.

.

..

SPIRITUEL SEKS
Amerikalı Bir Kadmm Vizyonları

Spiritüel Seks Amerikalı Bir Kadının Vizyonları I Ray/ene Abbott

© 2005 Raylene Abbott
© Dharma Yayınları, 2011
Yayın hakları Dharma Yayınları'na aittir.
Yayıncının yazılı izni olmaksızın çoğaltılamaz.
Kaynak göstermek koşuluyla alıntı yapılabilir.

1.

Basım: Haziran 2011

Yayıncı ve Genel Yayın Yönetmeni: Namık Kemal Atalay
Editör: Halil Gökhan
T ürkçesi: Melis Olçum
Kapak Tasarımı: Dharma Creatif
Sayfa Düzeni: Çiğdem Dilbaz
Şefik Basım ve Yayıncılık San. Tic. Ltd. Şirketi'nde basılmıştır.

T urgut Özal Cad. No:'137 İkitelli - İstanbul
Tel:

(O 212) 549 62 62

Kütüphane Bilgi Kartı (CiP):
Raylene Abbott
Spiritüel Seks Amerikalı Bir Kadının Vizyonları
Spiritüalizm/Cinsellik
İstanbul, Dharma Yayınları,
ISBN:

2011, 200 sayfa

978-605-5598-48-8

Dharma Yayınları

Nuruosmaniye Cad. Eser İş Hanı 21-23
Kat:

Tel:

2 Na: 205 Cağaloğlu/İstanbul
(O 212) 512 81 21 - 528 62 12 •Faks: (O 212) 512 50 21

dharma@dharma.com.tr
www.dharma.com.tr

• • •• SPIRITUEL SEKS Amerikalı Bir Kadının Vizyonları Raylene Abbott Türkçesi: Melis Olçum .

.

..... ... ... Teşekkür ... ...... Bölüm 14: Başucu Sohbetleri ..... ........ ...... . . ... ...... 127 . 75 .................. 23 ....... ..... 67 .... ...... ... ..27 Bölüm 5: Tanrının Kadınsı Yüzü ...... Bölüm 18: Zamanın Duvağından Bakmak.... ... . .... . .... .......... . .... .. ....... .......... ...... . ......... .. .... ...... ......... ...... . .. ... .. ....... . ..... Bölüm 19: Sevgiliye Teslim 01 ......... .... .................. 135 . .. .......... Bölüm 1: Doğum ............ ....39 Bölüm 7: Engizisyoncuyu Bağışlamak .. ........... ... ........................... .. 83 . . ...... ... .............. ........ 93 ..... .. .................. .......................... ............ ........... ... 81 ................. ... .... ... . . ..... . .......... .. .... ........ ...... ............... . ......... ... Bölüm 10: İlahi Aşk .. ................49 ... ...... .. ..... ... ............... .. ..... .. ... ........... .... ................. . ... ............... 131 Bölüm 20: Yatma Saatinde Dharma ... ... ................... .......... .. ......... ... .. .. . Bölüm 13: Vaftiz 61 .................... . . . ... ........ ................iÇiNDEKiLER Önsöz Giriş . ...... . ........ .......... .... ........... ..... 121 ......... ... ...... ...... ...... ............. . ...... 9 11 13 15 ......... ..................... .......... ................... ..... ....... .......... ... 33 . . Bölüm 4: Aynalar ve Dağlar ...... ............... ... .. .... ...... 103 . ......... ...... ... Bölüm 8: Aziz Francis'in Adımları ........ . ..... 109 ... ....... Bölüm 9: Assisi'deki Vizyonlar.. .............. ......... .. Bölüm 11: Bahçedeki Budist....... .......................... ...... ............. ........ ... Bölüm 6: Meryem Ana'nın İsimleri...... .... . .... ...... . ............ ...... ...... .. ........... ...... .. .. 19 ..... .. .... Bölüm 12: İlk Görüşte Samadhi .................... ... ... ..... Bölüm 2: Ana Rahmine Dönüş Bölüm 3: Kutsal Çiftler ..... ........ .. .... ....... ..................... ...... ............. . .... . ..................... 115 .................... Bölüm 16: Özgür Bırakılan Vahşi Kadın ......... ......... ........ Bölüm 15: Geçmiş Zamanların Hatırına Bölüm 17: Tantrik Mühür ..... ..... ....................

.....Bölüm 21 : İsalar ... ..... . ................ ....... ......... .. ......... .... ....... ....... ............................................. ............... ............. ................ .................... Bölüm 25: Mum Işığı ve Katedraller Bölüm 27: CD Samadhi 145 .... ... ........... ................... .... .................. . ........ Aydınlatılmış Olaylar 169 .... .................. .. ...... .............. . . .... .......... .................................. Tantrik İyileşme Kaynaklar .... ............. ...... .. 189 1 91 1 93 1 95 . ....................................................... . .... ....... .............. ................... Siyah Madonna'nın Arındırıcı Banyo Meditasyonu Bağışlama Meditasyonu 161 .................................. ................... Bölüm 28: Dişi Budaların Şerefine 149 ..... .... . ...... ... Baş Melekler ........................... ... ..... Genetik Arınma Meditasyonu .... 1 83 185 : .................. 153 157 .. . ........... ... 141 .. ............. .......................... ............ ..... ..... .... ........ 1 65 .... ... .......... ..... ................ .. .. .. ........................ 1 75 ... ... ...........187 . .. Bölüm 22: Güzelliğe İzin Vermek .... .. ........ .................. .......................... .......................... ... . ..... . Bölüm 24: Budalar Vücut Buluyor ..... ...... ... . ................... ... ........ 173 .. ..... Bölüm 23: Meditasyonlar ve Kutsal Kelimeler Bölüm 26: Aşıklar Şehri ..... Bölüm 30: Meditasyonlar ............. .......... . ......... .......... ...... ........... .......... .... ........ ............ ... 179 ...... .... ........ ... . .................... .. . Bölüm 29: Sekiz Yıl Sonra Zikirler .... ......

.Andreas'a .. .

.

O da ilahi sarhoşluğuyla ün salmıştı. İçimdeki boşlukla dışımdaki boşluk bir oldu ve ben tüm yaratılanın kaynağına ulaştım. Aklım durmuştu. Tanrıyı Azize Teresa'nın sevgilisi ola­ rak resmetmektedir. Kendisine vecd halleri yaşatan mistik yetenekleriyle ün salmıştı. 1582'de öldü. Sadece Tanrının tezahürü vardı. oradan da doğruca boşluğa. Ben azizlerden değilim. ilahi özüm böylece serbest kaldı. Ayaklarıma şimdiye kadar hiç hissetmediğim bir güçle ulaşan okyanus dalgalarının sesini duyduğum an kuma uzandım. Bu özlem sonunda beni kendi ilahi deneyimlerime ve tasavvurlarıma ulaştırdı. yalan söylediğimi düşü­ nenlere de aynısını yaşatması için Tanrıya yalvarıyorum. Bu deneyimlerini anlattığı yazıları. Tanrının varlığıyla tanıştığım yolculuğun ilk adımıydı. İspanya'da yaşadı. tam olarak söze dökemediğim orgazmik bir uyuşmay­ dı. tüm bedene yayılan bir orgazm. ama çocukluktan itibaren Tanrıya hep içsel bir hasret duydum. Bu deneyimi ilk yaşadığımda Kaliforniya' da bir sahildeydim ve 24 yaşındaydım. Tanrı bir inanç veya düşünce değildir. Günlerce yemeden." Ananda Moi Ma Hindistan'ın tanınmış azizelerindendi.ÖNSÖZ Avilalı Azize Teresa 1515'te doğdu. Bu. uyumadan dayanır. Kudret bir gelgit dalgasının yarattığı güçle tüm bedenime yayıldı. Sözcükler o gün yaşadığım enginliği anlatmakta yetersiz kalır. Tanrıyla karşılaştığım anların zirvesinde hissettiğim şey. Tanrıyla görüştüğü zamanlardan bilincini hiç yitirmeden çıkardı. Tanrı körü körüne inanç ve hayat bo9 . ama tek bir bölgeye de­ ğil. Avilalı Azize Teresa şöyle yazmıştır: "Tanrıyla ruhum arasındaki diyalog öylesine tatlı ki. Bu deneyim ancak bir orgazmla karşılaştırılabilir. Ayaklarımdan başımın üze­ rine.

Bu deneyim beni tamamıyla değiştirdi. meditasyon ve dua sayesinde yaşadığım birçok deneyimin sadece il­ kiydi. 10 . içsel kanıtlarıyla kanıtlanan somut bir gerçekliktir. Ve bu.yu tekrarlanan basitlikte bir olgu değil.

yüzyıllar boyu gerçek ruhani anlayışın sadece bir kısmına tanıklık etmemizden kaynaklanıyor. farklı dini öğretilerin sırrını keşfetmemizi sağlıyor. doğruluk ve güzellik gezegene ye­ niden hayat verir. Bölümlerin çoğunda yaşadıklarımı dayandırabilece­ ğim tarihi örneklerden yararlandım. Dilerim barış. Dilerim insan varlığında zu­ hur etmiş ilahi varlıklar olduğumuzu anlar ve uyanışımızla şefkati. bizi kontrol altında tutmak isteyen güçlerce empoze edi­ len en büyük tutsak edici yanılgıdır. böylece tasavvur halinde olduğumu okuyucu rahat­ ça anlayabilecek. Tasavvur deneyimleri italik yazılmıştır.GiRiŞ Bu kitap gerçek deneyimlerin ışığında yazıldı. 11 . Bugün dünyada di­ ni farklılıkların savaşlara ve Tanrı adına işlenen cinayetlere sebep ol­ duğunu görebiliyoruz. Dini farklılıklar seçilmiş olanların türemesine yol açtı. Zamanında bu deneyimleri paylaştığım için işkence görebilir hatta yakılabilirdim. o çağlar geride kaldı. Şimdi dinin ve tinselli­ ğin çevresindeki yanlış anlamaları kırmanın vakti. Bu. Tanrıya şükür. Bugün çağımızdaki dini inanış­ lardaki karmaşa. Şimdi bilgi devriminin yaşandığı bir çağdayız ve bu. merhameti öğreniriz. Dilerim bu kitap yeni yollar açar ve insanlığa iyilik getirir.

.

güçlendirmeme yardım ettiği için Andreas Mamet' e teşek­ kür etmek istiyorum. 13 . Kız kardeşim Unda Held' e.TEŞEKKÜR Anlayışımı ve kendimi -insanlığımın izin verdiğinden çok daha yük­ sek ölçüde. Büyük misyonumuzu/ amacımızı/ planımızı hep birlikte tamamlayacağız. ilk yaralarımı iyileştirdiğim 1 989' dan beri hep yanımda olduğu. Bu yoldaki azmine ve sabrına minnettarım. Christy Salo ve Sabina'ya ilahi kadınlık enerjisini uzun yıllardır sürekli kıldıkları için teşekkür ederim. Elizabeth Kelly. Sırasıyla kız kardeşlerim Magdalene. kendi büyüsünü ve tecrübesini paylaştığı için teşekkür ederim.

.

Selene Joy 9 Mayıs 1 9821 de Anneler Günü'nde bir samanlık­ ta dünyaya geldi. Güç kalbimden girip beynimden çıktı ve ruhumu bu dünyevi sahnenin çok üzerine taşıdı. bu küçük bebek1 ha­ rika bir melekti ve bana hayatı öğretmeye gelmişti. mutfakta yemek hazırlarken rahatça görebileceğim kadar yakındı. Toparlandığım haftalarda fark ettim ki. Aniden Tanrının gücü muazzam bir kuvvetle içime akmaya başladı. Jıer hücremi teslim alan derin bir hazzın içine gömüldüm. Gönlüm genişledi. ayakta. Doğum bir kadını birçok açıdan serbest bırakan çok kuvvetli bir de­ neyimdir. Ferah. Her şey ılık bir akşamüstünde bu doğumla başladı. "Doğum kontrol araçlarına benziyor" diye düşündüm. Yü­ reğim bir kadının kendini erkeğine sunması gibi açıldı. "Bir kızınız oldu!" dedi ebe. Accord'da yaşıyorduk. bedenimi.BÖLÜM 1 Doğum New York'ta bir taşra kasabasında. Bu şimdiye kadar tat­ tığım en katıksız duyguydu. aydınlık ve genişti. Musluğun altına tuttum1 temiz suyla yıka­ dım. Selene' in beşiği. 15 . Samanlık­ tan bozma bir oda kiralamıştık. bir kız ar­ kadaşım ve tabii ki kocamın yardımı sayesinde iyi geçmişti. Doğum iki ebe. Üçüncü ço­ cuğumu doğurabileceğim harika bir yerdi. ge­ nişledi ve Tanrının yüreğime nüfuz ettiğini hissettim. küflenmiş bir tüp gördüm. Sevgili Tanrım beni aldı ve ben mutfakta. ruhumu. Ben temiz suyla tüpü yıkarken bebeğim beşiğinde bir güvercin gibi cıvıldıyordu. Buz­ dolabını temizlerken yerde küçük bir test tüpüne benzeyen plastik. On saat süren bir uğraşının ardından bebeğimiz doğmuştu.

.

tüm evren onun çevresinde dönüyor gibiydi. Ruhları. Hayatıma giren iyi ve kötü insanlar için minnettardım. Bir lokma bile yemedim ve hiç uyu­ madım (ama aileme vakit ayırıyordum). Aşkla gi­ zemli bir bütünlük içindeydi. ruhu hala Tanrınındı ve insan ak­ lında hapsolmuş değildi. Kızım beni ona götürdü. o birliğinden bana bahşetti. O tüm dünyaya can veren rahimdi. Sözlerim yaşadıklarımı anlatamaz. İlahi Ana'nın tam da yüreğindeydim ve herkesle. Beni inciten insanlar. çünkü düşüncenin ötesine geçmişti. cinsiyetin kökeniydi. çocuklarımın bedenleri tezahüründe gördüm. Tüm dış uzay sanki titreşen atomlardan oluşan bir iplik­ ten dokunmuştu. Beyaz Ana' dan sonra. Bu doku milyonlarca titreşen atomdan oluşmuş­ tu. Bilincim annemin rahminden büyükanneminkine ve ondan önce beden bulmuş sayısız nesilden nesle geçerek bana ulaşmıştı. Katı gibi görünse de aslında berrak. Onun isimlerini ilk kez orada anladım: Mühürlü Çeşme. akıcı ve sürekli değişkendi. katıksız bir bütünlüğe ulaştım. Zaman geçtikçe Si­ yah Madonna'nın benim için ne anlama geldiğini kavradım. şimdi beni Tanrıya ulaştıran olaylardı sanki. Siyah Ana'yı reddettim. ama aslında değildi. Vizyon Alemi. Ve ben bu okyanus­ taki ilk rahmin atomlarına ulaşacak kadar derine daldım. Hayatımdaki tüm acılar ve hayal kırıklıkları onun varlığında eridi. İyileşmek haftalarımı. paylarına dü­ şen genetik bilgiyi onlara ulaştıran ve ardından sonsuz uykularına dalmış ne­ sillerle birlikteydi. büyük bir hazdan ziya­ de yorucu bir çalışmaydı. Küçük bir insan görüntüsünde vücut bulmuş olsa da. 17 . Tüm illüzyonlar yok oldu ve ben her şeyin ardındaki tek ruhu gördüm. Siyah Ana dediğim. da­ hil olduğum bütünden ayrılmayı hiç istemezken dünya sahnesine ça­ kıldım. Siyah Madonna olarak bilinene de ulaştım. Sanki dış dünyanın dokusundan bir ilmek tutup ipliğini çekmiştim. Koltuğa oturup parmağımı havaya kaldırdığımda. Ailem ve çocuklarımla ilgili tüm genetik bilgi kolayca okunmuştu. Ve orada İlahi Ana'nın varlığı içinde Tanrıyla saf.bazılarımız onu Meryem Ana olarak da bilir. Beyaz Ana dediğim. Önce yalnızca saf ve kutsal Beyaz Ana'yı istemiştim. görünüşte katıydı. yaşadıklarımın anlamını kavramam ve onla­ rı hayatıma dahil etmem ise yıllarımı aldı. İlahi Ana'ya . Tanrının ruhunu. her şeyle bütünleşmiştim.Kızımın ruhunun bana yol göstermekte olduğunu fark ettim. Bu deneyim dört gün sürdü. Onunla deneyimlediğim. Saklı Bahçe. Bu yaşadıklarım günlerce sürdü ve uykusuz saatlerden sonra. ölüm ve doğumdu. hiçbir şekilde aydınlatamaz.

18 . Bunu kulakları işiten. gizli bahçemdi. Bunu kendimden çok kızım için. bu beni ruhsal olarak yarım bırakmıştı. Ama bunları kadın erkek ilişkilerine harmanlayarnıyordum. Burası benim kendimi ruhsal olarak beslediğim yerdi.Doğa Ana'nın vücuduydu. Şimdi bunların hepsi manastırda yaşayan biri için. iyileşmeye ihtiyaç duyan bir kalbi ve rahmi olanlara yazıyla anlatmak için buradayım. Meditasyon ve dualarıyla hep sessizlik için­ de dönüşümü bekleyen sevgilime ulaşmıştım. cinsiyet yok olur ve kutsal olan unutulurdu. Çocukluğumdaki cinsel trav­ malar beni korkutup yaralamıştı. Suçluluk duygusu ve utançla dol­ muştum. İyileşmem hiç beklemediğim ve hayal etmediğim bir yolla gerçek­ leşti. sevgilim benim gizli bahçem ve ruhumun ruhu oldu. Kadınlığımın şifa bulması için tüm benliğimle dua ediyor­ dum. benim ilişkilerimde çektiğim acıyı çekmemesi için istiyor­ dum. Şifa bulmaya ihtiyacım oldu­ ğunu biliyordum. *** Bu deneyimden sonra. bir rahibe için iyi ve hoş gelebilir. Hıristiyan bir ailede büyümüştüm. dış dünyayla ilişkide olanlar için? Böy­ le biri nasıl iç dünyasını dışarı çıkarabilir? Şimdiye kadar deneyimle­ diklerimin hepsi benim iç dünyam. Dişi kimliğim ve cinsiyetim Tanrıyla bütünleşmek için muazzam bir arzu duyuyordu. Olanların şahidi benim. dı­ şarıdaki dünya sevgisiz bir çöl gibi görünse de ben kaynağıma bağla­ narak beslenebiliyordum. ama ya biz. Onu onurlandırmadan doğayı onurlandı­ ramazdım. onun hayatının bundan daha iyi olması. Dualarım gerçek olursa diğer tüm kadınlara bu şifayı dağıtaca­ ğıma dair Tanrıya yemin etmiştim.

O nokta­ da ben ortadan kayboldum ve sanki ruhun şarkısını çaldığı görünmez bir saz oldum. dualar ve şarkılar eşliğinde gelen aşk ve destek dolu atmosferde serbest kaldı. Böyle güçlü seanslarımızdan birinde yirmi kadından oluşan bir grup vardı. çünkü kadınların kendilerini ra­ hatça açıp eski yaralarını iyileştirebilmesi için merhametli ve narin el­ lere ihtiyacı vardı. şarkılar söyleyerek yendik. Mihrap topraktan ufak bir tümsekti ve kırmızı renkte ha­ rika güllerle süslenmişti. cinsel suiistimal gibi konular üzerin­ de çalıştık ve bunları dualarla. Bir kadın ağlamaya başladı. Söze dökülmeyen bir anlayış ve vukuf vardı kardeşlik grubumuzda. erkekler olmadığında kendilerini açmaya nasıl istekli olduklarını gördüm. Bu seanslarda doğallıkları ve asaletlerinden ötürü çiçekleri kullan­ dım. el ele vererek. cin­ siyete bağlı pek çok ciddi sorun kadınların çemberinde çözülebilir ve iyileştirilebilir. meditasyonla. O günlerde ben kadınların. Anladım ki. Herkes birbirinin yaşadığını anlayabiliyordu. Hassasiyet bu iyileştirme sıra­ sında en çok dikkat edilen konuydu. Kadınlar arasında bir duygusal arınma oldu: Be­ dendeki bastırılmış duygular. Ellerim karıncalanıyordu. çünkü herkes bir şekilde utanç ve suçlamayla ezilmişti. o an derin bir 19 . kadınlara dokundum. Grupla "rahim iyileştir­ me"nin yanı sıra tecavüz. Şifa veren ilahiler söylüyorduk. Grup şarkı­ ları söylerken ruhsal bir enerji üzerimize yayılmaya başladı. grubun etrafında bir tur at­ tım.BÖLÜM 2 Ana Rahmine Dönüş 1 990 yılında arkadaşım Linda ve ben şifacı olarak bir grup kadınla ça­ lışmaya başladık. ensest.

.

hiç itiraf edemediği bir ensest ilişkinin kurba­ nı olduğunu öğrendik. Sonra tüm grup onun etrafına toplandık. Daha sonra onun. *** Bu zaman aralığında çalıştığım grup benim için de bir öğretici oldu. Feryadı değişirken. Sağlıksız cinsel ilişkiler vücudunda donukluk olarak yer eder. Şunu öğrendim: Bir kadının kalbi kapalıysa -ki çoğunlukla öyledir-. ta ki her yeri çiçeklerle kaplanana. Aktif bir cinsel ha­ yat yaşamanın kadınların bu merkezlerinin açık olduğunun göstergesi olmayacağını da gördüm. rahmi de cinsel ola­ rak kapanmıştır. Bu iyileşme çok karmaşık olabiliyor ama bun­ lar bir kadının o an hissettiklerini anlamanın benim açımdan temel noktaları. Bedende bu donukluğun yer ettiği üç merkez gözlemledim: Boğaz. Mihraptaki güzel kokulu güllerden topla­ yarak vücuduna koydum. Benim ellerim rahminin üzerindeydi. Kendimde ve diğer kadınlarda gördüğüm üzre. manevi güç şimdi onu ve tüm sahneyi rahmetle resmen yıkıyordu. Mutluluğun doruğuna ulaştığı bir trans haline giriyordu. Eğer bir kadın "söyleyeceklerini duymak istemi­ yorum" lafıyla karşılaşmışsa boğaz merkezi kapanıyor.yarayla karşı karşıya olduğumu anladım. Linda'nınkiler kalbinde. O sakinleşinceye kadar şarkılarımızı söyledik. Bu ruhani enerji açığa çıktı­ ğında. Dokunduğum kadın. ilahiler söyledik. aşk acısı veya sevgisiz bir çocukluktan kapanıyor. 21 . titremeye ve inlemeye başladı. Vücudu acısının yıllar süren sessizliğinin prangalarını atarcasına sarsılıyordu ve sesi acının sesiydi. basen ve çevresindeki yağlanma ve kilo alımının ''bana dokunma. beni incittin" veya ''beni suiistimal ettin" demek olduğunu anladım. 13edenine güller koymaya devam ettik. çünkü ben de kendi cinsel tedavimi tamamlıyordum. hem de daha güçlü söyledik. acısı hafifledikçe ruhu­ na güzellik geri gelmeye başladı. çünkü vücudunuz istemsizce tit­ reyebilir ve siz ağlamak. Bu. Köşeye sinmiş ıstırabı zincirlerinden kur­ tuldu. bağırmak ya da sessizliğe gömülmek isteye­ bilirsiniz. Kalp merkeziy­ se. Bazıla­ rımız gidip vücuduna dokunarak ona bu süreçte yardımcı olmaya ça­ lıştık. en basit anlatımı. Kalp kapandığın­ da. kadının rahmi ve cinselliği de sıklıkla kapanıyor. kalp ve rahim. onu huzurun ve aşkın varlığı sarana kadar. her şeye hazırlıklı olmalısınız. Üçüncü biri gelip de acı çeken kadının boğazına dokunduğunda acısı­ nın sessizliği kırılmış oldu.

Böylece öfkeli ve vahşi bir adamla karşılaştığında tüm bu olumsuz duyguları biriktirip kaydediyor. Kendimi eski deneyimlerime ve özüme ulaştırabilmek adına dualardan güç aldım. Fark etmeye başladım ki bir kadının rahmi. Yumurtalık tümörüyle doğurganlığını sona erdi. Eril öfkeyi çoğu zaman kabullenmiştim. ta ki kadın kendisiyle temasa geçip onları duygusal fi­ ziksel ve ruhsal yönden serbestleştirene kadar. yumurtalıklar dişi yaratıcılığının merkezidir. Bu izlerden biriyle karşılaştığımda medi­ tasyon yapmak ve dua etmek gibi pek çok teknikten yararlanarak vü­ cuduma saplananlardan kurtuluyordum. Kendi deneyimimden biliyorum. sağ yumurtalığımda bi­ riktirmişim. Ve sevgiden yoksun bir seks haya­ tı da önemli bir mesaj olabiliyor. Onu alan doktor bana şeklinin bir erkeğin yumruğuna ben­ zediğini söylemişti! Bu. Onların iyileşmesi de beni. Sembolik konuşacak olursak.1 960'lar ve '70'ler cinsel özgürlükleriyle birçok yaraya sebep oldu. kendimi fiziksel olarak da tanımalı ve bana acı veren geçmişin izlerinden kurtarmalıydım. Bu iyileşmemin temeli oldu ve grubumla paylaştığımda.. 22 . İyileşebilmek için kendimle uzlaşmalı. yıllardır biriken incinmişliğin ve öfkenin beni getirdiği yerdi. Bu 1 980'ler ve '90'larda yeni yeni ortaya çıkıyor. ama ya­ ratıcı gücümle yeni tanıştım. Ayrıca incinmeye ve sessizliğime hırsım da eklen­ mişti. ilişkilerimin pek çoğunda öfke problemli er­ keklerle birlikte olmayı seçmemden kaynaklanıyordu: Öfkelerini ne zaman bana yöneltseler bunu sessizce içimde. Kadınlar öfkeli bir babadan veya geçmiş hayatlarından kaynaklanan karmalarıyla genel­ likle bu tip erkeklerden hoşlanıyor. onların iyileşmesini de tetik­ ledi. tekrar tekrar hissetmek. dış dünyaya açılan ve ona yönelen her davranışı kaydeden bir kanal. Tamamen özgür olabilmek için yıllardır biriktirdiğim ve beni baskılayan duygulardan kurtulmam gerekliydi. Ayrılmak yeri­ ne sessiz kalmıştım. psikolojik ve genetik tüm yönlerimle barışmalıydım. *** Bu durumun zirvesinde sağ yumurtalığımda bir tümör olduğu or­ taya çıktı. yaşamak zorunda kaldım. Dualar tek başına yeterli değildi. bastırdığım duyguları tamamen serbest bırakabilmek adı­ na. Yumurtalık tümörü. Bu kayıtlar yıllarca kalıyor.. Gerçek iyileşme başlamıştı. İlişki sırasındaki düşünceler kadının rahmi tarafından tıpkı bir kayıt cihazı gibi kaydediliyor.

Tanrı tek bir ışık kaynağıydı ve daha sonra erkekle dişiyi simgeleyen huzmelere ayrılmıştı. Işık çemberi daha sonra kadının çakrala­ rından yukarı çıkıp tekrar erkeğe ulaşıyordu. Işık erkeğin tacından başlayarak tüm çakralarından geçiyor ve kadının temel çakrasına geliyordu . Işık çiftlerin be­ denlerinden geçerek köklerini Toprak Ana'ya uzatmıştı. grubu yönlendirmesi açısından önemliydi. Vizyonumda gezegende yeni beliren bir kadın erkek ilişkisi türü gördüm. Çemberimizdeki derin dua ve meditasyon seansları. Bunlardan birini özellikle paylaşmak istiyorum çünkü gelecekteki ka­ dın erkek ilişkilerini gösteriyordu. Aralarında bir simya vardı. Linda'nın iyileştirme yeteneği. manevi güç­ lerimi de tetikledi. Çiftler daha sonra muazzam bir gemiye bindiler. Bu vizyonumun gerçekleşmesi yedi yılı buldu. Kendi tanrılarına bağlıydılar. 23 . El ele tutuşan çiftler Tanrıya dönüyorlardı. Çiftlerin üzerinde sürekli bir çember oluşturuyordu. Onlara Tanrının varlığı­ nı hissettiren bir tür yoga yapıyorlardı. bu çember onları sardı. Onun dişil bilge­ liği ve psikolojik desteği benim iyileşmemde de en önemli şeydi. Vizyonlar ilginç olaylar. bazen gerçekleşmesi yıllar alıyor. Kadını ve erkeği simgeleyen iki ışık huzmesi. Kutsal çiftler sonra birbirine döndü ve ışık çevrelerinde bir daire oluşturmaya başladı. Bu seanslar sırasında pek çok vizyona kapıldım. eşit seviyelerde yan yana duruyordu.BÖLÜM 3 Kutsal Çiftler Kadın çemberimiz cinsel ve duygusal ilişkilerden kaynaklanan sorun­ larını iyileştirmek üzere yolculuğuna devam etti.

.

Gerçekten doğru şeyi bulmuştuk! Ayağımın ritmiyle klitoris taşına alkış tuttururken bir vizyona daldım. çiçek veya ken­ dilerini rahat hissettikleri bir bölge gibi. vizyonlarımız ve cinsiyetlerimizdeki iyileşmeyi birbirimizle açıkça paylaşmak içindi. Bu ka­ yayla ritim tutmaya başladım. Evliliğimi bitirene kadar yıl­ lar geçti. Ben de tepeye. Her kadından kendi­ leri için en manalı parçayı bulmalarını istedim. Ben ayaklarımı Üzerlerine koyunca. çiçeklerden oluşan bir yüz bakımı ve masaj yapılıyordu. vizyonun gerçekleşmesi için gereken simya yoktu. Kayanın üstü­ ne çıktım. On­ lar ve görünmez Hintli misafirlerimizle birlikteydik. Onu bulduklarında doğanın onlara iletmek istediğini çok daha iyi anlayacaklarını söyledim. Evliliğimde bir raddeye kadar anlayış olmasına rağmen. yeryüzü­ ne çıkıp beni çağıran bir kaya parçasına doğru yürüdüm. Fiziksel rahatlama için her kadına bitkisel içerikli vücut bakımı. Dağ evimizde bir ja­ kuzi ve hem bitkisel karışımlarımızı hem de sağlıklı yemeklerimizi ha­ zırlayabileceğimiz kocaman bir mutfak vardı. Her birimiz tek tek ka25 . Birlikte yoni kayasının üzerinde dururken. Bu nedenle Linda'yla ben yöremizdeki kaplıcalarda bir dağ evi kiraladık.) Çimenlik bir tepe üzerindeki açıklığa gelene kadar yürüdük. iyileşme ve büyümede daha derine inmek isti­ yordu. Oradaki çalışmamız. neredeyse "Kutsal Çiftler"i gördüğüm vizyonu unutuyor­ dum. bir taş. bu kaya ara­ dan ayrıldı. tepenin dört yanından yukarı tırmanıyorlardı. Kadın çemberimiz. İki büyük kaya yan yana gelerek bir yoni (vajina) şeklini almıştı. Ayrılırken çıkardığı alkış sesi vadide yankılandı. Böylece herkes daha rahatlamış ola­ rak iyileşme sürecine devam ediyordu. Kayaların ritmine karşılık veriyorlardı. Kayaların arasında onları birbirine bağlayan klitoris şek­ linde bir kaya vardı. (Doğada­ ki gizli şifreleri okuma uzmanlığımdan faydalanacaktık. Hintli kadınlar gördüm. Bu sırada Linda klitoris taşıyla çıkardığım sesleri duyarak ne yap­ tığımı görmeye geldi. ayaklarımı ata biner gibi kayalara koydum ve bir vulva oluşturdum.Bu vizyonu evliliğimde uygulamak istedim ama pek işe yaramadı. Jakuzide bitkisel karışımlarla birlikte va­ kit geçirmek gerginliği alıyordu. Üçüncü günün sonunda bir doğa yürüyüşü için hazırdık. Aynı anda grubumuzdaki kadınlar da kayalarla yaptığım çağrıyı duydular ve doğal yani tapınağımıza geldiler. Kadınların her biri değişik yönlere dağıldı. kud­ ret Doğa Ana' dan bize doğru akmaya başladı.

benim böyle bir deneyimde bulunduğum ilk seferdi. 26 . Kalanlarsa doğadaki bu özel yer tarafından salahiyet verilen üyemiz için çoşkulu kutlamalar yapıyordu . Amerikan ve Kelt kültürlerinde b u tip bekaret kayası hikayeleri duymuştum. Bu grubumuz adına beklenmeyen bir nimet­ ti ve orada görünmeden duran büyükanneleri.yanın üzerine çıkarak vücuduna dolan enerjiyi hissediyordu -(her kadının kendi vücudu ve enerjisiyle ne kadar rahat veya rahatsız olduğunu görmek çok kolaydı). Ama bu. Pek çok antik Avrupa kabile toplumunda doğurganlık taşları etrafına toplanarak rahim gücüyle salahiyet kazanan kadınların hikayelerinden haberim vardı. bu kutsal olaya onay veriyordu.

Ancak bunun tek ve kesin bir kuralı yoktu. herkes kendi karmaşıklığı içinde kendisini muayene etmeliydi. Meryem Ana'yı gördüm.BÖLÜM 4 Aynalar ve Dağlar Kadınlarla birlikte çalışmak. onların ayna olduğunu gördüm. Her bir kadını dinlerken çemberin orta­ sında bir görüntü şekillenmeye başladı. Aynalardan içimdeki kadınlığını yansıdıkça. Her kadının anlattığı hikayeleri dinledikçe. Bu olay çok renkli bir Budist manastırında toplanmış 90 kadın arasında meydana geldi. Sadece özgürleşmek ve bütün olmak için mücadele eden kadınların sesi yan­ kılanıyordu. Paylaşım için büyük bir çember oluşturuldu. Parlayan yıldızlardan tespihe derinlemesine baktığımda. Çevre kirliliğine bağlı olarak toksik etkilere maruz kalmak da fiziksel belirtilerin teşhis edilmesinde önemlidir. sağlıklı insanların yaptığı kötülüklerle ortaya çıkan duyguları tanımlamama yardımcı oldu. yumurtalık ya da rahim kistleri ya da tümör­ leri gibi fiziksel belirtileri de beraberinde getirebiliyordu. elinde gümüş boncuklardan yapılmış bir tespih tutuyordu. ayrıntılar değişiyor ama konular değişmiyordu . Kadınlarla birlikte çalışmak. Çözümlenmemiş suçluluk ve utanç da rahim içinde kaydedilebilir. tek bir hikaye duymaya başladım. Herkese hikayelerinden küçük bir parçasını an­ latmak için bir şans verilmişti. Çoğu kez kilo al­ mak olarak görülen o kadar çok "rahim sorunu" gördüm ki! Bu belir­ tiler kronik sırt ağrıları. kendi derinliklerimde olanları anlamamı sağladı. Cevaplar genellikle kuru ve ke27 . diğer kadınlar daha kolay anlaşılır oldu. Rahim kan­ seri bu belirtilerin en kötüsüydü.

.

Shasta Dağı Kuzey Kaliforni­ ya' da kutsal bir dağdır ve Cascade Sıradağları'nın elması olarak kabul edilir. ka­ dınların hayatındaki yansımalardan görebiliriz. Eğer bir kadın kürtaj sırasında duygusal olarak tamamen nötr ise ve kendini göremiyorsa -suçluluk ve derin kayıp hissi gibi. fakat iyileşme süreci başladığında anlayış katmanları oluşmaya başlar. Bu yüzden bu dağ­ la derin bir bağım var. Bu bana 1 990'da Shasta Dağı'nda bir görüntü olarak geldi. Kısırlık tedavileri şimdilerde milyar dolarlık bir iş alanı ha­ line gelmiştir. Sembolik olarak konuşursak. Dünyada tam anlamıyla bir farkındalık olmadığını. yol açacağı psikolojik ve duygusal hasarlarla bunu karşılaştırıp dengelemektir. kadınların vücudu Toprak Ana'nın iyileşmesidir. Ayrıca en az bir kez.kadının doğurganlığını kaybettiğini görebiliriz. Ben de kürtajdan sonra duygusal hasar gördüm. madencilik. zihinsel tutum üzerinde de etkili rol oynaya­ bilir. ço­ cukları olmayan kadınların sayısında artış görülecektir. Yeni Çağ insanlarına göre hac 29 . Çevreciler bozulmadan kalan doğal bir alan olarak gör­ düklerinden koruma altına almışlardı. kişiliğimin öbür yüzünü de görmeli ve Avrupa Hıristiyanla­ rı olan atalarımla barışmalıydım. Bu zor seçimin ahlaki bir yaptırımı da var. Çorak topraklarda. Aynı zamanda kuzey yarımkürenin Himalayalar'ı olarak da bi­ linir. Dünyanın doğurganlığı çevresel atıklarla azaldıkça. Tanrının ka­ dınsı tarafı onurlandırılmamakta ve onun kutsallığı unutulmaktadır. Kızılderililer bu dağı kutsal bir tapınak olarak görüyordu.sik değildir. Herhangi bir ka­ dın için olduğu gibi. Bu noktaya kadar yüzlerce yıldır dünya kendisine sevgi ve saygı göstermemiştir.daha sonra problemler ortaya çıkabilir. zararlı atık yoluyla -uza­ yan bir liste içinde. duygusal ve psikolo­ jik geçmişi köklerine inilerek incelenmelidir. rahmim için iyileşme aşamalarını anlamaya baş­ lamıştım. Genetik miras sadece anneden kıza geçen fiziksel özellikler üzerinde değil. 38 yaşındaydım. Bu bölge annemin ve büyükannemin eviydi. Şef­ kat ve saygının eksikliği küçük dramlar halinde kadının yaşamında gerçekleşir. Kendi sürecimde. Herhangi bir problemi derinlemesine çözümlemek için hem kişi­ nin ailesinin geçmişi hem de kendisinin seksüel. fakat dikkat edilmesi gereken. benim için de çok zor bir seçimdi. Yatırımcılar ve çevreciler arasında Shasta Dağı'nın kaderi üzerine kavgalar yaşanmıştı. do­ ğal olmayan tarım uygulamaları. geç­ miş ve gelecek birlikte analiz edilmelidir.

Kısaca söylemek gerekirse. ardından yavaşça yüzeye dö­ nüyordu. sonra yavaşça zemine doğru dönüyorlardı ve üzerle­ rinde İsa'nın görüntüsü görülüyordu. dağ etkilerini hissediyordu. ben de küçük bir su kay­ nağının yanında oturuyordum. Kısaca söylemek gerekirse. Geçmişte Shasta'ya çok ki­ şinin gelip gittiğini fark etmiştim. Toprak Ana'nın derinlik­ lerine doğru alçalıyor. Dağın ruhu mutlu değildi. adaçayı çubukları bir örtü gibi fırlamıştı. 30 . uyku tulumumun altında dağın titremesiyle uyandım. Bu. bana "git ve insan­ ları eğit" dedi. Yatırımcıların gözündeyse burası bakir bir kereste ambarı. Bildiğim bir akarsunun kenarına gittim. Yedi yıl önce ayrıldığım bu dağ uzun yıllar evim ve sığınağım olmuştu. korkmuştum. Ayağa kalktım. bu konuyla ilgili yapılacak bir filmin ekibindeydim. doğal çevre çok zarar görmüştü. Buna rağmen diğer ziyaretçilerin iyi niyetleri olduğundan emin değilim. " Dünyanın azabı için konuştuğunun farkına varmıştım. Meleklerin ışıkları tekrar yüzeyin derinliklerine alçalıyor. Yeryüzünün ağladığını hissedi­ yordum. Şöyle dedi: "Ana onları affetti. kanım Toprak Ana'nın üzerine döküldüğünde o Me­ sih oldu. Burası yerliler için ürkütücü bir yerdi ve sadece senede bir ya da iki kere hac ibadeti için gelirlerdi. Meditasyona başladım ve bir vizyona yollandım. para getirecek bir kayak merkezi ve yerleşim ala­ nıydı. ne yaptıklarını bilmedik­ leri için. yardım için buradayım" diyerek ba­ na seslendi. İsa'nın benimle ko­ nuştuğunu duydum. Kızılderililer ve çevrecilerle beraber. Beyaz ışıklardan yapılmış ve kocaman yayıl­ mış melekler yavaşça dünyanın içine süzülüyordu. Dağın üzerinde uçan dört büyük melek gördüm. düşünceler yedi yıl içinde değişmişti. Yeryüzünün gerçekten sallandığını hissettim. Orada birçok küçük ve mükemmel çiçeğin gezginlerin bilinçsiz adım­ ları altında ezilmiş olduğunu gördüm. Dağda kaldığım ilk gece. ora­ da bulunan dağın ruhu "bir dakika bekle. "Ruhani yazılar" her yere dağılmıştı tıbbiye araçları bitkileri beton bloklarla çevrelemiş. İsa'nın acı çektiğinin görüntüsüy­ dü. Benim işim ses kayıtlarını yapmaktı (o zamanlar evliydim ve eşim kasetleri dolduruyordu). Tekrar acı çeken İsa'nın görüntüsünü gördüm ve tekrar konuştu: "Çarmıha gerildiğimde. İsa'yla yüz yüze geldim. daha çok Turin'in kefeninin üzerindekine benziyordu." Melekler süzüldüğünde beyaz ışıklar son olarak alçaldı ve onu yerden aldı.ibadetinde kutsal bir mekandı. Hassas topraklardaki kırılgan bitki­ ler düşüncesizce çiğnenmişti. Herkesin bir bakış açısı vardı. Bir sonraki sabah film çekimi başlamıştı. şimdi o çarmıha geriliyor.

Bu görüntü. Benim içinse cevapları bulmak uzun zaman aldı. Neden Hıristi­ yanlık doğadan ayrılmıştı? Batı medeniyetinde ortaya çıkan yaraları nelerdi? Hıristiyanlık temelli toplumlarda cinsel suçlar ve utanç nasıl bir rol oynar? Bütün bu soruların cevapları hikaye boyunca yazılmış­ tır. 31 . ayaklarımın üstünde durmam ve eskinin içindeki hi­ kayelerden Hıristiyanlığı anlamam için yeni yollar açtı.

.

yatak odasında da ol­ malı. Birkaç gün sonra rüyamda Elizabeth'in benimle Siyah Madonna hakkın­ da konuştuğunu gördüm. gözlemleme ve dua etme sü­ resi verdi. Bu süreçte bir tespih edinmiştim.Tanrıyla ilk karşılaşmamdı). Peki o zaman kendi içimdeki bölünmüşlüğün üstesinden nasıl gelebilirim? 1992' de 40 yaşındayken. Eğer Tanrı her şeyse. yumurtalık ameliyatımın ardından iyileş­ me sürecim bana birkaç hafta dinlenme. Yıllarımı kendimi anlamaya ve cinselliğim­ le barışmaya harcadım. Ve çelişkileri sorgulamaya başladım: Eğer Tanrı her yerdeyse. 16 yaşına geldiğimde kiliseden ayrıldım çünkü orada Tanrıy­ la birlikte normal bir buluğ çağı geçiremezdim. 14 yaşındayken. karşı cinsin dünyasına adım atarken. Tanrının her yerde ve her şeyde olduğuydu (yıllar sonra. Bu bilinçsizce yerleşen suçluluk duygusunu ve utancı aşmam yıllar sürdü. Bir Katolik olarak yetiştirilmiş. okyanus kıyısındaki deneyimimle . Sonra üç ayrı arkadaşım. Uykumdan bir telefon sesiyle uyandım. bir rahibe olmak is­ tiyordum. bunu gerçekten gördüm. kili­ senin atmosferinde derin fedakarlık ve disiplinle büyütülmüştüm. Onun verdiği nezaket ve huzuru seviyordum. Arayan Elizabeth' ti. Onu aradım ama telesekreteri Güney Fransa' da gezide olduğunu söyledi.BÖLÜM 5 Tanrının Kadınsı Yüzü Shasta Dağı hakkındaki vizyonum beni Hıristiyanlıkla ilgili derinleme­ sine tarihsel araştırma yapmaya itti. bir hafta içinde ayrı ay­ rı. 33 . Katolik öğretilerden ilki. tüm doğada Tanrının ruhu bulunmalı. Bu kendi içimde yaşadı­ ğım ilk bölünmeydi. Elizabeth Kelly diye bir kadına ulaşmam gerektiğini söyledi.

.

Yoga egzersizleriyle uyandırıldığında omurga boyunca yükselir ve başın üstünden çıkarak akıl ve bilgelik getirir. bilgelik­ le birlikte gücün ve kudretin de gelişidir. Gru­ bumuzla mihrabın çevresine yarımay şeklinde dizildik. mumlar. Sözleştik ve kendimi bir anda onun evinde. Kutsal evlilik. O anda pencereden içeri güçlü bir rüzgar gir­ di ve tüm grubu sarmaladı. " Bu görüntü sembolikti. Toplantılarımızdan biri Elizabeth'in evindeydi. Odasında taze çi­ çekler. Yılan sembolü. Doğru yerde olduğuma artık emindim. Yan tarafında Meryem Ana'nın bir yılanın üzerinde durduğu bir heykeli bulunuyordu. gerçeği arayan onlardan uzaklaşır. Güzel sesli bir kadın "Ave Maria"yı söyledi. Rahiple35 . Hindistan' da Kundalini bir yılandır ve kasık bölgesinde uzanır. Birbirimize tütsü ve kutsal sudan ikram ederek kutsandık. Gnostik öğreti Tanrının dişil yönü­ nü fark etmiş ve buna "Sophia" veya "Büyük Ana" adını vermişti. Gnostikler dua. öğ­ renciler üzerinde gezindiği hikayeyi . gözlem ve katarsisle kendilerini büyük bir sessizliğe adarlardı. Gnostiklerin Tanrıyla deneyimleri nihai sonu açıkça gösteriyordu. Dogmalar ve doktrinler inandırıcılığını kaybeder.anımsattı. El ele tutuştuk. antik dönemden günümüze değişerek gelmiş ve Katolik kilisesine girmiş tanrıça iba­ detleri gibi pek çok Katoliğin bilmediği şeyler öğrendik. Onun uyanışı. Meryem heykeline bakıyor ve yılanın üzerinde duruyordum. Birdenbire onun ayaklarının altındaki yılanı tutup aldığını gördüm. Sonra bana fısıldadı: "Bunun üzerinde durmaktan çok yorulmuş­ tum . dualar okuduk ve ben bir kez daha vizyona daldım. Araştır­ ması onu dünyanın her yerindeki tapınaklara. Yılanı Elizabeth'e uzattı. Böylece bilgeliğe ulaşırlardı. Bu bana Pentecost'ta Kutsal Ruh'un. "Gnostik" Yunanca kökenli bir kelimedir ve ortaçağda dini öğreti­ lere aykırı olanlar için kullanılırdı. Tanrının dişi yüzünü keşfetmeye götürmüştü.Onun bir ilahiyat öğrencisi olduğunu ve Mary Magdalene'in (Mec­ delli Meryem) hayatı üzerine araştırma yaptığını öğrendim. ayda iki kez toplandığımız ve gnostik feminizmin sırlarını araştırdığımız bir dua grubu kurduk. kendi iniş çıkışlarıyla pek çok farklı kültürde bulu­ nur. geçmişe ait karmaşık gerçekler açıklığa ka­ vuştukça bu vizyonu daha iyi anlayacaktım. Lourdes'ten getirdiği kutsal su ve üzerinde Mary Magdalene'in resmi olan bir mihrabı vardı. Birlikte. Hıristiyanlığın hiç bilmediğim tarihi hakkında konuşurken buldum.

bakire tanrıça Jod­ des'sin oğludur.re veya dine artık gerek kalmaz. Ve kocakarı. Asıl anlamı "genç kadın" de­ mektir.kendi cinsellikleriyle 36 . ölümsüzlüğün habercisi olarak gören gnostik öğretiler de vardır.) Kilise. ona ölümsüzlük ve tan­ rılık teklif eder. paganları yeni dinlerine kabul ederken bazı pagan ina­ nışlarını da almıştır. bir hükümet insanların cinsel hayatını din üzerinden kontrol edebili­ yorsa. Mesela Romalı savaş tanrısı Mars. Seni diğer ka­ dınlardan ayırdı ve kutsadı. Kadınlar tek bir ilahi modele maruz bırakıldığından -bakire tanrıça modeli. Juno beyaz bir zambak yedikten sonra Gabriel kendi­ sine müjde vermeye gelir. İsrail' de de yılanlara tapı­ lır. Ama İsa'nın annesi Bakire Mer­ yem. Bu hikaye Musa'nın ruhunun uyanış enerjisini. tanrıçanın kendisini semboli­ ze eder. tüm hayatlarını kontrol edebilir. kilisenin doktrinine göre yalnızca "bakire" ve "çocuk taşıyan"dı . tanrıçanın di­ şil yönünü simgeler. (Musa'nın ekibini ateşten bir yılana dönüştürdüğü hikayeyi hatır­ layın. *** Meryem'in ayakları altındaki yılanı serbest bıraktığı vizyonuma dönelim. Yılanın yasak meyvesini yiyen Havva iyiliği ve kötü­ lüğü öğrenir. Psikolojik olarak. Üç farklı ismi vardır: Bakire. Ortodoks dininin gerçeği gizleme se­ beplerinden biri de budur. genç aşık ve çocuk taşıyan. elinde beyaz bir zambak tutmaktadır ve şöyle der: "Selam sana Yaradanın sevgili kulu.dünyadaki hiçbir kadının erişemeyeceği bir model. o seninle. bilge veya acuze. Pagan dinlerinde pek çok bakireden doğum hika­ yesi vardır. Eski çağ tanrıça kültürlerinde yılan.) Gnostik hikayelerde yılan Havva'ya gelir. Tarih boyunca Katolik kilisesi Meryem için bakireliği kabul etmiştir (Almah sözcüğü Hebrew ilahilerinde Meryem için kullanılır ve daha sonra "bakire"ye dönüşmüştür." Yani gfüebiliyoruz ki eski tanrı ve tanrı­ çaların hikayeleri Hıristiyanlığın içine sızmış haldedir. Ama nasılsa. bu enerjinin Kundalini gibi yükselişini. eski pagan dinlerinde tanrıçanın dişi yüzü sadece "ba­ kire" olarak bilinmez. Mısırlı kraliçeler "Nil Yılanı" diye anılır ve bu. Yani Havva'yı insanlığın değerini düşüren bir figür ola­ rak değil. İn­ cil'in çok öncesinden beri anlatılagelmiştir. ruhunu güce ve bilgeliğe kavuşturmasını anlatır. Yılanla tanrıça arasındaki cinsel birleşmeyse.

Hıristiyan Avrupa'nın doğuş öyküsü­ dür. Gördüm ki.barışmamışlardır. daha asabi ve kavgacı olacaktır. ruh ve cinsellik arasın­ daki tüm ayrımlar artık yok olmalı ve bu ikisinin bir olduğu yeni bir farkındalık durumu oluşmalıydı. Bu. Meryem' in kendi cinselliği­ ni yenen dişi yönünü yansıtıyordu. Elizabeth'in oturma odasındaki heykel. 37 . Bu yüzden erkekler de tam anlamıyla bir cinsellik yaşıyor sayılamaz. Suçlu ve günahkar hissederler. Özgür cinselliğin erkeğin huzuru bulmasındaki tek yol olduğunu ima etmiyorum. Ortalama bir adam sevgisizse. ama cinsellik gerçek bir sevgiyle birlikteyse keskin köşeler yumuşatılabilir. Asabiyeti alıp başka yönlere çekmek kolaydır. me­ sela ülkeleri fethetmek gibi.

.

ayrı bir topluluk oluşturmuştu. Bekleyenlerden oluşan uzun bir kuyruk. Köylülere ulaştığımızda kutlama devam ediyordu. onun Mercedes'iyle yoldaydık. Portekiz kökenli genç kadınlar -bazıları oradaki en güzel kadınlardı. Ba­ kire Ana'nın üç çocuk görüntüsüyle görünmesinin yetmiş beşinci yı­ lıydı. Ba­ kire Meryem heykelinin üzerinde bulunduğu büyük masanın oradaki kilisenin ana mihrabına giden bir yol çiziyordu. mum­ larımızı yaktık ve onun ayaklarının dibine yerleştirdik. BÖLÜM Meryem Ana'nın İsimleri Elizabeth ve ben. Siyah giyinmiş ve "Ave Maria"yı Portekizce söyleyen birçok yaşlı kadın vardı. Fatima'nın. Kilise insanla­ rın uğultusuyla doluydu. Kaliforniya'nın mer­ kezini geçerek. Ülkenin dört bir yanından Meryem' e inanan­ lar oradaydı! Elizabeth ve ben Kutsal Ana'nın mihrabına doğru ilerledik. Ve bu Portekiz-Amerikan kasabası. Saygımızı göstermek için kilise­ ye girmeye karar verdik. Bu yıl Fatima'nın Portekiz' deki köyünde. dışarıda ise yiyecek.6. Tam oradan ayrılacakken okuma başladı ve tüm salon bir anda donan bir dans gi39 . içecek ve dini malzeme­ ler satan bir çadır festivali sürüyordu. bu büyük olaya ev sahipliği yapıyordu. gerçek gözyaşıyla ağlayan Bakire Meryem heykelinin olduğu kilisenin bulunduğu küçük bir kasaba olan Thorn­ ton' a doğru ilerliyorduk. Açılmış göl zambaklarıyla dolu ve kilometrelerce devam ediyor­ muş gibi görünen bir kanalı geçtik. Parlak sarı çiçekler Kaliforniya gü­ neşinin altında iyice açılmıştı ve suyun üstünde istirahat ediyordu.

.

bir Katolik kilisesinde şimdiye kadar deneyimlediğim en yoğun arınmaydı. Bu. bu. Tanrıçanın iki kız kardeşi vardı ve üçü birlikte genellikle "Üç Ana" veya "Üç Kutsanmış Kadın"ı temsil ediyordu. Yuva ve ocak tanrıçasına dua etmek ilahi doğumla ilişkiliydi. Dua sonlandığında. Bu. asalet teri döktüğü söylenen duasını güçlükle ettiği zaman hissettiği olabilir miydi? Bilmiyorum -ve bu önemli değildi. İsa'nın Gethsemane Bahçesi'nde. tapınağın içinde kutsal bir ateş yakılmıştı ve bu daima yanmaya devam etmek­ teydi. Her heykel azizlerin varlığı ve kutsanmışlığının yaşayan bir örneği haline gelmişti. Muci­ zelerinden biri. Bedenim "cenne­ te kötü kokan" bir koku saldı. Yalnızca bu ağır işle. Tam o anda kendi arınma seansımı başlattım. Kilisenin birçok azizinden meydana gelen tanrılarına benzediği için bu. her çeşit çiçek ve kurdeleyle rengarenkti. dua edenlerin beni hücresel düzey­ de arıttığını gösteriyordu. putperestlerin yeni Hıristiyanlığı daha kolay kabul etmesini sağlamıştı Örneğin Thornton festivalinde. Brigit'in mezhebi İrlanda'daki Kildare'nin merkezindeydi. kendisine dua edildiğinde evdeki erzakları çoğaltmak41 . asaletle ve gözyaşlarıyla birlikte dua etmek için diz çöktüm. Heykeller kutsanmış ve yıllardan beri dualar ve adak­ larla sarmalanmıştı. mumların ısısı kuvvetleniyor ve "Meryem' e selam olsun!" sözleri defalarca tekrar ediliyordu. Dışarıda çöplerin üstünde yatan farklı azizlere ait yakla­ şık kırk heykel. rahibe kıyafeti giymiş ve küçük bir ev resmi tutan Azize Brigit heyke­ li vardı. zamanın seçilmiş birçok aziziyle harmanla­ mış olduğundan bahsediyordu. İnsanlar du­ a okuyor ve daha sonra evlerinde yakacakları mumları azizlerin üstü­ ne sürtüyordu. Bri­ git'in zamanı. Elizabeth tarih konusundaki bilgisiyle.bi durdu. Kalabalık bizim çevremize yaklaştı. Yuva ve ocak tanrısı Celcit de ayrıca Brigit olarak anılırdı. Azize Brigit'in kutlama günü olan 1 Şubat. tüm dua okunup bitene kadar hiç kimse yerinden kıpırda­ madı. Diz çökerek ve yüzümüzü ana mihraba dönerek tam heykelin orada durduk. İsa'nın İngiliz adacıklarına varmasından daha eski bir zamana tekabül eder. Kilise Azize Brigit'i ocak ve yuva azizi olarak takdis etmişti. Güneşin batmasına doğru kiliseye geri döndük. bir motel bulup duş almak ve dinlenmek için kiliseden ve festivalden ayrıldık. hareket bile edemedim. ironik bir şekilde putpe­ restlerin takvimindeki yeni yılla aynı gündü. Avrupa' daki putperestlerin tanrılarını ve tanrıçalarını. Çokça zor bir işi başardım.

Zeus'a boğa sanı ve­ rilmişti. İl­ ginç bir gerçek daha: Yunan aşk tanrıçası Afrodit'in kutsal sembolü olan beyaz güvercin. Yonca bitkisi. şimdi "Kutsal Ruh"u temsil eden İsa sembolüy­ dü. Ayrıca Aziz Nikola (veya Noel Baba. İsa'nın bir fahişeyle ilişki kurarken meydana gelen olaylar­ la ilgili olarak adından asla bahsetmemesine rağmen Mary Magdale­ ne. Bu yatay ay sembolü gerçekte Büyük Tanrı'nın eşi olan Boynuzlu Tan­ rı'nın eski sembolüydü. Bugün bile. Onun doğum hikmetiyle ilişkili manastırı. bir boğa formunda ilahlaştırılmış­ tı. beyaz bir boğayla ilişkilendirilir. Tarihsel konuşmak gerekirse.tı. Mary kayboluşun. ineklerin daima çokça süt verdiği ve yılın tüm zamanında yoncaların yetiştiği Kildare' deydi. yoganın öncüsü Hindu tanrısı Şiva. birçok eski kültürde boğa. Katolik kilisesindeki Bakire Ana'nın hilalin üzerinde oturur pozisyondaki heykelinin ayaklarının altında görülmektedir. Eski tanrıçanın kocakarı bakış açısı. azizlerin büyük tapınağında. gerçekte bugün bildiğimiz şekliyle putperestlerin eski inancına göre okyanus hayaletlerinin kralı ve deniz tanrısı Nickar). tan­ rıça üçlüsünün bakire bakış açısı mıydı? Ve kilisenin Meryem Ana'nın bakire bakış açısıyla ilişki kurması gi­ bi o. Kutsal Üçlü'ye gizli bir feminen bakış açısı olabilir mi? *** Elizabeth ve ben Azize Brigit'in heykelinden ayrılarak diğer üç heykele doğru yürüdük -İsa'nın ve İsa'nın annesi Meryem Ana'nın se­ vilen öğrencileri Azize Anne. Parvati onun kız eşidir ve sıklıkla onun sol tarafında oturur­ ken tasvir edilir. ço- 42 . denizciler. yatay bir şekil almış olan yeniayın üzerinde otururken bulundu. üçlü tanrıçaların sembolüydü. Şiva dolaşık kilitlerle ve saçında bir hilalle meditasyo­ na oturur. Aziz Patrick'in "Baba. Bu. Boğa erkeğin cinsel potansiyelini temsil eder ve şim­ di. Büyük Tanrıça'nın erkek eşinin izleri. kilise tarafından "fahişe" olarak etiketlendi. yan yatan bir boğanın boynuzlarının şeklini yaratmaktadır. Iris'in eşi Mısırlı Osiris de. Oğul ve Kutsal Ruh"u için bir sembol olmadan uzun zaman önce. Meryem'in mucize doğumu ger­ çekleştiğinde Azize Anne oldukça yaşlı bir kadındı. Meryem Ana'nın annesi ve Mary Mag­ dalene. Yunan mitolojisinde. kral ve tanrıçanın eşi olarak sembolize edilmiştir. bu azize yoluyla kanıyor olabilir miydi? İncil'ın. Hilal.

Elinde büyük bir ihti­ yaç anındaki finansal yardımın temsili üç altın top tutuyordu. Hindistan'ın lingam (eril yaratıcı güç) ve yo­ ni prensiplerinin ibadetlerinden ödünç alınmıştı. Kilise kapısının dışında. Yüzlerce titreyen mum." Ortodoks kilisesinin azizlerinin büyük ta­ pınağından bile daha büyük olan. dudaklardaki dualar ve tanrıçanın hala yaşadığına dair kalplerindeki umutlar denizinde hareket ediyormuş gibi yanıyordu. festival etkin­ liklerinin ikinci dozu için hazırdık. ancak birçok sıfatı vardır. Bu eril havuz Avrupa'nın ge­ leneklerinden bile eskiydi. Guadalupe Kadınımız. yüzyılda Likya'daki Myra'nın piskoposu olarak yaşadığı söylenmektedir. Siyah Madonna -sıfatları sonsuzdu. 4. Güzel bir gece istirahatinden sonra Elizabeth ve ben. Kalabalığın içine doğru hareket ederek geleneksel May Pole dansına geldik. yavaşça ve düzenli olarak. günü­ müzde bu.cuklar. renkli kostümlerinin içinde. Bu dans. Birden Meryem Ana'nın kaç farklı sıfatı olduğu kafama dank et­ ti. böylece gelinlerin azizi olmuştur. eski Avrupa' da doğum ri­ tüeliydi. eril havuzun etrafında dans ediyordu. *** Elizabeth ve ben dileklerimizi ve dualarımızı çeşitli azizlere sun­ duk. Ebedi Yardım Kadınımız. Eril havuz. döllemesi ve ekinlerle mahsullere bereket getirme­ si için dünyanın dölyatağına sokulmuştu. Fatima Kadını­ mız. Kader Leydimiz. kalabalık sokakta Bakire'nin heykelini ta­ şıyan karışıklık varken karanlık çökmüştü ve mumlar kalabalığın ara­ sında dağıtılmıştı. Farklı talep­ leri ve sorumlulukları kapsayan isimleri çoktu. modern zamanın azizlerinin kılığı­ na bürünerek ışıldayan Büyük Ana'nın birçok eski sıfatının sayısıydı. Genç kızlar ve erkekler ge­ leneksel. Yapığı mucizelerden biri çeyizleri için paraları olmayan ve fahişelik yapmak üzere olan üç kız kardeşe üç torba altın vermesidir. Bir keresinde yaşlı bir ebenin bana ne söylediğini hatırladım: "Tanrının yalnızca bir annesi. Meryem'in heykeli bir in­ san denizinde ve mum ışığı. gelinler ve sarraflar için dua ediyordu. *** 43 . tefecilerin amblemidir.

kalabalığı taşıyorlardı. boğa dövüşlerinin olduğu yerin etrafında. Portekizlilerin Kutsal Hayalet Topluluklarını. kutsal hayalet toplumlarıyla ilgili.Elizabeth ve ben. Nedimelerin arkalarında yürüyen küçük kızlar eski kraliyet eğlencelerindeki gibi giyinmişlerdi. Bolinas. 10-13 yaşlan arasındaydılar. Şiva bir şekilde Beyaz Boğa Nan­ di olmuştu. elbiseleri ve kraliyet kaftanları içerdiklerini öğ44 . bu adeta kraliyet geçit alayıydı. Bunun nasıl göründüğünü tahmin edebilirsiniz. eski boğa kurban etme ibadetinin son kalıntısıydı. iyiliğin ve şarap ve ekmek ayinindeki kadehin altın ya da gümüş nakışlarıyla süslenmişti. kilisenin tespih grubu diğerlerinin ardından ezbere dua ediyordu. bir boğa başı giymişti. parayı ve her katılımcının kostümüne uyan el işlerini görmek kolaydı. her grupta beş prenses. ardında yaklaşık sekiz adım bırakan bir pelerin takmışlardı. Yahudilerin Altın Dana Derisi vardı ve Mısırlıların eski tanrısı Osiris Boğa Ayı olmuştu. Portekiz ve Meksika' da popüler olan bu spor. Her topluluğun sonundakiler azizlerdi. erkek tanrıla­ rın kendilerini bir boğaya çevirebildiğine inanıyordu. *** Geçit töreni başlıyordu. Zamanı. kırk farklı heyke­ lin arasında. incilerle ve kaderin. Elizabeth ve ben kendimizi görüşü en iyi olan noktaya konumlandırdık. parlak bir taç giymiş bir kraliçe seçmişti ve beyaz evlilik giy­ silerinin üzerine güzel kadifeden. taze çiçeklerle ve temsil ettiği cemaatin adını taşı­ yan renkli afişlerle dekore edilmişti. kendi kalabalıklarının üze­ rinde taşınıyordu. Her cemaat. Kalifoniya' da bir müzeyi ziyaret ettikten birkaç hafta son­ ra. fakat küçük olanlanndandı. İs­ panya. beyaz bir evlilik giysisiyle süslenmişti. Ayrıca Katolik mez­ hebinin içerisinde bu şekilde bir sosyal kilise yapısı olduğunu hiç bil­ miyordum -bunlar Kutsal Hayalet Topluluğu'nun bireyleriydi. Heykeller. Bu pelerinler daha çok Eski Dünya nakışlarıy­ la. Her kilise cemaati için altı kız var­ dı. Hepsi tamamen pahalı. Böyle bir şeyi daha önce görmemiştim. bir kraliçe. teza­ hürat yapan adamı bulmak için kutlama alanına doğru yürüdük. Her iki kraliçenin arkasında nedimeler vardı. Kadifeden şapkalarla süslenmişlerdi. Öldürülmüş ve kanı vaftiz edilmiş ba­ zı boğaların derilerinin bir kralı bir tanrı yapabileceğine inanılıyordu. Hindu Ölüm Lordu Yama. Her kraliçenin farklı renk­ te bir pelerini vardı. taçları. Birçok eski medeniyet.. Ellerinde tespih tutuyor ve tespihleriyle du­ a ediyorlardı.

Solomon'un şarkıları. Sanskrit dilinde "kozmik enerji" anlamına geliyor. mükemmellik meyda­ na gelir. yemekler sunan bir kadın şeklinde. Kabile anneleri seçme için güç vermişlerdi ve işini yap­ mayan şefi görevden alacaklardı. kolayca kadınsı ma­ neviyatın enerjisini oyun sırasında görebilirsiniz. Fakat bunu tarihin derinliklerine gömdüğünde. Günlük hayatta bu kadınsı enerji fark edilir. çoğu zaman. Tevrat veya İncil. Tantrik kutsal yazılar bunu tanrıçaların kadın gibi hayatta somutlaşması ola­ rak tanımlar. barış yapmayı seçti.renmiştim. Tanrı. çünkü barışı sağlayacak bir şefi seçeceklerine olan yatkınlıklarını. Gerçek Hı­ ristiyanlığın ataerkil yapısı manevi enerjinin en çok kullanılan izlerini ortadan kaldırmıştır. 45 . kadınların ailesini ve evlerini korumak gerektiğinden daha fazla koruyacaklarını hissetmişlerdi. Örneğin. Buda aydınlanma ağacının altında ışıldadığında ve onun sofu tecrübeleri yavaşça onu terk edip zayıflattığında. İrokua kabilesi kendi içinde bu durumu fark etti. bilge ve dişil enerji fark edilemiyor ve toplumlarda olumsuz etkiler görebiliyoruz. Shekina'yla birlik içindeyken. Hindu­ izmde. Dini törenlere yönelik becerilerini tercih etmelerini ve ka­ rizmatik güzelliklerini anlamıştım. bu dakikalarda içinde eski terk edişinin yapısını yansıtır. Gördüğüm bu topluluğun geçit töreni günümüzde kullanılan Hin­ du Şakti enerjisine ve onun kadınsı ilahi gücüne örnektir. "her başarılı erkeğin arkasında bir kadın vardır" cümlesi hep söylenir. İn­ cil' deki atasözlerinde "bilgelik" olarak karşılık bulur. Tanrıların ve ayinlerin hikayelerine bakarsınız. Birçok kabile sürekli olarak savaştı. onu aydınlatıyor olabilir. Yahu­ dilere göre de "Shekina" olarak tanımlanır. Bu güç tanımlandığında ise pozitif etkilerini görebiliyoruz. Mitolojik Yahudi öğretile­ rine göre. şefini seç­ mek için bir kabile annesi atadı. Şakti. Her kız törene onların kutsal gücü­ nü yönlendiren rahip eşliğinde katıldı. Ruhani bilgiye sahip kişilerce "Shikina" kelimesi "zaferin maneviyatı" olarak. Shekina'nın elbisesini sembolize eder. İsa'nın sevgilisi Mary Magdalene' di. Şiva'nın eşi Parvati'ydi ve Krişna. Bu ona kadınsı destek sağla­ yan. Sevgiyle bir­ likte bir kadını arkasında bulan erkek. Her kabile. onun direkt yansıyan ışıltısını görebilirsin. Solomon'un Bathsheba'ya olan aşkı­ nı yansıtır. sonra çok acı yaşadı. Hıristiyan azizler bunu "Sophia" olarak tanımlarken. Ne yazık ki. Aziz Francis. Azize Clare' den ilham alır. dünyayı taşımak için gerekli olan gücü sağlayabilir. Radha'ya karşı derin aşk besliyordu. Kadınlar kurulu bilgeliği seçti.

birçok ki­ liseyi ziyaret ettim. katedraller­ deki yay şeklinde ayrıntıların genellikle gizemli bir anlamı olduğunu. Mistik Gül. ayrıca Meryem'in "gül" kelimesiyle sayısız adı vardır. görsel deneyimlerim devam etti. çocukluğumdaki mahalle kilisesinin içine nere­ deyse tıpatıp benziyordu. Ve din kadın etkisi dışında olursa fazla yargılayıcı olabilir. kız çocukları. Gül şeklindeki pencerelerin Bakire Meryem' e adanmış sembolleri vardı. Büyük Annemizin rahmini sembolize ettiğini öğrendim. ki­ lisenin içsel mimarisi. Hindis­ tan' da buna ilginç bir şekilde rastlanır. Bunlardan dolayı oluşan yaralarımız. Yayın her iki tarafında da birer gül şeklinde pencere vardı. Tanrının kuralları aşksız ve bağışlama duygusu olmadan takip edilir. bu kule sunağın kutsal kadınsı­ lığıyla birleşen erkekliğin temeliydi. erkek­ ler kadınsı enerji yokluğunda. Yönetim kadınsı etkilerin altında olmadan devam ederse. gözlerim sunağın etrafında yorulmuştu. Bir an için anladım ki. hayatlarında centilmen taraflarından yoksun yaşarlar. ikisi arasında denge olayıdır. eşleri göz ardı ederiz. sunak onun bedenine benziyordu. Hıristiyanlığın tarihini ve sembollerini araştırdım. İlginç bir şekilde. Kutsal Gül Bahçesi'nin Kraliçesi ve Gül Çelengi gibi. Yerel bir Katolik kilisesini ziyaret et­ tim. Anneler erkek çocuklarına bu kadınsı dayanıklılığı. Yay ve gül şeklindeki rahim pencerelerine bakmaktan. Doğa Ana'nın gelecek nesille­ rimize itibar göstermeyeceğini görebileceğiz. Bu kadınlarla erkeklerin karşılaş­ ması olayı değil. kocaman bir yayın sunağın üzerinde yükseldiğini fark ettim. Kilisenin kulesi üzerinde sunağa doğru uzanan bir gül olduğunu fark ettim. Erkek-kadın arasındaki birleşim asıl ola­ rak kilisede şekillenmişti! Aklım diğer kültlerdeki sembollerin farklı yollarla değiştirilmesi 46 . Bir gün kili­ sede dizlerimin üzerinde dua ederken. çevremizde. Anneleri. aşkı. eşleriyle dengeyi ve kadın liderlerden -klan anneleri. daha çok savaşa ve insanları daha az umursamaya şahit olabiliriz. Kutsal mimarileri araştırırken. Kutsal Annemizin isimlerin­ den biri de Kutsal Gül' dü. Çok kişisel olarak. öğle saatleri boyunca dualarımın içine aktım. di­ nimizde ve yönetimimizde görülür. Amerika'yı kuranlar bir­ çok düşünceyi İrokua Konfederasyonu'ndan ödünç aldı. kız kardeşleri. ilişkilerimizde. Kadınsı güce saygı duyulmadığında. Seks bozulur ve aşksız yaşanır.erkek yöne­ timini öğretebilirler.Amerikan Anayasası'nda formüle edilir. kiliseye rahim havası veriyordu. Tanrının kadınsı yüzü bakımından seyahatim süresince.

Kutsal piponun sap kısmı erkek yapısını. bitkiler ezilirken söylenir. havam kadının rahmi. dualara birlikte katarak. tokmağı da erkeğin penisi olarak görerek. kutsal gücü meydana getirirler. Piponun yanması da büyük kutsal gücün taşıdığı kutsallığı yansıtır. Oysa birçok dinde. Kırmızı taştan yapılmış pipoların çanak kı­ sımları Doğa Ana'yı. sofu dene­ yimleri ve kişinin cinselliği inkar etmesi. havan ve tokmak tedavi için bitkisel ilaç yapımında kullanılır. ilaç yapımında kullanılan kutsal pipolar bulundurur. Planin yerlileri ellerinde. piponun çanak kısmıy­ la sap kısmı birlikte birleşimi temsil eder. Tanrının kadınsı yö­ nü tamamlanmamış doktrinleri tamamen inkar edilmiş. Avrupa paganlarının sihirli sanatlarında. ilahi güce ulaşmada tercih etiği yollardandır. İyileştirme duaları ve büyülü sözler. Birçok ataerkil din yapısında. gücü ve ilahi birliği anlatır. Şiva'nın lingamı (eril yaratıcı güç) ve Şakti'nin yonisi tan­ rının ve tanrıçaların üreme organlarını temsil eder.üzerine yarıştı. terk edilmiş­ tir. kırmızı renkleri de kabilenin atalarını temsil eder. Amerika yerli kabilelerinde bu pipolar. Hindistan'da bu durum tanrı ve tanrıçaların sembollerinde biraz daha açıktır. Bu basit objelerin doğasında var olan sembollere baktığımızda. Dikkate değer bu cinsel birlik. 47 . Tanrıya ulaşmada kullanılan en güçlü araçlardan biri ola­ rak değerlendirilir.

.

İlk kez Roma' da olduğum için. gladyatörlerin oyunlarında kullanılan aslanların ve diğer hayvanların barınaklarının yıkıntılarından geçtik. Doğa Ana'nın ruhuna doğru açılan kalbim onun üzerindeki sade­ likle açığa çıkmıştı. Dışarıdaki tur otobüslerinin fotoğraflarının ar49 . Akan suyun tatlı sesi. yüce Francis'in kutsal tapınağına ziyarete giden aynı yoldaki insanlarla tanıştım ve dua ettim. Kollezyum'a gelmeden önce. yolculuğum için ilk dua ettiğim yerdi. Onlar evlenmemek için yemin ediyor ve kafalarını kazıtıyordu. bahçede bulunan su fıskiyesinde hissettim. Orada sürekli yanan ateşi anlattım ve tapınak rahibelerinin erdemli bakireler olarak saklandıklarını söy­ ledim. Kollezyum'a yaklaştık. Manastırda odamı iki kadınla paylaşıyordum. Manastıra yürüme mesafesi kadar yakındı. duvar üzerinde büyümüş sarmaşıkların verdiği serinlik ve fıskiyenin kenarına sarıl­ mış. Giderek yakınlaşı­ yor ve aynı yoldaki yolcular oluyorduk. İlk durağım eski bir kilisenin bahçesi oldu. Bu mekan. Roma'ya uçakla gittim ve manastırda kaldım. gerçek ruhu dışarıda.BÖLÜM 7 Engizisyoncuyu Bağışlamak Hıristiyanlık içindeki içsel arayışım beni ibadet için İtalya' ya götürdü. Yolumuz üzerinde Ves­ ta'nın tapınağının yanından geçtik. Kilisenin içi çok güzel olmasına rağmen. küçük bir Madonna ve Ço­ cuklar heykeli gözüme çarptı. İlk durağımız Kollezyum' du. şehirdeki tarihi yerleri ziyaret et­ mek istedim. Sarmaşıklarla sarılı. Romalılarda Katolik manastırlardaki rahibeler de benzer yemin eder­ ler ve aynı geleneksel yapıdadırlar. Orada Assisi'nin izin­ den yürüyen.

.

Binlerce ve binlerce yıllık ibadet. Ertesi gün. dualarına çok hızlı cevap verilir. dizlerimin üstünde dua et­ memdir. Birçok Avrupa Hıristiyan türbesi. bu dünyada meydana gelmiş pozitif titreşimler için de geçerlidir. Görü­ nen o ki ruhlar. bir mekanda yaşananlar mekana kaydolur ve o anki çevre. Roma'nın otobüs sistemini anladıktan sonra. biri gelip his­ sedene kadar orada asılı durur. Aziz Peter'in cennete giden kanatları _üzerine inşa edilmiş piskoposların ulusal kahramanlık anıtının ihtişamına huşuyla baktım. Dışarıya çıktım. Yani güzel görünen bir mekana bu açıyla bakarsanız. fakat olaylar değişmez. koca bir anıt olan antik Roma'nın zorluklarla dolu atmosferini hissettim. eski tanrıça tapınaklarına paganların. Aynı şey. savaş ve sorunlar sürekli devam edip üst üste tekrar­ lanır. Orada yüzlerce yıl boyunca dua edenlerin engin güçlerini hissediyordum. Başkalarının sadistçe duygularını tatmin için ölen insanları da hissettim. İnsanlarda­ ki sıcaklık. Sonuç olarak. pagan tanrıçaların türbe­ siydi. ibadet yerlerini ziyaret ettiğimde. Otobüs adeta sardalye konservesi gibiydi. Vatikan'a vardığımızda. zamanın ve hala Kollezyum'un atmosferindeki eterin seviyesini hissedebiliyordum. Ancak fark eden kişi o mekanı arındı­ rabilir ve ilahi hukukun çiğnenmesini durdurabilir. Kanla lekelenmiş bu mekanın. orada yaşananların mekanda­ ki cisimlere sinmesindendir. Öğrendim ki. Kızılderili öğreticilerden zamanında keyifle dinlediğim hikayelere dayanır. Ziyaret ettiğinde ve yakardığında. Düşündüm çok düşündüm. çünkü daha önce dua etmiş insanlar aynı nok­ tada halen bulunmaktadır. Deneyimlediğim en güçlü şeyler­ den biri. dışarıda olmaktan memnundum.ve tarihi hissettim. Güç içindeki insanlar değişebilir. Vatikan'ın 51 . Tanrılarına inançları için şehit düşen Hıristiyanları düşün­ düm. Belli yerlerde ken­ dimizi rahat veya rahatsız hissetmemiz. aynı noktada yer almıştı. Vatikan'a seyahate çıktık. Bu mekanlardan birçoğu Tanrıya adanmış "zaman geçitleri" haline gelmişti. İtalyan erkek ve kadınları arasındaki küçük bakışlar beni oyaladı. Dua eden­ ler yine bu kutsal mekanlardaydılar. azizlerinin ya da kutsal anne­ lerinin kiliseleri olması için isim vermeleri daha kolay oldu. uzun süre dışarıda oturarak.kasından ve birçok çeşit insanın gördüğünün aksine. Eski yerlerdeki yaşanmışlıklara merakım. tamamen "farklı" bir şey görebilirsiniz. Tabii ki. hala öğrendikleri şiddeti birçok mekana yapıştırır ve dünyadaki üzüntülerini yaşarlar. Bu mekanda neler olduğunu his­ settim.

İçeriye girdiğim anda zamanın ve tari­ hin resimlerde. Artemis'in mitinde. topraklarının bütünlüğünü sağlamak için krallar peri Kraliçe Mab'la birlikte olduklarını ve aşk yaşadıkları­ nı söylerlerdi. ya da kutsal evlilik. Eğer bir erkek. 52 . Hieros gamos. Asur ve Roma' da Sezar zamanında bi­ linirdi. Kra­ liçeler toprakları belirlenip şekillendiğinde ve krallar yaratıcı oldu­ ğunda.bahçesinde şimdiye kadar gördüğüm en güzel sanat eserlerinin ara­ sında yolumuzu belirlemiştik. Girit. Bu mitte Actaeon bin bir parçaya ay­ rılmış ve birçok antik barbar toplumda. Taştan yapılmış Artemis heykeli. Ona Bakire Avcı denirdi. bu türden kurban ölümleri Stag King'in dramlarında oynanmıştır. Horus içinde dirilen Osiris için bahsedilir. Antik çağda bazı tarikatlar. Bu dramanın içeriği aynı zamanda diğer antik kültürlerde ve mito­ lojik tanrıçalarıyla birlikte Ortadoğu ve Batı' da da vardı. dünyanın verimi yükselirdi. kraliçenin krala karşı cinsel isteksizliği olduğunda ya da kral seks gücünü kaybettiğinde her yıl toprakların bütünlüğünün korunması için onu kurban ederlerdi. Ayrıca bu hikayeler Kral Arthur ve Guinevere efsanelerinde de görülür. Bu hikayeler eski Eti­ yopya. Eğer bir kral kraliçesini kaybederse. verdiği kurbanların dünyanın doğurganlığı için olduğuna inanırdı. Babil. ay gibi göğüsleri olan tanrıçalar dikkatimi esir aldı. ölüm cezasına çarptırılırdı. kurtarıcı tanrı kurbanlarından Isis ve eşi. duvara asılmış işlemelerde. Yunanistan. tanrıçalarının ritüel havuzunda bulunmazsa. Artemis'in tapı­ nağındaki kız çocuklar köpek maskesi giyerdi ve ritüel olarak boynuz­ lu Actaeon tanrısını takip ederdi. krallık çökecekti kraliyet erkeklerinin şakti enerjilerinin kaybolarak toprakları mahve­ deceklerine inanılırdı. Yahudi simsarlar. Bazı eski mezhepler ona erkek kurbanlar adar ve adak­ larının kafasını kesip tapınağının yakınına bırakırdı. el yazmalarında ve heykellerde yaşayıp nefes aldığını hissettim. Stag King. şeytani davranışların hayatımıza girdiğine inanırlar. yüksek rahibeliğe ve kutsal krala bağlıydı. Kraliçe her zaman kralı seçerdi. Cinsel güç önemli bir durumdu çünkü kral toprakları aşk ve yüksek rahibelikle bir arada tutuyordu. Hatta eski İrlanda 'da. Yaratıcı Shekina enerjisini kaybederse. kral aşk yaşa­ yabilir ve sembolik olarak dünyayı dölleyebilirdi. kral genelde bir sonraki sezonun mahsulü için kurban edilir­ di. taşlarda. bütün hayvanları doğurduğu­ na ve birden çok göğsüyle onlara hayat verdiğine inanılır. Burada talihsiz du­ rum şu. Mısır hikayelerinde de bundan. Rahibeler so­ mutlaşarak dünyanın tanrıçaları haline geldiler böylece.

Göz kamaştıran kır­ mızı kaftanı ve kırmızı güllen elinde tutuyordu. Ressamlar ve el sanatları ustaları bu bitki sembollerini sanat eserle­ rinde. çok zengin renklerle süslenmiş altın işlemeli el dokumalarıydı. Güller Meryem Ana'yla her zaman ilişki içindeydi. Kilimler has­ sas. mutluluk ve ruhun yücelmesi anlamına gelirdi. beyaz güller ise bekaret durumunu yan53 . Antik çağın tanrıçasının sembolleri kolaylıkla parlıyor ve anlaşılıyor­ du. Eski çağlardaki mitler bu gün­ lerde akmaktadır -İsa'nın hikayesi açıkça bellidir. ölümü ve yeni­ den dirilme ayinini yansıtıyordu. leydimizin göz­ yaşları olarak bilinen zambak vadisi dokuması gibi.Vatikan'da el yapımı kilimlerin olduğu salona girdim. gizli anlamlar yükleyerek kullandılar. İsa ve Meryem Ana'nın hayatları bu muhteşem dokumalara resmedilmiş­ ti. Kapı girişinde bir çeşit el dokuma halı asılıydı. Leydimizin bitkilerinden biri de aslanpençesidir (Alche­ milla vulgaris) ve ortaçağ kimyagerlerinin filozof taşı yapmak için kul­ landığı karışımın içeriğinde vardı. Kraliçe arı birleşmeden sonra erkek arıyı öldürür. Antik çağda çiçek bilimi aşk. arı söylencesine göre. Arının kendisi de Büyük Tanrıça'yı sembolize ediyordu. kurban edilen bir kral dokunarak sembolize ediliyordu. bal cesetleri mumyalamak için kullanı­ lan sıvılardan biridir ve ballı kekler Afrodit'in sunağına atlanırdı. Aylar önceki ziyaretimde. İple dokunmuş çiçek sembolleri de vardır. eski krallarına "vaftiz kişi" adı verilir. altı yüzden fazla bitki bu süre içinde ona ithaf edilmiştir. Kırmızı güller tan­ rıçaların cinsellik gizemlerini. O gün gördüğüm güller­ le dolu el dokuması halılardan birine hemen vurulmuştum: Bir kadın dizlerinin üzerinde İsa tarafından kutsanıyordu. Daha önce elimde olan el dokuması bir halıda. irfan çiçeği ve ortaçağ Avrupa'sı araştır­ masına saplanıp kalmıştım. Ortaçağ sü­ resince ve Rönesans döneminde. Bu arı sembolü tanrıçanın sihirli üremesini. tanrıça kendi hayatını kutsal arı merheminin yapılacağı süre boyunca garanti altına alır. örneğin. Üzerine üç arı do­ kunmuştu. pagan tanrıçaları tarafından Mer­ yem' e çiçekler adanmış. ama Hıristiyanlıktan önce Ve­ nüs'ün rozeti. Çiçekler ve doğa gibi. Leydimizin yoğurtotu da İsa' nın doğum sahnesinde yatağını hazırlamakta kullanılırdı. bu halılarda da fon­ daki özelliklerin sembolik anlamları benimle fısıltıyla konuşuyordu. Ayrıca. Bu çiçeklerin olduğu yerler genelde "bizim leydimizin" ad­ resini verir. bu üç arı motifi eski çağdaki tanrıçaların yeniden dirilişini sembolize ediyordu. antik Roma' da fahişeliğin işaretiydi.

Hıristiyanlık reforma uğradığında. Hıristi­ yanlara zulüm ediliyordu. Avrupa Hıristiyanlığı seçti. ama artık kır­ mızı gül Meryem'in acısını. Meryem'in hükümdarlığıyla en güzel ritüellerden biri mayıs ayında halen uygulanıp korunmaktadır. erkeklik havuzu etra­ fında Kraliçe Meryem' in hükümdarlığı kutlanır. eski dinlerin doğa tanrı ve tanrıçaları. resimde de aynı şekilde anlatılıyordu. Aynı kostümleri Avrupa pa­ ganlarında da görmekteyiz: Mayıs ayı boyunca. Ardından. gücün yapısı basit bir şekilde el değiştirdi. Tanrıçanın sevgisini çocukları unutmamıştı. ama birçok insanın kalbinde halen yaşıyordu ve yer tutuyordu. merhamet duymadan yargılandılar. Tahminimce elle yapılan işkencelerle Kollezyum'un içi Hıristiyan ka­ nıyla dolmuştu.sıtmaktadır. Meryem büyük tanrıça kültüründen gelen kalıntıları elinde tutuyordu. hatta eski çağlarda. kilisenin şehitlerinin acısı. Özenle hazırlanmış porselenden elle boyanmış. kırmızı güllerden çelenkler kutsal birleşme­ yi temsil ederken. kilisenin propaganda­ ları boyunca şeytan şekline bürünür. Bugünlerde Katolik bölgelerinde. Kadınlar. her çeşit çiçekle ör­ tülmüş. dua eden heykellere bakıyordum. şekli değişmişti ama onun varlığı kutsal Meryem Anne­ mizle yaşıyordu. Ağza alınmayacak işkenceler. Pan gibi. Hıristiyanlık bu sembolleri kabullenmişti. Avrupa paganları­ nı ataerkil etki altına girdiğinde. Vati­ kan'ın el dokuması halılarının yanındaki sıralara oturduğumda. Pagan kurallarının uygulandığı zamanlarda. kurbanlara hiç söz hakkı verilmeden uygulanmıştır. küçük taç şeklinde güller eril yaratıcı gücün erkek­ si tarafını sarmaktaydı. Ama zaman değişti. Ortaları cennette olduğu varsayılan Meryem için kırmızıya boyanmıştı. Oldukça ilginç bir şe­ kilde. do­ kunmuş çiçeklerin arasında tanrıların korkularını yaşadım. gide­ rek benim acılarıma dönüştü. Aynı kanlı hatalar meydana geldi. Tanrının kadınsı yönü kilisenin doktrinlerinden ayrıldı. Kutsal Meryem anne­ mizin din tarihindeki önemini düşünüp taşındım. engizisyonun güçlü koluyla binlerce pagana veya kilise doktrin­ lerini inkar edenlere işkence edildi. Tanrıçanın bazı yönleri inkar edilmişti. Bu ritüelin derin kökleri Roma dönemine dayanır: Mayıs ayında kut­ lanan Tanrıça Flora'nın hükümdarlığıdır. Katolik kiliselerinin engizisyonları tarihin en karanlık noktalarıdır. Bu sadece bir dinin onun doktrinlerine inanmayan insanlar üzerine uyguladığı 54 . beyaz gül saflığı temsil diyordu. Vatikan'ın koridorlarına indikçe. erkek­ ler ve gençler yakıldı.

Aklım birkaç yıl önce bakire Fatima annemizin heykelini hafızam­ dan sıyırdı. Yatak odama bir sunak hazırladım. Bir kadının göğüs kanseri. Ka­ dınlara genelde tecavüz ediyor ve dillerini kesiyor." Bunu sadece kilisenin şe�itleri için değil. aynı zamanda kilisenin kararları yüzünden ölenler için söyledi­ ğini hissettim. Ka­ dınların tespih grubunun özelliğiydi: Evden eve geçer. Engizisyonun kurban­ ları ve sonradan da Protestanlar beş yüzyıldan fazla cadı avıyla çarmı­ ha gerildiler. Acımasızlık ve acı çekmek bana İsa'nın bir sözünü hatırlattı: "Bir­ çok acı adımı hatırlatmak içindir. birçok kişinin dualarını ve yalvarışlarını bahşederlerdi. başka birinin beyin tümörü vardı ve doktora giderek bunu doğrulatmayı düşünüyordu. Cennetten gelen külleri görmeye başladım. Yatak odama geldiler. aynı zamanda çok kazançlı bir yoldur. Bu zaman çerçevesinde. Bu tecrübeyi yaşadığım günlerde. üçüncü bir kadının da. arkadaşlarım tarafından bir pa­ gan kutlaması olan Cadılar Bayramı ya da Wiccan dinine göre "sam­ hain sabbat" a davet edildim. Arınma sırasında Fatima heykeli ora­ daydı. kadınlar evlerinde gözleriyle görme­ ye başladılar. Bana geldiğinde. Kilisenin yapısı hakkında konuşan kişiler kendilerini en­ gizisyonda işkence çemberinde bulurdu ve genelde de yakılırdı. "Wicca" eski pagan geleneklerinden ka­ lıntıdır. bir grup insanın doğanın maneviyatıyla onurlanması. Bü­ tün şehrin insanları işkence görüyor ve cadı ya da kafir diye yakılıyor­ du. Şefkat ve arınma bu kutsal objeden adamakıllı bir şekilde sızıyordu. Kutsal Annemizin varlığının enerjisinin bir kapı boyunca bize oluk gibi aktığını hisset­ tim. Hatırladığım kadarıyla bu kül­ ler yıllarca engizisyon mahkemesinde yakılanların ruhlarının külleriydi. ardından yanan kazıklara götürüyorlardı. Götürüldükleri yeri söyleyemiyorlardı. yere oturdular ve sadece göz­ yaşı dökerek kutsal objeden yardım istediler. heykelin önünde oturuyordum. Arınma ve anlayış için dua ettim. doğanın tanrı ve tanrıçalarının 55 . Etraftaki çok fazla kül sunağın etrafını sar­ mıştı ve Kutsal Annemiz oldukça mutsuzdu. topraklarını ve varlıklarını terk edip gidebilir ve elde edilenler kilise­ ler arasında ve sivil mahkemelere paylaştırıldı. tespih grubuna doğru çevirdim onu. bir güç ta­ rafından tutulmuş olmama şaşırmıştım. Vahiy durumuna geçtiğimde. Sadece 24 saat onunla birlik­ teydim.güç değil. Hükümlü sapkınlar. Bu şeytana tapan bazı mezheplerden değil. Portekiz' den getirilmiş Fatima heykeli dua ediyordu.

bazen gittiğim bir yerdi. Çok uzun bir kuy­ rukta bekledikten sonra. buradayım. "Wic" bitki aleminde doğan ve sezon içinde aza­ lan hayat gücü olarak bilinir. ruh birçok hayata ak­ lın sonsuz olduğunu gösterir. Birçok zaman annem kandiller yakarak ölen insanlar. dualarını etti. gittiği yer geçmiş. Samhain ise pagan takviminde yer alan büyük. çoğunlukla ya­ kınlarımız için dua etmemi hatırlatırdı. Samhain ölüm günüdür. (Birçok dinde reenkarnasyona inanılır. ama be­ nim için içsel gerçeklik olmuştu. bunlar meditas­ yonda gördüklerimdi. Bin­ lerce insan bu ayin için toplanmıştı. Ruhum zaman tünelinde seyahate başladı. Tıpkı bütün azizlerin günleri gibi. eninde sonunda bilgelik kazanmak için çakan bir kıvılcım gibi girer. Her elemente dua ettikleri sırada. Tan:rıçaları ve onurlu tanrıları gibi giyinmiş katılımcılar meydana çık­ tılar ve ortaya doğru yürümeye başladılar. erkeklerden daha faz­ la olduğunu saydım. dileklerini tuttu. Dünyalar arasındaki örtüden bir ayrılma zamanıdır. Her sunak doğanın elementleri olan ateş.bilgeliğini geliştirmesidir. İnsan yığınının arasında soğuk bir taşta oturdum. görülmeyen şeylerle kolayca bağlantıya geçebilmek için verilmiş hediyedir. Daha önce seninle olan geçmişteki ruhların yaşadığını kolayca görebileceğin bir yerdi. Yüksek kademedeki rahibelerin büyük tanrıçala­ rına ve onun onurlu konseyine dua ettikleri bir aşamada ayin başladı. Bu bende güçlü. okuduğum ruhlar önümdeydi. kut­ sal bir gündür. toprak. Bu durum Katolik mezhebindeki çocuk eğitimine uzak değildir. bu daha önce ölen akraba ve tanıdıkların için onur duyma zamanıdır. kandilini yaktı. Nasıl 56 . şimdiki zaman ve geleceğin birlikte yaşandığı. Bazılarının ataları onurlanır. Toplantıdaki insanları düşünüyordum. dayanıklı bir tesir bıraktı ve nasıl böyle olduğumu açıklamaktaydı. "Wicca" eski İngiliz dilinde "wic" kelime­ sinden gelmektedir. Bun­ lar ölülerle. özel kıyafetlilerin bir kısmı kalabalığa doğru dans ederek iler­ liyordu. Wiccan tatilleri doğanın dönüm zaman­ larında kutlanır. Cadılar Bayra­ mı'ndan bir sonraki gün de Hıristiyanlık için kutsaldır. Kadınların. San Francisco'da modern zaman paganlarının yıllık kutlamaları için toplandıkları bir uçak hangarının dışındaydım. sonunda kutlama alanına ulaşmıştık. Gözlerimi kapadım ve meditasyon yapmaya başladım. Çok güzel organize edilmiş bir açık hava gösterisiydi. Herkes farklı bir su­ nağa doğru gitti.) Yani. diğer taraftan ise aç olan ruhlar beslenir. Binanın köşelerine dört tane sunak dikilmişti. hava ve suyu temsil etmekteydi.

Direkte yandı­ ğımda ona küfür ettiğimi hatırladım ve bu onunla bağlantıya geçebi­ leceğim tek yoldu. Her grupta. Bu adamın yaptıklarını affede­ bilmek için çok uzun zaman harcamıştım. kendi engizisyoncumla da tanıştım. Siyah. Benim ruh seviyesinin derinlerinde yer alan algımın dı­ şında. çünkü onu hiç affetmeyecektim. Hayatımda geçmişte yaşadığım tekrarla­ yan bazı olaylar. farklı olarak. bir kere daha başka bedenlerde hayat buldular. içimden küçük bir ses "ona olan nefretini ahrete götürmek ister misin?" diye sordu. Salem kızları diye adlandırdığım küçük bir grup gördüm. tamamen kurban olmadan önce ço­ ğu defa ondan kurtulmayı planladım. Tarihten gelen bir dönem ola­ rak bütün gruplar onu sarmıştı. Daha sonra şafak sökmeye başladı. Birçok geç­ mişten bu zamana meydana gelmiş şartlar tekrarlanır. bütün nefret dolu duygularımın akıp gittiğini hissettim. sadece Salem sokaklarından kaçıyor gibi görünürdü. *** Vatikan'daki sanat eserleri ruhumun belleğine dikili bir direkte yanmış olduğunu hatırlattı. Ruhunda beni kancalayarak hapsetmişti. kırmızı kadife elbise. En baş­ ta. bilincimde uyanmaların başlaması gibiydi.oluyordu da her zaman kadınlar bir araya geldiğinde çocuklarla ilgili konuşuyordu. kadınlar siyah poşetle­ rinde kristal top taşıyor gibiydiler ve avucunun içinden geçecekler ve gelece­ ğini tahmin edecek gibiydiler. Ve ilerleyen hayatlarında vazgeçtikleri za­ man. Başka bir grup ise Yunanistan'dan çekinmeden gelmişti ve ruhlarının gömülü olduğu eski Yunanistan'da bilgi taşı olarak bi­ linen taşı bulunduruyorlardı. Bu hayat süresince. eski aynı hikayelerin olması için teşebbüs edilir. Adam bana oldukça arkadaşça yollarla davranıyor57 . onu anlamıyordum. onu gerçekten af­ fetmek için dua ettim ve bunu sekiz boyunca her gün yaptım. gerçekten nefret duygusunu uzaklaştırdım ve bağışlama duygusunu kanıtladım. aynı şekilde hissediyordum. Onunla birlikte birçok arınmaya girmiş olmama rağmen. Başka bir gruptakiler ağır bir şekilde yana­ rak zulmedilmiş Avrupa Çingeneleri gibi giyinmişler. siyah ayakkabı giymiş genç bir kadın gördüm. Eğer küçük beyaz hacı şapkası giymiş olsaydı. Bir gün sonra telefonda vasiyet tartışmasının içerisindey­ ken. Bunu hatırladıktan sonra. bu nedenle ondan nefret ediyordum. yaşadıkları işkenceyle hayatlarının son bulmasını görebiliyordum. Bir sonraki sefer onu gördüğümde. sonra yaptığım çalışmalarla. beyaz çizgili çoraplı ve hoş gümüş renkli.

Acı çeken İsa. Bu güç bağışlama duygusunun sihridir. fakat kızgınlığımı serbest bırakabildiğimde onu bu hayatımda ve bu hayatımdan önce serbest bıraktım. Yüksek sesle konuşan birini bir başkası. mabedin arka tarafında bir yer gördüm ve gidip soğuk gri bir mermer bloka oturdum. ama bu bir karmik duygu içinde yer alan büyük resmi bize verir. Birçok kişinin hala kızgınlığı ve küskünlüğü içinde taşıdığını fark ettim. Hayatımda görünmediğinde benim dersim tamamlanmış olacaktır. cehennem ve arafın ardında İsa. Karşım­ da. Her ne kadar tohum varsa kendi karmasını oluşturmak için ekmiştir. Bu tarihsel kar­ madan özür değildir. Birkaç dakika sonra. Marlene'le birlikte. bir hayat boyun­ ca ruhların serbest kalacağı diğer bir derse kadar. azizler ve meleklerin bir arada bulunduğu cennet yükseliyordu. Yaratılışın tam ortasındaydık. İki ruh arasındaki kızgınlık ve küskünlük. çarmıhın üzerinde öylesine salla58 . Sistine Mabedi'ne gittim. Yalnız kalıp dinlenmeye ihtiyacım olduğunu hissediyordum. Tecrübelerime dayanarak söyleyebilirim ki. ruhumu sarstı. An­ cak. tam üzerimizdeydi. Gözlerim res­ min alt kısmına kaydı ve resirr. ruhlar birbirlerinden ayrılana kadar ruhları tutan siyah kancalara benzer. Bu affetme gücü bazı pagan gruplarında yangın zamanlarında ya­ nan bir ruhun hafızasıyla bağlantıya geçmemde yarar sağladı. oraya geleceğime ve geçmiş zamanda onların hayatlarında yer alan kişilerin barışı bulacaklarına inanıyo­ rum. kutsal bir yerde olduğumuzu hatırla­ tarak uyarıyor ve sessiz olmasını istiyordu. Meryem. tek bir düşünceyle bir önceki engizisyoncu ruhumun kanca gibi takılıp kalması bağışla­ ma duygusu olmadan kendini hapseder. Michelangelo'nun ün­ lü tablosu. sayesinde gördüğüm insanlığın çekti­ ği acı. Bir gün bir ruhla bağdaştığımda. kalaba­ lığın arasından geçerek şapelin merkezine ilerledim ve sessizce tavanı işaret ettim. Tam da orada. İsa'nın üzerinde olduğu. Tabloda. bu turist kalabalığının içinde oturacak bir yer bulabilmek başlı ba­ şına bir mucize olacaktı. ne bildiğimi veya ne yaptığımı hiç anlat­ madım.du. tahta bir haçın sallandığı esas mihrap du­ ruyordu. Haçın ardında Michelangelo'nun "Cehennem" tablosu du­ ruyordu. Tanrının eliyle Adem'in ellerinin birbirlerine uzanmış re­ simleri. *** Vatikan'a döndüğümde ilk iş. Sadece sessizce oturdum.

nıyordu ve ben kendimi bir anda. İsa için yapılmış fedakarlık inanılmazdı. mabedin o karanlık ve soğuk köşe­ sinde. bir vizyonla İsa. Dogmaların ve doktrinlerin ötesindeki İsa'nın ruhu. geçmi­ şimizi affedebilmek için yol göstericimiz olmalı. Yargılama. tam bir merhamet ve bağışlayıcılık dersiydi. Hıristiyan şehitlerinin kanlarını gördüm. Kendinizi ve düş­ manlarınızı Tanrıya teslim etmektir. *** Vatikan'ın koridorlarında yürümeye devam ettim. Ayağa kalktım. Bu kutsal objelerin tarihlerini in­ celedim. nefret ve görmezden gelmek. altın Ökarist kulplarına baktım. "Bağışlama". Kendi kendime. bir parmaklık gibi göründü. Orada oturmuş ağlarken. Vizyonumda kan gövdeyi götürüyordu. İsa tüm ayrılıkların ve acıların üze­ rine ağlıyordu . ülkeler. onları. gözlerimin önündeydi. ne yaptıklarını bilme­ dikleri için affet" der. özenle yapıl­ mış. İsa'nın çarmıhta söylediği son sözcüktü. İsa'nın yaşa­ mı. tamamen affetmek ve duygudan kurtulabilmektir. 1500 ila 1600 yıllarını kapsadıklarını gördüm. Tüm varlığımla sarsıldım. engizisyon şehitleri­ nin de kanları vardı. Yine. Hepimiz İsa'nın sofrasında bedenine katılmaya da­ vetliyiz. cam fanusların içinde sergilenen ve "monstrans" (obje. Ve soykırıma uğrayan Amerikan yerlilerinin kanıydı. gö­ rüntümü bölen o ahşap bölme. asla kanıtlanmaya ihtiyaç duy­ maz çünkü her bireyin kendi yüreğindedir. Ve sonra. Ve fark ettim ki. Ama bu görüntüyü boyayan sadece Hıristiyanların kanı değildi. "bu ha­ zineyi Avrupa'ya geri getirmek için kaç yerlinin kanı döküldü acaba?" diye sordum. Vatikan koridorların­ da tüm gördüklerim ve vahiylerim tamamen etkili olmuştu. dinler ve ırklar arasındaki duvarları inşa eden duygulardır. İsa "Tanrım. durdurulamaz biçimde ağlarken buldum. En büyük özgürlük. İsa'nın çarmıhın üzerinden "beni buradan kurtar!" diye bana seslendiğini duydum. Onun hayatı. Ona bakarken. biblo) da denen. İsa'nın öğretileri büyük bir güçle korunmasına rağmen. Hepimiz onun bedeninden birer parçayız. yasalar ve insanlar çoğunlukla bu öğ­ retilere karşı çıkmışlardır. Son Akşam Yemeği sofrasında İsa'yı gördüm. Yeni Dünya' dan getirilen altın asıl buydu. mabe­ din zenginliği ve güzelliği içinde yürürken geri döndüm ve tahtalardan oluş­ muş bir bölmenin içinden çarmıhta görünen İsa'ya baktım. kültürler. İsa da parmaklık­ ların ardındaydı sanki. İsa'nın kendi kanı. Şehit 59 . masa bo­ yunca akıyordu .

Göreceğimi görmüştüm. temiz bir nefes alıp kendime gelmeye çalıştım.olmuş azizlerin. Kapıdan çıktım ve derin. nesiller boyu sürmüş günahlardan öz­ gürleştirebilir. Kilise kendi öğretilerini reddeden bir kurum olmuştu. 60 . bağışlayıcılık. buna ihtiyacı olan kalplerde aksın ve ihtiyacı olanlar af­ folunsun. Bedenim titriyordu ve Vatikan'dan bir an önce ayrılmak istiyordum. Hepimiz İsa'nın bedenleriyiz. herkesi. Sadece bu. Amerikan yerlilerinin ve ateşlerde yakılan inanların kanları Yeni Dünya düzenine akmıştı.

Ekim ayıydı ve ağaçlar deği­ şiyor. Güneş ışığı cennetten süzülerek geliyordu. ateş rengindeki yapraklar dağın eteklerine yapışıyordu. Geleneksel Fransisken tarzında basit bir hücreydi. toprak üzerindeki kır çiçekleri saygıyla yavaşça eğildi ve benimle konuştu. Derme çatma şarap mahzenleri beni çekiyordu ve oraya doğru yürüyüp biraz temiz hava almak istedim. Sessizce otururken çiçeklerin tatlılık veren aromasını elimde hissettim. Zengin yo­ sun kokusu beynimi doldurdu. Vahşi siklamenleri. Grubun çoğunluğu Al61 . yabani kekikleri avucumun içine aldım ve güneşe doğru oturdum. Bahçe manzaralıydı. Şelale sesi ve yol beni çağırdı.BÖLÜM 8 Aziz Francis'in Adımları Ertesi gün grubumuzla birlikte tren yoluyla kuzey İtalya dağlarında bulunan manastırdan ayrıldık. Manastırda bana bir oda verilmişti. Bu ifade benim gerçeğimdi ve avucumun içindeki kır çi­ çeklerinde yatıyordu. Bahçede Assisi'ye hac yolculuğu için gelen birçok insan bir araya toplanmış ve gruba katılmıştı. kokula­ rını içime çektim. Aziz Francis'in ruhu bana dokundu ve şu sözleri duydum: Dünyanın tohumlarının ve sırlarnını gümüşten ve altından fazla değeri vardır. Manastırdan ayrılırken. Ovanın eteklerine manastırın meyve bahçesinden bakıyordum. Küçük bir yolu takip ederek küçük bir dereye vardım. Aziz Francis'in daha önce dua ettiği ve yaşadığı yer­ lere doğru bir hac yolculuğu sessizlik içinde yapılacaktı . büyük şehir dışında olmaktan oldukça memnundum. ilk sabah tespih çekmek için grup bir araya geldi. .Sabah ve akşam dualarında toplandık ve birlikte yemek yedik.

.

yaklaşık sekiz yüz yıl önce Aziz Francis tarafından başlatılmıştı. Azize Clare ve Aziz Francis resimlerini ortaya bıraktı. Burası. Meryem Ana ve İsa resimleriyle süslenmiş gül­ lerle doldurulmuş bir sunak inşa edilmişti. yemlik içinde korunmuş kutsal samanı katır ve diğer hayvanları iyileştirmek için kullanmıştı. Takip eden keşişler. İtalya. Noel yaklaşırken. İsveç dillerin­ de Meryem Ana'ya dua ederken. Konut gibi döşenmiş küçük bir mağaraya girdiğimizde sunağın üs­ tünde göğsü açık Bakire Anne ve beslenen Kutsal Çocuk ayakta duru­ yordu. Aziz Francis doğumu kutladı. Fakat yoksul­ luk yemini ettiği için. Hac yolunda ilk durak kutsal Greccio oldu. bir İtalyan köyü üzerinde. geleneksel bir ibadet haline geldi. gerekli olan tüm malzemelerin temininde John Veltia isimli bir adamı tutmuş. Francis'in aziz makamına ulaşmasının bu özel günde olması istenmişti. uçurumun kenarında duran bir manastırdı. Sanki melek kanatları takmışçasına bütün iyi niyet­ leri üzerime topluyor gibiydim. Fransa ve Almanya' da bu. Tes­ pihlerimizi aldık ve sunağın çevresinde tur atmaya başladık. Greccio' da yılbaşında beşik geleneği. usta herbalistler bitki ve otları toplar -bu ot­ lar beşik otları ya da kutsal otlar olarak bilinir ve Kutsal Çocuk beşiği­ nin içine yerleştirilmiş çok güzel bitkilerdir. Sunağın üstünde bulu63 . bütün bir yıl boyunca Kutsal Aile'nin oymalarıyla zaman ge­ çirir. Bu mucizeden sonra. İtalyanca. Francis'in elinde tuttuğu yeni doğmuş bebeği insanlar gördü. Grubun ortasında. Fransızca. Bütün dillerde söylenen bu dualar bana ilk gördüğüm tespih rüyasını hatırlattı. Suna­ ğın bir kısmına da sevdikleri insanların fotoğraflarını yerleştirdik. Aziz Francis'in tablosunun arkasında Kutsal Çocuk elinde bir çan tutuyordu. kutlamalarda gerekli olanları sağlamak ve hayvanları kutsamak için de yemlik görevlerini ona vermişti. İsa'nın doğumundan sonra ün kazanmaya başlamıştı. Yaz gündönümü sırasında Aziz John'un günlerinde. Ustalar. Fransızlar ve üç Amerikalı için bir Alman çevir­ men gerekliydi. Herkes tespih gibi kişisel objelerini. Türbenin yanında daha önce inşa edilmiş kiliseyi ve duvarlarında­ ki muhteşem oymaları görünce çok şaşırdım. enfes bir uluslararası cümbüş yaşa­ nıyordu.man olmakla birlikte. kiliselerin şekillenmesinde büyük rol alır ve Noel Yatağı ile İsa'nın görüntüsünü meydana getirirler. yemliğin içinde görünen Mesih Ço­ cuğu. İngilizce. O aziz için tedarik edilmesi gerekenleri elde ediyordu. Herkes kendi dili olan Almanca.

Biri dışında bazı mağaralar.mihrabında diz çöktü ve bir anda sular altında kaldı. Bu melekler. Bir şövalye sunağın yanında duruyordu. bu şapelin koruyucusuydu. doğumun kutsallığını ve içimiz­ deki çocuğun tedavisini öğretiyordu. Burası soğuk ve karanlık­ tı. "Ben acı çekerken bile Tan­ rının yanındaydım. bilinçaltımın derinliklerin­ de acılar içinde bir çocuk çıktı. Kim acı çekiyorsa Tanrıyla birliktedir. Taştan yapılmış küçük şapel dağın tepesine oturmuştu. fakat sunağın olduğu yerde daha önce olduğu gibi loş bir ışık görü­ yordum. Onlardan doyasıya yedim ve gün tamamlanmıştı. sana aydınlatacak ve anlayacak güçlerimi vereceğim ve ışığımla aydınlatacağım . 64 . Bir sonraki ziyaret ettiğimiz türbe dağdaydı. Su­ nağın yanına diz çöktüm. " Gözlerimin kenarlarından gelen ışığın parıltısını görüyor­ dum. Francis ve kardeşi keşişlerin mağarasına gidebilmek için yolumu belirledim. benim yaptığım gibi Kutsal Ço­ cuk' un. Fran­ cis'in hasta yatağı türbenin yanında küçük bir odada yer alıyordu. Ateşte yabani kestane pişiriyorlardı. Aziz Francis'in hasta olduğu zaman iyileşmek için gittiği yerdi. " Sessizce. bunu öğret onla­ ra. Francis derin bir ibadet içindeyken görünmüş­ tü. doğadaki güzelliklere güzellik katı­ yordu. Ayağa kalktım ve Francis'in hasta yatağının olduğu pencereye doğru git­ tim. Ellerimi soğuk taşa koydum ve duydum: "Ruhların tüm ka­ ranlığı için. eski ve bildiğim bir his üzerimdeydi. Işığı elime aldım ve avuçlarımda küçük bir kristal taş vardı. Dolambaçlı bir yolu aştık­ tan sonra mağara içinde konut gibi bir tapınağa geldik. Şimdi. Gece inmeden önce bu kutsal tapınakta. Hac yolundaki diğer durağımız. O. siyah-kırmızı bir gömleği vardı. Ağaçların dal­ larıyla sarılı Meryem Ana türbesi.nan Bakire Anne'nin heykeli beni en çok etkileyen güzelliklerdendi: Mavi jant içine gömülü altın lilyumlarla çevrili altın bir halo ile Ana'nın beyaz porselen görüntüsü açık bir vajinaya benziyordu. Zincirden bir zırh giymişti ve al­ tında. Aziz Francis'in melekleri gördüğü tapınaktı. kask takmıştı ve kılıcı kınındaydı. Siyah saçlı ve siyah sakallıydı. Francis'in ruhunun konuşmasını duydum. Mesih Ço­ cuk' un görüntüsü. vizyo­ na daldım. içimdeki çocuğun tedavisinde güçlü ve faydalı ol­ muştu. Mağaradan ayrıldım ve diğerlerine katıldım. ziyaretçilerin içeriye girmesiyle otomatik olarak aydınlanıyordu. Bu sunak harikaydı! Bu kutsal tapınak.

ona bunun "günah" olduğu söylenir. insanların ve ailemizdekilerin görünüş­ leri nesilden nesle genetik motif üzerinden aktarılmaktadır. hayata bakış açısı değişti. Bu bana önemli bir şey olarak görünüyordu. ete büründüğünde bu et parçası kan ve kemikle birlikte bir bütün oluşturur ve bu bütün ataların geçmişlerinde yaşamış ve DNA'yla ta­ şınmış olur. etrafında yaşayan yoksul insanların hayatını anlamasını sağ­ ladı. Mihraba giden yolun altındaki bölge. Benim genetik olarak ilginç bir geçmişim var: Farklı babalardan üç çocuk annesi olduğum için gurur duyuyorum. İlahi bağışlayıcılık. istemediğim ve temizlenmesi için dua ettiğim ge· 65 . onun için orta. grup liderinin söylediğine göre. Bu Tanrının birliğini aramaya itmişti onu. Çocukluğumda bana acı veren.Genç yaşlarda. orada esir düştü ve hapse atıldı. fiziksel araçlarla cisimlendiğin­ de. çünkü kendimde ve diğerlerinde gördüğüm üzre. Zaman zaman. onun günahları burada ilahi şefaat sayesinde affedilmişti. girmekte olduğumuz bu kutsal yerin temeliydi. Hıristiyanlıkta "günah" kelimesi suçluluk ve sonsuz lanet düşüncesi anlamındadır fakat orijinal anlamı olan "okçuluk"tan gelir. Bir okçu tam öküzün gözünün merkezini hedefleyip kaçırdığında. Assisi' de zengin bir tüccar aileden gelmişti ve ilk yaşadığı sezgisel durum. Francis'in hayatı rahat ve tasasızdı. Bu nedenle bir "merkez" kaçırıldığında günah vardır. Kutsal mekanda toplandık. Modern psikiyatrlar hastalara yar­ dım etmek için onların genetik geçmişini ve çocukluklarını öğrenirler ve sık sık hastaların ancak kendilerinin genel özelliklerine odaklanan eski programlar tıkanıp kalır. psikolojik anlayı­ şımın gerekli kalıpları kırmak için ne denli önemli olduğunu anladım. Francis kadınla­ ra her zaman çekici gelmişti. insanın kendisi ve hayatındakiler için dua edebileceği ve merhamet is­ teyeceği yerdi. Gözleri giderek açılıyor ve giderek Tanrının kutsallığını cismani bir dünyada görebiliymdu. Daha sonra savaşa gitti. Serbest bı­ rakıldıktan sonra ağır bir hastalığı atlattı. bir daha görmek istemediğim birçok aile yapısına şahit ol­ dum. Ruh. nega­ tif düşünceler ve alışkanlıklardır. bazıları da kötü. Kendi yolculuğumda. ama bütünlüklü bir arınma ancak ilahi güç sayesinde olabilirdi. Kızılderililer geleneksel olarak atalarına dua ederler -yedi geçmiş soyları ve gelecek yedi soyları için. Bazı özel­ likler sonradan yetenek olarak bahşedilmiştir.çağ playboy'u denilebilir­ di. burası Francis'in meleklerden mesaj al­ dığı yerdi.

Bu hayatım için planlanmış gi­ biydi. Hayatlarında yaptıkları hataların ve günahla­ rın affedilmesini istedim. dağa doğru yürü­ yüş yapmak için hazırdım. dualarımı biriktirdim ve ailemi on­ larla kutsadım. Küçük bir taş türbe içine girdim ve sessizce oturdum. Bu kutsal yerde. ağırlığım giderek ha­ fifliyordu. hatta büyük büyük ailelerime dualarımı bahşettim. Genetik yükü giderek dikleşen yolda taşırken bir tonluk tuğla gibi hissediyordum. fakat ailemin hatları için derin sevgiler yaşadım. büyü­ kannemi ve büyükbabamı hissettim. hacı olanlar tarafından edi­ len duaları hissediyordum. dualarıma başladım. burada. Bu işlemi. büyükanne ve büyükbabalarıma. Basit taş mihrabın önünde sessizlikte diz çökenleri. Dağın zirvesine ulaştığımda. ilk olarak. Böyle bir olay ilk değildi. bütün çocuklarımın soyları için tekrarladım. Kuvars kristal ve ametist tespihimle zırhlandım. Sanki çantamda kocaman taşlar taşıyor gibi hissedi­ yordum ve dualarım bana giderek güç veriyor. Dualarım durmadı. en büyük oğlumun babasına odaklandım. büyük bir rahatlama ve ruhsal bir ivmelenme hissetmiştim. Benden önce. büyükannelerim ve büyükbabalarımı yüreğimin mihraplarına çıkardım. 66 . Kendi ailemin hattı üzerinden gittim. 800 yıl önce yaşanmış gelenekleri ve edilen duaları hissedebiliyordum. sülalem için birçok yoldan daha önce du­ a etmiştim (aslında.netik motifleri silmek istedim ve şimdi. Büyük büyükannemin yanımda yürüdüğü­ nü hissedebiliyordum. Transa geçtim. bu türbe aileme mü­ kemmel dualar etmek için bir yer oldu. baba. dualar ettiğim ailemin genetik karmasını azalt­ mak için aylar süren dönemler geçirmiştim). ışığın titreşimi gibi beni içine çekiyordu ve onun ruhuyla yıkanıyordum. hem fiziksel hem de ruhsal olarak bitkin düşmüştüm. Dualar etmeye başladım ve oğlum genetik mo­ tiflerinde olan sorunlara yoğunlaştım. Dağdan aşağı indiğimde. Meryem Ana'yı tekrarladım ve her duadan sonra. Bu daha önce de olmuştu. anne. Bu büyük bir rahatlamaydı.

orada yaşamış Aziz Francis ve onun kadın meslektaşı Azize Clare'in büyüsünü yansıtıyor­ du. Francis ve Clare fakirlik içinde yaşadıkları sırada. kiliselerini oluşturmuş. geleneksel bir münzevi yaklaşımla vücutlarından cinselliği mahrum bırakmışlar. Francis'ten oldukça gençti. yoksul ve iffet­ li yaşama sözü verdi. İn­ sanlar açtı ve birçoğu köle gibi acı çekiyordu. evlerini. çalışanlarına uygun koşulları sağlamadı. Birbirleri arasındaki aşk ateşi o kadar yoğundu ki manastırdaki ra­ hipler. Buna rağmen. Zeytin bahçeleri ve üzüm bağları arasında bir tepe üzerinde kurulu bu köy. Assisi' de iç bilgelik ve algılanma 67 . papazların zorluklar içinde yaşadığını. ben her ikisinde de ma­ nevi bir aydınlanma hissediyordum.BÖLÜM 9 Assisi' deki Vizyonlar İtalya üzerinden Assisi'ye seyahate çıktık. Zengin toprak sahipleri. Assisi'nin tarımla uğraşan kesiminin genç çocukları. aristokrat hayatı bırakıp Francis gibi. fukaralık ve açlık içinde yaşadıklarını bilmemiz gerekir. İkisi de elit bir kesimden geliyordu ve yoksulluk içinde yaşamayı seçmeleri topluma güçlü bir mesajdı. Francis ve Clare hayat­ larını değiştirmiş. aileleri­ ni ve servetlerini terk ederek Francis ve Clare'le yaşamaya başladılar. Clare. Doğu ve Batı'nın maneviyatı gibi. üyelerine cömertlik ve mer­ hameti yaşamalarına izin veren bir hayat sunmuşlardı. Francis ve Clare'in bütün ormanı manevi olarak aşk ateşinden yanıp tutuşturduğunu görmüşler. Assisi sokaklarında Francis'in va­ azını dinleyince. Bunu anlamak için. servet bi­ riktirmeden. Francis ve Clare'in isyanı kiliselere ve Assisi'de­ ki ailelere yeni bir yaşam getirdi.

.

Assisi' deki otelde. Ama şimdi. Aşırı şekilde dindar kişilerin dua ettiği sert bir tahtaya kendimi bı69 . yemek için aşağıda toplandık. Her gün. genellikle vücudu zayıf olduğu için. belki de her ikisi hayatlarının son dönemlerinde. Clare hayatının büyük bir kısmını yatalak geçirmişti. çok genç rahibelerin arasından küçük bir odaya girdim. Francis ve Clare'in yoksulluk yemini. Kestane rengi kadife perdenin arkasından. Kardeşleri Fran­ cis'i. Ama. yeni bir bakış açısıyla. Tanrının parçası olarak cinsellik. Tanrı her yerdedir ve her şeyin için­ dedir. yeni bir anlayış içinde birleşilir ve haya­ tımızın her alanına manevi bir varlık getirmek gerekir. açgözlülük olmadan paranın gücünü kullanma sorumluluğu ve alma verme arasındaki dengeyi kurmaya çalışıyorlardı. Sokaklarda. Benden önce bu kutsal mekana gelmiş birçok hacının çok taşlı olduğunu hissediyordum.gücü olanlar için manevi bedenleri bugün hala orada mevcuttur. ayaklarımın altındaki parke taşları düzdü. ruhun tapınağında bedene gelir. yeni bir bilinç yeryüzünde doğmaya çalışıyordu. Azize Clare' in portresi de pencereye çizilmişti. Öğle yemeğinden sonraki boş zamanımızda sokağa çıktım. Çi­ le çekmek Tanrıya ulaşmanın bir parçası olduğu halde. daha önce benim ve bütün hacıların dualarıyla birleşerek ora­ da kalmama neden oldu. hiçbir ayrım olmadan. akşam duası için Azize Clare'in penceresine giderdim. Burada. Tanrıya övgülerimi sun­ dum. seyahate çıktığım iki Amerikalı kadınla odamı paylaştım. Küçük kasabada birçok kilise bulunuyordu ve hepsinde Francis ya da Clare'in geçmişinden bir bölüm vardı. Manastırın kapısı açıktı. İsa'nın bede­ nini temsil eden sunak şarap ve ekmek ayininde gösteriliyordu. Bu his beni tamamen olduğum yere çakılı bıraktı. dağa inzivaya rahiplerle çı­ karıyorlardı. saat beş olduğun­ da. taş ocağından çıkarılmış pembemsi taşlarla ya­ pılmış evler vardı. dua rahipler. mükemmel bir tarihte yayılmış ve onlar kilise içinde bilinç devrimini yaratmışlar. Sayısız günlük . Kendimi Asisi üzerinde buldum. Bu küçük şapelin tavanının üstünde on dört melek ve dört meleğin duvar freskleri vardı. Ruhum dünyevi sahne üzerinde yükseldi ve melekler etrafım­ da çember yaptı. rahibeler ve hacılar tarafından ediliyor ve melekler Assi­ si üzerinde dolanıyordu. Minnetimizi belirtmek için el ele tutuştuk. vücutlarının kabul etmemesi nedeniyle pek çok hastalıktan acı çekmiştir. Bu yerin ne kadar kutsal olduğunu biliyordum. Azize Claire'in ruhunu burada gördüğümü daha önce birçok kişiye belirt­ miştim.

sunağın yanındaki duvardan kili­ senin çevirdiği kız kardeşlerin meleksi seslerini duyabiliyordum. Aşağıdaki mahzende. İlk defa böyle bir kalın­ tı görmüştüm ve böyle bir ceset görmek istediğimden emin değildim! Ama ben demir parmaklıklar ardında Clare'in bedenini gördüğümde. en derin bölgesinde hissediyor ve eriyordum. Manastır kızlarıy­ la birlikte sanki uçuyordum. Onlara dönmedim. camın içinde korunuyordu. saat yediye kadar orada kalıyordum. Arkadaki dua edenlerin gü­ cünü hissedebiliyordum. Azize Clare'in çok eski tablosunun yanına dua etmeye gittim. Azize Clare vücudunun yapısı bozul­ mamış bir şekilde. Kiliseden çıkmak için ayağa kalktığımda. İsa'nın bedeninin parçalarıydı. Duacılar sessizce arkamdaki sıralara oturdular. Azize Clare kilisesinin içinde bulunan türbeyi ziyaret etmeyi sevi­ yordum. · Assisi' deki son günlerimde. eğitim ve hacı toplama konusunda dersler başlamıştı. ama Kutsal Ruh'un tapınağı olmasına izin ver. Aşağıya indiğimde.raktım. orada gö­ rünmezliğin varlıkları dışında hiçbir şey görmedim. Aziz Francis'in gömülü olduğu bazili­ kayı ziyaret ettim. Kendimi tamamen evde hissettim. İlahi ayin ve Mesih için toplanarak oluşturulmuş birlik bedenimi ve ruhu­ mu aldı. En son tercih etmemin nedenlerinden biri. Ayinden sonra. ama bağlılığımla bekliyordum. " Daha sonra kilisenin bodrumuna doğru ilerledim ve sabahın ışığın­ da ayin yaptım. diz çöktüm ve İsa'ya dua etmeye başladım. Rahibeler hafif ses­ le İtalyanca bir ilahi söylüyordu ve ortam hafif bir tatlılıkla dolmuştu. Sokaktaki kişiler sadece araç gereçleriyle çalışan duvar ustalarıydı ve yüzyıllardır ayakta duran kilise ve binaları resto­ re ediyorlardı. burasının Francis'in dualarının gerçekleştiği kutsal türbe olmasıydı. fakat ben boş zamanımda Assisi' deki yerimi bulmuştum. Her sabah turumuzda. İsa'nın varlığını tüm kalbimin de­ rinliklerinde. Bizim hacı 70 . gözlerimde altınsı bir yansımayla orgazm yaşamama neden oldu. hemen ruhani olarak iletişime geçtim ve bana seslendi: "Bedenimin tu­ tuklanmasına izin verme. Bir grup insanın bana yaklaştı ve duaları­ ma katıldı. Mesih' in vücudunun gücünü ve herkesin varlığının bir parçası olduğumu hissettim. Kutsal ça­ nakların arasında uzanarak kutsandığı yere gidiyordum. Sabah altıda duble kapuçino içiyor ve ardın­ dan Azize Clare'in kilisesine dua etmek için gidiyor. Herhangi bir yere gidebiliyor ve kendimle konuşabileceğim tapınağı ziyaret edebiliyordum. Şar­ kı söylüyorlardı.

Ayrıca aşkı. ince uzun kandille­ rin hepsi parlaktı. Şarkı söylemeye koyuldu. "Ben orada değilim. kızıl saçla­ rı ve elleriyle Mesih'e doğru ellerini uzatıyordu. Azizlerin beni çağırdığı bir kemerin içinden. Kolları gergin biçimde haç yapmış şekilde ayakta bekliyor­ du ve her iki tarafında da beyaz güvercinler duruyordu. Bazilikanın kutsal gücünü kavrıyor. gökyüzüne. ama binanın her ta­ rafında birçok azizin türbeleri küçük oyukların içindeydi. Tapınağın arkasındaki duvarda dikil­ dim ve kendi içselliğime döndüm. Kilisede san­ ki benim evimmiş gibi vals yapıyordum ve o an için öyleydim. Onun zarafeti içindeydim. Beyaz. boyalı bir tavanın altından geçtim. Ger­ çek ilahi güce dokunuyordum ve aziz özgürce somutlaşmıştı. tıpkı kutsal belge­ lerde yazıldığı gibi." Kalbim onun kutsal varlığıyla patladı. Francis'in devasa mezarına yapış­ maya başladım. ruhumun derin­ liklerinde bir yerde sessiz bir yere giriş yapmıştım. Azizenin hikayesi du­ varlarda tasvir ediliyordu. yap­ raklara. harfi harfine onun kutsal varlığıyla canlı bir­ likteliği içinde mezarının üzerindeki merdivenlerde dans ettim. senin kalbinin merkezine -beni bulacağın yerler buralardır. kalmak istiyor ve günlük ha­ yatıma hiç dönmek istemiyordum. Onun mutluluğuyla yıkanıyordum. kendim için. Anide. Çok ihtişamlıydı ve duvarla­ rı canlı renklerle boyanmıştı. Dans etmeye ve ka­ fasının etrafında güvercinler uçmaya başladı. Azize Magdelene'in önünde diz çöktüm. Adeta bir güneş ışıltısı gibi geldi. Birçok hacı arasında ilişki vardı ve yeni buldukları ar­ kadaşlarıyla da el ele yürüyorduk. Kandili yerinden aldım.grubumuz Assisi'nin sokaklarında sessizce yürürken bazilika yolumu­ zun üzerindeydi. Günahlardan bu kutsal sığınakta arınılır. kırmızı elbiseleri. Birçok insan sessizce oturu­ yordu. Ama. Sonra Francis belirdi. dualarımı fısılda­ dım ve Aziz Francis'in mezarına girdim. ziyaret eden insanlara sunuluyordu. Gülen yüzünü ışıltının içinde gördüm. Bazilika şehrin bloklarından büyüktü. diğerleri ciddi duacıydı. kendimi oraya sak­ ladım. seyahat ettiğim derinliklerimden kurtul­ mak oldukça zordu. Ayaklarım onun dansıyla hareket etmeye başladı. bu kutsal adamın kutsallığını hissetmeye çalışıyordum. Merdivenlerden kilisenin aşağısına indik. Bilinen kutsal gücü cisimleşiyordu. ölünceye kadar dua ettiği İsa 71 . Bazilikanın üst katında ana sunak duruyordu.n beliren Azize Clare'in görüntüleri ışıltı halindeydi. Benim için ağaçlara bakın. ben her yerdeyim. çiçeklerin merkezine. Çok derinlerdeydim. Tavanları ruhlarımızla besleniyordu. Hemen sonra hac bitti.

Fısıltı halindeki İtalyanca du­ alarını duyabiliyordum. Düşün­ düm ki." Bu. İtalya' da her yere gidebilirdim.ve onun yeniden dirilmesi anlatılıyordu. benimkileri de onunmuş gibi hisse­ diyordum. hücresel yapısının değiştiğini ve ışığın gü­ cüyle de şarj olduğunu hissettim. oldukça farklıydı. ruhun derinliklerindeki mabette­ dir: Bunu her zaman hatırlamak gerekir. Her dünyada bulunan gücün yapısı -laik ya da teokratik-insanın içinde bulunduğu durumu. Orada saatlerce kaldım. lütuf dolu selam­ lar. Magdalene' in sunağından çıktıktan sonra doğrudan karşısındaki Kusursuz Meryem' in sunağına girdim. Onun varlığını kanıtlamak için ortaya atılmış tarihsel gerçekleri gün yüzüne çıkarmıştım. güzel çizilmiş resimlerdi. Işık demeti içindeydim ve küçük dünyevi bedenimin ışık demeti üzerine bindiğini hisset­ tim. bedenimin kıvrımlı. piena di grazia il Signore con te: "Selam sana Meryem. Aniden. Ben de yanımdaki kadınlarla birlikte sunağın önüne diz çökmeden önce. *** · Kutsal Annemizin görüntüsü diğer geleneksel kiliselerde olduğu gibi değildi. "Kusursuz Meryem"in anlamını bilseydim. Meryem'in kutsal kelimeleri (mantra) tekrar tekrar beynimin boşluklarını doldururcası­ na dudaklarımdan dökülüyordu. bu onun varlığını değiştirmezdi. otele kestirmek için gittim. varlığının etki­ sinden çıkmak istemiyordum. Tarihsel olarak politikayla kilisenin etkileri ve aslında gerçekleri kafalara kazımasıyla. Türbeye girdim ve diz çöküp dua etmeye başladım. Yaş­ lı siyah elbiseli bir kadın yanıma çöktü. Ave Maria. Kutsal Annemizin gücünü veya varlı­ ğını yok saymamız gerektiğini söyleyebilirim. Son olarak oradan ayrıldım. altından heykel ışıldamaya başladı. Uyandı­ ğımda. aklıyla kusurlu bulur. onun ayaklarını benim. Kalktım. Parlaklığı içinde boğuluyordum. hemen türbeye geri dön­ düm. Tek boyutlu. seninle olan efendimize de. "Hail Meryem" demeya başladım. Bilincim aniden yükseldi ve onun altın ışığında boğuldum. Tanrı/tanrıçaya giden yolda 72 . seyahatten önce öğrendiğim tek İtalyanca cümleydi. Burası Assisi' deki en sevdiğim yer olmuştu. Tek saf arayış. Uçurtmalardan daha yükseklerdeydim. Kutsal Annemizle hayatımın ve kendimin sarma­ landığını. kutsanmışların arasında bulduğum varlıktan daha fazla yarar­ lanmak istiyordum.

elimi alnıma getirip "baba adına" ve karnıma getirerek "Meryem adına". benim karşılaştığım gibi hep düşündüğüm ve tanımlanamayan. kutsal güç ve Tanrının dişil yönü olarak tanımladığı an gelmişti. deneyim renklendirir ve bu bizim öğren­ diğimiz yoldur. O zamana kadar aldığım en harika hediyelerden biriydi. insanın varlığı her zaman göz önünde bulunduruldu­ ğunda her zaman oradadır. Bedenimin geri dön­ düğünü söyleyebilirim -deneyimlerimden zihnimi geri döndürmek aylar sürdü. Bunu hatırlayınca. bütün dog­ malar ve doktrinlerden uzak düşer. Hatta kendi hayallerim ve tecrübelerim sessiz­ liğin varlığının içinde kaybolan kağıttan yapılmış oyuncak bebekler gibiyi. ka­ fasında çıkarılabilir bir taçla hilal şeklindeki ay üzerinde oturuyordu. İlahi gücün derinliklerini tecrübe ettiğinizde. Eski hayatım için neyin gerekli olduğunu biliyordum. Hayallerim. 12 yaşındayken Meksika' dan bu heykeli bana getirmiş­ ti. 73 . Meryem için evimi temizledim ve onun heykelini yerleştirdim.kadın ve erkek insani araçtır. O Tanrıdır ve aynı zamanda hiçbir şeydir. Bir hafta geçtikten sonra. Daha sonra. kimliksiz. son olarak elimi ardı ardına omuzlarıma getirerek "oğul ve kutsal ruh adına" diyerek gösterdim. Haç çıkarmayı tekrarladım. sessizlik ve boşluk saf enerjiye dö­ nüşür: İsimsiz. sadece odur ve değildir. Annemizin doğru mekanlarda yer aldığı." Mary Kay daha görüntüleri görmeden. Hac seferi so­ na yaklaşıyordu ve Assisi'ye veda vakti gelmişti. bu görüntüleri Mary Kay'a da göster. "Meryem. Kelimelerle anlatılamaz. Kaliforniya'ya. arka verandadaki bitkilerimi dışarı çıkar­ tıp. Bahçede haç işareti yaparak dua ettiğini hatırlıyorum. "sen annemizi unuttun. o her zaman v�rdır ve her zaman olacaktır. Pişmiş topraktan yapılmış. Mary Kay'ın da gözlerinden gelen güzelliği gör­ mesini istiyordum. Hint usulü bir battaniyeye sarılı olarak taşımıştı. Biz Tanrının elleri ve ayaklarıyız. Dua ediyordu. Bü­ tün hayatını farklıydı. nasıl haç üstün­ de dört nokta olabilir ki ve sen sadece üç kutsal isimden bahsettin" diye duy­ dum. En büyük oğlum. aileme ve evime geri döndüm. hemen ardından. oğul ve kutsal ruh adına". Onu türbesinden aldım ve altın varlığının ağızlığının yanına diz çöktüm. bu kutsal mekanda ortaya dökülmüş muazzam bir enerji hissetti. Kusursuz Meryem'in tapınağında gördüğüm güzellik­ leri içermiyordu ve oda arkadaşım Mary Kay'la paylaştıklarıma da benzemiyordu. "Baba. birkaç heykelin fotoğrafını kopardık ve oradan ayrıldık. varlığı için hiçbir kanıta ihtiyaç yok­ tur.

Aniden, üzerime saf bir enerjinin döküldüğünü, evimin yanında
dizlerimin üstüne çöktüğümü hissettim. Dilim tutulmuştu·. Hareket
edemiyordum, çünkü bu şimdiye kadar yaşadığım en güçlü saadet
dalgasıydı. Bu Assisi'deki Kusursuz Meryem Türbesi'nde yaşadığım
tecrübeye çok benziyordu, gözlerimden yaşlar akmaya başlamıştı.
Son olarak, soğukkanlılığımı kazanmış ve dizlerimin üzerinden
posta kutusunu kontrol etmek için kalkmıştım. Posta kutusunda Mary
Kay' dan gelen bir mektup ve zarfın içinde bir seri fotoğraf vardı. Üçü
Meryem Ana Türbesi'nde bazilikada çekilmiş, ilki heykelin fotoğrafı,
olağandışı bir şey görünmüyordu; ikincisi hilal şeklindeki ayın üzerin­
de oturan, oradayken ucuna dokunduğum heykel, sonuncusu tama­
men altından yapılmış ışıldayan Meryem Ana heykeliydi: sadece ha­
yallerimde gördüğüm heykeldi bu. Kutsal Meryem dualarıma cevap
vermişti: Onun bütün altın ihtişamını Mary Kay'ın görmesine izin ver­
mişti.

74

bölüm 1 0

ilahi Aşk

İtalya bana sadece manevi bir değişim yaşatmakla kalmadı, hayatımı bir dönüm
noktasına getirdi. 15 yıllık evliliğim sonuna yaklaşıyordu. Ilişkimin kalıntıları­
nı saklamaya çalıştım ama, yıllar içinde ikimiz farklı yönlerde büyümüştük.
Farklı hayallerin peşindeydik. Bu çok açıktı. Artık vazgeçme vaktiydi.

Evliliğin bitişi benim için yeni bir hayata kapı açmıştı ve yapabile­
ceklerimi göstermişti. Arkadaşım Elizabeth'in alt katında, San Francis­
co Körfezi manzaralı bir daireye taşındım. Gün boyu bahçıvanlık ya­
pıyor, güllerin organik bakımı üzerine uğraşıyordum. Bu iş bazen yıp­
ratıcı olsa da, bana yaşadıklarımı hayatıma yansıtabilmem için gere­
ken uzun yalnız saatleri veriyordu.
Elizabeth, Mecdelli Meryem Kilisesi için rahibeliğe başlamıştı. Bu
kilisenin kökeni, İsa' nın çarmıha gerilişinden sonra, Mary Magdale­
ne' in Güney Fransa'da yaşadığı yerden geliyordu. (Şunu çok ilginç
buluyorum: Katolik kilisesinin pek çok mezhebinin kökeni İsa'yı üç
kez reddetmiş olan havari Peter'a dayanır. -Mecdelli Meryem ve Mary
Bothany ise çarmıhın altında İsa'yla birlikte durmuşlardır.) Mecdelli
Meryem mezhebinin kökeni ise Mary Magdalene'in kendisinden ve
zulmü önlemek için yıllarını vermiş bir kadın grubundan gelmektedir.
Gnostik yazılara göre, Mecdelli, havarilerin havarisidir.
Arkadaşım Elizabeth'in rahibeliğe başlaması, hayatında önemli bir
değişimdi. Mecdelli'nin izlerini takip edebilmek için saatlerce araştır­
ma yapıyordu. Bu azize ve yazıtlarından yeni bir anlayış ortaya koya­
bilme amacı, onun tutkusu haline gelmişti. Bu başlangıç, ona gnostik
75

geleneklerle tanışma fırsatı vermişti. Bu konuda yardım etmemiz için,
aramızdan bazılarını seçti.
Bir gün, Elizabeth'le baş başaydık. Beni katıldığı topluluktan gelen
hikmetlerden biriyle tanıştırmak istedi. Birlikte bir mihrap yapmaya
başladık. Üzerine Mecdelli'nin ve Meryem Ana'nın resimlerini koy­
duk. Bahçemden topladığım gülleri ve İtalyan kilisesinden bir şişe
kutsal yağı resimlerin yanına koyduk. Bir şişe kutsal suyu da diğer
kutsanmış objelere ekledik. Artık başlamak üzereydi.
Elizabeth'in, dua ederken yaydığı yumuşak bir enerjisi vardı. Tan­
rının dişilliği bir bahar gibi akıyordu içinden ve sizi duanın kudretiy­
le kucaklıyordu. Elizabeth kutsal yağı açtı, alnıma bir damla sürerek
benim için dua etmeye başladı. Daha sonra avuçlarıma, göz kapakla­
rıma, göğsüme ve ayaklarıma da sürerken dua etmeyi sürdürdü. Bu­
na karşılık, ben de aynı şeyleri onun için yaptım ki çabası tamamen çi­
çek açabilsin. Mecdelli Meryem'in hikmeti artık benimleydi.
Eski hayatımın perdeleri kapanmıştı, çorak görünen topraklardan
yeni bir hayatın tomurcukları açıyordu. Yeniden dirilme vaktiydi.
***

Elizabeth grubumuzu San Francisco yarımadasına, her pazar
gnostik ayinlerin yapıldığı bir kiliseye götürüyordu. Bu ayinin usul­
leri, Katolik kilisesininkine benziyordu ama gnostik ayinler çok daha
neşeli ve canlı geçiyordu. Kadınlar rahibe oluyor ve kilise için ruhani
görevlerini yerine getiriyorlardı.
Ofisten bozma bir ibadet odasına geldik. Böyle gizemli bir okulun
burada olacağı tahmin edilemezdi. Ama buradaydı işte! Küçük grubu­
muz basamaklardan inip sıralara yerleşti. Bizi bekleyen rahibe, vaazı­
na başlamak üzere koridora çıktı. Oldukça güzel bir kadındı: Koyu
renk saçları omuzlarına dökülüyor, koyu renk tenini ve gözlerini vur­
guluyordu. Üzerinde düz, renksiz bir roba vardı, başındaki yanık tu­
runcu renkli duvağı omuzlarını örtüyordu. Fransızdı, Mecdelli'nin so­
yundan geliyordu. Varlığında, onun sadece güzelliği değil, gücü de
vardı. Onu dinleyen topluluğun önünde durmuş, kalın Fransız aksa­
nıyla konuşurken, onun bir yeraltı mezarlığından çıkıp gelmiş oldu­
ğunu düşündüm. Ruhunun yüceliği antik zamanlara aitti, hürmet
gösterilmeliydi.
Bize, isteyen herkesin bu kutsal birlikteliğe katılabileceğini söyledi.
77

Yani, başka bir dinden veya kültürden olması engel teşkil etmiyordu,
bu kişinin kendi kararıydı. Daha sonra törene başlamak için dört adam
koridorda ayağa kalktı, her birinin elinde Bedevi çadırı direklerinden
vardı. Mihraba gittiler, üzerinde bulunan örtüyü direkleriyle havaya
kaldırıp bir çadır kurdular. Mihrabın yanında bembeyaz giysileri ve
duvağıyla bir kadın oturuyordu. Bu kadın, Duvaklı Sophie ya da Du­
vaklı Bilge'yi temsil ediyordu. Rahibe, doğanın temel elementlerine
seslenerek ayine başladı. Hayvanları, denizin altında olanları, havada
olanları, karada olanları kutsadı; bu bana Kızılderililerden öğrendikle­
rimi hatırlattı. Daha sonra, bitkileri, ağaçları ve suyun, dünyanın, ate­
şin ve havanın meleklerini kutsadı. O anla birlikte, ben tekrar yüksel­
meye başladım. Ve aslında neyi çağırdığını gördüm. Bir karaca, mihra­
bın yanında duruyordu. Balinalar ve yunuslar oradaydı. Başının üzerinde
kuşlar uçuşuyordu. Birbirinden değişik hayvanlar mihrabın çevresinde top­
lanmış, bizimle bir ayini kutluyordu.

Rahibe daha sonra İsa' dan, sevgiliden bahsetti ve kendini Sophia
yerine koyarak kocasından. Ayinimiz, kutsal aşıkların evliliğinin kut­
lamasıydı. Daha sonra tekrar bir vizyona kapıldım, tarihte bir başka
zamana, aşina olduğum bir zamana ait bir vizyona. Antik Mısır'ın kur­
tarıcı tanrısı Osiris ve kutsal eşi tanrıça İsis yanımdaydılar. Efsanedeki gibi,
Osiris parçalara ayrılmış ve her parçası dünyanın farklı yerlerine saklanmış­
tı. Tanrıça İsis, öyle büyük bir aşk duyuyordu ki kız kardeşinin yardımıyla
bütün parçaları bulup bir araya getirmişti.
Bu sanki bir anı gibiydi, fakat capcanlı, gözlerimin önündeydi. Bu Mısır
efsanesi sanki, Mecdelli Meryem ve İsa'nın hikayesi gibiydi.
Toplulukta herkesin ruhunda kurtarıcı Tanrının kayıp parçalarını gör­
düm. Bu kutsal toplulukta herkes İsa'nın bir parçasını taşıyordu. Vizyonum
genişledi, herkesin içinde İsa'yı gördüm, Herkes bir araya gelerek İsa'nın vü­
cudunu tamamlıyordu. Her birey arasındaki ayrılık, kutsal topluluğun varlı­
ğıyla, birliğin içinde eriyordu .

Şimdi, mihraba giderek sevgilinin vücuduna ulaşma zamanıydı.
Sophia beni duvağının altına alarak, büyük bir sırrını benimle paylaş­
mıştı.
***

Salı geceleri, ayin ve iyileştirici seanslar için San Francisco' da bir ki­
liseye gidiyordum. Kilise, San Francisco' daki geleneklere göre ayin
78

yapıyordu. Bu seanslar, beni Assisi'ye geri götürdü. Bu kilise biraz sı­
radışıydı, çünkü bir süredir kilise duvarının öte tarafında Meryem
Ana göze görünüyordu.
Bir akşam, bir arkadaşım, kızı ve kendi kızım Selene'le birlikte kili­
seye gittik. Kilisenin tam önünde, Meryem Ana'nın görüneceği yerde
durduk. İnsanlar kaldırımda toplanmış, dua okuyordu. Dördümüz
arabadan indik ve gözlerimizin önünde değişen şekle bakmaya başla­
dık. Bu Meryem'in siluetiydi. İlk önce Guadalupe Kadını gibi görün­
düyse de sonra şekli değişti ve Meryem Ana ortaya çıktı. Kolları, etra­
fını çevreleyen insanlara uzanmıştı. Gördüğüm son sahne, üç Meryem
Ana siluetinin İsa'nın haçı altına toplanmasıydı. Bunlara tanıklık eden
tek ben değildim. Bizim grubumuza ve kaldırımda duran diğer insan­
lara da görünmüştü. Sonra, program başlamak üzere olduğundan, ki­
liseye girdik.
Kilise çok güzeldi. Mihrabın üzerinde, İsa figürüyle birlikte bir haç
yerine, Meryem Ana'yı sembolize eden gösterişli bir heykel vardı.
Üzerinde geleneksel figürlerinde olduğu gibi, mavi pelerini vardı.
Boylece onun göğsüne kadar uzanan kahverengi saçlarını görebiliyor­
duk. Üzerinde durduğu altın ay, yıldızlarla süslü bir buluta yaslan­
mıştı. Kilise, çocukluğumda kalan diğer tüm Katolik kiliseleri kadar
ihtişamlıydı.
Soldaki mihrap Aziz Francis'e, sağdaki mihrap İsa'nın kutsal yüre­
ğine adanmıştı. Dördümüz de bir sıraya oturduk. Önümüzde dört ra­
hibe oturuyordu, kar beyazı giysiler içindeydiler -bana beyaz güver­
cinleri anımsatıyorlardı.
Bu dört rahibe, beni çocukluk günlerime götürdü; heykeller ve
mumlar bana kilisenin eski günlerdeki tadını ve çocukluk günlerimin
maneviyatını anımsatıyordu. Annem, üç rahibeye araba kullanmayı
öğretiyordu o zamanlar. Rahibeler çok tatlıydı ve güçlü bir inançları
vardı. Onlarla olduğum zaman, nasıl dua etmem gerektiğini ve bir
duanın neler başarabileceğini öğrenmiştim. O günlerde masum bir ço­
cuktum ve duanın gücüne tamamen inanıyordum. O rahibelerle tanış­
mam, dua üzerine bir anlayış geliştirmemi sağladı.
Ama bu anılardan ve kilisenin güzelliğinden daha güçlü olan, onu
hissedebilecek kadar hassas herkes için ulaşılabilir olan Kutsal Ruh' un
gücüydü. Rahip, ayine başladığında, tüm kilisenin altınsı bir ışıkla aydın­
landığını gördüm -meleklerin krallığı vücuda gelmişti. Meryem heykelinin
79

Küçük melekler. Herkes koridora sıralandı. Ayin tamamlandığında. Başımı eğdim ve kaldırdığımda. sessizce bir adak adadım: Eğer iyileşirsem. Sadece orada olmam sebebiyle bile manevi bir doyuma ulaş­ mıştım. En derin sorunlarım açığa çıkıyordu. Filipinli bir kadın ellerini mihra­ bın diğer tarafına koymuştu. Birisi sırtımdan desteklediği an. Ayağa kalkıp yerime geçtiğimde. Kutsal Ruh'un gücünü öyle derin hissetmiştim ki neredeyse ayaklarım yerden kesilecekti. grubun bir kısmı için dua etmeye başlamıştı. Onun için daha iyi bir hayat diledim. 80 . İtalyan rahip. rahatlamanın gözyaşları yanaklarımdan süzülmeye başlamıştı.çevresinde küçük yüzler ve çırpışan kanatlar gördüm. bu lütfu diğer kadınlarla da paylaşa­ caktım. kilisenin tavanına kadar. Mihraba giderek diz çöktüm. daha çok aşkla dolsun. kadınlığını tamamen ve tüm coşkusuyla yaşayabi­ leceği bir hayat. dokunulmak ve dua edilmiş olmak için bekledi. Ellerini yüreğime koydu ve dua etmeye başladı. Diz çöktüm ve bekledim. Filipinli kadının önümde ol­ duğunu gördüm. Rahip ve topluluğu­ nun yarattığı duanın gücü. ona baktım ve dualarım kuvvetlendi. kendi kadınlığımın iyileşmesi için dua ediyordum. Adeta içimde bir baraj yıkılmış ve sevgi hiç olmadığı kadar kuvvetle akma­ ya başlamıştı. Kalbim için dua etti ve el­ lerini göğsümde gezdirerek bana güç verdi. dizlerimin boşaldığını ve gücün kadının ellerinden geçerek vücuduma yayıldığını hissettim. birbir­ leri üzerinde sıralanmıştı. Öy­ le güçlüydü ki duası. ilahi aşk seni İsa'nın adıyla iyileştirsin" di­ yerek dua etti. şimdi. Kızımla birlikte kori­ dora çıktık. El ele tutuşma zamanıydı. "Kalbin hep daha açık ol­ sun. büyük ve iyileştirici bir atmosfer oluştur­ muştu.

Onların duaları ve güçleridir ki. Bu müşterim. kayboldu. benim için iyi bir çalışma ortamıydı. " Daha sonra bana doğru baktı. Amerikalı olmak. Burası. Bu içgörülerden bir tanesini. meditasyon enerjisiy­ le doluydu. çamurun içine çöktüm ve "iyi iş çıkarıyorlar" dedim. aynı zamanda benim dua et­ me ve içgörü yerimdi. Onlar giirünmezdir ve ancak bu şekilde bu işi ya­ pabilirler. Tanrıya ait bir olgu değildi. bir Budist keşişi belirdi -manevi dünyada. hayatları ve olayları değiştirir. Yere. dünyanın yolunu dualarıyla değiştiren ve hiç göze görünmeden çekip giden insanlar var. bana doğanın ardındaki ruhu öğretti. Ardıcın çevresini kazıp taze toprak eklerken bana baktı ve şunları söyledi: "Bu hayatta. ama pek az insan bunu fark edebilir. Yaradanın farklı özelliklerini anlatır. Onun ve eşinin evi. Manevi öğretilerle gerçe­ ği ve gücü bulmanın ve bunları harmanlamanın kendiliğinden ve ko­ layca olduğunu hissettim. Ve o. Bir gün. kendi ruhsal yolculuğumu yaptım. Hıristiyanlık bana İsa'nın mer­ hametini ve tutkusunu öğreten en saf yoldu. *** Bahçe yalnızca çalıştığım yer değildi. Ayrılık. Marin' deki en büyük Budizm mer­ kezlerinden birini yapmıştı. Tanrının her yerde ve her şeyde olduğunu biliyordum. her dinin ve manevi öğretinin gerçeklik içinde kendi kökleri ve kendi gücü var. tepenin üzerinde yavaş büyüyen ardıçlardan ekerken. Gördüm ki. bir müşterimin bahçesinde yaşadım.BÖLÜM 1 1 Bahçedeki Budist Yıllar içinde. 81 . Farklı dinler.

.

mutfağa çıktım. Yukarıya. mutfakta. Artık bir ziyaretin vakti gelmişti. ailemin bulunduğu sahneden ayrılarak yük83 . kendimi Samadhi'nin yanma yükselmiş buldum. ruhumun besini ve Ma­ rin'deki şehir yaşantımın acelesinden. Bu yeni yabancıyla aramdaki tüm kelimeler bir anda dondu ve gözlerimin yuvalarından uğradı­ ğını hissettim. Shasta Dağı eteklerinde Weed adında küçük bir kasabada yaşardı. annemin mutfak do­ laplarıyla ilgileniyordum. yukarıda seni bekliyorlar" dedi. '70'li yıllarda orada yaşarken. Dağ manzarası ve doğanın saflığı. bu adamın ne söyleyeceğini ve öylesine manevi bir ülkeden neler öğrendiğini duymalıydım. Ne konuşulduğu çok önemli değildi. Uzun sü­ redir Shasta'ya gitmiyordum. "Merhaba" dedim. Aralarında ne konuştuklarıyla fazla ilgilen­ miyordum. Son hatırladığım.Masaya oturdum ve konuş­ maya katıldım. Gerçeği arayan biri olarak.BÖLÜM 1 2 ilk Görüşte Samadhi Annemle babam Kaliforniya'da. ama o sırada daha çok. Sadece birkaç cümle sonra. Annem sıradan bir takdim yaptı ve Andreas'ı bana tanıştırdı. Shasta benim için manevi bir hac yolu gi­ biydi. Masada kızıl saçlarında altın rengi ışıltılar olan bir adam oturuyordu. ruhsal yolculuğumun ilk adımla­ rını attım. babanla çalışıyor. Kaşları yay gibi ve uçla­ rı kıvrıktı. Alman aksanıyla konuşu­ yordu. annemin bana Andreas'ın beş yıl Hin­ distan' da yaşadığını anlatmasıydı -işte bu dikkatimi çekmişti. sanki bir fırtınadan yeni çıkmış gibiydi. İkimiz. Ailemin evine vardıktan sonra odama yerleştim. Annem kapıyı çal­ dı ve "biriyle tanışmanı istiyorum. telaşından bir kaçıştı.

.

Aslın­ da daha önce. sözcükler ve düşünceler olmadan ve birbirimizin ilahi varlığında do­ yum bulduk.seldik. babam odaya girmişti. bilincim Andreas'ın ruhuyla birlikte yükselmeye başladı. planladığım gibi. bir ışık çeşmesi olarak yükselmeye devam et­ ti ve üzerimize yağdı. sırada öylesine oturan küçük bedenlerimizin üzerine yağmaya başladı. Orada olduklarını fark ediyordum. Maneviyatı böyle güçlü biriyle karşılaşmayalı yıllar olmuştu. Bu karar yıllarımı şekillendirmişti ve artık kendi yolumda ilerliyordum. Bedenime geri dönerek. Andreas'ın tek başına oturdu­ ğunu gördüm. bir dizi dersten birini almak üzere Shas­ ta Dağı'na gittim. "bunun farkı ne?" oldu. Bense vedalaşıp odama doğru yöneldim. Hiçbir şey olmamış gibi davranmaya çalıştım. İkinci düşüncem ise. Kiliseye girdiğimde. Korunmasız yakalanmış­ tım. Yoğun bir ilahi güç. Bu adamın ruhuma yanan bir ateş gibi nüfuz ettiğini hissedebi­ liyordum. varlığımı yakıyordu. Ve sonraki birkaç saniye içinde olanlar daha önce kimseyle yaşa­ madığım türdendi. biliyordum ki kendini meditasyona kaptirmıştı. Dolap­ larla ilgilenmeye geri döndüm. Bizi çok daha yükseklere taşıdı. Her aştığımız metrede adeta orgazm oluyordum. Birinden böylesine etkilenmeyeli çok uzun zaman olmuştu ve hiç ilk karşılaşmada böyle olmamıştım aslında. Başımın üzerinden çıkıp. az önceki hissiyattan kurtulmaya. bu yüzden hemen ya­ nındaki sıraya iliştim. Beni onun için çekici kılmaya çalışıyordu herhalde. İlahi bir şelale adeta üzerimize dökülüyordu. daha önce de güçlü insanlarla tanışmıştım. Omurgamdan yükselerek başımda adeta patlayan bir çeşme yerleşmişti içime. Annemle ikisi bize bakıp neler ol­ duğunu anlamaya çalışıyorlardı. "Bu kim?" aklıma gelen ilk düşünceydi. Bu sırada. Andreas elimi tutu ve bu noktada işler değişmeye başladı. alev alev yanıyordu. Daha sonra Tanrının/ Tanrıçanın Başı dediğim ilahi özüme ulaştım. O akşam. Onun varlığı. normal davranmaya çalıştım. bu öylesine derin bir haz veriyordu. ruhani gücü fazla olan birkaç öğretici tarafından incitil­ miştim ve bir daha böyle insanlarla (alanına girmemeye) oynamama­ ya karar vermiştim. Andreas'ın gözleri kapalıydı. O sırada annem içeri gir­ di ve Andreas' a Shasta Dağı'nda bir kilisede katılacağım bir etkinliği anlatmaya başladı. Kutsal Ruh'la tutuşmuş. Bu güç öylesine büyüktü ki. Ben de gözlerimi kapayıp ona katıl­ dım. Gecikmiştim -ders başlamıştı-. 85 .

Kelimeler orada dur­ du ve ben hiçbir kelimenin veya düşüncenin silemeyeceği bir sessizli­ ğe düştüm. enerjimin düşmesiyle başlayan gerginliği­ mi kürek kemiklerimin arasından atıyordu. kendine has Alman aksanıyla. beni kal­ binin mabedine yerleştirmişti. . Andreas'm göğsüne yaslandım ve sanki onun vücudu benim tahtımdı. Parmaklarının dokunu­ şuyla vücudum giderek rahatlıyordu. 86 . Ve sonra. "ve nereden çıktın?" Otur­ mam gerektiğini fark ettim. İkimiz de yaşadığımızın etkisiyle o kadar de­ rinlerdeydik ki. Andreas kalkıp kapıya yöneldi. Onunla bir yolculuğa hazır­ dım. Aklım birden karıştı ve neler olduğunu anlamaya çalıştım. aramızda. Birlikteliğimiz. Andreas 'ın kalbindeki yerim böyleydi sanki.Güç yukarıdan üzerimize doğru akmaya başladı ve birleşen elleri­ mize doğru nüfuz etti. Ellerimi başının arkasına doğru götürdüm ve enerjisi ikimizin içinde şimşek gibi çaktı. "Manevi köklerin nedir?" diye tekrar sordum. Gerginliğin bıraktığı boşluk. bacaklarım tutmuyordu. tüm güzelliğiyle ba­ şıma bir taç takıldığım gördüm. Aramızdaki derin aşk. Yürüdük ve kök­ leriyle birleşmiş iki sedir ağacının altına oturduk. gözlerimi kapadım ve kendi içime doğru yol almaya başladım Sırtımı ovmaya başladı. bilincimin en üst seviyelerinde duyumsayabildiğim bir enerjiyle patlayan bir atom gibiydi. Andreas' a sırtımı döndüm. "Kimsin sen?" dedim. Sırtımdan sonra başımı ve en­ semi ovdu. Ve daha önce içimde böyle bir deneyimi başlatan birini görmemiştim. Dolunay vardı ve gökyüzü yıldızlarla doluydu. ge­ len enerji için daha fazla yer açıyordu. ben de tam arkasındaydım. tüm vücudu erekte olurcasına gerilmişti. Birbirimizin gözlerine bakıyorduk ve aramızda sadece Taıırının varlığı vardı. Bedeninde öylesine büyük bir güç vardı ki. Bir tahtta oturuyor ve bir taç takıyordum. azalacak gibi değildi. aramızda geçenler adeta varlık kazanmıştı. Andreas'la birbirimize baktık ve "bence bizim­ ki çoktan başladı" dedim. Kafamın içinden dışarı taşan renkli piramit şekiller görmeye baş­ ladım. içimizde ve çevremizde . Üze­ rimize yağ:ın muazzam bir güç hissediyorduk. gözlerim kapalıydı. "Biraz karışık" diye cevap verdi. temiz havada dolaşırken. . Dışarıda. Nefesim düzensizleşti ve içimde daha büyük bir boşalma gerçekleşti. yaşadıklarımızın etkisiyle titre­ mekte olduğumu fark ettim. Manevi açılımları başlat­ ma çağrısı yapılıyordu. Dönüp ona baktım. Sessiz boşlukta dolanan dünyaüstü bir güç vardı. programı unutmuş gibiydik. Etkisini hissettiğimiz güç.

gelip iyi olup olmadığımı sordu. Dans etmeyi hep se­ verdim ve bu yolla kendimi ifade ederdim. Ertesi sabah ise yemek yiyemiyordum. "güvenlik önle­ mi" olarak. içimizde çalan şarkıları duymaya başladığımızı anlatıyor. Te­ lepatik yolla birbirimize bağlandığımızı hissettim. banyodan ona "evet" diye seslendim. "Bu en iyisiydi" deyip du­ ruyordum. Yaşadıklarımı anlamlandırabilmek için civarda otu­ ran bir arkadaşıma uğradım. O gün de arkadaşımla dans ettik ve "havamızı" bulduk. Babam durumu sezmiş olacak ki. Bunu üzerimden atmak için alt kata duş almaya indim. İçimde bir alev yanıyordu. Yoğun iş temposu ve sorumlulukların artmasıyla 87 . Arkadaşımın evinde bir ses stüdyosu ve dans salonu vardı. bu yo­ lu unutmuştum. Uyuyabilmeyi ümit ederek kıvrıldım fakat bu mümkün görünmüyordu. Havamızı bulduk diyorum çünkü bu. Arabama bindim ve yavaşça ilerledim. Ailemin evine döndüğümde. tepeden tırnağa tüm çakralarım. Gece boyu yatağımda dönüp durdum ve hiç uyuyamadım. Her yanım şok içinde olmasına rağmen. O sabah. ancak böy­ le sakinleşebileceğimi düşünüyordum. yine de bana neler olduğunu an­ layamıyordum. Bir duya takılmış ampul gibi bir­ denbire yanmıştım. Ve ben ona "ne oldu bilmiyorum ama. Sonra. Kundalini daha önce hiç olmadığı kadar kuvvetliydi.Bana baktı ve gözkapaklarımdan öptü. Bu adamla aramdaki şey neydi? Onu tanımıyordum bile! O anda kaçmak istedim. Aman Tanrım. bazı günler birkaç kadın burada toplanırdık. konuşacak halde değildim ve zaten olanları paylaşmaya niyetim yoktu -olanları daha kendim anlayama­ mıştım ki! İçimde yaşadıklarımın çok ötesindeydi. ayağa kalktım ve "gitme­ liyim" dedim. Her yanım şok içindeydi. buna hiç ha­ zır değildim! Panik olmuştum. Aynı zamanda Andreas'ın varlığını içimde hissettim. bu geceden sonra hayatımdaki hiçbir şeyin aynı olmayacağını biliyorum" dedim. bir yılbaşı ağacı gibi aydınlandı. Sahne şuydu: Dört kadın içlerinden geldiğince dans ediyor ve birlikte inanılmaz bir müzik oluşturuyorlar. Ama yıllar geçtikçe. Daha önce yaşadığım bir deneyim tekrarlandı: İçimdeki ben. daha sakindim. üst katta çocukluğumda uyuduğum yatakta uyumaya ka­ rar verdim. Andreas "seni arayabilir mi­ yim" diye sordu. Araba yarışlarında başlangıcı işaret eden sıralı ışıklar gibiydi. Arabayı kullanırken çok dik­ katli olmalıydım -çünkü artık tamamen değişmiştim ve asla eskisi gi­ bi olmayacaktım.

kendimi yeniden toplayıp eve dönebilecek hale gelene kadar birkaç saat sürdü. Andreas kapıyı açtı. Ertesi sabah dairesine gittim ve heyecanla kapıyı çaldım. sanki yeniyetme bir kız gibi utanmıştım ve dilim dolanı­ yordu. Bu sefer konuşmaya hazırdık. "senden etkilenmiş olmalı" dedi. Andreas'ı içimde hissediyor­ dum ve biliyordum ki bu enerji ve güç. Güç bacaklarımın arasından geçiyor ve beni doru­ ğa ulaştırıyordu. An­ dreas'ın odanın öbür ucundan attığı bir bakışla orgazmik bir hale ge­ çebiliyordum. Konuşmaya güçlükle devam edebildim. bunun şimdiye kadar bir in­ sanla kurduğum en kuvvetli bağ olmasıydı. Ama telefonda sesini duyar duymaz. yarın onunla evinde buluşacaktım. Bağdaş kurup karşılıklı oturduk ve birbirimizin varlı88 . O akşamdan sonra ifade edecek çok şey biriktirdi­ ğimi anladım. Andreas'ın hediyelerle geldiğini ve yeni ayrıldığını öğrendim. Yeniden dans ve hareket et­ mek tazeleyiciydi. vücudumun değişik yerlerin­ de gezerek orgazmı açığa çıkarmıştı. Bu. sanki iki kuvvetli mıknatıs olduğumu­ zu hissetmiştim. sanki başımın üstünden fırlayan havai fişekler gibiydi ve her dakika­ sına bayılıyordum. Kalbime dokunuyor ve beni doruğa taşıyordu. Annemlerin evine vardığımda. Bu kadar yakınlıktan sonra. Emin olduğum tek şey. Bu durum. "Ta­ nışmamızdaki uyum. bir gece önce yaşadıkları­ mızdan geliyordu. Birbirimizi büyük bir güçle çekiyorduk. bu güç vücudumda gezerken tüm yaptı­ ğım uzanıp bu orgazma izin vermekti. Hazzın derecesi inanılmazdı. O an. En başında ben de diğer kadınlarla birlikte anı hissediyordum. hala kendi başımıza duruyorduk. Gerçi. eğer bir anlam ifade ediyorsa. Andreas konuşmaya. ama sonra bir şey oldu: Kundalini bedenimi kontrol edebilecek güce erişti ve benim bu kozmik gücün kontrolüne girmekten başka çarem yoktu. Çok etkilenmiştim. ancak bizim ma­ nevi halimizde aranmalı" diye başladı ve devam etti: "Ortaya çıkan kimya. Andreas'a teşekkür etmek için telefona sarıldım. İçimde yaşadıklarımı hala sindirememiştim. Ayrılmadan önce Marin kasabasında buluşmaya karar vermiş­ tik. tek kişinin dualarıyla olamayacak kadar güzel parıltılıydı. Ama aynı za­ manda da. Kendi kendi­ me "etkilenmek az kalır" diye düşündüm. tüm so­ ğukkanlılığım pencereden uçup gitmişti.benliğimi daha az ifade eder olmuştum." Ne düşüneceğimi hala bilmiyordum. fiziksel olarak. geçti­ ğimiz birkaç günün üzerindeki etkilerinden bahsederek başladı. Annem bana çiçek­ leri uzattı ve gülerek.

Yatağına bir göz attım. Başını na­ zikçe eğip kalbime yasladığında onun varlığının mutluluğuyla sarmalanmış­ tım. Karşılaştığımızda ise. Bunu kendin görmelisin" demişti. cinsel olarak başının üzerinden kalbime ulaşmış gibiydi. Parmağıyla üçüncü gözüme dokundu ve onu uyandıra­ cak şekilde parmağını üzerinde gezdirdi. Ve bu enerji büyük bir yayılımla ortaya çıktı. Birkaç gündür ya­ şadıklarım büyük bir mutlulukla sarmalanmıştı. ikimiz de bireysel olarak Tanrının varlığıyla tanışmıştık. Sanki havai fişekler patlıyordu. beni odasına götürdü. beni öpmemişti. İkimizin tecrü­ besi bir oldu ve varlığımızı doldurdu. ama şimdilik onunla olmam için tehlikeli bir yerdi. Arabama bindim ve motoru çalıştırdım. Bizim için neler hissettiğini anlatmaya girişti. Etkilenmiştim. hatırlatayım. Odada bir mihrap vardı ve üze­ rinde de Buda'nın gözlerini gösteren altın renkli güzel bir resim bulu­ nuyordu. kıyafetlerimizin tamamı üze­ rimizdeydi ve ben daha hiç ona sarılmamıştım. sessizliğini ve enerjisini tetikledik. Andreas'ın do­ kunuşu beni orgazma sürüklemişti. daha önce tanıdığım hiçbir erkeğe ben­ zemiyordu. Birbirimizin sessizliğinde oturduk. Evet. orada olduğum için minnettardım. Birbirimizin Tanrı tecrübesini uyandırdık ve artırdık. kremsi ve çarpıcı renklerdeki ipek örtüler içerisinde ihtişamlı görünüyordu. Varlığımın her hücresinde onu hissediyor olsam da bu büyük fiziksel adımı atmaya henüz hazır de­ ğildim. Manevi uyumun en üst derece­ si. bunun için yola koyulmak bana düşünmek için vakit verecekti. "Buluşmanın öncesinde. Kesinlikle. Bu arada. mümkün olan her hücremizde tezahür etti." 'Bu adam derin. Andreas'tan Hindistan'dayken çok iyi bir manevi eğitim aldı­ ğını öğrenmiştim. Son yirmi beş yılının büyük kısmını çeşitli yoga tekniklerini çalışarak geçirmişti. Yavaş adımlar atmam daha akıllıca olacaktı. Ama alnıma dokun­ masıyla kendimden geçmem bir olmuştu. Bu tekniklerin çoğu Buda'nın varlığıyla bu­ luşmak üzere düzenlenmişti -anladığım kadarıyla Andreas buna çok yakındı. bedeni sertleşmeye başladı. diye düşündüm kendi kendime. 89 · . Ayrılma vaktim gelmişti. Ayrılmadan önce Andreas bana "sana ne yapacağını söyleyemem. Sonra ayağa kalktık. ona tamamen teslim olmuştum. Sanki tavanda geziyor gibiy­ dim! Sanki üçüncü gözüm benim klitorisim olmuştu. Aynı zamanda yatak odası olan meditasyon odasına geçtik.ğında eridik. Bu tecrübeyi iyice sindirmeliydim. Eğer bu ikinci karşılaşma idiyse. birbirimizin içindeki Tanrı varlığını.

çoğu zaman fani sevgilimin yap­ tıkları acımdan ve uyanışımdan maneviyatımı harekete geçiriyordu. "Sen benim en manevi duygularla sevdiğim sevgilimsin" di­ ye devam etti. Tanrının bitip Andreas'ın başladığı yeri kestiremi­ yordum -sanki bir olmuşlardı. hem araba kullanıp hem böyle tecrübe90 . tamamen farklı bir tecrübe yaşıyordum ve incinece­ ğim korkusundan sıyrılıp kendimi bu deneyime bırakmam aylarımı almıştı. ilk kez. Bu. Tüm hayatım gözlerimin önünde değişiyordu ve biliyor­ dum ki paylaşacak çok şeyimiz vardı. Onu kim olduğu­ ma ikna etmeme gerek yoktu -o zaten beni daha önce kimsenin tanı­ madığı mecralarda tanımıştı. "İlk andan beri hayatımın senin hayatınla birleşeceğini biliyor­ dum. Çünkü. nasıl olacağı çok da önemli değildi. İçimde bir güneşin doğuşu gi­ biydi sanki. ben oradan ayrıldıktan sonra yaşadıklarını anlattı.Daha 30 kilometre gitmiştim ki. kalbimin tam ortasından fışkıran enerjisiyle onun varlığını duyumsadım. Biliyordum ki. Günün büyük kısmında Andreas'ın varl(. Andreas kalbimdeki tapınağa yerleşmişti. Rahat hissediyor­ dum. O beni yalnızca iki günde.ını yanımda hissediyordum ve bunun tezahürü hep çok tuhaf şekilh�rde oluyordu. Hattın öbür ucunden "seni seviyorum" dediği­ ni işittim. Bunun. Arabada işe giderken. Birlikte olacağımızın yazıldığını tüm anlamıyla idrak ettim." Sonraki birkaç hafta yaşadıklarım. çünkü Andreas'ın varlığı hala kal­ bimdeydi. o da aynı şeyleri hissediyordu. Geçmişim ölmeye mahkumdu. tüm varlığım bir şok durumuna girdi. çıplak ve aynı zamanda da görülmüş. bana bunun alışık olduğum bir aşk ilişkisi olmadığını gösterdi. Ama daha sonra. yol kenarında durmak zorunda kalırdım ve kalbimin or­ gazmını hissederdim. Ve bu güneş Andreas'ın ta kendisiydi. içimdeki sevgiliyle dış dünyadaki sevgilimin karşılaştığı ilk andı. Şimdi. dış dünyada sevgilimi içimde ise Tanrıyı yaşattığım önceki deneyimlerime göre ka­ fa karıştırıcı olduğunu söylemeliyim. ikisi tek olmuştu. Eve döndüğümde Andreas'ı aradım ve ona "sen benim sevgilim misin?" diye sordum. Sonra bana. benimle yılla­ rını geçirmiş insanlardan çok daha fazla anlamıştı. bu duygu hiçbir yere kaybolma­ yacaktı. onun varlığı birdenbire or­ taya çıkardı. buradan birkaç günlüğüne ayrıldığında. Kalbime öyle bir yoldan girmişti ki. Tanrıyla tecrübemde geldiğim noktada artık geçmişe ait hiçbir şey geçerli değildi -bu yeni paradig­ mada asla! Yolu otomatik pilotla kat ettim. Onu tüm kalbimle hissediyordum ve daha önce kimseyi tanımadığım kadar iyi tanıyor­ dum.

Kendimi tamamen bu deneyime bırak­ tım. başımın en üst nokta­ sına kadar ulaştı. Yol kenarında. Bu güç her seferinde. birbirimizi tekrar görmemiz gerektiğine ka­ rar verdik. Mili Vadisi tarafına bir ziyaret için gelecekti ve ben sabır­ sızlanıyordum. or­ gazmikti. kadın bacaklarını onun beline dolayarak kucağında oturur.ler yaşamanın imkanı yoktu." 91 . birbirimiz için hissettiğimiz bu duygu ve güç durmazdı. "Kutsal Ruh'u ve onun gücünü çağırıyorum ve sana bedenimi ve­ riyorum. Andreas başucuma ilişip elini rahmimin üzerine koydu ve dua etmeye başla­ dı. Bunca gü­ cün bedenimi etkilemiş olması fiziksel yorgunluk yaratmıştı. Sistemimde yıllardır tutsak kalmış gücün açığa çıkmasını sağlardı. (Bu postürde. vücudumun değişik yerlerinden taşardı. Meditasyon yapmak üzere karşılıklı bağdaş kurup oturduğumuzda. erkek bağdaş kurup otururken. Tanrıydı. Meditasyondan sonra. Kutsal Ruh'u ve onun gücünü çağırıyorum ve sana kalbimi veriyorum. sessizlikti ve daha da fazlasıydı. An­ dreas benden tantrik yoga postüründe olduğu gibi kucağına oturmamı istedi. Kundalini sistemime hakim oldu ve kontrolü elimden aldı. vücudumun dinlenmeye ihtiyacı vardı. 400 kilometre ötedeyken bile. Bu aşktı. Birbirimizi kucakladık ve kendimi sessizliğin içinde erirken buldum. arabada öylece oturur­ dum. Telefonda konuşurken. Manevi olarak o kadar çok birlikte olmuştuk ki. kendi­ liğinden geriye düştü. ona dokunmak inanılmazdı. şimdi fiziksel olarak yan yana olmak. Evde yalnız olduğum ve kendimi bu gücün omurlarımda atan etkisiyle yer­ de yuvarlanırken bulduğum zamanlar olmuştur. Benim ve onun dünyası tamamen iç içe geçerdi. Tüm vücuduma hükmeden kuvvetin etkisiyle başım. Onu bahçe kapısında karşıladım ve daireme getirdim. Ve ondan ellerimin dokunduğuna şifa vermesini di­ liyorum. dağ gibi bir enerji tüm vücudumda dolaşırdı ve tam kalbimin üzerine birikirdi. Ateş omurgamdan yuka­ rı doğru yükseldi ve tanrı ve tanrıçanın birleştiği yere. Yere uzandım. şimdi en sıcak bölgedeydim . Kutsal Ruh'u ve onun gücünü çağırıyorum ve sana ruhu­ mu veriyorum.) Pekala.fiziksel olarak en yakın yerdeydim ve kendimi ona bıraktım. kalbimde ya da üçüncü gözümde patlıyor ve yerde dolaştı­ ğım tüm mekanı kaplıyordu. Kutsal Ruh'u ve onun gücünü çağırıyorum ve sana el­ lerimi veriyorum. Yıldırımlar sanki jenital organ­ larımda.

Rahmime doğru, rahatlatıcı, sıcak bir dalganın yayıldığını hissettim. Hiç­
bir düşünce hatta cinsel bir his bile yoktu orada, sadece Tanrının kuvveti ve
varlığıyla dolmuştu her taraf. Orada uzandım ve dualarla gelmekte olan gü­
cü içime çektim.
***

Andreas'ın çok vakti yoktu, bu yüzden Shasta Dağı'na dönmek üzere ay­
rıldı. Onun ziyaretinden kısa süre sonra kızım okuldan eve döndü. Birlikte
banyoda durmuş saçlarımı tararken, periyodumun başladığını hissettim.
Normal vaktinden erken olmuştu. Ve bunun Andreas sayesinde iyileşen sis­
temimin temizlenmesi olduğunu anladım. Orada Selene'le banyoda durdum,
vajinamdan gelen kanı hissettim. Ve aynı anda, Selene' in periyodu başlamış­
tı. Sanki o da benimle birlikte temizleniyor, iyileşiyordu. Senkronize olmuş­
tuk.
***

Aramızdaki 400 kilometre uzaklık, Andreas'la ilişkimizin yavaş ya­
vaş gelişebilmesi için zaman ve mekan sağlamıştı. İletişimimizi tele­
fon, mektup ve faksla sağlıyorduk. Birkaç görüşmeyle aramızda olu­
şan manevi bağ ise hala güçlü ve uzaklıklardan bağımsızdı. Sayısız ke­
re telefonda karşılıklı susarak vakit geçirdik. Bu birlikteliğin tatlı ses­
sizliği her yanımızı sarar ve birbimizi hissetmemizi sağlardı. Daha ön­
ce hiç kimseyle böylesine derin bir ilişki yaşamamıştım. Sanki Tanrı­
nın içinde koştuğu boş tarlalar gibiydik. Fani dünyanın çok ötesinde
zamanlar geçirirdik. Bu inanılmaz gücü kelimelerle anlatmaya çalış­
mak faydasız. Yoldaşımla birlikte ilahi aşkla yıkanıyordum.

92

BÖLÜM 1 3

Vaftiz

Bugünlere kadar, işim ve hayatım için çabaladım hep, ama yalnız de­
ğildim. Andreas'ın varlığının içimde olduğunu hissetmiş olabilirim.
Gözlerimi kapadığımda, sevgilimle mutluluğun ortasına düşmüş ola­
caktım.
Birbirimizi yeniden görmeye ihtiyaç duyuyorduk ve görüşmemiz
mümkündü. Andreas'ın Doğu Körfezi'nde bir iş toplantısı vardı. An­
dreas arkadaşı dışarıdayken onun dairesinde kalabilirdi. Bir hafta so­
nu birlikte zaman geçirmeye karar vermiştik. Heyecanlanmış, kork­
muştum ve başıma neler geleceğini tahmin edemiyordum.
Körfezden Walnut Creek'e doğru arabamla gidiyordum, o orada
kalacaktı. Kapıyı çaldım ve cevap verdiği sırada fiziksel düzlemde bu
sefer orada olacağını, birliğimizi kutsayacağını biliyordum. Aramızda
bir birleşim vardı ve cinsel olarak hissettiklerimin sadece taklit olup
olmadığını görecektim. Ama şimdi her seviyede bu birliğin deneyim
zamanı gelmişti, ben hazırdım.
İlk olarak, dairenin cumbasına doğru ilerledim, ortada bir Japon
bahçesi vardı. Küçük bir göletin önünde oturdum. Gergindim, 15 yıl­
lık evliliğimden sonra başka bir erkekle birlikte olmamıştım. Andreas
ve ben manevi alanda uygunduk, fakat fiziksel olarak da iyi olur muy­
du?
Andreas tecrübelerini, eşsiz cinselliğiyle çekici bir şekilde bana an­
latmaya başladı. 1 7 yaşlarında, Hindistan'dan ayrılırken bazı kadın­
larla tantrik deneyimler yaşamış ve öğrenmişti. Orada yaşadığı şeyle93,

bu sakınma kuralları erkeklerin basitçe uygulamaları gerektiğine inandığın öngörülerdir. bu benim için ilk ilahi orgazmik deneyimdi. kadınların orgazmik dene­ yimlerini kutsallığı adına sakınmalarını öneriyoruz. Andreas bunu tantranın içine girerek anlattı. Daha doğrusu. vücut ötesinde manevi olarak or­ gazm olmanın dışında rahatlamak için erkeğin kendini dizginlemesi gerekir. ayrıca başka ilişkileri ve aşkları da olmuş. İnsanın yapısında ve fazla çalışan organlarında benim erkeklerle yaşadığım deneyimlerimde de. bu yalnız yolculuğa kendi deneyimlerimle çıkmıştım. Aslında. Cinsel ola­ rak manevi deneyim yaşayan çiftler arasında erkek için kabul edilebi­ lir bir salınım yoktur. orijinal bir kıvılcım barındırmaktadır. Cinsel gizem okulları var olduğunda. orgazm ne kadın için ne de erkek için amaç olmalı­ dır. Fizik­ sel düzlemde. Ayrıca. Havuzun kenarına oturduk. Tantrik ustanın yardımıyla hem Andreas'ın hem de o kadının manevi olarak ruhsal deneyimleri açığa çıkmış. Ve ben sevgilimle bu tecrübeyi yaşadım. bu tip simya benimle tanışıncaya kadar gerçekleşmemişti. azalan yaşla beraber bu sürenin arttığı ve salınım azaldığı belirlenmiş. Bazı noktalarda kutsal cinselliğime değin­ dim. Bu türden tantrik bağlantılara pek rastlanmaz ve iki kişi arasında doğru simyayı bulmak gerekir. Çin kutsal kitaplarında en son kayıp hanedan yöneticilerine göre hayatta uzun kalmanın reçete­ lerden biri de seminal sıvının doğru şekilde kullanılmasıdır. fakat o sırada kısacık anlar vardı ve hiçbir zaman kendimle ya­ şadığım deneyimlerim gibi değildi. Bir erkeğin cinsel boşalma sırasında. diye açıklamak istedi. elektrik yüklü bağlantılarını kesmiş oldu95 . Bu 20 yıl önce gerçekleşmiş. kadınla arasındaki enerjik. de­ rin orgazmik deneyimler arasında fiziksel düzlemde. bunu siz bir şey olsun diye denemeyin. Seminal öz manevi kuvvetin en güçlü deposudur. Andreas benim içimdeki sevgiliyi aramıştı. kadın için en de­ rin zevki yaşamada sıçrama tahtası gibidir. Manevi gücü in­ sani cinselliği çevirmemeliler. Andreas' a rahim ve seksle ilgili arın­ ma tecrübelerimi anlattım. Bana sevişme sırasında seminal salınım olmadığını anlattı. Tanrı Birliği'nde doğru iki ruhun bir arada olması adına doğru bir dokumadır. Tantra. bazı Çinli hanedan üyeleri arasında en sağlıklı salınım zamanının ya­ şa bağlı olarak ayda veya haftada bir olarak saptandığı. Seminal özü boşaltmak ise manevi deneyimin kapısından girmek için kasılmak ve gözden kaybolmakla gerçekleşir.ri benimle de yaşamaya başlamıştı.

gözlerimin içine bakarak meditasyon haline döndürüyor. Gerçekten. ilk bakışta bu yaşananlar basit gibi görünse de yüksek düzeyde cinsellik yaşadım. Hiç acele yoktu. aynı zamanda da gergindim. Tutku kıvılcım­ ları arttı. Elbiselerimizi çıkardık ve yatağa uzandık. dudaklarım gevşemişti. Bu model bir kadını iste­ yen erkekte sık görülen davranışlardı. bir kadınla gerçek aşkı biliyordu. Daireye geri döndük ve Andreas yatakları yaparken. fakat erkeğin spermi yayıl­ dıkça aradaki bağlantı da giderek kopar. Benim ilgimi derinlemesine çekti ve birbirimiz üzerine 96 . Andreas beni kollarına aldı ve nazikçe öpmeye başladı. içime mutlu­ luk doluyordu. Tüm bunlar olurken. kadın genelde cinsel olarak teslim olur. Fiziksel olarak seks olmasa bile. Uzandım. Aramadan sonra. Kadın genellikle orada bekler. bacaklarımın iç kısmını öperken kendimden geçiyordum. bütün engeller eridi ve dalmaya is­ tekli bekliyordu. neler ola­ cağını merak eder ve adam kadının enerjisini alıp kaçar. Telefonu almak için onun çıplak vücudunun üzerin­ den uzandım. Sadece yukarıya değil aşağılanma dokunuşlarıyla yavaşça beni ele geçirdi.ğunu anlattı. egolarımızdan arınıyor ve basit aşk davranışlarından sıyrılıyorduk. fakat oturarak ve sessizlik içinde bekliyorduk. Önce ellerimi. göğüslerimi öpüyor. Bu bazı cinsel deneyimlerde yaşadıklarımdı. yatağın üzerinde birbirimizin gözlerine bakarak bağdaş kurup oturduk. ardından göz­ bebeklerimi ve tatlı bir şekilde dudaklarımı öptü. Andreas'la bu zamana kadar yaşadıklarım tantrik bir yapıdadır. Onun dokunuşlarıyla bütün bedenim hassasiyetle beni eritiyordu. kadının tüm boşluklarını hissederek dokunuyordu. beni şehvet doldurmak istiyor ve yavaşça alıyordu. tutku yavaşlığının altın­ da kükrüyordu. Yavaş dokunuşları elek­ trik akımı gibiydi. Uzanmış ya­ tıyordum. Telefon çaldı ve cevap verdim. Dua ediyordu. birlikte eriyor. Derinlere ulaşmasını söyledim ve kısırlığını açıkladı. İkimiz de tutkuyla mest oluyor. ben kalkmadan o kalktı. Fazla istekliydim. Andreas "Tanrıya ulaşmak için bir yol var mıdır?" der­ ken gülümsedim ve telefonu aldım. Bir noktada. yine de çember kırık değildir. Vücudumun her bölümü onun öpüşleriyle etkisi altına giriyordu. ayaklarımın içine kadar onu hissediyordum. erkek kadını yorar ve kendini tat­ min için diğer kadına koşar. Tabi­ i ki bu aşk değildir ve uç bir durumdur. Tantra içinde. Çok heyecanlıydım. ben de mutfak masasının üzerine bir sunak yaptım. erkek kadını takip eder.

Ben boşalmaya başladığım sırada parmaklarıyla ağzımı açtı ve kulağıma fısıldadı: "N efessss". Islak parmaklarıyla kalbime do­ kundu. kutsal bir aşkla hiç karşılaşmadım. Orgazm olduğum sırada ortaya çıkan ses beni şaşırttı. Kadınlık suyumun içine parmaklarını soktu ve yüksek sesle dua etmeye başladı. Yavaşça vajinama doğru çalıştı ve daha sonra sessizce ve en çok zevk aldığım kapılarımı açarak saygıyla kafa­ sını eğdi. Kendimi kutsal bir memba olarak gördüm: İlahi bir güç tarafından hayat gücüm kutsanmıştı. bedenimizi ve ruhumuzu teslim ediyoruz. Bizi kutsa. Ara­ mızda güçlü bir kutsal ruh belirdi. Kendimi kutsal bal peteği gibi hissediyordum. İkimiz de gücün içine aktık. vücudumun üzerine dua etti.dualar ettik. Gerçeklik bi­ lincimde uyandı ve ağlamaya başladım. kar­ nımdan. Andreas güvenli seks için hazırdı. daha derinleri­ me akıyordu. "Dördüncü güce sesleniyorum ve Yüce İsa'nın varlığına kalbimizi. ben genişliyordum. Birliğimizle bi­ ze nimet getir. şefkatli. Artık kut­ sanmış. Üstüme uzandı ve tapınağımın kapısından tüm erkekliğiyle doğru­ dan içeri girdi. boynuma doğru devam ediyor ve gırtlağı­ mın ortasına ilerliyordu. Neler olması gerektiğine dair hiçbir düşünce ve plan yoktu: Her şey basitçe oluyordu. birliktelik içindeydim. Her seferinde. nek­ tarımla ovulduğumuz için arınmış hissediyordum. fiziksel olarak cinsel yaşamla kutsan­ manın tadına vardım ve iki gücün bir arada neler yapabileceğini gör­ düm. Parmaklarıyla üçüncü gözünü. Tanrının beni tutması gibi sevişirken beni tutuyordu. ellerini nemlendirip benim nektar sıvımla vücudumu kutsadı. Bu his sadece orada kalmıyordu. Sonra onun için en iyi nektara döndü ve beni de kadınlık sıvımla okşamaya başladı. göğüslerimden öptü. rahmime geri döndü. bedenlerimizin ritmiyle pompaya devam etti. ama hepsinden öte. daha fazla Raylene yoktu. Kadınlık suyumla kutsanmış hissedip yatıyordum. direkt bir tecrübe oldu. " Dişilik sıvımı içimden parmaklarıyla aldı ve kendi üzerine sürme­ ye başladı. Boynumun içinde depoladıklarını kristalleşi­ yordu. Bu gerçekleşen şey. Penisi rahmimde giderek ışık yakmaya yarayan bir kol oluyordu ama bütün bedenimde ilerleyip kalbime ulaşıyordu. Bastırmaya çalıştığım duygu97 . Böyle sevecen. Aklımda bir görüntü belirdi: Ben bir sunak oluyo­ rum. titreşim olarak be­ nimle konuştu. sonra kollarına beni aldı. vücudum ise bir tapınak. Artık daha fazla Andreas yoktu. kalbini nemlendirdi ve bir­ likteliğimize dua etti.

kazan gibi kaynıyordu ve kalbimin merkezinde patlamalar yaşıyor­ dum. donuktu ve doğal aşkın böyle olduğunu hissedebiliyordum. Tohumları bana damlamamıştı. beni pozisyonlara so­ kuyor ve aldığım hazla melekler gibi yükseldiğimi hissediyordum. Kal­ bimi giydiğimi ve bileziğimdeki duyguları bana söyleyebilirdi ama ta­ kılacak hiç bilezik yoktu. iki küçük dinlenme arasında bir de­ neyim daha yaşadım. Her hareketimi izliyordu. artık sayılar yoktu. Dış dünyada birbirimizi bulduğumuzda. Tepe noktasından aşağı inip tekrar çıkıyordum. Göğüslerim dağlara. Tekrar içime girmek istedi. Tüm bunlar olurken. bilin­ cimiz tamamen değişmişti. sadece mutluluğun tepe noktasına ulaşmak vardı. Orgazmı kalbimde yaşıyordum ve sanki bir kadeh çiçek şarabı damlı­ yor gibiydi. bir dişi tarla gibiydim ve ekilmeye hazırdım. saatler sonrasında beni memnun bir şekilde serbest bıraktı. An­ dreas beni sardı ve hıçkırıklarımın arasında neye ihtiyacım olduğunu dinledi. Boynumun kemikleri kıtırdadı. O her an yanımdaydı ve gelişen olaylar benim için bir hedi­ yeydi. "dinlemek istemiyorum" diye zincirlerimi çöz­ düm ve buzlarımdan sıyrıldım. sanki her şey gerçek dışıydı. Daha önce yaşamadığım bir şekilde ken­ dimi çok çıplak hissediyor ve yanımdaki adamdan utanıyordum. Bedenim hayatın başka bir görüntüsüne kaymıştı.lanın beni dile getirdi. Sakinliğime geri döndüm. İçimde hareket ederken pulluğa dönü­ yordu. Andreas kontrolü eline al­ mıştı. Etrafımda yetişen sayısız ağaç görüyordum ve vücutların suları bedenimi sarmıştı. Bu birkaç saat sürdü. Bedenimi sürülmüş bir tarla gibi hissediyordum . beynime kadar sıçrıyordu. fakat bu sefer tutkusunu durduramı­ yordu. kalçalarım vadilere dönmüştü. Park yeri bul98 . Bedenlerimiz dinlenme içine girdi. gücün tüm akımı ara­ mızdaydı. Orgazm rahmimde bir ateş gibi var oldu. Ateş­ teymişiz gibi elektriksel bir akımı ve büyük bir erime içinde olduğu­ mu hissettim. Tatlı boncuklarla kasları sarılmıştı ve bedenimi yağmur damlarıyla suluyordu. Orgazm üstüne orgazm içimdeydi. O benim kutsal pulluğumdu. tamamen bir sonrakinden diğerine limit­ sizce sarmalanmıştım. gün öğleden sonraydı ve bü­ tün gün yemek yedik. yemek yemeye karar verdik. Onunla kendimi sessiz hissediyordum ve sonbahar rüzgarında savrulan yaprak gibi. Yarın olmayacakmış gibi beni içiyor. Sonuçta. Enerji aramızda gökteki yıldızların aydınlanması gibi ışıldadı. Şimdi beni vahşice ve serbestçe yakaladı.

rahmimin iyileşmeye hala ihti­ yacı vardı. Yere yığılırken. *** Şimdi. Yatakta dinlenirken Andreas ellerini karnımın üzerine koydu ve "Sanjay Menla" ilahisini söylemeye başla­ dı. sür­ meye devam ettim. Durduğunda. Ama yıllar boyu biriktirdi­ ğim cinsel tabularımı yıkmak kolay değildi. Andreas'ın büyüsü bir saatin üzerinde bir süre devam etti. Se­ si derindendi ve enerji ışığın yayılması gibi vücudumda yayılıyordu. sesi ritmik ve yatıştırıcıydı. Bu seanslardan bazılarında. Görüntülerim açılmaya başlamıştı. Sol dirseğinin arkasında Tibet kili­ sesini ilahilerle gördüm. Yemekten döndüm. Bu sefer cinsel arınma farklı bir moda girmişti. Hiç gerçekten kusmamıştı ama bu teknik onu diğerlerinin yüklerin­ den azat ediyordu. yeniden dairemize çekildik. Buna benzer bir şeyi daha önce de yaşamıştım *** Hocam ellerini insanların üzerinde koyup yüklerini bedenine top­ ladıktan sonra. Bir noktaya kadar gelmiş olsam da. mutlak bir sessizlik olmuştu. onlardan kurtulmak için bir köşeye geçip öğürürdü. tamamen kontrolümü kaybetmiş gibiydim. Aldığım her şey berraktı ve nefesimin gücü benliğimi besli­ yordu. ben de aynı şekilde hissetmiş ve öğürmüştüm. biliyordum. Oraya uzandık ve uyur-uyanık bir konumda birbirimizi sarmala99 . Güce nasıl ulaşacağımı bildiğim hal­ de. O an. hala kendimi güçsüz hissediyordum. Yataktan kalktım ve ken­ dimi kötü hissettim. Midem bulanıyordu. kötü hissediyor olmama rağmen. sol elini de kalbime doğru hareket ettirdi. Andreas'la birlikte olduğum dairede. Öğürmelerim durduğunda. Sesinin oktavı Sanjay Menla adını tekrarladığında değişiyordu. Düzgün ve yeterli nefes alabildim. Andreas çok dipte görünüyordu. bedenim sakinleşmeye başladı. Andreas'ın ruhunda barındırdığı gücün karşısında. Tibet çanları çalıyordu. Sağ elini açık olan vajinama.muştum -sadece sürüyordum. bunun iyileşmenin bir parçası olduğunu biliyordum. bunu bedenime entegre edebilmiş değildim. yerde kıpırdayamaz halde uzanıyordum.

düşünceler yoktu. İçeriye parıltılar saçarak girdim. Bana baktıklarında. Andreas'a oranla ne denli güçsüz olduğumu gördüm. Onun varlığını yüreğimde duyumsardım. Bu duy1 00 . cinsiyetler ve ruh arasındaki ayrım yüzyıllardır rahipler tarafından tüm engelleri kaldıracak gerçek gücü gizlemek için yaratılmıştı. Sabah uyandığımda. aşkla savrulsun. şeffaf ve boş -ki Tanrı rüzgar gibi için­ den akıp gidebilsin. Kadının gücüydü ve doğru partneri bulduğu zaman.dık. uyandırıcı ve iki ruhu büyük bir hızla yükseklere ta­ şıyan bir özellik kazanırdı. yaradılışın gücüydü. Her telefonlaşmamızda aramızdaki tantrik bağ güçleniyordu. Elizabeth'in "gnostik Mass"ı oynayacağı eve gitmek üzere ayrıldım. Ama şüphelerim oldu­ ğunu kabul etmeliydim. sonra birbirimizin sessizliğini dinlerdik. Tanrıçanın varlığı bedenimi sarıyordu. bana bakarak "buna gerçekten inanmak istiyor musun? Sadece düşünerek de olsa bunu görmek istiyor musun?" dedi. Böyle bir hızı cinsellikte de takip edebilir miydim? Sadece cinsellik değildi merak ettiğim. Güçlü olduğumu hissediyordum ama ortaya çıkan güçlü enerjiyi zaptetmek için farklı bir güç gerekiyordu. Bir süre konuşur. Elizabeth. İsa'nın bedenine ulaşmak için önünde diz çöktüm. Katolik bir kız oldu­ ğum zamanlardan kalan tüm utancım ve suçluluk duygum yok olu­ yordu ve fark ettim ki. Andreas'ı görmeyeli günler olmuştu ama her gece telefonlaşıyor­ duk. ne­ ler yaşadığımı anlamışlardı. bedenim duygusal ve cinsel yön­ den doyuma ulaşsın ve bu duygu içime işlesin. Sıra arka­ daşlığa gelmişti ve ben dün olanları bir kenara bırakmış. "Alışman zaman alacak. Ona açıkça bu korkumdan bahsettim. Hepsi de beyaz­ lar içindeydi. Elizabeth ve Christy'ye bakıyordum. yalnızca ku­ lağımda telefon. uzanmış bedenimden ona enerji geçişi vardı. farklı renklerde duvakları vardı. arkadaşlarım Christy ve Sabina'yla orada duruyordu. büyük aşkla. doğru tavır ve anlayışla birleş­ tiğinde sağaltıcı. "Bu se­ nin için çok yeni" dedi Andreas. Kelimeler. Bedenim ona tepki verecek açık bir kadeh gibiydi. Mill Vadisi'ne." *** O sabah. "Hayır" dedim. Aşkla tamamen değişmiştim ve bu hepsi için açıktı. Bu güç. o an aramızda oluşacak gücün büyük­ lüğüydü. Elizabeth yeniden sahnelenen "Kutsal Evlilik-Sophia'nın Sevgiliyi Bulması"nda Sophia sevgiliyi bulurken Mass rolündeydi.

Ama "bir şey yapmama"nın içinde çok şey yap­ mak gizliydi. Sanal sekse yeni bir boyut kazandırmıştık! Birbirimizin varlığını duyumsamamızın etkisi büyük olmuştu. 101 . Ama görünüşe göre yol haritalarımız be­ denlerimize ve ruhlarımıza kazınmıştı. bir arada olduğumuzda bu gizli haritayı ortaya çıkarıyordu. Birisiyle böylesine bütünleşirken bir yol haritam yoktu. Birbirimizin varlığı. Andreas ise telefonun öbür ucunda kendi deneyimini yaşardı. İkimizin de yaptıklarına bi­ linçle karar verilmiş değildi. san­ ki bir mancınıkla ilahiyata fırlatılmıştık.gu bedenimde güçlendikçe nefesim sıklaşır ve sonunda yüreğimden başlayan bir orgazmla biterdi. Telefon konuşmalarımızın ardından -daha doğrusu konuşmamalarımızın ardından. Andreas şakayla karışık "hiçbir şey yap­ mıyorum" diyordu.Andreas derin bir meditas­ yon sürecine girerdi ve bu bazen saatlerce sürerdi. hiçbir yönlendirmem yoktu.

.

BÖLÜM 1 4 Başucu Sohbetleri Aradan on gün geçmişti ve birbirimizi tekrar görmeliydik. yatağın üzerinde karşılıklı bağdaş kurup oturduk. "Kutsal Ruh'un kudreti. 1 03 . Bu odayı kutsa­ yın. vücudum sabah serinliğinde buğular içindey­ di. Ben ertesi sabah erken kalktım. Otel. Andreas onlarla biraz Hindistan hakkında konuştu. Banyodan çıktım." Parmaklarını şaklattı ve sözlerinin etkisiyle hava birden değişti. İsa'nın kudreti burada. Birlikte Ka­ liforniya sahiline doğru bir geziye çıkmayı kararlaştırdık. sonra anahtarları alıp beni odaya çıkardı. Küvette yüzüyor gibiydim. "Şimdi. Sıcak bir duş alıp kaslarımı iyice gevşettim. Serviler içinde bir otele varıncaya kadar gittik. bedenim tüm haf­ ta süren bahçe işinden yorgun düşmüştü. Andreas beni kalın bir havluyla sarmaladı ve içeri yürüdük. Andreas o gece Shasta' dan çıkıp yolu yarıladı. Tanrı­ ya ait olmayan hiçbir şey kalmasın. İçeri girdikten sonra. Yüce İsa. Giyin­ dim. Derken başımı çevirdi­ ğimde Andreas'ı gördüm. çantalarımı aldım ve sahile doğru yola çıktık. Andreas çağırılarını yapmaya koyuldu. başımı kaldırıp ağaçlara baktım. bu odayı tüm düşünce ve duygulardan arındır. "Mükemmel zamanlama" diyerek gülüm­ sedi. ince bir yağmur üzerime yağıyordu. Körfez tarafına gelmeden geceyi bir otelde geçirmişti. Yüce İsa. hazırız" dedi ve ellerini omuzlarıma koyarak duasına baş­ ladı. Bombaylı bir aileye aitti. varlığınla bu odayı kut­ sal kıl.

.

Tanrıça Lakşmi'yle ekonomi dünyanızı doyurabilirsi­ niz. sizi yolculuklarınızda korur. Andreas duygu ve dualarını benimle paylaşırdı. Ayrıca dharma'yı öfkeli ilahlardan korumak için Dhar­ mapalas vardır. olumlu niyetlerle Tanrıya dua etmek arasında büyük fark olduğuna inanıyordu.Tibet Budizminde sekiz farklı iyileştirici Buda vardır. Öz­ lem ve adanmışlık dolu her kalp her Buda'ya ulaşabilirdi. Tantrik Buda'nın kudret ve varlığına sesleniyorum. Hayatınıza aydınlık getirmesi için Gülen Buda'yı ça­ ğırırsınız. Değişik inanışlara bakacak olursanız. insanın kendi düşüncesini an­ latmak için bir "alışkanlık" yaratırken. Sonra Yeşil Tara vardır. Size meditasyonda rehberlik yapar ve görüntüler dünyasındaki illüzyonlardan koruyarak gerçeği gösterir. ikincisi Tanrıdan kuvvet dile­ mekti. Tanrının pek çok değişik görünümüyle karşılaşırsınız. Tanrının varlı­ ğını veya tezahürlerini çağırmanın gücünü çok genç yaşta anlamıştı. tüm illüzyonla­ rı yok eden ve meditasyonun ustası Şiva. adeta düşünce dünyamın dışında kalan. Ayrıca Hindistan' da geçir­ diği zaman boyunca ona. Ya da. Baş melek Michael tüm kötülüklerden koruyandır. Hindu panteonuna bakarsanız. Tibet Budizmiyle ilgili okumuştu ve "dünün. İlki. bedenlerimizi.Tantrik Buda'nın kudret ve varlığını çağırıyorum. O. Bu Tibet tanrıçasının yirmi bir fark­ lı görünüşü vardır ve Varlık Denizi'nden geçenleri korur. o zaman farklı dinler arasındaki benzer­ likleri de görebilirsiniz -herkes aslında aynı şeyi yapar. düşüncemizi ve ruhumuzu sunuyorum. farkı sadece 105 . Tanrının pek çok farklı görünümünü fark edersiniz. Budaların ölümsüz olduğu anlatılmıştı. kalpleri­ mizi. Sözlerinin etkisiyle içimde bir kapının açıldığını hissettim ve gözyaş­ larım yanaklarımdan aşağı süzülmeye başladı. Andreas bununla. keli­ melerin ulaşamayacağı kadar derine ulaşıyordu. Aziz Raphael. kalbini ve ruhunu kutsal varlı­ ğına ve büyüne katmanı diliyorum. Aziz Anne doğurgandır. Ne zaman ki. seyahat mele­ ği. bugünün ve yarının Bu­ da' sına hürmetler sunuyorum" gibi söylemlerin yalnızca edebi söy­ lemler olmakla kalmayıp duayla çağrılan Buda'ya somut halde hayat bulduracak formüller olduğunu anlamıştı. Bu. Sözcüklerle anlatama­ yacağım deneyimlerim. bir sağanak gibiydi. Şiva'yı görürsünüz. sevdiğimin bedenini. Bu sözleri söyledikten sonra tepeden tırnağa. Kayıpla­ rı için Aziz Anthony'e dua edilir. adeta başka alemler­ den gelen bir kudretle donandığımı hissettim. Bundan başka Katolik inançta panteon ve melekler vardır.

aromasındadır. Bu adamla hissettiğim birleşme ve bağlılık. Tüm bunlar şunu gösteriyordu: Andreas sadece söz­ cüklerin konuşmadaki gücünü kavramakla kalmamıştı. kabalık. geçmiş ilişkilerime dair düşüncelerim vücudum tarafından emilmişti. Yavaşça ve nazikçe vücudumu okşuyordu. O kelimeler bir dua olmuştu. Ka­ ranlık çöküyordu. *** "Görünüşe göre en güzel konuşmalarımız yatakta geçiyor" dedim Andreas'a. ışığı gövdemin üzerinde bir aşağı bir yukarı geziniyordu. Bu aşk. Andreas iç dünyamda gezindikçe. bu yüzden bedenim cinselliğin kutsal yönüne duyarlı bir damar gibiydi. soyunup birlikte yavaşça yorganın altına kıvrıldık. Budalar. cinsel hayatları besleyici olacağına bir çöplük olduğu içindir. fiziksel duyularımın çok ötesindeydi. birbirimizin içinde erimeye başladık. konuşmalarında nadiren argo ve küfür kullanmasıydı. Asıl önemli olan. bedenimde şimdiye kadar gerçekten sevilmemiş ve kabul gör106 . Sanırım. Onların kutsanmış varlıklarıyla problemleri anlatırsınız. Telaşsız. İçime gir­ di ve dua etmeye başladı. bu güce vücut bulduruyordu. Dokunulmamış. stressizce sanki onu besleyen bir ye­ mekmişim gibi. seksin her anında her bir parçamdan zevk alıyordu. bir öpücükle kutsanmamış hiçbir parçam kalmamış­ tı. Bu. dualarla kutsanmış kişileri kullanır­ sınız. Bu düşüncelerin yok olması ancak dualarla mümkündü. Seks birbirimize zevkle kavuştuğumuz bir sanat gibiydi. Dikkati­ mi çeken bir başka konu ise. Seks esna­ sında. Cinsel deneyimimiz dualarla örülmüştü. Sözlerinin gücüyle bir lazer kadar keskin olabiliyordu. azizler veya melekler gibi. onun sözcükleri ne kadar güçle ve önemle donattı­ ğıydı. Kendi yaşantımda. kızgınlık ve öfkeyle birleştirilirse partner bu duyguları emer. Andreas yirmi beş yılını dualar üzerine çalışarak geçirmişti ve be­ nim fark ettiğim. bilinçli veya bilinçsizce yapılıyor olabilir. Seks. Andreas "galiba bu benim tarzım" diye cevap verdi. sevdiğimiz kişiyle bu kadar yakınken onun için ne düşündüğü­ müzün veya hissettiğimizin ne kadar önemli olduğunu fark ettim. Birbirimize sarılırken. pek çok insanın partnerine karşı cinsel isteğini kaybetmesi. "seni seviyorum" kelimeleri tekrar tekrar yankılanıyordu. ustalar. bir kez daha yapmakta olduğumuz kutsal şeye bereketlerini getirmek üzere Tantrik Budaları çağırıyordu.

memiş tüm parçalarımı iyileştiriyordu. Dualar yüksek sesle yankıla­ nıyordu. dualar akıllarımızın sessizliğinde okunuyordu. 107 . yüreğimin duvarları da ruhumun boşlu­ ğuna doğru çöküyor ve parçalanıyordu. güce ve birlikte oldukça yarattığımız aşka tepki veri­ yordu. İçimde tekrarlanan sadece or­ gazmik patlamalar değildi. ama bedenle­ rimiz güzelliğe.

BÖLÜM 1 5

Geçmiş Zamanların Hatırına

Kollarında uyuyakalmıştım ve tantrik egzersizimde yeni dersime baş­
layacağım bir sabah uyandım. Uyandıktan sonra tekrar sevişmeye
başladık. Sevgilime karşı daha güçlü bir teslimiyet ve daha derin bir
birleşme hissediyordum. Teslimiyetim Andreas'a değil, ruhundaki
ilahi özeydi. Hangisi daha geniş açılmıştı, bilemiyorum: Bacaklarım
mı yoksa yüreğim mi? Bu genişlik tüm bariyerleri ve engelleri aşıyor­
du. Tanrıdan gelen ve cinselliğin tam kalbine giden bir damar gibiy­
dim.
Seviştikçe nefesimizden kudret geliyordu, nefesi nefesime karıştık­
ça Andreas'ın özüyle doluyordum. Nefesiyle birliğimiz derinleşiyor­
du. Hayat sanki zamanın olmadığı bir yere doğru yol alıyordu. Ru­
hum, bir başka hayatta Andreas'la birlikte olduğum, zamandan ba­
ğımsız bir dünyaya uzanıyordu. Ve hasretle ağlıyordu: "Bunca za­
mandır neredeydin?"
Gerçekten ruhumun birini özlediğini hissettim. Birdenbire kendimi, bir
gölgelik üzerinde beyaz örtülere sarınmış ve çiçeklerle süslenmiş halde ona
götürülüyorken gördüm. Daha gençtim ve saçlarımın rengi koyuydu. Üze­
rimde, belinde altından bir kuşak sarılmış keten bir elbise vardı. Gölgeliği An­
dreas'a dört kişi omuzlarında taşıyarak götürüyorlardı. O, zincirli zırhı ve al­
tındaki şarap rengi tunikle karşımda bir kral olarak duruyordu. Ona eşi ola­
rak sunuluyordum. Bir sonraki sahnede, ikimizi taşlardan yapılma bir çem­
berin içinde gördüm. Taşların her birinin başında nöbetçiler duruyordu. Ayı­
şığı gecemizi aydınlatıyordu, gökyüzü yıldızlarla doluydu. Taşlar bizim böl1 09

topraklarımızın ve krallığımızın geleceği için önemliydi. Ona baktığımda ölmüş olduğunu bi­ liyordum. Ona sarıl­ dım.gemizi koruyordu. Doğadaki her şey ahenk içerisinde bize eşlik ediyordu. Dört direkli ve koyu kırmız perde­ leri olan kraliyet yatağındaydık. Tam bu noktada kederden kendimden geçiyordum. daha derinden gelen bir duyguydu. Orgazmik bir haldeydik. Andreas kıyıda oturmuş beni izliyordu. Birlikte tek kişiydik. Duyumsadığım. Andreas şarkı söylemeye başladı. Ben dalgalarla oynarken. Kahvaltıdan sonra Jenner' a geri döndük. Andreas üzerimdekileri sıyırdı ve taşlarla çevrili alanda sevişmeye başladık. Vücudum titriyordu ve ağlamamı durduramıyordum. bilinçten 111 . Ertesi sabah okyanusa gitmeye karar verdik. bize birtakım sihirli güçler bahşediyordu . Gözlerimi açtım. Şarkı bir süre sonra büyüleyici bir hal aldı. Yanımdaki ruha karşı açıklayamadığım bir aşk duyuyordum. güneşe doğru fırlatılan bir ok gibi farkındalığın yeni boyutlarını kat edi­ yorlardı. Okyanusa ulaştık ve dar bir patikadan sahile indik. Ağlamaya ve hıçkırmaya başlıyordum. Bir sonraki sahnede bir kaledeydik ve bilgeler. Dalgaların sesi ve denizin kokusu beni coşturuyor. Sonraki sahnede. Sesinin tınısı bizim taşıyıcımızdı. Dal­ galar vurup geri çekilirken ben de koşarak onlara eşlik ettim. onu tekrar bulana kadar dinmeyecek bir özlem bı­ rakmıştı. Ayrılık içimde. İçimdeki keder çok büyüktü. Ate­ şin başında kocaman bir köpek yatıyordu. Sonra Andreas'ın oturduğu yere koştum ve yanına sokulup ona sarıldım. sadece sabahın ışıltısından değildi. Kendimizden geçmiştik. Gözlerimi kapadım ve sesiyle bilincim yükselmeye başladı. Sonra benim için dua et­ ti. Kıyı boyunca yürüyerek kayalar arasında kendimize tenha bir köşe bulduk. Benliğim bu deneyimle sarsılmıştı. sadece bedenimi hissetmeye koyulmuştum. sesinin yumuşaklığıyla beni sakinleştirdi. Bu. Biliyorduk ki sevişmek. Okya­ nusu seviyorum. His­ sediyordum ki ruhlarımız da birlikteydi ve giderek yükseğe çıkıyorlardı. Derin bir uykuya daldım. Andreas gözlerimin önünde kanlı canlı duruyordu. Arabada oturmuş. Sonra ikimizin de duyumsadığı güç azaldı ve bedenlerimi­ ze geri dönmemizi sağladı. Bilincimin daha önce hiç ulaş­ madığı kadar yüksek bir farkındalığa eriştiğini hissediyordum. gördüklerimin etkisiyle hala ağlıyordum. ikimi­ zi kutsuyordu. Bir sedye üzerinde geri dönüyordu. Andreas bir orduya katılıyor ve ben onunla vedalaşıyor­ dum. Sahne yavaşça kale­ nin yatak odasına kaydı. Bedenimi kat ederek toprağın derinliklerine gömüldü. odada bir şömineden yayılan sıcaklık hakimdi. Her şeyin anlamı hiç olmadığı kadar artmıştı artık gö­ zümde.

Bu bizim sırrımızdı. Bu deneyim bana yirmi yıl önce okyanus kıyısında yaşadığım kozmik orgazmı hatırlatmıştı. Yanlış düşüncelerim. Sır. Arabaya bindik ve Mill Vadisi'ne. birbiri ardına iç orgazmlar yaşadım. Kollarında uzandığım sıra­ da Andreas kendi vizyonunu görüyordu ve gördüklerini benimle pay­ laştı. Daha önceki gibi sersem veya dengesiz hissetmiyordum. Bu vizyonu haftanın ilerleyen günlerinde yaşadıkları­ mızla anladık. Okyanus biliyordu. Denizin kokusu da biliyordu.düşünmemiştim. kıyıya vururkenki seslerin ahen­ giyle anlatıyordu bunu. buna teslim olmaktaydı. bunu biriyle or­ tak yaşamış olmamdı. ruhlarımız gibi yükseklere çıkıyordu.bir ayrılma değildi. keşke doğayla aramda olanları bilselerdi diye ge­ çirdim. Direksiyonda Andreas vardı. daha çok bedenim aracılığıyla dünyaya ulaşhrılan bir farkındalık zirvesiydi. Oturduğumuz yerden kalktık ve in­ sanların yanından sahil boyunca arabaya doğru yürüdük. Sanki iki mıknatısı birbirinden ayrı tutmaya çalışmak gibiydi. Ama yıllar önce gördü­ ğüm kutsal çiftler vizyonumu hatırlıyor ve iki cins arasında iyileşme­ nin tamamen mümkün olduğunu anlıyordum. O sırada bedenim Andreas'la birlikte gelen güce alışmaya çalışıyor­ du. Onlar özgürlüğü tanıyordu. Eve vardık. Aradaki fark. beni içimdeki aşkı aramaya ve içimdeki sevgiliyle birleşmenin yolunu aramaya iten güç olmuştu. Andreas söyledi. evime doğru yol almaya başladık. Bir manastıra gir­ meye hazır gibiydim. İliş­ kilerimde yaşadıklarım beni yıpratmış ve yormuştu. Bu fikir çok çekiciydi. aksine yeni enerjimle bütünleşiyordum. Bunun mümkün olabileceğini hiç . Çünkü dalgala­ rın şarkısını taşıyordu. Yılların hayal kırıklığı ve aldanması. Ken­ di içinde gücün öylesine merkezindeydi ki bunu sürüşüne bile yansı­ tıyordu. Martılar. Kendi kendime. eski suçluluk duygum ve utancım Andreas'la birlikte1 12 . Ama geçtiğimiz insanların olanlarla ilgili en ufak bir fikri yoktu. Yöneten Tanrıydı ve bunlar onun gücünü yansıtan araçlardı. Keşke herkes böyle bir ilahi deneyim. Beni rahibe giysileri içinde görmüş ve tüm alışkanlıklarımdan kurtarırken "şimdi hem bana hem içindeki aşık olduğun adama sahip­ sin" demişti. Birbirimizden ayrılmak çok zordu. Dalgalar. her nasılsa. böyle bir ilahi aşk yaşasa. Eski alışkanlıklarımız ve takıntılarımız gitmişti. Dünya bambaşka bir yer olurdu. yatağımda bi­ raz uzandık. İlahi sevgilim artık bir vücut kazanmıştı. Bu bizim ruhumuzda giz­ liydi. İnsan gibi hissediyordum. Andreas Shasta Dağı'na dönmeden önce.

Kendini bırak. aşk seni sonuna ka­ dar götürsün. Aşk esansında yıkanmıştım adeta. Bedenin tüm ihtişamıyla karşımda. sürekli onunla olama­ mak zor geliyordu. Aşk ve nehir. Aşk. Tanrının dilediği çiçek ol. Onu özlüyordum. Bil ki günah diye bir şey yok. Sakinleştim ve aşkın. Bu deneyimden sonraki gece. aşk -Tanrın seni aşkın okyanusu kılmış. bense bahçe işime ve yaşadıkları­ mı düşünmeye geri döndüm. koku­ nu yay. defterimi kapadım. Defterimin sayfalarına şunları yazdım: "Daha önce hiç sevilmediğin kadar sev. nehrin akın­ tısının şiddetinden korkma. Önü­ ne barajlar kurma. her şeyin ötesinde Tanrı­ nın aşkına teslim. açarken özünü yay. aşk. Andreas'la ilgili duygularımı yaz­ mak istedim. Aşk olsun. 113 . Bırak. onun tam da kalbimin merkezinde bir güneş gibi parlak. Tanrıyla birleşmeye akan bir nehir farz et kendini. Tanrıya ulaşmaya çalışıyor. kalemimi oynatmasına izin ver­ dim. Çünkü onlar bu nehirde değiller. Ama kalbimi dinlediğimde. Güçten. onun akıntısını ve gücünü hissetmi­ yorlar. Cinselliğim kutlanıyor ve ruhani dene­ yimlerimle harmanlanıyordu. Üzerimi örtüp derin ve de­ liksiz bir uykuya daldım. Tüm korkuların silinsin." _Kalemimi bıraktım. Kıyılarındakilerin bu aşkı etkilemesine izin verme. Andreas Shasta Dağı'na döndü. Tanrı sanki aşkın büyüsünü benimle paylaşıyordu. içimi ısıttığını hissediyordum.liğim ilerledikçe yok oluyordu.

.

Odanın ortasında pirinçten yapılma bir yatak ve üze­ rinde annemin elleriyle işlemiş olduğu yatak örtüsü seriliydi. Ço­ cukken burada buz gibi soğuk suda yüzmeyi öğrenmiştim. Annem ve ba­ bam birkaç günlüğüne sahil kenarına tatile gitmeye karar verip evleri­ ne bakmamı rica etmişti.BÖLÜM 1 6 Özgür Bırakılan Vahşi Kadın Andreas'la bir sonraki buluşmamız ailemin evindeydi. Odanın duvarları doğal ah­ şaptan yapılmıştı ve sürgülü cam kapıdan muhteşem bir manzara sey­ redilebiliyordu. Shasta' daki evimize gelip. Babam evi kendi elleriyle inşa etmişti. Shasta şeh­ rine gelirken küçük su ritüellerinde kaybolmayı severdim. Alta kata indim ve kendime sıcak bir banyo hazırladım. Ailemin evine gelen su ye115 . ancak bitir­ dikten sonra eve gelebileceğini açıkladı. Bu durum Andreas'ı tekrar görebilmem için iyi bir fırsattı. Ailemin yaşadığı evde birçok oda vardı ve ev oldukça konforluy­ du. annem ve babamla vedalaş­ tıktan sonra Andreas'ı telefonla aradım. Ahşap çerçeveler sedir ve çam ağaçlarının içinde doğal bir hava verilerek tasarlanmıştı. Evde en beğendiğim kı­ sım ise üst katta bulunan yatak odasıydı. Yaz ayı sü­ resince Shasta yolu üzerinde Soda deresinde durmayı severdim. Ona telefonda ne zaman eve ulaşabileceğini ve akşam yemeğine gelip gelmeyeceğini sordum. An­ dreas telefonda işini ne zaman bitirebileceğini bilmediğini. Annem ise evin en küçük detayına kadar tasarlamıştı. Diğer za­ manlarda ise Stewart Pınarları'nda mineral suyuyla ıslanmayı sever­ dim. Her iki yere de gidecek vaktim olmadığı zaman ise ailemin evin­ de uzun uzun sıcak su banyosu yapardım.

.

Küvetin içindeyken. yukarıdaki aşağıdakine benzer" sö­ zünde ne demek istediğini tüm gerçekliğiyle yaşıyordum. Andreas kapıyı tıkladı. Günlük egzersizler yaparak ve fiziksel olarak hızlı çalışarak zinde kal­ dığımı düşünürdüm. Her anı bir ibadet gibiydi. Kendimi zayıf veya tükenmiş görmüyordum. suyun yolculuğu banyoma gelmeden önce başlamıştı. bazen de kontrol edilemeyen kahkahalar bu ana güzellik katıyordu. Yemeği yedikten sonra üst kattaki yatak odasına çıktık. dağlar­ dan gelen uzun yeraltı ırmaklarında yattığımı düşünürdüm. İsa'nın "aşağıdaki yukardakine. Kişisel olarak dağın ruhunu hissetmenin en iyi yollarından birinin suyla temas edip uzun uzun banyo yapmak oldu­ ğuna inanıyorum. Andreas'ın güçlü çekimini içimde his­ sediyordum. Yemekte kullandığım sebzeler yazın güneş ışıklarının yansıması gibi turuncu­ nun çeşitli renklerini yansıtıyordu. bu durumu hem görebiliyor hem de hissedebiliyordu. Sonunda spiritüel yaşamım cinsel yaşamımla birleşmişti. akan sıcak su altında. Her bir yaşam hareketinde Tanrıyı düşünmek meydana gelen her olayı daha farklı kılıyordu. Suyun şehir yaşamımı temizlemesine izin verdim. Çevremdeki insanlar da bende meydana gelen bu değişimin far­ kındaydı. ancak büyük bir kısmı kalbimdeydi. Aşk gerçekten de büyük bir iyileştiriciydi.raltı kaynak suyuydu. vücudum güç kazanmaktaydı. Suya bana verdiği güzellikler için teşekkür ettim ve kendi­ mi suya bıraktım. Sevişirken kuvvetli enerjilerimizi cinsel mer­ kezlerimizde birleştiriyorduk. Onu göreceğim için çok mutluydum. Sevişmelerimiz şefkat ve enerji doluydu. Dört dörtlük yemek pişirmiş olmama rağmen halen ken­ dimi mutfakta yemek pişirmek için çabalarken bulmuştum. Andreas'la üçüncü sevişmemiz olacaktı. Andreas'la ilişkim ve sonucunda meydana gelen değişim bendeki yerini bulmuştu. Akşam yaklaşıyordı. Kendimi suyun üzerine yansıtırdım. Tanrının olmadığı hiç­ bir yer yoktu. Andreas' a benim gizli güzelliğimin sırrı olduğunu söyleyip takılıyor­ dum. Cinselliğin etkileyici gücü iba117 . Akşam yemeği için balkabağı ve tatlı patatesli somon pişirmiştim. ancak Andreas'la sevişmekle yaptığım hiçbir eg­ zersiz karşılaştırılamazdı. aksine uzun süredir kendimi bu kadar yaşam dolu ve genç bulmamıştım. Sevişmek fiziksel olarak direncimi artırıyordu ve bana iyileşme ibadetindeymi­ şim gibi hissettiriyordu.Değişimin belli bir kısmı gözlerimin ferindeydi. Şimdi Andreas için hazırdım. Değişim vücudumdaydı ve bu değişimi kendimle taşıyor­ dum.

Tantrik ilişkiyi özellikle Andreas'la sabah sandalye üzerindeki se­ vişmemiz sırasında tecrübe etmiştim. Güç sadece karın bölgesinde kalmıyor. dua. Biz far­ kında olmadan bu düşünceleri bedenlerimiz ve aklımızla kabul ediyo­ ruz. Eğer orada yılların verdiği negatif ret edilmeler varsa. Etkinin sonucu ise zayıf benlik imajı. Sandalyede ileri-geri doğru sallanarak sevişme­ mize devam ettik. nadiren de olsa bu durumun bize gerçekleştiğinin farkına varıyoruz. özellikle de uzun süreli ilişkilerde. Bahsedilen gizli enerjiler geçmişte yaşanmış olan acı­ ları ve gorı. Geçmiş ilişkilerimizden gelen negatif düşüncelerin bedenlerimizde nasıl izler bıraktığını daha iyi an­ lamaya başlamıştım. Sonrasında bu düşünceler etkilerini göstermeye başlıyor. spiritüel bir gücü tüm bedenimde tecrübe ettim.ül yaralarını da ortaya çıkarır. ne­ fes ve Tanrının kuvvP. İki insan bir araya geldiği zaman birbirleri hakkında düşündükleri ne varsa. anlayış. serbestçe bedenimde ilerliyor­ du. kendine güven yoksunluğu veya fiziksel acı ve ağrılar olarak karşımıza çıkıyor. Derin bir iyileşme süreci bende ve Andreas'ta belirgin bir şekilde gözleniyordu. yansımalarını taşıdık. dua veya her bir ruhun derin sessizliğiyle birleşiyordu. Nezaket. Sallanmayla daha önceden hissettiğim bir okyanus 118 . Şimdi ise bu güç kendini bana Andreas'la yaşadığım deneyimle göste­ riyordu. Her bir şefkatli dokunuş sessiz bir ibadet. sevdikleri vücut üzerine dökülür. Farklı spiritüel pratikler süresince beni oluşturan yılları. derin sevgi. Aynı güç şimdi üst çakralarımdan (spiritüel merkezler) yukarı çıkarak karın bölgesine doğru ilerliyordu. vücut bu ret edilmeleri hisseder ve bunlar kristalize düşünce haline gelir. Ancak bu tip bir güç yüzyıllarca insanlardan saklanmıştı. Birbirimize sarıldık ve Andreas yonime sessizce girdi. onları insanların bedenlerin­ den ve akıllarından uzaklaştırır. Andreas ve ben bu süreci seviş­ melerimiz sırasında daha derin biçimde anlamaya başlamıştık. Sevgi dolu bir tantrik ilişki bu tip düşünce formlarını hızlı ve güçlü bir yolla ortadan kaldırıyor. Tan­ tra sadece fiziksel cinsellikten yararlanmaz. ayrıca gizli ruhani algılar­ la da birleştirir. yan­ lış anlamaları ve ret edilmeleri hayatımdan uzaklaştırmama aşka bir ibadet gibi bağlanarak yardımcı oldu.detle birleşiyordu ve aşk iki ruhu Tanrının bilinç seviyesine hızla sü­ rüklüyordu. Başımda ise ruhsal bilince yükselen bir ışık pırıltısı gibiydi. Yaşadığım tantrik ilişki çektiğim üzüntüleri.ti sevişme sırasında bir araya gelerek engelleri ve geçmişin derin örtülerini ortadan kaldırır. Biz digP.r insanların birçok projeksiyonunu.

Ayinde kadınlar erkeklerin üzerinde sevişiyor­ du. Andreas'la yaşadığım bu tecrübe en derin çık­ mazlarımdan kurtulmamı sağladı. Görüntüler ak­ lımda bir anda canlandı ve bir ekrandan izliyormuşçasına onlara bak­ maya başladım. Bu güç benim yoğun or­ gazmımdan başka bir şey değildi. Kitapta cadı süpürge­ leriyle ilgili hikayelere baktım. yani bir erkeğin zekerinde kadının cinsel pozisyonda olmasını bir günah olarak tanımladığını anlamaya çalışıyordum. Bu durum aramızdaki seksüel simya olarak bize tecrübe veriyordu. Yaşadığım kozmik güç o dönemde yaşayan kadınlar için ulaşılamaz bir durumdu. 119 . kilisenin istediği hiyerar­ şi için aykırı bir durumdu. kilise kurallarına göre evlilik­ lerde tek kabul gören pozisyondu Geçmiş ilişkilerimde genellikle üst pozisyonda olmayı tercih etmiş olmama rağmen bu tip bir tecrübeyi hiç yaşamamıştım. Kilise kadınların bağlı birer ruh olmalarını ve cinsel arzularını baskılamalarını istiyordu. Görüntüler arasında ormanın derinliklerinde yapılan bir pagan ayini vardı.gücünün içimdeki hareketini tekrar hissettim. Rahmim kozmik bir güçle dolmuş­ tu. Birleşmeyle beraber orgazmımızla güç ortaya çıkıyordu. Ortaçağ Avrupa'sında cadı sü­ pürgesi üzerine atlamak kilise yasaları dışında yapılan evlilik seremo­ nilerinin bir çeşidi olarak tanımlanıyordu. Ben bir cadıya dönüşmüştüm ve altımda ise savaş atım var­ dı. Bu. Andreas'la aramda oluşan tantrik bağlanma diğer sevişmelerimizde de gerçekleş­ ti. Ortaçağda yüzyıllar boyunca. özgür ol" diye fısıldadı. Andreas'ın beni sandalyede ileri geri götürerek içimde ha­ reket etmesi bana gökyüzünde uçuyormuş hissi verdi. Kilisenin neden cadı süpür­ gesi üzerinde. Bu görüntü bir anda havada süpürgesiyle süzülen bir cadıyla yer değiştirdi. Andreas saçımı avuçları içine aldı ve havaya doğru savurarak ku­ lağıma "özgür ol. Paganların cinsel ritüellerini ve uçmanın vahşi orgazmik özgürlü­ ğünü anlamaya başlamıştım. Vahşilik beni kendi içimde serbest bıraktı ve bana kanat taktı. Birkaç gün sonra kendimi Barbara Walker'ın yazdığı "Kadınların Efsaneleri ve Sırları" kitabını okurken buldum. Okyanusun rahmimdeki hareketi bir anda başıma doğru sıçradı ve uçmaya başladım. Bu pozisyon kadının güç gösterdiği bir pozisyondu ve bu kadının ruhu­ nu serbest bırakmasına neden oluyordu. İtici faktör Andreas'ın lingamının (eril yaratıcılığı) gücüydü. Cadı süpürgesi tantrik tip bir sembol olup cinsel birleşmeyi tanımlıyordu. misyoner pozisyonu.

Güç Andreas'ın bedenini cennetten gelen bir yıldırım etki­ siyle sarsmaktaydı. İşte bu durum bana eski Mısır tanrıçaların­ dan İsis'in resimlendiği figürlerden birinde başının üstünde tuttuğu altın diskli görünümünü hatırlatmıştı. Artık kendi cinsel hayatım. Al­ dığım güçle kendimi içi kutsal güçle dalabilecek boş bir damar gibi hissediyordum. Coşkun enerjinin içime akmasına izin veriyordum. An­ dreas sudan fırlamış bir balık gibi titreyerek zevkin doruk noktasına ulaşıyordu. Al­ dığım güç yavaş yavaş azalırken içim kozmik bir güçle doluyordu. Bu özel pozisyon geçmişteki pek çok hatıramı aklıma getirdi. Uçma hissi bu cinsel pozisyon sırasında tekrar oluşacaktı ancak bir cadı süpürgesi üzerinde uçmak yerine.Andreas'la sevişmelerimiz sırasında kendimi ne zaman orgazmın tepesinde bulsam vücudum bir anda bir ışık huzmesiyle birleşiyordu. Bu sırada Andreas kadınlığımın gücünü hissederek kendini bana daha derin bir şekilde sunuyordu. Otomatik olarak kollarım havaya kalkıyor ve hilal şeklini alıyordu. Gerçekten Mısır resimle­ rindeki kanatlı tanrıçalarınkine benzer bir figürde bu duyguyu hisset­ tim. Orgazmımın en üst noktasında Andreas'ın üstündeyken kızgın güneşin enerjisine benzeyen bir enerjiyi avuçlarımın içinde hissettim. Bu enerjiyi içimde tutamayacak duruma geldiğim zaman kollarımı sevgi­ limin üstüne dualarla düşürerek enerjinin dışarıya akmasına izin veri­ yordum. 120 . Aynı pozisyon hilal pozisyonunun tam tersi olan başka bir pozisyonu denememe neden oldu. Sıra Andreas'a geliyordu. yaşayan bir mit haline gelmişti. Kadının erkeğin üstünde bulunduğu tantrik kavuşma kendi iç vahşiliğimin zincirlerini kırmıştı ancak tanrıçaların bilgeliğinin tarihte yer alan hikayelerini de bana hatırlatmıştı. Ellerimi havaya kaldırarak avuçlarımdaki ışığın altın diskini atmosfe­ re doğru fırlatmak istedim. kollarımı arkama sanki bir me­ leğin kanatlarıymışçasına uzatmak istedim. Mısır tanrıçalarından güzel İsis'i anlamaya başlamıştım.

Adam yaptığı hareketlerin farkında değildi. balın çevresinde dolanan arıların durumuna benziyordu. Cinsel açıdan o kadar çok keyif al­ mıştım ki. varlığıma karşılık verdiği reaksiyo­ nu inceledim. Ola­ ya tanık olan oğlum ise yaşananlara inanamadı. Savaşçı Budala­ rın öfkeli ve ateşli yönleri vardı. Andreas'la güzel bir hafta sonunun ardından ona çevrem­ deki çeşitli tipteki adamların bana çekici gelmeye başladığını söyle­ dim. Cinsel karmaşa yaratan bir şey­ ler bulma ihtiyacı duyuyordum. Bu. Savaşçı Budalar dharma'nın koruyucularıydı. Sipariş sırasında ya­ nımda duran adam benim varlığımdan oldukça etkilenerek. Bense sadece yerim"' de durarak. Savaşçı Budaların bu şekilde resimlenmesinin nedeni ise size zarar verebilecek herhangi birini korkutarak uzaklaştırmala121 . ufak adımlarla bahçede dolanan bir horoz gibi çevremde dans etmeye baş­ ladı. Yüzleri genellikle kızgın ve korkutu­ cu görünürdü. Pek çok kez yanımda Savaşçı Buda'ya benim için dualar okudu. Ya­ şadığım cinsel açılım tecrübesi kendimin ne kadar değerli olduğunu fark ettirdi. Andreas ilişkimizin başından beri beni korumak amacıyla devamlı dua ederdi. Ancak birbirimize yetmemeye başlamıştık.BÖLÜM 1 7 Tantrik Mühür Haftalar geçmişti ve ben her hafta sonu Andreas'ı görüyordum. Tantrik açılım öncesinde karşı cinsin pek fazla dikkatini çekmezdim. Bir akşam pizza salonunda inanılmaz saçma bir olay yaşadım. adamın hareketlerini. Şimdiyse erkeklerin dikkatinin üzerime doğrudan yansı­ ması bende rahatsızlık uyandırmıştı.

.

rıydı. Artık biliyordum ki cinselliğim koruma altındaydı. Tantrik mühürlemenin işe yaradığını fark ettim. Buda duaları oldukça etkiliydi. Onların manevi görevi korumaktı. mühürleme sonrasında daha önce yaşadığım tecrübeye benzer bir erkek istilasını hiç yaşamadım. Andreas'la yatakta sevişmemizi henüz bitirmiştik. bunların bir kısmının çevremdeki insanlara ait olduğunu bilirdim. burada o ne za­ man isterse görünür duruma gelsin. Halen de ayırt edebilme yeteneklerimi daha da geliştirmem gerekiyordu. O gece evime dönerken Savaşçı Budaların koruması için okunan duaların etkisinden daha farklı bir etki altında olduğumu hissediyor­ dum. Diğer elini ise alnıma koydu. Onların ilahi görevi korumaydı. Aramızda sürekli kullandığımız kelimeleri tekrarladı: "Sana bedenimi. Psişik hislere sahip olmam belki de bana verilmiş bir hediyeydi ancak başkalarına ait olan düşüncüleri ve duyguları hissedebilme yeteneği biri adına verilmiş bir lanet de olabilirdi. Andreas' a "beni dışarıya göndermeden önce mühürlemeni isterdim" dedim." Sözlerini bitirdikten sonra elleri­ ni yonimin üstünde yer alan çakralara koyarak "sevgilimi tantrik mü­ hür tanrılarının korumasına bırakıyorum" dedi. Aslında tam olarak ne demek istediği­ mi bilmiyordum ancak ağzımdan çıkan kelimeler bunlardı. ne kadarının çevredeki insanlara ait olduğunu an­ lamam yıllarımı aldı. Ama ben ken­ dimi cinsel olarak açılmış hissederken. diğer taraftan da erkeklerin cinsel ilgisinin durmasını istiyordum. Giyinip evden ayrılmam gerekiyordı." Andreas tanrıların var­ lığını içinde hissettiği anda isteğini söylemeye başladı: "Sevgilimi mü­ hürleyin ve onu tantrik mühür koruması altına alın. Andreas elini yonime koydu ve zarifçe avuçladı. Kendimi bildim bileli psişik bir duyarlılığa sahiptim. Düşüncelerin ne kadarının bana. 123 . kalbimi ve ellerimi verdim. dualar bana hayatımda hiç bilmediğim bir korunma hissi vermişti. Bu cümleyi tam altı kez ellerini alnıma getirinceye kadar tekrarladı. İki dünya arasında büyük fark var­ dı ve sokakta bir yabancının psişik kirliliğini istemiyordum. Başkalarının acılarını hissetmek veya onların ne düşündüklerini bilmek benim için sıradan bir durumdu. Andreas cinsel iyileşme ve gizem tanrıları olan Tantrik Budaları çağır­ maya başladı. Kimi zaman kafamda dağı­ lan düşüncelerin aslında tümünün bana ait olmadığını. Sevgilimle yaşadığım tüm tecrübe bir ibadetti ve en son istediğim şey ise bir ada­ mın günlük seks nesnesi olmaktı. Ben her zaman manevi ko­ runmanın önemini belirtirdim ancak şu anda çok önemli tanrılarla ta­ nıştırılmıştım.

Bu tip bir işte çalışırken. Adam bana cinsel olarak çekici gelmiyordu ancak ona karşı oldukça açık ve arkadaşça davrandım. Her ikimiz de erkeğin kadına cinsel açıdan bağlanması sırasında bilinç ve bilinçdışının ağrının oluşmasında bir etkisi olduğunu anlamaya başladık. An­ dreas yanıma gelerek aramızda neyin yanlış gittiğini öğrenmek istedi­ ğini söyledi. Bu bize kesinlikle doyumsuz bir lezzet gibi geliyordu. Tek başıma kalmak ve neler olup bittiğini anlamak istiyordum. Bu durum iki hafta kadar devam etti ve bir noktada yaşadığım duygu kaybına karşılık başka odada uyudum. Erkeğin arzuları tantrik bağlatıyı bulanıklaştırıyordu. Karşılıklı konuşmalarımız da ruhani içeriklerle ilgiliydi. Beraber yatağımıza döndük ve ne tür bir tecrübe yaşadı­ ğımı anlattım. Artık sevişeceğimiz zamanları dört gözle beklemi­ yordum. Seansın tam ortasında rahmimde yoğun bir ağrı hissettim. Sevişirken Andreas'la aramda özel tadı olan bir enerji vardı. aslında ağrının tam olarak neden girdiğini biliyordum. Ertesi sabah.Şakta ve Şakti arasındaki tantrik birleşme ruhani enerjilerle dolar. Nedenini bilmiyordum ancak belki de Andreas benden sıkılmıştı. Bu o kadar güzel bir duyguydu ki yaşanması hem kolay hem de güvenilirdi. Andreas ve ben tantrik ilişki yaşayan diğer insanlarla da görüşme­ ye başladık. geç" 124 . Tantrik bağlantı artık daha önce yaşadığım tecrübeler kadar güçlü gelmiyordu. Ben bu durumu tan­ trik bağlantı olarak açıklıyordum. Sevişmeye ve Buda'ya bedenlerimizi. Aramızdaki enerji ne Andre­ as'ın ne de benimdi. Birçok kez kendimi içini ruhani güçlerin dolduraca­ ğı bir kaval veya damar gibi hissederdim. Andreas'a nasıl bir tecrübe edindiğimi söylediğimde durdu ve erkek enerjisinin uzaklaşması için dua etmeye başladı. kalplerimizi ve ruhlarımızı vererek ibadet etmeye başladık. Andreas rahmime bir olta gibi girmeye başla­ mıştı. Bu zaman zarfında Andreas'la aramda var olan cinsel çekimin de­ ğiştiğini fark ettim. Bu tecrübe bana o kadar yoğun geldi ki kendimi sonraki dö­ nemlerde bitkin hissettim. pek çok kez sevişme sırasında hem erkek hem de kadın Buda prensle­ riyle birleşirlerdi. Şu anda ise Andreas'ın etkileri uzaklaşmıştı ve tantrik bağlantımız tekrar eski halini almıştı. Bunu açıklayabilecek hiçbir kelime yoktu ancak ·cinsel olarak birleştiğimiz zaman bu duygu ikimizin arasında yer alıyordu. ancak her ikimizin bir enerji karması olarak orta­ ya çıkıyordu. Ağrı bir anda kesildi. Önceki çalışmalarımı kadınların geçmiş ilişkilerinden psişik kanca­ larını uzaklaştırması üzerine yapmıştım. Bir noktada bir adamla iletişime geçtim.

Kutsal cinsellik tek başına ye­ terli değildir. kendimi çoklu cinsel hayatı olan in­ sanların dışında bırakıp konuşuyorum. Bir insanın birden fazla ilişkisi veya gizli ilişkileri varsa cinsel düzlemlerdeki psişik bağın ve engellerin etkilerini vizyon edin. Gerçek iyileştirme aracıdan yani şifacıdan sonra gelen Tanrısal güçtür. 125 . Astral olarak bu durum karanlık kancalara ve engel düğümlerine benzer. Şifa arayan bi­ rey günlük dualar ve meditasyonlarla Tanrıyla bağdaşır. Edindiğim tecrübelerden ise bazı cinsel bilgelik kısımlarını ayırdım. Burada kimseye hüküm giydirmek gibi bir duru­ mum yok. Doğru yapılan meditasyon aklın temizlenmesine ve iki ruhta da saklı bulunan dışsal etkilerin belirlenip ayıklanmasına neden olur. Eğer şifacı veya iyileştirici diğer insanların gizli enerjilerinden ve problemlerinden bireyleri uzaklaştırmazsa fiziksel olarak fazla yüklenir. Şakta ve Şakti arasındaki tan­ trik bağlantı devresi ortadan kalkıyordu. İki ru­ hun birbiriyle karışması_nı temsil eder. Kutsal cinselliğin yaşanmasının yanı sıra meditasyon pratiklerinin de yapılması gerekir. Sonuç olarak iyi bir şifacının. Meditasyona eşlik eden sezgisel bilgiler Tanrısal güçle birlikte çalışarak tantrik birleşme süresince ge­ lişir.miş cinsel ilişkilerin şu anki cinsel ilişkilere karşı nasıl derin bariyerler oluşturduğunu hatırladım. tantrika veya ruhani eğitmenin tüm kav­ ram ve nosyonları belli bir süre sonra ortadan kalkar. Tantrik bağlantılar gizli ruhani düzlemler üzerine kurulur. Pek çok insan hep neden bir tane sevgili veya aşk bulamadıklarını sor­ gular. Bahsedilen tipte bir astral çöp varlığında derinliği olan bir ilişki yaşamak zordur. Meditasyon pratiği ve temizleme teknikleri şifa­ cıların iyileştirme sanatlarının önemli bir parçasını oluşturmaktadır. Ayrıca bu tip bir durumun başkalarının düşünce yansımaları şeklinde gizlice de meydana gelebildiğini hatır­ ladım. Günümüzde iyileştirme sanatında çalışan insanların sayısı daha önceden çalışanların sayısından daha yüksektir. Masaj pratikleri po­ püler hale gelmiştir. Bulunduğum zaman diliminde çok boyutlu kutsal bir ilişki içinde bulunarak. Ne yazık ki yaptığım tecrübe ayrıştırması genellikle zor olan yol üzerinde gerçekleşti. Biliyorum ki çitin her iki tarafında da yeteri kadar tecrübe edindim.

.

çiçekler ve tatlı kokulu yağlar içinde banyo yapmanın gerilimi aldığını. Karışımın içine bir kase dolusu tuzla beraber birkaç damla lavanta ve biberiye yağı ekledim. bunları bir saat boyunca demlerdim. Su kaynadıktan sonra içine bir avuç dolusu baharat ve çiçek atıyordum. Sanırım suyu sevme özelliğim Kova burcundan olmam­ la ilişkiliydi. İpek kimonomu giydim. ağrı ve acılardan uzaklaştırarak ten­ sel/ duyusal bir mod oluşturduğunu keşfetmiştim. Bitkileri hiçbir zaman direkt olarak kaynatma­ dım. Kullandığım bitkilerin birçoğunu taze dağ havasını emen. En sonunda ise yabani çiçeklerden hazırladığım karışımı küvetin içine koyardım. eriyen kar sularıyla beslenen ve yüksekte bulunan bir Shasta bölgesinden toplardım. Son olarak bahçeden taze topladığım gülleri banyo suyunun üzerine bıraktım. Tatlı beyaz ve kırmızı karanfilleri de karışıma katardım. Baharatlar. Mutfağa giderek banyoda kullanmayı sevdiğim gümüş sü­ rahimi aldım.BÖLÜM 1 8 Zamanın Duvağından Bakmak Baharatlarla dolu banyolar hazırlamak uzun yıllardır en sevdiğim ho­ bilerimdendir. Bir yaz gecesi Andreas için çiçek karışımlarından oluşan banyomu hazırladım. Küvetin etrafında mumlar yaktım. Yabani çiçek çorbasın­ dan oluşan karışımı küvetin içine koydum. Avuç dolusu gül ve nergis­ leri ise bahçeden toplayarak karışıma eklerdim. Andreas suyun içine battı. Andreas'ın elini tutarak onu banyoya davet ettim. ben de baharat karışımını yavaş yavaş 127 . Bu tip banyolara ilk olarak mutfakta büyük çaydanlıkta taze pınar suyunu kaynatarak başlıyordum.

.

Sonrasında yavaş yavaş bedenine masaj yaparak cildinin kan­ lanmasını sağladım. Cildi havlunun her hareketiyle canlandı. Andreas kendini yatağın üzerine bı­ rakarak bedeninde kalan banyonun sıcaklığını ortadan kaldırdı. Görüntü. Andreas'la hem eski bir za­ man diliminde farklı karakterler olarak hem de şu anki zamanda ken­ di kimliklerimizle aşkı tadıyorduk. Sevgilimin be129 . tek bir su gibi akarken sonrasında ayrılıyor ve tekrar birleşerek bir akarsu gi­ bi akmaya devam ediyordu. bense onun geyşası gibiy­ dim. görüntü ve zaman bir anda bir­ birine karışarak sonsuz bir aşka dönüştü. Hareketlerim oldukça yavaş ve metodolojikti. Görüntü tekrar değişti ve yaşam güçlerimizin tek bir kaynaktan geldiğini gördüm. Tatlı kokulu buhar sanki bir bahar gecesinde­ ki sis perdesi gibi bizi sarmalamaktaydı. Görüntüde Andreas'ın uçsuz bucaksız gücünü gördüm. onun varlığında çevreye saçıyordum. İki nehir sanki bir araya gelerek. Bazılarında Andreas'la beraberken bazıla­ rında yalnızdım. Birkaç hafta önce çiçekleri top­ lamış ve kurutmuştum. Sonrasında ise kurutulmuş çiçekleri badem yağına koyarak sıcak yaz güneşi altında bekletmiştim. Andreas sanki büyük bir savaş lordu. Küvetteki suyu boşaltırken Andreas'ı yumuşak bir havluyla sarma­ ladım. Altın iki akarsu birlikte Tanrı Birliği ok­ yanusuna dökülüyordu. Anın zaman içerisine dağılması çok eski bir zamanın ifadesi gibiydi. Bazı zamanlarda Andreas'la beraber değil­ dim ve bu anlarda derin bir üzüntü içimi kaplıyordu. Buhar. Bu aşk o kadar tat­ lıydı ki bunu içimde tutamıyor. san­ ki reenkarnasyonlar arasında akan altın bir nehrin ışığı gibiydi. Hafif kaynamakta olan suyu sırtından akıttıktan sonra sırtını süngerle ovalamaya başladım. İçinde yaz bahçesinden toplanmış çiçekler vardı. Ken­ di üretimim olan masaj yağını içeren şişeyi elime aldım. Kollarını ve göğsünü yağlarken bir anda kafamda bir görüntü oluştu. Yatak odasına doğru ilerledik.onun başından aşağıya boşaltmaya başladım. Durumu hissetmeye başladığım anda hatıralarım da uyanmaya başla­ dı. Yumuşak kırmızı saçlarını geriye doğru ittim. Andreas'ın üzerine bu yağdan dö­ kerek her kasını tek tek yumuşatmaya başladım. Üze­ rimdeki kimono ve saçımın şekli bizi başka bir havaya sokuyordu. yüzündeki ifade benimkinden önce değişti. Pek çok geçmiş yaşam gördüm. Bahçe çiçek sı­ vısı ve güneş ışınlarıyla dolmuştu. Göğsü­ ne başımı koydum ve kıllarından tatlı tatlı gelen baharatların kokusu­ nu içime çektim. Andreas'a karşı aşırı derecede sevgi doluydum.

Kendimi onun kollarına bıraktım ve beraber uykuya daldık. Onunla beraber olamadığım tüm boşlukları ve zamanları bu aşk bir anda doldurdu. Kalbimdeki aşk zamanın ötesine geçmişti.<lenine ellerimi koyduğum zaman içim derin bir aşkla doluyordu. 130 . Başka bir ruhla hiçbir zaman bu tip bir tecrübe edinmemiştim. An­ dreas'a karşı içimde derin bir şefkat doğdu ve üzerime bir şelale gibi aktı.

Teslimiyetin başka bir seviyeye geçmesini sağlayan ise içimden et­ tiğim dualardı. Bu sanki. herkesin enerjisinin sadece bir kayna­ ğıydı. İsa'yı ve gücü temsil ederek bana yol gösteren ışıktır. Her aldığım nefes teslimiyetin başka bir seviyesiydi. Onunla banyo yaparken Andreas'ın ışık demetinin da­ ha üst seviyesine çıkardım. hayatımı ve tüm benliğimi Tan­ rıya teslim ettim. yaşadığım tecrübelere huzur ve nezaket içinde adapte olmuştum. Genellikle meditasyona başlamadan önce başımın üstünde ruhuma girecek bir ışık demetinin olduğunu hissederim. Benim için bu ışık Tanrıyı. Işığın pek çok ismi vardı ancak. Andreas'ı ziyaret etmeye gittiğimde ilk önce meditasyon yapıyor­ duk. Kafamdaki tüm düşünceler bir anda sonlandı ve başımın 131 . Sessizce dua etmeye başladım. Andreas'la yaptığımız meditasyon­ lardan birinde yaşadım. önceki hayatımdan beri içimde var olan bir duyguydu.BÖLÜM 1 9 Sevgiliye Teslim Ol Andreas'la yaşadığım aşk aylardır devam ediyordu ve yaşadıklarım artık beni ben yapan karakterlerin içine içlemişti. Gerçek anlamda Doğu kültüründe Buda'nın başka insanların bedenlerine girdiğini söylerler. Vücudum yeni ve güçlü olan bu enerjileri kullanmaya başlamış. Andreas ve ben birbirimize kattıklarımızla yeni birer ruh edinmiştik ve yeni bir hayat başlamıştı. Onunla yaptığım meditasyonlar onun benim için anlamını anla­ mamı sağlıyordu. bana sonradan ek­ lenmiş gibi değildi de. Meditasyon sırasında yüzlerimiz karşılıklı gelecek şekilde otur­ muştuk. Benzer bir teslimiyeti.

.

Saçlarım siyah.üstünde yer alan ışık demeti Andreas'ın bedeninden içeriye doğru ilerleyerek kalbine girdi. Tapınağın içinde tanrı ve tanrıçalar farklı seks pozisyonların­ da sevişiyordu. Yanımda duran küçük şişeden altın safran aldım ve Andreas'ın kalbinin ve başının üstündeki üçüncü gözlerini işaretledim 133 . uzun. önceden duyduğum tantrik bir tapınakta gördüm. kalın bir örgü şeklindeydi. Nehre girdim. Hiç düşünmeden vücudumu ayaklarına doğru eğdim ve onunla Tanrının özünü gördüm. Hintli bir eğitmen yanı­ mızda duruyordu. Kendi meditasyon yastıklarımızın üzerindeki mihraplarda oturu­ rak en derin sessizliğin içine girdik. burnumda ise hızına var­ dı. bronz sarısı bir göm­ lek vardı. Örgülerimin düğümleri yasemin çiçekleriyle be­ zenmişti. üzerimde kısa. Arkamda bir nehir akıyordu. Andreas arkama oturdu. Eğitmen hafif yünlü bir kaftan giymişti ve kafasın­ da düz bir şapka vardı. derin nefes alışlarını duyuyordum. tutkumun ışıkları içimde Öpüşlerin en tatlı çiçeklerin nektarlarına benziyor Lingamın (eril yaratıcı gücün) Tanrının gücü olarak odama girmekte Sen dünyadaki mutluluğum. Aklımın gözünde görüntüler da­ ğılmaya başladı. Derim kahverengiydi. Andreas yağı ba­ şından aşağıya döktü. Işık demeti Andreas'ın kalbinde parladı ve sonra kalbime doğru uzanarak beni ruhani boyutun derinliklerine sü­ rükledi. Kutsal Evlilik Dokunuşun bedenime bir lütuf Senin parıltın benim ruhumun ışığı Kalp atışlarının yankıları kalbimim iç odalarında Yaşam gücün olan nefesin benimkiyle karışmakta İlahi aşkın alevleri. Vücudum paha biçilmez mücevherlerle donatılmıştı. Kendimi Hindistan'da. huzurum ve en büyük hazinemsin Yaşamın her anının anlamı seninle bir milyon kat daha artıyor. Avuçlarımın içinde ghee (Hindistan' a özgü bir tür yağ) vardı. Alnımda üçüncü göz olarak kırmızı bir nokta vardı. Ellerimdeki bu yağı Andreas' a uzattım. Kollarımda parıldayan bilezikler. vizyonu andıran bir ışık çevremizde oluştu. Hafif. O zamana kadar bu adam için bu kadar değerli olduğumu bi­ liyordum. Görüntüm değişiyordu. Eğitmenin aurası Andreas'ın ve benim ener­ jimle birleşmişti. ayakları­ mı yıkadım ve dua etmeye başladım.

Çıplak bedenimle Andreas'ın hemen arkasında oturdum. farklı bir boyut ve zamanda bu evliliğin yerini aldığını göstermektey­ di. Sonra rüyamda bir ses duymaya başla­ dım. Yaptı­ ğımız meditasyon ve gördüğüm rüya. Gözlerimi açtığımda Andreas'ın hemen arkamda derin bir sessizlik içinde olduğunu gördüm. hattın diğer ucundaki kişi bana Bayan Mamet olup olmadığımı soruyordu. 134 . mutluluğa dökülen gözyaşlarıdır" di­ yordu. Duvağın üst kısmı vadi­ deki zambaklardan yapılmıştı. Kokuları cenneti andırıyordu. Ses "kadınların gözyaşları. Kucağına kıvrıldım ve onu öpmeye başla­ dım. Eğitmenin enerjilerimizi ve gizemli cinselliğimizi nasıl kutsadığını hissettim. Çalan telefon beni rüyamdan kaldırdı.Üzerimdeki tüm altın takıları çıkardım ve Andreas' ın kucağına koydum. Gördüğüm rüyada ise beyaz bir duvak bana doğru fırlatılıyordu. O gece Andreas'ın kollarında uyuyakaldım. Rüyam­ da kendi kendime bu çiçeği bazen "kadınların gözyaşları" olarak isim­ lendirdiklerini söylüyordum. Bu çiçeği biliyordum çünkü Andreas'ın en sevdiği çiçeklerden biriydi. Telefonu açtım. Kıyafetlerimi çıkararak nazikçe katladım ve Andres'ın elleri­ ne bıraktım. ruhani evliliğin gerçekleştiğini. Yanımız­ da duran Hintli eğitmen evlilik seremonisine başlamadan önce enerji­ lerimizi birleştirdi.

eğer bir Tanrı varsa. İkisi de kendi yolunda tamamen aydınlanmayı ve derin sessizliği meydana getirir. 135 . Diğer taraftan İsa şefkat. gerçekten Doğu'nun Batı'yla buluşmasıydı. aklın varlığı yo­ luyla dünyanın illüzyonlarını tek bir hamleyle ayırt etmemiz vardır. Meditasyon bitmişti ve örtülerimize sarılıp dinin farklı noktaları üzerinde sohbet etmeye başladık. doğal olarak farklı meditasyon etkilerinden doğar. İnsanlık artık. kısa sürelerde haberleşme imkanları bulabilmekte. Tanıdığım bazı insanlarda. affedebilme ve kalbi hissedebilmeyi getirir. Tanrı form olarak bir sessizliğe bürünür. Çoğu zaman meditasyonlarımız Buda ya da İsa'nın farklı yöndeki dualarıyla başlardı. Birlikte din olgusunu. Karyolamın üzerinde oturup meditasyonumuza gömülmüş­ tük. Ruhların her zaman açık olmaya ihtiyacı vardır. Buda'yı anlamanın en başında. Buda sorduğu zaman. Tabii ki Tanrıyla ya da Tanrısız olmalarının açıklığı dışında. bize sadece sessizliğiyle ce­ vap verir. Biz bir araya geldiğimizde ve bu sessizlikle sarmalandığımızda. bazıları Tanrının ol­ madığını söyleyebilir. sadece sessizlik var diyebilir. Shasta'dan beni ziyarete gelmişti.BÖLÜM 20 Yatma Saatinde Dharma Mill Vadisi'nde hafta sonuydu ve Andreas. Bu dharma sohbetleri. Batı'nın ve Doğu'nun harmanlanışının nasıl oluştuğunu anlamaya çalıştık. Fakat Andreas ve ben Batı ve Doğu anlayışını harmanlamıştık. Diğerleri Tan­ rı var diyebilir. Gerçek Budizm içinde. Bazıları Tanrı yok. Bu sessizlik titreşimler halinde yaşar -bu bir cevaptır. Buda ve İsa'yla birlik­ te olmak bir çelişki yaratabiliyor. ilahi gücün elleri ve ayakları haline geliriz. Bi­ zim yatak odamız.

.

istediğimiz süre bo­ yunca öğretilerini öğrenebiliyoruz. Hıristiyanlıkla pagan dini arasındaki uç noktaların birbiri içinde eriyerek karışması ve anla­ şılır hale gelmesidir. Benim umudum. Yaşadı­ ğımız zaman. değiştirilmiş olabilirler. kurulan manevi bir temelle maneviyatının derinliklerine dalıverir. Hıristiyanlık içindeki bilgeliğin artmasını istiyor. Ancak. Ve daha fazlası. hepsinin doğruyu uyguladığını buluruz. Fakat daha derinlere bakarsak. Ta­ pınağa veya kiliseye haftada ya da ayda bir kere gitmek yeterli değil­ dir. Bir ruh. O andan sonra durumu anladım: "Herkes kendi manevi kapısına gidip. Hafızadaki farklı simgeler benim için farklı dinlerin anlatmak istediklerinin uyumlu sentezidir. Yıllar içindeki bağlılık ve günlük dualar mutlak gerekliliktir. şefkat ve merhametin köprüsü olması gibidir. 137 ." Dinler anahtar verebilir ve bunları anlatabilir. farklı dinler içindeki özgürlüğümüzü kısıtlayan yanlış doktrinleri temizleyerek ve içsel manevi bağlılığımız­ la iyileştirebiliriz. Bu bölünmeleri tek bir yolla. Benim bu noktada yapmak istediğim. İnternet birçok dinin ve manevi noktala­ rın görüntülenebilen bir mesaj tablosu haline geldi. Budizm. Evrenin yasalarında bulunan. onlar da kitleleri kontrol altına almak için. benimseme ve farklı inanış­ ları harmanlama şansı veriyor. Hıristi­ yanlık. Vurgulamak istediğim. paganizm gibi dinlerin istediğimiz zaman. farklı dinlerdeki doktrinleri ayrı ayrı elemek ve kişilerin kendileri için bir özüt çıkarmasıdır. çeşitli dogmalarla bükül­ müş. Fakat pek çok dinle iletişimde olmanızı öner­ mem. Ben reenkarnasyona inanıyorum. Bireysel manevi deneyim saygılı olmayı gerektirir. temel ruhani gerçek değişmez ve her yolda üzerinde filizlenen tohumlar vardır. yerli insanlardan günümüze gelmiş içi­ mizdeki maneviyatı hissetmemizi umuyorum. daha önce ulaşamadığımız her tür­ den kaynağa erişebiliyoruz. Çeşitli dinler arasında birçok çelişki ve bölünme görüyoruz. Bu durum Budizm ve Hıristiyanlık arasındaki uçurumun. Bu temel. Bağlılık ve doğru meditasyon inananın dualarının gerçekleşme anahtarıdır. Müslüman­ larla Yahudiler arasındaki çatışmaların da her dinin özünde bulunan her şeyi kapsayan nezaket ve anlayışla ortadan kaldırılmasını diliyo­ rum. birçok insana tamamlanma. meditasyon çalışmaları ve dua edenin Tanrının varlığını kabul etmesiyle meydana gelir. kendisi Tanrısının sessizliğini keşfetmelidir.Bilgisayar ve İnternet sayesinde. Bir gün meditasyon sırasında "her kişi için Tanrıya ulaşmanın birçok yo­ lu vardır" diye bir ses duydum.

brahmanın (maddenin özü) kendisini üzerine düşen her gölgeden temizlemesini şart koşan kast sistemiyle pek çok bozuklu­ ğu da beraberinde getirmiştir. Bu cevaplar analiz edilmeli ve yanlışlardan arındırılmalıdır. dinlerin sunacağı hoşgörülere bağlıdır. başka hiçbir din İslam kadar kadın nüfus üzerinde baskı ol�şturmaz. Birçok farklı şeyi sindirebilmeyi gerektirir. Bu iyileşme. Her din veya manevi yolun aynı anda. hatta uluslar arasında affedilme başlayabilir. ayrılma. çağlar boyunca şimdiye kadar gerçekleşmemiş bilgi sel gibi akacaktır. Bireyler olarak. Budizme gö. disiplinli bir şekilde derinlemesine inanç ek138 . Bireylerin bağışlamayı kişisel olarak hayata geçirmesi. Müslümanlar. önyargı ya da öfkeyi içimizden atmamız gerekir. uzun süre daha ger­ çekleşemeyecektir. dinler arasındaki uyum ancak bir hayal olarak kalacaktır. Amerikan yerlileri ve­ ya paganlar dinlerini uygulamak için diretirlerse. Budizmin nimet bilinci. Shakyamuni Buda'nın dediği gibi "tüm hayatı­ mız acıdır" gerçeğinin bir yansıması olarak.İlahi uygulamalar ruhun gerçek doğru cevabı taşıdığına inanır. nevrozlarla karşılaşabili­ riz. hayatın her anında uygulan­ malıdır. Yeni Çağ akımının olumlu yönü kucaklamak ve birçok farklı kutsal yolu özümseyerek tüm bunların birliğini görme yeteneği olarak de­ ğerlendirilebilir. Bu özellik­ le Sufizmin mistik çekirdeğinden gelir. dünya barışının anahtarıdır. daha sonrasında geniş bir ölçekte dinler arasında. kendini beğenmişliği. fakat herkes kendisi için yapabilir. Bu yeni imkanlarla. İslamın güzelliği Allah için mutlak bağlılık ve özlemdir. Ayrılma ancak yaşayarak yaşanabilir. Hinduizm etkili ve güçlü yoga teknikleri ve meditasyonu bize kazan­ dırmasının dışında. Bu süreç. Yahudiler ve Hıristiyanlar eğer ba­ ğışlamayı nefrete tercih etmezlerse. Yeni Çağcıların eksikleri arasında uzun tutulan disip­ lin ve harcanan güç için yetersiz kalınması vardır. güç ve güçsüzlük içerdiği görülmektedir.· re. Ayrıca. Öte yandan. Bağışlama. Dini farklılıkların iyileştirilmesi ve onarılması. yeniden doğduğunda cennette gerekli olan her şeyi bulabilmek için radikal kararlarla cihat adı altında ölmektir. yaşama korkusunun kendisiyle boğulmaktadır. . Tek noktaya bağlı kalınmamasından dolayı. uzun zamandır bilinen ve inanılan herhangi bir din üzerinde ısrar edilirse olamayacaktır. . Budizmin hastalığı hayatı negatif düşünememektir. Önerdiğim şeyler kolay değil. İslamın insanlar için olumsuz yanı.

Kadınların kendi bilgelik ve ruhsal dinginliğini bütün dinle­ rin tanıması gerekir. çeşitli dinlerde bulunan yanlış doktrinleri. Bu gerçekle tantrik etkinin genellik­ le vurgulanması gerekir. Bu öğretiler. Bu yolun olumsuz yönü ise. öfke batağına düşmemek için dikkatli olunmalıdır. Bu tarih boyunca tüm gezegeni korumayı ve yaşatmayı ge­ rektirir. kişisel kazanca ve bencilliğe dönüşebilir.sikliği. Kişisel mane­ vi düşüncelere saygı duyulması gerekir. Grup olarak ortaya çıkan öfke. Tanrının kadınsı yüzünün tüm dinlerde kabul edilme­ si ve onurlandırılması. kutlamak ve dönüştürmeyi kabul etmektir. isimlendirilir­ se engizisyonlara ve soykırıma sebebiyet verebilir. Tantra ancak direkt olarak. sevgi ve bilgeliğin kişilerde den­ geli çekici bir güç olarak bulunmadığıdır. Bu bölünmeleri tamamen düzeltebil­ mek için yapılması gereken. yanlışlıklara göz yumul­ ması demek değildir. tıpkı Amerikan yerlilerinin öğretileri ve Avrupa paga­ nizmi gibi. anlatılmak istenenler aşırı cinsel ya da gelişigüzel düşünceler olarak algılandığında yanlış anlaşılır. bunlar azalır. Ancak. Bu da insan ruhun­ da iki uçlu bir durum yaratabilir. Tanrının bağışlayıcılığı anla­ şılır ve uygulanırsa. ilahi deneyimi tüm yönleriyle kabul et­ mek. Tantranın en harika yönü. meyi yansıtır. Ayrımın gücü tantrik yol için gerekli ve mut­ lak anahtardır. Ancak. 139 . Tantra hayatın bütün yönlerini gereken en yüksek kişisel sorumluluklarla yaşamak ve yapılan her ey­ lemin bedelini ödemekle ilgilidir. güçlü olanı bulmaktan uzaklaşma ve birlik olamamak eksikle­ ri arasında görülebilir. bütün yolların dengeye ulaşabilmesi için ge­ reklidir. kendi özgürlük ve manevi hislerimizle temizlememizdir. Son olarak. Şamanizmin yolları doğada yaşayan tüm ruhlar için saygı göster­ . Bu. Onlara dini yapılar içerisinde saygın mevkiler ve­ rilmesi gerekir.

.

aşkımız şarabı olmuştu.BÖLÜM 2 1 İsalar Ertesi sabah uyandık ve kahvelerimizi yatakta içtik. Hepsi birden aniden. siyah saçları aşağıya doğru akıyor gibiydi. İsa bir rahimden çıktı ve insanlığa katıldı. Ruhlarımız en yüksek mihrabın üzerinde yatıyordu. Yatay düz­ lemde bir ışık demetiyle bizi bağladılar ve dikey düzlemdeki ışıkla birleştiler. Meditasyon sırasında yataktayken Andre­ as. Al­ nındaki süslenmiş mücevher tacı ve ışın gibi yayılan bir ışık Andreas'ın be­ deniyle çok güzel bir uyum içindeydi. Arkamda bir ışık demeti içinde Meryem' in soyunu. İsa'ya dua etmeye başladı. En büyük haz. başka bir meditasyona yoğunlaştık. bilincim havalanmaya başladı. Vizyonlar görüntü olmaya. Gözlerim kapalı bir şekilde sessizce oturdum. sevgiyle dalmaktı. Azize Ann ve Azize Elizabeth'i gördüm. Sonra. Mec­ delli Meryem' i. Andreas sanki eriyordu ve çevremde al­ tın ışık gibi dönmeye başladı. Bu soy arkamda belir­ di. Her öpücük ondan geliyordu. cinsellikle maneviyat 141 . Önümüzde bir ziyafet vardı. Nasıl saf olamaz? Seviş­ menin başlarında İsa'nın gücüne dua etmek. Bedenlerimiz İsa'nın bedeni olmuştu. Kalplerimiz Mesih'in kalbi olmuştu. Tüm bu güzellikler onun sayesindey­ di. Tanrının aşkı ve tutkusu tüm hareketlerimizde görülüyordu. Tahtı­ nın üzerinde İsa'yı gördüm. kut­ sallığın sevişmemizde bulunmasındandı. Onlar daha önce Kutsal Anne' nin yolunda gitmiş ilahi kadınlardı. Beden­ lerimiz ziyafetin ekmeği. Bu dakikalarda bana düşen yaşadıklarımla gurur duymak ve İsa'nın önünde eğilip ona karşı aşkla. Meryem Ana'yı. sonra kalbimin merkezine yol aldı ve Andreas'ın kalbine girdi. mitolojik çağlardaki tanrıçaların yüzlerine bürünmeye başladı.

.

ışıklar yandıktan sonra odada karanlığın arasından yayılır. Ayaklan benim ayaklarımı hafifçe itiyor ve ayak bileklerimi sarıyordu. Dünyada. Kutsal durumlar.arasındaki ayrılığı gidermenin bir yoludur. Kal­ bim daha önce hiç açılmadığı kadar açılıyordu. Ben bu­ nu İsa'yla birlikteyken tekrar tekrar gördüm ve inandım. deneyim veya yüksek bir algı olmadan derinle­ mesine anlaşılamaz. kutsal güce giden ruhsal yolculuktaki bir bedeni küçültür. ilahi ruh içi­ ne daldım. Biri inanmaya başlar ve bu inanç bizim doğrumuza ve gerçeğimize dönüşür. basit sevişme hareketlerinde aklın kavradığının ötesinde şifa getirebilir. Andreas sevişiyordu. Maneviyat ve cinselli­ ğin bütün ayrımları. Bu. bunun bize getireceği iyilik ve mutluluk sınırların çok ötesinde olacaktır. Kollarım çarmıha gerilmiş gibi geriliyordu. tüm karşı tezler silinir. Kalbimdeki yakıcı patlamadan sonra orgazm olmuştum. böylece. tantra­ nın bütün dünyası basit ve doğal ürünler gibi yayılacaktır. Tanrı ve Tanrısızlık oradadır. Enerji alt çakralanmdan yukarıya doğru kalbimi patlatırcasına çıkıyordu. Ben sevişirken. İlahi güç. İsa'yı beyaz bir elbisenin içinde elleri açık bana gelirken gör­ düm. Karan­ lık gibi kaybolur. Eğer değer verebilmenin kapısını bulur ve girersen. Sıradan bir aşk. İsa'nın uzanışı gibi bir pozisyonda yatağın üzerinde boy­ dan boya uzanıyordum. İsa görüntüsüden sonra sevişmeye başladık. Tanrı zaten hep oradaydı aslında. Utanç duymadan kut­ sal ruhu oraya davet etmeliyiz -ki zaten oradadır aslında. Sevişme sırasında bilinci­ mizin gelişmesine izin vererek içimizdeki yılan gücünü (Kundalini) serbest bırakabilir ve böylece onun ilahi yüzünü görebiliriz. Biri mutlaka Tanrının varlığını teorik olarak bilmek zo­ runda değildir. Ne çok yüksek ne de çok alçaktı. Sevişme esnasında Tanrının varlığı bir kez hissedilince sevişme bir duaya dönüşür ve Tanrıyla Tanrısızlığın bir maneviyat oluşu arasında bir fark kalmaz. Ben de sevişiyordum ve İsa da sevişme­ mizin merkezindeydi. Fakat bir kez tecrübe edilmeye görsün. Tanrının orada olduğunu reddederek yapılan seksin ne denli bozuk olduğunu görebilirsiniz. Tanrıyı yatak odasına getirme zamanı gelmiştir. Andre­ as'ın tutkusu görüntünün içine akıyor ve İsa'yı tecrübe ediyordu. Aklımız bu gerçeği görmezden geliyordu sadece. öğretilemez ancak yaşanır. Andreas üzerime yatmış­ tı. Siz de onun sizin krallığınıza gelmesine izin verin. utanç ve suçluluktan uzak düşer. 143 . Daha derine. İkimizin da bütün ayrımları saf aşk tecrübesine akıyordu. Bu daha sonra aşkta eksiklik ve bilinçsiz bir sevişmeyle sonuç­ lanıyordu.

.

ona insanlar hakkında bir merak da getirmişti. siz ve sevgiliniz bir olursunuz. Meditasyon saatlerinde kazandığı farklı anlayışlar. Bunu. utanç ve suç duygusundan bağımsız halde ifa145 . büyük göğüslerle veya kaslı vücutlarla ilgisi yoktur. uyum sağlanması imkan­ sız olan güzellik standartları dayatıyor. Ancak. ama bir kürenin üzerinde tutunabilmek için dallara ihtiyacın olur. Tüm baskılar kalktığında. iki ruhun iç içe geç­ mesidir. ilkel kadın ve erkek ruhumuz özgür ka­ lır Ancak o zaman. içerik olmadan ilişkilerin en sonunda çökmesine neden olur. kusursuz seksin garantisi değildir. iki insan birbirinin içine nüfuz eder ve tüm ayrılıklar­ dan uzaklaşır. Andreas bana güzelliğimin onu nasıl cezbettiğini anlattı. İç güzelliğin ıslahı önemlidir ve bu özellikleri eksik olan bir kişi güzelliğin dıştaki tuzaklarına düşebilir. Yatmadan önce yaptığımız sohbetlerden birinde. kadınların çoğunda gö­ rülen yeme bozukluklarıyla.BÖLÜM 22 Güzelliğe İzin Vermek Andreas düşünceli biridir. diye açıkladı. Medya insanlara sürekli değişen. Sevdiğinizin ruhunun güzelliği sizi güçlendi­ rir ve besler. Bunun. Güzellik. Böylece. yaşamsal tehdit oluşturacak boyuttaki cerrahi girişimlere yönelmelerinde görebilirsiniz. psikolojik rahatsızlıklara yol açan. kabini açarak ve tüm savunmalarınızdan arınarak sev­ diğinize ulaşabilirsiniz. aşk. Orada. O insanlığımı bir bütün olarak beğeniyordu. İnanılmaz güzel bir kadın veya yakışıklı bir erkekle birlikte olmak. Kusursuz seks. İç güzelliğimin onun ruhunu nasıl beslediği­ ni benimle paylaştı. tüm yaralarınızı ve geçmişten kalan kötü izleri kolayca iyileştirir.

.

Baskılar olmadan. Her insanın iyi ve kötü yönleri vardır. Karşımızdakinin ruhunu görmek ve ona saygı duymak (değişmesini istemeden). gerçek bir ilişki başlatabiliriz. psikolojik veya maddesel seviyede (veya bunların hepsinde) fi­ yatları yüksektir. Bu dünyada her ilişkinin bir ederi vardır.de edilebilir. Part­ nerlerimizin gerçek karakterini görebildiğimizde. bilgelik ve dikkat gerektirir. istenmeden hayata gelen çocuklarla so­ nuçlanabilir. güzel bir kılıfla kaplanmıştır ve duy­ gusal. Kırık bir kal­ bi onaracak ve gelecekteki acılardan koruyacak yaklaşım budur. güzel bir ilişkide olmazsa olmazdır. uyum ve sevgiliyi olduğu gibi görmek -bunlar püf noktalarıdır. a�k eriyip gider. 147 . fakat tek başına yeterli ol­ maz. Aşk iyi bir ilişkinin en önemli bileşenidir. So­ rumsuzca yaşanan cinsellik. İki ruh arasındaki uyum da çok önemlidir. Cinsel baskılar insanlarda bozukluklar yaratır. Ancak o zaman. Vücutlar ayrıldı­ ğı zaman ve ruhlar insan formunda eridiğinde. Uyum eksikse. Bu. Bazı paketler. ayrıca zührevi hastalıklar ve sağlıksız ilişkiler de günde­ me gelebilir. bu yeni keşfedilmiş cinselliğimiz kendiliğinden açığa çıkar. İlişkiye başlamadan bu ederi tahmin etmek. kim olmadıklarını ve ne yapmaya çalıştıklarını anlayabiliriz. İki ruh için de en mukaddes eylemlerden biri olur. bu anlayış eksikliği bizi ayrılı­ ğa ve yalnızlığa sürükleyecektir Aşk. Tanrı için yapılan bir kutlama gibidir. Böylece meşk ederken özgür olabiliriz. Akıl ve bilgelikle karşımızdaki kişileri ayırt edebiliriz. tecavüz ve ham pornografik eylemlerle karşımıza çıkabilir. Bu bozulmalar şid­ det. Eğer bi­ rini seviyorsak fakat onu tanımıyorsak. aşkla ifade edilen cinsellik. kutsal bir ayin gibi gerçekleşir.demektir.

.

149 . derinleşmeye ve farklı anlamlar kazanmaya başladı. ibadetlerinden daha fazla haz alıyordu. Yüzümü Doğu meditasyonlarına dönmüştüm. Sanki eve dönüyormuşum gibi hissediyordum. Bu kutsal dağım yaydığı büyülü atmosferde insan. maneviyatım tekrar yön değiştirmişti. ama başka bir yolu seçtim. Yirmilerimdeki ma­ nevi arayışlarım sırasında. Onunla yaşadığım derin deneyimler sonucunda. Sanskritçenin etkisiyle Doğu'ya yönlen­ me şansım olmuştu. İşimi ve özgürlüğü­ mü geride bırakarak benim için büyük bir adım attım. inzivaya çekilinen yerler olarak tanımlanırdı. Meditasyon odamız Shasta Dağı yönüne bakıyordu. Andreas'ın aşk deste­ ğiyle meditasyonlarımı yapacak ve kendim için gerekli olan zamanı doğru kullanabilecektim. insanı duygusal ve manevi olgunluğa ulaştırıyor olmalı. Doğu meditasyonlarıyla dolu bir hazine sandığı gibidir. Bu benim için eve git­ mek gibiydi. Bu dağlık arazilerin doğal ve sessiz atmosferi. bana her sözcüğü ve anlamını büyük bir sa­ bırla öğretiyordu. Yüksek ve kutsal dağlar. Shasta Dağı '70'li yıllarda yaklaşık yedi yıl boyunca be­ nim evimdi. Çünkü benim gibi disleksik biri için lisan öğrenmek hep çok zor olmuştu. Hayat daha sessiz ve daha basitti. tarih­ te pek çok dinde. Ama biliyor­ dum ki doğru şeyi yaptım ve bir adım ilerledim. Aylar sonra birlikte yaptığımız meditasyonlar.BÖLÜM 23 Meditasyonlar ve Kutsal Kelimeler 1 997 yazında Andreas'la Shasta Dağı'na taşındık. Andreas. Andreas ba­ na karşı çok sabırlıydı.

.

yıllar boyu o mantrayı okuyan ve onu o guruya ulaştıran hocalarla da bir bağ kurar. teknoloji dünyasında akıl almaz bir şey oldu ve in­ sanlar antik mantraları CD'lere doldurmaya başladı. Bu liste sonsuzdur. 15-20 dakika boyunca dualar okurduk. Dünya aniden. Bir akşam Andreas üst kata çıktı ve iki saat Deva Premal CD'siyle 151 . onu sizden önce okuyan tüm yogiler ve bilgelerle bağlantı kurarsınız. Tanrının kutsal isimlerinin şarkılarını söylemeyi. İlk defa. Bu guru­ lardan bazıları şunlardır: Krishna Das. Önceki yıllarda. mantrik müzikler söyleyen gurulardan çok şey öğrenmişti. olanları sindirebilmek için sessizlik içinde otururduk. CD'mizi CD çalara takıp. Sadece oturup mantralarımızı tekrarla­ mak yerine. yani mantra ayin­ lerini ikimiz de çok seviyorduk. guruyla direkt temas kurmadan bile çok fayda gördüğü­ mü söyleyebilirim CD'lerdeki mantralar da. mantraların CD kayıt­ larından da. Hinduizm ve Budizmden köken alıyor­ du. mantralar geniş kesimlere ulaştı.Meditasyonlarımızın çoğu. meditasyon minderlerimize oturur ve en sevdiğimiz mantraları 45 dakika boyunca tekrarlardık. Mantra ayinleri kırk gün boyunca her gün tekrarlanır. 1 960'lı. Tabii. Tanrıya veya Tanrıya ait tezahürlerden birine sesleniştir. çalan mantrayı uzun süreler bo­ yunca tekrarlardık. Doğu' dan gelen güzel bir çiçekle karşılaştı. Meditasyonla­ rımız. Son birkaç yılda. Doğu felsefesinin Batı'yla entegrasyonu gibiydi. onları okuyan hocaların ve bilgelerin içinde samimiyetle var olan öğretme arzusunu taşır. '70'li yıllarda Batı'da manevi arayış içinde olanların çoğu. Mantralar. Deva Premal ve Thomas Ashley Farrand. kişisel deneyimlerimden yola çıkarak. Bizim ayinlerimizde okuduğumuz mantra sayısı hep bundan çok daha fazlası olurdu. Ayrıca insan. Bunun meditasyonlarımıza kattıkları inanılmazdı. Çoğu geceler. Bir mantra okuduğunuzda. Her gün okunan mantra sayısı en az 108 olmalıdır. CD kayıtlarındaki müziğin büyüsünü de egzersizlerimize ekliyorduk. Katolik kilisesindeki "Meryem' e Selam Olsun!" bile bir mantra sayılabilir. fakat onlardan tamamen farklı bir şey yaratmıştık. Kutsal şarkıla­ rı CD çalarla dinlemek gibi modern teknikler de kullanıyorduk. manevi yaratıcılık için mantralar vardır. Her mantra. bilgelik için. İyileştirmek için. bu mantrayı dijital ortamlardan dinlemekten çok daha büyülü bir yoldur ve insana guru­ nun kendi deneyimleriyle birlikte çok şey öğretir. mantralarla karşılaşmak için Hindis­ tan' a gidip bir guruyu dinlemeniz gerekirdi. Henry Marshall. Budizm ve Hinduizmde de vardır. Gerçi. Sonra. Ardından.

" Andreas'ın meditasyonu bittiğinde yukarıya. Birkaç ay sonra Andreas ile Deva Premal'in atölyelerinden birinde kendisiyle tanıştık. Premal ve eşi Miten CD'yi kaydederken kutsal kelimeleri kullandıkları sırada nelerle karşılaştıklarını anlattı­ lar. hayatın dengelerinde Doğa bize taptığımızın gerçekliğini gösteriyor Aydınlanmanın parlaklığındaki herkes. bunu ince zekasıyla kavrı­ yor. Söylediği gayatri kutsal kelimeler şarkı­ sıydı ve bu. 1 52 . bir süre için eski yoga ustalarını ve Hint ustalarını her yaktığım ateşin içerisinde görüyordum. Om bhur bhuvah swah Tat savitur varenyam Bhargo devasya dhimahi Dhiyo yo nah pra chodayat Bu kutsal kelimeler için birçok çeviri gördüm ama Deva Premal'ın "Essence" CD'sindeki çeviriyi kullanacağım: "Günbegün. Muhteşem bir deneyim ve yaşadıklarımızın somut bir kanıtı ol­ muştu bu. Birçok sabah güneş doğmadan uyanır. en eski antik Sanskrit kelimeler ayini olarak biliniyordu.gerçek bir meditasyona ulaşh. Yoga ustalarının görüntü­ lerini görmüş olmam kutsal kelimeleri doğruluyordu. Meditasyon odasında yalnızdım. Çok benzer şeyler yaşamışlar: Kaydettikten birkaç saat sonra onlar da kendi odalarının ışıkla dolduğunu söylediler. altın rengi bir ışıkla doluydu. yatağıma çıktım. Fiziksel olarak karanlık olmasına rağmen. Bu ışığı kelimelerin manevi gücünün yarattığına inan­ dım. küçük bir ateş yakar ve ga­ yatri kutsal kelimelerin şarkılarıyla sabah güneşinin doğmasını bek­ lerdim. Bu kut­ sal ayinden sonra. geleneksel olarak yüzyıllardır yapılan bir tekniktir. Işık­ ları söndürdüm. Bütün oda birden aydınlandı. Bu artık günlük işlerimden biri olmuştu. Bu.

Bu. sadece Doğu'ya özgü bir durum değildir. zamandan ve mekandan bağımsız olarak. Her birimize ayrı bir anlam katar. ilişkimizde cinsellikten çok daha fazla yer tutar olmuştu. Buda. beni barış ve huzurla kucak­ lamıştı. Ermişler tüm milletler­ de ve dinlerde vardır. Kuan Yin için dua etmiştim ve o. Tanrının farklı tezahürleriyle ve ermişlerle karşılaşırdım. Her gün yapılan ibadetlerle. Her Buda'nın nezaketi ve kalitesi. Dualar. Bu sırada ona pembe. parlak bir ışık eşlik ediyordu. Tanrıya ait pek çok farklı teza­ hürleri vardır. Zırhları ve keskin kılıçla­ rıyla içimdeki engellerin hepsini kesmeye hazırdılar. Sonsuzluk içinde. Meditasyonlar. Bu. Gerçekten. sadece tekrarlanan kelimelerden iba­ ret değildir. Onların varlığı153 . Medi­ tasyonlarımız sırasında. Dhar­ ma'nın koruyucuları Savaşçı Budalara seslendiğimde. Ben. insan. günlük hayatında hat­ ta cinsel hayatında bile. Tanrının farklı tezahürlerinin varlığını hisse­ debilir. Kadın veya erkek olabilirler. beden ve kalp için şahane bir kazanımdır. bedenlerimizi süsler ve bes­ ler. aydınlanma kazanmış ermişlere verilen isimdi. yardıma gelecek bilgelerdir bunlar. Buda'nın farklı görünümlerine etti­ ğimiz dualar. günlük yaşantımızın bir parçası haline gelmişti. insani varlıklarını Tanrının varlığında eritmişlerdir.BÖLÜM 24 Budalar Vücut Buluyor Aylar sonra Andreas ve ben. Budalar uyanmış ruhlardır. birbirimiz ve Tanrı için duyduğumuz aşkı giderek büyütüyorduk. onlar kor içinde adımlarla marşlar söyleyerek bana geldiler. İhtiyacımız oldu­ ğunda.

.

Kutsal Ana Meryem'e seslendiğimde. Şimdi insanlığın kalbine akma ve dinsel dogmalardan doğan ayrılma­ ların sona erme zamanıdır. Tanrı gerçektir ve bizi ken­ disine giden farklı yolların illüzyonuna kapılmamamız. hala her şeyin merkezindedir. Şevişmeden önce Tantrik Budalara seslenmek. Eğer teker­ lekler ters dönerse merkeziyle birlikte hareketsiz kalır. Müslü­ manlar. her zaman bedenimin çevresinde ateşten koruyucu bir kalkan ola­ rak hissettim.nı. Tüm farkları bir kenara bırakırsak. paganlar ve Aborijinler arasındaki gibi çatışmalar olmadan birlik içinde olunabileceğidir. Farklı dinlerin uygulamaları da aracın ortasındaki konuşmalara benzer. bize ilahi merkezi getirir. bütün dinler ve bütün kendini tanıması için gerekenler gözden kaybolur. ne kutsal gücün bütün formlarının doğması ne de geri dönüşüdür. ana kucağı gibi bir kon­ for ve güven bulurum. Ayrılmanın arkasındaki illüzyon. Her şeyin ortasında birçok konuşma­ nın olduğu bir vagon gibi. ayrılıkları dü­ şünmememiz konusunda uyarır. 1 55 . Büyük dini geleneklerin çoğunun Tanrıya ulaştığı kendi mabetleri vardır. kutsal cinselliğin sırlarını getirir ve bu sırlar ancak yaşanarak öğreni­ lebilir. Bir ruh boşluğunun içine büyük bir adım attıkları za­ man. bana merhametin iyiliğiyle altınsı bir sükut getirir. İsa'ya dua etmek ise. Bu formların ayrımı sadece insanın aklında belirir. Yahudiler. Boşluk. Gerçek aydınlanma tüm ayrıl­ maların boşluğunun sessizliğinde çözülür. Kutsal güç kendisini birçok formda ifade eder. Hıristiyanlar. Budistler.

.

Paris'teki otelimize yerleştik. Andreas Fransızca bildiği için pek sorun yaşamıyorduk. Pa­ ris'in en eski kilisesi olan St. Paris'te birkaç gün geçirebilirdik. Bu bana. Heyecanımdan duramıyordum. uçak beklemenin bambaşka bir boyutunu göstermişti.BÖLÜM 25 Mum Işığı ve Katedraller Andreas'ın annesini ziyaret etmek için Avrupa'ya gitmeyi planlamış­ tık. Eyfel Kulesi'ni hayranlıkla izleyerek geçtik ama 157 . Eyfel Kulesi'ne çok yakın olduğumuzdan. Orada. bu yüzden mantra CD'lerimi iki ufak CD çalarla birlikte yanımda götürecektim. Yapmayı düşündüğümüz pek çok şey vardı ama. Her birine karşı dayanıl­ maz bir aşk yüreğimde filizleniyordu. Otelimizin çok gü­ zel bir Eyfel Kulesi manzarası vardı. Uçuşlar ertelendi­ ğinde havaalanında boş boş beklemek yerine bu CD'leri dinledim. Sevinç. 40 günlük bir egzersizin ortasındaydım. Germain-des-Pres Kilisesi'ne giderek mum yakmak istiyordum. Ba­ harın ilk işaretleri artık ortaya çıkmaya. kulağımdaki mantraları tekrarlayarak gelip geçen insanları izledim. Sen Nehri boyunca yürüyerek St. aşkın denizinde yüzer gibiydim. Dinlediğim mantranın adı "Dhanyavad" dı. Bunu gör­ dükçe gözyaşlarıma hakim olamıyordum. mantrik egzersizlerimi ihmal etmek istemiyordum. Şehrin her yanını görmek için sabırsızlanıyordum. Benim Fransa'ya ilk gelişimdi. Bu insanların hepsinin yüzünde ilahi ışıltılar vardı. Ama ilk önce. Germain'e gitmeye karar verdik. ağaçlarda tomurcuklar çiçek­ lenmeye başlamıştı. San Francisco Havaalanı'nın or­ tasında otururken. minnet ve merha­ met duygularını uyandırmak için söyleniyordu.

.

Mars'ın çıplak vücudu bana Andreas'ı hatırlattı. Kollarımı iki yana açarak enerjinin vücuduma daha çok. Paris' e gelmiştim. ipek eşarp­ larıyla Parisli kadınlar. Üzerinde Mars heykeli bulunan bir köprüye geldik. sinemalar ve kitapçılarla do­ luydu. Birkaç kişiye so­ rup tarifleri aldıktan sonra. hoş kokular saçarak yürüyordu. Katedralin içinde güzel bir ses yankılandı. Kiliseye girdik. ayaklarının önüne bir mum yaktım ve dua etmeye başla­ dım. "Bu heykel için modellik yapmış ol­ malısın" diyerek ona takıldım. daha kolay dolmasını bekledim. kilisenin çevre­ sindeki ufak sunaklarda da durabilirdi. yürürken iştahınızı kabartıyor.durmadık. Şarkı söyleyen kadının sesiyle ru­ hum adeta yükselmeye başladı. nihayet bulabildim. Bazilikanın tarihi 542'ye dayanıyordu. Şarkının hafifleme­ siyle ben de yavaşça. Şarkı söyleyen ses güçlendikçe. altın heykeller şehrin üzerinde yükselerek. Ken­ dime "Küçük Çiçek" Azize Teresa için ayrılmış ufak bir sunak bul­ dum. şehre ışıltılar saçıyor. Paris'in ilk gotik mimarisiydi. Kiliseden ayrılırken:. İçimde bir ses yükselerek bana seslendi: "Evine hoş geldin. ancak yıllar boyu yapılan düzenlemelerle romanesk kemerleri ve 6. Meryem Ana'ya söy­ lenen Fransızca şarkılardı bunlar. ruhları besleyen ziyafetler olmuştu. kızım!" İşte şimdi. Parislilerin evlerinin pencerelerini dantel perdeler süslüyordu. Tan­ rı beni kucaklıyordu. Eyfel' e ulaşmak için turist denizini geçmek gerekiyordu ve maalesef o an için başka önceliklerim vardı. Ama ben. 159 . Zarif. Önü­ ne birkaç frank bıraktım ve yolun karşısındaki kafeye yürüdük. basamaklarda yaşlı bir dilenci gördüm. Yüz­ yıllardır dualar ve ibadetler. Çocukluğumda en sevdiğim azizelerden biriydi. Bu enerji bedenimde sanki bir şimşek gibi yayıldı. St. Sen Nehri boyunca hey­ kellere ve mimariye hayran hayran bakarak yürüdük. kutsal suyun her zaman büyük mihrapta durması gerekmiyordu. Katedrallerde gördüğüm şuydu ki. Germain Kilisesi'ni arıyordum. St. Böylece insanlar tek başlarına durup istedikleri azizlerle birlikte özel dualarını edebiliyorlardı. Paris'te herkes yürüyordu! Burada hislerinizin yaşayacak bu kadar çok şeyi nereden bulduğunu anlamak kolay. Bistrolardan gelen koku­ lar. yüzyıldan kalma mermer sütunları eklenmişti. Germain' de yol kenarları kafeler. onun önünde diz çöktüm. akşam güneşi altında. bedenimde daha sakin bir hale geçtim.

.

Paris'te ilk öğle yemeğimiz Hilton Oteli'ndeydi. Yemeği sipariş edişi. Yan masadaki kişiyle dirsek dirseğe oturmak durumundaydınız.. Bu bana. 150 kilo vardı. çok kibardı. yüzeyin altından yansıyan duygusal bir doymuşluk vardı.. kadının gözlerin­ de cinsel doyumu görebilirdiniz." Bu yaşlı çift. Fransız bir arkadaşımın iliş­ kiler hakkında söylediklerini anımsattı. Kendimize bunun sebebinin ne oldu­ ğunu sormaya başladık. yemek yiyişi ve giyi­ mi. Masalar birbirine oldukça yakın yerleştirilmişti. Ben aynı zamanda Parisli­ lerin özgüvenlerinden çok etkilenmiştim. Ama bizi etkileyen onun iriliği değildi. Bu güvenin dış görünüşleriyle ilgisi yok gibiydi -her yaşta. Andre­ as'la yanımızdaki iki adamın yemek yiyişini izledik. Her şeyiyle cinsel bir özgüveni yansıtıyordu. her­ keste vardı. Öyle görünüyordu ki Paris­ li kadın ve erkekler. Birbirlerine bakışlarından ve öpüşmelerinden. Bana eski bir Fransız deyişini aktarmıştı: "En iyi çorba. Paris'te gördüğümüz insanlarla Amerika'dakileri kar161 . Kadınların çoğunun yüzünde.BÖLÜM 26 Aşıklar Şehri Paris ziyaretimiz sırasında pek çok güzellikle karşılaştık. Otel asansörüne bizimle birlikte 60'larının sonlarında bir çift de bindi. Restoran işadamlarıyla doluydu. her beden ölçüsünde. Amerikalılara nazaran çok daha fazla seksüel öz­ güven sahibiydi. en eski tasta yapılır. Andreas'la. güzel ve o kadar güzel olmayanlarda. şüphesiz iyi bir çorba yapmıştı. Biri çok iriydi. Aklımızda yer eden sadece güzel manzaralar değildi. Bedeninin irili­ ğine rağmen.

.

şişman ya da zayıf. bağımsız bir kadın olma sa­ vaşı verirken. hatta bazen hiç ilişkileri yok! Sonra kendime onları besleyerek böylesine özgüven kazandıran şeyin ne olduğunu sormaya başladım. onu doğasındaki çok temel bir şeyden vazgeçmek zorunda bırakmıştır: Kadın cinselliği ve doğal duyguları. gelir artışıyla birlikte ilk önce yüz kaldırma ve liposuction yap­ tırmaya koşuyorlar. heykelle ve mimariyle bayram ediyor. bazı dengesizliklere de yol açtı. Paris­ lilerin duyguları sanat. bir erkeğe ihtiyaç duymamak için. Belki bu. herkesin bir cinselliği var. Fransız di­ li günlük ifadeleri bile şiirsel şarkılara çeviriyor. En basit manavda bile sebzelerin düzeni sanki bir sanatkarın elinden çıkmış gibi. Fransız yemekleri sıradan bir yemekten çok sanat eserlerini andırıyor. erkeğin kötü niyetli olduğu durumlardan bahsetmiyorum. adımlarıma hafiflik ve bedenime güçlü bir duruş gelir. Erkekle eşitliğini kazanmaya çalışan Amerikan kadını çoğu zaman Amerikan erkeğini hadım etti. Bunu. Adım attığınızda gözleriniz sanatla. İlk sebep. Fark ettim ki Paris'te herkesin mükemmel ilişkileri yok.şılaştırmaya başladık. ilişkilerinde duygusal ve cinsel açıdan doyuma ulaşamamış kadınlarda gördüm. Görünüşe göre bir insanın genç ya da yaşlı. Burada ta­ bii. Bunu gençlerde değil de daha çok orta yaş grubun­ da görmemizin sebebi ise sanırım bu kadınların görmüş geçirmiş ve ilişkilerinden yara almış olmalarıdır. Hollywood ve medya. iyi elbiseler ve şefkatle­ rini gösterebilecekleri yasaksız yollarla doyurulmuştu. seksi imajlarından hoşlanan erkekleri hadım ettirdi. yemek. gü­ zel ya da çirkin olması fark etmiyor. Bazı ka­ dınlar. Güzellik duyular aracılığıyla ruhu besliyor. güzelli­ ğin her yerde oluşu. Kadının özgürlüğü bu ülkeye pek çok değişim getirmesine rağmen. politik arenalarda erkeklerin abartılmış cinsel avantajlarını kınamak ve karşı durmak için gelen ka­ dınlar. Onunla sevişirken gözlerime parıltılar. Güzellik iyilik getiriyor. Amerikan kadını bilinçsiz ol­ sa da hala katı kurallar iş görüyor. Bu yüzden Andre­ as'a sık sık "sen benim güzellik sırrımsın" derim. Bu yüzden kendilerini başka bir ilişki olasılığına kapatmışlardır. gerçekte ancak birkaç kişiye uyan gerçeküs163 . Şu ilginç gözlemimi belirtmek isterim. Güzellik her yerde. Bu ne demektir? Baştan çıkarıcı olmak istiyorum ama öyle olduğumda da bana bakma ve bana dokunma! S�nırım med­ ya bizi bir seksi kadın imajıyla kuşatıyor. Amerikalı güzel bir kadının gözbebeklerinde sıklıkla tatminsizlik görürsünüz. güzel kokular.

tü bir kadın imajı çizdi. görüntülerinden bağımsız bir cinsel özgüven gördüm. Reklam sektörü bize bu kusursuz imajı sürekli diretiyor. Meditasyon en güzel güzellik kürlerinden biridir. Sanat. sevgisiz bir ilişkiden kurtulmakla da. bedenle­ riyle barışık olmaması ve bedenlerini kabullenememesi çok normal. Stresli yaşam tarzı da yıllar sonrasında etkilerini gösterebilir. hatta güzel olanların bile. dergilerde. artık daha ki­ lolu ve daha yaşlı kadınlara da yer verildiğini görüyorum. Bugünlerde pek çok dergide bu portrenin değiştiğini. beden. görürsünüz ki aktrisler de herkes gibi­ dir. 164 . Bu yüzden. Paris'te öyle güzel bir çevre gördüm ki. otobüs rek­ lamlarında hep bu doğaüstü seksi kadın imajına maruz bırakıldık. Ruhun güzelliğini besleyen akıl ve yürekteki yüceliktir. sevgi dolu bir ilişkiyle de sağlanabilir. Amerikalı kadının iyileşmesini destekleyecek adımlar. Fi­ ziksel görünüşten çok daha fazlasıdır. Şakti dişi enerjisini beslemek ve ona iyi bakmak güzelliği getirecektir. çoğu Amerikalı kadının. sessiz ve güzel bir ışık olarak yüzü­ müzden yansır. İngiliz ve Avustralya filmlerinde genelde gözlemlediğim bu oldu. Reklam panolarında. medya da artık bu konuyu fark etmeye başladı. Sanırım. akıl huzuru. Ruhunuzla barışmanız gözlerinize ve yaşamınıza pa­ rıltı katar. Ama eğer ruhunun güzelliğini sağlayamazsa zaman görü­ nüşünü çalar. Bir kadın gençken. Yabancı filmleri izlerseniz. Bu. Bu yüzden medyanın gerçekçi öğelerle bir kadın imajı çizmesi çok akıllıca olacak­ tır. 45 yaş geldiğinde negatif düşünceleri veya kirli duygu­ ları saklamak zordur. doğal güzel­ lik ve rafine bir yaşam Şakti'yi besler. Bunlar. Bu şehir gerçekten aşıklar şehriydi. Bu dergileri alan kesimin büyük çoğunluğu yetişmekte olan yeni nesil. Karakter rollerini üstlenen aktörler genelde güzellik ikonları değildir. İnsanların yüzlerinde. Bu yaşlarda güzel­ lik artık pürüzsüz bir cilt veya 34 beden bir elbise demek değildir. bununla beslendi­ ğimi hissettim. Yaş ilerledikçe güzellik azalırken bilgelik artar. güzellik önünde pek çok kapıyı açar. içindekini yansıtır.

Hindu tanrıçanın üç farklı görü:r�ümü yüceltiliyordu. o İngilizce bense Almanca bilmediğimizden. Artık yatma zamanıydı. Andreas'ın annesi bize odalarımızı göster­ di. Lakşmi bolluğu ve Durga hiddetli bir koruyuculuğu simgeliyordu. erken yatmaya ka­ rar verdim. gecenin dinginliğin­ de sessizce oturup mantralarımızı tekrar ettik. Henry Marshall CD' sindeki bir üçlü tanrıça mantrasını dinlemeye koyuldum. onun büyüdüğü yerde uyumak duygularımı karıştır­ mıştı. Andreas'ın annesiyle birlikte mutfak masasının etrafına oturup çay içtik ve yolculuğumuz hakkında sohbet ettik. birkaç saatlik uyku sonrasında jet-lag olduk ve kendimizi gece yarıla­ rında uyanır bulduk. Kulaklıklarımı takarak yatağa uzandım. Maha Lakşmi ve Durga. O odada kalacak olmak. Almanya' daki üçüncü günümde. Andreas'la kendi çocukluğundaki odasında yatacaktık. Saraswati yaratıcılığı. Bu duruş genelde yoga egzersizleri sonrasında bir dinlenme pozisyonu olarak kullanılır. Ceset pozu da denen Sha­ vasana dinlenme pozisyonunda duruyordum. Mantrik meditasyonla kendimden geçmeye başladı1 65 . el ele mantralar dinledik.BÖLÜM 27 CD Samadhi Almanya'ya vardığımızda. Bu sanki onun geçmişine açılan bir pencereden girmek ve onu şimdiki kişiliğine ulaştıran geçmişi öğrenmek gibiydi. Andreas da annesiyle olduğun­ dan. Bu man­ trada Saraswati. Mantranın güzelliğiy­ le kendimden geçerken harika bir şey oldu. CD çalarlarımızı dinleyerek yatakta uzandık. Ba­ caklarınız açık vaziyette ve ellerinizin avuç içleri yukarı bakacak şekil­ de oturursunuz. Bunu saatler boyu yaptık.

.

Kulaklıklarımı çıkardım. Bu şekilde ilk defa ceset pozisyonunun anlamını kav­ ramış oldum. Derin bir rahatlama. Her atomum sanki mantrik seslerle doluyordu. Tanrıyla tam bir bütünleşme. Bu halim. içime öylesine büyük bir enerji doldu ki küçük parmağımı bile kıpırdatamıyordum. Hiç de korkmuyordum! Tanrının verdiği bir şeyi yaşıyor­ dum. Kulaklık kullanmanın güzelliği mantrayı vücudumda da duyum­ sayabiliyor olmamdı. O da annesini ziyaretten yeni dönüyordu. 1 67 . tam bir tat­ mindi yaşadığım. birkaç saat "lboyunca sürdü ve kıpırdayamayacak durum­ daydım. Ben de kendi "Büyük'' anne­ mi ziyaret etmiştim.ğım sırada. Andreas bana kapıyı açtı. Bedenim taş kesilmişken ruhum bir mutlu­ luk yaşıyordu.

.

Dünün. Bazıları Doğu' dan geliyor­ du. diğeri ise bu çok güzel ve çok eski Kuan Yin heykeliydi. Ve yüzünde boydan boya bir 169 . Acaba bu dişi Budaların kaçı sessiz ve hiç farkedilmemiş bir hayat yaşamıştı? O akşam. yüzünde koyu bir yara izi olduğunu gördüm. güzel bir sürprizle karşılaştım. Heykeli incelerken. Bu heykel an­ neme uzun yıllar önce ölen kuzeninden kalmıştı. Bunu aylar boyunca tekrarladıktan son­ ra. bilgelikleri bana ulaşsın ve onların da bir sesi olsun. onların varlıklarını çağırmaya karar verdim.BÖLÜM 28 Dişi Budaların Şerefine Bir akşam. Evinde böylesine güzel iki eser bu­ lundurması yeterince tuhaftı. David. Yılbaşı arifesi için annemi ve erkek kardeşi­ mi davet etmiştik. pek çok tedavi ve mucizeyle anılan biriydi. Annem. varlığını ve gücünü çağırıyorum. benim favorim olmuştu. annemin ku­ zeni. Heykelin yüzüne derinlemesine baktığımda bu yara izi bana Çekosla­ vakyalı Siyah Madonna'yı hatırlatmıştı. Paketi açtığımızda içinde antika ahşap bir Kuan Yin heykeliyle karşılaştık. Di­ şi Budalar bana isimsiz halleriyle göründü. İstedim ki. Andreas'la bana bir paket uzattı. Taşındıktan sonra. Bu çağır­ ma. oturdum ve şimdiye kadar yaşamış tüm ermiş kadınları düşündüm. Shasta Dağı'nda geçirdiğim ilk yılbaşımdı. özellikle de yüz­ yıllarca tanınmamış olanların. Yemeğimizi yiyip hediyelerimizi açmaya koyul­ muştuk. Diğerleri ise antik zamanlarda gördüğümüz rahibelerdi. Bu eserlerden biri Madonna ve çocuk resmiydi. bugünün ve yarının tüm dişi Budalarının. bir akademisyendi ve ateistti. Bu ünlü Siyah Madonna.

.

Yani bu dişi Buda yalnızca bir süstü. aydınlanmasının doruğuna erişti­ ğinde. Bodhisattva sözüydü. Budizm Çin' de yayılırken. siyah abanoz ağacından ya­ pılmış ve aynı izi doğal olarak taşıyan bir Doğu Madonna' sıydı. çevresinde sandal ağacı kokuları saçan mumlarıyla dururken. An­ dreas'ın Kuan Yin heykelinin sembolik anlamına baktığımda şimdi yüceltildiğini fark ettim. Yeşil Tara olarak da bilinen Budaların Anası kimliğidir. Kuan Yin heykelimiz mihrabın üzerinde. Bunun üzerine tüm insanlığın acıları dinene ve tüm insanlık aydınlanana kadar tekrar tekrar dünyaya geri geleceğine söz vermişti.yara izi taşırdı. Ta­ ra'nın pek çok görünümü vardır ama en ünlüsü Jetsun Dolma. insanlığın acı çığlıklarını duy­ muştu. Yüzünde Siyah Madonna'nın izini ta­ şıyordu. Heykelimizi mihrabın üzerine yerleştirdik ve Om Mani Padme Hum mantrasını uygulamaya koyulduk. Bu mantra. Siyah Madonna Tanrının yüceltilmeyen.olursa olsun Doğu ve Ba­ tı dinlerinin hiçbirinde yeri olmayan. bu heykel Tanrı inancı olmayan birinin evinde duruyordu. Farkındalığım artıyordu ve bu heykelin bana bu yolla gelmesini daha iyi kavrıyordum. Ava­ lokiteşvara Chenresig diye bilinir ve onun dişi Şakti'si Tara'dır. Tutku Budasının mantrasıydı:•Bu Buda. Tibet'te. yani nirvanaya ulaştığı sırada. Sembolik ola­ rak. dişil tarafını simgeliyordu. 1 71 . Karşımda gördüğüm ise. O gün. Andreas'a bu heykeli mihrabın üzerine koymayı önerdim. kendi sesim beynimde arı vızıl­ tısı gibi titreşimler çıkararak Om Mani Padme Hum (kalbin nilüferin­ deki mücevher) kelimelerini söyledi. her ne şekilde -Top­ rak Ana. Bu. onun ve onun gibi tanınmayan diğer dişi Budalar için mihrabın başında dua ettik. Birkaç gün sonra. Çünkü daha önce hiç açıkça kutsanmamıştı. Avalokiteşvara'nın yani. azizeler ve Şakti gibi. Kutsal Cins. Avalokiteşvara dişil yönüne ağırlık vermiş ve Kuan Yin'e dönüşmüştü.

.

Mükemmeliyet insan deneyiminde şe­ killenir. Ufak ufak. Bu farkındalık dal­ gası.BÖLÜM 29 Sekiz Yıl Sonra Andreas'la yaşadıklarımın bedenime yerleşmesi iki buçuk yılımı aldı. İnsani kusurlarının üzerine çıkabilmeyi ve Tanrıya ulaşmayı. Bunlar. Amaç. Bunun her zaman kolay olduğunu söyleyemeyeceğim. Birbirimize ayna tutup ha­ yatı temiz ve görünür kılmalı. kutsal çiftlerin birbirlerini bulduğunu duyuyordum. bu yolda bir olabilmeyi öğrenmek gerekir. bizi eve. eskinin zincirini kırmalıyız. daha büyük bir içsel farkındalık sağlıyordu. Büyük gö­ rev budur. 1 73 . Kut­ sal çiftlerin her biri sevgi ve gerçeklikle diğerinin aynası oluyordu. gelecekte kutsanacak ilişkilerdi. Aşkları ortaya çıkıyor ve bileşkelerinden daha büyük bir nedenle bir­ birlerine bağlanıyorlardı. Bu uyum. birbirini uyandırmak ve dünyaya büyülü ve tutkulu yaratı­ lar sağlamak. Hala egzersizlerimizi yapıyor. derslerimizi alıyor ve günlük hayatın perdesini aralayıp Tanrıyla buluşuyorduk. bu tip ilişkilerde hızla sonuç verebiliyor. Bu büyü­ ye ulaşmanın bedeli de ağırdır. kutsal ilişkilerde bile hayattaki inişler ve çıkışlar hep vardır. Karma. Tanrının filmlerde­ ki insan romantizminin üzerindeki farkındalığına dayandığından. Tanrının gerçekliği limanına ulaştıracaktı.

.

Bilincinizin bedeninizin dışında. Işık. diye düşünün. yeraltından bir dalla dışarıya çıkıyor. Işık omurganızdan geçip kuyruksokumunuza ilerlerken derin nefes almayı unutmayın. Ne­ fesinizin sadece akciğerlerinize değil. Ve farz edin ki bu tünel. Gözlerinizi kapayın ve derin nefes almaya başlayın. Eğer çakranızın rengini göremiyorsanız. Ve kendi renginizi unutmayın. Ve bir tane daha. Bu ışık­ lı tünelin oturduğunuz yerden geçerek yeraltına ilerlediğini düşünün. Bilinciniz içinde gezinerek çakra tacınızı bulun. Ve yanla­ rında bir tane daha. Birkaç derin nefes alın ve tünele gönderin. Nefesinizin benliğinizden toprağa geçtiğini ve si­ ze geri döndüğünü düşünün. Şimdi derin bir nefes alın ve içi boş. Bu tünel beyninizle omurganızı birleştirsin. Bu yıldızın yanına bir yıldız daha ekleyin. Şimdi rahminize yolculuk etmenin vakti. aklınızda ilk beliren rengi seçin. benliğinizle bir­ likte dolaşmasına izin verin. dünyanın derinliklerine ilerliyor.BÖLÜM 30 Meditasyonlar Rahim iyileştiren Meditasyon Bir sandalyeye rahatça oturun. Sıralamaya 12 yıldıza ulaşana kadar devam edin. Şimdi başınızın birkaç santim üzerinde parlak bir yıldız oldu­ ğunu hayal edin. Sizin için sakinleştirici rengi bu­ lun. beyaz ışıklı bir tünelin 12 yıl­ dızdan aşağı dümdüz gelerek başınızdan içeri girdiğini düşünün. pembe ve mavidir. Sırtınız dik ve bacaklarınız rahat ko­ numda olsun. Genelde se­ çilen renkler mor. tüm bedeninize dolduğunu dü­ şünün. Bilincinizi buraya çeker175 .

.

Onu yatıştırın. Nefes alaca­ ğız ve tüm koyu renklerimiz ve yumurtalıklarda hapsolan enerjimiz bu boşluğa hapsolacak. Toprak Ana müthiş bir dönüştürücüdür. Kasılmış mı? Etrafı karanlık mı? Çevresinde hiç nes­ ne görüyor musunuz? Üzerinde takılıp kalmış çengeller görüyor veya hissediyor musunuz? Herkesin bu deneyimi farklı olacaktır. yumurtalıklarınızı bulun. Sonra tekrar temizliğe dönün. kocalar . Sol yumurtalığa geçin ve sağdakinde yaptığınız aynı işlemi tekrar­ layın. yumurtalıklarınız temizlensin ve kendi yaratıcı gücünüz yeniden özgür kalsın. Bu yüz­ den kendi hislerinizi kullanın Yumurtalığınızın ardına bakmayı unut­ mayın. Nefes alıp verdiğiniz sırada. Yumurtalıklar bittikten sonra rahme geçin ve nefes aldıran aynı işlemi yapın. Sonra nefes verdiğimizde tüm bu kiri içimiz­ deki boşluktan Toprak Ana' ya göndereceğiz. Çakra tacından istediği­ niz rengi seçin ve bu rengi yumurtalıklarınız üzerinde yatıştırıcı bir solüsyon yerine kullanın. Şimdi onun içinde bulunduğu koşulları anlayabilirisiniz. geçmişiniz sahne sahne gözünüzün önüne gelecek. geçmişe ait düşünceler veya sahneler gözünü­ zün önünde belirebilir: Eski sevgililer. Bundan sonra biraz yorgun hissede­ ceksiniz. Şimdi yatıştırıcı rengi uygulama vakti. yumurtalıklarınızdaki enerji temizlenirken. *** 1 77 . Sakin­ leştiğinizi hissedene kadar yatıştırıcınızı kullanın. Şim­ di temizlenme meditail)'onuna hazırız. Peki. . omurganızın içindeki ışık boşluğunu hatırlıyor musunuz? Şimdi nefesimizi elektrik süpürgesi olarak kullanacağız. Yumurtalıklar ve rahimde gezinirken. Yumurtalığınızı iyileştirin. Onlara bir kez bakın ve süpürün gitsin. Normal nefes alışınıza geri dönün. Eğer tekrar bir problem görürseniz veya inatla enerjinizi engelleyen birini bulursanız. Sağ yumurtalığınıza gidin ve nasıl ol­ duğunu hissedin. . Yumurtalığınıza geri dönmeyi unutmayın. Bu sahneleri iyi inceleyin ve onları boş bir tüpün içine atın gitsin. Ardından yumuşatan renkli merhemi kullanmayı unutmayın. kristal bir bıçak vizyon edin ve bununla onun ener­ jisini kesip alın. Yaratıcı gücünüzü engelleyenleri gördüğünüzde sakın korkmayın.ken. Nefes almaya devam edin ve istemediğiniz düşün­ celeri ışık tünelinden Toprak Ana'ya verin. önceki gibi nefes almaya başlayın. Sağ yumurtalığı­ nızı bitirdiniz.

hayatın tüm kıvılcımının kadın bedenin­ de başladığı yerdir! Tamamen kendi yaratıcı gücünüz! 1 78 . o boşluktan kurtulun ve onu dünyaya bırakın. Gözlerinizi açın ve meditasyonunuzu günlük hayatın içine en­ tegre edebilmek için kendinize zaman tanıyın.Ne zaman ki kendinizi hazır hissedersiniz. Nefes verin ve bedeninize dönün. Nefes alın ve bırakın kalan ışıltı omurganızdan geçip 1 2 yıldıza doğru başınızdan çıksın. sadece bebek için değil dünya­ daki projeleriniz için de. Bu. Yumurtalıklar yaratıcı gücünüzdür.

banyo. Banyo ve meditasyonla. Kendinizi sıcak bir banyoya bırakın. İki bardak tuzu ve bir bardak doğal deniz suyunu katın. Eğer dilerseniz sizin sevdiği­ niz saf bir uçucu yağı da ekleyebilirsiniz.Siyah Madonna'nın Arındırıcı Banyo Meditasyonu Şimdiye kadar en iyi meditasyonu banyo küvetinde yaptığımı fark et­ tim. Gerekenler: Çekoslovakyalı Siyah Madonna'nın resmi Yedi beyaz karanfil İki bardak tuz Bir bardak doğal deniz tuzu İsteğe bağlı uçucu yağ Bir mum (pembe veya beyaz) Kendinize ayıracağınız 60 dakika. Yedi karanfili alın. Beyaz karanfillerin kenarlarında tırtıkları vardır. Öfke de astral düzlemde keskin. Eğer yoğun bir hayatınız ya da aileniz varsa. Uçucu yağlardan size önere­ bileceğim birkaçı: Arınma için adaçayı yağı Kalbin arınması için gül yağı Hormonların dengelenmesi için misk adaçayı Dönüşüm için selvi. sivri kenarlı görünür. kutsal me­ kanlar arasında en uygun yer olarak değerlendirilebilir. ka1 79 . çiçek kıs­ mındaki petalleri koparın ve banyo suyunuza ekleyin.

.

Öfkenizle ilgili kendinizi yargılamayın. Mumu. Eğer içinizde suçluluk duygusu uyanırsa. bu çi­ çek tıbbında çok iyi bilinen bir terapidir. Anılarınıza şahitlik etmek bu meditasyonda önemlidir.ranfil yaprakları suya bırakıldığında vücutta depolanmış öfke serbest kalacaktır. Gözlerinizi kapatarak kendinizi Siyah Madonna farz edin. Gözlerinizi kapatın ve kas­ larınızın gevşemesine izin verin. Meditasyon: Bir mum yakın. Sizi inciten durumları hayal edin. yüzündeki yarayı görün. Acılarınızı itiraf edin. Öfkelenecek olursanız. Tüm yaralarınızı Siyah Madonna'nın yüzündeki yaraya hapsedin ve "şim­ di hepsi ışığa dönüştü" diye tekrarlayın. her seferinde kendinize dinlenmek için zaman tanıyın ve daha son­ ra hazır hissettiğinizde yeni bir durumu düşünmeye başlayın. Yaranın yerini ve barın­ dırdıklarını kendinize itiraf edin. Resmi aklınızda tutmaya çalışın. Çözülmemiş duy­ gularınızı hissedin." İyileştirme ihtiyacı duyduğunuz her zaman tekrarlayın ve acılarını­ zı. Toprak Ana gibi koyu. Önce ken­ dinize nazik olun. Yaranın açıldığını ve içinde kadınlı­ ğınızın yaralarını barındırdığını hayal edin. Meditasyonun en önemli kısmı bura­ sıdır. Şimdi. Işıkları söndürün. Gözleriniz onun gözleri. Size acı veren her anıyı gözlerinizde canlandırın. Aklınızı ve düşüncelerinizi yavaşlatın. yapılacak tek şey nefesinizle birlikte suçluluk duygunuzu ve onunla alakalı her­ kesi dışarı vermektir. Duygularınızın yükselmesine izin verin. Bedeninizin şimdiye kadar sakladığı acılarla yüzleşmek sizi yorabi­ lir. İki benzer çiçek özünün kullanımı birbirlerini nötrler. Karnınızın içini dolduracak şekilde derin bir nefes alın. bileni gören ve affeden. değiştiremediğiniz her şeyi ışık saçan yaranın içine yerleştirin. kendinizi res­ min yerine koyun. Siyah Madonna'nın fotoğrafı­ nın yakınına koyarak resmi daha rahat görebilirsiniz. detay­ lara odaklanın. Şimdi. Siyah Madonna'nın resmine bakın. O yüzden buraya odaklanın. Yaraya derinlemesine bakın ve için­ deki altın rengi ışıldamayı görün. Teniniz onun teni. öfkenizi nefesinizle birlikte dışarı verdiğini­ zi düşünün. kapıyı kilitleyin ve kendinizi küvete bırakın. farz edin ki 181 . Banyonuzdaki çiçeklerin öfkenize değdiğini ve onu yok ettiğini hayal edin. bilin ki bu duygu eski­ den yaşanan ilişkilerle sizi tutkal gibi birbirinize yapıştırır. bunları yaranın içine hapsedin ve tekrarlayın: "Şimdi hepsi ışığa dönüştü. Çalıştıkça daha kolay olacaktır.

en güçlü meditasyonlardandır ve her seferinde bir öncekinden daha verimli olur. Bir süreçtir ve zamanla en iyiye ulaşılır. Bu. ondan kalbinizi ve rahminizi iyileştirmesini dileyin. Sizi kutsayarak dönüşümünüzü ta­ mamlamasını dileyin. Bu şekilde olayları daha objektif görebilirsiniz. Nefes almaya devam edin. Siyah Madonna'ya anlatacaklarınız bittiğinde. Bir süre sessizce yatağınıza uzanın ve hayal ettiklerinizle bütünle­ şin. Mumu söndürün ve küveti boşaltın. Acılarınızı yaraya hapsedin ve onları ışı­ ğa dönüştürün.hayatınız bir film ve siz de seyrediyorsunuz. Rahminizi iyileştirmek. Acılarınızı hapsettiğiniz yaranın kapandığını ve Siyah Madonna'nın size şifa verdiğini hayal edin. 1 82 . bir soğanın dış katmanları­ nı sırayla soymak gibidir.

Kutsal kelimeler başladığında duyguların sak­ landığı sandığınız açılacaktır. Beyniniz küskünlüğünüzü atmak istemeyebilir. Bu günler ya da haftalar alabilir. Bu sizin mantranız olsun. Örneğin bir adamı af­ fedebilmek için çok zaman harcadım ve ardında yaralanmış olan kü­ çük bir çocuk gördüm. Ta­ mamen affedebildiğinde duygusal şeyler durmaya başlar ve kendini temizlenmiş hissedersin. Onu kalbinize koyun ve mantranızı tekrarlayın. Bu ilk bakışta size inişli çıkışlı bir yol ola­ rak görülebilir. Duygularımı. duygularınızı serbest bıraktıkça duygularınızı temizleye­ cek ve farklı bir gözle görmeye başlayacaksınız. Bu sandık size affedememe nedenlerini­ zi listeleyecektir.Bağışlama Meditasyonu Genelde meditasyona başladığımda. fakat siz kutsal kelimelerinizi tekrarlamaya devam edin. senin ruhundaki İsa'yı affetsin. Bu açıdan bakınca onu affetmeyi başardım. aramızdaki mağduriyeti giderebilir. ilk. öfkemi ve beni affetmekten alı­ koyanları temizlemeye her şeyi olumlayarak başlarım. Ancak İsa. bırak açığa çıkıp dağılsınlar. Öfkeniz sürse bile kelimele­ ri tekrarlamaya devam edin. Onları ortaya çıkaralım. Örneğin: Ruhumdaki İsa. Şimdi affede­ mediğiniz kişiyi gözünüzün önüne getirin. Yakınlarınızda bir tespih bulundurursa­ nız okuduğunuz mantraları daha kolay sayabilirsiniz. sizi küstüren ve üzen kişileri somutlaştırmaya devam edin ve affedin. Başta engebe­ lerle dolu olan yol giderek düzelecek. Mantra. Ama kutsal kelimelerinizi tekrarlamaya. Ama durdurma. 1 83 . Duyguların su yüzüne çıktığında onları dur­ durmak isteyebilirsin. kaç kişiyle sorunum olduğu­ na dair bir liste yaparım.

karşılarındaki insan acı veren biri olsa da onu bırakmazlar." 184 . Ayrıca bazı zor karmik durumlar içeren insanlara da uy­ guladım. Ama bitirmeden bırak­ madım. bu onlarla oturup çay içeceğim an­ lamına gelmez.Affedilmeyen duygular karmayla bir sonraki hayatınızda size geri ge­ lecektir. kötü niyetli biriyle ya­ şamaya alışmaktan veya bunu sindirmekten bahsetmiyorum. diğerleri haftalar hatta aylar sürebilir. Kadın­ lar. Listeyi tamamladıktan sonra yeniden envanter hazırlayın. uyumlu doğaları sebebiyle. Benim için büyük bir deneyimdi. Ben meditasyonu pek çok kişiye uyguladım. Kendinizi onları serbest bırakmaya ayarlayın. hayat bazen ilişkilerin mücadelesi haline gelebilir. Negatif duygu­ lar kalbinizi kolesterolün damarları tıkadığı gibi tıkar. Ben affedici meditasyondan bahsettiğimde. Ama Dalai Lama'nın dediği gibi "Çinli komünistleri affediyorsam. Bazen uzun bazen kısa sürüyordu. Bunu yılda bir kez yapın çünkü. Bazı durumlar bir çift meditasyonla geçebilirken. çoğu zaman.

Kuan Yin Çinli Namo Kuan Shi Yin Pu Sa Yeşil Tara Tibetli Om Tare Tuttare Ture Soha Durga Hintli Om Dhum Durgayei Namah 185 . Bakire Meryem Hıristiyan Kutsanmış Meryem. bizim için dua ediyorum şimdi ve ölüm saatimize kadar. Kutsal Meryem. Tanrının Annesi.Genetik Arınma Meditasyonu Bu bir somutlaştırmayla yapılan kutsal kelimeler (mantra) ayinidir. Ben Kutsal Annemizin mantralarını kullanırım. Burada Kutsal Anne­ mizle bağlantıya geçirebileceğimiz doğru mantraları bulmak önemli­ dir. Rabbin seni zarafetle doldursun Kadınlar arasındaki yaratıcısın sen ve rahminin meyvesi İsa'yla kutsa bizi. Amin.

Kelimelerin oriji­ nal anlamları okçuluktan gelir. Meditasyonunuzu tamamladıysanız. Birini seçin ve mantralarınızı öğrenin. Eğer isimlerini biliyorsanız daha iyi olur. Bu tekniği geli­ nimin hamileliği sırasında kavradım. Adağınızın üzerindeki kalbinizi kullanarak çocukluğunuzu görselleştirin ve eğer bir görüntü yoksa. sonra durun. diğer zamanlarda çalışı­ yordum. Sadece aile ağacınız boyunca çalışın. Ben bu meditasyonun işe yaraması için yaklaşık altı ay boyunca ça­ lıştım. Bu denemeye ilk torunum olduğu sırada döndüm. Bunu bir de büyük büyükanneniz ve büyük büyük büyükanneniz için yapın. içinizdeki çocuğu gözünüzün önüne getirin. dualarınızı. Kutsal Annemize verdiği şi­ fa ve rahmet için teşekkür edin. diğer deyişle merkezin dışındasındır. Oku fırlattığında ve hedefi vuramadı­ ğında bu okçuların günahı olur. 186 . Şimdi annelerin annesi için kalbinizden bir sunak verin. Kanı­ nızda taşıdığınız bütün olumsuz örnekleri tamamen uzaklaştırın. Bu sırada hayatını kazanmak için bütün gün çalışan bir anney­ dim. Her dal için şifa isteyin. Nasıl annenizin soyu için yaptıysanız. Ayrıca atalarınıza da teşekkür edin. kanınızda akan altın ışığı görün ve yazın.Bu meditasyonda günah kelimelerini kullandım. aflarınızı topar­ layın ve kelimeleri ezbere on kez tekrarlayın. Kendi çocuklarınızı da içererek dua ediyorsanız onların babaları için de aynı duaları edin. Bu meditasyon biraz zaman alır ama kayda değer bir meditasyondur. Eğer ciddi bir şekilde ailenizin arınmasını isterseniz zaman bulabilir ve gerçekten harika bir işe ken­ dinizi atlayabilirsiniz. bil­ miyorsanız akrabalık derecelerinize göre adlarını söyleyin. Ataların kurtuluşu için muazzam bir uygulama olabilir. babanızın soyu için de aynı­ larını yapın. Büyükbabanızı ve büyük büyükbabanızı dahil etmek oldukça önemlidir. Başka on kutsal kelime hazırlayın. İşlediğiniz bütün günahları tamamen affetmesi için tekrar sorun. Birçok aileyle ilgili iç gerçekleşmeleri bu zaman dilimlerinde oluşur. Sadece dua etmek için zaman ayırıyor. Şim­ di on adet Kutsal Anne kelimeleri yapın.

Ka­ dınlara genellikle Bodhisattva adı verilirdi. azizleri ve büyük melekleri kullanmalısınız. Zikirlerinizde Buda'yı.) Sana kalbimi. 'nın varlığına sesleniyorum (zikrin bu noktasında gerekli Tanrıya seslenilir. baş melek veya Savaşçı Buda' dan isteriz. Budizmde bir kadın Buda aranmıyordur. Farklı tanrılar. kutsal gücün şekil almış bir halidir. form veya for­ mun dışında bir kimliktir. Bu ilahın varlı­ ğıyla tanışmada son derece önemlidir. Kutsal güç. . . kendi zikirlerimde. Ancak. asla kılavuz kullanmayın ya da tamamen manevi ruhları kul­ lanın. . . Her Buda ve­ ya azizin sizin dualarınızı kabul ettiği kendi alanı vardır. farklılıkları bilmeden önceye kadar kadın Budalara dua etmiştim. kalbini genişleterek kapılarını açarsın. On­ lar benim cehaletime rağmen aydınlatma sağladılar. Zikirler Tanrının olma olasılığını oluşturur. . Ancak. Dualar direkt olarak kendinizin dışında gelişen olaylardır. Kullanımları kolay ve çeşitli durumlar için uygulanabilir. .) 187 .Zikirler Zikirler ilahi gücün bedene tamamen dolması için bir davettir. Bu şimdiye kadar Batı'ya adapte ettiğim çok basit kutsal kelimeler­ dir. bedenimi ve ruhumu veriyorum (bu Tanrı için davet­ tir. Bu dualardan farklıdır. Tanrı. Bir egonun kendine saldırıp Tanrıyla birleşmesi senin kapalı kutundan çıkman anlamına gelir. Korunmaya ihtiyacı­ nız varsa. Geleneksel olarak. . Beklenmeyen etkilere karşı kendinizi açmalısınız. Şifacı Buda veya Raphael' den isteriz. Aktif olarak izin vermiş olu­ yorsun. . Örneğin şifa isterseniz. Batı formulü: Dördüncü güce ve . melekler veya şeytanlar par­ layabilen bir cam gibi vitray camların pencereleridir.

Bir kere seni aydınlatan güç için güçlü bir davet çıkararak onların mekanlarına adım atmış olursun. Bunu kalbinin derinliklerinden his­ sederek. kendi kelimelerinle söylemelisin. 1 88 .

Bu ayrılıkları te­ davi için çok güçlü bir yoldur. Onlar korumak için şiddetten geçerler. Ancak. Seviş­ meden önce cinselliği kutsamalar için çağırılabilirler. Şimdiye kadar kaç kadının zaman içinde aydınlan­ dığını düşünün. zihinsel ve fizik­ sel olarak aşktaki sorunların çözümü için çağırılabilir. Tanımlanmayan bu kelimelerin dışında da niceleri vardır. aynı zamanda fiziksel rahatsızlıkların arın­ ması için çağırılır.Aydınlatılmış Olanlar Hiçbir Zaman Adlandırılmamış Kadın Budalar Bir kadından tavsiye almak istendiğinde en iyisi kadın Buda' dan yardım istemektir. bir sormak gerekir. İsa ve Meryem Ana Bu ilahi çift ayrılan ruhların tedavisi ve duygusal. Siyah Madonna İlahi Anne'nin karanlık yönü ölüm ya da doğum içeren durumlar­ da çağınlabilir. Tabip Buda Duygusal veya zihinsel. Tantrik Buda Cinsel arınmayla ve cinsel tantralarla ilgili bütün sırları bilir. çünkü onlar şiddetle ve ateşten çıkarak geliyorlar. Onları bizlere yardım ettikleri için ne kadar mutlu olduklarını gördüm. Bodhisattvaları çağırmalısınız. 189 . Savaşçı Buda Onları gördüğünüzde korkmayın. Acıların üstesinden gel­ mek için bir cevap arıyorsanız. Bodhisattva Acıları hafifletmek için var olan tanrıdır.

O. Şiva ve Partavi Bu kutsal çift tantrik sevişme sırasında meydana gelen sırları açığa çıkarmak için çağırılır. müzik. Ganesh Hinduların fil tanrısı olan Ganesh. Doğanın getirdiği kutsal­ lığı kabul etmiştir. Maha Durga Öfkeli durumlarda bütün şeytanlardan korunmak için çağırılan Hindu tanrısıdır. Saraswati Eğitim. Hindu tanrılarını çağırmak için birçok kutsal kelime buldum. Man­ tralar hakkında daha fazla bilgi almak için Thomas Ashley-Farand'ın "Healing Mantras" kitabını öneririm. 190 . sanat ve yazarlık konularında bereket sağlayan Hin­ du tanrısıdır. her türlü engelli kaldırmak için çağınlabilir. Maha Lakşmi Sağlık ve güzellikte yaşanan sorunları düzenlemek için çağırılan Hindu tanrısıdır. hayvanları koruma ve tedavi etme azizidir.Aziz Francis Aziz Francis'i çağırdığımda büyük bir mucizeyle karşılaşmıştım.

191 . Uriel Bütün meleklerin kayıtlarını ellinde bulundurur. bana arınma seansları düzenlediği ve öğ­ rettiği için. en içten dileklerimi yolluyorum. Ayrıca Andreas Mamet'e. Yukarıdaki listede aydınlatılmış birçok kişiyi bulabilirsiniz ama bu size nereden başlamanız gerektiği hakkında bilgi verir.Baş Melekler Raphael Sağlık meleğidir. Gabriel Gerekli olan durumlarda gerçekleri açığa vurmak veya iletişimi berraklaştırmak için ona dua edin. Michael Şeytandan uzaklaştırma ve koruma meleğidir. Geçmiş yaşama veya karmik bilgiye ulaşmak için çağırılır.

.

Buda'nın varlığının sizin­ le olduğunu hissetmeye başlayacaksınız. cinsel davet için kendi is193 . bedenleri­ mizi ve ruhlarımızı sana veriyoruz. Nefesinizi daha derin alarak karnınıza toplayın. Dakikalar içinde birlikte nefes almaya başlayacaksınız.Tantrik İyileşme Bu sıralar farklı cinsel tantraları öğreten birçok iyi kitabı raflarda gö­ rüyorum. Dua: Dördüncü Tantrik Buda'ya yalvarıyorum. Kutsal cinselliğimizle bizi kutsa. İki kişi de aynı anda derin nefes alıp verir. Yukarıdaki duayı birçok kez tekrarlayın. Ruhumuzu. kalbimi ve ruhumu veriyorum. Meditasyon Tantradan önce çiftlerin birbirini yıkaması bedeni onurlandırır ve çiftleri meditasyona hazırlar. Şimdi sana bırakıyorum. Tekrarla­ dıkça kutsal kişilerden çok hızlı cevap alırsınız. El ele tutuşulabilir. Sana vücudumu. Bu oluşan sekinci figürdür. Nefesin alıp verilişini izleyin. Şimdi erkek kadının gözlerine dik dik bakmaya başlamalıdır. Bedenlerimizi. Bu çalışılmalıdır. Çiftler bağdaş kurarak yüz yüze oturur. Kendi tecrübelerim ışığında bu literatüre sizin için birçok dua ekledim. Tantrik Buda'yı çağırmak sevişmeden önce çiftler arasındaki cinsel sorunları çözer. kollar bağlanabilir. bu sonsuzluğun sembolüdür. Dua etmeden önce ve cinsellinizi yaşarken kendiniz han­ gi tantranın doğru olduğunu keşfedebilirsiniz. Bir kere Buda'nın gücünü hissettiğinizde. Artık dua etmek için uygun zaman gelmiştir: Dördüncü Tantrik Buda'ya sesleniyorum. kalbimizi ve ruhlarımızı arındır. Ka­ dın da aynı şekilde erkeğin gözlerine bakmalıdır.

İlgili olan tüm konuları belirtin. Bir sevişmemde bir kere Tantrik Buda'nın hiç yaşanmamış şeyleri yaşattığını hissetmiştim. Tantrik enerjiyi bedenlerinizin tamamen emmesine izin verin. Bunu boğaz. Tantralardan arınma toprağın aşk ve güvencesinde gerçekleşir. Kendi dualarınızı kendi durumunuzu düzeltmek için hazırlayın. En tepe çakralarınızla birlikte söyleyin: Tantrik Buda tarafından mühürlenmiş ve korunmuş olabilirsiniz. Seviştikten sonra her çakranızı mühürlemek için elinizi sevgilinize uzatın. kalp ve sırtınızdaki çakralarınıza da uygulayarak tek­ rarlayın. 194 . Her seferinde dualarınızı tekrar edin. Eski ilişki­ lerinizden kalan aşk ve güvenirliğinizi açığa çıkarmak için sorabilirsi­ niz. Şimdi elinizi kaşlarınızın arasındaki üçüncü çakranıza getirin ve tekrar edin: Tantrik Buda tarafından mühürlenmiş ve korunmuş olabilirsiniz. Sonunda elinizi hafifçe kadının cinsel açıklığına koyun ya da erkeğin cinsel organında tutun.teklerinizi de belirtebilirsiniz. Bunu siz de keşfedebilir ve isterseniz ilerlete­ bilirsiniz. Ayrıca seviştikten sonra birbirine karşı sessiz kalmak önemlidir. Bu sevgililere ve kendinize muhteşem bir hediyedir.

Kaynaklar Bu yolda bana yardımcı olan kitaplar ve araçlar Kadınların Gücü ve Zarafeti Doktor Timothy Conway Wake Up Press Cinsel Coşku Sanatı Margo Anand Putnam Publishing Group Kadınların Mit ve Gizemleri Ansiklopedisi Barbara G. Walker Harper and Collins ine. Publishers Cinsel Gizemler Nik Douglas ve Penny Slinger Destiny Books Taocu Aşk ve Seks: Antik Çin' de Coşkunun Yolları Jolan Chang Dutton Paperbook Mantraların Arındırması Thomas Ashley-Farrand Ballantine Wellspring (CD'leri de var) Tanrıçaların Sembolleri Clare Gibson Barnes and Noble Books Günlük Meditasyonlar Osho 195 .

Inc.Charles E.com 196 . Gerçekler ve Aşk Uzaydır Deva Premal Om Namo Narayanaya Barış Şarkıları Sahadev ve Dawn www. Tuttle Company. Canlandıran İçsel Enerji Ajit Mookerjee Destiny Books Doğu Felsefesi ve Dinleri Ansiklopedisi Shambhala Books Aşk Büyüsü Marina Medici Fireside Simon and Schuster Budaların Kitabı Eva Rudy Jansen Binkey Kok Publication Hindu Görüntüleri Kitabı Eva Jansen Binkey Kok Publication Kadın Bilgeliğinin Bahçesi Raylene Veltri.blueskiesUnlimited. Kutsanmış Kadın Queen Afua Ballantine Books Arınma Sanatı Sara Slavin ve Karl Petzke Chronicle Books Kundalini. şimdi Raylene Abbott Halo Books Öğretici Mantra CD'leri Mantralar 2 CD'si Dünyayı Değiştiren Büyülü Mantra Şarkılarının Gücü Mantralar 3 CD' si: Meleklerin Küçük Isırışı Henry Marshall and Playshop Family CD'nin içeriği.