You are on page 1of 224

TURAN DURSUN

Kutsal Kitaplarn
Kaynaklan 2

IAIISV8

Bu kitabn yayn haklar


A naliz B asm Y ayn T asarm U ygulam a Ltd. ti.nindir.
B irinci B asm : K asm 1995
kinci B asm : ubat 1996
D izgi: K aynak D izgi Servisi
B ask: K uak O fset
K apak: G iovanni B attista Pittoni (1687-1767)
ISBN: 975-343-103-1 (Tk. N o.)
975-343-105-8 (2. Cilt)

K A Y N A K Y A Y IN L A R I: 173

KAYNAK

YAVNLARI

A N A L Z B A SIM Y A Y IN T A SA R IM U Y G U L A M A LTD. T.
stiklal Cad. 184/4 80070 Beyolu/stanbul
Tel/Faks: (0212) 252 21 56 - 252 21 99

TURAN DURSUN

Kutsal Kitaplarn
Kaynaklar 2

N D E K LE R

PEY G A M B E R L K N E D R ?

BR A R A C IL IK K U R U M U O L A R A K PEY G A M B E R L K
"D in"-"G iz" A raclnda M addi kar
"D in"-"G iz" A raclnda "Sivrilm e",
"ne G em e" T utkusu
"M uham m ed'in vnm elerinin A nlam " ve
"Sivrilm e Tutkusu"

8
9

43

K A B LE PEY G A M B E R M U H A M M E D

46

"Y A LN IZC A M EK K E V E EV RESN N PEY G A M B E R "


"D in"-"G iz" A raclnda A km a S rklenm e

56
57

"V A H Y " V E "PEY G A M B ER L K " T R L E R


slam Savunurlarna G re "V ahiy"

59
59

FELSEFECLERE G R E PEY G A M BERL N K O U LU

75

Y A H U D L K SA V U N U R L A R IN A G R E V A H Y V E
PEY G A M B E R L K T R L E R

77

H IR ST Y A N L IK SA V U N U R L A R IN A G R E V A H Y VE
PEY G A M B E R L K T R L E R

82

A R A C ILA R IN SA H PM G B G R N D K L ER
"G Z 'L "B L G 'L E R
"B ilgi"ler E liyle Pazarlanan
"Giz" Dolu "B ilgi"m sili U ygunluk: "H ikm et"
"H ikm et" H rszl, E skilerin M asallar ve L okm an
"Lokm an ve tleri"

33

91
91
101
107

K ur'an'm H ikm etli A dam L okm an-A surlu A hikrEski Y unan'dan M asalc A isoposY ahudilerin (Tevrat'taki) "Bal'am "
"Yedi K artall Lokm an"
Lokm an'dan A ktanlan B ir "Hikm et"
"m anllatrlan H ikm etler"
"m anllatrlm H ikm etin A nayurdu"
"V eda'lar"daki "Gizli Bilgi" (H ikm et) ve
M uham m ed'in Pazarlam as
K ur'an'm P azarladklar A rasnda B uda H ikm etleri,
B udizm ve slam G izem cilii
K u'an'da B uda'dan B ir P eygam ber O larak m Sz Ediliyor?
K U R AN V E SLA M 'D A PA Z A R L A N A N ESK Y U N A N
H K M E T 'L E R (FE L SE FE LE R )
K ur'anda vlerek A nlatlan "ki Boynuzlu" K im ?
B yk skender m i?
K U R 'A N VE SLA M 'D A 'H E L E N Z M 'D E N Z L E R
FEL SE FE -D N FTL E M E S VE
K U TSA L K TA PLA R D A Y E R A L A N O C U K L A R I
A hiret nanc ve B una likin "H ikm et"ler
N ereden Sokulm a
PEYGAM BERLN GEREKES
P eygam berliin, S avunurlarna G re G erekesi
P eygam berlik G erekesine K ar, G erek

110
114
116
123
127
133
148
153

163
165
181

193
196
209
209
219

PEY G A M B E R L K N E D R ?

"Peygamber" anlamnda Kur'an'da kullanlan iki szck gze arpar:


"Resul" ve "Neb". kincisi Arapa deildir, "Arami"-"Sryani"' ve "b
rani" dillerinden alnmadr.2 slam ncesinde yalnzca ikinci szck "Pey
gam ber" anlamnda kullanlrd. Birincisi, yani "Resul" szcyse "din
sel" anlam da kullanlmazd ve "eli" anlam na gelirdi yalnzca. Yani
"Peygamber" anlamyla ilgisi yoktu.3 Bu anlam da iermesi, Kur'an
dnem ine rastlar.
"Resulu'llah" deyim ini bilirsiniz. Kur'an'da da geer.4 "A llah'n
Elisi" anlam nda. B u anlam a gelen bir deyim de, Sryatilerde kul
lan lm aktayd.5
"A llah'n Elisi"nin olabileceini dnebiliyor m usunuz?!
"U lular ulusu A llah", "eli"lerle i gryor. "B uyruk"larm "kul
larna iletsinler" diye gnderiyor o n lar!!!
nk kendisi, ok ok "yksek"lerde, "gk"te, bir "Kral" ("Melik")
olarak zel "saray"ndaki "taht"nda! K uran daki zel szckleriyle
"A r/'n d a, "Krs"sinde! Oradan "grev"lendiriyor "eli"lerini. nk
Secde Suresi'nin 5. ayetindeki "aklama"yla:
"ileri g kten y e re doru y n e tir
Bu "Kral TanrTnn "gk"te olduunu ve "iler'i oradan ynettiini
anlatan daha nice "ayet"ler var Kur'an'da.6
Ayrca Kral Tanr, "giz" ("sr") dolu "bilgi"leri, setii zel " e l ile
rinden baka kime gvenebilir?!
Tm bunlar da, Kral T anr'yla "yeryz"ndeki "kullar" arasnda
kulland "eli"leri "vazgeilm ez" klm aya yter!
Hey, "akll yaratk" insanolu, "akln" nerede?! H ey, "Kur'an"
inanrlar! H ey, bu sam alklarn Kur'an'dan nceki kaynaklarndan
Incil, Tevrat inanrlar!!! H ey tm inanrlar! B iraz "dnsenize"!!!

BR A R A C IL IK K U R U M U O L A R A K PEY G A M B E R L K

"G szlk" ortam nda, "korku"ya, "um ut"a yaslanarak yaratlan


ve ylece yaatlan "Tanr" d ncesinde ne olur?
Kukusuz, "giz"ler ve "gizlilik"ler olur en bata. "Kayg"lar olur.
"Giz" kayna aranr. "Bilgi" salam aya allr. "Snak" aranr, "kur
tarc" aranr. Yardm salam aya allr. O rtam bu olunca, "arac"
nem kazanr. "Giz"lerin, kayglarn ve umutlarn durum una gre vaz
geilm ez olur "arac".
V e ite tam byle bir ortam da, ilgi ekebilen birinin kalkp yle
dediini dnn:
"Gelin bana. Aradnz bende. Ben istediinizi salayabilirim. O
grnmeyen Yce Varlk'la ilgili bilgi mi almak istiyorsunuz? Bende var.
Grnmeyen tehlikelere kar gvence mi istiyorsunuz? Bende var. Umut
larnza kavum a olana m istiyorsunuz? Bende var. D aha neler, neler
var benim elimde. Tm sorunlarnza zm, tm dlerinizi gerekletir
me olana yannda, sizin hi dleyemeyecekleriniz bile var. Elverir ki,
siz bana gvenin, bana uyun ve benim dediklerimi eksiksiz yerine getirin.
"A m m a bunun tersine ynelirseniz, banza geleceklerden sizi
kim se kurtaram az. D nn, tann ve ayanz denk aln. Ben uy a
ryorum sizi."
"D in" araclar, kitlelerin nne hep byle km lardr.
O rtam gz nne g etirerek deerlendirin im di: Bu "arac"lar
"ilgi" toplam azlar m ? H ele biraz "kitleleri ekm e" zellikleri varsa.
H ele bir de "gl" ve etkili kesim den "destek" g r y o rla rsa...
Dnn ki, "Yce V arlk"la "balant kurulabildii" sav ortaya
atlyor. Bunun tersi nasl kantlanabilir? Ben Y ce V arlk'la iliki
iindeyim, bam-balantm var!" diyen kimseye "yalan sylyorsun!"
dem ekle i biter mi? K esinlikle "yalan". A m a bu yalan nasl kesin
biimde ortaya koyabilirsiniz? ' Yce Varlk" ya da "Ulu Tann" dedii ve

"var" gsterdii "g", "grnen" trden deil. "Gzlem"e, "deney"e gir


miyor. "Var olsayd grlrd!" deseniz; "Bu, senin bildiin 'var'lardan
deil. Bu, grnmeyen varlklardan. Herkese grnmez O. O nu grmek,
zellik ister. Sende o zellik yok!" deyip kacaktr. "Elle tutulur" yan
yok ki, "yalan"n, som ut biimde ortaya koyabilesiniz. N e deseniz,
"Benim, O'nunla ilikim var!" diyen kimse, bir karlk verecektir size.
H ele biraz da "sz" ustasysa, "yalan" ustasysa... Sizin akla, geree da
yanan szleriniz onu susturamaz. Hele inanm aya hazr kitleler n n d e...
N e denli "cahil" de olsa; bu kitlelerce, "ok bilgili", stelik "gizli-gizemli
bilgilerle donatlm" olarak grlr. Kafalar, "grnmeyen g"e tak
ldr nk. Ortam karanlk bir ortamdr. A yrca gszlk ortamdr,
korkular, um utlar ortamdr. "nanma"nn koullar alabildiine var. na
nacaklar hazr. Biraz "numara", biraz yalan becerisi yeter inandrmak
iin. Bir de bu becerinin ok ileri gtrldn, "uzmanlk" derecesine
ulatrldn dnn. "G eim kaps" yapldn, "meslek" durum una
getirildiini dnn. V e birok karn da halka halka, zincirlemesine
buna bal olduunu, bal olduu iin de nem kazandn, gllerce
destek grdn dnn. O zaman geerli olmaz m, o "din ara
c s n n savlan? Samalklar "hikmet" diye kabul edilmez mi?

D in"-"G iz" A raclnd a M addi kar


H er tr araclk gibi, dinsel araclk da, u ya da bu lde "m addi
kar"a dayanr. B urada hem "arac nn, hem de onu destekleyip k ul
lanan gllerin kar olur.
Tem el neden bu. A m a kim inde arka planda tutulur. Perdelenir,
saklanr, yokm u gibi gsterilir. zellikle "kutsal", ok "m tel" (y
ce) konularda...
Plan; kimi zaman aracnn kendi eliyle oluturulur. Yani arac, neyi
salayacan "hesap ederek" ie giriir. Kimi zam an da, "plan" bakala
ryla birlikte dnp oluturur. Baka trl de olur: H er ey nceden
planlanp hazrlanmtr. "Tezgh" hazrdr. A rac sonradan itilmi, ge
tirilip bu tezghn bir yerine, ya da grnrde bana konulmutur.
"Peygam ber" denen arac da baka trl deil. O da yle.

Ancak; "M uham m ed" iin bunun byle olm adn sylerler.
O nun "m addi kar"la ilgisi, ilintisi olm adn ileri srerler. Y alnzca
"yce bir am aca gnl verdiini", baka bir ey dnm ediini o r
taya atp savunurlar.
K im ler savunur?
M uhammed'i balangta yaratanlarn sonraki "temsilci"leri! M u
ham m edi ve slam' savunm akta karlar olanlar. nsanln aldatclar.
A m a kukunuz olmasn ki, "kar dncesi", M uham m ed'de de vard.
"G a n im e t'ierd e kendisine den pay dnn bir kez. Enfl Su
resi'nin u ayeti hibir ey anlatm az m ?
"Bilesiniz ki, ele geirdiiniz ganimetin (apulun) bete biri; A l
lah'n, P eygam berin, onun yaknlarnn, kszlerin, dknlerin ve
yolcularndr..." (A yet41.)
"G anim et"te neler ele geirilirdi?
En bata "kle", "cariye". "M sl m an 'iarn eline den "kfirler",
mal nasl pay latrly o rsa yle p aylatrlrd. K adn ve ocuklar da
iinde olm ak zere. "K le"nin, "cariye"nin az m nem i vard?
Sonra silah, trl eya, m al, davar, d ev e ...
"H uneyn gn", elde edilen "ganim et" iinde unlar vard:
Y irm i d rt bin deve, k r k bin davar, drt bin o kiyye g m J
B unun bete biri: D rt bin sekiz yz deve, sekiz bin davar, sekiz
yz okiyye gm .
B unun da bete biri, A llah'n ve P eygam ber'in pay: 960 deve,
1600 davar ve 160 okiyye gm . Bunu ikiye katlayalm . nk
"Peygam ber'in ailesi"ne de bete bir pay dyor. O zam an "A llah"
bir yana brakrsak, P eygam ber ve ailesine den; bin dokuz yz yirm i
deve, bin iki yz davar, y z yirm i okiyye gm eder. "Yolcular"n pay olan bete biri de P eygam ber'in kesim ine eklem ek g e
rekir. nk "yolcular denirken bununla anlatlm ak istenen; "yolda
kalm lar"dr. B ununsa ok nem li bir "gider" gerektirm eyecei ak.
K alan, bete bir "kszlerin pay"yla, yine bete bir "dknlerin p a
y". B unu da "Peygam ber, arada srada, M slm anla kazanm ak is
tediklerine, "Tanr adna" verdii "rvet"lerde deerlendirir. " rtl
denek" niteliinde!

10

Bu satrlar okuyan okurlar, bu anlatmlarmla, Muhammed'e haksz


yere saldrdm sanacaklar. Byle bir dncenin yanllnn kant:
Yukardaki "ganimet"in elde edildii sava ve "ganim ef'in n a sl
bltrldiin, " h a d is"ler aklyor. Bu "hadis"ler, en salam kabul
edilen, slam dnyasnca itirazsz benimsenen "hadis kitaplarTnda da var.
te bu "hadis"lerin, ok ak seik anlattklarna gre: "H uneyn
S av a"nda elde edilen "ganim et"ten, "K urey'in zen g in ve ileri g e
lenlerine y z e r deve verilm iti." O ysa ayn ganim etten h er b ir sav a
y a verilen deve says, yalnzca "drtt"!
Bunlar anlatan ve Buhar'nin E's-Sahih'mAt de yer alan bir "hadis"i
okuyalm:
"Tanr honut olas A bdullah bn M es'ud anlatyor:
"Huneyn gn olup bitince, Tanr'nn selam zerine olas P ey
gamber, ganimeti bltrm ede kim i insanlar kayrd: Ak'ra' bn
Hbis'e yz deve verdi. Uyeyne'ye de yz deve verdi. Arab'n ileri
gelenlerinden ('erafndan) kiilere byle yzer deve verdi. Ve
bylece; o gn, onlar, ganim etin paylatrlm asnda kayrd. B u
nun zerine bir adam yle konutu: 'Tanr'ya ant ierek sylerim
ki; bu, adaletin gzetilm edii bir paylatrm adr. Ve bu p a yla
trmada Tanr h o n u tlu u n u n gzetilm i o ldu u n u sa n m yo
rum !' Ben ona dedim ki, 'Tanr stne ant ierim ki, seni, sy
lediklerini Peygam ber'e ihbar edeceim!' V e gidip Peygamber'e an
lattm. Peygam ber'se yle syledi: 'Allah ve Peygam ber'i adil ol
mazsa kim adil olabilir? (Yani Tanr ve Peygamber, adaletsizlikle
nasl sulanabilir?) A m a ite konuurlar. Tanr'nn iyilii zerine
olas M usa (Peygamber), bundan daha ok (daha arlaryla) zl
mt. A m a katlanm t."8
O lay, P eygam ber'in arkadalarndan bakalar da, rnein E bu
H ureyre,9 C abir,10 Enes bn M lik,11 C ubeyr bn M ut'im 12 ve M edineli
kadnlardan H avle13 de anlatr.
Y ine "hadis"lerde anlatldna gre, bu olayda, hom urdanm alar,
honutsuzluklar gren P eygam ber, hem en nlem e bavurm u, kim i
"M edineli"leri bir "adrda" toplam ve duygusal bir sylevde bulnm u. O nun zerin e o rtalk y a tm .14

11

yi am a, "Peygam ber" neden kim i kiileri, " e r a f kayrr? G e


rekesi ne olabilir bunun?
G erekeyi, Peygam ber'in kendisi anlatm akta. A ynen yle:
"K urey'i slam 'a sndraym , kazanaym d iye ganim etten ok
verdim onlara. nk slam ncesine, K urey'ten olanlar, daha
yakndlar. (Y aknda M slm an olm ular ve dn eb ilirlerd i.)"15
A klam a byle.
zeti de u: Kurey ileri gelenlerine verilen "deve"ler, tmyle bir
"r v efti. "slam"da kalsnlar diye verilen bir "rvet". "Tann" adna!
B u trden "rvet" verm e kurum u, "kutsal kitabm z" K u r'a n 'a da
geirilm i bulunm akta.
T evbe Suresi'nin 60. ayetinde, "zekt"n kim lere verilecei yle
aklanr:
"Zektlar; yoksullara, dknlere, zekt memurlarna, bir de kalp
leri (slam'a) sndrlm ak istenenlere verilir..."
D nn, "yoksul" olm ayanlara, bunlar "zengin" de olsalar, eer
gnlleri slam 'a sndrlp kazandrlm ak isteniyorsa, "zekt" ve
rilebilecei bildiriliyor. "Ayet" olduka ak olduu iin, Kur'an y o
rum cular ve slam "hukuk"ular da bu anlam verirler.16
te bir soru:
"Tann", snrsz gce sahip. Diledii her eyi yapabilir. D ilese tm
insanlan istedii izgiye ekebilir. Yeryznde herkesi M slman ya
pabilir. "Kutsal" kitaplann ve bu arada Kur'an'm anlatt bu. Anlatlan
huyken, ayn "Tann", "gnllerini slam "a "sndrmak", bu "din"e ek
mek istediklerini kazanmak iin, onlara "maddi kar" salanm asna ne
den gerek gryor? Bu ii "rvetsiz" de zm leyem ez m i? "slam"a
"sndrmak" amacyla, Kurey ileri gelenlerine "fazladan" deve verdiini
aklayan Peygamber'in bu gerekesi "mantksz" deil mi? A yrca "yok
sullarn hakk" olduu dnlen "zekf'tan da ayn am ala bu "sn f'a
verilebileceini anlatan Kur'an ayetinde "mantk" grlebilir mi?
"arlatan'Mar diledikleri karl versinler, am a gerekte sorunun
k arl yoktur.

12

" E ra fa bol keseden datlan "ganim et"te, bir sr "kle-cariye"


de vard.
Hepsi bu da deildi. Baka "sava"lardan da salanmt "ganimet"ler.
"U lu T anr", inanrlar srekli kkrtm aktayd: "C ihadda b u lu
nun!" dem ekteydi.17 M uham m ed "sava hiledir!" d ey ip 18 trl "hile
lerle" yapard "cihad".19 Bu da "ganim et" getirirdi. Kimi zam an g
trdkleri olsa bile. M uham m ed'le ibirliinde, anlay birliinde
o lan m er de, A raplar "ganim et" elde etm eye kkrtm t. "Y oksa
a kalacaklarn" bildirm iti.20 slam "fetih"lerinde hep bu anlay
egem en olarak srm tr.
im di dnelim :
B ir "Peygam ber" ki, "slam 'a sndrm ak" iin kim i insanlara, zen
ginlere "hak etm edikleri"ni veriyor, bir eit "rvet" veriyor; bu
"Peygamber", "m addi kar"n ne dem ek olduunu bilm ez o lu r m u?
B yle biri iin "m addi kar dnm em itir!" denebilir m i? H ele "ga
nim et 'lerden kendisine km senem eyecek bir "pay" saladktan ve
bunu "Kur'an hkm leri"ne baladktan sonra.
H ar Suresi'nin 6. ayetinde yle denir:
"Onlarn ('kfir'lerin) mallarndan fe y ' olarak alp Paygamberi'ne
verdikleri iin siz ne at, ne de deve srdnz. A m a gerek o ki,
Tanr, Peygamberi'ni diledii kimselere m usallat' eder. T ann'nn
her eye gc yeter."
"Ayet"te geen "fey" szc, "kfirlerden alnan "ganimet", "hara"
trnden eyleri anlatr. A m a zel anlamyla; "g a n im e tin sava yoluyla
alnmayan tr olduu ileri srlr.21 "Dnen", "dnen glge" anlamn
da ierdii belirtilir.
Yine " a y e tle geen "musallat eder" de "baa dolar, sultasn kurar"
anlamndadr. "Peygamberi'ni diledii kim selere musallat eder", "Pey
gam beri'ni diledii kimselerin bana dolar, saldrtp baskn klar. Sul
tasn kurar onun" dem ek oluyor.
A yetle u dem ek istenir:
"Tann, Peygam beri'ni stn, dm anlarna korku verir klmtr. Bu
yolla dmanlardan, hi savamadan 'ganimet' elde edildii olur. Byle
at ve deve koturmadan elde edilen ganimetler, peygamberindir."

13

Bu anlam verildii iin, kim ilerince, bu trden "ganim et"in "b


ltrlm eden" olduu gibi "P eygam ber"e braklm as gerekir.22
"Fey"' szcnn "dnen" anlamndan yola klarak da yle bir
dnce gelitirildii grlr:
"K fr'lerden alm an m allar, 'asl sahibine dnd iin' bu sz
ck kullanlyor. nk kfrler m aln asl sahibi olam azlar,
asl sahip saylam azlar."23
K sacas "kfir "lerden alm anlar, "asl sahiplerine dndrlyor"
dem ektir.
Sz konusu "ayet"te anlatlan trden "ganim et"ler de salam
"P eygam ber". T rl "m al"lar. T anrlar var, tanm azlar var. "Peyg am ber"e b raklm bunlar.
Bu trden "ganim et"lere rnek olarak, "Benu N adr"den (Nadiroullarndan) alnanlar gsterilir. Sz konusu "ayet"in de bununla
ilgili olduu sylenir.24
Benu Nadr, bir "Yahudi kabilesi"ydi. M edineye iki saat tede
"yurt"lan vard. M uhammed'le "antlama" yapmlard. Gerektiinde M u
hammed'e yardm etmeyi stlenmilerdi. Bir "adam ldrme" olayndan
tr, M uham m ed "diyet" (ldrmeye karlk aka) toplamaya yneldi.
m iroullanndan iki kii ldrlmt. ldrense A m r tbn meyye
adnda bir Mslmand. Muhammed, "diyet" iin gerekli olan toplayp
miroullarma verecekti. Buna, Benu Nadr'in de katkda bulunmasn is
tedi. Katklarn salamak iin onlarn yurtlarna gitti. Arkadalar da
yannda vard. Onlara istemini syledi. Yahudi kabilesi isteme kar k
mad. Yalnz, aralarnda bir grme yapmalar gerektiini Muhammed'e
bildirdiler. Biraz beklemesini sylediler. M uhammed bu arada, bir evin
duvarnn nnde biraz bekledikten sonra, hzla ayrlp Medine'ye dnd.
Ve bu hzla dnn nedenini anlatt herkese: "Aklamas"nda; ciddi
ciddi; duvarnn nnde bekledii evin zerinden, ldrmek iin kendisine
ta atlmak istendiini, Benu N adr Yahudileri tam bunu gerekletire
cekleri srada Tann'nn durumdan haber verdiini syledi. M eer "namussuz"lar "Peygam ber'e "s-i kast" dzenlemiler.
te M uham m ed bu gerekeyle kararn bildirm i: "B enu N adr
kabilesi yurtlarn brakp gitm eliler! H em de on gn iinde! Y oksa
boyunlar vurulacak!"25
14

Z avall Benu N adr, nce biraz direndi, am a sonra ekip gitm ekzorunda kald.
Kaynaklarn, "sahih hadis"lerin verdii bilgiye gre; Benu N adr Yahudileri yurtlarn brakp gitm eden nce, Peygam ber tarafndan bir sre
kuatldlar da. K uatm a srasnda, M uham m ed bunlarn "hurm alkla
rndaki aalarn kesilmesini" buyurdu. ok etkili oldu bu. Yahudi ka
dnlar alam aya baladlar. Sonunda "Peygamber", istedii sonucu
elde etti. Yahudiler boalttlar yurtlarn.26
Bunlardan oka "ganim et" kalmt. eitli" trden eyann dnda
ok deerli "hurmalk"lar, topraklar kalmt.
Yine kaynaklarn belirttiine gre,27 "Peygamber"den bunlarn "pay
latrlmas" istendi. A m a o paylatrm a yoluna gitmedi. "Ayet"teki ge
rekeyle. Yani bu "ganimet"leri kimse "at koturarak, deve srerek" elde
etmem iti. "Peygamber"in "otoritesi"yle, onun kalplere drd kor
kuyla salanm t. B yk bir sava olm am t. Biraz "kuatma" o l
mutu, o kadar!
K im e, kim lere kalm t bu ganim etler?
V erilen bilgi yle:
M uham m ed bu "ganim ef'ten bir blm , kendisi gibi "M ekke"den
g elm i olanlara, "m uhacirler" ad verilen "hem ehri"lerin e d a tm
t. M edinelilere gelince: B irka dnda, bunlardan kim seye b ir ey
v erm em iti.28
G eriye ok nem li bir blm kalm t "ganim ef'ten .
K im e mi, kim lere m i?
"P eygam ber ve ailesi"ne!
slam dnyasnda en salam saylan "hadis" kaynaklarna gre de
bu, byle.29
'Peygam ber ve ailesi"ne ok "verimli" topraklar, ok deerli "hurnalk"\a kalm t.
Y alnzca bu da deil: "Fedek"teki "hurm alk" ve topraklar da "sa
vasz" alnm t. "A y e f'te k i "gereke"yle buras d a "P eygam ber"e
k a lm t.30 'M addi kar"a nem verm edii, avukatlarnca ileri s
rlen "Peygam ber"e.
"Sevgili Peygam ber ve ailesi"ne, "H ayber" topraklarndan da kalan
"hurm alk" vard.31

15

Bu topraklar, "hurm alk"lar varken, bunlara sahipken "yoksul"


olur mu insan?
A m a o denli "yalan" uydurulm u, rlp ne srlm ki, onlara
bakarsanz, "Peygam ber ve ailesi" yine de ok ok "yoksul" bir du
rum dayd.32 A lanacak durum dayd! "Peygam ber" lrken, bir "beyaz
katr", bir de "arazisi" kalm t. "B unlarn gelirleri"yse "yolculara,
y o ksullara" ay rlm t!33
Oysa "ayet"lerir ak seik arlattklarna gre; "yoksullarn, yolda
kalm larn p a y la n " ayryd. "Peygamber ve ailesi"ninkinin dn d a ,
"bete bir" biri, "bete bir" de br hak sahibiydi "ganimet"te.
Bu, bir.
kincisi; M uham m ed, "yoksullar iin deyip, ayrca "sadaka-zekt"
toplard. "Z enginler"in m alndan toplayp "y o k su llar'a datt ya da
datlm ak zere biriktirdii savndayd.
Tevbe Suresi'nin 103. ayetinde, "TanrTs M uhammed'e yle seslenir:
"M allarnn bir blm n, onlar tem izleyip artacak nitelikte
'sadaka' (zekt) olarak a l . .."
B uhar'nin de iinde bulunduu hadisilerin bize aktardna gre,
M uham m ed "zorla" toplard bu "sadaka"y. M uz' Y em ene g nde
rirken, buyruklar arasnda unu da bildirm iti:
" ...V e hem en onlara syle ki, A llah onlara, m allarndan 'sadaka'
(zekt) verm elerini farz kld. Z enginlerinden alnp, yoksul
larna verilecek."34
Y ine B uhar'nin de yer verdii bir "hadis"e gre, M uham m ed y
le der:
"A llah'tan baka A llah olm adna, M uham m ed'in O 'nun elisi
olduuna tanklk edinceye, bunun yannda nam az klncaya ve
zekt verinceye dek; insanlarla savam a buyruunu aldm . Bu
koullar yerine getirenler, canlarn ve m allarn benden (be
nim elim den) kurtarm olurlar. slam 'n ldrm em ve alm am
iin yetki verdikleri bunun d n d a ..." 35
Hkim'in Abdurrahman Zater'den aktard bir hadis de unlar anlatr:

16

"E'ca' kabilesinden birinin m alndan zekt alp getirsin diye,


P eygam ber bir zekt m em uru gnderm iti.
"M emur gidip zekt istedi. Am a adam vermedi. M em ur durumu
gelip Peygam ber'e iletti. Peygamber, adamdan zekt isterken; "Ben
Peygamber'in memuruyum. Zekt almam iin o gnderdi!" de
mesini buyurdu memura. M emur buyruu, buyrulduu gibi iletti.
N e var ki, adam zekt yine vermedi. M em ur gelip anlatt Pey
gamber'e. Bu kez Peygam ber buyruunu yle bildirdi:
"' nc kez git. Bu kez de verm ezse boynunu vur!"'36
B ylesine kat, acm asz davranyordu M uham m ed.
Ve anlatlr ki, Ebubekir, kendi halifelii dneminde, "zekt ver
miyorlar" diye lm saarken, insanlarn kimini kltan geirtir, kimini
de "yaktrrken"; Peygam berin bu tutumundan "fetva" alyordu.37 "Ze
kt" la n istenenler, E bubekir dneminde, "Devlet B akani'nm , "zekt
toplam as"n "meru" (yasal) bulmuyorlard. yle diyorlard: "Biz, M u
hammed'in Peygamberlii'ni kabul ediyoruz. N am az da klarz. A m a
zekt vermeyiz. Zekt, D evlet Bakan'na vermeyiz. Peygam ber'e ve
riyorduk, ona olan saygmzdand b u ..." Ebubekir ise, "zekf'n devletin
memurlar eliyle toplanmas gerektiini bildiriyordu. Bunda direniyordu.
Kar kanlar ldreceini, ldrteceini sylyordu. Kendisiyle her
zaman kar birliinde bulunan mer bile bu tutum u ok sert bulmutu
ve yle konumutu. "Ey M slm anlarn halifesi! M uham m ed'in Pey
gamberlii'ni kabul eden, nam az klan kimselere sen nasl kl eker
sin?" Ebubekir, u karl vermiti:
"A llah'a ant ierim ki, nam azla zekt arasnda bir fark varm
gibi gsterenlerle savaacam ! N am az nasl bedenle yerine g e
tirilm esi gereken bir grevse, zekt da, o ayarda, mali bir g
revdir. H er ikisi de slam hukuku iindedir. Y ine A llah'a ant
ierim ki, Allah'n P ey g a m b erin e verdikleri bir dii ola, b en
den esirgeyenlerin kafalarn koparrm !"3*
'D evlet de zekt toplar m ?" diyeceksiniz.
Bu devlet, eer "M uham m ed'in devleti"yse "toplar"!
M uham m ed'in toplatt "sadaka", "zekt", "yoksullara" diye top
lanyordu. A m a tm yoksullara m datlyordu?
17

O laylar izler, onun yaam n incelerseniz, bu soruya kolaylkla


"evet!" diyem ezsiniz. Toplananlardan, "yoksul"lardan ok, "ileri gelen
ashb" ya da Peygam berin "gnllerini slam 'a sndrm ak istediini"
syledii kim seler yararlanm aktaydlar A m a bu noktay geelim .
"Hadis"ler, "Peygamber ailesi"nin, "sadaka-zekt mal"ndan yeme
diklerini anlatr. Peygam berin bu konuda son derece titizlik gsterdii
aktarlr. Bunun gerekesini de Peygam berin herkese aka anlatt bil
dirilir. Bu aklamaya gre; Peygamber, "Sadakann, zektn; zenginlerin
her trl malnn kiri olduunu ve ailesinin byle bir kiri yiyemeyeceini"
bildirmekte.39
"yi am a, zekt alan yoksullara nasl uygun grlyor bu kir? Y ok
sul kitlelere nasl yediriliyor? Ulu Tanr, bunu nasl uygun grm ?"
diye sorulabilir elbet. A m a M uham m ede ve "T ann"sna sorulm al.
Bir de inanrlarna!.. B unu da geelim .
M uham m ed'in ailesi iin "sadaka", "zekt" mallarndan yararlanma
"yasak" olduuna gre, bu ailenin "geim kayna", sz edilen "sadaka,
zekt gelirleri" deildi. Olamazd. nk M uhammed, "kir" sayp ya
saklad bu trden gelirleri, bu nitelikte bir kaynak grnmnde bulunduramazd. "El altndan" yararlanlabilirdi belki. A m a grne ters
dm em ek zorunluydu. Sz edilen gelirler hem "kir"liydi, hem de "yok
sullara datlm ak zere" toplanan bir "devlet geliri"ydi.
yleyse, M uham m ed ve ailesine, bunun dnda bir geim kay
na olm alyd. O nitelikte ki, yalnzca "el altndan" deil; rahat rahat
yararlanabilsin bu aile.
B uysa ancak; "zel m lk" olursa m m knd. A ilenin kendi mal
m lk olm alyd. O zam anki toplum sal yapy, retim ilikilerini gz
nnde tutarsak kolaylkla grrz ki, baka bir yol yoktu.
ite "kfir"lerden elde edilen u ya da bu trl "ganim et"lerden
"P eygam ber ve ailesi"ne ayrlanlar, eitli "nal'lar, bu arada to p
raklar, "hurnalklar bu trdendi. Y ani ailenin kendi m alyd, kendi
"m lk"yd.
Bunlar, Muhammed'in ve ailesinin "zel mlkiyeti" iine girdiindendir ki, M uham m ed de, ailesinin teki bireyleri de, "aln teri"yle kaza
nlm mal ve mlkleri gibi kullanyorlard. "Sadaka", ba veriyor
lard, "arm aari'lar veriyorlard, borlar veriyorlard, borlar k arlyor

18

lard. M uhammed M ekke'den Medine'ye yeni "g"tnde, kendisine


verilen bor ya da arm aanlara daha sonra karlkta bulunm a gereini
duyduunda, hi deilse bir blm n karlamt. N eyle? te bu tr
den "zel mlkiyet"inde olan m alyla mlkyle. rnein; M slim'in ve
bakalarnn yer verdikleri bir "hadis"e gre; M edine'ye yeni gt
sralarda, "Allah'n elisi"ne armaanlar sunanlar arasnda bir adam vard
ki, "hurmalklar" balamt. Peygam ber'in kendisine, zel m lk olarak
armaan etmiti. Sonra Peygam ber, Benu K urayza ve Benu N adr Y a
hudilerinin yerlerini ele geirince, kendisine aynlandan bir blmn, o
adam dan aldklarndan bir blmne karlk olarak verme gereini
duym u, adam a verm iti.40 Buna ne derseniz deyin, ister "bor deme"
deyin, ister "arm aana arm aanla karlk verme" deyin...
"zel m lkiyet"inde bir eyler vard ki, M uham m ed "sadaka" ve
riyordu. stelik "zekt" niteliinde verdiini yanstan aktarm alar bile
var. O nca gelirler gz nnde tutulursa, buna am am ak gerekir.
M uhammed'in ii "ticaret" yapm ak deildi, am a kimsenin kmseyemeyecei gelir kaynaklar vard. Bu kaynaklardan kimini, "kfir"lerden elde edilen "ganimet"lerden kendisine ve ailesine aynlanlar
oluturuyordu. K im iniyse inanrlarnn verdikleri "arm aari'lar m eydana
getiriyordu. M uhammed, "sadaka", "zekt" ad altndakileri kabul et
miyordu, am a "armaan" olarak verilenleri kabul ediyordu.41 Ailesine de,
bu trden eyleri geri evirmem elerini "tem bih ediyordu.
"A rm aan" (hediye=hibe) deyip gem eyin.
Peygamber'e, ailesine inanrlarn verdikleri armaanlar, yabana atla
mayacak bir tutara ulayordu. Tek tek ele alndnda bile, ilerinde, bir
aileyi, birka kez "zengin" edecek trden olanlar vard. M uhammed'i ok
savunan, gklere karan, amzdaki avukatlarndan, Haydarabad niversitesi'nin eski Devletler Hukuku Profesr, Trkiye niversitelerinde de
szlemeli profesr olarak alt iin Trkiyelilerin ok iyi tand ve
Trkiye'nin niversiteli dincilerinin bir eit "k tutucu"su durumunda
bulunan Prof. Dr. M uhammed Hamidullah'n slam Peygamberi adyla
Trkeye de evrilen kitabnda bakn ne deniyor:
"Hicri 3. ylda, M uhayrk adnda bir sahbrsi, M u h a m m ed A.S.S'a
(Aleyhissalatu Ve's-Selm'a) vasiyet yoluyla yedi h u rm a bahesi
b a la m tr."42

19

Dnn, "yedi hurm a bahesi" balanm bulunuyor M uham


med'e. Bu, yalnzca bir kiinin armaan. Bu "yedi hurm a bahesi" bile,
bir insann "yedi slalesini zengin etmeye yetmez mi?
Bir "dinci", bir "slam ve Muhammed propagandacs" Profesr bile,
bunu kitabnda yazmaktan kendini alamyorsa zerinden vurup geilemez.
G erek ksaca u: G erek "ganimet"lerden ayrlan mal ve mlklerle,
gerek inanrlarnca sunulan armaanlarla M uham m ed ve ailesi, nemli
lde "varlkl" bir duruma gelmiti. Bu mal ve mlklerin kiminin, Ebu
bekir ve m er dnem lerinde "kamulatrlmas", gerei deitiremez.
M uham m edin de bunu byle istedii yolunda "hadis"ler var. Ama bunlar
sonradan uydurulmutur. nk M uhammed'den hibir "vasiyet" kal
m am tr geriye.43 Kald ki, M uham m ed yle isteseydi, o mal ve mlk,
salnda "zel mlkiyeti"ne almazd. stelik, M uhammed, "ailesi'ne
son derece dknd. Sahip olduu hibir "nimet"in, aile ve yaknlar
dna km asn istemezdi. ok dndrc bir rnek sunaym:
B uhar'nin E 's-Sahih'ndc de yer alan bir "hadis"e gre:
"Peygam ber'in karlarndan H aris kz M eym ne, bir cariyesini
azad etm iti. B unun iin P eygam ber'den izin alm am t. P ey
gam ber, belirli birlem e gnlerinden birinde onun yanna
varm t ve aralarnda yle bir konum a gem iti:
-B iliyor m usun, ben cariyem i azat ettim!
-G erekten yaptn m bunu?
-Evet!
-A zat etm eyip daylarna arm aan olarak verseydin daha ok
sevap kazanm olurdun!"44
B urada zerine durulup dnlm esi gereken u:
P eygam ber'in ka n la rn n bile "cariye"si (dii kle) var.
P eygam ber'in kars, zavall "cariye"yi insancl am ala "azat etm ek"te; am a "Allah'n P eygam beri, bunu uygun bulm am akta.
Peygam ber, karsnn, "cariye"sini "azat" etm ek yerine, ailesinden
bir yaknna "armaan etm e "sini daha uygun bulmakta.
N eden?
nk "kle-cariye" ok deerli birer "mald. Peygamber, bu maln,
bu deerli "nimet"in "zel mlkiyet"inden kp "aile" ve yaknlarnn
dna gitm esini istememiti. "nsancl am a"la da o lsa ...
20

Byle bir "Peygamber", ailesinin karlarn nasl "feda" eder ve nasl


bunlara ait olan "mal" ve "mlk"iin "kamulatnlmas"n istemi olabilir?
Demek ki, ne M uham m ed lmeden nce "mal mlk olmayan" bi
riydi, ne de bu maln mlkn ldkten sonra "kamuya braklmasn
vasiyet etmiti". M uham m edin avukatlar, ncekiler ve sonrakiler, bu iki
bal yalan iin durm adan "hadis" de uydurmulardr. Dahas, bu ha
disleri, "en salam" saylan hadis kitaplarna bile sokmulardr. A m a
yine de iki yandaki gerek tmyle rtlememi.
Y alanlar biraz daha aydnla ekm eye alaym :
S a h ih u 'l-B u h a rnin de yer verdii bir hadis:
P eygam ber'in karlarndan A ie anlatyor. A nlatt kim se kz
kardeinin olu U rve:
"Biz Peygam ber karlar bir 'yeni ay' grrdk; o geerdi. Bir
'yeni ay' daha grrdk; o da geerdi; B ir nc 'yeni ay' daha
grrdk. B ylece 'yeni ay' grm olurduk ve (kosko
cam an) iki ay gem i olurdu da, P eygam ber'in odalarnda ate
paras yaklm azd!"
B ununla ne denli "yokluk" iinde yaadklarn, ne denli "yoksul"
o lduklarn anlatm aya alyor.
U rve soruyor:
"Peki teyzeciim, siz ne yiyip iiyordunuz, neyle yayordunuz?"
A ie u k arl veriyor:
"ki 'kara' nesneyle: H urm a ve su. B ununla birlikte; P eygam
ber'in, M edineli kom ular vard bunlarn d a salan koyunlar]
vard. B unlar, sadklar koyunlarnn stnden A llah'n elisi
ne arm aan gnderirlerdi. P eygam ber bize de iirirdi."45
Bunu okuyan ya da iiten, am a gerei bilm eyen inanrlar, "a
layacak" olurlar. A larlar da kimi zaman.
Oysa bu gerek olamaz. Yukarda, Peygam ber'e "kfr"lerden neler,
ne "ganimet"ler kaldn, bunun dnda nice nem li armaanlar (ina
nrlar tarafndan) sunulduunu, Buharnin kitabnn da iinde bulunduu
hadis kitaplarndan aktardm; grdk. Bu yollardan gelen "servet"ler, bir
aileyi deil; bir sr aileyi zengin etmeye yeter.
21

A yrca, ayn hadis kaynaklarnda yer alan baka hadisler de bunu,


yani A ie'ye anlattrlan yalanlyor:
Peygam ber "Kurban Bayram" olunca kurban keserdi. Hem de bir ye
rine, "birka tane keserdi. Arkadalarndan Enes'in anlattna gre, bir
"Kurban Bayram "nda "iki ko" kesmiti.46 Abdullah bn mer de, Pey
gamber'in bir bayramda "bir sr, bir de deve" kurban kestiini an latr47
B ilindii gibi "kurban' "zengin"ler keser. D em ek ki, Peygam ber
"zengindi". stelik, bir K urban B ayram nda "bir sr, bir deve" ke
secek kadar.
H ayr, bu kadar deil.
Peygam ber ailesinin "ok yoksul olduu" anlattrlan ayn Aie, Pey
gamber'in "hac" iin de, "kanlar adna" kurbanlar kesip gnderdiini
anlatr. Bunu da Buhar gibi salam saylan hadisiler yazar.48
B ir aile dnn ki, bayram nda nem li kurbanlar kesiyor, haccnda nem li kurbanlar kesebiliyor, kestirebiliyor; bu aile "yokluk-yoksulluk" iinde grlp gsterilebilir mi?
D aha bitmedi:
Bilindii gibi, M uham m ed lm nden birka ay nce, sonradan
"ved' hacc" ad verilen bir "hacc" yerine getirm iti. (ubat, 632.)
te bu "hac" srasnda, kendi ve ailesi iin kesilm ek zere M u
ham m ed'in ortaya getirdii "kurbanlk deve"lerinin sa ys ok ilgi
ekicidir: "Yz''\
Evet, Buhar'nin de yer verdii "hadis"te aka belirtildiine gre, Pey
gamber, "Veda Hacc"nda "yz tane deve" kurban olarak sunmutu.49 Ve
Mslim gibi nemli hadisilerin de yazdklar anlama gre, bu "kur
banlk" develerin altm tanesini, M uhammed kendi eliyle kesmi,
brlerini de Ali'ye kestirmiti.50
Bu "kurbanlk deve"ler, "devletin mal"ndan olamazd. En azndan ol
mamas gerekirdi. nk "hac" ibadeti de, sunulan "kurban"lar da "kii"lerin kendilerine den "dev" anlamn ierir. "Kiisel" devlerin gi
derlerinin "devlet mal"ndan salanamayaca da aktr. yleyse, "Peygamber"in sunduu "yz kurbanlk deve", zel mlkiyetindeki develerdi,
kendi malyd bunlar. Yani yle olmas gerekiyordu.
B ir adam dnn ki, "hac" gereklerini karlam ak iin yalnzca
"kurban" olarak, yz deve karp sunabiliyor; bu insann ve ailesinin

22

serveti km senebilir m i? Bir "hac" iin karlan bu saydaki d e


veler bile, birka aileyi zengin klacak lde byk bir "servet"tir.
yle deil mi?
Peygamber ylesine "cmert" davranm ki, yine Buhafnin de yer
verdii bir hadiste, Ali'nin anlattna gre; develerin tylerinin ve de
rilerinin de "sadaka olarak" datlmasn buyurmu.51 "Yokluk" ve "yok
sulluk" iindeki kiiler, aileler, bu "cmertlii" gsterebilirler mi? Baka
deyile, byle "savruk" davranabilirler mi, ya da bunun iin "olanak" bu
labilirler mi? Gerekleri gz nne getirerek dnp deerlendirelim.
D ahas var:
En salam saylan hadis kitaplarnda bile, "Peygam ber"in, ken
disinden ne istenirse, istensin, "yok!" dem ediini ve "verdiini"
kantlam a am acn gden birok hadis var. Bunlardan birinde unlar
anlatlm akta:
"A dam n biri Peygam ber'e gelip istekte bulundu. Peygam ber de
o kiiye ik i dan arasn d o lduracak kadar ok ko y u n verdi.
Sonra adam kendi toplum una gidip yle konutu: Ey toplumum! (Y a K evm !) M slm an olun! nk M uham m ed, iste
neni veriyor .y o k s u llu k ta n korkm uyor!"'52
" vg" iin anlatlan bu "hadis", M uham m ed'in "alabildiine ze n
g in " olduunu da ortaya koym uyor m u?
V e dnelim im di, M uham m ed'in bunca "devesi", koyun s r
leri varken, "kars" A ie kalkyor, "Peygam ber'in odalarnda, aylarca
ate yanp yem ek pim ediini, Peygam ber'in gerek kendisinin, gerek
aile bireylerinin, kom ulardan getirilen stle, bir de su ve hurm ayla
g eindiklerini" anlatyor. Y a da ona byle anlattrlyor. O nun azn
dan uyduruluyor. nanlr m buna?
G rlyor ki, M uham m ed'in ok nem li "servet"ler edindii, bunu
da ok byk lde kendisi ve ailesi iin edindii gerei tm yle
rtlem iyor. Y alann "m zrak"lar "uvala sm yor". E dindii ser
vetlerden "cm ert"e harcam asna gelince:
"C m erte harcam alar"na am am ak gerekir. "C m ert grnm e"
gereini duyuyordu. "M addi kar"lar yoluyla insanlar "kazanm ak"
istiyordu. Bu, "itiraf" da ediliyor. "tiraf', hadislerden baka Kur'an'a.

23

d a gem itir. K ur'an 'a aka bir "kurum " olarak yerletirilm itir:
"G nlleri slam 'a kazanlm ak istenenler" adyla. B unun yukarda s
z edilm iti.
Muhammed'in gerekte kaygs "slam"dan ok, kendi karlaryd.
A m a slam 'la onun karlar "zde" durum a gelmiti. ieydi. slam ol
mazsa, onun karlar da elden gidecekti. "Harcama"larnn en byk ne
deni buydu.
Bir nedeni de, "servet"lerinin elde edili biimiydi. "Zorbalk"larla,
korkutmalarla, eitli "hile"lere dayal "cihad 'larla, apul yoluyla, yama
yoluyla elde edilmiti. Ve artk "m aya tutmu", iler yoluna da girmiti.
Gerisi de geliyordu "servetlerin.
B yle olunca M uham m ed neden "cm ert" davranm asn?
D aha nice "n ed en ler sralanabilir onun "hovardaca harcamalan"na.
M uham m ed'in onca mal mlk, serveti varken; u yalan uydurulabiliyor:
"Peygamber ldnde, zrh, bir Yahudi'de 30 dirhem karlnda
tuttu (rehin) olarak bulunuyormu."
B unu, en salam saylan hadis kitaplar bile yazyor.53
O denli serveti olan kim se, otuz dirhem (gm ) bulam yor o la
bilir m i? Serveti filan olm asayd bile, bunu inanrlar salayam az
m yd kendisine? nanrlarnn tm de o denli yoksul m uydu?
lmeden birka ay nce, yz deveyi "hac"da "kurban" kesip sunan bir
insann, otuz dirhemi bulamad iin bir "Y ahudi'ye bavurmak zorunda
kalmas, ona "zrh"n "rehin" olarak vermesi hibir akln, mantn kabul
edebilecei bir ey deildir. A k seik yalandr.
te byle yalanlar da uydurulabiliyor Peygam ber'in avukatlarnca.
B ir yandan "Peygam ber"in "yokluk-yoksulluk" iinde ld ileri
srlrken, br yandan da bununla hi badam ayacak bir sav o r
taya atlyor; "Peygam ber, tm servetini, sadaka olarak kam uya brak
m ." Y ani "servet" hem yok gsteriliyor, hem de "sadaka" olarak
"kam uya braklm " gsteriliyor.
M uhammed'in "servet"ini "kam uya brakm" olam ayacan yuka
rda anlatm aya almtm. Buna yeniden dnm eyeceim . Ancak; bu
konuda uydurulduu belli olan "hadis"ler neden uydurulmu olabilir?
Bunun zerinde ksaca durm akta yarar var:
24

M uhammed'den kalan "mal mlk", yle ailesine braklacak kadar az


deildi; oktu, pek oktu. Hele birka yerde, verimli, ok verimli top
raklar zerinde bulunan "hurma baheleri"nin deerine paha biilmezdi.
B unlar ne olacakt?
Yalnzca bir blm n almak, kalann aileye vermek olamazd.
nk bunun formln bulmak kolay deildi. Y a hep alnrd, ya da hi
alnmazd. "Hi almamak" ve bunca serveti bir aileye brakm ak olam a
yacana gre, "tmn alma" yoluna gidildi. Tm "kamulatnld".
N e var ki, "Allah ve Peygamber'in buyruklar"nn dayanak alnd
bir ynetimdi. Bu konuda "ayet" olmadna gre, "hadis" gerekliydi. te
bu "hadis"ler uyduruldu. Daha darda kalnsayd, "ayet" bile uydurulabilirdi. Nice uydurulanlar g ib i...
K onuyla ilgili kavgalardan, tartm alardan ve hadislerin n iteliin
den anlalan odur ki, bunlar uyduran ya d a uydurulm asn salayan,
d ah a ok; E bubekir ile m er olm utur.
Ebubekir ve m er iin "m addi durum " ok nem liydi. H em "dev
letin bandaki k iiler olarak" nem liydi, hem de zel karlar iin.
B unlar, onca serveti M uham m ed'in ailesine brakam azlard. M u h am
m ed'in karlar iinde kendi kzlar olsa b ile ... G erekirse, kendi k z
larna, M uham m ed'in karlar iinde alabileceklerinden ok daha faz
lasn salayabilirlerdi de.
Aslnda, Ebubekir ve mer, M uhammed'in "Peygamberlii"ne inan
m kiiler deillerdi. "Peygamberlii" deil; kendilerine neler kazan
drabilecei, neler salayabilecei ilgilendiriyordu onlar. Onunla her
eyden nce "kar ortakl" yapm lard. in ta bandan beri bu
byleydi. Nice kantlar var bunun. Bu kantlarn biri de, M uhammed'in
"vasiyef'ine engel olmalardr. Kendi karlaryla badamaz diye. B u
har'nin de yer verdii u hadis, bunu aka ortaya koyan kantlardan
yalnzca biri:
A bdullah bn A bbas anlatyor:
"Peygamber'in hastal artnca: 'Haydi yaz yazacak bir ey (kalem,
u bu) getirin de bir yaz (vasiyet) yazaym. yle bir yaz yazaym
ki, size yol gstersin de, benden sonra aknla dmeyesiniz!'
dedi. Am a mer hemen yle konutu: 'Peygamber'in hastal ok
artt, arlat. (Brakn onun dediklerini. Yaz yazacak bir ey ge
25

tirmeye gerek yok. nk:) Allah'n kitab var ve o bize yeter!'


Onun bu konumas zerine tartmalar, ekim eler oldu orada. Bu
durumu gren Peygamber, 'ekip gidin haydi, daln! Benim ya
nm da tartma olamaz!"54
A bdullah bn A bbas yle der: "Ne byk m usibettir ki, P eygam
b e rle yazm ak istedii vasiyeti arasna gem itir."55
mer, "Peygamber'in vasiyeti"nin yazlm asna niin engel olmutu?
K ukusuz bundan kaygland iin. leriye ynelik kiisel tasar
larna ve karlarna engel olur diye. Bu nedenle o dev yapsyla he
men nlem iti vasiyet yazlm asn.
Olay, mer'in kiisel "hrs"n ortaya koyduu gibi, "Peygamber"e
inanmadn da ortaya koyuyor. "nanr" bir kii, "Peygamber"ine byle
kar karak saygszlk gsterebilir mi?
alas bir durum dur ki, bir yanda ortada byle b ir olay var; br
yanda: "Peygam ber, ailesinden kim senin m iras olam ayacan, tm
m alnn sadaka olarak deerlendirilm esini vasiyet etti!" trnden bir
sav. Yani, "vasiyet etm esine engel olunm u" bir insann "vasiyet et
tii" ileri srlebiliyor!
Ali direnir gibi grnm t.56 A m a A li'de, Ebubekir'e, m er'e
kar sonu alabilecek g ve [ ...] ne gezer.
M uhammed'in servetine ilikin sz uzatmaya gerek yok. zeti u ki;
"Peygamberlii"nde, gerek kendisine, gerek ailesine, yaknlarna "maddi
kar salama" dncesi az etkili deildi. Bir sr belgesi olan bir ger
ektir bu. Yadsnamaz. .
M uham m ed byle. G eelim sa'ya:
"sa yle deildi!" diyenler kabilir. O nun tlerine bakarak bu
yargda bulunulabilir. B aksanza ne diyor ncil'de:
"G klerin m elek u tu n azen g in adam glkle girer."
A /alfn'snda (19:23), M arkos unda. (10:24) ve teki n cillerin d e yer
alr bu t.
sa, bununla da kalm az, Incil'lere gre, dn bir benzetm eyle
de dile getirir:
"Y ine size derim ki, D even in ine deliinden gem esi, zen g in in
A llah'n m elekutuna (K rallna) girm esinden daha kolaydr."51
26

M uhammed de bu "benzetme"yi ok beenmi olmal ki, alp Kur'an 'a


koymu. [...] kimi "yazar"lar gibi "kaynak" gstermeden ve "TanrTsna
mal ederek... A m a baka biim verip kullanmakta:
A 'rf Suresi'nin 40. ayetinde yle denir:
"Ayetlerimizi yalan sayp, byklk taslayarak ondan uzaklaanlara, gn kaps almaz. Ve onlar, deve, ine deliinden geene
dek cennete girem eyecekler..."
Incil'de,, sann bir genle konum asna, gence tlerine ilikin
kesim de ilgi ekici:
"Gen adam sa'ya yle dedi: B tn bu tleri tuttum . im di
eksiim nedir?
"sa ona u karl verdi: E er eksiksizlie erm i (km il) o l
m ak istersen, git; nen varsa sa t ve yo k su lla ra ver. G klerde h
zinen olacaktr. Ve gel benim ardm ca yr.
"Fakat gen adam bu sz iitince zgn gitti. nk ok mal
vard."58
Bu tr tler, sa'nn "m addi kar"a nem verm ediini ve bunun
yannda tm yle "yoksullardan yana" olduunu gsterir mi?
"sa" diye bir "Peygam ber'in "yaad" ve nasl yaad kesin ola
rak bilinseydi, "maddi kar"a nem verip vermedii bilinebilirdi. t
leriyle yaam karlatrlarak. Bu olananz yok. nk yazarlar bile
tartlan59 /nci/lerden baka, nemli saylabilecek bir kaynak bulun
mamakta.60 /nci/lerin birok yerinden alp ardn, bu kitaplar "kay
n ak larndan biri olarak kullandn grdmz Muhammed'in tankl
, yani sa'y "var" gstermesi, "sa yleydi, byleydi..." demesi bilim
sel bir kant olamaz. Onun iin, bu konuda yargya varlamaz. Yani "sa,
nasl t veriyorduysa yle yayordu, elinde neyi var, neyi yok yok
sullara datyordu..." gibi bir sav da, bunun tersi de kesin bir yarg olarak
ileri srlemez.
A ncak; bilebileceim iz bir ey var:
Elindeki her eyi datan bir insan, dnyam zn gerekleri iinde
yaayamaz. nk yaam n neye bal olduu, koullarna uyulm adan

27

yaamn srdiirlemeyecei bellidir. Hi yemeden, imeden, hibir ey


giymeden, hibir barna olmadan yaayabilecek insan dnlebilir
mi? "Elindeki her eyini datan insan", bu durum dadr ite.
"Gklerde hzinen olacaktr!" sznnse "ciddiye" alnabilecek bir
yan yok. Bir "uyutmaca", bir "yutturmaca" olmaktan teye gidemez.
Incil'deki u szler de yle:
"Ne yiyeceksiniz, ya da ne ieceksiniz diye yaam nz iin; ne
giyeceksiniz diye de bedeniniz iin kayg ekm eyin. Yaam
(hayat), yiyecekten; beden, giyecekten daha stn deil m idir?
G n kularna bakn: O nlar ne ekerler, ne bierler, ne de am
barlara toplarlar. V e gkteki babanz, onlar besler. Siz onlardan
daha deerli deil m isiniz?"61
K ur'an'da da var bu tr "uyutm aca"lar: Th Suresi'nin 132. aye
tindeki u t de bu trdendir:
"A ilene, nam az klm alarn buyur ve zerinde diren. Biz senden
'rzk' (yiyecek, iecek) (kaygs) istem iyoruz. (K aygya gerek
yok.) S ana rzkn verecek olan, biziz. En iyi son, T anr'ya kar
gelm em enin karldr."
"G anim etten ganim ete koan M uham m ed"in "T an n "s veriyor bu
d!
sa'nn "yoksullar"dan yana olup olm ad konusuna gelince:
Incil'e gre deerlendirip yargda bulunmak gerekirse, u, rahatlkla
sylenebilir: sa, yoksullardan yana deildi. nk In c ildeki tleri
yoksullar yararna deildir. Yoksul kitleleri uyutucu niteliktedir. Zengin
lere, "Allah'n melekutuna kolay kolay giremeyeceklerini" bildirmekle ve
"malnz yoksullara datn!" dem ekle yoksul kesimden yana olunmaz.
"Zengin"lerin umurunda bile deildir bu "bildiri"ler, bu tler. "Allah'n
melekutuna" gireceklermi, girmeyeceklermi sorun deil onlar iin.
de kulak verip mallarn mlklerini datacak da deiller. Olan, yine
yoksul kitlelere oluyor. "Bildiri"leri "TanrTdandr" diye "ciddiye" alan
onlar. tlere boyun een onlar. nk gszlk batandalar, bil
gisizlik batandalar.
sa'nn tlerini ciddiye alm ak, herkesten nce "din adam lar"na
dm ez m iydi?
28

"Kilise"yi, "kiliseler'l ve buralardaki din adamlarn gz nne getirin.


Bir zamanlarn; "para" karlnda "Tanr" adna "balam alarn , u
"Endljans" (Indulgence) rezaletini dnn. 31 M art 1515'te Roma'daki
Saint-Pierre Kilisesi nin yapmnn bitmesi iin bir papann, "yardm" ve
recek olanlarn yararna bir zel balama dzenlemi olmasn ve son
radan ortaya karlan "kar oyunlar"n dnp gz nne getirin.
"Maddi kar "in; alar boyu, kiliselerde, lke ynetimlerinde egemenlik
kurmu olan "din adamlar"nn ini ve klarnda ne tr etkiler olu
turduunu anmsayp deerlendirin.
N eredeydi sann "t"leri?!
Belli ki, bu tlerin "geerli" olduu yalnzca bir kesim var, o da;
yoksul kesimdir.
V e bu tlerden hep, varlkl kesim yarar grmtr. Ben kuku duy
muyorum ki; sa'y da, ncillerini de "yaratan" bu kesimdir. Yani o "Al
lah'n melekutuna kolay kolay giremeyecekleri" bildirilen zengin kesim.
sa diye biri eer "Peygamber" olarak yaamsa, Peygam berliinden
de, /nci/lnden de nce, "Yahudi"ydi. "Y ahudi'lerin hangisi, ya da hangi
"Peygam ber! "maddi k ar'la ilgilenmemi ve "kar-tapar" olmam ki,
sa yle olm asn? "Musa" m? Eer gerekten yaam sa, Tevrat'n
aklamasna gre "Tanrf'snn buyruuyla "soygun" yapan ve yaptran
biri62 iin "madde"yle, " k a rla 'ilgilenmedi" nasl denebilir? Tevratn
"Kral"lar m "kar dkn" olmadlar, Krallkla Peygam berlii birlikte
yrten D avudu mu yle olmad, Sleyman' m yle olmad?
Tevrat'n "tankl"na bakalm :
Bir sr "kan"s ve "cariye"si olduu halde komutanlarndan Hitti
Uriya'nn karsn da getirtir ve koynuna alp yatar. Sonra da "cephe"ye
gnderdii bu komutann ldrlmesi salansn diye mektup yazar ve
buyruk yerine getirilir.63 Tevrat bu olay anlattktan sonra yle der:
"D avud'un yapt ey, R abbin gznde ktyd."
"srail'in Allah' Rabb", D avuda "sitem "ini bir aracyla bildirir.
A rac gelip bir soru sorar:
"Bir kentte, bir zengin, bir de yoksul kii yaard. Zengin adamn
pek ok koyunlar ve srlar vard. Yoksul adamnsa, satn alp
besledii bir kk dii kuzudan baka hibir eyi yoktu. ( ...)
29

"Zengin adam a bir yolcu geldi. Adam, yolcusunu (konuunu) ar


layp sevindirmek iin kendi koyunlanndan, srlarndan birini
alp sunmak yerine, yoksul adamn kuzusunu alp sundu (yedirdi ya
da verdi). (Zavall yoksul, elinden alman bir kuzudan da oldu.)
"(N e dersin sen bu ie?)"64
D avud, tepkisini yle belirtir:
"Bunu yapan adam , lm esi gereken bir adam dr. (Yani 'o zengin
ok kt bir insanm ' dem ek ister.)"65
B unun zerine "Tanr" aracs hem en yle syler:
"te o adam , sensin!"66
V e ardndan Tanr'nn "sitem"ini iletir. "srail'in Allah' Rabb", yle
demekte Davud'a:
"Ben seni, srail zerine K ral olarak uygun grp kutsadm . Seni
Saul'un elinden kurtardm . Efendinin evini sana ve onun kar
larn senin koynuna verdim . srail'le Y ehuda evini sana verdim.
E er bu az geldiyse sana daha neler neler verirdim . Niin R ab
bin gznde kt olan yaptn?"67
K ur'an'm da bu yky ald grlr. "Sd" Suresi'nin 22. ve 24.
ayetlerine gre, D avud'un yapt ey una benzer: K endisinin d o k
san dokuz koyunu olduu halde, yalnzca b ir koyunu olan kiinin elin
deki bu bir koyunu da alp kendisininkilere katm a yoluna giden
kiinin davran. D avud da, bu anlam da bir dav ran ta bulunm utur.
"Tevrat'n ve K ur'an'm bu anlattklar gerektir!" dem ek istem iyo
rum. nk ikisindeki de bir "m asal".
A ncak, anlatlanlar, "T anr'nn setii adam " ve "Peygam ber" ola
rak sunulan kiinin neye, nelere "dkn" olduuna "tanklk" ynn
den ilgi ekici.
Tevrat'n, Kral Sleyman (Peygamber) hakknda da benzer tankla,
benzer anlatmlara yer verdiini grrz. Anlatlanlara gre, Sleyman da
"maddi varla" ve "[...] keyfine az dkn deildi!68 Kur'an da bir
"kopyac" olarak bu tankla katlr.69

30

Tevrat'jn Y erem ya blm nde bakn neler okum aktayz:


"H rsz tutulunca nasl utanrsa, srail evi de, kendileri, K rallar,
B ak an lar, khinleri ve P eygam berleri yle utanyorlar."70
"lkede, aknlk ve dehet verecek bir i oldu: Peygamberler,
hileyle peygamberlik ediyorlar. Ve khinler (din yneticileri), onla
rn eliyle yargda, yrtmede bulunuyorlar."71
"Ve Rabb bana dedi: Peygam berler, benim adm la yalan s yle
yerek peygam berlik ediyorlar. O nlar ben gnderm edim . O nlara
ben buyruk verm edim . O nlarla konum adm . O nlar size yalan
vahiyler iletiyorlar. Syledikleri falclktr, birer hitir ve y rek
lerindeki hileye dayaldr."72
"...A dm la yalan syleyerek peygamberlik edenlerin dediklerini
iittim. N e zam ana dek bu yalanclk, yalana dayal peygamberlik
edenlerin yreklerinde olacak?! Onlar, yreklerinin hilesiyle Pey
gamberlik ederler. ( ...) Rabb, bu yzden; 'ben peygamberlere
karym. Birbirlerinden alyorlar szlerimi!' diyor. (...) 'te ben,
yalanc dlere dayal peygamberlik edenlerin, bunlar anlatarak,
yalan ve bo vnmelerle toplumumu aldatanlarn aleyhindeyim!'
diyor. 'Onlar ben gndermedim. Onlar araclyla buyurmadm.
Onlar topluma hi yarar salamazlar!' diyor."73
Tevrat'n "Peygam berler" hakkndaki "tankl" bu. Y ahudi ileri
gelenleriyle birlikte "peygam berler" byle "vlyorlar" ite!
Y erem ya da bir "Tevrat P ey g am b eriy d i. O nun "farkl" olduunu
kim syleyebilir ve nasl syleyebilir?
Tevrat'n H ezekiel blm nde, H ezekiel "Peygam ber" de yle
tanklk eder "m eslekta"lar hakknda:
"Ve bana Rabbin u sz geldi: 'Ey Ademolu!' deyip srdrd:
'srail Peygam berlerine kar sen Peygamberlik et! Kendi yreklerindekine dayal peygamberlik edenlere syle: Rabbin szn
dinleyin de! Rabb yle der: O ahm ak peygamberlerin vay halle
rine. Ey srail, senin peygamberlerin, viranelerdeki tilkiler gibi o l

31

dular.' ( ...) Rabbin szdr diyenler, Rabb gndermedii halde


O'nun gnderdiini syleyenler, yalanc falclk ederler ve szle
rinin yerine geleceini sylerler, umut verirler. ( ...) Bundan dolay
Rabb Yehova 'Szleriniz sama, vahyiniz yalan olduu iin ben
size karym !' d iy o r.. ."74
"P eygam berlerin "ahmak" diye nitelenmeleri, br yandan birer "tilki"ye benzetilmeleri ilgin. Bu "tilki" benzetmesi, Tevrat'n N eideler
Neidesi adl blmnde, 2. babn 15. ayetinde yle yer alyor:
"Bize tilkileri tutun!
"B alar harap eden kk tilkileri...
"nk balarm z ieklendi!"
"Peygam berlerin ne tr "tilki"ler olduklarn kendi "kutsal kitap"lan
dile getiriyor. Bu kitaplarda, bu "eski b elg ele rd e bunlar okumak, in
sanl uyarm aya yetmeliydi. A m a yetmedi. Bugn de yetm em ekte...
"Tilkiler", tarih boyunca, insanln "balarn harap ettiler". Bu
balar "ieklenem edi". ieklenir oldu, am a olduu yerde ld. E ge
m enlerle el ele "giz ticareti" yapan "tilkiler" yznden. D n vard, bu
gn de var bunlar.
"Peygam ber"e neden "tilki" deniyor?
Bilindii gibi, "tilki", hemen her zaman "kurnazl" dile getirir. Buy
sa, "kolayca kanmama" ve "bakasn kandrma" becerisidir. "Kurnaz
kii", ufak tefek oyunlarla bile, am acna ulamay becerir. "Peygamber"
de yle. "Giz" (sr) der kandrr, "mucize" der kandrr. eitli biimlerde
numaralarn sergiler ve inanrlar toplar. Doaldr ki, "inanrlar"la bir
likte, "karlar" da gelir.
Y alnzca "peygam ber"ler mi byle? Tm "din araclar" da byle
deil m i?
N eideler N eidesi'ndeki anlatm larla konuyu balayalm :
"B ize tilkileri tutun!
"B alar harap eden kk tilkileri!..
" nk balarm z ieklendi!"

32

"D in"-"G iz" A raclnd a "Sivrilm e",


" ne Gem e" Tutkusu
Sivrilip ne gem eyle, "kar" bir arada dnm ek gerekir. Biri,
brn de salar genellikle. karlar, dnyalklar olanlar, "sivrilirler" de. B unun tersi de gerek. Y ani sivrilebilm i, ne geebilm i
olanlar da daha bol kar salarlar. nk sivrilm ede genellikle "ik
tidar" var. "k tid a r"d ad a "kar"...
Sivrilm elerin "tehlikeleri" de olur elbet. A m a kar salam a ve
sivrilm e tutkusunda olanlar, "tehlike"yi gze alrlar. En azndan gze
alabilenler bulunur. "Tutku"nun bykl orannda.
"Giz" araclarn, insanln ok eski alarndan balayarak her ada,
her dnemde "nde" grrz. Toplumlann en n basam aklarnda...
"B yc"y aln: "lker'lerde nem li kim sedir. K endisine zg
yntem le "doast g"lerin yardm n salasn, elde edilm esi iste
nen sonular elde ettirsin diye kendisine bavurulur. stenen sonula
r salam ann tekniini o bilir ancak. ocuk m u isteniyor? B avuru
lur. M al m lk m isteniyor? Bavurulur. Bol rn m isteniyor? B a
vurulur. "Zararl etkiler"den uzaklalm ak m isteniyor? B avurulur.
"T ehlike"lere kar gvence mi isteniyor? B avurulur. B irilerine "k
tlk" yaptrlm ak m isteniyor? B av u ru lu r...
nde gelen bir eit "bilim adam"dr "byc". Kukusuz, "bilim" ile
"by" kkten ayrdrlar. "Bilim" deneylerden doar. "By"yse gelenek
lerden. "Bilim"de "akl" gder, yol gsterir; "gzlem" de dzeltir. "By"yse ikisinden de uzaktr. "Bilim" herkese aktr, "by"yse kapaldr
ve babadan oula geer ya da birtakm "gizli altrma"larla retilip
renilir. "Bilim" tmyle "doal g"ler kavramna dayanr. Oysa "by",
ilkellerin inand, gizli-gizemli ve kiilik d, "doast bir g" (mana)
dncesinden kayna alr75 Baka farklar da var ikisi arasnda. Am a
yine de "byc", inanrlarnn hi vazgeemeyecekleri bir kiidir. Belirli
bir "cemaat"i yoktur.76 Ama szleri geerlidir "topluluk"ta. Etkindir.
"aman"lar aln: Bilindii gibi "amanizm"e olduka eski bir "din"
gzyle baklr. Kimi eski Trklerin de bu "din"e inandklar savunulur.77
Gerekte bal bana bir "din" diye nitelemek g. "Birok inan kar
masdr" dem ek daha dorudur. eitli din ve dnya grlerini ieren bir

33

karma.78 En belirgin yan olarak grlen de; "arac"1anndaki yani "a


m a rla rd a k i "cokular, "kendinden g em eler, "trans durumlan"dr. Ki
mileri, "esriyip kendinden geme (extase) teknii" diye anlatr ama
nizm'i.79 aman da bu durumun "teknisyeni. Bu nitelie erien kiinin,
"fziktesi, doast g le rle ba-balant kurabildiine inanlr. "a
man", bunun gsterilerini sergiler. Sz konusu "g lerle "zel ilikiler"
iindeymi gibi davranr. "Yardm" salama abalarna giriir. "Dinselbysel" giriimlerle, yetenekleriyle "toplum yararTna zmler sal
yormu gibi gsterir kendini. V e bunun trenleri olur.80
Yine "korku" var ortada. Alabildiine korku. Yine "umut" var. "Kur
tulm a umudu". Yine "iyicil r u h la r var, "Tanrlar" var ve "Batann", "Kral
Tann" var. (Altay amanistlerine gre: lgen'.)81 Yine "ktcl, zararl
ruhlar" var. Bir eit "eytanlar". B unlann da banda "blis" gibi bir
"Bakan". (Kimi amanistlere gre: 'Erlik'.)82 Yine vikiye aynlm do
ast gler"den olum a "ordular", yine bitip tkenmeyen "sava".
A bdulkadir nan, am anizm konusundaki nem li kitabnda un
lar yazm akta:83
"am anistlerin inanlarna gre, gne ve ay ile kt ruhlar,
m cadeleye kalkrlar. B azen (gne ve ay, onlar) yakalayp
karanlk dnyasna srklerler. G ne ve ayn tutulm asnn ne
deni budur. B tn T rk lehelerinde k su f (G ne tutulm as)
ve 'h u su f (Ay tutulm as) hadisesinin "tutulm ak" ile ifade edil
m esi de,- eski bir inancn izini tam aktadr. G ne ve A y tu
tulduu zam an am anistler, bunlar kt ruhun elinden ku r
tarm ak iin barp arrlar. Bu grlt ve patrtlarn, kt
ruhu korkutacana in a n rla r.,lM
nan, "Gne Klt"nn ve "Ay Klt"nn "Orta Asya toplumlan"nda da "eski alardan bu yana bilinegeldiini de belirtmekte.85
D em ek ki, yine bu "k lf'le r sz konusu. Y ine "k" ve "karanlk".
Y ine "gk", yine "yer" ve "yeralt"!
V e yine "sahne"de "din-giz aracs": aman.
"G klefe "ykselmek" istenebilir. Oralan dolatktan sonra "yeralt
dnyas' na "inmek" ve buray da dolamak istenebilir. Bunun iin "ruh"un
hazrlanmas gerek. te amanizm inanrna gre, bunun "ustas", "a

34

man"dr. Bu "arac", kendine zg "yntem"ler kullanr sz konusu gezi


iin. "Ak"a gelir, "kendinden geer". Ve "gezi" gerekleir! Konuyu
aratrp inceleyenlerden Eliade'ye gre, aman, byle bir gezi iin ge
rekli "akn ustas"dr. Bu "usta", sz konusu gezi iin hazrlanan
"ruh"un "beden"den ayrldn bile duyar kendinde.86
A bdulkadir nan'n kitabnda grlen satrlardan:
"K endisini tanrlar tarafndan 'Kam' (am an) olarak tayin edil
diine, ruhlarn kendisinin hizm etinde bulunduklarna inanan
'Kam', hayali geni, m istik ve yaratltan zeki b ir adam dr. T a
biattaki baz srlara da vakftr (!) ( nlem bana ait-T.D .) K am
(am an) olacak adam , kkten beri dnceli olur. V akit vakit
can sklr. T aban airdir; irticalen iirler, ilahiler syler. (B u
rada, kimi 'Peygam ber'den, zellikle de M uham m edden sz ed i
liyor gibi, deil m i? -T.D .)
"Dern ve gerek vecd (kendinden geme) halindeyken, ruhunun
gklere ktna ve yeraltna inip cehennemleri grdne inanr.
(!) (nlem benim. Kimi yerlerin altn da ben izdim-T.D.)"87
Prof. Dr. Sedat V eyis rnek de, ilgin alntlara yer verir:
"aman olm a zelliini tayan biri, daha ocukluundan bala
yarak, iki-, kimi zaman da alt yol boyunca ruhen hasta olur. a
man olmadan nce bir d grr: Artk kt cinlere dnm olan
lm amanlarn ruhlar, yeraltndan ve gkyznden gelerek ada
yn vcudunu para para, dilim dilim keserler. Bu srada aman
aday hi kprdamadan, l gibi yatmaktadr.
"am an olm as geeken bir insan, ile drt yl boyunca, ruhsal
bir hastala yakalanr. A day, bir yerde yatar ve bedeni para
para kesilir. A nlattklarna gre, kesilen beden paralan ve
akan kan, tpk bir kurban eti ve kan gibi hastalk ve lm ge
tiren yerlere atlr ve serpilir."88
H erv R ousseau da unlar yazyor:
"am an ok ilkel bir tiptir. V e bu tip, zay f tekilatl toplum larda grlr. aman, tabii bir istidatla arac olarak doar ve
35

genel olarak, kendini birtakm saral hareketlerle gsterir. O,


herhangi bir suretle, ilahlar tarafndan 'seilm itir' ve anormal,
huzursuz hareketlerle toplulua kendini tantr."89
am anlarn iki eit "grevleri" olduu ileri srlr: "H astalan
iyiletirm ek" ve "llerin ruhlarnn te dnyaya gidilerine elik et
m ek". B unlardan baka ilerle de urarlar. rnein; by yapm ak,
y am ur yadrm ak, bitki ve hayvanlarn oalm asn salam ak, fala
bakm ak bunlar arasnda. A ncak, tem el "grev"leri ilk ikisi.90
"am ann bir doktor gibi i grm esinin gerekesi, hastalk ne
deni olarak, devlerin, cinlerin ya da kt ruhlarn, hastann ru
hunu alp gtrd inancnda yatm akta. B unun yan sra, birta
km cinlerin, insanlarn iine girerek, onlar hasta ettii inancn
da belirtm ek gerekir."91
D urum byle olunca, inanrlar iin aman nasl "nem li" olmaz?!
V e toplum un gznde Byle nem kazanm ak iin kiilerin "aman"
olm ak-istem eleri doal deil m i?
E skilerin "snf" oluturan "rahip"lerini aln: rnein, Eski M
sr'n "tarih dnem i"nin rahiplerini:
Bu alarda baka yerlerde olduu gibi Eski M sr'da "din adam"
(rahip) ok nem liydi. nk "din" nem liydi. "Kleci toplum "un
egem enleri iin tem el dayanaklardand.
Eski M sr'da "Firavun", Kral olduu kadar, dinsel rgtn en b
yk "B akan"yd da. lk dnem lerde K ral, "T anr"yla hem en hemen
zde durum dayd. K endisine "Tanr" nitelii verilirdi.92 Sonralarysa
"T anr'nn glgesi" olm utu.93
"Din" bu denli geerli olursa "rahip"ler, yani "din adamlar" nemli
olm az m?
"Rahipler", bal bana ve ok nemli bir "sn f' oluturmulard.
"Tanr'nn glgesi, Tanr'nn olu" saylan "M sr fravunlan"yla btn
lemilerdi. K ral'a ortak olmulard. Devletin "siyasi iktidarn ele ge
irmilerdi. Devletin "ekonomisini" ele geirmilerdi.94
"Amon (Tanr) rahipleri" tmyle "devlet iinde devlet" durumuna
gelmiti. Devlet ynetiminde, "yrtme"yle birlikte "yarg" da ok byk
lde (tmne yakn) bunlarn elinde, denetimindeydi. "Vezirlik" maka
36

m ok nemliydi, "Amon Barahibi" de kimi dnemlerde bu makamday


d, yani "V ezindi.93 teki "vezir"ler gibi Barahip de alabildiine geni
"yetki"lerle donatlmt. "Yarg gc"nn banda bir sorumluydu. D ev
let dairelerindeki tm iler gibi, "adalet ileri"nin de bandayd. "M ah
kemelerin verdikleri kararlan" da Kral adna denetleyebiliyordu.96 B ara
hip Kral', Barahibe de Kralie'yi "temsil" etmekteydi.97
"Amon Barahibi"ni Kral'n semesi "art"t. A dayn barahiplik
makam na getiriliinde ilgin bir tren yaplrd: T ann'nn simgesi olan
Heykel nnde, Kral, adayn "Tann tarafndan kabul edildiini gsteren
bir mucize"sini sergilettirirdi. Tanr Amon (Gne-Tann), yani onu sim
geleyen heykel, "ban sallamal"yd. Ve de "sallar"d! Y a da "ne do
ru adm" atmalyd. Bu adm ona attrlrd. Bu yolla "Barahip", "Batanr" Amon tarafndan seilmi ya da "onaylanm" saylrd.98
Byle bir "mucize"yle m akam na oturan Barahip, seiliine, onay
lanna uygun decek biim de geni, ok geni yetkilerle donatlrd.
Bunu, Eski Msr Tarih ve M edeniyeti adl kitabnda Prof. Dr. Afet nan
yle anlatr:
"Amon Barahibi en byk selahiyet sahibiydi. Bu itibarla, Kral
lar, devlet idaresi iin daima. Barahibin yardm na muhta bir d u
rumda kalyorlard.
"...B tn tekilat, zenginlii ve Barahibe verilen selahiyetiyle
'Amon' mabedi, devlet iinde bir hkmet kurmutu. Ve Msr dev
letini tesiri altnda bulunduruyordu. Bilhassa, baz zamanlarda,
ilahn mucizesine bavurulduu vakit, Barahip, en son sz syler
bir durum kazanm ve bylece de Kraldan stn bir otoriteye sahip
olmutu.
"Rahipler", lke iinde, devlet ynetim inde szlerini geirdikleri
iin geni maddi karlar da elde etm ilerdi. T oprak stne toprak,
zenginlik stne zenginlik edinm ilerdi."1"
G erek "B arahip"in gerek teki rahiplerin lkede oluturduklar
g, szcn tam anlam yla korkuntu. Bu korkun gce, Firavun
IV. A m enofs, daha sonraki adyla da "A khnaton", artk bir son ver
mek istem iti. Bunu bir sre gerekletirir gibi oldu da. N e var ki,

37

yeni durum , bu Firavun lnceye dek srm t yaln zca.101 Amon ra


hipleriyle yeniden iyi geinm e gerei duyulm utu.102 K ral-Rahip or
takl u ya da bu biim de kendini her zam an gsterm iti.
R ahipler, halkn da vazgeem eyecei iler gryorlard. "Din i
leri" yannda, "dnya ileri"ni de ura alanlarn a alm lard. rne
in, "doktorluk" bile yapm aktaydlar.103 G lerinin arl bir de bu
durum dan ileri geliyordu.
Byle olunca "rahip" olm ak iin can atlrd elbette.
Hemen tm eskia toplum lannda "rahip"ler, yani "din-giz araclar",
n sralarda yer alyorlard ve etkiliydiler. En ilkel dnem lerde olumaya
balam, daha sonra, zellikle yerleik dzene getikten sonra ve "kle
ci toplum" aam asnda gelierek srmt bu. "Din-giz adam" demek,
hemen her eydi. Eski "Mezopotamya" toplum lannda bu byleydi. Eski
Suriye-Filistin ve dolaylarnda bu byleydi. Eski ran'da, eski Hint'te, eski
in'de ve tm eski A sya toplum lannda bu byleydi. Eski Ege ve Yunan
kesimlerinde byleydi. V e teki eski uygarlklarda hep byleydi durum.
Din-giz adam" etkiliydi. nk her yerde kendisine bavurulan ve
vazgeilm ez bir "arac"yd.
Bu tr araclar, "Peygam ber"lerin ortaya km asnda d a nem li bir
"hazrlayc" olm ulardr.
Yahudilerin "khen"leri ("khin"ler) "P eygam berlerin yannda birer
"soylu" "eriat uygulayclan"ydlar. karlan gerei zaman zaman a
tr olsalar da, "P eygam berlerle bir eit "meslekta"tlar. Ve Peygam
berlerin "yardmclan" olarak grev yaparlard.
D oubilim ci Prof. Dr. P hilip K. H itti, yle der:
"K hen ('khin'), 'eriat reticisi'ydi. A m a bildiinden de o
unu retirdi. S unaklarda kurban trenlerini o ynetirdi. teki
dinsel ayinleri de o yrtrd. Tanr ile insan arasnda bir eit
a rac'yd o. K henler ('din araclar'), eskia toplu m la n n d a
zel bir snf olutururlard. branilerdeki (Y ahudilerdeki) Khenlik ise; H arun ailesine zgyd. V e bu aileye, 'miras' bii
m inde srecek nitelikte verilm iti."104
H itti'nin, Tevrat'tan bakm am z nerdii ayetlere bakyor ve un
lar okuyoruz:

38

"Ve (ey Musa!) sen, srailoullan arasndan, bana khinlik etmeleri


iin kardein Harun'u ve oullarn birlikte, yani onu ve Nadab',
Abihu'yu, Eleazar' ve tem ar' yanna al." ("k, 28:1.)
"Ve H arun'un soyundan olm ayan bir yabancnn R abbin nnde
buhur yakm asna izin verilm esin d iy e ..." (Saylar, 16:40.)
Y ukardaki ayetlerin ilki, "khenlik" kurum unun, M usa dnem in
de de geerli olduunu aka anlatr.
"Soylu bir snf' oluturm utu "khenler". B ir "aile"den gelenlere
zg olm akla birlikte, ailenin genilemesiyle "khenlik" de genilemiti
zamanla. "Snf" durumuna gelerek uzun sre ynetimleri de ellerinde bu
lunduran bu meslekten din araclar, "din ileri"ni yapm akla-ynetmekle
kalmyorlard. "Dnya ileri"ni de gryorlard. Uygulaycln yaptk
lar "eriat", bunlarn tmn iine alyordu nk. D oktorlarn baktk
lar trden ilere bile "Khen"ler (khinler) bakmaktaydlar. rnein,
herhangi bir kimsenin "derisinde bir ilik, bir leke" mi grld? Bu din
araclarndan birine gitme zorunluluu var. "Khen" (khin), "deri"yi g
rnce, ne yaplmas gerektiini bilecek ve syleyecektir. Tevrat blm
lerinde uzun uzun anlatlr bunlar.105 A yetlerden anlalan o ki, eer "de
rideki hastalk" bir "czzam" hastalysa, din aracsnn "iyiletirmek"
ynnden yapaca pek bir ey yoktur. O, yalnzca "tehis"ini koyar,
hastal duyurur, hastaya dokunulmamas gerektiini buyurur. Yalnz,
hastann, onun "talimat" zerine davranmas zorunludur. Belirli za
manlarda da belirli biimde gelip, ne durumda olduunu ona gstermesi
gerekir.1(16
Tevrat in "khen' leri, yani "khin"ler, "su"lara da bakmaktalar. Tp
k birer "yarg" gibi. nk "su" demek, "gnah" demektir. Bunun tersi
gibi. Yani her "gnah" saylann, ayn zamanda "su" saylmas gibi. K
hinler, sua-gnaha bakarlar ve "gerei"ni bildirirler. "Balanabilir" g
rlenleriyse balarlar "Tann adna". "Tren" dzenlerler bununla ilgili.
Treni yrtrler. Bu arada "gnah sungusu" da hazrlanr. Ve "khin"
eliyle "Tann "ya sunulur.
Su ve gnah iin nelerin sunulaca 7evraf'ta da aklanm akta:

39

"Ve R abb, M usa'y ard. T oplanm a adrndan ona unu sy


ledi: srailoullarna unu syle: Sizden biri, Rabbe 'takdim e'
(sungu) sunduu zam an, takdim enizi hayvanlardan, sr ve d a
vardan sunacaksnz!"107
H angi sular iin hangi hayvanlarn sunulaca, ayrntlarla ak
lanr. V e sunulan ne olursa olsun; "khin" eliyle olm as gerektii de
ak seik belirtilir.
Khinler iin "kurban" (sungu) ve bunun sunulduu yer, "mabet" ok
nemlidir; "kar" kaynadr, "arpalk, yemlik" kaynadr. Bu nedenle
"kurban"la ilgili trenlerin, kurban kesilen yerlerin ve "mabet"lerin
"gnll hizmetlileri"dirler. "Soylu bir s n f olularna engel deildir bu.
"Kurban" trenlerinde ve teki hizmetlerinde kendilerine "neler ve
rilecei", Tevrat ayetlerinde de aklanr.1"8 A m a Tevrat'n aklamalarn
onlar "yorunT'layp geniletebilirler de. Yetkileri var nk.
Khinler, "kutsal metin"lerin hem "tek yetkili" yorumcular, hem de
yazclardrlar. "Hukuku"durlar. "YorunT'lanna gre "yazar"lar ve yaz
dklarna gre yorumlarlar. "Hkmler" karrlar eitli konularda: "G
nah" (su) ve "sevap" konularnda. Sosyal ilikilerde. Evlenme, boanma
ilerinde... "Hkm"leri kendileri karrlar ve kendileri uygularlar. Bir
eit "yasa koyma" ve "yrtme" ilerini bir arada grrler. Tabii "Tanr
adna". "Peygamber"lerle kimi zaman "ibirlii" yaparak, kimi zaman
"atarak"... "Ynetim" (iktidar) ellerinde yle srp gider. D aha nce
de belirtildii gibi, "khin"ler, ynetimi, uzun sre ellerinden brakma
dlar. Braktklar dnem lerde bile "etkinlik"leri vard.109
"Maliye" konularna, "hesap uzmanl"na varana dek, toplumu ilgi
lendiren ok eitli dallara el atmt khinler. "S iy asefi ve "cemiyeti"ydiler de. rgtleri korkun glyd. "Meclis"leri ve "meclis ye
leri", srtlarn "Tanr"yadayam lard. "T apnaklaryla; T anrnn "buyruklar"n, M usa'nn "eriat"n ve altn, gm, nem li belgeleri iinde
bulunduran "Ahid Sand"yla tm "kutsal" eyler onlarn tekelindeydi.
Ayrca "Bakhinlik", nemli bir makamd. Zam an zaman kendilerine
"vahiy" bile geliyordu! "P eygam berlere geldii gibi!.. stelik kimi "k
hin", ayn zamanda "Peygamber"di de. Harun g ibi... Demek ki, "gerektii 'nde "Peygamberlik" iini de gryorlard. Bu iin asl "meslek sa
hipleri" eksik olmasa bile.. .11(1
40

Eh doaldr ki, grlen bunca iin, stlenilen bunca "grev"in


" k a r lk la r da olur.
V e olurdu. Uygun olm ayan yollarnki de eklenerek:
Kimi khinlerin durum laryla ilgili olarak T evrat'ta unlar yazl:
"Ve (khin) Eli'nin oullar (olan khinler) alak adam lard ve
Rabbi tan m y o rlard ..." (I. Sam uel, 2:12.)
B unlarn ne tr "alaklk" ettikleri de anlatlr ayetlerde. B una g
re "khin"ler, "hizm eti"leri araclyla "zorbalk" etm ekteler ve
"paylarndan ok pay alm a" yoluna giderek, "R abbin takdim esine hor
bakm aktalar." (2:12-16.)
B yk bir "alaklk" saylr m bilm em , am a kukum yok ki, bun
dan kat kat byk "alaklk"lar yaplm tr. Tevrat'a, y an stlm am
olanlar arasnda...
Tevrat'n bir de "H kim ler"i var ayrca. Salt "dnya ileriyle il
gili" ynetici ve kom utanlar olarak, srailoullar sknca bunlara
gerek duyulm u grnyor. B unlar birer "kurtarc" niteliinde su
nuluyor. yle deniyor:
"Ve Rab onlar, yam a edenlerin elinden kurtaran hkim ler
kard. Ve hkim lerini de dinlem ediler..." (H kim ler, 2:16.)
"H kim ler" de ayrca olm utu am a, bunlar nasl "seiliyordu?"
Tevrat'taki aklam alardan:
"Ve Yeu'nun lmnden sonra vaki oldu ki, srailoullar Rabbe
yle sordular: Kenanllara kar savam ak zere bizim iin nce
(nder olarak) kim kacak? V e Rabb karlk verdi: Yehuda ka
cak. te lkeyi onun eline verdim!" (Hkimler, 1: 1-2.)
D em ek ki, "hkim " (ynetici, nder, kom utan) olacak kiinin ad
n, "Rabb" veriyor.
"Rab"le "ba-balants" olan kim ler?
"K hin"lerle "Peygam ber"ler.
D oaldr ki, bu i, ou kez, belki de tm yle,111 khinlerin elin
deydi. "Soylu snf" onlarnd, gl rgt ("M eclis") onlardayd. s
telik bir "B akhin"leri vard ki, "srail'in B a y a rg c y d .112

41

Ksacas, "hkim" olacak kiinin adn "Tann" veriyor ve "khinler"


de "Tann adna" atama yapyorlard. A m a "Tann"dan "ad" alan da yine
byk ounlukla onlard.
"Hkirri'lerin trl oyunlarla "baa" getirilmi olabileceklerini "tah
min" etm ek g deil. Baa getirilenlerden kimilerinin de "aalk" ki
iler olduklann reniyoruz Tevrat ayetlerinden. rnein I. Samuel b
lmnde, 8. babn 1 ve 3. ayetlerinde yle denmekte:
"Ve vaki oldu ki Samuel yalannca, srail zerine oullarn h
kim kld. V e ilk olunun ad Yoel, kincisinin ad A biya idi. Beereba'da hkimdiler. Oullan onun yolunda yrmediler. Ve kt
kazancn ardnca saptlar ve rvet alp iri hkm verdiler."
Burada oullanndan sz edilen Samuel, "soylu" deildi, ama "khinlik"le "Peygamberlii" bir arada yrtyordu. Eli adndaki soylu khinin
"himmet"iyle anasna kazandnlmt. nk Tevrat'a gre, "Rab", onun
annesinin "rahmini kapamt" da, bu kap "Eli'nin duasyla" almt! (I.
Samuel, 1:5-27.) V e Samuel ocukken, Eli'nin yannda yetiip bymt.
Kur'an'da. bu peygamberin bir "yk"sne, srailoullannn istei zerine
sraile bir Kral belirleyip gstermesine deinilir.113
Tevrat'n "hkim ler"i konum uzu dorudan ilgilendirm em ekte. Bizi
burada ilgilendiren "khinler"le "Peygam berler". Bunlarn toplum daki
yerleri, etkinlikleri. V e bu trden " d in s iz aracs" olm ak iin insanda
beliren eilim lerin doal oluu. Bu trden arac olan, "sivrilm i" de
oluyor. S ivrilince karla birlikte toplum da nem kazanyor, saygnlk
kazanyor. K onum uzdaki am a, bunu anlatm ak.
zet: Tm eski alardaki "din-giz adamlar"nda sivrilebilmek iin
geerli olan yola, Tevrat'n "khin"leri ve "Peygamber"leri de bavur
maktaydlar. Bu yolla elde etmekteydiler ulatklar durumlar: Bu yol,
"numara" yoluydu: "Tann"yla, "doast gler"le iliki kurm a numa
ralar. Tevrat khinlerinin elinde bir de "soyluluk" silah vard. "Resmi ni
te lik le ri vard. ou Peygam berle aralarndaki balca fark da buydu.
N e var ki, "khinlik" kurumu da, balangta ayn numarayla, yani "Tan
r, doast g aracl"na ilikin gsterilerle oluturulm utur. "Soy
luluk" ve "soylu aile" yle salanmtr. Ve bu tr gsteriler, "Pey
gamberler" de olduu gibi "khinler"de de hi eksik olmamtr.

42

zetin zeti: Sivrilip ne gem ek, nem liydi. Bu da, "kandrc


num ara yapm a" becerisine balyd.
Muhammed'in yaad yrelerde de vard bu trden "numarac"lar:
"Khin"ler, "falclar", bycler, kimi "air"ler, kimi "Tektannc" gei
nenler, "Hanif'ler. Yntemler, numaralar deiikti. A m a hepsi ayn kapya
kard. Hepsi de toplum katlarnda ne geirirdi, "nemli" klard.
G elelim sevgili (!) M uham m ed'im ize:
M uhammed'in bir vnmesine tank oluyoruz: "Soy"uyla, "sop"uyla
vnmekte.

"M uham m ed'in vnm elerinin Anlam " ve


"Sivrilm e Tutkusu"
Sahihu'l-M slim 'in de yer verdii bir "hadis"inde, M uham m ed
bakn ne diyor:
"Kukusuz; Allah, smailoullanndan 'Kinane'yi (Kinaneoullann)
seti. Kinane'den de 'Kurey'i seti. Kurey'ten de Haimoullarn
seti. Haimoullarmdan da beni seti."'1*
M uhammed'e gre "kuku" duymamak gerekir ki, "Allah" bir seim
yapm . Sivriltmi. unlar arasndan unu, unlar arasndan u n u ...
Derken, en sonunda hepsinin arasndan M uhammed'i "semi". Bu "hadis"e gre M uhammed, "seilenden seilenden seilen"diri
M uhammed'in neyi "kafasnda" yaattn, "Peygamberlii"yle neye
ermek istediini gstermiyor mu bu?
B unun [...]* olduunu sylem ek iin 'psikolog olm ak" art o lm a
sa gerek.
Bu yle bir "vnme" ki, M uhammed'in kendi andaki akl ve m an
tk lleriyle bile badamaz. Onun iin bunu, Prof. Dr. N eda Armener'in ok sevdii bir deyim 115 ile "[...] belirtisi" saym ak gerekir.
A m a bunu tek bana alm ak doru olm ayabilir deerlendirm ek
iin. B aka ne dem i bakalm :
* s z c k k a r I m tr .( Y .N .)

43

Yine Mslim'in de yer verdii bir sznde M uham m ed unu aklar:


"K abe'de bir ta bilirim ki, Peygam ber olm adan nce (bile) ba
na selam verirdi."116
H em en belirtm ekte yarar gryorum : M uham m ed'in, halkn anla
d anlam da b i r "[ .
ol duunu kantlam a abasnda olduum sanl
masn. H em ben bu grte deilim , yani onun herkesin anlad an
lam da bir "(. 1" olduunu sanm yorum ; hem de bunu "kantlam ak"
bana dm ez. "M eslek" olarak!..
D aha baka vnm elerinden de sunaym :
Sahihu'l-Buhar'nn yer verdii bir "hadis":
"Ben Ademoullar soylarnn en hayrlsndan belirip ortaya k
tm. Kuaktan kuaa, en hayrlsndan en hayrlsna geerek gel
dim. Sonunda iinde bulunduum oymaa geip meydana g eld im ''111
M uham m ed'in kendi sylyor bunu.
Sahihu'l-M slim 'in yer verdii bir "hadis":
"Ben, K yam et gnnde de A dem oullarnm efendisiyim . M eza
r ilk yarlp kacak olan benim . lk 'efaat ed ici' ve 'efaat y e t
kisiyle donatlan' da benim !"
M uham m ed'in kendi sylyor.
B uhar ve M slim 'in birlikte yer verdikleri bir "hadis":
"Ben Peygam ber'im, yalan yok. Ben, A bdulm uttalib'in oluyum
(torunuyum )!"118
M uham m ed'in kendi sylyor. (iir biim inde.)
Sahihu'l-M slim 'in yer verdii "hadis":
"K yam et gn, p eygam berler iinde en ok ya n d a toplad
grlen ben olacan. C ennetin kapsn ilk a lacak olan da...
K yam et gn, gidip cennetin kapsnn alm asn isteyeceim .
Bekisi, 'Kim o?' diye seslenecek. Ben, 'M uham m ed'im !' diyece
im. K apy aarken beki yle konuacak, 'Tamam, sana ka
py am am ve senden nce kim seye kapy am am am iin bu y
ruk ald m !"'119
44

B uhar ve M slim 'in birlikte yer verdikleri "hadis":


"(Kyamet gn) ben hepinizden nce gidip havuzda bulunacam,
hazrlayacam. (Hepinizi sulayacam.) Kim gelirse iecek ve kim
ierse bir daha hibir zaman susamayacak!"120
"Ayrca ben size orada tanklk edeceim . A llah'a a n t ierek
sylerim ki, u anda oradaki havuzum u gryorum ."'2'
B u har ve M slim 'in birlikte yer verdikleri "hadis":
"Peygam berler iinde benim durum um udur: A dam n biri bina
yapm tr. B inay yapp bitirm i, sslem i, am a bu b in ad a bir
kerpi yerini bo brakm tr. H alktan gelip grenler: 'Bu kerpi
y erinin bo b rak lm as alas b ir ey' d iy erek a k n lk b e
lirtirler. te ben, yeri bo braklan kerpicim . B in a benim le ta
m a m lan m tr ve ben peygam berlerin sonuncusuyum ,"122
Adamdaki "[...]"a bakn ki, kendisinden sonra kimseye "peygamber
olm a olana" da tanmam!!! "Sonuncusu benim!" deyip km!
"Ben uyum !", "ben buyum !", "ben yleyim !", "ben byleyim !"
diyerek vnm eleri bu kadar deil. Bunlar "rnek" olarak sundum.
zerlerinde dnp M uham m ed'in "kiilii" ve neye yneldii k o
nusunda deerlendirm e yaplrken bunlar aydnlatc olur diye d n
dm iin.
M uham m ed'in bu vnm eleri ok "ipucu" verm ekte:
Bandan beri ulamak istedii yer vard. nce ailesi iinde bir yere
ulam ak istiyordu o. Balangta "aile Peygam beri" olarak ortaya atl
mt. Aile iinde etkinliini ancak byle gsterebilirdi. Kendi yete
neklerini "sivrilmek" iin yeterli grmeyince "stn" ve "doast" bir
gce dayanm a gerei duymutu. lk kars olan "Hatice"yi yanna ek
m ekle balam t ie. A vlad zaman kendisi yirm i be, H atice'yse krk
yandayd, stelik "dul"du. A m a kadn "zengin" bir duldu. O da Kurey
kabilesindendi. Zenginlii ve kiilii nedeniyle etkinlii vard Hatice'nin.
Bu zellii M uhammed'in gznden kamamt. Bu, M uhammed'in ok
iine yarad ve bunu kullanmay bildii ak. Peygam ber aday, Peygam
berliini ortaya atnca Hatice destekledi ve desteklenirdi.123 Aile iinde
"maya"nn "tutabilecei"ne belirtiler belirdi.
45

K A BLE PEY G A M B E R M U H A M M ED

M uhammed, Peygam berlik savnn aile iinde yle ya da byle ilgi


grmeye baladn grnce, aile ve kabile iinde ii biraz daha
geniletmeye yneldi. "Kabile"deki "en yaknlarnn Peygamberi" olarak
kendini ortaya koydu. uar Suresi'nin, "Airetinde en yaknlarn uyar!"
diyen 214. ayetinin anlam budur.
Bu aam ada M uhammed yalnzca "kabile Peygamberi "dir. Kabilenin
de yalnzca bir kesiminin, kendi aile ve yakn evresinin "Peygam ber"i...
Kendinden nce byle meslektalar vard. Tevrat ve ncil "peygamber
leri" arasnda da, baka kesimlerin din araclar arasnda da byle "yakn
evre"de "Tanrsal grev" yapanlar bulunm aktayd.124 M uhammed duyup
renmitir. Kendi yaad yrelere pek uzak olm ayan, M ekke'nin ko
numu nedeniyle iletiimler olabilecek kesimlerde de yle "kabile" ya da
aile "peygamber"leri eksik deildi. M uhammed'den sonra Peygamberlik
savnda bulunm u gstermek iin ok aba harcanan ve "kltmek"
amacyla ad bile deitirilerek "kk Mslim" anlam nda "Mseylime"
diye ad verilen "Mesleme" (Ebu Smme), bunun bir rnei. Bu adam da
"Hanife kabilesi"nin "Peygamber"iydi! "Yalanc Peygamber" denir. [...]
olmayan varm gibi. Deerli bir dostum olan Bahriye ok da, slam
Tarihinde lk Sahte Peygam berler adyla yaymlanan bir kitabnda bu
"sahte Peygam ber"e de yer verirken, M uhammed'den sonra ortaya atl
dn gsterm e abalarna katlr ve kendini epeyce yorar.125 Bu konuyu
geeceim, nk ileride "M seylime" ve benzerleri zerinde duracam.
M uham m ed'in benzeri "khin"ler ve "air"ler de vard yaad ev
relerde. Onlar da genellikle aile ve kabilelerince desteklenmekteydiler.
leride bunlar zerinde de durulacak.

46

M uham m ed'in kabilecilii", hem en hem en yaam boyunca sr


m tr. H adis kitaplarnda, bu arada B uhar ve M slim 'de "Kurey"in ve bu kabileden olanlarn "stnlk"lerine ilikin "hadisler"in
topland grlr.126
"Peygamber", hemen her "frsat"ta "Kurey" kabilesini vmtr, bu
kabileden olanlar kayrmtr. Kurey'ten olanlarn, "Huneyn gn"nde,
"ganimet"lerde nasl kayrldklarm daha nce grmtk. B aka ha
dislerden birka m ek sunaym:
"(slam ncesi dnem de) halk, ynetim de K urey'e ballk g s
terirdi. M slim leri, K urey'in M slim lerine, k firleri de K u
rey 'in kfirlerine uyarlard, insanlar birer m aden gibidir. slam
ncesi 'en iyi' olanlar, slam 'da da 'en iy ile rid ir... "127
"slam ncesinde", insanlarn "en iyileri" (en hayrls) olanlar szyle
anlatlmak istenenler, Mekke'deki Kureylilerdir. te Muhammed, ak
b ir "[.. .]"le bunlar "slam"da da "en iyiler" (en hayrllar) olarak "ilan" edi
yor. "[...]" diyorum, nk: Kendisinin de birok kez "itiraf ettii gibi,
vgsn yapt "Kurey"liler Mekke'den kovmulard kendisini. Byk
ounlukla. Buna karlk, M edineli Mslmanlar tutup desteklemilerdi.
imdi kalkyor; "ganimet"lerde kayrmas yetmiyormu gibi, bir de o "kabile"den olanlarn "en iyi", en stn olduklarn duyuruyor. Medineliler
destekledikleri iin belki de "bin piman" olmulard. Ne var ki, kendi
lerinin desteiyle yaratlan gcn karsnda ses karamyorlard artk.
iten gemiti. A rada bir, "M uhammed'in Kurey'ten olanlar kayrdn"
syleyerek homurdanyorlard128 o kadar!
Yukardaki "hadis"te M uhammed, halka nder (lider) olacak kim
selerin, ancak Kurey Kabilesi iinden seilmesi gerektiini de duyuru
yor. slam ncesi dnemde de halkn "M slim 'lerinin Kurey'in M slim
lerine, "kfir"lerininse yine Kurey'in kfirlerine boyun eip balandkla
rn anlatyor. Burada sz edilen "Mslim", slam ncesinde olduuna
gre, Muhammed'in "Mslim"i (Mslman) deildir. Sabitlerin bir dal
olduuna kuku duym adm "Hanifilik" inanndr. "Kfir"se onun kar
snda olan. M uhammed'in, "Haniflik "ten de, Sabitliin teki kolundan
olduu gibi ok ey alp kopya ettiine hi kuku yok. D aha nceki b
lmlerde belirtmeye altm. M uhammed; "slam", "Mslim", szck
lerini de ayn inanrlar evresinden almtr.
47

M uham m ed bu "hadis"iyle, K urey'in vgsn yaparken, slam


ncesinin K ureylilerinde de "M slim " diye anlanlarn bulunduunu
aka yanstyor.
Demek ki, Muhammed, Kurey kabilesi iinde de var olan "Ms
lim 'ler arasnda bir "yarma" iindeydi. leride buna yeniden dneceim.
Buhar'nin de yer verdii bir hadiste, M uaviye'nin, ateli bir sy
levinde; M uham m ed'in yle dediini anlatt grlr:
"Bu i (Halifelik); yalnzca Kurey'te olacaktr. Kim onlara (Kurey'ten olanlara) dm anlk ederse, Allah onu yznn stne d
rr (burnu srtlr)."129
A bdullah bn m er de, M uham m ed'in yle dediini anlatr:
"Kurey iinde iki kii bile kalsa, Halifelik, Kurey'te bulunacaktr."
B u hadisi de bata Sahihu'l-B uhar olm ak zere salam saylan
hadis kitaplar yazm akta.130
Muhammed bu szleri, Kurey'in ileri gelenleri "saflarna katldktan
sonra sylemitir. Daha nceleriyse, ayn Kurey ileri gelenlerinin de
iinde bulunduu ayn kabilelileri ktlemi ve ktlettirmir. u "hadis"
bakn ne denli ilgin:
A ie anlatm akta:
"P ey g a m b e rin zel airi H assan, K urey pu tatap arlarn iirle
rinde ktlem ek iin ondan izin isteyince, o yle dem iti:
"yi am a benim soyum ne olacak?!"
B unun zerine H assan, u k arl verm iti:
"Ben; seni, eninkini (Haim oullann) onlarn iinden eker ayr
rm. Tpk hamurun iinden kl eker gibi!.."131
"K abileci" M uham m ed'in, herkese, "soyunu sopunu renm esi,
retm esi gerektii"ni tledii de yer alr hadis kitaplarnda.132
M uham m ed; olm ak istedii gibi gerekten "soylu" m uydu?
Z u h ru f Suresi'nin 31. ayetinde yle dendii grlm ekte:

48

"(M ekke'deki inanm ayanlar) 'bu Kur'an u iki kentin birinden


bir byiik adam a inm eli deil m iydi?' dediler."
32. ayette de, "Senin R abbinin rahm etini onlar m bltryor?"
den erek "inanm ayanlar"a karlk verilm ekte.
Ayette geen "iki kent"in hangi kentler olduu belli: M ekke ve Tif.
Bu ayen aklamasna gre, Muhammed'e inanmayanlar, inanmaylarm a gereke gstermiler: Kur'an'm M ekke ve T if ten birinden
"byk" bir adam a inmemi olmasndan dolay "ciddiye" alnamayacan
belirtmiler.
Dem ek oluyor ki, Mekkeli inanmazlar, M uhammed'i, M ekkeli "byk
bir kii" grmemekteler.
"Byk" szc bu A raplarn dilinde "zengin" ve "soylu" olan
an latr.133
M uham m ed, H atice'yle evlendikten sonra, "zenginlik" ynnden,
A raplarn dilindeki "byk" olm aya yetecek lde "mal m lk" ed in
m iti. yleyse "byk" olm ak iin eksik bulunan, "soyluluk"tu. M u
ham m ed'in "kabilem " deyip sahip kt "K ureyliler", bunu eksik
bulm ulard kendisinde.
Caetani, byk bir emek rn olan kitabnda, Muhammed'in "soykt"n (ecere'sini) incelerken yle dnr:
"Yabanc bir aileden dom u ve bym bir gen, gelip Mekkelilere karyor. Araplarda ok eski bir gelenek olan 'aman' ('ci
var') ya da 'koruma' ('himaye') gelenei sayesinde Mekkelilerle ayn
durum a ulayor. Ve (giderek) Kurey'ten saylyor,.." 134
Bununla birlikte Caetani, "Muhammed'in hibir zaman kendisinin soy
lu olduunu ileri srmedii" grnde.135 nl doubilimci yazara gre,
soyktnde ona "soyluluk kazandran adlar", sonradan uydurulmutur.
O, "Abdulmuttalib ailesi"ne de sonradan sokulmutur.136 Bu aileden ken
disine bir "baba", babasna "Abdullah" diye bir ad uydurularak. "Abdulmuttalib"in yle bir olu olmad halde oul uydurdular, ya da bu b
ykbabann oullarndan birini aldlar, adn deitirerek Muhammed'e
baba yaptlar."137 "Muhammed, sz konusu aileye kan bayla bal de
ildir, evlatlk olarak alnm tr."138 Yazar, aratrma ve incelemelerin bu
nu gsterdiini, kaynaklardaki ciddi belgelerin bunu ortaya koyduunu,
49

onun iin bunu ileri sren kimi doubilimcilerin grlerinin hakl oldu
unu, ayn gre kendisinin de katldm uzun uzun yazdktan sonra,
M uhammed"i "masum" gstermeyi de hi "ihmal" etmiyor. "Tm uy
durmalar, Muhammed'in kendisi deil; kendisinden sonra gelenler ya
ratmlardr. Muhammed'e soyluluk kazandrmak, dolaysyla kendilerine
de soyluluk salamak amacyla uydurmulardr her eyi" diyor. Bu savn
yineleyerek belirtiyor.159
S oyktnde "soyluluk" kazandrc adlarn uydurm a olabilece
ini ben de dnrm . A m a bunlarn uydurulm asnda M uham m ed'in
"hi pay olm ad" yolundaki gre katlm am . O nun "hibir zam an,
soyluluk savnda bulunm ad" yolundaki, son derece yadrgadm
g re de.
M uham m ed'den sonrakilerin ok ey "uydurduklar", tm yle bir
gerek. D ahas, kendi dnem inde de, kendi dnda uydurm alar ol
m utur. A ncak, M uham m ed'i tm uydurm alarn dnda tutm ak, kimi
doubilim cilere zg bir tutum dur ve doru deildir. G erek deildir
nk. O lam az da:
Muhammed, "peygamberlik numaralar"yla sahneye kmtr. leri
de genie zerinde durulacak olan "mucize"lerini bir "numara ustas"
olarak herkesin nnde sergilemitir. Bu, belli ve kolayca yadsnamaz.
"Numarac" diye, bilindii gibi dilimizde "[...]"ya, "uydurm ac"yaderler.
"Argo"dadr, ama yaygndr. Burada da, tan, yeridir diye kullanyorum.
Ama bir "kfr" anlamnda deil. M uhammed'in "[...]", "[...]" gerek
diye gsterdii ortada. O, birtakm "zel olaylar", ayrca "eskilerin ks
salar" masallar iin "Tanr'dan bildiriliyor!" derken gerei sylemi
yordu, "uyduruyordu". Tm "peygamberlii", uydurmalarna, uydurmac
lna balyd. M ilyonlarca (sonradan) inanr olm utur, yzyllar boyu
"inanr ynlar" olagelmitir, ama bu bir gerek olduu iin syl
yorum. Hi gevelemeden.
Onca "numaras", onca uydurmalar ortada olan bir insan, soyktndeki "uydurma"lann dnda tutulamaz. Tutulursa ciddiye alnamaz.
Kimi hadislerden ve hadisilerin aklamalarndan anlalan odur ki, kimi
"ashb" (Peygamber'in arkadalar), en bata da Ebubekir, soyktnde
dnlebilen uydurmalarda M uhammed'e "yardmc" olmutur. rnein,
Kurey kabilesinin "Putataparlan"m "hicvetmek" iin Peygamber'e ba

50

vurduu ileri srlen Hassan', soyktnde yeterli bilgi almas iin onun
Ebubekir'e gnderdii anlatlr.140 Yani Hassan'n, "Ben, senin soyunu, on
larn iinden eker syrrm. Hem de hamurdan kl eker gibi ekerim"
dedii zaman, bunu baarabileceine, o gvenmemekte. i, tmyle ona
brakmamakta, Ebubekir'le zmleme yolunu semekte.
M uhammedin "hibir zaman soyluluunu ileri srmedii" yolundaki
sav da ciddiye alnamaz. nk kendisinin "Kurey'ten olduu"na, Kurey'i vp gklere kardna ve Kureylileri "kayrd"na ilikin ha
disler pek oktur. Bunlar, ciddiliiyle tannan kaynaklarda da ok sayda
bulunmakta. Tmnn uydurma olduunu dnebilsek bile, bu yoldaki
uydurmalara, Muhammed inanrlarnn ya da yle grnenlerin tmnn
karna uygun dmeyecei iin kar kanlar olurdu. nk inanr
larn, ya da inanr grnenlerin hepsi, ayn soyktnde bulunmamak
tayd. Ortada Halifelik gibi de ok nemli bir sorun vard. Halifeliin
"Kurey"ten olan kiilerin hakk olduunu aklayan "hadis"ler, ok ciddi
kar km alara uramamtr. "Muhammed'in syledii kesinlik kazan
yor" diye. Muhammed'in sylediine "kesin gz"yle baklm, "slam
hukuku"na da yle geirilmitir.141 Oysa nice grlt koparabilecek gte
olanlar vard. "Kurey'ten olduunu", Halifeliin de bu kabileden olan
kiilerde kalacan M uhammed gerekten sylememi olsayd, bu soy
dan olmayan kurtlar, iin peini brakmazlard. N e yapp ederek "uydurma"y ortaya karrlard.
Kald ki, Zuhruf Suresinin 214. ayetinde "Airetinden en yaknlarn
uyar!" denirken; M uhammed'in "airet"ine bir zellik, bir ayrcalk ve
riliyor. Onun, bu "airetin peygamberi" olduu yanstlyor.
"Ayet" de uydurm a olabilir elbette.
A m a bence bu "ayet", Muhammed'in dndakiler tarafndan uydurulmamtr. Onun brakt gibi kalmtr. Asl "ayet" diye uydurulanlar; bu
"ayet"le elien ve onun "tm insanlara peygamber gnderildiini" anlatan
"ayet"lerdir. eitli rklardan inam dan toplamak iin uydurulmutur bun
lar. Bir at altnda toplayarak eitli toplumlara egemen olma abasnda
olanlar eliyle... Muhammed'in "airetine", peygamberlii zg klacak
kadar zellik veren "ayet", bu abada olanlann iine gelmez. Yani pey
gamberliin bir "airet" erevesinde braklmas; her kabileden, her rktan
"inanr" toplamak isteyenlerin benimseyecekleri ey deildir. '

51

Ve kald ki, "soylular"n soyktklerine katlmak, Kurey"e, Kurey


soylulanna yanamak, Muhammed'in politikasna uygundu. M ekke dne
minde onlan elde etme abas iindeydi. Onlar olursa g kazanacak ve
"maya"nn "tuttuu"na gvenecekti. e koyulduunda dar bir ailenin kimi
yelerince desteklenmiti. Am a bu yetmiyordu. "Soylu"lar da katlma
lyd. Soylu olmayanlardan slam a katlanlara umut balamyordu. nk
bunlann tmn, ya da bunlardan ok byk kalabalklar toplamak kolay
deildi. Mmkn bile grlmyordu. Soylular, gller buna izin ver
mezdi. Ufak tefek katlanlarsa nemli bir g oluturmuyordu. Bundan
daha ounu elde edebileceine ne Muhammed'in kendisi inanabiliyordu,
ne de Mekkelilerin bu ynde bir kayglan vard. Mekkeliler "ciddiye" bile
almyorlard onu. Putataparlann "byk telaa kapldklar" ve "Mslmanlara olmadk bask uyguladklan, trl ktlk ettikleri" yolundaki
"hadis"ler iin, Caetani: "Bunlar, sonradan hadisiler tarafndan uydurul
mutur!" der ki,142 bence de yledir. unu da belirtir yazar:
"Mekkelilerin ilgisizlikleri ve dinsel umursamazlklar gerekten o
lde bykt ki, on yldan ok uzun bir sre iinde, gerekten s
lam'a katlmlarn saysn 'yetm iten ok tahmin edemeyiz."143
C aetani, sonra unlar yazm akta:
"Muhammed'in M ekke'deki son yllan, slamiyetin dt en aa
durumu sergiliyor. Kureylilerin o zaman M uhammed'den korkacak
hibir eyleri yoktu. nk M uham m edin yandalarnn says, git
tike azalp eksilme eilimindeydi. Muhammed, kltlmt, bir
ey yapamayacak durum a getirilmiti. M edine haclannn slam'
kabul etmeleri gibi mutlu bir rastlatn meydana gelmeseydi; slam'n
yava yava snecei, zengin snfn dinsel umursamazl, aa
snflann da yce gnll bir eilimi yeterli lde gstermeyileri
yznden boulup gidecei kukusuzdu,"144 (Kimi szckler Trkeletirilm itir-T.D .)
D oaldr ki, "ah soylular da bir katlsalar, ah u gller de s
lam kabul etseler!.." diyerek yanp tutuuyordu M uham m ed. A m a
M ekke dnem inde bir trl bunu salayam yordu.

52

te bu sralarda onun soylu grnm eye, kendini "K ureyli so y


lu la r d a n biri olarak tantm aya abalar olduu, dnlem eyecek ey
deil.
Ayrca, onun bir aalk duygusu iinde bulunduu da rahata d
nlebilir. Bir kszd. Snd aile ya da aileler, ne denli "iyiliki"
olurlarsa olsunlar; horland olmutur, itilip kakld olmutur. Bundan
da, iinde birtakm birikim ler olumutur. Nice neler, "bilinalt"na itil
mitir. Tutkular belirmitir. "Ben de anal babal olsaydm, ben de soylu
olsaydm, ben de yle olsaydm, ben de byle byle olsaydm" trnden
dnceler kabarmtr. Btn bunlar olabilir. O da bunlarn basks al
tnda bocalarken, kendini o zamanki "dinci"lerin (Sabitlerdeki "Mslim"lerin) kucanda bulabilir. Bakmtr ki, "ykselmek" iin geerli bir
yol. "Dincilik", "din-gizem aracl" ilerletilirse, "itibarl" bir durum a
ulalabilir. "Soylular" arasna katlmak bile mmkn. O zaman, daha
nce "hor grm" olanlara kar; "Bakn ite ben buyum! O ysa siz beni
kk gryordunuz!" dem e frsat da elde edilmi olur. Bu, nlenemez
bir "tutku" durumuna gelebilir. Ve denebilir ki, ite M uhammed, byle
bir tutkunun itmesiyle "Peygamberlie" atlmtr, yine byle bir itil
meyle "soyluluk gsterileri"ne heveslenmitir.
Bu dnceyi destekler nitelikte ok ey, ok kant var. Bunlar ara
snda bir "hadis"e dikkatinizi ekm ek istiyorum. Sunacam hadise, Buhar'nin de iinde bulunduu, salam kabul edilen hadisiler kitaplarnda
yer verirler. Hadis yle:

"K urey bir zam anlar beni horlar ve yanlarndan uzaklatrrlarken (ya da benim le alay ederlerken); A llah'n im d i bunu
benden nasl uzak kldna am az m sn z? K urey knayp
horlayarak bana 'm zem m em '(knanm ) dendi. O ysa ben, M uham m ed'im !"ui
B ilindii gibi, "M uham m ed", "vlm " anlam ndadr.
Bu hadis de, birou gibi son derece nemlidir. zellikle iki ynden:
Birincisi: Kurey'in, M uhammed'i (belki de Peygamberlik ncesinde)
"horlad", onunla elendii ortaya kyor. M uham m ed bunu anlatrken
bir "vn" iinde, bir kvan iinde. "Beni bir zamanlar kk grp

53

horlayanlar, imdi gelip grsnler!", ya da "onlar grp utanyorlardr


imdi!" der gibi. B ir zamanlar kendisiyle elenenlere kar imdi "ken
dini gsterm eyi baarm" olm ann cokusunu duyurur gibi.
Bu, M uhammed'in ne tr bir "psikoloji" iinde "Peygamberlik" yap
tn ve neden kendisinin de "Kureyli" Putataparlar gibi "soylu" oldu
unu yanstm a abalarna giritiini gsterir nitelikte bir belgedir.
kincisi: M uhammed, burada adn, zel ad deil de; bir "nitelik" (s
fat) olarak kullanyor. "Ben, mzemmem' deilim. Byle nitelenmem
doru deil. Knanlas biri olm adm iin bana byle denmemeli. Ben
M uham m ed' (vlm, vlesi) biriyim!" dem ek istiyor.
M uhammed'in ad, baka yerlerde de kendisi tarafndan nitelik olarak
kullanlr olm utur.146
D em ek ki, "Peygam ber' in adnn "M uham m ed" olduu da, "ku
kuludur!" denebilir. stelik byle diyenler; adnn "M uham m ed" ol
duuna kukuyla bakm ak gerektiini, dahas bu kukunun ok gl
olduunu syleyenler vardr. C aetani de bunlar arasnda.147
"Ahmed", "Muhammed" adlarnn neden uydurulmu olabilecei ze
rinde ayrca durulacak.
M uham m ed K ureylilere ok ierlem iti. K endisini "kk" gr
dkleri ve kendilerinden saym adklar iin. A laya aldklar iin.
K endisini gsterecekti onlara. K antlayacakt. H orlanacak ve "cid
diye" alnm ayacak biri olm adn "kantlayacak"t.
K ureyliler neden onu ve "peygam berlii"ni ciddiye alm yorlard?
nk "tanyorlard" onu.
Muhammed, on yldan ok bir sre iinde M ekke'de abalad durdu.
Kurey soylularna yanam ak iin ok urat. A m a nemli saylabilecek
bir sonu elde edemedi. "Mucize" numaralan gsterme yoluna gitti. Kim
seye yutturamad. "Ticaret"le uraan ve eitli yerleri-yreleri gezip gr
m bulunan "kurt" Kureyliler "yutmuyordu" bir trl.
A m a M uhammed, kendini gstermek iin kararlyd. Mekke evresine
yneldi. Mekke'ye gelen "hac"larla ilikiler kurdu. Gerek bu "hac"lar,
gerek bunlann kabilelerindeki insanlann ou, inanm aya "hazr"dlar. Ya
hudilik, Hristiyanlk ve daha nce de Sabilik; elverili bir durum olu
turmutu. A ynca "kabileleraras atmalar", bitip tkenmeyen "sa
v a la r, insanlan bktrmt. "Kurtanc" bekleyenler az deildi. Mu-

54

hammed btn bu durumlar biliyordu. Kimlere, hangi evrelere nasl ya


nalr, uzun uzun dnp hazrlam t kendisini. "Kutsal kitap"lan bi
lenlerden, zellikle de ileride kendilerinden sz edilecek olan "yabanc
kkenli kleler"den ok ey renmiti. Y ahudilie ilikin. Yahudi "peygamber"lerine, bunlarn "num ara"lanna ilikin, Hristiyanla ilikin, "es
ki masal"lara ilikin bilgi birikimi olumutu. Neler, nerelere sergilenip
satlabilir; rendikten sonra ie koyuldu. "Duygu"lara seslendi, "
k ak lara seslendi. Yani kmsenmeyecek bir "politikac"yd. ok ok
"va'ad"lerde bulundu. "Gsz"lerine bir trl szler verdi, "gl"lerine
bir baka trl szler verdi. Ksacas, nne kan "frsat"lann ne kada
rndan bilemem, ama herhalde oundan ve tm elverili koullarn olu
turduu "ortam"dan yararlanmay bildi. Hi "glk ekmedi" denemez el
bette. Elverisizlerin yannda elverili olanlar az deildi. Kullanmay bi
lince kendisine yetmiti bunlar. Tarihteki nice benzerleri g ib i...
V e zellikle "M edineliler"in desteiyle "m aya tuttu".
Bu baary "M ekke"de salayabilseydi, "Kurey"i elde edebilseydi,
M uham m ed bunu kendisi iin yeterli sayabilecekti belki de. Yalnzca
"Kurey Kabilesi Peygamberi" olmakla yetinecekti.
A m a iler baka trl geliince sonu baka trl oldu: im di
"M ekke ve evresinin P eygam beri" olm utu! "Son Peygam beri i k ni
teliiyle, am a buraya z g ...

55

Y A LN IZ C A M E K K E V E EV R ESN N PEY G A M BER"

ki surede ayr ayr yaplar bir "aklam a"ya gre; M uhamm ed,
"M ekke ve evresini uyarm akla grevli". Kur'an da bunun iin in
dirilm i gsterilm ekte.
Sz konusu aklam a, E n'm Suresi'nin 92. ve r Suresi'nin 7.
ayetinde.
Bu ayetler, Kur'an'm ve onu iletmekle grevli M uhammed'in "mm'l-Kura" yani M ekke ve "evresi"nin "uyarcs" olduunu bildirir. Bir
baka deyile, bu ayetlere gre, M uhammed, yalnzca "M ekke ve evre
sinin Peygamberi"dir.
Onun "tm insanlara" Peygam ber olduunu anlatan ayetler de var
K u ran'da. A m a ortada bu iki ayetin de olduunu gz nne getirirsek
yle diyebiliriz:
M uhammed, m aya tuttuunu grnce, "Peygamberliinin snrn"
geniletmeye balamtr. Yani M ekke ye evresinin Peygamberi olmakla
yetinmemi; "tm insanln Peygamberi" olarak sunmutur kendini.
A m a yle dem ek geree daha uygun olur gibim e geliyor:
M uham m ed'in kendisi byle bir savda bulunmamtr. Onu "tm in
sanla Peygam ber" gsteren, kendi dndakiler olmutur. "Ayet"leri de
onlar uydurmulardr.
Byle, ya da br trl... M uhammed'in kendi anlatmyla bir "bina"
vard ortada. Yapmn asl oluturan, ya da asl planlayp dzenleyen;
eitli alarn egemenleriydi. "Efendiler"di. "Peygamber" diye ortaya
atlanlar da kullanlmlard bu yap iin. M uham m ed'se, yine kendi
anlatmyla, yalnzca bir "kerpi"ti. Belki de o kadar bile deildi. nk
kendisine om uz verenleri de unutmamak gerekir. M uhammed, "binann
eksiinin bu kerpi olduunu" syleyerek vnr. Bu da gerek deil.
nk kendi dnem inde olduu gibi, kendinden sonra da nice kiiler,

56

"ben de peygamberim !" diye ortaya atlmlardr. Bunlarn iinde "Bblik"te ve "Bahailik"te olduu gibi, M uhammed'in Kur'an'mm "artk
hkm nn ortadan kaldrldm" ileri srerek kendi "kitap"larn ortaya
koyanlar da var.148 Bunlar da inanrlar topluluklar bulmulardr kendile
rine. Bunlardan kimilerininki de dnyam zda bugn kalabalklar olutur
makta. Dnyamz byle giderse, bugnk kalabalklarnn yarn hangi
aam alara ulaaca belli deil.
"Peygamberler"in de kullanlm alaryla oluturulan "bina", tm yle
"ilkellik" binasdr. Ve srler iindir. "Efendi"lerinin nnde hep "kleler"den oluan "srler" olarak kalsnlar d iy e ...

"D in"-"G iz" A raclnd a A km a S rk len m e


Maddi kar ve sivrilme tutkusu yannda "akma srklenme" de
nemli. Bilindii gibi, insanlar, "ilgili" yaraklardr. lgileri de belirli yn
lere yneliktir. En ok da "giz"lere. "Din-giz akmlan"na. lgiler, dnce
yrngeleri, "efendiler" nasl olsun istiyorlarsa yle erevelendirilmitir.
yle saptrlm, yle yozlatrlm. Yani ar-duru ve akll yaratklara
yarar eilimlere olanak verilmemi. Gerek bu.
"Giz-din aracs" olarak ortaya atlanlar da ilgi duyduklar, geerli
grdkleri "akm"larda kendilerini bulmulardr. Srklenmilerdir s
rekli. ilerledikten sonra da kendilerini ekem emiler, yle yryp
gitmilerdir. steyerek, ya da istem eyerek...
"Peygamberler" de yle. Hepsi bir akm a kaplarak yol tutturmu.
Peygamberlii daha geerli bulduklar iin ve daha yaygn, ya da ken
dilerine daha elverili bir "moda" olduu iin semilerdir. Byclerin
bycl, falclarn falcl, airlerin airlii, filozoflarn filozof
lu u... semelerinde de bu grlmez mi? "Peygamberli" toplumlarda
"Peygamber"lerin, "filozoflu" Yunan'da ve izleyicisi kesimlerde "filo
z o f lann "antar" gibi ortaya kmasnda bunun da pay yok mu? Bakar
snz; bir yrede "tarikatlk" m geerli bir m oda? "Ben de olabilirim!"
diyen; hemen ona ynelir. "Mrit" olur, "halife" olur, "eyh" olur. iirler
syleyerek "hak olmak" m seviliyor? "Olabilirim!" diyen ona y
nelir. "Halk ozan olmak" m daha ilgi topluyor? "Olabilirim!" diyen ona

57

ynelir. Yeterli olsun olmasn. "Byk edebiyat grnen"ler mi daha


"haval"? "Ben neden olamayaym!" diyen ona ynelir. "air" olur,
"ykc" olur, "romanc" o lu r... Olur da olur. Yeterli de olsa, yetersiz de
olsa. "Politikaclk" m daha sivriltici? "Bende de yetenek var!" diyen ona
ynelir. "Sac"sndan olur, "solcu"sundan olur. "M oda" neyi gerek
tiriyorsa o "hava"lara girer. "Giyim kuam" yani klk kyafet, oturu,
kalk, yry, az hareketi, gz hareketi ve teki davran biimlerine
varana dek, her biim, her grnt ona gre dzenlenir.
Tevrat ve Incil Peygamberlerini gren M uham m ed de "Peygam
berlik" mesleini semi. Bu "akm" ardndan srklenmi. Hem, "kar"n bu akm da grd iin, hem de bu yolla sivrilip nem kazana
can hesaplad iin. Yaad yrelerde "filozofluk" geerli bir moda
olsayd, belki de ona ynelirdi.
Araplarda "airlik", "khinlik", her ikisini de iine alan "hatiplik" de
geerli bir modayd. M uhammed bu yne neden ynelmedi, denebilir.
Y ant g deil:
M uham m ed hatiplii de, airlii de, khinlii de toplayp iine alan
bir meslei semitir. "Peygamberlii" de "fazladan"!.. "Kur'an mucize
si" yutturmacasnn anlatld blmde, bu da anlatlacaktr.

58

"VAHY" V E "PEY G A M B ER LK " T RLER

slam Savunurlarna G re "Vahiy"


slam "kelam 'cilan, "kimin Peygam ber olduunu" anlatrlarken yle
derler:
"Tanr kime, 'seni (Peygam ber olarak) gnderdim !' ya da 'sana
bildirdiim i ilet!' dem ise ya da buna benzer bir szlerle buyruk
verm ise, P eygam ber o kim sedir."149
"Peygam ber o insandr ki, A llah'n kendisine vahyettii (bildir
dii) eyi (insanlara) iletir."150
D em ek ki, "Tanr", insanlara "iletilm ek zere", "Peygam ber"e bir
ey bildirir, bu "bildirm e"sine de "vahiy" denir.
Yani bir asl "bildiren" var: "Tanr." N e bildiriyorsa onun "iletilecei
insanlar" var: T ann'nn kullar. Bir de "ileten arac" var: "Peygamber."
V e "iletilecek olan" neyse bir de o. "Vahiy" sz konusu olduu zaman bu
eler sz konusu olur. D rt ey: Tanr, insanlar, arac ve "Tann'nn bil
dirdii". Kimi zaman, buna bir de "melek" eklenir. "Arac"yla yani "Peygam ber"le "Tanr" arasnda bir baka "arac" olarak. Melek, "Tanr'nn
bildirdii"ni "Peygamber"e "iletir"; o da insanlara duyurur.
Belki "komik" bulacaksnz; ama, "milyar"lara sunulup inandnlagelen,
bu.
"Komik" olm asna kom ik ama, kim i "din savunuru" doubilim ci
bunu hi de yle gsterm em ekte. Bence "utanlas" bir tutum iinde
olan bu bilim cilere gre: A ile (yani "Tanr") ile B (yani Peygam ber)
arasnda gerekten bir "haberlem e" olabilir. B, A 'dan bilgi (haber)
alabilecek dzeye eriebilir. "Tanrdan bir para olm a" aam asna
y k selerek ... M uham m ed'le "Tanr" arasnda da byle olm utur. B u

59

nu byle yorum layan slam "kelam "clar, "gizem ci"leri de hakldr


lar.151 D in savunuru doubilim ciler, inanm adklar "Peygam ber"i by
le sunar ve savunurlar ite. nsanl aldatm akta bir "hizm et"leri olsun
diye!!!
"M uham m ed'e vahiy, nasl gelir"m i, bakn:
A ie anlatm akta:
"H iam olu H ris sordu:
"-E y Tanr elisi, vahiy sana nasl geliyor?"
P eygam ber karlk verdi:
''-K im i zam an 'ngrak sesi' gibi ses kararak gelir. B ana en
ar geleni budur. Bu durum benden geerken, onun (m elein)
bana ilettiini alp alglam olurum . K im i zam an da melek, bir
adam (insan) biim ine girip nm e kar. K onuur benimle. V e
onun ne dediini anlarm ."152
Bu ilkel dne insanln inanm as ve insan l a bunun gerek
diye sunulup inandrlm as, utanlacak bir ey deil m idir?
slam ncesi A raplarda da "air"lerin, zellikle "kahin air"lerin
"cin"leri olurdu, onlar da "cin"lerinden "vahy" alrlard.153
"Kh nalna, kh m hna vuran" doubilim cilerin yazdklar ara
snda, yer yer "gerek"leri de bulm ak m m kn. B u bilim cilerden b i
rinin u anlattklar gibi:
"air, 'aara' ya da aura' kknden trem i bir szcktr. aara,
bir eyin farknda olm ak demektir. Grnmeyen dnya hakknda
ilk elden bilgi edinmi kii airdi. Bu bilgiyi, kendi kiisel g
ryle deil; cin denen stn varlklarla isel ilikiler kurarak alr
d. (yle ileri srlrd.) Onun iin bu ada iir, pek sanat de
ildi. (Salanan bilgi), evredeki havada uutuklarna inanlan,
grlmez ruhlarla dorudan iliki kurmaktan gelen bir bilgiydi.
"Cin, herkesle konum az. H er cin, kendine zg bir adam seer;
onunla konuur. B ir adam sevgisine layk grrse, o erkek ya
da dii cin, o kim senin zerine atlr; gsne kar ve onu, bu
dnyada kendisinin szcs olm ak zorunda brakr. Bu; ...b a

60

langcyd. O andan balayarak, o adama, szcn tam anlamyla


'air' denirdi. airle iir arasnda, ok iten bir kiisel iliki ku
rulmutu. Her airin zaman zaman gelip kendisine ilham veren zel
bir cinni vard. air, genellikle kendi cinnine 'halr='iten arkada'
derdi. Bununla da kalmazd, herhangi bir airle byle yakn iliki
kurmu olan cin, Y ahya ya da M eryem gibi ad bile alrd. rnein,
slam ncesi dnemin en byk airlerinden olan El-A'a'l-Ekber'in
cinni, Mishal adn tard. Bunun asl anlam da 'kesici bak' de
mekti. Bu ad; airin, iyi konuan, etkili dilini sim gelerdi..."154 (e
virenin kimi szckleri Trkeletirilmitir-T.D.)
M uham m ed'in "cinn"i de bir "m elek"ti: "Cebrail"!
M uham m edin [...] "ta n k la rn d a n A ie, ona "vahiy" geldii za
man; skntl bir durum belirdiini, "ok souk olduu gnde bile,
vahyin ardndan, onun akaklarndan terler ak t m an latr.155
Aie, "ilk vahyin nasl geldii"ni de anlatr: nce; "sabah aydnl g i
bi" her eyi ak ak "grd rya"Iar biiminde balam. Sonra pey
gamberlik aday Muhammed, Hira Dandaki bir maaraya ekilmi.
Daha sonra da Cebrail araclyla "ilk vahiy" gelmi. Alak Suresinin ilk
"ay etleri bildirilmi kendisine. Bu ayetler geldiinde, "Melek" kendisini
ok "skm". Skarken: "Oku!" demi. M uham m ed "Okuma bilmem!"
dedike o skm. kez byle yapm. Sonra "P eygam berin dili zl
m, balam okumaya. Zavall bu arada "ok korkmu". O srada "Ha
tice'yle evli olduu iin, onun yanna varm: "rtn, rtn beni! demi.
Korkusu, sknts geince de, durumu anlatm, "hayatndan korktuunu"
sylemi. Hatice, gzel szler syleyip yattm rken bir yandan da alp
"Hristiyanlk" inanrlarndan ve "Incil yazcs" bulunan bir yaknna,
Nevfel Olu Varaka'ya gtrm. V araka o srada, ok yal bir kiiymi.
Gzleri de grmyormu. M uham m ed'i dinlem i ve yle konumu:
"Bu sana gelen, Musaya da gelmi olan namusun ta kendisidir. Seni top
lumun buradan karp atarlarken, keke yayor olsaydm!" demi. M u
hammed, "Demek beni karacaklar m?" diye sormu. O u karl
vermi: "Bu trden bir ey (namus) getiren her kiiye, dman olun
mutur. Eer senin arda bulunacan gnlere eriirsem, sana ada
makll yardm ederim!" Aradan ok gemeden de lm .156

61

Bu "hadis", en salam kaynaklarda da bulunm akta. A ncak; batan


sona dek [ ...] dolu.
JC "01ay" "grm " gibi anlatan A ie, ya "anasnn karn n d a bile
deildi; ya d a yeni dom utu. Bu, bir.
^ " P e y g a m b e rlik " te n nce M uham m ed'in hep doru kan "rya"lar
grdn, bir baka anlatm la "rya"larnn hep "doru ktn", Aie
nasl belirlemi olabilir? O deilse, belirleyen, saptayan kim ? Eer, "M u
ham m ed anlatm tr, A ie de iitm itir!" denirse, bu, "eyhin kerameti
kendinden menkul" trnden bir ey olmaz m? Yani M uhammed'in bu
konuda anlattklar, kendi ileri srdkleri, "Peygamberliin kant" olarak
nasl alnabilir ve nasl inandrc olabilir? Ayrca, A ie "aktaryor" gibi
deil; "grm gibi" anlatyor. Bu iki.
"M addi bir varl olm ayan melek", M uham m ed'i nasl "skm"?
"Fiziksel" bir g m kullanm? A yrca " kez skp brakmaya" neden
gerek grm ? Eer "okumas olmayan" birine, "Tanrsal g"le "okuma
yetenei" salanacaksa -k i, ileri srlen de o - hi "skmadan" da o i
baarlam az m yd? Bu . V e daha bir sr arpk durumlar. Yani uy
durulan ve zavall inanrlar kitlelerine "hap" diye yutturulan "[...]", "hadis"in her kesiminden ak seik belli oluyor.
Yalnz burada, M uham m ed'in "melek" eliyle sklp sklp brakl
dnn anlatlmas bir baka ynden ilgin: Cin"lerinin kendilerini
boarcasna sktn anlatan "air"leri, "khin"len anmsatyor. Belli ki,
M uham m ed, bu tr "numara"lar bu evrelerden renmi!
Bu evrelerse baka evrelerden, rnein; daha nce szn ettiim
amanist evrelerden renmilerdir. Her birinin, kendisine bask yapan
bir "cin"i olan, yani byle ileri srlen "air ve khin"lerden daha geni
sz edilecei yer gelecektir. O rada da, bu evrelerin, "numaralann
hangi evrelerden renmi olabilecekleri zerinde durulacaktr.
Aie'nin, "Peygamber'in alglad vahyi" anlatm asna bakarken ol
duka ilgin bir ey daha anmsamaktayz: M uhammed'in bu sevgili
karsnn bir olayla ilgili tankl ve tepkisi. "Vahy"in ne olduunu ve ne
olmadn ortaya koyacak nitelikte bir durum sergiledii iin sunuyorum:
M uham m ed "k a d n 'ia ra [ ...] . Y a ilerlem i olduu halde, "gzellii"nden sz edilen bir kadn duydu mu, ne yapp ederek alyordu
onu "kar"lar arasna. V e "kar"lar biriktike birikm iti.

62

B unca "kar"nn, elbette ki, "sorun"lan da olur. "K anlar", M uham m ed den daha iyi bir yaam istediler, giyim kuam gereklerini is
tediler, "ziynet" istediler.
Bunca karnn istei nasl karlanr? "Karland" diyelim, ya "ss
lenip pslenip ortaya ktlannda" baka erkeklerin ilgilerini ekerlerse, ya
"[...]" ederlerse?! Btn bunlar dndryordu Muhammed'i.
Am a o bir "Peygamber" olduuna gre, niin "ayet" (vahiy) gel
mesin? Niin vahiyle sorun zmlenmesin? M uham m edin [...] keyfinin
gerei de olsa, "Tann"s ilgilenmeliydi. Gelmeliydi vahiy. Ve geldi:
A hzb Suresi'nin 28. ayetinden 33. ayetine dein olan blm de
"Tanr" yle seslenm ekte:
"Ey Peygam ber! K anlarna yle syle: 'Eer dnya yaamn ve
sslerini istiyorsanz, haydi gelin, gereken karl verip sizi g
zellikle brakvereyim (boayaym). Am a eer Tanr'y, O'nun Pey
gam beri'ni ve ahiret yurdunu istiyorsanz, bilin ki, sizlerden iyiliki
kadnlar iin byk dl-karlk hazrlamtr!"
"Ey P eygam ber karlar! Sizden herhangi biriniz ak bir [ ...]
(zina) ederse onun cezas iki kat olacaktr. Byle bir ceza ver
m ek, Tanr iin kolaydr.
"Sizden kim T anr'ya ve O nun Peygam beri'ne boyun eip gzel
d avranta bulunursa, onun da dln iki kat veririz. V e ona
tem iz bir rzk hazrlarz.
"Ey P eygam ber karlar! Siz, herhangi kadn gibi deilsiniz.
Tanr'dat korkuyorsanz, edal-iveli' (krtarak) konum ayn.
yle konuursanz kalplerinde bozukluk olanlar, (sizden) bir
ey um abilirler. U ygun biim de konuun.
"Evlerinizde kaim. slam ncesinin ilk dnem indekiler gibi a
lp salm ayn. N am az kln, zekt verin, T anr'ya ve P eygam
beri'ne boyun ein. Tanr sizden kiri-ktl giderm ek ve sizi
tertem iz klm ak istiyor ey Peygam ber'in ev halk!"
Bu "vahiy"den sonra "Peygam ber karlan"nm "ayaklarn denk aldklar"n tahm in etm ek g deil.

63

N e var ki, bu da yeterli grlm ez. Tanr, "Peygam ber"ini kadnlar


konusunda baka yetkilerle de donatr. A yn surenin 50. ayetinde,
"yalnzca sana zg bir yetki olm ak zere" denerek, "Peygam ber"in
"m ihirsiz" de "kar" alabilecei bildirilir.
Bu bir anlam da; "Peygam ber daha da k an toplayacak" dem ekti.
A rkadalarnn birbirleriyle yarrcasn a bulduklar y a d a "haber"ini
getirdikleri ya da kendisinin bulup beendii gzel, "fettne" kadn
larn sa y sn d a daha da art olacak dem ekti.
te bu durum un, A ie'nin "sabr"n tardn grm ekteyiz:
Peygam ber'e
"tanklk" etm ekte elinden geleni geri brak
m ayan A ie, bu kez "kadnlk k skanl"yla bir b aka trl atl
m t ortaya. P eygam ber'i aktan knayam aynca; "Peygam bere ken
disini m ihirsiz teslim eden kadnlar"a saldrm t. T utum larm "ka
dn lk o n u ru "y la badatrm ay arak bunlar knam t.
A ie'nin "susturulm as" gerekiyordu. E bubekir gibi gl birinin
kz olduu iin fazla bask yaplam azd. A m a bir ey yaplm alyd.
P eygam ber, onunla daha ok "cinsel birleim de" bulunursa "so
run" zm lenebilirdi.
Gelin grn ki, "nbet" diye bir ey vard. Bunu Peygamber'in kendisi
koymutu. Geri onun da yolu bulunm u gibiydi. nk Aie, yal bir
kadn olan Sevae'nin nbetini, onun honutluuyla alm t.157 Ne var ki,
bu gerilerde kalmt. D aha ok [...]* durum da bulunan Aie iin baka
"zm" bulunmalyd. "Nbet" yntemi kaldrlmalyd. Bu, "Peygam
ber" iin de nemliydi. Artk "heves"inin getii, biraz irkinlemi bul
duu kadnlarla deil; "seme kadn"larla yatmalyd.
K sacas, "zm " getirilm eliydi. V e getirildi: Kur'an ayetleriyle.
A hzb Suresi'nin 51. ayeti olarak yer alan "vahiy"le "Ulu Tanr"
yle seslendi:
"Ey Muhammed! Bunlardan (kadnlardan) istediini brakr; is
tediini koynuna ekebilirsin. Uzaklatn kadnlardan da dilediini
kendine ekmekte senin iin bir gnah yoktur. Bu (yntem), onlarn
"gzlerinin aydn olmasn", zlmemelerini ve her birine verdiin
eylere raz olup kalmalarn daha iyi salar. Allah, kalplerinizde
olan bilir. Allah, bilgi ve 'hilim' (yerinde uysalbk) sahibidir."
* B e s z c k k a r l m t r . ( Y .N .)

64

Bu "vahiy" gelince A ie ne diyor biliyor m usunuz?


En salam hadis kitaplarnn da yer verdiine gre, A ie'nin M u
ham m ed'e dedii u:
"Bakyorum da senin Rabb'in, senin ke yfin i yerine getirmekte ("fi
hevke") ok hzl. O'nu yalnzca bunda hzl gryorum."
te A ie'nin szn etm ek istediim "tankl" bu. "Vahy in ne
o lduunu ve ne olm adn som ut biim de ortaya koym uyor m u?
yk aslnda bununla bitm ie benzem ez. G erek A ie'ye ve gerek
teki [...]* kadnlara ok daha nem li bir dn verilm esi gerektii
iin, ayn konuda baka bir "vahy"in daha eklendiini grm ekteyiz:
A hzb Suresi'nin 52. ayeti. Bu ayetle P eygam ber'in "artk k an b i
riktirm eyeceine" ilikin, sz konusu karlara gvence veriliyor. P ey
gam ber bundan byle, "cariye" alabilecek am a, yeni kan alam ayacak.
yle "buyurulm akta":
"Ey Muhammed! Bundan sonra ka n alm ak sana helal deildir.
Kanlarn baka kanlarla deitirmek de. Gzellikleri seni im
rendirmi olsa da bu byle. (Snr bu kadar.) Ancak; sa elinin mlk
edindii (cariyeler) bunun dnda. Allah, her eyi gzetleyicidir."
slam savunurlarnn, "M uham m ed ehvetinin ardndan gitm iy o r
du. ehvetle sevdikleri kadnlar deil; g durum da olan kadnlar
k arla alyordu!" dediklerini bilirsiniz. u son ayetteki "G zellikleri
seni im rendirm i olsa d a ..." sz, bu sav yalanlam akta.
Yine slam savunurlannn "M uhammed'in cariyesi yoktu. O cariye
edinmezdi. O, kleye, cariyeye karyd..." biiminde de "Peygamber"i
savunduklarna tank olmusunuzdur. Ayetteki, "Sa elinin mlk edin
dii" gibi ilkel bir anlatmla ortaya konan, yani aa vurulan "gerek" de,
bu savunm ay kknden rtmekte.
Evet, M uham m ed "[...]" n in ardndan da srkleniyordu. Kar
stne kar alyordu. ou kez, sem e gzelleri seiyordu. Bu arada
"gzel" bulduu "cariye"leri de "sa elim le satn alp m lk edindim !"
diyerek karm yordu. K im ini byle, kim ini de "arm aan olarak"
aly o rd u .139 "Soylu" karlar engel karm asayd, "cariye" says ok
* k i s z c k k a r l m t r . (Y .N .)

65

k abark o lacak t.160 Y ine de hi karm ak istem ediklerini elde edi


y ordu. stei, karlksz kalm yordu. Ve "vahy"i d e bunlara "ara"
yapyordu. B ir kez, birka kez deil; birok k e z ...
"V ahiy" dem ek, "Peygam ber"in "arzular-istekleri" dem ekti.
Bir olay m var?'O layla ilgili "Tann"nn falanca trl bir "aklamas"n m istiyor? Hemen "vahiy" hazrd.
Aie'nin "kolye olay"nda161 "Safvan'la zina ettiini" syleyenlere kar
da "vahiy" gelmiti hemen. Hem de on ayet birden. Bu ayetler N r Su
resi'nin 10. ayetinden sonra yer alrlar. Bu ayetlerden birine gre (13. ayet);
"Aie'nin zina ettiini eer drt kii grmemise, zina ettiini syle
yenlerin tm yalancdr, iftiracdr". Bundan daha nce de sz edilmiti.
u ya da bu konuda bir "hkm " m getirilm ek isteniyor? M uham
m ed nasl istiyorsa ona uygun "vahiy"le desteklerdi "Ulu Tanr". B i
raz "num ara" tam am , "ayet-vahiy" gelirdi!
"Ulu T anr", sevgili "Peygam ber"i iin bunu bile yeterli grm edi.
O nun tm szlerini bile "vahiy" sayd ve bunu yle duyurdu:
N ecm Suresi, ayet 1-6:
"Akp giden yldza ant olsun ki; sahibiniz (M uhammed), ne sap
m tr, ne de azm tr. O, kendiliinden konum az. Ne sylerse
vahidir, kendisine yle bildirilmitir. O na bildirip reten ok
etin, stn gleri olan biridir (Cebrail)."
slamclar, zellikle slam "Usulu'l-fkh"lar (slam hukukular),
"vahy"i ikiye ayrrlar: A k vahiy ve kapal vahiy.
nl B uharal S adru'- ara U beydullah bn M es'ud (. H icri 747/
M iladi 1346), kendisi gibi nl olan kitabnda, konuyu yle aklar:
"V ahiy, bir 'ak' olur, bir de 'kapal' olur. 'Ak' olan d a
trldr:
"Birincisi, melein diliyle olur. Melein azndan kan, Pey
gam berin kulana girer. Peygam ber de, bildirenin kim olduuna
ilikin kesin bir belirtiyle durumu kavradktan sonra bildirileni alr.
Kur'an, bu trden bir vahiydir. A k vahyin kincisi, melein
'iaretiyle olandr. Szl aklam a olmakszn. rnein Pey
gamber: 'Ruhui-K uds (Cebrail), kalbime esinledi ki, hibir kimse,

66

yiyeceini ieceini tastamam almadan lmez!' derken bu trden


bir vahiy grlr. Bu trden vahye, 'melein anmsatmas (hatru'lM elek') ad verilir. A k vahyin ncs, kukuya yer brakm a
yacak biimde Tanr'nn esinlemesiyle (ilhamyla) olandr. T ann,
katndan bir nur (k) yaratr ve o nurun araclyla Peygam ber,
Tann'nn bildirdii gerei grp alglar. T ann Kur'an'da (4/105)
T ann'm n sana gsterdii gibi insanlar arasnda hkmedesin diye,
derken, bunu anlatmak ister. (...)
"Kapal olan vahye gelince: Bu, Peygamber'in kendi gr ve itihad'yla olan deerlendirmesidir, bu yolla vanlan sonutur.. ,"162
E zher niversitesi Edebiyat ve lahiyat Faklteleri D ekanlklann
birlikte yrten bir slam savunuru Prof. Dr. A bdulcelil s, profesr
lne, dekanlna yakr (!) bir kitap yazm . Ad lctihad'r-Resl
(Peygam berin tihad). "Peygamber'in itihatlar"na, bu kitapta rnek
ler verilir ve "Allah'n elisi" savunulur. Bu rneklerden ikisini ben de
size sunaym. Sevgili "Peygamber'imiz" ne tr "itihat"ta bulunurlard,
birlikte grelim:
Birinci rnek: "Peygamber"e gre, Tann, srailoullanna ok kzmt.
Bu nedenle onlarn kimilerini, sana evirmiti. Kendi dneminde bir
takm sanlarla karlam t M uhammed. V e bunlarn, "Yahudilerden
dntrlm sanlar" olduklarn hemen anlamt! "tihat"h: Bir de
nem e yapm t; sanlann nne "deve st" koymutu isinler diye. Ne
var ki, sanlar st imemiti. Bu kez "koyun st" koymutu. O zaman
grmt ki, sanlar st iiyor. "Bu ne dem ektir?" deyip dnm, kafa
yormutu. Dnmt ki, Israiloullar, yahi Yahudiler, "deve st i
mezler", yalnzca "koyun st ierler." yleyse? Evet, "yleyse" deyip so
nuca varmt: "Bu sanlar, Tann'nn bir zam anlar fkelenip Yahudileri
dntrd sanlardr. O sanlardan remedirler."
B unu yanstan "hadis", B uhari ve M slim 'in de iinde bulunduk
lar en salam hadisilerin kitaplarnda da yer alm tr.163
kinci rnek: "Peygam ber"e gre, T annnn kzp hayvana evirdii
Yahudilerden kimileri de, "kertenkele"ye evrilmilerdir. Onun iin de
yine dnp tanarak, yani "itihafta bulunarak, "kertenkele"nin, bu
nun iin yenm em esi gerektiini sylemitir.

67

Bunu anlatan "hadis" de, "salam" kabul edilen (rnein Mslim'in


E's-Sahihi gibi) hadis kitaplarnda bulunmakta.164
Peygamber'in anlattna gre, Yahudilerden kimileri de, "m aym un'iara, "dom uz"lara evrilm i. A m a nedense bunlarn "nesilleri tkenm i " m i .165 nk M uham m ed, arkadalarna, bu h ay v an lara d n
trlen Y ahudilerin y alnzca " gn" yaadklarn an latm !166
Bir insan dnn ki, ne sylese vahiy saylyor, ne dnse vahiy
saylyor. V e bir din, bir "hukuk", bir "ahlak" dzeni dnn ki; bu in
sann yaam nda, hem de ilkel denebilecek trden yaam nda yer alan
sz konusu "vahiy'ien, yarglarna "dayanak" kabul ediyor, ona gre so
nular karyor ortaya. Ac ac dnm ez misiniz?
M uham m ed'in syledikleri, dndkleri arasn d a hi "yanl"
yok m uydu, hi "sam a" yok m uydu?
"[...]" bile vard. Kur an d a bile aa vurulur bu. rnein A hzb Su
resi'nin 37. ayetine gre, M uham m ed, oulluu Zeyd'in karsn sevmiti.
A m a Zeyd'e bunun tersini aklam t. "Karn tut, brakm a!.." demiti.
"Yalnzca Tann'dan korkaca" yerde, "insanlardan ekinmi"ti. O ne
denle, Zeyd'in karsnda gz olm adn belirtmiti. O ysa gz vard.
Yani M uham m ed,
sylemiti o adama. "Tanr" bunu aa vurur
grnmekte. "M uhammed, gerekten biraz saparsa ite byle aa vu
ruruz!" dem ek istenmekte. Tanr'ya bunu syletir grnmesi, M uham
med'in bir baka tr "numara"s.
Bu ayetle ne am a gdlrse gdlsn, "Peygam ber"n "[...]" da
syler olduunu belirtm iyor m u anlatlanlar?
O nun "her syledii vahiy" olunca, "[...]" la r da "vahiy" saylyor
dem ektir.
O nun dndkleri, ileri srd grleri iinde nice sam alar
bulunduunu da "hadis"lerinde bol bol grm ekteyiz:
B uhanin de yer verdii bir hadise gre, "Hayber'in ele geirildii
gn", M uham m ed, "eek eti"nin piirildii kazanlara yaklar, "eek eti"
olduunu renince; "Etleri hem en dkn ve kazanlar da krn!" b u y
ruunu verir. "Etler dklsn", neyse de; "kazanlar neden krlsn"? Sa
ma deil mi bu? "Kazanlar", ykanp temizlenebilir. "Peygamber"e anla
tlr. O da, "kazanlarn krlm as"na ilikin buyruunun samaln anlar
ve buyruu geri alr.167

68

"yi ki, adam sznden dnm !" diye dnlebilir.


B ence "dnm ek zorunda kaldm " dnm ek dah a doru. G s
terilen tepkilerden tr.
B ir baka rnek: B ir topluluk, hurm alarna "a" yapyordu. M u
ham med, yannda A ie'yle birlikte yanlarna urayp durumu grd. N e
yaptklarn A ie'ye sordu. A ie, "a" yaptklarn ve "ann ne oldu
unu" anlatt kendisine. A ie'yi dinleyen "Peygamber", grn yle
belirtti: "Bu yntemin bir yarar salayacan hi sanmam!" "Peygamberin gr, vahiy" deil miydi? N e denli sam a da olsa; hum a sahip
leri, "hurmalarn alama" yntem ini braktlar. A m a ne oldu, nasl ol
duysa, "Peygamber", nem li bir zarara yol atn anlad. Belki de ken
disine bu anlatld. V e bunun zerine, adam lara haber gnderdi; ayn
yntemi srdrebileceklerini bildirdi.168 Bu olay zerine, onun "Siz dnya
ilerinizi benden daha iyi bilirsiniz!" dedii de yer alr hadiste.169.
Peki, "dnyada yaam yor muydu bu adam ? inde yaad "dnya"ya, "dnya yaam "na ilikin hibir ey sylem eyecek miydi ve sy
lem iyor m uydu? Bu szler "vahiy" saylmal m, saylmamal m?
"Saylm am al!" denem ez. nk N ecm Suresi'nin, yukarda anla
m n sunduum 3. ayeti olduka ak: "O (M uham m ed), kendiliin
den sylem ez!" deniyor. 4. ayet daha da ak: "Ne sylerse vahiy
d ir..." diye "buyurulm akta".
M uham m ed'in sam a szleri, sam a grleri ne olacak? "Tanr"s bulunm al da o n a sorulm al!
M uham m ed'in "dnya yaam "na ilikin szleri, tleri, nem li
bir yer tutar:
O, bir "retm en"di ayn zam anda.
rnein: "Yalan syleme" gerei mi duyuluyor? O retirdi bunun
alann, yolunu yntemini. Buna gre, "Ara dzeltmek iin" yalan sy
lenebilir, "savata hile yapm ak iin" yalan sylenebilir, "kankoca" ara
snda yalan sylenebilir. En salam saylan hadis kitaplarnda bile bunu
anlatan hadisi grp okum aktayz.170
N asl "yeneceini", nasl "iileceini" de retirdi o. rnein,
"H ep bir arada (ayn kaptan) yiyin! A yr ayr (kaplardan) yem eyin!
nk, 'bereket', bir arada yem ek yem ededir" d erdi.171 N asl y en ece
ini "parm aklarn yem ee batrarak" gsterirdi. "Parm aklarn ya

69

lar"d. Ve yle yaplmasn sylerdi. Bu "yalama"da "bereket" olduunu


bildirirdi. "Parmaklarnz ya kendiniz yalayn, ya da bakasna yalatn!"
derdi, "parmaklarn yalamadan ya da bakasna yalatmadan, kimse el
lerini mendile silmesin!" derdi.172 Yalnzca "parmaklar"m deil; "yemek
taba"nn da "yalanmasn" buyururdu. Bunun gerekesini de yle ak
lard: "nk siz, 'bereketin nerede olduunu bilemezsiniz!"173 Sonra
"azdan yere den bir lokma"nn da alnp yenmesi gerektiini anlatrd.
"O lokmay aln, yiyin ki, eytana kalmasn!" diye aklard nedenini.174
"Artk"lann yenmesini, iilmesini tlerdi. Herhangi bir ey iilen su
kabnn, bardan "dnda kez solumak" (nefes almak) gerektiini,
iilecek eyin byle iilmesinin uygun olacan bildirirdi.175
B yle "edep erkn (grg) retm enlii"nin d nda d a nitelii"
vard:
B ir "doktor"du da: D iyelim ki, yenen, iilen eyin zerine sinek
kondu. K onar ya! te o zam an, yani bu konuya ilikin olarak, bir
"doktor" niteliiyle konuur M uham m ed'im iz:
"H erhangi birinizin kabna, b ir sin e k gelip derse; yiyen ien
k ii hem en o sinein tm n kabn iine (iyice) batrsn! nk
o sinein b ir kanadnda zehir, br kanadnda (zehri etkisiz k
lacak) 'ifa' (ila) vardr," 176
"Bilim adam" klyla ortaya km olan niceleri de, bunu "bilim"le
badatrma abasn gsterirler. M uhammed'im izin "ilkel doktorluu"nu
"bilime uygun gstermek iin.177 V e kimi "limane aklama"ya gre, "si
nek", nce, "zehir" bulunan kanadn batrrm bir nesneye konduunda.
Byk "lim"lerimizden (!) Prof. Dr. Kmil Miras, bir sinein bu ii "nasl
becerebilecei" sorusunu getiriyor ve "evvela", "sonra" diyerek "cevap"lar
veriyor. zeti u: "lahi bir ilham"la bunu bilip stesinden gelebilirm i.178
u "Tann"ya bakn siz; "sinein bir kanadna zehir koyan" da kendisi, o
zehri nasl kullanacan, nasl zarar vereceini "sinee ilham eden" de
kendisi, yleyken kalkp "Peygamber"ne, bu zehrin nasl "etkisiz duruma
getirilebilecei"ne ilikin bilgi vererek "kurtulu aresi" tletmiyor!
M uham m ed, "doktor" olarak "hastalk"lar konusunda konuurken
ok, pek ok nem li ey syler:

70

B u har ve M slim 'in de kitaplarna aldklar u "hadis"e bakn:


"H astalk bak asn a gem ez (hastalk b ulam az= b u lac h as
talk yoktur)!"179
B yle diyor M uham m ed. "Tanr"sndan ald "vahiy"le!
Ancak; "doktor M uham m ed" bunu sylerken, bir "itiraz"la karlar.
tiraz ynelten: B ir "A'rab", yani bir Arap "kyls" ya da bir "gebe".
"A rab"yle M uham m ed arasnda geen konum a yle:
"-S en yle diyorsun, 'hastalk bulamaz!' diyorsun ama; ya benim
develerime ne oldu?! Benim geyikler gibi olan develerimin arasna
yabanc uyuz develer girdi; sonra olan oldu: U yuz develer, benim
develerimi de uyuz yaptlar. Buna ne dersin?!
-P e k i ya ilk uyuz deveyi kim uyuz yapt, ona ne o ld u ?!"180
kinci soruyu soran, "doktor" Muhammed! A klnca A rabi'yi susturmu
oluyor bu sorusuyla. "Uyuz bulamayla olmamr. Hastalk bulamaz.
'Uyuz bulamayla senin develere gemitir!' dersek; 'ilk uyuz deveye, uyuz
nereden bulamtr? sorusuna karlk bulmak gerekir. Yani, senin de
velere falanca develerden, o develere de filancalardan, onlara da baka
larndan, ona ondan, ona ondan... diyerek taa 'ilk uyuz' deveye dek var
dmzda: 'Bu deveye ne oldu, buna nereden bulat uyuz?' sorusu kar
m za kar. V e bu soruya cevap bulunmaz. in gerei u: Hastalk,
bulamadan deil; Allah'n takdiriyle olur, oluur!" dem ek istiyor!
V eteriner D oktor M uham m ed'in szleri, A 'rabyi doyurmu m udur?
Sanmyorum. N iye derseniz: O adam M uham m ed gibi deildi, iin iin
deydi, iin "tecrbe"sindeydi. M uham m ed gibi havadan konum uyordu.
"Vahy"i filan yoktu, ama, o konuda "tecrbe"si vard. Belki "susmutu".
A m a "aydnland iin" deil.
M uham m ed'in doktorluu, "Peygam berlik" m esleine uygun o la
rak, "frklk"le k ark bir doktorluktu. B irka rnek:
"Ba" ya da "kulak" m aryor? Y a da bir "zehirlenme" mi var? D ok
tor M uham m ed'e gre "gz (nazar) demi" olabilir. "Tedavi" iin
yaplm as gerekense: "frk.'' Yani "okuyup frmek" gerek. A rada da
elle u trl, bu trl dokunm ak... M uham m ed'in en yakn dostlarndan
Enes bn M lik anlatr ki; Bir M edineli aileden kiiler (ylan, akrep gibi

71

al hayvan sokmasyla) "zehirlenmi"lerdi ve kimilerinin "kulaklar


aryordu" da, "Peygamber'in izni"yle "frkle tedavi" yoluna gidildi.181
Sevgili "karlarn d an Aie de "Peygamber"m, "her trl al hayvan
alam asndan dolay, frk yoluyla tedaviye 'ruhsat verdiini" anla
tr.182 Dahas, Aie, "gz dem e (nazar) olaylarnda Peygamber'in, fr
kesinlikle emrettiini" de syler.183
K arlarndan m m Selem e anlatr ki; M uham m ed onun odasndayken, yznden "sarlk" olduu anlalan b ir kz getirildi. "Pey
gam ber" ya da D oktor M uham m ed, hem en u buyruu verdi: "Bu k z
caza okutun, fletin! iink bunda 'gz dem e' (nazar) v ar."184
Yani "gz deince", insanolunun ba arr, kula arr; ylan, ak
rep gibi al hayvanlar sokar; insan zehirlenir; sanlk olur. Olur da olur.
Her trl hastalk olabilir "gz deince". Bunun da bir "tedavi" yolu var:
"Okumak, frmek" ve yntemine gre elle dokunmak. Haa, bir ey
unuttum: "frk"le tedavide, "tkrk" de nemli. aka yaptm san
mayn. ncelem e konulannda yapm am da. [...] D oktor M uhammed'in
kendisinin de "frkle tedavi" yaptn syleyen kans Aie, bakn ne
diyor:
"(Getirilen ya da yanm a gittii) hastaya, Peygam ber tedavi eder
ken yle derdi: Bism illah (Tanr'nn adyla). Bizim topram z
la, kim im izin tkr, R abbim izin izniyle hastalarmz iyi
letiricidir."185
"Peygam ber doktor" M uham m ed'in doktorluunu, am zn "din
savunuru doktor"lar da ver.186
Doaldr, verler. nanr srleri iyice benimsesinler diye. "Bey"lere,
"efendi"lere ada doktorlar, ada yntemler; inanr srlerineyse
"Peygamber doktor" Muhammed'in yntemi. "frklkle tedavi" yn
temi. Uygun grlen bu. Bunun byle srp gitmesi iin grev alm "g
nll hizmet erbab" arasnda, her meslekten kiiler olduu gibi, "dokto r'lar da bulunacaktr elbet. Onun iin, kimi "ada" doktorlarn da, Muhammed'imizin "doktorluu"nu vmelerini yadrgamamak gerekir.
B ununla birlikte u da var: Kimi "bey"ler, "efendi' ler, M uham
m ed'in "frk" ve "tkrk"le tedavi yntem ine kar karlar. B u

72

nun "ilkellii"n sylerler. A caba "insancl duygular"la m bu tutum u


gsterirler. Belki. Kim i zam an bu duygular kabarr. A m a baka neden
de bulunabilir. rnein, "sr"lerin "g"lerinden yararlanm ak. a
lm alarndan, kendi karlar iin yararlananlar, hastalklar nedeniyle
igcnn tehlikeye sokulm asn istem iyor olabilirler. ster insan
srlerininki olsun, ister hayvan srlerininki olsun, igc nem lidir
o nlar iin. Y ani hayvanlarna nasl bakyorlar, hayvanlarnn sa l y
la nasl ilgileniyorlarsa, altrdklar inanrlarla yle ilgilenm elerini
de doal bulm ak gerek. E lverir ki, sr, kendilerine bakaldracak
gce erim esin.
M uham m ed'im izin Peygam berlii yannda ura yalnzca "dok
torluk" da deil. D aha nice uralarna rastlan r "dnya yaam "na
ilikin olarak.
Btn bunlar, "vahiy" ve "vahiy rn" saylmakta. Onun tm szleri,
grleri, "izin leri, davranlar byle nitelenmekte. Byle nitelemek de
zorunlu. nk yukarda da sunulm utu ki, Kur'an ayetleri ak. Onun
"her szn"nn "vahiy" olduu belirtiliyor aka. "Tanr" tarafndan!
Onun tutum ve davranlarnn rnek alnmas gerektiini bildiren buy
ruk da var: Ahzb Suresinin 21. ayetinde yle dendii grlr:
"A nt olsun ki, sizin iin, A llaha ve ahiret gnne kuku duym ayp um ut balayanlar ve A llah' ok ok ananlar iin, M uham
m ed'in tutum ve davranlar gzel rnektir."
K alem Suresi'nin 4. ayetinde de, "T anr"s kendisine yle ses
lenm ekte:
"K ukusuz sen, en byk ahlak zerindesin!"
slam savunudan, M uhammed'in en ilkelliklerini bile, "stn ni
telikler" olarak gsterm ek iin ellerinden gelen abay eksiksiz harcarlar.
B ununla birlikte, "aklc" grnen kesimi bir yana brakacak olur
sak; slam "kelam"clar, "vahiy" iin, yani "peygam ber olmak" iin
"stn" ve "olaanst" niteliklere sahip olm ay "art" grm ezler. "Bir
insan, Tanr'nn peygam berlie uygun grp sem esi yeterlidir. Tanr

73

kimi dilerse onu seer. B aka koul aranm az" derler.187 Kur'an ayetleri
de bu gr destekler nitelikte: rnein En'm Suresi'nin 124. aye
tinde: "...A llah , peygam berliini verecei insan daha iyi b ilir..." denir.
Bakara Suresi'nin 105. ayetinde de, "...A llah, rahm etini dilediine zg
olarak v erir..." dendii grlr. Ayn aklama, li m rn Suresi'nin
74. ayetinde de var.
Ancak, "din" ve "slam" savunurluu da yapan "felsefeciler", vahiy
alabilm ek ve "peygamber" olabilmek iin "koullar" ileri srerler:

74

FELSEFECLERE G R E PEY G A M B ER L N K OULU

A dudud-D in c (. 1355) ve Seyyid erif C rcn (1340-1413), u


b ilgileri aktarrlar:
"Felsefecilere gre: Peygam ber olmak iin, peygamberi bakalarn
dan ayran zellik gerek:
"Birinci zellik: Peygam ber olan kii, 'bilinm eyenleri bilmeli.
G em ite, o srada ve gelecekte neler bilinemiyorsa, onlar... Olup
bitmileri, olm akta olanlar ve olacaklar... Gizleri, gizlilikleri,
peygam ber, ak seik bilmeli, anlatmal, haber vermeli.
"Bu, olm ayacak ey deil. nk, insanlara zg ruhlar, yere,
m addeye bal deildirler, soyutturlar. B u ruhlarn, bu dnyada
olup biten ve olacak olan her eyin biim lerinin izili, b ilg i
lerinin yazl olduu gksel ve soyut ru hlarla balar-balantlar vardr. nsandaki 'alglayc ruh' (=kavram a yetene i= E 'n-N efs'n-N tka), gksel soyut ruhlarla balant kurup,
dnyam zda olup bitenleri ya da olacak olanlar o ruhlarda g
rebilir ve bir yaz okur gibi, her eyi oradan okuyup bildirebilir.
A yna, karsndakini nasl yanstrsa, o ruhlar da, d nyam zda
o lanlar, ya da o lacak olanlar yle yanstr. ( ...)
"kinci zellik: P eygam ber olan kii, olaanst durum lar (m u
cizeler) ortaya koym al. u drt enin (hava, su, toprak, ate)
egem en olduu dnyann, m addesi ve biim iyle birlikte Peygam ber'in buyruunda olm as gerekir. H er ey P eygam ber'e
boyun em eli. B edeninin, ruhuna bal olm as gibi.

75

"Bu da olm ayacak ey deil. nk, insana zg ruh, m addeyi


etkiler. U tanm a, korkm a ve fkelenm e durum larnda insan b e
deninde m eydana gelen deiiklikler, kzarm alar, sararm alar,
atelenm eler de bunu gsterir. ( ...)
" nc zellik: P eygam ber olan kii, m elekleri som ut biim de
grebilm eli. V e m eleklerin T anr'dan aldklar vahyi, ak-seik
kavrayacak nitelikte szlerini iitebilm eli.
"Bu da olm ayacak ey deil. nk, insan uykudayken bu du
ru m lara eriebilm ekte. B irtakm kiilerle konuabilm ekte, o k i
ilerin, gerei ak seik anlatan szlerini duyup iitebilm ekte.
N eden? O srada insan, ruhu m egul eden ey lerd en sy rlm
tr d a o n d a n ... nsann uyurken ulat durum a, P eygam ber
uyankken neden erim esin? ( ...) P eygam ber, kutsal ve kutsallar
dnyasyla balant kurduuna gre, bu o lm ay acak bir eym i
gibi d n lm e m e li..."188
F elsefecilerden aktarlan grleri, ben zet olarak sundum .
nsanln aldatlm asnda, "felsefeciler"in abalar d a bir b aka
trl. Bu din savunuru "felsefeciler"in, "akl"la, bilim "le ilgileri var
sanlr, am a gerekte dogm ac dincilerden hi farklar yoktur. E ve
lem eleri, gevelem eleri gelip bir noktaya dayanm akta: "Soyut ruhlar",
"m adde dnyas"n etkileyen "m adde d varlklar" ve de "hkm eden
stn varlk", yani "Tanr". " stn g", evrene, bu arada dnyaya
dzen verir, dnyay dzenlem ek iin de "stn nitelikli insan"lar y a
ratr ve kim ilerini "peygam ber" olarak gnderir.
u bir tek som, topunu birden yere sermeye yeter: "stn g",
"Tanr", mademki, "stn nitelikli insan"lar yaratabiliyor; eli demiken
tm insanlar "stn nitelikli" yaratsayd, evrenin "dzeni" iin daha iyi
olmaz m yd? Kimini, kimine arac klm aya ne gerek vard?

76

Y A H U D L K SA V U N U R L A R IN A G R E V A H Y VE
PEY G A M B E R L K T R L E R

Y ahudi ulularndan M u sa bn M eym un (1135-1204), "Peygam


berlik" le ilgili grleri grte toplar:
bn M eym un'un anlattna gre, peygam berlie ilikin birinci g
r, Y ahudilerin halk (avam ) tabakasyla, "din adam lar"nn bir b l
m nn grdr. zeti u:
"Tanr, insanlardan kimi diliyorsa onu seer ve peygam ber
yapar. O kii ister lim , ister cahil, ister ileri yata, ister k k
yata olsun, fark etm ez. Y alnz pey g am b er olan kiinin; iyi, y a
rarl kii, yksek ahlakl olm as g e re k ir..." 189
Y ine bn M eym un'a gre, ikinci gr, "felsefeciler"in gr. V e
zeti u:
"Peygamberlik, insann yapsndaki bir eit olgunluktur ('keml').
nsan trndeki bu olgunluk, birtakm ilelere girmelerle ancak
'g' durum undan 'i' durum una geerek gerekleebilir. D oal
yapsnda, m izacnda buna bir engel yoksa. Y a da dtan bir engel,
bunun nne gemezse. Her olgunluk da yle. Engele taklm adka
gerekleebilir. Bu u dem ektir ki, sz konusu olgunluk, insan
trnn tm bireylerinde deil; yalnzca kimi bireylerinde vardr.
K oullar tamam olunca, zorunlu olarak belirir. D em ek ki, sz ko
nusu olgunluu dourtup ortaya koyacak bir ey gerekli. (ileli
uramalar.) Bu unu gsterir: Cahil olan, peygam ber olamaz. Bir
insan akam peygam ber deilken, peygam ber olmayarak ge
celerken, sabah peygam ber olarak ortaya kamaz. Yani birdenbire
bir bulu elde etm i gibi olamaz. B ir sre iidir bu. O lgunlam a
bir sre iinde tam am lanr. G erekli olg u n lu a erim i kiinin

77

durum u, konum alarndan, yaayndan belli olur. nsan, b y


le bir olgunluk durum una ulatktan sonra da, ister istem ez p ey
gam berlik niteliini kazanr. Sz konusu olgu n lu a erisin de
peygam ber olm asn, bu m m kn deil. Peygam berlik, olgunlu
un zorunlu sonucudur. Tpk iyi besinin, yararl, tem iz kan
salar olm as gibi."190
bn M eym un bunlar aktardktan sonra "nc gr"e geiyor.
V e yle diyor:
" nc gr, bizim eriatm zn grdr. Bizim grm z
de, tem elde felsefecilerin grnn ayndr. B ir noktann dnda:
"B izim grm ze gre, insan, peygam berlie tam hazr duru
m a gelm i olabilir de; peygam ber olm ayabilir. nk, T an rn n
dilem esiyle olacak eydir bu. B ence bu, tm m ucizelerde gr
len durum a benzer. H em en hem en ayn. nk doal olan, k a
rakteriyle, ald eitim ve edindii yeteneklerle, kiinin p ey
gam ber olm asdr. D oal olan buyken yine de peygam berlii
nlenebilir. (D oalla ters m ucize gibi.) E linin hareketi b ir
denbire duruveren insan gibi. Y eroboam g ib i..." 191
B urada sz edilen Y eroboam , srail'de devletin blnm esinden
sonra kuzeydeki kabilelerin K ral yaptklar bir kiidir. Tevrat'a gre,
Y eroboam , yeni bir tapnak yapar ve bu tapm aa, soylularn dnda
rahipler (khinler) grevlendirir. V e bir "m ucize" olarak da "eli
kurur".192
M usa bn M eym un, peygam berlik iin yeterli olgunlua ulat
halde peygam berlii nlenen kim selerden rnekler veriyor. B unlardan
biri; N eriya olu Baruk. yle diyor:
"B aruk, Y erem ya P eygam ber'e balyd. Y erem ya onu ileye
sokup yetitirdi, eitti, hazrlad. A rtk kendisi de peygam ber
olacan um m utu. A m a olm ad, nlendi peygam berlii. 'nil
tim den yoruldum ve rahat edem iyorum !' dem iti de; Rabb, Y e
rem y a araclyla o n a karlk verm iti: 'O na yle d iy ecek
sin, R abb yle diyor: Sen kendin iin byk eyler istiyorsun,
istem e!"'193
78

A m a Tevrat'ta, unlar okuyoruz:


"Ve ondan sonra vaki olacak ki, btn insanlar zerine ruhum u
dkeceim : O ullarnz da, kzlarnz da peygam berlik ed ecek
ler!" (Y oel, 2:28.)
M u sa bn M eym un diyor ki:
"Bu, sizi yanltmasn. nk, Rabbin kendisi bunun yorumunu ge
tiriyor ve bunun, bu peygamberliin ne tr peygamberlik olduunu
yine kendisi yle anlatyor: 'Genleriniz rya grecekler ve
yallarnz ryalar grecekler!' (Yoel, 2:28.) nk khinlik ve
sezgi yoluyla 'bilinmeyen'in bilinmesi ya da gerek kan rya yo
luyla o bilginin elde edilmesi de bir eit 'peygamberlik' saylr.
Bylelerine de 'Peygamber' derler.. ,"194
tbn M eym un, "M u sa 'y a geldii ileri srlen "vahiy"deki "ses" ve
"sz" zerinde de durur: "Rabbin sesini herkesin iitebildiini; am a
sz'lerini yalnzca M usa'nn duyup kavradn, nk R abbin y al
nzca onu kendisine 'm uhatap' aldm " y a z a r.195 T evra t'taki (M u
sa'nn anlatm n aktaran) u ayetleri anm satr:
"Ve Rabb, size ate iinden syledi. Siz szlerinin sesini iittiniz.
B ir kimsenin kendini grmediniz, yalnzca ses iittiniz. Rabb'di O.
Yapasnz diye size buyurduu on em ri size bildirdi ve onlar iki ta
levha zerine yazd." (Tesniye, 4:12-13.)196
N e gzel bir "kandrm aca". Z avall inanr kitleleri, "ite bakn, bir
ses iittiniz ya, ite o ses, R abbin sesidir. B an a sesleniyor. Siz sesteki
szleri anlayam azsnz. nk O yalnzca benim le konuuyor. Size
olan 'ahd'ini, 'on buyruu'nu benim araclm la iletm ek istiy o r!"...
trnden szlerle ne gzel kandrlyorlar. O ysa "iitilen ses", ya bir
"gk grlts"dr, ya da herhangi bir "ses"!!!
bn M eym un, M usa'nn yannda bulunanlarn, onun "m ertebe"sine
erim edikleri iin "R abb'in sesindeki szleri kavrayam adklarn" ileri
srm ekte.197
M usa bn M eymun, "Peygamber" M usa'nn, baka peygamberlerinkinden ok farkl bir peygamberlii olduunu aklamalaryla ortaya
koyduunu anlatr.198

79

P eygam berliin de u dem ek olduunu yazar:


" yle b ir verim li aktr (feyz') ki, T anr'dan akp gelir. d u
rum unda, alr d urum da olan akl ('el aklu'l-faal') araclyla
(insandaki) 'alglayc g'e (insandaki kavram a yeteneine)
akar. nce buraya, sonra da 'yaratc hayal gc'ne (el kuvvet'lm iitehayyile'ye) akverir. Bu durum , insanolundaki en yce
m ertebe ve ulalabilecek en son derecedeki o lg u n lu k tu r!"199
nsanolunun "aklm" nerelere saptrmlar, gryorsunuz. Burada
sz edilen "akl"lann "insan akl"yla hibir ilgisi yoktur. Eski Yunan'da
"tezghlanan" bir kandrm a aracdr. Bu arala da nice insan kitleleri
yzyllar boyu oyalanp gereklerden saptrlmlardr. Yzyllar boyu
"din"ciler, bu "tezghlanm akl"lara drt elle sarlarak, Tevrat'n, n
c ilin ., Kur'an'm [...]larn savunagelm ilerdir.
bn M eymun, "rya"nn da "Peygam berlikken bir para olduunu an
latan Tevrat yorumcularna hak verir. Tevrat yorumlarndan, "rya, pey
gamberliin altmta biridir" szn aktarr. Ayn yorum larda yer alan,
"rya, peygamberliin koruudur" sz zerinde durarak yle der:
"R yann korua benzetilm esi ilgin' bir benzetm edir. nk
koruk, m eyvenin ta kendisidir. N e var ki, daha olgunlam adan,
zam an gelm eden kopm u-koparlm tr. U ykudayken, insanda
ki d gc de yle. P eygam berliinkine benzer bir durum da
alr. N edir ki, d ah a eksikleri var. E n son noktaya ula
m am tr daha."200
Nice "yksek dzeyde kltrl" geinen, "yksek tabaka"dan kiiler
grm m dr ki, bu tr saptrmacalar "gerek" diye benimser, ileri
srp savunurlar. nsan aklnn "rzna geilerek" yaratlan bu tr
"dnceler"i!
S avunulurken yle bir soru sorduunuzda bocalam a balam tr
hemen:
Demek "rya", "Peygamberliin koruu". Ve dem ek "Peygamberlik",
bu koruun "olgunlam". yi am a bu "olgunlam biimi", neden
bakalarnda deil de, yalnzca "Peygamber" diye ortaya km ya da
karlm kiilerde grlyor? O ysa gerek kendi alarnda, gerek daha
sonraki alarda, onlardan daha akll, daha zeki ve her ynden daha

80

gelim i insanlar var. lkellii her eyinden belli olan bir "Peygamber"de
"koruk olgunlam " da, rnein am zn nice alabildiine gelimi,
kltrl, bilgili insanlarnda o "koruk" neden "olgunlamam"?
V erilebilecek karlk u olabilir yalnzca:
"Tanr yle uygun gryor. Kimi diliyorsa onu seiyor. O 'nun hik
m etinden sorulm az."
B yle diyenlerle de "pek tartm a olam ayaca" iin; ou kurnaz
"din" savunurlar bu "cevap yolu"nu tutarlar.
M usa bn M eym un, "rya"nn nem ini kantlam ak iin T evra t'tan
u ayetin de zerinde durur:
"Ve Rabb yle dedi: imdi szlerimi dinleyin: Eer aranzda bir
peygamber varsa, ben Rabb, ryada ona kendimi bildireceim,
ryada onunla syleeceim." (Saylar, 12:6.)
bn M eym un, "Peygam berlik"leri "drt tr"de toplar:
"Birinci trde: P eygam ber, vahyi m elekten aldn belirtir. A y
rca rya'da m , yoksa uyankken ak ak grerek mi m elein
sesini, szn iittiini aklar.
"kinci trde: Peygam ber, m elein kendisine seslendiini, onun
la konutuunu aklar am a, ne durum dayken, yani uykudayken
m i, uyankken m i bunun gerekletiini aklam az.
" nc trde: M elein szn hi etm ez. Yalnz, vahyi, hangi
durum dayken aldn belirtir.
"D rdnc trde: Peygam ber, 'm utlak' bir szle, T an n 'y la ko
nutuunu anlatr. Y a d a T an n 'n n kendisine, 'unu yap, bunu
y a p ...' dediini belirtir. Bunu belirtirken ne 'm elek'ten sz eder,
ne de hangi durum da vahyi algladndan. nk belli ki, ya
rya durum undayken, ya da uyankken vahiy gelm itir. Y ine
belli ki, vahiy, m elek araclyla gelm itir."201
M usa bn M eymun, bu anlattklanna, Tevrat ayetlerinden rnekler
verir.202 Ayn zamanda bir "filo z o f olduu iin, hangi tr olursa olsun,
"Peygam berlik"leri savunur ve "rzna geilm i a k f la badatrm a iin
deki ustaln gsterir! nsan srlerinin kafalarna "iyice yerletirmek"
iin...

81

H IR ST Y A N LIK SA V U N U R L A R IN A G R E V A H Y VE
PE Y G A M B E R L K T R LER

Bilindii gibi, Tevrat'a gre M usa, "efendi" (Rab) T ann'yla insanlar,


daha dorusu Yahudi toplumu arasnda "eski ahid" (=eski ant=eski sz
leme) iin "Peygamberlik" ediyordu. Musa, "Rabb"inin "buyruklar"n
"srailoullar"na ilettiinde, O'nun u szn de iletmiti:
"Ve imdi gerekten szm dinleyeceksiniz, ahdim i tutacaksnz;
bana tm toplumlardan daha 'has' toplum olacaksnz. nk btn
dnya benimdir. V e siz bana, khinler krall oluturacak ve kut
sal toplum olacaksnz. Senin srailoullarna syleyecein szler
bunlardr." (k, 19:5-6.)
"Buyruklar" yerine gelirse "Tanr" iin bu, bir "sz verme"ydi,
"antl bir sz verme"ydi. Y ine aklam aya gre, srailoullar, "buy
ruklar"! yerine getireceklerine, sylenenlere uyacaklarna sz verdiler:
"Rabbin btn sylediklerini yapacaz!" dediler (k, 19:8). Yani
srailoullar da "antl bir sz verm e"yle karlkta bulundular "Rabb"e.
V e bylece "Rab"le Y ahudi toplum u arasnda bir "szleme" (ahidlem e') olum u oldu! te M usa, bu "eski szlem e"nin izleyicisi, d e
netleyicisi ve "peygam beri"dir. "Tanr"yla Y ahudiler arasndaki tm
"aracl", bununla ilgili.
sa dnem indeyse "yeni" ve baka tr bir "antl szleme" yoluna gi
dildii grlr. sa da, "Rab" ile insanlar arasnda bu "yeni szleme"nin
("Ahd- Cedd"in) "aracs" olarak ortaya km grnr. Yani Incil'lere
g re ... M usa'nn "Rab"den ald "on buyruk", "eriat hkmleri" sz ko
nusu deildi artk. nk bunlar, Yahudi toplum uyla baka toplundan
ayryordu. Oysa "Rabb"in "din"i tm toplumlar iine almalyd. Dnya
"efendi"lerinin de bunda karlan vard. Yani "eski din"e yeni bir "biim"

82

vermek, onu "evrenselletirmek" gerekiyordu. Bunun iin "peygamber" ya


da "peygamberler" yaratmak gerekti. Ve yaratld. Y a da yaratlanlara
sahip kld.
sann "yeni biim " altnda "yeni szlem e"ye ilikin "aracl"
(Peygam berlii) n cillerd e yle sunulur:
"'K elam ' (sz=T anr sz) balangta vard ve 'kelam ' A llah
katndayd ve 'kelam ' A llah'n kendisiydi. H er ey onunla oldu
ve olm u olanlardan hibir ey onsuz olm ad. H ayat ondayd ve
hayat insanlarn yd. Ik karan lk ta parlar, karanlk onu
anlam ad. A llah tarafndan gnderilm i bir adam kt. Ad
Y ahya'yd. T anklk iin geldi. Ikla ilgili tanklk etsin de;
tm insanlar onun araclyla inansnlar diye. nk kendisi
k deildi, gelii, a tanklk iindi. D n y ay a gelerek, her
insan aydnlatacak bir k vard. D nyadayd o. V e dnya
onunla oldu. ( ...) V e 'kelam ', beden olup, inayet ve hakikatle
dolu olarak aram zda oturdu. Biz de onun izzetini, B abamn
(Tanr'nn) biricik olunun izzeti olarak grdk. Y ahya onun
hakknda yle seslenip tanklk etti: 'B enden sonra gelen, ben
den ileri oldu. nk benden nceydi d iye szn ettiim odur.
H epim iz, onun doluluundan aldk. V e inayet zerine inayet.
M usa ile eriat verildi. sa M esih'teyse inayet ve hakikat geldi."
(Y uhanna, 1:1-10, 14-17.)
"O istiyor ki, btn insanlar kurtulsunlar ve hakikat bilgisine
gelsinler. nk b ir A llah ve A llah ile insanlar arasnda bir
arac vardr. nsan olup herkes iin kendisini fid y e verm i olan
M esih sa'dr o." (I. T im oteos'a, 2: 4-6.)
" im di o, daha iyi sz verm eler zerine konulm u olan daha iyi
b ir 'szlem enin aracsdr, o lde de daha stn b ir hizm et
g rm e olanana erdi." (braniler, 8:6.)
"T anr"y gren var m ?
Yok!
yleyse "araclk" kolay.

83

sa da ayn "kolaylk"la "O 'ndan vahiy alm " ve "O 'nunla in


sanlar arasnda", M usa ve tekiler gibi; am a bu kez "insanlar tm yle
kurtarm ay am alayan, daha iyi, yepyeni bir szlem e" iin "araclk"
iine koyulm u!!!
"H ibir zam an A llah' kim se grm em itir. B ab a'n n (T an n 'n n )
kucanda olan biricik oulun (sa'nn) kendisi bildirdi." (Y u
hanna, 1:18.)
"H er eyi yoktan var etm e" zellii olan "kelam ", yani "Tanr s
z", zam anla "bir beden" biim ini alm ve "sa" olup kverm i!
(Y uhanna, 1:14.)
"M esih"tir de o.202 Y ani T anr onu "kutsal" klm ak iin "m esh" et
m i. "D okunm u" ona. Y a da "Tanr adna" ona dokunm ular. (V aftizci Y ahya eliyle.)
"Ve vaki oldu ki, btn halk vaftiz edilirken, sa d a vaftiz edildi.
D ua ettii zam an, 'gk ald. V e R uhu'l-K uds (kutsal ruh), bed en lem i biim de, gvercin gibi, onun zerine indi. Ve gkten;
'Sen benim sevgili olum sun! Senden razym !' diye bir ses
geldi." {Luka, 3:21-22.)
sa'nn "m esih"lii (m eshedilm ilii) sradan deil. "T ann"nn
"arac" olarak "belirlem ilii" anlam n da ierir. "M esih", branice
bir szcktr. Y unancas: "K hristianos" (H ristos). H ristiyanlk ad
da buradan gelm ekte.
"K adn ona yle dedi: B iliyorum ki, H ristos denen M esih g e
lecektir. O gelince bize her eyi bildirecektir. sa on a u
karl verdi: Sana syleyen ben, ite oyum (H ristos denen
M esih benim )!" (Y uhanna, 4:25-26.)
Y aayp yaam ad bile belli olm ayan bu kiinin, bu efsane
adam nn, hem "M esih", hem de "T anr'nn sz" olduunu "kopyac"
Kur'an da duyurur inanrlarna: rnein li m rn Suresi'nin 45. aye
tinde yle dendii grlr:

84

"M elekler dem ilerdi ki, 'M eryem ! Tanr, kendisinden bir '.rz',
sana m jdeliyor. A d, M eryem Olu sa M esihtir. D nyada ve
ahirette saygndr, T anr'nn da gzdelerindendir.'"
vg, daha da srp gider.
B urada, sa'nn anas "M eryem ", bir eit "peygam ber" durum un
dadr. nk "m elek"ler ona, "Tanr"dan "haber" getirip iletm ekteler!
Yani, "Peygam ber"lere nasl "vahiy" geliyorsa, M eryem 'e de "vahiy"
geldii aklanm oluyor. O ysa slam , "kadn"n "peygam berlii"ni
kabul etm ez. M uham m ed, n c ille rden kopya ettii iin bu "eliki"ye
fark n d a olm adan d m tr.
L uka Incili'nde unlar okum aktayz:
"A ltnc aynda A llah tarafndan C ebrail M elek, G alile'de N as
ra denen kente, D avud evinden Y usuf adndaki adam a nianl
olan bir kza gnderildi. Ad M eryem 'di. M elek onun yanna g i
rip dedi: 'Selam ey nim ete eren kz! Rabb seninledir.'
"M eryem bu szlerden ok ararak; 'Bu nasl selam dr' diye
dnyordu.
"M elek ona seslendi: 'K orkm a M eryem ! nk A llah nnde
inayet buldun. G ebe kalp b ir olan douracaksn. A dn sa ko
yacaksn. O, byk olacak. Ona, Yce A llah'n olu denecek.
R abb A llah ona, babas D avud'un tahtn verecek. Y akub'un
evine ebedi olarak saltanat srecek. O nun krallna hi son o l
m ayacaktr!'" (1:26-33.)
n cillerd e ki "vahiy" snr olduka geni:
"O yrede obanlar vard. G eceleri krda kalarak srlerini
n betlee beklerlerdi.
"R abb'in bir m elei onlarn yanna geldi. R abb'in izzeti onlarn
evresini aydnlatt. ok korktular. M elek onlara yle seslendi:
'"K orkm ayn! nk ben size, btn toplum a ynelik byk se
vinci m jdeliyorum : B ugn D avud'un kentinde size kurtarc
dodu. R abb M esih'tir o. Y em likte yatan, kundaa sarlm bir
ocuk bulacaksnz. B u, size kutlu olsun!'

85

"Ve birdenbire, m elekle birlikte, 'gk ordusu'ndan bir kalabalk


A llah'a ham d ederek yle dediler:
"'En ycelerde A llah'a izzet! Y eryznde honut olduu in
sanlara selam et!'
"Ve vaki oldu ki melekler, obanlarn yanndan ge ekildikleri
zaman, onlar konum aya baladlar: Haydi Beytlehem 'e gidelim ve
Rabb'in bize bildirdiini grelim .. ( Luka, 2:8-15.)
Grld gibi, "krda obanlar"a da "vahiy" gelmi! A m a neredeler
bu yalanc "tank"lar?! Bunlar kim grm ? obanlardan, batan sona
yalan ve bo inanlarla dolu Incil'lerden baka "haber" veren var m?
Yine ncillerde anlatlan "Vaftizci Yahya"nn "sa M esih"e ilikin ya
lanc tankl da yle. Bu "kutsal metinler"in dnda "Vaftizci Y ah
ya y da ne gren var, ne de ondan bir "haber" aktaran.
B ilindii gibi Incil, "iyi haber, m jde" anlam nda. Y unanca "Evangalion" (Evangile) szcnden gelm e.
Bu "iyi haber, mjde", "Rab"den geliyor insanlara! "R abb'in "sz".
Yani "Vahiy". Tabii "inanrlar'inagre!!!
Incil'de, Rab, sa'ya diyor ki:
"Senin szn gerektir!" (Y uhanna, 17:17.)
sa da kendisine ktlk iin ynelm i olanlara yle diyor
"im di beni, yani A llah'tan iittii gerei size sylem i olan
bir adam ldrm eye alyorsunuz." (Y uhanna, 8:40.)
V e unlar okuyoruz:
"Btn kitap, A llah'tan 'ilham ' (vahiy) olarak alnm adr. H er y a
z; eitim retim, yola getirm e, dzeltm e, dirlik dzenlik sala
m a ynnden yararldr." (II. Tim oteos, 3:16.)
G erei u: "Sr ahlak oluturup g elitirm ek iin birebir!"
1546'da M erano R uhani M eclisi, "K utsal K itap"n "Tanr ilh a m "
( vahy'i) olduundan kukulanm ay yasaklam tr!2m
Grlyor ki, "kuku"sunu bile "yasaklamlar". Niin? nk "sr"ler bir "kuku" duydular m, "efendi"ler iin "i felaket"!

86

ncil yazarlar da "Tanr'dan ilham " ("V ahiy") (!) alarak yazm lar
y azdklarn!
Bilindii gibi bu yazarlardan kimi, "sa'nn 12 H avarisi" arasnda
yer alyordu, kim i de "H avarilerin arkada"ydlar.204
K sacas; sa gibi, bu kiiler de birer "peygam ber" (eli) niteliindeydiler. E linin elisi. Y ani, sa, "T anrf'nn, bunlar da sa'nn "el
ileri" durum undaydlar. D ahas, o sralarda yle "eli"ler vard ki,
"elinin elisinin elisi" durum unda bulunuyorlard. B ununla birlikte
hepsi de "Rab" adna grev yapyordu, sa'dan kaynaklandn syle
seler de, i yine "B aba"ya dayanyordu.
"Incil'ler" btn iinde "R esullerin leri" adyla yer alan b
lm de, bu tr "resul"ler (eliler=peygam berler) uzun uzun anlatlr.
Bir yerinde de Y erualim 'den A ntakya'ya gelenlerinden sz edilir: "O
gnlerde, Y erualim 'den A ntakya'ya kimi peygam berler indiler. B u n
lardan A gabus adnda olan kalkp, btn dnya zerinde byk bir
k tlk olacan K utsal R uh'a dayanarak (elisi olarak) b ild ird i..."
denir (11:27-28) ve anlatm lar srdrlr.
M uham m edin K u r'a n ' da buralardan alarak, "A ntakya'daki P ey
gam berler" konusuna, Ysn Suresi'nde genie yer verm ekte:
"Ey M uham m ed! O kasaballar (A ntakyallan ) anlat onlara.
B urallara peygam berler gelm ilerdi. B urallara nce iki tane
gnderm itik. B unlar yalanlaynca bir ncsyle onlar d es
tekledik. V e varp orallara: 'Biz size gnderilm i birer eliyiz!'
d e d ile r..." (13-14).
ykye, byle balanr ve srdrlr.
D em ek oluyor ki, "elinin elisi", M uham m ed'in K u r'a n 'm a gre
de, "vahiy alm bir peygam ber" saylm aldr! "sa'nn elileri"ne, ya
da "elilerinin elileri"ne birer "peygam ber" niteliinin verilm esi,
Kur'an iin yine bir "eliki". A m a yine neden ileri geldii belli. In
cil'den "kopya" ederken farknda olm adan dlm bir eliki.
M uham m ed, sa'nn "eli"lerine, "H avari"lerine ok ilgi gster
miti. O denli ki, sa'nn "12 H avarisi"nden mi sz ediliyor, o da "12
H avari" edinm iti kendine. 620 ylnda "ilk A kabe biati"nde, bunu
g er ek le tirm iti.205 R ab sa'nn ayrca "yetm i"ler diye bilinen "el

87

iler"i mi vard; M uham m ed de 622'de, "kinci A kabe Biati"nde


gerek letirm iti bunu.206 Y ani sa'ya benzem ek iin olduka aba
h arcam t.
K ur'an'da sa'nn "H avariler"inden oka sz edilir. li m rn Su
resi'nin 52. ayetinde yle dendiini grrz:
" ... (sa) A llah uruna yardm clarm kim lerdir? dedi. H avariler,
A llah'n yardm clar b iz le riz ... dediler."
B aka surelerde de bu anlatlr.207
N iin bunlar anlatlr K ur'an'da? "Ey M uham m ed'in havarileri siz
de M uham m ed'e yardm c olun!" dem ek iin.
M ide Suresi'nin 111. ayetinde, sa'nn Havarilerine "Tanr"nn "vahyettii" bildirilir. "Vahiy" szcyle!!1 ok nem lidir bu. Hristiyanlk
savunurlarnn savunduklar "vahiy" anlayyla, hi mi hi fark olm am acasna birleiyor. "Yorumcu"lar, bu "ayet"i ne denli "te'vil" etseler
de, bu byle.
leri srldne gre, "sa'nn Havarileri"nden Y uhanna adl biri de
yaam u dnyada. "D rt ncil" arasnda yer aldn grdm z bir
Incil'den baka, "ald" (!) bir de "Vahiy" var. Yani "kitap" olarak. Yulanna'nm Vahyi adyla. Onun yazd ileri srlen bu kitap, "Kutsal Ki
tap" btn iinde sonuncu. yle balamakta:
"sa M esih'in vahyidir. O nu A llah, yaknda o lm as gereken ey
leri kullarna gsterm ek iin kendisine verdi. O, m elei arac
lyla gnderip kulu Y uhanna'ya iaretle bildirdi. O da, A l
lah'n 'kelam na ve sa M esih'in tank olduu eylerin hepsine
tanklk etti. O kuyana, peygam berliin szlerini dinleyenlere ve
onda yazlm eyleri tu tan lara ne m utlu. nk vakit y a k n
dr." (1:1-3.)
"nk vakit yakndr" sz, K ur'an'daki E nbiy Suresi'nin ilk
"ayet"ini anm satyor. A yet yle:
nsanlarn hesaba ekilm eleri zam an yaklat. yleyken onlar
daha ayn durum da, 'gaflet' iinde yz evirm ekteler."

88

M uham m ed'in, "dorudan A llah'tan alyorum !" dedii "vahiyler"


btn olan K ur'an'da, Y uhanna'nn sa'dan aldn aklad Vahiy
kitabndan arlm a birok "ayet"e tank olm aktayz. lgin deil m i?
Yeri gelince zerinde durulacak.
K ur'an'a da k a y n a k lk ettii kesin bilinen nciller, gerekte kim ler
eliyle kalem e alnm lardr? B unlar kim ler, hangi "tezgh"lar "va
hiy" diye yutturm ulardr insan srlerine? Bu, kesin olarak bilin
m em ekte. Yani bugn genel olarak, Incil'ler, "kimin yazd belli o l
m ayan kitaplar" saylm akta.208
Incil yazar olarak M arkion adnda birinden de sz edilir. II. y z
yln b alarnda yaam . B ir "doktrin" o rtay a koym u: leri s r l
d n e gre, onun gr yleym i:
"Eer yaratc T anr, var ettii dnyada bulunan ktl, n
ceden kestirem ediyse, cahildir. Bunu kestirip de nlem ediyse ktdr.
nlem ek isteyip de yapam adysa acizdir." yleyse iki Tanr var. Biri
"ktcl Tanr". Tevrat da denen "Eski A hit"in T anr'sdr O. "G r
nen dnyay yaratm olan T anr. A dem 'in iledii gnahtan O so
rum ludur. K endi hatasn, A dem 'in soyundan gelen btn insanlara
yklem ekte." Bu T anr'nn karsnda bir de "yicil T anr" var. Bu
T anr, "ne dnyann, ne de insann y aratlm asnda bir rol oynam tr.
O, sadece grnm ez varlklar yaratm tr." A cyan bir Tanr. yle
olduu iin de "insanlar, ktcl T anrnn basksndan kurtarm aya
karar verm itir. B unun zerine, erm i bir insan olan sa'nn klnda,
ancak insan vcudunun d grnlerine sahip olarak yeryzne in
m itir. K anun (' eriat') ve peygam berleri kaldrm ." H erkes iyi o l
mal, "m erham etli" olm al, kusurlar balam al, kim se kim seye k a r
k o y m am al... B unu tlem itir. V e bylece "insanlarn ruhlarn
k u rta rm tr."209
D eiik bir "doktrin"i m i dile getiriyor bu?
yle grnyor.
A m a bence "evrensel aldatm aca"nm bir baka grntsdr. "K
tlk sorunu"na, "Tann, kt olan nasl yaratm olabilir?" sorusuna bir
"zm" getirmi grnerek bir baka trl aldatm akta insanlan.
zet: Elimizdeki nciller iin, Matta, Markos, Luka, Yuhanna... diye
birtakm adlar, "yazar" olarak gsterilmekte. Hristiyanlk inanrlan ve sa

89

vunurlar, bunlarn, "Rab"den, "sadan "ilham" alarak, yani "vahiy" olarak


alglanm nitelikte yazdklarn savunurlar. Bunu savunurlarken de, ncil
adyla ya da bir baka adla, "sa'ya gkten indirilmi bir kitap olduunu
ileri srmezler. Sremezler de. nk byle bir "kitap" yok. H ibir zam an
olm am tr da. M uhammed'in dneminde de, kukusuz; ondan nce de
var olan; bugn elimizde bulunan ncillerdi. Gemite, yazlan bu ki
taplarda, "deimeler", "deitirme"ler olmutur elbette. A m a "tahrifler,
ayn kitaplarda olmutur. Yani falancann, filancann yazd kitaplarda...
"Tann'nn sa'ya indirdii herhangi bir kitap"ta deil. Byle bir kitap ol
sayd, "ta h rif edilm i biim i"yle de olsa bulunup gsterilebilirdi. "te
sa'ya, A llah'n indirdii ncil budur, tahrifler de bunun zerinde
ya p lm tr!" denebilirdi. im diye dek byle b ir ey denm em itir, d e
nememitir. Yani herhangi bir dnemde ncil diye bir kitap olmamtr, falancann, filancann olduu ileri srlen ncil'ler olagelmitir.
Peki ama, Kur'an d a Tanr, "Tevrat', ncili indirdik..." diyor. (3/3,
65.) "sa'ya ncil verdiini" sylyor. (5/46; 57/27.) Buna ne demeli?
sa'ya "indirilip verildii" bildirilen ncil nerede?
Bu soru, Kur'an inanrlarna sorulmal! Bir de bulunabilirse Kur'an'm
Tanr'sna!

90

A R A C ILA R IN SA H PM G B G R N D K L E R
"G Z' L "BLG 'LE R

"D in-giz araclar", insanlarn "bilm e", "renm e" eilim lerini de
saptrrlar. "G szlk"lerinden yararlanarak. "K orku" ve "um ut" v e
re re k ... nsanlar neyi "bilm e"ye, renm eye yneltirlerse, gerekte
"yok"tur. "Yce varlk" derler, "yok"! "Tanr", derler, "yok"! "Cin"
derler, "m elek" derler; "yok"! D aha nice "olm ayan"lar "bilm e"ye,
"renm e"ye yneltirler. D oal olarak insanda var olan renm e
isteini, "m erak", verdikleri korku ve um utla daha da ayaklandrrlar.
A m a gerekte olm ayanlara, "yok"lara doru. Bu ynlere "bilgi" iin
srklem i grnrlerken, "bilgisiz" brakrlar kitleleri.

"B ilgi"ler E liyle P azarlanan


"Giz" D olu "B ilgi"m sili U ygunluk: "H ikm et"
Kur'an'da, Bakara Suresi'nin 269. ayetinde u "aklama"y okuyoruz:
"Tanr, 'hikm et'i dilediine verir. O, kim e 'hikm et' verm ise,
kukusuz o kiiye ok iyilik edilm i dem ektir. B unu ancak akl
sahipleri deerlendirebilir!"
M uham m ed'in bu szleri nereden ardn, yani kaynan bu
labiliyoruz: rnein Tevrat'ta, V aiz blm nn 2. babnn 26. ay e
tin d e yle denir:
"nk A llah, hikm eti, bilgiyi, sevinci, gznde m akbul olana
verir."
A yn blm de, "hikm et"le ilgili unlar da anlatlr:

91

"Ve grdm ki, n karanla stnl olduu gibi, h ik


m etin de aklszla yle stnl vardr." (2:13.)
"Hikmetli adamn yrei, yas evindedir. A m a aklszlarn yrei,
sevin evindedir. Bir adam iin, aklszlarn trksn iitmektense,
hikmetli olamn azarlamasn iitmesi daha iyidir." (7: 4-5.)
"H ikm et, sahibine, kentte bulunan on hkm et adam ndan daha
ok g verir." (7:19.)
Byle srer.
M uham m ed'in bu konudaki "bilgiilii"nin bir baka kaynan
oluturduu kesin belli olan "Sleyman'n Meselleri" adl blmde de
"hikmet" ok vlr. "srail Kral Davud'un olu Sleyman'n meselleri:
Hikmeti ve terbiyeyi bilmek iin; anlay yanstan szlerini kavramak
iin; akll davranta, iyilikte, hakta ve dorulukta terbiye almak iin;
bn adam a basiret, gen adam a bilgi ve dnce verm ek iin 'hikmetli
adam ' da dinlesin ve bilgisini artrsn" diye balyor blm.
"H ikm et bulan adam a, anlay bulan adam a ne m utlu.
" nk gm kazanm aktansa onu kazanm ak iyidir.
"O nun kazanc, halis altndan d a iyidir.
"O, yakutlardan da daha deerlidir.
"Ve sevip holandn hibir ey ona denk olam az." (2:13-15.)
"Rab, dnyay hikm etle kurdu. G kleri, anlay stne pek itir
di. V e bilgisiyle gkler yarld." (2:19-20.)
"B tn yreinle R abb'e gven ve kendi anlayna dayanm a.
B tn yollarnda O 'nu tan. O, senin yolunu dorultur. Kendi
gznde hikm etli olma. Rab'den kork ve kt olandan ayrl!"
(2:5-7.)
"H ikm ete: 'Sen kz kardeim sin!' de. A nlay a akraba diye
ar." (7:5.)
"H ikm etli adam, bilgi biriktirir." (10:14.)
"H ikm etli adam t dinler." (12:15.)

92

"Terbiyeyi seven, bilgiyi sever." (12:1.)


"H ikm etlilerle yryen hikm etli olur." (13:20.)
"Y rei hikm etli kiiye basiretli denir." (16:5.)
"H ikm etlilerin dudaklar bilgi datr." (15:7.)
"H ikm etlilerin retii, hayat pnardr." (13:14.)
"Olum, kulan hikmete evirerek ve anlaya yreini ynelterek
szlerimi kabul edersen ve buyruklarm yannda saklarsan, sonra
gerekten kavramay benimsersen, anlay dilersen ve gm arar
gibi hikmeti ararsan, defineler arar gibi onun ardna dp aramaya
koyulursan, Rab korkusunu o zaman anlayacaksn. V e Allah bilgisini
bulacaksn o-zaman. nk Rab, hikmet verir." (2:1-6.)
Sleym an'n M eselleri'nde "hikm et"e ilikin yalnzca bunlar deil.
D ah a nice coturucu vgler dizilm ekte.
Y ine kukusuz olarak biliniyor ki, M uham m ed'in, ayn konuya
ilikin bir kayna da "Eyub" blm . te birka ayet:
"H ikm et. N erede bulunur o? A nlay nerede? O nun deerini
insan bilm em ekte." (28:12.)
"H ik m et..., A llah'tadr. t ve anlay onundur." (12:13.)
"G ve hikm et ondadr." (12:16.)
"H ikm etli adam bo bilgiyle cevap verir m i?" (15:2.)
"H ikm eti olm ayana nasl t verirsin?" (26:3.)
"A m a hikm et, o nerede bulunur?
"Ve anlayn yeri neresi?
"Y aayanlar lkesinde bulunm az o.
"Engin diyor: 'O bende deil!'
"D eniz diyor: 'B enim yanm da da yok!'
"H alis altn on a karlk olam az. O nun pahas olarak gm
tartlm az.

93

"D eer biilem ez ona. N e ofir altnyla, ne deerli akik ile, ne


gk yakut ile ... ( ...) H alis altndan kaplarla da deitirilem ez.
M ercan ile billurun ad bile anlm az onun yannda. V e hikm etin
pahas, incilerden (ok) stndr. H abe lkesinin sar yakutu
da denk olm az ona." (28:12, 14-19.)
Bu denli "deerli" olan "hikm et" nedir?
Eyub blm nde de bu soru soruluyor, hikm et aranyor. Y erlerde,
denizlerde, gklerde arandktan sonra bulunuyor:
"Rab korkusu. te hikm et budur." (28:28.)
V aiz blm nde de "hikm et", "hikm etli"ler ve "hikm etsiz"ler
zerinde genie durulduktan sonra anlatlanlar yle balanr:
"B tn bu anlatlanlarn sonucunu iitelim : A llah'tan kork ve
O 'nun buyruklarn brakm a. nk insana farz olanlarn tm ,
bunda toplanr." (12:13.)
B irok cam ide, "Peygam ber'in hadisi" diye eski harflerle yazlp
aslm bulunan bir levha grlr. Y aznn anlam u:
"H ikm etin anlam, A llah korkusudur!"
Bu sz, Tevrat'ta, Sleym an M eselleri adl blm de "ayet olarak
ye r a lr ve "tekrarlanr". (1 :7 ,9 :1 0 .)
"H ikm et", Sryani ve brani dillerinden gelm e bir szcktr. Clem ent H uart d a bunu belirtir.210
A nlam iin ok ey sylenm itir. Eski Y unan'da, kendi dnce
d n yalarna uygun "felsefi" anlam verilm itir. O dnce dnyasyla
tanan slam kesim inde de "felsefe"ye dayal anlam lar verildii g
rlr. slam "usulu'l-fkh"lan, "kelam "clar, "ahlak"lar ve "tasav v u f'u lar (gizem cileri) "hikm eti nem le ele alr ve eski Yunan'dakine uygun nitelikte aklam aya alrlar: "H ikm et, drt ana
erdem den biridir!" derler ve ne olduunu yle aklarlar: "yi ile
kty kavram aya yarayan bir g var. K avram a gc, akl gc,
yatm nefis (huzurlu ruh) ad verilir. Bu gcn ar kullanlm as
'cerbeze' denen arla yol aar. C erbeze, dnceyi, gereksiz yerde

94

kullanm aktr. A yn gcn eksiklii, ya da eksik kullanlm as 'ahm aklk'tr. te hikm et, bu iki ucun ortasdr. Y ani, akl gcn yerinde
kullanarak, gerekleri olduu gibi kav ram ak tr.. ,"211
"Hikmet"e byle anlam verirlerken de, "Kim e hikmet verilmise, o
kim seye ok iyilik edilm i, ok ey verilmi dem ektir..." anlamndaki
K u ran ayetinin de ayn anlam a geldiini ileri srerler.212
O ysa "Kur'andaki hikmet"in kayna belli. Sz konusu "felsefi" an
lam la hibir ilgisi yok. slam savunudan, tpk Hristiyanlk ve Yahudilik
savunurlar gibi, "felsefe"yi, "kutsal kitap samalan"n savunurlarken ara
olarak kullanrlar. "Hikmet"e verdikleri anlam da o trden. Yani "felsefe"nin ara olarak kullanlmasnn rn. "Hikmet"le, "olduu gibi kavranld" ileri srlen "gerekler"; "gereklik"le ilgisi olmayan sama
lardr. "Tann"dr, "Tann korkusu"dur, "Tann buyruu"dur, "Tann yasa"dr, "eskilerin masallan"dr, "cin"dir, "melek"tir, "lm tesi yaam"dr, "lmszlk"tr, "cennet"tir, "cehennem "dir... "Bilgi" diye ileri
srlen bunlara ilikin bilgi(!)dir. "Kavray"lar da, bunlarn "kav
ranmas", yani bunlann birer "gerek"(!) diye kabul edilmesidir.
"Kutsal kitaplardaki "hikmet"te neyin "var" olduunu, yine bu ki
taplar aklyor. Y ukarda grld gibi, "en bata Tanr korkusu" var.
Ve buna uygun "anlay" var. Yani "anlay gsterip ses karm am a"
var, "boyun eme" var, "kar durmam a" var. Egem enler iin!!!
7evraf'ta, V aiz blm nde bakn ne deniyor:
"Ben sana t veriyorum. Kraln buyruunu tut! Buna da, Allah'n
adndan tr ynel. vedi davranp onun nnden gitme. Onun
kt grd eyi yapm akta direnme. nk Kral ne dilerse onu
yapar. Kraln sznde hkm vardr. O na 'ne yapyorsun?' diye kim
sorabilir? Onun buyruunu tutan, kt sonuca uramaz. Hikmetli
adamn yrei, zaman ve uygun olan bilir." (8:2-5.)
D em ek ki, "hikm et d", verm ekteki "hikm et", bundan baka
deil. nsanlar, "buyrua tam boyun em i" ve "her zam an arkadan
srklenen srler" durum una getirm ek, o d urum da tutm ak.
" t" onun iin ok nem lidir dinlerde. Sleym an'n M eselleri
blm nde dn nem i yle belirtilir:

95
*

"Salam tler olmaynca, toplum der. tlerin okluunda


kurtulu vardr." (11:14.)
" tler", toplum lar "srletirm e"nin gnll (aslnda kara
dayal) propagandaclardr.
"H ikm et"in var m ? " t dinleyeceksin!" nk aka: "H ik
metli adam t dinler" deniyor ayn blm de. (12:15.)
B ir b aka ayetinde de unu okuyoruz:
" t olm ayan yerde, tertipler boa kar." (15:22.)
M uham m ed de, "Din, tm yle ttr"213 dem ez m i?
K ur'an'da "t" verilir:
"Ey inanrlar! Sakn Allah'n ve Peygamber'in nne gemeyin. Al
lah'tan korkun. nk Allah, iiten ve bilendir. Ey inanrlar! Sesini
zi, Peygamber'in sesinin zerine karmayn! Birbirinizle konuma
larnzdaki gibi Peygamber'le yksek sesle konumayn. Kazan
dnz sevaplar boa gider de, farknda olmazsnz sonra. Peygam
ber'in yannda seslerini ksan kimseler, gnllerini Tann'nn takva ile
snad kimselerdir. Onlar iin gnahlardan balanma var. A ynca
byk dl de v ar..." (Hucurt Suresi, ayet 1-3.)
"...P e y g am b er size neyi verirse onu aln. O size neyi yasak
lyorsa, ondan uzaklan. V e A llah'tan korkun. nk O, cezas
ok iddetli olandr." (H ar Suresi, ayet 7.)
G ryorsunuz "t"leri!
V e M uham m ed, "T anr"sn yle konuturuyor:
"(Ey M uham m ed!) R abbinin yoluna, 'hikm et'\e, gzel tle
ar. V e onlarla en gzel biim de m cadele et. K ukusuz, se
nin R abb'in, yolundan sapm olan da, yolun a girm i olan da
en iyi bilendir." (Nahl Suresi, ayet 125.)
Drim'nin kitdbnda yazl bir hadiste M uhammed, "Bir insana, hik
met anlatan bir szden daha stn bir armaan verilemez" der. (M u
kaddime, 32.) Ayn kitaptaki bir baka hadisinde de unu syler: "Hik
meti brakma, nk hayrn tm, hikmettedir." (M ukaddime, 34.)

96

B uhar'nin de yer verdii bir hadise gre, M uham m ed, "hikm et"in
ne olduunu anlatrken unu da sylem ekte:
"Hikmet, gerei tutturm adr. ('El sbe'.) Peygam berliin dnda
tutturm a..."214
K ukusuz, M uham m ed'in pazarlad "gerek" de, teki pey g am
berlerin pazarladklar trden. "Tanr"l, "cin"li, "m elek"li, "ahiret"li
t rd en ...
Bu "hikmet"te "bilgi" var. A m a gerekte "bilgi"yle ilgisi yok. "Akl"
var. A m a gerekte "insan akl" deil. "Dnce" var. A m a gerekte in
sana zg dnce deil. H ep "gerekd" olanlara ilikin. Kimileri
saptrarak "gerekst" derler. Am a deil. D pedz "gerekd".
Sz konusu "hikmet"te, "szle davran uygunluu" koulu var. A m a
hangi "sz", hangi "davran"? "Bilgi"nin "gerei"nin "yaplmas", yerine
getirilmesi de "istenir". A m a hangi "bilgi"?
stenen u:
"t"leri dinleyeceksin. Dinlerken anlatlanlar iyice reneceksin.
Sonra uygulamaya sz vereceksin, karar vereceksin ve kesinlikle uy
gulayacaksn.
N e var ki, "otler"de renilenler, hep "tanrsal" diye ileri srlen ya
da "Tanr'nn bildirdikleri" diye savunulan eylerdir. nsana, doaya,
geree dayanmamakta. nsanolunun yaamas gereken "y a a m la da il
gili deil bunlar. Yani, insana, insan toplum lanna yarar bir yaam amalanmamakta. Srlere gre, tmyle srlere zg bir yaam dnlp
kotarlmakta.
E er dnyam zda "bilim " diye, "teknik" diye bir ey varsa, din
araclarnn pazarladklar "hikm et"teki " a k lla , ondaki "k a v ra y la ,
ondaki "b ilg i'y le elde edilm em itir. B ilim ve teknikteki gelim eler,
sz konusu " h ik m e tin "s a m a la ry la a t m tr her zam an.215
Kur'an'a gre, "hikmet" falanca "peygamber"e, filanca peygambere,
rnein M usa'ya216 saya,217 tm brahim ailesine,218 Davud'a, Sley
man'a219 ve bu arada peygam berlii "tartmal" olan Lokm an'a220 "ve
rilmi"! Yani "Tanr" tarafndan.
Peygam berlere "hikmet" verilirken de hepsinden bir "sz" alnm!
Ne tr "sz" (!) alndn K ur'an' anlatyor. li mrn Suresi'nin 81. aye
tinde. "bret"le okuyalm:

97

"Anm sanmaya deer o olay ki, Tanr peygam berlerden 'ahid' (sz)
almt: 'Ant olsun ki, size kitap verdim, hikm et verdim. Sizi izle
yen peygam ber gelecek sonra. Sizde bulunan onaylayacak (tasdik
edecek). O na kesinlikle inanm alsnz ve ona yardm etmelisiniz.
(Edeceksiniz.) krar edip bana sz veriyor musunuz bunun zerine?'
diye konumutu. Peygam berler de, "Evet ikrar ettik! (Sz ve
riyoruz!) demilerdi. Bunun zerine Tanr, 'tank olun!' Ben de si
zinle birlikte tank olanlardanm !' demiti."
atnz deil m i?
Tanr, "peygamberler"e kitap ve "hikmet" verirken, nce, verdiinin
"hikmet" olduuna "ant iiyor". Sonra "frsat" yakalad iin "Peygamber"lerden "sz vermelerini" istiyor. "Sizden sonra bir peygamber daha ge
lecek. O na kesinlikle inanacanza, yardm edeceinize sz verin!" diyor.
"Tamam m?" diyor. Peygamber [...] da "tamam, sz!" diyorlar, kesin ke
sin "sz veriyorlar". Sz, "tank", tutanak... hepsi "tamam"!
"Ulu T anr", kim iin salam bunu?
"Sevgili kulu" M uham m ed iin!
Yani: "Hikmet" verilen "peygamberler", M uhammed'in peygamberli
ine inanacaklarna, ona yardm edeceklerine "sz vermiler". Alnan "ik
rar" buna ilikin.
yi ama kesin kesin "ikrar"da bulunup sz veren o "peygamberler" ne
rede, M uhammed nerede? Onlar u "gelimli gidimli" ve de "son ucu
lml dnya"da, oktan "gelip gitmi"ler. Nice zaman sonra da M u
hammed "Peygamberim!" diyerek ortaya km. Bu durumda, o sz edi
len "peygamberler" [,..]'nun verdikleri aklanan "sz"leri neye yaram
olabilir? Muhammed'imize inanabilecekleri, "yardm" edebilecekleri nasl
dnlebilir? "Yardm edeceklerine" ilikin kendilerinden "sz" alan
"Ulu Tanr", onlardan, yerine hibir zaman getiremeyecekleri bir sz al
m olmuyor mu? stelik "yalan" saylmaz m bu? Ve de "hikmet" bunun
neresinde?!
Bence
peygam berlerin, yine de "yardm"lar olm utur M u
hammed'imize. yle:
O nlanndr diye ileri srlen "kutsal metiri'ler, M uham m ede "kaynak
lk" etmitir. "Peygamberimiz" oralardan alp alp aktarmtr. "Tanr'dan
geldi!" diyerek... yle ya da byle biimler vererek, ya da verdirterek...
* k i s z c k k a r l m t r . ( Y .N .)

98

K ur'an'a gre, M uham m ed'in "peygam berlii" ve ona "hikmet" ve


rilii, aslnda (yaam sa) Y ahudilerin "ata"s olan "brahim "in; o
luyla, sm ail'le birlikte "T anr"ya ynelttii "dua"nn sonucu. B akara
S uresi'nin 129. ayetinde, brahim 'le olu sm ail'in yle yakardklar
aklanr:
"R abbim iz! lerinden, onlara senin ayetlerini okuyan, onlara
kitab, 'hikm et'"i reten ve (bylece) onlar artan 'peygamber'
gnder!"
O nlar dua etm eselerdi ne olurdu acaba?
A rtk sorulm az! "H ikm et"tir!
yi ama, yine de bir soru sormak gerekiyor: brahim'le smail (eer
byle birileri yaamsa;, "Onlarn ilerinden peygamber gnder!" der
lerken, "onlar" szyle "Arap"lan, zellikle de Muhammed dnemindekileri, "peygamber" szyleyse "M uhammed"i nasl amalam olabi
lirlerdi? Yahudileri amalyor olamazlar myd? "Soyum uzdan..." dem e
leri de (eer demilerse) bunu gstermiyor m u? "Dua" edenlerle (eer
byle bir ey varsa) M uham m ed arasnda, "kutsal kitap" ve yorumlarna
gre yzyllarca zaman var. Kimi yorumculara gre hemen hemen 2500
yl. nk bu yorumculara gre, brahim'in olu smail, 1910'da (yak
lak) d om u.221 M uhammed'se S 571'de. Kimi yorumculara greyse,
sre ok daha fazla. nk bu yorumculara gre smail, 2183'te
domu. "Dnyayla birlikte yaratlan Adem'in yaratlndan o zamana
dein, "tam" 3401 yl gem i bulunuyormu!222 Yani, arada daha 2500 yl
ya da daha ok zaman varken, brahim'le olu smail, oturmular, Mekke
ve evresindeki "Araplar" dnmler, onlara bir "peygamber" gn
dermesi ve o peygambere, onlara retilmek zere "kitap ve hikmet" ver
mesi iin "Tann"ya "dua" etmiler ciddi ciddi! Tanr da bu duay ok
"ciddi" bulmu ve "kabul etmi". D nebiliyor m usunuz bunu?
B ir soru daha: D iyelim ki, Tanr, sz konusu A raplara sz edil
dii biim de bir peygam ber gnderileceine ilikin yneltilen bir
"dua"y "kabul" buyurm u. A rap olm ayanlara den neydi peki?
A raplara "retilm ek zere" gnderildii bildirilen "hikm et"in iine,
baka toplum lardan o lanlar niye ekilm i? rnein, bizim T rklerin
ne sular vard?!

99

K u r'a n 'da sz edilen "dua"nn kayna: Tevrat. T ekvin b l


m nde anlatldna gre, brahim T anrdan, sm ail'i yaatp uzun
m rl klm as iin dilekte bulunur. (17:18.) T anr d a u karl
verir: "Seni iittim , ite onu m barek kldm . V e onu, m eyveli k la
cam . O nu, ok oaltacam . 12 beyin babas olacak. O nu byk
m illet edeceim !" (17:20.)
M uham m ed'im iz de alp kendine "yontm u" bunu. Y a da Y ahudilerin bir baka "efsane"sini.
K u r'a n 'n "Tam T's, M uham m ed eliyle kendilerine "kitap" ve "hik
met" retildii iin A raplarn bana kakm akta. B ak ara Suresi'nin
151. ayetinde yle aklanm akta:
"N asl ki, biz size, iinizden bir Peygam ber gnderdik. O size
ayetlerim izi okuyor, sizi artyor. Size kitab ve hikm eti
retiyor. Size, bilm ediklerinizi belletiyor."
Bu, herkesin anlayaca bir aklkta "baa kakm a" deil m i?
yle ama. Kur'an'm T ann's, Araplarn yine de anlamayabileceklerini
dnm olm al ki, bir baka suredeki ayette, "baa kaktn" daha da
aka belirtiyor: li mrn Suresi'nin 164. ayetinde yle diyor:
"A nt olsun ki, A llah, inanrlarn bana kakm akta. ('L akad mennellahu alel-m m inine'.) lerinden ve kendilerinden bir p ey
gam ber gnderdii iin. O peygam ber, O 'nun ayetlerini okuyor,
onlar artyor, o n lara kitab ve hikm eti retiyor. O ysa daha
nce, onlar, ak bir aknlk iindeydiler."
T m bu sesleniler, A rap toplum una, hem de M uham m ed d ne
m indeki M ekke ve evresinin A raplarna olduu halde, slam savu
nurlar, "tm insanla" yneltilm i gibi gsteregelm ilerdir.
"B aa kakm a" ('m enn') olunca, bir "iyilik", bir "nim et" k arl n
da olabilir deil mi?
M uham m ed ve "T a n n dan aldn" syledii "hikm et" de, "iyi
lik", "nim et" saylm .
O ysa Muhammed'in, eskilerinkinden derlenme "hikmet"ini, Arap top
lumu iinde bilen bakalar da vard. leride bunlar zerinde durulacak.

100

[ ...] "H ikm et" H rszl,


E skilerin M asallar ve L okm an
N is Suresi'nin 113. ayetinde, "TanrTs M uham m ed'e yle seslenir:
"A llah sana kitab ve hikm eti indirdi. V e sana, senin daha nce
bilm ediini retti."
A slnda, "retm enler"inin kim ler olabilecei zerinde ileride du
rulacak. im di, sz edilen "hikm et"in nelerden "derlem e" olduuna
bakalm :
Kur'an'da dokuz surede, inanmayanlarn "Bunlar, 'eskilerin masallan'ndan baka deildir" dedikleri anlatlr.223 Yani Kur'an "ayet"leriyle
anlatlanlar iin byle syledikleri aklanr.
K ur'an'a "A llah sz" d iye inanm ayanlarn byle dem eleri ok
nem lidir. Kuru bir "sulam a" deildir bu. G erektir. G erekten de
K ur'an'da anlatlanlar, o k byk bir ounlukl'a, "eskilerin m asallar"ndan olum aktadr. D ah a nce de biraz deinilm iti buna.
"Masallar" diye evirilen szck, ayetlerde "estr"dir. ouldur. Te
kili: Usture. Farsasyla "efsane" de denir. Trke Szlkte "estr" iin
yle denir: "Tarih ncesi tanrlarnn efsaneli servenlerini anlatan ve
bir topluluun duygularn, eilim ve zlemlerini gstermesi bakmndan
deerli olan hikyeler." Y ine Trke Szlk'te "efsane" szc de yle
aklanr: "Halkn im gesinde doarak, azdan aza dolaan ve konusu
ok defa olaanst nitelikte olan hikye."224 "Mitoloji" iin Araplar
"lmul-Estr" (ustureler ilmi=efsanebilim) derler.225 Gerek "estr", gerek
"efsane" iin Trke Szlk'te verilen anlamlar, konum uz ynnden ye
terli deildir. Bununla birlikte, konunun uzman olan Prof. Dr. Sedat
Veyis rnek'in "efsane"ye verdii anlam 1 "estr" szcnn anlamna
biraz daha yakn bulabiliriz. rnek, yle diyor:
"Efsane: Tanrlarn, insanlarn, kahram anlarn ve evrenin yarat
lnn yan sra ilk gnah, ilk lm, tufan, tanrlarn insanlar
nasl cezalandrdklarn, ikinci planda ise, avcln ve hayvan
cln balangcn, bitkilerden nasl yararlanldn, atein ilk
kez elde ediliini, cinsel hayatn balangcn, ilk ailenin, trenlerin

101

ve toplumsal kurum lann ortaya kn konu edinen; bunlar des


tans ve iirli bir dille anlatan, ou zaman kutsal saylan ykler."226
N e var ki, Kur'an 'daki "estr" szc, "efsane"ye verilen bu an
lam dan kim i yerde biraz daha geni, kim i yerdeyse biraz daha dar;
k sacas, d ah a zel bir anlam tam akta.
T C D iy an e t leri B a k a n l n n y aym lad K ur'an- Kerim ve
Trke A nlam adl K ur'an evirisinde, bu szcn, "m asallar" diye
evirildii grl.227 Ben de yle evirdim .
A ncak, "m asallar", "estr"e tam anlam olabilir m i?
"M asal", Prof. Dr. Orhan A cpayam lnn Trk Dil K urum u Y aynlan
arasnda bulunan Halkbilim Terimleri Szlnde yle anlatlyor:
"(Alm. Erzahlung M archen), (Fr. conte), (ng. tale): nsanolunun
evren, dnya, yaam, doa, toplum ve kendisiyle ilgili tarihsel olu
um, dn, istek ve izlenimlerinin az ya da ok deiiklie u
rayarak azdan aza gem e yoluyla am za ulaan geleneksel
anlat rnekleri. Bkz. ykl masal, km e masal, sevi masal,
yiitlik masal, kurtanm m asal."228
N edir ki; "masal" szc, Trkede bu anlam da kullanyor olsa da,
geldii dillerde bu anlam da deildir. Kur'an ayetlerinde de geer; bu
ralardaki anlam da bu deil. Asl geldii yer; Habe, Arami ve brani dil
leri. C. Brockelm annn da belirttii gibi,229 Kur'an'a "mesel" diye geen
szck; Habeede "mesl", "messale", Aramicede "mala" ve branicede
"masal"dr. H epsinde de "benzeterek karlatrm a" anlam n ierir. Am a
genel olarak "atasz" (darb- mesel) anlamna gelir. Kur'an'daysa
rnein Rm Suresi'nin 51. ayetinde, "Ant olsun ki, biz insanlara bu
Kur'an'a. her trl 'mesel' sunduk..." denirken; "atasz", "zdeyi"
biim inde sunulanlardan baka eyleri, baka anlam lar d a iine alr.
G erekten "her tr" ey var "Kur'an'm meselleri" iinde. A buk sabuk
"benzetmeler, karlatrm alar" var. Szm ona "ataszleri, zdeyiler"
var. H ibir "tarihi deeri" olm ayan, yleyken "gem ite yaanm olay"
diye sunulan "kssalar" (ykler) var. Bunlardan hangileri olursa olsun;
Kur'an'a inanmayanlarn "sama" diye nitelendirdikleri bildiriliyor.
Yukardaki ayette, "Ant olsun ki, biz insanlara bu Kur'an'a her trl

102

'mesel' sunduk" dendikten sonra" (ey M uhammed!) A nt olsun ki, sen on


lara bir 'ayet' getirdiinde, ant olsun ki inanmayanlar: 'Siz yalnzca 'batl'
(sama, hurafe, bo inan) trnden eyler sergilemektesiniz!' derler" de
niyor ki, ok ilgintir.
B ence K u r'a n 'a inanm ayanlar; "bunlar, eskilerin estridir b a k a
deil!" derlerken de, "K ur'an 'n m eselleri"nin tm n, yani birer "hik
met" diye sergiledii "benzetm e"leri, "zdeyi"leri, "inan"lar, "yk"leri bir arada dnerek nitelem ilerdir. "E skilerden sregelen bu
d erlem elerin gerekle ilgisi yok" dem ek istem ilerdir.
"Eskia bo inanlan"ndan yaplan "derleme"ler arasnda "kssa"larla "zdeyi" biiminde ("darb- mesel" diye) sunulanlar bata gelir.
Kur'an'm "hikmet" dedii ve birer "derin bilgi kayna" diye gsterdii de,
daha ok bunlar. Bunlar, kimi zaman ayr ayr, kimi zamansa bir arada "sa
lata" gibi sergilenir: Eskilerden sregelen bir "kssa" (masal) anlatlr.
Anlatlanlar arasnda da, tpk eski masallarda grld gibi birok ey
sokuturulur. Bu arada "darb- mesel"ler de serpitirilir. te o zaman, olur
bir "bo inanlar salatas". Kur'an'm deyiiyle de "akl sahiplerinin ibret
alacaklar hikmetler" ve zet anlatmla: "Bilgi hzineleri"!
K ur'an'daki "kssa"lan, "vaizler" de ballandra ballandra anlatrlar
"cemaat"lerine. nl benzetmeyle, "herkes koyunun kavala kulan ve
rip dinlemesi gibi dinler". "Mest" olanlar olur. "Allah!" diye baranlar
olur. Anlatlanlar, olmu, yaanm birer olay, birer gerek biim inde su
nulur ve yle alglanr.
"A derri'in "yaratlmas"na karar veren "Tann"yla, bu karan pek
beenm eyen "melekler" arasndaki "tartma"lar. Bu "ilk insan"n, nce
heykelinin yaplmas, ne tr "amur"dan yaplmas, sonra bu heykele
"can" (ruh) "frlmesi". "Cennet"e konulmas. Burada bulunanlar. M ey
vesinin yenmesi "A dem 'e "yasak"lanan "aa". "Havva"nm yaratl.
Ayn yasan onu da iine al. "blis." blis'in aldatarak "H avva"ya
yasak meyveden yedirmesi. Sonra Adem'in de katlmas. Bunun zerine
A dem ve einin "cennetten kovulmalar". "lk gnah"n "cezas" olarak!
D nyada bu iki insandan "treyi". D oanlar arasnda "Adem'in iki olu"
(Habil ve K,abil). Bunlardan birinin brn nasl ldrd ve "Allah
tarafndan gnderilen bir karga"nn klavuzluuyla "nasl gmd".
Yani "ilk cinayet" ve "ilk gmme" olay! Yeryznde oalma. O rtaya

103

kan "peygamber"ler. letilen buyruklara "kar gelme"ler. insanlarn


uyarlmalar. A m a "uyan"lar um ursam am alar. "Tann"nn, "damzlk"
olarak alnacak kimi "erkek ve dii"lerin dnda, tm canllar "yok
etme"ye karar vermesi. "Dnyay kaplayan sular." Yani "Nuh Tufan".
Tann'nn N uh'a yaptrd "gemi". nsan ve hayvan iftlerinin bu gemiye
alnlar. Bunlarn "Nuh'un gem isiyle kurtarllar". Sonra yeniden
treyi. Falanca toplum, filanca toplum , falanca peygamber, filanca pey
gamber. "U yarf'lar, "kar gelme"ler. "Tanr'nn gazaba gelmeleri." Ve
yok etm eye karar verileri. Falanca toplum un u tr, filanca toplumun bu
tr "felaket"e uratlarak yerle bir edilii. Yine reyip oalmalar. Yine
falanca "olay", filanca "felaket"!!!
Tabii bunlarn hepsinden nce, dnyann da iinde bulunduu ev
renin nasl yaratld (!) anlatlr.
"P e y g a m b e rle r ve "kavim "lerinin "kssa"lar yan n d a nice nice
"hikm et" dolu kssalar anlatlr K ur'an'm zda. B iz "insanlarn iyilii"
iin! "A kllarm z kullanp da ibret dersleri alalm " diye!
"Kur'an'm kssalar'nda "ad"lar ya hi bulunmaz, y a da ok az bu
lunur. Bu da M uhammed'in "ak vermeme ab asfn d an douyor. Yani,
"k u rn azl n d an ... Ayn nedenle "ayrnt"laa da Tevrat ve nciller l
snde yer verilmez. Am a yine de vardr "sama sapan aynnt"lar.
Y usuf Suresi'nin 3. ayetinde, "Ey M uham m ed! Biz bu K ur'an' sa
na vahyederek, kssalarn en gzellerini anlatyoruz. D aha nce sen
bunlar biliyor deildin/" deniyor ve ardndan ok uzun bir "kssa"
anlatlyor: "Y usuf kssas." T evrat in T ekvin blm ndeki ou ay
rntlaryla birlikte.230 D ahas, yer yer "eklem eler" y ap larak ...
Bu "kssa" (m asal) anlatldktan sonra, surenin 102. ve 103. ayet
lerinde yle denir:
"(Ey Muhammed!) Bu anlatlanlar, sana g ayb'den (gaip'ten='bilinmeyen'den=grlmedik-bilinmedik kesimden) 'haberlerdendir. On
lar, (Y usufun kardeleri) hile iin (Y usufu tuzaa drm ek zere)
toplanp ibirlii ettikleri zaman, sen onlarn yanlannda deildin (ki
hileydin). Bununla birlikte, sen ne denli istesen de, bunun byle ol
duuna (yani bu anlatlanlar, Tann'nn sana bildirdiine) insanlarn
ou inanmazlar."

104

A m a yazk ki, zam anla "ou insan inanm buna. nandrlmlar.


Ayn surenin 109, 110 ve 111. ayetlerinde de yle dendiini grrz:
"(Ey M uhammed!) Senden nce, kasaba halklarnn iinden; ken
dilerine vahyettiklerimizden baka ey bulunmayan kiiler (pey
gamberler) gnderdik. (u sana inanmayanlar) yeryznde dolam
yor m ki, kendilerinden nce geenlerin sonlarnn ne olduunu
grsnler?! Allah'tan korkanlar iin 'Ahiret yurdu' kukusuz ok
hayrldr. '/U /flarn kullanmyorlar m ? Derken; peygamberler
umutsuzlua kaplp yalanlandklarn dndkleri srada, bizim
yardm mz ulat. Dilediimizi kurtarrz biz. Sulu (gnahkr) top
lum a ynelen basknmz, (kimse tarafndan) nlenemez.
"Ant olsun ki, peygam berlerin 'kssala n n d a 'akl olanlar' iin ib
retler vardr. Kur'an, (A llahtandr denerek) uydurulan szler
ykler btn deildir. Fakat, kendinden nceki kitaplar o n ay
layan, inananlara aklam alar, yol gsterm eyi, rahm eti ieren
anlatm lardr."
"Kssa"lar anlatldktan sonra, hemen her zaman, M uham m ed'in
"Tann"s ayn aklam ay yapar: "Anlatlanlar"n, M uham m ed'e "kendi
katindan" ("gayb"den) bildirdiini aklar. Bu aklam a gereinin du
yulmas dndrcdr. M uham m ed'in ikide bir buna bavurmas,
"aklnza bir ey gelm esin haa! Hepsini A llah bildiriyor. Yoksa ben ne
reden bilebilirdim?!" anlam na gelir. "Akl"larn "inan"larna yedirm i
olan "sr"lerde "y u ta rla r bunu.
N e var ki, M uhammed'in ilk dnem lerindekiler yutmazlard. zellikle
"Mekke inanmazlar", gerei bilirlerdi. Bilirlerdi ki, gerek, ileri srlen
gibi deil. Yani "Tann"dan, "gayb"den falan anlatlmyor M uhammed'e.
nk anlatlan masallarn kaynaklar belliydi.
D ahas: "A yet"lerin yorum larn yapan "M slm an" yorum cular
da ("eski m fessirler"), kaynaklar az ok biliyorlard. nanr grnp
slam savunurluu yapsalar da. B ildikleri iin, "ayet"lerde anlatlan
"yk"lerin "eksik'lerini tam am lam ak zere daha ok, Y ahudi ve
H ristiyan evrelerindeki kaynaklara bavuruyorlard. ok rnei var
bunun. K olayca saylam ayacak kadar.231

105

Kur'an'da bir eit "bilgi hzinesi" gibi sunulan "hikmet"lerden


"szm ona zdey ilerin ne olduklarna ve nasl derlendiklerine gelince:
B unlar da A raplarca bilinm edik duyulm adk eyler deildi.
Kimileri, Arap ataszleridir. Derleyenleri vard bunlarn da. Yani
azdan aza, kulaktan kulaa dolaarak srp gelen ataszleri, kimileri
eliyle derlenip yazya bile dklmtr. Onun iin bilebilmekteyiz. Bugn
elimizde birok "Arap atasz"nden derlemeler yaplm kitaplar var.
rnein unlar anlmaya deer: Hicri 170/ Miladi 786'da len El Mufaddalu'd-Dabbnin Emslu'l-Arab (Arap Ataszleri) adl kitab.232 Hicri
395/ Miladi 1005'te len Ebu'l-Hilal El Haan bn Abdillah El Asker E'nN ahvnin Cemheretu'l-Emsl (Topluca Ataszleri) adl kitab.233 Hicri
518/ Miladi 124'te len Ebu'1-Fadl Ahmed Ibn M uhammed El Meydanfnin Mecmau'l-Emsl (Ataszlerinin Topland Kaynak) adl
kitab.234
A raplardan, ya da A raplarn dndan derlem e "ataszleri"nin
kim i, K ur'an'da "kalp" olarak y er alm asa da "anlay" olarak yer alr.
lerinde K ur'an'm "dnya g r u 'n etkileyen, dahas; belirleyen
bile var. rnein, "H er eyin en iyisi ortasdr" anlam ndaki atasz.
Kur'an d a, son derece "arlkl"dr. B irok konusunda ilenir. Birok
t ve yarg, bunun stne oturtulm utur. A yn ataszne dayal
"hikm et"leri, Tevrat'n eitli blm lerinde de bulabiliyoruz. "Sley
m an'n M eselleri" adl blm nde, 4. babn 27. ayetinde yle d en
diini grm ekteyiz:
"Ne saa sap, ne so la !"
A taszlerinde olduu gibi, dinlerin "kutsal m etir'lerinde de "orta"dan, "orta yol"dan, "denge"den yana olunm as doaldr. K urulu
"d zer'ler bunun stne kuruludur. "D ir'lerse kurulu dzenlerin ko
runm asnda "grevli"dirler. "Sahip"lerinin yararna.
Kimi Kur'an inceleyici "M slm an'lar, Kur'an d a birok A rap
atasz, dahas; A cem atasz bulduklarn aka belirtirler.
rnein C elaleddin Syt (. Hicri 911/ M iladi 1505), El tkim
adl kitabnda, ok ilgin bir k arlkl konum aya yer verir:
M slm an byklerinden biri, brne sorar:

106

"Kur'an'dan, Arap ve Acem ataszlerini karyorsun. Allahn ki


tabnda, 'ilerin hayrls ortalandr. (Her eyin en iyi yan, ortas
dr, en iyisi orta yol) anlamndaki ataszn de bulabilir misisin?"
br karlk verir:
"Evet! H em de drt yerde."
B yle der ve bir bir anlatr.
br, daha baka "ataszleri"nin de Kur'an d a yerlerini sorar. Be
riki, onlar da gsterir. "Falanca ayet, filanca ayet., diyerek... Yani bir
sr "atasz"nn, Kur'an'da yer aldn, yerlerini gstererek anlatr.235
"H ikm et"lerin nasl "derlem e h ik m e f'le r olduu, bununla d a o r
taya km yor m u?
Kur'an'da, alntlarn kaynaklar pek gsterilm ez. A m a kim inin
gsterildiini grrz yine de. "Lokm an'n hikm etleri" bunlardan.

"L okm an ve tleri"


Lokm an Suresi'nin 12. ayetinde, Lokm ana "hikmet" verildii bil
dirilir. 13. ayette: "Anlmal ki; Lokman t verirken yle demiti: 'Ey
oulcuum! Tanr'ya (Tanrlkta) ortak tanma. nk O 'na ortak ta
nmak, byk hakszlktr" denir. "Anaya babaya sayg gsterilmesi"ne
ilikin "Tanr vasiyeti" olduu bildirilen 14. ayetten sonra, bununla hi de
badam ayacak biim de anlatm yer alr. 15. ayete yle balanr: "Eer
anan baban, bana (Tanrlkta), bilemeyecein trden ortak tanmaya seni
yneltirlerse, onlara 'itaat etm e'..." 16'dan 19a kadarki ayetlerde, Lokm an'n oluna tleri ve zdeyileri yle sralanr:
"Ey oulcuum! lediin ey (gnah-sevap), bir hardal tanesi
arlnda da olsa, bir kayann iinde, ya da gklerde, ya da yerde
de bulunsa, Allah onu getirip karna karr. Kukusuz Allah, in
cedir, her eyden haberlidir."
zeti: "Eden bulur." Y a da: "Ne ekersen, onu biersin."
"Ey oulcuum ! N am az kl. U ygun olan buyur. U ygun olm a
yan nle. B ana gelene katlan. Y nelm eye deer bir tutum dur

107

bu. nsanlara, yzn yan evirm e bbrlenip de. Y eryznde


de alm l alm l yrm e. nk Allah, hib ir bbrgen ve
vngeni sevm ez. Y rm ende dengeli ol. Sesini alalt. nk
seslerin en irkini, kukusuz, eeklerin sesidir."
Bu tlerde de birtakm "ataszleri bulmak mmkn. "Uygun olan"
ve "uygun olmayan" stne, "baa gelene katlanmak" stne, "gleryzl", "hogrl" olmak stne, "alakgnlllk", "bbrgenlik" s
tne, "dengeli olmak" stne, "alak sesle edepli konumak" stne. Tm
bu konularda, ok eski "ataszleri"ni derleyip sunan kaynaklarda da bolca
"zdeyi" bulabiliriz.
Y ani M uham m ed'in "T anr"snn "Lokm an'dan hikm etler" olarak
"aktard" bu tler, "bilinm eyen hikm etler" deiller. H epsini, h e
m en herkes ok rahat bilebilm ekte.
K ald ki, nem li bir nokta var:
Bilindii gibi, evrende her ey srekli deiir. Kimi er, kimi ge, ama
mutlaka deiir. Kukusuz, yaam koullan da, gelenekler, grenekler
d e... Bu arada, "deerler, "yarglar, "ller" de deiir elbet. Bunlar ve
her ey deisin de; "ataszleri"yle nerilen ilkeler, "a n lay lar dei
mesin; olabilir mi? Her ey deiirken bunlar, "hibir a"da, hibir "ortarri'da deimeden "olduu gibi" kalsn; byle bir ey dnlebilir mi?
Bunu ancak, "kutsal k itap lan n , "bilgi" geinen "peygam berleri trnden
kimseler dnrler. Onun iin de "tm alan iine alsn" diye "hik
m e tle r, kurallar koyarlar "insanla" sunduklan kitaplanna.
Buradaki hikmetlere bakalm imdi: Bunlarn iinde, bugn "doru"
saymamamz gerekenler, hemen gzmze arpmakta. Ayette "uygun
olan" diye dilimize evirilen szck, "ma'ruf" szcdr. "Bilinen", "ya
drganmayan", "rf'e (gelenee) uygun olan demektir. "Uygun olmayan"
da, "mnker" szcnn karldr. "Yadrganan", " rf'e (gelenee)
aykr anlamnda.
yleyse, "ayet"te, "Lokm an'dan" aktarlan "hikm et"te; " rf'e , yani
gelenee "uygun" davran isteniyor. B unun "ters"i istenm iyor. B u ra
daki "gelenek"se, belirli bir d nya grne, belirli bir ortam a gre
biim lenm i gelenektir. B elirli bir "anlay" vardr. D ahas, "m a'ruf"
ve "m nker" szcklerinin, "yetkili"lerince yaplan yorum larna ba
108

kld zam an, "akla ve eriata (ikisine birden) uygunluun" l


alnd grlr. K ukusuz buradaki "akl" da "dine dayal akl"dr.
D em ek oluyor ki, uyulm as istenen "gelenek" ("rf") de, "din"e, yani
dinin kat kurallarna ve yine bu kurallara dayal akla balanm ge
lenektir. nsanlar, hem de "tm"; buna "uygun" yaasn isteniyor.
D ahas: Senin uym an da yeterli saylm yor: "Uygun olan buyur,
uygun olm ayan nle! deniyor.
N edir bu? lkellik deil m idir? Y ani am zda, "ilkel saylm as
g ereken anlay"lar arasnda deil m idir bunun yeri?
Sonra, insana; "bana gelen skntya katlanma"y neren "hikmet" (!)
de artk "snrsz deildir. Bana gelene "katlanma' l insan. Am a nasl?
Bunun bir "insancas" var, bir de "eekesi" var. Diyelim ki, bir "toplum"
skntya "katlanyor". Bunun da "bilinli" bir topluma yararcas var; bir
de "sr"lere zg olan var. Sen kalkp da, "Bana gelene sabret, katlan!"
dediinde; buna bir "kayt" koyup, bir "snr" izmedin mi, "eekleme"yi
ve "srlemeyi neriyorsun demektir. Hele; "sr ahlak"n ieren bir
"din aracs ya da savunuru isen!!!
"Lokman"dan aktarlan teki "hikm et'ier de, ortam"na, anlay"a
gre deiik deerler, deiik anlamlar kazanabilir. "Gleryzllk." Her
zaman olmayabilir. Gerekmeyebilir de. "Hogr." Gzel. A m a yerine
gre gzel. Yerine gre de "alaklk"tr. "Seyirci" kalmaman gereken bir
konuda gel de, "hogr" gster. rnein insanlkd bir tutum kar
snda. "Alakgnlllk" de iyi. Ama, bunun da gereksiz olduu yer bu
lunabilir. Bir gerei anlatmanz, "alakgnlllk" anlayna ters d
ebilir. "Bbrlenmek" ya da "bbrlenmemek", deerlendirmelere gre
deiir. "Dengeli olmak" da yle. Kurulu dzenler genellikle, "dengeli olma"y isterler. Ama yle zamanlar olabilir ki, "dengeli olmak", insan
alaltabilir. "Dengesizlik pahasna", insanlnza yarar bir devi yerine
getirmek zorunda kalabilirsiniz. "Alak sesle edepli konumak." Bu da iyi,
am a her zaman deil. Bililerinin yzne, sesinizin tm yksekliiyle bir
eyler "haykrmanz" gerekebilir. Yzne haykracanz kimse, ok
"edepli byk bir canavar" da olabilir pekl.
G elelim ; "Seslerin en irkini, kukusuz, eeklerin sesidir!" an la
m ndaki "hikmet"e!

109

K ur'an'm "T anr"s, bu "zdeyi"i (!) de ok "beenm i" olm al


ki, bunu da "L okm an"dan aktarm .
K onum a srasnda "abartlm" szler sylenebilir. "irkin" bulunan
bir "ses karsnda da: "Bu, dnyann en irkin sesi" diye bir tepki gs
terilebilir. V e bu tr szler ho grlebilir. nk konuann kendisi de,
dinleyen de bilir ki, bu sz abartmadr, gerek deildir.
Am a bir "kutsal" kitapta, "Tanr'nn onaylamas"na da yaslandrlarak
byle bir sz sylenirse nasl ho grlebilir? Belli ki, gerek deildir.
Dnn; "eeklerin sesi" iin: "Dnyann en irkin sesi" de denmiyor.
Byle dense, sylendii zamann Jnyas"nn sesleri iinde en irkini
olduu dnlebilir. ok daha abartlm olarak; "Seslerin en irkini" de
niyor. Hem de, "kukusuz" diye pekitiriliyor. Yani bunun byle olduu,
"kukusuzmu, kesinmi! "ki kere iki drt eder" gibi. Byle bir sav iin
"dorudur!" denebilir m i? "[...]" olduuna kuku var m bunun?
Sonra aratrlp bulunuyor ki, 681'de ldrlen A sur K ral
Sanherib'in "m asal ve atasz" derleyicilii de yapan V eziri "Ahikr"
d a "eein sesi"ni ok "irkin" bulm u. O da o lu n a yle dem i:
"Ban e, alak sesle konu ve aaya bak. nk b ir ev yapm ak
iin yksek sesle konum ak gerekseyeli, eek h er gn iki ev ya p a r
d."236 Gryorsunuz, adam, eek anrmasn irkin bulurken; Kur'cm'daki
kadar abartmyor.
O nunkinde o denli abartlm olm asa da, iinizden yle gem i
tir sanyorum :
"u L okm an diye ileri srlen, o V ezir A hikr olm asn?!"
"Olabilir!" diyen aratrm ac ve incelem eciler var. B unlardan biri,
Ahikr'n olduu bilinen baka szleri de ele alp "L okm an H ekim "in
olduu ileri srlegelenlerle karlatrm ve aradaki benzerliklere
dayanarak bu sonuca varm bulunuyor.237

Kur'an'm Hikmetli Adam Lokm an-Asurlu AhikrEski Yunan'dan M asalc A isoposY ahudilerin (T evrattaki) "B al'am "
Kaynaklarn belirttiine gre, Ahikr'n "m asal"lann, "t"lerini ve
"zdeyi"lerini iine alan bir kitap bulunmakta. Bu kitap iinde, Tev

110

ra t'tan da blmler yer almakta. Sryani bilim ve edebiyat tarihine ilikin


nem li bir kitab (Arapa) elimizde bulunan, Antakya ve teki Dou
Sryanileri Patrii Ignatius I. Aphram Barsam, sz konusu Ahikr'n
kitabn, bir Sryani-Arami kitab olarak sunmakta. yle demekte:
"Bilesin ki, Sryani-Aramilerin ilk dnemlerinde an bir dille kar
lalan dzyaz (nesir) ve kouk (nazm) trnden edebiyat r
nekleri vardr. Bilim dallanna nem verdikleri de grlr. Ancak
edebiyatlanndan, A sur Kral Sanherib'in (. 681) Veziri Ahikr'n kitabndan baka bize dein ulaan (kitap olarak) yok. Ahikr'n kitab, birtakm tleri, zdeyileri iermekte. Sonradan,
birtakm yklerin de eklendii grlmekte. Ve btn bunlann
5. yzyl derlemeleri olduu sanlmaktadr. Bu kitapta, {Tevrat'tan)
Tobyaya ilikin 'kitaplar' (blmler) de var."238
B una gre, Lokm an, bir "A surlu"ydu. O zam anki biroklar gibi
"A ram i", "Sryani" dilini konuan bir "A surlu"... V e ok byk bir
olaslkla, "Sabitlik" dini inanryd. O zam anki niceleri g ib i... Belki
de; brahim ("Peygam ber") gibi, bir "Sabi Peygam beri"ydi.
Lokm ania, eski Yunan'dan Aisopos (Ezop) arasnda da benzerlik bu
lunmakta. Dahas; yle dnlmekte: "Lokman efsanesi, zamanla, Ai
sopos efsanesinden ok ey almtr. A isoposia Ahikr arasnda da ben
zerlik var. Bu nedenle, Lokman, zamanla beliren gelimelerinde Aisopos'unkinden izgiler alrken, bu yolla, Ahikr efsanesine de yaklam
tr." Yani Lokman, "dorudan doruya Ahikr'a deil; Aisopos'a balan
makta" kimi incelemecilerce.239
Kimileriyse, "Lokman, Aisopos'un kendisidir" diye dnmekteler.240
nl Yunanl tarih yazar Heredotos ( 5. yzyl), Aisopos'a deinir.
"...S am osiu admon'un klesi ve masalc A isopos..." diyerek...241 Bu
nl tarih yazarnn yazdklarndan anlalan o ki, Aisopos (Ezop), eski
M sr firavunlarndan Amasis dneminde (VI. yzylda) ve Samos'ta, yani
Sisam adasnda yaam tr.242 "Masalc bir kle" olarak... Belki de "masalcl", klelikte "sivrilmek" ve bir noktaya ulamak iin baka bir yol
bulamamaktan tr semiti. Deerlendirme yanl deilse, bu masalc
kleden sonra nice yzyllar geecek, masallar o lkeden o lkeye
yaylacak ve bir zaman gelecek, Araplarda "Peygamberim!" diye biri (Mu-

111

hammed) ortaya kacak, onun masallarndaki "hikmet"lerden yararla


nacak. Sonra da bir kesimini, "Tanr tarafndan, 'gaip'ten bildirilen Lokman'm hikmetleri" diye sunacak kendi inanrlarna.
Bata M uhammed'in gen ve yakn dostlarndan bn Abbas (. Hicri
68/ M iladi 687) olmak zere, nl Kur'cu yorumcularna gre de,
Kur'an'da kendisine "hikmet verildii" anlatlan "Lokman" (belki de Yu
nanl masalc Aisopos) bir "kle"ydi. Yorumlarndaki anlatmla: "Kap
kara, iki kaln dudakl, ayrk bacakl bir k le "...243 Sonra "azad edil
miti". "Hikm et"leri yannda m eslek de edinmiti aynca: Kimine gre
obanlk, kimine gre "dlgerlik", kimine greyse "terzilik".244 Kimi onun
"Msrl" olduunu ileri srer. Eer o Yunanl "masalc Aisopos"sa, kimi
Kur'an yorumcusunun ileri srd bu sav, yani "Msrl" olduuna
ilikin gr, Aisopos'un, Firavun Amasis dnem inde, efendisiyle birlik
te M sr'a gitmi olm asndan kaynaklanan bir dnce olabilir. M asalc
kle, orada bir sre kalm olabilir ve orada da masallarn sergile
mesinden dolay, byle bir san domu olabilecei dnlebilir. Onun
baka yerli olduunu syleyen M slman yazarlar da var: Kimilerine
gre o, A kabe Krfezi yaknnda bulunan eski Eyle'de ve M edyen do
laylarnda yaam , Eyle'de lm tr.245
K ur'an ve hadis yorum cular, sz konusu L okm ann, Tevrat'la
genie sz edilen B ra (B eor) olu B el'am (B alam ) olduunu yan
str nitelikte gr belirtirler.246 A ncak; Tevrat'n anlattk larn a b ak
lrsa, B eor olu B alam 'n "M ezopotam yal", eski B abil'in Petor (Penthor) kentinden olduunu dnm ek gerekiyor.247
M slm an yazar ve aratrclarn, Lokm an'n kaynan, Tevrat'la
aramalarn ve arayp tararken de "Balam" stne anlatlanlar grdk
lerinde, "ite Kur'an 'da anlatlan Lokman, budur!" demelerini doal bul
malyz. nk, M uhammed'in uradan buradan derleyip, Kur'ana u ya
da bu biimde aktard "masal"lardaki eksikleri, ancak bu tr abalarla
giderm eye alyorlar. "B olukT an doldurarak... Yahudi kaynaklan;
K uran ve hadis yorum culannn, Kur'an m asallannda, ilk bavurma ge
reini duyduklan kaynaklar arasndadr.
Y orum cularn ileri srdne gre, Lokm an, Israiloullarnda da
"kadlk" y ap m tr.248 Kim ine gre, "peygam ber'di. A m a ouna g
re, yalnzca "hikm et"li bir kiiydi. V e ok uzun "m r"l olm utu.
Bin yl kadar...
112

B eyzv (? -1291?), "tefsir"inde yle der:


"Ayette sz edilen Lokman, Bra'nn (Beor'un) oludur. (Balam.)
Azeroullanndandr. Eyyub Peygam ber'in kz kardeinin y a da
halasnn oludur. Bin yl yaad. D avud (Peygamber) dnemine
ulat. Ondan 'ilim' ald. Onun Peygam berliinden nce, 'fetva' ve
rirdi (Kadlk ederdi). nceleyicilerin ouna gre o, yalnzca 'ha
kim di ('hikmet' sahibi, belki bir ynyle de o dnem e zg doktor),
"Peygamber" deildi.. . 1,249
T evratn genie yer verdii B eor olu Balam , Kur'an ve hadis
y orum cularnn ilgilerini ekecek niteliktedir. B ir kez; "Y ehova"
(T anr) ile konuabilm ekte.250 Bu nitelik ancak bir "peygam ber"de bu
lunabilir. kincisi, "olaanst durum "lar sergileyebilm ekteydi.251 P ey
gam berlerin "m ucize"leri t r n d en ... Sonra, "eei" vard onun. K en
dine zg ve binip srd bir eei. Y orum cular iin bu da ok
nem lidir. N iye derseniz:
"E ee binm ek", din-giz araclarnn ok nem lilerinin "ayrt ed i
ci nitelik"leri arasnda bulunm akta. "Peygam ber"ler de kendilerine z
g "eek"lere binm ekteler. "Peygam ber" olarak M uham m ed'in de
eei vard. Bu eekle ilgili, ancak "e ek 'le rin inanabilecekleri t r
den "ykler de anlatlm akta. B unlardan birini, D em iri (1349-1405),
bir eit "H ayvanlar A nsiklopedisi" niteliinde olan H ayatu'l-H ayevan adl kitabnda aktarr. lgin olduu iin aynen eviriyorum :
"Beyhak, bn Mesud'dan aktararak der ki, 'Peygamberler, hep
eee binerlerdi... Peygam ber'in (M uham m ed'in) de eei vard.
Ad daU feyr'di. (...)'
"bn Askir, Ebu M ansur'a dayandrd bir sened'le unu anlatr:
'"Peygam ber (M uham m ed) Hayber'i fethedince, kendisine, kara
bir eek dm t. (A ld ganim etler arasnd a bu da vard).
E ek le k o n u m ay a balad:
-A d n ne?
- ih a b olu Yezid! Tanr,, benim soyum dan altm eek kard.
Bunlarn hepsine de yalnzca peygamber olanlar binmitir. Sen ba
na binesin diye, seni bekliyordum. Soyumdan gelen eekler iinde
113

yalnzca ben kaldm, baka kalmad. Bundan byle peygamber ola


rak da yalnzca sen varsn, baka peygam ber yok. Senden nce,
bana bir Yahudi sahipti. Onun yanndaydm. ( ...)
-S e n in adn Y a'fr olsun. Y a'fr, sylesene (iftlem ek iin) d i
i eek ister m isin?
-H a y r, istem em !"
"P eygam ber bu eee gerektiinde binerdi. A yrca, uraya bu
raya da gnderirdi. A rkadalarndan artm ak istediklerinin
evine Y a'fr'u yollard. O da gider; araca kiinin kapsn
alard bayla. E v sahibi knca, Y a'fr iaret ederdi. O da
arm ak iin Peygam ber'in gnderdiini anlard h em en.252
S onra ne olm u! B iliyor m usunuz?
Sheyli'nin anlatmasna gre, "Peygamber ldnde, bunu renince
Ya'fr kendini bir kuyuya atarak" intihar etmi.253 Yani zavall ok
zld iin dayanam ayp kendini ldrme yolunu semi!
Beor olu Balam, nitelikleri arasnda "eee binen", "eei olan" bir
kii oluuyla da Kur'an ve hadis yorumcularnn ilgisini ekmitir. Buna
kuku duymuyorum. Onun bu "nitelik"lerinden trdr ki, kimi hadisi
ve yorumcular, Peygam ber olduunu savunmaktalar. "Allah'n Kur'an'da
'hikmet verdiini' bildirdii Lokman budur..." diyerek.. ,254
B ununla birlikte "L okm ann temel nitelii zerinde durulur
zellikle:
B irincisi: " ok uzun yaam "lar arasnda bulunm as.
kincisi: "H ikm et"li (derin dnceleri, bu ara.da doktorluu da
olan ) kii oluu.
ncs: "K ahram an" oluu.
A raplarn kendi efsanelerinde de, bu nitelii kendinde toplayan
bir "Lokm an" bulunduunu grm ekteyiz: Eski "d top!umu"ndan:
rem (A ram ) olu s (Uts) olu d olu Lokman.

"Yedi K artall Lokm an"


B irinci nitelik vard bu L o k m a n d a. nk, "ok yaam t":
Kur'an yorumlarna ("tefsir'lere) ve hadis kitaplarna da geen bir
"yk"ye gre; d toplumu, "gnath" yznden "kurakla", dolaysyla

114

da "ktla uratlr. Toplum un ileri gelenleri bir araya gelip ne yap


malar gerektiini grrler. Aralarndan bir kurul seerler: "Mekke'ye
gidip, yam ur iin Tanr'ya dua etme" grevini verirler seilenlere. Bunlar
arasnda Ad olu Lokman da bulunur.
yknn, bizi burada ilgilendirm eyen blm n geelim.
O lan olur ve A d toplum u "yam ur bulutu" isterken, "felaket bu
lu tu y l a yok edilir.
"Yamur duas" iin M ekke'ye gitmi olan kurul yelerine gelince:
Bunlardan nn kendileri iin "dilek"leri olur. Ve dilekler yerine getirilir.
te bu "d ilek ler iinde d olu Lokman'n da dilei var: Uzun mr.
K endisine denir ki, "Sonsuz yaam ak m m kn deil. A m a diler
sen ok yaayabilirsin. stersen falanca dada bulunup kzl koyunun
tezei kalasya yaa, ya da yedi kartal yan se, o kadar yaa!" L ok
m an da, "yedi kartal m r"n seer.
L okm an'n "yedi kartal"ndan biri lnce bir bakas belirirdi "yum urta"da. O da byr, yaar, lr; sra bir bakasna gelirdi. H er k ar
taln m r: "Seksen yl." le le, sra "yedinci kartal"a gelm iti. Bu
kartaln ad: "Lubed." Bu da yaad seksen yl, sonunda bu da ld.
H em en ardndan da d olu Lokm an can verdi.255
" yk" byle...
"E fsane nin nem i, slam ncesi A raplarda yaygn olm as. air
lerinin, rnein E 'n-N abigatu'z-Z ubyani (.604) adl airin iirlerinde
de yer alm tr bir blm yle. Bu iirlerde, L okm an'n sonuncu kar
tal L u bedin "kanlm az lm "ne deinilir.256
"Lubed" szc, K ur'an'da, Beled Suresi'nin 6. ayetinde de geer.
Bu szce, K u r'a n 'daki "garip" szckleri toplayanlardan R b El
srahan (. 1108?) k itabnda yer verirken, L okm an'n bu ad tayan
kartalna da deinir ve yle der:
"...V e L ubed, (ayn zam anda) Lokm an'n kartallarnn
nuncusudur."257

so

Y azar burada, "falanca L okm an..." demiyor, yalnzca "L okm an..."
diyor. "Yedi kartall Lokman"n, Kur'an'da. "hikmet verildii" bildirilen
ve "t"lerinden sz edilen "Lokman" olduunu anlatr gibi.
d olu L okm an'da ikinci nitelik de var. Yani "hikm etli kii" ola
rak da nitelenir. Bu niteliiyle, eski A rap "ataszleri"ne de gem itir.

115
4

"D eyim 'Ierine d e ... ok "hikm etli", bilgili ve akll birinden m i sz


edilm ek isteniyor? V e abartm a yoluna m gidiliyor? "Bu adam, Lokm an'dan da hikm etli!" denirdi A raplarda.258 V e buradaki "L o k m an d a
da d olu L okm an anlatlm ak istenirdi.259
d olu L okm an'n, "T anr kat"nda da ok "nem li bir kii"
olduunu dnm ek gerekiyor. Y oksa, Tanr ok uzun m r vererek
"ayrcalkl" klar m yd onu?!
B una ilikin "efsane", A raplarn bu L okm an'a o k nem li bir kii
gzyle baktklarn anlatr. "Peygam ber" o la ra k bile dnlm
olabilir kim ilerince. En azndan "dilekleri yerine getirilen bir Tanr
dostu" ("veli") diye yer alm tr dncelerde.
Eski "ataszleri"ni ve "deyim ler"i derleyen eski kaynaklarda, Lokm an'n kendi " zd ey i'ierin e de rastlanm akta.260 B unlar arasnda ok.
ilgin bir "d ey id n e yer verildii grlm ekte:

Lokm an'dan A ktarlan B ir "H ikm et"


"T andk
budur ite!"261
Bu "zdeyi"i, Arapasndan evirdim. Burada geen bir szck ([...]),
"ayp" saylabilir ve "kullanlmamas gerektii dnlebilir. Ben yle
dnmyorum. Arapasmn "Trke karl"n aynen koym akta sa
knca grmedim. Arapas: "Hirr." Buna Arapa "fer" de denir.
d olu L okm an'n, bunu neden syledii de anlatlr kaynak
larda. Ebu'1-Fadl A hm ed bn M uham m ed El M eydan (. Hicri 518/
M iladi 1124), M ecm au'l-E m sl (D erlenm i A taszleri) adl kitabnda
unlar yazyor: (A rapasndan aynen eviriyorum ):
"Bu sz ilk syleyen, rem olu U s olu d olu Lokm an'dr.
S ylem esine u olay neden olm utur:
"Lokman'n kz kardei, 'zayf (yani pek zeki ve akll olmayan)
bir adamla evliydi. Kadn, kardei Lokman gibi akll ve deh sa
hibi bir olu olmasn istiyordu. Bunu salam ak iin kardeinin
(Lokman'n) karsna varp yle dedi: 'Benim kocam zayf bir
adam. Ondan, daha da zayf bir olum olur diye kayglanyorum.

116

Kardeimi (kocan) bu akam bana dn olarak ver de benimle


yatsn (ondan gebe kalaym)!' dedi. O kadn da kabul etti. Bunun
zerine Lokman, sarho olarak gelip kz kardeinin koynuna girdi.
Tutup onunla birleti. V e kz kardei, Lokman'dan, Lukaym 'e (Lukaym '=Lokm anck ad verilen ocua) gebe kald. kinci gece olup
da, Lokman, kendi karsnn yatana girince, ([...] grr grmez);
'tandk
budur ite!' dedi."271
El M eydan, olay anlatan bir de alt dizeli iir aktaryor.272
"Eer Kur'an'dn, T ann'nn verek szn ettii Lokman buysa, Ulu
T ann ne biim adam vyor yle?! Kz kardeiyle yatp onu gebe
brakan bir adam vlr m hi?!" diyenler bulunabilir. Byle bir soruya
da, "Onun yaad dnem de byle bir ey, ahlaka aykr saylmazd,
gnah deildi..." biim inde karlk verilebilecei dnlebilir. Ben,
byle bir karlk verilebileceini sanmyorum. nk:
Tevrat'n, Incil'in ve Kur'an'm ve bunlann yorum lannm verdikleri
"bilgi"ler doru kabul edilecek olursa, "Ad toplurnu"nun "yok edildii" ta
rihi dnmek gerekiyor. Yine bu "kutsal kitap" ve yorumlannn verdikleri
"bilgi"lere, bunlar stne yaplan deerlendirmelere gre; sz konusu top
lumun "yok edildii" tarih, 2000'den daha gerilere gitmez.273 Burada
sz edilen Lokman'n gerekten yaad varsayhrsa, "d'm olu" ol
duu ve "ok uzun yaad'r gz nnde tutularak deerlendirildiinde,
tarih, daha da eskiliinden yitirir. O zaman, onun "kz kardeiyle yatt"
tarihte, "zina", hele "kz kardele zina", oktan "yasak" (haram-gnah) ol
mutur. Dnn ki, "Hammurabi Yasalan"nda bile "akraba" ve "evlilik"
nemliydi ve "evli kadnla zina" ar sular arasndayd. Hele "evli kad n 'in kendisi iin. "Evli erkek'ie yatmas, lme bile gtrebilirdi. Bu ya
salarn 129. maddesinde yle denir:
"E er bir adam n kars, bir baka erkekle yatarken yakalanrsa,
onlar balayp suya a ta c a k la r..."274
H amm urabi Yasalarnn tarihi, bugn bile tartmal. Ancak, Tevrat'n
en eski blmnden bile eski olduu bilinmekte. Hammurabi'nin Babildeki
Krall (43 yllk), 1728-1686 yllan arasna yerletirilir.275 Tevrat,
onun yasalanndan, bizim Kur'an da Tevrat'tan ok "hkm" alp ar
mtr. Yeri gelince, rnekler verilerek zerinde durulacak.
117

H am m urabi Yasalarndan ok hkm ler yansd bilinen Tevrat'in


Tesniye blmnde, 22. babn 22. ayetinde yle dendii grlr:
"Eer b ir adam , baka bir adam n kars olan kad n la yatarken
bulunursa, o zam an kadnla yatan adam ve kadn, ikisi de,
leceklerdir."
L evililer blm nde de u ayeti okum aktayz:
"Eer bir adam, kz kardeini, babasnn kzn, ya da anasnn k
zn alp onun plakln grrse, kadn da onun plakln gr
m olursa, utanlas bir durumdur. V e toplum un insanlarnn gz
leri nnde atlacaklardr; kz kardeinin plakln amtr, g
nahn tayacaktr." (20:17.)
D em ek ki, L okm an'm zn "kz karde"iyle "yatm as", eer ger
ekten yaam sa, onun yaad ada kolay "ho grlebilir" bir
ey olam az. Y ani, eer yaam sa, L okm an bu ii, "o a d a ho g
rld iin aktan yapm tr" denem ez kolay kolay.
B enim syleyebileceim u:
"Kutsal kitap larn "peygam berleri, "din ululan", yine bu kitaplann
aklam alanna gre, hep "[...]* pek dkn" insanlard. "T a n rla n da
srekli "yardmc" olmutur onlann "[.. .jle rin i doyurmalanna. Onun iin,
"kz kardeiyle yatt" diye Lokm an neden knanmal?! Eer "peygamber
ya da baka tr bir "din aracs" olarak grev yapyorduysa, "Tann"snm
yalnzca ona zg olmak zere bir "zel hkm" karm olabileceini
neden dnmeyelim?! M uham m edimize, nice "zel hkml a y e tle r
"iniyor" da, ona neden buna benzer bir ayncalk salanmasn?!
Bu L okm an', A rap m itolojisinde oka sz edilen "k a h ra m a n la r
arasnda da grm ekteyiz.276 D em ek ki, nc tem el nitelik de var.
B yle olunca; K ur'an'da kendisinden vgyle sz edilen ve kim i
" h ik m e tle rin e yer verilen "L o k m a n ln , bu Lokm an olm a olasl da
az deil.
Belki de "Asurlu" A hikr, Y unanl "m asalc" A isopos (Ezop) ve
bu L okm an, ayn kiiydi. " M a s a lla r her yana yaylm , y a da adna
" m a s a lla r uydurulm u bir m itolojik k ii...
* k i s z c k k a r l m t r . ( Y .N .)

118

ster yle, ister baka trl olsun; bir gerek var: Sz konusu kii
y a d a kiilere yaslandrlan "m asallar" var ortada. B irok "deyi",
"atasz" gibi "zl" saylan, "hikmet" ve "giz dolu bilgi" kayna g
rlen m asallar...
K u r'a n 'daki en sam a szlerin bile, szck szck ele alarak, "biIfm -teknik am a uygun derinden bilgi ve hikm etler"le dolu olduunu
sergilem e abasnda olanlarn ileri gelenlerinden E l Cevahir Fi Tefsiri'l-K ur'an'-K erim (Tantav) adl "tefsir"de de konu ele alnyor ve
yle balanyor:
"Allah, hangi ulustan olduu, kim olduu konusunda uluslarn tar
tt bir adam unun iin semitir: H ikm etin yeri, yurdu yok
tur. N erede bulursak, orada alalm istemitir Allah. H ikm et ala
bileceimiz kimse, ister kle, ister hr, ister soyu sopu bilinen, ister
bilinmeyen, ister eski, ister yeni olsun; hikmetini almamz buyur
mutur. B unu anlatm ak iin de byle bir kii semitir."277
G ryor m usunuz "gz boyam a"y?! N e "parlak szler"!
im di bir soru soralm :
"Allah", sz edilen "hikmet"i, "nerede" ve "kimde" olursa olsun "ara
yp bulma"y insanlara brakmtr da; neden "din araclar" gndermitir?
"Hikmet" sergileyen falanca ya da filanca peygamber"in araya konul
masnn anlam ne? Tm insanla bir "Arap" (stelik [...] dolu) M u
hammed'in gnderilmesindeki ama ne? Ve Muhammed'in kendisi, yle
yle "stn soylu" olduunu anlatma gereini neden duyar?
G eri M uham m ed'in, "salam " saylan "hadis" kitaplarnn d a yer
verdii bir sz var:
"H ikm etli kelim e, inanrn yitiidir."278
u da eklenir:
"...n an r, bu yitiini nerede bulursa alr."279
A m a bu, zam an zam an ileri srld anlam da deil. Yani, M u
ham m ed'in "bilgiseverlii"nden ileri gelm ez. "[...]" n n itirafdr bu.
"H ikm et [...]"n m itiraf. A yn [ ...] inanrlarna da nerm esi b ir "er
dem " deildir.

119

Elbette ki, "bilim" ve "kltr", insanlarn, tbplumlann ortak maldr.


Herkes yararlanabilir. A m a birinin "yapt", bir bakasnn olamaz. Bir ki
tap dnn; biri yazmtr. Bir bakas gelip de bu kitab "kendine mal
ederse", bu, dpedz "hrszlk" olur. Birinin yazd bir "iir"i, bir ba
kasnn arp kendisininmi gibi gstermesi yine yle. Bir hrszlk... Bi
rinin ok beenilen bir "zdeyi"i, bir "hikm ef'i olm usa ve bir bakas
ona "sahip km sa, o da yle. Bir hrszlk..,
Varsayalm ki, M uhammed tuttu; falanca kiiye (ister gerek kii
olsun, ister bir mitoloji kahraman olsun) ait, "hikmet", derin anlam ve bilgi
ierdiine inanlan u ya da bu "zdeyii, "zdeyiler"i, kendisininmi
gibi, ya da "Tanr"sndan kendisine "bildirilmi" gibi gsterdi. Eer ol
musa bu, ne denir buna? B u n a "[...]" denm ez m ?"[...]" denmez mi?
Ben "eer olmusa" diyorum. Szn gelii. G erekteyse ^'eer"i filan
yok. Artk iyice bilinmekte ki, M uhammed, bu yola gitmitir. Kendisi
ynnden "deerli" bulduu nice "hikm ef'leri, bakasna ait de olsa,
"kendi mal" sayp [...] kendisine mal etmitir.
"Lokm an'n hikm etleri", bunlardan yalnzca bir rnek.
"Lokm an Suresi"nde, yer verilen "tler"in, Lokm an'n olduu
belirtiliyor. A m a "Tanrdan M uham m ed'e bildirilm i" gibi gsterili
yor. [...]" yan buras. Bu, bir. kincisi, "Lokm an'n hikm etleri"den
arlp K ur'an'a konulduu halde onun olduu belirtilmeyenler buluna
bileceini dnyorum. Deil mi ki, Muhammed, "nerede bulunursa bu
lunsun, kime ait olursa olsun, bir yitik gibi alnmasnda" saknca grme
diini aka belirtmitir; Lokm ana ait de olsa, "bir yitik mal gibi" alp
kendisine (Tann'sna!) mal etmi olabilecei dnlebilir.
"M uham m ed'in yannda, L okm an'n olduuna inanlan zdeyi ve
m asallardan derlenm e bir kitap var myd acaba?"
B yle bir soru akla gelebilir. Y antlam aya alaym :
unu bilebiliyoruz: M uham m ed'in "Peygam berlik" savyla ortaya
atld dnem de, byle bir kita p vard. te b ir kant:
nl bn H iam (. Hicri 218/ M iladi 833), douda ve batda
nem li kaynak kitap saylan E s-Siretui-N ebeviyye adl kitabnda, ko
num uz ynnden son derece ilgi ekici bir karlam aya yer verir:
M uham m edle Sam it olu S veydin karlam as.

120

K itapta, Sveyd, aynen yle tantlyor:


"Toplum u (kabilesi) onu, 'kmil' (olgun insan) diye nitelerdi.
S alam l, iirleri, onuru ve soyu n e d e n iy le ..."280
M uham m ed, ite bu adam n nn iitince onunla tanm a y o lu
na gider. slam 'a "arr" (!) onu. O srada aralarnda karlkl bir
konum a olur. A rapasndan olduu gibi eviriyorum :
Sveyd: "B endekinin bir benzeri sende de var herhalde!"
M uham m ed: "N edir sende olan?"
Sveyd: "Lokm an'n 'm ecellesi. Y ani Lokm an'n hikm et'i(ni
ieren kitap)."
M uham m ed: "Sunsana bana!"
Sveyd, o szn ettii m ecelle'yi peygam ber'e sunar. Sonra:
M uham m ed: "G erekten gzel szler bunlar. N e var ki, bende
bulunan; bunlardan daha stn; Kur'an. A llah, onu indirdi bana.
O, doruluk kaynadr, ktr."281
S onra M uham m ed, "T an rd an indiini" ileri srd K u r 'a n 'dan
"ayet"ler okum u ve S veyd'i slam 'a arm . D inledikten sonra
S v ey d 'in karl da u olm u:
"G erekten gzel szler!"282
Sveyd, "Kur'an ayetleri" iin sylemi bunu. Sonra dnp M e
dineye gitmi. O rada bir sre kaldktan sonra da Hazrecliler tarafndan
ldrlm . Sveyd'in toplum undan kimi kiiler yle dem iler: "Biz
yle gryoruz (sanyoruz) ki; o, M slim olarak ldrld."283
Bu son sz "kimler"in syledii, "rivayet"in kimlerden aktarld
belli deil. Uydurm a da olabilir. Deilse, yalnzca bir "tahmin"dir. Kald
ki, "M slim" szcyle "H anif'lerin "M slim"i anlatlmak istenmitir
diye dnebiliriz. Yani Sveyd'in, M uham m ed'in "M slm an'larndan
olduu anlatlmak istenmemitir. unu da dnm ek gerek: Sveyd,
gerekten "Mslman" olsayd, M uhammed'den Kur'an dinledii zaman
M slmanln belirtirdi. "Gerekten gzel szler!" diyerek, nezaketen
de sylenebilecek szlerle yetinmezdi. Belki de iittiklerini gerekten be
enmiti. lgi duyduu ve eskilerden derlenme "hikmet"ler ierdii
i in ... Buysa M slman olm asna yetmez.

121

Konunun bu yan o denli nem li deil. nemli olan, M uhammed'in


ortaya atld sralarda "Lokman'n mecellesi", bir kitap ya da kitap
n bulunmas. B ir de bunun, M uham m ed'e sunulm u olmas.
M uham m ed'in kendisinin bundan, ya da bu tr "m ecelle"lerden
edinip edinm ediine gelince:
Muhammed'le ayn konulara ilgi duyan kimselerin bildiklerini, bul
duklarn onun bilememi, bulam am olmasn dnm ek kolay deildir.
"Lokman'n hikmetleri" trnden konular, Muhammed'in ilgiyle yneldii
konulard. Setii meslekte geerliydi bunlar. Bir insan dnn: airdir.
Bu insan, beenilen iirleri bilmesin, ya da bilme abasn gstermesin;
dnlebilir m i? Bir byc, bir frk; by ve frk iin nemli
gereleri, yol ve yntemleri hi bilemesin, renmek iin de aba gs
termesin; kim dnebilir byle bir ey? M uhammed'in de "hikmet me
celleleri"* peine dmemi olmasn akl kabul etmez.
O, bu trden konulara, ok ve ilgiyle kulak verm itir. K uku yok
bunda. Y ine kuku yok ki, "dinlem ek"le de yetinm em itir, bu trden
konular iine alan kitaplar, kitapklar arayp bulm a abasn
gsterm itir. B ir ey "yitirm i" olan kim senin "yitiini a ra r g ib i" a ra
m tr "hikm et" ieren "m ecelle"leri. N icelerini bulm utur. En azn
dan ok nl ve nem lilerini bulm utur. B u arada, "L okm an"n o ldu
u sylenenleri de ele geirm itir. leride de zerinde durulaca gibi,
bu tr eyleri bilen ve okuyabilen "kle"ler vard, M uham m ed'in d
nem indeki M ekke'de ve evresinde. M uham m ed okum a yazm a bil
m edii dnem lerinde, u ya bu yoldan ele geirdiklerini bu klelere
okutm a olanana sahipti. O kutm u, dinlem itir. Z am an la kendisinin
de okum a yazm a rendii dnlebilir. Bunu gsteren belgeler de
var.284 renm ese de ok byk sorun olm am tr. O dnem in A raplarndaki "ezberlem e" alkanl, ok eyi zm lem itir. nk
k u kusuz ayn alkanlk M unam m ed'de de vard.
M uham m ed'in uradan buradan arp "T anndandr" diyerek ser
gilediklerini o zamanki M ekke A raplarna yutturm as kolay olmamtr.
Dahas, "Hemen hemen hi yutturam am tr!" bile denebilir. D aha nce
bunun zerinde durulmutu. M uham m ed sergilediklerini yutturm ak iin,
* " M e c e lle " , a s ln d a , " i in d e h ik m e t b u lu n a n s a h ife (k ita p k y a d a k ita p ) d e m e k tir .
A m a b e n b u r a d a y a ln z c a " k ita p " v e " k ita p k " a n la m n d a k u lla n d m . O n u n i in " h ik
m e t m e c e lle le ri" d e y im i y a d r g a n m a s n .

122

M ekke evresindeki elverili kesim lerden ve olaylardan yararlanmtr.


kar ibirliklerinin de yardm yla... D aha nce bu da belirtilmeye
a l lm t.
zet: Kur'an'm "retir" grnd "hikmetler", birtakm derleme
lerden olumakta. Bunlar iinde, "eskilerin m asallan,,mn ve "derin an
laml" diye dnlen "deyilerin, "deyim lerin ok nemli bir arl
var. Kimileri biliniyor: Falanca masalcnn derlemelerinden, filanca mi
toloji kahramannn olduu sylenenlerden yansyanlar g ib i... Kimilerinin
de hangi evrelerden, hangi toplumlardan anlm olduklar az ok belli
olsa da, hangi kii"lerin yaptlarndan anldklar pek belli deil.
"Eskilerin masallar" ve "zdeyiler", "din"lerde "farkllk"lara da u
ratlmlardr. Hem biim, hem de anlam ynnden. "Masal" ve "de
y i le rd e k i "y a ln lk la r kaldrlm, "iman" katlm ve "d in lerd ek i
inanlar dorultusunda "boyutlandnlm laridr bunlar.

" m a n lla tn la n H ikm etler"


Bilindii gibi, birbirinden kopya da olsa, "d in lerin "temel in a n la rl
var. "Ament" de deniyor bunlarn btnne. rnein slam'n "ament"s: "Tann"ya, "m eleklerine, "kitaplarna, "peygam berlerine, "Ahiret gn"ne ve "kader"e inanmak. Hristiyanlktaki ve Yahudilikteki "te
mel inanlar" da aa yukar byle. Hepsinden nce de Sabitlikte ve bu
dinin teki "trevlerinde, rnein bu dinden pek ok ey alm olan Zer
dtlkte de ayn tem el inanlar, u ya d a bu biim de bulunmakta.
te bu "d in ler, eskilerden srp gelen "masal" ve "deyilere, kendi
"am entlerine gre yn vermekteler. O na gre biim, ona gre anlam vermekteler. "Masal" ve "d e y ile r bunlarszsa, bunlarl yapmaktalar. "Allah'l" yapmaktalar, "m ele k li yapmaktalar, "kutsal kitapl" yapmaktalar,
"Peygamberli", Peygamberinki trnden "mucizeli" yapmaktalar, "kaderli"
ve "ahiretli" yapmaktalar. Dahas, "eriat" hkmleri de giydirmekteler.
Lokman'n "oluna tleri" arasna, Kur'an'&d "namazm kl!" dnn
sokuturulmas bundan. sr Suresi'nin 23'ten 39. ayete dein olan kesi
minde, "zdeyili tler" sralanr. Bunlarn iinde, Tevrat in "eriat"
hkmlerinden aktarlma buyruklar da yer alr. Hepsi i ie sunulduktan
sonra yle denir:
123

"(Ey Muhammed!) Bunlar, Rabbinin sana vahyettii 'hikmetler


d e n d i r . ( A y e t 39.)
Eski alarn eitli toplum larndan srp gelen anlaylar, "iman" ve
"eriat" kalplarna dklerek birer "hikmet" diye sunulur.
*
ylesine "giz" dolu, ylesine "derin anlaml" ve deerli "h ik m etler
olarak sunulur ki, bunlar anlamak iin stn zellikler gerektii izlenimi
verilir. u ilenir srekli:
B unlar "derin" (!) bilgilerdir, "deerli" (!) bilgilerdir, anlam ak iin
de "Tanr katnda nasipli ve deerli olm ak" gerekir. T anr, bu zellii
ancak, diledii sekin kullarna verir.
yle bir anlay oluturulur ki, inanrlarda; bu trden olduklarna
inanlan kimseler "samalasalar" da "muhakkak bir hikm et vardr!" denir.
nk "iman gzl"yle baklr. Bu gzlklerle bakldnda da "imana
gre boyutlar" oluur gzler nnde. G erek olmayan boyutlar.
"man"la, "insan akl"nn nasl "[...] geilm ise", "im an"la olutu
rulan boyut"larla, "m asal"lann, "deyi"lerin, deyim lerin de rzna geil
mitir. Din"lere mal edilen m asal, "atasz" ve "deyim "lerde aslnda
var olan ilkel dnce, baka anlatm la "ilkel mantk", im anla verilen
boyut iinde "yok edilmi" deildir. Bu manta, "din"lere zg kalplar
iinde "yaptrml giysi"ler giydirilm itir. lkel olm ayan dnem lerde,
ilkel olm ayan insanlar, toplum lar aam asnda bile, ilkel insann dnyaya
bak ve anlay srdrlebilm itir. "lkel m antk", hem en olduu gibi
srm tr.
N edir ilkel m antk?
B ilindii gibi, ilkellere zg dntr bu. B u d nce dnya
snda, ileri aam adaki "akl ilkeleri" yoktur, varsa da, yani var olan da
"net" deildir, karktr. rnein Levy-Bruhl'n deyiiyle "ilkel dnce,
elimeye kar erbetlidir."^5 Levy-Bruhl, ilgin bir rnek veril'. "Mis
yoner Grubb"un aktard bir rnek:
lkel bir yerli, bir niya grr. "Ryasnda, Grubb, gelip bunun bahe
sine girip, helvac kaban almtr." Grubb'sa o srada, 150 mil uzakta
bulunmakta. Yerli ryay grr grmez, bu kadar uzak olan Grubb'a gider,
ryasn anlatr ve kendisinden "tazminat" ister. Gmbb, doal olarak "iti
raz" eder. tirazn da bir akl ilkesine dayandrarak; "Olayn getii (yani

124

ryada getii) anda, ben, 150 mil uzakta bulunmaktaym. Ayn anda, iki
yerde birden bulunmu olamam. yleyse, senin ileri srdn de, gerek
olamaz" der. N e var ki, yerli, ileri srdnde direnir; "yine de sen benim
bahem den o kaba aldn!" diye konuur. nk, "ryasnda grd"
"olay"n "gerek" olduuna inanmakta. Yani ilkel yerli iin, ayn anda,
bir insan, hem A yerinde, onun bahesinde; hem de B yerinde, Grubbun
bu baheye 150 mil uzaklktaki yerinde bulunabilir. Burada birbiriyle
elien "iki nerme"nin ortaya kmas, yerlinin umurunda bile deil.286
Levy-Bruhl'n bu grne itiraz edilem ez m i? Elbette ki, edilir. E dil
mitir de. Ama, ok byk bir lde gerei yansttna kuku yok.
Yerlideki ilkel mantk, "dnyaya ilkel bak" ve ilkel deerlendirme,
"din"lerin kendilerine mal edip "iman" kattklar "masal" ve "deyi"lerde
de korunmutur. "M ucize" ve "keramet" trnden olaanst durumlarn
m eydana gelebileceine inanan bir din inanr iin, hi am a hi, "ola
m ayacak ey" yoktur. B ir insan, hem falanca yerde, hem de bu yere ki
lometrelerce uzak filanca yerde ve ayn anda bulunabilir. Bu gr ve
deerlendirm e "slam fkhna da gemitir. G erekesi de udur: "M u
cizem le, onun olmad yerde de "keram ef'le, "yer drlebilir".287
L evy-B ruhl, "ilkel insann deneyi" iin unlar yazm akta:
"lkel insann deneyi, bizim kinden farkldr, onun deney alan
daha genitir. B izim iin, hom ojen ve olaan bir deney sz ko
nusudur. O nlar iinse olaan ve m istik deney ayn zam anda sz
konusu."288
A ratrm ac ve incelem eci yazar, unu savunur:
B izim deneyim im iz farkldr. nk, biz, iki alan birbirinden
ayrrz. B ir yanda m itler, m asallar, efsaneler lem i var; br yanda,
bize dorudan doruya verilen ve bilim in konusu olan "objeler"
vardr. G erek olan, deneyde dayanak alnan, bu kesim dir. M asallar
lem i deildir. A ncak, ilkel insanlarda bu dn pek yoktur. ki
lem arasndaki ayrlk biraz hissediliyor o lsa da, ilkel insan, bu iki
lem i birbirine, gereklik ynnden kartrr. lkel insanlar iin "m a
sallar ve m itler lem i"nin gereklik deeri, doa olaylarnn gereklik
deerinden farkszdr.
L evy-B ruhl, bu grn, yle diyerek srdrr:

125

" rnein, mitler, m asallar, onlar iin, gerek tarihlerdir. Yani


tpk Sezar'n N apolyon'un tarihleri gibi, b ir zam anda ve bir
m eknda 'vaki' olm ulardr."2
"D in"ler, din araclar, m istikleri, inanrlar iin de durum byle
deil m idir? E vrenin "yaratl", A dem -H avva m asal, "Tufan" m a
sal, baka trl m grlm ekte?
"Eskilerin" masal ve deyilerindeki "ilkel mank", bu masal ve
deyiler, dinlere mal edildikten sonra da korunmutur. Ama, bunlara
"din'ierdeki "iman" katldktan sonra, biim, anlam, yn ve boyut fark
olm utur yine de. Onun iin "bunlarn da rzna geilmitir!" diyorum.
A isopos'tan bir m asal, "B alklarla Palam ut" m asaln alp zerin
de dnelim :
"B alklar bala km , uram, bir ey tutam am lar. K ayk
lara oturmular; 'nedir bu bizim bam za gelen diye dnmeye
koyulmular. Tam o srada, daha byk bir baln elinden kur
tulm aya alan bir palamut, can korkusuyla, kendini kaya atvermi. Balklar alp kente gtrmler, orada satmlar."290
Bu m asalda "abartm a" da var, am a yalnlk da var. K endine zg
bir ereve iin d e...
Bu masal, bir "din aracs"nn kullandn, "din"e mal ettiini d
nn. "Din"e zg bir "iman" katacaktr buna. "Allah", "Peygamber", "me
lek", "cin-eytan", "vahiy", "ilham", "kader"... gibi bir sr ey katacaktr.
V e bunlarla da, masaln kendi erevesi, smrlan genileyecek, yerden
ge, bu dnyadan br dnyaya, "zahir"den "btn"a doru boyudan
oluacaktr. M asaln biimiyle birlikte, z, anlam da "farkllaacaktr.
leride, "mucize"lerin anlatldi blmde bolca rnekleriyle grlecei
gibi, "mucize" olay olarak ileri srlenlerin birou, tmne yakn b
lm, "masal" kkenlidir. Kukusuz* bunlar masalken bakayd, "diri'lerin
"mucize olaylan" biimlerine dntrldkten sonra baka olmutur. Bir
"Adem, H avva ve Ylan masal, bir "Habil, Kabil ve Karga" masal, bir
"Salih ve Devesi", bir "zeyir ve Eei" bir "Yusuf ve Zleyha (Zeliha)",
bir "Yedi U yur ve Kpekleri"... trnden masallar; Tevrat ve yorum
larndaki, Incil ve yorumlanndaki, Kur'an ve "hadis'lerdeki kalplanna

126

dklmeden nce, daha baka biim ve erevede bulunmulardr. Ve


"dinlere zg iman"sz, daha yaln... Eskilerin "ataszleri" $e "deyimleri"
de yle... Dinlerin bunlar armalarndan nceki ereveleri, boyudan
bakadr, dinlerdeki iman alanna ekildikten sonraki ereveleri, boyudan
bakadr. K alan ve korunan u olmutur yalnzca: "tikel mantk", ilkel
bakla dnyaya bakp deerlendirme.

" m an llatrlm H ik m etin A nayurdu"


zellikle kimi slam savunuru, bu dini "akla, bilime uygun" ve "se
vimli" gsterm ek amacyla, "hikmetin yeri yurdu yoktur!" diyedursunlar,
M uham m ed'in kendisi yle demekte:
"man Y em enlidir, h ik m e t de Y em enlidir!"291
Buhar ve M slim'in iinde yer ald salam kabul edilen hadis top
laycs ve uzmanlar, bu hadise yer veriyorlar kitaplannda. D em ek ki,
M uham m ed, byle bir sz sylemitir. "man"n da, "hikmet"in de "ne
reli" olduklann gsterm itir, kendi azyla anlatarak.
Sz konusu hadisin, deiik yollardan aktarld grlr. B u n
lardan birinde; "fkh"n da "Yem enli" olduu aklanr. Y ine "Peygam ber"in kendi a z y la ...292 "Fkh", yani "din anlay", "din b ilg i
si" ve "eriat hkm leri" de, "iman" ve "hikm et" gibi "Y em en"den
gelm e dem ek oluyor.
"H adis"i, Peygam ber'den aktaran Ebu H ureyre (.678) de b ir Y e
m enli. B u durum a baklnca "sz konusu hadis, E bu H ureyre'nin uy
durm as olabilir" diye dnyor insan ister istem ez. H ayber "fet
hinde" (628'de) M edine'ye gelip M slm an olan293 bu kii, "Peyg am ber"den en ok "hadis rivayet eden" kiiler arasndadr. B u ne
d enle de "ok yalan sylem i olabilecei" dnlebilir. A ncak, ze
rinde durduum uz hadis, hadis uzm anlarnca en salam saylan k i
taplarda da benim senerek y er alm tr. Sonra, E bu H ureyre'nin "Peyg am ber"den aktard bu szleri, M uham m ed'in, A bdullah bn M esud
(.652) gibi "Y em enli olm ayan" arkadalarnn aktardklar da
glendirm ekte.294

127

Byle olunca da, bu szleri M uham m ed'in kendisinin sylediini


d nm em ize engel yok.
Ortaya kan u: Bu szleri sylemekle, kendisini bir kez daha ele ver
mitir Muhammed. "Tann'dandr!" diyerek inanrlarna yutturduklarnn
"anayurdu"nu aklamakla, kendi azyla bir "itira fta bulunmutur.
Gerein yalnzca "bir yzii"n yanstarak bile o lsa ... Son derece nemli
dir bu. "M uhammed samimidir. Vahiylerin kendisine Tann'dan geldiine
inanyordu!" trnden szlerin ne denli yanl ve kandrm aca olduunu or
taya koyan nice kantlardan biri niteliindedir.
M uham m ed, byle bir " itir a f ta neden bulunm u olabilir?
"Drstlnden deil bence. Bir "sahteci"nin bile, kimi zaman d
rstl tutabilir. Am a onunki bundan deil. inde bulunduu ortamdan.
Zam an zam an yaad cokudan. nem li bir arlklar olan "Yemen
lile r i "memnun etme" abasndan. zerinde durduum uz szler, ya a
zndan bilinsiz dklvermitir; ya da o, gerein bir yzn yan
stmakta saknca grmem itir bu szleri sylerken.
"S ahtecilikle en usta olanlar bile, kapldklar cokular iinde "ipu
lar" verirler. K sa ya da uzun zaman iin dnlm "kurnazlklar da
bu tr ipular vermeye srkleyebilir. Muhammed'inkini de yle dne
biliriz. Yaam incelendiinde grlr ki, sk sk "elik ilere dmtr,
yer yer "a k la r vermitir o. Kur'an'&d da ska grlr bu durum. ou
[,..]nin, f...]nn "st ak" kalmtr.
"Bedava"dan ve "bol kese"den herkesi sevindirm e alkanl vard.
rnein "mjdeleme" yntemini ok kullanrd, arkadalarna da bu yn
temi brakmamalarn tlerdi.295 "Korku" esinin yannda, "umut"
esinin de son derece nem inden t r ... te bir-iki mek:
Ebu M usa El E 'ar anlatyor:
"Peygamber, M ekke ile M edine arasnda bulunan Ci'rne'deyken,
ben yanndaydm. Bu srada bir Arap kyls (A'rab) yanna ge
lerek; 'Muhammed! B ana verdiin sz daha ne zaman yerine ge
tireceksin?' dedi. Peygam ber hemen; 'Sana mjde!' diyerek karlk
verirken, o; 'Mjde, m jde... deyip mjdeleri oaltp duruyorsun!'
diye konutu. Bunun zerine Peygam ber fkeli biimde Ebu
M usa'ya (bana) ve Bilale dnerek: 'Bu adam, verdiim mjdeyi
kabul etmedi, (bari) siz kabul edin!' dedi. B u iki kii (ikimiz) de;

128

'Tamam, kabul ettik!' dediler (dedik). Peygamber, sonra su dolu bir


kap istedi. Getirildi. Kabn iinde ellerini ve yzn ykad, bu ara
da azm da alkalayp onun iine boaltt ve: 'Aln iin. Birazn
da yznze, gsnze srn!' dedi. ki kii (Bilal ile ben), buyurulam yaptlar (yaptk).. . "2%
G ryor m usunuz "peygam ber mjdesi"ni?!
H usayn olu m ran anlatyor:
"Temimoullanndan bir topluluk Peygam ber'e geldiler. Peygam ber
onlar grr grmez: 'Ey Tem imoullan! M jde size! diye kar
lad. Onlarsa; B izi mjdeleyip durdun. imdi sen bize (mjde ye
rine), dnyalk ver!' dediler. Peygam berin yz deiti (yani bo
zuldu Peygamber). Tam o srada Yemenli bir topluluk geldi. Pey
gam ber onlara seslenerek yle konutu: 'Ey Yemenlileri Temimoullarnn kabul etmedii mjdeyi siz kabul edin! Onlar; 'Kabul
ettik!' diye karlk verdiler. Bunun zerine Peygamber, evrenin ve
rir in nasl yaratldn anlatm aya b alad .. ."297
te:
"m an Y em enlidir, hikm et de Y em enlidir, 'fkh' da (eriat hkm
leri) de Y em enlidir!" szn sylerken de, byle bir hava iinde bu
lunm u olabilir.
Kimi hadisbiliri, rnein Buhar (809-869), bu szn "Hayber ele
geirildii" srada (628'de) ve "E'ariler"den bir topluluun, kendisine gel
mesi zerine sylendiini anlatr gibi bir izlenim veriyor.298 Muhammed,
gerekten bu srada sylemi olabilir bu sz. ok cokuluydu nk.
"Hayber"le birlikte, Yahudilerden bir sr "ganimet" ele geirmiti. Bu
"ganimet"i ele geirmek iin "d"ler kurmutu, "topluluk nnde Tanriy a dualar" etmiti.299 Sonunda gereklemiti bu d. "E'ariler"in ge
lileri de "coku vericiydi. "Yemen"liydi bunlar. Kalabalkt. Yeni "Ms
lman" olanlar' vard. Balarnda da Ebu M usa el E'ari (.664) bulunu
yordu ki, daha nce M slman olmu ve "Peygamber"in ok yakn dost
luunu kazanmt. Gittii Habeistan'dan dnyordu.
N e var d, baka birok hadisbilirinin, hadislerden kardklarna gre,
"Peygamber" daha sonra sylemiti bu sz. Mekke'nin ele geirilme
sinden, "Huneyn gn"ndeki savan da kazanlmasndan sonra, Tebk'te
(630'da). Yine "Yemenli bir toplulukla karlat bir srada.. ,3no
129

Muhammed'in zerinde durduum sz, bu tarihte sylemi olma


olasl daha ok. nk, bu sralarda o, ok daha cokuluydu. Elde ettii
baar, gz kamatrcyd. Kimileri korkularndan, kimileri birtakm
karlar salamak amacyla gelenler vard kendisine. Kiiler, "kabile tem
silcileri", akn akn geliyordu. Bu arada, "din" ve "din propagandasnda
eleri az bulunur Yemenliler de gelmilerdi. Bunlarn, en azndan ou
nun, "inanlarnda samimi olmadklar", M uhammed'in lmne yakn
gnlerde ve zellikle Ebu Bekir dneminde grlecektir.301
A labildiine kapld coku iinde kendinden geiyordu M uham
med. B ilinli, bilinsiz konuuyordu. B aarlardan tr kendine d a
h a ok gven geldii iin, ekinm iyordu da. te dnebiliriz ki,
"m an"n da, hikm et"in de, "fkh"n da "Yemen 'Y olduunu bu sra
larda sylem itir. nem li olan, sylem i olm as.
"H adis"i arkadalarnn uydurduunu bile varsaysak, sz yine
nem li.
"D inletirilm i" ve "im anlatrlm " hikm etin "anayurdu" y a d a
anayurtlarndan biri neden Y e m e n i Buras neden nem li?
Prof. Dr. Philip Hitti yle der:
"Gneydou halk, Yemen, en eski ticari faaliyet merkezlerinden
n oluturan, Msr, M ezopotam ya ve Pencab (Hindistan'da)
arasnda, mmkndr ki, bir arac roln oynam tr.. ."302
Y em en'in konum unun bu zellii, dinsel alana d a yansyp zellik
verm itir. E ski M sr'dan, M ezopotam ya'dan, H int'ten, ran'dan ve da
h a baka kesim lerden nice din ve inan yansm as olm utur Y em en'e.
Buras, dinlerin, inanlarn alabildiine sergileyip pazarladklar bir
y er niteliini alm, bunu yzyllar boyu srdrm tr. "D in"den,
"inan"tan ne ararsan vard bu yrede:
S abilik mi?
Vard. "Gne Klt"yle, "Ay Klt"yle ve teki "yldz-gezegen"
tapanlaryla... "oktannclk grnmndeki biimiyle, "Tektannclk"
grnmndeki biimiyle ("Haniflik")... "Putataparlk" diye nitelenmitir.
A m a Sabilik dinini, byle niteleyen, yine kendi trevleri durumundaki din
ler olmutur. slam da bunlarn arasndadr. D aha nce sz edilmiti. Bu

130

nunla birlikte, yine nceki blmlerde deinildii gibi, K ur'an, Bakara Su


resi'nin 62., Mide Suresi'nin 69. ve Hacc Suresi'nin 17. ayetleriyle "Sabile ' i "kitapllar" (ehll-kitab) arasnda saymtr. Tm kitapl dinlere "kay
naklk" ettii kesin olan Sabilik dininin, Yemen'de yaygn biimde bu
lunduu, aratrmalarla ortaya kmtr. Kimi doubilimci, rnein Philip
K. Hitti, bunu dolayl olarak belirtir.303 Kimiyse, rnein Leone Caetani,
adn da koyarak aklar.304 Sabitliin Yemen'de geerli bir inan niteli
inde bulunduu, Kur'an ayetlerinde de anlatlr dolayl biimde; rnein,
Nemi Suresi'nin 22. ve 23. ayetlerinde, Sleyman'a Sebe' lkesinden "ha
ber" getirdii bildirilen "Hdhd"iin yle dedii anlatlr:
"Orada, halkna hkm darlk eden bir kadn buldum ki, her
eyden kendisine bolca verilm iti. V e byk bir taht-saray
vard. Bu kadn ve toplum u, T anr'nn d nda G n e 'e secde
ediyor buldum ..."
Bilindii gibi, "Gne Klt" de Sabilik iindedir. Bu kltn, "Sebe'
lkesi"nde bulunduunu sylemek, "Sabitliin Yemen'de var olduunu"
sylemektir. nk, yine bilindii gibi, "Sebe' (Seba) Devleti", eski Yemen'deydi. Kur'an'da, Sleyman "Peygamber"in, "Sebe' Kraliesi"yle bu
lum asna ilikin anlatlanlar, ileride "m ucize"leden "rnekler" veri
lirken zerinde durulaca gibi, "tarihi gereklere uymaz". Ama, bu du
rum, burada bizi ilgilendirmez.
slam 'n da kendisinden ok ey ald Z erdtl k m ?
V ard Y em en'de. M uham m ed dnem inde d e ... Bu durum , onun,
Y em en'deki eitli kesim lere gnderdii ileri srlen "m ektup"lardan,
b u ralarla olan yazm alarndan da anlalabiliyor.305
Z erdtlk (M ecusilik) ran'dan gelip girm iti Y em en'e:
Y em en, birok kez "yabanc igali"ne uram tr. B urasn eg e
m enlikleri altna alan, ilkin H abeler olm utur. "K urtarc" olarak
gelm iler bunlar. V e tarihteki nice benzerleri gibi, bir daha gitm ek is
tem em ilerdir. B ir baka g yardm yla egem enlikleri sona erdirilene d e k ... te bu "g", ran'dan gelm itir. G elirken; ran'daki g e
erli din olan Z erdtl de birlikte getirm itir.
ran (Sasani) mparatoru Birinci Husev (Anuervan) (Hkmdarl;
531-579), Vehriz adnda birinin komutanlnda gnderdii bir askeri

131

gle, Yemen'i Habelerin egemenliinden "kurtard". N e var ki, sonra da


bu "kurtarc g"tekiler Yemen'e yerlemeye baladlar. Bunlara "ebn"
denmekte. "Oullar" anlamnda. Yani ran'dan gelip Yemen'e yerleenler.
"Ynetici" olarak... Ve bunlar Zerdtn dinindeydiler. (Mecusi.)306
K aynaklarn bize verdii bilgilere gre, M uham m ed, bunlarla y a
kn ilik ile re g irm itir.307 B unlarla, karlkl k arlara dayal dzen
ler kurm u, birok [...]* evirm itir.308 G sterm elik M slm anlar b i
le olutu rm u tu r bunlardan.309
Y ahudilik mi?
V ard.
Yahudilik, Yemen'de bir zamanlar, ok geerli durum a gelmitir. Himyerliler Devleti'nin nl hkmdar, Zu Nuvas, lkesinin bamszlk
savanda halk kendisini bir ulusal kahraman olarak alklad zaman,
Yahudilii benimsemiti. 521'de, bana getii halkn, Hristiyan Bi
zans'n ajan durumundaki Hristiyan Habeistan'n Yemen'deki egemen
liine karn ayaklandrm t. A yaklanm a baarya ulam t sonunda.
Zu Nuvas, lkesindeki Hristiyanlan, Hristiyan Habelerle, lkesinin
bamszl zararna ilikiler iinde gryordu. yle suluyordu.
K ukulan, kendisini korkun cezalar dzenlem eye srklemiti. Gz
dnm bir Yahudi milliyetisi nasl davranrsa, yle davranyordum
Kur'an'm geleneklerden alp aktardklarna baklacak olursa, bu acmasz
Yahudinin cezalandnlm alar arasnda "atete yakm ak" da vard. Ate
yaklan ukurlarda, hendeklerde ("uhdd"). Brc Suresi'nde yle
anlatlr:
"T ututurulm u ate bulunan hendeklerin sahipleri ldrlesi
kim selerdir. Bunlar, o ate hendeklerine bakan kesim lere otur
m ular, inanrlara y aplanlara (bunlarn yakllarn a) tank o lu
yorlard. G l, vlesi T anr'ya inanyorlar diye alyorlard
inanrlardan." (A yet 4-8.)
"nanlarndan tr yakllar" knan y o r Kur'an'a. A m a, bir
zam an gelecek; M uham m ed'in slam nda da benzer acm aszla ta
nk olunacak. Kendi dnem inde, halifeleri, zellikle de Ebu B ekir
d n em in d e... K endi "fetv alar"y la...310
* k i s z c k k a r lm tr . (Y .N .)

132

Hristiyanlar, inanlarndan tr, bylesine canavarca cezalandrl


mlarsa, bunu, biz de amzdan seslenip knyoruz, knamalyz. A n
cak; Hristiyanlar da, frsat bulduklarnda, bakalarna uygulamlardr
ayn canavarl.3" Demek ki, "din"in znde vardr canavarlk.
Bu anlatlanlardan da anlalr ki, Y em en'de H ristiyanlk da var
d. B urada, H ristiyanlk, olduka yaygn bir durum a da gelm iti. B i
zans'n ve H abeistan'n d e ste in d e ...312
M uhammed'in "Peygamberim!" diyerek ortaya atld ve M edine'de
devletini kurduu sralarda, Yemen'de, "kitap ehli" bulunduunu, salam
saylan hadis kitaplarnn yer verdii "hadis"ler de anlatr.313 "Kitap ehli."
Yani "Sabiler", Yahudiler "Mecusiler", Hristiyanlar.
nanlar ve "hikm et"leri, Y em en'de alnp satlanlar, yalnzca
b unlar m ?
Deil. H int'ten gelenler de var. "V eda'lar"dan treyenler ve bu n la
ra bir tepki olarak ortaya kt sylenenler. Bunlarnki de pazarlanm aktayd "Y em en illeri"nde.
B yle olunca M uham m ed'in, "m an Y em enlidir, hikm et de Y e
m enlidir, fkh da Y em enlidir" sz anlam sz bir sz deildir.
E er Y em en'de "H int inanlar da pzarlanm sa, - k i, bunun ter
sini dnm ek bence sam a o lu r - M uham m ed'in K ur'an'm a da b u n
lardan yansm alar olduunu dnm ek gerekir. O lm utur da.
ster Y em en yoluyla, ister baka yollarla gelm i olsun; K ur'an in
celendiinde "H int hikm etleri", bolca grlr. Y alnzca K u ra n'da m ?
"H adis"lerde ve "slam gizem cilii"nde d e ...

"Y edalar"daki "G izli Bilgi" (H ikm et) ve


M uham m ed'in Pazarlam as
K im i incelem eciye gre, "H int inanlar"nn kayna ve "kutsal
kitab" olan "V eda'lar", zellikle kim i blm leri, "insanln en esk i
k u ts a l kitabdr. "314
"Veda" szc "bilgi" anlam na gelir. "G zler araclyla deil
de, kulaklar araclyla edinilen b ilg i" ...315

133

Ve bu "bilgi", belirli "din adam lar" (B rahm anlar) snfnn te


kelindedir. "A lm satm "n bu sn f yapar. Son derece gizli tutulur bu
"bilgi". H indistan'daki aratrm a ve incelem eleriyle de ilgi eken Ebu
R eyhani'l-B irun (973-1051), ilgin aktarm alarda bulunur. O nun ver
dii bilgilere gre:
"Veda'lar, Hint'teki inanrlarca Tanr szdr. Brahm a azyla sy
lenmitir. Brahmanlar, bunun anlamn anlamadan okurlar. Azdan
renilir. Szlerin yorumunu pek az kimse renir. zerinde ara
trm a yapan, yok denecek lde azdr. Katriya (Kutra) snf
(Brahmanlardan sonra gelen snf), V edalan renebilir, ama
retemez. Vaiya ve udra snfndan olanlarn, Veda'larda an
latlanlar iitm eleri bile caiz deildir. iten, ya da okuyan olursa
dili kesilir. '316
lgintir ki, M uhamm ed de, "sefih (anlamaz, cahil, halk tabakasndan)
kimselere, 'hikneti (gizli bilgiyi) anlatma (retme)! der.311
V eda'larda neler bulunduu, bir yaptta yle zetlenir:
"A yinlerde okunacak kaside ve ilahilerle, byclk form lleri,
zellikle by zm e yntem leri ve sevgiyi uyandrm a areleri,
ayrca felsefi iirler, m ondain (m etafizik) m anzum eler."318
B irun'den yaplan bir zetlem eye gre de unlar var V eda'larda:
"B uyruklar, yasaklar, iyi kt eyler hakknda bilgiler, ibadetle
ilgili eyler, kurbanlar, tespihler, vb."319
"nsan ldrmek", "yalan sylemek", "zina etm ek"... yasaklanyor;
"oru tutmak", "temizlik", "eski psk giymek" (pejmrdelik) ve "tespih
biiminde ibadet" gibi eyler "emrediliyor" Birun'nin aktarmasna
gore.
"V edalar"da oktanr var. A m a bu "Tanrlar", b ir "Tektanr"nn
deiik nitelikleri de olabilir. B yle dnld de gzlenm ekte.
V eda'lardaki kimi szlere, rnein Rig-V eda'nn 10. kitabnn 121.
kasidesindeki u szlere dayanarak:
"O ki, hayat verm ekte, g verm ekte. O 'nun glgesi lmdr,
hem de yaam. K im dir bu Tanr, kurbanlar keselim onuruna?
134

"O ki, karl dalarda denizi ve uzaklardaki rm a yaratm tr.


O ki, kollarn gklerin iine salm tr. K im dir bu Tanr, kur
banlar keselim onuruna?
" ...O ki, btn tanrlar stnde Tek T anr'du. K im dir bu Tanr,
kurbanlar keselim onuruna?!"321
R ig -V eda'nn bir baka "kaside"sindeki u szler de o k ilgin
bulunur:
"H ikm et sahipleri (bilgeler), T ek V arl baka baka ad lan
drrlar: A gni derler, M ithra (G ne-Tanr) derler, V eda derler
O 'n a ..." 322
"V eda'lar inanrl"na "V edizm " (V eda'clk) denir.
"D inler Tarihi" yazanlardan Felicien C hallaye der ki:
"Hristiyanlk andan nceki IX. ya da VIII. yzyla doru, Brahmanlar, Vedizm'den, kendilerinin, toplum un ilk plannda igal et
tikleri yeri hakl gsterecek olan bir din kardlar: Kelimenin dar
anlam yla Brahm anizm diye adlandrlan, ite budur."323
V e unu ekler:
"B rahm anizm 'in kutsal m etinleri, B rahm analarla, U paniad'lard r."324
Yani "V eda'lar"la birlik te...
Y azar, unlar da yazm akta:
"B rahm an szc, ilkin, kurban form ln anlatm ak iin k ul
la n lm tr."
"B alangta, yalnzca B rahm an vard: T anrlar, O yaratt."
"Gerekte lmsz olan Brahman, her yerde; nde, arkada, sada,
solda, yerde, gkte hazr-nazrdr... Yerin, gn, havakrenin,
sonra ruhun ve btn duyularn benliinde dokunulmu olan
kimse, O 'dur..."

135

"K pklerde dalgalar, denizin btn grnleriyle btn m an


zaralar nasl denizden ayr deilse, evrenle B rahm an arasnda
da hibir fark yoktur."325
K endilerine "B rahm an" adn verm i "din adam lar" (rahipler) bu
lunduunu d a grm ekteyiz. B unlar "B rahm anlar" diye bir sn f olu
turm ulardr. "B rahm anlar... Y ani "Brahm a" denen ve "evreni yarat
tna inanlan T anr"ya in a n a n la r...326
B rahm ana'lar, Tanr B rahm a azyla sylendiine inanlan Veda'larn, drt V eda'nn yorum lardr.
U paniad'larsa, V eda'larn bir blm n oluturm akta.327
Veda'larda ve'onun bir blm olan Upaniad'larda grlen "Tanr
anlay", nl Muhyiddin bn'l-Arabide de, u ya da bu biimde
grlmekte.328 Evrendeki varlklarn tmn "Tanr'yla zde" gren; ev
reni, Tanr varlndan ayr grm eyen teki slam gizemcilerinde d e ... Ki,
bunlarn bu gr ve inanlar, bilindii gibi; "vahdet-i vcut" deyimiyle
de dile getirilir.329 slam "vahdet-i vcutuluu", ok deiik kesimlerden
ve deiik yollardan girmi olan bu dorultudaki "Tanr anlay"yla
olum utur.330
"Din-giz araclar" olan Brahm anlar, toplum zerinde son derece et
kiliydiler. "Kutsal metinler"i yalnzca bunlar yorumlayabilirlerdi. "Veda'lar"daki "gizli-gizemli bilgiTeri, "hikmet"leri yalnzca bunlar kav
rayabilirlerdi. Tm teki bu trden araclar gibi, bunlar da etkilerini
ktye kullandlar. D ayanlm az "bask"lar oluturdular. Buysa "tepki' lere yol at. Bundan da yeni dinler dodu: Jainizm ve Budizm.331
B rahm anlar, tepkileri nlem e yoluna yneldiler. K itleleri daha ok
kandrc, uysallatrc uyuturucular arayp buldular. B ulam ad k la
rn yarattlar ve bunlar "din"lerine eklediler. Y eni bir biim verdiler.
Bu yeni biim e "H induizm " denir.332
Hinduizm'in "kutsal kitaplar"nn banda yine "Veda'lar" var. Sonra
yorumlar olan "Brahmanalar" ve "Veda'lardan bir blm" saylan Upaniad'lar gelir. Bunlardan sonra da unlar gelmekte:
"Purana"lar. "Eski efsaneler"i anlatr bunlar. "H int m itolojisi"nin
tem el kaynaklarndan... D aha nce gelen "kutsal kitaplar" okum alar
yasaklanm olanlar, yani aa snftan kiiler, bunlar okurlar.333
136

"R am ayana"lar. H er bir R am ayana bir "destan". H epsinin ortak k o


nusuysa; T anr ya d a Tanr nitelikli Kral R am a'nn (V inu) yaam ve
kahram anlklardr.
V e nemli saylan "M ahbhrat". ki yz bini akn dizesi, on sekiz
blm olan iirler btn. "Bhrat'mn byk iiri" anlamnda.334 Ki
m ine gre, bunlarn "en gzel paras" da, "Tanr Krina"y ven ve
"cennetliin arks" anlam na gelen "Phagavat G ita"dr.335
Bu parada da, slam gizem cilerindeki "vahdet-i vcut"u anm satr
nitelikte anlatm lar bulunur. Bu, Birun'nin de ilgisini ekm i ve Birun, "aydn B rahm anlar", bir eit "tevhid ehli" (Tanr'y birleyenler) niteliinde kabul ederken; bu paradan da kantlar aktarr. r
nein u szleri:
"Ben, 'kll'm (bir btnm). Domadm, balangcm ve sonum
yoktur. lm em ... nsanlarn ou, 'Tanr'y bilmezler. Bunlar du
yular at iin, altklar eylere saplanp kalrlar. D om ayan,
dourmayan, gzle, gereklii kavranamayan ve bilgisi her eyi
kuatan bir zat bulunduunu bilmezler."336
V e u sz:
"Tanr h e r eydir. Ve h e r ey, T an r'd r. "
G erek Kur'an d a, gerek "hadis"lerde ve gerek slam gizem cilerinin
szlerinde, yazlarnda, "H int inan ve dnce dnyas"ndan o k a
yansm alar bulunduu grlr. u dem ektir bu: M uham m ed ve in a
nrlar, eski "H int'in hikm etleri"ni de "pazarlam akta"lar.
Sz konusu yansmalardan, Hindularn nem li "kutsal kitap larn d an
olan, "U paniad'lar"dan da bolca var. Karlatrldnda, bu aka
grlr.
Birka rnek:
"Svetaketu'ya babas seslenir:
-S vetaketu! K endini ok byk gryorsun am a, sayesinde, iitilm eyeni iittiim iz, anlalm ayan anladm z ve bilinm eyeni
bildiim iz B ilgi'yi rendin mi?"
Svetaketu, karlk verir:
-H a y r baba, bu bilgi nedir?"

137

Sonra babas anlatmaya koyulur: "amur"dan ve "altn"dan yaplanlar


dan rnekler zerinde dnmesini nerir. Bunlar, deiik "ad"lar ve "biim"ler alsalar da, temel yaplarn oluturan maddelerinde ayndrlar.
amurdan yaplanlar "amur"durlar, altndan yaplm olanlar da "altn"drlar.
"Bu nedenle, sayesinde her eyi bildiim iz bilgi de, aynen
byledir" der.
S vetaketu konuur:
-B ab a ! Benim reticim , bu bilgiyi bilm iyordu. Bilseydi onu
bana retirdi. Ltfen bu bilgiyi bana sen ret!
B abas, "Peki olum , reteceim !" karln v erir ve anlatr:
-B alangta, yalnzca; kincisi olm ayan tek varlk (Tanr)
vardr. (kincisi olm ayan tek varlktr O .)338
Dr. R asih G ven, U paiadic A n d Q ur'anic P hilosophy A n d Schools O f Vedanta A nd Islanic M ysticism adl ilgin incelem esinde,
Svetaketu'nun babasnn bu son szn, K ur'an'dan En'm Suresi'nin
19. ayetindeki, " ...D e ki, 'O, bakas olm ayan tek b ir T an r'd r...'"
szyle karlatrr hakl o la ra k .339 A ncak, ayn anlam daki szler,
anlatm lar, baka surelerde, b ak a ayetlerde de b olca var.340
Svetaketu'nun babas, anlatm larn srdrr:
"Kimileri, balangta hibir eyin bulunm adn ve evrenin bu
hiten doduunu sylerler. A m a byle bir ey nasl olabilir? Var
olmayandan, var olan ey nasl meydana gelebilir? Evet olum!
Balangta, yalnzca; 'kincisi olmayan tek varlk' vard. Bu tek
varlk, kendi kendine dnd: 'oalaym, gelieyim !' dedi.
Bylece, kendisinden evreni yarat. Ve her varln iine girerek
gizlendi. H er eyin A tm an {Ben'i) oldu. H er eyin z oldu.
"Svetaketu! Sen O 'sun ite!"m
Svetaketu, bu anlatlanlarla yetinm ez.
"Ltfen daha anlat baba!" diyerek srdrlm esini ister. Babas da
"anlatr, anlatr, anlatr". O "T ek V arl", deiik rneklerle anlatr
oluna.342

138

slam gizem cilerince "hadis" diye ileri srlen u nl sz, Svetaketu'ya anlatlanlara ok uygun dm ekte:
"Ben, bir gizli hzineydim . Bilinm ek istedim . B ilineyim diye de,
evreni yarattm !"343
"Tanr'nn birlii" ("tevhid") konusunda slam gizem cilerinin ve
zellikle de "vahdet-i v c u t u la rn n , nem le yer verdikleri iki tem el
inan var:
Birincisi: "A llah'tan baka ilah yoktur!"
kincisi: "V arlkta, A llah'tan baka hibir ey yoktur!"344
Bu iki inanc da, U paniad'larda ska bulabilm ekteyiz.
B irincisine rnek: (Y ukarda anlatlanlardan baka):
"-Y agnavalkya! K a tane Tanr vardr?
-T anrlara ait ilahilerde anlatld gibi, yz ve bin tane.
-D o ru ! A m a gerekte ka tane?
-O tu z .
-D o ru . A m a gerekte ka tane?
-A lt!
-D o ru . A m a gerekte ka tane?
- !
-D o ru . A m a gerekte ka tane?
-k i!
-D o ru . A m a gerekte ka tane?
- B ir buuk!
-D o ru . A m a gerekte ka tane?
-Y a ln z c a B ir tane!
- y ley se bu yz ve bin tane olan nedir?
-B unlar, Tanrsal glerdir ki, en nem lileri otuz tanedir!"345
slam 'daki "Tanr"nn "ad"larn, sfat"larn dnn ve burada
an latlanlarla karlatrarak deerlendirin. A radaki benzerliin ne
denli alas olduunu greceksiniz.
slam'da, bir "el ism'l-a'zam"dan ("ism-i a'zam dan) sz edildiini bi
lirsiniz. Hristiyanlkta da benzeri olduu sylenir. bn Hiam (.838),
Hristiyanln Yemen'deki Necran'a, Feym iyon adnda bir H ristiyan

139

araclyla sokulduunu anlatrken, bu adam n "el ism 'l-a'zam "


bildiini, bununla alas olaan st l k ler gsterdiin i anlatr.346 "El
ism 'l-azam ", "en byk ad" (T ann'nn en byk ad) dem ek. A m a
yaln zca byle aklam akla durum anlatlm olm az. Bu "en byk
ad", birok eyi zen, birok kapy, hatta tm kaplar aabilen bir
byl anahtar niteliindedir. B ir "gizli bilgi hazinesi"dir de. B unu
bilen, "her eye erm i" saylr.
' te bu byl anahtar, U p aniad'larda da var: Om.
K atha U paniad'da yle dendii grlr:
"Tanr B rahm an' anlatan Om, varln en yce m ertebesidir.
T m varlklarn kaynadr. U lu bir sim gedir. B u hecenin an
lam n bilen kii, am acn a ulam ve T an r'y tan y an b ir k im
se olarak, btn insanlardan sayg grr."347
Om, "T anr" nitelii tayan ve "Ben" dem ek olan "A tm an" d a
anlatr. yle aklanm akta:
"Simgesi Om hecesi olan Atm an (gerek Ben), her eyi bilen Tanr
Brahm an'la ayn varlktr. D om am tr. H erhangi bir nedenin so
nucu deildir. lmez, yok olmaz. Beden yok olsa b ile .. .',348
" ...B ilg e kiiler (hikm et sahipleri), kiilii olan A tm an (Ben)
ile, evrensel Ben dem ek olan T anr B rahm an'n, bir k ve g l
gesi gibi olduunu sylerler."349
"(A tm an). En iteki bu varlk, bu Ben, ne kutsal m etinlerin
yardm yla, ne akln inceliiyle, ne de ar b ir renim le bu
lunabilir. O, ancak kendi istedii kiinin araclyla b u
lunabilir."350
M uham m edin "okum a yazm a bilm eyen kii" olduunu ileri sren
sav gz nne getirin.
"(B rahm an=A tm an), biim sizdir, sessizdir, tatsz ve kokusuzdur.
llem ez. H esaba gelm ez. B alangc ve sonu yoktur, eb e
didir. D oann tesindedir. O 'nu tanyan kii, tm aclardan ve
lm den kurtulur."351

140

Dr. R asih G ven, buradaki anlatm da, E n'm Suresi'nin ayn aye
tiy le (19. ayetle) k arlatry o r.352 A m a ben, buradaki byle bir kar
latrm ay p ek y erin d e bulam yorum .
slam gizemcilerince ikinci temel inan olarak benimsenen, "Varlkta
A llah'tan baka hibir ey yoktur!" ilkesinin de U paniad'larda ok
rnekleri var:
te biri:
"Btn evrende va r olan, yalnzca Tanr'dr. T a n r'd a n b a ka
h i b ir ey y o k tu r ,"353
B ir b aka rnek:
" lm sz A tm an (B en); gkyznde p a rlayan gne, bolukta
esen rzgr, ocakta yanan ate, eve gelen konuktur. O; btn in
sanlarn, btn tanrlarn, btn varlklarn ve eter'in iine g iz
lenmitir. G erein olduu her yerdedir. Suda doan balk, to p
raktan kan bitki, dalardan akan akarsular hep O'dur. O, e
itli grntlere brnd halde, hi deim eyen bir gerektir,
bir gtr."354
Bilindii gibi, Yahudilikte, Hristiyalkta ve slamda, "Tann", "insana
benzer nitelikte" dnlr ve ou kez de "Tanr", din lleri iinde "ol
gunlam" ("kmil") "insan"da grlr.355 Bu gr, slam gizemcile
rinde, "vahdet-i vcut"ulannda, daha da belirgindir. "Kmil insan" denen,
gerekte insanlm bile yitirip "mistikletii lde mallam" olan
kiiye verilen nem o noktaya gtrlmtr ki, kimilerince "insan"a,
"Tann" diye bile baklabilmitir. nl gizemci Halla'tan aktanlan, "Ben
H akkm" ya da "Hak (Tann), benim!" dem ek olan "Ene'l-Hakk!" szn
anmsayn. "lerici" geinen kimilerince de, bu sz, insana byle bak;
"ileri" bir sz, "ileri" bir baktr. Oysa, ilkan, "ilkel" inancm, ilkel dn
ya grn yanstr bu. "nsana tapnma"nn bir kalntsdr. V e M ilattan
nceki toplumlarn birounda vardr.
Sz konusu bak ve anlay da, U paniad'larda bolca bulunabilmekte:
K atha U paniad'dan bir rnek:
"Bu insan vcudun, yedi kaps olan bu beden; sonsuz bilinli
ve balangsz varln, T anr'nn yerid ir."356

141

slam da, kimileri bunu bir "hadis" olarak yanstrlar. "Tann"nn "hibir
eye ve hibir yere smayp", yalnzca "insann, inanr kiinin kalbine
sdn" anlatan bir "hadis" slam gizemcilerinde nldr.357
M u n d ak a U paniad'dan bir rnek:
"G erek Ben (Atman), her eyi bilir, her eyi anlar. Yeri (mekn),
Tanr'nn kl taht olan kalptir."m
C h andogya U paniad da, h er varlktan nce bulunup h er eyi ve
herkesi yaratt anlatlan "T anr"dan sz ederken, Svetaketu'nun b a
basnn, "Svetaketu! Sen O 'sun ite!" d em esi de, "E ne'l-H akk" inanc
n ya n stm y o r m u?
U p an iad larda, "kiinin T anr'y bilm esi", bilgiler iinde "en yiice
bilgi" kabul edilir.359 slam gizem cilerinde de y le .. .36 M undaka U paniad'da, "bilgi"yle, en deerli, "en yce" bilgi saylan "hikm et" ara
sndaki "fark"n gzden karlm am as istenir. "H ikm et", hem "Tanr'ya zg" bilgidir, hem de "Tanr'yla birlem ektir. 1/361
Y ahudi ve H ristiyan "kutsal kitap"larnda olduu gibi, Kur'an d a
da nem le zerinde durulup "hikm et" diye "pazarlanan"larn ounu,
hi g lk ekm eden U p an iad ia rd a da bulabilm ekteyiz. B unlardan
biri "szdr, K u r'a n 'daki deyim le "gzel sz".
brahim Suresi'nin 24. ve 25. ayetlerinde, "gzel sz"; "kk salam,
dallan ge ykselmi, her m evsim de meyvesini veren aaca" benzetilir.
26. ayette de "kt sz"n, "kknden kopup yeryzne dm ve bir
yerde, bir kararda duramayan aaca (ya da bitkiye)" benzetildiini gr
rz. Bu tr (hemen hemen ayn) benzetme, Tevrat'n M ezm urlar bl
mnde (1:3-4) ve teki blmlerinde de362 yer almakta. "Aaca benzeti
lerek anlatm", U paniad'larda d a grlr.363
K u ra n ayetlerinin "gzel sz" anlat, okuyan ya d a dinleyenlere
"gzel" gelebilir. Ancak, burada zerinde durulan ve "pazarlanan"; akla
ilk gelen trden deil. "nsanca" deil nk. "Tannca"!!! Yani, insanlara
yarar salayacak, yararl bilgiler verecek ve "insanca yaam "a gtrecek
trden bir "gzel sz" am aland sanlmasn. A m alanan, yalnzca
"im a n 364 ve "imanlatrlm hikmet"tir. teki "kutsal kitap"larda nem
verilen "sz"le de amalanan budur! Upaniad'larda d a "sz"e son derece
nem verilir ve bu "sz"le am alanan da ayn:

142

Yuhanna ncili'nin birinci babnn birinci ayetinde, "sz"n, "evrenin


yaratlmas"ndan nce de "var" olduu, nc ayetindeyse; "her eyin,
bu sz araclyla yaratld" anlatlr. Bylece, Tevrat'n ilk kitab olan
"Tekvin"in ("yarat"n) birinci ve ikinci baplarnda anlatlanlara uygun
bir aklam a yaplm olmakta. Kur'an'da buna uygun aklama grlr,
"kn!" ('ol!') "szyle "her eyin yaratld" bildirilir!365
Upaniad'larda da, "sz"n "balangta" var olduu ve "yaratma"da
rol ald anlatlmakta. rnein Aitareya Upaniad'da, "evren yaratlr
ken", "sz"den "ate" meydana geldii ve bunun da birtakm oluumlar
dourduu yazl.366
Yuhanna n cili'nin b irinci babnn y in e 1. ay etin d e aynen yle
deniyor:
"...V e sz, T a n r'y d ."
"Y aratt", anlatldktan sonra byle denm esi alas deil. n
k, "yaratan"n, "Tanr" saylm as doal.
U paniad'larda d a byle dendii grlr. rnein B rihadaranyaka
U p aniad'da aynen yle denm ekte:
"Sz bilgidir. nk, dnyevi olsun, semavi olsun her ey, her bilgi,
sz sayesinde bilinir. Bu dnyann ve te dnyann bilgisi, sz sa
yesinde elde edilmitir. ( ...) Majeste! Sz, Yce Tanr'dr!"m
"Sz", din gizemcileri iin, tm dinler ve araclar iin ok nemlidir.
nk "t"lerini, "sz"le sunuyorlar, kitleleri "sz"le kandryorlar,
karlarn "sz"le salyorlar. U paniad'm yukardaki anlatm n dile ge
tiren de bir "din aracs"dr. B u parann yer ald blm de anlatldna
gre, bu "din adam", "M ajeste!" diye seslendii kiiye, "Tanr" konu
sunda "bilgi" veriyor. A m a "karlksz" deil. Verdii her "bilgi"nin so
nunda, "M ajeste"nin yle dediini okumaktayz.
"Sana bin koyun daha veririm , bana daha ret!"
A yn blm de anlatlr ki, ayn din adam , bu sz, "M ajeste"ye
birka kez368 syletm eyi baarm . Y ani "M ajeste", alm ak istedii her
bilgi karlnda "bin koyun"u gzden karm ! A m a yine de, T an
r konusunda kendisine verilen "bilgi"ler doyurm am olm al ki, za
v allnn, ayn "din adam "na yle dedii an latly o r U paniad'da:
143

"H er eyim i sana veriyorum . (G erekli bilginin tm n vererek)


beni kurtar!"369
Z avall "M ajeste", kanc "bin koyun" verdikten sonra byle sy
lem ek zo ru n d a kalm , artk bu, iy ice aklanm yor!
U paniad'larda, "bilgi"ler "sra"ya konmakta. Tm "bilgi'ler, "aa
dzeyde". "Yksek dzeyde" gsterilen yalnzca bir "bilgi" var: "Tanr'ya
ilikin bilgi". Ve "Tann, bilginin kendisi" saylm akta.310
Yine Upaniad'larda, "bilgi"nin, "hikmef'in, yalnzca "retici"den,
yani "din-giz aracs"ndan alnabilecei aklanr sk sk.371 D emek ki,
"Tann" konusundaki bilgi, baka trl salanamaz. nk, bu "bilgi",
geim kaynadr bu tr araclar iin. "MaT'dr, "koyun"dur. "Kutsal metin"lere, sz konusu "aklama"y koymakla, "din" ve "giz" araclan, karlann gvence altna almlardr.
K im i "ilerici geinenler, "B udizm "deki durum un "farkl" o ldu
unu savunm a hevesi iinde grnrler.372 A m a iin gereine in ild i
inde grlr ki, "B udizm deki durum da ayn. M uham m ed d ne
m indeki durum undan rnek sunaym :
N azm iye Togan'n, "Peygamber'in anda Orta Asya" balkl ince
lemesinde yazdklarn, anlalr dile evirmeye alarak aktaryorum:
" inli B udist rahip H en- ang, kalabalk m aiyetiyle birlikte,
M iladi 629 ylnda, yani P eygam ber'in lm nden drt yl n ce
sinden balayp, H alife O sm an'n hkm darlnn 2. y lna dek
sren 17 y llk bir geziye kt. O sralarda G ktrklerin y ne
tim inde bulunan D ou ve B at T rkistan'n orta kesim lerinde ve
H indistan'da gezip dolatktan sonra ayn lkenin gneyinden
geip in'e dnd. (645'de.) ( ...)
"H en (Y en)- ang'n 629'da, in'den kp T iyanan uygar
lklarnn bakenti olan Q oco'ya (im diki K ara-H oca'ya) ve Karaehre gelinceye kad ar olan gezisine, karlan n a ve b u ra
la rd a gsterilen ilgiye ilikin yazlanlarn zeti u:
"B udist rahip, D ou T rkistan'n bugn bile nem li olan Q om ul
kentine geliyor. B uras G ktrk lkesiydi. H alk d a B u d ist idi.
R ahip, buradaki B udist m anastrnda konuk kald. Q om ul ken

144

tinin valisi de, bu valinin bal bulunduu Qoo H km dan olan


Khio-Ven-Tay da, Budist idiler. Budizm teolojisinin byk 'lim'i
diye n olan rahibi; gerek Vali, gerek H km dar, saraylarnda
konuk ettiler. Q oo H km dan, Q om ul'a grevliler gndererek,
zel bir saygyla getirtti. H km dar, ileri gelen m em urlar, ka
dn ve ocuklaryla karlad. H km darn ei K ra lie de, k a
dn ve kzlardan oluan bir kalabalkla rahibi karlam aya k
m t. R ahip, H km darn saraynn yanndaki b ir B udist m a
nastrnda konuk oldu. ok kalm ayp hem en gitm ek istiyordu.
H km dar buna ok zld. S onra R ahip bir ay daha kalm aya
raz oldu. M anastrda ok sayda kadn aalar vard. R ahip, b u
rada, B udizm 'le ilgili konferanslar verdi. Bu konferanslara, H
km dardan baka, yal annesi de geliyordu. H km dar bu B u
d ist rahibe, o denli sayg gsterirdi ki, o m in b e re ka rken , sr
tn o n a b a sa m a k yapard. B udist R ahip H en (Y en)- ang,
g ezisine devam etm ek zere ayrlrken, Q oo H km dar ona,
y z o k k a altn, o tu z b in g m para, be y z p a r a atlas ve
ip ek verdi. O tuz sekiz at ve yirm i drt hadem eyle birlikte, asl
bal bulunduu B at T rk H an T ng Y abgu'nun lkesine d o
ru yola kard. G idinceye dek, kendisine elik etsin diye de,
yksek rtbeli m em urlarndan H un-Sini, kalabalk bir grevliler
to pluluuyla birlikte yanna katt. A yrca rahibe gerekli ilgi ve
saygnn gsterilm esi iin gerek Tng Y ab g u ya, gerek H in d is
tan'a geecei yerlerdeki 24 lkenin byklerine m ektuplar y az
d. V e u u rla d ..."373
N azm iye Togan'n yazs asl kaynaklardan zetlenerek alnm.
A m a yine de olduka Uzun. Budist rahip Hen ang'n bundan sonraki
gezisi de, uzun uzun anlatlyor. Yol boyunca karlatklar, bir "din
adam" olarak "din evreleri"yle ilikileri, inanr topluluklarndan ve dev
let adam larndan grd ilgi, sayg ve ald arm aanlar.. ,374
Bizi burada ilgilendiren, B udist rahip H en ang'n, bir B udist din
aracs olarak, "pazarlad" din ve giz "hikm et"lerine k arlk g rd
ilgi ve salad "kar"lardr. Bu, B udizm 'deki durum un, teki
dinlerdekinden "farkl" olm adn gsteren kantlardan biri. B u
dizm 'in kendisi de teki dinlerden pek farkl deildir. T m yle b a k a

145

olsayd, onun "hikm et"leri, baka dinlerde de "pazarlanyor" olur


m uydu? Bu "hikm et"lerden birou, M uham m ed'in K ur'an'nda da
y er alyor ve "piyasaya srlyor".
rnein, Budizm'in de iinden kt "Hint inanlarTnn tmnn
benimsedii "Karma Yasas"n bu din de aka benim ser.375 yle ya da
byle anlatmas nem li deil. nemli olan, benim sem i olmas. "Karma"da, savunurlar ne derse desinler, Budizm'inkinde de, "iflah kesici" bir
"kadercilik" var. Kur'an'm inanrlarna sunduklarnn d a odan bu olu
turur. Yani; "kadercilik".
"Karma"y, ksaca; "eden bulur!" dem ek olduunu syleyerek aklar
kimileri.376 Kimileriyse, "eveleyerek geveleyerek", baka trl gsterirler.
"Aklc" ve "bilimsel" diye yutturm ak iin "bilimsel' nedensellik" bii
m inde sunarlar.377 O ysa olduka "ilkel" kafalardaki inanlardan "bilimsel
nedensellik" diye bir ey karlp ortaya konabilir m i? Bence, aktarlan
lara dayanarak sylemek gerekirse, Budadaki "kadercilik", adalarn
dan, en azndan oundan, ok daha katyd. rnein o adaki "Brah
manizm " inanrlarndaki "kadercilikken. N iye derseniz, uydurmaca da
olsa bir "kurtulu" um udu iindeydi bu inanrlar. "Tanrlara kurbanlar
sunma" yoluyla, u ya da bu yolla, u ya da bu biim de bir "kurtulu"
umarlard. Biraz daha iyi durum a ulam a biiminde de o lsa ... O ysa B u
dizm 'deki "karm a emberi"nden, "bo laflar" bir yana brakrsak, hibir
biim de "kurtulu" yok. nsanca yaam n gerektirdii "isteklerden
vazgeilm edike"...
B udizm savunuru grnen birinin B uda ve retisi adl kitabnda
yle deniyor:
"K ukusuz, karma_ yasas karsnda, tanrlarn da elleri kolllar
bal olm alyd. nsanlar, eylem lerinin sonularndan ku rtar
m ak, onlar balam ak; nedenleri, sonu balantlarndan k o
parm ak dem ek olacakt ki, byle b ir e yi ya p m a ya ta u n la rn
bile gc yetm ezdi. O zam an da, tanrlardan m edet um m ann,
onlara adaklar adam ann, kurbanlar sunm ann ne yarar olabi
lirdi? Bu durum da kurban trenlerini yneten keilerin g e
reksizlii de kendiliinden ortaya kyordu. "378

146

Yazar, Budizm dncesini, Budizm'deki "karma"y anlatmak; dahas,


savunmak iin Budizm adna yazyor bunlan. "Kurban trenlerini yneten
keilerin gereksizlii, kendiliinden ortaya kyor"mu! nemli olan bu
tr "keiler"e "gerek duymamak" ya da "gerek olmadn sylemek" mi,
tm "rahipler"e, din araclarna son vermek m i? Budizm'deki "rahipler"in,
din-giz araclarnn, "iman" ve "imanlam hikmet" pazarlamakta, kar
lnda da byk karlar salamakta, baka dinlerin araclarndan geri kal
madklarna yukarda bir m ek sundum.
Yazar, Budizm adna konuyu srdrrken: "Eylemlerimizin sonu
larndan bizi kurtaracak ne Tanr, ne de baka bir g olam ayacana
gre, eylemlerimizin sorumluluunu stlenmekten baka bir zm
kalm yor o rtada..." diyor.379
"Eylem lerim iz" denirken ne anlatlm ak isteniyor?
Yazarn kendisi burada neyi amalarsa amalasn; "diri'lerin ve bu ara
da "Budizrriin "eylemler"den neyi amaladklarn, "eden bulur!" dedikleri
zaman ne anlatmak istediklerini ok iyi biliyoruz. "Din"ler, t"lerine,
"eriat"lanna gre deerlendirirler "eylenT'leri. "Uygun" olanlara "dl"ler,
"ters" olanlara "ceza"lar bierler. Budizm'deki durum da baka trl deil.
"TamT'snn olmamas, ya da bu dinde "Tanr'ya inanlmyor" gsteril
m esi de ok eyi deitirm iyor. "Tann"ya inanlm ad doru bile olsa,
eitli dinsel "kurum "lan var, din araclar var. H er eye ve bu arada
"eylem"lere, "dinsel gzlk"le bakmak iin, bu yetiyor.
Buda, insanla bir "kurtulu" nermi: "stekleri yok etmek." nsanca
yaamn vazgeilemez gereklerinden olan "istek"lerden vazgemeyi ner
mi. Tm "ac"lann "kayna"n "istek"ler oluturuyor Buda'ya gre. Ne
denli akla, manta uygun "yorum"lar getirme abas gsterilirse gste
rilsin, "Buda'nndr!" diye aktanlagelen dncenin z, zeti bu.380
B u dnceninse toplum lara egem en olanlarn y ararn a olduu
belli. K itleler "istekler"inden uzaklaacaklar, onlar da egem enliklerini
d iledikleri gibi srdrecekler. B aka trl anlatm ak, insanl al
d atm aktr bence.
Budizm'de "evrim" var, ama ilkel bir evrim dir bu. Budizm deki "nirvana" da, gizem cilere zg "safsata"dr, bo bilgicilik"tir, bo inantr.
"Nirvana", "acdan kama" demek szlk anlamyla.381 "Ruh, aydn
lannca, nirvanaya geer"mi. "E itim le "aydnlanr"m.

147

N asl bir eitim le?


K sacas: "stekleri yok etm e e itim i"y le ...382 " lm eden nce l
m ek" de diyebilirsiniz buna.383 slam gizem cileri de "lm eden nce
ln!" anlam nda "hadis" diye nl bir sz de dayanak alarak byle
lm eyi tlerler. "Fena" (yok olm a) derler buna. "M rit"lere "eyh'te
yok olm a"y, "Peygam ber'de yok olm a"y ve en son, B udizm 'in "Nirvana"sna (isterseniz zrvasna deyin) benzer nitelikte; "T anr'da yok
olm a"y dev olarak verirler.

K ur'an'm P azarlad klar A rasnd a Buda H ikm etleri,


B udizm ve slam G izem cilii
R eynold A. N icholson, "Bu szckler ( fena' yani yok olm a ile 'nirvana'), birbirleriyle ylesine uyum halindedir ki, onlar tam am en
balantsz sayam ayz" diyor.384
Kur'an'm yayd (pazarlad) dncede de, bir yandan "kader" ve
"kadercilik", br yandan "lm , "br dnya"y ve "Tann"y d
nerek bir eit "lme", "yok olm a" d var.385 Kadercilik ve bu t,
Kur'an'm btn iinde, ayetlere serpitirilerek yerletirildii iin, gi
zemciler, bu yndeki dncelerini, benimsedikleri ilkeleri ileri srer
lerken, yer yer "ayef'lere de dayanm aktan geri kalmazlar. Zam an zaman,
"ayet"lerin (bu arada "hadis"lerin) "yabanclardaki "kaynak"lanna ba
vurarak, sergilerindekini tam am larlar. te bunlarn bavurduklar kay
naklar arasnda "Budizm" de grlmekte. Reynold A. Nicholson, bakn
ne diyor:
"Prof. Goldziher, u nem li noktaya dikkati ekmitir. Sufi (gi
zemci) zahid (dnya tadlann brakarak kendini tmyle ibadete
veren) brahim b. Edhem , slam m enkbelerinde/tahtn terk ederek
gezgin bir dervi olan B elh Emiri olarak grlm ektedir ki, bu;
Buda'nn hayat hikyesinin bir tekrardr. Sufiler (gizem ciler), 'tes
p ih kullanma'y, Budist rahiplerden renmilerdir. Konunun ay
rntlarna girmeden rahatlkla sylenebilir ki, Suflik yolu, 'ahlaki
bir nefis terbiyesi, 'zuhd murakabe' ve 'fikri arnma' olmas ba
km ndan; Budizm'e ok ey borludur."m

148

Zen Budizm, D.T. Suzuki'den Sem e Yazdar adl kitab, "sabr"


szcn aklarken, "yoksulluk, hakszlk gibi zc haller karsnda
ses karmadan onlarn gemesini "bekleme"yi "erdem" sayacak l
de387 "ilerici", olan T rk Dil Kurumu'nun "eviri dl"n kazanan bir
"ilerici ada" yazarm z, Buda ve retisi adl kitabnda, Budizm i ile
riciler kesimine sevimli gsterm ek iin oka ter dkm e benzer. Bu
kitabnda, "Budist metinler"den aktarlan alntlara da dayanarak (Bu
dizm adna) u zet deerlendirm eyi sunuyor:
"B tn bam llklar inceden inceye irdelersek, her tr ba m
lln ardndaki gdnn, gcn doyum suzluktan alan istek
ler, tutkular olduu grlp anlalacaktr. Y aam daki btn bu
kavga, ekim e, boum a, iti kak, savam a, k aralam a, k ara
alm a urann ardndaki gd; aram a, elde etm e, elde ettik
lerine sk sk sarlp elden karm am ak iin srdrlen bir a
balam adan baka nedir?
" ...B ir kez gzm z ap da, nedenini yanlgdan alan bu ko
u tu rm a n n am aszln, a n la m szl n grebilsek, k u k u
suz bizi byle k outurm aya iten koullanm alar, b iim lenm eler
(sankhara) etkisini yitirecek, bu koullanm alarn, biim lenm e
lerin zorlad bam llk da kalkacak ortadan."388
A ka unun dem ek istendii grlyor:
"Y aam daki btn kavga" ve tm "kouturm alar" braklm al.
nk bunlar, "neden"ini " y a n lg d a n alyor.
"Y aam k avgas"na ilikin tm "istek"ler, "tutku"lar tm yle
b rak lm al.
Y ani ne dem ek?
" lm eli insanlar. Y aarken, yaar grnrken lm eliler!" dem ek.
"Yanlg", "nedensellik emberi"nin "12 ubuu"ndan biri diye gste
rilmekte. "Kurtulu", bu "ember"i paralam akla olabilirmi. "ember"in,
ya da "zincir"in "kopanlabilecek tek halkas", Buda'nn zerinde durduu
"yanlg"ym .389
Peki, neym i bu "yanlg"?
"Y anlg"y, B u d a yle anlatyorm u:

149

"O nunla y o k lu k , varla dnyor. B ir olan ey, bin bir gibi


gzkyor. Bu benim , bu da babam , buysa anam , bu malm, bu
d a zenginliim , dedirtiyor."
Y orum u da uym u:
" ...B u d a 'y a gre 'yanlg', grnm n yanltc alm ll n a k a
plm ak tr y a da drt yce gerei; strab (acy), strabn ne
denini, strabn yok edilebileceini, strabn y o k edilm esini
salayacak yntem i bilem em ektir."390
"Istrabn yok edilm esini salayacak yntem " neym i peki?
"stekler"i ve insandaki "ben"i "yok etm ek"!!!391
D ne d o laa ayn noktaya geliniyor:
"lmeden lm ek"... "Kurtulu" iin, "zgrlk" iin nerilen bu!!!
D eniyor ki:
"B udann dnya ve evren grnde 'kast'tan (snftan), soydan
gelen ayrcalklara y e r olm ad gibi, ne kiisel, ne de evrensel
bir ruha, Tanr 'ya da yer y o k ... 392
yi am a; kitlelerin "canl ller" durum una gelm elerini istem ek ya
da nerm ek; stn "kast"n, egem en snfn ya da bu durum daki snf
larn "yararna olan ortam hazrlam ak" anlam na gelm iy o r m u?
B udann "ruh"a ve "T anr"ya "yer verm edii" yolundaki sav da
pek ciddiye alm am ak gerekir bence. C handogya U paniad'da "Bir za
m anlar, Satyakam a adnda, kk bir B rahm anolu vard. Bu kk
bilge, Y ce G tam aya (B uda'ya) renci olm aya karar v e rd i..." de
nerek balanan bir yerinde, S atyakam a ile B uda arasn d a geen "konum alar"a yer verilir.
Bu konum alar srasnda bir sorusuna Satyakam a'nn verdii k ar
lk zerine B u d a yle der:
"O lum , doruyu syledin! G erek bir B rahm in'den bakas
byle konuam azd!"393
D em ek ki, "Buda'nn dnya grnde ayrcalk lara yer o lm a
d", sanld lde doru deil. B uradaki "gerek B rahm in" de
yim inde, bir "ayrcalk" kokusu, hem en kendini duyurm akta.

150

A yn kesim de anlatlanlardan bir para:


"Yce bilge (Buda), Satyakam a'ya drt yz tane zayf ve hastalkl
davar verdi. 'Olum! Bu hayvanlan orm ana gtr, otlat! Saylan
bin taneyi bulmadka, kesinlikle geri dnmeyeceksin!' dedi.
"K k bilge (Satyakam a) hem en bu buyrua uydu. D avar s
rsn orm ana doru srd. Ve gzden kayboldu. A radan yllar
geti. S onunda dav arlarn says bine ulat. te o zam an, s
rnn ba, S atyakam a'nn yan m a yaklat ve dile gelerek: 'Sat
yakam a! B iz artk bin taneye ulatk. im di bizi, Y ce B ilge'nin
(B udann) evine gtr ve ben sana Tanr'nn bir p a ra sn n ne
olduunu syleyeceim!' dedi. Satyakama: 'Ltfen syle, nedir?'
dedi. O, karlk verdi: 'Dou yn, Tanr'nn bir parasdr. Bat
da yle. Kuzey ve gney ynleri de y le... Bu drt ana nokta,
Tanr'nn bir parasn oluturur. O'nun baka bir parasn sana
'ate' retecek ..."394
E rtesi gn, sry toplayp B uda'nn evine doru yola kar S at
yakam a. A kam a doru b ir yerde konaklanr. K k bilge bir "ate"
yakar. "badet etm ek" zere de "dou"ya doru ynelip oturur. O s
rad a yanan ateten bir ses iitir: "Satyakam a, T anr'nn bir p arasn
da sana ben reteceim : Toprak. G kyz ve gkler, O 'nun par
alardr. O kyanuslar d a . .. B tn bunlar, T anr'nn bir parasn o lu
tururlar. B ir baka parasn da sana kuu retecek!" Satyakam a, y i
ne yrr yoluna. B ir yerde yine konakladnda ayn biim de douya
ynelip ibadete koyulur. B u arada "ate"i de yanm aktadr. Bir kuu
uarak gelir yanna. O da yle seslenir: "Sana, Tanr'nn bir baka p ar
asn retm ek iin geldim . nnde duran bu ate, Tanr'nn bir baka
parasdr. G kyzndeki A y ve aydnlk da O 'nun paras. Btn bun
lar, T anrnn bir parasn oluturur. B ir baka parasnysa sana bir
dalg kuu retecek!" K k "rahip", yrr yoluna. Y ine konaklad
bir yer olur. Y ine ateini yakar. Y ine ayn yne ynelip ibadet ederken
bir dalg kuu gelir. O d a yle konuur: "S ana T anr'nn bir baka
parasn retecek olan benim . Soluk, grm e, iitm e ve zihin, Tanr'n
birer p arasdrlar..."
S onra unlar okum aktayz C handogya U paniad'da:

151

"Daha sonra Satyakama, yine yoluna koyuldu. V e yce reticinin


(Buda'nn) evine vard, kendisini tantt. Yce Gtama (Buda), onu
grr grm ez bir lk kopard:
'"O lum ! Yzn, Tanr'y tanyan b ir kim senin n sayor.
Tanr bilgisini sana kim retti?'
"S atyakam a karlk verdi:
'"nsanlar deil, bana baka yaratklar retti saygdeer efendim!'
A m a ben sizin de bir eyler retmenizi diliyorum. nk bilge
kiilerden, insan, En Y ce yilike ulatracak bilgiyi, ancak; bir
'guru'nun (bir din reticisinin) verebileceini iittim!'
"Yce G tam a (Buda), gerekten btn varlyla Tanr'y a ra
yan bu Brahm anoluna, bu bilgiyi de retti ve artk, geriye,
renecek hibir ey ka lm a d .1,395
Bu anlatlanlar da varken, B u d ann "T anr"ya "yer verm edii" y o
lundaki sav, nasl ciddiye alnabilir?
"Budist Tanntanm azl"nn sonralar "oktanrlla dnt" ile
ri srlr.396 Varsayalm ki, bu gerek. O zaman unu sormak gerekir:
D nm eye elverili olm asayd, "oktanrlla" dnr m yd?
B udizm in, kim i "kitapl dinler" zerinde etkisi olduu belirtil
m ekte.397 B ence dorudur bu sav. nk birok din gibi bu din de,
"propagandac" din araclarn, uraya buraya gnderm itir. B ir y a
banc yazarn D inler T arihi'nde unlar okuyoruz:
"Salomon Reinach'a gre, 'Kral Asoka, 250 ylna doru, kom
usu olan Y unan K rallarna Suriye'ye ve M sr'a m isyonerler gn
dermekle vnyordu. E ssenyenier (kimine gre bir Yahudi m ez
hebidir.398 Clement H uart'a gre: Hanifler.399 B ana gre de Sabilik
dininin bir byk kolu-T.D.) hatta skenderiye Helenizm'i zerinde
etki yapm olmas pek de uzak bir ihtimal deildir.' Nitekim, ilkel
(ilk) Hristiyanlar da, Essenyenlerin etkisi altnda kalm lardr.400
B ence, Budizm , Sabitlikten etkilenm itir. Y ine benim sediim g
re gre, Sabilik, B udizm 'den de, teki H int dinlerinden de nce

152

vard. nk, H int dinlerinin kutsal m etinlerinde, Sabiliin ieriini


o luturan "G ne K lt", "Ay K lt" ve "yldzlar" klt, arlkl
b iim de grlm ekte.401
Budizm in gerek Yahudi, gerekse Hristiyan inanlarnda ok etkili
olduunu bir gerek olarak kabul etmek mmkn. slam zerinde d e ...
Kimilerine gre, Budann ad da, "Zl Kifl" diye Kur'an'da gemekte:

K u r 'a n d a B u d a 'd a n B ir P e y g a m b e r O la r a k m Sz E d iliy o r?


M uham m edin, am zdaki "hem nalna hem m hna vuran" savu
nurlarndan ve uluslararas n olan Prof. Dr. M uham m ed H am idullahin
slam Peygamberi adl kitabndan bir paray aktaryorum:
"M uham m ed aleyhi's-salat ves-selm devrinde bile Budizm ,
dnyann ileri gelen byk dinlerinden biri durum undayd. H in
distan ve in ktasndan olm ak zere, B udist birtakm tccarlar,
zellikle A rabistann gney-dou blgelerinde kurulan byk
fu arlara katlrlard. A m a bu gelenlerin saylarnn az oluu, d il
lerinin farkll ve lkelerinin denizlertesi uzak lkeler oluu
nedeniyle, A raplar arasnda, bunlarn dinleri hakknda pek az
ey biliniyordu. K ur'an- Kerim, bu dinle ilgili olarak dorudan
doruya bir bilgi verm em ektedir. B az Kur'an tefsircilerinin
gsterdikleri ince a ratrm alar sonunda, onlar, B udizm 'in de
K ur'an - 1 K erim 'de gem ekte olduunu kefedip gsterm ilerdir.
Bu, Z 'l-K ifl' adyla K ur'an'da geen b ir p eyg a m b er d olaysyla
olm utur. B aka b ir ekli b ilinm eyen ve Kur'an'da geen bu ad,
k iflli, ya da K ifl'e m ensup anlam na gelm ektedir. Bu Kur'an
tefsircileri, 'K ifl' adyla geen kentin de Kapilavastu, ya n i Gtam a Buda'n doduu kent olduunu ileri srerler. 'Zl-K ifl'
ayn zam anda 'b e sle y ic i'y a da 'besin', g d a anlam larna da g el
m ektedir. B urada hatrlatalm ki F illiozat adl doubilim ci b il
gin, L 'lnde lassique adl eserinde (II, s.468-469: 2177), G tam a
B uda'nn, bir D evlet B akan olan babasnn adnn S udodna
ve devlet bakentinin adnn d a K apilavastu olduunu syler.

153

Sudodna'nn anlam , 'temiz besin', 's a f yiyecek'tir. B udizm 'le il


gili izleri izleyen baka tefsirciler, K u ran- Kerin'in u ayetini
gsterirler:
"n c ir aacna, zeytin aacna, Sinin dana ant olsun ki!.. V e
u gvenli kente ant ierim k i...' (Kur'an, 95:1-3.)
"Bu ayette sz geen 'u gvenli (emin) kent, M uham m ed aleyhi's-salat ve's-Selm'n doduu kent olan 'M ekke'yi anlatmaktadr.
'Sina (Sinin) Da'ysa, insana doruca 'M usa P eygam beri hatr
latmakta. 'Zeytin aac'yla da, btn herkes, Filistin'deki 'Zeytin
D a ve 'sa' Peygam beri dnmektedir. 'ncir aac'na gelince:
imdiye dek hi kimse, kalkp da bununla ilgili, yabani bir incir
aac dibinde 'itfan'a ulaan vahiy alan Buda'nn anlatlm ak is
tendiini ileri srmemitir." (Kimi szckleri Trkeletirdim,
kimi yerlerin altn izdim -T.D.)
Y ukarda anlamlar verilen Kur'an ayetlerinde "incir aac, zeytin
aac" deil; "incir, zeytin" anlamlarna gelen szckler gemekte. Bu
nunla birlikte, ileri srld gibi, bu szcklerde "incir aac, zeytin
aac" anlatlmak isteniyor olabilir. Ne var ki, buradaki "incir"in kay
nan Tevrat'n Y erem ya blm nde grm ek de mmkn: (24: 1-8.) Yi
ne de alntdaki yorum daha doru olabilir. Yani buradaki "incir"le "incir
aac"m n; onunla da, Buda'nn, altna oturup "aydnland" ve "erece
ine erdii" ileri srlen ve "bilgi (bilgelik) aac" diye de adlandrlan
incir aacnn anlatlmak istendiini sylemek, geree daha yakn bir
sav grlebilir.
Yazarn, "burada Buda'mn anlatlmak istendiini ileri srmek kim
senin aklna gelmemitir" yolundaki savysa, hem doru deil,41)2 hem de,
ayn paragrafta kendi belirttikleriyle elimekte. nk kendisi, kimi
Kur'an tefsircilerinin bu yorumu ileri srdklerini, aka belirtmekte.
Buda'nn "incir aac"ndan sz edilince, yaam yksne hi de
inm em ek doru olm az. K saca deinelim :
D enir ki: Buda, en gl olaslkla, 563'te, K uzey H indistan'da
dodu ve 483 ylnda, yine H indistan'da ld.403
leri srlr ki, S akya (akya) diye bir ailedendi G tam a Buda.
Babas: Suddhodana (Sudodna) adnda bir soylu kii. Sakya D ev

154

letinin Kral. Budann bir baka ad: Sakya M uni (Sakyamuni).404 A n a


snn "dlyata"na dmesi, "cinsel birleme", yani babasnn anasyla
yatm as sonucu d e il."M ucizeli" .. ,405 Aile, skitlerin Asya'daki bir uzan
tsn oluturan "Sakalar"dan.406
V e anlatlr ki, ocuk, sarayda bin bir zenle bytlr. B yr, g e
liir. H er dnem inde de "olaanst durum "lar grlr. "Peygam ber"lerinkinde grlen trden.407 A labildiine olanaklarn nne seril
dii gsterili bir yaam srerken evlenir de. B ir olu olur.
N e var ki, bu arada "drt rastlant" kar nne: Gtama, bir elence
yerine gitm ek istemekte. kar saraydan. Y olda giderken bakar ki, bir
yal kii. Sonunda byle olacan dnr, "genliin boluu, hili
ini" anlar. Bir baka kez, bir "hastalk"lya rastlar. Saln, er y a da
ge, yerini hastala brakacan anlar. Bir baka kez, lm birinin "ceset"iyle karlar. Sonunda leceini, "lmn kam lm azl"n anlar.
V e bir baka kez, "rahat, sakin" bir "kei" kar karsna. "M utlu" ol
duu, durum undan, yznden belli bir kei. G sterisiz am a "mutlu".
G tam a Buda, byle olm ak ister. "M utluluun", "kurtuluun" byle ol
m akta bulunduunu dnr.408
B u d a artk, bir yazarn deyiiyle; "derin bir m elankoliye tu
tulm utur'."409
Sarayn, saray evresini, eini, ocuunu ve her eyini brakm aya ka
rar verir. Gider; babasndan "izin" ister. Babas zntye gmlr. V az
geirmek ister olunu kararndan. "Ne isterse" yerine getireceini syler.
Buda da " ey" ister; Hi elden gitmeyen bir genlik. Hibir acnn, has
taln karmad bir salk. V e hi sonu gelmeyen, lmsz, mutlu bir
y aam .410 Babas nasl versin bunlar? Bunlar vermeye gcnn yetme
yeceini oluna anlatr. te o zaman, Buda yle konuur:
"M adem ki, bunlar bana verem iyorsun; yleyse izin ver. zin ver
de, her eyden elini eteini ekm i b ir kiinin yaam n see
yim. V e bu yolla, kendim i b ir daha dom am ann 'genedoum 'un
zoruluundan kurtarm aya y neleyim !"411
V e her eyini brakr, saraydan ayrlp y o luna koyulur. Y irm i d o
k uz y an d ad r o srada.412

155

Y edi yl boyunca, kendisini d nya tatlarndan, yem eden im eden


keser. Y ani ok az yiyip ier. Y annda kendisiyle birlikte, ayn du
ru m d a be k ii d ah a vardr.
A m a bu yolun, "m utluluk" ve "kurtulu" yolu olm adn anlar so
nunda. Y eniden yem eye, im eye balar. Y ani "orucu m orucu" brakr.
Y anndaki arkadalar da onu brakrlar.
O tuz alt yandadr artk. K endi i d nyasna dalar. V e gidip, bir
in c ir a a c n n altna oturur. "B ilgelik aac"nn altna. B ir gece, 8
A ralk gecesi "gerek belirm eye balar.413 S abahleyin, gne ilk
nlarn yayarken de B u d a'd a "aydnlanm a" gerek leir.414
A nlatlanlar byle.
Y ine anlatldna gre, G tam a uzun bir m r srm . Seksen
y a n d a lm .
A slnda, btn bunlar "kesinlii" olm ayan "rivayet"ler.
A m a anlatlanlardan birtakm eyler karm ak m m kn:
Burada ilgi eken noktalardan biri, anlatlanlarda "aa totemi"nin yer
al. "lker'lerdeki "Totemcilik"ten, Budizm 'e de birtakm elerin gir
diini gsterir bu. Abdulkadir nan, amanizm adl kitabnda, ama
nizm'de de dinsel anlam da "aaca sayg"mn nemli yeri olduunu ve
kimi aacn "kutsal" sayldn uzun uzun anlatr.415 Anlatrken de,
"aa-orman klt, ilkel topluluklarn, orman rnleriyle ve avclkla ge
indikleri devrin hatrasdr" der. Kimi incelemecilerce, Budizm'le a
m anizm "zde" gibidir. Ord. Prof. Dr. Zeki Velidi Togan, bu grte
olanlardan. Birun'nin, "Buda dininin (Budizm'in), esasen bir am anizm
dem ek olduunu" sylemesine dayanr, aynca ayn konuda Prof. VV.
Ruben'in incelemesini dayanak gsterir ve Budizm 'de "Trklerin aa to
temi" bulunduunu belirtir.416
B udizm "am anizm 'de "zde" m idir, ya da ne lde, bunlar ara
snda b enzerlik var? T artm asna girm eyeceim . nk, yeri buras
deil. A ncak, "Trklerin, ok eski zam anlarda B udizm 'i kabul ettik
leri" bilinm ekte. nan da, bir incelem esinde belirtir bunu.417 G ene
nan'n da am anizm adl k itab n d a yazd gibi, G ktrk H akan
T oba H an (572-581), bir inli B udist'in zendirm esiyle B udizm 'i res
m en kabul etm itir ve bu din, "G ktrkler" arasn a resm en sokul
m u tur bylece.418

156

amanizm'in "kitapl dinler" olarak bilinen Yahudilik, Hristiyanlk ve


slam zerinde nemli "etkiler" braktna daha nce deinilmiti.419 Bu
dinler zerinde ve "kutsal kitaplarnda Budizm'den eler, etkiler, yer yer
grlmekte. "Aa totemi" de, bunlardan biri saylabilir. Bununla birlikte,
sz konusu totem, bu dinlere baka yerlerden ve yollardan da girmi olabilir.
"Aa totemi", Tevrat'ta ve /7lerde, daha ok, "mecazl anla
tm la r d a grlr: Tevrat'n aya blm nde, 60. babnn 21. ayetinde,
Yahudi toplumu, "Tanr'nn gcn gsterm ek iin eliyle diktii fidan"
diye gsterilir. A yn blmde, 61. babn, 3. ayetinde de benzeri grlr
bu benzetmenin: "Siyon"da, zntl ve "yasl" olan Yahudilerin, "Rabbin diktii iyilik aalar" diye nitelenmeleri istenir.
Yuhanna n c ilin in , 15. bap ve 1-2. ayetlerinde, sann yle
dedii yazl:
"Ben, gerek b ir asm aym (zm asm as). V e babam , bacdr.
B endeki m eyve verm eyen bir ubuu koparr ve m eyve veren
ubuu, daha ok versin diye tem izler."
B u tr benzetm elerle anlatm lar srer gider.
Tevrat'ta, Yahudi toplum unun benzetildii "fdan"n hangi tr
"aa"tan olduu, kimi yerde aklanmaz. K im i yerdeyse, bu aacm tr
de aklanr: D aha ok, "yeil zeytin aac". M ezm urlar blmnde, 52.
M ezm ur'un 80. ayetinde: "A m a ben, Allah'n evinde yeil zeytin aac gi
biyim" denir. Yerem ya blm nde 11. babn 16. ayetinde de, Y ahudi top
lumu iin yle dendii grlr: "Rab, senin adn, 'iyi meyvesiyle gzel,
yeil zeytin aac' diye k o y d u ..." H oea blm nde de ayn benzetm e,
biraz daha ssl biim de yer almakta. (14:5-6.)
"A a totem i"nin izi, K ur'an'da, ok daha belirgindir:
D nn ki, K u ra n 'm "Tanr"s, "incir"e ve "zeytin"e a n t imekte.
"Tin" (incir) Suresi'nin 1. ayetinde, "Tann"nn yle ant itiini grrz:
"ncire (incir aacna) ve zeytine (zeytin aacna) ant olsun k i..."
B u ayet, daha nce de gem iti.
N r Suresi'nin 35. ayetinde de "mbarek zeytin aacndan sz edilir.
Bu ayette; Sabitlikte, Zerdtlkte ve Budizm de ok nemli, zel yeri
olan "k" ("nur) ile "ilkeller"den eitli dinlere yansdn grd
m z "aa totemi" i iedir. A yette yle denmekte:

157

"T anr, gklerin ve yerin dr. O 'nun yle: B ir lam


balk. inde de lam ba. L am ba bir cam iinde. C am sa, sanki inci
trnden bir yldz. M b a re k bir zeytin aa cn d a n yaklr. N e
doulu, ne de batldr bu aa. Z eytini, ate de m ese bile k
(aydnlk) verecek nerdeyse. Ik stne k ..."
D aha nce, bir baka nedenle bu ayete de d einilm iti.420
Y sn Suresi'nin 80. ayetinde de, "O, size, yeil aatan ate karan
dr. Siz, o ateten yakm aktasnz" deniyor ki; buradaki "yeil aa", Tev
rat'ta geen "yeil zeytin aac"n; "ate" de, Zerdtlkte ve Hint
inanlarnda (ayrca Sabilikte) zel yeri, anlam olan "ate"i anmsatr.
U paniad'larda, "erm i"lere "ses"ler, genellikle "ate"ten, ate ynnden
geliyor gsterilir.421 Th Suresi'nin ayetlerinde de yer alan Musa'nn
"grd" ve "klavuzluu"nu istedii "ate" de byle. Ayetlere gre,
M usa bu "ate"i, "kutsal bir vadi" diye nitelenen "Tuv"da grmtr.
B uraya gelen M usa'ya, Th'da yle seslenildii anlatlr:
"Ben senin R abbinim . A yandakileri kar. nk sen, kutsal bir
vadidesin, T v'da bulunm aktasn" (ayet 12).
yk, kukusuz T evrat'tan alnm a. Y a dorudan, y a da n c in e .r
yoluyla. B u kaynaklarda da, anlatm hem en hem en ayn.422
A ncak, T evrat'ta ve Incil'de anlatldna gre, bu ate "aa"sz
deil. " allar ortasnda bulunan bir ate." B elli ki, b ir "koru"da,
ilka toplum larnn T a n rla rn n zel olarak ayrdklar trden bir
"koru"da bulunuyordu. B u tr korulardan, daha nceki blm de uzun
ca sz etm itim .423
D em ek ki, M usa'nn bu yksnde, iki "kutsal", bir arada: "Ate"
ve "aa".
"A dem ve Havva" yksndeki, m eyvesi "yasakland" bildirilen
"aa" da, bir "aa totem i"nden baka nedir?
K u r'a n 'da sz edilen bir de "zakkum aac" var. "CehennenVde
o la c a k m .424 Isr Suresi'nin 60. ayetinde, bu aa, yle nitelenir:
"K ur'an'da la n e tle n m i aa."
"L anetlem e" de, "kutsallatrm a"nn bir baka tr.
H adislerde sz edilen "T uba aac"n da unutm am ak gerek.

158

Fetih Suresi'nin 18. ayetinde de, altnda, M uhammed'in oturduu ve


arkadalarnn kendisine el vererek (biat ederek) Tanr'nn honutluuna
erdikleri bir aacn sz edilir. Bu aa altnda M uhammed'e el verme"
(biat), 13 M art 628'de M ekke'ye doru yola klan yryte, konakland bir yerde olm utu ki; "Hudeybiye bar anlam as"yla sonu
lanm t bu yry. K onum uzu ilgilendiren "honutluk aac"hin a l
tnda, "Hudeybiye A nlam as"ndan ksa bir sre nce, "M slmanlar"ca
"ant iilm i".425
Rahman Suresi'nin 6. ayetindeyse, "aa"n yannda "yldz" var. kisi
de "secde ederler szyl, "ibadet" iinde gsterilmekte. Ayette, "yldz"
diye evirdiim szc Kur'un yorum lan (tefsirler), genellikle, "sap ol
m ayan bitki" diye "tefsir" eder. Szck "tefsirlerdeki anlama da gelir.
Ancak, bence, buradaki anlam "yldz"dr. Bu anlam veren de var.426 Bu
anlam daha uygun. nk: "Dinsel" nitelik verilen "aa"la "yldz"n bir
araya gelm esi, "ilkel inan"ta, anlamldr. "Gelimi" dinlerdeki inan
lara da gem itir bu: am anizm 'de "kam"lar ("am an lar), "Altn yap
rakl mbarek kayn/ Sekiz glgeli mukaddes kayn" diyerek, "kayn
aac"nn kutsallna olan inanlarn dile getirirler, ite bu "kayn
aac", "k a m la rn "davullarnda" gne, ay, im ek resimleriyle birlikte
bulunur resim olarak.427 amanizmdeki bu inan da, ana kaynak Sabit
liin temel inanlar arasnda bulunuundan ileri gelmekte. Yani Sabit
likte bulunduu iin, amanizm de de vardr. V e ayn nedenle Budizm'de
de bulunmakta.
Bu, u dem ektir de: B uda dinindeki "aydnlanma" ve "h ik m e tle r de,
Sabitlikteki "hikm etlerdir. V e u demektir: Kur'an, Yahudilik ve Hristi
yanlk. .. gibi Sabitliin trevlerinin "hikm etlerini "pazarlarken" de, amanizm in, Budizmin "hikm etlerini "pazarlam" olm ak ta...
B udizm in, S abilik dininin atsndan, ieriinden ayr tu tu lam a
yaca, A rap-slam yazarlarnn da dikkatini ekm itir:
Bu yazarlar, "Sabitliin kurucusu" diye szn ettikleri kim seye,
B uda'nnkine benzer "ad" ve nitelik verm ekteler: Szn ettikleri "kurucu"nun ad, bu yazarlarn kitaplarnda, "B udasb"dr (B udasp).428 K i
mi kitaplarn kim i nshalarnda, "Yudasf" ve "Y urasb" biim inde y a
zlm . A m a, iyi incelendiinde, "B udasb"n dndaki b iim lerin,
dizgi yanllarndan ileri geldii grlr 429 B u kitaplarda, "Budasb"la

159

ilgili olarak anlatlanlar, konumuz ynnden ok ilgi ekicidir. rnein


M esud (5.346/ Miladi 957), M urucu'z-Zeheb adl kitabnda, "Budasb"m
" H in tli olduunu, "TanrTyla "halk" arasnda bir "eli" niteliinde ortaya
atldktan sonra, birok yeri dolatn, sonunda ran'a (Kerman'a) git
tiini yazyor. D aha nemlisi, M esudfnin yazdklarna gre: "Budasb", bir
yandan "y ld z la ra saygya, "T ann"ya yaklatrdklar gerekesiyle
"tapmm a"ya arrken, br yandan da, (tpk B uda gibi:) "dnyadan eletek ekm e "ye ("zhd"e) yneltmekte.1130 Yazar, Budasb'n ortaya
knn, "ran H km dan Tahm ras" dnem ine rastladn da ekliyor.
N e var ki, Tahmras, ran'n "mitoloji kahramanlanndan". Onun iin de bir
tarih belirlem ek mmkn deil. Ama, ok eski alarda olduu yans
tlm oluyor.
B u yazarlarn kitaplarnda sz edilen "B udasb" (Budasp), szck
olarak, "B uddha", ya da "B oddhisatva" szcklerinden birinden alnp
bozulm u olabilir m i? V. M inorsky, "O labilir. B u izlenim var" d i
yor.431 C arra D e V aux ise, szcn, rancada "B utasp" biim inde o l
duunu ve bunun da "Butast" szcnden bozularak olutuunu y az
dktan sonra, grn aklyor. C arra D e V aux'y a gre, bu sz
cn, "B uddha" szcnden deil, daha ok, "B oddhisatva" szc
nden bozm a olduunu dnm ek gerekir.432 "B uddha", Budizm 'in
kurucusu diye bilinen kim senin ad (Buda). kinci szce gelince,
"B odhi'leen kii" dem ek. "B odhi"yse, B u d a'd a belirdiine, var o l
d uuna inanlan "bilgelik".433
D em ek ki, A rap-slam yazarlar, B udizm in kurucusunu, Sabiliin
kurucusu olarak gsterm i oluyorlar anlatm laryla. E n azndan, B u
dizm 'i S abilikle ok yakndan ilikili; dahas, "zde" gibi sunuyor
lar. te, konum uz ynnden, bu ok ilgintir.
zet: B udizm 'deki "hikm et"lerin de K ur'an'da, "hadis"lerde ve s
lam gizem cilerinin anlatm larnda "pazarlanyor" olduu, b ir gerektir
v e bu, a la s deildir.
B ir ilgi ekici olan da u: B udizm 'de, B uda'nn doum ve yaam
yksne ilikin anlatlanlarda ileri srlen "olaanst durum "lar
("m ucize"ler), kimi Y ahudi peygam berleri, sa ve M uham m m ed iin
de ileri srlr inanrlarnca.

160

M uhammed'in pazarladklar arasnda daha baka "din" ve inanlar


daki "h ikm etler de var kukusuz. in dinlerinden, Japonya'daki dinler
den. .. Ancak, M uhammed"in ya da "retm enlerinin bunlardan dorudan
ald ok kukulu. Kur'an'da, "anaya babaya sayg"yla ilgili ayetler, bun
lara, usan ya da fke belirtisi olarak "uf' bile dem emek gerektiini anlatan
t, Uzakdou kaynakl grlebilir. "Atalara tapnma" inancndan, eskiye
ballktan alnarak oluturulmu bir "bilgelik"ten, zellikle de Konfyus'tan kaynaklanm olduu sylenebilir. Muhammed'in nl bir "hadis"indeki sz, Konfyus'un olduu bilinen nl bir szle karla
trldnda, M uhammed'in, ya da retmenlerinin Konfyus'un "hikmet"lerinden de ardklar dnlebilir. te nl hadis:
"Kendisi iin istedii eyi, bir (inanr) kardeine (ya da kom u
suna) da istemedike, hibiriniz 'iman' etmi saylmaz!"434
"man" etm i olm ak iin, bir inanrn, "kendisi iin istediini ina
nr kardeine de istem esi"yle birlikte, "kendisi iin istem edii eyi,
in an r kardei iin de istem em esi" koulunu d a getiren biim i de var
"hadis"in.435 ("D a"lar, "de"ler ok oldu, ho grn!)
V e ite K onfyus'un olduu bilinen sz:
"K endin iin istem ediin eyi, bakalarna yapm a!"
D si G ung'un yle bir sorusu zerine, K onfyus'un verdii k ar
lk ta byle dedii y azlp anlatlr:
"nsann, tm yaam boyunca uyabilecei bir sz var m dr?"
V erilen k arl n tam am yle:
"B akalarn sevm ek. K endin iin istem ediin eyi, bak alarn a
y apm a!"436
K onfyus'un yle dedii de yer alr kitaplarda:
"K endinizden yksek olanlarda ho grm ediiniz eyi, k en
d inizden aa o la n lara yapm ayn. K endinizden aa o lanlarda
ho grm ediiniz eyi de, kendinizden yksek olanlara yap
m ayn!"437

161

G rlyor ki, M uham m ed'in nl "hadis"inin anlattklaryla, K on


fyus'un yukardaki szlerinde anlatlm ak istenen, hem en hem en ay
n. B ununla birlikte, K onfyus'un szleri, daha evrensel. nk, M uham m ed, "inanr"a sesleniyor ve "inanr"na, "inanr karde"ine ya da
"kom u"suna nasl "davranaca"n anlatyor. K onfyus'un anlatt
ndaysa byle bir "kayt" yok. K onfyus, M uham m ed'den bin y la
yakn b ir zam an nce y aad 438 halde, daha "insancl" grnyor.
nk "insan"a sesleniyor. M uham m ed'inkindeki "hikm et", olduka
"im an llatrlm " durum da.
G ene de iki anlatm karlardktan sonra, M uham m ed'in buradaki
"hikmet"inin, K onfyus'un szlerinden alnp arldn dnm ek
mmkn.
N e var ki, kaynan K onfyus olduu bile dnlse, ben derim ki;
M uham m ed ya da reticileri, gerek Kur'an ayetlerinde "anaya babaya
sayg" stne grdklerimizi, gerekse bu hadis"te anlatlan hikmet"i
baka yer ve yollardan almlardr. rnein, "Hint hikmetileri"nden,
Buda'dan, Budizm inanrlarndan...
Bu nedenle, U zakdou dinleri zerinde durm ayacam .

162

K U R 'A N V E SL A M D A PA ZA R L A N A N
ESK Y U N A N "H K M E T L E R (FEL SE FE LE R )

K ur'an'da, L okm an Suresi'nde sz edilen Lokm an'n, birok D o


u ve B at inceleyicisine gre, eski Y unan'dan nl A isopos ( VI.
yzyl) olduu, ya da olabilecei daha nce anlatlm t.439 E er bu
yoldaki grler doruysa, A isopos'un m asallar"ndaki "hikm et"lerinden (felsefesinden) hi deilse bir blm , u ya da bu kadar,
K ur'an'da, "Lokm an'n hikm etleri" denerek, ya da baka ad ve g r n
t ler altnda "pazarlanyor" dem ektir.
Eski Y unan'dan K ur'an'a yansm a "szck'ler de var. Celaleddin
E 's-Syt (.1505), El M zzninda,440 Tefsir'inde441 ve bakalar da kendi
kitaplarnda442 rnekler vererek anlatrlar. nceki blmde, ben de kim i
rnekler sunm utum ve sz konusu szcklere ilikin grlerden ak
ta rm tm .443
B u d a gsterir ki, "eski Y unan dnce dnyas"ndaki kim i "hikm et"ler (ilkel nitelikli bilgelikler) yer alm tr K ur'an'da.
M uham m ed'in savunurlarndan Prof. Dr. M uham m ed H am idullah,
"Peygam ber"ini evrensel gsterm e abasyla, yle der:
" . . .(M uhammed Peygamber), damarlarnda, eitli insan rklarndan
unsurlar da tam aktayd."444
Profesr'n, "dam arlarda dolaan kan"a "ok nem verdii" anla
lyor. Z avall slam savunuru, "Peygam ber"ini "evrensel" gsterm ek
isterken, kendisinin "dar kafalln" o rtaya koyduunun farknda b i
le deil! nl Profesr, unlar da yazm akta:
"M uhammed aleyhi's-salat ve's-Selm'n yakn akrabalar arasn
da, Grek (eski Yunan) soyundan gelen birini de grmekteyiz: Ger
ekten de klasik bir soybilim uzmanlarndan M us'ab, E'bu'r163

Rm i'bn U m eyrin annesinin bir G rek olduuna iaret etmektedir.


te bu Ebur-Rm 'un erkek kardei, M ekkeli ve Kureyli M us'ab
bn Umeyr, Resulullah'n (Peygamber'in) halalarndan birinin k
zyla evlenerek yakn akrabas olm utu."445
Yani Profesrmze gre, bir "Rum" (Yunan soyundan gelip slam
lkesinde oturan biri), M uham m ed'in halalarndan birinin kzn [...]*
diye, "Peygamberin dam arlarndaki kana, "Grek" kan da katlm! Ve
bylece "Peygamber evrensellemi"! Senin "uluslararas" nne yazk
olm uyor mu, ya Prof. Dr. M uham m ed Hamidullah?! Y a "hazret"?! Ham idullah'n kitabn Trkeye (hem de alas biim de!) eviren, lke
mizin "lahiyat mollalar"ndan Prof. Dr. Salih Tu da, hazretin "kef'i
dolaysyla bir "not" dm ve nl AvusturyalI din adam Mendell'in
(kaltm) "kanunlar"n anm satm . yle:
"A caba M endel kanunlarna gre mi, A bdul-M uttalib (Peygam
b er'in dedesi), g m sarn salara sahip o lm utu?"446
yi ama, a kardeim, Abdulmuttalib, M uhammed'in dedesi deil
miydi? Sz edilen "Rum", Abdulmuttalib'in "anas"m m "ey etmiti",
yoksa A bdulmuttalib'in "kznn kzn" m?! "Kznn kzn ey etm i
se", bundan onun, ya da torunu M uhammed"in "kan"na ne oluyor?! By
le bir durumda, bu "kan"a "Grek kan" neden katlm olsun?! "Mendel kanunlan"n, filan niye kartryorsun "bilgilik" taslayarak?! stad'n H a
midullah bir "hata" yapt diye, senin de o hatay, bir yenisiyle "katmerletirm e"n art myd?!
Arap M uhammed'in "kan"mda ille de bir "Grek kan" var gsterilmek
mi isteniyor? Biraz daha gerilere gitm ek gerek: rnein "Byk
skender" dnemine. Onun douya kn izleyen gelim elere ve bu
gelim eler iinde "Yunanllarla doulularn yan yana yaadklar"
dnem lere... Buralara uzanmal, buralardaki "iftleme"lere baklmal.
M uham m ed'in "ata"lanndan birinin "anasn" ya d a "karm" Byk
skender, ya da douya giden Y unanhlardan biri, birileri [...]** mi, o
aratrlm al. Eer byle bir ey olm usa, ya da "olmu" deniyorsa, o
zaman "Mendel" filan kartrlmal konuya. nk, ancak o zaman
"Mendel" ve "kaltm kanunlar"ndan sz etmenin bir "anlam ' olabilir!
* s z c k k a r l m t r . ( Y .N .)
* * B e s z c k k a r l m t r . ( Y .N .)

164

yle deil mi?! Bence, "stad", Kur'an'da vlerek anlatlan "Zu'l-Karneyn"den "Byk skender" diye sz ederken bu konudaki yorumunu ileri
srmeliydi. Yani o zaman "Grek kam"nn "M uhammedin damarlar"na
ulaacak biim de A raplarn kanm a kartn savunm alyd. M uham med "aleyhi's-Selt ve's-Selm", bu yolla evrenselletirme"de daha ba
arl olurdu! D aha "inandrc" olurdu!

K ur'an'da vlerek A nlatlan "ki Boynuzlu" K im ?


B yk skender mi?
Prof. D r. M uham m ed H am idullah'n yazdklarna bakalm . A ynen
y le:
"Bu arada hemen iaret edelim ki, Araplarn geleneksel nakillerine
gre: Byk skender (Alexandre le Grand) ( 356-323), M ekke'de
bulunan Kbe'yi ziyaret etmiti. Araplar, buna Z l-K am eyn, yani
'iki boynuzlu' adn verirler. B u olayla ilgili eitli aklama ve yo
rum lar arasnda en iyisi gibi duran, udur: skender, erkek keiyi
(tekeyi) 'totem' edinmi ve ona tapyordu ki, bunun iki boynuzu, bu
totemin simgesiydi. A yn dnemde, ift boynuzlu ssl bir apka
(bicom etbikom ) da vard. Bu apkann kullanl bugn bile M a
kedonya 'da tamamen kaybolm u deildir. ',447
"ki boynuz", "dou-bat anlam na da alnyor ve Kur'an'da. "iki
boynuzlu" diye nitelenm i olarak anlatlan kim seye "gnein dodu
u ve batt kesim lere" (douya ve batya) gittii iin byle dendii
ileri srlyor. nk K ur'an ayetlerinde, sz konusu "iki boynuz
l u c u n , "gne"in tam "batt" ve tam "doduu" kesim lere gittii
anlatlm akta. (K ehf Suresi, ayet 83-101.)
Tevrat'ta ad geen bir yer var: "Aterot-Kamaim" (Ashteroth Karnaim). "ki boynuzlu 'Ashtart' (Tanr)" anlamnda. Bu ad da, bu adn
anlam da, "Zu'l-Kameyn"e benzemekte. Eski Suriye kentlerinden biri
buras. Eski Suriye'nin, Y unanllarca da nem senip benimsenmi olan448
"TanT'larndan "Atargatis"in "Camion" adnda bir yerde, bir tapma
vard. Bu "Tanr", bir "gne kursu" ve bir "ay" resm iyle sim geleniyor

165

du. Y ani "iki boynuz"u vard: Biri "gne"in, br de "ay"n sim


gesiydi. D oubilim ci Philip K. H itti, "C arnion"un, T evra t'ta sz ed i
len ve "iki boynuzlu 'A shtart'" anlam na gelen "A terot-K arnaim "in
olabileceini yazar.449 B una gre, K u r'a n 'da "iki boynuzlu" niteliiyle
sunulan ve "T anrdan buyruklar" ald bildirilen "ulu kii"nin, g er
ekte, bir zam anlar "Tanr" diye inanlm , adna, "iki boynuzlu" n i
teliiyle anlan yerde "tapm ak" kurulm u bir "efsane kahram an" o l
duunu da dnm ek m m kn.
K im ileri de, K ur'an'ak "iki boynuzlu"nun, "Y em en H km -darlarndan biri" olduunu ileri srerler.450
A ncak, bence, sz edilen "iki boynuzlu", ayr ayr "efsane"lerin
"kahram an"larna verilen bir "san"dan alnm tr. K ur'an'daki "Zu'lK arneyn"in kahram an olarak y er ald surede eitli "m asaf'lard an
b ir "karm a"nn yer alyor olm as da bunu gsterir.
Bu "masallar karmas" K ehf Suresi'nde. B ir blm, 60. ayetten ba
lyor; 82. ayete dek sryor. Burada anlatlan, "Musa" ile "Tanr katndan
kendisine zel bilgi verildii" bildirilen bir "kul"un karlamas. Bu
blmde, birka masaldan iz bulunabiliyor: "Glgam Destan"ndan var,
bir "Yahudi efsanesinden var. V e "skender ro m an in d an ("skender-Nme"den) var. yle ki, masaln bakahraman "Musa", masaln kahra
mannn roln de alabilmekte. Blm n birinci kesiminde, "Glgam
D e sta n im n "Glgam" ve "skender ro m a n in n kahraman "skender"
(Byk skender); ikinci kesimindeyse, Yahudi masalnn "lyas" ola
bilmekte.451 Ayetlerde "ad" olarak "Musa"nn gemesinin de, yanllkla
iki adn kartrlm olm asndan ileri geldii anlalmakta: M asalda bir
"hizmeti" ("fet"), Yahudi efsanesinde, "Yeu"dur. A ncak iki Yeu var:
Biri N un olu Yeu; biri de afat'n olu Yeu (Elia). Birinin "efendi"si
"Musa" (M usa Peygamber), brnn "efendi"siyse "lyas"tr (lya=Eliya).452 Yahudi kaynaklarnda, "efendi"si "lyas" olan Yeu (ben Levi=ben
afat), "haham"dr da ayn zamanda. "Efendi"si (lyas) ile birlikte yola
karlar. A m a yolculuk srasnda, "arkadalk" iin "lyas"n birtakm ko
ullar olur. Kur'an'da, "M usa"ya koullar ileri sren kiininkine benzer
koullar.453 Burada, Kur'an'daki "efendi", kendisine kar koullar ileri
srlen kiidir (Musa). O ysa Yahudi efsanesinde, koullar ileri sren,
"efendi"dir (lyas). Bununla birlikte, Kur'an'daki "Musa" ile, Yahudi ef

166

sanesindeki "lyas", bir baka ynden, "efendi" olm ak ynnden bir


birlerine benzemekteler. Ancak, Kur'an'dakl biimiyle masaln kahraman
olan "efendi"ye elik eden "hizmeti" ("fet"), nem li rol almamakta. Bu
"efendi"ye elik eden bir bakas, ki; bu, "hizmeti" deildir; nemli rol
almakta. "Arkadalk" isteinde bulunan "M usa"ya kar "koullar" ileri
sren kii budur. Buna karlk, Yahudi efsanesinde, asl nemli rol
"efendi" (lyas) alyor. Yani, masal, iki ynden deim i ve kartrlm
olarak Kur'an'a gemi durum da. Hem "efendi"nin ad deimi, ki bu,
iki ayr "Yeu"nun "efendi"sinin kartrlm olm asndan ileri gelmitir;
hem de "efendinin "rol"nde deiiklik olmu. A m a masaln bir kay
nann sz konusu Yahudi masal olduu belli. te yandan, ayn masal,
teki iki masaldan da "iz"ler tamakta:
"Glgam D estan"ndan: Glgam, yolda Enkidu lnce zn
tlere gmlr. "Sonsuz yaam" aramaya koyulur. Utnapitim 'i dnr.
"Sonsuz yaam", onda. Bu yaam n nasl elde edilebileceini de o bilir.
Byle dnp yola kar. Utnapitim'i, Tanrlar, sonsuz yaam verdik
ten sonra, "rmaklarn az"nda bir yere yerletirmilerdir. Glgam yola
der. "llerde yolculuk eder, dere tepe aar. Tanrlarn Dilmun lke
sindeki gnein bahesine yerletirdikleri ve insanlar arasnda, lm
szl yalnzca kendisine baladklar U tnapitim 'i bulur en sonunda!"
Ne var ki, Utnapitim, G lgam 'a "lmszlk" yerine t verir. A ra
d eye erim enin m m kn olm adn an latr.. .454
K ur'an'daki biim iyle de m asalda, "aranan kii", sradan b ir kii
deil. M usa"nn, sonunda bulduu bildirilen bu kii iin, 65. ayette
yle denm ekte:
"Sonunda, M usa ve yiidi (hizm etisi), kullarm zdan kendisine
katm zdan rahm et ve 'ilim ' verdiim iz kulu buldular."
"skender roman"ndan: skender de "srekli yaam " kaynan ara
m gsterilmekte. B ir as vardr: Andreas. B irlikte yola karlar. "K a
ranlklar lkesine" (Uzakdouya) doru... Y olculuk srasnda bir gn
Andreas, bir tuzlu bal alp bir su kaynanda ykam aya ynelir. Tam
ykarken, balk diriliverir. nk "srekli yaam" kazandran suya do
kunmutur. V e kap gider. Andreas da arkasndan suya atlar. O da "s
rekli yaarri'a (lmszle) kavuur ylece. Olay, "efendi"si skender'e

167

anlatt zaman, skender durum u hemen anlar. A nlar ki, o kaynaktaki


"su", zellii olan bir su. ("Ab- hayat"). O kayna bulm ak iin atlr, a
balar, am a bouna. B ulam az.. ,455
M asal, Kur'an'da ad geen surenin (K ehf) 60-64. ayetlerinde
yle anlatlm akta:
"M usa (skender rom annda da skender), yiidine: 'Ben, iki d e
nizin birletii yere (G lgam destan n d a U tn ap itim 'in o tu r
duu anlatlan iki rm an az da olabilir) ulam aya, y a d a y l
larca bam alp gidinceye d ek bu izgim de bulunacam !' d e
di. kisi birlikte yryp iki denizin (iki rm an) birletii yere
u la n c a b a lk 'la n m u n utm ulard. B u b a lk , hem en (frlayp)
denizde kendine bir y o l bulm u, kayp gitm iti o srada. (Musannsa bundan hi haberi yoktu.) O radan uzaklanca, M usa,
'haydi besinim izi getir. A nt olsun ki, bu yolculuk bize yorgunluk
getirdi' diye syledi yiidine. Y iidiyse yle dedi: 'Biliyor m u
sun, (falanca) kayann yanm a geip oturduum uzda b a l unut
m uum . B elli ki, anm sam ayaym diye b an a onu unutturan,
eytandan bakas deil. B alk, alas biim d e d en izd e kayp
yol bulm utu kendine.' M u sa da yle konutu: 'steyip a ra d
m z da zaten buydu!' B unun zerine, hem en geri dndler.
G eldikleri yoldan izleri zerine..."
Bu ayetlerde anlatlanlarn, biraz ve nem siz deiiklik olsa bile,
skender romanndan zet olarak aktarlan yukardaki anlatlanlara ne
denli uyduunu "izah"a gerek var m ? "Balk", "baln dirilivermesi,
"su", byk bir ilgiyle "baln izlenm esi"... M asaln, Kur'an'daki bii
minde de, skender romanndaki biiminde de nem li noktalar. Gerisi hep
ayrnt konum uz ynnden.
A yetlerde ve skender rom annda anlatlanlar birbirine uyduu
iindir ki, slam A nsiklo p ed isin d e, skender-N m e m addesinde, "Bu
ayetlerde M usa'nn anlattklar, gerekte, bu hikyelerden (skender
ro m anndan) alnm tr" deniyor hakl olarak.456
Y ine hakl olarak, bu g r paylaan b akalar d a var.457 G r
yorsunuz, K u ran, nerelerden derlenm e m asallar, "Tanrdan vahiy
rn" birer "hikm et diye sunuyor inanrlarna!

168

skender'in m asalda geen as (K u r'a n 'n deyim iyle yiidi)


A ndreas, kim ilerine, rnein R. H artm ann'a gre; K u r'a n 'da "peygam
ber" olarak geen "dris"in kendisidir. B akalar da bu gr hakl
bulm aktalar.458
Y ukardaki ayetlerden sonra gelen ayete (65. ayet) de yer veril
m iti. B u ayette, M usa ve yiidinin bulm aya yneldii, sonunda da
b ulduu kiinin "nitelii" ok nem li. B u kii, "Tanr katndan zel
olarak bilgilendirilm i". Bu kiiye verildii bildirilen "bilgi", "M usa"y a verilenden baka olm al. "Baka" ve daha "nem li" olm al ki,
M usa, yiidini de alarak onun peine dm olsun. 66. ayette, M u
sa'n n o kiiye yle ded i i anlatlr:
" ...S a n a retilen b ilg i'yi, b an a d a retm en iin ard n d an
g e le b ilir m iyim ?"
B u sz edilen bilgi, anlalan "gizli bilgi". V e son derece nem li.
B uysa, o lsa olsa, "lm szle ilikin" bir "bilgi" olabilir. Y ukardaki
k ay n aklarnda da, "m asal"da ilenen bu. G lgam destan n d a da, s
kender rom annda d a ...
B ir de bu "bilgi", "gizem ci"lerin nem verdikleri "bilgi" asndan
ele alnr. "G izler bilgisi"dir ("ilm 'l-esrar") bu. 65. ayette "ledn"
(kat, Tanr kat) getii iin bu bilgiye "lednn bilgi" dendii de olur.
"T anr'nn kendi katndan arasz olarak verdii"ne inanlan "bilgi".
K ur'an'm ve bu ayetlerin bir am ac da, bunu pazarlam ak. slam gi
zem cilerince son derece nem verildii grlr "lednn bilgi"ye.459
K aynaysa, kukusuz yabanc kaynaklar. Bu yabanc kaynaklar
arasnda, "Eski Y unan dncesi" de var.460
eitli kaynaklardan ve bu arada skender'in araclyla "Eski
Y unan"dan alnan m asal paralarndan olum a "m asallar karm as"ndan biri biter, ardndan bir bakas balar. A yn surenin 83.
ayetiyle, yle denerek:
"(Ey M uham m ed!) Sana, Z u'l-K am eyn'i ('iki boynuzlu'yu) so
rarlar. D e ki, size anlatacam onu!"
V e 101. ayete dek srer.

169

"Sana Zu'l-Kameyn'i sorarlar.. dendiine gre, M uhammed'in dne


minde bu "iki boynuzlu"nun sz ediliyordu birtakm evrelerde. A nla
lan, bir "kahraman" olarak "destanlam"t. Y ukarda belirtildii gibi,
kimileri hakl olarak "Byk skender"i bulurlar onda. Bir kez, "iki boy
nuz" simgesi, bu nl Kral'da da var. kincisi, daha nceki ayetlerde anla
tlan "m asallar karmas" da, bu Kral adna oluturulm u romandan da
eler bulunan para ieriyor. Birlikte grdk. Sonra, "Zui-K am eyn"in
ayetlerde anlatlan "gezisi", yle ya da byle bu Kral' anmsatyor.
nceleyicilerince hakl olarak yle dendii grlmekte:
"skender, doulularn katnda, yalnzca bir 'cihangir' (dnyay ele
geirm eye abalayan biri), yalnzca kentler kurm u bir kurucu
deil; ayn zamanda, dnyann bir ucundan br ucuna varm bir
kahramandr. V e yalnzca lkeler ele geirmek am acyla deil; yani
dnyaya ynelik bir tutkuyla deil; renmek, bilgi -elde etmek
am acyla atlmtr hareketlerine. Kendisine her yerde, filozoflarn
elik etmesi de bundan. D oann olaanst durumlar ve tlsm 'lan, onun ilgisini ekmitir.
"skender, bir 'din m cahidi' olarak ortaya km biri diye g
rlr bir a ra lk ..." 461
84. ayette, "K ukusuz, biz onu yeryzne yerletirm i ve h er ey
den bir 'neden' (bir tem el k yolu) verm itik ona" dendikten sonra
m asal yle srdrlr:
"O da bir nedene uydu (bir yol tuttu), vara vara, gnein batt
yere vard. G nei, bir kara suda batyor buldu. V e yannda da
bir toplum . B iz ona seslenip: 'Ey Z ui-K arneyn , dilersen bu top
lum a ceza verirsin ve yine dilersen onlar iinde iyi iliki k u
rarsn!' dedik. (Ayet 85-86.)
"Sonra yine bir nedene uydu. V ara vara, gnein doduu yere
vard. Gnei, yle bir toplum zerine doar buldu ki, o toplum a
hibir 'rtnm e-saklanma' arac (sitr) yaratmam tk. te b y le...
Onun katnda olann hepsini biliyorduk..." (Ayet 89-91.)
M asaln daha sonraki blm nde de, Z ui-K arney n 'in , vard bir
lkede "Y e'cc", "M e'cc" diye adlandrlan bir toplum la k arla

170

t, bu toplum un "bozguncu" olduu ve bu toplum dan "zarar grdkleri"ni anlatarak yaknanlarn isteiyle Z u'l-K arneyn tarafndan bir
"sed" yapld "hikye" edilir.
"Zu'l-K arneyn"i M uham m ed'den soranlara, bu masal anlatlarak
k a rlk v erilm i oluyor.
A caba "soru"yu soran kim lerdi? H angi kesim dendi, hangi inanrlar
kesim indendi?
B u bilinebilse, "m asal" olduka aydnlanm olacak.
B u soru, "Y ah u d i'lerin "kutsal" kitaplarn okuyanlardan gelm i
olabilir. E er byleyse, m asaln, hi deilse b ir blm nn kaynan
bu kitaplarda aram ak h i de yararsz olmaz:
Tevrat' ap bakyoruz, D anyal blm nde unlar okuyoruz:
"Ve gzlerimi kaldrp baktm ve ite rm an nnde bir ko dur
maktayd. V e koun iki boynuzu vard. ki yksek boynuz. A m a
biri, brnden daha yksekti. Y ksek olan sonradan kt. Kou,
batya, kuzeye ve gneye doru tos vurm akta grdm.
"Ve ben dnm ekteyken ite batdan, tm yeryz zerinde,
aya yere dokunm ayan bir teke geldi. T ekenin gzleri arasnda,
gze arpan bir boynuzu vard. V e rm an nnde durm akta
olduunu grdm . ki boynuzu olan koun yanm a geldi. V e tm
gcyle onun zerine se irtti... V e ona kar kudurdu ve vurup
koun iki boynuzunu k rd ..." (8:3-7.)
"Ve vaki oldu ki ben, Daniel (Danyal), bunlar grnce, anlayaym
diye aratrdm. Ve ite karm da biri durdu. Bir insan grnndeydi. Ve Ulay Irma ortasndan bir adam sesi iittim. yle
sesleniyordu: 'Cebrail! Grdnn anlamm bu adama anlat!' V e
durduum yere yakn geldi. Ve gelince ben korkup yzst ka
pandm. Ve bana yle dedi: 'Ey Ademolu! Bu grdn, 'ahir
zaman alameti'dir. Dinle!' V e benimle syleirken, yzm yerde ola
rak derin uykuya daldm. V e bana dokunarak beni ayaa kaldrd.
V e yle konutu: 'te Tanr gazabnn sonunda ne olacan ben
sana bildiriyorum! nk grdn, ahir zaman belirtmek iindir:
"'G rdn ik i b o yn u zlu ko, M edya ve Fars K rallardr.

171

"'O kll teke de, Y u n a n Kraldr. G zleri arasnda olan byk


boynuz, birinci K raldr.'" (8: 15-21.)
Burada anlatlanlara bakarak, Kur'an 'daki "Zu'l-Kameyn"in ("iki boy
n u zlu cu n ); eski randa Pers Krallnn, slalenin beinci kral olan nl
Kiros (Keyhusrev, 559-529) olduu sylenebilir. B u kral, valisi bu
lunduu M ed K ralna kar bakaldrm ve yenerek M ed Krallna son
vermiti. V e ran yaylasndan A nadolu'da Kzlrmak'a kadar uzanan Pers
K ralln kurm utu.462 Yani "Medya" ile "Fars", bu Kraln egemenlii al
tnda birlemiti. Bu Kral, yukardaki Tevrat ayetlerinde neler "grd"
anlatlan ve kendisine, Cebrail tarafndan grdklerinin anlam bildirilen
Danyal (Daniel) ile "ada" bulunmakta. Yahudiler, bu Krala ok sayg
gstermekteler. nk bu Kral, 539da, Babili ele geirmi. Kralla
katmt. O sra, uzun sreden beri, Babilde srgn yaam sren, tutsak
bulunan "braniler"in lkelerine geri dnp Kuds'te yeni bir tapmak yap
m alarna izin vermiti.463 Onun iin "iki boynuzlu ko"la bu Kral anlat
lyor olmal. Dahas var: M. Sadeddin Evrinin anlatm asna gre, 1838'de,
Istahar Pasargadae'de meydana karlan Keyhusrev'in (Kiros'un) hey
kelinin banda ko b oynuzlan ve srtnda kartal kanatlan bulunmakta.464
Evrin, buna dayanarak K u r'a n 'daki "Z u'l-K arneyn"le de bu kraln
anlatldn ileri srer.465
A m a bence anlatlm ak istenen, bu kral deildir. nk: "ki boy
nuzlu ko, M edya ve Fars krallardr" deniyor D aniel ayetinde. Y ani
burada sz konusu olan bir tek kral deil, iki kral. ki boynuzdan biri
birini, br de brn sim geliyor.
unu da dnm ek gerek bence: Tevrat'n kim i blm leri gibi D a
niel blm de Y unanllarn, "H elenizm " kltrnn alabildiine et
kisinde kalnd srada kalem e alnm tr. leride bunun zerinde d u
rulacak. D aniel (D anyal) blm nn, 2. yzyld a yazld bilin
m ekte. "ki boynuzlu ko"un "gszl"nn, b una karlk "tek
boynuzlu teke"nin gcnn, stnlnn belirtilm esi bundan. Y ani
B yk skender'in gc grldkten sonra anlatlanlarn kalem e aln
m olm asndan. "G sz" ve boynuzlar k rlarak perian edilm i
olduu aklanan bir "iki boynuzlu ko", K u ra n 'da ok gl gs
terilen bir "Zu'l-K arneyn"e uym am akta.
172

"Bir tek boynuzlu teke de, Kur'an'dakine uymuyor. nk Kur'an'daki,


'iki boynuzlu'" denebilir.
B oynuzlarn saysndan ok, "g" nem li. "Tek boynuzlu teke",
brne gre ok gl. Buysa, K u r'a n 'nkine ok uygun b ir nitelik.
"B oynuz"un "tek" olm as, bir tek kral anlatlm ak istenm esindendir.
B u rada anlatlm ak istenen, B yk skender'dir. A yn yerdeki ayet
lerden birinde yle b ir aklam ann bulunm as da bunu gsterir:
"V e teke kendini pek ok bytt. Z orlu olunca, o byk boy
nuz krld ve onun yerine, gklerin drt yeline doru gze
arpan d rt b o y n u z kt" (D aniel, 8:8).
B u aklam a, tarihe de tpatp uym akta: nk bilindii gibi, B
y k skender 323'te lnce blnm eler olm u ve "drt boynuz"
m eydana gelm iti. Y ani bir K rallktan, drt "ba" dom utu: A ntip atro s-P to lem aio s-S elev k o s-A n tig o n o s.466 V e u devletler:
B akenti P ella olan M akedonya devleti.
B akenti A ntiokhia (A ntakya) olan Selevkoslar devleti.
Bakenti A leksandria (skenderiye) olan P tolem eler (Batlamyus'lar)
devleti.467
B enim yorum um u: B yk skender, "teke"ye ve "boynuzlarna
zel bir anlam veriyordu. Y ukarda H am idullahtan alnan alntda da
b elirtildii gibi, "totem " edinm iti bu hayvan. B oynuzlarn d a sim ge
o larak alm t. B oynuzlardan birinin G ne'i, brnn de A y' sim
gelediini ve B yk skender gne ve ay kltlerine inand iin
bunlar sim ge olarak aldn dnebiliriz. D aniel'deki "teke" y al
n zca "bir boynuzlu", am a bu boynuz skender'in 'rakipsiz" olduunu
anlatm ak iindir. K endisinin setii sim geyse; iki boynuz. G c ve
b y k etkisiyle douda d a yaylm tr bu sim ge. V e skender d ouda
"iki boynuzlu K ral", "iki boynuzlu kahram an" olarak dilden dile
an latlm , biim den b iim e giren m asallara konu olm u ve ite bu
m asallardan biri de K u r'a n 'a gem itir.
"ki boynuzlu" olm ak, skender'in etkisiyle bir kraln, kahram ann
stn gcn anlatm akta kullanlr olduu iin de, b aka krallara,
k ah ra m an la ra da y ak trlm tr. B ir H im yeri airin yle dedii
aktarlr:

173

"Zu'l-K arneyn, benim 'm slim ' dedem dir. Y eryznde bir h
km dar olarak ycelmiti. A m a bunak olmamt. D ouya ve ba
tya ulat. Yol gsteren iyilikseverden salayaca mlk-egemenlik
yollarm arad. Varp, gnein dn yerindeki batt yeri grd.
K ara balkl bir suda batyordu gne."468 (Arapasndan, olduu
gibi evirdim-T.D.)
Bu iirde kullanlan szcklerin ou, aynen Kur'an'm konuyla ilgili
ayetlerinde de gemekte. Y ani devlet kurmu olan (Yemen'de) "Himyeriler"in de "iki boynuzlu"su vard. B u iirlere de yansmtr. "Zu'lKarneyn" iki szckten oluturulmu: "Zu" (yerine gre za ve zi de ola
biliyor) ve "Kameyn" szcklerinden. Yemen'deki sz konusu toplumun
hkmdarlarnn adlan da "Zu"luydu genellikle.469 Buna bakarak, "Zu'lKam eyn"in bu toplumun hkm darlanndan biri olduuna hkmeden
ciddi yazarlar bile var.470 B ana greyse baka kaynaklardan yansmalarla
ve bu arada B yk skender'in de etkisiyle olum u bir masaln kah
ram andr buradaki Z ui-K am eyn de. Olabilir ki, M uhammed, "Zu'lK arneyn"i, H imyeriler"de, bunlarn iirlerinde grmtr. Kur'an'a da
buralardan alp geirmitir. N iye olmasn? "man"n da, "hikmet"in de,
"eriat"n da "Yemenli" olduunu sylememi m iydi?
Ancak; "kutsal m etin'ierdeki zel deyimlerin ve Byk skenderin de
etkisiyle bu nitelikteki masal kahram anlanna ilikin anlatlanlar, hangi
kesimden, hangi sz dizimleriyle ve hangi grnt altnda K ur'an'a
yansm olursa olsun, kkenine inildii zaman, yine Sabitlikteki inan
bulunur.
Kms ta, "Zu'l-Kameyn"deki "kam" szc ele alnrken; bu sz
cn en bata gelen anlam larndan biri olarak u gsterilir: "Gne te
kerinin bir yan."471 Bilindii gibi gkbilimde, "teker" (kurs) diye bir ey
var. "Bir gkcisminin, teker (tekerlek) biiminde grdmz yzeyi".
"Karn" szcnn, "Gne"e ilikin baka anlam lar da ierdii
anlatlr.472
D em ek ki, Sabilik dininin ieriinde bulunan "G ne K lt"nden,
"Z u'l-K arneyn"de bir anlam var.
Bu kadar deil:
En salam saylan hadisilerin de kitaplarnda yer verdikleri bir
hadiste, yle denm ekte:
174

"Namaznz, G iinen tam doduu ve tam batt zam ana rast


latmayn. nk, Gne, eytann 'iki boynuzu arasnda doar."473
B urada "boynuz" iin "karn" (iki boynuz iin 'karneyn') szc
kullanlm tr. Bu hadiste "gne" de sz konusu edildii iin "karn"
szcndeki "G ne" anlam daha da glenm i olm akta.
skender rom annda, yani douda "Z ul-K arneyn" olarak da gr
len B yk skender iin oluturulm u ykde-efsanede, skender'in
"as olarak" yer alan "A ndreas", yukarda da belirtildii gibi; "dris" (Peygam ber) ile zde grlm ekte. "dris"se, sonunda "lm
s zl e ulam " bir "G ne kahram an" niteliindedir. lgili Kur'an
ayetini anm sam akta yarar var: M eryem Suresi'nin 57. ayetinde, dris
iin yle denm ekte:
"Biz, onu, yksek bir yere (ge) ykselttik."
slam i kaynaklarda, dris'le ilgili, konum uzu ilgilendiren ilgin ef
sane anlatm larna rastlanr:
B ir gn, dris, "Gne melei"nin yararna dilekte bulunur. Bu m e
lee, grevinde kolaylk gstermesini diler Tann'dan. Tanr da, dilei ye
rine getirir. Efsane bunlar anlatlarak srer. Sonunda dris'in zel arl
olarak "gk'iere gtrld, birok yer ve "cennet" gsterildikten sonra
orada, yani "cennet"te brakld anlatlr.474 B u arada onun "makam"nn
"drdnc kat gk"te olduu da anlatlmakta.
B u, aka unu gsteriyor: dris, efsanede, bir "G ne k ah ram a
n" rolndedir.
u da ilgin: dris, Sabilik dininin kutsal kitaplarnda da "Peygamber"
olarak yer alyor. bn Nedim'in El Fihristinde bu, aka belirtilmekte.475
dris, skender'in as A ndreas'la zdese, o bir "Gne kahram an"
olur da, skender'de bu nitelik bulunmaz m ? skender rom am nn ve
Kur'an daki konuya ilikin ayetlerin gerisinde Sabilikten gelme inanlar
grmek, kanlamayacak bir sonutur bence.
V e bence, "iki boynuz" sim gesi alan skender'in "boynuz"larndan
biri, "G ne"i, br de "Ay" sim geliyordu.
G elelim , "Zu'l-K arneyn"in anlatld K ur'an ayetlerinde geen
"Y e'cc"-"M e'cc"e ve "Z u'l-K arneyn"in yaptrd bildirilen "sedd"e:

175

"B ozguncu" olduklar ayetlerde anlatlan "Y e'cc"-"M e'cc"le,


Trklerin (Tatarlarn) anlatlm ak istendiini yazp savunm ada, Kur'an
yorum cular, A rap-slam yazarlar birlem i gibiler.476 T antavi (El
Cevahiru Fi T efsiri'l-K ur'an'i'l-K erim ) tefsirinde b ir de "harita" yer
alyor: "Y e'cc-M ecc lkesi": T rklerin (T atarlarn) yaayp eg e
m en olduklar yerler, yreler.477
Bu yazar ve yorumcular, yorum larnda haksz da saylmazlar. ki
ynden: Bu yorum, Tevrat'n aklam alarna uygun dyor. kincisi;
Trkler, zellikle de Tatarlar, toplum lar iinde "vurucu-knc", Kur'an'm
deyim iyle "bozguncu" olarak tannmlardr. D oal olarak Araplarca da
byle bilinmilerdir. O denli ki, Arap yorumcular, rnein Tantavi,
slam' kabul etmi olan Trkleri bile "Ye'cc"-"M ecc" saymakta 478 Bu
kadarla kalsa iyi. "Kyamet alametleri" arasnda gstermekte. M u
hammed'in hadislerine ve E nbiy Suresi'nin 96. ayetine dayanarak.479 Bu
ayetin anlam udur:
"Y e'cc ve M e'cc (iin sedd) ald zam an (K yam ete yakn
zam anlarda) bunlar, h er dere ve tepeden akarlar."
Konuya ilikin ileri srlen hadislerin ou, belli ki, uydurma. Salam
olarak bilinen "hadis" kitaplarnda da yer almamakta. Ancak; "Ye'cc""Me'cc"le ilgili ve bunlar "Kyamet alameti" olarak gsteren "hadis"lerden, bu tr kitaplarda yer alanlar da var. rnein, Buhar ve Mslim'in de
kitaplarnda yer verdikleri bir hadisin anlam yle:
"Peygam ber, C ah kz Z eyneb'in yanna, byk bir panie k a
p lm o la ra k g elm i ve yle k onum utu:
-L ilhe illallah! A rap'n bana gelecek olan ktlk yaklat
iin vay haline! Y e'cc ve M e'cc eddinden unun gibi bir yer
ald.
"'-unun gibi bir y e r ...' derken, baparm ayla onu izleyen par
m an evirip g ste riy o rd u ..."480
Y ine salam kabul edilen hadisilerin kitaplarnda yer alan kim i
hadislere gre, M uham m ed, "tarif ettii" bir toplum la, ya da kim i top
lum la "arplm adka kyam etin kopm ayacan" anlatr.
Buhar'nin de yer verdii bir hadise gre yle dem ekte:

176

"Sonra bir beladr (kyamet alameti) ki, hibir Arap evi kalmam a
casna o bela gelip girer. Sizinle Esferoullan arasnda bir anlama
vardr o srada. A m a onlar bu anlamay bozm ulardr.. ,"481
B urada sz edilen "E sferoullan" ("B enu'l-E sfer) ile kim lerin an
latlm ak istendii belli deil. B elirtilen sadece, bunlarn renkleridir:
"Sar." Y a da, "ak"la "kara aras.
B uhar ve M slim 'in birlikte yer verdikleri bir baka hadiste daha
o k aklk var:
"Burunlar bask, gzleri kk, yzleri deri stne deri kaplanm
halkalar (ya da kalkan) gibi, ayakkablarysa keeden-deriden olan
bir toplum la siz arpm adka kyam et kopm az."482
Buhar'deki hadiste, bu toplumun "Huz" ve "Kirman"da yaadklar
da aklanmakta.483
M slim 'in de yer verdii biim indeyse, sz konusu toplum un "ad"
d a aklanm akta: H adis aynen yle:
"Yzleri deri stne deri kaplanm halkalar (ya da kalkan) gibi
olan, kldan giysileri bulunan, kldan-deriden ayakkab (ank) gi
yen Trklerle M slm anlar savam adka kyam et kopm az."484
A rap "Peygam ber" M uham m ed byle dedikten sonra, "K yam et
alam etleri"nden gsterilen "Ye'cc" ve "M ecc"le, "Trkler"in anla
tlm ak istendii yolundaki yorum hakl olm az m ?
B u yorum , "Tevrat'taki aklam alara da uygundur dedim . nk:
Tevrat'ta, N uh'un olundan biri olarak yazlan Y afet'in oullar:
"G m er M e c c ..." diye balanarak saylr. (Tekvin, 10:1-2; I. T a
rihler, 1:4-5) Ord. Prof. Dr. Zeki V elidi T ogan'n da belirttii gibi Sa
kalar, 665'te, A sur yaztlarnda ad, Gogu, ya da G og diye yazlan
hkm darn ynetim inde K uzey A zerbaycan'a gem ekteydiler. Togan
diyor ki, "...G o g eren blgesi, ad geen hkm darn A surca yazlan
ad olan G og'un, G ogar dem ek olduunu gsterir. Ki, bu da, T rke
bir szckse, Gk ve G ker dem ek olabilir."485 unlar d a yazm akta:
"G ogu ya da G ogar'n, Y ahudilerde (Tevrat'ta) Gog adn ald
ileri srlm ektedir. Bu Gog ve M agog'a ilikin anlatlanlar, T ev

ili

rat'larn belirlem esine gre 629-580 yaayan rem ie (Yerem ya) ile 595-575'te yaad Incil'c'erce kabul edilen
E zekhil (H ezekiel) ykleri iine sokulm utur."486
Togan, konunun uzm an aratrcs olan baka yazarlar gibi, Tevrat'ta
geen "Gog" ve "Magog"un, K u ra n'a "Ye'cc" ve "Me'cc" diye geen
toplum un kendisi olduunu y a z a r487
"Gog" ve "Magog" szckleri, Tevrat'n eski Arap harfleriyle yazl
nshalarnda "Cc" ve "M ecc" diye yazldr.488
Bu "G og" ve "M agog", yani "Y e'cc" "M e'cc", Tevrat'ta uzun
u zun anlatlm akta. (H ezekiel, 38:1-23; 39:1 ve tekiler.)
Incil'de de anlatld grlm ekte. H em de K ur'an'a olduu gibi
ve M uham m ed'in "hadis"lerinde anlatlanlara tam uyar nitelikte "K
y am et olaylar" arasn d a... im di, Y uhanna'nn V ahyi'nin 20. babnda
anlatlanlar birlikte okuyalm ve M uham m ed'in Y e'cc ve M e'cc'le
ilgili "bilgi"leri nerelerden a r d n birlikte grelim :
"Birinci K yam et budur. B irinci K ya m ette pay olan, m utlu ve
m ukaddestir. O nlarn zerine ikinci lm n egem enlii yoktur.
A llah n ve M esihin din araclar (khinleri) olacaklar. O nunla
birlikte bin yl saltanat srecekler.
"Ve bin yl tamam olunca, eytan, zindanndan zlecektir. V e
yerin drt bir kesinde olan topluluklar, yani Ye'cc ve M e'cc'
saptrmak ve onlar sava iin bir araya toplam ak zere kacaktr.
Onlarn says denizin kum u gibidir..." (Ayet 5-8.)
M uham m edin ya da retmenlerinin, tm teki /n ri/lerd en olduu
gibi, Y uhannann V ahyi'nden de ok ey aldna ve ardklar arasnda
"Kyametin alametleri"nin de bulunduuna tank olmaktayz.
"Ye'cc" ve "Me'cc"n "deniz kumu gibi" saylamayacak lde
"yeryz"ne dalmalarnn "kyamet alametleri"nden sayln alp, Tev
rat'taki Daniel'in "hr zaman" olaylarna ilikin anlattklaryla karla
trrsak, "Zu'l-Kameyn"le "Ye'cc" ve "Me'cc"n Kur'an'a neden bir
arada anlatld da aydnlanr. nk yukarda da deinildii gibi, Daniel
(Danyal), "iki boynuzlu ko"tan ve "tek boynuzlu teke"den sz ederken ve
bunlar "Cebrail'in "lkelerin krallar" olarak yorumladn aklarken,
"ahir zaman olay" diye gsterir anlattklarm.
178

D em ek ki, m asaln kk, T evrata dein uzanm akta. O radan da,


bak a toplum larn m asallarna. V e bana gre, G ne, Ay ve "yldz"
kltlerinin arl olan inanlara, hatta daha da gerilerde ilkel inan
kesim lerine dein varp dayand sylenebilir. A ncak m asaln son
o lum asnda, y ukarda genie anlatm aya altm gibi, "iki b o y
nuzlu" niteliiyle douda da bilinip nem senen B yk skender'in ve
Y unan etkisinin byk pay vardr.
"Y e'cc-M e'cc"n nne gem ek iin "Z u'l-K am eyn"in yaptr
d K ur'an'da anlatlan "Sedd" nerede olabilir?
B u soru, Kur'an ve hadis yorumcular, Arap-slam yazarlar tara
fndan ok sorulup zerinde durulmutur. A m a ben bunun zerinde dur
mayacam. nk, bir "m asa fd a sz edilen "sedd", gerek dnyada
bulunam az. ok aratrld halde, bulunam am tr da. Din savunurlar
ve arlatanlarnn birtakm zorlam a yorumlar olsa bile... Sz konusu
masal gibi, sz edilen "Sedd de, M uham m m ed ya da retmenleri tara
fndan, eski m asallardan alnp arlmtr. Bu, bir gerek. tesi laf.
Kur'an'da bu m asaln, daha dorusu m asallar karm asnn anlatl
m asndaki am a nedir? A rap m illiyetisi eriat profesrlerden (M
sr) Tantavi, nce; "ama, yalnzca ttr!" diyor.489
Tantavi'ye gre, K u ra n d a ki "Zu'l-Karneyn", Byk skender olamaz.
nk, skender'in tarihteki yaam bellidir. Bu "Zu'l-Karneyn", H im yer
hkmdarlar arasnda var olduu sylenen "Zu'l-Kameyn"e daha ok
benzemekte. Kur'an'daki olsa olsa Arap olabilir. Ancak, bu Z ul-Karneyn'in, "Himyeri Zu'l-Karneyn" olduu da sylenemez. nk, Y em en
li ve Himyeri hkmdarlarnn tarihleri, yaamlar da bilinmekte.
T antavi bu grn belirtirken yle de dem ekte:
"K ur'an'daki Zu'l-K arneyn, ne M akedonyalI (B yk) skender
o labilir. N e de H im yerilerden g em ite yaam herhangi bir
adam olduu sylenebilir. nk Kur'an, bize Y unan tarihini,
y a da H im yeri tarihini retm ek iin gelm i deildir. Kur'an,
dnya tarihinden ve btn bilim lerden daha stndr... "490
Bu, "tm bilim ler"i "K ur'an"a "feda etm i" grnen "P rofesr"n,
daha sonra, "K ur'an'm B u Bilgileri B ize V erm esindeki H ikm et" ba
l altn d a yle dedii grlr:

179

"K ur'an inm eden nce, zellikle A rap toplum u, genel olarak da
M slm anlar, tarihlerini ve lkelerin yerlerini belirlem eyi u nut
m ulard. V e Ye'cc-M e'cc toplum undan A rap toplum unun b a
na neler geldiini de bilm iyorlard."491
Yani Kur'an'm sz konusu masal ieren ayetleri, "M slmanlar"a,
zellikle de Araplarn tarihlerini, lkelerin snrlarn ve Araplarn,
Ye'cc-M e'cc toplumundan, yani Trklerden neler ektiini anlatmak
iin gelmi. O ysa daha nce de ayn m olla profesr, Kur'an'm am acnn,
falanca ya da filanca toplum un "tarihini bildirm ek olmadn" sa
vunmakta.492 B una am am ak gerekir. "elikiler", din savunurlarnn
hibir zaman kanamayacaklar olgulardr. "Din", demek, bir anlamda
"eliki" demektir. G e elim ...
K ur'an'da bu m asala yer verilm esindeki am a, bence de "f'tr.
"H ikm etli t." Bu arada, yani "pazarlanan hikm et"lerle birlikte
Kur'an i "derin bilgi kayna" olarak gsterm ek. "G izli-gizem li bil
giler" kayna. Z avall "inanr srleri" nereden bilecekler ki, Kur'an
da, yolunu izledii teki "kutsal kitaplar" gibi, hep derlem e, hep arlm inan ve m asallardan olum akta? N ereden bilecekler, ya d a
srdekilerin hepsi bilebilir m i? D aha dorusu, dnyann gz doy
m az egem enleri, bunlarn gerei bilm elerine "im kn" verir m i?
Yunan dnce dnyasndan Kur'an'a ve "hadis"lere, bu nedenle de
"slam "a yansyan, Byk skender iin uydurulm u "yk" ve "masa i'la r deildir yalnzca. K ukusuz baka m asallardan u ya da bu bi
imde alntlar da vardr. "Eski Y unan hikmetleri"nden (felsefesinden)
b ile ... D aha nce de deinilmiti.
A ncak, alnanlarn tm "zel" biim de "im anllatrlmtr". Yani:
Yunan dnce dnyasndan da alnmtr. A m a "rzna geilerek"...
A lnmam olmas zaten dnlemez. Yunanllarn D ouda ve "Do
ulularla yan yana" uzun bir yaamlar olmutur. Kald ki, "evrensel" bir
"Helenizm" var. Helenizm kltr, Yunanllarn (ortak) mal olmakla bir
likte "evrensel" zelliiyle yaylrken, Ord. Prof. Dr. A rif Mfd Mansel'in
anlatmyla: "Yunan dnyasnn snrlarn aarak, iinde bir tek Yunanl
bile bulunmayan lkelere de girme yollarm bulmu, bu lkelerin kl
trlerinden az ok etkilenmekle birlikte, bu kltrlerin baka bir renk
alm asnda byk rol oynam tr."493
180

K U R 'A N V E SL A M 'D A "HELENZM "DEN ZLER

Kur'an ve slam bytlm gibi oluyor. Kur'an ve slam bir "ta


yc" dr yalnzca. B ir "kopyac"dr. B irinci elden de deil. "K opya
cnn kopyacsnn k o p y ac s..."! B u y sa bir "byklk" olam az. B ir
"stnlk" saylam az. "D in"lerin ortak zelliidir bu. zellikle de
"Sam i kitapl dinlerin. Y ani Y ahudiliin, H ristiyanln, slam 'n ...
Ord. Prof. D r. A rif M fid M ansel, E ge ve Yunan Tarihi adl k ita
bnda, "H elenizm kltr"n anlatrken yle balar:
"'H elenizm ' szcn, ilk bilim sel bir terim olarak tarihe mal
eden A lm an tarihisi J.G. D rosyen, bununla, Yunan kltrnn,
Yunanistan snrlar dna kp A kd en iz blgesi ve n A s y a da
D ou kltrleriyle karm as ve kaynam as sonunda m eydana
gelen niversel b ir kltr anlatm ak istem itir."m
"H elenizm "i ben de bu anlam da kullanacam .
Y ine M ansel yle dem ekte:
"skender'in fetihleri sonunda, Yunan kltr, Akdeniz blgesinden,
Hindistan ilerine kadar yaylm, birok yerde Dou kltrlerine
etkilerde bulunm utur.. ,"495
M ansel, bu kltrn ald etkilerden de sz eder.496
Prof. Dr. W. Barthold, slam M edeniyeti Tarihi'nde, daha balarken,
Aristo'nun bir "d"ne yer verir: A risto'ya gre; Helenler, "dnyaya ege
m en olmak iin gnderilmilerdir." Barthold, bunu belirttikten hemen
sonra unlar yazmakta:
"Aristo'nun bu d, ksm en olsun; M akedonyalI skender (Byk)
tarafndan gerekletirilmitir. skender'in D ou fetihleri, Yakn
A sya ve Msr' siyasi ve m edeni ynden Yunan'a boyun edirmi
ve Y unanllam b ir D ou m edeniyeti vcude getirm itir."

181

Bu "Y unanllam D ou m edeniyeti"nden, Sam ilein kopyac din


leri, bu arada slam ve "kutsal kitab" Kur'an, "hi etkilenmesin"; d
nlebilir m i? Konunun bandan beri anlatlanlar da, ne denli ok etki
alnm olabileceini gsterm iyor m u?
"H elenizrri'den alnm olabileceklerini rahatlkla dnebileceim iz
etkiler, Kur'an'a ve "slam "a daha ok Y ahudilik ve Hristiyanlk aracl
yla girmitir. nk M uham m ed'in retmenleri, daha ok, bu dinlerin
"bilirlerim den oluuyordu.
Prof. Dr. Philip K. Hit, "skenderden nce; Peygamberler, rka-toplum a dayal snrlar, yalnzca d'lerinde amlard. Aksak-eksik d
ncelerle, 'insan kardelii'ni dnmlerdi" diyor ve hemen ardndan
unu ekliyor:
"A m a im di ilk kez, byk bir eylem adam (B yk skender)
var karm zda. Y unanllarla 'B arbarlar' arasn a konulan snr
dan iz bulunm ayan bir birliin tam bilincinde ve bunu eylem iyle
gerekletiren bir eylem adam ."497
"Peygam ber"lerin, "din kurucular"nn zam an zam an birtakm "sm r"lar am ay dndkleri, dahas atklar dorudur. H ristiy an
lk ve slam "peygam ber"leri buna rnek gsterilebilir. E er "slam
P ey g am b erim in , A raplarn dndaki to p lu m lara d a uzanm ay d n
dn varsayarsak.
A ncak; bence "d" plannda bile olsa, "diri'lerde ve "kurucu"lannda
"katksz bir insan kardelii" dncesinin benim senm i olabileceini
sanmak kolay deil. Bence mm kn bile deil. "D iri'ler, birbirlerinin ne
denli kopyas olurlarsa olsunlar, "inan"larna ve "inanrlarina belirli "s
n r la r izerler. "nsanlara, "insan" olmalar ynnden deil; bu "s
n r la ra gre ve bu snrlar iinde deer verirler. Y oksa varlklarn yiti
rirler. "nsan sevgisi"ne en ok deer verir grnm eye alan Hris
tiyanlk bile, iyice incelendii zaman, "katksz insanc olmak"tan ok
uzaklarda grlr. Bu, bir.
kincisi:
Zam an zaman deindiim gibi, "diri'ler de, "a ra clar da,-daha ok
"g l le rin gdm nde ortaya kmlardr. V arlklar da "g l lere,
"e g em en le re baldr. Byle olunca, "snrszlk" ve katksz insanca
"evrensellik" nasl dnlebilir bunlarda? Nasl gerekleebilir?

182

Byk skender'le D ouya giden "evrensellie"de tam "insanca" de


m ek kolay deil. nk Helenizm kltrnn yneldii snf, "yksek"
snft, "egemen s n ft. M ansel de hakl olarak, bu kltrn, belirli bir
blgeye bal kalmayp "evrensel" bir nitelik almasn, gcn, yaygn
ln salayan bir zellik sayarken, hangi snfa yneldiini belirtmeyi
de ihmal etmez. Sz konusu kltrn gc, bir yandan "evrensel" gr
nnde aranrken, br yandan da M anselin deyiiyle; "Yksek ve ege
m en snflar fethetm ek yollarn bulm asnda aranm aldr."498
B yk skender'in D oudaki abalarna ilikin eitli kaynaklarn
belirttikleri bize gsterir ki, bu nl hkm dar, "yksek" ve "egem en
snflar" yle ya da byle "fethederken"; "din araclar"ndan d a b
yk lde yararlanm tr. Y eni "efendi"nin egem enliinin "kabul
grm esi", kukusuz am an verm eyen gce dayanyordu. A m a, o gce,
bu araclar da, km senm eyecek lde "om uz veriyorlard".
B u "om uz verm e" srasnda, "din araclar", yaln zca "yeni efen
d i l i n kendisine deil, gtrd "kltr"e de araclk ediyorlard.
te bu ve baka nedenlerle, gerek B yk skender dnem inde, ge
rekse ondan sonraki uzun alar boyunca eitli kltrlerden hem etkiler
alyor; hem de etkiler brakyordu Y unan dnce dnyas. H elenizm
kltr. "Yksek sm f'la el ele verilerek... K entler ve ok nemli kurum
lar kurularak... Profesr Philip Hitti ve baka yazarlar, skender ve ardl
lar eliyle kurulan "kenf'lerden nemle sz ederler hakl olarak. V e bu
kentlerin kuruluunda en bata gelen amacn, H elenizm kltrn yay
mak old u u m belirtirler.4"
skenderiye kentini ele alalm: B ilindii gibi bu kenti, B yk s
k en d er kurm utur. 3 31'de. M sr'da. A kdenizin kysnda. A d, s
k enderin adndan ileri gelm ekte.500
A dnan A dvar, Tarih B oyunca lim ve D in adl k itab n d a u n lar
yazyor:
"Eski Yunan felsefesi, M sr, Keldani (K alde'li) ve zellikle M u
sevi dinleriyle, sken d eriye'd e tem asa geldikten sonra, b a lc a
yo ld a gelim eye balad:
" 1. B ir D ou dini olan M u sev ilik le Y u n a n m eta fizi in in u zla
trlm a s (M usevi-Y unan felsefesi).

183

"2. P ythagoras inanlar zerine kurulu yeni bir Pithagorculuk.


"3. E flatun'un derslerinden karlm Y eni E flatunculuk (NeoP latonizm ) felsefesi.
"Bu ayr yoldan giden dini felsefeler arasnda, ok nem li temas
noktalan vardr. rnein, Tanr'nn 'yce' ('trcnscendent') bir var
lk gibi dnlmesi. Tanr ve lem (evren) arasndaki ikilik: 'Dualisme'. Tanr'nn vahiy ve ilhamla ve mistik bir yoldan tasarm.
Zhd ve takva. Yani dnya ilerinden el ekme. eytanla meleklere
inanm a... gibi noktalar, her felsefede de ortakt."5m
D enir ki, "A risto'dan sonra, skenderiye ve R om a'da sren Y unan
felsefesinin uzantsnda (H elenistik felsefe sresi iinde), Platon (Ef
latun) ve A risto gibi byk m etafizikiler yetim edi."502
A ncak nedenleri var bunun: E n bata gelen nedeni, bu filozoflarn
"sergiledikleri"nin egemenlerin iine geliyor olmasyd. Bunlarn ser
giledikleri, "din"lerin, din "gizci" ve "gizemci"lerinin de iine gelmek
teydi. Yahudilik, Hristiyanlk ve slam, bu filozoflarn "felsefelerinden,
bir baka deyile "hikm et'ierinden bolca "kan" alm lardr. Bu filo
zoflarn "hikm et'ieri, zellikle Aristo'nunkiler, Aristo mant, dinlerin
ipe sapa gelm eyen sam alklarna "yalanc tank" olarak kullanlm
lardr zamanla.
Aristo'nun, Byk skender'in "hocas" oluu, nemliydi. Bu iki nl
arasnda alabildiine gelimi bir dostluk vard. A ristonun dnceleri
kendinden olduu lde, belki de ok daha fazla, bu dostluk ilikisinden
g alyordu. Y ine bu dostluk ilikisi nedeniyledir ki, skenderiye ken
tinde ilk yerleen "felsefe", "Aristo felsefesi" olm utu.503
B ununla birlikte skenderiyede zam anla oluan b ir "skenderiye
okulu" ve bu okulda toplanm "m istik P latoncu (Eflatuncu)" eilim
ler grlm ekte.504
K sacas: skenderiye kentinde her iki filozof d a var. u y a da bu
trl. 2. yzylda, bu iki filo zo fu n btiin yaptlar, sz konusu kente
a kta rlm bulunuyordu.505
2. ve 1. yzyllar, Tevrat'n kim i blm leri ve Tevrat'a sonra
dan geirildii grlen "lm szlk ve "ahiret" inanc ynnden de
nem li yzyllardr. B iraz ilerde bu noktaya yeniden dneceim .

184

skenderiye kentini Y unan dnce dnyasna nemli bir alan, bir


odak durum una getirme abalan, bu kentin, Byk skender'den sonraki
ilk egem eniyle balar. Birinci Ptolemaios (Batlamyus) ( ?-285) ile ...
B yk skender'in generallerindendi. skenderiye kentinin de iinde bu
lunduu M sr'a kral oldu. Sz konusu abalar, bu kralla balar; olunun
dnem inde hzlanarak srer. kinci Ptolem aios Filadelfos ( 285-246)
deniyordu bu krala da. Bu dizinin krallar, hep aym ad (Ptolemaios) al
maktalar. B unlann hepsi, Y unan dncesinin yaycln ve koruyucu
luunu yapm lardr. H epsinde de skenderiye kenti, bu dnceye
nem li "merkez" yaplm ak istenmitir, yaplmtr. Bu kentin bu ynden
nem inin yitirilmemesi iin elden gelen aba gsterildii grlmekte.
abalarn, baarya ulat d a ...
N eler oldu? K saca gz atalm :
O lanlardan belki de en nem lisi, Y unancann arlk kazanm as.
H ayrullah rs, unlar yazm akta:
"B irinci Ptolem aios ve olu kinci P tolem aios Filadelfos, ba
kentleri skenderiye'yi, H elen (Y unan) kltr ve bilim inin m er
kezi durum una getirdiler. B u kentin n, o zam anki dnyaya y a
yld. Y ahuda'dan geenleri de kendine ekti. B uradaki Yahudiler, Yunan dilini, d oal olarak yoksul kalm olan A ra m i dilin
den stn buldular. unu da syleyelim ki, artk branice konu
ulm az olm u; yerini, karm a b ir dil olan A ram ice alm t. Y u
nan dilini, filozoflar ve airler, byk bir zenginlik ve gzellie
eritirm ile rd i ve bu dil, b t n A kdeniz evresinde b ilim ve ti
caret iin orta k d il durum una gelm iti. skenderiye'ye yerlem i
o lan on binlerce yu rtsu z Yahudi de bu dili konum aya b a
lam t. yle ki, y eni yetien kuak, artk ne braniceyi, ne de
A ram iceyi anlayabiliyordu. S inagoglarda ibadet srasnda en
nem li yeri alan Tevrat'n okunuu da, bunlar iin yabanc bir
dilde sylenen szlerden ibaret k a ly o rd u ..."506
rs, Yunancann vazgeilmez bir nem kazanmas nedeniyle "M
sr'daki Yahudi cemaati"nin bir kararna deinmekte ve yle demekte:
"M sr'daki Y ahudi cem aati, 'Thora'nn (Tevrat'n) Y unancaya
evrilm esine karar verdi!"507
185

ok nem li bir olaydr bu.


rs'n yazdklarndan izleyelim :
"...kinci Ptolemaios, dnyann en gzel kitaplarn, kitaplnda
toplam ak istemi. Bir gn kitaplk memuru kendisine, dnyann en
gzel kitaplar olan 995 cildin toplanm olduunu, ama, en yce
kitap olan 'M usa'nn be kitabmn bunlar arasnda bulunmadn
bildirmi. Bunun zerine Ptolemaios Filadelfos ( 285-246),
Yerualim 'deki Bakhin'e bir mektup yazm ve bu kitaplarn bir
kopyasn istemi. Ayn zamanda, bu kitaplar Y unancaya evi
rebilecek adamlar da gndermesini istemi ondan. Bakhin de,
Tevrat nshalaryla birlikte 72 bilgin gndermi. Bunlar, sken
deriye'de byk bir saygyla karlanm, Kral, bu adamlarn bil
geliklerine hayran olmu. Trenlerden bunlara, her biri iin ayr
odalar ayrlm. 72 bilgin, birbirinden habersiz, aralarnda hibir
benzerlik bulunmayan branice'den Yunanca'ya evirmiler Tev
rat'. Sonunda, evirilerin yetmi ikisi de harfi harfine birbirinin
ayn km !"508
B urada "abartm a da olabileceini dikkatten uzak tutm am ak ge
rekir. O nokta konum uzu ilgilendirm ez.
Tevrat' braniceden Y unancaya evirttiinden sz edilen ikinci
P tolem aios Filadelfos ( 285-246), etkinliinin ve egem enliinin
snrlarn geniletm iti zam anla. 274'ten 2 7 1 'e dein sren
"B irinci S uriye Sava"nda salad baaryla "zam annn en zengin
ve en gl hkm dar" durum una gelm iti. B yk donanm as sa
yesinde "denizlerin egem eni" ve "adalar birliinin koruyucusu" niteli
ine de sahip olm utu. "K raln elileri, batda R om a'ya, douda H in
distan'a kadar uzanyordu."509 B u hkm dar dnem inde, kara ve d e
nizyollarna nem verilm i, ticaret ve bu yolla d a lke ekonom isi
glendirilm iti. Ord. Prof. Dr. A rif M fd M an selin anlatm yla:
"G neyden getirilen m allarn kk bir blm lke iinde harcanr,
asl byk blm yse, sken d eriye yoluyla A kdeniz piyasasna sr
lrd." Y ine M ansel'in anlatm yla: "skenderiye, o dnem dnyas
nn yalnzca en byk tahl pazar deil; ham m addelerin ilendii en
n em li sanayi m erkezlerinden biri"ydi.510

186

V e "kltr dili" olan "Y unanca"m n bir "i dili", "ticaret dili" d u
rum una gelm esi de gereklem iti o dnem de.511
B unun byle olm asnda da en bata rol oynayan skenderiye kenti
olm utu. B ir "m erkez" olarak. "K ltr"n ve "ekonom ik g"n, i
ie geliip dal budak sald bir m erkez.
V e bu "m erkez"de nem inden sz edilegelen bir "kitaplk": Y z
binlerce kitabnn sonradan "din canavarlar"nca "yaklp yok edil
dii" anlatlan bir kitaplk!
bn Haldun (1332-1406), "Bilimler oktur. nsan toplum lan iinde
o k sayda bilgeler, bilginler gelip gemitir. Bize ulamayan bilinler,
bize ulaanlardan ok daha kabarktr" dedikten sonra yle sorar:
"Tanr honut olas m er'in, 'fetih' srasnda (skenderiye ele
geirildiinde) yok edilm esini buyurduu o bilim belgeleri n e
rede, var m im di?"512
Bu "belgeler" ve bunlardaki kim bilir ne denli nem li bilgiler yok,
ulam ad elim ize.
"Y aklp yok edildikleri" iin!!! D nlm esi bile tyler rpertici
bir cinayet.
K im ilem itir bu cinayeti?
B ilinegelen o ki, bu cinayeti ileyen, ya d a ilettiren: m er. bn
H aldun da onun iin yukardaki soruyu soruyor.
A m a sonralar kimi yazarlar, zellikle de "slanT'a "toz kondurmak istemeyen"ler, "kabul etmiyorlar" bunu. "skenderiye Ktphanesi ok da
ha nce yaklmtr" diyorlar. K im ler yakm ? "H m stiyanlar"! yle de
dendii grlr: "Ktphanenin falanca blm, falanca dnemde falanca
piskopos tarafndan yaktrlmtr". Y a baka blm leri? Kimileri bu so
runun karln bilm ediklerini, am a yaktrann "mer" olam ayacan
sylerlerken, kimi yazar da yle der: "Ktphanenin bir blm n S
390 sralarnda Theophilus adl bir Hristiyan papaz, geriye kalan b
lmlerini de 640'ta (642 olmal) Mslman istilaclar yok etti."513 Bu
gr ileri srenler arasnda, Prof. Dr. Cemal Yldrm da var. Adnan
Advar'sa: "skenderiye K tphanesinin Serapium adndaki blm, H
ristiyanln IV. yzylda bir ileri geleni, Piskopos Theophilos tarafndan
yaktrlmt" dedikten sonra, kitapln br blmnn, skenderi

187

ye'nin ele geirilmesi srasnda H alife m er tarafndan "yaktnldna"


ilikin "haber"in, bir "Hristiyan tarihi"nin yazdklarndan kaynaklan
d iin kabul edilem eyeceini yazar. A dvar'n "itiraz"na ilikin ald
dayanaklar, u anda elimde. A m a bunlar inandrc olmaktan uzak. Bun
lardan biri, M ehm ed M ansur adnda birinin "Batl slam dmanlarna
kar" aka gelip yazd bir kitap. Yazar, "raydevlet muavinliin
den" em ekliymi. lgili ilgisiz birok eyi doldurm u kitabna. Kitabn
ad, skenderiye Ktphanesi.514
skenderiye kitaplnn hi deilse bir blm nn m er'in buy
ru uyla "yaklp yaklm ad" yolundaki tartm aya burad a g irm eye
ceim . unu sylem ekle yetineceim :
Sz konusu kitapln yaklp yok edilm esi, en korkun cinayet
lerden biridir. C inayeti ileyen falanca dindenm i, filan ca dindenm i;
bu, bir gerei deitirm iyor: Bu korkun canavarl yapanlar, "din
canavarlar"dr. Yaptransa: "Din."
Y unan dnce dnyasnn sokulduu, gelitirildii ve yayld
"merkez", yalnzca skenderiye deil. Baka m erkezler de var. D aha nce
de belirtilmiti bu. skenderiye zerinde bu denli durmam n nedeni, ko
numuzu daha yakndan ilgilendirmesinden. Burada gelitirilen "felsefe",
teki merkezlere, rnein bir A ntakya'ya ("Antakya okulu"na) gre daha
"gizli-gizemli", daha "din-iman" d o lu .. ,515 Burada beslenip bytlm
olan "felsefe"ler, teki merkezlerden ok daha fazla "din'ierden "kan"
almlar ve ok daha fazla "kan" vermilerdir. Burada "din"le "felsefe"
ok daha fazla beslemitir birbirini. Buysa konumuzu ok ilgilendirir.
Y unan dnce dnyasndan iki nitelikte "felsefe" yansm tr
D ouya:
Biri: "Katksz." Tmyle "insanca". Yani "diri'le, "im ari'la kartrl
m, bulandrlm deil. B aka deyile: "Irzna geilm em i dnce."
"Bilgi"ye ynelik. "Salt bilgi sevgisi"ne dayal, "bilgi"nin "kendisi iin".
Ve "genel-evrensel".
B ir rnekle daha iyi anlalabilir: Prof. Dr. M acit G kberk'in bir
kitabndan alp sunaym:
"B abillilerin nl astronom isi, yldzlara tapan B abillilerin dini
ne dayanyordu. Bu, dinin ve pratiin hizm etindeydi. Y ldzlar
zerinde yaplan inceden inceye gzlem ler, gne ve ay tu

188

tulm alarnn hesaplanm as, hep, din i-p ra tik am alar iindi. B u
rada da Y unanllar, B abillilerin zengin gzlem gerelerinden y a
rarlanm lar, am a sonunda ( ...) gkyzn izen bir teori'
k u rm u la rd r."516
G kberk, byle dedikten hem en sonra yle diyor:
"Btn bunlardan gryoruz ki, Y unanllar, doruya ve bilgiye,
dorunun ve bilginin k e n d isi iin ynelm i olan bir bilim in, bir
felsefenin ilk yaratclardr."
",. .ilk yaratclardr" yargsna katlmadm belirterek geiyorum.
Y unan dnce dnyasndan D ouya yansyan "felsefe"lerden kin
cisiyse bunun tam tersi: "Din" ve "iman"la bulandrlm. "nsanca" ol
m ayan, "d" ve "doast" alanda var gsterilen "g"lere dayal. A yr
ca, u ya da bu ynden "snrl". Falanca inan"la, filanca kesimle, en
bata d a "kar"larla snrl.
B u nitelikte D ouda, zellikle de skenderiye'de beliren "felse
fe le rd e n kimi, buraya gelm eden nce de byleydi. Kim iyse, buraya
geldikten sonra bu nitelie girm itir.
rnein: P ythagoras ( 580-500 aralarnda) ve Eflatun (Platon)
( 4277-347?) felsefeleri, D ouya gelm eden nce de bu nitelikte bu
lunuyorlard:
P ythagoras (Fisagor=Pitagor), "gizli bir din tarikat" kurm utu. V e
P ythagor'culuk; bir "din", "dinsel inan, dinsel dnce" akm olarak
g r lm t r.517
Cemil Sena, "Fisagor (Pythagoras), 540 ylm a doru talya'ya
gem i ve Krotom'daki tarikat'm kurm aya ynelmitir" dedikten ve
"sylendiine gre: Kroton sitesinin yasalarn Fisagor yazm, yz
am olan rencileri, B yk Yunanistan'n trl kentlerini ynetm i ve
buralarda, slah etm ek artyla aristokrat ynetim i korumulardr" diye
de yazdktan hem en sonra u satrlara yer vermekte:
"Fisagor, daha ilk geldii gnlerde sylev ve va'zlaryla halk ze
rinde derin etkiler yapm ve orada bir 'khinlik' ve bir de 'ayin'
(mistik tren) kitab yazmtr. (Bu iddia kukulu.) Rom a'dan, Si
cilyadan ve btn talya'dan pek ok 'mrit' toplam olan Fi-

189

sagor'un okulu, bir eit tekkeydi. ( ...) Tarikata trl altrma d e


nemeleri yaplyor, sembolik ve kapal bir dille stadn szlerine
kutsal bir deer veriliyordu. 'Onu stat syledi!" sz, btn m
ritler arasnda bir dinsel ayetin brakt etkiyi yapard."5s
unlar da yazm akta Cem il Sena:
"O (Fisagor), dem okrasinin aleyhindeydi. D isiplinli bir aristok
rasi kurm ak em elindeydi. B u bakm dan onun okulu, bir yandan
da siyasal bir cem aat m anzaras gsterirdi."519
D em ek ki, "Pythagoras"n olduu bilinen "felsefe", hem "dinliim anl", hem de bir "ynetim "in ve b ir " s n fn "kar"yla snrlyd.
Cem il Sena, "'Fisagor tarikat'nda, hem eitim, hem bilgi, hem de
m istik fa a liye tle r vard" diyor.520
Fisagor'un "kendi yapt" olarak zam anm za dein gelmi hibir ey,
hibir "belge" bulunmamakta. Bunu, baka yazarlar gibi521 Cemil Sena da
belirtiyor. A m a onun "sisteminden sz edilmekte yine de. "ren-ciler"i ne, "Fisagorcular"a dayanlarak... Yazar da, "Fisagor tarikatnda un
lar unlar v a r.. ."derken, anlattklarn bu dayanaklara yaslandrmakta.
E vet "var", sz konusu "tarikat"ta ileri srlenler var: "M istik fa
aliyetler" de var, "eitim" ve "bilgi" de var.
"Mistik faaliyetler" ve "eitim", anlalyor ki; "belirli bir dorultu"da.
"Belirli bir s n fn yararna.
"B ilgi"ye gelince: O da ayn dorultuda. K itleleri belirli bir yne
doru ynlendirm e am acyla kotarlm , "rzna geilm i b ir bilgi".
"Bilgi" ve "akl". Bunun ikisi de nemli bir "tarikafta. Am a ikisi de
"insanca" olmaktan uzak. "Bilgi" de bulank, "akl" da. "Din", "iman" kir
leriyle kirletilmi. Yahudilikteki Hristiyanlktaki, slam daki... gibi.
Prof. Dr. M acit G kberk, P ythagorastan (Fisagor'dan) sz ederken
yle der:
" 6. yzyln ortalarnda Y unanistan'da yaylm aya balayan bir
dinin, efsanevi arkc Orpheus'un (Orfevs'in) kurduu Orphik kl
tn ok etkisinde kalm. Ruhun gtnde, doularn dnml
(periyodik) olduuna, bedenden ayrlan bir ruhun, insan ve hayvan
bedenlerine getiine inan, Trakya D ionysos'una tapan Orp-

190

hiklerin balca inanlardr. Bu inanlara sk skya bal olan


Orphikler, disiplinli ve perhizli bir yaam srerler. ( ...) te btn
bu inanlar ve yaam a biimlerini, balangta daha ok bir din ta
rikat gibi olan Pythagoras'larda da bulumz. Bu tarikat, siyasi bir
rol de o ynam tr.. .522
Prof. Dr. A rif M fid Mansel, "Orfevs dini"nden sz ederken, "Ana
dolu, Trakya ve Yunanistan dinlerinin bir karm olduu anlalan O r
fevs d i n i . d i y e balar.523
Pythagoras'n etkisinde kald ileri srlen bu din, bence D ou k
kenli olabilir. Tpk Dionysos (Dionizos) g ib i...524 Pythagoras'n kendisi
nin de Doudaki, zellikle M sr'daki inanlardan etkilendii ileri srlr.
Cem il Sena'nn Filozoflar Ansiklopedisi'nde unlar okuyoruz:
"Geleneklere gre Fisagor (Pythagoras), baz geziler yapm. M a
tematie ilikin retileriyle ruh gne ilikin inanlar, M sr'da
renmi. ran'a gitm i, orada byc Z aratasia grm. ( ...)
Szde bir grevle gnderildii Msr'da, Menfs'te bulunan zis
tapnana kabul edilm i ve burada yirm i yl kalm, sonra buralar
ranllann ele geirmesi zerine tutsak olarak Babil'e gtrlm.
Smer ve Asur'daki bilgilerle Zerdt ve Buda'nn gizleri hakknda
bilgiyi de, kukulu olan bu geziler srasnda elde ettiini kabul
edenler v ar..."525
Sylentiler, "kukulu" olabilir. A m a kukulu olmayan da var: Pythagoras'daki "inan" ve "dnce"nin "Dou zellikli" oluu.
Ord. Prof. Dr. Hilmi Z iya lken, "Fisagor'a (Pythagoras'a) v e ... gre:
Yldzlar, hem melekler, hem de ahslardr" diyor.526 unlan d a yazyor:
"Pythagoras diyor ki: Ruh, bedene bal olm as bakm ndan,
ehvetten ve dklklerden vazgem eye alrsa, ey lere ait
derin bilgiyi kazanr. Ruh, nce z pasl olan aynaya benzer.
Pas silindii zam an, orada btn ekiller grnr. V e ruh, uyu
m az. nk uyku srasnda, duyular kullanm ay brakr, kapal
kalr. Bu srada zgrdr. E vrende olan g izli a k h e r e y i bilir.
E er bu ruh, uyum usa, yani uyku srasnda kesintiye u ram
sa, insan uykuda olduunu bilm eyecektir, bu durum u uya

191

nklktan ayrm ayacaktr. stn lem e gtrc b ir kprye


benzeyen bu lem den kurtulaca zam an; onun yeri, srekli o la
rak te ki lem olacaktr."521
"Yldzlar"a birer "melek" diye inanma, ruh"lar, "ruh"un yle yle
nitelik kazanmas, "u lem", "teki lem "... Btn bunlar, "Dou zel
likli" inan ve dncelerdir. Bu inan ve dncelerde, "yldzlar" kl
tn de gryoruz. Sabitliin ierdii klt... Pythagoras'tan aktanlan-lar
doruysa, bu filozofu, bir "Sabi" bile sayabiliriz geni anlam yla...
Ksacas, Pythagoras'tan aktarlanlarda, Pythagoraslkta; "dnce",
"inan" i ie.
G elelim Eflatun diye de bilinen Platon'a:
"D ou zellikli dnceyi, bu dnrde de bulabiliyoruz: Bu
dnrdeki "felsefe" de "din-im an" kokm akta. "B ulank." G eree
dayal olm aktan ve "insanca" olm aktan uzak. V e bu felsefe de "stn
s n f' kar dorultusunda.528
"A kl" m ?
B u dnrden aktarlan "akl" d a "kirletilm i" bir akl. ylesine
ki, "Tanr" dncesine, "doast" alanda gsterilen "g"e, glere,
"lm szle" ve dinlerce benim senen daha nice abuk sabukluklara
en g el olam am akta.
Bunda ve bakalarnda "akl", insan dncesi, birtakm "yo-ra/n'tar
la529 bulandrlm ve "kirletilmitir".
Yunan dnce dnyasndan D ouya gelen dnce akmlar, Dou
daki dinlerle, zellikle de "kitapl" dinlerle bulutuunda "y o ru m lar yar
dm a yetimitir. "F elsefelerle "d in lerin "iftlemesi"ni salamtr bu
yorumlar. En abuk sabuk, en sama szleri, savlan bile, ortamna gre
"uygun" ve "akla yatkn" gsteren "m ecazl yorumlar.
Bu yorumlarla salanan 'felsefe-d in iftlem esi"tiden oka "ocuk"
domutur. D aha sonraki tm alarda insanln aldatlm asnda kul
lanlmtr bunlar. Ve bunlarn, bir yanda "felsefe sistemleri "nde, br
yanda da "dinlerde, dinlerin "kutsal kitaplan"nda yer aldktan grlr.
Hem de b o lca...

192

F E L S E FE -D N FTL E M E S VE
K U TSA L K TA PLA R D A Y ER A L A N O C U K L A R I

"Felsefe"yle "din"i "iftletirm e" eylem i, ilkan ok eski y zy l


larndan balar. B yk skender'in D ouya alm asndan sonra daha
b y k bir zenle ele alnr ve hzlandrlr. D e iik "m erkez"lere y an
stlr, deiik toplum k atlarn a yaylr. H elenizm 'le kurulan en n em
li m erkez durum undaki skenderiye'de daha da dzenli bir politika
erevesinde yrtlr. Ptolem iaos (B atlam yus) adl hkm darlar
y n etim inde...
2. yzyldan balayarak, D ouda yeni gelim elere gre, yeni
"yorum " ve "iftletirm e" abalar grlr. "K utsal m etinleri", "Y u
nan felsefesi"ne uygun decek biim de "yorum lam a" abalar.
Bu abalardan rnek verilm eye deer birini, skenderiyeli bir Y a
hudi gsterm itir. A d: A ristobul.
C em il Sena, bu Y ahudi'yi anlatrken unlar yazar:
"Yahudi filozofu ( ...) 150 ylllannda Ptolem ee Philometor (Pto
lemiaos V I Filometor) dneminde skenderiye'de yetimitir. sken
deriye'deki Yunanllar arasnda, kutsal kitaplar tantanlarn birincilerindendir. ( ...) Be sifr (Tevrat'n banda yer alan M usa'nn
be kitab) hakknda kinayeli ve felsefi bir yorumlama yazm ve bu
eseri, Ptolemeeye (hkmdara) 'ithaf (armaan) etmitir. ( ...) Onun
anlatna g re... Fisagor ve Eflatun'un da, Tevrat okum u ve bu
kutsal kitaptan yararlanm olduklarn kabul etmek gerekir. (...)
Yar-Yunan ve yan-F ars etkisini tayan okulun kurucusu sayabiliriz
onu. Ki, bu okulun am ac; Kutsal kitaptan uzun birtakm m ecazlar
kararak balca fe lse fe sistem lerini bu kitapla uzlatrm ak veya
daha ok, bu sistemlerin batan baa brani (Yahudilere ait) eser

193

lerden yararlanlarak meydana getirildiini gster-mektedir. Aristobul, gizemcilie baldr. Fakat, buna, Eflatun'un, Fisagor'un baz
dncelerini kartrm tr. "53
A ristobul; 8. yzylda yaad sanlan H esiodos, 9. yzy
ln sonlarn d a yaad sanlan H om eros adl nl Y unanl ozanlarn
ve ok daha nceleri, rnein 14. yzylda yaad ileri srlen
ve "O rfevs" (O rpheus) dininin kurucusu olarak bilinen O rfevs adl
yine nl Y unan ozann da P ythagoras ve E flatun gibi, Tevrat' o k u
duklarn, bu kitaptan yararlandklarn savunur.531
A irstobul'un kendisi byle b ir eye inanyor m uydu acaba? K u
kusuz, bilinem ez bu. A ncak, buna inanan Y ahudiler ve her eyde "Y a
hudi parm a" arayan "Y ahudi dm anlar" var. T rk yazarlarndan
rnek verm ek gerekirse, ite bir rnek: Z iya U ygur.
Ateli bir Yahudilik ve K om nizm dman. H astalk lsnde.
Tarih Boyunca htilller ve Siyonizm diye de bir kitab var. Bu kitabnda
savunduuna gre: "Tarih boyunca" dnyay berbat edegelmi olan, "Yahudiler"dir. "Komnizm" yoluyla... Bu am ala "Yunan felsefesi"ni de
yaratmlarda-. Ama, bu felsefenin, tmyle "kendilerinin olduunu, gizli
tutm ular"dr. "Y azk ki, bunu da baarm lar"dr...532
O ysa "Y ahudiler", Y unan felsefesini, "kendilerine mal etm ek" ve
bunu olabildiince "yaym ak" konusunda gnll grnm ekteler. Hem
de "vnerek"... A ristobul'dan aktarlanlar da bunu gsterm iyor m u?
A nlatm aya gerek yok ki, Y unan felsefesi, Y ahudilerin deildir,
olam az d a ...
lkan nl Yunan ozanlar da, "filozoflar da, "Yahudi kaynakla
nandan, bu arada Tevrat m yararlanmlardr elbette. Ancak, "yararlan
ma" tek yanl deildir. ki yanldr. " iftlem elerde hep byle olmaz m?
Yahudi kaynaklan ve en bata "kutsal kitap"lan olan Tevrat ile Yunan
Felsefesi, hem "etken ", hem de "edilgen" olarak "iftlemiler"dir. Yani,
hem Yahudi kaynaklanndan yansmalar olmutur Yunan felsefesine. Hem
de bu felsefeden sz konusu kaynaklara; bu arada Tevrat'a, gemeler,
"geirilmeler" olmutur.
u da var:
"M ecazl ve "uygun" yorumlarla salanan "felsefe-din iftlemesi"ndeki "felsefe"yi, yalnzca Yunan felsefesi; " d in i de yalnzca "Yahu

194

dilik" olarak dnmemek gerek. Buradaki "felsefe" de, "din" de "karma"dr. eitli lke ve toplumlardan yaplan derlemelerle biim alm bir
karma. H em Batdan, hem de Doudan var.
Aristobul ve benzerlerinin giriimleri ve "mecazl yorum "lanyla olu
turulan iftleme, bu kapsam dadr ite. Bata Tevrat olmak zere, "kutsal
kitaplar"a da geip bada kuran yz karas "ocuklar"; bu "birlemenin
rn. Bu ocuklardan, "kutsal kitaplarda, "hikmet" diye sz edilir. Tevrat
ayetlerinde olduu gibi, Kur'an ayetlerinde de alabildiine vlen "hik
met", "hikm etler, bunlardan ve ounlukla bunlarn aralarna serpitirildii "m asallardan olumakta.
A ristobul'un "m ecazl y o r u m la rla "felsefe-din birlem esi"ni sa
lam aya, zellikle de Y unan felsefesine uygun din ve Tevrat yorum lar
y apm aya yneldii yzylda, yani 2. yzylda birtakm Tevrat b
lm lerinin kalem e alnp Tevrat'a, eklendii grlr:
D aniel (D anyal) blm .
V aiz blm .
ki blm halindeki "M akkabiler". (Bu iki blm de, kim i ina
n rlarn ca 7 evrat'n blm leri saylrlar.)533
D ah a nce b ir k a rla trm a y ap m ay a alm tm : K ur'an'daki
"hikm et"ten sz eden ve "hikm et"i ven "ayet"lerle Tevrat'n kim i
blm lerindeki yine hikm et"i anlatan ve "hikm etli szler"e yer veren
"ay et"ler karlatrlm t. A yetlerinden rn ek ler verilm iti. Tevrat
blm leri arasnda D aniel blm yle V aiz blm de vard. Kur'an
ayetleriyle Tevrat ayetleri arasnda, bu konuda da ne denli b ir ben
zerlik, dahas tpklk bulunduunu birlikte grm tk.534 Y eniden
k arlatrm ay a gerek yok.
Bu durum da ortaya kan u: Kur'an'da sergilenen "hikm efler ara
snda, Y unan dnce dnyasndan da var. "Felsefe-din iftletirmesi" s
rasnda "[...] geilmi "terinden...
H i deilse nem li bir blm nn 2. yzylda Tevrat'a eklen
diine kesin gzyle baklan D aniel blm nde "lm tesi"nden de
sz edildii grlm ekte. Y ani "ahiret"ten...
"D ini btn bir ilahiyat"nn, D o. D r. Y aar K utluay'n nem li
sayabileceim iz slam ve Yahudi M ezhepleri adl kitabndan alnt
yapm akta yarar grm ekteyim . O la ki, "dini btn"ler uyanrlar diye:

195

A h iret n a n c ve B u n a lik in " H ik m e t" le r N e r e d e n S o k u lm a ?

K utluay yle dem ekte:


"lmden sonra dirilme ('ba'su ba'de'l-mevt') doktrini, ilk defa ola
rak Ahd- Atik'in (Tevrat'n) D anyal (Daniel) kitabnda yazlm
bulunmaktadr. Tarihi bir ahsiyet olup olm ad hususu tartma
konusu olan Danyal'n yaad kabul edilen zaman VI. yzyl,
yani Babil esareti devridir. Fakat kitap h alin e getirilii, burulan
o k sonradr. Talm ud'un da belirttii gibi, Yahudi ve Hristiyan
ananesi, kitabn, bizzat D anyal tarafndan yazldn kabul ederse
de, ilm i aratrm alar, aksini ispat etm ekte ve yazln, 2.
yzylda olduum ortaya koym aktadr. "535
D em ek ki, "lmden sonra dirili" inanc, y o k tu Tevrat'ta. "Kutsal
kitap" bu inanc, o k so n ra la r tand. B e tem el blm ve teki
birok blm nn kesin b i im in i ald ve a rtk h i d e iikli e
u ra m a d belirtilen tarihten - k i bu tarih, 300'e d o ru d u r-536 nice
zam an so n ra ... N ice zam an sonra Tevrat'a eklenen D aniel'de y er alan
bu inan, yle sunulur:
"V e yerin topranda uyuyanlarndan birou, kim i sonsuz y a
am a, kim iyse sonsuz ezilm eye ve alalm aya doru uyanacak
lar." (D aniel, 12:2.)
n cillere ve Kur'an'a d a yansyan budur ite. "Ahiret" ("lm tesi", "lm tesindeki lm szlk"). " lm tesi yaam "daki "Cennet
ve C ehennem ".
A ka grlyor: Bu inan, "yabanc bir inan". T evrata sokul
duktan sonra da n c ille n ve Kur'an' oluturanlarn eliyle -k o p y a ola
rak a ln p - H ristiyanla ve slam 'a sokulduu grlyor aka. Y i
nelenerek ele alnm aya, zerinde durulm aya ve uzun uzun dnl
m eye deer bir durum dur bu.
K ur'an'da, Tevrat'n baka blm lerindekilerden de kim i ayetlerin
"A hiret" anlatm olarak alnp yanstldn grm ekteyiz: rnein,
aya blm nn 26. babnn 19. ayetinde yle denir:
" ...V e yer, lleri dar atacak."

196

K u r'a n 'da Z ilzal S uresinin 2. ayetinde de "K yam et"i anlatm ak


am acyla yle dendii grlr:
"V e yer, arlm (lleri) dar atar."
A diyat Suresi'nin 9. ayetinde de yle bir soru var:
"nsan, kabirdekilerin (llerin) darya atlaca (diriltilecei)
zam ann geleceini bilm ez mi?"
B u ayetlerdeki anlatm larn, aya daki ayetten kaynakland ok
rah at sylenebilir. aya'nn sz konusu ayetinin ba yle:
"Senin llerin dirilecekler ve benim kilerin cesetleri kalkacak.
E y sizler, toprak iinde yatanlar! U yann ve ark syleyin!
nk senin ilerin, otlarn ii g ib id ir..."
Sesleni, Y ahudi toplum una, Y ahudilere.
N e var ki, aya'nn bu ayetinde anlatlm ak istenen, "A hiret"
m idir? llerin, A hiret'te gerekten diriltileceklerinden- mi sz edil
m ek isteniyor?
Buna, "E vet! dem ek kolay deil. D ahas; bu ayetin n, ard, ses
leni biim i ve sesleniin kim e olduu incelenir, dnlrse, "evet!"
d em em ek gerektii grlr. G rlr ki; anlatlm ak istenen, gerekten
b ir "dirilm e, diriltilm e" deildir. " zerine l topra serpilm i gibi",
bir eit "l" durum unda grlen toplum un silkinip kalkm as ve h a
rekete gem esi istenm ekte bu ayette. nceleyenler de grlerini byle
belirtm ekteler.537 Kur'at'da, "A hirette llerin gerekten dirilm eleri"
anlam na sokulm as da b ir yanl anlam a sonucu deildir bence. B i
lerek ve am aldr.
aya'nn sz konusu ayetinde "A hiretteki dirilm e" anlam nn bu
lunm adn hakl olarak belirten inceleyiciler, D aniel'deki ayette, bu
anlam bulurlar.538 Y ine hakl olarak.
2. yzylda Y ahudiler arasnda yerleip benimseninceye dek bu
inancn Tevrat'ta bulunmad savunulurdu. rnein Yahudilerdeki "Sadukim" mezhebi, bunu savunurdu. Savunurken de "Ahiret"e inanmad
n ak seik belirtirdi. V e dinden km saylmazd. Y aar Kutluay,
bence de hakl olan bir m antkla grn yle belirtir:

197

"Sadukim'in, bu husustaki aksi kanaat ve grlerinden dolay 'din


den km' saylm ak gibi bir durum la karlam am alar gsterir
ki, 2. yzy'ila kadar, Y ahudi inancnda, yerlem i bir 'Ahiret
m efhum u yoktu."539
"A hiret" inancnn Y ahudiler arasna sonradan sokulduuna kuku
yok. Z am an iinde yerletiine ve "kar klm az" b ir d u rum a ula
tna d a ... A m a, S adukim m ezhebinin inanm ayn, bir b ak a g
r asndan da ele alp d nm ek m m kn:
Bu m ezhepten olanlar, "soylu" ve etkin snftandlar. Szleri ge
erli olan yerdelerdi. A yrca varlklydlar, zengindiler.540 K utluay'n
anlatm yla: "D evletin soylu tabakasn, kum andanlarn, kohenlerini,
byk m em urlarn" oluturuyorlard.541
Bu durum da olanlar iinse; "din-inan", kitleleri kandrm ak ve
sm rm ek ynnden nem lidir. K endileri iin deil. Tarihin hangi
dnem ine bakarsanz bakn; bu byle.
" lm den sonra dirili" inanc, kim i "K utsal K itap" inanrlarnca
Tevrat in blm lerinden saylan M akkabiler'de de var. II. M akkabile r'd e ...542 B u blm ler de, yukarda belirtildii gibi, Tevrat'a sonra
dan eklenm itir. B unlarn d a y azllarn a 2. y zyld a b a la n d
belirtilir inceleyenlerince.543
Prof. Dr. Philip K. H itti, ayn dnem de branice ve A ram ice ile k a
lem e alndn belirttii ve "H abeesiyle tm bize ulam tr" d e
dii544 bir kitaptan sz eder: "E hnuh'un K itab". "Ehnuh", "H enuch"
adnn A rapalatnlm dr.545 slam yazarlar, bu adla, "dris Peygam
berim anlatldm yazarlar.546
Hitti; "A hiret gn"nden, o gnk "hesap sorm a"dan, o gn "g
nah ve sevaba gre karlk" verileceinden, "gnah-sevap tartlm as"ndan ve "lm szlk"ten, "Ehnuh'un K itab"nda sz edildiini y a
zar.547 Y azar der ki; "Ebedi yaam (lm szlk), bu dnem e dein,
yalnzca dnyadan el-etek ekm ilerin, erm ilerin (yani belirli bir
zm renin) elde edebilecei bir 'nasip' grlrd. B u dnem deyse,
lm szle eriebilm e olana, tm halk da iine alan bir kapsam a
u la m tr." 548
E hnuh'un kitabna, K utluay'n da yollam ada bulunduunu gr
m ekteyiz bu konuda.549

198

K utluay, gerek bu kitapta, gerek teki Y ahudi kaynaklarnda yer


alan ''lm szlk" inancnn n ered e n a ln d m , bir kaynaa dayan
drarak yle belirtm ekte:
. .Ruhun lmszl inanc, kesin olarak Y unan'dan alnmtr."550
Bu gre hak verm ek gerekir. Douya, en nem lisi skenderiye'ye
taman Yunan dncesini gz nne getirin ve bunlar iinde rnein bir
Eflatun (Platon) felsefesini dnn; hak vereceksiniz. Ord. Prof. Dr.
Hilmi Ziya lken, bakn ne diyor kitabnda:
"Eer (Eflatun felsefesindeki) 'idee'ler, her eyin ilkm ekleri (prototype) ise, btn varlklara deimezlii ve ezelilii veren, yalmz
'idee'ler oluyor. Ruhun lm edii sorusu da burada bir cevap buluyor.
'Sokrat'n vlmesi' adl diyalogunda Platon (Eflatun), ru h u n lm ez
lii grn, aka savunur."551
K ukusuz, E flatun'a ve teki Y unan dnrlerin e de b aka k e
sim lerden yansm tr bu gr. B ence tem el kaynak, yine: Dou.
" lm szlk" ("ruhun lm ezlii") inanc, eer kesin o larak Y u
n a n 'd a n a ln m sa , u dem ek oluyor bence:
Sz konusu inan, nce D oudan B atya, sonra da Y unan yoluyla
B atdan douya yansm tr. Bu son yansm ayla d a Y ahudilerin d n
y asn a ve kutsal kitap larn a sram tr. B yle denebilir.
Kutluay'n kitabnda "Ahiret" inancyla "lmszlk" inanc ayrlyor:
kincisi iin "kesinlikle Yunan'dan alnmtr" denirken; birincisi, yani
"Ahiret" inanc iin bu yarg yer almyor. Bu inancn, ran'dan girdii
gr benimseniyor.
"lahiyat, dini btn" yazar K utluay, aynen unlar yazyor:
"ran d in in d e n Y ahudilie giren en nem li doktrin, l m d en
so nra dirilm edir. S o n g n n gelm esiyle llerin d irilm esi
esas, D anyal'da (12:2) hu sebeple sarih ifadesini bulmu,
ondan nce hibir yerde zikredilm em itir. Bylece, insann, bu
dnyada ya p tkla rn n ta m k a r l n bulaca bir 'gelecek
d iin y a ' (=olam ha-ba) inanc yerlem itir. ra n d in in in te
sirleri, ran'n kne kadar devam etm itir."552

199

"ran dini" deyimiyle anlatlmak istenen: Zerdtlk (Mecusilik).


Bu, belli. Yahudiliin, Hristiyanln ve slam'n "kutsal" kitaplarna, bu
dinin nf denli etkide bulunduunu anlatm aya almtm: "Kral Tanr,
Kral eytan blis ve Savaan O rdularnn ok nemli bir Kayna:
Z edtlk" bal altnda.553
K utluay'n satrlar, "lahiyat" bir inanr olm as asndan ayrca
nem li. B u "dini btn" yazar, "A hiret-hesap, ceza-m kfat gn"
inancnn, "ran d in i"nden geldiini aka belirtiyor ve aka k a b u l
ediyor. nndeki kaynaklarn ve belgelerin zo ru y la... Y ani kabul
etm ek zorunda kalyor.
A m a slam inanr srleri, M slm an inceleyicilerin bu tr "itiraf'larn ve anlamn biliyor, kavryorlar m? Kavryorlar m ki; "ament"lerinde yer alan bir temel inancn "Mecusi"lerden girdiini kabul et
mek, iin kkn aa vurmaktr? K avryorlar m ki; bunu kabul etm ek
dem ek, bir temel inancn, "ateetaparlar" diye nitelenenlerden arldn kabul etmektir? K avryorlar m ki, aranlar Y ahudiler bile olsa
konu ok nemlidir? nk yutturm aca srm ve K ur'an'a da so
kulm utur sonunda. Yani Zerdtlerden alnan bir tem el inan, Tev
rat'n, Incil'in, Kur'an'm "vahiy"lerine "mal edilmitir". nanr srleri,
buradaki itiraf ve daha nice itiraflar okusalar, dnseler de uyansalar.
Yahudiliinkine, Hristiyanlnkine olduu gibi slam'n "ament"sne
de sokulan "ahiret-ldkten sonra dirilme" ve "cennet-cehennem" inan
cnn "kayna" zerinde biraz olsun kafa yorarak... V e [...]* akl, biraz
"i nsanca"la trrnaya abalayarak...
Ah elim den gelse de, bu uyanm ay tm dnya srlerine salasam .
Salasam d a kim seler, "inan kurban" olm asalar artk! N e var ki, s
m rgen "oban"lar buna izin verm ez.
Prof. D r. Philip H itti, konuyu ele alrken nce, Z erdtlkten
"ikici" inancn Tevrat'a getiini anlatr. yle diyerek:
"B irbirine kart ilkeler alnp konulm utur Tevrat'a: D oru il
k esin in karsn a yanl ilkesi, k ilkesinin k arsn a k aran lk
ilkesi yerletirilm itir."554
H em en ardndan unu eklem ekte:
* k i s z c k k a r l m t r . ( Y .N .)

200

"M eleklerin tabaka tabaka sralandrlm asna, lm den sonra


m kfat ve cezay ieren hesap gnne, A hiret gnne ilikin
Y ahudi inan dzenlem esinde yer alan inanc, ran etkisine day andrabiliriz."
Y azar ayn yerde, lm den sonra "gnah-sevap tartlmas inancnn,
eski Babil ve M sr inanlarna dayandn belirtmeyi de unutmamakta.
Y ani kitapl dinlerin sz konusu temel inancnn asl kayna, y a da kay
naklar, Zerdt dininden ok daha eski. A m a bu din araclyla Y a
hudilie ve trevlerine getiine ilikin gr benimsenmekte.
Hitti, sz konusu inancn Yahudilie 2. yzylda getiini yaz
m akta ve bunun "alas" bulunduunu belirtm ekte.555 Yani, niye daha
nce deil de bu yzylda etkinin belirdiine aldn anlatmakta.
B ence "alacak bir durum " yok bunda. nk "ran etkisi"nin,
Y unan felsefesi, H elenizm yoluyla Tevrat'a getiini dnebiliriz.
2. yzylda, Y ahudilik arlkl "din"le, Y unan felsefesi arlkl
"felsefe"nin dzenli bir politika iinde "iftletirildiini" ve ayn
y zy ld a Tevrat'a eklenenleri gz nnde bulundurduum uz zam an
durum u doal buluruz. Y ani "ran dini"nin sz konusu "etki"sinin, ne
den bu yzylda Tevrat'ta belirdiini anlarz o zam an.
2. ve 1. yzyllar, Yahudilik dnyas ve Tevrat iin ok nemli
yzyllar. ok nemli gelim eler olmutur. H em Y ahudi dnce dnya
snda, hem de Tevrat'ta.. B u gelimelerle srekli "inan" ve "dnce"
emilmitir. Emilenler arasnda "ran"a ait olanlarn bulunmas da doal.
Emilenler, bu yzyllarda, daha ok Yunan yoluyla sokulmutur Yahu
dilie. Yeni bak alaryla, yeni "yorum"larla. Din"i, "felsefe"yle uz
latrmaya ynelik alabildiine youn abalar iin d e...
B irtakm kaz ve incelem eler sonucunda, bu yzyllara ait, nem li
belgeler, bilgiler elde edilm itir:
rnein, K ahire'nin eski yeri olan "Fustat"ta, 19. yzyln sonla
rn d a bulunanlarla, L ut G l yaknlarnda, K um ran adndaki eski bir
y erleim yerinde, 1947 yln d a bulunm aya balananlar:
"Eski Kahire"de bulunanlar arasnda, "am elyazm alan" ad ve
rilenlerle, "Kumran elyazm alan"ndan kimileri, ayn konular, ayn bil
gileri iermekte. Ve ikisindekiler de 2. ve 1. yzyllara ait. Kumran elyazmalarmn, bu yzyllarda yazld,556 "am elyazm alan"nm sa yine
bu yzyllara ait bir orijinalden yazlm olduu557 belirlenmekte.
201

Bu elyazm alardan elde edilen bilgilere gre, "A dalet stad" diye
nitelenen birine ok nem verilm ekteydi. O nun inanrlarndan bir top
luluk olum utu: "Yeni B irlik T opluluu" ("Y eni ttih at Cem aati").
K um ran elyazm alar arasnda yer alan H abakkuk Yorumu (Habakkuk T efsiri) diye adlandrlan kitabn ad bilinm eyen yazar, ilgin
savlar sergilem ekte: B una gre; "A dalet stad", "bu dnya"dan g
p gitm i, am a "lm em i" daha. "Y aam akta." V e onun "onur v ere
cek olan dn" beklenm ekte.
"H abakkuk Y orum u"nun yazarna gre; "bu yorum un yazld
sralarda, in sa n lk en son d n e m in i yaam aktadr. Y a kn d a K ya m et
ko p a ca k ve stat, btn dnyaya adaletini gsterecek. B tn im an
etm i o la n lar da 'kfir'ler gibi, bu durum la karlaacaklar. A ncak,
k u r tu lu ', yalnzca im an'da, ' stada im anda. O na inanm ayanlarsa,
'azap'a urayacaklardr." B u bekleyite, "cem aat yeleri, " stat"n
" b u y ru k la rn titizce yerine getirm e abas iindeler.558
D em ek ki, bu yorumun yazld yzyllarda, "kyamet", "hesap, ceza-mkfat" inanc vard. Yani 2. yzyldan balayan dnemlerde.
Bu inan yannda, Zerdtlkteki "ikicilik" ("dalizm ") de g e
erli, sz konusu inanrlar topluluunda.559
S. im an buna dayanarak, "Bu da, cem aat zerinde, herhalde,
ran tesiri olduunu gsteriyor" dem ekte. A yrca bu inanlarn, "Filistin"e dorudan doruya veya Fisagorcular yoluyla Y unanistan'dan
gelm i olabileceini" belirtm ekte.560
D enir ki, elyazm alarnda sz edilen "Yeni B irlik Topluluu",
"E sseniler"dir.561
B ilindii gibi "Esseniler", Y ahudi m ezheplerinden birinin inanr
lar diye yer alr kitaplarda.562
Bununla birlikte, "Esseniler, Haniflerdir" diyenler de var. rnein
Clement Huart, byle diyenlerden.563 Bu yazar, M ekkelilerin, "H anif'leri,
"Sabi" diye nitelediklerini de anlatyor. Bir "H anif' olarak ortaya atlan
M uhammed'e, bu yzden "Sabi" dendiini yazyor.564
Bir nceki blmde de belirtildii gibi "H anif'in, Kur'an'a. nemli
bir yeri var. brahim "Peygamber"in de bir "H a n if olduu bildirilir.565
Y ine bir nceki blm de belirtilm iti ki, "H anifler", Sabiliin iki
ana kolundan biridir bence.

202

O zam an yle bir durum ortaya kyor:


Elyazmalannda sz edilen "Yeni Birlik Topluluu"="Esseniler"=Sabiliin bir kolu olan: "Hanifler."
B ylece bir kez daha karm za kyor Sabilik.
Sabilerin, yani Gne, A y kltlerini de ieren bir ana dinin inanrlar,
ok eski bir gemie sahiptirler. lkan en eski dnem lerine uzanan bir
gemie. B u gemi iinde, yzylllar boyu ok eitli toplum lar ve
inanlarla karlatlar. E n ilkel inanlarn da iinde bulunduu eitli
inanlarn "taycln" yaptlar. Yzylllar boyu hem aldlar, hem ver
diler. Sonralar nem liletikleri grlen yeni dinler oluturdular, ge
litirdiler. "ran"daki "Zerdtlk" akmn da bunlar arasnda saym ak
mm kn bence. D aha nce de buna deinilmiti. Y ine daha nce be
lirtildii gibi, Yahudilik de, Sabilerin tadklar inanlardan, gelenek ve
greneklerden tremitir. V e dolaysyla H ristiyanlk ile slam...
Sabiler, yeni dinler ve topluluklara gre de "nitelik"ler alm
lardr. Y ahudilik dnem ine gelindii zam an da, birer "Y ahudi" olarak
grlm ekteler "sahne"de.
ncelem eler gsterm ekte ki, Y unan felsefesinin D ouya yayld
dnem lerde de bunlar etkindi. O luturucu ve gelitiriciydi bunlar.
Sz konusu "felsefe"nin de "tayclar"ydlar. H em tayorlar, hem
de yeni batan oluturup gelitiriyorlard. P ythagoras'n ve E flatu n 'u n
"felsefe"leri kendilerine "yabanc" deildi. nk bu felsefelerin
kklerini, uzun gem ileri iinde, kendi inan ve geleneklerinde ok
rahat bulabiliyorlard. O nun iin "H elenizm " dnem inde, zellikle
skenderiye'de grlen gelim eler, bunlarsz deildi. "Felsefe-din iftletirilm esi"nin, bunlarsz gerekletirildii sanlm am aldr. T evrat'n
ye Y ahudiliin yeni ierik kazanm asnda byk pay olan 2. ve 1.
yzyllarn "kutsal m etin yorum lar"nda da en nde gelen y o ru m cu
larn bunlardan olduuna kuku yok. K um ran ve am ely azm alan n d a
grlenler de, bunun ak birer kant.
Sz konusu elyazm alar ve bunlar iinde zellikle Tevrat'n "Hab akkuk blm nn "yorum "u ve "Yeni B irlik T opluluu" zerinde
duran S. im an, nl skenderiyeli Y ahudi P hilon'a da deiniyor.
yle diyor:

203

"Bu dnem de skenderiye'de ( 1. yzylla S 1. yzyl arasnda)


Filon (Philon) yayordu. V e Tevrat ile eski Yunan inan ve d
ncelerini kartrarak yazyordu. Filon'un retisi, birok nokta
dan Yeni Birlik Topluluu'nun inanlaryla ortak nitelikleri ie
rir."566 (Szckler Trkeletirilm ir-T.D .)
A nlalan o ki, P hilon da sz k onusu topluluun inanrlarndand.
Belki de en nem li yelerinden. B u durum da Philon iin de "kutsal
m etinlerin bir Sabi yorum cusuydu" dem ek m m kn. O nun "dini
btn bir Y ahudi ailesi"nden gelm i olm as, byle dem eye engel
deil. O Y ahudi ailesinin de aslnda "Sabi" olduklar dnlebilir.
Philon, "felsefe-din" uzlatrm asnda, adndan ok nem le sz edilen
bir yorumcu "filozoftur.
Prof. Dr. M acit G kberk, hakl olarak yle-der:
"Dini-felsef akmlarn da, H elenistik dinlerin de, bilimsel aratr
malarn da bu dnem de balca m erkezi olan skenderiye'de, M ilat
sralarnda (yaklak olarak 25/ S 50) yetien Philon, bu antika sonundaki gittike dinle karan felsefenin gelimesinde,
nemli bir arac rol oynayacaktr."
Prof. G kberk yle srdrr:
"skenderiye'nin tannm bir Y ahudi ailesinden gelen, dini b
tn Y ahudi olan P hilonun yapm ak istedii balca i, Y unan
F elsefesinin, Y ahudilerin kutsal kitab Tevrat ile zd e oldu
unu tantlam aktr. ( ...)
"Philon, Yunan felsefesiyle Tevrat'n zdeliini, bir de Tevrat' allegorik olarak (mecazi benzetilerle) yorum lam akla temellendirmeyi
denemitir. Philon'un ana eseri, bir Tevrat yorum udur. (...)
"Antika sonundaki felsefede bu yorum layc m etoda ok rast
lanr. Bu metotta doa ile kitaplar (din kitaplar da, felsefe kitaplar
da) zde olarak ilenir. Bylece de doa, T anr'm n kitab, 'akn
olan'n (transcendent) sim gesi olur; kitaplar ile mitoslar, gizli
gerein belgeleri yaplr. D aha nce sofistlerin de, Stoa'nn da
kullanm olduu bu yntemi, ilkin,' tam bir m etot niteliinde

204

ileyip gelitiren; Philon olmutur. Hristiyan filozoflar da, son


ralar, Tanrsal logos'un sa'da insan biiminde 'grndn
aklarken, Philon'un metodunu kullanacaklardr."567
A yn "m etot"un slam 'd a d a kullanldn ve kullanlm akta o ldu
unu grm yor m uyuz?
P hilon (Filon) yntem i, ortam oluturan baka elerle de bir
araya gelince; skenderiye'de "Yeni Eflantunculuk" (Neo Platonizm )
denen felsefe akm n m ayalam tr. B irok incelem eci gibi, Prof. Dr.
F uad K prl de bu gr savunur.568
Yeni Eflantunculuk'sa, "slam dnce dnyas"n, zellikle de "s
lam Suflii"ni mayalayanlar arasnda bulunur. Kprl, Yeni Efla
tunculuk ahlakyla, Suflik ahlakn karlatrr; ikinci ahlakta birinci
ahlakn ve "btn Y unan ahlak sistemleri"nin etkisi bulunduunu belir
tir.569 slam Sufliinin, yani slam daki tasavvufun, dom asnda ve geli
mesinde, Yeni Eflatunculuun ok nemli etkisi bulunduunu, hemen
tm inceleyici yazarlar kabul etmekte birleirler. Doudaki yazarlar da,
Badaki yazarlar da.570
Y eni E flatunculuu, uzun uzun anlatm ak, bizi konudan uzakla
trr. A m a ksaca belirtm ekte yarar var:
Bu akmn kurucusu, M sr doumlu Plotinos'tur (203-270). Gkberk'in anlatmyla, "mrn, pek zledii T ann'ya ykselme abasyla
geirmi" bir adam. "Bir beden iinde barnd iin utanrm. Yani o
denli "madde"den uzak kalmak istermi. Resmim, heykelini de yaptrmazm bu nedenle. Anlatldna gre, kalkp, ran ve Hint dolaylarna
bir geziye kar. nk ok sz edilen ve deer verilen "ran ve H int bil
geliim e ok ilgi duymutur. Yerinde incelemek istemitir bu bilgelii,
bilgelikleri. O gezisinden sonra da Rom a'ya gider; orada yerleir. Dersler
vermeye balar. Kendisine ok bal renciler bulur. Tpk bir dinsel
ballkla gnl veren renciler... Rom a'da sz geen, yani etkili ve yet
kili kesimden "dostlar", "koruyucular" edinir. Benzerlerinin her ada edi
nebildii g ibi... Dinci-felsefeci karm kiiliine uygun bir "reti"
oluturur, gelitirir. lkadan sregelen bir yntemle, uzlatrma yn
temiyle. .. "Felsefe"yle "din"i uzlatrma iini, "yeni" renkler, ssler ka
tarak srdrr. Tm "felsefe"sini, ayrntlarna dek, Eflatuna dayandrarak
aklamaya zen gsterdii iin de, "reti"si, "Yeni Eflatunculuk" (Yeni

205

Platonculuk) adn alr. "Yeni bir r" diye grlr. te bu r, hem


Bat mistisizm"inin, hem Doununkinin ve slam gizemciliinin "balca
kaynaklan"ndan biridir.571 Byle olmas da doaldr. nk bu adam,
ban ektii kesimle birlikte bir "karma" oluturmutur. Y a da daha nce
oluturulmu karm aya yenileri katlmtr bu adam eliyle. ylesine bir
"karma", bir "kanm" meydana getirilmitir ki; iinde, Bat tezghnda
rlm olanlar da, Doununkilerden de var. "Bilgelik" gzyle baklan
"Hint ve tran ii mallar"dan bile...
"Yeni reti"de, "yeni" olan, yalnzca "klk". Bir de "sunu biimi."
Geri kalan hep ayn. Hep eskiden sregelenler. Ayn yntemle srdrlmekteler. "Din"i, "felsefe" ad verilen "rzna geilmi dnce"yle birle
tirme, uzlatrma yntem iyle... Egemenlerin karlar iin.
M uham m ed'i yaratan ortam n olum asnda bu retinin de pay ol
mad dnlemez. retinin kendisinin de, izlenen yntem in de pay
vardr. N ice benzer "rilann pay olduu g ib i... A ratrlp incelense,
M uhammed'in inan ve ahlak yapsnda, bunlardan pek ok iz bulunur.
Gerek Kur'an'm, gerek hadis"lerin rlp oluturulmasnda, bunlardan
da "har"lar, "yap talar" kullanld grlr. [...]* Arap M uham
med'in kendisi farknda olsa da olm asa d a ...
Kur'an'a ve slam'n btnne, Yunan felsefesinden, Helenizm'den,
yansm alar olm am as iin o btnn tm etkenlerden uzak, kapal bir
nesne gibi olmas gerekirdi. D oduu yreye ve o yrenin inan ve d
nce dnyasna D oudan ve B atdan szmalarn olmamas gerekirdi.
Sabiliin, Zerdtln, Yahudiliin, Hristiyanln girmemesi ge
rekirdi. Bunlar olduktan, girdikten ve K u ra n la birlikte slam'n btn
iinde yer aldktan sonra, "Yunan dnce dnyasndan, Helenizm'den
bu btne hibir ey yansm am tr" dem ek olanaksz. B yk sken
der'in D ouya almasndan sonraki gelimeler gz nnde tutularak
deerlendirme yaplrsa... Tevrat'a, 2. ve 1. yzyllarda eklendikleri
saptanan blmlerde ve Tevrat yorum larnda yer alan birok "bilgelik"le,
"hikmet"le, Kur'an'm kimi ayetlerinde grlen "hikm ef'lerin birbirine,
tpks denecek lde uyduu dnlrse... "ldkten sonra dirilme,
ahiret, ceza-m kfat gn" inancnn, slam'n analarndan Yahudilie ne
zaman girdii, Yunan yoluyla sokulduu gerei anm sanrsa... Kumran
* Y e d i s z c k k a r l m t r . ( Y .N .)

206

ve am elyazm alannda grlen "Kyametin ok yakn zam anda ko


pacana, hazrlkl olm ak gerektiine" ilikin inan, t ve bekleyi ile
Enbiy Suresi'nin zellikle birinci ayetinin ayn ierikte oluu unutul
mazsa. .. Bilindii gibi, bu ayette yle denmekte:
"nsanlarn hesaba ekilecekleri gn (K yam et) yaklat! O nlarsa gaflet (aym azlk) iinde gerekten yz evirm ekteler."
K am er Suresi'nin 1. ayetinde: "K yam et yaklat, A y blnd" d e
nirken de, ayn inan ilenm ekte, insanlar ayn "bekleyi"e itilm ekte.
B unu anm sam ak bile, kim i inan ve dncelerin "kutsal k i
ta p la r a , bu arada K ur'an'a sokulm asnda Y unan felsefesinin nasl bir
ara olarak kullanldn anm sam aya yeter bence.
B u felsefenin, D ou dncesiyle olan karm ndan K ur'an'a, s
lam 'n btnne neler yansdn tek tek gsterm ek de m m kn o la
bilir. A ncak bu, ayr bir alm a konusu olarak ele alndnda
gerekletirilebilir.
B en burada, A rap M uham m ed'le oluturulan yapda, bu karmdan
da katklar bulunduuna ilikin dnce, dnceler sundum. K atklarn
neler olabilecei konusunda " iz le r bulabilmek iin izlenecek yolu be
lirtm eye altm. K endim ce...
S ylem ek istediim i bir kez daha belirteyim : K ur'an 'da ve slam 'n
b tn iinde, pazarlananlar arasnda, Y unan dnce dnyasndan
d a var. "m anllatrlm " trnden " f e ls e f e le r . eitli D ou inan
ve bilgelikleri yannda, bunlardan da sokulm u. B unlardan d a "Tanr'dan birer vahiy" diye sz edilm ekte, sunulup yutturulm akta.
"K ur'an'da u hikm et var, bu hikm et v a r..." trnden savlarla o r
taya atlp trl " b ilg i lik le r sergilem e abasnda olanlar bulunduu
nu bilirsiniz. B unlara bylece anm satlm ak ite. D enm eli ki, "Evet
var, K ur'an'da u hikm etler, bu hikm etler var. A m a, bunlarn aln
dklar kaynaklar da var!"
B ir bilgi, bir dnce, falanca ya da filanca kaynaktan alnm a ola
bilir. Y alnzca bu kadaryla eletirilecek bir yan yok bunun. E lverir
ki; kaynak, drste gsterilm i olsun. B ilinm edii zam an da, hi
deilse "Tanr'dan geldii", bir "vahiy rn olduu" ileri srlm esin.
Y ani elverir ki, bu [...] gsterilm esin. B ir de elverir ki, alnan "bilgi"

207

ve "dnce", rzna geilm i trden olm asn, "insanca" olsun. te


birbirinin kopyas olan "kutsal kitaplar"da, Kur'an'a., slam 'da gre
m ediim iz; bu koullar.
B lm n, buraya kadar anlatlanlarn zeti:
"Derin bilgi, bilgelik" diye gsterilen "gizli-gizemli" bilgileri, l
kesine, toplum una gre; "filo zo flar filozof olarak, "khin"ler khin ola
rak, "rahip"ler rahip olarak, "peygamber"ler de peygam ber olarak sergileyegelmilerdir. Hepsi birbirinin kopyas. Hepsi egemenlerin eliyle ya
da etkinlikleriyle mayalanm, gelitirilmi. Hepsi de "bilgi" olmaktan,
"bilimsel" olmaktan ve "insanca" olmaktan ok uzak. Hepsinde gdlen,
etkin kesimlerin ve ortaklarnn karlar. V e hepsinde aldatlan, trl
alarla srletirilm i olan inanr kitleleri.
te bunlarn, yani sergilenenlerin hepsinden; Peygamberlik numaracs
M uhammed'in "[...]"nda bulunmakta. Bunlardan kimileri, Muhammed'in
kendi alp armalaryla salanm, kimi de retmenlerinin eliyle. Tez
gh, ortaklarnn gcyle korunmu; inanr kitlelerinin destekleri de sa
lanarak srdrlmtr. Gittike glendirilerek, beslenerek...

208

PEYGAM BERLN GEREKES

P eygam berliin , S avun urlarna G re G erekesi


"Peygamberlik" kurumu olan tm dinlerde, bu kurum, insanlk iin zo
runlu ve vazgeilmez diye gsterilir. Byle gsterip yutturmak iin, "akl"
ve "bilim leri, "iman" ya da "sahteciliklerle alabildiine "kirli" szde "bi
lim adamlar" da ie kartrlr. "Dinci-bilimci" cambazlarn ortak aba
syla inanrlara yutturulur. Byle olagelmitir hep. nsanln gerekten
yz karas bu durum, "peygamberli d in le rin hepsinde gzlenmekte.
B en, slam 'daki savunurlarn savlar zerinde duracam . nk,
nasl o lsa hepsi ayn.
Snnilerin ok nem li bir kesim inin "m ezhep kurucusu" ve "ba
kan"! E bu M ansur M uham m ed bn M uham m ed bn M ahm ud El M aturidi'nin (?-944) kendi kitab olan E 't-T evhid adl kitaptan alarak g
r lerini sunacam :
Bu nl m ezhep nderine gre, "Peygam berlik" neden gerekli?
nce undan:
Tanr buyruklar, Tanr yasaklar olmal. nsanln yaam nda arttr
bu. Zorunludur. Buysa "Peygamber"ler araclyla gereklemekte.
T anr buyruk ve yasaklarnn neden gerekli olduuna gelince:
B u buyruk ve yasaklarla bir snr izilm ezse, insanlarn haklarnn
snrlar belli olm az. H erkes dnyada daha iyi yaam ak ister. H erkes
d ah a iyi yem ek, beslenm ek ister. Y aam n besin kaynaklarna bal
olduunu grnce herkes ona ynelir, onu elde etm eye abalar. O ko
ar, beriki koar; derken ayn kaynaa, ayn k aynaklara herkes sald
rn ca ekim eler balar. ekim eler, hem bir eyi elde etm ek iin,
hem de elde edileni korum ak iin olur. K avga-ekim e alr yrr. te
T anr'nn buyruk ve yasaklar olm al ki, bu durum nlensin. B u y

209

ruklar ve yasaklarla neyin kim in olduu ve neyin kim in olm ad be


lirlenm eli. G sterilen snra uyanlara gzel karlklar, uym ayanlara
da cezalar verilecei duyurulm ak. nsanlar, birtakm ykm llkler
altna sokulm al bylece. K avgalar ekim eler ancak byle nlenir,
huzurlu yaam ancak byle salanr. Tanr, bunu insanlarn yararna
planlam tr. nk hikm etlidir. K endisinin bunda b ir yarar yok.
B yle snrlar koym asayd hibir zarar d a olm azd. nk O 'nun
hibir eye ihtiyac yoktur. B uyruklar ve yasaklar tm yle insanln
yararnadr. O, her eyin gizli ynlerini, perde arkasn d a bilir; in
sanlara ona gre ykm llkler yneltir. nsanlarsa yaln zca dta
olan, grnrde olan bilebilirler.572
Buyruklar ve yasaklar, "kretmek" iin, Tanrnn iyiliklerine kar
lkta bulunm ak iin de gereklidir: Tanr, insanlar en gzel biimde yaratm r. Y eryzndeki btn eyleri, btn bereketleri onlarn buyru
una vermitir. Gklerin bereketlerini d e... Btn bunlar, karlk ola
bilecek hibir ey yokken verilmitir. Bunca nimetin bo yere ve de
erini bilmeyenlere verilmesini akl uygun grmez. nk nimete yazk
etmektir bu. yleyse insanlar, kendilerine nimeti kim veriyor; bunu bil
meli. Bilm e ki, nimeti veren sevilmeli ve kendisine kredilmek. Bu
kavramnca, ardndan ykm llk gelir. Yani insanlarn sorumluluk, y
km llk altna sokulm alar art olur. te Tanr'nn buyruklar ve ya
saklaryla bir hedeflenen de bu. Ykmlln gereine gre davra
nanlara, br dnyada gzel karlklar, tersine davrananlara cezalar ve
rilecei de duyurulur ki; bir yandan zendirme, te yandan, ters dav
ranlardan sakndrm a salanabilsin.573
Sonra; akl da doruluu, adaleti gzel; hakszl ve yalanysa
irkin bulur. D oruluk ve adalet, gnllerde nem li ve onurlu bir yer
alrken; brleri, aalk grlr. nsan, kendisine o n u r veren eyleri
elde etm eli, kendisini alaltan tutum ve davranlardan kanm al.
A kln uygun grd ve gerekli kld da budur. P eygam berler ara
clyla gsterilen yol da bu olduuna gre, T anr'nn buyruk ve ya
saklarn akl da zorunlu gryor dem ektir. br dnyada, iyilere iyi
karlklar, ktlere de cezalar verileceinin duyurulm asysa, akln
gerektirdii davranlara dl; kt grd davranlara ceza ve
rileceini duyurm aktr ayn zam anda.574

210

D em ek ki, burada peygam berlere neden gerek olduu bir kez daha
o rtaya kyor: A daletin, doruluun ne olduunu ve yararlarn, bun
larn tersi olan davranlar ve zararlarn b ildirsinler diye de pey g am
berler gnderilm itir. zellikle neyin ne olduu anlalm ad zam an
anlatsnlar, gstersinler diye. B ylece insanlarn T an n 'y a kretm e
leri iin daha ok neden bulunsun diye.575
P eygam berler yle "ihtiyalar" karlar ki, hem din, hem de dnya
ileri yoluna girer: K im i konularda akln yeterli olduu dnlse
bile, ayrca peygam berler yoluyla bilgi verilm esi, T anr'nn ltfunu
bolca (fazla fazla) verm esi olarak deerlendirilm elidir.576
yle dnya ileri vardr ki; onlarn yoluna girmesi, dinin de ayakta
kalmasn salar: Besinlerin salanmas da bunlar arasnda. Tanr in
sanlar yaratm, kendilerine birtakm skntl ykm llkler yklem i
tir. Gkten su (yamur) gndererek yeryznde beslenm eye yarar besin
ler bitirmitir. Bitkilere ayrca, hastalklar iyiletirici zellikler de ver
mitir. Bununla birlikte, Tanrnn yeryznde bitirdikleri arasnda, ld
rc nitelikte zehirli bitkiler de var. Bitkilerden insanlar iin besleyici, ya
rarl olanlar hangileridir, zararl olanlar hangileridir; bunu bilmelerini de
istemitir Tanr insanlardan. Akll yaratklara bu ykm ll de ykle
m itir. N e var ki, bitkilerden hangilerinin yararl, besleyici; hangilerinin
zararl, ldrc olduunu, insanlarn akllar hibir yolla bilemez, bu
lamaz, Bunlarn bilinmesini salayacak biri gerekli. Bilgiyi Tanr'dan
alacak biri ("peygam ber")?11
nsanlar, tarm dan elde ettiklerini, edinirler ve kullanrlarken de
peygam berlerin verecekleri bilgilere "m uhta"trlar:
nsan akllar, daha iin bandayken bilgisizdir tarm alannda: Bit
kilerden hangilerini, tarmla retmeleri gerektiini bilemezler. Bu, bir.
kincisi; ekip bieceklerini nasl ekip bimeleri gerektiini bilemezler. Bu,
iki. ncs; elde ettikleri rnleri nasl kullanacaklarn, bunlar, be
sine elverili duruma nasl getireceklerini bilemezler. Hele bunun yollar
eitli olursa... Drdncs; besine elverili durum a getirilenlerinden de
nasl yararlanacaklarn, yani alm an besinlerin yarar salayacak snr
larn, ly bilemezler. A lnan bir besinin, kararnda olan yarar, l
nn dna tarlanysa zarar verir. nsanlar akllaryla, zarar vermi
olan bir besinin zararnn nasl giderileceini yani ilacn da bilemezler.

211

Btn bunlar, Tanr'mn, peygamberleri araclyla bildirmesine zo


runluluk duyulduundan onlar gelip retmitir. Tp alanna ve trl mes
lek, zanaat dallarna ilikin bilgiler, uzmanlklar hep bu yolla salanm
tr. nsan vcudunun gerekleri, toplum lann yaam gerekleri trl trldr.
Bunlarn karlanmasnn salkl yolunu ancak, Tanr bilir ve peygam
berleri yoluyla retir. Bunlar akl yoluyla bilinemezler.578
nsanlar kendi akllaryla nasl yaanacan, nasl davranlacan
bilebilselerdi; yol gstermelere, danp grmelere, eitici-retici bi
lim dallar oluturulmasna, buna ilikin kitaplar yazlm asna, bilim
adamlarnn, uzm anlarn grlerinin alnm asna gerek duyulmayacakt.
D em ek ki, akl yeterli deildir. retici gereklidir. te bu retici de,
T ann'm n bilgilerle donatp gnderdii "peygam ber"dir.579
M ezhep bakan "M aturidi"nin uzun uzun ve b ir anlattn bir
kez daha, bir kez d ah a ... anlatarak sergilediklerinin zeti bu. B u zeti
de yle zetleyebiliriz:
P eygam berler araclyla T anr buyruklar ve T anr yasaklar ile
snrlar konulm am olsa, kim se neye hakk olduunu, neye hakk o l
m adn bilem ezdi. A yn ek ici eylere herkes koard. O zam an d a
ekim eler olur, kavga kard. B uysa huzursuzlua yol aard.
D oruluk, adalet gibi akln da gzel bulduu erdem leri, hakszlk
ve adaletsizlik gibi akln da irkin bulduu erdem sizlikleri, pey
gam berler T anr'dan renip insanlara bildirm em i olsalar, gerek iy i
ce anlalam az. B ir ey erdem m i, erdem sizlik mi, T anr daha iyi b i
lir. P eygam berler araclyla erdem ler tlenm ekte, erdem sizlikler
yasaklanm akta.
Tarm, sanat, ticaret konularn iine alan alm a alanlarnda, her
dalda, her meslekte, peygam berler yoluyla Tanr'dan bilgi salam aya "ih
tiya" var. retilen eylerde, retim biimlerinde, retilenlerden ya
rarlanm a yntemlerinde, ancak bu kaynaktan salkl bilgi alnabilir. N e
lerin yararl, nelerin zararl olduu ancak bu yolla renilebilir. Nelerin
hastalk verecei, nelerin iyiletirici zellik tad, yani "dert"ler ve
"ilalar da bu yolla anlalabilir. "Tp bilimi" de bu yolla salanmtr.
Akl yoluyla bunlarn hibirini renmek mmkn deildir.

212

P eygam berler yo lu y la Tanr buyruklar ve Tanr yasaklarndan


oluan ykm llkler altna girm eselerdi, insanlar Tanr'nn bu n ca
"nim et"ine "kretm e" olanan bulam azlard. kretm ek iin bile
peygam berler aracl gereklidir.
Peygam bere ihtiya olmad varsaylan yerde bile, peygamberlik
Tanr'nn bir ltfudur.
B u anlatlanlarn gerekten ne denli uzak olduu, birtakm sorular
zerinde dnerek d ah a iyi an lalabilir sanrm :
Soralm: "Peygamberle r ve "Tann'dan getirdikleri", ileri srld
gibi "kavga"lan "nleyecek" nitelikteyse, niin nlemedi imdiye dek?
nsanln yaam na "huzur" salayacak nitelikteyse neden salam ad?
"Sava"lar niin gitmedi, "huzur" neden gelmedi?
Ve dnelim: "P eygam berler geldikten sonra da, "kavga", "sava"
hep olagelmekte. stelik ou da "dinleraras ekim elerden domu bu
lunmakta. En azndan "din"ler, "in an lar basamak yaplarak karlmakta.
eitli alarda nice kanlar dklmtr byle. Nice acmaszlklar gs
terilmi, nice canlara kylmtr. "Sen falanca dindensin, filanca inan ta
yorsun, ya da dinsizsin, inanszsn..." denerek vurulup ldrlmtr
insanlar. Yalnzca M uhammed'in dnemindeki "canavarlk"lar bile insann
tylerini rpertmeye yeter. Sel gibi aktlan kanlar, "ikence haramdr!" de
nildii halde, "Peygam berin gz nnde ve onun "fetvas"yla, "buyruu"yla diri diri insanlarn ellerini kollarn kesmeler, gzlerini kar
malar. .. Yine diri diri insanlar, lklar arasnda atee atp yakm alar...
Bu canavarlklardan kim ilerine, en salam kabul edilen "h ad is'ierd en
alarak rnekler sunm utum daha nce. M uham m ed'den sonra d a b en
zer canavarlklarn, yine "peygam ber hadisi"ne yaslandrlarak y ap l
dn b elirtm itim .580
Ayn "diri'den olanlar arasnda bile savalar olmu, saylamayacak
insan ldrlmtr. Dndrmesi iin, bir rnei burada da anmsatmak
istiyorum: Yl 656, 9 Aralk. Bir yanda Peygam berin "sevgili" kars
Aie'nin, br yanda yine Peygam berin sevgili damad Ali'nin ordusu. ki
ordu savayor. kisinde de "M slm an'lar var. kisinde de "Sahabiier,
yani "Peygam berin arkadalar" var. A r sularla sulayarak saldryorlar
birbirlerine. "Vurun kfirlere. lrseniz ehid, kalrsanz gazi olursu

213

nuz. . bile diyebiliyorlar. Korkun bir sava. O lyor, bu lyor. Bir, iki,
be, on, yz, bin derken binlerce insan lyor. Toplam: En az 15 bin kii
can veriyor!!!381 "Din"sel sulamalar basamak yaplarak karlan savata
lyor, ldrlyor bunca insan!!!
D em ek ki, "peygamber"lerin "getirdikleri buyruk ve yasaklar", ileri
srld gibi "kavgadan, "sav ad an nlemiyor. Tersine "kavga" ve
"sava" nedeni oluyor, yaplyor.
Yine soralm: "Doruluk", "adalet" gzel; "yalan" ve "hakszhk-zulm" irkindir. Akl da byle diyor. A m a "Peygamberderin "Tanrdandr!"
diyerek ortaya attklar "buyrukdann "doruluu", "adaleti" iine aldn
dan; "yasakdann "yalan, hakszl, adaletsizlii, zulm" iermediinden
nasl kesin sz edebiliriz? Buna nasl gvenebiliriz? "H km der hep "yerli
yerinde"yse, bir "peygam berdn "eriat"ndakiler, bir baka "Peygam berdn
"eriat"ndakilerden neden "farkl" oluyor? Dahas: N eden birbirinin t
myle tersi olan hkmleri alyor "eriatdar? V e dahas: Ayn "eriat"
iindekiler, rnein Kur'an'daki hkmler neden yer yer "neshediliyor";
"yenileri konuluyor? ("Peygam berdn zamannda.)
Y ine dnelim: "Peygam berderin "kutsal kitapdan n d a "klelik" ka
bul edilmekte. "M eru" saylm akta, "uygun" diye "kurumlam" bulun
makta. "Kle, cariye" diye "kabul edilmi" olanlar da, bakalar gibi birer
"insan". yleyken bu insanlar, baka insanlarn "mal" diye gsteril
mekte. Bu insanlarn "hayvandar gibi "alnp satlabilecekleri" bildiril
mekte. "D iiderinin sahipleri tarafndan "nikhsz" olarak yataa ekilip
kullanlm alarna izin verilmekte. D aha nce de belirtildii gibi, "cariy ed e r iin Kur'an'da "sa elle satn alman" deyimi kullanlm akta, "sahipderinin, bunlarla diledikleri zam an yatabilecekleri ak seik anlatl
makta. V e anlatlmakta ki, "Peygamber"den baka erkekler, yalnzca
"drt k ar'y a kadar alabilirler. A m a "cariyeder konusunda hibir snr
lam a yok. "Drt kar" aldktan sonra bile, bir erkek, diledii, satn ala
bildii, edinebildii sayda "cariye"yle yatp cinsel birleim de bulu
nabilir. "M eru h akk" \v erkein.582 Peygam ber de bir sr "kan" al
dktan sonra, o srada beliren birtakm huzursuzluklar nlem ek am acyla
"artk kan alm am akda ykm l klndnda, "ayet"te, "cariyederin "is
tisna" edilm eleri, yani snrlam ann dnda braklm alar unutulm am
tr. Ayet, A hzb Suresi'nin 52. ayetidir. yle denilmekte:

214

"(Ey M uham m ed!) B undan byle k a r alm ak, artk helal deil
sana. G zellikleri seni ne denli im rendirirse im rendirsin; baka
elerle karlarm deitirm en de (yani falanca karnn yerine
gzellii seni im rendiren filanca kadn alm an) helal olm az.
A m a 'sa elinle sa tn a ldn' (cariye) bunun dnda. (B u n
lardan dilediin kadar edin eb ilirsin )..."
"Hak, adalet", gzel; "hakszlk, adaletsizlik" irkin... A m a btn
bunlar hak mdr, adalet midir? "Klelik" hak mdr, adalet m idir? Bir
insann, bir baka insana "mal" saylmas, insann "alnp satlm as", hak
mdr, adalet midir? "Zulm" deil m idir bu? "Kutsal kitap", "hak" diyor
diye yle mi oluyor, "zulm" olm aktan kyor m u? "Satn alnm" ya
d a u yoldan, bu yoldan "edinilmi" bir "mal" gzyle baklarak "cariye"lerin alnp yataa sokulmalar, bunlarla dilendii gibi cinsel is
teklerin doyurulmas "hak mdr? Bu zavall dii "kle"lerin st ste, bir
insann evinde, "harem"inde biriktirilmeleri "adalet" midir?
Sonra, "kutsal k itaplarda, bu arada K u r'a n da, "erkek"ler, "ka
d n l a r a "stn" tutulm ulardr. K ur'an ayetlerinde, bu, aka d a b e
lirtilm ekte.583 D ahas, N is Suresi'nin 34. ayetinde, belirli durum larda,
erkeklerin karlarn "dvebilecekleri" de belirtilm ekte. stelik, "O n
lar d v n !" diye seslenilm ekte erkeklere.
B u "hak" m dr, "adalet" m idir?
S onra Kur'an ayetlerinde, erkeklerin, "kar"larn her zam an d ile
dik lerin d e boayabilecekleri bildirilm ekte. K arsn boam ak, erkein
iki duda arasnda. B oadn syledii, b elirttii zam an "kar b o
a n m " o lu y o r.584
B u "hak" m dr, "adalet" m idir?
Sonra birok Kur'an ayetinde, rnein Z u h ru f Suresi'nin 32. aye
tinde, "kim i insanlarn, kim i insanlara stn klndklar" an latlm ak
ta. B u ayette ayrca, "kim i insanlar kim i insanlar (cret karlnda)
altrsnlar diye", yani "kim i insan patron, kim i insan ii" olsun d i
y e stnln, aaln yaratld aklanm akta.
"Hak" m dr, "adalet" m idir bu?
D ah a nice rnekler sralanabilir. Y ani "hak" ve "a d alefe uygun
gsterildii halde "hak"tan, "adalet"ten tm yle uzak olduuna, "zu
lm " olduuna kuku bulunm ayan baka "ayet hkm leri" de anm satlabilir. A m a, rnek olarak bu kadar elverir.

215

"P ey g am b er'lerin "Tanr'dan" aldklarn ileri srerek sergiledik


leri "buyruk"lar ve "yasaklar"la doruluun-drstln istendii;
bunlarn tersinin, yalann yasakland ileri srlm ekte.
"K utsal" kitaplarn birbirinden nasl "kopya" hkm ler, anlatm lar
ierdiine birok rnek grdk birlikte. Y ine birlikte b irok rneiyle
grdk ki; "kutsal kitap"lara, kendilerinden nceki inanlardan, y a
salardan, m asallardan da oka yansm alar, aktarlm alar olm u.
Oradan, buradan alnp anlp bu kitaplara sokulanlar, "Tanr'dan
alnm a birer vahiy" diye sunulm akta insanlara. N edir bu? Y alan deil mi?
K u r'a n 'da ayrca M uham m ed'in [...] "keyfi" yerine gelsin diye
"vahiy" geldii anlatlm akta. B u konularda "T anr"nn yle dedii,
byle dedii bildirilm ekte. [...]*
"K utsal kitap"larn kendilerinde saysz " [...]" la r varken, yalan
dolan yasakladklar nasl ciddiye alnabilir? "Peygam ber" denen
[ ...] kendileri [...]* * doruluu drstl nasl isteyebilir, nasl
y erletirebilirler?
Yine soralm: "Dnya ileri"nde bile, insanlarn "akl"lanyla gerek
leri, olmas gerekenleri, nasl yapmalar, nasl etmeleri gerektiini bile
medikleri, bulamadklar; renmeleri iin "peygamber"lere, bunlarn
"Tanrdan getirdikleri bilgiler"e gerek olduu ileri srlyor. nsanlarn
akllarn kullanarak aratrmalarna, bulduklarna, bildiklerine gvenile
meyecekse, "Peygamber"lerin ortaya attklarna, "gerek" diye ileri srdk
lerinin gerek olduuna nasl gvenilebilir? "Akl" dnmekte yeterli
saylmyorsa, neyle dnlp karar verilebilir bu konularda? Yani "bilgi
kayna"nn, yalnzca "Peygamber"in "haber"i olduu, neye dayanlarak,
hangi kamtla kabul edilebilir? Dahas, "bilgi kaynaklar" arasnda nasl
gsterilebilir? "Peygamber"lerin; "Tann'dandr!" derlerken, uydurmadkla
r nasl bilinebilir? Verdikleri "haber"lerin "gerek d" olmadklarna
hangi kantla kesin diye hkm verilebilir?
Y ine dnelim: "Peygamber"siz toplum lar da yaam tr dnyam z
da. stelik "peygam berli'ierden ok daha ileri, ok daha uygar olanlar
grlmtr. Mslman yazarlardan kimileri, bu gerei dile getirmek zo
runda kalmlardr. rnein bn H aldun bu gerei dile getirirken yle
demekte:
* s z c k k a r l m t r . ( Y .N .)
* * D r t s z c k k a r l m t r . ( Y .N .)

216

"Dnn: K itapllar ve peygam berlere uyanlar, kitaplar olmayan


atee tapanlardan sayca daha azdrlar. G erekten atee tapanlar,
dnyada, en kalabalk topluluklardan birini olutururlar. Kitaplar,
peygamberleri olmad halde, onlarn da ynetimleri ve uygar
lklar vardr. N erede kald ki, yaam larm srdrem em i olsunlar.
am zda da Kuzey ve G ney kesimlerindeki blgelerde vardr
onlann devletleri ve uygarlklar."585
"Felsefeciler, peygamberlik kurumunu akl kantyla tantlamaya y
neldikleri zaman, savlarm, bir dzenleyici bulunmas gerektii ka
ntna dayandrrlar. Byle bir ekleme yaparlar. Peygamberliin in
sanlara zg doal bir ey olduunu da eklerler. Szn ettiimiz
kanta bavurarak sonuca ularlar. 'nsanlk iin bir dzenleyici
hakem gereklidir' diye yola karlar, sonra yle derler: 'Bu dzen
leyicinin yargs, T ann katndan geldii varsaylan bir eiratla (bir
dinle) oluur. O eriat, insanlardan biri getirir. Getiren kiinin, in
sanlar arasnda sivrilmi biri olmas gerekir. Tann'm n verdii bir
takm zelliklerle, Tanr'nn klavuzluuyla sivrilmi biri. Byle biri
olmaldr ki; halkn teslim olmas ve kabul etmesi gerekleebilsin.
Byle olmaldr ki; insanlarn iinde ve zerinde kumlu egemenlik,
kar konulmadan ve kargaaya uram adan yerleebilsin."586
"...Felsefeciler, peygam berlik kurum unun gerekliliini tantlarken
yanla dyorlar. u bir gerek ki, peygam berlik kurumu akla
dayal bir ey deildir. Onu bildiren duyuran dindir sadece..."5*1
U nutulm am al ki, M ilat'tan nceki y zyllarda da, b ir "kutsal kitap"l ve "peygam berleriyle nl" bir toplum olan "Y ahudiler", nereye
gittilerse, orada kendilerininkine benzer "kutsal k ita p 'la r ve "peygam ber"leri bulunm ayan, am a kendilerinden ok daha ileri olan top
lum lar buldular. F enikeliler (K en'aniler) byleydi. M srllar byleydi.
M ezopotam yallar b y le y d i... Y ahudiler, kendilerinden ok ok ileri
olan, nem li uygarlklar kurm u bulunan bu toplum lara o denli im
ren d iler ki; zam an zam an bu toplum larn "T anr"larna bile taptlar.
B u toplum larn inanlarndan, geleneklerinden, yasalarndan, m asalla
rndan k m senem eyecek lde aldlar. A rp arp "kutsal kitap "larn a yerletirdiler.
217

D em ek ki, "Peygam berlik", ileri srld gibi; insanlk iin, to p


lum yaam ve ilerlem esi iin "kanlm az" bir ey deildir. D ahas;
gerekli de deildir. D ahas; yararl olm ak yerine zararldr, engelleyi
cidir, balayc-kstekleyicidir.
Yine soralm, Tanr'nn "buyruk"lan ve "yasak"lan insanlk iin ille
de gerekli ve vazgeilemeyecek bir eyse, "peygambersiz" de iletilemez
miydi insanlara? ok "ulu", ok "byk" olduuna, "sonsuz gc" bu
lunduuna inanlan "Tanr"nn gc yetm ez miydi buna? Dahas: M a
dem ki, Tanr, insanlarn u ya bu yolda yrmelerini istiyor, u ya da bu
trl olmalarn diliyor; niin dorudan doruya, hi arac katmakszn,
stelik buyruk ve yasaa gerek kalm akszn gerekletirm iyor? nsanlar
tam istedii yapda, istedii karakter ve eilimde niin yaratm am ? N e
den herkesi "iyi" yapmam? N eden "snav"a, falana gerek grm? H em
neden, dorudan doruya cennette bulunmuyor insanlar? lml-zulml
dnyaya getirmeden gerekletiremez miydi "Ulu Tanr"?
nsanlar, kendilerine verilen "bunca nimet"in "krn demeli"ymiler. O "sonsuz gc" olduu sylenen Tann'nm buna "ihtiyac" m var?
Yoksa neden gerek gryor?
Evet, bu tr sorular soralm ve dnelim . yi dnelim , salkl
d nelim , "im an"la "rzna geilm em i bir akl"la dnelim . O
zam an, gerein, gereklerin, ok ak biim de belirdiini greceiz.
"Peygamberlii savunma"da olsun, teki "kelam" konularnda olsun,
olduka "iddial" grnen slam "kelam"clan, slam felsefecileri, her ko
nuda olduu gibi bu konuda da, birbirlerinin benzeri, tpks savlar ileri
srer dururlar. Birbirinden kopya ettikleri ak seik belli olur biimde.
Hem en hepsi de, mezhep nderi M aturidi'nin yukarda aktardm "ge
re k e lin i yazar ve savunurlar. Yani ayn biimde anlatrlar "peygam
berlerin neden gerekli olduunu". Kukusuz, M aturidi'nin yazdklar da
kendinin deil. Bakalarndan alnp alnm a... Bu konuda yazlanlar
birbirinin ayn olduu iin, falanca nlnn, filanca nlnn "kelam
kitab 'ndan alntlar yaparak, ya da "yle deniyor, byle deniyor" di
yerek "kafa iirm e"ye gerek grm yorum . steyenler A bdurrahm an El
c'nin,588 Seyyid erif Crcnnin,589 Sadeddin Teftazani'nin,590 Gelenbeli smail'in591 ve daha bakalarnn592 kitaplarna bavursunlar; gre
ceklerdir ki, hepsi birbirinin ayn. V e hepsi, Maturidi'den aktardklarmn
kopyas g ib i...

218

"Dnr" grnp insan aklna, insan dncesine gvenmeyen, "ta


rm", "sanat" (zanaat), "ticaret" ve "tp" konularnda bile, "peygamber"in
klavuzluuna bavurmann "art" olduunu savunan, insanlar samalk
kaynaklarna balayan bu "lim"lerin ou, gerekte, "cahil"dir. Kimileriy
se, karlarn, insanlar aldatmakta gren yz karas kimselerdir. Top
lumlar, bunlar yznden bilgisiz kalmlardr, bunlar yznden geri kal
mlardr, bunlar yznden ezilmilerdir. Bunlar ve bunlarn savunduklar
abuk sabukluklar olmasayd; kitleler gerekleri grebileceklerdi, geliebi
leceklerdi, ilerleyebileceklerdi. V e kendilerini, asalak yaayanlara yedir
meyecekler, ezdirmeyeceklerdi. Ksacas, srlemeyecekti kitleler. Hi
deilse bu denli srlemeyecekti.

P ey g a m b erlik G erekesin e K ar, G erek


Peygam berlik iin savunurlarnn ileri srdkleri "gereke"yi grdk
birlikte. Bu gerekenin rkln, hiliini d e ... zet olarak, insan
ln "huzurlu" ve "erdemli" yaam iin, bir de "br dnya m utluluu"
iin "peygam berlerin "gerekli", "zorunlu" olduu ileri srlyor. O ysa
"Peygamberlik" kurumu, ne "huzur" getirm itir insanln yaam na, ne
de bu yaam "erdemli" klm tr. V ar olabilecek huzuru alm gtr
m , yine var olabilecek "erdem 'leri yem i, bitirm itir. K avgalar nlen
m em i, tersine oalm. Savalarn krklenm esinde, kanlarn sel gibi
aktlm asnda etkin rol oynam tr. V e alad "korku, "um ut", "[...]
tek Tann" nedeniyle de insanlar ikiyzlle, "erdem"sizlie srkle
m itir. "Bilgi" yerine, "bilgisizlik" alm tr insanlk. Ik yerine karanlk
almtr. nsan akl, "akl" olmaktan, gerein klavuzu olm aktan ka
rlm , "im anla [...] geilerek" karanlk arac yaplm tr. "Tanr'dan ge
tirildii ileri srlenlerle "insan akl"nn "eli kolu balanm ", alnp
"hapse sokulmutur". Dnyann ok byk bir ounluunda akl, bugn
bile "hapiste"dir. nsanln gerilemesinde, ezilm esinde az pay yoktur
"Peygamberlik kurumu"nun.
G erek o ki, bu kurum u ve "getirdikleri"ni "insanlk" iin "gerekli,
zorunlu" gsterenler ve yaatanlar; d nya egem enleriyle ortaklardr.
B unlarn ou, gerekte inanyor da deildir. G erei bilm ekteler.

219

A ncak, inanr srlerine "inanr" grnrler. V e srleri kullanrlar.


K u llan arak b aarya ularlar bu konuda da. B unlar, a m zn b ir e
it "dinozorlar"drlar. A m a "akll dinozorlar". T arih ncesinin bu ca
navarlarndan daha canavardrlar. N e var ki, canavarlklarn belli et
m ezler, etm em eye alrlar.
Srlemi, srletirilmi kitleleri kullanarak "peygam berlik kurumu"nu ayakta tutanlar, yani "peygamberlerin araclk edip getirdikleri"ni
yaatanlar, "gszlk"ten, "bilgisizlik"ten yararlanrlar. Gszlkle g
szl, bilgisizlikle bilgisizlii retirler. "br dnya"ya ilikin uyduru
lan "masaT'lar da byle yaratld gibi, byle yaatlmakta. Peygam ber
lerin "araclk"lanna ilikin savlar d a ...
U yan acak m sn ey inanr srleri?! N e zam an uyanacaksn?

220

TURAN DURSUN
VE AYDINLANMA
TURAN DURSUN: K utsal K itaplarn K aynaklar 1
K utsal K itaplarn K aynaklar 2
K utsal K itaplarn K aynaklar 3
Din Bu I
Din Bu II
Din Bu III
Din Bu IV
Allah
K u r'an
Dua
Kulleteyn
nllere M ektuplar
ULE PERNEK/Turan D ursun H ayatn Anlatyor
JEAN MESLIER/ Saduyu/Tanrszln lm ihali
MUAZZEZ LMYE / K u r'an ncil ve T evrat'n Sm er'deki Kkeni
MEHMET BEDR GLTEKN/ Laikliin Neresindeyiz?
EROL SEVER/ slam n K aynaklar 1/ oktanrclk, H ristiyanlk ve Kbe
SMET ZEK EYUBOGLU/Trk iirinde T anrya K afa T utanlar
eytan Ayetleri T artm as
SIGMUND FREUD/ Bilim ve m an

TURAN DURSUN

KUR'AN ANSKLOPEDS

Birinci hamur, bez ciltli ve iplik diki.

S e k iz

cilt ta m a m

Ben Kur'an Ansiklopedisihi herhangi biimde yorumlar getirerek,


"slamn ada yorumlar" la yorumlanmasn ve bu yolla "dinsel banazlktan
uzaklamasn salamak gibi bir amala hazrlamadm.
Byle bir amaca ynelmedim ve ynelmenin yararl olmayaca grndeyim.
Din alanndaki "aydmlanma"nn "yorumlar"la deil, neyin ne olduunu
ak seik ortaya dkp sergileme yoluy la olaca kansndaym.
Bunun byle olduunu deneyimlerimle grdm.
Kur'an Ansiklopedisi'ni de bu amala hazrladm.
Kur'an Ansiklopedisi'ni hazrlarken temel amacm:
Yalan ve sahteciliklerle, insanlar srletirmek, smrmek amacyla siirdrlegelen
"dini gn na ekmektir.
Bu Ansiklopediyi okuyanlar, slamda, "kutsal kitab" olan Kur'an'da neler bulunduunu
ok ak biimde grecekler; O zaman, slamclarn slam yeniden insanlarmza
devlet ve yaam biimi olarak sunarken "slam akl dinidir, bilim dinidir, adalet dinidir..."
gibi propagandalarn gerek olmaktan ne denli uzak olduunu daha iyi bilip anlayacaklardr.
Ansiklopedi, bu yolla bir "aydnlanma"hin gereklemesine nemli katk salayacaktr.
TURAN DURSUN

KAYNAK#/YAYINLARI

DOUPERNEKN
KTAPLARI
Anayasa ve P artiler Rejimi
Osm anlI'dan Bugne Toplum ve Devlet
Stalin'den G orbaov'a
Lenin Stalin M ao'nun Trkiye Y azdar
T rk Sorunu
A bdullah calan ile G rme
P arti ve Sanat (Geniletilmi 2. Basm)
Kemalist Devrim-I/ Teorik ereve
Kemalist Devrim -II/ Din ve Allah (Yunus Nadi dl '95)
KOMNTERN BELGELERNDE TRKYE DZS
1. Kitap: K urtulu Sava ve Lozan
2. Kitap: Kemalist Devrim
3. Kitap: K rt Sorunu
4. Kitap: Trkiye K om nist ve i H areketi
5. Kitap: EFK HSN/ Yaz ve K onum alar

TURAN DURSUN

Kutsal Kitaplarn
Kaynaklar 2

Kaynak Yaynlan, Turan Dursun'un kaybolan bayaptn


okura sunuyor: Kutsal Kitaplarn Kaynaklan.
Turan Dursun'un, "Kutsal Kitaplarn Kaynaklar" zerine
aratrma yapt biliniyordu. Ancak, ldrldkten sonra,
birok almas, gvenlik gleri tarafndan evinden
alnm, "poetlere doldurulup" gtrlmt.
Orijinali devletin elinde olan Kutsal Kitaplarn Kaynaklar,
Turan Dursun'un katlinden 5 yl sonra gn na kmtr.
Turan Dursun'un zerinde yllarca alt ve byk nem
verdii aratrmas olan Kutsal Kitaplarn Kaynaklar
ciltten oluuyor:
Birinci ciltte, Kur'an, ncil ve Tevrat'ta yer alan "korku"yu,
korku-umut kayna Tanr'y, "Efendi Baba Tanr"
kavramn, "Kral Tanr'nn Ynetimi"ni,
bunlarn kaynaklarn;
ikinci ciltte "Peygamberlik" konusunu, "kabile peygam beri
M uham m ed'i", peygamberliin koullarn ve trlerini,
"felsefe-din iftlemesini';
nc ciltte "Mucize" konusunu, "Mucize"
inancnn kaynan, "M ucize'lerden rnekleri;
Turan Dursun'un binlerce yl derinliklere uzanan titiz
almasyla bulacaksnz.
"Ben yzyllarn dourduu lmm" diyen Turan Dursun,
Anadolu insann aydnlatm aya devam ediyor.
Kutsal Kitaplarn Kaynaklar,
Turan Dursun lmszlnn mhrdr.