm esi ve uygulanm asyla snrlyd. M ahke


m e oturum u iin kurayla alt bin j ri yesi seilirdi, bunlarn
tam am nadiren toplanyor olsa gerek. K arar en yksek merci
olan halk tarafndan alnd iin tem yiz edilem ez, derhal uy
gulanrd. A lm an kararn ne kadar tarafsz olduunu tahm in
etm ek zor deil, zira dz bir sn f hukukunun uygulanm as bir
yana, dem agojik kkrtm alar, avukatlk hileleri ve anlk ruh
halleriyle iradesizce srklenen sorum suz, galeyana gelm i bir
kitle sz konusuydu. Platon, m ahkem eleri adil olm ayan her
p o lis'm apol's olduunu syler, A tina dem okrasisi de byleydi
diyebiliriz.
En yksek bayndrlk merci de yine halk m eclisiydi. M i
marlar belirler, projeleri denetlerdi. nsan arm adan edem i
yor: N e kadar yetenekli bir halkt ki bu byle, bildiim iz A ti
n a y m eydana getiren im ar planlarn nceden denetleyip d
zeltiyordu! M eclis ayda en fazla kez toplanrd, bu nedenle
rutin iler aksam asn diye birtakm m em uriyetlere ihtiya vard
ve daha nce de belirtildii gibi buralara h er vatanda atanabi
lirdi. B ana buyruk bir brokrasi gelim esin diye m em urlar bir
yl ya da daha ksa bir sre grevde tutulur, ayn kii en fazla
iki kez ayn greve gelebilirdi. Belli bir teknik bilgi gerektiren
grevler hari m em urlar kurayla belirlenirdi. G rev sresi do
lan her m em ur hesap verm ekle ykm lyd. E sasen yolsuzluu
nlem e am ac tayan bu uygulam a zorluk kartm ak isteyen
kt niyetli avam n elinde giderek b ir oyuncaa dnm,
yanl bir takibata dnm tr. Y ine de btn bu kurum lar
toplum un her kesim inin devlet idaresiyle yakndan ilgilenm esi
ni gerektirm i, hatta bu konuda belli bir yetenein gelimesini
de salam olm aldr. B u sistem in dem okratik anayasalar dahil
m odern anayasalardan tem el fark, gnm z parlam ento ve
m illetvekillerinin, m evki ve m akam larn dayand temsili de
m okrasi sistem ine sahip olm aydr. Y unanllarda halk, yani
A ristophanesin agzl, m ark, fkeli ve sokm a arzusuyla
gz dnm eekars srs ile P lato n un tehlikelerle dolu
byk hayvan daim a btnyle m evcuttur.
A tina btesinin balca gelir kaynaklar, L aureiondaki Atina
gm ocaklar ve civar kentlerden elde edilen gelirler, maln Devlet
deerinin ellide biri tutarndaki ithalat ve ihracat vergileri, pa- Btesi
zar cretleri, kle harlardr. A yrca, dolayl vergileri en yk

96

ANTK YUNAN IN KLTR TARH

sek teklifte bulunan kiiye iltizam etm ek gibi sorunlu bir sistem
uygulanyordu. B u sistem B ourbon Fransasnda da uygulan
mt ve Fransz devrim inin balca nedenlerinden biriydi. A n
tikada gm rk m em urlarndan lesiye nefret edilirdi. In
cil'd e n de bildiim iz gm rkler ve gnahkrlar ifadesin
deki m em urlar gnm zn gm rk m em urlaryla kartrm a
m ak lazm. B urada daha ok, tam bir zel giriim ci olan kan
emici bir gm rk kesenekisi sz konusudur. T ek amac, ie
yatrd serm ayeyi kartm ak ve olabildiince kr etmektir.
D evletin bakaca gelir kaynaklar unlard: M ttefiklerden al
nan m alum hara ve m ahkem e harlar, vatana ihanet duru
m unda kesilen para cezas -m u h b irli i tevik eden, ahlakn bo
zulm asna yol aan bir baka e tm e n - ve el koyulan servetlerdir.
D evletin tem el giderleri ise, pek ok kiiye denen yevm iye ve
m aalar; yabanc paral askerlere, yabanc garnizonlara ve de
niz polisine denen cretler; yollarn ve su tesislerinin yapm ve
bakm na, tersanelere, silah ve m him m at depolarna, tapnak
ve m eclislere ve dier btn kam u tesislerine ayrlan denek;
enlikler, adaklar, kam u kurbanlar ve klt iin yaplan m uaz
zam harcam alar. alacak durum da olm ayanlarn, dullarn,
yetim ve ksz ocuklarn bakm da devlete aitti. Fakat btn
bu giderleri karlam ak her zam an m m kn olm azd, o zam an
da toplum un nde gelen zenginlerinden olaand bir servet
vergisi (ecKpopd) alnrd. Fakat dorudan vergi alm ak antide
m okratik saylp tiranlkla bir tutulduu iin, varlkl insanlara
bir ykm llk getiren leiturgia'l&r, yani halka hizm et tercih
edilirdi. B unlarn en nem lisi, zenginleri bir sava gem isi ina
etm ekle ykm l klan trierarkhia idi. Elbette gnm zdeki
kadar byk bir harcam a deildi bu: B u gem iler ak deniz ge
m ileri deildi. A r hava koullarna ve azgn denize dayana
m ayan h a fif yapl ahap gem ilerdi. stelik hayli kk olduk
lar iin gem i m rettebat uyum ak ve yem ek yem ek iin karaya
km ak zorundayd. F rtnalar ya d a deniz savalar koca filolar
yok edebiliyordu am a birka aya kalm yor, yerine hem en yeni
leri yaplyordu. Y apm iinde kullanlan aralar ve gem inin
iskeletini ounlukla devlet tem in ediyor, triarkhosa ise gem i
yi tam am lam ak, tayfay bulup geim ini salam ak kalyordu;
am a bunun karlnda gem iyi bizzat kom uta etme onuruna
kavuuyordu - bu lafta kalsa bile. zellikle de sonraki alarda

ATNA'NIN DN YA G N

I 97

gem inin asl kom utam bir uzm an denizciydi, dm enci ya da


kybernetes. T ragedya ve kom edya korolarnn donatlm as, a
ltrlm as ve m aliyetin karlanm as dem ek olan kh o reg ia 'da,
genelde koronun n kh o reg o s'a ait olur, iin cerem esini ise
ok daha az vg alan teknisyen, zellikle de koro airi ekerdi.
G ym nasiarkhos, bir A tina buluu olan o grkem li m eale kou
su bata olm ak zere eitli spor faaliyetlerini finanse etmek
durum undayd. K endisine bir kam u hizm eti kt halde, bu
hizm etin bir bakasna devredilm esini isteyen kii, gerekesinin
kam u tarafndan snanm asn talep edebilir, hakl olduu anla
lrsa bu ykm llkten kurtulurdu. Daval ise servetini dava
cnn servetiyle takas etm eye hazr olduunu bildirerek savuna
bilirdi kendisini: H er iki halde de nazik bir durum, fakat
leiturgiayla sonulanm as kanlm azd. B u durum a, servet
deiim i ya da antidosis denirdi. B ir de epidosis vard: Bir
vatandan devleti kurtarm ak iin halk kararyla gnll ba
ta bulunm aya davet edilm esi. lgili ahs bata bulunursa
onurlandrlr, bulunm azsa eziyet grrd. Serveti taland
aan herkes kam u hizm etiyle m kellefti. Bir k h o regia'nn m as
raflarnn 1200 ila 3000 drakhm e (ta la n t'm bete biri veya yar
s) arasnda deitiini dnrsek iflasa yol aan bu yntem
iin Y unancada neden iki ayr fiil bulunduunu anlarz:
KaTaZeiToupyev ve Kaxaxopryev, leiturgia ve khoregia y
znden m ahvolm ak.
A tina devletinin en ciddi sorunlarndan biri, halka ekmeklik
hububat salam akt. Bir buday siyasetinin varlndan bile sz
edilebilir. D arya dnk giriim lerin tam am bu yndeydi.
A ttika nce K brs ve M sr, sonra Sicilyay, son olarak da
Trakya ve Pontos civarndaki blgeleri fethetm eye almt.
H ellespontos en az Svey K anal kadar nem liydi. H ububat
ihracat esasen yasakt. A goranom oi rnlerin safln ve taze
liini, m etronom oi arl, sitophylakes de fiyatlar denetliyor
du, am a gene de fiyatlar her yl, hatta ayn gn iinde bile bete
bir ila te bir orannda deiiyordu. B unun nedeni, ithalat ya
da alclarn speklasyonlaryd: Y ok boazlar kapalym , yok
dm anlk yeniden nksetm i, ufukta byk bir sevkiyat varm
y a da sevkiyat gem isi batm , vs. D urum u iyi olan pazar m e
m urlarnn k u r farklarn kendi ceplerinden dem ek zorunda
kalm alar ender bir durum deildi.

19 8

ANTK YUNANTN KLTR TARH

Szn ettiim iz btn h ak ve avantajlar sadece tam vatan


dalar iin m evcuttu, yani devletin erkek ve kadn vatandalar
nn m eru evliliklerinden olm a insanlar iin. u halde, kle bir
anneden ya da b ir m etoikostan, yani zgr bir yabanc kadn
dan olm a kiiler vatandalk haklarndan m ahrum du. Evlat edi
nilm ek de bir ey deitirm iyordu. Y ine de, devlet iin byk
yararllklar gsteren kiilere halk kararyla vatandalk hakk
veriliyordu. V atanda olm ayanlar m lk sahibi olam yor, geerli
bir evlilik yapam yor, davalarn ancak bir hami araclyla
yrtebiliyor, devlet kltlerinin yalnzca bir ksm na katlabili
yorlard. Bu statnn en nem li grubunu, fabrikatr ya da top
tanc tccar, arm atr ve bankac olarak kayda deer oranda
servet edindikleri ska grlen, hrdavat, zanaatkr, denizci
ve lim an iisi olarak kk iletm elerde nem li bir rol oyna
yan m etoikos, yabanclar ya da snm aclar olutururdu. Bu
insanlar A tin ada on iki d ra kh m elik bir korunm a paras der,
yasal snrlam alar dnda, nfuun geri kalanyla ayn haklar
paylard. Fakat vatandalk hakk iptal de edilebilirdi, ya sr
gnle y a da vatandalktan karlan kiinin m em lekette barn
m asna ses karm ayan onursuzluk (atim ia) ilanyla. A tim ia yla
cezalandrlan tem el sular unlard: K am unun parasn zim
m ete geirm ek, rvet, alaklk, kez yalanc ahitlik yapmak.
Basite aylaklk edenler in bile bu cezadan nasibini alyor
olm as, aslnda sevilm eyen ya da istenm eyen kiilerin hedef
lendiini gsterir. H alk kararlarn feshetm eye ya da deitir
m eye kalkanlarn derhal a tim ia yla tehdit edilm esi ise bu ceza
nn siyasi niteliini yeterince aa vurur.
KadnD em ek ki, dem okrasilerin en ars diyebileceim iz A tina
Ia r dem okrasisi aslnda egem en partinin uygulad oligarik bir
dzendi ve ne insan haklar ne de kadn-erkek eitlii bilirdi.
K adnlar ne seebilir ne de m em ur olabilir, ne siyasi toplant
larda ne de enliklerde yer alabilir, hatta spor etkinliklerine bile
ancak S partada katlabilirdi. K adnlar hayatlar boyunca ba
kalarnn velayeti altndaydlar, rnein babann, erkek karde
in, kocann, yetikin oulun. B una karlk, kocann yalnzca
kullanm a hakkna sahip olduu bir drahom alar vard. Ev ka
dnlar asla toplum sal faaliyetlerde bulunam azd; bunlara ancak
danszler, flt kzlar, kadn dnrler ve hetairalar katla
bilirdi. H eta iralar ve kadn dnrler ayn kefeye konurdu,

ATNA'NN DNYA G N

199

nk hetairaVdf ounlukla akll ve eitim li olurlar, kadn


dnrlerse, en azndan dardan bakldnda, son derece
zgr bir yaam srerlerdi. T h ukydidesin eserinde Perikles
yle der: E n saygn kadn, erkeklerin ne vgsne ne de sv
gsne h ed ef olan kadndr. zellikle de st tabakalara m en
sup onurlu kadnlar harem yaam srerlerdi. Sokaa yalnzca
yal bir klenin, gynaikonom os'u n (kadnlardan sorum lu g
revli) eliinde kabilir, arda grlm ezlerdi bile. O ysa yok
sul kadnlar arda ska grlrd, hem m teri hem de tez
ghtar olarak, fakat onlar bile fabrikalarda alam azlard. Ka
dna toplum iinde, bir kadnn hizm etini gerektiren bir kurban
ayininde rahibe olarak ya da bir enlik aiay srasnda figran
olarak yer verilirdi, bunun dnda hayattaki asl grevi evlilie
nce para sonra da ocuk verm ekti.
W inckelm annn ifadesiyle, A tinalIlarn tam bir zgrl- Sykopn tadn karm asn salayan akln aydnlan!, Periklesin hantes
lm nden sonra parlak bir anariden, yani kargaa dolu bir
avam egem enliinden ve - b in bal hkim iyet satn alnabildii
i in - arsz bir plutokrasiden farksz deildi diyebiliriz. G etirdi
i anayasayla bu anarinin tem elini atan P eriklesten bakas
deidi. Y asalar, bele yoldan siftah etm ek iin toplanan jri
yesi bir proletaryann eiindeydi. M akam lar ahlaksz ve ruhsuz
her alaa akt ve rvete olanak tanyan zelliklerinden do
lay da cazipti, yoksa kim se ald dk m aaa baylm yordu.
nsanlar birbirinin ayan kaydrm a derdndeydi, am a yerden
ge kadar da haklydlar bunda; toplum un iinde bulunduu
durum u B urckhardt enfes bir biim de zetlem itir. O na gre,
A tinallar sanki kendilerinden bir ey alnm gibi bir ruh hali
iindeydiler. S ykophantesYn zehirli m eyvelerini yeerten
zem in ite byle bir zem indi. Sykophantes aslen incirlerin giz
lice ihracatn haber veren kii dem ektir (bu etim oloji tart
m aldr), fakat daha sonra genel olarak casusluu ve jurnalcilii
anlatr olm utur. Y akalanm ak ve halkn huzurunda tehir edil
m ek susuz kiilerin bile gzn korkutan bir tehditti: Birincisi,
halkn huzuruna karlm ak ok utan verici bir durum du; kin
cisi, tanrtanm azlk, devlet m aln alp rpm ak, vergileri dem em ek, baba m aln israf etm ek gibi alan giderek genileyen
sulam alarla kar karya kalnabilirdi; ncs, insanlar biri
ni sudan bahanelerle sulam aktan ekinm iyordu, nitekim

200

Platonun
KarDevlet

Kleler

ANTK YUNANTN KLTR TARH

sykophantes zam an iinde haksz dava ile zde hale gel


mitir; kitlenin ahlakn ve ekonom ik durum unu da hesaba ka
tarsak, yalanc ahitler bulup suu kesinletirm ek ocuk oyun
cayd diyebiliriz. Y ani her halkrda sykophantesin enesini
kapatm ak gerekiyordu. zetle, sykophantes antaj, intikam ve
sahte tutku karm yaplar, sus pay ve satlk fikirlerle sr
drdkleri varolular itibariyle bizim sansasyon peinde koan
gazetecilerim ize benzerler. T ek fark, toplum da oynadklar ro
ln ok daha nemli olm asyd. Sahtekr avukatlarm zla da
kyaslayabiliriz onlar, yalnzca dalaverecilik ve kstahlklar
nedeniyle deil, baz zenginler srekli bir K ar-Sykophantes
tuttuu iin.
A tina dem okrasisine getirilen en acm asz eletiri, Plato n un, A tina devletinin btnyle kartn tem sil eden ideal
devletidir. Platon insanlarn kiisel yetenekleri, uzm anlk alanja n ye farp|, ahlaki yaplar nedeniyle, belirli bir iblm ne
dayal istikrarl bir m em urluk sistem inin gelitirilm esini ng
rr. K am u grevinde alan erkeklerin kesinlikle zel serveti
olm am aldr. A ncak, hkm et devletin iine yoksulluk veya
zenginlik girm esin diye dier vatandalara gz kulak olm al
dr. K adnlar, yetim e ve yaam biim i bakm ndan erkeklerle
eit olm al ve her trl m eslei icra edebilm elidirler. Kadnlar
ve ocuklar kam unun mal olm aldrlar (m uhtem elen evlilik ve
m iras yoluyla m al-m lk hrsn ve karcl engellem ek iin).
Devlet, toplum a tccar ruhu ve kazan hrs alayan, halk hilekr ve gvenilm ez klan denizden uzakta bir yerde kurulm al
dr. ehvet duygularna yol aan, sadece gsterie yarayan ya
da kt rnek olan her ey sanattan m en edilm elidir (bu yz
den, hem tanrlar hakkm daki yakksz dncelerinden tr
hem de eserinde kt insanlara yer verdii iin H om eros da
m en edilm elidir). A ristoteles, P lato n un btn vatandalar kap
sayan senfonisinin m onotoni olduunu sylem ekte hakldr.
G erek, tek sesli bir m zikten baka bir ey deildir artk. Siya
setinin ad h atip , m ahkem edeki durum ann ad ise
agondur. Srekli bir tiyatro tem silidir bu; stelik bu oyun
dnyann her ey iin en iyi seyircisi olan A tina halknn nn
de oynanr.
O an filozoflar klelii bir sorun olarak grm yorlard.
Genel kannn aksine, klelik yakn zam anlara dek srm tr;

ATNA'N IN DNYA G N

201

ortaa boyunca, Slav savalarnda esir den herkese Sklave


[kle] deniyor olm as bunu yeterince kantlar. 1857 ylm a dek
P rusy adaki A m erikan vatandalar yanlarnda getirdikleri k
lelerinin devlet tarafndan kabul edilm esini talep edebiliyorlar
d. Siyahiler ngiliz sm rgelerinde ilkin 1833de, Fransz s
m rgelerinde 1848de, K uzey A m erik ada 1865te, B rezilyada
ise 1888de zgrlklerine kavutular. B ugn bile, D ou A s
y adaki Kuli ticareti ile G ney D en izindeki K anak ticareti bir
klelik biim idir (fakat sresi snrldr). Yunan klelerinde
kkenler bile sn f dren bir etkendi, nk bu klelerin b
yk bir blm barbar lkelerdendi: Lidya, Frigya, Suriye,
Libya, T rakya ve Pontus gibi; zellikle de Paphlagoniallarm
hibir deeri yoktu. P ratikte h er Flellenin sava, deniz korsanla
r ya da bor yznden kle olm a ihtim ali vard, rnein Platon
ve D iogenes bile bir sre kle olm ulard. D ahas A tinada ba
bann evlatlktan reddettii kzn kle olarak satm asna izin
veren bir yasa vard, am a b u yasa herhalde daha ok kt s
tndeydi. K leler, isim lerinden de anlalaca zere birer nes
neden farkszd: o copa vSpeov, yovaiKSov, eril, dii sava
ganim eti ve avpdjroa, yani insan ayaklar; bu sonuncu ta
nm dan kleleri, KapaiTroa, gl ayak, diye betim ledikleri
bykba hayvanlarla bir tuttuklar anlalr. N e var ki, efendi
nin klesini ldrm eye hakk yoktu, hatta bir klenin kazara
ldrlm esi bile ldrm eyle bir tutulur, gereince cezalandr
lrd. Y ok eer kasten ldrlm se, cinayet ilenm i saylrd.
Tapm aklar, kt m uam ele gren klelere bir tr iltica hakk
tanyordu. B ir kle gaddar efendisini kendisini satla kar
mas iin yasal yollardan zorlayabilirdi am a hak ve ykm llk
sahibi olm ad iin ne davalara katlabilir ne de szlem eler
im zalayabilirdi. Y ine de, efendisinin tem silcisi sfatyla servet
edinm e im knna sahipti. K utsal grlen spor hari, kamusal
etkinliklerin birouna katlabilirdi. D grnnn zgr
insanlarnkinden tek fark ksa kesim li salaryd. Platon, kle
ye iyi m uam ele etm enin herkesin yararna olacan, am a onunla fazla sam im i olm am ay, halklarn fazla karm am asn
tler. E lbette taradaki durum erken adaki gibi ataerkildi.
Kentte ise evden eve deiirdi. iftlik khyas, nem li konum
da iletm eci, saygn vekilhar, srda oda hizm etisi, kat peda
gog, kibirli ktphane m em uru, usta heykeltra, at terbiyecisi,

202

ANTK Y U N A N IN KLTR TARH

m neccim , ahba, berber olan kleler de vard ve daha nice


m eslekte uzm anlam lard. D em osioi, yani kam u kleleri de
nen zel bir kle snf vard ve bunlarn bir ksm hi de nem
siz olm ayan m akam larda grev yapard: M ahkem ede ktip,
m liyede m uhasebeci, belediyede m utem et ve polis olarak; po
lis kleler m em leketlerine gre Skythc (skitler) ya da ta
dklar silaha gre toksotai (okular) diye adlandrlrlard. Efendileri adna yrttkleri zel ilerden para biriktirebilen k
leler zgrlklerini satn alabilirlerdi, fakat efendinin klesini
azat ettiine de ska rastanrd: O zam an kle artk bir
m etoikos olurdu.
K le fiyatlar ortalam a yz d ra kh m eydi, yani fiyatlar
yksek deildi am a (savalardan sonra iyice ykselen) arza,
cinsiyete (kadnlarn fiyat biraz daha yksekti), kkene (Y u
nanl kleler pek pahalyd) ve tabii bir de klenin yeteneine
gre deiiyordu. Baz zellikler (rnein, kle kaliteli par
fm ler retebiiiyorsa ya da H o m ero su ezbere biliyorsa) altnla
tartlrd. A tina, K orinthos, Syrakusai ve (fethedilinceye dek)
A igina, sanayi m erkezleri olm alar nedeniyle kle m erkezleriy
di. Fakat sanayi iletm eleri gnm ze kyasla epeyce mtevazyd. D em osthenesin devrald silah fabrikasnda 33 kl
iisi alyordu ve saylar yz geen dier personel ise hi
b ir i yapm yordu. Y ine de ii sorununu ele alm aya yetmiti
bu. P erik lesin yevm iye uygulam as, bir tr isizlik parasyd
aslnda.
AtinalG een blm de de vurguladm z gibi, H ellenleri yalnzca
nn Bir gzelliin ve ann tadn karan rom antik bir halk olarak dGiinu nm ek yanlsa da, Perikles dnem inden itibaren avare bir
kentli takm nn ortaya ktn ve eskiada gnm ze gre
ok daha az alldn kabul etm eliyiz. G neyde bugn de
ska grld gibi, daha ok m evsim lik iler yaplr, yln pek
ok gn bo geerdi. A tinal, akam dan kalm a da olsa genel
likle sabahn krnde kalkard. abucak giyinir, araba band
bir iki dilim ekm ekten ibaret kahvalts ksa srerdi. Birka
m etelik alrd yanm a, daha dorusu azna atard (nk onun
para kesesi yanaklaryd) ve halkn arasna karrd: nce be
lediye m eclisine, durum aya, sonra g ym nasiona, askeri eitim
alanna ya da bir hatibi dinlem eye giderdi. H ibir yerde hibir
eye sessiz kalm azd, nk her lafa karm ak gibi bir huyu

ATNA'NIN DN YA G N

203

vard. Sonra, eer i sahibiyse, dkknn tefti ederdi, bu da


son kertede yine gevezelik etm ek dem ekti. E n sonunda da tam
bir seyir yeri olan lim ana giderdi. Y unanl aylak aylak dola
m ak iin zel bir ifade kullanrd: agorazeir. Yunanl iin bu
szck, dz karl olan pazar yerinde dolam ak deil, de
dikodu ve fuar ziyareti, geyik ve spor m uhabbeti, m askaralk ve
felsefeden oluan arom atik bir karm dr. arapsz lenler
de denen bu m uhabbet kt havalarda dkkn ve tezghlara
tanrd: M erhem ciye, tccara, berbere, kunduracya, heykel
atlyesine. Kn ise scack olm alar nedeniyle dem irci dk
knlar tercih edilirdi. Y em ek m eselesi ok nem senm ezdi:
Seyyar sucuk ekm ekiler, satcnn ayakst kzartt birka
balk ve bir avu incir al giderm eye yetiyordu. sokratesin,
eskiden, yani esenliklerle dolu P erikles zam annda durum u iyi
bir klenin bile m eyhaneye gitm ediini sylem esi, her eyi ol
duundan daha iyi gsterm e abasndan baka bir ey deildir.
M eyhanede zar da atlr, hafifm erep kadnlarla, yani flt
kzlarla kadeh tokuturulurdu. Fakat iki lem leri genellikle
geceleri yaplrd. H afif bir yem ein, el ykam a riteiinin ve
tanrlara iki sunulm asnn ardndan niversite rencilerinin
devam ettii m eyhanelerdekini andran bir iki lemi balard.
Fakat asl m eselenin iki olm adn P la to n un Sytnposioriundan biliriz, geri bu bir edebiyat eseridir ve gerei an
cak Schillerin W allensteins L a g e r kadar yanstr. Bilm ece,
ak sak fkra, alnt ve benzeri skc eylerle elenilm esi an
cak daha sonraki yozlam alardr. Elenceyi ounlukla kom os
izlerdi; kom os, arap, ark, erotizm ve her tr densizlik eliin
de bir gece alayyd. Sicilya seferinden nce H erm es heykelle
rinin kafalar bylesi bir kortejde kurban gitm i de olabilir.
K om os tresi sonraki alarda renciler tarafndan devraln
m, fakat yeniada ylesine bayalam t ki, yalnzca vahi
kavgalar deil, alenen iem ek de (stelik de sevgililerin kaps
nnde) detten olm utu. N e de o lsa eskiada gece bekilerine
yakalanm ak sz konusu deildi, nk onlar gne batar bat
m az grevi brakrd.
A tinalm m yaam n ele alrken, sanatla i ie kent m anzara- Kat
sn gz nnde bulundurm ak gerekir. Tapnaklar, baheler, slup
revakl avlular, haller, tiyatro, gym nasion ve stadyum lar, kutsal Sanat
m aara ve korular, ksacas drt bir yan tanrlarn, kahram anla-

204

ANT'K Y U N A N IN KLTR TARH

rn, sava kahram anlarnn, devlet adam larnn, air, filozof,


konum ac ve atletlerin, hatta nl hetaira ve yar atlarnn
heykelleriyle doluydu. Fakat klasik bayaptlarla dolu bir mze
gelm esin akla. zellikle de adaklk sunularn tam am byk
birer sanat eseri olm u olam az, nasl ki kiliselerim izde de yle
deilse. Fakat zam anla korkun bir heykel ylm as yaanm
olm aldr. Szgelim i altn, yaldz ve parlak renkli resimlerin
birbiriyle rekabet ettii A k ro p o lisin insann zerinde brakt
etki, dev bir oyuncak dkknnn brakt etkiden daha farkl
olm asa gerek. H eykellerin sa, duda, ka gz boyanm,
m erm er kim yasal bir ilem den geirilerek tenin ve giysilerin
rengi en azndan hissettirilm i, m ifer ve kalkanlar, elenk ve
aln bantlar, silah ve m cevherat ise parlak m etalden yaplm
t. Belki de bu renk cm b bununla da kalm yordu: M imari
unsur grevi gren heykeller byk bir ihtim alle boyanm t.
B ronz heykeller bile bronzun ve pasn deiik tonlar nedeniyle
bir renk paletini andryordu.
Kat slup denen slubun erken klasik dnem i 480-460
yllarna tekabl eder. B u slubun tem el zellii, kendisini
hatlarn sertlii ve hareketlerin keskinliiyle belli eden bilinli
bir tutum luluk ve kelilie varan net izgilerden oluan krpe
bir genliktir. Ruhsal ifade yzeye km aya henz cesaret ede
m iyordun H eykeller kukla gibidir. B u geliim aam asnn do
ruunu, 1811 ylnda bulunduklarnda m uazzam bir ilgi uyan
drm olan A igina heykelleri oluturuyor olmal. Vaktiyle
alnln ssledikleri tapm ak, Saron krfezinin zerinde yk
seliyor ve ta S alam isten grlebilen nefis b ir m anzara sunu
yordu. Salam isteki sava yceltm esi dnlm olan sava
sahneleri, o dnem in iffetli sanat anlayna uygun olarak Troya
efsanesinden alnm t. Savalarn plak tasvir edilm esi,
H om erostan da gerilere uzanan iirsel bir stilizasyondur. Sa
natlar anatom i konusunda artk yle yetkindir ki, anatom inin
etkisinde biraz fazla kalm olduklar bile sylenebilir. H ey
kellerin arkalarnn bile zenle ilenm i olm as son derece dik
kat ekicidir. zleyeni aldatm ak, gzn boyam ak, tiyatro gs
terisi yapm ak bu sanatn defterinde yoktur. Bat alnl tam a
m en arkaik bir etkiye sahiptir; dou alnl ise ondan bir sanat
dnem i daha gentir adeta, oysa hem en hem en ayn dnem de
yaplm lardr. H ellenler alnlk kom pozisyonlarn kanatlarn

ATNA'NIN DN YA G N

205

germ i bir kartala benzetirlerdi; gerekten de bunlara soylu bir


ritim hkim dir, fakat genlerin ii hnerle doldurulduu halde,
basm akalp ve donuk bir sim etri de yok deildir hani. H einrich
B runn isabetli bir biim de, asker duruu gibi der. nl
A igina glm sem esi de bu balam da ele alnm aldr. Bunun,
kahram ann lm kalm m cadelesinde bile durum a nasl h
kim olduunu anlatan bir tasvir olduu sanlrd - bir kzlderili
yks gibi. Fakat ifade gcnn halen snrl olduu bir d
nem de azn kenarlarnn yukarya kvrlm as pekl ac anla
m na da gelebilir, nitekim erken R nesans dnem ine ait defin
sahnelerinde en byk acnn ifadesidir bu. G lm sem e basite
M srllardan devralnm t dem em iz akia daha yatkndr; bir
nceki ciltte de anlatld gibi, glm sem e M srllarda ilkellik
anlam na gelirdi,
18 7 0 li yllarn ikinci yarsnda O lym piadaki kazlarda gn
na kan Zeus tapm andaki m etoplarn eril gzellikleri
daha da ilgintir. Bu yap elerini epigram larla karlatrabili
riz: B tn tapnaklarda benzer tem alar ileseler de, kendilerini
asla tekrarlam azlar, rnein K entaur tem as zekice eitlem e
lerle yeniler kendini. zerinde zenle sarnlm , neredeyse
pilili bir khiton olan D elphoili bir arabacnn bronz heykeli,
gzlerin korunm u olm as bakm ndan ilgintir (gzn ak, be
yaz; iris, kahverengi; gzbebei, siyah; kirpikler, ince bronz
ubuklar); bu' sayede ba inanlm az bir canllktadr. Diken
karan adam heykeli de dolaysz bir anlatm ve canlla sahiptir,
hatta belki de antikan en popler heykelidir ve saysz kez
taklit edilm itir. Bir yarn galibini bylesine gndelik bir ii
yaparken ebediletirm e dncesi fevkalade zgndr. Sonraki
Y unanllar artk yalnzca bu tarza bal kalm , za rif delikanl
dan bir sokak ocuu yapm lard. plak kadn figrnde de
baarl olduklarn, kaarken A p o llo n un acm asz oku tarafn
dan vurularak yere yklan m erm er bir N iobis heykelinden anla
rz. B ir keskinin yaratt en gzel kadn heykellerinden biridir
bu. D uruu biraz fazla sakin olsa da, esiz derecede soyludur:
D km l elbisesi olaanst zariftir, yine de, tpk arabac
heykeli gibi henz basm akalptr. nsan vcudunu betim lem ede
atlan en byk adm lardan biri, yine beinci yzyln ilk yar
sna tekabl eder. Bu adm , vcudun btn arlnn verildii
bacak ile vcudu hafife destekleyen bacak arasndaki kartl-

206

ANTK Y U N A N IN KLTR TARH

n kefidir. A rtk arlk bacaklara eit lde datlm yor,


biri dierinden biraz daha gevek duruyordu, ki dorusu da budur zaten: A ntikada ancak Y unanllarn baarabilecei bir
zgrlem e.
D or tapm ann en m kem m el rneini tekil eden Parthen o n un inasna Pers savalarndan bir yl sonra, 447 ylnda
balanm , Peloponnesos sava patlak verm eden bir yl nce,
432 ylnda da tam am lanm tr. B u eserin plastik ksm larnn
tasarm , boyam a ve dzenlem esinin P heid iasa ait olmas kuv
vetli bir olaslktr. T apnan h er taraf ayn kalitede deildir.
ksm nda bakire A thena heykeli duruyordu, am a imdi bu
heykelin yerinde yeller esiyor. B at alnl, A thenann
A ttik aya sahip olm ak iin P o seidonla kavgasn, dou alnl
ise A thenanm Z eu stan douunu anlatyordu. Tapm a kua
tan friz, drt ylda bir tekrarlanan ve A tinahlar tarafndan
Panathenaia enliklerinde A th en anm onuruna dzenlenen ve
tanraya yeni bir giysinin ve arm aanlarn sunulm asyla sona
eren dini alay betim liyordu. M etoplarda tanrlar, devler,
L apithler ve K entaurlar arasnda geen sava sahneleri tasvir
ediliyordu. Lord Elgin bu heykellerin az ok salam kalm
olan byk bir blm n nceki yzyln banda L ondraya
tam tr; bu eser halen daha British M useum u en ok gurur
landran eserler arasndadr. K urban alayndaki kz ve koyunlara yalnzca sanat erbab deil, hayvan yetitiricileri de
hayran kalm t. rnein, bir ngiliz binicilik hocas ideal oturm a pozisyonunu A tinal svarilerin gsteri yryn te
mel alarak retiyordu. G oethe ise dou alnlndaki at kafa
snda ilk at grm t.
Yunan
Parthenon dnda, E rekhtheion ve Propylaia gibi heybetli
Tiyatro- yaplarn inasna da giriildii halde, o dnem de tatan bir tisu yatro ina etm ek dnlm em i, ireti ahap yaplarla yetinilmitir. Asl tem siller baharda byk D ionysos enliklerinde
verilir, gn sreyle, gnde drt eser oynanrd. A tinann en
parlak dnem inde bu tem sillere yaklak otuz bin insan katlm
olsa gerek. G steri esnasnda tribnlerin km esi ender bir du
rum saylm azd. Fakat sonraki dnem e zg ta basam aklarn
rahat olm am as bir yana, izleyiciler yerlerinden kalkp biraz
dinlenm ek ya da bir eyler attrm ak im knna da sahip deil
di, tiyatroda sabahtan akam a kadar otururlard; dahas, yln bu

ATNA'NIN DN YA G N

207

m evsim i ok scak geerdi. Y unanl tm bu koullara gneylile


re zg bir rahatlkla katlanyordu. Bu ar artlara dayanm alar
phesiz g olan kadnlarla ocuklarn tem sillere katlm asna
kesinlikle izin verilm ezdi. te yandan, etkisini halen daha l
ebildiim iz akustik, tiyatronun her kesinde mkem m eldi.
Bugn bile bu antik sahnelerde tiyatro gsterileri yaplr. Parisli
gruplar C ezayirin P om peiisi T im g ad da zam an zam an tiyat
ro tem silleri dzenler, seyirciler P a risten yatakl trenlerle ge
lirler. Sahne dekoru, zellikle de gn nedeniyle herhangi
bir yanlsam aya im kn tanm am olsa gerek. Bunun yerine
gnderm eler yaplrd, rnein kirili birka stun bir saray,
birka aa dalk bir orm an, birka adr da koca karargh
sim gelerdi. Bizdeki m odem tiyatro dekoru da ancak m anzara ve
perspektif ressam l iyice oturduktan sonra geliebilm itir.
B einci yzyln ortalarna doru bir t r perspektif etkisini ilk
kez denem i olan A gatharkhosa bundan tr skenograph
denm itir. phesiz pek sade eklem elerdi bunlar. Resim li bir
arkaplan ile periaktostan, yani bir tr dner sahneden ibaretti.
Oyun, ilk nceleri ak havada oynanyordu. Szgelimi bir evin
ii mi gsterilecek, o zam an bunu blnen arkaplandan kan
bir arabayla, ekkyklem a'y la sahneye tarlard. Tem elde, nceki
ciltte M srllarda grdm z rntgen resm i ilkesinden ba
ka bir ey deildir bu: C ephe basite saydam lar. Des ex
m ach in a 'm n um a aygtn, llerin ruhlar iin sahne tabannn
hareketli blm n (K haron patikas), im ek ve gkgrlts
efektleri iin kullanlan aletleri en ilkel biim leriyle dnm ek
lazm. Btn bu donanm aa yukar bizdeki gezici tiyatrola
rn donanm na benziyordu. Bize son derece gln gelebilecek
bir baka unsur ise oyuncularn d grndr: Adm atmay
olanaksz klacak kadar m antar tabanl, yksek topuklu ayakka
blar, dev sa topuzu onkosla talanan donuk m askeler, btn
vcudun, hatta parm aklarn, bezlere sarp kalnlatrm ak sure
tiyle devasa boyutlara getirilm esi, elbiselerin dalgalanan kolla
rnn ve eteklerinin acayip grkem i. O yuncularn hareketleri
cokulu anlarda bile rahip edasm dayd herhalde, sanki ar
ekim de oynanyorm u gibi yavat, bu tarz aa yukar
R ichard W agnerin tarzn andryordu. Y anky oaltm ak
am acyla m aske takm olm alar ihtim al d, nk akustik
zaten m kem m eldi. A ktrn hem ok sayda karakteri hem de

208

ANTK YUNANTN KLTR TARH

kadn rollerini oynad iin m aske taktn dnm ek de yan


l olur, nk bunun aresine bakm ann baka yollar vard. Bu
figrler insanlar tem sil etm iyordu, onlar, birer grnt , sim
ge, benzetm e, m aske ve glgeydi. Bu yzden eski m oda barbar
giysilerine brnm lerdir, ar byk, ifadesiz ve kuklam sdrlar. T ragedyada olay bir gizem dir, dolaysyla gerein ka
lplarna sokulm am aldr. te bu yzden her gerek eylem,
lm , cinnet ve kavga gibi h er gl aksiyon arkaplanda oyna
nr. Bunun nedeni, seyirciyi zm em ek deildi, ne de olsa
Hellen seyircisi her eyi kaldrabilirdi, zaten gerek yaam da da
kanl ceset grm eye pek baylr, iddet olaylarn abartarak an
latrlard. Fakat olayn kendisini tem sil etm ek, haksz bir nes
nellik olurdu. Ayn biim de karakter geliim i diye bir ey de
yoktu, nk ruhsal bir deiim geirm ek dnyallara ve yaa
yanlara zgdr, tanrlarla llerin biyografisi yoktur. Btn
bunlar oynanan bir rlyeftir.
Kom edyann kostm leri ok daha farkldr. A lak topuklu
ayakkablar, trikolar, halk giysileri; sadece gbek ve k gln
derecede byktr. Krmz deriden yaplm olan, gereinden
fazla byk phallos da m stehcen bulunm uyordu muhtemelen,
nk phallos D ionysosu ve bereketi sim geliyordu. Phallos dii
karakterlerin de aksesuaryd. Bulutlar, eekarlarn, kulan,
kurbaalar ve tu h af dse! yaratklar canlandran danslar bizdek rev kzlaryla hem en hem en ayn ilevi gryorlard. Bura
da maske vard am a m aske kentteki nlleri artrrd: Kleon,
Sokrates ve Euripides gibi. Sahne unsurlar da nispeten daha ger
ekiydi: ok katl evler, hareketli dekor paralan, tuhaf
imitasyonlar, vb. O yunlarn iki kom u bina, alt kat iie st kat ya
da dnya ile O lym pos arasnda gem esine zen gsterilirdi.
B alangta yazar hem koro efi hem de oyuncuydu ve yaz
mas istenen tragedya, gerek bir l (trilogia) oluturur
du; daha sonra bu talepten vazgeilm itir. A yrca, mutlu son
iin bir satir dram yazm as gerekiyordu: K ahram ann insani
tarafnn gsterildii, iddetli ve ani trajik heyecann alayclkla
bittii bir tr dearjd bu. Szgelim i bir Shakespeare ile bir
Ibsenin p ersp ek tif sanat derinlik etkisini tek bir im geyle verir
ken, burada iki ayr tre ayrlm t. T ragedyada mizah anlay
ilkin, fani olan her eyi yalnzca bir benzetm e olarak gren H
ristiyan dnya gryle ortaya kabildi.

ATNA'NIN DNYA G U N U

209

H angi oyunlarn tem sil edileceine, tragedya yarm asna


(agon) sunulan eserler arasnda bir seim yapan arkhon karar
verirdi. Bu noktada, yantlam as g baz sorular kar karm
za. arkhon, dini ve siyasi adan yarglayan bir tr sansrc
m yd? Fakat eldeki kom edyalar A tin a da hem en her eye izin
verildiini gsteriyor. E er sanat asndan bir deerlendirm ede
bulunuyorduysa, buna nasl m uktedir olabilirdi ki, nihayet o da,
ou A tinal m em ur gibi, kurayla seilm i bir acemiydi, sanat
uzm an deil! H em sonra neden bu i rakip air arasndan
birini seecek olan jriye braklm yordu? N e de olsa oyunu
kabul etm ek veya reddetm ek de bir o kadar nemliydi. Peki,
arz fazlal diye bir ey var m yd ki? A m atrler ya da deeri
bilinm em i dehalar? Sadece, konu ya da yorum beenilm edii
iin kan tiyatro skandallarm dan haberdarz, reddedilen oyun
lardan hi sz edilmez. on, A gathon ve K ritias gibi, eserleri
daha sonra ikinci dereceden kabul edildii iin unutulup gi
den airler sanrm harika birer sanatyd. Zengin veya nfuz
sahibi beceriksiz tiplem esini (rnein, oyunun btn masrafn
stlenen kii, kendi veya gzdelerinin eserlerini sahneye koydurabilirdi pekl) ya da hi sahnelenm eyen bir oyunu (sahnede
oynanan dram biliyorlard, am a sadece kitap olarak yaym la
nan dram bilm iyorlard belli ki) insan aram adan edemiyor.
ayet bu tiplem eler olsayd, kom edya bunlardan nasiplenir,
T heophrastosun karakterlerine az da olsa yansrlard. Belki de
bir dram aturgtan beklenen teknik donanm ylesine bykt ki,
ancak kk bir insan grubu tarafndan yerine getirilebiliyordu,
nk dram aturg, dizelerin tm ne hkim olm ak bir yana, hem
mzii hem de danslar tek bana yaratm ak zorundayd. Bugn
bile pek az insan baarr bunu. Belki de, u bizim yalnzca bir
ka kiinin bavurduu bilim sel yarm alardakine benzer bir
durum sz konusuydu. Bu arada, resim ve heykel alannda da
ne id belirsiz am atrlerin adna rastlanm az. Elbette bir yn
basm akalp eser, zanaat anlayyla retilm i alm alar da yok
deildi. Fakat genel olarak, birinin becerem edii bir ie kalk
m as gibi bir bayalk ancak sonradan grm e R om a kltrnde
geliip serpilm ie benziyor.
A ntik tragedya belli bir epik karakterin dna hibir zam an Koro
kam am tr, fakat bu bile onun gerekdlnm bir parasdr. E sasen tragedya, airin koroyla bir diyalog kurm asndan

210

ANTK YUNANTN KLTR TARH

ibaretti. B ilindii gibi, daha sonra A iskhylos ikinci oyuncu,


Sophokles de nc oyuncu geleneini balatm tr. Bu saye
de rollerin says rahatlkla yarm dzineye kartlabiliyordu.
E uripideste rol says daha ok sekizdir, hatta Phoinissa de
[Fenikeli K adnlar] on birdir. B una ram en diyalog biimi hep
korunm utur. l konum alara hem en hem en hi rastlanmaz.
Bu slupla ilgili bir ilke olsa gerek. B unlara det dem ek belki
daha dorudur, nk hitabet de bir t r arkyd. Fakat eserin
kahram an aslnda korodur, eserin skikla ona gre adlandrl
m asnn nedeni budur. En azndan tinsel kristallem e noktasdr
koro, zaten genelde en ok buna dikkat edilir. Yeni bir traged
yadan yeni k oro diye sz edilirdi. D ram n ve yaam n anlam
ondadr. B u dem okratik bir eydir, nk gerekten de, eski
sylenin kadrosunu oluturan K ahram anlar n hybrisini [a
rlk, kstahlk] kyasya eletiren vox p o p u li'yi [halkn sesi]
tem sil ederdi. K am uoyunun sesi olduu iin bilgedir, am a ey
lemi gerekletirenlere kyasla banaldir. O lup bitenleri yanstan
bir yank olarak, yzeydeki epik srecin karsndaki nc
boyutu tem sil eder, epik sreci tinsel alana yayp izgisel
diyaloga derinlik katar. K oronun bu ruhsal sem boliine artk
inanm ayan Euripides, buna karlk onu ciddiye alr, onu eyle
me dahil eder, srda yapar ve azn sk tutm asn tem bihler.
A gathonda ise koro m zikal bir interm ezzoya dnr. So
nunda koro yalnzca m olalarda syler olur ve o andan itibaren
tragedya airlerinin adna bir daha rastlanm az. phesiz traged
ya yazanlar vard hl, fakat bu sanat biim i m iadn doldur
mutu. K oroyla birlikte tragedya da kt, nk onlar zdeti,
K atA ristotelesin nl tanm, ancak son ksm nda, bir dizi doharsis al gerekleri sraladktan sonra ilginleir. B una gre tragedya,
m erham et ve korku duygular uyandrarak insann bu ve buna
benzer duygulanm lardan arnm asn salar. G oethe bu ifadeyi
eylem de bulunan kiilerin duygulanm laryla ilikilendirir, oysa
hi kukusuz A ristoteles seyircileri kastediyordu; Lessingin
iddia ettii gibi, ahlaki bir arnm ay dnm olmas ihtimal
ddr, nk bylesi bir arnm adan taSEia, eitici etki, diye
baka yerde sz eder. Jakob B ernaysm tu h a f am a epeyce yank
uyandrm olan grne gre A ristoteles, birikm i duygula
nm larn, zararl svlarn bedenden atlm asna benzer bir tr
tbbi arnm ay dnm tr. u halde, tragedyada katharsis

ATNA'NIN DNYA G N

2 11

[arnm a], m erham et ve korku yznden kendini yiyip bitiren


insanln ruhunun ilacdr. yle bir yorum belki daha isabetli
dir: T ragedya araclyla insani duygulanm lar daha zgr bir
biim de izleriz, bylece kendi duygulanm larm z m erham et ve
korku anlam na gelen birer sim geye dnr. Tragedyada
sym patheia (duygudalk) her ne kadar bizi gerekm i gibi
sarssa da, ruhum uzu arndran fe lse fi bir duygulanm dr. T ra
gedyann gidiat ve sonu m itolojiden bilindii iin, m erham et
ve korku asla o younlukta duyulam az diyenlere, asl dram atik
enin konunun gerilim inde yatm ad belirtilerek kar klabilir, aksi takdirde, okulda rendiim iz klasik bir oyun ya da
ok sayda szl ve yazl m alum attan bildiim iz baarl bir
yenilik bizi gene de etkileyebilir m iydi? Tersine, bir eser, ieri
i ok iyi bilindiinde ya da defalarca seyredildiinde genel
likle daha da ilginleir. H albuki A tin ada yeni bir tragedya
sadece bir kez sahnelenirdi, nk zaten kentin tam am orada
olurdu (oyunlarn tekrar edilm esi gerilem e dnem inde det ha
line geldi). Fakat kom edyann uzak gem iteki eserlere bile
gnderm ede bulunm as ve her vesileyle eski oyunlardan alnt
yapm as, m evcut oyunlar hakknda bilgi sahibi olunduu anla
m na gelir. K om edyalar da srekli okunm u olsa gerek, nk
daim a birbirlerine gnderm ede bulunurlar.
Y unan tragedyasnda gn, m evsim , hava durum u, kr m an
zaras, buras diye bir ey yoktur: ite o nl m ekn birlii
budr. Zam an birlii ise, ruhsal yaam n geliim , eylem ve ara
eylem den yoksun olm asdr. D enebilir ki, btn bunlar tiyatro
nun yapsndan kaynaklanr. Zaten psikolojik sorun da Y unan
lnn bylesi bir sahneye katlanabiliyor olm asdr. Yunanl k
deiim ine gerek duym uyordu, nk Y unan tragedyasna
H om erosun hi deim eyen gnei hkim dir. Perdeye de ihti
yac yoktu, nk sylen, bir varm bir yokm u idi, yani
tasavvur edilem eyeck kadar uzak bir gem iteki gerekd bir
evrende olup bitiyordu, yani asla gereklem iyordu; am a ayn
zam anda imdi olup bitiyordu, hem en im di, hem de araya set
ekilm esine izin verm eyen rktc bir yaknlkta. Hem sonra,
hangi ksm lar ayracakt ki perde? Sahnelenen ey, iin ban
dan beri m evcut olan m askeli bir felakettir. nce ve sonra
diye bir ey yoktur. Felaket, ar adm larla boylu boyunca dola
lan bir kabartm ay beller gibi bellenirdi. imdi de Hristiyan

Antik
Drama
ve H
ristiyan
Dramas

212

ANTK YUNANTN KLTR TARH

dram asm a bir gz atalm! Shakespearein btn eserleri ortadan


balar: M acbeth, H am let ve K ral L e a rm ncesinde ruh tarihi
olarak (O idipustaki gibi, geriye dnk bir kehanet olarak de
il) ne vardr? Ibsen de ise n m asaln bir trl grem edii
m iz kiileri kahram anlarn kendileridir, ayrca dram lar bir trl
bitm ek bilmez! B ayan A lv in g in asl trajedisi H o rtla kla r m
ancak son sahnesinde balar; Yaban rdei' nin sonu ikinci bir
H jalm ar kom edyasna giritir ve H elm erin perdeyi indiren
H arika olan m ? sorusu yeni bir oyunu balatr. O ysa antik
tiyatro figrlerinin gem i yaam yoktur (O idipus bir istisna,
dediim gibi, kendiliinden zlen bir bulm acadr; paralar
elim izde bulunan planim etrik bir konstrksiyon devidir). Keza
dm noktalar da yoktur; kendilerini deitirem ez ve arnam azlar . G o eth enin katharsis yorum u srf bundan tr yan
ltr ite. H er bir Y unan tragedyasnn ieriini plastik bir
grupla sergilem ek m m kn. A treusouilarnm aile laneti tar
tm aya yer brakm ayan bir olgudur, A lvinglerin aile laneti ise
nedeni anlalm ayan bir sorundur. Bu m eyanda hem Oresteia
hem de H ortlaklar, kahram ann cinnetinde doruk noktasna
ular, fakat ilkinde m itolojik bir an sz konusudur, tekindeyse
A vrupa toplum tarihinin bir parasnn son esi. Ve O restes ile
H am letin cinayetlerinde de benzer bir durum vardr. Biri der
hal gerekleirken, dieri aslnda hi gereklem ez (cinayet son
ksm a sanki ilitirilm i gibidir ve btn dram cinayetin engel
lenm esinin hikyesidir), nk gerekletii yer, H am letin
beynidir.
AiskhyA iskhylosun yal ada P hrynikhosun neredeyse tamalos men kaybolm u tragedyalar salt ykleyici ve liriktir, aa
yukar bizdeki oratoryolar andrrlar. Bu tragedyalar gnn
tem alarn da konu alrlard, fakat bu tarz daha sonra gzden
dt. Phrynikhos 492 ylnda, yani olaydan ksa bir sre sonra
M ile to s un Z a p t'm sahneler. O zam anlar arkhon olan Them istokles bu eseri propaganda am acyla sahneletm i olm aldr. A n
cak A tinallar bu zevksiz gncellie dayanam am tr; geri
fazlasyla gzya dkm ler, am a airi para cezasna arptr
m aktan da geri durm am lardr. Y llar sonra koro kurm a sras
T hem istoklese geldiinde, T hem istokles Salam iste kazand
zaferi Phrynikhos araclyla F enikeli K adnlar'da defalarca
kutlam tr. Ayn konuyu ilediini bildiim iz nc bir tarihi

ATNA'NIN DN YA G N

21 3

eser daha vardr: A iskhylosun P e rsle r'i. Sanat zerine den


zorlu grevi bu eserle ustalkla yerine getirm itir: Savaa bizzat
katlm olan air, en ufak bir ovenizm belirtisi gsterm eden,
hatta Y unanl bir tek kahram ann adn bile anm adan Perslerin
urad felaketi betim ler ve bu felakete K serksesin kibrinin
yol atn vurgular: K ibir baaklarn bytr: Su. Ve sen
bundan ektiini biersin: G zyalar. B u yorum u daha sonra
H erodotos devralr ve dnya tarihine m al eder: B urada bir ai
rin bir tarihiyi bilgilendirdiini grrz.
A iskhylos tragedya yarm asna ilk kez 500 senesinde, aa
yukar yirm i be yandayken katlr, fakat hem en baarya ula
amaz. lk baarsn krkm a geldiinde elde eder. Y aklak on
yl sonra Syrakusai tiran H iero n un arsna uyarak Sicilyaya
gider. Son baarsnn ardndan yine S icilyaya gider ve 456
ylnda orada lr. A a yukar doksan tragedya yazm tr,
yani iki ylda bir ortalam a drt tragedya sahnelem itir. T raged
yalarnn yedisi ve bir lem e (trilogia) olan O resteia eksiksiz
bir biim de elim ize ulaabilm itir. evrim in ban Yalvarc
K zlar, sonunu T h e b a iy e Kar Yediler, ortasn da Persler oluturur. Fakat Zincire Vurulmu P rom etheus'un yazarnn
A iskhylos olup olm ad konusunda kukular var. Eer
A iskhylosa ait deilse, o zam an ok daha byk bir air tara
fndan yazlm olm aldr, nk dnyann gidiat konusundaki
son szn O lym postan km ad ynndeki o karanlk duygu
antikada ilk kez bu eserde ortaya kar. Prom etheus ac ek
m elidir, nk insanl fazla sevm itir. B ir tr kurtarcdr,
fakat tanrya kar. O da arm ha gerilir, fakat tanr tarafndan.
Z eu sun insanlarn gerek babas olam ayaca sonucuna elbette
A iskhylos varm am tr.
A iskhylos kendi dram a eserlerini H o m ero sun byk sofra
sndan den krntlar diye adlandrr. Z aten H om eros da antik
anlam da bir dram a yazardr: D okunakl gruplarn ve kahra
m anca tutkularn yaratcs. A isk h y lo sun diyaloglarnn z
H om erosun diyaloglar kadar ll ve kontroll, konular ise
sade ve dzdr. Buna karlk bam baka bir dili vardr: nce ili
bir gerdanlk yerine, Shakespearei andrr bir imge kovaiamacas hkim dir. Y er yer sahnenin zerine reklenen sihirli
hava da tam am en m oderndir ve neredeyse Y unanllara zg
deildir. O resteia 'nn balang sahnesindeki cinayet kokusu

21 4

ANTK YUNANTN KLTR TARH

M acbethi hatrlatr. A iskhylosun susm ann dram atik etkisinden


haberdar oluu da handiyse akl alm az bir eydir. Klytaimnestra
cinayeti susarak iler; K assandra A gam em nonun arabasnda
suskun suskun oturur; A gam em nonun ldrl srasndaysa
sahne bombotur. Bu balam da A iskhylosu Ibsen ve Maeterlinckten nce kyaslayabileceim iz kim se yoktur.
A iskhylosun dnya grnn m erkezinde Z eu sun bakire
kz, gizem li hkm ranlndan herkesin nasibini ald adalet
tanras D ike durur. Y oksullarn katran karas kulbelerini ay
dnlatrken, eli kire bulanan zenginlerin zm rt saraylarna srt
evirir. K im ini yaam n baharnda yakalar, kim ini yalln
sonbaharnda, hatta kim ilerini ancak lm den sonra. Orphik
dindeki m ahere bir gnderm edir bu, am a daha ok, suun ge
lecek nesillerde yaam aya devam ettii ima edilir. A iskhy
lo sun bu dncesi tam am en Eski A hit erevesinde bir d
ncedir. O na gre Zeus da ncelikle fkeli ve cezalandran bir
g, korkun bir tanrdr, u v | / i o t o cppo (en yce korku).
A iskhylosun karanlk O lym posu da hi H om erosa deildir.
N esilden nesile geen su ile kiisel sorum luluk arasndaki
snr ise epeyce bulanktr. Kzn kurban eden A gam em non,
kocasn ldren K lytaim nestra ve annesini ldren Orestes:
B unlarn de A treusoullarnn laneti altnda olm asna
ram en eylem lerini zgr iradeleriyle gerekletirir. A gam em
non, grevini yerine getirm i bir kral, K lytaim nestra, intikam
alm bir anne, O restes ise intikam alm bir ouldur. A m a gene
de O restes zgr iradesiyle hareket etm ez, nk A pollonun
oyuncadr, bylece iler biraz daha karm aklar. Fiiliyatta,
kana kan, die di sz konusudur. Belki de airin gizli dnce
si, failin daim a haksz olduudur, fakat A iskhylostaki bu iki
lem ler tam am en kastldr, nk net bir m o tif dram atik havay
bozm akla kalm az, tragedyann dini duyarllna da aykr d
erdi. lla klieletirm ek gerekirse, diyebiliriz ki: A ilenin ge
miten devrald eski bir gnah ktlk dncesini besleyip
ktle tevik eder, ite onun laneti de budur, am a ayn za
m anda kiiyi de sorum lu klar. K altm sal m iras, psiik da
m arlar ve benzeri bilim sel kavram larla bizim vardm z
nokta da zaten bu paradokstan teye gem ez.
PindaPindaros A iskhylosun hem adadr hem de akrabas. kiros sinin ortak yan, dillerinin m uazzam younluu ve kehanetimsi

ATNA'NIN DNYA G N

215

iddeti, dnce dnyalarnn yedi kat uzak g, iz srlerin


deki eskil yceliktir. B tn bunlar P in d aro sta yle gldr ki,
yer yer sanki zorlanm ve kastl gibidir. K endisi Thebailidir,
am a zafer arklarnda Y unanistann spor galibiyetlerini v
mtr. Bu m etinlerin byk bir blm elim izde mevcut, fakat
dini arklar, belki de ar ieriklerinden tr unutulm aya yz
tutm utu. T ragedya gibi onun da eserleri toplu eserler idi.
Bunlar hakknda bir yargya varm ak m m kn deildir, nk
P indarosu nl klan, srekli yeni m elodi ve dans admlar
bulm aktaki ustaldr. R ivayete gre, ocukken uykusunda
arlar dudaklarna petek yapm . K endisini bir kartala, dier
ozanlar da gaklayan kargalara benzetirdi. Efsane, yaamn
ktm ser bir sonla noktalar: D elp h o ideki tanrya, insan iin en
hayrl eyin ne olduunu sorar. T anrnn verdii karlk ise,
onu sevgilisinin kollarnda usul usul lm uykusuna daldr
m aktr. Pindaros dnya gr bakm ndan, Pers ncesi zam a
nn tipik bir tem silcisidir: B oiotia yurtseveri, dem okrasi d
man, kulam parac soyluluk taraftar, dindar. O na gre tanrlar,
iyilik ve vefann, adalet ve kutsalln ahlaki tim salleridir.
Tum turakl ifadeleri, dnceden kam aya varan imge bolluu,
olaandla duyduu inat sevgi ve pedala basm aktan hi
yorulm am as okunm asn zorlatran elerdir. H oratius onun
m etinlerini, yam ur sularyla kabaran ve dadan aa boalan
orm an selinin altsna benzetir. lm nden bir asr sonra
m odas geti, fakat skender T h eb aiyi yerle bir ederken tap
naklar dnda bir de P indarosun evine dokunm ad. Herkes gibi
skenderiyeliler de onun tarzna, R om allar ise sanatnn kek
remsi tadna ve eril gcne hayranlk duym utur. Princeps
lyricorum [lirik airlerin en yetkini] derlerdi R om allar onun
iin. B una karlk V oltaire galim atias pindarique [Pindaros
zrval] diye bir ifade kullanr. H erder ve H um boldt am laya
rak, H lderlin ve Platen ise uyarlayarak ona yeniden hayat
verm eye alm lardr.
A iskhylosun resim deki karl Polygnotostur, Bayapt, Poly450 senesi civarnda tam am lad, A tin a daki renkli salondur. gnotos
Bu duvar resm i H ellen tarihinin doruk noktalarn, rnein
T heseusun A m azonlarla savan, T ro y ann fethini ve Marath o n daki arpm ay tasvir ediyordu. Fakat daha nice fresk
yapm tr. M odeilem e, glge oyunu ve p ersp ek tif benzeri eyle-

2i6

ANTK Y U N A N IN KLTR TARH

ri bilm ezdi, paleti ise yalnzca drt renkten ibaretti: Beyaz, kr


mz, toprak sars ve gri m avi. Figrleri, tpk A iskhylosunkiler gibi heybetli ve renkliydi. O da b ir dereceye kadar sahte
saydam lk ilkesine bal kalyordu: N ehirlere bakldnda
zem in, elbiselere bakldnda ten grlyordu. A rka arkaya
dizilm i km eleri izgiler halinde st ste yerletirirdi; Goetle
bunlara katlar derdi. B ununla beraber, ksa tutulm u zem in ve
kesim elerle derinlik etkisi yaratm ay daha o zam andan baar
mt. O rtam , tragedya sahnesinde de olduu gibi sadece antrrd: Bir aa ya da bir kayalkla, bir fundalk ya da bir sazlk
la, T ro y ay sem bolize eden bir para kent suruyla ya da Yunan
filosunu sem bolize eden bir gem iyle. N eredeyse bir yazt niteli
indeki bu dekorlar bir evrenin, bir m eknn varlna iaret
eden birer am blem , adeta renkli bir hiyeroglifti. Bu anlayn
aksine, barok resm i derinlik duygusunu yle gl hissetm itir
ki, perspektif bak ve m anzarann alglanm asn hani neredey
se zorlam ak iin yakn plandaki nesneleri uzaktakilere gre
ar derecede bytm tr.
Sanat yazarlarnn anlattklarndan ve onun teki sanatlar
zerindeki etkisinden yola karak Polygnotos hakknda yr
teceim iz tm tahm inler z a y f ve pheli karsam alardan teye
gem ez. Parthenondaki heykellerin dam arnda onun teknii ve
ruhu dolar. A m a en ok da vazo ressam ln etkilem itir. Bu
resim tr, figr ve elbise m otifleri, m im ik ve jest, duru ve
ilikiler repertuarn, kom pozisyon ile ruhsal nanslar konusun
daki hem en hem en her yeni incelii ona borludur. Bir zam an
lar gne gibi parlayan Y unan resm inin yannda vazolarn ay
kadar snk kald sylenm itir. Geri bu gne artk bi
zim iin de batm tr, am a gene de bu m ehtap onun nn k
zdr! Y anstt k hl ayn ktr ve gnein ycelii ve
grkem i hakknda bize bir fikir verir. Polygnotosun resimleri,
bulularnn kapsam ve zenginlii bakm ndan m ucizevi olsa
gerekti. A iskhylosun lem esine benzeyen bir yaplar vard:
Ykselen, dorua ulaan ve alalan. rnein, M arathon ar
pm as, savan balangcn, kader ann ve gem ilere ka
tasvir ediyordu. A iskhylos gibi Polygnotos da basit aralar
kullanarak atm osfer yaratm a konusunda ustayd: G vdeyi ha
fife eer ya da bir eli kaldrrd. Polyksenasm n koskoca
Troya savan gzler nne serdii sylenir. Beinci yzyln

ATNA'NIN DN YA G N

217

ortalarna ait O rpheus ile T rakyallar adl vazo resmi bu ko


nuda yeterince fikir verir. D alp gitm i olan O rpheus lirinin
gcyle drt barbar etkisiz haie getirir: Birincisi, derin dn
celere dalm, ozana bakm aktadr, sanki m ziin srrn kefet
meye alyordur; kincisi, ne eilm i, ezgiyi dinlem eye ver
m itir kendini; tam am en eriyip bitm i haldeki iincs ise
m thi bir duygulanm ayla gzlerini kapam olan drdncs
ne yaslanm tr - tepkinin drt aam as ve duyguyu da vur
mann drt ayr biim i. A ristotelesin P oetikasmda neden
unlar sylediini anlayabiliyor insan: Polygnotos iyi bir
ethosgraph'tr, fakat Z euksisin ressam lnn ethos'u yoktur.
Y unanca ethos szc aa yukar, karakter, kiilik, ruh ile
karlanabilir, fakat gnm zdeki ahlak kavram da szcn
anlam lar arasndadr. B tn bunlar sanata yanstm ak konu
sunda kim se Polygnotosla boy lem em ie benziyor.
H ellen kltr hakknda bildiklerim izin ne kadar anm,
paralanm ve harabeye dnm olduunu bir kez daha hatr
lamann im di tam yeridir. Plastik sanatlarda ba ektii haide,
byk Y unan resm inden geriye bir fra darbesi bile kalm am
tr. Y azarlar heykelden ve m im ariden ok resim den sz ederler
ki, zaten yle olm as gerekir: M odern sanat tarihinin byk
dnm noktalarna baktm zda, resim sanatnn baskn oldu
unu grrz. Geri Zeuksis ve A peiles gibi adlar anm aya ba
ylyoruz am a bunlar bizim iin artk G arrick ve T alm adan
daha gerek olm ayan, hem yce hem de ileri boalm kav
ram lardr; kuru birer sylenti, alnt ve anekdotturlar. Bu arada,
resim , heykel, iir ve yaam dahil h er eyin iine ileyip ruh
katan m erkezi sanatn m zik olduunu da eklem eliyiz. Yunan
kltrnn yceliini ve younluunu ancak ortada olmayan
bir eyle lebiliriz. M ozart, B eethoven ve W eberden geriye
tek bir notann kalm adn dnn. O zam an rokoko, im pa
ratorluk ve B iederm eier dnem lerinin derinlik boyutu diye bir
ey kalm az, bize bir yzeye yanstlm gibi gelirlerdi.
Poiygnotosun Stoa P oik iledeki [Resim lerle Bezeli Stoa] Heroresm inin ana konusu, H ellenlerle barbarlar arasndaki at- dotos
mayd. A iskhylosun P ersler'i de benzer bir lem enin m erke
zini tekil eder: Birinci dram a A rgonautlarn seferini, ncs
de m uhtem elen H im eradaki arpm ay iliyordu. Ayn byk
elikiye yaam n adayanlardan biri de, tarihin babas

218

ANTK YUNANTN KLTR TARH

H erodotostur. 445 ylnda A tm allara eserinin bir blm n


okuduunda, A tinallar yle etkilenm ilerdi ki, H erodotosu on
talant gibi ykl bir dle bom ulard. Y azlarnn slubu ta
m am en destansdr, nk hedefi dinleyici kitlesidir. Msr,
K yrene, B abil ve skit diyarna bulunduu byk yolculuklara
safdil ve heyecanl olduu kadar eletiren ve zm leyen bir
gzlem ci sfatyla km tr. G erek bir H ellen olarak, gittii
her yerde benzerlikler aram am a yabanc zellikleri asla gz
ard etm em itir. B ylece karlatrm al tarihin kurucusu ol
m utur. Tarih, corafya ve etnografyay snflandrp snrlan
drm aya kalkm am tr. E gzotik eyleri yorum lam am , sadece
nakletm itir. Bunlar sirkteki bir ocuun hayranlyla ya da
zoolojik bir rnee bakan bilim adam nn soukkanllyla
izler, bu iki ruh hali onda i ie geer. Eseri roman, anekdot,
acayiplikler, anlk resim ler ve karakterlerden oluan l l bir
inci gerdanlktr; ksacas, H om erosun, tragedyann ve
Polygnotosun r ly ef teknii onda da vardr. T ezatlar yok de
ildir am a bunun nedeni, savsaklam aktan ziyade epik nesnel
liktir. H erodotosun ruhbilim sel eler katm aktan, olas m otif
ve ruhsal kprdam alar kendi d gcyle tam am lam aktan ekinm eyip, bilakis bu hakk kendinde grm esi kadar, kesinlikle
ilkellik deil, bir slup, bir bakm a arkaikletiren bir A igina
glm sem esi olan anlatm sadelii de epiktir. Bir yerde yle
der: Syleni yeniden sylem e m ecburiyeti duyuyorum (yco 5e
6(peiA,co keyev r a syopcva). Btn yapt bundan ibaretti
ite. A m a syleni nasl da doal ve insanca, zarif ve rahat,
renkli ve ahenkli bir biim de sylem itir! stelik de gsterie
kam ayan tinsel bir stnlkle; zira iyi niyetli anlatm
okusuna ho bir on d it [derler ki] edas elik eder; derken
bir de bakm snz ki, A sya ile A vrupa arasndaki sava destan,
dnyada olup biten her eyin trajik bir ironisi olmu. Yine de,
tanrlarn hkm ne ocuksu bir air ruhuyla inanm aya devam
eder. Dini dnya imgesi iirinkiyle rtr: H om eros ve traged
ya yazarlarnda da olduu gibi, tanrlar insanlarn yazgsna
karm akta, her ey O lym pos ile dnya arasnda olup bitm ekte
dir. Tanrlarn kskanlna inanm asyla H om erosa, her eyi
dengeleyen D ike im gesiyle de A iskhylosa benzer, fakat o bu
iki dnceyi de birletirir: Ar m utluluun adilce dengelen
m esini, Z eusun im einin en ok yksek zirveleri seviyor, o

ATNANIN DNYA G N

219

zam an susuzlara da isabet ediyor olm asnda grr. Y unanllar


ne onulm az ktm serler olm al ki, bylesine parlak ve aydn bir
insann bile vard son bilgelik dura budur! G n yollad
karanlk alam etlere, kehanet ve dlere kulak verildiinde,
N em esisin elinden kurtulunabilir elbette, gelin grn ki, kimse
bunu yapmaz. H erodotosta sa lt tarihi g ve m otif rollerini
ite bu alam etler stlenir -sa d e c e bize tuh af gelen fakat tam
antikaa zg bir tavr.
Teolojik sorun, H erodotosun dostu Sophokleste biraz daha Sophokkarm aktr: 441 ylnda sahnelenen A nt ig o n e 'd e H erodotosa les
yaplan gnderm e, o sralar H ero d o to sun ne kadar nl oldu
unun bir gstergesidir. B u air, O lym pos sakinlerinin kskan
ln hissetm ek yle dursun, onlarn sevgilisi gibidir. alas
derecede zarif ve yakkl (P olygnotosa m odellik yapard),
kithara alm a ve top oyunundaki ustalyla etrafa nam salm
bir delikanl olan Sophokles, ilk baarsn henz yirm i sekiz
yandayken kaydeder. D aha sonra bunu, gelm i gem i btn
tragedya yazarlarn geride brakm asn salayan yirmi baa
r izler. Y ksek m akam lara gelm itir, herkesin gpta ettii se
vimli, neeli, alakgnll ve sekin kiiliiyle doksan yl a
kn bir m r olm utur. htiyarlnda bile, nl hetaira\&r\n
akn tatt sylenir. ldkten sonra A tin ada, her yl kurban
adanacak kahram anlardan biri ilan edilerek seilm i kiilerin
arasnda yerini alm tr. Kendisi A iskhylostan bir insan mr
kadar daha genti ve yldz parladnda A iskhylos yeni l
mt. Sophoklesten geriye sadece yedi eser kalm tr: Aias,
A ntigone, Trakhisli K adnlar, Elektra, Philoktetes, Kral
O idipus ve O idipus K o lo n o sa. 1912 ylnda khneutai [z S
renler] adnda bir satir dram nn aa yukar yars bulunm u
tur. Eserde, A pollonun, H erm esin ald srlarnn izini
satyrlere nasl srdrd etkileyici bir m izahla anlatlr.
H erodotostaki trajik ironi S ophokleste doruk noktasna uiamtr. Bu ironi, insann zgr iradesiyle eylem de bulundu
unu sand, am a karanlk glerin elinde bir oyuncak olduu,
kendisini sutan arnm grd, am a kendisine de geen bir
lanetin arl altnda yaad dncesinde younlar. Bu
paradoksun klasik biim i, m kem m ellem i haliyle asrdan
ara geen O id ip u stur: Kendi suunun peine dm sorgu
yargc, baka bir adan k tutulsa kom edyaya sram as iten

220

ANTK YUNANTN KLTR TARH

bile olm ayan bir tiplem e (iin en sarsc yan da budur).


Sophoklesin sahneleri de ounlukla polisiyem si bir havada
dr. Srncem ede brakp artm ay, bulandrp aniden aydn
latm ay sever, keza yolunu kaybettirm eyi, sahte gerilim ler ya
ratm ay, frtna ncesi sessizlii de yle. Bu incelikleri
A iskhylos bilm ez. B una ram en, bu teknik m odern teknikten
ok farkldr. A iskhylos ile Shakespeare, Sophokles ile Schiller,
Euripides ile Ibsen arasndaki iliki, Pythagoras ile Descartes,
sentetik geom etri ile analitik geom etri, gr ile hesap, statik ile
dinam ik arasndaki ilikiye benzer. A ntik edebiyat, m erm er
heykellerden oluan bir orm andr. O ysa H ristiyan edebiyat,
titreen hayaletlerin kol gezdii sihirii bir orm ana, bir yaz gece
si ryasna benzer.
S ophoklesin Schilleri anm satan balca zellikleri unlar
dr: Felsefi derinlii soylu bir poplariteyle birletirm esi, geri
limi yksek bir dram aturgluu rahata kvrm as, dilinin gm
gibi parldayan duruluu, dnya literatrn etkileyecek ka-,
rakterler ve dilden dile dolaacak zl szler bulm aktaki m aha
reti. Bunlarn en nls olan N efret etm eye deil, sevmeye
geldim ben, sz eskiada henz derin bir anlam tam yor
du, nk herhangi bir dnya gr bilgisi ierm edii gibi,
A ntigonenin, insanlar nefret etse de kardei olduu iin
Polyneikesi sevm esi gerektiine dair dz bir aklamayd.
Sophokles daha sonra sanld kadar H ristiyanca dnm
yordu, dnem ezdi de. Fakat tanrlarla ilikisi, bu tr anakro
nik hakszlklar yaplm adan da, yeterince tem iz ve iffetlidir.
G ksel varlklar insanlara eliler, kehanet m erkezleri ve gi
zemli sesler araclyla seslenm eye baylyordur, am a kendileri
yaklalam az ve bilinem ezdir. O nlar insani llere sm ayacak
byklktedir ve E ypn kitabnn yaratcs gibi, air de ya
ratlm gzellikleri, tanrlarla boy lm ek isteyen lm ller
den esirger. Tanrlarn, bazen adaletsiz bir kader gibi tezahr
eden gcn vm ek ve bu gce kaytsz artsz teslim olmak
dnda yapabileceim iz hibir ey yoktur. Akl sr erdirem edi
im iz gizli bir dzen hkm sryordur. Zam an zam an susuz
insanlarn da ac ektii dorudur, am a tanrlarn hep doru
olan yaptndan kukulanlam az. H em sonra, neyin doru ne
yin yanl olduu nasl bilinebilir? Sofistler de ayn soruyu
sorm u ve bununla etik bir relativizm e varm lardr: yi, tek tek

ATNA'NIN DN YA G N

221

kiilere gre iyi olan eydir. D indar Sophokles ise tam tersi bir
sonuca varr: nsan, eylerin lt deildir, dnyann dzenin
de akld ya da ahlakd bir durum varsa bile, bu dnyann
dzeninin deil, insan m ant ve ahlaknn yanlln gsterir
Nasl ki S ophokleste konu karakterlerle geliiyorsa, hey Pheikeltra M yronun heykellerinin hareketi de kendi biim lerin dias
den doar. Polykleitos gibi Sophokles de kat bir orant ilkesini
esas alr, fakat O lypm piadaki Zeus ve A thena heykeliyle
nam salm olan P heid iasa daha yakndr. B ronz A thena Prom akhos [ nc Sava] heykeli A kropoliste yer alyordu.
Heykel aa yukar yedi m etre boyundayd ve denizden bakl
dnda bile m iferindeki altn ty grm ek m m knd. Biraz
uzanda ise, yine bronz bir heykel olan A thena Lem nia
[Lem noslu A thena] duruyordu. L em n o sa yerleen A tm allar
tarafndan yapld iin kendisine bu ad verilm iti. Y kseklii
nin dokuz ila yirmi m etre arasnda deitii sanlr (B avaria
heykeli on dokuz m etre yksekliindedir). M iferi banda de
il, ne uzanan sa elindeydi. H eykelin ba cazibeyi enerjiyle,
sevecenlii aklllkla byleyici bir biim de birletirm iti (ta
bii eer Furtvvnglerin bulduu heykel orijinalin bir kopyas
ise). A yrca sa, bilge ve sava tanrann erkeksi yan vur
gulansn diye ksacktr ki, antik heykellerde buna pek rastlan
maz. A ltn ve fildiiyle allm A thena Parthenos [Bakire
Athena] ise yaklak on iki m etre boyundayd ve Parthenonda
yer alyordu. G rn son derece cafcafl ve gz kam atrc
olm al, nk fildii byk bir ihtim alle boyanm , eitli
renklerde altn kullanlm , gzleri l l elm aslardan yapl
m, bol m cevheratla bezem ekten kanlm am t. Bir tondan
fazla sa f altnla iledikleri elbisesi karlabiliyordu ve sava
hzinesi ilevi gryordu. A tinallar bankerlii bile sanat eda
syla icra ederlerdi, zaten devlet anlam alarna bile zgn birer
m erm er r ly ef ekli verm eye baylrlard. O lym pia tapm anda
yer alan ve m alzem esi ve ebad bakm ndan A thena
Parthenosun bir ei diyebileceim iz Zeus heykeli dnyann
yedi harikasndan biri saylr. P ausaniasn ifadesiyle, altn,
elm as, abanoz ve fildiiyle rengrenk Zeus, banda zeytin
dallarndan bir ta, sanda N ike, solunda asas, tahtnda dim dik
oturuyordu. Fakat insanda, ayaa kalktnda tapnan tavann
devirecekm i korkusu uyandran btn azam etine ram en, im

222

ANTK YUNANTN KLTR TARH

ekler aktrp gkleri gm brdeten Z e u sa deil, ll yum u


aklyla tanr-babaya benziyordu, hem de Y ehovadan bile
daha ok. Taht gz kam atrc zenginlikte sslem elerle beze
liydi. Tahtn dna irili ufakl saysz figr ve iek ilenmiti,
hatta ayak taburesine bir A m azon sava nakedilm iti. Pheidias
zanaatlkta da ustayd. M artialis onun elinden kan ve dev
heykelleri kadar nl olan eserler arasnda metal oym a balk
lar, bir crcrbcei, bir ar ve bir sinek sayar. A ntikada oriji
nal haliyle bilinen fakat bizim yalnzca sikkelerden tandm z
Zeus heykelinin her tr kedere ve ak acsna deva olduuna, bu
heykeli grm em i birinin yaam saylam ayacana, H om e
ro sun Z eu sunun onda vcut bulduuna, hatta bu heykelin
iinde olduuna inanlyordu. D ion K hrysostom os yle der:
P heidiasn Z e u sunu bir kez gren, bir daha baka bir heyke
lin adn anm az. te onu byk klan budur. G erekten de,
Zeus ilk ve son kez bu heykelde vcut bulm utur, stelik yle
kiilikli, ayn zam anda da yle tipik bir surettir ki, o gn bu
gndr genelgeer bir Zeus imgesi haline gelm itir - tpk bir
N apolyon ya da G oethe im gesi gibi.
B ir epigram a gre, P raksitelesin K nidostaki A phroditesini
gren kii, P arisin kararn onaylar, am a bir de P heidiasm
A then asna baktnda, P arisi sr oban yerine koyar.
P heidiasn eserindeki gzellik tinsel bir gzellikti. te, yaratt
tanr heykellerinin kusursuzluu, onun bu tanrlarn zerinde
durduunu kantlar. W inckelm ann b u heykelleri, sa f tinsel ve
gksel ruhlar diye adlandrr ve hepsinde ayn kan dolar
der. phesiz bu biraz abartldr ve tekrar belirtelim ki, klasisizm in tipik yanlgsdr, nk klasisizm Y unan sanat eserle
riyle karlatnda, b u eserlerin boyas zam ann sularyla
oktan akp gitm iti. B u solgun yzl heykeller bom bo gz
ukurlarnn ardndan bakyordu sonraki dnyaya, bylece ok
farkl bir izlenim uyandryorlard. Y ine de, (Y unan sanatnn
bu ksa sreli doruunda) hem P h eid iasm hem de Sophoklesin
eserlerinde O lym piaya zg bir dinginlik vardr: H er ikisinde
de, hem stan hem de uzaklara gtren gizem li bir altn zemin,
tatl am a hep keskin bir ezgi, gnein vurduu derin denizlerin
yzeyi gibi yanstan dm dz bir yzey sz konusudur. H er iki
sanat da kadn ruhuna hassasiyetle yaklam tr, fakat o henz
peesini kaldrm am tr, uzak ve suskundur, tpk L eonardoda

ATNANIN DNYA G N

223

olduu gibi. Fakat burada, bir karlatrm a yapm ak iin pek


tercih edilen, perdahlanm tasasz Raffaello akla gelm em elidir,
nk buradaki tek ortak nokta, biim lerin kristal duruluu ve
teknik ustalktr, yani tam am en yzeydedir.
Yunan sanat soyluluun btn zelliklerini tar: Hkim iyetteki rahatlk, hkm editeki doallk, heybetteki gleryzllk, m esafelilikteki kibirsizlik, dingin kanaatkrlk, devinim
lerdeki atelilik, kannda olan zevk. G ene de aristokrat deildir
ama. E siz bir eydir bu. P eriklesin A tin asndaki grntler
dem okrasilerde bir daha hi grlm em itir. Sanat bir daha ne
zam an bylesine sekin, bir o kadar da kam usal olabilm itir?
Klk kyafet ne zam an hem halka zg olabilm i hem de by
lesine soylu kalabilm itir? B ourgeois gentilhom m e tipi, XIV.
Louis dnem inin hakl olarak grd gibi bir karikatr deil
de, Perikleste ve onun nder adalarnda vcut bulduu gibi,
baarl bir sentez olabilm i m idir bir daha? Parthenon heykel
leri birer idealdir, am a kk bir st tabakann deil, btn bir
kentin idealleridir. Bu svari ve bakireler saraylardan deil,
sokaktan alnmtr. Y unanllar gerekten de tu h a f bir halk olsa
gerek.
M yron P heidiastan biraz daha yalyd. Sadece bronzla a- Myron
lird. A thena ve M arsyas kilisinin R om a taklitleri m evcut
tur. H enz ocuk yataki tanra A thena, kaval yeni icat etm i
tir, fakat kaval alarken derenin suyuna yansyan yznn nasl
buruup irkinletiini fark eder ve fkelenip kaval atar - o
cuk da olsa tam kadnca bir davran. K aval yerde gren
M arsyas onu alm ak iin koup gelir, fakat tanr kznn bir ha
reketi onu durdurur. te bu an, etkileyici olduu kadar da zeki
bir biim de dondurulm utur. A th en ann byleyici bir gzelli
i vardr, geri P heidiastaki gibi olanca canllyla ifade
edilm em itir, fakat yeni yeni tom urcuklanan haline ne gzel
uyar bu! M yronun, daha H ellenler dnem inde eletiri yam u
runa tutulan D isk A tan A tlet heykelindeki ifadesizlik de
ayn biim de karakteristiktir: A tn hem en ncesindeki m uaz
zam gerginlik ve younlam a, heykelin ehresine bo bir ifade
verm itir. Flareket ilk k ez bu heykelde vcut bulm utur, stelik
de fevkalade bir ustalkla, at iin harekete gem eyen tek bir
kas yoktur. Sanat, A rnold von S alisin gzel ifadesiyle, anlk
hareketi rzgrdaki alev gibi titretir durur. K endinde olan ha-

224

ANTK YUNANTN KLTR TARH

rekettir bu, hatta hareketin felsefesidir ve m esele yle zekice


zlm tr ki, sanki bir konstrksiyonun sonucudur. Fakat
anlatlanlara bakacak olursak, M y ro n un en byk eseri, galibi
yete eritii an atlayp len koucu L adas idi: Som utlaan
nefes nefeselik, yalnzca M yronun baarabilecei, hatta yal
nzca M yronun akl edebilecei bir konudur. nek adl hey
kelini de ancak eski m etinlerden biliyoruz. Y unanllar bu hey
kel iin ldrrm . H eykeli anlatan en az otuz alt epigram var
d. R ivayete gre, boann biri bu heykeli am ak, bir dana s
tnden im ek, bir oban onu srm ek, kylnn biri ifte ko
mak, bir hrsz alm ak, sinekler sokm ak, aslan paralamak,
hatta M y ro n un kendisi de bir keresinde sam ak istemi. ayet
bu anekdotlarn am ac M yronu ar bir natralist diye vm ek
se, o zam an iki anlam l bir vgdr bu. Fakat deniz ejderhalar
gibi m asal yaratklarnn heykellerini bile ne kusursuzlukta
yaptn iittiim izde, bu anekdotlarla ne dem ek istendiini
daha iyi anlarz: H er yarata dair fikri heykele dntrm e
yeteneine sahipti, yle ki bu heykellere bakan herkes o anda
hayal gcn neyin harekete geirdiini grebilirdi.
PolykPolykleitos M y ro n dan yarm insan m r kadar daha genti,
leitos D oryphoros, yani m zrak, galibiyet bandn takan Diadum enos ve Y aral A m azon heykellerinin ancak clz taklitleri
gnm ze ulaabilm itir. Bunlarn de vcudu hafife des
tekleyen b acak tekniinin verim ini inatla dayanan bir enerjiyle tem sil ederler ve en ideal anlam da reticidirler. N ite
kim sonraki asrn Y unanl sanatlar insan anatom isini yorum
lamay hep Polykleitostan renm itir. D oduu Sikyondan
ayrlp A rg o sa yerleen Polykleitos D or kkenini yadsmaz:
H eykelleri, sert orantlar, duru hatlar ve cokularnn sade ama
heybetli erillikleriyle hep bir D or tapm an andrrlar. Eserleri
konu itibariyle birer ja n r figrdr am a kim senin aklna onlar
byle adlandrm ak gelm ez. nsan bu heykellere bakp anatomi
renebilir. D oryphorosta her kas klasik form le oturtul
m utur; gs kafesi bir kpr kem eridir; arln verildii
bacak esas duruta iken, ksm en yklenilen bacak rahattr. Bu
m odeller, ebediyetin, ayn zam anda da dnyada geerli para
digm alarn gereklerden uzak m odelleridir. Polykleitosun hey
kelleri antikada bile hem en hepsi ayn kalba gre diye
eletirilm itir. B unlardan biri (m uhtem elen D oryphoros), o nl

ATNA'NIN DN YA G N

225

K anon idi. Polykieitos ayn ad tayan bir de yaz kalem e


almtr. B u yazda parm an parm akla, parm aklarn elin yze
yiyle, elin yzeyinin bilekle, bilein dirsekle, dirsein kolla,
ksacas her bir uzvun dieriyle orantlarn rakam larla sapta
m, insan bedeninin m etriini oluturm utur. Biim in rakam a
vurulm as Pythagorasa bir giriim dir, hatta Eleac da diyebili
riz, nk burada gerek varlk olarak geen ey, anlk grn
glerin deikenlii deil, bu grnglerin tem elinde yatan ve
ancak s a f dnm e ve soyutlam ayla kavranabilen deim ez
aynlktr. Parm enides gibi Polykieitos iin de hareket grnt
dr: Y ryen bu figrler hibir zam an ne doru adm atm aya
caktr.
Fakat ada felsefe bam baka m esafeler katetm iti. 430 y
lnda (aa yukar P olykieitosun yldznn parlad dnem
de) len E m pedokles hl yar arkaik bir izlenim uyandrsa da,
ilgin ve acayip bir yaratk gibi de duruyordur. A grigentum da,
liman hl Porto E m pedocle adn tayan imdiki Girgentide devlet adam , doktor ve m ucizeler yaratan adam sfat
laryla efsanelerle rl bir yaam srm tr (bir fragm anda,
hem erilerine yle der: A rtk aranzda bir dnyal olarak de
il, lm sz bir tanr olarak dolayorum ben). Hayat, kim ine
gre gksel varlklara karm asyla, kim ine greyse Etna ya
nardann iine atlam asyla son buldu. Renkli biyografisi son
raki dnyay uzun sre m egul etti. H lderlin, E m pedoklesin
lm adnda, yarm kalm bir tragedya yazm tr: D oann
gizem ini zen Em pedokles, bu nedenle kendisini doadan s
tn grr ve tanrln ilan eder, am a ite b ir kurum lanm adr
bu. Sonunda yalnzla katlanam az suunun cezasn intihar
ederek der. M ietzsche 1870/71 knda E m pedokles adnda bir
dram tasarlar: Din, sanat ve bilim gibi btn aam alar zorla
yp sonuncusunu da zdkten sonra kendisine uygulayan
Em pedokles. K ukusuz N ietzsche de Z erdt iin Em pe
doklesinkine benzer bir son dnm tr: Balayan lm .
N ietzseh enin akln yitirm esi de aslnda E tn aya katan
baka bir ey deildi, Z erd tn buyurduu anlam da: Ben,
gelecektekileri hakl karp gem itekileri kurtaran severim ,
nk o, im dide m ahvolm ak ister.
Em pedokles felsefesinde onyal fizyologlarn yar mitolojik
yar alegorik aklam a tarzn benim ser. G erekten var olan

Empe
dokles
ve
Anaksagoras

226

ANTK YUNANTN KLTR TARH

hibir eyin ne m eydana gelebilecei ne de yok olabilecei ko


nusunda Parm enidesTe ayn grtedir. eylerin deikenliini
ise sabit birtakm yap paralarnn karm as ya da ayrm asna
dayandrr, am a insanlar buna olu der. D eim eyenler, drt
tanedir: Toprak, su, hava ve ate. Bylelikle Em pedokies drt
unsur retisinin kurucusu olur. A ristoteles ona dayanarak, yal
nzca drt durum olabileceini sylem itir: Souk ve slak du
rum: Su; souk ve kuru durum : Toprak; scak ve slak durum:
Hava; scak ve kuru durum : A te. B unlar, ortaada byk bir
rol oynayan peripatetik unsurlardr. A rap doa filozoflar drt
tem el unsur saptam lardr: M adeni z, yanabilirlik, mineral z
ve zlebilirlik. B unlarn sim geleri unlardr: Civa, kkrt,
toprak ve tuz. Fakat bunlar am pirik m addelerle zde deil,
tinsel zlerdir: Felsefi bir tuz ve civa, felsefi bir toprak ve akas en tartlm az olan da b u d u r- felsefi bir kkrt vardr.
D rt m iza da E m pedoklese dayanr: fke atee, scakkanllk
havaya, hzn topraa, uyuukluk da suya dayandrlm tr (uyuukluu toprakla, hzn de suyla badatrm ak belki daha
isabetli olurdu). E m pedoklese gre karm ve ayrm ay m ey
dana getiren ey, Ava (sevgi) ile veKotu r (atm a). Philia,
farkl olan balar, neikos da ayrr. U nsurlarn sevmesi ve
nefret etm esine dair bu tasarm gnm ze dek korunageimitir. B ilim deki karl kim yasal b a la n tfdr ve younla
m a ile incelm eyi, birlem e ile kopm ay, ekm e iie itmeyi atom larn istek ve isteksizlii, sem pati ve antipatisiyle aklayan
H ackelin tem el ilkelerinden birini oluturur, ki bu yzden
W undt, m onizm m etafiziin iirsel devresine zgdr, de
mitir, hakldr da. A yrca E m pedokiesin D anvinizm i Anaksim androsa kyasia ok daha belirgindir. B una gre doa, ilk i
olarak yap elerini birer birer m eydana getirm itir; babo
dolaan ve yaam gcnden yoksun olan bu eler daha sonra
devasa yaplara, yani gene herhangi bir m evcudiyeti olmayan
ift yzllere, herm afroditlere, kz-insaniara dnm ve en
sonunda im diki hallerini alm lardr. B aka bir ifadeyle: Doa,
deneye tabi tutar, iine yarayanlar kalr, yaram ayanlar yok olur.
te yandan, A naksim androsun sezdii m addenin korunm as
yasasn A naksagoras daha ak ifade etm itir: Bilinm eli ki,
m evcut olan ne azalabilir ne de oalabilir, nk m evcut olan
dan daha fazlasnn olabilecei dnlem ez, m evcut olan her

ATNA'NIN DNYA G N

227

ey her eydedir. Sm yrna civarndaki K lazom enaide doan


A naksagoras, 460 ylnda A tin aya yerleti ve bu kentin bin
yldan fazla srecek olan felsefesinin tem ellerini att. Bana
gelen son olaylar daha nce grm tk. Tanrtanm azlkla
sulanm asna yol aan eseri, Y unanllarda aklayc izim ler,
diyagram lar ieren ilk kitapt. K itapta hem ok ho hem de
ok ince izim lerin yer ald 'sylenir. A lglam ay, kontrast
yasasyla aklar: Ayn olan, ayn olan duyam az ; bu yzden
alglayabilm esi iin gzn karanlk, snabilmesi iin de
bedenin souk olm as gerekir. B itkilere, duyarlln yan sra
yn bulm a yeteneini, arzulam a ve ac ekm e yetilerini yaktrm tr. M eyve oluum unu rem eye, y apraklan da tylere
benzetirdi. nsann entelektel stnln, bir ele sahip olm a
sna dayandrm t. B u ve buna benzer gzlem lerin ne kadar
dhiyane olduunu kavrayabilm ek iin A naksagorasn bu
gzlem leri yapan ilk kii olduunu gz nnde bulundurm ak
gerekir. A naksagoras da oluu yadsr: H ellenler, oluu ve yok
oluu varsaym akla yanlyorlar. H er trl deiimi ise karm a
ve zlm eyle aklard, ancak kendileri de birer karm olan o
drt enin karm as ve zlm esiyle deil, saysz ilkel m ad
delerin, yani sperm atann [tohum larn] ya da A ristotelesin
deyiiyle, opoopepfj, benzer paralardan oluan temel mad
delerin karm as ve zlm esiyle. Bu m addeler m odern kim
yadaki elem entlerdir. Saylarnn doksan iki olduu biliniyor,
fakat u ana kadar henz doksan saptanabildi [bu say imdi
109dur], A naksagoras ayrca, honoiom eros\ann [benzer par
a] yalnzca bir ksm nn insan vcudunu oluturduunu vur
gulam tr: Bunlar kap paracklar, ilik paracklar, ke
mik paracklar vb. diye adlandrr. M odern bilim bunu da
dorulam tr: Elem entlerin sadece on ikisi canllarn temel
yap tan m eydana getirir, halbuki dier elem entler hcrelerde
ya hi yoktur ya da ok azdr. D em ek ki A naksagorasn tasa
rmlar tam am en bilim seldi. A ncak D eussenn, esiz derecede
didaktik olduu kadar bir o kadar da dar kafal olan Geschichte
d er Philosophie [Felsefe Tarihi] adl ders kitabndaki Anaksagorasa kalsayd, aldm z besin, rnein, bebein itii st,
sadece kan deil, ayn zam anda kem ii, eti, ilii, sa, trnakla
r, ksacas vcudu oluturan her eyi ierm eliydi, biim indeki
eletirisine karlk olarak, anne stnn gerekten de vcudu

228

ANTK YUNAN'IN KL TR TARH

oluturan btn yap talarn ierdii, diledii kadar eitli g


rnsn, yetikinlerin besininin sadece ya, protein, niasta,
tuzlar ve sudan ibaret olduu, yani b ir bakm a et ve sebzelere
dalm st olduu sylenebilir.
Sofistler
A naksagoras natralist izgisini no us [akl] retisinde de
srdrr. N ous, sperm atanm henz karm aakark durduu
ka o stan ko sm o su yaratp her eyi akllca ve gereince dzene
sokan evren zeksdr. N ous basite tin Ie bir tutulduu iin
A naksagoras ilk byk dalist diye kutlanm tr, fakat bu bir
yanl anlam adr. nk A n aksagorasn her eyi salt mekanik
nedenlerle aklam as bir yana, nous tam am en maddi bir ilke
dir. A naksagoras no u sm ilk m addeler arasndaki en h afif ve en
sa f m adde olduunu kesin bir dille syler; bilinen tek rencisi
A rkhelaosun n o u sa getirdii aklam a ise havadr. A naksa
g o rasm evren zeksyla kastettii ey belki de, her oluun znde yatan ereksellik ilkesiydi ve gerek bir Yunanl olarak da
bu ilkeyi sonsuz incelikte bir beden eklinde dnyordu, yani
byk bir ihtim alle son derece tutarl bir m onist idi. Bu durum
ise onun hem kendi ruhuna, hem de bugn bilim sel dnya g
r diyebileceim iz eyin peinden koan am a uygun d
er. H ellen ruhunun krizi anlam na gelen sofizm den sz ediyo
ruz. te Y unan felsefesi o ana kadarki geliim ini, hi farkna
varm adan, byleine tehlikeli bir zirveye tam t. Sokrates
ncesi felsefenin tam am , bir sistem in dierini ortadan kaldr
mas nedeniyle oktan diyalektikti. A yrca ya gerekten nihilist
olan ya da byle yorum lanabilen bir noktaya varyordu.
H erakletosa gre h er ey bir nehir, uucu bir andr, dolaysyla
nesnel bilgi bandan beri sz konusu olam az. nsanlar, der
H erakleitos grkem li karanlk ifadelerinden birinde, barbar
ruhlara sahiptir, yan insanlar doann dilinden anlam az. Buna
karlk Parm enides dorunun deim ez olu olduunu ileri
srm se de, duyularm zla algladm z dnyann, yani bildi
im iz tek dnyann bir aldatm aca ve grnt olduunu syle
mitir. Sofistler de bundan fazlasn iddia etm ezlerdi. Gorgiasn eserlerinden biri u bal tar: H ilik ve D oa zeri
ne. A naksagoras ile E m pedokles de kararl birer bilinem ezciy
di. nceki, hakikatin ne gz ve kulakla ne de aklla kavranabi
leceim syler. D ierinden ise A ristoteles tam am en sofiste bir
ifade nakleder: G ereklik, kiiden kiiye deiir.

ATNA'NIN DNYA G N

229

Sofist szcnn ilgin bir tarihi vardr. SocpvGTij, as


lnda basite bilge dem ektir. H erodotosta sofistler Solon,
Pythagoras ve O rphiklerdir; A rrian o sta ise Hintli brahm anlardr, o bunlar gym nosofstler, yani plak bilgeler diye ad
landrr. Y edi bilgenin ad, oi i m a oocpoat'dr. A iskhylos
Prom etheusu bir sofist, yani tini gl olarak grr.
Sophizein, bilge klm ak dem ektir ve rencilerine bilgelii vaat
ettikleri iin sofistler kendilerine bilgeletirenler derlerdi.
D em ek ki bu, szcn tretilm i ikincil anlam dr. O ysa Pla
ton sofistin zengin delikanllar avlam aya alan bir avc, bilgi
ticareti yapan bir hrdavat olduunu syler ve sofistlii bir
yanlsam a sanatna, gerek dnrn etkinliiyle, jim nastiin
kozm etikle olduu kadar bir ilgisi olan gz boyam a sanatna
benzetir. A ristoteles de sofizm iin sudan iler bilim i, szde
bilgelik der. Sofistliin gnm ze dek sregelen nc an
lam budur. Sokrates ve rencileri bu gruptan ayr tutulm ak
iin kendilerine philosophos, yani bilgiyi sevenler derler. Fakat
o kt hretli isim den kanm ak isteyen herkes kendisine
philosophos dem eye balar. H atta ifte bir ironi rnei de yaa
nr ve Platon, sokrates ve G org iasn rencileri olan dier
rakipleri tarafndan sofist olm akla sulanr. H albuki hatipler
yle adlandrlm aktan hep onur duyarlard ve im paratorluk d
nem indeki bir okul da kendisini gururla ikinci sofistler ilan et
miti.
Dnem in nde gelen sofistleri A tin a y m esken edinm iti Protaam a bunlarn hem en hepsi yabancyd. rnein, Tanrlara Da- goras
ir adl yazsndan dolay tanrtanm azlkla sulanp A tin adan
kovulan Protagoras A bderalyd. Y azs u szlerle balar:
Tanrlara dair hibir ey bilinem ez, ne var olduklar ne de yok
olduklar, zira bu bilgiyi bizden esirgeyen ok ey vardr: Hem
m eselenin kendisi karanlktr hem de insan m r bunu anlam a
ya yetm ez. B ir baka yazs, V urucu S zler (insana ekile
nasl felsefe yaplr? baln hatrlatyor), u nl ilkeyle a
l yapar: nsan, her eyin lsdr: H em olanlarn, olduklar
iin, hem olm ayanlarn, olm adklar iin. G oethe bunu yle
yorum lam tr: Doay ister gzlem leyelim , ister lp bie
lim, ister hesaplayp tartalm , nihayet doa yalnzca bizim l
ve arlm z deil m idir, tpk her eyin lsnn insan ol
duu gibi, ya da baka bir yerde dedii gibi: nsan, ne kadar

230

ANTK Y UNAN'IN KLTR TARH

antropom orfik olduunu bir trl kavrayam yor. Genel olarak


bakldnda, m alum ilkenin itiraz kabul eden bir yan yok gibi
dir. Fakat Protagoras herhalde ii daha da ileriye gtrm ek is
tem itir, nk ancak tekil izlenim in l olabileceini syler.
P lato n un bu sze itiraz ederek, o zam an m aym un ve dom uzun
da h er eyin ls olduunu sylem esi, aslnda bir itiraz sa
ylm az, nk Protagoras tam. da bunu kasteder. rnein,
m aym un insandan daha abuk r, dolaysyla soua kar
ayr bir ls vardr, am a insanlarn da m e lleri farkl
dr, stelik bu l h er gn deiir. P rotagorasa gre herhangi
bir alg, alglanan ile algyanda olup biten bam sz iki hareke
tin bulum asndan doar, yani tam am en rastlantsaldr ve bu
yzden doal olarak nesnel bilgi diye bir ey de yoktur. Bu
balam da Protagoras, doada bulunm ayan dm dz izgiler,
yusyuvarlak daireler ve benzeri eylerle alan geom etrinin
ilkelerini de kukuyla karlar. D em ek bu tasarm larn birer
kurgu olduunu daha o zam andan biliyordu. Bu da el atmay
zorlatran bir durum dur. M atem atiin doruluunu korum ann
tek yolu. P lato n un durduu noktadr: deal em ber, hakikaten
gerek olan em berdir; am pirik em ber ise ideal em berin ku
surlu suretinden baka bir ey deildir. B ununla beraber,
Protagoras birbirini kartlayan iki ilkeden yalnzca birinin de
il, her ikisinin de doru olduunu sylem ekle Hegelci diya
lektii ok nceden dillendirm itir. Z ay f eyi gl hale ge
tirm ek eklindeki nl sz de m antk kalpazanl deil,
eyleri bir de tersinden kavram aya davet eden ruhbilim sel bir
devdir. lk bakta ykc gibi grnen btn bu sorunsallar
araclyla sk sk olum lu sonulara ulam tr. rnein, dilin
doruluu zerine yapt aratrm alar sayesinde bilim sel gra
m erin kurucusu olm utur: G enera [cinsler], tem p om [zamanlar]
ve m odus [kipler] ayrm n yapan ilk kii odur.
Gorgias
Sicilyann Leontinoi kentinden olan G orgias, verdii ders
ler sayesinde Y unanistann yalnzca en nl adam larndan biri
deil, ayn zam anda en zenginlerinden biri olm utur. Erguvan
rengi giysiler giyip altn alnlklar takarak kard halkn iine,
ayrca D elphoiye altn heykelini diktirm iti. Felsefesinin
tem el aksiyom u unlard: H ibir ey yoktur; olsayd bile tasav
vur edilem ezdi; olsa ve tasavvur edilebilse bile ifade edilem ez
di. Bu ilkelerin en dikkat ekicisi, nc ilkedir, zira Gor-

ATNA'NIN DN YA G N

23 I

giasa gre ifade aralar, yani szler tasavvurlarn salt birer


im idir (opsTav), halbuki im ve im lenen birbirinden hep farkl
dr. Skolastik de son dem lerinde ayn sonuca ulam t, yani no
m inalizm e [adclk]. B una gre szckler kuru birer sign u m dur, eyleri yalnzca im lerler, tpk dum ann atei, inleye
nin de acy im ledii gibi, am a bu yzden im ledikleri eye ben
zem eleri gerekm ez. A yrca, onlar da sofistler gibi tanrnn bilinebilirliini, dnyada olup bitenlerin zorunluluunu, etik
norm larn genelgeerliliini yadsm tr. Sofizm , belli bir geli
im srecinde m ecburen ortaya kan felsefi bir aam a olmal:
H int ve A rap felsefelerinde de sofizm e rastlarz.
adalar tarafndan hitabetlerinin grkem i, arball ve
zarafetiyle vlen G orgias, iire yaklam asn talep ettii A ttika
dzyaz sanatnn da kurucusudur. iire yaklam aktan anlad
ey, yaznn retorik elerle bezenm esidir, fakat salt iir diline
ait cesur eretilem e ve terim ler kullanm am al, srad ifadeler
ierm em elidir; ayrca ritm ik olm aldr, m etrik deil. Y unanlnn
puSii, yani ritim anlayna gelince: D uyularla algladklar
m zn ho bir dzene girm esi, paralarn gzel bir biim de
uyum as, hem z itibariyle hem de anlam olarak kulaa gze!
gelm esi. E urhythm ia dilde uzun ve ksa seslerin ritm ik hareketi
dem ektir; heykelde ise paralar arasndaki ince orant anlam na
gelir. B una karlk m etrik dizili ve yaplanta kat bir ilkeselliktir ve dile dize, heykele de sim etri olarak yansr, yani her iki
durum da da rakam larla ifade edilebilir. G orgias, cm lelerin
zellikle de sonunun ritm ik olm asn isterdi, hatta bazen kafiye
kulland bile olurdu. B u ok tuhaf. H ellenler kafiyeyi bilseler
de tercih etm ezlerdi, tpk pantolon, cam , tereya ve biray hor
grm eleri gibi. Belli bir adan bakldnda, btn bunlarn
gerekten de baya bir taraf vardr.
Elisli H ippias ile Koslu Prodikos da m kem m el birer sofist P rodi
tiler. H ippias btn bilim leri renm ekle kalm am , arkeoloji kos ve
ve m nem otekni gibi yeni bilim ler de icat etm itir. Prodikosun Kritias
kavutuu nn bykln Y unanllarn u sznden kesti
rebiliriz: npoSiKou Gocpdbrepo, P rodikostan daha bilge. Etik
sorunlar hakknda, dzeylilii herkes tarafndan takdir edilen
yazlar kalem e alm ve eanlam l szcklerin farkllna dair
yazlar yazarak eanlam l szckler bilim inin kurucusu olm u
tur. lm e dair syledii u sz, antikada uzun sre dilden

232

ANTK YUNANTN KLTR TARH

dm em itir: lm ne yaayanlar ilgilendirir ne de lleri,


yaayanlar hl yaadklar iin, lleri ise artk yaam adklar
in ilgilendirm ez. B unun dnda, dinle ilgili aklc bir kuram
gelitirm itir: B alangta insanlar hayatta faydal bulduklar
eyleri tanrsal addetm i; bylelikle ekm ekten Dem eter, arap
tan D ionysos, sudan Poseidon ve ateten H ephaistos km.
B enzer bir felsefeyi K ritias Sisyphos adl satir dram nda ileri
srer: A kll bir adam , kim se gizlice su ilem esin diye, her
eyi gren ve iiten tanrlar icat eder, sonra da bunlar gky
zne koyar, ne de olsa oras gkgrlts ile im ein teden
beri korku sald bir yerdir. u sarsc ifade de K ritasa aittir:
nsan hayatnda lm ve delilikten daha gvenli bir yer yok
tur. Z engin ve ok ynl yeteneklerle dolu bir insand Kritias.
Tragedyac kim liiyle E u ripidesin, dnr kim liiyle Protagorasm, siyaseti kim liiyle de L y sandrosun hem en ardnda
yer alrd. Y eeni Platon, onun soylu bir Sokrates havarisi ol
duunu syleyerek onu aka idealize eder. A cm asz tepkicilii yznden kt n yapm olm as Platoncularn hatrlam ak
istem edikleri bir gerekti. nk sofistlik ve tepkicilik, ne ga
riptir ki, ok iyi uyuyordu birbirine. A r m uhafazakr Ksenophon bile, btn o kem iklem i ritelizm i ve afie olm u lakonizm ine ram en, baar vaat eden yararc ahlakyla bir sofistti.
S otizm
Sofistleri yarglam adan nce unutm am alyz ki, kendilerinSonras den geriye hem en hem en hibir ey kalm am , fakat acm asz
rakipleri P lato n un neredeyse btn eserleri korunm utur. Srf
para iin m phem sanatlar reten birer arlatan ve pazarc ol
duklar iddias kt niyetli bir karikatrdr yalnzca. Aldklar
yksek cretler kendilerine ounlukla zorla kabul ettirilirdi.
rettikleri retorik ise istism ar edilm eye dierlerinden daha
yatknd. B einci yzyla ait kili K onum alar adl bir sofist
m etni, bir m eseleyi nasl her iki adan da ele alabiliriz, hem
savunup hem nasl saldrabiliriz sorusunu ele alr. Polem ie
giri niteliinde bir altrm a kitabdr bu. Y ksek okullarm z
daki tartm a altrm alar, akadem ik evrelerdeki tartm alar,
savunm a avukatl ve iddia m akam , parlam ento ve basndaki
m uhalefet: B tn bunlarn kkeni sofizm dir, ayn biimde,
Thukydidesin diplom asi ve iileri sorunlaryla ilgili sz d
ellolar, nl an tilogialar da sofizm e dayanr. Thukydides
hayran kalnas derecede ustalat akribologiay, yani tam

ATNA'NIN DN YA G N

233

ve kesin ifadeyi de sofistlerden renm itir. Sofistlerin, okanlam llk ve anlam kaym as, szcklerin dar ve geni, asl ve yan
anlam larna ilikin aratrm alarndan hem dil eletirisi hem de
didiim cilik yararlanyordu. B tn bu ara ve bilgilere sahip
olan kimi kiilerin zam an zam an arlatanla ve aklabanla,
sivrilie ve ak atm aya zenm i olm as son derece doaldr;
nitekim diyalektik felsefe konusunda atlan byk admlarn
sonu hep byle olm utur. Skolastik ve H egelcilik de sonunda
byle yozlam tr. rnein, Euthydem os unu retiyordu:
H er ey hakknda her ey sylenebilecei iin her ey dorudur,
dolaysyla kim se yanlam az. Bu iddiann tem elinde koa kav
ram nn ktye kullanlm as yatar, yle ki, karanlktr gece
dediim de, am acm -dr ile bir olguyu saptam aktr; oysa si
yah, beyazdr dediim de, -dr yalnzca gram atik bir balant
ilevi grr. K endisini bu tr ahm aklklara kaptran sofistlerin
says azm sanm ayacak kadar oktu, fakat daha sonra Eleaclar
rneinde de grld gibi Y unanllarn zevkine hitap edi
yorlard. Belli bal ilkel psikanaliz tekniklerine de yabanc ol
m asalar gerek; yoksa, A ntiphonun zntl insanlar kederleri
ni dile getirsinler diye K orinthosta at teselli tezghm ba
ka trl aklam ak zor. te yandan, insann eitilebilirliine
inanr, tutkulu bir eitm e isteiyle dolup taarlard. O nlara gre
erdem (arete) alkan bir vatanda olm ak dem ekti ve retile
bilirdi, bu tam am en Sokratese bir yaklam dr. Temel pedago
jik noktalar olarak unlar kabul ederlerdi: D outan yapnn,
p h ysisin doru tespiti; m athesis, renm e ve askesis, reni
lenlerin doal refleks haline getirilm esi. H erhalde sofistlerin
konum unu en nesnel biim de ralayan kii, Sofistler adeta Y u
nan ahlaknn retm enleridir, stelik kendi zam anlarnda ge
erli olan lnn ne zerinde ne de altndadrlar, diyen
G rotedir. Belki de H eg elin u sznde sofistlerin z daha
ok dile geliyordur: D nm eye sevkedebilm esi iin felsefe
nin ncelikle bir a knlk yaratm as gerekir. H er eyden kuku
duym ak, btn nkoullar bir kenara brakm ak gerekir. te
bu anlaml grevi sofistler stlenm iti. Sofistlik kukunun tari
hinde bir doruk noktasdr, fakat doas gerei ancak bir gei
aam as olabilirdi.
Sofizm , izafiyeti nitelikler tayan kukuculuk, Epikurosuluk ve stoaclk zerinde teorik adan, SicilyalI tiranlar ve

234

ANTK Y U N A N IN KLTR TARH!

H ellenistik diadokhlar zerinde ise pratik adan etkili olm u


tur. A ntikadaki hatipler de hem teknikleri hem yaam biim
leri bakm ndan sofistlerin varisidir: B ir t r m anevi condottieri.
Fakat R nesansn gerek condottierileri de yledir: M achiavellinin ideal, am a yaam dan soyutlanm tiplem esi principe,
kendi gcnn ve talihinin efendisidir; iktidarn yum uak fakat
iddet dolu dr; kendisinden ve iktidar hrsndan bakasn
tanm ayan bir bireycidir ve bsbtn ilkesizdir, daha dorusu
her eyi ilkesizlik ilkesi altnda toplam tr. H ristiyanlk ere
vesindeki bir sofizm in paradoksal versiyonunu ortaan sonu
na doru ortaya kan zgr R uhun K ardeleri tem sil eder.
retileri arasnda unlar vardr: K arde ve kzkardelerin ah
lakl bulduu her ey ahlakldr; ruh kural tanm az, o halde
gnah da tanm az; gerek M esih, zgr insan b enidir, vs. Fa
kat zellikle de hm anistler, dnya grleri, hatta davranlar
itibariyle sofistlerin ikizidir: eitli virtozluklar, tu h af boyut
lara ulaan benlik duygular, bilim i sanayiletirm eleri ve zehir
kusan rekabetleriyle. Y akn dnem de ise Stirner sofizm in baz
grlerini insana tu h a f gelen bir srarla savunm utur. B ir ke
tesinde yerinde bir ifadeyle, Sofist eitim , insann artk hibir
eye arm am asn salam tr, der. yle laflar eder ki, pekl
sofist m etinlerde de geebilir bunlar: lkesinin ahlak ve tre
lerine uym ak dem ek, o lkede ahlakl olmak dem ektir ; N ero,
yalnzca iyilerin gznde k t dr, am a benim gzmde,
tpk iyiler gibi o da sadece bir lgndr." D ahas, ahlaka
inanm ak, din inanc kadar tutucudur dem ekle kalm az, ok da
ha sarsc bir sonuca varr: Salt m antk sorunlar, teolojik so
runlardr. D em ek istedii, insan m ant st kapal bir teolo
jid ir ve elikiye dm eden dnm e istei tanrclkla sonula
nr. N ihilizm bundan daha u noktaya gtrlem ez. A ncak in
san dilini istem li bir grenek, gram eri de nyarg yerine koyan
G orgiasn yazlarnda benzer dncelerin yer aldn sy
leyebiliriz. Fakat sofizm in en son ve en yksek rn,
N ietzschenin kendi yasasn kendisi koyan st insandr.
Jenseits von G ut und Bse [yinin ve K tnn tesinde] bal
sofiste bir balktr. Z aten N ietzsch enin orta dnem indeki
ahlak eletirisinin tam am sofisttir. phesiz sofistler de putlar
ykm tr; phesiz o zam an da putlarn alacakaranl yeni de
erlerin afak skm yd ve phesiz onlarn da arasnda, tpk

ATNA'NIN DN YA G N

235

N ietzschecilerin arasnda olduu gibi, snop ve bo kafal in


sanlar vard.
A iskhines bir hitabetinde, E y A tm allar, siz sofist Sokratesi ldrdnz, dediinde Sokrates leli yarm asrdan fazla
olm utu. Sokrates zellikle de yazm ak yerine konum ay, hem
tartm ay hem de ikna etm eyi tercih etm esi bakm ndan tipik
bir sofisttir. P lato n un Sokratesi, S hakespearein T im onu gibi
iirsel bir yceltm edir, am a geree daha yakn K senopbonun
Sokratesi, derinin altna inmeyi becerem eyen natralistin ne
kadar zay f bir portre ressam olduunun kantdr. Aristophanes Sokratesi bulut seyircisi diye tabir eder, ki kesinlikle
byle birisi deildir; ve bir geveze diye, ki bir bakm a yledir;
am a Sokratesin ateist olduunu da syler ki, hani dpedz ifti
radr bu, nk A ristophanes b una gerekten inanacak kadar
grgsz ve pein hkm l olam az. Fakat yaklak eyrek asr
sonra davann grlm esine yol aan tem el nedenlerden biri tam
da buydu. teki iki neden, Sokratesin K ritias ile A lkibiades
gibi ba belas iki rencisinin olm as ve bir sofist yerine koyulm asyd. Sofistler yabanc kkenliydi, yenilikilerdi, kl
trl aristokrasinin ve jeu n esse d o reenin retm enleriydi, k
sacas d em o sun nezdinde pheli durum a dm elerine yol aan
bir yn zeilikieri vard. Fakat eer Sokrates bu cezaya adeta
davetiye karm asayd, i lm cezasna kadar varm azd her
halde. Durum ay yrten be yz yem inlinin huzuruna alayc
bir kibirle km , onlar kim b ilir nasl tahrik etmiti. E n b
yk hayranlar bile kulland dilin ar m arur olduunu
kabul eder. A m a daha sonra da dostlarnn kam as iin nerdi
i yardm reddetm itir - kam as herhalde ynetim in de iine
gelirdi. D em ek ki, A tina dem okrasisinin absrdl ebediyen
sergilensin diye kendi kendisini lm e m ahkm etmitir. Bu
lm, onun yaam biim inin bir parasdr ve S okratesin alay
clnn doruk noktasn tem sil eder.
Sokrates A tinalIlarn en A tinalsyd ve V iyanallarn en Viyanals N estroy gibi o da bu derin ballndan dolay anavatannn en acm asz eletirm eniydi. B u benzersiz iki ahsiyeti
rahatlkla birbirieriyle kyaslayabiliriz. kisi de lm sz birer
halk filozofuydu, ikisi de yaratc nktenin ve sivri diyalektiin
ustasyd, ikisi de insanln foyasn ortaya karm a stad,
soytarlk kisvesi altnda birer hakikat retm eniydi. A lkibiades

Sokrates
I)avas

Sokratesin
Felsefesi

236

ANTK YUNAN'IN KLTR TARH

ym posiorida Sokrates iin, Y aayanlar arasnda oyalanm a


masn dilem iim dir hep; am a gene de biliyorum ki, aram zda
olm am as bana daha fazla ac verirdi. Y ani bu insan hakknda
ne diyeceim i bilem iyorum , diyerek kendi kararszlndan
ziyade, btn kentin bu soytar hakkndaki dncelerini dile
getirir. Sokrates A tm allar bylyordu am a bir o kadar da
dam arlarna basyordu. H ayatn insan sm am aya adamt,
yani etrafta dolap insanlara hibir eyden anlam adklarn,
stelik tam da uzm an olduklar alanda hibir ey bilm ediklerini
gsterirdi. B u sayede insanlarn sevgisini kazanyor deildi el
bette; alayc oklarn kulland oranda nefret uyandryordu.
Sanki bilm eyen kii kendisiym i de renm ek istiyorm u gibi
yapyor, kurbanlarn yle bir soru yam uruna tutuyordu ki
(eironeia [ironi], erom aidan gelir ve bilm ezlikten gelm e de
mektir), sonunda hepsi rezil oluyordu. M aieutike ya da ebelik
sanat dedii yntem buna benzem ekle beraber biraz daha cid
didir. Zekice sorulm u sorularla rencilerin hem kendilerini
hem dnyay tanm alarn salar. Fakat alayclnn oklarn
dnp dolap kendisine saplam as son derece filozofa ve sanatkraneydi, yoksa srgit tanm lar ve aalam alar ekilm ez
olurdu. Kendi kendisini bile ciddiye alm am aktaki dhiyane ye
teneiyle Shaw u hatrlatr, nk Shaw da ahlak eitimi konu
sunda ayn dolayl yntem i izler ve beyinsiz insanlar tarafndan
rahatlkla kinik ve ykc, hilekr ve deerlerle oynayan birisi
yerine koyulabilir. B u iki dnrn ortak zaaf etik aklclkla
rdr, yalnz Sokrates bu ii Shavvdan daha ar bir uca gtr
m tr; kendisi bu konuda da sofisttir. Sokratese gre bir ey
den anlam ak, bu eyi igdsel olarak bilm ek deil, o konuda
net bir fikre sahip olm aktr. O na gre erdem li olm ak dem ek, net
bilinen kavram lar dorultusunda hareket etm ektir. H er trl
erdem retilebilir ve renilebilir, nk erdem bir bilgidir,
yalnzca basiret ve adalet deil, hatta iyilik ve yiitlik de. Fakat
gerekte bunun tam tersi olduunu sylem eye gerek yok her
halde: Uzun uzadya dnm eden iyilikte bulunan kii, sahiden
iyidir ve fazla tereddt etm eden tehlikeye atlan kii sahiden
cesurdur. A ncak, kendi kendim ize gzlem leyip bakalarna uyarlam ak zorunda kaldm z lye dair kuru bilgi bizi basi
retli ve adil yapm aya yetm ez. Bu yzden Sokratesin ahlak
retisi, dnyay daim a etkilem ise de, ksr kalm aya mahkm -

ATNA'NIN DN YA G N

237

dur. P lato n un Sokratesi bu gerei, snrlarnn nasl da bilin


cinde olduunu gsteren gzel bir szle yle ifade eder: Tanr
bana ebelik etm eyi em retti am a dourm ay yasaklad.
D oann yaps ve anlam zerine kafa yoran filozoflardan
sonra S okratesin vard sonu, dnyann ilkesini aratrm ann
bouna ve zaten nem siz olduu, felsefenin asl grevinin
b enin aydnlanm as ile istencin arnm as, yani b en in ve iyinin
bilgisi olduudur. B unun anlam , dine ynelm ekti. mdi bu
noktada, l m ask, Sokratesin yzyle bariz benzerlikler ta
yan D ostoyevski gelir akla. Bu ba, aziz ilan edilen sulunun
badr. B ir keresinde Zopyros adnda biri Sokratese, d gr
nnn seviye dklne ve baya ihtiraslara iaret ettiini
sylem i. Etraftaki insanlar besbelli yanl olan bu tehise g
lerken, Sokrates, bu kt zelliklere gerekten de sahip oldu
unu, am a bunlar terbiye ettiini belirterek adam savunmu.
Sokratesin sofizm le ilikisi neyse, D ostoyevskinin bolevizm le ilikisi de odur. A deta lm kalm savana girer bolevizm le, sanki can dm an ve eytandr, oysa savat tek
dm an kendisidir, iinde tad bir para bolevizm dir. Hem
sonra, D ostoyevski de az kalsn idam ediliyordu, hem de bole- &
vik diye. M eseleleri konuarak halletm e konusundaki patolojik
hrs da bize Sokratesi anm satr. A m a en ok da uyurgezerlik,
esrim e ve izofreni alam etleri tayan m istik bir paydada bulu
urlar. H erkesin bildii E cinniler hi kuku yok ki, sanrsal zellikler tayan son derece gizem li bir alm adr. u kadar
kesindir-ki, Sokrates, onsekizinci yzyln A ydnlanm a ann
ve ondokuzuncu yzyln liberalizm inin sand kadar rahat biri
deildi.
H ellenlerin oyun dknl S okratesin zatnda ba dnd
rc bir dorua ular. B ir m r boyunca felsefe adl kom edya
y oynam ve sonunda bilinli ve hkm ran bir edayla
Sokrates tragedyasn sahnelem itir. B iyografisi yaam a veda
ettii ana kadar ustaca kurulm u sahneler ve m kem m el yon
tulm u fikirlerden oluan bir zincirdir. A nlam , biimi, doruk
noktas ve arkaplam yla btn bir varoluun zlp grltl
bir tem sile dnm esi elbette dnya tarihine m al olacakt. Y u
nan tiyatrosu yle bir sanat biim iydi ki, air kannn son
dam lasn esirgerdi. Euripides bu biim le kanl bir dve gi
riti, fakat yenildi. Y unan tragedyasnn doruu Sokratestir. Bu

238

Demokritosun

Atomcluu

ANTK YUNANTN KLTR TARH

yzden ebedi b ir figrdr o, H ellenlerin F austudur. Fast ka


dar filozof, Faust kadar dindar; am a o kadar, daha fazlas deil.
Sokrates bir yaam airi ve tanr araycsyd, sistem ya da din
kurucusu deil. Sokratesi yle grm ek isteyenler onu ycelt
m i olm az, aksine as! deerini skaladklar iin indirgem i
olurlar.
D em okritosun Sokratesle ayn dnem de yaadn bilm ek
dorusu biraz tuhaf, zira D em okritos ok farkl bir felsefeyi
tem sil ediyordu. O da Protagoras gibi A bderalyd, am a Atin a y a yaim zca bir kez gitm iti. A tin ada onu tanm azlard, ama
herhalde o da A tinalIlarla tanm ak iin en ufak bir aba sarf
etmedi, nk sofistlerin fiyakac lna, hatta Sokratesin tekin
siz diyalektiine pek snam am t. Eldeki fragm anlar onun
parlak slubu, fizii ve etii hakknda fikir verir sadece. Bu
nunla beraber, m atem atik ve astronom i, corafya ve mineroloji,
zooloji ve botanik, m zik ve resim , iir ve dilbilim , hatta ve
hatta tarm ve sava bilim i, m eteoroloji ve tp gibi uzmanlk
dallarnda yazlar m evcuttur. San doabilim iyle ilgili dnya
grnn kurucusu odur. O na gre evrenin tamam bo bir
uzay, zdek ve yerekim inden oluur. B aconn vd, A ris
to telesin eletirdii ereksel nedenleri yadsr; ona gre, meka
nik zorunluluk (ananke) dnda hibir ey yoktur. Fakat zdek,
atom lardan m eydana geliyordur, yani niteliksiz ve duyarsz
olan ve sadece boyut, biim, dzenleni ve konum lar itibariyle
birbirinden ayrlan en kk birim lerden, blnem ezleden.
D nyadaki eitliliin nedeni, dengesiz dalm dr; deiim le
rin nedeni ise, saylar snrsz, devinim leri sonsuz olan bu
atom larn uygulad basn ve itm elerdir. Bu devinim in sebe
bini aratrm ak, aslann neden et yediini sorm ak kadar ahm ak
adr. B u devinim batan verili bir eydir, hep olm utur ve hep
olacaktr. B ylece btn grngler atom larn mekaniine,
btn nitel ayrm lar da nicel ayrm lara indirgenir.
Bu reti, D em okritosun doa retisini tekrarlayan Epikuro stan sonra onyedinci yzyln ortalarna doru, zellikle de
E pik u ro sla m egul olan Pierre G assendi tarafndan yenilenir.
Ayn zahanda D igne barahibi olan G assendi m eslei iin dn vererek, atom lar tanrnn yarattn sylem itir; zaten bu
noktadan sonra her eye ok m ekanik yaklar. G assendi,
D escartes felsefenin en etin ve en akll m uhalifleri arasnda

ATNANIN DNYA G N

239

yer alsa da, bir cism in yalnzca bulunduu yerde etkili olabile
cei, gk cisim lerinin hareketi, yerekim i ve m anyetizm gibi
uzak etkileri ise en kk birim lerin srekli ittirm esine dayan
drm ak gerektii konusunda D escartes ile hem fikirdir. Btn
bunlardan kard sonu ise boluk diye bir ey olm addr.
O nsekizinci yzyln ortalarna doru Cizvit Boscovich atom la
r uzayda belirli, am a genilem eyen noktalar diye aklam tr.
D evrim niteliindeki bu yorum a balangta kim se kulak as
m am , ancak asl alm alarn 1830lu yllarda yrten Faraday, gelitirdii benzer bir kuram la atom larn kuvvet merkezi
ierdiini sylem itir. Fakat daha nce D alton 1807 ylnda
nem li bir geliim kaydetm iti: B ir elem entin atom ktlesi ile
en h a fif elem ent olan hidrojenin atom ktlesi arasndaki ilikiyi
belirlem i, yani elem entlerin atom arlklarm saptam t. H id
rojenin arln 1 olarak kabul ettiim iz zam an, rnein oksi
je n atom unun arl 16, platinin arl ise 207 olur. D em ek
ki, yalnzca oranlar saptanabiliyor, am a bu bile deerli bir bul
gudur. A tom larn baka elem entlerin atom laryla daim a sabit
oranlarda ba kurm a ilikisini tanm layan valensin kefi de bu
bulguya dayanr. Y eniden hidrojeni baz alrsak, o zam an daim a
bir hidrojen atom uyla birleen tek deerli elem entlere (tipik
m ek: K lorr asitteki klorr, HC1), iki hidrojenle birleen ift
deerlilere (su, H 20 ) , deerlilere (am onyak, NFf3), drt de
erlilere (m etan, C H 4) vb. ularz. Berzelius, kim yasal bile
imleri tam am en ayn olan farkl saydaki atom larn, hatta dei
ik m iktarlardaki ayn atom larn bile ortaya farkl m addeler
kartabildiim saptam tr - D em okritosun tem el grn
kantlayan bir yn deney yani. B una karlk, atom larn pekl
blnebildiini bugn artk herkes bilir. Szgelim i, en kk
atom larn drt binde biri oranndaki elektrik birimleri, yani
elektronlar son yap paralar olarak grlr. Bohr K uram na
gre atom , elektronlarn (grece) uzaklktaki, (atom hacm ine
oranla) ufack bir ekirdein etrafnda yrnge izdikleri bir
gne sistem i gibidir. te yandan ekirdek de baka paralar
dan olum aktadr ve bunun aratrlm as zel bir bilim in, tem e
lini R utherfordun att nkleer fiziin konusudur. Fakat ato
m un ktlesi dorudan doruya elektrik ykl ekirdeinin, yani
m added bir eyin sonucudur, baka bir deyile, szde bir
ktle, bir m anyetik alann dm noktasdr. A tom un bir mik-

240

Demokritosun
Alglama Ku
ram

ANTK Y UNA NIN KLTR TARH

rokosm os olduu dncesini D em okritos da kabul ederdi; ama


bunun m addi bir cisim deil de, salt bir enerji m erkezi olduu
nu duysa, bu fikri ok lgnca bulurdu.
D em okritosun alglam a kuram en iyi onun atom kuram na
uyar. O na gre atom kom pleksleri nesnelerden zlr ve duyu
organlarm za srar. B u adan N ew to n un em ilim kuramn
hatrlatm as dikkat ekicidir, ki bu kuram a gre k, k kaynandan saniyede 300 000 kilom etre hzla frlatlan en kk
birim lerden, yani partikllerden oluur. Partikllerin en k
m or rengi m eydana getirir; sonra srasyla m avi, yeil, sar ve
krm z gelir. N ew ton bu kuram yalnzca bir hipotez olarak
ileri srdyse de kuram rencileri tarafndan dogm alatrlarak
onsekizinci yzyl boyunca hkim dnce olm u ve ancak
yzyl dnm ne doru yerini D alga K uram na brakmtr.
N e var ki, D em okritosun u sz daha da ilgintir: Tatl ile
ac, scak ile souk ve renk sadece dncededir, nk ger
ekte yalnzca atom lar ve bo bir uzay vardr. D em ek istedii,
alglarm z eitli klan atom kom plekslerinin zel bileim idir,
am a algnn kendisi yalnzca znede vardr ve nesneler kendi
balarna tatl veya ac, scak veya souk deil, atomlardan
olutuklar iin en az atom lar kadar niteliksizdirler. Kurucusu
yine D em okritos olan duyurucu phecilik ancak iki bin yl son
ra, yani 1623 ylnda G alileo tarafndan II saggiatore [Deney
ci] adl polem ik yazsnda yeniden ele alnarak adam akll ge
niletilm itir. G alileo bu yazsnda btn niteliklerin znel ol
duunu ve nicel farkllklara dayandrlabileceini kantlar; tat,
koku ve renk, kuru birer isim den baka bir ey deildir, non
sieno altro che p u ri nom i. D escartes 1644 ylnda Principia
P hilosophiae'yi [Felsefenin Tem elleri] yaym latr. yle der
kitapta: eylerin olduu gibi algland dncesi duyularm
zn nyargsdr; renk, ton ve koku, z ancak uzaydan ileri
gelen zdee ait deildir; kum a dnen ta, evet hl tatr,
am a artk sert deildir; tan znde renk de yoktur, nk say
dam talar vardr; hatta arlk bile zdeksel deildir, nk
arl olm ayan cisim ler vardr, rnein ate; dem ek geriye
yalnzca uzay kalr... T oplu eserleri 1660 ylnda Latince olarak
yaym lanan, kim yann byk reform cusu R obert Byle ilk kez
birincil ve ikincil nitelikler tanm n kullanr. D aha sonra
Locke bu tanm felsefeye tam tr. Locke, 1690da yaym la-

ATNA'NIN DN YA G N

241

nan ber den m enschlichen Verstand [nsan A nl zerine]


adl nl eserinde birincil ve ikincil nitelikler ayrm n, nesnele
re ilikin tasarm larm zdan hareket ederek yle yapar: Boyut
ve younluk, devinim ve dinginlik, say ve figr birincil nite
liklerdir ki, bunlar fiziksel varlklarn gerek suretleridir ve e
yadan ayr dnlem ezler. Sert, yum uak, scak, souk, renk
li, sesli, kokulu ve tatl ikincil niteliklerdir ki, bunlar da eylerin
sureti deil, salt etki biim leridir; sar, scak, tatl ve
baharatl gibi durum lar cisim lerin, bizlerin alglayam ayaca
en kk paralarnn, iim izde alg yaratan devinim durum la
rdr sadece. O tarihten yirm i yl sonra Berke leyin bayapt
yaym lanr. K itabn ana dncesini u ekilde zetlem ek
m m kn: B irincil nitelikler de ikincildir; nfuz edilem ezlik,
diren duygusundan baka bir ey deildir; boyut, m esafe ve
devinim duyum bile deillerdir, dncem izin algm za ilettii
ilikilerdir; cisim , fikirlerin toplam dr, a collection o f ideas...
Bu dnceye son noktay K antn, tasavvur gcm zn
ilkbiim lerinin, zam ann ve m eknn znel olduunu kantlayan
Kritik der reinen V em u n ft [S af A kln Eletirisi] adl eseri ko
yar.
D em okritosa gre ruh da atom lardan m eydana gelir: Ate Demokatom lar diye tabir ettii en ince ve en hareketli atom lardan, ritosun
D uygu ve arzu diye tanm ladm z eyler, ate atom larnn E t'
devinim leridir. N e var ki, D em okritos bu kat zdeki ruhbili
m in zem ininde tam anlam yla idealist bir etik gelitirm itir:
O na gre, izlenim ler doru bilgi iin ne anlam a geliyorsa, du
yusal hazlar da doru etik davran iin o anlam a gelir; m utlu
luk ve m utsuzluk d etm enlere deil, gsm zdeki ifrite ba
ldr; tanrlar insanlara iyilik dnda bir ey verm ez, fakat in
sanlar ahm aklklar yznden bu iyilikleri ktle dntrr.
D em okritos asl m utluluu kanaatkrlkta, edim in ve zihniyetin
saflnda, m utluluum uzda bir hazine, m utsuzluum uzda bir
snak olan tinin geliim inde grr, am a en ok da, galene
diye gzel bir szckle ifade ettii, stlim an denize benzettii
keyifli skunet hali olduunu dnr m utluluun. Bunun d
nda, hakszlk etm enin hakszla m aruz kalm aktan daha m ut
suz kldn; ktlk etm ek bir yana, ktlk dncesini bile
akla getirm em ek gerektiini retir; insan kendisinden, baka
larndan utandndan daha fazla utanm al ve bakalar bilsin

242

ANTK Y U N A N IN KLTR TARH

veya bilm esin, hakszl engellem elidir, neredeyse K anta bir


dncedir bu. zetle diyebiliriz ki, D em okritos geri teoride
m ateryalistti, am a pratikte yle deildi; keza sistem i de m ater
yalistti, am a asla gereki deildi. A m a bu kavram lar sk sk
birbiriyle kartrlr, nk yeni felsefede ounlukla rtrler. te bu yzden szgelim i E pikurosu denince akla sade
ce D em okritos atom culuunun taraftan deil, hazcln savu
nucusu da gelir. O ysa bu tanm n E pik u ro sla ilgisi yoktur.
kinci noktadaki yanl anlam alar daha da fazladr. Bir insan
m ateryalist olabilir, yani m adde dndaki hibir eyin varln
kabul etm eyebilir, am a bu yzden grngler dnyasnn ger
ekliine inanm as gerekm ez. Bu dncesiz yzeysellik m a
teryalizm in yalnzca belli bir ksm na, yani m odern m aterya
lizm e zgdr ve en iyi bildiim iz bu olduu iin, tek m aterya
lizm in bu olduunu sanrz. Bunun en iyi kar rnei,
D em okritosun kendisidir. O nun tek gerekleri olan atom lar ve
bo uzay asla alglanam az. Zaten stne basa basa yle der:
i 5 ev o u o v e o t t) t ppSev, varlk (atom dnyas), asla
hilikten (bo uzay) daha fazla m evcut deildir, gerekte hi
bir ey bilm eyiz, nk hakikat derinlerde gizlidir. D em ek ki,
az nce de belirttiim iz gibi yalnzca bir grngc deil, ayn
zam anda bilinem ezci ve - b ir m ateryalistte en ok artan da
b u d u r- anti-am piristtir. G erek bilgiye (yvpor yvcopr) ger
ekten saptran izlenim ler yoluyla deil, ancak dnm e yo
luyla ulaldm vurgular. San bilim in halen daha dayand
dnya kavram nn deneyci yoldan deil, salt kurgul yoldan bu
lunduunu gz nnde bulundurm ak ok nem lidir. A tom lar
dncelerdir ve D em okritos fizii de en az Platonunki ve
A ristotelesinki kadar m etafiziktir.
Platon D em okritostan hi sz etm ez, A ristoteles ise onun
adn yalnzca onu paylam ak iin azna alr. B ir rivayete gre,
Platon D em okritosun btn yazlarn satn alp yakm ak iste
mi. B u sylenti u kadaryla gerektir: Sahiden de Platonculuk
satanist bir m ezhebi yutar gibi yutm utur D em okritosuluu,
zira hogrszlk konusunda felsefenin kiliseden aa kalr
yan yoktur. A ntikadaki kayplar arasnda belki de en acs
budur, nk D em okritos hi phesiz P lato n un ayarnda bir
dnrd, hatta Cicero onun slup olarak da P latonla ayn
m ertebeyi paylatn iddia eder. B izler neredeyse inanlm az

ATNA'NIN DNYA G N

243

olan bu olgunun silik hatlaryla yetinm ek zorundayz: Bu kutlu


dnem in tutarl bir btn olan yegne iki felsefe sistem i olan
idealizm ve m ateryalizm , iki ayr dhi tarafndan neredeyse
ayn anda yle salam ve g z kam atrc bir biim de olutu
rulm utur ki, insan dncesinin gnde bugn bile alam a
dan parlarlar: Biri, bize yakn, bildik bir gnetir, dieriyse,
uzakta parlayan ebedi dnda grlm eyen bir yldzdr.
A naksagoras ile D em okritos deyince aklm za gerek bil- Hippokginler gelm elidir, zaten Perikles dnem i tam bir bilim ayd, rates
nsanlar ok zor sorunlar zerinde k afa yorm aya balam lard.
rnein, S okratesin ada sofist A ntiphon, daireyi sonsuz
sayda keli bir okgen olarak kavram ve bunu Y unanllara
zg, gze hitap eden rneklerle kantlam t: D airenin iine bir
kare, karenin kenarlarna da birer ekenar gen izm i, sonra
tekrar genlerin kenarlar zerine yenilerini izm i ve bylece
devam etm iti. A ristophanes dairenin karesinin bile peine
dm , bu yzden epeyi knanm t. Tp ahlaknn ne kadar
yksek bir dzeyde olduunu H ippokrates yem ininden anla
yabiliriz. B una gre hekim ler isteyenlere bile zehir verm em ek,
kadnlarn dk yapm asna yol aan ilalar kullanm am ak, yal
nzca yem inli rencilere ders verm ek ve yoksullar parasz
tedavi etm ekle ykm lydler. Y ine de kendilerine ok yksek
cretler teklif edilebiliyordu, zaten m eslekleri de bu durum un
yadrganm ad tek m eslekti. B unlarn dnda bir de halk he
kim leri vard, am a devlet snav ve denetim i diye bir ey yoktu,
zira bu ilere m uhtem elen loncalar bakyordu. Salk ocaklar
bile eksik deildi, szgelim i A rg o lisin dou sahilinde byle
yici bir am orm annn ve ifal kaplcalarn tam ortasnda, de
niz esintisine ak, am a rzgrdan korunakl bir yere nl
Epidauros sanatoryum u kurulm utu ve bu tesiste bir kaplca
oteli, bir tiyatro ve bir kou pisti ve A sklepieion tapna yer
alrd. B u tapm akta hasta yklerini, m ucizevi tedavileri ve
iyileen hastalarn A sklep io sa krann dile getiren saysz
yazt vard. K os O kulunun kurucusu byk H ippokrates, D e
m okritosun akran saylr. retisine gre, en nemli faktr
doann ifa gcdr; bir hekim in grevi bu gc destekle
m ektir; hastalk ahengin (,harmoria) bozulm as dem ektir, o za
man ahenk kendi kendisini yeniden oluturm aya alr; salk
ise kartlarn dengede olm asdr. K sacas, tam anlam yla Yu-

244

ANTK YUNANTN KLTR TARH

nanl diyebileceim iz bu dnceye gre insan bedeni bir tap


nak, tp da gerek bir ifa sanat, yani estetiin bir sorunudur.
M evcut bilgilere dayanarak, H ippokratesin koyduu tehislerin
artc derecede doru olduunu syleyebiliriz. H ippokra
te s in kafadaki yaralarla ilgili yazlar halen daha bir bayapt
tr. A yrca hastal sem ptom lardan ayrt edebiliyor, acnn iyi
letirilm esiyle dindirilm esi arasndaki fark biliyordu. Perhiz,
jim nastik, hava, gne ve su tedavilerine ok nem verirdi.
N arkoz m addelerini bilirdi geri, am a kullanm am aya zen
gsterirdi. M shil, kusturucu, idrar sktrc ila ve hacamat
hararetle tavsiye ederdi: B unlar, gnm zde deeri yeniden
anlalan yntem lerdir. H ippokratesin ad yle bykt ki,
tbbi eserlerin neredeyse tam am ona atfedilirdi.
Antik
H ippokrates yazlarnn evkle okunduu daha nce de
Kitap belirtildi. Y alnzca bunlar okunm uyordu am a, toplumsa! ya
am da kitap da rol oynam aya balam t. A ntik kitap M sr
kaynakl buluntulardan, yani nceki yzyldan beri biliniyor.
A na kaynak, m um yalarn sarld kullanlm papirs yaprakla
rdr. Bu yoldan saysz yeni m etin km tr gn yzne:
Tyrtaios, A rkhilokhos, Pindaros, Sophokles, Euripides ve Epikharm osa ait fragm anlar, A ristotelesin A tinallarm D evleti
adl m etni, renkli yaznn m ucidi F avorinusun almalar,
zellikle de M enandros ve H ero n d asm oyunlarndan sahneler.
Y unanllarn bilinen en eski papirs 4. yzyla aittir ve bir
m ezarda bulunm utur: T im otheosun 400 senesi civarnda, ana
vatan M ileto staki bir enlik alay iin yazd Persler adn
daki d ithyram bos'unun son blm dr bu. A ntika boyunca
kitaplar rulo biim indeydi, gnm zde rulo gelenei artk yal
nzca M usevilerin Tora rulolarnda, doktorluk diplom as rulo
sunda devam eder. T ora rulosu deriden yapld iin eskiala
ra zg karakterini korum utur. H ellas ve randa da en eski
yaz m alzem esi deriydi; 3. yzylda papirse rakip kan
parm enin m alzem esi ince ilenm i hayvan deriiydi. Fakat
papirsn pabucunu dam a atan, sa dan sonra 800 ylnda A ra
bistana, buradan da batya ulaan in icad kt oldu; bundan
sonra artk M srda bile papirs yetitirilm edi. Belli bal A v
rupa dillerinde papirsn aziz hatrasn korum ak amacyla,
A lm an, Fransz ve ngilizler yeni yaz m alzem esi kda papi
rsn adn verm iler (yalnzca talyanlar papirse papiro, k-

ATNANIN DN YA G N

245

da da carta derler), R uslar ise sigaraya p a pirosa dem ilerdir.


Okul devleri, karalam a ve ksa notlar iin, zeri koyu bir balm um uyla kaplanm ahap veya fildii tabletler kullanlrd.
B alm um unu yeniden dzleyebilm ek iin tepesi krek eklinde
olan bir m etal kalem kullanlyordu, o yzden kalem i evir
m ek, silm ek ya da sil batan yazm ak dem ekti. ki veya
daha fazla sayda tablet birbirine balandnda -tabletlerin
yksek kenarlar yaznn silinm esini en g elliy o rd u - ortaya
diptykhon, yani ift k at kard; diptykhon yalnzca not ve
kayt defterlerim izin deil, m odem kitaplarn da atasdr. Papi
rsn zerine, ucu ty kalem ler gibi kesilen kam larla
(,kalam os) yazlrd (bu yzden kk baklar dem irba eyay
d) ve m rekkebe x pekav, kara, denirdi. zellikle balklarda
krm z m rekkep de kullanlyordu, bizdeki R ubrum [ksa
balk; asl anlam krm z] szc de oradan gelir. B alk b
lm sonlarna yazlrd, kitabn ad da eserin sonuna. A ncak,
baa yazlsayd bile, antik kitaplarn biim ini dnrsek, yn
bulm aya yaram azd. Bu yzden rulolar raflarda yan yana dizilir
ya da kiste veya teukhos denen ta, kil veya aa m ahfazalara
konurdu (pentateukhos, be kaplk eser dem ektir, bize gre,
be ciltlik) ve ieriini anlam ak iin rulolara eserin adnn yazl
olduu bir erit aslrd - bugn bile resm i arivlerde kullanlan
dosya kuyruudur bu. A ntik kitaplarn ebad eit eitti ve 5
ila 40 santim etre arasnda deiiyordu, fakat ortalam a ebat biz
deki gibi 20-30 santim etreydi. Stun ile kenar arasndaki oran
da kitaplardaki oranla aynyd: 2 ye 3 veya 3 e 4. El yazsyla
yazlan satrlar m kem m el bir dzgnlkte deildi elbette. H a
cim gnm ze gre daha snrl tutulurdu: B ir rulo, aa yukar
bizdeki bir blm e eitti, geri biz de hacimli kitaplar
ciltlere bleriz ya. O kuyup bitirilm i blm ler bir ubua
dolanr, okunm am blm ler bak a bir ubua sarlm halde
dururdu, yani tpk im diki gibi, hep bir sayfa alm olurdu.
Kitap bitince, kitabn tam am sol eldeki ubua sarlm olurdu
ve dzen m erakls biri ruloyu yeniden baa sarm ak zorunda
kalrd. Sayfa atlam ak ve geriye dnm ek de zahmetli bir
iti. Sk sk sarm ak zorunda kaldklar iin kitaplar ok abuk
ypranyordu. B una karlk, ayra kullanm aya gerek kalm yor
du, her iki ucundan da sarlan kitab alr ylece rafa koyarlar
d. A ntikada kitap dzeltm eni en az gnm z dzeltm eni

246

ANTK YUNAN'IN KLTR TARH

kadar nem li bir ahsiyetti, bizim kilerden tek fark, ad san


duyulm ayan biri olarak kalm ak yerine, herkesin gz nnde
olm asyd. B ir nsha, dzeltildii oranda kym etlenirdi, dzel
tiler gzellik kusurlaryd. Fakat hata ierm eyen kapsam l bir
esere bugne kadar rastlanm am tr, bu durum u G utenbergin
icad bile deitirem em itir. D atm ksm en zel - d n kitap
alm ak dem ek, bu kitabn bir kopyasn karm ak d em ek ti- ks
m en de ticari yollarla yaplyordu: K itap satlan dkknlardan
daha beinci yzyla ait kom edyalarda bile sz edilir. B ununla
beraber, te lif hakk diye bir ey yoktu, dolaysyla yazarlk c
reti de. Y azarlk cretinden sz ediliyorsa, ya bir kentin ya da
bir sanatseverin bulunduu balar kastediliyordur. Nshann
gzellii, dzeltilerin itinas ve grnm ndeki zarafet fiyat
belirleyen unsurlard. U cuz basklarda, bir yz yazl olan eski
sayfalar kullanlrd, bu nedenle, rnein P indarosun
p a ia n lar eski bir hesap cetveliyle ayn ruloda buluabilirdi.
A naksagorasm eserleri A tina pazarnda bir drakhm eye satlr
d, yani ucuza giderdi. Y ine de, A naksagoras Perikles dnem i
nin en ok okunan ve en etkileyici yazarlarndan biriydi.
ThukyA naksagoras, A tin ada kom utan ve devlet adam olan fakat
dides 424 ylnda A m phipolisin kapitlasyonu nedeniyle kendi rza
syla srgne gidip ancak yirm i yl sonra geri dnen
Thukydidesin yaam biim ini ve dnya grn belirlem itir.
K alem e ald Peloponnesos sava tarihi yirmi yl kapsar ve
411 senesine dek uzanr. B u savan nem ini daha banda kav
rad iin sava yaayarak anlatm aya karar verir. Tasvirleri
ilke olarak batan sona tankla dayanr: K endi yaadklarna,
tanklarn verdikleri bilgiye ve sava m eydanlarndaki gzlem
lerine. A tina devlet arivindeki m alzem elerden de bol bol ya
rarlanm , fakat bunlar kendi tarznda sunm utur. Thukydides,
bugne dek alam am rnek bir nesnellie sahiptir. Eserlerini
okurken, onun A tinalIlarn tarafnda savat aklm zn ucun
dan bile gem ez. Periklesin cenaze treninde yapt nl ko
num a dem okrasi ilahisi diye gese de, m em leketinin yne
tim biim inin yol at zararlar yle acm asz bir slupta gz
ler nne serm itir ki, vatandalarn dem okrasiden vazgeir
m ek isteyen m uhafazakr H obbes bile bu konum ay ngiliz
c e ye evirm itir. Fakat T hukydidesin i siyasete olan ilgisi,
' P aia n , T an r A p o llo n un o n u ru n a s y len e n ark. (F .D .)

ATNA'NIN DNYA G N

247

ancak sava tarihi ve diplom asi tarihiyle snrlyd. Esasen yal


nzca askeri hadiselerde ayrntya girer, d siyaset ilikilerini
anlatt ksm lar bile yer y er boluklarla doludur. Olaylar kro
nolojik olarak sralayan vakanvislii tarihi bir rlyefe benzer,
yani burada da tragedyadaki iki boyutlulukla karlarz. K o
nuya ruhbilim sel b ir derinlik katan nc boyut grevini ise,
tragedyada korolar, burada ise m etindeki konum alar yerine
getirir. Tem elde Thukydides, gelm i gem i en byk
vakanvistti ve onu dnp dolap pragm atik tarihyazm m n
kurucusu diye kutlam ak ok da doru deildir belki. Olgular
betim lem esi bakm ndan T hukydides ancak P olybiosun yer
letirdii pragm atik szcnn antik anlam yla pragnatikti,
am a dnyann seyrindeki gizli dm leri, uzak etkileri,
arkaplanlar ifa etm eye alan m odern anlam da bir pragm atist
deildi. Tarih yorum uyla eskia derinden etkilem i olan
P olybiosta bile her eyin idaresi T y k h enin, Fortunann elin
dedir, k eskiler onlarn idaresini kader, bizlerse konum u
m uzdan tr, hakl olarak te s a d f diye adlandrrz.
Pragm atik tarih, am biyans ve kontrpuanm duygu dnyas ze
rine kurulu birer konser olan tiyatrom uz, tpk resm im iz, fizik
ve siyasetim iz gibi, antikaa zg deildir. Bu nedenle Yunan
kim yas, hatta Y unan rom an diye bir ey yoktur. Byle adlan
drdm z ey ilintisiz m aceralardan oluan bir kaleydoskoptan,
cansz renkli talardan ibaret bir m ozaikten, keyfi, grltc bir
kom edyann bysnden baka bir ey deildir. Thukydides,
hazr karakterler ve m evcut durum larn heykeltradr: Yunan
bak iin baka trls tecrbe edilem ezdi zaten. Senfoni ola
rak tarih, sre olarak tarih onun iin bir sorun bile deildi, an
latm arac hi deildi. Fakat onun tarihi, son zam anlarda ilgili
szce atfedilen Tarih, erdem in ve ktlklerin aynasdr,
anlam nda da pragm atik deildi. nk Thukydides asla ahlak
erevesinde bakm az. nnde sergilenen oyuna bir erkek gibi
bakar: A cm az, gurur da duym az, neredeyse bir tanr gibidir:
O lym posa zg erdenlik ve saf theoria (tem aa) iinde. Onun
eseri, Parthenon heykellerindeki yce soukluktur, szleriyse
m erm erdir. H er eyi akla gelebilecek en youn haliyle syler,
ayrca her eyi de sylem ez, hatta ok ey bile sylemez. Anika boyunca, aepvrn, yani youn ieriin ve ar dn
celerin, m aiestas ve g ra vita sn stad diye tannm tr. Elbette

248

ANTK Y U N A N IN KLTR TARH

bu zellikler onun zam an zam an karanlk ve yapay olm asna


yol am yor deildi, zaten Y unanllar da yaknrd bundan.
T hukydides kendi kiiliini bir k enara atarak, karnca srsn
ya da ar kovann betim leyen b ir bcekbilim ciyi andran
doabilim sel soukkanllyla F lau b erte benzer; yaratlm
her eyde az ok g istenci olduunu syleyen gereki bak
yla M achiavelliyi anm satr, en baya eyleri bile hayatn
ateli renkleriyle izebilm ek gibi gizem li yeteneiyle Shakesp earele akrabadr. Flani neredeyse bir ktlk uzm andr o.
Teknii btnyle dram atiktir ve im diki zaman betim ler; ya
eylem leri o an gerekletirir ya da eylem de bulunan kiileri
konuturur. Bunlar, o nl konum alardr; gerekte izleyicilere
ynelik birer m onologturlar ve koro ilevi grrler. Bu konu
m alar, yazarn dram atik illzyonu yok edecek olan m dahalesi
ni engelleyip olaylarn felsefesini konuturan ustaca giriim
lerdir. Y akna tarihilerinin karakter resim lerine tekabl
eden bu artc portrelem e aracndan antikadaki her tarihi
yararlanm tr. Fakat Y unanl ressam deil, heykeltrat. H ita
betler ideal birer heykeldir ve sanatnn ethos ve p a th o sunu
dile getiren ayn stilize kalptan km adr - birbirlerine bu kadar
ok benzem elerinin nedeni ite budur. A yrca Sophokles gibi
T hukydides de eylem leri karakterlerle aklar. Fakat Sophoklesin iini dolduran scak inan, onda eriyip kaybolm utur.
G eri tanrlarn dnyasn yadsm az, hatta bu dnya sayg ve
zlem in nesnesidir, fakat tarihiyi hi ilgilendirm edii o kadar
bellidir ki. O nun tanrlarla ilikisi, Rarkenn Hristiyanla
kar taknd ilgisiz am a saygl tavra benzer. Kader, insandr.
Tam E uripidese zg bir baktr bu.
EuriA ntikan btn eilim leri en etkileyici bir biim de Euripipides d e s'te grlr. S ophoklesten yarm insan m r kadar daha
genti, am a ondan yaklak bir yl nce ld. Sophokles arala
rndaki rekabeti yle byk bir incelikle yaam t ki, onun lm haberini aldnda m atem elbisesi giym iti. E uripidesin ilk
kez sahnelenii A iskhylosun lm ylna rastlar, bu da anlaml
bir tesadftr. Y alnzca drt-be kez dle layk grlm esine
ram en, tragedya yazar arasnda en popleri Euripides olsa
gerek. R ivayete gre, Sicilya felaketinde esir den A tm allarn
bir ksm E uripidesin tragedyalarn ezbere bildii iin zgr
braklm t. E lim izde ona ait on sekiz adet eksiksiz eser ve sa

ATNA'NIN DN YA G N

249

ysz fragm an bulunur, baka hibir airden bu kadar eser ula


m am tr bize; bunlar tm eserlerinin neredeyse drtte biridir.
E uripidesin en gl yan bestecilii olsa gerek. Ezgiyi dn
ceyle youran eski ritim leri zen, m akam lar soukkanllkla
deitiren, daha gl gezinim ve vurgular kullanarak yeni
efektler elde eden de yine odur. K om edyann saldrlar her
eyden nce, onun gereksiz ssler ve ses titreim leri, rulat ve
durgularla bezeli m odem m ziini h e d e f alyordu. A rya, det
ve korolar bam sz birer solo eser olarak da izlenebiliyordu,
oysa A iskhylos ile Sophokleste byle bir ey sz konusu de
ildir. Zam ann bestecileri program m ziini de biliyor olm a
llar: E nstrm anlarla gkgrltsn, hayvan seslerini, nehrin
uultusunu ve insanda ba arsna yol aan karnca srleri
ni taklit ediyorlard. H er yeni m zik iin sylendii gibi, onla
rn sanat da bo ve yapm ack, ukalaca ve iddial, kakafonik ve
cokusuz olm akla eletirilm itir. T ragedyann yazarn daha
nce Shakespeare, Schiller ve Ib sen le kyaslam tk. A m a
oratoryoyu operayla kyaslam ak ve A iskhylosta B ach,
S ophokleste G lu ck u, E urip id este de W ag n eri akla getirm ek
belki daha isabetli olur. Euripides ve W agnerde ayn tutku
zgrl, tanrlar dnyasnn ayn biim de ruhbilim selletirilm esi, felsefeyle ayn i ielik ve okrenklilik gze arpar.
E uripidesin m zii de sanatsal adan bir yozlam a ve zevk
sizlik rnei addedilm i, insanlar aradklar eth o sa onda bula
m am tr, halbuki daha sonra tam da youn etik ierii nede
niyle vlm tr. B unun dnda, E u ripidesin sahne dekoruna
arlk verdii grlr, rnein Troyal K a d n la r m lion yan
gnyla biten son sahnesi tam am en grseldir, am a burada, sz
gelim i 1848 M art Devrim i ncesi banliy tiyatrolarnn byle
yici etkisinden daha fazlas beklenm em elidir. Euripides, by,
m ucize ve hayalet elerine dindar Sophoklesten daha ok
bavurur, am a salt rom antik ve teatral bir etki yaratm ak iin. Bu
tutum u, rasyonalist Ibsenin okltizm ine benzer.
Y unan tiyatrosu E uripidesle ilginleir. H er eyden nce
kadn ruhunun ve erotik tragedyann kifidir o (ilk antik ak
tragedyas, Sophoklesin kayp P h a id ra sidir, am a onu biraz
farkl ekilde dnm ek gerekir). A iskhylos, K urbaalarda
E uripidese m arur bir edayla yle der: T ek bir k kadn
tiplem esi yarattm kim se syleyem ez. Byle dediine a

250

ANTK YUNANTN KLTR TARH

m am ak lazm, ne de olsa olancln hkm srd eski de


virde yayordu. H ellenlerin bak asyla bakldnda,
A ristophanesin dncesi hi de yanl saylm az: Bylesine
derin bir sorunsala ve hassas aralara ram en bir bakm a b
yk eylerin in s a n l n d a n d balam tr. Euripides dnya
literatrne, A n drom edadaki Perseus araclyla za rif kahra
m an ve valye tiplem esini kazandrm tr. A ncak erkeklerin
ak aclarn ilem eye o d a cesaret edem em itir. Tersine, er
kekler garip bir biim de souktur ve spor adam nn frijitliini
ince bir gzlem e dayanan m otiflerle veren H ippolytosa varana
kadar, elde edilm eye allan taraftr. B unun dnda da kahra
m anlar edilgen olm aktan holanrlar, hatta artk kahram an bile
deil, Ibsendeki gibi tipiklem i alelade insanlardr. rnein
ason, korkak ahlakl ve bencil anlayszlyla Puppenheim ' a k [Bebek Evi] H elm ere (O restes'teki M enelaos) ben
zer bir bakm a: A rt niyetli nam uslu adam , bir tr Konsl
B ernicktir, fakat am calk itibarn da korur; E llida W angeli
anm satan Phaidra, isteri zerine bir alm adr; airin, zerinde
en ufak bir oynam ada bulunulm asna im kn tanm ayacak kadar
ustalkla izdii M edeia figr ise karanlk ve ba dndrc
derinliine ram en insanlar iin kavranabilir olm aya devam
eden H edda G ablerin izlerini tar. Tpk Ibseninkiler gibi,
E uripidesin en sradan tiplem eleri bile ebedidir. O nlardan d
zinelerce olduu halde, yine de sradan deildirler, doann
yaratklarna benzerler: iekler, aalar, m idyeler ve bcekler,
fabrikasyon da olsalar, gizem li bir iirsellikle evrilidirler. Bu
nu nasl baardklar ise byk airlerin srrdr.
E u ripidesin bir baka zellii de, birilerinin onurunu kur
tarm aya pek m erakl oluudur: rnein, K lytaim nestray uslu
bir ev kadn, H elen ay da vefal bir e yapar. Tam am en sofist
e bir yaklam dr bu: Zayf gl klm ak. Fakat ne tuhaftr ki,
H elena daha sonra O restes'te karm za yine kurnaz ve kalpsiz
bir yosm a olarak kar. H em sonra E u ripidesin de apayr ka
rakterlerde iki P haidra tiplem esi vardr, deyim yerindeyse, iki
sini tercihe sunm utur. Sophokles de ondan farkl davranm a
mtr: O dysseus A ia sta. b ir centilm en iken, P h ilo ktetes'tt bir
nam ussuzdur; K reon K ral O idipusVa nam uslu iken, Antig o n e de bir tirandr; A ntigone ise bakahram an olarak Oidipus
K o lo n o sta 'dakine gre ok daha farkl bir karakterdir. Karakte-

ATNA'NIN DNYA G N

251

rin tutarl olm asna gerek yoktur, nk zaten anlk yayordur.


Heykeltran elinden kan eit eit A phroditeler misali
Phaidralarn da birbirine benzem esi gerekm ez. D enizden Gelen
Kadn ve M im ar Solnessteki H ilde W angela bir bakalm: Her
ikisinde de hem ayn figrdr hem de ruhen - b u iki eser arasnda
geen sre k a d a r- yalanm tr. Fakat Y unan tragedyasnn fi
grleri dram iinde gelim edii iin dram dnda da geliemez.
E uripidesin ikide bir eletirildii deus ex m achinaya gelin
ce (ki Sophoklesin P hiloktetesinde de grlr bu ve Hom ero sta adeta srekli bir aksesuardr): Bu onun teknik adan ko
laya katn ya da beceriksiz olduum ) deil, aksine tiyatro
m akinesini, bu m akineyi km seyecek kadar byk bir usta
lkla kullandn gsterir. B u noktada Euripides, dram aturjik
beklentilere glp getii iin balangta kaba saba m elod
ram larla kartrlm olan S h aw u anm satr. A m a ayn zam an
da bir tr havailik de vardr iin iinde, keza sylenin ileniin
de de ayn durum sz konusudur. Sylen tragedyann dem irba
yd, fakat E uripides onu daha o zam andan A ydnlanm ann
gzleriyle grd iin burjuvalatrm t. Ibsenin elindeki tek
znenin ncil m eselleri ve aziz efsaneleri olduunu dnn.
D indarlk felsefede ayrrd. E u ripidesin syleniyle sofizm
arasndaki iliki, W agnerin syleniyle Darvvinizm arasndaki
ilikiye benzer: B u tanrlarn hepsi de Protagoras okumutur.
E uripideste artk yalnzca insanlar vardr. D erin karam sarl
bu yzdendir. Fakat scakl ve yaknl da bu yzdendir. Y
reinin ve ann en heyecanl sorunlar onun figrlerinde ete
ve kem ie brnr. A ristoteles, tanrlarn ne A iskhylosun
tuntan iddetini ne de S ophoklesin gm parltsn bahetti
i bu dertli taklitiyi, belki de bu yzden zpayiK nam , ile
rinde en trajik olan diye adlandrm tr.
E uripidesin tragedyas ayn zam anda kom edya zellikleri Komedde tar. Fakat bu zellikler ne km akta zorlanr, nk ya
H ellenlerin hi mi hi izlenim ci olm ayan gz renk karm la
rn slupsuzluk diye alglyordu. rnein, bir Calderon ile bir
Shakespearein trajik espri anlayn ya da bir Ibsen ile bir
Shaw un trajikom ik parltsn antik tragedyada bouna ararz.
A hlaki yerginin tek m eskeni kom edyayd. Bu sanat biimini
bugnk kom edyayla kyaslayp akla tre kom edyasn, gld
ry ya da kaba kom edyay getirm ek onu yanl anlam am za

252

ANTK Y U NAN'IN KLTR TARH

yol aar, nk gnm z kom edyasyla adndan baka hibir


ortak yan yoktur. B einci yzyldaki eski kom edya basite
bizdeki karikatr dergilerine karlk gelir. O ynanan, arks
sylenen ve dans edilen bir hakarettir kom edya; amac salt ken
disi olan bir hakarettir ve en ufak bir hrs veya dram atik bir
olay gelitirm ez, ne bir karakter yaratr ne de iirsel bir dn
ceyi tem sil eder. D ahas, yle alaka, yle iddetli ve yle
iftira dolu bir hakarettir ki, hibir literatrde eine rastlanm az.
A nlayacanz, Y unanllar her alanda rekor kryorlard. Kur
banlarn nasl olup da btn bu hakaretleri kaldrabildikleri,
H ellenlere zg hastalk derecesindeki hret dknlyle
aklanabilir ancak, zira herkesin nnde hakarete uram ak bile
bal bana bir reklam d. A sla norm al bir tiyatro etkisi yaratm a
am acnda olunm am as, zellikle de, kom edyann tm illzyon
lar kasten yok etm eye alm asndan bellidir: Seyirciler, yazar
veya eski eserler oyuna dahil ediliyor, seyircinin arasnda bulu
nan nl kiilere gnderm e yaplyor ya da buna benzer eylerle
sahne erevesinin dna klyordu. rnein, Bulutlar' da
haksz sz hakl sze yle der: G nm zde nam ussuz olmak
utan verici deil artk! Etrafna bir bak! N e gryorsun?
M arathon savalarn m yoksa nam ussuzlar m ? - N ere
deyse sadece nam ussuzlar gryorum , diye boynunu bker
hakl sz, yenildim ! B a r'ta ise, Trygaios bokbceinin sr
tnda ge karken yle haykrr: Sevgili m akineci, aman
dikkat et de dm eyeyim ! ; D ionysos H ades yolculuunda zor
durum a dtnde, onur koltuunda oturan rahibinden kendisi
iin dua etm esini ister (tanrlara kar nasl davrandklarnn da
bir kantdr bu). K oronun m askeleri indirip seyirciye yazarn
niyetini anlatt ve akla gelebilecek her ey hakknda polem ik
yapt arknn (parabasis) srekli dahil edilm esi, zel alana
geiti. R aim undun tiyatrosunu ktleyen N estroy gibi
A ristophanes de E uripidesinkini ktler: Bokbceinin srtn
daki Trygaios, P egasusu sren B ellerophontesi alaya almak,
B u lu tla r m ortaln alevlere boulm asyla sona ermesi ise
Troyal K adnlarm son sahnesiyle dalg a gem ek iindir. B un
lara bir de kordaks katlr, phesiz bir tr ar m stehcen
kankan. B u dansta yalnzca bacaklar deil, kol, gvde, kafa ve
k da zel bir ritim le sallanrd ki, kom edya airinin grevle
rinden biri de bu ritim leri bulm akt.

ATNA'NIN DNYA G N

253

Eserlerini yzyln ortasnda kalem e alan K ratinos siyasi


kom edyann kurucusu ve kom edyann A iskhylosu olm akla
tannrd. A deta D ionysosa bir esriklikle yazm as vlrd,
nitekim yle olsa gerek, nk rakipleri kendisini araba fazla
dkn olm akla sularlard. 423 ylnda B u lu tla r' glgede b
rakan ie adl son kom edyasnda kendisiyle keyifli keyifli dal
ga geerek susuzluunu savunur: K ars K om edya ile sarholu
u ya da sert ikiyi sim geleyen sevgilisi M eth enin m utlaka
anlam as gerekm ektedir, zira yalnzca su ien biri hibir eyin
hakkn verem ez. D aum iernin L ouis P h ilip p ein arm utkafasyla, K ladd era d a tsch 'm da B ism arckn sa teliyle ura
mas gibi, o da hi enm eden P erik lesin soan kafasyla ura
p dururdu - K ratinosun hicvi hakknda bildiklerim iz bundan
teye gem ez. G en m eslekta Eupolis, aa yukar 425 yln
da iirle uram aya balam , ancak daha 411 ylnda bir deniz
savanda lm tr. D ili o kadar sivriym i ki, gya A lkibiades
onu intikam iin denize atm. D alkavuklar adl eseri zengin
K allias; H erm afroditler jeu n esse doreenin efem inelem esini; P o le is'i [Kentler] de federal kentlerin sm rlm esini ele
tiriyordu. B alangta A ristophanesle birlikte alm , am a
ortaklar arasnda hep olageldii gibi, daha sonra aralar alm
ve birbirlerini fikir hrszlyla sulam lardr. Kratinos,
A ristophanesin E upolisin yannda topaldan farksz olduunu
syler. B unu srf gcklk olsun diye sylem edii, A ristopha
n esin bu sz zerine kplere binm i olm asndan deil (daha
sonra A tlla rda K ratinosu ayya ve yal bir budala yerine
koyarak intikam n alm tr), eskilerin de E upolisin en az
A ristophanes kadar nem li olduunu sylem elerinden bellidir.
A ristophanese gelince: Sonraki dnyann kendisine bu kadar
deer verm esinin (ve de abartm asnn) nedeni, gnm ze ok
sayda eseri ulaan tek kom edya yazar olm asdr (toplam krk
eserinden on bir eser, yani E urip id esinkiler gibi toplam eserle
rinin yaklak drtte biri). K anm ca K ratinosun zgnl da
ha arpc, E uripidesin sanatl daha inceydi. A ristopha
n e sin kendi an eletirm e biim i, gnm zde bir kom edya
yazarndan bekleyem eyeceim iz kadar farklyd. B izdeki hiciv
hep ilerlem eci ve devrim ci iken, eski A tin ada tepkici ve m u
hafazakr idi. G em iteki her ey iyi, yeniliklerse kt addedi
lirdi. A ristophanesin eski m utlu zam anlarn altm izip imdiki

254

ANTK YUNANTN KLTR TARH

zam an yerm e tarz yle sam im iyetsiz, yle yapm acktr ki, bizi
ikna etm ekten ok uzaktr. K endi seyircisini ikna edip etmedii
de pheli. H erhalde seyirciler onun polem ik taknlklarna
daha ok karnaval grlts, kendi adilik ve ktlklerinden
arndklar bir t r kom ik K atharsis gzyle bakyorlard.
K lasisist nyarglara kaplm adan baktm zda diyebiliriz ki,
A ristophanes dnya literatrnn gelm i gem i en byk ba
sn avcsyd. Pek ok hicivci gibi o da, tersine ileyen alam et
lerle dolu bir darkafal, korkak bir m uhbir ve ahlak hocalna
soyunm u ahlaksz bir ahsiyetti. E serindeki airane ksm larn
genellikle m thi bir gzellikte olduu sk sk (ve de hakl ola
rak) sylenir. Z aten hicivci gl ahsiyetlerin ayn zam anda
lirik yeteneklerle de donatlm olm asna sk sk rastlanr - her
ne kadar bu iki zelliin birbirini dlayaca dnlse de.
B unun m odern rnekleri, H einrich H eine ve Kari K raustur.
ResK om edya byk ressam ve heykeltralar rahat brakm tr,
sam lar am a bunun nedeni onlara sayg duym as deil, onlar adam ye
rine koym am asdr. S k e n o g ra f A gatharkhostan daha nce de
sz etm itik: Sahne dekorlar ve freskler yapard, am a bu gz
bacl birok insann gznde ancak cahillere layk onursuz
bir sanatt. G lge ressam A pollo d o ro stan da bahsetm itik
B u tanm da aalayc bir sfatt ve onun buluu olan azalan
k ve renk tonlar m uhafazakr evrelerde rezil bir aldatm aca
gibi grlrd; Platon bu bulular sofizm le kyaslar. Apollodorosun bulduu iki byk yenilik daha vardr: Boyalan
yum urta ak, kauuk veya zam kla ya da incir balyla kartrp
ok daha parlak renkler elde etm ek suretiyle, sulu boya res
sam lnn yerine tem pera tekniini getirm i, duvar resim leri
yapm ak yerine alyla svanm aa tabletler zerine resim ler
yaparak m im ariden bam szlm ilan etm itir. Bunun yan sra
eskiada zellikle de antlarda, tralanm m erm er tabletler
bulunur, fakat tuval hem en hem en hi yoktur. A pollodorosun
kendisinin nem inin pekl farknda olduunu u sznden
anlarz: teki ressam lar benim atm kapdan giriyor.
Zeuksis A pollodorostan biraz daha gentir. O sadece byk
ebatta sahneler resm ederdi. M itolojik olaylar ksm en insaniletirdii, ksm en de ja n r ressam lna dntrd sylenir,
belki de A ristoteles onun bir ethos'u olduunu bu yzden red
detm itir. Lukianos, Z eu k sisin srekli yeni eyler icat etm eye

ATNA'NIN DNYA G N

255

altn syler. Bu yanyla E urip id esi andrr. K adn resm e


den ilk byk ressam da yine odur. G rm ek isteyenlerden cret
talep ettii plak H elena portresi hakknda, tek tek kadnlarn
sahip olduu tm cazibeleri bnyesinde toplad sylenir. N a
sl ki -N ie tz se h e nin d ey iiy le- E uripides tiyatro izleyicisini
sahneye karm tr, antik kaynaklara dayanarak diyebiliriz ki,
Zeuksis de resim izleyicisini tuvale tam tr. En byk rakip
leri, Parrhasios ve Tim anthes idi. P arrh asio sun, O dysseusun
sahte cinnetini ve A ttika D em osunu izdiini biliyoruz - son
derece zorlu iki kom pozisyon, nk birinde ince zek ve szde
aptallk arasndaki tezat ayn yzde yeniden verilecekti, die
rindeyse, olm ayan biri izilecekti. Parrhasios gibi birinin skc,
klasisist bir alegoriyle yetindiini dnm em eliyiz; Parrhasios
A tina halknn akl ve yozluk, zehir ve bal karm benzersiz
ruhunu resm etm i olsa gerek. Plinius Tim anthes hakknda yle
der: Eserlerinin en byk zellii, resim lerinde m evcut olan
dan daha fazlasnn grlm esidir, bundan daha byk bir vg
olam az. phigeneiann K urban E dilii adl tablosunun doruk
noktas, A gam em nonun zeri rtlm gvdesiydi; bundan
daha sanatsal bir yorum dnlem ez.
A ntikada ksm en bu sanatlarn dehetli zgveninden,
ksm en de eserlerinin m uazzam etkisinden sz eden ok sayda
anekdot vardr: Zeuksis, paha biilm ez olduuna inand iin
resim lerinin tam am n hediye etm i ve adnn altn harflerle
ilendii bir giysiyle O lym piada grnm . lm ne ise, yap
t bir resim deki yal bir kadna bakp atlayncaya dek gle
rek kendisi sebep olm u. R ivayete gre Parrhasios, tacndan
sandaletinin balarna varncaya kadar altnlarla bezenirm i ve
kendi otoportresine Tanr H erm es adn verm i. Z euksisin
zm Y iyen D elikanl resm iyle kular, Parrhasiosun bir
perde resm iyle bizzat Z eu k sisi yanltt o nl anekdotun
z a rif bir de devam vardr: Z euksis bir m ddet dndkten
sonra yalnzca zm lerin iyi izildiini itiraf ederek, aslnda
kular resim deki delikanlnn rktm esi gerektiini sylemi.
A ntik resim lerin geree ne kadar benzediine dair anlatlan
harika ykleri anm sadm zda, bu yklerin de geree
yaklam a konusunda yalnzca grece bir ilerlem ede bulunduk
larn kabul etm eliyiz. Ik dnyasn gerekten de yanstm
olam azlar ama. Paletleri daha parlak ve zengin olsa da, vurgu-

256

ANTK YUNANTN KLTR TARH!

lam a ve glgelem e resim de deil de, daha ok plastikte, yani


r ly e f ressam lnda gerekleiyordu. phesiz, figrleri
Polygnotosun figrleri gibi kesip kartm ak m m knd. Bu
ressam lar E uripidesten ne daha fazla gerekiydi ne de daha
az.
Sava
B einci yzyl zetleyen gzlem lerim izi burada noktalayaSonras m Ve drdnc yzyla bir gz atalm . Savalar hi eksik olDnem m am sa da, bu dnem tam anlam yla bir sava sonras dnem
di, Y unan dehas baz dallarda en parlak dnem ini daha yeni
yeni yaarken, bir yandan da yeniden iee duruyordu.
K senophon byk m cadeleleri izleyen yllar akrisia, yani
babo bir kaos dnem i diye niteler. G eri Sparta hkimiyeti
ele geirm iti, am a bir p o lis olduu iin, A tina gibi o da bunun
stesinden gelem em i, gcn ktye kullanm t. Birok kente
Sparta garnizonlar yerletirilm i, balarna da birer harmostos,
genel vali tayin edilm iti. A yrca, kendi karlar iin Spartann
bandakileri destekleyen zenginlerin oligarisi kurulm utu her
yerde. Yarg, on yeden oluan bir idare heyeti olan, kt h
retli d eka rkiann elindeydi; halkn her trl yaam ve m lkiyet
hakk btnyle bu zm renin tasarrufundayd. Y ksek aristok
rat evrelerde bile tasvip edilm eyen bir tr Jakoben hkm ran
lyd bu. G nn adam Lysandros idi. A slan postu ie yara
m yorsa, tilki krkne brnelim ve O lanlar zarla, erkekleri
yem inle kandrrlar gibi yaam ilkeleri, ister bunlar gerekten
dile getirm i, isterse sadece dnm olsun, onu isabetli bir
biim de karakterize eder. H ellen rknn rtk ateizm i ve ahlak
szl L ysandrosta insan etkileyen bir vahette patlak verir.
Tanrln ilan eden ilk Y unanl da oydu zaten: E phesosta,
S am osta ve daha baka yrelerde onun adna kurbanlar adan
yordu. A lkibiades bile bylesi bir eye kalkm am t. Fakat
tanrlk gerekesi m antksz saylm az: T anrlar insansa eer, o
zam an insanlar da birer tanrdr ya da H ippokratesin bir yaz
snda dendii gibi: H er ey tanrsaldr ve her ey insanidir.
En vahim durum daki kent A tin ayd. O tuzlarn bana ge
en K ritias yle gaddar bir ynetim rnei sergiliyordu ki, ri
vayete gre, bu ynetim e kurban giden A tinal says
Peloponnesos savanda lenlerin saysn kat kat am t. Ilml
aristokrasinin tem silcisi T heram enes (ki o da acm asz, fena bir
adam dr) K ritiasa kar ktnda yarglanm adan idam edil-

ATNA'NIN DN YA G N

257

mitir. A lkibiadesi katlettiren de m uhtem elen Kritias idi. Fakat


gm enlerin bandaki T hrasybulos A tin ann zerine yrr;
Kritias sokak kavgasnda lr, O tu z la rn egem enlii bozulur
ve A tina bar anlam asnn zerinden bir yl sonra yeniden
dem okrasiye kavuur. Sparta kral Pausanias, gereki siyaset
asndan anlalm as zor soylu b ir hogryle, iilerini yeni
den dzenlem e konusunda A ttika cum huriyetini tam am en ser
best brakm , bu sayede yeniden glenm esine im kn tanm
tr. G aliba iin iinde ham etli L y sandrosa kar rekabet de
vard, nitekim L ysandrosun konum u o andan itibaren sarsl
m aya balad. G eri devrilm em iti am a bencil ve zorba entri
kalar ie yaram yordu artk. N ihayet 395 ylnda Boiotiallarla
girdii savata ld.
O dnem de Lysandros ve A lkibiades apnda, hatta ok da- Dionyha keskin karakterde tiranlar S icilyada da trem iti. Dionysios, sioslar
adann te ikisinden fazlasn elinde bulunduran can dm an
K artacayla beinci yzyln sonuna doru girdii savata
Syrakusai krallna ykselm iti. Fakat o kendisine kral dem ez
di hi, daha ok aTpaxr|Y aTOKpttp. yani yetkisi snrsz
bakom utan derdi; cum huriyeti ynetim biim ini de grntde
korudu zaten. H kim iyetini, toprak datt yoksullar, geri a
rd srgnler, vatandalk hakk tand yabanclar ve azad
ettii klelerle, zellikle de C am paniallar, K eltler ve berler
gibi yabanc kkenli paral askerlerden oluan am a H ellen su
baylarn kom uta ettii bir m uhafz ktasyla salam a almt.
A skeri m onarilerin ou gibi onun ynetim i de kat ve kuku
cu bir polis sistem iyle ve kurnaz olduu kadar da baskc mali
yntem lerle i gryordu. Y ine de bu kukulu yntem lerle ok
i baard. Syrakusai onun elinde yalnzca Y unan dnyasnn
deil, antikan da en byk kenti haline geldi: m paratorluk
Rom asm m bir buuk misli byklndeydi ve surlar 2.75
kilom etre daha geniletilm iti. Savunm ay esiz bir gce ula
trm ak iin devasa kaleler kurm akla kalm am , topu snfn ve
yepyeni iki sava gem isi olan tetreres ile p e n te re si de icat et
m itir. B unlar birbirine baldr. K ule ve toplar iin daha gl
ve daha byk gem ilere ihtiya vard, bu gem iler daha yava,
daha hantald ve zor idare ediliyordu, am a tam a ve direnm e
kapasiteleri yksekti. B ylece, tpk ondokuzuncu yzyln
ikinci yarsnda benzer nedenlerden tr zrhl frkata ve mo-

258

ANTK YUNANTN KLTR TARH

nitrn icat edildii gibi, byk gem i ve zrhl gem iler ortaya
kt. T ekerlekler zerinde hareket ettirilen ok katl kuleler
karada da kullanlyordu. st katlardan kurun eriyii dkl
yor, ok ve ta glleler frlatlyor, alt katta ise dem ir balkl
gl bir kalas olan ko, Kpo, yer alyordu. H areket etmelerini
salayan gc esnek hayvan sinirleriyle elde ediyorlard. Bun
lar iki kalas arasna geriliyor ve ular ters ynlere evrildiinde
hayli byk bir gerilim retiyorlard. B u burm a toplar 400 se
nesi civarnda Syrakusaide icat edildi. A slnda bizim barut
toplarm zdan farkl deillerdi, dik al ate bile aabiliyorlar
d. Byk skenderin, hatta ksm en babasnn kuatm alarda
kulland katapult, m ancnk, m erdiven, seyyar kpr, koba
ve yryen kuleler Sicilya kkenli sava aralarnn yaln birer
taklidiydi ve Ege Y unanllar bunlardan nce ateli silah nedir
bilm ezlerdi.
Y edi yllk silahlanm a ve alt yllk savan ardndan
D ionysios K artacahlar tam am en alt edem ese de, adann altda
beini dize getirm eyi baarr. K artacaya kar girdii ikinci bir
savata K ronionda kesin bir yenilgiye uram tr, am a genel
likle direnm eyi, hatta A a talyada bir yer edinm eyi bile ba
arr. E gem enliinin son yllar, otokratlara zg insan korku
su ve yalnzlk dnda huzur ve bar doluydu ve D am oklesin
K lcyla lm sz bir sem bole dnt, S chillerin Biirgsch a ftyla [G vence], am a en ok da Philipp [Philippos] adl
eseriyle etkileyici bir kim lik kazand. Platon bu tiran ziyaret
ettiinde tiran m uhalifi bir rol oynam ak zorunda kald, zaten bu
yzden lm le burun buruna geldi. D ionysios altm yanda
ldnde, Sicilya H ellen dnyasnn en gl devleti,
Syrakusai de A kd en izin bakentiydi. lm nedeninin, A ti
n a nn dram a yarm as a g o n da b ir zaferini kutlam ak zere
dzenledii arya kaan iki lenleri olduu sylenir: in
iinde biraz da hekim parm a olduu ileri srlen iddetli bir
atee kurban gitm i. H er ne kadar pratik m izacndan beklenm e
se de gerek bir airdi ve tragedyalarnda E uripidese yknrd. K iilii hakknda anlatlanlar onun zeki ve srad, hatta
aslnda sevgi dolu bir insan olduunu gsteriyor. Elbette o da
dier tiranlar gibi acm asz bir zorbayd, am a dnya tarihinde
Sicilyay K artaca kskacndan da ancak bylesi bir elik irade
kurtarabilirdi. O olm asayd R om allar tarih sahnesine daha ge

ATNA'NIN DNYA G N

259

karlard belki de. Y unanllar geleneksel tiran nefretleri nede


niyle onun hatrasna biraz fazla k ara alm lardr. Yai Scipio,
tarihi ahsiyetlerin en cesur ve en kararlsnn D ionysios oldu
unu syler. zetle, siyasi alandaki ilk H ellenist oydu. skende
riye dnem inin bana buyruk yneticileri devlet ynetim inin
en nem li noktalarnda onun halefi ve ikizleridir.
D ionysos lnce yerine ayn ad tayan olu geer - adeta
bir veliaht gibi, hibir itirazla karlam adan. Fakat asla babas
kadar nem li ve etkin olam am tr. O rjiler, insanlar m utlu etme
hayalleri, m egalom ani ve felsefe arasnda gidip gelen lsz
bir dekadand o. ktidar sresince kayda deer tek olay, Pla
tom un kendisini iki kez ziyaret etm i olm asdr. Platon, gen
hkm darla ve hkm darn trajikom ik bir ideolog olan days
D ionia birlikte ideal devleti gerekletirm ek istem i, fakat
abalar elbette boa km tr. B ylece, Eduard Schw artzn,
Siyaset profesr iin fazla ar, profesr de siyaset iin fazla
iyi sz bir kez daha kantlanm tr. Sonunda II. D ionysios
Tim oleon tarafndan devrilm i ve bir akl hocas olarak daha
tehlikesiz ve dnya tarihi asndan daha nem siz bir tiranlk
hayat srdrerek uzun sre K orinthosta yaam tr.
Peloponnesos savann hem en ardndan douda da nemli Anagelim eler yaanr. Bar im zaland yl II. Dareios lr, basis
D areiosa N othos (pi) lakabnn taklm asndan da anlala
ca zere Pers tahtnn varislerinin yasad oktan sarslm
tr. D areiosun yerine olu II. A rtakserkses geer. A m a o iki
kadn arasnda, ei Stateira^ile annesi Parysatis arasnda kalm
bir korkaktr. A nnesinin btn derdi, gzde olu K yrosu baa
getirm ektir. Parlak bir kiilik olan ve pek ok bakm dan ada
Byk K yrosa benzeyen K yros, rnek bir biim de ynettii
A nadolunun satrab iken, btn Y unanistandan paral asker
toplayp kardeini byk bir saldryla devirm eye kalkr, nite
kim baarl da olur. O rdularn en ufak bir direnile karla
m adan Babil kaplarna kadar getirir ve 401 senesinde K unaksa
m eydan sava balar. C esur bir aptallkla n saflarda savaan
Kyros bir m zrak darbesiyle lnce, sayca stn olan Pers or
dusunun alelacele oluturulm u sol kanad zayflar. Akl ban
da bir asker olan bakom utan K learkhos onu dikkatli olmas
iin uyardnda, K y ro sun unlar syledii rivayet edilir:
Taht iin savatm u gnde ona layk olm am am m istiyor

260

ANTK YUNAN'IN KLTR TARH

sun? Sava m eydann liderleri dtkten sonra da savunan


am a artk kim uruna savatklarn bilm eden savam aya devam
eden on bin Y unanl askerin o m ehur geri ekilii, Ekim
4 0 1 den M art 400 senesine kadar srm , sonunda Yunan or
dusu K senophonun nderliinde K aradeniz kysndaki
T rapezunta varm tr. K senophonun bu konuda anlattklar
ciddiye alnabilir, nk dar ufkuna ve grlerinin sradanln a ram en T hukydidesin zelliklerine sahiptir, yani ne kendi
sini ne de bakalarn aldatr. B tn bu hadisenin en nemli
yan, Y unanllarn kraliyet sarayndaki ilikilerin ne kadar yoz
lam , Pers ordusunun ne kadar ad kalm olduuna dair
ilk defa net bir fikir edinebilm i ve yurtlarna bu bilgiyle dn
m olm alardr. skenderin seferi ikinci ve daha talihli bir
A nabasis idi. A m a eer K yros dm eseydi, im paratorluunun
iktidar aralarn Y unanllarn silah gc ve zeksyla birleti
rir, buna bir de kendi enerjisini ve rgtlenm e yeteneini kata
rak A kdeniz zerinde hkim iyet kurard. K serksesin savanda
olduu gibi burada da gizem li bir ruh bat kltrnn kurtuluu
adna tarihe yn verm itir.
K yros ile ittifak kuran A nadolu Y unan kentleri, Artakserkses tarafndan tehdit edildikleri iin Spartadan yardm
isterler, fakat Sparta bu kentleri panhellenist nedenlerden ziya
de, kendi karlar iin him aye eder. A m a bu arada anavatanda
da siyasi bir gruplam a olm utur. O ana kadar A tinann en
acm asz rakibi olan Thebai, en byk tehlikenin Sparta hege
m onyas olduunu fark ederek esli can dm anyla birleir,
K orinthos ve A rgos da bu birlie katlm akta gecikm ez. Byle
ce, bir tarafta Peloponnesos B irli iyle, dier tarafta da Persler
ve O rta Y unanistanla savaa girm ek zorunda kalnr. Fakat
kim in tavrnn daha haince olduu bilinm iyor: Spartallarm ,
Peloponnesos zaferini borlu olduklar P erslere kar tavr m,
A tinallarm , kendilerini im diki m ttefikleri Thebai ile Korintho sun elinden daha nce kurtarm olan S partaya kar tavr
m, yoksa bu karde kavgas yznden Persleri kendilerine gl
dren H ellenlerin kendi aralarndaki tavr m? G erekten de bu
dokuz yllk sava yce Pers kralnn hakem lik ve garantrl
altnda 386 ylnda im zalanan K ral B a r fyla sona erm itir
B una gre A n ad o lu daki koloniler kesin olarak Perslere bra
klm , kalan Y unan kentleriyse zerk ilan edilm i, baka bir

ATNA'NIN DNYA G N

26 !

deyile, gszle m ahkm edilm ilerdi. B u durum hakl ola


rak, I. N apolyon zam annda A lm anlarn durum uyla kyaslanmtr.
Kral Bar da gerek bir bar deildi elbette ve rekabet Epameikavgalar gn getike kzyordu. Srekli deien federasyon nondas
ve ittifaklarn, zafer ve m alubiyetlerin hkm srd bir or
tam da, T hebaililerin Spartallarm yenilem ez olduu efsanesine
son verdii Leuktra sava (371) tam bir kilom etre tadr.
Thebai bu baarsn, eri sava dzeninin mucidi Epam einond asn dehasna borluydu. G eleneksel sava dzeninde
hoplit saflarnn sa kanad hep daha saldrgan ve daha gl
olan kanatt, nk m zraklar gayri ihtiyari saa ekerdi. te bu
zelliinden dolay savan kaderini daim a sa kanat belir
liyordu. Sa kanat dm an ordusunun sol kanadn krmay ba
arm sa, dm an ordusu kendiliinden deliniyor ve savan
sonucu belli oluyordu. E pam einondas basit, am a son derece
parlak bir fikir gelitirdi ve sol kanad kam a eklinde derinle
tirm ek suretiyle daha gl hale getirdi. A m a bu sefer de, sa
kanad ksaltm ak zorunda kald iin dm an kanadnn daha
baskn km a tehlikesi vard. B u yzden, kanadn her iki taraf
na da svari birlikleri yerletirdi. Sol kanat, adeta rakibini ezip
geen bir kadrga gibi (K senophonun yerinde benzetm esi)
ne ham le edebilirdi artk. A slna baklrsa, eri sava dzeni
tabiri biraz yanltcdr, nk sa kanadn daim a ne kmas
bakm ndan geleneksel dzen de eriydi. Fakat Epam einondasn dzeni, saflarn derinliindeki eitsizlikten dolay daha
da eriydi. nk onun sava dzeninde arlk noktalarnn
yeri deitirilm iti, bu yzden buna ters sava dzeni demeyi
tercih edenler vardr. mdi, bu parlak fikrin baarsnn artm a
anna bal olduu, dolaysyla sadece bir defa ie yarayaca
sylenebilir; am a gelin grn ki, ayn ey dokuz yl sonra
M antineiada tekrarland. Peki neydi bunun nedeni? Spartallarn arkanl m uhafazakrl m ? Y oksa Boiotiallar ezelden
beri iyi svarilerken, Spartallarm bu yeni taktie direnecek
kadar iyi binici olm am as m yd? Y oksa Epam einondas, ki bu
daha m uhtem eldir, bir sistem e bal kalm ak yerine srekli dei
iklik yaparak artm asn bilen askeri bir dhi m iydi? nk
onun sava dzeninin en nem li taraf, tersinelik deil, yeni
bir anlam daki erilik idi, yani o zam ana kadar cepheden sal-

262

ANTK YUNAN'IN KLTR TARH

drm ak olaanken, Epam einondas vurucu darbeyi bir noktada


younlatrm tr. zetle bu, paralel savatan kanat savana
gei r aan bir gelim e dem ekti. H cum kanad ezici bir
stnlkle saldrya geiyor, savunm a kanad ise sonraki sald
rlarla dm an kuatp zaferi garantilem ek zere ilk etapta
kasten geride duruyordu. Eski sava dzeninin gerek anlam da
bir kanat savam a im kn tanm ad kesin, nk sol kanadn
nizam i bir biim de savunm ada kalm as bile kendi zgr irade
siyle deil, zorunlu ve m ekanik olarak, adeta yerekim i yasas
na boyun eer gibi gerekleirdi. H em sonra eri sava dzeninde hcum kanad illa sol kanat olm aldr diye bir kural da
yoktur, aksine saldr herhangi bir noktada odaklanabilir, yeter
ki artc ve ezici olsun. A rim et itm esini bulm ak ise kom u
tann hzi dnm e ve gl igd karm dehasna kalm
bir eydir. lk etapta tem astan kam an o itici kanat da bu ara
da ihtiyat grevini stlenir ki, bunun m ucidi gerekten de
E pam einondastr. htiyat, kanat operasyonu, kanat deitirm e
ve kuatm a benzeri kavram lar bir yn dncedir. Bu neden
le, P lato n un ada olan bu zatn balangta siyaset ve stra
tejiyle deil, sanat ve felsefeyle ilgilendiini rendiim izde
arm ayz. K om utanlk sanat da bir dnce dnyasdr. Tinin
her eylem i felsefedir.
E pam einondas, L euktradaki felaketin ardndan, tpk ngil
tere gibi topraklarnda hi dm an yz grm em i olan
L akoniaya girdi. Fakat Sparta savunm adayken bile alt edile
medi. K ent surlarla evrili olm ad halde, Epam einondas kenti
bir trl ele geirem edi. B unun zerine M esseniaya gitti ve
heilotes denen Spartal kleleri kurtard, ki bundan byle
thom e dann eteklerine kurulm u bakentleriyle bam sz bir
devlet oldular. S partann yiyebilecei en korkun darbeydi bu:
H egem onyas artk tam am en yklm t. E pam einondas, Heilas
zerinde bir Thebai egem enlii kurm ak zere ileriye dnk
planlar yapt. D ie dokunur tek rakibi, eski gcne yeniden ka
vum u ve yeni bir deniz ittifak kurm u olan A tinadr.
Boiotiallar bir deniz savayla baa kam ayacaklar
iin
E pam einondas Perslerle tem asa geer. Fakat daha 362 ylnda,
M antineiadaki savata lnce Thebai de gerisin geri arkaplana
itiiir. B tn bunlar dhiyane bir barol oyuncusuyla balayp on
yl bile srm eden biten bir epizottu. B ir siyaseti olarak

ATNA'NIN DNYA G N

263

Epam einondas A tinal ve Spartal nclerinin ne zerinde ne de


altndayd. H er ne kadar ge dnem rom antizm i onu bir kurta
rc diye yceltm ise de, tekiler gibi o da kendisini panhellenist olarak grm ez, bizzat kendi p o lis inin yksek diktasndan
bakasn tanm azd. H ellenin dnm e ve yaam a biim i agon
idi, alt etm e ve nde olm a . E itlik ve birlik, Y unanllara zg
kavram lar deildir ve evrensel olduklar an Y unan tarihi de
sona erm itir. B u sona ulalm asna az kalm t. Ciddi bir ne
me sahip yegne iki g, Siciiya ve Sparta, yerde baygn yat
yordu. D ouda ve batda zlm eler balam t.
Buna karlk, beinci ve drdnc yzyllarda Rom a devleti
ar ar da olsa giderek glenir. K ralln devrilip yerine iki
konsln getirilm esinin ardndan patricii ile plebes arasnda
ortaya kan toplum sal atm alar tribunatus m akam nn kurulm asna yol at. Tribunus kutsal ve dokunulm azdr, kendisi
ne bal clientes konum undaki p le b e sin patrorusu (koruyucu
su) gibidir; gerek bir R om a m em urunun her trl eylem ini ge
ersiz klabildii veto hakkyla, gerekse her an toplantya a
rm a yetkisiyle daimi bir devrim niteliindedir, am a ayn za
m anda yasallam , sa solu krplm bir devrim nitelii de
tar. Beinci yzyln ortalarna doru, on kiilik bir kom isyon
(decem viri) kent yasalarn saptam ak ve bunlar on iki bronz
tablete yazm akla grevlendirilir. A rdndan plebes, patricii ile
evlenebilm e hakkn - O n ki Levha K anunlarna gre bu ya
sa k t- elde ederler. Fakat konsllk m akam larndan birine dzenii olarak sahip olm alar bir asr daha srecektir. B ununla
beraber, olaylar hl sylenin sisiyle kapldr. Y ine de, hayal
meyal bildiim iz bu kiilerde insan etkileyen ve ruha ileyen
bir eyler vardr: Elini atee sokan M ucius Seaevola, Tiber
nehrinin zerinde atyla duran C loelia, kpry tek bana sa
vunan H oratius C ocles, diktatrle seildiini m jdelem ek
iin gelenlerin kendisini tarlada alrken bulduu Cincinnatus,
ifal edildii iin kendisini lm n kollarna brakan Lucretia.
Btn bu kiiler eski aziz tasvirleri gibidir, kabaca yontulm u
lardr am a yine de bir byyle evrilidirler. B azen de gerekler
yzeye kar. rnein, ge dnem deki efsanenin nedense ulusal
kahram an ilan ettii C oriolanus, yurdunu nce V olsclara sat
m, sonra da bunlara ihanet etm i olan nam ussuzun tekidir.
Patricius M enenius A grip p anm , p le b s leri nasl yattrdna

Romahlar

t?rtaa
S1

264

ANTK YUNAN TN KLTR TARH

dair nl hikye de safdil bir akyreklilie sahiptir: Kendi


snfn m ideye benzetir; m ide gibi snfnn da tek yapt ye
m ek ve sindirm ektir, am a yine de elzem dir ite - snfn kalbe,
beyne ya da en azndan akciere benzetm ek aklnn ucundan
bile gem em itir. G enel olarak, R om a i siyasetinin Y unan i
siyasetine oranla ok daha ucuz ve kurnaz olduunu syleyebi
liriz: O ligari terr ya da m egalom anyak dem okrasi olmad
gibi, haklardan m ahrum p e rio ik o slar, kleletirilm i heilot'Yar,
kam em ilm i federal kentler de yoktu. Bu sayede hem siyasi
hem de askeri adan halkn gcnden, kii, parti ya da bir kent
tiranl dnda baka bir ynetim biim i gelitirem eyen Hellen
p o lislerine gre ok daha fazla yararlanabilm itir.
Keltler
R om a ortaann d siyasetindeki en nemli olay, 390 (ya
da 384) tarihli G alya istilasdr. Y unanllarn K sko (Keltler)
ya da F a M a (G alatlar) dedii bu byk kavim 400 civarnda
K elt G denen g balatm , A lm anya ve Fransadan
balayarak spanya, ngiltere ve Y ukar talyaya sel gibi ak
m tr. Torunlar rlandalIlardr; dillerine ngilizcede halen daha
G alce denir. Keltler, tam bir oban m illetti ve topra ilemeyi
zgr bir erkee yaktrm azlard. Po dzlklerindeki zengin
m ee orm anlarnda bol m iktarda dom uz yetitirirlerdi. Farkl
grnleri A kdeniz halklarna tekinsiz ve korkutucu gelirdi.
R om allar byklarn hep tra ederken, K eltler gr ve uzun bir
byk brakrd; uzun kzl salar om uzlarna dklr, boyunla
rn kaim bir altn halkayla, atlarm ise ldrdkleri dm ann
kellesiyle sslerlerdi. B elden st plak gezer, koruyucu zrh
kullanm azlard. A yrca, sava yntem lerine, hatta ok ve m zra
a bile tenezzl etm ezlerdi; etkisini saldr anndaki barbarca
cokularyla gsteren, allm adk olduu kadar da vahi bir
savam a tarzlar vard. G lerini tam da bu ilkellikten alyor
lard ve dzenli ordularla arpm aya girdiklerinde yine bu il
kellik sayesinde, Fransz devrim ordular kadar kar konulm az
bir rakip kesiliyorlard; balangta Fransz devrim ordular da
kitle, lk ve saldr taktiinden baka bir taktik uygulam az,
disiplinli dm an ordularnn akll m anevralarn basite ezip
geerlerdi. K eitlerde m ilitarist ruh R om allara gre daha fazla
gelim iti, hatta yaam larnn tek anlam savat. A yrca,
C ato nun nitelem esine gre, ikinci bir tutkular daha vard:
argute loqui (nkteli konum ak). M om m sen bu enfes ifadeyi

ATNA'NIN DNYA G N

265

espri szcyle karlar. Espri, ngilizlerde bulunm ayan bir


zelliktir ve A nglosakson literatrde espriyle karlaldnda,
iin iinde hem en her zam an bir rlandalI vardr. Belki Fransz
esprisi bile K elt kkenlidir. G alyallarn, R om allkla ilgisi ol
m ayan bbrlenm e hevesleri de R om an halklara zgdr (daha
fazla caka satabilm ek iin savata aldklar yaralar iyice deip
byttkleri sylenir); eskiada bilinm eyen dello deti de
onlara aitti. G eni bir d gcne sahip olduklarn m itolojik ve
tarihi kahram anlarn, sihirli boa ve dom uzlarn, geyik ve y
lanlarn cirit att, renkli olaylarla rl zengin efsanelerinden
anlarz. T anrlarnn neredeyse tam am doa tanrlaryd: A a
ve tepelerin, nehir ve yldzlarn tanrlar. Son derece kutsal
saylan m ee aac btn orm anlarda ilahlatrlyor, gvdesi
kurbanlarn kanyla boyanyordu. H ayvanlar kefaret, korunm a
ve kran iin kurban ediliyordu, am a en etkili kurbann insan
kurban olduuna inanyorlard, zellikle de savatan nce. Asina baklrsa, zam an zam an din adna yam yam lk yaanm a
benziyor. Y az gndnm nde kran ateleri yaklr, atein
zerinden atlanrd. D ru id dedikleri rahipler, devleti bile idare
eden ok glii bir zm reydi. D ru, o k dem ektir, uid ise,
grm ek : D em ek ki rahipler, ok iyi grebilen insanlard, yani
birer khin. B unlar yam ur duasna da kar, hekim lik de ya
parlard. Sihirli szleriyle insanlar dntrdklerine, grn
m ez kldklarna, lleri diriltebildiklerine inanlrd. ok kap
sam l gizli retileri yazya dklm ez, szl olarak aktardrd.
Bunlarn dnda bir de khin snf vard: Utis (Latincede de
aynen byle geer). U tis bulutlara, barsaklara, ku seslerine,
hayvanlarn uu ve yrylerine, atein dum anna bakarak
kehanette bulunurdu. len savalar, yzleri dm an blgesine
dnk, tm askeri donanm laryla birlikte bir odun ynnda
yaklrlard; hatta sevdii her ey, canilar bile onunla birlikte
yaklrd. K eltler, lm den sonra m addi bir yaam a inanrlard,
ister yeni bir bedende isterse de tanrlarn uygun grd ayn
bedende. br dnyada geri dem ek zere birbirlerine dn
para verdikleri bile olurdu.
Rom allar kentte karargh kurm ak yerine, G alyallarn ze
rine yrm ek gibi bir hata yaptlar. A llia nehrinde, Rom allarn
feci yenilgisiyle son bulan bir sava cereyan etti. 18 Tem m uz
gn sonraki dnem de bile dies ater (uursuz gn) diye anlr.

266

ANTK YUNAN'IN KLTR TARH!

Fakat m stahkem m evkiler de savunulm am , dm an param


para ettii R om a ordusunun direniiyle karlam adan ortal
yakp yam alam t. R om allar kadnlarla ocuklar son anda
kom u kentlere gtrp koruyabildiler. Fakat C apitolium daki
birlikler hl duruyordu ve hezim ete urayan birlikler de
V eiide yeniden toplanm aya balam t, B ylece, R om ay s
rekli m esken edinm eyi asla dnm em i olan galip taraf, be
yz kilo altndan oluan bir fidye karlnda kenti terk etmeye
raz oldu. K orkun bir epizottur bu, am a yalnzca bir epizottur
ite. Srekli bir tehdit oluturan G alya istilasnn en nemli so
nularndan biri de R om a, Sam nit ve C am pania birliidir, bu
nun sonucunda Latin birlii O rta taly ann byk blm ne
hkim olm utur.
MakeTarihte ok daha nem li bir rol oynayan bir baka kuzeyli
donyal- barbar kavim daha vardr: M akedonyalIlar. Fakat bunlar barlar bardan saym ak ne kadar dorudur, bilinm ez. M akedonya ism i
nin kkeni paKeSvdur ve epik dilde paKp byk, yce an
lam na gelir. Flellenler M akedonyalIlara srarla barbar derken
onlarn kltr seviyesini kastediyorlard, zaten onlar katksz
birer H ellen olan A itoliallar da barbar olarak grrlerdi. Fakat
M akedonyalIlarn dam arlarnda biraz T rakya kan da dolayor
du. D illerinden geriye yalnzca krntlar kalm tr, nk yaz
dilleri Y unancayd, hatta ant ve resmi belgelerde bile; ayrca
Philipposun kalem odasnda yazlan diplom atik notlarn ince
slubu pek vlrd. M uhtem elen M akedon dili H ellenlerin
kaba bulduu bir Y unan lehesiydi. N efesli nszler, bunlara
karlk gelen nefessiz nszler gibi telaffuz edilirdi, rnein
theta, delta gibi, p h i de beta gibi. Y alnzca skender (Aleksandros) ve P hilipposun deil, nl olan M akedonyalIlarn
hepsinin, nl olm ayanlarn, zam an zam an ad geen subayla
rn, askerlerin, elilerin, ulaklarn ve zevcelerin hem en hepsinin
ad Y unan adyd. M uhtem elen btn bunlarn yant, M ake
donyalIlarn, H ellenlerin kuzeydeki topraklarda kalan atalar
olduudur. D ier Y unanllarn younluk ve hz bakm ndan
tarihte esiz olan geliim srecinde yer alm ak yerine, pek ok
konuda eski gelenei koruduklar iin geri kalm lard. M iken
tarznda gl ve sava bir krallk yalnzca M akedonyalIlarda
yaam aya devam etm iti; A khilleusn etrafndaki yoldalardan
kurulu bir m uhafz ktas, H om erostaki gibi bir siyasi organ,

ATNA'NIN DN YA G N

267

vb. ounlukla zgr kyllerden oluan az saydaki nfus


henz kent kavram na yabancyd. 413 ylnda tahta kan Kral
A rkhelaos ilk kez yollar ve kaleler ina ettirdi, orduyu slah etti,
spor m sabakalar dzenledi ve aralarnda kraliyet sarayn
fresklerle ssleyen Zeuksis ve kraliyet saraynda vefat eden
E uripidesin de bulunduu Y unanl sanatlar sarayna davet
etti. Sokratesi bile ard; Sokrates bu vesileyle iyi birka esp
ri yapm olsa gerek. Sokratesle ayn yl ldrlen Arkhelaosun yerine, krk yl sren taht kavgalarnn ardndan Phiiippos geti.
D roysen, pek yerinde bir ifadeyle Philippos hakknda yle Philipder: O nun kiilii, bir kiilie deil, am alara sahip olm aktr. pos
O laylara hkim olan, iyzn gren, her eyi kavrayan ve
hizm etini esirgem eyen Philippos Y unanllkla hibir ilgisi bu
lunm ayan bin gzl eylem adam tipinin som ut rneidir. Y u
nan dlem i idealarn evreninden ayrlm azken, onunki hep ger
eklerle i iedir. Fakat norm al llerin kat kat zerindeki is
tem e ve baarm a yetenei bir yana, grn itibariyle bile
sraddr: Tek gzldr ve bunu defne tacyla gizlem eye al
r; kasl, fakat tknazdr; toplum sal ilikilerinde N apolyonu
artran eytani bir am iyanelie sahiptir, am atac ve zekidir,
ayrca kltr ve sanattan anlam ad sylenem ez, zira hem o
luna retm en olarak A ristotelesi sem i hem de A pellesi
P elladaki sarayna davet etm itir. Sava tarihindeki yeri ve
nem iyle G ustav A d o lf u hatrlatr, nitekim o da baarsn u
olguya borluydu: G erek bir ulusal orduya sahip olm ak, bu
orduyu m onariyle, stelik ender grlen bir kom utanlk deha
syla idare etm ek ve svari birliklerini asl silah haline getir
mek. M akedonya ile T esalyann svari birlikleri benzerlerin
den hem sayca stnd hem de daha nitelikliydi ve salt bir
destek ktas olm aktan karlm , ilk kez taktik organ haline
getirilm iti. Philippos hareketli svari birliinin hcum gcyle
ar zrhl piyade alaynn savunm a gcn birletirerek ulat
bu yepyeni yntem le h er iki kanadn denetim ini de ayn anda
salam a alm tr ki, att bu adm la E pam einondas da geride
brakm tr. Svari birliinin kendisine salad bir baka yarar
da, dm an sonuna kadar kovalayp zaferi btnyle kendi
lehine evirm esini olanakl klm asdr. B ylece Philippos yok
etm e stratejisinin de mucidi olm utur. M evsim e ve gece ken

268

ANTK YUNAN'IN KLTR TARH

karanla aldrm adan harekta devam etm esi, m akineyi sava


arac olarak kullanm as, szde geri ekilm e, gizlenm e, srpriz
saldr ve anszn ark etm e kabilinden m anevralarda inanim az
derecede ustalam olm as Y unanilar aknlktan aknla
srklyordu.
Phiiippos toprak soylularn yakn evresine katarak onlar
saray soylularna evirdi. K im ini hetairoi (arkadalar) ve
p h ilo inm (dostlar) m uhafz, kim ini refakati ve arkada, kim i
ni de sofrada kendisine hizm et eden, yatan hazrlayp gece
banda nbet tutan bir hizm etli ordusuna dntrd - bu ya
nyla XIV. L o u isyi artrr. E debiyatn oktandr m utulad
m onariye artk H ellas da hazrdr. rnein, K senophonun,
K yrosun genliiyle ilgili m onarist tezli rom annn byk bir
okur kitlesi vardr, her ne kadar B elo ch un tabiriyle, itici dere
cede canskc olsa da: U zm an kiinin nyargdan uzak kale
m inden ktnda insan iki misli rahatlatan bir eletiri.
W ilam ow itz K senophonu dpedz em ekli binba diye ni
teler. G erekten de K senophon ancak ifti, at terbiyecisi ve
kdem li subay oim as nedeniyle okunm aya deerdir; siyaseti ve
felsefesi de entelektel geyik m uhabbetinden teye gemez.
K endisi P hilipposun yalnzca ilk zam anlarna tank oldu, ama
sokrates onda, birlem i H ellenlere, can dm anlarna kar
yrtecekleri savata nderlik edecek yeni bir A gam em non
grm t; onun iin (m uhtem elen Phiiippos iin de) en nemli
h e d e f A n ad o lu yu K zlrm ak a, kadar fethetm ekti. H enz Eg e ye zg bir dncedir bu. skenderin ordusunun yaratcs
ve tm zam anlarn en byk stratejlerinden biri olan Philip
p o sun eer m r yetseydi, Persleri m utlaka yenerdi. A m a o
zam an da skenderin em peryalizm ine -b elli ki byle bir ey
ona ok u z a k t- katlm ak zorunda kalm az m yd, diye sormadan
edem iyor insan. Parm enion ile A ntipatros skenderin seferleri
baladndan beri Frat nehrinde durm ak ve batl bir siyaset
gtm ekten yanadrlar. O nlar P h ilip p o sun en gzde iki kom u
tanyd, hatta A ntipatros ok yetenekli bir devlet adam yd, fa
kat uzakgrllk ve abuk karar verm e konusunda ikisi de
krallarnn ayarnda deildi. K sacas, net bir karara varm ak
hayli g.
Phiiippos A iskhinesi de yle altnla filan kazanm am , ki
iliinin bys ve ruhunun gc sayesinde bu m uhalifi nce-

ATNA'NIN DNYA G N

269

den kendine taraftar klm tr. D elp h o inin daim a yurtsever ol


m asalar da hem en her zam an bilge ve uzakgrl olan rahiple
ri de ondan yanaydlar; D em osthenes bundan duyduu rahat
szl aka yollu Pythia da P hilipposu, diyerek dile getir
m itir. Fakat nasl ki G ney A lm anya blgecileri P rusyann
hegem onyas altna girm ektense F ran saya dayanm ay tercih
etm ilerdir -fa k a t tpk A tinallar gibi onlarn da asl derdi ken
di hegem onyalarn k u rm ak t-, D em osthenes de Perslerle
panhellenist bir ittifaka girip P hilipposa kar m cadele etmeyi
hepsine yelerdi. D em osthenesin A tina siyasetinin eski liderle
rinden tem el fark uydu: O nlar ncelikle birer stratejdi,
D em osthenes ise askeri adan tam bir cahil, siyasi adan da
bir aylakt. Tarihin gc, dnem in ruhu ve an deiim i ko
nusunda en ufak bir fikre bile sahip deilken, barbar ve m a
cerac gibi yaktrm alarla Philippos gibi bir ahsiyeti safd
brakabileceini sanyordu. Siyaset adam n siyaset adam ya
pan m eziyet, yani olgular herkesten nce grebilm ek ve kavra
yabilm ek iin bu olgulara ayak uydurabilm e yetenei, tm dn
yay salt retorik bir sorun gibi gren bu doktrincide inanlm az
derecede eksikti.
Philippos sratli, fakat tem kinli adm larla ilerleyerek hare- Khairokt ss olarak, paha biilm ez at rezervleriyle nce T esalyay, neia
sonra da srf konum lar itibariyle bile tartm asz bir nem e,
zengin orm anlara ve m adenlere sahip T rakyann sahil kentleri
ni ele geirir. 338 gznde A tina-T hebai m ttefik ordular M a
kedonyalIlarn stn disiplinine ve taktik gcne yenik der.
Savan kaderini skenderin, T hebaililerin yenilm ez diye bili
nen kutsal ordusuna kar balatt svari akm lar beiirler.
K haironeiada E pam einondas E pam einondas yenm itir diye
biliriz. Sava sanat tarihinde sk rastlanan bir olaydr bu: B
yk bir ahsiyet basit, am a yeni bir yntem bulur ve bu yn
tem le baardan baarya koar; sonra bu yenilik zam anla ru
tinleir ve nihayet akl ve zgrlkle ona hkm edecek birinin
eline geer. II. F riedrichin taktikleri N apolyon savalarnda,
N apolyonun taktikleri de K niggrtzte ite byle fiyaskoyla
sonulanm t, nk K ral K u rallar diye bir ey yoktur, sa
dece kural koyan krallar vardr.
PrusyalIlarn K niggrtzden sonra yapt gibi Philippos da
dostluunu kazanm ak istedii m alup dm ann savan ardn-

270

ANTK YUNANTN KLTR TARH

dan -alk an l n n a k sin e - takip etm ekten vazgem i ve


B ism arck gibi o da m alubiyetin arl karsnda h afif kalan
artlar ne srm tr: A tina, planlanan panhellenist birlie ka
tlm as kouluyla fidye bile dem eden esirlerine ve zgrl
ne kavuur. A tina bu hogrden yle etkilenir ve yle m em
nun kalr ki, D em osthenese olm ayan bir davran sergileyerek,
Philippos ve skendere onursal vatandalk haklarn verir.
P hilipposun 337 ylnda hayata geirdii K orinthos B irlii
Sparta hari tm H ellen devletlerini kapsyordu. ilerinde
zerk olan bu devletler bar iinde yaam ak ve aralarndaki
anlam azlklar synhedriona, yani K orinthostaki parlam en
toya tam ak ve ortak harektlarn em rine asker verm ekle y
km l klnm lard. B irliin bakan, synhedrionun ba ve
H ellenlerin bakom utan, ynetici ya da hegem on unvanna
sahip P hilippostu; bana buyruk bir stratej olarak Perslere kar
savan idaresinin tam yetkisi de yine ondayd. Ksacas, Y u
nan kentleri d siyasette ve askeri konularda kendi kaderini
tayin etm e hakkndan dn verm ilerdi. N e var ki, Philippos
hazrlklarn son srat devam ettii 336 yaznda, hayatnn zir
vesinde fakat yolun yarsndayken, soylu korum alarndan biri
tarafndan zel bir m eseleden tr intikam iin ldrld. Bu
olay, o tarihten yirm i yl nce, skenderin doduu ylda
E phesostaki tapnakta gerekleen olayla karlatrlabilir,
ancak bu olayn faili H erostratos kadar nl olam am tr. Oysa
IV. H enrynin katili R availlac, L in co ln n k atili,B o o th u b
tn dnya bilir, Cassius ile B rutusun adn anm aya bile gerek
yok. Fakat K erastosun olu O restisli Pausaniasn adn nere
deyse hi kim se bilmez.
skenBu suikastta byk bir ihtim alle parm a olanlardan biri de
d e rin P hilipposun ei ve skenderin annesi O lym pas idi. stne
Srr ikinci bir m eru e alan krala kar intikam yem ini etm iti, za
ten hrs ve karanlk olaylarla rl hayat hikyesi, bu ite de
parm ann olabilecei phesini glendirir. Olym pias,
M olossos kralnn kzyd, yani gizem li ve vahi kltlere bal
bir barbard. Ilml Plutarkhos bile onu ateli ve fkeli diye
niteler. O nun sayesinde olunun kiiliine esiz bir e ge
m itir; bu e babasnn kiilik zellikleriyle de birleerek yle
bir ahsiyet m eydana getirm itir ki, bylesini ancak efsaneler
den biliriz. skenderle birlikte bat tarihine Y unanl olmayan

ATNA'NIN DNYA G N

27 1

bir ruh girer, baka bir deyile, yeni bir Y unan ruhu evresi ba
lar: Y unan rom antizm i. skenderin, rnein H erodotosun za
rarsz m erakndan ok farkl bir tutkuyla beslenen ark hayran
l, aslnda dnyann sonuna kadar ulam ak isteyen snrszlk
m erak, kozm opolitlii, dehann m utlak gcne olan inanc,
A khilleus, H erakleitos ve D ionysosIa benzerlii, yani dm ana
dosta, kadnlara ok z a rif davranm as, ite btn bunlar ro
m antiktir. skender bir valyedir ve tem el p a th o su zlemdir.
D grnndeki nem siz ayrntlar bile yepyeni bir insan
m jdeler, rnein halktan farkl oiarak sakalsz olmas. Caesar,
A ugustus, N apolyon ve M ussoliniyi ancak trasz dnebili
riz.
skender m odern teknolojinin em rindeki aralarla bile tek
rarlanam ayan ve savalarda elde ettii zaferlerden ok daha
fazla hayranlk uyandrm olan m thi bir perform ans sergile
mitir. Trkistan, A fganistan ve B eluistana, scaktan kavrulan
ller, azgn nehirler ve karlarla kapl dalar zerinden
P encap a dzenledii seferleri bir dnn. Y ine de, hatta belki
de srf bu yzden, hep bir d gezgini gibiydi. Y abanc bir g
cn etkisi altndaym gibi hareket ediyordu, iradesizce, am a
doru ynlendirilerek. Bu yzden savalarda, ok zor durum
larda ya da iki lem lerinde kiiliini yle cesurca ortaya koyu
yordu ki, tavrna salt am pirik bir dzlem de bakm am z gerekseydi, buna m antkszlk dem em iz gerekirdi. Y anllkla sken
d e rin saray vakanvisi K allisthenese atfedilen ve ortaada
ok okunan skender rom annda garip bir blm vardr: Brahm anlar skendere sorar: N eden bu kadar ok savayorsun?
Eninde sonunda her eyi bakalarna brakm ayacak m sn?
skender yle cevap verir: B u savalara bir son vermeyi ben
de isterdim , am a ruhum un efendisi buna izin vermiyor. H epi
miz ayn anlayta olsaydk, dnya cansz bir yer olurdu. Hem
H erakleitosa hem de Sokratese bir dnce: skender de bir
daim onionun aracyd, am a ona A tinal bilgelere buyurulduundan farkl eyler buyuruluyordu.
Aristoteles, iki durum da m onariyi aristokrasiye tercih eder:
H alk kendi kendini ynetm ekten cizse ve ilerinden birisi,
halkn onda doai krallarn grebilecei kadar stnse. Bylesi
adam lar devletin bir paras deil, efendisi olabilirler ancak;
insanlar arasnda bir tanr gibidirler. A ristoteles bunlar syler-

272

ANTK YUNANTN KLTR TARH

ken byk bir ihtim alle rencisini dnyordu. D nyann en


ar ve en tutarl dem okrasisi, dnyann en ar ve en tutarl
m onarisini dourm utu: Tanrkralln. B unun koulu ya son
derece safdil ya da tam am en ateist bir din tasarm olsa gerektir.
A slnda Y unanllar bu konularda asla safdil olm am lard, am a
hurafelerden de hibir zam an tam am en kopam am lard. H ibir
eyi ciddiye alm ayan dlem leri, tam da bu yzden her eyi
benim seyebiliyordu, hem sonra skender O lym poslulardan daha
deersiz deildi ya! skender M srda tam am en m eru yollar
dan tanrlatrld, nk orann devlet hukukuna gre firavun
tanr A m m ondan trem iti ve Y unanllar bu tanry teden beri
Z eu sla bir tutard. skenderin kendisinin bu konuda neler d
nm olabilecei hakknda, N ap o ly o n un tac giydikten sonra
D ecresye syledii u sz bir fikir verebilir: tiraf etm eliyim
ki, kariyerim fena deil, yolum u da buldum . Fakat eskiaa
gre ne kadar farkl her ey! skender A sy ay fethettiinde,
kendisini Iuppiterin olu ilan etm i, O lym pias, A ristoteles ve
A tinal baz m klpesentler hari tm eskia kendisine inan
m tr. im di ben kendim i tanrnn olu ilan etm eye kalksam ,
pazarc kadnlar bile glerdi bana. G nm z halklar fazlasyla
aydnlanm ve artk yapacak bir ey yok. skenderin kendini
tanrsallatrm asm da, gerek inan (ya da batl inan), ark top
raklarnn gc, karanlk barbar kkenleri olan daim onizm , y
celiin yalnzl, gerekten de her eye hkim olm a duygusu
ve akl banda bir politika (H ellas ve A sya zerindeki hkim i
yeti tanm layan bakaca bir resm i unvan yoktu) karm bir ey
yatar. Sonu, kavranm as im knsz b ir eydir. Y a da Helm ut
B ervenin zetiyle: O nun ehresi, kavranam az dehann ehresiydi.
B u nedenle, antikada gne gibi parlad halde kiiliine
skenderin dair bildiklerim iz ok az ve elikilidir. A k hayatna gelince:
Ruhu A sy ann en gzel kadn olduu sylenen ve soylu bir Pers
olan ei R o ksaneyi tutkulu bir akla sevdii konusunda herkes
hem fikirdir. A yrca, pek ok Pers prensesiyle de evlenm iti.
B unlarn arasnda kral kz Stateira da vard, bu evlilii m uhte
m elen siyasi nedenlerle, A khaim enidlerin m irasn bilfiil dev
raldn gsterm ek iin yapm t; bu evlilikten ocuu olmad.
K adn cazibesine kar dikkat ekici derecede duyarsz olduu
sylenir. Plutarkhos onun bu ynn sofulukla, B erve ise hem-

ATNA'NIN DNYA G N

273

cinslerine dkn olm asyla aklar. H ephaistiona duyduu


eilim B erveyi hakl karabilir belki, am a bu eilim pekl
platonik de olm u olabilir, nk ilikilerine dair anlatlanlarda
dostlukla aklanam ayan hibir ey yoktur. Saray dedikodula
rnda skenderin evresindeki btn delikanllarn onun zevk
olanlar diye gem esi hibir k anta dayanm az. Plutarkhos, s
k end erin ok saydaki olanc teklifleri defalarca geri evirdi
ini anlatr, fakat B erve bu durum un kraln cinsel tercihinden
ziyade, insanlarn bu yolla onun gzne girm ek istediine iaret
ettiini syler. E vet am a, antikada bu tr teklifler alm am
biri var m dr? Z aten skenderin hayat boyunca av ve spora
kar doym ak bilm ez bir tutku beslediini ve bunlar seferleri
srasnda bile ihm al etm ediini ve kariyerinin, arya kaan
m uazzam iki sofralarnn zam an zam an sekteye uratmas d
nda, insanst abalarla dolu olduunu da hesaba katarsak,
onun A phrodite ile A rtem is arasnda, spor H ippolytosunkine benzer bir seim yaptn varsaym am z gerek.
skender engin bir bilgiye sahip oim u olsa gerek. A ristote
les kendisine zam ann tm bilgisini aktarm , baka hocalarla
birlikte m zik ve retorik dersleri de verm itir. K raln hararetle
yknd ebedi ideali A khilleustu. Fakat A khilleus skender
gibi birinin yannda yiit bir serseriden baka bir ey olmad
iin, skenderin A khilleusta liasn kahram ann bulduunu
ve hayranlk duyduunu syleyebiliriz; nitekim skender A ris
totelesin tem in ettii bir lias nshasn deerli bir kutuda m u
hafaza eder, daim a yannda tard. T ragedya yazarlarn da
avucunun ii gibi bilir, her frsatta bunlardan alnt yapard.
G zel sanatlara duyduu ilgi snopluk derecesindeydi, zira res
sam ve heykeltralarn bile iine karrd, hatta bu yzden bir
keresinde L ysippostan okkal bir la f iitm iti. Seferleri srasn
da srekli bilim sel aratrm alar yaptrrd. eitli siyasi, askeri
ve idari olaylar K raliyet G nl denen resm i gnlklere
harfiyen yazan ve gnlk jurn allere yol, zam an, bitey, direy,
arazi ve yerleim koullarn kaydeden saray ktibi de onun
buluuydu. SicilyalIlarn teknolojik geliim ini yakndan takip
ettiini daha nce belirtm itik. Tyros nnde kulland
helepot'fe r (kent fatihleri) gelm i gem i en byk kuatm a
kuleleriydi: H er biri yirm i katlyd ve 53 m etre yksek]iindeydi. Zaten skenderin antsal eylere kar bir eilim i vard fa-

274

ANTK YUNAN'IN KLTR TARH

kat, bunun nedeni d ar kafal vakanviserin iddia ettii gibi


m egalom anlk deildi (skender gibi birinin hangi yn m ega
lom an bulunabilir ki?), H ellenizm ann tesindeki ruhuydu
D iodorosun naklettii bir rivayete gre, babasna piram it
benzeri bir antm ezar yaptrm ak niyetindeydi. skenderiyenin
kurucusu D einokrates, H ephaistionun naam n yaklm as iin
altn yaidzl bin dev heykelle ssl, on bin talant tutarnda
(m uhtem elen abartlm tr bu) grkem li bir odun yn hazr
latm tr. A yn D einokrates, koskoca A thos dan skender
heykeline dntrm eyi bile planlam t; heykelin sa eiinde on
bin kiilik bir kent yer alacak, sol elinde ise dan akarsular
toplanacakt. Zaten skenderiye de esiz ve devasa bir eserdir.
skenskender arkasn salam a alm ak iin ilk nce asi Trakyald e rv e larn zerine zorlu ve ypratc bir sefer dzenlem ek zorunda
K ader kald. Bu sefer sayesinde, hem tem kinli ve enerjik m anevra
hem de araziyi hnerli ve akllca kullanm a sanatnda babasyla
boy lebildiini kantlad. A sya seferinde karsna kacak
Pers ordusunun kendi ordusuna sayca ar basacan biliyor
du, am a bunun tek sorum lusu Y unanllard, nk onlar rahat
latm ak iin M akedon ordusunun yarsn lkede brakm ak zo
runda kalm t. Svari birlii yaklak be bin atldan, piyade
birlii ise otuz bin, baz bilgilere gre de krk bin askerden olu
uyordu. skenderin G ranikos nehrindeki sava kazanmas
zerine, Perslerin belki de en yetenekli kom utan Rodoslu
M em non, A nadoludaki blgeleri kurutup le evirm ek iste
m iti. N iyeti, skenderi levazm at ktlyla kar karya bra
kp deniz savalarnn iine ekm ekti, nk yce Pers kralnn
sayca stn Fenike ve K brs donanm asyla ba edem eyeceini
biliyordu. B ir yandan da, H ellenleri Pers altnlaryla ayartarak
ayaklandrm aya alyordu. A ncak, ksm en kendi topraklarn
korum ak, ksm en de Y unanl m eslektalarna besledikleri d
m anlktan dolay satrapiar bu plana kar ktlar. Zaten
M em non da ksa sre sonra hastalanarak ld. skender her
hangi bir engelle karlam adan ilerlem eye devam etti, fakat
ssostaki savatan nce ok tehlikeli bir durum dayd. Eer bu
sava m alubiyetle, hatta berabere bitm i olsayd, gerideki
balantlaryla irtibat tam am en kopm u olacakt, nk d
m ann stn deniz gc karsnda ziyan olm asn diye donan
m asn datm ak zorunda kalacakt. skender ssostan sonra,

ATNA'NIN DN YA G N

275

Fenike ve M sr da fethederek ssn iyice salam a ald, fakat


dm an tam iki yl boyunca kendi haline brakt, bu da ok
riskli bir durum du. H er iki durum da da bir kum ard bu, fakat
ans yaver gitti. G augam elada da iler bak srtndayd: M a
kedonyalIlar iki kanattan da kuatlm t, buna ram en skender
sa kanad kullanarak orduyu zafere tad. O ysa P an n en io n un
idaresindeki sol kanat epeyce zarar grm t am a Persler bu
frsattan yararlanm asn bilem ediler. B u arada skender, Pers
kralnn ve m uhafz alayyla Y unanl paral askerlerden oluan
sekin birliklerin bulunduu m erkez karargh da darm adan
etmiti. skender, Perslerin dehet saan orakl arabalarnn ze
rine arabaclar vuran oku svarileri srd. O gnden sonra bu
arabalara bir daha rastlanm ad. H ydaspes kysndaki savata
kullanlan yepyeni bir silaha kar verilen m cadele de hem
rom antik hem korkun olsa gerek. B u silah, H int kral P orosun
dm anlar ineyen, hortum laryla havaya frlatan ve dileriyle
paralayan filleriydi.
mdi, skenderin babasn nasl gem eye baladn kabaca
da olsa grebiliriz. N e A ristoteles ne de Parm enion onun dn
yay kapsayan dehasn takip edebilecek gteydi, zira A risto
teles btn o geni bilgisine ram en hep bir H ellen olarak kal
mt, Parm enion ise yalnzca M akedonea dnebiliyordu.
ssostaki savan ardndan yce Pers kralnn elileri Tyros
nlerine gelirler ve F ratn batsnda kalan blgeleri vermeyi
te k lif ederler. Parm enion teklifi kabul etm ekten yanadr, fakat
skenderin Parm enion olsaydm , bunu ben de kabul ederdim ,
biim indeki yant, tm kartl zetleyen niteliktedir. sken
der, G augam ela savandan sonra panhellenist intikam sava
ideolojisini bir yana brakr ve kendisini A sya kral ilan eder,
bir yandan da kendisine dnya kralln ihsan eden Babil
batanrs M arduka kurban adayarak Pers m paratorluunun
kendisine yetm ediini bildirm i olur. N itekim Pers lkesini
hkim iyeti altna aldktan sonra P en cap a girer ve Ganj diya
rndan haberdar olunca burasn da fethetm ek ister, hedefi
O keanosa ulam aktr, bu da antik dnyada u anlam a gelir:
Dnyay fethetm ek. Fakat bitkin ordusu kendisine direnince
geri dnm ek zorunda kalr. m r yetseydi, hi phe yok ki, bu
ie yeniden el atard. lm eden nce niyeti, A rabistann etrafn
gem iyle dolam akt. A yrca btn baty ele geirm ek istiyordu.

276

Yoksullatna
ve
Plutokras

ANTK Y U N A N IN KLTR TARH!

O ndan nce de, bylesi bir seferin hareket noktasnn K artaca


olm as gerektiini kavrad iin, A frik ann kuzey sahiline,
bin gem ili dev b ir filoyla desteklenecek bir sefer dzenlem eyi
planlyordu. lm nden ksa bir sre nce bu amac adeta bir
serap gibi nnde belirdi: B atnn tm kavim leri, Libyallar,
K artacallar, K eltler ve berler, hatta R om allar eliler yollaya
rak kendisine biat ettiler. O nun im paratorluu R om a mparatorlu u ndan ok daha byk olabilirdi phesiz, nk Rom a
llar F rattan teye kalc bir biim de geem em ilerdi, hele
hele Ffindistan gibi deniz seferleri onlara ok uzakt. Ve sken
d erin A m erikay kefetm esine ne engel vard ki? skender
ld srada, M assilial Pytheas G ad esten yola kt, spanya
ve Fransa sahilleri boyunca ilerleyerek B ritanyaya, sko ada
larna ve byk bir ihtim alle zlanda olan Thule adasna ulat.
skenderin im paratorluu H indistann batsndan dousuna
uzanan yeni bir A tlantis olacakt belki de. D enizlerle birlikte
dnm esi, onu esiz ve btnyle antikatesi klan bir zel
liiydi. Fakat bir de m adalyonun br yzne bakalm : Belki
de erken lm , dnya tarihinin, anlam n ancak sezinleyebile
ceim iz gizem li tesadflerinden biriydi. skenderin plan uy
du: B abili dnyann m erkezi yapacak, ikinci ve ok daha hey
betli bir skenderiyeyle ran K rfezi dnya im paratorluu ola
cakt. skenderin im paratorluu A v ru p ann sonu olurdu.
skenderin yapt en hayrl ilerden birinin, antik dnyay
H ellenletirm ek olduu sk sk sylense de, onun yaygnlatrd Y unan yaam tarz, tpk onyedinci ve onsekizinci yzylp ransz yaam tarz gibi bir ciladan teye gidem em i, hi
bir zam an derine ileyem em itir. Y unanll skenderletirerek
dnya Y unanll biim inde hayatta tutm utur dem ek daha
doru olur, zira ulusal H ellenlik daha drdnc yzylda yoz
lamt. O rdunun yerini lsz paral askerler almt. V arsl
lar kendi dertlerine dm , proleterya herkes tarafndan satn
alnabilir hale gelm iti. B u gruh isiz kaldnda yolunu bul
m aya alr, haydut ve korsan eteleri kurar ya da ister bir oli
gari yanls isterse bir dem okrat olsun, devrim heveslisi her
hangi bir m aceracnn hizm etine girerdi. M eslek subayl
peydah olm u, fakat Y unan sava taktii SicilyalIlarn ya da
M akedonyalIlarn baarlarna ayak uyduram am t. G eri belli
bir dereceye kadar kom bine silahlar kullanlyordu, rnein

ATNA'NIN DNYA G N

277

h o p lif lerin yan sra g ym n et ve pelta st birlikleri vard: Keif,


lojistik destek ve takipte kullanlan birlikler, yani kalkanl as
kerler h afif tehizatl birliklerdi; oku, m zrak ve sapanclardan oluan plaklar, yani silahsz askerler ise dierlerini ko
ruyor ve aknc ilevi gryorlard. A m a btn bunlar daha yeni
yeni oluuyordu. B elirleyici dzen daim a pha la n ks idi. A yrca
Y unanllar eskiden beri silahlara kar nyarglyd; onlara gre
silahlar adil deildi. E u ripidesin H era klesinde Lykos yie
der: H enz hibir oku yiitlik rnei sergilem em itir. O nun
silah korkak okudur, sanatysa kam ak. A m phitryon buna
yle karlk verir: M zrak da silahnn klesidir. M zra
nn ucu krldnda, savunm asz kalr. En yksek sava sanat
udur: T esadfe yer brakm adan y ok etm ek. Y unan ordusunun
geri kald bir baka husus, hantal lojistik birliklerinden bir
trl kurtulm ak istem em esiydi: B yk seferlere, eskiada sa
ylar hayli kabark olan hizm etilerin ve sonu gelmeyen
levazm at katarnn yan sra kurban rahipleri, khinler, karlar,
ocuklar, h e ta ira 'lar, satlk olanlar, ganim etler iin askerlerle
pazarlk eden tccarlar ve askerin parasn elinden alan ordu
bakkallar da katlrd.
N eredeyse btn yoksullam a dnem lerinde olduu gibi ge
ni bir plutokrasi snf trem iti, fakat bu kesim hayatndan
m em nun deildi. A tin ada durum o kadar kt ki im di, diye
yazar sokrates, varsllar yoksullardan daha ok sknt eki
yorlar. P eriklesin dem okrasisi, anlam sz tem el dncesini,
yani hkim iyete herkesi dahil etm e dncesini tutarl bir bi
im de gerekletirm eye altka kendi kendinin karikatrne
dnt. te yandan, zenginlerde birlik ve dayanm a duygusu
diye bir ey kalm am t. L ysiasm dedii gibi, yurtlar deviet
deil, kendi m lkleriydi. G steriilik ve anlam sz bir lks
dknl had safhadayd. H er kentin m utlaka grkemli bir
tiyatrosu varken, en nem li kam u binalar berbat durum dayd.
Tiyatro gsterilerinde gz kam atrc dekorlara nem veriyor
lard. Sahneye koyuian bir Euripides tragedyasnn tapm aklarn
pro p yla ia 'sm d an daha pahalya mal olduu sylenir. K om ed
yann ve gnlk yaam n bakahram aniarndan biri de ahyd;
zellikle de arkteri iletiyor ve kibar evlere ziyarete gidiyor
olmas bakm ndan pek saygnd: K endisinin bir sanat oldu* Gymner. Yalnzca karg, yay ve sapanla dven hafif tehizatl asker. (F.D.)

278

ANTK YUNANTN KLTR TARH

unu dnyor, H om erosun benzetm eleriyle konuuyor, ast


rolojik tavrlar taknp P ythagorasn uyum retisine gre ye
m ek piirdiini iddia ediyor, hatta bazen bilim sel yem ek kitap
lar yazyordu - hem de heksam etreyle. A hnm bir ei de ot
lakl neredeyse bir sanata dntren asalaktr. Spartallar,
ancak klelere yaktrdklar ekerli yiyeceklere burun kvrsalar
da, en lezzetli kaz cierinin incirle sem irtilen kaznki olduunu
biliyorlard. K uykusundan yeni uyanm , yani iyice ya ba
lam dasan da pek sevilirdi. En lezzetli ku ardt ve porsi
yonu bir drakhm e idi. Tccarlar kuu daha besili gsterm ek iin
onu balon gibi iirirlerdi. Balklar herkes seviyordu, hatta m ide
sine dkn baz insanlarda bu sevgi hastalk derecesindeydi ve
kom edya yazarlar bylelerine ix'uoknpa, balk canavar
derlerdi. A grigentum un balk gleti, X'nopocplov, grlmeye
deer bir yerdi ve balk kadnlar bugnk nlerinin keyfini da
ha o zamandan srm eye balam lard. G kten yadna inan
dklar salyangozlar (yam urdan sonra ortaya ktklar iin)
sirke ve bala yatrr, hem afrodizyak niyetine hem de mideyi te
mizlesin diye yerlerdi. Alt tabakalar karides tketirdi am a kere
vite rabet yoktu (m uhtem elen lele beslendii iin), buna karn
stakoz ve langust revatayd. Philippos zam annda, Kallimedon adndaki bir hatibin gbek ad, bu lezzetli yiyecee ok
dkn olmas nedeniyle karabos, yani langust idi. H afife k
zarttklar m rekkepbal da yaygn bir yem ekti; aka yollu
zifitsan dedikleri m rekkepbaliinin zsuyunun m rekkep
ve boya olarak kullanlm as eskian sonlarna rastlar. K uzey
liler m rekkepbalna ilgi duym azd desek yeridir, am a bilin
dii gibi, talyanlar hazm zor kart etini zeytinyana buladkla
r m rekkepbaln tutkuyla tketm eye devam ediyorlar.
Hetaisokratesin u sz dnem in ahlaki koullarn gzler nrokrasi ne serer: nsanlar h er eyi y a zevkperestlik ya kazanm a hrs
ya da hret dknl nedeniyle yapyor. B aka eylerin laf
edilm ez. rnein, D em osthenesin, babasnn en iyi dostlan
olan velileri tarafndan utanm azca soyulm as, tpk G ogoln
D zeltm enindeki rvet olay gibi sradan olaylardandr ve
doal karlanr (nam ussuzlar her dnem de her yerde vard).
Rvet de ok yaygnd. H em en hem en btn kam u memurlar
rvet olaylarna karm t, D em osthenes bile. Z orla m irasa
konm ak ya da sahte vasiyetnam e ve bor belgesi dzenlem ek,

ATNA'NIN DNYA GN

279

sahte varisler ayarlayarak, szde evlatlklarla m irasa konm aktan


tutunuz, aleni soygun, tutuklam a, antaj ve cinayete varncaya
dein her trl su altn an yayordu. Cinsellikte tam an
lam yla bir hetairokrasi andan sz edebiliriz. Y alnzca top
lumsal yaam deil, sanat, siyaset, hatta din bile sevgililer etra
fnda dnyordu. L aisin gsleri btn H ellasa nam salmt.
Hem gzel hem de akll olduu, dnem in en zgn iki filozofu
A ristippos ve D iogenes ile olan ifte ilikisinden bellidir.
A ristipposun parasn yiyor, yoksul D io g en ese kendini bedava
sunuyordu. K yrosun sevgilisi K k A spasia, kuzini ve ada
olan Byk A sp asiann P erikles iin oynad roln aynsn
Kyros iin oynuyordu. K endisi K unaksa savanda esir alnm,
fakat yce Pers kraln bile bylem iti. Phryne, A pelles ile
P raksitelese m odellik eder, bir gece iin yz drakhm e istermi
(L asin on bin drakhm e istedii sylenir); Phyrne, D elphoiye
altn heykelini diktirm i, zerine adn yazm alar kouluyla
Thebai surlarnn onarm m asraflarm karlam ay nermiti.
plak halde kim selere grnm ez, um um i ham am lar ziyaret
etm ezdi, am a her yl Poseidon enliklerinde rlplak suya
girerdi. Bu yzden m ahkem eye verildii ve avukat Hypereidesin m ahkem enin huzurunda gslerini atrarak beraat et
m esini saladna dair nl yk, zam ann m ahkem elerini d
ndm zde pekl doru olabilir, zaten zevkperest Hypereidesten byle bir davran beklenebilir, nitekim antikada bu
ykye inanm ayan yoktu. Bir iki lem inde skenderi ilk m e
aleyi frlatm aya sevkettii iin P ersepolisteki kraliyet sara
ynda yangn km asna neden olan kiinin Thais olduu syle
nir. Bu olay, onun skenderi ne denli etkileyebildiini gsterse
de, aslnda sarholukla ilgiliydi, o kadar. K endisini yce Pers
kralnn halefi ilan edip kral gibi hisseden, yce kraln saray
adabn koruyan ve kraln katillerini idam ettiren skender, sa
raynn yanm asna asla izin verm ezdi, zaten aylr aylmaz,
yangnn sndrlm esini em retm iti. T hais daha sonra I. Ptolem aiosla evlenm i, M enandrosun kom edyalarndan birinde de
kadn kahram an olm utur. Zaten ge dnem deki kom edya ge
nellikle sonradan grm e zenginlerin dnyas etrafnda dn
yordu.
1885-1898 tarihlerinde Berlin m zeleri tarafndan yrtlen Priene
kazlarda gn na karlan ve M aiandros [Byk M ende

280

ANTK YUNAN'IN KLTR TARH

res] nehrinin aznda yer alan Priene kenti, Y unanllarn dr


dnc yzyln ikinci yarsnda srdrd yaam n enfes bir
tablosunu sunar. K entin nfusu yaklak drt bindi. G enellikle
tarm clkla uratlsa da, P rien enin resm i m hrn tayan bir
ihra mal ihracat yaptklarn da gsterir. Sarp bir dan tepe
sinde kentin akropolisi ykseliyordu. B ir koruyucu orm an s
nm a kalesine m erdivenli bir yolla balanan aa kenti heye
lanlardan koruyordu, lim ana bir m il m esafedeki kentin gr
kemli bir deniz m anzaras vard. M eydanlar, kem erli binalar,
evlerin sraland caddeler ve revakl avlular etin doadan
ustaca kazanlan arazi zerine kurulm utu ve doann kendi
rlyefleriyle uyum lu bir btnd. D ik alarla kesien dm dz
caddeler H ippodam os tarzndayd. T oprak boru hatlar saye
sinde bitiik nizam evlere bol m iktarda tatl su verilebiliyordu.
K entin kaps vard, bat kapsndan balayan ana cadde hafif
ykselerek et ve balklarn m erm er m asalarda sata sunulduu
pazar yerine ve drt bir yan D or tarznda stoalarla evrili, orta
snda bir sunak bulunan byk pazar m eydanna alyordu.
Stoalarn gerisinde dkknlar yer alyordu. G l renklere bo
yanm m erm er ve ksm en yaldzlanm olan deiik tonlarda
ok sayda bronz antn kaidesi caddelerdeki banklara arkalk
grevi de gryor; i m eknlarn duvarlarn renkli heykeller ve
onur tacnn verilecei kiilerin listeleri sslyordu. nsan, adeta her Prienelinin onurlandrld izlenim ine kaplr; Hellen
halknn hret dknl, hayatnn sonbaharnda iyice karikatriem iti. K entin kuzeyinde, evleri kesm e tatan yaplm
olan (teki evler daha ok kerpiti), kk b ir tiyatroya sahip
(erguvani ve ak mavi renkteki p roskenion ve su saati korun
m utur) sessiz ve sakin soylular m ahallesi yer alyordu.
G ym nasion'u n duvarlar silm e renci isim leriyle kapldr; ay
rca duvarlardan birinin zerine Sparta arkh o nlarnm isimleri
yazlm tr - m uhtem elen bunlar ezberlem esi gereken bir
rencinin ii. H am am da, aslan kafalarnn azndan m erm er k
vetlerin iine buz gibi su akard. Fakat kaplcalar ilkin sadan
nce ikinci yzylda ortaya km tr. Y ar pistinin uzunluu
191 m etredir. E kklesiasterion, yani H alk M eclisi binas 640
kiiliktir, yani kent nfusunun yarsnn kle ve yabanclardan,
dier yarsnn te ikisinin de kadn ve ocuklardan olutuu
nu varsayarsak, ekklesiasterion oy kullanm a hakkna sahip tm

ATNA'NIN DN YA G N

281

vatandalarn sabilecei kadar bykt diyebiliriz. sken


derin kente balad ve antm ezarn m im ar P ythiosun yap
t A thena tapna byle kk bir kent iin biraz fazla gr
kem liydi, am a ge antikada A sya-onya tapnann tim sali
diye geerdi. Evler pencerelerden deil, m erm er demeli
i avludan alrd. O dalarn taban lim on kf renginde bir a
m ur kaplam a ile denm i, duvarlar kartonpiyer, resim ve k
k heykelciklerle sslenm iti. Buradaki kazlarda unlar da
bulunm utur: Boa, K entaur ve A phrodite heykelleri, sakalnn
m odeliyle O tricolinin Z e u sunu hatrlatan ok zarif bir
D ionysos m ask, kzl kahverengi sal, gizem li bakl gen ve
narin bir kadn bst - k i antikadaki toprak heykelciliin en
gzel rneklerinden sa y lr- ve ok gzel bir Eros heykeli: eh
resiyle boynu pem be, harm anisinin astar ak mavi, d koyu
m avi ve kenarlar yaldzl, kollar turuncu, kanatlar ksmen
rengrenk, ksm en yaldzldr. B unlarn yan sra, hi abartl
olm ad iin aslnda son derece gereki bir sanat eseri olan
nefis bir diken karan adam karikatr de bulunm utur.
Kendisinden geriye yalnzca krntlar kalm olan orta Hitabet
kom edyann izdii karikatr de o ana kadar olduundan daha Sanat
yakndr hayata: Eski kom edyann zengin d gcnden vaz
gem i, fakat fke kusan iblislii ve neeli zgnlnden de
ok ey yitirm itir. A politikletii ve saldrm aktan vazgetii
iin de giderek zararsz bir halk elencesine dnm , o gn
bu gndr hep yle kalm tr. K om edyann en sevdii konuiar,
nl tragedyalar zerine parodiler, alegorik m asallar, Hekim,
Asalak, A sker, Berber, Kadn air, Flt Kz ve Pythagoras
Kadn gibi balklardan da anlalaca zere gndelik hayattan
sahnelerdir. kizler, B enzerler ve A m phitryon rneklerinde g
rlebilecei gibi, ikiz m otifinin iyice suyu km tr. T ragedya
nn geliim i konusunda A ristoteles P o etika da, eski tragedya
ozanlarnn kendi dnlerini karakterlerin ethosunan (yani
bireyselliklerinin) ardna gizlediini, oysa im dikilerin ethos'un
yerine retorik ve diyalektik uslam lam alar getirdiini syler. te
yandan Y unanllarn nn ve etkisini zam an ve m ekna en
ok da retorik, yani hitabet sanat tam tr. Y unan diyalektii
ve slubu, Y unan sanatn hitabet sanatndan ibaret sanan halk
larda ve aslnda her t r sapknl aalayan H ristiyanlarda
hayranlk uyandryordu. D rdnc yzylda altn an yaa-

282

ANTK Y U N A N IN KLTR TARH

yan hitabet sanat, H ellenliin zne ilem iti. Resmi dil bile
retorik bir etkiye ulam ak iin abalyordu. K ym eli Ephoros
ehit kahram anlara yaplan vg konum asn (panegyrikos)
tarihyazm m n ana izlei haline getirdi. Philippos ve sken
derin ada, sokratesin rencisi olan Kym eli Ephoros,
glerle balayp kendi dnem ine dek uzanan sreyi anlatt
ilk Y unan dnya tarihinin yazar ve eskian en ok bavuru
lan tarihilerinden biridir. B yk hatipler avukat, parlam enter
ve hiciv yazar karm insanlard, hem de en kusursuz rnekle
riyle. Bir hatip daim a ezberinden konuurdu (m etne bakarak
konum ak, Y unanllara gre salt ta kullanan bir mimari ya da
m zii nem sem eyen bir iir kadar im knszdr). A yrca bir
hatipten yalnzca gzel sz deil, bir de hypokrisis, yani eylem
beklenirdi, rnein gvdesini ve elbisesini, sesini ve m im ikleri
ni de konuturabilm eliydi. Belli bal hitabet tr vard: Si
yasi hitabet, adli hitabet ve tren hitabeti. A ristoteles bunlarn
birincisinin gelecekle, kincisinin gem ile, sonuncusunun da
imdiki zam anla ilgili olduunu syler. En iyi siyasi hatipleri
yetitiren ngilizler ile en iyi adli hatipleri yetitiren Franszlar
antikan hatiplerini rnek alm lardr. nc tarzn m odern
rnei, Fransz akadem isyenlerin vg nutuklar, anm a ko
num alar, len nutuklar ve zellikle de vaazlardr. A tina
m ahkem elerinde daval ya da davac kendi davasn kendisi
yrtrd, yani insanlardan ortalam a bir hitabet yeteneine sa
hip olm alar beklenirdi. B ir de logograflar vard, yani hitabet
yazarlar. B unlar, etkili bir savunm a m etni hazrlar ve bu m e
tinleri m terilerine retirlerdi, am a bunu yapm adan nce
m terinin karakterini, ufkunu ve ifade biim ini iyice zm se
m eleri gerekirdi: K om edya iiriyle akraba bir sanat. Logograflara yksek cretler denirdi. G nm z avukatlarnn her dava
y stlendii, bir davada savunduu gre, baka bir davada
kar kt ok dndrc bir durum da olsa, antikadaki
m eslektalar ii daha da ileri gtryor, bazen ayn davada
hem daval hem de davac iin savunm a m etinleri yazyorlard.
B u adli hitabetlerin bazlar tpk bizdeki ak m ektubu ve
kom plim an kitaplar gibi rnek hitabetler olarak yaym lanrd.
Sulam ay reddetm e, bu m m kn deilse kendini hakl kar
m aya alm a, bu da m m kn deilse, bilm eden yaplm
nem siz bir ey gibi gsterm e em as bugn de kullanlm akta

ATNA'NIN DN YA G N

283

dr; Panegyrikosun p rooem ium [giri ya da nsz], narratio


[anlat], argum entatio [ispat gsterm e], refutatio [yalanlama],
sim ile [karlatrm a] ve exem plum [rnek] eklindeki ana te
m alar, iise rencilerinin korkulu ryas zdeyilerde
(K hreia) yaam aya devam eder. H itabet el kitaplar olan
tekhnai'n in en nem li zellii, gln olabilecek ifadelerle ba
etm eyi retm ekti. B unlarn son kalnts, A lm an okullarnda
okutulan ve ancak geen yzyln sonunda m fredattan kart
lan Latince kom pozisyon dersidir; bu derste konum ak, hem de
dnm eden iyi konum ak retilirdi. A ntika hitabet sanat
nn bir ei de gazetedeki bam akaledir. Bam akalelerde ifade
konunun kendisinden nce vardr ve konunun ifadeye uydurul
mas gerekir. T ren hitabetinin klasik tem silcisi, zekice bir kur
gusu olan am a sslem elere kam ayan dzyaznn stad
sokratestir. N eredeyse yz y ana kadar yaam ve 338 yln
da, yaam aktan artk bkt iin yem ek yem eyi reddederek ha
yatna son verm itir. Siyaseti olarak daim a bir panheilenist ve
Pers dm an idi am a kurtarc uzlam ann balangta Atina,
sonra Dionysios, en sonunda da Phiiippos tarafndan salanm a
sn um ut etm itir. H ayallerinin gerekletii K haironeia sava
ndan ksa bir sre sonra intihar etm i olm as, artk hibir eyi
um ursam adn gsterir. Phiiippos, isabetli bir benzetm eyle,
sokratesin hitabetlerini seyirlik atletlerle, D em osthenesinkileri de askerlerle kyaslard. G erekte sokratesinkiler hitabet
deil, birer edebi rn ve siyasi brord (doutan ekingen
ve ksk sesli olduu iin kam unun huzuruna kmazd).
sokrates ilk byk gazeteci yazardr. Fakat en saygn yn,
yksek evrelerin ziyaretine akn akn geldii bir konum a us
tas olm asyd: O kulu ilk byk konservatuvardr. Zam annda
D em osthenes ve A iskhinesten, hatta kendisini hatiplerin filo
zofu diye adlandran P lato n dan bile daha byk bir ne sahip
ti. Siyasi hitabetin o iki ustasna gelince (adli hitabet alanndaki
en byk baar, em pati konusundaki ustalyla L ysiasa ait
tir): K iasisizm in siyah-beyaz bak a A isk h in esi Demosthen esin iftiralarna gre, D em osthenesi ise A tinal blgecilerin
rom antik geleneine gre yarglam , A iskhinesi gereinden
fazla km sem i, D em osthenesi ise gereinden fazla yceltmitir. G erekte ahlak dzeyleri aa be yukar aynyd:
H er ikisi de en iyisini istiyordu ve ikisi de ok drst deildi,

284

ANTK YUNANTN KLTR TARH

zaten o zam anlar A tin ada kim se drst deildi, daha dorusu
bir kii hari: Phokion. A risteides kadar drst olan, insanlar
en az Tim on kadar km seyen Phokion kendi isteiyle garip
bir m arjinal olm utur. A sla hizm eti tutm am , hediye almam,
umumi ham am lara gitm em itir; asla glm em i, alam am ,
konuurken ellerini kullanm am tr (bir Y unanl iin dnle
m eyecek bir sr zellik), prensip olarak btn bunlara kardr.
Konum asn alkladklarnda, Yanl bir ey mi syledim ?
diye sorar ve bir keresinde kehanet m erkezi, bir kii dnda b
tn AtinalIlarn hem fikir olduunu bildirdiinde, Bouna ara
mayn! O kii benim , der. H ellen ruhunun organik oyunculuu
en iddetli haliyle tam da bylesi ciddi kiilerde belli eder ken
disini. Bu sanatlar dnyasnda en soukkanl ileci bile renkli
bir kom edya kahram anna, erdem nkteye dnr.
AristipFilozoflar da zgn ahsiyetler arasnda yer alr. Zengin ve
pos haz dkn K yreneden geldii iin okuluna K yrene Okulu
denen A ristippos S okratesin rencisiydi, fakat srd yaam
hi de Sokratese deildi, zira dersleri fahi cretler karln
da veriyor ve baba oul D ionysioslarm him ayesi altnda olm a
nn btn nim etlerinden yararlanyordu. B aba Dionysios, filo
zoflar krallarn yanm a geldii halde, krallarn neden filozoflarn
yanm a gitm ediini sorduunda, A ristippos u yant vermi:
nk filozoflar neye ihtiyalar olduunu bilir am a krallar
bilm ez. Tem el retisi uydu: A lg bize iinde bulunduum uz
durum lar (jxdf>r|) hakknda bilgi verir, bu durum lara neden olan
eylere dair bir bilgi verm ez ( 7iE7tot|Kxa x Turr]), bu yz
den yalnzca durum lar bilinebilir ve pratik felsefe de yalnzca
onlarla uram aldr. Fakat yalnzca tane durum vardr: Haz
veren durum lar (jea), ac veren durum lar (ctkyEivd) ve haz ile
acnn olm ad ara durum lar (x p s a d ). Bu arasnda yal
nzca haz, hedone, ulalm aya deerdir. eyler hakkm daki fik
rim izin tekil zne iin bile geerli olm adn ileri srer am a bu
ar duyum culuk kendi kendinin kartna dnr ve gerekli
i tm den yadsr. A ristipposun hazcl iin de ayn ey sz
konusudur. O na gre en gerek ey bazdr, bunun dndaki her
ey nyargdr. A m a yalnzca var olan (7iapoo<x), bedensel
(G|iaxiKij) ve tekil h az gerek hazdr, nk gem iteki haz
artk yoktur, gelecekteki belirsizdir, tinsel olan ise hayalidir.
M utluluk dediim iz ey, haz anlarnn toplam dr yalnzca.

ATNA'NIN DN YA G N

285

Fakat gerek haz, yani yaam deerli klan yegne ey, ender
bir durum dur ve ok zor -a c veren durum lar snfna giren
zahm et (tvo) a racl y la- elde edilir. A ristippos bu nedenle
idrak yeteneine (<ppvr|0 t) ve koullara ayak uydurm asn
bilen bilgece bir keyiflilik ve yksek m orale (fh)px) sahip
olunm asn tavsiye eder, bu ise yine ntr olan nc durum a
yaklam ak dem ektir. B ylece hazclk, pratikte kendi kendi
siyle eliir.
K inikler (ya da K ynikler) Sokratesi diye bilinirdi. KinikAntisthenes, Sokratesin rencisi, D iogenes de A ntisthenesin 1er
rencisiydi. A ristippos h er eyi nasl hazza dayandnyorsa,
A ntisthenes de hibir eye ihtiya duym am aya (prjSevo
5eTo3a) dayandrrd. ok gem eden felsefesi kk bir tiyatro
gsterisine dnt. Srekli eski psk bir giysiyle, yani
Spartallarm caka satt trib n la dolard, giysisi yrtk prtk
olurdu, yle ki Sokrates, bu deliklerden senin kendini been
m iliin grlyor, dem iti. A yrca, iinde be para eya
snn bulunduu bir srt antas ve yurtsuzluu sim geleyen bir
asa tard. B ugn dilenci keilerin ya da gezici zanaatkriarm
A ntisthenesin alkanlklarn srdrdkleri kim senin aklnn
ucundan gem ez herhalde. K inikler, aa yukar halk vaaz,
ya da bir edebiyat rn biim indeyse sylei diye nitelendi
rebileceim iz d iatrib eTerin de m ucididir. B unlarda, gsterisiz
ve net cm leler sralanr, retorik sorular ve kastl itirazlar, po
pler rnek ve benzetm eler, vurucu nkte ve kelim e oyunlar,
kolay hatrlanabilen deyi ve akalardan yararlanlr, fakat dai
m a toplum u eletiren, kavgac, yar aka yar ciddi bir slup
(oaoDaoysotov) kullandrd. rnein, D iogenesin rencisi
olan ve ahlak dersleriyle evlerin iine kadar girdii iin ad
atkapya kan Thebaili K ratesin konum alar gerek birer
halk vaazyd. D iogenese gelince: O nun da m askara bir taraf
vard; bu zellii lm nden sonra haddinden fazla abartld,
nk her ey bir yana, gerek b ir bilgedir o. Kendisine,
ScDKpm pcuvpEvo, Sokratesin deli hali derlerdi, oysa
doru deildi bu, nk insan sarraflyla ve her trl gelenei
km sem esiyle gerek b ir Sokratesiydi; fakat dar kafal biri,
Sokratesin de tk olduunu dnebilir pekl. D iogenese
dnyadaki en gzel ey nedir diye sorulduunda, u cevab ve
rir: D obra dobra konum ak. D eniz korsanlar tarafndan esir

286

ANTK YUNAN'IN KLTR TARH

alnp satla kartldnda, H angi ie yararsn? sorusu ze


rine, nsanlar gtm eyi bilirim , dem iti - bu iki yant pekl
Sokrates de verebilirdi. G pegndz elinde m ealeyle insan
aram aya km as, bu kadar etkileyici bir biim de olm asa da,
tem elde S okratesin de yapt bir eydir. K orinthosta bir f
nn iinde yaam as ve suyunu tahta bir kaptan imesi, fakat bir
ocuun avcuyla su itiini grnce b u kab da frlatp atm a
s... K sacas bu ve buna benzer parodilerle kendi kendine ti
yatro oynam tr - tpk hayatnn son yllarnda T oistoyun da
kyl halkla oynam as gibi. D aha sonra A tin ada bu tr nans
lardan vazgeti. K iniklerin yaam tarznn tesindeydi. Atinal
zppelerin giyim i hakknda Bu sahtekrlk, tribon iin de bu
da ayr bir sahtekrlk, dem itir. Y zyln en z arif yosm asyla
olan ilikisinden daha nce de sz etm itik, zaten hibir konuda
Priten deildi. D iogenes bir lokantada drt ba m am ur bir
kahvalt ederken yoldan geen D em osthenesi ieri arr,
fakat D em osthenes edebinden tr bu teklifi geri evirince
yle der: U tanm ana gerek yok, efendin her gn buraya geli
yor. E fendiden kast d em o s'tur. D iogenes sadan soldan ald
borlarla yayordu. Zam an zam an heykellerden para dileniyor,
bir ey alam am a egzersizi yaptn sylyordu. Y ine de, yoz
lam bir burjuvadan baka bir ey olm ayan m odern bohem den
ok daha gururlu ve itendi, paray dn istem ez, geri talep
ederdi . Y aam biim i batan sona eski H ellenlerin antibanausos ilkesine greydi; onlardan tek fark, kom ik derecede
abartl olm asyd ve dnem e uygun olarak proleterlem esiydi.
Btn okula yansm olan gbek ad kyon [kpek], m uhtem e
len kpein arszl, saldrganl, otlakl ve sokakta geen
hayatm im a etm ek iindi. A m a o kendisini kendi yaratt
kosm opolites, yani dnya vatanda szcyle nitelendiriyor
du. skenderle karlam asna dair dnyaca nl ykye itiraz
edilm i, onun o srada K orinthosta bulunm ad sylenm itir.
Fakat ya tarihler kartrlyor ya da bu yk skenderi fyla
buluturm ak iin kasten uydurulm u olabilir, nitekim sken
derin filozofu A tin ada da ziyaret etm i olabilecei iieri sr
lr. Fakat skender o sralar henz B yk skender deildi,
dolaysyla bu olayn tarihi ne alnm olmal. Hem sonra
D iogenesin neler olacan nceden sezm i olm as, B eni me
zara yzst yatrn, nk zaten yaknda her ey tersine dne-

ATNA'NIN DNYA G N

287

cek, dem esinden bellidir. H er halkrda, btn dnyay alt eden


kahram an ile btn dnyay kendi altnda gren bilgenin kar
karya getirilm esinde derin bir sim gesellik yatar. Dnyay alt
eden bu iki kiinin ayn gn ldkleri efsanesi de bunu dorular.
K inizm in aristokrat kart, A tinal olan Sokratesi A ristok- dealar
les idi. B abasnn soyaacn Kral K odrosa, annesininkini ise
S olona dayandrr, geni alnndan tr P laton diye arlrd.
G erekten de onunkisinden daha geni bir alna bir daha rast
lanm am tr. Seksen yllk m rnn yars (4 2 7 den 387ye ka
dar) eitim ve gezginlik dnem iydi. O dnem de, m atem atik
eitim i ald K yreneye, gizli retilere bulat M sra ve
Pythagorasln srlarn rendii A a talyaya, son olarak
da Sicilyaya, D ionysiosun yanm a gitti. D aha sonra Akadem osa adanm g ym nasionda kendi okulunu kurdu. D ersleri
ni ksm en hitabet, ksm en de diyalog (biz buna sem iner al
m as deriz) biim inde verir, syssitia larda. rencilerinin top
lum la kaynam asn salard. O nun eserlerinde Platon m istik ve
rasyonalist, hem yapc bir air hem de ykc bir hicivci kim li
iyle ne kar. P lato n un izdii Sokrates portresi en az Tasso,
Teli, S baw un C aesar ve Ibsenin Ju lian kadar zgndr,
yani st anlam da da olsa gerektir. O ysa K senophonun Sokra
tesi en fazla bir fotoraftr, yani rasgele bir resim dir, stelik de
bir am atrn izdii bir resim . H ellenlerin plastik dehas, Pla
to n d a birlikte yepyeni bir alanda bir kez daha zgn bir dorua
ular. G enellikle dolaysz ya da dolayl b en anlatm ndan
teye geem eyen felsefe onun setii dram atik biim sayesinde
bir r ly ef kom pozisyonu kadar nesnellik kazanr. A ristotelesin
kayp diyaloglar daha farkl olm u olsa gerek, zira bu diyalog
larda kiilerin bireysellikten yoksun olduu ve A ristotelesin
syleinin idaresini hep elinde tuttuu sylenir. D em ek ki,
P laton un biem ini hi anlam am t, oysa bu biem i dhiyane
klan zellik, dncelerin ete ve kem ie brnm esidir. H om e
ros ve Pheidias gibi Platon da eserlerinin ardnda kaybolur.
P latonun idealari da adeta bir heykeltran tasarm dr.
H eykelde olduu gibi burada da grngler dnyasnn hakiki
gereklii, btn tekil rnekleri zet halinde ieren sonsuz
ilkm ekler biim inde belirir. de a (iSeTv) grm ek, szcnden
gelir, dolaysyla soyut deil, gzle grlen bir eyi tanmlar.
dealar, p a ra d eig m a ta 'dr, yani idealler ve m odeller; grng-

288

ANTK Y U N A N IN KLTR TARH

ler ise onlarn hom oiom atas. suretleri, portreleri ya da


m im em atasidir, yani taklitleri, kopyalardr ve tabii ilkrnee
benzedikleri oranda kusursuzdurlar. Platon idealarla neyi kas
tettiini nl m aara benzetm esiyle etkileyici ve net bir biim
de dile getirir: nsanlar bir yeralt m aarasnda zincire vurulm u
olan, ban bile km ldatam ayan tutsaklardr. A rkalarnda bir
k vardr; bu kla srtlar arasndan trl trl nesneler gelip
geer. T utsaklar ne ne nesneleri ne de kendilerini grebi
lirler, grebildikleri tek ey, bu nesnelerin m aara duvarna
yansyan glgeleridir. B tn doa idealarn yansm asndan iba
ret olduu iin Platon sanat ptpr|cn pptjoeco, yani taklidin
taklidi diye deersiz bulur. B u nedenle P laton sk sk sanat an
lay kt olm akla sulanm tr. A ksine, bu bak gndelik de
neyim i sanatsal bir eylem e dntren ve sanatn zirvesinden
bakan bir dnya grnn kabuldr, fakat ancak felsefenin
idare ettii bir dnya grnn kabul. Z ira P latonda birbi
rinden kesin olarak ayrlm iki dnya kar karya gelir: O lu
an ve asla var olm ayan bir dnya ile var olan ve asla olum a
yan bir dnya; cisim ler ve cisim siz biim ler (d o c b u a a e'Srj)
dnyas; usa dayanm ayan duyusal alglam a (diaArii) ve usla
kavram a (vr)o), ki bu sonuncusu m antksal bir soyutlam a
deil, sanatsal, igdsel bir sinopsistir. dealar, kavram lar gibi
tekil nesnelerin iinde deildir, tersine, idealar nesneleri ieri
yordun D oru bilgi ya da ideann kavranm as bir d gc m e
selesidir. B u konuda Kant, d gcnn hayalperest olm ak ye
rine, akln sk denetim i altnda ilem esi gerektiini syler. B u
nu arzulam ak, yani felsefe cokusu, P ythiannkine e bir l
gnlktr (p av a). A ntisthenes bir keresinde P latona, At gr
yorum , am a at ideasn grem iyorum , dediinde, Platon yle
karlk verir: nk sende yalnzca at grebilen bir gz var,
at ideasn grebilen gze henz sahip deilsin. P latona gre
gzel, dom adan nce grdm z ilkrnein, yitirilm i bir
cennetin ansdr, m utlu bir sezgi, zlem dir (epco) m utsuz bir
aktr. Fakat idealar dnyasnn doruunu iea to a y afto ,
iyi ideas oluturur. Bu, m aaradaki ktr ve tpk gne gi
bi, dnyevi eyleri hem grnr klan hem de besleyen neden
dir. Fakat zdek, bilinem eyen ve var olm ayandr; beden ise
ruhun m ezar ve zindandr; ruh m antksz elerini bedenle
olan balantsna borludur. Bu nedenle fiziksel olanda yalnz-

ATNA'NIN DNYA G N

ca bir gr, en fazla bir

s k t e

289

ufio, olas konum alar, var

dr. N ihayet her doru bilgi eski ve daha yksek bir yaam n
iim izde yeerttii idealar hatrlam ak anlam na geldii iin,
ruhun ezeli ve ebedi olduuna inanm ak gerekir. P lato n un hayli
garip bir lm szlk kant daha vardr: H er varln kendine
zg bir kt sonu vardr, rnein tahl kflenerek, odun r
yerek, dem ir de paslanarak yok olur; insan ruhunun kt sonu
ise adaletsizliktir. Fakat ruh adaletsizlikten zarar grecei yerde
daha da canllk kazand iin, belli ki ruh yok olamyordur.
Btn bunlar, dnyann gidiat ve dnyevi eylerin temelden
rk olduuna dair m uazzam bir ironi gibi geliyor kulaa. G er
ekten de Platon doay ktln evreni diye grr; ona gre
filozofun grevi, doadan kap kutsalla snmaktr. Pratie ve
gereklie dair btn sorulara syleyecei son sz onun u ifade
sidir: t a t c v vfpc7tcv rp a y p a a peydZrj o k a fy a G7iou5f],
insanlarn m eseleleri zerinde fazla durm aya dem ez.
D em osthenesle ayn dnem i (384-322) paylaan A ristote- lk Prolese, P lato n un devam , ayn zam anda da felsefedeki zt kutbu- fesr
dur dem ek, yalnzca zel ve dar anlam da m m kndr. A risto
teles P lato n u dinlem ek zere A tin aya geldiinde, Platon alt
m yandayd. retm enin rencisi hakknda syledikleri
bugne dek aktarlagelm itir ve bu szler, birer anekdot olsun
ya da olm asn, aralarndaki ilikiye adam akll k tutar. Sz
gelim i Platon A ristotelesi okulun m edar iftihar, oturduu
evi de okurun evi diye adlandrm (bunlar rencisini v
m ek iin sylem itir). H atta bir keresinde A ristotelesi, stn
itikten sonra annesini tekm eleyen bir taya benzetm i. te yan
dan, A ristoteles genlik yllar boyunca kendisini daim a Pla
to n un m ezi olarak grm olsa gerek, nk Piaton hayat
tayken kendi okulunu kurm ad gibi, o ldkten sonra artk
cazibesini yitirdi diye A tin ay derhal terk etm itir. A ncak on
iki yl sonra, skender fetihlerine balad zam an A tinaya geri
dnm ve on iki yl sreyle benzer bir dnya fethine girim i
tir: O zam anki bilginin tm alanlarn inanlm az derecede geni
olan beynine katm ve bu alanlar asrlarca rnek tekil edecek
bir ekilde ynetip gelitirm itir. skenderin lm nden sonra
A tinann bana M akedonya kart bir partinin gem esi zeri
ne, tanrtanm azlk suundan yarglanm asna ram ak kala A ti
n adan kam , hem en ertesi yl da lm tr. O ndan geriye ka-

290

ANTK YUNANTN KLTR TARH

lanlarn ou, yazarlk yetenei hakknda yeterince fikir ver


m eyen ders notlarndan ibarettir. E duard Schw artzn P latonu
aka yollu profesr diye nitelem esine karlk, A ristoteles ger
ekten de yleydi, hatta d grnyle bile: A ristoteles, ince
bacakl, gbekli, kel ve m iyop birisi diye ta rif edilir; ayrca
rencilerinin taklit ettii (tpk baz Platoncularn P latonun
kam bur duruunu ve gen D ionysiosun dalkavuklarnn onun
m iyopluunu taklit etm esi gibi) konum asnn peltek peltek
olduundan da sz edilir. B u esiz ahsiyetin bile sradan yn
leri var gibidir. ddiaya gre, gsterili giysilere ve leziz ye
m eklere kar zel bir zaaf varm ; scak zeytinyanda banyo
yapar, sonra da bu ya satarm ve daha neler neler. Elbette, bu
iddialarn bir ksm n abartl birer dedikodu olarak grm ek ge
rekir, zaten H ellasta dedikodunun bini bir parayd. A m a u da
bir gerek ki, ate olm ayan yerden dum an km az.
A ristotelesin m etafizii, tipik bir orta yol felsefesi,
P latoncu bir am pirizm dir. dealar hem ikinci dereceden birer
z (Senepav o a ta ) olarak grr hem de bam sz bir varolu
srdrdklerini reddeder. O na gre idea, kendinde (a )
szcnn eklenm esiyle ortaya kan gereksiz bir ikilem e, at
ideas tm atlardan soyutlanm kendinde a f tr. (au m ) ).
A ristotelese gre m utlak gereklik yalnzca tekil nesnelerde
sz konusudur; genel, kendi bam a v ar olam az, nk tzsel bir
ey deildir; z, eyann dnda m evcut deildir, nk onlarn
zdr; idealar, grnglerin nedeni olam az, nk itici gten
yoksundurlar. B unlar, m antksal ve fiziksel dzlem de geliti
rilm i b ir yn argm andr ve A ristoteles P lato n un idealarnn
asl m ahiyetini y a anlam am ya da anlam ak istem em itir. B u
rada Platonculuun deneybilim in verim li dzlklerine d
sz konusudur. A ristoteles zdek yorum unda da orta yolu izler.
P lato n un aksine, A ristotelese gre zdek artk pp ov, m utlak
var olm ayan, deil, Snvdps v, olanaa gre var olandr, po
tansiyel varlktr. zdein evepyria v, gerekte var olana, yani
gncel varla dnm esi, bir bakm a idea roln stlenm i
olan biim , eidos, araclyla olur ancak. B tn gereklikler
hem eidostur, nk biim lenm i olarak ortaya karlar, hem
de kendilerini biim lendiren ey bakm ndan hyle, yani zdektirler; szgelim i, kalas, aacn biim i ve evin zdeidir. H er tr

ATNA'NIN DNYA G N

293

szd. D akika, hele hele saniye ve salise gibi kavram lar bilinm i
yordu, dolaysyla tepkim e sresi ve benzeri llerle san bir
deney yaplm as im knszd. A ntikada bizim kinden apayr bir
zam an duygusu olduu ya da bizim kiyle kyaslandnda, za
man duygusunun olm ad dncesine alm ak gerekir. Bize
gre, asla bir ann alm ad, bir sarkacn tik tak etmedii,
kim senin saat tam ad ve saatin ka olduunu bilm edii kadransz bir dnya rktc bir bolukta yzyordur.
A ristotelesin klasik eserleri, hayvan anatom isi ve fizyoloji
si, devlet biim leri, iir ve edebiyat trlerinin karlatrm al
incelem esinden ibaretti. Btn bunlardan geriye kem ikleri ufa
lanan bir iskelet kalm tr yalnzca, hatta ou zam an bu bile
yoktur. A ristoteles pek ok bakm dan bilim sel olm am akla su
lanmtr, ya rencilerinin aptallnn ve idraksizliinin fatu
ras haksz yere kendisine karlm tr ya da eskiada bilin
meyen eyleri bilm esi beklenm itir. Scaklk ile soukluu ta
m am en m itolojik bir erevede kart ilkeler olarak yorum la
m as yeniaa kadar alam am tr oysa. B unun dnda, yaa
mn baka etm enlerden bam sz bir biim de anszn kendili
inden trediine inanyor, sineklerin ieklerin zerindeki
iyden, ahab delen kurtlarn ahaptan, barsak kurtlarnn da
barsaktan trediini sanyordu. Fakat onyedinci yzylda bile,
nde gelen doa aratrm aclar kurbaalarn am urdan, ylanbalklarnn nehir suyundan, fare yavrularnn da undan tredi
ini dnyorlard. K endiliinden trem e kuram , 186da
Pasteur ortaya kana kadar btn bilim dnyas tarafndan, bu
kadar ar bir biim de olm asa da, destekleniyordu. A ristote
lesin alad dier yanllar ya sadece ifade ynnden yanl
tr ya da gizli birer hakikat ierirler. rnein, dokunm a duyu
sunun yalnzca hayvanlarda bulunduunu syler, oysa srgn
veren ieklerin eitli ynlere bym esi, kklerin yn dei
tirm esi, etobur bitkiler ve daha nice olgular buna ters der.
A m a gene de bu sz derin bir bilgi ierir: G erekten de dokun
m a duyusu, daha yksek duyulan dourm u olan ilk duyudur.
K kn bitkinin st olduunu sylem esi, nce bo bir sko
lastik alegori gibi gelir kulaa, fakat m odern botanikte bitkinin
beyni kk ucudur, hem sonra A ristoteles bu laf ederken kafay
ve az da dnm olabilir. Bitkim si hayvanlara getirdii
tanm gnm zdeki tanm la pek rtm ese de, bu trn varl-

Aristotelesiliin
Bilano
su

292

ANTK YUNAN'IN KLTR TARH

slubunu kullanp arlat da ender deildir. slubuyla ilgili


yarglarda bulunurken, elim izde yalnzca rencilerine verdii
ve m uhtem elen b ir okur kitlesine ynelik olm ayan ders n o tlar
nn bulunduunu unutm am alyz. O ysa Cicero ve Q uintiiianus
gibi sz sahibi eletirm enler, tm kaybolm u olan erken d
nem yazlarndaki dilin younluk ve inceliini vm ekle bitire
m ezler. Sanrm A ristoteles bu ynyle K an ta benziyordu.
K ant da canl ve akc bir anlatm yeteneine fazlasyla sahip
olduu halde, dizgesel bayaptlarnda b u ynn kasten giz
lerdi. Y ine de A ristoteles, nasl ki estetik yarglarnda son dere
ce olgun ve ince bir duyarllk gze arpt halde sanat ruhu
n a sahip deilse, P latonun, dokunduu her eyi yeerten ve
insan ruhunun girinti ve kntlarn kar kar len dhiyane
d gcne sahip olm u olam az. A ristoteles byk bir koleksi
yoncu, eletirm en, organizatr, her eyden nce de -szcn
en genel an lam y la- bir d oa aratrm acsyd. Baarlarn ve
baarszlklarm yarglam adan nce, m odem bilim in hizm etin
deki aralardan yoksun olduunu hesaba katm ak gerekir. Eski
ada term om etre, barom etre, m ercek, drbn, deney tp,
hassas terazi olm am as bir yana, doru drst bir saat bile
yoktu. Alt len saati (gndoum undan le vaktine kadar),
alt ikindi saati (leden akam a kadar) ve on iki akam saati
hesaplanrd, yani bir saatin sresi her gn farkl bir uzunluk
tayd ve en ksa saat ile en uzun saat arasndaki fark bir saatin
neredeyse iki m isliydi. O ysa bizim dnence saatlerim iz hep
ayndr, ne var ki doal deillerdir. A ntikada zam an belirt
m ek iin genel kavram larla yetindirdi: Sabah, le, akam , ar
vakti ve ar bitim i gibi. G ne saati teden beri vard, kum
saati henz bilinm iyordu. D urum alarda, szcnn konum a
sresini belirleyen klepsydra, su saati, kullanlrd. B u saatin
yannda bir su bekisi (6 eq> Scop) dikilirdi; belgelerin ve iddi
alarn okunaca srada konum ac, kleye m la p s x Scap,
suyu durdur, diye seslenir ve saat durdurulurdu. D em ek ki,
kendisine bir saatlik konum a sresi tannan bir konum ac iin
bu sre haziranda neredeyse bir buuk saati bulurken, aralkta
krk be dakikay gem iyordu. A radaki fark dengelem ek iin
yl izelgeleri olm as gerekirdi am a byle bir ey yoktu. Bu
artlar altnda asla tam vaktinde buluulam yordu; okul, resmi
daire ve iyerlerinin askeri bir disiplin iinde olm as im kn

ATNA'NIN DNYA G N

293

szd. D akika, hele hele saniye ve salise gibi kavram lar bilinm i
yordu, dolaysyla tepkim e sresi ve benzeri llerle san bir
deney yaplm as im knszd. A ntikada bizim kinden apayr bir
zam an duygusu olduu ya da bizim kiyle kyaslandnda, za
man duygusunun olm ad dncesine alm ak gerekir. Bize
gre, asla bir ann alm ad, bir sarkacn tik tak etmedii,
kim senin saat tam ad ve saatin ka olduunu bilm edii kadransz bir dnya rktc bir bolukta yzyordur.
A ristotelesin klasik eserleri, hayvan anatom isi ve fizyoloji
si, devlet biim leri, iir ve edebiyat trlerinin karlatrm al
incelem esinden ibaretti. B tn bunlardan geriye kem ikleri ufa
lanan bir iskelet kalm tr yalnzca, hatta ou zam an bu bile
yoktur. A ristoteles pek ok bakm dan bilim sel olm am akla su
lanm tr, ya rencilerinin aptallnn ve idraksizliinin fatu
ras haksz yere kendisine karlm tr ya da eskiada bilin
m eyen eyleri bilmesi beklenm itir. Scaklk ile soukluu ta
m am en m itolojik bir erevede kart ilkeler olarak yorum la
mas yeniaa kadar alam am tr oysa. B unun dnda, yaa
mn baka etm enlerden bam sz bir biim de anszn kendili
inden trediine inanyor, sineklerin ieklerin zerindeki
iyden, ahab delen kurtlarn ahaptan, barsak kurtlarnn da
barsaktan trediini sanyordu. Fakat onyedinci yzylda bile,
nde gelen doa aratrm aclar kurbaalarn am urdan, ylanbalklarnn nehir suyundan, fare yavrularnn da undan tredi
ini dnyorlard. K endiliinden trem e kuram , 1860da
Pasteur ortaya kana kadar btn bilim dnyas tarafndan, bu
kadar ar bir biim de olm asa da, destekleniyordu. A ristote
lesin alad dier yanllar ya sadece ifade ynnden yanl
tr ya da gizli birer hakikat ierirler. rnein, dokunm a duyu
sunun yalnzca hayvanlarda bulunduunu syler, oysa srgn
veren ieklerin eitli ynlere bym esi, kklerin yn dei
tirm esi, etobur bitkiler ve daha nice olgular buna ters der.
A m a gene de bu sz derin bir bilgi ierir: G erekten de dokun
m a duyusu, daha yksek duyular dourm u olan ilk duyudur.
K kn bitkinin st olduunu sylem esi, nce bo bir sko
lastik alegori gibi gelir kulaa, fakat m odern botanikte bitkinin
beyni kk ucudur, hem sonra A ristoteles bu laf ederken kafay
ve az da dnm olabilir. B itkim si hayvanlara getirdii
tanm gnm zdeki tanm la pek rtm ese de, bu trn varl-

Aristotelesiliin
Bilano
su

294

Theophrastos
ve- Karakterer

ANTK Y U N A N IN KLTR TARH

n fark etm i olm as bile bal bana ince bir gzlem yetenei
nin kantdr. B tn kpekbalklarnn yavrularnn canl do
duunu ileri srerken de yalnzca bir slup hatas yapmtr,
fakat k e if hayret vericidir, nk harharyas gerekten de canl
yavrular dourur.
B tn bu anlatlanlardan sonra, alar boyunca A ristoteles
hakknda neden bu kadar ok eitli ve elikili yarglarda bu
lunulduuna am am ak gerek. A ristoteles ortaan en parlak
dnem inde praecursor Christi in rebs naturalibs [doa
konusunda sann ncs] diye kabul edilirdi ve retilerine
ynelik en ufak bir itiraz, kilise dogm alarndan ayrlm ak kadar
sapknlk addedilirdi. Fakat yenian gzleri alm felsefesi
ona srt evirdi Bacon, A ristotelesin O rganonunun yerine
kendisininkini, A ristoteles m antnn yerine deneyi, A ristoteles
deneyinin yerine m etodik deneyi koym u ve kendi grlerini
u szlerle zetlem itir: Sofizm in en byk rnei A ristote
le stir. D oabilim i diyalektikle yozlatrm tr o . K eza Giordano Bruno da A ristotelesin doa! dnceler bakm ndan ksr
olduunu, yalnzca bo la f ve kibir retm ek asndan verimli
bir d gcne sahip olduunu syler. H m anistler de Aristotelesilikten ziyade P latonculua eilim duyuyordu, hatta
L uther A ristotelese budala bile dem iti. B una karn Kant,
m antn A ristotelesten bu yana ne ilerlediini ne de geriledi
ini belirtm i, H egel ise yle dem itir: O, gelm i gem i en
zengin ve en derin bilim sel dehalardan biriydi, yle bir adam
ki, hibir a onun ayarnda birini yetitirem em itir. Oysa
Schopenhauer A ristotelesi m etafiziin byk lde kendisin
den nceki filozoflarn felsefeleri hakknda ileri geri konu
m aktan ibaret olduunu syler: Bu yzden onu okuyan birisi
sk sk yle dnr: Evet, ite im di geliyor; oysa hibir eyin
geldii yoktur. A quinolu T hom asn sistem i ve K atolikliin
halen daha geerli olan felsefesi znde A ristotelesidir.
A ristotelesin en nem li rencisi ve Peripatos O kulunun
A ristotelesten sonraki ba, hocasnn Theophrastos (tanrdilli)
acj,n) yerdii L esboslu Tyrtam os idi. H ayattayken rencilerin
ap n ettii, krallarn gklere kard dnyaca nl bir ahsiyetti. K endisi m etafiziki, etiki, fizyolog, fiziki, zoolog, bo
taniki, vakanvis ve corafyac, ayrca m ineroloji, bitki co
rafyas ve hayvan psikolojisi dallarnn kurucusudur. ok say-

ATNA'NIN DNYA G N

295

daki eserlerinden geriye pek az kalm tr; bunlarn arasnda,


otuz adet kk portreden oluan bir galeri vardr: K arakterler .
B u eser gnm ze dank ve eksik bir kopya halinde uiat
halde, dnya edebiyatnn en etkili m etinlerinden sayir. Yunan
ve Latin kom edyasndan tutunuz, H oratius ve E rasm ustan
L abruyeree kadar bu karakterlerin etkisinin izini srm ek
m m kn. L abruyere K a rakterleri evirm ekle kalm am , gn
delik olaylara eletirel yaklaan C aracteres adl eserinde taklit
de etm itir. L abruyerein bu eseri onyedinci yzyln en ok
okunan kitaplar arasnda yer alr ve u szlerle balar: Seyir
cinin bana dn verdiklerini ona geri veriyorum .
Theophrastos, A tina topium unun bir tipolojisini karm aya a
lm tr. K arakterlerin her birini ok sayda kk m ozaik ta
larndan derler. rnein, D alkavuk velinim etine yle der:
...fark n d a m sn, herkes sana nasl bakyor? Bu kentte senden
bakasna yaplm az b u ... ve buna benzer baka eyler syler
ken, bir yandan da karsndakinin harm anisinden iplik koparr;
souk bir aka yaptnda da gler ve sanki glm esini tutam yorm u gibi, harm anisiyle azn rter; birlikte edik alm aya
gittiklerinde, ayaklarnn edikten daha biim li olduunu sy
ler; ocuklarna elm a arm ut alp getirir, onun gz nnde verir
ve ocuklar soylu baba yavrucuklar diye okar. M em nuni
yetsiz yolda bir kese bulsa, hibir zam an bir hazine bulam a
dm ki! der. Satcya yalvara yakara ucuz bir kle alsa, bu
kadar ucuza salam bir ey aldysam aarm der. O lun ol
du diye m jdeleyene de m alnn yars gitti diye eklersen,
dorusunu sylem i olursun der. Bir dava kazansa ve btn
oylar topiasa biie, konum ay yazan birok hakl noktay atla
d diye sular. G steri B udalas kiralk evde oturduu halde,
durum u bilm eyenlere baba m iras olduunu, am a konuk ar
lam aya kk geldii iin satm ak istediini syler. Frsat
ham am da yalanrken klesine bozuk ya alm sn, evlat der
ve bakasnn yan kullanr. ocuklar hastalanp okula git
m edikleri zam an, hocann cretinden uygun bir m iktar keser.
Fiizm et eden kleler alm asn diye sofradaki yarm kalm turp
larn listesini karr. D ostlarndan biri evlenirken ya da kzn

* K arak terleri an la tan bu k sm n ev irisin d e y a ra rla n d m z k ay nak; T heoplrastos,


K a ra k te rler , Y u n a n ca d a n eviren: C an d a n en tu n a, D o st K itab ev i Y aynlar, 1998.
(e n.)

296

ANTK YUNANTN KLTR TARH

evlendirirken, arm aan gnderm em ek iin, dnden bir sre


nce yola gider. T heophrastos btn karakterleri kaba hatlaryla
deil, ince ayrntlarla iler. rnein, bir yn bo la f edip ko
nudan konuya geen G eveze ile herkesin szn kesen, her
eyi daha iyi bilen, ocuklarnn bile kendisine baba, bizimle
ene al da uykum uz gelsin dedii alene ve her trl
sylentiyi abartp byk bir ciddiyetle etrafa yayd halde
am a aram zda kalsn diyen Palavracy birbirinden ayrr.
R ahatszlk veren kiiler olarak unlar sralar: K urban ayinin
de, kasapta, tiyatroda, ham am da, ksacas her yerde utanm azca
kar salam aya alan A rsz; yem ek yerken, dksndaki
safrann nndeki orbadan daha koyu olduunu anlatan G r
gsz; baka grgszlklerin yan sra ham am da trk r
m a gibi alkanlklar da olan K yl; hep olm adk iler ya
pan, dne arldnda kadn m illetini ktleyen, birinin ii
varken karsna geip dert anlatan, uzun bir yolculuktan daha
yeni dnm olan birini gezintiye aran, insanlarn istem edi
i am a reddetm eye de ekindii ilerle canla bala uraan
M nasebetsiz. N am ussuzun Y ardaks daha ok D alka
v u k l a akrabadr. D ier karakterler unlardr: K oltuku, Bele
i, Pinti, Edepsiz, gzar, apal, K endini B eenm i, Batl
nanl, G vensiz, zentili, H asis, G steri Budalas, Kibirli,
K orkak, Oligari Y anls, G ekin, Fesat. Bir de ok tu h af ve
neredeyse bilm eceye benzeyen bir karakter vardr: sipov, yani
Sinsi. W ilhelm B inder bu szc, art niyetli m uzip ile kar
lar, fakat yalnzca Franszcadaki chicaneurle bir dereceye
kadar karlandn ekler. E iron, bilm iyorm u gibi yapan, d
ndnden farkl eyler syleyen, insanlarn akln kartr
m aktan zevk alan biridir. D m anlaryla dosta konuur, hak
knda kt konuanlar affeder ve fkeden kpren kim selerle
sakin sakin konuur. Y apt ilerin hibirini aklam az, bir
ey duyunca duym adn syler. yle konum akta stne
yoktur: nanm yorum , sanm yorum , arp kaldm karde,
sylediin ey baka trl oldu; aslnda bana syledikleri bun
lar deil; bu i bana ters geliyor, bunu bakasna anlat; sana m
inanm ayacam , ona m su bulacam , bilm iyorum . A slnda
epeyce karm ak bir karakterdir bu; artistik bir oyunculukla
sahte tavr taknan, kendisini gizleyen ve olduundan daha kt
gsteren biri. B u noktada insann aklna H am annn uyars ge-

ATNA'NIN DNYA G N

297

liyor: yiyi olabildiince ierde tutm al, kty de da vur


m al, bir de K ierkegaardnun u sz: B an a her eyi sorabi
lirsiniz, am a nedenlerini sorm ayn, hatta Ibsen in baz figrle
ri. Theophrastos karakter tasvirlerine ok dkn gibidir, rne
in evlilik kart bir fragm anda kadn gevezeliini neredeyse
dram atik bir biim de aktarr: F alanca kadnn giysisi benim
kinden ok daha gzel; dn kadnlar toplantsnda en altta
oturm ak zorunda kaldm ; bugn kom u k adna bakn ne kadar
tuhaft yle; hizm eti kzla ne konutun bakalm ; bana ardan
bir ey getirdin m i? T heophrastosun, phesiz baka eserle
rinde de yer alan bu tasvirleri ve elim izdeki ksa m etinden ok
daha zengin olm as gereken K arakterleri, rencilerinin nn
de nasl taklit ettiini gznzn nne getirin. Y unanistann
ilk niversitesinin rektr ve ordinarys byle eylerle ura
yordu ite.
T heophrastosunki Platoncu b ir ruhbilim dir. Platon at veTheophbtn dier eylerin idealaryla, T heophrastos ise rnein ar- rastosun
sizlik, sam alk ve ktlk idealaryla urar. F izik bilimi, bi * bilirer olgu olarak incelem ek zere m anyetizm i, arl ve e sn e k -1111
lii nasl ayr ayr ele alyorsa, T heophrastos da gerek yaam
da asla ar halde bulunm ayan kendini beenm ilik, arszlk,
kibirlilik ve fesatlk arazlarnn zelliklerini ayrtrr. D em ek
ki, sanatsal olm aktan ok bilim sel bir yntem dir bu, fakat sade
ce antik kom edya yazarlar deil (M enandros T heophrastosun
arkadayd), com m edia d e lia r te den balayp Holberg,
Sheridan, G ellert ve Ifflanddan tutunuz, vodvillerin gnlk
korolarna varncaya kadar sanat ve m odem yazarlarn ou
bu yntem i izlem itir. G erek sanatda btn, paralardan n
ce, karakterin vizyonu ise tek tek hatlardan nce var olm aldr
denebilir am a sanatta kural olm az. nk M oliere, Nestroy,
H ogarth ve D aum ier doldurulm u ablon tekniiyle ya da soyut
tiplem eleri birletiren m ozaik tekniiyle lm sz karakterler
yaratm lardr. M alade im aginaire hastalk ve kuruntudan,
Knieriem ise alkol ve astrolojiden baka bir ey deildir.
H ogarth, deien erdem ve ktlklerin resm ini izerken,
D aum ier, Tem m uz A ynn B ir K ahram an tem as zerine
em atik hiyeroglifler yaratr. S ihirbazn eli dediinde bir asa
K nieriem : N e stro y un L u m p a zi V a g n b u n d u s adl o y u n u n d a A y ya A yakkabc
karak teri, (e.n.)

298

ANTK S U N A N IN KLTR TARH

bile yeerebilir, bir dehann ellerinde duvar kd deseni dra


m atik bir sahneye dnebilir. T h eophrastosun baknn hangi
byl zirvelere ulatn A ndersen, ne kadar yavan ve sradan
olabileceini ise davurum cularn iirleri kantlar.
EudokPlaton akadem isinin en nem li m atem atikisi K nidoslu
sos E udoksostu; 4 0 dolaylarnda dom u olan E udoksosun ad
daha sonra E ndoksos (anl) eklinde deitirildi. Eratosthenes
onu tanrsal diye niteler. Platon m atem atii gklere karm ve
ders m fredatna koym utur, fakat bunu pratik nedenlerle deil,
aksine, m atem atiin ruhu tesadfe dayal som ut olann zerinde
ykseltm esi, duyusal olandan olm ayana gem esi ve saf biim
lerde dnm eye zorlam as nedeniyle yapm tr. Eudoksos ben
zerlik kuram n gelitirm i, P lato n un altn kesitle ilgili aratr
m alarn tam am lam , piram idin, taban ve ykseklii eit bir
prizm ann nc blm olduunu, ayn eyin koni ve silindir
iin de geerli olduunu gsterm i ve ilk stereom etri kitabn
yazm tr. A ncak eserlerinden geriye yalnzca az sayda frag
m an kalm tr. Knidosiu Eudoksos m kem m el bir astronom du.
Arakhne (rm cek) adm verdii yeni bir gne saati buldu ve
byk seyahatlerinden birinde, H eliopoliste bir rasathane kur
du. Sabit yldzlarn dnyann m erkezinde bulunan emerkezli
krelere bal olduu varsaym yla, gk cisim lerinin hareketini
Y unan bakn tatm in eden bir biim de aklad. O na gre ev
renin m erkezi dnyayd, fakat dnyann kendi ekseni etrafnda
dndn biliyordu. u sz, onun nasl birisi olduunu gs
terir: O nun bykln ve yapsn renm ek iin gnee
ulam ak istiyorum , Phaethon gibi yanm am gerekse de!
Apelles
A ntik ortaan sonuna doru, bilim in yan sra yalboya
ressam l da geliti; A ristotelesilik dnem inde de benzer bir
teknik vard. B urada sz edilen ey enkaustikedir, yani mum
boyann resim yaplacak zem inin zerine kzgn bir ubukla
yaklm as. A rtk kullanlm ayan bu yntem sayesinde yalboya
resim deki renkler bir daha solm am acasm a scak, parlak ve da
yankl olurdu. A ldobrandini D n bu resim ler hakknda
iyi bir fikir verir. D rdnc yzyla ait orijinal resm in A ugustus
dnem inde yaplm ve 1606da bulunm u bir kopyasdr bu
tablo. 1818 ylna kadar V illa A ldobrandinide kalm bu re
simde -a l zerine fresk renkleri k u llan lm - bir dn hazr
l anlatlr: O rtada utanp sklan gelin, gelini efkatle ikna

ATNA'NIN DNYA G N

299

etm eye alan A phrodite, onlarn yannda ateli ateli bakan


bir delikanl, yani dn tanrs H ym enaios, sada ark syle
yip adak sunan kzlar; solda gelinin nedim elerle birlikte banyo
yu hazrlayan annesi. A k kahverengi, koyu yeil, huz mavisi
ve ak leylak rengi tonlar arasnda nefis bir uyum vardr. Fr
ann kralnn A pelles olduu konusunda herkes hem fikirdi.
370 ylnda doan A pelles, Philippos ve skenderin saray res
samyd. zellikle de, skenderi sa elinde im ekle Zeus ola
rak tasvir ettii resim , olaanst etkisi ve elin korkutucu dere
cede doal olm as nedeniyle vg toplam tr. A t sren kral
resm i iin, bu resm e bakan her atn kinedii sylenir. Kos ada
sndaki A sklepios tapm a iin yapt, slak salarn eliyle
skarak yakam ozlu denizden kan A phrodite A nadyom ene
iirlere konu olm utu; gvdesinin alt ksm nn suda parldad
n grm ek insanlar iin ilgin ve pitoresk bir deneyim di; im
ekli skender resm i ise yansm a tem asn iliyordu. Bylesi
tem alar dnem e zgyd olaslkla. rnein, A pellesin snf
arkada Pausias, soluuyla atei canlandrm aya alan bir de
likanl izm iti; stadn rakibi A ntiphilosun bir resm inde, iki
ien kiinin yz kadehin cam ndan grlebiliyordu.
H eykel, o zam ana kadar uzak kald resm e yaklam aya Praksibalam t. Praksiteles heykellerini boyarken, en az kendisi ka- teles
dar nl olan N ik iastan yararlanyordu. G rne baklrsa,
elbiselerin zerine artk k geirm eyen b oya vurulm uyor, uuk tonlarla bezeniyordu; ten rengini elde etm ek iin zeytinya
ve sulu balm um u karm ince bir boya kullanlyordu; mineral
ve m etallerle gzler ve salar byk ustalkla canlandrlyordu.
Btn bunlarla bir yandan daha gl bir natralizm e, dier
yandan da yksek bir idealizm e, neredeyse dnyast bir parl
tya sahip zarif, uucu ve sihirli bir etkiye ulam olmallar,
am a ne yazk ki bu etkiyi kestirebilecek rneklerden yoksunuz,
nk gnm zde hi kim se b ir heykeli balm um u heykel m
zesindeki heykellere benzetm eden boyayam az. Y unan heykel
lerinden geriye kalan ham heykeller bile bize gre alacak
derecede kusursuzdur. Praksiteles m erm er heykelin etkisini
yedi kat artracan dnm eseydi H erm esini boyatr myd
hi? Y unanl sanatlarn, gerekletirm ek bir yana, tasavvur
etm ekte bile zorlandm z eyleri bildiklerini dnm ekten
baka bir ey gelm ez elim izden.

300

ANTK YUNAN'IN KLTR TARH

O lym pial H erm es heykeli byk bir Y unanl sanatnn


elinden km olup u ana dek bulunan tek orijinal eserdir. Bu
heykelin eskiada pek nl olm am asndan, P raksitelesin di
er alm alarnn kim bilir ne m uhteem olduunu tahmin
edebiliriz. G vde sanki nefes alr; tanr H erm esin yannda du
ran ve ondan bam sz ilenm i olan elbiseye insann dokunas
gelir; ehresi zeki olduu kadar hayat dolu bir insanilie sahip
tir. B urada g ahenkle, oraniar younlukla yle esiz bir bi
im de birlem itir ki, heykel her an kaidesinden frlayacakm
gibi durur. A pollon S auroktonos insani llere H erm esten
daha fazla yaklam tr (bu tanrya tapm ann im knsz olduu
nu sylem ekte haklydlar): artc derecede kadns, fakat
asla bir ecinselin gzyle baklm am , m odaya uygun bir sa
kesimi olan k ve z a rif bir delikanl. Hi kukusuz,
Praksitelesin en usta olduu alan kadn heykeliydi. Plinius,
K nidoslu A phrodite heykelinin yalnzca stadn deil, vaktiyle
dnyadaki btn heykellerin en nls olduunu syler.
B ithynia kral N ikom edes K nidoslulara, bu heykeli kendisine
verirlerse btn devlet borlarn sileceini sylediinde,
K nidoslular bunu reddetm ilerdi; hatta delikanlnn biri bu hey
kele duyduu ak yznden helak olm utu. Heykelin zayf
kopyasnda bile saflk ile albeni, asalet ile itenlik arasndaki
esiz uyum u sezm ek m m kn. B u tanrann gzlerinde antikan ve ve bitirem edii ey, gzlere tarifsiz bir hlya, bilm ecem si bir gizem katan nem li parlt (ypv) idi. Praksite
lesin en iyi eserim dedii Eros heykeli hakknda, tatl hl
yalara dalm yz ifadesini gren herkesi tu h a f bir biim de b
yledii sylenir; zlem i ve rtk bir hazcl im leyen bu sz
gn bak skenderde de varm . Sanrm , o aa zg bir ba
kt bu.
Praksitelesin hatras T anagra figrlerinde, yani terrakottalarnda da yaam aya devam eder - en gzelleri B oiotiadaki Ta
nagra kentinde bulunduu iin onlara bu ad verilm itir. Bu sz
ck, 1871-73 iktisadi geliim yllarnda yaplan zevksiz kopya
lar ve kaba taklitler yznden neredeyse bir hakarete dnt,
fakat orijinal eserler irin grnleri ve ilham doiu canllkla
ryla, onsekizinci yzyln porselenleri ayarndayd. M ezar e
yas, kadnlarn odalarn ssleyen aksesuarlar ve ocuk oyun
ca olarak seri halde retilen eserler bile, kvrak biim leri, has-

ATNA'NIN DNYA G N

301

sas renk seim leri ve Y unanllarn gndelik yaam ndan en


m iniature sahnelerle artcdr. D rdnc yzyla ait vazolar
da incelip genileyen gvdeleri, kulplarnn zarafeti ve m inr
akortlaryla yine P raksitelesi anm satrlar. O nun el sanatlarn
bu kadar etkileyebilm i olm as bouna deildir, nk
D iogenes ile A ristippos, hatta A ristoteles ile P hilipposta nasl
gndelik bir yan varsa, P rak sitelesin sanat da yleydi ve ro
koko hatlara sahipti. Praksiteles eylerin yalnzca yzeyini ve
rir, fakat bu yzeyin altndaki her eyi sezdirirdi. Bu noktada,
Y unanllar iin O nlar derin olduklar iin yzeyseldiler, di
yen N ietzsch eyi ve yaam , renkli bir yansdadr diyen
Faustu hatrlam adan edem eyiz. M ozart gibi Praksiteles de bir
sonszdr ve nasl ki eserin gc zam an zam an sonszde topla
nyorsa, Praksiteles de sonbahardaki hznl vedann ve son
haatn tatllyla dolu esiz zenginlikte bir final bestelem itir.
P heidiasla M yron gibi, P raksitelesin ei de Skopastr.
Praksitelese hem akraba hem de onun tam tersidir. O nun sanat
da bir sondur, stelik ift anlam da. A ncak, Praksiteles her eyi
gmi bir uyum da birletirirken, S kopasn alm alarna kkrtc bir pathos, kvlcm lar akan bir esrim e ve vahi bir
uyum suzluk hkim dir. O nda yaratc d eca dencem iki biimi
sz konusudur. O nun sanat D ionysosayd, kaosun fkeli
ztyd, Praksitelesteki yum uak cokunun tersine, sarsc
bir lm kalm savayd. Bizim iin artk karanlk ve titrek bir
glgeden baka bir ey olm ayan S kopasa kyasla Lysippos
hakknda daha fazla bilgiye sahibiz. Lysippos, K orinthosa drt
saatlik m esafedeki Sikyondan geliyordu. O ndokuzuncu yz
ylda M nih, D sseld o rf ve D arm stad f n olduu gibi, Sikyon
da uzun sre bir sanat okulunun m erkeziydi. retici unsurlar
L ysipposun eserlerinde hep vard. Sikyonlu Polykleitos gibi o
da bir asrdan daha uzun sre klasik diye tabir edilm i olan
orant yasalarnn (kanon) y aratcsyd. D rdnc yzyln ikinci yarsna batan aa hkim olm u, uzun bir m r srm
ve skender henz bir ocukken, onun bronzdan - stad n en
ok tercih ettii m a lzem e- bir portresini yapm tr; skender
baka kim seye bronz heykelini yaptrm am tr. skenderi ile
dii en nl heykel olan M zrakl skenderde, kral boa enseli, aslan yeleli ve hayat dolu bir azla tasvir edilm i, bakla
r ufukta kaybolm utu. teki skender heykellerinin de hlyal

Skopas
he
Lysippos

302

ANTK YUNAN'IN KLTR TARH

gzleri olduu sylenir. B u yalnzca L ysipposun tarz deil,


skenderin de bir zellii o lsa gerek. G eri Y unanl sanatla
rn hepsi alkand, fakat en retkenleri Lysippos idi. B in be
yz adet alm as olduu sylenir, ancak bunlarn sadece bir
ksm ya z a y f kopyalar halinde gnm ze ulam tr ya da
L ysipposun elinden ktklar phelidir. E n karakteristik eseri,
Polykleitosunkiyle aka rekabet eden A poksyom enostur
[Kaa Tutan A tlet], B u eseri tanm yoruz, fakat D oryphorosla yaplacak bir kyaslam a bile aradaki tezad ve gelimeyi
kestirm ek iin yeterlidir. Polykleitosta her ey heybetli, keli
ve keskin hatldr, L ysipposta ise esnek ve yuvarlaktr, yum u
ak bir akcla sahiptir; birinde her ey ar ve girifttir, die
rinde uucu ve inceltilm itir. L ysipposun kanonuna gre kafa
gvdeye oranla kk, bacaklarsa uzun tutulur. A yrca bacak
lar, bal bana dhiyane olan tm arln bacaa yklenm e
si ile arln bacaa ksm en yklenm esi ilkelerine uyarlanm am tr, tersine, olanca canllyla ty m isali szlyor
gibidirler. D oryphoros durgundur ve kabartm a bir bak var
dr, oysa A poksyom enos dinam iktir ve derin bakldr, n
k sa kolunu, heykele bakan kiiye doru uzatr. Polykleito sun bak asnn Parm enidesi olduunu sylem itik: H er
devinim yalnzca grntdr; fakat Lysippos tam da bu grn
ty uucu esizlii iinde bronzdan yaratm aya alm tr.
A ristipposa bir dnce: Y alnzca an hakldr.
Efekt
L ysipposa ya da en azndan onun okuluna dayandrabileceSanat im iz kopyalara baktm zda, fiziksel yorgunlua zel bir ilgi
duyulduunu grrz: Poseidon, bitkin bir halde atalna yasla
nr, H erm es dinlenir, H erakles tam am en tkenm itir. Bir bak
m a Praksitelesi b ir dinginliktir bu. Zam an duygusunun daha
gl bir unsuru da kar kutuptu: Skopas cokunluun abar
tlm as. N asl ki sokratesilerde vakanvislik, G orgiaslarda
felsefe, E uripidesilerde tragedya asl am atr, Sikyon ve A tina
okullarnda da am a retorik, dekorasyon, afekt [duygulanma]
ve efekttir [etki]. Stun balklarnda akanthos motifini natralizm e kaacak ekilde kullanan K orinthos stununun hkm
ranl d a belirleyicidir. E skiada ifal bitki, gnm zde ise
ss bitkisi olarak kullanlan hakiki ya da yum uak yaprakl
kenger, acanthus m ollis, derinlere gizlenm i parlak yeil dikenli
yapraklarn kk ve narin saplarda sraland gsterili bir

ATNA'NIN DN YA G N

303

bitkidir. Bu tu h a f dili kalabalk yapraklarn cm erte kullanl


mas, stun balna cakal, lks ve sefih bir hava katar, fakat
geieneksel form lara kyasla biraz da yapm ack, kkrtc ve
ar grkem li bir hava verir. B urada dile gelen ey,
A ristipposu hazclktr. onya stununun D or stunu yannda
kadns olduunu sylem itik. K orinthos stununda ise hetaira
havas vardr. H em en her yerde bol m iktarda sarm ak motifleri
ve iddial sslem eler kullanlr. Eski M eandros m otifi geri
dnm tr, am a artk incecik ilenm ekte ve A m o s von Salisin
gzel ifadesiyle, bitm ek bilm eyen kvrm lara dalp kendinden
gem ektedir. 350 senesi civarnda yzyl en iyi tem sil eden ve
dnyann yedi harikalarndan biri olan bir yap ina edilir:
H aiikarnassos A ntm ezar (M ausoleion). D evasa bir dikdrt
gen kaidenin zerinde, at yerine ok basam ak bir piram it
tayan stunl bir onya avlusu ykselir, bunun zerinde de
Krai M ausolos ile dul ei A rtem isiay tayan drt atl bir araba
yer alr. A ntlarn en grkem lisini yaptran ite bu kadnd. B u
nunla beraber, bu antn hem iktisadi geliim yllarna hem de
A m erikanizm e zg bir yan olsa gerek. Y apnn her tarafn
gz kam atrc frizler sslyordu. K alntlarnda hl gze ar
pan cokulu hareket, dnem in slubuydu. Ayn slup baka
alanlarda da gze arpar, rnein dram atik devinim ler douran,
rpnp uuan, bulutlanp kabaran giysiler de bu tarzdadr ve
zam an zam an barok heykelleri andrrlar. Eskiden bakire kzlar
delikanl gibiyken, bu kez delikanllar gen kzlar gibidir. Her
tarafndan kuvvet fkran kahram anlar da yoktur artk: Ares
biie gevem itir ve hznldr, H einrich B runnun deyiiyle,
k tem endir. Erkeksi kadnlar da yoktur: A m azonlar bile
yum uak huylu gen kzlara dnm tr, yanna yaklalm az
sert bakireler deildirler. A thena bile koketlem itir. Vahice
iftlem e yoktur: S atyrler bile edepli edepli kur yapyordur
artk. Zeus heykeli -b a n R om a dnem inde yaplm iyi bir
kopyas, onsekizinci yzyln sonunda R om ann kuzeydou
sundaki bir tara kenti olan O trico de b u lu n d u - drdnc
yzyln ikinci yarsnda yaam , ad san bilinm eyen bir usta
nn elinden km a devasa bir m erm er klt heykeliydi. Bu hey
kel tam tam na H om erosun batanrsdr: Soylu, lml, kudretli
ve teseili doiu. zellikle de aslan yelesi ve lle sakallarnn
iilii grkem lidir. P heid iasn Zeus heykeliyle kyaslad

304

Dnya
Gn
nn
Sonu

ANTK YUNANTN KLTR TARH

m zda, bu Zeus daha teatral, am a daha yum uak ve daha scak,


daha insani ve duygusal bir etkiye sahiptir. ok vlm , ok
svlm B elvedere A pollonu, canl, neredeyse uucu devi
nim i, gne tanrsnn ateli ve sa f ehresiyle dal gibi bir deli
kanldr; zengin, bam sz bir ss gibi ilenm i salar, zarif
kollar ve bacaklar, m odaya uygun gzel sa kesimi ve olaa
nst etkili, am a etkisinin de fazlaca farknda olan pozuyla bir
bakm a m arur bir zevkperesti artrr. B urada Praksitelesin
yum uak parlts iyice satenlem itir. T am drt nesil, W inckelmann, H erder ve G oethe nclnde bu heykelin etkisinde
kaldktan sonra, ondokuzuncu yzyl dnm ne doru sanat
eletirm enleri evresinde bu heykele bir terzi kuklas diye srt
evirm ek m arifet saylr olm utu. Elbette haksz bir eletiriydi
bu, nk en st dzeyde bir kaligrafi, teknik doyum denen bir
ey vardr, ite sanat orada artk yalnzca gzellii dile getirir.
H angi alana bakarsak bakalm , ortak paydann doym uluk
ve ar olgunluk olduunu grrz. H er yerde akam gneinin
yorgun hzn vardr: En arpc antm ezarlarn bu yzylda
ortaya km olmas te sa d f deildir. Y unanllk, dnyann
yazgs olm ak, kendi halknn ruhunu insanln ruhuna dn
trm ek, lm szlem ek uruna lm ek iin yola koyulm utu:
Tanrlarn katna alnsn diye kendini atee atan Em pedokiesin
gereidir bu. skender dnyay fethetm ekle, H ellas tarihin
sunanda kurban etm itir. A dn skenderden alan skenderiye
dnem inde tarihi nem ini oktan yitirm i olan Y unan halk
yce bir im ge olarak dnyevi gkte bir bur gibi parldam aya
devam eder.

D izin

A gatharkhos, 207;
A gathon, 209-210.
A gis, S p a rta k ral 192.
A g o ra k rito s, 111.
A iskhines, 235, 268, 283.
A iskhylos, 39, 62, 70, 111, 210,
217, 219-220, 229, 248-249,
253.
A isopos, 42, 127.
A kesas, 116.
A iarich, V izigol kral 76.
A lkaios, 63, 101, 124, 125.
A lkibiades, 41, 109, 184, 191,
253, 2 5 6 -2 5 7 .
A lkm aion, 142.
A lkm an, 123.
A lyattes, L idya kral 9 1 ,1 0 5 .
A m asis, M sr kral 105.
A m brosius, 58.
A nakreon, 113, 122, 126.
A naksagoras, 187, 226, 228,
246.

212251,

235,

243,

A nak sim an d ro s, 130-132, 141, 143,


226.
A n ak sim en es, 132, 141.
A n cu s M arcius, R om a'nn 4. kral
147.
A ndersen, H ans C hristian 71, 177,
298.
A n q u etil D uperron, A braham 157.
A n tenor, 118.
Antipatros, Philipposun komutan 268.
A ntiphilos, 299.
A n tiphon, 188, 233, 243.
A ntisthenes, 285, 288.
A pelles, 217, 267, 279, 299.
A polSodoros, 1 8 5 ,2 5 4 .
A ristarkhos, Sam othrakeli 66.
A rk esileas, II. 9 0 , 115.
A risteides, 55, 111, 166, 284.
A ristippos, 279, 284-285, 301.
A ristokles, bkz. Platon
A ristophanes. 30, 63, 78, 186, 195,
2 3 5 ,2 4 3 ,2 5 0 ,2 5 2 -2 5 3 .

306

ANTK Y U N A N IN KLTR TARH

A ristoteles, 13, 29, 98-99, 106-107,


111, 123, 130, 137, 182, 200, 210,
217, 226, 228-229, 238, 242, 244,
251, 254, 267, 271, 273, 275, 281,
2 8 7 ,2 8 9 -2 9 1 ,2 9 3 -2 9 4 ,3 0 1 .
A rkhelaos, filo zo f 228.
A rkhelaos, M ak ed o n y a kral 267.
A rkhilokhos, 65, 113, 123, 139, 244.
A rkhim edes, 32.
A rianos, 42, 229.
A rtakserkses, 161, 1 7 9 ,2 5 9 -2 6 0 .
A rtem isia, 303.
A spasia, 187.
A spasia, K k 279.
A to ssa, 161.
d A u b ig n ac, F ran o is H ed efin 66.
A ugustinus, 58.
A ugustus, 128, 143, 151, 271, 298.
B ach, Johan S eb astian 249.
B acon, Francis 238, 294.
B eethoven, L udw ig van 49, 217.
B eloch, K ari Julius 268.
B erkeley, G eorge 241,
B em ay s, Jaco b 210.
B erve, H elm ut 272.
B erzelius, Jaco b 239.
B inder, W ilh elm 296.
B ism arck, O tto von 101, 189, 253,
270.
B lass, Friedrich 62.
B oolh, Jo h n W ilkes 270.
B oscovich, R oger J o se f 239.
B yle, R oberl 240,
B cklin, A m o ld 175.
B reysig, K urt 85.
B runn, H ein rich 114, 205, 303.
B runo, G iordano 294.
B rutus L ucius lunius, 148.
B ru tu s M arcu s lu n iu s, 270:
B uckle, H en ry Tfom as 14-15.
B ud d h a 137.
Burckhardt, Jakob 5 2 ,7 7 , 8 1 ,8 9 ,1 9 9 .
B utades, 114.
B yron, Lord G eorge 109.
C aesar, 20, 1 5 1 -1 5 2 ,2 7 1 ,2 8 7 .
C alderon d e la B arca, Pedro 68, 251.
C aligula, 20, 105.
C artesius, bkz. D escartes
C assius, 270.
C ato, Y al 1 4 4 ,1 5 6 ,2 6 4 .

C atullus, 123, 149.


C auer, Paul 59.
C ellarius, C hristoph 84.
C hlodw ig, F ran k kral 84.
C icero, 7 8 , 151-152, 154, 242, 292.
C in cin n atu s, R o m a diktatr 263.
C laudius Pulcher, R om a konsl 151.
Clausevvitz, Kari v on 166.
C lem ens, skenderiyeli 157
C loelia, 263.
C ollatinus, 148.
C o riolanus, 152, 263.
C rom w ell, O liv e r 104.
C urtius, E m si 58, 87.
D acq u e, E d g a r 131, 132.
D aidalos, 116.
D alton, Jo h n 239.
D ante, 4 5 ,4 9 .
D areios I., 160.
D areios II., 259.
D arw in, C harles 132.
D aum ier, H onore 253, 297.
D einokrates, 274.
D elbrck, H ans 167.
D em ades 187.
D em etrios Poliorkhetes, M akedonya
kral 20.
D em okritos, 4 9 , 77, 238, 240, 241,
242, 243.
D em o sth en es, 202, 269, 278, 283,
286, 289.
D escartes, R ene 137, 220, 239-240.
D eussen, Paul 227.
D iodoros, 274.
D iogenes, 29, 201, 279, 285, 301.
D io n K hrysostom os, 222.
D ionysos I., Syrakusaili 259, 271,
301.
D ionysos II., Syrakusaili 280.
D ionysos, H alikam assoslu 143.
D ostoyevski, F e d o r 49, 237.
D rakon, 93.
D roysen, Jo h an n G ustav 178, 267.
E ck h ard t, U sta 60.
E lgin, Lord T hom as 206.
E m erso n , R alph W aldo 132.
E m p ed o k les, 225, 228, 304.
E p am ein o n d as, devlet adam ve
Thebai k o m utan 111, 261-262,
2 6 7 ,2 6 9 .

d iz i n

E phoros, 282.
E pikharm o s, 63, 128, 244.
E pktet, 63.
E pikuros, 29, 96, 238, 242.
Erasm us, R otterdam l 6 1 ,2 9 5 .
E ratosthenes, 90, 298.
Eubulides, M iletoslu 138.
E udem os, 134.
E udoksos (E ndoksos), 298.
E upolis, 253.
E uripides, 101, 176, 183, 208, 210,
220, 232, 237, 244, 248-251, 253,
255-256, 258, 267, 277.
E uthydem os, sofist 233.
Fallm erayer, Jak o b P hilipp 87.
Faraday, M ichael 239.
Favorinus, 244.
Fechner, G ustav T h eo d o r 138.
F euerbach, L udw ig 14, 135.
Fischer, T h eo b ald 16.
F laubert, G u stav e 248.
F riedrieh, B yk 24, 62, 66, 101,
190 ,2 6 9 .
Furtw ngler, A d o lf 221.
G ad, U rban 48.
G alilei, G alileo 134, 240.
G ardiner, Step h en 61.
G arrick, D avid 217.
G assendi, Pierre 238.
G atterer, Jo h an n C hristoph 84.
Gellert, Clristian Frchtegott 128,297.
G elon, Syrakusaili 167-168.
G luck, C hristoph W illibald 249
G oethe, Jo h an n W o lfgang v o n 15,
45, 49, 67, 68, 126, I2S, 173, 184,
206, 210, 212, 216, 222, 229, 304.
G ogol, N ikolai 278.
G orgias, 228-231, 234.
G rillparzer, F ran z 125, 173.
G rote, G eorge 49, 233.
G ustav, II. A d o lf 267.
G utenberg, Jo h an n 246.
G yges, 91.
H ackel, E m st 226.
H adrianus, 118.
H am ann, Jo h an n G eo rg 296.
H arm odios 106, 118-119.
H egel, G eo rg W ilhe!m Friedrieh 49,
86, 129, 137, 140, 1 5 3 ,2 3 3 ,2 9 4 .

H ehn, V ik to r 44-45.
H eine, H ein rich 254.
H ekataios, M iletoslu 39, 63, 139,
143, 164.
H elikon, 20, 116.
H ep h aistio n , 273-274.
H erakleitos, 49, 63, 128, 133, 1391 4 1 ,2 2 8 ,2 7 1 .
H erder, Jo h an n G ottfried 215, 304.
H erm ip p o s, 149.
H erodotos, 39, 53, 63, 66, 157, 160,
.163, 1 6 6 ,2 1 3 ,2 1 8 -2 1 9 , 2 2 9 ,2 7 1 .
H erondas. 176, 244.
H erostratos, 270.
H esiodos, 37, 4 2 , 50, 52-53, 63, 66,
72-73, 75, 8 7 ,9 2 , 112, 135, 139.
H ieron, S yrakusaili 213.
H ipparkhos, 106, 118.
H ip p ias, 106, 164, 231.
H ippias, Elisli, sofist 231.
H ip p o d am o s, M iletoslu 179, 280.
H ippokrates, K oslu 13, 25, 63, 243,
244, 256.
H ipponaks, E phesoslu 39, 126.
H obbes, T hom as 246.
H ogarth, W illiam 297,
H olberg, L udvig 297.
H om eros, 18, 25, 27, 30-31, 37, 4041, 44 -4 5 , 4 7 . 53, 56, 63-64, 66,
68, 69 -7 3 , 75, 79, 82-83, 85, 97,
102. 123, 135, 139, 143, 200, 202,
204, 211, 213, 218, 222, 251, 266,
278, 2 8 7 ,3 0 3 .
H oratius, 1 2 3 ,2 1 5 , 295.
H oratius C ocles, 263.
H lderlin, F riedrieh 215, 225.
H rbiger, H anns 130.
H um boldt, W ilhelm von 215.
H ypereides, 279.
H ystaspes, I. D areios'un babas 160.
Ibsen, 175. 208, 212, 214, 220, 2492 5 1 ,2 8 7 ,2 9 7 .
Iffland, A ugust VVillheim 4 9 , 297.
on 63, 209,
Iulius Nepos, son R om a imparatoru 84.
bykos, 112.
skender, B yk 73, 86, 111, 118,
177, 194, 215, 258, 260, 266, 268276, 279, 281-282, 286, 289, 299301. 304.

307

308

ANTK YUNAIN/YN KLTR TARH

sokrates, 145, 203, 229, 268, 277278, 282.


Jger, W ilh eim 109.
Jean Paul, 186.
K allias, 96, 1 8 5 ,2 5 3 .
K ailim akhos, 90, 128.
K allisthenes, 271.
K ant, Im m an u el 13, 22, 102, 109,
1 3 8 ,2 4 1 ,2 8 8 ,2 9 2 , 294,
K eller, G ottfried 68, 152.
K ierkegaard, S ren 297.
K im on, K ieonaili 116.
K im on. 179-180.
K learkhos, 259.
K leist, H einrich von 102.
K leisthenes, Sikyolu 104.
K leisthenes. A tinal d e v let adam
107.
K leisthenes 1,, Sp arta kral 187,
K leon, 186, 1 9 0 ,2 0 8 .
K leophon, 192.
K onstantin, B yk 84.
K otzebue, A u g u st von 49.
K oster, A d o lf 169.
K rates, 285.
K ratinos, 62, 253.
K ratylos, 140.
K raus, K ari 254.
K ritias, 209, 232, 235, 256.
K ritios, 118.
K roisos, L idya kral 9 1 ,9 5 ,1 6 4 .
K senophanes, 110, 135-136, 139,
141.
K senophon, 38, 41, 98-99, 163, 193,
194, 232, 235, 256, 260-261, 268,
287.
K serkses, 34, 85, 118, 166, 168, 213,
260.
Kyros, B y k 92, 2 59-260
K yros, K k, 279.
Labruyere, Jean de 295.
L achm ann, K ari 67.
L afontaine, Jean d e 128.
Lais, 279.
Lam arck, Jean 132.
Lam otte, A ntoin H o u d art d e 128.
Lam precht, K ari 85.
Lange, Friedrich A lbert 113.
L aplace, Pierre Sim on d e 132.

Laube, H einrich 174.


Leo, H ein rich 85, 167.
L eo n ard o d a V inci 222.
L eo n id as, 29, 167.
L essing, G o tth o ld E p h raim 113, 127
128,'210.
L ieb reich , O sk a r 35.
L ivius, 149.
L ocke, Jo h n 240.
LucrcUu. 148, 263.
L ouis, X IV . 223, 268.
L ukianos, 70, 77, 254.
L uther, M artin 128, 294.
L ykurgos, 93, 100-111.
L ysandros, 192, 232, 256-257.
L ysias, 1 8 8 ,2 7 7 , 283.
L ysippos, 36, 8 6 ,2 7 3 , 301-302.
M achiavelli, N iccolo 234, 248.
M aeterb n ck , M aurice 214.
M ardonios, 168.
M artialis, 222.
M ausolos, 303.
M em n o n , R odoslu, skenderin k o
m utan 274.
M enandros, 244, 279, 297.
M en en iu s A grippa, 263.
M ich elan g elo B uonarroti 49.
M iltiades, A tinal kom utan 109, 164165, 179.
M im n em o s, 124.
M inos, 84, 111, 144.
M oliere, 68, 297.
M o m m sen , T h eo d o r 87, 264.
M ozart, W o lfg an g A m adeus 86, 217,
301.
M u ciu s Scaevola, 152,263.
M usa, 20, 74, 126, 157, 194.
M ussolini, B enito 271.
M ller, Jo h an n es von 24.
M yron, 2 2 1 ,2 2 3 ,2 2 4 , 301.
N ap o ly o n , I. 104, 261.
N apolyon, III. 104, 190-191.
N ekao, firavun 163.
N ero, 20. 234.
N esiotes, 118.
N estroy, Jo h an n 68, 128, 235, 252,
297.
N ew ton, Isaac 13, 240.
N ietzsche, Friedrich 48-49, 51, 5455, 135, 139, 158, 2 2 5 ,2 3 4 , 301.

DZN

N ikias, A tinal d evlet adam 191.


N ikias, ressam 299.
N ikom ed es, B ith y n ia kral 300.
N ovalis, 134.
N u m a Pom pilius, R o m a nn 2. kral
147.
O lym pias, sk en d erin annesi 270,
272.
O vidius, 86, 125.
P arm enides, 136-137, 139-141, 225226, 228.
Parm enion, Phiiippos ve sk en d erin
kom utan 1 0 9 ,2 6 8 ,2 7 5 .
Parrhasios, 255.
Parysatis, 259.
Pasteur, Louis 293.
Pausanias, O restisli 270.
Pausanias, Sparta kral 1 8 0 ,2 5 7 .
Pausanias, 221.
P ausias, 299.
P eisistratos, A tin a tiran 63, 66, 107108, 148, 187.
Periandros, 20, 104, 105
Perikles, 4 4 , 96, 112, 173, 187-190,
199, 202, 223, 243, 246, 253, 277,
279.
Phaedrus, 128.
Pham abazo s, Frigya satrap 193.
Pheidias, 86, 111, 113, 188, 206,
221-223, 2 8 7 ,3 0 1 ,3 0 3 .
Pherekrates, 184.
Phiiippos II., M ak ed o n y a kral 85,
109, 111, 177, 259, 266-270, 278,
2 8 3 ,2 9 9 .
P hokion, 284.
Phryne, 279.
Phrynikhos, 212.
Pindaros, 30, 63, 110, 122, 175, 214,
244.
Pittakos, 125.
Platen, K ont A ugust von 215.
Platon, 27. 29, 31, 60, 6 3-64, 86, 9899, 103, 111, 128-129, 132, 136137, 140, 173, 178, 195, 200-201,
203, 229-230, 232, 235, 237, 242,
254, 258-259, 262, 283. 287, 289290, 292, 297-298,
Plinius, 118, 1 4 9 ,2 5 5 , 300.
Plutarkhos, 66, 86, 99, 113, 187-188,
270, 272.

309

Polybios, 14, 86, 102, 247.


P olygnoos, 21 5 -2 1 7 , 219, 256.
Polykletos 113, 221, 224-225, 302.
Polykrates, 86, 105, 126.
Pope, A lex an d er 66.
P oros, H in t k ral 275.
P hlm ann, R o b e rtv o n 145, 147.
P raksiteles, 86, 222, 279, 299-301,
304.
Prodikos, 231.
P roklos, 65.
Protagoras, 2 2 9 , 232, 238, 251.
Ptolem aios, I. 279.
Ptolem aios, II. 163.
Pythagoras, 6 3 , 86, 105, 132-133,
135, 139, 142, 220, 2 2 9 .2 7 8 .
Pytheas, M assilial 276.
Q uintilianus, 153, 292.
R affaello 223.
R aim und, Ferdinand 71, 252.
R anke, L eo p o ld von 146, 248.
R atzel, Friedrich 24.
R availlac, F ranois 270.
R em b ran d t, 13.
R em us, 146.
R odin, A u g u ste 175.
R ohde, E rw in 53.
R oksane, sk en d erin kars 272.
R o m u lu s, R o m a nm kurucusu ve 1.
kral 146-147.
R o m u lu s A ugustulus, R om a im para
toru 84.
R ousseau, Jean -Jacq ues 86, 113.
R utherford, E m est 239.
Salis, A m o ld von 223, 303.
S appho, 3 0 ,6 3 , 125-126, 173.
Schiller, Friedrich von 24, 55, 67,
105, 176, 203, 220, 249, 258.
S chlegel, W ilhelm von 126.
Sehleerm acher,
Friedrich
E nst
D aniel 154.
Schliem ann, H einrich 32.
S ch openhauer, A rth u r 51, 294.
Schw artz, E d u ard 259, 290.
Scipio, Y al 259.
Servius T ullius, R o m a nn 6. kral
148.
Shakespeare, W illiam 13, 49, 68,
208, 212, 220, 235, 248-249, 251,

310

ANTK YUNANTN KLTR TARH

Shaw , G eorge B em ard 2 3 6 ,2 5 1 , 287.


S heridan, R ichard B rinsley 297.
Sim onides, K eoslu 127.
S im plikios, 134.
Skopas, 301.
Sm ith, B en jam in 94.
S okrates, 25, 2 9 ,4 4 , 51, 83, 86, 111,
126, 139, 141, 176, 185, 2 0 8 ,2 2 8 229, 232, 235, 2 3 7 -2 3 8 , 243, 267,
284-285, 287.
Solon, 40, 92, 94, 96, 107, 111, 125,
182, 229, 287.
Sophokles, 111, 210, 21 9 -2 2 2 , 244,
248, 249-251.
Soph ro n , 128.
Sosias, 116.
S pengler, O sw ald 85.
Stateira, II. A rtak serk sesin kars
259.
Stateira, sk en d erin k ars 272.
Stesikhoros, 124.
Stim er, M ax 234.
Strabon, 8 6 ,1 4 3 .
T acitus, 45.
T alm a, Franois Jo sep h 217.
T arqu in iu s P riscus, R o m a n n 5.
kral 148.
T arqu in iu s Su p erb u s, R o m a nn 7. ve
son kral 148
T ertu llian u s, kilise babas 156.
Thais, 279.
T hales, 129-130, 141.
Them isto k les, A tinal d evlet adam
ve k o m u tan 44, 109, 111, 165-168,
1 7 9 ,2 1 2 .
T heo d o rich , B yk, O stro g o t kral
84.
T heognis, 126-127.
T heo p h rasto s (T yrtam os), 176, 209,
29 4 -2 9 5 , 297.

T h eo p o m p o s, K hioslu 145
T heram en es, 256.
T h o m as, A quinolu 294.
T h rasy b u lo s, M iletos tiran 104-105.
T h rasy b u lo s, A tinal kom utan 257.
T h u k y d id es, 45, 164, 176-177, 186,
187, 191, 1 9 9 ,2 3 2 ,2 4 6 ,2 6 0 .
T im an th es, 255.
T im o leo n , 259.
T im o th eo s, 244.
T issap h em es, Sardeis satrap 191.
T o lsto y , L eo 286.
T reitsch k e, H einrich von 112.
T u llu s H ostilius, R o m a nn 3. kral
147.
T yrtaios, 101, 122, 244.
V an d erb ilt, 96.
V arro, 156-157.
V erg iliu s, 70, 149.
V e m e, Ju les 23.
V oltaire, 109, 127, 156 ,2 1 5 .
W ag n er, R ich ard 122, 175, 207, 249,
251.
W allen stein , A lbrecht von 69, 86,
176.
VVeber, C ari M aria von 109, 217.
W ilam ow itz-M oellendorf, Ulrich von,
8 1 ,2 6 8 .
W in ck elm an n , Johann Joachim 51,
8 6 ,1 9 9 ,2 2 2 ,3 0 4 .
W o lf, F riedrich A ugust 66.
Y ork von W artenburg, 167.
Z aleu k o s, 93.
Z en o n , Y al 1 3 7 ,1 4 1 .
Z e rd t (Z oroaster), 158, 159, 175,
225.
Z eu k sis, 2 1 7 ,2 5 4 ,2 5 5 , 267.

ANTK YU NAN'N KLTR TARH


Egon Friedell
Trkesi: Necati Aa

Lh
go n Friedell'in lm nden sonra 1950 ylnda yaymla^
nan bu eseri yaymland gnd en itibaren okuyucuyu
bylemeye devam etti. Antik Yunan'n Kltr Tarihi bu
esiz tarih felsefecisinin olgunluk eseridir. Bu kitapla okuyucu
antikaa daha nce hi bilmedii kaplardan girecek, hem
elenip hem renirken kafasndaki o mermer ve soluk im ge
ler deiecek, "klasik" dnyann "m odern" dnyayla nerelerde
aktn grecek. Friedell edebi, renkli slubu ve o engin
bilgisiyle hem kltr tarihi merakllarna hem de yaam n
gemi ve gelecek old u u n u bilenlere etkileyici bir insanlk
destan sunuyor.