You are on page 1of 578

I

Ama Hangi Atatürk

I
I
DOÓAN KITAP TARAFINDAN ŸAYlMLANAN
TAHA AKYOL KiTAPLARl

Bilim ve Yanilgi
Hayat Yolunda Gençler \çin Anilar ve Öneriler
Mezhep ve Devlet, Osmanli'da ve iran'da
Hariciler ve Hizbullah, islam Toplumlarinda Terärün Käkieri
Kitaplar Arasinda
Medine'den Lozan'a

AMA HANGi ATATÛRK

Yazan: Taha Akyol

Yaym haklari: © Dogan Egmont Yayincilikve YapimalikTic. A.§.


Bu eserin bütun haklan saklidir. Yayinevinden yazili izin almmadan kismen veya
camamen almti yapidamaz, hiçbir gekilde kopya edilemer, çogaltilamaz ve yayimlanamar

I. baski / ocak 2008


3. baski / marc 2008 / ISBN 978-975-991-586-5

Kapak tasanmi: YavuxKorkut


Baski: Akan Basim LEd. / YüzyilMahallesi
Marbaaalar Sitest 222/A 34200 Bagalar ISTANBUL
-

Dogan Egmont Yaymc:lik ve Yapimcilik Tic. A.S.


19 Magis Cad. Golden Plaza No, 1 Kat 10, 34360 Sigti-ISTANBUL
Tel. (212)246 52 07 | 542 Faks (212)246 44 44
www.dogankitap.com.tr / editor@dogankitap.com.tr I satis@dogankitap.com.tr
Ama Hangi Atatürk

Taha Akyol
i

I
Attilâ llhan'm aziz ruhuna sayg1 ile...
1çindekiler

...---......---11

IÖnsöz ......... ... .. .....

Istanbul'danAnadolu'ya.. ............ ...... . . .. ....


13
Erzurum'da Bolgevizm ve utanda . . . . . . . . . . . . . . .
. . . . . . . . . .

39
.............71

Sivas'tamandaveiçpolitika .............

Kongre'den lhtilal Meclisi'ne . . . . . . . . . . . . . . . . . . .


. . . . . . . . .
103
...............137

[slanarnücahich ....... ... . ...

.................214

Bolgevizm'lekolkola............ .................299

Garp Cephesi'ndezafervar ...........

.................348

Lozan'daBatihlagma ............ .

.........437

Musul...BirKaybmHikâyesi ............. ....

..............494

Bat1'yayönelmiçTürkiye .......... .

..............541

Sonsöz/AmahangiAtatürk?!............ .

..............553

Bibliyograba.............. ....

.....................565

Dizha .............. ..........


Önsöz

Elinizdeki kitap bir Atatürk biyografisi, onun hayatt üzerine yap11mig


bir aragtirma dešildir Bu gekilde yap11mig aragtirmalar çoktur zaten.
Elinizdeki kitap onun görügleri üzerine yap11mig bir aragttrma da de-
ildir. Onun degigik dönemlerde uyguladigi politikalar ve bu politikalan
izah ettnek için geligtirdigi görügler üzerine yap11mig bir aragtirmad1r.
Politikaci ve diplomat yönü, bu kitabm temel konusudur.
Agirhgi, dig politikadir. Yeri geldikçe ve dig politikayla iligkisi nispe-
tinde iç politikast da ele almruptir.
Milli Mücadele'de "Dogu ideali"ni Mazlum Milletler'in kurtulugunu,
Bolgevik ve Islami terimleri esas alan antiemperyalist bir dig politika...
Lozan'da baglayan Batihlagma sürecinden itibaren "Bati ideali"ni
esas alan, Türkiye'nin dünyadaki yerini Batill dengeler içinde inga et-
meyi amaçlayan bir dig politika...
Buna göre geligtirdigi söylem, ideoloji, diplomasi ve taktikler...
Atatürk'ün iç politikasi, politika anlay1;1, taktikleri, siyasi prensiple-
ri, iktidar ve yönetim felsefesi, uygulamalari ayri bir çahqmamizm ko-
nusunu teykil ediyor.
Elinizdeki kitap Mondros Mütarekesi ile yola ç11ayor. Mustafa Ke-
mal Paga'nm Mütareke kargismdaki tavn, Îstanbul'daki siyasi çahyma-
lari ve Anadolu'ya geçig:.
Erzurum Kongresi'nde Bolgevizm ve manda konulan...
Sivas Kongresi'nde manda tartigmalan...
Mustafa Kemal'in manda tartigmalan sürecindeki siyasi taktikleri...
1stanbul hükümetiyle iligkiler... Türkiye Büyük Millet Meclisi...
Ve Milli Mücadele sirasmda Bolgevizm ve Îslam siyasetleri...
Zaferle baglayan Batihlaÿma'nm Lozan'da kurumlagmas1...
Günümüz için de hayati derecede önemli olan Kürt ve Kuzey Irak
sorunlan, Musul-Kerkük meselesi...
Kitabm sonuncu ve onuncu bölümü 1930'larm ortasmdan itibaren
Atatürk'ün ingiltere ile ittifak yapma çabalanm anlattyor.
Aragtirma sirasmda kaynak eserlerin temini konusunda yardimlarim
gördügüm TBMM Bagkanlan Bülent Armç ve Köksal Toptan'a, Türk
12

Tarih Kurumu Bagkam Prof. Yusuf Halaçoglu'na, Milli Kütüphane Bag-


kam Tuncer Acar'a, görüg ve yorumlanndan yararlandigim akademis-
yen tarihçiler Mete Tunçay, Oemil Koçak, Hakla Uyar, Metin Hülagü ve
Necip Günaydm'a tegekkür ederim.
Asistanuit Nuray Kurtuldu'nun da gözlerine kan otururcasma, losa
sürede bütün metni okuyarak kitabm redaksiyonuna yardun ettigini te-
gekkürle belirtmeliyim.
Aragttrmanm kitap olarak yaymlanmasma beni tegvik eden ve özen
gösteren Dogan Kitap Genel Müdürü Saym Gülgün Çarkoglu'nategek-
kürlerimi ifade etmeyi borç biliyorum.
ÖzellikleMerhum Attilâ llhan agabeyime gükran borçluyum. Milli
Mücadele'mn unutulmaya yüz tutmug "Dogu ideali"ne dikkatleri ve be-
nim dikkatimi çektigi için... Ama Atatürk'ün zaferden sonra yöneldigi
"Bati ideali"ni görmezlikten geldigini dügünmegn beni aragtirmaya yö-
neltti ve bu kitap meydana geldi... Büyük gair, gerçek bir dügünür olan
Attilâ Îlhan'i sayg1 ve rahmetle bir kere daha amyorum.

Taha Akyol
Kasim 2007,
Mecidiyekäy

Üçüncübasklya önsöz

On bin adet basilan kitabimm bir ayda ikinci basleya geçmesi, üçüncü
ayda üçüncü baslayla toplam baski adedinin 22 000'i bulmasi hem Ata-
türk'e eksilmeden devam eden ilgiyi hem yeni balog aç11arma hissedilen
ihtiyac1 yansittyor. Kitabi kamuoyuna tamtan yazarlarm, benimle müla-
kat yapan gazetelerin ve TV kanallarmm elbette katlosi çok büyüktür,
mütegekkirim.
Basildiktan sonra kitab1 tekrar okudugumda gözüme çarpan, ayrica
Ilber Ortayli, Alev Cogkun, Ahmet Yagar Ocak, Mete Tunçay, Yavuz -

demir, Turgut Ermumcu ve Hasip Sayg111gibi degerli akademisyen .

aragtirmac11arm uyarilanyla kitabm özünü ve temel tezlerini etkilemeye-


cek Iñtelikteki dizgi yanhglarlyla kigi ve yer adi tarih-gün gibi az sayidaki
maddi hatalan düzelttim. Bunlar kitaptaki ana fikir ve olaylarm alagmi
'teknik'

etkilemeyen baglantismi etkilemeyen düzeltmelerdir.


Okurlanma ve katlasmi esirgemeyen herkese tegekkür ediyorum.

Taha Akyol
Mart 2008
Îstanbul'dan Anadolu'ya

Sulh partlan ilan edi1ince zaten Türklerin deliliklerinden, kötülülde-


den, cinayetlerinden (dolayi)ne kadar agir cezalara çarptmlacaklan
gärülecektir... Cezalar, onlarm en büyük dügmanlarnu bile kâfi derecede
tatmin edecek kadar müthigtir.1

Lloyd George, IngilixBagbakani,Agustos 1919

Üç milyon ölü!

Tarihimizin üç büyük faciasi bizi yere serdi: 1877 Rus Sava.91,Avru-


pa'da Plevne'yle birlikte bütün Tuna vilayetini ve Rumeli'nin önemli bir
kism1m kaybettik, milyonlarca aç ç1plak "Balkan göçmeni" istanbufa
"etnik

ve civar illere yigildi... Balkanlar'da tam bir temizlik" yapildi.


1912, tüm Rumeli'yi kaybettigimiz Balkan Harbi... Yahya Kemal'in
gehri Üsküp'ü,Mehmed Âkif'ingehri Ipek'i, Mustafa Kemal'in gehri Se-
lanik'i, bütün Rumeli'yi kaybedigimiz. Yme göç, yine etnik temizlik...
Ama tarihimizde hiçbir facia Birinci Dünya Harbi kadar büyük ol-
madi. Osmanh Tip Merkezi'nin kayitlarma göre Kafkasya'da, Sankanug
harekâti dahil, 219 bin gehit! Çanakkale'de 101bin gehit, Filistin cephe-
sinde 80 bin gehit... List¢ uzaylp gidiyor. Harp esnasmda 3 milyon insan
ölmüg, yaralammy, sakatlannug, kaybolmuqtu. Silahaltma abnan üç ki-
giden sadece biri tekrar köyüne dönebilmigti. Elbette aym cografyada
Ermeniler ve onlar kadat olmasa da Rumlar da facialar yagadi. Ama bi-
zim ya.yadigmuz facia anlatilabilir gibi degil.2

Ölmedenmezara koydular beni


Ooof... Genç1igim eyvah...

Çanakkalegeçilmig, Îstanbul iggal altmda... Türkiye ve Îstanbul 1st1-


rap ve karanhklar içinde... Bir milyona yakm gehit ve kay1p vermig,
yorgun, umutsuz... Sokaklarda iggal kuvvetlerinin ve yandaglarmm ha-

I. Tarik Zafer Tunaya, Tûrkiye'de Siyasi Geligmeler, 1876-1938,.lstanbul Bilgl Üni-


2002, sf. 255.
versitesi Yayinlari, Istanbul,

2. Bkr. Prof. Akdes Nimet Kurat, Türkiye ve Rusya, Kûltur Bakanligi Yayinlari, 1990,
sf. 576-577.
14

karetleri... Halide Edip, baskive ayanilamalara kargi gösterilen bireysel


tepkilerin "Türk'ü guuralti bir kuvvetle Kurtulug Savagi'na iten etken-
lerden biri" oldugunu belirtir.3
Millet olarak da hakaretlere maruz kahyoruz. Mondros Mütareke-
si'nden sonra Paris'te topIanan "Barig Konferans1"nda Damat Ferid
Paga'ya cevaben Fransiz Bagbakam Clemenceau, Türklerin yönetimde
kabiliyetsiz bir millet oldugunu söylüyor; Hiristiyanlari asip kesmig,
.yegermesine

hâkim oldugu hiçbir yerde medeniyetin izin vermemig


bir 1rktir:

Türk kavmi, idarî iglerde gimdiye kadar maharet gösterememig ve baga-


n saglayamamigttr... Avrupa'da, Asya'da, Afrika'da Türk'ün fethettigi hiçbir
.
yer yoktur ki, orada maddi mamuriyet durumunun eksildigi, medeni sevi-
yenin dügtügü görülmesin... Türk fethettigi arazîde mamuriyet sebeplerini
geligtirememigtir...Hiristlyanlar eski Türk hükümetinin emriyle katledil-
migtir. Türk kavminin idare kabiliyeti yoktur...

ÖyleyseAnadolu galip devletler tarafmdan paylagilmah, Türklere bi-


rakilacak yerler de Avrupa denetimi altma almmahdir! Clemence-
au'nun bu uzun nutku, Sevr Antlagmasi'm hazirlayan ideolojik belge-
lerden biridir.4

En agir ceza Türklere!


Ingiliz Bagbakani Lloyd George da artik "Ingiliz Imparatorlugu"nu
sarsabilecek güçte bir "Asyah ulus"un varhgmm hiçe indirilmesi gerek-
tigini söylüyor!. Birinci Dünya Savagi'nda sonuçta maglup dügse de
Türkler muazzam kahramanhklanyla Islam dünyasmda, özellikle de In-
giliz sömürgeciliginin gözbebegi Hindistan'da büyük.heyecan yaratrug-
lar, kitleleri hareketlendirmiglerdi.
Savasta oransal olarak en az sayida esir veren, Osmanli ordusuydu;
direncin, azmm, kahramanhšm göstergesiydi bu. Aynca Osmanh ordu-
lan Ingiliz-Fransiz-Rus ordularmdan 1,5 milyon kadar askeri dört yll
süreyle cephelere ruhlanugti!S

3. Halide Edip Adivar, Tûrkun Ategle imtihani, Atlas Kitabevi, istanbul, 1975, sf. 19.
4. Clemenceau'nun konugmasinin tam metni ve ele§tirlsi için bkz: Cemil Bilsel, Lozan, I,
SosyalYayinlari, Istanbul,1933, sf. 233-237. Sormak lazim: Fransiziar Afrika'yi, mesela Ce-
zayir'l, ingilizierde mesela Çinve Hindistan'i nasil idare etmigti, hem de sanayi medeniye-
tinin hayli geligtigi bir çagdan Osmanli'nin gerileme, maglublyet, yoksulluk çaginda Türkler
de çok sikinti çekti. Kurulug ve gell§me döneminde ise, mesela Balkanli tarihçi Michel Bali-
"en

vet, Balkanli Hiristlyanlarin Türkler tarafindan lyi biçimde yönetilrñig" oldugunu belir-
tir. Örnekleri çogaltmak mumkündur. (Elizabeth A. Zachariadou, Osmanh Beyligi,
1300-1389, Tarih Vakfi Yayinlari, 1997, sf. 1.)
5. Akdes Nimet Kurat, a.g.e., sf. 579.
15

"En agir ceza Türklere verilmeliydi!"


Böyle diyordu Ingiltere'nin Türkiye dügmam bagbakam Lloyd George!
Lloyd George'a göre, Türkiye'nin parçalanmas1, Ingiliz Împaratorlu-
gu'nungelecegi için partti. 18 Agustos 1919'da Avam Kamarasi'nda
yapt1g1 konugmada Türkiye ile yap11acak bang (Sevr) konusunda göy-
le konuquyor:

Türkiye ile olan bang kadar Îngiltere'ninyakmdan ilgisi bulunan ba.¶-


Ita hiçbir konu yoktur. Imparatorlugun gelecegi, Türkiye konusunda va-
nlacak çõzüme baghdir.6

"çözüm",
Peki, nasil bir nasil bir bang antlagmasi dügünülüyordu?
Lloyd George cevap veriyor

Sulh gartlan ilan edilince zaten Türklerin deliliklerinden, kötülükle-


rinden, cinayetlerinden (dolay1) ne kadar agir cezalara çarptinlacaklan
görülecektir... Cezalar, onlann en büyü dügmanlarmi bile kâfi derecede
tatmin edecek kadar müthigtir?

Iqte Sevr'in bütün özeti, bütün ruhu Lloyd George'un bu sözlerinde


özetlenmigtir. Plan bellidir: Îngiliz Imparatorlugu'nun can daman olan
Hindistan-Misir yolunu elde tutmak için Yunanistan't bekçi yapmak,
bekçilik ücreti olarak da Yunanistan'1 Ege'nin iki yakasma hâkim kil-
mak, aynca Karadeniz'de de bir köprübagi tutmak...
Lloyd George plannu kendisi anlatiyor:

Rumlar Dogu Akdeniz'de gelecegin ulusudur. Türk barbarhgi kargism-


da Hiristiyan uygarhšm; temsil etmektedir... Büyük bir Yunanistan Bri-
tanya Împaratorluguiçitt deger biçilmez bir kazanç olacaktir... Bugün 5-
6 milyondurlar. Eger onlara aynlan topraklan elde tutarlarsa elli yil son-
ra 20 milyon olurlar. Îyi geniscidirler...

Ingiliz Bagbakam bu "Büyük Yunanistan" projesinin Ingiliz impara-


torlugu için neden hayati bir dava olduguttu da anlatiyor:

Dogn Akdeniz'in en önemli adalan ellerindedir... Bunlar Süveyg yoluy-


la Hindistan, Avustralya ve Uzak Dogu ile ulagun yollarmuzm üzerinde
bulunan dogal denizalti üsleridir..B

6. Prof. ÖrnerKurkçüoglu, Türk-ingiliz liigkileri,SBFyayinlan, Ankara, 1978, sf. 63.


7. Tarik Zafer Tunaya, Türkiye'de Siyasi Geligmeler, 1876-1938, sf. 255.
8. Hikrnet Bayur, XX. Yüzyilda Türklügün Tarih ve Acun Siyasasi Üzerindeki Et-
kileri, Türk Tarih Kurumu, Ankara, 1989, sf. |56-157.
16

Evet, Süveyg, Hmdistan, Avustralya, Uzakdogu, deniz yoBarmm gü-


venligi! Bunun için Lloyd George, Yunanhlari Ege'nin iki yakasma hâ-
kim hale getirerek onlari ÎngilizÎmparatorlegu'nun ç1karlari için bekçi
olarak kullanmak istiyor. Yunánistan da Lloyd George'un bu iflah ol-
Fran-
maz Türk dügmanhšm1 kullamyor. Çegitlibang konferanslannda
sa'y1temsil eden Paul Cambon yaz1yor bunu:

Venizelos, Lloyd George'u diledigi gibi ve kolayca kullamyor..

Ashnda ikisi de kendi yaydmac1 emelleri için öbürünü kullamyor.


Plan, Ingiliz Împaratorlugu'nun bekçiligini daha lyi yapsm diye Yuna-
nistan'm Ege bölgemizden de bir pay alarak gü¢lenmesidir. Bira2 sonra
izmir'e ç11ap,Ankara'ya dogru yürüyeceklerdir.
Ingilizkabinesinde Bagbakan Lloyd George böyle dügünüyor, bu poli-
tikay1 uyguluyor. Ama aym kabinede Harbiye Nazin (Savunma Bakam)
olan kurt politikaci Churchill "Türklere yumugak davranmanm" Îngiliz
Imparatorlugu'nun ç1karlan için daha akühca olacagim dügünüyordu.
Dost bir Türkiye Dogu Akdeniz güvenligi için daha faydah olabilirdi.
Bundan bagka, Türkleri Istanbul'dan ç1karmaya kalloymak gibi politika-
lar, Hint Müslümanlarmm sert tepkilerme yol açarak Îngiliz Împaratorlu-
gu için tehlikeler yaratabilirdi. ÜstelikTürkleri fazla s1Ingt1rmak onlan
Bolgeviklerle igbirligine itebilirdi. Bu arada Ingiltere'nin Hindistan igleri
Bakam Ernest S. Montagu da, Türkiye'ye sert davranmanm Hint Müslü-
manlannm büyük tepkisini çekerek oradaki Îngiliz egemenligini tehlike-
ye sokabilecegi konusunda sürekli
Londra'y1uyanyordu.10
Dikkat, Islam ve Bolgevizm faktörleri! Türkiye'nin yararlanabileceëi
iki önemli etken!
Fakat Bagbakan Lloyd George bildigini okumaya devam ediyort
Lloyd George'un bagka bir plam da, Trabzon dahil, dogu illerimizi
içine alan bir Ermenistan kurmaktir. Böylece Türkiye hem Bolgevik
Rusya ile hem Îslam dünyast ile irtibatim da kaybedecektir!
Bu konuda Ingiliz Digigleri Bakam Lord Curzon, bagbakanmdan da-
ha gerçekçidir. Anadolu'nun her yerinde Türklerin büyük çogunlugu
"vahget
olugturdugunu, Ermenilerin de pek masum olmay1p dolu, k a
anlatlyor.E
susamig hücumlarda bulunduklanm"
Bagbakan Lloyd George, "Asyah millet"i, Türkleri Îngiliz Împarator)
lugu'na zarar veremeyecek kadar ufalama konusunda o kadar kararh-
dir ki, 1920 yllmda Londra'da Bolgevik Rusya.ile ticaret anla.¶mas1 im-

9. Dr. Salahi Sonyel,.Türk Kurtulug Savags ve Dig Politika, Türk Tarih Kurumu, An-
kara, 1986, cilt II, sf. 88.
10. Bülent Gökay, Emperyalizm Ile Bolgevizm Arasmda Türkiye, Agora Kitapilgi
istanbul,2006, sf. 50-5 I.
l I. Ömer Kürkçüoglu, Türk ingiliziligkileri,sf. 67.
17

zalayacagi zaman bir çart kogacaktir: Sovyetler, Kemalist harekete yar-


dun etmemelidir!
Ve Asyahlar, Hint Müslümanlan, mazlum milletler...
Türkiye bir Ulusal Kurtulug savagi baglatabilirse, dünyada destek
alacagi güçler olarak bunlar görüküyor.
Ama henüz bu hareketler dünyada pek güçlü olmadigi gibi. Türki-
y¢'de de bir Kurtulug Savagi yok, daha çok siyasi çözüm dügünülüyor.

Mustafa Kemal siyasi çözüm anyor


1918 ja sonbahan,artik felaket kapida! Mondros Mütarekesi henüz
imzalanmamig ama belli ki savag kaybediliyor, ülke istila edilebilir!
Bütün komutanlar bunu görüyor.
7. Ordu Kumandam Mustafa Kemal Papa, 20 Eylül 1918'de Halep'ten
Sadrazam Talat Paga'ya çektigi uzun telgrafta, devletin, ordunun ve
idarenin nasil çöktügünü, Almanlarm nasil kendi ç1karlan için "Türk
kamm" döktüklerini anlatiyor· Ordu birliklerinin yarls1 ayakta durmaya
mecalsiz, güçsüz kimselerden, öbür yansi 17-20 yagmdaki delikanhlar-
dan veya 45-55 yagmdaki yaghlardan oluguyor! Kâgit üzerinde gözüken
asker meveudunun yansi fiilen yoktur! "Art1k her iy bitmigtir ve bulu-
"hiç
nacak çare kalmanugtir" diyor, Almanlara kar§1 olmazsa Bulgarlar
kadar bagimstz" hareket edilmesini istiyor, uzak cephelerde zayiat ver-
"memleketimiz

menin nas11 bir facia olduguna dikkat çekerek, haricin-


de bir tek Osmanh neferinin kalmamasi" gerektigini vurguluyor.12 -

Almart-Türk-Ayusturya saflannda savaga girmig olan Bulgaristan,


müttefiklerini b1rakip kendi bagma Itilaf Devletleri'yle mütareke yapa-
rak savastan çekileceginin igaretini vermigti. Ön görügmelerden sonra
Bulgaristan'm 29 Eylül'de savagtan çekilmesi üzerine Almanya ile ula-
gim bagikesilen Türkiye çok<laha zor bir duruma dügecekti.
Mustafa Kemal Papa, 14 Ekim'de de bu defa padigaha sunulmak üze-
"gayet

re Bagyaver Naci Bey'e mahrem" bir telgraf daha çekiyor. Ordu-


"muharebe
larm kudretinden mahrum ve zaten mevcut kuvvetlerimiz
"münferiden
savunmadan aciz" duruma dügtügü için, ve derhal sulh"
yani kendi bagmuza ve hemen bang yapmak ve yeni bir hükümet kur-
mak lazimdir!
Ülkenindaha büyük kaylplara ugramamasi için Mustafa Kemal'in si-
yasi projesi budur:

Dügman her gün daha müsait ve ezici gartlar kazanmaktadir. Mütte-


fiklerimizle, olmad1šl takdirde kendi bagmuza ve derhal sulhu kararlag-
t1rmak lazimdir. Bunun için kaybedilecek bir an dahi kalmamigtic Aksi

12. Atatürk'ün Tamim, Telgraf ve $eyannameleri (bundan


sonra ATTB), Atatürk
Aragtirma Merkezi, Ankara, 1991, sf. I-8.
18

takdirde memleketinbütünüyle elden çikmasive devletimizin giderilme-


si kabil olmayan tehlikelere maruz kalmasi ihtimal digi degildit
Muhterem Padigahrmza olan sadakat ve baghhgun ve vatanmun sela-
metini temin itibariyle arz ederim ki... Sadrazamhäm Izzet Paya Hazret-
lerine verilmesi ve onun da Fethi (Okyar), Rauf (Orbay), Azmi, Canbu-
lat, $eyhülislam Ilayri ve acizlerinden (Mustafa Kemal'in kendisi) oluga-
cak bir kabine karmasi zaruridir...13

Mustafa Kemal Paga, Mondros'tan önce, Halep'te 7. Ordu Kumanda-


"derhal

m iken Ali Fuat Paga'yla görügmesinde de sulh tegebbüsünde


bulunulmahdir, fakat bunu Talat Papa hükümeti yapamaz, fazla y1pran-
migt1r" diyor, kendisinin Harbiye Nazin olacagi bir hükümetin kurul-
masi gerektigim anlatiyordu.14
1918 y11mm sonbaharma girerken, artik kesirdegmigtir ki, savaga de
rittefiki Ittihatçilaryeri-
vam edemeyiz! Îngilizlerinnefret ettini Alman
alacag1 ye-
ne, lttihatçilarla arasi açik olan Mustafa Kemal Paga'mn görev
ni bir hükümet, daha iyi partlarla mütareke yapabilir miydi? Mustafa Ke-
mal, 14 Ekim tarihli telgrafmda bunu söylüyordu. lyte Mondros imzala-
nmca Îttihatçi yöneticiler yurtdigma kaçttima göre, gimdi Ingilizlerleden-
geli bir bang yapilabilir miydi? Böyle bir umut, losa süreli olarak vard1r.
1stanbul'agelen Mustafa Kemal'in de Îngilizlerleittifak etmeye itiraz1yok-
ve samimiyetine" güvenilebilsin.15
"ciddlyet
tur, yeter ki bunun

Mondros ve umutlar!

Osmanli, 30 Ekim 1918'de ategkes yäpmaya, Limni Adasi'nm Mond-


ros limanmda "Mütareke"yi imzalamaya mecbur kahyor; imzay1 atan,
Bahriye Naz1n, Hamidiye kahramam Rauf Orbay'dir.
Mondros görügmeleri sirasmda Türk tarafi savagm Ingiltere'yi de tü-
"diivel-i
kettigini ve Londra'mn savagi devam ettiremeyecegini bilmiyor,
muazzama"nm hâlâ çok güçlü oldugunu samyor. Îngilizlerise Türklerin
içinde bulundugu psikolojik çöküntünün farlanda degiller. Gerçekte de
Türkiye'nin durumu görüldügü kadar kötü degil.16
"nazik"
Bu sebeple Mondros'ta Îngilizler Türklere davranacak, T
ler ise korktuklan muamele ile kargilagmadiklan için mutluluk duy
caklardir!

I 3. a.g.e., sf. I3- I4.


14. Ali Fuat Cebesoy, Milli Mücadele Hatiralarr, Temel Yayinlari, istanbul, 2000, sf.
27-29.
15. Sina Akgin, Ístanbul Hükümetieri ve Milli Mücadele, Cem Yayinlari, Istanbul,
I976, sf. 63.
16. Kudret Bülbül, "Mondros Mutarekesi, Psiko-Sosyolojik bir inceleme",Türkiye Gün-
lügü, sayi 47, Eylül-Ekim 1997, sf. I l6.
19

Gazeteci Ahmet Emin Yalman yazlyor:

Bilhassa Rauf Bey'in büyük bir denizei sifatiyla dünyay1 saran yöhre-
ti ve yüksek gahsiyeti, Mondros'ta bir insaf ve anlayly havasi esmesine
sebep 01du. Türk heyeti, bozguna ugranug bir Türkiye'nin zavalh temsil-
. cileri ve ricacilan diye degil, Çanakkalemucizesini yaratan gerefli bir
illetin haysiyet sahibi mütareke delegeleri sifatlyla muamele gördüler.
endilerine askerî merasim yapildi ve daima saygt ile muamele edildi... "ka-

Rauf Bey,
"israr
ederseniz harbe devam ederiz" dedi. Müzakerelerde
kalktL..17
yltsiz gartsiz teslim" esasi gitgide ortadan

imzalamyor.E
Ve kâgit üzerindeki maddeleri bilinen mütareke
Rauf Bey imzay1 attiktan sonra aym iyimserligi yansitan aç1klamalar
yap1yor:

Mütareke akdini yapma göreviyle Ïstanbul'danhareket ederken, bugün-


kü gíbi iftihar ve sevinçle dönecegimi tasavvur etmiyordum. Îngilizdelege-
lerinin bize kargi gösterdikleri hüsnü kabul ümiditi fevkinde olmuqtur...

Yeni Gi¿n gazetesinin


"sizi
bu derece memnun eden sebepler ne-
dir?" sorusuna Rauf Bey qu cevab1veriyor

Evvela ÏngilizlerinTürklügün imhasuu hedef almayacaklarnu anla-


dun. Ikincisi, zannedildiginin aksine olarak, memleketimizin iggal altma
almmayacagru gördüm. Sizi temin ederím ki, Istanbul'a tek dügman as-
keri ç1kmayacaktir. Tabii birkaç subay gurada burada görülebilecektir.
Tersanelerimiz de iggal olunmayacaktir. Devletin istiklâli, saltanatm hu-
kuku, milletin izzetinefsi tamamen kurtulmustur.19

Îçte bu hava içinde Mondros çok kisa bir süre için umit ve ferahla-
ma duygusu yarattyor. Hatta Adana'daki Mustafa Kemal, arkadaqi Ali
"mütarekenin
feshinden korktugunu" söylüyor.20
Fuat Paga'ya
Sevinç duygusu geçtikten sonra bile Mondros Mütarekesi pek elegti-
rilmez. Mustafa Kemal Paga'nm tavn da böyledir bir süre sonra Ingiliz-

17. Ahmet Emin Yalman, Yakm Tarihte Görduklerim ve Geçirdiklerim, Pera Ya-
yincilik, istanbul,1997, sf. 377.
istegiyle
18. Mondros Mütarekesi'nin metni için o günün dili ile yazilmig metni ve Osmanli
yapilan degigiklikler için bkr Kudret Bulbül, aym makale, sf. 1.22-124. Maddelerin
özet-
1,Sosyal Yayiniari, Istanbul, 1993, sf. 202-205. Bil-
lenmig metni için Cemil Bilsel, Lozan,
maddeler çok mugiaktir, Ítilaf
D evletleri bu madde-
hassa i., 5., 7., 10., 15., 2i., 22. ve 24.
Yunanlilarin Iz-
leri gerekçe göstererek, baglangiçta tahmin edilmeyen i§galler yapacakiar,
mir'e çikarilmasi tam bir §ok yaratacaktir.

19. Salahi Sonyel, a.g.e., I, sf. 9-10.


20. Ali Fuat Cebesoy, Milli Mücadele Hatiralari, sf. 44.
i
20

lerin mütareke partÍarnu


ayan, kendi sözlerine de uymayan hareketlere
baglamast, özellikle Izmir'in Yunanhlarca iggali üzerine Mondros'a kar-
gi sert ve süratli bir tepki olaigacak, Anadolu'ya geçtikten sonra Musta-
fa Kemal Papa çok sert elegtiriler yapacaktir.21
Îsmet Înönü o günleri göyle anlatir

Mütarekeyi feshedip mücadeleye girmek, yeniden harp açarák Îtilaf


Devletleri nezdinde harp yolu ile bir netice almak fikri hiç kimsede yok-
tu. Mütareke yapildigi günlerdeki yaygm lyimserlik, aradan bunca zaman
geçtigi ve mütareke uygulamalan bütün çiplaklig1 ile ortaya çiktigi hal-
de, hâlâ devam ediyordu. Ilk devrede mütarekeyi iyi niyetle tatbik ede-
rek Itilaf Devletleri ile Türkiye arasmda bir itimat havasi kurma politika-
si, ilk mütareke hükümetlerinden itibaren yerlegen hâkim fikir olmug-
tu... Îzmir'in iggali ile herkesin ayagi suya erdi:.22

Bütün felaketlerin sorumlusu Ittihatç11ar ve Almanlardir ya... Îlk


baglarda, tepki olarak Îngilizlere umutlu gözlerle bakihyor. Tasvir-i Ef-
kâr gazetesi Mondros Mütarekesi'ndeki partlarm Bulgaristan'a uygula-
nan partlardan daha hafif oldugunu, Istanbul'u veya ülkenin herhangi
bir yeriniiggal etmek gibi bir talepte bulunmadiklarim yazlyor.E

Harbiye Nazm olmak


Ahmed Izzet Paga'nm Istanbul'da kendisine ihtiyaç oldugunu bildi-
ren telgraft üzerine Mustafa Kemal Papa, 13 Kasun 1918 günü 1stan-
bul'a geliyor. Zafer'den sonra Mustafa Kemal'le yollari ayr11acak olan
Rauf Orbay, Mustafa Kemal'in Îstanbul'a geligini göyle anlatu-

O, Anafartalar kahramanhgi ile temayüz ettini günden beri gan ve


gerefle kogmuy ve harp talihinin bütün cephelerde aleyhimize dönü-
gü üzerine kendisine has olaganüstü azim ve kudretle derleyip to-
parlayarak bir varhk haline getirdigi imparatorlugun son kuvvetmin
bagmda, bin bir tehlikeye gögüs gere gere girigtigi çetin çarpigmala-
rm sonuncusundan geliyordu.24

Bu itibari sebebiyle derhal ilgi odagi oluyor tabii. 1stanbul'a dönen di-
gerkomutanlar mutlaka onunla görügüyor. Kendisi de siyasi bir çiley yo-
21. Safahi Sonyel, Türk Kurtulug Savagi ve Dig Politika, I, sf I I-12.
22. Ismet Inönü, Hatiralar, yayima haztrlayan Sabahattin Selek, Bilgi Yayinevi, Ankara,
2006, sf. I64, I69.
23. Salahi Sonyel, Türk Kurtulug Savagi ve Dig Politika, I, sf. 9.
24. Rauf Orbay, Cehennem Degirmeni, Siyasi Hatirafarim, Truva Yayinlari,Istan-
bul, 2004, sf. 23 l.
21

lu aramaya koyuluyor. Ilk elde iki faktör önemlidir, Ingilizlerve Osmanh


hükümeti... Mustafa Kemal 17 Kasun'da, gazetecilerin sorusu üzerine,
Mondros Mütarekesi hakkmda Minber gazetesine mülakat verlyor:

IngilizlerinOsmanh milletinin hürriyetine ve devletimizin istiklâline


riayette gösterdikleri hürmet ve insaniyet kargismda yalmz benim degil,
i bütün Osmanli milletinin Îngilizlerdendaha hayirli bir dost olmayacag1
anaatiyle mütehassis olmalari pek tabiidir.25

Minber gazetesinin sahibi Mustafa Kemal'in yalan arkadagi Fethi


Bey'di; Mustafa Kemal de gayri resmî ortagidir gazetenin. 1930 y11mda
liberal Serbest Firka'yi kuracak olan Fethi Bey, o strada liberal Ahrar
Firkas1'nm bagkamd2r. Minber gazetesi, mevcut Tevfik Paga hükümeti-
nin çekilmesi ve yeni bir hükümetin kurulmasi için kampanya yürütü-
yor; tabii Mustafa Kemal'in Harbiye Nazirl olacant yeni bir hükümet...
Asil amaç, mümkünse Ahrar Firkasi'nmiktidara gelmesi.26
Mustafa Kemal Paga, Vakit gazetesine yaptigi açiklamada da "Ingi-
lizlerle bir anlaçamamazhk varsa hükümetin oturup bonu onlarla siya-
sal düzeyde görügmesi gerektigini ve bildigi kadarlyla bu yönde giri-
gimler yap11makta oldugunu, o günkü kogullarda seçim yap11amayaca-
gmagöre hükümetin timsal-i Meyrutiyet olan Mebusan Meclisi'ne da-
yanmak zorunda oldugunu" söylüyordu. Mebusan Meclisi'nin milleti
temsil etmedigi gibi dedikodulara aldirmamak gerekiyordu.27
Mustafa Kemal, Mebusan Meclisi'nde destek bulacagt umudundadir.
Bu açiklamalarlyla, hükümette yer almak isteyen Mustafa Kemal Papa
Îngilizlerin,padigahm ve siyaset çevrelerinin ilgisini çektneye çahylyor.28
Mustafa Kemal Paga'nm bütün bu faaliyetlerinde iki taktik amact
var; bunlar için siyaset yaplyor.
Birincisi, Ingiltere'ye dost görünmek...Ingilizler,Ittihatç1yönetiminde
"dügman "dost

Türkiye" ile savagrmqtt. Simdi Türkiye" oldugunu görerek,


yapilacak barig antlagmasmda âdil davramr Imyd1? Bu beklenti çok yay-
gmdir. Padigah bu görüge saplamp kalacak, Mustafa Kemal ise, Îngilizle-
rin Mondros'a bile uymadiklanm görerek mücadele yolunu seçecekti.

25. Rauf Orbay, a.g.e., sf. 238; Gotthard Jaeschke, Kurtulug Savagi Kronolojisi, Turk
Tarih Kurumu, Ankara, l989, sf. 4. ("Resmî tarih" yaziminin önde gelen isimlerinden Prof.
Utkan Kocatûrk, hazirladigi kronolojide, Minber gazetesinin Mustafa Kemal Papa ile mü-
lakat yaptigini belirtlyor ama ne dedigini yarmlyor: Prof. Utkan Kocatürk, Atatürk ve
Türkiye Cumhuriyeti Tarihi Kronolojisi, 1918-1938. Türk Tarih Kurumu, Ankara.
1983, sf. 8.
26. Rauf Orbay, a.g.e.
27. Sina Ak§in,istanbul Hükümetleri ve Milli Mûcadele, sf. 88; Zeki Sarihan, Kurtu-
lug Savagi Gunlegu, Türk Tarih Kurumu, Ankara, sf. 32, tam metin için bkz: Ata-
türk'ün Söylev ve DemeçIeri, III,sf. I-1.
28. Zeki Sarihan, a.g.e., sf 30.
22

Mustafa Kemal'in ikinci taktik hedefi, mevcut Tevfik Paya hükümeti-


ni dügürmek, onun yerine Ahmed izzet Paga'nm kuracagi bir hükümete
Harbiye Nazin olarak girmek, Istanbul'da ilitidari ele almaktir. Sina
"ihtilalci
Akgin, Mustafa Kemal Paga'nm Istanbul'da iltidar1 almak için
yöntemleri dahi denemeyi tasarladigmi" yaz1yor.29
Enver Paga'da Harbiye Nazin olduktan sonra ülkenin kaderini eline
almigt1.
Mustafa Kemal'le beraber bu çabymalan yapan Rauf Orbay, padi-
gahi devirmek, sadrazaru kaç1rmak gibi geyleri bile konugtuklanm
anlattyor.30
Bunlarm hiçbiri gerçeklegmiyor. Îzzet Papa yeni bir hükümet kuru-
yor ama Mustafa Kemal yok!

Önemlibir görev koparmak


Lord Kinross'a göre, Mustafa Kemal gimdi de, acaba bizzat Müttefik-
ler yoluyla bir 19 bagarabilir mi, diye dügünmeye baghyor. Ne de olsa
Itilaf Devletleri memleketin kaderine hâkim durumdalar. Onun hiç yet-
kisiz olmaktansa herhangi bir yetkili görevde bulunmas1, isteklerini,
(yani Lord Curzon'un korktugu milli ayaklanmay1) gerçeklegtirmek
için partt1. Acaba Müttefikler'den, özellikle de Türkiye'den toprak iste-
gindebulunmanug olan Îngilizlerden bir mevki koparabilir miydi? On-
lar Îstanbul'da iken elde edilebilecek bir yetkiyi, çekilip gitmelerinden
sonra memlekete daha yararh bagka yollarda kullanabilirdi.
Mustafa Kemal Ingilizlerin dolayh yoldan agzuu aramak için Daily
Mail gazetesinin muhabiri G. Ward Price ile göriigüyor. Price böyle ko-
nularda aracihg1yla tanmnug bir gazetecidir. Iginin ehli Pribe, Îngiliz Ge-
nelkurmayl'mn onay1m alarak görügmeye geliyor. Kemal Papa onu resmi
üniformastyla degil, sirtinda jaketay ve ba.ymda fesle kargiliyor. Yanmda
arkadagi Albay Refet (Paga) de var. Mustafa Kemal, gazeteci Price'a, Os-
manh'nm savaga girmesinin hata oldugunu, Türklerin ingilizlerle çatig-
mamas1 gerektigini, bu hatayi Enver Paga'mn yapttgru anlatlyor. Fransa
Anadolu'ya ç1kmamahydi. Halk belki bir Ingilizyönetimini daha az güç-
lükle hazmedebilirdi. Bunlan anlatan Mustafa Kemal'in söyledigi gu: 7

Eger ingilisler Anadolu'da sorumlulugu üstlenmek niyetinde iseler


tecrübeli Türk idarecilerine ihtiyaçlan olacaktir. Bu sifatla yardimimi
arz edebilecegim bir makamla temasa geçmek isterdim.

Gazeteci Price Mustafa Kemal'in bu istegini Ingiliz gizli servisindeki


"çok
albaya iletlyor. Albay bunun üzerinde durmuyor, geçmeden iq is-

29. Sina Algin, istanbul Hükümetleri ve Milli Mücadele, sf. 276-277.


30. Rauf Orbay, a.g.e., sf. 243.
23

teyen daha bir sürü Türk generali olacak" diye cevap veriyor. Fakat
Îtalyanlar Mustafa Kemal'le temasa geçtiler, Mustafa Kemal'le görügen
Îtalyan Bagdelegesi Kont Sforza, ingilizlerin destekledigi Yunanistan'a
kargi milliyetçi bir hükümet kurmamn mümkün olup olmadig1 konu-
sunda Mustafa Kemal'in agzmi arad1. Mustafa Kemal anlanugtir ki, În-
mümkün?
giltere'ye ve Yunanistan'a kargi Italya'dan yararlanmak
I Mustafa Kemal, gerçekten Kurtulug Savagi'nda
Italyan-Yunan kargit-
h mdan yararlanacak, Batihlardan ilk antlagmay1 Îtalya ile yapacakt1r.
yapabilecegi bir gey
Ama Îtalyanlann Îstanbul'da Mustafa Kemal için
yoktur.
Mustafa Kemal Papa, önemli bir görev koparmak için, Istanbul'daki
Ingiliz Siyasi Îrtibat Subay1 Yüzbagi J. G. Bennett ile de görügmeler yap-
nugtir. Osmanh Harbiye Nezareti'nde ÎngilizIstihbarati için görev yapan
Bennett, Hüsamettin Ertürk'e göre, pek genig salahiyetlere sahiptir ve
elinde çok imkânlar vardir. Mustafa Kemal, Bennett'e, Îngilizlerinkont-
rolü altmda büyük bir Türk ordusu teykilatlandirmay1öneriyor. Fakat
hem bu öneriden bir gey ç1kmiyor, hem IngilizlerinMondros Mütareke-
si'ne bile uymayan tavirlan hiç de lyi niyetli olmadiklaram gösteriyor.52
19IustafaKemal'in Istanbul'dakibütün çabasi, bir geyler yapmak için,
askerî ve siyasi bir kuvveti ele geçirmektir. Fakat Ingilizlerden de bir
gey ç1km1yor. Artik tek yol Anadolu'dur. Aradig1 askerî ve siyasi gücü,
padigah fermam ile alacak, o gekilde Samsun'a çikacaktar.

Tek yol Anadolu


"si-

Tarihçi Zürcher, Mustafa Kemal'in Îstanbul'daki bu çabgmalarun


yasi çözüm aray141"olarak niteliyor Bu çahymalari Mart ortalanna ka-
imkân-
dar sürüyor. Mart ortalermda, Istanbul'da bir geyler yapmanm
sizhš1 netlegiyor, belli ki kurtulug olsa olsa Anadolu'da bir Milli Hare-
ket'le olabilir... O sirada Kâzim Karabekir ve Ali Fuat pagalar, Mustafa
Kemal'le görügerek, Milli Mücadele dügüncesiyle tayinIerini Anado-
lu'ya yaptinyorlar?
Ingiliz Împaratorlugu'nun umuldugu gibi iyi niyetli olmadigt, Mond-
uymayarak ülkenin çegitli yerlerinde iggale girige-
ros hükümlerine bile
cekleri artik görülüyor. istanbul'a asIa Yiman gemisi sokulmayacagma
dair söz verdikleri halde, iyte Averof adh Yunan savag gemisi Dolma-

31. Lord Kinross, Atatürk, Bir Milletin Yeniden Dogugu, Sander Kitabevi, Istanbul,
1966, sf. 230-232.
Li-
32. Standford Shaw,From Empire to Republic, The Turkish War of National
Tarih Kurumu, Ankara, 2000, sf. 358-359; Bennett için bkz. Husa-
beration, cilt I, Turk
l957, sf. 259-269.
mettin Erturk, iki Devrin Perde Arkasi, Hilmi Kitabevi, Istanbul,
1987, sf.
33. Erik JanZürcher, Milli Mücadelede Ìttihatçilik, Baglam Yayinlari, Istanbul,
193 vd.

I
24

bahçe önünde demirlemig, gemide Istanbullu Rumlara ziyafetler venli-


yor! Mondros'u imzalamig olan Rauf Bey, amlarmda bu durumu anlata-
rak, "Ingilizlerbizi aldatnugti" diye yazlyor-

Çegitlivazifelerle uzun zaman aralarmda bulunarak her hallerini ya-


kmdan görüp agirbaglihklari,çahykarihklan, dürüstlükleri ve bilhassa
ahde vefakârhldaryla takdir ettigim Îngilizler,bunlar mi idi? Böylesine
bir aldampi, kendi kendime bir türlü izah.edemiyordum.34

Su sözler de Rauf Bey'indir:


Mütarekenin mürekkebi henüz kurumadan, Èransiz,Italyanve Îngiliz-
ler 1stanbul'dabir sömürge havasi yaratmaktan geri kahnadilar!35

Mütareke, "Istanbul iggal edilecek" demiyor, "Bogazlar'daki istih-


kâmlar iggal edilecek" diyordu; bu maddeyi gerekge gösterip Îstan-
"gerek-
bul'u iggal ediyorlard1] Musul'un iggali, Izmir'in iggali de böyle
çeler"le oluyordu. Anlagilan bang (Sevr) antlagmasma kadar Türki-
ye'nitt filli taksim ve iggali tamamlanacakti; niyet buydu. Artik siyaset,
diplomasi bitmigti. Anadolu'da bir Milli Kurtulug Hareketi baglatilabilír
miydi? Sekiz y11dir savag meydanlarmda kaylplar veren yorgun bir mil-
let için çok zor! Ama denemekten bagka çare yok! Komutanlar yavag
yavag bunu dügünmeye, Anadolu'ya geçmeye baghyor.
Milli Mücadele'nin büyük komutanlarmdan bu amaçla Anadolu'da gö-
rev alan ilk kumandan Ali Fuat (Cebesoy) Paga'dir. Hemen ardmdan Ka-
zim Karabekir Paga, Erzurum'a atamasmi yaptmyor. Milli Mücadele ku- .

mandanlarmm bu atamalanm yapan, Harbiye Nazin ve Genelkurmay


Bagkam Cevat (Çobanh)Paga'dir Cevat Papa, Îngilizlertarafmdan tutuk-
lamp Malta'ya sürülünceye kadar Milli Hareket'e büyük destek veriyor,
milliyetçi subaylan Anadolu'ya atiyor. Ali Fuat ve Karabekir pagalardan
sonra, Mustafa Kemal'le biflikte Albay Refet (Bele) Samsun'a ç1karak
Anadolu'ya geçiyorlar. Hemen ardmdan Rauf Orbay Deniz Kuvvetle-
ri'ndeki görevinden istifa ederek Anadolu'ya gidiyor. Cemal Kutay'm de-
yimiyle "Îlk Begler"dir bunlar... Trakya'yi tutsun diye, Cafer Tayyar P -

ga'y1 Edirne'ye atayaxi da yme Cevat Paga'dr.


Ali Fuat Paga'nm Konya'daki XX. Kolordu Kumandanhgi'na tayini
1919'un Subataymda ç1kiyor. Gitmeden önce Mustafa Kemal Paga'y1
Sigli'dekievinde ziyaret ediyor. Kolordusunu Konya'dan Ankara'ya
34. Rauf Orbay, a.g.e., sf. 238.
35. Salahi 5onye], Türk Kurtulug Savagt ve Dig Politika, I, sf. 15.
36. Cemal Kutay, Bilinmeyen Tarihimir, I. Kitap, Istanbul,Mart 1974, sf. 15-82. Kitap-
ta, "IlkBegler ve Sonrasi" adli ilk bölum.
25

nakledecegini anlattyor. Mustafa Kemal'in çok genig yetkilere sahip bir


"her
görevle Anadolu'ya atanmasuu saglamak için taraftan çahymaya"
karar veriyorlar. Îstanbul'daki Mustafa Kemal Paga'mn emrine giren
Anadolu'daki ilk büyük askerî birlik, Ali Fuat Paga'nm kolordusudur

Ben ve kolordum emrinizdeyim pagam!"

âzim Karabekir Erzurum'daki 15. Kolordu Kumandanhg1'na tayini-


ni 13 Mart 1919'da ç1karttirlyor, hemen hazirhklara baghyor. Mustafa
Kemal'le devamh temas halindedir 13 Nisaa'da Gülcemal vapuru ile
Trabzon'a gitmek üzere yola ç1kacak olan Karabekir, Sigli'dekievinde
Mustafa Kemal Paga'ya veda ziyaretine gidiyor. Karabekir Paya, uzun
süre yasakh kalan Îstiklal Harbimiz. adh eserinde Anadolu'da Milli
Mücadele fikrini ilk dügünenlerden birisinin kendisi oldugunu belirte-
evinde ameliyat sonrasi hasta yatan Mustafa Kemal Papa
rek, $igli'deki
ile görügmesini anlatir:

Pagam, ben yarm Erzurum'a hareket ediyorum. Istanbul'da ne vazi-


yette kahrsamz kahn, bir gey yapmak imkânsizdir. Sükût edersek mahvi-
m1z kaçuulmazdir. Behemehal Anadolu'ya ordu bagma geliniz. Hem de
Dogu'ya, milletin kurtulug anahtan Dogu'dadir. Orada her gey mümloin-
dür. Ordu kuvvetlidir, halk da beraber gider. Plamm basittir. Milli bir hü-
kümet tegkili... Istiklâlimizive hiç degilse milli namusumuzu kurtaracak,
ancak bu karardir.

Mustafa Kemal:

Bu da bir fikirdir, ahvâl günden güne size hak verdiriyor... Îyi olayun,
size katilmaya çahyinm..

Bu görügmeyi Rauf Orbay da dogruluyor, bir an önce Anadolu'ya


geçmeleri için Karabekir'in Israr ettigini anlatiyor.59
Îsmet Inönü'ye göre de, Mustafa Kemal Papa, baglang1çta Ahmed Izzet
"iyi
Papa hükümetinde Harbiye Nazm olmak istiyor, bir hükümet, hedefi-
ni, vaziyetini iyi bilen bir hükümet, memleketin kuvvetini müsait partlar-
da degerlendirerek çok is yapabilirdi" diye dügünüyordu. Kendisini hükü-
mete almayan izzet Paga'yt Atatürk sonuna kadar affetmeyecektir.40

37. Ali Fuat Cebesoy, MilliMücadele Hatiralari, sf. 55-57.

38. Kâzim Karabekir, istiklal Harbimiz, Merk Yayincilik, Istanbul, 1988, sf. 15. inö-
nu'nün aniattiklari, like duzeyinde Karabekir'i dogrulayacak niteliktedlr Ismet inönü,
a.g.e., sf. 164-167.

39. Rauf Orbay, a.g.e., sf. 244-246.


40. Ismetinänu, a.g.e., sf. 160-161.
26

"kuvvetli

Mustafa Kemal Paga'nm bir hükümet" kurulursa iglerin dü-


zelebileceni dügüncesiyle, Îzzet Papa hükümetine girmek için yaptigi
çahemalan ve Anadolu'ya atanmasmi, Rauf Orbay da hatiralannda ay-
rmtth olarak anlatlyor.

Anadolu yollannda

Bu sirada Dogu Karadeniz'de Pontusçu Rum çetelerle Müslüman


halk arasmda çatigmalar oluyor. Padigah, Dogn Karadeniz ve Dogu
Anadolu bölgelerindeki kangikliklarm yeni bir iggale yol açmasmdan
endigeli. Ingilizler de Müslümanlann Rumlara saldinlar yapt1gm1 söyle-
yerek padigalu silagtinyor, bunun önü almmaisa Samsun-Trabzon civa-
rmi iggal edeceklerini söylüyorlar. Hatta Samsun'a ufak bir Îngiliz birli-
gi ç1karmiglardir. Padigah ve Sadrazam Damat Ferid, dirayetli bir ko-
mutan göndererek oralarda asayigi saglamak ve yeni Îngiliz iggaline
meydan vermemek istlyorlar. Öylebir iggal bölgede çegitli devletçikle-
rin kurulmasma yol açabilir!
Ingilialer Dogu'daki Rus iggal bälgelerinden iki yüz bin kadar Rum'u
getirerek Doku Karadeniz'de bir "Pontus Cumhuriyeti" kurdurmay1,
Türklerin elindeki silahlarm toplatilmasuu istiyorlar. Îngiliz Digigle-
ri'ne, bunun için 2 Arahk 1918 günü muhtira veriliyor, tarihçi Toynbee,
Rumlarm verdigi gigirilmig nüfus rakamlarmm gerçekçilikten çok uzak
"asayig"
oldugunu söylüyor, ama yine de Ingiltere bölgeye gerekçesiyle
asker gönderebilir. Venizelos ve Rum basuu bu yönde seferber halde-
dir tabii...42
Ingilizler lazarsa, Mondros Mütarekesi'nin 7. Ve 24. maddelerini uy-
gulamaya, oralari da iggal etmeye kalkabilirler.
7. maddede "Müttefikler kendi emniyetlerini tehdit altmda görürse,
stratejik her bir yeri iggal edebilir" diye yaziyordu. 24. madde ise, Tür-
"bir
kiye'nin dogu illerini "Ermenistan vilayetleri" diye niteliyor ve Er-
menistan vilayetinde karigikhk oldugunda Müttefikler bu vilayetlerin
bir lasnum iggale yetkilidir" diyordu!
Padigahm korktugu da bu.
Dogu illeri ve Erzurum'da Kâzim Karabekir Paga'mn emrindeki 5.
Kolordu bu balomdan çok önemli! à
Igte Karadeniz ve dogu illerinde sükûneti saglayarak bu iki maddenin
igletilmesini önleyecek komutan kim olabilir? Elbette Mustafa Kemal
Papa... Anafartalar kahramam olarak ordu üzerinde büyük bir prestije
sahiptir. IttihatçIlara kary1 oldugu için onun atanmasmi Îngilizler de en-
gellemez. ÜstelikVahideddin, Mustafa Kemal Paga'yi lyi tamyor, veliaht

4 I. Rauf Orbay, a.g.e., sf. 233-251.

42. ATTB, IV, sf. 24-24, IB7; Sina Akiin, istanbul Hükümetleri ve Milli Mücadele,
sf. 241, Jaeschke,Kurtulug Savagi Kronolojisi, I, sf. 9.
27

olarak Almanya'ya yaptigi seyahatte, bu genç generalitamm19t1.


Sadrazam Damat Ferid ve Padigah Vahideddin, Mustafa Kemal Pa-
ga ile görügüyorlar. Mustafa Kemal'in istedigi olaganüstü yetkileri
ona vermeyi kabul ediyorlar. Vahideddin'le görügmesini sonradan
Mustafa Kemal, Falih Rifki'ya anlatacaktir: Bogaz'da dügman gemile-
ri toplarmi saraya yöneltmigtir. Vahideddin, elini masanm üstündeki
tarih kitabina koyarak, Mustafa Kemal'le konugmasma pu sözlerle
b hyor:

Papa Pa.ya, gimdiye kadar devlete çok hizmet ettin. Bunlarm hepsi bu
kitaba girmigtir tarihe geçmigtir... Bunlan unutun, asil gimdi yapacagm
hizmet hepsinden mühim olabilir. Papa Papa devleti kurtarabilirsin!

Mustafa Kemal, bu olay1 anlattiktan sonra kendi yorumunu da ya-


par; buna göre, Ingilizlerle iyi geçinmek isteyen Vahideddin'in bu sözle-
rindeki kasti, Karadeniz bölgesinde ve Dogu'da Îngilizleri rahatsiz eden
I
olaylan, Rum çeteleriyle çat1pmalan önlemesi, Mustafa Kemal'in deyi-
"merak
miyle, "Türkleri uslandirmast"dir. Mustafa Kemal, buyurmaym
efendimiz" diyor. Vahideddin, isminin bag harflerinin iglendigi bir de
kol saati hediye ediyor.43
Tarihçi gözüyle bakildigmda, Vahideddin'in Mustafa Kemal'i Milli
Mücadele için görevlendirdigi söylenebilir mi? Hayir! Vahideddin'in
kasti, Ingilizlerin yeni bir iggaline yol açabilecek olaylan Mustafa Ke-
mal Pa.ya'nm önlemesidir. Bu olaylar önlendiginde, Mütareke'nin 7. ve
24. maddelerine göre Ingilizlerin Dogu Karadeniz'de ve Dogu Anado-
lu'da iggaller yapmayacagim, böylece Pontus ve Ermenistan kurulma-
smm önlenebilecegini dügünüyor.44
Enver Paga'nm gizli rgütü Tegkilat-i Mahsusa'nm ve Milli Müca-
dele yillarmda IstanbuÏ'da Anadolu hareketini destekleyen Mim.
Mim.^ adh gizli kurulugun bagkam Hüsamettin Ertürk'e göre, asayië
! gerekçesiyle büyük dekletlerin doguya müdahalesi, orada Ermenis-
tan ve Kürdistan kurmalarma firsat verirdi; Vahideddin, Mustafa Ke-
mal'den bunu önlemesini istiyordu. Ertürk'e göre, Mustafa Kemal pa-
I digaha
"bu
havalide kuralmas1 muhtemel bir Ermenistan ve Kürdis-
tan'm tegekkülüne sebep ve bahane say11acak" bir geligmeye imkân
vermeyecegini ifade etmig, Vahideddin de Mustafa Kemal'in ihtiyaç

Çankaya, Bateg Yayinlari, l9BO,sf. |73-174.


43. Falih Rifki Atay,
44. Ayrinti için bkz. Sina Akgin, istanbul Hükümetieri ve.Milli Mücadele, sf. 280-
, 284; SabahattinSelek, Milli Mücadele, I, Agaoglu Yayinevi, istanbul,1970, sf. 87-89; E. j.
Zürcher, Milli Mücadelede ittihatçilik, sf. 207-208.
* "Mim.Mim." terimi, Müsellah (Silahli) Müdafaa-i Milliye Teykilati'ninkisaltilmi§ adidir.
Anadolu'ya silah ve adam kaçirmadan bagka, istihbarat toplama hatta birkaç defa iggal kuv-
vetlerine sulkast duzenleme gibi çaligmalar yapmistir.
28

görecegi her tür1ü masrafm ôdenmesi için sadrazama talimat verece-


ginisöylemigtir.45
Vahideddin ve Mustafa Kemal bu görügmeyi yaparken Îzmir iggal
edilmemigti. Dönüm noktasi Izmir'in iggali olacak, Türlderin Mütareke
hükümlerine uymasmm iggali önlemeyecegi o zaman daha iyi anlagila-
caktir. Mütareke'ye uymakla iggalin ônlenebilecegi dügüncesi, Vahi-
deddin'i Mustafa Kemal'e olaganüstü yetkiler vermeye sevk etmig gö-
"devleti
züküyor. Gerçekten, bu anlamda kurtarmasi" için görevlendiri-
len komutana çok genig yetkiler verilecekti. Mustafa Kemal hem yetki-
li olacag1 cografi alanm çok genig olmasim, hem yetkilerinin çok kud-
"9.
retli olmas1m kabul ettirmig, 30 Nisan 1919'da Ordu Müfettigi" ola-
"3.
rak atanmasi çikruptir (sonradan Ordu"). Olaganûstü yetkilerine
ilaveten, o zaman etki gücünü daha da artiran bir faktör olatak, Musta-
fa Kemal Paga'ya "Fahrî yaver-i hazret-i gehriyagi" yani Padigahm onur-
sal yaveri unvam da verilmigtir. Sivas'tan dogu
suurimizakadar, 5. Kaf-
kas Tümeni dahil, bütün askerî birlikler ve mülki idare onun emrine
verilmigti. Kolordu ve tümenlerin merkezleri Samsun'da, Amasya'da,
Erzurum'da ve Sivas'ta idi.46
Mustafa Kemal'in de bu güzergâlu izleyecek olmas1 bir tesadüf degil-
dir. Hem verilen yetki ve göreve uymug oluyor, hem orduyu toparhyor-
du. Civar illerdeki askerî birlikler de Mustafa Kemal'in emrine verildigi
için, Diyarbalor ve Ankara'daki askerî birliklere de kumanda edecekti.
"devleti
Valilere, kaymakamlara emir verebilecekti. Kendisinden kur-
tarmasi" için istenen, bölgede asayigi saglamak, silahlan toplamak ve
varsa çûralan kapatmakt1.
Mustafa Kémal Paga'dan istenen Karadeniz bölgesinde ve Dogu
Anadolu'da Rumlarm ve Müslümanlarm elinde bulunan silahlan topla-
masi, asayig için gerekenler digmda ordunun elindeki (agir)silahlan da
Istanbul'a göndermesiydi. Ama tam tersine o, muhtemel bir Rum-Pon-
tus tegebbüsüne kargi, "Islam köylerinin ellerindeki silahlarla köylerini
bizzat müdafaa" etmelerini dügünüyordu.E
Samsun'a çiktiktan on gün sonra, Harbiye Nazin SevketTurgut Pa-
ga Diyarbakir'daki kolordunun elinde bulunan silahlarm Ïstanbul'a
gönderilmesi iginin ne agamada oldugunu soracak, Mustafa Kemal P -

"sevkiyati

ga da aradan üç gün geçtikten sonra durdurdum" diye ce-


vap yazacakt1.6

45. Husamettin Ertürk, a.g.e, sf. 332-333.


46. Kolordu ve tumenlerin yerlegimi için bkz. Nutuk, 1989, sf. 6.
47. Salahi Sonyel, Türk Kurtulug Savagi ve Dig Politika, I, sf. 70.
48. Erzurum'daki KâzimKarabekir Paga'ya 2l Mayis l919 tarihil telgrafi, Karabekir, istik-
Ial Harbimizin Esaslari, Sinan Matbaasi, istanbul,sf. 51-52.
49. Zeki Sarihan, a.g.e., I,.sf. 29 J.
29

Osmanh Harbiye Nezareti ve Genelkurmay Ba kanhgi, Mustafa


Kemal'in milli direnigi örgütleme girigimlerini gizlice destekliyor.
Mustafa Kemal'in resmi görevini aparak milli direnigi örgütledigine
dair raporlar gelmeye bagladiktan sonra bile, Harbiye ve Dahiliye
nezaretleri (bakanhklari),Mustafa Kemal'in müfettiglik bölgesinde
sadece askerlerin degil sivil memurlarm da ona itaat etmesini emre-
den resmi bir yaz1yi Anadolu'ya gönderiyor. Îngilizlerin Mustafa Ke-
m'I'den gikâyet etmeye bagladigt sirada bile Harbiye Nazm
Sevket
Tur'gut Paga, Mustafa Kemal'in yetki alanma Kayseri ve Marag bölge-
lerini de katan bir karar ç1kanyor! Böylece Mustafa Kemal'in sahip
oldugu.olaganüstü yetkiler, Karadeniz'den Akdeniz'e kadar genig bir
cografya için geçerlidir artik... 1 Haziran'da Osmanh Bakanlar Kuru-
"yapmakta
lu, Mustafa Kemal'e oldugu ilave faaliyetler".ile egkiyahk
olaylarm1 önlemesi amac1yla ek parasal fonlar gönderilmesi için
emir çikariyor.50
Ingiliz baskis1yla Ali Kemal'in Dahiliye Nazin yap11mas1 üzerine ar-
tik bütün 1çigleri Bakanhgi Milli Mücadele. dügmam bir Ingiliz komi-
serligi haline gelecek, Damat Ferid hükümetleri de özellikle Mustafa
Kemal'in emirleri dinlemeyerek Erzurum'a gitmesinden itibaren tama-
men Milli Mücadele'ye dügman, sanki istanbul'daki bir ingiliz hükü-
meti gibi davranacaktir.
Ancak Harbiye Nezareti ve Genelkurmay, daima ve imkânlar ölçü-
sünde, çok defa el altmdan Mustafa Kemal'i destekleyecektir.
Mustafa Kemal, padigaha ve 1stanbul hükümetlerine Milli Hare-
ket'ten hiç bahsetmedi tabii, verilen görevi sadakatle yerine getirecegi-
"kullan
ni söyledi; son ana kadar padigaha sadakatim gösterecek, Mus-
tafa Kemal" imzah telgraflar yazmaktan çekimneyecekti!
Mustafa Kemal'in Anafartalar'da kazand181 göhret ve aldig1 olaga-
nüstü yetkiler çok genië ÿanlobuluyor, 1 Mayis 1919 tarihli Îkdam ga-
zetesi mangetten dünyaya duyuruyordu:

M. Kemal Papa umum gark ordulan müfettigligine tayin edildi.

Siyasi geligmeleri bu kadar yakmdan izleyen bir kurmay olarak,


Mustafa Kemal Papa, Samsun'a çikarken elbette hangi güçlere dayana-
"hãkimi-
bileceginin bir analizini yapmigti: Hareketin megruiyet temeli
yet-i milliye" olacakt1...
Peki, dünya politik dengelerinde hangi kuvvetlere dayanacak, ne-
lerden destek alacak, Ingilizlere karga hangi politik güçlerle ittifak
yapacakti?
Bu sorunun cevabmda Milli Mücadele'nin temel ideolojisi yatlyor,
yani "Dogu Mefkûresi", ba.yka bir deyigle Dogu milletlerinin kurtulugu-

50. Stanford Shaw, a.g.e., cilt II, sf. 663-669.


30

nu amaçlayan, antiemperyalist bir Îslam ve sol anlay1gt..


Ve dig politika stratejisi olarak, Bolgevik Rusya ve Îslam dünyasi ile
ittifak...
Daha Birinci Dünya Savagi'nm sonlarma dogru umutsuz istanbul'un
kapkara semalarmda uzaktan gözüken iki ylldiz, biraz umut uyandm-
yordu: Çarbgideviren ve "Mazlum Milletler"e özgürlük vaat eden Bol-
gevik Devrimi ile Islam dünyasmda Türkiye lehine, Îngiltere aleyhine
bag gösteren lapirdaniglar.
Milli Mücadele'nin iki temel dig müttefiki...
Mustafa Kemal, Samsun'a giderken, ayrmtih bir plan degilse bile,
Milli Mücadele için Îslam ve Bolgevizm faktörlerinin destegini almay1
dügünüyor, bununla ilgili geligmeleridikkatle izliyordu.

Dogu'daki Kizil Yildiz -

Zaten Îngiltere ve müttefikleri için savagm iki temel amaci vardi:


Biri sanayilegmig militarist Almanya'y1 ezmek, öbürü Türkiye'yi pay-
lagmak...
Birinci Cihan Harbi'nin kötü gittigi hissedildikçe, Türkiye'de herkes
baga nelerin gelecegini seziyordu. O kara günlerde, Istanbul'da yaymla-
nan Thsvir-i Efkâr gazetesinde 27 Arahk 191Tde bir haber çileyor: Îki
ay önce Çarhätdevirerek Türkiye'nin Kafkasya'da rahat bir nefes al-
masmi saglayan Lenin'i öven gazete, Bolgeviklerin "Dogu Illeri ve Rus-
ya Müslümanlarma" diye baglayan bir bildiri yaymladiklarru haber ve-
riyor. Rusya Müslümanlarma özgürlük tamyan bu bildiri ile Rusya Îm-
paratorlugu parçalanacak, "Türkistan'da ve Kafkasya'da ayn ayn Türk
51
devletleri kurulacak"ti
Savag içinde yiloma giden Osmanblar için müthis bir umut!
Bolgeviklerin 3 Arahk'ta yaymladigi bu bildiri, 17 Arahk'ta Istanbul
gazetelerinde yer alrupti: Çarhgave Beyaz Ordulara karg1 Müslümanla-
rm destegini isteyen Bolgevik bildirisi göyle bagliyordu:

Rusya Müslümanlan, Volga Tatarlan, Kinm Tatarlari, Kirgizlar, Sibir-


ya ve Türkistan Sartlan, Kafkasya Tûrlderi ve Tatarlan, Çeçenler, Kuz y
Kafkasyahlar ve Rus Çarlantarafmdan camileri, minberleri y1kilnug, diñ
leri âdetleri çignenmig olanlar, sizlere hitap ediyoruz!
Sizlerin dinleriniz, âdetleriniz, milli ve kültürel kurumlanmz bundan
böyle hür ve her türlü tecavüze kargi dokunulmazdir. Milli hayatruzi ser-
bestçe ve.özgürce düzenleyiniz, bu hakkimzdr
Biliniz ki, gerek sizlerin ve gerekse bütün Rusya'da yagayan millet-
lerin haklan Devrim'in Îgçi, Asker ve Köylü Sovyetleri tarafmdan ko-
runmugtur!

5 I. Prof. Akdes Nimet Kurat, Türkiye ve Rusya, AÜDTCF yaymi, Ankara, 1965, sf. 330.
31

Kafkasyave Hindistan Müslümanlari... Dünyamn bu yenilegme yolun-


da sizden maddive manevi destek bekliyoruz[52

Bolgeviklerin bu bildirisi hayli etkili olacak, Çarhgitekrar kurmak


için çarpigan Beyaz Ordularm maglup edilmesi için Müslümanlar Kizil
Ordu'ya katilacaklardi.53
Bolgevik Devrimi Rusya'yl savaytan çekmig, Avrupa'da komünist ih-
til girigimleri için esin kaynagi olmugtu. Türkiye bakmundan birinci
derecede önemli olan, Bolgevik Devrimi'nin Kafkasya cephesindeki
Rus ordusunu geri çekmesi ve Rusya'mn iç savaga sürüklenmesidir:
Lenin bir yandan Komünizme karg1 ç1kan Beyaz Ordularla iç savagi
yürlitüyor, öbür yandan Bolgevik Rusya'nm kaybettigi topraklan, bu
arada Kafkasya'daki bagunsiz Azerbaycan'1 Bolgeviklegtirerek Sovyet-
ler'e katmak íçin ugragiyor.
K1zilOrdu'nun bütün bunlan bagarmas1için Lenin'in muhakkak Tür-
kiye'de birilerinin destegini almasi lazim. Kimlerin?.. Ingiliz siyasetine
karç1 savagan Kuva-yi Milliye hafeketinin...
O dönemde Rusya'da tablo göyledir:
• General Denikin "Rus Gänüllüler Ordusu"nu kurmug, Bolgevizm'le

savagiyor. Karargâhi, Ukrayna'nm Karadeniz sahillerindeki gehri Odes-


sa'dir. Petersburg'a dogru ilerliyor. Fransiz1ar askerî kuvvet göndere-
rek onu destekliyor. Fransiz askerleri nereden gidiyor? Iggal altmdaki
Îstanbul'dan!..

Baron Wrangel'in ve General Kolçak'm yönettigi "Beyaz Ordu"lar,
Kirun ve Îç Asya'da Kizil Ordu ile çarpiglyorlar. Bunlara Batihlarm yar-
dum nereden gidiyor? Yine iggal altmdaki lstanbul'dan!..
1stanbul'da 25 Kasun 1918.günlü Hadiset ve Sabah gazetelerinde bir
haber:

5 zirhh ve 11 muhripten meydana gelen bir Îtilaf filosu, Bolgevik Dev-


rimi'ni bastirmak üzere Îstanbul'dan Karadeniz'e açildL Bugün Babi-
âli'de usun bir görügme yapan Îngiliz Amiral Calthorpe da Sivastopol'a
(Kirun'a) gidiyor!54

Bir haber daha; 12 Mayis 1919 tarihli:

52. Akdes Nimet Kurat, "Sovyetier Birligi'nde Turkler ve Islamiyet",Belgelerie Türk


"

Tarihi Dergisi, Eylül 1971, say! 4\, sf. I I-I2. Bolgeviklerin Rusya Müslümanlarinin deste-
ginialmak için Seriatmahkemelerine izin vermeleri, Rus muzesindeki Hz. Osman'a ait el-
yazmasi Kuran-i Kerim'i tärenle Semerkant Müstümanlarinavermeleri gibi uygulamalari
için bkz. Taha Akyol, Sovyet Rus Stratejisi ve Türkiye, Ötuken Yayinlari, Ankara,
1976, sf. 55-66, 170-189.
"göz-
53. Zeki Velidi Togan, Bagkurt askerlerinin Kolçak'a kargi Kizil Ordu'ya katilmasini
yaglari" içinde anlatir' Hatiralar, TDV, Istanbul,1969, sf. 250.
54. Zeki Sarihan, a.g.e., i, 25 Kasim 1918.
32

Birinci Timan tümeninin Selanik Limam'nda gemilere bindirilmesi ta-


mamlandi. Bu birlikler Bolgeviklere kargi gönderilmek üzere haz1r bek-
liyordu...55

Yunanhlarm Ege'yi istila etmek, mümkünse Îstanbul'a da sokulmak


için Îngilizlere ödedigi rügvetlerden sadece biridir bu, Malum, 15 Ma-
y1s'ta Yunan ordusu Izmir'e ç1kar11acaktir, Lloyd George'un destegiyle.
Genel tablo göyle:

Rusya'da iç savag Bolgeviklerin aleyhine geligiyor. Sibirya'da Ami-
ral Kolçalg Amerikan ve Japon destegine sahip, Moskova'ya dogra yü-
rilyor!

Polonyah General Pilsudki de ülkesini Rui boyundurugundan kur-
tarmak için harekete geçmig, Kizil Ordu ile savagiyor
• Mondros Mütarekesi hükümleri gereginçe Osmanh ordusu Ba-
kü'den çekilmig, Kafkasya'yi bogaltrugtir. Kafkasya'da Ingilizler vardir,
Mengevik Ermenilerle birlikte hareket eden Ingilizler,Bolgevik Ruslara
"burjuva"
kargi bagimsiz Azerbaycan'da Musavat Partisi hükümetini des-
tekliyor. Gürcistan da bag1msiz artik. Üçünüuzlayttrip bir Maveray1 Kaf-
kas (Kafkas Ötesi)Federasyon kurulmas1için çaltyihyor. Lenin, iç savag-
ta çok ihtiÿaç duydugu Bakü petrollerini Ingilizlere kapt1rmak, "Bakü
proletaryasi"m elden kaç1rmak üzere! ÜstelikKafkasya'daki iki Îngiliz
tümeni Bolgeviklere kargi Beyaz Ordu'yu ve Mengevikleri destekliyor
"proleter

Tabloya gunu da eklemek laz1m. Savag bitkini Avrupa'da
hareketler" luzla yaylhyor. Fransa'da grevler, komünist gösteriler. Al-
manya'da Liebknecht ve Rosa Luxemburg gibi, komünizm tarihinin
saygm isimlerinin liderliginde Bolgevik ihtilal girigimi, geçici "Alman
Sovyet cumhuriyetleri", bunlarm ordu gücüyle bastinlmas1...

Bati'y1 korkutan bu genig ve karmagik tabloda, bir de Türkiye'deki
Milli Hareket Bolgeviklige kayarsa!.. New York Times gazetesi zaten
"Türkler Bolgevizm'i kolayhkla kabul edebilir; çünkü katliam ve yagma
iginde yüzyillann tecrübesine sahiptirler" diye yaz1yor!56
Türklerin Bolgevikligi kabul etmesi; Ingilizlerin müthiÿ korkusu!
Ama Lenin'in büyük omudu!
Mustafa Kemal bu korkuyu da bu umudu da tam bir kurmay
giylaçok iyi deserlendirecektir.
Bu noktada Milli Mücadele'nin temel stratejisine igik tutacak iki

anahtar soruyu sormamn zamam geldi


Istanbul'da Ingilizlerin, Fransizlarm olmasm1 Lenin ister miydi? Ta-
bii ki hayir! Demek ki, Bolgevikler elbette Mustafa Kemal'ín liderligin-
deki Milli Mücadele'yi destekleyecekti.
Îkinci soru: Mustafa Kemal ve Erzurum'daki 15. Kolordu Kumandam

55. Zeki Sanhan, a.g.e., I, I2 Mayis I8I8.


56. Zeki Sanhan, a.g.e., I, I I Mart [9 I9.
33

Kâzim Karabekir Kafkasya'da lngilizaskerlerinin bulunmasmi, Mengevik


yönetimindeki Ermenistan'la ittifak yap1p Anadolu'yu tehdit etmesini is-
ter mi? Elbette hayirl Demek ki, onlar da Lenin'i destekleyecek ve kar 1-
hšmda ondan önemli miktarda silah ve para yardum da alacaklardir!
Ingilialere kargi Anadolu'da, Hindistan'da, Misir'da baglayan hare-
ketler Bolgevildere büyük umut veriyor, "Dogu Müslümanlan"na hita-
ben gördügümüz bildirileri yaymhyorlar; emperyalizme karg1 muglak,
a a etkili bir politik cephe oluguyor. Ankara ise, "Kafkaslar'da Bolge-
vik yönetimlerinin kurulmasma göz yummasi kargihšmda, Dogu cep-
hesini güvenceye alarak, tüm gücünü Bati cephesine aktarabilecek ve
savagm kazamlmasmda bunun önemli rolü olacaktir."S7
Savag yorgunu Batt kargismda iki dinamik hareket: Türkiye'de Milli
Mücadele, Rusya'da Bolgevik devrimi... Mustafa Kemal ve arkadaylan
bu ittifaka uygun bir üslup ve siyaset geligtiriyor, Dogu milletlerine
seslenen antiemperyalist ve Islami bir dil...

Dogu'daki Islam hilali


Osmanh hâkimiyetinde yagarug Arap toplumlarmda Osmanh'ya kary1
"milli
yaygm isyanlar, kurtulug hareketleri" görülmedi; agiret isyanlan
yagandi tabii. Osmanh'yaagir darbe indiren büyük Arap ayaklanmalan
íçinde en önemlisi Arabistan'da SerifHüseyin'in Ingiliz destegiyle yürüt-
tügü isyandm Yine de Araplarda uyanmaya baglayan bagrusizhk duygu-
larmm Osmanh'ya kargi olmasi dogal, çünkü bagunsizhklanm Osman-
h'dan alacaklardir, Mustafa Kemal, Kâz1mKarabekir ve Inönü gibi däne-
min tamklan bu olaylan görmüg, yagamiglardm Hatta Kâzim Karabekk,
daha askerî lisede bile Osmanh vatandaylan Türk ve Arap ögrenciler
arasmda tartigmalar çiktl m anlatir; tabii Arnavut ögrencilerle de.58
Mustafa Kemal'in 20 Eylül 1917de Sadrazam Talat Paga'ya askerî
durumu izah etmek için çektigi urun telgrafta "Araplar Türklere dü -

mandir" diyor.59
Ama partlar yavag yavag degigiyor... Cihan Savagi sirasmda Osman-
h'ya kargi kiëlartilarak, tam bagunsizhk vaadiyle ayaklanan Araplar, sa-
vag sonunda bu vaadin gerektigi gibi yerine getirilmedigim ve Türkle-
rin yerine gimdi Hiristiyan ve hatta Musevi yönetimi altma sokuldukla-
nm görünce, aldatildiklanm anlamakta gecikmiyorlar, hatta Türk hü-
kümetine yeniden özlem duymaya baghyorlar.60

57. Baskin Oran, Türk Dig Politikasi, IIetigirnYayinlan, 2002, cilt I, sf. 161.
58. Handan Nezir Akmege, The Birth of Modern Turkey. The Ottoman Military and
The March to World War I, Londra, Tauris 2005, sf. 36-4 I, 59-60.
59. Atatürk'ün Tamim Telgraf ve Beyannameleri (bundan
sonra ATTB), sf. 7.
60. Dr. Salahi Sonyel, Türk Kurtulug Savagi ve Dig Politika, cik II, sf. 66.
34

Daha Birinci Dünya Savagt devam ederken Ingiliz emperyalizmine


kargi Islam dünyasmda bazi uyamp hareketleri baglanugt1. Çaaakkale
ve Irak'taki Kutü'l-Amare gibi Türk zaferleri, Bat111güçleri maglup et-
menin mümkün oldugunu göstererek önemli bir rol oynamig, Dogu
milletlerine cesaret vermigti. Bunu Ingiliz-imparatorluk siyasetinin en
hirsh uygulay1c11armdan Bagbakan Lloyd George da itiraf ediyor:

Türk ordularmm üç yll boyanca egit kogullar altmda bizi peg pege bir-
talom vurugmalarda yendilden sonra ancak ezici say1daki kuvvetlerimiz-
le sonunda yenilmig olmalari Dogu milletlerinin kafasmda kötü bir etki
biralmugtir 61
.

Ingiltere'nin gözünde etki" olan bu faktör, gimdi Milli Mücade-


"kõtü

le'nin Islam dünyasmdan destek bulmasuu sa ayacag1 için Türkiye ba-


lommdan iyi bir etkidir!
Îslam dünyasmda bu antiemperyalist duygularm ve olugumlarm
meydana gelmesinde Tegkilat-i Mahsusa'nm rolü büyüktür Enver Pa-
ga'nm emriyle efsanevi Egref Kupçuba.91'nm Ingiliz Imparatorlugu'na
karg1 "Îslam ihtilalleri" ç1kartmak için kurdugu gizli teykilat... Çin'den
Fas'a kadar! Kimler yok ki?! Milli Mücadele'yi desteklemek için Hindis-
tan'da Hilafet Hareketi'ni geligtiren Mevlana Muhammed ve $evketAli
adh iki kardeg, bugünkü Pakistan'I kuracak Muhammed Ali Cinnah, ga-
ir Muhammed Ikbal, bugünkü Hindistan'1 kuracak Nehru ve "Yüce
Ruhlu" Gandhi... Islam dünyasimn ve "Dogu milletleri"nin önde gelen
aydmlan, geyhleri, agiret reisleri... Üstelik gerilla kanad1 da vardi Teg-
kilat-1 Mahsusa'mn...62
Simdisavaytan yenik ç1kmly, Mondros ve Sevr'de ülkesinin iggaline
karar verilmig bir millet, yeniden Avrupa'ya kafa tutuyor! Ingiliz istih-
barat raporu göyle diyor

Mustafa Kemal'in Avrupa'ya meydan okudugunu gören boyunduruk


altmdaki halk(lar) arasmda genel bir lapirdanma bayhyor,63

Bütün Dogu milletlerinde Teykilat-1 Mahsusa bünyesinde Ingiliz


-

paratorlugu'na kargi çahqm1g olanlar gimdi elbette Mustafa Kemal'i


destekleyecekti.
Mustafa Kemal ve arkadaglannm Islam dünyasmdaki bu potansiyeli
görmemesi mümkün mü?! Ankara'ya geldiginde yaymlayacag1 ilk res-
mi bildiri, "Islam ÂlemineBeyanname" olacaktir! Milli Hareket, "Do-

.sf.

61. Hikmet Bayur, a.g.e, 156-157.

62. Bkz. Cemal Kutay, Birinci Dünya Harbi'nde Tegkilat-i Mahsusa ve Hayberde
Türk Cengi, Istanbul, 1962, eserin tümû ve sf. 62-69.
63. Dr. Salahi Sonyel, a.g.e, sf. 232.
35

šu'daKafkasya, Iran, Mganistan ve Hindistan'a kadar, Bati'da Arnavut-


luk, Güney'de Suriye, Filistin, Misir ve Arabistan, Güney Bati'da Ceza-
yir ve Fas'a kadar bütün Islam ülkelerini kapsayacak biçimde" etkileri-
ni yayacaktir¾
Mustafa Kemal'in Îslami dil kullanarak yürüttügü bu politikay1 ay-
rmtih bir gekilde görecegiz. Ingiliz Imparatorlugu'na kargt Milli Hare-
ket'in elindeki en önemli kozlardan biridir bu siyaset.
Özellikle,bugünkü Pakistan'1 da içine alan Hint Müslümanlarmm
Osmanh'ya baghhgi derinlere gidiyor. SanhPlevne savunmasmm yer
aldigi "Rus Harbi" sirasmda Hindistan'da Müslümanlarm çikard1g1
Kayser-ül Ahbar gazetesinde Türkiye'yi savunan makaleler ç11ayor. 27
Ocak 1877 tarihli makaleden birkaç cümle:

Türkler Müslüman oldugu için Avrupa'da hiç müttefikleri yoktur. Bü-


tün Hiristiyan devletler kargi taraftadir. Maalesef Müslümanlar da Türk-
leri yalmz birakti. Türk ÎmparatorluguÎslam dünyasrun gururu idi. Bu
itibarla Türklerin hali hazirda kargi kargiya bulunduklari talihsizlikler
onlardan çok bizi üzüyor.65

Türklerin maruz kaldig1 her ac1yi kendileri için gurur meselesi ya-
pan Hint Müslümanlarmm bu bilinci, Abdülhamid'in siyaseti ile bilhas-
sa geligir. Arahk 1880'de Bat1h istihbaratçilar "Osmanhlarm Hindistan
ve Endonezya Müslümanlar1m ayaklandirmaya yõnelik bir plan içinde
"cihad'm
oldugu" yolunda Londra'ya raporlar veriyordu. Abdülhamid
sadece ismi güçlü" diye dügünüyor, onun için f1ilibir cihad baglatruyor
ama özellikle, milyonlarca Müslüman tebaasi bulunan Îngiltere ve Rus-
"güçlü
ya'nm baskilarma kargi bu isim"i kullanarak diplomasi yap1yor.
1912 Balkan felaketi..:-"Rumeli-i çahane"nin ebediyen kaybi... Binler-
ce gehit, bir milyon göçmen!.. Hint Müslümanlari Îngiltere'ye kargi kit-
levi gösteriler yaplyor, Türkiye'ye Kizilay heyetleri ve gönüllüler geli-
yor, Pakistan'm milli çaiti büyük duçünür Muhammed Ikbal'in Balkan
gehitleri için yazdigi ünlü giir elden ele dolagiyor...
Sonra, Teykilat-1Mahsusa'nm çahymalari...
Birinci Dünya Savagi sirasmda Îngiltere, sömürgelerindeki Müslü-
manlara, "Hilafet'e ve Türklere zarar vermemek" için söz vermigti.
Sevr Antlagmasinm imzalanmaslyla, Ingiliz imparatorlugu'nun mas-
kesÏdügüyor! Hint Müslümanlarmda büyük tepki!
O zaman henüz Pakistan ayr11madig1 için Hindistan sözü, bugünkü
Hindistan'la birlikte Pakistan't da içine ahyor. "Îngiliztâcmm pirlanta-
s1" denilen en verimli sömürge! Ingilizlere kargi ayaklanma igaretleri

64. Dr. Salahi Sonyel, a.g.e., sf. 66.


65. Prof. Azmi Õzcan,Osmanli Devieti, Hindistan Muslumanlari ve ingiltere,
TDV Yayinlari, 2. baski, 1997, sf. 89.
36

daha 1918'de ortaya ç1k1yor. Tarihî Hindu-Müslüman çekigmesini bir


"kaderini

kenara biralop tayin" ve bagunsizhk ilkesim gerçeklegtirmek


için harekete geçiyorlar. Müslümanlan da içine alan "Hint milliyetçili-
gi"baglam24tir artik.¾
Hizla geligiyor... Mahatma Gandhi'nin yol arkadagi Müslüman lider
Ebul Kelam Âzadfetva yaymhyor.
"hicret"

Madem cihad yapmaya gücümüz yok, åyleyse vâciptir.

Ingiltere'yi protesto için 25 bine yakm Hint Müslümam Afganistan'a


(göç) etmek için yola ç11ayor; perigan vaziyette tabii... Aynca
"hieret"

bütün Hindistan'da "Sevr'i protesto" hareketleri hizla yaylhyor. Gandhi


de destekliyor. Geligen hareket, Muhammed Ali ve Sevket isimli iki
kardegin liderliginde "Hint Hilafet Hareketi"ne nönügüyor.O
"sivil
Türkiye'ye destek olmak için Hindistan'da itaatsizlik" anlamm-
"hieret" "boykot"

da ve hareketleri luzla yayihyor ve Londra üzerinde


agir bir baslo kuruyor.
Mütareke döneminde iggal altmdaki Îstanbullular, o karanhk günler-
de, 10 Nisan 1919 günlü gazetelerde bir haber akuyor:

siyasetine kargi genig hognutsuzlugun bulundugu Hin-


Ingiliz sömürge
distan'da olaylarm önü almamlyor. Amritsar gehrinde halk ayaklandi. 5
Îngilizigadamru öldürdü. Halk gehre hâkim oldu. 30 Mart'ta Ingiliz yöne-
timi boykot edilmig, 6 Nisan'da da Bombay'da genig bir protesto hareke-
ti yap1lnugt1...*

Istanbul gazetelerinde sik sik "Hint Müslümanlari"nm Îngiltere'ye


karg1 Türkiye'yi destekleyen hareketlerine dair haberler çikiyordu.
24 Haziran 1919 günlü Istiklal gazetesi, Îngiliz Morning Star gaze-
tesinden yaptigi ufak bir ahntiyi Îngiliz sansüründen kaç1rarak ya-
ymhyordu:

Stron'da Müs1üman1ar bir miting yaparak Türkiye'nin paylagilmasma


karg1 ç1kt11ar.Münir Îsfehani ba.gkanhgr altmda yapilan mitingde, Ab
Ali, Türkiye'nin Hiristiyan devletler arasmda paylagilmasmm büyük h
-

sizlik oldugunu bildirdi. Miting yöneticisi de Hint Müslümanlarmm bunu


protesto etmek için birlegmig oldugunu söyledi.69

66. Ömer Kürkçuoglu, Türk-ingiliz iligkileri,sf 49.


67. Prof. Azmi Özcan,a.g.e., sf. 235 vd, Prof. M. Kemal Öke, Güney Asya Müslüman-
Iari'nin istiklal Davasi ve Türk Milli Mücadelesi, 1919-1924, 3. baski, Kültür Ba-
kanligi,Ankara, 1988, TDV islam Ansiklopedisi, cilt IB, sf 108-I I 1.
68. Zeki Sarihan, a.g.e., I, 10 Mart 1919.
69. Zeki Sarihan, a.g.e., I, 24 I-laziran 1919.
37

Ingiltere'yi sarsacak, meggul edecek, hatta endigeye sevk edecek


her hareket, Anadolu için umut olugturuyor; izlenecek dig politikanm
temel taglarmi teykil ediyor. Istanbul'da yaymlanan Îkdam gazetesi,
Londra'da yaymlanan Near East dergisinden bir almti yaymhyor:

Îngiltere, Îslam ülkelerinin Türkiye'ye gösterdigi egilimi görmezlik-


ten gelemez. Türkiye'nin gelecegi meselesi Îngiltere bakmundan basit
egildir...70

Fakat basit olmadigmi Lloyd George'un anlamasi igin daha zaman


VRT...

Kurtulug için strateji


"emperyal"
Bati, özellikle de Ingiltere, pahlanan Bolgevizm'le uya-
nan Islam milletlerinin ittifak yapmasmdan endige ediyor. Lenin ise, ta-
bii bu ittifakm peëinde.
Peki, Mustafa Kemal böyle ittifaktan yararlanmayi esas alan bir stra-
teji geligtiremez miydi?
O karanhk günlerde umut gerçekten Dogifdadir: hem Îslam uyampi,
hem Bolgevik devrimi olarak...
Anadolu'ya ç1kmig olan Mustafa Kemal Papa bu tabloyu çok iyi gö-
rüyor. Îslam âlemine beyanname yaymhyor, Meclis'i dualarla, tekbirler-
le aç1yor, Hilafeti kurmak için çarpigtigim ilan ediyor... Lenin'e mek-
tuplar yaz1yor, Bolgevizm'i övüyor, Ankara'da bir Komünist Partisi kur-
duruyor, emperyalizme ve kapitalizme kargi mücadele ettigini defalar-
ca tekrarhyor.
Prof. Kürkçüoglu, Milk Mücadele'de Mustafa Kemal'in dig politika
bakimmdan üç temel faktöre dayandigim yaz1yor.71
1- Îslam etkeni... Bu etken içeride Müslüman halkt birlegtirmek,
digarida ise Ingiltere'ye kargi Türkiye lehine ciddi bir basla olusturma-
da son derece yararb óluyor Bilhassa Hindistan (bugünkü Pakistan da-
hil) Müslümanlarmm "Hilafet Hareketi", kökleri Balkan Savagi'na ka-
dar inen, güçlü ve yaygm bir hareket olarak Türkiye'ye büyük destek
saglayacak, Ingiltere üzerinde ciddi surette frenleyici etki yapacaktir
Maddi yardun da almacaktar Agagida görecegiz.
2- Bolgevik-Rusya etkeni: Bolgevikler ve Milli Mücadele bu agamada
aym saftadir: Ingiltere'ye karpi direnig ve mücadele. Mustafa Kemal'le Le-
nin arasmda yazigmalar vardir; Bolgeviklerle-antlagmalar imzalanrugtar.
Bolgeviklerden büyük çapta silah ve para yardmu almmtytir Iki taraf da
bundan büyük siyasi ve askerî yarar saglamigtir. Agagida göreceniz.

70. Zeki Sarihan, a.g.e., l9 Kasim 1919.


71. Ömer Kürkçüoglu, Türk-ingiliz iligkileri,1919-1926, sf. Si vd.
38

3- Müttefiklerin arasmdaki ayriliklar: Milli Mücadele kadrosu


ve Mustafa Kemal, Birinci Cihan Harbi bittikten sonra menfastleri ça-
tallagan, çegitli konularda birbiriyle çeligen Itilaf Devletleri arasmdaki
menfaat çatigmalarmdan yararlanmayl bilmigtir. Ingiliz, Fransiz ve Ital-
yanlara kargi siyasetinde buna dikkat etmig, Amerika'y1 gözden kagir-
mamigtir.
Mustafa Kemal, on yllhk savag yorgunu, harap edilmig bir ülkede
Milli Mücadele'yi örgütleyip yürütürken, dig politikada Islam ve Bolge-
vizm faktörlermden destek aluug, Itilaf Devletteri arasmdaki ç1kar ça-
tigmalarmdan yararlanmigtir.
Onun için Mustafa Kemal'in son derece Islpraî konugmalan, tavirla-
n, eylemleri vardir. Bolgevizm'i öven, hatta Bolgevizm'e benzer bir re-
jim kuracagua söyleyen konugmalan, yazigmalari vardir. Aym zamanda
Batihlara ince mesajlar da gönderir.
Bir siyaset ustasidir aym zamanda. Îstanbul'da padigahtan ve Îngiliz-
lerden olaganüstä yetkiler koparmasi, degigik kesimlerin güvenini üze-
rinde toplamast onun bu yeteneginin sonucudur.
19 May2s'ta Samsun'a çikan Mustafa Kemal Papa, emrindeki askerî
birliklere teker teker telgraf çekerek Milli Mücadele'nin askerî örgütlen-
mesini baglatiyor; durumlan haklanda raporlar ahyor, bu askerî birlikle-
ri az sonra Milli Mücadele'ye kargi vaziyet alacak olan Îstanbul'dan ko-
pararak "MilliHareket"e baghyor. Îzmifin Yunanhlar tarafmdan iggalinin
protesto edilmesi için vilayetlere ve ileri gelenlere telgraf çekerek sivil
vatanseverligi de hatekete geçiriyor. Kemal Paga'nm askerî sahada bil-
hassa 15. Kolordu Kumandam Karabekir Paya ile telgraf yazigmalan ko-
numuz balammdan ónemlidir. Çünkübu telgraflarda Ermenistan, Gür-
cistan ve genelde Kafkasya'daki durumlan müzakere ediyorlar, Dogu'da-
ki asked birlilderimizi takviye ettnek için bati illerinden ve Adana'dan
sevkiyat yapmaya imkân verecek tedbirleri görügüyorlar.72
Bolgeviklerle temas bu süreçte çok etkili bir gekilde gündeme geliyor.
Bu dönemde Mustafa Kemal Bolgevizm'e sempati ifade eden konug-
malar yaplyor, Ruslara "Türkiye'de Sovyet Cumhuriyetlerine benzeyen,
devlet sosyalizmine dayanan bir sistem" kuracagm1 söyleyecek, aym
zamanda Kuran'dan ayetlerle bezenmig konugmalar yapacaktir. '
'i

Bolgeviklerle temas ve Mustafa Kemal'le arkadaylarmm Bolge


ele almas1, ilk defa Havza'da olacaktir. Samsun'dan yola çikan Mustafa
Kemal ve arkadaglan, yolda "Dag bagmi duman almig" marquu söyleye-
rek, 25 Mayis 1919'da Havza'ya geliyorlar,oradan Erzurum Kongresi'ne...

72. Karabekir, istiklal Harbimir, sf. 29-34.


Erzurum'da Bolgevizm ve manda

Simdivazifemiz, hallo, vatam ve esir Padigah'1 kurtarmaya inandir-


aktan ibarettir... Zamanmda hiçbir geyi kaç1rmamak ve zamansiz hiç-
bir geye uzaktan yakmdan tevessületmemek baglica dikkatimizi tegkil
etmelidir... (Zamam gelince) Fes kalkacak, medeni millet gibi papka giyi-
lecek, Latin harfleri kabul edilecektir...1
Mustafa Kemal Paga, 23 Temmuz 1919, Erzurum

Bolgeviklerle ilk temas


Albay Hüsamettin anlattyor. 1 Haziran 1919 günü Samsun'dan Hav-
za'ya gelen Mustafa Kemal ve arkadaylari Ali Baba'nm Mesudiye adh
ihca otelinde, bir Bolgevik heyeti ile görügüyor. Heyetin bagmda Rus
Albay1.Budiyeni var.- Pala biy1kh, babayani bir Bolgevik... Mustafa Ke-
mal'le ahbap oluyorlar. Budiyeni Bolgevik Rusya'nm silah, cephane ve
para yardimt yapacagm1 söylüyor. Buna karg1hk mügterek dügmana
kargi savagilacak. Ama Budiyeni'nin bir sorusu var Anadolu'da kutula-
cak yeni rejim nasd olacak?
Paga'mn cevabt
-

Tabii Sovyetlerin, gûralar cumhuriyetine benzer bir hükümet tarzi!


-

Yani Bolgevikligin prensipleri üzerine kurulmuy bir cumhuriyet,


degil mi Generalim?
-

Öyleolacak, devlet sosyalizmi dersek daha dogru söylemig oluruz.


Sovyet heyeti Havza'dan umutla ayr1hyor. Mustafa Kemal'in beklen-
tisi, Milli Mücadele için Ruslardan silah almak...2
Sagci Dr. Fethi Tevetoglu da içerigini belirtmeden Mustafa Kemal'in
Budiyeni ile görügtügünü kaydediyor.3
Solcu Dr. Mehmet Perinçek, be görügmenin yapildignu yaziyor, 1920

I. Mazhar Müfit Kansu, Erzurum'dan Öfumüne Kadar Atatûrk'le Beraber, Türk


Tarih Kurumu, Ankara, 1966, sf.74, 85, 131.
*
Husamettin Erturk, Enver Paga'mn gizil örgütü Teikilat-i Mahsusa'mn gefi.lygalaltindaki
istanbul'daAnadolu'ya destek olmak için çalr¡an gizli Mim.Mim. (Mûsellah Müdafaa-i Milli-
ye, SilahliMilli Savunma)örgütünan bagi.
2. Müsamettin Ertürk, a.g.e., sf. 339.

3. Dr. Fethi Tevetogiu, Türkiye'de Sosyalist ye Komünist Faaliyetier, Ankara,


1967, sf. 124.
40

ylhnda Mustafa Kemal'in Ankara'da yaymladigi Hâkimiyet-i Milliye


"devlet
gazetesinde sosyalizmi" terimimn kullamlmasmm da bu görüg-
meyi dogruladigmi belirtiyor. Ancak Perinçek'e göre, Havza'da Kemal
Pa.ya ile görügen Rus, Budiyeni degil, Kafkasya'da uzun ylllar görev ya-
pan Budu Medivani'dir; Ertürk isimleri kariptumig olmaliydi.4
Dönem hakkmda argiv çahymalari olan akademisyen tariheiler Mete
Tunçay ve Sina Akgin ise Havza'da bir Sovyet Rus heyetiyle görügme
olmadigim, anlatilanlarm gerçek digt oldugunu yaz1yorlar.5
Türk-Sovyet iligkileri üzerine son dönemdeki en ciddi aragtirmalardan
birini yapan Stefanos Yerasimos'a göre, Havza'da Mustafa Kemal'in Rurr
larla böyle bir görügmesi olmadi, ama Moskova'ya bagh Türkiye Komü-
nist Partisi (TKP) lideri Mustafa Suphi'nin adamÍan ile görügmüg olmas1
kuvvetli bir ihtimaldir. O sirada Karadeniz'in kuzey sahilinde, Odessa'da
çaliçan Mustafa Suphi, Bol.gevizm'iörgütlemek ígin Anadolu'ya bir heyet
göndermietir. Îçte bu heyet Havza'da-Mustafa KemaFle görügüyor, Musta-
fa Kemal onlar vasitaslyla Moskova'ya mesaj gönderiyor, mügterek dü.g-
mana kary1destek istiyor, Rus Komünist Partisibunu kabul ediyor.6
O siradaki Türkiye Komünist Partisi lideri Mustafa Suphi hakkmda
ciddi bir akademik çakgma yapan Dr. Yavuz Aslan, Mustafa Suphi'nin
Odessa'dan gönderdigi temsilcilerin Havza'da Mustafa Kemal'le görüg-
müg olabilecegini yaz1yor. Mustafa Sophi bir y11 sonra Bakü'de Yeni
Dünya adli bir gazete çikaracak ve orada Mustafa Kemal'den kendisi
ne bir y11önce mesaj geldigini yazacaktir?

Îsmet Bey'in mektubunda manda


Mustafa Kemal ve arkadaylari Havza'da Bolgeviklerle konugmuy veya
konugmanug olabilir. Ama Havza'da Bolgevizm meselesini görügtükleri
kesindir. Mustafa Kemal'le Samsun'a ç1kan ve sonuna.kadar onunla bera-
ber çabgan Binbagi Hüsrev (Gerede) Bey, Kâzim Karabekir Paga'ya Hav-
za'dan yazdigt mektupta anlattyor bunu. O günün ulagtirma partlarmda

4. Mehmet Per1nçek, Atatürk'ün Sovyetierle Görügmeleri, Sovyet Argiv Belgele-


riyle, Kaynak Yayinlari, istänbul,2005, sf.28-38.

5. Mete Tunçay, "Ataturk'le llgiliOlarak Uydurulmu; Bir Hikâye", 1973 Sinan Yilhgi, I
tanbul, 1973, sf. 510-513; Sina Akyin, istanbul, Hükumetieri ve Milli Mücadele, sf.
424, dn. 292,
6. Stefanos Yerasimos, Kurtulug Savagi'nda Türk-Sovyet iligkileri,.Boyut Kitaplari,
istanbul,2002, sf. 104-105.
7. YaYUz Asian, Türkiye Komünist Firkasi'nin Kurutugu ve Mustafa Suphi, Türk
Tarih Kurumu, 1997, sf. 264-265; Mehmet Perinçek, a.g.e., sf. 28. Kamuran Gurün, bu
karargâhLnda Bolgeviklerle bir te-
görü1rneye fazia ihtimal vermlyor, ama Mustafa Kemal'in
mas kurma hususunun dû¡ünüldugünü beliniyor. Karnuran Gürün, Türk Sovyet iligkile-
ri, Türk Tarih Kurumu 199|, sf. 8-9. Sina Akgin's göre Havra'da yapildigi söylenen bu'gö-
oldugu anlagillyor". Akgin, istanbul Hükümetieri
"uydurma
rugmenin ve Milli Muca-
dele, sf. 424.
41

Hüsrev Bey'in mektubu, 17 Haziran'da Karabekir Paga'mn eline geçiyor.


Aym gün Karabekir Paga, Istanbul'da Genelkurmay'da görevli Albay
Îsmet'in (Înönü)1 Haziran'da yazdigi mektubu ahyor.
Hüsrev'in mektubunda Rus Bolgevizm'inden, Îsmet'in mektubunda
Amerikan mandasmdan bahsediliyor!
ÖnceAlbay Îsmet Bey'in mektubu.

Sevgili Kâz1mc1gim,
Îzmir gitti... Yunanhlar er ve subaylanmiza hakaret ediyor, Kolordu
Kumandam Nadir Paga'yl elinde beyaz bayrak ve yamnda subaylarumz

olarak Kordonboyu'nda dolagtirmiglar, dövmügler...


1stanbul'da bir müddetten beri hangi manday1 arzu etmeliyiz diye fa-
aliyet halinde cereyanlar var... IngilizMuhipler Cemiyeti nammda bir ce-
miyet tegekkül etti, imza topluyorlarnug, galiba Ingilizleri isteriz diye...
Benim tamdiklanmm ekseriyeti Amerikan mandasmi, parçalanmanny
bir Türkiye'yi toptan üstlenmek üzere tercih ediyorlar. Avrupa milletle-
rinde hirs-1istila kudurmuy bir gekil aldi...
Gazetelerde Hind Müslümanlarmm gefaati âlem-i lslam'a bir saygmm
lüzumu anlagilarak Türkiye'nin imhasma gidilmeyecegi gibi az çok ümit
biziuyut-
veren haberler esash bir geye dayannuyor. Bu haberleri kasten,
mak ve avutmak için çikanyorlar zannolunur...
Îzmir felaketi üzerine bir gün, iki gün sönmeye yüz tutmug olan dahi-
lî nifak tekrar canlannugtir ve berdevamdir. ittihatçilar ve itilafçilar ve-
himleri bâkidir...
Mustafa Kemal Papa ile daha görügmediniz. Fakat bir çovrede ve vazi-
fece temastasruz. Bazi gazeteler Anadolu'dan gelen Amerika heyetlerinin
Anadolu'da ekinin iyi oldugunu söylüyorlar. Eger ekinler iyi ise, bu seneyi
bîçare ahali zayiatsiz atlatabilseler gelecek seneler daha ferah olur belki.
Bu havadisten pek çokievindim. ÇünküErzincan'da ekmegin okkasi gü-
müy para seksen kurug diye biri söyledi de pek meyus olmuytum...
Ahykanhk nu diyeyim, yoksa hastahk ve zaaf m1, içimde yine ümitli
bir yey var. Bu hadiseyi pek güç fakat yine atlatacag1z gibi geliyor..
.

Mühim tutuklularl Ìngilizler ald11ar götürdüler... Çagmpsoran yok...


Gözlerinden öperim sevgili kardegim.
1 Haziran 1919, Ismet.S

Îstanbul'daki hava böyle... Îsmet Bey'in içinde yine de bir umut var.
Istanbul daha karamsar, manda fikri günden güne yay1hyor.
Ve Hüsrev Bey'in Havza'dan yazdig1 uzun mektup... Binbagi Hüsrev,
ve siyasiyat" iglerini
"istihbarat
Mustafa Kemal Paga'mn karargâhmda
üstlendigini belirtiyor, "Avrupa cellatlarmm" saldirganhgi ve Izmir'inig-
gali kargismda Istanbul'da manda ve himaye fikirlerinin dolagtigmi an-

8. Kazim Karabekir, ÌstiklalHarbimiz, sf 55-56.


42

"tam
latiyor, bašunsizhk" hiç olmayacak ru diye üzüntüsünü dile geti-
"son
riyor, kurgunu beynimize suoncaya kadar" mücadele edilecegini
vurguluyor Sözü Bolgeviklere getiren Hüsrev Bey gunlan yaz1yor:

...
Bolgeviklik, Bulgar ve Macarlarm da katilmasiyla, bugün Îtilaf kuv-
vetlerinin emperyalist istilasma, lurs ve açgäzlülügüne, gadr ve haksizh-
gmakargi bir ittihat vesilesi oldu...
Bence milletin bagmdaki münevverlerin verecegi karar ya bag1ms1z
ya§amak ya da topragm altim üstüne tercih etmede toplamrsa, her gey-
den evvel Bolgeviklerle temas edilip, prensipleri anlagilmak, Islam'da,
Türk'te geleneklere ve belli kurallara halel vermemek partryla, (Bolge-
vizm'de) degigiklilder yaparak, nas11 kabul o1Sacagmi, nasil uygulana-
cagru kararlagtirmak ve fakat smirdag olup dügman taarruzuna kargi
mukabele etmeyi temin etmek için silah, cephane, erzak almak cihetle-
rini saglam kaziga baglamak lazimdir...

Hüsrev Bey'in mektobundaki "Bolgeviklerle suurdag olmak" deyimi-


ne dikkat! Bu, Azerbaycan'm Bolgevikleptirilmesim gerektiriyor ve Mil-
li Mücadele'nin dogu siyasetinde önemli bir konudur. Hüsrev Bey mek-
tubuna devam ediyor.

Çünkübiz yalmz Bolgevik esaslarmi kabul eyledik, Hilafet makam1


sirf bir kutsal ve yüce bir makam olarak oturacak, hükümet halkm eli-
ne geçti demekle Ingiliz, Rum, Italyan kurgunlarma siper bulamay1z.
Yalmz Rus Bolgevilderi prensiplerine gu kadar milyon Türk daha katil-
mig diye sevinir Hâlbuki Ruslarm Kafkasya'yi tamamen istilalari ve
bizimle el ele vermeleri ancak bizim için prensibin kabulünü mümkün
lulacaktir...
7 Haziran 1919, Havza, Hüsrev9

Manda ve Bolgevizm... Kurtulug için yararlamlmasi dügünülen iki dig


faktör. Herkes bu iki kavrama aym anlam1 vermiyor Bolgevizm'e ide-
olojik olarak inanan ufak bir grup var, bunun digmda Avrupa
emperya-
lizmine kargi stratejik bir müttefik olarak bakanlar çogunlukta. Mand
konusunda "Ïngiliz muhibbi" oldugu için savunanlar var, bunIar ufalk
bir grup. Uzaklardaki Amerika'mn daha uygun olacanim dügününler
var. Kimi manda diyor, kimi bu kirli terimi reddederek
"muavenet,
mü-
zaheret, yardim" gibi terimler kullamyor.
Milli Mücadele s1rf Yunanhlarla askerî bir sava.ytan ibaret olmay1p,
asil Ïngiltere ile siyasi bir çatigma oldugu için, Bat1111ararasmdaki fark-

9. Kâzim Karabekir, istiklal Harbirniz, sf. 57-58. Hüsrev Gerede, hatiralarinda bu ko-
nudan bahsetmez. Sami Önal,Hüsrev Gerede'nin Anilari, Literatür Yayinlari, istanbul,
2002.
43

hhklardan yararlanmak, Bati'ya karmi BolgevikRusya ile igbirligi, hatta


ittifak yapmak... Bunlar yaygm fikirler...

Bolgevizm'i kabul etmek!


Mustafa Kema113 Haziran'da Havza'dan Amasya'ya geliyor, bunu Is-
tanbul'a da bildiriyor. 19 Haziran'da Rauf Orbay ve Ali Fuat Papa da
"vaziyet-i
umumiye"yi müzakere
asyla a geliyor, üçü bag baga verip

Mustafa Kemal, 21 Haziran'da "Amasya Taminú" olarak tarihe geçen "milletin

genelgesini yaymhyor, art1k megru otorite Istanbul degil, ka- I


ran"dir:

Vatanm tamamiyeti, milletin istiklâli tehlikededir. Merkezî hükümeti-


miz (Tstanbul)Îtilaf Devletleri'nin tesir ve denetimi altmda kugatilmig
bulundugundan, üstlendigi sorumlulugun icaplarm1yerine getirememek-
tedir. Bu hâl milletimizi yokmuy gibi tamttinyor. Milletin istiklâlini gene
milletin azim ve karan kurtaracaktir...

Mustafa Kemal milleti temsil eden bir heyet (kurul) olugturulacagmi


aç1khyor, Erzurum'da toplanacak Kongre için vilayetlerin delege seç-
mesini istiyor.lo
Mustafa Kemal'in Istanbul'dan bagunsiz bir otorite haline gelmeye
bagladigmm ilk belgesi budur. 23 Temmuz günü, Istanbul'daki Ingiliz
Yüksek Komiseri Amiral Calthorpe, Londra'daki
DLyigleri Bakam Lord
Curzon'a qu telgrafi çekiyor

Çanakkale'deiyi bii; ün kazanmig olan Mustafa Kemal Paga, bir ay ka-


dar evvel Sadrazam Damat Ferid tarafmdan iyi niyetle Samsun bölgesi-
ayak bastigi andan iti-
ne askerî müfettig olarak atandi. Fakat Samsun'a
baren kendisini yabane1 kargiti ve milliyetçi duygularm
Inerkesi haline !
çagrildig1 halde dänmüyor. Dönmesi için yeni
getirdi. Istanbul'a geri
Rauf Bey'dir.. 11
emirler verilecek. Diger tehlikeli bir galus

"merkez"i

Hareketin dig politikasmm da Mustafa Kemal Paga'dir.


Dig politika deyince, tabii Bolgeviklerle iligkiler änemli bir gündem
maddesi...
Karabekir Papa, Hüsrev Bey'in mektubunda yer alan "Bolgevizm'in
geleneklerimize göre bazi degigiklikler yapilarak nasil kabul olunacagi-
m, nasil uygulanacag1m kararlagt1rmak" geklindeki ifadelerden ciddi

10. Tam metin için bkz. Nutuk, vesika, 26. Sadelestirmig metin: Prof. Ergun Aybars, Tür-
kiye Cumhuriyeti Tarihi, I, Dokuz Eylul Üniversitesiyayini, Ankara, 1995, sf. 279.
I I. Bila! ingiliz Belgelerinde Atatürk, elk I, Türk Tarih Kurumu, 1992, sf. 26.
Simgir,
44

surette igkillenmigtir. Mustafa Kemal böyle mi dügünüyor?!


Karabekir, 17 Haziran'da Mustafa Kemal'e gönderdigi gifreli telgrafta
Bolgeviklerle fiili temas saglanmca onlarm yay1lmac1 "maksat

ve hedef-
lerinin anlay11acagmi"ve Türkiye'nin bu Bolgevik siyasetini ItilafDevlet-
1eri'ne karg1 koz olarak kullanabilecegini, o sebeple gimdi ne Bolgevik ne
"bîtaraf"
Itilaf yanlisi degil, (tarafsiz)görünmek gerektigini yaziyor.12
Mustafa Kemal 23 Haziran günlü telgraflyla Karabekir'e cevap veriyor.
Amasya'da Rauf ve Ali Fuat'la birlikte aldiklan kararlan Karabekir'e anla-
tan Mustafa Kemal, telgrafmm üç numarah bölümünde gunu yaziyor:

Bolgevizm'in anlagilmave ortaya ç1kma tarsi da (aranuzda)müzakere


edilerek esasen Kazan, Orenburg, Kirim ve saire gibi Îslam ahalisi bunu
kabul ederek diyanet ve gelenek gibiiglerle zaten ilgili olmadigmdan, bu-
nun memleket için bir salancasi olmayacag1 düpünüldü...

Mehmet Perinçek, telgrafm bu bölümünü Mustafa Kemal'in ideolo-


jik olarak da Bolgevizm'e yakm oldugunun kanitt diye görüyor.13
Hâlbuki Mustafa Kemal telgrafuun devammda, Ïngilizlere kargi Bol-
"daha
geviklerin etkili hale gelmesini" istiyor, tabii bundaki amaci Bol-
gevizm tehlikesini göstererek Îngilizleri Türkiye'ye dügmanhktan vaz-
geçirmeyi dügünmesidir! Mustafa Kemal'in telgrafmm devam1 göyle:

...
Bolgevikleriti daha etldli bir vaziyete girmeleri halinde... Itilaf kuv-
vetlerini memleketimizden uzaklaymaya mecbur etmek ve aksi takdirde
vatamnuzm Bolgevik istilasi altmda kalmak tehlikesine sebebiyet vere-
ceklerini iddia etmek...

Kâzun Karabekir de bu görügte oldugunu zaten 17 Haziran tarihli


telgrafinda Mustafa Kemal Paga'ya bildirmigti. Mustafa Kemal de telg-
rafmda Karabekir'in bu yöndeki görüglerini onayhyor, uygulanmasi
için izin ve talimat veriyor.14
Mustafa Kemal'in Bolgevik gibi konugmalan olacaktar; Bolgeviklerin
destegini almak için...
Bu dönemde milliyetçi amaçlarla Bolgeviklerle temas kuran bagk
lan da vardir. Ittihat ve Terakki'nin önde gelen isimlerinden Kara Vâsif
Bey'in gizli Karakol Cemiyeti Sovyetlerle iligkilerde bir hayli yol almly-
tir. Ekim 1918'de Mondros Mütarekesi'nin imzalanmas1yla Azerbay-
can'dan ve tüm Kafkasya'dan çekilen Osmanh ordusundan oralarda
kalan milliyetçi Türk subaylarmm Îstanbul'da Ittihatçilarm kurdugu

12. Kâzim Karabekir,istiklalHarbimiz, sf. 47, istiklal Harbimizin Esaslari, sf. 55-56.
13. Mehmet Perinçek, a.g.e., sf. 4 l ve dn. 40.
14. M. Kemal'in bu çok önemli telgrafinin tam metni için bkx Kâzim Karabekir, a.g.e., sf.
52-54; Bolgevizm'le ilgili bölumün ari Türkçe metni. Stefanos Yerasimos,
a.g.e., sf. 123.
45

Karakol Cemiyeti ile baglantisi vardir. Müslüman kökenli yerli komü-


nist unsurlar da bir yandan Kafkasya'da Bolgevizm'i yerleptirmek, öbür
yandan Kemalist hareketle irtibat kurmak için çahg1yorlar. Azerbay-
can, Dagistan, Çeçenistan, tâ Kazan'a kadar olan genig cografya kaym-
yor! Aym zamanda Kizil Ordu Denikin'in Beyaz Ordusu ile çarpiglyor.
Pantürkist, Panislamist, yerel milliyetçi, Komünist-milliyetçi, Bolgevik
hareketler; karmakangik...1s
ara Vâsif Bey, Ankara'daki 20. Kolordu Kumandam Ali Fuat Pa-
ga'ya bir mektup yazarak K1rim'dan Istanbul'a gelen "Bolgevik Dogu Îq-
leri Subesi"ninbir temsilcisiyle görügtügünü, Kemalist hareketle bir
anlagma yapmak istediklerini anlatiyor; bunun için Rusya'ya temsilci-
ler gönderilmesini tavsiye ediyor. Ali Fuat Papa da 8 Temmuz 1919 gü-
nü telgrafiyla bunu Erzurum'daki Karabekir Paga'ya bildiriyor.
Mustafa Kemal ve Rauf Bey ile arkadaylari 3 Temmuz'da Erzurum'a
gelmistir. Karabekir, Ali Fuat Paga'nm telgrafnu onlara anlatiyor, konu-
yu tartig1yorlar. Böyle önüne gelen Bolgeviklerle iligki kurarsa karmaga
olacak. Karabekir bu konuda, konumu sebebiyle, kendisinin yetkili ol-
masm1 öneriyor. Îgin içine Îttihatç11aringirmesini istemeyen Mustafa
Kemal de bunu kabul ediyor.
Mustafa Kemal ve Karabekir pagalar, Milli Hareket adma görügmeler
yapmak üzere askerî doktor ÖmerLütfi Bey'i Bakü'ye, Fuat Sabit Bey'i
de Moskova'ya gönderiyorlar. Bolgeviklerle ilk resmi temas böyle ku-
ruluyor. Ankara'da Meclis açildiktan sonra iligkiler hizla geligecek,
Mustafa Kemal "Bolgevik gibi" komigmalar yapacaktir
Fakat oraya daha epey uzun bir yol var. 1919'un Temmuz baglarmda
Mustafa Kemal Erzurum'da bagka ciddi sorunlarla kargi karglyadar.

Üniformanmönemi
Mustafa Kemal Paga, büyük yetkilerle ve unvanlarla Samsun'a çik-
"devlet

m1gt1. Kendi deyimiyle makam ve mesnedinin laymeti"ni, bun-


larm ordu ve halk üzerindeki etkisini de çok iyi biliyordu. Milli Hareket
"$.

zamanla padigaha kargi çakacak ölçüde güçleninceye kadar, Ordu


Müfettigi" ve "Fahri yaver-i hazreti gehriyari" unvan ve yetkilerini titiz-
likle koruyacak, imzalaTim bu s1fatla atacaktir.
Unvan ve yetkilerimn geri almmasim önlemek için bütün siyasi beceri-
sini kullamyor, Îstanbul'u oyahyor, Milli Mücadele'yi örgütlemek için za-
man kazanmaya çahgiyor. Anadolu'da milli heyecanm yeni iggallere yol
"mitingleri
açmasmdan korkarak durdur" diye emir gönderen Harbiye
Nazirt $evketTurgut Paga'ya, 30 Mayis'ta telgrafla qu cevabiveriyor:

15. Bkr. Stefanos Yarasimos, Kurtulug Savagmda Türk-Sovyet liigkileri,sf. 101-110.


Ayrintill aragtirma olarak gu degerli esere bkr. Serge A. Zenkovsky, Rusya'da Türkçü-
lük ve islam, Günce Yayinalik, Ankara, 2000, eserin tûmu ve özellikle sf. I 18 vd.
46

Itilaf Devletleri'nin Türk milli izzetinefsine tecavüzlerinden dolay1 te-


zahürat megru vé heyecan umumidir...

3 Haziran'da Istanbul'a çektigi telgraf:

Milletin heyecannu ve milli tezahürati men ve tevkif etmek için hiç


kimsede kudret ve tâkat göremem!

Yaygmlagan mitinglerde, yerli Hiristiyan ahaliyi rahatsiz edecek ha-


karetlerden salomlmasi için de halki ve kendisine bagh komutanlan
önemle nyanyor.16
Hem insani duygularla, hem "Hiristiyanlara saldmyorlar" diye Îtilaf
Devletleri'ne yeni iggaller için koz vermemek amaclyla.
"uyanmigttr"
Ama Ingilizler artik! Mustafa Kemal'in dönmesi, dönmez-
se azledilmesi için padigalu ve sadrazaru sikigtinyorlar. Îlk dön emri 6
"sebebi
Haziran'da geliyor. Mustafa Kemal nedir?" gibi sorularla oyah-
yor. Kuvvetli 15. Kolordu'nun bagmda bulunan Kâzim Karabekir, Harbi-
ye Nazin'na telgraf çekerek Mustafa Kemal'i azlederlerse bunun tehlikeli
sonuglar došuracagnu bildiriyor, Mustafa Kemal'e destek veriyor.
"resmî
Mustafa Kemal görev"ini yapmay1 da ihmal etmiyor: Sam-
sun'a ç1kigmdan 5 Haziran tarihine kadar geçen iki hafta içinde Îstan-
"çeteler
bul'a hakkmda" bey defa rapor gönderiyor, raporlarmda Rum
ve Ermeni çetelerinin Müslüman ahaliye yaptiklan saldirlan anlatiyor.
Azledilmesini geciktirmeye, Istanbul'la ve özellilde padigahla iligkileri-
ni vaktinden önce koparmamaya dikkat ediyor,
"dön"
11 Haziran günü Harbiye Nazin SevketTurgut Paga'nm emri
geliyor artik. Mustafa Kemal, Turgut Paga'ya ve Genelkurmay Bagkam
Cevat (Çobanh)Paga'ya sebebini soruyor. Turgut Papa bunun hükümet
karan oldugunu söylüyor. Cevat Paga'mn cevab1 dürüsttür:

1stanbul'acelp buyurulmamzt Îngilizleristedi!


"mille-
Mustafa Kemal, aym gün Kâzim Karabekir'e telgraf çekerek,
tin hukuk ve istildâlini tayin ugrunda milletle beraber çahymak" ve -

"milletin
rektiginde sinesine stšmarak" vazifesini yapmakta kararh o
"mümkün
dugunu, ancak oldugu kadar zaman kazanmak istedigini"
belirtiyor, Karabekir'den destek istiyor. Tabii Karabekir daima tam
destek veriyor.
Mustafa Kemal, yine aym gün padigaha çektigi telgrafta, "Ingilizle-
rin emrindeki kipilerin" kendisini Îstanbul'a çagirdiguu, dönmeyecegi-
ni, millet için gerekirse görevinden aynhp çahgmaya devam edecegini
bildiriyor:

16. Bkr. Nutuk, I, sf. 20-28.


47

beni ve kendini ingallah kurtanr" demig-


"millet

Sizi son ziyaretimde,


tiniz. Simdigörüyorum ki, .(millet)bagtan ayaga uyamktir, bag1msizhk
için kuvvetli bir inançla donanmigtir?

Sadrazam Damat Ferid'le bütün ipler koptugunda, Mustafa Kemal


Papa padigalu çabg1yor, bir süre baçanyor da...
"kullanmaya"

28 Haziran'da Harbiye Nazm tekrar Mustafa Kemal'in derhal dön-


"rica"

m sini ediyor.
"herhangi
30 Haziran'da Vahideddin, Mustafa Kemal'in bir mahalde
tebdili havaya müsaade istemesini" öneriyor. Kemal Papa dönmeyecek,
yoluna.devam edecektir; önündekiilk durak Erzurum...

Erzurum, bir kale


Erzurum Milli Mücadele'nin ilk kalesidir! Her geyden evvel eldeki en
güçlü askerî birlik Erzurum'dadir: 15. Kolordu!.. Milli Mücadele'nin ilk
zaferini bu ordu kazanacak, ilk milli smmmizi bu ordu çizecektir! Bi-
rinci Cihan Harbi'nin sonunda Ermenilerin Kass'1 saldmyla ele geçir-
meleri üzerine milli direnig bilinci ateglenen Erzurumlular, baçIarma
bir kumandan bekliyorlardi. Bu görevi isteyen Karabekir'in tayinini
Harbiye Nazm Cevat (Çobanh)Paya yap1yor. Sonrasuu Erzurumlu Ce-
vat Dursunoglu göyle anlatlyor:

Tam o günlerde 15. Kolordu Kumandanhgi'na Kâmim Karabekir Paga'nm


vard1.
tayin olundugn haberi geldi. Karabekir Paga'nm Dogu'da lyi bir adi
1918'de Kafkas cephesindeki ileri harekâtta kolordu kumandanhgi yapmig
altmda savagmig olan subaylar
ve lutalanm zafere ulagtirnugtt. Kumandasi
vatanseverliginden balisediyor ve kendisi-
onun askerî meziyetlerinden ve
ni çok saylyorlardi. HalÏ< da Karabekir Paga'yi seviyor ve saylyordu...18

Mazhar Müfit Kansu da anilarmda, Kafkas harekâtmdaki hizmetle-


"dogu

rinden dolayi, Karabekir Paga'mn


"gark
fatihi" diye anzldiguu, il-
lerimizde büyük bir göhrete" sahip oldugunu anlatir.19
Karabekir'in 12 Nisan 1919'da Îstanbul'dan aynhp 3 Mayis'ta Erzu-
rum'a gelerek 15. Kolordu'nun kumandasuu almasi, orduyu toparlay1p
Erzunun Müdafaa-i Hukuk'Cemiyeti'yle çahymaya baglamasi, Milli Mü-
cadele tarihimizin kilometre taglarmdan biridir.20

17. Atatürk'ün Tamim Telgraf ve Beyannameleri (ATTB), sf. 31; Zeki Sarihan,
a.g.e., I, sf. 3 I5.
18. Cevat Dursunoglu, Mi!Ii Mücadele'de Erzurum, Kaynak Yayinlari, istanbul, 2000,
sf. 60.

19. Mazhar Mufit Kansu,a.g.e., sf. 25.


20. Kâzim Karabekir, istiklal Harbimizin Esaslari, sf. 45-49.
48

Böylece Mustafa Kemal'in en önemli dayanaklarmdan biri hazirdir.


"3.
3 Temmuz'da Mustafa Kemal Papa, s1rtmda üniformasiyla, Ordu
Müfettigi" ve "Fahrî yaver-i hazret-i gehriyari" sifatlyla Erzurum'a geli-
"cülûs"

yor. 4 Temmuz, Sultan Vahideddin'in yani tahta ç11eymmbirinci


"cülûsu
yildönümüdür. Mustafa Kemal Papa Erzorum'da hümayunu ce-
nab-i padigahî münasebetiyle" tören düzenliyor, mülki ve askerî erkâ-
nm tebriklerini padigah adma kabul ediyor. Sivas Valiligi'ne de bir telg-
raf çekerek, padigalun tahta çilo; ylldänümünü kutlad1klarm1 bildiri-
"vatan
yor, bu vesile ile ve milletin giriftar oldugu vaziyetten güzel te-
cellilerle kurtulmasi ve mutlu bir netice ile aydmhga ve ferahhga ulay-
masi" temennisini.iletiyor.21
Îki ay sonra Sivas Kongresi toplanacaktir! Mustafa Kemal'in ayrmti-
lan bile ihmal etmeyen dikkatine bir örnektir bu telgraf. Padigaha sa-
dakatle Milli Hareket arasmda tutumu belirsig olan Sivas Valisi Regit
Paga'y1 kazanmak için kendisinin de padigaha ne kadar bagh oldugunu
göstermek istlyor bu telgrafla...
Erzurum'a geldikten sonra, Mustafa Kemal gehirdeki Müdafaa-i Hu-
kuk Cemiyeti'ni ziyaret ediyor. Orada bulunan Cevat Dursunoglu göyle
anlat1yor:

Mustafa Kemal Paya en yeni üniformasmi giymig, yaver kordonlanm


takmig ve bütün nigan ve madalyalan gögsünde olarak, kolordu kuman-
dammn binegine mahsus bir çift çok güzel koyu doru atm çektigi fayton-
la ve yamnda o zamanki lakab1yla Hamidiye kahramam Rauf, Izmir mu-
tasarnfi Ibrahim Süreyya beylerle birlikte Müdafaa-i Hukuk'a geldiler...

Üniformave padigah yaveri unvam!


Pa.ya Erzurum'a geliginde de Karabekir'in emriyle askerî tärenle kar-
gilanrugtt.22
Ama artik istanbul'a dönmesi veya üniformalanm ç1karmasi isteni-
yor! 5 Temmuz'da yeni Harbiye Nazm Ali Ferid Paga, Mustafa Kemal
Paga'yi telgraf bayma çaginyor. Dänmesini istiyor, tutuklanmayacagma
dair güvence veriyor; padigahm da onun dönmesini istedigini söylüyor,
"Bizi mahcup etme" diyor. Mustafa Kemal, dönmeyecegini, gerekir
istifa edebilecegini belirtlyor.
Azlini veya istifasmi olabildigince geciktirmek için zaman kazanma-
ya çaligan Mustafa Kemal, tedbirlerini de allyor. 3. Ordu Müfettigi ve
Fahrî Yaver-i Hazret-i Sehriyariimzas1yla kolordulara gizli bir emir
"memleket
göndererek, Istanbul hükümetinin ve millet aleyhine yaym-
layacag1 tebliglerin engellenmesi" için haberlegme kanallannm dene-
tim altma almmasmi emrediyor!

2 I. ATTB, sf. 52.


22. Cevat Dursunoglu, a.g.e., sf. 89-90.
49

7 Temmuz'da, idari yetkilerin de kolordularda toplanmas1 yönünde


bir genelge yaymhyor. Böylece kendisi görevden azledilse veya istifa
etse bile, bütün askerî ve idari yetkiler güvendigi kolördu komutanlan-
"siklyönetim

nm elinde toplamyor. Sina Akgin bunun havasi"nda bir


uygulama oldugunu söylüyor.23
Kâzim Karabekir de Mustafa Kemal'le görügerek, "Kolordulara Ta-
mim" baghglyla iki genelge yaymlayarak ona destek veriyor. Bütün
aç, ordularm dag1tilmasuu önlemek, silah ve mühimmati muhafaza
al a almak... Bundan bagka,_ genelgede çok önemli bir talimat daha
yer ahyor

Kolordular, Müdafaa-i Hukuk ve Redd-i Ilhak cemiyetlerinin ve bu tür


tegebbüslerin zaafa ugramasma yol açacak tesir ve müdahaleleri katiyen
men edeceklerdir.24

Arttà Îstanbul'un karan ne olursa olsun, Milli Mücadele'nin askerî


ve sivil teykilati kurulmugtur bagt da bellidir: Mustafa Kemal...

Mustafa Kemal istifa ediyor


Ve 8 Temmuz... Milli Mücadele tarihinin en önemli döriemeçlerinden
biri daha yagamyor.
Vahideddin, Mustafa Kemal Paga'mn görevine son veren bir irade
"kullan
yaymhyor! Gece yansma dogru padigaha Erzurum'dan Mustafa
Kemal" imzah bir telgraf geliyor:

Simdiyekadar gerek çok kutsal zât-1 hümayunlarruza" ve gerek Har-


biye Nezareti'ne yaptigµn sunuglarda vatan ve milletin, yüce hilafet ma-
kammm ugradigi ve halen iginde bulundugu aci durumlan ve buna kargi
duyulan milli elem ve ac11an bütün agamalanyla ve gerçekleriyle arz et-
tim. Bunu yapmakla mukaddesatmun âciz nefsime yükledigi en yüksek
ve en vicdanî vazifelerden birini yapnug oldum...
Yüce saltanat ve hilafet makamlarmm ve necip milletlerinin hayatmun
son noktasma kadar daima hirsh ve sad1k bir ferdi gibi kalacaimu tam bir
ubadiyetle arz ve temin ederim. Yüce askerlik görevinden istifa ettigimi
Harbiye Nezareti'ne arz ettim. Yüce gahsimzm sihhat ve aflyetiiçin dua ve
her türlü afetlerden korumasuu Cenab-1Kibriya'dan niyaz...25

23. Sina Akyin, istanbul Hükümetieri ve Milli Mücadele, sf.469.


24. Kazim Karabekir, istiklal Harbimiz, sf. 66-67.
"imperyal
*
Bati monarglierindeki majesteleri" terimi kargiligrindaOsmanli monargisinde
"zât-i
gahane, zât-i humayunlari" gibi terimler varder.
25. Atatürk'ün Söylev ve DemeçIeri, I, sf.28-29.
50

Mustafa Kemal, azledilmeye ön almak için istifa ediyor.


"kullan"
O günün resmiyet diliyle yaz1h bu telgrafta gibi terimlerden
"kalp
bagka, ve âmal-i mügfika-i hümayunlanm" yormaktan ve biktir-
maktan sakmdtgi için istifa ettigi geklinde ifadeler de vardir. Sina Ak-
"sik
gin'in belirttini gibi sik kullamlan vatan ve millet kavramlan olma-
sa tam bir bende üslubuyla kaleme almdtgi söylenebilecek olan bu te-
lin amacmm taktik oldugu söylenebilir. Amaç, padigahi mümkün oldu-
u ölçüde ürkütmemek, gerekirse ileride onuola igbirligi kap1lanm ka-
patmamak ve padigah adma ulusal alamm kargisma dikileceklere kar-
gi, pegin olarak bir savunma sílahma sahip olmakt1, denilebilir."26
Mustafa Kemal, "Erzurum Vilayeti"ne istifa dilekçesini verlyor Dilek-
"mübarek
çede, vatan ve milleti parçalanmak tehlikesinden kurtarmak
ve Yunan ve Ermeni emellerine kurban etmemek için açulan mücahede-i
milliye ugrunda serbest surette çaligmaya tesrà ve askexî sifatmm artik
mâni olmaya bagladigi" için istifa ettigini belirtÏyor. "Bundan sonra mu-
kaddes milli gayemiz için her türlü fedakârhkla çaligmak üzere sine-i
"arz
millette bir ferdi mücahit" olarak çahgacagim ve ilan" ediyor.27
Mustafa Kemal, 8 Temmuz'u 9 Temmuz'a baglayan gece telgraf ba-
"ordulara
Smda padigahla görügerek verdigi istifasim hemen ve mille-
te" genelge ile duyuruyor.Nutuk'taki degerlendirmesi göyledir

Bu tarihten sonra resmî sifat ve selahiyetten soyutlammg Olarak, mille-


tin gefkat ve civanmertligine gûvenerek ve onun bitmez feyiz ve kudret
kaynagmdan ilham ve kuvvet alarak, vicdanivazifemize devam ettik.28

Tanhin döndügü an

SevketSüreyya Aydemir, milli tarihimizin bu dönemecini son derece


insani ve duygulu bir üslupla anlatir: "9 Temmuz 1919 karagik bir gün-
dür. Etrafmda herkes biraz durgundur. Sivil hayatta ilk gimdür.. Artik
hiçbir resmî sifati, bir yetkisi, bir rütbesi, hatta yeri yurdu, geliri ve pa-
rasi yoktur.
Yaveri Cevat Abbas, erkenden, Erzurum "Müdafaa-i Hukuk Cemiye-
"faal

ti" öncülerini bulur. Bu öncüler veya heyet" sankh bir hoc


bagkanhšmda birkaç gençtir. Fakat heyet azalan, haberi çoktan alnu -

Iardir. Sevinmielerdir:
-

Mustafa Kemal, arkada kalan köprilleri ylkti...


Simdimemnun ve daha ümitlidirler. Çünkügelecegin gefi artik belli-
dir. 10 Temmuz günü iki önemli olay geçer. Biri, beklemedigi bir darbe-

26. Sina Akgin, istanbul Hükümetieri ve Milli Mücadele, sf. 468.

27. ATTB, sf. 54.


28. Nutuk, sf. 32.
51

dir. Rauf Bey'in amlarma göre bu, Mustafa Kemal'e hayatmda en çok
yeis veren hadisedir. Fakat bir bakigta olay, änemsiz gibi görünür. Kur-
may Ba kam Kâzim (Dirik) Bey, onun kargisma dikilmigtir:
-

Pagam, siz askerlikten istifa ettiniz. Benim bundan sonra emriniz-


de bu vazifeme devam imkâmm kalmad1. Evraki kime teslim edeyim?
Mustafa Kemal'in cevabt hazin bir inilti olur ve bulundugu koltuga
derin bir yeis içinde gömülür.
-

Ya öyle mi efendim? Peki efendim...


s1rada yanmda bulunan Rauf Bey, hatiralarmda yöyle nakleder:

Mustafa Kemal'i l909'dan beri tanmm. Nice mihnetli anlarma gahit ol-
muçumdur. Ama o gün, orada, kurmay ba.ÿkanmm, evrakuu toplay1p kar-
gismda dikildigi ve o sözleri söyledigi andaki ruh dügkünlügünü hiçbir
zaman görmedim...

"kendine
Kurmay bagkam odadan, mahsus çahmh tav1rlanyla" çIkar.
Mustafa Kemal, koltuguna y1giluuytir Meyustur. Konugamayacakmig
gibi bir hali vardu Ama gene de konnyur Rauf Bey'e döner:
-

Rauf, gördün mü? Devlet makam ve mesnedinin laymetini gördün


mü?
Rauf Bey, ona teselli sözleri söyler. "O adamm, tabiatmi bir an önce
açiga vurmasi hatta daha iyidir" diye konuqur. Digerlerinin vefasmdan,
sadakatinden bahseder. Hele Kolordu Kumandam Karabekir Paga'mn
ona olan hürmet ve muhabbetine dair cümleler nakleder.
Evet, asil mesele Kolordu Kumandam'ndadir. Karabekir, kendilerine
karg1çok dürüst davrammetir. Amanihayet o dabir emir kuludur
Ondan, kendisi gibi onun da bütün riitbe ve mesnetlerini feda etme-
si istenemez. Kaldi ki, o da bunu yapmak zorunda kahrsa, nihayet hep-
si de ortada birkaç sivil ädam olarak kahrlar. Fakat saraym da ne yapa-
cagi belli degildir. Belki bugün bir emir gelir:

15. Kolordu Kumandam Kâzun Karabekir Papa, vazifesinden ve asker-


likten affedilmigtir. Kumanda derhal filana devredilsin...

Ya o zaman? Mustafa Kemal kendini tutamaz, söylenir


-
Seninle benim yapacagmuz bir gey kaldi Rauf. O da emin bir yere
çekilip, ayakaltmda ezilmemeye çahymaktir
.

Ama böyle geçici ruh dügkünlügü anlari, ilahlarm, kahramanlarm,


peygamberlerin hayatmda da vard1r. Bu dügkünlükler, ümitsizliklerdir
ki, eger onlarla kargilagan insanlar, onlarla hesaplagmay1bilirse, ancak
yeni yollarm, yeni kurtuluglarm müjdecisi olurlar.
Nitekim gu 10 Temmuz 1919 günü, hem mihnetler, hem ümit ve müj-
deli haberler günüdür. "Vilâyât-1 $arkiyeMüdafaa-i Hukuk Cemiyeti"
52

toplanmig ve Mustafa Kemal'in askerlikten istifasma iligkin olarak gu


karan alnugtir:

Vatam parçalanmaktan, milletirhaklanyla saltanati ve hilafet maka-


muu çignenmekten kurtarmak yolunda açilan Milli Mücadele'ye, asker-
likten istifa suretiyle igtirak buyurulacagma dair beyanlan sayg1yla be-
nímsenmig ve heyet, kendilerini reislige, Rauf Bey'i de ikinci reislige seç-
mek suretiyle...

Demek ki, Mustafa Kemal'in önünde yeni bir yol açilruptir. Yeni bir
yolculuk baglamak üzeredir Milli Mücadele yolu! Bu yol belirsizdir. lylen-
memigtir. Dikenlidir. Nereye varacant belli degildir. Ama bir yoldur. Onun
nice zamandir dügündügü, benimsedigi ve istikametini aradigi yoldur.
Birtalam ümitlerden, geleceklerdennigan veren müjdelerin yoludur...
Fakat ya Kolordu Kumandam (Kâzim Karabekir), ondan henüz bir
haber yokt."
SevketSüreyya'mn anlatum burada sona eriyor.

Karabekir: "Emrinizdeyim Payam!"


Mustafa Kemal artik resmen yetkisiz ve unvansizdir. En güçlü askerî
birlik olan 15. Kolordu'nun bagmda bulunan Kâzim Karabekir Paga'mn
davramg,1 nasil olacaktir? Mustafa Kemal ve Rauf Bey endige içinde
bekliyorlar.
Yine SevketSüreyya anlattyor:

Saatler ilerlemekteda sinirler gergindir: Kolordu'dan gelecek haber ne


olacald Bu ugursuz hava uzaylp gidecek mi? Yoksa bir tutuklama emri?..
Tam o sirada yaver Cevat Abbas, Mustafa Kemal'in odasma ylldmm
luziyla dalar
-

Kumandan (Karabekir) Paga geliyorlar. Arkalarmda bir bölük süva-


ri askeri var!
Mustafa Kemal, Rauf Bey'e bakar, kulagma egilir, yavagça mmldamr:
-

Gördün mû Rauf? Dediklerim dogru degii miymig?


Sararmigtir. Bunahm zirve noktasmdadir. Yerinden kalkar. Odanm o -

tasma ilerler. Ayaktadir. Gäzleri kaplya dikilmigtir. Îçinde hayatmm en


tehlikeli scrusu uyamr. Hayatmda en önemli dönüm noktas1dir.
Kâzim Karabekir Papa kapida görünür. Arkasmi subaylar çevirmigtir.Sa-
kin görünmeye çahgir Yüz hatlari biçbir gey ifade etmez. Binamn önünde
süvari bölügü saf nizami almigtm Karabekir ilerler Yaklayir. Durur. Asker-
ce selam vaziyetini ahr. Önemsizbir geymiggibi, sükûnetle bildirir·
-

Emrinizdeyim Pagam! Ben, subaylarnn, erlerim, kolordum, hepimiz


emrinizdeyiz!
53

Yol dönülmügtür, doruk agilmigtir, buhran geçmigtir, ilk zafer kazaml-


nugtir. Mustafa Kemal; vefah, cesur, dürüst arkada.ymm boynuna sarihr.
Onu kucaklar öper..,29

$evketSüreyya'nm "vefah,
anlat1mi burada bitiyor.
"ilk
Karabekir'in bu cesur, dürüst" hareketi gerçekten za-
"dir.
fe Artik eldeki kolordularm en güçlüsü, Karabekir'in karan ile ar-
ti adigaha degil, Mustafa Kemal'e baghdir!
SevketSüreyya'nm yazdiklari, bizzat Karabekir'in ve Rauf Bey'in an-
lattiklanna dayamyor. Fakat bu ikisi de zaferden sonra Mustafa Ke-
mal'le yollan aynlan, 1stiklâl Mahkemelerine dügen insanlardir! Bu si-
"vefah,
yasi sebepten, Atatürk Natuk'ta Karabekir'in bu cesur, dürüst"
hareketinden bahsetmez. Yakm çevresindeki Mazhar Müfit'in Cumhu-
riyet devrinde yazdigi amlannda da bäyle bir kayrt yoktur. Fakat Ismet
Inönü Hattralar'mda "Karabekir ve Ali Fuat pa.yalann Atatürk'e yar-
dimlan"m anlatirken bu olaydan da bahseder:

Istanbul hükümeti, Kolordu Kumandam Kâzim Karabekir Paga'ya Mus-


tafa Kemal Paga'mn vazifesine son verildigini teblig ediyor. Hadiselerin
böyle hizla geligtigisirada, bir gün, Kâzun Karabekir Paga'nm kalabahk ma-
iyeti ve arkasmda bir süvari bölügü oldugu halde gelmekte oldugunu haber
veriyorlar. Heyecanla bekliyor. Karabekir Paga'mn niçin geldigini bilmedi-
güphelive
ginden, kugkulu bir haldedit Fakat bu hali maiyetindekilere his-
settirmemeye çalig1yor. O siradamaiyetine karanhk bir hava hâkim oldugu-
nu anlatirken, Karabekir Paga, Mustafa Kemal Paga'mn bulundugu odaya
giriyor, onu askerce selamladiktan sonra, kendisinin kolordusu ile beraber
emrinde oldugunu, veredegibütün emirlerin yap11acagim bildiriyor. Musta-
fa Kemal'in Anadolu'da hatirmda kalan en heyecanh hadise budur. Çünkü
mizaçlan ve zihniyetleri balammdan Karabekir Papa ile kendisi öteden be-
ri birbirlerinden uzak kalmiglardir Kendileri böyle farz ediyor, böyle bili-
yorlar. Hãlbuki Karabekit Papa, Mustafa Kemal Paga'mn resmi vazifesi son
buldugu zamanda, ordu kumandam iken elinde ne vasitalar ve imkânlar
varsa, hepsinin devam ettigini ve kendisinin de emrinde oldugunu söylü-
yor. Mustafa Kemal Papa için çok ehemmiyetli bir sürprizdir bu.
Mustafa Kemal Pa.ya, Kâzim Karabekir Paga'nmbu hareketinden bana
çok tegekkür ve minnet hisleri ile bahsetti. Geçmig zaman içinde kendi-
sine cesaret ve kuvvet veren en ritühim hadisenin bu oldugunu anlatti ve
Kâzim Karabekir Paga'ya çok mütegekkir oldugunu söyledi_30

Karabekir bununla yetinmiyor, Mustafa Kemal'in askerî görevlerin-


den aynldigru orduya bildiren genelgesinden hemen sonra, 13 Tem-

29. §evketSüreyya Aydemir, Tek Adam, Remzi Kitabevi, Istanbul,1971, sf. 104-108.
30. Ismet Inänü, a.g.e., sf. 172-l73.
54

muz'da "Mustafa Kemal Papa hazretleri"ne telgraf çekerek resmen de


baghhšru bildiriyor. Benzer bir telgrafi Rauf Bey'e de çekiyor.31
Kâzim Karabekir'in bu büyük ahlakm1 ve örnek vatanseverligini
unutmamak, unutturmamak lazun!
Aym gün büyük bir m deli haber daha: "Hamidiye Kahramam" ola-
rak büyük bir üne ve itibara sahip Rauf (Orbay) Bey bütün vilayetlere
'millî

telgraf çekerek "Mustafa Kemal ve arkadaglarmm açt181 cihad'a


katddigim" ilan ediyor:

Vatan ve milletin kurtulug ve istiklâli, saltanat ve hilafet makammm


dokunulmaahgi bilfiil temin olununcaya kadar Mustafa Kemal Papa ile
çahgmaya mukaddesatumz namma ahdettigimizi ve yemin ettigimizi arz
ve ilan eylerim.32

Aym gekilde Rauf Orbay'm büyük ahlalum e vatanseverligini unut-


mamak, unutturmamak lazim. Daima Atatürk'e bagh kalmig isimlerden
Hüsrev Gerede Erzurum günlerine iligkin amlarmda göyle anlatir:

Genellilde Mustafa Kemal ve Rauf Bey'le birlikte dolagirdim. Çevre


köylerde iligki kurdugumuz halk ile yaylada rastladiguma celep ve ço-
banlara varmcaya kadar herkes Hamidiye Kahramam Rauf Bey'in adim
duymuytu. Fakat Mustafa Kemal popüler degildi. Rauf Bey bu durumdan
asla kendi adma yararlanma yönüne gitmemig, tersine sürekli olarak
Mustafa Kemal Paga'yi öne sürmügtür. Temiz, asil bir insan olan Rauf
Bey'in bu tutumu, onun da bizler gibi Mustafa Kemal'de milleti kurtara-
cak kudret ve zekây1 sezdiginin kamtidir,33

Garp Cephesi kuruluncaya kadar Milli Mücadele'nin temelleri Do-


u'da atilnug ve bu çok ašlr ve çok onurlu görev, Mustafa Kemal, Kara-
bekir ve Rauf Bey'in omuslarmda tagmmietir. Tarihin cilvesi veya siya-
setin tabiat1; yedi yil sonra Karabekir Papa ve Rauf Bey Istiklâl Mahke-
melerine dügecek, büyük haksizhklara maruz kalacaklar... Mustafa Ke-
mal istifa ettiginde kendisinin bir göreve atanmasmi isteyerek onu bü-
yük hayal k1nkhšma ugratan Kâzim Dirik ise, Kemalist Cumhuriyette
Vali ve Trakya Umum Müfettigi olarak görev alacaktir. .

Erzurum Kongresi
(Dogu Vilayetleri)
Vilâyât-Sarkiye Müdafaa:-i Hukuk Cemiyeti'nin Er-
zurum gubesinin il kongresi 17 Hariran'da yap11m1st1. Milli Mücadele

31. Kâzim Karabekir, istiklal Harbimix, sf.72-73.

32. Zeki Sanhan, I, a.g.e., sf. 372.


33. Sami Önal, a.g.e., sf. 66.
55

tarihimizin büyük dönüm noktalarmdan biri olan "Erzurum Kongresi"


ise Cemiyet'in genel kongresidir.
Cemiyet, 4 Arahk 1918'de Istanbul'da kurulmugtu. Amaci dogu ille-
rinde Ermenistan kurulmasuu önlemek, Türk-Kürt kardegligini sürdür-
mekti. Sayisi 30'u bulan kuruculan arasmda Diyarbalor mebuslan Zül-
fü ve Fevzi beyler, ünlü yazar Süleyman Nazif, Erzurumlu Hoca Raif
Efendi ve Cevat (Dursunoglu) gibi itibarh gahislar var. Cemiyet 10
Erzurum gubesini açacak ve asil faaliyet merkezi Erzurum ola-
'ta
M
caktir. Erzurum qubesi 5 Mayis'ta Trabzon, Sivas, Diyarbakir, Elazig,
Bitlis, Van ve Erzincan'a çagnda bulunarak mini dava için birlikte ça-
hqma arzusunu iletmigtir.
"sivil"

Erzurum Kongresi'nin ikinci ayagi, Trabzon'dur, 12 Subat


1919'da, Müftü Imameddin Efendi bagkanhimda kurulan Trabzon Mu-
hafaza-i Hukuk-u Milliye Cemiyeti'dir. Cemiyetin liderlerinden Barut-
çuzade Ahmet Faik Efendi çok önemli ve itibarh bir isimdir. Cemiyet
Rize, Gümüghane, Giresun ve Ordu'da gubeler açm1gtir.
Milli Mücadele tarihimizin kilometre taglarmdan biri olan Erzurum
Kongresi'nin temelinde bu iki cemiyetin beraber çahqmalan vardir.
Erzurom Kongresi'nin 10 Temmuz 1919 günü toplanmas1 kararlagtiril-
nug ve ilan edilmigti. 9 Temmuz'da, bölgedeki Mondros uygulamalanm
denetlemekle görevli Îngiliz Yarbay Rawlinson, Erzurum'da Mustafa Ke-
mal'i ziyaret ederek kongrenin iptal edilmesini istlyor, aksi halde kuvvet
kullanarak dagitacaldarnu söylüyor, tehdit ediyor! Mustafa Kemal sert
ve kesin bir dille reddediyor. Kongre'ye Ermenistan ordusunun saldir-
mast ihtimaline kargi da Kâzim Xarabekir Papa askerî tedbirler ahyor.34
Fakat o günün eartlarmdadelegeler 10 Temmuz'da gelemedigi için
Kongre 23 Temmuz'a erteleniyor. Karabekir özellikle vurgular, 23 Tem-
muz, lkinci Megrutiyet'ixtilan günüdür, Megrutlyet bayramidir?
Bu arada SarkVilayetleri MÏídafaa-iHukuk Cemiyeti, yürütme kuru-
lu niteligindeki "Faal Heyet"in bagkanhšma Mustafa Kemal'i, yardunc1-
hšma Rauf Bey'i seçiyor
20 Temmuz günü Mustafa Kemal'i tutuklamasi için Erzurum valisi-
ne Îstanbul'dan emir geliyor; Vali Kadi Hurgit Efendi hemen cevabmi
veriyor:

Gücünüz yetlyorsa gelin siz tutuklaym!

Îstanbul, bu arada Karabekir'i de görevden alniaya kalkiyor, Karabe-


baymdan aynlmayacagru" bildiriyor. Istanbul ses
"kolordusunun
kir
ç1karam1yor tabii.
Harbiye Nezareti Ankara'daki Ali Fuat Paga'yi da iki defa görevden

34. Karabekir, a.g.e., sf. 72-73.


35. Karabekir, a.g.e., sf. 77.
56

almaya tegebbüs edecek, bayaramayacaktir; Ali Fuat Papa görevini bi-


rakmayacak, yerine atanan Kiraz Hamdi Paÿa, Ankara il simrmdan içe-
ri giremeyecektir!
"pek
Ve 23 Temmuz 1919, Erzurum Kongresi, Atatürk'ün deyimiyle
mütevazi bir mektep salonunda" §iran delegesi ve Müftüsü Hasan
Efendi'nin yaptini dua ile açihyor. Tören ve genlikler de yap1hyor. 14
gün devam edecek kongrenin ilk günü Mustafa Kemal Papa, büyük ço-
unluk oylanyla bagkan seçiliyor.36
Kåzim Karabekir'e göre Mustafa Kemal, bagkanhk kürsüsüne gene-
ral üniformasi ve padigah (yaver)kordonuyla ç1klyor, Trabzon delegesi
Zeki Bey münasebetsiz bir tavirla itiraz ederek evvela üniforma ve pa-
"tahakkümden

digah yaveri kordonunu ç1karmasmi istiyor, korkuyo-


"pek
ruz" diyor. Karabekir'e göre, mügkil vaziyette kalan Kemal Papa o
akgam üniformay1 atmaya mecbur" kahyor?
Bunu Mahmut Gologlu da yaz1yor.38
O zaman, Enver Pa.ya tecrübesinden gelen bir askerî diktatör1ük
korkusu vardi...
Aynca, savay sonrasmda Osmanh ülkesinde esen ordu aleyhtari ha-
vay1 da zikretmek lazrn. Ermeni tehdidi altmdaki Erzurumlular ordu-
ya bel baglasa da ordu aleyhindeki hava Kongre'deki Trabzonlulari et-
kilemigti.
SüreyyaA
Sevket Aydemir'e göre, Mustafa Kemal'in Kongre'ye katd-
masi ve bagkan seçilmesi konusunda kendi arkada.glan arasmda bile
"muhalif
fikir birligi yoktu. Bu tür esintiler" Kemal Paga'y1 üzmüg, fa-
kat Karabekir'in müdahalesiyle durum düzelmigti. Kemal Paya'mn bag-
kanhk kürsüsüne askerî üniformayla çiktigi ve bir delegenin itiraziyla
kargilagtigi gekliede Karabekir'in anlatimlanm ise Aydemir inandmci
bulmuyor: Karabekir, asker oldugu için tabii, Kongre'de yoktu, bir de-
dikoduyu yazmigti. Kongre kâtibi olarak görev yapan Cevat Dursunog-
lu da Kemal Pa.ya'mn sivil oldugunu, hatta yanmda sivil elbisesi olma-
digi için Erzurum Valisi Münir Bey'in elbisesini ödünç aldigim yazmig-
ti. Bu igreti elbiseyle garip bir fes, Paga'nm o zamana ait resimlerinde
de görülüyordu.40

36. Prof. Enver Ziya Karal ve ögrencisi Prof. Ergün Aybars devrim tarihi kitaplarinda Mus-
"oybirligi"

tafa Kemal'in ile Kongre Bagkanligi'na seçildigini belirtiyorlar. Prof. Kirziog-


"oylarin

lu'nun inceledigiKongre tutanaklarinda ise tasnifi neticesinde dört çekimser, üç


muhalif oya kargi 38 oy ile Mustafa Kemal Paga'nin bagkan seçildigi" belirtiliyor. (Fahrettin
Kimioglu, Bütünüyle Erzurum Kongresi, sf. 25.)
37. a.g.e., sf. 78.
38. Mahmut Gologlu, Erzurum Kongresi, sf. 83-86'dan zikreden Sina Akgin, istanbul
Hükümeti ve Milli Mücadele, sf. 470.
39. Sina Akgin, a.g.e., sf. 472.

40Jevket Süreyya Aydemir, a.g.e., il, sf. I 10, dn I.


57

Fakat Falih Rifki Atay da Pa.pa'nm ilk gün üniformah olarak kürsüye
çiktignu yaz1yor. Erzurum Kongresi hakkmda belgesel aragtirmalar ya-
pan Prof. K1rzioglu, Atatürk'ün validen ödünç sitil kiyafet aldigi iddi-
asim inandirict bulmuyor, Mustafa Kemal'in Erzurum'a gelirken yolcu-
lukta kullandigi spor ceket ve pantolonlu resimlerinin bulundugunu
hatirlat1yor.41
uo kadar önemli mi? Önemli,çünkü Trabzon Müdafaa-i Hukuk Ce-
mi eti'nde sürekli bir Mustafa Kemal muhalifligi olmug, Halk Firkas1
bünyesinde de "Inönü ekibi" içinde yer alnuglardir. Daha änemlisi,
Mustafa Kemal'in ne kadar farkh egilimleri Milli Mücadele çerçevesin-
de birleptirdiginin bir göstergesidir bu.

Îki vurgu: Îslam ve Bolgevizm


Erzurum Kongresi'ni Sark Vilayetleri Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti
Bagkam Hoca Raif Efendi açiyor. Kongre'ye katilanlarm meslek dag1h-
nu göyle: 19 toprak sahibi (egraf),15 idareci, 13 din adanu, 11 asker, 9
tüccar, 7 hukukçu, 7 egitimci, 7 gazeteci, 2 saghkçive teknisyen.
Kongre'nin en önemli karan "Heyet-i Temsiliye" (Temsil Kurulu) de-
nilen temsilî bir kurul seçmesidir. Resmi adr "SarkiAnadolu Müdafaa-i
Hukuk Cemiyeti Heyet-i Temsiliyesi"dir. Heyet, ba.ykanhšma Mustafa
Kemal'i seçiyor.
"Heyet-i Temsiliye" Milli Mücadele'nin temel, esasi kavramlarmdan
biridir. Mustafa Kemal, TBMM Reisi seçilinceye kadar, "Heyet-i Temsi-
liye Reisi" sifattyla çahyacakt1r. 9 kipilik Heyet-i Temsiliye göyledir:
Mustafa Kemal, eski 3. Ordu Mûfettigi, askerlikten aynlma.
Hüseyin Rauf Bey (Orbay), eski Bahriye Nazir1.
Kâzun Karabekir, 15. Kolordu Kumandam.
Hoca Raif Efendi, Erzurum eski mebusu.
SeyliFevzi Efendi, Erzincan'da Nakgî geyhi.
Servet Bey, Trabzon eski Mebusu.
Bekir Sami Bey, Beyrut eski Valisi,
Sadullah Efendi, Bitlis eski Valisi.
Hact Musa Bey, Mutki agireti reisi.
Îzzet Bey, Trabzon eski Mebusu.
Bunlardan Bekir Sami, Sadullah ve Hac1 Musa beyler telgraf haber-
legmesiyle, g1yaben seçildiler. Kâzim Karabeldr Kongre'ye katdmarug,
delege olmarugt1, digandan desteldemigti. Kongre bittikten sonra tüzü-
günözel maddesi geregince Heyet-i Temsiliye'ye üye oldu.42
41. Prof. Fahrettin Kirzioglu, a.g.e., cilt 2, sf. 25. Knioglu kitabina Mustafa Kemal'in Hazi-
ran 1919'da Arnasya'da sivil kiyafetle çekilmig bir fotografini koymuytur, yanmda yine sivil ki-
yafetil yaverleri Muzaffer Kiliç ve Cevat Abbas Gürer vardir. (sf.172).
42. Nutuk, III,Vesika 41, Zeki Sarihan.a.g.e., II,sf. 30.
58

"besmele"
Mustafa Kemal Kongre'yi aç14 konugmäsma ile bagh-
yor. Kendisini bagkan seçen delegelere tegekkür ediyor. "Hükümet-i
Osmaniyemiz"in âdil bir barig umuduyla Mondros Mütarekesi'ni im-
zaladigim, ama Itilaf Devletleri'nin mütareke partlarmi bir tarafa bi-
rakarak vatam iggal etmekte oldugunu anlatlyor. Îzmir'in iggal edil-
digini hatirlatarak Pontus ve Ermeni planlarma da dikkat çekiyor.
"mil-
Müdafaa-i Hukuk ve Redd-i Îlhak gibi çok say1daki cemiyetlerle
lî cereyanm vatamruzda artik bir elektrik gebekesi haline geldigini",
vatam, milleti ve hilafeti iëte bunun kurtaracagim söylüyor. Uzun ko-
nugmasmm sonunda, "Cenab-1 Vâhib ül âmâl Hazretleri"ne, yani
emellerimizin gerçeklegmesini saglay1c1 olan, Cenab-1 Allah'm... "Ha-
bib-i Ekremi (Peygamber) hürmetine bu mübarek vatam ve saltanat
"âmin"
ve hilafet-i kübra makamlarim korumasi için" dua ediyor ve
diyerek bitiriyor.
Kongre'de hazir bulunan Mazhar Müfit Kansu, Paga'nm bu konugma-
"salonu
smm yerinden sökecek kadar kuvvetli ve sürekli bir surette al-
luglandiguu" anlatir Aym akgam, Mazhar Müfit Bey özel bir görügme-
sinde, "Pagam, nutkunuzun sonunu müftü efendinin duasi gibi bitirdi-
niz" tilyor. Paga'mn cevabi:
-

Maksadmi anhyorum, anhyorum amma, gimdi vazifemiz, hallo, va-


tam ve esir Padigah'1kurtarmaya inandirmaktan ibarettir...
Ve Papa, sözlerine devamla, bir strateji prensibini ifade ediyor
-

Zamamnda hiçbir geyi kaçirmamak ve zamansiz hiçbir geye uzak-


tan yakmdan tevessül etmemek baghca dikkatimizi tegkil etmelidir.
"padigah
Kansu, günün partlarmda ve halifeye dua etmenin, onun
esaretten kurtulmasmi dilemenin bir zaruret, hatta muvaffakiyet part1"
oldugunu belirtir.
"gekl-i
O sirada Mustafa Kemal, Kansu'nun not defterine hükümet za-
"fes

mam gelince cumhuriyet olacaktir" diye bir not yazdmyor; kalkacak,


medeni millet gibi papka giyilecek, Latin harfleri kabul edilecektir."44
Konugmanm siyasi tarih balammdan en önemli unsurlarmdan biri,
Mustafa Kemal'in çizdigi dig politika tablosudur. Dünya dengelerini,
Bolgevikleri ve Islam dünyasmdaki geligmeleri çok yakmdan izleyen
stratejist bir Mustafa Kemal vardir kargmuzda.
Papa konugmasmda dig politik geligmeleri 10 madde halinde ve a, b
c... diye s1ralayarak anlatlyor. Bunlarm dördü Islam dünyasi, dördü
Kafkasya ve Bolgevik hareketleri, biri Balkanlar hakkmdadir. Bunlan
öyle özetlemek mümkün:

Misir'da ve Hindistan'da Ingilizlere kargi milli istildâl için pek kan-
h vakalar, yaygm direnig ve boykotlar, tutuklamalar oluyor. Afganistan
ordusu, Ingilizlerin milliyeti imha siyasetine karyl savaylyor. Suriye ve

43. Konugmanin tam metni için bkz. Nutuk, III,Vesika 83.


44. Mazhar Müfit Kansu, a.g.e., sf. 74, 85, I3 I.
59

Irak'ta Îngilizlerin ve diger yabancilarm tahakkümünden kurtulmak


için galeyan hali vardir.. Arabistan'in her yerinde eenebi boyunduragu
reddediliyor.
• Kafkasya'da devletler arasmdaki rekabet neticesinde Ingilizlerin
çekilmesine karar verilmig, yerine Batum yoluyla Îtalyan kuvvetlerinin
yerlegtirilmesi karara baglanmig ise de bu çok zordur.
.

Rus milleti bütün fertleriyle baski ve zulme kargi çarpigmig, Bol-
ge zm galip gelmigtir. Itilaf Devletleri'nin büyük ümidi olan, Sibirya
havalisindeki Amiral Kolçak'm (Beyaz) ordusu, Bolgevikler kargism-
da bozularak dagilnugtir. (Nutuk'taki metinde Bolgevizm'den bahse-
dilmiyor.)
• Kafkasya'mn kuzey taraflarmda keza Bolgeviklere muhalif ve
emperyalist Denikin'in (Beyaz) ordusu vardir ki, bu orduyu Îngilizler
ve Îtilaf Devletleri himaye ve idare ediyor. Tamami 6-7 bin kigi olup
gönüllü ve bol para ile asker tedarik ediyorlar. Kuzey Kafkasya,
Azerbaycan ve Gürcistan birbiriyle birlik yaparak Denikin ordusunu
harben basla altma almLÿ ve Denikin daha geri mmt1kalara çekilmig-
tir. Denikin'e gönüllü yazmak isteyen iki Rus generali Batum'da öl-
dürülmügtür...

Ermenistan, Denikin'in Beyaz Ordusu ile iligki içindedir. Bu sebep-
le Azerbaycan ve Gürcistan tarafmdan siki.yttrihyor. Ermeniler istila
fikriyle Nahç1van ve Oltu'ya kadar Müslüman ahaliye baslo uyguluyor,
bazi yerlerde katliam ve ya nacihk yap1yorlar. Silahlarm1 alarak ve kö-
le durumuna getirerek Islamlan mahvolmaya mahkûm ve göçe mecbur
ederek Sarkvilayetlerimiz hakkmdaki emellerine yaklagmak istiyor-
lar... Ayru zamanda da 400 bin Osmanh Ermenisini, bir dayanak olmak
üzere, memleketimize sürmek istiyorlar. Amerika hükümeti Albay Ha-
kel ismindeki bir zâtl Ertnenistan'a resmen diktatör olarak göndermig,
bunu Osmanh hükümetine de teblig etmig, Ermenistan hükümeti res-
men Amerika'mn himayesine girmigtir...
• Karadeniz'in bati tarafmdaki olaylara gelince, Romanya Rus ve
Macar Bolgevikleriyle birlegmigtir. Bolgevik olaylan Bulgar hududuna
kadar gelmigtir...
Üzerindedurulan on konudan dördünün Îslam ülkeleriyle, üçünün
Bolgevik hareketleriyle ilgili olmasl önemlidir. 1919-1922 arasmda Milli
Mücadele emperyalizme karg1 mazlum milletlerin kurtulugu fikrini yo-
gunbir gekilde iglemig, dig politikada büyük ölçüde Bolgeviklerin ve
Islam dünyasmm destegine dayanmtytu Mustafa Kemal'in Erzurum'da
Müdafaa-i Hukuk Idare Heyeti toplantisurda söyledigi pu sözleri, Milli
Mücadele'deki temel stratejisinin ve dayandigi "Doku mefkûresi"nin
bir ifadesidir

45. Orljinal ve eksiksiz metin için bkz, Prof. Fahrekin Kirzioglu, a.g.e., cilt II, sf. 17-20,
metin mukayesesi için bkr. Nutuk, III,Vesika: 38, cilt 3.
60

Bugün dogan günegi nasil görüyorsam, yarin Asya ve Afrika'daki bü-


tün esir ve maalum milletlerin hürriyet ve istiklâllerine kavugacaklarmi
da öyle görüyorum.46

"Nutuk"ta farkh...
Mustafa Kemal, Kongre'yi aç14 konugmasim Natuk'un "Belgeler" bö-
lümüne koymug, fakat metinde bazr degigiklikler yaparak... Mesela
Bolgeviklerle ilgili ifadeleri tamamen ç1karm14t1r! Atatürk, 1919 Tem-
muz'unda yaptL 1 bu konugmaya, 192Tde Natuk'ta aynen yer vermeyi
muhtemelen d14politika sebepleriyle uygun görmemig, bazi bölümleri-
ni çikarnny, bazi bölümlerini ise degigtirerek Natuk'a alnugtir:
Mustafa Kemal, Kongre'deki konugmasmin (e) bendinde açik bir

memnuniyetle "Îtilaf Devletleri'nin büyük ümidiolan, Sibirya havalisin-


deki Amiral Kolçak'm ordusu, Bolgevikler kargismda bozularak dagil-
migtir" diye konugmug, ama bu cümleleri Natuk'taki "Belgeler"den çi-
karmigttr! Muhtemelen 1927'de Batdilara Bolgevik sempatizam gözük-
mek istememigtir.
Ï<onugmasmm

(f) bendinde "Bolgeviklere muhalif ve emperyalist
Denikin'in ordusu vardir ki, bu orduyu Îngilizler ve ltilaf Devletleri hi-
maye ve idare ediyor..." geklindeki sözleri de Natuk'ta yoktur.
Kongre'de söyledigi "Amerikan hükümeti resmen diktatör tayin

suretiyle... Ermenistan hükümeti Amerika'mn resmen himayesme gir-


mig oluyor" geklinde (g) bendindeki sözlerine de Niituk'ta yer verme-
migtir. Samyorum, Amerika'nm 1919'daki Ermenistan siyasetini
192Tde dile getirmeyi diplomatik açidan sakmcah bulmustu?
Prof. Kirzioglu da Kongre tutanaklarmdanaktardig1 bu konugma ile
"bazi
Natuk'ta yer alan metin arasmda farklar oldugunu" vurguluyor,
1919'daki metinde geçen bir lusim ifadeleri Mustafa Kemal'in 192Tde
"baz1

dügüncelerle uygun görmedigini" yaz1yor?


Nutuk dahil, Atatürk'ün çegitli konugmalarimn belirli politik partlar-
da ve o konjonktürün icaplarma göre yapildignu hiç alaldan çikarma-
mak lazim. Nitekim zaferden sonra Atatürk'ün "Bati mefkûresi"ni esas
aldignu görecegiz.

Kongre neye yarad1?!


Atatürk Milli Mücadele döneminde, bir megruiyet temeli ve hareketin
millet adma yap11mamakta oldugunun kamti olarak Heyet-i Temsiliye'ye

46. §evketSüreyya Aydemir, a.g.e., cílt 2. sf. I I I.


47. Mustafa Kemal'in "Belgeler"den çikardigi bu tür ifadelere iligkin, e, f, g bentieri için
bkz. Fahrettin Kirzioglu, a.g.e., II, sf. 18-19.
48. Fahrettin Kirzioglu, a.g.e., cilt 2, sf. 14.
61

büyük deger ve önem vermigtir. 1927de okudugu Natuk'ta ise, Heyet-i


Temsiliye hakkmdaki görügleri farkhdir. Natuk'ta heyetlerden, kurullar-
"reis"in,
dan çok yani bagkanm, önderin, gefm önemini vurguluyor:

Efendiler! Tarih, itiraz edilemez bir gekilde ispat etmigtir ki, büyük
meselelerde muvaffakiyet için kabiliyet ve kudreti sars11maz bir reisin
varhš1 elzemdir. Bütün devlet adamlari ümitsizlik ve acz içinde... Bütün
letin ba.ysizolarak zulmetler içinde kaldigi bir sirada, her vatanperve-
rim diyen bin bir çegit zâtm, bin bir hareket ve görüg tarzi ortaya attig1
hengâmelerde istigarelerle, bir hatirh ve nüfuzlu kipilere mahkûm olmak
gerektigini dügünerek, sâlim ve esash ve bilhassa piddetli bir gekilde yü-
rümek ve en nihayet çok mügkül olan hedefe ulagmak münkün müdür?
Tarihte bu tarzda bagarlya ulagmig bir toplum gösterilebilir mi?

"kuvvetli
Bu satirlarmda Atatürk, daima inandigt gef" fikrini dile geti-
sarsilmaz bir gef"in gerekliligi fikrini
"kudreti

riyor. Kurullardan ziyade,


bagka konugmalarmda da iglemigtir?

Heyet-i Temsiliye'ye Natuk'taki balogi göyledir:

Millet, memleket, siyaset ve ordu igleriyle hiçbir alaka ve münasebet-


leri ve bu hususta liyakatleri görülmemig ve tecrübe edilmemig, geligigü-
zel kimselerden söz geligi, Erzincanh bir Nakgî geyhi ve Mutkili bir agi-
ret reisi gibi zavalhlardan olugturulmasi ihtimal digmda olmayan bir He-
yet-i Temsiliye'ye, söz konusu vaziyet ve vazife biralolabilir miydi? Ve bi-
ralaldigi takdirde memleketve milleti kurtaracag1z dedigimiz zaman mil-
leti ve kendiinizi kandirmig ohnak gibi bir hatay1 iglemig olmas miydi?

"reis"in

Mustafa Kemal, Nutuk'ta liyakatsiz kurullardan çok önemli ol-


"o
dugunu anlattiktan sonra, bu gärügünün günlerde degilse bile, artik
bugün, cihanca reddedilemez hakikatlerden biri olarak görüldügünü"
söyler. Bunu nesillerin içtimai ve siyasi ahlakiyatt açismdan" bu-
"gelecek

"kudreti
rada ifade ettigini, Natuk'ta anlatacagt olaylarla da bu sarsilmaz
lider" fikrinin.kendiliginden aç1khga kavugacagim behrtir30
Gerçekten Natuk "Tek Adam"m tarihtekiro1ünün anlatmudit
Mustafa Kemal Heyet-i Temsiliye'nin hiçbir zaman tam kadro halin-
de bir araya gelip birlikte çabymadig1m belirtir. Bunlardan Ízzet,Servet
ve Haci Musa beyler hig gelmemig,. Hoca Raif ve SeyhFevzi Efendi Si-
vas Kongresi'ne katilmiglar, fakat ondan sonra memleketlerine däne-
rek Heyet-i Temsiliye'de bulunmanuglardir. "Rauf Bey'le Bekir Sami

49. Taha Parla, Türkiye'de Siyasal Kültürün Resmi Kaynaklart, lletigimYayinlari,


Istanbul, 199I, cilt I.,sf. 44-54. cilt 2, sf. 28-32.
50. Nutuk, sf. 47-48. (Kismen sadelestirdim. T.A.)
62

Bey Istanbul'da Meclis'i Mebusan'a gidinceye kadar bizimle birlikte bu-


lunmuglardir.=51
Fakat gunu gözden kaçirmamak lazun. Erzurum Kongresi ve Heyet-i
Temsiliye, Milli Hareket için megruiyet temeli olugturmug, bu sebeple
Mustafa Kemal bütün imzalarmi "Heyet-i Temsiliye Reisi" s1fatlyla at-
migtir. "Millet adma" yürütülen mücadele kongrelere, heyetlere, sonra
da Meclis'e dayanarak demokratik megruiyete ve güce sahip olmugtur.
Heyet-i Temsiliye Erzurum'da gevgek bir kurul olsa da Sivas'ta üye sa-
yisi artmig, kendi içinde tartigan, oylamalarla karar alan, iç tüzügü bu-
lunan, gerçek bir temsili heyet haliné gelmigtir. Bagtan beri yäksek bir
temsil ve megruiyet gücüne sahip olmuytur. Prof. Baykal'm hakh ola-
rak belirttigi gibi, Heyet-i Temsiliye "Kurtulue Savagl'mn ba.platthp yü-
rütülmesi ve yeni Türk devletinm kurulmasmda gördüiü hizmetlerle
tarihimizde ölümsüz bir yer tutmugtur."s2
Erzurum'daki tartigmalar strasmda da Mustafa Kemal, Milli Hare-
"elbette
ket'in ki bir agiret reisimn ne de bir geyhin, ne de gunun bunun
eline terk edilemeyecegini" söylemig, ama çok önem verdigi Heyet-i
Temsiliye'ye kendisinin bagkan seçilmesinin ve Sivas Kongresi'ne bu
sifatIa kattlmasmm gerektigini vurgulamigt1r 53

Gerçekten Sivas Kongresi Heyet-i Temsiliye tarafmdan toplanacak,


Kongre'de takviye.edilen Heyet-i Temsiliye de TBMM'yi toplayacaktir.
"umum
Mustafa Kemal'in Meclis'in toplanmasma dair "Kolordulara" ve
vilayetlere" gönderdigi resmî yazida "Heyet-i Temsiliye adma Mustafa
Kemal" imzasi yer alacakt1r... 23 Nisan 1920'de aç11an ve milli hãkimi-
"siya-
yetin yegâne temsilcisi olan Türkiye Büy4k Millet Meclisi'nde de
set ve ordu igleriyle hiçbir alaka ve miinasebetleri ve bu hususta liya-
katleri görülmemig" birçok kimse vardi, ama Kurtulug Savagi'nm ve ye-
ni devletin megruiyeti bu meclise dayanacakt1. Îsmet Paga, Milli Müca-
dele'de Milli Ordu'nun da megruiyetini Büyük Millet Meclisi'nden aldi-
gimsöylemïqtir.54

Kongre ve manda
Erzurum Kongresi'nin kararlanm yansitan sonuç bildirisi 7 Ašust
1919 Pergembe günü hazir bulunan 45 delegenin imzaslyla yayml
yor, aralarmda "M. Kemal" ve "Hüseyin Rauf" da vardir
Erzurum Kongresi'nin kararlarnu açiklayan bu bildiriyi Atatürk Nu-
tuk'ta 7 madde halinde özetliyor.

5 I. Nutuk, sf. 45.


52. Prof. Bekir Sitki Baykal, Heyet-i Temsiliye Kararlari, Türk Tarih Kurumu Yayinla-
ri, Ankara, l989.
53. FahretrJn Kirzioglu, a.g.e., sf. 220.
34. ismetinönü, Defterler, 1919-1973, I. cilt, Yapi Kredi Yayinlari, Istanbul,2001, sf. 33,
63

1- Milli sinirlannuz dahilinde bütün vatan parçalan bir bütündür.


Birbirinden aynlmaz.
2- Her türlü yabane1 iggal ve müdahalesine kargi ve Osmanh hükü-
metinin danilmasi halinde, millet topyekûn olarak kendini savunacak
ve direnecektir.
3- Îstanbul hükümeti vatan ve istiklâlin muhafaza ve teminine muk-
tedir olamadig1 takdirde, bu gayeyi gerçekleptirme için geçici bir hükü-
n t kurulacaktir. Bu hükümet üyeleri, milli kongrece seçilecektir.
Kdngre toplanti halinde degilse bu seçimi Heyet-i Temsiliye yapacaktir.
4- Kuva-yi Milliye'yi âmil (etkin) ve irade-i milliyeyi hâkim lolmak
esastir.
5- Hiristiyan azmhklara, siyasi hakimiyetimizi ve sosyal dengemizi
bozacak imtiyazlar verilemez.
6- Manda ve himaye kabul olunamaz.
7- Milli Meclis'in derhal toplanmasim ve hükümetin icraatmm Mec-
lis tarafmdan kontrol edilmesim saglamak íçin çahg11acaktir.55
"manda
Fakat Natuk'ta 6. maddede yer alan ve himaye kabul edile-
mez" ifadesi, Kongre bildirisinin orijinal metninde yoktur!56
Atatürk 192Tde okudugu Nutuk'ta böyle bir tarih alg11amasi olug-
"manda
turmak için ve himaye kabul edilemez" diye bir ifadeyi uygun
görmüg olabilir. Ama tarihî belge olarak, orijinal metin öyle degildir,
göyledir.

Milletimiz insanî ve asrî gayeleri yüeeltir; fenni, smaî, iktisadî hâl ve


ihtiyacmuzi takdir eder. Binaenaleyh devlet ve milletimizin, iç ve dig is-
tiklâli; ve vatamnuzm bütünlüšü mahfuz (sakh) kalmak gartlyla... mil-
liyet esaslarma riayetkâr ve memleketimize kargi istila emeli besleme-
yen herhangi bir devle‡in fennî, smaî, iktisadî yardunmi memnuniyetle
karg11ariz...57

Maddenin devauunda -âdil ve insanî bir barig isteniyor; bir önceki


maddede yer alan Tiirkiye'nin Îslam ahalisinin bölünmezligine ve ege-

55. Nutuk, 1989 basim, sf. 44.


56. Ama. birçok inkilap tarihi kitabinda Nutuk'tan aktarilarak tekrarlanmigtir, bkz. Prof.
Hamza Eroglu, Türk inkilap Tarihi, Sava; Yayinlari, Ankara, 1990, sf. 126; Prof. Ergün
Aybars, a.g.e., sf. 292.
57. KSzim Karabekir, a.g.e., sf. |00-10 \; Fahrettin Kirzioglu, a.g.e., sf. 252; Salahl
Sonyel, a.g.e., sf. 97. Mazhar Müfit, Cumhuriyet devrinde kaleme aldigt anilarinda, ho-
calarin itirazi uzerine
"asr?"
kelimesinin kaldirildigina yazlyor (Erzurum'dan Ölümü-
"as-

ne Kadar... sf. 104). Bu dogru degildir. Nitekim, Nutuk'taki madde metninde de


rt" kelimesi yer aliyor (Nutuk, 1989, sf. 75.) Cumburbagkanligt tarafindan 2005 yllinda
yayinianan Cumhurbagkanligi Tarihi adli kitaptaki Kongre Beyannamesi metninin 7.
"asrî
maddesinde de ve insani" terimi bulunuyor (sf.38). Kansu'nun sonradan yardigi
"tarihsellige"
anilarinda uygun dugmeyen, yazildigi döneme göre zihninin ürettigini du-
gundüren böyle birkaç anlatim vardir.
64

menligine aylori girigimlere asla izin verilmeyecegi geklindeki uzun


metne atif yapihyor.58

"manda
Görüldügü gibi maddede ve himaye kabul olunamaz" diye
bir ifade yok.
Fakat Kongre'de manda tartigmasi olmuy ve Erzurum Kongresi Bil-
"yardimi
dirisi'nin bu memnuniyetle kabul ederiz" diye sona eren mad-
"iç
desi, manda istekleri kargismda hem ve d.ig istiklâl"i vurgulayan,
"fennî,
hem de gerektiginde Amerika'dan endüstriyel ve iktisadî yar-
dim" almmasma kap1yi açan bir içerige sahiptir. Neden Amerika? Çün-
"milliyet

kü metindeki esasma riayetkâr ve memleketimize kargi istila


emeli beslemeyen herhangi bir devlet"ten kasit Amerika'd2r Amerika
"mil-
"Wilson Prensipleri" ile savay sonrasi kurulacak dünya düzeninin
liyet esasi"na dayanmasmi isteyen ve ülkemizde de iggal gücü bulun-
durmayan ülkedir.
Bu ifade ile Amerika'ya politik bir mesaj da veriliyor; Ingiltere'den
uzak durursa Türkiye'nin dostu olabilecegi ima ediliyordu. Nasil Sov-
yet yardmu isteniyorsa, bu madde ile Amerika'dan da mümkünse bir
destek almamn kapisi aç1k tutuluyor. Zaten Sivas'ta Mustafa Kemal
Amerikahlarla görügecek, siyasi destek almaya çahyacaktir
SimdiErzurum'daki manda tartigmalarmm ve Kongre Bildirisi'ndeki
maddenin perde arkasma bakahm.

Manda tartigmasi
iggalci Ingiltere kargismda, Wilson Amerikas1'na belli bir iyimserlik-
le balaldigi için, Amerikan mandas1 fikri aydmlar arasmda güçlüdür.
Bir ay Once, 7 Temmuz günü 1stanbul'daki Amerikan Yüksek Komiseri
Amiral Bristol, kendi hükümetinin Digigleri Bakanhgi'na gönderdigi ra-
porda guna yazruptir:

EIzurum'daki kongrenin Amerika'dan tüm Türkiye üzerinde bir gü-


düm kabul
(manda) etmesini isteyecegine inamyorum.59

Burada önemli birkaç husus var Biri, Amiral Bristol'un bu kanaa


varmasma yol açan ortamdir. Ingiliz1erdenfarkh olarak, Amerika he-
nüz iggalci bir devlet degildir. Amerikan Cumhurbagkam Wilson'un sa-

"manda
58. Nutuk'ta 6. madde olarak verilen ve himaye kabul edilemez" geklindeki ifade-
nin, Kongre bildirisinin 7. maddesinin õzeti oldugu belirtilmittir. 7. madde, yukariya aldigimiz
"manda
gibidir. ve himaye kabul edilemez" ifadesi yoktur. Orijinal metinde ayni zamanda
metnin 6. maddesine de auf vardir. Bu maddede ise, 30 Ekim 1949 tarlhi itibarlyla sinirlari
belli olan (Misak-i Millisinirlari) üJkenin bölunmezligini, milletin dini ve irki birlige sahip ol-
dugunu vurguluyor ve buna uymayan bütun tegebbüslere karp çikilacagibelirtillyor.
59. Salahi Sonyel, Türk Kurtulug Savagi ve Dig Politika, sf. 102.
65

açikladigi
vag sonrasi dünya düzeninin dayanacagi prensipler olarak
"14
nokta" milletlerin kaderini tayin ilkesini yansitlyordu. 12. maddesi
Türkiye ile ilgili idi:

Osmanh Împaratorlu nun 'Î'ürkolan losunlarmm Osmanh egemen-


ligi saglanacak fakat Türk olmayan diger halklara otonom idareler veri-
lecek, Çanakkale Bogazi milletlerarasi garanti altmda her milletin gemi-
lerine daimi surette açik olacak.
"imparatorlugun

Maglubiyet karanlik günlerinde


ve iggalin Türk
olan kisimlarimn egemenligi sašlanacak" ifadesi pek çok kimseye bir
"giddetle
umut igigi gibi gözüküyor. Îngiliz mandasma ve katiyetle" kar-
1 ç1kan milliyetçiler arasmda da, degigik gekillerde tammladiklan bir
"müzaheret"i
Amerikan
"manda"
veya egilimi güçlüdür. Bu tabloyu gö-
ren Amiral Bristol, Erzurum Kongresi'nin bu yönde karar alacagnu tah-
min ediyor.
Diger önemli bir husus, Amerika'nm Ermeni çikarlarma büyük ilgi
göstermekle beraber, manda konusunda isteksizligidir. Nitekim Ameri-
kan Digigleri Bakanh i "Türklere siyasi planlan konusunda önerilerde
bulunmaktan ya da güdümler (manda) konusunda herhangi bir görüg
belirtmekten kaçmmasi" için kesin emir gönderiyordu. Amerika'dan
degigik ses1er ç1kacakti, ama manda konusunda ihtirash bir istege sa-
hip degildi.60
Türkiye'nin bir manda altma konulmasiveya Türkiye'nin degigik-böl-
gelerinde farkh ülkelerin manda idarelerinin olu.pturulmasi Batih ülke-
ler arasmda tartigihyor. Amerika, Wilson prensiplerinin nasil uygulana-
"aragtirma"ya
bilecegi, manda kurulacaksa nasil olabilecegi konusunda
ihtiyaç duyuyor. Bagkaa,Wilson 15 EÏisan1919'da hem Ingiltere ve Fran-
sa'nm plamm ilimh hale getirmek, hem de bölge hallomn isteklerini ög-
renmek için Henry C. King ile Charles R Crane'i görevlendiriyor. Îstan-
buI'daki Amerikan Bapkomiseri Amiral Bristol'un da katilmuyla, bu ge-
kilde üç klyilik bir "King-Crane kurulu" oluguyor. Îngilizlerve Fransizlar
buna sinirleniyor ve boykot ediyorlar. Paris'teki bang görügmeleri için
.

King-Crane kurulunun sundugu raporlar, bilhassa Ortadogu'ya tek bagi-


na hâkim olmak isteyen ingiltere'nin tepkisini çekiyor.61
IVIustafa Kemal'in logiltere ile ABD arasmdaki görüg farklarmdan ve
konusundaki degigik yaklayimlardan nasil yararlandigun, bu
"manda"

siyaset geregi ABD mandasma kargibir çilag yapmadigim görecegiz.


King-Crane kurulu, 3 Haziran'da Paris'ten aynhp Îstanbul'a geliyor, 7
Haziran'da Suriye, Filistin ve Lübnan yolculuguna ç1klyor. Suriye ve

60. Bkx,Salahi Sonyel, Türk Kurtulug Savagi ve Dig Politika, sf. 100-102.
6 I. Prof. Dr. Nurgen Mazici, ABD'nin Güney Kafkasya Politikasi Olarak Ermenis-
tan Sorunu, Pozitif Yayinlari, istanbul,2005, sf. 53-54.
66

Lübnan Fransiz, Filistin ise Ingiliz bölgesidir! Verecegi ilk raporda, Ma-
runiler ve Latinler digmda kimsenin Fransiz mandasi istemedigini, Su-
riye Fransiz mandasma verilirse savag ç1kabilecegini yaziyorlar. 15 Ha-
ziran'da Istanbul'a gelen King-Crane kurulu, Hatay'a geçiyor ve Hatay-
hlarm Frans1z mandasi istemediklerini, Türk idaresi istediklerini Bag-
kan Wilson'a rapor ediyorl62
15 Haziran'da Istanbul'a geldiklerinde Mustafa Kemal Amasya'dadir,
geligmeleri adeta dakikasi dakikasma izliyor. Amasya'dan Erzurum Vi-
layeti'ne (Karabekir'e) çektigi telgrafta geligmeler hakkmda bilgi veri-
yor: King-Crane heyeti Îstanbul'a gelmigtir, Paris'ten bagka bir heyet
daha yola ç11mugt1r,Avusturya Îngiliz teklifierine karç1 mukabil teklif-
lerini on güne kadar bildirecektir, Ajans Reilter'e göre Bolgevikler
Odessa'da mahalli bir hükümet kurmustur Silivri'de çegitli Rum çete-
leri türemigtir, Almanlann Polonya hududuna asker y1gmalarma kary1-
hk Itilaf Devletleri Hamburg ve Danzig limanLOmda "deniz
kuvvetleri
gösterisi" yapmaktadir...63
21 Temmus'da Istanbul'a dönen King-Crane kurulu Amerikan man-
dasi konusunda ne dügünüldügünü ögrenmek için görügmeler yap1yor.
Rumlar adma Kayseri metropoliti, Ermeniler adma Patrik vekili Zaven
Efendi Amerikan mandasi istiyor. Manda konusunda hangi devleti ter-
cih ettikleri sorulan Musevi Hahambagi Haim Naum Efendi "Hïçbir
devleti tercih etmiyoruz" diyor.64
King-Crane kurulu partilerle görügüyor, partiler"iç
ve dig bagimsizh-
gi zedelemeyecek Amerikan yardim1" istiyorlar. 31 Agustos 1919'da
King ve Crane, Amerika'mn bölgede hiçbir amacmm olmad1gnu, sade-
ce halkm ve sosyal s1mflarm görügünü almak istediklerini söylüyorlar.
Kuruldan bir yetkili "Türkler talep etmezse ABD istanbul ve Türkiye
üzerinde manda almaya yanagmayacaktir" diye aç1klama yap1yor.65
1 Agustos tarihli ajans bülteninde bir haber çiklyor: King-Crane ku-
rulu partilerle yapt1gi görügmelerde "Ermeni meselesine dair fikir ahy-
veriginde bulunmuglar" ve "Ermenistan hudadunun çizilmesi husu-
sundaki balog aç11armi bu incelemenin sonunda bildireceklerini" ifade
etmiglerdir.
Ajan bülteni tabii anmda Erzurum'da, Mustafa Kemal ve Karabeki
papalarla Rauf Bey'in elindedir. . W
Hani Wilson Prensipleri'ne göre "Türlderin çogunlukta oldugu yerlerde
egemenlikleri tanmacak" idi?! Simdi"Ermenistan hududu" ne demekti?
Dahasi, Wilson, Izmir'inYunanhlarca iggaline de tepki göstermemigti.

62. Zeki Sarihan, a.g.e., I, sf. 375, 380.


63. ATTB, sf. 32.
64. Zeki Sarihan, a.g.e., II, sf. 17.
65. a.g.e., if, sf. 14.
67

Wilson'a muhtira
Erzurum Kongresi hemen bir "Wilson'a Muhtira" haz1rhyor; özeti,
göyle:

Emperyalistlerin küçük ülkeleri yutmasma sizin de razi oldugu-


nuz,1zmir'in iggaline onay vermenizden anlay1hyor. Reis Cenaplari! Dün-
aya sulh ve salah devri açmak için ilan ettiginiz prensiplerin 12. mad-
sinde Türk imparatorlugunun halen Türklerle meskûn olan k1simla-
rmda mutlak ve güvenli bir bag1ms1zl1gm payidar olacagml tasvip bu-
yurmuytunuz... Bugün Izmir hakkmda ahnan ve nygulanan karar ise o
toptan aykindir. Evvela Izmir Bati Anado-
"âdil

ve insanî prensiplere
lu'nun tek iskelesidir. Ikincisi, nüfusu 1 600 000'e yakm, bir Türk vilaye-
tinin merkezidir. Burada Türkler umumi nüfusun yüzde 80'ini teykil et-
mektedirler. Vaktiyle sirf Yunanhlan harbe sokmak için vast edildi diye
bu gehir nasil olur da Türklere dügmanhktan bir an için bile geri kalma-
yan ve hükmü altindald Müslümanlari zulüm altmda inleten o küçük
devlete terk olunur?!
Reis Cenaplari!
600 senelik bir saltanata, 1 500 senelik hayata malik olan Türk mille-
ti, varhklan tarihe kangnug milletlerin bile prensipleríniz sayesinde ihya
oldugu.bir sirada, imhadan ba.yka bir anlama gelmeyen bu kararlara bo-
yun egmeyecektir!
Biz varhgumz için tam bir namusla harp ettik. Kammizm son damlasi-
m verece§imiz sirada prensiplerinizin samimiyetine inanarak silah bira-
lap mukadderatmuzi hakseverliginize tevdi ettik... Fakat Îzmir hakkmda
verilen hükmün Îstanbul için de hazirlandig1 söylenen karar bütün ümit-
leri zir ü zeber etti. 4 mahvmuzm istendigini. anhyoruz. Son karan
vermek bize dügüyor. Bu son karar ise geref ve namus ile ölmek, ecdad1-
ruzm kahramanca kanlanyla yogrulmug olan bu topraklar üzerindeki
hâkimiyetimizi bizim vesevlatlarmuzm kanlanyla müdafaa eyleyerek ci-
hana yeni bir fedakârhk ve kahramanhk misali vermektir!.*

Bu muhtira, Wilson'a sunulmak üzere, Milli Ahrar Firkasi temsileisi


Cami (Baykurt) Bey vasitas1yla King'e veriliyor."
Wilson'a hitap eden metnin ilginç yönü, "Yüce Hilafet ve salta-
nat"tan veya Bolgeviklerin hoguna gidecek kavramlardan hiç bahset-
"1
memesidir! 500 senelik hayata malik olan Türk milleti" terimi o za-
man için çok büyük bir yeniliktir. Çünküo dönemin diger belgelerinde
"anâsir-1
Îslamiye, millet-i Osmaniye" gibi terimler egemendir. Metinde-
"dip
ki bu milliyetçi ruh, Milli Mücadele'yi doguran dalgalari"mn ifade-

66. KâzimKarabekir, a.g.e., sf. 95-96.


67. Fahrectin Kirzioglu,a.g.e., sf. 154, dn. 7.
68

"milliyetler
si oldugu gibi, siyaseten Wilson'un prensibine" seslendigi
için diplomatik bir nitelige de sahiptir.
"emperyalizm"
Metinde geçen sözü o zamanki anlay14ta sömürgesiz
Amerika'yi degil, sömürgeci Îngiltere'yi ffade ediyordu.
Erzurum Kongresi, Îstanbul'da King-Crane kurulu ile görügen parti-
"ihtar"
lere de bir gönderiyor. "Ermenistan hududunun düzeltilmesini
kabul edecekleri gibi bir münasebetsizlik" yaptiklan için onlan uyan-
yor, Kongre kararlan beni olmadan bäyle bir duruma meydan verilme-
"hassaten
mesini rica" ediyor_ 68
"tetkiklerini"
King-Crane kurulu, Türkiye'deki tamamladiktan sonra,
Wilson'a sunulmak üzere hazirladijgi rapordas "Mondros Türkiyesi'nin
Îstanbul, Ermenistan ve kalan Anadolu olmak üzere üç devlete aynl-
masmi, fakat üçünün de Amerikan mandasi altma konulmasun tavsi-
ye" ediyor!!*
Ancak aym rapor, bir Ermenistan kurmanm imkânsizhgim, Ermeni-
lerin tarihte de hiçbir zaman yüzde 25'ten fazla bir nüfusa sahip olma-
digmi, Ermeniler tarafmdan hiç yönetilmemig insanlan Ermenistan yö-
netimine vermenin çok yanhg olacagmi da anlatiyor. Rapor uzun süre
gizli tutuluyor.70
Aym dönemde, Wilson, bir de General James G. Harbord bagkanh-
gmdaaskerlerden Wisconsin'de görevli sivillerden 12 kipilik bir aragtir-
ma kuruhi daha olugturuyor. General Harbord raporunda, King-Crane
kurulunun aksine, Türkiye'nin bölünmesine kargi çikiyor, Ermenisten
"kaosa
için ayn bir manda kurmamn neden olacagmi" anlatlyor, "Er-
menilerin katledildigine iligkin haberlerin çogunun söylentiye dayandi-
gim,Türklerden de seferberlige giden gençlerin yüzde 80-90'mm köyle-
rine dönmedigini" belirtiyor. "Milliyetçilerin" Ingilizlere ye Yunanhlara
kargi mücadele ettigini, Türkiye'nin bütünlügü için Amerikan mandasi-
na sempatik baktigmi ileri süren Harbord, Türkiye'nin bölünmemeSini,
bütün Türkiye'yi kapsayan bir Amerikan mandasmm bölgede bang ve
istikrar için yararh olacagnu savunuyor;1
Belli ki Amerikahlarm kafasi kangik, manda için pek de istekli degiller.
Hatta Istanbul'da kurulan "Wilson Cemiyeti" ABD'den hiçbir teqvik
ve ilgi görmedigi için kisa sürede kapamyor.72
"kendi
Amerikan Senatosu iki buçuk ay sonra, 19 Kasim'da ülkeëi-
nin digmda, Asya ve Avrupa topraldarmda aktif bir rol almay1 redde-
den" bir karar alacaktir.

68. Fahrettin Kirzioglu, a.g.e., II, sf. l53-l54.


69. Sina Akgin, a.g.e., sf 520-521.
70. Nurgen Mazici, a.g.e., sf. 63-64.
7 I. a.g.e., sf. 54-62.
72. Sina Akgin, a.g.e., sf 5 17.
69

O dönemde Amerika, Ingiltere gibi ülke" degil. Îçgalcilere


"dügman

kargi henüz tek askerî zafer kazanmamig olan 1919 Türkiyesihde milli-
yetçiler Amerika'ya olumlu balayor. Mustafa Kemal Papa da, Erzurum
ve Sivas kongrelerinde Amerikan mandasi egilimlerini usta taktiklerle
geçigtiriyor, ama Ingiltere'ye kar i Amerika'dan yararlanma siyasetini
ihmal etmiyor.

M da isteyenler
Erzurum Kongresi s1rasmda Bekir Sami Bey gibi Mustafa Kemal'in
önem yerdigi bir isim ona mektup yazarak "Türkiye'nin bütünlügünü
saglamak için" Amerikan mandasmm gerekli oldugunu ileri sürüyor!
"geçici
Bekir Sami Bey'in bir Amerikan mandasim" savunan ilk mektu-
bu, 26 Temmuz 1919 tarihlidir; Kongre'nin açihymm üçüncü günü...
Sonra bir iki telgraf daha gönderecektir. Paga, Bekir Sami'nin önerisini
hemen ve resmen reddetmiyor, kabul de etmiyor, Bekir Sami Bey'le ya-
zigmalar yaparak zaman kazamybr. Mustafa Kemal Sivas Kongresi'nde
de aym taktigi uygulayacakt1r.
Ünlü yazar Halide Edip 10 Agustos'ta Amerikan mandasmm yarar-
larmi anlatan, Mustafa Kemal'i iknaya çahyan uzun bir mektup yaz1-
yor. Karakol Cemiyeti'nin lideri Kara Vâsif Bey de 16 Agustos'ta yine
Amerikan mandasmm ülke için yararh olacagnu iddia eden bir mek-
tup yazlyor. 19 Agustos'ta Ali Fuat Paga'mn manda meselesi hakkm-
da gifreli telgrafi.geliyor. 19 Agustos'ta Îstanbul'da Albay Îsmet (Înö-
nü), Karabekir'e yine Amerikan mandasmi tavsiye eden bir mektup
gönderiyor!
Îq bu kadar ciddil
Erzurum Kongresi'nin.7 Agustos tarihli sonuç bildirisindeki 7. mad-
deyi hatirlayalun:

Milletimiz insanî ve àsrî gayeleri yüceltir; fennî, smaî, iktisadî har ve


ihtiyacmuzi tahdir eder. Binaenaleyh devlet ve milletimizin, iç ve dig is-
tikläli; ve vatamm1zm bütünlügü mahfuz (sakh) kalmak gartlyla... milli-
yet esaslarma riayetkâr ve memleketimize kargi istila emeli besleme-
yen herhangi bir devletin fennî, smaî, iktisadî yardunmi memnuniyetle
kargilariz...

vekâlet" terimleri sert itirazlarla redde-


"idari
"manda"

Kongre'de ve
diliyor. Manda ve vesayet anlamma gelmeyen, ama siyaset yapmaya
imkân veren bir ifade nasil olabilir? Mustafa Kemal "Türkiye üzerinde
toprak emelleri olmayan büyük bir devletin fennî, smaî, iktisadî yardt-
mL.." geklindeki maddeyi teklif ediyor.

Temsilcilerden biri ayaga kalkarak, bu maddenin bir Amerikan man-


70

dasmm kabul edilecegi anlamma gelip gelmedigini, eger madde kabul


edilecekse devletin admm açiklanmasmiistiyor."
Halide Edip'in anlattigma göre:

Muktedir bir politikaci olarak Mustafa Kemal, her türlü Amerikan nü-
fuzuna kargi Do 1Anadolu'nun tepkisini derhal sezmig ve bu devletin is-
mini aç1klamaktan kaçmrug...
"büyük
Onun için Kongre bildirisinde bir devletin" geklindeki ifade,
"herhangi
bir devletin" diye düzeltilmigti. A

Bekir Sami Bey'in, Kara Vâs1f'm, Halide Edip ve Ali Fuat Paga'nm
manda konusundaki mektup ve telgranari hakkmda Mustafa Kemal'in
tavri çok ilginçtir: Bunlan içIeme koymuyor, Erzurum'da da Sivas'ta da
Kongre'nin manda yörfünde bir karar almasmf3nce kongre taktikleriyle
önlüyor. Ama aç1kça karç1 da çikmiyor! Sadece Erzurum'dan aynlma-
dan iki gün önce akgam iki yakm arkadagi, Mazhar Müfit ve Albayrak
gazetesi sahibi Necati Bey'le görligürken, bu mektup ve telgraflan on-
lara okuyor, "Amerikan mandasi diye ç1rpmanlar, dügman iggali altmda
bulunan, sinirleri ve zaaflanyla bu millete ve bize inanmayanlardir" di-
yor, manday1 bu özel görügmede reddediyor.75
Ama Erzurum'da da Sivas'ta da mandaya karei ne bir beyanati vardir
ne de kürsüde yapttg1bir konugma!
"asil

ÇünküAmerika'yi kargisma almak istemiyor, aksine, dügman"


Îngiltere'ye karg1 Amerika'yl kullanmak istiyor.
Sivas Kongresi'nde bunu daha net olarak görecegiz. Amerikah gene-
ral James Harbord, Sivas'ta Mustafa Kemal'le görligtükten sonra, onun
Amerikan mandasina taraftar oldugunu yazacaktir Washington'a gön-
derecegi raporda!..
Erzurum Kongresi'nde, Müslüman ve Osmanh bir atmosfer içinde is-
ter istemez Kafkasya, Bol evizm, Ermeni konulan agir basmig, manda
konusu ikinci planda kalmigtt. Sivas Kongresi'nde ise manda tartigmasi
öne geçecektir.

73. Salahi Sonyel, Türk Kurtulug Sava§I Ve Dag Politika, sf. 103.
74. Halide Edip'ten aktaran Salahi Sonyel, a.g.e., sf. \03. Ayrica bkz. Fahrectin Kirzioglu,
a.g.e., II, sf. 194-l96, Kâzim Karabekir, istiklal Harbimiz, sf. 89. (Atatürk ise 1927'de
"bir
okudugu Nutuk'ta, llk öneride devlet" denildiginden bahsetmiyor, nihai metindeki
"herhangi

bir devlet" deylmine vurgu yapiyor, kongrede hiç bäyle bir gey söylenmedigi
"yalniz
halde, Nutuk'ta "Herhangi bir devlet" deyiminin Amerika degil, mesela Isveçdev-
leti, Belçika devleti..." de olabilecegini söyluyor. l989 basimi, sf.76.)
75. Bkz. Mazhar Müfit Kansu, a.g.e., I, sf. 192.
Sivas'ta manda ve iç politika

Bizim kaderimizle ilgili kesin kararlarm Amerikan Meclisi kararlarma


görüglerine tâbi olmasi da bizim için gükredilecek bir geydir...
Bizi kurbam oldugumuz haksiz baskidan kurtarmak ve kalkmmam1zi
h1zlandirmak yo lunda kudretli ve tarafsiz bir yabanci milletin yardimuun
isteriz...I
bizim için çok kiymetli olacagm1 ayrica belirtmek

Mustafa Kemal Paga, General Harbord'a muhtira,


Sivas, 24 Eylül 1919

Bekir Sami'nin manda önerileri


23 Temmuz 1919'da açilan Erzurum Kongresi 7 Agustos'ta sona eri-
yir-
yor. Sira Sivas Kongresi'ndedir. Fakat Mustafa Kemal ve Rauf Bey
mi iki gün daha Erzurum'da kahyorlar. Bu sirada manda tartigmalan
gündeme geliyor.
Ingiliz mandasun isteyenler Vahideddin, Damat Ferid ve Ingiliz Mu-
hipler Cemiyeti çevresidir. Fransiz, Italyan mandalanm dügünenler de
var.
Amerikan mandasmi dügünenler-arasmda milliyetçi isimler de var
Bekir Sami, Kara Vasif, llalide Edip, Ismet (Înönü) gibi... Bunlarm tezi,
iggalci Îngiltere'ye kargi Wilson Amerika'smm yararh olacagi görügü-
dür. Milli Hareket belli bir ivme kazamnca manda fikrini birakacaklar,
Hareket'e katilacaklardfr. 23 Nisan 1920'de açilacak Meclis'in günde-
minde bir manda maddesi hiç olmayacaktir zaten.
Bekir Sami Bey eski Beyrut valisidir, Istanbul'daki Milli Ahrar Firka-
si'mn kurucularmdandm2 Kuzey Kafkasyah Musa Kunduh Paga'nm og-
ludur. Daha bagtan Milli Mücadele'ye katilnugtir.
Bekir Sami 25 Temmuz'da Amasya'dad1r, oradan Erzurum'daki Mus-
tafa Kemal'e telgraf çekiyor. "Îstiklâlin arzuya gayan oldugunu" ama
Amerikan temsilcisi ile görügtügünü, eger istiklâl istersek ülkenin mu-
hakkak bölünecegini söylüyor. Belli gartlan yerine getirirsek Türki-
ye'nin bütünlügünü koruyacak bir manday1 Amerika'ya kabul ettirme-

I. ATTB, sf. 82-92; Atatürk'ün Bütün Eserleri, cilt.4, sf. 106-I 13.

2. Tarik Zafer Tunaya, Siyasi Partiler, cilt 2, Hürriyet Vakfi Yayinlari, Istanbul, 1986,
sf. 460.
72

"birkaç
nin mümkün olacagmi söylüyor. Bunun için kipinin degil, bü-
tün milletin sesini" Amerika'ya duyurmak gerekiyor. Erzurum Kongresi
bu yönde bir karar alirsa, Amerika belli gartlarla, ülke bütünlügünü ko-
ruyan bir manday1 kabul edecek... Bekir Sami'ye göre bu gartlar göyle:
âdil bir hükümetin kurulmasi, genel egitimin yaygmlagtirilmasi, din ve
mezhep hürriyetinin saglanmasi (kastedilenazmhklarm özgürlügüdür.
T.A.), gizli antlagmalarm feshi.
Bekir Sami Bey, görügtügü Amerikahlarm, Erzurum Kongresi'nin se-
çecegi bir heyeti zirhh gemi ile.Amerika'ya götürmeyi taahhüt ettikleri-
ni de haber veriyor, birkaç gün Amasya'da kalarak bu konudaki karar
ve emri bekleyecegini, Sivas Kongresi'nin toplanacagi günün de kendi-
sine bildirilmesmi istiyorÃ
Bekir Sami'nin Mustafa Kemal'in pahsma çektigi telgraf geldiginde
Erzurum Kongresi toplanti halindedir. Telgraf kongrede okunmuyor,
"karargâhm

Mustafa Kemal, Rauf ve Ma2har lVfüfit, bu üçü, küçük bir


odasma" çekiliyor, telgrafi orada okuyorlar. Mustafa Kemal orada tep-
kisini dile getiriyor

Oh ne âlâ! Mücadele yerine kabul edecegiz ve rahata


manday1 kavu-
gacag1z. Bu ne gaflet bu ne körlük ve hatta bu ne budalahk!

Rauf Bey de sinirleniyor, "Hayret, en itimat ettigimiz arkadaglar bile


yamhyor" diye tepki gösteriyor.4
Ama Mustafa Kemal Amerikan mandasma kargi tepkisini bir bildiri
ile resmen aç1klamlyor! Kongre'de böyle bir konugma da ya m1yor!
"manda

Hatta Bekir Sami'ye gönderdigi cevabi telgrafmda da kabul


edilemez" diye kesin bir ifade kullammyor "Amerikan mandaterligin-
den Erzurum Kongresi'nde dogrudan dogruya bahsolunmasmm pek
sakmcah olacagmi" belirtiyor, önerilerinin muglak oldugunu, ne de-
mek istediginin anlagilmasi için bazi konulan aydmlatmasi gerektigini
yaz1yor, Bekir Sami'ye görügtügü Amerikahlardan ek bilgiler almasi
için sorular soruyor.
Mustafa Kemal'in telgrafla Bekir Sami'ye yönelttigi sorular 9 tanedir.
Tam istiklâl istersek vatanm bölünecegini söylüyorsunuz, bu görüy
nüzün kaynagt nedir?.. Mülkün bütünlügünden maksat, toprak bütün-
lügü müdür, egemenlik midir?.. Din ve mezhep hürriyetinden kasit ne-
dir? Patrikhanelerm imtiyazi devam edecek mi?.. Îngiliz ve Amerikan
mandalan arasmdaki farklar nelerdir?.. Amerika niye Ermenistan man-
daterliginden vazgeçmigtir, gibi sorular...S

3. Nutuk, 1989, sf. 60-6 I.


4. Mazhar Mufit Kansu, a.g.e., sf. l79.
5. Nutuk, 1998, sf. 62; Mazhar Müfit Kansu, a.g.e., sf. 178-179.
73

Bu gekildeki sorularla Mustafa Kemal Amerikan mandasmm hangi


gartlarda olabilecegini aragtmyor! Hay1r, öyle degil, bu sorularla Bekir
Sami'yi oyahyor, aslmda onun görügtügü Amerikan temsilcisini oyala-
maya çahgiyor Muhtemelen, Mustafa Kemal, Bekir Sami'nin temas ha-
linde oldugu Amerikahlarda "Mustafa Kemal bize sempatik bakiyor"
geklinde bir kanaat olugmasim saglamak istiyor. Bu taktik Sivas Kong-
re i'nde daha net olarak görülecektir.
ustafa Kemal'in siyaset" yapmasmm bir örnegi de Bekir Sa-
"ince

mi Bey'i Heyet-i Temsiliye üyesi yapmasi, Meclis aç11mca da onu Anka-


ra'mn Digigleri Bakam olarak gärevlendirmesi, Bolgeviklerle iligkiler
için Moskova'ya gönderecek olmasidir!

Halide Edip'in manda mektubu


Halide Edip'in mektubu Erzurum Kongresi tamamlandiktan üç gün
sonra 10 Agustos'ta yazilmigtir. "Mustafa Kemal Papa Hazretlerine" di-
ye baghyor,
"muhterem
büyügüm" diye hitap ediyor. Amerikan King-
Crane kurulu Istanbul'dayken, toplanacak Sivas Kongresi'nin Ameri-
kan mandasi talebinde bulunmasi için yazilmig bir mektup... Halide
Hamm, bu heyetten Charles Crane ile görügüyordu.
Halide Edip, mektubunda Îngiltere'nin nas11 bir dügman oldugunu
anlattyor:

Ingiltere Türk'ün birligini, asrîlegmesini, hakiki bir istiklâl almasuu,


gelecek için bile olsa, istemiyor. Yeni vasitalar ve fikirlerle tamamen as-
rî ve kuvvetli bir Müslüman-Türk hükümeti, bagmda hilafet de olursa, in-
giltere'nin Müslüman esirleri için kötü örnek tegkil eder. Türkiye'yi bir
bütün halinde Îngiltere alabilse kafasuu koluna kopartr, birkaç senede
sadik bir sömürge haline koyar... Buna en bagta klerikal (ruhban)simf-
lar memleketimizde çoktan taraftardr...

Ingiliz mandasi olamaz, çünkü savasta çarpagtignmz dügmandir, gim-


di de iggalcidir. Halide Hamm'a göre, diger bir çözüm ihtimali; "Türki-
ye'yi Trakya'dan, Izmir'den, Adana'dan, belki de Trabzon'dan ve mut-
lak Îstanbul'dan mahrum ettikten sonra eski kapitülasyonlan ve bogul-
mahkûm iç smirlan ile bag1ms12birakmak"tir... Tabii bu da kabul
maya "bütün
edilemez. Halide Edip bu durumda eski ve yeni Türkiye hudut-
lanm kapsamak üzere geçici bir Amerikan mandasim ehven-i per ola-
rak görüyoruz" diyor.
Dört madde halinde gerekçelerini anlatlyor.
Amerikan mandasmda asrî (çagdag) bir devlet kurulunca Avrupa'mn
artik azmhklan ve patrikhaneyi aleyhimize kullanmas1 mümkün olma-
bir memleketi bugün kendi kendini yöne-
"vahgi

yacak... Filipinler gibi


74

tebilir asrî bir devlet haline koyan Amerika" Türkiye'nin de igine gelir,
Türkiye on beg yirmi sene zahmet çektikten sonra güçlü bir ülke olur...
(Hâlbuki Filipinler hâlâ belini dogrultmuy bir ülke degildir! T.A.)
Dig güçleri ülkemizden ç1karacak kuvvet, Avrupa'dan güçlü bir dev-
let olabilir ki bu Amerika'dir... Istilaci Avrupa'nm "SarkMeselesi"ni de
"Türk Meselesi"ni de Amerikan mandasi ile kendimiz lehine çözebili-
riz. Amerika'nm resmî sifatmda dinî tarafgirlik yoktur, devlet laiktir, bu
da igimizi kolaylagttr1r.
"resmî
Halide Edip Hamm, Amerika'nm mühim adamlan arasmda
lehimize epeyce.bir egilim husule geldigini" yazlyor, Istanbul'a Ermeni
dostu olarak gelen birçok mühim Amerikablar Türk dostu ve Türk pro-
pagandacisi olarak döndüler" diye de ekliyor.
Sivas Kongresi toplanmcaya kadar belki bir Amerikah gazeteciyi Si-
vas'a gönderebilecegini yazan Halide Hamm, Givas'ta Amerika'ya mü-
"sade
racaat edilmesi için karar almmasim istiyor, mektubunu bir
Türk askeri tevazuu ile sizinle beraber oldugumu beyan ederim" diye
bitiriyor.
Halide Edip'in bahsettigi Amerikah gazeteci Louis Ergar Brow-
ne'dur, Chicago Daily Netos gazetesinin Avrupa muhabiridir. 20 Agus-
tos'ta Sivas'a gelecek, Sivas Kongresi'ni izleyecek, Mustafa Kemal'le
görligerek Türkiye ve Milli Hareket üzerine yazilar yazacakt1r.
Ardmdan Ali Fuat Paga'am Îstanbul'daki manda alomlarm1 anlatan
ve bu konuda Sivas Kongresi'nde bir karar verilmesi gerektigini belir-
ten telgraf1 geliyor
17 Agustos'ta Karakol Cemiyeti reisi Kara Vâsif Bey'in yine "Amerikan
mandasmm lüzumunu" anlatan mektubu Mustafa Kemaf e ulaglyor
Mustafa Kemal yme cevabmda evet veya hay1r demiyor, "Bahsedilen
manda yardummn gayet dikkatli tahlil edilmesi ve milli gayemiz ile
mukayese olunmas1 pek mühimdir" diyor. ÎstanbuFda Amerikin man-
dasi isteyenlerin vurguladigi ülke bütünlügü, bagimsizhk ve egemenlik
gibi kavramlarm Amerikan mandasi kabul edilirse dokunulmaz olarak
kahp kalmayacasi gibi sorular soruyor. Amerika veya bagka bir devlet-
le ancak milli iradeye dayah bir hükümetin görügmeler yapacaglm söy-
leyerek istanbul'da Milli Mücadele'ye destek verecek bir hükümet
kurulmasi fikrini telkin ediyor. Sivas Kongresi öncesinde yabanci ülke-
lerle iligkiler konusunda bir karar vermek istemediklerini, Kongre'de
almacak kararlarm herkese bildirilecegini söylüyor.6
Mustafa Kemal, Rauf Bey ve mevcut Heyet-i Temsiliye üyeleri Si-
vas'a gitmek için 29 Aiustos'ta Erzurum'dan ayrilacaktir Bir gün änce,
Karabekir Paga'am evinde son bir toplanti yapiyorlar. Karabekir'den
dinleyelim:

6. Nutuk, sf. 64-70; ayrica bkz. Rauf Orbay, a.g.e., sf. 262-270, Salahi Sonyel, a.g.e., sf.
98-106; Sina Algin, a.g.e., sf. 524-527.
75

Padigah ve hükümeti ile yardakçilan Türkiye'nin taksimine ve Ïstan-


bul ile bir k1sim memleketin ingilizmandasma girmesine razi olmuglar-
dir. Buna kargihk, Izzet Papa ve sair namuslu insanlar, bu tehlikeli vazi-
yetten kurtulmaya çare Amerikan mandasmi bulmuglard1L Bizim ise ka-
rarmuz sonuna kadar istiklâlimiz için ugragmak ve milleti esarete dügür-
memektir. Nihayet çaresiz kalmirsa, istiklâlimiz mahfuz (korunmug) kal-
mak ve memleket parçalanmamak üzere Amerikan yardmuna taraftar
olmakbr Fakat bu son vaziyet pek gizli kalacak... Sivas Kongresi, mille-
timizin istiklâlinin kurtulmasl için milli mukavemete (direnige)karar ve-
recek... Milli mukavemetin hududu Türk ve Kürt camiasi idi?

Belli ki, Sivas için yola ç1karken mandayi kabul etmemek, milli dire-
"pek
nig iradesini açiklamak ama ayni zamanda, gizli" bir gekilde Ame-
rika'y1 ye dekte tutmak karari verilmigti.
Sivas Kongresi'ni olasi saldirilara kargi korumak için 3. Kolordu Ko-
mutam Selahattin Bey aldtil tedbirleri iki gün önce telgrafla Karabekir
Pa.ga'ya bildirmigtir. Karabekir de ona çektigi telgrafta, Mustafa Kemal
bagkanhšmdaki Heyet-i Temsiliye olarak Rauf Bey'in, Erzurum ulema-
sindan Raif Efendi'nin ve Erzincanh $eyhFevzi Efendi'nin, eski Bitlis
Valisi Mazhar Müfit ve Îzmit Mutasarnfi Süreyya beylerin ve sivil loya-
"milli
fetli iki polis ile beg subaym Erzurum'dan gösteri" (nümayig-i
"dost

milli) ile ugurlanacagim, Sivas'ta da ve dügmana kargi bilhassa


parlak ve milli bir kargilama" hazirlamasuu bildiriyor.
Karabekir, bir Ermeni sald1rlst ihtimaline kar 1, Erzurum'da kolor-
dusunun baymdadir, Sivas'a gitmiyor.
Mustafa Kemal'le arkada.glanm 29 Agustos'ta Erzurum'dan törenle
ugurluyor. Aym gün Fuat Sabit, gönderildigi Bakü'den Bolgeviklere da-
ir bol haberlerle Erzurum'a, Karabekir'e geliyor, Bolgeviklerin igbirligi-
ne istekli oldugunu bildiriyor.
Mustafa. Kemal, Rauf Bey ve Heyet-i Temsiliye, çok zorlu bir yoleu-
luktan sonra 2 Eylül'de Sivas'a varacak, Sivas Kongresi 4 Eylül'de bag-
layacakt1r.

Îsmet Bey de manda istiyor


Bu arada özel kurye Saffet Bey Kâz1m Karabekir'e Istanbul'dan Al-
bay Ismet (Inönü) ile Maregal Izzet Paga'mn mektuplarun getiriyor.
Saffet Bey kurmay binbagidir, Albay Ismet'in kurmay ekibinde çalig-
migt1r. 1smet Bey o sirada Istanbul'da Askerî SûraMüdürlügü'nden
"Sulh Sartlarmi Hazirlama Komisyonu"na atanm1gt1,
Her iki mektup da Sivas Kongresi'nde Amerikan mandasi için karar
almmasim tavsiye ediyor!

7. Kazim Karabekir, istiklal Harbimir, sf. 148-149.


76

Bu Ismet Bey'in ikinci mektubudur; ilki i Haziran 1919 tarih1iydi;


ikinci mektubu 24 Agustos tarihlidir, Karabekir'e 4 Eylül'de ulagmigtir.
Îsmet Bey mektubuna "Kardegim Kâzim" diye baghyor. 1stanbul'da Da-
mat Ferid ve Ali Kemal gibi isimlerin Milli Mücadele dügmam oldugu-
nu belirtlyor. SimdikiÂdilBey-Süleyman§efik Papa hükümeti de onlar
"tamamen

gibi Ingiliz dügüncelidir." Eger Erzurum'a gönderecek birini


bulurlarsa seni de (Karabekir'i de):degigtirmeyi dügünüyorlar.
Ismet Bey Îstanbul'daki.iki egilimi anlatiyor: Amerika ve Ingiliz ta-
raftarhšl...

Amerika'da Türkiye'ye gelmek için egilim artmig, yaymlar baglamig


oldugu için Ingilizlerdede telag artmig. Îstanbul'da propagandaya bagla-
d11ar. Taraftarlarnu hükümet ile beraber körüklüyorlar. 1stanbul'un bazi
mahallerine beyannameler dagitauglar, 'Ingilizleriisteriz'diye... Îngilizle-
rin emeli Amerikan heyetinin incelemelerinive-egilimlerini iptal edecek
cereyanlar yaratmak ve bu suretle bir defa Amerikan igini suya dügür-
dükten sonra yine bildiklerini yapmak...

Ismet Bey devam ediyor:

Korkuluyor ki, bütün Asya'y1 eline geçirmig olan Îngilizler, yegâne


harp ve ihtilal kabiliyeti olan Türkiye'yi elinde bulundurarak tamamen
çökertip mahvetmek isteyeceklerdir.

"eger
Ve Amerika'nm gelmesi suya dügerse" Îngilizler ve müttefikle-
ri Türkiye'yi daha fa21aparçalara bölecektir!
Öbürseçenege gelince, Îsmet Bey gäyle anlatlyor:

Eger Anadolu'dahallon Amerikahlan herkese tercih ettikleri zeminin-


de Amerika milletine bagvurulursa, pek ziyade faydasi olacaktir denili-
yor ki, ben de tamamiyle bu kanaatteyim. Bütün memleketi parçalama-
dan bir Amerika'nm denetimine tevdi etmek, yagayabilmek için yegâne
ehven çare gibidir. Fakat bugün bu kanaatin kiymeti onun açiklanmasm-
dad1r. Avrupa'nm ve Amerika'mn pazarhk ettikleri bir zamanda Amerik
lehine bir koz göstermektedir...

Mektubunun devammda Îsmet Bey, Damat Ferid hükümetinin Îçigle-


ri Bakam ÂdilBey'in, Îstanbul'dan Anadolu'ya yap11an gizli silah sevki-
yati için kendisini suçladigmi anlatlyor ve hükümetin halini pu sözlerle
resmediyor:

Adamm her bildigi böyle ise vay milletin bagma. Dahilî nifak, hükü-
metle millet arasmda iftirak (aynhk),en soysuz, en alçak kismmm idare
77

bagmda bulunmasi gibi hallerin memleketi daha nice felaketlere götüre-


cegine güphe yoktur... Durumu böyle teessürle görüyoruz, içimiz kan ag
hyor. Duadan bagka elimizden bir gey gelmez...

Malatyahlar Ismet Bey'e Mebusan Meclisi íçin mebusluk önermig-


tir; bu konuda Karabekir'in kanaatini soruyor, "Gözlerinden öperim,
seni bagrima basanm sevgili kardesim Kâzunc1g1m" diyerek mektubu-
bitiriyor.S
n
Ismet Inönü, arkada.91 Karabekir'i ileride ÍstiklâlMahkemelerinin
idam kararmdan kurtaracak, 1939 yilmda milletvekili ve TBMM Ba.yka-
m yapacaktir.
Mektubu okuyan Karabekir, "Istanbul'u oldugu gibi anlatiyor, ama
Anadolu hakkmda hiç dogru görüg yok... Hâlbuki Kuva-yi Milliye iyi va-
ziyete dogru gidiyor"9 diye dügünüyor, mektubu sakhyor, Istanbul dele-
gelerinin manday1savunacagm1 dügündügü Sivas Kongresi'ne iletmiyor.

Izzet Paz,a da manda istiyor


Maregal Izzet Pa.ya mektubunda da Sivas'ta manda karari almmasmi
tavsiye ediyor. Ahmed Izzet Pa.ga, orduda sayg1 duyulan bir askerdir; Ît-
tihatçi'dir fakat Birinci Cihan Harbi'ne girilmesine kargi çiktigi için En-
ver Paga'mn hoglanmadagi bir isimdir. Mustafa Kemal Papa 14 Ekim
1918 tarihinde Adana'dan padigaha gönderdigi telgrafta, derhal müta-
reke imzalarimasim, Îzzet Paga'nm sadrazamhga, kendisinin de önun
hükümetinde Harbiye Nazirhgi'na getirilmesini istemigti. Izzet Paya
lçigleri ve Digigleri bakanhklari da yapm14, göreve geldiginde Milli Mü-
cadele'ye destek olmaya çahyrmy saygm bir askerdir 1o
Izzet Paga'mn Karabekir'e gönderdigi metin,11 imzalanacak bang
antlagmasi konusundaki dügüncelerini içeriyor: Türk dügmam Fransiz
Bagbakam Clemenceau'nun Türkleri kabiliyetsiz irk olarak suçlayan
notasm1 elegtiriyor, Osrtanh'um geri kalmasmda kapitülasyonlarla Av-
rupahlarm azmhklan kullanmasmm büyük rolü oldugunu anlatiyor ve
"çökügün
irhî bir kabiliyetsizlige atfedilmesi ve dayandinlmasi hak ve
insafa uygun degildir" diyor. Halk için yer yer "Türk milleti" terimini
kullamyor. "Ermeni letalini Türk milletinin ezici çogunlugunun nefret-
"harp
le kargiladigim", ama Ermenilerin zamanmda, tebaasi olduklan

8. ismet Beyin mektubunun mm metni lçin bkz. Kazim Karabekir, istiklal Harbimiz, sf.
\65-l66.
9. Kâzim Karabekir. a.g.e., sf. \66,
10. izzet Pala hakkmda bkz. IbnüleminMahmut Kemal Inal, Son Sadrazamlar, III, sf.
1973-2028.
I I. izzer Paga'mn "Osmanh Hükümeti ile ItllafDevletleri Arasinda Akdedilecek Sulhe Dair
Bazi ÖzelMütalaalar" bagliklibu layihasininmm metni için bkz. Karabekir, a.g.e., sf. L60-l64.
78

hükümete karg1 ayaldanmalan siyasi bir ihtilal say1lsa bile, asirlardan


beri beraber yagadildan diger bir inanç sahibi halki yagh genç, kadm
erkek demeyip öldürmek, yakmak, 1rzma tecavü2 etmek, kundaktaki
çocuklarm cesetlerinden armalar yapmak, kadmlan toplay1p istilaci
dügman askerleri için kerhaneler yapmak" tarzmdaki hareketlerinin
"infial-i
gedide" yani giddetli tepki dogurdugunu, Avrupahlarm bunu
anlamasi gerektigini belirtlyor.
Hilafet, Bogazlar ve Îstanbul, Arap vilayetleri gibi konulan da anla-
"manda "manda

tan Îzzet Paga, meselesi ve netice" bölümünde, sözü


ile ifa edilen bir yardim ve denetim olmaksizm devletin hayatml uzat-
manm kabil olmayacagma her bir fikr-i selim sabibince.kanaat olunur"
diyor. Manda sözünün kapsarunm net olmadigim belirterek devletin
"milis
yürütme, yarg1 ve yasama yetkilerinin korunmasuu, tarzmda ol-
sun bir ordu"nun bulunmasuu, kapitülasyonlarin kesinlikle kaldmlma-
sim, ülkenin bölünmemesini vurguluyor. Sonunda gunu söylüyor:

Mevcut siyasi vaziyete göre, Sivas Kongresi'nin... Amerikan mandasi-


m talep etmesinin pek mühim fayda saglayacagi ve bilinen rekabet kefe-
sini lehimize mühim surette agir bastiracag1 teklif ve beyan olunur.

Karabekir, Istiklal Harbimiz adh önemli eserinde layihay1 eleptirir

Milli direnige karar verecegi yerde, Sivas Kongresi Amerikan manda-


sim isteriz derse, aylardan beri ne zorluklar ve ne fedakârhklarla hazir-
lanan milli teykilat dag1hverir...

Tarihçi Sina Akgin de, Sivas Kongresi toplamrken Milli Hareket'te


"tavsama"

bir dönemi yagand1šru belirtir. Milli heyecan bilhassa Yunan


iggaline.tepki olarak yükselmigti. SimdiÎtilaf Devletleri Yunan istilasmi
suurlandirmak ve Yunan zulmünü sorupturmak yolunda aç1klamalar
yaplyor, bu da Milli Hareket'e baglannug olanlarda bir gevgemeye yol
aç1yordu. Bazi milliyetçi komutañlar bile Mustafa Kemal'e "Istanbul'la
uzla.ymak" gerektigini šöyleyen telgraflar çekiyorlard1. Ìngilizlerin ve
Damat Ferid hükümetinin taktigi de Milli Hareket'i bu gekilde eritip i -

levsiz hale getirmekti zaten.12


"tavsama"yl
Mustafa Kemal'in bu gidermek için Ïstanbul hükümetiy-
le Anadolu'nun ili kilerini nasil kestigini, bunun yaratt1gl heyecan. dal-
gasuu görecegiz.
"tavsama"nm

Karabekir Papa bu yanmda, Sivas Kongresi'nde manda


fikrinin daha güçlü bir gekilde ortaya çikacaimi bildigi için, Izzet Pa-
ga'mn yazdiklanm da sakhyor, Sivas'a göndermiyor. Öneriyigetiren
Binbaç1 Saffet Bey'i de uyanyor:

12. Bkz. Sina Akgin, a.g.e., sf. 510.


79

Îzzet Papa, Ismet ve sen neden hâlâ Anadolu'ya gelmiyorsunuz da is-


tanbul'da acz ve meskenet içinde böyle planlar çiziyorsunuz... Bugünden
itibaren dosyalarnu alve millivazifene bagla. Öneriyegelince, bende kal-
sm. Sivas Kongresi baglaymcaya kadar bende kalsm. Artik sen de hiç
kimseye manda lehine soz etme!

Karabekir, Kongre açildiktan sonra da bunlari göndermeyecektir;


"mandaya
ç kü Sívas Kongresi, Karabekir'in deyimiyle, degil, muka-
vernete" karar vermeliydi.is .

Ve Sivas Kongresi
Sivas yolculugu tehlikelerle dolu... Dersim eglayasmm yol kesip yay-
lun ategi açacag1 söyleniyor. Damat Ferid'in ve Ingilizlerin adanu Ela-
zig Valisi Ali Galib Sivas'i basarak Mustafa Kemal ve Rauf Bey'i öldür-
mek için hazirhk yap1yor! Frans12 Binbagi Bruno, Kongre'yi engelle-
mek için askeri kullanacaklarim açikça säylüyor!..
Bütün tehlikeleri göze olarak yola ç1kan Mustafa Kemal, Rauf Bey ve
s¶ehir
Heyet-i Temsiliye, 2 Eylül akyamüstü Sivas'a ulagiyorlar. digmda ça-
dirlar kurulmug, hahlar dö enmig, bütün Sivas ahalisi kargilamaya ç1k-
mig. Heyet-i Temsiliye üyesi SeyhFevzi Efendi, bu görülmedik kargilama-
"fâl-i

yi hayr" olarak yorumluyor. Sehirdehalk caddenin iki tarafma top-


lannug sevgi gösterisinde bulunuyor, Müftü Abdurrauf Efendive Sivas'ta-
ki 3. Kolordu Kumandam Albay Selahattin Bey ve Müdafaa-i Hukukçular
böyle muhtegem bir kargilama için seferber olmuglar. Manda fikrini savu-
nan Bekir Sami Bey de kargilay1c11ararasmda. Fakat Vali Regid Papa yok!
Vali,Mustafa Kemal ve arkadaylarim, ikamet edecekleri ve Kongre'nin de
yap11acagt Mekteb-i Sultagi (Lise) binasmm önünde karg1hyor!"Diplomat
Vali, ya Istanbul kazannsa diye hesap yap1yor!".Sivas'ta Kongre yapilma-
masi için tehditler savuran Fransiz Binbagi Bruno Malatya'ya kaçmigt1r!
Sivas öyle canhdir ki, Mazhar Müfit hatira defterine bir not dügüyor

Siyasi gansuniz da bäyle giderse, istikbale büyük ümitlerle bakmamak


ve baglanmamak için hiçbir sebep kalm1yor.14

Karabekir'in, Sivas'taki ordu kumandam Albay Selahattin Bey'den


istedigi gekilde muazzam bir kargilama...
Ama 4 Eylül'de açilan Sivas Kongresi'ne katilim, kargilama kadar
parlak degil! Her livadan üç kiqi seçilmesi hesablyla, Sina Akgin'e göre,
120 kipinin katilmasi gerekirken, salonda sadece 38 delege vary15

13. Karabekir, a.g.e., sf. 159, 168-17|.


14. Mazhar Müfit Kansu, a.g.e., sf. 203-207.
I5. Sina Akyin, a.g.e., sf. 515.
80

Fakat "Kongre" ve "Heyet-i Temsiliye" kavramlarmm siyasi ve moral


gücü o kadar yüksektir ki, katilmun sayisal azhgi önem tagumyor! Bu
38 kigi Istanbul'daki hiikümeti dügürecek, Meclis'in yolunu açacaktir!
Istanbul basmmda Kongre'ye dair tek satir yok! Çünküsansür var!
Mustafa Kemal'in Sivas'ta açacag1 telgraf savagi sonunda Damat Ferid
devrilip Kuva-yi Milliye'ye yakm Ali Riza Papa hükümeti kurulduktan
sonta, bir ay gecikmeyle, 2 Ekim'den itibaren Istanbul basmmda Sivas
Kongresi haberleri çikacaktir!
Kongre'nin ilk günü Mustafa Kemal, gizli oylamada, üç muhalife kar-
"reis"
g135 oyla seçiliyor.
"Reis Paga" (Mustafa Kemal) aç14 konugmas1 yap1yor. Özetiyöyle:
• Milletimix âdil bir bang umuduyla Mondios Mütarekesi'ni imzala-
migti. Hâlbuki Ïtilaf Devletleri'nden cesaret alan Yunan zalimleri cana-
varca facialar yap1yor Dogu'da ErmenilefKizilirmak'a kadar yay1lmak
için gimdiden katliam siyasetine baglad1. Pont s hayalinin tahakkuku-
na çaligihyor. Adana, Antep, Marag, Konya havalisine kadar Antalya
bölgesi iggal edildi, Trakya'yi da iggal bölgesine kattilar.

Hilafet ve Saltanat bogucu bir iggal altmdadir, devletin kalbinin at-
tigi Îstanbul'da yabanc1 tahakkümü kurulmuytur. Merkezî hükümet bü-
tün bunlara katlanmig, tarihte misli görülmedik gekilde âciz ve zay1f
kalmig, bu hâl, milletimizi giddetli bir uyamga sevk etmigtir...

Îtilaf Devletleri'nin haksiz tecavüzleri ve hükümetin âcizligi kargi-
smda milletimiz teykilatlamyor, Doguda Ermenilerm vahget ve zulmü-
ne sahne olmug hudut vilayetlerimiz milli namus ve istiklâli kurtarmak
için Müdafaa-i Hukuk gibi milli cemiyetler kurmuglardir.

Ï)amat Ferid hükümeti milleti bogmak, ortak milli baglan kirmak
ve bu suretle milleti daima maglup göstermek gibi, ancak dügmanlan-
m1zm menfaatine yarayan çirkin hareketlerde bulunnyor. Milli tarihi-
mizde pek gaibeli bir hükümettir.
• Milletm
tamamen yardimcisi olan namuskâr.ordu, hükümetin baz1
hatalarmi önlüyor.

Erzurum Kongresi'nde ahnmig hiçbir gizli karar yoktur; bütün ka-
rarlar ilan edilmigtir. Erzurum Kongresi Dogu Anadolu'yu kapsiyordu,
Sivas Kongresi bütün ülkeyi temsil ediyor. Bu sese kulak verilmeli, il-
li Meclis (Mebusan) bir an önce toplanmahdir. Anayasa'ya aylon o
-

rak Meclis'i toplamayan hükümet milli emellere aykin yabanci telkin-


lerine boyun egiyor. Buna kargi Erzurum ve Sivas kongreleri milliruhu
temsil ediyor...16
"ilk

Kongre bagkam s1fat1yla Mustafa Kemal, is olarak" kongrece pa-


(sunug)telgrafi çekilmesini istiyor. Telgraf taslagi gö-
"arîze"
digaha bir
rügülürken, Rauf Bey, "Padigahm müsaadesi ile..." ifadesine itiraz edi-
burada padigahm müsaadesiyle degil, milletin arzusuyla top-
"biz
yor,

16. Tam metin için bkz. Nutuk, Vesika 54.


81

land1k" diyor. Denizli delegesi SükrüBey de henüz kimden yana oldu-


"sunug"ta "pek

gu belli olmayan padigaha gönderilecek tâzimkâr ve


ubudiyetkâr" yani fazla yüceltici ve kulluk ifade eden bir dil kullaml-
"biz
mamasim istiyor Bekir Sami Bey ise Halife'nin pahsma ve maka-
mma daima tâzimkâr, hürmetkâr ve sadik olacagiz" diyor.17
Sonunda kabul edilen metinde, memleketin içinde bulundugu feci
durum anlatihyor, Damat Ferid'in "Muhammed ümmetine kan anla-
ta hükümetinin milli iradeye dayanmadigi", seçimlere gidilerek Me-
busan Meclisi'nin açilmasi gerektigivurgulatuyor. Hilafeti, vatam ve
"sadakat
milleti müdafaa için kararh olduklarim, padigaha ve ubudi-
yeti teyit etmeyi dinî ve milli bir vazife" saydiklaruu da belirten bir
telgraf1 çekiyorlar.
Kongre'deki önemli olaylardan biri de üyelerin yemin etmesidir.
"siyasi
Uzun tartigmalara yol açan yemin taslaklarmda ihtiraslardan
ve particilikten" uzak durma, "Ittihat ve Terakki'yi ihya etmeye çaby-
mama" gibi taahhütler var. Buna evvela Mustafa Kemal Papa kargi çi-
kiyor, gayenin saglanmasma kadar zaten firkacihk (particilik)fikrm-
den uzak duracaklarim ama tâ Mebusan Meclisi'nin açiligma kadar si-
yasetin böyle bir yeminle yasaklanmasmi dogru bulmadignu anlatiyor.
Sonunda, çahsi çikarlardan, siyasi ihtiraslardan uzak durmak, sadece
ülkenin kurtulugu için gayret etmek, "Îttihat ve Terakki'nin ihyasi için
çahqmamak" geklinde bir metin üzerine bütün üyeler yemin ediyor.
Kamuoyunda Îttihatçi zannedilmelerini önlemek için de yemin metni-
nin gazetede yaymlanmas1na karar veriyorlar. Yemin yap11diktan son-
"açilacak

ra Reis Paya (Mustafa Kemal), Mebusan Meclisi'nde tegek-


kül edecek partilere mensup olabilecegimiz tabiidir" diye açiklama
18
yap1yor
Belli ki Mebusan Meclis'inde siyasi bir grup kurmay1hesaphyor.
Kongre'de Ittihatçihgui hem de yeminle reddedilmesi siyaseten özel-
lilde önemlidir ÇünküÌtilaf Devletleri Kemalist hareketin de Ittihatç1ol-
masmdan kugkulamyordu; yeminle bu kugkular giderilmek, 1stanbulve
ltilaf Devletleri yumugattlmak isteniyor. Îttihat ve Terakki'nin halk üze-
rindeki kötü izleniminden de Kemalist hareket kendisini armdmyor.
Milli Mücadele, Ittihat ve Terakki'nin asker ve sivil alt yap1s1 tarafm-
dan hazirlandigi için,19 yeminle Ittihatç1hktan kopmak, bütün inisiyati-
fin ve moral megruiyetin tamamen Müdafaa-i Hukuk yani Mustafa Ke-
mal tarafma geçmesi anlamma da geliyordu. Hareketin ileride CHP'ye
dönügmesi kolay olacak, kalan Ittihatçilar tasflye edilecekti.

17. "Pek tâzimkârane ve ubudiyetkârane bir lisan kullanmamallyiz.", bkz, Ulug igdemir,Si-
vas Kongresi Tutanaklan, Türk Tarih Kurumu, l999, si 13-14.
18. Ulug igdemir,a.g.e., sf. 3-5, 22.
19. Erik JanZürcher, Milli Mücadele'de ittihatçihk, Baglam Yayinlari, istanbul, 1987.
82

Erzurum bagka, Sivas bagka!


Mustafa Kemal Paga'nm stratejist yönünü anlamak için, Erzurum ve
"ince

Sivas kongreleri arasmdaki farklar" önemlidir.


Tarihçi Sina Akyin'in belirttigi gibi, Erzurum ve Sivas kongrelerinde
"stratejik"
Mustafa Kemal'in konugmalarmda önemli farklar vardir:

Erzurum Kongresi'ni açig konugmasmda Mustafa Kemal Paga,
dünyamn genel bir haritasuu çizmig, Ingiliz emperyalizmine kargi Bol-
geviklerin hareketlerine ve Islam dünyasmdaki hareketlenmelere dik-
kat çekmig, emperyalizmin zaaflarmi anlatmigt1. Sivas'taki konugma-
smda ise bunlar yok, hatta Akgin'in deyimiyle, "Itilaf Devletleri'ni daha
çok gözetir gibi bir tavir" ahyor, mesela itilaf Devletleri'ni hedef alan
ifadelerin bildiriye girmesmi engelliyor, hedef olarak Yunan ve Ermeni
meseleleri üzerinde duruyor

Bunun yanmda Sivas'ta daha radikaldir, Istabul hükümetine kargi
çok daha serttir, iggallere karei direnmek konusunda daha kapsamh
kararlar almir. Hâlbuki Erzurum'da Îstanbul hükümetinin zaaf ve acz
içinde oldugunu ifade etmekle yetiniyor, hükümeti erkenden kargisma
almak istemiyordu.

Erzurum'daki konugmasmda ordu faktöründen bahsetmeyen, ken-
disi de üniformasmi çikararak konugan Mustafa Kemal, Sivas'taki ko-
"milletin

nugmasmda ise, ve kudret-i milliyenin tamamen yardimcisi


olan namuskâr ordumuz"un Istanbul hükümetlerini uyardigmi, bu ge-
kilde bazi zararlan önledigini belirtiyor.20
Bu farklar Sivas Kongresi'nin 11 Eylül'de yaymladigi sonuç bildiri-
"beyanname"sinde

sinde, açikça görülür:



Bildiride vatanm smirlan tespit ediliyor: Mondros Mütarekesi'nin
imzalandigi siradaki smirlar içinde Îslam ekseriyetinin bulundugu Os-
manh topraklan... Dört buçuk ay sonra kabul edilecek olan Misak-i
Milli'nin temeli burada atihyor. Bu smirlar içindeki Müslüman unsurlar
birbirine karg1 hürmet ve fedakârhk hisleriyle dolu, irkî ve sosyal hu-
kuk ile çevre partlan baktmmdan tamamen öz kardegtirler. Harsî (kül-
türel) ve medeni üstün1ük Müslümanlara ait bulunan bu topraklarda ^,

bölünme nazariyeleri geçersizdir, bu topraklann üzermdeki tarihî, ir


dinî ve co grafihukukumuza aykin girigimler kabul edilemez.

Osmanli camissinm bütünlügü, milli istiklâlin temini, hilafet ve
saltanatm dokunulmazhgi için Kuva-yi Milliye'yi âmil ve irade-i milliye-
yi hâkim lolmak esasi kesindir...

Bildirinin çok önemli bir özelligi de, Istanbul hükümetinin megru-
lugunu tartigmaya açmasidir: Milletlerin kendi mukadderatuu tayin et-
tigi bir çagda, Îstanbu1 hükümetinin milli iradeye dayanmayan kararla-

20. Sina Ak.§in'inbu önemli analizi içln bkz. istanbul Hükümetieri ve Milii Mücadele,
sf. 5 I5-5 I7.
ri, ülke içinde de digmda da geçerli olamaz! Onun için bir an bile gecik-
meden Milli Meclis yani Osmanh Mebusan Meclisi toplantlya çagrilma-
hd1r, milletin mukadderatma meclis karar vermelidir. (Bu maddeye da-
yanarak Mustafa Kemal'in yaptigt girigimlerle Damat Ferid hükümeti
dügecek, Ankara'da toplanacak Meclis'in yolu açilacakt1r.)

Bildiride "Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti"nin ku-
ruldugu, tüzügünün kabul edildini belirtiliyor. Art1k Milli Hareket, par-
ç parça direnigler ve bölgesel cemiyetler olmaktan ç1kmig, merkezî ve
ülkenin tümünü kapsayan bir teykilat haline gelmigtir.

Bildirinin Erzurum'a göre çok önemli bir farki da, Ege'de iggallere
"mücahedât-i

karg1 baglayan silahh milli direniëleri, milliye" olarak ni-


"müdafaa
telemesi ve vatanm kurtulugu için silahh ve mukavemet"in
megru oldugunu ilan etmesidir! Bildirinin beginci maddesinde muhte-
mel iggallere kargi
"her
türlü tedbirlerin ve kararlarm almdigmm" belir-
tilmesi de aymniteliktedir. "Istiklâl Savagi"nm ilamdir bu ifadeler!
"manda

Bildiride ve himaye" terimleri geçmiyor, kabul veya ret yo-
lunda bir ifade yok. Erzurum Kdngresi bildirisinin 7. maddesindeki hü-
küm burada da tekrarlamyor, özetle:
"Milletimiz insanî, asrî gayeleri yüceltir ve fennî, smaî ve iktisadî hâl
ve ihtiyaçlarimizi takdir eder... Bunun için devlet ve milletimizin dahilî
ve haricî istiklâli ve vatamm1zm tamamiyeti korunmug kalmak kaydiy-
la... Milliyet esaslanna riayetkâr ve memleketimize karg1 istila emelleri
beslemeyen herhangi bir devletm fennî, smaî ve iktisadi muavenetini
(yardimmi)memnuniyetle kargilanz..."21
Bildiri bütün yurda, ordu karargahlarma, vali ve kaymakamlara bil-
dirilecek fakat Sadrazam Ferid Paga'ya gönderilmeyecektir! Çünkübi-
razdan gärecegimiz gibi, Mustafa Kemal radikal bir kararla Istanbul
hükümeti ile bütün ilighileri kesecek, bunun üzerine Damat Ferid çe-
kilmek zorunda kalacaktir. O durumda Vahideddin, Milli Mücadele'ye
sempati ile bakan Ali Riza Paga'ya hükümet kurma görevini verecek ve
i bildiri 4 Ekim'de yeni sadrazam Ali Riza Paga'ya da gönderilecektir.
"istila

Bildirinin 7. maddesindeki emeli beslemeyen herhangi bir


devletin yardum..." söylemi, manda tartigmalan bakmundan önemlidir.
"man-

Manda tartigmalannda kavramlar aç1k ve net degildir. Genelde,


"müzaheret"
da",
"himaye"
Ve terimleri eg ya da çok benzer anlamda
"yardim"

kullamhyor. "Muavenet" terimi ise, sirf ve yalm bir anlammda


kullamhyor. Müzaheret ve muavenet kelimelerinin ikisi de sözlük an-
demek oldugu halde, manda tartlymalarmda, ke-
"yardim"
lamlarmda
sin olmamakla birlikte, böyle bir terim farki görülüyor.22

21. Sivas Kongresi bildirlsinin tam metni: Atatürk, Nutuk, Vesika 130; Kâzim Karabekir,
istiklal Harbimiz, sf. 201-202.
22. Prof. Metin Ayigigi, Kurtulug Savagi.Sirasmda Türkiye'ye Gelen Amerikan
Heyetieri, Türk Tarih Kurumu, 2004, sf. 9, 54.
84

"himaye" "müzaheret"
Kongre bildirisinde, ve kelimelerinin degil,
"muavenet"
yalm yardim anlammdaki kelimesinm kullamlmig olmas1
önemlidir.
Erzurum Kongresi'nde seçilmig 9 kipilik Heyet-i Temsiliye üyelerinin
sayisi, Sivas Kongresi'nde yeni üyelerle 1Tye ç1kanhyor, tabii Mustafa
Kemal yine bagkan seçiliyor. Amerikan mandasim savunmuy olan Refet
Papa, Bekir Sami ve Kara Vâsif beyler Heyet-i Temsiliye'de vardir. Hoca
Raif Efendiile Nakgi SeyhiFevzi Efendi'nin de üyeligi devam ediyor.
Simdi Sivas Kongresi'ndeki.manda tartigmalarma ve Mustafa Ke-
mal'in tavnnabiraz yakmdan bakahm.

Sivas'ta manda tartigmalan


Halide Edip'in mektubunda bahsettigi Anigrikah gazeteci Edgar
Browne önceden Sivas'a gelmig, Mustafa Kemal'le bir görügme de yap-
migtir. Browne, Amerikan Chicago Daily News gazetesinin Avrupa
muhabiridir, geligmeleri izlemesi için Türkiye'ye gönderilmistir. Halide
Edip Browne'un Sivas Kongresi'ni izlemesini yararh gördügli için onu
Sivas'a yänlendirmig, Mustafa Kemal'e de haber vermigtir. Sivas'a gelir
ken Ankara'da Ali Fuat Papa íle de gärûqen Browne, Türk milli hareke-
tinin hakhhšma inamyor. Sivas'ta 18 gün kaldiktan sonra Istanbul'a dö-
nerek Kemalistler lehine yazilar yaymlamaya, Türk hareketini Bati'ya
tamtmaya baglayacaktir.23
Mustafa Kemal 2 Eylül'de Sivas'a geldigi zaman onuruna verilen zi-
yafette Browne da bulunmug, Milli Hareket'e baçanlar dilemigti.24
Browne gazeteci olarak Kongre'deki manda tartigmalanm da takip
ediyor.
Manda tartigmalari 8 Eylül günü, 1stanbul delegelerinden Ismail Fazil
Papa (Ali Fuat Paga'nm babasi), Bekir Sami Bey ve Îsmail Hâmi Danig-
mend Bey'in sunduklan önerge.ile baghyor... Önergede25 imza vardir! 38
delege ile toplanan Kongre'de, 25 imzah Amerikan mandasl önergesi!
Manda önergesi verilince ilk sözü alan Mustafa Kemal, Amerikah ga-
zeteci Browne'la görügtügünü anlatiyor; Browne'un kendisine "Ameri-
ka'nm Türkiye'yi manda altma almayi kesinlikle kabul etmeyeceši ,

çünkü Amerika'mn bir özgürlük ve demokrasi ülkesi oldugunu, bir mil


leti esir edemeyecegini" söyledigini anlatiyor.25
Kemal Papa direkt kargi çikm1yor ama "Amerika manda istemiyor,
"durumu
siz ne istiyorsunuz" demeye getiriyor; incelemek için" oturu-
ma on dakika ara veriyor. Bu arada, delegelerin egilimlerini ögrenme-

23. Salahi Sonyel, I, a.g.e., sf. 13I, dn. 50.


24. SarniÕnal,Hi.isrev Gerede'nin Anilarr, sf. 73.
25. Salahi Sonyel, a.g.e., I, sf. 131.
85

leri için Mazhar Müfit ve Hüsrev Sami'yi görevlendiriyor. Onlarm getir-


digi bilgiye göre, Istanbul delegeleri manda yanhsi, ama Anadolu dele-
geleri kargi...
On dakikahk aradan sonra konugan Istanbul delegesi Kara Vâsif et-
kili bir dille Amerikan mandasmm ülke lehine olacagmi savunnyor.
Bursa delegesi Macit Bey mandamn ne oldugunun tartigilmasmi isti-
y Bagkanhk kürsüsündeld Mustafa Kemal ileri sürülen görügleri iki
.

y altmda topluyor:
Devletin iç ve dig bagimsizhšmdan vazgeçilmesi mi kastediliyor?

Devletin ve milletin zararh dig baslalara kargi direnmesi için bir


yardima ihtiyaç duyuluyor mu, duyulmuyor mu?


Bunlarm komisyona havale edilerek incelenmesini istiyor.
Söz alan Bekir Sami Bey, Îsmail Fazil Papa ve Ismail Hâmi Danig-
mend de Amerikan mandasma ihtiyaç oldugunu savunuyor; söyledikle-
ri, ayani yukari Halide Edip'in, Ismet Bey'in, Îzzet Pa.ya'nm, Bekir Sa-
mi'nin Erzurum günlerinde gönderdigi mektup layihalardaki gerekçele-
rin ayms1.
"nurlu

Erzurum delegesi Hoca Raif Efendi, yüzü ve beyaz sang1


ile"26 söz ahyor:
"Bizim hedef ve gayemiz tam bagunsizhk olup, yoksa qu veya bu
devletin himayesi altma girmek gibi istiklâle aylor1 olan ve manda de-
'müzaheret'

nilen ve bazilan tarafmdan ismi degigtirilerek adi verilen,


her ne olursa olsun istiklâlimize dokunan geyler degildir!"
Raif Hoca'mn uzun konugmasi havay1 manda aleyhine çeviriyor, fa-
kat Refet Bey (Paga) öyle bir konugma yap1yor ki, tekrar manda fikri
güçleniyor. Tartigma uzuyor...
Ve Bagkan Mustafa Kemal, çmgiragi çaldinyor, oturumu erteliyor.
"ya
Oturum açildigmda Bursa delegesi Ahmet Nuri Bey, ölürüz, ya
istiklâl-i tam sahibi oluruz" diyerek bitirdigi uzun bir konugmayla man-
daya karg1 çik1yor... Reis Papa (Mustafa Kemal) oturumu kapatlyor:
-

Vakit geçti, yarm saankide toplanmak üzere Celseyi tatil ediyorum


Tabii bütün gece mandatartigmalanyla geçiyor.
Mazhar Müfit Kansu, Cumhuriyet devrinde yazdig1 hatiralarmda bir
olay1 anlatir: Sivas Kongresi s1rasmda Mustafa Kemal, kendi odasmda
"ümitsiz,

bazi arkadaglanyla konuquyor, mandacilarm hasta insanlar,


eenebi iggal baslosi kargismda cesaret ve ümitlerini kaybetmig insan-
lar" oldugunu söylüyor. Hikmet isimli bir Tip talebesi odaya giriyor:
Pagam! Delegesi bulundugum tibbiyeliler beni buraya istiklâl da-
-

vamizi bagarmak yolundaki çahymalara katilmak üzere gönderdiler.


Manday1 kabul edemem! Eger kabul edecek olanlar varsa, bunlar her
kim olursa olsun giddetle ret ve takbih ederiz, suçlanz! Farzt muhal,
siz kabul ederseniz sizi de reddeder, Mustafa Kemal'i vatan kurtancisi

26. Sami Önal,Hüsrev Gerede'nin Anilari, sf. 47.


86

degil, vatan batincisi olarak adlandaririz.ve tel'in ederiz...


Mustafa Kemal bu ategli gence heyecanh bir sesle uzunca bir cevap
veriyor ve sözlermi "Ya istiklâl, ya ölüm" diye noktahyor. Tibblyeli
genç de müsterih oluyor, "Varol pa.yam" diyor.27
Ama Mustafa Kemal Kongre'de böyle bir konugma yapmiyor. Bu
ategli gencin de neden Kongre'de sessiz sedasiz kaldigmi bilmiyoruz;
Kansu bir bilgi vermedigi gibi, tutanaklarda da yok.
"manda
Ertesi gün Kongre açildigmda Rauf Bey isteyenleri sustura-
"dev-
cak ortalama bir çözüm yolu buluyor".28 Erzurum Kongresi'nde
let ve milletimizin iç ve dig istiklâli ve vatanmuzm tamamiyeti mahfuz
kalmak kaydiyla, memleketimize karg1 istila emeli beslemeyen herhan-
gi bir devletin fennî, smaî ve iktisadî yardimmi memnuniyetle kargila-
riz" diye karar almdigru hatirlatarak gu öneride bulunuyor·

Simdibu yardmu Amerika'dan istememiz uygun görülüyor. Amerika


da buna talip oluyorsa, kanaatimce bunun aç1kça ifadesinde bir mahzur
olamaz...29

Rauf Bey'in teklifi ittifakla kabul ediliyor. Mustafa Kemal, Rauf Bey,
Ismail Fazil Papa, Ismail Hâmi ve M. Sükrü'nünimzalanyla Amerikan
Senato Bagkam'na dilekçe gönderilerek bir aragtirma kurulu (tahkik
heyeti) gönderilmesi isteniyor.
Mazhar Müfit göyle yaz1yor: "Muhakkak ki, bugünkü neticeyi almak-
ta Rauf Bey'in büyük himmet ve rolü oldu."30
"ta-

Amerikan Cumhurba.ykam Wilson'a hitaben yazilan mektupta,


rafsiz devlet sifatiyla" Amerikan Senatosu'nun, barig antlagmasmdan
"her
önce bir heyet göndererek, ülkenin kö esini" ziyaret edip halkm
istekleri konusunda inceleme yapmas1 talep ediliyor, bu kararm "Sivas
Milli Kongresi tarafmdan oybirligiyle ahndigi" belirtiliyor. Mektubu Re-
is Mustafa Kemal Papa ile birlikte Rauf Bey, Mehmet Sükrü Bey ve
mandayi hararetle savunmuy olan Îsmail Fazil Paya ile Ismail Hâmi
Bey imzahyorlar. Mektubun Amerika'ya ulagtini guradan bellidir ki, bir
sureti Anadolu'da incelemeler yapacak olan General Harbord'un dos-
yasmda da bulunuyor.31
"ortalama
Atatürk 192Tde okudugu Natuk'ta buna bir çare" diyor.
"Amerika'da senelerden beri aleyhimize yap11makta olan menfi propa-
gandalarm dogurdugu akimlan düzeltmek" amac1yla Amerika'dan bir

27. Mazhar Müfit Kansu, a.g.e., sf 220.

28. Salahi Sonyel, a.g.e., I, sf. |34.


29. Rauf Bey'in konusmasinin tam metni için bkr Cehennem Degirmeni, sf. 269-270.
30. Mazhar Müfit Kansu, a.g.e., sf. 250.
3 I. Bkr. Atatürk'ün Bütün Eserleri, KaynakYayinlari, istanbul,2003, cilt 3, sf. 377.
87

i
I
inceleme istendigini, bu mektubun yazildigmi hatirladiguu,
heyetinin
ama gönderilip gönderilmedigini hatirlamadigmi, esasen önem de ver-
I medigini söylüyor.32
Ama aslmda çok önem veriyordu, t1pki Bolgeviklerle iliekilere de
I çok önem verdini gibi. Hatta Amerikah General Harbord'la görügtü-
gündeAmerikan mandasmi dügündügünü bile söyleyecekti!
Mustafa Kemal ve manda
ustafa Kemal'in Sivas Kongresi'nde dikkat çeken tavri, birkaç ar-
kadaylyla özel olarak konugurken manda aleyhine giddetli ifadeler kul-
lansa da, Kongre'de mandaya karyl bir konugma yapmarug, bir çilogta
bulunmamig olmasidir! Kongre tutanaldarmda mandaya kargi ç1kan bir
konugmas1 yoktur 33

Tarihçi Prof. ÖmerKürkçüoglu da gunlari yazlyor


i

Sivas Kongresihde Amerika.n mandasi konusu tartigildigmda ve so-


nunda bu amaçla Birlegik Amerika'dan bir heyet davet edilmesi kararlay-
tirildigmda, Mustafa Kemal, bag1msizhktan yana olmasma raimen buna
karg1 agirhšmi koymamigtir."

Tarihçi Sina Akgin de Mustafa Kemal'in Sivas Kongresi'nde manda-


ya kary1 bir çikigta bulunmadigma"
"esash
dikkat çekiyor. Hatta Ak-
gin'e göte, Mustafa Kemal, Amerikah General Harbord'la Sivas'ta yapti-
i görügmede, amacmm "Osmanh Devleti'nin bütünlügünü tarafsiz bir
devletin ve tercihen Amerika'nm mandasi altmda korumak oldugunu"
söylemigtir; bunu Harbord kendi ülkesine gönderdigi raporda yazlyor
olarak
ve Sina Akgin Harbord'un yatulm1g olmasim güçlü bir ihtimal
görmüyor 35
Gerçekten Amerikah General kendi ülkesini niye yamltmak istesin
ki?..
Mustafa Kemal'in Erzurum Kongresi'nde de manda fikirlerine kargi
bir çilogi olmanugti. Natuk'ta okudngumuz giddetli manda kargitt hava,
192Tdeki söylemidir. 1919'da ise Mustafa Kemal'in gözettigi bagka
dengeler vardir. Bunlardan biri, Amerika faktörüdür.
Sivas Kongresi'nin ilk günlerinde Mustafa Kemal'in gazeteci Brow-
ne'a söyledigi sözler bu baglamda önemlidir. Resmî sifat ve yetkisi ol-
madig1m belirten Browne, Mustafa Kemal'e soruyor; Sivas Kongresi
Amerika'yi bir çegit mandayi kabule davet eden bir karar alacak nu?..

verilmig-
32. Nutuk, sf. 77 Flektup Amerikan heyetine iletilmek üzere gazeteci Browne'a
cir, Zeki Sarihan, a.g.e., ll, sf. 95.
33. Bkz. Ulug Igdernir,a.g.e., manda tartigrnalarinin
yapildigL sayfalar: 32-34, 47-55; ayrica
bkz. Atatürk'ün Bütün Eserleri, Kaynak Yayinlari, Istanbul,2003, cilt 3, sf. 321-353.
34. Ömer Kürkçüogtu, Türk-ingiliz iligkileri,sf. 108.

35. Sina Akyin, a.g.e., sf. 53 I-532.


88

"evet"
AfustafaKemal cevabim veriyor ve arkasmdan kongre böyle bir
gey isteyecek olursa Amerika'mn bunu kabul edecegine dair garanti
vermesini istiyor. Browne ülkesinin bunu kabul edecegine pek güven-
medigini söylüyor. Bunun üzerine Mustafa Kemal Pa.ya, elinde bäyle
bir garanti olmadan, Türkiye'nin yabanci bir devletin yardmum istedi-
giniaç1klamak sorumlulugunu üzerine alamayacagm1belirtiyor.
Sivas Kongresi'nin kararmda da manda ve müzaheret gibi kavramla-
"istila
ra yer verilmiyor, sadece, niyeti olmayan herhangi bir devletin
yardmn"ndan bahsedilerek Amerikan Senatosu'ndan bir inceleme he-
yeti isteniyor. Ama zaten Wilson'un emriyle kuruldugunu gärdügümüz
Amerikan inceleme heyetierinden General Harbord bir.gün önce, 7 Ey-
lül'de Haydarpaga'dan yola ç1krugty, 20 Eylül'de 46 kipilik bir heyetle
Sivas'a gelecek ve Mustafa Kemal'le gärügecektir. Mustafa Kemal Har-
bord'a ve heyetine çok önem verecek, hatta Ïgndi imzas1yla uzun bir
yaz1h belge, bir muhtira da verecektir, Harbord'a...
Natuk'ta Amerikan Senatosu'na yazilacak mektubu õnemsemedigini
belirtmesi 192Tdeki siyasetidir; Sivas'ta Harbord'u son derece önem-
semig olmast ise 1919'daki siyasetidir!

Amerikah Harbord'la görügme


Bagkan Wilson'un Anadolu, Kafkasya ve Ermemstan'da incelemeler
yapmak üzere kurdurdugu General Harbord ve kalabahk heyeti 20 Ey-
lül'de Sivas'a geliyor, tärenle kargilamyor. Vali ve kumandanla görüg-
tükten sonra Harbord, yanmda iki Amerikan generali oldugu halde
Mustafa Kemal'le görügüyor. 3-4 saat süren görügmede Rauf Bey, Bekir
Sami Bey ve Rüstem Bey vardir.
Rüstem Bey ilginç ve önemli bir gahslyettir. Polonya kökenlidir, asil
adi Alfred Bilinski'dir. 1882'de Osmanh hizmetine girdikten sonra Müs-
lüman olmug, Osmanh diplomasisinde önemli görevler yürütmügtür.
1914'te Osmanh'mn Washington büyükelçisidir. Bu dönemde Amerikan
basmmm Türkiye aleyhine yaymlarma karg1 mücadele etmig, ABD'nin
zencilerine kargi tutumu ve Filipinler'de halka yaptiga baslolan hatirla-
tarak Türkiye'de bunlann hiç birinin olmadigim anlatmigtir. Wilson
çok sert bir mektup yazmig, bunun diplomatik nezakete aylon görül-
mesi üzerine özür dilemesi istenmig, ama o äzür diÏemeyerekistifa
edip Türkiye'ye dönmüg ve Milli Hareket'e katilnuptin Heyet-i Temsili-
ye'nin dampman üyesidir, Mustafa Kemal'le Ankara'ya gelip "Birinci
Meclis"te üye olacaktir."

36. Jaeschkeve Kinross'tan aktaran Prof. Metin Ayisigi, Kurtulug Savagi Sirasinda
Türkiye'ye Gelen Amerikan Heyetieri, sf. 45-46.
37. Abdullah Özkan,A'dan Z'ye Kurtulug Savagi ve Atatürk Dönemi. Boyut Yayin
Grubu, istanbul, 2005, sf. 26.
89

Rauf Bey ve Rüstem Bey çok iyi Ingilizce bilmekle beraber, görüg-
mede tercümanhgi, Harbord'la beraber gelen Robert Kolej ögretmeni
Hüseyin Bey yapiyor.
"mah-

Mustafa Kemal, Harbord'la yapt1g1 görügmenin içeriginin


rem" (gizli)kalmasmi tercih ediyor. 13 Ekim'de Taseir-i Efkâr gaze-
tesinin sorularm1 cevaplandmrken, Harbord'la ne görügtügünü açik-
lam1yor.
utuk'ta da bu görügmeden çok losa bahseder, içerigi hakkmda bir
açiklama yapmaz; sadece iki paragraf halinde, Amerikah General'in
"bazi "bir
garip suallerimn de" oldugunu, mesela millet istiklâl mücade-
lesinde.azimliyse bagarih olur, ama ya bagarih olamazsa?" diye bir soru
sordugunu kendisinin de qu cevabi verdigini belirtir:

Ya bayanh olamazsa demek, o milletin ölmüg olduguna hükmetmek


demektir. Binaenaleyh, millet hayatta kaldikça ve fedakârca tegebbüsü-
ne devam ettikçe, bayansizhk söz konusu olamaz.

Natuk'ta, Atatürk, Harbord'un bu sualinden asil maksadmm ne ola-


bilecegini aragtirmak istemedigini, verdigi cevabi Harbord'un da tak-
dirle kar 11adigru anlatar."
Nutuk'ta, Harbord'la görügmesinde Amerika'dan yardun istedigine
dair bir igaret yoktur. Hâlbuki Harbord'la görügtügünün ertesi günü
"3-4
Karabekir'e çektigi telgrafta, Harbord'la saat kadar mahrem" bir
görügme yaptigmi, Kuva-yi Milliye hakkmda bilgi verdigini, azmhklar
ve Ermeniler konusunda görüglerini anlattigim, onlara karg1 hiçbir kö-
tü niyetlerinin olmadigru belirttigi söylüyor. "Muavenet ve müzaheret"
konusunda da görügüldügünü kaydeden Mustafa Kemal, Harbord'a
gunlan söyledigini belirtiyor:

Tarafsiz ve kuvvetli bir devlet ve milletin, Sivas bildirisinin birinci


maddesine uygun olarak, (devletin bagimsizhgi, vatanm bütün1ügü mah-
fuz kalmak partlyla) muavenetine (yardunma) ihtlyacmuzi itiraf ve bunu
memnuniyetle kabul ederiz...

Mustafa Kemal, Karabekir'e çektigi telgrafm devammda, Harbord'un


"bütün
milli tegebbüs ve harekâtimiz1 takdir ettigini" ve "Bir Türk ol-
saydim ben de ancak bu suretle hareket ederdim" dedigini yaz1yor. Gö-
rügmede Harbord, Erzurum'da 40 bin kipilik bir askerî kuvvet olugtu-
ruldugu, Türklerin Ermenilere saldiracagi, Panturanizm davasi güdül-
"külli-

dügü yolundaki söylentileri de sormug, Mustafa Kemal bunlarm


yen asil ve esasi olmadigmi, bütün dogu illerimizdeki kuvvetlerimizin

38. Zeki Sarihan, a.g.e., II, sf. 168.


39. Nutuk, sf. I 15.
90

10 bin kigi oldugunu" söylemigur.40 Mustafa Kemal Harbord'la görüg-


mesinde "Türkiye'nin Bolgevik olmayacagini" da vurgulamigtir.41 Bol-
geviklerle görügürken tabii farkh bir dil kullanacaktir.
Mustafa Kemal, aynca, 15 Ekim'de bir Amerikan haber ajansma yap-
tigi açiklamada, milliyetçilerin tarafsiz bir devletin yardiminm zarureti-
ne inandiklarmi, Amerika'nm Türkiye'ye yardim yapabilecek tek devlet
oldugunu, öbür devletlerin entrikalarla Türkiye'yi zaafa dügürdügünü
söylüyor.42
Harbord Sivas'tan Erzurum'a, oradan Kafkasya'ya gidecektir. Musta-
"muhttra"

fa Kemal, Harbord'un istegi üzerine uzun bir yazacaktir. 24


Eylül tarihli "Mustafa Kemal Paga" imzah muhtira, Kafkasya dönügü
Samsun'da Harbord'a iletilecektir. Muht1ra, uzun bir metindir, 48 pa-
ragraftir, on maddeden olugur. Mondros Mütarekesi'nden sonra Itilaf
Devletleri'nin Türkiye'ye davram§larmm heta Wilson prensiplerine
hem Mütareke hükümlerine aykin-oldugunu anlatlyor. Hilafet ve salta-
"gaddarca

natm merkezi olan Istanbul'un ve ezici bir gekilde itilaf Dev-


letleri tarafmdan iggal edildigini" hatirlattyor.
Rum ve Yunan emellerinive iggallerini belirtiyor. Anadolu ve Rumeli
"gayemiz

Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti hakkmda bilgi veriyor, temizdir,


Îtilaf Devletleri aleyhine saldirgan niyetlerden uzagiz" diyor. Ferit Papa
hükümetinin kötülüklerini, millete dayanmadigim, Türkiye'nin Bolge-
vik olmayacagmi anlat1yor, Îngiliz Binbag1 Noel'in Kürtçülük faaliyetle-
rini elegtiriyor, Türklerle Kürtlerin arasm1 açmamn büyük felaketlere
yol açacagmi vurguluyor. "Merkezi Erivan'da olan Ermeni Cumhuriye-
ti'ne kargt dügmanca hiçbir niyetimiz yoktur" diyor. Îngilizlerin Erme-
nileri Müslümanlara kargi tahrik ettigini, "Ermenistan'daki bahtsiz
Müslümanlann" zulme ugradigim belirtiyor.
Avrupahlann "Türkiye'de haklannm bilincinde ve bunlan müdafa-
aya haz1r bir millet oldugunu" görmemekle büyük hata iglediklerini,
ve kansiz bir millete laylk olan muameleyi" uy-
"bize
ölü bir memleket
"muh-
guladildanm vurgulayan Mustafa Kemal'in Harbord'a gönderdigi
tira"dan bazl ilginç politik cümleler:

Bizim kaderimizle ilgili kesin kararlarm Amerikan Meclisi kararlar a ,

ve görüglerine tâbi olmas1 da bizim için gükredilecek bir geydir...


Amerikahlann insanî kararlan sayesinde devamh ve tam bir bangm
kurulmasi için lüzumlu ortamm bulunabagma dair sarsilmaz bir güven
besliyoruz. Hiç güphemiz yok ki, medeniyet, hak ve adaleti temsil
eden Amerikan milleti ve Amerikan Meclisi tertemiz kalpli Türk halki

40. Telgraf metn için bkz. Kâzim Karabekir, istiklal Harbimix, sf. 2l0-2l.I, ATTB, sf.
80-81.
4 I. Zeki Sarthan, a.g.e., li, sf. 124.
IngilizBelgelerinde Atatürk, I, sf. LXV, \70.
42. Bilal Simgir,
91

ve onun medeniyete baglihk derecesi hakkmda yeterli derecede ay-


dmlanmigtir...

Avrupa kuvvetlermin entrikalan, istiklâlimize müdahaleleri, iktisadî


hayat1mizi engelleyen k1sitlamalan, yüzyillarca bir arada yagadigimiz
azmhklan aleyhimize tahrik etmeleri ve içeride kötü idare yüzünden geri
k dignmzi anlatan Mustafa Kemal muhtirasmi göyle sona erdiriyor:

Biz kudreti ve hapmeti bütün dünyada, Asya, Avrupa ve Afrika'da ta-


nman bir milletiz. Cengâverlerimiz ve ticaret gemilerimiz okyanuslari ag-
m1plar, bayragmuz1 Hindistan'a kadar götürmüglerdir...
Bizi kurbam oldugumuz haksiz basladan kurtarmak ve kalkmmamizi
hizlaudirmak yolunda kudretlive tarafsiz bir yabanci milletin yardimmm
bizim için çok loymetli olacagru aynca belirtmek isteriz.
Milliyetçilik prensibini temsil eden Wilson doktrini ve Amerikan mil-
leti tarafmdan gösterilen ve bu doktrinin baçansuu garanti altma alan
hakkaniyet ve insaniyet ruhu bize büyük ümit1er veriyor.43

"muhtira"yi

Mustafa Kemal Samsun mutasarnfi Hamit Bey'e göndere-


cek, Harbord, Kafkasya dönügü, 9 Ekim'de Mustafa Kemal'e Sam-
sun'dan telgraf çekerek muhtirayi aldigru ve tegekkürlermi bildirecektir.
Mustafa Kemal bu iligkilere o kadar önem veriyor ki, 21 Subat
1920'de Ankara'dan Urfa'daki Kuva-yi Milliye Kumandam Nanuk Bey'e
çektigi telgrafta çegitli talimatlar verecektir:

Amerikahlar memleketimizin muazzez misafirleridir, milletimizin kiy-


I metli muhipleridir, Kendilerinin en buhranh zamanJardahuzur ve rahat-
larmm temin ve hayatlaruun dokunulmazhki bizim kefaletimiz altmda ol-
dugu için gereken tedbirlerin ahnmasim ehemmiyetle tavsiye ederim...
I Amerikahlar ne zaman herhangi bir istikamete seyahat etmek isterse ha-
yatlarimn dokunulmazÏigl için talep edecekleri koruma ve yardun derhal
yerine getirilecektir..."

Harbord ve Karabekir
Erzurum'a gelen Harbord'u Karabekir Papa törenle kargihyor. Karabe-
kir, Harbord heyetine yetmige kadar Erzurum'daki Türk varhgi-
"yediden

cirit, bi-
m göstermek íçin" gehir drymda azametli, zarif çadirlar, futbol,
siklet, kogu, güreg gibi çegitli spor gösterileri hazirlatrugtir. Bütün halk,
ath, arabah, yaya orada toplannugtir. Görkemli taklar, alh yegilli bayrak-
lar uzaktan görünüyor. Askerî birlikler, mektepler, bando, milli miz1kalar

43. ATTB, sf.82-92; Atatürk'Un Butün Eserleri, cilt4, sf. 106-l|3.

44. ATTB, sf. 226.


92

orada. Karabekir otomobille, Harbord heyetini Gez köyünde kargihyor.


Harbord heyeti gördügü manzaradan etkileniyor. SehirdeKarabekir Sel-
çuklu mimarisinin çok güzel ve görkemli yap11anm gezdiriyor. Yemekte
subaylar piyano, keman, flütle müzik göleni veriyor...
"kigla
Gezide kiplalarm çoklugunu gören Harbord yerine fabrika
yapsayduuz" anlammda bir geyler söylediginde Karabekir "Bu laglalar
olmasaydi burada Türk varhš1 kalmazdi. Asirlarca vahgi çarlann vahgi
sürülerine kargi bu tabyalara s1gmarak varhšmuzi koruduk" diye cevap
veriyor.
Amerikahlarm Ermeni meselesine ilgisini ve Harbord'un Kafkas-
ya'ya geçecegini dügünen Karabekir bu konuda çok uzun bir rapor ha-
zirlamigttr. Raporda siyasi bir degerlendirmeden sonra, köy köy, gehir
gehir, tarihleriyle ve rakamlarla Ermeni mezalimini anlatiyor. Önce
Ruslann, gimdi de Îngilizlerin silahh Ermenileri Müslüman katliamma
tegvik ettiklerini belirtiyor, belgelerirapora ekliyor...45
Karabekir Harbord'un gördüklerinden ve görügmelerden olumlu et-
kilendigini yazlyor.

Harbord'un raporu
Anadolu ve Kafkasya gezisini tamamladiktan sonra 11
Harbord,
Ekim'de Istanbul'a geliyor, dört gün kalarak Paris'e gidecektir. Paris'te
"bang
müzakereleri" yap11maktadir ve Harbord'un verecegi rapor çok
önemlidir. Harbord Amerika'ya dönügünde Baykan Wilson'a da rapor
verecektir.
Mustafa Kemal bagta olmak üzere ve Karabekir dahil Milli Mücadele
liderleri Harbord heyetinde davalaruu dig dünyaya iletecek bir kanal
bulmuglar, General Harbord da Anadolu'daki Milli Hareket'in önemini
Amerikan halkma anlatmaktan geri kalmamigtir. "SarkMeselesi"nin
çözümünde, Kuva-y1 Milliye'nin de mutlaka hesaba katilmas1 gereken
önemli bir güç oldugu görügünü ilk defa o ortaya atm1gtir.46
Harbord'un verdigi raporu Amerikan argivlerinde inceleyen Prof.
"oldukça
Nurgen Mazici da raporun nesnel oldugunu", aynca Har-
bord'un New York Times gazetesine de aym nitelikte bir makale yaz
imi belirtir 47
Harbord ülkesine döndükten itibaren beg ay süreyle Türk Îstiklâl
hareketini izledikten sonra 24 Nisan 1920'de yani TBMM'nin aç1hgimn
ertesi günü Amerikan Senatosu'na raporunu sunuyor. Amerikan Sena-
"raporunun
tosu, Harbord'un sundugu ig1gmda", 1 Haziran günü verdi-

45. Bkz. Karabekir, a.g.e., sf. 277-282, raporun tarn metni: sf. 283-296.
46. Salahi Sonyel. a.g.e., 1,sf. F62.
47. Nurgen Mazici, a.g.e., sf. 57.
93

gi kararda Wilson'un Ermeni mandas11stegini de, Türkiye'nin dogu vi-


layetlerini içine alacak bir Ermenistan kurulmasi ihtimalini de 23 ka-
bul oyuna kargi 53 oyla reddediyor.48
Harbord, Senato argivine "Senate Document No: 266" kaydiyla giren
bu raporundan bagka, birçok dergi ve gazetede Türklye'deki temaslan,
gözlemleri, halkla temaslan konusunda olumlu yazilar yaz1yor.E
Türkiye ve Kafkasya haklanda barig görügmeleri için toplanan Paris
K gresi'ne Harbord'un sundugu rapor da keza nesneldir.
Harbord'un raporunu Senato argivine girerek ilk inceleyen, Rauf
(Orbay) Bey'dir. Hatiralarmda yaymlanugtir.50
Îstanbul'dan Mardin'e kadar bütün bölgeyi gezdiklerini belirten Har-
"milliyetçi
bord, raporunda hareketin amàci Tûrklügün gerefini kurtar-
maktir" diyor, göyle devam ediyor:

Türkiye hastahk ve harplerden nüfusunun yüzde 20'sini kaybetmigtir.


Yerlerinden ç1kanlan Ermeniler yava.y yava.y ve hiçbir korku duymadan
yerlerine dönüyorlar. Bütün seyghatimiz boyunca Türklerin Ermenileri öl-
dürmek istedigine dair bir igaret görmedik... Üç ay önce Ermenilerin tek
bir adam kalmaymcaya kadar kesildigini duymuqtuk, hålbuki duyduklan-
nuzm hiç biri dogru degildi. Zaten ben bu katliami her zaman güpheyle
kargilanugtim. Fransizlar Türkleri mandalan altma almak istiyorlardi, bu-
nun için de dünyanm güphesini Türklerin üzerine çekmek gerekirdi...51

$imdiHarbord raporundan bazi bölümler:

ABD'nin Ermenistan mandasuu kabul etmesi büyük kaosa yol açar...


Ennenilerin katledildigine iligkin haberlerin çogu söylentiye dayamyor.
Savasta 600 bin Türk askeri tifodan öldü, seferberlige giden gençlerden
yüzde 80-90'i köylerine dönmedi... Müslümanlar Ermenilerden daha kö-
te kogullarda yagiyor. Okuma yazma oram Türk ve Kürtlerde dügük ol-
makla birlikte Ermenilerde yüzde 30'u geçmiyor...

Raporda bir mandanm ABD'ye maliyeti de anlatiliyor:

Bu kadar uzak bir yerden rianda denetimi imkânsiz derecede zor-


dur... ABD manda macerasma girerse, en at bir kugak bu igle ilgilenmek
zorunda kalacaktr... Bu igin maliyeti ise Türk ve Kafkas hükümetlerinin
bir yllhk gelirine ey bir tutardit Kongre bu tutan en azmdan ilk beg yll

48. Metin Ayigigi,a.g.e., sf. 103.


49. ay. y.
50. Rauf Orbay, Cehennem Degirmeni, sf. 275-291.
5 I. Erol Ulubelen, ingilizBelgelerinde Turkiye, Aykaç Kitabevi, istanbul,1967, sf. 212.
94

için göndermeye hazir olmahdar. Beg y11hktutarm toplamiise 756 milyon


14 bin dolardir...52

Bu tabloda çok önemli bir stratejik gerçek vardir: Birinci Dünya Sa-
vagi sonrasmda kurulacak düzen ve bu düzende Türkiye'nin yeri konu-
sunda Ingiltere ile Amerika arasmda bazi görüg farklari da vardir ve
Türkiye için bu farklar son derece önemlidir.
"ihm-
Nitekim Amerikan heyetlerinin raporlan ve Baykan Wilson'un
h" tavirlan Ingilizleri lazdiriyor. Îngilizler bagtan beri Harbord heyetin-
den ve genelde Amerikan heyetlerinden rahatsizdir, Amerikan heyetle-
rine kargi boykot uygulamiglar, Paris Konferansi sirasinda da tepki
göstermiglerdir. Ingilizlerin istedigi, Amerika'ran Kafkasya ve Ermenis-
almasi, bagka geylere kangmamaslydi.53
"sorumluluk"

tan'da
Döneme ait Ingiliz istihbarat raporlarinda Amerikahlardan gikâyet
ediliyor. Harbord'un Mustafa Kemal'e hayranhgi, Mustafa Kemal'in În-
gilizleri Harbord'a gikâyet etmesi, Arnerikah gazetecilerin Milli Hare-
ket'i hakh, Yunan iggalini haks1z bulan yaz11ari, Amerikah Amiral Bris-
tol'un eginin Izmir gezisinin ardmdan Türkler lehine açiklamalar yap-
masi, Îngilizlerin Kürtçülügü kigkirtan politikalarm1 Amerikahlarin
elestirmesi, manda konusunda isteksiz duruglari Îngiliz ajanlarmin
Londra'ya gönderdigi raporlarda eleptiriliyor.54

Raporda Mustafa Kemal


General Harboid, raporunda Mustafa Kemal'le görügmesini an1at1yor

Mustafa Kemal Pa.¶a Otuz sekiz yaglarmda, zaylfça. Boyu posu yerin-
de, asker tavirh genç bir zat idi. Bay1klari kesik, gözleri mavimsi, hafif
kumral saçlarmi hep arkaya dogru taramig, elmacikkemikleri çikik, pek
güzel bir sivil kostüm giymigti.
Bag1 aç1kti... Çanakkale'deordu kumandam iken tehlikeden sakmmak
bilmeyip, bagi açik dolagarak kumandan olarak ateg hattmda tehlikeye
maruz kalmaktan çekinmemigti...

Harbord raporunda Mustafa Kemal'in söylediklerini aktarirk ,

Amerikan mandasim de yaz1yor: Rauf Bey'in tercümesinde


istedigini
"müzaheret"
deyimi geçiyor:

Maksat, Osmanh imparatorlugu'nun bütünlügünü, tarafsiz bir büyük


devlet ve hepsine tercihen Amerikan devletinin müzahereti altmda mu-

52. Nurgen Mazici, ay.y.


63. Nurgen Mazici, a.g.e., sf. 53-54
54. Bkz. Bilal §imgir,ingiliz Belgelerinde Atatürk, I, sf. LXIII-LXIV,161-169.
\

95

hafaza etmekoldugunu söyledi. Topladiklan kongrede verdikleri karar


Cumhurreisimize (Wilson'a) bildirilmig ve Senato tarafmdan bir tahkik
heyeti gönderilmesi istemuig...

Metnin Ingilizce orijinalini inceleyen Prof. Mehmet Gönlübol'un ter- "imparatorlugu

cümesine göre, Mustafa Kemal Harbord'a amacmm ta-


rafsiz bir devletin, tercihen Amerika Birlegik Devletleri'nin mandasi ile
ko ak" olduguuu söylemigti.ss
Harbord raporun devammda gunu yaziyor:

Lakin Türklerin manda haklandaki fikirleri bizimki gibi degil, onlar


bunu yalmz bir büyük kardegin nasihativeya dig yardim1gibi dügünüyor-
lar. Ìç idareye veya dig münasebetlere hiç müdahale etmemek üzere ha-
fif bir agabeylik hakemligi tammak istiyorlar..,56

"müzaheret"
"manda"
Kullamlan kavram ister ister olsun, Mustafa
Kemal'in mandaya kargi oldugu, ama mandaya karpi konugma yapma-
digi, Amerikahlarla görligürken Amerikan mandasma yatkm görünerek
siyaset yapt1gi bellidir.
"taktik"

Tarihçiler onun bu tavrmm oldugunu yaz1yor. Îngilizlere ve


onlarm destegiyle Anadolu'da iggale kalkan Yunanhlara kargi zaman
kazanmak, Amerikan destegini almak, hiç olmazsa Amerika'y1 taraf-
sizlagtirmak.57
"müzaheret"e
192Tdeki Nutuk'ta manda veya kargi kullandigi sert
söylem de 192Tdeki siyasi üslubudur.
Mustafa Kemal'in bütün siyasi hayatmda degigen partlara göre degi-
özel-
gen söylemler, taktikler, stratejiler geligtirmesi, siyasi dehasmm
liklerinden biridir. Siyaset ve diplomasiyi daima önde tutmugtur. Man-
"tarafsiz

da tartigmalari kargismda tav1r koymayan Mustafa Kemal, bir


.
devletin fenaî, smaî yardmu..." eklindeki maddenin Sivas Kongresi bil-
dirisinde yer almasuu saglamak için müdahalede bulundugu gibiBS bü-
tün Îtilaf Devletleri'ni, Ingilizleri, Frans1zlan, Îtalyanlan topluca hedef
alan ifadelere de itiraz etmig, hatta Mondros Mütarekesi'nde Itilaf Dev-
hakkma kargi muhalif bir vaziyet almig oluruz
"iggal
letleri'ne tamnan
ki bu da bizim için tehlikelidir" diye konugmu§tur. Erzurum Kongre-
si'nde de Ingiltere'yi ve müttefiklerim hedef almadan sirf "Rumluk ve
Ermenilik" tehlikelerinden bahsettiklerini hatirlatan Mustafa Kemal,

55. Prof, Mehmet Gönlübol ve Dr. Cem Sar, Atatürk ve Türkiye'nin Dig politikasi,
I MilliEgitim Basimevi, l973, sf. 13.
56. Rauf Orbay, a.g.e., sf. 289.
57. Prof. Mehmet Gänlübol, Cem Sar, a.g.e., sf. 12, Sina Akgin a.g.e.. sf. 532.
58. Ulug igdemir,a.g.e., sf. 82.
96

Sivas Kongresi'nin 6 Eylül günlü oturumunda, kurmay-politikaci deha-


s1m yansitan gu sözleri söylüyor

Erzurum Kongresi'nde bu madde yaz1hrken... eger o zaman Fransiz,


Ingilizve Italyanlarlamücadele edecegiz dese idik, milletin tevahhn.y et-
mesi (ürkmesi)muhtemeldi. Bu noktayi dikkate alarak Itilaf Devletle-
ri'nden bahsetmemigtik... Hâlbuki millet Ermeni ve Rum'a kargt diren-
meyi zaruri görür...

Önceliklitehlikeler, Yunan ve Ermeni iggali... Peki öbürleri? Kurmay


ve politikac1 Mustafa Kemal'in bu konuda Sivas Kongresi'nde söyledigi
sözler, ezeli ve ebedi bir strateji kuralmm ifadesidir:

Kuvvetli oldugumuz ve yapabilecegimize kanaat getirdigimiz za-


man...59

"belirli

Mustafa Kemarin
Tarihçi Zürcher, hedefler íçin siyasal ma-
nevra yapma yetenegi"ne dikkat çeker.60 Büyük bir asker olmasimn
yanmda, onun bu diplomat ve politikaci yetenegi bütün ba.ganlarmdaki
en önemli etkenlerden biridir.
Sivas'tan sonra.manda meselesi Milli Hareket'in gündeminden çika-
cak, bir daha sözü edilmeyecektir. Ankara'ya geçtiginde artik ba.gka
öncelikler söz konusu oÏacaktir;iç isyanlar, düsenli ordunun kurulma-
si, Îslam, Bolgevizm...

Ali Galib vakasi


Sivas Kongresi'nde Mustafa Kemal'in çok önemli siyasi taktiklerin-
den biri, Damat Ferid hükümetinin Anadolu ile iligkisini kesmesi, Îs-
tanbul'daki hükümeti bu gekilde dügürerek Mebusan Meclisi'nin top-
lanmasma yol açmasidir. Bu süreç için Ali Galib hadisesine biraz ya-
kmdan bakmak gerekir.
Kongre'yi basarak Mustafa Kemal ve Rauf Bey'i öldürmeyi amaçla-
yan "Ali Galib tegebbüsü" Damat Ferid hükümetinin ve Îngilizlerin r- '

tak plamdir! Natuk'ta bu olaya çok genig yer aymnasimn sebebi,


"hainane"
Galib olaymda Ingilizlerle Damat Ferid hükümetinin igbirli-
ginin çok net bir gekilde ortaya çikmig olmasidir.61
Kâzun Karabekir üç gün önce kongreye gönderdigi uzun telgrafta,
"eski

20 madde halinde hükümetlerm cürümlerini" siralanug, özellikle

59. Ulug igdemir,a.g.e., sf. 35-36.


60. E. J. Zûrcher, Milli Mücadele'de ittihatçillk, sf. 2I2.
6 I. All Galib ihaneti için bkz. Nutuk, sf. 79-92.
97

"hükümet
Damat Ferid'in padigahi aldatarak ve milleti kamuoyunda le-
keledigini" vurgulamigtir.62
Damat Ferid'in 1çigleriBakam ÂdilBey ve Harbiye Bakam Süleyman
SefikPapa, 3 Eylül günü, Sivas Kongresi'ni dagitmasi íçin Elazig Valisi
Ali Galib Bey'e talimat veriyorlar, bunu padigahm.da onayladigim söylü-
"hizmet"i
yorlar. Bu kargihšmda Ali Galib, Regid Paga'mn yerine Sivas
valisi ve aym zamanda Sivas'taki 3. ordunun kumandam olacaktir! Kara-
uyans1yla tetikte olan Sivas, Ali Galib'le Istanbul arasmdaki bu
'
'in

be
tel aflaymayi degifre ediyor günkü Elazig-Îstanbul telgraf hatti Sivas'tan
geçiyor. Emri alan Ali Galib, Kürtçülük tahrikleri yapmakla görevli meg-
hur Ingiliz binbagi Noel'le ve Kürtçü Celadet ve Kâmran Bedirhan kar-
deglerle Malatya'da buluguyor. Bedirhani agiretinden 100-150 kadar si-
lahh adamla Sivas'i basacaklar, Mustafa Kemal'ive Rauf Bey'i ya kaçira-
caklar veya öldüreceklerdir; asil hedef ikisidir 63
Milli Hareket'in önünü kesmek için ordu birliklerine söz geçireme-
yen Damat Ferid hükümeti, Karabekir'in çok yerinde ifadesiyle, Milli
"bütün
Hareket'e karg1 Ingilizlerle igbirligi halinde Dogu'nutt felaketine
sebep olacak bir Kürt ihtilali" tezgâhhyor?
Mustafa Kemal'in ilk tepkisi, Recep Zühtü'ye Ali Galib'i äldürmesi
için talimat vermek oluyor, fakat Rauf Bey buna giddetle kargi ç11ayor;
Ali Galib'in yakalamp getirilmesini, zorunluluk olmadikça adam öldü-
rülmemesini part koguyor.6s
Elazig'daki 15. Süvari Alaya, Sivas'taki 3. Ordu'ya baghdir. Alay Ko-
mutani 11yasBey'e 60 süvari ile Malatya'ya giderek Ali Galib ve avene-
sini yakalamasi için emir veriliyor. istanbul engellemeye çahysa da 15.
alay yola çilayor. Bu sirada Ali Galib, hükümet konaimi basarak Malat-
ya Defterdarhit'ndan zorla 6 bin lira almakla megguldür! Süvari alayi-
mn gelmekte oldugunu ägrenince panikliyor, agiret reisi Haci Kaya'mn
15. alaya karg1 pusu kurmastm istiyor, ama Haci Kaya kabul etmiyor.
Ali Galib, Binbagi Noel ve Bedirhaniler Malatya'dan kaç1yorlar. Ali Ga-
lib ve Noel'in bazi agiretlerle Malatya'ya saldirma çabalan da sonuç
vermiyor. Damat Ferid'in ve Ingilizlerin Ali Galib tertibi Eylül ortasm-
da fiyaskoyla sonuçlamyor.
Mustafa Kemal, Ali Galib olayiyla ortaya ç1kan ihaneti teghir ederek
Damat Ferid hükümetine siyasi savag aç1yor.

62. Karabekir, a.g.e., sf. 171-172. -

63. Sina Akyin, a.g.e., sf. 542,


64. K. Karabekir, a.g.e., sf. 218.
65. Sami Önal,Husrev Gerede'nin Anilari, sf. 76-77. Karabekir de Mustafa Kemal'ln
Ali Galib'l öldürtmek istedigini yaziyor. (Istikla! Harbimiz, sf. 218). Ataturk Nutuk'ta
"hususi
Ali Galib'e karg1Recep Zühtü'ye talimat" verdigini belirtir. Sina Akgin, Recep Züh-
tü'ye verilen bu talimat"in Ali Galib'i äldurmek olabilecegini belirtir. (istanbul
"hususi

Hukümetleri ve Milli Mücadele, sf. 549, dn. 304.)


98

Damat Ferid'i dügürmek


9 Eylül'de Sivas Kongresi, Ali Galib olay1 sebeblyle hükümeti protes-
to eden bir bildiri yaymhyor, Ali Galib ve adamlarmm hain oldugunu
belirtiyor. Mustafa Kemal'in teklifiyle Heyet-i Temsiliye, Ali Galib olay1
"ha-
ile ortaya çikan ihaneti telgrafla padigaha anlatmak ve padigahtan
in Damat Ferid"i uzaklagtinhp yerine yeni bir hükümet kurulmasm1,
seçimler için hazirhklara baglanmasim istemek için karar allyor.
Fakat Mustafa Kemal'ín telgraflan padigaha ulaÿm1yor. Çünkü Da-
mat Ferid hükümeti Kuva-y1Milliye'nin her türlü iletigimini engellemek
"onlarm
için, postanelere telgraflarm1 almayacaksruz" diye emir ver-
migtir. Bu emir Anadolu'da yürümilyor, ama útanbul'da yürüyor, telg-
raflar padigaha gitmiyor!
11 Eylül gecesi Sivas Valisi Regid Papa ile Damat Ferid'in Îçigleri Ba-
kam ÂdilBey postanede telgraflagirken, MustUa Kemal müdahale edi-
yor ve Ali Bey'e hitaben gu telgraf1yazdmyor

Milleti padigahma maruzatta bulunmaktan men ediyorsunuz. Alçak-


lar, caniler! Dügmanla millet aleyhine haince tertipler yaplyorsunuz...
Akhmzi bayruza toplaym. Galib Bey ve hempalari gibi aptallarm ahmak-
ça sözlerine kanarak ve Mister Noel gibi milletimiz ve vatamm12 için za-
rarh yabancilara vicdammzi satarak yaptigmiz alçakhklatm milletçe so-
rulacak hesabru göz önünde bulundurunuz. Güvendigin gahislarm ve
kuvvetin sonunu ögrendiginiz zaman, kendi alabetinizle mukayese etme-
yi unutmaym!

Sira Damat Ferid'e ültimatom vermeye gelmigtir

Vatan ve milletin hukuk ve mukaddesatuu ayaklar altma alan ve Zât-1


Hazret-i Padigahfnin hükümdarhk geref ve haysiyetini ihlal eden gafilce
tegebbüs ve hareketleriniz kesinlegmigtir. Milletin padigahmuzdan bagka
kimseye güveni kalmanugt1r. Bu sebeple millet, halini ve istirhamlarmi
ancak Padigah'a arz etmek zaruretindedit.. Buna engel olmaya bir saat
daha devam ederseniz, gayri megru hükümetinizle bütün vatan kesin1g-
le ilgi ve irtibatlaruu kesecektir! Bu son ihtard1r! k

Mustafa Kemal'in bu dönemdeki en kritik ve en atilgan kararlarm-


dan biri budur!
Bu karar bütün kolordulara, Istanbul Telgraf Müdürlügü'ne ve illere
bildiriliyor. Uymayanlarm, Damat Ferid hükümetiyle ilgi ve irtibatmi
kesmeyenlerin cezalandmlacagi belirtiliyor. Damat Ferid'in megru bir
hükümet olarak kabul edilmedigi, yabanci ülke temsilcilerine, büyü-
kelçilere de iletiliyor.
99

Türkiye'de artik iki hükümet var: 1stanbul'da fiilen tükenmig, ama


resmen mevcut bir hükümet; öbüru ülkede fiilen mevcut, ama resmen
hükümet olarak kurulmanug bir Kuva-yi Milliye otoritesi! Igleri aksa-
emirlerde,
mamasi için, Heyet-i Temsiliye adma vilayetlere gönderilen
resmi iglemlerin durmamasi,
"padigah
adma" (yani hükümet adma de-
il) iglemlerin yürütülmesi istenlyor.
eki, öbür Rumandanlar ve idareciler, resmen bagh olduklari Istan-
b hükümetiyle bu gekilde iligkilerini kesecekler mi?!
Bunu bildirmeleri için kumandanlara ve valilere 48 saat mehil verili-
yöneticileri bu karann
yor. Karabekir Papa ve Trabzon Müdafaa-i Hukuk
Erzurum Kongresi delegelerini zora sokabilecegini, böyle bir kararm Da-
güçlendirmesinden endige ettiklerini, iligkileri
mat Ferid hükümetini
kesmek yerine padigaha heyet gönderilmesinin daha iyi olacagmi bildiri-
yorlar. Karabelo, Mustafa Kemal'i pahsi devramyor diye elegtiriyor. Di-
yarbalor'daki 13. Kolordu Kumandam Vekili Cevdet Bey ise, istanbul'la
ili.yki kesmenin bu bölgede sakmcalar yaratabilecegini, çünkü Kürt ve
elde tuttugunu hatirlatlyor.66
Arap agiretleriniHalifelik politikasiyla
Bu dönemde, özellikle Mustafa Kemal'le Karabekir arasmda uzun
telgraflagmalar vardir. Neticede iligki kesme karari büyük ölçüde uy-
gulamyor.

"Padig,alumiz efendimiz hazretleri"


Mustafa Kemal, bu fevkâlade kritik dönemde Damat Ferid'e kargi
Vahideddin'i mümkünse yanma çelanek, en azmdan etkilemek istiyor.
Bu amaçla, 11 Eylül 1919'da Vahideddin'e telgraf çekiyor. Mustafa Ke-
mal'in politik esnekligi balammdan, bu telgrafta kullandigi hitaplar
dikkat çekicidir:
"Bagkumandan-1 akdesimiz, gevketlû, mehabetlü padigalumizm ata-
be-i ulyâ-1 mülûkânelerine... Sevketpenah efendimiz... Zât-1 akdes-i hü-
mayunlar1... Sevketpenah efendimiz... Sevgili padigahim1z... Zât-1 ak-
des-i Hilafetpenahi... Hakan-i celilü'g-gan..."
din ve vatan haini casuslarla beraber... si-
"bazi

Telgrafta Ali Galib'in


lahh Kürtleri toplayarak çeteler tegkil ettigi"ni belirtlyor. Bu gekilde
"yüce

Damat Ferid'in, ülkenin bölünmez parçasi ve saltanat ve hilafete


sarsilmaz bir sadakat hissiyle bagh olan Kürdistan'i güya ayaklandir-
mak suretiyle" vatam parçalamak gibi tam dügmanlarm pÏannu tatbike
koydugunu anlatdiyor· "Dügman paras1yla ve vatansizhk hisslyle tertip
olunan bu ihaneti" hükümetin Içigleri Bakam (Âdil Bey) ve Harbiye Ba-
kam (Süleyman gefikPaga) tertip ettigi için artik Damat Ferid hükü-
metine güvenmek imkâns1zdir. "Saltanat ve hilafete hakluyla hürmet-
kâr, namuslu gahislardan olugan ve megrutiyete tamamen sadik yeni

66. Zeki Sanhan, a.g.e., ll,sf. 106; Nutuk, Vesika: 87-88.


100

bir bakanlar kurulu teykili" zaruri hale gelmigtir. Bu yap11mcaya kadar


mevcut hükümetle hiçbir haberlegme ve münasebet kurulmayacaktir.
Milletin bu kararmdan ordu da aynlmayacaktir... "Emr ü ferman dev-
letlil padigahimiz efendimiz hazretlerinindir."U
Vahideddin'e çekilen telgraf böyle...
Silogan Damat Ferid'in yapabildigi tek gey, yakmda "Padigahm mil-
lete hitaben bir bildiri yaymlayacagmi" aç1klamaktan ibaret kahyor.
Padigahm Kuva-yi Milliye'ye çok zarar verecek bir bildiri yaymlamasim
önlemek için, Mustafa Kemal 14 Eylül'de yine padigaha bir telgraf çeki-
yor: "Milletin ebedi bir kulhikla padigahma bagh" oldugunu, Milli Hare-
ket'i haksiz olarak Ittihatç111klasuçlayan ve (lügmanla igbirligi yapan
Damat Ferid'in ihanet içinde bulundugunu, yeni bir hükümet kurulma-
"milletin
si gerektigini anlattyor. Aksi halde yapacagi tegebbüsleri" ön-
lemek mümkün olmayacaktirle
Mustafa Kemal, padigahm yaymlayacagi bildirinin Milli Hareket üze-
rinde y11ac1 bir etki yapmasim önlemek için bir de 17 Eylül'de Vahided-
"hayvanca"
din'e hitaben bir mektup yazarak, Damat Ferid'in inadi yü-
zünden vatan ve milletle beraber saltanatm da felakete sürüklendigini
anlat1yor...
Evet, ama bu mektubu Sivas'tan padigaha kim, nasil götürecek?!
Halide Edip'in Sivas'a gönderdigi Amerikah gazeteci Browne götüre-
cektir!
Browne Sivas'ta kaldigi sürece Kuva-y1Milliyeciler'in sevgi ve güve-
nini kazannug, ondan sonra da yazilanyla Milli Mücadele'yi destekle-
migtir.69 Mustafa Kemal'in emriyle Sivas'ta yaymlanan Îrade-i Milliye
"on

gazetesinde, beg gündür Sivas'ta bulunup kongrenin megru emelle-


ri hakkmda raporlar veren Amerikan basmmm temsilcisi Browne'a bir
tegekkürü vecibe biliriz" geklinde bir açiklamamn yaymlanmasi, bu gü-
venin bir göstergesidir.70
Mektup, Browne'a veriliyor, o da Istanbul'da Fuat Paga'ya ulagtm-
yor, Fuat Papa da padigaha veriyor. Padigahm eline ulagtigmda tarih,
29 Eylül'dür; 30 Eylül'de Damat Fend istifa etmigtir fakat...71
Mektup gecikmigtir; padigah, endigeyle beklenen bildirisini 20 Ey-
lül'de yaymlamigtir bile: Halki sakin olmaya, hükümetin emirlerine u -

maya çagmyor. Anadolu'dan gelen telgraflarla durumu ögrendigini be-

67. Nutuk, llí, Vesika, 82.


68. Nutuk, Ill, Vesika 97 a.
69. Gazeteci Browne hakkinda merhurn Prof. Akdes Nimet Kurat'in bir makalesi ve Ira-
de-i Milliye'de çikan te§ekkür yazisi için bkz. Abdullah Özkan,a.g.e., cilt I, sf. 222-223.
70. Zeki Sarihan, a.g.e., II, 17 Eylul 1919, sf. I l4; irade-i Milliye, Sivas Beledlyesi tipki-
basim ve yeni harflerle, sf. 29.
71. Zeki Sarrhan, a.g.e., ll, sf. I 12.
101·

lirterek, Heyet-i Temsiliye'nin telgrafmi aldigmi ima ediyor. Anado-


lu'daki galeyanm izmir'in iggali ve Dogu'da Ermenistan söylentilerinin
ç1kmasmdan kaynaklandigmi, itidalli davramplarla, barig konferansm-
da sorunlann çözüleceginden ümitli oldugunu söylüyor.
Heyet-i Temsiliye bu bildirinin sahte oldugunu söyleyerek yaymlan-
masuu yasakhyor Çünkühalk padigalu Damat Ferid'ten yana görme-
melidir. Sivas'taki Irade-i Milliye gazetesi, padigahm Milli Hareket'i
de tekledigini yazmaya devam ediyor!?2
ustafa Kemal, 22 Eylül'de Heyet-i Temsiliye adma padigaha hita-
ben bir telgraf çekiyor Telgraf, Âyan(Senato) ÜyesiDeli Fuat Paga'ya
verilecek, o da padi aha ulaytiracaktar Telgraf yöyle baghyor:

Hâk-i pây-i maali ihtivayi cenabt hilafetpenahiye,


SevketpenahEfendimiz!
Kullarmizi.hâk-i pây-i hümayunlarma tekrar arz1hal ve hakikate saik
olan sebep... Ferid Paga'nm yüce çahsmiza hakikate aylon maruzatta bu-
lunmak suretiyle millet ve vatana kargi igledigi ihanet... tir..

Telgrafta, Ferid Paga'mn ihanetlerini, bu ihanetlerin iggalcilere nasil


cesaret verdigini, ülkenin nasal iggal edildigini anlatlyor, Damat Fe-
rid'in azledilmesini ve milletin güvenine sahip kipilerden olugacak yeni
"bütün
bir kabinenin kurulmasm1 istiyor. Telgraf millet namma niyaz
ve istirham ederiz... Emr ü ferman hazret-i tâcidar-1 azamilerinindir"
eriyor.E
kligesiyle sona
imza Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Heyet-i Temsi-
liyesi.
Damat Ferid hükümeti bu gekilde ayakta duramaz hale gelerek siya-
seten saraihrken, Mustafa Kemal kuvvet göstermeyi de ihmal etmiyor
28 Eylül Pazar günü yaptlig1 aç1klamada, gerekirse Izmit civarmdaki Ku-
va-y1 Milliye birliklerinin Istanbul üzerine yürüyecegini belirtlyor! Ertesi
gün, aym 29'unda Mustafa Kemal'in mektubunu gazeteci Browne Mare-
gal Fuat Paga'ya veriyor, o da padigaha götürüyor. Mustafa Kemal'in
mektubunu sonuna kadar okuyan Vahideddin, Fuat Paga'ya "Benim
menfaatim, milletimin menfaatlerine baghdr. Milletsiz padigah olmaz.
Milletimin mutlulugunu ve refalum istërim" diyor, Meclis-i Milli seçimle-
rinin yapilmasmi çok arzu ettigini de säylüyor.N
Damat Ferid Papa, 28 Eylül'de Istanbul'daki Îngiliz Yüksek Komiseri
Amiral de Robeck'e bagvuruyor, Kuva-yi Milliye'ye kargi 2 000 kipilik

72. IsmailHâmi Danigmend'in bagyazisi, irade-i Milliye, 28 Eylul 1919 (Slvas Beledlyesi,
tipki basim yeni harflerle, sf. 41.)

73. Nutuk, Vesika 99.


74. Selahattin Tansel, Mondros'tan Mudanya'ya Kadar, II, MilliEgitim Basimevi, 1978,
sf. I42.
102

bir kuvvet göndermeyi öneriyor! Bu kuvvetle tren istasyonu bulunan


Eskigehir'i almak, Milli Hareket'te büyük bir darbe olacaktir! Fakat Iti-
laf komiserleri Ferid'in bu istekini reddediyor iki bin kigi bu iq için
yetmez, daha fazlasi da iç savaga yol açar. Itilaf Devletleri bunu göze
alamayacak kadar harp yorgunudur!
Son çirpmigi da netice vermeyen Damat Ferid 30 Ekim'de istifa edi-
yor!75
Damat Ferid tekrar sadrazamhga gelecektir! Ne zaman?.. 16 Mart
1920'de ingilizler ikinci defa ve resmen istanbul'n iggal ettikten sonra,
onlann süngülerinin üstüne oturarak!
Damat Ferid'in istifas1yla, tarihimizde ilk defa, padigah iradesi olma-
dan, yeniçeri ayaklanmas1veya Enver Pa.ya türü askerî darbe de olma-
"milli
dan, irade" namma telgraflarla bir hükümet dügürülmügtür! Da-
mat Ferid hükümetini dügüren, 38 kiqilik SivatKongresi'dir, ama bu 38 .

"milli
kigi ve onlarm seçtigi Heyet-i Temsiliye, irade"nin kendisidir! Bu-
nu anlamadan Milli Mücadele anlagilamaz!
Îkinci Megrutiyet terimi olan "Milli Îrade" kavranunm nasil güçlü ol-
dugu bellidir.
Simdisira, Milli Hareket'e dost bir hükümetin bagma gelmesi ve
Mebusan Meclisi'nin toplanmasma gelmigtir.

75 Bu süreç için bkz. Nutuk, sf. 78-130; 5ina Algin, a.g.e., 578-588; Zeki Sarihan,
a.g.e., II,sf. 99- I38.
Kongre'den ihtilal Meelisi'ne

Rejimi degigtirmek yetkisi ile ilk anda donanrug bir Meclis... Olaga-
hüstü yetkilere malik bir Meclis...1

Mustafa Kemal, 18 Mart 1920, Ankara

Istanbul'da hükümet kurdurtmak!


Damat Ferid sadrazamhktan istifa mecburiyetinde kaldiktan iki gün
sonra Vahideddin hükümet kurma görevini Ali R1za Papa'ya veriyor.
Aslmda gönlündeki isim Tevfik Paga'dir, ama Milli Hareket'in kabul
edebilecegi isim Ali Riza Papa oldugu için gimdilik görevi ona veriyor
ve çevresine yeni hükümetin hükümeti" oldugunu söylüyor!
"hülle

Maregal Ali Rua Papa, Almanya'da askerî egitim görmügtür, iyi ni-
yetli, dürüst, vatansever, fakat dirayetsiz bir galustir. Kuracag1 hükü-
met Milli Hareket'e çok yarar saglayacak, fakat bilhassa Îngiliz baskda-
istifa edecektir.
nna gögüs geremeyerek 3 Mart'ta
Vahideddin, Ali Riza Paga'yi sadrazamliga atayan 2 Ekim tarihli hatti
hümayununda yeni hükümetten olarak" iki gey istiyor:
"kati

"suitefehhüm"
• Halkta bir müddetten beri olugan yani yanhg anla-
malar sebebiyle artmakta olan tefrika ve güphelerin giderilmesiyle aha-
li arasmda ahenk ve birligin saglanmast
• Memlekette sükûn ve intizanu saglayarak kanuni gartlar çerçeve-
sinde seçimlerin bir an e¯vvel yap11masi, Meclis'in toplanmasi.2
Birinci madde elbette Kuva-yr Milliye ile uzla¶ma anlamma geliyor.
Îkincisi, açik, bir an önce seçimler ve Meclis'in toplamnast.. Bunlar
Milli Hareket'in istedigi geylerdir. 1stanbul'daki hükümeti degigtirmek
ve seçimlerin yolunu açmak Sivas'taki Heyet-i Temsiliye
Reisi Mustafa
Kemal'in büyük bir siyasi bagarisidir. Heyet-i Temsiliye'nin 38 delegeli
Sivas Kongresi'nin nasil büyük bir milli temsil gücüne sahip oldugunun
da göstergesidir.
Yeni kurulan Ali Riza Papa hükümetinin eokolumlu bir icraati, Har-
biye Nezareti gibi fevkalade önemli bir bakanhga milliyetçi Mersinli
Cemal Paga'yi getirmesidir. Heyet-i Temsiliye kararlarmda Cemal Pa-

I. Nutuk, sf. 28 I .

2. IbnulerninKemal Inal,a.g.e., cilt 3, sf, 21 I I.


104

"hükümette
ga'dan Kuva-yi Milliye'nin temsilcisi" olarak bahsediliyor,
böylesine güven veren bir isim. Bundan bagka, Îçigleri Bakam Damat
Mehmed Serif Papa, Bahriye Bakam Salih Paga, Baymdirhk Bakam
Abuk Ahmed Papa, Ticaret ve 2;iraat Bakam Hadi Papa da Kuva-yi Milli-
ye'yi açakça ve samimiyetle destekleyen isimlerdir?
Üniformasiç1kanldiktan sonra Damat Ferid hükümetinin resmi ya-
zigmalandda geçen "Mustafa Kemal Bey" teriminin, Ali Riza Papa hü-
kümetinin resmî yazigmalarmda artik "Mustafa Kemal Papa Haaretleri"
olarak yer almasi da çok önemli bir igarettird
Mustafa Kemal Istanbul partlannda iyi bir hükümet kuruldu diye "Îs-
tanbul'la iligkileri kesme" kararm1hemen kaldirruyor, bunun için partla-
ri vardir. Mesela Genelkurmay'a kim gelecektir? Yeni hükümet Erzurum
ve Sivas kongrelerini ve Heyet-i Temsiliye'yi resmen tamyacak midir?!
2 Ekim gecesi bütün valiliklere, kumandanlq·a ve Müdafaa-i Hukuk
Cemiyetlerine bir telgraf çekiyor·

Ihaneti tahakkuk eden Ferid Papa kabinesinin dügmesiyle yerine Ku-


va-yi Milliye'ye dayah ve milli emellerletamamen uyumlu ehil gahislar-
dan olugan bir kabinenin kurulmasi hususunda milletin azimli tegebbüs-
leri ve kutsal padigahtan devamh istirhamlan neticesinde Ali Riza Papa
Hazretlerinin bagkanhšmda bir hükümet kurulmugtur..

Osmanh Mebusan Meclisi içm bu dönemde "Milli Meclis" terimima


yaygmlagtigi görülüyor. TBMM açilmcaya kadar "Milli Meclis"in anla-
nu, Osmanh Mebusan Meclisi'dir.
Mustafa Kemal, telgrafin devammda, yarm saat 2'de bakanlar kurulu
toplant1halinde iken Sadrazam Ali Riza Papa ile telgraf makinesi bagm-
da bir görügme yapacairu bildiriyor. Bu görügmede sadrazama gunlari
söyleyecektir:
1- Yeni hükümet Erzurum ve Sivas kongrelerinin kararlarma uyarsa,
Milli Hareket de hükümeti destekleyecektir.
2- Yeni kabine, Milli Meclis aç11mcaya kadar milletin mukadderatiy-
la ilgili konularda herhangi bir taahhüde girmeyecektir. '-

3- Paris'teki Sulh Konferans1'na gidecek delegeler milli emellerin


lincinde ve muktedir isimlerden seçilecektir.
Dikkat: Mustafa Kemal Îstanbul'da Milli Hareket'e yardimci olacak
"milletin
bir hükümeti kurdurtmakla kalmamig, aslmda mukadderatly-
lå ilgili" konularda bütün inisiyatifi artik eline alnugttr.5

3. Dr. 2'ekerlya Türkrnen, Mütareke Döneminde Ordunun Durumu ve Yeniden


Yaprianmasi, Türk Tarih Kurumu, 2001, sf. 213.
4. Bagbakanlik Devlet Argivieri Genel Müdürl0gu, Belgelerie Mustafa Kemal Ata-
türk, Ankara 2003, belge no: 30, 38, 39, 40.
5. Nutuk, sf. 130, Vesika, 128.
105

Mustafa Kemal, sadrazama söylenmesi için ba.yka önerisi olanlarm


bunlan süratle bildirmelerini de istiyor.
1stanbul'la iligkilerin kesilmesine ihtiyath bakmig olan Karabekir he-
"milli

men 2 Ekim'de cevap veriyor, baçanmn bu parlak baglangicm-


dan dolayi" Heyet-i Temsiliye'yi ve Cemal Paga'y1 kutluyor. Damat Fe-
rid hükümetinin Içigleri Bakam ÂdilBey ile Harbiye Nazin Süleyman
SefikPaga'mn, Telgraf Umum Müdürü Refik Halit (Karay) Bey'in kaç-
m larma firsat verilmeden hemen Divan-1 Harp'e sevk edilmelerini
öneriyor. Genelkurmay Bagkanhgi'na Cevat Paga'mn, Harbiye Müste-
garkgi'na Îsmet (Înönü) Bey'in getirilmesini tavsiye ediyor.6

Teykilatçi Mustafa Kemal


Mustafa Kemal'in kafasmda Istanbul'da askerî ve mülki bürokrasiyi
"kadrolagma"
Milli Hareket'e baglamak için bir projesi vardir. 3
Ekim'de kolordulara gizli bir emir gönderiyor, Harbiye Nazir1 Cemal
Paga'ya telgraflar çekerek gu isimleri görevlere getirmeleri için talepte
bulunmalarim istiyor

Genelkurmay Bagkanhgi'na Cevat Çobanhveya Fevzi Çakmakpa-
galardan biri getirilmelidir.7

Harbiye Bakanhgl Müstegarhgi'na Albay Ismet Bey atanmahdir.
• Îstanbul Muhafizhäi
ve 25. Kolordu Kumandanhgi'na Albay Galata-
h SevketBey veya Yusuf Izzet Papa getirilmelidir.

Kaymakam (yarbay)Kemal Bey Îstanbul Polis Müdür(i yapilmahdir.
Mustafa Kemal'in Anadolu için istedigi atamalar ise göyle:

Ali Fuat Papa, Ankara'daki20. Kolordu'nun baymda kalmahdr.

Albay Refet (sonraPaga) Konya'daki 12. Kolordu Kumandanhgi'na
tayin edilmelidir.
• llk
firsatta ordu müfettiglikleri yeniden kurulmah, Kâzim Karabe-
kir Papa Dogu Anadolu, Ali Fuat Paya Bati Anadolu müfettigi olarak
görevlendirilmelidir.S

Teykilatçi Mustafa Kemal, Istanbul ve Anadolu'da kendisine bagh


bir askerî ve idari kadro kurma yolundadir
Mustafa Kemal'in bagka talepleri de vardir: "Damat Ferid hükümeti

6. Karabekir, istiklal Harbimiz, sf. 308.


7. Mustafa Kemal Samsun'a gitmek üzere istanbul'danayrilmadan önce vedalagmak için Ge-
nelkurmay'a gittiginde Cevat ve Fevzi pagalari gärügme hatinde bulmustu. Cevat ve Fevri pa-
galar "Anadolu'da bir milli idare kurulmasini" konuguyortardi. Mustafa Kemal onlara katilir
"milli

ve "Ben zaten bunun için Anadolu'ya gidlyorum" der. Ûç paga Anadolu'da bir idare"
kurulmasi ve Anadolu'ya silah sevkiyati yeterli hale gelince taarruza geçilmesi konularinda
daha 13 Mayis'ta anlagmiglardi. (Tevfik Biyikoglu,Atatürk Anadalu'da 1919-1920, Türk
Tarih Kurumu, 1959, sf. 12. Ayrinti için bkr. SüleymanKulça, Mangal Fevri Çakmak,I.
cilt, Istanbul,1953, sf. 108.)
8 .Nutuk, sf. 133.
106

zamanmda ihanetkâr hareketlerde bulunmug birtalam reis ve memur-


lar" cezalandirilmahdir. Tabii bilhassa Damat Ferid'in bakanlarmdan
Ali Kemal, Âdil ve
Bey Süleyman SevldPapa Milli Meclis aç1hr açilmaz
Meclis karari ile Yüce Divan'a verilmeli, Posta Telgraf Umum Müdürli
Refik Halid (Karay) ise derhal tutuklanarak yargilanmahdir. Milli Mü-
cadele'den sonra bu isimlerden Ali Kemal linç edilecek, diger üçü 'Tü-
zellilikler" listesinde yurtdigma sürülecektir.
istanbul'daki hükümet bütün bu istekleri yerine getiremiyor tabii...
Gerilim tirmamyor. Harbiye Naziri Cemal Paga, Mustafa Kemal'in dos-
tu gazeteci Yunus Nadi'den arabulucu olmasmi istiyor. Yunus Nadi de
Mustafa Kemal'e anlayigh davranmasuu tavstye ediyor. "Kabinede He-
yet-i Temsiliye adma bulunan" Cemal Paga, íŸIustafa Kemal'e çektigi
telgrafta, "Heyet-i Temsiliye'nin bütün isteklerini kabul ettiklerini, He-
"ayrmtilarda
yet-i Temsiliye'ye dayandiklarmi" bildiriyor ama diretil-
"hazimh
memesini" istlyor Mustafa Kemal bu agamada ve sabirh dav-
görünmeyi" siyaseten uygun buluyor.9
"uzlagrmy
ranmay1" ve
Ve Îstanbul'daki hükümete zorluk ç1karmayacaklarmi, hükümetin
ortagi gibi davranmayacaklarmi bildirerek Cemal Paga'ya tegekkürleri-
ni iletiyor. Millete bir beyanname yaymlayarak "Istanbul hükümeti ile
"gevket-
tam bir anlagma saglandigmi" açikhyor. Tabii beyannamesinde
lû, mehabetlû hilafetpenah _efendimiz hazretlerine... ubudiyet ve sada-
katini" tekrar bildirmeyi de ihmal etmiyor.10
Artik Erzurum ve Sivas kongrelerinin kararlan, bildirileri, bütün He-
yet-i Temsiliye açiklamalan istanbul gazetelerinde yaymlaalyor.
Milli Mücadele ve uluslagma tarihimizin son derece önemli toplum-
sal dinamiklerinden biri olan "Sultanahmet Mitingleri"nin üçüncüsü 10
Ekim'de Îstanbul'da yapihyor. Minarelerde ve kubbelerde larmizi Türk
bayragl ile iggal altmdakivatan için matemin simgesi olarak siyah bay-
raklar var. Yine bag konugmact Darülfünun-1 Osmani (Üniversite) ho-
casi Halide Edip Hamm'dir. Halide Edip, Riza Nur ve Mithat Cemal'den
olugan bir kurul, iggali giddetle lunayan bir bildiri yaymhyor. Mitinge o
zamanki 1 milyon nüfuslu Îstanbul'da yüz bin kigi katthyor.
Hükümet, Mustafa Kemal'in istedigi gibi, Cevat Pa.pa'yi Genelkur-
may Bagkanhgfna getiriyor Artik Genelkutmay askerî birliklere gifr li
telgraflar göndererek "Kuva-yi Milliye'nin ia.gesinin askerî birlikler t
"yalniz
rafmdan kargilanmasun" emrediyor; Itilaf Devletleri kargasmda
hükümeti mügkil durumda birakmamak için bütün faaliyetlerin gizlilik-
le yap11masm1" istlyor. "Eglaya ile mücadele için" neler gerektini konu-
sunda Kuva-y1 Milliye'ye bagh kumandanlarla Harbiye Nezareti ve Ge-
"eykiya"
nelkurmay arasmda telgraflagmalar oluyor; Yunan iggal ordu-
"depolarda

sudur! Yine gizli, gifreli emirlerle meveut silah, cephane ve-

9. Nutuk, sf. 15l.


10. Nutuk, Vesika, 138.
107

sairenin ileride kullamlacak gekilde korunmasi ve bir figege dahi zarar


verilmemesi" isteniyor. Bunlar Îstanbul'da Ali Riza Papa hükümetmin,
Harbiye Nazirhš1'nm, Genelkurmay Bagkauhgi'mn emirleridir. Ali Riza
Papa hükümeti, bagta kaldigi sürece Kuva-yi Milliye'ye elbise, silah, ia-
ge ve teçhizat, her türlü yardun yap1yor.11
Bürokraside de benzer atamalar yap1hyor, Milli Mücadele kargitt ba-
zi vali, yarg1ç ve komutanlar görevden almiyor.

Mustafa Kemal'in ince siyaseti


Bu dönemde Mustafa Kemal'in siyasetçi dehasmi gösteren bir olay
da "Îttihatçihk" meselesindeki tutumudur. 9 Ekim'de Harbiye Naziri
Cemal Papa bir genelge yaymlayarak Heyet-i Temsiliye'nin dört konu-
yu aç1khga kavugturmasim istlyor
1- Ittihatç1hklailigkilerinin bulunmadigi...
2- Osmanli Devleti'nin Birinci Dünya Savagi'na katilmasmm dogru
olmadigim Heyet-i Temsiliye'nin aç1klamasi ve sorumlularm isim isim
belirtilerek cezalandmlmalari...
3- Harp esnasmda yap11an her nevi cinayet faillerinin kanuni ceza-
<ian kurtulamayacag1...

4- Seçimlerin serbest cereyan edecegi... (Yani milliyetçilerin seçim-


lere müdahale etmeyecegi.)
Cemal Paga, bunlarm belirtilmesinin, içte ve d14ta bazi kötü anlayig-
larin önüne geçecegini söylüyor. Aynca, Mustafa Kemal'le ve Heyet-i
Temsiliye ile görügmek için Bahriye Nazm Salih Paga'mn görevlendiril-
digini bildiriyor, görügme yerinin kararlagtmimasuu istiyor.
Atatürk sonradan Natuk'ta bu dünemi anlatirken Milli Hareket adi-
na ileri sürdügü talepleri tam yerine getirmedikleri için Ali Riza Paga'yl
ve Cemal Paga'yi agir bir dille elegtirecektir: Ali Riza Papa kabinesimn
"ne

kadar zay1f ve nahif dügündügünü... kafasmm kangik oldugunu...


devletin içine dügtügü felaket uçurumunun derinligini ve dehgetini gör-
"akil
mekten âciz zavalhlardan" olugtugunu, ve kavray1glan losir ve ah-
laklan zayif, soysuzlagmig" bir hükümet oldugunu söyleyecektir. Ali Ri-
.olmasi

"çoktandir
za Papa hükümeti, köle olduguna güphe kalmarug
gereken padigah ve halifenin köleligi ile elde edilebilecek iktidar ma-
kammm" iktidarsizhšmm örnegidir!12
Belli ki Cemal Paga'nm sorulanna Mustafa Kemal çok kizm14t1r.
Ama cevap verirken sogukkanh ve hesaph bir siyaset adaru olarak ha-
reket ediyor, özetle göyle cevap veriyor:
1- Ittihatçi degiliz. Bu kötü söylentileri çikaranlar Rum ve Ermeni-
lerle Îngilizler bagta olmak üzere Itilaf Devletleri ile hain Damat Ferid

I I. Zekeriya Turkmen, a.g.e., sí, 220 yd.

12. Nutuk, sf. 136.


108

Ittihatçi olmadiglauz gibi Ittihatça dügmam da degiliz.


ve çevresidir.
2- Cihan Harbi'ne girmemek elbette istenir bir geydi, ama buna
maddeten imkân yoktu. ÇünküBogazlar Ruslara vaat edildigi için bi-
zim seyirci kalmam1z mümkün degildi. Sorumlularma gelince, padigah
kanunen sorumsuzdur, aynca, harbe girme karan dört ay sonra Mec-
lis'te alloglarla kargilammyttr. Bu konudaki görüglerimiz dügmanlarm
bakt; açisma cevap olmak üzere ifade edilmigtir.
3- Harp sirasmdaki kötü idarelerin meydana çikanhp cezalandiril-
masi kamm devrine geçmenin geregidir, ama tantana yapmaya gerek
yoktur.
4- Seçimlere müdahale etmeyecegimizi daha önce bildirmigtik. Bay-
kaca bir emir ve uyan varsa bildiriniz¾
Burada Mustafa Kemal'in müthig dikkati: 2 numarah cevapta bu yaz-
"dügmanlarm

diklanm balog açilarma cevap" olycak gekilde kaleme a]-


"harp

digim kendisi belirtiyor. 3 numarah cevapta da Cemal Paga'nm


esnasmda yap11an her nevi cinayet" geklindeki deyimini Mustafa Kemal
"kötü

kullammyor, idare" deyimini kullamyor, Ermeni iddialarma daya-


nak vermemek için!
Ve iç politika: Sina Akgin'in belirttigi gibi, Mustafa Kemal'in temel
dayanail olan Müdafaa-i Hukuk teykilatlan esas itibariyle Îttihat ve Te-
rakkililer tarafmdan olugturulmuqtu.14 Bunu bilen Mustafa Kemal, on-
lan suçlamaktan salamyor, hareketin "Ittihatç1"olmadigt, ama Ittihatçi
dügmam da olmadigmi belirtiyor. Birinci Cihan Harbi'ne girmemizin
kaçimlmaz oldugunu belirtirken de Ittihatçilan suçlamaktan sakmdigi
açik. Sartlardegigtiginde Ittihatçilan suçlayacakttr.

Amasya'da dönemeç
Harbiye Nazin Mersinli Cemal Paga, Kuva-yi Milliye ile görügmek
için Bahriye Nazir1 Salih Paga'mn görevlendirildigini belirterek, bulug-
ma yerinin kararla.ytLnlmasuu istemigti. Bu, Istanbul hükümetinm bir
"tammasi"
kere daha Milli Hareket'i demekti
Bulugma yeri Amasya'dir. 20 Ekim'de Salih Papa ve Padigah Yaveri
Albay Naci (Eldeniz), Heyet-i Temsiliye adma Mustafa Kemal ile Ra
ve Bekir Sami beyler Amasya'da Tümen Kumandam Albay Cemil Cahit
Bey'in evinde buluguyorlar. Hilafet ve saltanata taraflann sadakatini
bildirmelerinden sonra, Sivas Kongresi kararlanm inceleyerek görüg-
melere geçiyorlar, iki gün sürüyor. Neticede üçü açik, ikisi gizli beg
protokol imzalamyor.
Özetlegöyledir:

13. Tam metin; Nutuk, Vesika, 142.


14. Sina Akyin, jön Türkler ve ittihat ve Terakki, Gerçek Yayinevi, Istanbul,1980,
sf.3II.
109


Milli tegkilatla hükümet arasmda anlagmazhk kalmamigtir. Vatan
topraklarmm bütünlügü ve istiklâlin muhafazast esastir. Devletin smm
"zahiren"
Türklerle Kürtlerin oturdugu cografyadir. Bat1 Trakya'da (gö-
rünügte) bagnnsiz bir hükümet kurulacaktir. Edirne'den ve Meriç smi-
rmdan hiçbir gekilde vazgeçilmeyecektir.

Türkiye'nin egemenligini ve toplumsal dengesini bozacak gekilde
gayrimüslim azirihklara imtiyaz verilmeyecektir. Bu konuda da Milli
( ebusan) Meclis'in karari esas almacaktir

1stiklâlimizenygon olmak kaydlyla fennî, smaî ve iktisadî ihtiyaci-
"memleketimize
m1zm dig yardunla saglanmasi müzakere edilmi§ ve
pek çok sermaye dökecek bir devlet olursa" bunun mali konularda ne
çapta bir denetim getirecegi gimdiden kestirilemeyeceginden, bagun-
s1zhgumzm ve milli ç1karlarimizm zarar görmemesi için, uzmanlarca
esash bir inceleme yapilacak, bu incelemeye gäre Milli Meclis'ce veri-
lecek karar esas almacaktir.

Seçimler serbestçe yapilacaktir Seçilecek Meclis 1stanbul'da çah-
gacaksa, tam güvenlige sahip olmasi garttir. Iggal altmdaki bir Istan-
bul'da bunun mümkün olmayacaël belirtilerek, bang antlagmas1 imzala-
mncaya kadar, Avrupa'da örnekleri oldugu gibi, Meclis, geçici olarak
bagkent Istanbul digmda, Anadolu'da, ama yine Istanbul hükümetinin
belirleyeceni bir yerde toplanmasi kabul edildi. Ittihatçilar'dan suçlu
olanlarm veya Teheir gibi olaylara kançanlarm seçilmemesi için Heyet-i
Temsiliye uyanlarda bulunacaktir

Meclis'in toplanacag1yer olarak Salih Papa ile uz1agma saglanan il,
Bursa'dir.
• Amasya
görügmelerinde vanlan bir karar da Anadolu ve Rumeli
Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'nin megru bir cemiyet olarak hükümetçe
kabul edilmesidir, tanmmasidir. Erzurum ve Sivas kongreleri kararlari
da, toplanacak Mebusan Metlisi'nce uygun görülmek kayd1yla, hükü-
met tarafmdan kabul edilmigtir.

Gizli protokol
Gizli protokol, görügmelerin tutanag1 niteligindedir; zaferden sonra
da uzun süre bazi bölümleri gizli tutulmugtur. 20-22 Ekim 1919 tarihli
gizli protokolün önemli maddelerinin özeti göyledir:

Islam âleminin de kuvvetli bir dayanag1 olan Islam hilafeti ve Os-
manh saltanati devam ettirilecektir.

Milli smirlar, Osmanh Devleti'nin Türkler ve Kürtlerle meskûn
olan arazisidir. Kürtlerin Osmanh camiasmdan aynlmasi imkânsizdir.
Kürtlerin serbestçe geligmelerini temin edecek gekil ve surette gele-
neksel ve toplumsal hukukumuzca müsaadelere mazhar olmasi dahi
desteklenmek ve yabancilar tarafmdan görünügte Kürtlerin bagunsizh-
110

81maksadi altmda yapilmakta olan tezviratm, dedikodularm önüne


geçmek için de bu hususun pimdiden Kürtlerce malum olmasi uygun
görüldü...

Vatanm Kilikya, Aydm ve Itakya bölgeleri hiçbir gekilde ayrilamaz.
• Gayrimüslim unsurlara, siyasi hâkimiyetimizi ve toplumsal denge-
mizi ihlal edecek mahiyette imtiyaziar verilemez... Bu hususta Milli
Meclis'in kanaat ve kararina uyulacaktar.
• Bagimsizhgimiz
tamamen sakh kalmak gartlyla, fennî, smaî ve ikti-
sadî ihtiyacumza hal gekli bulunmasi hususu uzmanlarca etrafh bir ge-
kilde incelendikten sonra ve suurlandiktan sonra Milli Meclis'te görü-
gülerek karara baglanacaktir

Milli Meclis (Mebusan Meclisi) Istanbul'da serbestçe çahyabilmeli-
dir. Îçgal altmda bulunan Istanbul'un buna pek uygun olmadigi dügü-
nüldü. Öylebir durumda, geçmigte Fransiz Parigmentosu'nun Lyon'da,
Alman Parlamentosu'nun Weimar'da toplanmasi gibi, Milli Meclis'in de
"Îstanbul hükümetinin münasip görecegi" bir yerde toplanmas1 uygun
görüldü.15
Açik ve gizli olarak beli.rtilen bu iki protokolden bagka benzer konu-
larda üç protokol daha vardir. Milli Hareket'e zarar veren bazi komu-
tanlann ordadan atilmasi, IngilizierinMalta'ya sürdügü galuslarm ser-
best biraktmlmasi,. Ingiliz Muhipler Cemiyeti'nin faaliyetlerinin önlen-
mesi, "Ermeni zalimlerinin de mahkemeye verilmesi" Paris'te barig
konferansma gönderilecek temsileilerin Heyet-i Temsiliye'nin uygun
görecegi isimler olmasi gibi maddeler bulunmaktadir.16
Gärügmelerde Salih Papa Kuva-yi Milliyeciler hakkmdaki bazi gikâ-
yetleri dile getiriyor; 50 yagmdaki insanlan bile askere ahyorlar gibi...
Mustafa Kemal hemen Ankara'daki Ali Fuat Paga'ya telgraf çekerek,
"ahaliye
Kuva-yi Milliye'ye bagh güçlerin saldirgan davranmamasi, yar-
dim edecegimizi vaat ettigimiz yeni hükümeti zor duruma sokmamasi"
için uyanda bulunuyOr.17

Hem yandag, hem karg1

Tabii Amasya görügmelerinde Salih Papa ile Mustafa Kemal Paga'n


görüg farklan da vardi; amaçlan aym da olsa yürüttükleri görevler dd-
gigikti.Mesela Salih Paga, aç11acak Meclis için Kuva-yi Milliye tarafm-
"yabancilarm

dan gösterilecek adaylarm gözüne batacak isimler" ol-


mamasm1 istemigti. Mustafa Kemal, Salih Paga'nm tutumunu pek be-

15. "Gizii Protokol"Un tam metni için bkz. Atatürk'ün Bütün Eserleri, cik 4, sf. 34\-343.
16. Bkz. Nutuk, sf 162-167; Amasya protokollerinin tam metni için bkz. Atatürk'ün Bü-
tûn Eserieri, cilt 4, sf. 339-349; Rauf Orbay, a.g.e., sf. 295-298, Mazhar Mufit Kansu,
a.g.e., cilt II, sf. 4l4-424.
17. Zekeriya Turkmen, a.g.e., sf. 226.
111

enmemig, Sivas'a döndügünde Heyet-i Temsiliye üyelerine bilgi verir-


ken, "Bagta sadrazam olmak üzere kabine üyelerinin tümünün âciz, pa-
digahm gözüne girmek isteyen, Milli Hareket'e losmen karg1, losmen
onun yanmda kigiler oldugunu" söylemigtir. "istibda-
Yine de, padigahm ilk f1rsatta bunlari degigtirerek yerlerine
di devam ettirecek bir hükümet" getirmek istemesinden endige ederek,
Ali Riza Papa hükümetine olan destegin Meclis aç11mcaya kadar sürdü-
rü esine karar veriyorlar.18
Zeki Paga'nm sadrazamhšmda yeni bir hiikümet kurulacagi haberle-
ri yay11mca, Mustafa Kemal telaglamyor, 2 Kasim'da Harbiye Nazir1 Ce-
mal Paga'ya telgrafla "Sadrazamm hiçbir gekilde iktidardan ayrilmama-
suu, aksi takdirde bütün memleketin tekrar Istanbul'la iligkilerini kese-
cegini" bildiriyor, çünkü Ali Riza Papa hükümeti, Ingiliz baslalarma
ragmen, Kuva-yl Milliye'ye hem askerî hem siyasi bakimdan önemli
çapta destek veriyor.19
Ama Mustafa Kemal, Ali Riza Paya hükümetine umut baglanmasun da
istemiyor. Mustafa Kemal'in Ali Riza Papa hükümeti hakkmda izledigi po-
litika
"lasmen
destek, losmen kargi" bir politikadir. Hem hükümeti ayakta
tutarak Kuva-yi Milliye'ye yaptigi-yardimlarm sürmesini istiyor, hem bu
hiikümetin fazla bir yey yapabilecegine umut baglanmasmi istemiyor
Mustafa Kemal'in asil amac1, Meclis'in de hükümetin de Anadolu'da, An-
kara'da kurulmasidir 1stanbul'dakihiçbir gey fazla gliçlenmemelidit

Meclis nerede toplanacak?


Meclis'in güvenlik gerekçesiyle Anadolu'da bir yerde açilmasi, Musta-
fa Kemal'in bagtan beri savundugu, Israrh oldugu bir fikirdir, bu aym za-
manda inisiyatifin kendi.elme geçmesi demektir Salih Papa Amasya'da,
gördügümüz gibi, bunu bìr õlçüde kabul ediyor, ama Istanbul'a döndü-
gündehükümete ve padigaha kabul ettiremeyecektir donal olarak. Hü-
kümet adma bu konuda Mustafa Kemal'le haberlegen, tartigan Cemal
Papa, Meclis'in bagkent Istanbul'da toplanmasmda kesin karath oldukla-
rim söylüyor. Mustafa Kemal Papa, Meclis'in Istanbul'da toplanmas1 ka-
rarmda israr eden Cemal Papa arasmda bu dönemde uzun 7 adet telgraf-
la yapilan müzakerelerde taraflar gerekçelerini anlatlyor, ama birbirini
ikna edemiyor. Özetle,hükümete göre, ba.ykent Istanbul'dur, Meclie 1s-
tanbul digmda toplamrsa ltilaf Devletleri tarafmdan Istanbul'un ülkeden
kopanlmasi güçlü bir ihtimal haline gelir... Mustafa Kemal'e göre ise,

18. Zeki Sarihan, II, a.g.e., sf. 198.


19. Bkz. Prof. Metin Aylgigi, "Kurtulug Savagi Sirasinda istanbul Hukumetleri ile Kuva-yi
MilliyeArasindaki Münasebetler", Türkier, Yeni Türkiye Yayinlari, cilt 5, sf.700-7l7; da-
ha änce zikrettigimiz gu eserde çok genig bilgivardir Dr. Zekeriya Turkmen, Mütareke
Döneminde Ordunun Durumu ve Yeniden Yapilandirtimasi, sf. 203-226.
112

Meclis'in özgür olmasi için Anadolu'da toplanmasi gerekir.20


Bu konuda Heyet-i Temsiliye'de ve milliyetçi komutanlar arasmda
da görüg farklan var: Meclis nerede aç11mah?
Mustafa Kemal'le Ali Fuat Paga daymda, Kuva-yi Milliyecilerin de he-
bu arada Karabekir ve Rauf Bey, Meclis'in Îstanbul'da
.tamami,

men
toplanmasi taraftandir.21
Istanbuidaki Ingiliz Yühsek Komiserlini memurlarmdan Tom B. Hoh-
ler de Mustafa Kemal gibi, Meclis'in Anadolu'da toplanmas1 yanhsidir,
ama bagka amaçla tabii! Hohler, Meclis'in Istanbul digmda toplanmasm-
dan bahseden Amasya mutabakatml ögrenmig olmah ki, Londra'ya gön-
derdigi uzunca raporda, Meclis'in Istanbul dipinda bir yerde toplanmasi-
mn "Türk imparatorlugunun Anadolu'ya Çekilmesi ve üçüncü derecede
bir devletçik durumuna dügmesine" yol açacag1m yaziyor! Hohler'e göre
tarih boyunca imparatorluklara bagkent olmuy ‡stmbul'un Türk özelligi
çok zay1ftir Ayasofya sadece bir fetih sembolüdür Sehirde Türk ve Mü
lüman damgasi sayilacak sadece iki eser vardir Biri Peygamber'in kutsal
emanetleri, öbürü Eyüp Sultan türbesi... Buna karyihk Pera ve Beyoglu
istanbul'un ne kadar kozmopolit oldugunun belgesidir!
Hohler'e göre, bu durumda Türklerin Istanbul'dan atdmasi, Hilafet
merkezinin mesela Bursa'ya tagmmasi,Türklerde de dünya Müslümanla-
rmda da büyük tepkilerdogurmayacaktir Türkler zaten sadece giddetten
anlar. Baskent olmaktan ç1kar11arakTürklerden almacak Istanbul, Fas'ta-
ki Tanca gibi milletlerarasi bir rejimin yönetimine verilebilecektir!22
O dönemde özellikle Hindistan-Pakistan cografyasmda geligen kuv-
vetli bir "Hilafet Hareketi" vardir, Mahatma Gandhi'nin de destegiyle
bu hareket büyük gösteriler yaparak, sivil itaatsizlik nygulamalarma gi-
rigerek, Londra'ya baski uyguluyor, Türkiye'nin bölünmemesini, Hila-
fet gehri Istanbul'un mutlaka Türklerde kalmasim istiyor. Hindistan'da-
ki Ingiliz yöneticileri Müslümanlar ve Hindular arasmda yaydan bu an-
tisömürgeci hareketin daha fazla geligmesini engellemek için, Lond-
ra'nm Türkiye'ye artik dügmanca davranmamasi için baslo yaplyor.
Mustafa Kemal'in Meclis'in Anadolu'da toplanmasm1 istemesindeki
gizli amac1, Anadolu'da bir ihtilal yönetimi kurmaktir. Bu nedenle Mec-
lis'in Anadolu'da bir yerde toplanmas1 görügünü kesinlikle savunuy r.
Ancak kipisel tutkular besliyor veya Halife'ye kargi dügmanca davran -

yor gibi suçlamalara maruz kalmamak için, sonunda, Meclis'in istan-


bul'da toplanmasma razi olacakt1r.23

20. Telgraflar için bkz. Bagbakanhk Devlet Argivleri Genel Müdürlügü, Belgelerle Mus-
tafa Kemal Atatürk, Ankara 2003, sf. 106-!15.
21. Selahattin Tansel, a.g.e., II, sf.. 165.
ingiliz Belgelerinde Atatürk,
22. Bilal $1mgir, I, sf. 185- IB7.
ÛI;
23. Salahi Sonyel, Türk Kurtulug Savagi Ye Politika, sf. 154.
113

Mustafa Kemal'in qu projesi açikttr: Istanbul hükümetini millet naza-


rmda gayri megru gösterip ilga etmek, Eskigehir veya Ankara'da Milli
Meclis'i toplay1p milli bir hükümet yapmak... "Hükümet belirlenmig...
Kendisi hükümet bagkam,.Heyeti Temsiliye kabine oluyor..."24
Ancak bu amaca ulagmasma zaman vardir. Simdi,Meclis'in nerede
toplanacagi konusunda 16 Kasun 1919'da Sivas'ta "Kumandanlar top-
lantis1" yapihyor. Çoktartigmah geçecek, 13 gün sürecektir. Tabii bag-
ka onular da görügülecek.
Toplantrya Mustafa Kemal, Kâzun Karabekir ve Ali Fuat pagalarla,
Rauf Bey, Sivas'taki 3. Kolordu Kumandam Albay Selahattin Bey ve
Konya'daki 12. Kolordu'nun Kurmay Bagkam Yarbay SemseddinBey,
zaman zaman da Heyet-i Temsiliye üyeleri katthyor. Uzun tartigmalar-
dan sonra Kâzun Karabekir konuguyor, Meclis'in Istanbul'da toplanma-
sim savunuyor. GerekÇeleri göyle:

Milletvekilleri Anadolu'da çagiracaimuz yere gelmeyip de Istan-
bul'a giderse, Heyet-i Temsiliye milleti temsil etmeyen bir heyet duru-
muna düger.

Milletvekillerinin çogu Anadolu'da toplansa bile bazdarmm Îstan-
bul'a gitmesi ihtimali, milli birlige zarar verir. Milli Hareket'in milletçe
desteklendigi konusunda güpheler yaratir

En mühimi para meselesidir. Ordunun, jandarmanm, idaremn ma-
aplari nasil ödenecek, giderleri nasil kargilanacaktir? Batt'daki birlikle-
rimizin parasi kalmadigmdan Heyet-i Temsiliye benden, benim kolor-
dumdan para istiyor Ben, yeminimi tekrar ederim ki, tek dag bagi me-
zar oluncaya kadar direnigten vazgeçmeyecegim. Ama yarm seferber-
lik ve harp giderleri için daha çok para gerekecektir.

Milli bir hükümet etrafmda toplanabilmek için Meclis Istanbul'da
aç11mahdar. Padigah ve Îngilizler er geç Meclis'i kapatacaktir Î,yteo za-
man Kuva-y1 Milliyecilerin hakh oldugunu herkes kabul edecek, milli
hükümet Anadolu'da kurulacaktir, bize kargi olanlarm kuvvet ve kud-
retleri kalmayacaktir.
Karabekir'in özetledigimiz bu gerekçeleri Mustafa Kemal'i ikna et-
miyor, ama digerlerini ikna edlyor.25
Karabekir'den sonra konugan Rauf Bey, Meclis'in önce Istanbul'da
toplanmasi, padigah veya Îngilizler tarafmdan kapatildiktan sonra An-
kara'da toplanmasi fikrini kuvvetle, heyecanla destekliyor:

IngilizlerinMeelis'i kapatmamalari ihtimaline kargi bunu muhakkak


gerçeklegtirmek için, ben tehlikeyi göze ahyorum. istanbul'a, Meclis'e gi-
decegim ve dediginiz olmazsa Anadolu'da milli bir hükümet kurmamz
için Meclis'in ortasmda bomba patlatarak kendimi feda edecegim!

24. Zeki Sarihan, a.g.e., II, sf. 232.


25. Kâzim Karabekir, istiklal Harbimiz, sf. 352-353..
114

"yüksek
Heyecanlanan Karabekir, Rauf'u alnmdan öperim" diyerek
kucakhyor. Rauf Bey, "Bomba patlatmak" sözünden kastmm Ingilizleri
tahrik edecek çikiglar oldugunu belirtir hatualannda.26
Îstanbul'da Rauf Bey'in öncülügünde Misak-1 Milli'nin yaymlanmasi,
"Îngilizleritahrik edecek" önemli bir geligme olacaktir.

Bir adim geri...


Mustafa Kemal, Natuk'ta, Sivas toplantismda Meclis'i istanbul'da
toplama fikrinin agir basmasim elegtirir. "Istanbul hükümeti ve onun
yardakçilarimn kamuoyunu ne derece bulandinp kangtirmig oldugunu,
milletin ortaya koydugu bu farkh görüglerden kolayhkla anlamak
"direnmenin
mümkündür" der ve artik bu durumda kötü sonuçlar ve-
recešini dügünerek" kendisinin de kabul ettigini belirtir.27
Simdilik bir adim geri atmigtir! Niçin? "Kötü sonuçlar"dan salonmak
için... Gerçekten yetkili hükümet, Meelis'i dogal ve olagan yermde, Istan-
bul'da toplantiya çagtrdigma göre, milletvekillerinin oraya gitmesi de do-
aldi. Anadolu mebuslarmm çogu Istanbul'a giderken az sayida mebusla
Ankara'da Meclis açmak, Milli Hareket'e büyük zaaf getirebilirdi.
Sivas toplantismda Meclis'in yeri konusunda Mustafa Kemal'le bir-
"derhal

likte davranan, hatta ihtilal vaziyetine geçerek" Meclis'i Anado-


lu'da toplay1p bir de hükümet kurmak gibi o agama için fazla radikal
bir fikri savunmuy olan Ali Fuat Cebesoy, amlarmda her ne kadar Mec-
lis'i Îstanbul'da toplamanm padigahtan etkilenmek ve Ingiliz baskilari-
na maruz kalmak gibi sakmcalari varsa da, bunun yine de dogru bir ka-
rar oldugunu belirtir ve "Istanbul'la münasebetimizi ve irtibatmuzi ke-
serek Anadolu'da bir milli hükümet kurmaya kallagmaya ne kamuoyu
yazar.28
ne de bizler henüz kâfi derecede haz1r degildik..." diye
Milli Mücadele tarihi de göstermigtir ki, Meclis'in önce Istanbul'da
toplanmasi isabetli olmugtur. 1stanbul Meclisi'nin ingiliz sürgüsüyle ka-
patilmasi, Ankara'da toplanacak olan Türkiye Büyük Millet Meclisi için
çok saglam bir zemin hazirlayacaktir...
Mustafa Kemal'in bagkanhginda Sivas'ta 16 Kasim'da baglayan He-
yet-i Temsiliye toplantdarmda "Zât-1Hazret-i Padigahi'nin arzusu ve ü-
kümetin israr1" da dikkate ahuarak Meclis'in Istanbul'da toplanmis1,
sakmcalarma ragmen, ittifakla kabul ediliyor.
Îttifalda, yani Mustafa Kemal dahil.
Mustafa Kemal bunu siyaseten kabul etmigtir, yoksa benimsemig de-
gildir.
26. Rauf Orbay, a.g.e., sf. 303-304.

27. Nutuk, sf. 182.


28. Ali Fuat Cebesoy, Milli Mücadele Hatiralari, sf. 290.
115

Mebuslarm 1stanbul'a ulagmasi için gereken tedbirlerin almmasi,


mebuslarm Istanbul'a gitmeden önce Ankara'da Mustafa Kemal'le gö-
rügmeleri, Istanbul'a gittiklerinde Meclis'te bir Müdafaa-i Hukuk gru-
bunun olugturulmas1 için karar ahmyor.
Ve çok önemli bir karar daha: Paris'teki bang konferansmda Türkiye
hakkmda olumsuz bir karar verilirse, askerî tedbirler dahil, Sivas
Ko gresi kararlari uygulanacakt1r; yani silahh direnig!

Ankara yolunda

Sivas'ta bu çahymalar yap1hrken ülke genelinde seçimler yürütülü-


yor; her ilde degigik tarihlerde yap11an iki dereceli seçimler. Mustafa
Kemal Erzurum'dan, Rauf Bey Sivas'tan mebus seçilmiglerdir...
Mustafa Kemal 18 Arahk'ta Ankara'ya gitmek üzere Sivas'tan aynh-
ile görü-
yor. Kayseri'de ulema, tüccar, hükümet ve belediye görevlileri
güyor. Oradan Kirgehir'in Hac1 Bektag ilçesine geçerek Bektagi Dede-
babas1 Cemaleddin ÇelebiEfendi ile görügüyor. Cemaleddin Efendi,
"post-niçîn"idir,
Haci Bektag Veli Hazretleri'nin yani onun manevi pos-
tunda, makammda bulunmaktadir. Birinci Cihan Harbi'nde Dogu Cep-
hesi'nde kendisinin yönettigi milislerin bagmda Ruslarla savagmigttr.
Medresede okumug, Arapça ve Farsça biliyor. Birinci Meclis'te millet-
vekili olacak, sonra kendi istegiyle siyasetten çekilecektir.
Ankara'daki Ali Fuat Paga'nm yaptig1hazirhk ve davet üzerine, Musta-
fa Kemal, yanmdaki Heyet-i Temsiliye üyelerlyle 27 Arahk'ta 13 otomobil-
lik bir konvoy halinde Ankara'ya geliyor.Mustafa Kemal'in otomobilinde
Rauf Bey, Ahmed (Alfred) Rüstem Bey ve yaver Cevat Abbas var. Musta-
fa Kemal ve arkadaylan 3 bin ath ve 700 yayadan olugan Seymenler ekibi,
din adamlan, dervigler, eshaf, okullar ve ahali tarafmdan karyllamyor. Ha-
valilig ve kolorduyu ziyaret ediyor. Müdafaa-i
ci Bayram Veli türbesini,
Hukuk teykilatlarma telgraf çekerek Heyet-i Temsiliye'nin Ankara'ya gel-
digini, imdilik Heyet-i Teinsiliye'nin merkezinin Ankara oldugunu" bildi-
"

riyor. Yolboyunca "Cenab-1Hafiz-1Hakiki"nin yani Gerçek Koruyucu Yü-


rabbaniyesi ile" Milli Hareket'in ülke sathmda tegki-
"inayet-i

ce Allah'm "egraf

latlandignu gördügünü belirtiyor. Sehirde ve ileri gelenler"le uzun


bir konugma yaplyor, Kuva-yi Milliye'yi anlatiyor.29
Ankara'mn seçilmesindeki sebep, cografi merkez olmasi ve bilhassa
tren istasyonuna sahip bulunmasidir.
Mustafa Kemal 29 Arahk'ta bir genelge yaymlayarak, Îstanbul'daki
Meclis'e seçilmig olan bütün mebuslarm Ankara'ya ugrayip kendisiyle
görügtükten sonra 1stanbul'a gitmelerini istiyor. Ertesi gün telgrafla
bunu tekrarhyor.

29. Ali Fuat Cebesoy, Milli Mücadele Hatiralari, sf. 301-304; konugma metni için bkz,
Nutuk, Vesika 220.
116

Bazi mebuslar Ankara'ya gelip Mustafa Kemal'le görügüyor. Ancak


gelen milletvekilleri istenilen ve kararlaytinlan sayida degil! Mebusla-
rm bir kismi Ankara'ya hiç gelmiyor, bazilan çagnya uyduktan sonra
Istanbul'a gidiyor, bazilan da Ankara yol üstünde oldugu için göyle bir
ugraylp geçiyorlar.30
Bu tablo, Meclis nerede toplansm diye Sivas'ta yapilan Kumandan-
lar Toplantis1'nda Kâzim Karabekir'in dile getirdigi öngörüyü dogrulu-
yor Heyet-i Temsiliye Ankara'da Meclis'i toplarsa mebuslar Ankara'ya
gelmeyebilir veya gelenler az olursa Milli Hareket için zaaf olur...
Mustafa Kemal gelen milletvekillerine Istanbul'da açilacak Meclis'te
disiplinli bir Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Grubu kurmalanm söylüyor.
Mustafa Kemal Erzurum, Rauf Bey Sivas mebusudur. Mustafa Ke-
mal, bagta Rauf Bey olmak üzere güvendigi isimlere kendisinin Mebu-
san Meclisi'ne bagkan seçilmesini de tembih diyor. Tabii kendisi Is-
tanbul'a gidemeyecektir çünkü Ingilizler Ali ihsan Papa gibi onu mutla-
ka tutuklayacaklardir. Ama Mustafa Kemal mebus ve bagkan olarak
izinli sayihr, gün1ük igleri bagkan vekilleri yürütür. Milli Hareket'in li-
deri Osmanh Mebusan Meclisi'ne bagkan seçilirse, hareket büyük bir
siyasi güç kazamr... Proje böyle.31

Mebusan Meclisi aç1hyor


Osmanh Mebusan Meclisi 12 Ocak 1920 pasartesi günü aç1hyor. Pa-
"hasta
digah oldugu için" açihga gelmediginden onun açig nutkunu
1çigleri Bakam Damat SerifPapa okuyor. Padigah nutkunda, Balkan fe-
laketinm hemen ardmdan Türkiye'yi Birinci Cihan Savagl'na sokan ltti-
"görülmemig
hatç11an eleptiriyor. Mütareke'nin bir gekilde uygulana-
rak" ülkenin yer yer iggal edilmesinden yakmlyor, akilh ve sagduyulu
"felab-1
vatan"
bir davrampla bütün miEi arzularm (vatamn kurtulugu)
noktasmda birlegtirilmesini istiyor.
"felah-1
Bu vatan" terimine dikkat!
Meclis'te milliyetçi mebuslar, Rauf Bey'in bütün çabalanna ragmen
1stanbul'un o günkü siyasi gartlarmda sile disiplinli, Mustafa Kemal'in
tam emrinde bir "Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Grubu" kuramayacakl ,

gevgek yapih "Felah-1 Vatan Grubu"nu kurabileceklerdir. Misak-1 Mil-


li'yi bu Felah-1 Vatan Grubu yaymlayacaktir.
Meclis üzerinde padigahm ve hükümetin etkisi vardir. Ingiliz baslosi
vardir. Daha gimdiden, Îstanbul mebusu eski Digigleri Bakam Regat
Hikmet Bey'i Fransizlar tutuklayip hapse atm1g, ancak girigimler üzeri-
ne serbest birakmiglardir. .

30. Yrd. Doç. Dr. Erol Kaya, "Son Osmanli Meclis-i Mebusani", Türkler, cilt 16, Yeni
Türklye Yayinlari, sf. 514.
3 I. Nutuk, sf. 239 vd.
117

Bu arada Mustafa Kemal Papa Ankara'dan ild telgraf gönderiyor.


Îlk telgraf "Mebusan Meclisi Baykanhgi'na"du, diplomatik bir dille
Meclis'in Kuva-yi Milliye sayesinde açildigim hatirlatLyOr, Heyet-i Temsi-
liye'nin bundan itibaren milli mukadderati Meclis'e emanet ettigini, Mec-
lis'in de bunun sorumlulugu ile hareket etmesi gerektigini söylüyor. Ve
"istirham"
telgrafmm Meclis genel kurulunda okunmasmi edlyor?
Öbür telgrafi padigahadir: "Meclis-i Milli'yi tegrif-i pahanelerinden
mpm birakan rahatsizhgi"nm bütün tebaasi gibi Heyet-i Temsiliye'yi
de ek ziyade ürüntüye dügürdügünü belirtiyor, saghgi için dualarmi
bildiriyor: "Cenab-1 Hafiz-i Hakiki, vücud-i hümayunlar1m maddi ve se-
mavi afetlerden korusun. Âmin."
"siyaset
Mustafa Kemal bu oyunu"nda bir süre daha padigahtan ya-
rarlanmaya ihtiyaç duyuyor. Beg gün sonra, 10 Ocak'ta padigaha bir
telgraf daha çekerek, amaçlarmm sadece vatanmuzda degil bütün Îs-
lam âleminde padigahi ve halifeyi egemen kilmak oldugunu ve ümmet
siyaseti izledigini söylüyor. Uzun telgraf özetle göyle:

Hamd olsun, Kuva-yi Milliye maddi ve manevi bütün kuvvetleri
birlegtirmek suretiyle, siyasi vaziyetimiz üzerinde gayan-i gükran olum-
lu tesirler vücuda getirmig ve ülkemizi paylagmay1 amaçlayan gizli an-
lagma ve emellerin zemininiuzaklagtumay1bagarrugtir.

Kuva-yi Milliye'nin- çahyma hedefi ve mukaddes gayesi Osmanh
milletinin en yüce, muhterem ve hakiki temsilcisi olan Zât-1 hazret-i
gehriyari'nin (padigahm) istiklâl ve hâkimiyetini her türlü ihlal ve ga-
ibeden korumaktir. Türkiye'nin padigalu ve bütün Îslam âlemmi vieda-
ni baglarla birlegtiren Mukaddes Islam Halifesi sifatlyla Sevketmeab
Efendimiz Hazretleri'nin, degil yalmz vatammizda, hatta bütün Islam
dünyasi üzerinde maddeten ve manen hâkim ve etkili olmasmi, bütün
Asya'mn geleceni adma yegâne selamet çaresi kabul ediyoruz... Çahy-
malarmuzi genig bir ümniet siyasetine çevirmig ve dogrudan dogruya
hilafet makammm dokunulmazhšmi ve istiklâlini gaye olarak kabul et-
mig bulunuyoruz.

Vaktiyle (Samsun'a ç1kmadan önce) bizzat Hâkipây-i gahanele-
ri'ace kabul edilme gerefini kazandigim zaman arz ettigim bu kanaat ve
sadakat, Anadolu'da yapt1gimiz çabymalarmuzla teyit edilmigtir. Bu ça-
hymalarmuzm bütün geref ve kuvveti padigahm yüce ismine aittir. Esa-
sen meslek (yol)ve kanaatimin degigmeye-kabiliyetli olmadigi yüksek
malumlandir...

Anadolu'da tegkilatmi düzene sokan ve yogunlagtiran Kuva-yi Mil-
liye'nin art1k tamamen denecek bir tarzda ve bütün köyleri de içine
alarak teykilatlandigmi, dolay1s1yla Zât-1 Sahaneleri'nin (padigalun)do-
kunuhnazhgi ve hâkimiyeti ugruna camm fedaya istisnasiz bütün mille-
tin hazir hale getirilmig oldügunn arz eder ve müjdelerim...

32. Tam metin için bkz. a.g.e., sf. 145, ATTB sf. 175.
118


Padigah milletin vicdamna dinen, cismine ise sonsus bir kulluk ve
sadakat duygusuyla hâkimdir. Padigahlan baglarmda oldugu halde mille-
tin tainamuun bugün ortaya koydugu birlik ve bütünlük yakmda gerçek-
legecek gibigözüken bangm gartlan hakkmda ümitler uyandirmakta, bil-
hassa gelecek için büyük ilerlemeler ve geligmeler vaat etmektedir...
Bir haftadir toplanti halinde bulunan Mebusan Meclisi'nde aym ga-

ye ve emellere bagh bir çogunluk olugtugu gibi, bütün milli tegkilat da


bu çogunluga baghdar. Bu durum Yüce Padigah ve Halife Hazretleri'nin
imparatorluga iligkin emellerini her zamankinden fazla güven altma al-
maktadir...

Bu konuda ayrmti ve izahatt, Hâkipây-1 gahaneleri'ne arz etmek
üzere, eski Bahriye Naz1n Rauf Bey ile sizin talilerinizden Bekir Sami
Bey Dersaadet'e (Istanbul'a) gittiler. Kabul gerefme nail olmalanm is-
tirham ederim...

Âcizleride bizzat Atabe-i felek-mertebe-i*hilafetpenahileri'ne yüz
sürmek gerefinden mahrumiyetimin daha fazla uzamayacagmdan ümit-
li ve her zaman sundugum sadakat ve baghhk hissimin tükenmez oldu-
gunutakdim... ederim.53
Mustafa Kemal bu mektubunda padigaha sadakatten öteye "kulluk"
terimleriyle baghhämi vurgulamasmdaki amaci, padigahm güvenine sa-
hip olmak ve tekrar Damat Ferid'i sadrazam yapmasuu önlemektir.
Böyle bir ihtimalvardir. Padigahm Rauf Bey'le ve Bekir Sami Bey'le gö-
rügmesini istemesindeki amaci da onlann anlatacaklanyla padigalu et-
kilemektir.
Rauf Bey, Ingilizlerin Meclis'i basmalarmdan biraz önce padigahla
görügecektir...

"Bir millet uyamyor"


Mütareke imzalandigt halde bang antla3masmm gecikmesi ve zama-
nm Milli Hareket lehine iglemesi Ingiltere ve Fransa'da tedirginlik ya-
"her
ratiyor. Îngiliz Digigleri Bakam Lord Curzon ne pahasma olursa ol-
sun Türklerin Avrupa'dan ve Istanbul'dan ç1kanlmas1m öngören" bir
muhtiray1 4 Ocak 1920'de kendi hükümetine sunuyor. Curzon "Tür -

ye'nin Avrupa ile irtibatt kesilmelidir... Bugünkü firsattan yararlamlm -

digi takdirde, bunun acismi nesiller boyu çekecegiz" diye yaz1yor. Ama
artik savag istemeyen, Türklerle anlagmayi gerekli bulan bakanlar bu-
na karg1 ç1kiyor. 6 Ocak'ta Ingiliz hükümeti, Curzon'un önerisini redde-
diyor, Istanbul'un Türklerde kalmasma karar veriyor. Bilhassa ilte-

33. Tam ve orijinal dilde metin için bkz. Murat Bardakçi, gabbaba,Pan Yayincilik, Istan-
bul, 1999, sf. 539-540. Kismen sadelettirilmig metin Atatürk'ün Bütün Eserleri, cilt 6,
sf. 177-178. Ben metnin dillni ve karmagik cümle yapilarini biraz daha sadelegtirdim ve
özetledim.
119

re'nin Hindistan IgleriBakam Montague, Îstanbul'u Türklerden almaya


kalkmamn Hint Müslümanlannda büyük tepki yaratacag1m, Hindistan'i "plan"

elde tutmanm çok zorlaçacagru belirterek bagka bir hazirhyor:


Trakya ve Istanbul Türklerde kalacak ama smirlari küçültülmüg, ege-
menligi kisith bir Türkiye olacakL
Türkiye'de kamuoyuna yans1yan, Curzon'un plamdir. Îzmir'in iggali
13
kadar tepki doguruyor! Mebusan Meclisi'nin açild1§mm ertesi günü,
Oc
'ta
160 bin kipinin katildigi muazzam bir miting yapihyor, Vahided-
din le çatigan Veliaht Abdülmecid Efendi de mitingi izliyor. Hatipler
arasmda yine bir kadm vardir; Nakiye Hamm en heyecanh konugmay1
yapiyor:
"Fatih'in, Süleyman'm, Osman'm mezarmi biralup ç1kacak bir erkek
var m1içinizde?!"
Bu, Milli Mücadele'nin en önemli toplumsal hareketlermden Sultanah-
met mitinglerinin dördüncûsüdür ve en
kalabahš1d1L Îlk miting Îzmir'in
iggali üzerine 23 Mayis 1919'da yapilrug, Halide Edip ünlü konugmasun
bu mitingde yapmigt1.¾ Ikinci Sultanahmet mitingi bir hafta sonradr, 30
Mayis'tadit Her ikisine de 100 bin kisi katilmigtir. Üçüncümitingin 30
yap11an
Ekim'de yapild1š1m görmügtük.Meclis'in aç11masimn ertesi günü
dördüncü mitinge 160bin kiqinin katilmasi muazzam bir olaydir
Artik
"bir
millet uyamyor" gerçekten. Izmir'in iggali gibi müthig sar-
miting yapilmamig il yok gibidir.
sici bir faciadan itibaren Anadolu'da
Milli Hareket'in sivil ayaë1 mitinglerle yürüyor, Mustafa Kemal Hav-
za'dan itibaren mitingleri tegvik ediyor. Kadin hareketi geligiyor. Sade-
Halide Edip, Sükilfe Nihal, Naki-
ce Sultanahmet Meydan1'nda konugan
kadmlar degil. Sivas'ta, Er-
ye (Elgün) Hamm gibi okumug, Istanbullu
zurum'da, Bahkesir'de, Kastamonu'da, Konya'da, Edirne'de, Amas-
ya'da, Kayseri'de "Müdafaa-i Vatan Kadm Cemiyeti", "Anadolu Kadmla-
adlarla dernelder kuralmug; bagka
n Müdafaa-i Vatan Cemiyeti" gibi
milliyetçi
birçok ilde, Müdafaa-i Hukuk Kadmlar Subesiaç11nugtir. Bu
erkegin katildigi mi-
ve aktivist okumug kadmlar on bialerce kadin ve
tingler yap1yor, Kuva-yi Milliye'ye yardimlar topluyor, Wilson'a, Lloyd
George'a, Clemenceau'ya protesto telgraflan çekiyor.35
Ingilizler ve Fransizlar yükselen milli dalgay1 görüyorlar. Îzmir'in Yu- "yat19ttn-

nanistan'a verilmeyecegi, Îstanbul'un Türklerde kalacag1 gibi


bir bangi (Sevr olacak
"uygun"
ci" birkaç kararla birlikte, bir an önce
bu) kabul ettirmek için baslalano da artinyorlar. Tabii en çok Ali Riza
Papa hükümetine ve Meclis'e basla yapiyorlar.
17 Ocak 1920 günü 1stanbul'daki Ingiliz, Fransiz ve Italyan Yüksek

için bkz. Halide Edip, a.g.e., sf. 31. Sultanah-


"hitabe"si

34. Halide Edip'in bu muhtegem


cilt 3, sf.763-765.
met mitingleri için bkr. Abdullah Ôzkan,a.g.e.,
eserinde gunü gününe belirt-
35. Bu kadin cemlyetlerini ve mitingleri Zeki Sanhan degerli
migir Kurtulug Savagi Günlügü, ilk üç cilt.
120

Komiserleri, "Kuva-yi Milliye'ye yardim ettikleri için" Harbiye Nazin


Cemal Papa ile Genelkurmay Bagkam Cevat Pa.ya'nm azledilmesini hü-
kümetten istiyor! Üç gün sonra bunun için hükümete ültimatom veri-
yorlarl Cemal Papa durumu Mustafa Kemal Paga'ya bildiriyor. 21
Ocak'ta Cemal Papa ve Cevat Papa mecburen ve "Damat Ferid'e yeni-
den iktidar yolunu açmamak için" istifa ediyor.
Cemal Paga'am yerine yine vatansever Salih Papa atamyor. Mustafa
Kemal'le Amasya Mülakat1'm yapan Bahriye Nazirl Salih Paga...
Mustafa Kemal, Sadrazam Ali Riza Paga'ya ve Harbiye Nazin Cental
Paga'ya gönderdigi telgraflarda yabanci kuvvetlerin baskisiyla bakan
"istiklâlimize
degigtirmenin kargi kati bir tecavüz" oldugunu, ve
"dahile

harice kargi kendi bakamm feda eden bir hükümet" durumuna dügme-
mek gerektigini bildiriyor, direnmelerini istiyor, aksi halde, va-
"vatani

zifesini yapmamaktan sorumlu" olduklanm Ittillete aç1klayacaklanm


belirtlyor.
Meclis'teki Rauf Bey'e, Bekir Sami Bey'e, Cami (Baykurt) Bey'e ve
bütün mebuslara çagnda bulunuyor, Îngilizlerin bu tecavüzünün"Sulh
Konferansi'na, Avrupa milletlerine ve Îslam âlemine ilan edilmesini" ve
Meclis'in Anadolu'ya geçmesini istiyor!
Mustafa Kemal'in Ali Riza Papa hükümetine ve Mebusan Meclisi'ne
kargi temel politikasi, kendi deyimiyle, Istanbul'da "milli

bir kabine-
nin imkânsizligim" göstermek ve "Meclis'in Anadolu'ya geçmesini"
saglamaktir.
Uzaktan etkilemeye çallyt1gl bir Meelis ve hükümet yerine, Anado-
lu'da kendisinin yönetecegi bir Meclis ve hükümet..
Rauf Bey hat1ralarmda "Mustafa Kemal Papa sertlik istiyor" diye ya-
z1yor. Mustafa Kemal, istifa etmeyen Ali R1za Papa hükümetinin Mec-
lis'te dügürülmesini istiyor... Ama Îstanbul'da Rauf Bey ve diger milli-
yetçi mebuslar, hükümet dügürülürse anargi olmasmdan ve baskilan
artan Ingilizlerin de katlas1yla Damat Ferid'in sadrazamhga gelmesin-
den endige ediyorlar. Ali Riza Papa da istifay1 dügünüyor,
ama aym kay-
g11arlavazgeçiyor.
Artan Ingiliz baslosi... Mustafa Kemal'in sertlegen tepkisi...
Iki arada kalan Ali Riza Papa hükümeti... .

Ve bir de Meclis'te liir türlü Mustafa Kemal'in istedigi gibi disiplinh,


aktif bir "Müdafaa-i Hukuk Grubu" kuramayan vatansever milletvekil-
leri... Bunlar "Felah-1 Vatan" adlyla bir grup kuruyorlar, aralarmda
."itti-

fakname" imzahyorlar. Disiplinli, silo, aktivist bir grup degil. 76 üyeleri


"ittifak"a
var. 11 mebus da dahildir ama imza atmanuglardir. Felah-1

36. Prof. Metin Ayigigi,"Kurtulug SavagiSirasinda IstanbulHükümederi ile Kuva-yiMilliye


Arasandaki Munasebeder", Türkler, cik l5, sf.703.
37. Bkr. Nutuk, sf. 243-256; telgraflar \çin bkr. Atatürk'ün Bütün Eserleri, cilt 6,
sf.i 88-205.
i

121

Vatan Grubu'nda Mustafa Kemal'in yalon arkadaylari, Heyet-i Temsili-


ye üyeleri vardir Bagta Rauf Bey olmak üzere, Cemal Paga, Celal (Ba-
yar), Hüsrev Gerede, Kara Vâsif, Bekir Sami, Hüseyin Avni (Ulag), Tu-
nah Hilmi, Adnan Adivar, Bahkesir Kuva-yi Milliye öncülerinden Hacim
Muhiddin, Yunus Nadi (Abahoglu), Hamdullah Suphi, Ismail Fazil Pa-
a, Mazhar Müfit gibi isimler Üye listesinde 88. numarah Numan Efen-
di'nin isminin kargismda su not yaziyor "Sosyalistligi temsil ettiginden,
r en beraber olup, ittifaka resmen dahil degildir."
Felah-1 Vatan'm üyeleri arasmda bir de Yahudi vardir, Istanbul me-
busu Miçon Efendi.
Meclis'in ve Felah-1 Vatan'm bu gevgek manzarasmi Mustafa Ke-
mal'e özel bir mektupla anlatan "Kemalist" Mazhar Müfit diyor ki:

Felah-1Vatan dedigimiz Grup'un gerçekhalinibiliyor musunuz? Bunu


mütecanis (homojen)ve birlik bir grup mu zannediyorsunuz? Herkes bir
havada... Grup'ta saglam bir bag ve Grup'a yalopacak bir intizam yok...
Rauf Bey ne kadar ugragiyor, ne kadar çahgiyor bilseniz. Bugünlerde
hastadir yatlyor, meydanda bir Rauf Bey'i görüyorum..

Rauf Bey, Sivas'ta verdigi söze eksiksiz sadikte camm digine taka-
rak çahg1yor; Îngilizlerin Meclis'i basip kendisini tutuklamalarmi göze
alarak...

"Vatanm fellahlar1"
Meclis açilmigtir, ama kim bagkan seçilecek? Mustafa Kemal kendi-
sinin seçilmesini istlyor. Çünkümilli iradeyi temsil eden ve milli mu-
kadderati elinde bulunduran Heyet-i Temsiliye'nin bagkam, hareketin
lideri odur. Onun seçillnesi, güphesiz, Milli Hareket'e büyük bir siyasi
güç katacaktir.
Ama...
Rauf Bey'in bütün çabalarma ragmen, mebuslarda Ankara'daki Mus-
tafa Kemal'i seçme yönünde kuvvetli bir egilim yok. 26 Ocak'ta Cela-
leddin Arif Bey geçici bagkan seçilecek, 31 Ocak'ta yapilan dördüncü
tur oylamada, Saray'm destekledigi Regad Hikmet Bey, 115 mebustan
65'inin oyunu alarak bagkan seçilecektir.
Mustafa Kemal'in arkadaglari Felah-1 Vatan Grubu'aun kurucu ve
öncüleridir. Ancak Felah-1 Vatän, Îstanbul'daki siyasi gartlar altmda ça-
hgan vatansever bir gruptur. Ali Riza Papa hükümetine yakm duruyor-
lar. Hatta Ali Fuat Cebesoy'a göre, "Ali Riza Papa hükümetinin ruh hali,

38. Skz. Tulay Duran. "Son OsmanliMeclis-i Mebusani'nda Felah-i Vatan ittifaki",BTTD,
Sayi 61, Ekim 1972, sf. 12-21.
39. Mazhar Mûfit, a.g.e., II, sf. 543,
122

imam biraz zay1f olan arkadaylarmuza da sirayet etmigti." Madem Mec-


lis aç11di, hain olmayan bir hükümet de vardi, milletin mukadderati on-
lara birakilmahydi; Ankara'daki Ali Fuat Papa amlarmda böyle yaz1yor.
"bu

SevketSüreyya'ya göre, düpedüz Mustafa Kemal'in kenara itilme-


si" demekti. Hâlbuki grupta ileri gelenler, Mustafa Kemal'in yakm arka-
daglanydi, Heyet-i Temsiliye üyeleriydi. Ilk yola ç1kanlard1. Rauf Bey,
Hüsrev Sami, Mazhar Müfit, Kara Vâsif, Bekir Sami, Rüstem, Hüsrev
Gerede gibi isimler.40
Mustafa Kemal'i Meclis bagkam seçemiyorlar,
Fakat disiplinli bir
grup da kuranuyorlar.
Rauf Bey, 28 Ocak 1920 tarihli raporunda Meclis'teki bu durumu
Mustafa Kemal'e anlat1yor: Mebuslar Mustafa Ï(emal'indiganda Kuva-
yi Milliye'nin bagmda durmasim daha nygun görüyor Îstanbul'daki
"gayri
Meclis'e Ankara'daki Mustafa Kemal'i seçmenin tabii bir vazi-
yet" yaratacagm1 söylüyor... Rauf Bey 29 Ocak'ta çektigi telgrafta bu
tabloyu anlatarak, Mustafa Kemal'in bagkanhk için kendisinin aday
gösterilmesini istemekten vazgeçmesini öneriyor. Meclis bagkam seçil-
"yüksek
mesinin bile mevkiinize nazaran küçük kalacaëru" dügünen
mebuslarm çogunlukta oldugunu, çok büyük saygt gördügünü belirte-
rek de onun gururunu okguyor. Rauf Bey, Mustafa Kemal'in destek bu-
lamadigi için aday olmanug gibi görülmesini de istemiyor. Telgrafmda
"milletm

bagmda Milli Meclis'e nigehban.(gözcü, bekçi) olarak kalmay1


zaten tercih buyurdugunuzu" mebuslara anlattigmi, bunun da pek sa-
mimi tezahürlerle kargilandigim belirtlyor.41
Rauf Bey'in gurur okgaytc1 bu säzleri Mustafa Kemal'i yatigt1rmanug,
aksine çok sinirlendirmigtir. Nasil kizdigmi, yedi yll sonra okudugu
Natuk'taki anlattmmda görüyoruz:

Efendiler, her görügtügümüz zat bizimle fikir ve kanaatte birlegmig


olarak aynlruglardL Fakat Istanbul Meclisi'nde "Müdafaa-i Hukuk Cemi-
yeti Grubu" diye bir grup kuruldugunu igitmedik. Niçin? Evet niçin? Bu-
na bugün cevap isterim!
Çünküefendiler, bu grubu kurmayivicdanborcu, millet borcu bilmek
vaziyet ve kabiliyetinde bulunan (bu) efendiler imansiz idiler... ceb^
(korkak)idiler... cahil idiler. k
imansiz idiler; çünkü milli emellerin ciddiyet ve katlyetine ve emelle-
rin mesnedi olan milli teykilatm saglamligma inanmlyorlardi.
Cebîn (korkak)idiler çünkü milli teykilata olmayi tehlikeli
.mensup

görüyorlardi.
Cahil idiler; çünkü yegâne kurtulug dayanagmm millet oldugunn ve
olacaimi takdir edemiyorlardi. Padigah'a dalkavukluk ederek, ecnebile-

40. SevketSüreyya, a.g.e., 2. cilt, sf. 208-209.


4 I. Rauf Orbay, a.g.e., sf. 3 I7-3 I9.
125

re hog gärünerek, mülayim ve nazik davranarak büyük gayelerin elde


edilebilecegi gafletini gösterlyorlardi.
Bundan bagka, Efendiler; nankör ve bencil idiler... Çirkingururlarmi
tatmin sevdasma dügüyorlardi...

Mustafa Kemal, Natuk'ta bu söyledikleriyle yetinmez, Felah-1 Vatan


"fellah-1
Grubu'ndan bahsederken vatan" (vatanmfellahlan) deyimini
amr, onlan bu gekilde apagilarl Bunun dizgi hatasi oldugunun saml-
masim önlemek için de dipriotta nyanr "L" harfi geddelidir!.. "L" harfi
çifttir yani!42
Yedi yil sonra eleytiriden öteye bu hakaret dolu, öfkeli dili kullana-
cak olan Mustafa Kemal, olay sirasmda duygulanm bastiriyor. Çok si-
nirlendigi halde, Rauf Bey'in mektabuna da 29 Ocak.1920 günü sakin,
rasyonel, biraz da sitemli bir cevap gänderlyor. Rauf Bey'e çektigi ce-
vabi telgrafta, durumu ve gartlan takdir ettigini söylüyor. Aday gösteri-
lip de seçilememek Kuva-yi Milliye'nin zaafi demek olurdu; bunu kabul
ediyor. Ama ince sitemleri de vardir, özetle:

Meclis reisinin illa Istanbul'da olmasi gerekiyorsa, beni seçebilirdi-
niz ben de ardmdan istifa edebilirdim...

Bagkan olmak istememdeki amacun, milli bir ayaklanmada, "Mec-
lis Bagkam" sifatma da sahip olarak maddi ve manevi bütün kuvvetleri
seferber etmekti...
Bakanlarm cebren dügürülmesi, mebuslarm tutuklanmasi ve Ku-

va-yi Milliye'ye gösterilen dügmanhklardan anlagihyor ki, Meclis'in fes-


hi yakmdir; böyle losa süreli bir Meclis'e Hareket'in lideri bagkan seçi-
lebilirdi...
Eger yapilan bu isabetsizlikten dolay1 bir noksan meydana gelirse

bunun mesuliyeti bu hataylyapanlara aittir.


"müstagni"

Benim mevkiler, makamlar konusunda ne kadar oldu-
gumu söylememe hacet yoktu...43
Mustafa Kemal, Talat Paga'ya 1921 Subatay1 içinde yazdigi mektup-
ta da Felah-1 Vatan Grubu'na sahip ç1kiyor

Meclis'te seksenden fazIa mebustan olugan Felah-i Vatan adi altmda


çogunluk grubu vücuda getirdik; bu grup seçilen dokuz kipilik bir idare
heyeti tarafmdan yönetiliyor. Heyet-i Temsiliye üyesi olan mebus arka-
daglari tamamen Meclis'e gönderdim... Ben de mebusum. Fakat genel
kuvvetleri muhafaza ve olumsuz ihtimaller kargismda serbest sevk ve
idare edebilmek için Îstanbul'a gitmedim... $imdilik Ankara'y1 merkez
i

42. Nutuk, sf. 24 l.


*
Müstagni: gönlü tok; çok istek olmayan.
43. Tam metin için bkz. Nutuk Vesika 23l. Maclis Bagkanligi konusunda Atatürk'ün an-
lattiklari için bkz. Nutuk sf. 249 vd, Rauf Orbay, a.g.e., sf. 317 vd.
124

seçtim. Hem Kuva-yi Milliye hem de yönetimindeki delegelerimiz vasita-


siyla grup (Felah-1 Vatan) ile irtibat ve münasebetteyim.44

Meclis Istanbul'da çahymalarma devam ediyor. Bu son Osmanh Me-


busan Meclisi'nin en gerefli igi, Misak-1 Milli'yi kabul ve ilan etmek ola-
caktir. Zaten bagka bir gey yapmayacak, Misak-1 Milli'ye sinirlenen În-
gilizler Meclis'i basip dagitacak, böylece Meclis'i Ankara'da açmanm
zemini olugacaktir.

Misak-i Milli
Milli Mücadele tarihimizin ve bugünkü var11$umz en önemli temelle-
rinden biri olan Misak-1 Milli metninin kimin kaleminden çiktigi tam
belli degildir. Atatürk Nutuk'ta "Misak-1Milli ad1 verilen programm ilk
müsveddeleri bir fikir vermek üzere kaleme almdi, 1stanbul Mecli-
si'nde de bu ilkeler gerçekten toplu bir gekilde yazilmigt1r ve tespit
olunmugtur" diyerek edilgen cümlelerle anlatu, isim veya komisyon-
dan bahsetme2.
"ilk
Esaslari Sivas Kongresi'nde olugan Misak-1 Milli'nin müsvedde-
leri"nin Ankara'da hazirlandigi ve Hüsrev Gerede tarafmdan Istanbul'a
götürülüp Rauf Bey'e verildigi biliniyor. Rauf Orbay, Hüsrev Gerede,
Mazhar Müfit, Yusuf Kemal (Tengirgek) gibi isimlerin anlattiklarmi bir-
"bir
legtirdigimizde, Mustafa Kemal'in Ankara'dan gönderdigi fikir ver-
mek üzere kaleme almnug ilk müsveddeler"in ve Mebusan Meclisi'nde
birbirine benzeyen çegitli taslaklarm bir komisyonda birlegtirilerek ni-
hai metnin yaz11dig1 anlaç1hyor.E
"ce-
Son Osmanh. Mebusan Meclisi'nin ve Felah-1 Vatan Grubu'nun
sur ve kahramanca" bir iglemi olan Misak-1Milli, Meclis'in 28 Ocak'taki
gizli oturumunda okunup benimsendikten sonra, 17§ubat 1920 günün-
de, Edirne Mebusu Seref Bey'in verdigi bir önerge ile Mebusan Mecli-
si'nde görügülüyor. SerefBey'in konugmasmdan sonra Misak-1 Milli oy-
"bütün
birligiile kabul ediliyor. 18 Subat'ta cihana" ilan ediliyor.
TBMM tarafmdan da kabul edilerek bagunsiz Türkiye'nin en önemli
',

siyasi ve hukuki dayanagru olugturan Misak-i Milli (yahutAhd-i Mil


Milli Yemin) alti maddelik bir bildiridir.
Ilk olarak Türkiye'nin sm1rlar1 tespit ediliyor.

Birinci maddeye göre, Mondros Mütarekesi'nin imzalandigi 30
Ekim 1918 günü belirlenen "Mütareke hatti"nm dahil ve haricinde, din,
irfan ve emel itibanyla birlegmig ve birbirine kargilikh hürmet ve feda-

44. Emel Akal, Mustafa Kemal ittihat Terakki ve Bolgevizm, TÜSTV, Türkiye Sos-
yal Tarih ve Araµirma Vakfi, Istanbul,2002, sf. 259.
45. Doç. Dr. Mesut Aydin, "Yeni Türk Devieti ve Mlsak-i Milli", Türkler, cilt 16, Yeni
Turkiye Yayinlari, 2002, sf. 57-70.
125

kârhk hissiyatiyla dolu, irkî ve toplumsal haklan ile çevre çartlan ta-
mamen uyumlu Osmanh Islam ço§unlugunun yerlegik bulundugu top-
raklann tamami hiçbir gekilde bölünemez! Arap çogunlugun yagadigt
yerlerin
ve Mütareke sirasinda dügman ordularm iggali altmda bulunan
gelecegi ise oralann ahalisinin verecegi oylarla belirlenecektir.
Bu madde ile Musul, Kerkük ve Süleymaniye'yi içine alan bir Türki-
Meclis'te yapacag1 ko-
y suurlan çiziliyor. Mustafa Kemal Ankara'da,
n gmalarda Musul, Kerkük ve Süleymaniye'nin Misak-1 Milli'ye dahil
oldugunu defalarca söyleyecektir.
Ülkenin nüfusu "Osmanh Islam çogunlugu" olarak adlandirihyor,
"Türk milleti" terimi henüz siyasi olarak kullamhmyor. "üç
• Ahalisi serbest oyla anavatana katilung olan vilayet"te, Kars,
Ardahan ve Batum'da gerekirse tekrar genel oylama yapilabilir.

Batt Trakya'nm gelecegi, sakinlerinin tam bir hürriyet içinde be-
yan edecekleri oylarla belirlenmelidir. Islam Hilafeti'nin
merkezi ve
Osmanh devletinin bagkenti olan Istanbul gehri ile Marmara Denizi'nin
güvenligi her türlü sakmcadan uzak olmahdir. Bu esaslara uygun ol-
mak kaydlyla, Bogamlar'm dünya ticaretine ve tagimac1hga aç1lmasi
hakkmda bizimle birlikte alakadar devletler karar verecektir.
• Azmhk haklan civar memleketlerdeki Müslüman ahalinin de aym
hukuktan istifade etmeleri güvencesiyle, tarafumzdan teyit ve temin
edilecektir.

Milli ve iktisadi geligmemizin mümkün olmasi ve daha asri ve
muntazam bir idare ile igleri yürütebilmemiz için, her devlet gibi bizim
de geligme araçlarumzm temininde tam bagimsizhga ve serbestiye sa-
hip olmanuz, hayat ve bekamizm esas temelidir. Bu sebeple siyasi, mil-
li, adli, mali ve diger geligmemizi engelleyici kay1tlara karyty1z. Borçla-
nruzm ödenme eartlarrdabu esaslara aylan olmayacaktir.46
Misak-1Milli'nin kabul ve ilan edilipinin ertesi günü Sadrazam Ali Riza
Papa ile 1çiglerive Bahriye Nazirlan Meclis'te Felah-i Vatan Grubuhu zi-
yaret ediyor. Sadrazam bilhassa Kuva-yi Milliyehin ikinci bir hükümet
gibi gözükmesinden gikâyetçidir. Maray'ta Sütgü Imam'Ia Fransiz iggal
kuvvetlerine kargi baglayan "Milli Hareket'in daha ileri uzatilmayarak
durdurulmast ile intizam ve asayigin temini lüzumundan" falan bahsedi-
yor! Rauf Bey, ki Sadrazam durumu lay11a ile kavrayabilecek ma-
"yazik

hiyette degildi, pek uzun ve asabi bir gekilde devam eden konugmalann-
dan sezildigine göre, padigah hükümete pek hâkimdir." diye dügünüyor
ve Mustafa Kemal'e gönderdigi gizli telgrafta göyle diyor:

Ali Riza Papa kabinesi, umdugumuz ve bekledigimiz salabeti (daya-


mkhhgi) gösterememig, gerek mahiyetini anlayamadan fazla çekindigi

46. Misak-i Milli rnetni ve IIgillbelgeler için bkx. Atatürk'ün Bütun liserleri, ciit 6, sf.
159-162,
126

Padigah'a ve gerekse her istediklerini yerine getirmekten kendini alama-


digi Îtilaf Devletleri'ne hog görünmek için yalpalay1p durmaktan bütün
gayretimize ragmen kurtulamamigtL Bu durumda mevkiini artik daha
fazla muhafaza etmesi imldinsizdi...47

Hükümet çöküyor
Ali R1za Papa hükümeti Îngilizlere karyl yeterince direnemlyor, Ingi-
lizler vatansever Cemal Papa ile Cevat Paga'yl istifaya mecbur etmekle
yetinmiyor, Kuva-yi Milliye'nin askerî hareketlerinin durdurulmasi için
Ali R1za Papa hükümetine baski yaplyor. Bugun karg1himda Istan-
bul'un Türklere birakilacagnu söylüyorlar
Londra'da 3 Mart'ta yap11an Îtilaf Devletleri digigleri bakanlart top-
lantismda Bagbakan Llyod George izledikleri politikayl özetliyor:
"Sultan'a diyoruz ki, biz bütün etleri ahyoruz,.sen de birkaç kemikle
yetin!"
Fransiz Digigleri Bakam Cambon da göyle kargillk veriyor:

ÏÏk adim olarak milli liderleri Sultan'a tutuklatt1rahm, o yapmazsa biz


tutuklayahm. Türkler, bütün Dogulular gibi, yumugak davramhrsa küs-
tahlagir!"
Ve toplantida Istanbul'un resmen iggal edilmesini, Türkiye'ye 50-60
bin kigilik ilave iggal kuvveti gönderilmesini konuguyorlar?

Türkiye'ye Îtilaf Devletleri'nin kendileri bu kadar kuvvet göndere-


meyecekler, ama Tunanistan'i Ege íçlerine süreceklerdir. Bu sirada bir
yandan Itilaf Devletleri Kuva-y1Milliye birliklerinin Ege'de bulundukla-
ri yerden 3 mil içeriye, "Milne hatti"na çekilmesi için Istanbul hüküme-
tine baski yap1yorlar, öbür yandan Yunanhlar Izmir'e devamh yeni as-
kerî birlikler, askerî nakliye araçlari ve cephane sevk ediyorlar! Belli ki
bir taarruza hazirlamyor, üstelik Gölcük Yaylast ile Bozdag'1 iggal edi-
yorlar! Ali R1za Papa ne Îngilizlere karg1 direnebilir ne Kuva-yi Milli-
ye'ye söz geçirebilir! Çaresiz, 3 Mart'ta istifa ediyor?
"megru
Ali Riza Pa.ya, Vahideddin'e sundugu istifasmda, olan mil ;

emellerimizin saglanmas1 ve barig yapilmasmm gecikmesi" kargmda


halkm galeyana geldigini, hükümetin bunu yatigtirmaya ve Avrupa'da
"katli-
lehimize ortaya ç1kan egilimlerden yararlanmaya çahytigim, ama
am misillû yalanlarla" her gün içiglerimize müdahale edildigini anlati-
yor. Kuva-yi Milliye'ye Yunan hatlarmdan üç kilometre içeriye dogru

47. Rauf Orbay, a.g.e., sf. 332.


48. Zeki Sanhan, a.g.e., ll, sf. 406.
49. Nutuk, sf. 263-365; Selahattin Tansel, a.g.e., 111,sf.35.
127

çekilmesi için basla yap1hrken, Yunanhlarm Gölcük Yaylasi ve Boz-


dag'i iggal ettigini, "Osmanh milletinin Izmir'in tahliyesini bekledigi si-
rada" bu iggalin yeni bir tecavür oldugunu belirtiyor. "Adalet haklarma
ve akil ve hikmete tamamen aykir1 bu tecavüz kargismda istifa zorun-
luluguyla karg1 karg1ya kaldiklanm" vurguluyor.
Milliyetçilerde büyük tedirginlik! Ya Ingilizler yine Damat Ferid'i
drazam yaparsa!
Böyle bir ihtimali gözeten Rauf Bey, Felah-1 Vatan Grubu'nu toplu-
yor, Kuva-yi Milliye'ye karg1 bir kimseyi sadrazam yapmamasi için pa-
digahi uyarmaya karar veriyorlar. Meclis Bagkam Celaleddin Arif
Bey'in bagkanligmda bir heyet saraya gidiyor, ama bagka randevulari-
"bagkâtip"

mn oldugunu belirten Vahideddin, (diyelimgenel sekreter)


ile görügmelerini söylüyor! Celaleddin Arif Bey bagkâtibe padigahm
"Meclis çogunlugunun iradesine aykin bir ismi sadrazam yapmamas1-
m" istediklerini anlattyor. Bagkâtip padigahm yanma giriyor ve bir süre
sonra digan ç1karak padigahm sözlerini aktanyor "Durumun farlanda-
y1m... Hâl ve vaziyetin icabma göre birisine yeni hükümeti kurma göre-
vini verecegim..."
Yeni sadrazam, Salih Papa olacaktir. Amasya'da Mustafa Kemal'le
rügen Harbiye Nazin Salih Papa...
Ama yeni hükümette Meclis'ten tek kigi yok! Bütün kabine digan-
dan, padigahm tercih ettigiisimlerden oluguyor!
Skandal! Mebusan Meclisi'ni hiç durumuna indirmektir bul
Rauf Bey hatiralannda göyle yaz1yor

Bu kabinenin kuruluguyla, Mebusan Meclisi'nin de ömrü losalmaya


bagladi. Biz de grup halinde bu duruma seyirci kalmay1 tercih etmigtik.
artik
Çünküasil gaye olan Milli Hükümet'in bir an evvel kurulmasi için
lasa sürmesi lazundi. Padigah, Istanbul'daki ltilaf Devletleri temsilcileri-
nin gittikçe daha fazla zebunu oluyordu.50

Îngilizlerle Vahideddin'in Mebusan Meclisi'ni bu gekilde s1firlamasi,


Ankara'da Meclis'in kurulmasmm yolunu aç1yordu; paradoksal olarak.
Mustafa Kemal bir yandan mebuslan dik durmaya çaginyor; igte 4
Mart tarihli telgrafmdaki gu cümleleri:

Millet ve vatanmuzm istiklâlini temini hususunda her fedakârhga


amade bulunan milletimizin mukaddes heyecamm ancak milletin tam iti-
madm1haiz bir hükümetin baça getirilmesi tatmin edebilir. Bütün millet,
bu tarihî günlerde, milli iradenin mutlak vekâletine sahip bulunan me-
buslann kesin karanm sabirsizhkla beklemektedir...51
|

50. Rauf Orbay, Cehennem Degirmeni, sf. 335.

5 I. Nutuk, sf. 265.


128

Öbür yandan artik padigaha adeta ültimatom veriyor "Kullari Mus-


tafa Kemal, ubudiyet, hâkipâyirte yüz sürmek" gibi o zaman bile agm
say11mas1 gereken kavramlar yoktur arak. Padigaha hitap için kullazu-
lan resmî terimlerle yetinen ve bunlari eskisi kadar vurgulamayan telg-
rafmda padigaha gözdagi verlyor:

Dahilî ve haricî bin türlü ihtiraslarm galeyamyla sükûn ve selameti


tehdit altmda bulunan memleketimizin, milli vicdam tatmin etmeyecek
bir kabine reisine hiçbir dakika tahammül edemeyecegini ve Allah koru-
sun, böyle bir halin vukuu Devlet-i Osmaniye tarihinde görülmemig elîm
hadiselere sebep olacagru atabe-i seniye-i hazret-i gehriyarilerine arz et-
. meyi bir hamiyet vazifesi sayanz.52

Rauf Bey'in istihbaratma göre padigah ve lygilizler Kuva-yi Milli-


ye'nin bu tepkilerini "bozgun" igaretleri olarak görüyorlar ve darbeyi
indirme zamamnm gelmekte oldugunu dügünüyorlar! Darbe, Meclis'i
basip kapatmak, Meclis'teki fleri gelen milliyetçileri tutuklamak!
Tabii bagta Rauf Bey'i...
Aym istihbarati Mustafa Kemal de alnugtir. Rauf Bey'e gizli bir telg-
raf çekerek, derhal Istanbul'dan ç11apAnkara'ya gelmesini istiyor, ge-
"milli
reken paray1 tegkilat" saglayacaktir. Bagta Halide Edip Ve kocasi
Dr. Adnan olmak üzere birçok tanmmig ve önemli kigíyi gizlice Anado-
lu'ya gönderen Rauf Bey için, bu çok kolaydir. Ama kaçnnyor, Îstan-
bul'da kahyor. "Felah-1 Vatan Grubu'nu tegkileden arkadaylarm hepsi,
buraya bize, daha dogrusu bana inanarak gelmiglerdi, Ankara'ya kaçt1-
im takdirde gimdi de kaç1p gitti derler" diye dügünüyor; Meclis'in dik
durmasi gerektigine inamyor. "Anadolu'ya gidince bir orduya kumanda
etmeyecegini" Istanbul'da Meclis'te daha etkili igler yapabilecegini dü-
günüyor. "IngilizlerinMeclis'i basmalarmi saglamak için burada kalaca-
im"
diye karar veriyor. Çünküo zaman Meclis'i Ankara'da açmak
mümkün olacaktir 53

Meclis'te ingiliz süngüleri


16 Mart 1920... istanbul'un ikinci defa ve kesin iggali... 13 Kasim
"askerî
1918'den beri Istanbul zaten itilaf Devletleri'nin denetim"i altm-
"resmen
dayd1. Simdiyeni kuvvetlerle iggal" ediliyor.
Iggal'in üç temel sebebi vardir: Biri geligen Kuva-yi Milliye'ye gözda-
gi vermek, yildirmak... Öbürüyaymlanan Misak-i Milli'nin Îtilaf Devlet-
1eri'nde yarattigi tedirginlik.
Bir sebep daha vardir: Maray'ta Sütçü Imam'm hareketlyle baglayan

52. Nutuk, sf. 266.


53. Rauf Orbay, a.g.e., sf. 334-340.
I
i

129

Milli Hareket'in ba.yariya ulagmasi! Urfa'da, Antep'te, Adana'da ve he-


mën her yerde geligmekte olan mahalli nitelikli Milli Hareketlere Ma-
rag zaferinin büyük moral ve cesaret vermesi.
Lloyd George, Türklerin Marag zaferi üzerinedir ki, 5 Mart'ta Londra
Konferans1'nda Istanbul'un (tekrar) iggalini teklif ediyor:

Yunan askerleriyle birlikte 160 bin askerimiz var; Türlderin ise 80 bin.
ki askerimiz bir Türk askerini yenemezse bu Konferansi durdurup Türk-
Ierin bütün istegini kabul edelim!..

Lloyd George'un bu konugmasiyla baglayan müzakerelerde itilaf


Devletleri Istanbul'un iggal edilmesine, pimdilik Mebusan Meclisi'nin
aç1k birakumasma, ama milliyetçi liderlerin tutuklanmasma, sivil bü-
rokrasiye el konulmamasma, ama Harbiye Nezareti'ne, polise ve
PTT'ye el konulmasma, Mustafa Kemal'i ve Milli Hareket'i guçlayan bir
bildirinin Salih Paya hükümetine yaymlattmlmasma karar verlyorlar.
Peki, Kuva-yi Milliye Istanbul'un iggaline Anadolu'da bir askerî hare-
kâtla kargihk verirse?! Venizelos cevap veriyor: "Bir iki Yunan tümeni
onlan ezmeye yeter!"54
Ve Îstanbul 16 Mart'ta yeniden ve resmen iggal edilecek, Salih Papa
üzerindeki baskdar attacakto Iggalciler Salih Pagahükümetinin derhal
Mustafa Kemal'i ve Milli Hareket'i suçlayan bir açiklama yapmasm1, si-
lahh milli direniglerin derhal durdurulmasun ve "Hiristiyan azmhklara
saldmlann" sona erdirilmesini istiyorlar! Devam ederse, iggalden daha
sert tedbirler alacaklarmi säylüyorlarl..
Salih Paga, cevabmda Îstanbul'da asayigin tam oldugunu, ülke gene-
linde azmhklara kargi hiçbir saldiri olmadigim söylüyor, ültimatomu
reddediyor, iggal kararna protesto ediyor. Iggal kuvvetIeri Sadrazam Sa-
lih Paga'ya yaklagik bir ay süreyle "Mustafa Kemal'i ve Milli Hareket'i
bir bildiri ile suçlu ilan edeceksin" diye sürekli basla yaplyorlar, Salíh
Papa boyun egmiyor, 2.Nisan'da çaresiz istifa ediyor. Salih Papa, "Ana-
dolu Harekâtt'na zaman kazandirmak için" o güne kadar istifa etmeye-
rek baslalara direnmigti.55
Îstanbul'daki Ingiliz Yüksek Komiseri Amiral J. de Robeck, Lond-
ra'ya gönderdigi raporda, Salih Paga'nm Mustafa Kemal'i ve Milli Hare-
ket'i suç1amasi için yap11an baslalara bu kadar direnmesindeki niyeti-
"iktidara

nm yapigmak ve milliyetçilere zaman kazandirmak ve hepsin-


den önemlisi, milliyetçilere dügman bir hükümetin baça geçmesini ön-
lemek" oldugunu belirtiyor.56

ingiliz Belgelednde
54. Bilal §imgir, Atatürk, I, belgeler no: 145-150, 153-l56, sf.
429-452, 460-464,
55. Zeki Sarihan, a.g.e., ll, sf. 465.
ÊngilizBelgelerinde
56. Bilal Simgir, Atatürk, 1,belge no. 162, sf. 469.
130

Milliyetçilere dügman hükümet deyince tabii ilk akla gelen, Damat


Ferid'dir! Bunu önlemek için Mebusan Meclisi'nden Hüseyin Kâzun
Kadri ve Vecdi beyler padigaha çilayorlar ve padigahm gu cevabi ile
karg11a.91yorlar:

Ben istersem Rum patrigini de Ermeni patrigini de hahambaquu da


sadrazam yaparim.57

Ve iggal altmdaki Istanbul'da 5 Nisan'da Damat Ferid 4. defa sadra-


zamhga getiriliyor!

Istanbul'un iggali
Îçgal, 15-16 Mart sabaha kar 1, saat 05.00 sularmda ba.glam14tir...
semtindeki karakol binasi 10. Kafkas Tümeni'nin karar-
Sehzadeba.¶1
gâtudir 64 asker uyuyor. Otomobillerle geleri Ingilialer hazirhksiz nö-
betçiyi geçerek içeri giriyor ve uyuyan askerlere ateg aç1yor. Dört ge-
hit, çok say1da yarah: $ehitlerZileli Abdullah Çavug,Regadiyeli Meh-
met Onba.91ve erlerden Sehirlaglah Ömerile Bahkesirli Nasuh... Çok
sayida yarah...
Padigahm çagrisi üzerine, Rauf Bey, Meclis Bagkan ve vekillerini
alarak padigaha gitmeye karar verlyor.
Bagkan vekilleri Bahkesir Mebusu Abdülaziz Mecdi Efendi ile Kon-
ya Mebusu Vehbi Efendi'yi buluyor, onlarla saraya gidiyor. Bu ikisi de
sarikh din âlimidir.

magrur,
Giderken.yollarda, sagda solda, cihana hükmedermig gibi
dimdik duran süngülü dügman askerlerini gördükçe yüregimiz sizlaya-

rak, sesimiz kisilmiqçasma susuyorduk... Ama benim ve arkadaylarmun


ümidi ve imatu sarsilmig degildi...

Rauf Bey ve arkadaglanm soguk bir gekilde kargilayan Vahideddin,


Îngilizlerikastederek diyor ki:

Bu adamlar her geyi yaparlar. Yaptiklan bu kadarla da kalmaz. Da a


fazlasml yapmaya da cüret edebilirler. Onun için Meclis'teki konugmala-
runza dikkat edin.

Rauf Bey'den önce Vehbi Hoca atihyor:

Ne yapsalar milleti yildiramazlar. Millet Hilafet ve Saltanat'a sadiktir.


Memleketin kurtanlmas1 için çahgiyoruz...

57. Türkgeldi'den aktaran Zeki 5arihan, a.g.e., ll, sf. 434-435.


131

Mecdi Efendi:

Bu kâfirlerin zoru Anadolu'ya geçmek! Memleketin selametiiçin Ana-


dolukun atildigi mücadele mutlaka muvaffak olacaktir!

her geyi yapar" deyip du-


"bunlar

Vahideddin cevaben Ingilizler için

Bey söze giriyor, Misak i Milli'yi anlatiyor ve uyarlyor:

Milletin sizden istedigi Meclis karari olmadan herhangi bir milletlera-


rasi-vesikayi imzalamamaktir. Aksi takdirde istikbali çok karanhk görü-
yoruz. O kadar ki, alubetin ne olacagi gimdiden kestirilemez!

ayaga
Bu sözlerdeki anlami çok iyi sezen Vahideddin sinirleniyor,
kalloyor, gözlermi Rauf Bey'e dikiyor:

Rauf Bey! Bir millet var, kojun sürüsü... Buna bir çoban lazim. O da
benim!

Artik padigahla görügülecek bir gey kalmanugti, Rauf Bey ve Hoca


efendiler ç11ap Meclis'e dönüyorlar.58
Îngiliz askerleri Meclis'i kugatmigt1r. Îçeride Felah-1 Vatan Grubu
toplanti halinde. Anadolu'da ihtlyaç oldugu gerekçesiyle Rauf ve Kara
Vâsif beylerin kaçmasi için israr ediyorlar. Hay1r, onlar bunu kabul et-
miyor. Mecdi Efendi padigahla yapt1klar1 görügmeyi anlatlyor, "Padiga-
hm Meclis'e selam göndermesi bir teamül oldugu halde, selam denil,
azar gördük" diyor. Akgama dogru süngülü Ingiliz askerleri
toplanti ha-
lindeki Mebusan Meclisi'ne girlyor. Tutuhlayacaklari isimler· Rauf Bey
ve Kara Vâsif Bey!
Mebuslar
"teslim
etmeyiz" diye itiraz ediyorlar. Rauf Bey gatt kogu-
aldignuza dair tutanak imzalaya-
yor "Beni toplanti salohundan zorla
caksuuzl"
Tutanag1 imzahyorlar! "Demokrasinin ve parlamentonun begigi" In-
giltere'nin askerleri, parlamentoda zorla milletvekili tutukluyor; tuta-
nakla tarihe geçiyor bu utanç! Rauf ve Kara Vâsif beyleri askerÎ araca
bindirip götüräyorlar.
Niye öncelikle bu ikisi? Rauf Bey Meclis'te ve Istanbul'da Kuva-y1
Milliye'nin temsilcisi, Türkiye'de o s1rada Mustafa Kemal'den sonraki
ikinci isim... Kara Vâsif Bey ise, Karakol Cemiyeti'nin Baykam, Anka-
ra'ya gizli silah sevkiyatmm ve Istanbul'daki milliyetçi yeralt1 tegkilat-
larnun bir numarah ismi.
Ingilizler iki kigiyi daha tutukIuyor: Misak-1 Milli'yi Meclis kürsüsün-
58. Rauf Orbay, a.g.e.,sf. 340-345.
132

de okuyan Edirne Mebusu SerefBey ve Osmanh Mesai Firkasi'ndan Is-


"sosyalist"
tanbul Mebusu seçilmig olan Felah-1 Vatanci Numan Usta!
Rauf Bey, olacaklari öneeden ögrenmig, buna ragmen kaçmamigt1.
Yapt1gi, kahramanhktir. Sivas'ta verdigi sözü yerine getirmigtir.
Bagka bir Ingiliz birligi Cemal Paga'nm evini bas1yor. Ingilízlerin
basloslyla Harbiye Naz1rhäl'ndan istifa etmig olan Cemal Paga'nm gi-
yimnesine bile müsaade etmeden yatak loyafetiyle ahp götürüyoriar.
Aym gekilde, yine Îngilizlerin baslas1yla Genelkurmay Bagkanhgi'ndan
istifa eden Cevat Paga'y1 tutukluyorlar.
Harbiye Nezareti'ni basiyorlar. Nazir (Bakan) Fevzi ÇakmakPa-
ga'nm odasma silahh askerler giriyor, bakanhkta arama yap1yorlar, ev-
raklan dagitlyorlar. Posta merkezlerine el koyuyorlar. 1stanbul'un belli
bagh yerlerine, yol kavgaklarma, meydanlara toplar ve süngülü asker-
ler yerlegtiriyorlar...
On gün içinde tutuklananlar arasmda Süleyman Nazif, Ebuzziyazade
Velid, Aka Gündüz, Ahmet Emin Yalman gibi aydmlar, gazeteciler de
vardir. Rauf Bey, Kara Vâsif Bey, Cemal ve Cevad pagalar dahil, tutuk-
lananlar Malta'ya sürgüne gönderilecektir. Bu dördüncü parti "Malta
Sürgünleri" idi. Kasim 1918'den baglayarak Îtilaf Devletleri 200'e yakm
Türk devlet adamru, komutan ve aydnu Malta Adasi'na sürgün gönder-
miglerdir. Harbiye Nazm Fevzi (Çakmak) Papa yaymladig1 bildiride ip-
galin Mütareke hükümlerine aykm olmadigru belirtiyor, Kuva-yi Milli-
"sergerde"
ye'yi diye suçluyor, devletin ç1karlarma zarar verdiklerini
iddia ediyor! Fevzi Paya ile Milli Hareket arasindaki sogukluk kisa sü-
rede giderilecektir. Fevzi Papa Anadolu'ya önemli miktarda silah sevk
ettiren Harbiye Nazirlarmdan ve Genelkurmay Bagkanlanndan biridir.

Atatürk'ün suçlamalan
Atatürk 192Tde okudugu Natuk'ta Rauf Bey'i ve Kara Vâsif Bey'i
kaçmay1p Ingilizler tarafmdan tutuklandiklan için suçluyor. Rauf Bey'i
iggalden önce Ankara'ya çagirdigm1 hatirlatlyor, onun gelmedigine dik-
kat çekiyor. "Hatta Ankara'ya gelmeye muvafakat etmeyip Ïngilizlere
teslim olmayi ve Malta'ya gitmeyi tercih etmelerindeki sebep ve maz
retin cidden incelemeye deger oldugunu" söylüyor! Atatürk'e göre, Ra-
uf Bey, Türkiye'nin gelecegini güpheli, karanhk ve tehlikeli görerek
"herhangi

bir zindanda bir müddet kalmak üzere dügmana arz-i teslimi-


yeti tercih" etmig olabilir! Atatürk, Matuk'ta Rauf Bey hakkmda zihin-
lere bu güpheyi attiktan sonra, böyle agir bir yarg1ya varmak istemedi-
ginide söyler! Zaten Rauf Bey ve arkadaylarna Malta'dan kurtarmak
için her zaman kendisinin tegebbüste bulundugunu beurtir.59
Metuk'taki bu anlatunda özellikle Rauf Bey'i hedef aldigi belli olan agir

59. Nutuk, sf. 274.


133

bir suçlama vardir ve Atatürk'ün bunu siyasi maksatla yaptigi aç1ktir. Nu-
tuk 192Tde okunmuytur ve o zaman Rauf Bey, Gazi'nin muhalifi olarak
Istiklâl Mahkemesi'nde mahkûm edilmig, yurtdigmda yagamak zorunda
kalnugtir. Atatürk Natuk'ta bagka yerlerde de Rauf Bey'e agir suçlamalar
yöneltir. Abdi Ipekçi'ye konuyan Ismet Inönü, Atatürk'ün Rauf Bey'e yö-
nelik bu suçlamalan 1920'lerin lazgmhš1yla yaptigim, sonraki bir tarihte
konugmug olsaydi bu suçlamalan yapmayacagiru söylemigtir
Inönü hakhdir. Rauf Bey Anadolu'da hiçbir umut igigi yokken Îsk
bul'daki görevinden istifa ederek Mustafa Kemal'in yamndaki ikinci
"ilk

adam olarak mücadeleye attlmig begler"den biri olma gerefine sahip


bir isim degil miydi? SimdiMilli Hareket bu kadar güçlenmigken Anado-
lu'ya kaçmaktan iteden korkup kendini Ingilizleretutuklattirsm?!
Rauf Bey'le Kara, Vâsif'm adeta kendilerini tutuklattirmalan ile Me-
busan Meclis'i iglevini yitiriyor. 18 Mart'ta Mebuslar Ingilizbaskuuni ve
Rauf Bey'le Kara Vâsif Bey'in tutuklanmasm1 protesto ederek Mebusan
Meclisi'ni tatile sokuyor, flilen kapat1yorlar! Aym gün Vahideddin Mec-
lis'i resmen feshedip kapisma lëilit vurduruyor! Hemen ertesi gün, 19
"fevkalade
Mart'ta Mustafa Kemal salahiyete sahip bir Meclis"in Anka-
ra'da açilmast için genelge yaymhyor!
Rauf Bey'in kendini tutuklattirmasi bu ortanu hazirlanugtir!
Görülüyor ki, Felah-1 Vatan Grubu ne kadar gevgek yapili da olsa, ië-
gal altmda Misak-1 Milli'yi yaymlamak gibi gerefli bir görevi yapmig, Rauf
Bey ve Kara Vâsif Bey'in bilerek kendilerinin tutuklanmalarma yol aç-
malan da Mebusan Meclis'inin sonunu getirmig, TBMM'nin kurulugunun
siyasi zeminini hazirlam14tir. Popüler tarihçi Cemal Kutay'm yazdig1 gibi,
"olaym
kahramam da bu gaye ile 1stanbul'a gelen Hüseyin Rauf Bey'dir;
Hamidiye kahramaru, Milli Mücadele Bagvekili Rauf Orbay..."60
"iggale

Mebusan Meclisi üyesi Yunus Nadi, anilarmda, Meclis'te rag-


men Meclis'in devam edebilétegi zihaiyetinde bulunanlarm çogunlukta
oldugunu" belirtlyor, Rauf Bey'in, kaç1p kurtulmasim telkin edenlere
u cevab1verdigim yazlyör

Karanmiz karar. Ancak biz hadisenin bu kadarim kâfi görerek savu-


gursak Meclis'in alt tarafi panik yaparak dagihr gider. Ben istiyorum ki
Meclis dagilmasm, fakat dagitilsm... Bunu bilhassa kendim íçin vazife
görüyorum...61

Zaten Rauf Bey'in Sivas Kongresihde ifade ettigi amaci, Îstanbul


Meclisi'ni dagittiracak bir eylem yaparak Ankara Meelisi'nin yolunu aç-
makti; tutuklanarak bunu bagarrugttr

"istanbul

60. Cemal Kutay, Bilinmeyen Tarihirniz, 3. Idtap, Istartbul 1974, Mebuslar


Meclisi'nin Son Sekiz 5aatl", sf. 235-252.
6 I. Yunus Nadi, Kurtulug Savags Arulari, Çagda;Yayrnlari,istanbul, 1978, sf. 179-180.
154

Yunus Nadi, Atatürk'ün en yakmmdaki, en sad1k isimlerden biridir.


Rauf Bey'i aklamak gibi bir dügünceyle yalan yaznny olamaz.
Merhum Prof. Tank Zafer Tunaya, Meclis'te Mustafa Kemal'in istedi-
gi gibi disiplinli bir Müdafaa-i Hukuk Grubu'nun kurulamay1pmm se-
beplerini anlatirken, mebuslarda "Îttihat ve Terakki tahakkiimü" kayg1-
smm bulundugunu, Ankara'nm "Selanik"e, yani Ittihat ve Terakki'nin
Merkez-i Umumi'sine benzeyecegi kaygismm rol oynadigmi, bu durum-
"telifçi
da bir faaliyetle" Felah-1 Vatan Grubu'nun kuruldugunu anlatir:

Felah-i Vatan Grubu'nun bütün gayesi, Erzurum ve Sivas kararlarinm


Meclis'e mal edilmesini saglamak olmuy ve bu husus bagan ile gerçek-
legtirilmigtir. Grup daimi surette Ankara'daki Heyet-i Temsiliye ile te-
masta bulunmugtur... Asil mesele Erzurum ve Sivas kongrelerinde karar-
lagtinlrug esaslarm Meclis tarafmdan siyasi bir program olarak benim-
senmesiydi. Felah-i Vatan Grubu bu balomdan birleptirici bir tesire sahip
olmu.ptur...62

Mustafa Kemal'in 192Tde "Fellah-1 Vatan" diye bu vatansever gruba


yönelttigi hakaretler de, Îngilizlerce tutuldanmasmdan dolay1 Rauf Bey
haklanda ifade ettigi apag11ay1c1güphede tamamen 192Tnin iç politika
hesaplanyla ilgilidir.

Mustafa Kemal: Îhtilal Meclisi


Ankara, iggal olaymi ve Sehzadebagicinayetini telgrafçi Hamdi
Bey'in Mustafa Kemal'e gänderdigi telgraftan ögreniyor.
Mustafa Kemal iggal olaymi derhal kolordulara bildiriyor. Kuva-yt
Milliye'yi teyakkuza geçiriyor. Bütün postanelere Kuvvact askerler yer-
leptiriliyor, haberlegmeyi denetim altma ahyor. "Istanbul'un iggalinden
faydalanarak kötü niyetli kigilerin milleti kandirmasi"nm önlenmesi
"yalmz
için, Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'nin milleti aydmlatacagm1" du-
yuruyor.
ÇünküÎngilizler, iggalin geçici oldugunu, sirf Kuva-yi Milliye'nin ey-
lemlerinden dolay1 iggal yaptiklarmi genelgelerle yay1yorlar; Îstanb
sokaklarma yapistirdiklan bildirilerde Ittihatçilarla birlikte Kuvvacil
da sorumlu gösteriyorlardi. Padigah ve Damat Ferid de iggalden Kuva-
y1 Milliye'yi sorumlu tutuyordu.
Mustafa Kemal, Malta'ya sürgüne götürülenlere kargihk, bazi lngiliz
subaylarmm tutuklanmas1 için kolordulara emir veriyor. Mustafa Ke-
mal'in hatirlatmas1 üzerine Kâzun Karabekir Papa, Erzurum'da Ingiliz
Albay Rawlinson'u tutukluyor. Rawlinson, Dogu Anadolu ve Kafkas-
ya'da Mütareke hükümlerinin uygulanmasmi denetlemekle görevlidir.

62. Tarik Zafer Tunaya, Türkiye'de Siyasal Geligmeler, sf. 37-39.


135

Tutuklanma sirasmda askerler o kadar kibar davramyor ki, Rawlinson


tegekkür ediyor, binadaki ingiliz bayragmi kendi eliyle indiriyor.
Gerçekten, tutuklanan bu Ingiliz subaylari, "Malta Sürgünleri"ni kur-
tarmak için kullamlacak, degig tokup yapilacaktit
Bu dönemde Mustafa Kemal'in aldigi çok dikkate deger bir tedbir de
Istanbul'un iggaline kargi öfkelenilerek gayrimüslim azmhklara karç1
hi ir fena davramptabulunulmamas1için kesin emir vermesidir.63
ki olay tarihi hizlandmmgtir: Biri Mebusan Meclisi'nin kapanmasi-
böylece, Ankara'da açilacak Meclis için, tam Sivas'ta Kâzim Kara-
bekir ve Rauf Orbay'm öngördügü, sürekli olarak da Mustafa Kemal'in
olugturmak için ugra.ptig1ortami yaratmigt1r.
ÖbürüMustafa Kemal'in Ankara'da toplanacak Meclis için seçimle-
rin yapilmasuu emreden genelge ç1karmasidir. Bu normal bir Meclis
için yap11acak seçimlerin genelgesi degildir. Bir "Kurucu Meclis", yani
savagi yönetmek ve yeni bir devlet kurmakla görevli, olaganüstü yetki-
lere sahip bir Meclis için yap11acak seçimlerin genelgesidit
Mustafa Kemal Paga, 17 ve 18 Mart tarihli telgraflannda "Kurucu
Meclis" yani o zamanm diliyle "Müessisan Meclisi"' terimini kullamyor.
"parlamento"

Neden Mebusan Meclisi gibi bir degil de olaganüstü


yetkilere sahip bir Kurucu Meclis?
Çünküyeni bir devlet kuracaktirl Ama o zaman aç1klam1yor tabii.
Mustafa Kemal'in açtkladig1 gerekçeler özetle gäyle:
• Normal bir Meclis için ÂyanMeclisi'nin (Senato'nun) olmasi gere-
kir. Üyeleripadigahça atanan Âyan Meclisi'nin Ankara'da toplanmasi
imkânsizdir...
Devlet iglerinde kesinti olmamasi gerektigine göre, açilacak yeni

Meclis sadece yasama yapmakla kalamaz. Mevcut temel kanunlar ge-


"idarede
çerli olmakla beraber, Ankara'da açilacak Meclis'in birligi te-
min ve icabmda fevkalade tedbirleri alabilecek" olaganüstü yetkilere
de sahip olmas1 lazimdir. Bunun anlami "Kurucu Meclis"tir...
Mustafa Kemal böyle bir "Kurucu Meclis" olugturmaktan bagka bir
"çare-i
âcil" olmadigmi da bildiriyor, kaç1p kurt ulan Mebusan Meclisi
üyelerinin Ankara'ya gelmesini, bog üyelikler için her ilden beg kisi ol-
mak üzere yeni seçimler yap11masuu istiyor.64
"kurucu"
Milli Mücadele ve inkilap tarihimizin en änemli ve belgele-
rinden biri Mustafa Kemal'in bu telgrafidir Mustafa Kemal, parlamenter
"kuvvetler
rejimlerdeki gibi ayriligma", yani yasama, yürütme ve bilhas-
sa bagimsiz yargmm ayn olmasma dayanan bir yasama meclisi degil,

63. Telgraf ve talimatlar lçin bkr. ATTB, sf. 264-271.


* "Müessis"
kurucu demektir, "Müessisan Meclisi" Kurucular Meclisi'dir, kisaca Kurucu
Meclis diyaruz. Bazi metinlerde "Muessesan Medisi" geklinde yazilmasi yanlI§tir. "Mü-
,

demektir. "Kurulmuglar Meclisi" saçma bir terimdir.


"kurulmug"
esses"
64. ATTB, sf. 273-274.
136

kuvvetler birligine, yani yasama, yurutme ve yarg1 yetkilerini tek elde


"idarede
toplayan, birlini temin ve icabmda fevkalade tedbirleri alabile-
cek" bir Kurucu Meclis, rejimi degigtirecek bir Îhtilal Meclisiistiyor!
Amacmm rejimi degigtirecek bir meclis oldugunu Atatürk de Nu-
tuk'ta belirtir:
"kurucu

Îlk yazdigim müsveddede meclis" terimini kullannugtim.


"rejimi"
Maksad1m da toplanacak meclisin degigtirmek yetkisiyle ilk
anda donanmig bulunmasmi temin etmekti. Fakat bu terimin, kullanil-
masmdaki maksadi geregi gibi izah etmedigim için veyahut halkm ah-
gik olmadigi bir terimdir, diye Erzurum ve Sivas'tan uyan aldim. Bunun
üzerine "salahiyet-i fevkaladeye malik bir meclis" terimini kullanmak-
la yetindim.65

"Erzurum'dan gelen uyan" Kâzun Karabekir'indir. Karabekir, seçim


"kuru-
yapilarak Ankara'da bir Meclis'in toplanmasm1 destekliyor, ama
cu meclis" teriminin yanhg oldugunu säylüyor. Bunun yerine halkm
ahykm oldugu terimleri kullanmasim, mesela Îslam'da bulunan ve ha]-
km ahekm oldugu "Qûra-i Milli" gibi terimlerin olabilecegini, Hilafet'in
ve Îslami terimlerin de ön plana. ç1kanlmasm1 tavsiye ediyor. Mustafa
Kemal bunu uygun.buluyor ve 19 Mart tarihli gettelgesinde "Hilafet-i Îs-
lamiye ve Saltanat-i Osmaniye"nin bagkentinin iggal edildigini, Anka-
"salahiyet-i
ra'da fevkaladeyi haiz bir meclis"in kurulacagnu, bunun se-
çim iglemlerinin baglatilmasuu, on beg gün içinde Ankara'da toplaml-
masuu gerektigini bildiriyor.66
"gûra"
Mustafa Kemal hiçbir zaman terimini kullanmayacakt1r, tek-
nik olarak da degru bir terim degildir.
"Kurucu Meclis" terimini artik kullanmasa da Mustafa Kemal'in istedi-
"bütün

gi,Fransiz ihtilali'ndeki Jakobenlerin Konvansiyon Meclisi gibi,


kuvvet ve salahiyetleri elinde toplayan" bir Îhtilal Meclisi'dir Devrim
"konvansiyon"unu
Meclisi'dir... Anadolu ihtilali, kendi kuruyor art1k...
TBMM açildiktan sonra Mustafa Kemal "Kurucu Meclis" terimini
kullanacak ve hiçbir tepki gelmeyecektir

65. Nutuk, sf. 28[.


66. Kâzim Karabekir, Ïstiklal Harbimir, sf. 513-518.
Îslam mücahidi

Gayeye ulagmak için birinci derecede ihtlyaç duydugumuz kuvvetler,


\ slam dünyasidir...I

Mustafa Kemal Papa, 25 Eylül 1920, TBMM

Sevr Antlagmasi, Müslüman ve Hindu bütün Hindistan halkmm gö-


zünde, Îslam'a kargi iglenmig bir suçtur.2
Hint Hilafet Komitesi, 5 Mart 1922
Sayi: 181.660
169

Milli Meclis açiliyor


Milli Mücadele'de Mustafa Kemal'in izledigi stratejiyi simgeleyen iki
tipik olay: Meclis'in müthig bir Îslami gösteri biçiminde aç11masi... Ve
Meclis açildiktan sonra, Türkiye Büyük Millet Meclisi Reisi Mustafa
Kemal'in ilk diplomatik mektubunu Bolgevik lider Lenin'e yazmasL..
Haziran 1920'de Mustafa Kemal Millï Mücadele'nin dayandigi iki
stratejik faktörü ortaya koyuyor:

Devlet ve milletimizin kurtulug ve selameti hakkmda Batt devletlerin-


den hakiki bir yardim ve insaf ümidi kalmadigmda herkes görüç birligi
halindedir. Memleketimizin gelecegi Dogu hudutlarmuzm (Bolgevik)
Ruslara ve Islam âlemine muttasil (bitigmig) olmasma baghdir...3

Islam ve Bolgevizm!
Mustafa Kemal Paga'nm Bolgevizm siyasetini gelecek bölümde göre-
ceniz. ÖncelikleIslam siyasetine bakahm...
Ankara'da Yunus Nadive Halide Edip tarafmdan Mustafa Kemal'in em-

I. Meclis konugmasi, Atatürk'ün Bütün Eserleri, cilt 8, sf. 286.


2. Standford Shaw, a.g.e., cilt 111,sf. 840.
3, "I5. Kolordu Kumandani Kâzim Karabekir Paya Hazretierine" telgraf Kazim Karabe-
kir, istikial Harbimix, sf. 732; Ali Fuat Cebesoy, Milli Mücadele Hatiralari'nda bu
telgrafi 30 Mayis tarihi itibariyle veriyor. (sf.526.)
138

riyle kurulan Anadolu Ajansi 18 Nisan 1920 günü yaymladigi bültende,


Büyük Millet Meclisi'nin 21 Nisan Çar amba günü açilacairu duyuruyor.
Fakat Mustafa Kemal açihgi iki gün erteleyerek 23 Nisan'a ahyor.
"mübarek
Bunun sebebi, Yunus Nadi'nin belirttigi gibi, 23 Nisan'm Cu-
ma" günü olmasidir. Damat Ferid hükümetinin SeyhülislamiDürrizade
"geriata
tarafmdan yaymlanan fetvalarda Milli Hareket göre asi" diye
"ruhani
suçlamyor ya, bunu larmak için Mustafa Kemal de Meclis'in
bir hava içinde" açilmasma karar veriyor, Cuma en müsait gündür.*
Mustafa Kemal Papa, "Heyet-i Temsiliye namma" 21 Nisan'da bütün
kolordulara, tümenlere, vilayetlere ve Müdafaa-i Hukuk merkez1erine
telgrafla bir genelge yaymlayarak, "Allah'm yardimiyla Nisan'm 23. Cu-
ma günü, Cuma namazuu müteakip Ankara'da Büyük Millet Meclisi'nin
aç11acag1m" bildiriyor. Genelge, Arapça dua terimleriyle yüklüdür.
Özetlegöyle:
1- Vatanm bagimsizhgi, yüce Hilafet ve saltanat makamlarmm kurta-
rilmasi gibi hayati bir vazifeyi yapacak olan Türkiye Büyük Millet Mec-
lisi, mübarek Cuma günü aç11acak, bütün mebuslarla Haci Bayram Ca-
mii'nde Cuma namaz1 k11macak, Kuran ve namazm nurlanndan feyz
almacaktir. Namazdan sonra lihye-i saadet^ ve sancak-1 perif" tagma-
rak Meclis binasma gidilecektir. Îçeri girmeden önce bir dua okunarak
kurbanlar kesilecek, bu tören için kolordu özel tertibat alacaktir.
2- Amlan günün kudsiyetini feyit etmek için, bugünden itibaren Ku-
ran hatimleri ve Buhari-i $erifokunmaya baglanacak ve daha bereketli
olmasi için, hatm-i gerifin" son losimlan Meclis binasmm önündeki
törende tamamlanacaktir.
3- Mukaddes ve yaralannug vatammizm her kögesinde aym surette
bugünden itibaren Kuran hatimleri ve Buhari-i Serif'lerokunmasma
ba.planacaktir. Cuma günü namazdan evvel minarelerden salavat-1 peri-
fe ve hutbe esnasmda Hilafetmeabumz Padigahmuz Efendimiz Hazret-
leri'nin yüce ism-ihümayunlan zikredilecek; Padigah Efendimizin yüce
varhklarmm, ganh ülkesinin ve bütün tebaasmm bir an önce kurtulma-
lan ve saadete kavugmalan için aynca dua edilecek, mevlitler okutula-
caktir. Cuma namazi kihndiktan sonra da hatim tamamlanarak yüce
Hilafet ve saltanat makamlarmm ve bütün vatanm kurtulugu için girig -

len Milli Mücadele'nin önemi ve kutsalhgi ve Büylik Millet Meclisi'mrt


verecegi vatani vazifeleri yapmaya herkesin mecbur oldugunu anIatan
vaazlar verilecektir... Camiden çiktiktan sonra hükümet konaima geli-
nerek Meclis'in aç11masmdan dolayi resmî kutlamalar yap11acakt1r.

4. Yunus Nadi, Birinci Büyük Millet Meclisi, Sel Yayinlari, 1955, sf. 27-28.

*
Elz. Peygamber'in camide bir gigede muhafaza edilen ya da edildigine inanilan, sakal kill.
**
Peygamber sancagi.
***
Kuran'in mmaminin okunmasi.
139

4- Bu tebligin hemen yaymlanarak her tarafa ulagtinlmasi için her


vasitaya bagvurulacak, süratle en ücra köylere, en küçük askerî birlik-
lere ulagtinlacak, aynca levhalar halinde her tarafa asilacaktir, bastin-
hp parasiz dagit11acaktir.
Genelge, "Cenâb-i Hakk'tan tam muvaffakiyet" niyas ederek sona
eriyor.5
Yeni Meclis'in halk tarafmdan benimsenmesi için Îslami terimlere
ön m verilmesini istemig olan Kâzim Karabekir Papa bile Büyük Millet
"bu
Meclisi'nin aç1h Inda kadar koyu bir taassuba" yer verilmesini
elegtiriyor:

Tarihimizde bu kadar koyu bir taassuplu dinî merasimle hiçbir meclis


aç11mam14tir. Fetvalan takip eden bu muazzam törenler... Acaba yer yer
ba.playan ayaklanmalara karpi bir sigorta nu olacati dügünüldü? Ne olur-
sa olsun inançla taassubu Milli Meclis'in baglangici gününden ay1rmak
daha ihtiyath olurdu. Yanine Cuma gününü seçmeye ne de bu kadar vel-
veleye lüzum yoktu. Güzel bir <Ïuadaha iyi tesir yapardi. Gösterilen bu
taassubun devami mümkün olamayacagmdan, aksi tesiri daha tehlikeli
olabilir. Milli Meclis 23 Nisan Cuma günü pek dindarâne bir merasimle
açihyor...6

Gerçekten hiçbir Osmanh Meclisi bu kadar yogun bir dinî tären, hat-
"göstermek"
ta dinî gösteri ile aç11manugt1L Bunun için yapildigi belli-
dir: Îç politika bakumndan, Îslam'a ve Hilafet kurumuna asirlardan be-
ri sadakat gösteren, daha bir yil öncesine kadar halifenin sancagt altm-
da savagan halki, kurumlari, hatta orduyu Milli Mücadele'ye baglamak
ve Damat Ferid hükümetinin yaymlattig1 Seyhülislamfetvalarma, böy-
le gösterigli bir Îslami açih.gla kargihk vermek...
Dig politika bakumndan, Islam dünyasmm destegini almalg özellikle
Ingiltere için çok hassas bir mesele olan Hindistan'daki ayaklanmay1
Îslami duygularla Milli Häreket'e destek haline getirmek...

imzah ingiliz fetvasi!


Seyhülislam
5 Nisatt'da hükümetini kuran Damat Ferid, daha önceki üç hükümetin-
.
de de $eyhülislamhga Mustafa Sabri Efendi'yi getirmigti. Mustafa Sabri
dar kafah, mutaassip, siyaseten Îttihatçihga ve Kuva-yi Milliye'ye düg-
mandir Hürriyet ve Îtilaf Partisi'nin kurucu ve yöneticisidir, aç1kça parti-

5. Orijinal diliyle tam matin için bkr. Nutuk, 288-289. Kismen sadelestirilmig tam metin
için bkz. Atatürk'un Butun Eserleri, cilt 16, sf. 344-354. Sadelegtirilmig tam metin için
bkz. Prof. Zeynep Korkmaz (har.),Kemal Atatürk, Nutuk, Atatürk Arastrma Merke-
zi, 199I, sf. 294-295.
6. Kâzim Karabekir, istiklal Harbimiz, sf. 627.
140

zandir! $imdidördüncü defa sadrazam olan Damat Ferid, "Kuva-y1Milli-


ye"yi lslam hukukuna göre "kuva-y1bâglye" (asikuvvetler, eglaya) olarak
ilan edecek bir din adami anyor; partici olarak bilinmeyen, mümkünse
saygm bir isim... ÖnceHaydarizade Ibrahim Efendi'ye teklif ediyor, o Ku-
va-yi Milliye aleyhine bir fetva vermeyecegini belirterek görevi kabul et-
miyor, Öneridebulundugu bütün din adamlan bunu reddediyor Damat
Ferid, sonunda zay1f karakterli Dürrizade Abdullah Efendi'yi $eyhülislam
yap1yor ve fetvay1 ondan ahyor! Dürrizade, toplanacak olan Saltanat Sû-
rasfnda Sevr'in kabulü yönünde de görüg belirtecektir?
Dürrizade Abdullah, 5 Nisan'da Seyhülislamoluyor, 10 Nisan'da im-
zaladigt fetvay1 yaymhyor. Beg
soruya cevap halinde tek metin olarak
yaymlanan fetvada, Milli Mücadele'yi suçlayan sorular soruluyor, "be-
yan buyurula" (lütfenaç1klaym) denilerek Seyhülislam'dan fetva görü-
gü isteniyor. Özetigöyle:
• Îslam
Halifesi'nin idaresi altmda bulunan beidelerde, çahlslar ken-
di aralarmda toplamp bir reis seçerekpadigahm sadik tebaasml yoldan
ç1karmaya, asker toplamaya, vergi salmaya, halkm mal ve egyalarm1
yagmalamaya, Hilafet merkezi ile memleketin yol ve haberlegme gebe-
kelerini kesmeye, halifelik otoritesini sarsmaya, halla fitneye sevk et-
meye, devletin temel nizamm1 ve asayigini bozmaya kalkip uyanlara
ragmen bu fesatlarmda direnirlerse ve gerekirse bunlarm kitle halinde
öldürülmeleri megru ve farz olur mu? Beyan buyurula!
El cevap: Gerçegi Allah bilir ki, olur!

Sultan Mehmed Vahideddin Han Hazretleri etrafmda toplamp
emirlerine uyarak bunlara kargi savagmak vacip olur mu?
Elpevap: Gerçegi Allah bilir ki, olur...
Bu gekilde devam eden soru ve cevaplarla, Kuva-yi Milliye'ye karg1
savagacak halife askerlerin gazi, ölürlerse gehit olacaklan, Kuva-y1Mil-
"asi
liye'ye katilan Müslümanlarm ise ve ger'an cezaya müstahak" ola-
caklan, ahirette de azaba ugrayacaklan falan söyleniyor.S
Kâzim Karabekir "Fetva! Tarihimizde bir facialar silsilesidir" diye
yazar, hakhdir.9 Fetva formatmda, önce soyut ve dogrulugu sorupturul-
mayacak, o yüzden kolayca slyas1 amaca gore düzenlenebilecek bir
geyler anlatihyor, öyle ise dinen hükmünün açiklanmasi (beyanbu -

rulmas1) isteniyort Suistimale çok açik bir formattir ve gerçekten "fac -

alar silsilesi"ne kolayca alet ediImig bir kurumdur. Damat Ferid ve


Dürrizade'nin yaptigi gibi...
Damat Ferid hükümeti bu beg fetvayi 11 Nisan'da bastirarak eldeki

7. Prof. Dr. Ali Sarikoyuncu, Milli Mücadelede Din Adarnlarr, Diyanet literi Bagkanli-
giYayinlari, Ankara, 2002, cilt2, sf. 13-14, 32-33, 48.
8. Tam metin: Bkr. Ali Sarikoyuncu, a.g.e., sf. 30-3 I, Käzim Karabekir, a.g.e., sf. 606; sa-
delestirilmig tam metin için bkz. Sabahattin Selek, Milli Mucadele, II, sf. 69-70.
9. K. Karabekir, a.g.e., sf. 606.
141

imkânlarla Anadolu'da dagittinyor. Îngiliz Yüksek Komiseri Robeck'le


görügerek, fetvalarm bütün Anadolu'ya havadan dagitilmasi için iki
uçak istlyor! Kuva-yi Milliye'ye büyük destek veren Hint Müslümanlan-
na da Ingilizlertarafmdan dagitilmasmi talep ediyor!10
Fetva'mn Anadolu'da dagitilmasmda Ingiliz uçaklan ve Ingiliz kon-
solosluklan ile birlikte Yunan uçaklan, Yunan iggal kuvvetleri, Rum ve
Ermeni tegkilatlari da görev aliyor.11
tatürk'ün Natukta belirttigi gibi, Ankara'da Meclis'in 23 Nisan gü-
nù aç1lmasi için hazirhklar yap1hrken, "Düzce, Hendek, Gerede gibi
Bolu mintikasma dahil yerlerden baglayip Nalhhan ve Beypazan üze-
rinden Ankara'ya yaklagma istidad1 gösteren irtica ve isyan dalgalan"
kabanyor, hatta "Ankara'da karargâhimizm duvarlarma kadar çarp1-
yordu." Bu isyanlarda Hilafet, saltanat ve Îslamiyet kavramlarmm Îs-
tanbul tarafmdan kullam1masi ve fetva yaymlanmasi önemli rol oynu-
yordu. Milli orduya kargi Îzmit'te Süleyman §efikPaga'nm kumanda-
sinda kurulan "Hilafet Ordusu" da Milli Hareket'i tehdit eden bu dalga-
lardan biridir.12
"gizli
Ankara'da Îngilizler için çahyan bir kaynak" tarafmdan yazilan
"halk
istihbarat raporunda da, Îstanbul fetvasmm üzerinde derin bir et-
ki yaptigi, genel kanaste göre, eger Konstantinopl'dan Ankara üzerme
etkin bir askerî kuvvet sevk edilirse Milliyetçilerin kolayca maglup edi-
lebilecegi" bildiriliyor!13
Dürrizade'nin fetvalarmm Milli Hareket'te yarattigt endigenin bir ör-
negini, Bursa'da 56. Tümen Kumandam Albay Bekir Sami (Günsav)
Bey'in 13 Nisan günü Ankara'ya yazdig1 telgrafta görmek mümkün, Al-
bay Bekir Sami, Seyhûlislam Dürrizade'nin fetvalarimn gazetelerde
çiktigru anlatiyor, gazeteleri losmen toplattig1m bildiriyor ve eger bu
"bagmüftüler
gece alelacele Ankara ve diger illerde ve tanmmig Islam
ulemasi tarafmdan gerekli kargi fetvalar almmazsa Bursa vilayetinde
durumun vahamet kazanmasi muhtemeldir" diyor.14

Kuva-yi Milliyeci fetva


14 Nisan günü, elbette Mustafa Kemal Paga'nm talimattyla, Anadolu
Ajansi, bütün yurda geçtigi bültende, Ingilizlerin,emirleri altmda bulu-
nan Damat Ferid hükümeti marifetiyle Kuva-y1Milliye aleyhine fetvalar
çikartmak için cebir kullandiklarim anlatiyor. Padigahm ve Mebusan

ingilixBelgelerinde
10. Bilal Simgir, Atatürk, 11,belge no. 8, sf. sf. 27.
I I. Ali Sankoyuncu, a.g.e.. sf. 14.

12. Nutuk, sf. 287, 296-301.

a.g.e., belge. 31, ek I, sf. 102.


13. Bilal Simgir,
14. Sabahattin Selek, a.g.e., IL,sf. 70.
142

Meclisi'nin güvenine sahip hükümetler zamamnda böyle fetvalar yaym-


latamayan ingilizlerin,gimdi, Meclis'i kapattiktan sonra Damat Ferid hü-
kümetine böyle bir fetva yaymlatabileceklerine dikkat çekiyor!15
Belli ki Ankara, fetvalarm Ingiliz igi oldugu konusunda halla önce-
den aydmlatmak istlyor.
Albay Bekir Sami Bey'in uyaris1 üzerine, 16 Nisan'da saygm ulema-
dan Ankara Müftüsü Börekçizade Rifat Efendi bir kargi-fetva yaz1yor
ve bunu kolordulara göndermek isteyen Mustafa Kemal Papa, müftüle-
rin ve ulemamn da imzalamasuu öneriyor. Milli Mücadele'ye destek ve-
ren ve Dürrizade'nin mahut fetvasim manen iptal eden bu fetvay1 153
tane müftü ve din adami imzahyor, bütün Anadolu gazetelerinde yaym-
lamyor. Imzaya imkân bulamayan bazi Anadolu müftü ve müderrisleri
de Hâkimiyet-i Milliye ve Îrade-i Milliye gazetelerine açiklamalar
göndererek Ankara fetvasim desteklediklerini ilan ediyorlar.
Rifat Börekçi Hoca'nm ba.ykanhimda, Ankara'da bulunan beg müf-
tü, dokuz müderris ve medrese müdürü ile altL kipilik ilmiye sunfmdan
olugan toplam yirmi kipilik bir heyetin hazirladini "Ankara fetvasi"
Dürrizade'nin fetvasma bire bir cevap niteligindedir:
• Islam halifesi hazretlerinin ve saltanat makammm bulundugu Îs-
tanbul, Islam dügmanlarmca iggal edilmig, Islam askerlerinin silahlar1
almrug, bazilan öldürülmügtür. Islam hilafetini koruyacak istihkâmlar,
kaleler ve diger savunma vasitalan zapt edilmig, halifenin millet yaran-
na kararlar almasim engelleyecek gekilde sikiyönetim ilan edilmig, di-
van-1 harpler kurmak suretiyle Îngiliz kanunlanm uygulayarak halife-
nin yarg1 hakkma müdahale edilmigtir. Izmir, Adana, Maray, Antep ve
Urfa bölgelerinde dügmanlar tarafmdan tecavüz edilerek gayrimüslim
tebaa ile birlegip islamlara kargi katliam yap11nug, mallan yagma ve ka-
dmlara tecavüz edilmigtir. Bu durumda, esir dügmüg Îslam halifesinin
kurtanlmas1için elden gelen gayreti sarf etmek bütün iman sahiplerine
farz olur mu?
El cevap: Allah gerçegi bilir ki, olur.

Bu suretle memleketi dügmandan temizlemek için mücadele eden
ve savagan Müslümanlar geriatça egkiya olurlar nu?
El cevap: Allah gerçegi bilir ki, olmazlar.

Bu suretle dügmana karg1 savasta ölenler gehit, sag kalanlar gati
olurlar ru?
El cevap: Allah gerçegi bilir ki, olurlar.
Bu suretle sava.yarak dinî vazifesini yerine getiren Îslam halkma

kargi dügman tarafmi tutarak fitne çikaranlar ve silah kullananlar geri-


atça en büyük günalu iglemig olurlar nu?
El cevap: Allah gerçegi bilir ki, olurlar.
Bu gerçeklere kargi ve düpman devletlerin zorlama ve kandirmala-

I 5. Kâzim Karabekir, a.g.e., sf. 595.


143

nyla çikanlnug bulunan fetvalar geriatça geçerli olur mu?


16
El cevap: Allah gerçegi bilir ki, olmaz
Kuva-y1 Milliye, bütün imkânlan kullanarak "Ankara fetvasi"m bü-
tün ülkeye yay1yor. Zaten birçok ílde Müdafaa-i Hukuk Cemiyetlerinin
kuruculan arasmda müftüler ve din adamlan da vardar.
Ankara fetvasi yaymlandigt gün Damat Ferid, Rifat Börekçi Hoca'yl
derhal Ankara müftülügünden azlediyor, aym gün Kuva-yi Miniye Rifat
H ca'yi Ankara müftülügüne tayin ediyor. Börekçi Hoca, Ankara hükü-
metinin ilk $er'iyeVekili ve Cumhuriyet'in ilk Diyanet Îqleri Bagkam
olacakttr.
Damat Ferid'in Rifat Hoca'yi Divan-1 Harp'e vererek idama mahkûm
ettirdigini de belirtelim!
Îstanbul fetvasi konusunda Ankara'yl nyaran Albay Bekir Sami de
Ali Fuat Paga ile birlikte, 21-22 Nisan gecesi, Bursa valisinia daveti
üzerine, belediyenin büyük salonunda 70-80 kadar hocayla bir toplant1
için
yap1yor. Halife-padigahm esir oldugunu, onu ve ülkeyi kurtarmak
Milli Mücadele'nin baglatddigim anlatiyorlar. Genç, siyah sakalh, sarik-
h bir adam ayaga kalkiyor, Îstanbul'dan bugün geldigini, padigahm se-
lammi getirdigini söylüyor:
-

Ne Padigah Efendimiz ve ne de hükümet esir vaziyette degildir Bu


hakikati Efendimizin agzmdan igittim;..
Salon birdenbire kangiyor tabii. Polis geliyor, adami yakalaylp üs-
tünü anyorlar, Îngiliz giali servisine ait "Yüzbagi Benetti" imzah belge-
ler çik1yor! Bunun üzerine Bursah din adamlari Milli Mücadele'yi des- "o

tekleyen bir bildiri yaymhyorlar. Ali Fuat Papa, amlarmda, günlerde


ingiliz Intelligence Service'in birtakim ajaalarmi hoca lohšma sokarak
Anadolu'ya gönderdigini" ve "Bursa ulemasmm Ankara'da kurulmakta
olan milli idareye yapnug olduklari bu hizmeti takdirle yâd ettigini"
yazlyor.17
Dürrizade fetvasmm yaymlanmasmdan dokuz gün öncesine kadar
Îstanbul'da Damat Ferid-hükümetinde Harbiye Naziri olan Fevzi (Çak-
mak) Paya, 17 Nisan'da Ankara'ya geçerek 27 Nisan günü Meclis'te
yaptig1 konugmada, Îstanbul'daki Îngiliz bask1sim anlatirken, padiga-
hm selamhga yani törenle Cuma namazma ç11ap ç1kmayacagmi bile
"Ingilizlere sormaya mecbur olduk" diyor. Fetvanm da "Ingiliz süngü-
süyle almnug, Îslam'1 sinesinde birbirine dügürmek için ilk defa yazil-
mig aci bir vesika" oldugunu belirtiyor.18
Fetvalar savagi ashnda Ingilizlerve Damat Ferid ile Kuva-yi Milliye
arasmda bir propaganda savagidir.

16. Tam metin, Kar-abekir, a.g.e., sf. 606-607; sadeleptirilmig tam metin, S. Selek, a.g.e.,
II, sf. 72.
17. All Fuat Cebesoy, Milli Mücadele Hattratari, sf. 395-396.
18. Fevz1Paga'nin bu önemli konugmasi için bkr. Murat Bardakçi, gahbaba, sf. 634-637.
i
144

Kuva-yi Milliye Meclisi

Meclis'in aç1hgma dönelim. Namazlar, niyazlar, tekbirler ve salavat-


larla, sancak-1 perifle Meclis bmasma geliniyor. lttihat ve Terakki lokali
olarak yapdm14, ingaat1 tamamlanmamig, çatismdaki eksik kiremitleri
halkm kendi çatismdan çikanp getirdigi Türkiye Büyük Millet Meclisi
binasi... Kürsüye ayet ve hadisler yazih sancaklar konulmug, tekrar du-
alar yapildiktan sonra en yagh üye Sinop Mebusu SerefBey geçici bag-
kan oluyor. Mebuslat iki ayri seçimle gelmig: Mebusan Meclis'i için se-
çilip buraya gelenler ve Mustafa Kemal'in genelgesi ile seçilenler...
Prof. Ahmet Demirel'e göre, 1922 y11ma kadar, ara seçimlerde seçilen-
ler dahil, mebus sayis143Tye kadar gikacaktir.¯88 tanesi Mebusan Mec-
lisi'nden gelmigtir. Bo ilk gün toplantismda en az 127 mebus vardir.
Ankara'ya nasil gelmiglerdi? Çoguortaldagakiraladiklan öküz ve at
arabastyla! Bazilan at sirtmda. Pek azi trenle.
Birakm elektrigi lüks lambasi bile olmadigmdan fener ve gaz lamba-
lanyla, petrol bulamaymca mum igigmda çahylyorlar... Koltuklar yok,
Ziraat Mektebi'nden getirilmig ögrenci siralannda oturuyorlar. Kig için
salonda büyük, odalarda küçük odun sobalan... Mustafa Kemal ve ar-
kadaylan Ziraat Mektebi'nde kahyor, mebuslar okullara serilmig yer
yataklarmda yat1yor!
Meclis'te zabit kâtibi olarak çahgan Bifzi Veldet Velidedeoglu göyle
anlatir:

Beyaz sankh, beyaz veya kara sakalh, cübbeli ye eli tespihli hocalar-
la, pinl pm] üniformah genç subay; yazmah veya gal sankh agiret beyle-
ri, külahh agalar, tarikat babalan ve kavuklu çelebilerle, Batt kültürüyle
yetigmig, "Kuva-yi Milliye" kalpakh, nokta b1ylkh, modern gençIer yan
yana oturuyorlardi. Gerçi mebuslarm kiyafetleri ve kafalan renk renkti
ama gönülleri ve amaç1an birdi.

Bu Meclis mi Türkiye'yi kurtaracak? 1921 yilmda Ankara'ya gelen


bir yabanci yazar, oraya bakiyor, buraya bakiyor ve gazetesine telgrafla
gu yorumu geçiyor:
"Ankara daglar arasmda bir batakhktir. Bu batakhäin içinde bir
gm kurbaga baglanm havaya kaldirmig, durmadan ötüp durmakta ve
dünyaya meydan okumaktadir."
Telgraflar Anadolu'da Milli Hareket'in denetimindedir! Posta IVIüdü-
rü.telgrafi Ahmet Agaoglu'na gösteriyor, Azerbaycanh Ahmet Agaoglu,
"düzelterek"

telgrafi gu gekilde çektiriyor:

Ankara Anadolu'nun ortasmda çorak, bakimsiz ve kerpiç evli küçük


bir gehirdir. Bu gehirde bir avuç kahraman medeni Avrupa'mn zulüm
145

ve istibdadma kargi isyan ederek milli istiklâllerini korumaya çahq-


maktadirlar_ 19

Bu Meclis'te 120 serbest meslek mensubu, yani tüccar, çiftçi, avu-


"amele"
kat, gazeteci, bir tane de vardir. Devlet memurlarmm say1s1
125'tir. Bunlar okumuytur ve çogunlukla fes giyiyorlar. Subay say1si
53'tür. Hepsi savag görmügtür; Balkan Harbi ve Birinci Cihan Harbi'nm
çe itli cepheleri... Ulemadan üyelerin sayisi da 53'tür, 14'ü müftü, 13'ü
mùderris, 10'u çegitli tarikat geyhleri. Ayrica agiret reislerivardir.20
"tek

Meclis fikirli" degildir; inkilapç11ar vard1r, muhafazakârlar var-


dir, sosyalistler, liberaller, Ittihatçilar vardir.21 Agiret reisleri vardir. Bi-
ri içkiyi modernlik sayar, öbürü yasaklar! Kadmm Îstiklâl Savagi'na
katkismi yücelten, ona resmen tegekkür eden, ama aym zamanda ta-
mklikta kadmm yanm oldugunu dügünen, haram oldugu için içkiyi ya-
saklayan bir Meclis... Ama Ankara'da yerlerini herkesin bildigi dört ta-
"gizli"

ne. meyhane vardir, Polis Müdürü Dilaver Bey de bag evinde


imal ettigi içkileri egine dostuna ikram etmektedir!22
"geri
Bazi kimselerin bu Meclis'i seviyeli" saydigmi kaydeden Samet
Agaoglu gunlari yaz1yor:

Bu iddia yersiz ve haksizdar Birinci Büyük Millet Meclisi'nin idare ettigi


devrin harikulade özelligi yanmda, bu Meclis'in üyesi olarak yüklenilmig
büyük sorumlulugun her gün ve her dakika duyulan agirh yer almaktadir
Bundan bagka Büyük Meclis'te toplannug insanlarm milletin sinesinden
koptugunu dügünürsek bu bazi oturumlardaki agir sahneleri samimive his-
li insanlarm büyük davaya baghhšma bir delil saymak yerinde olur.
Fransiz ihtilalinin meclisi olan Konvansiyon'un birçok oturumlarmda
aym manzara vardir. Hiçbir Fransiz veya bagka milletten bir tarihçi bu
Meclis'i geri seviyeli diye vasdlandirmanugtar..
Birinci Büyük Millet Meclisi bütünü ile büyük ve muhtegem bir mec-
listir...
Birinci Büyük Millet Meclisi, milli iradenin mutlak temsilinde Konvan-
siyon'dan daha genig bir enerjiile milletin kaderiniidare etmig olmasiiti-
bariyle de yeri birinci derecededir.23

19. Samet Agaoglu, KUYay-i Milliye Rubu, Agaoglu Yayiniari, 1964, sf. 39.
20. Tarik Zafer Tunaya, "Türkiye Bûyük Millet Meclisi Hükümetinin Kurulugu ve Siyasi
Karakteri", gu eserde: Cemil Koçak, Birinci Meclis, Sabana Üniversitesi
Yayinlari, 1998,
sf. 6.

21. Bkz. Prof. Dr. Ihsan Günet, Birinci TBMM'nin Dügünce Yapisi, 1920-1923, Íg
Bankasi Keltür Yaymlari, 1997, äzellikle sf. 120 vd.
"80.

22. Ahmet Demirel, Yildönumûnde Birinci Neclis", Toplumsal Tarih, Nisan 2000,
sayi 77, sf. 9.
23. Samet Agaoglu, a.g.e., sf. 47-48.
146

Bunlarm hepsi kahramandir. Sankh hocalar, fesli okumuglar, kal-


pakh Kuva-yi Milliyeciler, hepsi... Inönü'nün dedigi gibi:

Birinci Büyük Millet Meclisi'nin bütün üyelerini, zamaninda müspet


çaligtigindan, menti çahgtigmdan bahsolunan hepsini beraber, yürekten
sayg1 duygulanyla hatirhyorum.24

Onlarm içinde Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'nin Yozgat Bagkam Müftü


Mehmet Hulusi Efendi de vardir; benim büyük amcamdir. Onunla gu-
rur duymay1 ben de kendim ve çocuÏdanm
için hak saylyorum.

"ülke" "rejim"
Yeni ve
24 Nisan 1920, Cumartesi; Milli Mücadele tgrihimizin en önemli ko-
nugmalarmdan birini yapmak üzere, Mustafa Kemal Papa kürsüde, biri
açik öbürü giz1i oturumda, iki konugma yaplyor: Hem yeni rejimin, ka-
çmilmaz olarak cumhuriyete varacak esaslarm1 Ìslami terimlerle anla-
t1yor... Hem Milli Mücadele'nin siyasi stratejisim çiziyor.25
açik oturumda yaptig1 konugma sabah 10.00 sularmda bag-
1VÏeclis'in
hyor. Mondros Mütarekesi'nden itibaren, Kuva-yi Milliye'nin agamalan-
-

m, Erzurum ve Sivas kongreleriní anlatiyor. Dikkat çekici husus, Mus-


tafa Kemal'in bu konugmasmda "Mukaddes Halifemiz Efendimiz Haz.
retleri", "Sevketmeab Efendimiz" gibi terimlerle padigaha saygi ve bag-
hhk ifade ederken, tabii bagta Damat Ferid olmak üzere, bütün Istan-
bul hükümetlerini piddetle elegtirmesi, Îstanbul'a baglanabilecek ümit-
lerin boga gidecegini anlatmasidir. Içigleri Bakam Ali KemaPin adi geç-
tiginde Meclis'ten "Alçak!" diye protestolar yükseliyor.
Mustafa Kemal'in konugmasmda dikkat çekici bagka bir husus da,
Mebusan Meclisi'nin Îstanbul'da toplanmasmm hata oldugu geklindeki
eski görügünü gimdi daha vurgulu bir gekilde tekrarlamasidir. Bu ko-
nuda Sivas Kongresi'nde Meclis'in Ïstanbul'da toplanmasi için alman
karardan bahsetmiyor tabii.
Uzun konugmasmm açik bölümünde iki konu, son derece önemlidir;
biri ülkenin smirlarma ve milletin niteligine iligkin sözleri, öbürü l- .

makta olan yeni rejimin karakterini anlatan sözleri...


• ÜIke ve millet tanum: Mondros Mütarekesi'nin imzalanmasi ta-
"vatanumzm
rihini esas alarak, simn olacak smirlar", doguda Kars, Ar-
dahan ve Batum'u içine ahyor. Trakya suun Meriç Nehri'dir.

24. Ahmet Demlrel, anilan makale, sf. 4-12


25. Açik celsedeki konugmasinin tam metin için bkr. Atatürk'ün Söylev ve DemeçIe-
ri, I, sf. 12- 63; Fahri Çoker,Ti.irk Parlamento Tarihi, 1919-1923, cilt I, TBMM Vakfi
Yaymlari, 1994, sf. 43-78. kismen sadelegtir]Imig tam metin için bkz. Atatürk'ün Bûtün
Eserleri, clit 8, sf. 3 I-75.
147

Güney smiri Iskenderutt'un güneyinden baghyor, yani Hatay'1 içine


ahyor. Oradan Cerablus Köprüsü'nden geçen bir çizgi ile Musul vilaye-
tini, Siileymaniye ve Kerkük'ü içine ahyor... Bu sirf askerî dügüncelerle
"mil-
çizilmig stratejik bir simr degildir, aym zamanda milli bir suurdir
let"in suuridar. Millet nedir?
Meclis'teki üyeleri tammlarken kullandigi terimler, vatan topragi
üzerinde yagayan herkesi Islam ortak paydasmda birlegtirme amacm1
ya it1yor:

Yalmz Türk degildir, yalmz Çerkezdegildir, yalmz Kürt degildir, yal-


mz La.z degildir fakat hepsinden mürekkep bir anâsir-i Islamiye'dir...
Vatandagt1rlar, birbirlerine kargihkh hürmetle baghdirlar ve digerinin
her türlü hukukuna, 1rkî, sosyal, cografi hukukuna daimariayetkârdir-
lar.

Yani, olugan Müslüman unsurlardit"


"hepsinden
Mustafa Kemal
Meclis üyelerine hitap eden bu sõzleriyle etnik kökeni ne olursa olsun,
kaynagnug bir halde yagayan, bütün maksatlarru tam manasiyla birley-
tirmig olan kardeg Müslüman unsurlarm bütünlügünü vurguluyor.
"irkî,
Peki, bunlarm sosyal, cografi haklar"i nelerdir?
Bu agamada kargihkh hukukun ne olacagma iligkin ayrmtly1, tartig-
mevcudiyetimiz
maya gerek. yoktur, bunun zamam degildir. "Înçallah
kurtarddiktan sonra kardegler arasmda halledilip neticelendirilecegin-
den" gimdi teferruata girmedigini belirten Mustafa Kemal Papa, "Bu-
nun böyle alg11anmasuu ve yanhy anlamalara meydan verilmemesini ri-
ca ediyorum" diyor.26
Ü1kedekigayrimüslimler mi? Mütekabiliyet ilkesine göre gerekli
haklarm tanmacagim belirtlyor.

Yeni rejimin karakteri: Konugmasmm bu bölümünde Mustafa
Kemal, yazdi metinden okumak istedigini söylüyor. Hukukçulara dam-
"teknik"

garak böyle bir inetin haz1rladiguu, onun için metinden oku-


dugunu samyorum. Sonradan bu metin oylanarak kabul edilecek,
Meclis karari haline gelecektir. Buna göre, Büyük Millet Meclisi klasik
"salahi-
bir parlamento, olagan bir meclisi" degildir. Meclis
"mebusan

yet-i fevkalade"ye, olaganüstü yetkilere sahiptir. Mustafa Kemal'in


sözleriyle:

Simrh bir kanun yapma vazifesi ile degil, bütün milletin genel idaresi-
ni f1ilen üstlenmek ve memleketin ve Hilafet'in selametini bizzat temin
ve müdafaa vazifesiyle ve yetkisiyle tegekkül etmigtir ve artik Yüce Mec-
lis'inizin üstünde bir kuvvet yoktur!

26. Mustafa Kemal Paga'nin I Mayis 1919 günlu oturumdaki konugmasi: Atatürk'ün
Säylev ve Demeç1eri, l. 1997, sf.74-75.
148

Ne demek bu? Meclis padigahtan da halifeden de üstün demektir!


Kurulan rejimin sistemi, kuvvetler aynhg1 degil, kuvvetler birligidir;
Meclis hem kanun koyucu, hem yöneticidir çünkü.
Peki hükümet? Simdilik hükümete lüzum yok, Meclis kendi içinden
"icra

bir heyeti" (yürütmekorulu) seçsin!


"Yürütme kurulu" formülünün o sirada aç1klanmayan anlami, padi-
"bagbakan

gahm atama" yetkisini bu gekilde iglevsiz hale getirmektir.


Klasik bir Bakanlar Kurulu olugturulmadigma göre, padigah tarafmdan
atanacak bir sadrazam veya bagbakan da gerekmiyor. Mustafa Kemal
hem Meclis'in yani yasamanm bagidir, hem yürütmenin bagidir. Kuv-
vetler ayringi degil, Mustafa Kemal'in bütün õmrünce savundugu kuv-
vetler birligiilkesi geçerlidir.
Sistemin adi "Meclis Hükumeti sistemi"dir; baykanhk sistemi de de-
gil,parlamenter sistem de degiL Meclis Hilkümeti sistemi, 1921ylhnda
Anayasa haline getirilecektir.2
Îkinci adim on gün sonra gelecek, 3 Mayis'ta çikanlan bir kanunla
"icra

heyeti"nin adi Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti olacaktir


ama yine bagbakansiz bir hükümet... Yeni Türkiye'nin bu ilk Bakanlar
Kurulu'nda üç bakanhk önemlidir: Digigleri Bakam Bekir Sami Bey,
Milli Savunma Bakam Fevzi Papa ve bakan sandalyesine sahip Genel-
kurmay Bagkam Albay Îsmet...
Birçok general oldugu halde neden Albay Îsmet Bey? Mustafa Ke-
mal Milli Mücadele'yi yürütürken de gelecege dönük siyasi kadrosunu
kuruyor.
Peki, yeni rejimde "Halife ve Padigah Efendimiz"in yeri ne olacaktir?
Mustafa Kemal, konugmasmda dügmanlarmuzm Hilafet ve saltana-
t1 birbirinden ay1rmak istedigini söylüyor; bu milli iradeye uygun de-
gildir!Milli iradenin igi Hilafet ve saltanatt kurtarmaktir. Peki, kurtar-
diktan sonra?.. Mustafa Kemal elindeki yaz1h metni okumaya devam
ediyor:

Muvaffakiyet hâsil olduktan sonra Padigahrmz ve Müslümanlarm Ha-


lifesi Efendimiz, her türlü cebir ve zorlamadan uzak ve tamamen hür ve
bagimsiz olarak kendini milletin sadakat kucagmda gördügü gün, Y' e
Meclis'inizin tanzim edecegi kanunî esaslar dairesinde muhterem ve -

ce vaziyetini ahr.

Zaferden sonra saltanat da Hilafet de "Yüce Meclis'in tanzim edece-


gi esaslar dairesinde" kaldir11acaktir. Atatürk, 192Tde okudugu Nu-
tuk'ta bunu belirtecektir, 24 Nisan 1920'deki konugmasmda çizdigi re-
"milli
jim portresinin hâkimiyet esasma dayanan halk hükümeti, cum-

27. Bu konuda bkr. Prof. Ergun Özbudun.1921 Anayasasi, Atatürk Araµirma Merkeri,
Ankara, 1992.
J 49

"kuvvetler

huriyet" olduguna belirtecek, birligi" (vahdet-ikuva) nazari-


"zaman
yesinin kabul edildigini ve geçtikçe bu esaslann kapsadigi ma-
nalarm anlagilmaya bagladigmi, igte o zaman münaka.yalarm ve valo-
alarm birbirini takip ettigini" söyleyecektir.
"cum-
Ama ingilizler hemen anlamiglardir kurulmakta olan rejimin
huriyet" oldugunu.
Meclis'in açilmasmdan iki hafta sonra, 6 Mayis'ta, Istanbul'daki Ingi-
liz Yüksek Komiseri Amiral J. de Robeck, Digigleri Bakam Lord Cur-
zon'a yazdigi raporda, "Ankara'da güvenilir kaynaklardan" aldig1 bilgi-
"ashnda
lere göre kurulan yönetimin cumhuriyet tarzmda oldugunu,
ama halkm sultana olan duygulanm dikkate alarak, açikça ilan edilme-
digini" yaz1yor?

Büyük strateji. Îslam ve Bolgevizm


Mustafa Kemal'in aç1k oturumdaki konugmasi alkiglar arasmda
bittikten sonra, onun önerisiyle, Heyet-i Temsiliyehin bütün kararla-
n Meclis tarafmdan onaylamyor, yetkilerini Meclis üstleniyor. Ve giz-
li oturum baghyor.
Mustafa Kemal, kürsüde Erzurum ve Sivas kongrelerinden bugüne
kadar uyguladigi temel siyasi stratejileri ardatlyor.30
Pantutanizmi eleptiriyor; vatammizm smirlan bellidir; aç1k oturum-
da anlatt1šl Misak-1 Milli simrlan:

Bütün maddi manevi kuvvet ve kudretimizi, smirlan belirlenmig olan


vatanmuz dahilinde tecelli ettirmeyi arzu ettik... Bu simrlarm haricinde
dagnuk bir surette zaafa ugramaktan kaçmdik.

"serhad"ler "smir"lan
Belirsiz degil, belli modern vatan anlay141...
Mustafa Kemal'in gizli oturumdaki konugmasi dig politika agirhkh-
dir ve üç etkene yapttg1alrgu dikkat çekicidir: Islam dünyasi, Bolgevik
Rusya ve Batt ile iligkilerin niteligi.31
'

Batl ile iligkilerden baglayahm.



Batt'y1 tahrik etmeme stratejisi: Mustafa Kemal gizli oturum-
daki konugmasmda, Ermenistan sorunlarmdan bahsederken, tutumla-

28. Nutuk, sf. 293.


ingiliz Belgelerinde
29. Bilal §imgir, Atatürk, II, sf 102. Ekleriyle birlikte toplam 7,5
"icra
sayfa tutan decayli raporda heyeti"ne seçilenlerin ismi dahil, son derece detayli bilgi-
ler vardir ve Ingilizistihbaratinin nasil iyl çaligtigina bir ärnektir. Ancak, Mustafa Kemal'in
"gizli

24 Nisan tarihli konugmasmi özetleyen raporda, celse"de yapagi konugma yoktur!

30. Gizli celsedeki konugmasmin tam metni için bkz. Fabri Çoker,a.g.e., sf. 81-94; kis-
men sadelegtirilmig tarn metin için bkz. Atatürk'ün Bütün Eserleri, cilt 8, sf. 78-92.

3 I. Ayni görüg: Prof. Ömer Kürkçüoglu, Türk-ingilix iligkileril919-1926, sf. 81-137.


150

rmm "Ingilizleri,Amerikahlan aleyhimize tahrik etmemek" oldugunu


vurguluyor! "Her nasilsa
Cihan Savagi'nda yapilmig olan vakianm tek-
rarlanmasma ve devamma dair hiçbir zan ve güphe vermemek" için,
Ermenistan'da bizden yardim isteyen mazlum Müslüman ahaliye bile
"snurlarmuzi
geçerek" yardim ettnedigimizi anlattyor. Karabekir'in Er-
menistan'a askerî harekât yap11mas1 önerisini, Mustafa Kemal'in red-
dettigini, bu reddin gerekçelerinder birinin Bat1hlari tahrik etmemek
oldugunu görecegiz.
Mustafa Kemal konugmasmda "Hiristiyanhk âlemi"ni elestiriyor fa-
"onlara

kat karg1 cihangirane bir vaziyet almak istemedim" diyor, Îngi-


lizlerle Fransizlarla, Italyanlarla defalarca ternaslarda bulunduklarmi
belirtiyor. Türlderi kendilerine dügman zanneden Ingilizlere Mustafa
Kemal gu mesaj1veriyor:

Milletimiz Îngilizlere kargi aleyhtar degildir. Bilakis milletimiz Îngiliz


kavmini dünyanm en büyük bir milleti, en âdil, en medeni, en insani bir
milleti kabul ve orta hürmet ederdi.
Fakat Mütareke'yi müteakip Îngilizkuvvetleri payitahtumza girdiler...
Bilhassa Aydm (Îzmir) vilayetimizin Îngilizlerinnezaret ve himayesi al-
tutda Yunanhlara iggal ettirildigini anladiktan sonra Ingilialer hakkmda-
ki kanaatini degigtirdi...
Dedik ki... bunu düzeltmek için bir hareket gösteriniz. Yine millet si-
ze müteveccih (yönelmig) olur...

Mustafa Kemal'in verdigi mesaj, Ingilizler ve Fransizlar Türkiye'nin


bütünlügüne ve egemenligine sayg1 gösterirse, dost olabilecegimizdir.
"genel
Bu arada dikkat çeken, Italyanlarm olarak mülayim bir vaziyet"
aldiklandu
"her
Milli Mücadele'de temel iç ve dig strateji kaynaktan istifade
etmek"tir. Lozan'a kadar temel dig kaynaklar Îslam dünyasi ve Bolge-
viklerdir.

Ìslam stratejisi: Islam dünyasma yönelik olarak uyguladiklan
stratejiyi göyle anlat1yor:

Yabancilarm en çok korktuklan, fevkalade ürktükleri Îslamiyetsiy -

setinin bile alenen ifadesinden mümkün oldugu kadar kaçmmaya kendi-


mizi mecbur gördük. Fakat maddi ve manevi kuvvetler kargismda bütün
cihanm ve Hiristiyan siyasetinin en giddetli hirslarla Haçh savagi yapma-
sma kargi, suur(lanm1z) haricinde bize yardimci olacak, birer dayanak
noktasi tegkil edecek kuvvetleri dügünmek de pek tabii idi... Bittabi se-
lamet ve kurtulug için yegâne kaynak, Îslam âleminin kuvvetleri olmug-
tu. Islam âlemi, birçok balaindan milletimizle, devletimizin istiklâliyle
yakmdan ve fevkalade bir surette ilgilidir. Bu dinî baghhklari dolay1s1yla
151

da bütün Islam âleminin manen bize muavin ve muzahir (yardunci)oldu-


gunuzaten kabul ediyoruz...
Özetle,Islam âleminin yardimmi, destegini almak...
Omm içindir ki, Büyük Millet Meclisi 9 May1s'ta "Îslam Â1emineBe-
yanname" yaymlayacaktir.
Kemal Papa kolmpmasmm devammda Suriye ve Irak'taki geligmeleri
a4attyor. Art1k Ingiliz ve Fransiz sömürge idarelerine tepki baglamig-
tir, Ankara'dan yardim istiyorlar, hatta "Osmanh camiasi dahilinde bu-
hmacagiz" diyorlar!.. Bunlari anlatan Mustafa Kemal'in qu sözleri, onun
hiç degigmemig siyasi prensiplerinden birinin ifadesidir:

Biz onlara dedik ki, artik milli suurlarimiz dahilinde bulunan insan
kaynaklarmive genel menfaatleri suurlarmuzm haricinde israf etmek is-
temeyiz!..
Bu ilkeyi defalarca vurgulayan Mustafa Kemal gunu da söylüyor:
Fakat ittihat (birlik),kuvvet olugturacagmdan, bütün Ïslam âleminin
olma-
manen oldugu gibi maddeten de müttefik ve müttehit (birlegmig)
sim güphe yok ki büyük memnuniyetle karg11anz...
"kendi

Suriye, Irak gibi ülkelerin de simrlan dahilinde milli hâki-


miyet esasma dayali serbest ve bag1msiz olabilecegini" belirtlyor;
Türkiye ile ittifakm da ötesinde federatif veya konfederatif denilen
gekillerden biriyle irtibat kurulabileceginibelirtiyor, ama Türkiye ar-
tik kendi insani ve maddi kaynaklanm Misak-1 Milli digmda israf et-
meyecektir!
konfederatif irtibatlar"dan ileride Bal-
"federatif,

Mustafa Kemal bu
kan ülkeleri için de bahsedecektir.
Kafkasya'daki "Türkiye'ye gönülden baglanmig" ülkelere gelince...
Onlar Çarhk emperyalizmini tekrar kurmaya çahgan Denikin'in Beyaz
Ordularma kargi direniyorlar, çok güzel; ama: I

Oradaki dindaylarmuza tavsiyemiz de yine kendi içlerinde ve kendi


kuvvetleriyle meveudiyetlerini göstermek ve ispat etmek ve ondan son-
ra... birlegmek noktasi olmugtur...

Yani, kendinizi kurtarm, ondan sonra birlegebiliriz!


Mustafa Kemal'in bagta Azerbaycan olmak üzere Kafkas Müslüman-
lan için tehlike olarak sadece Beyaz Ordu Komutam Denikin'den bah-
sedip Bolgevik tehlikesinden bahsetmemesi bilinçli bir siyasi tercihtir.
24 Nisan'da bu konugmay1 yapan Mustafa Kemal, apagida görecegimiz
gibi, iki gün sonra, 26 Nisan'da Lenin'e bir mektup yazarak Kafkas-
ya'nm ve Azerbaycan'm Bolgeviklegtirilmesini kabul ettigini belirtecek,
152

bunun kargihšmda Bolgeviklerin de Türkiye'deki Milli Hareket'e para


ve silah yardmu yapmasim isteyecektir.

Bolgevizm stratejisi: Mustafa Kemal Paga, gizli oturumdaki aym
konugmasmda, o güne kadar uyguladiklari Bolgevik Rusya'ya iligkin
"dig

stratejiyi ve yardim"a balogiru anlatiyor:

Hiçbir kimsenin, hiçbir milletin özel âdetlerine ve ahlakma ve milliyet


esaslarma karg1 degiliz. Biz yalruz istibdada, emperyalistlere kargi düg-
maruz. Biz Avrupahlarm Belgevizm'den korktuklarmive bizim Bolgevik-
lerle fikir birligi ve hareket birligi yapmamizdan daima kugkulanmakta
olduklarnu göz önüne ahyor ve daima dügünüyorduk... Herhangi bir ya-
banci devletlerle ihtilafh münasebetlere aniden girmek belki bizi pig-
manhga mecbur edebilir... Hakikaten bu milli smirlarumz dahilinde
arz
ettigim gartlarla mevcudiyetimizi muhafaza edqbildigimiz takdirde, ba.)-
ka bir gey istemek bendenizce dogru degildir. Yalmz her ihtimale kargi,
hayat ve mevcudiyeti muhafaza için hariçten bir kuvvet kaynagi aramak
.
lazim gelirse, yine daima kendi görüglerimiz baki kalmak gartiyla her
kaynaktan istifade etmeyi de uygun gördük...

Evet, bu sözünün altml çizmek gerekir


"Her kaynaktan istifade etmek..."
Mustafa Kemal devamla, daima Bolgevikleri ve onlardan nasil yar-
dim almacagmi aragtirdigmi, Bolgeviklerle bazi temaslar kurdugunu,
"hiçbir
ama henüz kati maddeler üzerine dayanan bir gey yap11madigi-
m, fakat bunun mümkün oldugunu" anlatiyor.
Mustafa Kemal Paga, iki gün sonra Lenin'e mektup yazacak, iki haf-
ta sonra, 11 Mayis'ta Bolgeviklerle bir ittifak antiagmasi yapmak ama-
c1yla, Digigleri Bakam Bekir Sami Bey bagkanhšmda bir temsilci heye-
tini Moskova'ya gönderecektir.

Dogu ideali, Bati ideali

Halide Edip Adivar, Milli Mücadele döneminde Ankara'daki temel si-


yasi ve felsefi egilimleri anlatirken ikili bir siruflandirma yapar:
• "Dogn ideali"ne bagh olanlar... Halide Edip "Sarkmefkûresi" de-
digi "Dogu ideali"ni tammlamamn zor oldugunu belirtir. Solcular ve ule-
ma, bu iki z1t grup da "Dogucu"dur. Dogu mefkûre ya da idealini olugtu-
ranlarm bir bölümü komünistlerdir. Mesela, "ruhen çok samimi... Türk-
lüge çok bagh olmakla beraber, snuf, servet, din gibigeylerin aleyhinde"
olan Hakki Behiç; hem Mustafa Kemal'in Maliye Bakam'dir hem Yegil
Ordu ve TKP gibi hareketlerin önde gelen isimlerindendir. O günlerde
solcu olan Hikmet Bayur, Halide Edip'in verdigi diger bir örnektir. Dogu
idealinin çok önemli örgütlerinden biri, Islam-Sosyalizm karmasi bir ide-
153

olojiye sahip olan YegilOrdu'dur... Bunlan görecegiz.


Ve ulema... Halide Edip ulema simfmm "Dogu mefkûresini eski Îs-
lam demokrasisi halinde diriltmek istedigini" yazar.
Bu durumda Milli Mücadele'deki Îslam ve Bolgevizm faktörlerini
"Dogu ideali" ($arkmefkûresi) genel baghgi altmda görmek mümkün-
dür. Zaten zaferden sonra "Bati ideali" (Garp mefkûresi) agir basacak,
D gu ideali yanhlari tasflye edilecektir.
"Bati ideali"ni savananlat.. Halide Edip'in "Garp mefkûresi"
dedigi bu ideale bagh olanlar, Tanzimat'la baglayan Bati örnegine dog-
ru giden yola bagh olmakla beraber, dig siyasette Dogu ve özellikle
Rusya'ya esilimli idiler. Fakat Rusya'nm iç geklini katlyen Türkiye'ye
uygulamak istemiyorlardi. Hepsi Bati idealine bagh, Sovyet gekline gid-
detle kargi idiler.32
Halide Edip'in Milli Mücadele dönemindeki ana fikir alumlanm an-
latirken yaptig1 bu Doku-Bati idealleri smiflamasi büyük kabul görmüg-
tür. Akademik tarihçiligin saygm isimlerinden Prof. Ömer Kürkçüog-
lu,33 Prof. Mete Tunçay,34 Türkíye tarihi uzmam M. Philips Price35 ve
Standford Shaw,36 bunlardan bayka Lord Kinross37 da Milli Mücade-
le'nin fikir ve ideal tarafim incelerken Halide Edip'ten almtalar yaparak
bu Dogu-Bati mefkûreleri modelini kullammglardir.
Türkiye'de ve aslmda Asyah milletlerde önemli bir fikir ve degerler
çatigmasun ifade eden bu Dogu-Bati sorunsah Milli Mücadele'deki egi-
"antiemperyalizm,

limleri izah edebilecek bir modeldir. Dogucular anti-


kapitalizm, sosyalizm, mazlum milletlerin kurtulugu" gibi kavramlari;
siyasi taktikten öteye siyasi inanç olarak benimsiyorlar, bu sebeple
Bolgevik Rusya'ya yalan duruyorlard1. 11eridegörecegimiz Yegil Ordu
ve Halk Zümresi adh etkili olugumlar Îslam'la sosyalizmi bagdaytiran
eklektik, bagdagttrmact bir ideolojiye sahipti.
Îslami kesim de tabii "Dogilca" idi.
Lord Kinross Dogu ve Bati idealleri kavramlanm Halide Edip'e atif
yaparak anlatiyor ve Bati-idealini tutanlarm sagda, Dogu idealini tutan-
larm solda yer aldigmi söylüyor.¾

32. Hallde Edip Adivar, a.g.e., sf. 132-l36; Halide Edip'in kendisinin baglangiçtakiBati hayran-
ligi'ninBati elegtirisine ve Anadolu Türk'ü için hayranliga dönügmesi ve onun ¶arkmefküresi,
Garp mefküresi modellemesi için bkz. inci Enginun, Halide Edip Adivar'm Eserlerinde
Dogu ve Bati Meselesi, IstanbulEdebiyat Fakultesi Yayintari, l978, sf. 191-204.
33. Ömer Kürkçaoglu, a.g.e., sf. 84-85.
34. Mete Tunçay, Türkiye'de Sol Akimlar. 3. basim, BilgiYayinevi, Ankara, 1978, sf.
152.
35. M. Philips Price, Türkiye Tarihi, lgBankasi KükürYayinlari, 1969, sf. 133-135.
36. Standford Shaw, a.g.e., 2000, cilt III,Bölüm i, sf. 1092-1096; Bölum 2, sf. 1464.
37. Lord Kinross, a.g.e., sf. 379.
38. Lord Kinross, ay.y.
154

Milli Mücadele sirasmda Sol-Kemalist diyebilecegimiz bir yaym çiz-


gisi izleyen Yunus Nadi'nin Anadotu'da Yeni Gün gazetesi, "Dogu Siya-
seti"nin sözcülügünü yap1yor, emperyalizme kargi "Ey Dogu milletleri
birleginiz" diyordu?
Mustafa Kemal'in denetimindeki Hâkimiyet-i Milliye'nin de çirgisi
aymdir, apagida örneklermi görecegiz.
Bu Dogu-Bati sorunsah bugünkü Türkiye'de yaganan tartigmalari da
losmen izah edebilecek niteliktedir. Bu noktada, aralarmda farldar ol-
makla birlikte Ïdris Küçükömer ve Attilâ îlhan'1 "Dogucular" olarak ni-
telemek mümkündür. Idris Küçükömer "Islamci Dogucu halk cephe-
si"ni solda bir alam olarak tammlamigti.
Attilâ llhan'm Gazi'si, Sultan Galiev'in mazlum milletler ve Dogu
"alafranga

davasmm kahraman önderidir, Attilâ Ilhan Atatiirkçüler"i


piddetle elegtirir. "Kurtulug Savagi Destam"nt Nâzim Hikmet'in yaz-
masi, Dogu mefkûresinin sol ve Bolgevik yönü bakimmdan önemli
bir veridir.
Dogu idealinin Müslüman ve milli tarafma gelince... "Istiklâl Mar-
gt"m Mehmed Âkifyazacakbr. Âkif,Safahat adh eserinde 31 defa Garp
(Bati), 46 defa $ark (Dogu) terimini kullamr. "Îlim ve fen" diginda
Garp'1 elegtirir, sömürgeciligi "Garp'm kanh kâbusu" olarak niteler,
kendisini "Sark'mevladi" olarak tammlar.
15 Nisan 1921'de, II. inönü Zaferi'nden hemen sonra Âkif'inyazdigt
piirdeki gu nusralar, dönemin ruhunu yansitir:

Mademki Hakk'm bize vaat ettigi haktar,


Sark'mezeli fecri yakmdir, dogacaktr
istiklâl Marg1'nda da Milli Mücadele ruhundaki "Donu ideali"ni his-
setmemek mümkün degildir.
Milli Mücadele ve Lozan döneminde etkin gazetelerden Tevhid-i Ef-
"hakiki

kâr'da Velid Ebuzziya Bey, "Dogu medeniyeti"ni medeniyet"


olarak niteleyen, .Milli Mücadele ve Lozan'm bütün Dogu milletlerinin
kurtulugu olacagnu ifade eden yazilar yazm14tir.40 - "

Yakm zamanda sagda Necip Fazil kendi dügüncesini "Büyük Do


olarak adlandirmigttr.
Milli Mücadele'ye kat11mig, desteklemig ve devrimler döneminde
öne geçmig olan Baticilarm Istiklât Marpe veya Kärtulug Savagt
Destant niteliginde bir edebi metin birakamamig olmalar1, samyo-
rum, Milli Mücadele ruhunun özü itibariyla sag ve sol "Dogu ide-

39. Nurettin Gülmez, Kurtulug Savagi'nda Anadolu'da Yeni Gün, Amtürk Aragar-
ma Merkezl, Ankara, 1999, si 13-29.
40. Ahmet Temiz, Velid Ebuzziya'nm Lozan Mektupiari, IQ Kultur Sanat Yayinalik,
Istanbul,2007, sf 636, 644, 654, 665.
155

ali"ne dayah olmas1yla ilgilidir.41


"Dogu ideali" muhakkak ki, Milli Mücadele'nin ruhi esaslarindan bi-
ridir. Kuvvetli Islami vurgular, halkm Islami terimlerle tanunlanmas1,
Meclis'in Îslami gösteri ile aç1lmasi, Mustafa Kemal'in Kuran'dan ayet-
ler okuyarak yaptig1 konugmalarla Bolgevik ve Islam siyasetlerim bag-
daptiran konugmalari... Ve Bolgevizm'i öven, emperyalizmle, kapita-
l· mle mücadeleyÍ, mazlum milletlerin, Dogu milletlerinin kurtulugunu
gulayan konugmalarL..
Temel davasi "Bag1msiz Türkiye" olan Mustafa Kemal Papa, Dogu-
Bati meselesine daha çok siyasi strateji açismdan bakm14tir. Halide
Edip'e göre:

Mustafa Kemal Paya da bugünlerde Sovyet sistemini merakla izleme-


sine ragmen dudaki bu his, bir idealden çok, her nevi ihtimali tetkik et-
meye dayamyordu.42

Mete Tunçay, "Milli Mücadele yöneticileri içinde, daha Heyet-i


Temsiliye devresinden beri, bir çegit 'Sarkmefkûresi' taraftarlarmm
bir araya toplandigru" bunlarm Bati medeniyetinin çöküntü halinde
"iyi
olduguna, Dogu'da yeni bir toplum"un dogacagma inandiklarru
belirtiyor.43
Prof. ÖmerKürkçüoglu ve Philips Price'a göre, Bati iggalciligi kargi-
smda Bat1'ya kargi genel bir nefret vardr, bu Dogu idealini son derece
"bir
güçlendirmigtir. Öylebir konjonktürde Mustafa Kemal Papa süre
"akmtiya
için rüzgâra boyun egmig görünmüg" bagka bir deyigle katd-
rugtir." Bu gekilde davramrken, "Dogu ideali ve komünizm Türkiye'ye
egemen olursa, bu akum kontrol altmda tutabilecegini dügünmüg ola-
bilir." Mustafa Kemal asimda "Türkiye'nin eninde sonunda Bat1'ya dö-
necegini dügûnmügtür."**
Mustafa Kemal'in Milli Mücadele'deki yogun Îslami vurgulan da, bi-
raz sonra görecegimiz Rolgevikçe vurgulan da onun "Dogu ideali"ne
inandigmm degil, bu ideali ülkenin kurtulugu için stratejik bir faktör
olarak ustaca kullandigmm ifadeleridir.
Mustafa Kemafin 7 Temmuz 1922 tarihli konugmasi bu balomdan fev-

4 I. Hüseyin Sadoglu, Türkiye'de Ulusçuiuk ve Dil Politikalari adIt dagerli eserinde


.
junlari yaziyor: "Cumhurlyet'in ilk yillarinda Bati ile barigik Türk kimligine yapilan vurgu,
'yaratilig

destani' olarak nitelenen Kurtulug Savagi'nin bile yeterince romantize edilememe-


si sonucunu vermigti. Buna kargilik Bati'nin medeni uluslar allesinden biri olarak, yeni Türk
kimligi, Osmanli-Íslam kargithgi üzerine inga edilmeye çaligildi..." (istanbulBilgi Üniversitesi
Yayinlari, 2003, sf. 203). Batialarin bu yûzden "IstiklälMaryi" veya "Kunulug Savagi Desta-
ni" kalitesine ve romantizmine sahip edebi bir eser veremedigini duqunuyorurn.
42. Halide Edip, a.g.e., sf. I35.
43. Mete Tunçay, Turkiye'de Sol Akimlar, sf. 152.
44. Ömer Kurkçüoglu, a.g.e., sf. 85-86, Philips Price, a.g.e., sf. I33- I34.
156

kalade tipikdr. Ankara'daki Sovyet Büyükelçisi Aralov, yeni atanan Îran


Büyükelçisi Mümtazüddevle onuruna yemek veriyor, yemekte konugan
Mustafa Kemal hem "Müslüman"a, hem "Bolgevik"e hitap ediyor:

Aralov arkadagmuz Doguhun masum ve mazlum olan milletlerinin


hissiyatuu temsil eden insanlan bir araya getirmekle, onlan dertlegtir-
mekle pek büyük bir vazife yapmaktadir. Bundan dolayi kendilerini teb-
rik ederim. Dert ortag1 olanlar birbirlerini arar ve bulurlar...
Türkiye halkmm Dogu milletleriyle, Rusya ile Azerbaycan ile Afgan'la
Iran ile olan baglan yalmz hissiyat üzerine kurulu degildir. Hakiki, mad-
di, degigmesi kabil olmayan birtalam esaslara,dayanmaktadir...
Türkiye'nin bugünkü mücadelesi yalmz kendi nam ve hesabma olsay-
d1, belki daha lasa, daha az kanh olur ve daha çabuk bitebilirdi. Türkiye
büyük ve mühim bir gayret sarf ediyor. Çünkümüdafaa ettigi dava, bü-
tün mazlum milletlerin, bütün Dogu'nun davasidir ve bunu nihayete ge-
tirinceye kadar Türkiye, kendisiyle heraber olan Dogu milletlerinin be-
raber yürüyeceginden emindir...

Mustafa Kemal konugmasmm devammda, bu mücadelenm aym za-


"çarlar
manda ve hüdavendler" gibi müstebitlere karei verildigini be-
"onlarm
lirtlyor, hepsini y1rtacagiz, yeni bir tarih yapacagiz" diyor, Ara-
lov ve Mümtazüddev1e'ye dostluklan için tegekkür ediyor.45
14 Temmuz 1922 günü yine Îran büyüke1çisi onuruna Sovyet-Azer-
baycan Büyüke1çiligi'nde verilen yemekte yaptigi konugmasmda, Dogu
milletlerinin Milli Mücadele'ye verdigi destek için tegekkür ederek gun-
lan söylüyor:

Bu mücadeledeki muvaffakiyet bütün Dogu'yu ve Dogu'daki mazlum


milletleri elbette alakadar eder.
Biz eminiz ki, mücadelemizde Dogu milletleri, Islam âlemi ve medeni-
yet ciham bizimle beraberdir. Bu teveccühün Türkiye'yi kati zafere ulag-
tiracagma güphemiz yoktur...

Mustafa Kemal aym.gün Fransiz Milli Bayranu sebebiyle Albay M -

ugin'in verdigi yemekteki konugmasmda ise, Dogu davasmdan, ma2-


lum milletlerden, emperyalizmden bahsetmiyor, dogal olarak, Fransiz
lhtilali'ni, Fransiz halkmi övüyor:

Hürriyet ve istiklâl için binlerce evladmi topraklara gömen, insan


haklan beyannamesiyle faziletli insanl1ga en yüce düsturlan ilham

*
Hüdavend: Farsça efendi, malik, hükümdar, gah aniamlarmdadir. .

45. Konugmanm tam metni: Söylev ve Demeçier II, sf. 43-44; Atatürk'ün Bütün
Eserleri, cilt 13, sf. 136-137.
157

eden vatanperver ve inkilapçi Fransa'nm bugünkü evladi, Türki-


ye'nin hakh davasmi fillen teyit edecektir 46

Mustafa Kemal kendisinin yaymlattirdig1 Hâkimiyet-i Milliye gaze-


tesinde kaleme aldig1 13 Kasim 1920 tarihli bagyazida "Dogu milletleri-
nin selameti"nin "Batfya karg1 Dogu ihtilali" oldugunu belirtiyor:

Doku ihtilali artik masal degildir... Dogu ihtilali nammi verdigimiz As.
ya ve Dogu Avrupa milletlerinin Bati emperyalistlerine karg1 tasavvur et-
tikleri isyan çoktan beri bir tasavvur olmaktan ç1kmig, faaliyet sahasma
intikal etmigtir... Mücadeleye karar vermig olanlar, muazzam tegkilat ile
birlegmig ve ige baglamiglardir. Teykilatm bir merkezi Moskova ise, diger
bir merkezi Avrupa, bir merkezi Ankara, bir digeri Bakii, bir begincisi
Taykent'tir. Hind'in, Çin'in,Afgan'm, Iran'm, Turan'm, Türk'ün, Rus'un
kisacasi Avrupahlar için hali hazirda nüfuz ve müdahale edilemeyen,
dünyanm yarisi kadar genig bir ülkede, dahilen ve haricen kapitalizme
kargi içlerinde isyan duygulari hisseden birçok millet pimdiye kadar ol-
dugu gibi yalmz çahymak yerine, muazzam bir tegkilata tabi olarak top-
lu halde çahymaya ve teoriler ve fikirler sahasmdan ç1karak fiiliyata geç-
meye karar vermiglerdir...
Anadolu kendi varhšmm kurtulmasmm ancak bu Dogu ihtilalinin mu-
zafferiyeti ile mümkün olduguna inannugtir...47

Zaferi kazandiktan sonra Gazi Mustafa Kemal, Islam, Bolgevizm,


mazlum milletler ve genel olarak "Dogu ideali" vurgulu konugmalarma
keskin bir gekilde son verecek, Avrupa basmma "Bati'ya yönelmig"
(Garp'a teveccüh etmig) bir Türkiye inga edecegini açiklayacak, Lo-
zan'daki diplomatik savag Bat1111agmanmbir dig politika uygulamas1
olacakttr.

Müdafaa-i Hukuk ve islam


Her geyden önce bagta Mustafa Kemal'in liderligindeki Müdafaa-i
Hukuk Cemiyeti çok kuvvetli bir Islami içerige sahiptir. Sivas Kongre-
si'nde kabul edilen Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'mn
programi"Bismillahirrahmanirrahim" diye baghyor. Kurtarilacak vata-
"çogunlu-

m, Mondros'un imzalandigi stradaki smirlar içinde bulunan

46. Butün Eserleri, ciit 13, sf. 145-l49.


47. Hadlye Bolluk, Kurtulug Savagi'mn ideololisi, Hakimiyet-i Milliye Yazilari,
Kaynak Yayinlari, 2004, sf. I 14-I 15. Bolluk'un belirttigi gibl, gazetenin bagyazilarini çogun-
lukla Mustafa Kemal isimsiz olarak bizzat yazmakta vaya bagkalari tarafindan yazildiginda
onun tashih ve tasdikinden geçmektedir. Bu sebeple yazilar Mustafa Kemal'in o siradaki
görüglerini yansitir (sf.9).
158

junu Îslamlarm olugturdunu Osmanh memleketleri"


olarak tammhyor.
"Esas maksadm" Osmanh hükümetinin çökmesi ihtimaline kargi "Hila-
fet-i Islamiye ve Saltanat-1 Osmaniye'nin bekasi" oldugunu belirtiyor,
bu gekildeki ifadeler yedi madde içerisinde üç defa tekrarlamyor.
"maksad"i
Tüzük bölümünün 2. maddesinde Cemiyet'in göyle ifade
ediliyor:

Osmanh vatammn tamamiyetini ve yüce Hilafet makammin ve salta-


natin ve milli istiklâlin dokunulmazhäim temin zmmmda Kuva-yi Milli-
ye'yi âmil ve irade-i milliybyi hâkim lolmaktir.

Tüzügün 3. maddesine göre:

Bilumum Islam vatanda.glar cemiyetin tabii üyesidir.48

Bütün kongre direnig örgütlerinde din adamlarmm aktif ve


ve milli
yer yer öncü ro1ü ald1klan görülüyor. Tarihçi Standford Shaw'm belirttigi
gibi, Türk Milli Hareketi'nde Anadolu'daki ilk gayretlere çogunlukla ye-
rel din adamlan, müftüler, imamlar, müderrisler liderlik etmig, halla da
bu yönde etkilemiglerdir. Mustafa Kemal Paga, zaferi kazamp yeterince
güçlenerek laik Cumhuriyet kurma agamasma gelinceye kadar, bütün
Milli Mücadele boyunca din adamlarmm bu etkisini kullanacaktir.49
Lord Kinross, "Mustafa Kemal, en güçlü taraftarlanm din adamlari
arasmda buldu" diye yazlyor.50
Gerçekten Samsun'a ayak bastig1 andan itibaren onu kargilayan he-
yetlerin içinde veya bagmda din adamlari vardir. Samsun'da kargilaylci
heyetin bagmda Hac1 Molla, Havza'da kargilayan heyette ulemadan Ha-
ci Mustafa Efendi, Amasya'da kargilaylci heyetin bagmda müftü Haci
Tevfik Efendi ve vaiz Abdurrahman Kâmil Efendi bulunuyor, "Pagam,
Amasya emrinizde" diyorlar. Erzurum'da, daha önce gärdügümüz Raif
Hoca, Sivas'ta Mütfü Abdurrauf Efendi... Liste sayfalarca uzatilabilir.
Hiçbir Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti yoktur ki, üyeleri arasmda din adam1
bulunmasm. Yönetim düzeymde, 47 Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'nde 84
din adann görülüyor. 47 Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'nden 1Tsinin b -

kam din adarudir.


Müdafaa-i Hukuk cemiyetlerinin bagkam olan 17 din adammm adla-
n pöyle:
Ankara'da müftü Rifat Börekçi, Afyon'da müftü Said Efendi,
Amasya'da müftü Haci Tevfik Efendi, Bilecik'te müftü Mehmet Sükrii

48. Program ve tüzügun tam metni için bkz. Tarik Zafer Tunaya, Türkiye'de Siyasi Parcl-
ler, Istanbul,1952, sf. SI4-5l9.
49. Standford Shaw, a.g.e., cllt II, sf. 664.
50. Lord Kinross, a.g.e., cik I, sf. 270.
159

Efendi, Bitlis'te Mahmut Efendi, Bolu'da müderris Kürtza-


Müftizade
de Mehmet Sidki Efendi, Çanlur1'damüftü Bekirzade Atâ Efendi, De-
nizli'de Ahmet Hulusi Efendi, Erzurum'da Hoca Raif Efendi, Hakka-
ri'de müftü Ziyaeddin Efendi, Isparta'da SeyhAli Efendi, Kirgehir'de
müftü Halil Hilmi Efendi, Konya'da Ali Kemali Efendi, Sivas'ta müftü
Abdurrauf Efendi, Van'da müftü SeyhMasum Efendi, Yozgat'ta müftü
Mehmet Hulusi (Akyol) Efendi, Zonguldak'ta müftü lbrahim Efendi.
Aym gekilde, Müdafaa-i Hukuk Cemiyetlerinden önce Bati Anado-
lu'da kurulan milli cemiyet ve kongrelerde de din adamlannm çok ak-
tif oldugu görülüyor. Afyonlu din adann, müderris Ismail SükrüHoca,
biz-
"Çelikalay" adiyla silahh Kuva-yi Milliye (milis)tegkilati kurarak
muharebelerine kat111yor, soyadi kanunu
zat Kütahya-Eskigehir-Afyon
çilanca kendisine "Çelikalay" soyadi verilecektir. Ispartah din âlimi Ib-
Hukuk Cemiyeti'ni kuruyor,
rahim Efendi Isparta'da Müdafaa-i
TBMM'ye kat1hyor, Meclis üyesi iken izinli olarak cepheye giderek
hemperilerinden olugan "Isparta Mücahitleri"ni toparlay1p "Demir
alay"1kurarak çarpigmalara katihyor, soyadi kanunu çilanca kendisine
"Demiralay" soyadi veriliyor.
önemli
Bati illerindeki milli kongrelerden Erzurum Kongresi kadar
olan Nazilli, Bakkesir ve Alagehir kongrelerinde, ayrica, Redd-i Ilhak, Iz-
mir Müdafaa-i Hukuk-u Osmaniye, 1stihlâs-1Vatan (Vatanm Kurtulugu)
gibi cemiyetlerde de din adamlarmm rolü önemlidir. Kemalist Cumhuri-
Anadolu
yet'in Meclis Bagkanlarmdan Org. Kâzun Özalp,yer aldigi Batt
gayr-i müsait ahval ve gerait içinde muhterem
"o
Cephesi'ni anlatirken,
ulemam1z öne geçmisler, münhasiran telkin ve irgad ile yetinmemigler,
i milli kuvvetlerin (milislerin) bagmda çarpigmiglardir" diyor.51
Böyle bir vatansever din adanu tabam oldugu için, 1stanbulfetvasmm
etkisi suurh ve geçici ohnug, Kuva-yi Milliyeci Ankara müftüsü Rifat Bö-
rekçi'nin fetvasuu 153 Ariadolu müderris ve müftüsü imzalanugt1. "ye-

Milli Mücadele'nin temelini atan sivil milliyetçi hareketler ya da


rel kongreler" hakkmda degerli bir aragttrma yapnug olan Bülent Ta-
nör de özellikle Bati Anadolu'da milli direnigin örgütlenmesinde din
adamlarnun çok etkili olduldanm, ilk baglarda ön saflarda yer aldikla-
egraf, mülk sahipleri ve dm adamlan
"aydmlar,

nm belirtir. Bu gekilde
arasmda belki de ilk defa olarak yerel görünüglü ama ulusal ittifak or-
tanu" tegekkül etmigtir.52
Mustafa Kemal Paga'nm 5 Agustos 1920'de "Adana Vilayeti ve Bütün
Islam Ahalisine" hitaben yaymladigi bildiri, bu ittifala saglamak için iz-
ledigi Islam siyasetinin típik örneklerinden biridir. 7 paragrafhk metin-
de 19 defa Allah, Peygamber, Islam, ümmet, din ve dindar gibi kavram-

5 L Bkz. Doç. Dr. Ali Sarikoyuncu, a.g.e., cik I, sf. 17-129.


52. Bülent Tanär, Türkiye'de Kongre Íktidarlan, 19i8-1920, Yapi Kredi Yaymiari,
istanbul,2002, sf. 135, 2l5.
160

lara yer veriyor, "Adana'nm muhterem Müslümanlan" diye seslenerek


göyle devam ediyor
"Peygamber'in esaret tammayan dindar ümmetinin cihat ordularma
öncü olmak gereflyle iftihar eden siz aziz Adanah dmdaylarmuz... Esa-
ret hayatmm türlü türlü 1st1raplarnt çekmig olan Mis2r,Hindistan, Rus-
ya ve Afrika'daki Müslüman kardeglerimiz... Istiklâl ve dinin muhafaza-
si ugruna gehitlik rütbesine erigen kardeplerimizin Allah'm rahmetine
kavugmalanm ve Allah'in yardunmm yüce tecellisine mazhariyetimizi
tazarru ve niyaz ve cümlenize gerek Büyük Millet Meclisi ve gerek bü-
tün Îslam âlemi namma tegekkür arz ederiz, muhterem gaziler..."S3

Kürtlerle kardeglik
30 Ekim 1918'de Mondros Mütarekesi imzalandiktan sonra, Ingiliz-
ler, Mütareke hükümlerine aylori olarak, Musul vilayetinden bagka, 6
Arahk'ta Kilis'i, 17 Arahk'ta Antep'i, 22 Subat 1919'da Maray'i ve 24
Mart 1919'da Urfa'yi iggal ediyorlar. Ingilizler,Türkiye'nin Mütareke ile
vazgeçtigi Irak bölgesinin Siirt, Mardin, Urfa ve Diyarbakir'1 da içine al-
digmr iddia ediyorlar! Fakat Diyarbalor'da bulunan 13. Kolordu Komu-
tan Vekili Albay Ahmed Cevdet Bey'in sert tepkisi üzerine silahh çatig-
may1 göze alanuyorlar. Kürdistan vaadiyle Kürt agiretlerini tegvik ede-
rek bu siyaseti yürütmek istiyorlar. 1stanbul'daki Kürt Teali Cemiye-
ti'ni, Diyarbalor'daki Kürt Kulübü'nü destekliyorlar. Sivas Kongresi si-
rasmda Mustafa Kemal'i öldürtmek için Elazig-Valisi Ali Galib'i ve Kürt
Bedirhanilerden Celadet ve Ali beyleri görevlendiren, Damat Ferid'le
beraber Îngilizlerdir..Çoklyi Kürtçe kontigan Îngiliz Binbagi Nowel' bu
igle görevli olarak bölgede dolaç1yor.54
Böyle bir ortamda Kürtlerin, Kürt agiret beylerinin ve din adamlan-
mn hangi taraf1 seçecegi fevkalade önemli.
Mustafa Kemal Paga, 14 Haziran 1919'da, Erzurum Kongresi'ncien
yakla.71k bir buçuk ay önce 15. Kolordu Kumandam Kâzun Karabekir
Paga'ya gönderdigi gifreli telgrafta, "Diyarbekir'deki Kürt Kulübü'nün
ingilizlerin tegviki ile Îngiliz himayesinde bir Kürdistan gayesini güt-
tügü" için kapatildigim belirtiyor. "Kürdistan'm tanmrug beylerinde
aldigi telgraflarla bu Kürt Kulübü'nün hiçbir Kürt'ü temsil etmedigini
birkaç serserinin tegebbüsü oldugunu" belirten Mustafa Kemal Pa.ya,
dogu illerinde Ermenistan kurulmasi tehlikesini hatirlatarak Müda-
faa-i Hukuk cemiyetlerinin nahiyelere varmeaya kadar örgütlenmesi-
ni istiyor:

53. Atatürk'ün Bütün Eserleri, cilt 9, sf. 133-134.


*
Nutuk'ta çagitli baskilarda Novit, Novel, Nowil olarak geçiyor.
54. Genelkurmay Bagkanligt Harp Tarihi Dairesi Resmi Yayinlari, Türk Ístikial Harbi,
IV.cilt, Güney Cephesi, Ankara, 1966, sf. l3-l4.
1 61

Ben Kürtleri ve hatta öz bir kardeg olarak tekmil milleti bir nokta et-
rafmda birleptirmek ve bunu cihana Müdafaa-i Hukuk-ii Milliye Cemiyet-
leri vasitasiyla göstermek karar ve azmindeyim...55

Ocak 1919'dan itibaren, ileride Sevr Antlagmasi olarak ortaya çika-


cak olan hükümleri hazirlamak üzere Paris Barig Konferansi toplam-
yor. Kendisini "Kürtlerin temsilcisi" olarak takdim eden Kürt $erifPa-
ga Ermeni Bogos Nubar Papa.ile igbirligi halinde Dogu Anadolu'da
Sevr tarzmda bir Büyük Ermenistan ve kalan kisimlarda Kürdistan ku-
rulmasi için Ingilizlerin destegiyle Konferans'a ba.gvuruyor. Serif Pa-
ga'ya bölgeden büyük tepki geliyor...
"Silvan agiret reisleri, egrafi, geyhleri ve din âlimleri" tarafmdan Se-
rif Paga'yi protesto etmek için yazilan telgraf metni, dönemin birlegtiri-
ci degerlerini yans1tmak bakimmdan tipik bir örnektir. Mustafa Kemal
bu degerleri harekete geçirerek Kürtleri Milli Mücadele'ye kazanacak-
tit Padigaha, Paris Bang Konferanst'na, Îtilaf Devletleri liderlerine, ta-
rafs12 devletlerin büyükelçilerine, Mebusan Meclisi'ne ve Ankara'daki
Heyet-i Temsiliye'ye gönderilen 27 Subat1920 tarihli uzun telgrafta, Se-
"gafil
rif Paga'nm ve lanetli tegebbüsünün" halkta ve ileri gelenlerde
"tezahürat-1
nefretle kargilandigi, vatanperverane" ile halkm tepkisini
ortaya koydugu anlatdarak deniliyor ki:

Muazzam Osmanh kitlesinin en metin ve sarsilmaz, kale gibi direcci


olan Kürtler her geyden evvel Îslam'dir.Ve ikinci olarak Osmanh'dit ve
en sonra Kürt'tür. Muhtegem Osmanh ailesinin ve qu Îslam kardegligi
toplumumm en fedakâr ve en bagh ve en nyumlu bir uzvu olan Kürtle-
rin bu beraberlikten zerre kadar ayrilmamalari onlarm gayesi ve emeli-
.
dir. Kürtler Osmanh idaresinin adil ve ulvi egemenligine katilma onuru-
na sahip olduklan günden beri hiçbir ihanet eseri göstermemigtir ve
ebediyen de göstermeyecektir... Dünyada hiçbir kuvvet tasavvur edile-
mez ki, Kürtlük ile Osmanhhk araamdaki bu kadim ve tarihî uyumu kal-
dirmaya ve yok etmeye muvaffak olabilsin. ÇünküOsmanhhk Kürtlügü,
Kürtlük de Osmanhhgi nefsinde toplamig ve yekdigerine mutlak bir bag
ile baglanmigttr. Bu itibarla bütün Kürtler iman etmiglerdir ki, Osmanh-
him temiz hayati ve istikbali parçalamp yok olursa Kürtlük de yok
olur...56

55. ATTB, sf. 36-37.


56. Prof. Dr. Abdülhaluk Çayve Yagar Kalafat, Dagu ve Güneydogu Anadolu'da Ku-
va-yi Milliye Hareketleri, Turk Kültürünä Aragttrma Enstitüsu Yayinlarr, Ankara, 1990,
sf. 39-40. (Agdali bir Osmanli Türkçesiyle,yazilreig olan metni ben sadelestirdim, Kaynak
kitapta "Osmanlilik rehn-i enderas olursa..." ifadesi yer aliyor; yanlig okuma veya yanlig
"indiras"
dizgi oldugu belli. "Enderas" diye bir kelime yoktur. Dogrusu almahdfr, bu da
yikilma, adi sani kalmayacak gekilde yok olma" demektir. T.A.)
"kökten
162

Telgrafm devammda Serif Paga'mn gafil bir menfaatperest oldugu,


"milyonlarca
servet cem ve iddihar" ettigi, yani biriktirip gömüledigi,
hiçbir gekilde Kürtleri temsil edemeyecegi, bir "hain ve mühin-i vatan"
oldugu ifade ediliyor
Musul'da Ingilizlere karpi baÿlayan "Cemiyet-i Hilaliye" hareketi de,
"Osmanh hükümetinden bagka hiçbir hükümet kabul etmiyoruz" diye-
rek Türkiye'ye baghhgim ifade ediyor. Ïngilizleri kaygilandiran bir.ha-
rekettir bu.57
"vatan
Mustafa Kemal Papa, daha Samsun'a çiktigi andan itibaren ve
"yüce
istiklâl"le beraber Hiladet ve saltanat... din-i mübin-i Islam" gibi o
zamanm birlegtirici kavramlanm da kullanarak herkesi Milli Hareket
bünyesinde birlegtirmeye çahylyor.
Erzurum ve Sivas kongrelerinde Mustafa Kemal Paga'nm konugma
ve yazigmalannda "Hilafet ve saltanat"1 kurtartaanm yamnda yogun bir
Islami dil kullandigmi gördük. Erzurum Kongresi'nden hemen sonra 10
ve 13 Agustos 1920 günlerinde Kürt geyh ve agiret reislerine yazdigi bu
mektuplara Nutuk'ta da yer vermigtir:58
Bunlardan mesela Mutki'de Agiret Reisi Haci Musa Bey'e, "Muhte-
rem Efendim" hitablyla baçIayan 10 Agustos 1919 tarihli mektupta
Mustafa Kemal Paga'mn hafizasmm çarpici bir örnegini görüyoruz. Bi-
rinci Dünya Savagi sirasmda Bitlis'te Ikinci Ordu Kumandam oldugu si-
rada aralarmda kalbî baglar olugtuguna ve bu kiymetli hatiralan daima
sakladigmi hatirlatan Kemal Papa, Bitlis'in kurtulugundaki hizmetlerin-
den dolayi Hact Musa Bey'i kutluyor. Simdidogu illerinde bir Ermenis-
tan kurulmak istendigini, Istanbul hükümetinin acz içinde oldugunu
belirtiyor, Erzurum Kongresi hakkmda bilgi veriyor. Haci Musa Bey'in
Heyet-i Temsiliye üyesi seçildigini belirterek Sivas Kongresi'ne davet
ediyor. Çoksicak ifadelerle yaz1lnug mektup göyle sona eriyor:

Cenâb-1 Våhibül'âmâl Hazretleri'nden' vatan ve milletimiz için hayirh


akibetler niyaz eder ve sizlerin gõzlerinizden öperim.

Mutki Agiret Reisi Haci Musa önemli bir isimdit Birinci Dimya Harbi
sirasmda Bediuzzaman Said Nursi ve SeyhMuhanuned Diyauddin'le b -

likte Bitlis çevresinde "GönülIü Ihtiyat Birlikleri" deni1en toplam 2 bin ld-
gilik bir milis gücü ile ordu emrinde savagmiglardi. Mustafa Kemal, Hac1
Musa Bey'i o dönemden tamyor. Bitlis'te kumandan oldugu sirada Musta-
fa Kemal Papa 16 Nisan 1916 tarihinde Haci Musa Bey'e gönderdigi telg-
raflarda, ilerleyen Ermeni ve Rus birliklerine kargi yapacaklar1 harekât

57. Genelkurrnay Harp Tarihi, Turk istiklal Harbi, IV. cllt, Guney Cephesi, sf. l6-l7.
58. Bkz. Nutuk, Vesikalar, no. 47-53.
*
Emelleri Gerçekleptiren Yüce Allah.
1 63

hakkmda emirler vermigti." Aynca, Said Nursi' Milli Mücadele'yi destek-


lemig, Mustafa Kemal ve Fevzi Papa tarafmdan Ankara'ya davet edil-
mig,60 Siirt ve Muy milletvekillerimn verdigi önerge ile 9 Kasim 1922 gün-
lü TBMM oturumunda "Viläyilt-1Sarkiye ulemasmdan Bediüzzaman Said
âmedi" (hoggeldin) denilmigtir.61
"hog
Molla"ya Meclis tarafmdan
Mustafa Kemal Kürt geyh ve agiret reislerine yazdig1 mektuplara
"Muhterem Efendim, Faziletlû Efendim, Vatanperver Efendim" gibi hi-
ta larla baghyor. Erzurum Kongresi hakkmda bilgi veriyor. Heyet-i
Temsiliye üyesi seçilenleri Sivas'a davet ediyor. Mektuplarda vurgula-
nan konularm bagmda Hilafet ve sultanatm kurtardmasi ile dogu ille-
"mukaddes
rinde Ermenistan kurulmasi, vatamn Ermeni ayaklan altm-
da çignenmesi" tehlikesi geliyor.
Eski Osmanh mebuslanndan "Sadullah Efendi Hazretlerine" 13
Agustos 1919 günü yazdigi mektupta Mustafa Kemal, dügman iggalini
anlat1yor, Erzurum Kongresi'nde Heyet-i Temsiliye üyesi seçildigini bil-
direrek Sivas Kongresi'ne davet ediyor. Seyhlereyazdig1 mektuplarda
Mustafa Kemal daha "Islami" bir dil kullamyor. "Megayih-i Îzamdan"
(Büyük Seyhler'den) "SeyhZiyaeddin Efendi Hazretleri"ne yazdigi
mektup bunun bir örnegidir

Cenâb-i Hakk'm avn ü inayetive Peygamber-i zîqammizm feyz ü geffaati


oldugunu ve huku-
ile umum milletimizin bir noktada müttehid (birlegmig)
kunu muhafaza ve müdafaaya kadir bulundugunu cihana gösterecegia...

Bitlis'te Küfrevizade Seyh Baki Efendi'ye yazdigi mektupta, Birinci


Dünya Savagi sirasmdaki iligkilerinin yarattigi sevgi duygularim dile
için ortak çahymalarmuzin bagariya ulagmasm1 engel-
"vatan
getiriyor,
lemek ve ülkeyi bölünmüg parçalara ayirarak hepimizi birbirimize dü-
gürmek suretiyle milleti ve memleketi felakete sürüklemek isteyen
dügmanlarm ortaya bir Kürdistan meselesi ç1kardiklanm" anlatiyor:
Seyhin,
"säzünün
geçtigFbölgede çaba harcamasuu ve ülkenin mutlu-
lugu için çabalarmi sürdürmesini rica" ediyor, gözlerinden öpüyor.62
Elazig Valisi Ali Galib'in Îngilizlerinve Kürt Bedirhanilerin destegiyle "imha"

Sivas Kongresi'ni basarak Mustafa Kemal ve arkadaglanm etme-

59. M. Kemal'in telgraflarinin tam metni ve Bitlls bölgesindeki mücadeleler içln bkr. Prof.
Abdülhaluk Çayve Yagar Kalafat, a.g.e., sf. 40-49.
* l925'te
isyan eden SeyhSaid'le, MilliMacadele'yi destekleyen ve l925'teki isyana kargi
çikan Said Nursi tamamen ayri gahslyetferdir. Isim benzerliginden ve ikisinin de Kürt ol-
rnasindan alsa gerek Standford Shaw gibi ciddi bir tarihçi bile Said Nursi'yi §eyhSaid'le ay-
ni kisi zannetmistir. ( S. Shaw, a.g.e., cilt II, sf. 742.)
60. Doç. Dr. Ali Sarikoyuncu, a.g.e., I, sf. 26.
61. TBMM Zabit Ceridesi, 9.XL.1338,cllt 24, sf. 439. 6

62. Atatürk'te Konular Ansiklopedisi, sf. 369, 4 Mart 1922.


164

leri tegebbüsüne karyi Malatyah Kürt ileri gelenlermden Haci Kaya Aga
ve Mustafa Aga, Milli Hareket'i destekliyorlar, Ali Galib'e karg1 ç11ayor-
lar. Ali Galib, bu durumda, Binbaqi 11yaskomutasmdaki askerî birligin
yaklagtigm1 da dikkate alarak kaç1yor. Sivas Kongresi 11 Eylül'de baga-
nyla tamamlamyor. Mustafa Kemal Papa "Haci Kaya ve
SatzâdeMustafa
Agalara" 15 Eylül'de telgraf çekiyor; "Kürt kardeglerimiz"in gösterdikleri
"vatanperverane
himmetleri" için tegekkür edlyor ve diyor ki:

Sizler gibi din ve namus


sahibi büyükler oldukça Türk ve Kürt'ün yek-
digerinden aynlmaz iki öz kardeq olarak yagamakta devam edecegi ve
Makam-1 Hilafet.etrafmda sarsilmaz bir vlicut halinde iç ve dig dügman-
lanmiza kargi demirden bir kale halinde kalacagi güphesizdir Cenâb-1
Hakk mesaimzi megkûr eylesin.63

Kasun 1919'da, Kürt Teavün Cemiyeti adh Kürtçü kurulugun Mütare-


ke döneminde Istanbul'daki çahymalarmdan tedirgin olan Mustafa Ke-
mal Papa, Dogu Anadolu'da Kürt beylerinin ve agiret reislerinin kendi-
sine "Hilafet makamma baghhklarma dair müracaatta bulunduklarmi"
belirtlyor, bunlarm vatanseverligini övüyor. Kürt Teavün Cemiyeti'nin
ancak Istanbul'da var olabilecegini belirtiyor, ingiliz himayesini dügü-
nen bu vatansizlarm Kürtlerle hiçbir münasebeti yoktur" diyor.
Dogu illerindeki kumandanlara gönderdigi telgraf emrinde "Kürt
agalarma ve egrafma keyfiyetin anlatilmasmi" ve "mukaddes
Hilafet
makamma tam bir sadakatle bagh kalacaklarma ve Kürt Teavün Cemi-
yeti'nin aynhkç1 hareketini lanetlediklerine dair" telgraflar çektirmele-
"mukaddes
rini istiyor. Aynhkç1 hareketlere kargi, Kürtlerin Hilafet
makamma dinî baghhgive Türk kardeqleriyle aynlmaz bir yigitlik kale-
si teykil eyledigini" vurguluyor.64
Hazro Egrafmdan Mehmet Beyefendi'ye gönderdigi 24 Agustos 1920
tarihli mektup, Mustafa Kemal'in din, ümmet, hilafet gibi kavramlan
"bütün
kullanarak kuvvetleri birlegtirmek" geklindeki stratejisini yans1-
tan örneklerden biridir:

Zât-1 ålileri gibi vatanperver dindaglanmizm vatanî ve fedakârca ya -

dml ve hizmetleriyle vatanumzm ve Hilafet makammm kurtanhnasma


yönelik megru çahymalarmuzda er geç muvaffakiyete nail olacaimuz
hakkmdaki kanaatim sars11mazdir. Yakmda Islam ümmetinin Avrupah is-
tilacilardan kurtarilmasi hususundaki baçan haberlerini zat-1 âlinize in-
gallah teblig ederim...

63. ATTB, sf. 71. Kr.irtleri din birligi, din kardegligi duygusuyla Milli Mücadele'ye bagla-
mak için Kürt a§1retlerine çekilmig degigik telgraflar: Atatürk'ün Bütün Eserleri, ch 6,
sf. I05, I49.
64. Atatürk'un Bütün Eserleri, cilt 5, sf. 108 ve 120, 329.
165

Paga, mektubunun devammda mahalli durumlar hakkmda kendisine


sik sik bilgi verilmesini istiyor. Aym mektubu Bitlis'teki Küfrevizade
Seyh Abdülbaki Efendi'ye de gönderiyor.65 Karabekir'e gönderdigi
telgrafta Milli Mücadele'yi destekleyen eyhlere "Millet Meclisi namma
iltifat buyurulmasuu" hatirlatiyor.66
Bu mektuplar, telgraflar aym zamanda Mustafa Kemal'in muazzam "özel

enerjisini de gösterir. Henüz dogru dürüst çaligan bir kalem"i, bu-


gù kü deyimle Genel Sekreterlik bürosu bile olmadigi halde, teker te-
ket kipilere varmcaya kadar yogun bir yazigma agun yürütüyor.
"Yüzlerce agiret reisi ve agas1" Kuva-yi Milliye'yi desteklemek için
milis kuvvetleri kurarak bilfiil çatigmaya giriyor. Gördekli Seyh Zarif,
Zerdekli SeyhMustafa Efendi, SeyhMuhammed yöredeki harekete ön-
cülük eden din adamlarmdandir. Güneydogu'dan 16 il ve ilçe müftüsü,
milli cemiyetlerde bagkan veya üye olarak götev aldigi gibi, ayrica res-
mî bir dinî görevi olmay1p $eyhunvamna sahip 16 kipi Birinci Meclis'te
üyedir. Kürt agiret reislerinin, beylerin, din adamt ve geyhlerin Kuva-yi
Milliye'ye verdikleri destegin moral kökleri, Abdülhamid'in kurdugu
Hamidlye Alaylan'na kadar gidiyor.67

Ermenistan tehlikesi
Din kardegligi ve geleneksel Hilafet'e baghhk faktöründen bagka,
Sevr Antlagmasi'na göre Dogu Anadolu'da Ermenistan kurulmasi tehli-
kesi de Türk-Kürt beraberligini saglayan önemli bir faktördür. Bunun
içindir ki, Mustafa Kemal Papa Kürt geyhlerine, beylerine, ileri gelenle-
rine yazd1g1 mektuplarda bu tehlikeye dikkat çekiyor. 9 Kasun 1919'da
Harput Vali Vekili Servet Beyefendi'ye gönderdigi telgrafta Urfa, Aym-
tap ve Maray'm Fransiziar tarafmdan iggaline kargi protestolar yap11-
masuun önemini anlatlyör ve gunu vurguluyor

Kürtleri Osmanh camiasmdan ayrmak ve Îngilizboyunduruguna sevk


etmek, neticede Dogu Anadolumuzu Ermenilere çignetmeye yol açacak
olan Kürdistan Teali Cemiyeti gibi zararh bir teykilatm vicdan yerine ya-
banci parasi taglyan birkaç serserinin memleketimize ekmek istedilderi
fesat tohumu...68

Bölgede Ermenistan kurulmasi tehlikesi, Îngilizistihbarat belgelerinin


de gösterdigi gibi, "Büyük Ermenistan sözü Milli Hareket'in ategini alev-

65. a.g.e., cilt 9, sf. 265.


66. a.g.e., cilt I0, sf I09.
67. Abdülhaluk Çay,Yagar Kalafat, a.g.e., sf. 8-9, 23, 27, 30.

68. a.g.e., sf. 128.


166

lendiriyor... Kürtleri tekrar sirt s>rta Türklerle bir hizaya getirlyor."


6 Mart 1920'de Osmanh Mebusan Meclisi'ndeki "Dogu 111eriMebus-
lar1"nm yaymladiklan beyanname de ülkeyi birleptiren faktörleri gör-
mek bakunmdan önemlidir. Sevr'e göre doguda Ermenistan kurulmas1-
na giddetle kargi çikan dogu illerinin Osmanh mebuslan, hiçbir ilde Er-
meni çogunlugunun hiçbir zaman bulunmadiguu belirtiyorlar. "Arazi-
nin vaziyeti ve tegekkülü, ahalinin dag1hm gekli ve aym iktisadi yol
üzerinde bulunmalan, mügterek dm ve mügterek tarih sahibi olmalan"
sebebiyle aynlmalannm mümkün olamayacagru vurguluyorlar. Dogu
illerinin Malazgirt'te Sultan Alpaslan'm zaferinden beri ülkenin aynl-
maz bir parçasi oldugunu anlatiyorlar, "Müslüman memleketi" terimini
"musiki,
vurguluyorlar. Bölgedeki raks, spor gibikültiirel ve güzel sa-
natlara ait milli varhklarm tamamen Müslümanlara ait" olduguna dik-
kat çekiyorlar. 8 paragrafhk beyannamede 6 defa "Müslüman" vurgusu
yer ahyor.70
"alti
"Vilâyât-i Sitte" denilen il"in, Erzurum, Elazig, Diyarbakir, Sivas
ve Bitlis'in Ermenilere verilecegi haberleri üzerine daha Arahk 1918'de
Îstanbul'da çogunlugu Diyarbalarh ve Erzurumlu isimler tarafmdan Vi-
lâyât-1 SarkiyeMüdafaa-i Hukuk Cemiyeti'nin kurulmasmdan sonra,
Diyarbalor'da Müftü Ibrahim Efendi'nin bagkanhšmda "Diyarbaler Mü-
dafaa-i Vatan Cemiyeti" kuruluyor, bunlar Damat Ferid'e protesto telg-
rafi gönderiyorlar

Vilâyât-1 SarkiyeArnavut babamzdan miras kalm19 mülkünüz degildir


ki Ermenilere pegkeg çekiyorsunuz!

Vilâyât-i SarkiyeMüdafaa-i Hukuk Cemiyeti'nin Erzurum gubesi 10


Mart'ta, Diyarbalar gubesi 18 Haziran'da kuruluyor ve Erzurum Kong-
resi kararlarma uyarak adun "SarkiAnadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiye-
ti" olarak degigtiriyor. Diyarbakir müftüsü Haci Ibrahim Efendi bag-
kanhšmdaki Müdafaa-i Vatan Cemiyeti de buraya katihyor. Müftü Îbra-
him Efendi diger üç Diyarbalar delegesi ile birlikte Erzurum Kongre-
si'ne iytirak ediyor.
-i

Diyarbalorh büyük yazar Süleyman Nazif'i ve Diyarbakir Müdaf


Hukuk Cemiyeti'nin kurucularmi rahmetle amyorum. Müftü Haci Ibr -

him Ulug, Pirinçzade Sitle (Taranci) ve Feyzi, Yasinzade Sevki (Ekin-


ci), Halifezade Salih (Kalfagil), Müftüzade Seref(Ulug), Zülfü (Tigrel)
beyler, Beysanzade Molla Ahmet, Cemilpagazade Kasim gibi bey ve
efendiler...

69. G. jaeschke, Kurtulug Savagi lle ilgiliingilixBelgeleri, TTK, 199|, sf.44-45.


70. "Vilâyât-i SarkiyeMebusiarinin Beyannamesi"nin tam metni için bkz. Zekal Güner ve
Orhan Kabatag, Milli Mücadele Dönerni Beyannameleri ve Basmi, Atatürk Kültür
Merkezi Yayinlari, Ankara, 1999, sf. 156-158.
I

167

muharriki" yani harekete geçirici ruhu büyük edip


"ruh-i

Cemiyetin
Süleyman Nazif'tir. Esas ilkesi "Vilâyât-1 Sarkiye'deMüslüman hâkimi-
yetinin devami"dir, bunun için Türklerle Kürtlerin birligidir:

Vilâyât-1 Sarkiye'deen çok Türkler sonra Kürtler ezici çogunlugu


ve lisanî farlo büsbütün gidermig-
aradaki irkî
oluyturur. Islamî bag ise
irkî hukuku Osmanhhk milliyeti altmdan
tir... Türk ve Kürt'ün tarihî ve
oplanmig ve her iki irkm menfaatlerinin telifi, biri digerinin hakkma te-
cavüz etmeksizin da kabildit71

yazdirttigi Istanbul fetvasma


Sunu da belirtmek lazim: Ingilizlerin
kargi Kuva-yl Milliyeci fetvay1 imzalayan müftüler arasmda Diyarba-
kir müftüsü El-Hac Ibrahim Efendi, Urfa müftüsü Hasan Efendi, Bit-
lis müftüsü Abdülmecid Efendi ile Van müftüsü Riza Efendi de vardir.
Bölgeden Kuva-y1 Milliye fetvasim imzalayan diger müftüler göyle:
Harran müftüsü Mustafa Sirri Efendi, Lice müftüsü Ahmed Efendi,
Siverek müftüsü Osman Efendi; Virangehir müftüsü Ibrahim Efendi,
Silvan müftüsü Abdurrahman Efendi, Hizan müftüsü Abdülmecid
Efendi.
Dersim (Tunceli) Müdafaa-i Milliye Cemiyeti olarak agiret reisleri,
egraf ve Belediye Reisi Ahmet Bey'in 13 Nisan 1919'da Anadolu ve Ru-
meli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Reisi Mustafa Kemal Paga'ya çektikle-
ri telgrafta qu satirlar yer ahyor:

Bütün dünya için kabul edilen milliyet prensipleri ve mütareke partla-


rma aylon olarak Izmir, Adana ve Marag gibi memleketlerimiz iggal alti-
na almdiktan sonra pintdi de Maray'ta dindaglanmizm 3 günden beri
Fransiz ve Ermenilerinatop ve mitralyöz ategine maruz kalarak vatan ve
memleketten eser kalmamakta oldugunu büyük heyecanla ögreniyoruz.
Medenlyet ve insaniyete yalagmayan bu halleri bütün meveudiyeti-
mizle protesto ediyoruz.
Bu hunharca tecavüzlerin derhal men edilmezse ve cüret edenleri
derhal cezalandinlmassa biz de her türlü fedakârhgl göze alarak dindag-
lanmizm feryadma kogarak kanmuzm son damlasuu dökecedimizi...

Imza: Ferhat Agireti Reisi Halil Agazade, Zeytuazade Mustafa, Der-


sim Karabibi Reisi Kotzade Mehmet, Egraftan Mikailzade Mehmet,
I
Bahtiyar Agireti Reisi Keçezade Sabri, Belediye Reisi Ahmet.
Müdafaa-i Milliye Cemiyeti Heyet-i Merkezi Reisi Cemil Bey'le bir-

71. $evketBeysanoglu, "Milli Mücadele'de Diyarbakir", I. Uluslararasi Atatürk Sem-


Yayintari, sf. 1099-| 107; §avket
pozyumu, Ankara, 1994, Atatürk Aragtirma Merkeri
Beysanoglu, Diyarbakir Tarihi. Diyarbalor Belediyesl Yayinlari, 1990, cik 2, sf. 800-801.
72. Prof. Ali Sarikoyuncu, a.g.e., II, sf. 393-395.
168

likte agiret reislerinin çektigi telgraflarm niteligi de aymdir: Din kar-


deçIigi, Ermeni ve Fransiz mezelimine tepki ve vatan fikri.E
Heyet-i Temsiliye namma;Mustafa Kemal'in 7 Ocak 1920'de Salihli
Cephesi'nde Milli Kumandanlardan Regit Bey'e gönderdigi gifreli telg-
raf, iç isyanlara ve etnik aymmc1hga kargi onun herkesi Milli Mücade-
le'de birlegtirmek için Îslam faktörünü nas11 kuvvetle. vurguladigmm
bir özetidir. Damat Ferid'in ve Ingilizlerin destegiyle Milli Hareket'e
"iç
kargi en önemli isyanlar"dan birini yürüten Ahmet Anzavur'dan
bahseden telgrafm ilgili bölümü göyledir:

Ahmet Anzavur'un alçakhŠl gahsma ve tegvikçisi olan Îngilizlere ve


hempalarma aittir. Bu din ve devletin sadik bi uzvu olan
Çerkeskardeg-
lerimiz, hepimizin iftihan ve bag tacidir. Asil bugün dügmanlarla kugatil-
mig olan Türk, Çerkez,Kürt gibi din kardeglerinin el ele vermesi, sars11-
maz bir vücut meydana getirmeleri namus ve hayatumz1 kurtarmak için
bir farz-1 ayudir.74

"Farz-1 ayn" Islami bir terimdir, teker teker her Müslüman'm yerine
getirmesi dinen zorunlu ödev, Allah'm emri demektir.

Ïslam'mrolü
Mondros Mütarekesi'nin hemen ardmdan ülkenin her tarafmda millí
direnig ve kongre hareketleri bagliyor, ama bati ve dogu illeri arasmda
bir vurgu farla var. Bati illerindeki direniëlerde "Îslam" ve "Müslüman"
gibi dinî terimlerle birlikte "Türk" hattà "Türk milleti" gibi terimlerin
yogun bir gekikle vurgulandigmi görüyoruz. Dogu Anadolu'ya
ve Kaf-
kasya'ya dogru gittikçe, etnik kompozisyon sebebiyle, "Türk" kavra-
mmdan ziyade "Îslam" ve "Müslüman" kavramlan öne geçiyor. "Camia-
yi Osmaniye... Türk ve Kürt... Makasid-1 Milliye... Irkî, dinî vahdet...
Mukadderati mügtereke" terimleri sikhkla vurgularuyor. Bölgede "et-

nik yapmm kariç1khg1" ve "Türk milliyetçiligi için uygun ortam bulun-


mamasi" Dogu Anadolu ve Kafkasya'daki millî hareketlerde Islam fak-
törünü ön plana ç1kanyor. Ama bütürt bunlarm hepsi devletin ve va
mn birligini ve bagunsizhšmi savunuyorlar.75
Bir fark da Dogu'daki kongrelerde, Dogu komutanhklanyla yap11an
yaz14malarda Bolgevizm'in yogunlukla gündeme gelmesidir. Bati Ana-

73. Abdülhaluk Çay,Yagar Kalafat, a.g.e., sf. 63-65.


74. Atatûrk'ün Bütün Eserleri, cilt 6, sf. 105.
75, Bkr. Doç. Dr. Zeki Çevik, Milli Mücadele'de 'Mi.idafaa-i Hukuk'tan Halk Firka-
st'na Geçig, Atatürk Aragttrma Merkezi, 2002, sf. 150-176; Mustafa Albayrak, Milli Mü-
cadele Döneminde Bati Anadolu Kongreieri, Atatürk Aragtirma Kurumu, Ankara,
1998.
169

dolu'daki milli kongrelerde ve milli direnig cemiyetlerinde ise Bolgevik


terimlerini hiç görmüyoruz.
Bati Anadolu kongreleri Milli Mücadele tarihinde fevkalade önemli
sivil milli hareketler oldugu halde, inkilap Tarihi derslerinde Ata-
türk'ün Natuk'taki anlatinu esas almdiál için, Bati Anadolu'daki hare-
ketlere gereken yer verilmiyor. Hatta Kemalist ideoloji 1930'lardaki ya-
zimmda bu yerel direnig hareket ve kongrelerini suçlamig, bunlarm
" "kavim
lgeci, mahalli vatanci" ve ve kabile hislerini takviye eden ir-
t1ca hareketleri oldugunu" iddia etmig, suçlanugtirP6
"gerçek
Hâlbuki Bülent Tanör'ün belirttigi gibi, burada bunun tam
tersidir. Yerel hareketlerde ulusal toplum, ulus ve ulusal birlik pers-
pektifi egemendir." Gerçekten, dogu ve bat1 illerinde öne çikan kav-
ramlar ne kadar farkh olursa olsun, Misak-i Milli içindeki ülkenin ve
nüfusun birligi ve bütünlügü savunuluyor. Dogu ve Güneydogu Anado-
lu'da Islam öne ç1kmakla birlikte Türklük ve Türk yurdu kavramlari da
görülüyor, daha çok Camia-i.Osmaniye, ahali-i Îslamiye gibi terimler
kullamhyor; ama bati illerindeki kongrelerin de dogu illerindeki kong-
"milli
relerin de amac1 kortulug"tur.
Yine Tanör'ün belirttigi gibi, Türkiye'de Mütareke döneminde Misak-i
Milli smirlan içindeki nüfusun büyük kitlesini Müslümanlar olugturdu-
gu için "Müslümanlarm birligi" parolas1 önemli bir itici güç olmugtur
Dinsel semboller ve "Müslümanlarm birligi" fikri, yerel kongre hareket-
lerinde de görülen ideolojik-kültürel degerlerdir. ÖzellikleAnadolu'da
yagayan farkh etnik kökenli ve degigik mezheplerden unsurlarm ortak
"din
dügmana kargi harekete geçmesinde ortakhgi" temasi birlegtirici
iglev yüklenmigtir. Bu platformun, en çok, Dogu ve Güneydogu Anado-
"yap1gtinc1

lu'da önemli bir görev" yapt1g1 görülmektedir. Meclis'te yap1-


lan konugmalar da bunun kamtidir. Dinsel temalara dayah ajitasyon
Mustafa Kemal tarafmdan da sürekli kullanilruptir."
"vatan"

Bütün belgeler, ortak bir fikrinin var oldugunu da gösteriyor,


Izmir'in iggali Dersim'de, Diyarbalor'da protesto ediliyor. Bu ortak va-
tan fikrinin olugmasmda tarihsel Osmanhhk algismm ve dindaghšm oy-
nadigi rol açiktir.
Îstanbul'daki Ingiliz Bagtercümam Andrew Ryan, 25 Arahk 1919'da
Londra'ya gönderdigi raporda diyor ki·

Milliyetçiler gimdi iki yol kullamyor: Milliyetçi ol çünkü Îslam'1kurta-


racak yegâne yol odur. Islam'a sadik ol çünkü senin milli varhgim kurta-
racak yegâne yol odur.

76 Sadri Enem, Türk inkilabi'nm Karakteri, Maarif Vektleti, istanbul l993'ten aktaran
Bülent Tanör, Türkiye'de Kongre iktidarlars, 19IB-J920, Yap: Kredi Yayinlari, 2002,
sf. 38.
77. Bülent Tanör, a.g.e., sf. 38-40, 36 I-362.
170

Ryan, devammda böyle bir Îslam'la iligkili milliyetçilikle Bolge-


vizm'in "Ïslam dünyasmdaki Ingiliz hâkimiyetini mahvedebilecegini"
söylüyor! Bolgevizm'i de Panislamizm'i de ezmenin imkânsiz oldugunu,
ama
"bölmek,
arkadag gibi davramp kazanmak ve sonra hükmetmek"
gerektigini belirtiyor! Ryan, 11 Ocak 1920 tarihli raporunda da "Istan-
bul'un Müslümanlardan temizlenmesini" istlyor·

Müslüman dünyasi gözünde Osmanogullarmm 1stanbul'u fetihle ka-


zand1klan o esrarengia kuvvet silinecektir."

kuvvet" Islam ve Hilafet'in Müslüman toplumlar üze


"esrarengiz

Bu
"esrarengir
rinde degigik ölçülerdeki etkileridir. Mustafa Kemal bu
kuvvet"i hem gördügümüz gibi içeride çegitli toplum kesimlerini Mini
Mücadele için birleptirmede kullamyor... Hempe bir o kadar önemlisi,
Îngiliz emperyalizmine karyl Îslam dünyasma dayanan bir dig politika
unsuru olarak kallamyor.
tutarhdir. lçeride halki birleptirmek, di-
1ç politikasi ile dig politikasi
ganda Ingiltere'ye karg1 siyasi güç toplamak için Islam siyaseti...
Prof. Ercüment Kuran'm yazdiklan pöyledir

istiklâl Sava.91 boyunca Mustafa Kemal Pa.ya, Türk milletinin kurtu-


luqunu saglamak için, 1slammücahitlini davasim gütmügtür. Büyük ga-
ir Mehmed Âkifinderin bir ruh cogkunlugu içinde yazdigilstiklål Mar-
gumz, bu devrin milli oldugu kadar da dinî heyecannu aksettirir. Sa-
karya Zaferi'nden sonra TBMM tarafmdan Mustafa Kemal Pa.ya'ya Ga-
zi unvanuun veriligi, Milli Mücadele'nin Islamî hüviyetini açikça orta-
9
ya koyar.

Bunun dig politikadaki utantis1, Îslam dünyasm1 Îngiltere'ye karg1 ve


Mini Hareket'i desteklemek üzere harekete geçirme siyasetidir.
Dig politika bakunmdan, sömürge ülkelerdeki milli uyamylarda Îs-
lam'in rolü son derecede önemlidir. Özellikle Hindistan'da (bugünkü
Pakistan dahil) geligen Hilafet Hareketi, Türkiye için aktif bir dost, În-
giliz sömürgeciligi için ciddi bir tehlikedir. Misir ve Suriye'de de k
Milli Hareketi'ne sempati geligiyor.
Eski Çarhkrejiminin sömürgesi olan Müslüman Kafkas, Orta Asya,
Kiran ve Kazan topraklarmda "Ceditçilik" denilen milli uyamy hizla ge-
ligmig, bütün Rusya Müslümanlarim (hepsiTürk) kapsayan "Müslüman
kongreleri" toplamyor, Türk dünyasmm aydmlanma ve yenilegme (Ce-

78. Erol Ulubelen, a.g.e., sf 220-221


79. Prof. Ercüment Kuran, Atatürkçülük Üzerine Denemeler, Kültür Bakanligi Ya-
yinlari, Ankara, 1986, sf. 26'dan aktaran: Yrd. Doç. Dr. Bayram Sakalli, "Sosyal Açidan Mil-
li Macadeleye ve Müdafaa-i Hukuk Cemlyederine Bir Bakig", Türkler, cllt 15, sf. 724.
771

"dilde,
ditçilik) önderi Îsmail Gaspirah'nm fikirde, igte birlik" ilkesi gi-
derek yayihyor
Bu hareketler öylesine güçlenmigtir ki, Lenin, Çarhgave Beyaz Or-
dulara karg1 "Rusya Müslümanlan"nm destegini kazanmak istiyor, on-
"bütün
lara dinî ve kültürel özgürlüklerini" vaat edlyor.
Böyle bir dünya konjonktüründe Mustafa Kemal hem Îslami, hem
Bolgevik terimleri yogunlukla kullamyor; Milli Mücadele'ye destek ol-
m arru saghyor.

Emperyalizme karg1 Îslam faktörü


Îslam siyasetinin dig politikaya dönük önemli belgelerinden biri,
Mustafa Kemal'in, daha Ankara'da Meclis açilmadan önce, 17 Mart
1920'de, Istanbul'un iggalinin ertesi günü Heyet-i Temsiliye adma ya-
ymladigi "Îslam Â1emine Beyanname"dir.
. Beyanname "Hilafet-i mukaddese-i Islamiye'nin makarn olan Îstan-
bul" diye baghyor Yani, kutsal lélam Halifeliginin yüksek merkezi olan
Istanbul'un cebren iggal edilmesinin bütün Islam âlemine tecavür oldu-
unu ifade ediyor. Hilafet makammm bütün Müslümanlann hürriyet ve
istiklâllerinin biricik dayanag1 oldugunu söylüyor:

Bu tecavüz Osmanh saltanatmdan ziyade, Hilafet makammda hürriyet


ve istiklâllerininyagâne dayanak noktasuu gören bütün Islam âlemine
yapilnugtir. Asya'da, Afrika'da Peygamber'in takdir edecegi bir kutsal
gayretle hürriyet ve istiklâl mücahedesinde devam eden ehl-i Islanfm
manevi kuvvetlerini kirmak için tedbir olarak Îtilaf Devletleri tarafmdan
kallogilan bu hareket, Hilafet makamnu esaret altma alarak bin üç yüz
seneden beri pâyidar olan ve ebediyen yokluga sürüklenmekten korun-
muy olduguna güphe bulunmayan Ïslam hürriyetini hedef alnugtir...

Bildiriye göre, Istanbufun iggali, "Misir'm on bine ulagan aziz gehit-


lerine, Suriye ve Irak'm binlerce fedakâr muhterem evladma, Azerbay-
can'm, Kuzey Kafkasya'nm, Türkistan'm, Afganistan'm, Iran'm, Hint'in,
Çin'invelhasil bütün Afrika'nm ve bütün Dogu'nun" kurtulug emelleri-
ne indirilmig, apagilayici bir darbedir Bu darbe, Müslümanlarm mane-
viyatm1 k1ramayacak, aksine, "giddetli mucizeler gösterecek bir gelig-
me kabiliyetine" ulagilmasmi saglayacaktir.
Mustafa Kemal, Istanbul'u, bütün Islam dünyasmm bagkenti olarak
niteliyor, Hilafet sebebiyle tabii...
Bildirinin devammda, Osmanh'mn ve Hilafet'in ugradig1 bu saldinyl

80. Bkz. ihsan Ilgar, Rusya'da Birinci Müslüman Kongresi, Kultur Bakanlig!Yaymlari,
Ankara, l988, Serge A.Zenkovsky, Rusya'da Pan-Türkizm ve Müslümanlik, Ankara
l974. A. Benningsen ve C. Clemercier-Quelquejay,5tepte Ezan Sesieri, Istanbul1981.
172

"son
Haçh hücumlan" olarak tammhyor, buna kargi dünya Müslüman-
"mücahede"nin' "inayet
larinm verecegi ve muvaffakiyet-i ilahiyeye
mazhar olacagma" inandignu vurguluyor.
Bildiri, "Ugursuz bir gaddarhkla devam eden Haçh feveranmm bu
son sefil eylemi, Islamiyet'in irfan ve istiklâl nuruna ve Hilafet'in bir-
leptirdigi mukaddes kardeglige bagh olan bütün Müslüman kardegleri-
mizin vicdanmda direnig ve isyan bilinci yaratacagma" olan güveni vur-
guluyor ve su dua ile sona eriyor

Cenâb-i Hakk'm mukaddes mücahedatimizda cümlemize ilahi yar-


dimlarmi göndermesini ve ruhaniyet-i Peygamberiye dayanan, birlik
içindeki teykilatmuza yardimc1 olmasim niyaz eyleriz.81

"emperyalizm

Bildiride ve kapitalizmle müc(dele, ezilen haklar" gibi


terimler henüz yok, çünkü Bolgeviklerle.önemli bir iligki henüz kurul-
marugtir.

Meclis'in ilk Îslami bildirisi


Mustafa Kemal'in bu bildirisinden sonra, Meclis'in 23 Nisan'da Ïsla-
mi bir gösteri halinde aç11digim, 24 Nisan Cumartesi günü Mustafa Ke-
mal Paga'nm Meclis'te ilk konugmasmi yaparak Milli Mücadele'nin
stratejisini anlattigim, akgamüstü yap11an oylamada Meclis Reisi seçil-
"icra

digini, 25 Nisan Pazar günü, hükümet iglevini yapacak 6 kipilik


heyeti"nin seçildigini görmügtük. Aym gün Meclis "Büyük Millet Mecli-
si'nin Memleketine Beyannamesi" adiyla bir bildiri yaymhyor. Büyük
Millet Meclisi'nin ilk bildirisi...
Kürsüde Hamdullah Suphi Bey'in okudugu bildiri, Izmir'in ardmdan
Antep, Urfa, Maraq, Antalya ve Adana havalisinin iggal edildigini hatir-
lattyor, Meclis'in niye açildismi anlatiyor: Meclis, halife ve padigahum-
z1 dügman baslasmdan kurtarmak, Anadolu'nun parça parça gunun bu-
nun elinde kalmasim önlemek, Hint'in, Misir'm bagma gelen halden
mübarek vatammizi kurtarmak için açilmtÿtir...
'

"Tâ ki din son yurdunu kaybetmesin, tâ ki milletimiz köle olmasm.


Bildiride bir de yemin vardit

Cenâb-1 Hakk ve Resul-i Ekrem'i (Peygamber) nanuna yemin ederiz


ki, Padigah ve Halife'ye isyan sözü bir yalandan ibarettir...

Bildiri göyle sona eriyor:

*
Mücahede: Cehd, cihad kökünden, mücadele anlaminda.
8 I. Tam metin \çin bkz. ATTB, sf. 271-272, kismen sadelestirilmig tam metin için bkr.
Atatürk'ün Bütün Eserleri, cilt 7, sf. 183-189.
I 73

Allah'm lâneti dügmana yardim eden hainlerin üzerine olsun ve rah-


met ve yardum Halife ve Padigalumizi, vatan ve milletimizi kurtarmak
için çahyanlarm üzerinden eksik olmasm.82

Hemen ertesi günü, 26 Nisan Pazartesi, Mustafa Kemal, Lenin'e


"emperyalist
mektup yaziyor, hükümetlere kargi" ittifak öneriyor, Milli
Mücadele için para ve silah destegi istiyor!
27 Nisan'da Meclis ittifakla aldig1 bir kararla "Halife ve Hakan-1 Ak-
"ariza"
desimiz Efendimiz"e sadakatini bildiren bir (bagvuru)yaymh-
yor. Vahideddin'e Sultan Osman'm rüyasi, bu rüyaya göre çmar agaci
gibi bir imparatorlugun kurulmasi, bunun gövdesinin Anadolu oldugu,
gimdi Anadolu'nun da iggale ugrad1š1 belirtiliyor, padigaha sorumlulu-
guhatirlatihyor:
Padigahmuz! Yüce saltanatlarmm tahtgâhmm geref ve devamhhš1
için, Anadolu hallo asirlardan beri baba ocaklarmdan çok uzak harp yer-
lermde ömrünü tüketmeyi kendisine en kutsal bir borç bilmigtir. Anado-
lu bogaldt. Anadolu viran oldu...

Anadolu'nun iggale ugradigmi, Mara.y, Aymtap ve Adana'da (Ermeni-


ler tarafmdan) Müslümanlara katliam yapildigmi belirten bildiri göyle
devam ediyor:

Soyundan yetiptiginiz millet nerede vatan tecavüze ugranugsa oraya


kogtu... Simdibu millet kurtuluqunu, camna susanug dügmanlarmm mer-
hametinden bekleyebilir mi? SimdiMilli Müdafaa hareketini, Kuva-yi
Milliye'yi mübarek makam-1 hümayunlarma kargi bir isyan suretinde
göstermek ve hallo aldatmak için çaltpan hainler var.
Kendi hükümetimiz idaresi altmda bedbaht ve fakir yagamak, yabanci
esareti kargiligt nail olacagimiz huzur ve saadete bin kerre tercih edilir
Padigahmuz! Kalbimiz sadakat ve kulluk hisleriyle dolu, tahtruzm et-
rafmda her zamandan daha silo bir bag ile toplannug bulunuyoruz. Top-
lantismm ilk sözü halife ve padigaha sadakat olan Büyük Millet Meclisi,
son sözünün yine bundan ibaret olacag1m, yüksek kapunza en büyük ta-
O
zim ve hugu ile arz eder

"sadakat
Padigah ve halifeye hitaben ve kulluk hisleriyle dolu" bu
"ariza"mn
yaymlanmasuun bir amaci, Islami degerlere bagh olan halki
kazanmak ve Milli Mücadele çatisi altmda birlestirmektir. Öbür amaci,
Hilafet faktöründen yararlanarak Îslam dünyasmdan Ingiltere'ye kargi
destek almaktir. Meclis bunun için iki beyanname daha yayinhyor Biri

82. Tam metin için bkr. Atatürk'ün Butün Eserieri, cilt 8, sf. 105.
83. Tam metin için bkz. Atatürk'ün Bütün Eserleri, cilt 8, sf. 126-128.
174

Ser'iyeEncümeni ( eriat Igl.eriKomisyonu) tarafmdan hazirlamp Mus-


tafa Kemal'in imzaladigi "Memlekete Beyanname", öbürü "Büyük Mil-
let Meclisi'nin Islam ÂlemineBeyannamesi"dir.
Îkisi de aym gün, 9 Mayis 1920'de.

Kuran'dan ayetlerle...
Meclis'in Ser'iyeEncümeni Kuran-1 Kerim'den almmig ayetlerle dolu
.
uzun bir bildiri hazirlam14tir. Kirgehir Mebusu Müftü Müfid Efendi bil-
diriyi okuyor. Bildiride tam 10 defa Hilafet'ten, Hilafet hukukundan,
"ganh

Hilafet merkezinin iggal edilmig oldugundan, halifemiz"den bah-


sediliyor 7 defa Kuran'dan almnug ayetlere yer veriliyor veya atifta bu-
lunuluyor Halka "Ey ehl-i Islam" diye hitap ediliyor.
"Islamiyet'incan dügmam ve bütün eh]-i Islarfm cellad1 olan Ingilizler
Hilafet-i Islamiyemizidahi ortadan kaldirarak bütün cihana hâkim olmay1
ve Müslümanlan da bilkülliye mahvetmeyi karar altmda alnugtir..."
"ümmet"i "nifak

Sahte fetvalar yaymlatarak kandirmaya ve tohumla-


n saçarak Îslam'1birbirine bogazlatmaya" çahyan melun sapiklara dik-
kat edilmesini isteyen bildiri göyle sona eriyor:

Îgte bunlar bizim için ibret dersi olmah. Dünyadaki 300 milyonu agan
Müslümanlarm bir s1gmagt kalmig ise, o da burasidir: buramn halife-i mu-
kaddesimiz padigahumz efendimiz hazretlerinin ve Hilafet makammm ve
milletin istiklãlinin muhafazasi hususunda miRetimiz saglam bina gibi bir-
legmig bulunup Allah'm yardimma mazhariyeti tenienni etmektedir.
Ve min Allah'üt tevfik vesselâmü âlâ men itteba el Huda.'
Imza:Büyük Millet Meclisi emriyle Reis Mustafa Kemal24

Bu beyanname Meclis'te okunduktan sonra söz alan Hamdullah Suphi


"memlekete
Bey, bunun hitap" niteliginde oldugunu belirterek, kendisi-
nin hazirladigi metnin ise "Islam ÂlemmeBeyanname" olarak yaymlan-
masmi teklif ediyor, kabul ediliyor. Hamdullah Suphi'nin kaleme aldigi,
Meclis'in kabul edip Reis Mustafa Kemal Paga'nm imzaladigi "Büyük Mil-
let Meclisi'nin Bütün Ìslam âlemine Beyannamesi" gu hitapla baghyor i

Güney çällerinin bir köpesinde arzm seslerini dinleye dinleye yatan


ganh Peygamber'in ruhlanm ruhlarmuzla birlegtirdigi Islam kardeglerimiz,
din-i mübînin son askerleri, kugatilmig bir kale içinden size hitap ediyor..
Sam'm,Kurtuba'nm, Kahire'nin, Bagdat'm dügmesinden sonra Is-
lam'm son Hilafet merkezi Istanbul da dügInan silahlarmm gölgesi altma
dügtü...

*
Yardim Allah'tandir, selam Allah'a itaat edenlere olsun.
84. a.g.e., sf. 198- 201.
175

Bildiri Peygamber'in türbesi Ravza-i Nebi'nin, Hicaz'm, Hindistan'm,


Filistin'in, Irak'm Ingiliz iggali altmda oldugunu hatirlattyor..Îngilizlerin
gimdi sömürgelerini elde tutmak için "Selçuki Türklerinden, on asirhk
bir zamandan beri Îslam yurdu olan Anadolu'ya taraf taraf istila ordu-
lari" sevk ettigini belirtiyor. Îslam memleketleri Urfa, Maraq, Aymtap
Fransiz iggalinde; Yunan batidan, Ermeni dogudan saldirlyor. Îstan-
bul'un Türklere b1ralalacagi, Hilafet'e dokunulmayacagi konusunda În-
g izler Hint Müslümanlarma söz verdigi halde, aradan on gün geçme-
de'n Îstanbul'a asker çikard11ar...
Bildirinin en dikkat çekici tarafi, adeta Dürrizade fetvasmm Îslam
dünyas1 üzerindeki olasi etkilerini silmek istemesi, Milli Hareket'in Îs-
lam'a ve Hilafet'e sadik oldugunn Islam dünyasma anlatmak istemesi-
dir. Damat Ferid'in yeniden sadrazamhga getirildigini hatirlatan bildiri
göyle devam ediyor:

Anadolu direnigini kmnak için kendi hükümetimizi kendi milletimiz


aleyhine musallat etmek, fetva makanum (geyhülislamhgi), Îslam'm ge-
refi için kanmi alotan mücahitler aleyhine kullanmak gibi geytanca bir
fikri tatbik sahasma koydular...
Sizi hakikatten haberdar etmek istedik. Zira ögrendik ki, Misir'da ve
Hind'de oldugu gibi Islam'm bagm11slam'm eliyle ezenler, bizi Halife'ye
isyan etmig ve günahkâr bir zümre olarak tamtmak istiyorlar.

Bildirinin devammda milletimizin eskiden oldugu gibi bugün de "Is-


Jam dinine ve Îslam âlemine kargi üstlendigi muazzam vazifeye sarsil-
maz bir imanla bag11" oldugu ifade ediliyor, Anadolu hallo "Îslam'm son
! yurdunda son kurtulug cihadim yapan kardegleriniz" olarak uiteleni-
yor. "Zor altmda yaymlanan fetvalara kargi Anadolu'nun her tarafmdan
din-i mübînin hakiki sesinin yükseldigi, yüzlerce müftü ve müderrisin
ortak imzalariyla, fetvalarla dogru yolun millete ve bütün Islam ciham-
na igaret edildigi" belirtiliyor: Müslümanlarm dügmam olan askerler
Hilafet makami Istanbul'da devlet dairelerine el koymug, Hilafet huku-
i kunu gasp etmiglerdir. Bunlara kargi mücadele etmek bütün Müslü-
manlara farzdir.

Bu ger'i sesi siz de igitin... Milletimize, onun istiklâl davasma, manevi


teyit ve yardimlarmizi bir saniye eksik etmeyin. Tâ ki, Islam'mtam bir tu-
tulmaya giden günegi büsbütün kararmasm, tekrar Îslam âleminin üstün-
de igildamaya baglasm.
Selam ve hidayet her zaman din kardeplerimizin üstüne olsun.85
Îmza; Büyük Millet Meclisi emriyle
Reis Mustafa Kemal

85. a.g.e., sf. 202-204.


176

.Mustafa Kemal'in makalesi


Hdkimiyet-i Milliye, Mustafa Kemal'in gazetesidir. Orada bizzat ya-
zilar yazdigi gibi, bütünüyle onun kontrolü altmdadir. Sadece iç kamu-
oyuna degil Moskova'ya ve Îslam âlemine de mesajlarm gönderildigi
kanallardan biri bu gazetedir. Bizzat Mustafa Kemal'in 28 Ocak 1920'de
Hákimiyet-i Milliye'de kaleme aldig1 "Hilafet ve Islam Âlemi"ba.phkh
bagyazi dönemin stratejisinin adeta özetidir: "Türkiye'nin mukaddera-
tma, Istanbul'un vaziyetine ve Hilafet'le saltanat makamlarmm gelece-
ginedair" bütün dünyayi meggul eden dügünceler arasmda en önemli
tegebbüslerin Hint Müslümanlarmdan geldigini belirten yazi, Hintli
Müslümanlarmm Londra'da Türkiyè lehine yagitiklari gösteri1eri de ha-
tirlatarak göyle devam ediyor:

Londra'da ve Hindistan'da yüks.elen Islam sesi gimdiye kadar emsali


görülmeyen bir ciddiyetle bizi müdafaa ediyor... hukukumuzun ve mev-
cudiyetimizin teminini tehditkâr bir lisanla Avrupa'am harîs siyasetin-
den talep eyliyordu. Mukadderatmuz üzerine bu mukaddes tegebbüsle-
rin tegekküre deger tesirlerini unutamayiz, sonsuza kadar kutlar ve tak-
dis ederiz.

ÜstelikHint Müslümanlarmm bu destegi, 1stanbul hükümetinin ve ba-


"zavalh

zi aydmlarm milleti esarete sürükledigi" s1rada oluyor! Îslam âlet


minin destegi "Avrupa'nm vahqi emperyalizmine" karg1 uçurumun kena-
rmda bize bir dayanaknoktasi veriyor. Bu geçici bir destek degildir:

Türkiye'nin mukadderattyla Ìslamåleminin alaka ve baghhg1, Avrupa ri-


calinin ve bazi kozmopolit aydmlarmuzm zannettigi gibi yüzeysel bir gös-
terigten, manevi bir yakmhšm dogurdugu insani bir vazifeden ibaret degil-
dir. Bu baghhk Hilafet'in esas partlarma ve Islamiyet'inruh ve mahiyetine
dayah, dolayislyla bir iman geklinde kuvvetli, samimi ve mukaddestir...

Mustafa Kemal yazismda, Islam âlemine karç1 üstlendigi vazife ve so-


'
"hür "
rumluluklar itibanyla Hilafet'in ve bagimsiz, kuvvetli ve mukte
olmasi ve hukukunu müdafaaya ehil bulunmasi gerektigini belirtiyo
Peygamber'in vekili mailup olabilir; Peygamber'in kendisi de müsait ol-
mayan bir bangi imzalamaya mecbur kalmigti fakat hiçbir zaman ba-
gimsizhèmi ve geleceginin geligme imkânmi tehlikeye koyamaz...

1;te Hilafet'in bu garl lan ve mahiyetidir ki, altmig milyon Hind Müslü-
mamm ve bir o kadar Misir, Cezayir, Fas, Afgan ve Türkistan Îslam aha-
lisini Türkiye'nin mukadderatiyla alakadar etmigtir...

*
Hudeybiye bargini kastediyor.
177

"milletlerarasi
Lloyd George'un Hilafet'i Türklerden alarak bir mer-
kezde kahp manevi nüfuzunu icra etmesi" seklindeki planm1 eleptiren
"basiret
makale, Îngiltere'de bile sahibi zevat"m bunu yanhy buldugu-
nu belirtiyor, Times gazetesinden bu yolda almti yaplyor. Times, Hint
"giddetli

Müslümanlannm Osmanh saltanat ve Hilafet makamma alâ-


ka" gösterdiklerini belirtiyor, ama bunun çok yeni bir gey oldugunu, si-
nirlarmm da bilinmedigini yaz1yordu. Mustafa Kemal ise makalesinde,
K üs'ü Osmanh'dan alan General Allenby'nin Ingiltere'de "Haçh kah-
ramam" olarak kutlandigm1, Avrupa'mn Haçh siyasetinin Islam vicda-
muda biraktig1 tesirleri hatirlatlyor: "Hiristiyanhšm zafer ve saadeti
menfaatine Müslümanhšm hakaret ve tecavüze ugramig" olmasi Müs-
lümanlan art1k uyandiriyor... "Avrupa emperyalistlerinin hain siyase-
ti"ni anlatan Mustafa Kemal gunlan yaziyor:

Islam âlemi, maddeten alâkah olduklanndan dolay1 degil, fakat iman


ve vicdanlarmda yet tutmuy bir esas akidenin icaplanndan olarak Hila-
fet makammi alti yüz seneden beri süren Haçh hücumlarma direndikten
sonra bütün Hiristiyan milletlerin inkigaf ettigi çagda yllulnug göremez-
ler. Igte bunun içindir ki, Hilafet makamlyla istildâl ve saltanat aym gid-
det ve ehenuniyetle Hind Müs1ümanlanm ve bütün Íslam dünyasim alâ-
kadar eder."

Bagtan beri Heyeti Temsiliye ve Meclis bildirileriyle, Meclis'in Ïslami


bir gösteri halindeki açihg1yla, Anadolu ulemasmm fetvalanyla, Musta-
fa Kemal Paga'nm konugma, beyanat ve yaz11anyla yürütülen bu Islam
ve Hilafet siyaseti gerçekten çok etkili oluyor. ÖzellikleHint Müslü-
manlarim harekete geçiriyor.

Hint Hilafet Hareketi


Bugünkü Pakistan'1 da-içine alan Hmt Yanmadasi, Babür Imparator-
lugu'nun gerilemesine paralel olarak 1700'lerden itibaren adim adim
Ingiliz hâkimiyeti altma dügmiïgtür. Îngiliz hâkimiyetine tepki olarak,
Hint Müslümanlan Osmanh Hilafeti ile kendi onurlanru gittikçe bütün- I
legtiriyorlar. Mekke ve Medine'nin Osmanh hâkimiyetinde olmasi,
Hintli hacilar açasmdan Hilafet'i daha önemti hale getiriyor. Halifenin
Arap Kureyg kabilesinden olmast gerektigim söyleyen eski f1kih kitap-
lanna ve Ingiliz siyasetine tepki olarak, Osmanh ulemasi gibi, mesela
Hint'in büyük din bilginlerinden Sah Veliyyullah Dehlevi de kargi çika-
rak Hilafet'in Türldere ait oldugunu savunuyor.
Osmanli yönetimindeki Araplarda milli bilinç, Osmanh hâkimiyetine
kargi olugtugu halde, Kuzey Mrika'da Fransa'ya, bilhassa Hindistan'da

86. i-ladiye Bolluk, a.g.e., sf. 26-29.


178

Îngiltere'ye karç1 geligen milli bilinç Osmanh Hilafeti'ne bag11hk duygu-


sunu güçlendiriyor. Kanuni Süleyman zamamnda Osmanh'nm Batih sö-
mürgecilere kargi Hindistan'a yardim göndermesiyle baglayan iligkiler
tarihi de bunda etkili oluyor. Hintli Sultan Haydar Ali Han ve Tipu Sul-
tan gibi Müslüman hükümdarlarm Ingilizlere kargi Osmanh'dan yardim
istemesiyle birlikte IIL Selim'den itibaren iligkiler geligiyor. 1877 Os-
manh-Rus savag1 Hint Milslümanlannda büyük heyecan uyandirlyor,
Türkiye'ye yardim kampanyalan aç1yorlar. Abdulhamid'in ingiliz sö-
mürgeciligine karyl Panislamizm faktörüne önem vermesi, Hindistan'a
äzel elemanlar göndermesi Hilafet'in etkisini güçlendiriyor. Abdülha-
mid'in Hilafet siyasetinin etkisi Ermeni mezalimine kargi Hindistan'da
yapilan protesto mitinglerinde kendini gösteriyor; Hintli Müslümanlar,
Ingiltere'nin Ermeni komitelerine verdini destegi çekmesiniistiyorlar.
Osmanli'yl azmhk haklan için sikigtiran Ingiltere kar ismda Abdül-
hamid, "Ingiltere Hindistan'1 hayvan gibi sömürüyor, Îngiliz parlamen-
tosunda bir tek Hintli var nu?" sözleriyle Hindistan'daki uyamga destek
verlyor. Hilafet ve Cihad kavramlari Hindistan'da antiemperyalist. uya-
mem sloganlan arasmda yer ahyor.
Ingilizler 19. yüzyildan itibaren Hilafet'i Türklerden ahp Araplara
verme siyasetini güderken, Ililafet'in Türklerde kalmasi dügüncesi
Hint Müslümanlanyla Abdülhamid Türkiye'sini büsbütün yakmlagtin-
yor Ingilizistihbarati Londra'y1uyanyor:

Hind Müslümanlarrun dinî bir cemaat olarak ç1karlarmi Osmanh dev-


letinin gücünün bekasma ve ç1karlarma bagladildan görülmektedir...
Eger bir gün Ïstanbul'da Îngiltere aleyhine hava esecek olursa bu, Hin-
distan'm bazi bölgelerinde bize huzursuzluk ç1karabilir... E

Hindistan'daki Ingiliz sömürge yönetimi ile Abdülhamid arasmda çe-


tin bir prestij savagi yagandig1 gibi, Ermenilerin Osmanh aleyhine yü-
rüttügü kampanyaya tepki olarak Londra'daki Hint Müslümanlan Os-
manh lehine gösteri yap1yorlar, Ermenileri desteldeyen Ingiltere'yi pro-
testo ediyorlar, Abdülhamid bu çahymalarm desteklenmesi için 19
Ocak 1904'te Sadrazam'a talimat yaziyor.?
Bu baglar Balkan Harbi ve Birinci Dünya Harbi sirasmda da gelig
rek Milli Mücadele döneminde Îngiltere'ye kargi Türkiye'ye destek için
Hintli kitlelerin ayaga kalkmasim saglayacaktir.
Balkan Savagi s1rasmda Hint (Pakistan) Müslümanlarrun büyük ga-
"dünyanm
iri Muhammed Ikbal, yazdig1 giirde, Hz. Peygamber'e en loy-

87. Prof. Selim Deringil, Simgeden Millete, II. Abdülhamid'den Mustafa Kemal'e
Devlet ve Millet, iletigirnYayinfari, Istanbul,2007, sf. 38-40.
88. Vahdettin Engin, II. Abdülhamid ve Dig Politika, Yeditepe Yayinlari, Istanbul,
2005, sf. 180-183.
179

metli armaganmi" sunuyor; bu, "Balkan Harbi'ndeki Türk gehitlermin


kam"dirl Siir kitleleri hareketlendiriyor. Enver Paga'nm "Tegkilat-1
Mahsusa" denilen propaganda ve özel harp örgütü Birinci Dünya Sava-
gi'nda Hindistan'da ihtilaller ç1karmaya çahgiyor.
Birinci Cihan Harbi sonunda sömürgeci ülkelerin yorgun dugmesi
Hint milliyetçilerine umut veriyor, Osmanh topraklarmm iggal edilme-
sine kargi Hindistan'da büyük bir tepki uyamyor... Milli Mücadele'nin
Hi t Müslümanlanm harekete geçirmesiiçin art1k ortam haz1rdir."
"en
Ingiliz Bagbakam Lloyd George'un agir cezayi Türklere ver-
mek"ten bahseden konugmalari, Istanbul ve Îzmir'in iggali Hint Müs-
lümanlar1 için dönüm noktasi oluyor. Sava.y boyunca Ingilizler, Hila-
fet'e ve Türklerin egemenligine saygi gösterecekleri, savagm sadece
Almanya'ya kargi yapildig1 geklindeki laflarla Hint Miislümanlarmi
avutmuglardi. SimdiIngiliz siyaseti bütün çirkinligiyle ortaya çIloyor
artik.
Ebul Kelam Âzad gibi Mahatma Gandhi'nin arkadagi bir Müslüman
lider, aynca Sevketve Muhammed Ali kardegler, Seyyid Zahir Ahmet,
Hasret Mohani, Abdülbarî, Dr. Çotani,Dr. Ensari, Mügir Hüseyin Kide-
vi' ve Muhammed Ali Cinnah gibi liderler, Aralik 1918'de Hindistan
Müslüman Birligi adh örgütün toplantism1 yaplyor. Toplantmm amac1,
Ocak 1919'da baglayacak bang görügmelerinde Türkiye'ye destek ver-
mektir. Oturumlardan birine Gandhi de katilarak Türk davasma destek
veriyor. Ingiltere'de oturan Müslümanlar da Îngiliz hükümetine toplu
dilekçe vererek, Istanbul'un uluslararasi bir gehir haline getirilmesi yo-
lundaki planlara kary1 ç1klyor, Istanbul'un tarihiyle, nüfusuyla ve ku-
rumlanyla Müslüman gehri oldugunu vurgulayarak Türk hâkimiyetinde
kalmasim istiyorlar. Encümen-i Islam (ÎslamKonseyi) adlyla örgütle-
nerek Türk davasmi savunuyorlar.
Hint Ulema Cemiyeti, Osmanli Hilafeti'ne ve Türklere destek için
camilerde örgütleniyor.
Hareket hizla yayihyoë20 Mart'ta Bombay'da 15 bin kiginin katddig1
büyük bir mitingde "Hilafet Komitesi" kurulmasi karan ahmyor. Büyük
lider Mahatma Gandhi bir bildiri yaymlayarak Hindularm da Hilafet Ha-
reketi'ni desteklemesini istiyor, kendisi Hilafet Komitesi toplant11arma

89. Baglangicindan MilliMucadele dönemine kadar Osmanli-l-lintHilafet lligkilerliçln bkr.


Prof. Azmi Özcan,Pan-islamizm, Osmanh Devleti, Hindlstan Müslümaniari ve
ingiltere, 1877-1924, ISAMYayinlari, 1997, sf.5-231; Prof. Mim Kema1Öke,The Tur-
kish War of Independence and the Independence Struggle of the South Asian
Muslims "The Khilafat Movement", A Publication of Turkiye Minister of Culture,
Ankara, 1999, sf. 1-56, Yard. Doç. Dr. Mustafa Keskin, Hindistan Müslümaniarmm
Milli Mücadele'de Ti.irkiye'ye Yardimlari L919-1923, Erclyes Ûniversitesi Yayinlari,
Kayseri, l991, sf. |-40
KLdVan,
*
Kidevi'nin adi çe§idi kaynaklarda, bu arada Atatürk ve Karabekir'in yazqmalarinda
Kidvani, Keydava, Elkidavi,El-Kübdavi olarak geçiyor. Binadeki kitapta, Sebilürregad'daki
yazimi esas alan Doç. Dr. Mustafa Keskin'in "Kidevi" geklindeki yazimini kullanlyoruz.
180

katilarak aç1k destek verlyor, Türkleri ve Hilafet Hareketi'ni destekle-


"dmî
menin Hindular için de bir görev" oldugunu ilan ediyor.90

Hilafet Komitesi örgütleniyor

gehirlerdeHilafet Komiteleri kuruluyor Îngilizler yumugak aç1kla-


malarla hareketi yatigt1rmaya çahqiyor. Ancak 14 Mayis 1919'da Iz-
mir'in iggali Türkiye'de milli uyamg1 ategledigi gibi, Hint Müslümanlari-
m da harekete geçiriyor Izmir'in iggalinin doguracagt sonuçlari öngö-
"en

rebilen Lord Curzon bunu büyük hata" olarak niteliyor Îqgalden iki
gün sonra Hindistan'da protestolar baghyor. Ingiltere'nin Hindistan Îg-
Jeri Bakam Lord Montague, Müslüman ve Hindulardan olugan bir he-
yetle Paris Barig Konferansi'na katthyor, Hindistan'daki tepkiyi anlata-
rak, "Müslümanlarm incitilmemesini" istiyorkHele söylendigi gibi Îs-
tanbul da iggal edilirse bunun Hindistan'da Ètgiltere aleyhine büyük
geligmelere yol açacag1m anlatlyor. 24 Mayis'ta Londra'da Hintli Müs-
lümanlar Türkiye'ye destek mitingi yaplyor, Türkiye'nin parçalanmas1-
na Müslümanlarm razi olmayacag1m bildiriyorlar. Gandhi'nin de katih-
m1yla Türkiye'ye destek ve iggal politikalarma protesto hareketi blitün
Hindistan'da yay1hyor.91
16 Mart 1920'de ÎngilialerinÎstanbul'u iggal etmesi, Hint Hilafet ha-
reketini tekrar ategliyor. Protesto için Amritsar gehrmde büyük bir mi-
ting yap1hyor. Mevlana Ebul Kelam Âzad,Müslüman Birligi líderi (I%-
kistan'm kurucusu) Muhammed Ali Cinnah ve Mahatma Gandhi'nin ka-
t11dig1miting Kuran okunarak bagliyor. istanbul'un iggalinden üç gün
sonra Hilafet Komitesi adma Muhamnted Ali bagkanhimdaki Müslü-
"muhti-

man heyeti Londra'da Bagbakan Lloyd George ile görügüyor ve


ra" veriyor.
Avrupa'da Türkiye lehine lobi yapmakta olan Muhammed Ali liderli-
indeki Hilafet Komitesi heyeti, Lloyd George ile yaptiklan bu görüg-
mede, Ingilizlerin Hilafet'le saltanati ayirip Hilafet'i Arap SerifHüse-
yin'e verme ve padigahi da küçültülmüg bir Türkiye'nin Bursa'da_ otu-
ran bir hükümdari haline getirme projesine giddetle kargi çikiyor.
Gerçekten, Hilafet'in Türklerde bulunmasmi kendisi için tehlik li
bulan Ingiltere bunu Araplara teklif ettigi zaman en giddetli tepki
Hint Müslümanlarmdan görüyor. Hint Müslümanlan Arap ülkelerinin
"ihanet"
Osmanh'ya kary1 ayaklanmasmi olarak niteliyorlar. Hilafet Ha-
reketi'nin liderleri Ingilizlere Türkiye lehine baski yaparken hem Híla-
fet'i hem Mustafa Kemal'in Milli Hareketi'ni savunuyorlar.92

90. Mim Kemal Öke,a.g.e., sf. 65-66.

9 I. Selahattin Tansel, a.g.e., cilt 2, sf. 175-178.


92. Ömer Kürkçüoglu, Türk-ingiliz iligkileri,sf. 83.
181

Hint Hilafet Komitesi, Hilafet saltanatm aynlmayacagm1,


ve Îstan-
bul'un mutlaka Türklerin elinde olmasuu, Türkiye'nin 1914'teki smirla-
rmm garanti, Mekke ve Medine'nin de Hilafet sebebiyle Türk egemenli-
inde kalmasmi (SerifHüseyin'e biralalmamasmi) talep ediyor, Dogu
Anadolu'da bir Ennenistan kurulmasmm Müslümanlar1 magdur edece-
ini belirtiyor. ÖzetleHilafet Komitesi diyor ki:

Türkiye'nin savag öncesi smirlan restore edi1meli, bunun garantisi ve-


rilmelidir. Aksi halde Îngilizhükümeti bütün Islam dünyasmm hatta bü-
tün Dogu dünyasmm husumetini çekecektir.¾

Îngilizlerin halifeligi SerifHüseyin'e verme planlarma kargi, Hint


Hilafet Komitesi, Haydarabad gehrinde Hint k1tas1mn önemli mer-
kezlerinden ve büyük gehirlerinden delegelerin katildigi büyük bir
konferans topluyor. Konferansta Osmanh Halifesi'ne baglihk karan
alm1yor. Konferans adma Gulam Muhammed imzastyla Sadrazam'a
çekilen telgrafta "Peygamber-i zî-gammiz efendimiz hazretlerinin ha-
"biat"

lifesi ve emîrül müminin".s1fatiyla Türk sultanina ettiklerini,


yani dinî otorite olarak onu ta1ùdiklarim bildiriyorlar. Telgraf Lond-
rkya da gönderiliyor, Türk gazetelerinde de yaymlamyor. Hilafet Ha-
reketi'nin önde gelen isimlerinden SeyhKidevi'nin bu yöndeki maka-
lesi 19 Eylül 1919'da Akpam gazetesinde yaymlamyor. Makalenin
"Dogu ideali"ni savunan ve emperyalizme kargi ç1kan özelligi dikkat
çekicidir:

Hind, Çin,Acem, Türk, Misirh, Sudanh, özet olarak dünyanm dogu-


sunda ve batismda ya.yayan 350 milyon Müslüman birlegmigtir...
Biricik gayesi zay1f Inilletlere celallenmek, maglup milletleri kalur ve
zulümle esaret pençelerine dügürmekten ibaret olan Avrupa politikasi
ne yaparsa yapsm hiçbir tarafta bunu devam ettiremeyecektir. Avrupa
sömürgecilik politikasi hiilletleri uyandirmak ve onlan esaretten kurtar-
mak için çabgan insanlan felaketlere ugratiyor...

Avrupa sömürgeciliginin Müslüman ülkeleri parçalamak ve daha


fazla sömürmek için istilaci çahymalanm artirdig1m anlatan SeyhK1de-
vi, buna misal olarak Sevr Antlagmasi'm gösteriyor, Müslümanlarm
Türkiye'yi. desteklemesini istiyor. SeyhK1devi, aynca, Ankara'daki mil-
li hükümetin Digigleri Bakam Yusuf Kemal (Tengirgek) Bey'e gönderdi-
gi gifreli telgrafta Hindistan'da Ingiliz mallarma kargi boykot kampan-
yasi baglattiklanm, Ingiltere'nin Hindistan'dan sagladigi pamuk mikta-
rmm 300 milyon sterlinden 100 bin sterline dügtügünü bildiriyorlac

93. Bkr. Bilal §1mgir, ingilix Belgelerinde Atatür¼ cilt 3, sf. 41-59, Standford Shaw,
a.g.e., cilt Ill. sf. 838-839, Mustafa Keskin, a.g.e., sf. 56-58.
182

Gandhi bu kampanyay1bütün Hindistan'a yay1yor?


Mustafa Kemal, bütün Islam dünyasmda, äzelikle de Hindistan'da
Ingiltere aleyhine ve Türkiye lehine geligen hareketleri yakmdan takip
ediyor. 27 Mart 1920'de askerî ve sivil tegkilata bir telgraf göndererek
Îstanbul ve Bati gazetelerinde ç1kan siyasi haberleri bildiriyor: Misirh
"kongre
milliyetçi Zaglul Paga'nni Ingiltere'ye kargi bir heyeti" olugtur-
dugunu, Beyrut'ta 380 kadar ulema, egraf ve muteber kimselerin Mebu-
san Meclisi'ne "Osmanh Hilafeti'ne olan irtibatumz ezeli ve ebedidir, .

aykiri bir karar almmamasi rica olunur" diye dilekçe gönderdiklerïni


anlatlyor. Mustafa Kemal, en genig bilgiyi Hindistan hakkmda veriyor·

Kalküta'da 28 Subat'taTaymis (Times) gazetesine çekilen telgraf: Is-


lam âleminde meveut Hilafet hukuku cemiyetleri delegelerinden meyda-
na gelen Kalküta Konferansi apagidaki kararlan alruptir: Saltanat ve Hi-
lafet hukukunu ihlal eden bir karari Büyük Britanya hükümeti tasdik et-
tigi takdirde, Müslümanlar, bilhassa Hindistan'daki yetmig milyon Müs-
lüman Îngilizmallarmi boykot edecektir...

Kalküta Konferansi, barig görligmelerinde Türkiye aleyhine bir ka-


rar almmasi halinde nasil tepki gösterecelderini de ifade ediyorlar:

Bu kararlardan birinin tatbikine tegebbüs edildigi andan itibaren


Hind Müslümanlari Büyük Britanya hükümetiyle irtibatlarmi kesecek-
Ierdir. Buna aykiri hareket edecek her Müslüman Islam cemiyetinden
ihraç olunacaktir.

Milli Mücadele'ye çok büyük destek ve ingiltere'ye kargi çok ciddi


bir direnigin ifadesi olan bu haberi, Mustafa Kemal eksiksiz olarak bü-
Einkolordulara, bütün Müdafaa-i Hukuk Cemiyetlerine, vilayetlere, ba-
g1ms12 livalara ve bütün Telgraf Bagmüdürlüklerine bildiriyor.95
Büyük bir moral ve siyasi destek oldugu güphesizdir.

Sevr'e kary Müslüman direnigi


Hindistan'da en büyük tepkiler, grevler,. sivil itantsizlik hare1œtle ,
protestolar, Mayis 1920'de açiklanan Sevr Antla.ymasi'na karg1 yapih-
yor. Evvela, Sevr'i onaylamamas1 için Vahideddin'e telgraf çekiyorlar.
"müsterih
Ama Vahideddin olsunlar" diye cevap vermekle yetiniyor!96
Hindistan'da protesto hareketleri hizla yayihyor. Mevlana Ebul Ke-

94. Mustafa Keskin, a.g.e., sf. 6l-62.


95. Atatürk'ün Bütün Eserleri, cilt 7, sf. 2 I4-2 I6.
96. Murat Bardakçi, a.g.e., sf. 168-169.
183

"hieret"
lam Âzad,cihad imkânsiz olduguna göre, (toplu göç) eylemi-
nin, yani Îngilizleri protesto etmek için Müslümanlann bašrusiz Afga-
etmesinin mümkün bulundugunu bildiriyor. 60 bin
"hicret"
nistan'a
kadar Hintli Müslüman kitleler halinde, periyan bir gekilde, Afganis-
tan yollarma dügüyor. Bu durum Ingiliz otoritesine büyük bir darbe
indiriyor.
28 Mayis 1920 Cuma günü Hilafet Komitesi Ingiliz otoritesine kargi
vil itaatsizlik" ve "Ingiliz mallarma boykot" karan aliyor. 2 Hazi-
"

ran'da Allahâbad gehrinde yapilan toplantida, Sevr Antlagmasi'ndan


ötürü Ingiliz hükümetine direnme karan almiyor. Kral'a da çektikleri
telgrafta, "Bang gartlan yeniden gözden geçirilip düzeltilmezse, 1
Agustos'tan itibaren hükümetle her tür1ü igbirlininden kaçmacaniz" de-
nilerek sivil itaatsizlige gideceklerini bildiriyorlar. 28 Haziran'da Avru-
pa'da Türkiye için lobi yapan Hilafet Hareketi liderlerinden Muham-
med Ali, Roma'da Osmanh Büyükelçisi Galip Kemali Bey'i ziyaret edi-
Ankara'ya gönderilmek
yor, Mustafa Kemal'e desteklerini bildiriyor ve
üzere, "Îzmir felaketine ugrayanlar" için topladiklan 2 bin sterlini tes-
lim ediyor. Galip Kemali Bey bunu Ankara'ya gönderiyor.
30 Haziran'da Mahatma Gandhi kendi ç1kardigi Genç Hindistan adh
haftahk gazetede, "Türkiye'ye yap11anlarm çok haksiz" oldugunu belir-
"akh

terek, bu durum sona erinceye kadar bagmda herkesi" sivil itaat-


sizlige çaginyor! Öncedenkarar verildigi gibi, 1 Agustos'ta Müslüman
ve Hindu bütün Hindistan halla Sevr'e kargi, Milh Mücadele'ye destek
"pasif
vermek için direnig"e geçiyor.
Ingiliz mallannm boykot edilmesi, o zamanm satm alma gücüyle, În-
giltere'ye yilda 20 milyon dolar kaybettiriyor."
Bunlar elbette ingiltere'yi etkiliyor, Türkiye'ye kargi politikalarmda
tereddütlere yol aç1yor.
Mustafa Kemal, Hâkimiyet-i Milliye'deki bagyazilannda Hint Müslü-
manlarma tegekkür ediyor, Hintlilerin "Bizi Ingilizler idare edecegine
Türklerin en zalim, en gaddar bir memuru gelip idare etse raziyiz, bizler
senelerdir Türkleri bekledik!" diye konugtuklanni bildiriyor; Müslüman
hareketinin ingiltere'ye kargi nasil bir güç olugturdugunu anlatiyor.99
Ankara'da Mustafa Kemal'in direktifleri altmda yaym yapan Yunus
Nadi'nin Anadola'da Yeni Gün gazetesinin 22 Agustos 1920 günlü say1-
smda Aga Han'in açiklamalarmi okuyoruz. Hint Müslüman liderlerin-
den Aga Han, Siiliginbir kolu olan Ismailiye mezhebinin ruhani bagidir.
Müslüman ve Hindu temsileilerie birlikte Aga Han TBMM üyeleriyle
görügerek gu aç11damay1yap1yor

97. Zeki Sarihan, a.g.e., III,sf. 6 I, 67, 147, 153.


98. Dr. Mustafa Biyikla,Bati iggalleri Kargisinda Türkiye'nin Ortadogu Politikala-
sf. 339.
ri, Atatürk Dönemi, Gökkubbe Yayinlan, Istanbul,2006,
99. Hadiye Bolluk, a.g.e., sf. 26-29, 56-58, 63-65.
184

Emperyalizm insamn kam üzerinde yagayan bir sistemdir. Son dönem


emperyalizmi Îngiltere'de dogdu. Bati Afrika zencilerinin yakalamp
Amerika'da sat1Imalariyla baglanuptt. Bu Hiristiyanhk adma yapihyordu.
Hatta bu igi yapan gemilerin ikisinin ad1Ïsave Meryem'di. Hirs ve açgöz-
lülük Ingilizleriistilaya yöneltti. Bir zamanlar mesut olan Hindistan gim-
di sefalet içindedir.

Hilafet kaldirikhšmda Aga Han eleptirel bir tavir alacak ve Anka-


ra'da büyük rahatsizhk yaratacak, Ingiliz ajam olduguloo belirtilecek-
tir. Aga Han, Balkan savaglannda Türkiye'yi desteklemig fakat Birinci
Cihan Harbi'nde Osmanh'nm Cihad Fetvasi'na itiraz ederek Îngiliz,
Fransiz Rus ittifala lehine fetva yaymlanug, haita adamlan vasitasiyla
Irak cephesinde Ingilizler lehine askerî bilgiler toplattirmigtil Aym Aga
"ingilizleri

Han'm insanhk digmda bir yaratik olarak dügündüklerini"


söylemesi, Anadotu'da Yeni Gün gazetesinin 23 Agustos 1920 tarihli
nüshasmda pu säzlerinin yer almas111ginçtir:

Trablusgarp ve Balkan savaglarmdan sonra anladik ki, Müslümanlarm


tekgüçlü dügmani ingiltere'dir. Trablusgarp Savagi'nda Türklere yardim
için asker hazirladik. Ingiltereben tarafsizun dedi. Türk ordusunun Mi-
sir'dan Trablusgarp'a geçmesine de izin vermedi. Kizilay'a yardim gön-
dermek istedik engel oldu... Mondros Mütarekesi ile Türklere yaptiklan
Hind hallom büyük bir uyamga yöneltti, hatta din farki olmadan birbiri-
ne perçinledi.

Sözlerinin devammda Aga Han, Hint Hilafet Hareketi'nin bagmda


bulunan kipinin bir gayrimüslim oldugunu söylüyor ki, bu dogru degil-
dir, ancak genel Hint hareketini dikkate alarak Gandhi'yi kastediyorsa
dogrudur Türkiye'deki milli direnigi öven Aga Han, bu direnig olma-
saydi Türkiye'nin de Hindistan gibi sömürgeleptirilecegini, zira Îngilte-
re'nin niyetinin "Türklerin de dismi sökmek" oldugunu belirtiyor.
Anadolu'da Yeni Gün'ün haberine göre, Aga Han'm qu sözleri, Is-
tanbul'la Ankara arasmdaki psikolojik savag bakimdan çok önemlidir
ve Milli Hareket'e ciddi bir destektir:

Halife esirdir. Oradan gelecek her emir onun asil iradesini yansit-
maz. Ingilizlerin seçtigi Damat Ferid'in ve $eyhülislam'm
sözüne güve-
nilemez.

100. Bkz, Mim Kemal Öke'yegäre Aga Han ingilizistihbaratinda görevli oldugunu itiraf et-
migti, a.g.e., sf. 126-f27. Bäyle olmasi, MilliMucadele sirasinda Türkiye'yl destekleme konu-
sunda Ingilizierdenbagimsiz davranamayacagi anlamina gelir mi? Emin degilim. Herhalde Aga
Han, MilliMücadele'de verdig1 destekle Ankara'mn gözunde "lyl"
insan olmalidar; Yunus Na-
di'nin yayinlari bunu gästerlyor. Hilafet'in kaldirilmasina kargi taver almasi elbette onu Anka-
ra'nin gözünde güpheli adam yapacaktir.
1 85

"imal"
Aga Han'm sözlerini iç propaganda amac1yla Yunus Nadi etmig
olabilir mi? Sanm1yorum... Hilafet Hareketi'nden son derece rahatsiz
olan Ingilizlerhemen kargi açiklamalar yaptirirlardi, hatta bununla kal-
mayip ismailiye mezhebinin ruhani lideri olan Aga Han'a Milli Hareket'e
kargi fetvalar da yaymlattirabilirlerdi; buna dair elde bilgiler yok 101
Milli Mücadele döneminde Anadotu'da Yeni Gün gazetesi Hint Müs-
lümanlarrun Türkiye'ye verdigi destege ve Hilafet Hareketi'ne çok genig
ye aymyor, Hintli Müslüman askerlerin ordudan kaçmaya bagladigmi,
Îngiltere'yiprotesto için "Hicret Hareketi"nin organize edildigini, Müslü-
manlarm protesto notalan verdigini okurlarma duyuruyor. Hilafet Hare-
keti'nin liderlerinden K1devi, Mustafa Kemal Paga'yi "Islam dünyasmm
namus ve istildâli için savagan kumandan" olarak ilan ediyor. Hilafet Ko-
mitesi'nin Lloyd George'a verdigi notada pu satirlar yer ahyor:

Osmanh Asyasmda Yunanhlar gezdigi sürece Hindistan'da huzur ola-


maz!1o2

Hint Müslümanlarmm ve onlarla birlikte davranan Hindularm bu ha-


reketleri Türkiye lehine ingiliz linparatorlugu'nu siyasi ve manevi bir
baslo altma ahyor. 23 Kasim 1920'de Hindistan'daki Ingiliz Genel Valisi,
Londra'ya gönderdigi telgrafta, Îngiliz imparatorlugu'nun Müslüman
Hint hallom tatmin etmek için Türkiye ile yapilacak bangm partlarmm
degigtirilmesini, iyilegtirilmesini istiyor ve aynen gunlan yaziyor

Müslüman kamuoyu üzerindeki olumsuz tepld yüzünden Îngiltere'nin


nüfuzu Asya'da sars11migtir. Asyahlarm gözünde Ingilizlerdügman oldu 103

1921 y1lmda Türkiye'de Milli Hareket geligiyor; Dogu'da Ermenis-


tan'a kargi zafer kazamhyor; Inönü savaglannm ardmdan Eylül'de Sa-
karya Zaferi tarihin alagim degigtiriyor. Milli Hareket'in islam dünya-
smdaki prestiji daha da artlyor. Hilafet Hareketi Hindistan'da büsbütün
güçleniyor. Gandhi, bir nezaket olarak Müslümanlarm Hindu dinine
sayg11arm1 göstermek üzere inek kesmeyi durdurmalarun rica ediyor,
ama bunu yapmasalar da Hilafet Hareketi'ni destekleyeceklerini bildi-
"ci-
riyor. Gandhi'nin bu talebini iyi niyetle karg11ayan Müslümanlar,
"pasif
had" kavrammm giddet degil direnig" olarak alg11anmasmi da ka-
bul ediyorlar. Hilafet Hareketihe Hindu destegi artlyor. 1921 y1h Hin-
distan'daki ingiliz sömürge idaresi için çok zor bir yildir. Gandhi, Müs-

10 I. Aga Han'in kipiligi,sosyal faaliyetleri ve ingiltereile özel iiigkileri hakktnda bkr. Türkiye
Diyanet Vakfi islarnAnsildopedisi, cilt I, Aga Han maddesi, sf. 455-456.
102. Bkz. Doç. Dr. Nurettin Gulmez, Kurtulug Savagi'nda Anadolu'da Yeni Gün, sf.
221-224.
103. Zeki Sanhan, a.g.e., III,sf. 295,
1 86

"milli

lüman Hilafet gönüllüleri ile Hindu Kongre gönüllülerini gönüllü-


ler" olarak birleptiriyor. $ubat 1921 Sevr Antlagmas1'na kargi kitlevi
protestolarla geçiyor. Hindistan halla ayaktadir; Gandhihin sözleriyle:

Sevr'i imzalayan bozuk karakterli bir sultan ve halifenin pahsi için de-
gil,Hilafet makamma duyduklari sevgi için!

8-10 Temmuz 192Tde Karaçi'de toplanan Hilafet Konferansi'nda iki


önemli karar alm1yor:

Müslümanlarm sömürge askeri olarak Îrgiliz ordusunda kalmalari
dine aykiridir... Bu, Ingiliz ordusunun personel gücüne büyük bir dar-
bedir.

Ingilizhükümetinin Ankara'ya kargi aç1k veya gizli, dogrudan veya
dolayh bir askerî tedbir almaya kalkmasi halinge Hindistan Muslüman-
lan Hindu Kongre Hareketi'nin de destegiyle bütün kanunlan çigneye-
cek, Hindistan'm bagunsizhimi ilan ederek yeni bir Hindistan Cumhu-
riyeti kurma zorunlulugunu duyacaklardir!
Müslümanlarm bu karanm "Yüce Ruhlu" Gandhi bir bildiri yaymla-
yarak destekliyor, Îngilizlerin Müslümanlarla Hindular arasmda dinî
çatigma yaratma tertiplerini boga çikanyor.

"Zinde bâd Mustafa Kemal"


Ve Yunan ordusu kargismda Türk ordusunun Kütahya-Eskigehir cep-
hesindeki yenilgisi ve geri çekilmesi ile baglayan 1stiraph günlerin ar-
dmdan Sakarya Zaferi duyuldugunda Hilafet Hareketi ve Hindu Kongre
Hareketi büyük sevinç gösterileriyle sokaklara dökülüyor! Hintli yazar
R K. Sinha'dan dinleyelim:

Hem Hilafetçiler hem milliyetçiler bunda kendi zaferlerini görüyor-


lardi. Milliyetçiler bu zaferde en büyük dügmanlari olan sömürücü güç-
lerin suratlarma atilan ilk ve en giddetli gamari izliyorlardi. Hilafetçiler
ise, bunu Îslam'm büyük zaferi olarak niteliyor ve Müslüman dünyas1-
-bir

nm çökügünün sona ermesi yönünden dönüm noktasi olarak ka ul ,

ediyorlardi.104

Bu sirada Asya Türklerinden Bagktrt lider tarihçi Zeki Velidi Tpgan,


Türkistan'm Kizil Ordu tarafindan istila edilmesi üzerine kaçarak Hin-
distan'a gelmigtir; Türkiye'ye geçecektir. Bir süre kaldigi Bombay'da

104. l919- 1922 Hint Hilafat Hareketi ve gene1de Hint halkinin destegi için bkr. Mim. Ke-
mal Õke, Güney Asya Müslümaniari'nm istiklâlDavasi ve Türk Milli Mücadele-
si, sf. 45-122; Hikmet Bayur, XX. Yüzyilda Türklügün Tarih ve Acun Siyasasi Üze-
rindeki Etkileri, sf. 348-364.
187

ingiliz polisinin siki takibi altmda Hilafet Hareketi'nin elemanlanyla


görügüyor, Muhammed Ikbal'in Türkiye'yi ve Mustafa Kemal'i destek-
leyen piirlerini okuyor ve amlarmda qu gözlemini yaz1yor
"zinde

O vakit Bombay'da bir camiye girmigtim. Duvarma bâd Mustafa


"yagasm

Kemal" diye yazdnny bir levha asilnus oldugunu gärdüm, yani


Mustafa Kemal!" Mihrabm sol tarafmda da iki rahle üzerinde Kuran-1 Ke-
rim ile Mesnevi bulunuyordu. Hindistan Müslümanlan Mustafa Kemal'i
kendi milli kahramanlan saylyorlard1...10s

Hint kitasi Müs1ümanlannm büyük gairi ve Pakistan'm manevi ku-


rucusu Mahammed Ikbal'in Mustafa Kemal Papa için yazdigi piir el-
den ele dolagiyor, cami kürsülerinde okunuyor. "Tulil-1 Islam" (Is-
lam'm yeniden doguçu) adh bu uzun piir, tamamen "Türkler ve büyük
atalan Mustafa Kemal Paga'mn tarihî mücadelesinden etkilenilerek
yazilmigt1r."106
Siirdeikbal, Türklere isyan eden Mekke SerifiHüseyin'i eleptiriyor,
"Avrupa'nm Hasta Adami"nm ayaga kallogim anlatlyor:

Milletin kurtancisi öyle bir gan ve gerefle yola ç1kt1ki,


Yüzy1lhk zindanlar kapmm deliginden seyirci oldular.

Dünyada hayatm kahc1hš1 saglam iman sayesindedir


Baksamza, Turanhlar Almanlardan daha dayamkh çiktilar.

20. yüzy11 Îslam dügüncesinin en büyük birkaç isminden biri olan


Muhammed Îkbal, "Mustafa Kemal Paga'ya Seslenig" adh glirlerinde
göyle yaz1yor:

Bir milÏetvar, biz onun varhg1yla ulagt1k


flahi kanunlarm gizli gärçeklerine
Bir balogla yön verdi bizlere, daglan a.ptik
Dünya günegi olduk, kivilcim yerine
Kog Mustafa Kemal kog, atm çatlayana dek
Bizi tedbir mat etti, sana tedbir ne gerek!

105. Zeki Velidi Togan, Hattralar, sf. 525.


106. Ahmet Bahtiyar Egref, "Turkler ve ikbal", gu kitapta. Muhammed ikbal Kitabi,
Uluslararasi Muhammed ikbal Sempozyumu, Istanbul Büyukjehir Beledlyesi Yayinlari,
1997, sf. 61. (Tarihçi Zeki VelidiTogan'dan bir noe Ikbal'inpiirlerinde Turkistanlilara he-
melodi-
yecan verecek pek güzelleri vardi. Ezcümle, bir glirinde "Timur'un sazi kirildi fakat
si yagiyor, bir gun bu melodi Semerkant'in bagka bir sazindan yeniden sahneye çikacakar"
diyor. IkbalHintlidir fakat ruhu ve kültüru itibariyle Türklere simsiki baglidir. "Gerçi Hint
çocuguyum, fakat gözümün nuru Buhara, Kâbil ve Tebriz'in pâk topragindan geliyor" diye
gilrler yazmigtir. Bkz. Togan, a.g.e., sf. 524-525.)
I 88

Pakistan'm manevi kurucusu büyük pair ve dügünür Muhammed Ik-


bal "Türkî-i Osmani" (Osmanh Türk'ü) adh giirinde Izmir'in kurtulu-
gundan sonraki mutlulugu anlatiyor:

Osmanh Türk, kendi vatamnda varhkhdir


Yuregi menmun, gozu uzagi görmektedir.

Ikinci Dünya Savagi'ndän sonra Pakistan'1 kuracak olan Hint Müslü-


manlan ve elbette Mahatma Gandhi, Türkiye lehine, Ingiltere üzerine
çok büyük bir baski kurmuglardir.

Îngiltere silmiyor
1922 Subat'mdaIngiltere'nin Hindistan Igleripakam Montague, Hin-
distan'daki hareketin büyüklügüne dikkat çekiyor, "Türklerle yap11a-
cak bang, adaletli ve hakka uygun olmazsa Hint isyam yatigt1nlamaz"
diyerek hükümetini uyanyor, "Trakya ve Îzmir'in Türklere biraktlmasi-
m, Hilafet hukukunun tanmmasmi" istiyor. Bagbakan Lloyd George,
Müslüman kamuoyunu yatigt1rmak için Reuters Ajansi'na bir açiklama
yaparak "Türkiye ile Yunanistan arasmda Ingiltere tarafsizdir" deme ih-
tiyacim duyuyor.107
Grevler ve boykotlar Hindistan'da Ingiliz otoritesini sarsiyor. Hilafet
Komitesi liderleriyle birlikte bizzat Gandhi konugma ve eylemleriyld
bu hareketleri destekliyor. 5 Mart 1992'de Hint Hilafet Komitesi, bagta
Ïngiltere olmak üzere Avrupa devletlerine gönderdigi bildiride "Sevr
Antla.ymasinm, Müslüman ve Hindu bütün Hindistan halki tarafmdan
Islam'a kargi iglenmig suç" olarak görüldügünü belirtiyor, Edirne ve
Gelibolu dahil Trakya'nm ve Istanbul'un Türk topraklan oldugunu, Yu-
nanhlarm çekilmesi gerektigini bildiriyor. Eu yapilmazsa Hindistan
grev ve boykotlara devam edecektir!1os
1922 Nisan'mda Ankara Büyük Taarruz'un ön hazirhklarmi yaparken
Hint Müslümanlan ingiltere'ye karyl en sert ç1kipigerçeklegtiriyor

Türklere kargi Îngiltere savaga girerse 75 milyon Müslüman Hintli 1 -

giltere'nin dügmam olacaktir!

Yunanhlarm yenilgisinden sonra "Türk ordusunun kargisma gimdi


Ingiliz ordusu mu çikacak?" sorusunun gündeme gelmesi üzerine Hint
Hilafet Komitesi Bagkani Cütani açiklama yap1yor:

Türk-Ingiliz savagi ç1karsa, koea bir Hindistan Türkiye'nin yanmda


yer alacaktir!

107. Nurettin Gülmez, a.g.e., sf. 225-226.


[08. Standford Shaw, a.g.e., Ill, sf. 840.
189

"müjde"
Anadotu'da Yeni Gün, Cütani'nin bu açiklamasm1 olarak
kamuoyuna duyuruyor.
Bunlarm, Mudanya'da Ismet Paga'nm elini güçlendirdigini dügün-
mek gerçekçi olacakt1r.
Mustafa Kemal'in her zaferini büyük cogkuyla kutlayan Hint Hilafet
Hareketi, Vahideddin'in Ingilizlerle igbirligi yaptig1 ortaya ç1ktikça ona
kargi da cephe ahyor. 1 Kasim 1922'de Türkiye'de saltanatm kaldinl-
m smm ardmdan toplanan "Bütün Hindistan Müslümanlan Birligi"
ko gresinde Dr. Ensari, Ankara'nm saltanati kaldinp Hilafet'i Mec-
lis'in koyacagi kurallar içinde devam ettirme karanm destekliyor ve
diyor ki:

Eger Kuva-yi Milliyeciler olmasaydi bugün Anadolu'da lslam da Türk-


ler de tutunamazd1!109

1slam'da ilk halifeler seçimle belirlendigi için, saltanatm ilga edilip


halifeyi TBMM'nin seçmesi Îslam'a daha uygun olacakti.
Bu sirada Lord Curzon Türkleri Lozan'da siyaseten zaafa ugratmak
için Ankara ile Hint Müslümanlannm arasm1 açmaya çahq1yor, ama
Müslüman Birligi Kongresi Lozan görügmelerinde Türkiye'yi destekle-
digini aç1klamakla kalmlyor, Mustafa Kemal Paga'ya."Seyfü'l Îslam" ve
"Mücahid-i Hilafet" unvanlanm veriyor.110
Îleride görecegiz: Mustafa Kemal saltanatla Hilafet'i ayinp saltanati
kaldirmakla Lozan'da Batdilara yem Türkiye'nin laik olacag1 mesajm1
veriyor, ama Hilafet'i gimdilik devam ettirerek iç politika ve dig politi-
kada Islam faktöründen yararlanmay1 hesaphyor. Hilafet Lozan'dan
sonra kaldinlacaktir.
Hint Müslümanlarmi,n ve Hilafet Hareketi'nin Türkiye'ye verdigi
destek siyasi sahada gërçekten muazzam olmug ve Mustafa Kemal,
"en

gördügümüz gibi, tegekkür etmig, ziyade ehemmiyetli" olarak ni-


telemigtir.
"birkaç

Hint Müslümanlan, kendileri de çok yoksul oldugu halde,


gün aç kalmayi bile göze alarak"111 kampanyalar aç1p maddi yardun
toplamiglar ve bunlan bagta Osmanh Bankasi olmak üzere, çegitli ka-
nallardan Mustafa Kemal Paga'ya göndermiglerdir. i

Tarihçi Mustafa Keskin'in aragtirmasma göre, Hint Hilafet Hareke-


ti'nin ve Islam dünyasmdan degigik cemiyetlerin ve Islami cemaatlerin
gönderdigi yardunlara dair Cumhurbagkanhš1 argivinde 43 kadar mak-

109. Nurettin Gülmez, a.g.e., sf. 227.


*
Seyfü'l Islam.Islam'inkiirci.Mücahid-i Hilafet- Hilafet m0cahidi.
I 10. Mim Kemal Õke,a.g.e., sf. 100-l03.

I I I. Dr. Mustafa Biyikli,a.g.e., sf 339.


190

buz ve belge bulunuyor Çegitlitarihlerde olmak üzere, o zamanm pa-


rasiyla, toplam 132 250 Îngiliz lirasi veya 1 milyon 35 bin 608 Türk lira-
si Milli Mücadele'ye yardun olarak Mustafa Kemal Paga'ya iletilmig.
Bunlarm içinde en büyük yardmu yapan 782 bin lira ile Hint Hilafet Ko-
mitesi'dir. Kudüs'ten Afrika'nm Müslüman ülkelerinden, Londra ve Pa-
ris'te kurulmug Hilafet Komitelerinden, Hindistan Îslam Hammla-
n'ndan gelen paralar bu raltama dahildir. Bu paralar Milli Mücadele'de
savagm yaralarmm sanlmasi için sarf edilmig, kalan para Îç Banka-
si'nm kurulmasmda kullamhmytir. Cumhuriyet gazetesine bu paradan
10 bin lira, Halk Firkasi Genel Sekreteri Recep Bey emrine 50 bin lira
gibi meblaglar da ödenmigtir.112
Tarihçi Ergun Aybars Müslümanlarm bu yardimlari "M. Kemal Pa-
ga'nm gahsma" gönderdigini, Hazine'ye girmedigini, Mustafa Kemal Pa-
ga'nm emrinde Osmanli Bankas1'nda muhafaza edildigini, sadece bir
k1smmm savagta felakete ugrayanlara yardun olarak dagitddigmi yaz1-
yor. Geri kalan paray1 Maliye'nin savagtan sonra iade ettigini, Hilafet'in
kald1nlmasma Hint Müslümanlarmm tepki gösterdigini, ama verdikleri
paralari geri istemediklerini, Mustafa Kemal'in de bu paray1 Îg Banka-
si'mn kurulugu íçin kullandiguu, gelirlerini Dil ve Tarih kurumlarma
baglyladigim belirtiyor.113
Müslümanlarin o günün partlarmda gönderdigi paramn satm alma
gücü hakkmda bir fikir vermek üzere, Ig Bankas1'mn 1 milyon lira ser-
maye ile kuruldugunu, bunun 600 bin lirahk kismimn tamamen Hint
Müslümanlarmm gönderdigi paradan sailandigim belirtelim.114
1921 yilmda TBMM hükümetimn bütçesinde gelir 46 milyon liraydi,
bunun 28 milyon 619 bin lirasi Milli Savimma'ya aynlrugt1. Yunan büt-
çesi ise 115 milyon liraydi, bunun 53 milyon lirasi Milli Savunma'ya
verilmigti.115
Mustafa Kemal Papa gelen paralar için çegitli tarihlerde Îslami içe-
rikli tegekkür mektuplan yazmigttr. 8 Mart 1922'de Hindistan Hilafet
Komitesi'nin Londra Temsilciligi'ne gönderdini yazida, ahnan paralann
dökümünü verdikten sonra gunlari yazlyor:

Hindli kardeplerimizi Türkiye'ye baglayan habl-i metin' (saglami


Islamiyet geregince eskiden beri gösterdikleri diyanetperverane alâkala
rm yeni bir delili olan igbu hediyeden hâsil olan gükran hislerimizi yük-
"inne-
sek selamlanyla kendilerine tebligini rica eder ve bu vesile ile de

I 12. Dr. Mustafa Keskin, a.g.e., sf. [04-lO5, 108.


I 13. Ergun Aybars, Türkiye Cumhuriyeti Tarihi, I, sf. 554.
I 14. Mustafa Keskin, a.g.e., sf. 105.
I 15. Sabahattin Selek, Milli Mücadele, II,sf. 195.
*
I-labl-imetin: Allah'in ipine siki siki sarilin gekIlndeki Kuran ayetinden.
I 91

me'l mü'minûne uhvetün"' kavl-i celilini" fiili eserleriyle teyit ettiklerin-


"

den dolayi nesd-i Bâri ve Peygamberfde tegekküre deger kimseler ol-


duklaruu ila eylerim.116

Hdkimiyet-i Milliye gazetesi 28 Ocak 1920 günlü sayismda gunlan

yaz1yor:

Hind Müslümanlarmm bizim için yaptiklarun sonuna kadar unutma-


yacag1z. Islam dünyasmm yardmu, Avrupa'nm vahgi emperyalizmini kor-
kunç bir kuvvetle sarrug ve uçurumun kenarmda bulunan bize bir daya-
nak meydana getirmigtir. 60 milyon Hind Müslümam, M1sir, Cezayir, Fas,
ilgileniyOt.117
Afgan, Türkistanh, Türkiye'nin gelecegi ile

Mustafa Kemal'in Hilafet ve Islam siyaseti, Ortadogu Müslümanlan


arasmda da etkili olmug, Milli Hareket'e siyasi destek saglamigtir. Bu
konuda iki sembol isim önemlidir: Biri Libyah $eyhAhmed Sunusi,
öbürii Irakh Seyh-ülMegayih (geyhler geyhi) Acemi veya Uceymi Sa-
dun Papa...

SeyhAhmed Sunusi
Libyah Ahmed Sunusi' Sunusiye adh tarikatm geyhidir. Sunusiye ta-
rikatmi 1837 yilmda Libyah "Büyük Sunusi" Muhammed bin Ali Sunusi
kurdu. Batih güçlerin istilasma kargi çiluyor, aktivizmi ve sufisizmi va-
az ediyordu. Cezayir'den Misir'a kadar etkili oldu, esasen Libya ve
Su-
dan'da köklegti. 1911'de Îtalya'nm Libya'yi iggali üzerine Osmanh bay-
ragi altmda savagtilar. Cezayir ve Sahra'da Fransizlara kargi direnigin
örgütlenmesinde etkili oldular. M1sir'da Îngilizlerle savagtilar. Italyan-
larla savagirken Ankara'dan silah yardmu istediler. Sunusiler Libya'da
tametiklari Enver Papa vasitasiyla Tegkilat-1 Mahsusa'da görev ald11ar.
Libyah meghur milli kahraman Ömer Muhtar da Sunusi tarikatma
mensuptu ve Libya savagmda Mustafa Kemal'le tampungt1. Mustafa Ke-
mal, SeyhAhmed Sunusi'yi de Trablusgarp savaymdan itibaren yakm-
dan tanlyor. "ci-

Sunusiler Birinci Dünya Savagi sirasmda.Osmanli'nm ilan ettigi


had"a canla bagla katild11ar. SeyhAhmed Sunusi Islam dünyasmda bü-

*
"Muminler kardestir" aniaminda. Kuran ayetl.
** Kavl-i celil: Kur'an ayeti, yüce söz.
***
Nezd-i Bâri ve Peygamberi: Allah'in ve Paygamber'innezdinde.
I 16. Mustafa Keskin, a.g.e., sf. 91-92, Atatürk'ün Bütün Eserleri, cilt 12, sf. 327.

I 17. Zeki Sanhan, a.g.e., II, sf. 349.


*
Senusi, 50nusi gibi okunuglari da vardir. -

I
1 92

yük bir itibar kazandi. CelaLBayar 1966'da yazdigt hatiralarmda ondan


"Ahmet ibni Seyyid Muhammed SerifSunusi Hazretleri" diyerek sayg1
ve takdirle-bahseder. O kadar itibarhdir ki, Bayar'm yazdigi gibi, Vahi-
deddin tahta geçtiginde yeni padigaha kihç kugatmasi için Tegkilat-i
Mahsusa tarafmdan denizalti ile Istanbul'a getirildi. Ülkesine dömne-
den Mondros Mütarekesi imzalandi. Ingilizlerin eline geçmemesi için
Bursa'da kendisine ikametgâh tahsis edildi.
Zaten Vahideddin de lttihatçilar'a ve onlarm Ingiltere'ye karg1 yürüt-
tügü Panislamizm siyasetine yakm gördügü SeyhSunusi'den hoglannu-
yor, Ittihatç11ar'm kendisinin yerine onu halife yapacaklarmdan kugku-
lamyordu. Aynca Seyh,ingiliz kargit1ydi.118
$eyhAhmet Sunusi Bursa'da bulundugu sirada, Ege'de Yunan iggali-
ne kargi milliyetçilerin düzenledigi toplantilara ve protesto mitinglere
katilarak destek veriyor.119 Bursa'daki ikametinin beginci aymda, Mart
1920'de oradaki 56. Tümen Kumandam Albay Bekir Sami Bey'e bagvu-
rarak Milli Hareket'in kendigine vereceni her hizmeti kabule hazir ol-
dugunu bildirdi. Albay Bekir Sami (Günsav) Bey Milli Mücadele'nin ör-
gütlenmesindeki ilk isimlerden biridir, Mustafa Kemal'in emrindedir.
Bekir Sami Bey Ankara'daki Mustafa Kemal Pa.ya'ya çektigi 21 Mart
1920 günlü gifreli telgrafta göyle yaziyor: "Halen Bursa'da oturmakta
olan eyh Sunusi Hazretleri'ni.n yaveri Binbagi Salih Bey bana gelerek
Islam ordusunun gösterecegi faaliyetten fayda umuluyorsa, SeyhHaz-
retleri'nin her türlü hizmeti kabule hazir olduklanm bildirmigtir... Key-
flyeti zât-i âlilerine arz edecegimi bildirdim..."
Tabii Îstanbul'dan kopacak olan Seyh'inve maiyetinin masraflarmm
da kargilanmas1 gerekecektir, Bekir Sarni Bey bunu da bildiriyor 120
Mustafa Kemal hemen ertesi gün cevap yaz1yor:

$eyh Sunusi Hazretleri'nin milli mücahedelere


.
yardim hususunda
gösterdikleri hissiyata gükran arz eyleriz. Hilafet makamuun fiilen iggali
faciasi kargismda Seyh Hazretleri'nin duyduklan infial hissinin Islam
ålemine tebligi pek ziyade lazun ve faydah olacakte. Bu konuda icap
eden görityümüzü aynca arz edecegiz.
$eyhHazretleri'nin Ankara'da bulunmalanm arz ederiz...
Mustafa Kemal Pa.ya, Seyhve maiyetimn ikamet, ia.Seve yol masrafla-
rmm kargilanmasi konusunda, kaç kigi olduklanm ve kaç lira gerekece-
ginisoruyor. Paga'nm telgrafi "SeyhHazretleri'ne hepimizin özel ihtiram-
I 18. Mustafa Oral, "SeyhSunusi'nin Kemallst Misyonu", Toplumsal Tarih, Agustos,
2005, sayi 140, Tarih Vakfi, sf. 69.
119. Celai Bayar, Ben de Yardtm, cilt 2, sf. 490.

120. Muhittin Ünal,Miralay Sami Günsav'in Kurtulug Savagi Amlarr, Cem Yaytnevi,
Istanbul, 1994, sf. 320.
193

larnu (hürmetlerini)teblig ediniz, efendim." cümlesiyle sona eriyor.121


Mustafa Kemal 14 Nisan'da Albay Bekir Sami'ye bir telgraf daha çe-
kerek, Seyh'inAnkara'ya yerlegmesi için gereken hazirhklara bagladik-
larm1 bildiriyor ve bir talimat veriyor:

Ñak1iteblig edilinceye kadar özel olarak fyi muamele edilmesi ve re-


fahmm temin olunmasi ve bir surette Istanbul'a gitmesine mahal b1ralol-
amasmi rica ederiz.122

8 Temmuz'da Bursa'nm Yunanhlar tarafmdan iggali üzerine oradan


ayrilan Sunusi 17 Temmuz'da Konya'ya yerlegiyor.
Mustafa Kemal'in daveti üzerine 15 Kasim 1920'de Ankara'ya geliyor.
25 Kasun'da TBMM Reisi Mustafa Kemal Papa, Seyh onuruna Mec-
lis'te bir yemek veriyor. Seyhburada Arapça bir konugma yapiyor:

Islamiyet'in yok olmasmm muhakkak görülecegi bir ha1în meydana ç1k-


mas1 üzerine Müslümanlarm ümitleri kesildigi bir sirada Mustafa Kemal
Pa.ya Hazretleri arkadaglanyla beraber din ugruna savagmaya baglad11ar.
Ve sia de beraber savagtmiz. Cihad ettiniz. Bu hizmet bütün Islam âlemi-
nin devamma, Islam âleminin kurtuluguna ait mukaddes bir vazifedir...

Sunusi sözlerinin devammda cihadm Íslamiönemini anlatlyor, ken-


"da-
disini davetinden dolay1 Reis Papa Hazretleri'ne tegekkür ediyor,
ima ve her surette hizmete hazirim" diyor.E
Mustafa Kemal Papa cevabî konugmasmda Sunusilerin 1911'de Lib-
"vatansever

ya'da Îtalyanlara karg1 direnigini anlatiyor, onlan bir Islam


kitlesi" olarak niteliyor, Sunusi tarikatmdan da övgüyle babsediyor:

Sunusi tegkilati... diger tarikler gibi sadece bir tarikat degildi. Bu tari-
kat insanhgi, Îslamiyet'in saadeti yolunda yürümeye yönelik esash bir
tegkilattir... Bu gece huzurlanyla mügerref oldugumuz zat, islam âlemin-
de büyük bir esasa dayanan mukaddes bir tegkilatm ba.ymda bulunan yü-
ce bir zattir... Benim ve arkadaylarumzm gäzlerimizle gördügümüz gibi,
Sunusiler Afrika'da insaniyet ve medeniyet ve hayatta inzibat hususunda
öncü olmuglardir...

121. Atatürk'ün Butün Eseri, cilt 7, sf. 171. (Bekir Sarni Günsav'm Amlari'ni ya-
yinlayan Muhittin Ünal,metni sadelegtirme ugruna, Mustafa Kernal'in cevabi yazisindaki
vurgulari silmig ve onun ikinci cumlesini gu hate getirmigtir: "Hilafet'in iggaline duydugu
tepkinin Islam âlemine duyurulmasinda fayda vardir." Hillbuki Mustafa K,emal Papa bunun
ziyade lazim ve faydali" oldugunu yaziyordu. Asd metindeki "Seyhhazretlerine hepi-
"pek

"$eyh-hazretierine
mizin özei ihtiramlarini teblig ediniz" cumlesini de saygilarimizi iletin"
diye sadelagtirmig! (sf.32 I)
122. Atatürk'ün Bütün Eserleri, cilt 7, sf. 292.
123. Celal Bayar, a.g.e., sf. 490-491.
194

Ahmet Sunusi'nin Birinci Dünya Sava.91sirasmdaki mücadele ve hiz-


metlerinden övgüyle bahseden Mustafa Kemal, Bursa'dan itibaren
"memleketin,
Seyh'in Milli Mücadele'de yer alarak dinin gerefini temin
için bizimle beraber" çahêtršuu anlatiyor. Bugün dünyada uyamp ve te-
"ulviyet
yakkuz halinde bulanan Îslam kitlelerinin ve faziletleriyle siv-
rilmig insanlarm yol göstermelerine muhtaç" oldugunu belirtiyor,
"SeyhSunnsi Hazretleri o yühsek ve kudsi simalarm birincilerinden"
diyor ve konugmasuu göyle tamamhyor

Dolayisiyla bundan sonra kendilerinin Islam âlemine yapacaklan hiz-


metler, gimdiye kadar olan hizmetlerini taç1andiracaktir. Ve bu sayede
Türkiye devletinin, bütün Islam cihammn dayanak metkezi olan Türkiye
devletinin de saglamlagtmlmasma hizmet ettnig olacaklardir Seyyid Ah-
med.SerîfSunusi Hazretlerinin gelecektekihiametlerine gimdiden gerek
gahsun ve gerek TBMM namma tegekkür arz dylerim.124

Mustafa Kemal'in bu konugmas1Hdkimiyet-i Milliye'de yaymlamyor.

SeyhSunusi'ye görev
Mustafa Kemal'in$eyhSunusi'ye verecegi görevleri üç ba.phk altm-
da incelemek mümkün: Evvela, Türkiye içinde, padigaha karç1 Milli
Mücadele'yi manen güçlendirmek ve özellikle Güneydogu'da Mißi Mü-
cadele'ye katdmu daha aktif hale getirmek için SeyhSunusi'den istifa-
de ediyor.
Ikincisi, Îslam dünyasmdaki antiemperyalist hareketleri Ankara'nm
etkisi altma almak için Seyh'ten yararlamyor...
Üçüncüsü,Arap dünyasmda, öncelikle de Irak ve Suriye'de Hilafet
propagandasi ile Milli Mücadele lehine, Ingiltere ve Fransa aleyhine
hareketleri SeyhSunusi vasitastyla teqvik ediyor.
Türkiye içinde Seyh Sunusi: Istanbul'daki Amerikan temsilcisi
tarafmdan kaleme alman 26 Ocak 1922 tarihli raporda, muhtemel bir
Kürt ayaklanmasm1önlemek için SeyhSunusi'nin Kürtlerin yogun ola-
rak oturdugu bölgeye gönderildigi belirtiliyor. Amerikan raporun a

[24. Atatürk'ün Bütün Eserleri, cilt 10, sf. I l7-I 19; Celal Bayar, a.g.e., cilt 2, sf. 49|-
494.
*
Hâkimiyet-i Milliye, 27 Kasim 1920; Atatürk'un Bütün Eserleri, cilt FO,sf. I 17.
Mustafa Kemal'in SeyhSunusi'ye hitaben yaptigi bu konugma liginç bir gekilde resmî yayin-
larda, mesela inkilapTarihi Enstitüsü'nün derledigi "Atatürk'ün Söylev ve DemeçIe-
ri"nde yer almamrgtir. lik defa Sadi Borak tarafmdan Atatürk'ün Resmi Yaymlara Gir-
memig Söyfev, Demeç, Yazigma ve Söylegileri adli kitapta Halkevleri Atatürk Ensti-
tûsu larafandan l980 yllinda yayinlanmigtir. Hâkimiyet-i Milliye ya da diger gazeteler gibi
"resmî "görülmeyen"
açik kaynaklarda yer aldigi halde yayinlar"da ilginç bir gekilde Ata-
türk'e ait konugma ve yazigmalar yeri geldiginde kitabimizda belirtilecektir.
195

bunun etkili olmadigi ve Kürtlerin Sunusi'yi tutukladiál yazihyorsa da "tutuklama"


buna dair hiçbir belge yoktur. Mustafa Oral, bu lafmm
"kar-
etkisizlegtirmek için Îngiliz istihbarat servisinin yaptigi bir
Seyh'i
gi propaganda" olduguru yazlyor. ÇünküSeyhöyle bìr kutsal kipilik
olarak gärülüyordu ki, bölgede, mesela Antep'te "SeyhSunusi Hazret-
leri'nin geçtigi toprag1 dügman istila etmezmig" gibi söylentiler bile
do aglyordu.125
u noktada bir olaymdan bahsetmek gerekir. O zaman An-
"rüya"

tep'te ilkokul ögrencisi olan Cahit Tanyol, Din Dersi Muallimi Hafiz
Halil Efendi'nin çocuklarun okul bahçesinde toplayarak yaptagi konug-
elini
may1 anlatlyor· SeyhSunusi rüyasmda Peygamberimizi görüyor,
öpmek istiyor, d sol elini uzatlyor. "Neden Ya Resulullah" diye sorunca
Peygamberimiz gu cevab1veriyor:
"Sag elimi Ankara'da Mustafa Kemal'e uzattun!"
Bunu anlatirken Hafiz Halil Efendi'nin götlerinden yaëlar bogamyor.
Rüyayl camide de anlattyor, cemaatten heyecanlanan bir ses haylanyor
"Ey ahali! Mustafa Kemal mu affer olacak. Peygamber Efendimizin
sag eli onun elindedir. Buna iman edin."
günün toplum psikolojisi balammdan paha bi-
"o
Tanyol, bu olaym
çihnez bir laymeti oldugunu" yazlyor.126
Seyh Sunusi'nin ilginç rüyalan vard1r. Zaferin kazamlacagmi rüya-
"mgjdesini"
smda görmüg ve Mustafa Kemal'e bunun vermigtir. Musta-
fa Kemal tarafmdan Diyarbalor'a gönderilen Sunusi, Inönü'de zafer ka-
zamldigt haberi üzerine 14 Nisan 1921 günü Paga'ya kutlama telgraf1
"biz
çekiyor,
"hususi
ubudiyet ve hürmetlerini" sunuyor, bir tek kigi gi-
biyiz" diyor, bir rüyasun hatirlatiyor:
i
Dügmanm maglup olup hezimete ugradigim evvelee rüyamda górmüg,
bunun müjdesini zat-1 devletlerine arz etmigtim. Cenâb-1Hakk'a hamd ve
gükür olsun ki bu rüya aynen gerçeklegti... Sevincimden secde-i gükrana
kapandun...

"iki

Seyh,zafer için gece gündüz dua ettigini, gün sonra ashab-1 ki-
izam' hazretlerinin türbelerini ziyaret ederek" dua
ram ve evliya-yi
12
edecegini de belirtlyor
Ankara'da Mustafa Kemal'in en yalonmdaki isimlerden biri olan Ha-
lide Edip qunlan yazlyor:

125. MustafaOral, aym makale, sf. 72.


126. Prof. Cahit Tanyol, Atatürk ve Halkçutik, I; Bankasi Yayinlari,1984, sf. 136-137;
Mustafa Oral, ay.y.
*
Ashab-i K1ram:Hz. Peygamber'in yakinarkadqlari; Evliya-yiizam: Buyuk evliyalar.
127. Mustafa Oral, ayni makale, sf. 74:
196

(Odasmda) Mustafa Kemal meggul görünüyordu. ÖnündeÎslam tanhi-


nin ilk sayfalari, yani demokrasiye en yalon olan yirmi dört ylh kaplayan
hölümü okuyordu. Emevi hükümetinin kudretli nüfuzunu tetkik ederken,
belki Ankara'daki din unsurlarmi nasil elde edecegini dügünüyordu,
O günler 1920 yazmm ortalanna rastlar. Karargâhta adeta bir manas-
tir hayatrun kenara çekilmigligini yagiyorduk...
Mustafa Kemal Papa bu ilk aylarda, hatta daha sonralan, kritik aclar-
da, kendisiyle çatstigim zaman, hep dürüst, hep içkiye karg1nefsine hâ-
kimdi. Îçkiye dügkünlügü söylendigi halde agzma bir damla alkol alma-
magti. Aym zamanda hiçbir geye körü körüne inanmazdi. Herhangi bir ül-
küye tamamen baglanmig olanlan kullanmay1 bilirdi.
Bundan bagka da samimi olmayan gösterigler veya inançlarla alay et-
mesini bilirdi...
Kehanete, bilhassa rüyaya çok inamrdi. Yazt,hanesinin (masasmm) ar-
kasmda, bilmem hangi bir hoca veya kâhin tarafmdan yazilrug, yegil ze-
min üzerinde, Arapça acayip yazilar vardi. Her sabah çevresindekilere o
gece rüya görüp görmediklerini sorard1. Kurnazlar da tabii onun bagan-
sim belirten rüyalar anlatirlardi.128

$eyhSunusi'nin ve davramplarmda samimi oldugu güp-


rüyalarmda
hesizdir. Mustafa Kemal'in o sirada böyle rüyalara inandigmi bildigi
için rüyalaruu ona anlattigru dügünebiliriz.
"genel
Mustafa Kemal, Sunusi'yi vaiz" olarak görevlendiriyor, özel-
likle Güneydogu'da çegitli illerde camilerde vaazlar vererek, hutbeler
okuyarak hallo Milli Mücadele'ye tegvik ediyor. Her gittigi yerde be-
yazlara sarmmig olarak Libyah loyafeti içinde, ruhani havasiyla verdi-
givaaz ve hutbeler çok etkili oluyor. Güçlü agiret reislerini mücadele-
ye kat11maya ikna eden Sunusi onlarm da katilumyla Urfa'da bir kong-
re düzenliyor.129
Sunusi Diyarbakir'a gittiginde büyük ilgiyle kargilamyor, Hâkimi-
yet-i Milliye ve Anadotu'da Yeni Gün gazeteleri bu büyük karg11a-
mayi haber olarak yaymhyor, Diyarbalarhlann büyük ilgisinden son
derece memnun .olan Seyh,Mustafa Kemal'e telgrafla tegekkür edi-
yorDIi

arbakir'da bir süre kalan Seyh,Mustafa Kemal'in ramazan bayr -

muu kutlamak için tebrik gönderiyor. Mustafa Kemal de 12 Haziran


1921'de Diyarbalar'daki Sunusi'nin bayram1m telgrafla kutluyor, "Îs-
lam'm kurtuluqu gayesine yönelik olan mevcut mücahedenin muvaffa-
kiyeti için dualarmizi niyaz ederim" diyor. Seyh'ingönderdigi tebrikin

I 28. Halide Edip Adivar, a.g.e., sf I3 I- I32.

129. A. Nacip Günaydin, "Milli Mücadele'de SeyhSenusi'nin Sivas'taki Ittihad-iislamKong-


resi ve Ulucami'deki Hutbesi", Tarih Ye Dügünce, Aralik 2003, Ocak 2004, sayi 45.

130. Zeki Sarihan, a.g.e., Ill, sf. 245-52|.


197

Meclis'te okunacagim da belirtiyor. Mustafa Kemal'in bu telgrafi Hâki-


miyet-i Milliye'de yaymlamyor 131
Konya, Sivas ve Diyarbakir'dan bagka Mardin'e ve Elcezire (Musul)
cephesine kadar uzanan geziler yapan Seyhher gittigi yerden Mustafa
Kemal'e telgraf çekerek gerekli dinî ögütleri verdigini" bildiri-
"halka

yor. Seyh'inhalka
verdigi dinî ögüt, Milli Hareket'in bir cihad oldugu, "farz"

lamiyet'in kurtaricisi olan ordumuzu" desteklemenin herkese


ugudur.132
Sunusi'yi Mardin'e Mustafa Kemal'in gönderdigini,
iz istihbarati,
ve rahatsizhk yaratmak" oldugunu, yani Mardin
"düzensizlik

amacmm
havalisinde iggale kargi direnigi tegvik etmek için gönderildigini yaz1-
yor.133 Gerçekten, bagka bir ingiliz istihbarat raporuna göre, SeyhSu-
nusi Mardin'de camide vaaz vermig ve Sultan'm Mustafa Kemal'le aym
çizgide oldugunu, ama farkh görünmek zorunda kaldigim söylemigtir.
özel ha-
Seyh'e göre Sultan, Yunan iggaline karç1 cihad yap11masi için
ber de göndermigti!I34
Sunusi, Konya isyamnm bastirilmasmda da yap1ci rol oynnyor, bo isya-
oldugunu" belirten açildamalar yaplyor, is-
mn "Îslamdügmanlarmm igi
yanc11arm Alaattin Tepesi'ni savunan askerleri birakmalarnu saghyor.135
Îslam dünyasinda Ankara etkisi: Mustafa Kemal'in Türkiye'yi Îs-
lam uyamymm merkezi olarak dünyaya göstermek için $unusi'yi gö-
revlendirdigi iki proje vardir Sivas'ta 18 Subat 1921 günü Cami-i Ke-
bir'de toplanan "Panislamik nitelikte" Büyük Islam Kongresi'ne Seyh
Sunusi'nin bagkanhk etmesi... Ikincisi, An.kara'da yine Sunusi bagkanh-
gmdabüyük bir Îslam Kongresi toplanmas1.1¾
Sivas'ta toplanan "Îttihad-11slamKonferanst" ya da kongresine sade-
Kerbela'nm Siiemîri ile Zeydiye mez-
ce Sünniler degil, aym zamanda
hebine mensup Yemen hükümdan Imam Yahya gibi liderler de katih-
yor. Konferans bagkanhimi yapan Sunusi bir de Ulu
Cami'de hutbe
okuyor. Hutbe metni Ankara'da Egref Edip tarafmdan çikanlan Sebi-
lürrepd dergîsinin 31 Mert 1921 tarihli sayismda yaymlamyor "cihad"

Sunusi hutbesinde Milli Mücadele'yi, olarak niteliyor,


"Müslüman, eenebi tahakkümü altmda yagayamaz, esaret altma gire-
yaldizh sözlerine inanmaylmz"
mez, ecuebi hilelerine kap1Imaym12,
diye konuquyor:
I
131. Atatürk'ün Bütün Eserleri, cilt I I, sf.202.

132. Doç. Dr. Nurettin GU1mez, a.g.e., sf. 642-643.


ÍngilizBelgelerinde
133. Bilal Simgir, Atatürk, clit 2, sf. 479.

a.g.e., ci1t3, sf. 6 I5.


I 34. Bilal Simgir,
a.g.e., sf. 643, Zeki Sarihan, a.g.e., III, 233.
sf.
135. Bilal §imgir, ,

I 36. Mustafa Oral, aym makale, sf. 70.


137. A. Necip Gunaydin, aym makale.
198

Ey Anadolu'nun kahraman Islam mücahidleri! Siz olmasaydimz bina-1


Îslam yikihrdi. Siz bugün Kuran'1
yagatlyorsunuz, her tarafmizi dügman
sarmigken hiçbir geyden y11mayarak gaza meydanlarmda can veriyor, Îs-
Jam'I müdafaa ediyorsunuz. Bu ne büyük gereftir!
Siz yalmz degilsiniz. Yüzlerce milyon Müslüman gözlerini size dikmig-
tir. Sizin dügmana gögüs gererek metanet göstermeniz bütün Îslam âle-
minde bir uyamq yaratttugtr. Her tarafta Müslüman milletler kmuldlyor,
istiklâllerini müdafaa ediyor, üzerlerindeki zulüm ve küfür kâbusunu at-
maya çahglyorlar..
Siz islam'm gözbebegisiniz, siz Allah'm tevfikine mazhar bir milletsi-
niz. Muhakkak galibiyet Îslam'mdir,fetih ve zafer yalandir...
Aman kardeglerim! Sabar ve sebatta devam ediniz, salon aramza ihti-
laf dügmesin...138

Sunusi hutbesinde Kuran'dan ayetler okuyarak sözlerini destekliyor.


Sivas'ta Sunusi bagkanhimda toplanan Islam Kongresi iç politikada
fazla yanlulannuyor, ama Îngilizistihbaratmm dikkatini çeklyor. Istih-
"adun
barat, Sunusi'nin adun Anadolu'yu dolayttimi" Londra'ya rapor
ediyor. Ingilizleri en çok kayg11andiran Sunusi'nin etkisinin Irak, Suriye
ve Hicaz'a kadar uzanmasi ihtimalidir. Fakat SerifHüseyin'in buna en-
gel olacagru dügünerek teselli buluyorlar 139
Ankara'da yap11mas1 dügünülen Îslam Kongresi daha siyasi nitelikte-
"$ark
dir. O dönemde Îslam Devletleri Ittifalo, Dogu Milletleri Birligi,
Cemaatü'l Islam" ve "Islam Milletleri Federasyonu" gibi fikirler yaygm-
dir. Ankara'da bir Îslam Kongresi'nin toplanmasuu 11 Mart 1921'de Eq-
ref Edip'in çikardigi, Mehmed Âkif'inyaz1 ve piirler yazdigi Sebilfirre-
pad dergisi ortaya atlyor, Mustafa Kemal'in Hâkimiyet-i Milliye gaze-
tesi aym makaleyi tekrar basarak destek veriyor. Mustafa Kemal'in tali-
mattyla Ser'iyeVekili Mustafa Fehmi (Gerçeker), Meclis Bagkâtibi Re-
cep (Peker), yazar Eyref Edip ve gair Mehmed Âkif'tenolugan bir he-
yet Îslam dünyasmm ileri gelenlerine gönderilmek üzere beyanname
ve davetiyeleri hazirhyor.
Ankara'da Islam Kongresi'ni düzenleyen yetkili heyet Mustafa Ke-
mal'in bagkanhšmda su isimlerden kuruluyor: Din Îçleri Vekili Abd -

lah Azmi, SeyhSunusi, Acemi (Uceymi) Sadun Pa.ga, Diyarbalar Bölg


si Komutam Cevad Paga, Müdafaa Vekili Fevzi Papa, Afgan Büyükelçisi
Sultan Ahmed Han, Îran Büyükelçisi Mümtazüddevle, Bolgevik Azer-
baycan Büyükelçisi ÎbrahimAbilov. Sunusi ile Acemi (Uceymi) ve Ce-
vad Paça Ankara'da olmadig1için hazirhklara yazigmayla ve temsileile-
riyle katihyorlar.

138. Sunusi'nin hutbesinin tam metni için bkz. A. Necip Ganaydin, aynr makale.
I 39. Bilal §imgir,
a.g.e., cilt 3, sf. 279.
199

Birazdan görecegimiz Acemi Sadun Papa Birinci Dünya Savagl'nda


beri Osmanh için, gimdi Milli Mücadele için savagan Irakli bir Arap
geyhidir.
Îslam Kongresi, evet ama nerede? Mustafa Kemal mutlaka Anka-
ra'da, olmazsa, Anadolu'da bir yerde yapilmasmi part koguyor. Îran ve
Afgamstan büyükelçileri kendi ülkelerinde yap11masim istlyor. Bundan
bgka ordumuzun Eskigehir muharebesinde mailup olarak Sakar-
ya'bm dogusuna çekilmesi çok sikmtih bir askerî vaziyet ortaya çikari-
yor ve Fas'tan Misir'a, Arabistan'a, Hindistan'a kadar Müslüman tem-
silcilerin katilacagi Dünya Îslam Kongresi yap11am1yor.140
Ankara'da Islam Kongresi fikri Ingiltere'nin ve Bolgevik Rusya'nm
büyük ilgisini çekiyor. Îngiliz Îstihbarat Servisi Londra'ya "Ankara'da
Islam Kongresi müzakere edillyor" diye rapor gönderiyor. Raporda
Mustafa Kemal'in bagkanhimda bir komite kuruldugu ve bu komitede
isimler eksiksiz olarak bildi-
yer alan SeyhSunusi, Abdullah Azmi gibi
riliyor, kongrenin nerede yapilacagt konusunda gärüg birligi olmadigi
da belirtiliyor ve "Ankara'mn muhtemelen Avrupa'daki güphe ve rahat-
sizhš1 tirmandirmamak için kongreyi erteledigi" yaz1hyor.141
Ankara'daki.Bolgevik Rus Temsilcisi Upmal Angarski de 1 Ocak
1921'de Mustafa Kemal'le görügmesinde Islam Kongresi söylentilerini
soruyor. Mustafa Kemal "Panislamizm'i
benimsemediklerini" anlatlyor.
Panislamizm'i gerçekten benimsemedigi gibi, Bolgeviklerle yapmak is-
tedigi ittifaka zarar vermemek için de bunu söylemesi lazimd1. Mustafa
Kemal, Upmal'a Arap ülkelerinde Ingíliz kargitt milliyetçi hareketleri
destekledigini anlatlyor ve diyor ki·

Fas'tan, Cezayir'den ve diger Müslüman bölgelerden de mektuplar ah-


yorum. Bu
mektuplardabana ilkbaharda Ankara'da genel bir Müslüman-
lar kongresi yapmay1 öneriyorlar. Enver bütün Islam ülkeleri örgütü
amaclyla çahqiyor. Bati emperyalizmiyle savag için böyle bir kongrenin
toplamnasi fikri bana dä olumlu geliyor.

Bolgevik Temsilcisi Upmal da bunu desteldediklerini söylüyor.142


Mustafa Kemal'in izledigi Hilafet ve Islam siyasetiyle Bolgevizm si-
yasetini nasil ustaca bagdagttrdignu görecegiz.
O sirada Mustafa Kemal'in "Panislamik tahrikler yapmasmdan" en-
digeye kapilan ingilizler bu çabgmalari titizlikle takip ediyor. 16 Kasim
1920 tarih1i istihbarat raporunda "Panislamik konular" genig yer tutu-
verdigi yemek an-
yor, C;eyhSunusi gerefme Mustafa Kemal'in Meclis'te

140. Prof. Metin Huiagü,"Milil MücadeleDönemi Türkiye IslamÜIkeleri Munasebetleri",


Ataturk Aragtirma Merkezi Dergisi, cilt XV, Kasim 1999, sf. 901-930.
a.g.e., cilt 4, sf. 354-365.
141. Bilal §imgir,
142. Mehmet Perinçek, a.g.e., sf. 259-260.
200

latil1yor, $eyh'inPanislamc1 bir lider oldugu vurgulamyor. Îngiliz istih-


baratmm en çok dikkatmi çeken husus, Mustafa Kemal'in konugmasm-
"bugün

da dünyada nyamp ve teyakkuz halinde bulanan Islam kitleleri-


nin ulviyet ve faziletleriyle sivrilmig insanlarm yol göstermelerine muh-
taç" oldugunu söylemesi ve Sunusi'yi bunu yapacak "birinci
isimlerden
biri" olarak zikretmesidir. Istihbarat Raporu, Seyh'inyapt1g1 losa ceva-
bî konugmada "Türklerin harekete geçirdigi cihad"dan bahsetmesini
ve kendisini Islam birligine añadigim söylemesini de dikkate deger bu-
luyor. Rapor, SeyhSunusi'nin müstakbel halife aday1 olarak da Anka-
ra'da admm geçtigini belirtiyor.143
Îngilizlerin büyüyen kaygis1, bagta Hindistan ve Ortadogu olmak
üzere Müslüman sämürgelerde 1slamve Hilafet propagandasmm isyan-
lara yol açmasidit Mustafa Kemal'in amaci da Irak ve Suriye ile Hi-
caz'a kadar Arap dünyasmda Ingilizlere ve Fransizlara kargi direnigleri
harekete geçirmek, bunun için SeyhSunusi'den de faydalanmaktir.
Araplarda antiemperyalist Îslam: Mustafa Kemal'in $eyh'ikul-
landigi üçüncü alan, Arap âleminde özellikle Irak ve Suriye'de Ingiliz
kary1t1 Îslami ve milliyetçi hareketleri ateglemektir. Mustafa Kemal,
Seyh Sunusi'ye Îslam ve bilhassa Arap ülkelerindeki dinî duygulan Îti-
laf Devletleri'ne karvi ayaklandirmakla görevlendirmigtir.144
Mustafa Kemal'in 29 Kasim 1920'de Irak'taki "Necef Arap Hükümeti
Heyetine" yazdig1 mektup bu konuda tipik bir örnektir. "Din ve Millet
Mücahidi Alelazm Efendiler Hazretleri" hitablyla baylayan mektubun-
"uzak
da Kemal Papa, memleketlerindeki mümin kardeplerimizin" Kan-
ber Efendi vasitastyla gönderdikleri mektupla gösterdikleri muhabbet-
"tam
ten memnun oldugunu belirtiyor, bir iman ve sevgi bagi" oldugu-
nu söylüyor. Îñgiliz destekli Ermeni saldirilaruu Hakk'm yardmuyla
maglup ettiklerini, Yunan hainlermi de ingallah yakmda maglup ede-
ceklerini anlatlyor. Necef hükümetinin esirgemedigi gayret ve cesaret
için tegekkür ediyor, SeyhSunusi'ye verdigi görevi belirtiyor:

Afrika mühim lutasmda milyonlarca manevi evladi olan kadri büyük


SeyhAhmed SerîfSunusi Hazretleri de Elcezire'nin (Musul) güne e
dogru hareket etmiglerdir. Muhterem mücahit Acemi (Uceymi) Papa m '-

cahede harekâtml baglatmak üzere (Kuzey Irak'ta) Deyrezor (Kerkük)


taraffarma gidiyor. Irakh din kardeglerimizin ulvi maksatlarma nail ol-
malan için elden geleni hiçbir vakit sakmmayacagmuzdan lcatiyen emin
olunuz.

143. Bilal Simgir,


a.g.e., cilt 2, sf. 5 l4. (Mustafa Kemal o agamada $eyhSunusi'yi ileride
halife yapmayL dü§ünmag olabilir. Henüz Hilafet'i kaldirabileceginden o sirada emin ala-
mazdi. Käkla Osmanli ailesinden Hilafet'i alip, kendisine ve Milli Hareket'e muhakkak
sa-
dik olan ve Türkiye'de kökleri ve gelenekleri bulunmayan Sunusi'yi "müstakbel
halife" ola-
rak dugünmüg olmasi mümkündür. Bazi Ittihatçilarda bunu dügünmügtu zaten. T. A.)

144. Salahi Sonyer, Tûrk Kurtulug Savagr ve Drg Politika, cilt I, sf. 188-189.
201

Mustafa Kemal'in mektubu direnig ruhu telkiniyle, Allah'tan yardun


"aziz
dilegiyle ve ve muhterem din kardegim" hitab1yla sona eriyor.145
SeyhSunusi, Milli Mücadele'ye ve Mustafa Kemal'e samimiyetle
inammy bir Panislamist'tir. Yunus Nadi'nin gazetesinde yaymlanan gu
sözletinin hem içeride hem d2garida Kemalist harekete büyük bir ma-
nevi destek oldugu güphesizdir:

Anadolu'nun dügmanlara kargi aldigi tavir, Îslamiyet'inruhuna tama-


men uygun ger'i bir harekettir. Buna yardim ve onu koruma her Müslü-
man için farz-i ayudir. Îslamiyet'in kahraman evladi olan Türklerin özel-
likle qu son zamanda yaptiklari görev, Türkiye'nin batimsizhèmdan çok,
bütün Îslam dünyasmm kurtuluguna yönelik oldugundan, Peygamberi-
mizin ruhunu gâd ettiginden eminim... Allah, Îslam'm büyük kahramam
Gazi Mustafa Kemal Papa Hazretleri'ni, kendisine yardunc1 olan müca-
hitleri, milleti ve memleketi ugruna can ve mallarim feda eden bu kahra-
man milleti sonsuza kadar sürekli kilsm...*

Sava.9 sirasmda Araplara Osmanh'ya kargi bagimsizhk vaat etmig


olan Îngilizlerin sömürgeci niyeti artik daha iyi anlagilnugtir... Îngiliz
destegiyle Osmanh'ya isyan eden SerifHüseyin büyük itibar kaybedi-
yor, Mustafa Kemal'e sempati giderek yayihyor. Geligen Îslami ve milli-
yetçi hareketleri Mustafa Xemal destekliyor, onlardan destek ahyor.
Stratejik olarak Türkiye açismdan Fransizlarm elindeki Suriye ile Ingi-
lizlerin elindeki Irak ve Musul'daki geligmeler özellikle önemlidir. Yu-
nus Nadi'nin Anadolu'da Yeni Gün gazetesi 31 Mayis 1921 günlü say1-
smda "Türk-Arap ittifala meydana gelebilecegi korkusu Ingiltere'yi sar-
mig ve bunu Ingiliz casusu Mustafa Sagir de yargilanmasi sirasmda iti-
raf etmigtir" diye yazlyol Gazete SeyhSunusi'nin bu yöndekt faaliyet-
lerim engellemek için Îngiltere'nin ajanlar kullandigim yaz1yor.147
$imdiMustafa Kemal Paga'nm Arap dünyasmda yürüttügü -Islamci
ve milliyetçi mitasyonaÙiraz daha yakmdan bakahm.

Uceymi Papa ve Arap dünyas1


Uceymi (veyaAcemi) Sadun Pa.ya Birinci Cihan Harbi'nde Basra ya-
kmlarmdaki Quaybe'de12-14 Nisan 1915'te ÿap11ankanh çarpigmada
Osmanh kuvvetlerine yaptig1 kahramanca destekle büyük bir ün ve
takdir kazannugtir. Askerî ve siyasi tarihimizin büyük isimlerinden ge-
hit Albay Süleyman Askeri Bey'in, ordumuzun çekilmek zorunda kal-

145. Atatürk'ün Bütün Eserleri, cilt 10, sf. 122.123.


I46. Nurettin Gülmez, a.g.e., sf. 644.
147. Nuretän Guimez,a.g.e., sf. 645.
202

masi üzerine bunu onuruna yediremeyerek intihar ettigi $uaybesavagi,


Irak cephesindeki muharebelerin en önemlilerinden biridir.148
Bu muharebede SeyhUceymi Sadun, SeyhMehdi el Halisî, oglu
$eyhMehmed ve yegeni $eyhMurtaza ile Kürt agiret reisi SeyhMah-
mud Berzenci, agiret kuvvetleri olarak Osmanh safmda Ingilizlere kar-
gi savagtilar. Uceymi Papa kumanda ettigi agiretiyle birlikte büyük bir
ün kazandi. Kendisine Mirimiran rütbesi verildi. Agiretinin büyüklügü
ve dinî nüfuzuyla büyük bir güç sahibi olan Seyhülmeçayih (Seyhler
geyhi) Uceymi Sadun'u elde etmek ve hain SerifHüseyin tarafma geçir-
mek íçin Ingilizlerin çok cazip para, arazi ve mevki tekliflerini redde-
den Uceymi Papa sonuna kadar Osmanh'ya sadik kaldi. Osmanh ordu-
su çekildikten sonra da Ingilizlere kargi direnigini sürdürdü. Türkiye
tarafma geçerek Cizre'ye yerlegmek istedi, Bunun Mustafa Kemal'i
güçlendirecegini gören Ingilizler askerî güç kuHanarak engellemek is-
tedilerse de bagaramadilar la
Uceymi Paga'yi Birinci Dünya Savagi'ndan taniyan Mustafa Kemal,
Samsun'a çiktiktan bir ay sonra, 15 Haziran'da Seyhülmeçayih Uceymi
Paga'ya bir mektup yazlyor, "Diyarbekir'e geldiginiz müjdesini aldun"
diyor, onan Birinci Dünya Savay1'ndaki mertligini ve Mukaddes Hilafet
Makanu'na dmî duygularla baghhgim bildigini belirtlyor. Bütün Islam
dünyasmm gözbebegi olan Türk ve Arap milletlerinin dagmikhgi yü-
zünden ikisinin de zaafa ugramasmm Muhammed Ümmeti'ne zarar
verdišini anlattyor. El ele vererek Muhammed Ümmeti'ninhürriyet ve
"farz-1
bagimsizhgi ugruna mücadele etmenin ayn" yani herkes üzerine
dinî bir ödev oldu¾u yaz1yor

Mukaddes Hilafet makann etrafmda toplanarak kâfirlerin esaretin-


...

den yakamizi kurtarmaya yänelik mücadelemizde asil kipiliginizle bera-


ber oldugumu azz ederim. Bu konudaki yüce görüglerinizin 13. Kolordu
vasitas1yla bildirilmesi suretiyle fikir ahyveriginde bulunmay1 soyla gö-
rüglerinize birakarak samimiyetimi takdim ederim.
Îmza:Üçüncü Kolordu Müfettigi Mustafa Kemal.1so

Uceymi Sadun Pa.ya 22 Haziran'da çölü aparak Diyarbalor'a geliyo


Erzurum'da bulunan Mustafa Kemal, Erzurum valisine Uceymi Pa-
ga'nm "Irakhlarm gerçek inançlarun insanhk ve medeniyet âlemine du-
yurmak için" geldigini anlatlyor.151

148. Bkz. Fahri Belen, 20'nci Yüzyalda Osmanli Devletl, Remzi Kitabevi, 1973, sf.
240-241.
149. Dr. Qassam Kh, Al-jumaily, Doç. Dr. Izzet Öztoprak,Irak ve Kemalizm Hareke-
ti, 1919-1923, Atatürk Aragtirma Merkeri, 1999, sf. 75-77.
150. Atatürk'ün Bütün Eserleri, cilt 2, sf. 378.
15 I. Zeki Sarihan, a.g.e., I, sf. 337.
203

Mustafa Kemal Sivas'tayken, Fransiz Binbagisi Labon, Mardin'de


Uceymi Papa ile bir görügme yap1yor Bu görügmede Uceymi Papa mut-
laka Milli Mücadele'yi destekleyen aç1klamalarda bulunmuy olmahdir
ki, Heyet-i Temsiliye'nin 12 Ekim 1919 tarihli kararmda qu satirlan
okuyoruz: "Fransiz Binbagisi Labon ile gerçeklegen mülakatmda milli
onur ve haysiyete uygun sözlerinden dolay1 Mardin'de mukim Irak Sey-
h egayihi Acemi Paga'ya tegekkür olundu."
i Heyet-i Temsiliye karannda iki Arap geyhine daha tegekkür
ediliyor.152
Sivas Kongresi'nin ardmdan Amasya'da Mustafa Kemal, Istanbul
"mülakat"
hükümetinin temsilcisi Salih Papa ile yaptigmda, Uceymi
Paga'ya yardim yapilmasim gündeme getiriyor. Amasya Protokolle-
ri'nin o sirada gizli tutulan bölümünün 1L maddesi gäyledir: "Acemi
Sadun Paqa ve maiyetinin uygun gekilde geçiminin temin edilme-
si.»153
Heyet-i Temsiliye'nin 22 Ekim günlü kararmda, Uceymi Paga'nm ge-
"gimdi-
çiminin saglanmasuu Istanbul 11ükümeti taahhüt ettigine göre
lik" bunun neticesinin beklenmesi kayd1 vardir. Heyet-i Temsiliye'nin
23 Kasim tarihli toplantismda Mustafa Kemal Paga, Uceymi'ye yardun
konusunda Sálih Paga'nm verdini sözü yerine getirmedigini säylüyor,
Salih Paga'mn uyarilmasim istiyor.154
Burada Mustafa Kemal'in sadece Uceymi Paga'ya verdigi degeri de-
gil,onun bir konuyu nas11 ihmal etmeden sonuna kadar takip ettigini
de görüyoruz.
14 Ocak 1920'de Hâkimiyet-i Milliye gazetesi Uceymi Paga'am ça-
hgmalanm även bir yazi yaymhyor. Diyarbakir'dan Mardin'e gelen
Uceymi Papa burada ileri gelenler tarafmdan kargilamyor.
Genelkurmay'm yayinladigi Tiirk Îstïklal Harbi adh esere göre,
Uceymi Paga'am Türkiye'ye geligindeki maksadi, Irak'm tanmmig kabi-
leleriyle görügerek onlann Osmanh idatesine taraftar olduklanm bil-
dirmek ve bir miktar asker ve para yardmu yap11dig1takdirde hüküme-
te ve orduya faydah olmakti. Bu istegi kabul edilerek 20 Haziran
1920'de Genelkurmay Bagkanhgfaca iki dag topu, iki makineli tüfek,
kâfi derecede cephane, 600 büyük mavzer tüfeniyle 10 bin altm lira ve-
riliyor ve aynca subaylar da gönderiliyor.

"hamiyetkârane

152. Bekir Sitki Baykal, Heyet-i Temsiliye Kararlari, sf. 18. (Metinde, "milli
ifadelerinden dolayi" tegekkür edildigi ifadesi yer allyor. Hamiyet kelimesi onur ve
haysiyet" anlamina geldigi için, ben bu gekilde sadelegtirdim. Bkz. Ferit Devellioglu, Os-
manlica-Türkçe Sözlük. TA)
"ikdar"
153. Nutuk, sf. 166. (Metindeki kelimesi guçIendirme ve geçimini temin etme
anlamina gelir. Burada ikincl anlam daha uygun dagayor.)
154. Atatürk"ün Bütün Eserleri, cilt 5, sf. 253, 260, 306, Bekir Siiki Baykal. Heyet-i
Temsiliye Kararlari, sf. 62.
204

Bunun üzerine Uceymi Paga, agiretler arasi anlaymazhklan gideri-


yor, iggalci Fransizlara kargi çegitli baslanlar yap1yor, Ingiliz ve bilhas-
sa Fransiz kuvvetlerinin ikmal yollarma baskmlar düzenleyerek de-
vamh tacizlerde bulunuyor. Simdiki hududumuzun 100 km kadar güne-
yinde yap11an bu hareketler ba.ganyla sonuglamyor. Fakat Milli Hare-
ket, Uceymi'ye daha büyük bir askerî birlikle destek veremediginden
büyük sonuçlar almam1yor.1ss
Uceymi Paga'nm Musul ve Kerkük istikametindeki askerî eylemleri-
ni kitabmuzm Lozan ve Musul bölümlerinde görecegiz. Simdilikgunu
belirtelim: Milli Mücadele'de Irak-Suriye ve Irak-Türkiye smir bölgele-
rinde yaganmig olan birçok Kuva-yi Milliyecireylemlerde Uceymi Sa-
dun Papa'nm ismi geçiyor.15 6

Mustafa Kemal Paga'nm Necef'teki "Din ve Millet Mücahidi Ale-


lazm Efendiler Hazretleri"ne yazdig1 mektupta gördügümüz gibi, Irak
ve Suriye'de Îngiliz ve Fransizlara kargi hareketleri tegvik etmek için
de Uceymi Paga'dan yararlamhyor. Bu gekilde Bagdat'taki Islam Par-
tisi'nin Milli Mücadele'yi destekleyen bir tav1r almasmda Uceymi'nin
rolü olmugtur.157
Milli Mücadele'de ülke içinde ve güney simn cívarmda hizmetleri
bulunan Uceymi, zaferden sonra Türkiye'ye yerlegti. Gazi Pa.ya kendisi-
ne Mardin'de arazi verdi. K1ziMübine, ogullan Îsa ve Abbas dünyaya
geldi. Kendi çocuklan çiftçilikle ugragirken, en yakm adamlarmdan Sü-
leyde'nin çocuklarmm hepsini okuttu. Biri Hacettepe Üniversitesi'nde
Ortopedi profesörlügünden emekli Prof. Nâsir Özdemir,digeri Cumhu-
riyet Savcisi SükrüÖzdemir,digeri de Ankara ÜníversitesiDil ve Tarih
Profesörü Hasan Özdemir'di.Onlar SeyhUceymi'nin Türkiye Cumhuri-
yetiiçin okuttugu insanlarda.1ss

Irak ve Suriye'de Kemalist hareket


Mustafa Kemal, Irak ve Suriye'de Ingilizlere katpi beliren Islamci ya
da milliyetçi direniëleri tegvik ediyor, kit imkânlarla onlara az da olsa
askerî destek göndererek oralardaki ingiliz ve Fransiz kuvvetlerini
baglamak, Anadolu'daki iggal kuvvetlerine takviye göndermelerini ö -

lemek istiyor; stratejisi bu...


Mustafa Kemal'in Irak'taki faaliyetleri organize eden Elcezire
Cephesi Kumandanhgi'na gönderdigi 20 Kasun 1920 tarihli telgraf
göyledir

155. Genelkurmay Bagkanlig,Türk isdklal Harbi, IVcllt, Güney Cephesi, sf. 17-18.
156. QassamKh. Al jumaily,a.g.e., sf. 77.
I 57. Metin Hülagu, aym makale.
Ákgam, 23 Agustos 2004.
158. Burak Anuner, "Sadun Paga'nin Çocuklari",
205

Mügterek dügmammiz ve dinimizin, istiklâlimizin haini olan Ingilizle-


re karg1Irak mücahitlerinin cesurca ve aslanca olan mücahedelerini hü-
kümetimiz büyük bir iftihar ve takdir ile takip etmektedir. Muhterem
mücahitlere maddeten ve fiilen yardim etmek en baghca emelimiadir. Bu
yardumn baglangici olarak Cizre'den Musul tarafmdaki Barzan'a yakm-
da taarruza geçilecektir. Mügterek dügmamm1zi kovmaya baglang1ç ola-
rak yakmda daha genig ölçüde yardim vasitalarm1 hazirlamaktay1z. Do-
layis1yla Irak muhterem mücahitlerinin büyük bir azim ve giddetle müca-
devam etmelerini rica ederim. Cenâb-i Hakk bütün Müslü-
'hedelerine

manlara yardim ihsan buyursun.159

Mustafa Kemal'in bu stratejiyi yürütebilmesi için Irak ve Suriye'de


Osmanli kökenli Arap aydmlan ve Osmanh ordusunda görev alm14
Arap subaylar adeta hazir bir potansiyeldir. Savapta banimsizlik va-
adiyle Ingilizleri desteklemig olanlarda bile aldatilnughk duygusundan
kaynaklanan öfke Îngilizlere kargi hareketlere ve Türkiye'ye yeni bir
sempati dalgasma yol açrugt1r.
Arap dünyasmda Ingiliz ve Fransiz iggaline kargi çegitli örgütler, ce-
miyetler, heyetler oluguyor. Bunlar Türkiye'deki Milli Mücadele'den et-
kileniyorlar, ciddi sempati duyuyorlar. Mustafa Kemal bunlarla irtibat
kuruyor.
Türk, Çerkezve Araplarm kurdugu Suriye-Filistin Kuva-yi Osma-
niye Heyeti böyle bir örgüttür; ismi de çok dikkat çekici tabli: Suri-
ye-Filistin Osmanh Kuvvetleri Heyetí... Bagmda Musul meselesinde
adim çok duyacagumz bir kahraman, Yarbay Özdemir Bey bulunu-
yor; ÖzdemirBey aym zamanda Antep savunmasmm kahramanlärm-
dan biridir. Türk ve Arap milliyetçilerinin böyle bir ortak davramga
girmesi Ortadogu'dakiJngiliz ve Fransiz siyasi memurlarmm uyku-

sunu kaçmyor. Bu korRuyla, Kahire'deki Îngiliz temsilcisi


Albay Me-
inertzhagen, Suriye, Filistin ve Irak'taki bagims1z grup ve partilerin
birlegerek Panislamist ve Türklerden yana bir siyaset izlemeye bay-
ladigmi yaz1yor.160
Suriye-Filistin Kuva-yi Osmaniye Heyeti adh örgütle Mustafa Ke-
mal'in irtibatt vardir. Mustafa Kemal Papa 15 Subat 1920'de Heyet'e
gönderdigi gizlí telgrafta Filistin, Suriye ve Türkiye'nin bir konfede-
ettigini belirti-
rasyon halinde birlegmesi için yaptiklari teklifi kabul
arkadan saldir-
yor. Türkiye'nin güneyini iggal etmig olan Fransizlara
malarim, Türklerle Araplar arasma girmig olan Fransiz ve Ermeni
kuvvetlerinin bertaraf edilmesini istiyor, Arap milliyetçi kuvvetleri-
nin Hama, Halep, Lazkiye ve 1skenderun'da, onu takiben de Antep ve
Osmaniye'deki iggalci kuvvetlere kargi hareketlerine devam etmele-

159. Ätatürk'ün Bütün Eserieri, clit 10, sf. 108.


160. Skz. Salahi Sonyel,a.g.e., l, sf. 189 196.
206

"pek
rinin mühim" oldugunu belirtiyor.161 .

Bundaki amacmm Antep-Adana hattmda Kuva-yi Milliye üzerindeki


Frans12 baslosmi azaltmak, Fransizlart bu gekilde Arap milliyetçilerine
arkadan vurdurarak Kuva-yi Milliye'nin igini kolaylagtirmak oldugu açik.
Arap ülkelerindeki diger bir örgüt Mustafa Kemal'in de Yürlitme Xu-
rulu üyesi oldugu Muvahhidin Cemlyeti'dir. Cemiyet Sam,Halep, Hu-
mus, Kahire, Hayfa, Bagdat, Necef ve Kuveyt gibi muhtelif yerlerde
merkezler olugturmugtur. Mustafa Kemal, Londra'daki Îslam Cemiyeti
ile irtibat halindedir, Hint Müslümanlarmm kurdugu cemiyetin Halep,
Sam, 1stanbul ve Münih'te gubeleri vardir. ÇegitliÎslam ülkelerindeki
diger örgütlerin adlarmi verelim: Yakm Dogu Cemiyeti, Batum Îslam
Cemiyeti, Îstikbal Cemiyeti, Halep Tegkilat-1Milliyesi, Misir Vahd Parti-
si, Kahire Gänüllü Firkas1, Amman ÇerkezFirkasi gibi birçok kurulug-
lar... Bu kuruluçIarm tamami Mustafa Kemal'in liderligindeki Milli Mü-
cadele'ye büyük sempati duyuyor. Mustafa Kemal hem bu kuruluglar,
hem din adamlari ve agiret reisleri vasitasiyla Fransa ve bilhassa Ingil-
"ortak
tere'ye kargi bir tür cephe" olugturuyor, Milli Mücadele'ye siyasi
destek sagliyor. Mustafa Kemal'in Sakarya Zaferi'ni telgrafla (>ammüf-
tüsüne bildirerek gehitler için mevlit ve dua okunmas1m istemesi tipik
bir örnektir. Zafer m¾desini müftünün ilan etmesi üzerine Ç>am'da gen-
likler yap1hyor, camilerde mevlit okutuluyor, Mustafa Kemal'e "Seyfü'l
Îslam" (Islam'm kihc1) deniliyor ve Salaheddin Eyyubi ile birlikte res-
medilmig posterleri dagitihyor. Îslam dünyasmm hemen her yerinde
çegitli gazeteler Mustafa Kemal'in ve TBMM'nin bildirilerini yaymhyor,
zaferlerini duyuruyor.162
Uceymi Paga'nm bilhassa etkili oldugù Irak'ta Arap milliyetçilerinden
bir kismi ulemanm katlasiyla Îslamci nitelikte "Cemiyet-i Hilaliye" adiyla
örgütleniyorlar ve Îngilizlerin Çekilmesi için mücadele ediyorlar, tekrar
Osmanh yönetiminin gelmesini istlyorlar, Ingilizlere kargi ayaklanmalar
düzenliyorlar. "Siyaseten ve diyaneten" yani siyasi olarak da dinî olarak
da Türklye'ye bagh olduklaom bildiren ve Ingilizlerekargi mücadele et-
mek için askerî yardim isteyen bir dilekçeyi Ankara'ya gönderiyorlar. Di-
lekçede çok say1da imzavar. Fakat Ankara'nm bu çapta askerî yardim ya-
pacak gücü yok. Sadece, gördügümüz gibi, Uceymi Paga'ya bir mi

161. Kâzim Karabekir, istiklal Harbimir, sf. 444-446. (Kâzim Karabekir, Suriye'deki
Heyet'e gönderilen telgrafin Fransizlann eline gaçmesinin büyük ihtimal oldugunu, bunun
Heyet-i Temsiliye'ye zarar verecegini, ayrica Arap ulkelerininängörülen milli sinirlarin di-
ginda oldugunu, oralarda bu tür faaliyetler yapmamak gerektigini söylüyor. Mustafa Kemal
ise Karabekir's gönderdigi 23 §ubattarihli yazida "Misak-i Milli'ninArap topraklanni digla-
madigini" askerî durumun da bunu gerektirdigini söylüyor, Bkr., a.g.e., sf. 447-449.)

162. Bkr. Metin Hülag0, "Muvahhidin Cemiyet!", Ankara ÜniversitesiTürk inkilap Ta-
rihi Dergisi (Atayolu), Kasim 1993, yll 6, sayi 12; Metin Hülagu, "Milli Mücadele Dänemi
Türkiye IslamÜlkeleriMünasebetleri", Atatürk Aragtarma Merkezi Dergisi, citt XV, Ka-
sim l999, sf. 90|-938; Dr. Mustafa Biyildi,a.g.e., sf. 195-196.
207

yardnu edebiliyor. Öte yandan Kuzey Irak'ta Kerkük, Revanduz, Zebar,


Akra ve Süleymaniye'de Ingilizlerekargi ayaklanmalar çilayor, silah yar-
dimi yapamayan Mustafa Kemal bazi subaylari gönderiyor. Bu olaylar În-
giltere'ye karg1 Türkiye'nin elini güçlendiriyortabii.163
Bu dönemde Yunus Nadi'nin Ankara'da çikan Anadotu'da Yeni Gün
gazetesi 31 Mayis 1921 günlü sayismda "Arap-Türk ittifalo meydana ge-
lebilecegi korkusu Ingiltere'yi sarmigtir" diye yaz1yor 164
Mustafa Kemal Paga; Meclis'teki konugmasmda Irak ve Suriye'de ge-
"fevkalade
ligen hareketleri anlatlyor, Osmanh idatesinden gikâyetçi"
olduklarmi, Dünya Savagi'nda bagunsizhklarmi kazanmak için düg-
manla igbirlini yaptiklanm hatirlatiyor. Fakat gimdi Ingiliz ve Fransiz
'

idaresini gördükten sonra tekrar camia-i Osmaniye'ye kat11mak için"


haber gönderiyorlar! Mustafa Kemal onlara kendi ülkelerinde kendi
kuvvetleriyle kendi bag1msizhklan için çahymalanm tavsiye ediyor.
Meclis'teki uzun konugmasmm devanu göyle:

Biz her geyden evvel bizim istiklâlimiz için çatglyoruz... Ondan sonra
birlegmemiz için bir engel kalmaz... Bizi imha etmeye çahgan dügmanlar
Suriye ve Irak'taki milli faallyetlerle, bize yänelttikleri kuvvetleri azalt-
maya mecbur olmuglardir. Ve bugün dahi görüntüsü ne olursa alsun ge-
rek Irakhlarm, gerek Suriyelilerin, bu iki bölgedeki dindaylarmuzm ka]-
bi bizimle beraberdir. Eger bundan sonra geregi yapibrsa bunlardan aza-
mi istifade etmek mümkündür.165

"azami

Gerçekten istifade"yi de gerçeklestiriyor


Hint Müslümanlan ve milliyetçileri oradan hlgiltere'yi s11agtmrken,
Kemalist hareketle igbirligi yapan Irak'taki hareketler Ingilizleri, Suri-
ye'deki hareketler burada Fransizlari tedirgin ediyor; Irak ve Suriye'de-
ki askerlerini Türkiye'yè sevk edemiyorlar. Antep, Urfa, Marag ve Ada-
na'mn kurtulugunda bunun önemi vardir. Türk ve Arap milliyetçileri-
nin Irak'ta yürüttügü ortak eylem, Musul'dan Kerkük ve Süleymani-
"hükümet-i
ye'ye kadar nzamyor. Irak'ta Osmaniye'den bagka hükümet
kabul etmeyiz" fikri yay11maya baghyor. Kemalist hareketin etkisiyle
Suriye'de de Fransizlara kargi hareketler güçlenirken, Antakya ve Ha-
lep'té Fransizlara kargi Türkler ve Araplar ottak direnig eylemleri yapi-
yorlar. Halep duvarlarmda Türkçe ve Arapça atigler halki Fransizlara
kargi mücadeleye davet ediyor. Kuva-y1 MiHiye Arap direnigçilerine
elinden geldigi kadar silah ve tegkilatçilar gönderiyor. Suriyeli isyanc1-
lar Fransiz kuvvetlerinin büyük bir losmmt oyahyorlar. Bu durum Çu-

I 63. Selahattin Tansel, a.g.e., IV, sf. 27-30.


164. Nurettin Gulmez,a.g.e., sf. 644.
165. Atatürk'ün Bütün Eserleri, clit 8, sf. 80-81.
208

kurova'da Milli Hareket'in elini güçlendiriyor, Ankara'ya siyasi güç ka-


tiyor. Bu arada Kâzim Karabekir Sark Zaferi'ni kazanm14, Arahk
1920'de Gümrü Antlagmas1'yla dogu suurmuz çizilmig, 10 Ocak 1921'de
Înönü mevkiindeki savagta dügman geri çekilmigtir. Îqte bütün bu hal-
ler, Fransizlari ve Ingilizleri "Türklerle bir uzlagmaya varilmas1 zorun-
lulugu"na itiyor. 21 Subat1921'de Londra Konferansi'nm toplanmasma
karar veriyorlar; hem de Îstanbul'la birlikte Ankara'yl da diplomasi ma-
sasma çag1rarak!166
Ankara'mn Batih ülkeler kargismda o ana kadar kazandigi en büyük
diplomatik zafer, Londra Konferansi'na davet edilmesidir: Milli Hare-
ket Bati'ya kabul ettirmigtir ki, Ankara'nm imzasuu tagunayacak bir
bang olamaz! Artik Milli Hareket keitdisini Ban'ya siyasi ve diplomatik
balomdan tamttirmigt1r.
Londra Konferanst'nm amaci Sevr'i riuhafaza ederek sadece bazi
lyilegtirmeler yapmaktir. Ankara tabii bunu reddediyor. Arkasmdan Yu-
nan taarruzu, Sakarya'nm dogusuna kadar çekiliyoruz. Eylül 1921 Sa-
karya Zaferi, tarihin dönüm âm!
Alman dogubilimci Dagobert von Mikusch'un Gazi Mustafa Kemal,
Avrupa ile Asya Arastudaki Adam adh eserinde belirttigi gibi, Sakar-
ya Zaferi Dogu milletlerinin Avrupa'yla boy ölçügebilecegini gösteriyor.
Ankara'nm yaktig1 bu umut igigi, bütün mazlum milletlere yol gösteri-
yor. Çin'denKafkaslara, Hindistan'dan Arabistan'a, Misir ve Fas'a ka-
dar yayihyor.167
Islam dünyasmdan gelen bu destek Lozan'da da devam edecektit

Hilafet ve Îslam siyaseti baçarih m1?


"diyanetpervera-

Mustafa Kemal'in Îslam ve Hilafet siyasetini, çok


ne" yani dindarca bir görünümle uygulamasmm içeride Milli Mücade-
le'ye genig halk destegini kazanmada çok büyük bir imkân sagladigi
tartigmas1z bir gerçektir. Digarida da özellikle Îngiltere'ye kargi Milli
Hareket'i siyaseten güçlendiren bir etken oldugu da muhakkaktir.
Prof. Kürkçüoglu'nun belirttigi gibi, Ankara'nm Islam etkenini kul-
lanmasi, Ingiltere üzerinde istenen sonucu saglaruqtir, Ingilizler Hig-
distan'da, Afganistan'da, Irak ve Suriye'de Türk hareketini destekleyek
alomlarm geligmesinden büyük endigeye kap11ruglar, Mustafa Kemal'in
yolundaki haberlerden büyük tedir-
Irak Xrali Faysal'la gizlice anlagtiŠl
ginlik duymuglardir. Mustafa Kemal'in gördügümüz konugmalarmdan
ve uygulanan politikalardan bagka, Ali Fuat Paga'nm gu sozleri de Milli

166. Kemalist hareketin etkisiyle Irak ve 5uriye'deki Arap milliyetçi, Íslamcive Osmanlici
direniglerin Milli Mücadele'ye güç kazandirmasi konusunda bkt. Selahattin Tansel, a.g.e.,
IV, sf. 23-30; Dr. Mustafa Biyikli,a.g.e., sf. 183-201.
167. Salahi Sonye], a.g.e., II, sf. 230.
209

Hareket'in elindeki Hilafet ve Islam kozlarmi Ankara'nm nasil bilinç1i


bir gekilde kullandigmi gösteriyor:

Garphlar sarih olan hakkim1zi tammak istemezlerse, Sarkve Îslam


âlemiyle Îngilizve Fransiz emperyalizmini fazlaca tazyik ederek bu hak-
kim1z1onlara tamttirmaya ça11gacag1z,

il hedef, genig Müslüman sömürgeleri olan Ingiltere'dir tabii.168


Prof. Kürkçüoglu, 1921 baglarmdan sonra ingiltere'nin tutumunda
nispi bir yutnugama görüldügünü, bunun sebeplerinden birinin, "Islam
etkeni" oldugunu yazlyor; bagta Hindistan olmak üzere, Îngiltere'nin
Müslüman sämürgelerinde geligen Türkiye yanhs1 hareketlerin etkisiy-
le, Londra'da Lloyd George'un Türk dügmam siyasetine karg1 itirazlar
giderek artmigttr. Sava.y yorgunu Ingiltere bir noktadan itibaren, 14 Ni-
san 1921'de Türk-Yunan savagmda kesin tarafsizhgim belirten bir nota-
y1 Atina'ya vermigtir. Lloyd George parlamentoda yöneltilen bir soruya,
"Türkiye ile teknik yönden savag halinde ve Türk-Yunan savagmda ta-
rafsiz" oldugunu söylemek zorunda kalm1ptir.169
Îngilizlerdeki bu Îslam kaygismm ne gibi siyasi sonuçlar dogurdugu-
na dair tipik bir örnek, daha 1919'da Îngilizlerin "Türkleri Istanbul'dan
atma" politikasmdan vazgeçmek zorunda kalmalartdir. 1stanbul'daki
ingiliz Yüksek Komiseri Robeck Sivas Kongresi günlerinde Londra'da
"Panislamizm'in Avrupa tahakkümünü üzerinden atip kendi kaderlerini
çözmeye yönelik bir milliyetçilik akmu geklinde" geligtigine dikkat çe-
kiyor, Ingilizlerin Hindistan Îçleri Bakam Montague, "Türkler Îstan-
bul'dan çikarihrsa Hindistan'da patlak verecek olaylar" konusunda
Londra'y1 uyariyordu. Uzun tartigmalar sonunda Sevr Antlagmasi'nda
"Türklerin Istanbul'dan ç1karilmasi" degil, Istanbul'un milletlerarast bir
komisyonun denetim ve yönetimine verilmesi öngörülüyor ve Îngilizler
bunu Hint Müslümanlarma "Balan Türkleri Istanbul'dan çikarmiyoruz,
artik ayaklanmalari b1rakm" diye anlatlyOr.170
Elbette Milliyetçiler bunu kabul etmeyecekti, ama Lloyd George'a
Istanbul konusunda geri adim attmImiett.
Mustafa Kemal'in yürüttügü 1slamve Hilafet siygsetinm diger somut
bir sonucu, Îngilizlerin Hmdistan Genel Valisi'nin ndra'ya gönderdi-
i 11 Ekim 1921 tarihli uyaridir. Ayaklanmalarm yaygmlagt1šl Hindis-
tan'daki Ingiliz Genel Valisi, "Ingiltere õzellikle Trakya ve Izmir'e ilig-
kin bang gartlarmm yumuçatilmasmda Türkiye'ye yardnu edebilirse,
bunun sonucu Hindistan'da hemen görülecektir" diyor! Genel Vali'nin

168. Ömer Kürkçüoglu, Türk-ingilix ÌIigkileri, 1919-l926, sf.83-84.

169. a.g.e., sf. I38-140.


170. Mim. Kemal Öke,Güney Asya Muslumanlarmm... sf. 70-74.
210

Îngiltere'nin Türkiye'ye olumlu yaklagmasimn Afganistan'da bile


"bütün
olumlu etkiler yaratacagnu, özellikle, Orta Asya'da Ingiltere'ye
kary1 Müsliiman kaynagmasuu yatigtiracag1m" vurguluyor. Ingiliz Hin-
distan igleri Bakam Montague, bir adun daha atarak Îngiltere'nin "An-
kara'da temsil edilmesini" yani Büyükelçilik açmasmi istlyordu ki, o
sirada Ankara'da sadece Sovyet, Îran ve Afgan büyükelçilerivardi. Bü-
tün bu geligmeler, Londra'da "Milliyetçilerle anlagahm" dügüncesini
güçlendiriyOT 171

Bilhassa Türk ve dünya tarihinde bir dönüm noktasi tegkil edecek


kadar önemli olan Sakarya Zaferi, Ingilizleri son derece ürkütmüg-
tür. Bu zaferle Mustafa Kemal, Îslam dünyasmda "Islam'm kurtar1c1-
s1, Hz. Muhammed'in yolladigi k1hci" olarak görüldü ve Îslam dünya-
smm ilgi odan1 haline gelen Ankara, Alman tarihçi Von Mikusch'un
"bu
deyimiyle, yeni Mekke hac görevini ifa etmek için kogup gelen
hac11arla dolup tagti." Mustafa Kemal yalmz kendi ülkesini degil, bü-
tün Asya'yi Bolgevik Rusya ile birleptirerek Bat1'ya kargt ayaklandi-
rabilirdi! Bu kaygi, Lloyd George'un siyasetinin itibardan dügmesin-
deki en önemli etkenlerden biridir. Mustafa Kemal, Hilafet ve Islam
siyasetlerini kullanarak Ingiltere üzerinde agir bir siyasi baskt kurar-
ken, Ingiliz siyasetindeki bu nispi yumugamay1 görmüg, karg1hksiz
da birakmamigtir. Londra Konferansi bu diplomasinin önemli adim-
larmdan biridir.172
Tarihçi Salahi Sonyel de Milli Mücadele'deki Hilafet ve Islam siya-
setlerinin Îslam dünyasmda uyandirdigi hareketleri anlatirken, "Türk
ulusal akmu ve Panislamizm, IngilizImparatorlugu'nu tehdit ediyordu"
diyor, "Kemalistlerin, Türk yurdunu kurtarmak amac1yla Dogu dünya-
smda dügmanlarma kargi uyguladiklan dig siyasette büyük ölçüde ba-
gari" saglad11daruu belirtiyOT.173

Ümmetve Bolgevizm
Milli Mücadele'mn iki temel ideolojfsi var; biri milli kartulug, milli
bagimsizhk... Öbürü Dogu ideali... Bu Dogu ideali ya da o zaman1d te-
rimle $arkmefkûresi hem Islam ãlemine hem Bolgevizm'e sesleniy ;
bu ikisini Bati'ya kargi Milli Mücadele yanlisi bir durugta birlegtiriyor.
Islami ve Bolgevik hareketlerin aym siyasi safta birlegmesi...
Ama bu birlegme elbette Islam'm amentüsü ile diyalektik materyaliz-
min birlegmesi denil... Sadece ikisinin siyasi duruglarmm birlegmesidir.
Bu siyasi durug birligini yansitan tipik bir olay Ikin.ci inönü Zafe-

17 I. Ömer Kürkçüoglu, a.g.e., sf. 208 vd.


172. Ömer Kurkçüoglu, a.g.e., sf. 150-151.
173. Salahi Sonyel, a.g.e., II, sf. 66-67.
211

ri'nin yildönümünü kutlayan Bolgevik ve Müslüman büyükelçilerin


telgraflandir. 30 Mart 1922 günü Meclis'te okunan ve cogkuyla allogla-
nan bu telgraflardan Rusya Sûralar(Sovyetler) Cumhuriyeti
Elçisi Ara-
lov diyor ki:

Kahraman Türkiye inlolap ordusunu tebrik ederim. Türkiye ordusu-


agir yumrugu er geç dügmamve onu himaye eden emperyalist ve ka-
stleri ezecektir.

EIçisi Abilov'un telgraf1:


Azerbaycan SûralarCumhuriyeti
Bati emperyalistlerinin bütün hile, desise ve tezvirlerine kargi bütün
mazlum milletler kahraman Türk ordusuna yardimcidir.

Afganistan Elçisi Sultan Ahmed Han'm telgrafi ise göyle:

Islam ordularmm Baykumandam Mustafa Kemal Paga'ya! Bugün gan-


h Îslam ordularmm son salip (haçh)sürüsünü yerlere serdigi tarihi bir
gündür, Bugün hakkm zulme galebe çaldigi, dört yüz milyon Müslü-
milletle-
man'm kalplerini ümitlerle, sevinçlerle dolduran, Sark'mbütün
rine azim ve cesaret veren, esaret zincirlerinin lar11digi, kara sahifelerin
kapandig1... bir gündür, Yalanda Müslüman bayraklarmm Adalar Denizi
sahilinde dalgalanmasim Cenâb-1Hakk'tan dilerim.174

Ruslar Bolgevism sebebiyle, Afganhlar ve diger Müslümanlar Îslami


sebeplerle Milli Mücadele'yi destekliyor. Ortak nokta "Dogu ideali"dir,
Bati tahakkümüne, istilac1hšma kargi mücadeledir. Mustafa Kemal her
ikisinin de destenini sürdürmek için onlarin diliyle cevaplar veriyor.
Sakarya Zaferi'ni kutlayan Sovyet DigiçIeri Komiseri Çiçerin'eGazi
Mustafa Kemal'in 29 Eylül 1921 tarihli tegekkür telgrafi:

En zor anlarda davamizm hakhhg1m ve Türk halkmm hürriyet ve is-


tiklâl mücadelesinin megrulugunu tammakta tereddüt etmeyen Sovyet
Rusya hallomn emekçileri adma olan tebrikiniz beni çok mütehassis
etti.
Tebrikinizi ordumuza ilettim. Tebrikinizin istila ve kölecilik hayalleri-
büyük bir maneviyat
ne kapilnug emperyalizmin yllolmasmda ordumuza
sagladigmdan katiyen eminim...175

Afgan Elçisi Sultan Ahmed Han'm tebrik telgrafma gönderdigi tegek-


'islam
kür yazismda ise Mustafa Kemal, ordusu" terimini kullamyor:

174. Zeki Sanhan, a.g.e., ciit IV,sf. 350.


175. Atatürk"ün Bütün Eserleri, cilt I I, sf. 428.
212

Îslam ordusu tarafmdan dügmanlarmuza kargi kazamlan büyük mu-


zafferiyetten dogan memauniyet ve tebriklerinizi bize ulagtiran telgrafi-
mzi aldik
Kahraman askerlerimizin, zulüm ve melanet kuvveti olan Yunanlila-
ra kargi kazandigi muvaffakiyet ne kadar has sebebimiz olmugsa, din-i
mübîn-i islam'm kuvvetli dostluk bag1yla kendisine bagladigi Afganis-
tan'm selam ve muhabbeti... de o kadar iftihar Ye memnuniyet sebebi-
miz olmugtur.
Cenâb-1 Hakk'tan tazarru ve niyaz ederiz ki... memleketlerimizin gele-
cegi için daimi bir hay1r ve saadet sebebi olsun...176

Îslam âlemine ve Bolgeviklere ayri dillerden seslenmek bir ölçüye


kadar normal. Ama genel ve toplu bir izah, bir tamm da getirmek, ade-
ta teorisini yapmak da gereklyor tabii. "Dogu ideali" bunu saghyor.
Böylece bir yandan Islam âlemine Îslami dille,. Bolgevik âlemine Bolge-
vik terimleriyle seslenmig ohnak bir çeligki yaratmlyor, bunlar "Dogu
ideali"nin adeta çegitli yönleri oluyor. Îslam ve Bo½evizm'in siyaseten
Bat1'ya kary aym safta konumlandirilmasi Mustafa Kemal'in konugma-
larmdaki önemli temalardan biridir.
Burada Mustafa Kemal'in entelektüel yetenegi, uyguladigi pratik si-
yasetleri teorik bir dille izah edebilme kabiliyeti bilhassa dikkat çekici-
dir Diger Milli Mücadele liderlerine göre onun dehasmm en belirgin ol-
dugu taraf, siyasetçi entelektüel vasfidir
14 Agustos 1920'de Meclis'te yaptigi konogmada, Bolgevizm'in "in-

sanhšm emperyalist ve kapitalist idarelerin zalimane tahakküm ve zor-


bahimdan kurtanlmasmi" hedef aldigim vurguluyor, "Dogu âleminin
kay1tsiz partsiz sahibi, mutasarnfi olmak emelini magrur kafalarina
sokmug olan Îtilaf Devletleri'ni" eleytiriyor ve diyor ki:

Bolgeviklerin bilhassa son günlerde Lehistan (Polonya) dahilinde sü-


ren muvaffakiyetleri ve zaferleri cidden inlolaplarmm pek mesut, pek
parlak ve mühim neticesidir. Îslamiyet'inen yüce kaide ve kanunlarm1
içeren Bolgevizm'in, bizim dahi mevcudiyetimize kastetmig ortak düg-
man aleyhinde bugün kazammy bulundugu zafer pek tegekküre deger ir
neticedir.

Îlkelerinin "Halkç1hk" oldugunu, bunun Bolgevizm'le çeligmedigini


söyleyen Mustafa Kemal, savunduklan milliyetçiligin de Bolgevizm'de-
ki enternasyonalizmle çeligmedigini göyle anlatiyor:

176. a.g.e., cilt I i, sf. 132.


177. Inänü'ye göre, "Atatürk'On politikacilik mrafi çok kuvvetti idi. Entelektüel bir komita-
a idi..." (Faik Ahmet Barutçu, Siyasi Hatiralar, Milli Mücadele'den Demokrasiye,
citt 2, Yuzyil Yayinlari, 200 I, sf. 918.
213

Bizim milliyetperverligimiz herhalde bencilee ve magrurâne bir milli-


yetperverlik degildir ve bilhassa biz 1slamoldugumuz için, Islamiyetaçi-
smdan bizim ümmetçiligimiz vardir ki, milliyetperverligin çizmig oldugu
smirh daireyi sonsuz bir sahaya nakleder ve bu itibarla da bu balomdan
bizim istikametimizde Bolgevik istikameti görülebilir...

Mustafa Kemal, bu gekilde, izledigi Islam ve Bolgevizm siyasetlermi


te planda bandagtiriyor; eklektik de olsa...
"Dogu ideali"nin Islam ayagun ayetlerle, dualarla, fetvalarla, Hilafet
propagandas1yla, cihad ve mücahede kavramlanyla yürüten Mustafa
Kemal'in gimdi Bolgevizm ayagmda izIedigi politikaya bakahm.

178. Atatürk'ün Bütün Eserieri, cilt 9, sf. 170-176.


Bolgevizm'le kol kola...

$ahsenben ve yoldaglanmdan birçogu komünizmin taraftarly1z ama


hâl ve partlar, bizim bu konuda susmamizi gerektiriyor. Eger ben yarm
komünist oldugumu açiklarsam benim tesirimden eser kalmaz...
Anlamak gerekir ki, komünizm bile Türkiye'de bizim igimizdir!1

Mustafa Kemal Paga, Ocak 1921

Kafkasya'da ay y11diz!
1917 Bolgevik ihtilaliyle Kafkasya'daki Rus Çarhkordusu çözülüyor,
Enver Pa.pa'nm emriyle, Nuri (Killigil) Papa komutasmdaki Osmanh-
Türk ordusu, Rus iggali altmdaki topraklari kurtarmak üzere ileri hare-
"üç
kâta geçiyor. 187Tden beri Rus iggali altmda bulunan vilayet"i,
Kars, Ardahan ve Batum'u kurtarlyor, 3 Mart 1918'de Bolgeviklerle im-
zalan Brest-Litovsk Antlagmasi bunu onayhyor. Rus hâkimiyetinin çök-
mesinin bir sonucu da Azerbaycan'da Mehmed Emin Resulzade liderli-
gindeliberal-milliyetçi Azerbaycan devletinin kurulmasidir. Aym süreç-
te Gürcistan'da Mengevik hükümeti, Ermenistan'da Tagnak hükümeti
kuruluyor. Bunlarm üçü de Bati yanbsidir.
Azerbaycan Milli Konseyi'nin kabul ettigi "Misak-1 Milli" ile 28 Ma-
y1s'ta ilan edilen bag1msiz Azerbaycan, tarihte ilk Müslüman cumhuri-
yettir; Bagkenti Bakü degil Gence'dir, çünkü Bakü Bolgeviklerin elin-
dedir. Azerbaycan Misak-1 Milli'sinde Azerbaycan'm bagimsiz ve de-
mokrat bir cumhuriyet oldugu, bagta kompulan olmak üzere bütün
milletlerle dostluga önem verdigi yaz1hd1r.2
Bagunsiz Azerbaycan'm lideri Mehmed Emin Resulzade'dir. Bayra 1,
larmizi, mavi ve yegil zemin üzerine beyaz ay ve sekiz kögeli y11d1zair,
bugünkü bayrak yani...
Nuri Papa kumandasmdaki Osmanh Kafkas Islam Ordusu, Ermeni
saldmlarma kargi Azerbaycan'1 korumak íçin harekât yap1yor ve Ba-
kü'ye girerek Bolgevik yönetimini deviriyor, bagunsiz Azerbaycan hü-
kümeti Gence'den Bakü'ye tagm1yor.

I. Mehmet Perinçek, Atatürk'ün Sovyetlerle Göri.igmeleri, sf. 272, 273.


2. Tadeusz Swietachowski, Müslüman Cemaatten Ulusal Kimlige Rus Azerbayca-
ni 1905-1920, Baglam Yayinlari, 1988, sf. 177 vd.
215

Fakat 30 Ekim 1918'de imzaÏananMondros Mütarekesi, Brest-Li-


tovsk Antlagmasm1 geçersiz say1yor, Kafkasya'daki Türk ordusu mec-
vilayet", Kars, Ardahan ve Batum Ingilizler tarafm-
"üç

buren çekiliyor,
dan iggal ediliyor. Kafkasya'ya gönderilen iki tümen Ingiliz askerî gücü,
Kars'I
ve Ardahan'i Ermenistan'a, Batum'u Gürcistan'a veriyor.
Azerbaycan'dan çekilen Osmanh ordusundan, sadece bazi askerî
"illegal"
birlikler Türkçülük heyecamyla olarak orada kahyor.
Ingilizler Bolgeviklere kargt Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan'1
destekliyor. 15 Ocak 1920'de Batih devletler bu üç Kafkas ülkesinin ba-
Imsizligru
resmen tamyor. Böylece, Kemalist Türkiye ile Bolgevik
Rusya.arasmda Azerbaycan, Gürcistan ve Ermenistan'dan olugan Bati
yanhst bir "Kafkas seddi" kurulmug oluyor! Ruslar isteseler de artik
Anadolu'ya yardim gönderemezler!
Mustafa Kemal'in ve Kâzun Karabekir'in temel siyasetlerinden biri
bu
"seddin"
yllolmas1, Kafkaslarm Bolgevikleptirilmesidir.
.

Mustafa Kemal, 24 Nisan 1920'de Meclis'in gizli oturumunda Bolge-


viklerle iligkileri anlatirken gu ilkeyi ortaya koyuyor:
"Her kaynaktan istifade etmek..."
Mustafa Kemal Paga'mn temel balog açasi, Bolgeviklerin o korijonk-
dü mam" olmas1dar3
"dügmanlarmuzm
tiirde
Îslam dünyasmda Îngilizlere kargi geligen alomlara, Hindistan'daki
"Hilafet Hareketi"ne balogi da böyledir.
Sonradan icat edilecek "Bolgevizan Gazi Paga" resminin aksine,
Mustafa Kemal Bolgevizm'in felsefesine ilgi duymuyor, tamamen poli-
tik praginatizm açasmdan balayor:

Bolgeviklerin kendilerine mahsus birtalam esaslari, bakig açilan var-


dir. Ben gahsen bütürr.vuzuh ve teferruatlyla bunlara vâlaf degilim... Ya-
lon zamanlara kadar Bolgevikler nereye temas ederse, nereye gelirse da-
ima kendi görüglerini kabul ettirme azminde idiler. Bu görügler her ne
olursa olsun, bizim milletimizin de kendine mahsus birtalum görügleri
vardir... Milletimizin âdetleri, dinî gerekleri ve memleketimizin icaplan
vardir ki, biz her ne yapsak kendimizi, kendi âdetimizi, kendi gerekleri-
mizi göz önünde tutmak, ona göre kendimize mahsus esaslar koymak
mecburiyetindeyiz...

Mustafa Kemal'in Bolgeviklerden yardim alma konusunda bile ihti-


yath bir dil kullandigi açiktir. Bunun sebebi, Bolgeviklerin girdikleri

"...

3. M. Kemal Pa.ya'nin3 Temmuz 1920'de TBMM gizli oturumunda yaptigi konugma Blz
bir milletiz, kendimize mahsus adetlerimiz vardir, prensibimiz vardir ve biz bunlarin sadikiyiz.
Biz Bolgeviklerden bahsettigimiz zaman bir Bolgevik Rusyasi, Sovyet Cumburiyeti var ve on-
larin vasitalari var, kaynaklan var ve bi2im dügmanlarimizin dugmanidir. Bizkandi maksadimi-
maksadimlZI biralop da onlara kole ola-
zi kurtarmak lçin bunlarla birle§ebiliriz. Yoksa kendi
| lim meselesi säz konusu degildir..." Ataturk'ün Bûtûn Eserieri, cilt 8, sf. 390.
216

"her
yerde daima kendi görüglerini kabul ettirmek azminde" olmalan-
dir. Onun için bir yandan Bolgevizm'e övgüler dizerek Moskova ile dip-
lomasi yürütecek, õbür yandan komünistleri tutuklattiracakt1r.

Bolgevizm'e ve Îslam'a bitigik olmak


24 Nisan 1920'de Meclis'in gizli oturumunda bu konugmay1 yapan
Mustafa Kemal Papa 26 Nisan'da Lenin'e bir mektup yaziyor. Mustafa
Kemal'in ilk diplomatik mektubudur bu. Ankara hükümeti ilk diploma-
tik heyeti de Moskova'ya gönderecektir.
Mektup, resmi olarak "Türkiye Büyük Mill_etMeclisi'nin Moskova
hükümetine birinci teklifnamesidir" bagligim tagiyor. Üç maddedir.
Ozetle göyledir:
• Emi)eryalist
hükümetler aleyhine ve bunlarin tahakkümü altmdaki
mazlum insanlarm kurtanlmasi gayesini güden Bolgevik Ruslarla iq ve
harekât birligi yapmayt kabul ediyoruz;

Bolgevik kuvvetleri Gürcistan üzerine harekât yaparak Ingiliz kuv-
vetlerini çikanp Gürcistan'i Bolgevik ittifakma katarsa, Türkiye hükü-
meti de emperyalist Ermeni hükümeti üzerine askerî harekât yapmay1
ve Azerbaycan hükümetini Bolgevik devletler zümresine sokmay1 taah-
hüt eder.
Bunlarm karg1hginda Mustafa Kemal istedigi yardmu belirtlyor: Ev-

vela milli topraklanmiz1 iggal altmda tutan emperyalist kuvvetleri kov-


mak, sonra da emperyalizm aleyhine yapilacak ortak mücadelelerimiz
için dahiE kuvvetlerimizi güçlendirmek üzere gimdilik ilk taksit olarak
beg milyon altmm ve kararlagtinlacak miktarda cephane ve diger fenni
harp araçlari ve sihhi malzemenin ve yalmz doguda harekât yapacak
kuvvetlerimiz için erzakm Rus Sovyet hükümetince temini rica olunur.
Ustün sayg11armuzm ve samimi hissiyatumzm kabulünü rica eyleriz.
Îmza: Büyük Millet Meclisi Reisi Mustafa Kemal.4
Dikkat: Mustafa Kemal sadece iggalci emperyalistleri vatanmuzdan
kovmak için degil, kovduktan sonra emperyalizme karg kuv-
"dahilî

vetlerimizi güçlendirmek için" de Lenin'den yardim istiyof. Bu sonun-


cusunun siyaset oldugu ve Lenin'e güven telkin etmek için söyledi
açiktir.
Bolgevik ittifalana bu kadar önem vermesi sebepsiz degildir. Bolge-
vikler 1917 devrimiyle iktidari ele aldiktan hemen sonra, 3 Arahk
1917de "Dogulu Müslüman milletlere" hitaben bir bildiri yaymlayarak,
Çarhkhükümetinin Osmanh aleyhine Batihlarla yaptigi bütün gizli an-
lagmalan iptal ettiklerini ilan etmigler, bu durum Türkiye'de büyük
umut ve sevinçle karyllanmigti.
O konjonktürde Anadolu hareketi ile Bolgevik hareketi arasmda

4. ATTB, sf. 310, Atatürk'ün Bûtün Eserleri, cilt8, sf. I 14.


2 17

stratejik menfaat örtügmesi vardir· Evvela ikisi de o dönemde Îngi1tere


ile çatig1yor... Bölgede siyasi dengelerin Îngilizler aleyhine degigmesi
ikisinin de lehine...
Bolgevikler açismdan, Bogazlar ve Kafkaslar'da Ingilizlerin bulun-
masi büyük tehlikedir; çünkü Ingilizler iç sava-yta Lenin'e kary1 Beyaz
Ordulari destekliyor. Îngilizleri Bogazlar'dan ve Kafkasya'dan çikara-
cak güç, Anadolu ihtilalidir.
ustafa Kemal açismdan, Anadolu'yu istila eden Batih dügmanlara
ka141silah yardum alabilecegi tek güç, Bolgevik Rusya'dir. Bolgevikler-
le antla.gma yapmak Ankara'ya elbette siyasi güç de kazandiracaktir.
Öbürgüç kaynag1, Islam dünyasidir.
Haziran 1920'de Mustafa Kemal'in söylediklerini hatirlayahm:

Devlet ve milletimizin kurtulu.g ve selameti hakkmda Bati devletlerin-


den hakiki bir yardim ve insaf ümidi kalmadigmda herkes görüg birligi
halindedit. Memleketimizin gelecegi Dogu hudutlarmuzm (Bolgevik)
baghdit..E
Ruslara ve Islam âlemine muttäsil (bitigmig)olmasma

"bitigik"
Fakat dogu hudutlarmuzm Bolgeviklere ve Islam dünyasma
olmasmi engelleyen bir "Kafkas Seddi" var: Batihlarm destekledigi
Azerbaycan, Gürcistan ve Ermenistan! Bu sed sayesinde Îngiltere Ba-
kü petrollerini, Bakü-Batum demiryolunu kontrol ediyor, Trabzon'un
Kafkasya ve Hazar havzasi ile irtibatmi kesiyor! Bu noktada, Türkiye
ile Azerbaycan'm menfaatleri çatig1yor! Türkiye'nin ç1karlan Azerbay-
can'm Bolgeviklegmesini, bu gekilde Kafkas Seddi'ain açilmasm1 ge-
rektiriyor! Azerbaycan'm ç1kari ise Bolgevik Rus yayllmasma kargi In-
giltere ile ittifak yapmasm1 gerektiriyor!
Bu sirada Kafkasya'daki Beyaz Ordu Bolgevikler kargismda gerile-
"rejimin

meye baghyor ve Lenin devanu açismdan da son derece övem-


li" oldugunu belirttigi Bakü petrolleriyle ve Kafkasya meselesiyle biz-
zat ilgileniyor!6 "Halklarm kurtulugu ve özgür1ügü" için bildiri yaymla-
mig olan Lenin, gimdi "Bakü, Rusya'nm aynlmaz bir parçasid1r, buraum
her ne pahasina olursa olsun Rusya'nm elinde ve kontrolünde olmasi
gerekir" diye emir veriyor! Petrol proletaryasmm bulundugu Bakü'de
güçlü bir Bolgevik hareket zaten var. 24 Nisan'da Kizil Ordu Azerbay-
can smirlarmdan içeriye giriyor, Bakü'ye dogru ilerliyor; egzamanh ola-
rak Bakü'deki Azeri komünistler bir darbe planhyorlar! 27 Nisan'da
Mehmed Emin Resulzade'nin çekilmesini, iktidari Bolgeviklere teslim
etmesim, aksi halde parlamentoyu basarak iktidari zorla ele alacaklan-

5. "I5. Kolordu Kumandani Kâzim Karabekir Paµ Hazretierine" telgraf Kâzim Karabekir,
istiklal Harbimiz, sf 732; All Fuat Cebesoy, Milli Mücadele Hatiralari'nda bu telgrafi
30 Mayis tarlhi itibariyle verlyor. (sf.526.)
6. Tadeusz Swletochowski, a.g.e., sf. 183.
218

m ilan ediyorlar. Milli Hükümet mecburen istifa ediyor. 28 Nisan'da Ki-


z11 Ordu Bakü'ye giriyor ve "milliyetçi-komünist" Neriman Nerima-
nof'un bagkanhgmda "Sovyet Sosyalist Azerbaycan Cumuriyeti"ni ilan
ediyorlar!7
Güney Urallar'daki Türk-Tatar bölgesi Orenburg'da da aym gekilde
Sovyet hükümeti kuruluyor
Ye Türkiye Büyük Millet Meclisi, yeni kurulan Orenburg Sovyet
"Türk" hükümetine, Sovyet Azerbaycan hükümetine ve "Türklere" bu
Sovyet hükümetlerini kurma hakkuu tamyan (!)Bolgevik Rus hüküme-
tine tegekkür telgraflan gönderiyor!B
ÇünküKafkasya'da bu gekilde "Kafkas Seddi"nde bir gedik açiluug-"bitigik"
tir! Fakat hâlâ Bolgevik Rusya ile Kemalist Türkiye degildir,
arada Batt yanhs1 Taynak yönetimindeki Ermenistan vardir!
"Kafkas Seddi" artik Ermenistan'dir, üstelikgars ve Ardahan'1iggali
altmda tutmaktadir.

Kafkas Seddi'ni ylkmak


Bolgeviklerle ittifak imkânlanm Amasya günlerinden beri dügünen
Mustafa Kemal, Büyük Millet Meclisi'nin açilmasmdan yaklagik üç ay
önce, 5 Subat1920'de Ankara'dan Kâzim Karabekir dahil güvendigi ku-
mandanlara ve Îstanbul Meclisi'ndeki Rauf Bey'e gizli telgrafla bir "si-

yasi durum degerlendirmesi" gönderiyor. Asil amaci, Türktyehin Batih


devletlerce kugatildigmi anlatarak Bolgeviklerle ittifak gerektigini,
ama bunu ancak Ankara'da kendi bagkanhšmda kurulacak bir hükü-
metin bagarabilecegine onlan ikna etmektir.
Yazdiklarmm özeti göyle:

Milli direnig imkânlanm yok etmek için dügmanlar Türkiye'yi bir
çember içine alnuglardir. Kilikya, Urfa ve Marag hattmm iggali, Bati
bölgemizde Îzmir'in iggali, Ege Denizihe ve Karadeniz'e Ingilizlerinhâ-
kim bulunmasi, 1stanbul'un ingilizlere b1rakumasmi öngören planlann
varh L.. ÎSkenderun'dan Hicaz'a kadar cehaletle veya zorla itaat altma
ahnnug halklar... Türkiye böyle bir çember içine almnugtir.

Tek ç1kly yolu Kafkas Cephesi'dir. Türkiye Kafkasya'da Bolgevikl -

rin yay11masuu kolaylagtmr ve Bolgeviklerle harekât birligine girers ,

Suriye, Irak, Iran, Afganistan ve Hindistan kap11arm1da dehgetIi bir bi-


çimde açnug olacaktir! Bunu engellemek için Itilaf Devletleri, Azerbay-
can, Ermenistan ve Gürcistan'm bagunsizhšmt onaylayarak onlan ken-
di taraflanna çektiler, Türklerle Bolgeviklerin irtibat kurmasma imkân
vermeyen bir Kafkas Seddi olugturuyorlar. Böylece, Türkiye'nin ve Mil-
li Hareket'in kugatilmasi tamamlammg olacakt1r...

7. Harun Bodur, 20. Yuzyil Siyasi Tarihi, BaglamYayinlari,Ankara, 2005, sf. 188.
8. Zeki Sarihan, a.g.e., ill, sf. 13.
219


Bu tablo içeride bize dügen vazifeleri gösteriyor: Dogu Cephemiz-
de seferberlik ilan ederek, Kafkas Seddi'ni arkadan yikacak askexî ha-
zirhklari yapmak, bu arada Kafkas milletleriyle özellikle Azerbaycan
ve Dagistan Îslam hükümetleriyle görügüp onlari tarafmuza çekmek!..
Aksine, bize kargi sed olmaya karar verirlerse Bolgeviklerle anlagarak
taarruz harekâtumzi Bolgeviklerle birlegtirmek... Itilaf Devletleri'nin
zaman kazaamasina firsat vermemek íçin süratli davranmak...
Bunu önlemek için Îngilizler "Türkiye'yi dahilden oyarak" çökert-
mek için teslimiyetçi politikacilan destekleyip Kuva-yi Milliye'yi bog-
"kuvvetli
mak istiyorlar. Demek ki, mutlaka ve süratle bir milli hükü-
met" kurulmahdir...9
Yani... istanbul'dald Ali Riza Papa hükümeti birakilmah, Ankara'da
"kuvvetli
kendisinin liderlininde bir milli hükümet" kurulmah...
Bu dügünceyi kumandanlara ve milliyetçi siyasilere kabul ettirmek
için bagta Karabekir olmak üzere kumandanlara, Istanbul Meclisi'nde
"durum

de milliyetçilerin bagi durumundaki Rauf Bey'e bir degerlen-


dirmesi" gönderiyor. Ankara'da bir hükümet kurmak için harekete geç-
melerini istiyor.
"durum
Neden? Çünkü5 Subat 1920 tarihli bu degerlendirmesi"ne
yazdigi konjonktürde Mebusan Meclisi ve Ali Riza Papa hükümeti son
derece güçlenmig, Milli Hareket zayiflamietir Mebusan Meclisi'nde Fe-
lah-1 Vatan Grubu kurulmakta ve bagkanhga Mustafa Kemal'i seçme-
"milli
mektedir! Ali Riza Paga, irade" namma söz söyleme yetkisinin sa-
dece kendi hükümetinde oldugunu ilan ediyor! Mebuslar arasmda artik
Heyet-i Temsiliye'nm lüzumsuz hale geldigi görügü yaygmhk kazam-
yor! SevketSüreyya'nm yazdigi gibi, bu, düpedüz Mustafa Kemal'in bir
kenara itilmesi demekti lo
Istanbul'da Mebusan.Meclisi açildiktan sonra Mustafa Kemal Anka-
ra'da adeta siyasetin digmda kalmigt1.11
Hatta Karabekir gibi, Milli Hareket'in temel birkaç direginden biri
"iglerin
olan bir kumandan bile,-o kogonktürde, Mustafa Kemal'in so-
rumlulugunu ve durumun takdirini" Meclis-i Milli'nin (Mebusan Mecli-
si'nin) namus ve hamiyetine b1rakmasnu, Heyet-i Temsiliye'nin dagil-
masuu dügünmektedir!12

"askerî

9. Mustafa Kemal bu fevkalade änemli urun durum muhakemesi"nin tam metni


için bkr ATTB, sf. 192-196; Karabekir, istiklal Harbimix, sf. 433-435; sadelestirilmig
metin: Stefanos Yerasimos, Kurtulug Savagl'nda Türk-Sovyet liigkileri,sf. 134-137;
Rasih Nuri lleri,Atatürk ve Komunizm, Kurtulug Savagi Stratejisi, lleriYaymlari,
2000, sf. 48-52.
10. SevketSureyya Aydemir, Tek Adam, If, sf. 208-209.
I I. Emek Akal, Milli Mucadele'nin Baglangicinda Mustafa Kemal ittihat Terakki
ve Bolgevizm, sf. 26 I.
12. Nutuk, Vesika 238.
220

Mustafa Kemal ise, tam tersine, Türkiye'nin her taraftan kugatddigi-


m, ancak doguda Kafkasya üzerine askerî harekât yaparak Bolgevikler-
"güçlü
le ittifala gerçeklegtirecek bir milli hükümetin", tabii Ankara'da,
"ivedilikle"
kurulmasuu istiyor...
Mustafa Kemal'in Subatay1 gibi dogunun sert iklimi bakumndan son
derece elverigsiz bir mevsímde askerî harekâttan bahsetmesini Kara-
"yakm
bekir mazimizde bir Sankamig felaketi varken, hemen harekete
geçmek için yazip duruyordu" diye elegtirmigtir.13 Karabekir Mustafa
Kemal'e gönderdigi cevapta da $ubataymda doguda iklim gartlarmm
bir askexî harekâta imkân vermedigini belirtlyor:

Bölgede özellikle Erzurum ve Sankanug arasmda kar pek çok oldu-


gundan,Nisan baglarmdan, hatta ortalanndan önce büyük bir harekât
yapmak güçtür... Bu yil karm çoklugu ve Trabzõn'dan yiyecek maddele-
ri ikmalinin güçlügü gibi sebepler dolayis1yla, 15 Nisan'dan änce harekâ-
ta baglamak mümkün olamayacaktir...

Karabekir'in bir gerekçesi daha vardir; Kafkasya'da Îngiliz kuvvetleri


bulunurken ve ittifak yapmak istedigimiz Bolgevilder daha Kafkasya'yi
ele geçirememigken Türkiye'nin bir askexî harekâta girigmesi yanhy olur,
Türldye Kafkasya meselelerinde bir süre tarafsiz davranmahdir.14
Mustafa Kemal Paga'mn 5 Subat'taki bu önerisine karyl çikan Kara-
bekir'in diger bir gerekçesi de gudur: Evet, Kafkas Seddi'ni y1kmak ge-
rekir, ama henüz Bolgevilderin gücü belli degildir, erken hareketle on-
lara yardunc1 olmaya kalkmatmz yetersiz kalabilecegi gibi, Itilaf Dev-
letleri'nin süratle üstümüze yürümelerine de sebep olabilir. Böyle bir
"zerre
harekâtta bu agamada kadar kâr olmay1p imha edilmemiz mu-
hakkaktir." Sivas Kongresihden beri Karabekir qu görügtedir: Türkiye
Kafkasya'da Itilaf Devletleri ve onlarm destekledigi Kafkas ülkeleri ile
"tarafsiz"
Bolgevikler arasmda kalmah, zaman kazanmah, gidigatt göre-
rek sonra karar vermelidir.15
Mustafa Kemal gibi askerî bir dâhinin lag partlarmda doguda askerî
harek t önermesi, gerçekten, ancak iç politika partlanyla izah edilebi-
lir: Istanbul'un birakihp bir an önce Ankara'da kendi bagkanhšmda bi
milli hükümet kurulmasuu saglamaya çahymaktadir...
Nitekim 23 Nisan'da Ankara'da Mustafa Kemal Paga'mn bagkanhšm-
da Milli Meclis ve Milli Hükümet kurulduktan sonra bu iç politika ge-
rekçesi ortadan kalkacak, Karabekir'in bahar ve yaz aylarmda israrh
harekât taleplerini bu defa Mustafa Kemal erken bulacak ve sonbahara

13. Karabekir, istiklal Harbimir, sf. 700.

14. Genelkurmay Harp Tarihi Dairesi Resmi Yaymlari, Türk istiklal Harbi, III. cilt, Do-
gu Cephesi,Ankara 1965, sf. 58.
15. Tam metin için bkz. Kâzim Karabekir, istiklal Harbimir, sf 435-436.
\

221

kadar erteleyecektir; Ruslarm tavrmm henüz belli olmadigt gibi dig po-
litika gerekçeleriyle...
Böyle iç ve dig politikada taktikler degigse de, kahc1 gündem Kafkas
Seddi ve Bolgeviklerle igbirligidir

Karabekir harekât istiyor


Azerbaycan'm Bolgevik yönetimine geçmesinden iki hafta sonra, 6
May1s'ta, bu defa Karabekir Kafkas Seddi'ni y1kmak ve Bolgeviklerle
"bitigtirmek"
sminm1zi için harekâta geçmenin zamam geldigini dü-
günüyor. Üstelik artik Kafkasya'da Ingiliz kuvvetleri de kalmaungtir.
Karabekir, Mustafa Kemal'e çektigi telgrafta, bu firsat kaç1r11madan
hemen askerî harekâta geçmek için izin istiyor. "Bu f1rsati kaçinrsak,
Ermenilerin ve bütün Kafkas kavimlerinin Bolgeviklerle anla.ymast ih-
timali kargismda, var olan hukukumuzu bile kaybedebiliriz" diyerek
harekâtsiz beklemenin riskini belirtiyor. Bat1'nm büyük bir tepkisini
çekmemek için de, yap11acak harekâtm-"Kuva-yi Milliye (milis)tar-
zmda gösterilecegini, seferberligin de genig kapsamh olmayacagim"
bildiriyor.16
Mustafa Kemal aym gün Karabekir'e cevap yazlyor. "Bolgeviklerle
ittifak kurmak için, emperyalizm siyasetine alet olan Ermeni hükü-
metinin aradan kaldirdmas1" konusunu Bakanlar Kurulu'nda görüg-
tüklerini belirtiyor; uluslararas1 ortamm müsait olmadigna anlatiyor·
Evvela, 20 Nisan'da San Remo'da toplanan bang konferansi devam
ediyor, ltilaf Devletleri bizimle anlagmak isteyebilirler, Ermenistan
üzerine gimdi yapacagimiz bir harekât buna engel olabilir... Îkincisi,
Sovyetlerle igbirliginin ve bize saglayacaklan yardmun nasil olacag1
henüz belli olmamigtir. Üçüncüsü, Ermeni olaylan bütün H1ristlyan
âlemini aleyhimize sevk eden etkenlerin en mühimlerinden biridir.
Varhgru önce bizim tasdik ettigimiz Ermeni hükümetini ordumuzun
"yeniden

kuvvetiyle mahvetmek-ve bir Ermeni kitali demek olan bu


harekete bizim tarafumzdan sebebiyet verilmek" Bat1'da az çok lehi-
mize olan egilimlere de zarar verir. Bilhassa Amerikan kamuoyunu
aleyhimize çevirir, Ingiltere'nin Türkiye karpti siyasetine destek ver-
"resmen
melerine yol açabilir... Onun için ordumuz ve alenen bir ta-
arruzdan uzak durmah" mümkün oldugu kadar gizli bir gekilde, Kars,
Ardahan ve Batum'daki Müslüman milisler desteklenmelidir... Erme-
nilere karp bir harekât yapilacaksa, bu, Azeri-Islam Bolgevikleri vast-
tastyla olmalidir.17
Kemal Papa, bu siyasi ve diplomatik gerekçelerle Karabekir'in dogu-
da harekât yapmasma izin vermiyor.

16. Tam metin lçin bkz. Kâzim Karabekir, a.g.e., sf. 675-676.
17. Telgrafin tam metni için bkr. Khm Karabekir, a.g.e., sf. 675-676.
222

Bolgeviklerle anlagmak
Atatürk'ün Nutuk'ta belirttigi gibi, TBMM hükümetinin digigleri ko-
nusunda verdigi ilk karar, Moskova'ya bir heyetin gönderilmesidir. Di-
gigleri Bakam Bekir Sami Bey'in bagkanhšmda 11 Mayis'ta Ankara'dan
hareket eden heyetin görevi Rusya ile iligki.kurmaktir Yapilan antlag-
manm bazi hükümleri 24 Agustos 1920'de parafe edilmekle beraber,
uzlagmaya baglanamayan bazi noktalardan dolayi, Moskova Antlagma-
si diye amlan diplomatik belgenin imzas1 ancak 16 Mart 1921'de htüm-
kün olabilecektir18
Türk-Sovyet iligkileri ve Moskova Antlagmas1'na Atatürk'ün Nutuk'ta
verdigi yer sadece bu kadardir.
ÇünküNatuk iç olitikave Bati cephesi
agirhkh oldugu gibi, Türk-Sovyet iligkileri 192Tde artik 1920'lerdeki ka-
"hararetli"
dar degildir Hâlbuki 1920 y11mda Bolgeviklerle ittifak yapmak
Türkiye íçin hayat memat meselesi olarak dügünüÏüyordu.
Dogu'da Bolgevizm ve Îslam, Bat1'da kapitalizm ve emperyalizm...
Birinci Cihan Harbi sonlarmdan itibaren dünya siyasi tablosu böyledir.
Bu tabloda Bolgevizm'in antiemperyalist söylemi Türkiye'de birçok
kimseyi, eski Ittihatçilari, yazarlart, milletvekillerini, askerleri gu veya
bu ölçüde etkiliyor.
3 Mayis'ta Mustafa Kemal Papa, Kâzim Karabekir Paga'ya telgraf çe-
kiyor:

Elde beg para bulunmadig1 malum-1devletleridir. Simdilikdahilde bir


haynak da bulunmuyor. Ba.yka taraftan temin edilinceye kadar Azerbay-
can hükümetinden azami miktarda borç anlagmasiimkâmnm dügünülüp
temin buyurulmasim rica ederim...19

O sirada Azerbaycan artik Bolgeviklegtírilmigtir.


Batida Yunan harekâtmm baglamas1yla doguda Ermenistan ordu-
su da hareketleniyor! Batida Yunart ilerlerken, 1920'nin Mart'mdan
ta Eylül ayma kadar Kâzim Karabekir ve Mustafa Kemal pagalarm
Ermenistan ordusunun saldmlarma dair birçok yaz1emasi vardir: Er-
menistan askerleri bagta Kars, Ardahan ve Batum olmak üzere dogu
"isimleri
da katliam yap1yor, bilinen ahalisi Müslüman k1rk köy" Er-
meniler tarafmdan tamamen tahrip Ve imha ediliyor, Orduâbad,
Ahur, Civa, Çivi,Vedi ve Oltu mmtikalarma saldirarak iggal altmda
tuttuklar1 topraklar1genigletiyorlar, taarruz hazirhklari yaptiklar1 gö-
rülüyor...
Hem Karabekir hem Mustafa Kemal, Itilaf Devletleri'ni Ermeni me-
zalimi için protesto ediyorlar, Îngiliz Albay Rawlmson'un ve bölgedeki

18. Nutuk, sf. 308.


19. Kâzim Karabekir, a.g.e., sf. 671.
223

Amerikan Yardim Heyeti'nin de bu mezalime tamk oldugunu ve belge-


ledigini belirtiyorlar 20
Dogu'da Ermenistan'a harekât yaparak Kars, Ardahan ve çevresini,
ardmdan Gürcülerin elindeki Batum'u kurtarmak suretiyle bu mezali-
mi durdurmak, aym zamanda, Kafkas Seddi'ni yikarak yardun kanalla-
run açmak yeniden acil bir ihtiyaç olarak gündemde!
Karabekir Papa 9 Mayis'ta "Büyük Millet Meclisi Risayet-i Celilesi"ne
um n bir telgraf çekerek Dogu'da askerî harekât için izin istiyor, gerek- "teklif-
çel'erini anlattyor: Îçte, 26 Nisan'da Bolgeviklere gönderdiginiz
name"de belirtildigi gibi Azerbaycan "Bolgevik devletler zümresine"
katilnugttr, bu durum Gürcistan ve Ermenistan'1 zaylflatmigtir, dahasi
Kizil Ordu kuzeyden Ermenistan ve Gürcistan suurma dayannugt1r, as-
kexî durum çok lehimizedir... Batihlarm sulh partlari belli olmasa da
(kötü) niyetleri bellidir; iyte Istanbul'u iggal ettiler, Meclis'i bastilar...
Bolgevikler Ermenistan engeli yüzünden bize yardim edemezlerse bu
durum Bati'nm ileri sürecegi barig gartlarnu hafifletmez! Biz Ermenis-
tan'a harekât yaparak Bolgeviklerden yardun almanm yolunu açmah-
y1z, o zaman daha güçIü oluruz. Gerçi Ermenistan'a yapacagmuz hare-
kât Bati ülkelerinde aleyhimize bir cereyan yaratir, ama Ermeniler Bol-
gevik ve Ta.pnak diye ikiye bälündügü gibi, Bati kamuoyunun Bolgevik
yanhsi (sosyalist)bölümünden de istifa edebiliriz. Biz esasen Brest-Li-
tovsk Antlagmasi'na gäre bize ait olan yerleri istiyoruz, Ermeni devlet
varhäma saldirruyoruz. Askerî bakimdan ise, emrinizle, kolordumuz
lojistik merkezleri olan Erzurum, Erzincan ve Van'dan nzaklagarak Do-
guBeyazit suurlarmda toplannugtir, kolorduyu tekrar21 geri çekmek ma-
neviyat balammdan elîm ve felaketli bir hãl yaratir..
Karabekir bu gerekçelerle harekât için i,zinistiyor.
Büyük Millet Meclisi Reisi Mustafa Kemal, Bakanlar Kurolu'nda gö-
rligerek, üç gün sonra, 1ÈMayis'ta Karabekir'in harekât talebini redde-
diyor. Gerekeeleri özetle göyle:
Kizil Ordu Ermenistamve Gürcistan smirlarma geldini halde bizden
henüz yardim istememigtir... Ermenistan'a taarruz harekâtimizi Ïtilaf
Devletleri ve Amerika savag ilam kabul edecek ve ihtimal ki, memleke-
tin bati losimlarmdan, büyük bir ihtimalle de Trabzon'dan bize kargi ta-
arruza geçeceklerdir. Böyle bir umumi iggale kargi dogudaki ordumuz
ne yapabilir?L Aranuzda henüz bir antlayma olmayan Bolgeviklérin
yardimmdan emin olabilir miyiz? Trabzon'da birakacagmuz kuvvetin
bir Ingiliz çikarmasma direnmek için yeterli olmamasi halinde, bütün
memleket dahilindeki tereddüt aleyhimize geligebilir. Bakaular Kuru-
lu'nun hatta Büyük Millet Meclisi'nin kararmi almadan harekât yapma

20. Prot Ya§ar Akblyik," MilliMucadele'de Dogu Cephesi", Türkler, Yeni Türklye Yayin-
Iari, cllt 15, sf. 15I-167.
2 I. Kâzim Karabekir, a.g.e., sf. 684-688.
224

sorumlulugunu saloncah buluyorum, böyle bir karan almak için (Rus-


larla) bir ittifakname yapmak gerekli gözüküyor...
Mustafa Kemal, San Remo'daki toplantida Batih devletlerin milli mev-
cudiyetimizi tehlikeye atacak nitelikte kararlar alacaklanmn bilindigini,
Meclis'in bu konuda yakmda bir karar verecegini de belirtiyor.22

Karabekir israr ediyor


Karabekir 30 Mayis'ta tekrar Büyük Millet Meclisi Bagkanhgi'na ace-
le telgraf gönderiyor, "Kafkasya'da siyasi ve askerî vaziyetin açikhk ka-
zandigru" belirterek askerî harekât için izin istiyor. 100 bin kipilik bir
Bolgevik ordusu Azerbaycan'a, iki Azeri-Bolgevik süvari ordusunun da
Ermenistan'a girdigini, Ermenilerin anlagmak için Moskova'ya heyet
gönderdigini anlatan Karabekir, askerî harekarja "Ermenileri tehdit ile
dogu yolunun serbestisini temin etmek mecburiyetindeyiz" diyor. Böy-
le bir askexî harekât, Sivas havalisinde bag gästeren isyanlara kargi da
Milli Hareket'i güçlendirecektir. Doguda askerî durumumuz güçlü ol-
dugu ve Kizil Ordu Azerbaycan'a girdigi halde niye harekât yapuuyoruz
diye askerler içinde dedikodular ç1kmigte. Henüz Mart aymm maaglari
bile tümüyle verilemedi... Ve:

San Remo'da kararlagtinlan sulh partlan Avrupave Amerika'dan artik


hiçbir ümit kalmadignu ve kurtulugumuzu doguda arayacagmuzi zanne-
dersem tamamen göstermigtir... Yüksek cevaplanm makine bagmdabek-
lemekte oldugumuzu arz eylerim.
Imza 15. Kolordu Kumandam Mirliva Kåzim Karabekir.E

Mustafa Kemal Karabekir'e 1 Haziran'da cevap veriyor. Daha dogru-


su, cevap olarak, "Bakanlar Kurulu karanm teblig".ediyor; yani kesin,
baglay1c1 bir emir... Mustafa Kemal'in, stratejik kararlari verirken dün-
yadaki siyasi dengeleri nasil dikkate aldignu gösteren bu telgraimda
"Ermenistan seferinin açilmas1 için henüz vaktin gelmedigini" bildiri-
yor. Son derece önemli olan bu telgrafm özeti göyle:

Evvela Devlet ve milletimizin kurtulugu ve selameti hakkmda B ti
devletlerinden hakiki bir yardim ve insaf ümidi kalmadig1 konusunda gd-
rüy birlini vardir. Memleketimizin gelecegi dogu hudutlarmuzm Ruslara
ve Islam âlemine muttasil (bitigmig) olmasma bagh oldugu muhakkaktir.
Bu ittisalin (bitigmenin) herhalde saglanmasma eidden çaligilacaktir.
• Ikincisi:
Bolgeviklerle siyaseten anlagip kary1hkh harekât ve müna-
sebetleri belirlemeden önce kesin bir harekâta geçmeyecegiz. Böyle bir

22. Tam Metin: Kâzim Karabekir, a.g.e., sf. 698; kismen sadelestirilmig metin: Ata-
türk'Un Bütün Eserleri, ciit 8, sf. 214 vd.
23. Kâzrm Karabekir, a.g.e., sf. 730-73 l.
225

harekâti Bolgeviklerin nasd kargilayacag1 bugün meçhulümüzdür Bati


yanhsi Ermenistan'a kar 1 yapilacak bir askerî harekât Bolgeviklere cid-
di yarar saglayacaktir, kargihšmda ne alacagmuzi tespit etmeden bu ya-
ihtiyarmuzla Bolgeviklere bahgetmek" yanlig olacakt1r.
"kendi

ran

Üçüncüsü: Sirf askerî açidan baksak bile, Ermenistan'a karg1 bir
askerî harekâtumzm baçan11 olmasi için diger bir taraftan (Azerbaycan
veya Gürcistan'dan) fiilen askerî yardim almanuz gerektigi kanaatinde-
uygulamadigi
y1 Azeri ve Gürcüler Ermeniler üzerine askerî baski
taRdirde bizim üç tümenle Ermenileri yenecegimiz kesin degildir...
"

"Kafkasya'da siyasi ve askerî vaziyet açikhk kazannu da degildir. Bi-


ze gelen bilgilere göre, Bolgevikler ilerlemiyor, bilakis, Kafkasya'dan
uzakla.ptiklarm1 hissediyoruz. Son zamanlarla Polonyahlara maglup ol-
dular, 15 bin esir verdiler... Lenin'in yerine Brasilov'un geçmesi havadi-
sinin manasihenüz anlagilamadi...

Bu gartlar altmda, dahilî vaziyetimiz aceleye getirilmemelidir. Er-
menilere vaat edilmig dogu vilayetlerimizi müdafaa etmek için hazir
bùlunmak son derece etkilidir, ama Sankanug'a gidip orada beklemeye
mahkûm kalmak dogru bir karar olmaz...
Mustafa Kemal, Azerbaycan'dan Nuri Paga'nm Kafkasya hakkmda, La-
hey'den de Tarbay Nuri Bey'in Avrupa hakkmda getirecegi bilgileri bekle-
diklerini, bir malumat aldiklarmda hemen bildireceklerini anlatiyor.24
Hâlbuki 5 Subat 1920'de, daha Azerbaycan bile Bolgevik olmarug-
ken, Kafkasya'da Îngiliz birlikleri bulunurken, kig mevsiminde Mustafa
Kemal Pa.ya askerî harekât istiyordu! Bundaki amaci aslmda Îstanbul
hükümetini çäkertip Ankara'da milli bir hükümet kurulmasm1 sagla-
makti. Mustafa Kemal, gimdi 1 Haziran'da degigen siyasi ve askerî çart-
lan anlatarak Dogu Harekât1'm ertelettiriyor!
Bu tablo onun siyasi dehasmm bir göstergesidir.
Mustafa Kemal'in Erzitenistan'a harekât yap11masim erteleyen 1 Ha-
ziran tarihli telgrafma Karabekir 4 Haziran'da cevap veriyor ve harekât
"diplo-

için israr ediyor Bu, Ermenistan'a kargi genel bir taarruz degil.
masi ile saglanamazsa, cebir ve tazyik ile Sankamig'a kadar olan mmti-
kay1" almaya yönelik bir askerî harekât olacakttr... Azerilerle çarpigan
ve iç durumlan da saglam olmayan Ermeniler bu smirh harekâtimizla
"Kafkas yolu"nu açmak zorunda kalacaklardir. Kald1 ki, elimizdeki üç
tümenle, Allah'm yardmu ile Ermenistan't imhanuz bile imkân dahilin-
dedir. Bolgevik ordusunun çekildigi yolundakihaberler de dogru degil-
dir, aksine, Azerbaycan'a girdigi kesinlegmigtir... Yalmz Erzurum'daki
müesseseler ve iki tabur ayda lark bin lirahk odun yakiyor,, Soganh or-
manlanm almamiz bile bu s11antlyi çözer...25

24. Tam metin için bkz. Kâzim Karabekir, a.g.e., sf. 732-734; ATTB, sf. 349-352; krsmen
tam metin için bkz. Atatürk'ün
sadelagtirilml; Bütün Eserleri, cilt 8, sf. 271-273.
25. Uzun tam metin için bkz. KSzim Karabekir, istildal Harbimiz, sf. 738-741.
226

"bu
Karabekir kitabmda bu belgeyi verdikten sonra, son görügleri-
me ret cevabi gelmeyecegi zannmdayan, çünkü dayanacak bir tek
madde bulunamayacaktir" diye yaziyor.
Gerçekten 6 Haziran'da Büyük Millet Meclisi Reisi Mustafa Kemal,
"müdafaa
konuyu Bakanlar Kurulu'nda görligtüklerini, vaziyetimizi Is-
lah maksadiyla Soganh geçitlerini iggal etmek için askerî kitalar ile
ilerlemek" önerisini uygun bulduklarmi belirtiyor. Burada Mustafa Ke-
mal'ín hukuki megruiyete dikkatinin bir örnegini daha görüyoruz: Bu
harekât izni "Kars, Ardahan ve Batum illerinin iggali hakkuun samanm-
da kullam1masi" íçin TBMM'nin hükümete verdigi yetkiye dayamlarak
verilmigtir.26
"bütün
Karabekir doguda degil sadece üç vilayette", Erzurum, Van
ve Erzincan'da seferberlik ilan ederek harekât hazirligma ba.pladigim
"Büyük Millet Meclisi Bagkanhšma" bildiriyor. Rakat...

Çiçerindevreye giriyor
15 Haziran'da Moskova'dan dönen kurye subay1 Îbrahim Efendi,
Sovyet DigiqIeri Bakam Çiçerin'inMustafa Kemal'e yazdigi mektubu
Erzurum'da Karabekir'e getiriyor, o da hemen telgrafla Ankara'ya ileti-
yor. Çiçerin'inmektubu 3 Haziran tarihlidir Mustafa Kemal'in Lenin'e
26 Nisan'da yazdigi mektuba cevaptir. Hatirlayacaksm1z o mektupta
Mustafa Kemal, emperyalizme kary1 igbirligi ve Kafkasya'nm Bolgevik-
legtirilmesi, bunun kargihšmda da Türkiye'ye para ve silah yardmu ya-
pilmasm1 istemigti. Çiçerin,o mektupla Ankara'nm dig politika esasla-
ruu memnuniyetle ögrendiklerini söylüyor. Çiçerinbu esaslari 8 mad-
dede topluyor:
1- Türkiye'nin bagnnsizhšmm (kabuledildiginin) ilam.
2- itirazi mümkün olmayan Türk arazisinin Türkiye'ye verilmesi.
3- Arabistan ve Suriye'nin bagunsiz devletler olarak ilam.
4- Türkiye Ermenistam'nda, Kürdistam'ada, Batum arazisinde, Do-
gu Trakya'da, Türk ve Araplarm mügtereken bulunduklan bütün arazi-
de milletlerin kendi kaderini tayininin kendilerine birakilmasi. Mülteci-
lerin referanduma katilmak için serbestçe danmeleri.
5- Türkiye'deki azmhklara, Avrupa'nm en serbest hükümetlerind
bulunan azmhk hukukunun tanmmast
ß- Bogazlar meselesinin, Karadeniz'de sahili bulunan.hükümetlerin
katilacag1 bir konferansa tevdi edilmesi.
7- Kapitülasyonlarm ve eenebi nüfuz nuntikalarmm ilgasi.
8- Her nevi ecnebi nüfuz mmt1kalarmm ilgasi.
Çiçerinmektubunun bundan sonraki bölümünde emperyalizme kar-

26. ATTB, sf. 352-353, .Atatürk'ün Bütün Eserleri, cllt 8, sf 287| Kâzim Karabekir,
si. 744-745.
a.g.e.,
227

gi olduklarini söylüyor ve Ermenilerle olan hududun siyasi görügmeler-


le tespitini istiyor, yani Türklerin askerî harekât yapmasina kargi çiki-
yor! Ve önemli bir kayit olarak, Türklye ile Ermenistan arasmdaki bu
görügmelerde arabulucu olmak istediklerini belirtiyor.27
Karabekir kitabinda Çiçerin'inmektubunu analiz ederken "Dost eli
uzattigmuz Bolgeviklerin... Türkiye Ermenistam'nda, Kürdistam'nda,
Lazistam'nda, buniar yetmiyormuy gibi Trakya'da diyerek ora halkm1
bi den ayr1 Ve aylori istikametlere sürecekler ve kendileri mi yutacak-
lar?!" diye tepki gösteriyor. "Ah Mustafa Kemal, vaktiyle kabul ettigin
u Ermeni hareketine mâni olmasaydm gimdiye kadar bu efendilerle
Gümrü'den, Erivan'dan konuqur, Sovyetler de her istedigimizi yapar-
dt..." diye yaziyor?
Bolgevikler üçlü bir oyun içindedir: Birincisi, Bolgevikler Ingiltere
ile o s1rada bir ticaret antlagmas1 yapmak için görügmeler yürütüyor-
lard1! Türkiye ile anlagmak, higiltere ile görügmelerine zarar verebilir-
di. Zaten Lloyd George 31 Mayis'ta Londra'da Sovyet Ticaret Kurulu
Bagkam Krassin'e, "Türk milliyetçilerini lagkutmaym" diye ç11agmigt1!
Ikincisi, Bolgevikler Türkiye ile yalonhšm Londra'ya kargi bir koz ve
Kafkasya'da bir güven unsuru oldugunu biliyorlar, bu sebeple hem În-
giÏtere ile hem Türkiye ile müzakereleri sürdürmek için böyle zikzaklar
yap1yorlardi.
Üçüncüsü, Moskova, Bati yanhsi Taynak Ermenistam'm da tama-
men kargilarma almak istemiyor, ileride Bolgeviklegtirmeyi planhyor-
du. Ileride Bolgeviklegecek bir Ermenistan'i pimdiden bir ölçüde sahip-
I leniyordu?129
Bolgeviklerin hesabi böyleydi. Ankara'nm acil hesabi ise, Bolgevik-
onlardan yardim almakt1. Çiçerinbu
"bitigik"

lerle bir smir yaratarak


mektubu askerî
yazmca, artiksdoguda harekât yapmak Moskova ile
iligkileri bozabilirdi. Bunu diRkate alan Mustafa Kemal askerî harekâti
bir kere daha erteliyor ve 20 Haziran'da "Rusya Sovyet Cumhuriyeti D1-
gigleri Ahali Komiseri Efendiye" hitablyla Qiçerin'e cevap yaz1yor:
1- Sekiz maddede bildirilen prensipler bizim samimi prensiplerimiz-
dir. Bu prensiplere engel olan Bati devletleri aleyhine de bunun için
mücadele ediyoruz.
2- Érmenistan smmmn tayini için Rus Sovyet Cumhuriyeti'nin arac1-
hgm1 memnuniyetle kabul ve sorunun müzakerelerle çözülmesi yolunu
tercih ederiz.
3- Kompulanmiz (Ermeniler) kesinlikle Türk olan araziyi tahrip ve
ahaliyi katliam ettiklerinden ve Batt emperyalistlerinin usulleriyle kat-

27. Kazim Karabekir, a.g.e., sf. 75 I-753.


28. KâzimKarabekir, a.g.e., sf. 752, 765.
29. Bkr. Salahi Sonyel, a.g.e., II, sf. 6-7.
228

liam yaparak nüfus çoguniugu yaratm.ak istemelerinden giddetle mus-


tarip ve gikâyetçiyiz. Bunu äniemek için Kars, Ardahan ve Batum'a ya-
pacagmuz askerî harekâti mektobanuz üzerine tehir ettik. Ermeni te-
cavüzlerinin durdurulmasuu ve aracahk için teklifinizi süratle ortaya
koymamz1rica ederiz.
4- Rusya'ya fevkalade yetki ile gönderdigimiz heyet yoldadir, kom-
gulannuzm engellemesiyüzünden Moskova'ya ulasmalan gecikiyor.
5- Biz Bati emperyalistlerine karg1 yalmz kurtulug ve istildâlimizi
korumakla yetinmiyotuz. Aym zamanda Batt emperyalistlerinin kuv-
vetlerine ve Türk milletini emperyalizme vasita yapmak istemelerine
de mâni oluyoruz. Bu suretle bûtiin insamliga hizmet ettigimize kaniyiz.
Rus ve Türk milletlerini biriegtirecek saglam dostluk esaslarmm pratik
ve maddi bir surette semerelerini gösterebileceginden ümitli olmakla
bahtlyar1m...
Mektup, "DLÿigleri Komiseri Efendi"ye Türk-Rus dostlugunun öne-
"içinde
mini vurgulayan ve bulundugumuz mücadelelere gösterilen ha-
yirhah alakaya" tegekkürle sona eriyor.30 Dikkat: Mustafa Kemal, Çiçe-
rin'in bahsettigi Trakya, Kürdistan, Batum arazisi (Lazistan) ve Bogaz-
lar meselesine hiç temas etmiyor!
Bu konularda Çiçerin'lebir tartigmaya girmiyor!
Konu basma da.intikal etmiyor, kimse de sormuyor!
Mustafa Kemal biliyor ki, bu konularda Çiçerin'infazla bir rolü ola-
maz, bu konulan resmî yazigmaya alip gündeme yerlegtirmenin manas1
da yok! Mustafa Kemal, Ruslardan yardim almaya odaklannugttr ve Çi-
çerin'e yazdiál mektubun hedefi budur, degigik konularda tartigma çi-
"dügman"
kararak hedefini ga.91rnuyor! Ermenistan'dan da diye bahset-
miyor, Türk-Sovyet irtibatim engelleyen unsur olarak uiteliyor!
Dogu Harekâti bu gekilde bir kere daha erteleniyor...
22 Haziran'da Yunan genel taarruzu baghyor, eldeki kuvvetleri kir-
dirmamak için Mustafa Kemal, Albay Bekir Sami Bey'e Bursa'nm bo-
galtilmasuu emrediyor! Yunanhlar, Osman Gazi'nin türbesinin bulundu-
guBursa'y18 Temmuz'da iggal ediyor, ardmdan milli direnig merkezleri
olan illerden Bahkesir ve Denizli'ye giriyorlar!
Rusya tarafmdan da kötü haberler geliyor Bolgevikler bir ticaret t- :

lagmas1 yapmak için Îngilizlerlegörügüyor! Ali Fuat Papa, "Ruslar In -

ler anla.pacak, elinizi çabuk tutun" diye Mustafa Kemal'iuyanyor!31


Azerbaycan'da Türkçü Türkleri ve Azerileri örgütleyerek Kizil Or-
du'ya direnen Halil Paga'ya Kâzim Karabekir 24 Haziran'da telgraf çe-
"milletimize

kiyor, bu direnigini eleytiriyor, doguda Bolgeviklik ve Müs-


lümanhk yolu aç11mahdir, paraya ve silaha olan ihtiyacimizi biliyorsu-
nuz" diyor.

30. ATTB, sf. 353-354, Atatürk'ün Bütün Eserleri, clk 8, sf. 344-345.
3 I. Zeki Sarihan, a.g.e., II, sf. 496.
229

Yunan ilerleyigi devam ediyor. Mustafa Kemal, gerilla sava.gmdan


bahsediyor.
Îç isyanlar geligiyor! 6 Temmuz'da toplanan Meclis'te mebuslar "Hi-
lafet ve saltanatm ve vatan ve milletm kurtulugundan ve istiklâlinden
bagka bir gaye gütmeyeceklerine" yemin etmeye karar veriyor, yemin
töreni 10 Temmuz'da bayhyor.
Genelkurmay Ba karu Albay Îsmet Bey, Meclis'e bilgi veriyor,
erbaycan'dan yardruci bir kuvvetin Türkiye'ye gelmek için yola
çiktigm1 söylüyor! Bir yamigidir bu; ama büyük sevinç ve heyecan
yaratiyor. NIustafa Kemal "Amerika da içinde olmak üzere, bütün
"tasallut
Garp âleminin" Türkiye'ye ettigini" bunlara kargi kendi kuv-
"bütün
vetimizi esas almakla beraber kuvvetlerden yararlanilacag1-
"bütün
ni" säylüyor. Evet kuvvetlerden yararlanmakL." Bu konugma-
smda Mustafa Kemal'in bir vurgusu, izlenen politikayi belirtmek ba-
kimmdan önemlidir. Küçük ve güçsûz Azerbaycan'dan bize askerî
kuvvet yardum gelse bile neye yarar diye dügünenlere hitaben gunu
söylüyor:

Gelecegi säylenen bu kuvvet bizim kuvvetimizi çok artirmaz. Fakat


yalmz, Sarkve Islam âleminin bizim mukadderatimizla ne kadar yakm-
dan ilgili oldugunu gösterecegiiçin, bizce laymetlidir..?

Sark ve Islam âleminin bizim yanmuzda görümnesinin saglayacag1


siyasi kuvvet!
Peki, öyleyse, Karabekir'in Nisan aymdan beri istedigi harekât iznini
gimdi vererek neden Dogu Harekâtt'm yaptmmyoruz?
Üstelik Dogu Cephesi'nde askerlerimiz bekleyip duruyor, ama
1920'nin yaz aylarmda Batt bölgesinde Yunan taarruzu Ugak'a dayalu-
yor! Belki bundan cesaret alarak, doguda da Ermenistan kuvvetleri ha-
reketleniyor; 14 Temmuz'dan itibaren harekâta geçiyor, Nahçivan'daki
Dehne Bogazi ve §ahtahtiyörelerini iggal ederek Türkiye ile Bolgevik
Azerbaycan arasmdaki baglantry1 kopanyor, Kafkas Seddi daha bir
agilmaz hale geliyor! Aym zamanda, Ermenistan eski Cumhurbagkam
Hatissiyan, Londra'da siyasi destek arlyor, Türkiye'ye kargi girigecekle-
ri genel bir harekât için mali destek topluyor. Ermenistan Digigleri Ba-
kanhgi Ankara'ya nota vererek, artik Brest-Litovsk Antlagmasi'nm ken-
dilerini baglamadiguu, Türkiye'nín Olta'yu bogaltarak Ermenistan'a
vermesiniistlyor 33
Erzurum milletvekilleri bu Ermeni hareketleri kargismda bizim or-
dumuzun niye hareketsiz bekleyip durdugunu soruyortar.
Belki de Karabekir soruyor!

32. Fahri Çoker,Türk Parlamento Tarari, cik I, sf.422.

33. Zeki Sanhan, a.g.e., III,sf, [26,128, 142, 146.


230

Umudumuz Bolgevi2m
Mustafa Kemal Paya Meclis'in 14 Agustos 1920 günlü oturumunda
cevap veriyor. Ìlginç bir gekilde Karabekir'in admdan bahsetmiyor,
'¶ark

Cephesi Kumandam" tarafmdan yapilan harekât önerilerini ve


kendisinin neden bunu erken gördügünü anlat1yor: Çiçerinarabulucu-
luk teklifi yapmigttr, Moskova ile iligkilerimiz henüz kesinlik kazanma-
nugtir, o ayamada Batt'y1 tahrik etmemek gerekir...
Mustafa Kemal kürsüße devam ediyor:

Rusya dahilinde infilak eden inlolap, insanlarm mutlak çogunlugunu teg-


kil eden fakir halk içinde, bilhassa bu hallan en çok mihnet ve megakkat ve
istiraba
maruz kalnug olan amele suuft içinde eskiden beri mevcut olan ha-
kiki sosyalistlik maksatlanm ve gayelerini ilan etti. Daha açik, daha belir-
gin ve daha giddetli bir surette ilan etti. Ve umum begeriyetin emperyalist
ve kapitalist idarelerin zalim tahakkümve tagallübünden kurtardmasim bir
hedef ittihaz etti... Memleketlerinin gayet genig olmasma ve birçok faktör-
lere ve dogal gartlara sahip bulunmasma dayanarak bütün dünyanm em-
peryalistlerine karg1hnsumet ve harp ilan etmekten çekinmediler...

Mustafa Kemal, konugmasmm devammda "Garp emperyalistlerinin"


"inla-
bütün güçleriyle Bolgeviklere kargi ç1ktiguu, ama Bolgeviklerin
lap hareketini" tam bir baçanyla yagattildarmi anlatiyor, övgüyle bali-
sediyor, Ïslamiyet'ede atifta bulunmayi da ihmal etmiyor:

Bolgeviklerin bilhassa son günlerde Lehistan (Polonya) dahilinde de-


vam eden muvaffakiyetleri ve zaferleri cidden inkilaplarmm pek mesut,
pek parlak ve pek mühim bir neticesidir Îslamiyet'inen yüce kaide ve
kanunlarmi içeren Bolgevizm'in, bizim dahi varhšmuza kastetmig olan
mügterek dügman aleyhinde, bugün ortaya koydugu zafer, bizim için te-
gekkür etmeye deger bir neticedir!

Mustafa Kemal en önemli siyasi açiklamalarmdan biri olan bu ko-


"bapta
nugmasmda, bir tarafta, Ingilizler olmak üzere" bütün Dogu â -

mine hâkim olmak ve bizi ezmek isteyen emperyalist devletlerin ba-


"bütün
lundugunu, äbür tarafta mazlum begeriyeti kurtarmak için çah-
gan Bolgeviklerin mazlum milletimize" yardim elini uzattigim anlati-
yor... Îtilaf Devletleri'nin bunu da engellemeye çah tigmi belirtiyor.
Kafkas sorunlarma bu aç1dan baktigmi söylüyor.34
Mustafa Kemal'in Bolgevizm'i ye Bolgevik dostlugunu öven bu tür ko-
"bravo
nugmalan Meclis'te sesleri, giddetli alloglar" ile karg1Iamyor.35

34. Bu çok önemli konugmanin tam metni için bkz. ASD, I, sf. 93-103.
35. Fabri Çoker,a.g.e., sf. 422.
231

Kâzim Karabekir de 4 Agustos'ta, kendisine bagh askerî birliklere


"Fedakâr Arkadaglarun" hitablyla baglayan bir genelge yaymhyor; aym
gekilde, ikili dünya tablosu çiziyor:

Bir taraf masum ve mazlum milletleri esaret zinciri ile baglamak, bu


milletlerin serveti ile hazineler doldurmak ve yine onlarl zorla, kalurla
kullanarak, kendilerine saraylar, saltanatlar kurmak istiyor. Bu tarafm
baymda Ingiltere ile Fransa ve ayarttiklarmm içinde bize en çok zaran
dokunan Yunanistan ve Ermenistan vardir.
Diger taraf, zulüm ve esaret altinda inleyen milletleri kurtarmak, dün-
yamn bütün insanlarm1bir tutmak ve herkesi kendi yurdunda sulh ve ra-
hat içinde insanca yagatmak istiyor.
Bu tarafm ba.ymda da Rusya vardir. O Rusya ki, kendisini zulme bo-
ganMoskof Çarhgi'my1knug ve kavugtugu hürriyeti, zulüm altmda inle-
yen insanlara da kazandirmak için bütün istilaci devletleri kendisine
dügman tamnugtir...

Karabekir genelgesinm devammda, Birinci Cihan Harbi'nden gerefi-


mizle çikmak íçin Mondros Mütarekesi'ni imzaladigmuzi, ama dügman-
larm Mütareke hükümlerine aylori olarak ülkemizde iggallere girigtik-
lerini, anlatiyor, sözü Bolgevik dostluguna getiriyor:

Milletimizi zulme, esarete ve hatta neticede mahva çahyan Îngiltere


ile hempalati ve bizi hayattan, rahattan mahrum eden emelleri Bolgevik
Ruslarm da dügmam oldugundan, bütün Islamlar gibi milletimiz de Bol-
geviklerle el ele verdi...

"göklere
Karabekir, silah arkadaglarma, yükselen Islam figan ve
elemlerini dindirmek için" Bolgeviklerle igbirlini yaparak Kafkas Sed-
di'ni yikmak istediklerini anlatiyor.
23 .Temmuz'da Dogu Cephesi Kumandam Kâzim Karabekir Papa,
Moskova'dan Bakü'ye gelen Halil Paga'ya mektup yaziyor. Enver Pa-
ga'nm amcasi Halil Paya Pantürkist egilimlidir. Osmanh'mn son dö-
nem Kafkas Îslam Ordusu kumandam olarak Bakü'yü kurtarmigt1.
Azerbaycan'da güçlü iligkileri vardir. Azerbaycan'm Bolgeviklegtiril-
mesine kargidir. Önce Azerbaycan'da, ardindan Karabag'da K1zil Or-
du'ya kargi silahh direnig yapmig, yenilerek fran'a çekilmig, Anka-
ra'nm istegiyle tekrar Bolgeviklerle görügmek íçin Bakü'ye geçmigtir.
"kargi"
Bolgevikler de Halil Paga'mn artik bir unsur olmaktan ç1kma-
sma sevinmig olmahlar.
Karabekir'in, silah ve dava arkadagma yazdiál mektup, "Yolda.yHalil
Paga'ya" hitablyla baghyor:

36. Kâzim Karabekir, a.g.e., sf. 797-798,


232

Gün geçtikçe vatanmuzm hâli daima elîmdir. Her köy son figegini, son
digini, son tirnagnu ve son akçesk sarf ediyor... Namussuz Îngiliz em-
peryalizmi Yunan'i memleketimizin bagma musallat etti. Bursa'yi dahi ig-
gal etiler. Belki de hedefleri can evimiz olan Ankara'dir...

"mel'un
Ruslardan yardim ahuak garttir. Fakat Tagnaklar vaktiyle
kendilerine yapt1gimiz lyiligin qükram olarak bize yol açm1yorlar ve bi-
zimle anlagmaya da yanagmayorlar." Bu engeli kaldinp Anadolu'ya yar-
dim gelmesi için Bolgeviklerin bize güvenmesi Iazim:

Müttefikimiz olan Ruslara kargr bütün kalplerde samimiyet ve hürmet


sonsuzdur. Ittifakmuz ve Türk-Rus kardegligi ebedi oIacaktir. Binaena-
leyh, Sovyetlerin bizden pek2iyade emin olmalan ve dügüncemizín Türk
ittihadi degil, Rus-Türk ittihadi oldugunu bilmeÎerilazundir... Rus Sovyet
hükümeti bizi artik öz kardepi gibi tanimahdir... Rus Sovyetlerine ebedi
muhabbetimizi ve kardegligimizi her yerde ve her geyde göstererek on-
larm bize kargi tereddüdünün tamamiyle giderilmesini ve Ermeni Tag-
naklarm bagma bir yumruk indirilmesiyle dogrudan dogruya irtibatmuzi
temin buyurunuz...

Halil PMa'y1 yardun konusunu Bolgeviklerle görügmesi için görev-


lendiren Mustafa Kemal'dir. Bakü'de lgeviklerle görügmeler yapan
Halil Papa, Ruslarm arac1hgiyla Ermenilerle konuyarak Nahçivan'dan
-gimdilik--

Anadolu'ya ufak bir koridor aç11masuu saghyor. Çiçerin'in


Mustafa Kemal'e yazdigt bir mektup ve Anadolu hareketine ilk yardim
olarak verilen 500 kilo altm bu yoldan Türkiye'ye gelecektir. Fazla bir
para degil, ama niyet belirtisi olarak memnunluk vericidir. Çiçerin
"kahraman
Mustafa Kemal'e mektubunda emekçi Türk hallona" destek
"üstün
vereceklerini, deger verdigimiz saym dostumuz Halil Paga" ile
birlikte Sovyet Elçilik Müstegan'nm Ankara'ya gelecegini, bunu Sovyet
büyükelçisinin izleyecegini bildiriyor.E
Demek ki Bolgeviklerden yardim beklemek öyle hayal degil.
28 Temmuz'da umut verici bir haber daha yaylhyor. Politbüro "Ítilaf-
çilarla mücadelesinde Türklere yarduna hazir olduklanm" açikhyo ; i

ama hepsi bu kadar genel, soyut, politik aç1klama... Bir de Rus Genel-
kurmay Akademisi'nin Dogu Bölümü'nde "Türkiye, Îran, Afganistan,
Hindistan ve Uzakdogu için özel kadro" hazirlanmasuu karara baghyor
Politbüro!
18 Agustos 1920; gece yansi... Ankara'da Genelkurnay Bagkani Al-

37. Kâzim Karabekir, a.g.e., sf.786.


38. Yarasimos, a.g.e., sf. 150-156, 234.
39. Bülent Gökay, a.g.e., sf. I I l.
233

bay Îsmet Bey, Sark Cephesi Kumandam Kâzim Karabekir Paga'ya telg-
rafla soruyor
-

11 Agustos tarihli Islam Garcistam adh gazete Ermenilerin sefer-


berligini yaziyor. Gürcülerle aleyhimize harekât yapacaklar. Biz daha
evvel harekâta geçsek nasil olur?!
Aym gece, K1211Ordu'nun Ermenistan'a yürüyecegi haberi de geli-
"en

y r. Karabekir'e göre, büyük tehlike Bolgeviklerin Ermenilere karyl


h eketlerinde pek çabuk baçan elde edip Ermenistan'da da Bolgevik
idaresi kurarak bunlan da toparlay1p hudadumuzda görülmeleridir..."
"bitigmig"

Çünkü öyle bir durumda hudutlarmuz Bolgeviklerle olur,


ama Ermenistan iggalinden kurtarmak istedigimiz Kars, Ardahan, San-
kamig, Dogu Beyazit bölgesini Sovyetler Birligi ele geçirebilir!
ÖyleyseTürkiye hemen harekâta geçmeli! Karabekir kitabmda göyle
yaz1yor:

Bir daha karardan geri dänmemek partlyla Ankara'mn harekåt için


beni serbest birakmasi lazundir. Aksi halde zaten en geç Eylül sonuna
kadar Ankara'nm emrine bagh kalmak ve bundan sonra behemehal em-
ri vaki yapmaktan bagka çarem yoktur...

Yme harekât izni isteyen Karabekir'e Genelkurmay Bagkam Îsmet Bey


22 Agustos'ta cevap verlyor, Reis Paya (Mustafa Kemal) ve Milli Müdafaa
Vekili Papa (Fevzi Çakmak), Karabekir'in harekâtt gerekli görmesinden
çok memnunlar, ama gim¿li degil! Kizil Ordu harekâtinm kesinlik kazan-
masmdan sonra bizim Aras ve Novoselim'e kadar bir harekât yapmamiz
mümkündür.. Ve Ismet Bey Karabekir'i uyartyor. "Siyasi ve askerî emri-
vâkiler yapilmasadan salamlmasim bilhassa rica ederim."40
Harekât yine ertelenlyor. Ankara, hem Kizil Ordu'nun Ermemstan
üzerine ne yapacagmi, hem Moskova'ya ulagmig olan Digigleri Bakatu
Bekir Sami Bey'in temaslarrun nasil geçecegini görmek istiyor,

Moskova'da görügmeler
Ankara hükümetinin Digigleri Bakam Bekir Sami Bey ve arkadaylan,
11 Mayis'ta Ankara'dan yola ç11mug, Erzurum, Azerbaycan, Kafkasya
üzerinden, o günün gartlarmda 69 günlük mihnetli bir yolculuktan son-
ra 19 Agustos'ta Moskova'ya gelmiglerdir! Bekir Sami Bey'in heyetinde
Îktisat Vekili Yusuf Kemal (Tengirgek), Mustafa Kemal'le beraber Sam-
sun'a ç1kan ekipten Dr. Îbrahim Tali (Öngören), çok iyi Rusça bilen La-
zistan Mebusu Osman ve Kurmay Yarbay Seyfi (Düzgören) beyler var.
Evvela Moskova'ya geldiklerinde üst düzey hiebir Sovyet yetkilisi
onlan garda kargilannyor; bahane, Petersburg'daki IIL Enternasyonal

40. Karabekir, a.g.e., sf. 817-819.


234

toplantisma gitmig olmalandir. Türk heyetinin cam s1kilmigtir. Îki hafta


geçiyor, Sovyet Digigleri Komiseri Çiçerin'le görügemiyorlar! Yalmz bir
defa Komiser Yardimcisi Karahan'la görügme oluyor! Karahan, Bolge-
vik bir Ermeni'dir. Görügme hiç iyi geçmemigtir! Karahan, Türklerin
"Bolgeviklerle iligki için yol açmak" amaclyla da olsa Ermenistan'a bir
harekât yapmasma kargi ç1klyor, bunun Avrupa kamuoyunda kötü izle-
nim birakacagm1, ama kendflerinin Ermenistan'la görügerek bir yol
bulmaya çahgacaklarau söylüyor!41
Bekir Sami Bey 31 Temmuz'da Çiçerin'ebir mektup yazarak "Em-
peryalistlere kargi sürdürdügümüz bu mücadelede" Sovyet taahhütleri-
ne güvendiklerini, ama hâlâ görügemedigini, Anadolu'da durum çok
kötü oldugu için bir an önce görügmek istedigini bildiriyor.42
Bu arada 10 Agustos 1920 günü 1stanbul hükümeti, "Türkiye'nin
idam fermam" olan Sevr Antlagmasi'm imzallyor! Moskova tedirgin
"bütün
oluyor! Ingiliz Bagbakam Lloyd George'un Türk olmayan unsur-
lari Türk hâkimiyetinden kurtarma politikasi olarak" takdim ettigi
Sevr, Bolgevikler için de ciddi bir tehdittir çünkü Sevr'e göre Bat1hlar
Kafkasya üserinden Rusya'ya müdahale edebilirdi!*3
"emperyalizme"
Bogazlar'i ve Karadeniz'i açan Sevr, Bolgevikler için
de ciddi bir tehditti.
Yaklay1k bir ay bekletilen Bekir Sami Bey, Sevr'in ilanmdan üç gün
sonra, 13 Agustos'ta Çiçerin'le görügüyor.
Çiçerinve Bolgevikler, Ermenistan üzerinden "Kafkas Seddi"ni aç-
manm kargillgmda Türkiye'nin Van ve Bitlis illerini Ermenistan'a ver-
mesini istiyor! Bazen listeye Mufu da kattyorlar!44 Ankara bunu kesin-
likle reddediyor, dahasi Sovyetler'in bu talebinden kugkulamyor!
Buna karg1hk Bolgevikler de Kemalistlere güvenmiyor; Kemalistle-
rin Sovyet yönetimi altmda bulunan Türk olan veya olmayan Müslü-
man halklar üzerinde Panturanc1 veya Panislamci amaçlar.güttügünü
samyorlar. Kemalistlerin 1920 Mayis'mda Kilikya bölgesinde Fransiz-
larla 20 günlük bir ateykes imzalamasi da Bolgevikleri iskillendirmigtir!
Türkler Bat1'ya nu dönecek?
Karahan'la görü meden bir gey ç1kmadigi gibi, Çiçerinde Türklerin
Ermenistan üzerine harekât yaparak "Kafkas Seddi"nde bir yol açmal -

rma karg1! Saginpkalan Türk heyeti Lenin'le görligmeye gidiyor. Stra-


"resmin
tejik bir dehaya sahip olan Lenin de Mustafa Kemal gibi bütü-
"durumu
nü"nü görüyor ve durumu düzeltmeye söz veriyor, biz düzel-
temezsek siz düzeltirsiniz" diyor, Anadolu'ya yardun edeceklerini kesin

4 I. Salahi Sonyel, a.g.e., ll, sf. I I-I 3.


42. Bekir Sami'nin mektubu için bkz. Yerasimos, a.g.e., sf. 235.

43. Bülent Gäkay, a.g.e., sf. 107, I I I.


44. All Fuat Cebesoy, MoskOYa Hatiralari, Vatan Negriyat, 1955, sf. 70, 83.
235

bir dille ifade ediyor. Demek ki, Ermenistan'm engelledigi Kafkas yolu-
"pek

nu Bolgevikler açamazsa, Türkiye açacak! Bekir Sami Bey Lenin'i


sevimli bir çehrede, pek açik yürekli bir zat bulduk. Bize ve Islam âle-
mine kargi hayirhah gördük" diyor.45
Türk heyetindeki Îktisat Vekili Yusuf Kemal Bey amlarmda Lenin'i
gäyle anlatlyor:

Lenin sarayda oturmuyor..Kapismda kapici ve nöbetçi görünmüyor.


Ilmiile Karl Marx'i geçen, 1)agkamilletleri Rus yapmak siyasetinin iki bü-
yük uygulayicisi Çarligive Ortodoks kilisesini y1kan Lenin. Pantolonu
ütüsüz. Bize iltifatlarda bulundu. Dünyanm en tath ve sevimli adamlarm-
dan biri.*

Lenin böyle diyor, ama Sovyetler yapacaklari yardum ve Kafkas yo-


lunun açilmasmi Van ve Bitlis'in Ermenistan'a verilmesine dayandm-
yorlar!* Çiçerinaç1kça, "Türkiye'ye yapilacak Sovyet yardimmm Er-
menilere toprak verilmesi koguluna dayandigmi" söylüyor! Mustafa
Kemal, böyle bir toprak talebinin "Sovyetler'den gelse bile emperya-
list" nitelikte oldugunu belirterek kesinlikle reddediyor! Bekir Sami'ye
telgraf çekiyor, böyle bir geyin Anadolu'da Kuva-y1Milliye'ye halkm gü-
venini sarsacagmi, Ankara ile Istanbul'un farkmm kalmayacagmi, bu-
nun da
"hain
amaçlar güden ingiltere"nin igine yarayacagm1 belirtlyor;
toprak vermeyecegimizi, ama Tehcir'de yurtdigina giden Ermenilerin
dönügünü kabul edebilecegimizi bildiriyor. Neticede Moskova Ermeni-
ler adma yaptig1 toprak talebinden vazgeçiyor ve Ankara'nm kabul etti-
gi gekilde bir anlagmaya raz1 oluyor. 24 Agustos 1920'de "Türk-Sovyet
Dostluk ve Yardun Antlagmasi" parafe ediliyor.48
Imza degil, paraft. Imza, tâ 16 Mart 1921'de mümkün olacaktir.
Bekir Sami Bey 30 Agustós'ta Ankara'ya gönderdigi raporda, Sovyet-
lerin yardim verecegini, Ermenistan yolunu diplomatik çabalarla aça-
caklarmi, bunu yapama larsa kuvvet yoluyla açacaklarmi, Misak-1Milli
smmm kabul ettiklerini, iki tarafm da Ingilizlerle bir görügmesi olursa
birbirlerine haber verecegini, Italya'dan satm ahnacak silahlar için 1
milyon liranin Ruslardan teslim almdtgim bildiriyor. Ruslar Ankara'nm
bir talebini daha kabul etmiglerdir: Türkiye adma, Ankara'nm resmî
yetkililerinin d1ymda kimse ile görügmeyeceklerdir."
Bu sonuncu gartla Mustafa Kemal hem dig politikada yönetim disip-

45. Salahi Sonyel, Türk Kurtulug Savasi ve Dig Politika, ll, sf. |2-15.
46..Zeki Sanhan, a.g.e., Ill, sf. 173-l74.
47. Ali Fuat Cebesoy, MoskOYa Hatiralari, sf. 84.

48. Salahi Sonyel, a.g.e., II, sf. 17-19.


49. Zeki Sarihan, a.g.e., III, sf. l9I-l92.
236

lini saghyor, hem iç politikada lttihatçilan, mesela Cemal ve Enver pa-


galan ve komünistleri diglayarak Moskova ile iligkileri hükümetten-hü-
kümete iligkiler haline getirerek kendi eline ahyor.

Nihayet Dogu Harekâti


Ermeniler Bolgevik Ruslarm ikircikli tavnndan cesaret ahyor. Ba-
t1'ya da bir ölçüde güveniyorlar.
Ankara'ya bir nota vererek, Brest-Litovsk Antlagmast'nin çizdigi si-
mrlan tammadiklarmi, Oltu bölgesinin Ermenistan'a verilmesi gerekti-
gim,çünkü o antlagmanm Osmanh ile yapild m, Ankara'da yeni bir
hükümet oldugunu söylüyorlar! Ankara'mn sert notasma cevap veren
Ermenistan Digigleri Bakam M. Terakopiyan, "Ermenistan hükümeti
Türkiye'deki Ermeni topraklarmdan vazgeçmeyecektir" diye kargi nota
veriyor! Türkiye bunlan kargi notalarla reddediyor, Ermenilerin Ol-
tu'dan çekilmesini istiyor. Bütün bunIar Bakir Sami Bey Moskova'da
Ruslarla görügürken oluyor.
Ermenistan ordusu 12 Agustos 1920'de Oltu bölgesine girerek bazi
köyleri iggal ediyor. 20 Agustos'ta bir Ermeni birlini Türk kuvvetlerine
saldmyor, Eylül aymda iki Ermeni uçaël Türk mevzilerini bombahyor.
Dogu Beyaz1t'taki Türk kuvvetlerine saldmyorlar. 10 Agustos'ta Ruslar
Ermenilgrle bir anlagma imzalayarak, Türkiye'ye yardun getirebilecek
tek demiryolu olan $ahtahtihattuu Tagnak Ermenistam'na veriyorlar!50
Gerçi 24 Agustos'ta Türk-Sovyet Dostluk Antlagmasi Moskova'da para-
fe edilmigtir, ama Bolgevikler hâlâ ikili, üç1ü oynuyorlar. Ankara hüküme-
"görüg
tinin 2 Eylül 1920tarihli ve karan"nda açikça belirtildigi gibi:

Bolgevik Rusya Türkiye davasm1üstlenecek kuvveti kendisinde göre-


memekte, Bolgevik Rusya'mn dahi kalbinde, kaybedilenleri geri almak,
Îslam ve Türk memleketlerinde mutlak hâkimiyet arzulart hükümran ol-
makta ve Türkiye'nin kurtulugunu ve bilhassa Islam ülkeleri ile cografi
ve siyasi irtibatmi kolaylagtirmaktan kaçmmaktadr. -Bir de harp fen ve
vasitalarmca pek ziyade fakirlegmig oldugundan, bu hususta büyük kis-
nu Müslüman olmak üzere dünyamn her tarafmdan vuku bulan mürac
atlari yerine getiremeyecek bir halde bulunmaktadir...

Aym metinde, Rusya'nm aslmda Türkiye ve Îslam âlemíyle müttefik


gärünerek Bati kargismda kendini güçlendirmeye çahytigt belirtiliyor;
bilhassa ingiltere'ye karg1 nüfuz ve kudretini hissettirmek için Türki-
"mücahedelerini"
ye'nin tegvik ediyor görünmek istiyor ve kendisinden
talep olunan araçIarm verilmesini bugün, yarm diye geçigtiriyor, bu
araç1ari vermeye gücü de yetmiyor zaten. Bolgevikler dügünüyor ki,

50. Selahattin Tansel, a.g.e., III, sf. 236-237.


237

eger Türkler, Azerilerle ve Kuzey Kafkasyahlaria irtibat kurarak güçlü


bir vaziyete gelirse, bu; hem Bati hem Bolgevik çikarlarma hayati bir
darbe vurabilir ve güçlenen Türkler (Bati'ya karq1) mücadeleden vaz-
geçebilirler! Igte bu dügüncelerle Bolgevikler, Türkiye'ye ciddi bir yar-
"k1ymetli

dim yapmadan, Irgilizlerle yürüttükleri pazarhklarda bir mü-


badele metal" olarak kullamyorlar. Üstelik Bolgevikler Türkiye'de bir
kgmünist ihtilali yapmak istiyorlar.51
\Bu karmagik siyasi taktikler sebebiyle Sovyet yardum daima hem An-
kara'mn hem Moskova'nm gündeminde... Kâzun Karabekir'den bir not:

8 Eylül'de Moskova'dan gelen altm külçelerini hastanede tarttirdik.


Erzuruntda iki yüz kilo biralaldL Diger bu kadanm Ankara'ya Sovyet se-
faret bagkâtibi Upmal (Angarski) ile gönderdim. 9 Eylül: Ermeniler iki
gündür Kulp bölgesini iggale baglad11ar...52

: O sirada Türkiye Bati Cephesi'nde de sikigik durumdadir, Ïstanbul


hükümeti 10 Agustos'ta Sevr Antlagmasi'm imzalamig, ilerleyen Tunan-
111ar29 Agustos'ta Ugak'a girmigtirl
Bu durumda Ermenistan'a kargi artik harekât gart!
Ermenistan'a yapilacak askerî harekâti bugüne kadar siyasi sebep-
lerle ve özellikle Moskova ile iligkileri dikkate alarak ertelettiren Mus-
tafa Kemal Pa.ya, 16 Eylül'de "Garp Cephesi Kumandam Ali Fuat Papa
Hazretlerine" gönderdigi yazida, Bolgeviklerin niyetleri hakkmda duy-
dugu güpheleri anlatlyor ve "Ermenilerle müsait bir muharebe vermek-
"ittisal"i

ten" bahsediyor, hatta Bolgevik yönetimindeki Azerbaycan'la


yani ulagmu saglamak için "Ruslarm muvafakatma bagh hareket etme-
mek kararlarim ve talimatlarm1verdik" diyor.53
Salahi Sonyel'in deyigiyle, "Türk ulusal änderlerinin de bu kez anla-
diklari gibi, Ermeni sorunu ancak Tagnak yönetimini ba.y egici duruma
getirecek askerî bir harekâtla çözümlenebilirlerdi. Ama böyle bir hare-
kâti baglatmakla suçlamhay1 istemediklerinden, ilk davramêm Ermeni-
lerden gelmesini bekliyorlard1..."S4
Selahattin Tausel'in deyimiyle, "Ankara hükümetinin çekingen hare-
keti"SSartik sona ermig, nihayet, 20 Eylül'de Mustafa Kemal'in ve Ba-
kanlar Kurulu'nun imzalarnu tay1yan talimat Katabekir'e ulagmigtir:

5 f. Tam metin için bkz. Ataturk'un Bütün Eserieri, cilt 9, sf. 282-285. Mustafa Kemal
Papa [6 Eylul'de "Bati Cephesi Kumandani All Fuat Papa Hazretlerine" gönderdigi yazida
da Rusya ve Bolgevizm hakkmda ayni rahatsizlik ve lüipheleri anlatir. a.g,e., sf 347-349.
52. Kazim Karabekir, a.g.e., sf. 842.
53. Atatürk'ün Butün Eserleri, cik 9, sf. 348.
54. Salahi Sonyel, Türk Kudulug Savagi ve Olg Politika, li, sf. 27.
55. Selabattin Tansel, Mondros'tan Mudanya'ya, ill, sf. 236.
23 8

Kars genel istikametinde taarruz hareketi icra edilecektir... Asli mak-


sat Ermeni silahh kuvvetlerini imha etmektir... Silahsiz Ermenilere kati-
yen dokunulmayacaktir... Gürcistan'm tarafsizligi için gereken temasla-
ra Dogu Cephesi Kumandam Karabekir Papa yetkilidir...

Karabekir son hazirhklari yaparken, 24 Eylül'de, Ruslarm hoggörü-


sünden yararlanan Ermeniler Kötek ve Bardiz ilçelerine saldiriyor!S7 Ka-
rabekir Papa, 25 Eylül'de askerlerme "cephe emri" yaymhyor, Türk taar-
ruzunun 28 Eylül'de baglayacagmi bildiriyor. Ermenilerle sorunu bangçi
yollardan çözmenin mümkün olmarbimi, Ermeni ordusunun sürekli ola-
rak Türk birliklerine saldirilar düzenledigini, Milslüman halka zulümler
yaptiguu, askerî harekâttan bagka çare kalmadigm1 anlatiyor. Bu "cephe

emri"nde Karabekir siyaseten önemli bir konuyu vurguluyor

Bu hareketin icrasi lüzumuna Rus Sovyet hükümeti dahi kani olmugtur...

"cephe
Karabekir'in emri"ndeki qu madde de ilginçtir

Bilhassa az zayiat vermek ve cephane israf etmemek ve Tagnak Ermeni-


lerin beyaz bayrak göstererek teslim olacaklan veya "Allah Allah" diyerek
bagirmalan, Türkçe seslenmeleri gibi hilelerine aldirmamak lazimdir...

Tagnak Ermenistani'na kargi baglayacak olan askerî harekât, Kagiz-


man-Novoselim-Merdenik (bugünküGöle) hattma kadar genigleyecek-
tir. Karabekir zaten askerî harekât için hazirhklan yapmly, ordusunu
mevzilendirmigti. Gerekli askexî talimatlan birliklere göndererek Kara-
bekir taarruz emrini veriyor.

Îlk taarruz
Ve 28 Eylül 1920 sabaha kargi saat 03.00'te, Milli Mücadele'mn ilk ta-
arruzu baghyor. Ermeniler bu ilk harekâta kang ciddi bir direnig göste-
remiyor; Türk ordusu 29 Eylül akgann Sankanug'a giriyor.
Bu arada Ankara, harekât hakkmda Sovyet liderlerine bilgi veriyo
hatta Moskova'dan yard1m istiyor. Gerekçe olarak Ankara, Bati'daki
Yunanhlar gibi Dogu'da da Tagnak Ermenilermin "Îtilaf Devletleri'nin
entrikalarma alet olduklaruu" Türkiye'nin dogu vilayetlerini istila et-
mek için f1rsat kolladiklarmi ve "Basra Körfezi'nden Karadeniz'e ka-
dar" itilaf Devletleri'nin nüfuzu altmda bir kitle olugturarak Türkiye'yi
Dogu dünyasmdan koparmak istediklerini anlatiyor. Dahasi, Ankara,
Tagnaklann yenilgiye ugrat11masmdan sonra Ermenistan'da "Türkiye

56. Atatürk'ün Bütün Eserleri, cilt 9, sf 364.


57. Salahi Sonyel, a.g.e., ll, sf. 27.
239

ve Sovyet Rusya arasmdaki iligkilerin bilincinde bir hükümetin igbagi-


na gelecegini ümit" ettigini bildiriyor?
Yani, milliyetçi Ankara, Bolgeviklerin Ermenistan'i ele geçirmesine
yegil ig1k yak1yor, hatta.tegvik ediyor!
Ankara, Ermenistan'i tecrit etmek için 9 Ekim'de Gürcistan'a da bir
dostluk anlagmasi teklif ediyor. Bolgeviklerin Türk taarruzuna kargi
sert tepki göstermesini de önlemeye çahq1yor. Bu sirada Mustafa Ke-
m Hâkimiget-i Milliye gazetesinde Bolgevizm'i öven yazilar yaym-
lattiriyor:
Hâkimiyet-i Millige, 5 Ekim 1920, "Türk Bolgevik Ittifalo" baghkh
makale: "Türklerle Bolgevikler yahut Türk milleti ile Rus milleti aym
Dogu'nun milletleridir; birinin bagmdaki dert digerinin de bagmda var-
dir... Yeni Rusya, yeni Türkiye el ele, dünyay1 emperyalist zulmünden
kurtaracak olan hareketin öncüleridir..."
Hâkimiyet-i Milliye, 9 Ekim 1920, "Cereyanlar" baghkh makale:
"Komünizm hareketi gibi bir inlglap yahut genel manastyla qu Anadolu
halkma dahili ve harici, az olsuxi sükûn ve rahat verecek herhangi bir
degigim, Hâkimiyet-i Milliye'nin aziz ve kutsi tamdigi bir hadisedir...
Bu gayeyi en iyi temin edecek vasitalardan biri komünizmdir..."
Hdkimiyet-i Millige, 12 Ekim 1920, "Iki Komünizm" baghkh maka-
le: "Anadolu, Rusya'daki manasiyla havin ve kanh bir amele diktatörlü-
.gayet

günemuhtaç olmaksizm komünist olacak, seri süratli bir olgun-


lagma ile kapitalist âlemden uzaklagarak ve onunla muzafferâne müca-
-

dele ederek, komünizm gayelerine kadar uzayip giden yollarm egigm-


den atlayacakt1r..."
Hâkimiyet-i Milliye, 16 Ekim 1920, "Rus Bolgevizmi, Türk Komü-
nizmi" baghkh makale: "Rusya'da kanh bir inkdap, BoLyevizm namm1
taylyan koskoca bir komünizm inkilabi oldu. Türkiye de aym yola pa-
ralel olarak ayni istikamete dogru gidiyor... (Ancak iki ülkenin toplum-
sal yapdarl çok farkhdir.) Dolay1slyla Rusya'da Bolgevizm'in kullandigi
: inlolap usullerini buradä-tatbik etmek istemek kadar inkilapç1hktan
haberdar olmayLS tasavvur edilemez. Bolgevizm inlalabi, bütün komü-
nizm hareketleri için bir örnek,.bir model degil pek laymetli, pek can-
h, pek muazzam bir rehberdir. Bu rehberden istifade etmeyi, onun gös-
terdigi yollardan gitmeyi ne kadar candan arzu edersek, onun usulleri-
ni gekil itibariyle aynen taklit etmekten de o derece sakmmz.
Her geyde körü körüne taklitçilik fenadir; bilhassa inkdapçihkta!"S9
O sirada Bolgevikler Anadolu'da örgütlenmeye çahg1yor, Mustafa
i Kemal komünist örgütlerini yasaklaylp mensuplanm tutuklattinyor.
"Komünizm lazrnsa biz getiririz, burada Bo14evik örgütlere gerek yok"

58. Ali Fuat Cebesay, Moskova Hatiralari, sf. 92-93.


59. Bu makalelerin tam metinieri için bkz. Latin harflerine çeviren Hadlye Bolluk, Kurtu-
lug Savagi'nm ideolojisi, Hakimiyet-i Milliye Yazilari, sf. 90-102.
240

diye özetleyebilecegimiz bir politika izliyor, mesela 18 Ekim 1920 günü


"resmî"
kendi denetimi altmda bit Türkiye Komünist Partisi kurduru-
yor... Aym zamanda dig politikada, dünya stratejik dengesinde Bolge-
viklerle aym safta oldugunu belirterek Rusya'dan yardun almaya, siya-
si destek saglamaya çahqiyor.
1920'nin sonbaharmda Bolgevikler de Türk destegine muhtaç, çün-
kü çok silogik durumdalar: Kizil Ordu Polonya'da Beyazlarla, Xinm'da
Wrangel ordusu ile çarpigma halinde. Güney Kafkasya'da Karabekir'in
ordusunun önünde duracak bir askerî kuvvet yok! Lenin telagh, "Türk-
ler Batum'u, Bakü'yü alabilir, Ermenistan süratle Bolgeviklegtirilmeli-
dir" diyor!60
Azeri petrollerini ele geêirmek isteyen Lenin yedi ay önce 17 Mart'ta
Kafkas Cephesi Harbî Înlulap SûrasinmBagkam Orjenikidae'ye çektigi
telgrafta "Bakü'nün almmasmm zaruri oldugugu, Gürcistan'm da aym
öneme sahip bulunduguou" bildirmigti.61 Fakat o sirada Kizil Ordu Po-
lonya cephesinde ve Rusya içinde de Beyaz Ordularla çarpigtigi için
Kafkasya'ya büyük bir agirhk verememigti.
1920 Ekim ve Kasim'mda Ermeniler Îngiltere'den yardim istiyor,
ama lasa sürede yapilabilecek bir gey yok. Bolgeviklerden de yardim
istiyorlar, Türklerin Pantürkizm.peginde olduguna Bolgevikleri inandi-
nyorlar. Kemalistlerin Pantürkist olabileceginden zaten güphelenen
Bol evikler "Türk saldirganhš1yla" bir iligkilermin olmadiguu, "Erme-
nistan halkma dostça duygular beslediklerini" açikhyorlar! Bu, Türk
harekâtma kargi siyasi bir tavirdir! 9 Kasun'da ilk resmî Sovyet heyeti
Ankara'ya vanyor, heyet bagkam Upmal Angarski'nin ayagmm tozuyla
"arabuluculuk"
yaptigi ilk ig, Ankara ile Ermenistan arasmda yine
önermek oluyor! Daha önce de arabuluculuk önererek Türk harekâtmi
durdurmuglardi; gimdi aym geyi yapmak istiyorlar. Türk-Rus ißgkileri o
kadar bunalunh bir evreye girmigtir ki, Bolgevik liderleri "Her an sava-
ga girmeye zorlanabiliriz" diye aç1klamalar yaplyor!62
Ortak çikarlann ittifaka yönelttigi Kemalist-Bolgevik ili.ykilerinde,
çatigan ç1karlardan dolay1 ciddi bir gerginlik yagamyor. Bati buuu göz-
den kaç1rmlyor tabii... Gürcistan'daki Ingiliz temsilcisi Albay Stokes, 6
Kasim'da Ingiliz Digigleri Bakam Curzon'a gizli bir telgraf gönderiy r:
Bolgevik Ruslara karei Türklerle dost olahm, Mustafa Kemal'le görü
-

lim, Yunanh1an birakahm, böylece tüm Islam dünyasmm da sempatisi-


ni kazamnzi Fakat bu keskin dönügü Curzon reddediyor.E
Ashnda Türkiye'de Rauf Orbay, Ali Fuat Cebesoy ve Digi leri Bakam

60. Zeki Sarihan, a.g.e., Ill, sf. 238-239.

6 I. Dr. 1skender Yilmaz, Gümrü Antiagmasi, Atatürk Arastirma Merkezl, Ankara,


2001, sf. 12l.
62. Salahi Sonyel. a.g.e., II, sf 30.
63..Salahi Sonyel, ay.y.
241

Bekir Sami Bey'in de tercihi, partlarmuzi kabul ederlerse, Bolgeviklere


kargi Ingilizlerleanlagmaktir...
Mustafa Kemal ve Karabekir, Ingilizlere kargi Bolgeviklerle anlagma
yanl1sidir; Bolgeviklerden yardim almak için Azerbaycan'm Bolgevik-
legtirilmesini bile kabul etmiglerdir. Ama ihtiyathdirlar. Hem Bolgevik-
1erle flört ediyorlar, hem yurtiçindeki Bolgevik faaliyetleri yasakhyor-
lar. Mustafa Kemal, Ruslarla anlagma bozulabilir diye, Ìngiltere ile an-
1 ma seçenegini de cebinde tutuyor; Ali Fuat Paga'ya yazdigi mektup-
ta, "Rus meselesi sonuçlanmcaya kadar Ingiltere ile hafif temas" siya-
seti güttügünü bildiriyor."
Mustafa Kemal Batl ile en keskin gekilde çatigtini, Dogu'ya en karar-
"hafif
h gekilde yaklagtig1 s1rada bile Bati ile en azmdan temas" hesabi-
m elden birakmamigtir.
Bol§evik Rusya ile siyasi durumda böyle gerilimler yagamyor, ama
K1xilOrdu'nun Kafkasya'da Karabeldr'in ordusuna kargi askerî bir ça-
tigmaya girmesi imkâns12dir. Çünküböyle bir gey, Kafkasya'daki bütün
Bolgevik stratejisinin çökmesi, Türkiye'nin Bati ile ittifaka itilmesi,
"emperyalizm
ve kapitalizm"in Kafkasya'ya gelmesi demek olur! Kaldi
ki Kizil Ordu, Beyaz Ordularla iç savag halindedir zaten!
Ankara Rus tepkilerini yat1gt1rmaya çahylyor, ama geri adim atmi-
"arabuluculuk"

yor, Bolgeviklerin önerisini kabul etmlyor.


"em-
Ve Meclis Bolgeviklere ateg püskürüyor Mademki Bolgevikler
peryalist Ermeni isteklerini" destekliyordu, öyleyse Bolgevikler gerçek
komünist degillerdi!65
Bu inig çilaglara ragmen Kemalist-Bolgevik igbirligi sürüyor. 24
Agustos'ta Bekir Sami Bey'in paraf ettigi Dostluk ve Yardun Antlagma-
si geregince 21 Eylül'de Rusya'dan yola çikanlan ilk parti askerî yar-
dim, 2 815 tüfek ve 1 885 sandik cephane 15 Ekim'de Trabzon Lima-
m'nda teslim ahmyor.66

Ve Dogu'da zafer!
16 Ekim'de Genelkurmay Bagkam Îsmet Bey, Karabekir'e çektigi
telgrafta "Bolgeviklerin Van ve Bitlis hakkmdaki teklifme ne dersiniz?"
diye soruyor; Karabekir de "Kars, Ardahan ve Batum'u iggal etmemiz
en iyi cevap olur" diyor!67
Genelkurmay Moskova'dakt Digigleri Bakam Bekir Sami Bey'e, 21
Ekim'de Ruslann Van, Bitlis ve Mug'un Ermenilere verilmesi yolundaki

64. Zeki Sarihan, a.g.e., IIL,sf. 213.


.65.

Zeki Sarihan, a.gee., III,sf. 245.


66. Zeki Sarihan, ay.y.
67. Kâzim Karabekir, a.g.e., sf 564
242

talebinin reddedilmesiiçin talimat gönderiyor.


22 Ekim'de Mustafa Kemal Paga, Sovyet Digigleri Halk Komiseri Çiçe-
rin'e mektup yazlyor. Bu, 2 Temmuz tarihli mektubuna cevap-
Çiçerin'in
tlL Mustafa Kemal, mektubunda Türk-Sovyet dostlugunu vurguluyor:

Rus milletinin insanhšm kurtulugu için gösterdigi yüce fedakârliga


milletimiz büyük deger vermektedir Aym gekilde milletimiz de yüzy1llar
boyunca savagarak Müslüman ülkeleri müdataa etmig ve Avrupah em-
peryalistlerin giddetli hedefi haline gelmigtir. Kesin olarak inanmakta-
yim ve inancimi vatanda.91arim da paylaymaktadir ki, bir taraftan Batih
emekçiler, diger taraftan kölelestirilen Asya ve Afrika halklar1, bugün
milletleraras1 sermayenin, onlari birbirine lordirmak, köleleptirmek ve
efendilerinin azami kân için onlari kullandigru anladiklar1 ve sömürge
politikalarmm bir cinayet oldugu bilinci dünygemekçi kitlelerinin kalbi-
ne yerleptigi gün burjuvazinin iktidan son bulacakt1r.

"stratejik"
Mustafa Kemal bunlan yazdiktan sonra bir yaklaç1m orta-
ya koyuyor Bolgeviklerin Bati proletaryasi, Türkiye'nin de Islam dün-
yasi üzerindeki etkilerinin Batt'ya karç1 el ele vermesi:

Rus Federatif Sovyet .Hükümetinin Avrupa emekçileri üzerindeki


yüksek manevi nüfuzu ve Müslüman âleminin Türk hallona sevgisi bize
güven vermektedir ki, sabir ve cehaletten ileri gelen bir kadercilikle Ba-
till emperyalistlerin iktidarlarmi destekleyenlerin, siki iqbirligimiz saye-
sinde Bati emperyalizmine kargi birlegeceklerine inamyoruz¾

Mustafa Kemal bu mektubu yazarken Dogu Cephesi'nde Ermeniler-


le yer yer çatigmalar oluyor. 28 Ekim'de, Ermenilerin elindeki Kars'1
kurtarmak üzere Türk taarruzu ba.pliyor.'
Kars ve Ardahan 1877 savagmda Ruslarm eline geçmig, 1918 bagmda
Kafkas harekâti ile kurtarilrug, fakat 1918 sonunda Mondros Mütare-
kesi ile Ingilizlere birakilrug, Îngilizler de Ermenilere vermiglerdi.

68. Atatürk'ün Bütün Eserleri, cilt IO, sf. 64-65.


*
Sarikamig'in kurtanimasiyla Kars taarruzunun baglamast arasinda bir aylik bir dönem var-
"durmug"

dir. Atatürk'e göre Celaleddin Arif olayi yuzûnden harekât Celaleddin Arif Erme-
nilerin ekmegine yag sürmü§tu. Celaleddin Arif, Erzurum Mebusu Hüseyin Avni Bey'le Erzu-
rum'a gitmig, orduda yolsuziuklar oldugu, silahlann çalinip satildrgi gibi dedikodular içinde
Mustafa Kemal'e kargi çakan 50 imzali bir telgraf çektirml§ti Atatürk buna çok büyük tepki
gästerir. Celaleddin Arif kendisinin eyalet valisi, Huseyin Avni'nin de Erzurum il valisi yapil-
masini istlyordu. Karabekir'in anlaami biraz farklidir. Büyütülecek bir olay degildi, 50 imzanin
sahiplerinin çogunlugunun haberi yoktu. Bir haftaligina cepheden gelerek meseleyi hallettigi-
ni, Mustafa Kemal'e telgrafla durumu bildirdiginianlatir. Aradaki blr ay \çlnde Ermeni kuvvet-
leriyle meydana gelen çatigmalar hakkinda bilgi verir. Ikianlatimi mukayeseli okumak gerekir.
Atatürk, Nutuk ve Kâzim Karabekir, istiklal Harbimiz, sf. 837, 849-854, 893-895; Kâzim
Karabekir, Nutukve Karabekir'den Cevaplar, cilt4, sf. 982-1012.
243

30 Ekim'de Kars, 7 Kasim'da Gümrü almarak, Arpa Çay1'nmdogu-


sundaki topraklar Ermeniiggalinden kurtan11yor.
Kâzim Karabekir Türklerin aldiklan yerlerdeki Ermeni halkm ve Er-
meni yetim çocuklanum korunmasi ve bakimi için tedbirler ahyor, ola-
ganüstübir çaba gösteriyor. Bölgedeki Amerikan heyeti, Karabekir'in
Ermenileri korumak için aldiklan önlemleri övgüyle Washington'a bil-
diriyor?
ustafa Kemal, Dogu harekâtmdan dolay1 4 Ekim, 8 Ekim ve iki de-
fa da 30 Ekim tarihlerinde gönderdigi telgraflarla Karabekir'i ve silah
arkadaylanm kutluyor. 30 Ekim tarihli telgrafta, Kars için harekâtm
"dört

günden beri arazinin engelleri ve dügmamn bütün vasitalanyla


mukavemeti ve mevsimin giddetli gartlan içinde" yapildignu belirtiyor
ve "Kars gibi bir kalenin zapt1 her milletin tarihinde nadir olan fevkala-
de bir askerî baçandir" diyerek kutluyor:

Zat-i devletlerini ve kumandan ve asker bütün ganh arkadaylanmizi


kemâl-i iftihar ve itimat ile takdir ve tebrik ediyoruz.70

192Tnin iç politika partlannda Atatürk Natuk'ta Karabekir hakkm-


daki övücü sözlerinden bahsetmeyecektir.
Genelkurmay Bagkam Îsmet Bey de Karabekir'i kutluyor

Pek sevgili kardegim Kâzimcigun,


$arkharekâti bizive davamizi ihya etti. O kadar s11alnug idik, o kadar
dalmig idik ki, vaziyetin nefes alacak bir menfeze kesin ihtiyac1vardi. Al-
lah'm inayetiyle bunu sen tam bir muvañakiyet ve intizam ile açtm... Bil-
hassa Mustafa Kemal gükramm ifade ve izhar için ne yapacagim bilmi-
yordu. Herkes böyle idi...
Garp'ta sikmtiday1z Kâzim. Malzeme, anargi, entrika s1kmtdan, en
mühimi tabii malzemedir.71

Înönü, 1960'larda anlattigt hatiralarmda da Karabekir'den ve Dogu


harekâtmdan takdirle, övgüyle bahsedecektir.72
Gümrü'nün almmasmdan sonra Ermenilerin istegi ile ateykes yapih-
yor. Ermenilerle 26 Kasim'da baglayan bang müzakereleri devam edi-
yor, Ermenistan hükümetinin temsileisi Hatissiyan, Karabekir'e Sevr
Antlagmasi'ndan imzalarm1 geri çektiklerini bildiriyor. Milli Hareket'in
Sevr'de açtig1 bu ilk gedigi Karabekir Ankara'ya miijdeliyor.

69. Käzim Karabekir, istiklal Harbimiz, sf. 857-858, 870-876.


70. ATTB, sf. 369, 370, 375, 376.
71. Kâzim Karabekir, a.g.e., sf. 862.
72. Ismet inöna, Hatiralar, sf. 2l0-2l5.
244 ,

27 Kasun'da Lenin ve Stalin .Kafkasya'daki Kizil Ordu Komutam


Orjenikidze'ye, Ermenistan'm Belgeviklegtirilmesi emrini veriyor.
Çünkü K1zil Ordu Kafkasya ve Kiriin bölgesinde Beyaz General
Wrangel'in ordulanm yenmig, Ermenistan'1 içgal edecek duruma gel-
migtir. Bu arada Tagnak .hükümeti Tüfkiye ile bang görügmelerini
sürdürüyor ve Karabekir bagkaahimdäki Türk heyeti ile Hatissiyan
bagkanhšmdaki Ermeni hükûmeti aras.mda 2-3 Arahk gecesi Gümrü
AntlagInast imzalamyor, 1877 savagmda kaybettigimiz topraklan 43
yd sonra geri aliyoruz, Sevr Ardddgmasi'nm dogu ayagl, Ermenistan
projesi tamamen çöküyor, bugünkü suunmiz (büyük çapta aymsi)
çiziliyor.
Ertesi gün KizilOrdu Erivan'a girerek Ermeni Bolgeviklerle birlikte Er-
menistan Sovyet Cumhuriyeti'ni ilan ediyor! Ve yeni Bolgevik Ermenistan
hükümeti 10 Arahk 1920'de Ankara'ya nota veretek Gümrü Antlagmasuu
feshettigini bildiriyor! "Emperyalist Tagnaklar" devrildigine göre, gimdi
"iki

karde; halkm" yeni bir antlagma yapmasm1 istiyorlar!73


Bu yüzden Gümrü Antlagmasi yürürlüge girmiyor. Artik dogu suuri
m1z1 tespit etmede muhatabmuz Tagnak Ermenistan'i degil, Polonya'da
zafer kazammy, Beyaz Ordulan maglup etmig, Kafkasya'y1 ele geçirmig
Sovyetler'dir!

Harekât erken yap11saydi?


"bazi
Burada bir soru akla geliyor: Karabekir'in ve Türk kumandan-
lanmn"74 savundugu gibi, Ermenistan'a kargi Dogu harekâti Haziran
aymda yapilsa, Eylül sonuna kadar ertelenmeseydi, Türkiye íçin daha
iyi olmaz ruydi? Mehmet Gönlübol ve Cem Sar, harekâti ertelemekle
Atatürk'ün isabetli davrandigim savunuyorlar:

Gerçekten o sirada Türkiye'nin askerî ve siyasi çikarlari bunu gerek-


tiriyordu. Ermenistan'a kargi o sirada,girigilecek mukabil hareket iç ve
dig tehlikeler dogurabilecekti. Nitekim dig dügmanlarla sava.yan Anka-
ra hükümeti, Milli Hareket'e kargi direnen iç kuvvetlerle de savagmak
durumundayd1. Diger taraftan o strada Ermenistan'a kargi girigilec
bir harekât, Îngiltere'nin fiili bir müdahalesini de tegvik edebilirdi. Bt
sebeplerden, ancak Eylül ayi sonunda mukabil saldinya geçen Türk or-
dulan 30 Eylül 1920'de Sankanuq'i, 30 Ekim'de Kars'1 ve 7 Kasim'da
Gümrü dahil olmak üzere Arpaçay'm dogusundaki bölgeleri Ermeniler-
den almigt1.75

73. Tam metin için bkz. Yerasimos, a.g.e.,, sf. 244-256.


74. Mehmet Gänlübol, Cem Sar, a.g.e., sf 18.
73. Mehmet Gänlübol ve Cem Sar, ay.y.
245

Atatürk Natuk'ta harekâti Nisan'dan Eylül sonuna kadar erteledigi-


ne deginmiyor.
Karabekir ise dogal olarak, kendi tezini, yani harekâtm Haziran'da ya
da yaz aylarinda yapilmasi gerektigini, sonbahara ertelemenin yanhq ol-
dugunu savunur. Karabekir'e göre, Ekim aymdaki harekâta müdahale
edemeyen ingiltere, Mustafa Kemal'in kayg11andigigibi Trabzon'a asker
ç1karamayan Amerika, Haziran'da da bir gey yapamazlard1. ÜstelikKizil
O du Haziran aymda Polonya ve Kirim cephelerinde Beyaz Ordu'yla sa-
vagtigi için Dogu Cephesi'ndeki Türk harekâti çok daha avantajh olur-
du. Dahasi, Haziran'da Yunanhlar Ugak'a kadar ilerlemig de degildi! Ka-
rabekir'e göre, Dogu harekâti kendisinin talep etdgi gibi erken yap11say-
di, Bati Cephesi'nde Türk ordusu Eskigehir'de yenilip Sakarya'nm do-
gusunaçekilmek zorunda kalmayacakti, çünkü Dogu zaferinden sonra
Bati Cephesi'ne asker ve cephane gönderip takviye ettnek ve böylece
Yunan ilerleyigini erken durdurmak mümkün olacakti.¾
Ingilizlerin Temmuz aymda Batum'u bogaltarak Gürcülere birakmas1
da gösteriyor ki, Türklerin Errienistan'a yapacag1 bir harekâta kargi
askerî müdahalede bulunmalari mümkün degildiF Bu da Karabekir'in
öngörüsünü dogrulayan bir geligmedir.
Ali Fuat Papa da bu konuda Karabekir gibi dügünüyor: Mustafa Ke-
mal Paga'mn Dogu harekâtuu hangi gerekçelerle ertelettirdigini anla-
tan Fuat Papa, harekât ertelenmeseydi Dogu Cephesi'nde askerî zafe-
rin Haziran aymda kazamlabílecegini, Îngiltere'nin hiçbir gekilde mü-
dahale edemeyecegini, Rusya ile de dostlugun ve ulagunm daha kolay
kurulabilecegini, o sirada Yunan taarruzunun da beklenemeyecegini
yazlyor:

1920 ylh Mayis aymda Ermeni ordusu, içeride Bol.gevik isyamm bas-
tirmak ve kuzeyde Azerbaycanhlan durdurmakla meggul bulunuyordu.
Mengevik Gürcistan ona yardim edecek durumda degildi... 16. kolordu-
muz Ermenileri süratle Alaglup edebilecek bir durumdaydi... Ermenistan
hareketini daha fazla ertelemek Batt Cephemizi aylarca zaylf bir halde
birakilmaktan bagka bir geyle tevil edilemezdi.

Dogu harekâti böyle erken yap11sayd1, en az iki tümeni Batt Cephe-


si'ne kaydinp iç isyanlar ve Yunan ordusu kargismda çok daha kuvvetli
hale gelebilirdik.
Türk tarihçilerinden Salahi Sonyel'in harekâtm bu kadar ertelenme-

76. Kazim Karabekir, Nutuk ve Karabekir'den Cevaplar, cilt4, sf. 1013-1134, cilt 6.
sf. I393.
77. Skz. Genelkurmay BagkanligiHarp Tarihi Dairesi, Türk istiklal Harbi, III. cilt, Dogu
Cephesi, Ankara .1965, sf. 145.
78. Ali Fuat Cebesoy, Milli Macadele Natiralari, sf. 524-529.
246

sine eleptirel baktigmi," Selahattin Tansel'in de ertelemeleri "Ankara


hükümetinin çekingen hareketi"80 diye niteledigini görmügtük.
Dogu'da zaferi.kazamp eldeki kuvvetlerden bir kismmi Bati Cephe-
si'ne göndermek çok önemliydi. Çünküiç isyanlar ve Sakarya'ya kadar
dayanan Yunan ordusu kargismda Bati Cephesi'nin asker, silah ve cep-
haneye çok acil ihtlyac1 vardi. Harekâtm sonbahara kadar ertelenmesi
yüzünden, Bati Cephesi'ne bu sevkiyat ancak.1921 yllmm ilk aylarmda
baglayabilecek, 16 Mart 1921'de Moskova ile Dostluk ve Tardun Antlay-
imzalandiktan esevkiyat
mas1 sonra bu luzlanacak, ama ulagtirma part-
larmm zorlugu sebebiyle ciddi gecikmeler olacaktir.
Batt Cephesi'nde Îkinci Inönü'de ve Ashhanlpr'da savaÿ sürerken, Ge-
nelkurmay Dogu Cephesi'ndeki 3. Kafkas tümeninin, tüfek, top ve cepha-
ne ile birlikte kademeli olarak Bati Cephesi'ne gönderilmesini istedi. Yu-
nan ilerleyigi kary1smda ordumuzun Sakarya Nèhri'nií1dogusuna kadar
geri çeldlmesi üzerine dogudan bir tümenin daha battya gönderilmesi ge-
rekti. 1901 dogumlular silahaltma ahndigi halde birliklerde gerekli asker
sayisma ulay1lanuyor, büyük çapta subay s11antis1 çekiliyordu. Ilk gelen
birlilder Sakarya Savagi'na katilmig, ama son yola ç1kanlan tümen savaga
yetigememigti. Çünküsevkiyat yaya yoluyla Batum'a, oradan deniz yoluy-
la Trabzon'a oradan cepheye gönderiliyordu. Dogu suurmi korumak için
bir miktar asker gerektigi gibi, Trabzon'da 7 bin silahli Rum'a kargi, böl-
gedeki agiret isyanlarma kargi da kuvvet bulundurmak gerekiyordu.8 1
Karabekir'in 1921-1922 döneminde Bati Cephesi'ne gönderdigi silah
ve malzeme göyle:

Çegitlipiyade tüfegi: 9 326, süngü: 14 455, hafif inakineli tüfek: 101.

Çegitlitop: 74, bomba topu: 36.

El bombasi: 162 540 adet, piyade cephanesi: 23 636 sandik, topçu
cephanesi: 163 022 sandik.
• 1stihkâm modeli
kürek: 15 928, istihkâm modeli kazma 1 750.
Karabekir, Ermenilerden sava.g tazminati olarak aldigi 1 000'er tane
mermisiyle birlikte 2 bin adet piyade tüfegini ve bir miktar topla cep-
haneyi de Bati Cephesi'ne göndermigtir.82
Dogu harekâtmm zamanlamasi hakkmdaki tartigmalar bir kenara,
Türkiye bu harekât sayesinde 187Tde kaybettigi topraklanm kurtar -

79. Salahi Sonyel, Türk Kurtulug Savagi ve Dig Politika, II, sf. 27. (Salahi Sonyel. An-
kara'nin Eyiül'de harekât karari armasmr anlatirken, "Tûrk ulusal önderlerinin de bu kez
anladiklari gibi, Ermeni sorununu ancak Tagnak yönetimini.bag egici duruma getirecek as-
kert bir harekâtla çözümfeyebillrierdi. Ama bäyle bir harekati baglatmakta suçlanmayi iste-
mediklerinden, ilk davranr¡m Ermenilerden gelmesini bekliyorlardi..." diyor.)

80. Selahatt.in Tansel, a.g.e., Ill, sf. 236.


81. Genelkurmay Bagkanilgi Harp Tarihi, Dairesi, Turk istiklal Harbi, III. cilt, Dogu
Cephesi, Ankara, 1965, sf. 250, 256, 263.
82. Doç.Dr. Muhammet Erat, "Mllli Mücadele'de Kåzim Karabekir Paga", Türkler, cilt
l6, Yeni Türkiye Yayinlari, Ankara, 2002, sf. 993-994.
247

rak Tagnak Ermenilerlyle Gümrü Antlagmasi'm imzalamig, fakat yeni


kurulan Bolgevik Ermenistan'm buna itiraz etmesiyle s1kmtil1 bir siyasi
durum ortaya ç1kmigti. 1921 yllma sikmtih bir ortamda giriliyordu.
1921 Ocak aymda Yunanhlar Eskigehir'e dogru ilerliyor. Doguda za-
fer kazanan Türkiye bir an önce Moskova ile anlagmay1 imzalayarak
dogu s1mrim saglama baglamak ve Rusya'dan alacagi yardimla Bati
Cephesi'ni takviye etmek istiyor. Fakat Ruslar bir yandan Ermenistan
i ko usunda yeniden pazarhk pegindeler! Öbüryandan Ingilizlerle bir ti-
caret anlagmasi yapmaya çaligiyor! Îngiltere Ruslarla bir ticaret anlag-
masi yapmak için Moskova'nm Ankara'ya yardim etmemesini gart ko-
guyor! Ankara, Ruslarm "Bati devletleriyle anlagma kargihimda Türki-
ye'nin terk ve feda edilmesi imkânmi elde tutmak için bir taahhüde gir-
medigini" ve Türkiye'de komünist faaliyetlerle yönetimi ele geçirmek
istedigini dügünüyor!
Ingiliz-Rus iligkileri Ankara'yi kayg11andinyor. Çiçerin9 Ocak
1921'de Lord Curzon'a "Rusya, Büyük Britanya ile ticaret ve bang ilig-
kileri kurmayi en içten bir gekilde istemektedir" diye telgraf çekiyor.
Stalin 22 Subat'ta,Ankara'nm Moskova Büyükelçisi Ali Fuat Paga'ya
"Ittifak yapamayiz. Çünküingili21erleticaret anlagmasi yapacagiz" di-
"kardeglik

yor, Türkiye ile ancak anlagmasi" yapabileceklerini, ittifak


anla.ymasi olmaksizm para ve silah gönderebileceklerini söylüyor. Bü-
tün bunlar Ankara'nm kugkularmi büsbütün artiran faktörlerdir?
Ermenistan Sovyet Cumhuriyeti'nin Digigleri Bakam Behzadyan, 10
Subat1921'de Ankara'ya gönderdigi notada Gümrli Antla.ymas1'm tam-
madiklarmi bildiriyor! Behzadyan, ancak Kemalist liderlik de Gümrü
Antla.ymasi'ndan vazgeçerse, "Bati emperyalizmine kargi açt1g1 ulusal
kurtulug mücadelesinde" Ankara'ya yardim edeceklerini söylüyor!
Behzadyan'in agziy1a Belgevikler aba altmdan sopa gösteriyor! Beh-
zadyan Ankara'ya Moskova'da yeni bir konferans yap11arak sorunlarm
orada görügülmesini, Gümrii'deki Türk ordusunun çekilmesini, Ermeni
savag esirlerinin serbest birakilmas1m istiyor. Türk Digigleri Bakan Ve-
kili Ahmet Muhtar Bey cevabmda, Türk askerî harekâtmm "Ingiliz em-
peryalizminin uçaklari. olan Tagnaklar"a karg1 yapildigun, Gümrii Ant-
lagmas1'mn iptalini istemenin anlagihr tarafi olmadigmi bildiriyor."
Belli ki, Ingilizlerle'ticaret antlagmasi yapmak i in görügmeler sürer-
ken Bolgevikler Ankara'ya mesafe koyuyor! ÇünküPolonya cephesin-
de Kizil Ordu zafer kazanmigtir, Bolgevikler artik kendilerini hayli güç-
lü hissediyorl
Tabii, Ankara, Gumrü Antlagmasi'm Bolpevik Ermenistan'm feshet-
mesinin arkasmda Moskova'nm oldugunu biliyor! Digigleri Bakan Veki-
li Ahmet Muhtar Bey bunu Meclis'te göyle anlatacakt1r:

I 83. Bkz. Ömer Kürkçüoglu, a.g.e., sf. 151-159.


84. Salahi Sonyel, a.g.e., ll, sf. 35-36.
i
248

Biz Ermenilerle bir zaman harp ettik, sonra sulh yaptik... Bu sulh hü-
kümlerinin yürürlüge girmesine mâni olan, Sovyet hükümeti oldu. Biz
Ermenilerle onlann mezaliminden ve facialarmdan memleketi ve Îslam
ahaliyi kurtarmak ve onlar bizim gibi medeni bir hükümet kuramadikla-
n için, orada münasip bir kuvvet b1rakarak Dogu hududumuzda asayigi
muhafaza emeliyle muharebe yaptik. Ve sulh yaptik. Fakat bu gayenin
isti sali esnasmda kargmuza bir engel kuvvet çikti. O da Rusya Sovyet
hükümeti...

"akidelerini"

Ahmet Muhtar Bey, Rus Bolgevik rejiminin kendi siyasi


"bütun
yani ideolojisini insanlara, milletlere lçabul ettirmek için teca-
vüz uyguladigim" vurguluyor! "Mustafa Suphi Efendi"nin bu amaçla
Türkiye'ye gönderildigini söylüyor:
"Biz biliyoruz ki, Ruslarm bir gayesi var: O¾a ittifak ve ittihat ede-
cekleri milletlere mutlaka kendi akidelerini kabul ettirmektirL."
Ve Ahmet Muhtar Bey bir endigesini dile getiriyor: Türkiye ile Azer-
baycan arasma Ermenistan'm konulmast

Benim korktugum ingilizlerle Bolgevikler, Azerbaycan Türk âlemi


ile bize, aramiza bir Ermenistan dikmek istiyorlar! Bolgevikler Van'i,
Bitlis'i bilmem nereyi onlara veriyorlar. 1stanbul hükümetinin kabul
etmig oldugu Sevr antlagmasmm karatlanm tamamen bahgetmek üze-
re...85

Bolgeviklere güvensizlik
Ankara'mn Sovyetler'e güvensigligini artiran bir husus, Subat
1921'de Kizil Ordu'nun Gürcistan'a saldyrmasidir. Mustafa Kemal 21
Subat'taMeclis'te yapt1g1 konugmada Bolgeviklere güvenmedigmi açik-
ça belirtlyor·

Evvela... Ruslar Kirnuzi kitalanyla Gürcistan'a taarruz ederken, bize


malumat dahi vermemiglerdir. Ikincisi,Ruslar, bu defa da bizi ortak ha-
rekete davet etmemiglerdir. Dün gece yans1 yatagmdan kaldirdigm" z
Rus Elçisi Medivani'nin bana söyledigi de smirlarruz dardir, oturundz
yerinizde...

Peki, leyse Bolgeviklerle dostluk ittifak yapmaya neden bu


veya
kadar önem veriyoruz? Bolgeviklerle ittifak politikasuu sert bir gekilde
elegtiren Erzurum Mebusu Hüseyin Avni Bey'e verdigi cevapta Mustafa
Kemal "Ruslar mi, Ingilizlermi?" diye soruyor:

85. TBMM Gizli Celse, 18 Mart l92\, Moskova Antlqmas!'nin imzalanmasindan iki gün
sonral Bkz. Dr.iskender Yilmaz, Gümrü Antlagmasi, sf. L64-l65,
249

ingilizler galebe çalabilirse biçim için daha tehlikeli olabilir... Kafkas-


ya'da Ruslar nu yoksa Îngilizlermi galibiyet kazansm? Bunu da ince bir
muhakemeden geçirmek gerekir. En nihayet hangisi?

Mustafa Kemal'in deyimiyle, Türkiye açismdan iggalci Ingilialere


kargi Bolgevik Ruslar, Bolgevikler açismdan da emperyalist Îngilialere
"ehveni
kargi milliyetçi Türkiye ger"dir.86
Onun için de, aralarmda çok ciddi ideolojik görüg ayriliklan, siyasi
ihtilafiar ve bazen toprak anlagmazhklari çiksa bile, her iki taraf da
stratejik iligkilerini sürdürilyor.
Moskova'da Türk-Sovyet görügmeleri devam ederken, Kizil Or-
du'nun Gürcistan'a girip Tiflis'i iggal etmesinden bir gün önce 23 $u-
bat'ta Bati yanhs1 Gürcistan hükümeti Ardahan ve Artvin'i Türkiye'ye
birakiyor ve Kâzim Karabekir'in emriyle Ardahan'da bulunan Türk
kuvvetlerini temsilen yedek subay Hilmi Bey Ardahan'a Türk bayragm1
dikiyor. Karabekir Paya Ardahan ve Artvin'in anavatana katildigim ge-
nelge ile müjdeliyor?
Ve 18 Mart 1921'de, aym gün içinde, Moskova'da iki antlayma imza-
lamyor: Îngiltere ile Ticaret Antlagmas1... Türkiye ile de Dostluk ve Yar-
dun Antlagmasi...
Türkiye ile yapilan antlagmanm imzalan 18 Mart'ta atildigi halde,
resmi tarih 16 Mart'tir. Taraflar bu antlagmay1 emperyalist devletlerin
Istanbul'u iggal yildönümü olan 16 Mart'ta imzalamig olmada hakh bir
sembolik deger görmüglerdit Antlaymanm girig bölümünde de, Arikara
ve Moskova'nm
"emperyalizme
kargi mücadeledeki dayanigmalan"
vurgulamyor, Misak-i Milli simrlan teyit ediliyor, zorla kabul ettirilmig
antlagmalan geçersiz saydiklan belirtiliyor. Iki taraf birbirlerine kargi
kendi topraklarmda propaganda yaptirmamayi taahhüt ediyor. Ermeni-
lerin ve Ruslann talep etigi Van ve BitIis asla söz konusu olmuyor,
Kars, Ardahan ve Artvin Türkiye'de, buna karq1hk Batum Sovyet Gür-
cistan'mda kaliyor. Nahç1van, Azerbaycan'm himayesi altmda özerk
"Sovyet cumhuriyeti" oluyor. Bogazlar tüm milletlerin ticari gemileri-
nin geçigine aç1k tutuluyor. Karadeniz ülkelerinin katdacagi uluslarara-
si bir konferansta Bogazlar rejiminin ve Istanbul'un güvenliginin kara-
ra baglanmasi, ama bu kararm Türkiye'nin egemenligine uygun olmasi
kararlagtinliyor... Çiçerinaynca Îktisat Vekili Yusuf Kemal Bey'e gön-
derdigi resmî mektupta, Türkiye'nin kalkmmasi için her yll 10 milyon
ruble tutarmda mali yardim yapacaklanm bildiriyor. Antla.yma 7 Tem-
muz 1921'de Meclis'e sunulayor, Batum'un kaybmdan dolay1 beg mil-

86. Bkr. Atatürk'ün Bütün Eserleri, cilt i I, sf 52-53. "Ehveni ger" terimi Mustafa Ke-
mal'e aittir.

87. IskenderYilmaz, a.g.e., sf. 174-175.


250

letvekilinin ret oyuna karq1hk 201 oyla onaylamyor.88


Mustafa Kemal Meclis'te ya tigi konugmada yine emperyalizmden
bahsediyor, "Bu antlaÿma ile emperyalizmin ihtirash saldinsma hedef
olan iki devlet arasmda dogal sebeplerle ortaya çikan dayamgmanm,
hukukî bir gekille tespit edilmig oldugunu" söylüyor.89
Moskova Antlagmast ile Türkiye'nin Dogu Cephesi ve smirlan garanti-
ye ahmyor. Misak-i Milli'ye dahil olan Batum'un Gürcistan'a biralalmasi
antlagmanm yapilabilmesi için Ankara'nm verdigi tek ödündür 90
Yeni Türkiye'nin ilk uluslararas1 antlaymas1... Böylece "Kafkas Sed-
di" de kaldinldigi için Sovyet yardimium önünde engel kalmayacaktir.
Ama Bolgevik Rusya, yardun göndermek için sürekli "antiemperyalist,
,

antikapitalist" hatta "Bolgevizan" bir Türkiye görmek isteyecek, Musta-


fa Kemal da bunu gösterecektir!
Bu arada Türkiye Bati Cephesfnde sikmtih ]>irdönem yap1yor. Yu-
nanhlar Bursa'dan hareketle 6 Ocak 1921'de Bilecik-Eskigehir arasm-
daki Inönü mevkiine kadar geliyorlar. Fevkalade sikmtik anlar
yagayan
Genelkurmay Bagkam Ismet Bey, 9 Arahk'ta bir mektup daha yazarak
"milletimize,
tarihimize hediye ettigin muzafferiyetle istikbalimizi aç-
"ne
tm" diyor ve kadar malzeme gändereceksin?" diye soruyordu_91
Malzeme! Silah! Para... Bunlartsaglayacag1mis önemli yerlerden biri
Rusyal Onun için Mustafa Kemal, Bolgevizm'le "ihtiyath"
flörtü devam
ettirecektir. Bolgeviklerin düzenledigi "Bakü Dogu Halklan Kurultayr"
hem bu ihtiyathhgin hem Bolgevizm'le flörtün Ankara aç1smdan önem-
li bir smavidir

Dogu Halklan Kurultay1


Türkiye Dogu Harekâtina hazirlamrken, 1 Eylül 1920'de Sovyet
Azerbaycam'mn ba.ykenti Bakü'de Bolgevikler "Birinci Dogu Halklan
Kurultay1"m topluyor. Kurultay, ashnda, Baslart ve Türkistanh "Müslü-
man komünistler" tarafmdan kendi sorunlarim görûçmek için dügünül-
mügtü. Ama onlara bu inisiyatifi vermek istemeyen Moskova ve Komü-
nist Enternasyonal, bu kurultay1 kendi güdümüne alarak sadece Müs-
"bütün
lüman degil Dogu milletleri"ni içerecek gekilde topluyor.9 i

Kongrede konugan Rus Bolgevik liderlerden Zinovyev'in ve Radek'in

88. Bkr. Salahl Sonyel, Türk Kurtulus Savagi ve Dig Politika, ll, sf. 51-58, antiagmanin
Sovyet yorumu lçin bkz. A. M. $amsutdinov, Türkiye Ulusal Kurtulug Savagi Tarihi,
19 18- f 923, Dogan Kitap, istanbul, 1999, sf. 207-21 L .

89. Samsutdinov,
a.g.e., sf. 212.

90. Bkz. Baskin Oran (haz.),Türk Dag Politikast, llecipimYayinlari, Istanbul,2001, sf.
[7\-l75.
9L Kâzim Karabekir, a.g.e., sf. 863.

92. Ali Fuat Cebesoy, Moskova Hatiralart, Istanbul, 1955, sf. 14.
25I

"Beyaz Polonya'ya kargi Rus Sovyetleri Cumhuriyeti'nin yapt1RI savag,


sadece Bati proleterlerinin degil, ayrica, Dogu'nun çahgkan halklarmm
da ortak dügmana kargi savagidir" diye konugmalari, bütün ezilen hak-
lari Komünist Enternasyonal bayrail altmda birlegmeye çagirmalan,
Kurutay'm hangi amaçla düzenlendigini gösterir zaten.E
Bir Sovyet tegebbüsü olarak düzenlenen "Birinci Dogu Halklan Kurul-
tay1"ndan Mustafa Kemal son derece tedirgin oldugu halde, Îbrahim Tali
( ngören) Bey'i TBMM adma gözlemci olarak gönderiyor. Kâzun Karabe-
Ior de Ankara'nm onay1 ile Erzurum ve Trabzon vilayetlerinden Cevat
Dursunoglu ve eski Îttihatçi Hafiz Mehmet ile arkadaglarmi gönderiyor
Bu Hafiz Mehmet Bey, Izmir Suikasti'nden sonra idam edilecektir.
Kurultay'a 1 273'ü komünist olmak üzere 1 891 delege kat1hyor. En
kalabahk grup 235 delege ile Türklerdir. 192 Iranli ve Fars, 157 Ermeni,
104 Rus, 100 Gürcü, 82 Kuzey Kafkasyah, Çeçenve Kabartay, 61 Tacik,
47 Kirgiz, 41 Yahudi, 35 Türkmen, 15 Özbek14 Hintli, 8 Kürt, 8 Çinlivs.
kat111yor.
Tabii bunlarm toplumlarim temsil ettikleri söylenemez. Enver Papa
da "Fas, Tunus, Cezayir ve Trablusgarp Înlolaplarmm Temsileisi" ola-
rak kurultaya katihyor riesela!
Aclan Say11gan'agöre, Enver Papa Müslüman delegelerin çok büyük
ilgisiyle kargilamyor, elini etegini öpüyorlar, kendilerini otomobilinin
önüne atiyorlar. Ruslar Enver Papa'nm Îslam dünyasmdaki itibarru bi-
liyor, ama bu kadarmdan ürküyorlar, Pa.ya'mn Kurultay'da bizzat ko-
nugmasim engelliyorlar, onun konugma metnini Mehmet Emin Vehbi
adinda biri okuyor, okurken alayc1 bir tav1r takimyor. Bu Mehmet
Emin Vehbi, daha sonra Mustafa Suphi'yi ihbar etmekten çekinmeye-
cektir! Kurultay'da Enver Paga'ya sert tepkiler de oluyor, "Alman ajam"
falan diye suçlamalar yap1hyor. Bakü Kurultayihdald bu durum, Enver
Paga'mn Anadolu'ya gãçme niyetlerini zaafa agratung, Mustafa Ke-
mal'in liderligini güçlendirmigtir94
Enver Paga'nm okunan uzun konugma metni "Yoldaglar" diye bagh-
yor "Sarkâleminin III Enternasyonal'le müttefik oldugunu" ilan edi-
,

yor! Enver Papa, Birinci Dünya Savagi'na girmesinin emperyalizm kar-


gismda bir mecburiyet oldugunu söylüyor, gimdiki Rusya o zaman

Birinci Dogu Halklan Kurultayl, Koral Yayinlari, istanbul,1975, sf 9,


93. Ali Alev (çev.),
\5-24.
94. Aclan Sayi1gan,Türkiye'de Sol Hareketler, sf. 186. (Mirza Bala, "Komintern ve
Azerbaycan", Kurtulug dergisi, No. IO, Agustos 1935, Berlin, sf. 280-28l'den). §evketSu-
reyya'ya gäre, tam aksine, Enver Papa Müslüman delegelerin tepkisi yuründen kendisi ko-
nugamamig, konugma metnini Mehmet Emin okumuttur (SevketSureyyaAydemir, Enver
Paga, cilt III, sf. 572 ). Delegeler Enver Paga'ya bu kadar topki duyuyorsa konugma metni-
nin okunmasina ntye kargi çikmamiglar!! Sanlyorum Ruslar hem Enver'den yararianmak
hem onu fazla güç\endirmemek lçin ortalama yol alarak metnin bagkasi tarafindan okun-
masini uygun bulmuglardi, metinde zaten Batl kargitligi var.
252

mevcut olsaydi durumun farkh olacagim anlatiyor.


Türkiye açismdan Zinovyev'in konugmas1örtemlidir:

"kutsal
Mustafa Kemal Paga'nm yönettigi hareket halifenin kipiligini"
dügmanlarm elinden kurtarmay1 amaçhyor. Bu komünistçe bir görüg
mü? Hayir! Ama biz y1gmlarm dinî duygularma saygl duyuyoruz... Ama
dinî inamg1 ne olursa olsun böyle yapmamahydi. 11eriyebakma11, geçmi-
§i tekrar getirmeye ugragmamahyd1...

Zinovyev, Milli Hareket'i rahatsiz eden geyler söylüyor, "Bugün ger-


çek ç1karlarmm nerede oldugunu anlamayan Türklerin bunu yarm an-
layacagru" söyleyerek, Türkiye'de Bolgevik devrim beldediklermi ima
ediyor! Îngilizemperyalizmine kargi her hareketi destekleyeceklerini
vurgulayan Zinovyev Hindistan'a da sesleniyor:

Kardepler! Biz sizi kutsal sava.ya çaginyoruz. Once ingiliz emperyaliz-


mine kargi verecegimiz kutsal savayal

Tutanaklara göre, alkig firtmasi kopuyor. Karyihkh uzun hurralar, sa-


londakiler silahlaruu öne dogru uzatarak ayaga kalkiyor, dakikalarca
allaghyorlar.95
Ankara'mn temsileisi Ibrahim Tali Bey konugmasmda dinleyicilere
"yoldaylar"
dört defa diye hitap ediyor. "millet"ten
çok "Anadólu köylü-
leri ve devrimcileri" deyimini kullamyor. Emperyalizme yükleniyor.
Emperyalizmin Türkiye üzerine "Battda Venizelosçu usaklanm, Do-
gu'daise Ermenistan TagnakIartm" gönderdigini, "Anadolu köylüleri-
nin ve devrimcilerimn" emperyalizme kargi savagtigmi, "Sovyet Rus-
ya'mn kendisine uzattigi eli büyük bir içtenlikle kabul edecegini" belir-
tiyor. Konugmasuu "Yagasm Sovyet Rusya ve sadik müttefiki devrimci
Dogu" slogamyla ve hep bir ag1zdan söylenen Komünist Enternasyonal
marglyla bitiriyor!9
Bakü Kongresi bir de "Dogu Halklarma Bildiri" yaymhyor. 58 parag-
raf tutan bu çok uzun bildiride kongrenin Komünist Enternasyonal ka-
ranyla toplantiÿa çagnldig1 belirtiliyor. Bütün Bat1 emperyalizmi eleg -

"cihamn
rilmekte beraber asil hedef yansma hâkim olan galip Îngilte-
re"dir. "Ey Sark Milletleri" hitabmi sik sik tekrarlayan bildirinin temel
tezi, Asya milletlerinin, Avrupa proletaryaslyla el ele vererek emperya-
lizme kargi ayaklanmasidir. Bildiride, Müslüman milletlere ismen hitap
ediliyor, Batfya kargi ayaklanma çagns1 yapillyor. Peygamber'in yegil
"yalan
bayragt altinda yapilan cihadlànn ve fesat oldugu" söyleniyor,
"cihangir
pimdi Ye yagmaci Îngiltere'ye karg1 Dogu milletlerinin ve bü-

95. Birinci Dogu Halklan Kuruitayi, sf. 49-56.


96, a.g.e., sf. 124-127.
253

tün dünya igçilerinin cihadi" için çagn yap1hyor."


Ingilizler Bakü Kurultay1hdan çok tedirgin oluyorlar. Kurultay'1 dü-
zenleyenlerden Hintli Komünist Roy'un söyledigi gibi, "Lord Curzon
uykusuz geceler geçiriyor."¾
Fakat Bakü'de toplanan "Birinci Dogu Halklan Kurultay1"nm ikin-
cisi yap11mayacaktir! Çünkü Kurultay'1 düzenleyen Ruslarm amagla-
nndan biri Ingiltere'ye karç1 güç gösterisi yapmak ve iyi bir ticaret
an agmasma Îngilizleri ikna etmekti! Tarihçi Carr'a göre, Sovyetler'in
Kurultay'm ikincisini yapmamalarmm sebebi, 1921 Mart'mda Lenin
rejimmin Îngiltere ile imzaladigi ticaret antlagmasi olabilir! Çünkübu
"birbirleri
antlagmada Sovyetler ve Ingilizler aleyhine faaliyette bu-
lunmamak" için imza atmiglardir!

Eger Carr'm çözümlemesi biraz daha ileriye götürülürse, bütün bu Ba-


kü Kurultay1 olaymm, her geyden önce, Ingiliz hükümetini Moskova'yla
bir ticaret antlagmasma zorlamak üzere planlammy olabilecegini söyle-
mek samnz pek abartih olmazd1.9

Bakü Kurultay1 bagtan Ingilizlerle pazarhk için planlannug olsa da


olmasa da, Lenin rejiminin Îngiltere ile ticaret antlaymasi imzalamasi
sermaye kararnamesi"ni ç1karmasi, bunlar için Ingilizlerin
"yabanci
ve
de Îslam dünyasmda Ingiliz kargiti propaganda yap11mamas1 gartru
kogmasi sebebiyledir ki, Dogan Aveloglu'nun dedigi gibi, "Bakü Kurul-
tayi'nm cogkun kararlan, daha mürekkebi kurumadan solacak, Islam
ihtilallerine verilen önem azalacaktar=1oo

Bakü komünizmi Türkiye'de!


Mustafa Kemal, Bakü Kurultayl'na ibrahim Tali Bey'i göndermekle
birlikte, tedirgin olmug, Anadolu'da sivil komünist hareketlerin gelig-
mesinden endigelenmigtir. Türkiye'de Rusya'nm Bolgevizm akmu olug-
turmasuu önlemek için, Anadoln'daki sol alomlan disiplin altma alma-
yt dügünmektedir. Bunu öyle ustahkh bir gekilde yapmahdir ki, Rusya
ile iligkiler bozalmamahdu ..

Bakü Kongresi ve Türk-Rus Antlagmas1'yla gelmeye ba.playan Bolge-


vik yardimlan Türkiye'de Bolgevizni'in cazibesini gerçekten artirang-

97. Bakü Kongresi hakkmda bagardibir aragarma olarak bkz. Yavuz Aslan, Türkiye Ko-
münist Firkasi'nm Kurulugu ve Mustafa Suphi, sf. 130-206. Bildirinin tam metni için
bkz. sf. 185-193.
98. Bülent Gäkay, a.g.e., sf. 134.
99. Bülent Gõkay, a.g.e., sf. 136.
100. Dogan Avooglu, Milli Kurtulug Tarihi, cilt 2, sf. 519-520,
254

tir! Bakü Kongresi'nden sonra Anadolu'da ökullarda gu tip marglarm


söylendigi görülüyor

Anadolu Sûralarhükümeti var olsun


Igçilerin emegi özlerine yår olsun
Uyan mihnetle çatgan ç1plak hemgehri
Inlolaba katil dünyanm Itür rençberi101

Ankara'da da Bolgevizm'in terimleri bol bol kullamldig1 gibi, Musta-


fa Kemal dahil, Milli Mücadele liderlerinin bazen "Rus stili kalpak" giy-
dikleri de görülüyor.102
Dogu'daki askexî birliklerin üniformalannda da Bolgevizm etkisi gö-
ze çarp1yor! Genelkurmay Bagkam Îsmet Bey'in sorusu üzerine Kara-
bekir, 27 Agustos tarihli telgrafmda bunu anlatikor; özeti göyle:

Erzurum'da apolet ve kalpak tepeligi bulunmadigmdan hudut boylarm-


da subaylar da nefer loyafeti giyiyor. Zaten apolet, hele de sirmah apolet
yaptirmak kolay degil. §ehirlerde subaylar bazen adi boya ile apolet yapi-
yor. Böyle bir üniformave apolet sorunu yagamrken, Nahçtvan'da Kizil Or-
du birlikleriyle temas kurulduktan sonra apoletlere karg1 genel bir nefret
oluguyor! Sebebi de Bakü'deki Ïslam nutuklannda ve gazetelerde hep su-
baylarm apolet ve yaldizlarmm hedef gösterilmesidir. Îngilizajanlan da
Bolgeviklerin erleri subaylara kargi ayaklandinp apoletleri söktürecekleri-
ni propaganda ediyor. Bu da apolet takmaya karç1 çekingenlik yaratlyor.
Azerbaycan ordusunda hizmet edip ülkeye dönenlerde de bir apolet düg-
manhš1var. 11. f1rka kumandam Cavit Bey'in birliklerinde subaylar Bolge-
vik alametleri taloverdiler! Bunlart yasakladmt. Kizil Ordu apoletlerini ka]-
dirttim. Serpuglardakiy11diz yerine de ayyildiz tala1masuu serbest biraktim.

Rütbe belirten yaldizh, sirmah apoletlere o kadar tepki var ki, Kara-
bekir uzun izahatmm sonunda, yeni üniformalar haz1rlan1rken "göze

çarpacak aksamm bulunmamas1m" tavsiye ediyor.103

101. Cemal Kutay, Turkiye'de ilk Komünistler, Istanbul, 1959, sf. ITden aktaran A
lan Sayilgan,Türkiye'de Sol Hareketier, HarekecYayinlari, Istanbul,1972, sf. 137.
102. Standford Shaw, a.g.e., cilt III,Bölüm 2, sf. 1463. Meclis'in fesin yerine"son
gunlerde
herkesin seve seve giymeye bagladigakalpagin milli serpug" olarak ilanana dair Op. Dr. J¯min
Bey'in kanun teklifi, fesin milli olduguna dair itirazlar, tara§malar, Mustafa Kemal Paga'nin,
"bugün
fes ve kalpak zamani degil, herkes istedigini giysin" uyarisi üzerine bu kanun teklifi-
nin gündemden dûgmesi hakkmda bkz. Fahri
Çoker,Türk Parlamento Tarihi, citt I, sf.
666-667. Kuva-yi Milliyecilerin giydigi kalpak, bagtan yukariya dagru genigliyordu; Mustafa
Kemal'in bäyle birçok fotografl Yardir. Boi§eviklerin, mesela Lenin'in giydigikalpak farklidir,
yüksek degildir, kulaklik ve alinligi vardir ve bunlar baglik kismina baglanmiggekildedir. Mus-
tafa Kemal'in bana benzeyen blr kalpakla çekilmig resmi, Lenin çagrigimayaptirmak üzere
1960'larin ortalarindan sonra bazi sol devrimci ärgütler tarafindan çok itibar görmügtül
103. Kâzim Karabekir, a.g.e., sf. 822.
255

Belli ki Türk-Bolgevik iligkileri, Mustafa Kemal'in istedigi gibi sade-


"antiemperyalist"

ce hükümetten-hükümete degildir. Bolgevizm'in vasfi


baz1 Türkleri de etkiliyor, aydmlarda ve hatta bilhassa dogudaki bazi
askexî birliklerde de bu görülüyor. Kafkasya'dan dönen Kurmay Binba-
gi Îsmail Hakki ve Aziz beyler, Karabekir ve Mustafa Kemal'e gönder-
dikleri uzun raporlarda ilginç geyler söylüyorlar, mesela:

Bolgevik prensiplerinin Türkiye'ye girecegi muhakkaktir. Bolgevik


prensiplerinin en çok geneltoplumla birlikte subaylara zarar verecek ol-
mast elim sonuçlar dogùrur. Binaenaleyh, Bolgevik prensiplerini iyi ince-
leyerek bu fikrin ne tarzda ve nerelerden girmesi lazim gelecegini tayin
ve tespit etmek Bolgeviklik prensiplerini memleketin mevcut dinî ve sos-
yal durumuna göre tadil ederek kabul eylemek zaruridir.104
(düzelterek)

Zor gehrmin eski mutasari·1fi ünlü "Salih Zeki yoldag" da Karabekir


Paga'ya
"mevcudiyetimizi
muhafazanm ancak Bolgevik yönetim tarz1m
kabul etmekle mümkün olacag1m" söylüyor. Salih yoldaga göre, Ana-
dolu'da çegitli Bolgevik ya da Komünist örgütlenmeler vardir, bunlar
emperyalizme kargidir, TBMM'nin otoritesini kabul ederler. Rusya'da
oldugu gibi Türkiye'de de gizli komünist ihtilal teykilatlan kurup kari-
gikhk çikarmak emperyalistlerin ekmegine yag sürer. Türkiye için, mo-
dasi geçmig Türk ve Islam ittihadi bir selamet yolu olamaz. O halde,
kabil-i tatbik bir Bolgevik idare tarzim" biz kendimiz yapahm!105
"bize

Komünist ihtilalini dünyaya yaymak için Lenin'in kurdurdugu III (Ko-


münist) Enternasyonal, lusa adiyla Komintern, 2 Mart 1919'de Kremlin'de
"bütün
yaptig1 kongresinde sömürgeleri ayaklanmaya" çagiran bir bildiri
yaymlamigt1. Bolgeviklere göre, sömürgeler sorunu Paris'te diplomasinin
yegil masalarmda çözülemezdi. Sömürgelerin kurtulugu, Bati'da proletar-
ya ile Dogu'da mazlum milletlerin el ele vermesiyle mümkün olacakti:

Sadece Annam'm (Vietnam), Cezayir'in, Bengal'in igçi ve köylülerinin


degil, aym zamanda Îran'm,Ermenistan'm iççi ve köylülerinin de bagimsiz
varolugu, Îngiliz ve Fransiz iqçilerinin Lloyd George ile Clemenceau'yu de-
virip iktidan ele geçirmesiyle mümkündür...
Afrika ve Asya'mn sömürge köleleri! Proletatya diktatörlügünün Av-
rupa'daki zafer saati sizin de kurtolug âmmz olacaktir!..
Üçüncü Enternasyonal'in bayragi altmdahirlegin!106

104. Kâzim Karabekir, a.g.e., sf. 793.


105. Tam metin için bkr. Kâzim Karabekir, a.g.e., sf. 794-795. Salih Zeki, Mustafa Sup-
hi'nin Bakü'deki Turklye Komünist Partisi'nde propaganda gubesinin bagkani alacaktir.
(Ridvan Akin, TBMM Devleti, iletigimYayinlari, Istanbul,2001, sf, 55.)
106. Tam metin için bkz. derleyen Herman Weber, Ill. Enternasyonal, çev. ÜmitKi-
Istanbul,1979, sf. 4- I5.
vanç, Belge Yayinlari,
256

Bu ideolojik strateji, Bolgevik Rusya'nm siyasi stratejisine de uygun


dügüyor Batt'da iççi isyanlarmm ekonomiyi çökertmesi, Dogu'da sö-
mürgelerin Bati'ya kargi ayaklanmas1... Böyle bir tabloda dünyada tek
güç Kizil Ordulariyla Bolgevikler olacakt1.
Türkiye'ye gönderilen Mustafa Suphi yolda.gm da görevi Bolgevizm'i
Anadolu'ya getirmektir.

Mustafa Suphi ve Komünist Partisi


Mustafa Suphi, Türkiye'de komünizmin öncü isimlerden biridir. III.
Enternasyonal'deki konugmasmda Azeri Türklerini Ermeni katliamm-
dan kurtarmak için 1918'<le Osmanh ordusumin yaptigi Bakü seferini
"Osmanh emperyalizmi" diye elegtiriyor, Bolgevik ihtilalinden önce, 1s-
"profesörlerin
tanbul Üniversitesiägrencilerinin yaptigt baskiya rag-
men" Nobel Ödülüiçin Lenin'i aday seçtigini, Türk hallomn Bolgevik
devrimine büyük sempati duydugunu, "Türk halla içinde, bütün kalple-
riyle Rus Devrimi'nden yana olan gerçek devrimcilerin oldugunu" ileri
sürüyor Eger üç ülke, Türkiye, Hindistan ve Çinkap11anm emperyaliz-
me kapatirsa, Bati ekonomilerinin çökmesiyle Bati'da proletaryamn
ayaklanacagim söylüyor.107
Mustafa Suphi Bakü'de, Komünist Enternasyonal ya da öbür adiyla
Komintern'e bagh bir "Türkiye Komünist Partisi" veya Teykilati kur-
muqtur. Üyeleri arasmda, harp s1rasmda Turan heyecamyla Kafkas-
ya'ya kogmug, fakat Ruslara esir dügüp oralarda kalrug Türk subaylar
da mevcuttur. Sultan Galiev'le temas halindedirler. Mustafa Suphi'nin
Bakü-Türkiye Komünist Partisi, Dogu Halklan Kurultayfam ardmdan
10 Eylül'de yine Bakü'de bir kongre toplayor. Yaym orgam Yeni Diinya
gazetesi "Bu kongre herhalde Türkiye'de yakmda vukua gelecek olan
sosyal inlalabm pek mühim kuvvetlere istinat etmekte oldugunu mey-
dana ç1karacaktir" diye yaz1yordu.los
"51
Mustafa Suphi partisinin kongresine Türkiye'den bin kiginia" ka-
tdmasm1 saglamak istiyor! "Türkiye'nin zahmetkey ahalisini" kongreye
davet eden bir bildiri yaymhyor. Hatta Mustafa Kemal'e telgraf gönde-
rerek kurultaya resmen delege göndermesini istiyor.
Tabii Mustafa Kemal ve Karabekir, tam tersine, Bakü'deki Dogn
Halklari Kongresi'ne de, TKP Kongresi'ne de Türkiye'den katilun ol-
mas1m önlemek için tedbir ahyorlar, Ankara ve Eskigehir'deki ko-
münist gruplardan ve Halk istirakiyun Firkast adli komünist parti-
den kimse gidemiyor. Ankara'mn TKP Kongresi'ne tepki gösterip ka-
t11am yasaklamasi "Bolgevizm'e yalon durmak, ama ülkeye sokma-

107. Herman Weber, III. Enternasyonal, sf. 16-19.

108. Yavuz Aslan, Türkiye Komünist Firkast'nm Kurulugu ve Mustafa Suphi, sf.
214, 241.
257

mak" diye özetlenebilecek politikasmm bir uygulamasidir. Buna rag-


men Trabzon sahillerinden Bakü'ye gidip katilan Türk komünistler
olmakla birlikte, 10 Eylül'de Bakü'de toplanan TKP Kongresi'ndeki
Türkiyeli Türklerin çogu, savagta esir dügmüg asker ve subaylar-
109

Mustafa Sophi TKP Kongresi'nde yapt1Šlkonugmada, "Rusya'nm


muzaffer Kizil Ordusu'nu dünya proletaryasmm ve Sark mazlum mil-
let erinin hizmetkâri ve savunucusu bir ordu" olarak niteliyor, giddetle
"yalmz
alkiëlamyor. TKP'nin Türkiye'de degil bütün Sark'ta inkilabin
alemdari olacagi"m söylüyor. Komünist Enternasyonal (Komintern)
adma konugan Pavloviç, "Türkiye yalmz kendi menfaati için degil, bü-
tün begeriyetin saadeti için Istanbul üzerinde kirruz1 bayraá1m yük-
seltsin" diyerek amaçlarmi ifga ediyor. Türk Kizil Asker Alaylan'm
kurmakla görevlendirilen Mehmet Emin, bu Kizil Alay askerlerinin
"Türkiye'nin mukadderatmi memleketin hakiki sahibi olatt mihnetkeg-
lere teslim edecegini" söylüyor. TKP'nin kongre kararlan daha cüret-
"yarinki
kârdir: Milli Mücadele'nin içtimai inkdaba müsait bir çevre
hazirladigmi muhakkak" gören TKP, emperyalizme kargi Milli Hare-
"asil
ket'i desteklemekle beraber maksat ve son emel olan çahyanlarm
hãkimiyetini elde etmek esaslanm hazirlamak için yogun bir gekilde
çahgmak" karanm ahyor.
Yavuz Aslan'm belirttigi gibi, Mustafa Suphi ve partisinin asil gayesi
.Anadolu'da komünizmi yerlegtirmektir, bunun için Milli Hareket'i basa-
mak olarak kullanmaktir.
Mustafa Suphi, teykilatlarmm Anadolu'da yayllip güçlendigini de
ilan ediyor.110
"bin
TKP'nin bir de Bakü'de kigilik asker" kuvveti vardar. Mustafa
Suphi, Enternasyonal toplantismdaki konugmasmda, "Dogu halklan
arasmda devrimci ocaklar kurulmasi, III. Enternasyonal'in acil görevi
olmahda, güçlü ve genç Rus Kizil Ordusu'nun bagrmda, Türk askerî ör-
"bugün
güt hücreleri kurulmaktadir" diyen Suphi, çegitli Rus cephele-
rinde, Kizil Ordu'nun yamnda dövügen bin kadar Türk" bulundugunu
söylüyor, onlara Türkiye'de devrim görevi de verlyor:

Cografi konumundan dolay1 Türkiye daima Asya ve Avrupa arasmda


bir bag olugturmuy ve kapitalizmin dolaysiz beslosi altmda ezilmigtir...
Bütün bunlar bizlere dünya devriminin gelecek safhasmda Türk prole-
taryasmm önemli bir yer iggal edecegini gösteriyor.111

109. Yavuz Aslan, a.g.e., sf. 215.


I 10. Bakü-TKP, kurulugu, örgütu, programi ve faaliyetleri hakkinda bkz. Yavuz Aslan,
a.g.e., sf. 2 I5-375, Fethi Tevetoglu, a.g.e., sf. 200-3002, Aclan Sayligan,Türkiye'de Sol
Hareketier, sf. I 15-155
i I I. Herman Weber, a.g.e. sf. |6-19.
258

Halil Pa.ya da 13 Agustos 1920 tarihli mektubunda, "Azerbaycan'da


bulunan Türklerle Türk esirlerden olugan" bin kigilik bir Kizil Alay'm
bulundugunn yaz1yor.
Mustafa Suphi siyasi kadrosuyla ve ordusuyla birlikte "Milli Hare-
ket'e yardim etmek için" Türkiye'ye girmek istlyor!
Karabekir'in Bolgevik-Azeri süvari birligi haklandaki gözlemi ilginçtir

3 Eylül'de Erzurum kuzeyi yalanmdaki Müdürgü'ye yerleptirdigim


Azerbaycan süvari alayuu tefûg ettim. Berbat bir halde. Subaylari bizim
astsubaylarmuz seviyesinden bile apag1da. Kumar ve eglence ile meggul-
ler, her geyleri balomsiz. Kuvvetli bir talim heyeti ile. düzeltilmelerine,
mümkün olmazsa, bizim süvari alayma katmaya karar verdim.112

Türkiye'de Bolgevizm'in ideolojik etkisi apolletleri etkileyecek kadar


güçlenirken, Meclis'te komünizmi savunan milletvekilleri görülürken,
Mustafa Suphi, arkasmda Bolgevik Rusya'nm destegi, elinde örgütü ve
"askerî
birlikleri" oldugu halde Anadolu'da devrim yapmak istedigini
ilan ederek Türkiye'ye gelmek istlyor!
Karabekir, Mustafa Suphi'yi "Lenin'in itimaduu kazanmig... dolgun
bütçeli" bir eleman olarak göräyor Mustafa Kemal ve Karabekir, Tür-
kiye'ye "Kizil Alay"la degil, sadece Suphi'nin siyasi arkadaglanyla gir-
mesine izin veriyorlar.113

Mustafa Suphi'nin mektubu


Mustafa Suphi daha 19 Temmuz 1920'de, Mustafa Kemal'e iletilme-
si için Trabzon'daki 3. Kafkas Tümeni Kumandani Albay SükrüBey'e
bir mektup gönderiyor. Mektupta emperyalizm tarafmdan "Anadolu
rençperlerinin son dane nzkma kadar taarruz" edildigini söyleyerek
"Iqtirakiyun (Komünizm) tegkilatmin yardimmiza erigecegini ümit
ediyoruz" diyor. Gerekli bilgileri, TKP üyesi Süleyman Sami'nin vere-
cegini belirtiyor. Albay SükrüBey, bölgedeki komünist faaliyetlerin
Rusya'ya bagh oldugunu belirten raporuyla birlikte mektubu Mustafa
Kemal'e gönderiyor; Süleyman Sami'nin gelmesi için izin verip v -

medigini soruyor.
Mustafa Kemal'in izniyle Süleyman Sami agustos ortalarmda Anka-
ra'ya geliyor. Görügmelerinde Mustafa Kemal'in sorulan onun dikkat
ettigi konulan gösteriyor:

Hangi amaçla geldiniz?.. Türkiye Komünist Partisi'nin amaci nedir?..


Anadolu'da hücreleriniz var mi?.. Partiniz kime baghdz, parayi nereden

I 12. Kazim Karabekir, a.g.e., sf. 827.


I 13. Kâzim Karabekir, a.g.e., sf. BI I-816.
259

ahyor?.. Partinizin Azerbaycan ve Rusya ile iligkileri?.. RusIar Türkiye'ye


yardim eder mi?.. Rusya komünizmi tam olarak kabul etti mi, gücü nere-
den geliyor?..

| Partinin gücünü, Ruslara baghhšuu, Anadolu'da ne ölçüde örgütlen-


.
digini ögrenmek istedigi açik.
Süleyman Sami, TKP'nin amacmm "Türkiye'de toplumsal devrimin
z ere ula.ptmlmasi" oldugunu söyleyerek adeta Mustafa
Kemal'in bam
"toplumsal
telme basiyor. Mustafa Kemal'e göre devrim"in zamam de-
ildir. Bu bir...
Îkincisi, Mustafa Kemal'e göre komünistler Anadolu'da örgütlenme-
meli, sadece Milli Hareket'e destek vermelidir, o kadar. Süleyman Sa-
mi'ye kendisinin Anadolu'da kurdugu Müdafaa-i Hukuk Cemiyetle-
ri'nin ve Meclis'in zaten "Sovyet sistemi oldugunu" söyleyen Mustafa
Kemal, Bolgevizm'le ilighilerin hükümetten-hükümete olmasi gerektigi-
ni.kesin bir dille ifade ediyor .

Digaridan gelen teykilatç1kimselere ihtiyaç yoktur. Sizin en yetkili or-


Meclisi saglayabilir!
gammz ile bizim iligkileri, yalmz Büyük Millet

Bäylece Mustafa Kemal Bolgevik Rusya ile kendisi.nin hükümetten-


hükümete iligldler kuracagm1, zaten Bolgevizm'e benzer bir sistemi
Ankara'da kurdugu (!) için komünist faaliyetlere izin vermeyecegini
belirtiyor!
Inammybir Bolgevik olan Süleyman Sami, Müdafaa-i Hukuk Cemi-
ve unvan sahiplerinden" olugtu-
"zenginlerden
yetleri'nin ve Meclis'in
gunu,Bolgevizm'in ise köylü ve yoksullar"m hareketi oldugunu
"igçi,

söylüyor. Mustafa Kemal'in cevabr

Bunu biliyoruz ve buna kargi bazi reformlar yap1yor ve önlemler ah-


yoruz.114

Bolgeviklerin
"içtimai
inkdap"tan bahseden sorularma Mustafa Ke-
mal'in klasik cevab1 daima yapaeagiz" türü sözlerle geçigtir-
"ileride

ça'rpic1örneklerini biraz sonra görecegiz.


mektir. Bunu

Ankarahm devrim modeli


Bakü Kongresi'nden sonra Türkiye'ye gelmek isteyen Mustafa Sup-
hi'ye Mustafa Kemal 13 Eylül'de cevabi bir mektup yaz1yor. "Bakü'de
Türkiye Îçtirakiyun Komitesi Merkez Heyeti Reisi Mustafa Suphi Bey
ve üyelerden Mehmet Emin yoldaglara" hitaben Mustafa Kemal'in

i 14. Görügmenintam metni: Atatürk'ün Bütün Eserleri, cilt 9, sf. 272-273.


i

I
260

yazdigt bu mektup, onun Bolgevizm konusundaki "klasik"lerinden

bi-
ridir; özetle:

Büyük çogunluku rençper ve köylüden mütegekkil olan milletimiz Ba-


ti'mn emperyalizm ve kapitalizm mahkûmiyetinden kurtulmak için mü-
cadele ediyor...
Milletimiz Ankara'da vücuda getirdigi Büyük Millet Meclisi ile mukad-
deratma bizzat ve tam istildâl çerçevesinde elkoymu.ptur. Hükûmetimizi
vücuda getiren teykilat köyden itibaren vilayet merkezlerine kadar her
yerde halk tarafmdan seçilmigtir... Binaenaleyh Sovyet idari teykilatm-
dan tarksizdir...
Gaye ve prensip itiberiyle bizinde tamamen mügterek olan Türkiye Ìg-
tirakiyun Tegkilatt'ndan hakigyla yararlanabilmemiz için tegkilatuuzm
sadece Büyük Millet Meclisi Baykanhgi'yla irtibat kurmasi gerekir... Tür-
kiye dahilinde uygulanacak her çegit teykilat ve inlulaplar ancak bu ka-
nal vasitastyla yap11atiilir.
Aym hedefe yürüyen Türkiye ÎgtirakiyunTegkilati ile tamamen igbirli-
giyapabilmek üzere Büyük Millet Meclisinezdinde tam yetkiye sahip bir
temsilei göndermenizi, bizim taraftan da Bakû'deki Büyükelçimiz Mem-
duh SevketBey'le iligki kurmamzi ve igbirligi yapmamzi rica eder ve bu
vesile ile samimi hürmet ve selamlar takdim eylerim.115

Mustafa Kemal'in, ittifak yaptigi Bolgeviklerle çeligtigi üç esash nok-


tay1yöyle özetlemek mümkün:

Mustafa Kemal Bolgeviklerle hükümetten-hükümete iligki kurmak is-
tiyor, bunun için Bolgevizm'e yalan gözükliyor. Ama hükümet digmda ko-
münist örgütlenmeler istemiyor. Hâlbuki Komünist Enternasyonal, Mus-
tafa Suphi ve TKP Anadolu'da kendi devrim örgütlerini kurmak istlyor.

Bolgevikler Anadolu'da smif mücadelesi ve "içtimai inlolap" (sos-
yal devrim) yapmak istiyor. Mustafa Kemal sosyal devrimi açikça red-
detmiyor, ama zamanm gelmedigini söyleyerek geçigtiriyor. Onun vur
"milli"

gusu mücadelenin olmasmadir.


"yukandan

Mustafa Kemal'e göre inkilap a.yagiya" yani Meclis ve
Hükümet eliyle olmahdir, onun devrim modeli budur. Bolgeviklere g
"ayagidan
re ise yukanya" yani komünist örgütlerin yürütecegi emekçf
ayaklanmalariyla devrim yap11mahdir!..
"büyük
Bu temel farklara ragmen, strateji"de Bolgevik Moskova ile
milliyetçi Ankara Bat1'ya kargi birbirine ihtlyaç duyuyor.
Mustafa Kemal, Mustafa Suphi ve arkadaylarmm Türkiye'ye gelme-
sine izin veriyor; belli ki Moskova'yi lazdirmamak için...
Çiçerin'itemsilen Türkiye'ye gelen Upmal Angarski, Türkiye'de ko-
I 15. Feth] Tevetoglu, a.g.e., sf. 223-225; Atatürk'ün Bütün Eserleri, cilt 9, sf. 328-
329.
261

münistlerin serbestçe çahqmalan için Kâzun Karabekir'e imalarda bu-


lunmugtu. Bu agamada Mustafa Suphi'nin Anadolu'da, Ankara'da kont-
rol altmda tutulmasmm daha uygun olacagl dügünülmüg olmahdir.116
Mustafa Kemal'in Bakü Kongresi'ndeki temsilcisi Ïbrahim Tali Bey,
verdiši raporda Mustafa Suphi ve arkadaglarmm iyi niyetli 01madigm1,
"hükümet
bir lasmuun darbesi yaparak idareyi ele almayt" planladig1-
m, diger bir kismmm memlekette komünizmi yaymaya çahyacagim bil-
d iytir zaten.117

Mustafa Suphi'nin sonu

Mustafa Suphive yoldaylari Türkiye'yle girmek üzere yola çikmadan


önce Bakü'de "Türkiye Amele ve Rençperlerine, Milli Inkilapç1 Ordu-
suna" hitaben uzun bir bildiri yaymhyorlar. 19 Arahk'ta Bakü'den ayn-
larak Ermemstan üzerinden 28 Arahk 1920 günü Kars'a geliyorlar.Mus-
tafa Suphi, Ankara'ya yeni tayin edilen Sovyet elçisi Gürcü asilh Bolge-
vik Budu Medivani ile beraber geliyor! TKP'den Ethem Nejat, Ïsmail
Hakla, Sürmeneli Yakup, Tayyareci Hilmi, Azerbaycanh Mehmet Emin
Vehbi gibi isimlerden olayan 16 kipilik koca bir heyet! Mustafa Suphi
ve Medivani hemen her gün saatlerce bag baça verip kapamyorlar, top-
lantL yap1yorlar. Medivani lozil bayrakh arabasiyla köyleri dolaç2yor!
Suphi ve Medivani'nin davramplarmm yarattig1 rahatsizhk o boyutlara
ulagiyor ki, Karabekir uyarmak zorunda kahyor, bunun üzerine Musta-
fa Suphi ve arkadaçÏan Medivani'den aynhp Ankara'ya gitmek üzere
Trabzon'a dogru yola ç11ayor.
Devamh takip altmdalar.
Mustafa Kemal Paga, 29 Arahk'ta Karabekir'e gifreli telgraf çekiyor:

Ankara'da komünisitereyanlan arzu hilafmadir. Bakü Türk Komünist


Firkasi reisi Mustafa Suphi'nin bu cereyanlan körliklemesinin sakmcah
olacag1 hatira gelmektedir. Bir defa kendisini gördükten sonra mütalaa-i
devletlerinin igaæt buyurulmasnu rica ederim.118

Ate.pli bir Bolgevik olan Mustafa Suphi dahailk adimmda propaganda-


ya bagllyor, "Size Lenin'den selam getirdim" diye baglayan konugmalar
yaplyor. Erzurum'da halkm tepkisine maruz kahyor Yavuz Aslan'a gäre,
halkm bu tepkisi, Karabekir ve bilhassa Erzurum Valisi Hamit Bey tara-
fmdan textip edilmigtà, fakat Suphi ve arkadaglarmm öldürülmesi gibi bir
"yol
niyetleri yoktur. Mustafa Suphi ve arhadaylan Trabzon'a giderken

I I 6. Yavuz Asian, a.g.e., sf. 291.


I I 7. Yavuz Aslan, a.g.e., sf. 297.
I 18. Yavuz Aslan, a.g.e., sf. 297 vd.
262

boyunca hallon galeyam dinmiyor." Trabzon'da heyet fiili saldmya ugra-


yacak, Yahya Kaptan'm adamlari tarafmdan motorlara bindirilerek Kara-
deniz açiklarmda denizde bogulatak öldürülecelderdir! Suphi'nin öldürül-
mesi tam aydmlanamamig bir olaydir. Giderek agirhk kazanan görüg,
"Enver Paga'ya yalon, Îttihatçi bir çevre" tarafmdan öldürüldügüdür.119
Yahya Kaptan ya da Yahya Kâhya, siki bir Îttihatçidir, Enver Paga'ya
baghdir, Bolgeviklerin, Mustafa Kemare alternatif olacak bir lider ada-
yuu hazir tutmak istedikleri biliniyor. Bu Mustafa Suphi mi, Enver Papa
nu olacakti? Ruslar her iki karti da elde tutuyordu. Enver Paga'nm ha-
beri olarak veya olmayarak, Trabzon'da Envercilerin Mustafa Suphi'yi
öldürmek suretiyle Enver'i tek alternatif aday yapmayi planlanug olabi-
lecekleri teorisil20 bana da akla yatlan geliyor.
Siyaseten çok ilginç olan husus, Mustafa Suphi'nin öldürülmesini Bol-
geviklerin sorun yapmamasidir! Bolgevikler buitdan Ankara'yl sorumlu
tutuyor, fakat Ankara'yla iligkiler bundan hiç etkilenmeden devam edi-
yor ÇünküMustafa Suphi vasitasiyla Anadolu da Kafkasya gibi komü-
nist yap1hrsa Moskova için çok fyi olacakt1, ama mademld bu olmuyor,
Mustafa Suphi ve arkadaylan ugruna Ankara ile bozugmaya da gerek
yok!1pgal altmdaki istanbul'dan Karadeniz yoluyla Beyaz Ordulara Ingi-
"emper-
liz ve Fransizlarm yardim göndermeleri gerçegi ile Anadolu'ya
yalizm"i temsilen Yunanhlarm ve Damat Ferid'in hâkim olma ihtimali
kargismda, milliyetçi Türkiye, Bolgeviklerin güvenligi için de vazgeçile-
mez bir seçenektir. Hatta Lenin, Kemalist bareketin Batt'yla anlagarak
"Bolgevikleri satmasmdan" güpheleniyor, bundan çok tedirgin oluyordu.
Mustafa Kemal de bujeopolitik dengeyi çok iyi kullamyordu.121
Mustafa Suphi'nin ünlü "Kizil Alay"I, o öldükten sonra 250 kigi halin-
de Türkiye'ye gelecektir. Ankara'am amaci, onlar1 Ankara'da tutmadan
hemen Batt Cephesi'ne sevk edip nizami ordunun disiplini altma al-
maktr· Fakat çok büyük losm1 zaten ülkeye dönmek isteyen Türk esir-
lerden oldugu için, herkesin evine, barkma gitmesiyle efsanevi "Iûz11
Alay" eriyip kaybolacaktir.122 .

Mustafa Suphi olay1 o zamanki Türkiye'de Bolgevik meselesinin na-


sil etkinlik ve duyarhk kazandigmi gösteriyor. Hemen degilse bile za-
manla Bolgevik bir ihtilal dügünebiliyorlar. Ankara bundan kaygda -

"antiemperyalist"
yor. ÇünküAnadolu'da yükselen ruh, Bolgevizm'deh
gerçekten etkilenmigtir. Bilhassa Dogu'da bazi ordu l>irliklerinde Bol-
gevizm'in etkisinin görülmesi, özellikle endige yaratrugtir.
Mustafa Kemal Papa, Bakü'deki TKP Kongresi'nden hemen sonra 16

I 19. Mustafa Suphi'nin Turkiye'ye gidiginden, 13 arkadapyla birllkte öidurülügüne kadar


-359.

bkz. Yavuz Aslan, a.g.e., sf. 30 t


120. Standford Shaw, a.g.e., cilt III,Bölüm 2, sf. 1548.
121. Standford Shaw,a.g.e., sf.. 1549-1553.
[22. Yavuz Asian, a.g.e., sf 359-274.
263

Eylül'de Ali Fuat Paga'ya gönderdigi mektupta Rusya siyasetini anlat1-


etkili olmak
yor. Bolgeviklerin Îslam âleminde ve ingiliz kamuoyunda
için Türkiye'ye
"dost
ve teveccühkâr gözüktüklerini" hâlbuki aslmda
"Bolgevik Rusya'nm kalbinde Türk ve Îslam memleketlerinde mutlak
hâkimiyet arzulan"mn hüküm sürdügünü belirterek gunlan yaz1yor

Bolgevikler... memleketimizde Bolgevik tegkilativücuda getirmek için


fevkalade faaliyete baglamiglardir Bakü'ye gönderdikleri Mustafa Suphi
ve arkadaglari vasitasiyla Türkiye Komünist Genel Merkezi'ni meydana
getirdiler. Tamamen Bolgevik fikirlerine kazamlan saf ve saf olmayan
adamlari sahilin her noktasma çikardiklan gibi, dahilen de Eskigehir ve
Ankara'ya kadar göndermiglerdir. Bunlarm maksatlan memlekette bir
içtimai inkilap (sosyaldevrim) yapmaktir. Bu durumda memleket dogru-
dan dogruya ÜçüncüEnternasyonal'e yani Rusya'ya bagh olacagmdan
Bolgevikler hiçbir taahhüt ve yarduna lüzum kalmaksizm... Batiblarla si-
yasi pazarhklarmda daha kuvvetli bir vaziyet elde etmig olacaklardir.
Memleketimizin fikir ve inlulap taraftan olan veya bu perde altmda
türlü türlü maksatlar peginde kogan adamlan da bu tehlikeleri fark et-
meksizin Bolgevik tegkilat(lanmas1)m kolaylagtirmaktadir.
Biz bu durumda, evvelemirde memleketi elimizde muhafazaya ve ne
islahat lazim ise hükümet vasitasiyla yaparak, anargi ve inkilap suretiyle
Rus tabiyetine mani olmak kararlatim ve talimatlarim verdik...123
...

Mustafa Kemal'in görligü çok nettir Islahat, inkilap lazuusa biz ya-
"açagidan
yukanya" degil, apaglya" islahat ya da inla-
"yukandan

panz,
lap... Böyle bir dügünceyle Mustafa Kemal'in ilan ettigi "Halkçihk Prog-
ranu"m birazdan görecegiz.
Kâzun Karabekir de aym görügtedir:

I Bakü'deki Türk Komiinist Partisi'nin memleketimiz içinde, Millet


Meclisi'nin haberi olmadan ufak rütbelilerle veya halk ile teykilat yapa-
rak icraata kalkigmast felaket olur. Bütün kuvvetimizin sarflyla her ge-
yin Millet Meclisi'nce yukandan a.gaglyayap1lmasim temin etmek vazi-
femizdir. Eger komünizm kabul edilmek lazimsa bunu ancak Millet
Meclisi kabul edebilir. Birtalam istekler ve devrimlerle olmaz. Bunu Ba-
kü'ye' de bildirdim ve bagka bir gey yapmalarma meydan verilmeyece-
ginianlatt1m...124
*
Trabzon sahillni kastediyor. T.A.
123. All Fuat Cebesay, Milli Mücadele Hatiralari, sf. 515-516; Atatürk'un Bütun
Eserieri, ci1t 9, sf. 347-349. Mustafa Kemal bu mektubunda Ermenistan harekâtina karar
verdiklerini de anlatir.
* Mustafa Suphi'ylve partisini kastediyor.
124. Kâzim Karabekir, istiklal Harbimiz, sf.796.
264

Mustafa Kemal de bilhassa Belgevizm'in orduya sizmasmdan endige-


lidir ve Türkiye'de güçlenen Belgevizm etkisine karç1 dügündügü ön-
lem de çok ilginçtir. Mustafa Kemal'in de imzasuu tagiyan Bakanlar
Kurulu karart bu açidan çok ilgi çekici ve önemlidir.
Kararda Bolgeviklerin "Türkiye'de komünist inkilabi vücuda getir-
meyi âcil ve hakiki çare" olarak gärdüklerine dikkat çekilerek, "evve-

la dogu smirlanmizdan ve muhtelif bälgelerden gizli teykilat ile gir-


meye çahgan komünist tahriklerine mukavemet etmek... ve bilhassa
ordu içine gizli Bolgevik tegkilatmm girmesine mani olmak lazimdir"
deniliyor.
Aym kararda buna katpi dügünülen önlem de belirtiliyor

Bu alom1 aç1k ve ihmh olarak hükümetin idaresinde bulundurmak...12s

Komünizm akimuu hükümetin idatesi altma almak... Mustafa Ke-


mal, yakin ve güvendigi arkada larma "resmî"
bir Türkiye Komünist
Partisi kurdurarak Türkiye'deki Bolgevizm sempatisini kontrol altma
alacak, bunun digmdaki komünist faaliyetlerini yasaklayacaktir...
Moskova'ya da resmî TKP'yi göstererek "bakm

bizde de komünist
partisi var" diyecektir!
Õzetle,iki strateji:

Ïnlolaplazunsa yukandan aÿaglya biz yapanz, siz kangmaym...

Komünist partisi laz1msa biz kurdururuz, siz karigmaym...
"tam
Bu ikili strateji, bagimsizhk" ilkesinin, igbirligi yap11an Bo½e-
viklere kargi uygulanmasi oldugu gibi Mustafa Kemal'in "otokratik
li-
derlik tarzma"126 da uygundur.

Ïhtilal komitesi gibi elçilik!


Mustafa Kemal Bolgevizm'e kargi hem Süpheci hem çok sicak, ama
daima tedbirli davramyor. Bunun tipik ömegi, Ankara'ya gelen ilk Sov-
yet temsilcisi Upmal Angarski ile ilgili tavndir. Hem rahatsizdir, tedbir
aldinyor, hem onu büyük bir törenle kargilattmyor; hatta görügmele-
rinde Mustafa Kemal kendisinin de Bo¼evizm'e inandigim söyleyecel
ama Upmal'1 Moskova'ya postalayacaktir!
Halide Edip, Upmal'1 Ankara'da yakmdan tamnugt1r:

Ilk resmî temsilei Upmal yoldagtl. Îlk gelen komünistler gibi, o da sa-
de ve temiz bir adamdi. Fakat aptald1.127

125. Atatürlfün Bütün Eserleri, ciit 9, sf. 282-285.


126. Standford Shaw, a.g.e., cilt III,Bölüm I, sf 1099.
127. Halide Edip, Türk'ün Ategle imtihani, sf 138.
265

Upmal'm Erzurum'a, Milli Mücadele'ye yardun için 400 kilo civarm-


da altmla geldigini görmügtük. Fakat madalyonun öbür yüzü de vardir
Upmal bir elçilik heyeti gibi degil bir ihtilal komitesi gibi gelmigtir Tür-
kiye'ye! Karabekir tedirgin, Ankara tedirgin... Genelkurmay Bagkam Îs-
met Bey, Karabekir'e telgraf çekiyor:

Gelen Rus heyeti bir elçilik heyeti degil, memleketimizde teykilat ve


inkilaplaryaparak idareyi üstüne almakla görevlendirumig bir heyet
manzarasi göstermektedir.

Îsmet Bey telgrafmm devammda, Upmal heyetinin Dogu Beyazit'ta


"anlagilmaz
telgraf memuru ve makinesi yerlegtirmesinin ve kabul edi-
1emez" bir davramp oldugunu, ülkelerin haberlegme araç1anyla idare
edildigini, Ingiliz ve Almanlarm da ülkemize ayak basar basmaa kendi
baglarma buyruk hareket etmek için haberlegme araçlarma el koydu-
unu hatirlatiyor. Bunun engeRenmesi için emir veriyor. Îsmet Bey de
"komünist
inlalabi yapmak suretlyle memleketi kay1tsiz gartsiz Sovyet
emellerine tâbi satdik bir esir haline getirmek için faaliyetler" bulundu-
gunubelirtiyor. Anakara'nm amacmm Sovyetlerle kargihkhhk gaztla-
rmda ittifak yapmak oldugunu, hâlbuki Bolgeviklerin Türkiye'de ihtilal
"komünist
planladigim, inkilab1 perdesi altinda Sovyet esaretinin en fe-
na' esaret oldugunu" belirtlyor, bilhassa
Sarkordusuna simmak için ça-
hytiklarma dikkat çekerek tedbir almmasimistiyor.128
Bolgevik elçiliginin Bagkâtibi Upmal Angarski paldir küldür davra-
mylanyla, ölçüsüz konugmalarlyla siyasi niyetlerini son derece rahatsiz
edici bir gekilde ortaya Royuyor. Kâzim Karabekir'le yaptigi görügme-
1erde Bolgeviklerin Türkiye ve Îslam âlemi ile ittifak yapmak istedikle-
rini, Moskova'mn Türkiye'ye yardim edecegini söyleyen Upmal, iki ta-
lepte bulunuyor

Milli Hareket siyasi programmi aç1klamah, köhne saltanatt kaldi-
racagru ilan etmelidir. Bilhassa iktisadi programuu ilan ederse hem
emperyalizmden kurtulursunuz hem (Moskova ile) karç1hkh güven da-
ha esash olur... Faizciler, murabahacilar, arazi ve emlak sahipleri hak-
kmda da icraat lazimdm..

Bunlan gimdi aç1klamayi siyaseten sakincah buluyorsunuz, bira-
km Türkiye Komünist Partisi yapsm bunu... Anadolu'nun her tarafmda
komünist tegkilatma girmig kimseier vardar; fakat gizli çahg1yorlar,
aç1k çahymaktan korkuyorlar, birakm açikça çahesmlar.
"diganda
Upmal, Anadolu hükümetinin gekil ve rengini gösterme-
"renginizi
dišini" söylüyor, adeta belli edin" diyor. Karabekir'in derdi
"siz
bagkadir; o Türkiye'ye yardim yapm, biz de size Îslam dünyas1-

"egna"
*
Orijinal metinde Ismet Bey (engeni) kelimesini kullamyor.
I 28. KSzim Karabekir, a.g.e., sf. 830-83 L
266

nm yardimim saglayahm" diye konuquyor.IB


Ankara Upmal'm aç1kça iç iglerimize müdahale niteligindeki bu dav-
ramy ve konugmalarmdan müthig rahatsizdir.
Bu kadar güpheler çeken, hakkmda Ankara'dan Ismet Bey'in telgraf-
la Erzurum'daki Karabekir Paga'ya uyar11arda bulundugu Upmal, 4
"o
Ekim'de Ankara'ya geldiginde güne kadar hiçbir yabanclya gösteril-
meyen hararetli tezahürlerle" kargilamyor. Mustafa Kemal'in gazetesi
"hürmet
Hâkimiyet-i Milliye Upmal'1 ve dostlukla selamlamay1 ilk va-
"yoldag"
zife biliriz" diyerek bagyaz1 yaymhyor; kelimesim aynen kabul
"aym
ettiklerini çünkü yolda yürüdüklerini, aym gayeye dogru giden
yoldaylar" olduklarim yaziyor. Upmal da hemen siyasi faaliyetlere bag-
hyor, Yegil Ordu mensubu ve komünist tanman mebuslar bagta olmak
üzere Ankara'da silo iligkiler koruyor.130

Komünist akimlar güçlemyor


Halide Edip'in genig kabul gören bir analizine göre Ankara'da iki ge-
nel ideolojik egilim oldukunu görmügtük: Dogucular yani "Dogu ide-
ali"ne inananlar; Batictlar yani "Batt ideali"ne inananlar... Ikisi de Milli
Mücadele'yi, bagimsizhk savagra destekliyor. Dogucular Bati emperya-
lizmine ve kapitalizme ideolojik olarak kargi ç1ktiklari için Bolge-
vizm'den hayli etkilenmiglerdir. Prof. Shaw'm belirttigi gibi, bir tür "Îs-
lam Sosyalizmi"ni savunuyorlar. En güçlü fikri temsilcileri Hakla Behiç
Bey... En kuvvetli ärgütleri, apagida göreceginuz Yegil Ordn'dur. Musta-
fa Kemal esasen Batici olmakla birlikte siyasi dutuma gäre bazen bir
gruba, bazen öbür gruba yaklagtyor, bölünmeyi önlemeye, onlari bir
arada tutmaya çahqiyor.131
Bolgevizm etkisini güç1endiren önemli bir faktör, "Dogu ideali"nin
zaten güçIü olmas1dir. Askexî konulardan bagka toplumsal sorunlarm
Meclis gündemine gelmeye baglamas1 da önemli bir faktärdür. Milli
Hareket'in asker liderleri TBMM açilmcaya kadar daima bagimsizhk ve
egemenlik konularlyla ilgilendiler. Fakat Meclis açildiktan sonra ülkeyi
yönetme görevi, onlarm önüne, sosyal meseleleri getirmeye baghyor.
Meclis'in açihginm hemen ertesi günü Kirgehir Mebusu Müfit Efe -

"agnam"
di'nin 16 arkadag1yla birlikte (hayvan)vergisi hakkmda önef-
ge veriyor, arkasmdan iççive çahyma konulari gündeme geliyor...
Böyle çegitli sosyal ve ekonomik konulan bir genel çerçeveye, siya-
si bir programa baglamak ihtiyac1 ortaya ç11ayor. ÜstelikMeclis'te yo-

I 29. Bkz. Kâzim Karabekir,a.g.e., sf. 843- 844.


130. Feridun Kandemir, Atatürk'ün Kurdugru Türklye Komünist Partisi ve Sonra-
si, Yakin Tarihimiz Yayinlari, Istanbul,1965, sf. !27.
131. Dogu ve Bati akirnlari için bkz. Standford Shaw, a.g.e., cilt III, Bolum I, sf. 1092-
1095.
267

gunbir gekilde sosyalizm tartlymalan oluyor, sosyalizmi savunan me-


buslar var. Mustafa Kemal komünistleri tutuklayarak tedbir ahncaya
kadar, Meclis içmde ilmiye (dinadami) kökenli mebuslar arasmda bile
Bolgevizm taraftar bulabilmekte, hatta bu egilimde bulunan bazi me-
buslar istiklâl Mahkemesi üyesi seçilebilmektedir. Bunun bir örnegi
Diyarbakir istiklâl Mahkemesi'ne seçilen Bursa mebusu SeyhServet
Efendi'dir. Komünistlikten tutuklamp yargilanacaktir132
Atatürk Natuk'ta Meclis'te beg grubun olugtugunu söylüyor: Tesa-
nüt, Istiklâl, Müdafaa-i Hukuk, Islahat gruplari ve Halk Zümresi 133
Akademik çahqmalarda o dönemdeki sol alamlar, dört grup ya da
örgüt halinde tasnif ediliyor YegilOrdu Cemiyeti, Enternasyonal'e bag-
h Türkiye Komünist Partisi, TKP'nin legal veçhesi olan Halk Iqtiraki-
yun Firkasi, Meclis'teki güçlü Halk Zümresi adh sol grup ve Atatürk'ün
bu alamlan kontrol altma almak için kurdurdugu resmî Türkiye Komü-
nist Partisi.134

Solcu Yegil Ordu


Milli Hareket'i en çok endigelendiren Yegil Ordu'dur Çünkühem
NIeclis'te kalabahkça bir grubu vardir, hem ÇerkezEthem'in katihuny-
la silahh, milis örgütü haline gelecektir Temmuz 1920'de kurulan Yegil
Ordu, birçok yerde Mustafa Kemal tarafmdan kurulup desteklendigini
söyleyerek, onun prestbinden yararlanarak örgütleniyor, destek bulu-
yor. Genel Merkezi gu isimlerden oluguyor:
Saghk Bakam Dr. Adnan (Adivar), Maliye Bakam Hakla Behiç, To-
kat Mebusu Nâzim, Îzmit Mebuslan Sirn ve Hamdi beyler, Mugla Me-
busu Yunus Nadi, Manisa Mebuslan Hüsrev Sami ve Eyüp Sabri, Dr.
Mustafa, Bursa Mebusu SeyhServet Efendi ve Muhiddin Baha, Afyon
Mebusu Mehmet Sükrú.
Az sonra katilan1ar: Veteriner Binbagi Salih.Hacioglu, Eskigehir Me-
busu Hüsrev Sami, eski-Kaymakatn Vakkas Ferit, ägretmen Mustafa
Nuri, gazeteci Arif Oruç, Meclis Basunevi Müdürü Feridun Kandemir
Konya Mebusu Refik (Koraltan) ve Kuva-y1 Seyyare (milis) Kuvvetler
Kumandam Ethem 135
Kadronun zenginligi ve politik gücü ortada. Îçlerinde samimi Kema-
listler, gizli TKP'ye katilacak olanlar, Meclis'te Halk Zümresi adh sol
grupta, Atatürk'ün kurduracant resmî Türkiye Komünist Partisi'nde yer
alacak olanlar var.

132. Ridvan Akin, TBMM Devleti, sf. 54.


133. Nutuk, sf. 396.
I 34. Ridvan Akin, a.g.e., sf. 54.
I 35. Rasin Nuri lieri, a.g.e., sf. 269-270.
268

"milli

Yegil Ordu, Bolgevik sempatizam oldugu gibi, düzenli ordu"


"milis"
fikrine kargi fikrim savunuyor. ÇerkezEthem'in katilumyla An-
kara'y1rahatsiz eden bir güce ulay1yor. Mustafa Xemal düzenli ordunun
yeterince güçlenemedigi ilk agamada, lç isyanlar'a kargi bagta Ethem
olmak üzere bu milislerden yararlamyor; bu sebeple baglang1çta Et-
hem'in ve Yegil Ordu'nun olumlu bir imaja vardir.
Hatta Bolgeviklerin, yapacaklari askerî yardun karç1hšmda Anado-
lu'da komünist örgütlenmelerin serhest birakdmas1m istemeleri üzeri-
ne Mustafa Kemal, baglang1çta sol bir örgüt olarak Yegil Ordu'nun ku-
rulmasm1 tegvik edlyor, bunun Moskova'ya bagh bir Komünist Parti-
si'nin olugmasuu önleyecegini dügünüyor 136
"içtimai
Bolgevizm'le birlikte Îslam ve inkilap" kavramlaruu birlegti-
ren muglak bir ideolojiye sahip olmasi, "Dogu ideali"ni dile getirmesi
zaten efsanelegmig olan Yegil Ordu'nun cazibesgli artirlyor. "YegilOrdu
Talimatnamesi" adim taglyan programmda "Asya Asyahlanndir" diyor,
Îslam-Bolgevizm kar1pum ya da Islami Sosyalist diyebilecegimiz mug-
lak fikirler savunuyor. Ittihatç11argibi, örgüte mutlak sadakatt öngö-
ren, ihanet edenleri ölümle cezalandiran bir programdir bu.137
"reis"le-
Hemen bütün komünist akimlarda boy gästeren Yegil Ordu
rinden Bursa Mebusu SeyhServet Efendi'ye göre:

Bolgevizm'in en lasave toplu tarifi, Asr-i Saadet'te (Peygamber zama-


nmda) yaganmig olan gilh gigsiz (saf,bozulmanug), mügterek (ortak),sa-
mimi hayattan ibarettir... Hz. Ebubekir Radlyallahu'anh Islamiyet'ikabul
eder etmez bütün servetini, develerini, koyunlarmi, varru yogunu dagit-
rug ve fakir himselerle hemhal olmugiu... Biz de böyle yapacak, Asr-1 Sa-
adet'in mügterek samimiyetiniihya ile hakiki zaferi kazamp bütün musi-
betlerden, felaketlerden kurtulacag12.138

Elindeki silahh milis güç1erini politik bir tamma oturtmakta güçlük


çeken ÇerkezEthem'in bilip bilmeden komünizme yänelerek Yegil Or-
du'ya katilmaslyla Yegil Ordu efsanesi büyük bir silahh güç haline geli-
yor. Ethem'in çeteleri kanun düzen tamruyor ve Milli Ordu'nun disipli-
nine girmeyi reddedlyorL Artik Ethem, "Bliyük Millet Meclisi reisi
Meclis önünde asacagim" diye konugacak kadar kibirlenmigtir, Milu
Hareket için gerçekten zararh bir unsurdur aruk.139
Sovyet yazan Samsutdinov, Yegil Ordu ve Ethem'in düzensiz çeteleriy-
"gerillalar-
le Milli Ordu arasmdakt bu çatigmayi, halk gücünü temsil eden

I 36. Standford Shaw, a.g.e., Ill/I, sf.I O96.


137. Bkt. Feridun Kandemir, Atatürk'un Kurdugu Türkiye Komünist Partisi, sf.
148-151.
138. Feridun Kandemir, a.g.e., sf. 20.
139. Nutuk, sf. 315
2 69

la", küçük burjuva Milli Ordu arasmda simf çatigmasi gibi gösterir!140
Mustafa Kemal, Ethem'in Yegil Ordu'yu kullanarak liderligi ele geçir-
me planma kargi tam zamamnda tepki gõsteriyor ve Ethem'i bu güçten
mahrum birakmak için, Yegil Ordu'nun lašv edilmesini istiyor. Bunun
"arkadaylarmi
için YegilOrdu'daki tenvir ediyor", aydinlattyor, onlar da
23 Eylül'de Yegil Ordu'yu lagv etmeye karar veriyor. Ama bagta Hakki
Behiç olmak üzere bazilari Mustafa Kemal'e direniyor Halk Iqtirakiyun
F kasi'na ve Türkiye Komünist Partisi'ne yöneliyorlar. Bunlarm birley-
mesiyle Türkiye Halk Îytirakiyun Firkasi doguyor.141
Birazdan görecegimiz Halk Zümresi adh güçlü grup da Meclis'te Ye-
gil Ordu kökenli mebuslardan oluguyor.
Halk lytirakiyun (Komünist) Firkast 14 Temmuz 1920'de kurulmug-
tu. III. Enternasyonal'in ilkelerine baghdir. Sovyet yazari Samsutdinov
Halk 14tirakiyunFirkas1'm "YeyilOrdu'nun Ankara kent komitesi yöne-
timindeki sol kanat" olarak uiteliyor.1 Kuruculari birikimli bir Mark-
sist olan Arif Oruç, Baytar (Veteriner) Binbagi Salih, Tokat Mebusu Nâ-
zim Bey, Sovyet ajam Ba.plort kökenli SerifManatof ve Ziynetullah Nu-
girevan gibi isimlerdir. Bunlar aym zamanda YegilOrdu'nun ve TKP'nin
mensuplanm da kismen içermektedir; onlarla iç içe geçmigtir. Ankara
ile arasi aç11an ÇerkezEthem'in Yegil Ordu örgütünü desteklemesi
bunlari birdenbire silahh bir güç haline getiriyor 143 .

Gizli ve Moskova yanhsi TKP, Temmuz 1920'de Sovyet ajam Serif


Manatov tarafmdan kuruluyor. Kurucular Halk Îçtiraklyun Firkasi'm da
kuranIardir. Meclis'teki Halk Zümresi'nin sol kanad1yla, bilhassa Nâ-
zim Bey'le irtibat halindedir. TKP'ye göre Türkiye'de iki türlü hükümet
"mugfil"
vardir; biri müstebit Istanbill hükümeti, digeri ise yani aldatic1
Kuva-yi Milliye hükümeti! Gizli TKP, Moskova'da Stalin yönetimindeki
"Müslüman komünistlerl' faaliyetinin Türkiye'deki uzantisidir. Çerkez
Ethem'in destekledigi Halk Îçtiraldyun Firkas1'na katilacaktir.144
Sovyetler Birlini ile dostluk ve yardimlagma çabalarmda bulunan
TBMM Hükümeti, Sovyetler tarafmdan desteklenen bu yapilanmalara

140. gamsutdinov,
a.g.e.. sf. 125 vd.
141. Standford Shaw, a.g.e., IIIII,sf. 1098.
142. Samsutdinov,
a.g.e., sf. 16.l.
*
Pek çok kaynakta Nugirvan, Nugirevan olarakgeçen bu Muslüman kökenli Sovyet ele-
maninin soyadinin Nugirvanof oldugunu Fethi Tevetoglu yaziyor. Nugirevan adlyla veya
"milliyetçi,

Z,N. imzaslyla Türkçu bir muhite sizarak" Türk Yurdu dergisi, Harp Mecmuast
yayinlarina yazilar yaziyar. Sosyal bilimlerde birikimii biri oldugu yazilarindan anlagiliyor. Di-
van-; Lügat-ür Türk, Felsefe Dersleri, Eskigebir Sancaginda Nufus Hareketteri gibi konular-
da yazilari var. Tevetoglu, bu yazilarin bir listesini vermigtir. (Turkiye'de Sosyalist ve
Komünist Faaliyetier, sf. 186.)
143. Halk istiraklyunFirkasi için bkr. Fethi Tevetoglu, a.g.e., sf. [84-199.

144. Gizli TKP için bkz. Fethi Tevetoglu, a.g.e., sf. 184-199.
270

bir süre göz yumuyor. Xomiinist faaliyetlerinin dolayh askerî gücünü


olugturan Çerkez Ethem kuvvetlerinin 10 Ocak 1921'de Inönü mevkiinde
yok edilmesi ve 16 Mart 1921'de Moskova Antlagmasi'nm imzalanmasm-
dan sonra, yani siyasi ortam olgunlagmca, Ankara Istiklâl Mahkemesi
'
aracihgiyla TKP ve Halk 1;tirakiyunFirkalari tasflye edilecektir 145
Bütün komünist veya sol egilimli alomlar Meclis'te küçümsenmeme-
si gereken bir güce sahiptir. Hem Kemalist Birinci Grup içinde, hem
muhalif Îkinci Grup içinde sol mebuslar vardir. Bunlardan bilhassa De-
nizli Mebusu Hakki Behiç (Bayiç), Tokat Mebusu Nâzun Bey ile Bursa
Mebusu SeyhServet Efendi'nin ideolojik renkleri çok belirgindir. Yu-
nus Nadi'den Adnan Adivar'a, Refik Koraltan'a kadar genig bir yelpaze
"sol"da
qu veya bu gekilde yer alnuglardir.146

Sol bir grup: Halk Zümresi -

Yegil Ordu'yla ve Halk Iqtirakiyun Firkasi'yla irtibath ve Meclis için-


de 60-70 mebusu bulunan Halk Zümresi adh grup bilhassa önemli-
dir.147 Tamamma yalom Îttihat ve Terakki kökenlidir. Îttihatçi kökenli
olmalari, Yegil Ordu'dan gelmeleri, yani tegkilatç1 ve aktivist nitelikleri
Mustafa Kemal'i rahatsiz eden ilave faktärlerdir.
Mete Tunçay'a göre Halk Zümresi, Yegil Ordu'dan ayr1 bir kurulug
olmay1p onun Meclis Grubu niteligindedir.148
"milliyetçi
O dönemde lttihatçilarda, ve Islami bir sosyalizm" diyebi-
lecegimiz kuvvetli bir egilim vardir, Antiemperyalist oldugu için Bolge-
vizm'e sempati duyuyorlar, ama kurdugu totaliter diktatörlügü giddetle
eleptiriyorlar. Bolgevizm'den farkh bir sosyalizmi "Halkçàik" adlyla sa-
"halk
vunuyorlar. Temel bir kavramlari da Bolgevik tarzmda bir hükü-
meti" fikridir. Yunus Nadi'nin kaleme aldigi programmda Bolgevik, 1s-
lamci ve Asyac1 bir fikir karmasuu savunnyorlar.149
"açagidan
Bürokrasi kargithgi, halkin siyasete katilum, yukariya in-
"halk
lalap" ilkesi, tek dereceli seçimler, idaresi" ve devlet yönetimin-
"halkm

de bilfiil mukadderatma hâkim ve sahip olmasi" gibi prensipler


temel görüglerini olugturuyor. Halkç1hk fikir olarak Ziya Gökalp'e ka-
dar 112anan bir köke sahip olmakla birlikte, Yegil Ordu'yu, ardmdg ,

Halk Zümresi'ni olugturan bu solcu Ìttihatçilarm halkçihk anlay1gi gid-


detle antikapitalisttir, Türkiye'de sanayi olmadigi için Marksizm'in ve

145. Prof. Ergün Aybars, Türkiye Cumhuriyeti Tarihi, I, sf. 373.


146. Bkz. Uygur Kocabagoglu, "Birinci Büyuk Millet Meclisi'nden 'Sol' Portreler", gu kitap-
Birinci Meclis, Sabanci Üniversitesi,
ta: Cemil Koçak (haz.), 1998, sf. 165-187.
147. Skz. Prof. IhsanGüney, Birinci TBMM'nin Dügünce Yapisi, sf. 153-257.
148. Mete Tunçay, Türkiye'de Sol Akimlar, sf. 152.
149. Standford Shaw, a.g.e., III/I,sf. 1099.
271

Bolgevizm'in bize uygun olmadigim da belirtiyorlar. Sol-Ittihatçi çevre-


mn hazirladigt "Mesai" adh metin son derece zengin bir fikrî kapasiteyi
ve sosyal bilim zihniyetini yansitir. Halk Zümresi üzerinde de bunun et-
kisi çok aç1Mir 150
Sovyet yazari $amsutninov'a göre, Halk Zümresi, Bolgevik egilimli bir
programa sahip olan ve silahh milislerden olugan YegilOrdu adh yari giz-
li örgütün Meclis fraksiyonu niteligindeydi ve Halk Zümresi'ni olugturan
buslarm sayisi 85 gibi yüksek bir rakann buluyordu! Kuran'a el basa-
örgütü kurmuglardi. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin adim "Halkin
"gûra"
Büyük Sûrast"olarak degigtirmek istiyorlar. O dönemde terimi
Sovyet kaxpihgi olarak kullamhyor. ÇerkezEthem'in 6 bin silahlt milis-
"tümüy-
ten olugan Kuva-yxSeyyare (Seyyar Kuvvetler) adh birliklermin
le" Yegil Ordu'ya katilmasi, Yegil Ordu'nun.Bolgevik yanhsi olmasi ve
Milli Ordu'yu reddetmesi, Meclis'te de Halk Zümresi adiyla kalabahkça
bir gruba dayanmasi, Milli Hareket'i son derece kaygilang.151
.
Halk Zümresi o kadar kuvvetlídir ki, TKP'nin, Îçtirakiyun Firkasi'nm
ve aym samanda Halk Zümresi'nin önde gelen isimlerinden Tokat Me-
busu Nâzim Bey, Meclis'te 4 Eylül'de yapilan oylamada, Mustafa Ke-
mal'in aday1 Refet Bele'yi mailup ederek lçigleri Bakam seçiliyor! O
zaman bakanlar oylamayla seçiliyordu. Refet Bele'nin 89 oyuna karg1-
hk, Nâzim Bey 98 oy ahyor! Tarihçi Mete Tunçay, Nâzim Bey'in bu ge-
kilde seçilmesini, Meclis'te güçlü bir sol grup olan Halk Zümresi'nin
gösterisi" olarak niteliyor.152
"gövde

Meclis Reisi Mustafa Kemal bu seçimi tammayacak, Îçigieri Bakam


s1fatlyla ziyaretine gelen Nâzun Bey'i kabul etmeyecek, o da istifa zo-
runda kalacaktir. Atatürk bu olayi Natuk'ta anlatir. "Bu zatm eenebi
"memle-
çevrelere casusluk ettigine asla güphe etmedigini" bu sebeple
ketin büyük menfaatinië gözeterek onu Meclis seçtigi halde reddettigi-
ni belirtir Hangi ecuebi çevreler? Mustafa Kemal'in bununla Bolgevik
Rusya'y1kastettigi açikttr
"yabanci
Ve Mustafa Kemal Meelis'teki gizli.celsede de Nâzim Bey'in
çevrelere casusluk ettiginden asla güphe etmedigini" belirtlyor, bu se-
biiyük menfaati"ne zarar verecegini anlatlyor... 6
"memleketin
çimin
Eylül'de yap11an yeni oylamada Mustafa Kemal'in adayi Refet Bele 187
oydan 131'ini alarak Îçigleri Bakam seçiliyor.153

150. Mete Tunçay, Mesai, Halk Suralar Firkasi Programi, SBF Yayinlari, Ankara,
1972, sf. 41-8 1.
I
151. Bkz.A. M.§amsutdinov, Türkiye Ulusal Kurtulug Savagi Tarihi, sf. 149-160.
152. Mete Tunçay, Mesai, sf. 23.
153. Nutuk, sf. 334-335, Mete Tunçay, Mesai, sf. 24. Nâzim Bey'in akrabalari. Mete
Tunçay'a, istifa etmemesi halinde Nâzim Bey'in öldarülecegi yolunda tehditler aldigini söy-
Lemiglerdir.Seçilmig bir bakani reddetmek Meclishükumeti sistemine aykiri olmakla birlik-
te demokrasiye aykiri sayllamaz. Çünkü parlamenter demokrasilerde de bagbakaniarin bir
bakani istifaya Toriamast, Cumhurbagkani'nin da atama yapmama yetkileri vardir.
272

Halk Zümresi'nin önde gelen isimlerinden biri Yunus Nadi Bey'dir.


Istiklâl Mahkemesi tutanaklarma göre, Yegil Ordu'nun çözülmesinden
sonra, örgütsüz kalanlar Halk Zümresi'ni olugturmug, hatta Halk Züm-
resi'nin programim bizzat Yunus Nadi Bey yazmigtir. Halk Zümresi
"halkç1hk" "sosyalizm"

Meclis'te bu kadar güçlü oldugu gibi, ve olarak


yaygmlagan sol akimlar üzerinde de fikrî etkisi güçlüdür; nitekim Mus-
tafa Kemal'in biraz sonra görecegimiz "Halkçilik Prograru" önemli öl-
çüde Halk Zümresi'nin "Siyasi Program"mdan etkilenmigtir.
Halk Zümresi'nin "Siyasi Prograru" 3 Eylül 1920'de Yunus Nadi Bey
tarafmdan yazilmig, 8 Eylül 1920'de kendisinin Anadols'da Yeni Gün
adh gazetesinde yay1nlm.154
Yunus Nadi'nin Anadotu'da Yeni Gün gazetesi emperyalizmi ve ka-
pitalizmi eleptiren sol bir gazetedir. Yunus Nadi'ye göre, Batt'da çok sa-
"birjapitalizm,
yida partiler gözükse de, bunlarm üstünde bir sermaye
tahakkümü vardir." Yunus Nadi Avrupa'daki demokrasiden daha ileri
"meslekî
gördügü temsil" fikrini savunur. O sirada bagta Kör Ali Bey,
birçok Marksist aydm da, Türkiye'de burjuvazi-proletarya çeligkisi ol-
madig1 için, proletarya diktatör1ügünü Türkiye'ye uygun görmüyor,
"meslekî
temsil" fikrini savunuyor.155
Halk Zümresi'nin "Siyasi Program"128 maddedir. Birinci losim, girig
niteliginde olmak üzere "Maksat ve Meslek" (amaçve ögreti) baghšru
"kay1tsiz
tagiyor. Burada gartsiz halk hâkimiyeti" kavramru vurgulu-
yorlar, çagm gereklerine ve halkm ihtiyaçlarma göre yenililderin yapil-
masuu, kurumlarm olugturulmasuu istiyorlar, Bati'dan gelen ahlak bo-
zucu tahakküm ve ihtiraslara kargi, Asr-1 saadet yani Peygamber zama-
"mügterek

omdaki samimiyet"i savunnyorlar, yollanm "Hak yolu, Allah


yolu" olarak niteliyorlar

Zümre, Islamiyet'in kudsî esaslarma dayanarak, Asr-i Saadet'teki müg-


terek samimiyeti iadeye ve Bati'dan gelen ahlak bozukluklarmi, tahak-
küm ve ihtiraslan gidermeye ve imhaya çahqmakla, yolunu Hak yolu, Al-
lah yolu bilir...

"rençper,
Programda amele, esnaf memur, ögretmen, hademe" gi i
"kapitalistlerin
çahyan kesimlere sahip ç11ayor ve uydurmasi ve empe
yalistlerin müdahale ve tahakküm aract olan dig borç1an ve yabanci
imtiyazlan" zulüm olarak niteliyorlar.
Program'da "Halk ve hiikümet" baghgi ultmdayürütme ve yasama
"kuvvetler

güçlerinin birligini, birligi ilkesini" savunuyor ve Büyük Mil-

154. Ooç.Dr. Zeki Çevik,"Turkiye Büyük Millet Meclisi I-IQkümeti Reliminin llk Anayasa-
se Teskilat-i Esasiye Kanunu", ÌÜ Siyasal Bilgiler Fakultesi Dergisi, No, 24, Mart
2002, sf. 27.
155. Mete Tunçay, Mesai, sf. 27-28.
273

let Meclisi yerine "Büyük Sûra"terimini kullamyorlar. "Idare" bölü-


münde vilayet, ilçe ve nahiye birimlerini düzenliyor, Vilayetlere özerk-
lik veriyorlar.156
Mustafa Kemal'in beg gün sonra aç1klayacag1 Halkçihk Programi da
"Maksat ve Meslek" böliimüyle baglayacaktir ve bu programdan çok
gey alacakt1rL

stafa Kemal sola kay1yor


Mademki kuvvetli bir sol egilim var, Mustafa Kemal'in kendisi sol
bir program ortaya koyarak bu egimlerin mensuplar1m kendisine çe-
kebilir, Milli Hareket'in saflarma alarak onlan etkisizleptirebilir. Bu
amaçla Mustafa Kemal iki gey yapacaktir: "Halkç1hk Programi"m
"resmî"
aç1klayacaktir... Kendi arkadaglarma bir Komünist Partisi
kurduracaktir..
Mustafa Kemal'in ortaya sol bir sosyal program koymasmdaki diger
bir sebep, bäyle bir programm Bolgevik Rusya ile olan iligkileri güçlen-
direcegine inanmasidir.
Mustafa Kemal ve Milli Hareket'in öbür liderleri zaten bir süredir,
"kapitalist,

daha önce hiç ag1zlarma almadiklan burjuva, proletarya,


amele, rençper" gibi kavramlan kullanmaktadir Bu kavramlan bilhas-
sa Ruslarla gärügürken kullamyorlar Bu bir diplomasidir, ama bu ko-
nugmalarla siyasi ve sosyal bir program ihtlyaci da derinlegiyor
Bolgevik liderler de Ankara'nm bir sosyal program ortaya koymas1m
istiyorlar! Mademki kapitalizme, emperyalizme kargisuuz, iktisadi ve
sosyal programm1z1 ortaya koyun, diyorlarL
Mustafa Kemal'in Moskova'ya gönderdigi Halil Paga, oradaki te-
maslan ve bilhassa Çiçein'le görügmeleri hakkmda Mustafa Kemal ve
Karabekir papalara rapor veriyor "Halil Yoldag", 3 Agustos 1920 tarihli
uzun raporunda, Milli Hareket'in, Moskova vasitas1yla "Avrupa ve
Amerika amelesi nazaringia popülarite" kazanabilecegini, ama bunun
için Moskova'daki liderlerin."Türkiye'nin yeni prensiplerini yaymla-
masuu" istediklerini bildiriyor! Yoldag Halil Paga'ya göre, Ankara'nm
"mesela
yaymlayacant programda çiftçi halkmuzm menfaatinden bag-<