You are on page 1of 193

TURAN DURSUN

2. BASIM

Kutsal Kitaplarn
'Kaynaklar 3

Bu kitabn yayn haklar


A naliz B asm Y ayn T asarm U ygulam a Ltd. ti.nindir.
B irinci B asm : K asm 1995
kinci Basm : ubat 1996
Dizgi K aynak D izgi Servisi
Bask: K uak O fset
K apak: La/.arus'un Isa tarafndan diriltilm esi (kona).
ISBN: 975-343-103-1 (Tk. No.)
975-343-106-6 (3. Cilt)

K A YN A K Y A Y IN L A R I: 174

K4YIMAK

YAYINLARI

A N A LZ BASIM Y A Y IN T A SA R IM U Y G U L A M A LTD . T.
stiklal Cad. 184/4 80070 B eyolu/stanbul
Tel/Faks: (0212) 252 21 56 - 252 21 99

tu ra n d ursu n
Kutsal Kitaplarn
Kaynaklar 3

N D E K LE R
M U C Z E
M ucize N edir?

9
9

SL A M U L EM A SI M U C Z E N N E D Y O R ?
"M ucize"nin N e O lduu ve N e O lm ad (Tanm ) K onusunda
"M ucize"nin, S avunurlarna G re ''K oullar"
"M ucize" ile teki 01aanst"ler A rasndaki "Fark"
M ucize ile "K eram et" N asl A yrlr?
M ucize ile "rhas" A rasndaki F ark
M ucize ile "tne" A rasndaki Fark
M ucize ile "hne"(t) A rasndaki F ark
M ucize ile "stidrac" A rasndaki F ark
"Yalanc" Saylanlarn "M ucize"siyle
Yalanc Saylm ayanlartki A rasnda N e F ark Var?
"K hin"D enen, G elecekten "H aber" Verdikleri,
B ilinm eyeni B ildikleri leri Srlenlerin Sergiledikleri ile
"M ucize " D iye S unulanlar A rasnda N e F ark Var?
M ucize ile "By" ("Sihir") A rasnda G rlen "Fark"
M U C Z E N "K ELA M " K TA PLA R IN D A Y E R V E R LE N
VE "CEVAP L A N M A S IN A A L IA N "K U K U ' L A R
"M ucize" D iye B ir ey O labilir m i?
"M ucize" A d V erilen H erhangi B ir "O laanst"
V arsaylsa Bile, P eygam berlie K ant O labilir m i?

10
10
13
15
15
16
16
16
17
20

21
22
'
29
29
32

M U CZE NA N CIN IN KAYNAI:


"PEY GA M BER "LERN LK E L N A N L A R L A LK L E R

39

M U H A M M E D -K U R A N -B Y (SH R )-"C N "


M uham m ed, "M ucizesi" ve By (Sihir)
"B ylenm i P eygam ber"

39
39
41

I tu s l U"lc ve " frk-B yc Kadn"


llkknda "eriat H km "
M uham m ed ve "C in-eytan"
"C inlenm i P eygam ber"
C inlerin F alc-B yc in C asusluu
M uham m ed'e G re, E ek, "Cin" G rd in A nrr
M uham m ed'e G re, "Cin" ve "eytan"larn G irdii K lklar
"By" (Sihir) ve "M ucize" O rtam
Byc ve apkn ki M elek: H arut ve M arut
M U C Z E L E R D E N R N E K LE R
M usa'nm kiler: B unlar inde D okuz M ucize
Ylan Yapm a Yarnda M usa ve D enei
M usa'nn D okuz M ucizesinden kincisi:
Sularn K ana D nm esi
Ve K urbaalar G nderiyor Tanr:
D okuz M ucizeden ncs
Tanr T atarck D enen Sin ekler G nderiyor:
D rdnc M ucizeden lki
Tanr Bu K ez A tsinekleri G nderiyor:
D rdnc M ucizeden "Sinekli M ucize "nin kincisi
Yahudi T a n n 'n n c- fkesi S ryor
Tanr, H okkabazlk N um aras Y aptryor
Yahudi Tanr Soygun Y aptryor
Ve Kinci Yahudi Tanr,
Yaptrd Soygunu zleyenleri Irm akta B o u yo r
M ucizelerle Savunulan Yahudilerin
Tanr K atndaki zel Yerleri
M usa'nn D eneiyle K ayalardan K ayn a kla r F krtlyo r
T ann 'nin Yahudilere zel O larak ndirip
G nderdii Yiyecekler
sannkiler
sa'ya ve nanrlarna da "G kten" Yiyecek n d irild i m i?
sa N e le r B aaryordu
sa M ezarn A trd lm L azar' D iriltiyo r

44
48
48
50
54
54
55
57
63
63
63
66
68
69
70
71
73
73
73
74
75
76
78
79
80
82

M uham m ed'inkiler
M uham m ed'in steiyle A y kiye B lnm
A y N asl B lnm
kiye B lnen A y n ki Paras da Yere nip
H ir D ann ki Yanna D m
"Ay, A nlatld G ibi B lnm tr" D iyenlerin Savunm alar
A layan K tk
M uham m ed iini Yapsn ya da
br Trl htiyacn G rsn D iye Yryen A a la r
M uham m ed'in em e O lan P arm aklarndan S u la r A kyo r
M u h a m m e d , O kuyup fleyerek Yemek oaltyor
P eygam ber'in "M ucizeler Yaratan (!)" frkleri:
H astalklar G ideriyor, K rk kklar yiletiriyor,
K rleri G rr K lyo r
P eygam ber'in B ir D m ann M eza r K abul Etm em i,
M u cize O larak K ez D na F rlatp A tm
M uham m ed, "M ucize" O larak G elecei ve
B ilinm eyeni B ilirm i
M uham m ed'in [ ...] M ucizesi:
K adnlaryla G nde K a Kez Yatard?
Salih P eygam ber'in D evesi
"Aman D eveye D okunm ayn"!
D evenin, Suyu "M ucizeli" ii
Tanr, B ir D ii D eve in, B tn B ir Toplum u Yok E diyor
B inlerce Yl nceki Salih'in D evesi ve
Sem d Toplum u Su ti D iye M uham m ed,
K uyunun Suyundan Yararlanm ay Yasaklyor
E eiyle B irlikte ldkten Yz Yl Sonra D irilen K ii
ldrlp P aram para Edildikten Sonra
D iriltildikleri B ildirilen D rt K u
brahim P eygam ber, A le v A lev Yanan A te e Atlm ,
A m a Y anm am
K ertenkele, brahim 'in ine A tld A tei
K rkledii in C ezalandrlm
Sleym an in M ucizesi ve S e b e ' K raliesi
B a lk K arnnda Yaayabilen P eygam ber (Yunus)

83
83
84
85
86
91
92
93
94

96
98
100
103
110
110
111
112

113
115
117
118
122
124
130

M IIC/.H VE G E R E K
Mln,
M uham m ed'e nce B ir Kalp A m eliyat Yaplyor
( lklere G eziye karlan M uham m ed, nce,
Katrla E ek A ras B ir H ayvana B indirildi
M uham m ed'in G e km as in M erdiven K on u lu yo r
M uham m ed, "Gk K atlar"nda
ala s "Snr A a c "
Cennet, G klerin tesinde, "Snr A a c "A la n n d a
G nde Yetm i Bin M elein
G irip kt E v (B eyt'l-M a'm r)
arap St ve B al D olu B ardak
M uham m ed R e fr e f D enen "D ek"le (D ein zerinde)
H avalanarak Tanrya Ykseliyor
Yazg Yazan K alem lerin C zrts
M uham m ed, T an n 'n n S araynda
T anr'yla G rm e ve
5 0 Vakit N am az 5'e ndirm ek in P azarlk
M uham m ed in, M ekke'den K uds'e Dein,
G rm eyi E ngelleyen Tm E n g eller K aldrlm
sr-M ira, G erek O labilir m i?
sr-M ira, M asal N erelerden K aynakla n yo r

134
137
137

PE Y G A M B E R L K -K H N L K -A R L K
A rap D nyasnda P eygam berlik-K hinlik- airlik ve
E sin A rac: "M elek-C in"
M uham m ed D nem inde
M uham m ed'den nce
A rap D nyasnda K hinlikle K ark P eygam berlikler

164
165
165
168
168

KAYNAK NOTLARI

177

139
139
139
140
141
142
142
143
144
144
144
148
149
155

M U C ZE

Peygam berlii insanln bana saran tm din ve inanlarda, "m uci


ze", inanmann "dayana" olarak grlp gsterilir. "Peygamber"i, "pey
gam ber olmayan"dan ayran l niteliindedir. Peygam ber olan insan
"T ann seti" diye inanlr. Buna da bir "belirti" gerektii dnlr. "te
o belirti ('alamet'='ayet'), m ucizedir" denir.1 "M ucize gsterebilen insan,
Tanr, Peygam ber olarak semi, buyruklann insanlara iletsin diye eli
yapm tr." biim inde akl yrtlr.
yleyse: Bu "l", bu "dayanak", ne denli "salam dr?" zerinde
durm ak gerek bunun:

Mucize Nedir?
"Mucize", szlk anlam yla "aciz brakan"="gsz klan" anla
mndadr. A m a "olaanst" iin kullanlr. "Peygam ber'in gsterdii ileri
srlen olaanst iin... "M ucize" deniliinin nedeni de yle aklanr:
"Peygamberin, peygamberliini kantlamak iin ortaya koyduu olaans
t bir durum, bir olay, bakasnn ortaya koym aya g yetiremeyecei tr
dendir. Benzerini ortaya koym a konusunda gsz (aciz) kalmtr baka
insanlar". Bu sav ne lde doru; greceiz.
im di, "m ucize" iin "din ulem as", zellikle de "kelam c" ve "fel
sefeci" takm , ne diyor; onu incelem eye alalm :

SL A M U L EM A SI M U C Z E N N E D Y O R ?

"Mucize"nin Ne Olduu ve Ne Olmad (Tanm) Konusunda


M a tu rid i "ulem a s "ndan N uriddin E's-Sbni (. 1184), E l Bidyet Fi U sliddin adl kitabnda, "m ucize"yi yle anlatr:
"Yaratklarn, benzerini ortaya koymaya g yetiremeyeceklerini
aa karan eydir. ( ...) K elamclara gre mucizenin tanm
yledir:
'"Ben P eygam berim ! diyen bir kim se eliyle, kendisine inan
m ayanlara kar, olaann tersine (olaanst nitelikte) bir ola
yn m eydana gelm esidir. ylesine ki, 'Peygam berim !' diyene
inanm ayanlar, benzerinin o rtaya konulm as konusunda gsz
bir d urum a sokar.
"'Ben peygam berim !' diyenin doru sylediine, m ucize yle
kant olur:
"M ucizenin, Tanr ii olduunu ve kullarn bunda bir pay bu
lunm adn biliyoruz. Bir denei ylana dntrm ek ve ly
diriltm ek gibidir mucize. Peygamber, T ann'ya ynelerek: 'Eer ben
senin elinsem, unu yap!' der dem ez; Tanr o ii yaparsa, bu; pey
gamberi, eylemle onaylamaktr. 'Peygamberim! derken doru sy
lyorsun! demektir. Tpk unun gibi: Bir adam, hkmdarn hu
zurunda, onun elisi olduunu syler. V e adamlarna der ki, 'Ben
onun elisiyim!' derken, doru sylediimi yle kantlarm:
Hkmdara: 'Eer ileri srdmde doruysam, bulunduun yer
den kez kalk ve otur!' diyeceim. (Greceksiniz ki, hkmdar
dediimi yapacak.) Eer gerekten hkmdar, bu kiinin dediini

10

yaparsa, adamlar dnrler ki, hkmdarn byle yapmas, her


zaman yapt ey deildir. O zaman, hkmdarn kez kalkp
oturmas, 'Evet! Sen benim elimsin! demesinin yerine geer. M u
cize de yle ite."2
"Sbni", bunlar yazarken, "Snni" kelam clarn iki ana kolundan
biri olan "M aturidiler"in konuya ilikin grlerini de yanstyor.
B u kol byle diyor. A m a br kol da pek baka trl dem iyor:
br kolun, yani "E 'ariler"in B akan E b u l-H asen A li El E 'ar
(873-936), yle dem ekte:
"Mucize, Tann'nn bir eylemidir. ('Fiil'.) Y a da bu eylem yerine ge
en bir eydir. yle bir eydir ki, o tr eyle; dorulamak'=onaylamak amalanr hep."3
E 'arilerin en ileri gelenlerinden Fahruddin E 'r-R z (1149-1209)
de "m ucizeyi tanm larken ayn anlam , baka szler ve "kayt"larla
dile getirir:
"M ucize yle bir durum dur ('em r') ki, gelenei bozup paralar.
V e bir 'm eydan okum a' ('tehaddi') ile birlikte ortaya konur.
ylesine ki, o rtaya konulduunda, kar konulam ayaca (ben
zerinin m eydana getirilem eyecei) grlr."4
A yrca, bu tanm daki szcklerin ("kayt"larn) neleri kapsam aya,
neleri karm ay a y aradn da yle aklar:
"M ucizenin bir 'durum ' olduunu syledik; undan: Kim i zam an
'eylem ' ('fiil') biim inde olur ('parm aklar arasndan su aktm a'
gibi). Kim i zam an da olabilecek bir eylem in olm am asn sa
lam a ('adem ') trnden olur (doal olarak yakm as gereken ate
in yakm am asn salam a gibi). 'G elenei bozup paralar' (ola
anst) olduunu syledik; 'ben peygam berim !' diyen kiinin
apayr bir kim se olduunu anlatm aya yarayan bir zellik olsun
diye. 'M eydan okum ayla birlikte olm as gerektiini' belirttik;
'Peygam berlikten nceki olaanst'y, bir de, herhangi bir y a
lancnn kendisine m al edebilecei trden, gem i bir pey g am
bere ait olan karalm diye. B ir de 'keram et'leri, kapsam d
11

Itkmak istedik. 'K endisine kar konulam az olm as gerek


liini" belirttik; 'by' ve 'gzbaclk' (hokkabazlk) kapsam d kalsn diye. (M ucizeyi bunlardan ayrm ak iin.)"5
Yani, E'r-Rz; "mucize" iin salkl bir tanm ortaya getirdiini
sylemek istiyor. Kendince yle bir tanm ki, "mucize" olan her ey, kap
samna giriyor. Buna karlk mucize olmayan hibir ey; girmiyor onun
kapsamna. rnein: "Parmaklardan su aktlmas" m? Tanmdaki kap
sama giriyor. ine atlan bir canly, "atein yakmamas" da yle. A m a bir
peygamberin, peygamberliinden nce grlen "olaanst" durumlar,
"mucize"den saylmyor. Onun iin de kapsam dnda kalyor. "Ben pey
gamberim" diyerek yalan syleyen birinin, kendisine mal ederek kullanma
yoluna gittii ve aslnda baka, daha nceki bir peygambere ait olan da,
"iddia sahibi" iin "mucize" olamaz. O nedenle, mucizenin kapsam dn
da braklm tanmda. "Tann dostlan"nm gsterdikleri "keramet"ler de
"mucize"den saylamazlar. Onun iin bunlar da "d"ta braklm. "By"
ve "gzbaclk, hokkabazlk" biiminde ortaya konanlar da mucize ola
mayacaklar iin, bunlar da "atlm" kapsam dn a...
Fahruddin E'r-Rz, bir "r am kii" saylr. "Felsefe"yi, zel
likle de "Aristo felsefesi"ni, Yahudilik ve Hristiyanlk dnyalannda g
rld gibi, "slam "da kullanmay balatan kii. "Kelam" konusunda...
Yani "Tann'nn kendisinin, sfatlannn, ilerinin" ve bunlann ilintili bu
lunduu teki "temel inanlar'in ilendii alanda... nemli bir "uzla
trmam" olarak ortaya atlmtr. "Dinle [...] geilegelen felsefe"nin, bir
de bu kiinin at "r"da rzna geilmitir. "Yeni bir r" oluu,
slam 'daki "kelam" alannda "yeni bavurulur olm asndan"...6 Yoksa
"yeni" deil. "Din"e "yalanc tank" bulup gsterme iinde verimli grlegelen ve M ilat'tan nceki yzyllardan balayarak uygulanan bir eski
yntemdir gerekte.
E'r-Rz'nin "mucize tanm" ve bu tanma ilikin aklamalar, kendini
izleyen nl kelamclarca nemsenerek ve benimsenerek alnm, kimi ki
taplara "kelimesi kelimesine" aktarlmtr.7
B ununla birlikte, itiraz"a uram am da deil:
nl slam kelamclanndan Saduddin E't-Teftzn (1322-1389?),
kendi gibi nl kelam kitaplarndan erhu'l-Meksd adl kitabnda, E'rRz'nin tanmn ve aklamasn aynen aktarr. "E'r-Rz de byle diyor!"

12

diyerek noktalar. Sonra balar; sz konusu tanm a ve aklam aya y


neltilen "itiraz"lar sralamaya. Sralar; sonra da, bunlara nasl "cevap" ve
rilebileceini yazar.8 Bence, ne yneltilen bu gsterm elik "itiraz"lar, ne de
bunlara verilen "cevap"lar nemsenip zerinde durulmaya deer. A ncak
burada nemli olan noktalar udur bence:
"M ucize"nin, benzerlerinden nasl "ayrt edildii".
"B enzerinin ortaya konulam ayaca" yolundaki sav.
"M ucizenin koullan" anlatlrken bunlarn zerinde durulacak:

"Mucize"nin, Savunurlarna Gre "Koullar"


Kelam kitaplannda anlatlanlar, bu konuda da birbirinin kopyas gibi.
Ben nl bir kitaptan evirip sunacam burada: erhu'l-Mevakf. "Mevakfn aklamas" demek. "M eva kf, bir kelam kitab. Y azan, El K d
Adududdin Abdurrahman bn A hm ed El c (.1355). Aklamasnn
yazar, Seyyid E'-erif El Crcn (1340-1413).
Bu kitapta (erhu'l-M evakfid) yle denm ekte:
"B irinci konu, M ucizenin koullar:
"K oullar, yedi tanedir:
"Birinci koul: M ucizenin, T ann eylem i y a da eylem yerine ge
ecek bir (Tanr'dan gelm e) durum olm as g ere k ir... T anr'nn
olm al nk: 'Ben peygam berim !' diyeni onaylam a yetkisi, yal
nzca T anr'nndr. O 'ndan gelm eyecek bir eylem , bir durum ,
(olaanst de olsa) m ucize saylam az.
"Tann'mn eyleminin yerine geen bir durumun da mucize ola
bileceini sylyoruz; mucizenin tanmna yle bir durum da girsin
diye: Varsayalm ki, peygamberliini ileri sren biri: 'Benim, (pey
gamberliimi kantlamak iin size gstereceim) mucizem udur:
Ben elimi yle bamn zerine koyacam, bu srada siz ayn eye
(elinizi banzn stne koymaya) g yetiremeyeceksiniz!' dedi.
Ve dedii oldu: O adam elini bann stne koyarken, onlar ayn

13

;eyi yapamadlar. te onlarn ayn eyi yapamam olmalar, mu


cizedir. Bu, "peygamberim" diyenin doru sylediini gsterir. Oysa
burada, bir eylem ('fiil') yok. nk, ellerini balarna koyamayan
larda, doal olarak g yetirebilecekleri bir konuda gcn yaralamam olmas, bir eylem deildir. (...)
"kinci koul: Gsterilen eyin mucize olabilmesi iin "olaanst"
olmas gerekir. nk daha aas m ucize olamaz. Olaan duru
mu bozmayan; tpk gnein her gn domas, ieklerin her bahar
amas trnden doal-olaan olan, peygamberliini ileri sren
kimsenin gerekten peygam ber olduunu gsterir bir mucize say
lamaz. Olaan bir durum da, bakalar o kiiyle eit durum dadr da
ondan. Peygam ber olmad halde, 'Peygamberim!' diyerek yalan
syleyen bile farkl durum da deil. ( ...)
" nc koul: G sterilen eyin m ucize olabilm esi iin, kar
ya klp da ona denk olabilecek bir benzerinin o rtay a konu
lam am as gerekir. M ucizelik anlam nda bu var nk.
"Drdnc koul: Gsterilen eyin mucize olabilmesi iin, 'ben pey
gamberim! diyenin eliyle ortaya konulmas gerekir. Doruluunu
kantlyor olduu anlalsn d iy e ... O kimsenin, karsndakilere
"meydan okuduunu" aklamas (szle sylemesi), ('inanmayanlar,
benim yapm yapsnlar, benim mucizem gibi mucize gstersin
ler!' gibi) inanmayanlar ayn eyi ortaya koymaya armas 'art'
mdr? Kimilerine gre, 'evet!' A m a doru olan gr o ki, bu; 'art'
deil. O zamanki yaanan durumun, 'meydan okuma' anlamm verir
olmas yeterli. Peygamberliini ileri sren kii, 'Eer peygambersem,
mucize gsteririm!' trnden bir ey syler de dediini yaparsa yeter.
(...)
"Beinci koul: Gsterilen eyin m ucize olabilm esi iin, pey
gamberliini ileri sren kimsenin sylediine uygun olmas gerekir.
'Benim mucizem o ki, ly dirilteceim!' derken; bir baka ola
anst durumu ortaya koysa, rnein, da ekip yerinden oynatsa, bu; onu dorular nitelikte bir mucize olmaz. Tann'nn o kim
seyi dorulayp onaylad anlamm iermez de o n d an ...

14

"Altnc koul: M ucize olabilmesi iin, peygamberliini ileri sren


kimsenin diledii ve ortaya getirdii ey, kendisini yalanlar olm a
mal. rnein, M ucizem odur ki, bu kertenkele konuacak!' dese
de, gerekten o kertenkele konusa, ama: 'Bu adam yalancdr, ya
lan sylyor!' dese, kertenkelenin salt konum u olmasndan, o ki
inin doru syledii anlalmaz. Tersine, yalan sylediine (pey
gam ber olmadna) ilikin beslenen inan, daha da glenir. n
k olaanstnn kendisi yalanlyor adam. (...)
"Yedinci koul: G sterilen eyin mucize olabilmesi iin, ortaya at
lan kimsenin 'ben peygamberim!' savndan nce olmamas gerekir.
Gsterilen ey, bu savla birlikte bulunm al... nk daha bir sav
yokken onaylanm olabilecei dnlem ez o kiinin. (.. .)"9
H epsi yle zetlenebilir:
"Mucize" olabilmesi iin, gsterilen eyin "olaanst" olmas; ne
gsterileceine ilikin aklam aya uygun olmas; "yalanlar" nitelikte ol
mamas; "meydan okum a srasnda" bulunurken, kimsenin, o eyin ben
zerini, ona denk biimde ortaya koyam am olm as gerekir.
D aha da ksas u: "Ben peygam berim !" diyen kim senin, bunu
dedii zam an yle bir "olaanst" ortaya koym as gerekir ki, kim se,
benzerini ortaya koyam asn. te o zam an "m ucize" var d em ektir sa
vunurlarna gre.

"Mucize" ile teki "01aanst"ler Arasndaki "Fark"


M ucize ile "K eram et" N asl A yrlr?
slam kelam clanna gre, "mucize", peygamberliini ileri sren kim
senin, "te ben mucize gsteriyorum. Peygam berliim i kantlamak iin.
Benzerini kimse ortaya koyamaz. V arsa ksn ortaya" derken ya da bu
anlam a gelen bir sz ve tutum la birlikte sergiledii "olaanst"dr. K
sacas; "mucize" nitelii tayan "olaanst", "peygamberlik" savyla
birlikte ortaya konur. "Keramet"e gelince:

15

Keramet" de bir "olaanst"dr. Tpk "mucize" gibi. Ne var ki, bu


olaanst" ortaya konurken, "peygamberlik sav" bulunmaz. Byle bir
suv yoktur "keramet" gsterenin. Yani, "Ben peygamberim!" diye ileri
srmesi olmaz.
ite aradaki fark b u .10
B ir yalanc, bir "fsk" (gnahkr) da "keram et" gsterebilir m i?
K im ileri, rnein m am G azali (. 1111) "Evet!" d iy o r."
B ununla birlikte, genellikle, "keram et, T an n 'n n dostu (veli) tara
fndan gsterilir" denir.12
Buna gre, bir "olaanst"nn "mucize" mi, yoksa "keramet" mi ol
duu, ortaya koyana bal oluyor. Eer ortaya koyan "Peygamberim!" di
yorsa, "mucize"; yok, dem iyorsa ve bir "Tanr dostu"ysa "keramet" say
lyor gsterilen.
M ucize ile "/rhas" A rasndaki F ark
slam kelam clannn "irhas" dedikleri ey, yine bir "olaanst"dr.
Ve bunun, "peygamber"de grld ileri srlr. Ancak; denir ki, "bu
olaanst, peygamberde, peygamberliinden nce belirir."13
D em ek ki, ileri srldne gre "m ucize" ve "irhas", birbirinden
zam an ynnden ayrlyor. kisi de "peygam ber"de bulunm akta. Biri,
"peygam berlik"le birlikte, br "peygam b erlik k en n c e ...
Y ani "olaanst" olm ak ynnden aralarnda b ir "fark" yok.
M ucize ile "lne" A rasndaki F ark
Kelamclar, "ine" diye bir eyden de sz ederler. Ve, "ne, genellikle
lim olan, kimilerince de cahil bile olmasnda saknca bulunmayan bir iyi
kii tarafndan ortaya konulmu olaanstdr" derler.14
Bu durumda, "mucize" ile "ine" arasnda da "olaanst" olmak y
nnden bir fark bulunmamakta. Yani "ine" ad verilen olaanst, "pey
gamberim!" diyende, peygamberliiyle birlikte bulunsa, "mucize" olacak!
M ucize ile "hxe"(t) A rasndaki F ark
K elam clarca "ihne" (ihnet) diye de bir ey var: Bu d a bir ola
anstdr. N e var ki, "kfir" eliyle ortaya konm akta, tleri srd
nn tersini aa karr biim de.

16

K elam clar rnek de verirler buna:


" rnein: Y alanc M seylim e de peygam berliini ileri srm
t. K antlam ak iin de, 'Benim m ucizem odur ki, bu kei konu
acak!' dem iti. K onum utu kei. A m a, 'Sen y alancsn ey la
netli kii!' d em iti."15
Tabii bu "rivayet", M slm anlardan... M slm an "rv"ler, yalan
"rivayet"ler uydurm akta ustadrlar dorusu. B unu d a bu arada anm
satm olaym .
M ucize ile "stidrac" A rasndaki Fark
"stidrac" diye de bir ey var. Y ani slam kelam clarna gre. "Kfir"lerden kim ileri, Tanr tarafndan "derece derece" itilerek "kt so
n u la r a , "dnya ve ahiret cezasna" gtrlrlerm i. Bu am ala, bylelerine alabildiine g ve olanak verilirm i. B unlar, kendilerini s
nrsz bir zgrlk iinde grrler ve her zam an dilediklerini yapa
bileceklerini sanrlarm . A m a sonra olan olurm u. T anr, bunlarn
hakkndan gelirm i. B yleleri, "felaket"e birden deil de, "derece d e
rece" gtrldkleri iin, bir olaanst durum o rtay a koyduklar za
man, ona "istidrac" ad verilm ekte.
D em ek oluyor ki, "mucize" gibi "istidrac" da, bir "olaanst"dr.
A m a "kfir" tarafndan ortaya konur. "hne"(t) de byle... Kelamclarn
belirtmelerine gre, "ihne"(t) ad verilen olaanst, "kfir"i "yalanlar".
O ysa "istidrac"da byle bir durum olmaz. Bu adm verildii "olaanst",
"kfirin davasna uygun biimde" ortaya konur.16
Y ukarda, "m ucize"nin dnda sz edilen "olaanst", be tane
oldu. Kimi kelam kitaplarnda da "m ucizenin dnda, olaanstnn
be tane kabul edildii" b elirtilir.17
Bu anlatlanlardan ortay a kan u:
M ucize dndaki "olaanst"lerin hibiri, "olaanst olm ak
ynnden", m ucizeden "farkl" deil. sterseniz yle diyelim : "M u
cize", bunlarn hibirinden "farkl" deil "olaanst olm ak ynn
den". H epsi ayn. "A yrm "lar, yalnzca bu "olaanst"leri ortaya ko
yan kim se, bu kim senin nitelii ve "zam an" yn n d en ...
B ir "yalanc"da, bir "kfir"de, "peygamber"ingsterdii "olaans
t" (mucize) trnden bir "olaanst"y ortaya koyabilmekte.
17

Yum Islm kclam clan bunu aka " itir a f etm ekteler. "Olaansm 'riden .011 ikisine yani "ihne" (ihnet) ve "istidrac" ad verilenlere
llr,.k unlattklar bunu belirtm ekte. H anefi m ezhebinin kurucusu,
bakam ve kendisine "El m am u'l-A 'zam " (en byk im am ) denen Sa
hilimin Nma (Hicri 80/ M iladi 699-H icri 150/ M iladi 767), E l Fikl 'l Ekber adl kitabnda yle dem ekte:
"Peygamberlerin -zerlerine selam o lsu n - ayet'leri ('mucize'leri) ve
veli'lerin 'keram etleri 'gerektir (hakk'). blis' (eytan), 'Firavun'
ve DeccT gibi Tanr'nn dman olduklarnn gsterdikleri ola
anstlere gelince: Bu Tanr dm anlarnn ortaya koyduk
larndan, "hadis'lerde sz edilenleri ele aldmzda; bunlara, birer
'ayet' (mucize) ad veremeyiz. Birer 'keramet' de diyemeyiz bunlara.
Birer 'ihtiya grlm esi, (Tanr dmanlarnn, bunlarla ihtiyalar
karlanm tr) deriz. undan deriz byle: 'Tanr, dmanlarnn
da ihtiyalarn (gereksinimlerini) karlar. V erdii olanaklarla de
rece derece kt sona yaklatrm ak ve sonunda 'cezalandrmak'
i in ... Onlar, oyuna gelirler bylece, kendilerine iyilik yapldn
dnerek aldanrlar. A ldannca da, daha ok Tanr buyruklar
dna karlar, daha ok 'kfir' olurlar. Bunlarn hepsi, akla gre de
olabilir."18
B ununla birlikte, kelam clardan kim ilerinin gr odur ki; bir
insan kalkp, "Ben, Tanr'ym ! K antlam ak iin size u m ucizeyi gs
tereceim !" dese, bu insann, dediini gsterm esi "m m kn". A m a bir
insan "peygam ber olm ad" halde, kalkp, "Ben, peygam berim ! K a
ntlam ak iin size u m ucizeyi gstereceim !" dese, bu insann, d e
diine uygun bir "olaanst" ortaya koym as "m m kn" deil.
Arapasndan evirerek yukardaki alntda anlatlanlar sunduum
kitabn A rapa "aklamas"m ("erh") yapanlardan A li El Kri (Aliyyu'l-Kr) (. Hicri 1001/ M iladi 1592), bu gre yle yer verir:
"B ilesin ki, bir olaanstnn, T anr'lm ileri sren kim se ta
rafndan, dediine uygun biim de ortaya konulm as caizdir (ola
bilir). A m a bir olaanstnn, peygam ber olm ad halde pey
gam berliini ileri sren kim se tarafndan, dediine uygun b i
im de ortaya konulm as caiz deildir (m m kn deil). nk,
18

olaanstnn, peygam ber olm ad halde peygam berliini ileri


sren kim se tarafndan ortaya konulm as, peygam berin gerek
ten kim olduunu renm enin kapsnn kapanm asna yol aar.
T anrln ileri sren kim senin eliyle bir olaanstnn ortaya
konulm asyla, bu kim senin gerekten T anr olm adn anlam a
nn kapsnn kapanm asna yol am az. nk, sonradan yaratlm lnn ve eksiklerinin kantlar grlp duran b ir insann,
T anr olam ayacan her akll kii an lar."19
m am G azali de, peygam ber olm ad halde peygam berliini ileri
sren "fsk" (gnahkr) birinin eliyle, sylediine uygun olarak bir
"olaanst" ortaya konulam ayaca grnden yana. El ktisad F iltikad adl kitabnda u aklam ay yapm akta:
'"Bir yalancnn eliyle de olaanst ortaya konm u olabilir mi?'
diye bir soru sorulsa, karlk olarak yle deriz: M eydan okum a
srasnda beliren bir mucize, Tann'nn, 'Sen doru sylyorsun,
benim elimsin!' demesinin yerine geer. Tann'nn byle diyerek
bir yalancy onaylamasysa, hi olam ayacak ('muhal') bir eydir.
Ve olamazl, znde var. yleyse, Tanr her kime: 'Sen benim
elimsin!' demise, o, T ann elisidir ve 'yalanc' saylmaktan kar.
Bir insan hem yalanc kalsn; hem de T ann ona 'Sen benim el
imsin!' dercesine mucize olana versin; ikisi bir arada hi ol
mayacak eydir. nk onun yalanc olm as demek; Tanr ona,
'Sen benim elimsin!' demedi demektir. ( ...) yleyse aa kan
sonu u: Byle bir ey, g yetirilebilecek trden deildir. nk
'hi olamayacak' ('muhal') trdendir. Hi olamayacak eye kim
senin gc yetmez."20
B ilindii gibi, m am G azali, "Snni"lerin "E ariler" kolunun ileri
gelenlerindendir. A yn kolun ileri gelenlerinden bakalar da, Gazali'nin burada "hi olam az" dediine "hi olam az" dem ekteler. Y ani
katlm aktalar onun grne.21 A yn gr, M aturidiler kolu n ca da
benim senm ekte.22
N e var ki, E'ariler kolunun kimi ileri gelenleri, rnein El K d Adududdin Abdurrahman El c, E's-Seyyid E-erif E'l-Crcn23 ve "Maturidi" olduu halde "E'ari" saylan E't-Teftzn,24 burada "hi olamaz"
19

denene, "aklen olabilir (mmkndr)!" demekteler. Yani, peygamber ol


mad halde, peygamberliini ileri srerek yalan syleyen birinin, "mu
cize" trnden bir olaanst gsterebileceini savunmaktalar. Am a by
le bir eyin "hi grlmediini" ileri srmekteler.
slam kelamclan, "peygamber olmad halde, peygamberliini ileri
sren ve sylediine uygun mucize gsterebilmi olan hi kimse grl
memitir" diyedursunlar, "yalanc peygamber" saylanlardan -arptlarak
ve yalanlar kartrlarak da o lsa - aktarlanlar, hi yle demiyor:
"Yalanc" Saylanlarn "M ucize"siyle
Yalanc Saylm ayanlarnki A rasnda N e F ark Var?
M uham m ed'in dnem inde kim i kiiler ortaya atlm ve peygamber
olduklarn sylemilerdi. Bunlar, birok da inanr-yanda kazanp ba
larna toplamay, dahas; kentler, yreler ele geirm eyi baarmlard.25
Eer bunlarn karsnda M uham m ed'in "hile"leri daha baarl olm a
sayd, bugn onlar da, "peygamber" tanyan, onlara karlk Muhammed'i "yalanc" ilan eden "mmet"ler bulunabilecekti.
M slm anlar tarafndan "yalanc" diye duyurulan, bence de "yalanc"
olduklarna kuku bulunmayan bu insanlar da "mucize" diye ne srdk
leri birtakm "numaralar" evirirlerdi. Tpk, yine bence
olduuna
kuku duyulmamas gereken M uham m ed'in gsterdii trden numaralar
gibi... Eer M slmanlar tarafndan izleri yok edilmeseydi ve yalanlar
kartrlm adan bize dein iletilebilseydi, tm n ve ayrntlarn grerek
o yalanc peygamberlerin de "mucize" diye ortaya koyduklar hakknda
yeterli bilgiler elde etmi olabilecektik. Y ine de aktarlanlardan, krk
dkk bilgiler elde edilebilmekte:
rnein, "yalanc peygamber" saylan, M seylime "hayvan konuturabilmekte"ymi. Kelam kitaplarnda da yer verildiine ve yukarda da
getiine gre; Mseylime, bir "keiyi konuturmu. N e var ki, konu
turulan kei, ona seslenerek, "Sen yalancsn!" demi. Kukusuz; "keiyi
konuturabilmi olmas", gerek olamaz. Uydurmadr. Bunu, M seyli
me'nin kendisi, ya da "numara"yla gzleri boyanan inanrlar, ya da ona
karda ortak olan yandalar uydurmulardr. alas biimde ortaya konan
bir "numara", abartla abam la olaanstlk derecesine getirilebilir. Her
zaman grlen bir gerektir bu. Byle "uydurma rivayet"lere am zda da

20

zaman zaman tank olmaktayz. nanrlar srleri, her trl samala ol


duu gibi, bu tr abartma rn uydurmalara da inanverirler. M sey
lime'nin "keiyi konuturduu"na ilikin olan da byle. Ancak; bu "ya
lan", M slm anlar tarafndan deitirilmi, bir baka "yalan" kalbna
sokulm u anlalan. A sl yle olmal: "M seylim e (M esleme), pey
gam ber olduunu mucize gstererek kantlad: Keiyi konuturacam
dedi, kei konutu. unlar unlar syleyerek onun gerekten peygam
ber olduunu anlatt." te M slm anlar, aslnn byle olabilecei d
nlebilecek bir "rivayet"i, kendi ilerine gelen biim e dntrerek: "Ke
i konutu, am a onu yalanlad" demi olabilirler. Bir eit "yalan yar"d r bu.
Mseylime'nin baka "olaanst" durumlar da ortaya koyduu aktar
lr: rnein, "saydam bir srahinin azndan yumurtay geirebilmekte"ym i.26 "Su" ve "rn oaltm a numaralarna da giritii anlalyor
aktarlanlardan.27 Mseylime'ye "Tanndan vahiy" de gelirmi. O "va
hiylerden, Kur'an ayetlerine benzer rnekler aktarlmakta.28
leride, "M uham m ed'in retm enleri" anlatlrken, onlar arasnda
yer verilecek ve daha geni bilgi sunulacaktr M seylim e'ye ilikin.
"Yalanc" saylanlarn ortaya koyduklar sylenen "olaanst"lerle,
yalanc saylmayan bir "peygamber"in ortaya koyduu sylenenler ara
snda "bulunan fark", inanrlara gredir. Mslmanlarn, M slman ol
mayanlarn "Peygamber" diye inand bir kiinin sergiledii "numara"ya deil de, kendi "peygamber"lerininkine "mucize" demeleri, inanla
rnn, ya da inanr grnmelerinin gereidir. D oaldr bu. A m a bu byledir diye, arada gerekten bir fark bulunduu sylenemez. Sylense de,
kanta dayandrlamaz.
"Khin" Denen, G elecekten "H aber Verdikleri,
B ilinm eyeni Bildikleri leri Srlenlerin Sergiledikleri ile
"M ucize" D iye Sunulanlar A rasnda N e F ark Var?
M uham m ed'in "salam" kabul edilen "hadis"lerinde de yer alan,
kim i "khin"lerden aktarlanlara baklr ve inanlrsa "bunlar, bilin
meyeni (gaip'i) biliyorlar!" dem ek gerekir. M uham m ed'in de benzer
"haber" verm elerinden ve "m ucize" olarak, bilinm eyen"e ilikin Tanr'dan bilgi alp insanlara ilettiinden sz edilir. O zam an, arada hibir

21

fark kalm yor. F ark olm ad, ileride, yine "M uham m ed'in retm en
leri" anlatlrken yaplacak karlatrm alard a daha ak grlecek ve
daha iyi anlalacaktr.
Ksacas: Bir adam var; "khin" denm ekte kendisine. Bu adam, ina
nrlarna ve M uhammed'in hadislerinde de aklandna gre, "bilin
meyen" eyi biliyor, "haber veriyor". Bu adamn "bilme"si, "haber"i,
"mucize" saylmyor. Kendisi M slm anlar tarafndan "peygamber" g
rlmedii iin... Bir adam da var; "Peygamberdir! diye nitelenmekte. O
da "bilinmeyen"den "haber" veriyor. A m a ayn trden. yleyken, bu
adammki "farkl" saylyor ve "mucize" diye sunuluyor. "Peygamber"
grld i in ... Nasl kabul edilebilir bu? Bunun akla, m anta uyduu
nasl sylenebilir?
M ucize ile "By" ("Sihir") A rasnda G rlen "Fark"
Kimi kelamclar, "by" ("sihir") denen eyi, "olaanst"lerden say
mazlar. Onun iin "fark"tan da sz etmezler. Yani "mucize"yle "by"
arasnda yle fark var deyip aklam aya gerek grm ezler.29
Bir eye "yok" demekle "yok" olur m u? Olmaz kukusuz. "By",
ilkel de olsa; "bilimd", "akld" da olsa bir "gerek". Bir "eylem", bir
"ilem". Hem de kendine zg kurallan olan, "uzmanlk" durumuna ge
tirilmi bulunan ilem ve eylem. Uzman olmayanlarn beceremeyecekleri
trden... "Mucize" diye sunulandan daha gerek. "Numara" da olsa, daha
ok uzmanlk ve beceri isteyen bir "numara". "Yok" saylabilir mi?
"Yok" saylamayaca iindir ki, kimi ciddi kelamclar, "by" ko
nusunu nem seyerek ele almlardr. te bu kelamclardan, "peygam
ber"! ve "mucize"yi savunanlar, "mucize" ile "by" ("sihir") arasnda ne
tr "fark" bulunduunu anlatm aya koyulmulardr:
Anlattklarnn zeti u: "By", "mucize" lsne varacak kadar
"olaanst" olmaz.30 O lye varmsa, onu ortaya koyan, "peygamberlii"ni ileri sremez. leri srmse, "meydan okum aya kalktnda", ba
kalar da benzerini ortaya koyar. Yoksa bir yalancya, Tanr, "benim peygamberimsin" dercesine bir olanak vermi olur ki; byle bir ey olamaz.31
B ununla birlikte ayn kelam clar, burada "olam az!", "hi olam az!"
dedikleri eyin, "akln hkm ne gre olabilir" olduunu sylem ekten
de kendilerini alam am aktalar. Y ukarda d a belirtilm iti bu.
22

K elam clarn "olam az" dem elerine gre: B ir insan, eer "byc"yse, bu nitelii tarken, "peygam berlii"ni ileri srm olam az.
leri srm se, "olaanst" gsterem ez.
N e var ki, byleleri grlm ekte. D ahas, M uham m ed'in kendi "ha
d is le r in d e bile anlatlm akta. rnein, "H adis"lerde "bn Sayyad" ve
"bn Sid" diye ad geen bir "byc-khin", bunlardan biridir. Buhar'nin ve M slim 'in E 's-Sahihterinde de yer alan ve birok "biim "i
bulunan bir "hadis"e gre; M uham m ed, bu kiiyle karlar ve a ra
la rn d a u konum alar geer:
"M uham m ed: B enim peygam berliim e tanklk eder m isin?
bn Say.: Senin, m m ilerin peygam beri olduuna tanklk ed e
rim. Sen de benim peygam ber olduum a tanklk eder m isin?
M uham m ed: Ben, T anr'ya ve Peygam beri'ne inandm . Senin
grdn nedir?
bn Say.: Bana, doru bilgi getiren de, yalan haber getiren de g e
liyor.
M uham m ed: in kartrlm yleyse. Senin iin iim de b ir
ey tuttum ; bil bakalm nedir?
bn Say.: O, duh'tur.
M uham m ed: H adi oradan..!"32
M uham m ed, "Hadi o rad a n ..." diyor am a, ayn hadisin aklam a
larnda belirtildiine gre, bn S ayyad'n "O, 'duh'tur!" karlndaki
"duh" szcyle, M uham m ed'in "iinde tuttuu ey" anlatlm ak
tadr. nk "duh", "duhan" (duman) anlamndadr. M uhammed'in iinde
tuttuu da budur. Yani, "Duhan". O srada aklnda, "Duhan" (duman) Suresini tutmakta M uhammed.33
B una gre, bn Sayyad, M uham m ed'in aklnda tuttuunu bilm i
oluyor mu, olm uyor m u?
K ukusuz, bilm i oluyor.
Baka deyile, bn Sayyad, bu "byc-khin", Muhammed'in nnde,
kendisinin de "peygamber olduunu" ileri srerken "mucize" gstermi
oluyor. Hem de Muhammed'in, "haydi mucizeni gster de grelim!" dercesine ynelttii bir istee uygun biimde. Onun "aklnda tuttuu eyin ne
olduunu" bilerek!!! Yani "hadis"e ve aklamasna gre; bu, byle.

23

K elam clarn yukardaki grleri, burada anlatlanlarn k arsn


da, tm yle rm ekte. nk burada aka grlm ekte ki, bir "byc-khin" de, "peygam berliini" ileri srebilm ekte ve "m ucize" t
rnden "olaanst" sergileyebilm ekte.
A yn hadiste belirtildiine gre, M uham m ed, sz konusu "byckhin"in, "D eccl" olabileceini dnm ekte. Bu nedenle, "Bunun
boynunu vuraym m ?" diyen m er'e, yle karlk verm ekte: "H a
yr! E er o, oysa (D ecclse) sen ona, kesinlikle m usallat olam azsn
(bir ey yapam azsn)!!"
mer'in, "hibir biimde Deccl'e zarar verememesi", "olaan" bir
durum deildir "Deccl" iin, "mucize" trnden bir "olaanst"dr. bn
Sayyad'n "peygamberliini" ileri srdn ve olaanst durumlu bir
Deccl olabileceine ilikin aklamay bir arada deerlendirirsek; M u
ham m ed'in grnn, kelam clarn yukardaki grnden baka oldu
unu ak biimde grrz: Grrz ki, M uhammed'e gre, "Deccl" ni
teliinde bir insan da "peygamberliini" ileri srebilir ve ileri srerken de
"olaanst"ler gsterebilir. Deccl"in "olaanstler sergileyebilir ol
duunu hem "h a d isle r anlatmakta,54 hem de, "mam A'zam"n da iinde
bulunduu kelamclar kabul etmekteler. M uhammed, kimi konularda,
kendisinin "Deccl" olmadn aklam a gerei duyar ve "Deccl'in olaanstleri"nden sz eder.55
M slim 'in E 's-Sahih'inde yer alan b ir hadiste de yle dendii
grlr:
"O tuza yakn yalanc D eccl gnderilm edike, kyam et kopmaz.
B unlarn hepsi, p ey g a m b erlikle rin i ileri srerler.
"D eccH n "olaanst"ler ortaya koyabildiini anlatan "h ad islerle
bu " h a d is i birlikte dndm z zaman u aa kmakta: M u
ham med'e gre:
B ir yalanc da, "ben peygam berim !" diyebilm ekte ve "olaanst"
durum lar ortaya koyabilm ekte.
M uham m ed'in bu grte bulunm as da, kelamclarn grlerini
kknden rtmekte. Yani "olamaz! dedikleri eyin, "olabilir" olduu,
stelik bir "olgu" olarak grld ve grlecei yanstlmakta
"hadislerle.

24

Evet, anlalyor ki, bir "yalanc" da (ki, bu yalanc, "byc-khin"


de olabilir); "peygamber" olduunu ileri srerek ortaya atlabilir ve
"kantlama" abalarna giriip; "mucize" trnden "olaanst"ler ser
gileyebilir. Yine, bn Sayyad gibi "byc-khin"lerin durumlarndan,
savlarndan ve sergilediklerinden anlalyor ki, "gereklemitir" de bu.
yleyse, "m ucize"yle "by" ("sihir") arasnda, kelam clarca var
gsterilen "fark", btnyle ortadan kalkyor.
Kimi kelamclar, Arapas "sihir" olan "by"y, "olaanst"lerden
ve "m ucize"den ayrm a yoluna giderlerken yle derler:
"By, genellikle kelam c incelem ecilerce, olaan ilerdendir.
Y olunu-yntem ini bilen, uygulayabilen herkeste, uygulad za
m an, Tanr, 'by yapm a gc'n yaratr."36
Y ani herkes by yapabilir. E lverir ki, nasl yapacan bilsin ve
y ap m aya girisin.
O ysa "m ucize" iin de ayn ey sylenebilir pekl. D enebilir ki,
"m ucize" ad altnda "num ara"lar sergileyen ve "Peygam berim !" d i
yen kii de, gerekte "by" yntem lerini kullanm akta. N e var ki,
karsndakiler ayn yntem i bilem edikleri, y a d a yeterli lde b ile
m edikleri iin "am akta"lar gsterilenlere. "B enzer"inin bakalar
tarafndan gsterilem edii bir uydurm a ve aldatm acadr. yle olduu
varsaylsa bile, bunun, herkesin ayn lde by uzm an o lam a
m asndan ileri geldii dnlebilir. Kur'an ayetleri ve hadisler de
anlatr ki, "peygam ber" ad verilen num araclar iin byle dnceleri
"hakl" grm em ek, sanld gibi kolay deil. H akl grm em ek iin
salam , tutarl bir neden gsterilem ez. V e gsterilem em itir.
"S nni'lerin iki kolundan biri olan M aturidiler kolunun kurucusu
ve daha nce de kitabndan alntda bulunduum im am , Ebu M ensur
El M aturidi (?-944) de, "m ucize" ile "sihir" ("by") arasnda "fark"
bulunduunu anlatm aya abalar grnm ekte. E 't-T evhid adl kitabnda
anlattna gre, bu "im am "n, konuya ilikin grleri yledir:
Peygam berlerin ortaya koyduklar m ucizelerin kalcl vardr,
sreklilii vardr. O ysa "sihir" (by), nce gze var gibi gzken,
sonra yitip giden eydir. K alcl yoktur "sihr"in.
Peygam ber olmayan bir kimse, "Peygamberim!" diye ortaya atlr
ken mucize gsteremez. "Sihir" ad bile verilse, "olaanst" bir durum
25

ortaya koyam az. H em "Peygam berim !" desin; hem de "olaanst"


bir durum u "sihir"le ortaya koyarak "sihir"deki becerisini srdrsn;
olam az.37
Burada "olamaz" denen durumun, nasl "olabilir" olduu yukarda
grld. Grld ki, dorudan doruya M uhammed'e gre bile, bir insan
hem "yalanc", "byc-khin" olabilir, hem de "Peygamberim!" diyebilir
ve bunu derken de "olaanst"ler sergileyebilir. Bu "olaanst"ler,
kukusuz birer "numara" rndr. Kaynakland temel kaynak da, bir
takm "yamltma"lar. Ama, "mucize"ler de yle. Bunlar da "numara" ve
yanltm a rn.
M ucizenin "kalc", sihrinse "gelip geici", nce grnp bir sre
sonra yok oluveren bir ey olduu yolundaki ayrm a gelince; bu ay
rm da geree dayanm am akta:
Kur'an'da, Bakara Suresi'nin 102. ayetinde, Harut ve M arut adl "melek"lerin halka "sihir" (by) rettikleri aklanmakta. Yine aklanmakta
ki, bu retilen "sihir"ler arasnda, "kankocann ayrlmasn sonulandran
da var. Bu ayet ve Harut ve M arut konusuna ileride dneceiz. Burada
dnmemiz gereken u: "K ankoca aynl"nn "sihir"le (byyle) sala
naca yolundaki inan, kukusuz, "ilkel". A m a Kur'an'da "olabilecei"
anlatlmakta. Sz konusu "ayrlk", ister srekli, ister ok ksa sreli olsun;
bir olaydr. Byle bir olaya, "var grlyor, am a aslnda yok" denemez.
Yani "nce var gibi gzken, sonra yitip giden" trden deildir. Demek ki,
bu Kur'an ayetinde, "sihir"le, "gerek bir olay"n sonulandnlabilecei
aklanmakta.
A yrca yine ileride zerinde durulaca gibi, kimi "hadis"lerde, M u
hammed'in, dmanlar tarafndan "bylendii" (kendisine "sihir"
yapld) ve bu yzden "hastaland" anlatlmakta. Bu da ilkel bir inan
kukusuz. A m a nemli olan "hadis"lerde anlatlyor olmas. "Hastalk",
gerek bir "olay"dr. D em ek ki, M uham m ed'in kendine ve arkadalarna
gre, "sihir", byle bir "gerek olay"n nedeni olabilmekte.
yleyse, "gerek sonulu" olm adn ileri srerek "sihir" ad ve
rilen eyi, "m ucize" ad verilenden ayrm a yoluna gidenlerin gr,
havada kalm akta.
A yrca, Fahruddin E'r-R z (1149-1209),38 E bubekir A hm ed E'rR z El-C essas (.980)39 gibi nl ve nem li Snni ileri gelenlerinin

26

de iinde bulunduu kelam c ve yorum cular da, "sihr"i ele alrlarken,


"blm "lere ayrm aktalar ve kim i "sihr"in, "kalc e tk i'le re yol at
n yazp savunm aktalar.
Szlk (Lgat) kitaplar da "sihir" (by) denen eyin birok trl
olduunu, "gzbaclk" tr yannda, gerek sonular olan trnn
de bulunduunu yazar. nl L isanul-Arab'da unlar okum aktayz:
"El E zher diyor ki:
"Sihir, aracl y la eytana yaklam a ve o y o lla d a eytann
yardm n salam a am ac gdlen eylem -ilem dir. Bu konudaki
tm eylem ve ilem ler, sihir olayn oluturur. Kimi sihir var ki,
gzbaclktr. G ze arpar. G zkenin, gzkt gibi olduu
sanlr. O ysa gerekte, o, gzkt gibi deildir. ( ...)
"Sihir, zekice anlatm anlam nda da kullanlr. u hadiste de bu
anlam da kullanlm tr: ( ...) 'yle anlatm var ki, sihirdir!' ( ...)
"El E zher diyor ki:
"A slnda sihir, b ir eyi, kendi gereinin dn a ekip dei
tirm e anlam na gelir. Sihir yapan kim senin, gerek olm ayan
gerek gibi gsterdii, bir eyi kendi gereinin d nda d n
drd noktasndan sihire sihir denm itir. ( ...)
"A rap(lar) der ki: Sal, hastala dntrd iin sihire
sihir denm itir."40
K sacas: "Sal hastala" dntrm e biim inde sonular do
urduuna inanlan "sihir"den de sz edilm ekte. Y ani az y a da ok s
re, bir "olay" olarak "etki"si grlen t r n d en ...
B una karlk, Kur'anda yle "m u ciz ele r anlatlyor ki, "gzba-clk"tan fark yok bunlarn. Bir ey var sanlyor, am a biraz sonra yok
olduu grlyor. rnein, Musa'nn "deneini ylana dntrmesi".
Tevrat'tan aktarlma bir "mucize". leride zerinde durulacak. Ayetlerde
anlaldma gre, Musa, "deneini yere brakyor; denek kocaman bir
ylan oluveriyor. Yakalaynca da, yine bir denek olduu grlyor".
G zbaclk trnden tipik bir "sihir" (by) deil m idir bu?

27

/( i7u/1u anlatldna gre, M sr'da, Firavun'un "sihirbaz"lar da,


ayn numaray gerekletirdiler: "Her biri kendi deneini att ve de
nekler ylan oldular." (k, 7:12.)
Kur'an'da, Z uhruf Suresinin 49. ayetinde, M usann toplum unun,
kendisine yle seslendii anlatlr:
"Ey sihirbaz (Musa)! Sana verdii sze gre, Rabbine bizim iin
arda bulun (dua et); kukun olm asn biz artk, doru yoldayz."
Toplumunun Musa'ya "Ey sihirbaz! (Byc)" dediinin anlatlmas il
gintir. Kur'an, Musa'mn sergiledii "mucize"lerle, "sihirbaz"lann (by
clerin), gsterdikleri sihir"ler arasnda "benzerlik" bulunduunu, dahas
"tpklk" olduunu "itiraf' eder g ib i... Bunu yanstr gibi anlatm yla...

28

M U C Z E N "K ELA M " K T A PLA R IN D A Y ER V E R LE N VE


"C E V A P 'L A N M A S IN A A L IIL A N "K U K U 'L A R

K elam kitaplarnda, gsterm elik biim inde de olsa yer verilen,


"m ucize"ye ilikin "itiraz"lar= "kukular", iki ynde ele alnm akta:
"M ucize" diye b ir ey olabilir m i?
"M ucize" ad verilen "olaanst" durum lardan hi deilse ki
m ilerinin olabildii var saylsa bile, bunlar, bir insann Tanr ile in
sanlar arasnda arac= eli="Peygam ber" olduunu gsterir m i?

"Mucize" Diye Bir ey Olabilir mi?


"O lam az!" diyenlerin grleri:
K elam k itaplarnda anlatldna gre, bu grte olanlar, yle
aklam aktalar grlerini:
"Mucize, bir yanltmacadr. ('Safsata'.) Byle bir eye 'olabilir'
demi olsak; bir dan, altna dntrlebileceine, bir deniz su
yunun kana ve yaa dntrlebileceine, ev eyalarnn insanlara
dntrlebileceine de, 'olabilir!' dem em iz gerekir. Bir yal ada
mn, annesiz babasz ve birdenbire ortaya kverebileceine d e...
Bunlar olabilir'se, u da olabilir: 'M ucize gsterildii srada, bu mu
cizeyi gsteren kii olarak gzken kimse, peygamberliini ileri
sren kiiden baka bir kimsedir. Asl sz konusu olan kii, pey
gamberliini ileri srer srmez yok olmutur, onun yerine, onun bir
benzeri belirivermitir hemen. O anda!!! O zaman, var olan kii, mu
cizeyi asl gstermi olan kii deil; benzeridir!' Buna da, 'olabilir!'
denirse, her ey altst o lu r.. ."41

29

M e v a k f ta ve "erh"inde (A rapa szleriyle) aynen byle yer ve


riliyor m ucizeyi kabul etm eyen gre. H em en ardndan d a u
"cevap" sunuluyor:
"M ucize olarak ortaya konan olaanstler, gklerin, yerin ve
bu ikisinin arasnda bulunanlarn, bizce geirm i olduklar yok
luk dnem inden sonra, ilk yaratllarnda, y aratlp o rtay a konulular lsnde olaanst olam azlar.
"Kald ki, verilen rneklerdeki gibi kimi olaans durumlarn mey
dana gelm em i olduu kesin olsa bile, bunlann olmam olmas,
olabileceklerini dnmeye engel deildir. Duyulup gzlenebilir ko
nularda da byledir hep: Bir cismin, belirli bir yerde bulunduunu ke
sinlikle bilip hkmettiimizde, bu, o cismin orada olmayabileceinin
de dnlmesine engel olmaz. Gerekteki duruma bakp, onun
orada bulunduuna hkmedilir de; bununla birlikte, orada olmaya
ca da dnlebilir. K ukusuz biimde 'o, oradadr!' biiminde
hkmedilir olmas, duyu organlanyla tank olunmasndandr. Gve
nilir biim de... Bu nasl byleyse, olaan'daki durum da yle. 'Ola
an' ('det') denen durum da tpk duyu organlar gibi, 'bilgi' elde edi
len yollardandr. Bu nedenle, 'olaan' duruma bakarak, 'bu byledir!
diye hkmedebiliriz. (Onun yle olduunu biliyor olduumuz iin.)
A m a bu, bunun tersinin de dnlmesine engel deildir.. ,"42
G ryorsunuz ki; "cevap" diye sunulan, batan sona yanltm aca
ve zrva.
A m a, "m ucize"yi savunanlarn, verebilecekleri b ak a k arlk bu
lunm ad iin, hem en hepsi, bu karl verirler. zellikle de bu
"cevapn birinci paragrafna sarldklar grlr.43
erh u 'l-M eva kfla , C rcn, m ucize" diye b ir eyin olam ayaca
n, nk "doa yasalarn altst eden b ir olaanstnn olam ayaca
n" savunanlara "cevap" vereyim derken, sam alar arasnda ilgin
bir elikiye de dm ekte. yle diyerek:
"M ucize, olaanst olm ayabilir de.
O ysa daha nce, "m ucizenin koullar" arasnda, "m ucize olabil
m ek iin, olaanst olm ak gerektii" de savunulm u ve kendisi de
bu g r e k a tlm tr.44
30

yleyken bu kez kalkp:


"M ucize, olaanst olm ayabilir d e ..." diyebilm ekte!!! "K oca k e
la m a " !!!
"C evap"taki u dnce iinde bocalarken dem ek zorunda k al
m akta bunu:
"Peygam berin 'm ucize', 'veli'nin de 'keram et' olarak 'olaanst'
durum ortaya koyar olm as, kesintisiz sregelen b ir gelenektir.
H er a ve dnem de grlegelm itir bu. B yle olunca da, akl
sahibi ve insafl hi kim se, onu 'inkr' edem ez. Bu durum da,
'm ucize', 'olaanst' bir ey deil; 'olaan' eydir. M ucize, bize
gre: P eygam berliini ileri sreni dorulam a am ac gdlen bir
eydir. 'O laanst' olm ayabilir d e... "45
"O lagelen" eylerden olduu iin, "akll" bir insann "m ucize"yi
kabul etm esi gerektii nasl ileri srlebilir? "O lagelen" neler yok ki
dnyam zda? N ice "yalan"lar, "oyun"lar, "sah tecilik "ler... N ice yanltm acalar, y u ttu rm acalar... "O lagelen" eylerdendir diye, "akl sah i
bi" insann, bunlar kabul etm esi, onaylam as m gerekir?
"G klerin, yerin ve bunlarn arasndakilerin, yokken yaratlm o l
m alar", tm "olaanst"lerden daha byk bir "olaanst"ym .
" yleyse m ucize neden kabul edilm esin?"m i.
Bu yanltm acann, inanr srlerini yanltm ada etkili olduu bir
gerek. G nm zde b ile ...
O nun iin ksaca d a olsa, zerinde durm akta yarar var:
Daha nceki blmlerde de belirtildii gibi; "gkler"e, "yer"e, "bun
larda bulunanlar"a ve hepsinin (evrenin) yaratlna ilikin, Milat'tan n
ceki yzyllardan balayp "kutsal kitaplar"a da geerek sregelen inanlar,
tmyle "ilkel"dir. Bilim kesin olarak ortaya koymutur ki, "evrende hibir
ey, yoktan var olmamtr". Ve hibir ey "birdenbire", bir "olumagelime sreci" geirmeden meydana gelmemitir. Her ey, bir sre iin
de olup oluur. Gezegenimizin ve evrendeki teki varlklarn balang
cnda da bu byleydi. Gezegenimiz (dnya), milyonlarca, milyarlarca yl
iinde bugnk biimini almtr. Oluarak, gelierek... "Birdenbire"
olmamtr ki, "mucize" olduu sylenebilsin. Yani "olaanst"lnden
sz edilebilsin. Dnyamz da, teki dnyalar ve gk varlklar da, evrende,

31

kendine zg yasalara uyarak, geliip biimden biime girerek bugnk


durumlarna gelmilerdir. Gelimelerde uyulan "yasa"lar da ayn kalma
m, deim elere uramtr. Ksacas; evrende hibir "varlk", ileri s
rld gibi, "mucize" anlamndaki bir "olaanstlk"le ortaya km
deildir. Bu konuda, "kutsal kitaplar"da yer alan ilkel inancn yanlh,
bilimdl, saylamayacak konularda birok kez kantlanmtr. Ayn
yanltmaca, insanln aldatclar eliyle bugn de ve stelik youn bi
imde "pazarlanyor" olsa bile...

"Mucize" Ad Verilen Herhangi Bir "Olaanst"


Varsaylsa Bile, Peygamberlie Kant Olabilir mi?
"Irzna geilm em i akl"la dnebilenler az da olsa, tm yle ek
sik o lm am tr dnyam zda. H er ada var o lup seslerini duyurm aya
abalam lardr. Bu konuda d a ...
te bunlardan kimileri, "mucize" denen samalk konusunda, eitli
ynlerden kelam clann karsna kmaktalar. K elam clann kendi yaz
dklarndan anlyoruz bunu. Aktardklarna gre, yle diyenler de var:
"Birincisi: Varsayalm ki, mucize denen bir olaanst beliriyor.
Varsayalm ki, Tann'nn iidir bu. A m a yine de bu, 'ben peygam
berim!' diyeni dorulamaz. Olaanst durum, onun eliyle ortaya ko
nulmu gzkse ve benzerini bakalarnn ortaya koym aya g yetiremedikleri varsaylsa b ile ... undan olabilir bu: O kii, bakalanndan ayn bir yapda, zelliktedir. ( ...) Y a da usta bir bycdr.
Bynn bir gerek olduunu, alas durum lann belirmesinde et
kili olduunu kabul etmekte birlemektesiniz. 'ki melein rettii
byler arasnda, karkocay ayracak tr de var' diye anlatan
Kur'an ayeti de bynn etkisiyle byle durumlar olabileceini be
lirtmekte. (Yahudi) A'sam olu Lebid'in 'peygamberi bylediine
ilikin yky ieren hadis gibi kimi hadisler de bynn etkisini an
latmakta. ( ...) Y a da, o kiinin ortaya koyduu alas durum, kimi
bileiklerin zelliklerinden kaynaklanmtr. nk kukusuz bi
linm ekte ki, eleri (elemanlar) ieren kimi bileikler, alas
sonular vermekte. rnein demiri ekme zelliinde olan mknats
32

ve saman ekme zelliinde olan 'kehribar' (kehriban=samankapan)


gibi. (...) Peygamberliini ileri sren kiinin eliyle beliren 'olaans
t' durum, byle birtakm bileiklerin zelliklerinden ileri gelmi
olabilir. O kii, hepsini deilse bile, kimi bileiklerin zelliini bi
liyor ve yararlanyordur bundan.
"kincisi: M ucize diye ortaya getirilen 'olaanst', belki de ('ih
tim al'), kimi melein iidir. nk melekler, alas iler yapabilmekteler. O labilir ki, kimi melek, insanlarn yapamayaca bir
eyi yapp peygam berliini ileri sren kiinin eliyle ortaya koy
mutur. nsanlar saptrm ak iin ... 'M eleklerin gnah ilem edik
leri savna gelince: Buna ilikin bilgi, 'peygamber sz'ne dayan
makta. Buysa kant olarak alnabilecek bir dayanak olamaz. Belki
de 'eytanlar' salam tr o 'olaansty. nk size gre 'e y
tanlar' var ve 'olaanst' iler yapabilmekteler. O 'olaanst', bel
ki de 'yldzlatn balantlarna dayal etkilerle, gksel hareketlerin
sonulandrd olaylardan biri olarak belirmitir. 'Peygamberim!'
diyen kii, 'yldzbilim'i, gkbilim'i, bakalarndan daha yeterli bi
liyordur. Binlerce yl iinde ancak meydana gelebilecek bir olayn
olacan, izleyip renm itir. B ilm itir ki, alas bir olay ola
cak. Byle alas olaylardan birini, kendisi iin bir 'mucize' edi
nip sunm utur. (yle gsterm itir.) B yle olunca da, o alas
durum, sz konusu kiiyi dorulamaz. (Onun gerekten peygam ber
olduunu gstermez.)
"iincs: O rtaya getirilen 'olaanst', 'm ucize' deil de, bir
'keram et'tir belki de. K eram etse, 'ben peygam berim !' diyeni
dorulam az.
"Drdncs: Belki de, T ann o kiinin eliyle 'olaansty gerek
letirmitir ama, bununla onu dorulam a amac gtmemitir. ( ...)
nk Tann'nn ilerinin bir amaca ynelik olmas, zorunlu deildir.
Diyelim ki, zorunludur bu; peygamberliini ileri sreni dorulama
amacnn gdld yargsna vanlamaz. Belli olmaz, belki de, o
kiiyi dorulam aktan baka bir ey am alanm tr. G rnte o k i
i donlanyormu gibi bir izlenim verilmi olabilir. A m a gerekte,
byle bir sonuca varmaktan saknmalan istenmitir insanlardan.
33

Grne kaplmayp, tesindeki gerei arayarak, kendi abalaryla


bulsunlar ve karlnda 'sevap' kazansnlar diye. Ayetler arasnda
'mteabih'lere (eitli anlamlara gelebilen, asl anlamlarnn ne ol
duu bilinmeyen, son derece kapal anlaml anlatmlara) yer veril
mi olm asnda gdld sylenen ama gibi. nk, bunlar, d
anlatmlaryla insan yanla, yanl anlam aya gtrebilmekte. na
nr bir ykml, kolay olmayan kafa yormalar ve skntl incele
meler sonucu ancak yanla dmekten kurtulabilir ve karlnda
da sevap kazanr. (Yani, sizin inancnz byle.) ( ...)
"Beincisi: Diyelim ki, Tanr, o kiiyi gerekten doruluyor! B un
dan, 'peygamberim!' diyen kim senin doru syledii, yine kesinlik
le anlalm az. A nlalm as iin, Tann'nn yalan sylemediinin,
yalann Tanr'da olamayacann bilinmesi gerekir. Oysa bu, b i
linmiyor. A kl yoluyla kantlanm deildir. nk size gre, T ann
ne yaparsa yapsn, hibir zam an yapt ey 'irkin' olmaz. (Byle
olunca, dine gre de, Tann'nn yalan sylemesi imknsz deil.)
T an n nn yalan syleyebileceini akl kabul ederken, onun kar
sna din kant karlamaz. karlrsa iinden klm az bir dng
(devir) meydana gelir. nk, din kantm kabul etm ek iin de
'akl'dan baka bir yol yok.
"Altncs: Gsterilen mucize'nin benzeri, bakalan tarafndan or
taya koyulmamsa, peygam berliini ileri sren kiinin 'meydan
okumas', benzer bir olaanst durumu ortaya koyacak gteki
kim selere iletilmem itir de ondan. Baka yrelerdeki kim selere...
Ya da ayn olaansty ortaya koyabilecek gteki kimse, 'pey
gam berim!' diyen kimseyle ortak kar am acna yneldii iin, bi
lerek gcn gsterm emitir. stem itir ki, peygam berliini ileri
sren, ii bytsn; yanda toplasn ve kendisi de onun kurup
gelitirecei devletteki baarsndan yararlansn. Kendisi de pay
alsn, o peygamberliini ileri sren kiinin salad sonulardan.
Yeterince pay...
"Yedincisi: Belki de, karsndakiler 'peygam berim !' diyen o kiiyi
ve lksn km sem iler; nem sem em ilerdir balangta. 'Y
rm ez' sanmlardr. nem sem edikleri iin de, karsna kp,

'mucize' diye ortaya getirdiinin benzerini gsterm e yoluna git


m em ilerdir. U ram am lardr bununla. iten getikten, o kii
ii bytp iyice glendikten ve devlet kurduktan sonra da,
karsna km aktan korkm ulardr. Y andalarndan ekinm iler
dir. Belki de, herkes geim kaygsnda, yaamn yoluna koym a a
basnda bulunurken, kimse, o peygam berlik ileri sren kiinin kar
sna kmak, onun gsterdiinin benzerini gsterm ek iin zaman
bulam am tr.
"Sekizincisi: Belki de, o peygamberliini ileri sren kiinin gster
diinin benzerini oluturan bulunmutur. N e var ki, onun ortaya
getirilmesine, sergilenm esine engel kmtr. Y a da ortaya ge
tirilmitir; ama, peygam berliini ileri sren o kiinin arkadalar,
yandalar onu gizli tutm ay baarm lardr. K arsndakilere ege
men durum a gelince baarm lardr bunu. 'M ucize' diye gsteril
mi olann karsna konulan benzerinden iz bile brakm am
lardr. Bu nedenle tmyle yok olup gitm itir benzeri.
"te btn bu olaslklar varken, adna 'mucize' denen ey, gste
rildii varsaylan olaanst; peygam berliini ileri srm kiinin
gerekten 'peygamber' olduunu gsterm ez."46
C rcn'nin erh u 'l-M e va k fnda, "M ucize diye ileri srlen ey,
varsaylsa bile; peygam berliini ileri sren kim senin doru syledi
ini kantlam az!" diyenlerin grleri byle aktarlyor. Sonra, "cevap"a geiliyor. Bir bir "cevap veriliyor"! yle:
''Birincisine cevap: B iz ortaya koyduk ki, varlkta, T an rdan
baka etken ('m essir') yoktur. B yle olunca, gsterilen 'm ucize'
de, yalnzca O 'nun ii olabilir.
"By ve benzerlerine gelince: Eer, 'denizin yarlmas, 'ly di
riltme', 'anadan doma krl ve alaca hastaln giderme' trn
den mucizeler derecesine ulamyorsa -k i, akl sahiplerinin tmnn
gr, bynn bu dereceye ulaamayaca yolundadr- o zaman
sorun kalmaz. Yani, by ile mucizenin birbirlerine benzerlikleri sz
konusu olmaz. Bu, sz konusu olmaynca da, zm gerektirecek bir
ey de kalmaz ortada. Yok eer, bynn mucize derecesine ula35

abilecei kabul edilirse, sz konusu by, peygamberlik sav ve


'meydan okuma ile birlikte ortaya konulmu deilse; yine sorun yok.
nk yine ikisini kartrma diye bir ey sz konusu olmaz. Ama
eer, o by, peygamberlik sav ve 'meydan okumayla birlikte or
taya konulmusa, u iki durumdan biri karya kacaktr: Ya, T ann
sz konusu bynn, peygamberliini ileri sren kimsenin eliyle
meydana getirilmesine olanak vermeyecek, bu gc ondan alacaktr;
ya da, onun g yetirebildii bynn benzerini bakas da ortaya
koyabilecektir. (O zaman, onun peygamber olmad aa kacak
tr.) Yoksa, T ann bir yalancy onaylam olur ki, bu 'olamaz'. ('M u
hal'.) nk o zaman T ann yalan sylemi olur.
"kincisine cevap: Tanr'dan baka yaratc yoktur. yleyse, gs
terilen 'olaanst', bakalar ve baka etkenler tarafndan yaratlp
m eydana getirilmi olamaz. Baka etkene balanamaz.
"ncsne cevap: Kerameti kabul etmeyenler var. Bu gre gre
dnlrse, soran kalmyor. A m a 'keramet' var denirse; kabul eden
lerden stad Ebu shak'n gr alnp benimsendiinde yine soran
yok. nk stad'a gre, velilerin eliyle beliren hibir keramet, mu
cize derecesine ulamaz. Kabul edenlerden kimilerine gre de, 'ke
ramet' amalanarak, istenerek ortaya konulmaz. Dahas, veli, keramet
gsterm ek istediinde, keramet meydana gelmez. Bu olayn mey
dana gelmesi tmyle rastlantya baldr. Bununla birlikte Kdye
gre, keramet, amalanarak ve istenerek de ortaya konulabilir. Eer
byklk gsterme, bbrlenme amac gdlmemise. Bu tutumsa,
zaten iyi kiilere gre bir tutum deildir. M ucize derecesinde de ke
ramet olur; istenerek, amalanarak gsterilebilir diyen gr kabul
edildiinde de, mucize ile keramet arasnda fark bulunabilir. yle:
Keramet, peygamberlik savyla deil; velilik savyla birlikte grlr.
D em ek ki, her durumda, ikisi arasndaki aka belli. yleyse ke
rametle mucizeyi birbirine kartrmak sz konusu olmaz.
"Drdncsne cevap: Biz, 'Tann'nn iinde bir am a var!' dem i
yoruzYani demiyoruz ki, 'mucize', peygam beri dorulama amacna
yneliktir. nk bize gre; Tann'nn ileri, am alara bal
deildir. Biz unu diyoruz: 'Tanr, peygam berliini ileri sren
36

kiinin eliyle mucizeyi yaratp m eydana getirir. Bu da, Tanr'nn o


kiiyi dorular bir anlatm olur. Bunun dorular olmas, Tanr'nn
kendisinde bulunan bir zelliktir. (M ucize grld zaman anla
lr ki, Tanr, o kiiyi doruluyor.) Tpk utanm adan ileri gelen k
zarmann, ortada bir utanm a olduunu, kesin olarak anlatmas gibi.
A m a, yine de utanm a olmakszn da, kzarm a (yz kzarmas) bu
lunabilir. Tanr olaylar yaratmakta ve yaratm am akta zgr oldu
una gre, kzarm a ille de utanmaya balanmayabilir. Nedeni ol
duu zaman, olay Tanr zorunlu olarak yaratr, diyen gre gre
bile, utanm asz yz kzarm as dnlebilir. nk, gksel a
las bir biim yaratlr; o alas biim de, sz konusu kiide yz
kzarmas olum asn dourabilir. H i utanm a olay m eydana gel
meksizin. Olabilir bu.'
"Beincisine cevap: 'Tanr ve nitelikleri'ne ilikin ('ilahiyyat') b
lmde anlatlanlar arasnda, T ann'da yalan bulunamayaca, Tanr'nn yalan sylem i olam ayaca belirtilm iti.
"Akncsna cevap: 'Ben peygamberim!' diyen kimse, 'olaanst'
olduu ister istemez kabul edilen bir eyi ortaya koyduu zaman,
kendi yresindekiler karsna kp da, bunun benzerini gstereme
diklerinde, kesin olarak anlalr ki; o kii doru sylyor.
"Yedincisine cevap: Yaanagelen durum larla olaan olarak kesin
likle bilinir ki; andaki insanlara stnl, herkesi kendine ba
lamay, herkese egemen olarak, insanlarn canlarnda ve m allarnda
sz sahibi olmay da sonulandracak lde nemli bir konuyla or
taya atlarak, konusunda tek adam olduunu (esiz bulunduunu)
ileri sren bir kimsenin karsna km ak iin gerekli giriim de bu
lunulur. Susturma abas gsterilir. Byle bir konuda umursamazlk
edilemeyecei de kesinlikle bilinir. ( ...)
"Sekizincisine cevap: Peygam berim !' diyenin karsna, onu sus
turacak biimde kmann vazgeilemezlii kesin olarak bilinince,
bunun gerekletirilecei de kesin olarak bilinir. nk susturmay
salayan bir eylem le ancak, kar ktaki giriim tam am lanp he
define ulam olabilir. Kar ktaki susturucu eylem e (mu-

37

izenin benzerinin ortaya konulm asna) kim i zam an engel k


m olabilir. A m a bu, 'her zam an, her yerde engel kabilir!' d e
m ek deildir. stelik, byle b ir eyin olabilecei ileri srle
m ez, byle bir durum un olam ayaca, yaanagelen durum lara
baklarak kesinlikle anlalabilir.
"Diyelim ki, peygamberliini ileri srerek mucize gsteren kimsenin
karsna kld, onun mucizesinin benzeri ortaya konuldu. Ger
ekletirilmi olsa bilinir bu. Herkesten saklansa, peygamberliini
ileri sren kiinin arkadalarndan, yakn evresinden gizlenmi ola
bilecei dnlemez. O kiiye bal gler herkese egemen oldu
unda, hi deilse bunun dnlmesi olanaksz. Kald ki, sz ko
nusu durum, eylem (mucizenin benzerini ortaya koyma ii) gerek
letirilebilmi olsa, bakalan da renir bunu. (Yakn evresinden
yaylarak...) Herkesten tmyle gizli tutulamaz.
" yleyse, 'm ucize'nin, peygam berlie kant olduuna ynelen
kukular, olaslklar tm yle geersiz. Bu d u ru m d a kan sonu
u oluyor: M ucize, 'peygam berim !' diyenin doru sylediini
gsterir bir kanttr."47
"C evap" diye ileri srlen bu anlatm larn ne denli "yanltm aca",
ne denli elikili ve cevap olm aktan uzak olduunu uzun uzun an
latm aya gerek var m ?
Y alnzca bir noktaya deineyim :
Sonuncu "cevap"ta ileri srlyor ki, "Peygam berin ortaya koy
duunun benzeri bakalan tarafndan o rtay a kon u lab ilm i olsa, bu,
herkese bilinir, gizli tutulam az!"
O ysa biz biliyoruz ki; "kukunuz varsa K u r'a n 'n bir suresinin
benzerini siz de yapp ortaya koyun!" diyerek gsteride bulunan M u
ham m ed'in karsn a k an lar olm u, "yaplam az!" d ed i i ey y ap l
m, hem de birok kez gerek letirilm i; am a k arlarn "M uham
m ed'in davas"nda, desteklenm esinde grenler eliyle yok edilm itir.
K alabilen ve bize dek gelebilm i olan kim i izler, bunu ak seik o r
taya koyabilm ekte. Yeri gelince birlikte greceiz.

38

M UCZE NANCININ KAYNAI:


"PE Y G A M B ER "LERN LK E L N A N L A R L A LK LER
leride "Mucizelerden rnekler" sunulduunda daha ak belirecei
gibi, "kitapl" dinlerin "m ucize diye yutturduklanyla, eski alarn ilkel
inanlar arasnda sk balantlar vardr. "P ey g am b erler iinden yal
nzca M uham m ed'de grlenler bile bunu aydnlatmaya yeter:

M U H A M M E D -K U R 'A N -B Y (SH R )-"C N "


yi incelendiinde grlr ki; M uhammed ve Kur'an, ilkel inanlardan
"by" ("sihir") ve "cin" inancyla i iedir. M uhammed, hi aynlmamacasna ilgili olmutur bu inanlarla. Ve bu inanlar "hadislerde olduu
gibi, Kur'an'da da alabildiine arln gstermitir:

M uhammed, "Mucizesi" ve By (Sihir)


Kur'an'da, Enbiy Suresi'nin 3. ayetinde, M uham m ed'e ve Kur'an'a
inanm ayanlarn, inananlar yle uyardklar aklanr:
"...(P ey g am b er olduunu ileri sren) bu adam , yalnzca sizin
gibi bir insandr. P eygam berliine inanp da, gz gre gre bir
byye mi kaplp gideceksiniz?"
lgin bir uyardr bu.
M uham m ed'e inanm ayanlar, birtakm nitelem eler yannda, onun
"bir byc" ve "yalanc" olduunu da, srarla sylem iler. Kur'an,
bunu birok suresinde aklar. K endince 'cevap'lar v ererek ... P ey
gam berlere hep byle denegeldii de aklanr K ur'an'da. rnein 51.
sure olan Z riyt Suresi'nin 52. ayetinin anlam yledir:

39

"te byle. O nlardan nce de, gelen her peygam ber iin, 'b
yc' ya da 'deli' dediler."
Peygam berlere byle dem enin yeni olmad anlatlmak isteniyor.
Yani dem ek istenen u: 'nanmayanlarn, M uham m ed'e byle demeleri
olaan. Eskiden de byleydi. nanmayan toplumlar, peygamberlere, 'de
li!', 'byc!'... derlerdi. Grdkleri m ucizeler karsnda.
K endi toplum larndan kiilerin says ne olursa olsun; "peygam ber"lerini byle nitelem eleri dndrcdr. B unun K ur'an'd a anla
tlm as ayrca ilgi ekici. B u yarg, "peygam ber"leri gzleyenlerden
geliyor. O nlarn neye, nasl yneldiklerini, neyle nasl uratklarn
grp b ilenlerden...
En nl "P eygam ber"ler hakknda da yarg, hep ayn; "deli, b
yc, yalanc." zellikle "byc, yalanc" denm esi o k nem li. K o
num uzu ilgilendiren de bu.
M min S uresinin 23. ve 24. ayetinde yle denm ekte:
"A nt olsun ki, M usa'y, F iravun'a, H m n'a ve K rn'a m ucize
lerim izle ve apak, gl kantla gnderm itik. yleyken on
lar, (M usa iin) o k y a la n c b ir b y c d r!' dediler."
M uham m ed iin de ayn eyin sylendii, Sd S uresi'nin 4. aye
tinde yle aklanyor:
"Kendi aralarndan bir uyarcnn gelm esine am lard. V e inan
mayanlar, (M uhamm ed iin) 'bu adam, o k yalanc bir bycdr!'
dediler."
slam ve M uham m ed savunurlarnn her frsatta ileri srdkleri bir
savn, ne denli yutturm aca olduunu, daha nce de b elirtm eye al
m tm . Bu sav u: "Peygam berliinden nce, M uham m ed, toplum u
iinde 'el em n' (gvenilir) diye bilinirdi." Bu "rivayet", nereden geli
yor? "K endinden" ve u y d u larn d an ... N asl inanlr buna? B ir toplum
ya da topluluk (K urey), onun iin nce; "El em n (gvenilir)!" desin;
sonra da ayn toplum ya da topluluk, yine ayn kii h ak k n d a "ya
la n c ..." diyerek yargda bulunsun; nasl inanlr? Kur'an ayetinde de
aka b elirtiliyor ki; M uham m ed'e yalnzca "yalanc" deil, ayn za
m anda "ok yalanc" deniyordu.

40

M uham m ed iin "yalanc, ok yalanc bir byc" dendii gibi,


"bylenm i biri" de dendii aklanyor Kur'an'da. rnein Furkan
Suresi'nin 8. ayetinde yle deniyor:
"...B u zalimler, (inanrlara) 'Sizin uyduunuz kimse, bylenm i
birinden baka deil' dediler.
"Bylenm i P eygam ber"
B uhanin de yer verdii kimi hadislerde, M uham m edin bylendii
anlatlr. M uhammed, "bylenmi" de, "peygam berliinin yardm yla
kurtulabilmi byden! u hadiste anlatlana bakn:
"A ie (P eygam berin kars) yle dem itir:
"Peygamber bylenm iti. O denli ki, yapm ad ii bile (bynn
etkisiyle), ya p m sanrd. Derken, bir gn, dua stne dua etti.
Sonra dnp bana dedi ki: Aie! Biliyor musun, neyle nasl iyi
leeceimi, T ann bana bildirdi. ki adam geldi bana. Bunlardan bir
baucuma, br de ayakucumda bir yerde oturdu. Biri brne
sordu: Bu kiinin hastal nedir? br karlk verdi: B u k ii
b ylenm i! Birincisi yine sordu: Kim bylemi? kincisi: 'El
A'sam olu Lebid bylemi!' karln verdi. Birincisi bu kez,
'By neyle yaplm?' diye sordu. kincisi u karl verdi: 'Ta
rakta kalan ve sa sakal taranrken dklen salarla, bir de erkek
h u rm ann ku ru m u iek kapyla yaplm !' Birinci adam,
'By nerede yaplm?' diye sorunca da, kincisi, Zervan k u
yusunda' karlnda bulundu. Peygam ber bunlar anlattktan sonra,
kp arkadalaryla birlikte o kuyuya gitti. Dnp geldiinde bana
yle dedi: K u yunun evresindeki hurm a aacnn ular, tpk
eytanlarn balar gibidir.' Ben sordum: 'Sz konusu byy, ora
dan karp zdn m?' B ana u karl verdi: 'Hayr, kar
madm. nk, Tanr beni byden kurtarp iyiletirdi. Bir de
unun iin ki, o b ynn ktlnn ('errinin), halk zerinde et
kinlik ve yaygnlk kazanmasndan korktum. Sonu olarak, kuyunun
kapatlmasn buyurdum (kapattrdm kuyuyu)."48

41

G ryorsunuz slam "Peygam ber"i neler sylyor, nelerle ura


yor?! slam 'n gklere karlan, "aklc"(!) olduu anlatlagelen "Pey
gam ber"!, budur ite!
"H adis"te geen ve M uham m ed'in "hastal"nn, E l A 'sam olu
Lebid adl Y ahudinin yapt "by"den ileri geldiini "bildiren iki
adam" da "iki m elek": "Cebrail ile M ikail." A nlatlan bu.
Y ukarda geen, Furkan Suresi'nin 8. ayetini bir kez daha analm:
"...B u zalim ler (inanrlara:) 'Sizin uyduunuz kimse, bylenm i
birinden baka deil' dediler."
Y ukardaki "hadis"le karlatrarak dnelim : M uham m ed iin
byle diyenler, "hadis"e gre doru sylem i olm uyorlar m ?
M uham m ed'in bu hadiste yanstlan tutumu, nelere inand ve nelerle
urat gz nne getirilirse, ona "deli!" diyenlerin de pek yle [...]
olm adklar anlalr. H adiste, M uham m ed'in hem "byye inand",
hem de "bynn zararTn dnd, dahas; "by"nn "zarar" ver
dii ve verecei grnde olduu dile geliyor. Onun bu inan ve g
r, Kur'an ayetlerinde de gze arpmakta: Bakara Suresi'nin 102. aye
tinde anlatlanlar ok "ibret verici": D aha nce de deinildii gibi, bu
ayette, "bUy"nn, "karkoca"y birbirinden ayracak lde "zararl
sonu "lar verebilecei, aka anlatlyor. Felak Suresi'nin 4. ayetinde
de, "dmlere frerek by yapan frk kadnlarn err'inden,
Tanr'ya snmas tleniyor M uhammed'e. Birok ayet gibi, Tevrat'tan
kaynaklanan bir ayettir bu. Tevrat'ta yle geer:
" frk kadn (bycy) yaatm a ya ca ksn !" ( k, 22:18,
L evililer, 20:27.)
B u buyruk, "Tanr adna", nice acm aszlklarn m eydana gel
m esine yol am tr tarihte.
Tevrat'n baka blm lerinde de anlatldna gre, "byc"lerle,
zellikle de "frk, cinci ve byc k ad n "larla o k uralm ,
am a yine de zam an zam an k endilerine bavurulm u:
Tevrat'n I. Sam uel blm nde yle dendii grlm ekte:
"Ve Saul, kullarna yle dedi: B enim iin bir cinci kadn bu
lu n ..." (28:7.)
42

Saul, Yahudi krallarndandr. Kur'an 'da da (2/246-249da) "Clt"


adyla geer. Cinci-byc kiileri, "yaatmam a" kararnda. Bunlar, l
keden temizlem e giriim leri var. Tann'nn buyruuna uyar grnerek...
yleyken kalkar; "Benim iin bir cinci kadn bulun!" diye buyruk verir.
nk, "cinci kadn"dan "renmek istedikleri" var. Tevrat'ta anlatl
dna gre, Saul istedii "cinci kadn buldurur. Kadndan, "fal" bakm a
sn ister. Kadn, nce ekinir, korkar. Ama, Saul gvence verince, falna
bakar. V e "grdkleri"ni syler. (I. Samuel, 28:8-13.)
D em ek ki, "Tanr buyruu" nedeniyle, "cinci" ve "byc"lerin ze
rine gidilirken bir yandan da onlara bavurm a gerei duyuluyor. Bunlarn
"sanaf'nm "zarar"na olduu kadar, "yarari'na da inanld iin.
"Tann buyruu", cinci-byc denen kesimle, zellikle bu kesimdeki
"kadn"larla "savama"da, tyler rpertici acm aszlklara itm itir insanlan. H er ada korkun durum lar yaanm tr. te bir rnek:
Yl 1587. V iyana'da bir ebe: W alpurga. "Byclk"le sulanr. "Cin
lerle cinsel ilikisi var" denir. B ir sr ikence sonucunda, "su"unu "iti
r a f etm ek zorunda kalr.
"Yarglama" sonucunda, "yaklm as"na karar verilir zavallnn. Hem
de korkun ikencelerle: K arara uyularak, cezas yle uygulanr: Bir
yerde, "sol memesiyle sa kolu", bir baka yerde "sa memesi", bir baka
yerde "sol kolu"... kesilir. Ardndan srklenip atee atlr.
E vet, olm u ve y aan m tr bu tyler rpertici canavarlk. "Tanr
adna" g erekletirilm itir. Bu olay, alar B oyunca Toplum lar S a r
san 100 Byk Gn adyla, nem li olaylar derleyen b ir kitap ta yer
a lm tr.49
"C inci-byc" kesim in gcnden korkuluyordu. B u kesim dekilerin yaklm alarnda, ldrlm elerinde, bunun pay az deil. A yrca,
benzeri ilerle uraan "peygam ber"ler, sz konusu kesim dekileri
kendilerine "rakip" gryorlard.
"B yc-frk" kesim den, zellikle de "kadn"lardan, M u h am
m ed dnem inde de ldrlenler olm utur. O M uham m ed ki, kendisi
de "frk" yapm aktan geri kalm azd. yleyken onun "izni", kimi
zam an "buyruu"yla ldrlen zavalllar olm utur sz konusu ke
sim den. te bir rnek:

43

M uham m edin "kar"larndan H afsa, bir zavall "cariye"yi sular:


Kendisini "bylediini" ileri srer. V e ldiirtr. B u eylem inden
t r ...50
D nn, bu " [...]" karya, kocas olan "Peygam ber"in verilm i
"fetva"s olm asayd, cariye ldrlr m yd?

"Byc"ler ve "frk-Byc K adn


Hakknda "eriat Hkm"
E bubekir E r-R z El C essas (.980), E hkm u'l-K ur'an (K ur'an'n
H km leri) adl kitabnda, "slam h u k u k u la rn n (fukaha"m n) ve
eski slam byklerinin ( " s e le f ) "bycler"e ilikin grlerini
("fetva"larn), bir balk altnda toplam . B u rad a an latlanlardan k i
m ileri yle:51
"mer'in olundan aktarldna gre: H afsann cariyesi, H afsaya
by yapmt. Bunu belirlediler. Cariye 'itiraf etti. Bunun zerine
Hafsa, Z eyd olu Abdurrahm an'a buyurdu (cariyenin ldrlmesini
istedi ondan), o da o cariyeyi ldrd. Bu olay (Halife) Osman'a
iletildi. Osm an, doru bulm ad... O sm ann doru bulmaynm
nedeni, kendisinden izin alnmamasyd. Cariyenin, izin alnmadan
ldrlm olmasyd."
"B ecale'den aktarlyor: M uaviye olu Ceziy'in ktibiydim . mran'dan bir yaz geldi. yle diyordu:
'Btn erkek ve kadn bycleri ldrn!'
B unun zerine tane byc yakalayp ldrdk."
"A ktarldna gre H asen (A linin olu H aan) yle dem itir:
'Byc* ldrlr. Tevbesi istenm eksizin (beklenm eksizin).'"
"E 's-Sabah
B una gre
bir byc
brakt onu

olu El M senna, uayb olu A m r'den aktaryor.


A m r anlatm akta: H attab olu m er (H alife mer),
yakalad. Onu gsne dek gm d. Ve lnceye dek
yle..."

* eviride, erkek mi, kadn m, belirtilmiyorsa, anlatlm ak istenen, "erkek byc"dr.

44

"A ktarldna gre E bu'l-C a'd olu Salim anlatyor: S ad olu


K eys, M sr'da E m ir'di. 'Srr' (gizli tuttuu ey) y ay lm ay a ba
la m t. 'Benim srrm renip de yayan kim d ir? ' d iye sordu,
soruturdu. D ediler ki, ite urada b ir byc var. O bycy
artt. B yc gelince yle konutu: 'B ir yaz y ay n lad n
zam an biz (bycler), onun iinde neler yazl olduunu biliriz.
A m a yaz eer m hrlyse, iinde ne olduunu bilem eyiz.'
B unun zerine Em ir, buyurup o bycy ldrtt."
K itabn yazar E bubekir E 'r-R z El C essas, bunlara ve d ah a baka
aktarm alara yer verdikten sonra yle dem ekte:
"Bu gem i slam bykleri ('se le f) , bycnn ldrlm esi g e
rektii zerinde b irlem ilerd ir."
Y azar daha sonra, "fakih"lerin (slam hukukularnn) k o n u y a ili
kin grlerin e g eer ve yle balar:
" eitli kentlerin fakihleri, byye ilikin hkm n ne olm as
gerektii konusunda tarttlar. A klayaca m z biim de:
"bn uca', Z iyad olu H asen'den, H asen de Ebu H anife'den ak
tarr. B una gre E bu H anife yle dem ekte:
/" B ir byc, eer byc olduu bilinirse ldrlr. Tevbesi is
tenmez. Bycnn; byy brakyorum, tevbe ediyorum ... d e
m esi dinlenmez, kabul edilmez. By yaptn boynuna ald (iti
r a f ettii) zaman, bycnn kan helal olur. ki tank, bir kimsenin
by yaptn syler ve yaplan eyin by olduu anlalacak
biimde anlatrlarsa, byc yine ldrlr. Ve yine tevbesi is
tenmez. A m a eer byc; daha nce by yapyordum ama, u
kadar zamandan beri artk braktm bu ii... derse, dedii kabul
edilir ve o kii ldrlmez. Tanklar, bu adam daha nce by ya
pard, ama u kadar zamandr artk by yapm yor... dediklerinde
de byc ldrlmez. Ancak, bycnn o saatte by yaptm
sylerler, bycnn kendisi de boynuna alrsa, ldrlr.
"M slm an klenin, M slm an olm ayan aznlktan klenin,
M slm an olm ayan aznlktan olup da kle olm ayann bys
45

grldnde de hkm byledir. B unlardan da, by yaptn


boynuna alanlarn kanlar helal olur, bunlar da hem en ld
rlrler ve bunlarn da tevbeleri kabul edilm ez. ( ...)
"K adn bycye gelince: B ir kadnn byc olduuna tanklk
edilir, y a da kendisi boynuna alrsa, o kadn ldrlm ez; hap
sedilir ve byy brakt an laln cay a dek dvlr. ( ...)
"Btn bunlar, Ebu H anife'nin grne g re d ir..."
"Byc kadn, ldrlm ez, hapsedilir ve byy brakt anlalncaya dek dvlr" denm esinden anlaldna gre, "byc" bu
rada, "m rtedde" (dininden dnm ) saylm akta. "Fkh" kitaplarnda
da m rtedde"nin, yani "dininden dnm " saylan kadnn ldrlm e
yecei, hapsedilecei ve "dvlecei" anlatlmakta. N e kadar dvlecei de aklanm akta:52
"H er gnde bir dvlr kadn."
"El m am u'l-A 'zam "dan aktarlan gre (fetvaya) greyse, sz
konusu kadn:
"Her gn dvlr. Ve kadna gnde otuz d o ku z ka m vurulur. .."
A nlalan, byc kadna da byle yaplm as gerekiyor. B iraz in
safl gre gre " gnde bir", d ah a az in saflsn a greyse "her
gn" dvlecek zavall. H er dvlte de "otuz dokuz kam " y iy e
cek. A rtk "by"den vazgetii, by yapm ad, y a d a yapm ayaca
"iyice anlalncaya" dek. B unun "anlalm as"ysa, "anlayan"larn
"insafna kalm " artk.
"G ya" zavally "ldrm yor"lar! " ldrm e"den beter deil mi
bu "ikence"?!
slam "fakih"leri arasnda, "byclk" suunu, "dinden dnme"
suundan daha ar kabul edenler de var: "Bozgunculuk" suu. Ebu Yu
su f un yorum una gre, Ebu Hanife'nin gr de bu dorultuda. Ebu Yusufun kendi grne greyse, "yaplan bir by, bir lm e yo l am a
m sa" byc ldrlmez. A m a "lm "e yol amsa, ldrlr...

46

III

El C essas, "fakih"lerin grlerini uzun uzun anlatr. zeti u:


H epsine gre, "by" ar su. K im ine gre, "dinden dnm e" d e
recesinde. K im ine greyse, "bozgunculuk"la eit. B yle olunca da, ki
m ine gre, bu suu ileyenin "tvbe"si kabul edilir, am a kim ine gre
"kabul edilm ez"; hem en ldrlr o "sulu" kii.
slam hukukularnn, "by"nn, "lm "e de yol aabileceini,
yani "bynn ldrc etki oluturabileceini" dnm eleri ok il
gin deil mi?
Birok konuda olduu gibi, bu konuda da, bu "hukuku"larn, Hris
tiyan dnyasnda grlen "hukuku grnm l canavarlardan, "engi
zisyon hukukularndan pek farklar var saylamaz.
"B y"nn "zarar" verdiine, "by" yoluyla "adam bile ldrle
bileceine" inanm ak, "by"ye inanm aktr. Y ani ayn "ilkel inanc tam ak"tr. B unun byle olduu ak.
N e var ki, bunun byle olduunu, sz konusu "hukuku"lar anla
m azlar; anlasalar da, "anlam azlktan gelirler". H em "by"nn "etkisi"ne inanrlar; hem de bu inancn itm esiyle "by yapt" diye, insan
lar acm aszca cezalandrrlar. "H apsederler, ld r rler..."
B ir soru:
M uham m ed, neden kendisini "bylendiine inand" kiiyi, El
A 'sam olu Lebid adl Y ahudiyi ldrm edi?
leri srldnde gre, "slarri'n nl "hukukularndan Ebu Y usuf
(731-798), bu soruya yle karlk verir:
"Lebid'i ldrm edi, nk, L ebid'in bys, ldrm em iti P ey
gam beri."53
A m a bence neden bu deil. Kk nedenlerle, dahas hi neden ol
madan da, "dm anlarn, zarar gelebileceklerini dndklerini "ldrtmek"ten ekinmeyen M uhammed'in Lebid'i sa brakmasnn nedeni
daha baka. M uhammed, "mucizeler gsteren" bir "Peygamber" olduu
halde, bir Yahudinin "by"syle "hastalandn", geni lde du
yurmak istemedi. "01ay"n, pek yaygnlk kazanm asndan yana deildi.
ok yaylrsa, kendisini klteceini dnyordu. "Hadis"te de zaten
anlatlyor bu dolayl olarak.

47

B ir "peygam ber" dnn ki, "m ucize" gsteriyor, yleyken bir


"byc"nn "by"syle "hastaland"na inanyor. N e denli gln
bir durum deil m i?
M uham m ed ve K u r a n i, eitli yollarla, "ilkel in an"lar em m itir
hep. E m ilenler arasnda, bu "by inanc" d a var. B u inan, "cin",
"eytan" in an cy la i iedir.
M uham m ed'e gre "by"ye "cin", "eytan" karm akta; "byc"ye
"cin", "eytan" yardm etmekte. "Hadis"lerle de, Kur'an "ayet"leriyle de,
bu; alabildiine ilenmekte.

Muhammed ve "Cin-eytan"
"Cin-eytan" inanc, M uham m ed'de derin bir "hastalk" lsne
varmt. O nun tm dnyasn sarm t bu hastalk. D nce dnyasn,
eylem dnyasn...
"C inlenm i P eygam ber"
Kur'an'm ve "hadis"lerin de aklad gibi, M uham m ed iin "mec
n un" diyorlard. "Mecnun" szc, "deli" anlamna geldii gibi, "cin
lenmi", "cine tutulmu" anlamna d a gelir.
u hadise bakn da; insanlk aldatclarnn "akl ve bilim"in "sa
vunucusu" diye tanttklar M uham m ed'in nasl bir kiilikte olduunu, bir
kez daha grn:
"Ebu Hureyre anlatyor: 'Peygam ber dedi ki: D n gece cinlerden
bir ifrit, nam azm bozdurm ak iin bana anszn saldrd. Am a
ona kar T ann bana g verdi. M escidin direklerinden birine
balam ak istedim onu. Sabahleyin hepinizin grm esini istemitim.
Ne var ki, kardeim (Peygam ber) Sleym an'n u duasn anm
sayp vazgetim bundan: Tanrm! Beni bala ve bana yle bir
m lk (g) ver ki, benden sonra hi kimseye verilm i olmasn
(gem ite ve gelecekte)! (Kur'an, 3B/35)'"54
"H adis"in, M slim 'in yer verdii biim ine gre, M uham m ed yle
dem ekte: "Sleym an'n duas aklm za gelm eseydi, o ifriti yle

48

balardm ki, o blis, sabaha balanm o larak kard ve onunla,


M edinelilerin ocuklar oynayp elenirlerdi. 55 M slim 'in yer verdii
biim lerin birinde, M uham m ed; "O 'cinlerden ifrit'i, o gece bom ak
iizere olduunu" da sylyor.56
"blis= eytan", kendi anlatm asna gre, "eitli k lk"larda M u
ham m ed'e grnrd. H adisin, M slim 'in y er verdii bir biim ine
gre: eytan, bu "cin"lerden olan "ifrit", "P eygam ber'in yzn y a k
m ak iin elinde b ir ate p a r a syla belirm iti." B ir b aka b iim in e
greyse, sz konusu "cin-eytan", "P eygam ber'in karsn a bir k e d i
b i im in d e k m t" i1
Hangi "klk"ta, hangi biim de belirmi olursa olsun, M uham m ed'in
anlattna gre "somut" bir varlk durumundayd o "cin". Onun iin P ey
gam ber o "ifrit"in "boazn skabilm iti"! Salam hadis kitaplarndan
saylan N e senin de yazd ve Peygam berin karlarndan A ie'den ak
tarlm biim ine gre M uham m ed yle dem iti:
" ...O n u (yani cinlerden ifrit'i-eytan) yakalayp yatrdm yere.
Ve dilinin soukluunu, elim in zerinde duyurcaya dek boazn
sktm ."5*
K afas [...]"le rle dolu, adam akll "[...]" P eygam ber byle diyor
ite. " in 'le rd e n "ifrit"i, bir b ak a adyla "iblis"i (eytan),- "y a
kalayp yere yatrabiliyor"! V e "sonra da dilinin soukluunu, elinin
zerinde duyana dek boazn skabiliyor" onun! E er "kardei
S leym an'n duasn anm sam asaym , onu, m escidin direklerinden
b irin e balayp, sabaha yle karacakm ve herkese g ste re ce k m i!
frit, yle rezil bir durum a sokulacakm ki; M edine halknn
ocuklar onunla oynayabilecekler, e len eb ilecek lerm i"!
"Sleym an" P eygam ber'in duasndan sz ediliinin nedeni u:
"C in"lere, som ut varlklar biim inde egem en olm a yetenei,
T anr'ya ynelttii duaya karlk olarak, yalnzca Sleym an Peygam ber'e verilm iti K ur'an'a gre.
Nem i Suresinin 39. ayetine gre, "cinlerden ifrit", Sleyman'a, Sebe'
Kraliesi'nin "saray"n alp getirebileceini sylemiti: "Daha sen ye
rinden kalkmadan, ben o saray alp getirebilirim. Ben buna g ye
tirebilecek gteyim, stelik gvenilirim!" demiti. Ayn surenin 17. aye

49

tine gre, Sleyman, "cinlerden, insanlardan ve kulardan oluan bir ordu"


kurmutu kendisi iin. Sebe Suresi'nin 12. ve 13. ayetlerine gre, Sley
man, "cin"leri birer "ii" olarak altryordu ve onlara rnein "kk
ler", "heykeller" ve "havuz" byklnde kazanlar, ar ar kaplar-kacaklar yaptryordu. Enbiy Suresi'nin 82. ayetinde, Sleyman'n a
ltrd ileri srlen bu varlklara "eytanlar" deniyor ve bunlara "dal
glk" da yaptrld aklanyor! Sd Suresi'nin 37. ve 38. ayetlerinde de
yle deniyor:
"Sleyman'n buyruuna, yap iileri ve dalglar olarak her
biimde grev yapan eytanlar verdik. V e buyruuna verdiimiz
kimi eytanlar da, dem ir halkalarla bal durumdaydlar."
te M uhammed, "cinlerden ifrit"i tam "balayaca" srada Sley
man' ve onun duasn anmsadn; onlara bylesine hkmetmek, "if
ritleri balamak" Sleyman'a zg kalsn diye balamaktan vazgetiini
aklarken (!) bunu anlatmak istiyordu.
(K u r'a n 'a geen bu ilkel inanlarn nereden kaynakland ve
K ur'an 'a hangi yollarla, nasl yansd, ikinci cildim izde ayrntla
ryla aklanacaktr.)
" [...] M uham m ed", ok nem verir "cin"lere, "eytan"lara. Kzar,
fkelenir de.

Cinlerin Falc-Byc in Casusluu


M uham m ed neden kzyor "cin"e-eytan"a?
Efendim, "cin"ler ve de "cin kkenli eytan"lar "casusluk" ediyorlar
m, "hrszlk" yapyorlarm! Casusluk edip "vahiy" alyorlarm bu
"mel'unlar"! V e falclarn, byclerin yararna alyorlarm. nk
"yksek dereceli melek"lerin oluturduu "El melel-A'l"dan (en yce
kuruldan) ardklar bilgileri gtrp "falc"ya, "byc"ye iletiyorlar
m! Geri bu kurul "gkler"dedir ve kuruldan "bilgi szdrlmam as iin"
gerekli her trl nlem alnm; ancak, "cin" ve "cin kkenli eytan"lar
yine de bilgi "hrszl" yapmay baarabiliyorlarm. V e geri bunlar

50

"bilgi arp kaarlarken", gklerde bunlann peine "ate saanlar"


drlyormu ve "ate saanlar"la talanyorm u hrszlar! A m a yine
de bu hrszlardan, bu casuslardan kimileri, kap kurtulabiliyorlarm.
lk alarn artk ocuklar bile kandram ayacak trden m asallar
iine alan eskia m asal kaynaklan deil; insanl aldatanlarca, akla
ve bilim e "uygunluu" savunulagelen Kur'an ve "hadis"ler anlatyor
bunlar.59 Bunlar anlatan "ayet" ve "hadis" ok. A m a her birinden iki
er rnek burada yeterli.
A yetten B irinci rnek:
Sfft Suresi'nin 6'dan 10. ayete dein olan blm :
"Kukusuz, biz, dnya gn, bir ssle, yldzlarla ssledik. Her
trl inat eytandan da onu biz koruduk. O nlar (eytanlar), 'El
mele'l-Al'y (en yce kurulu) dinleyemezler. Her ynden ko
vularak atlrlar. Onlara srekli bir ceza vardr. A ncak bir kapla
(bilgi arp) kaanlar olur. Onlarn da ardndan, delici bir ate
saan (yldz) taklp kovalar."
"Hadis "ten B irinci rnek:
Ebu H ureyre'den aktarldna gre P eygam ber anlatyor:
"Tanr gkte bir yargy (vahyi) duyurduu zaman melekler, dem ir
zincir gibi gelen T ann sz karsnda, saygdan tr kanatlarn
rparlar. Yreklerinden korku ve perti geince birbirlerine
'Tamm z ne buyurdu?' diye sorarlar. V e yine birbirlerine 'Tanrmz
gerei syledi (doru olan buyurdu)' biim inde karlk verirler.
O Ycedir, Byktr!' derler... Tam o srada, bilgi hrszlan (olan
eytanlar) o gkteki yargy (vahyi) dinlerler."
H adisi aktaranlardan Sfyan, eytanlarn bilgi alm ak iin nasl
st ste bindiklerini anlatm ak iin -P eygam ber'in anlattna uygun
o la ra k - parm aklaryla gsterir. H adis yle sryor:
"Vahiy hrsz bir sz iitir, hemen altndakine iletir, o da daha alttakine... derken en aadaki eytan o sz (bilgiyi) alp, by

51

cnn ya da falcnn diline ulatrr. Kimi zam an, eytan bunu


baaramadan, ate saan (yldz) yetiip onu yakalar. Kimi zaman
da eytan baarr bu ii. Y ararna alt falcya ya da bycye
bilgiyi iletir. O falc ya da byc de yz tane yalan katar getirilen
bilgiye. V e halk arasnda; 'falanca sylememi miydi, bak nasl
doru kt onun syledii! biiminde konuulur. Bylece eyta
nn gkten iitip ard bilgi yardm yla falc y a d a byc, halk
arasnda dorulanp onaylanr."60
A yetten kinci rnek:
"Cin Suresi"nde, cinlerden bir topluluun gelip M uham m ed'den
nasl "Kur'an dinledikleri" ve dinlerken neler syledikleri anlatlrken,
8. ve 9. ayetlerde yle denir:
"D orusu biz g dolap yokladk ve onu sert bekiler ve
ate saanlarla doldurulm u bulduk. D orusu biz, gn d in
lenebilecek (bilgi toplanabilecek) yerlerine otururduk (dinleyip
bilgi toplardk). im diyse kim dinlem eye ynelse kendisini g
zetleyen bir ate saan (yldz) bulu y o r karsnda."
"Hadis"ten kinci rnek:
A bdullah bn A bbas'tan aktarldna gre:
"Peygamber, birka kiiyle birlikte Ukaz Panayrna doru yr
yordu. Ki tarihte, eytanlarla gk haberi arama engel konmutu.
eytanlar haber almaya ktka zerlerine ate saan gnderilmeye
balamt. G kten eli bo dnen bilgi toplayc (casus) eytanlara,
oymaklar (topluluklar) sordular: 'Size ne oldu, niye eli bo dn
dnz!' Eli bo dnenlerse u karl verdiler: 'Bizimle, gk bilgisi
arasna engel konmu, zerimize ate saan gnderiliyor!' tekiler
de yle dediler: 'Sizinle gk bilgisi arasna giren engel, mutlaka bir
olay olmal. kp dolan bakalm. Dousuyla, batsyla yeryzn
dolan da; sizinle gk haberi arasna giren ve bilgi toplamanza
engel olan ey nedir, bakn, inceleyin.' Bunun zerine, aratrmaya
kanlardan bir kesimi, Tihame ynne, Peygamberin bulunduu

52

yne doru ynelmiti. O srada Peygamber de Ukaz Panaynna git


mek zere Nahle'de bulunuyor ve arkadalarna sabah namazn
kldryordu. Aratrc eytanlar (cinler), gelip de Peygamber'in
okuduu Kur'an' iitince dinlemeye koyuldular. Ve birbirlerine
yle konum aya baladlar: 'Tann'ya ant olsun ki, sizinle gk ha
beri arasna giren ey ite budur!' Kendi topluluklarnn yanm a git
tiklerinde de yle dediler: 'Ey toplumumuz! Biz alas bir Kur'an
(okunu) dinledik. Doru yola gtren okunu. Biz ona inandk. Biz
hibir zaman, kimseyi Tanrmza ortak komayacaz!' {Kur'an, 72/
1-2.) te bunun zerinedir ki, Tann, Peygam berine: 'De ki, cin
lerden bir topluluun Kur'an dinledii bana bildirildi...' diye ba
layan ayetleri indirdi. Peygamber'e vahyedilen, ite, cinlerin bu
konum alaryd."61
"H adis"in balarnda "eytan", sonundaysa "cin" diye geiyor.
"eytan"lardan kimilerinin "Kur'an dinleyerek im ana gelmi olduk
lar" anlatlrken bir de elikiye dlyor: "eytan", slam inancna
gre ve Kur'an'm "eytan"la ilgili ak "hkm "leri karsnda nasl olur
da "imana gelebilir?" A m a ayetler ve hadisler, zaten kendi ilerinde de
elikilerle doludurlar.
Asl ilgin olan, "cin"lerin, "eytan"lann "gkte casuslua" kmalar
na, tm nlemlere karn, "En Yce Kurul"dan bilgiler almay baarabilir
olmalarna ilikin anlatlanlar. nk Kur'an'm ve "hadis"lerin anlattna
gre, Tanr da "cin"lerin ve "eytan"larn karsnda ve meleklerin yann
da olduu halde, byle bir baanmn elde edilebilir olmas olduka nemli!
Oysa ne diyor Kur'an: Fecr Suresi'nin 14. ayetinde, "Senin Tanm gzlemevindedir!" deniyor. Tann, hem "gzlemevinde" beklesin, hem "me
leklerden yana olarak" onca nlemler alsn, sonra da "cin" ve "cin kkenli
e y tan lar, "gkteki bilgiler"den alp armay baarabilsinler! Olacak ey
mi bu? Demek ki, Tann baa kamyor bunlarla! Bu "mel'unlar" tam alt
edemiyor! G yetiremiyor anlalan!
"Cinlenmi M uham m ed'in, "cin lerin bir kesimiyle "antlama" yap
t da anlatlr ve bu durum, gerek "hadis" kitaplannda, gerekse "fetva"
kitaplannda yer alr.62

53

Muhammed'e Gre, Eek, "Cin" Grd in Anrr


"Hadis" aynen yle:
E bu H ureyre anlatyor:
"Peygamber diyor ki, 'Horoz sesini iittiinizde, hem en Tann'nn
iyiliinden isteyin. nk ttne gre m elek grmtr. Eek
anrd zam an da, eytann ktlnden Tanr'ya snn! nk
eek, eytan grm tr de; onun iin anrm tr."63
Byle sam a inan olmaz diyeceksiniz. A m a insanl aldatanlarca,
M uhammed'in ileri srdklerinin hibiri sama olamaz, hepsi de "hak" ve
"gerek"tir!

M uhammed'e Gre, "Cin" ve "eytan'larn Girdii Klklar


"Hadis"lerde anlatldna baklrsa M uham m ede gre "cin" ve "eytan"lar, eitli klklarda olurlar. rnein "kedi" klnda,64 "ylan" k
lnda,65 "fare" klnda.. .66 Peygamber, "cin ve "eytan"lann bu klk
larda dolatklarn syler ve yeri geldike de, bunlara kar insanlar
"uyarr"! te iki rnek, "uyan"lanndan:
C abir'den aktarldna gre P eygam ber yle der:
"G ece karanl olm aya balad zaman; ocuklarnzn darda
bulunm alarna engel olun. nk o srada eytanlar evreye yay
lp d o la rlar..."67
Ebu Saidi'l-H udr'den alnp aktarld n a gre P ey g am b er unlar
syler:
"M edine'de (ylan biim inde) yle cinler vardr ki, kesinlikle
M slm an olm ulardr. O nlardan olanlar grdnz zam an
gn izin verin. A m a sonra bir daha karnza kan olursa,
hem en ldrn! nk o, (M slm anlarndan olm ayan) eyta
nn ta kendisidir."68
Tevrat ve Incil'lere gre olduu gibi, Kurana. gre de "eytan", "cin"
kkenlidir (bkz. 18/50). "eytan" yerine Kur'an'da "iblis" szc de kul

54

lanlr. "eytan" da, "iblis" de, daha nice szckler gibi, Arapa olm a
dklar halde Kur'an'da yer alm bulunmaktalar. "eytan" branca "satan"dan,69 "iblis" ise, Yunanca "diabolos" szcnden70 bozmadr. "Sa
tan", "kar koyan", "kar kan" anlam na gelir. "Diabolos" szcy
se, "sahtece sulayc, deitirici-bozucu, yalanc, iftirac" anlamlarn
ierir. "eytan" szcnn Yahudi kaynaklarndan, "iblis" szcnn
de Hristiyan kaynaklarndan bozularak, deitirilerek Arap diline ve
Kur'an'a sokulduu, aka anlalabilir bundan.
Kur'anda, Muhammed'e, "byc erri"nden Tann'ya snmas t
lendii gibi, "cin" ve "eytan"lann "her trls"nden; "insanlarn Rabbi'ne,
"insanlarn Kralna ('Kral', burada T ann anlamnda), insanlann Tann'sna"
snmas da nemle tlenir. (Ayet 1-6.)
" [...] M uham m ed"in ileri srd ve gerek "ayet"lerde, gerek
"hadis"lerde youn biim de yer alan bu tr [...] daha ok uzatm aya
gerek yok.
Ksacas u: Peygamber'in "mucize"sine karlk, "ayet" ve "hadis"lere
gre, "falc"nn, "byc"nn de olaanstlkleri var. Bunlara yardm
eden de, "cin"ler ve "cin kkenli eytan"lar. Peygamber'in yannda, T ann
ve "melekler". Falcnn, bycnn yanndaysa "cin"ler ve "eytan"lar!
arpm adalar kyasya. arp babam arp. D oal olarak inanrlar da
srkleniyor bu "meydan sava "na. nsanl aldatanlarca inanmaya
hazrlanm milyonlarca, milyarlarca insancklar.
Yalnzca "[...] Muhammed" deil, Yahudi peygamberleri ve aslnda
bir Yahudi olan sa da "cin"le-eytanla, "cinci" ve "byc"lerle urap
savamlar. Bir yanda peygamberler gsterilerde bulunmu, br yanda
"cinciler ve "byc"ler. Neden? nk yaanan a ve yreler, "mu
cize" ve "by" gsterilerine alabildiine elverili. Yeryuvarlnn nice
yerlerinden akp gelen ilkel inan rmaklar, bol bol rnler salam bu
alanda.

"By" (Sihir) ve "Mucize" Ortam


Aratrmaclar, toplumbilim ve insanbilimin eitli dallarndaki uz
manlar, insanln gemiinde bir "by dnemi" olduunu yazarlar.

55

Doaldr ki, asl "by ortam", o dnem ve alarda vard. N e var ki, yine
ayn uzmanlarn da aratrmalaryla ortaya koyduklar gibi, ne "by"nn,
ne de "ortam"mn kk kesilmitir. By de, ortam da, deiik anlam
larda, deiik biim ve grntlerle srmtr alar boyunca.
lkel halkbilim (etnoloji) uzm anlarndan kim i yazar, ilkellerin
bysn anlatrken yle der:
"By: D oast glerin yardm salanarak, belli bir erei el
de etm ek, ya da belli bir durum u yaratm ak iin uygulanan eylem
ve ilem lerdir. T em elinde dinam ist d nya gr yatar, tabu ya
tar, aresizlik, istek, a rm ... gibi psikolojik nedenler yatar.
Belirli bir teknikle, belirli kurallarla byclerce ortaya konan
bir sanattr."71
Dem ek ki, "din"de olduu gibi, "by"de de "doast g" inanc
var, "doast glerin yardmlarnn salanabilecei" inanc var. Aynca,
insan iradesiyle "doast glerin yardm salanarak, doamn etkile
nebilecei" inanc var.72
Bu tanm ve aklam a yanl deil kukusuz. A ncak, bynn daha
baka, daha dar, daha geni anlam lan da var. zellikle de kitapl dinler"in "kutsal m etinler"ine ilikin aklam a ve y o ru m lan n d a... lkel yldzbilim (astroloji) uralanndan hokkabazla, cincilie, frkle
dein birok deiik anlam da kullanld grlr.73
Bynn ve bycln, ilkel yldzbilim (astroloji) ile i ie olan
biimi, kimi aratrmac ve yazarlarca ok eski alara gtrlr ve buna
ilikin bilgi ve uralann, eski uygarlklarn yaratcs toplum lardan
yayld anlatlr. En eski ve nem li kaynak olarak da, birok yazarca
Kaideliler (K eldanile-G ildaniler) gsterilir.74 lkel yldzbilim ve onunla
i ie olan uralara ilikin bilgi ve becerilerin, A raplara da Kaideli
lerden getii yazlr. Dahas, eski Hintlilere, eski M srllara, eski Y u
nanllara ve daha bakalanna da ayn bilgi ve becerilerin Kaidelilerden
Sumerler yoluyla getii ileri srlr.75
u da ok ilgin: Kimi M slm an yazar, K ur'an'da, "kitapllar"
arasnda yer verilen "S a b ile rle de bu "K aldeliler"in anlatlm ak isten
diini savunur.76 "Sabitler" zerinde ikinci ciltte genie durulacaktr.
B urada ksaca u sylenebilir: S abiler konusu ok nem lidir. Tm k i

56

tapl dinlere, bu arada slam 'a; inan, bo inan, nam az, oru gibi ib a
det biim leri ve "taharet", "boyabdesti" gibi nice konularda geni ap
ta kaynaklk etm ilerdir Sabiler.
V e nl Babil: K aideli ilkel yldzbilim in de etkin olduu anla
la n 77 "ilka"n daha nice toplum ve lkelerinden akp gelen trl
inan, bo inan rm aklarnn doldurduu, bolca sulad B abil. K ut
sal kitap"larda da ad ve yeri olan B a b il...
Tevrat, B abil'den ve B abildeki olaylardan (uydurm a da olsa) ska
sz eder. Kur'an'da. da geer ad. "Babil bycl" anlatlr: B akara
Suresi'nin 102. ayetine gre: "Sleym an P eygam ber dnem inde, Babil'de, halka byclk retilirdi. En byk by retm eni ve kay
nak da B abil'deki H arut, M arut adl iki m elekti. B yye ilikin bil
giler, bu iki m elee indirilm iti. Bu m elekler nce bynn dince za
rar konusunda u y an d a bulunurlar; sonra retirlerdi onu. ki m e
lekten renilen byler arasnda,, karkocay ayracak trden olan da
vard. B ununla birlikte, sz konusu by, ancak T anrnn izniyle 'za
rar' verebilirdi. Byy renenler, kendilerine yarar deil; 'zarar' ve
ren eyleri renm i oluyorlard. yice biliyorlard ki, onu (by b il
gisini) satn alanlarn ahiret'te hibir paylar yok. A lrken k arl n
da kendilerini sattklar ey, ne kt eydir. A h bunu bir bilselerdi!.."
A ynen bunlar anlatlyor ayette!
A yette yer alanlar, eski alarn m asallarndan yansm adr. By
ortam nn dile geliidir d e ... U zunca bir m asala yalnzca deinilm i,
m asaln urasndan, burasndan alnm . D ah a byk blm leriyle de
"hadis"lerde yer almakta:

Byc ve apkn ki Melek: Harut ve M arut


nl "hadisi" ve mezhep kurucusu A hm ed bn Hanbel (. Hicri 241/
Miladi 855), Kur'an ayetlerini "hadis'ierle yorumlamadan yanadr.
Dahas, baka yorum kabul etm ez.78 Bakara Suresi'nin 102. ayetinde an
latlanlarla ilgili olarak da bir hadis aktarr. Bu hadise El M sned adl
nl hadis kitabnda yer verir. Hadis yle:
"A bdullah bn m er'in P eygam berden iittiini syleyerek an
lattna gre P eygam ber yle der:
57

"Tann Adem'i yeryzne indirince melekler yle konutular: 'Ey


Tann! Oraya, bozgunculuk yapacak, kan dkecek bir varlk m ya
ratp koyuyorsun? O ysa biz seni verek anlyoruz, seni kutsallatnp yceltiyoruz. (Baka bir varla ne gerek var?)'. Tanr karlk
verdi: 'Kukunuz olmasn ki, ben, sizin bilmediinizi bilirim!' (2/30.)
M elekler karlk verdi: 'Ey Tannm z! Biz A demoullanndan ok
daha boyun eenleriz sana! Tann karlk verdi: 'yleyse haydi me
leklerden ikisini sein getirin de yeryzne indirelim. V e bakalm
nasl davranyorlar?' M elekler karlk verdi: 'Tannmz! te sana
Harut ve Marut! (Bu iki melei setik.)' Bunun zerine Hamt ve
Marut, hemen yeryzne indirildiler. Ve bir kadn kanld iki
melein karsna: Zhre. nsanlann en gzeli biiminde. Meleklerin
yanna vard. Melekler, kendisini sunmasn istediler kadndan.
Kadnsa, 'Hayr, vallahi olm az! diyerek karlk verdi. V e yle
konutu: 'Siz yle yle szlerle Tanr'ya ortak (irk) komadka
istediinize yanamam!' Onlarsa yle dediler: 'Vallahi biz kimseyi
Tann'ya ortak komayz! Hi mi hi olamaz bu!' Bunun zerine
kadn ayrld onlardan. Sonra tamakta olduu bir ocukla dnd.
ki melek, kadndan yine aym istekte bulundular. Kadn yine, 'Val
lahi olmaz!' dedi. V e ekledi: 'Siz bu ocuu ldrmedike is
tediinize evet diyemem!' Onlar da, 'Hayr, vallahi ldrmeyiz
ocuu. Hibir zaman olmaz!' dediler. Kadn yine ayrlp gitti. Bu
kez tad bir kadeh arapla dnd. Melekler, yine kadndan ken
disini sunup cinsel isteklerini doyurmasn istediler. Kadn bu kez de:
'Hayr, siz u arab imedike o dediiniz olmaz vallahi!' biiminde
konutu. ki melek, hemen arab itiler, kendilerinden geip sarho
oldular. Sonra kadnla cinsel ilikide bulundular. Bu arada ocuu da
ldrdler. Sarholuktan kurtulup kendilerine gelince kadn konu
tu: 'Hepsini yaptmz vallahi. Bana, yapmayacanz sylediiniz
eylerden hibirini brakm amacasna yaptnz. Sarhoken ilediniz
bunlan!' ki melek, bu olay yznden 'dnya azabyla 'Ahiret azab'
arasnda bir seim yapm ak zorunda brakldlar. Onlar da (ahiretinki
daha zordur deyip) 'dnya azab'n setiler."79
Bu "hadis", hem en tm nl "Kur'an tefsirleri"nde de yer alr.80
A m a yknn tm bu hadiste yok. Y ine hadis ve "tefsir" kitaplarnda
yer alan hadislerle tam am land grlr.81
58

ykde daha neler var:


Byc melekleri byleyecek lde gzel kadn Zhre'nin, bu iki
melei batan kardktan ve istediklerini de onlara bir gzel yaptrdktan
sonra "gk"lere ykselii, "yldz" oluverii. Sulu-gnahl iki m elek
olan H am t ve M arut'un Babilde cezalarn ekileri, bir ukura doru
baaa asllar, yleyken gelenlere by retileri...82
B ir kitapta ykyle ilgili anlatlanlar derlendikten sonra unlar yazl:
"...H am t ve M arut meselesi, grld gibi kitaplarm zda bir
hayli yer tutmutur. Belki yzde doksan orannda; tefsirle, siyerle,
peygamberler tarihi ve megazi ile uraan ve akaid sahasnda eser
veren mellifler, rivayetleri (hadisleri), hibir tenkide tabi tutmadan
alm lardr."83
A ncak "slam "m "akl" ve "bilim "e ters dm eyeceini savunan
yutturm acaclar, nice benzerleri gibi, bu yk karsnda da, "H ayr,
yok yle bir ey!" dem e yoluna sapm adalar. B yk tepki de gsterm ekteler. Bu tr ykye inananlarn "kfir billah" olduklarn ileri
srenler bile var.84 "Bu yk, srailiyyat'tandr" derler.85 "Y ahudi uy
durm asdr!" dem ek isterler. A m a bilm ezlikten geldikleri b ir ey var:
K u r'a n d a ki "kssa"larn ok byk bir blm de yle deil m i? r
nein "Y usuf kssas". rnein M usa'nn "m ucize"lerine ilikin y k
ler. rnein, "D avud, S leym an ve teki "Y ahudi krallar"na ilikin
"kssa"lar, m asallar... B unlar da birer "Y ahudi uydurm as" (srailiyyat'tan) deil m idir?
Sonra "hadis"leri yok sayalm. Peki "ayet"e ne diyeceiz? Samalk
olarak "ayette anlatlanlar yetm ez mi? Buna nasl klf bulunacak?
"K lf'lar, ayetteki szlerden kim ine tm yle yanl anlam v e
rerek sam al rtm eye alm lard r.86 B izim D iyanet'in m ollalar
da ayn abaya katlm grnyorlar.87 Tabii zavallca. nk ne
denli abalasalar da, sam alk srtyor.
H arut-M arut ile Z hre yksne tepki gsterenlere u nokta da
anm satlsa iyi olacak:
yknn nemli bir blmn, Ahmed bn Hanbel gibi bir hadisi,
kitabna, "salam" diye koymu. Hadisin "rivayet yolu" iin, bn Kesir:
"Ceyyidi-isnad (iyi yol izlenerek ulamtr)" diyor. yky uzunca

59

biimiyle, Mstedrek adl kitabna yazan hadisi El Hkim, hadis iin "Sahihu'l-isnad", yani "salam yol izlenerek aktarlm bir hadis" diye gr
belirtiyor.88 Baka hadisiler de, sz konusu yky ieren hadislere yer
veriyorlar kitaplannda. Tm bunlar yok saylrsa, "slam hkmleri" y
nnden, iin iinden klmaz. nk, "slam hkmleri"nin ok az, do
rudan Kur'an''A dayanr. ounun kayna "hadis"lerdir. Bu tr hadisilerin
aktanp yazdklan hadisler. imdi siz ey, samaln klf hazrlayclan!
slam'n kutsal kitabnn da, nice benzerleri gibi ierdii samal sak
lamak iin bu hadisilerin aktarm alanna "uydurma" derken; ayn eyi, ge
nel olarak "slam hkmleri" iin de sylemeye var msnz?
yknn, "Y ahudi uydurm as" olduu bir gerek. A m a ayn uy
durm ann bir blm de, akl ve bilim le badam az sam alklar ie
rerek Kur'an ayetinde yer alm tr.
Masal, eski bir masal. M uhammed'den yzyllarca nce Yahudi kay
naklarnda okunmaktayd? Tevrat'ta, Tevrat "erhlerinde"... Tevrat'n bi
rinci kitab olan Tekvinin 6. babnda, birincisinden beincisine dein olan
ayetlerinde ykye deinildii grlebilir. A. Geiger de, aym yk ve ben
zerlerini eski bir "Yahudi M idra'nda" bulmutur.89 Incil'de, Petrus'un
kinci M ektubu'nun ikinci bap 4. ayetinde; "nk eer Allah, gnah ile
diklerinde melekleri esirgemeyip fakat hkm iin sakl tutulmak zere
onlan cehenneme atp (burada Harut ve M arutun Babil'de asl bu
lunduklar ileri srlen ukur anlatlyor olsa gerek) karanlk zincirlere tes
lim etti ise ..." biiminde bir anlatm var. Bu anlatmla da ykye deinil
dii sylenebilir. Ksacas, ok eski alardan srp gelen ve biimden
biime girdii anlalan yk, Kur'an'a da sokulmu sonunda. D aha geni
biimiyle de "hadis"lere... Nice "kssa"lar g ib i... K u ra n a ve "hadislere
hangi kanalla yansd tartlabilir. A m a "byc" iki m elek olarak tan
tlan, gnah iledikleri iin de "ceza ekmekte" olduklar anlatlan Harut
ve M arut ile Zhre yksnn eski alarn kalnts bir masal olduuna
kuku yok. Masal bu. Elbette ki, sam alk olacak. "Ayet" ve "hadis"ler yer
vermi olsa bile...
yknn, konumuzu ilgilendiren yan, "Hamt ve Marufun bycl"!
"By"nn yeerip, gelimesini salayan ortamda, ilkalarn ilkel
inan ve masallarnn pay byktr. Ayn bo inan ve masallardan,
"mucize"ler ve "mucize ortam" da bolca gere salamtr.
60

lkel inanlar birbirini, m asal m asal etkilem i. G eim -yaam et


kenlerinin katlm asyla da bir "yar alan" dom u bundan: "B y"
ve "m ucize" gsterileri iin ok elverili bir alan. K u r'a n 'a d a geen
"H arut-M arut" m asal, bunun bir kk y ansm asd r ite.
Sevgili Kur'an'mzda younca yer alan ilkel inanlara "klf'
hazrlayclardan Ebubekir A hm ed E'r-Rz El Cessas (. Hicri 370/ M i
ladi 980) da bunu dolaylca anlatr. A rada hem en bir uyar sunalm: Bu
"Ebubekir E'r-Rz" ile, hemen hemen ayn ada yaam olan bir
baka "Ebubekir E'r-Rz" sakn kartrlmamal. nk kincisi (.923
y a da 932) olduka akll; hangisi olursa olsun "dinlerde pek yarar gr
meyen" bir dnr, bilim dnyasnda sz edilen bir doktor, bir bilim
adam yd.90 Bu aradan sonra dnelim konuya:
Samal rtmeye abalayanlardan Ebubekir A hm ed E'r-Rz El
Cessas, "Hamt ve Marut" byclnn getii ayet zerinde dururken,
"by" ve "mucize" yarm asna dolaylca deinir. "Tann'nn 'byy'
de, 'bycy' de aka knad halde; meleklere, halka retsinler diye
'by bilgisi' indirmi (vahyetm i) olamayaca" dncesinden yola
kanlann, "Hamt ve M a ru fu n getii ayeti "te'vil" yoluna saptklann,
oysa buna gerek olmadn aklar; "meleklere by bilgisinin pekl
vahyedilmi olabileceini" ve "meleklerin de pekl halka by retm i
olabileceklerini" savunur.91 Buna neden gerek duyulduunu anlatrken de;
"bynn ok nemli bir konu olduunu", by konusunda sylene
ceklerin halka iletilmesi iin "meleklerin grevlendirilmesinin ve bu
greve iki melein zellikle ayrlmasnn ok dom bir yntem oldu
unu, nk meleklere halkn daha ok inanacaklarn" yazar.92 B ir de
unu vurgular; "Bycler, peygamberlerin mucizelerine benzer ola
anst eylere kendilerinin de g yetirdiklerini ileri srmler ve halk
d a buna inanmt. Bunun zerine T ann iki melei gnderdi ki, halka
gerei anlatsnlar... "93
Demek ki, bir yanda "peygamberler m ucize gsterisinde" bulunurken,
br yanda da "bycler gsterilerini sergiliyorlar"d! T ann isterdi ki,
halk tmyle "peygamberler"den yana olsun. Oysa byle olmuyordu,
halkn bir blm de (belki de daha byk bir blm) "bycler"e ve
onlann gsterilerine ilgi gsteriyordu. imdi ne yapsn T ann? Pey

61

gamberlerden yana olduu iin, bunlar, "byticler"e baskn ksnlar


diye, yardmc ve seme iki m elek gnderdi! Yani "Hamt ve M aru fu .
Kur'an savunucusu E'r-Rzrye gre ite olay bu.
Zavall E'r-Rz ve benzerlerine burada sylenecek ok ey var. Am a
konuyu daha ok uzatmayp geelim. Yalnz unu sylem ek gerek ki,
E'r-Rz'nin dolayl olarak anlatt, "peygam ber-byc yar" bir
gerek. M ucize gsterilerine ilikin anlatlanlar da yanstr bunu:

62

M U C Z E LE R D E N R N E K LE R

nl peygam berlerinkinden rnekler greceiz.

Musa'nnkiler: Bunlar inde Dokuz Mucize


Bunlar, K ur'a n d a da, Tevrat'ta da var.
Ylan Yapma Yarnda M usa ve D enei
Yarma, M usa (ve Harun) ile Firavunun "sihirbazlar" (bycleri)
arasnda.
Konuya Kur'an ayetleriyle balamak yersiz olmayacak. "Akl" ve
"bilim"e ters hibir eyi iine almad "byl szler"le savunulagelen
sevgili Kur 'anim izin ayetleriyle... "Ayetleri benim "uydurduum" sanl
maya. Peygamber deilim k i...
T h Suresi ayetlerinden:
56. ayette "T ann'nn azndan" yle deniyor:
"A nt (yem in) olsun ki, m ucizelerim izin tm n gsterdik; o (Fi
ravun) yine de yalanlad ve direndi!"
Sonra 57. ayetten 63. ayete dein olan blm le konuya giriliyor:
"Firavun dedi, 'M usa! B ynle bizi topraklarm zdan karasn
diye mi geldin? 'B iz de senin karna byyle kacaz. Seninkinin b en zeriy le... im di, seninle aram zda szleeceim iz
bir gn belirle. yle ki, ne biz cayalm , ne de sen. V e (belir
lenecek) dz bir alan olsun.'
"M usa dedi, 'Sizinle aram zdaki szlem e gn, ss (bayram )
gn olsun. V e halkn kulukleyin toplanm ay a alt y e r.
63

"Firavun dnp gitti. G steri iin gerekli dzenlem eyi topar


layp sonra geldi.
"M usa onlara (kargstericilere) dedi: Y azk size. T anr'ya kar
yalan uydurm ayn. Y oksa cezayla sizi siliverir. Y alan atan,
daha batan yitirm itir.'
"O nlar da aralarnda tarttlar ve grm elerini gizli tuttular:
Bu iki kii (M usa ve H arun), iki bycdr kukusuz. D ilerler
ki, bycleriyle sizi, topraklarnzdan karp atsnlar. V e g
zelim yolunuzu yitirtsinler size' diye konutular."
S onra hazrlklar, yarm a ve sonu:
A yetler 64'ten 70'e dein:
'"Haydi bycler! Gsteriniz iin neyiniz varsa toparlayn, sonra
gelin dizilin! Bugn kim stn gelirse, o kazanl kacaktr.'
"B ycler seslendiler: 'M usa! H aydi ya sen ustaln koy or
taya, ya da nce gsterisini sergileyen biz olacaz!'
"M usa karlk verdi: 'Siz ustalnz gsterin nce!'
"Birden byclerin ipleri ve denekleri, byleri nedeniyle,
koarcasna yryorm u gibi geldi M usa'ya.
"Bu yzden M usa, iinden b ir korkuya kapld.
"Biz; 'Korkma Musa!' diye seslendik: K esinlikle stn gelen, sen
olacaksn!' 'Sa elindekini koy ortaya. Ki, onlarn yapp sergile
diklerini yutuversin! Onlarn yapklan, byc dzeninden baka
deildir. Byc, ne ortaya getirirse getirsin, baarl olamaz!'
"Sonunda (yenilen) bycler, eilip yere kapandlar. 'Biz, H a
runun ve M usa'nn T anrs'na inandk!' dediler."
Bu yarma, A rf Sresinin 106.-123., uar Suresi'nin 34.-48. ayet
lerinde hemen hemen aynen byle anlatlr. Kur'ar'm baka surelerinde
de deinilir, anmsatlr. G erek A 'rf Suresi'nin 107. ayetinde, gerek
uar Suresi'nin 32. ayetinde ayn szlerle, Musa'nn deneinin, gsteri
srasnda apak "byk ylan oluverdii aklanr. Bu aklama, baka
surelerde de yer alr.

64

Tevrat, bu yarmay, "Musa'nn dokuz mucizesi"ni anlatrken sunar.


A ncak Tevrat ayetlerinde, bu yarma srasnda "ylan oluveren" denein
sahibi, Harun. Kur'an'a geirilirken, kimi deiikliklerle birlikte, bu dei
iklie de gerek grlm anlalan. unu da belirtmek gerek: Denek,
Tevrat'ta kimi yerde Musa'nn, kimi yerde de Harun'un elinden yere atl
dnda "ylan" oluyor. Ayn denek de, ayr denekler de olabilir.
M usa'nn, denein "ylana dnm esi"yle ilk karlamas Tevrat'n.
k blmnde, drdnc bap, 2. ve 4. ayetlerde yle anlatlr:
"Ve Rab ona dedi: B u senin elindeki nedir? V e o dedi: D enek.
V e R ab dedi: O nu yere at. V e o denei yere att. V e ylan oldu.
V e M usa, onun nnden kat. V e R ab M usa'ya dedi: Elini uzat
ve onun kuyruundan tut. V e M usa elini uzatp onu tuttu ve elin
de denek oldu."
Kur'an ayetlerinde de aa yukar byle anlatlr. rnein T h
Suresi'nin 17.-21. ayetlerinde anlatm yle:
"M usa! Sa elindeki nedir?
"M usa dedi: O, benim deneim . D ayanrm ona. V e onunla
davarm a yaprak silkelerim . D aha birok iim i onunla grrm .
"Tanr dedi: M usa! O nu yere at.
"M usa onu yere att. O, birden ylan oluverdi, k oarcasna
yryordu.
"Tanr dedi: Y akala onu! K orkm a! B iz onu yine eski durum una
dntreceiz!"
N em i Suresi'ndeki aklam a da ylecedir:
"D eneini yere at! O srada deneini ylan gibi kprdar g
rnce, M usa arkasna bakm adan dnp kat. 'K orkm a M usa!
Benim katm da peygam berler korkm az!"' (A yet 10)
imdi byclerle olan yarmay, bir de Tevrat ayetlerinde grelim:

65

k blm , bap 7, ayet 8-12:


"Ve Rab, M usa'ya ve H arun'a syleyip dedi: Firavun, 'kendiniz
iin bir olaanst (m ucize) gsterin!' diye size syledii za
m an, H arun'a diyeceksin: 'K endi deneini al ve ylan olm as
iin Firavun'un nne at!'
"Ve M u sa ile H arun, Firavun'un yanm a girdiler ve R abbin bu
yurduu gibi yaptlar. V e H arun, deneini Firavun'un nne,
kullarnn nnde yere att. V e denek ylan oldu. V e Firavun
da hikm etli adam lar ve efsuncular ve M sr'n sihirbazlarn
ard. O nlar da byleriyle yle yaptlar. V e h er biri, kendi
deneini yere att ve her b ir denek ylan oldu. V e H arun'un
denei, onlarn deneklerini yuttu."
Milyarlarca insann, "Tann'dandr, kutsaldr" denerek inandnlageldii
"kutsal kitap"lann, "peygamber-byc yanmas" stne anlattklar
byle ite. zerinde durmal ve dnmeli insan. Sonra dnmeli, yine
zerinde durmal. V e yine dnmeli. Dnmeli, dnm eli...
Tevrat'n, bu Y ahudi kaynann, Kur'an 'a k aynaklk ettii ne den
li belli oluyor deil m i?
T ann adna sunu sahtelii bir yana, bu brani kaynakta, efsanelerin yer
almas anlayla karlanabilir. Y azldklan a ya da alar dnle
rek. .. nk ilkelliklerle dolu olan bu ilkel dergiye, "efsane"lerin geirili
indeki gemi, 1000 yllanna dek gtrlebilmekte.94 B u gemii daha
gerilere gtrenler bulunabilmekte.95 Y a Kur'an'da. yer alm alanna ne de
meli? Onca yzyllardan sonra, aym ilkel inan ve efsaneleri Kur'an'n
iermesi, "gerek" diye ve "Tann adna" sunmas balanabilir mi?
brlerine geelim :
Tevrat, M u sa ve H arunun, "b y c le r'ie yarp onlar yendikle
rini anlattktan sonra, M usann "dokuz m ucize"sinden tekileri an
latm aya geiyor, art arda sralyor:
M usa'nn D oku z M ucizesinden kincisi: Sularn K ana D nm esi
Tevrat'n k blm nn 7. bab:
"Ve Rab M usa'ya dedi: Firavunun yrei inatdr, senin toplumunu salverm ek istemiyor. Sabahleyin Firavun'a git, ite, o suya

66

kyor ve onu karlam ak iin rm an kenarnda duracaksn ve


ylana dnen denei, kendi eline alacaksn. V e ona diyeceksin:
lde bana ibadet etmeleri iin toplum umu salver diye branilerin
Allah' Rab, beni sana gnderdi. V e ite im diye dek beni din
lemedin. Rab yle diyor: ununla bileceksin ki, ben Rabb'im. te
ben, elimde olan denekle, rmakta olan sulara vuracam. V e su
lar, kana dnecekler. V e rmakta olan balklar, lecekler. V e r
m ak kokacak ve Msrllar, rmaktan su imekten tiksinecekler. V e
Rab M usa'ya dedi: H arun'a syle: 'Deneini al ve M sr'n sulan
zerine, rm aklan zerine, kanallar zerine, havuzlar zerine ve
btn su birikintileri zerine uzat da kan olsunlar. V e btn M sr
lkesinde, gerek aa kaplarda gerek ta kaplarda kan olacak."'
(Ayetler: 14-19.)
B undan sonra, brani T an n 'n n (ilgintir, M uham m ed'in de benim
sedii Tanr odur) buyruunun, M usa ve H arun adl elilerince nasl
yerine getirildii anlatlr.
Yahudi toplumunun salverilmemesine son derece fkelenen Yahudi
T anr, "sulann kana dntrm ek"le M srllan cezalandrm aya koyul
mu. M usa ve Harun eliy le... Irm an tm kana dntrlm. Irm a
n balklar lm hi kalm am acasna. Irm ak batan sona kokmu. M
srllar ne yapacaklarn arm lar, perian olm ular. N e su alabil
m iler rmaktan, ne su iebilmiler. Besin kaynaklan "balklar" d a elden
gitm i. Sular, "denek vurular"yla kana dntrm kiilerin, yani
M usa ve Harun'un bu eylemlerine, Msrl bycler de karlk vermek,
bir eyler yapm ak istemiler, am a ne m mkn! "G yetirememiler"
buna. Tann'nn, elileri eliyle gerekletirdii bu durum, "inat Firavun"u uyarmaya yetmemi. V e tm "Msr lkesi"ni kaplayan kan, 7 gn
srm. (Bkz. Tevrat, k 7:20-25.)
B urada bir araya girm ek istiyorum :
Saygdeer ve "kfirlik"le sulanan bir kii olduu halde ters ve k
m az bir yola sapm olan bir kii var: M. Sadeddin Evrin. D iyanet leri
Bakan Yardm cl da yapm olan bu kii, bir "emekli general"dir.
Paa, emekli olduktan sonra kendini dine daha ok vermi; "kfrlikle,
"dinsizlik"le sulanm alara karlk, "hayr, ben kfir, dinsiz olamam !"

67

dercesine dinlilii"ni kantlam aya koyulmu ve yalnzca slam'n,


yalnzca onun kutsal kitabnn deil, "tm dinler"in ve "kutsal kitaplar"n
savunmasn zerine alm. Bu tr avukatl srasnda, ne denli "din sa
mal" varsa, "akl ve bilim"le badatrm a abasn gstermitir. te bu,
"badatrma" abas srerken, M usa'nn "dokuz mucizesi"ni de "olmu
tur" diyerek savunmakta, "akl ve bilirri'le badatrmaya abalamakta! Ve
bu arada Paa hazretleri "kan mucizesi" iin bakn neler yazmakta:
"Zam anm zda da, 10 yl iinde drdnc kez, Florida'da olmutu.
Bu olay yapan, G im onodinin ad verilen, alacak bir hzla
oalan minimini hayvancklardr. Birka saat iinde yzlerce ki
lom etrekarelik bir alan, kpkrm z bir am ur halini alm ve bu
hayvancklarn kard toksin, oradaki balklar ldrmt. K a
raya vuran tonlarca baln kokusu, ky halkn birka ay iin, i
blgelere ekilm ek zorunda brakm t."96
P aa dem ek ister ki, "M usann m ucizelerinden sularn kana d
ntrlm esi de olm ayacak bir ey deildir. F lo rid a'd a olduu gibi,
eski M sr'da da olay grlm olabilir." D ahas, "olm utur"! diyor.
Biz de "olabilir" diyelim . V e hem en soralm : O zam an "m ucize"
olm aktan km az m Paam ? "D oal" bir olay, nasl "m ucize" saylr?
T an n 'n n uyars ve "denek vurular" sonucu olayn m eydana gel
dii aklanm yor m u "kutsal" m etinlerde?
Ve K urbaalar G nderiyor Tanr: D okuz M ucizeden nciisii
"Ve Rab, M usa'ya dedi: Firavun'un yanm a gir ve ona de: Rab
yle diyor: 'T opium um u salver ki, bana ibadet etsinler. V e
e er sen salverm ek istem ezsen, ite ben, senin btn snrlarn
kurbaalarla vuracam . V e rm ak kurbaalarla kaynayacak. Ve
k acaklar ve senin evine ve senin yatak odana, senin yatann
zerine ve kullarnn evlerine ve toplum una ve frnlarna ve ha
m ur teknelerine g irecek ler...'" (Tevrat, k, 8 :1 -3 .)
Rab, yani Yahudi Tanr, elileri araclyla ne demise hepsi olmu:
Musa'nn klavuzluunda, "Harun elinin sular zerine uzanmas 'yla "Kur
baalar" kp yrm M sr lkesine. H er yan sarmlar. Yahudi Tanr,

68

M usa araclyla "olacak!" diye ne demise hepsi olmu bir bir. Sonra Fi
ravun aresiz M usa'ya bavurmu: "Rabbe yalvarn da kurbaalan benden
ve toplumumdan kaldrsn. Byle olsun ki, toplumu, Rabbe kurban kes
sinler" (8:8) demi. Musa, "Rabb"e ne zaman "yalvarma"sim istediini
sormu ona. Firavun; "Y ann!" diye karlk vermi. M usa, kabul etm i ve
eklemi: "Ta ki (yeter ki), Allah'mz Rab gibi yoktur, bilesin! ve kurba
alar senden ve evlerinden ve senin kullanndan ve senin toplumundan kal
kacaklar; yalnz, rmakta kalacaklar!" (8:10-11.) "Rabb"e yalvarmas so
nucu Musa'nn dedii gibi olmu. Kurbaalar her yerde lm. Yalnzca
"rm ak"ta kalm. V e "yn yn kurbaa" toplam M srllar. A m a
yine de Firavun'un "yreinin katl" gitmemi. Firavun, eskisi gibi
"Rabb"e kar direnmi. (Bkz. 8:10-12.)
Sadeddin Evrin Paa, bunu da "bilim e ve de "insan akl"na uygun
"olabilir", hatta "olm u" gsterm ek iin unlar yazar:
"Y ine zam anm zda, ngiltere'de, Shaphal adndaki kasabay,
kurbaalar kaplam ; halk ve belediye, bu afet k arsnda aciz
k a lm t."97
Y ine Paa'ya, "M ademki, bu denli doal bir olaydr, yleyse 'mucizelik' bunun neresinde?" diye sorulabilir. Ardndan da u soru eklenebilir:
"Acaba, ngiltere'nin o kasabasnda da Yahudi Tanrs Rabb'e benzer,
uyanlarna kulak aslmam bir ulusal T ann ve bu T annyla her an ha
berleen bir Musa, bir Harun, ya da bunlarn benzerleri peygamberler,
uyanlar dinlemeyen Firavun, ya da benzeri 'inat' Kral m vard? Krala,
evresine, halkna, bir 'mucize' mi gsterilmek istenmiti? Byle bir du
rum mu vard Paam?"
Tanr, Tatarck D enen Sinekler G nderiyor:
D rdnc M ucizeden lki
"Ve Rab, M usa'ya dedi: Harun'a de: 'Deneini uzat ve yerin tozuna
vur, ta ki, btn M sr lkesinde tatarck olsun!' V e byle yaptlar
ve Harun elini deneiyle uzatt ve yerin tozuna vurdu. nsanda ve
hayvanda tatarck olutu. V e btn M sr lkesinde, yerin btn

69

tozu, tatarck oldu. V e sihirbazlar da tatarck karm ak iin by


leriyle byle yaptlar, fakat yapam adlar... V e sihirbazlar Firavun'a
dediler: Bu, Allah'n parmadr. Fakat Rabbin syledii gibi Firavunun yrei katlat ve onlar dinlemedi." (8:16-19.)
E vrin P aa, bu konuda b ir ey dem em i ned en se. A nlalan
dnyann herhangi bir lkesinde, herhangi b ir yrede benzer b ir ey
bulam am . O ysa istese ve biraz urasa bulabilirdi pekl.
Tanr Bu Kez A tsinekleri G nderiyor:
D rdnc M ucizeden "Sinekli M ucize"nin kincisi
fkeli Y ahudi T ann, Firavun'un direnm esine karlk olarak "atsinekleriyle" fkesini gsteriyor bu kez. "M srllann evleri, zerlerinde
bulunduklan toprak" tmyle "atsinekleri "nin saldrsna uruyor. Her
yan ve yre doluyor bu sineklerle. Yalnzca, "srailoullan"nn, yani Yahudilerin oturduklan kesim, sinek felaketine uramyor. Yahudi Tanr,
"kendi toplum u"na ayncalk tandn bildiriyor zaten: "Ve o gn, toplumum un iinde oturduklan Goen yresini, atsinekleri olm ayacak bi
imde ayracam. T a ki, dnyann (evrenin) ortasnda, benim Rab ol
duumu bilesin!" diyor ve Firavun'a seslenirken unu da ekliyor:
"Senin toplum unla, benim toplum um arasnda fark koyacam .
Bu, yarn bir belirti olacak!" (Bkz. 8:20-24.)
Atsinekleri, M srllann kann em erken Firavun, yine Y ahudi Tann'nn elilerine, M usa ve H arun'a bavurm ak zorunda kalm. Sinek "felaket"inin kaldm lm as iin araclk yapm alann, bunun iin Y ahudi Tann 'y a yalvarm alann istemi. zellikle M usa'dan dilem i bunu. "Toplumunu salverecei "ne ilikin de kesin kesin sz vermi. M usa da kabul
edip yalvarm Tanrsna:
"Ve M usa Firavun'un yanndan kt ve Rabbe yalvard. V e Rab,
M usa'nn szne gre yapt. V e Firavun'dan ve kullarndan ve Fi
ravun'un toplumundan atsineklerini kaldrd. Atsineklerinden bir
tane bile kalmad. A m a bu kez de Firavun'un yrei katlat ve
M usann (ve Yahudi T an n nn) toplum unu salvermedi." (8:30-32.)

70

Bir nceki "tatarck" mucizesiyle, bu "atsinei" mucizesi, baka bir


deyile "sinek mucizesi" ya da "sinekli mucize", yle anlalyor ki,
Kur'an'a gre "bitli mucize"dir. nk bunlar anlatlrken Kur'an'da. "bit"
anlamna da gelen bir szcn oulu, "Kummel" kullanlyor. (Bkz.
A 'rf Suresi, ayet 133.) Buna gre, Tanr, Msrllar cezalandrmak iin
"mucize" olarak "bit srs" gndermi. Belki de asl kaynaktaki szck
ten, biraz deiik anlam karlm, "kanatl asalak"lan anlatan szck,
"kanatsz asalak" (bit, kene... gibi) anlamna gelebilecek bir ierikte d
nlp yorumlanm. Belki de o da deil; salt bir deiiklik olsun diye
sz konusu mucize "bitlendirilmi"tir Kur'an'd a Zaman zaman bu oluyor,
yani kaynaa gre, Kur'an'da deiiklik yapm a gerei duyulduu grl
yor. Neyse; "mucize, mucizedir", ha "sinekli" ha "bitli"... Gnderilen asa
lak srs, M srllarn kanm emmi mi, em mem i m i? nemli olan o!
A m a olm u m u gerekten?
Gerek Tevrat'n, gerek Kur'an'm ve savunucularnn, inanrlara sunup
yutturduklar trden deil, am a bir "kan emme" olay, alar boyu ola
gelmi: "Kutsal kitap" efsanelerindeki "sinek" ya da "bit" srlerinden
ok daha felaketli olarak "kan emici" srler ortaya km ve insanln
kann emegelmiler. Sz konusu "sinek" ve "bit" srlerinden de, en za
rarl it ve kurt srlerinden de ok daha zararl o larak ... Nasl m baarl
olm ular?
te bu "mucize"lerdeki trden samalklan da yutturup ara yaparak...
Yahudi T a n n 'n n cii- fkesi Sryor
"Ve Rab, M usa'ya dedi: Firavun'un yanm a gir ve ona syle: 'branilerin Allah Rab yle diyor: Toplum um u salver ki, bana iba
det etsinler. Y oksa eer sen onlan salvermek istemezsen ve onlan
daha tutarsan, ite Rabbin eli, krda olan hayvanlarn zerinde,
atlarn zerinde, eeklerin zerinde, develerin zerinde, srlarn
zerinde ve koyunlann zerinde olacak. V e Rab, srailin hayvan
laryla M srllarn hayvanlan arasnda ayrm yapacak ve srailoullanna ait olanlannkinden, hibirinden len olmayacaktr.
Ve Rab, belirli zaman koyup dedi: Rab, lkede bu eyi, yarn ya
pacaktr. V e Rab bu eyi, ertesi gn yapt ve M srllarn btn
hayvanlan ld'!.."' (Tevrat, k, bap 9, ayetler 1-6.)

71

Y ani "[,..]" d a n da beter bir Y ahudi Tanr. S aldryor ve zavall


hayvanlar tm yle krp yere seriyor! A m a M srllan n k in e yapyor
bunu. Y ahudilerinkine dokunm uyor. Bu ayrm titizce gzetiyor.
B una "beinci m ucize" denebilir.
fkeli Y ahudi Tanr bunun ardndan yeni felaketler gnderiyor:
"rin karan ban" (bkz. 9:8-12). " ldrc dolu" (bkz. 9:18-34).
K u r'a n'da bu iki m ucizenin bir m ucize sayld seziliyor ve ikisinin
d e "tufan" szcnn kapsam iin e alnd an lalyor.98
B una gre, bu felaketleri de "altnc m ucize" saym ak olas.
B unun ardndan da "ekirge srs" gnderiyor Y ahudilerin Rabbi
(bkz. 10:4-19). "Y edinci m ucize." Sonra " gn" sren "koyu ka
ranlk" (bkz. 10:22-25). "Sekizinci m ucize." V e "R ab", M srllarn
kendilerinden ve hayvanlarndan "ilk doanlar" ldryor acm adan
(bkz. 11:5-9, 12:29-30). B ylece "M usa'nn m ucizeleri"nden bir dizi
tam am lanm oluyor. "D okuz"dan ok. A ncak K u ra n, "dokuz m u
cize" diyor. B u "m ucizeler takm "n "dokuz"da toplad anlalyor.
A 'rf S uresi'nin 133. ayetinde yle denir:
"(Firavun ve toplum una) 'tufan' (salgn ve dolu), ekirgeler, bit
ler, kurbaalar ve kan gnderdik. A yr ayr birer m ucize olarak.
O nlar, direnm ilerdi. S ulu b ir toplum olm ulard."
sr S uresi'nin 101. ayetinde de yle dendii grlr:
"Ant olsun ki, (yemin) biz M usa'ya ak ak (ayn ayr) dokuz m u
cize vermitik. Sor srailoullarna. Firavun onlara geldiinde, 'M u
sa! Sanyorum ki, sen, bylenm i birisin!' demiti."
"D okuz m ucize" arasnda, bir "m ucize"nin daha sz edilir. Bu
arada gsterilm i; am a "dokuz"dan saylm as m, saylm am as m g e
rekir, belli deil: "M usa'nn elinin renk deitirm esi"dir bu. T evra t'ta
yle denir:
"Ve yine R ab ona dedi: 'im di elini koynuna koy!' V e (M usa)
elini koynuna koydu. V e elini kard zam an, ite eli kar gibi
czzam l idi. V e R ab dedi: 'Elini yine koynuna koy!' V e (M usa)
yine elini koynuna koydu. V e onu kard zam an, ite yine
kendi teni gibi." (Tevrat, k 4 :6 -7 .)
B ir eit hokkabazlk num aras.

72

Tanr, H okkabazlk N um aras Yaptryor


"Ulu Tann", Peygam beri'ne bir eit hokkabazlk numaras da
yaptnyor bylece. Ayn numara, K ur'an1d a, Th Suresi'nin 23. ayetinde
yle anlatlr: "(Musa!) elini, koltuunun altna (koynuna) koy! Ki, bir
baka mucize olarak bem beyaz ksn ortaya!" A 'rf Suresi'nin 108.,
uar Suresi'nin 33. ayetlerinin anlam da yle: "(Musa) elini kard, ba
kanlara bembeyaz grnd." Nem i Suresi'nin 12. ayetinde de ayn hok
kabazln yle anlatld grlr: "Elini koynuna koy! Ki, przsz
bem beyaz ortaya ksn, Firavun ve toplumuna (birer felaket olarak)
gnderilen 'dokuz mucize' arasnda yer alsn. Gerektir ki, onlar, yoldan
km bir toplumdu."
Yahudi Tanr, Soygun Yaptryor
"branilerin A llah'", savayor, didiniyor. Firavun'a, toplum unu
"salverdirtm ek" iin her y ola bavuruyor, h er tr lgnl yapyor,
yaptryor. B u arada bir de soygun dzenleyip uygulattryor:
"Ve srailoullar, M usa'nn szne gre yaptlar. V e Msrllardan
gm eyler istediler, altn eyler ve giysiler istediler. V e Rab,
M srllann gznde toplum a ltuf verdi. (Yahudileri M srllarn
gzne iyi gsterdi.) V e (Msrllar) istediklerini verdiler. V e
M srllar soydular." (Tevrat, k, 12:35-36.)
Ve Kinci Yahudi Tanr,
Yaptrd Soygunu zleyenleri Irm akta B ouyor
"Musa'ya: 'Kullanm (Yahudileri) geceleyin yola kar, yrt! Ku
kusuz, izleneceksiniz!' diye bildirdik. Firavun'sa kentlere (asker) top
layclar gnderdi. 'Bunlar (Yahudiler), kk bir aznlktr, bizi
kzdnp duran bir aznlk. Yine de biz, kalabalk ve hazrlkl olm a
lyz!' diye konutu. A m a biz, Firavun ve adamlann, bahelerden,
su kaynaklanndan, hzinelerden ve deerli yerlerden kardk. yle
ite. Ve tm bunlara, srailoullarn 'miras' (sahip) kldk.
"Firavun ve toplad kalabalk, gne doarken onlan izlemeye ko
yuldular. ki topluluk birbirini grnce, Musa'nn arkadalan: 'te

73

yakalandk!' diye konutular. Musa'ysa, 'Hayr, yle deil. Rabbim,


benimle birliktedir. O, bana elbette yol gsterecektir' dedi. Biz
Musa'ya: 'Deneini denize vur!' dedik. Hemen deniz (rmak) ikiye
ayrld, her paras, byk bir da gibiydi. O uada brlerini (Yahudileri izleyen Firavun ve adamlarn) onlara iyice yaklatrmtk.
M usa'y ve onunla birlikte olanlar tmyle kurtardk. A m a br
lerini (Firavun ve adamlarn, sularn ortalarna ekerek) boup b
raktk. te bunda, ibret alnacak bir ders vardr. N e var ki, onlarn
ou inanmazlar." (Kur'an, uar Suresi, ayet 52-67.)
Kinci Y ahudi Tanr'nn bu bodurm a eylemi Tevrat'ta, d a uzun uzun
anlatlr. (Bkz. k 13:17-22, 14:1-31.) Kur'an ve Tevrat'ta hemen
hem en ayn biimde anlatlr bu olay. Kur'an'da ayrca, bu olayla,
Tanr'nn "" ald da aka belirtilir. rnein A 'rf Suresi'nin 136.
ayetinde, T anrnn azndan yle dendiini gryoruz: "te onlardan
(M srllardan) aldk ve onlan denizde (rmakta) bouverdik. M u
cizelerim izi yalanlayp um ursam am alarnn karl o la ra k ..
K ur'an'ca da benim senen bu T anr, Kur'an'da, rnein li m rn
Suresi'nin 4. ayetinde "G l alc" diye nitelenir.
Kendi toplum u iin M srllardan alan Yahudi Tanr'nn Kur'an'ca
da benim senm esi ne denli alasdr deil m i?
K ur'an'm d a onaylad odur ki; Y ahudilerin, T anr k atnda zel
bir yeri ve deeri var:
M ucizelerle Savunulan Yahudilerin Tanr K atndaki zel Yerleri
Tevrat'ta, saylam ayacak kadar ok blm ve ayette, Tanr, k en
disini "branilerin A llah'" olarak sunuyor; brani toplum unu, yani Yahudileri "toplum um " diye tantyor. B u n d a alas bir ey yok. n
k Tevrat bir Y ahudi yapt. A m a y a K u r'a n l K ur'an'da Y ahudilerin
zel yer allarn a ne dem eli?
Kur'an'da, Yahudilerin, "btn dnyalarn toplumlarmdan stn" k
lndklar anlatlyor. Birok suresinde ve birok ayetinde. rnein Ba
kara Suresi'nin 47. ve 122. ayetlerinin szleri ayndr ve anlam yledir:
"Ey srailoullan! (Ey Y ahudiler!) zerinize akttm iyiliimi
anm sayn. V e anmsayn ki sizi tm dnyalara stn kldm."

74

Kur'an'da, M usa'nn da bunu anm satt aklanr: M ide S ure


si'nin 20. ayetinde M usann yle dedii bildirilir:
"Toplum um ! T a n n nn size olan nim etlerini ann! T anr, sizin
iinizden peygam berler ve yine sizden krallar yapp yetitirdi.
D nyalarda, size verdiini baka hibir top lu m a verm em itir!"
Y ahudi T a n n nn K ur'an'ca da benim senip onaylanm olm asna,
b iraz dnlrse, am am ak gerektii anlalr: slam , Y ahudiliin,
b iraz deitirilm i kopyasndan baka nedir ki? "nan ilkeleri" bile
ayn deil m i? "
M usa'nn D eneiyle K ayalardan K aynaklar F krtlyor
Kur'an'dn, B akara S uresi'nin 60. ayetinin anlam yledir:
"M usa, toplum u iin su istem iti de, biz: 'D eneini taa vur!'
dedik. (V urunca) tatan 12 kaynak fkrd. H erkes, iecei k e
sim i bildi. 'Tanr'nn yiyeceklerinden, ieceklerinden yiyin, iin!
Y alnz yeryznde bozguncular olarak azgnlk etm eyin!' (de
nerek seslenildi kendilerine)."
"M usa'nn deneiyle kayadan su kartld" yolundaki bu sav
nereden alnm a?
Kukusuz, Kur'andan ncekilerden... Benzeri savlar ve samalklar
g ibi...
Tevrat'n eitli blmlerinde, rnein k blmnde (bkz. 17:5-7),
Saylar blmnde (bkz. 20:10-13) ve Kur'an'n "Davud'a inen Zebur"
dedii M ezmurlar blmnde (bkz. 78:20) ayn sav yer alr. Yalnz bu
"mucize"nin yer ald yerlerde, "12" kaynak yoktur. Bunu da Kur'an'm
baka bir blmndeki "12 kayna" alp "mucize"dekiyle kartrd
anlalyor. rnein k'n baka bir yerinde yle denir: "Ve Elim 'e
geldiler. Orada 12 su kayna ve 70 hurma aac vard. Orada sularn
yannda kondular." (15:17.) Burada sz edilen "12 su kayna"nn,
Musa'nn "mucize" olarak "taa vurup kard" ileri srlen "kaynak"la
hibii' ilgisi yoktur. Kur'an, ya bilerek kartrmtr (ki, bu tr numaralar
zaman zaman yapar) ya da kaynaklan kantrm as bilmeyerek olmutur.
Birinci olaslk daha doru olabilir. nk M usa'nn deneiyle vurup

75

kard kaynaklar "12" olunca; Kur'an ayetinde de akland gibi, her


bir Yahudi boyuna bir kaynak dyor. undan ki, "srailoullarTnn o
zaman "12 spt" (12 boy) olduu ileri srlr Yahudi kaynaklarnca.
Kur'an tefsirlerinde de yorumlar bu yolda.100 Bylece anlalyor ki,
"denekle vurularak karlan" sz konusu "mucize" kaynam "12"ye
karmakla Yahudilere daha ok deer verilmek isteniyor Kur'an'ca. Hem
bir politika gerei, hem de [...] duygusunun itiiyle... Her bir Yahudi bo
yuna bir kaynak yaratlm olmas, daha ok okar Yahudileri. lgintir ki,
ayn Yahudilerden nice kiiler ve "cem aatier, glenen Mslmanlarca
hi acmadan "katledilmi'ierdir. Hem de M uhammed'in [...]sy la ... Kureyzaoullar, nl ozan Erefolu Ka'b, Ebu Rafi Abdullah Sellm bn
Ebi'l-Hukayk'n tuzak kurularak ldrlleri; en salam hadislere, hadis
kitaplarna bile geen niceleri rnek gsterilebilir.101 D aha nce de
deinilmiti buna.
T ann'nn Yahudilere zel O larak ndirip G nderdii Yiyecekler
Tevrat' tan:
"Ve onlarn arasnda olan kark halkn itahlan ok artt. Ve
srailoullan da yine alayp dediler: Bize kim et yedirecek? M
sr'da parasz yediimiz bal, hyarlan ve karpuzlan ve prasalan
ve soanlan ve sarmsaklan anmsyoruz. Fakat imdi canmz ku
rudu; hibir ey yok; ancak u m a n ' gryoruz. V e man, kini to
humu gibiydi. Ve grn ak gnnk grn gibiydi. Toplum
dolar ve onu devirirlerdi ve deirm ende trlerdi, yahut ha
vanda dverlerdi ve tencerede halar ve ondan pideler yaparlard ve
tad taze ya tad gibiydi. Ve geceleyin ordugh zerine i indii
zaman, zerine man inerdi." (Saylar 11:4-9.)
B urada sz edilen "m an"a yine dnlecek.
K ur'an'dan:
"(Ey Y ahudileri) anm sayn ki, yle dem itiniz: 'M usa! Biz bir
eit yiyecee katlananlayz. T anr'na yakar da, topran bitirdii
bitkilerden karsn: Sebzesinden, hyarndan, sarm sandan,
m ercim einden, so an n d an ...' M u sa da yle dem iti: 'D aha de
erli olan, deersiz olanla m deitirm ek istiyorsunuz?.."' (Ba
kara Suresi, ayet 61.)
76

Burada "daha deerli olan"la anlatlmak istenen, Tevrat'tan aktar


dm z bir nceki alntda sz edilen "m an"dr. Tevrat'la, da, Kur'an'da
da, bu yiyecein Tann'dan, Yahudilere zel olarak gnderildii anlatlr:
Tevrat'n bir blm nde yle dendii grlr: "Ve Rab, M usa'ya dedi:
te ben, sizin iin gkten ekmek yadracam ..." ( k 16:14). V e bu
ekm ein nasl yadrld, uzun boylu anlatlr. (Bkz. k 16:4-29.)
te Kur'an'da "daha deerli" diye nitelenen ey ve Tevrat'ta "man" ad
verilen yiyecek budur.
Y ahudilerin bu yiyecekten artk bktklar ve b ata "et" olm ak
zere baka yiyecekler de, rnein hyar, soan, sa rm sak ... ve e it
li sebzeler istedikleri anlatlyor. Y ahudilerin "et"e ilikin isted ik
lerinin nasl k arland aklanrken T evra tta yle denir:
"V e R ab tarafndan bir yel kt ve denizden b ldrcnlar getirdi.
V e ordughn evresinde, bu yanda b ir gnlk yol, br yanda
bir gnlk yol kadar, yerden yukar iki arn yksekliinde
olm ak zere, ordughn zerine drd. V e btn o gn ve
btn o gece ve btn ertesi gn toplum kalkp bldrcnlar top
ladlar. En az toplayan, 10 hom er (37 litre) toplad." (Saylar
11:31-32), (bkz. k 16:8-12).
Tevrat, bu salanm adan nce, M usa'yla Y ahudi Tanr arasnda u
konumann getiini bildirir: "Ve M usa dedi: A ralarnda bulunduum
toplum, 600 bin piyadedir ve sen 'onlara et vereceim ve btn bir ay yi
yecekler! diyorsun. O nlan doyurm ak iin onlara koyunlar ve srlar m
boazlanacak? V e Rab, M usa'ya dedi: 'Rabbin eli ksald m ? Sana ver
diim sz olacak m, olm ayacak m imdi greceksin!"' (Saylar 11:2123). te "bldrcnlar", bundan sonra gnderilm i!
Tevrat, u aklam ay da yapyor:
"srailoullannn sylenmelerini iittim. O nlara syleyip de, "Ak
amst et yiyeceksiniz ve sabahleyin ekm ekle doyacaksnz. Ve
bileceksiniz ki, A llah'nz Rab benim!"' (k 16:12).
Tevrat'n bir blm n oluturan ve K ur'an'd a Z eb u r diye geen
D avud'un "M ezm urlar"nda d a unlar yazl:

77

"Ve itahlarna gre yiyecek isteyerek, yreklerinde Allah' de


nediler. V e A llah'a kar sz syleyip dediler: Allah, lde sofra
kurabilir m i? te kayaya vurdu da sular fkrd. V e seller cotu.
Ekm ek de verebilir m i? Toplum una et bulur m u? Bundan dolay
Rab iitip fkelendi. V e Y akuba (srail'e) (Yahudi toplumuna)
kar ate tututu. V e srail'e kar fke ykseldi. nk A llah'a
inanmadlar. V e onun kurtarna gvenmediler. Bununla birlikte,
yukardan ge buyurdu: V e gklerin kaplarn at. V e yem ek iin
zerlerine m an (ekmek) yadrd ve gklerin budayn onlara
verdi. H er biri, kudretlilerin ekmeini yedi. Onlara doyuncaya dek
yiyecek gnderdi. G klerde dou yelini estirdi. V e gcyle gney
yeline yol gsterdi. V e eti onlar zerine toz gibi, kanatl kulan da
denizlerin kum u gibi yadrd..." (M ezmurlar 78:18-27.)
Burada "man" iin sylenen "kudretlilerin ekmei", Kur'an yorumlanna "kudret helvas" biiminde girm i102 ve Diyanet'in yaymlad e
viride de bu deyim e yer verilmi bulunuyor. "Man" szc de "menn"
biiminde Kur'an'a geirilmi. D iyanet leri Bakanl evirisinde Th
Suresi'nin 80. ayetinin Trkeye yle evrildii grlr:
"Ey sra ilo u llar! S izleri dm annzdan kurtardk, Tur'un sa
yann size vaat ettik ve ku d ret helvasyla bldrcn indirdik."
Y ahudilere, "gkten yiyecek indirildii", In c illerde, rnein Yuhanna ncili'nde de anlatlr. (B kz. Yuhanna 6:31.)
Bize de indirilir mi dersiniz bu tr yiyecekler? Y oksa "gkteki" yi
yecek depolar tkendi m i? B elki de T anr'nn ne gc yetiyor, ne
sz geiyor artk!
"M usann m ucizeleri"nden bu kadar rnek yeter.

sa'nmkiler
"sa'nn m ucizeleri", n cillerd e anlatlm akta. B unlardan kimi,
Kur'an 'da d a yer alm akta. K ur'an'n alam adklarnaysa "hadis"lerde
yer verildii grlm ekte.

78

sa'ya ve nanrlarna da "G kten" Yiyecek ndirildi m i?


Kur'an'a gre "evet!" dem ek gerekiyor, /n a /le rd e y se byle bir mucize"nin gerekletiine ilikin bir aklam a yok. A ncak, nl drt In
cil'de, bir baka tr "yiyecek mucizesi" anlathyor gibi:
"Ve sa, gzlerini kaldrp, yanm a byk bir kalabalk geldiini
grd. Filipus'a dedi: Bunlar yesinler diye nereden ekm ek satn
alalm? Bunu da onu denem ek iin syledi. nk ne yapacan
kendisi biliyordu. Filipus ona cevap verdi: .. .iki yz dinarlk ekmek
bile yetmez. kirtlerden biri, Simun Petrus'un kardei Andreas,
ona dedi: Burada, be arpa ekmeiyle, iki bal olan bir ocuk var.
Fakat bu kadar adam a bu nedir? sa; halk yere oturtun! dedi. O
yerde ok ot vard. H esapa be bin erkek kadar oturdular. O zaman
sa, ekm ekleri ald. V e krettikten sonra oturanlara datt. Ba
lklardan da istedikleri kadar datt. V e onlar doyunca, sa,
kirtlerine dedi: H ibir ey, zayolm asn diye artan paralan top
layn. m di onlar topladlar. V e o be arpa ekm ei yiyenlerden
artan paralarla on iki kfe doldurdular. m di sann yapm
olduu alameti (mucizeyi) halk grnce: Gerek, dnyaya gelecek
olan Peygam ber budur! dediler." ( Yuhanna 6:5-15.) (Bkz. M atta
14:15-21, M arkos 6:35-44, Luka 9:12-17.)
"M ucize"ye ilikin szler, drt n c ild e de hem en hem en ayn.
leri srlr ki; sa'nn "H avari"lerinin, "yiyecek"le ilgili olarak
bunun dnda da sa'dan istekleri olm u. "M usannkine b en zer m u
cizeyle gkten yiyecek indirilm esini" istem iler. A m a sa, b u n a ya
n am gr n m y o r.
n c ild e k i anlatm yle:
"Ve sa'ya dediler: A llah'n ilerini ilem ek iin biz ne yapalm ?
sa cevap verip onlara dedi: Allah'n ii odur ki, onun gnderdii
adama iman edesiniz. sa'ya dediler: m di grp sana iman edelim
diye sen ne alam et yapyorsun (ne m ucizen var)? N e iliyorsun?
A talarm z lde m an yediler. Nasl ki, yem ek iin onlara gkten
ekm ek verdi diye yazldr. mdi sa onlara dedi: D orusu ve
dorusu size derim: Size gkten ekm ei M usa vermedi. Size gkten
gerek ekmei babam veriyor. nk Allah'n ekmei, gkten inen
79

ve dnyaya hayat verendir. O na dediler: Ya Rab! Bize bu ekmei


her zaman ver! sa onlara dedi: H ayat ekmei benim. Bana gelen,
hibir zaman ackmaz, bana iman eden, hibir zaman susam az..."
(Yuhanna 6:28-35.)
te ncil'deki bu anlatm, K ur'anda [...] bir baka grntye brn
drlm , szlerin anlam da apayn bir anlam a dntrlm .
K o nuya ilikin K u r'a n 'daki anlatm udur:
"Havariler: 'Ey M eryem olu sa! Rabbin bize (de) gkten bir sofra
indirebilir mi?' dediler. sa da: 'Eer inanrlardansanz, Tann'dan
korkm alsnz!' demiti. O nlar da yle dediler: 'Biz, o gkten ine
cek sofradan yem ek istiyoruz ve istiyoruz ki, gnllerim iz yatsn,
senin bize doru sylediine tam inanalm ve buna tanklk eden
lerden olalm!' M eryem olu sa T ann'ya yakard: 'Ey Rabbimiz
olan Tann! zerimize gkten sofra indir! ndir de, ilklerimize ve
sonra geleceklere bayram, aynca senden bir m ucize olsun! Bizi
doyur! nk sen, yiyecek verip doyuranlann en yararhssm !' Tann karlk verip dedi: 'Ben, onu size indireceim! A m a ondan sonra
iinizden kim nankrlk ederse, kesinlikle ona yle bir ceza veririm
ki, dnyalardan hi kim seye yle bir ceza verdiim grlmez!"'
(M ide Suresi, ayetler 112-115.)
Akl ve bilim ynnden, M uhammed'in Kur'an'nm, sa'nn Incil'inden
epeyce geriye dt grlyor burada. Incil'den Kur'an'a, Muhammed'in
iine geldii gibi geirilmi, yani deitirilerek ve [...] aktarlm, ama
ileri dorultuda deil... Bununla birlikte, Incil'de anlatlanlarn da akl ve
bilimden ne denli uzak olduu ak seik belli.
sa N e le r B aaryordu?
K ur'an'da bakn neler anlatlyor:
"A nm sa ki, T ann yle demiti: 'Ey M eryem olu sa! Sana ve an
nene ettiim iyiliimi an! Seni 'Ruhu'l-Kuds'le desteklemitim. O
nedenle sen, beikteyken ve yetikinken insanlarla konuabiliyor
sun. Sana kitab, hikmeti, Tevrat' ve ncili rettim. Benim iznimle
amurdan ku biimi (heykel) yapp yaratabiliyorsun, o biime (ku
80

heykeline) can flyorsun ve o da benim iznimle ku oluveriyor.


Anadan dom a kr, grr klyorsun ve alacalkly (Abra)
iyiletiriyorsun benim iznimle. V e yine benim iznimle lleri diriltip
ortaya karyorsun. Sen, kendilerine mucizelerle vardnda srailoullannn sana gelebilecek zararlarn nlemitim. O zaman
sana inanmayanlar: 'Bu, apak bir bydr!' diye konumulard."
(Mide Suresi, ayet 110.)
/n ri/lerd ek iler:
"V e sa, havralarda reterek ve m elekutun (gk krallnn)
m jdesini va'znda syleyip halk arasnda her trl hastal ve
her trl zayfl iyiletirerek btn G alilede d o la y o rd u ..."
{Matta, 4:23.)
"V e dadan inince, byk kalabalklar onun ardnca gittiler. V e
ite bir czzam l. Gelip: Y a Rab! E er istersen beni tem izley e
bilirsin (iyiletirebilirsin) diyerek ona secde kld. sa d a elini
uzatt ve 'sterim tem iz olasn!' diyerek ona dokundu. V e onun
ciizzam hem en te m iz len d i..." {Matta, 8:1-3.)
"Ve sa, K efernahum 'a girdii zam an bir yzba ona; Y a Rab!
H izm etim , inm e hastalndan ok ac ekip evde yaty o r d i
yerek geldi. ( ...) V e sa, yzbaya dedi: Git, sana im an ettiin
gibi olsun! V e hizm eti o saatte iyileti." {Matta, 8:5-6, 13.)
"Ve sa, Petrus'un evine geldii zam an, onun kaynanasn stm a
l olarak yatm grd. sa, onun eline dok undu ve stm a, kadn
brakt. O da kalkp sa'ya hizm et etti. V e akam lar, cin e tu
tulm u birok adam lar kendisine getirdiler. V e o bir szle (k
t) ruhlar kard ve hastalarn hepsini iyiletirdi. T a ki, ay a
Peygam ber'in: 'B izim zayflklarm z kendisi ald ve h astalk
larm z yklendi!' sz yerine gelsin." {Matta, 8:14-17.)
"V e sa bir kaya binince kirtleri onun ardnca bindiler. Ve
ite denizde byk bir frtna oldu. O denli ki, kayk dalg alarla
rtld. sa'ysa uyuyordu. kirtler sa'ya geldiler: K urtar bizi
Y a Rab! H elak oluyoruz! diyerek onu uyandrdlar. V e sa on-

81

lara dedi: Ey az im anllar! N iin korkuyorsunuz? O zam an sa


kalkp, yelleri ve denizleri azarlad. H avada by k bir dzelm e
oldu. V e adam lar: 'Bu nasl zattr ki, yeller de, deniz de ken
d isine boyun eiyor!' d iyerek atlar."
"Ve sa, kar yakada Gadarinilerin lkesine geldii zaman, me
zarlardan kan cine tutulm u iki kii onu karlad. ok azgn ol
duklar iin, hi kimse o yoldan geemezdi. V e ite onlar: Ey
Allah'n olu! Bizden sana ne? Buraya bize, vaktinden nce ikence
etm eye mi geldin? diye bardlar. Onlardan uzakta, otlayan byk
bir dom uz srs vard. Cinler sa'ya: 'Bizi karrsan, domuz
srsne gnder!' diye yalvardlar. sa da onlara: 'Gidin!' dedi. Onlar
da kp dom uzlara gittiler. V e ite btn sr, uurum dan aa de
nize atlp sularda bouldular..." {Matta, 8:23-32.)
"V e ite on iki yld r kan aknts olan kadn, sa'n n arkasndan
gelip esvabnn eteine dokundu. nk kadn iinden diyordu:
Y alnz esvabna dokunsam kurtulacam . sa d a dnp onu
g rerek dedi: C esur ol kzm , im ann seni iyiletirdi. Ve kadn,
o saatte iy ile ti..." {Matta, 9:20-22.)
"Ve sa oradan geerken, iki kr: E y D avudolu! B ize ac! d i
yerek onun ardnca gittiler. E ve varnca, krler onun yanna gel
diler. sa, onlara dedi: Bunu yapm aya gcm olduuna inanyor
m usunuz? K rler kendisine: E vet ya Rab! dediler. O zam an sa,
size im annza gre olsun! diyerek gzlerine dokundu. O nlarn
g zle ri a ld ." {Matta, 9:27-30.)
Isa M ezarn A trd lm L azar' D iriltiyo r
"sa alad. mdi Yahudiler: Bak, onu ne denli seviyormu, dediler.
Fakat onlardan bazlar dediler: 'Krn gzlerini aan bu zat, bir ey
yapamaz myd ki, bu adam da lmesin? O vakit, sa, yine iinden in
leyerek kabre geldi. O (kabir) bir maarayd ve nnde bir ta vard.
sa: Ta kaldrn! dedi. lenin kz kardei M arta ona dedi: 'Ya Rab!
Artk kokmutur, nk drt gnlktr!' sa dedi: 'Eer iman eder
sen, Allah'n izzetini (mucizeyi) greceksin! dem edim ni?' Bundan
82

sonra ta kaldrdlar. sa da gzlerini yukarya kaldm p dedi: Ey


Baba (Tanrm)! Beni iittiin iin sana krederim ve beni her
zaman iittiini bilirim. Fakat evrede duran halk iin syledim (m u
cize gstereceimi bildirdim), ta ki, beni senin gnderdiine iman et
sinler! Bu eyleri syledikten sonra yksek sesle: Lazar, dar gel!
diye bard. l de, elleri ve ayaklar sarglarla balanm ve yz
mendille sarlm olarak kt. sa onlara: Onu zn ve brakn git
sin! dedi." ( Yuhana, 11:35-44.)
te Kur'an, "sa'nn lleri diriltip m ezarndan kardn" anlatr
ken bu [...]* da aka onaylyor. nk M uham m ed'inkiler de pek fark
l deil. [ .. . ]lktada, [,..]likte de:

M uhammed'inkiler
M uham m edin "m ucize"lerinin banda "K ur'an m ucizesi"nin g el
dii ileri srlr. Bu sav, P eygam berin andan epeyce sonraki s
lam avukatlarnca ortaya atlm akta daha ok. B u "m ucize"nin ne tr
b ir m ucize olduunu, akl ve bilim nnde ne denli d ayanksz bir
b alon nitelii tadn birlikte greceiz. A m a baka bir blm de.
M uham m ed'in steiyle A y kiye Blnm
Kur'an'da. bir "Kamer" Suresi var. "Kamer", A y demektir. Bir "mu
cize" olarak Ay'n "blnd" anlatld iin bu sureye bu ad verilmi.
Surede bakn ne "buyuruluyor":
"Kyamet yaklat, (onun iin:) Ay (ikiye) blnd. Bir mucize g
rnce yz evirirler ve: 'Sregelen bir bydr!' derler." (Ayet 1-2.)
"K yam et alam eti", yani kyam etin ok yakn olduunun b e
lirtisi olsun diye "Ay blnm "! V e de M uham m ed'in "peygam berlii"nin bir kant gsterilsin diye. "kiye blnm " Ay!
K oskoca Ay! B lnr m, blnr! N eyle? K ukusuz, ilkel
dncenin ve kopkoyu bilgisizliin k lc y la ... B u kl, bu
denli keskindir ite!
* ki szck karlm tr. (Y .N .)

83

"slam ulem as"na gre: "A y'n blnm esi m ucizesi", "en tem el
m ucizelerinden"dir.103 "Be duyu organ y la k av ran lab ilir ve nesnel
nitelikli m ucizelerin en bydr. Tm peygam berlere verilen m u
cizelerden hibiri, bununla llem ez. nk bu m ucize, gkyzndeki gkcisim leri iinde, parlak biim de gze arpan b ir kre zerinde
'izhar buyurulm utur."104
Sz konusu m ucize, en salam saylan hadis kitap larn d a da yer
alr, "hadis" olarak anlatlr. nl K d ly z (. Hicri 544/ M iladi
1149), E '- ifa u '- e rif diye bilinen E -ifa F i Ta'rif H ukuki'lM ustafa adl kitabnda "A y'n blnd"ne ilikin "hadis"lerin, o
unlukla "salam " yollarla P eygam ber'e ulatn y a z a r.105 B ir baka
kitapta da u bilgi verilir:
"A y'n blnm esi olay, B uhar, M slim , T irm iz, bn Hanbel,
T aylis, H kim , B eyhak, E bu N aim tarafndan en ak biim de
yazlm aktadr. Bu hadislerin rvleri, P eygam ber'in arkadala
rndan: A bdullah bn M es'ud, A bdullah bn A bbas, A bdullah
bn m er, Enes bn M lik, C beyr bn M ut'im , Ali bn Tlib,
H uzeyfe bnu'l-Y em n ile baka zevattr. A bdullah bn M es'ud,
bu olay bizzat grm ve aktarm tr. B uhar ve M slim , onun
rivayetini a k ta rrla r..." 106
A y N a sl B lnm ?
B uhar'nin kitabna ald b ir hadisin anlam yle: "A bdullah bn
M es'ud'dan aktarlm tr: bn M esud der ki: A y, P eygam ber'in zam a
nnda ikiye blnd. O nun zerine P eygam ber; 'T ank olun!' d ed i."107
Y ine B uharnin, Enes bn M alik ile A bdullah bn A bbas'tan gelen iki
aktarm as daha var: B unlardan birinde; "M ekke putataparlarnn Peygam ber'den m ucize istedikleri, Peygam ber'in de o n lara A y'n ikiye
blndn gsterdii" anlatlr. brnde de y in e "Peygam ber za
m annda, A y'n ikiye blnd" aklan r.108
D aha ayrntl "bilgi" veren hadisler de var:
M slim 'in E 's-Sahih'm z ald hadislerden birinin anlam tam
yledir:

84

"A bdullah bn M esud der ki: Biz, P ey g am b erle birlikte M ina'da


bulunuyorduk. O srada, Ay iki paraya ayrld. B unlardan bir
para, dan arka yannda, bir para da dan beri yannda kald.
B unun zerine P eygam ber: 'Tank olun!' dedi b ize."109
B u hadisi, birou gibi, T irm iz de kitabna aldktan sonra ayeti de
ek lem itir.
"A y'n bir parasnn b ir yannda, br parasnn d a br y an n d a
kald" bildirilen "da" hangi dadr?
0 da aklanyor "hadis-i eriflerde: "Hir" Da. Buhar ve M s
lim'in "ittifak" ettikleri, yani ikisinin de alp yazdklar bir hadiste de dan
ad "Hir" diye geer.
kiye B lnen A y'n ki Paras da Yere nip
H ir D a'nn ki Yanna D m
H adisi, birok salam hadis kitab da iine alm akta. A m a bunlarn
iinde "en salam iki hadis kitab" kabul edilen S ahihu'l-B uhar ile
S a hihu'l-M slim rm alp.yazm as, ayrca nem tam akta. H adisin an
lam tam yle:
"M ekkeliler, P eygam ber'den bir m ucize gsterm esini istediler.
B unun zerine Peygam ber, A y ' ikiye blnm olarak gsterdi
onlara. M ucize isteyenler, H ir D ann, A y'n iki paras ara
snda kaldn g rd ler."110
"G k"teki A y ikiye blnm . "P utataparlar"n M uham m ed'den
"m ucize" istem eleri zerine olm u bu blnm e. Ve iki paras d a
g elip, H ir D a nn iki yan n a dm !
O lur mu, olur! Ol U lu "Rabb"in neye gc yetm ez ki? Y apar m,
yapar.
"H ik m efin d en "sorulm az" am a, yine de soralm :
01 U lu Tanr byle yapm aya niye gerek grm ? nandrm ak is
tedii "kfr"leri bunsuz da "im ana getirm e"ye gc yetm ez m iydi?
D orudan yola getirm ek varken, "gkteki" gzelim A y' blp p ara
lam ak, hi de akllca bir yntem olm asa gerek!
U lu T an n 'n n " [...]" hikm etini dnrken Ay ve H ir D a ze
rinde durm al biraz:
85

A y m byk, A rap'n H ir D a m ?
M uhammed'in kendi [...]* Tann'sna gre Hir Da byk elbette.
Ay'dan ok byk. Dnn ki; tm varlklaryla birlikte evreni "alt ya
ratm a gn"nde yaratm, bu alt gnden drt gn, yalm zca "dnya"mza ayrm .111 D aha nce de bundan sz etmitik. D rt yaratm a gnn
ayrd "Dnya", evrenin tm varlklarnn altda drd kadar demektir.
Elbette ki, "da"mn bykl de ona gredir. Bylesine korkun byk
olan bir dnyann koskocaman da yannda, "gkteki o kck Ay"n
sz m olur? te byle dnr M uham m ed'in Tanrs. Byle dnr
ve doaldr ki, Peygamberi'ne de buna uygun "mucize" yaratr.
Ey am zn A y'a ayak basan insanl! D nm ez m isin? Bir Ay'
bir de A rap'n "H ir Da"n?! A yn paralandna, her bir parasnn,
bu dan iki yanna dtne, m ilyarlarca insann inandrlagelm i
olm asn dnp utan duym az m sn? V e de [...] misin bu tr sama
lklarn avukatln yapanlarn yzne?
"Ay, A n latld G ibi B l n m t r D iyenlerin Savunm alar
D iyanet Y aynlar'ndan Sahih-i B u h a r M uhtasar T ecrid-i Sarih
Tercem esi, D iyanet evresinde ok tan n r ve b ir "kutsal kitap" gibi
okunur. Bu "Tercem e"nin "allm e" ve "m erhum " "m tercim "lerinden
"Profesr" K m il M iras (1874-1957) d a sz konusu sam aln sa
vunm asn zerine alanlardan. Y ani A y'n ikiye blndn ve
paralarnn dnyam za, M uham m ed'in lkesi "kerem "li M ekke'deki
nl H ir D a'nn iki yanm a dtn, "sam alk" dem ed en ve de
K ur'an'n anlattna, daha ayrntl olarak h ad islerd e anlatlanlara
tam uygun biim de benim seyip savunanlardan.
Kmil M iras, mezun olduu "Darlfnun" (niversite) ve "Ulm-u
Aliyye-i D iniyye"ye, "ders-i nT'lna ve kinci M erutiyet "M ebus
lu u n a uygun bir "vu k u fla "mes'ele"yi "tetkik"e giriiyor; "sahih hadisler"i sraladktan sonra, samaln savunm asna koyulm adan nce ko
nunun bir zetini yapyor. yle:
"Btn bu rivayetler (aktarlan hadisler), mucizenin u safhalarm
belirtmektedir: Mucize: 1) M riklerin dilei zerine; 2) Mekke'de;
* ki szck karlm tr. (Y.N.)

86

3) Peygam berim izin hayatnda, kendi tarafndan; 4) Bir defa izhar


olunmu; 5) V e ayn ikiye blnd; 6) V e blklerin dan iki
tarafna ayrld grlmtr.
"u halde, birbirlerini teyid ve K ur'an' izah eden bu rivayetler
(hadisler) karsnda, bu hadiseyi inkr (etm ek), bir m kbere'
(inatla yanll savunm a) olduu gibi, bu rivayetler dndaki
rivayetler ve m talalar da rktr."112
stat, daha sonra "akk- kamer mucizesi"nin "m dafaas'na geer!
Yani olayn nasl bir "gerek" olduunu "ispat"a koyulur. Ne var ki, "haz
ret", yeni bir ey sylemez. Kendisinden nceki "zevat- kirm neler sy
lemi ve yazmlarsa olduu gibi alr aktarr hem en hemen. "Kaynak" da
gstermeden. Zaten bu gibilerin geleneidir bu. "Namusluca araklar" ve
aktarrlar. Kaynak maynak gstermeksizin. Y a da gsterirler ama, do
rudan bavurmadklar kaynaklan gsterirler. Kmil Miras da bunu yapar.
Buradaki konuya ilikin de, daha nce ileri srlm bulunan grleri,
kendi grleriymi gibi yazm akta "terceme"sine. Bu grleri, rnein
"Asr- Saadet" adyla bilinen ve "din ulemas "nca ok "itibar" edilen slam
Tarihi'rim 4. cildinde hemen hemen olduu gibi bulmaktayz. Bu cilt,
tm yle "mucizeler"e aynlmtr. Olduka da iddial. Y azan: "Naml
ulema"dan Seyyid Sleyman Nedv. Trkeye eviren de, mer Rza
Dorul. Ay'n blnmesine ilikin bu ciltte yer alan grler, savunmalar,
yine olduu gibi, yzyllarca nce kaleme alnm olan bir baka kitapta,
ifu -erifte yazl bulunmakta. Kmil M irasn "Tercemesi" de, "Asr-
Saadet" de, yzylmzn kitaplan. O ysa asl ad Kitabu'-ifa Bi Ta'rifi'lMustaf olan ifu'-erifm yazan K d yz, Hicri 544/ Miladi 1149 ta
rihinde lmtr. Yani arada birok yzyl var.
K d yz'n kitabnda, "A y'n blnm esi m ucizesi"ne ilikin anla
tlanlar kendi grleriym i gibi alp aktaran bakalar d a var y zy
lm zdaki din avukatlar iinde. rnein bir sm il F enn Efendi, bir
E lm all H am di Yzr. B unlar da son derece iddial grnm ekteler.
K d yz'n yazdklar d a kendisinin olm asa gerek. O nun dnem inde
ve d ah a nceki yzyllarda ayn konuyu ayn biim de ileyenler bu
lunduu kukusuz. Y er y er rastlam aktayz d a ... B unlarn hepsini b u
87

rada sayp dkm eye gerek yok. K sacas, K d y zdan nce, onun
dnem inde ya da sonra ve yzyllarca sonra, sz konusu sam al savunagelm iler. H em de birbirlerinden kopya edercesine.
te bunlarn "topuna birden" karlk verm ek iyi o lacak sanrm .
B unlar ne diyorlar? nce onu grelim :
"A y'n gerekten blndn" ve "paralarnn", dnyam zdaki
falanca "da"n iki yanm a dverdiini savunan "ulem a"dan yzylm zdakiler, "ilm e, fenne" y er vererek giriirler ie.
Bu girilerindeki zet gr: "bni S ina gibi eski felsefeciler, gk
ve gkcisim lerinin blnp sonra birbirlerine eklenm esinin olam azln ileri srm lerdi. slam kelam clar da bunun o lab ilirli in i ileri
srp kar k m lard . T artm ala r uzam ve srp g itm iti. a
m zd a artk felsefecilerin o g r lerin in y an ll an lalm d u
rum da. nk bugnk gkbilim ine gre, G ne'in de, D nya'm zn
iinde bulunduu 'G ne sistem i'nin de, daha byklerinden koparak
olutuu, kabul edilm elidir ve kabul edilm ek te."113
B una gre, "Ayn blnm esi mucizesi" de pekl gereklem i ola
bilir; byle dnm ek de "bilim"e aykr dmez. Yani: Ay blnp par
alanm, paralar dnyam za, M ekke'deki H ir D a'nn iki yanna
dm ve sonradan paralar yerine dnp orada birlem itir. Din avu
kat mollalarn "gkbilim" bilgilerine gre bunu byle dnmek, "bilim"e uygundur!
B uradaki arlatanl gryorsunuz. im di soralm : B ilim byle
mi diyor ey m ollalar gruhu? "Falanca gkcisim leri, daha byk olan
filancalarndan kopm utur" derken, sizin burad a ileri srdnz tr
den bir ey olabileceini mi anlatm ak istiyor? "Ay ikiye blnm ,
iki paras da dnyam zdaki M ekkenin H ir D a 'n a ve bu dan iki
yan n a dm , d ah a sonra eski y erin e dnp o rad a birlem i ve es
kisi gibi olm utur" m u diyor be hey arlatanlar? B ilim , bunun o la
bilirliini mi sylyor?
Ne denli arlatanlk da yapsalar, buna verebilecekleri bir "cevap"
olam az deil m i?
Y ine de bir soru daha soralm : V arsayalm ki, sizin d ed iiniz gi
bidir ey "nam l ulem a"; "A y'n blnm esi m ucizesi", sizin dediiniz
gibi "bilim "e uygundur ve de doaldr, diyelim ! O zam an "m ucizelik"
nerede kalr, syler m isiniz? "D oal" bir ey "m ucize" olab ilir m i?

"U lem a-i benm ", byle sorular sorulabileceinin farknda o lm a


llar ki, buradaki "sam al bilim le badatrm a hareketi "nden h e
m en vazgetikleri grlm ekte. B u kez yle dem ekteler:
"Nesnel ve gzlenebilir durumdaki mucizeler, birer olaanstdrler.
Olaana ve doann yasalarna aykr olmas doaldr. Akl ve bi
lime aykr olup olmadklarn aratrmaksa, bo bir abadr. s
telik, mucize kavramna uygun deildir. M ucize olarak gsterilen e
yin olaan olmas ve doa yasalarna aykr olmamas, mucizelikle
badam az."114
"Ayn bir mucize olarak blnd ve nasl blnd, K ur'an'da
ve hadislerde ak ve kesin olarak bildirilmitir. Artk inanmak zo
runludur. A yet ve hadislerin, kesin anlatmndan sonra kuku du
yulam az, tartlam az. Ay, blnm tr anlatld gibi. Tanr'nn
her eye gc yeter. 'Ol!' dem esi bile yeterli!"115
S avunm ac m ollalar, hem byle derler, hem d e zavallca tart
m aktan kendilerini alam azlar!
Peki A yn blndn, anlatld trden bir olay olduunu,
baka lkelerde de grenler var m ? lkelerin tarihleri bunu yazm aktalar m ?
"Evet!" diyem iyor "m uhterem " m ollalar.
"B u 'sdk- rbvvet delili'ni (peygam berlik kantn), M ekkelilerle m lhakatndan gelen yolcularn grdkleri rivayet olunduu h al
de, baka yerlerde grldne dair, hibir haber, riv ay et o lu n
m am tr" d iy o rla r.116 V e de ekliyorlar:
"Fakat bakalarnn grmemeleri, hadisenin shnat- vukuu (olayn
gerekten meydana geldii) hakknda bir phe uyandrmaz. M u
cizenin msnedi (dayana) olan kudret ve hikmet-i ilhiyye, mucize
isteyenlere gstermi de, bakalarna gsterm emi olabilir."117
" nk bu hadise, baka m em leketlerde grlm olsa, tabii bir
hadise telkki olunurdu."118
"K alem lerinden kan dam layan" m ollalar, "A y m adem ki blnm ,
A raplarn dndakiler neden grm em iler, nasl grm ezler?" gibi so
ru larla biraz sk trln ca u k arl verm ekten de utanm azlar:

89

"Bu hadise, geceleyin vuku bulm utur. O zam an insanlar istirahatte idiler."119
B u cevap, yzylm zn yz karas "zm re"sinden m ollalarn ki
taplarnda yer alm akta. A yn cevap, konuya ilikin ileri srlenlerin
ou gibi, aynen yzyllarca nce, 11. yzyln sonlaryla 12. yzyln
ilk yarsn d a y aam olan K d y z'n kitab n d a d a y er a lr.120 O za
m anki ilkel gr ve karln, yzy lm zn "bilgin" g ein en m o l
lalarnda da grlm esi, bunlarca da geerli saylm as, utanlas bir
ey deil m i?
K d yz'n y a da benzeri bakalarnn kitaplarndan araklanp
aktarlan ilkel "cevap"lardan biri de u:
"Ay, kremiz zerinde, btn insanlara bir nokta zerinde grn
myor k i.. ." 121 "Ay, bir yerde batar, baka bir yerde doar. Ay'n tu
tulmas da bir yerde grlr, bir baka yerde grlmez. Onun iin
Ay'n (bir mucize olarak) her yerde grlmemesi, byle bir olayn
olm adna kant olam az."122
yi ama, M ekke'de "ay tutulmas" grld zaman, bu tutulmann,
dnyam zda grlp gzlenebildii tek yer, M ekke midir?
Bu soru karsn d a, "bam ollalar" bata o lm ak zere, tm "bo
m ollalar"n "perian" olacaklar belli.
K im i aratrm aclar, "A y'n blndn" anlatan K ur'an ayeti
nin, slam ncesi A rap airlerinden birinin, "sylev"iyle de nl K uss
bn Saide dizelerinde yer aldn yazm aktalar. iirde birka kez g e
en bir d izenin anlam yledir: "K yam et y aklat ve A y b ln
d !"123 K ur'an'dakiyle, bu dizedeki A rapa szler de ayn. Y alnzca
b ir szck dnda: K ur'an'dak "ikterebet" szc yerine, Kuss bn
Saide'nin dizesinde "denet" szc grlr. A m a iki szcn anla
m da bir: kisi de "yaklat" anlam nda. N e denli ilgin deil m i?
A m a pek de artc gelm em eli. n k K ur'an'da, b aka yerlerden
[ ...] aktarlm olan, y aln zca bu deil.
Kur'an'm ierdii ve hadislerin de tm ilkelliiyle ayrntlarn ser
giledii "Ay'n blnmesi m ucizesi"ne, bu sam ala ilikin ayrdmz
yer, bu kadarla yetsin. Y alnz unun altn izm ekte yarar var:

90

Sam aln bylesinin Kur'an'da ve hadislerde yer almas Kur'an ve ha


disler iin, baka deyile slam iin, insanlarn buna inandnlagelm i
olm as da "inandranlar" ve insanlk iin utan vericidir!
A layan Ktk
E ski bir yk, y a da m asal bal deild ir bu. M uham m ed'in
"m ucize"lerinden birini anlatm ak iin konulm u bir balktr:
D ile gelen h urm a kt "alam ". H em d e "hngr hngr"!
M uham m ed iin alam . M uham m edden "ayrlm aya dayanam ad"
iin. Sesi de "gebe develerin iniltisine" benziyorm u.
"O lm az byle sam alk!" diyeceksiniz. Olur! D aha niceleri var.
"Olay", Peygam berin 11 "sahabi"si (arkada) tarafndan "n a k le d il
m itir.124 Bunlar arasnda, Abdullah bn Abbas, Abdullah bn mer, Cbir
bn Abdullah, Ebu Saidi'l-Hudr, Enes bn Malik, beyy bn K'b gibi
nller ve Peygam berin kanlarndan Aie de var.125 Bylesine bir [...] ve
sam alkta bile "sahabi"ler hrleebiliyor ite. Peygam berin, "birer yldz
gibidirler, hangisine uyarsanz, doru yolu bulursunuz!" diyerek vd
"sahabiler"...
Sz konusu olay, yani bir "m ucize olarak "hurm a ktnn P ey
gam ber iin alad", "en salam " kabul edilen "hadis kitaplar"nda
da yer alm akta.126 "T efsir kitaplar"nda d a ...
"01ay" alp yazanlar arasnda "B uhar" de v ar.127 D ahas, bu olay
ieren "hadis", salam lk ynnden hadisilerce en yksek "derece"
saylan "m vtir" derecesindedir. "M tevatir hadis"tir. Y a da bu "m erteb e"d e grlm tr.128
"O lay" nasl olm u:
"Mescid'de m im ber yoktu. Peygamber hutbe okurken, bir hurma
ktne dayanrd. Sonra mim ber yapld ve Peygamber mimbere
kmt hutbe okum ak iin. Artk hurm a ktne dayanmyordu.
Tam o srada, bir alam a sesi duyuldu. Kimine gre bir ocuk
alamasna, kimilerine greyse gebe, ya da yavrusunu arayan bir
deve sesine benziyordu. A m a kesin olan uydu: B ir 'feryat', ac bir
lk, ya da acl bir alama trndendi. Ktkten Peygam ber artk
ayrld iin olmutu bu. Sarslarak alayan, ktkt, Peygam berin
daha nce dayanarak hutbe okuduu hurm a ktyd. Dayanam
91

yordu ayrla. Alamas, inlemesi bundand. Peygam ber hemen


mimberden indi, elini kte koydu. Y a d a kucaklad onu. Ktk, se
sini yavalatt. Tpk susturulan bir ocuk gibiydi artk. Yava
yava alayarak inledi. V e sustu sonra. Bunun zerine Peygamber
konuup unlar syledi: 'Ktk, yannda iitmeye alk olduu
zikrullah iin (artk hutbe yannda okunmad iin) alad.'"129
"M tevatir" derecesine ulat bildirilen "hadis"in ve Peygam berin
arkadalarnn anlattklar byle ite.
M uham m ed iini Yapsn ya da
br T rl htiyacn G rsn D iye Yryen A a la r
M uham m edin arkadalarndan A bdullah olu C bir anlatyor:
"Peygamber'le birlikte yryorduk. Geni bir dereye indik. Pey
gam ber ayakyolu ([...] ya da [...] boaltmak) iin biraz gitti. Bir su
kabyla izledim onu. Peygam ber baknd, arkasna geebilecei bir
ey, ya da elverili bir yer gremedi. O srada derenin kysndaki
iki aa gzne iliti. H em en aalardan birine gitti. O aacn dal
larndan birini tuttu ve ona, 'Allah'n izniyle bana boyun e!' dedi.
Dal hemen boyun edi. Tpk sahibinin ardndan ekilip gtrlen
bum u halkal bir deve gibiydi. Peygamber, sonra br aaca gitti.
Onun da dallarndan birini yakalad. O na da, 'Allah'n izniyle bana
boyun e!' dedi. O da br gibi boyun edi. Peygamber, iki aacn
tam ortasnda kalnca, aalan birletirmeye yneldi. V e 'Allah'n iz
niyle bir araya gelin!' dedi. ki aa hemen bir araya geldi. Kendisine
ok yakn olduum u anlamasn ve beni ok uzaklatrmasn diye,
hzla, Peygamber'den biraz teye gittim. Oturmu, kendi kendime
konuuyordum iimden. V e dalm, yanm a yrem e baknp du
ruyordum. Birden, Peygam ber'le kar karya geldim. O srada
aalar da ayrlm ve her biri, kk zerinde dorulmut: Bir an,
Peygam ber'i durmu, bayla ylece iaret ederek aalara buyruk
verir grdm. Som a dnp bana yneldi Peygamber. Yanma
geldiinde de, 'Cbir! A yak yolu mucizemi grdn m ? diye sordu.
'Evet ey Peygamber! (Grdm!)' diye karlk verdim ."130

92

Bu "hadis-i e rif' M slim 'in E's-Sahih'mde de yer almakta olduuna


gre, "salam" saylmas gereken bir "hadis"tir.131 B una benzer "o!ay",
Peygam ber'in baka "sahabi"leri de anlatrlar. Bu arkadalarnn an
lattklarnn zetiyse u:
Peygamber'in yine ayakyoluna gitmesi gerekmi. Elverili bir yer
grememi. Sormu; arkadandan da yle elverili bir yer bulunm ad
n renmi. Bunun zerine arkadayla, aalara selam ve buyruunu
gndermi. A alar da Peygamber'in "buyruunu" duyunca yerlerinden
kopup gelmiler ve Peygam ber'i evrelemiler. Peygam ber iini yapm,
ya da [...] boaltm. bittikten sonra, aalar yryp gitmi eski yer
lerine. Tabii yine Peygamber'in "buyruu"yla.132 Bu da "hadis"!
M uham m ed'in em e Olan P arm aklarndan Su la r A kyo r
P eygam ber'in nl arkadalarndan E nes anlatyor:
"Peygamber, arkadalaryla birlikte Zevra'da bulunuyordu. Ken
disine bir kap getirildi. Elini daldrd kaba. V e parm aklan arasndan
sular fkrm aya balad. Topluluktaki herkes abdest ald.
"K atde, E nes'e: 'O rada ka kii v ard? diye sorm utu da, E nes;
'300 kii k ad ar vardk!' k arl n v e rm iti."133
Peygam ber'in arkadalarndan C b ir anlatyor:
"Hudeybiye gn halk susamt. Peygamber'in nndeyse bir su ko
vas bulunuyordu. O, onunla abdest ald. Halk akn etmiti bu suya.
Peygamber, 'ne istiyorsunuz?' diye sordu. Yanma enler de, 'su
yumuz yok. N e abdest alacamz, ne de ieceimiz su var' dediler.
'Yalnzca senin yanndakinden baka!' diye eklediler. Peygamber,
elini su kovasna soktu. Ve birden, sular parmaklarndan akmaya
balad. Tpk emeler gibi. Akan sulardan itik, abdest aldk.
"C bir'e, 'O srada ka kii vardnz? diye soruldu. C b irin kar
l u oldu: 'Y z bin kii bile olsaydk, akan su y eterd i bize.
A m a biz orada, 1500 kiiydik."134
Bu iki "hadis" de, hem Buhafnin, hem de Mslim'in E 's-Sahihlenndt
vardr. Baka "hadis" kitaplarnda da.135

93

M uham m ed, O kuyup fleyerek Yem ek oaltyor


B uhar ve M slim 'in birlikte "sahih" (salam ) bulup kitaplarna
yazdklar bir hadis:
E nes anlatyor:
"Ebu T alha, kars m m S leym 'e yle sylem iti: Peygam ber'in sesini biraz gsz buldum . A olduunu sezdim bundan.
Y iyecei bir eyin var m ?' K ars, 'E vet!' dem i ve birka arpa
ekm ei karm t. K adn, sonra bir ba rts k ard ; ba r
tsnn bir ucuyla ekm ekleri sard ve koltuum a yerletirdikten
sonra br ucuyla da zerinden rtt. V e beni ekm eklerle, Peygam bere gnderdi. G ittim , Peygam ber'i m escidde buldum .
Y annda k iiler vard. D ikildim zerlerinde. P ey g am b er bana
sordu: "Seni Ebu T alha m gnderdi?' 'Evet!' dedim . Sordu: 'Y i
yecekle m i?' Y ine; 'E vet!' karln verdim . P ey g am b er, sonra
yanndakilere, 'Haydi kalkp gidelim !' dedi ve yrd. B en de
nlerinde yryordum . nce varp Ebu T alha'ya h ab er verdim.
Ebu T alha d a karsna: ' m m Sleym ! P eygam ber bir sr in
sanla geliyor. E vim izdeyse o nlara yedirebileceim iz hibir eyi
m iz yok!' dedi. K arsysa: 'A llah ve P eygam beri d ah a iyi bilir
durum um uzu!' dedi. E bu T alha bu kez P eygam ber'i karlam aya
kt ve onunla birlikte ieri girdi. Peygam ber: ' m m Sleym !
Y iyecek olarak yannda neyin varsa getir!' dedi. O da, d ah a nce
Peygam ber'e gnderdii ve geri getirilen ekm ekleri getirip koy
du nne. P eygam berin buyruuyla ekm ekler paraland. m
m S leym , ekm eklerin zerine tulum dan ya d kt ve kar
trd. S onra P eygam ber, ekm eklerin zerine T anr ne dilediyse
syleyip okudu (okuyup fledi). S onra E bu T alh aya: 'O n kiiye
izin ver (gelsinler)!' dedi. E bu T alha syleneni yapt. On kii
gelip doyuncaya dek yediler. S onra kp gittiler. D aha sonra
P eygam ber yine: 'O n kiiye d ah a izin ver (gelsinler)!' dedi. Ebu
T alha yine syleneni yapp ikinci on kiiyi de buyur etti. O nlar
da yediler, doyup gittiler. P eygam ber yine: 'O n kiiye d ah a izin
ver (gelsinler)!' dedi. E bu T alha nc on kiiyi de ard
ekm ek ya karm yem ee. O nlar da karnlarn d o y urup k
94

tlar. P eygam ber yine: 'On kiiye daha izin ver (gelsinler)!' dedi.
E bu T alha drdnc on kiinin de sofray a gelm esini sa-lad.
O nlar da yediler, doydular. T opluluun tm doydu onunla. V e
topluluk, 70-80 kii kadar vard."136
B u yalann uydurulm asnda katks olduu anlalan ev sahipleri,
P eygam ber'in gizlerini paylat en yakn d o stlarndan kiilerdi.
m m Sleym , P eygam ber'in ok sk fk olduu b ir kadnd,
E nes'in annesiydi. m m Sleym 'in kocas ve E nes'in vey babas
olan E bu T alha da P eygam ber'e dostlukta geri kalm am aktayd. B ir d e
likanl olan Enes'se, P eygam ber'in hem en hi yanndan ayrm am aya
alt biriydi. P eygam ber iin uydurduu ok y alan lar vardr
E n es'in .137 Y alnz burada gerek olan bir ey var: P eygam ber'in "oku
yup flem e" num aras. " [... .]" Bu num aray sk sk y apt an lal
yor hadislerden. B uhar'nin E 's-Sahih'nde yer alan "hadis"lerden biri
de yledir:
C bir anlatyor:
"B abam lm t, geriye ar bor brakm t. P ey g am b er'e v ar
dm , 'Babam lrken ok bor brakt. G eriye kalan hurm aln
rnnden baka hib ir eyim yok. Y llarca desem bile, h u r
m aln rn, borcu kapatm aya yetm ez. B ari benim le gel de,
alacakllar bana kt sz sylem esinler!' dedim . G eldi P ey
gam ber. H urm a harm anlndaki ynlardan birini dolat ve
dua etti (okuyup fledi). S onra br kesim i dolap d u a etti. D a
h a sonra oturup unlar syledi: 'H urm alarn z aln, karn
harm an yerinden! (K im in ne alaca varsa alp gtrsn!)' H u r
m alar tm alacakllara yetti, tm borlar dendi. H atta b ir o
kadar da geriye kald hurm a rnnden."138
nanlarn karanlnda kafalara alananlara bakn siz! "Okunup
flenince", yiyecekler ve "rnler", artrlabilirmi! Peygam ber'den "m u
cize", onun "mmet"inden de "keramet" olarak.
"Akl ve mantk dini" diye yutturulan "slam , bunu alam akta ite.
"slam Peygamberi"nin bu tr numaralara bavurduu, "hadis"lerden,
hem de "sahih"lerinden kesin olarak anlalyor. Bavurmas bouna da

95

deil elbette: "Dua"yla, "okuyup flemek"le "her eyin zmlenebilecei"ni alayarak uyutmak inanrlarm. Yeni alarn ortam n hazrlamak
ve sonuta "parsa"y toplamak iin.
im di sorm ak gerek:
Peygam ber, m adem ki bu yolla "yiyecekler"i ve hurm a harm ann
daki rn oaltabilm i; neden tm kendi sorunlarn ayn y olla
zm lem em i y leyse? S av aa-u raa neden g erek g rm ?
"A llah, alp abalam ay buyurm u!" denecek, P eygam ber'in de
onun iin "alp abalad" ileri srlecek. V e "uydurm a hadis"le
de olsa, herkese de "alm ay tledii" eklenecek.
yleyse o "yiyecek oaltma" numaralar, o "rn oaltma" nu
maralar neden? "almak" ve "almay tlem ek" varken, "dua"ya,
"okuyup flem e"ye ynelmesi ve yneltmesi niin? Hem de "mucize
yaratlyor" numarasyla?..
B iraz aray a girm i oldum bylece. K onuya dnelim :
Peygam ber'in "M ucizeler Yaratan (!)" frkleri:
H astalklar G ideriyor, K rk kklar yiletiriyor,
K rleri G rr K lyor...
"Sahih (salam ) hadis"lerle anlatlyo r btn bunlar. B akn nasl
anlatlyor:
A li'nin aryan gzleri, P eygam ber'in fryle salna
k av u tu ru lm u :
"Sa'd bn E b V akks, Sehl bn Sad ve Selem e bn El Ekva',
H azreti P eygam berin, H ayber harekt srasnda, sanca teslim
etm ek zere, H azreti A li'yi kez ardn, fakat, A li'nin
gzleri ard iin gelem ediini, bu nedenle, Selem e bn El
E kva'm , A li'yi kolundan tutup P eygam ber'in yanm a getirdiini
aklarlar. V e anlatrlar ki, ulu P eygam ber, A li'nin gzlerine
(okuyarak) flem i ve A li'nin gzleri, h ib ir a ry a uram am
gibi iy ile m iti."139
P eygam ber'in "fr"yle, "krlm ayak" tedavi ed ilm i,1411 "
kez flem esi"y le "kl yaras" iy ile tirilm i,141 b ir saral ocua m u
sallat olan cini karm ak iin, "Ey A llah 'n dm an! k dar! Ben,

96

Allah'n Peygamberiyim!" diyerek (ve tabii okuyup fleyerek) ses


lenmesiyle, ocuk, "sara hastal"ndan "kurtarlm",142 dilsiz bir ocuun
dilini amak iin "okuyup fledii su"yu, ocua ve annesine iirmesi,
suyun birazn da annenin zerine serpmesiyle, "dilsiz ocuk" konuturulabilm i,143 "birka sure okuyup "yzne flemesi"yle, "cin tutmu" bir
kii, "cin"inden kurtarlp iyiletirilm i,144 '"Allah'm! Peygamber'in
hrmetine beni bu durumdan kurtar!' diyerek yalvarm aksn!" dedii bir
krn, "abdest alp" byle dua etmesi sonucu, yani Peygamber'in okuyup
flemesine kendisininki de eklenince, gzleri "o saatte" grr o lm u.. .145
Peygam ber'in tm bu okuyup flemeleri,
karlksz kalm
yordu tabii. rnein, "Ey A llah'n dman! k dar! A llah'n Pey
gam beriyim ben!" diyerek, "frk"le "cin"ini kard ve bylece "te
davi ettii" ocuun annesinin verdii karlk: ki kei!146 Hi de az
deil. Hele tm "hastalar"ndan byle karlk ald dnlrse... Pey
gam ber, bu karlklarn adn da koymutu: "Armaan"!
P eygam ber... H astalar... O kuyup f rm eler... Peygam ber'in oku
yup frm elerinin karlnda ald "a rm a an "lar... "G vur"lar an
latm yor btn bunlar. "Sahih hadisler" anlatyor. B unlar, "kfirlerin
iftiras" deil!
A raya gireceim yine:
Bir "din" dnn ki, "Peygamber"i: "[...]"! Bu Peygam ber "hastalk
tedavi ediyor"! Neyle? "frk"le! "M ucize gsteriyorum!" havasn ve
rerek. yle bir Peygam ber ki, "okuyup fleme" numarasn hem kendisi
kullanyor, hem de "falanca, filanca ayette ifa vardr; falanca, filanca su
renin okunmas ifa verir; falanca filanca duann etkisi byktr!" t
rnden sz ve tleriyle inanrlarna alyor.
B yle bir "din"e "akl ve m antk dini" der m isiniz? B yle d i
yenlere siz ne dersiniz?
B yle bir dinin inanrlar arasnda "fre", "frkye" in a
nanlar grdnzde knar, "ayplar m snz?
B unlar m, yoksa bunlar itm ek iin, inanm aya elverili karanl
oluturanlar m ve bu karanln bekiliini yapanlar m k n arsn z?
H angi kesim i knam aya vicdannz elverir? K aranla itilm ileri m i,
yoksa kitleleri itm ek iin trl num aralar evirenleri m i?
A rann sonu.

97

P eygam ber'in B ir D m ann M eza r K abul Etm em i,


M ucize O larak Kez D na F rla tp A tm
Zaman zaman "M usa"laan M uham m ed, "sa"layor d a ... "sa"lamas iin "hastalan iyiletirme" num aralan yetmiyor, "lm kiiyi di
riltme" (!) yoluna da gidiyor. Dmann "mezardan hortlatt"na ilikin
anlatlanlarda bu tr bir ama da yatyor.
te anlatlanlar:
P eygam ber'in yakn dostlarndan E nes anlatyor:
"Neccaroullarmdan H ristiyan bir kii vard. M slm an olmutu.
Bakara ve li mrn Surelerini okudu. Sonra Peygam ber'e 'vahiy'
yazm aya balad. A m a daha sonra Hristiyan oldu yeniden. Ve
yle konutuu grld:
'"Ben vahiy diye kendimden ne yazyorsam M uham m ed yalnzca
onu biliyordu. Benim yazdklarm dan bakasn bilm ez o.'
"Allah hemen onu ldrd. Gmdler. Sabah oldu, topran onu
mezarn dna frlatm olduu grld. 'M uham m ed ve arkada
lar bunu yapm tr, nk adam onlarn iinden kamt. Onlar
da bunun iin adamn m ezarn amlar, kefenini soyduktan sonra
cesedini topran zerine brakm lardr' dediler. V e mezarn daha
derinden kazdlar, adam yine gmdler. Sabah olduunda bakld
ki, toprak yine frlatm adam m ezarn dna. Yine: 'Kat iin
M uham m ed ve arkadalar yapm lardr bunu. A rkadam zn ke
fenini soym ular, sonra da m ezarn dna brakp gitm ilerdir' de
diler. D aha da ve olabildiince derin kazdlar mezar. V e adam
yine gmdler. Yine sabah olunca topran, adam mezarn dna
frlatm olduu grld. O zam an anladlar ki, bu olay, insanlarn
ii deil. (Yani adam, 'm ezar kabul etmem i' kansna vardlar.)
Bu yzden ylece brakp gittiler."147
"Mezar" adam nasl "frlatm" dna? A dam diriltilerek... Baka
bir deyile "horilatlalrak"... Byle dnlmesi istenm ekte.148 Tanr'nn
fkesine uramann sonucuymu bu. V e bir "mucize" olarak olmumu!
nsan derince dnm eli bunun zerinde. O "m ezar"dan da derin
c e ... Sorular sorarak:

98

M ezarn o adam kabul etmemesi ne dem ek? M ezarn, topran kabul


etm em esi dnlebilir m i? Onu frlatt ileri srlen toprak, nereye
frlatm oluyor? A dam n frlatld yer, yint toprak deil mi?
Bu "mezar"lar, bu toprak, nice alaklan kabul ediyor. Nice zalimleri,
nice kan emicileri, nice insan canavarlann... "Ben, Tann'nn elisiyim,
size buyruklann getirdim!" diye ortaya atlan, inanmaya hazr kitleleri
trl oyunlarla inandran, asalaklann, ezen ve smrenlerin yaranna insanlan kandran ve insanln bana, alar boyu srecek bir belay saran
[...] gibileri bile "kabul etmem!" dememi. Topran "kabul etmeme hu
yu" olsayd, byleleripi kabul etmemesi gerekmez miydi?
Sonra Peygam ber ve T anns niye fkelenmi o adama? Bu fkeye ne
gerek var? Adam "slarri'a, daha da tesi "vahiy ktiplii" gibi nemli bir
greve kabul eden kendileri deil m i? Adam, Peygamber'in "numara"larna daha fazla ortak olm aya dayanam am , ayrlmtr. Su bu adam n
m dr tmyle? Diyelim ki, ileri srld gibi, sz konusu adam
"hile"yle "slarri'a girmitir. Olabilir de bu. Peki, M uham m ed bunu niye
sezem em i? Hani "mucize" olarak "gayb" ve "gelecei" de "bilir"di o?
Kendisi ve oyunlarna ortak olanlarca, bu, srekli ileri srlmez mi? Yani
Peygam ber: "Gayb (bilinmeyeni) ve gelecei, mucize olarak bilmitir.
ok rnekleri var" denm ez m i? Bu adamn "hile"sini, gnn birinde ken
disini g durum a brakacan niye bilem em i? Haydi "nasl olm usa
kendisi bilememi" diyelim, koruyucu melei, "vahiy melei" Cebrail
niye bilem em i? Haydi o da bilemedi, Tanr's niye bilememi? N iye bi
lem em i ve niye uyanda bulunm am bu nem li konuda? Byle "aciz"
bir Tanr olur mu? Sen byle "acizlik" gster, sonra da kalk, adama kz ve
adam "mezar"mda durdurma! Olur mu bu?
"Mizah" yn bir yana, son derece nemli bir yn daha var konunun:
Peygamber'in "vahiy ktiplii"ni yaptktan sonra, slamdan dnd
iin "mezar"ndan frlatld ileri srlen o Hristiyan kkenli kii,
lm eden nce srekli konuurmu: "Vahiy olarak, ben neler yazdm sa ve
neler K ur'an'a geirdimse M uham m ed onu bilir, baka bir ey bilmez"
dermi. "Hadis"te de aka anlatlyor bu. imdi dnelim: Adamn
dedii ya "gerek"se? Kendinden uydurduklarn, ya da eskilerden ak
tardklarn yazm sa Kur'an ayetleri? Y a Kur'an ayetlerinin birou,

99

bunlardan oluuyorsa? Kur'an'a. ak ve seik grlen nice ilkel inan


larn, eski m asallarn ve eskilerin samalklarnn byk lde yer al,
ya bundan ileri geliyorsa?
Peygam ber'in bir baka "vahiy ktibi" de benzer eyler sylemi.
M ezarndan hortlatlp frlatld ileri srlen adam m kine benzer eyler.
O da slam dan dnm ve "Ben, M uham m ed'e ne istersem onu syle
tirdim ve her sylediim i 'dorudur!' diyerek yazdrrd" diye konu
mutu. A dam n ad: Abdullah bn Ebi Serh (Abdullah bn Sa'd bn Ebi
Serh).149 Byle konumas ve uydurduu kimi ayetleri okur, aklar ol
mas, Peygam berin kinini zerine ekm iti150 ve Peygam ber tarafndan
"idamna" hkm edilm iti.151 N e var ki, Peygam ber'in en yakn arkadala
rndan O sm an'n (Halife O sm an'n) "st kardei" olm as, balanm asna
yetmiti. nk Osman'n "efaati" girmiti araya. Yani, O sm an, ada
m n "idam "dan kurtulmasn salamt. Adam, yeniden M slm anl
kabul edince giderek nem kazanm , sonralar "M sr Valilii" ve ko
m utanlk gibi nem li grevlere de atanm t.152
V e im di b ir kez daha dnelim : Y a bu adam n d a syledikleri
gerekse? Y a bu adam da bir eyler katm sa K ur'an'a?
leride "vahiy" anlatlrken bu konu zerinde daha genie durulacaktr.*
Bu aradan sonra yine dnelim asl konuya:
M uham m ed, "M ucize" O larak G elecei ve B ilinm eyeni B ilirm i
"Vahiy ktiplii" gibi ok nemli bir grevin verildii kiinin ya da
kiilerin sonradan "slam"dan dnp kendisini g durum da brakacam
bilemeyen [...] adamn, nice "gayb"lan (bilinmeyenleri) ve "gelecekte
olanlar" bildii ileri srlr. Bunun da, onun "mucize"leri arasnda yer
ald anlatlr. V e bir sr uydurm a rnekler sralanr:
K ur'an'da, H d Suresi'nde, N uh P eygam ber, N uh ailesi ve Nuh
kavm i ile N uh T ufan anlatldktan sonra, sanki bu m asal daha nce
kitaplarda ve halk arasnda aktarlagelm em i gibi, sanki o k byk
"biiinm eyen"m i gibi, 49. ayette yle denir:
"Bunlar ite, bilinmeyenden haberlerdir. B u haberleri sana vahyediyoruz (bildiriyoruz). D aha nce bunlar ne sen bilebilirdin, ne
de toplumun. Katlan ki; en gzel son, Tanr'dan korkanlarndr."
* Elimizde bulunan fotokopide byle bir blme rastlanmamtr. (Y.N.)
100

O ysa N uh'la ilgili "haber"ler ve "Nuh Tufan", eskilerin masallaryla


dolu olan Tevrat blm lerinde okunagelmekteydi. Hem de yzlerce
yldan beri. Dahas, Tevrat'tan da yzlerce belki binlerce yl ncesinden,
kimi destanlarda yer alagelmitir. G lgam destan gibi.153
Kur'an'da, Rm Suresi'nin 2den 5'e dein olan ayetlerinde bir "ge
lecek haberi" yer alr: B izans'n, o srada "yenilm i" olsa da, ileride,
savat ran yenecei "bildirilir".
610 yln d a B izan s'la ran arasnda bir sava balam t. B izans,
b irka yl sonra, o k kt bir yenilgiye uram t (616da). te tam
bu srada K ur'an'dan "haber" iletilm i inanrlara. A yetlerde aynen
yle denm ekte:
"Rumlar (BizanslIlar), en yakn bir yerde yenildiler. A m a onlar,
birka yl iinde yeneceklerdir. nnde ve sonunda, i-buyruk,
Tann'nndr. O gn, inanrlar, T an n nn yardm na sevineceklerdir.
Tanr, dilediine yardm eder. O, gldr ve acyandr."
D iyanet'in yaynlarndan Kur'an- Kerim ve Trke Anlam (M eal)
adl eviride ".. . il dokuz yl arasnda galip g e l e c e k l e r d i r .d e n i r .
" il dokuz yl arasnda" sz, "3"ten "9"a olan saylar iin kulla
nld ileri srlen b ir szcn karldr. B en de "birka" diye
dilim ize evirdim .
slam propagandaclar derler ki, "Bizans, savata ran'a yenildii hal
de, birka yl iinde toparlanp ran' yenm eyi baarmt. Bizans'n ye
nilgiye urad srada, ileride toparlanp dmann yenecek durum a ge
leceini ve yeneceini kimse tahmin edemezdi. Kur'ansa bunun olacan
haber vermiti. te Kur'an'm bu haberinin doru kmas, Peygamber iin
de bir mucizedir."154
Oysa, slam propagandaclarnn da "itiraf' ettikleri gibi,155 Bizans'n
ran'a yenilmesi, M slm anlarn aleyhine kullanlyordu. nk B i
zanslIlar da M slmanlar gibi "kitap ehli"ydiler. Bu nedenle M ekkeliler
sevinm iler ve M slm anlar zlmlerdi Bizans'n yenilgisine. M u
ham m ed de panie kaplmt. nanrlarnn "dehet" iinde olduunu
gryordu. Bir eyler sylemesi gerekiyordu inanrlarna. Moral vermesi
gerekiyordu. Bir kehanet ortaya att. te ayetteki "kehanet" budur. B u ke

101

hanetin tuttuu ileri srlyor. Olabilir. A m a tutmayabilirdi de. "Gele


cei" bilir olsayd, yenilgiye urad kimi savalarnda ayn "mucize"yi
gsterir de, yenilgiye uramazd.
Kald ki, ayetlerdeki szler, [...] szlerdir. rnein "birka yl" ya da
"3 il 9 yl" iinde "yenecekler" ne dem ek? M uhammed'in Tanrs
m adem "gelecek"ten bir "haber" veriyor; neden "kesin" konumuyor?
Neden kesin bir tarih vermiyor da, "3 il 9 yl iinde" diyor?
Ve kald ki, savata "yengi" de olur, "yenilgi" de. Bizans da, nce ye
nilmi, sonra "yengi" elde etmi. Doaldr bu. Ayn Bizans'n, ayn sava
dneminde baka "yenilgisi ve "yengi"si olmad sylenebilir mi?
slam propagandaclarnn unuttuklar bir ey d ah a var:
E er "kehanet"leri doru kanlar, "m ucize" gsterm i saylarak
"peygam ber olsalard, tm "kehanetiler"in, birer "peygam ber" olm a
lar gerekirdi. yle deil m i?
slam ve din propagandaclarnn ileyip durduklar ve kukusuz
ounlukla uydurduklar "Peygam ber'in gelecee ilikin haberleri"nde, bu nem li noktay unutm am ak gerekir. M uham m ed'in tm
"kehanet"lerinde...
K sacas: M uham m ed de, her insan gibi gelecee ilikin birtakm
tahm inlerde bulunm u olabilir. Bu tahm inlerin de kim inin doru
kt dnlebilir. Am a, onun "gelecei her zam an bildiini" ileri
srm ek, din propagandaclarna zg b ir sam alktr. M uham m ed'in
nice yanlglar vardr yaam nda. Kim i yanlglarn kendisi de "iti
raf" etm itir ve bunlardan kim i, K ur'a n'a d a gem itir. rnein Tebuk seferinde, Peygam beri aldatarak izin aldklar ileri srlenler ve
P eygam berin yanlgs, T evbe Suresi'nin ayetlerinde anlatlr. B u su
renin 43. ayetinde yle denir:
"(M uham m ed!) Tanr seni balasn; dorular sana belli olup
yalanclar bilip renm eden onlara (o seni yalanlaryla aldatan
lara) neden izin verdin?"
M uham m ed gelecei her zaman bilen kii olsayd, bu tr yanlglara
der m iydi? O, gelecei hibir zam an "bilememitir", yalnzca "tahmin"
ettikleri ve bunlar iinde de doru kanlar olmutur.
B aka tr "bilinm eyen"i bilir m iydi?
102

Buhar'nin E 's-Sahihm de yer alan bir "hadis"te, Peygam ber'in


karlarndan A ienin yle dedii anlatlr:
"Eer bir kimse, size, Peygamber'in gayb (bilinmeyeni) bildiini
sylerse, bunu syleyen yalancdr.. ,"156
Buna gre, rahatlkla yle denebilir: M uham m ed'in "gayb ve ge
lecei bildiini" syleyen ve "bilinmeyeni bilerek mucize gsterdiini"
savunan tm slam propagandaclar "yalanc"drlar!
Bunlar yalancdrlar ama, M uhammed de bu yalanclara olduka ya
rayan tutum ve davranlarda bulunmutur. G erekten "bilinmeyen"i ve
gelecei biliyormu gibi numaralar gstermitir. Bu num aralan gste
rirken de, kendinden nceki kimi peygamberlere benzeme abas, byk
bir etken olmutur. "Kutsal kitap"lann, ayn yolla kitleleri aldatan pey
gam berlerine benzeme abas.. ,157
M uhammed'in [...]la n , onun hemen her eyini "mucizeli" gsterir
lerdi. O da buna olanak verirdi. Yemesi, imesi, oturmas, kalkmas, "zel
ilikileri" bile "mucizeli"ydi [...]nca. Bu arada "erkeklii", [...]* de
"mucize"ler arasnda yer alyordu!
Y ahudi peygam berlerinde olduu gibi. rnein bir D avud'da, bir
Sleym and a ... Bu konuda da onlara benzedii, bunun "A llah'n sn
neti" (Tanr'nn koyduu am az bir gelenek) olduu, Kur'an'da. da,
rnein A hzb Suresi'nin 38. ve 39. ayetlerinde, dolayl olarak, hatta
neredeyse ak biim de anlatlr. Y ani M uham m edin "ak" da, Y a
hudi peygam berlerinkine benzem ekte. A m a tabii M slm anlarca biraz
daha "mucizeli"!
M uham m ed'in [...] M ucizesi:
K adnlaryla G nde K a Kez Yatard?
P eygam ber'in sevgili karlarndan A ie anlatyor:
"Peygam ber'e zel kokular srerdim ; o da, cinsel ilikiler iin
gece, karlarn dolard. Sabah olunca, o zel kokularn izleri
daha zerinde varken 'ihram 'a girerdi."
* 13 szck karlmtr. (Y.N.)
103

Sahih-i B uhar M uhtasar Tecrid-i S a rih in 191. "hadis"idir bu.


192. hadis de yle:
P eygam ber'in yakn dostlarndan Enes anlatyor:
"A yn gnn gece ve gndznn birer saati iinde, cinsel ili
ki iin kadnlarnn tm n dolar; (her biriyle cinsel ilikide
bulunurdu). Ki, o srada 11 y a da 9 kars vard."
A yn hadiste anlatldna gre: Enes'e sordular: "yi am a, P ey
gam ber bu kadarna g yetirebiliyor m uydu?" E nes u karl ver
m iti: "(Elbette!) Biz, P eygam bere 30 erkein cinsel gcnn (Tanr
tarafndan) verildiini konuurduk aram zda."
te bu da bir "m ucize"!
B u ve bir nceki hadis, salam kabul edilen hadis kitaplarnda ve
bunlarn banda gelen B uhar'nin E's-Sahih adl k itab n d a yer alm
tr. B aka "h a d isle rd e y se , P eygam berin "30" deil, "40" erkek gc
ne sahip olduu anlatlr!158
im di, gnde ka kez o ii yaptnn hesabn yapabiliriz. "Sev
gili Peygam berim iz", gnde ka kez cinsel ilikide bulunurdu?
Buharnin "salam" kabul edip yer verdii ve yukarya aktarlan Enes
"hadis"inden, Peygamber'in her bir kadnla, bir gece, bir de gndzn
olmak zere gnde iki kez cinsel ilikide bulunduu anlalyor. D em ek
ki, Peygam ber, gnde 22 kez, ya da 18 kez yapard bu ii. Yani kanlar
"11" idiyse 22 kez, 9" idiyse 18 k ez... Hadisten, bu aka kanlabiliyor. "22 kez", ya da "18 kez"! Belki "22 kez"dir, am a "18 kez" de az
deil. Yine "mucizlik" var dem ek gerekir!
G ryorsunuz, Peygam ber'in " [...]" bile "m ucize" oluyor!
Peygam ber'in cinsel gc, u y a da bu kadar olsun, acaba ayn du
rum da srm m yd?
slam'n "en byk zat"lanndan nl mam G azalinin (1058-1111),
kendisi gibi nl hyu Ulmiddin adl kitabnda yer verdii "hadis"e g
re, srmem iti ayn cinsel g. Bir aralk iyice kesilmiti de Peygamber,
bu durum undan, Cebrail'e yalanm t. Cebrail'se Tanrs'ndan ald bil
giyle Peygam bere bir kuvvet m acunu nermiti: H erse.159 Gazali'nin yer
verdii hadiste aka anlatlyor bu!

104

Bununla birlikte Gazali, ayn kitabn ayn blmnde, "sertleip kal


kan erkeklik organ"nn son derece tehlikeli olduunu, bn Abbas'a gre
Kur'an'da, Felak Suresi'nin 3. ayetinde '"bastran karanln errinden de
A llah'a snrm!' de!" szndeki "bastran karanlk"la, "sertleip kalk
m erkeklik organ" nin anlatlmak istendiini de yazar.160 D em ek ki, Ulu
T ann, bu [...] "err"inden kendisine snmasn tlyor sevgili Peygamberi'ne. Sevgili Peygam eber'iyse ille de onu [...] urayor. Kuvvet
macunu "herse"yi kullanarak... Tann'snn "bastran karanlk" diye ayet
te niteledii ve "err"inden kendisine snmasn tledii [...] ktl
nden korkm uyor anlalan. A m a eliki biraz da Tanrs'nda. A dam a
bir yandan, o [...] "tehlikeli" olduunu bildirirken; br yandan da onu
[...] iin, Cebrail'i araclyla kuvvet m acunu salk veriyor. [. ..?!]*
"Sevgili Peygamberi'miz", ok dknd [...].** Ne var ki, "herse"si
de olsa o denli [...] dayanamyordu. Bir sr gzel kadn biriktirmeye
balad zaman ya epeyce ilerlem iti.161 O kadar kadna [...]*** Belki
de onun iin, kanlarndan Aie ve mm Seleme'nin akladklanna gre,
"bir ay sreyle kanlanna yaklam amaya (cinsel ilikide bulunmamaya)"
ant im iti.162 A m a "29 gn" olur olmaz; "gnn ilk saatlerinde ya da son
saatlerinde", Aienin odasna giderek onunla "birlemi"ti.163 Bunlar da
Buhar ve Mslim'in E's-Sahihlennde birer "hadis" olarak yer alr. Baka
hadis kitaplannda yer ald gibi... "Kadnla belirli bir sre cinsel bir
leimde bulunmama"ya ant imeye, Kur'an ve "eriat" dilinde "l" denir.
Bakara Suresi'nin 226. ayetinde yle dendii grlr: "Kadnlarna (cin
sel) yaklamamaya ant ienlere, drt ay beklemek var. A m a beklemeyip
antlarn bozarlarsa, Tann balar ve acr." Peygamber de "bir ay sreyle
yaklam ama"ya ant imise de zor "beklemi", belki de bekleyememi.
D aha "bir ay" olmadan cinsel birlemeye gidince, Aie sormu: "Sen bir
ay yaklam am aya ant im em i miydin?" Peygam ber u karl vermi:
"yle ama, ayn 29 da ektii olur!"164 (. ..]****

*
**
***
****

Sekiz szck karlm tr. (Y.N.)


ki szck karlm tr. (Y.N.)
szck karlm tr. (Y.N.)
On dokuz szck karlm tr. (Y.N.)

105

Bu [...]* Peygamber, nerede gzel kadn bulunduu kendisine haber


verilirse hem en kanlan arasna alyordu. Onun tek bir sz: "K an olarak
aldm gitti!" demesi yetiyordu.165 Ahzb Suresi'nin 50. ayeti, ok geni
bir yetki vermiti ona. Ayette yle denir:
"Ey Peygamber! Mehirlerini verdiin elerini, sa elinle (bileinin
gcyle) satn aldn ve Allah'n ganim et olarak verdii cariyelerini, seninle birlikte gen am cann ve halalannn kzlarn, day
nn kzlann, teyzenin kzlarn, eer Peygam ber de almak istiyorsa
kendisini Peygam ber'e verm ek isteyen inanl kadn - k i byle bi
rini alm a yetkisi, teki mminlerin dnda yalnzca sana zgdrbunlar sana helal kldk..."
"Helal olsun!" denm ez mi byleine?
Peygam ber, oulluu Z eyd'in gzel kars Z ey n eb i de karlar
ara sn a alm t.
Z eyd iin P eygam ber yle dem iti:
"Ey burada bulunanlar! T ank olun ki, Zeyd benim olum dur. O,
bana m iras olacaktr, ben de ona m iras olacam !"166
P eygam ber'in karlarndan A ie yle der:
"Zeyd, P eygam ber'den sonraya dek yaasayd, Peygam ber onu
kendisine 'H alife' olarak gsterirdi."167
m er'in olu A bdullah da yle der:
"Biz, Z eyd'i, M uham m ed'in olu! diye arrdk."168
Zeyd buydu. A m a Zeyd'in durum undan daha nem li bir ey vard:
K ars Z eyneb, ok gzeldi. Tam [...] greydi!
Z eyneb, P eygam ber'in yakn, halasnn kzyd. P eygam ber daha
nce de, yani Zeyd'in kars olm adan nce de grm t. A ncak, belki
de gzelliinin o denli farknda deildi nceleri. Zeyd'in karyken
grdnde arplm t Z eyneb'e.
P eygam ber, Z eyd'in evine gitm iti. B ir ii vard. Z eyd'le gr
m ek istiyordu. Z eyd evde yoktu. Peygam ber, Zeyd'in kars Z eyneble
* ki szck karlmtr. (Y.N.)
106

karlat. Z eyneb, y arplak bir durum dayd. T m gzellii belli olu


yordu Zeyneb'in. Peygam ber grm, grnce de vurulmutu. Olan
olm utu artk: A yrlrken, Zeyneb'in duyaca biimde yle mrldand:
"Ey, gnlleri evirip evirerek bakalatran Allah'm!" D uygusunu be
lirtm ek istemiti.
K ocas gelince, Z eyneb durum u anlatt. Peygam ber kendisini ne
durum da buldu ve neler syleyip ayrldysa aklad kocasna.
Zeyd adamakll sarslmt. Korkun bir kurt dmt iine. A nla
mt ki, bundan sonra karsyla artk yaayamayacak. stem eyerek bo
anmaya karar verdi. Kararn, gidip Peygamber'e at: "Zeynebi boamak
istiyorum!" dedi. Peygamber, nedenini sordu: "Neden boamak istiyorsun?
Yoksa bir ktlk m grdn onda?" Zeyd, "Hayr!" dedi ve ekledi:
"Hibir ktln grmedim. stelik, imdiye dek ondan iyilik grdm.
Kimi zaman biraz byklenir, diliyle beni incitirdi... Hepsi o kadar." Bu
nun zerine Peygamber: "yleyse, Allah'tan kork da, karn boama!" di
yerek tte bulundu. Bulundu ama, Ahzb Suresi'nin 37. ayetine gre,
gerekte Zeynebin boanmasn istiyordu. Boanmasn ve kendisiyle ev
lenmesini. .. Onu seviyordu nk. Ne var ki, ayn ayete gre, sevgisini ve
dncesini aklayamyordu. Yine ayn ayete gre, insanlardan, in
sanlarn dedikodularndan ekiniyordu. Zeyd, Peygamber'in dn din
ler gzkt. Ne var ki, de mde uyacak durumda deildi. ini ke
miren kurt yznden dayanamazd daha ok. Kararm uygulad ve gzel
Zeyneb'ini boad. Boamak zorunda kald! Nasl olsa [...] olaca iin...
Ve Zeyneb, Peygamber'in oldu. Peygamberin son derece gzel 3 karsn
dan (Zeyneb-Cveyriye-Safiyye) birisi olarak. K anlan oktu ama, te
kilerin gzellii bu nnk kadar deildi.
Bu yk, "hadis" kitaplarnda ve hem en tm nl tefsirlerde by
lece yer alr.
K ur'an'da, A hzb S uresi'nin 37. ayetinde de yle anlatlr:
"Muhammed! Hani Allah'n iyilik ettii ve senin de iyiliin dokunan
kiiye, Zeyd'e tte bulunmutun: 'Kann tut, Allah'tan kork da
onu boama! demitin. Allah'n aa karaca eyi (sevgini), sen
iinde saklamtn. O zaman, insanlardan ekiniyordun. Oysa kork
man, ekinmen gereken, yalnzca Allah't. Zeyd iini bitirince Zey107

nebi sana kanla verdik. Oulluklanndan boanan kadnlarla ev


lenmekte, kimse glk ekmesin diye. Allah'n buyruu, bylece
yerine gelmitir."
Tann'nn "buyruu"na kim kar koyabilir?! O, sevgili Peygam be
rin in [...] de dnr ve ona gre "buyruk" (!) gnderir! [...] nemlidir
sevgili peygamberinin. "Mucizeli" [...].
A hzb Suresi'nin 37. ayetinde bu anlatldktan sonra, 38. ayetinde
de, T a n n nn teki peygam berler iin de ayn davrand, bunda,
knanacak bir yan olm ad bildirilir! yle denir:
"A llah'n Peygam berine uygun grd bir eyde glk ola
maz. Bu, daha ncekilerde de uygulanan bir T anr geleneidir.
T an n 'n n buyruu, kesin, llp biilm itir."
Kur'an yorum lar, bu ayetle, zellikle; Y ahudi krallan n d an D avud
Peygam ber'le, D avud'un gnln kaptrp ald H itti U riya'nn gzel
karsnn anlatlm ak istendiini y azarlar.169
D avud'la o kadnn olay, Tevrat'ta, II. Samuel blm nn 11. ba
bnda yle anlatlm aya balar:
"Ve akam leyin vaki oldu ki, D avud, yatandan kalkt ve Kral
evinin dam zerinde geziniyordu ve ykanm akta olan bir kadn
dam dan grd. V e kadnn bakl (grn) o k gzeldi. V e
D avud gnderip kadn hakknda soruturdu. V e biri dedi: Bu
kadn, H itti U riya'nn kars, E liam 'n kz B at eba (Bint
eyba) deil m i? V e D avud ulaklar gnderip onu getirtti. V e
kadn onun yanna geldi ve m urdarlndan tem izlenm i o ldu
undan D avud onunla y a t t . ( A y e t 2-4.)
Bu yk, teki ayetlerde de srp gider. (Bkz. ayet 4-27.)
Kur'an yorum larnda, rnein "Snni" itikadnda iki byk m ez
hep kolundan birinin bakan olan E bu M ansuru'l-M aturidi'nin (.
Hicri 333/ M iladi 944) Te'v-latu M aturid adl K ur'an tefsirinde ve
A lu s tefsirinde, A hzb S uresi'nin 38. ayetiyle yle dem ek istendii
yolundaki gre yer veriliyor:

108

"Ey M uham m ed! Evli bir kadn seven peygam ber; yalnzca sen
deilsin. D aha nceki peygam berlerden de evli kadn seven
vard!"170
B urada zellikle anlatlm ak istenense, D avud Peygam ber ve T ev
rat'taki bu yks.
Kur'an yorumlarnda, pek ok kars olan peygamberlerden ikisi r
nek olarak gsterilir; Davud ve olu Sleyman. Davud'un 100 kars, 300
cariyesi varm. Sleyman Peygam berinse kanlarnn ve cariyelerinin
toplam , 1000 (bin) kadnm .171 Anlalan, bu peygam berlerin [...] "muczelik", [...] fazlaym!
A m a ben yine de, o Yahudi peygamberlerinin, M uhammed'den daha
[...]* olabileceklerinde kukuluyum.
m am Gazali, ilgin bir konuya yer verir kitabnda; Haan. A linin
olu, Peygamber'in de torunu. 200'den ok kadnla evlenmi. yle olur
m u ki, drt kadn birden alr ve ayn saatte baka drt kadn birden
boarm. Peygam ber, bu torunundan sz ederken, "Yaratl ynnden
de benzeriz. H uyca d a ..." dermi. mam Gazali, bu "benzerliin", "ok
kadnla evlilik" (ve [...]**) ynnden olduunu anlatanlar bulunduunu
yazar. Yani Peygamber'in bunu anlatmak istedii yolunda gr
olduunu belirtir ve bu gr benimsediini belli eder.172
Peygam ber lgnca bir [...]* * * yle olm asayd, 6 yandaki bir
ocukla evlenir m iydi?
6 yandaki ocu k A ie'ydi. K end isiy se 50 yan am t.
Peygam berle 6 yanda evlendirildiini Aie'nin kendisi de anlatr. 9
yam a basarken de "kadn" olduunu... Bu olay, en salam hadis kitapla
rnda bile yer alr. "Hadis" olarak... rnein: Sahih-i Buhari Muhtasar
Tecrid-i Salih'in 1553. hadisi. Bu hadiste anlatldna gre, ocukcaz
korkmu da. O kocaman adamn (Peygam berin) karsna karlnca...
Zavall Aie, daha ok genken, 18 yanda dul kalm t.173 Pey
gam berden dul kald iin evlenememiti [...]. nk Peygamber
kadnlarnn, bakalaryla evlenmeleri "yasak"lamt. Aiecik, Pey
gamber'in salnda da [...]. Biraz olsun [...] iin ortaklarndan Sevde'ye
* ki szck karlmtr. (Y.N.)
** ki szck karlmtr. (Y.N.)
*** ki szck karlmtr. (Y.N.)
109

bir dilekte bulunmu, ondan, "cinsel birleme nbeti"ni, kendisine ver


mesini istemiti, o yal kadncaz da esirgemeyip vermiti.174 Ama, bu
da [...] Aie'ye. Gen kadn, bir [...]* myd? Bu yola gittii de sy
lenmitir. Selemli M uattal olu Safvan'la iliki kurduuna ilikin yaygn
sylentiler dalgalanmt. Bereket ki, N r Suresi'nin 11. ayetinden ba
layan 10 ayet gelmiti de, g durum dan kurtarmt kadncaz. Pey
gam beri d e... "A yef'ler nereden gelm iti?175 Kukusuz, "Tanr"dan! Tan
r, byle ayetlerle, her zaman, M uhammed'in yardmna yetiirdi!
[ .]**
V e dem ek ki, baka m ucizeleri gibi, bu "m ucize"si de bir "balon"du tm yle. Peygam ber'in de uurulm asna yardm c olduu bir
b alon...
Evet, M uhammed'in "mucize"lerinden rnekler de bu kadarla bitsin.
M usa'nnkiler, sa'nnkiler ve M uham m ed 'in k iler...
Birka ilgin rnek de baka peygamberlerinkinden sunmakta yarar
var sanrm. K ur'an'n da yer verdii "mucize"lerden. "Kutsal kitap"lann,
bu arada Kur'an'm, ne tr "mucize"lerle insanlar kandrdklar, biraz da
ha sergilenmi olur bylece:
Salih Peygam ber'in D evesi
Kur'an "tefsir"lerine gre: Salih Peygam ber, "m ucize deve"sini
"kaya"dan karm t, istek ze rin e.176.
"Aman D eveye D okunm ayn"!
A 'rf Suresi'nin 73. ayeti:
"Sem d toplum una da kardeleri Salih'i gnderdik. O d a dedi
ki: 'Ey toplum um ! T a n n 'y a kulluk edin! O 'nun d nda Tanr nz
yoktur. T anr'nzdan bir kant (m ucize) geldi size: ite u
T an rnn dii devesi. B rakn onu, A llah'n top ra n d a otlasn.
Sakn bir ktlkle dokunm ayn ona. Y oksa ac bir ceza sizi y a
kalar!'"
* ki szck karlmtr. (Y.N.)
** Otuz be szck karlmtr. (Y.N.)
1 1 0

H d Suresi'nin 61-64. ayetlerinde, uar Suresi'nin 155-156. ayet


lerinde de anlatlr bu. H em en hem en aynen. Salih'in "dii deve"sine,
K am er Suresi'nde, em s Suresi'nde de deinildii grlr.
"Dii deve"ye "dokunulm am as" buyuruluyor. "T abu"dur deve.
lkel inanlardaki her "tabu" gibi, Salihin bu devesi de, "tehlikeli"dir.
O nun iin "dokunulm az", "dokunulm am al"dr. lkel inanca gre "m a
na" ykldr. O nun iin "dokunulm az."177
"Bu, bir 'hurafe'dir (bo inantr)" diyeceksiniz. E lbette ki, yle.
A m a gryorsunuz, ite Kur'an- K erim im izd e y er alyor. nsanl
aldatanlarca "hurafe"yi ierm edii ileri srlen K ur'an'd a ...
K ur'an'da yer alan tabu, yalnzca bu deil. Tevrat ve teki Y ahudi
kaynaklar araclyla da geen daha nice tabular var. T evrat'taki ta
bular arasnda "deve, ada tavan, tavan ve dom uz" gibi hayvanlar
d a v ard .178 Kur'an'da, "dom uz eti"ne konan "yasak", buradan k ay
naklanr. "D eve eti" K u ra n 'da yasak deildir, am a, bir baka nite
likteki tabu olarak kyor karya: "Salihin devesi" o la ra k ...
D evenin, Suyu "M ucizeli" ii
uar Suresi'nin 155. ayetinde yle denir:
"te bu bir dii devedir. (Kuyudan) su ime hakk, belirli bir gn
onun, belirli bir gn de sizindir. (Bir gn onun, bir gn sizin.)"
K am er Suresi'nin 28. ayetinde de yle anlatlr:
"V e kendilerine ilet ki, sudan im e, aralarnda nbetleedir.
H erkes, im e sras gelince hazr olacak!"
"Dii deve"nin im e srasyla halkn im e sras neden ayrlm ?
nk, "tabu" olan deveye yaklam ak "tehlikeli"dir ve y ak lal
m am as gerekir!
Bu "dii deve" suyu nasl ierm i?
Prof. Kmil Miras diyor ki; "dii bir devenin, bir peygambere mucize
olmas, nasslann (kesin kantlarn) anlattna gre; bu hayvann, bir kuyu
dolusu suyu, bir defada iip bitirmesinde, bu alaslkta grlr. Semd
ileri gelenleri: 'Artk bu deveyi ldrmeli. nk su ime srasnda kuyuyu
kurutuyor o. Hayvanlarmz susuz kalyor!' dem ektedirler.. ,"179

111

"Dii deve"nin neden "m ucize olduu anlatlrken, Kur'an "tef


sirle rin d e bu gre de yer verilir. A m a "mucizelik" nedeni olarak
baka eyler de ileri srlr. rnein nl "tefsir" sahibi Fahruddin E'rR z (.1209), drt gr sayar bu konuda. En bata da, "dii deve"nin,
"kaya"dan karld iin m ucize olduunu ileri sren gre yer verir.
Bununla birlikte drt gr de anlattktan sonra yle der: "Bilesin:
Kur'an, dii devede bir m ucizelik olduunu anlatyor. B u mucizeliin
hangi ynden olduuna ilikin ileri srlen bu grlere gelince: Bunlar,
Kur'an'da yoktur. Devenin m ucize olduu, kesin olarak renilmitir. Bir
ynden m utlaka mucizelii vardr onun. Gerei daha iyi Tanr bilir."180
"Dii deve"nin yalnzca "m ucize" olduunu "bildiriyor" M uham
m ed'in T anr's! A m a hangi ynden? B unu bildirm iyor. K eke bildirseym i de, bizim m ollalar bo y ere o denli tartm asalarm . [...]
retm ek iin Tanr varken, bu grevi m ollalar stlenm ek zorunda kal
m azlard o zam an.
N e olursa o ls u n rs z edilen "dii deve"nin "tabu"luk yan ar
basyor. lkellerin inanlarnda nem li tabularn m ucizelik yan neyse,
nasl korkun sonular yaratabilirliklerinden kaynaklanyorsa, Salih'in
dii devesindeki de odur.
Tanr, B ir D ii D eve in, B tn B ir Toplum u Yok E diyor
Sem d toplum unun "dii deve"yi kestii an latly o r Kur'an'da.
B irok surenin ay e tle rin d e ...181 te o toplum un b an a ne gelm ise o
zam an gelm i:
N em i Suresi'nin 50. ayetinde T anr (!) unu aklyor:
"O nlar, (deveyi kesm ek iin) bir hile yaptlar; biz de bir hile
yaptk. V e onlar, hilem izin farknda bile olm adlar."
D nn, "U lu T anr", hile yapabiliyor!
D ii deveyi kesm elerinden tr zavall toplum a neler yapld
da "ay ef'lerd e yle anlatlm akta:
H d Suresi'nin 65-68. ayetleri:
"Kestiler o dii deveyi. Bunun zerine Salih konutu: 'Yurdunuzda 3
gn daha kalp yaayabilirsiniz. Yalan kmayacak bir szdr bu.'
Buyruumuz gelince (Semd toplumunu yok etme an gelip atnca),
1 1 2

Salih'i ve onunla birlikte olan inam dan kurtardk. Bizden bir 'rahmet'
(acma) olarak... O gnn rezilliinden (getirdii lmden) kurtar
dk onlan. Senin Tannn, ite byle gldr, stndr. Deveyi kes
m e hakszlnda bulunanlanysa korkun bir ses yakalad. Ve onlann hepsi, yurtlannda olduklan yerde kverdiler. Sanki hi yaa
mamlard orada. Bilesiniz ki, Semd, (deveyi keserek) T annlann
tanmamt. Heyy! U zak olsun Semd!"
Salih'in "dii deve"sinin kesilm esinin sonucu.
B u deveyi kesm eleri yznden Sem d toplum unun bana g e
lenler, baka surelerde de anlatlr. K am er Suresi'nin 31. ayetinde de
yle dendii grlr:
"O nlarn zerine, korkun bir ses gnderdik. V e onlar, al sa
hibinin alndaki kurum u ota dndler."
N em i Suresi'nin 51. ayetinde de yle denm ekte:
"...B iz onlar (deveyi kesenleri), tm toplum laryla birlikte
yerle bir ettik!"
"Kutsal kitap"lar, ite byle bir "Tann"y kafalara alayagelm iler
B ir "dii deve kesildi" diye, oluklanyla, ocuklaryla tm toplum u
"yerle bir" eden T an n 'y ...
K ur'an'da, K ur'an'm T anrs daha nice lgnlklar yapar. O nun
fkesine urayan nice toplum larn en ac biim de ve bir rpda yok
ediliverdikleri aklanr "kutsal kitabm z"da.
B inlerce Yl nceki S a lih in D evesi ve
Sem d Toplumu Su ti D iye
M uham m ed, K uyunun Suyundan Yararlanm ay Yasaklyor
"slam da hurafe yok" deyip insanl aldatan arlatanlarn bir kez
daha dikkatlerine. D aha nice kez sunacam binlercesinden bir rnek:
A bdullah bn m er anlatyor:
"Peygam ber, T ebuk gazasnda (Sem d toplum unun yok olduu
anlatlan) H icr vadisinde konaklam t. O srada, P eygam ber
buradaki kuyunun suyunu im em elerini ve herhangi biim de kul-

113

lanm am alarn buyurdu toplulua. Topluluktakiler; 'yi ama,


kullandk. O sudan alp ham ur yaptk, su kaplarm z doldur
duk!' dediler. B unun zerine Peygam ber; oradakilere: 'O hamuru
tm yle atm alarn ve kuyunun suyuyla doldurulm u kaplardaki
tm suyu dkm elerini buyurdu."n
G ryorsunuz, "hurafe (bo inan)" nasl [...]* M uham m ed'in!
Bu "hadis", en salam hadis kitaplarnda da yer almakta. Buhar'nin
E 's-Sahih\ nde de.
H adisi "tercem e" edenlerden Prof. Kmil M iras, bakn utanm adan
neler yazyor:
"H icr.... bir vadinin addr. Buras, Salih Peygamber'in toplumu olan
Semd'un yerleim yeriydi. Allah Teala, bu kavmi burada kahr u
helk ettii iin Peygamber efendimiz, bu 'me'm' (uursuz) diyarn
kuyusunun suyundan iilmemesini emretmitir. (Kimi szckler
Trkeletirilm itir-T.D .)183
H ani, "slam 'da hurafe (bo inan) yok"tu?
M uham m ed'in kafa yapsn gryorsunuz: B inlerce yl nce yara
tlan bir efsanede, falanca kuyudan "tabu" deve ve Sem d toplum u su
iti diye, kuyunun suyunda "uursuzluk" gryor, hatta tm o yreyi
uursuz sayyor, uursuz toplum un yaad, "tabu" deveyle birlikte
su itii "uursuz diyar"n, uursuz kuyusunun, uursuz suyuyla ya
plm ham urlar dktryor ve o sularn iilm esine d e kullanlm a
sna da izin verm iyor. M ilyarlarca insann inanageldii Peygam ber'in
kafas byle bir kafadr ite. V e bu Peygam ber, am zn nice pro
fesrnn olduu gibi, Prof. Kmil M iras'n da "Peygam ber efen
d is id ir ! N asl dnm ezsin ey insanolu?!
M uham m ed bu efsaneyi nereden alp aktarm t?
M em un (Halifelii 813-833) dnem inde yaam A bdulm esih bn
shak El K ind diye bilinen bir Arap dinbilimcinin u szleri ilgintir:
"Eer sen, Ad, Semd, deve ve 'ashabu fil' ve benzeri ykleri anlatrsan,
biz de sana: 'Bunlar birtakm souk haberler ve Arap kocakarlarnn gece
ve gndz syledikleri sama sapan szlerdir' deriz."184
* ki szck karlmtr. (Y.N.)
114

Evet, M uham m ed sz konusu efsaneyi, "Arap kocakarlarnn sama


sapan yklerinden" alm olabilir. "Eski A rap soybilimcilerinden, eski
Yahudi-Hristiyan evrelerden, en bata da; slam ncesinin YahudiH ristiyan karm sylevci ve ozanlarndan aktarmtr" da denebilir.
slam ncesinin nl sylevci ve ozanlarndan Kuss bn Saide'nin, yine o
dnem in ayn tip ozanlarndan Adiyy bn Zeyd'in iirlerinden rnekler
verilebilir. Bu Yahudi-H ristiyan karm kiilerin sylev ve iirlerinde,
"d" ve "Semd" toplundan konusunda, Kur'an'da anlatlanlarn, kimi
zam an benzerini, kimi zaman da aynn bulm aktayz.185
M uham m ed, kim inde [...] aktarr. U staca deitirerek, ya d a o ldu
u g ib i... K im inde, kendisi uydurur; olm u gibi gsterir. K im indeyse
kartrp salata yapar.
Sz konusu "deve"li efsane hangi trdendir?
"K arm a-salata" trnden olm a olasl daha ok.
"D eve"li m ucizeden sonra, geelim "eek"li m ucizeye:
E eiyle Birlikte ldkten Yz Yl Sonra D irilen K ii
Kur'an- Kerim, B akara Suresi, ayet 259:
"Ya da u kim se gibi ki, alt stne gelm i bir kente uramt da:
'Bu duruma geldikten sonra, Tann, nasl diriltebilir bir l kenti?'
demiti. Tanr da hemen o kiiyi ldrd. Yz yl kadar l
brakt. Sonra diriltti. V e sordu: 'Bu yerde ne kadar kaldn sence?' O
kii karlk verdi: 'Bir gn, ya da yarm gn kalmmdr.' Tanr:
'Hayr!' dedi: 'Sen yz yl kaldn burada byle. Yiyeceine, iece
ine bak, bozulmam . Ve eeine bak. Seni, insanlar iin, ze
rinde dnlecek bir mucize yapm ak istedik. imdi iyi bak ke
miklere: Bak, nasl birletirip et giydiriyoruz bunlara.'"
te byle diyor bizim kutsal kitabmz. Bir kentin, yeniden bayndr
bir duruma gelebileceini "kantlamak" iin, adam tutup ldryor.
Eeiyle birlikte... Yz yl l brakyor. Ayn yerde... Sonra diriltiyor.
Biraz sonra da eeini... Eein kemiklerini bir araya getiriyor; etle
kaplyor. Ve: "Hooop" dirilip kalkyor eek. Eekolu eek!.. Buna inan
mak iin ne olmak gerek? [...]*
* On alt szck karlmtr. (Y.N.)

Kur'an, Tanr'nn azyla bildiriyor ki; bu adamn, eeiyle birlikte


ldrldkten ve yz yl brakldktan sonra diriltilmesi insanlar iin
"zerinde dnlm eye deer bir mucize"dir. "Amenn" diyelim, ama
kim grm bunu ey ulu Tanr?! Y alnzca "efsane"de yer alan ve biraz da
Muhammed'in uydurarak, katarak Kur'an'a geirdii bu samalk nasl
"mucize" olabilir? "Dnme"yi tlyorsun ama, "akl"la badaam a
yacak bir ey, onun alanna nasl ekilebilir?
Kur'an yorum lar ve hadis kitaplar, ayette, yz yl l kaldktan
sonra dirildii bildirilen kiinin " zeyir" olduunu anlatrlar.186
" zeyir"in P eygam ber olup olm ad "slam "da tartm aldr. K i
m ileri onun Peygam ber, kim ileri de "erm i" olduunu syler.
Kimlii de tartmal: Kimi tarihi ve yazarlar, "Kur'an'da, 'zeyir'
diye sz edilen kii, Tevrat'taki 'Ezra' olsa gerek" derler.187 Kimileri
zeyir'in, Tevrat'taki "Ermiya" (Yeremya) Peygam ber olduunu ileri
srerler.188
Bence bu ayette, sz edilmek istenen kii, Yahudilerin ileri gelen
Peygamberlerinden Yeremya'dr. A m a Muhammed, baka kiilerin "menkbe"lerinden de alarak yeni batan oluturmutur efsaneyi. Tam kendine
zg biim de...
Sadeddin Evrin Paa da, "zeyir"in, Tevrat'taki Yerem ya olduu g
rnde. Ancak, ldkten yz yl sonra dirilme, yani K u ra n 'daki "eekli
efsane", Tevrat'n Yerem ya blm nde yok. Neden?
P aa hazretleri bu "neden"i aklamyor. A m a baka eyi aklyor.
Bir insann "ldkten yz yl sonra" nasl "dirilebilecei"ni aklyor!
im di m erak edeceksiniz, "nasl?" diye.
Evrin Paa, sz konusu ayete yer verdikten sonra: "Yz yl sonra ha
yata gelie misal olarak, u hayrete deer benzeyii hatrlatabiliriz" diyor
ve A m erika Birleik Devletlerinin iki eski Bakan', A braham Lincoln ile
Kennedy arasndaki "benzeyi"i anlatyor!189
Y ani B akan K ennedy; B akan L incoln'n ta kendisi m iydi P aa
hazretleri? kisi, gerekte ayn kii m iydi?
V e "ku"lu m ucize:

116

ldrlp Param para Edildikten Sonra


D iriltildikleri B ildirilen D rt Ku
K ur'an- Kerim, B akara Suresi, ayet 260:
"brahim ; 'Tanrm ! lleri nasl diriltiyorsun, gster!' dedi. T an
r; 'nanm yor m usun yoksa?' karln verince de; 'Evet, ina
nyorum , am a, yreim kansn istiyorum !' diye konutu. B u kez
T anr yle dedi: 'D rt ku tut, o nlar kendine altr, sonra
(paralayarak) her parasn her bir dan zerine koy. V e sonra
o n la n ar. K oarak sana geleceklerdir. B ilesin ki, T an n gldr ve hikm etlidir."
D emek ki, Tann, "llerin diriltilebildii" konusunda peygamberlerini
inandrm ak iin bile birtakm abalara girimi. brahim Peygam ber'e de
drt tane ku bulmasn, bunlan paralayp her bir parasn ay n ayr
dalara koym asn ve armasn sylemi. brahim'in arm asyla
kular dirilm iler, "koarak, yani uarak gelmiler! Kimi Kur'an yo
rum larna gre bu drt ku unlar: Tavus, horoz, karga ve gvercin.190
B aka takm lar ileri srenler de v ar:191
"Tavus, horoz, gvercin, turna", "tavuz, horoz, hindi, kaz", "tavus,
horoz, karga, doan", "tavus, horoz, karga, rdek" ve "horoz, rdek,
karga, gvercin".
Kur'an 'da anlatlan "drt ku" m asalna inanlrm bir zamanlar.
ok eski alarda. Masallarn gerekler yerine getii alarda... O
alardan ve masal dnyasndan da, M uhammed'in Kur'an'na gelm iler.
K anat rpa rpa uarak gelip konm ular anlalan. "K ulatrlm "
insanlara [...] d iy e ...
H er n ey se... brahim P eygam ber sonradan inanm m ? nanm
m lleri T an n 'n n nasl dirilttiine?
B ir "aklam a" yok.
A m a M uham m ed'in baka trl, ilgin bir aklam as var:
Buhar ve M slim'in E 's-Sahihlen bata olm ak zere en sahih hadis
kitaplannda yer aldna gre; M uhammed, brahim'in, lmlerin diriltileceklerine, gzleriyle grmeden inanmadna dikkati ekiyor ve b
rahim gibi biri inanmadktan sonra, kendisinin "inanmamakta ok daha
hakl" olduunu aklyor.192

117

M uham m ed, azndan karm ite byle. D em ek ki, tm gs


terilerine, "num ara"larna karn, o da inanmam gerekte. "llerin diriltilebilecekleri"ne, sevgili Peygam berimiz (!) de inanmam!
brahim Peygam ber'in bir de "ate"li m ucizesi var:
brahim P eygam ber, A lev A lev Yanan A tee Atlm ,
A m a Yanm am
"K utsal kitabm z" Kur'an, E nbiy Suresi, ayet 68-69:
"'Y akn onu! B ir ey yapacaksanz onu yakn da, T anrlarnza
yardm etm i olun! dediler. B izse (yanan atee) yle dedik:
'Ey ate! Sou! V e esenlik ol brahim 'e!"'
brahim "ate"e atlm , am a, yanm am . T anr'nn buyruuyla!..
A te yak m am onu!
Bu "m ucize"ye, baka surelerin ayetlerinde de yer v erilir.193 D aha
geni biim iyle de, K u ran yorum larnda ve hadis kitaplarnda yer ve
rildii grlr. Bu kitaplarda, brahim 'i atee att ileri srlen
hkm darn ad da aklanr: N em rud. T evratta N im rud diye g eer.194
yknn kaynaysa, Kur'a 'dan ok nceleri kalem e alnm a Tevrat
yorum lar, yani Y ahudi kaynaklardr. G erek Kur'an yorum lar, gerek
hadis kitaplar da ayrntlaryla yknn tam am n, bu kaynaklardan
("M idra"lardan) alm lard r.195
leri srldne gre, "brahim 'in atee atld" yolundaki an
lay ve bu anlay stne uydurulan yk, Tevrat yorum lanrken bir
yanl yorum dan kaynaklanm akta. K ur'an'a, yorum larna ve hadislere
de oradan yanstlm bulunm akta.
B ir k itap ta unlar yazl:
"Bu ocuka masaln m evcut olmadn sylemeye bile gerek yok.
Tersine; (Tevrat'n) Tekvin sifrinden anlaldna gre; Nemrud'un,
brahim zamanndan birok yzyl nce yaad belli. Geri
Kur'an'da Nemrud ad gememekte. A m a bu ad, Midra Rabbi
kitabndaki Yahudi yksnde olduu gibi, hem Mslmanlarn ge
leneinde, hem de Kur'an tefsirlerinde, brahim'in atee atldna
ilikin bir ykde grlr. Buradaki tarih yanl; Byk skender
ile, Trk Padiah Osman Gazi arasnda ne kadar uzun bir zaman
118

getiini ve byle olayn, Osman'n bandan gemediini bil


meyen kimsenin: 'Byk skender, Osman' atee att!' dem esi
kadar byktr.
"Bundan baka; brahim 'in atee atlp kurtulm asna ilikin y
knn temeli, bir eski Yahudi yom m cusunun yapt cahilce bir
yanllktr. Bu da; Cunatan'n, Babilon'u bilmediinden, orada bir
kentin ad olan Ur' szcn, Aram dilinde ate demek olan 'or'
anlamna alarak, (Tevrat'n) Tekvin kitabnn 11. babnn 28. fk
ras (ayeti) zerine yazd yorumda, 'putlara tapmad iin
brahim'i N em rud atee att zaman, onu zarar vermesi ynnde
atee izin verilmedi' diye yazm olmasdr. Gerekte, bu yk, bir
tem ele dayanmamaktadr. Cunatan'n bu yanll yapm asna
alacak deil. G erekte alacak olan ey, tanrsal vahiy alm a
baarsna erdii savnda bulunan bir kimsenin, bir yanlla
dayal olan byle bir masal, harfiyyen doru kabul etmesi ve Ceb
rail araclyla Tanr'dan aldn ileri srd kitabnn (Kur'an'm)
eitli yerlerine sokuturmas, kendisine uyanlara da, buna inanmay
tlemesidir.. ."1%
"Ate"e atlp da "yanmad" ileri srlen brahim Peygam ber kim ?
H er eyden nce "ata". Yahudilerin atas. Tevrat ayetlerine gre.197
Sonra Muhammed'in atas. Peygamber'in Buhanin E's-Sahiti'me de yer
alan bir "hadis"ine (iirine) gre.198 Ve sonra "Mslmanlar"n atas. Hacc
Suresi'nin 78. ayetinde "Mslmanlar"a, "Mslmanlar" adm onun verdii
anlatlr ve "slam milleti (mmeti)" iin "...babanz brahim'in milleti"
denir. Demek ki, Yahudilerin de, Mslmanlarn da "ulu ata"sdr brahim.
te bu "ulu ata", Tevrata gre de, Muhammed'in anlattklarna gre
de; M sr'a gittiinde, kars gzel Sara'y, Firavun'a "kardeim" diye
tantm korkusundan. B aka bir syleyile, Firavuna sunmu. Hem de
kendi eliyle... Yani korkusundan, karm, Firavun'a "[...]* adam"dr bu
"ulu ata".
7evrar'ta bakn nasl anlatlyor:
"V e vaki oldu ki, M sra gitm esi yaklat zam an, kars Saraya dedi: 'te biliyorum ki, sen, grn gzel bir kadnsn.
* ki szck karlmtr. (Y.N.)
119

V e olur ki, M srllar seni grnce, bu onun k arsd r d erler ve


beni ldrrler, fakat seni sa brakrlar. Senin yznden bana
iyi davranlsn ve senin n edeninle benim canm ya a sn diye:
O nun kz kardeiyim de.' V e vaki oldu ki, A bram (brahim ),
M sr'a girdii zam an, M srllar, kadnn o k gzel olduunu
grdler. Firavun'un kom utanlar d a grd onu. V e onu Firavun'a vdler. V e kadn, F iravun'un sarayna (harem ine) aln
d. V e onun yznden A bram 'a (brahim 'e) iyi davrand. Ve
onun koyunlar, srlar, eekleri, dii eekleri, kleleri, cariyeleri, develeri oldu." (Tekvin, bap 12, ayet 11-16.)
Bu Y ahudi kutsal kitabndan, ya da yorum undan yky renen
M uham m ed de yle anlatyor:
"brahim, yalmzca 3 kez yalan syledi. Yalanlardan ikisi, Tann'yla
ilgili konulardayd. Birinde; (hasta olmad halde) 'hastaym!' de
miti. brndeyse, (putlar kendisi krd halde) 'ben krmadm.
Putlarn bykleri, brlerini krd' diye sylemiti. nc yalan
d a yle oldu: B ir gn (Kars) Sre'yle birlikte, zorba hkm
darlardan birinin lkesine gitmilerdi. Hkmdara: 'Burada bir
adam var. Yannda da dnyann en gzel kadn' diye bilgi ilettiler.
Hkmdar, brahim'e adamlarn gnderip, kadnn kimliini sordurttu. 'Bu, senin neyin olur?' dediler. O da: 'Kz kardeim!' kar
ln verdi. brahim, sonra Sreyle ba baa kalnca: 'Kz kar
deim olduunu syledim, sakn beni yalanc karma! T ann'ya ant
ierim ki, yeryznde, ikim izden baka inanr yoktur' dedi. Sonra,
Sre'yi hkmdara gnderdi. .."
Bundan sonra, M uhammed'in, ykye ekledii birtakm eklentiler
var: B u eklentilere gre, Sre "dua" etm i de, hkm dar lr gibi olmu.
Sre'ye her yaklatka hkm darn bana bu durum gelm i. Sonu ola
rak, hkmdar, [...]* yapamam. Bu eklentiler, brahim'in [...] kur
tarm aya ynelik. A m a bouna. nk, kansn hkm dara sunulmak
zere gnderen brahim'in, bilinen ahlak kurallarna gre [...] gidermeye
yetmez. Byleyken: M mtehine Suresi'nin 4. ayetinde, brahim'in "rnek
alnmas gerektii" anlatlr. Dahas; onu rnek almalar, tm inanrlara
* Be szck karlmtr. (Y.N.)

120

tlenir. "Ahlak kurallar deimi midir acaba?" Kukusuz, yle olmas


gerekir. Ancak, ar Suresi'nin 13. ayetine ve daha birok surelerdeki
ayetlere gre, brahim Peygamberden bu yana, "din ve ahlak "kurallar
"deimemi".O zaman; "bir adam kalksa da, korkusundan, karsn su
nulmak zere falanca ya da filanca zorbaya gnderse, [...] davranm
saylmaz m?" biiminde bir som atsa ortaya, ne karlk verilebilir? D aha
ksas: Tanr, herkesin brahim gibi [...] davranmasn m nermekte?
Tevrat'n anlattklarna gre, Firavun, brahim 'in gzel kars
S reyle yatm ve de [...]* !
N e var ki, Tanr, brahim'e kzaca yerde, tutup Firavun'a fkelenmi.
Tevrat'ta unlar yazl:
"V e Rab, A bram 'n kars Sre'den dolay, F iravun'u ve onun sa
rayn, byk v urularla vurdu. V e Firavun, A bram ' arp d e
di: 'B ana bu yaptn nedir? Bunun, senin karn olduunu niin
bana sylem edin de, benim kz kardeim dir, dedin? N iin yle
syledin de, ben de onu kar olarak aldm ? im di ite karn al
ve git!' V e onlarn hakknda, Firavun, adam larna buyruk verdi,
onu ve karsn, o n a ait her eyle birlikte g n d erd iler..." (T ek
vin, bap 12, ayet 16-20.)
B uhar'de de yer alan bir hadise gre, M uham m ed, brahim iin ne
dem i biliyor m usunuz? "O nun tpksn grm ek istiyorsanz; ite a r
kadanza (bana) bakn!" (Bkz. Tecrid, 1378 N o.lu hadis.) [...]* *
K orkusundan ve de kar iin, eliyle gzel karsn F irav u n 'a "tes
lim " edilm ek zere gnderen "atalar atas" ve ilk Y ahudi peygam ber
saylan brahim 'in daha neleri var:
Firavun, gzel kadn Sre'ye, yanndan ayrlrken verdii "arm aan"lar arasnda, bir de "cariye" arm aan etm iti: "H cer."
brahim , bakn neler yapt bu "cariye"ye: K ars Sre'den ald;
koynuna alp yatt. Y ani (...]* * * H cer, brahim 'den gebe kald. G n
geldi; ocuunu dourdu: sm il (Peygam ber). Sonra, "Ulu" P ey
gam ber brahim , en acm asz kim senin bile kolayca yapm ayaca
eyi yapt: H cer'i, o cuuyla (sm il'le) birlikte, gtrd; ssz,
* Be szck karlmtr. (Y.N.)
** On szck karlmtr. (Y.N.)
*** szck karlmtr. (Y.N.)

121

otsuz-susuz bir yere brakt. Kur'an'da, brahim Suresi'nin 37. aye


tinde de, onlar byle bir yere brakt aka anlatlyor. H adislerde,
bu durum un daha acklca anlatld grlr. B uhar'nin de yer
verdii bir hadiste yle denm ekte:
"...brahim , Hcer'le em zirmekte olduu ocuu smil'i, Kbe'nin
bugn bulunduu yere, M escid'l-Haram'n yerinin yukarsndaki
Zem zem Kuyusunun st yannda bulunan bir aacn yanna brakt.
O zamanlar, Mekke'de hi kimse; dahas, iecek su bile yoktu.
brahim, Hcer'le olunu byle bir yere brakt. Y anlarna da
yalnzca, ii hurma dolu bir daarck, ii su dolu bir krba (tulum)
koydu. Sonra da (am'a gitm ek zere) ayrlm aya yneldi. smil'in
annesi (Hcer) de, ardndan bakp izlemeye koyuldu brahim'i. Ve
yle seslendi: 'Ey brahim! nsann ve hibir eyin bulunm ad
byle bir vadide, bizi bu durum da brakp da nereye gidiyorsun?'
Kadn bu soruyu brahim'e birok kez yneltti. A m a brahim
karlk vermesi yle dursun, ona dnp bakm ad bile. Sonra
kadncaz son bir soru daha sordu: 'Bizi, buraya getirip brakman
sana Tanr m buyurdu?' O zam an brahim soruya: 'Evet!' diye
karlk verdi. Bunun zerine Hcer: 'yleyse, o bizi burada korur,
yok etmez!..'" (Bkz. Tecrid, 1381 No.lu hadis.)
K im yapyor bu acm aszl? P eygam berlerin babas ve gerek
Y ahudilerin, gerek M slm anlarn "ata"s olan brahim Peygam ber!
Tevrat'ta d a aa yukar byle anlatlr. (B kz. T ekvin, bap 21,
ayet 9-17.)
D nelim yine, brahim 'in "ate"li m ucizesine:
B iliyor m usunuz, M uham m ed'im ize gre, brahim Peygam ber'in
iine atld "ate"i hangi yaratk "krklem i"? B u yaratk: K erten
kele. Y anl grm ediniz: brahim 'in ateini krkleyen yaratk, k er
tenkeleym i! " A lac asy m .
Kertenkele, brahim 'in ine A tld A tei
K rkledii in C ezalandrlm
guanagiller familyasndan anol diye bilinen kertenkele olmal. nk
bu kertenkele kzd zaman, boynunun altndaki torba, biimli bir yapyla
ier! ien bu torba, tam brahim'in "ate"ini krklem eye elverili du
122

ram a gelir! Bu namussuz hayvan krklemi olmal o atei! Onun iin de


grld her yerde, sevgili Peygamberimiz M uhammedin dyle
hemen ldrlmek! brahim'in ateini krklemenin cezasm ekmeli!
"Mizah" sanacaksnz. A m a deil. Gerekten tlyor M uham m ed
bunu. dn de E's-Sahihu'l-Buhar bata olm ak zere, en salam ha
dis kitaplar bile yazyor. M uhammed, "alacal kertenkele"nin ldrl
mesini buyuruyorken, aynen yle diyor: "Ve K ne yenfuhu al brahime
aleyhisselmi." Yani: "nk o kertenkele, brahim Peygamber'in zerine
(atld atee) doru fryor, atei krklyordu." (Bkz. Tecrid, 1380
N o.lu hadis.) Bunu syleyen, ikide bir, "akl ve bilim dini" olduu ileri
srlen slam'n peygamberidir!
B u [...], T evrat'ta yer alan benzer bir [ ...] anm satyor:
"C ennet"te, H avva'ya yasak m eyveyi yedirttii ve onun, ei
A dem le birlikte "cennet"ten kovulm alarna yol at anlatlan ylan,
T anr'nn nasl "cezalandrd" yle aklanyor:
"Ve Rabb Allah, ylana dedi: Bunu yaptn iin, btn srlardan,
btn kr hayvanlarndan daha lanetlisin. Seninle kadn arasna ve
senin zrriyetinle onun zrriyeti arasna dm anlk koyacam. O,
senin bana saldracak, sen de onun topuuna saldracaksn..."
(Tekvin, bap 3, ayet 14-15.)
M uham m ed'in "kertenkele"ye ilikin anlattklarnn ilkelliiyle,
burada ylanla ilgili anlatlanlarn ilkellii ayn. B urada, "su" iled i
i ileri srlen ylann kendisiyle birlikte tm "zrriyeti" (nesli) "ceza"landrlyor. M uham m ed'in, masallardan arp anlattnda da; "ker
tenkele" nesliyle birlikte ayn trden "ceza"ya arptrlyor.
Ey "kertenkele"! N e halt ettin de, tm soyunun "cezalandrlm asna
yol aan bir i iledin! brahim in atld atei "krklemek" sana m
kalm t?
brahim 'in "ate"e atlm as ve "yanm am as"n a ilikin yknn b ir
benzerini, Tevrat'n D anyal blm nde buluyoruz:
"V e 3 adam , adrak, M eak ve A bed-nego, bal olarak, atei
alevli frnn iine atldlar.
"O zam an, Kral N ebukadnetsar at. (nk durum artcyd.)
V e tez ayaa kalkt; tlerine syleyip dedi: 'Biz atein iine,
123

bal 3 kii atmadk m?' K rala cevap verip dediler: 'Gerek, senin
dediin gibidir ey Kral!' Kral karlk verip dedi: 'te ben,
zlm 4 kii gryorum. Bunlar, atein iinde yrmekteler. Ve
kendilerine bir zarar olm am . D rdncnn grnyse, bir ilah
oluna benziyor.'
"N ebukadnetsar, atei alevli frnn kapsna yaklat; syleyip
dedi: 'Ey Y ce Allah'n kullan, adrak, M eak ve Abed-nego! Dan kn ve buraya gelin!' O zaman, adrak, M eak ve Abed-nego, atein iinden ktlar. V e satraplar, kaym akam lar ve valiler ile
Kraln tleri, bir araya toplanm olarak, bu adam lan grdler.
V cutlar zerinde, atein gc-izi yoktu. V e balannn salar
yanm am ve alvarlarnn durum u deim em iti. A tein kokusu
da onlara sinmemiti." (Bap 3, ayet 23-27.)
G ryorsunuz, brahim 'in "ate"li m ucizesini, M uham m ed ne
relerden [ ...] koym u K u r'a n a.
Ve "ateligillerden" byk "ak"l m ucize, ya da m ucizeli ak:
Sleym an'n M ucizesi ve Sebe' K raliesi
Kur'an, N em i Suresi, ayet 16:
"A nt olsun ki, Sleym an, D avud'un m irass oldu. Sleym an;
'Ey insanlar! Bize kudili retildi ve bize her eyden bolca ve
rildi. K ukusuz bu apak bir stn iyiliktir' dedi."
A yn sure, ayet 17-19:
Bu ayetlerde, Sleyman'n, "cin"ler, insanlar ve "ku"lardan oluan
ordusunu toplayp yola kt, yolda karnca deresine vardnda
karncalarla karlat, bir karnca liderinin; "Karncalar! Haydi yu
valarnza girin de; Sleyman ve ordusu, farknda olmadan sizi ezmesin!"
diyerek teki karncalar uyarm asna tank olduu, bu uyan szlerine
gld, bu szleri anlamasn salayan T an n mn iyiliine "kr"le
karlk verdii anlatlyor.
A yn sure, ayet 20-23:
"Sleyman, kulan gzden geirdi ve: 'Hdhd (avukuunu)
niin gremiyorum? Yoksa, yitiklerden mi oldu? Kesinlikle ar bir

124

cezayla cezalandracam onu. Y a da keseceim. M eer ki, ak bir


kanta dayal bir gerekeyle bana gelm i ola!' diye konutu. ok
gem eden hdhd gelip unlar syledi: 'Sleyman! Senin bil
mediin bilgiler elde ettim. Sebe' (lkesi)den, sana kesin bilgi (ha
ber) getirdim. Kadn buldum! Hkm darlk eden bir kadn. H er
eyden kendisine bolca verilmi. Bir de byk taht v a r..
A nlalan, "Sleym ana kadn bulmasayd", "hdhd" denen kuun
hali harapt!
A yn sure, ayet 24-26:
B u ayetlerde, "hdhd"n, Sebe' (Y em en'de bulunan Saba) ken
tindeki toplum un dinsel inanlar konusunda da, S leym an'a bilgi (!)
verdii aklanyor.
A yn sure, ayet 27-28:
Sleym an, "hdhd"e seslenerek:
'"B akacaz, doru m u sylyorsun, y oksa yalan uyduranlardan
m sn, anlayacaz. im di sen u m ektubum u gtr, (K ralienin
sarayndaki) ilgililere ilet. Sonra, bir yana ekilerek ne sonuca
varacaklarn anlam ak iin bekle!' dedi."
A yn sure, ayet 29-37:
Bu ayetlerde, Sleyman'n mektubunu alan Sebe' (Saba) Kraliesinin,
danmanlarn toplad, mektubun ieriini grt, eer Sleyman'a
birtakm armaanlar gndermezse, onun gelip lkesini altst edebileceini,
bunun hkmdarlarca uygulanagelen bir gelenek olduunu syledii,
sonra, Sleyman'a armaanlar gnderdii, ama, Sleyman'n, kendisinde
ok daha bol mal-mlk bulunduunu syleyerek bu armaanlar kabul et
medii, Kralienin armaanlarn getiren elisine; "Geri gtr armaanlar.
V e onlara, benim ant ierek: 'Ordumla, kar koyamayacaklar bir orduyla
gelir; onlar, ezilmi ve alalm durum a drerek lkelerinden kar
n n! dediimi syle!" biiminde seslendii bildiriliyor.
A yn sure, ayet 38-40:
B u ayetlerdeyse: S leym an'n (Sebe1 K raliesine kavum as iin,
T a n n 'n n salad) alas "m ucize"si anlatlyor: S leym an, d a
n m anlarna ve ileri gelen ilgililere: "O nlar bana teslim olm adan n
ce, K ralienin tahtn-sarayn, bana, buraya kim getirilebilir?" diye
125

sorm u; "cinlerden ifrit" hem en atlp u k arl verm i: "S ana onu
ben getiririm ! H em de, sen daha yerinden kalkm adan." B ir bakas
atlp kendisini daha gl gsterm i ve "Ben, onu sana daha abuk,
sen daha gzn ap yum m adan getirebilirim !" d iy e konum u. V e
de "getirm i"!
A ncak "N em i" (karnca) Suresinin buraya dein sunulan ayet
lerindeki bir sr [...] ve olam azlk yannda, S leym an-Sebe' (Saba)
K raliesi m asalna ilikin kesim de, "yenilir-yutulur" trden olm ayan
iki olam azlk var: Bunlardan biri corafya ynnden, br tarih
ynnden.
Corafya ynnden olamazlk: Yahudi Kral ve Peygam beri Sley
mann bulunduu yer: Yerualim (Kuds). "Sebe"' (Saba) kent ve dev
letinin bulunduu yerse: G ney Yemen'de, Kzl Denizle Aden Krfezi
arasnda kalan buruna ok yakn bir kesimde. Yani Yerualim nereee,
Sebe' nere? Arada, 2000 km.den ok uzaklk var. B u kadar bir uzaklktan,
Sebe' Kraliesinin taht ve saraynn bir anda alnp gtrlm ola
bilecei dnlebilir mi? Yani gerekle badaabilir mi bu? B una inan
m ak iin ocuk masallarnda anlatlanlara inanacak kadar "gerek"lerden
uzaklam ak gerekir.
Sleymann mucizelerine ilikin ayetlerde anlatlan masal ve sa
malklar, baka konulardaki sam alklar gibi, "akl ve bilim"le bada
trm aya alan Sadeddin Evrin Paa, "Sleyman'n rzgra (yele) bi
nerek sabahtan akama kadar olan bir zam an iinde 2 aylk bir uzakla
varabildiini" anlatan Sebe' Suresi'nin 12. ayeti zerine, unlar yazm ak
tan kendini alamyor: "ocuk masal, 'uan hal' veya 'sprge zerinde
uan, kpe binen cad' rnei gibi Sleyman'n gkyznde tahtyla ua
rak stanbul'a geldii ve burada Belkis'e (Sebe Kraliesine) kk yap
trd efsanesi, tamamen hayal m ahsuldr."199
Peki, Sebe' Kraliesinin taht ve saraynn 2000 km.den daha ok bir
uzaklktan, bir anda Yerualim e (Kuds'e) getirtilip kondurulmas ne
"mahsuldr" Paam ? Bu da ayn tip bir ocuk m asal deil midir?
Tarih ynnden olam azlk: slam A nsiklopedisi'nden, konuya
ilikin bir kesim i, anlalabilir bir T rkeye evirip sunm ak yerinde
olacak:

126

"...Sleym an Peygam beri ziyaret etmi olan Sebe' (Saba) K ra


liesinin yksne, bu yknn tarihsel deerine gelince: Sebe' ve
M ain (Devleti) hakknda bildiimiz her ey, bu lkede bir Kralie
bulunduuna ilikin ileri srlen varsaymn tersini ortaya koy
maktadr. Glaser'in ve E. Meyer'in hl inandklarna uyacak biim
de, Sebe"de kadn bir hkm darn yaam olduuna tanklk ede
cek bir belge bulunup gsterilemez. Eski Sebe' kabilelerinin XI.
ya da X. yzyla ait olduuna, Sleyman'n zam annda kuzeye
doru uzaklara uzanan byk bir Sebe devletinin bulunduuna
ilikin varsaym ileri srmeyi mmkn klacak bir tanklk (belge,
kant) da yoktur. Sebe' Kraliesi kiiliinde, Sebe'lilerin asl lkesi
olan Yareb'in bir Kraliesini grmem iz de mm kn deildir. Bu,
bir uydurm a olarak, aralarnda Arib Kralieleri tarihe bilinen
Kuzey Arabistan Kralielerinin varlnn bir ans olabilir. Bu an,
A raplar tarafndan yeniden ele alnm ve Sebe' Kraliesi Belkis
efanesi g elim itir..."200
O lanca dinciliine karn Prof. Dr. N eet aatay bile unlar
yazyor:
" te yandan, sylentilerin, srail K ral S leym an'la (saltanat:
973-933) ada gsterdii Sebe' M elikesi hikyesi, tarihi
olaylara pek uygun dm em ektedir. ( ...) Y em ende B elkis adl
K ralieyi, H im yerliler dnem inde B elkis B int H edhad ad altn
da ve M iladi 330-345 yllar arasnda hkm srm olarak g
ryoruz ki, H ristiyanla yeni girm i olan H abelilerin bunun
zam annda Y em en'e saldrlar olm utur. B u kadnla, ondan
13-14 yzyl nce yaam olan srail K ral S leym an arasnda
bir ilgi olam az. Y em en'deki Sebe' D evleti, en erken VIII.
yzylda kurulduuna gre, ak ykleri dillere destan olan Belkis'in, Sebe' M elikesi olm as bile u z a k tr..." 201
"Bu Sebe' D evletinin bir K raliesinin, srail K ral Sleym an'la
iliki kurm u olm as, tarihi geree uym ad halde, eski tarih
iler, bundan sz e d e rle r..."202

127

"Eski tarihiler" ne dem ek? "K utsal k itap Kur'an bile sz etm iyor
m u? "Tarihsel geree" uym ad halde?!
Kur'an d a n izlem eyi srdrelim :
A yn sure (N em i), ayet 41-44:
"Sleyman; Tahtn-sarayn onun tanyam ayaca bir durum a ge
tirin de bakalm, tanyabilecek mi, yoksa tanyam ayacak m?' dedi.
Kralie gelince, 'Senin kkn byle m iydi? diye soruldu. O da
'Onun gibi!' karlm verdi. V e 'D aha nce bize bilgi verilmiti
de kendimizi (Sleyman'n buyruuna) teslim edenlerden olm u
tuk!' dedi. Kralieyi o zam ana dek bundan alkoyan, Tann'nn
dnda tapt eylerdi. nk Tanr'ya (Tektanrya) inanm az toplumdand. Kralieye: 'Kke girebilirsiniz!' dendi. Kralie salonu
grnce, onu, derince bir su sand ve eteini ekti. (Ve Sleyman,
grm ek istedii [...]* ) Sleyman gerei aklayp; 'Gerekte bu
grdn, cam dan yaplm bir saraydr' dedi. K ralie de bunun
zerine yle konutu: 'Tannm ! Kukusuz, ben kendim e yazk
etmiim! imdi, ben de Sleym an'la birlikte, dnyalarn Rabbi olan
Allah'a kendimi teslim ettim.'"
M asal K raliesi, aslnda "A llah"a deil; Y ahudi K ral Sleym an'a
kendini "teslim " etm i oluyordu!
T evratta da "Ve Seba K raliesi, Rabbin adndan tr Sley
m an'n nn iitince, onu bilm ecelerle denem eye g e ld i..." diye ba
layan bir yk var. (Bkz. I. K rallar, 10:1-13; II. T arihler, 9:1-12.) A n
cak, Sleym an-Sebe' K raliesi m asalnn K u r'a n 'daki biim i yok Tev
rat'ta. T evrat'ta yok ama, Tevrat'n yorum larnda var. rnein "Ester"
(E sther) adl blm de, K ral A havero-E ster (K ralie E ster) ilik i
sinden sz edilir. B u blm n A ram evirisinde (II. Targum 'da) Kral
A havero -K ralie E ster k arlam as stne, y o ru m d a y er alan an
latm lar, K u r'a n 'm yer verdii Sleym an-Sebe' K raliesi m asalnda
anlatlanlara, "tm yle uyuyor" denecek lde benzem ekte. Bu ne
denle, bir yabanc yazar konuya ilikin unlar yazm akta:
"Kur'an'da anlatlan biimiyle Sleyman-Sebe' Kraliesi yks,
Ester zerine yazlm olan II. Targum 'dan alnmtr. M uham
med, kukusuz, onun, Yahudilerin M ukaddes kitaplarnn bir
* ki szck karlmtr. (Y.N.)
128

blm n oluturduuna inanyordu. Oradaki akla ve geree ay


kr szler, kendisinin ve Araplarn zevklerine o denli uyuyordu ki,
bunu, Nemi Suresinin ayetlerine aktard.. .203
Bence, M uham m ed, eitli Yahudi kaynaklarndan, belki biraz da
Iran evrelerinden aldklarn bir araya getirmi, kimi yerlerini dei
tirm i ve hepsinden katarak "salata"ya benzer bir ey yapmtr. Y a da
bakalar eliyle yaplm olan salatay aktarm tr Kur'an'a. Zam an za
man da bunu yaptna tank olm uyor m uyuz?
H er n ey se... nem li olan, bylesine akl ve gerek d bir m asa
ln K ur'an'da yer alm bulunm as. "K aynaklar d a ilgin, nem li;
am a daha nem lisi bu.
D nn, m asaln Kur'an'dn yer ald biim ine gre, T anr; S
leym an P eygam ber'e ne "m ucize"ler gsterm e olana verm i! H ele
aralarn d a byk "ak"n tututuu Sebe' K raliesin e kavusun ve
[...]* diye verdii "m ucize" olana!.. [...]* *
Gelin grn ki; Tevrat'm anlattna baklrsa, Kral (Peygamber) S
leyman, Tanrsndan ok, "kadn"lara eilmi ve kadnlar iin Tanrsndan
olduka uzaklam. Tevrat'n I. Krallar blmnde unlar okuyoruz:
"Ve Kral Sleyman, Firavun'un kzyla birlikte, Moabler, Ammonler, Edomler, Saydallar ve Hittlerden; pek ok yabanc kadnlar
sevdi. Tann'nn srailoullanna: 'Onlann arasna gitmeyeceksiniz,
nk onlar, sizin yreklerinizi kendi T annlanna doru saptrrlar!'
diye syledii toplumlardan olduklan halde. Sleyman, onlara sev
giyle yapt. V e onun 700 kans, Kral kz olup, 300 de cariyesi
vard. V e kanlan, onun yreini saptrdlar." (Bap 11, ayet 1-3.)
N e dem eli, Tanr olarak sen tut o denli nem ver, [...]* * * ve Sebe'
K raliesine olan akn doyurm as iin bile, b ir sr "m ucize"
gsterm esini sala, o da tutsun, Kral ve P eygam ber olarak sana "iha
net" etsin"! "N ankrlk" ite!
im di de "balk"ta m ucize:

* szck karlmtr. (Y.N.)


** On drt szck karlmtr. (Y.N.)
*** ki szck karlmtr. (Y.N.)
129

Balk K arnnda Yaayabilen P eyg a m b er (Yunus)


Kur'an- Kerim, Sfft Suresi, ayet 139-147:
"Kukusuz, Yunus da peygam berlerdendi. Anmsa: Kap dolu bir
gem iye binm iti o. G em idekilerle karlkl kura ekim i; yenik
denlerden olm utu (ve denize atlmt). K endini knarken, bir
balk yutm utu onu. Eer Tann'y ycelterek ananlardan olm a
sayd, 'dirilm e gn'ne (kyam ete) dek; baln kam nda kalacakt.
Onu kurtarp karaya kardk. O srada ok gsz durumdayd.
zerinde kabak trnden bir bitki bitirdik.
"Biz onu, yz bin ya da daha ok kiiye peygamber gndermitik."
"Ka kiiye" peygam ber gnderdiini "Ulu T anr" d a iyice anm
sam y o r anlalan!
K alem (N un) Suresi, ayet 48-50:
"Ey M uhammed! Rabbinin yargda bulunaca zam ana dek sen kat
lan da, o 'balk arkada' (sahibi) Y unus gibi olma! A nm sa ki;
kaygl biim de yakarmt o. Rabbinin katndan ona bir iyiilk
ulam asayd, kyya, knanm olarak atlacakt. R abbi onu, seip
iyilerden kld."
"Yunus gibi olma!" dyle ilgili olarak, M uhammed'in "hadis"inde
yle dedii anlatlr: "Kim, 'Ben, M etta (Amitta) olu Yunus'tan daha
hayrlym !' derse, yalan sylem i olur."
M uham m ed, burada T a n n 'y b ir eit "yalanlam " o lm uyor m u?
O, "Y unus gibi olm a!" derken, M uham m ed'in Y unus'tan "daha h a
yrl" (daha stn) olduunu sylem i olm uyor m uydu?
E nbiy Suresi, ayet 87-88:
"Ve 'nun' (balk) sahibi... A nm sa ki; fkelenerek yrmt (de
gidip gem iye binmiti). V e kendisine g yetinm eyeceim izi san
m t. A m a karanlkta (baln kam nda): 'Tannm ! Senden baka
T ann yoktur, seni tm eksiklerden anlanm , yceltirim! Dorusu
ben, kendine yazk etm ilerden oldum!' diye yakarmt. Biz de
karlk verip, zntsnden kurtardk onu. nanm lar, hep, by
le kurtarrz!"

130

elikiye dikkat edin: "Tanr'nn kendisine g yetirem eyeceini


sanarak kat" bildirilen Y unus, "tam inanm lar"dan saylyor.
B u m asal, Tevrat 'ta da var: "Yunus" adl blm nde.
yle balar:
"V e A m ittann olu Y unusa, R abbinin u sz geldi: K alk, Nin ovaya, o byk kente git; ona kar ard a bulun! nk o n
larn ktl, benim nm e kadar kt. Fakat Y unus, R abbin
nnden, T arsis'e kam aya kalkt. V e Y afa'ya indi. T arsis'e g i
den bir gem i buldu, navlununu verdi ve R abbin nnden, uzaa,
T arsis'e, onlarla birlikte gitm ek iin gem iye bindi. V e Rab, d e
nizin zerine byk bir yel gnderdi. D enizde, byk bir frtna
oldu. G em iciler k o rk tu la r..." (Bap 1, ayet 1-5.)
V e srp gider:
"Ve herkes birbirlerine dedi: G elin de kura ekelim ve bilelim
kim in yznden bir bela bam za geldi. V e kura ektiler. K ura,
Y unus'a dt." (1, ayet 7.)
"Ve Yunus'u kaldrp denize attlar ve denizin kudurmas yatt..."
(1, ayet 15.)
D enizin "kudurm as neden "yatt"?
nk Y ahudi T an rnn " [...]" yatm t. [ ...] o zam an zam an.
"K urban"n alnca d a "durur" ve "yatr". lkel k afalard a yaratld
gnden bu yana, hep byle olur.
"V e Y unus'u yutm as iin Rab, byk bir balk hazrlad ve Y u
nus, 3 gn, 3 gece baln karnnda kald." (1, ayet 17.)
Y unus, sonra uzun uzun "dua" eder baln karnnda. B unun ze
rine R ab, balar ve kurtarr:
"V e Rab, bala syledi ve Yunus'u, karaya kustu." (2, ayet 10.)
D ah a sonra, Rab, Y unus'u yeniden N inova'ya gnderir. N inova b
y k bir kent. "G enilii 3 gnlk yol." Y unus, kente varnca, T anr'nn, b u rasn ykaca n syler.

131

"V e N inova halk, A llah'a inandlar ve oru ilan ettiler ve b


ynden kne dek ullar sarndlar. V e bu sz, N inova
K ralna eriti ve K ral tahtndan kalkt ve zerin d en kaftann
kard ve ul sarnp kl zerine oturdu. V e K raln ve byk
adam larnn ferm anyla N inova'da barlp ilan edildi: nsan ve
hayvan, sr ve davar, bir ey tatm asnlar, o tlam asn lar, su da
im esinler. V e insan da, hayvan da ul sarnp A llah' kuvvetle
a rsn la r..." (3, ayet 5-8.)
K ral bata olm ak zere herkes, "A llah' kuvvetle arnca", N i
nova kurtulur.
N e var ki, bu kez Yunus kzar. nk Tanr onu yalanc karmtr.
V e "cann almasn" ister Tanr'dan. Kentin dousuna ekilir, orada ken
disine bir ardak yapp otururken, "Rab Allah, bir asm a kaba fidan
hazrlayp Yunus'a glgelik yapar". Yunus, buna ok sevinir, am a sevinci
grtlanda kalr. nk asm a kaba fidann yaratan Tanr, onu yiyip
kurutacak "kurt"u da yaratr. Sonuta, asm a kaba kurur. Nedenini de
Tanr aklar sonradan:
"Ve R ab dedi: Sen em eini ekm ediin ve bytm ediin asm a
kabana acyorsun. O kabak ki, bir gecede kt ve bir gecede
yok oldu. Y a ben, N inova iin, bu byk k en t iin acm ayaym
m ? O kent ki, orada, san ve solunu seem eyen yz yirm i b in
den ok insan, birok da hayvan var." (4, ayet 9-11.)
te byle biter Y unus ve N inova toplum u efsanesi.
Kur'an ayetlerinin konuya ilikin anlatmlar biraz deiik. A m a ok
kesin olarak belli ki, kaynak buras. Yani, Tevrat'n Yunus blm. D e
iiklikse; ya, K ur'an'a geirilirken M uhammed tarafndan olmutur, ya da
bunu M uham m ede aktaranlarca... Yunus-Yunusun ka-gemiye biniigemide kura ekilii-kura sonucu Y unusun denize atl- baln Yunus'u
yutuu-Yunus'un baln karnnda lmeyip kal ve dua edii-sonra ka
raya brakl-kabak-Yunus'un peygam berlik ettii topluluun balan-bu topluluun kii says... Tm bunlar, Tevrat'n Yunus bl
mnde de var; K ura n ayetlerinde d e ... Ayn ilkel kafa, ayn ilkel bak
biim iyle... Kur'an ayetlerinin kaynaklarnn, Tevrat'taki bu blm olduu
kesin. Ancak, oradaki kimi ayrntlarn Kur'an'a geirilmemi, kimilerinin
132

de deitirilerek geirilmi olduu gze arpmakta. Bu da ya M uhammed


eliyle byle olmutur; ya da ona buradan aktaranlarca... Buradan, ya da
buraya ilikin Yahudi yorum larndan... Masaln, hemen hemen olduu
gibi, yani 7evrar'taki biimiyle Kur'an "tefsirlerine geirildii grlr.204
Ki; bu da, olduka ilgintir.
"B aln yuttuu insan, o baln k arn n d a yaar" m ?
-"Y aar." H em de "3 gn 3 gece". V e de "tespih ekerek, dua ede
rek"!.. Y unus Peygam ber yle olmu. Baln kam nda "yaam". V e
"o karanlk yerde", Tanrsna "tespih"ler, "dua"lar sunarak balanm ,
sonuta kurtarlm!
O lur mu bu?
Olur! "Bal gibi olur"! "K utsal kitap"lara g re ... "K utsal kitap"lar
yalan syler m i?
Bu kitaplarn [...] kurtarm aya hevesli kiilerden Sadeddin Evrin Pa
a, bu konuya da yer vermi. V e de Y unus-balk m asalm, "akl ve bilim "le badatrm ak iin epeyce uram grnm ekte. Paam z, Yunusun, "Yunus balna ksa bir sre yoldalk ettii sonucuna var
labilir" diyor ve Yunus balnn zelliklerini, uzun uzun anlatyor.205
"Ayetler, byle yorumlanabilir" demek istiyor olsa gerek. yi ama, bu
bile; "akl ve biliri'e az m aykrdr, a Paam ?! Yunus Peygam ber'in,
denizde, yunus balna, "ksa bir sre" de olsa "yoldalk etm i olaca
", nasl dnlebilir? Y unus Peygam ber de, yunus bal da, o "yol
daln" eitim ini grm deilken..?!

133

MUCZE VE GEREK

Gerek, iyice gzler nne serilsin diye; uzun uzun rnekler sunuldu
"mucize"lerden. nsan, "dinsel uyuturucu"dan olabildiince uzaklama
y a alarak bunlar zerinde dnrse, "Peygamberlik" denen kurumun
tek dayana olan "mucize"nin ne olduunu ve ne olm adn anlar.
nsana zg akl iyi kullanarak dnm eyi baarrsa, hibir kukuya yer
kalmayacak biimde kesin olarak anlar ki, "mucize" yutturmacasnm,
"gerek"le hibir ilgisi yoktur. A m a yazk ki, inanmaya elverili duruma
getirilen kitlelere yutturulagelm itir bu uydurm a...
U ydurm adr, nk:
nsanolunun bilgiler elde edip biriktirdii bilgi yollar var, salkl
dnmesine yarayan akl ilkeleri var, bilim lleri var. Bunlar var
olduu iin matematik, fizik, kimya, biyoloji ve teki bilim ve uzmanlk
dallar var. Tm bunlar yok saylmadka, "mucize"ye inamlamaz. Ka
falarda "m ucize geerliyse, bunlar geerli olmaz, bunlar geerliyse "mu
cize" geerli olamaz. "Mucize" gerek sayldnda, evrende hibir eyin
gvenilir bir ls kalmaz. H er ey, her ey olabilir ve her ey, bir anda
her eye dnebilir. Be duyu, gzlem , den ey ... Ksacas: En gvenilir
ve kesin bilgi aralar, bilgi kaynaklan bile; tm yle gvenilir olmaktan
kar. Herhangi bir sonuca varabilm ek iin bavurulmas gereken in
celem e ve aratrm a yollar, ie yaram az olur.
slam dnyasnda, dnce dnyasna alan bir pencere oluturul
mutu. Abbasiler dneminde, 8. ve 9. yzyllarda. Sryancadan, Arapaya
yaplan evirilerle...
Bu pencere, slam dogm aclan eliyle kapatlmadan nce, gelen k
larla dncelerde gelim eler olm utu. D ogm alara bal kalm adan d
nebilenler kmt slam dnyasnda da. Bunlar, dncenin soluu
nu kesen slam dogm alaryla ve dogm aclaryla savayorlard. Ola-

134

bildiince. O dogm aclar eliyle soluklan kesilene d e k ... V arlklanyla bir


likte rlan ve yapdan da acm aszlklara uratlp yoklua gmlnceye d e k ... Bir baka deyile, dnce fidan, din baltasyla kesilip
atlana d e k ... nsan aklna yarar, grnm ez gce bal olmayan ve ola
bildiince "bilim"e uygun dncelere rastianabiliyordu.
te bu dncelerden, konum uza ilikin olan lar d a var. A rapadan evirip sunuyorum :
"Doa yasasm bozup paralayan bir olaanst, 'mucize' ola
bileceini kabul etmek; 'gerek' diye bir ey tanmama, hibir eyin
gereinin bilinemeyeceini savunma ('safsata') trnden bir
samal kabul etmektir. 'Mucize'ye 'olabilir! dersek; dan altna
dnmesi de 'olabilir'. Tm deniz suyunun, kana, yaa (ya da
yourda) dnmesi de... Ev eyasnn, bir anda, kocaman ko
cam an adamlara dnm esi de... Falanca yal bal kiinin, bir
denbire ve anasz babasz belirip meydana gelmi olduu da ileri
srlebilir. D oa yasasna ters durumlar olabilecei varsayldnda;
'mucize' gsteren kiinin, 'ben peygamberim!' diye ortaya atlan
kiiden baka biri olduu da dnlebilir. nk; 'peygamberlik
savnda bulunan kii, bu savndan hemen sonra yok olmutur; tam o
anda, onun yerine, onun benzeri olan bir kii birdenbire var olup or
taya kmur' denebilir. Bu durumdaysa; 'ben peygamberim!' di
yerek savda bulunan kii baka, 'mucize' gsteren kii baka olm u
olur. D oa yasasna ters durumlarda, peygamberlie ve baka ko
nulara ilikin kurallar da altst olur. Deiik dnemlerde, dinsel
hkmlerle ortaya atlan birok kii; 'mucize'yle peygamberliinin
kantlandna inanlan kiinin benzeri olabilir. O zaman da iin
iinden klmaz. H akllna hkmedilen, y a da hakszl ke
sinleen kii, bir anda baka bir kii olarak belirebilir. (Bir anda, biri
yok olup, ayn anda bir bakas onun yerine gemi olabilecei
i in ...) Yaam a ve tesine ilikin tm kurallarn bozulmas gibi
daha nice bozukluklar meydana gelebilir."206
Bu dnceleri, akl sra rtm ek iin kitab n a alan, nl slam
kelam clarndan S eyyid erif C rcn (1340-1413), bakn n e d e n li
ilkel b ir karlk veriyor. Y ine A rapasndan eviriyorum :

135

"Cevap: D oa yasasnn bozulup paralanm as (ile m eydana ge


lecek m ucizeler), gklerin, yerin ve bu ikisinin a rasndaki var
lklarn b alangtaki ya ra tlla rn d a n d a h a a la s deildir.
Sz konusu trden olaanstlklerin u andaki yokluu ve ve
rilen rneklerden kim inin, hibir zam an olam ayacana, ke
sinlikle hkm edilm esi; bunlarn aslndaki 'olabilirlii'ni ortadan
kaldrm az. B e duyuyla alglanabilenlerde de rnei var bunun:
Belirli bir cism in, belirli bir yerde bulunduuna kesinlikle hk
m ederiz. A m a bu; o cism in, o yerdeki varl yerine, yokluunu
dnm em ize engel olm az. B ununla birlikte; o cism in, o yerde
b ulunm asna ilikin hkm m z kesindir, geree uygundur ve
hibir kukuya yer yoktur onda. nk gzlendii iin, duyu
organnn tankl vardr ve bu tanklk, g v en ilir bir tanklk
tr. Bir doal durum un sregelm i olm as d a ('det'), be duyu
gibi; bilgi salam a yollarndandr. B undan dolay, sre gelen
doal olaan durum ('det') ynnden 'yle olm as gerekir! d e
yip, bir eye ilikin kesin bir yarg d a bulunabiliriz. A m a aslnda
onun tersinin olm as da m m kndr. K ald ki; P eygam ber iin
'm ucize', 'veli' (erm i) iin de 'keram et' olsun diye, doal-olaan
durum un bozulup olaanstnn yaratlm as, her ada ke
sintisiz sregelen bir gelenek, bir doal olaan durum ('det') o l
m utur. B yle olu n ca da, akll ve insafl kiinin, onu yad sm a
s dnlem ez. Bu durum da, 'm ucize', 'olaanst' b ir y sa
ylm az P eygam ber iin. T ersine, olaan saylr. B ize gre, 'm u
cize'; o rtaya konulm asyla peygam berlik savnn dorulanm as
am alanan bir eydir. B u ey; olaann d n d a (olaanst) o l
m asa b ile ..." 207
Seyyid erif C rcn'nin ve benzerlerinin "cevap" diye ileri sr
dkleri bunlar ite. Bu abuk sabuk "fk ir"ler... Szm o n a "akl yr
tlyor" bu "fkir"lerle. "Akl" yoldan, gr sergileniyor! Oysa,
"akld" olan, "akl" o labilir mi hi? D in dogm aclarn a gre: "Ev
rende her ey, balangta; bir 'ol!' ya da 'olsun, y aratlsn!' dem eyle
olm utur". "Y er", "gkler", her e y ... T anr'nn "ol!", y a da "olsun,
yaratlsn!" dem esi yetm itir varlklarn yaratlm as iin. nk "kut
sal kitap"lar byle diyor. Bu "m antk"la y aklalnca da; "en byk
136

m ucize, yerin, gklerin ve bunlardaki varlklarn yaratlm asdr" d e


m ek; doal bir sonu oluyor. N e var ki, bilim byle dem iyor. H ibir
eyin "birdenbire" olm adn, her eyin, nedenlerine bal olarak,
belirli bir sre iinde olup olutuunu bilim ortaya koym utur artk.
D in dogm aclar, am zda bile; bu kesin gerei kabul etm eye yanam asalar da!.. "C evap"taki, "varsaym lar" stne kurulu abuk sabukluklara gelince: B unlarn zerinde durm aya bile dem ez. nk
sz konusu olan "varsaym " deil; "gerek"tir. "M ucize"yse, rnekle
rinde grld gibi, "olaan"a da, "gerek"lere de (tm yle) ters.
"Peygam ber'in m ucizesi" diye ileri srlen ve "olm u" gibi gsterilen
"olay", gerekte olm u deildir. O na ilikin yk, ya o srad a uy
durulup, "inanm aya hazr" evrelere yaylm tr; y a da, eski zam an
larda uydurularak "inan piyasas"na srlm olan benzerinin, ben
zerlerinin kopyasdr. "M ucize" rneklerinden sunduklarm zda da
ak seik grlr bu.
zellikle "M uham m ed'in mucizeleri" arasnda, bir baka tr daha
gze arpar: Yeni uydurm ayla eskisinin kartrlm asndan oluturulm u
bir eit "salata". Y ukarda sunulan rneklerde bu da grlr. Sunul
m ayanlar da var daha. Dncem izi som utlatrm ak iin bunlardan birini
seip zerinde dnelim: "M uham m edin mira mucizesi". Y ukarda
gememiti ama, ilgin ve ok ynl bir rnektir.

M ira
M uham m ed'e nce B ir K alp A m eliyat Yaplyor
A ktaran M uham m edin dostlarndan E nes bn M alik.
A nlatan M uham m edin kendisi: r
"Bir gece, K be'ye sonradan eklenm i olan kesim de uzanmtm.
Biri (Cebrail) geldi. Gsm, uradan uraya kadar yard. Yani
boaz ukurundan kl biten yere dein. Sonra kalbim i kard.
Sonra ii iman dolu altn bir tas (leen) getirildi. Kalbim zemzemle
ykandktan sonra, tastaki iman boaltld kalbime. Kalbim, iman
ve hikmetle dolduruldu. Sonra kapatld; eski durum una getiril
dikten sonra m hrlendi."20*
137

B u ilkel "kalp am eliyat" niin yaplm ? M uham m ed'de bir "kalp


hastal" m vard?
"Hadis"in anlatm na b ak lrsa,"[...] hastal" vard M uhammed'de.
nk "zem zem "le ykanp "altn tas"la "iman" doldurulm adan nce
Peygam ber'in kalbinin
olduu anlalyor! V e de
nk
"altn tas"la "hikmet" (yararl bilgi) de "doldurulm u"!
Bu "am eliyat", m ira srasnda, m ira ise, M uham m ed'in P eygam
berliinden birok yl (kim ine gre 5, kim ine gre 11, kim ine greyse
12 yl) sonra olduuna gre M uham m ed uzun sre
peygam ber
lik etm i! yle deil mi, baka sonu karlab ilir m i? G eri o cu k lu
unda da, yine "m elek"ler eliyle bir "kalp am eliyat" geirm i. A m a,
o zam an, "kalbin im anla doldurulduu" sylenm iyor. Y alnzca: "te
u, eytann payyd, kalbinden kardk!" dendii ak lan y o r.209 Bir
"hadis"e gre, "H ir m aaras"ndayken de bir "kalp am eliyat" yapl
m M u h am m ed 'd e.210 N e var ki, o srada da kalbin iine "im an" ko
nulduundan sz edilm iyor. Yaplan tm "am eliyat"larda "im an d ol
durulduu" varsaylsa bile; o kalbin, sk sk " [...]" kald ve onun
iin de zam an zam an "iman ve hikm et" doldurm a gereinin duyuldu
u sonucu k y o r karm za!
"K albe im an ve hikm et doldurulm as"nn anlam nedir? Sonra,
M uham m ed'in kalbine "boaltm ak" iin getirildii sylenen o "iman
dolu tas", neden "altn"?
C em il S ena yle der:
"O dnem lerde, kalbin duygu m erkezi olduuna ilikin ilka
bilgileri d ah a deim em i ve insanlarn y zy llar b o y unca ve
im di de de er verm i ve verm ekte olduklar altn, kutsal lem
de de de erli saylm tr."211
"K alp", duygu ve bilgi "m erkezi" deil kukusuz. A m a, M uham
m ed'in kendisi gibi Tanrs ve "am eliyat" yapan "vahiy m elei" de
bunu bilem ezdi! "A ltn tas" ya da "altn leen"e gelince: M uham m ed,
Tanrs ve m elei, "altn"dan daha deerli bir "m aden" b ulunabile
ceini de bilem ezlerdi. B ilselerdi o "en deerli"sini seerlerdi elbet.
N eden ki, doldurulan ey son derece nem liydi. "m an" ve "hikm et"ti
doldurulan. [...] de o lsa ...

138

G klere G eziye karlan M uham m ed, nce,


K atrla E ek A ras B ir H ayvana B indirildi
A ktaran Enes bn M alik-M alik bn Sa'saa.
A nlatan M uham m ed: (A yn hadisin devam .)
"D aha sonra, katrdan kk, eekten byk bir hayvan g etiril
di. A k bir hayvan: B urak. A dm n, gznn grebildii u zak l
n taa sonuna atard. B u hayvana bindirildim ; yola koyulduk
C ebrail'le birlikte."212
"B urak"la, bu "m asal hayvan"yla olan yolculuk; "M escid'l-H aram "dan (M ekke'den), "M escid'l-A ks"ya (K udse) dein olm u!
K ur'an'd a "B urak"tan sz edilm iyor, am a yolculuun bu aam a
sndan sz ediliyor:
sr Suresi, ayet 1:
"Kimi alas olaanstlklerimizi gsterm ek iin, kulu M uham m edi bir gece, Mescid'l-Haram'dan Mescid'l-Aks'ya, evresi
ni mbarek kldmz bu yere gtren Tanr, eksiklerden uzaktr."
M uham m ed'in G e km as in M erdiven K onuluyor
A ktaran Enes bn M alik.
A nlatan M uham m ed (devam ):
"Bundan sonra (yerden ge) bir 'm i'rac' (m erdiven) kondu. C eb
rail'le yerleip ykseldik."213
"Mira", "merdiven" demekse de, Prof. Kmil Miras, bunun, "asansr"
anlamna da gelebileceini yazar.214 O zaman, M uhammed, "asansr"le
km dem ek oluyor. Yani M uham m edin kmas iin "yeryz"nden
ge "asansr" konmu!
M uham m ed, "Gk K atlar "nda
(A yn hadis sryor:)
"Sonunda 'dnya gne vardmzda; Cebrail, 'gk kat n ald.
"K at bekisi m elek seslendi:
-K im d ir o?
139

"C ebrail karlk verdi:


-B en im , C ibril (Cebrail)!
"(K onum alar yle srd:)
- Y a yanndaki?
-M uham m edi
-D e m e k o! G e km ak iin vahiy ve m i'rac ars gnderildi
mi ona?
-E v et!
(Beki m elek M uham m ed'e dnp konuuyor:)
"-M erhaba! N e iyi, ne gzel yolcudu r bu gelen kii!
"Bu konum alardan sonra beki, hem en gk katnn kapm at.
Birinci katn iine girince bir de ne greyim: Bir adam. Sanda ka
labalk kararts var adamn. Solunda da yle. Adam , sana
baknca glyor, soluna baknca alyordu. 'M erhaba hayrl Pey
gamber! M erhaba hayrl evlat!' diye seslendi bana. 'Cebrail! Kim
bu adam?' dedim. O da: 'Adem. Sandaki ve solundaki karartlrsa;
ondan tremi olanlarn ruhlardr. Sanda olanlar, cennetlikler;
solunda olanlarsa cehennemlikler. Onun iin sana baknca sevinip
glyor, soluna baknca zlp alyor' dedi."215
Sonra "ikinci kat ge karlm ". V e ardndan teki "gk katlan".
A partm an kat gibi; kat, kat, k a t... H er vanlta da C ebrailin "kap"y
vurulan. Tak, tak, ta k ... Beki m elekle konum alan. A yn trden. Kat
bekisi m elein kapy ap konuu ieri al. "Nazike, selam laya
rak"!.. Karlalan falanca, filanca Peygam ber; tanm alar, konum a
lar. .. Ve de nice "acayip ve garaip"ler!..
"Kattan kata" bu "minval zre" geilerden sonra, ite karda: "Ye
dinci kat gk": Kapnn "al" srasndaki ayn konum alar, ayn m e
rasim; yine bir Peygam ber'le (brahim Peygamber'le) tanm a ve ardn
dan karlalan olaanstlkler:
ala s "Snr A a c"
A yn hadis sryor:
"Sonra 'snr aac' ('sidret'l-mnteh') alanna karldm. B u aa
cn meyveleri, (Yemen'deki) Hicr kasabasnn testileri byk140

lndeydi. Y apraklarysa, 'fil kulaklar" g ib i... C ebrail bana:


ite bu grdn, 'sidret'l-mnteh'dr! dedi. Bu aacn kknden
4 rm ak akmaktayd. kisi dtan (yzeyden), ikisi de iten (derince)
akyordu. Sordum: 'Cebrail! Hangi rmaklardr bunlar?' Cebrail
karlk verdi: i te n akanlar, cennetteki rmaktr. D tan akanlara
gelince: B u iki rm ak da N il ile F r a t1t r."'
u bildiim iz " N il'le "Frat" rm aklarnn kaynaklar neredeym i
m eer! "Kat kat gkler"in tesinde. "Y edinci kat gk"te. "Sidret'lm nteh" denen aacn "kk"ndeym i. T a oradan akp geliyorm u
m eer bu rm aklar. M uham m ed sz konusu geziye karlm am o l
sayd nasl renilecekti bu?!
"S idretl-m nteh" konusunda da u bilgiler verilir:
"Sidr, nebak aac diye tefsir olunur ki, A rabistan kiraz d e
nilen ve T rabzon hurm as fasilesinden olup, ehlsi ve yabnsi
olan bir nevi aatr."216
"Sidret'l-mnteh, bir atlnn, glgesinde 100 yl yryebilecei
byklkte bir aatr. Y apraklan fil kulaklan, meyveleri de ok
byk testiler gibidir. 4 rm ak fknr kknden... Irak toprak
larndan' akan Fratn, M sr topraklanndan akan Nil'in geldikleri
kaynaklar da bu aacn kkndedir. T m yaratklar iin snrdr.
Peygam ber'den baka kim se bu snr aam a z.. ."217
K u r1a n 'a gre, "cennet" de orada:
Cennet, G klerin tesinde, 'Snr A a c" A lannda
N ecm Suresi, ayet 13-18:
"Ant ile derim ki; M uhammed, bir baka kez daha grmt onu.
'Sidret'l-mnteh' alannda. Oradayd vanlacak cennet. 'Sidre'yiyse;
kaplayan kaplamt. Bakan gz (M uhamm ed'in gz) kaymad bir
yana. amad d a ... Ant olsun ki, Tann'nn byk olaanstlk
lerinden alaslk grd."
"S idret'l-m nteh" alan ve "cennet"! C ennette neler "grm t"
M uham m ed?

141

"B ir aa var(d) ki, cennette; bir atl onun glgesinde yz yl


atn srse, o glgeyi yine de bitirem ez."218
M uham m ed diyor bunu. "U suz bucaksz glge", b ir "zlem "e y
neltilm ekte. "l A rab"nn kavum ak iin can att zlem dir bu.
V ka S uresi'nin 30. ayetinde de dile gelir: "Ve uzanp giden (usuz
bucaksz) glge de var."
Y ine M uham m ed anlatyor:
"G ezim de cenneti de grp baktm da, halknn ounluunu,
(dnyadaki) yoksullardan gitm i olanlarn oluturduunu
grdm ."219
Y oksul kitleler, daha iyi nasl avutulabilir?
M uham m ed cennette daha neler, neler grm. rnein "kklersaraylar", yiyecekler-iecekler... V e de "kadn"lar. [...] de, "mjde"ler
verdii A raplarn da en bata ilgisini eken: K adn.220
"Sidret'l-m nteh" alan iinde, ya da bu alanla yedinci kat gk
arasnda, b ir de alas bir "ev"e tank olm u M uham m ed:
G iinde Yetm i Bin M elein G irip kt E v (B eyt'l-M a'm r)
"sr" ("m i'rac") hadisinin devam :
"Sonra 'bayndr ev' (El beyt'l-ma'mr) gsterildi bana. brahim
oradayd, bu eve srtn vermi duruyordu. yle bir ev ki, gnde 70
bin m elek giriyordu. Bir girip kan da, bir daha gelip girmiyordu."
Bu "70 bin" says, M uham m ed'in diline iyice yerletii grlen
m asal saylarndandr. "C ennet"e ilk girenlerin de "70 bin" olduunu
syler.221
B urada sz edilen ev (El beyt'l-ma'mr), Kur'an'da da geer. Tr
Suresi'nin 4. ve 5. ayetlerinde, M uhammed'in Tanrs, bu evin ve "yk
seltilmi tavan gibi gn" onuruna "ant ierek bildiride bulunur!
arap, St ve B al D olu Bardak
Ayn hadis:

142

"Sonra, bana bir bardak arap, bir bardak st ve bir bardak bal
getirildi. Ben, bunlardan st dolu barda setim . O zam an C eb
rail bana: 'te bu, senin ve m m etinin zerinde bulunduu k a
rakter yapsdr ('ftrat')' dedi."222
V e daha ykseklere yolculuk:
M uham m ed, " R e fr e f D enen "D ek"le (D ein zerinde)
H avalanarak Tanrya Ykseliyor
Sleym an elebi'nin "m evlid"indeki dizelerden:
"Sylerken C ebril ile kelm
G eldi R efref, nne verdi selm
A ld ol h- cihn ol zam an
Sidre'den gtrd ve gitti hem n"
M uham m ed, "sr-mi'rac" gecesindeki alas yolculuunda, "snr
aac"na ("Sidret'l-mnteh"ya) dein, Cebrail'le birlikteymi. A m a bu
snra gelince Cebrail kalm, daha teye geem emi. M uham m edin
kendisi diyor ki: "Cebrail, 'eer bir parm ak ucu kadar bile daha teye
yaklam olsaydm , kesin yanardm ! dedi."223
Byle olunca da, M uhammed'i daha ykseklere, Tanr katna gtr
m ek iin, baka bir ara gelmi. te bu ara, "refref'tir. "Dek" an
lam na gelir. bn Abbas, "reffefin "en yceler ufkunu kaplayan yeil
perde" olduunu sylerken,224 baka Kur'an yorumcular, rnein Kurtub, "en yakn Tanr m akam na yaklatrm ak iin binilen zel bir ara"
olduunu yazar.225 Yani, "uan hal" m asallarnda olduu gibi bir durum:
"Perde" ya da bir "dek" gelip M uham m ed'in nne serilmi. M u
ham m ed zerine binince de, "uan hal" gibi havalanm ve alp g
trm ok daha ycelere doru. Dnte de yine ayn ara, M uham
med'i ayn biim de alp getirmi. M uham m ed yle anlatr bunu:
"R efref, beni alp um aya balad. K h alaktan, kh yksekten
uarak gtrp, taa T anrm n 'divannda' durdu. S onra dn
zam an gelince, beni ald, yine alalarak, ykselerek uup C ib
ril'e (C ebrail'e) getirdi."226

143

"R efre f'le "A r- a'l"ya doru ykselen M uham m ed, nl "levh-i
m ahfz"un yani T anrsal zel bilgilerin bulunduu, yazglarn yazl
d "levha"nm "gizli-gizem li" alan n a varm :
Yazg Yazan K alem lerin Czrts
"G trle gtrle yle bir ykseklie ve dzle gtrldm
ki, orada, (yazg ve vahiy) yazan kalem lerin czrtlarn iitir
olm u tu m artk ."227
"Yazc melekler"in "kalem"lerinden kan "czrt"ym bu. Anla
lan bu melekler, "kam kalem" kullanyorlar! "Czrt", onu gsteriyor!
Y alnz sorular taklyor akla: K endileri, bildiim iz trden (kat)
"cisim li" varlklar olm adklar halde, kat cisim lere zg ses karan,
"czrt" yapan " k a le n d e r i nasl kullanrlar? Sz konusu yolculuktan
ok daha ve asl alas olan, bu deil m idir? V e "m asal" erevesini
de aan bir [ ...] olduu belli olm uyor mu bunun? "M elek" ve "c
zrtl kalem "! N asl dnlebilir?
leri srldne gre, hadislerden, "czrtl kalem ler"le yaz yazl
d "m ahal"in, T ann'nn yce "Ar"nn (saraynn) beri yanndaki
"K rsy iine alan "mahal" olm as gerekirm i.228
B akara Suresi'nin, "A yet'l-K rs" diye bilinen nl 255. ayetinde
yle denir:
"...O 'n u n (T ann'nn) krss, gkleri ve yeri kaplayp iine
a lm tr..."
V e T an r'y la grm e:

M uhammed, Tanr1nuTSaraynda
Tanr 'yla G rm e ve 50 V akit N am az 5'e ndirm ek in P azarlk
"R e fre f (dek) zerinde uu, "Ar"a dein srer. "Ar", hkmdann "tah f, "saray" anlam lanna gelir. Kur'a'da "Sebe' Kraliesi" anlat-

144

lirken bu Kralienin "Ar"mdan sz edilir.229 Tann'nn da, Kur'an anla


tm yla "Byk Ar" var. Yani "saray" ve "taht"... te M uhammed,
"refrefle ua ua buraya varyor ve Tanr, burada kabul ediyor onu!
Sleym an elebi'nin m evlidinden:
"A r u K rsiyi grben ol hoca,
G eti yetm i bin hicab ol gece.
n kam usun grp geti te,
V ard eriti ol U lu H azret'e"
" ikre grd R abb'l-zzet'i,
hirette yle grr m m eti."
M uham m ed'den dier yok dhil olm u K be kavseyn'e,
G rhi enbiyadan girm edi bir ferd o m abeyne
H arem gh visle A hm ed'i tenha alp M evl
B u halvet oldu m ahsus, hazreti sultan- kevneyn'e."230
Son drtln anlam :
"ki yay aralndan da az bir aralkta T an n ya yaklam a baarsna,
M uhammed'den baka eren yok. Peygam berler gruhundan, ondan
baka giren yok o 'mabeyne. Tanr, Ahmed'i (M uhammed'i), ba
baa yalnz kalsn diye, bulum a yeri olarak ayrlan harem kesimine
ald. T ann'nn kiiyle bylesine yalnz kalp bulum ak zere ha
remine kabul etmesi, (peygamberler iinde) yalnzca o iki evrenin
(dnya ve ahiretin) sultanna zg bir olaydr."
Sleym an elebi'nin m evlidinde yer alan u dize de ilgin:
"G el habibim (sevg ilim ) sana k olm uam !"
H eyecanla m evlit dinleyen inanrlara, bu dize de okunur "m ira"
blm nde. Y ani o U lu T anr, "Gel sevgilim , sana vurulm uum !" d i
yor. "H arem ine ald" ve bir sre "halvet" olduu M uham m ed'e
diyor bunu.
[]*
N ey se ...
* Krk be szc ieren bir paragraf karlm tr. (Y .N .)

145

M uham m ed, "Tanr'yla ba baa g r rk en ", nam aza ilikin


buyruk da alm :
(M ira-sr hadisi sryor.)
"Sonra bana (ve m m etim e) 50 vakit nam az farz k ln d ..."
T an n 'm n u yaptna bakn! B u denli "insafszlk" olur m u? "50
vakit nam az" olu r mu hi? D nn bir kez, 24 saatin her bir yarm
saatine 1 vakit dyor; 2 vakit de artyor!
M uham m ed'in Tanrs ya say-hesap bilm iyor; y a d a bu "50 vakit
nam az" buyruunu, [...]* bulum a anndaki [...] verm itir! N iye der
seniz: N ecm Suresi'nde de anlatldna gre, T anr'yla "sevgilisi"
("habibi) M uham m ed, ok yaklam lard birbirlerine. [...]* * B u su
renin 6 ve 10. ayetlerinde bakn ne deniyor:
"A kl sahibi. V arlacak dzeye ulat. En yksek ufuk'tayd o.
S onra yaklat. D ah a daha yaklat. ( st ste gelen) iki yayn
kegenleri lsnde, hatta daha d a ok yaklam t (T an
rsna). te tam o srada; T anr, kuluna (M uham m ede) vahyedeceini etti (buyruunu o anda bildirdi)."
"50 vakit namaz" buyruunun, "sevgili M uham m ede hangi "an"da
verildii, bylece anlalmtr: [...]* * * nl Kur'an yorum cularm z
dan Elmall H am di Yzr da, konuya ilikin unlar yazyor:
"Araplar, slam ncesi dnem de, bir 'ittifak' iin antlaacaklar
zaman iki yay karr, birini tekinin stne koyarak, ikisinin
'kb'n (kegenini) birletirir, sonra ikisini birlikte ekip o iki
yayla bir ok atarlard. Bu at yapanlardan her birinin honut
luunun tekinin de honutluu, birinin fkesinin tekinin de
fkesi olacak ve baka trls dnlem eyecek lde salam bir
antlam a yapldna bylece iaret olunurdu."231

* D rt szck karlm tr. (Y.N.)


** O n be szck karlm tr. (Y.N.)
*** On alt szck karlm tr. (Y.N.)

146

Y zr, bu anlam dan yana olduunu belirtiyor yorum unda.


D em ek ki, [...]* srasnda da sz konusu buyruk verilm i!
A m a iyi ki "M usa"nn (altnc kat gkte) srekli uyarlar zerine
[ ...] * * olduu anlalan "50 vakit nam az", "5'e indirilm i:
"D ne getim sonra. M usa'nn bulunduu kata vardm da
M usa sordu: 'N e yaptn? (T anr'yla ne grtnz?)' "B ana (ve
m m etim e) 50 vakit nam az farz klnd' dedim . 'Ben, insanlar
senden daha iyi tanrm . srailoullaryla o k etin biim de
uratm . (D eneyim im var.) K esinlikle derim ki, senin m m etin
50 vakit nam aza g yetirem ez. G eri dn ve T anr'ndan, nam az
vakitlerinde indirim yapm asn iste!' dedi. Bu uyar zerine
T anr'ya geri dnp dileim i ilettim . O da '50 vakit' nam az,
40'a indirdi. Bu indirim den sonra M usaya gittim . O, yine ok
buldu ve nceki gibi konuarak T anr'ya geri gnderdi. Tanr bu
kez 'nam az vakti' saysn 30'a indirdi. Y ine M u saya gittiim de
M usa'nn yine uyars oldu. Y ine geri dndrldm . Tanr bu
kez 20'ye indirdi. Y ine M usa'ya vardm . M usa ayn uyaryla
beni geri gnderdi. B unun zerine de Tanr 10 vakte indirdi
nam az vakitlerini. B ir kez daha M usa'ya dein vardm ve onun
uyarsyla geri dndm . Sonuncu kez Tanr, nam az vakitlerini
5'e indirdi. Bu indirim den sonra M usa'ya dein vardm yine.
M usa yine: 'N e yaptn?' diye sordu. B en de: 'Tanr, nam az va
kitlerini 5'e indirdi' diye karlk verdim . M usa nceki
konum alar gibi konutu ve geri dnp bir daha T anr'ya var
m am ve biraz daha indirim iin dilekte bulunm am tledi.
'Senden nce insanlar ok denedim ben. srailoullaryla da
ok, pek ok uratm iin de bilirim . Sen dediim e bak da,
Rabbine dn ve biraz daha indirim yapm asn dile!' dedi. Bense:
'Tanrm dan ok dilekte bulundum . Y eni bir dilek sunm aktan
utanyorum artk. B ununla yetinip boyun eeceim ! diye
karlk verdim . T am o srada bir ses geldi Tanr'dan: 'N am aza
ilikin buyruum u im zaladm . K ullarm a yapacam indirim i de
yaptm ! diyordu."232
* D okuz szck karlm tr. (Y.N.)
** szck karlm tr. (Y .N .)

147

B ir baka anlatm nda da yle dedii ileri srlr:


"Y ce T an ryla M usa P eygam ber arasnda durm adan gidip gel
dim . S onunda (gelen bir sesle) Tanr yle dedi: 'M uham m ed!
B ilesin ki, o nam az vakitleri, gnde be vakittir kesin olarak.
H er vakit nam az iinse, 10 kat sevap vardr. B ylece yine 50
vak it nam az klnm sa y lr."233
M uham m ed "m ekik dokum u" T anr'y la M u sa arasnda. G itm i
gelm i, g itm i gelm i. S onunda tam am lan m "indirim "! 50 vakit
nam az, 5 vakit olm u bylece.
Tam bir " [...]" deil m i? [...]"d e n de te.
Ne var ki, bu "[...]"den de te [...], M ira-sr uydurmacasnn
tmne, "gerek" diye inanlmasn istemitir M uhammed.
K endi zam annda inanm lar m ?
"Hadis"lerden anlaldna gre bata "Kureyliler" inanm am lar
bu masala:
"K ureyliler beni yalanlaynca H icrde (K be'nin bitiiinde) d i
kildim ; (K uds' anlatm am ve bylece geceleyin oraya gitm i
olduum u kantlam am iin) T anr aradaki uzakl ve engelleri
kaldrd."
M uham m ed in, M ekke'den K uds'e Dein,
G rm eyi E ngelleyen Tm E ngeller K aldrlm
"Aradaki engeli kaldrp Kuds' gsterdi Tannm . V e Kureylilere,
Kuds'te neler, ne tr zellikler bulunduunu, bir bir anlattm.
Kuds'e bakarak.. ,"234
Y ani, aradaki dalar, te p e le r... grm eye engel olarak ne varsa hep
si tm yle kaldrlm . B u da yetm ez. yi grm esi iin M uham m ed'in
yanna y aknna getirilm i K uds. Y a d a "televizyon" gibi bir ara
oluturulm u. N e var ki, btn bunlar olurken, K uds' yalnzca M u
ham m ed grebiliyorm u! Y anndakiler grem iyorm u T an n 'n n "hikm eti"yle! "M ucize iinde m ucize" olsun diye.

148

N e var ki, bu bile inandrm aya yetm em i "K ureyliler"i ve teki


"kfr"leri. Dahas: M uham m ed'e inananlardan bile niceleri "dinden
d n m "ler.235 M uham m ed'in M ira-sr m asalnda anlattklarna,
akla-m anta sm ayan [ ...] ve sam alklara dayanam ayarak...
im di dnelim bu m asal zerine:
sr-M ira, G erek O labilir mi?
nce unu belirtm ekte yarar var:
M uham m ed, "M ira" ("sr") ile ilgili olarak anlattklarn bir
"d" ("rya") diye sunm u olsayd, kim senin b ir diyecei olm az,
"itiraz" eden de bulunm azd. nk herkes, her trl "d" grebilir.
M uham m ed'in nl ve slam dnyasnda nem li [...]larn d an K d
yz (.544/1149), ifa-i e r if diye bilinen E '-if B i Ta'rfi H ukuki'lM ustaf adl k itabnda yle der:
"Peygam ber ann, onu izleyen ve daha sonraki alarn
M slm anlarndan ok byk bir ounlua gre: sr (m i'rac),
Peygam ber'in 'cesediyle' (m addi varlyla) ve uyankken
g e r e k le m itir... ',236
"'Ry' szcnn getii ayette (sr Suresi, ayet 60) bu szck,
'gzle grm e anlam na gelir. nk ayn ayette snama'dan ('el
fitne') sz edilmekte. (Yani kimlerin inand, kimlerin inanmad
snanyor.) M i'rac bir 'd' olsayd, byle bir snamann anlam ol
mazd. Bir 'd kimse yalanlama yoluna gitm ez de ondan. nk
'mi'racda grld anlatlan trden bir d, herkes grebilir
uyurken. Herkes dnde; bir saat iinde, evrenin birok ve deiik
yerlerini dolap grm olabilir."237
K d yz haksz m bu grnde?
slam 'n yine ileri gelen avukatlarndan nl K u ran yorum cusu ve
"kelam c" Fahruddin R z (Hicri 544/M iladi 1149-Hicri 6 06/ M iladi
1209) de, "Tefsir-i K ebir" (byk tefsir) diye bilinen M eftihu'l-G ayb
adl K ur'an yorum unda ayn gr yanstr. "slam tifelerinder ok
az dndaki bir ounluun, 'sr-m i'rac, Peygam ber'in cesediyle
(m addi varlyla) olm utur!' dem ekte birletiklerini" yazar.238

149

Yine ok nemli slam "kelam c'lanndan Saduddin Teftzn (.1390)


de; birok "kelamc" ve yorumcunun yapt gibi "sr-mi'rac olay"n
blmlere ayrr:
"Dorusu u ki: sr-m irac, M ekke'den M escid'l-Aks'ya (Ku
ds'e) dein 'uyank' durum dayken ve 'cesed'le (maddi varlkla)
olm utur. Bu, Kur'an'm tankl ve Peygam berin arkadalarnn
dnem inde ve onu izleyen dnem lerde bulunanlarn gr birlii
('icma') etmeleriyle kantlanmtr. Peygam ber sonra gklere
karlmtr. Olayn bu blm yse, birok yoldan gelen ve 'hret'
derecesine ulaan hadislerle bilinmektedir. Buna inanm ayansa sn
net ve cim aat ehlinin dnda, sapk ( m btedi ) saylr. Yolculuk,
daha sonra cennete, A r'a ya da -d e iik grlere g re - evrenin
baka kesim lerine olmutur. Olayn bu blm de; tek kanallardan
gelen ('hd') hadislerle kantlanmakta. u da herkese bilinir ki;
sz konusu geziye inanmayan Kureylilere, M escid'l-Aks'da
(Kuds'te) neler bulunduunu anlatmtr. Peygamber'in sr-mirac
srasnda grp haber verdiklerine, gklerde grd alas du
rum lara ve karlat peygam berlerin durum larna ilikin hadis
kitaplarnda da anlatlmakta olanlar, bize gre 'olm ayacak eyler'
deildir. Bunlar, szne gvenilir Peygam ber anlattna gre de,
olmutur, gerektir.. ."239
T eftzn, d ah a sonra, sr-m i'rac srasnda "grlenler"e ilikin
anlatlanlarn neden "m m kn" olduunu, kendi dogm ac m ant
iinde aklam aya alr. V e sonra yle srdrr k onuya ilikin
grn:
"P eygam ber'in m i'racle ilgili anlattklar, bir d ya d a yalnzca
ruhla olm u bir gezi niteliinde olsayd, kfirler ylesine kat
biim de karsna kp 'H ayr, o lam az! dem ezlerdi. V e kimi
M slm anlar da P eygam ber'in doruluundan kuk u y a dp
slam dinini brakm a yoluna g itm ez lerd i.. ,"240
lk stanbul K ads H zr Bey (. H icri 863/ M iladi 1459) ve teki
"Ehl-i Snnet" kelam clar da "T eftzn"ninkine uygun aklam alar
da bulunurlar.241

150

Ksacas: "slam ulemas"nn tmne yakn bir ounluuna gre:


M uham m ed, gecenin bir saatinde, am a uyankken o "alas gezi"ye
karlm; nce M ekkeden Kuds'e, sonra "gk katlan"na, oradan da
"te"lere uurulup gtrlm ve daha sonra alnp getirilmi. Bu
"alas gezi"nin "M ekke'den K uds'e dein olan blm", Kur'an aye
tiyle analtlmakta. Bu nedenle de "slam ulemas", bu blmn "maddi
olarak" gerekletiine, en kk kuku duymadan "hkmetmekte".
Bu "ulem a"nn ileri gelenlerinden E bubekir A hm ed E r-R z El
C essas (. H icri 370/ M iladi 980) ise, M uham m ed'in sz konusu "gezi"sinin, "gkler" ve "cennet"teki blm nn de "ayetle sbit" o ldu
unu savunur.242
"O lay" m adem ki bir "m ucize"saylyor; yleyse her eyi "m addi
olarak" dnm ek, kanlm az bir zorunluktur. nk bir "d" olsa,
"m ucize" saylam az. O nun iin de, V luham m ed'in, o "alas gezi"yi, b ir "d" deil; "olm u ve yaanm b ir gerek" niteli in d e
in anrlarna sunduu ak ve kukusuz.
Peki "gerek" olabilir mi M uhammed'in "gezi"sine ilikin anlttklan? rnein: O srada bir "kalp ameliyat" diyebileceimiz trden
"ameliyat" geirdii "gerek" olabilir mi? Szn ettii "burak"; bu hay
vanla yolculuu, "ge dayanan merdiven (mi'rac)" ve bu merdivenle
"ge k", "gk katlan", bu katlann "kap"lar, "beki"leri, karla
lan "peygamber"ler, "snr aac (sidretl-mnteh)", bu aacn
"kk"nden fkrd anlatlan drt rmak (ilerinde Nil ve Frat d a var),
"El Beyt'l-M a'mr" adl "gk tapna", bir "uan hal"y andran "uan
dek", bu dekle "uu" ve Tanr "saray" durum undaki "A r"a van,
T ann'yla "sarma dola olu", "namaz vakitleri"nin indirilmesi iin
M usa ile Tanr arasnda birok kez "gidi geli", bu arada anlatlan daha
nice "alas" durum lar ve girilip dolakl bildirilen "cennet"...
Btn bunlar, "birer som ut gerek olabilir" diyebilir miyiz?
A kln "din dogm acl"na ya d a avukatl "n a y utturm u olan
kim i "ulem a"ya gre: "Evet, diyebiliriz"! B u "ulem a-i kirm "dan ki
m ileri, "akl" ve "bilim "i de bu sam ala kullanm a abasndalar. B ir
rnek: "D arlfnun M derrislerinden" (Prof.) ve "Sahih-i B u h a r
M uhtasar Tecrid-i Sarih m tercim lerinden" A hm ed Naim . Bu "ilim"
ve "slam" [ ]: "unu arz edeyim ki: ...E fend im izin , benzersiz Tan-

151

nsal onurlandnlm as demek olan sr-mi'rac mucizesini 'olmayacak bir


ey sayan kimseler eksik deildir. Bu konuda aa vurulacak ya da
kapatlacak kuku ve kesin inan, peygamberliin temeli ve amacyla
dorudan ilikilidir. Zayf imanl ya da imansz olanlarn, bu gibi hadisleri
yalan saymalarna almaz. Bunlar, hidayet yolculuunda ilk konak olan
T ann'ya iman aam asna bile varamayanlardr. Bunlar, Tanr'nn varln
kabul etseler de T ann kudret ve hikmetinin neler yaratp ortaya ko
yabileceine akl erdiremezler. Buna zihinleri bir trl yatmaz!" diye ko
nuya giriyor, bir sr "safsata"y sralyor. Bu arada "bilim"i de kullanmak
iin "erbab- fen"den de "destek gr"ler aktaryor. Grleri aktarlanlar
arasnda Fransz Filozofu Emile Boutroux (1845-1921), yine Fransz ma
tematiki ve saymacac (itibr) Filozofu Henri Poincare (1854-1912) de
var. Bunlardan Em ile Boutroux'nun grleri "dinsel avukatlk" evre
lerince pek beenildii iin; bu evrenin yzylmzda lkemizde sivrilen
adlarndan Hilmi Ziya lken, Contingence de Lois de la Nature adl
kitabn, "Doa Kanunlarnn Zorunsuzluu Hakknda" adyla dilimize
evirmitir. Yani "doa yasalarnda zorunsuzluk" olunca "mucize"leri
kabul etmem ek iin bir neden kalmayacak. Varlmak istenen sonu bu, sz
konusu evrelerce. te Ahmed Naim de onun iin bu "idealist" filozoftan
kendisine destek salama hevesinde. Ve "gklere kard" Henri Poincareden... Bakn ne diyor:
" nl F ilo zo f Boutroux, doa yasalarnda zorunluk bulunm a
dn savunur. Son an kendisinden sonra benzeri daha gel
m eyen, bilginlerin nde gelenlerinden Henri Poincare de, fen
erbabnn, gerek diye kabul ettikleri bilim sel grleri, kart
grlerden akla daha uygun olduu iin benim sediklerini,
y oksa bunlar benim senirken, kartlarn dnm enin, m m kn
olm ayan eyleri kabul etm ek trnden olm adn bara bara
anlatm aya a l y o r...243
A hm ed N aim bu grleri aktarrken dem ek ister ki:
"Tanr, diledii zam an doa yasalarn da bozar ve 'olam az' san
lan olaanstlkler yaratabilir. B ir durum u kabul ettiim iz zaman,
onun tersinin olam ayacana kesin biim de hkm edem eyiz. N itekim
bu filozoflar da bu grteler."

152

A m a bu "m olla"nn unuttuu bir ey var: Bu byle kabul edilirse,


"dinsel esaslar"da da "kesinlik" olm az. nk bu ilkeden yola
k ldnda hibir eyin "kesin l"s kalm az. N e "peygam ber"in, ne
"kutsal kitap"n dediklerinin birer "kesin gerek" olduklarna ina
nlabilir. B u ilke, yani "hibir eyde kesinlik olam ayaca" ilkesi,
"dinsel esaslar" da altst edecei iindir ki, "akid" kitaplarnda, r
nein m er E 'n-N esefi akaidi'nin en banda yle dendii grlr:
"Eyann somut gerekleri kantlanmtr. eylerin bilinebilirlii
kesin belli olm utur."244
elikilere derek de olsa "slam avukatl"n benzerleri gibi
srdren A hm ed N aim , konuya ilikin unlar da "dktryor":
"Grlp tank olunmas yzyllara, hem de pek uzun yzyllara
bile sm ayacak trden evrenin alaslklarmm, bir geceye, belki
de bir ana smas; bir insan vcudunun gklere ykselip kmas
gibi akln, daha dorusu insan tecrbesinin alk olmad bir alaslkm. D nyay da, gkleri de, bunlarn iinde bulunan tm
yaratklar da yok iken var eden, evrenin yaracsnn gcndeki
genilik (sonsuzluk) karsnda, bu (m irac-sr) neden imknsz
olsun? A lk olduum uz ve gzlem de bulunduum uz u dzen
'daire'sinde, evreni yneten yaratc gcn, baka bir dzen
'daire'sinde diledii ileri, diledii gibi ynetmesine engel nedir?
A lk olduum uz nizam iinde, bunun kadar akllara aknlk
veren eyler yok m udur?.."245
Sknca ite byle derler bu "efendi"ler. i, hem en "T an n 'n n
sonsuz gc"ne balayp kurtulurlar! "T ann'nn gc sonsuz olunca",
O nun gcyle "her ey olabilir" bu zavalllara gre. B ylece tart
m ann yolunu tkarlar.
Oysa kimi "olam az"lan "olur klmaya", T ann gcnn de yet
meyecei, "slam ulem as"nca bile kabul edilmitir. "Usul'l-fikh"ta,
"m l yutk li ztih", yani "g yetirilemezlii, kendisinden kaynak
lanan" olamazlklardan sz edilir. Bu olam azlk"lara rnekler de verilir.
rnein Sadeddin Teftznnin "E't-Telvih" adl "hiye"sinde u
aklam a grlr:

153

"G yetirilemeyen. Bu, ya kendi konusundan tr olanaksz bu


lunandr. 'Kadm' (sona erm eyecek, sonrasz) olan bir eyi yok
etm ek ve gerekleri tersine dntrm ek g ib i... Y a d a .. ."246
A yn aklam a baka "usul-fkh" kitaplarnda da yer alr.247 "Ke
lam" kitaplarnda d a ...248 "Ulema", bu tr "o lam az'ian "olur klm aya
Tanr gcnn de yetmeyeceini "kabul" etmekle birlikte, "Tann'nn
gc yetmiyor!" sznn, "edep" ynnden sylenemeyeceini, yani
byle bir szn "edebe aykn" olacan ileri srerler.249
D em ek ki, "gerekleri tersine dntrm ek" (somut gerei, kartna
dntrm ek) de, inanlan T ann'nn bile "g yetirem eyecei olanak
szlardandr. Byle olunca da, "sr-mi'rac" masalnda anlatlanlar, eer
"gerek" deilse - k i deildir- "gerek" yapmaya, A hm ed N aim ve ben
zerlerinin "Tann"larnn bile gc yetmez. rnein: E er M ekke'den
Kuds'e dein u kadar "uzaklk" varsa, o "uzakln yok edilmesi" ola
nakszdr. E er "ge merdiven dayanlamaz"sa ve "merdiven
dayanlabilecek bir gk yok"sa, bu gerek klnamaz. E er "apartman kat
lan" gibi "kat kat gkler" yoksa, M uham m ed dnem inde de yoktu, imdi
de yoktur ve bu "yok"lan "var" klm aya g yetirilemez. "Gklerdeki kat
kaplan, bu kaplann vuruluu, kat bekileri, bu bekilerce kaplarn
al" da, "gerein tersine dntrlebileceine" inanm adka kabul
edilem ez. "Gk katlannda karlald anlatlan peygam berler" de
birer "gerek" olamazlar. "Gkler tesinde" girilip dolald "cennet"
de, "snr aac" ("sidretl-m nteh"), bu aacn kknden fkrdklar
anlalan "rm aka r d a... B unlann hibiri "gerek" olam az ve gerek
klnamaz. "Nil" ve "Frat" rmaklarnn "kaynak"lan belliyse ve bunlann
"gkte" bulunduu anlatlan "aa"tan "akp geldikleri" geree ayk
rysa M uham m edin "mi'rac" gecesinde de "durum ve gerek aynyd.
"O zaman durum bakayd" denemez. D aha ok uzatm aya gerek yok.
M uham m ed'in "sr-mir'ac" m asalnda "gerek"ler, tersine evrilmitir.
"Geree aykr" olduklar "kesin" bilinen eyler, "gerek" diye gste
rilmitir. "Tann'nn her eye gc yeter!" yutturm acasyla yutturulacak
trden deildir bunlar.
"slam byklerinden" Fahruddin R z (Hicri 5 44/ M iladi 1149H icri 606/ M iladi 1209), M uham m ed'in batan sona " [ ...]" olan "a

154

las gezi"sine ilikin birka "phe"ye y er verir. B u n lara k endince


"cevap" verm eye alr. Bu "phe"lerden "drdnciisii"nde yle
denir:
"Mi'rac hadisi, birok akla m anta uzak eyleri ieriyor: rnein,
M uhammed'in gsnn yarlmas ve karlan kalbinin zemzem
suyuyla ykanmas, akla m anta uzaktr. nk 'su' ile ykanacak
ey, maddi pisliktir. Kalbin kksz inanlardan ve kt huylardan
temizlenmesindeyse; zemzem suyunun hibir etkisi olamaz. Burak
denen hayvana binmesi akla m anta uzaktr. nk, Tanr, Muhammed'i bu 'lem'den 'gkler lemi'ne bir gezi yaptrm ak iin,
neden 'burak'a gerek duysun? A kla m anta uzak olanlardan biri de,
T annnn '50 vakit nam az farz klmas, sonra M uham m ed'in
Tanr'yla M usa arasnda birok kez gidip gelmesi sonucunda nam az
vakitlerinin '5'e indirilmesi. Bu da akla m anta uzaktr. nk: Bu
durum, bir 'hkm'n uygulam aya daha konulm adan kaldrlmasn
('nesh') gerektirir. Y ine bu durum, Tanr'nn, bir eyi nce bilemeyip sonra rendii sonucunu dourur. Ki; btn bunlarn
Tanr iin olabilirlii yoktur. (Bunlar Tanr iin dnlem eyecek
trden eylerdir.)"250
Fahruddin R z buna ne "cevap veriyor acaba?
"B yk slam bilgini", buna y aln zca u karl verebiliyor:
"'tiraz' yok. T anr'nn ilerine karlam az. O, dilediini y apar
ve diledii biim de hkm eder."251
"sr-M i rac " M asal N erelerden K aynaklanyor
Bu m asalda yer alan "b u r a k ":
P eygam ber, "m ira gecesi", M ekke'den K uds'e dein bu hayvanla
gitm i. "B urak", "berk= im ek" gibi hzl g itm esin d en tr bu h ay
v a n a ad olm um u.
"H adis"te anlatldna gre "burak", katrdan kk, eekten b
y k b ir hayvan. Y ani k atrla eek aras. Y a da katra yakn e ek.
E e in Tevrat'n daha ok Peygam ber'in biniti olduu grlr.
P eygam berler, zellikle nlleri, binit olarak eei seerlerm i n e
dense. rnein "peygam ber"lerin ve Y ahudilerin (M slm anlarn da)
155

atas saylan brahim P eygam ber'in biniti, " e e k " ti. T evrat'm T ekvin
blm nde, brahim 'in bir yolculuu; "V e brahim , sabahleyin erken
kalkt ve eeine palan v u rd u ..." (22:3) diye balanarak anlatlr. Zekeriya blm nn 9. babnda, Y ahudilere kurtulu ve kurtarc
(m esih) m jdelenirken yle deniyor:
"Ey Sion kz! B yk sevinle co! E y Y erualim kz! Bar!
te K raln adildir. V e kurtarcdr, alakgnlldr. V e bir
e e k zerine, evet eek yavrusu spa zerine binm i sana ge
liyor!" (A yet 9.)
K ur'an'da, Y ahudi peygam berlerinden zeyir (Y erem ya?) P ey
gam ber'in de eeinden sz edilir. (B akara Suresi, ayet 259.) D ahas,
M usa Peygam ber'in de biniti " e e k " ti. T evra tn k b l m n n 4.
b abnda yle denir:
"V e M usa karsn ve oullarn ald ve eei zerine bindirdi
ve M sr diyarna dnd." (A yet 20.)
teki peygam berlerin "eek"leri olu r da "bizim "kilerin olm az m ?
O nlara benzem ek iin "M uham m ed'im iz" de bir "eek" uydurm u
"m ira m asal"nda. Y alnz biraz "farkl" olsun diye "eekten byk,
katrdan kk" gsterm i. Y ani [ ...] gibi, eei de "farkl".
Masaldaki "ge merdiven dayama" ve "dayanan merdiven"le "ge
kma" uydurmas da, Tevratn bir blmnden ve yorumundan kay
naklanm a benzer. Tekvin blm nn 28. babnda unlar okuyoruz:
"V e Y akub, B eer- ebadan kt ve H arran'a doru gitti ve bir
yere eriip orad a geceledi. nk gne batm t. V e O yerin
talarndan birini alp ba altn a koydu. V e Y akub, o yerde
yatt. V e r y a grd: Ve ite y e r zerine b ir m erdiven dikilm i,
ba g klere erm iti. Ve ite onda A lla h 'n m elekleri km akta
ve inm ekte idiler..." (A yet 10-12.)
"V e Y akub, uykudan uyanp dedi: G erek o ki, R ab bu yerdedir.
V e ben, onu bilem edim (farknda olam adm ). V e korkup dedi:
B u yer ne heybetli! Bu, baka bir ey deil, ancak A llah'n evi
dir. V e bu, 'gklerin k a p s d r ..." (A yet 16-17.)
156

B uradakinin bir "d" olduu belirtiliyor. Y ani "m ira" m asalnda


olduu gibi "som ut ve "m addi" nitelikte sunulm uyor. O nun iin de
M uham m ed'inkine denebildii gibi
denem ez buna.
"G e km a" ve T anrdan buyruk alm ak iin "yerden ge d a
yanan b ir m erdiven"le "ge klabilecei" dncesi, K ur'an ayet
leriyle bile ilenm ekte. T r S uresinin 38. ayetine bakn:
"Y oksa (ge dayanm ve) zerine kp vahiy dinleyebildikleri
bir merdivenleri mi var? Varsa, o vahiy dinleyenleri ak bir kantla
ksnlar ortaya."
Y ani "ge klabilecei", km ak iin bir "m erdiven olabilecei"
ileniyor. A ncak; "ge kabilm ek iin M uham m ed gibi bir P ey
gam ber olm ak gerekir!" dem ek isteniyor. Sanki ayette sz edilen o
"ak kam t" M uham m ed gsterebiliyorm u gibi. "M ira" m asaln
[ ...] M uham m ed!..
Kur'an'da, Z uhnf Suresi'nin 33. ayetinde "mira" (oulu: 'Meric')
szc, "merdiven" anlam nda kullanlmtr. M eric Suresi'nin 3. aye
tinde T ann'nn "meric (merdivenler) sahibi" olduu bildiriliyor. 4. aye
tindeyse yle dendii grlr:
"M elekler ve ruh (C ebrail) O 'na (T ann'ya), 50 bin yl kadar olan
bir 'gn' iinde urc ederler ('m i'rac'la=m erdivenle karlar)."
Bu ayet, Yakub'un Tevrattan yukanya aktardnz "rya"snda
grdn ne denli anm satyor deil m i? "Ve ite yer zerine bir m er
diven dikilm i, ba gklere ermiti. V e ite onda Allah'n melekleri
km akta ve inm ekte id iler..." szleriyle bu ayeti karlatrdm z za
m an; kaynak daha ak belli oluyor. A rada bir fark var: Kur'an ayetinde
"m eleklerin T ann 'ya karken" kullandklan "m erdiven"le "k hzlan"
aklanyor! "Bir gnde 50 bin yllk yol" alyorlarm "melek"ler.
"Ge dayanan merdiven"le!..
slam Ansiklopedisi'nin "Mira" maddesinde yle dendii grlmekte:
" ...P e y g a m b e r de, ihtim al, H abeeden alnm olan bu k eli
m eyi (m i'rac') zaten bilm ekteydi. K eza, M andelerde de m er
diven, ge k m a vastasdr."

157

"M erdiven"i "ge km a arac" bilen "M andeler" (M andoenler),


"G ney Irak Sabileri"dirler. B unlar iin sm ail C erraholu yle der:
"B unlar, eski Sabi detlerini icra ettiklerinden, asl Sabilerden
olduklar kanaati hasl o lm utur."252
M uham m ed, "Sabi d e tle rin d e n ve inanlarndan o k ey alm
tr. B unu, 2. cildim izde daha genie greceiz.
A yn ansiklopedinin ayn m addesinde (ayn yerd e), m erdiven
anlam ndaki "m ira" szcnn Y akub'un "rya"sndaki m erdivenle
ayn anlam tad anlatly o r ve: "H abee yl d n m kitab,
X X V II, 21'de buna ma'areg deniyor" anlatm y er alyor.
M ira m asalndaki "gk", "gk k a tla n :
V oltaire, F elsefe S zl n d e , "Eskilerin G "ne ilikin olarak
unlar yazar:
"B ir ipekbcei, kozasn kaplayan kck tylere bakp da
'gk' dese; atm osfere 'gk' adn veren btn eskiler kadar iyi
akl y rtm o lu r .. ,"253
"nsanolu yanl sz etm eye o kadar alktr ki, buharlanm za,
yeryznden A y'a kadar olan bolua 'gk' adn veriyoruz. G
ne'in hareket etmediini pekl bildiim iz halde, G ne batyor
dediim iz gibi, 'ge kmak' da diyoruz. A y'da yaayanlar iin de
belki biz 'gz'..."254
"...E sk ile r acaba 'gk' deyince ne anlyorlard? H ib ir ey! H er
zam an: 'Y erle gk' diyerek barp duruyorlard. O ysa bunun,
'Sonsuzlukla atom ' diye barm aktan fark yoktu. D orusunu
sylem ek gerekirse 'gk' diye b ir ey yoktur. Y aln zca, b o lu k ta
yuvarlanan bir sr yuvarlaklar var. B izim ki de tekiler gibi y u
varlanp duruyor.
"Eskiler, gklere gitm eyi, 'ykselm ek' sanyorlard. A m a bir yu
varlaktan tekine hi ykselinir m i? G ksel yuvarlaklar, kimi
zam an bizim ufkum uzun stnde, kim i zam an altndadrlar. ( ...)
A m a eskiler, pek o kadar ince eleyip sk d o k u m a zla rd .. ."255

158

"Eskiler" gibi, "eskiler"in "m asal"larn, "ilkel"liklerini "T an r


adna sunan "kutsal kitap"lar da, yle iin "incelii"ne pek inm ezler,
inem ezler. D ahas; kimi "eski"lerin, kim i "kutsal kitap"takinden daha
ileri grler sergiledikleri, am zdaki dine bal dnenlerden
d ah a iyi gerei grdkleri anlalyor kim i yaptlardan. Y ine V oltairein F elsefe Szl'nden alnt yaparak rnek vereyim :
M ilattan 417 yl nceki konum alardan:
"K onfyus'un m ezi K u-Su'nun, in m paratoru G nen-V an'a
bal Kral L u nun olu Prens K u ile yapt konum alardan:
"Ku: K uzum , 'gkyz, yeryz, ge ykselm ek, ge layk
olm ak' dendii zam an ne anlatlm ak istenir?
K u-Su: K ocam an b ir sam a yum urtlanm olur. 'Gk' diye b ir
ey y o k tu r ki! H er gezegen, yum urtann kabuu gibi, kendi at
m osferiyle evrilm itir, uzaynda, kendi gneinin ev resin d e
dner. H er gne, durm adan evresinde gezen birok g eze
genlerin m erkezidir. N e yukar, ne aa, ne k, ne ini v ar
dr. G ryorsunuz ki, A y'da oturanlar da kalkp: 'D nyaya k
lr, dnyaya layk o lm aya allm aldr!' gibi laflar etseydiler,
alas szler s y le m i o lu r la rd ..." 256
"'Y erle g yaratan' dediim iz zam an, sofuca sam alam o lu
yoruz. nk 'gk' deyince, T a n n nn, iinde bir sr gneler
yakp bir sr dnyalar dndrd o usuz bucaksz uzay
anlyorsak; 'yer ile gk' dem ek, 'dalar ile b ir kum tanesi' de
m ekten daha glntr. K rem iz, nnde k ay b o ld u u m u z... ev
ren le karlatrlnca, bir kum tanesinden d ah a k k k a lr ...
"Ku: D em ek o luyor ki, Fo'nun 'drdnc kat gk'ten aram za
indiini, beyaz bir fil biim inde grndn syleyenler, bizi
bal gibi aldatm lardr.
K u-Su: B unlar, B u d a rahiplerinin oluk ocua, yallara an
lattklar m a sa lla rd r..." 257
Yahudiliin, Hristiyanln ve slam n "kutsal kitap"lan da ayn
trden m asallarla yle aldatm lardr inanrlarn. V e M uham m ed'im iz
de "sr-mi'rac" m asalyla...
159

"Gk" ve "gk katlar", hem en tm "eski efsaneler"de yer alr.


T m ilkel inanlarda vardr hem en hem en.258 V e "kutsal gler"i,
"kutsallklar" ierir.
ok eski "T rk m itolojisi"ni anlatrken bir yazarm z, M urat U raz
unlar yazar:
"T anrsal 'ik am etg h lar, kat'lara ayrlm 'g k lerd ed ir. B aka
bir deyile, 'gkler; 'byk ta n rla rla iyi ruhlarn, perilerin ve
m eleklerin evren apnda bir apartm an halindedir.
"C ennetler, nl st gl ve K ara H ann yaratt srve da'
da, (Tanr) lgen'in katndaki cennetlerin birinde bulunm akta.
"G ne, A y, yldzlar gibi natu rist ta n rlarsa yerlerini alm ,
'gkler lem i'ne, d nyaya k datrlar.
"T aoistlerin drt yn yneten Tanr ayarndaki drt tem
silcisiyle, G ktrklerin boluun drt ynnde bulunan, Trk
blgelerini k o ru y a n ... T anrlar da 'boluk lem i'nin b irer kutsal
kahram anlardrlar.
"Tanr saylan bozkurt, E tilerin, E lam llarn 'kutsal boa'lar,
G ne T anr am a'n gl k artal, F rtn a T an rs T eup'un
korkun boalaryla T anr'nn 'beyaz deve'si ve 'A ider Erkam '
m asalnda grlen kuyruksuz m avu kurdu da, 'gk sakinleri'nin
kadrosunda bulunm aktadrlar.
"B yk T anrlarn katlar ile yerleri belli olanlara gelince: G k
T anrs A nu, Sum erlerin A nosm as dedikleri, 'gklerin yksek
yerindeki saray 'n d ad r.
"A ltayllarn byk T anrs K ara H an ile olu lgen de,
am anlarca 17 kat kabul edilen gklerin st katlarnda oturur.
G ktrklerin, Y akutlarn, A katlarn ve E lam llarn byk T anr
lar da bu katlarda yerlem ilerdir.
"Y akutlarn K ayadan' dokuzuncu, A ltayllarn G nanas y e
dinci katta, A yatas altnc katta, Y akutlarn O rangay drdn
c, K uday ile T anra Ay zt nc katta otururlar.

160

"Sum erlerin kim i tanrlar


b u lm u la rd r..." 259

da yldzlarda oturm ay

uygun

M uhammed'se, "mira masal"nda, "gk katlarTna, "melekler"le "ulu


peygam berler"i yerletirmitir. Tanrsn da "gklerin tesi"ndeki "Ar"a
(saraya)...
"G e k"lar:
"Eski efsaneler"in ounda rastlanr bu "ge k"lara. E ski m i
tolojilerde nice "Tam T'lar, "Y artanr"lar ve "lm szle ynelm i
kii"ler "ge karlar", "gk"ten "inerler".260
T evrat'ta da kim i "peygam berim "ge ktklarndan" sz ed il
dii grlr. rnein II. K rallar blm nn 2. babnda yle denir:
"V e vaki oldu ki, onlar yryp konuurlarken, ite ateten ara
ba ve ateten atlar. kisini birbirinden ayrdlar. V e ly a (lyas),
kasrgada g klere k t..." (A yet 11.)
C em il S ena'nn d a unlar yazdn gryoruz:
"Zerdt'n mritleri, stadlan u masal uydurmulardr: B ir gn
Zerdt, yksek dalarn tepesinde imekler, yldrm lar ve
evreyi kaplayan bulutlar arasnda dua ederken, ge kaldrlm;
orada Hrm z'le karlam; ondan birtakm tanrsal buyruklar
alm. Sonra Zerdt, yere indii vakit, Nosks ad verilen eriat
kitabn getirm i...
"Tek ve oktannl dinlerde tarikatlardaki mira masallar, yalnzca
ermilerle peygamberlerin salklarnda grld iddia ve hayal
edilen olaylardan ibaret deildir; zellikle kimi peygamberlerin
ldkten sonra bu m iraca nail olduklar da iddia edilmitir. rnein:
Eski Hint Peygamberi Manu, ldkten sonra uup gitmi: in, Tibet
ve Japon Budaclarna gre de, Buda, gklere ekilmitir. Musevilerde, Hz. Musa, Moab vadisinde bir melek tarafndan Yehova'nn yanna gtrlmtr. Hz. Musa'nn* da armha gerildik
ten sonra gklere ekilmi olduu kabul edilir... (...)
"...M arcel G ranet'in kaydettiine gre; yeni T aoculukta m ira,
hi lm em e sanatdr. Bu inanca gre, rnein m parator W ou
* sa olm al. (Y.N.)

161

(S 140-148), kendi isteiyle saltanatn, eini, ocuklarn ve


btn servetini brakm ve bir ejderha tarafndan gklere
gtrlm tr. T aoculuun yce patronu olan H oang-ti de, daha
nce byle bir m iraca nail olm utur. Prens H auai-nan da bu iki
sinden nce gklere gtrlm tr. G enel olarak bu dinin g e
leneklerinde ba sanat sayesinde ve cinlerle arkadalk etm ek
suretiyle gklere kld kabul edilir. ( ...)
"A n laly o r ki, M i'ra, y alnzca M slm anlkta deil; ok daha
nce, trl dinler ve tarikatlarda da v a rd r..."261
"A r" (T anr saray):
V oltaire'in Felsefe Szl'ndtn:
"Eski Y unanllar, kentlere hkm edenlerin bir dan tepesinde,
kalelerde oturduklarn grerek, T anrlarn d a kaleleri olab ile
ceine karar verm iler ve bu kaleyi, T hessalia'da, tepesi kim i
zam an bulutlarla rtl O lym pos dana yerletirm iler. yle
ki, saraylar, gklere e dzeydeydi.
"A tm osferim izin m avi kubbesine bal gibi grnen yldzlarla
gezegenler, sonradan T anrlarn evi oldu. lerinden yedisinin
kendisine zg bir gezegeni vard. tekiler de nerede yer bulabildilerse orada o tu rd u la r.. ."262
V oltaire, bu konuda "lbraniler"in yani Y ahudilerin inancna da d e
iniyor ve yle diyor:
"K itaplarnda, gn k u ru lu u n a ilikin baz karanlk, an lal
m az, hepsi de barbar bir ulu sa yarar fikirlere rastlanr. O nlar
ca, birinci (kat) gk, havayd. kincisi, yldzlarn bal olduu
uzayd. Bu uzay, kat b ir c isim d i...
"Bu uzaydan, yahut yksek sulardan sonra nc (kat) gk,
yahut erm i Pavlus'un gtrld 'ar- l g eliy o rd u ...
"...b ra n ile r, bu kuruntular baka uluslardan a lm la rd ..."263

162

Y a M uham m ed? O nereden alm t?


M uham m ed de "braniler"den ve b aka evrelerden alm t k u
kusuz. K im ilerini de uydurup ekleyerek...
K sacas: "sr-m i'rac m ucizesi", eskilerden kaynaklanan bir
"m asaT'dan baka deil. B u m asal, teki "m ucize"ler gibi, "gerek"le
ilgisi olm ayan uydurm alar ieriyor; eski alarn "ilkel a n la y la rn ,
"ilkel inan"larn tayp getiriyor bizlere. B ir [...] taycs" n i
teliindeki "peygam ber" araclyla...
te "din"ler, bu tr uydurmalar stne kurulu. Birer "[...] taycs"
olan "peygam berlere, "mucizeleri var" diye inanlagelmi. Trl hokka
bazlklarla inandrlm insanlk. Ve gnm ze dek inandnlagelmi.
"Din" ve "peygamberlik kurumu" iin son derece nemli olduundan
bu denli genie yer ayrm a gerei duydum "mucize"ye. "sr-mi'rac mucizesi"ne verdiim yer de geni oldu. nk bu masal, ilgin bir rnek ni
teliindedir. ok ynl ve "mucize" diye inanlan eyin gerekte ne
olduunu ok gzel sergileyecek nitelikte bir rnek. Bir de u var: Sz
konusu masala, slam inam dan ok byk nem verirler.
"M ucize" nedir, ne deildir? B uraya dek an latlanlarla anlalm
olsa gerek. A k seik anlalm tr ki, "m ucize "diye inanrlara su
nulan eyin "gerek"le en kk bir ilgisi yoktur ve tm "m ucizeler",
insanl aldatm ak iin ileri srlm bir y alanlar btndr.
Bu durum , inanrlarca anlald, iyice kavrand zaman, temelinde
bir snfn karlar olan yap da gm br gm br yklacakr. O yap
"din"dir. nsanln zararna da olsa, dnya egemenlerinin yklp yok
olm asn istemedii k u ru m ...

163

PEY G A M B E R LK -K H N L K - A R LK

O lduka ortak yan lan vardr bu n lan n . T arihte, birok dnem lerde
de i ie olduklar grlr.
P eygam berlik "Sam i" toplum larda "kurum lam " grlr. zel
likle de "brani" (Y ahudi) to p lu m d a...
Herve Rousseau, D inler adyla Trkeye evrilen kitabnda unlar
yazar:
"Peygamber, esasnda Sami kavimlere ait bir kiidir. O, vahye mazhar olmu ve Allah'n szcsdr. Peygam ber (prophete) kelimesi,
bakasnn szlerinin aktancs m anasna gelir. Evvelce, khinlerle
peygam berler birbirlerine zt saylm sa da, imdi kabul edildiine
gre, srail'de peygamber, aslnda ruhbanlktan kmtr. lk Y a
hudi peygamberleri, ibadet yerlerinde alan zm relere mensup
gibi grnmektedir. lk peygamberler, heyecanl ortak ayinlerdeki
khinler arasndan kmlardr. B unlann gelim esiyle Peygam
ber, olaylann tesinde gizlenm i bulunan ilahi m ukadderat kefe
den, kavimleri daha iyi bir hale getirmek vazifesini yklenen kim
seler haline gelm ilerdir... "264
A nlam ve ilevi birtakm deiikliklere u rasa d a "khinlik",
A raplarda da peygam berliin h azrlayclar arasn d a olm utur.
bn H aldun, M ukaddim e's'nde khinlii, "peygam berliin eksik
tr" olarak niteler.265 unlan d a yazar bn Haldun:
"K hinler, Peygam ber dnem inde de var olduklarnda, Peygam ber'in doruluunu daha iyi anlarlar, m ucizelerini daha iyi
deerlendirirler. nk onlarda, peygam berlik iinden bir para
olan 'bulm a yetenei' (vcdan) vardr. H er insanda, uykudayken
baz eylere erm e yetisinin olum as gibi. B ak a d n yalarla
balant kurm a ii, khinde uykuda olur.

164

III

"Khinleri, Peygam ber'i onaylam a tutum undan hibir ey ayramaz


ve Peygam beri yalanlam aya hibir ey srkleyemez. Yalnz,
khinliklerinin tastamam peygam berlik olarak kabul edilmesi yo
lundaki gl tutkular srkleyebilir ona. N asl ki, Ebu Salt olu
m eyye de ayn tutkuya kaplarak ayn trden bir direnme iine
girmiti. nk peygam berlie yeltenm iti.. ,"266
Burada sz edilen Ebu Salt olu m eyye (meyyet'bn Ebis-Salt)
(.630?), Peygam ber dnem inde de kendisinden nemli olarak sz et
tirmi, "khinlii" ve dinbilir kiilii yannda, son derece nemli slam
ncesi ozan ve sylevcilerindendir.267 B u kii, "Tektannc" zellii ve
"airlii"yle de "peygam berlie" yakn gryordu kendini. Y alnzca air
lii bile elvermekteydi buna. nk "khinlik" gibi "airlik" de "pey
gam berlik" basam ana ok, yaklatnc bir e saylrd.
Peygam berliin, khinliin ve airliin ortak yanlarndan en nemlisi;
her nde de "yce"lerden "esin" (vahiy-ilham) getiren, ve kiiletirilm i bir grnm ez gce rol verilmi olmasdr: "Vahiy m elei"-"ilham
melei" ya da zel "ilham cini".

Arap Dnyasnda Peygamberlik-Khinlik-airlik ve


Esin Arac: "Melek-Cin"
M uham m ed D nem inde
bn H aldun, peygam berlik savnda bulunan "khiri'lerden sz
ederken "bn S ayyad"a da deinir. M uham m ed'in, bu khinle ilgin
b ir k arlam asn a ... "H adis" k itaplarnda da y er aldna gre, M u
h am m ed 'in bn S ay y ad 'la "karlam as" yle olm utur:
"M uham m ed: Syle bakalm , benim peygam berliim i kabul ed i
yor m usun?
bn Sayyad: K abul ediyorum , sen okur yazar olm ayanlarn p ey
gam berisin."
O layn kim i yerdeki anlatlnda da, bn Sayyad'm , P eygam ber'in
sorusuna: 'H ayr!' diye karlk verdii yazldr.

165

"bn Sayyad: Peki, sen de benim peygam ber olduum u kabul


ediyor m usun?
Muhammed: Ben, T ann'ya ve Peygam beri'ne inanrm. Grdn
(meleini-cinini) nasl gryorsun?
bn Sayyad: K im i zam an doru szl, kim i zam ansa yalanc
olan varlk (m elek-cin) bana bilgi iletiyor.
M uhammed: yleyse kark bir durum a srklenm isin sen. in
kark. im de senin iin bir ey sakladm, bil bakalm nedir?
bn Sayyad: D uh!..', d u h ...tur senin iinde sakladn.
M uham m ed: H aydi oradan!.."268
leri srldne gre, M uham m edin iinde tuttuu szck, "duhan" szcyd ve bn Sayyad bu szcn yaln zca yarsn sy
leyebilm iti. " D u h ... deil de "duhan" diyebilseydi, M uham m ed,
"H aydi oradan!" diyerek terslem eyecekti onu.
B urada en ilgin olan da, sz konusu "khin"in "bilgi iletici"si olan
"grnm ez" varlkt. "M elek" ya da "cin" olduuna inanlan "varlk"!
nsanlk aldatclarnn, " [...]" * varm gibi; "sahte-yalanc p ey
gam berler" diye niteledikleri khin-peygam ber klkllarn hepsinde
vard bu uydurm a varlk.
rnein M uhammed dneminde Esved'l-Ansi de peygamberlik
savnda bulunmu, iir-airane szler syleyen bir "khin"di ve onun da,
kendisine "vahiy getiren" bir melei, ya da bir cini, eytan vard. Muhammed'inkine benzer "vahiy" numaralarna giriirdi Esved. "Mucize" nu
m aralan da gsterirdi. Bu numaralannn da yardmyla korkun bir tehlike
oluturmutu M uhammed'in "slam" iin. Kmsenemeyecek lde de
yerler, topraklar elde etmiti. Eer M uhammed'in dyle kimilerince
"hile" yoluna da bavurularak ortadan kaldnlm asayd ("suikast" yaplmasayd) M uhammed'in "M slmanlar"na karlk, onun d a inanrlan srp
gelecekti.269
Talha ya da Tuleyha bn Huveylid de bir baka mek. O da "khin"di;
o da etkili, uyakl konumay bilirdi. Onun da M uhammed'inkine benzer
numaralar, bu numaralara inanan yandalan, inanrlan ve "vahiy" getiren
bir melei ya da cini vard. Meleinin ad da Zu'n-Nn'du. Bu melein ona
getirdii "ayet"ler arasnda u ayetin de yer ald aktanlagelir:
* ki szck karlm tr. (Y.N.)

166

"G vercine ve oru kuuna (a doana) ant olsun ki, sizden nice
yllar nce, m lkm zn (egem enliim izin) Irak'a ve am 'a dek
varacana ilikin gvence verildi."270
N e var ki, onun, yani T ulayha'nn bu d gerekletirilem edi. Bir
kez ge kalm t T ulayha. D ah a nce ortaya atlm alyd. Belki de
daha nce sz konusu olm ayacak engeller belirm iti. rnein olduka
g lenm i bir M slm anlar topluluu olum utu. B u to p lu lu a kar
yeterli lde yanda toparlam as kolay olm uyordu. teki khinpeygam berler iin de bu sorun vard. A yrca, giritii nem li savata,
zerine yryen M slm an savalarn banda H alid bn V elid
vard kom utan olarak. B u acm asz kom utan, herkesin gzn kor
k utm utu. K arsna kanlar, dm anlar "atete diri diri y akacak
kadar" zalim di. B u n a karlk, T ulayha'nn askerlerinin banda b u
lunan kom utan U yeyne'yse her zam an ihanete hazr bir kiiydi. hanet
etm iti de o etin savata. Y edi yz svarisiyle birlikte ekilip g it
m iti. Y ani T u lay h ay y aln z brak m t271 B tn bunlar olm asayd o
da glenecekti belki.
B ir baka rnek de M seylim edir. B en H anife kabilesinin b a
kan, khin ve air bir kiiydi M seylim e. P eygam berlik savnda bu
lunurken M uham m edle anlam a yoluna bile gitm iti.272 B ir sre iin
bile o lsa "anlam a" salanm m yd? B uras kesin olarak belli d e
il.273 M seylim enin M uham m ed'e yle bir m ektup yazp gn
derdii aktarlagelm ekte:
"Tanr elisi M seylim e'den Tanr elisi M uham m ed'e m ektup
tur. Sana esenlikler dilerim . Ben peygam berlikte sana ortak ed il
dim . Y eryznn yars bize, yars K urey'e aittir. Fakat Kureyliler, insaf ve adaletle hareket etm ezler."274
"Yalanc" diye nitelenir Mslmanlarca. Peygamberlik savnda olan
lardan "[...]" olmayan varm gibi. Ve "size T an n dan buyruk getiri
yorum!" diyen, "vahiy, mucize numaralan"na giren, Tanr adna konuan
M uhammed, bu tutumuyla [...]* gibi. leri srldne gre, Mseylime,
M uhammed'den nce Peygam ber olarak ortaya atlmt ve M uhammed,
"Mslim", "H a n if gibi szckleri Mseylime'den almt.275 Mseylime
* ki szck karlm tr. (Y.N.)

167

de, M uham m ed gibi "vahiy" aldn, T anr'dan "ayet"ler getirdiini ileri


srerdi. Belki de M uham m ed, birok eyi -k im ileri tersini ileri sr
m olsa b ile - ondan renm iti. E n'm S uresi'nin 93. ayetinde yle
denir:
"T anr'yla ilgili yalan-iftira uyduran ya d a hibir ey vahyedilm em iken 'bana vahyedildi!' diyenden daha zalim (haksz)
kim olabilir?"
Bu K ur'an ayetinin, M seylim e hakknda olduu ileri srlr. M seylim e, "gerekte T anr'dan hibir vahiy alm ad halde, 'bana vahiy
geliyor!' diyerek" T anr'ya kar "yalan uydurm u". Sanki M uham
m ed ayn biim de
M seylim e de M uham m ed gibi eitli num aralaryla epeyce yan
da toplam t evresinde. B iroklar da M uham m ed'in dininden d
np onun inanrlar arasna katlm lard .277 A m a eitli nedenler ve
terslikler yznden M uham m ed kadar baarl olam am t.
M uham m ed'den nce
A rap D nyasnda K hinlikle K ark P eygam berlikler
B ahriye ok, "Baz orientalistler, Y em am e R ahm an ad verilen
M seylim e'nin Hz. M uham m ed'den ok nce peygam berlik id
diasnda bulunduunu, birtakm yanl yollardan y ryerek ve yanl
tefsirlerde bulunarak iddia etm ilerdir" der.277 ok, M uham m ed'in
gerekten P eygam ber, M seylim e'ninse "sahte peygam ber" olduunu
"ispat eylem ek" iin garip abalara giriiyor ve M seylim e'nin M u
ham m ed'den nce peygam berlik savnda bulunduunu ileri srenlere
alas b ir tepki gsteriyor.
"Bunlar, Mseylime'nin Hz. M uhammed'den ok nce peygamberlik
etmekte olduunu, Kur'an'm ilk ayetlerinin M seylime'nin ayetlerinden
alman tefsirle bildirilmi olduunu ileri srmlerdir. H atta bunlar
arasnda M argoliouth, M slim ve H anif kelimelerinin ilknce M seylime
tarafndan kullanldn, bunlarn, m onotheist anlam na geldiini, Mu* ki szck karlm tr. (Y.N.)

168

ham med'in bu terimleri aynen kabul etmi bulunduunu ne srerek,


T aber ve dier kaynaklarn vermi olduu m alzemeleri bir yn hayal
mahsul rivayetler olarak tavsif etmekten ekinmemitir" diyor ok.
Sanki byle nitelemekten "ekinme"yi gerektirecek bir "zorunluk"
varm gibi. "M argoliouth'e gre M seylime, Hazreti M uhammed'den en
az yirmi yl nce peygam berlik iddialarna balam tr. Bunu da, bn
shakn baka rvler tarafndan bir kere daha teyit edilmeyen tek
cm lesine dayanarak ileri srmektedir. O cmle ise, Hirschfeld ve Frants
B uhl'n iaret ettikleri; 'Biz una kni olduk ki, bunlar sana, Yem am e'den Rahman denilen bir adam retiyor; fakat biz Rahman'a hibir
zaman inanmayz cmlesidir. Bu cmleyi bir Kureyli, Hz. M uham m ed
henz M ekke'de iken kendisine sylemi. ( ...) Sonradan birka kitapta
daha tekrar edilmekle beraber bn Hiam'daki bu garip cmle, hibir su
retle teyit edilmemitir. Belki de Musevi veya Hristiyan rvler tara
fndan bn shak'a ilham edilmi, o da bunu m evsuk sanarak kitabna al
mtr" diye srdryor ilahiyat hanm yazarm z.278 "Musevi veya
Hristiyan rvler", bn shak'a nasl "ilham etm i"ler acaba? bn shak,
onlarn "ilham "larn nasl "mevsuk" (gvenilir) kabul etmi? Onlar,
inand Tanr yerine koyarak m ? Bahriye ok, M seylime'nin, M u
ham m ed'den nce peygam berlik savnda bulunm adna "delil" olsun
diye u sorulan soruyor:
"Eer Mseylime Hz. M uhammed'den nce peygamberlik iddiasna
balam olsayd, Tektannl bir dini arayan ve onu kabule hazr bir
durum a gelmi bulunan Araplar tarafndan slamiyet'in deil, M
seylime'nin kurmak istedii dinin kabul edilmesi gerekmez miydi?
slamiyetin domas ve Hz. M uhammed'in hayat ok gemeden
komu devletler tarafndan renilmi, bilhassa Bizans kaynaklannda olduka geni bir yer igal etmi olm asna ramen, bu ya
banc kaynaklarda M seylime hakknda en kk bir kayda bile
tesadf edilmeyii, dikkat nazarna alnmak gerekmez mi?"279
O ysa iki eyi birbirine kartrm am ak gerekir: M seylim e ile M u
ham m ed'den hangisinin daha nce peygam berlik savnda bulunm alar
b aka eydir, bunlarn hang isin in daha "etkin" o ld u k lar b ak a ey
dir. "E tkinlik"se birtakm nedenlere dayaldr.

169

B ahriye ok unlar da yazm akta:


"G ene M argoliouth, M seylim e'nin Hz. M uham m ed'i taklit et
m ediini, bilakis Hz. M uham m ed'in M seylim e'yi taklit ettiini
de sylem ek ted ir.. ."28
"O rientalistler, bilhassa W ellhausen, M seylim e'nin Hz. M u
ham m ed'i rnek tutm adn ileri srm ektedirler. W ellhausen'a
gre M seylim e, Secah ve d i e r peygam berlik iddiasnda b ulu
nanlarn tarih sahnesine km alarndaki sebep, M ekke ve M e
dine'de slam iyeti m eydana getiren sebeple ayndr."2*1
G erekten de yledir. N e var ki, ilahiyat y azarm z bu gre,
hi de yerinde olm ayacak biim de kar k y o r ve yle diyor:
"H albuki M seylim e, slam dinindeki prensiplerin hem en hem en
aynn, belki biraz da Y em am e'nin yabanc bulunm ad H risti
yanlktan ald ilham larla zenginletirerek, kendi kurm ak is
tedii dinin iine alm tr. G nde d efa nam az klm ak, oru
tutm ak, arap im em ek gibi kaideler bunu gsterm ektedir. A y
rca m ezzinler vastasyla nam aza davet usul d e herhalde slam iyetten rnek alnarak kabul edilm i bir sistem dir."382
Yazarmz, "namaz", "oru" gibi ibadetlerin ve "ezan" biiminde iba- dete arnn, slamdan ok nce, baka "din" ve inanlarda da var
olduunu bilebilseydi, sanrm byle yazmazd. "Oru", Yahudilerde ve
Hristiyanlarda da vard. "Namaz"sa "kadim Hristiyanlk"ta, "Sryaniler"de bilinen bir ibadetti. Bunlardan da nce "oru" ve "namaz", "Sabiler"in ibadetleri arasnda yer alm bulunuyordu. Yeri geldiinde bun
lann zerinde daha ok durulacaktr. Yalnz burada, smail Cerraholu'nun "Kur'an- Kerim ve Sabiler" balkl yazsndan Sabilerin "nam az"lanna ilikin bir paragraf aynen aktarm akta yarar buluyorum:
"Sabitlerde, taharetsiz nam az caiz olm az. M esela cnb iken
nam az klnam az. T em izlenm ek iin akar suya d alm ak arttr.
Bevl (sidik, sidiklem e), git (byk abdest), rh (yellenm e),
hayzl (det gren) veya nifaslya (lohusaya) dokunm ak, ec
nebiye (yabancya) tem as, burundan gelen kan abdesti bozar.

170

H er nam az iin abdest alm ak vaciptir. N am azlar; kyam, rllk


ve secdesiz olarak toprak zerinde oturm aktan ibarettir N am a/
vakitleri, sabah, le ve gne batm adan n ce olm ak zc-c n.,
vakittir. N am azlar, M andden zikirlerden ibaret olan ezanla b a
lar. N am az klan kim se, Cedi burcuna ynelir. O nlara gre n a
m az, A dem P ey g am b ere yedi vakit farz klnm tr. A dem e
riat, Y ahya P eygam ber zam anna kadar devam etm itir. Y ahya
Peygam ber, bu yedi vakti neshederek, nam az vakitlerini vak
te in dirm itir."283
D em ek ki, Sabitlerde "ezan" bile vard. N am azlarda "rku" ve
"secde"yse hi yok deildi slam dan nce. "Sryaniler"de ve ok daha
nceki inanlarda bile vard. rnein, yeri gelince ok geni y er ve
receim iz bir raporda d a belirtildii gibi, "G ne klt"nn benim
sendii ok eski ve ilkel topluluklarda bile vard "rku" ve "secde".
Sz konusu rapor, 12 B irinci K anun 1937 tarihini tayor ve A tatrk'e
gnderilm itir. K alem e alan da M eksiko M aslahatgzr Tahsin
B ey'dir. Bu raporun banda yle denm ektedir:
"O rta A syadaki ecdadm z gibi G ne K ltne slik olan M ek
sika yerlilerinin G nee tazim ayinlerini ne suretle yapm akta o l
duklarna ve ezan, abdest ve secde gibi M slm anla ait o lduk
lar zannolunan hususatn M slm anla gne dininden g ird i
ine ve slam dininde vazh bir m anas olm ayan secdenin G
ne K ltnde ok derin bir m anas o lduu n a ve saireye dair
m him m alum at ve izahat havi rapor."284
slam Tarihinde lk Sahte Peygamberler adl kitapn yazar B ah
riye ok Hanmefendi bunlar bilebilseydi, M seylime'nin "oru,
namaz, ezan" gibi dinsel gelenekleri, slamiyet"ten aldn yazmazd el
bette. Her neyse...
Gerekten de "M seylime ve benzerlerinin tarih sahnesine kmalarna
yol aan nedenle, M uhammed'in Mekke ve M edine'de Peygamberlik [...]
taknarak ortaya atlmasna yol aan neden, aa yukar ayndr".
M uhammed'den nce kimi toplumlarda, "peygamberlik"ler vard. Ya
Araplarda? Mseylime'nin peygamberliini bir yana brakrsak, kesin bir
ey sylemeye "belge"ler yeterli deil. A ncak u sylenebilir: "airlik"le
171

kank "khinlie benzer peygamberlik", ya da "peygamberlie benzer


khinlik" vard Arap dnyasnda da. Kimi "H anif' denen "Tektannc" din
ciler vard ki, "airlik" ve "tanrsal t verici" szler yannda "khinlie
benzer peygamberlik" ilevi stlenmilerdi. te bir rnek: m eyye bn
Ebi's-Salt.
Bu kiiyi M slm anlar ok iyi tanr. nk slam d a o k sz ed i
lir bu kiinin. M uham m ed'in peygam berliini destek ler nitelikte kant
olutursun diye yaam na ve tutum una ilikin b irok y alan lar u y
durulm utur. A ncak yine de onun olduu sylenen d n celer, iirler
ve onunla ilgili anlatlanlar olduka ilgi ekicidir. O nun iin burada
zet olarak sunm akta yarar var:
E bu'l-F erecil-lsbihan'nin (El sfhani'nin) K itabu'l-A gani'snde
yle denir:
"Ebu U beyde anlatr: Kentlerin en air kiileri, M edineliler, sonra
Abdul Kays ve sonra Sakiflilerdir. Sakiflilerin en air kiisiyse
m eyye bn Ebi's-Salt'tr. Bunun byle olduu konusunda Araplar
birlemitir. ( ...) O sm an olu M s'abdan aktarlr: m eyye bn
Ebi's-Salt, mukaddes kitab ap okuyabilirdi. Okurdu da. Din
darlndan tr, uval bezi, ya da kaba kldan yaplm a bir giysi
(mesuh) giyerdi. brahim'i ve sm aili dilinden drmeyenlerdendi.
Haniflii de. kiyi yasaklamt. Putlara sayg konusunda kukusu
vard. (Putlara inanmyordu.) Gerei arayan kiiydi. (Gerek) dini
aramaya koyuldu. Peygam berlikte de gz vard. (Peygamber
olmak isterdi.) nk kutsal kitapta Araplardan da bir peygamber
geleceini okumutu. stiyordu ki, o gelecek peygam ber kendisi
olsun. Peygamber (M uham m ed) T an n dan eli olarak gnderil
diinde kendisine: 'te senin beklediin ve hakknda konutuun
(szn edip durduun) peygam ber!1denmiti. Peygam beri kskanmt o. Tanr'nn dman. 'Ben peygam ber olaym isterdim ' diye
konutu. Sonra Tanr u ayeti indirdi onun hakknda: ^Iuham m ed!
O kimsenin olayn onlara anlat ki, ayetlerimizi vermitik ona.
A m a o, o ayetlerden syrlp ayrlmt. A rdndan eytana uym u
tu. V e azgnlardan olm utu.. ,'"285

172

Bu ayet, K ur'an'da, A 'rf Suresi'nin 175. ayetidir.


E er bu ayette anlatlm ak istenen, Kur'an yorum larnda da ileri
srld gibi, m eyye bn E bis-Salt'sa, ok ilgin bir durum kyor
ortaya: B una gre, m m eyye'ye "peygam berlik" verilm i nce. S on
ra, peygam berlii elinden alnm !
B u sonu kyor nk: B u ayete gre, ona "ayetler verilm i, am a
o, kendisine verilen ayetlerden syrlp ayrlm ". Sz konusu "ayet
ler" ya T ann'nn "vahiy"leridir, ya da "m ucize"lerdir. H er ikisi de,
yalnzca "peygam ber"e verilecei iin, sz edilen kiinin, "peygam
ber" olm as gerekir.
A 'rf Suresi'nin 175. ayetinde anlatlm ak istenen kim olursa olsun;
K ur'an anlatm nda byk bir "fke" gze arpyor ve bu ayeti iz
leyen ayette de ayn kim se hakknda "hakaret am al" bir benzetm e
yer ald grlyor:
"D ileseydik, ayetlerim izle stn klar, yceltirdik onu. A m a o,
yerinde aklm gibi kald. V e hevesine kapld. Onun durumu,
b ir kpein durum una benzer. zerine varsan da, braksan da,
dilini sarktp soluyan kpein durum una. te ayetlerim izi y a
lanlayan kim selerin durum u byledir. Bu yky sen anlat on
lara. O la ki, dnrler."
A nlatlm ak istenen m eyye'yse, M uham m ed ok kzm anlalan.
O na aka svg ynelterek kendini doyurm aya alyor. "Rakb"ini
"kpee benzetmesi" byle aklanabilir ancak. Yani M uhammed, f
kesini ve svgsn Tanrsna yaslayarak "rakb"ini aalyor. Ve bu
arada, bilmeden, Tanrsn glnletiriyor. nk nce "ayetler" verdii
bir kimseyi, sonradan "eytan"a kaptran ve ardndan "kpee benze
terek" svp sayan bir Tanr, ok gln bir T an n dr.
Kitabu'l-Agan, m eyye bn Ebi's-Saltn da M uham m ed gibi bir
"kalp ameliyat" geirdiini anlatan "rivayef'e yer veriyor. Buna gre,
m eyye'nin kalbini de "melek" yarp karm. Hatta bu "am eliyaf,
"ku" biimine giren "iki m elek" yapm . "Ku"lar, kardklar "kalb"e
"bir eyler" koym ak istemiler. N e var ki, o kalb, "reddetmi" konulm ak
istenen eyi!286
B urada da am alanan, "rakb"i aalam aktr.

173

Bununla birlikte "rakb"inden de ok, M uhammed'in kendisi [...] ona


kar olan tutumuyla. nk "Rakb"i, meyye, bir bakm a kendisinin
"hoca"s saylr. Kendisinin Tanr, evren ve daha baka konularla ilgili
dncesinin hemen aynn, kendisinden ok nce, m eyye ilemitir.
iirleriyle ve sylevleriyle ilem itir meyye.
m eyye bn E bi's-Salt'a gre:
"Y alnzca bir Tanr vardr. B u Tanr, var olan her eyi ynetir.
O, bir nur perdesi iinde, A rg n d ad r. nsan gz, bu nur per
desini aam ad iin T anr'y grem ez. Bu perde, m ukaddes
gk m elekleriyle kuatlm tr. B unlar, 'saf sa f dizilm i'tir. K i
mi A r/d tayor, kim i sessizce T a n n nn vahyini dinliyor. B un
lar arasnda C ibril (C ebrail), M ikail ve dier bazlar, en yksek
yeri alm lardr. D nyada hibir ey kalc d eildir. H er y aa
yan, er ge lr, rr. T ek kalc, kutsallk ve 'celal sahibi' olan
T anr'dr. H ibir zam an yok olm ayan O dur yalnzca."287
m eyye'nin bir iirinde yle denir:
"Tann'dr O. varlklarn yaratcsdr. Tm yaratklar, birer cariye
ve kle niteliinde O'nun buyruuna, isteyerek boyun emede."288
u iirlerin de m eyye'nin olduu sylenir:
"B tn insanlar, T an n 'n n halkdr. Y eryznde (evrende) tek
hkm ran, O'dur."
"Ve O T ann ki, yaratklardan hi kim se, m lknde O 'nunla
ekiem ez, bir hak ileri srem ez. Y aratklar O nu birlem ese de
O B ir'dir."289
m eyyenin bu evren ve T a n n anlay, K ur'an'da da yer almakta.
yleyken ayn T ann, kendisini bylesine ven m eyye'nin, K ur'an'da
-M uham m ed araclyla- "kpee benzediini" bildirm ekte. Bir "ve
faszlk", bir "[...]" deil de nedir bu?!
Celaleddin SytTnin (. Hicri 911/ Miladi 1505) El Itkn Fi Ulumi'lKur'an adl nl (kaynak) kitabnda, "cennet" ve "cehennem" de, Kur'an'daki gibi ve Kur'an m nce meyye'nin iirlerinde anlatld aklanr.
meyye'nin bir iirinde "cinan" (cennetler) yle anlatlr:

174

"Asl baheler cennetlerdedir. G lgelikler oluturm akta. V e o


glgeliklerde, gsleri yeni tom urcuklanm kzlar var. O cen
netlerdeki sedir aalar dikensizdir."290
"C ennetlerdeki "sedir aac iin A rapada pek rastlanmayan ve "ga
rip" szckler arasnda gsterilen "mahzt" (dikensiz) szc Kur'an 'da
da kullanlmakta. V ka Suresi'nin 28. ayetinde, "Ve dikensiz sedir aa
larnda..." denmekte. Ayn surenin 30. ayetinde de bu aalarn, "uzayp
giden glgelikler" oluturduu anlatlmakta. Dikensiz anlamndaki "m ah
zt" szcnn "garip" (yadrganan) szcklerden olmasndan tr,
slam ncesi A raplarda kullanlp kullanlm ad sorulmu, az da olsa,
kullanldna m eyye'nin yukardaki iiri, "tank" gsterilmi.291 A yn
iirde, "cennet" ve "baheleri"yle ilgili anlatlanlar, "gsleri tom ur
cuklanm kzlar"yla birlikte Kur'an'n N ebe' Suresi'nde de anlatld
grlmekte:
"T anr'ya kar gelm ekten saknanlara, kurtulu var. B aheler,
balar var. G sleri yeni tom urcuklanm yat kzlar var. V e
iki dolu kadehler var (cennette)." (A yet 31-34.)
"C ehennem " ve "cehennem likler" de m eyye'nin iirlerinde an la
tlrk en , bir iirinde yle denm ekte:
"O nlar ba aa tutun cehennem de. nk onlar d iren d iler ve
srekli yalan ve uydurm a eyler sylediler."292
N is Suresinin 88. ayende, "mnafklar"n (cehennemde), "ba aa
tutulacaklan"nm, meyye'nin iirinde yer alan szckle ayn kkten gelen
bir szck (erkesehm) kullanlarak anlatld dikkati ekmekte. Sytfnin kitabnda, bu szcn de "garip" (Araplarda pek az kullanld
iin yadrganan) szcklerden olduu belirtilir.293

175

K A Y N A K N O TLA RI*

1 Bkz. slam A nsiklopedisi, c.9, s. 151 (N ebi m addesi). Bkz. A ziz


G nel, Trk Sryaniler Tarihi, D iyarbakr, 1970, s.47.
2 D eiik T anr anlaylar ve deiik dinsel araclar k o n u su n d a
geni bilgi iin bkz. C em il Sena, Tanr A n la y, stanbul, 1978,
R em zi Kitabevi, s.7-609, zellikle s.62-63, 66-67 vd. A yrca bkz.
H erve Rousseau, D inler, ev. O sm an Pazarl, stanbul, 1970, R em zi
K itabevi, s.2-175, zellikle s.29-37, 116-118 vd.
3 Bkz. Sena ve R ousseau'nun ayn yaptlar ve Sedat V eyis rnek,
Yz Soruda lkellerde Din, By, Sanat, Efsane, A nkara, 1971,
zellikle s.7-77. Kar. D urkheim , D in H ayatnn ptidai ekilleri, ev.
H seyin Cahit, stanbul, 1923, 1924, Tanin M atbaas, c.1-2. A yrca
bkz. Felicien C hallaye, D inler Tarihi, ev. Sem ih Tiryakiolu,
stanbul, 1972, V arlk Y aynlar, s.7-303. Bkz. m er R za D orul,
Yeryzndeki D inler Tarihi, stanbul, 1958, s.7-292.
4 Sedat V eyis rnek, Yz Soruda lkellerde Din, By, Sanat, E f
sane, s.70.
5 RN EK , bid, ayn eser, ayn s.
6 RN EK , bid, s.71.
7 RN EK , Etnoloji Szl, A nkara, 1971, D TC Fakltesi
Y aynlar, s .161.
8 H erve R ousseau, D inler, ev. O sm an P azarl, stanbul, 1970,
Rem ziKitabevi, s.l 17.
* Bu notlar, Turan Dursun'un K utsal Kiraplarn K aynaklan adl eserinin yaymevimizde bu
lunan kopyas arasnda bulundu. Dikkatle incelendiinde, her kitaba ait notlardan bir
blmnn tasla olduu grlecektir. Ancak, notlarn bandaki numaralar, kitaptaki
dipnot numaralaryla uyumlu deildir. Ayrca, kitaptaki dipnotlarn, say olarak ok az
bir blmne tekabl etmektedir. Okura yararl olabilecei dncesiyle kitaba almay ge
rekli grdk. (Y.N.)

177

9 B u sre, dinler tarihi, toplum bilim , in san b ilim ... kitaplarndan


izlenebilir.
10 B u konuda derli toplu ve zet bilgi iin bkz. A lbert Bayet, D ine
K ar D nce Tarihi, ev. Cem al Sreya, stanbul, 1970, V arlk
Y aynlar, s.5-143.
11 Bkz. O rhan H anerliolu, F elsefe A nsiklopedisi, stanbul, 1979,
R em zi K itabevi, c.6, s.231. P rodikos'un yaam ve dnceleri iin
ayrca bkz. C em il Sena, F ilozoflar Ansiklopedisi, stanbul, 1976, c.3,
s.672-674.
12 A tatrk D iyor ki (D erleyen M ustafa Baydar), stanbul, 1970,
V arlk Y aynlar, s.70.
13 B u durum u rnekleriyle ve ibretle grm ek iin bkz. A bdullah
A khabov, S ovyetler B irlii'nde slam, ev. Sibel zbudun, stanbul,
1979, H avase Yay., s.7-102, kitabn sonundaki resim ler. B u kitapn,
bir vn am acyla yazlp yaym land anlalyor. A y rca bu yan
da ibret vericidir.
14 Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birlii Anayasas iin bkz. Do.
Dr. Server Tanilli, Anayasalar ve Siyasal Belgeler, stanbul, 1976, s.603
(madde: 124). A yrca bkz. Abdullah A khabov, bid, s.9-10.
15 Bkz. A bdullah A khabov, bid, s. 15.
16 Ali Fuat Bagil, Ana Hukuk, c .l, fasikl 1, s.63-65 (Ankara, 1943),
aktaran Prof. Dr. Fehmi Yavuz, D in Eitimi ve Toplumumuz, Ankara,
1969, s. 12. (Alntda kimi szckler, bugnk dile evrilmitir-T.D.)
17 Bkz. A bdulkadir nan, Tarihte ve Bugn am anizm , Ankara,
1972, T T K Y aynlar, s. 19-20.
18 Bkz. Kur'an- Kerim ve Trke A nlam (M el), Ankara, 1973,
D iyanet leri B akanl Y aynlar, s.476. (9. ayetin anlam na ilikin
dipnot.)
19 K onu iin bkz. Prof. A. G uillaune'n stanbul niversitesinde
"Garpte slam Tetkikleri" m evzuuna dair verdii konferanslar, slam
Tetkikleri E nstits Dergisi, c .l, cz 1-4, yl 1953, basm yl 1954,
stanbul, s. 122, 135-136, 142. Bu sayfalarda, evrenin "6 gnde"
yaratld yolundaki kutsal kitaplarn ileri srdkleri iddiann
glnln, Prof. A. G uillaune, aka belirtip sergilem ektedir.

178

20 Bkz. evket Aziz Kansu, nsanln K aynaklan ve lk M e


deniyetler, Ankara, 1971, TTK Yaynlar, c .l, s .1-122. Bkz. L.S.B. Leakey, nsann Atalar, ev. Gven Arsebk, Ankara, 1971, TTK
Yaynlar, s. 1-185. Bkz. J. Bronowski, nsann Ycelii, ev. Filiz
Ofluolu, stanbul, 1975, M illiyet Y aynlan, s. 1-437. Bkz. Anthony
Smith, nsan, Yaps ve Yaam, ev. Erzen O nur-N ida Tekta, stanbul,
1970, Remzi Kitabevi, s.9-470. Bkz. Calvin W ells, Sosyal Antropoloji
Asndan nsan ve Dnyas, ev. Erzen Onur, stanbul, 1972, s.9-162.
Bkz. Bozkurt Gven, nsan ve Kltr, stanbul, 1974, Remzi Kitabevi,
s. 1-424. Bkz. M. lin-E. Segal, nsan N asl nsan Oldu?, ev. A hm et Zekerya, stanbul, 1974, c .l, s.5-304, c.2, s.309-589. Bkz. Gordon Childe,
Tarihte N eler Oldu?, ev. Alaeddin enel-Mete Tunay, Ankara, 1974,
O dak Yaynlan, s.9-389. Bkz. Jean Bostand, Biyoloji Asndan nsan,
ev. Ender Grel, stanbul, 1964, Varlk Y aynlan, s.5-162. Bkz. Charles
Darwin, nsann Treyii, ev. Ragp Gelencik, Ankara, 1973, Onur
Y aynlan, s.7-271. Bkz. Charles Darwin, Trlerin Kkeni, ev. ner
nalan, Ankara, 1976, Onur Yaynlan, s.9-591. Bkz. Charles Darwin,
Seksel Seme, ev. ner nalan, Ankara, 1977, s .11-543. Bkz. A ndre
Ribard, nsanln Tarihi, Erdoan Baar-iar Yaln, stanbul, 1974,
c .l, s.5-469, c.2, s.5-471. A ynca Gkbilim (astronomi) ve Yerbilim (je
oloji) yaptlarna baknz.
21 D nyann ya ve geirdii evrelere ilikin 20 N o.lu nottaki
yaptlara ve ayrca bkz. Geliim, G enel K lt r A nsiklopedisi, c.3.
"D nyam z, s.l 16, 117. (B urada dnyann ya, 4 m ilyar 600 bin yl
olarak belirtiliyor.) lk insanlardan bu yana geen zam an iin yeni bul
gularla ilgili olarak bkz. Feridun Y cedin, "lk nsann A frika'da
Y aad Saptand", (haber) 4 O cak 1979 gnl C um huriyet gazetesi.
Bu haber yazda, "M ary L eakey adnda bir kadn aratrm ac, K uzey
T anzanya'da, bundan 3,57 ile 3,77 m ilyon yl nce yaam 21 birey
kalnts bulm utur" satrlar da yer alyor. B asn d a ve T R T h a
berlerinde yer aldna gre, daha sonraki yllarda elde edilen bul
gularla, gerek dnyann ve gerek insann daha yal olduu sonucuna
varlyor. Yalnz, kutsal kitaplarn ileri srdklerinin tersine, insan
d nya ile birlikte var olm am tr. D nyann yam a oranla insann
ya o k nem siz kalr.

179

22 ilkel bakn V oltaire'deki anlatm grm ek istenirse bkz. Voltaire, F elsefe Szl, ev. Ltf Ay, stanbul, 1977, nklap ve Aka,
c.2, s.37-39 vd. c .l, s.228, 229 vd. "G k"lere ilkel ve m istik bak ko
nusunda ayrca bilgi iin bkz. C em il Sena, H azreti M uham m ed'in Fel
sefesi, stanbul, 1971, Rem zi K itabevi, s.64-69 vd.
23 Bkz. N.K. Sandars, G lgam D estan, ev. Sevin Kutlu-Teoman
Dural, stanbul, 1973, Hrriyet Yaynlan, Byk Klasikler, s.8-9. Bu
sayfalarda, Glgam D estan'nn 3000 yllarnda yaratld be
lirtiliyor. Tevrat'n yazl ise, kaynaklann belirttiine gre 1500
yllannda balamakta. Bunun iin bkz. Aziz Gnel, Trk Sryaniler Ta
rihi, Diyarbakr, 1970, s.402. Bu kitapta yer alan cetvelin bir benzeri,
Kandilli smail Efendi'nin Mer'a'-Tevarih'inde de grlmektedir.
24 Bkz. N .K . Sandars, G lgam D estan, T u f a n H ikyesi"
balkl blm , s .112 vd. D aha ok bilgi ve k arlatrm a iin ayrca
bkz. M derris M uavini H ilm i m er B. Tufan H ikyesi, D arlfnun
lahiyat F akltesi M ecm uas, yl 5, say 23, s.53 vd. say 24, s.33 vd.
25 Bkz. M. Sadeddin Evrin, am zn K ur'an Bilgisi, Ankara,
1970, c .l, s.296.
26 BKz. H ayrullah rs, M usa ve Yahudilik, stanbul, 1966, Remzi
Kitabevi, s. 164 vd.
27 Bkz. O rhan H anerliolu, D nce Tarihi, stanbul, 1970,
Rem zi K itabevi, s.36.
28 O rhan H anerliolu, nan Szl, nan m addesi. A yrca
bkz. H anerliolu, F elsefe A nsiklopesi, c.3, nan m addesi.
29 Bkz. Prof. Dr. lhan A rsel, Toplum sal G eriliim izin So
rumlular, D in A dam lar ve A ydnlar, 1. kitap, A nkara, 1977, s.231
vd. A yrca bkz. lhan A rsel, B iz Profesrler, A nkara, 1979, s.1-307.
30 Bkz. O sm an Pazarl, slam Ahlak, stanbul, 1972, Rem zi Ki
tabevi, s.229.
31 H aiyetu'l-G elenbevi A le'l-C ell, stanbul, 1316, Dersaadet,
c .l, s.276.
32 Bkz. G elenbevi, c .l, s.276, 277. A yn 7 koulu daha genie
grm ek iin bkz. Seyyid erif Crcn, erh u 'l-M e va k f stanbul,
1239, D aru't-T baati'l- m ire, s.547, 548.

180

33 O sm an K eskiolu, sm ail G elenbevi, Ve Siibt- H ilal M eseli,


lahiyat F akltesi D ergisi, Ankara, 1965, c.X III, s.21-25 vd.
34 E l F k'hu'l-E kber ve erhuhu Li'l-m am M olla A liyy'il-K n ,
stanbul, 1323, s.71.
35 E l F k'hu'l-E kber ve erhuhu, s.71.
36 Bkz. El F k'hu'l-E kber ve erhuhu, s.72-73, 182.
37 Bkz. E l F k'hu'l-E kber ve erhuhu, s.72, 73. Bkz. D avudulK ars, erhun Li'l-Kasdeti'n-Nuniyye, stanbul, 1318, s.70, ve teki
A kaid kitaplar.
38 rnein bkz. D avudu'l-K ars, bid, s.70. Bkz. A liyyul Kar, El
F k'hu'l-E kber ve erhuhu, s.73 vd.
39 D avudu'l-K ars, bid, s.70.
40 Bkz. E't-Tefsiru'l-Menar, 1954, c .l, s.401. Seyyid erif Crcnfnin
erhu'l-M evakf nda, "mucize"nin de "olaanst" olmayabileceini ileri
sren gre yer veriliyor. Bkz. s.554.
41 Mustasaru Sahihi'l-Buhari. (Tecridu's-Sarih), 1352 No.lu hadis.
A yrca bkz. Sahihui-M slim , Beyrut, 1972, c.4, s .1719-1920.
42 Sahihui-MUslim'de, bu hadis aklanrken 4 No.lu notta: "EhlsSnneti Ve'l-Cemaa"nn grne gre "sihr"in (bynn), teki "eya"
gibi "gerek bir varl" bulunduu, gerei olmayanlar hayaller ("hayltun btletun") niteliinde olmad, gerek Bakara Suresi'nin 102.
ayetiyle, gerekse bu hadisle, bynn "gerek bir ey" olduunun "kesin
olarak kantland" anlatlyor. Bkz. c.4, s.1719-1720.
43 Tevrat, k, bap 22, ayet 18.
44 Bkz. Tevrat, I. Sam uel, bap 28, ayet 3.
45 Bkz. M illiyet Y aynlan, Tarih Dizisi, No: 15 (700 Byk Gn un 1.
cildi), s.79-84. ("Bir Bycnn Yaklmas" balkl blm. Alnt Victor Von Klanvil, Fuggerzeitungun gazetesi.)
46 Bkz. Tevrat, I. Sam uel, bap 28, ayet 7-14 vd.
47 M alik b. Enes (m am M alik), E l M uvatta, tashih ve notlarla
yaym layan M uham m ed Fuad A bdulbaki, K ahire (?), 1951, K itabu'lUkl, bap 19, hadis 14, s.543.
48 Bkz. Sleyman Olu eyh M uhammed Olu Abdurrahman
(eyhzade), M ecmau'l-Enhur Fi erhi Multaka'l-Ebhur (Darnad), stan
bul, 1309, Mekteb-i Sanayi Matbaas, c .l, s.523. A ynca bkz. Burhanddin

181

El Fergani E l M erginan E l Hidaye erhu'l-Bidaye, tashih ve haiye ile


yayna hazrlayan Ebulhasenat M uhammed Abdulhayy, 1304 Matbaatu'lMustafai, c.2, s.581. Ayrca bkz. M olla Hiisrev Drer, stanbul, 1318, c.l,
s.303. M slman olana ya da lene dek gnde 39 kam vurulur. Damad,
c .l, s.523.
49 Bkz. M olla H usrev Durer, stanbul, 1318, c .l, s.303 K enar, (La
T uktelu m rteddatn), byc hakknda eriat hkm iin bkz. Ebubekir Er-Rz, Ahkam ul-K ur'an, 1335, c .l, s.50-58.
50 B u olay, hem en tm hadis kitaplarnda ve B uhar'nin E'sSahih'm de vardr. Sahih-i B uhar M uhtasar Tecrid-i Sarih'te 1578
N o.lu hadis de bu olayla ilgilidir.
51 Bkz. D o. Dr. N um an A bdurrazzak Sam arra, M rted'e A it
Hkm ler, ev. O sm an Zekai S oyyiit-A hm et Tekin, stanbul, 1970,
S nm ez N eriyat, s.234-239.
52 T arih ve siyer kitaplarndan baka hem en tm hadis kitaplar
d a olay yazar. rnein bkz. Sahih-i B uhar M uhtasar Tecrid-i Sarih,
1590, 1591,512, 1191 N o.lu hadisler.
53 Bkz. Sahih-i Buhar M uhtasar Tecrid-i Sarih, 288 No.lu hadis.
Bkz. Sahihu'l-Mslim, tashih ve notlarla yaymlayan M uham m ed Fuad
Abdulbaki, D aru hyai'l-Ktbi'l-Arabiyye, 1954, Kitabul-M esacid ve
M evadn's-Selat, bap 8, hadis 39 (541).
54 Sahihu'l-M slim , K itabu'l-M esacid ve M evadn's-Selat, bap 8,
hadis 40 (542).
55 Bkz. Sahihu'l-M slim , K itabu'l-M esacid ve M evad's-Selat,
bap 8, hadis 39 (541).
56 Bkz. A hm et N aim , Sahih-i B u h a r M uhtasar Tecrid-i Sarih
Tercem esi, stanbul, 1926-1928, c.2, s.332 (hadis 288), 1 N o.lu not.
57 Bkz. A hm et Naim , bid, c.2, s.332, 1. N o.lu not.
58 Bkz. H icr Suresi, ayet 16-19. Bkz. M lk Suresi, ayet 5. H adis
olarak da, birinci ve ikinci rnek diye sunduklarm za bakm ak yeterli.
59 Bkz. A hm et Naim, Sahih-i B uhar Muhtasar Tecrid-i Sarih Ter
cemesi, stanbul, 1928, c .l, s.4 (haiye), c.2, s.617 (haiye). A y n ca bkz.
Tecrid-i Sarih, 1364 No.lu hadis.
60 Sahih-i B uhar M uhtasar Tecrid-i Sarih, 431 N o.lu hadis. Bkz.
Sahihu M slim , yaym layan M uham m ed Fuad A bdulbaki, 1955, c.
s.331-332 (B abu'l C ehri B i'l-K raati...)

182

61 Fetva kitabndaki yerini grmek iin bkz. Zeynulabidin bn brahim


bn Nceym, El Ebah Ve'n-Nezair, 1322, Matbatu'l-Hseyniyye, s. 131.
62 Sahih-i Buhar M uhtasar Tecrid-i Sarih, 1363 N o.lu hadis. Sahihu'l-M slim , Ve'd-Dua V e't-Tevbe Ve'l-Istifar, Babu stihbabu'dD ua nde Seyahi'd-D ik, 82 (2729) N o.lu hadis, s.2092.
63 Bkz. A hm et N aim , Sahih-i B uhar M uhtasar Tecrid-i Sarih
Tercem esi, stanbul, 1926-1928, c.2, s.332.
64 Bkz. M alik bn E nes (m am - M alik), E l M uvatta', yay. M u
ham m ed Fuad A bdulbaki, K itabu'l-stizan Babu M Ce Fi Katli'lH ayyat, 32, 33 N o.lu hadisler. A yrca bkz. Tecrid, 1360 no.lu hadis.
65 Bkz. Kmil M iras, Sahih-i B uhar Tecrid-i Sarih Tercem esi,
stanbul, 1945, c.9, s.80.
66 Sahih-i B uhari M uhtasar Tecrid-i Sarih, 1355 N o.lu hadis.
67 M alik bn Enes (m am - M alik), E l M uvatta', yay. M uham m ed
Fuad A bdulbaki, s.604, 33. N o.lu hadis.
68 Bkz. B. etintiirk, Tanr Yalan Sylem ez, A nkara, 1972, s. 148.
69 Bkz. B. etintrk, bid, s. 150.
70 Sedat V eyis rnek, E tnoloji Szl, A nkara, 1971, s.52.
71 Bkz. O rhan H anerliolu, nan Szl, stanbul, 1975, R em zi
K itabevi, s.l 15.
72 D incilerin byye nasl baktklarna, byy hangi eitlere
ayrdklarna ilikin geni bilgi iin bkz. E bubekir A hm ed bn Ali
E 'r-R z (El Cessas), A hkam u'l-K ur'an, M atbaatu'l-E vkaf Fi D ari'lH ilafeti'l-A liyye, 1335, s.41-57. A yrca bkz. bn K esir (tefsir), Beyrut,
1969, c .l, s .133-148. Bkz. bn N edim , E l Fihrist, Beyrut, T.Y., s.442
vd. Trkelerde grm ek iin bkz. M uham m ed H am di Yzr, H ak D ini
K ur'an Dili, 1960, c .l, s.438-450. Bkz. Kmil M iras, Sahih-i B uhar
M uhtasar Tecrid-i Sarih Tercem esi, stanbul, 1941, c.8, s.260-272.
A y rca bkz. slam A nsiklopedisi, "sihir" m addesi.
73 Bkz. N eet aatay, slam ncesi A rap Tarihi, A nkara, 1971,
s. 142 vd. Bkz. bn N edim , E l Fihrist, Beyrut-L bnan, T.Y ., s.442 vd.
Bkz. Kmil M iras, bid, c.8, s.261 vd. Bkz. E lm all H am di Yzr,
bid, c .l, s.442 vd.
74 Bkz. aatay, bid, s. 142.
75 Bkz. "73" N o.lu nottaki yerler. ( aatay'n dnda.)

183

76 "73" N o.lu notta gsterilen yerlerin dnda bkz. Ord. Prof. Dr.
A ydn Sayl, M srllarda ve M ezopotam yahlarda Metematik, A st
ronomi ve Tp, Ankara, 1966, TTK Y aynlan, s.21-26, 324-328, zellikle
327,339-340 vd.
77 Bkz. Talat Koyiit, Hadisilerle Kelamclar Arasndaki M naka
alar, Ankara, 1969, s. 139.
78 Bkz. bn K esir (tefsir), Beyrut, 1969, c .l, s. 138.
79 Bkz. K lasik A rapa Tefsirler, B akara Suresi'nin 102. ayeti.
80 Bkz. Tefsirler, B akara Suresi'nin 102. ayeti.
81 Bkz. bn Kesir, c .l, s.138 vd. Bkz. Taber (tefsir) (Camiu'l-Beya
Fi Tefsirii-Kur'an), Beyrut, 1972, c .l, s.359-370.
82 Dr. A bdulkadir A ydem ir, Tefsirde sriliyyat, A nkara, 1979,
D iyanet leri B akanl Y aynlar, s. 152.
83 Bkz. M ahm ud kri E l A lu s (tefsir), M sr, 1353, c.2, s.341.
84 Bkz. A bdulkadir A ydem ir, bid, s.152, 156-157 vd.
85 B unlarn ban ekenlerden biri de K urtub Tefsiri'nin yazar
Ebu A bdullah M uham m ed bn A hm et El Ensari El K urtubfdir. T e
villeri iin bkz. K urtub (tefsir) (C am iu'l-Ahkam i'l-K ur'an), Kahire,
1934, c.2, s.44, 48-49.
86 Bkz. D iyanet leri Bakanl'nca evirttirilip yaymlanan (An
kara, 1973) Kur'an- Kerim ve Trke Anlam (Meal), s. 15 (Bakara Su
resi'nin 102. ayeti). B u r a d a , . .Babil'de, m elek denilen H arut ve Marut'a
bir ey indirilmemiti" deniyor. Oysa, "Babil'de iki m elek olan Harut ve
M arut'a indirilmi olan da (onlara indirilen byy de) (retiyorlard)
biiminde Trke'ye evrilmesi gerekirdi. Diyanet evirisinde, hem me
lekler "tevil" edilmi, hem de ayetteki "olumlu" szck, "olumsuz olarak"
evrilmitir. Taber de (tefsir), bu tr tevilin "doru olmad, uzun
aklam alarla belirtilmitir. Bkz. Taber, c .l, s.361 vd. Elmall Hamdi
Yzr da, "olumlu"nun olum suza evrilmesine, "siyak"m elverili olma
dn aklar. Bkz. bid, c .l, s.4 4 5 ,446.
87 Bkz. bn K esir (tefsir), c .l, s. 140.
88 Bkz. slam Ansiklopedisi, c.4-1, s.305 (Harut ve M arut maddesi).
89 Bkz. W . M ontgom ery W att, slam i Tetkikler slam F elsefesi ve
Kelm, ev. S leym an A te, lahiyat Fakltesi Y aynlar, Ankara,
1968, s.52, 53.

184

III

90 Bkz. Ebubekir E'r-Rz (El Cessas), Ahkamu'l-Kur'an, 1335, s.57.


91 Bkz. E'r-Rz, bid, s.56.
92 Bkz. E'r-Rz, bid, s.45. Efsanelerin kendisi, "kutsal kitaba"
geiriliinden daha eskidir.
93 Bkz. H ayrullah rs, M usa ve Yahudilik, stanbul, 1966, RK,
s.34, 37.
94 M usa'nn yaam na girdii dnlrse "gemi"in daha eski
olduu yolundaki sav daha eski olabilir. nk M usa'mn 1200
ylndan nce yaad, uzm anlarnca oybirliiyle kabul edilir. Bkz.
Y aar Kutluay, slam ve Yahudi Mezhepleri, Ankara, 1965, s. 116, dipnot
11. srailoullanna bask yapan Firavun, II. Ram ses'tir ve bu Firavun'un
egem enlik tarihi 1301-1234 yllardr, srailoullannn M sr'dan
klarnn ise 1213 yllarna rastlad ileri srlr. Bkz. Prof. Dr.
A hm et elebi (elebi), Yahudilik, ev. A hmet M. Byknar, m er F.
Kahraman, stanbul, 1978, Kalem Yay., s.45. M usa'm n 14. yzyl ya
da 13. yzylda, yaklak olarak 1250'de M sr'dan kt genellikle
kabul edilir. Bkz. Prof. Dr. Hikmet Tanyu, Tarih Boyunca Yahudiler ve
Trkler, stanbul, 1976, c .l, s.82.
95 M . Sadeddin Evrin, am zn K u ran Bilgisi, A nkara, 1973,
c.II, s.636, dipnot.
96 M. Sadeddin Evrin, bid, II, s.636, (dipnot).
97 Tefsirlerde, A rf Suresi'nin 133. ayetinin yorum una, rnein
T a b erye, A l sy e , Tefsir-i K e b ir e ... bkz.
98 Bkz. H ayrullah rs, bid, s.355-362.
99 Bkz. Tefsirler, B akara Suresinin 60. ayetinin tefsiri.
100 rnein bkz. Sahih-i B uhar M uhtasar, Tecrid-i Sarih, 1591,
1578, 1579 N o.lu hadisler.
101 "Kudret helvas" deyiminin "menn" karlnda kullanldn
grmek iin bkz. Elmall Hamdi Yzr, Hak Dini Kur'an Dili, 1960, c.5,
s.3329. Bkz. Konyal Mehmet Vehbi Efendi, Hulasetu'l-Beyan Fi Tifsiri'lKur'an, c.8, Th Suresi'nin 80. ayetinin tefsiri. Bkz. Mevakib Tefsiri, Th
Suresi'nin 80. ayetinin tefsiri. Bkz. Diyanet leri Bakanh'mn yaym
lad Kur'an evirisi (Kur'an- Kerim ve Trke Anlam), Ankara, 1973,
s.316 (80. ayetin anlam). Arapadaki karl iin bkz. Tefsiru'l-Celaleyn,
c.2, s.24 (Th Suresi'nin 80. ayetinin tefsiri). V e bkz. teki tefsirler, ayn
ayetin tefsiri.
185

102 Bkz. Sahihu'l-M slim , yay. M uham m ed Fuad A bdulbaki, B ey


rut, 1972, c.4, s.2158, 3 N o.lu dipnot.
103 K m il M iras, Sahih-i B uhar M uhtasar Tecrid-i Sarih Ter
cem esi, stanbul, 1945, c.9, s.368 (1483 N o.lu hadisin izah).
104 Bkz. K d yaz, K itabu'-ifa Bi Ta'rifi H ukuki'l-M ustafa,
stanbul, 1293, E s'ad Efendi M atbaas, s.227.
105 Sleym an N edvi, slam Tarihi A sr- Saadet, ev. m er Rza
(Dorul), stanbul, 1928, m idi M atbaas, c.4 (Peygam berim izin R u
hani H ayat), s. 1606.
106 Bkz. Sahih-i B uhar M uhtasar Tecrid-i Sarih, 1483 No.lu
hadis.
107 Bkz. K m il M iras, bid, c.9, s.369.
108 Sahihu'l M slim , yay. M uham m ed Fuad A bdulbaki, Beyrut,
1972; K itabu Sfati'l-kyam eti ve'l-cenneti ve'n-M ar, Babu nikaki'lkam er, c.4, s.2158, hadis no 44.
109 B u hadisi ve "Sahibeyn"in (B uhar ve M slim 'in) bu hadiste
"ittifak" ettiklerini grm ek iin bkz. bn M elek, M ebariku'l-E zkr M
erhi M eariki'l-E nvar, stanbul, 1309, c.2, s.263. A yrca bkz. Buhar,
Babu A lm ti'n-N bevve ve M slim , Kitabu Sfati'l-K yam eti ve 7C enneti Ve'r-Nari, B abu nikaki'l-K am er. A yrca bkz. Sleym an
N edvi, slam Tarihi A sr- Saadet, ev. m er R za D orul, stanbul,
1928, c.4, s .1606-1607, 1606'daki 1 N o.lu dipnot. A y rca bkz. Kmil
M iras, Sahih-i B uhar M uhtasar Tecrid-i Sarih Tercem esi, stanbul,
1945, TC. D iyanet leri R eislii N eriyat'ndan, c.9, s.369.
110 Bkz. Kur'an, Fussilet Suresi, ayet 9-12.
111 Kmil M iras, Sahih-i Buhar M uhtasar Tecrid-i Sarih Tercemesi,
stanbul, 1945, TC. D iyanet leri Reislii Neriyat, c.9, s.369.
112 Bkz. E lm all H am di Y zr, H ak D ini Kur'an Dili, stanbul,
1960 (2. basm ), c.7, s.4629-4631. Bkz. Sleym an N edvi, A sr- Sa
adet, ev. m er R za D orul, stanbul, 1928, c.4, s. 1608. Bkz. Kmil
M iras, bid, c.9, s.370, 371.
113 Km il M iras, bid, c.9, s.371.
114 Bkz. Elmall Hamdi Yazr, bid, c.7, s.4636,4637. Bkz. Sleyman
Nedvi, bid, c.4, s. 1610. Bkz. Kmil Miras, bid, c.9, s.3 7 1 ,372.
115 Km il M iras, bid, c.9, s.372.

186

116 Km il M iras, bid, c.9, s.372, bkz. Sleym an N edvi, bid, c.4,
s .1610.
117 Sleym an Nedvi, bid, c.4, s. 1610.
118 Sleyman Nedvi, bid, c.4, s. 1609. A yrca bkz. Elmall Hamdi
Yzr, bid, c.7, s.4637. Bkz. Kmil Miras, bid, c.9, s.372. Bu grleri,
ok daha nceki kaynaklarda grmek iin bkz. K d yaz, Kitabu'l-ifa Bi
Ta'rifi'l-Mustafa, stanbul, 1293, Esad Efendi M atbaas, s.228 ve bkz. bn
M elek, M ebariku'l-Ezhr Fi erhi Meariki'l-Envr, c.2, s.263.
119 Bkz. K d yaz, ifa, stanbul, 1293, s.227, 228. A yrca 118
N o.lu nottaki kaynaklarn gsterilen yerleriyle krz.
120 Bkz. K d yaz, bid, s.227, 228. V e krz. Sleym an N edvi,
bid, c.4, s. 1609. Kmil M iras, bid, c.9, s.372; E lm all H amdi Yzr,
bid, c.7, s.463; bn M elek, bid, c.2, s.263.
121 Bkz. K d yaz, bid, s.227, 228. V e krz. Km il M iras,
Sleym an N edvi, bn M elek, ayn yaptlar, ayn yerler.
122 Bkz. sm ail Fenni Erturul, H akikat Narlar, stanbul, 1975,
s.354.
123 Sleym an N edvi, bid, c.4, s. 1653.
124 Sleym an N edvi, bid, c.4, s. 1653, dipnot 2.
125 rnein, Buhar, Sahih-i B uhar M ustasar Tecrid-i Sarih,
hadis No: 499. A yrca A hm ed bn H anbel'in M sned'i, Tirm iz, bn
M ace, bkz. Sleym an N edvi, bid, c.4, 1653, dipnot 1.
126 Bkz. Tecrid, hadis no: 499.
127 Bkz. Kmil M iras, Sahih-i B uhar M uhtasar Tecrid-i Sarih
Tercemesi, Ankara, 1966 (2. basm ), c.3, s.76, 77, 1 N o.lu dipnot.
128 Kmil M iras, bid, c.3, s.79, 4 N o.lu not: A yrca bkz. N edvi,
bid, c.4, s. 1652, 1653.
129 Bkz. Sahih-i M slim, yay. M uham m ed A bdulbaki, 1972, B ey
rut, c.4, s.2306, 2307. A yrca bkz. Sleym an N edvi, bid, c.4, s. 1656,
1657.
130 Bkz. M slim , bid, c.4, s.2306, 2307.
131 Bkz. N edvi, bid, c.4, s. 1657. Bkz. K ad yaz, bid, s.241.
132 Bkz. Buhar, Babu Almti'n-Nbevve, bkz. Tecrid .1465. hadis.
Bkz. Mslim, Babun Fi Mucizatu'n-Nebiy (Kitabui-Fedail), hadis No: 6,
c.4, s. 1783. Ayrca bkz. Nedvi, bid, c.4, s. 1697. Bkz. Kd yaz, bid,
s.229,230.
187

133 Bkz. Buhar, B abu A lm ti-N bevve, bkz. Tecrid: 1466. Bkz.
Nedvi, bid, c.4, s. 1698. Bkz K d yaz, bid, s.230.
134 ...
135 Buhar, Babu A lm ti'n Nbvve, bkz. K d yaz, bid, 234.
Bkz. N edvi, c.4, s. 1687.
1 3 6 ...
137 Buhar, Babu A lm ti'-n N bvve, bkz. N edvi, bid, c.4,
s. 1687, bkz. K d yaz, bid, s.237, 238.
138 Buhar, Babu azveti Hayber, Menakbu A li... bkz. Mslim, Babu
FedailiAli. Bkz. Nedvi, bid, c.4, s.1663. Bkz. Kd yaz, bid, s.261.
139 Buhar, Katlu Ebi Raf, bkz. Tecrid: 1579, hadis. Bkz. Nedvi,
bid, c.4, s. 1664.
140 Bkz. A hm ed bn H anbel'in M sned'i, bkz. N edvi, bid, c.4,
s. 1664, bkz. K d yaz, bid, s.261.
141 Bkz. N edvi, bid, c.4, s.1666. Bkz. K d yaz, bid, s.261.
142 Bkz. N edvi, bid, c.4, s.1666, bkz. K ad yaz, bid, s.261.
143 Bkz. N edvi, bid, c.4, s. 1668, Snenu bn M ace'den naklen.
144 Bkz. K d yaz, bid, s.260, Mese'i'den naklen. Bkz. Nedvi, bid,
c.4, s. 1664,1665, Hakim, Tirmiz ve A hm ed bn H anbelin M sned inden
naklen.
145 Bkz. N edvi, c.4, s.1666.
147 Hortlak.
149-151 A bdullah bn Sa'd bn Ebi Serh.
156 P eygam berin gayb bilm esi.
157 Peygam ber'in erkeklik gc (30-40) T abakat bn Sad, c.8,
s .139.
158 Herse.
159 "C skn za vakab" ayetini bn A bbas'n tefsiri.
160 P eygam ber'in A ie ile evlendiinde ya.
161-163 " ilas
164 "V a kad tazevvect" T abakat- bn Sa'd'dan.
165-167 P eygam ber ve Zeyd
168-169 A hzb Suresi 38. ayetle ilgili Kur'an yorum lar.
170 D avud ve Sleym an'n cariye ve karlar ile ilgili Kur'an yo
rum lar. A yrca bkz. Tevrat 1. K rallar 11:1-3.

188

172 A ie ka yanda dul kald?


173 Sevde'nin nbetini A ie'ye verm esi.
174 Salih'in devesi ve kayadan km as (A 'rf Suresi, ayet 73, Hd
Suresi, ayet 61-64, r Suresi, ayet 155) ile ilgili Kur'an yorum lar,
yani K ur'an yorum larnda "kayadan kt" ileri srlyor m u?
184 B akara Suresi, ayet 259'da sz edilen kim ? (zeyir.)
185-486 zeyir kim ?
203 Y unus ve balk tarafndan yutulm as, tefsirler ne diyor?
K alem (Nun) Suresi, ayet 48-50, E nbiy Suresi, ayet 87-88, Sfft Su
resi, ayet 139-147.
205 M ucize olabilir m i? erhi M ukast'tan.
207-252 M irac-Isr.

189

TURAN DURSUN
VE AYDINLANMA
TURAN DURSUN: Kutsal K itaplarn K aynaklan 1
Kutsal K itaplarn K aynaklar 2
Kutsal K itaplarn K aynaklar 3
Din Bu I
Din Bu I I
Din Bu

III

Din Bu
Allah

IV

K ur'an
Dua
Kulleteyn
nllere M ektuplar
ULE PERNEK/Turan D ursun H ayatn A nlatyor
JEAN MESLER/ Saduyu/Tanrszln lmihali
MUAZZEZ LMYE I/ K u r'an ncil ve T evrat'n Sm er'deki Kkeni
MEHMET BEDR GLTEKN/ Laikliin Neresindeyiz?
EROL SEVER/ slam n K aynaklar 1/ oktanrclk, Hristiyanlk ve Kbe
SMET ZEK EYUBOLU/Trk iirinde T anrya Kafa T utanlar
eytan Ayetleri T artm as
SIGMUND FREUD/ Bilim ve man

mmanmada kilometreta

TURAN DURSUN
KUR'AN ANSKLOPEDS

Ben Kur'an Ansiklopedisi'ni herhangi biimde yorum lar getirerek,


"U lam n ada yorum lar"la yorum lanm asn ve bu yolla "dinsel banazlktan"
uzaklamasn salam ak gibi bir amala hazrlamadm.
Byle bir amaca ynelmedim ve ynelmenin yararl olmayaca grndeyim
Din alanndaki "aydnlanma"nm "yorumIar"la deil, neyin ne olduunu
ak seik ortaya dkp sergileme yoluyla olaca kansndaym
B u n u n byle olduunu deneyim lerim le grdm.
K ur'an A nsiklopedisi'ni de bu amala hazrladm.
K ur'an A n sik lo p e d isin i hazrlarken tem el amacm:
Yalan ve sahteciliklerle, insanlar siiriiletirmek, sm rm ek amacyla srdiiriilegelen
" d in " i g n na ekm ektir.
Bu Ansiklopediyi okuyanlar, slamda, "kutsal kitab" olan Kur'an'da neler bulunduunu
ok ak biimde grecekler; O zaman, slamclarn slam yeniden insanlarmza
devlet ve yaam biimi olarak sunarken "slam akl dinidir, bilim dinidir, adalet dinidir..."
gibi propagandalarn gerek olmaktan ne denli uzak olduunu daha iyi bilip anlayacaklardr.
Ansiklopedi, bu yolla bir "aydnlanma"nn gereklemesine nemli katk salayacaktr.
TU RAN D U RSU N

K A Y N A K # 7"YAYINLARI

TURAN DURSUN
VE AYDINLANMA
TURAN DURSUN: Kutsal K itaplarn K aynaklar 1
Kutsal K itaplarn K aynaklar 2
Kutsal K itaplarn K aynaklar 3
Din Bu I
Din Bu II
Din Bu III
Din Bu IV
Allah
K ur'an
Dua
Kulleteyn
nllere M ektuplar
ULE PERNEK/Turan D ursun H ayatn Anlatyor
JEAN MESLER/ Saduyu/Tanrszln lmihali
MUAZZEZ LMYE I/ K u r'an ncil ve T evrat'n Sm er'deki Kkeni
MEHMET BEDR GLTEKN/ Laikliin Neresindeyiz?
EROL SEVER/ slamn K aynaklar 1/ oktanrclk, Hristiyanlk ve Kbe
SMET ZEK EYUBOLU/Trk iirinde Tanrya Kafa T utanlar
eytan Ayetleri T artm as
SIGMUND FREUD/ Bilim ve man

Aydnlanmada kilometreta

TURAN DURSUN
KUR'AN ANSKLOPEDS
Birinci hamur, bez ciltli ve iplik diki.

Sekiz cilt ta m a m lg n d L J
B en Kur'an Ansiklopedisi'ni herhangi biimde yorum lar getirerek,
"slamn ada yorum lar"la yorum lanm asn ve bu yolla "dinsel banazlktan "
uzaklamasn salam ak gibi bir amala hazrlamadm.
Byle bir amaca ynelmedim ve ynelmenin yararl olmay aca grndeyim
Din alannlaki "aydnlanma"nm "yorumlar"la deil, neyin ne olduunu
ak seik ortaya dkp sergileme yoluyla olaca kansndaym
B u n u n byle olduunu deneyim lerim le grdm.
K ur'an A nsiklopedisi'ni de bu amala hazrladm.
K ur'an A nsiklopedisi'ni hazrlarken tem el amacm:
Yalan ve sahteciliklerle, insanlar sriiletirmek, sm rm ek amacyla srdiiriilegelen
"d i"i g n na ekm ektir.
Bu Ansiklopediyi okuyanlar, slamda, "kutsal kitab" olan Kur'an'da neler bulunduunu
ok ak biimde grecekler; O zaman, slamclarn slam yeniden insanlarmza
devlet ve yaam biimi olarak sunarken "slam akl dinidir, bilim dinidir, adalet dinidir..."
gibi propagandalarn gerek olmaktan ne denli uzak olduunu daha iyi bilip anlayacaklardr.
Ansiklopedi, bu yolla bir "aydnlanma"nn gereklemesine nemli katk salayacaktr.
TU RAN D U RSU N

K A Y N A K # 7YAYINLARI

TURAN DURSUN

Kutsal Kitaplarn
Kaynaklar 3

Kaynak Yaynlar, Turan Dursun'un kaybolan bayaptn


okura sunuyor: Kutsal Kitaplarn Kaynaklar.
Turan Dursun'un, "Kutsal Kitaplarn Kaynaklar" zerine
aratrma yapt biliniyordu. Ancak, ldrldkten sonra,
birok almas, gvenlik gleri tarafndan evinden
alnm, "poetlere doldurulup' gtrlmt.
Orijinali devletin elinde olan Kutsal Kitaplarn Kaynaklan,
Turan Dursun'un katlinden 5 yl sonra gn na kmtr.
Turan Dursun'un zerinde yllarca alt ve byk nem
verdii aratrmas olan Kutsal Kitaplann Kaynaklar
ciltten oluuyor:

ikinci ciltte "Peygamberlik" konusunu, "kabile peygam beri


M uham m ed'i", peygamberliin koullarn ve trlerini,
"felsefe-din iftlemesini";
nc ciltte "Mucize" konusunu, Mucize"
inancnn kaynan, "M ucize'lerden rnekleri;
Turan Dursun'un binlerce yl derinliklere uzanan titiz
almasyla bulacaksnz.
"Ben yzyllarn dourduu lmm" diyen Turan Dursun,
Anadolu insann aydnlatmaya devam ediyor.
Kutsal Kitaplann Kaynaklan,
Turan Dursun lmszlnn mhrdr.

ISBNT975-343-103-1 (Tk. No.)


ISBN: 975-343-106-6 (3. Cilt)

Birinci ciltte, Kur'an, ncil ve Tevrat'ta yer alan korku'yu,


korku-umut kayna Tanr'y, "Efendi Baba Tanr"
kavramn, "Kral Tanr'nn Ynetimi'ni,
bunlarn kaynaklarn;