You are on page 1of 433

n1t1

lMGE !
I kitabevi

Oral Sander, 1964 y1lmda AU SUF'nin Siyasi Subcsi'ndcn mezun oldu. Aym y1l
Siyasi Tarih Kursiisli'ne asistan olarak girdi vc bu alahda 1968 ytlmda doktoras101 vcrdi. 1975 y1lmda do1;ent, 1988 y1hnda da profesor oldu. AU SBI' Uluslararas1 lli~kiler Bi;liimii Ba\>kan Yard11nc1hg1 ve Si)'aSi Tarih Anabilim Dab Ba~ka11hg1
yapu. ogreniminin bir bohirnunu Harvard Oniversitesi'nde tamamlayim Sander,
A~D'nin <;e~itli universi1elerinde dersler ve dizi konleranslar \'erdi. 10 EylOI
1995'te yitirdigimiz Sander'in yurtir;i ve dt~mda yaylll'.llanm1~ c;ok say1da makalesi hulunmakt.adtr.

Sande1'in Eserleri;
S.:wye! Dr~ Polilikas1 (AU SBf, 1967)
T1irl1-Amerilzan lli~kileri 1947-1964 (AO SBF, 1979}
Siyasi Tarili, llk(aglarc.lan 1918'e (lmge Ki1.<1bevi Yaymlan, 1989, 1991, 1994,
1995, 1997, 1998, 1999, 2000, 2001, 2002, 2003-2)
Siyasi Tarili, 1918-1994 (lmge Kitabevi Yaymlan, 1989, 1991, 1993, 1994,
1996, 1997, 1998, 1999,2000,2001,2002,2003-2)
A11lta'111n Yakseli~i ve Du~i~u (lmge l<icabe\i Yaymlan, 1993, 2000, 2003)
Ti.irlziye 111i11 D1~ Poli!ilrasr (lmge Kitabevi Yaymlar1, 1998, 2000)

hnge Kitabevi Yayrnbr1

Yaym YOncnneni

Selmem Ciler Tabak(


ISBN 975-533-0437
lmge Kiuibcvi Yayrnlan, 1989
T6m haklar1 sakhd1r
Yaymc1 izni obnadan, kumeu de olsa

fotokopi, film vb. elektronik ve mekanik


yontemlerle c;ogalolamaz.

l. Bask1'. 1989, 2. Bask1: 1992


3. Bask1; 1994, "1. Bask1: 1995
5. Raskt: 1997, 6. Bask1: Haziran 1998
7. Rask1: :'li!art 1999, 8. Rask1: Nisan 2000
9. Rask1: Haziran 2001, 10. Baskt: Nisan 2002
11. Baskt'. Subat 2003
12. Baskt: Arabk 2003

Yay1ma llaz1rlaya11lar
D1 Mele/! 1'1ra1, DI' Ertl Tel!nl, Dr. i;:agn El'hnn, Dr Goltlian Erdem
Sayfa Duzeni
Yak111Ate$
Ka1>ak Uygulama

Uylai;:elik
Kapak Rcsmi

John Singleton Co,p\cy, The Dtatl1 of Majo1 Pitl'Son


Bask1 ve Cih
Pelin Ofstl (312) 4J8 70 9319'1

lmge Kitabevi
Yaymcthk Paz. San. ve Tic. Ltd. Sti.
Konur Sok. No: 3 Km lay 06650 Ankara
Tel: {312) 419 4610 419 46 11 Faks: (312) "125 29 87
Internet: www.imgc.com.tr E-Posla: imge@imge.com.tr

Ankara
Konur Sokak No: 43/A Kmlay
Tel (312) 417 SO 95/96 - "18 28 65
Fak~: (ll2) 425 65 .n
E-Pos1a: dagithnl!ilimgc.com.rr

Istanbul
Miihiirdar C~d. No: 80 Kadtkoy
Tel: (216) H8 60 58
Faks: (216) 418 2.6 10
E-Posta: kadikoy(<i?imge.com.tr

Oral Sander

Siyasi T arih
llkt;aglardan 1918 e
1

12. Baskt

,r-tm1...:)19' ','

llM2g I

l<;indekiler
~

ONSOZ ................................................................................................. 15
0C0NC0 BASKIYA ONSOZ ---------------17
I. TARIH NEDlR...................
--- -------------- .19
A. TARIHTE OL<\.Y ...................................................................... 19
B_ TARJHTE NEDEN .................................................................. 20
C. TARIHTE EGILIM .................................................................. 21
II. SIYASI TAR!H NEDIR?
.................... 25
Ill. XIX. YUZY!LA KADAR DUNYA TARIHlN!N
.. 27
ANAHATLAR!.....
A. TARIMA DAYAL! UYGARUKLAR
ORTADOGU'NUN 0ST0NLOGO DONEMI
(MO 5000-MO 500)..
1. Yerle-$ik Toplulu k\ar....
2. Go~ebeler. ................... -~-------. --
3. Din ve Uk Bulu~lar --- ----- ...... __ _
4. Avrupa ______ ................................... .
B.

---------31
.. 31
.. 35
-------------36
...... 36

UYGARUG!N "GLOBAL" NITELIK ALMAYA


BA$LAMASI (MO 500-MS 1500) ............................................ 37

Siyasi Tai-iii

(ll11~aglanlc1111918't)

l _ Grek Uygarhg1 ve Helenizmin Geni~lemesi


(MO 500-MS 500) ............................................................. 38
a_ lyonya'da Modem Bilimin Temelleri
38

b.
c.

Grek Uygarhgi. ........................................................... 39


Makedonya ve Helenistik Donem .............................. 41

~d.

Roma lmpar-atorlugu ---- --- - ___ --- __ ---- ... -.. --------- 4i1
H1risciyanhk
44
2. Islam Diinyasmm Osliinliigii (MS 600-1000) ................... 47
a. Dogu$u vc Niteligi.. .................................................... 47
b. lslamiyer'in Tutunmas1 ve Ncdenleri....
47
lslamiyet'in Geni~lemesi
49
i. Halifeler ve Emeviler Done mi........
49
ii. Abbasilcr Donemi --
3. Steplerin Egcmenligi: Mogollar ve
T ii rkler ( I 000-1500)
a_ Tiirklerin Siyasal Egcrncnligi (1000-1200)
b. Mogol lstilalan (1200-1300)...... ..........
c. Tiirklerin Ust.iinlii~i\ Yenidcn Saglamalan:
Osmanh Devler.i (1300-1500}
i. Osmanh Devlet.i'nin Kurulu~ Ost(inliikleri.
ii. Osma11l1 Devleti'nin Avrupa'da Genislemesi
iii. Osmanh Devleti'nin Yo.kselmesi.. ........................
C. MODERN VE GLOBAL DUNYAYA GE<;:lS
BATI EGEMENLl(;l DONEMl (1500'den Guniimiize) ..........
l. Bau'mn Yiiksclmesinin Temel Nedenleri ..........................
a_ Ag1r Sabanm Bulunmas1 ve Sonw;:lan

50

52
53
56
57
58
61

64
70
70
70

Feodalizm ______ -----------------


72
Ticaretin Dogu~u ve Kent Ya$am1 .............................. 75
c. Siyasal Yelki Miicadelesi ............................................ 78
cl_ Ronesans
80
e. Dini Reform (Refonnasyon)
81
2. Baunm Denizler<le Dstiinlugu Saglamas1
0500-1700)
88
a. Okyanuslara A<;tlma: Ponekiz ve lspanya'mn
Dstunliigu (1500-1600) ................................. ~
b. Fiyat Arll$1 ve Merkantilizm ...................................... 92
b.

c.

l.;indtldler

Sava$ Teknolojisiudcki Gel~meler ve


Ulus-Devlet ............................................................. 94
i;. Dstiinlugii.n lberik'ten Kuzeybau Avrupa'ya
Ge.;inesi ...................................................................... 96
i. "Ba~at Gui;" Kavram1 ........................................... 96
ii. Hollanda'nm Parlak Donemi.. .............................. 97
iii. Fransa'da BO.tiinlesme, Almanya'da
Pari;alanma: Otuz Yd Sava~lan ve
Westphalia Ban::;1 0648) ..................................... 98
iv. Fransa'nm Ostunlii.gu ve Gii.i; Dengesi
Politikast.. .......
.... 101
v. lngilten:'tle Parlarncnter Hiikiimet .................... 107
d. Dogu Avrupa'da Zaytfiayan ve Gui;lenen
112
Devletler: Avus1urya ve l'rusya ....................
i. Kutsal Roma lmparatorlugu ve Giii;lenen
Dcvletler.. ......................................................... 113
ii. Polonya'mn Zay1[hg1 ......................................... 116
iii. Rusya 'nm Bo.yuk IJevlet 0 lmas1 ........................ 116
e. Jslam-Diinyasmm Zayiflama:n ve Osmanhlar.. ......... 119
i. Islam Do.nyasmm Gerileme Nedenleri .............. 120
li. Osman\\ Devletinin Zay1flama Nedenleri
126
iii. Sokullu Donemi: Zay1CTamaya Kar$1
Onlemler........... .......
132.
"iv. IV. Murat ve Devletin Yeniclen
Canlanmast ........................................................ 135
v. Kopriiliiler Donemi: Avrupa Bask1smm
Azalmas1........
.......................... : ..................... 136
vi. Viyana Ku~atmas1 (1683)
..... 138
vii. Karlof~a ve Gerileme Donemi ............................ 139
3. Dunya Dengesinin Sars1\mas1: Globalle~meye Gei;i~
c.

lV

(1700-1850)
....................................... ......... 141
a. Globalle~mc Surecinin Onemli Oi:ellikleri ve
"Ulus-Devlet"in GO.~lenmesi.. .................................. 142
b. 18. Yiizydm BiiyOk Sav~lan ve
Paris Ban~1 (1763) .................................................... 144
DEVRlMLER DQNEMl ( 1776-1848) .......................................... 149

Siyasi Tarilt

(llk~aglaidan

1918'e)

A. AMERIKAN DEVR!Ml.............. ...................

151
l. Kuzey Amerika'daki lngiliz Ostunlugii ......................... 151
2. Kuzey Amerika Halkmm Aymc1 Ozellikleti
152
3. ABD'nin Bag1ms1zhg1 ve Sonm;lan
155
4. l.; Sava$ ve Sonrasi.......
158
B. B0Y0K FRANSIZ DEVR!Ml .........
161
1. Devrim Oncesi Ortam1
161
2. Haklar Bildirisi ve Anayasa........ ...................
163
164
3. Devrimden Sava~a vc Teror Yonetiminc...
4 Sava~m Dcg~en Nitcligi ve Napolyon Bonapart .............. 168
a. Yuntas-Ordu ............................................................ 168
h Yl"ni Rir Sez.ar
169
c. Napolyon Sava$1an...................
171
C. VlYANA KONGRESL..............................
175
1. V1yana Duzeninin Mimarlan: Casclereagh ve

Metternich ..
2. Cez.alandmna Yerine Denge
3. Viyana Diiz.enlemeleri .....................................................
4. Genel Degerlendirme .......................................................
(.. 1830 ve 1848 OEVRlMLERl... ..............................................
1. Ekonomik ve Toplumsal Orram........................
2. Fransa'da 1830 ve 1848 Devrimleri...
3. Avrupa'da 1848 Devrimleri ...................

a.
b.
c.
r;.

175
177
179
181

183
183
185

188

Ulus\:uluk ................................................................. 188


Alman Ulus\:ulugu ................................................... 190
Oteki Ayaklanma1ar
192
Gem~l Dcgerlendirme
194

D. "OSMANU RONESANSI" VE BATI AVRUPA lLE


GELl~EN

DtPLOMASI................................ ...........

195

1. Osmanh Diplomasisinde Geli$mder .............................. 196

2. Rusya ve Avusturya ile ll~kiler: Prut ve


PeteTVaradin ............................ .
3. Lale DcvTi ve Onemi..
4. Kur;fik Kaynarca ve !~ten Dag1lma Siirecinin
Ba~lamas1 ......... .

198
201

203

V.

ENDUSTRl DEVRlMI VE SONU(LARI:


GLOBALLE$ME DONEMl .......................................................... 207
A. ENDOSTRl DEVRlMl .+..................................
................ 208
1. Enduscri DeYriminin llk A?amas1
(l870'lere Kadar)......
.......................... 209
2. Endllstri Devriminin lkinci A~amas1
(1870'lerden Sonra) ......................................................... 211
3. Saghk, Beslenme, Cevre ve Niifus ................................... 213
4. Kitle Toplumunun Ortaya (1k1$1 ..................................... 215
B. ALMAN VE lTALYAN ULUSALDlRLlKLERI ...................... 217
1. Temeli.....
217
2. halyan Birligi'nin Kurulu~.................. ...........
___ 219
3. Almanya Bidigi'nin KurulU$U..........................
___ 220
4. Alman Ulusal Birligi'nin Sonui;:lan

.... 222

a. Almanya A.;1s1ndan .................................................... 222


b. Uluslarnras1 Politika A~1smdan .................................. 224
C. EMPERYALTZM .................................................................... 225
L Ekonomik Unsm

.... 226

2. Demografik UIL">Ur --------- _--- -- ................ 227


3. Guvenlik Endi~esL. ........................................... ________ .228
4, Ulusal ltihar ve Bi.iyiikluk Duygusu ...... _____
......... 228

5. Berlin Konferans1 ........................................................... 229


6. Somurge lmparacorluklan ............................................... 230
7. Emperyalizmin Somuru ll~kisi ....................................... 132
VI. BIRlNCI DONYA SAVASI'NA NASIL GIDlLDl? ......................... 233
A. YEN! S0REKL!L!K VE DEG-l~IKLIK GO<;:LERL. --- ....... 233
B_ SIYASET, EKONOMI VE ASKERL!K ALANLARINDA
YEN! ORG0TLENME Blc:IMLERI
......... 234
................... 234
L Siyaset Alanmda Gcli$meler
........ 238
2. Ekonomi Alanmda Geli~meler
3. Askcrlik Alanmda Geli~mcler.. _____ ................................. 240
c.
POLITIKAt'J IN TEK ELD E TOPLAN MAS[ ........... -....... 241
(:. AVRUPA UYUMUNUN SONlJ VE YEN!
ULUSLARARASI GOC: DENGESl ..................
..242
A\'rupa Uyumunun Dayand1~1 Temdlerin
243
Y1k1lmas1 .......................................... .

ms

Siyasi Tariil

(illt~aglardan

J 91 B'e)

2. Giu; Dcngesinin Degi$mcsi.. .......................................... 245


D. ALMANYA'NIN KITA 0ST0NLUGU

D<;:.LO lTTlfAK..................................................................... 247


L Alman-Frans1z Dii:?manhg1.............
247
2. Almanya'mn Stratcjik Zay101g1 ........................................ 248

3. Bismarck Antla~malar Sistemi ......................................... 251


4. Alman-lngiliz Rekabeti........................
254

E. lNGILTERE'NIN SOMDRGE (DENIZ) 0ST0NLOGO:

U(.LU ANTLASMA ....

257

1. Blok-Dl!Jl Anla~malar ....................................................... 257


2. Bismarck'm Du~u~u ve IL Wilhelm...............
258
3. Fransiz-Rus Antla$mast ................................................... 259
4 Ingiliz-Frans1z Antla~mas1 (Entente Cordiale) ................. 160
5. lngiliz.-Rus Somurge Anlla:?mas1 ...................................... 264
6. Rus-Japon Sava~1 ile Blokla$manm Onemi ve
Sonu<;.lan..................
266
F. AVRUPA-Dl~l DUNYA: BATI-KAR~ITI ILK
HAREKETLER .. ...... .... . ...... ........ ......... ..... .... . .... ... . .....

l. Cin'de Coz.ulme ve Par~alanma .......................................


a. Afyon Sava~!...................
b. Taiping Ayaklanmas1...
c. "Boxern Ayaklanmas1 ... ..... ............
..................
2. Japonya'da Ac;:1lma ve Guc;:lcnme
3. Hindiscan'da Ulusal Kongre'nin Kurulmast .....................
4. MI.S1r'da Arabi Pa~a Ayaklanrnasi..

5. Genel Degerlendinne.' ......................................................


6. Afrika Par<;.afa.myor...................
7 Lacin Amerika'ya Erken Gelen Bag1msizhk .....................
G. OSMANLI DEVLETl'NIN PAR(.ALANMASI ........................

269

271
2.71
272
274
276
278
2.79

281
282
286
289

Osmanh Devlcti'nin 19. Yfizy1lclaki Gcnel

Goriinto.so. ....................................................................... 289


1. Osmanh Devleci'nin Pari;alanma Nedenleri... .................. 290
3. Napolyon Donemindcki Osrnanh-Rus Sava$t...
296
4. Yunanislan'm Bag1rns1zhgm1 Kazanmas1 ve
J 828- 1829 Osmanh-Rus Sava~t ....................................... 298

5. Kavalah Mehmet Ali Pa~a Ayaklanmas1:


1831-1841 ....................................................................... 300
6. 1838 Ticarel SOzle~mesi ve Tanzimal Fermam ............... 304
7 Kmm Sava$ ve lslahat Fcrmam ..................................... 306
a. Sava~m Nedenleri. .................................................... 306
b. Savasm Anlam1 ve Onemi
307
c. Sava$m Sonu\lan ve lslahal Fermani ....................... 308
c;. 19. Yuzythn On:asmda Devlecin Genel
Goriintusu ................................................................ 312
8. 1877-1878 Osmanh-Rus Sa\'a$1 ve I. Me$ruliyec... .......... 313
a. Sava$m Nedenleri. .................................................... 313
h. Ayastefauos vc Berlin Ban~ Antla$malan ................. 314
c. lngiltere'nin Dcgi.$en Politikas1 ................................ 315
<;.
I. Me~rutiyct..
,. ... 316
9. Osmanh Devleci'ne Yeni Bir Dost: Almany-.t .................... 318
10. Ag1rBunahmlarDunemi: 1908-1914 .............................. 320
a. Bosna-Herselc Bunahm1.. ..
......... 320

b.

Trablusgarp Sava~1 .................................................. 322

Balkan Sava~lan ........................................................ 323


II Mesrutiye1........ .. .... .... .. .. .. ..
....... 325
H. 19. YUZYILDA OSMANLI DIPLOMASISINDEKI
GELl~MELER....
......................................... 328
1. <;:okyonlu Diplomasi Geregi.... ............ ....... ... .. ..
.... 328
.2. Reis-ul Kiillaphk Dairesinin Onem Kazanmasi. .............. 329
3. D~i$leri Balcanl1g1 ve Sivil Biirokrasinin Temellcri
(1790-1839) ................................................................... 331
4. Tanzimal Deneminde Sivil Biirokrasi (1839-1871) ........ 336
5. l. Mesruliyet ve Suhan'm Ostunliigiine,
Geri Douus
......... 338
I. BIRINCI DONYA SAV~I ONCES! BUNALIMl.ARl.. .......... 339
Vil. BiRINCI DONYA SAVASI .......................................................... 343
A. SA YASIN YAKIN NEDENLERI .......
................... 343
B SA YASIN TEMEL NED EN LERI.. .......................................... 345
1. Emperyalizm .................................................................... 346
2. Almanya'mn Giivcnlik Sorunu ........................................ 347

c.

d.

Siyasi Tarili (llk{aglardan 191 B'e)


Degi~ken Gue; Dengesi ve Uluslararas1
Giivensizlik ...................................................................... 348
4. Uluslararas1 Orgiitlenme Olmamas1 ................................ 349
5. Osmanh Miras1 Uzerincle <;:au~ma ................................... 350
C. SAVASIN BELIRGlN 0ZELL1KLERI ... _............................... 351
<;:. SAVASIN (:.lKISI .................... _........ _..................................... 354
1. Sava$ llanlan.... .. . . . .. . . . .. .. . . . . .. . . . . .
354
2. (:abuk Sonecek Buyuk Omitler ....................................... 356
D_ 1914 VE 1915 YILLARlNDA CEPHELER ............................. 358
l. 1914 Y1hnda Ban Cephesi ............................................... 358
2_ 1914 Yilmda Dogu Cephesi... .......................................... 360
3. 1915 Y1\mda Ban Cephesi
-..... -.- .. -.. -... -.- .................. 362
4. 1915 Ydmda Dogu CcphesL _----.
364
E. SAVA$ VE OSMANLI DEVLETI __ , _________ . _____ ..... _. _________ ,____ -- 365

3_

1. Osmanh-Alman lctifakt .................................................... 365

2. Osmanh Devletinin Sava$ Dl$mdaki Durumu ................. 369


3. I. Dunya Sava.;;1'nda Osmanh Cepheleri .......................... 373
373
a. Yenik Dii~iilen Cepheler
F.

b. <;:anakkale Cephesi...--
375
1916 YlLlNDA CEPHELER
377
L Ban Cephesi.. .................................................................. 377

2. Dogu Cephesi .... -- .. --- ................ -................................. 378


G. OSMANLI DEVLETlNI PARC:AlAYAN GIZLl
ANLA$MALAR ....... _..... _...... ________
380

1. Rusya ile Yaptlan Bogazlar Anll~mast -- 380


l. Londra Anla$mas1 ............................................................ 382
3. Sykes-Picot Anla.;;mast ..................................................... 382
4 _ Sf. Jean de Maurienne A nla~mast .................................... 383
5. Balfour Deklarasyonu ...................................................... 383
H. 19 l 7 YlLINDAKI G ELlSMELER ........................................... 384
1. ABD'nin Sava~a Gir~i ve Wilson'un l4 Noktas1. ............. 385
2. Sovyet Devrtmi ve Rusya'ntn Sava~tan <;:ekilmesi ........... 387
a. Oncesi ve Nedenleri.. .................... _.......................... 388
b. Gec;;ici HiikO.metin Ba~ans1zhgt. ...... _.................. _____ . 390

I.

c. Bol~cvik Dcvrimi ve Sava~tan <;:ckili~-- .. 391


SAVA$1N SONU .......... _..................
_-- 392

l~indekifer

SIRIN Cl DlJNYA SA VAS!'NIN SO NUC:LARI ...................... 393


J _ Ekonomik ve Toplumsal Sonu~lan ................................. 393

a.
b.
c.

Biiyti.k Ekonomik <;:.okO.ntu ...................................... 393


Devlec Mudahalesi..... ........
.. .......................... 394
Enflasyon ve Bor~lanma ....
.............................. 394
~
Toplumsal Sonuclar ................................................. 396
2_ Siyasal Sonuc;lan: Avrupa'mn Dunya Ostunlugunun
Sarstlmas1... .................................................................. 397
3. Gene! Degerlendirme ....................................................... 398
PARIS BARJS ANTlASMAlARI ............................................ 400
1. Kar$1la~tlan Sorunlar
..... 401
Ban~ Antl~malanmn

Hukumleri... ................................ 402


Almanya ile Versailles Ban~ Antla~mas1
(28 Haziran 1919) .................................................... 402
b. Avusturya ile St. Germain Bans Antla~mas1
(10 Eylul 1919) .................
403
c. Neuilly ve Trianon Bar~ Antla$malan
(27 Kas1m 1919 ve 4 Haziran 1920) ........................ 404
3 _ Ban$ Duzenlemesinin Degerlendirilmesi ........................ 404

2.

a.

TURK ULUSAL KURTULUS SAVAS!

406

1. Ulusal Kurtulu$ Sava$1'mn Orgi'itlenmesi ve


Misak1milli. ...................................................................... 407
2_ Sevres Ba~ Anda~mas1
..... 409
3. Sava~ ve Diplomasi .......................................................... 410
4. Ll!usanne (Lozan) Ban$ Antla$rnas1
.......... 412
5. Turk Ulusal Kunulu$ Sava$1'nm Ay1nc1 Ozellikleri
ve Ataturk ........................................................................ 414
a. Atacurk'un Ulusi;uluk Anlay1$1 ................................. 415
b. Acaturk'iin Me~ruiyet ve Hukuka Baghhk
Anlayi~1 ..................................................................... 417
c. Acacurk'iin Ba~ ve Uluslararas1 l$birligi
Konularmdaki Gorii$-U ............................................. 419
i;.
Ataturk'iin (:agda$ Uygarhk Anlayl$1 ....................... 4 21

10 Eylul 199S'te yitirdigimiz Prof. Dr. Oral Sander'in siyasi


taril1 alamna en ho.yuk katkis1, konuyu r;ok geni~ bir r;en;evede ele almas1d1r. Diplomat ic;in "her ~eyden anlayan ki~i" tamm1 da yap1hr. Profesor Sander de diplomatik tarihi
(siyasi tarihi) r;ok yonlu, disiplinleraras1 bir c;:erc;:evede ele
alm1~hr. Siyasi tarihi bir uygarlik tarihi, kultur tarihi temeline oturtmu~tur. Oral Sander siyasi tarih ile tarih felsefesi
ve uluslararasi ili~kiler teorisi arasmda da yakm baglanll
kurmu~tur.

Profesor Sander'in bu geni~ bak1~ ac;IS1 c;:okyonhi ki~ili


ginin, derin kultur birikiminin, gen;ek aydm kimliginin
sonucuydu.
Yurtd1~mda onde gelen birr;ok iiniversitede ara~tirma
c1, konferansc;1 ve konuk ogretim uyesi olarak bulunan
Oral Sander, ulkemizdeki sec;kin ogretim kurumlarmda da
ders ve konferanslar verdi.

Siyasi Tarih (lllu;aglardan 1918'e)

Profesor, iki cilt olarak hazulad1g1 Siyasi Tari11 kitab1


ile ders ve konferanslarmda ortaya koydugu temel bilgi ve
yorumlanm bir araya toplamaktad1r. Kitap, bilgiye ve yoruma dengeli bic;imde yer vermektedir. Boylece, bunlardan
yalmz biriyle yetinmenin eksik, hatta yanh;; olabilecegini
de kamtlamaktadir.
Oral Sander iyi bir ara;;urmac1ydi. Ogrenmeyi oldugu
kadar ogretmeyi de c;ok severdi. Derste ogrencinin ilgisini
canb tutmakta gen;;ek bir ustattI.
Bu kitap da hem siyasi tarih ogrencilerinin, hem de genel okuyucunun ilgisini c;eken, yararh bir temel ba~vuru
kaynag1 niteligi kazanm1~ durumdad1r. Eski bir ogrencisinin "kitab1 pek c;:ok kez okudum; her defasmda da yeni
;;eyler ogrendim" sozleri, kitabm de~erini gayet iyi belirtmektedir.
Kendisine belki de en c;ok muhta~ oldugumuz, en verimli olabilecegi bir donemde yitirdigimiz Oral Sander kitaplanyla hep bizimle ya$ayacak ...

Prof. Dr. Omer Kiirkt;aoglu


AO Siyasal Bilgiler Fakultesi

Dc;uncu Baslnya Onsi)z

Bu kitap bas1lah neredeyse U\ yd oluyor. Bir larih kitab1


ic;in u~ y1l hem k1sa, hem de uzun bir sure olabilir. Eger
bas1ld1g1 andan bugOne donya tarihini lemelinden degi~ti
recek onemli olaylar olmu-?sa, kitap eskimi~ demektir. Son
iki ii<; yd ic;inde o kadar onemli olay o kadar ani bic;imde
ortaya pk1yor ki, bir hafta bile bir tarih kitabm1 eskitebilir.
Bu bak1mdan, elinizdeki kitap da eskimi!?tir.
Ancak, ~unu soylediginizi duyar gibi oluyorum: "Bu
tarih kilab1 zaten 1918 ydma kadar gelmektedir. Ne denli
onemli geli!?meler olursa olsun, gec;mi? olaylar de~i~meye
ccgine gore, kitabm da eskimesi soz konusu olamaz." Yanh!~! Ge.;mi? olaylar, "olay" olarak degi!?mez, ama o olaylarm yorumu degi~ir. Gec;mi~ olaylar anlammda tarih,
"oludur" Ya~ayan ve gerc;ek tarih diyebilecegimizse yalmzca yorumdur ve bu yorum zamanm ileriye dogru akmas1yla, yeni bilgilerin edinilmesiyle, yeni bak1~ a\;tlannm ortaya <;:1kmas1yla degi!?ir.

I' '7

5iyasi Tarih (/Jk(aglardan 191 S'e)

Bu soylediklerimden, ii\:lincu bas1mm, ilk ikisinden


oldugu ya da olmas1 gerektigi anla~nhyor. lki temel
nedenden dolayi bu yanh;;! Birincisi, kitapta onemli degi;;iklikler yapacak zamam bulamad1m. Bu, oznel bir neden;
ama nesnel olam da var. Su gunlerde dunya o denli birdenbire ve temelinden degi;;iyor ki, tarih~inin tarih kahplanm
yakalayabilmesi, bu kahplarla gec;;mis ile bugun arasmda
kar~1la;;turnalar yapabilmesi ve gec;;mi;; tarihi yeniden yorumlayabilmesi olanakh degil. Eski diizen y1kild1 ama yenisi kurulamad1; dunya da tam bir kaos ya;;amyor. Dolay1s1yla, karmakan~1k ortamda, c;;ogu yanh;; pkacak yeni
degerlendirrnelere giri;;mek yerine eskilerini surdurmek
daha iyi diye du;;unuyorum. Bu tutum, belki de tembelligimin saygm bir gerekc;;esi. Bilemiyorum.
Bir tarih kitabmm, uc;;iincu bas1m1 yapmas1 mutluluk
verici. Hele Tiirkiye gibi c;;ok az okunan bir iilkede ;;a;;irt1c1. Arna bu mutlulugu, kitabm niteliginden <;ok smuh say1da da olsa okuyucunun heves ve bi!gisindeki aru;;a baglamak daha dogru olur. Bunu biliyorum.
degi~ik

Oral Sander

An.hara, Mart 1994

Tarih Nedir?

~.

A. TARIHTE OLAY 1
Tarihin ne oldugu ya da nas1l tammlanacag1 konusunda
tam bir anla~ma yoktur. Her bilim dalmda tanun vermek
gui; ve bir dereceye kadar yanih1c1 bir ugra~nr. Tamm genellikle kolay anla~1hr ve ai;1k sei;ik de olmaz; okuyucunun belleginde kolayca yerle~emez. (:agda~ lngiliz tarilwisi
A.]. Taylor, "Tarihi;inin ana gorevi, ~u i;ocuksu soruyu yamtlamakt1r: Sonra nc oldu ve sonra kim geldi?" derken,
basit ve anla~1hr bir bi\imde, tarihte olaylarm onemini
vurgulamakcad1r. Tarihi;i, onceJihle olaylan ele alacak ve
bu olaylan kronolojik ve sistematik bir bi\imde inceleye
Bu konudi\ $U l<aynak oku11mahd1r: Oral Sander, "Tarihte Yonu:m", Siyasa!
Bilgiler FakUlusi Dergisi, 1973, (c. 28), ss. 59-71. Su kaynaklar yard1ma
nitcliktedir. E. H. Carr, Taril1 Ncdir?, lleti$im Yaymlan, 1993 ve R. G. Collingwood, laTih Tas11nm1, Ara Yaymlan, 1990.

19

5iyasi Tarih (Ilk,aglardi:m 1918'e)

cektir. K1saca, tarih\i c;ozumlemeden (analiz) \Ok, betimleme (tasvir) ile ugra$tr. Onemli gorevi, say:ilamayacak kadar
<;ok olan olaylar arasmda onemli olanlan bulmak ve inceleme ic;in ay1rmak, onemsiz sayd1klanm ise elemektir.
Bu a<;1klamaya katdmayan tarihi;iler de var. Bunlar,
npk1 doga bilimlerinde oldugu gibi, tarihte de c;:ok say1da
ve degi~ik olaylar arasmda nedensel yasalann bulunabilecegini one surerler. Ancak, tarih<;inin as1l gorevi, son derece karma~1k olan, aralarmda yap1sal benzerliklerin kolay
kolay bulunamad1g1 degi~ik olaylar arasmda zorunlu ve s1k1 baglant1lar, evrensel gec;erlikte yasalar bulmak degildir.
Tarihin inceledigi olaylar, kendi ba$larma, kendi ic;lerinde
anlamhdular. Fizikte yer<.;ekimi yasas1, bir ta$rn dO~mesi
olaymdan daha ai;1klay1c1, degcrli ve anlamh olabilir. Arna,
Napo1yon'un 1812, Hitler'in 1941 Rusya seferleri, aralarmdaki benzerlikler ne kadar i;ok olursa olsun, kendi ba~lan
na geri;ck, ac;1klaym ve daha da tmemlisi anlamhdular.
Disiplinler arasmda i$birligi ve i$bolumunun son derece geli$ligi bugun, tarihr,:inin ana ugra$1SI, i;ok karma$tk
olan, incelenmesi ve ac;1klanmas1 uzun zaman alan tarihi
olaylan ortaya koymaya i;ah$maktu. Bu ac;1dan tarihi, "gec;mi$teki insan davran1.$lanni inceleyen ve olaylann yorumunu yapan bir bilim dah" olarak tammlamak yanh-$ olmayacakur. Dikkat edilirse tammda "olaylarm yorumu"
deyimi ge<;ti. Bu deyim bizi tarihin yalmzca "olaylar"dan
ibarct olmad1g1 sonucuna gotiiruyor.

B. TARIHTE NEDEN

Olaylar ve bu olaylan ai;1kltga kavu~turan belgeler tarih ile


ugra~anlar i<;in temel konular olmakla birlikte, tarih<;i olaylardan bir "feti~" yaratmamahdu. Olay, tarihin tek kurucu-

ra1ih Nedir?

su degildir. Tek tek olaylarm nedenlerinin onaya konmast


da tarihi;:inin i;:abas1 i1;inde olmahd1r. Tarihi bir inceleme,
bir olpi.de, nedenlerin incelenmesidir; yoksa yap1lan kronoloj i olur. Arna, tarihr,:inin ara:;;nrd1g1 nedenler hem <;ok,
hem de karma~nktIT. Ornegin, I. DO.nya Sava~1'nm nedenleri, belki tum insanhk tarihindeki onemli olaylarm bile!?imi
ii;inde bulunabilir. Boylesine karma~1k nedenlerle kar~nla
~an tarihi;inin onemli gorevlerinden biri, bunlan onemlerine gore suaya sokmak, bunu yapllktan sonra, hangi nedenin ya da nedenler kategorisinin en onemlisi olduguna
karar verip, nihai nedeni ya da nedenleri bulmaknr.
Tarih1;inin bu yapng1 nedir? Bu, yukardaki tammda
belirtildigi gibi, i~lenen konunun yorumudur. Her tarihi
olaym incelenmesi, nedenler arasmda tmcelik c;;evresinde
doner. Yani, neden belirli bir olay, tarihin genel ak1~mm
belirli bir noktasmda ve o bii;:imi ile ortaya pk1yor? Tariht;i surekli bu soru ile ugra~ir. "Neden" sozcugu, bilimle ugrat?anlarm aklma kendiliginden "sonuc;;" sozcugunii de geLirir. Tarih, insanoglunun dunyada goruldugii. ilk andan
ba~layarak, kopuksuz bir i;izgi bi~iminde, bugune dogru
akugma ve gelecege dogru akacagma gore, her bilim dalmda bulunan "neden-sonui;;" ili~kisi, tarihin de ilgilenmesi
gereken bir baglant1 olmahd1r. Dstelik, tarihte belirli bir
olaym sonucu ya da sonw;lan, daha sonraki bir olaym nedeni ya da nedenleri arasmdad1r. l!?te, tarih, bu "sonm;neden-olay-sonui;-neden-olay-sonui; ... " zinciri i~inde ileriye dogm bir hareket olarak gorulebilir. Tarihin bu hareket
niteligi, bizi onun bir ba!?ka ozelligine goturuyor.

C. TARlHTE EClLlM

Tarihte, doga bilimlerindekine benzer yasalar yoksa da, ta-

Siyaii Tarih (1lkcagla1dan 1918'e)

rihc;i yalmz olaylan, neden ve sonw;lanm ortaya c;:1karmakla yetinmez. Tarihin "hareket" demek oldugunun, dunden
bugune ve yanna akugmm bilincinde olan tarihc;:i, her harekette oldugu gibi tarihte de "egilim" arar. Hareket eden
bir arai; demek, (x) noktasmdan (y) noktasma dogru belirli bir h1zla giden bir nesne demektir. Bu noktalar ve h1z,
bir bak1ma, hareket halindeki aracm nesnel egilimidir. Ba~
langu; noktasnu, dogrultusunu ve hlZlm bildigimiz zaman,
aracm belirli bir zaman biriminde hangi noktada olacagm1,
verilerimizin elverdigi okii.de bir kesinlik derecesi ile bilebiliriz. Tarihin egilimleri bu kadar kesin bir bic;imde bilinemezse de, bu egilimler larihc;:inin dunu, bugunu ve bir ol\Ode yanm anlamasmda onemli ipuc;:lan saglarlar. K1saca,
<;ag1m1zm olaylanm anlamak ve gelecegin karanhgm1 aydmlatmak ic;in tarihc;:i, tarihin egilimlerini bulmak durumundad1r.
Tarihc;i, elindeki incelenmi~ tarihi olaylarla, ad1m
ad1m, tam bir bilimsel c;abayla egilimleri bulabilir. Omegin, ilerde gorii.lecegi gibi, 19. yuzyilm Avrupa tarihini inceleyen tarihc;i, sec;tigi onemli tarihi olaylarm baz1 ana dogrultulan gosterdi~ini, endustrile~me, liberalizm ve rriilliyetc;ilik gibi guc;lu akm1lann 19. yuzyilm olaylanyla etkitepki ili$kisi icinde oldugunu anlayacaknr. Bugunii anlamaya ve anlatmaya c;ah~an tarihc;inin, bu egilimleri, bir
ba~ka deyi~le, tarihin itici guc;:lerini dikkate almamas1, bir
madencinin maden ocagma fenersiz girmesinden farks1zd1r.
Bir tarihi;:i, "hii;:bir ku~ak, bir onceki ku~ag1, tarih de
kendisini kesinlikle tekrarlamaz; degi~iklik ttiketilemez,
her ~ey yenidir" derken hakh olabilir. Arna, tarihin egilimleri, her zamanda tarihte belirli bir sureklilik de saglarlar.
Birbiri ile ~eli~ir gibi gorOnen bu durum, gen;ekte tarihteki
hareketliligin, dirikligin (dinamizmin) gostergesidir. I a-

Tarih N~dir7

rihte si.irekli gbri.inen hi~bir ~y degi~ikligin a~mdmc1 etkisinden kurtulamad1g1 gibi, ne kadar birdenbire ve ~iddetli
olursa olsun, hi~bir degi~iklik de ge~mi~ ile bugun arasmdaki sOrekliligi ram anlam1yla bozamaz. Ashnda carih, bir
anlamda, degi~iklik ile sOrekliligin ;aU~masmdan ba~ka
bir ~ey degildir. llerde goriilecegi gibi, 19. ve 20. yuzy1llarm siyasi tarihi incelenirken, bu temel varsaynndan yararlamlacakur.

II

--------- - - - - Siyasi Tarih Nedir?

--,,

Simdiye kadar tarihten soz edildi. Tarihten daha dar anlamda kullantlan ve onun bir bolOmO olan "siyasi tarih"
terimi, Turkt;ede yanh~ anlamaya uygun bir terimdir. tlk
bak1~ta, siyasetin tarihini inceler gibi gorunuyor ama bu
tam olarak dogru degildir. Bu disiplin, devletlerden, devletlerin ortaya 1;1k1~mdan, degi~me, geli~me, yikd1~lanndan
ve devletler arasmdaki siyasal ve bir dereceye kadar ekonomik il~kilerden soz eder. Bu bak1mdan sozu edilen disipline ozellikle Bau'da "uluslararas1 ili~kiler tarihi" de denmektedir. Ancak, Ti.irkiye'de hemen hemen elli y1ldir
"siyasi tarih" terimi kullamlageldigindcn, bug-Un ic;in terimi degi~tirmek pek dogru olmasa gerek.
"Siyasi Tarih" terimi, yukardaki anlamda kullamld1g1
zaman, dilimizde iki kavram1 birden i<:ermekledir ve boylece kan~1khk daha da artmaktadu.

(i) Devletlerin kurulu~lanm, get;irdikleri degi~iklikle


ri, geli~meleri, devlet it;indeki insanlann, sm1Ilann, gruplarm birbirleriyle i;at1~malanm ve devletlerin genel dunya tarihi ve dimya devletler mozaigi ii;indeki yer ve onemlerini
inceleyen siyasi tarih. Buna 1ngilizce'de political history,
frans1zca'da ise histoire politiqtte denmektedir.
(ii) Bag1ms1z devktlerin, yani uluslarararas1 sistemin
temel birimlerinin hirbirleriyle olan ili~kilerinin tarihini
inceleyen siyasi tarih. Buna lngilizce'de diplomatic history,
Frans1zca'da histoire diplomatique ad1 veriliyor.
Bu kitapta her iki anlamda siyasi tarih inceleme konusu yap1lacaktir. <;unkii, ilerde anla~dacag1 gibi, devletlerin
ba~ka devletlerle olan i1i~ki1erini, soz konusu devletlerin ii;
siyasi ve ekonomik yap1sm1 bilmcden, siyasi tarih kitaplannm t;ok say1da sayfa dolduran unh:i konulan, "Alman
ulusal birliginin kurulu~u"nu ve "Bismarck ittifaklan"nm
niteligini anlamak zordur. Yine, 1917 tarihli Bol~evik Devrimi snasmda Rusya'nm i~ politikasma deginmeden yap1lacak bir "Sovyet d1~ politikas1" i;:ozumlemesi yuzeysel kahr.
Hitler'in Alman ulusunun orgutlenmesi konusundaki temel du~uncelerini bilmeden, Almanya'mn o zamanki kom~ulanyla olan ili~kilerini ve saldugan d1-? politikas1m anlamak kolay olmayacakur.

III
XIX. Yuzy1la Kadar
Dunya Tarihinin Anahatlan

Tl'trkiye'de siyasi tarih kitaplannm hemen hemen hepsi,


dunyadaysa \Ogunlugu, incelemelerine baslang1.:; larihi
olarak ya 1789 Buyuk Fransiz Devrimi'ni almakta ya da
daha geni$ olarak, ara$tirmalanna 19. yiizy1ldan ba$lamakladular. Bumm temel mant1g1 $Udur: Tarihin ne durdugu
ne de ba$lad1g1 sihirli bir nokta vardu. Tarihi:;i, bu durumda, tarihin kesintisiz akI$l ya da siireci ii:;ine bir noktadan
girmek zorundadu. Aynca, genellikle dunyada ve ozellikle
Avrupa'da modern devletlerin kurulu$U ve bu devletler
arasmda bugiin anlad1g1m1z anlamda diplomatik ili$kilerin
baslamas1, daha .:;ok 19. yuzyilm hir olgusudur. Siyasi tarih
de bir bak1ma, devleller arasmdaki ili$kilerin tarihi olduguna gore, 19. yuzyildan ba?latilmas1 mant1kh goriinmektedir. Ostelik, bundan sonraki bolumlerde goro.lecegi gibi,
insanhk tarihinde goriilen buyo.k degi$me ve geli~meler
I

I 27

Siyasi Taril1

(1lh~aglardan

19 l 8'e)

son iki yuz yilhk sure i~inde olmu~tur. Bir bak1~ ai;1sma
gore, dii.nya tarihi Neolitill donemden bugune kadar iki doneme aynlabilir: (i) Neolitik donemden BOyOk Frans1z
Devrimi'ne kadar ve (ii) Buyak Frans1z Devrimi'nden bugune kadar.
Bu mant1gm dogrulugunu tumiiyle yads1mamakla birlikte, okuyucuya daha onceki tarihin hii; olmazsa anahatlanm vermeden, siyasi tarihe 1789 Devrimi'nden ba~lamak,
i;ogu kez yamlttc1 oluyor. llerde gonilecegi gibi, 19. ve 20.
yuzy1llar, hemen hcmen tum dunyada Avmpa'mn egemen
oldugu yuzy1llard1r. Dolay1s1yla, siyasi tarihi 19. yiizyildan
ba-?latmak, daha dogrusu, 19. yuzy1l oncesinin tarihi konusunda hii;bir degerlendirme yapmadan siyasi tarihe girmek, onu Avrupa-merkezli bi~imc sokmakttr. Sonui; olarak, okuyucu siyasi tarihin konusunu turnuyle Avrupa tarihi olarak anlamakta ve bu da ya Avrupa'mn gereginden
i;ok yuceltilmesine ya da onun hepten yadsmmasma yol
ai;maktadir. Ostelik bugunku Avrupa'y1 Avrupa yapan ya
da Bau'y1 ustOn kdan degerler 19. yuzy1ltn i;ok oncesinde
yatmaktad1r. Ote yandan, yery11ziiniin ilk boyuk uygarhklanm dogunin Ortadogu ve genel olarak Asya'nm yakm
i;aglara kadar kurdu~u buyuk dcvletleri, bunlann neden ve
nasil y1k1ld1klanm anlamak c;ok onemlidir. ~unku, <;ok k1sa bir anlat1mla, tarihten dogru dersler c;;1karmam1za yard1m ede!". Frans1z tarihi;:i ve siyaset adam1 Alexis de Tocqueville, "gei;mi~ten <;1kanlan yanh~ dersler, tarihi hii;: bilmemekten daha zararhdir" derken hcrhalde dogruyu soyluyor.
Tarih, bugunu ve gelecegi anlamak ic;in elimizdeki tek
anahtard1r. Ne oldugumuzu bilebilmek ii;in, ge~mi~te ne
oldugumuzu bilmemiz gerekiyor ve bu ge~mi~ de kesin bir
i;:izgi ile 19. yuzy1lda ba~lam1yor. Avrupa'yi takliuen ya da
yads1maktan ~ok, onu iyi anlamak ve degerlerini nas1l ka1

28

XIX. Yuz:y1la Kadar D1inya Tarihinin Anahatlan

zand1gm1 bilmek gerekiyor. Daha da 6nemlisi, uzun dunya


tarihi ic;inde Avrupa'nm dunya iistunlugunun ancak belirli
ve k1sa bir donemi kapsad1gm1 tarihin genel akl-?I ic;:inde
ogreniyoruz. Bu dli-?iincelerle, 19. yuzytl oncesi diinya tarihine son derecc kisa bir giri~ yapmak yararh olur. Dogal
olarak, burada yap1lacak olan, olaylann ayrmtilarmdan
c;ok belirli donemlerin gene) egilimlerinin kisa bir bic;:imde
verilmesidir.
Genellikle tarihin ba-?lang1c1 olarak kabul edilen MO
5000' lerden bugune kadar gei;en 7000 y1lhk sure ic;:inde
tarihin onemli olaylartm etkileyen ya <la bic;imlendiren, bir
bak1ma tarihin ak1~ c;:izgisini saptayan ii~ genel egilim gene
i;arpmaktad1r ve 19. yuzyil oncesi donya rarihinin anlat1m1, bu egllimler her zaman goz onOnde tutularak yap1lacakt1r.
lnsanoglunun yeryuzundeki ya~amm1 tum yonleriyle
degi~tiren, temelinden etkileyen ve belki de ger~ekten
"devrim" diye nitelendirilebilecek en onemli iki olgu, tanm ve endilstrinin bulunu~udur. lnsanoglunun gunluk yiyecegini, oturdugu yeri, kurdugu siyasal ve toplumsal kurumlan, yakm ve uzak ~evre ile ili~kilerini, k1saca mutluluk ya da mutsuzlugunu belirleycn bu iki temel olgu, larihin anla~1hr donemlere bolfmmesinde de ba~hca rolu oynar.
lnsanm tanm ve endustri ile yaratt1g1 uygarhk, tanm
insan ya$ammda ba~at ge\im kaynag1 oldugu surece, yerel
ya da bclirli cografi bolgelerle s1mrh kalmI$lir. Uygarhk,
endustrinin ilkel bic,:imiyle de olsa ba~lamas1yla birlikte geni~lemi$, modern teknolojinin ortaya ;ikmas1yla cvrensel
ya da global bir nitelik kazanmt-?lIT. Zaten, 7000 }'tlhk insanhk tarihinin, bir bak1$ apsma gore en onemli ozelligi,
uygarligm belirli ve smnh merkezlerden \evreye dogru gcni-?lemesidir. Ornegin, MO SOOO'lerdeki Sumer kent-dev-

Siyasi Tarin (Illu;aglardan 191B'e)

letlerinin yerelligi ile tam bir z1thk halinde, bugunkti dtinya toplumu global bir nitelik gostermektedir.
lnsanhk tarihinin bir ba~ka onemli egilimiyse, birbirleriyle elkil~imleri arahkh ve gei;ici olan kui;Ctk i;aph bag1ms1z siyasal ve ekonomik birimlerden merkeziyeti;Hige dogru geli$medir. Yani, insanhk tarihinde kui;uk kent-devletlerden merkezile$mi$ imparatorluklara ya da bugun goriildugu gibi, gui;lu merkezi devletlere dogru bir egilim gorulmektedlr.
Bu dil$uncelerin I$1g1 altmda insanoglunun tarihini, i;ok
kaba bir bii;imde, iii; ana bolOme aymp incelemek mumkundiir.1
l. Tanma dayah uygarhklar ya da Ortadogu bolgesinin ustunlugu donemi. Bu donem, MO SOOO'lerden MO
SOO'lere kadar olan 4500 yilhk sureyi kapsamaktadn ve temelde Mezopotamya bolgesi uygarhgmm oykii.sudur.
2. Uygarhgm global hir nitelik almaya ba$lad1g1 donem. Bu donem, MO 500 ile MS l500'lere kadar olan sureyi kapsar ve ti~ ayn altbolume aynlabilir: (a) Grek uygarhgt ve bu uygarhgm Makedonyah lskender tarafmdan
"Helenizm" ad1yla geni~letildigi donem, MO 500 ile MS
500 arasmdaki 1000 y1lhk si.ireyi kapsar. (b) lslamiyel'in
Tarihin bu hii;imde bolumnesinde ve bu bohimun ai;1klamalannda yararlamlan kaynaklar ~unhmltr: William McNeil, 'fhe Ri~e of tl1t West, 1963,
Chicago, The University of Chicago Press; H. G. Wells, The Outli11e of His
ro1y, 2 c., 1956, Garde11 City, New York, Garden Cit)' Doolts; Hugh Thomas, A
History of the Wo1-Jd. 1979, New York, Harper and Row l'ublishers; Andrea
Rihard, lnsanf1g111 Tarif1i, i,;ev. Halil Berktay, Yali;m, Istanbul, Say Kitap Pa
zllrlama, 1983; William Woodruff, The S!rnggfe for World Powtr, 15001980, 1981, Londra, The Macmillan Press Ltd.; Michael Hudson, Arnb Politics: Tfrt Sear,hfor Ltgitimac_v, 1977, New Haven, Yale University Press;
George Modclski, Principles of World Poliliu, 1972, New York, The free
Press; l.ord Kinross, Tfre Ottm11a11 Cmlurics, The Rist and FtJll of tf1t forl:is/1
Enpil'c, Sander Kitabevi, Istanbul; Geoffre} tlarraclough, Tirncs D'ii11yaAtlas1,
Karacan !'aymlan, istanbul, 1980; I. Hakk1 U:i:uni;:a~1h, Osrnm1h larilii, 1. vc
2. cihler, 1972 "e 1975, Ankara, Turk Tarih Kurun1u Bas1mevi; Carl Sagan,
Cosmos, Ah1n Yaymlan, 1990.

30

XIX. Yuzy1la Kadal' Dunya Tatihinin Anahatlan

dogu~u

vc dunya ustiinlugunu saglad1g1 600-1000 y11Ian


arasmdaki donemden sonra, (c) Steplerin dunya OstunlOgunun tarihi ba$lar ve 1000 ile 1500 arasmda Mogol ve
Turklerin ha$at go~ haline geli$leri, do.nya tarihinin ana temas1 olur.
3. lnsanoglunun tarihinin u~uncii donemi 1500'lerde
ba$lar ve ii;inde bulundugumuz bugune kadar surer. Bu,
modem ve global dunyaya gei;i$, ba$ka bir dey~le, Avrupa'nm dunya egemenliginin saglanmas1 donemiclir. Once,
Avrupa denizlerde ustunlugu saglam1~ (1500-1700), sonra
dunya dengesi sars1larak uygarhgm globalligine ge<;:i$ ba$lam1$ (1700-1850), sonunda da Avrupa kesin diinya C1stunliigii saglam1$tIT (1850-1950). lnsanhk tarihinin bu en
son donemine, tarihin genel ak1$ surecinin manngma uygun bii;imde, "global kozmopolitanizm" ad1 da verilmektedir. 195ffden bugune kadar olan clonem, Avrupa'nm diinya ustunli.igunun sars1ld1g1 ama temel niteligi bugfmden
tam belli olmayan bir tarih kesimidir.
Siyasi tarih, yukarda ozetlenen dunya tarihinin genel
panaromasmda, uygarhgm global bir nitelik kazanmaya
ba$lad1g1 Avrupa ustunlugu clonemini ha-?lang1<;: noktas1
olarak almakla ve bugune kadarki siyasi geli~meleri incelemektedir.

A. TARIMA DAYALI UYGARLIKLAR


ORT ADOGU'NU~ 0ST0NLOC(J DONEMl
(MO 5000-MO 500)

1. Yerle~ik Topluluklar

Ortadogu'nun baz1 insan gruplarmm MO 7000 dolaylarmda tanma ba:;;lad1klan ve kimi hayvanlan ehlile~tirdikleri

Siyasi Taril1 (llk,aglardan 1918'c)

bilinmektcdir. Gcrc;ckten, "t:mm devrimi", ;ok kisa olarak,


"insanoglunun bazt bitki ve hayvan hirlerini denetleyip,
geli~tirme ve geni~letmeleri sureci" olarak tammlanabilir.
Tiimuyle tanma dayah uygarhklarrn hic;:biri global ya da
dunya ~apmda bir kapsam gostermemektedir. Bunlar, bir
bak1ma kendi kendilerine yeterlidir ve d1~larmdaki dunya
ile anlamh ve bilirn,;li temaslan yoktur. Ortadogu'nun ve
dunyanm ilk yerle~ik topluluklan olan Mezopotamya ile
M1s1r uygarhklan, ne kadar iistOn olurlarsa olsunlar, boyledir.
Buyuk akarsu vadi ve dellalanmn, uzerlerinde gore1i
olarak geni~ toplumsal ve siyasal birimlere yol ac;:t1klan, tarihin iyi bilinen ve yerle~rni~ ozellikleri arasmdadir. Ftral
ve Dicle de, Mezopotamya bolgesine saglad1klanyla bu varsay11m dogrulamaktadu. Bunlann ta~1d1klan suyla bereketlenen topraklar uzerinde MO 5000'lerle birlikte, Sumer
kent-devletlerinin kuruldugunu ve ilk uygarhg1 yaratt1klanm goruyoruz. Bunun ilgirn; olan nedeni, Fuat ve Dicle'nio ak1~mm duzensiz, kabarma zamanlarmm belirsiz olmas1yd1. Bunlar, bazen kmakhga yol u;abilecek kadar az
su ta-?1rken, bazen de ta~arak her yam su altmda buakabilirlerdi. Akarsulann bu ozelligi, bolge insanlanm ya~aya
bilmek ic;:in geli~mi~ su kanallan ve seller yapmaya ve bunlann surekli bak1m1m saglamaya zorlaml~tu. Mezopotamya insanmrn kanallar uzcrindeki ugra~1s1, tarihin ilk otoriter monar~ilerinin bu bolgede kurulmas1m saglann~tH. Ya$amsal ('lneme sahip olan kanal sisleminin kurulmast ve
bak1m1, i;ok say1da insanm duzenli ;ah~masm1 gerektirmi~
tir. Bu ise, mutlak bir siyasal baghhk, geli~mi~ bir burokrasi ve yonelim teknikleriyle saglanmI$llr. Akarsulara degil
de, mevsimlik yag1~a ba!'th tanmm uyguland1g1 ve dolayis1yla kanal sisteminin bulunmad1g1 ya da geli~memi~ oldugu yorelerde, ornegin o donem Avrupasmda, bu ~e~it giii;32

XIX Yiiryila Kadar Diinya larihi11i11 Anahatlan

lu kent-devletler goremiyoruz.
Bundan ba~ka, yerle~ik topluluklarm omrdugu merkezlerin d1~mda ya~ayan go<;ebe kavimlerin, zengin kentdevletlere kar$I giri~tikleri yagmaya yonelik saldmlara kar~l savunma ihtiyac1, Mezopotamya'da duzenli ordu kurmay1 gerektirmi$tir. Bunun da kent-devlet ic;;inde merkezi otoriteyi gui;:lendirici etkisi olmu~tur. Ote yandan, Mezopotamya bolgesinin goc;ebe saldmlanna a<;1k olan topografyas1 ve bir de kent-devletler arasmdaki smularm belirsizligi,
bolgede surekli sava~lara yol ai;:1m~tlr. Bu durum, bir yandan yoneticilerin otorite ve baskilarmm artmas1, ate yandan siyasal istikrars1zhkla birlikte gii\'.lii ve geni~ bir imparatorlugun kurulamamas1 ya <la <;ok kisa omurlf1 olmas1
sonucunu dogurmu-5tur.
Bolgenin, y1lm buyuk bir balumunde bulutsuz olan
gokyuzu, yild1zlardan hep buyulenmi~ olan insanoglunun
belki de kumaz bir b6lumunu, herkesi yakmdan ilgilendiren hava ko~ullanyla ilgili kehanetlere iterek, din adamlarmm ortaya i;:1kmasma neden olmu~tur. Boylece, bazen iktidan birlikte kul!anan ama c;:ogu kez i;:at1$an kral-din
adarm c;:eli~kisi yarat1lm1~tu. Bu i;:eli~ki, en az 19. ylizy1la
kadar Avrupa tarihinin ana temas1 haline gelecektir.
lnsanoglunun ilk kez kent-devletler ii;:inde siyasal 6rgutlenmesi ve buna bagh olarak yarat1lan Ctstun uygarhklar
arasmda daha once sozu gei;:en Sumer kent-devlelleri,
2500'lerde Akadlar, 1700'lerde Asur kent-devletleri, Babiller ve Anadolu'da Hitit devleti bellegimlzde yer etmi~ olanland1r. Aym donemde bir ba~ka akarsu vadisinde, Nil'de
kurulan ve kronolojik olarak birbiri arkasma dizilen MISlr
devletleri ve uygarhg1 da, Ortadogu'nun dunya iistiinlugu
~er~evesi i<;inde degerlendirilebilir.
Mezopotamya'da biriken zenginligin bir nedeni de,
bolgede aga<;, ta~ ve degerli madenlerin bulunmamas1d1r.

l 33

Siya.1i TariJr. (ill1~aglarda11 1918'e)

Bu durum bolge insamm Oreltigi tahtl kar~1hgmda bu maddeleri elde etmeye itmi:itir. Boylece, bolgede geli~en ticaret
hayat1 ve ortaya c;ikan tuccar s1mf1 bol tahil urunuyle birlikte degerlendirildiginde, kolayca anla$1lacag1 gibi, zenginhgi artirm1~ ve uygarhgm geli;;mesinde etkili olmu~tur.
Ancak, Mezopotamya'da ticaret temeline dayanan bir tanmm, yani ticaret amac1yla uretimin geli:;tigi soylenemez.
llk ticari tanm daha sonra Grek yanmadas1 ve Ban Anadolu'da ba:ilayacak ve bu da bolgede yarattlan yeni bir uygarhgm temeli olacakt1r.
Mezopotamya i;;esitli devletlere bolunmu~ken ve bolgede siyasal istikrarsizhk kol gezerken, M1srr'da kentdevlet1er ve dagm1khk gormuyoruz. Burada kurulan siyasal
birligin ve bir bak1ma ustli.n uygarhgm nedeni, yine cografyadan kaynaklanmaktad1r. Nil akarsuyunu c;evreleyen geni$ ve kolay gei;;il vermeyen ~61 bolgesi, yabann gur.;lerin
ve ozellikle go\:ebe halklann Nil'i ele gec;irmelerini zorla~
tirarak, bolgede siyasal birligin surdunllmesini kolayla~tIT
m1~tir.

Mezopotamya'da buraya kadar ozetlenen geh~melerin


gelecek yuzy1llara ;;u onemli katkilan olmu~tur:
1. llkel de olsa belirli bir siyasal kuram ve siyasal baghhk duygusu
2. Geli;;mi~ bir burokrasi ve profesyonel askerler
3. Geli;;mi~ yonetim teknikleri
4. Ticaret ve tuccar simfi
5. Hammurabi doneminde tamk oldugumuz geli~mi~
bir hukuk anlayi.;;1
6. Din adamlan ve bunlann hala tart1~mah olan siyasal yetkileri
Mezopotamya uygarhg1 ktsa bir sure ii;inde merkezden
<;evreye dogru yay1ldi. M1su, Girit, Indus vadisi ve (:in,
Mezopotamya'ya gore r;evresel sayt!abilecek, donemin bu1

34

XIX. Yii<:ytla Kadar Du11ya Talihinin Anahatlan

yuk uygarhkland1r. Ama, b<i~ta GiriL ve MlSlr olmak uzere


bunlarm tumO., ~u ya da bu bh,:imde, Mezopotamya uygarhgmdan etkilenmi;;lerdir.
2. Go<;ebeler

llk uygarhklar doneminde bu merkez ve c;evre yerle~ik


topluluklannm 6Lesinde, Avrasya'nm step ve yuksekliklerinde davar guducu goc;ebe halklar ya~amaktaydi. Bunlar
zaman zaman, sava~c;:1 aristokrasiler tarafmdan yonetilen,
c,.:ok gev~ek baglarla birbirlerine baglanan c;e~itli ~konfede
re" birimler halinde orgutlenmekteydiler. MO 2000'lere
gelindiginde, bu g6c;:ebeler arasmda Grek ve Romahlann
atalan ile kendilerine "Aryan" ad1 verilen ve I-lazar Denizi
r;evresinde ya~ayan kavimler de vardi. Hayvan yeti~tiren ve
bunlarm arkasmdan verimli otlaklara goc; eden bu goc;:ebe
kavimler, er d1~mdaki g1da maddeleri a\'.Ismdan buyuk o!i;ude yerle~ik topluluklarm urettiklerine dayanmaktayd1lar. Herhangi bir nedenle bu iki tip topluluk arasmda degi~
toku~ durdugu takdirde, goc;ebe topluluklar ihtiyac;lan
olan g1da maddelerini sava~arak zorla elde ediyorlard1. 2
Boylece, incelenen donem boyunca birbirleriyle mi.\cadele eden iki kar~il "kamp" goruyoruz: Bir yanda gor,:ebeler (Avrasya'nm step ve <lag insanlan) ile sava;;i;:i aristokrasiler ve ote yanda koyluler, zanaatkarlar, krallar, din
adamlan ve tuccarlar.
Bu iki ~kamp" arasmdaki amans1z mi.\cade\e, hem donemin ilkel uluslararas1 ili~kilerinin ana 1emas1 olmu~,
hem de merkezdeki uygarltgin ~evreye dogru yay1lmasrn1
2

lkinci Dunya Sava51'ndan once, ye rain zenginlikle.ri yeter Ii olmayan ve done min uluslararas1 ekonomik bunahm1 nedrniyle, bunlan ticaret yoluyla
"'glayamayan Almanya ve Japonya gibi (bugiinkii uygarhga ber ik lsiro in de
katk1s1 vardir) devlctlerin saldir~i1n d1:; politikalan ile benzerlik ilgi ~ekici
dir

35

Siyasi Tal'ili

(Jlh~aglardan

19 J B'e)

saglam1~ur.

Buraya kadar anlat1lanlardan ve ilerde de gorulecek


olanlardan anla~1lacag1 gibi, "uygarhk" dedigimiz butunun
dogdu~u noktada, yerle~ik ve go.-,:ebe halklar arasmdak1
uzun mOcadelenin yol ai,;t1g1 kulturel etkile~im yatmaktad1r.
3. Din ve

llk Bulu~lar

Mezopotamya'da yerle~ik vc tanmc1 halklarm dinleri dort


onemli ozellik gosterir: (i) G0ne$e tapma, (ii) olOme kar~1
a~m bir ilgi, (iii) i,;oktannhhktan tektannhhga dogru yava~
bir evrim ve (iv) bu cJonemlerde ortaya <;1kan Yahudi ve
sonra gelen H1ristiyan tektannh dinlerinin etkilenecegi
"ruhlar dunyas1" ya da "yiice kat" kavram1.
Donya tarihinin ilk doneminin bu c;ok k1sa betimlemesinde, son olarak, Ortadogu'nun bu ustunliik ~agmda dOnya uygarhgma ka1k1lan olan ilk bulu~lan sualamak yerinde
olur. Ortadogu'da yerle~ik ya~ama ge<;ilmesiyle birlikle ilk
kez bugday yeti~tirilmi~, ilk metalurji bilgisi edinilmi~tir.
Takvim, hiyeroglif ve i;ivi yaz1s1, rakamlar sistemi, aguhk
ve uzunluk ol;iileri ilk kez Mezopotamya uygarhklan tarafrndan bulunmu~tur. Anadolu'da ise ilk kez ya~amm denizlerde ba~lad1g1 fikri ortaya atilm1~. par~omen Ozerine yaz1
yaz1lm1-?, ah~veri~te gumu~ ve altm para kullamlm1~tu.
4. Avrupa

Mezopotamya uygarhgmm gcli~tigi donemde Avrupa'da


durum i;ok farkhyd1. Burada, bOyiik ta~ bloklanmn b1rbiri
ustune konmas1yla olu~n tapmaklanyla hala ilkel bir "mega lit" koltoro ya~anmaktayd1. Bu kulturii ya~ayanlar, donemin ilkel tanm aletleri goz om1ne ahmrsa, verimsiz say1I 36

XIX. Yuzy1 la Kadar Dun.ya I arihini11 Analiatlan

labilecek Avrupa copraklannda (fazla yag1~m yol ar,:L1g1 i;amur tabakasmm yanlamamas1) ancak i;ok kii<;uk r,:aph tanm ve hayvanc1hkla ugra~ayorlardi.
MO 1700'lerde, dogudan gelen, Hint-Avrupa dillerini
konu;;an ve bronz yapmayi ogrenmi~ .bulunan barbar3 kavimler, Atlantik Okyanusu k1yilanna kadar yayildilar ve
buradaki ban~i;1 ve megalit yapan insanlan denetimleri altma aldilar. Zamanla Hint-Avrupa dili k1taya egemen olacak, bu barbar kavimler bugunkii. Avrupahmn ilk t;;1k1~
noktasm1 olu~turacaklard1r. Boylece uygarhgm yaratug1
teknik ile goc;ebeligin cesareL ve at1lganhgm1 birle;;tirecek
olan Avrupa insam, belki de bugune kadar suren, sava~kan
degerlere sahip atilgan ozelligini kazanacakt1r.

B_ UYGARUGIN "GLOBAL" NITELIK ALMAYA


BASLAMASI (MO 500-MS 1500)
Globalle~mc,

k1saca, "<;e~itli insan topluluklannm global


b ir sis tern i<;ine ahnmas1 sii reci" olarak tammlanabilir.
"Sistem", par<;alan arasmda duzenli ili~kiler olan bir butunse, <;e~itli uygarhklar arasmda duzenli ve surekli bir
ah~veri;;in, etkile~imin bulunmas1, bir dereceye kadar bugunkii dunyanm temel 6zelligidir ve yann biiyO.k olc;:ude
boyle olacakur.
Bilinen tarih boyunca, ins:an Lopluluklarmm cografi
kapsamlanmn geni;;lemestne dogru bir egilim gorO.lmektedir. Bu egilim, toplumsal 6rgutlenmenin geni$leyen i;:eri;:evesini g6sterir. 6000 y1l once Mezopotamya'mn kentdevletleri arasmda "buyuk" bir toplum olu~tugu zaman,
bu bolgenin i;:ap1 en \'.Ok 1000 km iken, 2000 yil once Ro3

"Barbar" sozcugu burada orijinal, yani Yunanca konu~mayan ve Atina dunyasmm d1~mda ya~ayan goi;ebe top1u1u1i ve insa!1 anlammda kullamhm~ur.

Siyasi rarih (llk1,;aglarda11 1918'e)

ma lmparalOrlugu A kdeniz <;evresinde ba~at gui; oldugu


zaman, 3200 km.'lik bir alana yayilm1~t1.
Uygarhk alanmm geni~lemesi, bu donemde Cin ve
Hint dunyalannda da gorulmektedir. Bu so.re ic;inde Mezopotamya, Anadolu ve M1s1r kulturii Grek diinyasma, Helen
killturO. Hindistan'a kadar uzamm~, C::in'de Hun lmparatorlugu Hindistan'la temasa gec;meye ba~lanu~u.
Ne var ki, bu kar~1hkh etkil~im uzun bir sure arahkh
ve dolayh olmu{i, bugunkO ve gerc;ek anlamda "global" bir
niLelik kazanamam1~tir.
1. Grek Uygarhg1 ve Helenizmin

Geni~lemesi

(MO 500-MS 500)


a. tyonya'da Modem Bilimin Temelleri

MO 6. yiizyilda Bau Anadolu sahillerindeki lyonya bolgesinde (kuzeyde Izmir ile gii.neyde Didim arasmdaki k1y1 $Cridi ve kiyiya yakm adalar) yeni bir kavram, insanloglunun
en onemli du~iincelerinden biri <logdu: Evrenin bilinebilecegi, c;Onko. bir ic; duzene sahip oldugu, tiimiiyle ba-?ma
bu}'TUk ve tahmin edilemez olmad1g1 ve onun bile uyacag1
kurallann varhgt. Arna, modern anlam1yla bilim, neden once lyonya'da dogdu?
lyonya'nm birc;ok avantaj1 vardt. Her ~eyden once,
adalar ve kuc;iik korfezler ulkesi.ydi. D1~ dunyadan tam olmayan bir tecrit c;e~itlilik yaratu. Boylece, farkh ada ve
korfezlerde, farkh siyasal sistemler olu~tu. Tek bir go~
merkezi, bolgenin Lumunde toplumsal ve entelektuel bir
lekduzelik saglayamam1~, boylece ozgiir du~iince ve serbest ara~tnma miimkun olmu~tur. Aym:a, lyonya degi.~ik
uygarhk c;evrelerinin kesi!?me noktasmdayd1. Burada, Ortadogu'nun Fenike alfabesi Grek diline uygulanm1~. okumayazma yaygrnla~m1~ ve din adamlannm tekelinden kurta1

~s
;l

XIX

Yu~yila

Kadar Dunya Tarihinin Anahatlari

nlm1~ti. Ostelik, siyasal gu<; tii.ccarlarrn eline ge<;mi~ ve on-

Lar da zenginliklcrinin dayanagt olan teknolojiyi etkin bir


bic;imde geli~tirmeyc c;ah!?lliI.?lardir. Bu da, bilimle ugra~anlann desteklenmesine yol ac;m1.?tlr. BU.tun bunlann sonucu olarak, Dogu Akcleniz'de, ba~ta M1sir ve Mezopotamya olmak uzere, Asya, Afrika ve Avrupa uygarhklan kayna~m1~ ve bilime dayah uygarhgm bereketli tohumu at1lm1~tir.

Golgelerinden piramitlerin yuksekligini hesaplayan


Thales, ilk deneyi yapan ve y1L ile mevsimlerin uzunlugunu

hesaplayan Anahsiniandres, kilit ve anahlan bulan Teodorus, tip meslegini kuran Hipokrat, atom sozcugunu bugunkune yakm bic;imiyle ilk kullanan Dernokritm, bilimsel anlamda ilk astronom olan Anaksagoras ve dunyamn yuvarlak oldugunu ilk soyleyen Pisagor lyonyahydilar. Gerc;ekten MO 6. yuzyil donemin bilinen dunyasmda entelektuel ve manevi buyuk bir uyam~ c;ag1dir. Bu yiizy1l yalmz
lonyah bilim adamlannm degil, ayrn zamaoda Afrika k1tasmrn deniz<len \:Cpe<;evre dola~1mm1 saglam1~ bulunan M1su Firavunu Ned10'nun, lran'da din adam1 Zerdii~t'un, Hindistan'da Buddha'mn ve (:in'de Konfiu;yus ile Lao-("e'nin de
doncmidir.
Bu faaliyetlerin birbirinden tiimO.yle ayn ve baglant?s1z
olduklan du~unulcmcz. Dolay1s1yla, MO 5000'dc Mezopotamya'da yerel nitelikte ba~layan uygarhgm, MO 500'lere
gelindigindc, gidcrek global bir nitelik almaya ba~lad1g1 ve
merkezden <;evreye dogru geni~;;ledigi goruluyor.

b. Grek Uygarltg1
MO 5. ve 4. yuzyillarda lyonya ustunlugunii Grck yanmadasma kaptmr. MO 12. yiizyilda Grek yanmadasma gelen
davar guducu Dorlar, eski Girit ve Miken uygarhgma kan~1p Grek ad1 verilen uygarhg1 o1u~turdular. Ilk Grekler, Ill 39

5iyasi Tarili (l11:(agl11l'da11 l 9 llfd

yada'dan anlad1g1m1z kadanyla, ne basit gocebe ne de uygar insanlard1. Klasik Grek uygarhg1, en az onlar kadar usciin bir uygarhk yaratm1~ bulunan bir "eski"nin ustiine kuruldu. K1saca, Grekler kendilerine ozgCt bir uygarhk
kurmak yerine, bir uygarhg1 y1k1p, onun kiilleri iizerinde
ve ona buyok ol<;iide bagh bir ba-?ka uygarhk yarattilar.
MO 5. "e 4. yuzy1llara gclindiginde, eski Mezopotamya uygarngmm kuruldugu topraklarda, tanmla ugra~an,
edilgen, siyasete kar~1 kay1ts1z ve yonetici aristokrasi tarafmdan ezilen koylulerin bulundugu toplumsal vc siyasal
bir diizen egemen olurken, Grek yanmadasmm kentdevlellerinde ilk demokratik yonecimlerin kuruldugu goruhi.yor. Burada kusal nufus ctkin ve yogun bir bi<:imde
dcvlet sorunlanyla ugra-?makta ve siyasal bir canhhk hukiim surmekteydi. Bunu iki ana nedene baglamak mumki.irn.lur.

(;rr-k1<'rin askerlik alamnda, s1k saflarda yuruyen m1zrak ve kalkanh askerler alaym1 (Phalanx)4 yaratmalan,
onemli siyasal ve loplumsal geli~meleri <le beraberinde getirdi. Saflardaki askerler arasmda toplumsal statii ve zenginlik farkhhklan ortadan kalknn~. bunlann yerine gu<;,
cesaret ve disiplin onem kazamm~u. Bu da, dogal olarak,
kentin askerleri arasrnda dayam~ma duygusunu arurm1~ ve
e~itlik anlay1-?ma yol a<;:mt~tir. lyi bir kent yurtta~mm oh;i1tii, kendini gecindirecek buyuklukte bir toprak par~asma
sahip, gerektiginde kendisini m1zrak ve kalkanla silahlandmp sava~ alanmda yurtta~hk gorevini yapacak bag1ms1z
t;ift~inin al~akgonOllii. ya-?anu haline gelmi-?tir. Boylece,
canh bir e~itlik ruhu ve toplumsal dayam~ma duygusu,
Grek kent-devletlerini, donemin oteki uygarhklarmdan
aymc1 nitelikler olmu~tur.
4

l 939'da lspanya'daki ve bugun J.ubnan'daki


nin ad1 bu Grek~e sozcukten gelmek1edir.

fa~ist

egilimli Falanjist partileri-

XIX. Yiizyila Kadar Dunya Tarihi in Anahallarr

lkinci olarak, Grek yanmadas1 ve Ball Anadolu'da tahll uretimi onemli yerini korumakla birlikte, zeytinyag1 ve
~arap gibi iki degerli ve kolayca ta~mabilir maddenin de
uretilmesi, tanmm ticari bir temele oturmasm1 saglam1~ ve
<;evre kavimlerle canh bir ticarel ba?lamt?tir. Dolay1s1yla,
ticari lanma ge<,:i~. Atina, Milet, Sparta ve Efes gibi kentdevletlere biiyiik avantajlar saglayarak, demokrasi egilimini gii<;lendirmi$tir. Canh ticaretin dogurdugu zenginlik, ilkel bi<;imiyle de olsa, demokrasinin ortaya t,:1kmas1 ve bir
onceki yO.zy1lm lyonya uygarhg1, Grek yanmadasmda Perikles, Sokral, Arista, Plato, Tukidides ve Batt Anadolu'da
Herodot gibi dii?ilnur ve tarih<;ilerin yeti~mesi ii;in uygun
bir orcam haz1rlam1$ttr.
Ancak, Grek uygarhgmm bu klasik doneminde toplumda hii;:bir hakka sahip olmayan tutsaklamn bulunmas1,
Grek demokrasisini bugunku demokrasi anlay1$mdan ay1ran onemli bir ozelliktir. Bu ve Greklerin kent-devletin
6tesinde daha geni? bir siyasal orgutlenme ufkuna sahip
olmamalan, klasik Grek uygarligmm ve du~uncesinin iki
onemli engelini olu~turur. Greklere bu geni$ ufku Makedonyah lskender saglayacakttr.
c. Mahedonya ve Helenistik Donem
Zamanla Grek uygarllgmm siyasal ve toplumsal yap1s1, giderek artan bir bii;:imde, daha eski Ortadogu uygarhgmm
kahplan i\'.inde erimeye ba~ladt. Bu sure<; ii;:inde Grek kiilturunun ay1rt edici ozellikleri canhhgm1 yitirmi-? ve Dogu'nun dli$lince ve davram~lanm ii;ererek geni~lemi{>tir.
Bu doneme. "Helenistik Donem" ad1 veriliyor. 4. yuzyilm
onlanndan ba~layarak, klasik Grek'in sava$ taktik ve stratejilerini geli-?tiren Makedonyah lskender, Grek kulturunu
geni~ letmi$tir.
MO 4. yuzy1lda doguda gii<;lenen ve Anadolu'ya dogru
I 41

Siyasi Taril1 (lllt(:aglardan

1918'~)

ilerleyip kcnt-devletleri tehdit etmeye ba~layan Persler'e


kar~1 Grek kent-devletleri gereken siyasal ve askeri birligi
kuramaymca, bunu Makedonya Krah Philip'in emperyalist
gucu sagladI. Oglu Buylik lskender ise, Ortadogu'nun kaynaklanm om'.ine sererek Grek dunyasmda buyiik bir donu~ume yol a~tI. MO 334-'te <;anakkale Bogaz1'm ge<;erek Asya'ya girdi. Anadolu'yu ge\:ip Suriye ve Mis1r'1 i~gal etti.
Soma lran'a, Hindiku.$ daglanm a~1p Buhara, Ta~kent ve
Ke~mir'e kadar yayildI. Bu askeri kampanyalarla Grck dunyasmm ufkunu geni~leui. Grekler, aruk yerel bit topluluk
olan kent-devletin {polis'in) degil, giuiki;e geni~leyen "Helen" dunyasmm, bir bak1ma geni~ bir "kozmopolis"in uyesi olduklanmn bilincine vard1lar. ()te yandan, aym lskender, ozgur ve bag1ms1z olan ve giderek olgunla~an Grek
bolgesini y1km1~. bunun yerine genii;; ve merkeziyet~i bir
imparatorluk kurmu~tur. K1sa bir sure i\:inde dagilmasma
ragmen, kurdugu imparatorluk, globalle~meye ba~layan
yeryuzunun ilk habercisidir.
t;.

Roma lmparatorlugu

MO 5. ve 4. yuzy11larda tarihin ana temas1 olan Helenizmin


askeri, siyasal ve toplumsal geni~lemesi, MO 200'leri izleyerek hmm yitirmeye ba~ladt. MO 200 ile I 4-6 arasmda yeni bir imparatorluk gucu, yani Roma, kolayhkla Grek yanmadas1 ve Makedonya'ya kadar denetimini geni:;;letti. Roma imparatorlugu, oteki tum imparatorluklarm aksine, buyuk bir fatihin yaralt1g1 bir imparatorluk degildi. 0, ko~ok
bir Cumhuriyet tarafmdan kuruldu.
Roma, bir koyler obegiyken, MO 6. yuzyilda buyuyerek, bildigimiz anlamda bir kent-devlet oldu. MO SOO'lerde
850 km 2'lik bir alana sahip olan Roma, MO 260'ta 130.000
km 2'lik bir bolgede etkin denetim kurdu. Nofusu da
25.000 iken uc; milyonu bulmu~tu. Kartaca ile yapt1g1 sa-

XIX. Yuzy1!a Kadar Dunya Tarihinin Anahatlar1

va;;lardan sonra (MO 260-201) Kuzey Afrika'y1, daha sonra Makedonya, Grek yanmadas1, BatI Anadolu ve Suriye'yi
ele gec;irdi. MO 130'a gelindiginde, bugfmku Fransa ve
lberik yanmadas1 dahil Akdeniz'e kiy1s1 o1an tiim toprak
~eridi iizerinde egemenlik kurdu. MO 90-89 y1llannda bu.tun yanmada halklanna Roma yurtta~hg1 hakkmm tanmmas1yla, ltalya siyasal ac;1dan bir1e~ti.
Roma'nm tarihteki onemi ~udur: Tarihte Roma'ya kadar hi<;bir cumhuriyet bir kent-devletin kiic;uk cografi s1mrlanmn otesine ta~amam1;;t1. Atina "lmparatorlugu" bile,
mii.ttefiklerini yoneten bir kent-devletti. Roma'da ise MS
212 y1hnda imparatorluk ic;indeki tum ozgur insanlar Roma yurtta~1 olma hakkm1 kazanm1~Jard1. Roma, insanhk
tarihinde ilk boyok cumhuriyet olup, Bat1h anlamda "modern devlet"in onciisii say1labilir.
Ne var ki, Roma'nm Akdeniz'in her yamnda artan gucu, ii;: ve d1~ gerilimlerin dogmasma da yol apt. Zaman1a,
cumhuriyet anayasas1, Sulla, Pompey ve Sezar gibi bir dizi
askeri diktator tarafmdan kaldmldi. lmparator1uk, MS
33l'de Bat1 ve Dogu olmak uzere ikiye bolundu ve Roma
MS 5. yiizydda Vizigotlar ve Va11dallar gibi barbar istilac1larca yagma edilerek, 493'te yanmadada bir OstrogoL kralhg1 kuruldu. Doguda, Dogu Roma lmparatorlugu (Bizans)
Turklerin l 453'te lstanbul'u almalarma kadar ayakta kald1ysa da, Bizans Roma'nm gen;ek bir devam1 olmay1p, lskender'in Helen lmparatorlugu'nun bozuk bir kopyas1 olarak degerlendirilebilir.
Roma'nm y1k1h~1. devletin birligini surdurememe ncdeniyle ai;1klanabilir. Roma'nm gui;:ltl oldugu donemlerde
yurtta~lar arasmda adalet, yasalara baghhk ve yasalann Ostiinlugii gelenegi vard1. Emperyalist geni~lemenin yaratt1g1
bozukluk, artan zcnginlik ihtiraslan ve sei;im sisteminin
bozulmas1, bu birle~tirici gelenegi yok etti. Roma'mn yurt-

Siyasi Tarih (1!11~aglarda111918'e)

ta~hk baglan, dinsel ohnaktan 1;ok ahlaki baglard1; yuce ve


birle$tirici bir dinsel ondcrlik yoktu. Bir kere yurtta~hk du$iincesi zay1flaymca, sistemin ic; ve bir bak1ma gerc;ek kimlik ve birligi kalmad1. Kisaca, Roma lmparatorluk sistemi
temelde zay1f bir siyasal yap1ya sahipti. Roma, en gui;lii donemlerinde bile, "dunya ban$1"m koruyan borokratik bir
yonetim olarak nitelendirilebilir. Dcgi$en ko~mllara ayak
uydurama<l1 ve gorevini yapamaz duruma du~tli. Roma'da
ozgur ve ozgun du~unce kok salamad1, zenginlige deger
verilip, bilim a~ag1lanm1$LI. Buyiik ama bilgisiz ve yarauc1hktan yoksun imparatorluk, ileriyi gorup degi$en ko~mllara
uyum gosteremedi.
Helenizmin geni$lemesi konusunda buraya kadar anlat1lanlardan, MS 3. yuzy1ldan ba$layarak bugune kadar dunyay1 etkileyecek olan i.i\ onemli yap1sal dli$Cmcenin bi~im
lenmi~ oldugu goruhnektcdir: (i) Mezopotamya, M1su,
Hint ve ~in uygarhklarmm katk1lanyla !yonya'da dogan
bilimsel dO$iince, (ii) Makedonya ve daha sonra Roma'da
ortaya ~1kan "dunya politikas1" kavram1, k1saca uygarhgm
global bir nitelik almaya ba~lamas1 ve (iii) evrensel lann
anlay1$1.

d. Hirisliyanlik

Dar anlamda H1ristiyanhk, MS 27-30 y1llan arasmda Filistin'deki Nazareth kentinde lsa'nm vaaz vermesi ve 6lmesiyle ba$lamt-?Sa da, ogretisi bolgede 1.1zun sureden beri var
olan Musevilik'in degi~ik ko~ullar altmda bir bak1ma tekran, bir bak1ma da geli$tirilmi$ bic;imi saydabilir.
Yahudi dini hem tektannh dinsel bir geni?lik, hem de
dar ve kat1 bir 1rkc;1hgm ilginc; bir kan~1m1ydi. lsa'mn y~a
d1g1 doneme gelindiginde, Yahudiler, tum insanlan dogru
yola i;ekecek ve onlan "Tann'nm se~tigi balk" olan Yahudilerin iyilikc;i ama s1k1 denetimi altma sokacak olan bir

XIX Yuzy1 la Kadar Dunya T arihi 11in A11ahatlar1

kurtann ya da "Mesih" bekliyorlard1. MO 63 y1hnda dolayh bir bi<;imde Roma'mn bask1c1 ve bozuk yonetimine giren Yahudiler ve bolgenin r;oktannh dinlerine inanan yoksul ve ezilmi~ topluluklan, Tann'nm ya da tannlann surdiirulen haks1zhklara daha uzun sure izin vermeyecegine
ve yeni bir kurtanc1 gonderecegine ~imdi daha r;ok inanmaya ba~lam1~lard1. l~te, Isa boyle bir kurtanc1 olarak ortaya pkt1 ve ogretisi gerek Yahudiler, gerekse yoksul ve umutsuz halk arasrnda h1zla yay1ldi.
Yeni ogreti birr;ok bak1mdan Yahudi inarn;lanna dayanmaktayd1: Ba~ka inam;lara kar~1 ho~gorus-uzluk, birbirine s1k1 baglarla bagh bir cemaat, di~ dunyanm temelde yabanc1 ve kotu oldugu inam~1, inananlar arasmda dayam~
ma ve gelecege umutla baglanma gibi. Arna, baz1 onemli
noktalarda iki inarn; arasmda farkhhklar da vard1r. Bir kere, Museviligin aksine, lsa' nm ogretisine Tann'nm insanlar arasmda ayird1g1 "sei;ilmi~ bir halk" yoktu; tum insanlarm karde~ oldugu vurgulanmaktayd1. lkinci olarak, Yahudiler a~m derecede aile baghhklan olan ki~ilerdi. lsa'ya
goreyse, "Tann sevgisinin buytik seh kar~1smda dar ve s1nirh aile baglannm yeri olamazd1" Or;uncu olarak, lsa'nm
ogretisi tum ozel zenginlik ve ki~isel avantajlara kar~1ydi.
Tum insanlar, maddi ve manevi varhklanyla birlikte, Tann'mn katma aittiler.
Daha once Hindistan'da Budizm ve Hinduizmin, ~imdi
de Filistin'de H1ristiyanhgm yayilmas1, insanoglunun tarihinde onemli degi~iklikleri ba~latml~llr. Her ~eyden once,
ur; inam~ta da var olan, bu dunyanm ba~ka bir dunya ir;in
k1sa bir ba~lang1r; oldugu anlayt$l, 5 insanlarm her tOrlu
5 Bu anlayi~. eski t;okrannh dinlerde ve ozellikle eski Mmr inam~lannda da
vard1. Ancak, bu dinlerde insan 6ldukten sonra dirilecek ve ba5ka bir govde
i~inde ger~ek dimyada yeniden ya~ayacaktr_ Mezarlara, bu diinyayla ilgili e~
yalann cesetlerle birlikte konmasmm nedeni budur.

Si)'asi Taril1

(llk~aglardan

1918'e)

guc;luge VC fe)akete kar~I gogiis gcrcbi)me)erini mumki\n


kilmJ.?ltr. Hnistiyanhgrn yay1hp gu~lenmesini, biiyiik cmperyalist devletlerin y1k1lmas1 saglam1~tlr denebilir. Hie; olmazsa saf bic;imiyle ilk ortaya r;1kt1g1 zaman yoksulun ve
bask1 altmda inlcycnlcrin ac1lanm dindirdigi ii;in, boyle
zor zamanlann inam~t olmu~tur.
tkind olarak, uc; inam~ da, ~imdi geli!?mektc vc geni.?lemekte olan kentlerde egemen olan ki~isellikten uzak resmi ih.$kHer biitiiniine ve insanlann birbirlerine kar~1 duyarsizhgma ~ok uygun bir yamt niteligindeydi. Her an bir
yabanci. ile kar~1la.$1lan, yoksul ve varsdlarm aym ycrde
ama ayn ki:ilturel dunyalarda ya~ad1g1, gcml(1k ya.$amm
onceden talunin edilemeyecek degi~iklikler gosterdigi buyuk kentlerde, ic;: huzuru arllk doga ve devlet dinleriyle
saglanam1yordu. Dolay1s1yla, Hnistiyanhk, Hinduizm ve
Budizm, kent uygarhg111daki gili; ve yeni ya.$am bic;imine
ba~anh bir ~ckilde uymu~lardu.
Oi;Onci1 olarak, bu Oc; tektannl1 ve hir;bir cografi, kiilturel ve siyasal s1mr tammayan kapsamh din ve ozdlikle
Huistiyanhk ve daha sonra orcaya c;1kacak olan Muslumanhk, uygarhgm global bir nitelik almaya ba~lad1g1 donemde
geli~erek, bu siirecin h1zlanmasmda yard1mc1 olacaklardu.
Son olarak, Huistiyanhgm b~langu; dbnemi, bir yanda Nazarethli lsa'nm gerc;ek ogretisi ile ote yanda kendisini
izleyen ve ogretisini yaymak isteyen ama onun kadar yetenekli olmayanlarm yanh~ anlamalan ve abartmalan arasmdaki mucadelenin oykusudur. Ancak, Roma lmparatorlugu'nun ekonomik ko~ullan bozuldukc;:a ozellikle kentlerde
Hlristiyan dinini kabul edenler htzla i;ogaldt. Ozellikle 4.
yuzy1hn ba~lannda lmparator Konstantin yeni dini kabul
edince Huistiyanlar, bir kurum olarak Huistiyanhk ve
onun ba~ma gec;ecek olan "Papa", hesaba kat1lmas1 gereken guc; oldular. Bundan sonra, dunyevi monarklarla ruha-

XIX. Yuzy1la Kadal' Diinya Tarihi in t1.n11l1arlan

ni Papahk, yani Kilise ile devlet arasmda yetki mucadelesi


ba~layacakur. Bununla hirlikte, Roma barhar istilalan kar~1smda i;okiince, geni~ mulkleri ve yaygm ctkisiyle klasik
gelenegi koruyan ve Avrupa'y1 oldugu kadar H1ristiyanhg1
da yeni bir .;aga goruren. Kilise ol<lu.
2. lslam Dilnyasmm Ostiinh1gii (MS 600-1000)
a. Dogu~u ve Niteligi
Uygarhgm glohal bir nitelik almaya ba~lamasmda, Helenizm'in geni!;?lemesinden sonraki ikinci a~ama, MS 600 ile
1000 y1llan arasmda Islam dii.nyasmm usrunlugii e.le ge.;irmesidir. lslamiyet'i.n dogu~u, Avrupa, Ortadogu, Hindistan
ve (:in uygarhklan arasmdaki dort merkezli kiiltiirel "dengeyl'' tam anlam1yla bozmam1~sa da, dengenin pan;alan
arasmdaki sm1rlan keskinle~tirmi~ ve Ortadogu'nun goreli
agnhg1m artum1~t1r. Roma imparatorlugu'nun y1k1h!l1 ile
buyuk cografi ke$i0erin ba~lamasma kadar dunya t:arihinde islamiyet'in dogu~mndan daha onemli bir olay bulmak
zordur.
MS 613 y1hnda Hz. Muhammed, bir ticarel kenti olan
Mekke'de, kentin ~oktannh inam~mt reddcdip, yeni bir
teklannlt dinin savunuculugunu yapmaya b~lach. Hz. Muhammed'in yeni dinin ana temas1 ile ilgili olarak soyledikleri son derece basitti: Bir tek Tanrmm, Allah'111 varhg1,
onun evrenin yarat1c1s1 ve diizenleyicisi oldugu, hukum
guniinde insanlar hakkmda nihai karan verecegi, her insanm Allah'm Peygamberi Hz. Muhammed tarafm<lan a(ildanan iradesine kesinlikle uymalan gerektigi, onun varhgma
inananlara kar~1 son derecc iyi ve bag1~lay1c1 oldugu ...
b. lslamiyel'in Tutunmas1 vc Nedenleri
<:ok gei;meden Mekke'nin zenginleri bu teklannh <linden

Siyasi Tarih (11k(agla1"da111918't)

korkmaya ba~lad1lar. (:oktannh dinlerin alametlerinin bulundugu Kabe'ye Arap dunyasmdan ziyaretler azalabi.lir ve
hac ticareti zarara u~rayabilirdi. Hz. Muhammed baskllar
sonucunda Medine'ye goi;; etti (622) ve burada yeni dinin
taraftarlan artmaya ba~ladI. Medine, Mekke'nin aksine, bir
tanm kenti olup, sakinleri tektannh dinlere daha yakmd1lar. Sckiz yil siiren sava~lardan sonra yeni din Mekke'de de
egemen oldu. Bu sekiz y1l i~inde Islamiyet Arap yanmadasma yayild1 ve dinin toplumsal kurallan geli~ti.
lslamiyet'in, ~Orumekte olan Huistiyanhk ve nki;1 Yahudilige kar~t onemli Ostiinlokleri vard1 ve bir ol~ude bu
yuzden hizla tutundu. Her ~eyden once, g\..\nluk y~amda
nezakct, sevecenlik ve zay1f olana kar~1 merhamet duygusu
onemli bir iistunluk sayilabilir. Aynca, lslamiyet hit; odunsiiz bir tektannhhk uzerine oturmui;; olup, tum insanogluna seslenmekteydi ve Yahudi dininin belirli bir "se<;ilmi~
halka" dayanan smnhhgma sahip degildi. Dstelik, ayrmlllany]a ve titiz bir bit;imde tammlanm1~ bulunan ve boylcce
ilerde yanh~ anlamalara yol ac;mayacak olan ibadet kurallan koymu~tu. K1saca, lslamiyet'te bu konularda yorum yapabilecek bir rahipler sm1f1 yoktu.
Boyle bir dinin kari;;1smda, Tann'y1 belirli bir irkm guducOsii olarak goren Yahudi dininin ve Tann'ya nastl hizmet edilecegi konusunda ortalama insanm bir turlu anlayamad1g1 t;e~itli yorumlar, doktrinler, mczhepler ortaya
~ikaran ve s1k s1k yeni degerlendirmelere konu olan Huistiyanhgm, Arap dunyasmda pek bir ~ans1 kalmadt. Ashnda,
lslamiyet tum insanogluna daha \istOn degerler sunmaktaydI. Roma lmparatorlugu'nun kapitalist ve tutsakhga dayanan sistemi ve Avrupa'nm edebi, kulturel ve toplumsal
gelenegi ~urumeye ba~lam1~t1. 1-?in ilgin<; yam, insanogh.1nun lslamiyet'in temsilcilerinin i~tenligine inanc1 sarsild1ktan sonra lslamiyet de zayiflamaya bai;;layacak ve birligi bo1

48

XIX.

Yu~y1la

Kadar Du"ya T arihinin Anahatlan

zularak c;e$illi bohintii.lere aynlacaknr.


Ba$lang1i;ta lslamiyet baka <linden olanlan zorla d6nduren bir din degildi. Hz. Muhammed, YahudHik ve Hiristiyanhg1 tektannh dinler olarak saym1, lbrahim'den lsa'ya
kadar tiim peygamberleri kabul elmi$ti. Yahudi ve H1risliyanlar vergi odemekten ba$ka bir yokomlulukleri olmaks1zm, kendi inarn;lanm serbestc;:e siirdurm11$lerdi. Hz. Muhammed'in mesajmm leolojik basitligi ve tart1$mas1z kurallan, inandmcihk ta1maktayd1. Ozellikle, goi;;ebe yaam1
buakip tanm ve licaretle ugra~maya ba~layan ve geleneksel
goc;:ebe degerleri yeni tip ya;;am bic;imlerinin gerekleriyle
bagda$urmada guc;lo.k c;eken Araplar aras1nda tutundu.
Daha once Yahudi dini ve bir dereceye kadar Huistiyanhk,
Arap toplumundaki bu rahals1zhga yamt venneye i;ah~ml$
tt. Daha once de belirtildigi gibi, bu dinler yerle$ik toplumun gereksinmelerini kar;;ilamaktayd1. Arna, Arap gururu
bu yabancJ sayilan dinlerin kitlesel olarak kabulune uygun
degildi. ~imdi, Hz. Muhammed, bir Arap olarak, dogrudan
dogruya Araplara seslenmi~ ve yerle~ik kent ya$am1nm kurallanm koymu~lu.

c. lslamiyet'in Geni$1emesi
(i) Halifeler ve Emeviler Donemi: Hz. Muhammed'in 632'
de olumunden 661 y1lmda Emevi hanedanhgmm kurulmasma kadar olan doneme "Halifeler Donemi" dcnir. Siras1yla, Ebubekir, Omer, Osman ve Ali, Miisliiman dunyasmm
hem dini hem de siyasal onderleri oldular. Bu dordo lslamiyet'i Arap yanmadasmda gui;lendirmi~ler, Bizans lmparatorlugu ve lran'da Sasani devletinin Suriye, Filistin, M1su, Irak ve Iran topraklanm ellerine ge~irmi~lerdir.
Bu donemde Emevi ad1 verilen bir aile y6nelim konusundaki yetenekleriyle guc;lenmekteydi. 661 y1hnda Ali'nin
Oldiiriilmesinden sonra, bu aile yiiz y1la yakm siirecek bir

149

Siyasi Tarili (11!1,aglardan 1918'e)

hanedanhk kurarak halifeligi devralchlar. Emeviler Islam


dunyasma onemli degi~iklikler getinni~lerdir. Ba~kenti
Sam'a ta!l1d1lar, devletin smITlan i<;ine Kuzey Afrika, lspanya ve Asya'nm bir bolumunu kattilar, yonetimi yeniden
diizenlediler ve se.;imle 4;ba~ma gelen halifelik yerine ITSi
bir sistem kurdular. Aynca, iktidarlan suresince, Islam
toplulugunun Hi.muyle Arap olan yap1s1 degi~meye ve ba~
ka uklan da it;ermeye ba~ladt.
(ii) Abbasiler Donemi: Emevi yonetiminin ikinci yansmda Ortadogu ii; sava~larla i;alkalanmaya ba~lad1. Emevi
onderleri aleyhindeki .;urume ve dine aykm hareket su.;lamalan, Hz. Muhammed'in soyundan gelen Abbasilerin hilafet iizerindeki iddialanm gO.;lendirdi ve 750 y1hnda Abu
al-Abbas Emevileri devirerek Abbasi hanedanhgm1 kurdu;
ba~kenti Bagdat'a ta;;uh. Emeviler ise bir sure lspanya'daki
Endulus Emevi devleti ile varhklanm surdurdoler.
Abbasi donemi lslam uygarhgmm gen;ek dunya ustOnlugunO her yoniiyle vurgular. Dort temel uygarhgm ba~anh bir bile~imi ve belki de en i.ist noktas1 olarak degerlendirilebilir. Araplarm dil, din ve hukuk; Greklerin bilim
ve rasyonel du;;unce; Hintilerin matematik ve astronomi;
Perslerin de edebi ve yonetsel yetenekleri Bagdat "potasmda" birle~mi~tir. Kurulu$Unu izleyen y11larda Turklerin de
yonetici olduklan bu Abbasi bile~imin sonucunda buyuk
bir hoi;;goru ve ara~urma hevesi orLaya i;1km1~ ve go.;lo bir
uygarhk dogmu;;tur. Kindi ve Farabi gibi filozoflar, Tabari
ve lbn-i Sina gibi llp adamlan ve lbn-i Haldun gibi sosyo
log, hukuki,;u ve bilim adamlan, doneme damgalanm vuran lslam buyl.ikleri arasmdadu.
Abbasilerin bu ba~anlarmm yanmdaki 6nemi, lslam
dunyasmda Arap ve A;~p olmayan Muslumanlar arasmdaki aynm1 etkili bir bii;imde onadan kald1rmalandu. Bu ko. ~ullal' altmda, Araplann kabile baghhklan yava~ yava;; gu1

50

XIX. Yiizytla Kadar Diinya Tarihinin Anahallan

cOnu yitirmi:;;tir. Yalmz Arabistan ~'.6llerinde eski g6<;ebe


Arap ki.ilturu (Bedevi) hemen hemen hi<; dcgi~meden bugtine kadar gelecektir.
Abbasi Halifeligi, 10. yuzy1lm ortalarmda zay1flamaya
ba~lam1~ ve topraklanmn <;ogunu Selc;uklu TOrklerine kapurd1ktan soma 1258'de Mogollann Bagdat'1 ele gei;irmelerine kadar kor topal ya~am1~t1r. Devletin Kuzey Afrika topraklarmda daha once kurulmu~ bulunan Fatimilerin elinde
bulunan M1sir'da, Ttirk as1lh Memluklar 1260'ta yonetimi
ellerine ge<;irdiler ve 1517'de Osmanh TO.rklerine yenilene
kadar eski lslam-Arnp kultunlnu bolgede ya~att1lar. Bu tarihten soma hemen hemen 400 y1! (yani 1. Diinya Sava;;1'na kadar) Arap topraklan Osmanlilar Larafmdan y6netilecek ve "Arabizm" derin bir uyku donemine girecektir.
Orta Asya steplerinden gelen Turk kavim!erinin bat1ya
dogru go<;leri s1rasmda, 10. yuzy1ldan ba~layarak lslam
dunyasmm s1mrlan i<;ine girmeleri, lslamiyet'e yeni ve askeri bir canhhk vermi:;;tir. Bu canhhk, lslam dunyasm1 batida H1ristiyan ve doguda Hindistan'dan ay1ran s1mrlarda
ar;1kr;a kendini gosterecektir. Boylece, lOOO'li yillarm ba~
lamas1yla birlikte lslamiyet, kultorel, dinsel, askeri ve siyasal ac;1lardan TOrklerle yeni bir geli$me donemine girecektir.
Dunya Larihinin bu 6nemli donem noktasmda donyanm bilinen topraklannm siyasal haritasma bir goz atmakta
yarar var. Allantik k1ytlarmdan doguya dogru tum Kuzey
Afrika, Dogu Anadolu ve Kafkaslar da dahil tum Ortadogu
(Hindistan ve Tibet smmna kadar) Abbasilerin egemenligi
altmdayken, bu topraklann boyuk bir bolumfmde Ti.lrk
yoneticilerin ba:;;ta bulundugu ya da c;.ogunlugu olu:;;turdugu devletler kurulmak1ad1r. Rize ile Tarsus'u birle$tiren
c;izginin bansmdaki Anadolu ve Balkan yanmadasmm buyuk bir bolumunde, ~imdi ic;ten ii;:e c;urumeyc ba~layan Bi-

I s1

Siyasi Tarih

(lll~~aglardan

l 918'e)

zans hukiim sOrmektedir. Tuna vadisinde geni~ bir Bulgar,


Karadeniz'in kuzeyinden neredeyse Balt1k denizine kadar
olan bolgede Turk kokenli Hazar lmparatorluklan vardir.
Bugiinkii. Almanya dahil Fransa'nm tumunde Frank (Karolenj) lmparatorlugu hukumrandu. Hindistan ve Tibet'in
kuzey ve kuzeybat1smdaki bolgede Turk yoneticilerinin
kurdugu Gazneliler, hemen hemen bugii.nkfl \:in Halk
Cumhuriyeti'nin topraklannda buyuk (:in Imparatorlugu,
onun kuzeyinde Dogu Turkleri ve Tibet'in kuzeyinde Bau
Turkleri egemendir.

3. Steplerin Egemenligi: Mogollar ve Tiirkler


(1000-1500)
Siyasi tarihin ana konusu olan "modern devlet" ve <;agda~
uygarhk, birbirine zit gibi gorunen iki dii~Ctncenin bile~imi
ile olu~mu~tur. Yerle~ik topluluklann yaramg1 inane; ve
itaate dayanan d0.-50.nceyle goc;ebe topluluklann yaratttgt
kendi kendine yeterli ve bireysel c,:abaya dayanan, irade du~uncesi. Suras1 ac;1ktir ki, surekli yer deg4;tiren ve sava~an
bir toplumda, birey kendi kendine yeterli ve disiplinli olrnak zorundad1r. Boyle topluluklarm onderleri de zorlayan
degil, izlenecek 1?eller olmak zorundadtrlar. Onder genellikle sec;imle i-?ba~ma gelir. Yerle-?ik topluluklardaysa, onderlerin tannsalhklan vard1r ve dogu~tan gelen dogal bir
hak olarak yonetirler. Bu ko~ullar altmda, goc;ebe halklar,
yerle~ik topluluklara donem donem yeni yonetici ve aristokrasi saglam~lardir. Bu, tarihin eski donemlerinin en
bnemli olgusu ya da "ritmi"dir.
Goc;ebe fethinin yaratt1g1 yenileme ve canhhk yeni bir
uygarhk i;ikarm1~. bu uygarhk bir sure sonra i;uruyup y1k1lmaya yuz tutunca, yeni bir go<;ebe fethinin dogurdugu
canhhk, binlerce y1lhk donemsel degi-?ikligin ana temasm1

I 52

XIX. Yu:i;yila Kadar Diinya Tanhinin Anahatlan

olu~turmu~tur. Bu donemsel degi~iklik, modern toplumun


ve t;agda:;; tarihin temelidir. 1000 ile 1500 y1llan arasinda
500 yilhk donem, stepten ba~layan ve Ortadogu ve Avrupa'ya kadar uzanan istilalar, bu <;en;eve i<;inde degerlendirilmelidir.
Soz konusu donemde, dort-merkezli dunya ko.lturel
dengesi, iki onemli olaydan koklu bir bi<;imde etkilendi.
Biri, 13. yOzy1lda Cengiz Han ve ard1llanmn istilas1yla en
bu.yuk noktasma varan, Turk vc Mogol kavimlerinin Avrasya steplerinden ~evreye dogru yaytlmalan; otekiyse Batt
Avrupa'da gu<;hi ve canh bir uygarbgm yukselmeye ba~la
masidir. Bu iki onemli olay, aym suayla incelenecektir.
1000 ile 1500 y1llan arasmda "steplerin egemenligi"
olarak adlandmlan donemi, olaylann gene! akt$1 dikkate
almd1gmda, Cu; ayn ba~hk altmda incelemek mumkundOr:
(i) Turkler'in siyasal egemenligi donemi (1000-1200)
(ii) lslamiyet'in geni:;;lemesinin Mogol istilalannm etkisiyle duraklamas1 (1200-1300)
(iii) Turklerin egemenliklerini yeniden saglamalan
(Osmanh devleti) ve Avrupa'ya dogru geni$leme (13001500)

a. Turhlerin Siyasal Egemenligi (1000-1200)

lOOO'li y1llara gelindiginde (13. ya <la 14. yuzy11) Avrasya


steplerinde canh bir ya!;iam hukum surmekteydi. Bu tarihte, kavim OstO.ne kavim, daha iyi otlaklar bulmak amac1yla
bat1 yonunde hareketlendiler. Once Hint-Avrupahlar, sonra Turkler ve en sonunda Mogollar bat1ya go<; ettiler. 10.
yuzyilda Tii.rklerin Orta Asya'dan guney ve bauya dogru
geni:,;lemeleri sonucu, yerle!;iik tanmc1larla go.-;ebeler arasmdaki dengede bir kayma oldu.
lran'dan ba$1ayarak Ortadogu'ya giden TO.rkler, Turk
dilinin Aral golu ile Hazar denizinin gO.neyine kadar yayilJ

53

Siyasi rarili (flltcaglarda11 191 B't)

masm1 sagladdar. Bu Turkler Islam dinini kabul edip,


onun baz1 davram$ kahplanm benimsemekle birlikte, Islam dimyasmda benliklerini yitirmediler. Askeri yeteneklerinin gururuna dayah bir ustunluk duygusu, TOrklerin lslam toplumunda erimelerini engellemi$, dil ve sava$kan
degerlerini korumu$1ardu.
lki unsur daha, TOrklerin Orcadogu'ya uyumlu bir bi~imde s1zmalanm ve ilcrideki askeri ve siyasal ba$anlanm
kolayla$tirm1$ltr. Bir kere, Ortadogu'ya geldiklerinde bolgede Sii yoncticiler ~ogunlukcayd1 ve Turkler hi~ olmazsa
manevi alanda bag1ms1zhklanm vurgulamak i<;in Sunniligi
se~mi$lerdir. Sunniliksc, Halifelik doneminin gorkemli
giinlerinin inant$1yd1 ve halkm buyuk c;ogunlugu tarafmdan benimsenm~ti. Boylece, Turk yonetimini kabul ederek, hem dindc bir sapmanm ortadan kalkmasm1, hem de
eskinin mutlu ve gu<;lii olunan gunlerine donOlmesini beklemeye ba$lad1lar. Ger~ekten de Turkler, lslamiyet'in ilk
dogdugu gunlerdeki saf dini CO$ku ile doluydular. Bolgede
yeni bir hevesin uyanmasma yol ac;arak, lslam dunyasmm
dikkatini bir kere daha Huistiyanh~a kar$1 "kUlsal sava$a" dogru <;cvirmeyi bilmi;;lerdir.
lkincisi, lslamiyette "gaziler" tararindan verilen "kutsal
cihat" kavram1ydi. lslamiyet'in smirlannm otesinde Hiristiyanlara kar$1 sava$a giri$mek, sava;;~1 gelenege sahip Turkler'e Islam dunyasmda buyuk bir prestij saglamu~ ve bat1da
H1ristiyan, doguda Hindistan'a kar$I mucadelede surekli
destek bulmu;;lardn.
Bu cografi, dini ve kiilturel ko~mllar, Turklerin kitle
halinde lslam toplumuna girmelerini kolayla;;urm1~ur. lslam yoneticilerinin ve askerlerinin c;ogunu 11. yozy1ldan
sonra Turkler saglam1~ ve gerek Hnistiyanhga, gerekse
Hindistan'a dogru geni$lemenin etkili kihc1 olrnu$lard1r.
Ancak, bunlara ra~men, 11. ve 12. yuzy1llarda lslam dun-

XIX Yuzyzla Kadar Dunya Tarihinin Analtatlan

yastnda kurulan Turk devletleri k1sa omurlu olmu~tur. En


istikrarhs1 say1lan Selc;uklular, birliklerini ancak elli y1l kadar surdurebilmi~ler (1037-1092) ve sonunda c;e~itli beyliklere bohinmu~lerdir.
Selc;;uklular ve ardtllan halife degil sultan unvanm1 ta~1yorlar ve ulkeyi Abbasi halifeleri adma yonetiyorlardi.
Evrensel y6netim iddiasmda degillerdi ama simrh ulkelerinde, nufusun yava~ yav~ lslamiyet'i kabuliinden varltk
bulan dengeli ve uluslararas1 bir lslam toplumu duzeni gec;;erliydi. Bu duzeni, ortak bir din ve yasa, bunlarm ifade
edildigi Arapc;a ve Akdeniz, Karadeniz, Hint Okyanusu boyunca uzanan deniz yollanyla Asya karayollannda surdiiri:.llen yaygm ticaret ayakta tutuyordu. Bu Licaretin orgutlenmesinde Bagdat kentinin hala onemli bir rolu vardi.
lslam dimyasmda kurulan devletlerden daha uzun
omurhi olam, Birinci Hac;h Seferi'nde (1097-1099) Hiristiyan ba~anlanna kar~1 Musluman tepkisinden yararlanan
Selahattin-i Eyyubi'nin M1su, Suriye ve lrak'ta saglad1g1
birliktir. Kurdugu Eyyubi devletinin sm1rlan Nil'den DicLe'ye kadar uzanm1~ ve l 18Tde Kudiis'u Hac;;h kuvvetlerinin elinden geri alarak, bunlann Filistin'deki topraklarm1
c;;ok kuc;ultmil!;iltlr. Eyyubi soyundan gelen yoneticilerden
sonuncusu 1250'de olunce, daha once de deginildigi gibi,
Turk tutsak askerleri Misu'da iktidan ele ge<;irmi~ler ve
151 Tye kadar surecek ilgini;; bir oligar~ik rejim kurmu~lar
du. Bu sualarda lslam dunyasmm oteki ucunda, bir Turk
tutsak askerinin oglu olan Gazneli Mahmut, bugunku Afganistan'daki merkezinden Pencap ve Yukan Ganj vadisine akmlar yapm1~ (998-1030) ve ba~anh Kuzey Hindistan'm Muslumanlarca istilasma yol a<;m1~t1r. Arna, 1206
y1lma kadar burada kurulan devletler istikrarh olamami~.
bu carihten sonra yine Turk yoneticiler Delhi'de, ilerde
Memluklann M1sn'da kuracaklanna benzer bir rejim kura1

55

Siyll.~t

laril1

(Jlh~aglarda11

1918'e)

rak, istikran saglamr~lardir.


b. Mogol lstilalan (1200-1300)

13. yiizyilda lslam toplumunun dengesi, askerlerinin ~o


gunlugu Tiirklerden olu~an Mogollarm istila dalgalanyla
alto.st oldu. Bagdat 1258'de almarak Abbasi Halifeligi tumuyle sona erdirildi. lstilacrlar <;ok gei;meden lslamiyet'i
kabul ederek, Islam toplumunun ic;inde eridiler. Doguda
once Mogollar, sonra Timur tarafmdan kurulan benzer kokenli bir hanedanhk hukiim siirdii.
Mogollar tarihe, <;in'in kuzeyinde Hun ve Tiirklerin
i;;1kt1klan yer olan bolgede, 12. yiizy1lm sonunda birdenbire pkm1~lardir. Goi;ebe halklar tarafmdan kurulan her imparatorluk gibi, ba~langu;ta tam anlam1yla askeri bir imparatorluk, yani merkezi bir devletten c;ok, c;e~itli kavimlerin
ii;inde ya~ad1g1 bir "c;en;eve" niteligindeydi. Onderlerinin
en O.nlusu olan Cengiz Han (1206-1227) buyuk bir ka,vimler konfederasyonu kurmu$ ve askerleri ii.zerinde s1k1 bir
dis1plin saglam1$ur. u~bfr asl<eri yonetim, ordularmm
ve bugun genelkurmay denen yuksek Pfanlama, Mogollara,
kar!l1la~t1klan dii.smanlar iizerinde mutlak OstOnluk kazandiffilliiU_ Cengiz Han'm olumunde, Volga'dan Amur'a_kadar tum Avrasva step bolgesi geni~ bir askeri konfederasY<?~de birlesmis oldu. Cellg1z'in-ard11lan, bu_K._Qj1f~
ras7ona DogJ.I Avrupa. lran, lrak, Anadolu'nun bir bolumu
ve 1279'da ~in'in tiimunu katm1~lard1r.J
-Mogollann do.nya tarihine etkisi i;ok bo.yO.ktO.r. Asya
ve Avrupa'nm biiyiik bir bolumonde siyasal yap1 degi$mi$,
kavimler bin;ok bolgenin etnik ozelliklerini temelinden degi$lirecek bii;imde, yerinden edilmi$ ve dag1t1lm1$tlr. Buyo.k lskender bile Mogol topraklannm geni$ligine ula~abil
mi~ degildir. Mogollann, yeni ~eyler ogrenmeye ~ok merakh insanlar o larak, Avrupahlann dfl$iincelerini geli~tir1

56

XIX. Yu:zyila Kadar 1.>unya Tarihi11i11 A11al1atlari

me ve d0$ giic;lerini harekete ge.;irmedeki etkileri de buyuk olmu~tur. Mogol istilalan sonucu, lslamiyet ve Huistiyanhk arasmdaki dinsel du~manhgm Asya ile Avrupa arasma koydugu engeller azalm1$llr. Tarihte, Mogollann istila
ve katliamlan hakkmda .;ok ~ey okumam1za ragmen, onlarm Asya ile Avrupa arasmda deneyim ve bilgi ta~1y1ctlan
olarak iki kitay1, ktsa bir sore ic;in de olsa, birle~tirdikleri
ve boylece Avrupa'nm ortasmdan Pasifik Okyanusu'na kadar uygarhgm global nitelik almas1 yolundaki katk1lanna
pek yer aynlmamaktadtr. Aynca, eski tarihin genel ritmi
i(:inde, Mogollarm go.;ebe fethi, c;iirOmekte olan Avrupa
uygarhklanna yenilenme ve canlanma olanag1 saglam1~tir.
15. yuzy1ldan sonra Avrupa'nm yiikselmesinde Mogollarm
istilalarmm etkisi .;ok onemlidir.
Etnik bak1mdan Mogol istilalarmm en .;arpm sonucu,
Turk kavimlerinin Bah Asya'ya geni~ i;apta yay1lmas1 oldu.
K1rac; Olkeleri buyuk bir nufusu beslemcye elveri~li olmad1g1 ii;in Mogollar kalabahk bir kavim degildiler. Bu yuzden Cengiz Han, ordulanm baghhklanna guvenebil~c:;egi
Turk boylanyla gui;lendirmekte bir sakmca gormemi~ti.
Ne var ki, sonunda Mogol ordulann~aki Turklerin say1s1,
yerli Mogollan bir hayli a~t1. Boylece, Turk dili Mogor ordulanyla birlikte Asya boyunca ilerledi. Mogoka konu~an
azmhk, Tiirk kitlesi ic;inde eridi ve Mogolca yalmz Mogol
anayurdunda varhgm1 surdurdii.
c. Turklerin Ostllnlugu Yeniden Saglamalan:
Osmanli Devleti (1300-1500)
Osmanh Tiirklerinin 14. yOzy1hn ba~mda kurduklan devlet, 16. yozytlm sonuna gelindiginde tum Ortadogu ile Kuzey Afrika, Anadolu, Balkanlar ve Dogu Avrupa'mn biiyiik
bir boliimumi egemenligi altma alacak boyutlara ul~m1~tl.
Varhgm1 600 y1l sOrduren, Turk devletlerinin en uzun

Siyiui J"arih (llk~aglardcm 1918't)

omurlusu olan Osmanhlann oykusu, belki de o donem tarihinin en onemli konusu sayilabilir.
Her ~eyden once, Osmanh devleti, gazi w;: beylerinin
yanbag1ms1z apk topluluklarmdan, merkezile$mi$ bir hanedanhk devletinin Loplumsal, ekonomik ve siyasal yaplSlna get;i$in bu.yuk honerini gostermektedir. tkinci olarak,
Osmanh devleti, Iskender ve Sezar'm Makedonya ve Roma
imparatorluklarmm gert;ekle~tirdiklerinin t;ok otesinde,
Dogu ile Bat1'y1, Hiristiyanhk ile Musliimanhg1, eski ile yeniyi, goi;ebeligin irade, sava~kanhk ve disiplini ile yerle~ik
ligin ilaat ve toplumsal duzenlilik ve uyumunu aym siyasal
smnlar it;inde birle~tirmeyi, aym pota it;inde eritmeyi denemi;: ve belirli bir sore ba~anh da olmu~tur. DolaylSlyla,
Osmanh devleti, yeryuzumln global bir nitelik almaya ba~
lad1g1 bir donemde, bu surece katk1s1 olan en onemli siyasal birimlerden biri olmu~tur.
Osmanhlann bir ba~ka ozelligi, H1ristiyan Avrupa'ya
giren ilk ve tek Musluman gucu olarak burada kazand1g1
ba~annm gizinde yatar. 0 kadar ki, bir ara MitslOmanhgm
geni-?lemesiyle birlikte <;:at1~maya ba~layan ve i;:at1~t1klan
bolgelerde uygarhklar arasma yuksek engeller koyan bu iki
dinin arasmdaki engellerin azaltilmas1 bile soz konusu olabilmi~tir.

(i)

Osmanli Devleli'nin

Kurulu~

Ostunlahleri: Osmanh

Turkleri, Bat1 Tiirkistan'm Cengiz Han tarafmdan i~galin


den soma guneybati yonunde go( eden bir kabiledir. 6 Orta
Asya'dan i;oller, daglar ge~ip, yabanc1 diyarlardan yol bu6

Turklerin Osmanh onccsi tarihi konusunda 5u kaynaklara ba$VUrulabilir: Kamman Giin1n, Tiirkler vt Turk Devleti Tarihi, 2. c., l<ararnn Yaymlan, Istanbul, 1982; Doj!an Avcmj!lu. Tilrklerin Tarihi, 5 c., Tekin Yaymevi, Istanbul,
1978; Burhan Oguz, Ti:trl1iyt llalkmm Kultur Kiiktnlcri, 2 c., ls1anbul MatbaaSl. Istanbul, 1976; Claude Cahe.n, Osmanlrlardan Once Anadolu'da TU.rider, E
Yaymlan, Tarih Dizlsi, Istanbul, 1976; Bahaeddin Oge!, Tl:irk Kuliur forinine
Girii. S c., Kultiir Bakanlig1 Yaymlan, Ankara, 1978.

XlX Yiizyrla Kadar Diinya Ta.-ihinin Anahatlan

lup, yerle~ebilecekleri topraklar arad1lar. Sonunda, Sel\:uklu Turkleri arasmda ve Anadolu platosunda yerle$im alam
buldular. 0 ana gelindiginde Anadolu dil a<;:ISmdan Turk,
din a<;:1smdan Musto.man olmu$tu bile. Aynca, burada damarlarmda Hitit, lyon, Frig, Truva, Lidya, Galat ve Bergamah kam dola$an Anadolu insam da vardt. Arna, bunlar
ala ba~lanm i;:oktan unutmu$lardi. Zarnanla, Osmanhlar
bolgede onem kazandilar ve Seli;:uklulann y1k1lmasmdan
soma kurulan Anadolu beylikleri arasmda ba$al oge olduLar; "Rum" ulkesinde bf1yumeye ba$lad1Lar. Arna, irili ufakh bir sun:.\ beylik arasmda ueden Osmanlilar?
Bunu, Osmanhlann kurulu$ OsLOnlukleriyle at;tklamak yanh$ olmayacaktu. Sel\:uklular Batt Anadolu'ya "Roma Olkesi" diyorlardt. "Rum" ve "Rumeli" (Roma ili) sozcukleri buradan gelmektedir. Daha sonra Bau Anadolu'da
kalan ve Grek.;e konu$anlara "Rum" denmeye ba$lanmt:?tu. Osmanh devletinin kurulu$ ustunlukleri cografi, siyasal ve toplumsal olmak uzere ti<; ba$hk altmda incelenebiLir. Osmanh devleti antik Bitinya bolgesinin Sogut kasabasmda kuruldugu ii;:in Bizans lmparatorlugu, yani H1ristiyan dunyas1 ile stmrda$ll.
Boylece, "kafir"e kar$I Mushiman davasmt yuruten bir
Gazi Cemaati" olarak, Islam dunyasmda prestiji \.Ok bu.yuk oldu. Bu diinyanm dort ko~esinden gonullii sava~\:Iiar
i;;ekti. Aynca Osmanhlar, kurulu$ y1llarmm dinamizmi
ii;inde go<;ebe degerlerini surdurmekteydiler ve sava~kan
yetenekleriyle Hiristiyanhga kar~1 6nemli bir davanm en
ba$ta gelen savunucusu oldular. Ostelik cografi bir avantaj
olarak, siyasal istikrars1zlarla <;alkalanan Trakya'nm hemen
yam ba$mda kurulmu~lardt.
Osmanhlann kurulu~ta belki de en onemli ustunlukleri, askeri fetihlerin meyvelerini etkin bir siyasal yap1 bii;imine donu~turmekteki ba~anlanydi. llk onderleri olan Os-

I s9

Siyasi Tarih

(Jlk~aglardan

191B'e)

man, Orban ve Murat gibi sultanlar, iyi asker olduklan kadar iyi de yoneticiydiler. lnanm1.c;; Muslumanlar olarak, ilk
MO.sluman onderlerinin saf dinsel hevesiyle doluydular.
Taraftarlan kendilerine i;:ok bagh olup, bolunmemi~ ki~isel
hukumdarhklan, siirukleyicilikleri vard1. Hemen baudaki
Bizans ve dogulanndaki Seli;uklu beyliklerindeki hanedanhk i;:at1~malarmdan uzak, birle.c;;ik bir beylik olarak kuruldular. Devlet, kurulu~unu izleyen ilk yozyil ii;inde iktidar
miicadelesine sahne olmadi. Siyasal birlik saglamdi.
Osmanhlann bir ba~ka ustO.nlugO., daha 6nceki Musluman Arap fetihlerinin yaratm1~ oldugu imajm aksine, du~
manlanna dinsel bagnazhktan uzak bir bii;imde bakmalandu. Bu son Roma lmparatorlugu'nu yakmdan inceleyip,
yonetimsel yeteneklerinden yararlanmayi bilmi~lerdir. Devletin smularJ ii;ine giren H1ristiyanlann zorla donO.~tiirO.l
mesine ba~vurulmam1~. dinlerini ve kulturel benliklerini
surdiirmelerine, bu.yuk bir ho.c;;gon'.i ile izin verilmi.c;;tir. Aynca, Bizans'm merkezi oloritesi bozulunca, gii..venlikleri
kalmayan ve agir bir vergi yuku altmda ezilen Trakya'mn
Hlristiyan koyluleri, Osmanhlan kurtanc1 gibi gormo..c;;ler,
direnme gostermemi~lerdir.
Ozetlemek gerekirse, Osmanhlar kurulup geli~tikleri
donemde Asya ile Avrupa, Dogu ile Ball ve goi;:ebelikle yerle~iklik degerlerini bir araya getirerek, diinya goru.c;;unde
pragmatik, daha dogudaki Turk beyliklerinin kulturel ve
toplumsal smulamalarmdan uzak bir devlet olu~turdular.
Yani Osmanhlar, omriinii tamamlamakta olan Bizans'1 donii~tiirebilecek tek toplumdu.
Bizans lmparatorlugu, bat1smda Roma lmparatorlugu'nun y1k1lmasmdan dogan bo~luk iizerine kurulmu.c;;tu.
Seli;;uklular ise dogudaki Arap imparatorluklanmn buakuklan bo.c;;luktan yararlanarak, Tiirk-lslam kan.c;;1m1 bir uygarhk kurmu~lardi. Simdi, Osmanh Devleti bat1smda Bi-

I 60

XIX riizy1la Kadar Dlinya Tariliinin Analrnllan

zans, dogusunda Seli;uklulann b1rakt1klan geni~ bo~lugun


lam ortasmda kurulmu~tu ve bunu doldurmaya kararhydi.
Yani, Roma lmparatorlugu'nun Avrupa'mn ortasmdaki
topraklanndan, Arap imparatorluklannm Asya ve Afrika'
daki sm1rlanna kadar, merkezi Akdeniz olan geni~ bolgede
siyasal birligin bu gem;: ve dirik devlet tarafmdan kurulacag1 bir bak1ma onceden belliydi. Avrasya steplerinin guneyini ku~atan bu dunyanm en eski uygarhk alanmda, belki de
yeni bir senteze varacak devletin berekelli tohumu atilm1~
ti. Bu durum, ~imdiye kadar surekli belirtildigi gibi, uygarhgm merkezden i;evreye dogru geni~lemesi ve bag1ms1z
ku<:uk siyasal birimlerden gui;hi, kapsamh ve merkezi devletlere dogru geli~me yonundeki dunya tarihinin temel egiHmlerinin canh bir gostergesi ve onemli bir a~amas1 olarak
degerlendirilebilir.
(ii) Osmanl1 Devleti'11in Avrupa'da Geni~lemesi: Simdiye kadarki ai;1klamalardan anla$1lacag1 gibi, burada Osmanhlarm ayrmt1h tarihine girmek, i;izilmeye i;ah~an gene! i;eri;evenin dt~mda kalmaktadtr. Bu bak1mdan, siyasi
tarih apsmdan onemli baz1 degerlendirmelerle yetinmek
gerekiyor.
Osmanhlarm ilk Oi; kurucu sultamndan Osman Gazi,
kiu;uk bir kavmin ba$mdayken, dirayetiyle ve ho~goruh.i
yonelimiyle i;evresindeki a$irelleri denetimi aluna alm1$ ve
Osmanh tarihine, i;evresine halk toplayan bir kavim ~efi
olarak gei;mi$lir. Orhan Gazi, babasmm i;evresine toplad1g1 bu halk1 devlet bir;iminde orgutlem1~ ve Avrupa'ya yerle$mek i.;in ilk ad1m1 atm1~tu. Devlet kurucu olarak Osmanhlarm ilk "devlel ba$kam" say1labilir. llk geni~ zaferlere giri~en I. Murat, babasmdan devrald1g1 devleti, bir
imparatorluk bir;imine sokan sultandu. Doneminde devletin smulan Grek yanmadas1 harii; hemen hemen tl'lm Balkan yanmadasm1 ii;ine alacak bii;imde geni$lemi$ ve bura1

61

Siyasi Tal'ih (llk(aglardan 1918't)

da 5 yuz y1l surecek bir egemenligin ilk tohumlan aL1lm1~


Ur. Bu egemenlik, birbirinden t;ok farkh din, dil ve irk unsurlanm aym potada bir araya getiren yeni Osmanh uygarhgmm dogu~unu simgelemektedir.
Osmanhlann Balkanlar'da ilerlemeye ba~lamas1, Bau'da i;oku~le aym zamana rastladI. Esnek olmayan vc dirim
gucunu yitiren Avrupa toplumu <;oku~unun en all noktasmdaydt. Koyluler toprak agalanna, i~<;iler tuccarlara ba~
kaldmyorlardt. Kara ohim (veba) Bat1 Avrupa ve Akdeniz'i
mahvetmi~ti. Cografi ke$ifier, Avrupa'nm geriye kalan
enerjisini Atlantik Okyanusu'nun otesine gotiirmu~h.i. Bu
durum, ancak Osmanhlarm i~ine geliyordu. Osmanhlarm
Balkanlar'daki ilerlemesine kar~1 Papa urban bir Huistiyan
birligi saglamak istediyse de, Katolik ve Ortodoks kiliseleri
arasmdaki di1$manhk bunu engelledi: "Osmanhlar yalmzca
du~mandular, ama hizip~i Yunanhlar du~mandan da beterdir" sozii o zamana aittir. Osmanltlar bu aynhktan yararlandilar ve Katoliklige kar~1 Ortodoks Kilisesi'ni himayeleri
altma alddar.
I. Murat, Balkanlann himaye alLmdaki devleLlerinin
Hiristiyanlanna belirli bir ho~gon1 gostererek, olas1 bir tepkiyi onledi. OrLodoks Patrigi l385'te Papa'ya yazd1g1 mektupta, Sultan'm kilisesini tam bir serbesti i<;inde buakt1gm1
soylemektedir. I. Murat aynca Balkanlardaki askeri sm1fm
uyelerini Osmanh hizmetine ge<;irdi. Boylece, hala kendi
prenslerinin komutas1 altmda sava~an binlerce sava$kam
.;ok ak1lh bir bi.;imde kullanmaya ba$lad1. Buna kar~1hk
onlara vergiden bag1~1khk ve belirlenen devlet topraklarmdan yararlanma hakk1 sagladt. Devletin askeri gucunu daha
da arurmak amanyla babas1 tarafmdan koruma birligi olarak kurulan "yenic;eri" birligini tam bir milis giicO bi<;imine
donu~tiirclu. Boylesine bir oziimleme sureciyle uzun y1llar
saghkh bir bic;imde i~leyecek olan c;ok ukh, c;ok dinli ve c;ok

XIX. Yuz.y1la Kadar Diinya Tal"iliinin Anahaflan

dilli bir imparatorlugun tohumlanm atmI$ oldu.


Osmanhlann bu geni~lemesinin nedenlerini yalmz askeri yeteneklerine baglamak c;ok eksik olur. Devletin, iizerinde egemenlik kurdugu halklann din ve toplumsal ya~amlanna kan~mamas1, "cizye" ad1 altmda az bir vergi
almmas1, keyfi muamelenin olmamast ve Bizans'm bozuk
yonrtimine kar$I can ve mat gOvenliginin tam C"larak saglanmas1, bu ba~anh geni~lemeyi etkilemi~tir. Ozellikle Ortodoks halk, Osmanh yonetitnini, Katolik bask1sma kar~1
bir kurtulu~ olarak gormu~t'iir. Bir ba~ka kolayl~tmc1
ogeyse, Balkanlara yuzy1llar once gelip H1ristiyan olan ama
Tiirklerle aym irktan gelen kavimlerin (Pec;enekler, Gagavuzlar, Kumanlar, Vardar Turkleri gibi ve bazilan hala
Turk(e konu~an kavimler) ozumleme surecine yard1mc1
olmalandn.
Dolay1s1yla, bu kurulu~ ve geni~leme donemlerinde
Osmanh yonetimine ka~1. Ha~h seferlerinde bile, bir halk
ayaklanmasma lamk olmuyoruz. Osmanhlann geni$lemesinin macerac1 ve c;apul bir istila olmad1g1, tarihteki oteki
Dogu istilalannm aksine, belirli bir program ic;inde bilinc;li
bir yay1lma oldugu anla~1lmaktad1r. Osmanh geni11leme
politikasmm ba~ansmm en guzel gostergesi, l. Murat'tan
sonra iktidara gec;en I. Bayez1t'm (Y1ldmm) yenilgisinden
sonra devlelin ayakta kalmasuhr.
Atalanmn oziimleme politikas1m Anadolu'da uygulamayan, gazi gdeneginin i;ok orcsinde, ycterli kaynaklara
sahip olmadan devletin yeteneklerini zorlayan Bayezll, 15.
yiizy1hn ba~mda Timur kuvvetlerine Ankara yakmlannda
yenilince, Anadolu topraklarmda yalmz orclusu degil, dcvleti de pan;alandi. Anadolu'da daha once Sel<;uklularm
Mogol istilas1yla y1k1lmalan gibi, bu onemli yenilgi de Osmanhlan k1sa omurlo bir devlet yapabilir, tarihin bolgedeki kaderi aynen tekrarlanabilirdi. Arna, devlet Anadolu'da

163

Siyasi Tarih (Illu;aglanlan 1918'e)

belirli bir sure dagild1ysa da Balkanlarda dimdik ayakta


kald1 ve I. Mehmet devleti yeniden toparlamak olanagma
sahip oldu. Bu yenilginin ortaya c;1kard1g1 onemli gerc;ek,
bozgunun Balkanlar'daki Hiristiyan tebaa uzerinde hic;bir
tepki yaratmamas1 ve duzenin surerek Osmanh yonetimine
bagh kalmmas1d1r. Anadolu'da par<;alanan "zorba" bir
Musluman gucune kar-?I, uzerlerinde "zorla" egemenlik
kurulan ve dolay1s1yla "ezilen" Huistiyan unsurlann firsattan yararlanarak ayaklanmalan !-?ten bile degildi. T ek
ba~ma bu bile Balkanlar' daki Osmanh yonetiminin, oteki
devletlerinkinden daha adil, yumu~ak, bilin<;li, kISaca daha
iyi oldugunu gostermektedir. Ne var ki, bu basit ger<;ege
Bat1h tarih kitaplarmda i;:ok az yer verilmekte, bunun yerine basmakahp sm;lamalar doldurulmaktadir.
(iii) Osmanli Devleti'nin Yiikselmesi: Uygarhk ku~ag1nm en geni-? bolgesindeki siyasal ve kiiltiirel bo-?luk uzerinde, boylesine g-cu;lil. ve akilh bir bic;imde kurulmu-? bulunan bir devletin dunyanm ba~at gu<;lerinden biri haline
gelmesi, tarihin belki de en az -?a-?Irt1c1 olaylanndan biridir.
L Mehmet'ten sonra gelen sultanlar, guc;lu miras1 akilc1 bir bi<;imde kullanarak donemin en buyuk imparatorlugunu olu-?turmu-?lardtr. II. Murat'm smulanm daha da geni~lettigi devlet, II. Mehmet'in (Fatih) saltanau strasmda
Bizans'm iinlu ba~kenti Istanbul'u ele ge<;irmi~tir. 1453 tarihi, tarihin gene! ak1$1 i<;inde, orta<;ag ile Modern Cag arasmda donum noktas1 olarak ge<;er. Bu, simgesel ac;1dan
dogrudur. Ger~ekte, lstanbul'un fethi, tarihin degi~iklik
getiren, slirekliligi bozan unsurlan arasmda bir t.anesidir.
1453 Dogu Roma lmparatorlugu'nun sonunu vurgular. Bizans'm buakng1 bo-?luk, tedrici olarak ve 150 y1lhk bir sure
ic;.inde, Osmanh kabile devleLinin gazi serhat sava~c;.ilannm
olu!?turduklan yeni bir <;agda~ imparatorluk tarafmdan doldurulmu-?tur. Olaym en onemli anlam1 budur.

I 64

XIX. Yt:izy1la Kadar Dlinya Tarilii in Anahatlan

IL Mehmet doneminin en i;arp1c1 ve siyasi tarih ac;1smdan onemli ozelligi "milletler sistemi"dir. lsLanbul'un fethiyle birlikte Ortodoks Kilisesi ve Avrupa'daki bask1dan
kai;1p Osrnanhlara s1gman c;ok say1da Yahudi, bir Musluman devletin hokumranhg1 altma girmi~ti. Bu baghhk kar;;1hgmda H1ristiyan ve oteki dinsel topluluklar ibadet serbestligi ve geleneklerini siirdurme ayncahg1 kazandilar.
Ce~itli Huistiyan ve oteki dinlerden lopluluklar, halkmm
yonetiminden ve iyi davram;;mdan merkezi otoriteye kar~1
sorumlu olan kendi onderlerinin yonetiminde, kendi yasalan ve ya:;;am bit;imlerini koruyan ~milletler" bit;iminde orgutlendiler. Belki, fethedilmi~ halk olarak birinci sm1f
yurtta~ olma haklan ve siyasal ozgurlukleri yoktu, ama bu
sm1rlamalar ii;:inde ban:;; ve benliklerini geli~tirme olanaklanndan yararland1lar. Zamanla TO.rklerin pek itibar etmedikleri ticaret alamna el atarak zenginliklerini artird1lar.
Boyle bir yonetim, o donem Avrupasmrn i;okuluslu devletlerinde gorO.lmemektedir.
II. Mehmet'in yerine gec;en II. Bayeztt, babasmm aksine, ban~sever egilimlere sahipti. Buna ragmen, Avrupa
diplomasisinin manevralan it;ine, istemeyerek de olsa, c;ekilmi;;tir. Bu donemde Osmanh devleti yalmz karada degil,
denizde de hesaba kat1lmas1 gereken bir gu\'. olmu~tur. IL
Bayez1t Har;h Seferlerine bir son vermek amac1yla babasJnm ba!ilamg1 deniz gucu kurma i;abasm1 h1zlandum1~ ve
Akdeniz'de deniz ustunlugiinu eline gei;:irmek istemi~tir.
l~te, bu faaliyetler uzerine, ozellikle ltalya'daki kentdevletler birbirlerine kar~1 bir koz olarak Osmanh destegini saglama tehdidini kullanmaya ba~layacakfordir. Venedik'le giri~ilen sava:;;larda Akdeniz'deki Venedik deniz ustunlugu sona erdirilmi~tir. Bundan sonra Osmanhlar
yalmz Dogu Akdeniz'de degil, Bat1 Akdeniz'de de deniz seferlerine giri~eceklerdir. Buralarda Osmanhlar, lspanya ve

165

Siyasi Tarilr (lllt~aglardan 19 J8'e)

Kuzey Afrika'daki Miislumanlarca "deniz gazileri" olarak


kar~1lanm1-?lardu. Bu da, Osmanhlarm Akdeniz'de deniz
iistiinlugunii ele ge\:irmelerinde yard1mc1 olmu~tur. Bundan ba-?ka, II. Bayezn imparatorlugun ticari ve ekonomik
geni~lemesini de te-?vik etmi~ ve Italyan kent-devletleriyle
karh ticari ili~kilere girmi~tir. Aynca, 15. yiizy1lm sonundan ba$1ayarak, lspanya'dan siiriilen Yahudileri Osmanh
topraklarma kabul etmi~tir.
I. Selim (Yavuz) doneminde devletin doguya dogru geni-?ledigi goriiluyor. Selim tahta \:Ikt1g1 zaman, babasmm
doneminde Anadolu'da ba$1ayan ve devletin butiinlugunii
tchdit eden Sunni-Sii \:at1~mas1 suruyordu. Bu i~ huzursuzluga son vermek isteyen Selim, Anadolu'daki Siileri destekleyen Iran Sah1 Ismail'in uzerine yiiriidu ve onu C::ald1ran'da yendi (1514). Boylece, devlctin i\:teki birligi saglanm1~ oldu. Arna, (:ald1ran zaferinin en onemli ve uzun siireli sonucu, devletin Dogu Anadolu yuksek bolgesinin tiimiinii i~erecek bi~imde geni~lemesi ve boytece dogudan gelebilecek bir saldmya kaf-?I (Timur'un saldms1 gibi) dogal ve
kolayhkla savunabilecek s1mrlara kavu-?mas1d1r. Boylece,
16. yuzy1hn ba-?mda Asya'daki gui;: dengesi Osmanhlar lehine bozulmu~ olmaktayd1.
Caldiran zaferini izleyen M1sir seferi ve burada Memluk yonetimine son verilmesi (1517) Halifeligin Osmanh
siilalesine ge~mesini saglam1~tu. Kutsal emanetlerin lstanbul'a getirilmesi, Mekke ve Medine gibi kutsal kentlerin ve
Hicaz hac yollannm denetimi, Osmanh devletinin art1k
tum lslam dunyasmm koruyucusu oldugunu simgelemekteydi. Memluk sultanlan gibi, arllk I. Selim de lslam dunyasmm taru~mas1z b~1 oldugunu iddia edebilirdi.
I. Suleyman'm (Kanuni) tahta ~ikt1g1 tarih (1520) Avrupa uygarhk tarihinin doniim noktasma rastlar. Feodal
kurumlanyla birlikte ge~ ortai;aglann l<aranhg1, yerini Ro1 66
I

XIX. Yuzy1la Kadar Dunya l"a1il1i in Anahatlari

nesans'm alun i~1gma b1rakmaktayd1. l500'ler, Habsburg


lmparatorlugu'nda Sarlken'in, Fransa'da I. Fransuva'nm,
lngiltere'de VIII. Henri'nin, bir Leonardo da Vind ve Mikelanj'm ve de Makyavd'in diinyas1yd1. ~imdi bu guc;lu
monarklann kar~ismda ve Ronesans'1 yaratanlarm arasmda
26 ya!?mdaki Suleyman vard1.
lstanbul'un fcthinden sonra Avrupa devlctleri art1k
Turkleri ciddiye almak durumundayd1lar. Onemli bir tehdit olan bu ilcrlemcyi yalmz askcri dcgil, aym zamanda
diplomatik manevralarla da kar~Ilamaya ~ah~tilar. Bir Osmanh mudahalesi tehdidi, bir gizli Osmanh bagla~mas1,
Avrupa devletleri arasmda yararh bir diplomatik silah olmu~tu.

Sultan Suleyman, du~ gucono pratik yetenckleriyle


eylemle kultiir ve zarafeti bir arada yoruten, k1saca, i~inc dogdugu Roncsans havasma tam uyan bir hukumda r olmu~tur. lc;ten bir miimin olarak mcrhamet ve
ho~goru ile doluydu. "Muminlerin komutam" oldugunu
hie; unutmayarak ve atalarmm "gazi gelcncgini" surdurerek, Huistiyan dunyasma kar~1 askeri gucunu kamtlam1~
ve kutsal bir sava~i;1 olmu~tur. Ufuklan dogudan ~ok batlya yoneliktir. Amac1, upk1 tskender gibi, Dogu ilc Bat1'nm
toprak ve insanlanm birle~tirmekti. Bu amac;la, Dogu Avrupa'daki mevcut Osmanh smularmm otcsine, Fatih'in bile ufkunun c;ok otesindeki Orta Avrupa'mn emperyal kalbine, yani Viyana ile birlikte Avusturya vc Macaristan
topraklarma yoneldi. Bunu gerc;ekle~tirmek i~in, ~arlken'le
boy olc;u~mesi, onu yenip topraklanm ele gei;irmesi gerekiyordu. Doncmin askeri ve siyasi tarihinin tum oykusii,
bu Osmanh-Avusturya i;at1~mas1d1r. Her ne kadar Viyana
ku~atmasmda ba~ans1z olmu!?Sa da (1529) devletin sm1rlanm en geni~ boyutuna c;1kard1.
Sultan Siileyman ak1lh ve yetenekli bir komutan olabirle~tiren,

167

Siyasi Tarih (11k.;ag1ai-dan 1918'e)

rak ;;unu anlad1 ki, Orta Avrupa'da, onun otesine gec;ilmesi


yarardan i;ok zarar getirecek bir nokta vardir. Bu bak1mdan, o zamanm askeri olanaklan ve stratejisi ai;1srndan Viyana, lscanbul'daki herhangi bir sultanm eri$ebilecegi noktamn otesinde bulunmaktadu. Bu nedenle Viyana'y1 bir
daha ku$atmad1. Ard1llanndan IV. Mehmet ve onun komutam Kara Mustafa Pa!;ia 1683'te bu onemli dersi unutacaklardtr.
Suleyman doneminin uzun sefer y1llanndan sonra Avrupahlarm Turk tehlikesi kar$1smdaki korkulan artt1 ve
gucune sayg1 duyulmaya ba~landi. Kar~1larmda Asya steplerinden gec;en "barbar suruler" degil, Batmm o zamana
kadar kar$1la$mad1g1 kadar modern bir bii;imde orgutlenmi~ ordular vard1. Osmanh devleti art1k Avrupa sorunlannda muclaka hesaba kat1lmas1 gerekcn bir gu~ olmu~tu.
Sultan Suleyman, Osmanl1 devletini ilerde "Avrupa Uyumu" diye adlandmlacak olan sistemin kahc1 bir unsuru bic;imine donii~turmti$tli.
Sultan Suleyman'm "Kam.mi" s1fauyla amlmasmm nedeni, ic;erde hukuki duzenlemelere gitmi;; olmas1dir. Sultanm gerc;ekte Tann tarafmdan konan ve Peygamber tarafmdan iletilen kutsal yasa olan Seriat'm ilkelerini degi;;tirme
ya da gormemezlikten gelme yetkisi yoktu. Boylece Seriat,
sultamn hukiimran otoritesini sm1rlandlfmaktayd1. Aslmda, Sultan Suleyman'm, iyi bir Musliiman olarak, bunu
yapmaya niyeti de yoktu. Ama, halkmm h1zla degi~en bir
dunyada iyi bir Musluman toplum olarak kalabilmesi ic;in,
yasalann uygulanmasmda degi.;;iklikler yapilmas1 gerektigini de gormemezlikten gelememi$tir. Yuzy1lm ba~mda fethedilmi$ bulunan topraklardaki nufusun c;ogunlugu Huistiyanken, Asya'da yap1lan fotuhat sonucu, eski Hilafet
merkezleri clan Mekke, Medine, Sam, Bagdat ve Kahire
kentleri ele ge\:mi~ti. 20 ayn trktan ve 21 ayn hukumet ali

68

XIX Yuiyila Kadar Dunya 'fari'hi11i11 Ana'hatlarr

tmda ya~ayan 15 milyonluk nofusun 4/S'u ~imdi Asyah


nufustu. Ktsaca, SOleyman'm yonetimi altmda Osmanh
devleti daha MOslOman bir nitelik kazanm1~ ve bu durum
da yeni bir yasal diizenlemeyi gerektirmi~tir. Bu y(tzden,
Sultan SOleyman, Halepli Molla lbrahim'i bu i~le gorevlendirmi~ ve ortaya pkan yasaya "MOlteka-ul-utber" (Denizlerin Kav~ag1) ad1 verilmi~tir. Bu duzenleme, 19. yozy1hn
reformlanna kadar yii.nlrlokte kalacaktu.
Sultan Siileyman'm olumonde (1566) devletin smulan Avrupa'da Buda'dan Arap yanmadasmm ucundaki
Aden'e, Kuzey Afrika'da Fas'tan Asya'da Hazar denizine
kadar iki diyagonal ~izginin u~lanm birle~tiren alam kapsamak taydI.
Bu boliimu ~oyle ozetleyebiliriz: 13. yiizy1lm b~mdan
15. yuzy1hn sonuna kadar ge~en U\ yoz y1l i~inde Huistiyanhgrn geriledigi goriiliir. Bu yuzy1llar daha \Ok Mogol ve
Turk halklarmm yuzy1llandu. Orta Asya'dan gelen go-;ebelik, bilinen dOnyaya egemen olmu~tur. Bu donemde
lran'da, Hindistan'da, <;:in'de, Misu'da, Kuzey Afrika'da,
Balkanlar'da, Macaristan ve Rusya'da, Mogol ve Turk yoncticiler ve geienegi egemendir. Osmanhlar denize de \Ikm1~lar ve Akdeniz, Kiz1ldeniz ve Hint Okyanusu'nun bir
bolumune hakim olmu~lardtr. Viyana ku~au!m1~ ve Turkler savunanlardan ~ok havaya yenilm~lerdir. l57l'de lnebahu'ya kadar bu iistOnluk surer.
Simdi, ileride yeniden geri donmek iizere Osmanh
devletini ve steplerin Ostunlu~Onu buak1p, 1500'lerde ba~
layan ve bugune kadar suren "Bat1 Egemenligi" donemi
uzerindeki ai;1klamalara ge(:ebiliriz.

C. MODERN VE GLOBAL DONYA YA GE<::tS


BATI 7 EGEMENLlGl DONEMl
(lSOO'DEN GUNUMOZE)

1. Bat1'mn Yiikselmesinin Temel Nedenleri


Bat1'nm dunya iisLtlnlugunu cle almas1 c;ok uzun bir siirec;
ic;inde gerc;ekle$mi~tir. Bu ustunlugun buyuk bir bolumuniin oykusii, zaten siyasi tarihin de ana tcmas1m olu$turur.
Ancak, bugiin Bat1'nm ekonomi, siyasal ve toplumsal orgutlenme ve askerlik alanlanndaki ba$anlarmm saglad1g1
bu yukselisin, bu kendine ozgu uygarhgm temellerinin bilinmesi, en az siirecin bilinmesi kadar onemlidir. Bau'mn
yiiksehnesinin Lemel nedenleri 10. ve 11. yuzy1llarda, yani
gee; ona40agda bulunab1hr ve i;ok c;e~itli vc karma~1kt1r.
Arna bunlan alt1 i:ma katcgoriye bolerek incelemek mO.mktmJur.

a. Agir Sabanm Bulunmas1 ve Sonu(lan


Roma lmparatorlugu doneminde ve hatta onun y1k1lmasmdan soma Avrupa ve ozellikle Kuzey Avrupa duzluklerinde
ekonomik ya$am hala son derece ilkel bir nitelik gosteriyordu. Aynca, tanm tlrunlerinin bolgeler arasmda degi~ik
lik arz ctmemesi, ticarcti de son derece du~uk bir duzeydc
tutuyordu. Ne var ki, tam bu donemde, yani 10. yuzy1lda,
bugun adma "Batt" dedigimiz uygarhgm temelleri at1lmaya
ba~land1. Bunlar i\inde en temel ve onemli olam, "agu saban "m bulunmas1dtr.
7

"Dan" sozcilgii, hurada, dogusu hari~ tum Avrupa \"e 18. yiizy11la hirlikte ona
hem 1rksal hem de kultiird baglarla bagh olan ABD ve Avustralya'y1 icine
alacak bi~imde kulla111lmaktad1r. Bugun sozcilgun kapsamt, Yeni Zelanda ve
ckonomik gucii ve endiislri)el e siyasal baglariyla bu merkeze kaulan japonya'y1 da i~erecek bi~im<le geni~letilmektedir.

XIX. Yiizy1la Kadar D1111_ya 1 arihinin t\1111hatlan

Kuzey Avrupa diizliiklerinin iklimi c:.:ok yag1~hdu.


Topraga di.i~en su miktarmm fazlahg1 vc drenaj sisteminin
de bilinmemesi, ekilebilecek alanlan c:;amur y1gm1 i\:inde
buakmaktaydi. Bu durum, uzun sure, Akdeniz'in goreli
olarak kuru ikliminde kullamlan tanm yontemlerinin Kuzey Avrupa'da uygulanmastna olanak vermemi~ ve bu bolgedc yeterli nufus birikemcmi~tir. Bir iki yuzyil oncesinde
bulunan, ama 10. ve 11. yuzy1llara kadar yaygm bir bic:;imde kullamlamayan agu saban drenaj sorununu c;ozdu.
Topragm derinine inebilen bu saban, iki yana aynhp biriktirdigi buyuk toprak y1gmlanyla, en duz arazide bile suyun
belirli yerlerde toplanmas1m ve dolay1s1yla kuru kalan yerd~ lanm ~p1labilmesini sagladI.
Bunda,. agu saban kadar, sabanm (,,:ekiltnesi ic;in dort
tan~ okOzilh sabana ko~ulmas1 tekniginin bulunmasmm
di katk1s1 olmu'.?tur. Zamanla, saban \:Ckici olarak okuzle
birlikte at da kullamlmaya bao;;landi. Romahlar all, boynuna. bir yular:i_tarak kullamrlardi. Ancak, agu yii.klerin c;ekimrnde hayvav: bogulabilecegi i<.:in, bu yontem atm c;ekim
~yvam olar3:k kullamlmas1m engellemi~ti. Avrupahlar
inn~rriuzuna.~ei;;irilen ko~um tak1mm1 ve sonra da birden
i;ok hayvam sa~anm oni.ine ko~may1 bulunca durum degi~
ti. Boylece, hayvan gucu hem \:e~itlendi, hem de arttI.
lnsan gucunden ba~ka enerji kaynagmm bilinmedigi o
zamanm dunyasmda bu yolla saglanan gucun onemi ac,:iknr. Aynca, bugun Hollanda ve Belc;ika'nm bulundugu
Flander duzluklerinde ve hemen hemen aym zamanlarda
ye\ degirmeninin bulunmas1 da mevcut enerji kaynaklanm
artITm1-;;tir. l~te, Avrupa ya da geni~ anlamda Bau i\stiinliigunun c:.:1kng1 nokta budur: Ko~ullann zorlad1g1 yaratma
yetenegi ve adalc gucunden ba~ka ve daha uretken cncrji
kaynaklannm bulunmasi. ..
Hayvan gucuyle ~alio;;an agIT sabamn ve urunun oguj 11

Siyc1si Tarih (llk~aglarda" 1<Jl8'e)

tuhnesi i<;in ruzgar gucumin kullamlmas1, Kuzcy Avrupa


duzluklerinde gtda maddclerinin h1zla artmasma ve bu <la
dogal. olarak nufusun birikmesine yol a<;mt~Lir. 11. ve 14.
yiizytllar arasmda tum Avrupa'da ekilebilir alan son dcrecc
geni~Jedi. Tanm alanlarrnm geni~lemesiyle ortaya ~'.tkan
urun fazlas1, eski Akdeniz uygarltk merkezlerini c;ok a~a
cak olan Bat1 zenginliginin, guciim1n ve kulttiriinun temeli
olacakur.
b. Feodalizm
Avrupa'nm askeri balmndan geli~mesi de, bir bak1ma, agtr
saban vc hayvan gucfmun saglad1g1 tanm iiriinlcri fazlas1na dayantr. (:unku, ~imdi goreli olarak zenginle~en koyhilerden alman vergi ve kirayla giic;lii bir profcsyoncl ordu
kurulabilmi~tir. Bunun en t.ipik ornegi zirhh siivari, yani
"~ovalye"dlr. Daha once Roma ve Bizans, step akmc1lanna
kar~1 benzer askeri gO(ler olu~turmu~lard1 ama ~ovalyeli
gin orta,ya .;tk1~1, Latin Hiristiyanhg1'nm durumunu kom~ularma kar~1 Lemelinden degi~tirdi. Gu\:hi bir koylu s1mf1na sirtm1 dayayan ~ovalyelere kar~1 step insam eski
OsHinliigiimi yilirdi. Boylece, bundan onceki donemin ana
temas1 olan, Avrupa'yt birbirine katan step istilalan, bu yeni askeri gii.\ sayesinde <;ok azaldi. Avrupa, temel ekonomik ve siyasal kurumlanm kuracak enerji ve zamam kazamm~ oldu.
~ovalydigin ortaya c;tkmasmm bir ba~ka nedeni, \.izenginin bulu11mu~ olmas1dn. Bu kuc,:uk ve ilk bakt$ta <;nemsiz gibi gorunen aygtt, tiim sava~ tarihini degi~tirmi~tir.
(.imku, atm ii.zerinde ~imdi c,:ok daha rahal ve dengeli bir
hic;imde oturan stivari, ellerini sav~mak i~in daha etkili
kullanmaya ba~lam1~t1r. Bu noktadan sonra siivari, sava~
alanlarmm en muthi~ gucu olacaktir. Boylece, ~ovalye, donemin Avrupasma damgasm1 vuran saygm ve etkili bir ki~i

XIX. Yiizyila Kadar Dunya Tarihinin Anahatlan

haline gelmi$ ve $6Valyelik de donemin en belirgin toplumsal ve siyasal kurumu olan feodalizmin tcmelini olu$turmu$lUL
Tanmm geli$mesi ii;:in gerekli olan ban$ ve guvenlik,
elkili merkezi otoritelerin heniiz kurulamamI$ bulundugu
Avrupa'da, k1saca "feodalizm" denen kurumlann geli$ip
gui;lenmesiyle saglandi. Akdeniz uygarhklarmda bunun
despotik ve gi::u;lu merkezi devletler tarafmdan gen;ekle$lirildigi daha once belirtilmi$li. Feodalizmin ozu, orgutlenmi$ <levletin bulunmad1~1 ye.rel duzeyde, bir c;e$it hukumet
gorevini yurutmesiydi. 500-1000 km 2 'Lik bir toprak pan;;as1 Ozerinde en onemli ve gu~lu ki$i, daha az topraga sahip
olanlann koruyuculugunu ustlenmi$ ve onlar da bu ki$iyc
baghhk sozu vermi$lerdir. Boylece, feodal "lord", "vassal"
ve topra~a bagli (serf) koyluleriyle, feodalizm ortaya i;:tkm1$llT.
Feodalizm, "lord" He "vassal" arasmda kar$1hkh hak
ve gorevler ili$kisine dayamr. Her ikisinin birbirlerine kar$1 once.den belirlenmi;; hak ve gorevleri vard1r. Lord, vassah koruyacak, adaleti, topragtn1 i$leme ve urunO.nO. toplamasm1 saglayacak, vassallar ara~mda pkabilecek toprak
anla$mazhklanm c;ozecekti. Bir vassal gene; ya!?ta olecek
olursa, i;:ocuklan ve e~ine lord bakacak ve ilerde mirasm
hak sahibini bulmasm1 saglayacaku. Vassal ise, y1lda daha
once belirlenmi$ sure ii;;inde sava~kan olarak lorda hizmet
edecekti. Vassal vergi de verecekti, ama bu vergi ancak iii;;
durumda almabilirdi: (i) Lordun c;:ocuklannm evlenmesi,
(ii) sava$ta tutsak du~tugu zaman fidyesinin 6denmesi ve
(iii) vassalm toprak miras1 elde etmesi.
Anahatlan bu olan feodal sistem, Avrupa'da hizla yay1ld1 ve gelecek yuzy1llann gu<;lii merkezi devletlerinin de
i;:1k1~ noktas1 oldu. 987 y1hnda Fransa'daki Lordlar aralannda bir kral sec;:erek, onun vassallan oldular. Bunu izleyen

173

Siyasi Ta1ih (/llt,aglardcm 1918'e)

200 y1l ic;inde Fransa krallan fazla yetkiye sahip olamad1lar, ama kurulan bu kralhgm ard11lan Buyuk Frans1z Devrimi'ne kadar tam sekiz yuzy1l, hem de yetkileri artarak, ikt1darda kald1lar. Almanya'da vassallar 911 ydmda bir kral
sec,:tiler ve bu kral 962 y1lmda imparator olarak tac,: giydi.
Boylece, onaya Avrupa'nm giic;lo devleti Kutsal Roma lmparatorlugu c;1kt1. 1ngiltere'de ise kral sec;imle gelmedi.
Ada, 1066 y1hnda Normandiya Dukii William tarafmdan
fethedildi. Normanlar lngiltere'de merkezi ve ctkili bir fco<lalizm kurdular. Sonm,: olarak, lngiltere'de ba~langu;tan
beri kral onem~i yetkilere sahip oldu ve Ada'da K1ta'dakinden daha c;ok giivenlik ve toplumsal ban~ saglanch.
Boylece, guc,:lu bir mona~i sayesinde, ozerk lngiliz kurumlan c;ok seyrek bozulan bir diizen ic;inde geli~me olanagma
kavu~lular lngiliz anayasal kurumlarmm, Avrupa'da, pek
gorulmeyen evrimsel geli~me c;izgisi, Ada'nm bu ozelliginden kaynaklamr.
Feodalizmin bizim ac;umzdan en bnemli ozdligi, lord
ile vassal arasmdaki "ka~1hkhhk esas1"d1r. Feodalizmde
hie; kimse tam anlam1yla hukomran degildi. Kral ile halk
ve lord ile vassal bir cins "mukavele" ile bi.rbirlerine baghyd1lar. Bu mukaveleye aykm hareket edilirse, kar:;;1hkh hak
ve gorevler sona ermektey<li. Bu durum, s1k s1k kan~1khk
lara, siyasal istikrars1zhklara ve hatta sava~lara yol ac;m~sa
de, gelecek i;aglarm "anayasal hukiimet" anlay1~1. i~te feodalizmin bu mukaveleye dayanan niteliginden dogacakt1r.
"Feodalizm" sozcugu, Bau ve Kuzey Avrupa dt$mdaki
yerlerde onaya c;1kan benzer kurumlar ic;in kullamhrsa, bu
pek dogru olmaz. Eski C::in'deki toprak rejiminin, koyhinun korunma kar~1hgmda, "lord"un topraklan uzerinde
c;ah~masma dayan<l1g1 dogrudur. Arna, zamanla soylu
"lord"lann yerini bir tip hukiimet memurlan alm1~ ve Avrupa feodalizmindcki "mukavele" ili~kisi Asya rejimlerinde

XIX. YU.z.y1la Kadar Dunya Taril1i in Anah11tlarr

gen;;ekle~en1emi~Lir.

Asya'nm oteki uygarhklannda da durum hemen hemen aymdu. l~te, Batt ve Dogu "feodalizm"leri arasmdaki as1l fark burada ortaya c;:1k1yor. Konuyu biraz daha ai;mak gerekirse; Avrupa'daki toprak sahibi
olan lord, Dogu'daki toprak sahibinin aksine, hemen
6nemli bir ki~i haline gelip, kralla kar~nhkh hak ve gorevlere sahip olurken, Dogu'daki kar~1t1 her an yerinden at1labilecek bir cins "devlet memuru"nun otesinde toplumsal
ve siyasal bir statuye eri~ememi~tir.
Feodal Avrupa, belki "feodal" Dogu'dan ve ozellikle
donemin C:in ve Hirrdistan'indan daha yoksuldu, daha az
yaratmyd1 ve bu.yuk ordulara sahip degildi. Ne var ki, art1k sistemin tumu go~ebelikten kurtulmu~tu. Simdi Avrupa, c;:e~itli haklan bulunan, sorumluluk ve dolay1s1yla yetki
sahibi olan, yani kendi kendinin efendisi soylulann, din
adamlanr.m, tii.ccarlann ve koylulerin olu~turduklan yerle~ik topluluklar Avrupasl'yd1.
K1saca, Avrupa'mn bu.yuk toprak sahipleri, merkezi
otoriteye kar~1 hirer diremne odag1 haline gelirken, Rusya
da dahil Dogu'da merkezi otorite, bunlara kendine bagh
hirer hukii.met uzant1s1 gozii.yle bakmay1 sii.rdOrmu~ ve
boyle de davranm1~tu. Bu k1smi ozgurluk ve kendi kendine yonetim, Avrupa'ya dunya ustOnlugOnO. saglayacak
olan Ronesans'm dogmasmda da etkili olmu~tur.
c. Ticaretin Dogu~u ve Kent Ya~arr11
Avrupa'da, goreli de. olsa, yerel gOvenligin saglanmasmm
r;ok onemli sonw;:lan oldu. 0 zamana kadar Avrupa'daki
yerle~ik topluluklann karabasam haline gelen, karada haydutsaldmlan ile. deniz ve k1y1larda korsanhk, i;:ekici meslekle.r olmaktan <;tkmaya ba~lad1. Yerel gOvenligin saglanmas1yla, deger verilen maddelerin ele ge~irilmesinde zora
ba~vurma ge~erli yo! olmaktan ~1kmca, bunlarm Licarelle

175

saglanmas1 sei;:enegine

ba~vuruldu.

Boylece, etkili yerel savunmanm geli~mesiyle, korsan gemileri yerini ticaret gemilerine, haydutlar da tO.ccarlara b1raku. Hatta <;ogu haydut ve
korsan, meslek deg~tirerek, tiiccar oldular.
Burada onemli olan nokta, haydut ve korsan ile ~imdi
ortaya c;1kan W.ccarm aym bag1ms1zhk ve ozgur davram~
ah~kanhklanna sahip olmalandu. T1pk1 haydut ve korsanlar gibi, tuccarlar da bag1ms1zca kendi i~lerini kendileri
gormeyi ve hatta savunmalanm kendileri saglamay1 yeglemi~lerdir. Koylu ve lordlan yabanc1 ve i~e yaramaz "aylaklar" olarak gorOp, ayn bir lOccar ki~iligi yaratm1~lar, i;;ah~
kanhg1 en onemli ve soylu deger olarak benimsemislerdir.
Zamanla bu tuccarlar toplulugu, ticarete uygun ve savunmas1 kolay yerlerde uzun sureler gec;irmeye, sonra buralara
surekli olarak yerle~meye ba~lad1lar. l~te, bu i;;ekirdekten
Bat1 ve Kuzey Avrupa'nm kentleri dogdu.
Bizans, Ortadogu, Hindistan ve (:in'deki kent insam,
Avrupa'nm bu modern "korsan"larmdan temelde c;ok farkhyd1. Avrasya uygarhklarmm tiiccar ve zanaatkarlan, oncelikle, devlet gorevlileri, toprak sahipleri ve yoneticiler gibi
toplumun Ost tabakalanna hizmet eden ki~iler durumundayd1lar. Yukardan duzenleme ve vergilenmeye ah~m1~lar
d1 ve bunun kar?1hgmda savunma gereksinimleri kar?Ilamyordu. Avrupa'mn saldtrgan, c;all.$kan, ac1mas1z ve kendi
kendine yeterli tuccarlan8 ile Dogu'dakiler arasmda tam
bir z1tbk vard1. l~te, daha sonraki Avrupa tarihinin kendine ozgu niteligi buradan kaynaklanmaktad1r. Boylesine
tuccarlar tarafmdan kurulan Avrupa kentleri, bir kere ya~amsal ekonomik ve askeri sorunlanm i;;ozunce, ustOn bir
8

Bugii.n ozellikle ABD"deki i~ adamlarmm genel olarak temel nitdikleri ve


hatta a<;1ki;a benimsedikleri [$ i\keleri ile Ban'nm tuccarlanmn ~Lio~ nok1as1
arasmdaki ko~utluk ilgini;tir. Demek ki, 11. yii.zytlda Bau Avrupa'da tam bin
y:il surecek olan bir gelenegin tohumu aulrn1~ olmaktayd1.

XIX Yuzylla Kadar Dimya TarihininAnaha!lan

uygarhgm .;1k1~ noktalan ol<lular.


Kent1erin sayilannm artmas1 ve geni~lemeleri, dogal
olarak, gida ihtiyacm1 <la artndi. Bunun uzerine lordlar
ekim alanlanm geni~letmeye ba~ladllar. Eskiden koyler
birbirlerinden c;ok uzakken ve aralarmda hemen hemen
hie; elkile~im yokken, ekim alanlarmm gen~lemesi ve yeni
koylerin kurulmas1 bunlan birbirlerine yakmla-?tnarak, haberle~me ve etkile~imi h1zlandnd1. Bu faaliyetlere nezaret
eden lordlar, koylulerin yeni ac;1lan ekim alanlanna gitmeleri ic;in ozendirici tedbirler almaya ba-?ladilar. 9 Bunlarm
ba;;mda da koyluye ozgurlogonu vermek geliyordu. Bir iki
saatlik mesafede halkmm ozgur oldugu bir koy varken,
belli bir koyun lordunun kendi koylusunu serflik ic;inde
tutmas1, giderek zorla-?lI. Ostelik, ~imdi koyluler urettiklerinin bir k1sm101 kentlerde satarak biraz para da kazamyorlardi. Aynca, kentler paranm satin alabilecegi mallar
urelmeye ba~lad1gmdan, lordlarm da paraya ihtiyac1 dogmu~tu. Boylece, Jorda y1lhk olarak verdigi para kar~1hgm
da ki~isel ozgurliiklerini kazanan ve kendi topraklanna sahip olan koyluler h1zla amnaya ba~lad1. 12. yuzydda
Kuzey Fransa ile Guney lngiltere'de, 15. yuzy1la gelindigindeyse hemen hemen tum Avrupa'da serflik kurumu, fiilen olmasa bile, hukuken ortadan kalkti.
Ticaret ve degi~ik bir kenl ya~ammm ortaya i;1kt$Imn,
Avrupa uygarhk ve OstOnlugunOn dogu-?undaki pay1 ger~ekten ~ok bOyiiktOr. 0 kadar ki, eger Avrupa'da boyle
canh bir ticaret dogmamt$ ve bagnns1z 6zelliklere sahip
kentler kurulmam1~ olsayd1, 15. yOzyihn Ronesans'1 ya
gerc;ekle$emez ya da en azmdan c;ag1m1zm temellerini
olu~turacak yenilikleri etkisiz ve kisa sureli kahrd1.
9 Bu koylulcr "tutsak" degil, "serl"tiler. Serf. tutsaktan daha .,ok haklarn sahiptir. En onemlisi, belirli bir topraga bagh bulunup. yer degi~tirmere zorlanamamalaridJr.

.Siyasi Tarin

(Ilk~aglard1m 1918'e)

Ticaret ve kentle~me, belki de, dunya tarihinin en


onemli iki donum noktas1 olan tanm ve endOstri devrimleri arasmdaki uzun zaman dilimi i~indeki "basamak ta~1"m
olu~turmu~ ve insanlann birinden 6tekine ge<;:melerini saglam1~tu. Belki de, donya tarihinin en az onlar kadar 6nemli bir olay1du. lngiltere'nin 19. yiizyilda bir endustri devi
olmasmdan !i;Ok once buyuk bir ticaret devleti haline geldigi unutulmamahdir. Bu, bir dereceye kadar, oteki Bat1h
devletJer ii;in de dogrudur.
c;:. Siyasa1 Yetki Miicadelesi

10. ve 11. yuzy1llarda, yerel diizeyde guvenlik goreli olarak


kurulmu~ ve barbar istilalanna bir son verilmi~ olmakla
birlikte, Avrupa genelinde ban~ ve duzen saglanamadi. D1~
baskmm azalmas1, yerel lordlarm bu kez birbirlerine dii~
melerine yol a<;:tL l~in ashna bak1hrsa, 11. yuzy1h izleyen
donemin kan~1khklan ve siirekli sava~lan (1337 ile 1453
yillan arasmdaki Yuzyil Sava~lan gibi), siyasal biitunle~me
duzeyleri, yani bir baknna yetki alanlan t;at1~an dart temel
birimin birbirleriyle giri~tikleri s1yasal yetki mucadelelerinin OrO.nudur: (i) Guco giderek azalmakta olan Kutsal Roma lmparatoru ve/ya <la Papa tarafmdan yonetilen Huistiyanhk; (ii) bu geni~ yetki alanma kar~1 ~ikan ulusal
monar~iler; (iii) ister dini, ister laik nitelikte olsun, feodal
lord ya da prensler ve (iv) uyanan ticaretin dogurdugu
kent-devletler.
HIRlSTIYANLIK

Ulusal

(Imp. velya da Papa)

Monar~iler

L._

~-~---'---

..

Feodal Prenslikler

Bu. dort nokta anmndaki dart ko~eli mucadcle,


en azrndan 19 yuzyila lwda.r Avrupa tarihinin ozudur.

I ,a

XIX. Ylizy1la Kadar Dunya rarihinin Anahatlan

Buyuk dinsel saygmhg1 ve "afaroz" gibi manevi bir silah1 olmasma ragmen, Papahgm kendine ait onemli bir askeri gOcO yoktu. Papahgm buyruklan monar~ilerin uygulamalanyla c;all!?mca, uzun vadede kazanan ustiin askeri
guc;:leriyle monar~iler oldu. 13. yuzy1lda Fransa ile Ingiltere'de goreli olarak homojen ve gur;:lu ulusal kralhklar kurulurken, Almanya ve halya'da Kutsal Roma lmparatorlugu'nun miras1 uzerinde kiic;:ii.k kent-devletler kuruldu;
daha once kurulmu!? olanlarsa bag1ms1zhklanm surdiirduler. Frans1z ve lngiliz monarklannm bu yeni guc;lerinin gizi, monar~i smulan ic;indeki kentlerle monark arasmdaki
resmi olmayan ittifakta yatar. Kentliler, monar~inin kasas1na saglad1klan vergi kar~1hgmda, yerel feodal lordlara kar~1 korunma ve baz1 temel ozgurlukler kazand1lar. Belirli olr;:ude bir monar.$i denetimi pahasma da olsa, monar~inin
koruyuculugu, lngiliz ve Frans1z kent insamna, Almanya
ve ltalya'da hukum suren yerel anar~iden daha r;:ekici gelmi;;tir. Almanya ve ltalya'daki merkezi otoritenin y1k1lmas1ysa, belirli bir anar;;i pahasma da olsa, bu bolgelerde
kent-devletlerin hukumran birimler haline gelmelerine yol
ac;m1;;tu.
Bu konuda son olarak ~u soylenebilir: 15. ylizy1la gelindiginde, Avrnpa'mn bat1smda ortaya pkan ulusal devletler, gelecek yuzy1llarda parlak ve uzun bir gelisme ve
gur;:lenme potansiyeline kavu~mu~lardu. ltalya ve Almanya
bolgesinin kent-devletleri ise, 14. ve 15. yuzy11larda kulturel ve ekonomik onderligi ellerine ge~irmi$lerdir. Yani,
1300-1500 y11lan arasmda Avrupa'nm siyasal dengesi, c;evrede ekonomik bak1mdan geri olan ulusal devletlerle, Bat1
Hiristiyanhg1'nm ortasmda kii<;uk, ama canh ve geli;;mi$
kent-devletleri arasmda olu~mu~tur.
l:?te, bu siyasal i;e$itlilik ve siyasal yetki <;atI$masmdan
dogan dort k6$eli mucadelenin yol a~ug1 siirekli sava;;lar
I 79

Siya-<i rariii

(11Ji~aglarda111918'e)

dizisi, belki donemin Avrupa insanma acilar ve guc;luklerle


dolu gunlere mal olmu~tur. Ancak bu canh ortam, Bat1'mn
dirikliginin de ~1k1$ noktas1dir.

d. Ronesans
11. yuzy1ldan, Osmanhlarm denizlere tam anlam1yla apld1g1 15. yuzyilm sonlanna kadar, Akdeniz sulanna ltalyan
yanm-adas1 egemendi. Hatta, 3. Hai;h seferlerinden sonra
(1189-1192) ltalyan sava~ ve ticaret gemileri Karadeniz'e
kadar s1zmay1 ba:?anm;;lardi. Ba$ta Venedik ve Ceneviz olmak uzere, ltalyan kent-devletlerinin refah1, deniz ustO.nlugunun guvencesinde, buyuk ol~O.de Dogu Akdeniz'le ticarete baghydi. Eger bu ticaretin yarat11g1 ekonomik durtii
ve entelektiiel uyanc1 olmasayd1, ltalya'da adma "Ronesans" denen ve ltalyan kent-devlet kOlturOnun <;i(,:ek ai;mas1 olarak tammlanabilecek uyam~ i;ag1 pek mumkun olamazdi.
lster Mush.iman olsun ister Ortodoks, Dogu Akdeniz'in eski uygar halklan ltalya'mn, yani Latin dunyasmm,
bu -0.stUnlugOne kar~1yd1lar. Bu kar~ithk, Osmanhlarm Latin Avrupa'ya kar~1 Ortadogu ve Balkanlan birle~tirmedeki
ba~ansmm onemli nedenlerinden biridir. 1453'te lstanbul'un fethi, ltalyan kent-devletlerinin Dogu Akdeniz'deki
ve ~evre limanlanndaki -0.stunlugune son verdi. 15. yuzyllm sonuna gelindigindeyse, Venedik Ege'deki hemen hemen tum topraklanm yitirdi. Boylece, Bau Avrupa'nm bu
ilk "deniza~m imparatorlugu" Tiirkler tarafmdan ylkllm1~
oldu. Ancak, bu imparatorlugun y1kilmasmm son derece
onemli ve uzun sureli bir ba~ka sonucu oldu. Avrupa ka~if,
tiiccar, misyoner ve askerlerinin dikkati Akdeniz'in d1~ma
i;evri.ldi. Boylece, yeryllzllnun tum okyanuslan zamanla,
Avrupa'nm ikinci deniza~m geni~lemesinin yollan haline
geldi. Avrupa'ya zenginlik ve deney kazanduan buyflk cog-

! so

XIX. Yiizylla Kadar Diinya T arihini11 Anahatlan

rafi

ke~illerin

15. yuzy1hn sonu ile 16. yuzydm ba~mda


tarihi bir rastlant1 olmad1g1 ac;:1ki;a goru-

gen;ekle~mesinin

luyor.
ltalyan kent-devletleri, Alpler'in kuzeyindekilere gore,
Htristiyan olmayan dunyayla ~ok yakm ekonomik ve kulturel il~kiler ic;:indeydi. Bu bak1mdan, Huistiyan doktrin
ve uygulamas1mn giderek daha gec;:ersiz hale geldigi laik
ya~am anlay1~1. Avrupa'nm kuzeyinden once ltalyan yanmadasmda ba-?lad1. 15. yuzy1lm sonlarma gelindigindeyse
bu Ronesans kulturu Kuzey Avrupa kentlerine kadar geni~ledL

"Yeniden Dogu~" anlamma gelen "Ronesans" (renaissance) sozcugu, eski Roma ve Grek ba$anlanmn yeniden
canlandinlmak istenmesi surecini anlatH. Ronesans doneminin yarat1C1hg1, yenilikc;:iligi ve canhhg1mn astl yurutiicu
gucuyse kent insanlan, yani bir bakima tuccarlard1r. Bunlar, ne kadar zengin olurlarsa olsunlar, geni~ kitlelerin
efendisi olmad1klanndan, enerji ve zamanlanm bu kitlelerin yonetimine degil, en karh ticaretin nereyle ve nas1\ yap1lacagma harcad1lar ve bu yolla saglad1klan zengin\ikleri
sanat ve endustri yeniliklerine yanrdilar. Aynca, Ronesans,
Fransa, Alman lmparatorlugu, Rus (:arhg1 ve Osmanh
Devleli gibi bO.yuk ve despotik devletlerde degil, Floransa,
Venedik, Portekiz, Hollanda ve lngiltere gibi despotik olmayan kO.<;iik kem-devletlerinde ya da melropollerde dogmu~tur.

Aslmda, Avrupa'mn temel kururnlan, daha once de


deginildigi gibi, ge(;'. orta<;agda, yani 10. ve 11. yuzy1\larda
olu~mu~tu. R6nesans ise, Avrupa'mn bu kurumlannm
uzun sureli bir donu~um surecine girdigi bir dO.~iince ve
duygu donemidir. Aynnt1lanna girmeksizin, Ronesans'1 bir
butun olarak degerlendirirsek, ~u temel anlay1-?lara dayand1g1 ve onlarla anlam kazand1g1 goruluyor: (i) Yeryuzu ilgi

I a1

Siyasi Tanh

(llk~aglardc:rn

1918'')

i;:ekici ve ara~tmlmaya deger bir yerdir; (ii) insan guc;li.'ldur


ve bu gucuyle buyuk ba~anlar elde edebilir; (iii) insanm
surekli faal olmas1 onurlu bir ~eydir ve (iv) gerc;ek giizeldir.
Ronesans, biT bak1ma, insamn kendisini ve c;evresini
yeni bir algilama ve kavrama bic;imidir. Ronesans anlay1~1na gore ya~ad1g1m1z dunya o kadar ilgi <;ekici bir yerdi ki,
ba~ka dunyalan du~tmmenin ve ona hazuhk yapmanm pek
bir anlam1 olamazdi. Sakin, toplumdan uzak, diinyevi
zevklerden yoksun "munzevi" bir ya~am, harekerli, seriivenlerle dolu ve ba~anh bir "dunyevi" ya~amdan daha sayg1deger de degildi. lnsan, Tann'mn komyuculugu altmda
bile olsa, zay1f bir yarallk olamazd1; gen;:ekle buytik bir guce sahipti. Eskiden ideal olan, bu diinyanm i~lerinden belirli oh;ude uzak kalmaktI. Yoksulluk, hie; olmazsa HJTistiyan dokrrininde, sayg1 uyandnmaktaydI. Ronesans'la birlikre, zenginligin olanaklanndan dogrulukla yararlanmanm erdem olduguna inamlmaya ba~landi. Gei;mi~te, du~
~unceyle gec;en yalmz ve edilgin bir ya~am g1ptayla bakilacak bir davram~ bic;:imiyken, 1433'te humanist Leonardo
Bruni, "insamn tum ~an ve ~erefi faal olmasmda yatar" diyebilmekteydi.
lnsanm faal olmasma kar~1 duyulan bu yeni sayg1, toplumsal ve bireysel alanlarda onemli sonm;lar dogurdu. Bir
yanda, cumhuriyel rejimini koruyan Floransa gibi kentdevletlerde yeni bir toplumsal bilinc;, yeni bir "kamuya daha i;ok hizmet" anlay1;;1 yerle-?ti. Ote yanda, ortak sorumluluk anlay1~mdan vazgei;ilerek, bireyin yetenekleri ve potansiyel gucu vurguland1. Bu yeni Ronesans bireyciligiylc
insamn olaganustu ha-?anlan uzerinde duruldu. Server tarafmdan yonetilen dunyada, birey kendi kaderini kendisi
belirleyecekti. Erdemli bir ki:?i, ister sava~ta, ister sanatta,
ister devlet yonetiminde olsun, ne yapt1gm1 bilen, potansi1

82

XfX. Yuzy1la Kadar Danya Tarihi11i11 Anahatlari

yelinden yararlanarak onune c;1kan f1rsatlan en iyi bic;.imde


kullanan, bir bak1ma kendi bildigini okuyan ve yapt1g1 her
i~te en iyisini, en olaganii.stii.sunu ortaya i;1karan ki~iydi.
Toplumsal ve bireysel alanlarla bu s1k1 hkd1k yeni bir
gw;:eki;ilik ve nesnellik anlaYI!?IIll da beraberinde getirdi.
"Gerc;.ek" evrende gi:irii\ebilen ve dokunulabilen ki~i ya <la
nesneler olarak ele almdi. "Nesnellik" ise, nesnelerin, onlan algrlayan her normal insana ayn1 gorCmmesi ve hissedilmesi demekti. Sanattan ve bilimden beklenen, bu gen;:egi ve nesnelligi iletmesiydi. Bu bu.yuk uyam~, resimden
muzige, heykeltra:;;hktan mimariye, edebiyattan doga bilimlerine kadar tum insan faaliyetlerinde kendini co~kuyla
gosterdi. 10

e. Dini Reform (Reformasyon)


15. ve 16. yo.zy1llarda Avrupa insanmm din alanmdaki di\;;uncelerinde ortaya <;tkan degi~iklikler, bir yanda Bat1'nm
usti.mlugunun temel nedenlerinden biri olmu~, Ote yanda
daha sonraki yi'lzy1llann siyasi tarihi i\zerinde <;ok 6nemli
etkide bulunmU$1Ur.
Dini reform, Katolik Kilisesi'ne muhalefet olarak ele
ahmrsa, bu iki kaynaklan gelmi~lir. Kilise, 15. yuzy11a gelindiginde monarklarm ve zenginlerin vicdanlarmda sahip
oldugu onemli yeri yitirmeye ba~lam1~t1. Arna, aym zamanda sade vatanda~m da guven ve inanc1 sarsilmI?tl. Monarklar ve zenginler iizerinde ruhani gOciiniin azalmasmm etkisi, kendi ic;~lerine kan;;masma, manevi smtrlandtrmalanna, iddla ettigi genel hokumranhga ve koydugu vergilere kar?I i;1k1lmas1ydL Kilise'nin guc; ve mulkiine itibar etmemeye ba~lam1-?lard1. Prenslerin Kilise'ye ba;;kaldirmalaI0

Roncsans sanan ve sanatkarfan konusunda okunmaya degcr ~ok iyi hir kaynak ~udur: E. H. Gombrich, Sanatm Oy!uisii., 1972, ~ev. Bedretlin ComerL,
ss. 113-259, Rcmzi Kitabevi Yaymlan, istanbul.

Siyasi Tarih

(llk~aglardan

1918'e)

n, ortac;agm da onemli temalanndan biriydi. Ancak, 16.


yuzy1lda Kilise, daha once dort ko~eli siyasal mucadele ~e
masmda gosterilen Kutsal Roma lmparatoru ile ac;1kc;a i~
birligi yapmaya ba~lad1g1 zaman, Kilise'den aynlmay1 ciddi
ciddi dfr;;unmeye ba~ladilar. Monarklarm bu isyam, gerc;ekte, Kilise'nin diinya y6netimine ve Kutsal Roma lmparatoru'nun uzerlerindeki siyasal hukiimranhk iddialarma
ka~1 dini olmayan bir hareketti.
Sade vatanda~m Kilise'ye kar~1 isyamysa, temelde dini
nitelikteydi. Kilise'nin gucune degil, zayifhgma kar~1 c;1k1yorlardi. Guc;lulerin kotuluklerine kar~1 olanlan <:-irgutleyecek ve onlara yard1m edecek durust ve korkusuz bir Kilise
istiyorlardi. Goniillerinde yatan daha az degil, daha s1k1 bir
Kilise denetimiydi, ama bu denetim dini ogretiye uygun
ve diirOst bir denetim olmahyd1. Papa'ya, HITistiyan dunyasmm dini onderi oldugu ic;in degil, olmad1g1 ic;in iciraz ediyorlard1. 0, Huistiyanlann ruhani onderi olacag1 yerde,
varhkh ve dunyevi bir prens haline gelmi:?ti.
Bu monarklara ve sade halka bir de Kilise ic;inde reform isteyenleri katarsak, Avrupa'da 14. yuzy1ldan sonra
ortaya pkan mucadelenin uc; yonlu bir nitelik gosterdigi
anla~1hr. Bu mucadelenin ortaya i;1kard1g1 deg~ikliklerc
topluca "Reformasyon" ad1 veriliyor. Bir kere, monarklara
gore bir Reformasyon vard1. Bunlar, Rorna'ya akan paray1
surdurmek ve kendi topraklan iizerindeki ruhani otoriteye, e~itim sistemine ve Kilise'nin mal ve mulkune el koymak istiyorlard1. lkinci olarak, halka gore bir Reformasyon
vardi. Bunlar, H1ristiya nhg1 zengin ve guc; Iii o lanlarm hakstzhk ve kotU!uklerine kar~1 guc;lu bir otorite hahne getirmek istiyorlard1. Oc;uncu olarak, Kilise ic;inde bir Ref..>rmasyon vardi. Baz1 azizlerin ba~1m c;ektigi bu hareket,
Kilise'yi dogru yola i;ekerek, onun gucunii art1rmak pe!?indeydi.

XIX Yuzyila Kad(lr l>iiriya Tarihi11in Ariahatlari

Monarklarm Reformasyonu, dinin ba$t olarak Papa'nm yerine monarkm, yani devletin gei;:mesi bii;:imini ald1. Ama~lan, tahta bagh ulusal kiliselerin kurulmas1ydt.
lngiltere, lskoc;ya, lsve<;, Nerve<;, Danimarka, Kuzey Almanya ve Bohemya monarklan Roma Kilisesi'nden aynlarak, dini denetimleri altma aldllar. Roma ile baglann kesilmesine yetecek olt;iide bir Reformasyona izin verdiler, ama
bunun otesinde lsa'mn ilk ogretisine geri dom1$ ya da lncil'in dogrudan yorumlanmas1 gibi kendileri it;in de tehlikeli sonu<;lar dogurabilecek de~i$ikliklere kar$1 direndiler.
lngiltere'de Anglikan Kilisesi, bu ikisi arasmda ba~anh bir
uzla;;manm iyi bir ornegidir.
Ortalama vatanda;nn Reformasyonu bundan <;ok degi$ikti. Onun ba$kaldm$I daha diiriist, daha karma$tk, daha
siirekli, ama kisa surede daha az ba$anh oldu. Bunlar Roma ile bagl~nm tam anlam1yla kesemediler; belki kesecek
guc;leri yoktu, belki de kesmek istemiyorlardi. Yapmak istedikleri, Kilise'nin otoritesine kar$I, kendi lncil'lerine sahip olmak, kendi kiliselerini buna uygun olarak yonetmekti. Bu hareketin tipik ornegi, sonunda ba$ka yonlere
de gitmi$ olsa, Alman Protestanhg1'mn bu.yuk onderi Martin Luther'dir (1483-1546).
Luther, Kilise'yi duzeltmek degil, onu ala~ag1 etmek
ve yerine, lncil'den i;:1kanlacak ilkeler uzerinde yeni bir kilise kurmak istiyordu. Ona gore, her Hiristiyan lncil'i okumah ve kendi vicdanma gore istedigi yorumu serbest<;e yapabilmeliydi. Din adamlan <la 6teki insanlar gibi evlenebilmeli, manastir ya$am1 sona ermeli ve din adamlannm Htristiyan cemaatinin 6teki uyelerinden fark1 kalmamahyd1.
Roma'ya ve Kutsal Roma lmparatoru'na kars1 Almanya'da
zaten birikmi$ olan tepki dolaytstyla, Luther ate;;li taraftarlar toplamaya ba~\ad1. Ancak, bu reformlan yapabilmek
it;in guce ihtiyac1 oldugunu da biliyordu. Bu yuzden Al-

85

.'iiyasi rarih (llh,aglmdan 1918'e)

man prenslerine .seslenerek, din uze.rinde haklan olan denetimi kurmalanm iste<li. Bir\'.ok prens bu c;,agnyt heves ve
sevim;le kabul etti. Boylece, Luther'in ogretisi, devletin
otoritesine boyun egme bit;imine donii~tu. lyi bir Huistiyan kurulu oloriteye tam anlam1yla sad1k kalmahyd1. Luther, inamm$ Alman Protestan koylolerinin prenslere kar$1
ayaklanmalarma ve ki$inin dini bag1ms1zhg1m savunmalannda prenslerin yanmda yer alarak isyanctlann bastmlmalanm isteyecek kadar devletin ustunluguni.in propagandas1m yapti. Bu geli$meler kar$tsmda Kmsal Roma lmparatoru olan ve Habsburglardan gelen V Charles (Sarlken)
dogal olarak Katolik kaldi. <;unku, Kutsal lmparatorlugun
ancak Katolik dunyasmda bir anlam1 kalrm$ll.
Art1k tum Almanya ve Bat1 Avrupa'da insanlar, Luther
tarafmdan t;evrilen ve t;ok say1da basil an lncil'i buyuk bir
hevesle okuyorlardi. Bu faaliyet, t;ok anla~1hr bir bi~imde,
degi~ik goru~ ve yorumlar ortaya pkardi. Proteslanhg1 kabul eden monar$ilerde, deginildigi gibi, dinin Papa'nm oldugu kadar, devletin de elinde olmasma kar$J c;1kan Protestanlar turedi. Bunlar, Ahnanya'da prensler tarafmdan buyuk olc;ude ezildilerse de, lngiltere'de gi.i~lu bir mezhep
olu$turdular. Bundan sonra Alman ve lngiliz insanlarmm
davram$lanndaki ve belki de gelecek tarihlerindeki farkhhk, bir bak1ma Almanya'da ozgiir dii~iince ve inancm bastmlmas1yla a<;1klanabihr.
Bu hareketlerin onemli siyasal sonuclan oldu. Alman
ya'da bir grup Protestan prens ve kent-devletler arasmda
bir birlik kurarak, Katolik Kutsal Roma hnparatoru'na kar~1 sava~maya ba~ladilar. Fransa Krah I. Fram;ois, iyi bir Katolik olmasma ragmen, bu Protestan birligini destekleJi.
Siyasal pkarlar, dinsel <;tkarlann Ostune t;1km1$tl. I. Frant;ois, Habsburglann "evrensel monar$isi"ne kar~1 Avrupa
guc; dengesini saglamak ic,:in, Proteslan Alman prenslikle-

186

XJX. YuzyilaKat.lar Diinya Tarihi inAnahar.Ia,-1

riyle ve hatta MuslO.man Osmanh devletiyle ittifaklar kuracaktu. Bunu izleyen ve en azmdan 2. Dunya Sava~1 sonuna
kadar olan donemde Katolik Fransa'nm d1$ politikas1, ister
dinsel olsun, ister siyasal, Almanya'mn boliinmii~lugtim1n
surdiiriilmesi uzerine kurulacakt1r. Fransa'nm destegiyle
Prolestan Alman prensleri, lmparator V. Charles ve Katolik kalan prensliklere kar~1 1546 y1lmda ba~lattiklan sava~1. 1555 y1lmda zaferle bitirdiler. Aym tarihli Augsburg Bans1 Protestanhk davasmm ba~ans1m simgeler. Aym zamanda, Almanya'nm kiii:;iik ve bag1ms1z devletler mozayigi
bic;iminde pan;alamnasma da yol ac;:m1~t1r. Bu bolunmO~
lii.k 19. yiizy1la kadar surecektir.
Kilise ic;indeki Reformasyon'un 16. yuzyildaki en
onemli temsikisiyse, lspanyol Loyola'h Aziz lngatius'tur.
lngatius, 15~8'de "lsa'nm Toplumu" (Society of Jesus)
.ad1yla bir tarikat kurdu ve bunlara "Cizvitler" (Jesuits)
denmeye ba~land1. Bu adam}ar kendtlerini h.i.muyle Kilise'nin emrine verdiler. Misyonerlik faaliyetiyle Huistiyanhg1 Cin'e, Hindistan'a ve Kuzey Amerika'ya kadar yaydilar.
Ancak, (::izvitlerin as1l ba$anlan egilim alamndadu. Kurduklan okullar, uzun sure, Huistiyahk diinyasmdaki en iyi
egitim kurumlan olarak kaldilar. 0 kadar ki, lngiliz filozofu Sir Francis Bacon "egitim ac;1smdan Cizvit okullanna
dam~mak gerekir, c;unkO. uygulamada onlardan daha iyisi
yoktur" demekteydi. Cizvitler, genel bilgi dO.zeyini yO.kseltmisler, tum Katolik Avrupa'da Kilise'nin itibanm yeniden kazanmasm1 saglamaya c;al1$mI~lar ve onlarla rekabete
giren Protestan Avrupa'mn da uyanc1s1 olmuslardir.
Reformasyon hareketinin onemli bir sonucu, 16. yiizy1lda Kilise'nin hemen hemen bugiinku bic;imini almas1d1r.
Papahk bu tarihten soma devlet yonetiminden ayn dinsel
bir orgut olarak faaliyet gosterecektir. Bir ba~ka onemli sonucuysa, Avrupahlann, ister devletler arasmda, ister devlet
j

s1

Siyasi Taf'ih (11k(aglardan 191 B't)

smulan ii;imJe olsun, Htristiyan dinininin ger<;egi uzerinde


anla;;amamalannm, laiklik ve modern bilime giden kap1y1
m;mas1dir. Din ve devlet gorevlilerinin i~birli~i yap1p mukemmel bir dinsel uyum saglad1klan <levletlerdeyse, entelektuel bir durgunluk hokum sureccktir. Rcmesans ile Reformasyon arasmdaki ka~1hkh et1<.il~im, Avrupa kullOrunun 6z0nde bulunan pagan Helen ile Hnistiyan gelcnegi
arasmdaki temel <;eli~kiyi \:Ok belirgin bir hale getirerek,
i;e;;itliligi ve Avrupa insanmm yarauc1hk potansiyelini artum1~. _k1saca Avrupa'nm entelektuel ve manevi enerjisini
yukse ltm i;;tir.
2. Bat1'nm Denizlerde Ostiinliigii Saglamas1
(1500-1700)

16. yuzyilm ba~ma gelindiginde, modern dunyanm temel


ozellikleri Avrupa'da belirginle~mi;;ti. 16. yiizy1lla ba~layan
globalle~me sureci ic;indeyse tum dunyay1 kapsayacak bi~imde yaygmla~;u. Bu ozelliklerden birincisi, global cylemde bulunabilme yetenegidir. Avrupa'mn yoneticileri ve
zenginleri, uzun mesafeli seyahat yapabilecck ticaret ve sava~ gemilerine sahip olmu;;lard1. Avrupa, Avrasya k1ta kutlesinin en bat1 ko~esiydi, ama l 500'lerde etkin, canh ve
kendine guvenen bir bolge haline gelmi~ti. Avrupahlan dcniza~m ke~iflcr du;;uncesine daha 11. yuzy1lda Ha~h Seferleri ah~tmm~l1. Portekiz ve lspanyollar, yuzy11lardan be1i
Musliiman dunyayla miicadelcyc girm~lerdi ve ~imdi daha
da ileriye gitmeye hazudilar. Avrupa art1k militan, iyi orgutlenmi~. silahlanm1~ ve sald1rgand1. Aynca iyi egitilmi;;lerdi. Matbaanm kurulmasmdan sonra yeryuzii hal, kmda
bilgiye ve global bir bak1~ ac;1sma sahip olmu~lardt.
lkincisi bag1ms1zhkur. Avrupa biiyuk bir imparatorluk
degildi ve hareketleri belirli bir merkezden yonetilmiyor-

j aa

xrx. Yli2:y1la Kadar Dunya T arih in in Anaha!lari

du. Deniza$m geni$lemeyi sm1rlanduabilecek olan Kutsal


Roma lmparatorlugu, 13. yuzy1la gelindiginde siyasal otoritesini buyuk 61';0.de yitirmi-?ti. Ruhani onderligini korumakta olan Papahksa, askeri harekat ve dunya i$leriyle
Hac;h Seferlerinde oldugu kadar ilgilenmiyordu. Avrupa,
ozerk siyasal birimlerin, prenslerin, soylulann, tuccarlann,
loncalann, haua universitelerin toplulugu bic;imine d6nii$m0$tU. Duruma gore, bunlarm tek baslarma ya <la birlikte
hareketleri sonucu globalle$me seruvenine at1ldi.
Dc;uncuso, milliyet dusuncesidir. Avrupa'da birkac; siyasal otorite, ozellikle Portekiz, lspanya, Fransa ve lngiltere monar$ileri, yonettikleri halkm giic;IO siyasal baghhgm1
elde etmislerdi. Yavas yava$ uyanmakta olan milliyetc;ilik
bu monarsileri guc;lendirdi ve globallesme sureciyle bunun
saglad1g1 dis dunyayla temas, siyasal baghhg1 art1rdi. Kisaca, "ulus-devlet"in ba$lang1c1 bu donemde g6zlenebilir.
1500-1700 aras1 d6nemi c;ok degisik bic;imlerde adlandmlabilir. Din Savaslan Donemi denebilir. Ancak, donemin savaslan dini oldugu kadar siyasal, ekonomik, toplurnsal ve anayasal konulan da ic;ermektedir. Okyanuslara
ac;1lma ya da Bat1 Avrupa devletlerinin denizlere egemen olmalan denebilir. Arna, bunlann hepsi Bat1'nm ustunlugune
$U ya da bu bic;imde katk1da bulundugu ic;in, "Bat1'nm denizlerden baslayarak ve giderek karada da iistun duruma
gec;tigi donem" ad1m vermek, en geneli ve bir bak1ma en
ac;1klay1c1s1 olacaktu.

a. Okyanuslara A~rlma: Portekiz ve lspanya'nm


Oswnlii.gu (1500-1600)
Avrupa ve Asya'da 15. yuzyila nas1l Osmanhlarm donemi
diyorsak, 16. yuzytla <la tiim dunyada once Portekiz, sonra
lspanya'nm donemi demek yanhs olmaz.
Atlantik Okyanusu, ISOO'lere kadar Avrupa ii;in bu-

189

Siyasi Tarih (Jll1.{aglard4111918'e)

yuk bir engel, bir sondu. 500'lerde ise bir kopru, bir ba~
lang1~ noktas1 olmu~tur. Portekiz Kralhg1 Atlantik'te ke~fi
te~vik edip mali destek saglaymca, Vasco de Gama Afrika'y1 guneyinden dola~1p, kendisini daha once bilmedikleri
Arap ticaretinin tam ortasmda buldu. Portekiz'in ticaret rekabetini istemeyen Arap, Turk ve Mtsirhlara kar~t sava~u.
0 zamana kadar gorulmemi~ bir barbarhk, vah~ec ve kitlesel katliamla, Goa, Aden, Hunniiz Bogaz1 ve Dogu Afrika'da sOrekli ticaret istasyonlan kurdu. Portekizliler buradan Mataka Yanmadas1, <;:in'in limanlan ve Yeni Gine'ye
kadar uzandtlar. Boylece, Avrupa'nm ate~li silahlar ve deniz gticuyle desteklenen ilk somurge imparatorlugu kurulmu~ oldu. Bu "imparatorlugun" k1sa vadedeki en onemli
sonucu, baharat gibi Dogu kokenli mallann, ~ok el degi~
tirmemelerinden dolay1, Avrupa'da fiyatlarmm esash bi~imde du~mO~ olmas1du. Ornegin, 1504 ydmda baharatm
fiyat1, hala eski ticaret yollarma dayanan Venedik'te, Lizbon'dakinden be~ kat daha pahahydi. Bugunko terminoloji
icinde belinmek gerekirse, Avrupa'nm Asya ile cicaret dengesi, Avrupa lehine degi~meye ba~lam1~tlr.
Krali~e lsabella'nm destegi ile Kristof Kolomb'un
l492'de Amerika k1tas1m bulrnast, Portekiz'den sonra lspanya'yi da deniza~m irnparatorluk kurmaya itti. Dogu'da
Portekiz'in ustunltigOnii dengelemek ir;in Jspanyollar buyuk bir hevesle Amerika'mn i~lerini de ke~fe ba-?laddar. Kilise yeni bir "Hai;h Ruhu" ile Htristiyanhg1 yeni kuaya cia
yaymak ii;in hem misyonerler gonderdi, hem de somurgeciligi destekledi. Hukumet, hazinesini doldurmak i~in, k1Lay1 bir altm ve gumo~ deposu olarak gordu. "Conquistador" denen lspanyol fatihlerinden Cortez Meksika'daki
Aztek, Pizarro ise Peru'daki lnka uygarhklanm tumuyle
yok ettiler. Bu uygarhklann e~siz alnn heykel ve sos e~ya
lanm erilerek paraya donO~tOrdoler. Yerlilerin zorla ve

XIX. Yii.:zyila Kadar Dii.nya forihi iri Anahatlan

t'>lesiye \.ah~tmlmalan bir yana, Afrika'dan 1560'ta saytlan


100.000'e ula~an karaderili tutsak, Amerika kllasma getirildi.
Denizlerdeki bu ustunhi.k, 10. yiizyildan beri olu$an
ve insanhk larihinde misli g6rulmemi$ olan Avrupa sava$kanhgma geni$ bir uygulama alam saglad1. Zaten Avrupa'nm deniz D.sliinlugu, halyan kent-devlellerinde ba$layan ve daha sonra yuzu Atlantik'e donuk Portekiz'e ge\.en
bilim, teknoloji ve irade gucunun bilim,:li bir bii;:imde bir
araya getirilmesinin sonucudur. Avrupa sava$kanh!t1 ile
denizcilik lekniginin bile$imiyse, r;:.ok k1sa bir sure ii;:inde,
tum yeryuzuniin kulturel dengesini temel~nden degi$tirecektir.
Dogu ile Bau'nm denizlerine tam yiiz yil Ponekiz ile
lspanya egemeu olacaklardu. Bu iki devlet l 494'te yapu"kLan bir anla$mayla yery11zlinii ikiye bolerek payla$Lilar.
Magellan'm ke$fettigi Filipinler lspanya'ya, Portekiz tarafmdan bulunan Brezilya Portekiz'e verildi. Bu ikisi dt$1Ilda,
lspanya tum Amerika'y1, Portekiz ise Asya ve Dogu Hint
adalannda ticaret hakkm1 elde etti. Boylece, yeryuzunde,
kara yerine deniz ula$mll donemi ba$lam1$ttr. Bu yeni donemde Avrupa k1tas1, Amerika, Afrika ve Asya'mn eri$ebildigi bir "dunya merkezi" haline geldi. Aynca, ula$IID ve ta~1mac1hk karalardan denizlere ger;meye ba~laymca, ~imdi
r;:.evrede kalan eski dunya ir;indeki Musluman halklar, yeryuzundeki merkezi durumlanm yitirdiler.
Portekiz ve lspanya'mn deniz egemenligi 1600'lere kadar sii.rdu. Fransa, lngiltere ve Hollanda gibi denizcilik polansiyeli olan devleller heniiz lberik yanmadasmm bu iki
devleti gibi denizlere a\.1lamam1~lardi. Cunku, devletlerin
kaderini yahuz cografya belirlemez. Bu devletler, ii; sorunlanm <;:ozdii.kten ve Din Sava$lan badiresini atlattiktan
sonra, Okyanuslann a<;:t1g1 bu buyuk olanaktan yararlan-

l 91

Siyosi forih

Cllli~oglardo11

1918't)

ma ya ba~layacaklardu.
35 y1ld1r Almanya'nm dini butlinlugunu korumaya c;;ah~an V Charles, Augsburg Ban~1'ndan bir yil soma,
l556'da tahtmdan feragat etti. Avusturya ve Bohemya ile
Macaristan'm Turklerin elinde bulunmayan bolumunu
karde~i Ferdi-nand'a (k1sa bir sure soma Kulsal Roma Imparatoru se.;ilecektir), lspanya'y1 <la oglu Philip'e b1raku.
Boylece, Habsburglar biri Avusturya, oteki lspanya olmak
uzere ikiye aynldI. IL Philip (1556-1598) Portekiz'i miras
yoluyla eline gei;irince (1640'ta yeniden bag1ms1z olacaktn) tum lberik yanmadas1 siyasal apdan birle~mi~ oldu.
Aynca, Hollaoda'nm c;;ogu eyaletlerinin hokomdanyd1.
Amerika'nm yam sua l 580'den sonra tum Portekiz somurgelerini devrald1. lspanya -?imdi Bat1 Akdeniz'de yalmz Osmanl1lar tarafmdan tehdit edilen bir ustCtnluge sahipti.
157l'de Osmanhlara kar~1 lnebaht1'da (Lepanto) bir deniz
zaferi elde ettiyse de, bu uzun stireli olmadI. Turkler iki y1l
i~inde kay1planm kar-?ilayarak, Tunus'u ellerine gec;irdiler.
16. yuzy1hn ikinci yansmda lberik yanmadasmm deniz usli'lnlugu tehdit edilmeye ba~land1. Once Hollanda'nm
(1568), sonra lngiltere'nin (1588) lspanyol deniz kuvvetlerine kar-?I zaferleri lspanya'y1 tahtmdan indirdi. Hollanda
bunun hemen arkasmdan Portekiz'in Hint Okyanusu k1y1lanndaki ticaret merkezlerine yerle~ti.
b. Fiyat Art1~1 ve Merkantilizm
10. ve 15. yuzy1llar arasmda geli~en licaret, 16. yuzy1la vanld1gmda devletlerin en onemli ugra~1 oldu ve bugon bildigimiz niteligini kazand1: Kapitalist ekonominin ortaya c;1k1:?l ve kentmerkezli ekonomik sistemden ulus-merkezli
ekonomik sisteme gec;;i~. Bu ekonomik donu~umon onemli
ozelligi, 12. yuzyilda ba~layan, ama 16. yuzy1hn ikinci yansmda h1zlanan Hyat art1~1du. Tum mallann Hyatlan 1550-

XIX. Yiizy1la Kadar Diinya Tarihinin Ana'1allan

1600 arasmda ortalama olarak iki kat artm1~ti. 1650'de


bugdaym fiyau Paris pazannda 1500'dekine gore 15 kat
daha pahahyd1. Bu sOrekli enflasyon, her yerde ve her zaman oldugu gibi, en <;ok sabit gelirlileri etkiledi. llerde incelenecek olan ve aym donemde ortaya i;:1kan din sava$larmda, enflasyonun bu kesim uzerinde yaratUg1 kotumserligin, hukumetlerin vergileri art1rmalannm ve sonw; olarak etraf1 kas1p kavuran ekonomik "anar~inin" pay1 buyuklur. 16. yi.izyil enflasyonunun onemli bir nedeni, Amerika'dan Avrupa'ya akan yeni bulunmu$ degerli madenlerdir. Maden miktan, uretilen mal ve hizmetlerin hacmindcn daha hizh artt1g1 it;:in, madcnin d~geri azaldI. Bu da fiyatlarm yokselmesi demektir.
Fiyat arll!?l, para tniktarmm fazlala$masm!Il otesinde,
onemli geli$meleri yansllu. Ozcllikle 13. yuzy1ldan sonra
sOrekli artan niifus, ekime daha az uygun topraklann da
tanma a~1lmas1 zorunlulugunu dogurmu~tu. Boylece, Oretim maliyeti ve ta~1ma masraflan yukseldi. Tanm d1~1. dolay1s1yla beslenmesi gereken nUfus hizla artmaya devam
ediyordu. Tanm teknolojisi fazla geli~mi~ olmad1g1 i~in, fiyat arll$1 da en i;:ok tanm iiriinlerinde goruldii. Bu durum
kar$,1smda baz1 hokomeller paranm degerini du~iirduler.
Bu uygulama kisa surcde kralm gelirini artird1ysa da, uzun
vadede enilasyonu koriikledi. Baz1 hokumetlerse vergileri
arttrma yoluna giderek, buna izin vermeyen parlamenter
nitelikte kurulu~larla ~an~maya sOruklendiler. Boylece, 16.
yuzy1hn mali bunahm1, anayasal bunahmlann ortaya i;:1kmasma yard1m etm~tir. Bu anayasal bunahm sonunda, 17.
yOzylida lngiltere'de parlamento zafer kazamm~, oteki tum
Avrupa ulkelerinde kraliyct despotizmi kurulmu~tur.
Fiyat arlI$1Illll bir ba~ka sonucu, "merkantilizm"in ortaya <;lkl!?tdir. Krahn ve dani$manlarmm, altm vc gumu~iin
kendi ulkelerine akmas1 ic;:in tedbir almalan, merkantilist

193

Siyasi Tarih (fllq;aglardan 1918'1!)

duzenlemenin iticisi oldu. Bu uygulamaysa, giderek, guc;h.i


ve kendi kendine yeterli ekonomi kurma du~uncesine, yani merkantilizme yol ac;tt. Merkantilist du~uncenin temel
noktalan ~unlard1: Mamul maddelerin ihracatm1 amnnak,
hammaddelerin ihracatm1 azaltmak; ya~amsal olan hammaddelerin d1~mda ithalat1 yasaklamak ve boylece ticaret
dengesini lehlerine i;evirmek. Fransa, daha 16. yuzy1l ha!?larmda Osmanh devleti ile bu amaca yonelik ticaret anla~
malan (Osmanh 1.arihinde daha soma kapitulasyonlar ad1m alacak olan ve devletin zay1flamasmm ana nedenlerinden birini olu~turacak ayncahk anla~malan) yapm1~t1. 1ngiltere, Kuzey Buz Denizi'nin ke~finden soma, 1553'te Rusya Sirketi'ni kurmu!?lU. Bunu, k1sa bir sure sonra Osmanh
~irketi izledi. Bunlarm en unlOleri, 1600'de 1ngiltere'nin
kurdugu Dogu Hindisfan, Hollanda ve Fransa'mn daha
sonra kurdukJan benzer ~irketlerdir. Bu ~irketler saycsinde
Kuzey Avrupa devletleri, Portekiz ve lspanya'mn Amerika
ve Dogu'daki tekelini kum1~lardir. Boylece, yeryuzunde yeni ve c;ok daha gOdO somurge imparatorluklan kurulacakllT.

Tum bu geli!?melerle biriken zenginlik, Avrupa tarihi-1


nin gelecek yiizy11lannm en onemli siyasal birimi haline
gelecek olan "ulus-devlet"i doguracaktir. C::iinkti, 16. yiizy11la birlikte dunya ekonomisinin gidi~i. ulus-devJet c;apmda ekonomik diizenlemenin en ba~anh duzenleme oldugunu gosterecektir. Aynca, biriken zenginlik, devletlerin guc;lu ve surekli ordu bcsleyebilecek olanaklara kavu!?malanm
ve dolay1s1yla Kuzey Avrupa devletlerinin gii\:lerinin arlmas1m saglayacakur. Bu iki geli!?me, yani ekonomik ve askeri olanaklar, ulus-de\ letin kurulu!?unu kolayl.a~tirm~tir.

c. Sava$ Teknolojisindeki Geli$meler ve Ulus-Devlet


"Ulus" duygusu 15. yuzy1lla birlikte, Portekiz ve lspan-

XIX. Yuzylla Kadar Dunya Taril1inil1 Anahatlatt

ya'da belirgin olarak gorulmli$se de, en

ba~anh

ornegini

lngHiz ve Frans1z monar~ileri vermi$lir.


Ulus duygusunun yol ai;t1g1 "ulus-devlet" denen olgunun temelinde, buraya kadar ozellenen geli$melerin bile$imi yatmaktaysa da, onun yaygm bir siyasal birim olarak
ortaya i;1kmasm1 olanakh k11an, sava$ teknolojisindeki geli$me ve ozellikle topun bulumnas1d1r.
Top, tarihte ilk defa S1rbistan'1 Osmanhlara rabi bii;im~ sokan 1389 Kosova Sava$1'nda kullamlm1$ltr. 1S yuzy1bn ortalanna gelindiginde, k1hc.;, suvari, ol< ve yay hala
sava~lann sonunu belirlemekte, kalelerse y1kdmaz ve korkusuz La$ yukseklikler olarak sOrmekteydi. An~ak, Macar
asilh Urban'm Fatih Sultan Mehmel ii;in yapt1g1 o zamanm
en buyuk ve etkili topu: bu durumu degi$liren onemli bir
teknik ba$an oldu. Bu ve daha sonra yapdan toplarla, yuzy1llarca her turl(\ saldmya ba~anyla kar~1 koymu$ olan H1ristiyan kent surlan Turkler tarafmdan y1kdm1$ ve Avrupa'nm ortalarma kadar egemenliklerini yaygmla$tlTlm$lard1r. Topun yalmz kalelere kar$I degil, aym zamanda sava$
alanlannda du~man askerlerine kar$I kullamlmas1 da
152l'de Belgrad ve 1526'da Mohai;'La Tiirkler tarafmdan
gen;ekle$tirilmi$tiT. 15. ve 16. yuzy1llarm en ba$anh ordulan, i;ok farkh bir orgii.tlenme anlayt$ma sahip Osmanh ordusu ve tum halkm kurulmasmda ka1k1s1 bulundugu ve
dolayh olarak vergilerle finanse ettigi ulus-devletinki olmu~Lur. Omegin, donemin en modern askeri birligi olan
"yeni~eri"lerin i;ekirdegini olu~turdugu Osmanh ve suvari
yerine piyadeden kurulan, soylulann bile ellerinde silah
saflarda sava$l1g1 lspanya ordusu, 16..yuzy1lu;1 ba~lanndan
l7 yuzyilm ortalanna kadar, tartl~mas1z iis1unluie sahipti. 15. yuzy1lm ortalarmda bulunan LUfek, askeri amai;larla
ilk kez Otuz Y1l Sava~lan'nda kullamlacaktu. Ordunun arkasmda bulunan ulus destegi, top ve tufek, 16. ve 17. yuz-

195

Siyasi Tarih

(Ilk~aglanlan

1918'e)

y1llarda "surekli ordu" anlay1~m1 doguracak ve Otuz Y1l Sava~lan ilk kez boyle ordulann mOcadelesine sahne olacakur.
Tum bu teknolojik ba~anlar, ortac;agm ba~anh kurumlan olan c;evresindeki surlanyla feodalizmi, ~ova1yeligi ve
hatta Ronesans kent-devletlerinin de sonunu vurguladi.
Kentlerin ve feodal topraklann yerelciligi ile Papahgm ve
imparatorluklann evrenselligi, donemin yeni ekonomik, siyasal ve askeri ko~ullanna uyum gosteremedi. Yerellikle
evrensellik arasmda bir bak1ma ortalama yol olan -ulusdevlet, bu yeni ko~ullara tam anlanuyla uyum gostermi~,
ac;1kc;a belirlenen smirlan, ic; diizeni ve guc;hi kurumlanyla,
bundan sonraki Avrupa tarihinin ve giderek tum yeryliziinun temel siyasal orgiitlenme bic;imi olmu~tur. Ulusdevletin soz konusu gi\cu ve saygmhg1 bugun de degi1?mi~
degildir.
<;.

Ostiinlugun lberih'ten Kuz.eybatt Avmpa'.Ya Ge<;mesi

(i) "Ba~at Gu(' Kavrami: George Modelski 11 tarafmdan


geli~tiri!en

bir kurama gore, 15. yozy1lla birlikte dunya tarihi, belirli devletlerin belirli bir sureyle yeryuzunde "ba~at
guc;" (dominant power) durumuna yuklemeleri ve soma p.ii
statiilerinden du~meleri zinciri ic;inde bugO:ne dogru akmaktadIT. Bu ba~at guc; durumuna yukseli~ ve du~ii~ kabaca yliz y1ll1k sOrelerle olmaktad1r. Belirli bir devlet yukselerek dunya denizlerinde egemen duruma gec;mekte (ba~at
11

"The Long Cycle of Global Politics and the Nation-State", Co111parative Stu
dies i11 History m1d Society, c. 20, No. 2, ss. 214-235, Nisan 1978: "Long
Cycles of World Leadership", Paper delivered at the annual convention of
Lhe American Political Science Association, New York, 1981; '"Tes ting Cobwe b Models of the Long Cycle of World Leadership"', Paper delivered at
the 17th North American Conference, Peace and Science Society, Pennsylvania, Kas1m 1981; Principles of World Politics, 1972, New York, The
Free Press, 1972.

XIX Yu.zyila KtJda1 Dii11ya Ta1i11inin Anal1allar1

guciin tammmda okyanuslara cgemen olmak oncmli ve


belirleyici bir ozellik olarak gosteriliyor) vc bu egemenligini hemen hemen yuz y1l silrdiirmektedir. Bu sure i\inde,
ba!?al guce mcydan okuyan ba~ka bir gii<; (challenger) ~k
makta vc ikisi arasmda, belki sistemin oteki iiyelcrindcn
bir kismmm da ka11ld1g1, biiyuk bir sava!? yeni ba~al gucun
helirmesini saglamaktadir. Bu biiyuk sava~tansa, genellikle
ba~at gti<; ve meydan okuyan gti<; degil, ti~iincti bir devlet
kazarn,:lt pkarak, dunya egemenligini kurmakt.adn.
Modelski'nin kurammdan hareket ederek !?<>yle bir kaba gozlemde bulunabilir: 15. ve 16. yuzyillar, once Portekiz, sonra lspanya'mn ba~al gu<; olduklan yi.tzy1llard1r. 12
l 568'de Hollanda-lspanya Sava~lan Portekiz ve lspanya'y1
ba~at. gOi,; statusiinden dO~iirecektir. 17. yuz)'1' Hollanda'nm, 18. ytizy1l ise Fr;;ansa'nm ba~athg1m vurgulamaktadu. 19. yozydda ingilcere denizlere egemen olarak ba~at
gti<; statusii.ne yukselecek ve bu egemehge kar~1 Almanya'nm meydan okumas1, 20. yuzyilda iki diinya sava~ma
yol a<;acakt1r. Bu ikisi arasmdaki miicadelcden ABD yararlanarak, 20. yuzytlm ikinci ya.nsmda ba~at gi.i~ olacakt1r.
ABD'nin bu ustunlii.gu, deniz, hava ve uzaydaki egemenligi
dikkate ahmrsa, halii surmekledir. Bu iisW.nluge meydan
okuyan ise Sovyetler Birligi'dir.
(ii) Hollaitda'nm Parlctk Dom:mi: Daha once gorOldO'gO gibi, lberik yanmadasrnm global tekeline kar~1 Hollanda ve lngiltere tarafmdan mcydan okundu. Bu mucadele
bir yuzyil siirmu~ ve kesin bir bi\imde, belirli bir tarihte
bitmemi~se de, 1588'de lspanyol Armadast'rnn yenilgisi
onemli bir clonOm noktas1 olmu~tur. lberik deniz gucti za12

Bu yi\zy11larda Osmanh de\'le1i ii~ kuaya yay1lan genis ve gudii bir iniparatorluk kurmU$Sa da. Akdeniz ve KIZlldeniz'in otesinde biiyi1k okyanusliua

a;;1hp diinya deniz tls!linliigilnu kuramad1g1 ve temddc bi1 ka1a devleti olarak kald1g1 i~in, "b~at gu~" kategorisi i~ine ahnmamaktadu.

Siyasi Tarih (llk,agiard'2n 1918'e)

ytflamaya ba~laymca, Hollanda Dogu Hindistan Sirketi,


Dogu'nun baharat ticaretini Portekiz'in elinden aldt. Hollanda Ban Hindistan Sirketi ise, Amerika'daki Jspanyol varltgma onemli bir tehdit olu~turdu.
Boylece, 17. yuzytl Hollanda etkisinin altm <;ag1 olarak
nitelendirilebilir. Amsterdam, ~imdi global bir nitelik gosteren ticaret ~ebekesinin merkezi oldu. Hollanda'y1 besleyen noktalar dunyanm be$ knasma yayilm1~ somurge istasyonlanydi. Ne var ki, Hollanda'mn kurdugu bu global
~ebekc oncelikle ticarete dayamyordu ve liimuyle kara yone1ikti Buyuk askeri guce sahip olmayan Hollanda'mn bu
deniz ticareti ustiinlugu uzun sureli olmadi.
(iii) Fransa'da Bittu11le$me, Almanya'da Pan;alanma:
Otuz Y1l Sava$1an ve Westphalia Ban~1 (1648): hansa'da
lV. Henri (1589-1610) uzun ve y1k1c1 dini i<; sava~lardan
sonra monar$inin otorites1ni saglad1. Devlet resmen Katolik kalmakla birlikte, Fransa'nm ulusal pkarlan Papabgm
i;1karlanndan hep ayn dU.$U.nulmii$llir. XIII. Louis'in saltanau suasm<la (1610-1643) kralm ba1?bakam ve Kilise'nin
kardinali olan Richelieu, orduyu merkezi otoriteyi kabul
etmeyen kale ve kenLleri orta<lan kaldirmada ba~anh bir
, bi(:imde kullandi.
'
Boylece, monar$i otoritesi Fransa'rnn hemen hemen
her yerinde ilk kez tam olarak sagland1 ve Fransrz tipi mutlaktyetc;i monar~i, Avrupa'mn modern hukumet bii;:imi olarak, ba~an kazand1; 6teki devletlerce oykulenecek bir model oldu.
Kardinal Richelieu, i;:1karlan gerektirdigi zaman, ~imdi
gorecegimiz Otuz Y1l Saval?lannda oldugu gibi, Alman Protestanlannm yanmda yer almaktan da geri kalmadi. Boyle
ce., Fransa 1562-1598 r11Lan arasm<la dini niLdikte i( sa
va~Larmdan butunlugunu saglam1~, Almanya ise 1618
1648 y1llan arasmdaki aym nitelikte Otuz Yil Saval?!a
' 98

XIX. Yu.zy1la Kadar Dunya Tarihinin Anahatlan

n'ndan pan,;alanm1~ olarak pkacaktu. 18. ve 19. yuzyillann Avrupa r.arihi de zalen, Fransa'nm bu buttlnlugi.i ve Al-~
manya'mn pan;alannu~ltg1 konusu ~~evresinc.le donecektir. f
1600'lere gelindiginde Kutc;al Roma lmparatorlugu
resmen Katolik olmakla birlikte, lmparalorluk ~'.erc;evesi
ic;inde Protestanlar c;ogunluktay<l1. (~Onkii, 300 kadar devletin dini oldugu gibi, Habsburglann resmen Katolik olan
devletlerinin de ic;inde i;:ok sayida bulunuyorlard1. Aynca,
1500'lerde Almanya Avrupa'nm gcli~mi~ bir bolgesiyken,
1600'lere gelindiginde gerilerne ve yerdlik belirlileri gosterrneye ba~lam1~t1.
1555 Larihli A1,1gsburg Ban~1. her devlelin vatanda~la
rmm dinini belirleme yetkisini tamm1~tl. Ancak, bu hak
uygulamada yo.rumedi ve 1608'cle Protestan devletler haklanm savunmak ic;in aralannda bir birlik kurdular. DL~ar
dan destek saglamak ic;in Hollanda, lngiltere ve Fran~a ile
gorO.~melere giri~tiler. 1609'da ise, Katolik Alman devlelleri Kutsal Roma lmparatorlugu'nun destegi ve Bavyera'nm
('lnderliginde birle-?tiler. Bunlar da lspanya'nm destegine
guveniyorlardi. Boylece, Almanya pan;;alamyor, dab.a dogrusu dini bir sava~a hazulanan ve birbirlerine kar~1 d1~
destek saglamaya,c;ah~an iki kampLa toplamyordu. Tum bu
gerilim ve bask1lardan kaynaklanan Otuz Yil Sava~lan'nm,
karma~;ik bir hal alacag1 VP. bir "savalar dizisi" olacag1, daha ba~lang1cmdan belliydi; oyle de oldt:..
Bir kere, Kalolik ve Protestan davas1 uzerinde Alman
ic; sava~tydi. lkinci olarak, siyasal birligi korumak isteyen
Kutsal Roma lmparatoru ile bag1ms1zhklanm saglamak
i\:in \'.abalayan uye devletler arasrnda bir ic; savatl. Bu iki
i\: sava~ arasmda tam bir aymhk yoktu; t;;:O.nki.i Protestan
<levletler kadar Katolik devletler de lmparator'un denetimini istemiyorlardi. D\:uncu olarak, Otuz Y1l Sava$lan Alman topraklannda surdurulen Fransa ile Habsburglar, ls-

99

Siyasi Ta1ih (llk{aglardan l 9 IB'f)

panya ile Hollanda arasmda ve i~in i<;ine Danimarka, lsvec;


kan~ttg1 uluslararas1 bir sava~t1.
Otuz Y1l Savai;;lan, Franstz Devrim Sava~lan oncesinin
en buyuk Avrupa sava~adJT ve Protestanlann zaferi sonucu
lM-8 tarihli Westphalia (Vestefalya) Ban~ ile bitmi~tir. Ban~1 hazulayacak olan konferans, Avrupa'mn en buyuk ilk
konferans1 sayilabilir. En onemli ozelliklerinden biri, daha
onceki uluslararas1 toplant1lar dini nitelikteyken, Westphalia'nm devlet<l_ava$ ve iktidar sorunlannm tart1~1ld1g1 laik
bir konferans ohnas1d1r. 0 kadar ki, Papahk temsilcisi dinlenmedigi gibi, Papa'ya da imzalattmlmam1~tu. lkinci olarak, Kilise'nin gucii tam anlam1 ile sm1rlandmlm1~. Augsburg Ban~1'nm hukumleri yenilenmi~ ve Almanya'da Katoliklik, Protestanhk ve Calvinizm 13 gec;erli dinler haline
gelmi~tir. Dc;uncu olarnk, uluslararas1 hukuk bak1m111dan
da Kutsal Roma lmparat0rlugu'nun pan;alamm~ oldugu
dogrulanm1~tu. Hollanda ve lsvic;re uzerinde de herhangi
bir hak iddiast kalmam1~. lsvic;re bag1ms1zhg1m kazanm1~
ur.
Westphalia Dan~1 ile 300 kadar Alman devleti hemen
hemen hf1kiimran siyasal birimler oldular. Dye de"Jetlerin
nzas1 olmad1k~a tmparatorlugun vergi ve asker toplayamayacag1, kanun koyamayacag1, sava~ ilan edemeyecegi ve ban-? antla$mas1 imzalayamayacag1 hukme baglandI. Boylece,
Avrupa'nm oteki devletleri mutlak1yet~i monar$i alnnda
birle$ir ve gudenirken, Almanya, omru c;oktan tukenmi~
olan feodal bir kan~1khk i~ine itilmi~ oldu. Bundan sonra
Avrupa, kendi yasalanna gore hareket eden, kendi siyasal

t Transilvanya'mn da

13

1509-1564 y11lar1 arasmda y3$am1s olanJohn Calvin. fransa"daki Protestan


rdormcularimn en buyugildilr. lhristiyanhktaki baul inani~lara ve gorkemli Lorenlere ~idde1le kal'$1 <;1km1s, ogretisinde Luther"in aksine, dinin devlcte
hoyun egmcsi i dr~tinnis1ir. lskoi;ya. lsvii;re, Macaris1an v~ Kuzeyhan
J\mcrika'da dcrin c1kiler b1rak1m$sa da, bugun taraftarlan i;ok azd1r.

XlX Yu:c:_yrla Kadar Drlnya Taril1i11in Anahallari

ve ckono mik ~ikarlanm izleyen, serbestlik i~inde illifaklar


kuran ve bozan, sava~ ile ban~ arasmda, guc; dengcsi kurallanna gore durum degi~tiren, elc;i gonderip kabul eden bag1ms1z ve ozgur devletlerden olu~acakt1r.
Belirli kurallara gore hareket eden ve aralannda duzenli ili~kiler bulunan par~alarm (devletlerin) olu~turdugu
bf1tun, u luslararas1 sistem, bugun anlad1g1m1z anlamda
Westphalia ile dogmu~ sayi.labil.ir.
Sonuc; olarak, Westphalia Ban~1'nm, KatoHk Habsburglarm Avrupa'ya egemen olma teh<lidini ortadan kaldud1g1 sc>ylenebilir. Bundan sonra i;e~icli ve <,:ok say1da
devletin ulus]ararast sisteme kaulmas1 ve degi~ik din ve
mezheplerin yan yana ya:;;amas1, Avrup~'da normal kar~ila
nacakur. Aynca, Almanya'y1 kuc;uk devletlere bolerek,
Fransa'mn dunya ustunlugunu eline gei;irmesine de yard1mc1 olm.u~tur.
;
(iv) Fransa'nrn Ostunlugii ve Gu{ Dengesi Politikasi:
Fransa'da 14. Louis doneminin (1643-1715) ikisi ii; ve biri
d1~ politika alanmda olmak uzere, ii<_: onemli ozelhgi vard1r. 14. Louis, orta~agdan kalma soylularm (aristokrasi)
feodal ozgtuluklerini sona erdirerek, Avrupa sahnesinde
dogmakta olan guc;lu ve mutlak1yetc;i ulus-devletin OstOnlugunii saglam1~ ve son zamanlarda geH~mekte olan gui;:lu
ve disiplinli ordu anlay1~1m Fransa'da tam anlam1yla yerle~tirmi~tir. Bunlar yeni dogmakta olan modern devletin
iki vazge.;ilmez unsuru olacaknr. D1~ardaysa. gem~lemed
ve sald1rgan d1~ politikasma kar~1 oteki devleller bihnc;li
bir "guc; dengesi" (balance of power) politikas1 izlemeye
ba~layacaklardn. Giic; dengesi, bu noktadan soma once
Avrupa'mn, sonra giderek tum yeryuzunun uluslararas1
ili~kilerini diizenleyen bir mekanizma haline gelecektir.
aa) lt; Politika: 14. Louis l643'te be~ ya~mdayken
Frans1z tahtma c;1ku. Onceleri yonetim, Kral Naibi Kardi-

101

Siyasi Tarih Wk,aglarda111918'e)

nal Mazarin'deydi. 166l'de 23 ya~mdayken memleketin


yoneLimini eline ald1 ve l 715'te olene kadar tam 72 y1l iktidarda kaldi. Modern tarihin en uzun s(ireyle iktidarda kalan monark1du ve Richlieu' nun ba~anlanm devralarak,
Fransa'y1 Avrupa'nm en guc;lu devleti yapnu~mr. Bu, ic;erde
mutlak1yet yonetimi ile mumkun oldu 14. Louis, ortac;aga
ait eski feodal ozgurluklerin ulkeye kan~1khktan ba~ka bir
-?ey geLirmeyecegini anlad1. Daha Westphalia Ban.~1 suasmda lopraga bagh soylular, Kral Naibi Mazarin'e kar~1 ayaklanm1-?1ar, bir ara Paris'te denetimi ele gec;irmi~ler, Meclis'in (Etats-Gcnereaux) toplanniasm1 isteyerek, Fransa ile
sava~makta olan lspanya ordusunu davet etmi~lerdi. Feodal ozgurluklerini savunmak ic;in "evrensd soylular dayam~mas1m" harekete gedriyorlardi. 1648 ayaklanmas1, eger
14. Louis'nm sonn 0lmam1$Sa, nedeni budur. Geli~en ulusal Licaretin C1riin1.i olan kent-soyJular (burjuvazi) ve koyli.iler, soylulan bu davram1?larmda desteklemediler. "Evrensel
soylular dayam~mas.1" omriinii tamamlamakta ve yerini
"milliyeti,-:ilik" duygusu almaktayd1. 1648 ayaklanmalanmn
belki de en onemli tarih dersi budur.
16. yuzy1lm din sava~lan ve 1648 ayaklanmalan, Frans1z halkma, toprak aristokrasisinin ustunluk iddialadna
kar~1 kralm gO.\:l-0. yonetimini tercih etmeleri gerektigini
g6slerdi. Bu ko~ullar altmda, "devlel benim" diyecek kadar
ileri gidecek olan 14. Louis, smiflar ve dinlerle bolunmu~
bulunan Fransa'da bO.tO.nle~tirici gucun ulusal monar1?inin
mutlak1yetc;iligi oldugunu anlanu~t1r.
14. Louis, merkeziyetc;i otoriteyi saglad1ktan sonra orduya c;ekidO.zen verdi. Daha once ordu, bir cins "ozel le~ebbus" gibiydi. Para ya da ~e~itli siyasal amai;:larla istedikleri hukumete hizmet eder durumdaychlar. Nitekim, 1648
ayaklanmalannda soylulann yamnda yer alm1~lardi. Dolay1s1yla, bu askerlerin yaptiklan sava~lar devletin bir eylemi

I 102

XIX Yuzyrla Kadar Dunya Tarihinin Anahatlan

degildi ve stk stk ama'-stz i;:apukular mii.cadelesine donu:;;uyordu. 14. Louis'nin bu alandaki en onemli ba~ansl, sav~1
devletin bir eylemi bii;:imine sokmas1d1r. Bunun ii;:in Fransa'da her askerin yalmz kendisi ic,:in sava!;imasmt sagladi.
Kendisi en tepede olmak Ozere, tam bir askeri hiyerar$i,
emir-komuta zinciri kurarak, askerlere tek tip uniforma
giydirdi, surekli oturacaklan barakalar kurdurdu. K1saca,
orduyu tam bir disiplin ve denetim aluna aidL. Burada dikkat edilmesi gereken nokla, ordunun hala belirli bir hanedana (i3ourbon) bagh k1ltnmas1d1r. 19. ve 20. yuzy1llann
"yurtla$-Ordu" ya da "ulus-ordu" anlay~1, ancak 1789 Bt.1yuk Frans1z Devrimi'nden sonra onaya i;:1kacaktir.
bb) Di~ Politika ve GU.( Dengesi: 14. Louis, dt~arda geni~lemeci bir d1~ politika izledi. Geni;;leyebilecegi iki alan
vardt. Doguya ve Ren bolgesine dogru geni;;lemek ve lspanya Hollandas1'm (Belc,:ika) ilhak etmek ki, boyle bir politika Kutsal Roma lmparatorlugu'nun daha da pari;:alanmas1 demekti. Bir de, tUm lspanya topraklanna veraset
yoluyla sahip olmak istiyordu. (i3elki de bu ama<;la, lspanya Krah II. Charles'in gerek vii.cut, gerekse kafaca ozurlu
bulunan kizkarde~iyle evlenmi;;ti) Boylece, 14. Louis'nin
dt~ politika amac1 ai;:tki;:a ortaya <;tk1yor: lspanya ile Fransa'nm kaynaklanm birle$tirerek, Fransa'y1 Avrupa'da,
Amerika'da ve denizlerde ustlin kilmak. Bu amacmda ba~a
n kazamrsa, kuracag1 "evrensel monar~i", Avrupa'mn 6teki devletlerinin bag1ms1zhklarmm sonu olurdu.
Avrupa'mn 6teki devletlerinin bu "evrensel monar~i"ye kar~1 taktigi, "gO.c,: dengesi" politikas1d1r. Daha on onbe~ ytl once, Habsburg iistllnlugune kar;a, ba~1m Fransa'nm i;:ektigi bir giii;: dengesi politikastyla mllcadele
edilmi!;iti ve Otuz Yil Sava;;lan sonunda imzalanan Westphalia Bafl$1 bu politikanm ba~ansrm simgeliyordu. ~imdi,
aym tehlike Fransa'dan geldigine gore, gu<; dengesi politi1

1103

Siyasi Taih (111t(agla.-dari l 918'e)

kas1 da ona kar~1 yonellilecekti.


"Gue; dengesi" kavram1 birc;ok anlamda kullamlmaktad1r. Bir kerc, guciin bin;ok fakh devletler arasmda dag1ld1g1
dcnklik, denge anlammda kullamlmaktad1r. lkinci olarak,
bu dengenin bozulmas1yla ortaya pkan bir anlam1 vardn.
Bir devlet, uluslararas1 sistemde iistUn duruma ge(,:erse ve
sislemin oteki uye]eri bag1ms1zhklanm kaybecmemek ic;in
koalisyon kurarlarsa, o zaman bu koalisyona "denge" ad1
verilmekte<lir. Daha dogrusu, bu durumda, bozulan dengenin yeniden sagland1g1 bir kar~1t-ag1rhk olu-?turulmaktadir.
O<;uncu bir anlam1 da, guc; dengesinin denelim alunda 1utulmas1 anlay1~mdan kaynaklamyor. Burada, dengenin saglanmas1 ic;in bir devlecin elinde bulundurdugu guc;tcn soz
edilebilir. Eger bir devlet, koalisyonun gerekli bir uyesi Ve
koalisyonun ona olan ihtiyac1 onun koalisyona olan ihtiyacmdnn <;oksn. h11 drvlrte. gti<; dengesini denetleyen devlet
dt:adJili1. Du J.:1,lt:1. her zaman koalisyomm ftyesi bile olm'.1y:il'nl1r. Arna. nkarlan behrli hir holgcdc ya da dunyada
guL.un "lcngrdl:' tutulm:tsmda yallyorsa vc bunu saglayacak
guce de sahipsc, bu devlete yine aym s1far verilt:bilir
17 ve 18. yuzy1llarda guc,: dengesi politikas1 izleyen
devletlerin amac1, kendi harekct serbestliklerini en list duzeyde tutmakt1. Amai;, ban~1 korumaktan c;ok, olas1 saldmlara kar~1 Avrupa devletlerinin bag1ms1zhk ve hukiimranhklanm korumakt1. Bu politika ba$anh oldu say1labilir.
Nedeniyse, bagnns1z d1~ politika izlemc yetenegine sahip
i;ok say1da devietin uluslararast sistem i(,:inde bulunmas1d1r. Devletler serbesti;e bir inifaktan olekine gei;ebilmekteydi. Hele din sava~lan bittikten soma, kev-dilerini kat1
d1~ politika kahplan ii;ine sokacak ideolojilerin de olmamas1, yukardaki tanim ii;indeki gu<;: dengesi polilikasmm
izlenmesini kolayla~tum1~tn.
Donemin olaylanna gelince: Avuscurya Habsburglan
[ 104

XIX. YUzy1.la K ada.r Danya Ta.rihi in Anah atlan

Westphalia llan~t ile sm1rlandmlnn~tl. lspanya Habsbmglan ile Fransa arasmdaki sava~ on yil daha surerek, 1659
tarihli Pireneler B:.m~1 ile bitti. 14. Louis'nin Hollanda'ya
saldins1, Hollanda, Danimarka, Brandenburg, lspanya ve
Avusturya Habsburglarmm koalisyonu ile 16 78'de durdurulabildi. Arna bu sava~la Fransa, ordulanm lsvii;:re ve Alsace smmna getiren Franc.:he-t:omte bolgesini eHne ge<;irdi. Bir yil sonra, 1679'da Ku'tsal Roma lmparatorlugu'nun
Alsace-Lorraine y<iresine srzmaya ba~lad1. 168l'de bagnnsrz bir cumhuriyet olan Strasbourg kentini i~gal etti. Kutsal Roma lmparatorlugu 1686'ya kadar bu ilerlemeye kar~1
duramad1, i;:unkli doguda Macarlar 14. Louis'niu k1~kut
mas1yla ayaklanm1~, aynca Ostnanhlar da 1683'te Viyana'y1
ku~alm1;;lard1. Dogu'daki badireler atlatild1ktan sonra,
1686'da 14. Louis;nin Katolik ve Protestan du~manlan
Augsburg Birligi'ni kurdular: Kutsal Roma lmparatoru, lspanya ve lsvei;: krallan, Hollanda Cumhuriyeti ve Bavyera
ile Saksonya. 1688'de ba~layan sava~, 1697'de Ryewick ban~1 ile sona crdi. Sava~ nasrl bclirsiz bitmi~se, ban~1 da aym belirsizlikte oldu ve pek bir -;:;ey c;ozemecli.
cc) lspanya Veraset Sava~lan ve Utrecht Ban~1 (17l3):
Buyuk bir miras bITakacak olan lspanya Krah ll. Charles'm
1700 yilmda olrnesi Avrupa'y1 bir dizi sava~a daha goturdu: Ispanya Veraset Sava;;lan. l3u sava~lann dunya tarihi
ac;1smdan onemli ozellikleri vard1r. Bi.r kere, 18. yc1zy1lm
gelecek sava~lannm tipik niteligini aksettinnektedir; tum
halk tarafmdan degil, profesyonel ordularca yurutulen bir
sava~lar diztsi olrnw~tur. lkinci olarak, dinin ~ok <iz rol oynad1g1 ilk bu yuk c;aph sava~ olmu~tur. As1l 6nemli olan <lava, ticaret ve deniz gucudur. 0(,:tincu olarak, "diinya sava~1" denebilece.k ilk sava~t1r. Avrupa'mn ()nde. gden
devletlerinin yam s1ra, deniza~m dftnyay1 da ii;ine almt;;trr.
II. Charles'in iki k1zkarde~iyle evli bulun"!n Fransa
i

I 105

Siyasi Tarih (IH11;:aglardan 1918'e)

Krah ile Habsburg lmparatoru, miras uzcrinde en buy-Uk


hak sahibiydiler Aslmda, ll. Charles olmeden 6nce, guc,:
denges"ini bozmadan bu dunyanm belki de en buyuk mirasmm varisler arasmda nas1l payla~nnlacag1 konusunda
plan OstO.ne plan yap1hyor<lu. Avrupa, olmek uzere olan
"dede"nin ba~ucunda, gozleri ya~h ama aktllannda mirasm
ne olacag1 konusunda sorular bulunan akrabalan andmyordu. Ancak, II. Charles'm kendisinden beklenmeyecek
kadar ak1lhca bir vasiyet yazml!? oldugu hayretle {Jgrenlldi.
fspanya topraklan par<;alanmadan bir btHlin olarak 14. Louis'nin torununa kalacak ama iki taht hi<;bir zaman birle~
tirilmeyecek, 14. Louis kabul etmezse, Habsburg lmparatoru' nun ogluna aym ko~ullarla verilecekti. En az111<lan
Fransa'ntn et.kisinin geni~leyebilecegini du~unerek, 14. Louis bu miras1 kabul etti ve k1yamet de koptu. lki yuzyild1r
Avmpa i<;inde siyasal denge bu kadar td1dit edilmemi~ti.
Gl.1c; dengesi politikasma uygun olarak, l 70l'de ingiltere'de, Kutsal Roma lmparatorlugu, Hollanda, Portekiz ve
Brandenburg ve Savua diikahklannm kat1ld1g1 bir "Bi:iyuk
lttifak" kuruldu.
Fransa'nm ye:nildigi lspanya Veraset Sava~lanndan
soma imzalanan Utrecht Ban~1'mn maddeleri, siyasi tarihin ana konusu ohm 19. yuzy1l111 buyuk c_:aph olaylan ac.:1smdan c;:ok onemlidir ve belki de "modern dunya" Westphalia'dan i;;ok Utrecht ile kurulmu~lur. Antla~manm as1l
konusu lspanya dunyasmm payla~1m1chr. lngiltere CebeHtank ile Minorka adasm1, Savua Dl.ikahg1 Sardunya adas1m
aldi. Ispanya'nin Akdeniz'deki oteki topraklan (Milan, Napoli ve Sicilya) ile lspanya Hollandas1 (Beli;;ika) Avusturya
Habsburglanna b1rak1ld1. 14. Louis'nin torunu lspanya tahtma ll Philippe ad1yla gec;ti. Bundan soma lspanya tahn,
belirli arali klarla, 1931 'dek i cumhuriyetc.:i devrime kadar
Bourbonlar tarafmdan i~gal edil~cektir. Frans<i, Ameri1

106

XIX. Yuzyda Kadar Dunya 1"a1ihi1tin Analiatlari

ka'daki iki kolonisini (Newfoundland ve Nova Scotia) 1ngiltere'ye devretti.


Utrecht Ban$I ile Frans1z etkisi s1mrlandmld1, ama ortadan kaldmlamadi. Her $eyden once, Alsace ve FrancheComte'deki kazanc;lanm korudu; lspanya'daki etkisi artarak sur<lu. Dil ve uygarhg1 Avrupa'da yaytlmaya devam etci. Yenilgiden soma yeniden gur,:lenme yetenegi, ekonomik
geni;demesiyle a<;:1k<;:a belli oldu.
'
Utrecht Ban~1'mn onerrii' $Uradadtr: Bir kere, daha once adt <;ok az duyulan iki ku<;ii.k devlet, Savua ve Brandenburg, Avrupa'nm siyasal ufkunda yukselmeye ba~ladi. lki
o.lkenin yoneticisi, galip tarafa kanhm$ olduklan i<;in,
"kral" kabul edildiler. Bundan soma bi.rincisine Sardunya
ya da Piyemonte, ikincisine Prusya den,ecektir.
lkinci olarak, Westphalia ile kurnlan uluslararas1 sistem yeniden dogrulandi. Oc;~ncu olarak, Almanya hala
feodal bir karma$a ir,:inde, "ltalya" hala par<;alanmi.c;;, lspanya ise Fransa'mn etkisi alnna girmi$ oldugu ii;in, Utrecht
Ban$1'ndan lngiltere ile Ftansa en gui;lu iki devlet olarak
i;ikacaklardir. Arna, sava\tan asil kazam;:lt c;:1kan lngiltere
olmt!~tur. lngiltere arttk buyuk devlettir. Sava.? sirasrnda
lsko<;ya ile birle~mi$, Minorka ve Cebelitank'la Akdeniz
guc.:u olmu~. Amerika'da iki toprak par<;:as1 elde etm~tir.
Ama, daha da 6nemlisi, lspanya Amerikasi'na Afrikah koleler t<\~1ma ayncahg1m elde etmi~ olmas1dir. Bristol ve Liverpool gibi kentlerin gelecek donemdeki zenginliklerinin
kaynag1, bu tutsak ticaretinden elde edilen kard1.
1 (v) Ingil~ere'de Parlamenter Huhumet: 17. yuzyilda Ingiliz tarihi, "modern devletin" dogu~un<la buyiik rol oynayan ui; unsurun miicadclesinin oykiisiidiir. Monar.?i, ozel
mal ve miilk sahipleri ve hala cahil olan ortalama halk.
Aslinda, lngiltere'Je ozel mulk sahipleriyle siyasal olorite arasmdaki mucadele 12. yuzyila kadar geri gider. 15.

I 107

vc 16. yuzylllar, Tudor ve Stuart hanedanhklanmn, lngHiz


hukumct sistemini, Klla Avrupas1'nda oldugu gibi, "ki?iscl
bir monar?i" bic;iminc sokma yolundaki c;abalanm anlatu.
Ne var ki, lngiliz monar?isinin bu yonde ugra$1Smm ba~a
ns1zbg1, lngiltere'nin siyasal geli~im c;izgisini, Avrupa'dakinden ayiran en oncmli unsurdur.
Avrupa'nm hemen hemen her monar$isinde halkm
temsili bir orgam vard1. Ancak, hic;biri ingiltere'deki kadar
canh ve gu<;lu olamam1~t1r. Bu sonunt doguran ve lngiHz:
ve Kita Avrupas1 parlamentolanm birbirinden ay1ran be$
onemli ozellik vard1r. Bir kere, lngiliz Parlamentosu'nun
arkasmda: belirli temel ve evrensel haklan ic;eren belge ya
<la bildiriler vardL 1kinci olarak, lngiliz Par1amentosu yalmz toprak sahibi ~ovalyeleri dcgil, aym zamanda sec;;imle
gelen kentlileri de kaps1yordu. Dc;;uncii olarak, ingiliz Parlamentosu'nun hemen hemen tum uyeleri ma] ve mulk sahibiydi. Tuccarlar carafmdan da desteklenen toprak sahipleri, monarkm vergileri arlirmas1 halinde zenginlikkrinin
tehlikeye gircccgini biliyorlardi. Dolay1s1yla, krala kar$1 direnmek ic;in yeterli nedenleri vard1. Dorduncu olarak, tiim
ulke i.-;inde tek bir parlamento vard1 ve bu yiizden etkili
olabiliyordu. Avrupa ulkelerinde gorO.len yerel nitelikte ve
meclis gibi <;:alt~an kurulu;;lar olmad1g1 ir;in, muhalefet bir
yerde odakla:?abiliyordu. Son vLarak, parlamento ic;inde
Lordlar ve Avam olrnak uzere iki "kamara" vardt Toprak
<;1karlan bu ikisinde de temsil ediliyordu. Soylular Lordlar
Kamaras1'nda, yukan orla sm1f ise Avam Kamaras1'ndayd1.
Aristokrasinin ho.yuk bir bolumO.rnl olu~turan bu sm1f,
Avam Kamaras1'nda tuccarlar ve kent temsikileri ile bir
aradaydL Dolay1s1yla, lngiliz Parlamcntosu, Kita Avrupas1'ndakilerin aksine, sm1f farklanm kcskinle~tirmiyordu.
Aynca, yine Avrupa'dakilerin aksine, din adamlan ayn bir
gui; olarak parlamentoda yer alm1yordu.

I 108

XIX. Yilzy1la Kadar Diinya Tarihinin Anahatlan

Bu ozellikler, lngiliz Parlamentosu'na monar~iyle miicadelelerinde guc; vermi:;;tir_ Parlamento'nun elkinligini


saglayan ilk belge, 1215 tarihli "Magna Charta" idi. Daha
13. yuzyilm ba~mda, Kral'm yurtta~m ozgurlugu ve ki~isel
mah Ozerindeki yetkisini kaldtrarak, lngiltere'yi bir hukuk
devleti yapma yolunu ac;miiilI. lngiltere'deki siyasal c;at1~
mamn onemli bir ozelligi d~, Kita Avrupas1'm birbirine katan Katolik-Protestan c;at1~malanna pek sahne olmamas1du. lngiltere'deki mi.icadele, dini olmaktan c;ok, ozel mulk
sahiplerini ic;eren Parlamento He Kral arasmda siyasal nitelikte bir hesapla~maydi.
lngiltere'deki siyasal miicadele I. Charles zamanmda
(1625-1649) bir ic; sava~ haline donii-?tft. Kral, Avrupa tipi
bir monark gibi hareket ~tmeye ba~lay1p, Parlamento'ya
dam$madan lspanya ve Fransa'ya sava~ ilan edince ve sava~1 linanse etmek ir,;in vergileri artmnca, lngiliz Parlamenlosu l628'de dunya tari~ne damgasm1 vuracak bir beige yaymlad1: "Haklar Bilcf/tlsi" (Petition of Rights). Bu bildiri,
KrJrm yetkilerine sanr getirerek, hukuk siirecinden gei;ilmeksizin Kral'rn kimseyi sudayamayacag1, cezalanduamayacag1 ve halka kar~1 orduyu kullanamayacagm1 belirtmekteydi. Kral'm tepkisi c;ok sert oldu. Parlamento'yu dagmp
11 yd, toplamad1; vergileri artLTmay1 surdiirdu ve Katolik
Kilisesi ile her tli.rlii bagt kesmi!;> clan tskoc; Presbiteryen
Kilisesi'ni, Katolikligin baz1 ozelliklerini hala surdurmekte
olan lngiliz ~nglikan Kilisesi ile birle~tirmek istedi. Bu sert
tedbirler kar~1smda lskoi;lar ve uzerlerine gonderilen ordu
isyan eui. Seruvenci dL? politikanm dogal sonucu olan mali lflas ve giivenebilecegi bir orduya sahip olmamas1, l.
Charles'1 1640'ta Parlamento'yu toplant1ya i;:agumaya zorlad1. Parlamento, bakanlardan birini idama mahkum etmek gibi faaliyetlerde bulunmaya ba-?laymca, Kral'm uygulad1g1 bask1 durumu iyice kan~llrd1. Bu kan~1khk it;inde,

I 109

Siyasi foril1

(Ilk~aglardan

1918'e)

Parlamento'dan, sonra general s1faum alacak ohm Oliver


Cromwell r,:1km1~t1r. Cromwell, 1642'de tam anlam1yla
halktan olu~an bir ordunun ba-?mda Kral'a kar~1 ml1cadeleye giri!?ti. Bu arada Parlamento, Kral'1 "vatana ihanet" sui;undan yargllamaya ba-?lam1~tl. Halkm monark1 yarg1lamas1 insanhk tarihin.de ilk defa goruluyordu.
Hemen hemen her devrim, r;ok buyuk olr;ude yoneticilerin a:?mhklanndan kaynaklamr. Arna, bu a~mhklar hukukun i;eri;evesi d1-?mda bir zorbahk ve kararhhk gerektirir. Bunun sonucunda patlak veren devrimse, ba~lang1c;ta
islenrneyen ve ongorulmeyen daha da a~1n olan bir noktaya dogru suruklenir Bu, tarihteki siyasal nitelikte hemen
her devrimde boyle ohnu~tur ve lngiltere'deki ayaklanma
da genellemeyi dogrulamaktad1r. Belki, lngihzler'in i;ogunlugu, Kral'm knil, halkm <la ozgur olmasmdan ba~ka bir
degi~iklik istemiyordu. Kurtla kuzuyu yan yana ya~atma
nm bir yolunu bulma aray1~1 ii;indeydiler. Arna, Cromwcll'in, en a~ag1 tabakalar da dahil, tiimuyle halktan toplad1g1 "yeni ordu" amk geriye donecek ve ihmh davranacak
durumda degildi. Kral geri gelirse, kendisine ve "centilmenleri"ne kar~1 ba;;kald1rm1~ olan '\:apulculann" olu~tur
dugu orduya ac1mas1zca davranacag1m biliyorlardI. lordlar
Kamaras1'mn muhalefetine ragmen, Avam Kamaras1 Kral'1
yarg1lad1, su(;'.lu buldu ve 1649'da idam etti. tngiltere bir
cumhuriyet oldu ve "Commonwealth" adm1 aldi. Bu, e~ine
rastlanmaz onemde bir olayd1. Daha once, krallar sava~ta
olebilir, ba~ka krallar tarafrndan olduriilebilir, hatta bir
soylu tarafmdan zehirlettirilebilirdi. Ama, halkm bir bolumi.1nun ayaklamp krah yarg1lamalan ve idam etmeleri gorulmu;; ~ey degildi. Han~~anlann bu korkulu karabasam,
tiim Avrupa'da rahats1z edici bir ruzgar gibi esti.
Cromwell, disiplinli ordusu sayesinde, yalmz lngiltere'deki duruma egemen olmakla kalmadi. Aym zamanda
i
I

110

XIX. Ytizy1la Kadar Dunya Tarihi in Anaharlo.n

lrlanda vc iskoc;ya'daki 1650 ayaklanmalanm bastnd1.


Uzun deniz sava~lan sonunda Hollanda'y1 yencrek, lngiliz
denizlerinden kovdu. Cromwell'le birlikte lngillerc, yukselen bir deniz giicii olarak ortaya pkt1.
Cromwell'in l658'dc ohimii uzerine -a~mhklan halk
tarafmdan zaten desteklenmcmi~tir- lngiltere'de ah~dm1~
olana geri d1::>nuldu ve .monar~i yeniden kuruldu. Haua
idam edilcn krahn oghJ. II. Charles ad1yla tahta gei;ti. Ancak, Katolik olan karde~i 11. James kral oldugunda (1685)
i~ler yeniden kan~acakt1r. Kral ile Parlamento arasmdaki
mucadele yeniden ba~lad1. II. James, lngiliz tahtmm smnlamalanm anlamayarak, mutlak1yetc;i bir monark gibi hareket edince Parlamento kar~1sma dikildi ve lie; y1l sliren
mucadele sonunda 1688 y1lmda ulke<len ka~u. Parlamento
ise 1689 y1lmda "Haklar Yasas1"m (Bill of Rights) yaymlad1. Buna gore, hi~bir yasa kral tarafmdan yururluktcn kaldmlmayacak, Parl~1ento'nun izni olmadan vergi ve asker
toplamayacak, hulflk siirccinden gec;ilmedcn hie; kimsc tutulUanamayacakl1.
Boylece, lngiltere 1688 yihndan sonra modernle$meye
ba~layan dunyada gen;ek bir aristokratik yonetimin en iyi
ornegi oldu. Toprak sahibi aristokrasi, krala kar~1 yalmz
baz1 ayncahklara sahip olmakla kalmam1~. hukumete de
egcnien olmu~tur. Dolay1s1yla, parlamenter hukumet ve
hukukun ustimlugil gibi, 19. yuzy1lm kilit ilkeleri, once
lngiltere'de yerle!?mi~ ve uygulama alam buhnu~tur.
Buraya kadar anlanlanlardan anla~ilacag1 gibi, 15001700 y11lan arasmdaki donemde, uygarhgm merkezi, c;:ok
ce~itli nedenlere bagh olarak, Avrupa'nm bat1sma gec;mi!?tir. Soz konusu donemde, once Portekiz ve lspanya denizlere egemen olmu~lardu. Ancak, 1.600'lerle birlikte, gcrek
deniz ustiinlugii ve gereksc uygarhk. Avrupa'nm kuzeyine
kaym1~ ve buradaki "ulusdevletler" dunya egemenligi yoI

Siyasi Tarin (flh~ai::lanlan 191/l'r.)

lunda once denizlerde iistunlugu de ge<;:irmi~lerdir. Ustelik, giic;lu devktler olma yolunda temel siyasal, ekonomik
ve toplumsal kurumlanm saglam bir bic;imde yerle~tirmi~
lerdir. Bir sonraki donem olan 1700-1850 yLllan arasmda
bu uygarllk ye1yuzunO.n hemen hemen tum k1talarma yayilmaya ba~Layacak ve bu siirec; i<;inde Bau Avrupa daha <la
gur,:lenecektir. Bu konuyu ilerde i~lemek uzere bnak1p,
~imdi inceleme konusu olan. donemden Avrupa'nm dogusunda ortaya c;1kan ve bat1smdakilerden <;ok farkh olan geli~melere gec;ebiliriz.
d. Dogu Avrupa'da Zayifiayan ve Gui;lenen
Devletler: Avusturya ve Pnisya
17. yuzy1lda ve ozellikle Westphalia Ban~1'ndan sonraki
donemde, modern dunyanm kurulu~u ac;:.1smdan kahci etkileri olacak olaylar, Orta ve Dogu Avrupa'da ortaya pkti.
Yava~ yava~ zayiflamakta olan bir zamanlarm Li.stun gui,;leri, Kutsal Roma lmparatorlugu, Polonya Cumhuriyeti ve
Osmanh Devleti'nin topraklan uzerinde, Avusturya, Prusya ve Rusya'nm yukselmesine tan1k olundu.
16. yuzy1ldan 18. yuzy1la kadar, Bat1 Avrupa'da gorulenin aksine, Dogu Avrupa'da koylu kitlesi giderek ozgurlugunft yitirdi. Banda gu<;lu bir tOccar ve burjuva suuf1 yaratan ve emegiyle c;ah~anlan hukuken ozgl'.ir ve hareketli
bir i~gucii haline getiren ticaret devrimi, Dogu Avrupa'da
buyuk toprak, sahiplerini gu1;lendirmi~ ve bunlar serflik
kurumuyla zorla ~ah~tmlan geni~ i~gucune sahip olmu~lar
dt Dogu Avrupa'da temel tqp]umsal ve ekonomik birim,
tanm arazisi olarak kaldi. Burada lord, zor!a <;:ah~tmlan
koyluleri (robot) lam anla1myla somurmekteydi. Bu serflerin izinsiz ba~ka yere gitme, evlenme ya da ba~ka bir i~ ogrenme ozgurlukleri olntad1g1 gibi, 18. yuzyilrn ortalarma
kadar haksizhklara kar~1 ba~;vuracaklan bir hukuk kurumu
I

112

XIX. Yuzyrla Kadar Dtinya T<1rihini11 Anaha!lrm

da yokm. Ozet olarak, Dogu Avrupa'da loprnk sahipleri


gti;:k1 ve yonetim gene! olarak despotikti. Yeni yuksdrnekte olan Avusturya, Prusya ve Rusya'cla cla durum aym olacakt1r.
Gerileme.kte olan Polonya, Kutsal Roma tmparntorlugu ve Osmanh devleti birbirlerinden i;:ok farkhyd1lar. Kutsal Roma lmparatp~lugu, eski Hlristiyan gelenegini bazt
baknnlardan sOrdurrnekteydi. Polonya'mn Bau ile eskiye
dayanan baglan vard1. Osmanl1 devleliyse, Avrupa'ya yabann say1lan Milsh'lman bir git<;tt'l. Ancak, bu i.'lc; devlet
bir<;ok noktada birbirine benzemekleydi. Bir kere, her
Ct<;:fmde de merkezi otorite zay1l1am1~n. Devletin varhg1,
merkezdeki monarlt ile <;evredeki valiler, askeri. c.'>nderler,
losaca mahalli yoneticiler arasmdaki anla~maya dayamyordu. lkinci olarak, o.i;:u de etkili bir yonetim sisteminden ve
bokumetten yoksun kalmaya ba~lanu~lardi. Fransa'da en
iyi ornegini g1,<lugt1mt1z "modep1 devlet" anlay1?I bu ui;;
devlette de yoktu. Son olarak, Ct<; devlet de i;:ok degi.?,ik
ulu~lardan olu~maklaydi. Dolay1s1yla, uze.rinde oturduklan geni? toprak pan;;as1 siyasal a<;1dan zay1f, yani yeni devletlerin ege men Ilk kurabilecekleri kadar "yumu~ak11."
(i) Kutsal Roma Imparatorlugit ve Gui;:lenen Devletler:
Avusturya ve Prusya Daha once sozu <;ok ge<;:en Kutsal Roma
lmpa;atorlugu, Voltaire'in deyi~iyle, "ne kutsal, ne Romah,
ne de imparatorluktu" Ordusu, geliri ve i-?1eyen bir hukCtmet me~anizmas1 yoktu. Otuz Yil Sava~lan'ndan sonra, nas1l say1khgma bagh olarak 300 ile 2000 arasmda degi~en
say1da hi."tkl'1mran haklan1 sahip devleuen olu$uyordu (son
say1da, Guney Almanya'da bulunan "lmparatorlugun ~6valyeleri" de vardir). Tfun bu devletler, israrla "Germanik
C1zgurl(1kkr" adm1 verdikleri haklarnu korumak ist.iyorlardt. Bu cla, kisaca, kU.\iik devktlerin irnparator tarahndan
denetlenmemesi anlamma gdiyordu. lmparator ser;ilirken,

I 113

Siya'i forih

(llk~aglardan 1918'e)

"elektor" ad1 verilen devlet temsildlerinin olu~turdugu se"di yet', se(ilecek imparatordan iiye devletlerin ayncahklanrn kabul ,etmesini ~art ko~uyor, pazarhga oturuyordu. Dolay1s1yla, 15. yuzy1lm ortalanndan beri surekli
imparalor sei;ilen Habsburglar'm yetkileri, Avrupa'nm oteki monarklarmki kadar geni~ olmamt~ll. Son diyet 1663'te
Tuna'daki Osmanh ilerlemesine kar~1 almacak tedbirleri
kararla~llrmak it;in toplanm1~t1. lmparalorluk Diyeti 1806'
da Kutsal Roma lmparatorlugu tarihe kan~ana kadar bir
daha da toplanmayacakllr. Oye devletlerin lmparalor'a kar~1 mucadeleleri sonucu, mutlak1yet<;ilik bir biittln olarak
Almanya'da sm1rlandmlm1$ oldu, ama 300 devlet ii;inde
minyatur hH,:imiyle surdu. Her devlet yoneticisi kendini bir
14. Louis, saraylanm <la bir Versailles gibi gormek al1~kan
hgmdaydi.
l 700'lerle birlikte bunlar arasmdan iki tanesi, Avusturya ile Prusya, yonet1cilerinin huner ve irndesiyle giic;lenmeye ba~ladt. Uzun sure bunlann, Avusturya Habsburglan
ve Brandenburg ya da Hohenzollern hanedanhg1 dL?mda
surekli kullamlan bir adlan bile yoktu. Zamanlal birine,
yuzy1llarca Yukan Tuna'da ku(.:iik bir ar~idukluk olarak
varhgmt surduren Avusturya, otekine yuzy1llarca Balt1k k1yilannda ufai<. bir bolgenin ad1 olan Prusya denmeye ba~
landi.
Avusturya, Westphalia Ban~1'ndan iki ti<; ku~ak sonra
buyuk ve yeni bir imparatorluk hahne geldi. Beh;ika ve
ltalya'da ortaya <;1km1;; oimakla birhkte, aslmda ba:;;kenti
Viyana'da olan bir Orta Tuna lmparatorlugu'ydu. Macaristan ve Bohemya'y1 da i~erdigmden, Alp, Bohemya ve Karpat dag sistemleri arasmda yay1lan bir devleui. Alman etkisi guc;lii olmakla birlikle, c;okuluslu bir nitelik ta.$1yordu.
Habsburglar'm tum c;abalanna ragmen, A\'Usturya monar;;isi, I. Dun ya Sava~1'nm sonunda y1kilana kadar, bir ki;;i
~ici

I 114

XIX. Yuzy1la Kadar Dtinya farihi in 4nahatlan

~cvresinde

toplanan "uluslar koleksiyonu" olarak kaldi.


/\vusturya lmparntorlugu'nun bu niteligi, belki I. Dunya
'-lava~1'nm nedenlerinden birini olu$tUracakllr.
l 4 l 7'de Hohenzollern ailesi modern Prusya'nm i;ekird~~gi olan Prusya'y1 yonetmeye ba~la<li. Modern Prusya, 17.
yf1zyilda bir iki kiii;uk arazinin claha Hohenzollern Hanedanlig1'nm eline gei;mesiye ortaya <;1kti. Otuz Y1l Sava\jilan
.. 1rasmda 1640'ta Frederitk Wilhelm Prusya tahtma oturdu. Soma "BU.yuk frederi.ck" ad1m alarak Prusya'yi. gui;lu"
Im devlet bii;iminc sokw. Frederick, ulkesinin k11(.11k oldugunu, dogal savunma hatlarma sahip olmad1gm1 ve gu~'.
lu kom~ulan bulundugunu anlad1gmdan, yalmz geni-?le'
111ek i<;in ' dkgil,
var olabilmek ii;:in de gudu bir orduya
clayanmas1 gerektigi sonucuna vard1. Kui;uk de olsa gui;lu
vt disiplinli bit or<luyla, buyuk devletlerin Prusya'y1 siya~al manevralannda hesaba katacaklanna ve b.9.):lece gf1r;_
~gesi p.a.liJikasmda baz1 avantajlar saglayabil~cegine ina, 111y~r~)Devlet, kurulu~nll....Jlt..._b~l~~ va_r}ig1nlorcli1yii
~~ ve ordusu savesinde e:uclu bir siyasal blri!!!_~i11c ge~ Ancak, bu verilere dam:!.!.l_<!_rak xaygm bi!.:;irUde inamlamn akSI:ile, tarihinin son a~amalan_hari~,c.P'fusyif'
o;ava~kan--olmaktan <;:ok militarist bir devletti. -satdugan de)!.i 1, ihLirashydL Arna, ozu orduya dayah oldugundan, belki
dl' Avrupa'mn en militarist devleti sayilabilirdi. Tum devliLlerde, devlet mekanizmasm1n bir dereceye kadar silahh
kuvvetleri destekleme amac1yla kuruldugu dogrudur.
!\ma, Prusya'da devletin dikkat ve enerjisinin buyuk bir
ht\lumo silahh kuvvetlere yoneldi. Bu anlat1lanlarm sonu( ti olarak, Prusya'nm toplumsal geli~me ve sm1f yap1s1 uze1inde ordu c;ok bLiyuk etki yapmI-!?lU.
Prusya yoneticileri, adlanna '~Junker" denen bu.yuk
1oprak sahiplerinin daha iyi subay olacagma, <;:linku koylult-ri surekli komutla yonetmeye ah~1k okluklarma inanm1~
LirdL. Dolay1s1yla, Prusya ordusunda burjuva subay hemen

115

Siyasi T ari11 (II k~agiardan 191 B'e)

hemen yok denecek kadar azdi. Aynca, Prusya'da orta s1mf, Oteki Avrupa devlederindekilerin aksine, zengin dcgildi. Ozel 111ulk sahibi olarak toplumsal guc;leri de azch. Tipik bir orta s1rnf insan1, hukomet i<;in C,ah;;an devlet gorevlisi durumundayd1. Bunlar, soylulara biiyuk sayg1 duymaz, devlete hizmet eder ve ordulanyla gururla111rlard1.
Biiyiik Frederick ile birlikte bunlarm olu~turdugu devlet
hizmeti durusllugi.i ve i;ah~kanhg1yla Avrupa'da un yapmaya ba~ladi. K1saca, gui;lu ve disiplinli ordusu, diiriist ve <;;ah~kan devlet hiztnetiyk Prusya, Avrupa'nm gudu devletleri arasma girmeye namzetti.
(ii) Polonya'nrn Zayifligi: Polonya'ya "cumhuriyet"
denmesinin nedeni, kralm sei;imle i!?ha~ma gelmesi ve anayasal ozgurluklerin yaygm olmas1ydi. Bunun belki de en
bnemli nedeni, halkmin c;ok kan~1k ve topraklannin i;ok
geo.is. olmas1ydL Hic;bir merkezi sistem bu kadar geni~ topraklan ve degi!?ik uklan etkili hh;imde yonetemeyecegi ii;in (
(bunun tek istisnas1, 17. yuzyila kadar, i;ok farkh bir devlet
mekanizmasma sahip olan Osmanh devletiydi) ozellikle
merkezden uzak yerlerde yerel yoneticiler baz1 ayncahk ve
ozgurlukler kazamyorlardi.
Polonya'da toprak aristokrasisi, ulkedeki oteki sm1f1an
etkisiz hale getirmi~ti. Boylece, Polonya ne Fransa'daki gibi
mutlak bir monar-?i ne de Ingiltere'deki gibi etkili bir parlamenter hukumete sahip olabildi. K1saca, Polonya ad1 veri~
len lopraklar bir guc; bo~lugu olu~turuyordu. Ozellikle
Moskova ve Berlin gibi yuksek git<;: merkezleri geli~meye
ba~laymc~, Polonya sm1rlarma yap1lan bask1 artt1 ve sonuncla bu gu<;: merkezle:ri tarafmdan pan;aland1.
(iii) Rusya'nm Biiy1i.k Devlet Olmas1: Bu arada ofil:!._
Avrupa' iyukselen bir ba~ka devlet de Rusya idi. MS 862
y1 m a Vi dngler'in 14 saldmlan sm1smda Kiev'de kurulmu~
14

Vikingler, 8. yuzyildan 10. ruzytla kadar Kuzey ve l:lau Avrupa'mn k1y1daki

I 116

XIX. Yuzy1laKadar !Jiinya Tarihi11i11 Arralratlan

olan Rusya, Batt ile Dogu dzelliklcrinin bir kan~1m1 haline


gelene kadar, Bat1 ve Bizans'la ticari ve dini baglanm guc;lendirmi$li. Ill. lvan (Buyuk lvan) "Tum Ruslann <;;:an" 15
iddiasmda bulundugu zaman (1462-1505) kendisini Bizans imparatorlannm sonuncusu olarak ilan edip, Rusya'nm Bizans'la baglanm vurgulamaktaydi. Ostelik, <;:arhgm alameti olarak, t..Bizans'm i;ift ba$lt kartahm almI$tL.
Krem}tn'de_ki sarav..!.__.!ia. BU.ans imparatorfanmn 1stan.b~~~1g_.taklidivdi. Zaten. "lkinci Roma lmparatorlugu" iddiasmda bulunan Bizans, TU.rider tarafmdan y1k1ld1ktan soma, Rusya'mn, Ortodoks H1ristiyanhgmm
gen,:ek merkezi olarnk "Uc;Oncu Roma lmparatorlugu" olacag1 t.ahmin.ediliyordu. Rus onderliginde Onodoks H1ristiyanhg1 gun'eye ve doguya dogru geni~leyerek, 1slamiyet'in
guc;lu oldugu bolgeleri dine ge\irebilirdi.
Ill. Ivan tahta c,:1kugmda, "modern Rusya"nm ulusal
b1rligi saglanmaya ba~lanm1$tl bile. Oglu III. Vasil 1533'te
oldugu zaman Rusya tam anlam1yla dogrnu$ ve ilk defa 12.
yuzyilda bir sm1r kasabas1 olarak ad1 gei;en Moskova
Prensligi Rus dev\etinin merkezi olmu~tu. Zamanla, Avrasya step topluluklanmn ozgurluk ve yerdlik anlay1~m1 surduren ve e-?it hiikumran prenslerin ktmfederasyonu bii;imindeki Kiev gelenegi, yerini (:ar'm mutlak1yeti;i yonetimine lnrakti. Rusya'nm kurulu~ donemi <;:arlan ordulannm buyuk bir bolumunu suvari birlikleri, bir bolumunu
de kentlerden toplad1klan piyadcyle olu~turarak, feodal
lordlara bag1mh olmaktan kurtuldular. Bu durum, merkezi
otoriteyi gu<;:lendirici ve <;:arlann despotizmini artmc1 bir
etki yaptI.
------yerle~im

15

bolgclerine yagma saldmlan duzenleyen 1skandinav denizdleridir.


Roma imparatoru Sezar'dan sonraki devlel adaml11r111111 baz1lan, "onun gibi
olmak' i<;in, adm1 kendi adlanrnn basma eklemislerdir. Avuscnrya, Alman
ve Rus lmparatorlannm "Kayzer" ve "C:ar" gihi adlarmm ha~larma koyduklan unvanlar, "Sezar" s6zcilgimden gelmektedir.

I 117

Siyasi Taril1

(Jll~~aglardan

1918'c)

Rusya'nm bu tarihten sonraki geli~mesinin oykiisu,


Avrasya duzluklerinde kurulan bu kiii,:uk devletin K1ta'ya
bir ucundan oteki ucuna kadar egemen olmak ic;in geni~le
me mucadelesidir. Mogollarm ve Tiirklerin bat1ya s1zmaya
ba~lad1klan suada, Ruslar da kiirk pe~inde doguya do~ru
geni~lediler. 16. yuzyilm ortasma gelindiginde, 1533-1584
y11lan arasmda Carolan IV. lvan (Korkunc; Ivan) Orta Volga bolgesinde bir Mi'tsluman Hanhgmm merkezi olan Kazan'1 eline gec;irdi. 16. yuzyilm bundan sonraki bolumiinde
ve tum 17 yu.zy1l boyunca, Don, Dinyeper ve Volga akarsularmm bercketli vadileri Ruslann denetimi altma girdi.
Bu denetimin kurulmas1yla, dogu ve guneydogu yonlerinde Rus gcni~lemesi kolayla~m1~ oldu. 17. yilzy1lm ortalannda tOm Asya kttas1 doguya dogru gec;ilerek, Pasifik Okyanusu k1.y111da Okhotsk kenti kuruldu. Rusya bundan
sonra guneye dogru sarkt1, ama bu yondeki genL?leme
Amur akarsuyunda Cin'deki Manchu Hanedanh{\i tarafmdan tam iki yiizy1l durduruldu. 1707'<le Japon a'311annm
kuzeyinde Ka1rn;atka yanmadas1 Rus bdtlgesi ilan edildi.
18. yuzy:ilm ortalanna gelindiginde, Ru'Slar Bering Bogaz1'm gec;erek Alaska'ya girdiler ve Kalifomiya'ya dogru ilerlemeye ba~ladilar. Bu geni~leme, Amerika K1tas1'mn dogu
ucunda bag1ms1zhg1m kazamp, bat1ya dogru tum k1tay1
egemenligi altma alma ugra$1 veren ABD tarafmdan durdurulacaktu. Ruslar, battya dogru gepi~lemelerin~eyse, lsvec;
ve Polonya il.e giri$likleri uzun mucadeleden sonra Blllllk
Denizi'ne, dolay1s1yla a~1k sulara pktilar.
18. yuzydda I. Petro (Peter) ve Buyiik Katerina'mn
(1762-1796) hukiimdarhklan doneminde Rusya'nm oykiisO, bauya dogru geni~leme ve Bat1hla~ma i;abalanm anlatu.
Her iki monark da, Hollandah, Alman ve lngiliz teknisyenlerinin Rusya'ya goc et.melerini le$vik ederek, hem orduyu
hem de devlet mekanizmasm1 guclendirmek istediler. Ba-

XIX. Yu:c:yrla Kadar Diinya T11rihinin Anahatlan

t1'nm iistun gucu, ancak on]arm sahip oldugu arat,;lar' ve


anlayt~Ja dengelenebilirdi. K1saca, Rusya'mn "Dogulu" yuzOniin degi~tirilmesinde ve bir Avrupa devleti haline getirilmesinde kararhydilar. Sarayda Avrupa gi.ysikri giyilmeye ba$land1 ve Kuzey Avrupa Protestan devletlerinde oldugu gibi, Kilise, monar~inin denetimi aluna almdi. Prusya'da Biiyuk Frederick'in yapltg1_gibi, devlet ordunun ihtiyat,;lanna gore yonetilmeye ba.$1an<ll- Urallar'da bir silah
endiistrisi kuruldu ve Rusya'nm "Bat1hla$ngmm" bir simgesi olarak, ba-?kent balt)'a, St. Petersburg'a almdt. Car J.
Petro'nun "Buyuk Kuzey Sava$t" (l 700-1721) sonunda Letonya ve Est01}ya gibi iki bolre lsvet,;'ten almarak, Rus gucii Ba!t1k'a tam anla1mya yerle$ti. I. Petro'nun oldugu 1725
tarihine gelindiginde, Rusya onemli bir Avrupa devleti olmu$ltl. <;:ari\:e Katerina'nm Osmanlilar'a kaT$l giri$tigi
1768-J 774 ve 1787-1792 sava$lan sonunda, Rusya Karadeniz'in kuzeyine de yerle~ti. Boylece, 18. yuzydm sonunda,
Balttk'tan Karadeniz'e ve oradan da Pasifik Okyanusu'na
kadar geni~ Avrasya bolgesi uzerinde. 20. yuzy1hn ikinci
yansmm "super gucO" Rusya'nm c;erc;evesi kurulmu$ oluyordu.
Rusya'nm 18. yuzyd boyunca bu geni$lemesi, 17001850 donemindeki global.le~me sured i~inde, Bali Avrupa'nm bazt kurum ve dO~Once!ftinin Avrasya kua kutlesi
boyunca yay1lmasm1 saglaml$llT. Donya kultOrel dengesinin bozulup, Bau'nm Ostunliigii karada da ele gec;irmesi
yolundaki tarihi surec; apsmdan onemi budur.

e. Islam Dunya.smm Zayiflamas1 ve Osmanlllar16


lSOO'lerle birlikte Bau'nm yokselmesi ve 19. yuzythn orta16

Bu bohim yaziluken yararlamlan kaynaklar: Noel Barber, Lords of tht Gol


den Horn, l.ondta, Pan books, 1973: Mouoe Berger, Tl1t Arab World Today,
Garden City, New York, Doubleday and Co. hie., 1962; James A. Bill ve

Siyusi Turih (111;aglardan 1918'e)

Lannda dtinya Ostl.inlugunu dine ge<;:irmesi tslam di!.nyasmda ve gene! olarak Asya'da bir "dti~ii~" donemidir. Hemen hemen donyanm dort ko~esi, 13ati'nm siyasal, ekonomik ya da ktilliirel tist(mliigi:t aluna girdigine gore, Islam
dunyas1 ve onun en gu<,:Li.i. ve belki <le Lek bagm1s1z devleti
olan Osmanhlar da bu clii~u~tcn nasiplerini alacaklard1r.
(i) Islam Diinyasmm Gerileme Nedenleri: 600-1000
y1llan arasrnda en parlak donemini Arap unsuruyla ya~a
yan lslamiyel'in, 16. yuzy1lm sonlarma kaclar Tiirklerle en
geni~ snmlanna ula'.?t1g1 ve en guc,Jo <lonemine girdigi,
bundan onccki boll.imler<lrn birinin konusuydu. Ancak,
16. yuzy11La birliktc Islam dunyasmin bu ustiinlo.gunun
k~1lkt1gma, daha sonraki yi.izy1llardaysa geriledigine tamk
oluyoruz. Nedcn? Bu kadar geni~ c;aph bir olayrn nedenlerinin nc dcnli karma'.?1k ve \'.Ok sayida olabilecegini de gormii~ bulunuyoruz. Burada, uzun vad~de 6nemli goriilen
nedenler gene! birkar,: kategori i~:inde verilmeye <;:ah~1la
cakt1r. Islam dtinyas1 16. yuzyilda bazJ i<;: vc d1~ sorunlarlat.
kar~1La~t1. Genel olarak lslam dunyas1 ve dzel olarak Osmanh devleti bunlann etkilerinden uzun sf1rc kmllft.1lama
yacakt1r. l:\az1 tllkelerinse hala l<urtulmu~ olduklan soylenemez.
;
lslam d1:lnyasma kar~ lberik yanmaaasmm 16. yuzyilda Akdeniz, Atlantik ve Hint okyanuslanndan gosterdigi

"

CMI L~hkn, Politic.~ in the Middle I'ast, Boston, Little, Browu and Co., 1979: H.
A. I.. l'isher A History of Europe from tl1c Beginning of 1he 18th Crnuuy to 1937,
l.ondrn, Eyre and Spolliswoade, 1952;John A. Ganacy and Per.er Gay, "A Hi.-tory
of the World", c. Ill, The Madeni World, New Yor,k, Harper and Row, Publishers,
1972; Lorri Kimoss, Thr Ottoman Cmturies, The Rise and the fall of the Turkish
Empir~, ist~nbul, Sander Kitahcv:i, 1977, \"lilliam Y1cNdll, The Rise of th" West: A
History of Human Community, Chicago, Chicago l..iniv. Press, 1963; Arnold Toynhe~, J\ Study of History, Lanum, Oxford Univ. Pr~ss, ft)35; i. H. Uzunr;ar~th, Os111aF1/r Tarihi, 1. cilt, 2. klSlm, Turk Tarih Kurumu l\as1mcvi, Ankara, 1977; vVilliam \\'ootlruff. The SI t11ggle
Press, 1981.

/r.r Wrnld Power,

l 500-1980, Londra, The "f..facmillm1

xrx. Yuzyila Kadar Dunya Tadni in Analwt!an

tepki, uzun vadeli ve onemli sonw;lar dogurmu~tur. Daha


once de gordugumuz gibi, Ponekiz, 16. yuzy1ldan once
Bat1 ve Dogu Afrika kt)'l ~eridine egemen oldu ve sonra guney denizlerine inerek bolgedeki Islam ticaretini baltalamaya ba~ladi. lspanya ise, 1492'de Granada'y1 eline ge~irdi
ve 16. yuzy1hn ba~mda Kuzey Afrika'da Muslumanlarla 1;at1~t1. Arna, 16. yuz.ytl boyunca Akdeniz'de yine de Osmanh
donanmas1 egemen kaldi. Osmanhlar aym ba~any1 Hint
Okyanusu'nda gosteremediler ve bolgede Porlekiz'in ustunlugunu bozamadilar. Zamanla, Akdeniz ve Hint Okyanusu'nda deniz egemenligi Hollanda, Fransa ve lngiltere'ye
ge~ti.

Bu devletler denizlerdeki ba~arilarmt bir bak1ma Osmanhlara bon;lu sayilabilirler. Osmanhlar bu devletleri
Portekiz ve lspanya'nm yaratt1gi ani tehdide kar~1 birer
denge unsuru olarak gorduklerinden, 16. yOzy1ldan ba~la
yarak, Ozellikle Fransa ve lngiltere'ye t;:e~itli ticaret kolayhklan saglad1lar. Ani askeri tehdit ortadan kaldml1yordu,
ama aym zamanda uzun vadede daha da y1k1c1 olacak ekonomik tehdidin tohumu da at1hyordu. Fransa ve lngiltere'yi bu ticaret anla~malanna iten ekonomik nedenlere daha once deginihni:;;ti. Ayn ama<;larla hareket eden devletlerin r;1karlan bir noktada birle~ince, ortaya bir dizi anla~
ma <;1ktr. 1535'te Fransa'ya ticaret ayncahklan saglandi.
lngiltere'nin "Levant" Ticaret ~irketi 1580'de benzer ayncahklar aldi. 0 donemde belki "z.arars1z ve onemsiz" gibi
gorunen ve bir Avrupa devletintn CtsLOnlOgOne kar;;1 koymak ir;in ba~ka bir Avrupa devletine verilen bu ticari kolayhkla r (sonraki do nemlerin ka p itulasyonlan) Avru pa'n m
gelecek hakimiyetinin temelini olu:;;turdu. 17 yuzy1hn sonlanna dogru Fransa, lngiltere ve Hollanda gemileri Osmanh
limanlanndan uzak mesafeli ticareti ellerine ger;irmi:;; olduk1r.
I

121

Siyasi Tarih (tlk~aglardan 19IR'e)

Bu olumsuz sonucun olu~masrnda, Osmanh devletindeki tiiccarlarm toplumsal yap1 i<;indeki olumsuz ko~ullar
dan etkilenmelerinin de pay1 vardir. Osmanh tuccarlan ticari pkarlann gerektirdigi esnekligi anlamayan asker ve
yoneticilere bagh durumdayd1lar. Once de goruldugu gibi,
Dogu toplumlarmda merkezi olorite, toprak sahiplerinin
yanmda tuccarlara da kendine bagh hirer hukiimet uzant1s1 gozuyle bakm1~nr. Hem Bat1 Avrupah tuccarm devletten
gordugu destek, hem de Dogu'da ticaretin te~vik eailmesi
gereken bir ugra~ olarak devletin oncelikleri listesinde on
siray1 bir tiirlu alamamas1, Osmanh tuccarlanm buyuk i;aph ve uzun mesafeli ticarette Avrnpa ile rekabet edemez duruma getirdi. Ostelik, 16. ylizyilda Islam donyasmda "arac1"n1n baharat ticaretinden elde ettigi kar <la kaldmtdi. Bu
ve uzun mesafeli ticaretin Avrupa devletlerinin eline gec;mesi, modern zamanlarda Islam dunyasmm ba~ans1zhg1nm ternel nedeni sayilmaltd1r.
Arna, l 700'lerde, Avrupa ticaret guciintm uzun vadeli
sonuc;lan kimse tarafmdan ac;1kc;a gortilemezdi. (unku, bu
tarihlere gelinJiginde, Osmanhlann ba~anh deniz sava~lan
sonucu, Akdeniz'de Iberik yanmadasmm tehdidi ortadan
kaldmlm1~n. Aynca, Hint Okyanusu'nun hi<; ohnazsa kuzeybat1 k1y1lannda aym yanmadanm ustun duruma ge.:,:mesi k1sa sureli olarak engellenebilmi~ti. Ostelik, Bat1 Avrupa
ticareti henuz Osmanl1 devletinin ii; bolgelerine sokulamam1$tL DolaylSlyla, Osmanhlar, kendilerine ~imdiye kadar
gur; vermi~ olan eski yonetim modeli ve anlay1$mdan aynlmay1, belki o donemde, biraz <la hakh olarak du;;unemediler. Eski yontemler gelecekte de i~leyebilirdi. Ortac;:agda
Hm;h Seferleri nas1l uzun vadede ba~ans1z olmu~, lslam gucu galebe c;:.alm~sa, ~imdiki Bat1 "saldms1" da ba~ans1z olIDU$lU. K1saca, panige kap1lmak, refor'm yapmak ve MOslOmanlann temel ustunlugunden ku~ku duymak ic;:in neden

122

XIX. Yiizy1la Kadar Diinya Tarilii }r.Anahatlari

1ol<1u. Osmanh devleti buguniinden mcmnun, yanmndan


11mi1li bir hareketsizlik ii;ine girdi.
lslam dunyasmm 16. yuzyilm sonlanyla birlikte gerihmesi iizerinde ctkili olan ikinci fakcor, Avrasya k1ta kut1i-~111de Rusya'nm gui;h:i bir devlet olarak ortaya \;tkmast ve
l11rnun sonm;land1r. Rusya, 16. yiizy1hn ortalannda, bundan onceki k1s1mda goriildiigii gibi, Kazan ve Astragan
h.mhklanm eline gei;irmi~ti. Bunun sonucunda tum Volga
hi'>lgcsi Rus yerlc~im vc ticaretine m;Ild1. Sonra, buyuk so1 un olu~turan Kazaklar da Rus denetimi altma girince,
lluslar Ukrayna bolgesinde rahatlad1lar ve arkalanndan
1111in olarak Urallar'1 gc\tiler. Oncu tiiccar ve seruvenciler
l~11s giiciinu Urallar'm dogusunda da yerle~tirmeye ba~lad1L11 Ruslar, bolgenin zengin dogal kaynaklanndan yararla11.1-rak, 1638'de Pasifik Okyanusu'na kadar dayanddar.
I'
.
Rusya'nm Asya'daki bu ba~anlannm Islam dunyas1
.1~ 1smdan uzun vadeli onemli sonuc,'.]an ol~u. (:in smmndan ba~lay1p, bugunku Pakistan, Afganistan vc lran'dan
i:n.:erek, Osmanhlarla birlikte Tuna'ya kadar uzanan lslam
dtmyasmm kuzey smulan 16. ve 17. yuzy1llarda onemli
11,-ude darald1 ve iistiin Rus giicu kar~1smda zay1f kaldt. 1~
lc.. ilerde gorulecegi gibi, H1ristiyanlarla dogrudan temasta
h11lunulan Avrupa'da ve Akdeniz'de lslamiyet zaferlcr ka:a111rken ya da en azmdan elinde bulunam korurken, Do1~11 Avrupa ve Asya'daki bu kay1plar, lslam dunyasmm ilk
~1 rilcme i~aretleri oldu.
Siinni-~ii ~au~mas1 ve bunun uzun vadeli sonudan da
Islam dunyasmm zay1flamasma yol ai;an unsurlar arasm1lad1r. Halifeligin Hz. Muhammed'in damad1 Ali'den geldi~~111 i savunan .Siilik ile Ebubekir, Omer ve Osman'm me~ru
i )ll'tini kabul ,eden Siinnilik arasmdaki bolimme, onceleri
1,i1lesel ve ac;1k bir i;att~ma bi;;iminde degildi. Aynca, za111anla Sufilik gibi i;ok i;e~itli boliint'iilerin ortaya i;ikmas1yla,

I 23

Siyaii Ta1i'1

(tlh~aglatdan 191 B'e)

bu temcl boh:intu c;ok karma~1k bir hale geldi ve keskinligini


de yiLirdi. 15. yuzy1lda Osmanhlarda SOnniHk resmi devlet
dini ol<lu. Arna, once de deginildigi gibi, kurulu-? doneminin
bt.iyuk ho~gorO. havas1 ic;inde, Osmanhlar hemen hemen hic;bir dinsel boluntu ile ili~kilerini ve baglarm1 bozmam1~1ard1.
Dervi~ cemaatleri gibi lslamiyet'in farkh yorumlannm co~
kun dinsel heves ve heyecanlan, Osmanhlarm kurulu~ saglamhgmda ve geni~lemesinde <;ok elkili ohnu~tu.
16. yuzy1lm hemen ba~mda, lslam dunyasmdaki bu
dinsel ve dolay1s1yla siyasal denge bozulmaya ba~lad1.
1500'de Hazar Denizi'nin guneyinde bagnaz bir $ii toplulugu, tsmail Safavi'nin onderliginde onemli bir guc; haline
geldi. lsmail Safavi, sava~kan ve gui;lu bir orduyla Tebriz'\
ele gei;:irerek kendini "lran ~ah1" ilan etti. 1506'da tum
lran PlaLosu, 1510'da ise Bagdat ile hugunku lrak'm buyuk
bir bohimunii denetimi altma aldi. Bu ba~anlann gizi, Ismail Safavi'nin c;evresinde toplanan askerlerin, ku~aklar
boyu yeraltmda ~ii propagandas1 ile ko~;ullandmlmalan sonucu elde ettikleri dinsel bagnazhlrnr. l~te, hu noktadan
soma Islam dunyas1 ii;:inde Siiler hesaba kat1lmas1 gereken
bir giic; haline geldiler. 0 kadar ki, 15l4'te Sah lsmail'in
ki~kutmalan sonucu Anadolu'da bile Osmanhlara kaT$1
ayaklanmalar ba~lad1.
Bu tarihe kadar, surekli bau yoniinde Avrupa ve Akdeniz c;evresine seferler yapan ve Anadolu yanmadas1 d1~m
daki topraklara buyok bir ilgi goslermeyen Osmanhla:-m
dikkatlerinin bir bolumu doguya c;evrildi. Osmanh gucundeki bu boliinmenin ne gibi sonm;;lar dogurdugunu ya da
eger bu ayaklanmalarla Osmanh gucii, enerjisi ve dikkati
baudan c;evrilmemi~ olsayd1 burada nereye kadar geni!?leyebileceklerini kesin t;izgileriyle gormek olanaks1zdir. Ancak, Sii ayaklanmasmm neden pldugunu soyleyebilecegimiz dogu seferleri sonucu, Osmanhlarm nUfus bile$iminin

XIX.

Yu~yila

Kadar D1inya Tarihinin Anal1citlari

nas1l degi;;tigi daha once belirtilmi~ti. Belki, devletin bunyesindeki bu deg~iklik, Abbasilerden soma c;:unlmeye ba~
layan Arap-lslam toplumsal dokusunun Osmanhlann yap1s1 ic;:ine girmesi vc Osmanhlann ~imdi hem ball hem de
dogu y6niinde geni~lemeye ba~lamas1, ilcrde kar~1la~1lacak
gui;luklerin ilk belirlileri oldu.
Osmanh Sultam I. Selim'in (Yavuz), 5ii ayakh1nmas1ni
bastirmak ve dogudaki Sah Ismail tehdidini ortadan kaldumak i~in buyuk bir ordu toplamas1 gerekti. Anadolu'daki
ayaklanmalan bast1rd1ktan soma, 1514'te <;:akhran'da Osmanh topi;usunun gucu Safavi bagnazhgma galebe i;:aldi.
Arna, yenic;:eriler arasmdaki huzursuzlugun sonucu olarak
Sultan, Sah lsmail'in gficOnu tam ortadan kaldmnadan geri
domnek zorunda kaldi. Boylece, 16. yuzy1l boyunca Safavi
devleti, 'Islam dunyasmda rahats1z edid ve zay1nauc1 bir
unsur olarak kaldi. Hele, bolgenin kuzeyinde kendini giderek hisseHiren Rus gucune kar~1 lslam'm ortak harcketinin
onem kazand1g1 bir donemde bu bolunmu~luk uzun vadede daha da zay1flanc1 oldu.
Tum bu olumsuz geli~melere ragmen, 17 yuzy1lda,
hangi olc;:ute vurulursa vurulsun, Islam dunyas1 16. yiizyilda kar~ila~ug1 gu~lukleri yenmi~ gibi gorunuyordu. H1ristiyan dunyasma kar~1 ustiinlugunu ya da en azmdan denkligini bir kez daha ortaya koymu~. d1~tan ve ic;:ten gden
tehhkeler ortadan kalkmI!;ilI. Bu yamluc1 du~uncenin en
onemli sonucu, Avrupa'da ortaya c;:1kan yeniliklere kar~1
bir tutuculugun lslam alemine ve Osmanh devletine egemen olmas1du. ltalyan Ronesansma hakim olan ruh, Fatih
Sultan Mehmet'in saraymda da vardi. Yavuz Sultan Selim
ve Kanuni Sultan Suleyman, bu guc;:lii miras Ozerinde devleti 16. yuzy1hn ~onuna kadar iyi yoneuiler ve geni~letti
ler. Arna, yenilikc;:i anlay1~ da yava!;i yava~ sonmeye ba~la
m1~t1. Onlardan sonra gelen padi~ahlar zamanmda, yani
I

I 125

S iy'1$i Tanh

(Jlh~aglardan

J918'f)

17. yuzy1lda, Avrupa'da modern bilim, edebiyat ve elkili


devlet yonetimini doguran ara~tmc1, yenililH;;i akunlar ve
anlay1~, Osmanh devletinde gorulemedi.
Bu sonucun yaraulmasmda lslam dl.'myasmm toplumsal yap1s1 da etkili oldu. MO 5000'lerden beri, biiyuk Mezopotamya uygarhklan da dahil, kent insanmm memur ve
toprak sahiplerine siirekli ba~ egmesi, cuccarlann i$lerin1
geregine uygun bir bi~imdc bag1ms1zca yurutememeleri,
Ortadogu toplumlannm temel ozelligi olmu;;tu. Koylu de
asker ve devlet memurlan tarafmdan surekli ve s1k1 bir denelim alunda tutulmaktaydi. Bu toplumsal ozellikler, ister
istemez, ~imdi tum Ortadogu bolgesinin tek egemeni olan
Osmanh devletine de gec,:mi~ ve devlel en gorkemli donemlerinde bile bu kahba uymu;;tur. Boyle bir ortamda ve ozel.
likle 17. yuzyilm gene! zay1flama sured i!;'.inde yeniliklerin
ve yaratictbgm ye$erecek lOprak bulamayacag1 a<;1knr.
(ii) OsmanlL Devletinin Zayiflarna Nedenleri: Ozel olarak Osmanh devletinin once duraklama ve sonra gerilemesinin a<,;1klanmasmda, Kanuni Sultan Suleyman'dan soma
gelen padi~ahlann buyuk bir i;ogunlugunun yeteneksizligi,
zevk ve sefa du~kunh.i.gu ve kiminin de psikolojik bak1mdan dengesizligi, onemli bir neden olarak gosterilir.. Bu, tiimuyle dogru bir ac;:1klama olamaz. Osmanh devletinin za
y1flamasmm asil a{.1klayw nedenleri, bir yanda gene! olara:i< lslam dunyasmm yukarda anlaulan zay1fhklarmda, ate
yanda Osmanh devletine ozgC1 yap1sal bozukluklarda aranmahd1r. Bau Avmpa'nm gii.1;'.IO devletlerinde, belki de Osmanh tahtmdakilerden daha yeteneksiz ve daha dengesiz
monarklann sayJSt az degildir. Arna bu durum, o devletlerin giii;lenmelerini ya hii; etkilememi~ ya <la <;:ok k1sa sureli
olarnk durdurmu~tur. Bu bakundan, ~imdi yap1lmas1 gereken, lslam dunyasmm gerileme nedenlerine ek olarak, Os111anlJ dev le tine ozgii yap1sal bozukluklar O.zerin<le dur1

126

XlX. Yiizy1la Kadar Diinya Tarihinin Anahatlari

makur Boyle bir yakla~tm, buyuk bir devletin zay1flamas1nm nedenlerini daha apklay1c1, ogretici, k1saca daha bilimsel bir temel uzerine oturtabilir. C:unku, buyuk devletler
bir iki yoneticinin ki~iligi ya da davram~1yla degil, i,.:ok temcl tarihi, ekonomik, toplumsal ve siyasal gii\ler tarafmdan y1k1hrlar, "olumleri" de hasta yatagmda degil, buyuk
bir sava~lll sonunda olur. Osmanh devleti bir istisna degildir. Kar~1 konulamaz gu~ler zay1flatm1~lar, 1. Dunya Sava~1
da y1km1~l1r.
Osmanh devleti.nde ba$1ayan uzun duraklama, gerilcmc ve y1k1lma doncmlerinin en belirgin gostergesi, Avrupa'da feti111erin dwm4:; ohna.'i1d1r. Bu aym zamanda zay1flama surecine girilmesinin en 6nemli nedenleri arasmdadir.
Osmanhlarda Avrupa i.;indeki fetihler ii\ a\tdan devletin
gu\;lenmesini saglam1~t1. Her $eyden once, Musluman gii\
olarak Huistiyan Avrupa'ya kaT$1 sava$, Osmanhlara bir
ama<; duygusu, birlik ve beraberlik saglamaktayd1. DevleLin enerjisinin tumu bu yonde kul!amlmakta ve gelecek saVa:ilarda ba$an kazanmak i\in devletin y6netimi s1k1 mtularak, hazinenin dolu olmasma dikkat edilmekteydi. lkind
olarak, felihlerin durmas1yla Osmanl1 hazinesi yoksulla$maya, ganimet gehrleri ve y1lhk vergiler de azalmaya ba~la
dt. Pek onem verilmeyen, ama en az ilk ikisi kadar onemli
bir ba~ka unsur, yeni fethedilecek topraklar olmaymca,
Osmanh devletinin o zamana kadar ba$an He s-Ordurdugu
nO.fus yerle~tirme politikasmm da durmas1du. Bunun sonucu olarak Anadolu'da nufus gereginden ~ok arlmca, ki~iler birbirlerini soymaya, gidecek yer olmaymca kenrleri
doldurmaya vc k1rsal bolgelerde kan~1khklar ~1kannaya
ha~ladilar.

Kanuni Sultan Suleyman'm iyi niyetli toprak reformumm monark.m isteklerinin aksine sonui;lar dogurmas1, zay1flamanm ikinci nedeni say1labilir. Osmanh toprak siste-

Siyasi Taril1 (illi~aglardan .1918'e)

minin temel kurumlan olan has, zeamet ve umar dag1t1m1,


yerel duzeyde gorulen aksakhklann giderilmesi amac1yla
yerel olOritelerden ahmp merkezin tasarrufuna buak1ldi.
Bu davrani~, o donemde Bat1 Avrupa'da merkezi otoritenin
gu<;lenmesi yolunda ve ozellikle Fransa'da ortaya c;1kan
merkezile~me sureciyle yakm bir benzerlik gosteriyordu.
Bu bak1mdan, yenilikc;i bir hareket olarak degerlendirilebilir. Ama, Osmanh devletinde bu toprak dag1t1m1, zamanla
iddialann hakhhg1m.1an c;ok, merkezde, Saray'da c;evrilen
dolaplara konu oldu ve rii~vet alma gibi amai;;larla yapilmaya ba~land1. Boylece, Kanuni Sultan Siileyman'm amadnm
aksine, Osmanb devletinde buyuk toprak sahipliginin ve
bunun itzerinde de 1rsiyet ve rniras hakkmm dogdugu goruliiyor. Bu da, o tarihe kadar Osmanh fetihlerini btiyuk
ol<;ude kolayla-?nrm1~ bulunan ve toprak sahiplerine bOy(1k
yararlar saglayan Osmanh toprak sisteminin ortadan kalkmasma ve toprak sahibi koylunii.n buyiik toprak sahipleri
tarafmdan somurulmesine yol ac;m11?lII. Boylece, art1k A.vrupa koylusu Osmanh'y1 kurtanc1 gozuyle gormemeye ba~
lam1~ ve agu vergi yukunun alunda ezilmi~tir.
Zay1flamanm uc;uncii nedeni, merl~ezdeki yonetici hadronun bozulmas1d1r. Daha once padi~ahm yonetici maiyeti,
kokeni genellikle koyh.i olanlardan olu~maktayd1 ve bunlar
k1rsal alanlann sorunlanm c;ok iyi biliyorlard1. Ama, 16.
yuzytlm sonlarma dogru padi~ahm yonetici <;evresi ic;ine
tiimuyle kentlerde ya~ayan ki~iler girm.eye ba~lad1. J~in daha da kotiisii, bunlar aile nufuzu ya da parayla bu yuksek
yerlere geliyorlard1 ve yerlerini olmelerinden sonra ogullan ahyordu. Bunun kac;:milmaz sonucu olarak Osmanh devletinde "nepotizm" (yuksek devlet mevkilerinin akraba ya
da <;ok yakm arkada~lara b1rak1lmasm1 saglayan kay1rma
sisterni) uygulamas1 ba~ladi. Bu ko~mllar altmda, padi~ahla
nn devlet yonetimine sahip olamama!an, bo-?vermi~lik, sol
128

X1X. Yuzy1la Kadar J)unya Tarihinin Ana11atlan

rumluluklarm dag1t1lmas1 ve yonetim ilkeJerine baghhgm


ortadan kalkmas1 sonucunda, merkezi otorite bozulmu;; ve
z:ay1flam1;;tu. Daha once hukumdarm mutlak ki;;isel oloriLesine bagh ve onun maiyeti tarafmdan etkili bir bic;imde
yoneulen devlet, padi;;ahlann otoritelerinin sars1lmas1yla
parc;alanmaya, kan~1khklara ve duzensizlige ugram1st1r.
Zay1flamanm salt e1zonomik nedenlerinin incelenmesinde
~u noktalar ag1r basmaktadu. Birincisi, ekilen topragm buyuklf1gunde herhangi bir degi~iklik olmaksmn, nufusun
h1zla artm1;; olmas1du. lkincisi, Yeni Dunya'dan lspanyolAmerikan alt1m Avrupa'ya sokulunca fiyatlarda aru;; olmas1du. Bu da Osmanh parasmm degerinin dti~mesine ve
yiiksek ennasyona yol ac;t1. Avrupa'nm oteki devletlerinde
de aym ~nflasyonun varhgma daha once deginilmi~ti.
Arna, bu devletler, ~imdi geli;;mi~ olan ticaretleri ve Osmanh devletinkinden daha saglam olan ekonomik yap1lanyla, enflasyonun etkilerini k1sa surede gec;i~tirdiler ve
helki de bu enflasyonist gidi~ten uzun vadede yararland1lar. Osmanli devleti bu ekonomik s1kmt1y1 bir tO.rlu atlatamad1. 1584 y1lmdaki devaluasyonla allm para % 50 oramnda deger kaybetti ve askerlerin maa~lannm verildigi
gumu~ sikkeler erililerek daha ince bir kalipla bas1ld1, ic;indeki bak1r oram artmldi.
16. yuzyil boyunca Osmanh nufusu iki kal am1 ve Avrupa'da geni~leme olanag1 kalmaymca bu nufusu yerle;;tirecek toprak k1thg1 c;ekilmeye ba-?land1. Toprak kuhg1 koylo.leri ve ozellikle gen1;leri ba-?ka yerlerde ya$amlanm
kazanmaya itti. Osmanhlarm "lonca" sistemine dayanan
ekonomisi, toprak iirunlerinin d1-?mda herhangi bir ekonomik kaynagm geli~mesine de izin vermiyordu. K1bns'm
ahnmas1, sorunu biraz ertelemi~ti ama ozellikle Anadolu,
i;;siz, topraks1z ve koksiiz ki~ilerle doluydu ve bunlar yerel
haydutlarm parah askerligi gibi bulduklan her tiirlu i~e
I

129

Siyasi Tarih

(llh~aglardan

19 lB'e)

ginneye ba~laddar.
Hazine buyuyen a<;1g1 kapamak i<;in vergileri artnarl!_k
yeni kaynaklar arama yoluna gitti. Bunun yukuyse gerek
merkezi, gerek yerel yonetimler kanahyla koyhinun s1rtma
bindi. Enflasyonun yiiku daha i;ok sabil gelirlilerin yani asker, sivil ya da adli olsun, memurlarm uzerindeydi. Bu ise
onlan rii~vete, kotii yola ve koylulerden hukuk d1~1 vergi
istemeye itti.
Zay1flamanm ask.eri nedenleri arasmda, "yeni~eri ocag1 "nm bozulmas1 buyuk onem 1~1yor. Topraksal geni~le
menin durmasmm bir ba~ka sonucu da H1ristiyan kokenli
asker bulmamn ar11l< olanaks1zla~mas1dar. Bu, silahh kuvvetlere 1;ok say1da Musluman nufusun almmas1 sonucunu
dogurm~lur. Boylece, devlet i~indeki ~e~itli askeri ocaklarm bile~imi, dayam~ma duygusu ve askeri disiplinleri bozulmu~ oldu.
16. yuzydm ortalarmda yeterli say1da seferin yap1lmamasmdan aylak kalan ve ekonomik durumun kotiilugiinden dolay1 maa~lan111 duzenli alamayan yeni<;erilere zanaatkarhk yapma izin verilmi~ ve boylece ticarel hayatma
aulan ve lstanbul Hiccarlanyla kayna~an ocagm sava~ma
hevesi ve disiplini kaybolmu~tur. Aynca, Kanuni Sultan
Suleyman doneminde cvlenmelerine izin verildiginden, yenic;eri ocag1 bir de babadan ogula ge<;en bir nitelige kavU$mu~tur. Dolay1s1yla, 16. yuzy1lm sonlanna dogru ycni<;eriler kan;nkhk c;:1karan ve y1k1c1 isteklerde bulunan bir ocak
bi1;imine donii~tu. Ornegin, 1589'da degeri du~i1rulen parayla maa~lan verilince ayaklanarak Topkap1 Saray1'na kaclar girdiler ve Divan toplant1dayken padi~ahtan sorumlu
yetkililerin kafalanm istediler. Bu istegin yerine getirildigini soylemek, devletin i<;ine dO~tO~u durumu anlamaya yeter. Dstelik, 1593'te sipahiler ayakland1g1 zaman bu isyan
yenic;eriler tarafmdan bastmlm1~ ve boylece iki ocak ara-

XIX. Yii:c:y1la Kadar Diinya Ta1ihini11 Anahatlan

smdaki rekabetten yararlanmak gelenek halini alm1~t1r.


Bunun y1k1c1 SOnll(;:.lannt soylemeye bile gerek yak.
Osmanh devletinin zay1l1ama nedenleri arasma konan
ve ne anlama geldigi de pek belli olmayan bir "devletin do~al yay1lma sm1rlarma kavu~mas1" olgusu vard1r. 18. yuzy1ldan bak1ld1gmda Rusya'nm "dogal s1mrlan"nm neresi
oldugu iki a~ag1 iii; yukan belliydi. Bu devlet daha sonraki
yO.zy1llarda Mogolistan, Afganistan'm kuzeyi, Kafkasya'nm
guneyi, Polonya'mn dogu bolgesi ve Dogu Avrupa'nm geriye kalan yerlerinde genisleyip gur;lenirken, herhalde dogal
smulannm otesindeydi. Hele, 17 yuzyila gelinip, ilk deniza~m somurge imparatorluklan kuruldugunda, "dogal s1mrlar" kavram1,. anlamm1 tamamcn yitirdi. Ornegin, merkezi lstanbul olan bir "kara devleti" ir;:in Viyana kenti,
belki karadan ele ge<;irilmesi olanaks1z olmasa bile son derece zor bir i$li. Arna, ltalyan yanmadasma denizden egemen olan bir devlet ir;in, bu denli zor olmasa gerek
Fatih Sultan Mehmet gibi ufku r;ok geni$ bir hukumdann yapmak istedigi de belki buydu. lstanbul'dan soma
Roma'y1 ele gei;irmek ve ltalyan yanmadasma egemen olduktan soma, guneyden Avrupa'nm "emperyal kalbi" Viyana'y1 i;evirmek istemesi, mant1ga uygun du~uyor. Aksi
halde, 1479'da ltalyan yanmadasmm gii.ney ucundaki Otranto'yu eline gei;innesi ve gelecek saldmlar ii;in burada
Gedik Ahmet Pa~a gibi en iyi komutanmm yonetiminde
20.000 asker buakmas1 nas1l ai;iklanabilir? ltalya'nm dag1mkhg1m korudugu, bin;ok kent-devletin birbirinc du~tugu
bir donemde, iyi planlamm~ ve hevesle yurutulen bir harel<etle bu i~ ger~ekle~ebilir, Roma ile Bizans'm y1kllmasmm
dogurdugu buyuk bo~luk, dirik ve giii;hi bir devlet tarafmdan doldurulabilirdi. Arna, bu.yuk Fatih'in 148l'dc gen~
ya~ta olmesi, bu ihtirash ama gen;eki;ilikten pek uzak olmayan planm uygulanmasm1 engelledi. Dsrelik, olumu

I 131

Siyasi larih (1ik~agiarda111918't)

uzerine Osmanh devletinde ilk kez ba$layan Laht kavgas1


suasmda II. Beyazlt'm, karde~i Cem Sultan'a kar~1 kullanmak ii.zere Gedik Ahmet Pa~a'y1 ve Otranto'daki kuvvetlerden buyuk bir boh:tmO.nu geri c;:ekmesi, Otranto'nun hemen dii.~mesine yol ac;:arak plam tam an!amtyla tarihin
derinliklerine gomdu.
lngiltere, Ho1landa, Portekiz gibi devletlerin deniz egemenliginin buyuk onem kazand1g1 donemde dogal geni~le
me alamnm smulan hangi olc;:utle, nas1L ~izilebilir? Bir
Hindistan, bir Avustralya ve bir Amerika, c;:izilecek smmn
temel manug1m soramamaktadu. Tum bu du~uncelerin t~f
g1 altmda, soylenebilecek olan, Osmanh devletinin zay1flamasmm temel nedenleri arasma, devletin dogal yay1lma
alanlarmm sm1rlanna dayand1g1 varsaynmndan c;:ok, ac;:1k
denizlere tam anlam1yla egemen olamamasm1 koymak gerektigidir
(iii) Solrnlh1 Donemi: Zayifiamaya Kar~1 Onlemler: Kanuni Sultan SOleyman'dan sonra gelen padi~ahlann c;ogu
devlet i~lerine buyuk ilgi gostermemi~lerdir. Bu durum bir
bak1ma ulkenin yaranna da oldu denebilir. Cunku, devlet
i~leri hemen llimuyle yelenekli sadrazamlann eline ge~mi~
(Sokullu ve Koprululer gibi) ve "zayif padi~ahlar ve guc;:lu
sadrazamlar" d6nemi ba~lam1~ttr.
Kanuni'den sonra tahta gec;:en II. Selim doneminde
(1566-1574) Rus gucu Osmanhlan Karadeniz'in kuzeyinden tehdit etmeyc ba~lam1~. Kazan Hanhg1 ve tum Volga
vadisi uzerinde egemenligini kurmu~tu. Ostelik, Turkistan'tn da ele gec;:mesiyle buradaki Muslomanlann, Osmanh
padi~ahmm koruyucusu oldugu kutsal yerlere dini ve ticari ama.:;:larla gitmelerini engellcmeye ba~lam1-?lard1. Bu
olumsuz geli~meler kar~1smda Sadrazam Sokullu Mehmet
Pa~a'nm Islam alemini zay1flatan temel nedenleri dogru
olarak anlay1p, r;e-?itli kar!?l tedbirler ald1g1 gozleniyor.

II 132

XIX. Yuzy1la Kadar Dunya Tariliinin Anaha!lan

1568'deki Azak Seferi bunlardan biridir.


Azak Seferi'ne uzun vadede onemli sonur;Lar dogurabiLecek ama<;larla giri~ilmi~tir. Her ~eyden once, Karadeniz'in kuzeyinde ciddi boyutlara ula~an Rus geni~lemesi,
bu devlet yorede daha <la gu<;Lenmeden durdurulmak istenmekteydi. lkinci olarak, Halife s1fat1yla tum dunya
Muslumanlannm koruyucusu olan Osmanh pad~ahmm
prest~iinin yeniden saglanmast amai;lamyordu. Aynca, Sokullu Mehmet Pa~a Don ile Volga akarsulan arasmda Osmanh donanmasmm gec;ebilecegi bir kanal yapurmak du$lincesindeydi. Boylece, Os~anh denetimindeki Azak denizine dokulen Don ile Hazar denizine dokulen Volga birbirine baglamrsa, Osmanh donanmas1 Hazar'a da hakim
olacakn. Bunun Osmanh devleti a<;1smdan iki avantaj1 vardi. Bir kere, hem battsmdan, hem de donanma ile Hazar
denizinden bask1 altmda tutulacak olan lran, Osmanhlara
kar$t seriivenlere giri~mekten ahkonabilecekti. lkincisi,
Osmanh kuvvetleri Rusya ile Iran arasma girerek, giineye
dogru Rusya'nm olas1 geni$lemesini durdurabi\irdi. Tum
bunlaruan, Sokullu Mehmet Pa~a'nm, Islam dunyasm1 tehdit eden ve daha once deginilmi~ bulunan ti<; unsurdan en
az ikisini kavradgt ve tedbir almaya c;ah~t1g1 anla~ihyor:
Sunni-~ii c;atl~masmm, Islam dunyasma zarar vermeyecek
boyuLiarda tutulmas1 ve Rus tehlikesinin ortadan kaldmlmast. Ne var ki, iklim ko~mllarmm uygunsuzlugu ve zamanm teknolojisinin yetersizligi, bu ilgini; ve akilh projenin
gen;ekle~mesini engellemi$tir. Yapilan Osmanh-Rus antla$mas1 mevcut statiikoyu da pek degi$lirmemi$tir. tlginc;
olan bir nokta, Sokullu'nun Suvey$'te de bir kanal ar;ma ve
ho.ylece Osmanh donanmasm1 Hint Okyanusu'na k1sa yoldan c;1karma dii$Cmcesidir. Ancak, tum bu i$lerle ugra$ilacakken, Yemen'de patlak veren ayaklanmanm bastmlmas111a <;alt~1lmt~tlr.

Siyasi Tarih (ilk,aglardan 1918'e)

Sokullu'nun denizlerde beliren lberik tehdidi konusunda da duyars1z olmad1g1 anla~1hyor. Sokullu, Akdeniz'de bir numarah di1~man sayd1g1 lspanya'ya kar~1 bir hareket di1zenlemeyi tasarhyordu. Ancak, IL Selim'in, Istanbul ile Misu arasmdaki ticareti eogelleyen ve Dogu Akdeniz'de <;ok stratejik bir yere sahip olan K1bns adasmm fethi
konusundaki kararhhg1 bu harekan engellcdi. K1bns adas1
1571 y1lmda Venedik Cumhuriyeti'ndeo ahndi. Ada'da Katoliklere kar~1 Yunan Ortodokslannm eski ayncahklan
canlandmld1 ve Latin mtsak sistemi kaL:hnld1. Venedik
soylulanna ail olan toprak devletle~tirildi. Yerel halka ekonomik yard1mda bulunuldu ve K1hns'a Anadolu'dan nufus
yerle~tirildi.

K1bns'm Osmanhlarca fethi, Hiristiyan dunyasmda biiyiik bir lepkiye yol a<;t1. Papa V. Pius'un <;abalau sonucunda, turn Hiristiyanlan bir Hac;h ruhv ;~11de bide~tirmeyi
amai;;layan "Surekli Kutsal Birlik" kuruldu. Papahk, lspanya, Venedik, Malta ~ovalyeleri ve ltalyan kent-devletlerinden olu~turulan filoya, V. Charles'm oglu Don Juan komuta etti. lnebahn Deniz Sava~.a (Lepanto) hilal ik hat; arasmdaki son buyuk deniz sava~1du ve Osmanh donanmas1nm yenilgisiyle sonw;lanm1~tu. Cervantes, Don Quixote
(Don Ki~ot) adh kitabmda bu sava~tan "Hzristiyanlar ic,:in
TO.rklerin yenilmez olmad1g1m gosleren en lalihli gun" diye soz eder. lnebahn'dan alt1 ay sonra, 1572 y1lmda, Kaplan-1 Derya K1hc; Ali Pa~a'mn komutasmdaki Osmaoh do
nanmas1, Akdeniz'in egemeni oldugunu gostermek iGin
Akdeniz'e ac,:1ldt. Osmanh bayragmm yeniden Akdeniz'de
g6rulmesi, Venedik'in Osmanhlarla licaret c;:1karlan ve zaferden sonra Hiristiyan devletleri arasrndaki ittifakm c;ozulmesi sonucunda, Venedik'le Osmanhlar arasmda K1bns'1 resmen Osmanh devletine birakan bir ban~ antla~mas1
imzalaod1. 1573'te, lnebahu'dan sonra lspanya'mn eline

I 134

XTX. Yuzyrla Ka.da.r Danya farihinin Anahatlan

gei;:mi;; bulunan Tunus geri almdi. 1578'de Osmanli elkisi


l;as'a kadar geni$letildi. Burada, Fas ~erifi kendileri ii;in i;al1;;acak bir ba;;kastm tahta r,:1karmak ii;:in mudahale eden
Portekiz'e kar;;1 Osmanldardan yard1m istemi;;ti. Yap1lan
sava~ta Osmanh donanmas1 galip pkt1 ve hatta Portekiz
Krah Sebastian oldu. Bu deniz yenilgisi Portekiz'in ba~at
gur,: durumundan dii;;mesinde ba$hCa rolU oynam1~t1r.
1578'de IL Selim eceliyle, 1579'da Sokullu Mehmet
Pa-?a ise muhalif1eri tarafmdan olduruldu. Bu ti.stun yeteneklere sahip sadrazamm oldurulmesi, Osmanh devletinde
uzun surecek olan gerileme ve y1ktlma doneminin ba;;lang1c1m olu~turan en onemli olayd1r.
(iv) IV. Mural vc DevlcUn Yenidcn Canlanmasi: IL Selim'den sonra "sihk padi-?ahlar donemi"ne girilir. IV. Murat'm tahta <;1kt1g1 1623 y1hna kadar olan bu donemde, saltanat 11..-C!cadelesindc lrnrde!ii katilligi artarak suruyor. I.
Mustafa gibi ger<;cktcn akli dengesi bozulmu~ olanlar tabla
<;1k1yor, haremin devlet i.$lerindeki elkisi art1yor. askeri disiplini bozulmu~ olan yeni<,:eri ocag1 buklugu her fusatta
ayaklamp kan;;1khk pkard1g1 yetmiyormu;; gibi, devleti i.$lerinde Harem'le birlikte en etkili gu<; haline geliyordu. Yeni<;erileri ortadan kaldumak isteyen ilk padi$ah II. Osman'd1r. Bunun ii;in buyuk bir Asya ordusu kurmay1
planlam1~ ve bunlarla lstanbul'a yuroyup Yenic;eri ve Sipahi ocaklanrn onadan kaldmnay1, yeni ve gu<;lu bir orduyla
devleti gui;lendirmeyi denemi.$tir. Ancak, 1622'de yeni<;eri
ve sipahilerin ayaklanmas1 sonucu annesi Safiye Sultan'm
da dolaplanyla I. Mustafa yeniden tahta pkanlim~ ve IL
Osman oldurO.lmO$tG.r. IL Osman tebaast tarafmdan ol.dO.rulen ilk Osmanh padi$ah1d1T ve devletin ne duruma d'ii.$ttigii.nOn de en iyi belirtisidir.
Osmanh devletinin boyle bir ortamda ihtiyac; duydugu, yenic;erilerin aclmas1zhg1m, sivil yonetimin c;urO.mG.$-

l 135

Siyasi Taril1

(llli~aglardan

19 lB'e)

lugunu ortadan kald1racak, en az onlar kadar zalim ve onlarm sayg1 duymad1g1 kanun dozenini tekrar kuracak bir
"tiran"d1. Tahta gei;tiginde 14 ya~mda olan Murat, zamanla
tam boylc bir hukumdar oldu. Evliya <;:elebi, Murat'm Osmanh padi~ahlan arasmda en ac1masm oldugunu yazar.
Murat tahta gec;:tigi zaman devletin her yerinde kan~1khk
vard1. Anadolu ic;: sava~ ve ayaklanmalarla inliyor, lran,
Bagdat ve Erivan'1 ele gec;:iriyor, LObnan'da kabileler isyan
ediyor, M1su valileri sadakatsizlik omekleri veriyor, BerbeI"i kabileler bag11ns1zh1< i~:in <:ah~1yor, Kmm Tatarlan ayaklamyor, i;apulcu Kazaklar Bogaz'a kadar tum Karadeniz klytlanm yagmahyorlard1. Bu felaket. durum gent; Murat'm
kesin gozlemlerine konu oldu ve onemli dersler c;:1kar<l1.
K1sa bir sure sonra da devletin yonetimini ttimuyle eline
ald1.
IV. Murat, once yonetimi Haremden ve dolap t;eviren
vezirlerden kurtardt. Yenit;eri ve sipahilere baghhk yemini
ettirdi ve estirdigi teror anar~inin sonunu getirdi. Bu iki
ocagm devlet i~lerindeki elkisini onadan kaldird1ktan sonra Anadolu'daki ayaklanmalan bastud1 ve l63S'te ilk Asya
seferine i;1karak Erivan'1 yeniden ele ge~.irdi. 1638'de Bagdat seferine c;:1kt1. Bagdat geri ahnd1ktan sonra lran'la, yuz
y1' once Kanuni Sultan Suleyman'm yapt1g1 ban~a benzer
bir ban!l yap1ldi. Bu, Gazi gelenegini surdurerek ordusunun ba~mda sava~an Osmanh padi~ahmm yapt1g1 son ban~
olacaktu. IV. Mural i~leri tam yoluna koyamadan 1640'ta
oldu. Devlet, olumunden sonra yeniden boyok bir c;okuntO i<;ine girecektir. IV Murat'm yerine, tflmuyle Topkap1'da yeti~en, korku ic;inde buyiiyen, agabeyinin zulmunu
devralan, ama onun degerlerini almam1~ bulunan I. lbrahim gei;Li.
(v) I<opri.tluler Donemi: Avrnpa Baskmnm Azalmasz: l.
Ibrahim donemi (1640-1648) i<;erde c;:urOmO~luk, ama d1l 136

XIX. Yuzy1la Katb:ir Du1tya Tarihi1ti1t Allahatlan

~arda smirh ba~anlar donemidir. Yetenekli komutanlar sayesinde Kmm Kazaklar'm elindcn geri almm1~ ve Girit'in
onemli limanlan ele ger.;:mi~tir. 1648 de I. Ibrahim tahttan
indirilerek, yerine yedi ya~mdaki IV. Mehmet ge<,:irilmi$lir.
Yeni padi~ahm c;ocukluk ve olgunluk donemlerinde, boyok devlet adamlan olan Koprololer'in sadrazam olduklanm gorOyoruz. Kopro.loler etkili ve aydrn bir yonetimJe
padi~ahm mutlak despotizmini smirlandirm1~lar ve devlete
belirli bir i<,: islikrar saglam1~lardu. Bu s1rada devlel Avrupa'dan bask1 altmda kalmad1g1 ic;in bunun saglanmas1 ko-

layla$1m~tu.

Simdi, Sultan Sii.leyman'm 610.mO uzerinden tam yii.z


y1l gec;mi!;i bulunmaktadir. Bu yuz y1l ic;t~rde kan$1khklar
ve dertler donemidir. Avrupa'da art1k fetihler donemi kapanmI$tir, ancak Avrupa devletlerine toprak da yitirilmi~
degi.ldir. Bunun 6nemli bir nedeni, hem dini hem de siyasal olarak Avrupa'da reform kar$1ll hareketlerin ba$lamas1
ve Otuz Yil Sava~lan sonucu Avrupa devletleri arasmdaki
anfa.!;imazhklard1r. Tam aksine, Avrupa'da Osmanh'nin ittifakm1 saglama c;abalan vard1r, ama Osmanh devleti boyle
bir yard1m1 verecek durumda degildir.
Osmanh devletinin 17. yozyilda Ilabsburg lmparatorlugu' na ilk yenilgisi, 1664 y1hnda St. Gothard'da olmu~
tur. Bu sava~m 6nemi, 17. yuzyilda Osmanh ordusunun ve
askeri hilgisinin donemin geli~melerinin arkasmda kald1gim ai;1k bir bir;;imde gostermesidir. Otuz Yil Sava~lan sonunda Avrupa ordularmm orgutlenme, egitim, oncierlik,
taktik ve malzeme apsmdan c;ok buyiik deneyler ve geli~
meler kazand1gi anla.~nlm1~. KoprOlii.'nii.n ilk ba~anlan ve
iyimserligine ragmen, Osmanh ordusunun, gelenek.sel
yontemleriyle, i;agm gerisinde kald1g1 ortaya <;1km1~tu. Bu
arada, daha once iki !imam ele gec;en Girit adasmm ba~
kenti Candia 1666 y1lmda zapt edilmi~tir.

II 131

Siyasi Titrih

(Ill1~aglarda11

191 B't:)

Kopruhi ailesinden Sadrazam Ahmet Pa~a'nm 1672 y1lmda olumO. ve IV. Mehmet'in damad1 olan Kara Mustafa
Pa~a'y1 sadrazamhga gelirmesi, Koprululer'in canlandmnaya <;:ah~t1klan devletin gerilemesinin antk onlenemeyeceginin ilk habercisi oldu.
(vi) Viyana Ku~atmasi (1683): Sadrazam Kara Mustafa Pa~a. bir "fatih" olarak dl'myaya U.n salmak hiilyasmda
olan ~ok ihtirash bir adamch. Bagnaz bir H1ristiyan dii?ma111 olarak, I. Bayeztt'in tehdidini yeniledigi, yani bir gun
Roma'nm St. Peter rneydanmda atla dola~acagm1 soyledigi
rivayet edilir. Viyana'yl ele ge<:irdiklen soma Ren'e dogru
yiiriiyup Fransa Krah 14. Louis ile sava?acagm1 <la soylemekteydi. Arna ne var ki, bir askeri komutan olarak yetenekleri -;:ok s1mrhydi.
1680'lerle birlikte, Katolik yonetiminden memnun olmayan Protestan Macarlar ayaklanmaya ba~ladilar ve Imparatora kar?I bir iki ba?andan sonra Padi~ah'tan yard1m istediler. Aynca, l-'ransa'ya da yard1m i<;:in ba~vurmu~lard1. 14.
Louis yanhm vaat ederken, lstanbul'daki elc,:isi aracrhg1yla,
bir Osmanh-llabsburg sava~mda yans1z kalacagm1 da belirterek, Osmanhlann son Viyana kusalmas1m tahrik etmi~
oluyordu. Edirne'de 1683 ilkbahannda buyuk bir ordu
toplandi. Bu, eski Osmanh geleneklerine uygun olarak, din
ugruna H1ristiyan Avrupa'ya kar~1 giri:;;ilen son buyi\k
Musluman seferi<lir.
Kara Mustafa Pa~a'mn en onemli eksigi, t1pk1 Sultan
Suleyman'm 1529'da yapt1g1 gibi, ag1r toplanm get.irmemi~
olmas1yd1. Sadrazam daha c;ok Turklerin gen;:eklen c,:ok ustun olduklan maymc1hga, tune! kazarak patla11c1yla surlan
devirmeye guveniyordu. Once, kenti ablukaya alarak yard1m gelmesini onlemere i;ah~tt ve soma siper kazma i?ine
giri?ildi. Kale alnnda patlaulan mayrnlann surlarda a<;:t1g1
deliklerden bir iki kez kente girmek mumkun olduysa <la,

I 138

XfX Yii:i;y1la Kadar Dtinya Ta.-il1inin A11ahatlan

bu giri~imler pClskurtul<lu. Tam bu sua<la Polonya birliklerinin ken tin yakmlarma geldigi goruldu. Polonya Krah Jan
Sobieski kente hakirn olan bir tepede (Kahlenberg tepesi)
karargalum kurdu. Bu tepenin Osmanhlar tarahndan korunmam1$ olmas1, Kara Mustafa Pa~a'nm bir ba~ka hatas1c.hr. Kentin ku~atdmas1yla me~gul bulunuldugundan, Polonya birliklerine kar~1 onlem almmam1~tl. Ostelik,
Sobieski'nin geldigi gorulmu~ olmasma ragmen kuvvet.in
bir k1sm1 bu yeni dii!,'manla ugra~mak ii;:in aynlmadi. Kahlenherg tepesini eline ge(irmek h;in bir harekette de bulunrnadi. Kaleden top at1~1 ba~lay1p, Polonya suvarileri tcpeden a~ag1ya inerek Osmanh ordusunu iki ate~ arasmda
b1rakt1klan zaman, arnk yapacak bir ~ey kalmam1~tl. lki
ate~ arasmda birak1lan Osmanli ordusu c;ekildi.
Sultan Suleyman 150 yil kadar once, Viyana'y1 ula~1m
sorunlan, havanm muhalefeti ve ag1r toplarmm olmamasr
yuzunden alamam1~, ama ordusuna hic;bir zarar verdirtmeden geri donmesini bilmi~ti. Ancak bu kez, Kara Mustafa
Pa~a, bir meydan sava-?1 vermi-? ve ordusu buyuk oli;ude
<larmadagin olmu-?tu. Bu Viyana ba~ans1zl1gmm 6nemli sonw;lan oldu. Bir kere, Osmanhlann bir atih devlet olarak
prestijinde buyuk yaralar ai;ild1. fkincisi, ku?allnadan bir
y1l sonra Venedik, Osmanh devletine sava? a<;arak Preveze
ve Mora'y1, Habsburglar da Hirvatistan'm buyuk bir bo\Ctmunu i?gal etti. Boylece, Osmanh devletinde toprak yitirme sured tam anlam1yla ba~la<li. Oc;O.ncO olarak, bu larihten soma, yeni ulus-devletleriyle Batl'nm go.cu, Dogu'ya
galebe <;alacak ve bundan boyle aradaki u<;urum, yalmz askeri degil, ekonomi ve loplumsal geli~me alanlarmda da
belirgin bir hal alacakur Son olarak, Avrupa i(in aruk bir
lehdit olu-?turmayacak olan Osmanli devleti, ba~ka bir devletin grni-?leme konusu haline gelecektir: Rusya.
(vii) Karlofr,;a ve Gerileme Donemi: 1699'da Osmanh-

l 139

Siyasi "farih

(Illz~aglardan

1918')

larm Habsburglara yenilgisi ve Karlofc;a Ban~ Antla~ma


s1'yla Macaristan'm biiyuk bir boliimiinii yitirmesi, gene!
olarak lslam dunyas1 ile Avrupa arasmdaki askeri dengede
bir donom noktas1dn. Bu noktadan sonra Osmanh devleti
Avrupa'ya kar~1 savunmaya ge.;ecek ve merkezi otoritenin
emirlerine ka~1 i;1kacak olan yerel yoneticiler, valilerle ugra~Ilacaktn. Bu ugra~ ir,:inde hem devlet d1~anya kar~1 zay1flayacak, hem de Avrupa devletlerinin Osmanhlarm ii; i~
lerine mtidahalesi ba~layacakur. Tum bu geli~melerin
sonucuysa sava~ alanlarmda yenilgiler clizisidir.
Geri;ekte, Islam dunyas1 bu yenilgilere hazn degildi.
17 yuzy1hn sonuna kadar lslam ve Huistiyan dunyalan
arasmdaki uzun i;at~mada, ba~an ibresi hala Musl0man1arm lehine agu bas1yordu. Tarihin ak1~mm ald1g1 bu yeni
egilim, Islam dunyasm1 <;ozumu <;ok zor bir hilmece ile
kar~1 kar~1ya buakti. Islam dunyas1 i(.:in felaketlerin yeni
olmad1g1 dogruydu. Ama, bundan oncekilerin hemen hemen hepsi ge(:ici nitelikte olmu~tu. Abbasi Halifeligi y1k1lm1~. ama Osmanh Devleti lslamiyet'in gorkemini geri getirmi~ ve sm1rlanm geni~letmi~ti. Dolay1s1yla, f1rtmamn gei;mesini mi beklemek gerekiyordu? Arna, bu yeni f1rtmanm
duracag1 yoktu ve lslam dunyasmm yalmz i;at1s1 ur,:makla
kalmam1~. art1k tekerin<len de rahats1z edici sesler gelmeye
ba~lam1~t1. Zamanla, lslam dunyasmda iki farkh tepki dogdu.
Birisi, Hz. Muhammed'in dogm yolundan sapild1gm1,
Sufizm gibi inam~larla Tann'nm birliginin ve gorunmezliginin zedelendigini one siiruyor<lu. Yap1lacak ~ey, islamiyet'in 7. y(izyddaki temel kurallarma geri donulmesiydi.
Bu yolla kurulacak lslam Birligi, dayam~mas1 ve ilk gunlerin hevesi, Bat1 kar-?1smda ustunlugun yeniden kazamlmasm1 saglayacakti. Buraya kadar anlatilanlardan, bu tepkinin
onemli bir noktaya varamayacagm1 soylemenin bile geregi

XIX. Yuzy1la Kada1 Du11ya Ta1ihini11 Anahatlan

yok. Bu gorii~un en onemli miman, Arabistan'da c;evresine


taraftarlar toplayan Abdul-Wahhab'du (1703-1792). Wahhab'm etkisi Arap c;:ollerinin otesine pek gec;:emediyse de,
bugune kadar Islam dunyasmm kar;;ila~t1g1 ikileme c;:ozO.m
yolu olarak ayakta kalm1~ur.
lslam diinyasmdan, Bat1'ya kar~1 ustiinliigun elden
ka.-,;masma kar~1 dogan tepkilerden ikincisi, Avrupa'nm ba~ansm1 saglayan onemli geli~meleri ve yenilikleri lslam
toplumuna uygulamak yonunde c;:1kti. En belirgin yenilik
askerlik alamndakiydi ve toplumu pek sarsmadan bu yeniliklerin almmas1 miimkii.n olabilirdi. 18. yuzyilm ba~larm
da Osmanh devletinde orduyu Avrupa modeline uygun
olarak yeniden duzenleme faaliyetleri ba;;lad1ysa da, yenic;:erilerin ve ulemanm tutuculugu, bu yenilik hareketlerini
baltaladt. Bu yondeki ciddi faaliyetler, ancak 19. yiizytldaki Osmanh reform hareketlerinde goriilecek ama o zaman
da c;ok gee; kahnm1~ olacakt1r.
Sonuc;: olarak, kor bir tutuculuk, nesnel geli~meler
kar~1smda ortadan kalkmakta olan toplumsal bir diizenin
c;:okmekte olan kurulu~ ve dii~uncelerine baghhk, 19. yiizyilm ortalarma kadar Miisliiman diinyaya egemen oldu.
l 700'lere gelindiginde, Bat1'nm denizlerden sonra karada
da iistiinlugllne kar;;1, lslam diinyasmm hii,;bir rekabet ;;ans1 kalmadi. Tam tersine, bu dunyanm buyuk bir bolo.mo.
Bat1'nm somiirgesi bic;imine donu~tiiler.
3. Diinya Dengesinin. Sars1lmas1:
Globalle~meye Ge(:i~

(1700-1850)

Diinyamn, Ortadogu, Hindistan, <:in ve Avrupa arasmdaki


binlerce yilhk dengesi, 1850'lerde yeryiizuniin belki de en
6nemli ve gerc;ek devrimi sayilabilecek endustri ve demokrasi devrimlerine kadar tam anlam1yla ortadan kalkm1~ de-

Siyasi Tarih (llk,aglardan 1918't)

gildir. Avrupa'da orta\agm clClzeni Ronesans ve Reform harckctlcriylc y1k1lm1~ bulunuyordu. Bundan sonra BiiyClk
Frans1z Devrimi'ne kadar olan doncme Avrupa'da "Eski
Rejim" (Ancient Regime) ad1 verilmektedir. 19. yiizy1ldaki
cndustri ve demokrasi devrimleriyse Modern ya <la Cagda~
Dunya'y1 dogurmu~tur.

I Ortai;aji; Avrupas1 I [
I

Ronesans ve Reformasyon - - -

__

~c=- Es_k_i_R_~_im
_ _ _---.~!~
Endiistri ve Demokrasi - -

I Modern ve (.agda~ Donya I

a. Globalle~me Surecinin Onemli Ozellikleri ve


"Ulus-Devlet"in Giii;:lenmesi
lncelcmc konusu olan 1700-1850 donemi, dunyamn glohalle~mesinin h1zland1g1 donemdir. Bu surecin daha iyi anla~Ilmas1 ii;:in <;ok i;:arpm baz1 ozellikleri iizcrinde dunnak
gerekiyor.
Globalle~menin onemli ozdhklcrinden biri, bu surccin h1zlanmasmda ener:ji kaynag1 durumunda olan Avrupa
~iddeti ve kibiridir. Avrupalmm atilganhg1 vc acunas1zhg1
gel4;mi-? askeri teknolojiyle birlc~tiginde, Atlantik k1y1 devletlerinin once denizlere vc sonra karalara cgemcn olmas1
i~ten bile degildi. Avrupa'nm bu sava~kanhg1, lslam dunyas1 hari<;, dlinyanm oteki uygarhklannm davram~ kahplan
ve edilginlikleriyle kar~tla~tmld1gmda .;ok daha belirgin
bir hal ahyor. Bunlann hi<;biri (Aztek, Maya uygarhklanm,
Kuzey Amerika Kmlderililerini, Hint ve (:in insamm du~ii
nun) boylesine ac1mas1zca kullamlan bir gu.; kar~1smda tutunamazdt ve tutunamad1. Ozellikle buyiik cografi ke~ifle-

XJX Yuzyrla Kadar Dunya Taril1inin A11ahatlarr

rin hemen sonrasmda Avrupahlann yeni dunyalarda kazand1klan kolay zaferler bir cfsane gibi buyudi1 ve 20. yuzy1la kadar ciddi bir bi\:imde meydan okunmayan bir "Avrupa yenilmezligi" duygusu yaram. Boylece, uygarhgm
globalle~mesi surecinde, Avrupa sava~kanbgi tUm uluslararas1 sislemin ba~at ozelligi haline geldi.
Globalle~me surecinin ikinci c;arpic1 ozelligi, denizlerin ve denizciligin kazand1g1 onemdir. tlk tspanyol ve Portekiz ka~iOerin kurduklan global ~ebeke denizcilige dayamyordu ve 20. yuzyila kadar da oyle kaldi. Bu deniz us1unll1gu ve kurulan denizcilik t?ebekesi, karayollanm ve
bunun "l1zerinde kurulu kara uygarhklanm gt'ilgeye dL1-$Drdu. Batt Avrupahlar, deniz ustunlukleriyle kara uygarhklartm <;ember ic;ine alddar, sm1rlad1lar, ula~tmna hatlarm1
kestiler ve boylece onlan c1l1z b1rakular.
GJobalJe~me surecinin uc;uncu ozelligi, dunya toplumunun ol<;egini geni~letmek suretiyle, bu buyuk oli;ekte
laaliyet gf1sterecek yetenckte orgutlenmeyi de gerektirmesidir. T\fodcrn toplumun, modern devlet, modern giri5imcilik ve modern bilim gibi t.emd orgutlenme Lipleri globallc~me surcci larafmdan bi\:imlendirilmi~ ve ondan bi1yuk
()l\:ude yararlamm~tIT. K1saca, devkt faaliyet1nin ve etkinli1'.(inin geni~lemesi, globalle~mc surecinin en onemli sonucu
say1labilir. HO.kumetlerin askeri faaliyetleri de, globalle~me
sC1recinde, giderek deniz gii.cunun geli~mesine dayanmaya
ba~ladL Uzak ve denizas.m bolgelerde deniz harekat1 yalmz
leknoloji gercktirmiyordu. Deniz harekau, pahah olduguntbn siirekli bir vcrgi geliri, gemi yap1m ve yedek par~a endustrisi, sad1k ve iyi yeti;;tirilmi;; bir i$gii.cu ve uzun vadeli
tma-;lar dogrultusunda bu unsurlann i~birligi ii;inde c;:aht?111asm1 saglayacak bir bukumet sistemi de gerekLirmekteydi.
K1saca, diinyay1 dola$acak askeri ve ticari deniz filolanm
!rnrup surdurecek hukumetler, aruk gui;h:i huk"L\metler ol143

mak durumundayd1.
16. ve 17. yuzy1llann sorunlarma yamt veren buyuk
monar~iler, 18. yuzyilm ikinci yans1yla 19. yuzy1lm ihtiyac;
duydugu ve globalle~menin iirunu olan boyle guc;lu hukiimetleri ya kuramadtlar ya da surduremediler. Bu gi1c;lu hukumetleri, kursa kursa, yeni "ulus-devlet~ kurabilirdi. Art1k Avrupa insam ii;:in uluslararas1 politika, monarklar ve
prensler degil, olumsuz "devletler" arasmdaki bir ah~veri~
olmahyd1. Dolay1s1yla, monark ve prensler, temsil ettikleri
devletlerden, giderek daha az onem ta~1maya ba~ladi. 18.
yuzy1lm ikinci yans1yla birlikte, ;;u ya da bu kralrn 1,;evirdigi dolaplar ya da ihtiraslanndan i;:ok, "Fransa" d1~ politikas1mn dolaplan, ya da "Prusya"nm ihtiraslanndan soz edilmeye ba~land1. Dinin de birle~tirici rolunun kalmad1g1 18.
ve 19. yuzyillarda, ki;;iler "devletin Ostunlugu ve dokunulmazhgma" buyuk bir inani;:la sanldilar; devlet tum uluslararas1 sistemde tek gec;erli ve ba~at birim haline geldi. Bu
yuzy1llarda, birlik, ban~, refah ve rnilyonlarca insamn ya~a
m1 degil, "ltalya"nm birhgi, "Prusya"nm egemenligi,
"Fransa"nm ~an ve ~ohreti, "Rusya"nm buyuklugu gibi konular uzerindc durulacakt1r. 15. yuzy1la kadar Avrupa insam "dindar" olarak du~unulebilirdi. 19. yuzy1la gelindiginde aruk tumu "yunsever" olmu~tur. Avrupah'nm "Tanns1", 19. yuzy1lda Almanya, Fransa ve lngiltere idi.
fl""'--~- Ats~~ -h''~ loS1~~..1mi f:'~!>;>y .._....,.,.J!~.
b. 18. Yuzyilm .Buyilh Sava~lan ve Parts Ban~t (1763)
Daha once gordugumuz gibi, Otuz Y1l Sava~lan'ndan Fransa
Avrupa'nm en gui;:lo devleti olarak c;1ku. Arna, 14. Louis'nin ohimunden sonra (1715) Fransa'nm askeri D.stOnlugu yava~ yava;; ortadan kalkmaya ve bir ui;:ta lngilterc, oteki U\:ta Avusturya guc;lenmeye ba~ladi.
"Eski Rejim", tumu tilizlikle bag1ms1zhg1m korumaya
c;ah;;an i;:ok say1da devlet Ozerine oturuyordu. Fransa, 14.
Louis ile bu guc; dengesini bozmaya c;ah~m1~ ama lngilte-

XIX. Yiizyrla Kadar Dunya Taril1i11in Anal1atlan

re'nin 1689'da Buyuk lttifaka girmesiyle gui; dengesi yeniden kumlmu~lu. Bunu izleyen y1llarda, Avrupa'da tspanya
lmparatorlugu'nun par(.alanmas1 (1700-1714), Baluk'ta lsvec,;. lmparalorlugu'nun y1kllmas1 (1700-1721) ve Polon
ya'nm pari;alanmas1 gibi buyuk f,,:aph duzenlemeler ile, Avrupa'nm belli ba~h devletleri arasmda giii; dengesine
dikkat edilerek yap1lm1$lL Bunu izleyen Yedi Yil Sava~l_a
n'nda (1756-1763) lngilJge kesin bir zafer kazand1 ve
-Hindistan ile Amerika'claki Fran~J~ topraklan_w clh:ie_g~c;ir
( cU) 18. yuzy1hn ikinci yansmdaysa, Dogu Avrupa'daki geni~lemeden Rusya ve Prusya'nm, Avusturya'ya gore daha
avantajh ~1kt1klan gozlenmektedir.
1500'lerden sonraki 300 yilltk sure ii;inde "Bau'nm
yukseli~i'', Yedi YII Sava~lan sonunda imzalanan Paris Ban~ Antla~mas1'nda ai;1kc;a gorulmekteclir. Bu antla~mada
dort bu yuk Avrupa devleti -lngiltere, Fransa, lspanya ve
Portekiz- dunyaya kencli istedikleri gibi hir duzen vcrmeye \:ah~t1lar. lngiltere ilk kez bir dunya gucu olarak tanmd1
ve Fransa ile yiiz y1!hk mf1caclelesi lngiltere lehine sonm;:land1. Art1k bundan sonra, ornegin Asya ve denizlerinde
guc; dengesini saglayacak olan Osmanh devleti bir yana,
Portekiz ve lspanya bile degil, lngihere idi.
Paris Antla~mas1, yalmz Avrupa'nm 6teki uygarhklara
gore ustunhigunu gostermekle kalmam1~. Avrupahlar arasmda 18. yuzyil sava~larmm smuh niteligini de ortaya pkarm1~t1r. Onceki din sava~larma damgasm1 vuran "hakhhk inanc1" ve sava~lan y1k1c1 sonu~lara gotiiren bagnazhk,
19. ve 20. yflzy11larda daha <la co~kulu hir bic;imde yeniden
belirecekse de, 18. yuzy1hn bu buyuk sava$lannda gorOlmemektedir. Otuz Y1i Sava$lan'ndan sonra Avrupa devletleri arasmdaki rekabel dini miicadeleye degil, kurulu ulusdevletler arasmda guc; clengesini saglama temeline oturdu.
Gue; dengesi, 1713 Utrecht Ban~1'ndan beri, Avrupa devlet1 45

Siyasi Tarili (111l,aglardan 1918'e)

leri arasmda ban~m geregi olarak dii~uniildii. Dolay1s1yla,


18. yuzy1l sava~lan hi<;bir zaman var ya da yok olma mucadelesi. bic;imine donfl.~medi; baz1 sava~ kurallarmm ortakla~a gozlenmesiyle, y1ktc1hg1 azaluld1. Ordular gordi olarak
kii<;fl.ktu ve ama<;lan da kar~1 tarafm toptan yok edilmesi
olmadi. Dstelik, din sava~larrnda sivil halka verilen biiyiik
zarar goz oniine almarak sava~ alanlan sm1rlandmld1.
18. Yuzyil Sava~lanmn boyle 1hmh bir nitelik almas1nm onemli bir nedeni, Avrupa'nm globalle~en ticaretiyle
kazand1g1 yeni zenginlik ve refahta aranmahdir. Geli~en
ekonomiye zarar vermemek dU.$tmcesiyle, ordular ekonomik bak1mdan \iretici olmayan kesimden olu~turuluyordu.
Her hukiimet, koylii, muhendis ve burjuvalar gibi uretken
kesi1ni, hem uretimi, hem de toplumun bu kesiminin odedigi vergileri surdurmek ic;in i~inin ba~mda b1rakm1~t1r.
18. yii.zytl ortalannm bu buyuk sava~lan, halklar arasmda
degil de hukumetlerin temsil ettigi oligar~i ve aristokratlar
arasmda ve "ulus bilinci" ile yiiriitulmeyen son sava~lardir.
Bu sava~larm(f74c):f748\ y1llan arasmda verilenine
Avusturya Veraset, 1756-1763 ~rasmdakine ise Yedi Y1l Sava~lan denir. Ger<;ekte, ikisi aym sava~ olup ~u iki temel
sorun \'.evresinde donmu~tiir: lngiltere ile Fransa arasmda
s6murge, ticaret ve deniz gucu i<;in, Prusya ile Avusturya
arasmda Orta Avrupa'da toprak ve askeri gu<; yonunde mucadele. Sava~ sonunda imzalanau ve Avusturya'nm yenilgisini vurgulayan~ tar!~ii Ai~lll.-Chaoetlr Bans1 ile, tara~.
lar son derece onemli oir Alman tQJ>rag1 olan(Sj_lezya .,
bo tg~s1oiiiJ:r.11sy.a'ya ge~mesine kan;.-;verdi klerinden:Pf:Usya Avrupa'd.~J1.b_g,_k3J1lm@fil~g~r.e,ken onemli bir gu<; hali:-~~ Boylece. bir yanda geni~leyen Prusya ile ate yanda
hala baj-iikJ?ir-d~et Glan-~ustu~--;sli:llilir1 tam belli olmayan ~ (~lmanya: .den~ri'le:ede iki onemli gucoJarak
ortaya i:;1kular. Tarihte bu du_rum~lman Ikiligi" (Ger-

146

XIX. Yiizy1!a Kr:idr:ir Diinya Tal'ihi in A11ahatlan

l"l'lfi.n Dualism)~ ~ktir.~ Bu antla?mayla, lngiltere ile


Fr~ arasmdaktsa bir sure silah b1rakt~mas1 oldu.
nundan soma Avusturya, Silezya bolgesini yeniden ek
ge<;irmek ic,:in Avrupa'mn bu.yuk askeri gucu Fransa ile ittifak yol\anm aramaya ba~lad1 ve bu Jngiltere ile Prusya'y1
birbirine yakla?t1rdi. lngiliz-Prusya ittifak1 1756 y1lmda yap1ldt. Avusturya ise Fransa'nm ittifakm1 saglamak ir;in hanedanlar aras1 evli!ik gibi binlerce y1lhk bir yontemi kullandi. llerde Frans1z tahtma ger;ecek olan 16. Louis ile
Avusturya lmparatorir;esi Maria Theresa'mn km Marie Antoinette evlendirildiler. Fransa ile Avusturya arasmdaki iltifaka ~p_n_yt, bati sminnda gudenen Prusya'y1 sm1rlamak
isteyen Rusya da katildi. Bu uc;:u, Prusya Kralhgi'm yeniden Brandenburg Duka!tg1 sm1rlan ic;ine sokmak ic;in mucadele ederken, Prusya yeni guc,:lu statusunu ve Silezya'y1
ehnde tutmak ir;in sava?1yordu. Kesin bir sonuca ula~ma
yan sava sonut1da imzalanan ban?la, sava~ oncesi durum
aynen kabul edildi. Pmsya, Avrupa'nm ortasmda, ~imdi
halk tarafmdan "kahraman" 1ilan edilen II. Frederic.k'lf: <Bu~d'.~k) dimdik ~JHLkaldL....
Yedi Y1l Sava$lan'nm geriye kalan bolumu, lngiltere
ile Fransa arasmda somurge ve deniz iistlinlf1gu mucadelesidir. Adi gibi(Yedi ytl suren Savas sont!Olllda. Hindislan,
Afrika ye Amerika'daki FrausJZJ.Qprakl_g!!.,J_ngiltere'nin denetimi alLma gi!:!;ii_ Fra nsa'n m ekonomisinin de dayand1g1
Jeniza?m_tQpraki..aIJrun_ hemen ~hem.eiLtO.mo. elinden- c1k~~um u nday:di-.~~:~ Paris'te imzalanan ban~ antla~mas1, beklenenin s e, Fransa apsmdan r;ok agtr hukumler ta?tmaz.
Fransa, Mississipi akarsuyunun dogusundaki Amerika topraklanm ve Kanada'y1 Ingiltere'ye devretti. Bu akarsuyun
bat1 ve guneyindeki topraklan ise, son y1llarda savaa giren
lspanya'ya b1rakt1- Boylece, Fransa Kuzey Amerika'daki

i 147

Siyasi Tal"il (tll1~aglardan I 918'e)

topraklarmm tumunu yitirdi. Arna, o sJTada ekonomik bak1mdan Fransa ic;in daha onemli olan Bat1 Hint Adalan'ndaki Guadcluppe ve Martinique adalanm, Afrika'daki
tutsak tkaret kolonilerini ve gudendirmemesi ko~uluyla
Hindistan'daki liman tesisler.ini depo ve ticaret ofislerini
elinde luttu.
Yedi Yil Sava~lan dtmya tarihinde onemli bir donum
noktas1 oldu. Prusya, Avusturya'ya kar~1 varhgm1 "Almanya" da ikiligini siirdiirdu. Fransa buyiik bir yeni.lgi almasma
ragmen, ekonomik bir felakete suruklenmedi. Sava~. lngiltere'ye yeni ticaret kanallan at;t1. 1755-1785 arasmdaki
otuz y1lhk donemde lngiltere'nin Amerika vc Dogu ile ticareti iic; kat arltl. Arna, lngiltere'nin as1l kazanc1 stratejik nitelikteydi. Avrupa'da gu~ dengesi korunmu~. Kuzey Amerika'daki lngiliz yurtta-?lan FransIZ bask1smdan kurtulmus
ve lngiltere denizlere egemen olmu~tu. Amerika ve Hindistan ir,:in 1763 Banlil r,:ok onemli sonui;lar 1.logurdu. Mel<sika'mn kuzeyindeki Amerika, lngilizce konu-?an dunyanm
bir uzant1s1 haline geldi. Hindistan'da, lngiltere topraklanm geni~letme politikasma basland1. Sonunda, Hindistan,
lngiliz lmparatorlugu'nun ekonomik sisteminin en onemli
pan;as1 ve Hindistan'a giden denizyolu ve bu yolun k1y1
bolgeleri de "can daman" haline geldi. l3unclan sonra lngiliz d1~ politikas1, temelde, bu ya~amsal yolun emin ellerde
bulunmas1 ve tehditlerden uzak tutulmas1 amacma yonelecektir.

IV

Devrimler Donemi (1776 - 1848)


~

.' ~.

lSOO'lerde ba$layan globalle~me sured, 18. yuzyilm ikinci


yansmda Amerika k1tas1m da i<;:ine alacak bii:;imde geni$1edi. Aynca burada, lngiltere'nin 19. yuzy1ldaki tart1~mas1z
ustunlugune 20. yuzy1lm ikinci yansmda rakip <,:1kaca~ bir
devletin "tohumu" da atildi. Kuzey ve Gi.iney k1talanyla
birlikte tum Amerikahlann 15. yozy1ldan ba~layarak yerle~ime ac;1ld1g1 ve Avrupa insamnin buraya Avrupa kukurOnu getirip yerle~tirdigi bilinlyor. Arna, dunya politikasm1
once etkileyecek ve sonra belki de bic;imlendirecek
ABD'nin ve guneyde irili ufakh bir dizi devletin kurulmas1
ic;in 18. yuzy1hn ikinci yanst ile 19. yuzy1hn ilk yans101
beklemek gerekecektir.
Daha once belirtildigi gibi, 13. yuzyilda tngiltere'de
ba~layan anayasal sOrec;, Avrupa k1tasmm geriye kalan bolumlerinde degi~ik formlar ald1ktan sonra, koca bir okyanus a~arak, Kuzey Amerika k1tasma ula~tl. Burada, 6zellikI 149

Siyasi Tarilt (ilk~aglardan 1918'e)

le Kuzey Avrupa ulkelerinden go<; eden ve Avrupa dii$iifice vc teknolojisine sahip insanlar arasmda hem gtu;;lendi
hem de degi~ik bi<;imler aldi. Bag1ms1zhk, ozgurluk ve e~it
lik gibi fl<; kavram, Amerikan Devrimi ile Yeni K1ta'nm kuzeydogu ko~esindeki 13 Koloni'de iyice yerle$,ti. 18. yt1zy1lm sonlanna dogru gerisin geriye Bau Avrupa'ya dondu ve.
orada Buyuk Frans1z Devrimi ile buyuk bir patlamaya yol
a<;l1. 0 zamana kadar geli~en tum kavramlar ve yeni orgutlenme bi(,:imleriyle "Eski Rejim"in <;at1s.mas1, ortaya hi~bir
cografi smu tammadan geli~en, yayllmaCl ve patlay1c1 gu<;1.er <;1kard1. Bunlardan rnilliyetr,:ilik ve demokrasi, donemin
Endustri Devrimi ve emperyalizmi ile koriiklenerek, Bat1
Avrupa'dan Orta Avrupa'ya, oradan Dogu Avrupa'ya ve Osmanh Devletinden ge<;erek dunyanm tiim bolgeletine yayilmaya ba~ladi. ti;;te, bu yeni, dirik ve pallay1c1 degi~iklik
gui;;lerinin, 18. yuzy1l oncelerinden kalma sureklilik gu~le
riyle <;a tl~mas1 tum 19. ve 20. y uzyil la rihinin bir bak1ma
oziidur.
lngiltere, BatJ Avrupa, Kuzey ve Guncy Amerika, Osmanh devleti yoluyla Ortadogu, 20. yuzyilda ise Asya ve
Afrika kitalanm i<;:ine alan ve degiik yerlerde degi~ik bi\:imler de gosterse, pkng1 yer ve ozii hemen hemen ayrn
olan bu Biiyuk Donutun, globalle~me '\e~itli insan topluluklannm kapsamh global bir sistem i<;;ine almma sureci"
olarak tammlarnyorsa, dunyanm globalle~mesini gen;:ekle~
tiren temel olgudur. "Modem d,unya", '\;agda~ duny~.",
"<;agda:.; uygarl1k", "dunya politikas1", "Modem uluslararas1 sistem ve ilikiler" gibi surekli kullamlan kavramlarm da
<;1k1;; no ktas1 chr .1
lV. Bolum yaz1hrken yamrlandan kaynaklar: fahir Armaoglu, Siyasi Tarili,
J 789 i 960, is Bankasi Yayrnlan, Ankara. 1990; Eugene Illack, Posture of E
rape. 1815, 1940, Homewood, Illinois: The Dorsey Pres~, .1964; H. A. L. t'is
her, A Histo1y of Europe from the Hcginning of the J/ltl1 Cemury to 19:J7,
Londra. Eyre and Spottisvoode, 1932; A. Goodwin, Tlie french J<cvo!ur.i011,

I 150

A. AMERlKAN DEVRlMl
1. Kuzey Amerika'daki lngiliz OstU.nlugu

1ortekiz ile lspanya, 15. yuzyi.la kadar geri giden ke~if haklanyla Yenidunya uzerinde tekelci somurge iddiasmda bulunmu~lardt. Ancak, 1580'de Ispanya tarafrndan i~gale ugraymca, Yenidunya'da lberik yanmadasrnm denetimi gorevini lspanya yuklenmi~tir. 1588'e kadar rakipsiz kalan buyiik lspanyol Armadas1, bu tarihte lngiliz donanmasma yenilince, lspanya'mn gucu de, Portekiz gibi zayiflam1~t1. Avrupa'rnn yeni gOi;lenen somurgeci devletleri, Hollanda,
Fransa ve lngiltere, bir yanda aralannda c;;at1~1rlarken ote
yanda Yenidunya'daki tspanyol ve Portekiz somurgelerini
Leker teker ellerinc gec;;irmeye ba~lad1lar. 17. yuzy1lda bu
i.ic;; devlet, kendi Amerikan kolonilerini lspanya'ya kabul
etlirdikten sonra, lngillere Hollanda'y1 denizlerde iki kez
yendi ve 1667'de Hollandaltlan Kuzey Amerika'dan atu.
lngiltere, 1688-1763 tarihleri arasmda Kuzey Amerika kolonileri uzerindeki denetim yuzo.nden tam dort kez Fransa
ile sava;;ti. Bunlann tumu 6nceki bolumlerin konulanydi.
Amerika yuzunden sava-:-a tutu~an Avrupa'nm s6murgeci devletleri, merkantilizm 1n ekonomik ve siyasal ilkeleLondra, Arrow Books, Lid., 1959; Williatn McNeill, The Rise of the \Vest: 1\ m<tory of the Human Community, Chicago, Univ. of Chicago Press, l.963; R. B. NF
vcJ. E. Morpurgo, The Birth of the United St"tes: I; l'he Growth of the United Stales: II, Middlesex, Londra, Penguin, 1964; R. R Palmcrvejoel Colton,;\ Histon
of the Modern World, New York, Alfrl.'.d A. Knopf, 1971; Berland Russell, freed,,
and Organization, 1814-1914, Londra, Allen and Unwin, Lid., 1952; Oral Sandi
"Arap-lsrail Sava$1'nm Onuncu Ytldooii.miinde 1815 Avrupas1 vc Henry l<issinger", SRF Dergisi, c. 38, S. 1-4, 1983, A.). P Taylor, The Strngglc fm Ma.~tery in
Europe. 1848-1918, Londra, Oxford Univ. Press, 1974, Hugh Thomas, A Histon
of the World. New York, Harper and Row. Pub .. 1979; David Thomson, Eur<>pe
Since Napolwn, Middlesex, Londra, Penguin, 1966; H. G. Wells. The Outline of
History, c_ Il, New York, Garden City Books, 1956, William Woodruff. Tht
Struggle for World Power, 1500-1980, Londra, The Macmillan Press, Ltd, 1981.

1s1

rinden hareket ettiler. Daha once gorulen merkantilist kurama gore, goi;lo bir devlet olmanm yolu, Amerika'daki gibi koloniler elde etmekten gec;:mekteydi. Kolonilerle ticaret
uzerinde kurulacak tekelle metropol, satm alacagmdan daha i,;ok salabilir ve boylece uygun bir ticaret dengesiyle
zenginle~ebilirdi. Dstelik, kolonilerle ticaret deniz gucunO
de besler ve boyle bir devlet gerek artan zenginlik gerekse
deniz gucuyle boyoklo.k yolunda iki onemli anahtan eline
gei;irmi~ olurdu. Arna, Avrupa devletleri, boyle bir somOrge imparatorlugunun Avrupa gui; dengcsini bozacak kadar
geni~lemesini engelleme uzerinde anla$m1~lard1. Bu yuzdcn, uygulamada, merkantilist kuram ile Avrupa guc;: dengesi ilkesi, Avrupa devletleri arasmda c;:at~maya yol ac;:acak
bir nitclik ta~1maktayd1.
tngiltere'nin, Amerika'daki koloniler uzerinde kimin
denetim kuracag1 sorunundan kokenini alan Yedi Ytl Sava~lan'nda Fransa'yi yenerek, 1763 Paris Antla~mas1 ile
Kuzey Amerika k1tasinm hemen hemen tumunu eline gei;irdigini gormu~hik. Bu Yedi Y1l Sava~lan, dOnyamn en
oncmli c;:at1-?malarmdan biri say1hr. Fransa'nm yenilgisi, lngiliz kolonilerini giii;hi bir devletin isti1as1 korkusundan
kurtarmI-?tir. Ispanya'nm da gucu azald1gma gore, artik
Kuzey Amerika'da lngiliz kolonilerinin gcni~lemesini engelleyecek guc;: kalmam1~ti. Yedi Y1l Sava~lan'nm yaratt1g1
bu yeni giiven1ik duygusu, Amerikan Devrimi'ne yol ac;:an
bag1ms1zhk ruhunun geli~mesini buyuk oli;ude etkilemi~
tir.
2. Kuzey Amerika Halkmm Aymc.:1 Ozellikleri
Kuzey Amerika'daki lngHiz kolonileri, Avrupa tipi toplumun yepyeni topraklar uzerinde ve benzersiz ko~ullarda
orgutlenmesidir.

Dev1imler Diinemi (l 776 - 1848)

Amerikan bag1ms1zhk mucadelesi, gen;ekte, lngilizlerin Yenidunya'ya getirdikleri ilkelere dayamlarak yurutulmO~tiir. Kuzey Amerika kolonileri feodal ve mutlak1yetc;i
hir bi~imde degil, liberal bir temele dayamlarak somurge
haline. getirilmi$lerdi. Kuzey Amerika'ya goc; edenler, bu
k1lanm guneyine goc; edenler gibi, altm ve elmas bularak
zengin olup, otkelerine donmek b1rs1yla de~il. dinsel bask1dan, i~sizlik ve yoksulluktan kurtulmak, kendilerine ozgurt'.e ya~ayacaklan yepyeni bir ortam yaratmak umuduyla
~oc; wni~lerdi. Daha goc; ettikleri s1rada, kafalannda ozgur
ve baguns1z bir bic;imde ya?ama du~iinceleri geli:;;meye ba~
lam1:;;ti. Aynca, temelli yerle?mek dli?lincesiyle go~ ettiklerinden, ailelerini de yanlanna alarak yeni topraklara gel111i~ler, Kuzey Amerika kokenh insanla kan~mak geregini
tluymami~lardu. Bu durum, butiinluklerini korumada son
derece onemli bir etken olmu:;;tur. 2
lkinci olarak, lngiltere ve oteki Avrupa ulkelerindekinin aksine, kolonilerde aristokrasi yoktu ve monar~inin
gucO hem uzakta hem de etkisizdi. Uk yerle~im bolgelerintle nUfus artmca, hemen bolgenin otesinde ho~ ve yeni
Lopraklann bulunmas1, toprak kithgmm yaratL1g1 bask11an
ortadan kalduarak, son derece e~itl*c;i i;:ift\i topluluklannm olu~mas1m saglam1~t1. Arna, ilk yerle.$im bolgelerinde
ve ozellikle liman kentlerinde, 18. yuzyilda mal sahipleri
vc ba~anh tuccarlarm olu~turduklan, lngiltere'dekine benzer bir oligar~i de bulunuyordu. Boylece, i;iftc;i topluluklal.

Gilney Amerika'ya gden lspanyol ve Portekizlilerin buyuk bir boliimu, seri1venci ki~ilerdi. Buralarda zengin olup fllkderine donmeyi dil$lediklerinden. ailelerini i1rkalarmda buakm1slar, donmele1i ger~ekle~meyince de GLincy Amcrika'nm ce~itli yerlileriyle kan~m1!;lard1T Boylec:e, Kuz.ey Amerika'dakinin aksinc, Guney Amerika"da birbirinden ayn mdez uklar ortaya
i;1km1~ttr. Kuzey Amerika kolonileri birle~ip giii;lii bir devlct haline gelirken, Gimey Amerika'mn yirmiden fazla devlete b6llinmli$1ilgilmin ve birle;ememelerinin lemel nedenlerinden biri, isle bu gi.i<; anlayt$mdaki farkhhkur.

Si_yasi Tdrih (lllz.;aglarclan l91B'd

rmm yam sua, giri~imci ruha sahip lngiltere'deki i~ sahipleri de Amerikan toplumunun temel dokusunu olu~turdu.
Ozellikle Amerikan gemiciligi, ucuz ve bol tahta, giri~imci
i~ sahipleri ve Protestan inam~ma sahip \:ah~kan gemicilerin sayesinde, en uzak denizlerde bile rakip tammamaya
ba~ladt. EndOstriyel geli~me ise, Amerikan Devrimi'nin
sonrasma kadar c1hz kalacaktu. Boylece, hiccarlar, gemi
sahipleri ve i~damlan, ulkenin iderindeki k1rsal kesimin
descegini saglad1klan surece, siyasal onderligi de eline ge~irebilecek durumdayd1. Kendilerine rakip olabilecek monar~i, kcnt ve toprak aristokrasileri ile bunlan destekleyecek edilgen koylo cabakas1, Avrupa'da kald1 vc Kuzey
Amerika k1tasma ge~emedi.
D~uncu olarak, ~e~itli kolonilerde birbirinden ~ok degi~ik dinlerin varhg1 daha ba$1ang1cmdan kabul edilmi~ti
ve hi~bir siyasal birim ya da ki~i. tum Ingiltere Kuzey Amerikas1'na tek bir dini zorla kabul ettirmeyi akhndan bile ge~ir
medi. Aynca, 18. yuzyil ilerledik~e. dini topluluklann Oyeleri atalarmm dinsel hevcs ve co~kulanndan uzakla~1m~lar
ve o d6nemde Avrupa toplumunu donii-?t'iirmekte olan laikle~me anla~m1 payla~m1~lard1. Baz1 din adamlan belirli
dinsel boluntulerin en a~m bii;imdc propagandas1m yapabiliyordu, ama bu lngiltere koloni toplulugu, tek bir kilise
ya da doktrinin bask1s1 altmda olmamakla ovunmcye ba~
lann-?tL Anayurtlanm terk etmelerinin temel nedenlerinden biri, bu dinsel bask1 degil miydi?
Dordiincu olarak, 13 Koloni'nin ~ok degi~ik ~evreler
den gelen insanlanm birle~liren, kader birligi yaptiran cu;
unsur, daha dogrusu "ofke" vardL Birincisi, Fransa'nm yaratug1 askeri ve ekonomik bask1ya kar~1 ofkeydi, ama 1763
yilmda lngiltcre'ye yenilip Kuzey Amerika k1tasmdan c;:ekilmeleriyle Fransa'ya kar~t duyulan tepki ortadan kalku.
lkinci unsur, Kmlderililere kar~1 duyulan ofkedir. Bu ger-

Dcvoimler Donemi (1776 - 18'/8)

\1:k Amerika kokenli g6\:ebe kabilelerin, beyazlann yerlefim bolgelerine surekli bir tehdit olu-?turmakla birlikte, arlrnlarmda Avrupa saldirganhg1, hizla ureme yetenek ve is,._.~i, ac1mas1zhg1 ve geli~mi~ silah teknolojisi olan beyaz
1\merikahlara kar~1 pek biT ;;anslan yoktu. Aynca, ne Fran111zlarm lngilizlere kar~1 oynayacak kurnazhklan, ne de
11'1111 kabilelerin bir araya gelip 6nemli bir gii\: olu-?turabilen:kleri politik becerileri vard1. Yenidunya'nm goi;ebelerinin arasmdan bir Kmlderili Cengiz Han i;1kamad1. 13 Kolnni'nin tngiliz somurgeciligine kar~1 ofkeleri ise Amerika'
11111 bag1msizhk sava-?ma yo! a~acakur.

3. ABD'nin Bag1ms1zhg1 ve Sonm;lan


l<uzey Amerika'da yeteri kadar insan birikince, ozerk devl1~1ler haline gelmelcri, kendilerine bir anayasa haz1rlamalan ve e~it haklarla bir birlik kurmalan kararla~tmld1. Kuzey Amerika kolonilerinde bag1ms1zhk yonunde oyle bir
1~cli-?me olurken, Yedi Y1l Sava~lan'ndan dunyanm en buYL~k somurge ve <leniz devleli olarak i;1kan lngiltere, ~imdi
\'ok geni;;lemi~ olan somurge imparatorluguna bir r;ekidulcn vermek, baglanm gO.<;lendirmek istedi. Aynca, kendi
vcrgi yiikumhist.1nun yukunu hafifletmek ii;in, Yedi Y1l Sava~lan'nm giderlerini kolonileriyle payla~mak niyetindeydi. Yeni vergiler bi~iminde ortaya i;1kan bu bask1, 13 Koloni'yi huzursuzluk ve direni~e itti. Yedi Y1l Sava~lan'ndan
ycnik r;1kan Fransa da yenilgisinin ac1sm1 bu yeni bag1ms1zhk hareketini desteklemekle i;1karmak karanm verdi.
.1774'te ba~layan Amerikan bag11ns1zhk hareketi, Fransa'nm da comert yard1m1yla 1776 y1lmda resmen bag1ms1zl1k ilanma vardLlngiltere George Washington komuta,smtla sava~an kolonilerle ba~a r;1kamayacagm1 anlaymca,
11s2 \rilmaa-ABD'ryJ.n. hagi!!i'i!zhvn1-1rum1.L Bag1ms1zfi'ktao...- - - - -

I 155

Siyasi Tarih (11k~aglardan l918'e)

soma ABD smus1z dogal kaynaklanyla h1zla geli~mi~ Vl'


daha 1867 yihnda hemen hemen bugiinkO. smnlarma ula~
m1~tu.

Burada, Amerikan bagLms1zhk hareketinin ayrrnulan


na girilmeyecektir. (:Onku, donya tarihi ac;tsmdan, 13 Ko
Loni'nin nasLI bagLms1z olduklan, bagLmsiz olduklan gen;e
ginden daha az onemlidir. Bag1ms1zhkla birlikte dunyada
yeni bir toplum onaya pkn. ABD sanki yumurtadan c;1k
m1~ gibiydi. 1mparatorluk ve Hirisciyanhk kabugunu kmm
bir Bat1 Avrupa uygarhg1yd1. Devlet dini ve monar~isi yoktu. Dunyanm o zamana kadar gormedigi, boylesine bir "temiz" pk1~ti. At yan~larmda, uzertnde yonlendirici jokeyi
olmasma ragmen, her nasilsa hi<; agnhks1z ko~an atm
avamajlanna sahip oluvermi~ti. Avrupa'mn modern devletleri, tarihsel uzun bir siirei; ic;inde, yava$ yava;; kurumdan
kuruma, eski ile yeninin c;au~masrnm s1kinulanyla vc
plans1z bir bie;imde olu~mu~tu. ABD ise onceden planlanm1~, sonra olu~turulmu~tur.
Amerikan Devrimi, gen;:ekten onemli sonuc;Lar dogur01U$ bir olayd1r. Fransa, Amerikan bag1ms1zhk mucadelesine yard1m ederken buyuk ekonomik yuk altma girmi~ti.
Bunun dogurdugu ekonomik s1kmt1 1789 Frans1z Devrimi'nin en onemli nedenidir. Boylece, Avrupa'da belki de
bugune kadar surecek olan bir liberal ve demokratik devrimler <;:ag1m a<;acakt1r.
Amerikan Devrimi, Avrupahlarm geni1?Letmek i<;:in birbirleriyle yan~t1klan somurge sistemine, bunun eninde sonunda elden 1;;1kacak, tehlikeli ve guvenilemeyecek bir
"ma)" oldugunu vurgulayarak, ilk darbeyi indirmi~tir.
Amerikan bag1ms1zhg1, somurge baglanm koparmak isteyen oteki halklara, yani once Latin Amerikahlara, sonra lngiliz somurge imparatorlugundakilere ve 20. yuzyilda da
Asya ve Afrika'.nm bag1mh insanlarma aydmlanc1 omek olmu~tur.

! 156

DooVTimla Donemi ( 1776 - 1848)

ABD'nin kurulu-?U, 1Avrup~_Ay.dmlan_ma _(J$J!IIJ


liin;:ok d0$0.n<:esinig__g~n;ekte uygulanabilir oldugunu gostcrmi~tir. O~ellikle Frans1zY;;:r, -bi-igrup Arrierikalrn1n, eyalct anayasalanm yazmak ii;in, ozgurluk il;inde, kui;uk salonlarda bir araya gelmelerini, tartl-?malamu hii; unutmayacaklardtr. Bu anayasalar ve Bag1ms1zhk Bildirgesi, i;evri!erek 1778 y1hnda bas1lacak ve Avrupa'nm hemen hemen
IOm entelektuel vevrelerinde hararetli taTtl-?malara konu
olacaktu. Anayasal haklar, federalizm ve smnh hukumet,
Avrupa i<;.in yeni dti.-?linceler degildi. Arna, Avrupa'da var
olduklan bii;imleriyle feodalizm ve aristokrasi ile i<;: ii;e bulunuyorlard1. Amerikan Devrimi bu gibi dii-?ilnce ak1mlanna ilerici bir nitelik kazand1rm1~tIT. Avrupa'daki geli~mele
re eklenen Amerikan etkisi, 19. yuzy1hn dii.-?lince iklimini
daha demokratik hale getirecektir. Qii.sunurler aruk m.ode.L
~raklngiltere'..de.n.J,:okf{BD),l."tllaca.kJardn.
Amerik~n-~nayasalan. lean JacQJ.J.es _Rousseau'nun_
Toplum S6zlesmesi'nin uygulanmas1 gibi goriinuyordu. BJt~
lanndan yabanc1-sayd1kfan bit h_ii~!i_met! __~_!.n!!tlar, oturup
devlet mekanizmas1m yasama, yurutme ve yarg1 gui;lerini
en iyi ve birbirlerini denetleyecek bii;imde kurarak, yeni
bir hukumet kurmu~lardi. Bag1ms1zhk Bildirgesi ile, hukumetin halk tarafmdan yaratild1gm1, yalmzca kendisine verilen bir yetkiyi kulland1gm1, insanlarm kendilerinden
esirgenemeyecek haklara sahip olduklanm ilan etmi~lerdi.
Bunlar, din, basm, toplantI ozgiirlugu, keyfi tutuklamanm
olmamas1 ve yasa ononde e~itlik gibi c;ogu Avrupalmm elde etmeye i;ah~t1g1 haklardL ABD'nin boyle bir ornek sunmas1, l 789'da Frans1zlann, devrimlerine insan haklanyla
ilgili bir bildiri ve yaz1h anayasa ile ba-?lamalannm nedenlerinden biridir.
Turn bu anlatilanlann, ABD'nin yalmzca bir yonunu
ele ald1g1 a\:1kt1r. ABD'de, daha sonraki tarihinin ve ~imdi-

l 157

Si_yasi Tlirih

(Ilk~aglanum

1918'!)

ki durumunun da gosterdigi gibi, devralman baz1 s1kmtilarm ve ~ozulmemi~ sorunlann yukuno. i;ekmekt.eydi. Irki;1hk bunlardan yalmzca bir tanesidir.

4-. Ir; Sava$ ve Souras1


ABD, 1861-1865 y11lannda kuzey ve guney eyaletleri arasmda bu.yuk bir ii; sava~ ve pan;alanma Lehlikesiyle kar~1
kar.;nya kalm1~tu. Du sava~m nedenlerinden biri, insanc1I
duygulardu. Temel insan hak ve 6zgurluklerinin savunu
cusu, e~itlik anlay1~mm yerle~tigi ve bu yonleriyle oteki ulkelere 6rnek ABD'de zencilerin hala tutsak olarak \'.ah~tml
mas1, ozellikle Abraham Lincoln gibi bir ba~kanm yonetimi altmdaki l'1lkenin liberal i;evrelerinde b1.1y0k bir
"anakronizm" olarak degerlendiriliyordu. Arna, en az bunun kadar 6nemli bir ba~ka nedeni zenci koleliginin ekonomik yonunde yatar. Ekonomisi tanma ve 6zellikle pa
muk ekimine dayanan guney eyaletlerinde c;alt~Linlmak
uzere, Afrika'dan zenci koleler getirilmi~ti. Ailelerinden vc
ya~ad1klan topraklardan zorla kopanlip Arnerika'ya getirilen bu Afrika insanlan, son derece ag1r ko-?ullar altmda,
guneyin geni~ pamuk tarlalannda c;ah~tmltyorlard1. Ekonomisi buyuk oh;:ude endustriye dayanan kuzey eyaletleri
ile koleligin yasaklanmas1yla serbesL kalacak ve kuzeye go<,:
edebilecck zencilerle bol ve dolay1s1yla ucuz el emegi sag
lamay1 amar,.:hyorlardr.
Dstelik, zenci koleligiyle, kuzeyin ekonomlk <;.1karlanna hie; uymayan ilginc; bir "ticaret uc;geni" c;1km1~n ve bunun kmlmas1 gerekiyordu. Ingiltere, siyasal bask1yla Afrika'dan ABD'nin guney eyalellerine ucuz zenci tutsak
getiriyor ve bunun kar~Hhgmda tekstil endustrisi it;:in gerekli olan pamugu ahyordu. Simdi, zenci el emeginin yamnda, kuzey eyaletlerinin geli:;;en tekstil endiistrisinin bu

I 1ss

Devrimlcr Dontmi (1776 - 1848)

pamuga da gereksinimi artnU$lI ve bu maim ucuz fiyatla


lngiltere ve oteki Avrupa devletlerine sattlmas1 i$ine gelmiyordu. 1$le bu di1$iincelerle, Lincoln'O.n ba:?kanhg1 suasmda, kuzey eyaletleri, kolelige son vermeklense birlikten aynlmay1 yegleyen gOney eyaletleriyle sava$tilar. 1865'te
kuzey eyaletlerinin sava$I kazanas1yla koletik yasakland1
ve ABD'de kuzey ve guney olmak uzere ikiye bolunmckten
kurtuldu.
ABD i<; sava$ badiresini atlatlp birligini koruduktan
sonra k1tada h1zla geni~lemeye ve ekonomik bak1mdan gorulmemi$ bir tempo ile buyumeye ba$lad1. Bunun nedenleri, ABD'nin ekonomik bi'tyiime sureci a<;1smdan, oteki iilkelerde bulunmayan avantajlara sahip olmasmda aranmahdu. Bir kere, endiistrile~me i<;in gerekli olan nufus ve dogal kaynaklar dengesine sahipti: Zengin ve hi<; somurulmemi!? dogal kaynaklar ve bu dogal kaynaklan i$leyip tuketecek nicelik ve nitehkte nufus. lkinci olarak, Avrupa ve
Asya'dakinin aksinc, geleneksel toplumun ag1r yu.klerine,
yani du$0.k uretkenligine sahip degildi. Eski tipte uretimde
bulunan ve yeni teknolojiyle verimliligi dD.$en fabrikalan
yenile~tirme zahmeti yerine, en yeni teknolojiyi hemen
yerle~tirme olanag1, ABD'ye buyuk bir ustunluk saglad1.
Ktsaca, endO.striyel uretkenligi i;:ok )'Liksekti. Aynca, toprak mulkiyetinde feodal bir sisteme de sahip degildL Ozerinde yuzy1llarca hak talep edilmi~. miras yoluyla boliinerek kui;:ulmu~ topraklar yerine, geni~ ve rasyonel bir
bi<;imde orgutlenecek ve i;;lenecek topraklan vard1. Dolayis1yla, yalmz endustri alanmda degil, tanm alamnda da
uretkenligi c;ok yuksekti. Son olarak, <lort yil suren l<; Sava~. sava~ endustrisini pompalamr~n. Sav~m bitmesi,
ABD'de hem uretimi ba~ka alanlara da kayd1rabilecek <;ok
say1da fabrika hem de silah fazlahg1 ortaya <;1kardi. Bu fabrikalarm ba$ka amac;larla devreye girmesi, silah endustrisil 159

Sj_yasi Tari11 (llk,aglllrdan 1918't)

nin canlandird1g1 ekonomik faaliyet ve sava~ art1g1 silahlarm dt~ iilkelere (ve bu arada Osmanh devletine) ihracmm
saglad1g1 lehte ticaret dengesi, endiistriyel geli~menin c;1k1~
noktalan oldu.
Boylesine bir temelden hareket eden ABD, k1sa bir sure ic;inde ve ii; a~amadan gei;erek ekonomik olgunluga
eri$ti: (i) K1lay1 boydan boya gec;en demiryolunun yap1lmas1 ve ic; sava~m bitmesiylc birle~ik bir ulusal pazara sahip oldu. (ii} Tekstil endOstrisinden sonra, h1zla maden i~
leyen makinelerde h1zh bir gcli~me ortaya ~1kt1. (iii)
1890'lardan soma ise, elektrik, kimya ve otomobil endOstrileri geli~ti. Sonuc; olarak, 20. yuzyila girildiginde agu sanayi kurulmu~tu.
Somurgecilik kar~It1 buyuk bir devrimle kurulan ABD,
10. yozy1hn son on y1h ic;inde kendisi somurgeci bir devlet
haline gelmeye ba~ladi. Daha 1860'larda Amerikan kanahnm "koruyucu golgesinin", Karayipler'in s1cak ve kuzeyin
donmu~ sularma yay1lmas1 gerektigi yolunda gorii~ler one
siiriilmii-?se de, ABD buyiik ol<;ude ic; gcli~meleri yuziinden
bu yola gitmedi. Bir kere le; Sava~ butun hIZiyla suruyordu.
lkinci olarak, ulkenin ekonomik butunlugu de saglanmam1~ ve kitanm iki ucunu birbirine baglayan dcmiryolu yap1m1 bitmemi~ti. Aynca, h1zla endustrile~menin yaratt1g1
sorunlar c;ozum bekliyordu. Dolay1s1yla, 1867'de Rusya'dan Alaska'nm satm almmas1 d1~mda somurge kazanCl
olmad1. Ancak, 19. yuzy1hn son y11lannda, buyuk ol:;ude
ic; ekonomik durum, ABD'yi buyuk olc;ude smulannm otesinde geni~lemeye itti. Donemsel ekonomik depresyon,
sermaye uzerinde baskt yapan endOstri i$t;isinin ortaya t;1k1~1 ve hukometin denetimi d1~mdaki buyuk tekeki ~irket
ler, somurge faaliyetini te-?vik ettiler. Olke bu durumdayken, Kuba'da lspanya yonetimine kar~1 ayaklanma ~1kmas1
i~i kolayla~llrdi. Onceleri yalmz maddi destek saglanmas1-

II 160

Dt'Yrimltr Dbntmi (1776 -1848)

na ragmen, giderek, lspanya'nm Amerika'dan aulmas1 goru~u gu.; kazand1. Aynca, 1880'lerde kurulmU$ donanma
da gorev beklemekteydi. 1898 yilmda ba$layan sava$la,
hem Pasifik hem de Karayipler'de lspanya donanmas1 yenilgiye ugraularak, yoredeki etkisi tumuyle ortadan kald1nldi. Filipinler (1946'da bag1ms1z oldu), Guam Adas1
(ABD'ye bagland1), Porco Rico (Ozel statO ile ABD'ye bagland1) ve Hawai (Eisenhower doneminde 50. federe devlet
olarak birUge kauld1) topraklanni el\ne ge~irerek ve ilerde
gorulecegi gibi Latin Amerika ulkeleri iizerinde buyuk bir
ckonomik ve siyasal niifoz kurarak, deniza$m ulkelere sahip bir somurgeci devlet durumuna geldi.

tt~ BOYDK FRANSIZ DEVRlM~


18. yuzy1lm ikinci yansmm dunya tarihi a~1smdan en
i>nemli iki olaymdan biri Amerikan, oteki de Frans1z Devrimi'dir. Amerikan Devrimi, Yenidunya'da bOtOnle~me,
gu.;lenme ve geni$lemeye yol a.;arken, Frans1z Devrimi
"Eskidiinya"da 25 y1lhk kan~1klil< dogurmu$tur.

1. Devrim Oncesi Ortam1

1.8. o/iizy1lm ikinci yans1 ile 19. yozy1hn buyuk ~aph olaylarmm tumu "liberalizm" ak1m1 tarafmdan bic:;imlenrni$ ya
c.la en azmdan etkilenmi$tir. Siyasal anlamda liberalizmin
temeli, 19. yuzy1ldan onceki hanedanhk rejimlerinde var
olmayan, yoneticilerle yonetilenler, bir ba-?ka deyi$le, hii.kumet ile toplum arasmda bunyesel, i~levsel ve kopuksuz
1l~kilerin kurulmas1du. Bu yonde Amerikan Devrimi ilk
ilrnegi olu~turmu-? ve Franstz aydm kamuoyunda bir uya111~a yol ai;m1~tt. Arna, ABD'dekinin aksine, Fransa'da bu

5iyasi Ji:nil1

(llk~aglardan

191 ll'r)

lip ili~kilerin kurulmas1 yolunda onemli engeller vardi:


Dretici olmayan soylular ve kilisenin onceki yuzy11lardan
gelen ayncahklan ile uretici olan s1mflarm bu ayncahklannm bulunmamas1. Bu yuzden, 19. yuzyilm sureklilik gu\:lerine, yani feodalite, mutlak monar~i ve kiliseye kar~1 sava~1. ilerde ele almacak endustri devriminin ba~lamas1yla
g(idenen orta s1mf (licarel ve sanayi burjuvazisi) oteki stmflarla biihinle~erek a.;m1~Ur. l~te, liberal nitelikteki Frans1z Devrimi'nin itici gCu;leri, zaman zaman koyluleri de yanma alan bu orta stmf ve onlarm oniindeki Amerikan
Devrimi ornegidir.
T1pk1 daha onceki lngiliz anayasa hareketlerinde ve
Amerikan Devrimi'nde oldugu gibi, Frans1z Devrimi'nin
kokeni de, monan;;inin a~mhklarrnda aranabilir. 14. l.ouis'nin vc onu izleyen monarklarm geni~leme istekleri ve bu
ugurda yap1lan sava~lar (ozellikle Amerikan Devrim Sava~
lan) doneminin loplanabilecek vergi kapasitesinin olesinde bir askeri harcama getirmi~ti. Bunu bir yana btrakm,
monar$inin saray harcamalan bile vergiyle elde edilen gelirin uzerindeydi. Fransa'daki vergi geliri, soylular ile kilisenin vergi ayncahklan dolay1s1yla, lngiltere'dekinden bile
azdt. Yine lngiltere ve Amerika'da oldugu gibi, halkm tepkisi ne Kral'a ne de izledigi d1~ p0litikaya, ama uzerine binen ve bu ikisinin sonucu oldugunu pek kavrayarnad1g1 s1kmt1lara kar~1yd1. .Bu ortamda monar~inin ifiasm e~iginde
oldugu bi.il\.in ai;1khg1yla ortaya <:tkll ve duruma bir .;are
bulmak uzere soylulann toplanmas1 istendi./Toplanttda,
<;aresizlik ii;inde, tiim toprak mulkiyetinden vergi almmast
gerektigi ortaya auhnca, bunu kabul etmeyen soylular "denize du;;en yilana sanhr" misali, 1614 y:ihndan beri toplanmayan "parlamentonun" (Etat'i-Generaux) toplanmasm1 istediler. 1789 May1smda, soylular, din adamlan ve halkrn
olU$tUrdugu O.<; kamaralt parlamento topland1. Dolay1s1yla,
I

162

Frans1z Devrimi'ne ilk hareketi soylular vermi~tir.


Parlamenlo topland1ktan soma gerek bunun ii;:indeki
~mla~mazltk gerek Paris'teki kan.~1hklarm nedeni, temsili
organm bu ui;e bolunmU$ ve soylu ile kiliseye ustun haklur tamyan bi<;:iminin Frans1z toplumu i<;:indeki <;:1kar, etki
ve uretim faaliyeti dagtlumna uymamas1d1r: Kral, kaynag1111 "ilahi hukuk"ran alan haklannt, iiretici olmayan soylular ve kiliseyle i~birligi yaparak despotik bir bi<;:imde kulla111yor, iiretici olan burjuvazi ve koylo.leri yonetime kans.t1rm1yordu. Arna, 1713-1789 yillan arasmda Fransa'nm d1?
1icaretinin be~ kat artmas1, burjuvazinin ve bu arada tuct:arlann artan gui;lerinin en guzel gostergesiydi . .Bunlar, yeni kazand1klan gu<;le soylularm siyasal ayncal1klanna tepki duymaya ba~lam1~lard1: Ne var ki, daha once goruldugu
gibi, bu tarihten once, kralm mutlak siyasal yetkisi yalmz
lngiltere'de, o da bir 61',;:ude smulandmlm1~ ve kral siyasal
iktidan sei;imle gelcn bir parlamento ile payla~mak zorunda b1rakilm1~tl.
Devrimin, Avrupa'da fransa'dan i;ok daha yoksul ve
nndan daha despotik bir yonetimle yonetilen <;:ok say1da
devlet varken, Fransa'da ba1?lamasmm nedenlerinden biri
de, bu devletin yuzy1llar boyunca monar~i tarafmdan saglanan siyasal birligidir. Toplumsal ve ekonomik ko$ullar
ne olursa olsun, huzursuzluklar, ancak ulus olarak siyasal
hakLmdan birle~mi$ olan bir Glkede, ulus ;apmda kamuoyu, duyarhhk, politika ve yasama geregi yaratabilirdi.
Frans1zlar, 18. yuzyilda adma "Fransa' denen bir siyasal
hirimin O.yesi olduklan duygusuna sahiptiler. fransa'daki
gibi bir "devlet" Orta ve Dogu Avrupa'da yokru.
2. Haklar Bildirisi ve Anayasa
Hu geli~me ve ko~mllar altmda, temsili organa sahip <;:Lkan
1

;63

Siyasi Tarili

(llh~aglardan

1918't)

orta sm1f, monar~iye kar~1 sava~ a<;:tl ve anahatlanyla ~u isteklerde bulundu: (i) Bir anayasa ile rnonar~inin yetkilerinin sm1rlandmlmas1; (ii) Vergilerin diizene konmas1 ve
azalulmas1; (iii) le;; gOmruk duvarlannm indirilrnesi; (iv)
basm ozgurlugu. lstekler isyanm burjuva niteligini apkc;;a
ortaya koyuyordu. 14 Temmuz l 789'da balk ayaklanarak
despolizmin sirngesi haline gelen Bastille hapishanesini yak1p y1kt1.
Bu geli~melerden hernen soma olu~turulan ve toplanan Kurucu Meclis, Amerika'daki c;;izgiyi izleyerek, once
bir "lnsan ve Yurtta~ Haklan Bildirisi" yaymladi. Bu bildiri,
insanlann ozgur oldugu, yasalar onunde e~itlik, herkese
memur olabilme hakk1, soz ve basm ozgurlugu, ozel mulkiyetin dokunulmazhg1 ve vergilerin toplumda dengeli bir
bic;;imde dag1t1lmas1 gibi temel hak ve ozgurliikleri ic;;eriyordu. Kurucu Medis sonra ulusal egemenlik ilkesine dayanan bir "Anayasa" hazulayarak, Kral'm yetkilerini smuland1rd1 ve siyasal iktidan, halkin sec;;ecegi bir parlamento
ile Kral arasm<la payla~ttrdi. Bunlar kabul edilip uygulamaya konulursa, yalmz devrimin gen;ekle~tigi hansa'da degil
turn Avrupa'da "eski dozen" Y\kilabilirdi. Zamanm tarih<;isi, "lnsan ve Yurtta$ Haklan Bildirisi, eski rejimin ohim
fermamdir" derken, herhalde hakh ve ileri goru~luydo, Bu
bildiri 19. yuzy1l boyunca liberalizmin en 6nemli belgesi
olarak kalacakur. 1791 Eylultinde Anayasanm yururluge
girmesiyle, Kurucu Meclis kendisini feshetti.
3. Devrimden

Sava~a

ve Teror

Yonet~mine
I

Tum bu geli$meler kar$ISmda, Avrupa'mn oteki de.vletleri


Frans1z Devrimi'ne mudahaleden ya da i~e zorla kan$tmlmaktan <;ekindiler;. Fransa ve devrim yanhs1 gruplar, Avrupa'nm hemen hemen her olkesinde boy gostermeye ba5la-

164

Dnri111ler Dom:in.i (1776 - 1848)


1111~tl.

Amerikan ve Frans1z devrimlerinin doktrinleri, rahathkla Avrupa'nm her yerine ihra<; edilebilecek evrensel
hir felsefe bi<;iminde geli~ti. C:unku, zarnan, ycr, uk ya da
ulus fark1 gozetmeksizin, insanlarm temel hak ve ozg'i.irlf1klerinden soz etmekteydi. Bu durum' kar~1smda, Fransa'cian ka<;1p multeci haline gelen soylular, uluslararas1
<1ristokratik baglant1lanm kullanarak Avrupa'nm <;e~itli u1kelerine yerle~tiler ve devrime kar~1 bir dns "kutsal sava~"
a<,:ma haz1rhg1 ii;ine girdiler. K1saca, Avrupa art1k smir ta111mayan bir bolOnmeyle kar~t kar~1yayd1.
Frans1z Devrirni'ne ka~1 silah kullamlacaksa, bunu,
1-ransa Kralii;esi Marie Antoniette'in karde~i olan Habshurg lrnparatoru II. Leopold yapabilirdi. Pillnitz'de 1791
y1lmda yaymlad1g1 bir bildiriyle, oteki devletler katdd1g1
1akdirde Fransa'da eski duzeni yeniden kurrnak i<;in askeri
C:)nlemler alacagm1 apkladI. Aslmda 11. Leopold boyle bir
destegin gelmeyecegini biliyor, ama ulkesine yer1e~en miillcci soylu militanlan susturmak istiyordu.
Fransa'da burjuvazi, iki yd boyunca siyasal sahneye
l"gemen olarak, gucunu Fransa'nm mulki, askeri ve dini
kururnlanm yeniden duzenlemekte kullanm1~t1. Niyeti,
aristokrasinin liberal kesimleri ve Kral ile i~birligi yaprnak11. Ne var ki, gerek aristokrasinin dii~rnanca faaliyetleri ve
~erekse oteki Avrupa devletlerinin Fransa'ya mudahale
cdebileceklerini gosteren gelif?rneler bunu olanaksiz kild1.
l\oylece, l 792'de bir isti1a tehdidi ile kar~1 kar~1ya kalan
devrimciler, Avusturya ve Prusya'ya kar~1 sava~ ilan ettiler
ve c;ok ge<;meden Avrupa'nm bir<;ok ulkesiyle sava~u duruma geldiler. Ba~taki yenilgilerin yaram~1 panik birtak1rn
l'inlemler ahnmasma yol ac;tt. Bunlar arasmda, Ocak
I 793'te Kral 16. Louis'nin tahttan indirilip olduriilmesi ve
ku~kulamlan "siyasi"lerin ortadan kaldmlmas1 da vardI. Bu
arada Fransa'da "Ulusal Konvansiyon" donemi a1;1lm1~tt

! 165

Siyasi Tarih (l!k{aglardan J9 IR'r.)

(1792-1795).
Fransa'nm dts tehdillere kars1 birlesmesinde devrimci
gmplardan biri olan. Girondin'lerin ve bunun unlu onderleri Danton ve Canwt'nun paylan vardi. Ancak, onlarm ye
rine daha radikal devrimci bir kanat olan ve iktidan daha
demokratik bir temele oLUrlup, muhaliflere kars1-?iddet uygulayarak destek kazanan.Jakobenler ve bunun unululmaz
onderi. Robespierre ge<;:ti. Ulusal sava~ it;in seferberligi 1110kemmel bir bit;imde sagland1 ve coskulu ordularm kurul
mas1 ba~anldi. Boylece, Frans1zlar yalmz istilac1h1r1 pi1skurtmekle kalmay1p, kars1 saldmya da ge\:tiler. Bel<;ika,
Fransa'n.m dogal smularmm guvenceye almmas1 i<;in ilhak
edildi. Kisa surede Fn.msa'nm egemenligi Hollanda, lsvi\.rc
ve Kuzey ltalya'ya kadar genisledi. Yalmzca lngiltere'ye
kar~1 giri-?ilen saldm basans1z oldu.
Dt!larda bu geli$meler olurken, Robespierre gibi asm
Konvansiyon onderleri ii;;erde ti<; y1l tam bir "teror reji.mi"
kurdular. Devrimin bu yola dokCllmesinin nedenleri, bir
yanda Avrnpa devletlerinin Fransa'ya kar~1 uygulad1klan
askeri ve siyasi baskdar, ate yanda devrimde arad1klam11
bulamayan ve ihanet edildiklerine inanan koylu ve i~<;ile
rin ulkenin hemen her yerinde rejime kar~t ayaklanmalandJT. Toprak reformu gert;ekle~memi~. siyasal istikrars1zhk
ve sava!? ko~ullan altmda paranm degeri du~erek Lemel
maddeleri.n fiyat1 artml~ti. Bu durum, Konvansiyon yoneti
mini a~m bask1ya itti. Teror donemi boyunca idam ed1lenlerin % 8'inin soylu, l 4'uniin burjuva, 6's1mn din. adam1 ve
% 70'inin koylu ve i~<;:i kokenli qlmas1, konvansiyon rejimi
nin niteligini ai;;1kt;a ortaya koymaktadir. Daha once de de
ginildigi gibi, siyasal devrimler yoneticileri.n a~mhklann
dan kaynaklamr vc <;ogu kez ba.$lang1~ta istenmeyen ve
ongorulmeyen daha da a~m bir noktaya dogru suruklenir.
Frnns1z Devrimi de bu gen.ellemenin kahbma uymu~tur.

I 166

Devrim1e1 Donemi ( 1776 - 18'18)

"lnsan ve Yurtta~ Haklan Bildirisi" uzerinde kuru!an ~de


mokratik cumhuriyet" i<; ve di~ ko~ullann ctkisiylc teror
yonetimine donli(?lO. Daha da onemlisi, Fransiz halkmda
devrim ve cumhuriyet<;ilige kar~1 kahct bir lepki yaratarak,
tr. az 80 yil Fransa'mn ic; geli~melerini imparatorluk ve buriun despotizmi lehinde etkiledi. llerde ele almacak Napolyon Bonapart ve Louis Napolyon gibi despotlann sagladtklan destek ba~ka nasil ac;1klanabilir?
Ulusal Konvansiyon'un teror y6netimi, Frans1z ordularmm sava$ alanlarmda kazand1g1 ba~anlar sonucu, dikta
rcjimine art1k tahammulu kalmayan halkm bask1s1yla
I795'le y1k1ld1 ve Fransa 1799 y1lma kadar surecek olan
Anayasal Cumhuriyet ya da Direktuvar yonetimine girdi.
Bu yonetim sava~ alanlanndaki ba~anlan surdurdu. Fran11z ordusunun girdigi yerlerdc krallarm yonetimine son
verilip cumhuriyetler kuruldu. Arna bu durum, Fransi.z hOkumetinin ekonomik durumunu duzeltmek ic;in, "kurtanlan" olke!erde halk1 yagmalamasm1 engellemedi. Fransa'mn sava~lan, giderek, ozgurluk yqlunda "kutsal sava~"
ycrine "Eski Rejim"in saldm sava~lanna benzemeye ba~la
d1; Fransa'mn askeri ba~anlanm simrladi. Direktuvar y6r1etiminin k1sa surmesinin bir ba~lrn nedeni, i<;ercle son derece dar bir tabana oturmast ve koylu ile i!?<;:ilerin s1km11lanm hafHletecek onlemler alamamas1d1r. Bu durumdan
Napolyon gibi bir otokrat yararlanacakt1r.
Turn bu ters gel~melere ragmen, Buyok Frans1z Devlimi, 1914 y1lma kadar Avrupa tarihindeki en onemli olaydir ve buyuklugu ancak 16. yuzyilm Reformasyon hareketi
v~ 17. yuzy1lm din sava~lan ile kar~1la~tmlabilir. Frans1z
I lcvrimi Avru pa tarihinde bir donum no ktas1d1r. Aym za111anda, soyuna ve inan<;larma bak1lmaks1zm ki~inin degermin hararetle savunulmas1, tiim insanlann besin kaynag1
oldu ve dunyanm dort bucagmdaki dO(?Once ve kurumlan
I 167
I

Siyasi Tarih

(llk~agla1da11

1918'e)

uzun sure etkiledi. Liberalizm ve milliyet<;:iligin patlay1c1


gui;ler olarak Avrupa'ya yayilmas1, "ulus-devlet" anlay1~1nm tam anlam1yla yerle~mesi ve "yurtta~-ordu" olgusu ile
"kitle sava~1" kavramlarmm ortaya i;1kmas1, Frans1z Devrimi'nin dogrudan sonu<,:land1r. En onemlisi, daha once "radikal" olarak nitelendirilen bir kavram1, hi<;: ku~kuya meydan vermeyecek bir bi<;:imde uygulamaya sokmu~tur: Hukumetler, ne tanrmm ne de dogamn ama insanoglunun yaratt1g1 kurulu~lardu.
4.

Sava~m Degi~en

Niteligi ve Napolyon Bonapart

a. Yu.rtt~-Ordu
1795 y1lmda Fransa Cumhuriyeti'nin 800.000 ki~ilik ordusu vard1 ve bu, herhangi bir Avrupa devletinin o tarihe kadar toplayabildigi en buyuk orduydu. Bu, liyakadanna gore h1zla yukselen subaylarm komuta ettigi, belirli ve benimsedikleri bir dava i<,:in sava~an yurtta~lardan olu~an ve
silaha sanhp halk1 temsil eden, ulusal bir orduydu. Davaya
bagnazca bagliltgl ve siyasal bilinciyle daha da gu<;:lenmekteydi. (ogunlugunu serflerin olu~turdugu ve hii;birinin
ii;inde bulunduklan siyasal sistemlere uyelik ya da baghhk
duygusu olmad1g1 oteki Avrupa ordulan ile tam bir z1thk
ii;i ndeydi. Cumhuriyeti n ilk as keri ba~an Ian nm gizi, bu
ge:<;:ekte yatal:'.
Biri;ok unsur 18. yozy1lda srmrh olan sava~1 20. yuzy1lda topyekun (total) hale getirmi?tir. Sava?m niteligi a<;:1
smdan 18. ve 20. yuzy1llar arasmda 19. yuzy1l bir tur "gei;i~ donemi"dir. Her ~eyden once, yukarda deginildigi gibi,
ordulann bile~imi degi~ti. 18. yuzy1l ve oncelerinin, subayLann soylu, erlerinin de <;:apulcu oldugu ordulan yerine,
Frans1z Devrimi ile birlikte, su~aylan yeti~m~ profesyonel
asker, erleri de libera!izmin, yani yonetilenin hukumetim

I 168

Devrimlcr Dont111i 0776 - 18'18)

sahip c;1kmasmm ve boylece dogan ulus bilincinin uriinu


olan, "yurtta~lar"dan olu~an ordular Avrupa sahnesine c;1kti. lkinci olarak, ordunun, her turh.i luksii ve dolay1s1yla
agnhg1yla yokuluga gider gibi sava$a giden soylulardan
armmasiyla, hareketliligi ve hm artu. C::apulculardan olu
~an erlere guvenilememesi, zorunlu olarak, sava$larm biti~ik duzende yaptlmas1m gerektir1yordu. Bu da, ordulan
kolay manevra yapamayan hantal birimlere donu~turmek
teydi. Guvenilen askerle birlikte ordulann hareketliligi daha <la artti. Oc;uncu olarak, buyuk, ate~ gucu yuksek ve hareketli bir orduyu kuracak ve devam ettirecek bir sava~
ekonomisinin geregi, yine Frans1z Devrimi ile ac;ikc;a ortaya c;1ku. Frans1z Devrimi'nden once soylularm ve buyuk
toprak sahiplerinin vergilendirilememesi, devlet butc;esinin c;ok dar tutulmasma yol ac;iyordu. Toplumun her kesiminin ve ozellikle c.;ok kazananm "yurtta~" s1fattyla vergilendirilebilmesi, y1llar gec;tikc;e buyuyen bir "sava$ butc;esini n" ve ekonomisinin kurulmasma olanak saglad1. Son
olarak, silah teknolojisindeki geli~meler, sava~m y1k1c1hg1m artud1. l~te tum bu unsurlar bir araya geldiginde, 20.
yiizyilda tamk oldugumuz "kitle sav41i1"nm tohumlan at1ld1.
b. Yeni Bir Sezar

Korsika dogumlu bir topi,;u subay1 olan Napolyon Bonapart, Frans1z ordusunu bu modern bi~imiylc devrald1 ve
1796-1797 ltalya kampanyasmda saglad1g1 bi.iyuk ba~ariyla
unlu bir general oldu. Antik Roma lmparatorlugu hakkmda yaz1lanlan buyuk bir ihtirasla okuyan Napolyon, bu imparatorlugun Dogu'daki fctihlerini tekrarlamak gibi geni~
ufuklara da sahipti. 1797 tarihli Campo Formio antla~ma
s1yla Venedik'i Avusturya ile payla~arak, Venedik'in lyonya adalarm1 ve deniz filosunu eline ger;irdi. Antla~manm

I 69

Siyasi Tarih (ilk~aglardan 1918'f\

gizli maddesine gore, iki devlet ilerde Guney Almanya topraklanm da payla;;acaklardl. Napolyon boylece Sezar'm ulkesine el atmI!? bulunuyordu, ama <;ok istikrarh olmayan
bir cumhuriyetin yetenekli generali i<;in Sezar kotu bir ornekti. ~ir y1l sonra Sezar'm Kleopatra ile bulu$tugu M1sir'a
bir sefer yap1p, bu toprag1 ele gec;irerek lngiltere'nin Hindistan yolunu kesmek konusunda Direktuvar'1 ikna elti.
Osmanh toprag1 olan M1sir'1 ele ge<;irmesine ragmen, zaferi
k1sa stireli oldu ve l 799'da geri <;ekilmek zorunda kaldi.
Bu s1rada, Fransa a<;1smdan Avropa cephesinde de i~
ler iyiye gitmiyordu. Yenilgiler dizisine, bala durumlan diizelmeyen koylulerin feryatlan ve ekonomik durumun kotulugti kan1?m1~t1. Fransa, ~leri rayma koyacak gfu;;lu ve
do.rust bir kurtanc1, ikinci bir "George Washington" beklemeye ba~lamt$lL Napolyon Fransa'ya kafasmda Washington'dan c;ok Sezar imgesiyle dondiiyse de, halkm destegiyle
c;evirdigi .:;:e~itll dolaplarla Direktuvar yonetimini y1karak,
kendisinin buyuk yetkilerle ba~mda bulundugu bir "Ui;;
Konsiil" yonetimi kurdu. l3unu gen;ekle~tiren Anayasa tam
18. yiizy1l biterken, lSOO'de 3 milyona kar~1 1500 oyla
halk tarafmdan kabul edildi. Fransa kaderini tiimuyle Napolyon'un ellerine b1rakm1~ ve ban$ i<;inde, mutlu ve ~anh
bir gelecege umutla bakmaya ba~lam1~tt. Napolyon ise, yeni bir Sezar olma yolunda, bir imparatora tahammiil edebilecek zenginlikte ve duzende bir Fransa yaratmak ic;in ekonomik, yonetimsel ve yasal dii.zenlemelere giri~ti ve buyo.k
ba~an kazandt. Frans1z Kilisesi'nin yuzydlardan beri bag1ms1z hareket ettigi Roma Katolik Kilisesi ile ban~t1. Devrimin ve Cumhuriyetin "dinsizligi" ortadan kaldmlm1~,
Roma'nm otoritesi Frans1z Kilisesi uzerinde saglanm1~t1.
"Dinsiz" Fransa, Napolyon'un kafasmdaki yeni bir monar~iyi kald1ramazdi. Napolyon'a gore, Roma'ya bagh din, ortalama yurtta~1 "uslu" tutacak miikemmel btr kurumdu.

I 170

Devrimler Donerni (1776 - 184/S)

Napolyon'un kurdugu rejim, aslmda hii;:bir kesimi


a~~k<;a temsil etmiyor, belki de gucO.nll buradan ahyordu.
CO.nko, bu durumda muhalefet de en alt duzeye inmi~ oluyordu. Gii\:lu ve merkezi bir yonetimle i<; ban~1 sagladi.
l"oprak reformu ve hukuk duzeninin saglanmas1 koyluleri
ruhatlatn.
Konsulluk yonetimi He Fransa'da de\.Tim de bitmi~ti.
"Buyok umutlar" gerc;ekle~memi~ bile. olsa, "Eski Rejim"in
aksakhklan ortadan kaldmlm1~ say1labilirdi. Devrimden
yararlananlann durumu saglamla!?IBl!?ll. Fransa, "koyhi demokrasisi~ ile "burjuva cenneti"nin ilginc; bir bile~imi olinu~tu. Ostelik, 1802' de Fransa, Papahk, lngiltere ve Kita
dcvletleriyle ban~ i<;inde idi. DevleL, Ren'e kadar geni~le
mi~ ve Hollanda ile ltalya'da bagh cumhuriyetlere sahip olmu~tu. Birinci Konsul'un durumu o kadar saglam ve halktn destegi o kadar gt1duydu ki, 1804 y1lmda bir plesibitle
Konsolluk lmparatorluga donO~tO, Napolyon da I. Napolyon ad1yla imparator oldu.

Napolyon Sava$lan3
rum Avrupa k1tasma siyasal birlik saglamaya en <;ok yaklu~an ve haua bu konuda Hitler'den daha ba~anh olan Napolyon'dur. l 792'de Napolyon'dan once ba~layan ve
I814'te biten silahh mi.icadeleyi, yuz y1l oncesinin lspanya
Veraset Sava;;lan'ndan sonra bir ba;;ka "dCtnya sava~1" ola' ak degerlendirmek mumkundur. (unku, mucadelenin bir
holumu ;;imdi bag1ms1zhk mucadelesi veren lspanya Ameri kasm1 da etkilemi~tir. Ancak, Napolyon sava~lanmn <;o!~ll k1sa sureli sava~lar dizisidir. Burada sava;;lann kronolo1isine ve aynnt1larma girilecek degildir. Bu sure i\:inde,
~

llu sava~lar ve Napolyon'a kar~1 kurulan bir dizi koa\isyon hakkmda aynntih
bilgi i'in Bkz. Fahir Armaoglu, Siyasi Tarih, 1789-1914, I~ Banka>1 Yaymlan,
ss. 42-69. Ankara, 196 l.
<

I7

Siyasi Tarih (llk(aglardan 1918't)

Frans1z Devrimi'nin "saldirgan ve ~1mank i;ocugu" Avrupa'da tam bir firtma gibi esmi~ ve tutucu imparatorluk vc
devletlerin karabasam olmu~tur. Milliyet~iligi ve Fransa'da
uygulamad1g1 liberal du~unceleri silah zoruyla Avrupa'ya
yaymak istemi$tir. Zaferlerinin sonunda i$gal ettigi ulkelere karde$lerini kral olarak yerle~tirerek, milliyeti;ilik ilkesine de ihanel etmi.$tir. Papa'nm da destegiyle kendini Sezar
degil, Sarlman gibi gormeye ba~layacakur. Ostelik, Avus
turya saraymdan Ar~idu~es Marie Louise ile evlenerek, ba~mdan beri istedigi yeni bir dunyanm kurucusu yerine, es
ki dunyamn damad1 olmw~tur. Aynca bu evlilikle soylular
arasma kanlm1$, suadan bir yunta~m imparator olmas1 gi
bi belki de gurur d.uyulabilecek bir ozelligini de, ki~isrl
"kompleksi" yuziinden yitirmi~tir.
Napolyon'uo bu Avrupa'da tek gOi; haline gelme yi'>
niindeki faaliyetlerine kar~1 Avusturya, Prusya, Rusya vt
Kita'da bir devletin iistOn duruma gei;ip gO<; dengesini boz
mas1m istemeyen lngHtere, aralannda bir dizi koalisyon
kurarak mucadeleye giri$mi$lerdir. Napolyon bu koalis
yonlara kar:?I Avrupa kllasmda kazand1g1 zaferler[e bir "K1
ta Sistemi" kurmay1 amai;lamaktaydi. lngiltere bu sistenw
deniz ablukas1yla yamt vermi:? ve klla ile her turlu ticarc11
yasaklad1g1 gibi, ba~ka k1talarla ticareti de engellemeye ~:1
h$mI~tu. Boylece, 20. yuzyil sava~larmda i;ok kullamlacal1
bir mucadele kahb1 yaraulm1$ oldu. Her iki dunya sava$111
da da lngiltere, Almanya'ya kar$I bu yolla mucadele edr
cektir.
Napolyon'un "Kita Sistemi"nin, ne kadar parlak askn1
zaferlerle kurulursa kurulsun, lngiltere'nin taru~masiz <'.k'
niz usllinhiguyle saglad1g1 deniz ablukasma uzun surrd1
dayanmas1 olanaksizdi. Napolyon'un amlannda yazd1g1 g1
bi "Avrupa'nm siyasal kaderi bir f1~1 ~eker i;evresinde c.lil11
meye ba$lamI$lI." N apolyon'un Avrupa'da i~gal ettigi to11
j

112

Devrimler Donemi (1776 1848)

raklarda ya~ayanlar ve kendilerine bagh olarak kurdugu


kralhklar, el altmdan lngiltere ile i~ yapmay1 yeglediler. Alinanya'da ticaret <;okmekteydi ve tuccarlar r;ok giir; durumda kalmaya ba~lam1~\ardi. Dstelik, Napolyon ne kadar c;:ahalarsa i;:abalasm, kara ta~tmacI11g1, hele 30 y1l kadar sonra
onaya i;:1kacaK olan demiryollan olmadan, deniz ta~1mac1hg1
ile a~1k atamad1. 1807'deki Tilsit Anla~mas1'ndan beri Napolyon'un iyi ili~kiler sO.rdOrdo.gu Rus Can Alexander'm
ablukaya dayanamay1p Kita Sistemi'nden c;:ekilmesi, Napolyon i<;in sonun ba~lang1c1 oldu.
1812'de Napolyon 600.000 ki~ilik bir orduya Rusya
O.zerine yuro.du. Bunun nedeni, belki Car'm Kita Sistemi'nden i;:ekilmesine kar$1 duygusal bir tepki, belki Rusya'y1 ele get;irdiginde lngiltere'nin ablukay1 kaldmp ban~
yapacag1 umudu, belki du~man bir Rusya'nm kna Avrupas1'nda kurulacak sisteme eninde sonunda sald1racag1 tahmini, belki Avrasya stepierine egemen olarak Ingiliz somurgelerini kuzeyden vurmak du~uncesi, belki de bunlarm hepsinin bir bile~imiydi. Arna, kesin olan, pek ak1lhca
bir hareket olmamas1 ve Napolyon'un sonunu vurgulamas1ydt.
Napolyon'un ordusunun yans1 Frans1z askerlerinden
olu~uyordu. Geriye kalam Fransa'nm muttefiklerinden ve
tabi ulke halklanndan toparlanm1~t1. Daha once ba!iilatt1g1
lspanya kampanyas1 hala suruyor ve en az 250.000 Frans1z
askerini orada tutuyordu.4 Ki~ bastnmadan once Polonya
ve Bat1 Rusya'y1 get;erek Moskova'ya girdi. Rus ordusu, ulkenin geni~liginden ve k1~m ko~ullarmdan yararlanmak
iizere onemli bir meydan sava~ma giri~memi~ ve doguya
~ekilmi~ti ve dimdik ayakta duruyordu. Napolyon Mosko4

llerde gorulccegi gibi, Napolyon'un lspanya'ya giri~i. lspanya hukumetinin


Lalin Amerika somiirgcleri uzerindeki denetimini gev~etmi~ ve bolge ulkelerinin bag1ms12hk yolunu a<;m~u.

Siyasi Tarih (llh(aglardan 1918't)

va'yt eline ge.;irmesine ragmen, 150.000 askerini yitinni~


bulunuyor, stratejik durumu tehlike arz ediyor ve C::ar Alexander ban~a bir turlu yana~m1yordu. K1~ beklenenden 1hk
ge\:mesine ragmen, Kas1m ayma kadar \:ekilmeyi du~urnne
di. Cekildigi zaman ise bu, tarihin en buyuk trajedilerinden biri oldu. Avrupa devletleri geri \:ekilen "muhte~em"
Frans1z ordusuna, sirtlanlann le~in ustune i;ullandtklart gibi saldudtlar. Frans1z Devrimi'nin gctirdigi yeni duzene
ihanet etmi~ bu despolu, kurtanp canlandtrd1g1 eski dozen
~imdi mahvc1meye hazud1 ve oyle de yapt1. Paris'c dondugunde 600.000 ki~ilik buyuk ordudan geriye sadece 1500
ki~i kalm1~t1. 1814 y1hndaki son askeri kampanyalarla
Fransa i~gal edildi ve Napolyon Elbe adasma soroldo. Napolyon, Avrupa'ya yemden \:ekiduzen vermek ii;in toplanan Viyana Kongresi s1rasmda ka~arak yeniden, Fransa'nm
ba~ma ge<:ecek ama Waterloo'da 1815 y1lmda lngiltere'ye
yenilerek, bu kez 1825 y1hnda kanserdcn olecegi St. Helena adasma sOrOleceklir.
Napolyon iktidar h1rs1yla yanan bir firsat~1yd1 ve arad1g1 f1rsatlar da \:Ikm1~u. Zamanmda Avrupa'da at oynatan
gu\:leri ve ne istediklerini \:Ok iyi anlam1~t1. Fransa'daki
devrimci hcves, iktidara oynamaya ba~lad1g1 zaman i;:oktan
sonmu~tu ve iyi bir orgutlenme bilgisi olan ve sevilen bir
askerin ikttdan elc get;irmesi ~ten bile dcgildi. lktidara
gei;tikten sonra, devrimin kahc1 sonur,;lanm kendi denetimi altmda gO:t;lendirdi, a~m yon!erini ise bastudi. Boyl~ce,
Frans1z Devrimi'nin hem miras1;1s1 hem de yumu~at1c1s1 oldu. l~in aslma bak1hrsa, Frans1z Devrimi'nln ozO, insana ve
gucune sars1!maz bir inant;U. Arna, Napolyon boylc bir
inanca yalmz kendisi it;in sahipti. Frans1z Devrimi'nin insam ve Napolyon dunyay1 yalmz irade. i!e alt edebilecegini
sand1 ve yamld1. Napolyon, her zaman olanaks1z1 istedi;
t;ogu kez elde etti, edemedigi zaman da y1kddi. Napolyon

Dn<rimler TJ011emi (l 776 1848)

ds:mesinin ozu huydu. 0, gen;ekten ka<;anlann, gen;ekten


l111~lanmayanlann ve ufak Fransa'ya inanmayanlarm kah1 a manidir; ya~am boyutlanmn ustune c;;1kanlan insanlann
111 guzel ornegidir. Sonu, y1kilan bir sistem kuran, s1cak
I 11r adada son gunlerini ge<;iren yalmz ve hasta bir adamd1r.

C. VIYANA KONGRES(
1. Viyana Duzeninin Mimarlan:

Castlereagh ve Metternich
Napolyon 19. yuzy1lm ilk on be~ y1h ic;inde liberalizm ve
i\zcllikle milliyetc;ilik ak1mlanm silah zoruyla Avrupa k1ta1,111a yayarken, ashnda c;;1karlan t;ati~an ve birbirlerine kar';ill ideolojilere baglanm1~ iki devlet adam1, Avrupa ban~ ve
thtzeninin sorumlulugunun omuzlannda oldugunu anla1111$lard1. tngiliz D1~i,?leri Bakam Castlereagh ile Avusturya
lla~kam Metternich. Birisi, parlamenter yap1ya sahip bir
mla devletinin, oteki c;;okuluslu ve otokratik bir kara devle1111in politikas1m yuruten ki~ilerdi. Onlan bir araya getiren
;.1y, Avrupa han$ ve duzeninin ancak Napolyon'un sava$
n lu nlarmda yenilgiye ugra t1lmasmdan gec;tigine ait ortak
hir anlayi~a varm1$ olmalanydl. lkisine gore de ban~, istikrnrh bir dunya duzeninin ve yaygm bir "me~rutiyet"in (onbra gore me~ru bir bit;imde kurulmu~ monar$ilerin yeniden kurulmas1 anlamma geliyordu) kurulmasmdan sonra
~:1~ ri;:ekle~e b iii rd i.
Castlereagh'm lngilteresi, k1tadaki muttefiklerinden
drgi;;ik bir ulkeydi. Bir kere, geni!? ve hala geni~lemekte
11lan AvrupadI-?I i;1karlan vardi. lkinci olarak, Napolyon tarnhndan hl~ i~gale ugr~maml$ll. Son oJarak da, en tutucu

I 11s

Siyasi Tarih

(llk~aglardan

J918'c)

hukumetler zamamnda bile parlamenter sistemini ve kt~i


hak ve ozgurliiklerini korumasm1 bilmi~ti. Bunlara ragmen, lngiltere Napolyon'a kar~1 yuriltulen sava~taki bu.yuk
pay1 dolay151yla Avrupa'nm yeniden kurulmas1 <;abalarma
kaulmamazhk edemezdi. Sava~ lngiltere'yi Ada'ya kapamk
halinden i.;1karml.~, lngiliz devlet adamlanm Avrupa'nm siyaset onderleriyle s1k1 bir temasa sokmu~tu. Aynca, Castlereagh ile Metternich arasmda dogan kar~1hkh sayg1 ve anlay1~ iki olkeyi birbirine yakla~t1rmaktayd1.
Ote yandan, birtak1m nesnel ko~;mllar da lngiltereAvusturya yakmla~masm1 zorluyordu. Bir ada devleti olarak lngiltere'nin dt~ politikasmm ozu, K1ta'da bir devletin
egemen olmasm1 engellemek vc Man~ Denizi'nin guvenligini saglamaku. Bunlar olursa, sava~ sonras1 ban~m incelikleriyle ugra~mak ve Kita ulkeleriyle uzun gorO~melere
giri~mek i\:in bir zorunluluk kalm1yordu. Arna, Napolyon
yenilgi Ozerine yenilgi almaya ba~lad1g1 zaman, zalen buyak gu~luklerle kurulmu~ bulunan koalisyonda dag1lma
belirtileri goruldo. Taraflann <;atL~an <;1karlan su 1.\stline
<;1kt1. Metternich ne kadar gu<,;lu durumda olursa olsun, sava~ sonras1 duzenini tek ba~ma kuramayacagma gore, bir
ba~ka gui;lu devlet adamma gerek duyulmaktaydr. l~te,
Castlereagh'm ileri goru~lulugu burada ortaya i.;1kmaktad1r.
Boyle olmasa, CasLlereagh lngilLere'nin ~ikarlanrn r,:ok dar
tammlayarak dikkatini Fransa uzerinde odakla~tuabilir ve
boylece Rusya'nm Avrupa'da ba~at duruma yiikselmesine
yol a\:abilirdi. Aynca, Avrupa'da istikrar, bir bak1ma, Avusturya ile Prusya arasmda ciddi bir rekabet olmamasma baghydi. Boylesine bir rekabet ancak Rusya'mn ~ine yarayabilirdi. Castlereagh karma~1k bir diplomasi He bu rekabeti
onlemcsini bildi.
Cast,lereagh, Viyana Kongresi'nde yalmz lngiltere'yi sadece bir d1$ politika anlay1~mdan kunarmakla kalmam1$,

I 176

Devrimltr Don~mi (1776 - 1848)

aym zamanda bu devlelin Fransa'ya kar~t cezalandmc1 ve


sert bir politika izlemesini de engelleyebilmi!,!tir. Ona gore,
fiziki guvenligi saglam1~ olmanm goz kama!,!tmc1 saygmhg1, tore} dii!,!tincelerin onemini golgelememeliydi. Metternich ile Casrlereagh, ulkeler1nin geleneksel ve farkh goru~
ve uygulamalanm bir kenara iterek, Avrupa politikasmm
genel hatlarmda, yani ban~ ve duzenin kurulmasmda anla~P el ele verdiklerinde, Viyana duzeni onaya 1;1kt1 ve istikrar sagland1.
2. Cezalandmna Yerine Denge
Viyana duzenlemesinin saglad1g1 goreli ban$ v~ istikrar,
yani bu duzenlemenin ba!,!ansmm gizi, Casrlereagh ile
Metternich'in, "cezaland1rma" yerine denge, "intikam" yerine me~ruiyet yonundc harekct etmelcrinde ve k1su i;1kar
~at~malanm bir kenara itmelerindc yatar. Bunun sonucu
olarak onaya ~1kan anla~ma intikamc1 olmaymca, Fransa'da yenHgi amlan da uzun surmedL Eger Fransa eziklik
ve yenilginin ac1s1yla ba~ ba~a kalsayd1, yeni kurulan uluslararas1 duzeni "me~ru" gormeyebilir ve onu silah zoruyla
degi~tirmeye kalk1~~bilirdi. Bu anlay1$ ve uygulama bugOn
bile yerel sava~larla dolu ve sava~anlarm isteklerinin kaT$1
taraf i~in agu ve kabul edilemeyecek oldugu dunyam1za
son derece onemli dersler vermektedir. Viyana Kongresi'
nden yiiz y1l sonra, Almanya'nm l9l9 tarihli Versailles Dan~ Antla~mas1'nm agn hukumlerine ve olu~turdugu yeni
uluslararas1 duzene kar~1 yapllgt buydu. 5
Galip devlet ya da devletin uzun vadeli ~1karlan i~in
kendilerini s1mrlandnarak, yen1k ya <la yenikleri yeni olu~n uluslararast sistem ii;ine almalan ve boylece "me~ru"

-----5

Turk ulusunun, Versailles'<l~; ~ok <laha ag1r olan Sevres Bari$ An1lasma-

s1'na kars1 a~ug1 milcadele ve hu milcadelenin l.ozan ile ha~mya ula~mast


ve Turkiye'nin yeni kurulan uluslararas1 sisteme ii~ yil gecikmil,i olarak gir-

Siyasi Tarih (llh,aglardan 1918'e)

bir uluslararas1 diizen kurma i;al~malarma, ozellikle ;agda~ tarihte i;ok az rastlamr. l~te, 30 May1s 1814 tarihli ban~ antla~mas1, galip devletlerin kendi kendilerini smtrlandumalarmm en guzel omegidir. Galip devletler intikam
yerine glii; dengesinin pe~inde ko~mu~lardu. Asd ama<;lan,
Fransa'nm sava~ta ele gei;irdigi topraklan geri almak ve
Napolyon'un tahttan indirdigi "m~ru" monar~ileri yeniden kunnaku. Hatta, Napolyon'un Waterloo yenilgisinden
sonraki 20 Kas1m 1815 tarihli ban~ antla~mas1 da cezalandmc1 degildi.r. Fransa, Napolyon'un yapt1klanndan dolay1,
uluslararas1 sistem i~inde kuc;uk dii~urulmemi~tir. Muttefikler Rusya'dan korkmasalard1, ko~ullar belki daha agu
olabilirdi. Fransa, bir yanda Avusturya ile lngiltere, ote
yanda Rusya ile Prusya arasmda bir denge unsuru olarak
goruldugu i;in, ban!? da hafif olmu~tu. Bu dogrudur. Ama,
nedeni ne olursa olsun, sonui; deg\~memektedir.
Metternich ve dolay1.S1yla Viyana Kongresi'nin me-?ruiyet iddias1 ise ~uydu: Mevcut devletlerin sm1rlan kutsald1r,
dokunulamaz ve her devlet bu kutsal sm1rlannm ii;inde istcdigi gibi hareket etmekte ve istedigi rejimi kurmakta serbesttir. Ozetle, Metternich ve Castlereagh'm onderligindeki Viyana Kongresi, Avrupa ban~ ve gonencinin, ilgili
halklann "sozde" isteklerine uygularak de~il, me~ru otoriteye titiz bir itaat saglanarak korunabilecegi karanna vardi.
mesi, Tiirkiye d1$mda bilim adamlaruun pek ak11larma gdmeyen linemli bir
ornektir. Galip devletlerin korkutucu ~i~1ahlarm1" sm1rland1ramamalarmm
sonucu olarak yikllan Osmanh devletinin ba~at ogesi olan Turk insamna,
ya$ayacak alan b1rak1lmadt. llerde gorulecegi gihi, Meuemich ve bir dereceyc kadar Castlereagh'm ulus~uluk aknnma du~man olmalan, 19. yuzy1lm
ba~lanr!da bag1~lanabilecek bir yanh~n. ;'\ma, 20. yuzyilm ba~mda, tum Avrupa devletleriyle birlikte, Osmanh devletinin eskiden u~ yilz yd yilnettigi
Dogu Avrupa ulkelerinin ulus1;u aktmlan ha~an kazamrken (belki de daha
dogrusu ba~an kazanmalan saglamrken) Ti.Irk ulusuna aym hakk1 ta111maya11 Lloyd George icin aym "hafifletici" nedeni buhnak zordur.

3. Viyana Duzenlemeleri
Fransa'da tekrar iktidara getirilen Bourbon Hanedanhg1 ile
Muttefikler arasmda ilk antla-?ma, Paris'te 30 MayIS
1814'te imzaland1. Antla$maya gore, Fransa l 792'deki s1mrlarma \ekildi ve kendisine sava$ tazminat1 ya da tamirat
borcu yuklenmedi.
Viyana Kongresi oncesinde, Rusya, Osmanh devleti ve
Balkan konulanm Kongre'de konu~mlacak konularm <lI-?Inda tuttu. Osmanhlarla son sava$m ganimeti Baserabya'yt ve
ozcrk bir Buyuk Dukahk olarak Finlandiya'y1 elegec;:irdi.
lngilizler de denizlerin serbestligi ve somorge konulanm
Kongre gundeminin dt$mda tutmaya c;:ah$tl. Boylece, lspanya'daki bag1ms1zhk mClcadelesi kendi haline buakild1.
Napolyon'un Kita Sistemi'nin y1k1lmas1, endiistri devriminin lngiliz ureticilerine buhar gucu ile \ah$an makineler
saglamas1, deniza-?m somurgecilikte ciddi bir rakibin kalmamast ve deniz gucu tekeliyle lngiltere, yuz y1l siirecek
dunya ustunh.igu donemine girdi.
Viyana Kongresi'ne tum Avrupa devletleri ve hatta Napolyon'un y1kt1g1 Kutsal Roma lmparalorlugu ile birlikte
son bulan eski devletlerinin temsilcileri bile, yeniden bag1ms1z birimler olabilme umuduyla kat1lm1-?Ur. Ancak,
Kongre'ye egemen olan ve nihai kararlan alan yine de dort
biiyiik devlet -lngiltere, Avusturya, Prusya ve Rusya- oldu. Delegelerin tiimu, "Avrupa ozgi'Itluklerinin korunmas1", yani Avrupa devletlcrinden birinin tum sisl.eine egemen olamamas1 konustrnda aym g6rii$teydilei. Napolyon'
un Avrupa \apmda kurmak isledi'gi sisteme vcrilen ad olan
"evrcnsel monar-?i", toprak duzenlemeleri, baz1 dcvletlerin
sahip olabilecekleri asker say1smm smulandmlmas1 gibi
tedbirlerle onlenecekti. Hollanda ile Bel~ika birle~tirilerek,
Fransa'nm Flander dozlftklerine dogru olas1 geni~lemesine

I 179
'

Siyasi Tarilr

(llh~ag1'1rdan 1918'e)

kar~1

koyabilecek gOdO bir devlet kurulmak istendi.


Ren'in bat1smdaki Alman topraklan Prusya'ya verilerek, bu devlct Avrupa'nm ortasmda doguda Rusya, bat1da
Fransa'ya kar~1 denge olu~turabilecek guce kavu~turuldu.
Sayilan 39'a indirilen ve Avusturya ile Prusya'y1 da ic;eren
Alman devletleri, gev~ek bir Germen Konfederasyonu bic;iminde orgi1tlendi. Ancak, daha once sozu edilen "Alman
ikiligi" ya da rekabeti sorununa bu duzenlemeylc son verilemedi. Bi1yuk devletlerin ve ozellikle c;okuluslu bir imparatorlugun ba~kam olan Meuernich'in milliyetc;ilik ak1mmdan korkusu, Alman milliyetc;ilerinin "tek bir Almanya"
c;agns1m sonuc;suz buakt1. Napolyon'un yaratt1g1 Var~ova
Buyuk Dukahg1'ndan, Rus ~ari'nm hukumdan oldugu,
anayasah ve Dukahgm topraklarma sahip yeni bir Polonya
kuruldu. Boylece, Fransiz denetiminden Rus denetimi alttna gec;mcsinden ba~ka bir degi~iklige ugramad1. Bir k1s1m
Polonyahlar Prusya ve Avusturya smulan ii;inde kald1gm
dan, Polonya 18. yuzyilm sonundaki pan;alanm1~ dum
mundan kunulamad1 vc devletin bolunmu~lugu surdu.
Bu arada Napolyon'un Kongre toplanudayken kac;ma
s1, yeniden Fransa'mn ba~ma gec;mesi ve Waterloo'da ye
nilmesi uzerine, Fransa ile ikinci Paris Ban~ Antla$mas1 yap1ld1. Bu, birincisinden biraz daha sert bir antla~mayd1 w
700 milyon Frank tazminat odeyene kadar i~gal altmda bu
lum11as1 kararla~tmld1. Kas1m 1815'te, bu antla~manm hC1
kumlerini uygulamak ve gerekirse ban~ ic;in uluslararns1
askeri onlemler almak Ozere, lngiltere, Rusya, Avusturya
ve Prusya arasmda Dortlu lttifak kuruldu. Bu dort buyuk
devletin lttifakt yanmda, Avrupa'da kral ve imparator aras1
"H1ristiyanhk bar~ma" i~ten bir baghhg1 olan c;ar Alexan
der'm giri~imiyle, yokumlolugu belirsiz bir "Kutsal lttifak'
da kuruldu. lttifak1 imzalayan monarklar, Avrupa'da H1ris
tiyanhgm ban~~1 ilkelerini koruyacaklar ve her konuda hi1

i 180

D~vrim!er

Do11emi ( J 776 - ! 848)

birlerine yard1m edeceklerdi. Bu itlifak, Osmanh padi~ah1,


Papa ve lngiltere d1~mda tO.m monarklar tarafmdan imzalandi.

4. Genel Degedendinne
Paris antla~malan ve Viyana'daki duzenleme ile Viyana
kongresi, 1648 tarihli Westphalia Ban~1 ile I. DO.nya Sava~1
sonunda imzalanan Paris Ban;; Antla;;malan arasmda, en
geni~ ve koklu degi}iklikler getiren uluslararas1 diplomatik
loplant1dIT.
Bir uluslararas1 diizen, uzun omurlu ve etkili olabilmesi ic;in, antla$ma yukumluhiklerinin yanmda, ortak ilkelere ve ortak bir tore! bak1~ ac;1sma da gerek gosterir. Viyana sistemi o donemde hala gec;er akc;e olan siyasal tutuculuga dayanmaktaydi. Viyana Kongresi sonucunda olu~an yeni duzen ve ittifaklar sistemi hakkm<la Goethe ~tll:l
lan soylemi~lir: "lnsanhk ic;:in daha buyuk ve daha yararh
bir~ey icat edilmi~ degildir." Gen;:ekten, Goethe, "adalet ve
diizensizlik yerine adaletsizlik ve duzeni yeglerim" diyen
adarndL Erasmus, "en kotu ban;; bile en hakh sava~tan daha iyidir" demiyor muydu? lster bu basmakahplardan etkilensinler ister elkilenmesinler, Napolyon sava~lanmn korku ve biiyllk Slkmularmdan sonra, galip devletlerin
tmderleri, uluslararas1 ili~kilerin, torel degerlerin otesinde,
daha iyi orgutlenmesi gerektigini biitO.n ai;:lkhg1yla anlam1~lard1.

Metternich fe arkada~larmm kurduklan sistemin iki


zayifhg1 vard1. Bunlardan birisi, Yakmdogu, yani bir bak1ma Osmanh devleti sorunuydu. lkindsi, milliyeti;Hik ak1m1, yani ~izilen smularm dogal ve ulusal s1mrlar olmamas1ydi. Metternich'in bu konularda en buyuk umudu, eger
Rusya'y1 Avrupa'da tutuculuga baglarsa, bu dev\etin Yakrn-

181

Siyasi Ta.l'ih

(llll~aglardan

1918'e)

dogu'da da tutucu olabilecegi idi. Yani, sistem bir bak1ma,


Rusya'mn verecegi giivenceye ve Yakmdogu'da kurulmu~
bulunan statukoya sayg1 gostermesine dayamyordu. Bu guvence bir kere geri ahnd1 m1, sistem tumiiyle r;okebilirdi.
Dolay1s1yla, Rusya, Osmanh devlelinin Avrupa'<laki topraklan Ozerinde geni~leme emellerine ba~lay1p, burada
Avusturya He c;att?ma olas1hg1 ortaya pkmca ve Dogu Avrupa' da Rusya'mn da dest.ekledigi ulus<;uluk ak1mlar1 gu<;lenmeye ba~laymca, Viyana sistemi de c;oktu.
Viyana'nm miman Meuernich'in hi~bir ulus~uluga en
ufak bir sempatisi yoktu. Ona gore devletler, monarklann
ki~isel topraklanydt ve bunclan ba~ka bir birle~lirici ogeye
ihtiyac;lan da yoktu. Ne yaz1k ki burada, Metternich'in t.arihsel sureci sezme yetenegine, sonunda b~ans1z da olsa,
kredi vennek gerekiyor. lnsanoglunun tarihinde, bu kitabm genel ~izgisinden de anla~dacag1 gibi, en etkili ve belki
de tek birle~tiricinin, gucunu en etkin bi<;:imde kullanmas1m bilen buyuk oLokrasiler oldugu goruluyor. Bunlara kar~1
sava~an ulus~uluk ve libt~rali.zm, zaman zaman ba~an kazansa da, yeni ve dayamkh bir birle~tirici oge bulunamad1gmdan, birle~tirid otokrast tarih dongusundeki yerini
enindc sonunda yine ahyor. l~te, i~inde Almanlar, Macarlar, Slavlar ve ltalyanlar bulunan Avusturya otokrasisi tum
19. yuzy1l boyunca ulus~uluk ve liberalizmin en gii',.:lil dii$mamyd1. Arna, Mettemich'i sonunda yenmcyi ba~aran da,
Avrupa sahnesinde giderek ~ok, onemli bir gur; haline gelen ulusi;:uluk ve liberalizm oldu.
Metternich baz1 konularda bOyiik devlet adam1 niteligine sahipti. Dlkesini Napolyon'dan kurtaran adam ve Avrupa'mn yeni duzeninin kurucusu olarak prestij1 c;:ok yuksekti. Kurucu olmak bir yana, donemin oteki otokratlanm
oylesine yonlendirmeyi ba~arm1~t1 ki, 1815 ile 1848 arasmdaki doneme "Metternich Donemi" demek r;ok yanh~ ol-

lJt"Vrirnler .Dontmi (1776 - 1848)

maz. Ancak. bu, t6rel degerle.ri esnek, ilkeleri kan ve etkisi


c,:ok geni~ olan otokrat, bak1~ ac;1s1m i;:ok daraluc1 ve uzun
surede yamluc1 bir entelektOel bo~luga sahipti. Donemin
devrimci havas1 ile otokrasi arasmda hi<;bir ortalama nokta
du:;;O.nmemi~ ya da du~iim1p bulamam1~t1. Aynca, daha once de deginildigi gibi, Metternich sistemi son derece gui;Lu
bir ak1ma da surek!i ters dii.?mekteydi. Mettemich'in temsil ettigi Avusturya lmparatorlugu, ulusi;:ulugun yadsmmas1 temelinde kurulmu~tu. Boyle bir ulusi;ulugu ezmeye <;ah~mas1, ilerde gorulecegi gibi, I. Dunya Sava~1'mn ani nedenlerinden biri olacakur.

<:.

1830 ve 1848 DEVRlMLERl

1. Ekonomik ve Toplumsal Ortam


1789 Frans1z Devrimi'nin dogrudan sonucu olan liberal vc
milliyetc;i du~unceler, Napolyon'un oteki Avrupa devletleriyle sava?lan ve 4galleri ile hem en hem en tiim Avrupa'ya
ta~mm1~ur. 0 kadar ki, bu dii~uncelerden etkilenmeyen
hi1;bir Avrupa devleti kalmam~tir demek, yanh~ bir gozlem olmayacakur. Fransa'daki devrim, bazen eski siyasal
sistemleri y1kan, bazen i~gal ve sava~a yol a<;an ve bazen de
daha verimli toplumsal ve siyasal kurumlarm kurulmasm1
saglayan dirik ve patlayic1 gtu;leri Avrupa sahnesine sokIDU?tur. Bunlara kar;;1 mucadelede, k,rrupa'mn hberalizm
ve milliyetc;ilik kokan yeni havasm1 anlamayan ya da anlamak iste"meyen yoneticiler, ilk a~amada Napolyon'u yendiler ve 1815 Viyana Kongresi kararlanyla eski duzeni stirdiirmeye ~ah?tilar.
Ancak, Viyana Kongresi'nden sonra, Avrupa sahnesine degi~iklik getiren yeni gu<;lerle -endustri devrimi, libe-

! 183
I

Siyasi Tarin

(Jllr~aglaTdan

1918'e)

ralizm ve milliyetc;ilik- sO.reklilik guc;lerinin -monar;;i, kilise ve feodalizm- i;at1~mas1, Avrupa'ya Fransa'dan ba~la
mak uzere bir dizi devrim daha getirecektir.
1830 y1lmdaki liberal nitelikte ayaklanmalan daha iyi
anlayabilmek ii;in, donemin ekonomik ve toplumsal ya~a
mm1, k1sa da olsa belirtmekte yarar var. Telmolojik geli~
meler sonucu ortaya pkan yeni bulu~larm uretime uygulanmas1yla Bau Avrupa'da makinele~mi~ endiistri donemi
b~lam1~t1. l830'lara gelindiginde bu ekonomik degi~ikli
gin en onemli toplumsal ve siyasal sonucu, imalat, i~ ve ticaretle ugra~anlarm say1, zenginlik ve etkinliklerinin artmas1du. l~te burada, endustrile~meyle liberalizmin guc;lenmesi arasmda dogrudan bir ha~ kurulabilir. Zenginle~en ve
etkinligini artuan burjuva, kendi c;1karlarma daha uygun
bir politika ve.kendi gorii~lerine uygun bir hukumet bic;imi do~rultusunda c;ah~maya ba;;lam1~t1. Ancak, ~imdi bu
surec; ic;inde, yeni makineleri c;ah~nrmak ic;in yeti~mi~. ustiin nitelikte i~c;i gcrekmemekte, fazla iicret istemeyen kadm ve c;ocuklar i~e ahnmaktayd1. Boylece, 19. yuzy1lda i~c;i
piyasasmm niteligi degi~ti. Kentler i~c;i aileleriyle doldu;
fazla c;ah~ma saatleri ve az ucret yeni ve biiyiik toplumsal
sorunlar ortaya c;1kard1. Rakip firmalarla act rekabet yiizunden i~veren, etkili yasalarm da bulunmamas1yla, c;ah~
ma saatlerini uzat1yor ve Ocretleri do~ok diizeylere indiriyordu. Hemen hemen her Avrupa ulkesinde, mevcut
rejimlerin yelersizli~ine kar~1 bir yandan i$veren ve ote
yandan i~~inin ho~nutsuzlugu bir dizi devrime yol ac;u.
Bu dummda yoneticiler iki tehlike ka~1smda kald1lar:
Orta stmf ve i~.;i snnfi. lkincisinin kesin, koklii ve kendilerine gore a~m isteklerinden daha ~ok korkan yoneticiler,
genel olarak orta sm1fa odiin vererek, onlann destegini
saglamak yoluna gittiler. Fransa'da 1830 Devrimi'nden
sonra Franstz Krah olan ve 1848 ydma kadar iktidarda ka-

184

Deiiri mltr Donerni (l 776 - 1848)

lan Louis Philippe bu yolu denemistir.


Tum bu gelismelerin sonucu olarak, Avrupa'da Frans1z Devrimi ile h1zlanan liberal ak1m, temelde, halkm egemenliginden c;ok, parlamenter kuruluslann egemenligini
savunmustur ve bu ai;1dan bugiinkii demokrasi anlaNmdan farkhd1r. Yalmz Fransa'da degil, tum Avmpa iilkelerinde liberaller, hemen hemen liim 19. yiizyil boyunca,
sec;me hakkmm mal ve mo.lk sahihi yurttaslan ii;ine alacak
bit,;imde s1mrlandmlmasm1, bunlara sahip olmayanlara bu
hakkm verilmemesini savunmuslardir. Kunnaya c;ahst1klan diizen, mec1is gibi parlamenter kurumlarm egemen oldugu duzendir. Aynca, yine bugunkii demokrasiden farkh
olarak, esitlikten c;ok ozgurlilgiin savunuculugunu yapm1slardu. K1saca, mutlak monarsiye kars1 siyaset, ekonomi
ve din alanlannda ozgiirluk, liberali:zmin asd amac1 haline
gelmistir. Gerek 1789 ve gerekse simdi ele almacak olan
1830 ve 1848 devrimleri bu temel anlay1sm is1g1 altmda
degerle nd irilmelid i r.
2. Fransa'da 1830 ve 1848 Devrimleri
Napolyon'dan sonra Fransa tahtma oturtulan 18. Louis'nin
yonetimi, oldugii tarih olan 1824 yilma kadar surdu. Louis
butiinuyle olmasa bile, Frans1z Devrimi'nin anlamm1 bir
dereceye kadar kavram1~u. Bunun sonucu olarak, anayasah mesruti bir rejim kurulmus, Millet ve Ayan Meclisleri'ne
dayanan iki meclisli bir yasama sistemi kabul edilmi!?li.
Ancak, meclislere sei,;ilmek ve sec;mek i~in mal ve mfllk
iizerinden vergi vermek gerekiyordu. Ostelik, Ayan Meclisi'nin uyelerini kral se~mekteydi. Boylece kurulan sistem
burjuvaziye olanak saglamaktaysa da, asil soylularm eline
ge<,;mi~ olmaktaydi. Bu ko~ullar altmda kral k1sa bir sure
it;:inde cekrar muclak yonetimi sec;ti; ozgurliikleri kIS1tlad1,

I 185

Siya.si forih (illz(aglo:rdan J918'e)

basma sansiir koydu, universite1eri denetim a1tma aldi.


1824'te 18. Louis'nin yerine gei;en 10. Charles, bask1y1
daha da artmnca halk ayak1and1 ve 1830'da Paris sokak1armda uc; gun suren kanh c;arp1$malar oldu. Dlkeden kac;an
10. Charles'm yerine, Orleans Hanedanhg1'ndan ve liberal
egilimli olarak tanman Lou.is Philippe Fransa tahtma olurdu.
Liberalizm Fransa'da ba$an kazanm1~ gibi gorunuyorsa da, bu k1sa sureli oldu. Kendisi de zengin bir giri$imci
olan Louis Philippe, iktidanm 1848 y1lma kadar zengin
burjuvaziye dayayarak yi1riitmii!?tl1r. Olkede 1848 Devrimi'nin patlak vermesinde Louis Philippe'in bu yonetim bi\'.iminin payi bii.yiik olmu~tur. Ancak, ba~ka nedenler de
vard1r. Daha once de deginildigi gibi, Louis Philippe'in daya nd1g1 burjuvaziyi birinci plana getiren ekonomik yap1
degi~ikligi, Avrupa'da yeni bir i!?c;i sm1f1 ortaya c;1karm1~t1.
l!?<;ilerin, faz]a i$ saati, az ucret, fabrikalarda kottl saghk
krn;;ullan, kadm ve i;:ocuklann c;:ah~tmlmalan gibi birc;ok
ekonomik ve toplumsal sorunlan vard1. Bu sorun!an c;ozmek i<;in i~<;iler greve gidiyorlardt. Louis buna kar!j1 sen
tedbirler ald1 ve ki~i ozgiirluklerini her gun biraz daha k1su. Bu davram~ ise, liberallerle ;;imdi Avrupa sahnesinde
seslerini duyurmaya ba~layan sosyalistlerin, Louis Philippe'e kar~1 guc; birligi yapmalan sonucunu verdi. Paris, ttpk1
1830 Devrimi'nde oldugu gibi, kanh r;:at~malara sahne oldu ve yine t1pk1 10. Charles gibi, Louis Philippe de ulkeden ka~mca, sosyalist Louis Blanc'm ba$kanhgmda bir "ger;:ici hukumet" kuruldu.
Ger;ici hukiimet, bir yandan buyuk burjuvazinin dolaplanna kurban giderken, otc yandan gizli orgutler ir;:indc
faaliyet gosteren a~mlarm bask1s1 altmda kald1 ve c;ah$amadi. Frans1z tarihinde en gen!$ ser;men kitlesinin destegini
saglayan bu yeni Cumhuriyet giri~imine kar$I cephe all

I 186

DeHimltr fJontmi (1776 - 1848)

makla a~mlar tutucu bir tepkinin olu~masma yol ai;acaklardu. Barikatlarda sava~ma ve ~iddetli darbe gelenegi, parlamenter hiikiimet kurumlanna ka~l i;evrilmi~ ve Fransa'daki cumhuriyetc;i guc;ler zay1llam1-?tU. Bu da tutucu
tepkilere kap1y1 sonuna kadar a~acakur. Franstz halkmm
"T eror Rejimi sirasmdaki bask1 ve kan~1khk ortammda
cumhuriyetc;ilige kar-?I duydugu tepki henuz kullenmemi~
ti. Yeniden bu ac1 gunlere donmemek ic;in, i~leri dozene
koyacak ve ban~ ortam1m kuracak "durust bir otokrat"ta
kunul1,1~unu bulmas1 guc; olmadi.
Tum bu geli~melerin sonucu olarak, 184-8 y1lmm
Temmuz aymda yap1lan cumhurba~kanhg1 sec;iminde, tutucu tepki c;ok apk bir bic;imde goriilur. Napolyon Bonapart'm yegeni Louis Napolyon gibi bir otokrat, yedi buc;uk
milyon oyun be-? bU1;uk milyonunu alarak cumhurba~kam
olmu~tur. Louis Napolyon, dort y1l sonra, 1852'de, diktatorhigunft kuracak ve Ill. Napolyon ad1yla imparatorlugunu ilan edecektir. Bu diktat0rluk 1871 yilma, yani Prusya'nm, Alman ulusal birligini kurarken Fransa'ya sava~
ac;1p onu sava~ alamnda yendigi (Sedan) tarihe kadar surecek ve bundan sonra Ill. Cumhuriyet donemi ba~layacak
t1r.
1848'de kurulan cumhuriyet rejiminin en buyuk hatas1, nufusun c;ogunlugunu olu~turan koy!O.lerin destegini
kazanmak ic;in bir tanm programmm olmamas1dir. 1789
Devrimi'nin hie; olmazsa baz1 yeniliklerini izleyen Napolyon Bonapart, koyliilere topraklanm vermi~ ve feodal nitelikteki vergiler1 kald1rm1sn. 1848 Cumhuriyet yonetimi
ise, koylulerin biriken bor~lanm hemen tasfiye etmelerini
istemi~ ve toprak uzerindeki vergiyi arurnu~u. Bu durumda koylulerin, kendisinin de gmlagma kadar borcu olan ve
koylolerin bor~larma bu a~1dan bakacak olan "buyuk isimli" Louis Napolyon'u ba~larmda gormek isteyecekleri a~1kl 187

Siyasi Tarih Olll,aglardan 1918'e)

t1. Halk yeni bir Napolyon anyordu. Onlu Fransiz ~airi Lamartine, "balk hata yapmada serbest b1rak1lmahd1r" demi~
ti. Yap1lan hata, III. Napolyon'un ikinci imparatorlugudur.
Fransa'nm d1~mda, lspanya ve Portekiz'de yeniden liberal nitelikte anayasalar hazlTlamp yurorluge konmu~.
ltalya'daki liberal bir ayaklanma da Avusturya tarafmdan
bastmlm1~tu. 1830 y1lmdaki ayaklanmalar dalgas1 lngiltere'yi de etkilemi~tir. lngiltere'de ticaret ve sanayi burjuvazisinden gelen basktlar sonucunda, 1832 y1hnda i;1kanlan
hir yasayla, sec;im bolgeleri burjuvaziye daha geni~ bir temsil olanag1 saglayacak bii;imde yeniden duzenlenmi:;;, oy
kullanma hakk1 geni~letilmi~ vc sec;im yasas1 dcgi~tirilmi~
tir. Bu yasa buyuk bur:juvaziyi ho$nuL k1lm1~sa da, kfu;Ok
burjuvazi vc i~~iler bununla yetinmemi~ler, "Chartism" denen bir hareketi ba~latm1~lardu. Bu, s1mrh oy kullanma
hakkmdan gene] oya ge~ilmesini, gizli oy apk say1m ilkesinin henimsenmesini, milletvekili sei;ileceklerde belli bir
zenginlik duzeyine eri$mii;; olma ko~ulunun aranmamasm1
savunan bir harckctti. Boylece, 1830'larda lngiliz liberalizmi, Avrupa devletlerinde henuz filizlenmekte olan libcralizmi i;ok a~an bir duzeye ula~m1~ bulunmaktaydt.
3. Avrupa'da 1848 Devrimleri

/a. Ulus,uluk ~
i 9. yuzy1h onceki y\izy11lardan ay1ran tcmel ogclerden biri
de ulus~uluktur. 19. yuzytla kadar Avrupa. feodal bir temel uzerinde bir araya gelmi~ biri;ok siyasal birimden olu~
maktayd1. 19. yuzy1lda ise, bu kui;uk siyasal birimleri hir
araya getirmckte ve buyuk imparatorluklar ii;inde y3$ayan
uluslann bag1ms1zhklanm saglamakta, endustrile:;;me ve liberalizmin yanmda onemli bir pay1 olan ulusc;uluk ak1m1
kendini gur;lu bir bi~imde duyurmu~tur.

I 188

D~vrim!~r Don~mi

( J 776 - 1848)

Ulusc;uluga, tum ogelerini bir araya getircn bir tamm


vermek oldukc;a zordur. Ancak, mutlaka bir tamm vermek
gerekirse, ~u soylenebilir: Ulusc;uluk, yonetimsel bir bitime sahip olmak isteyen herhangi bir cografi grubun, bag1ms1z tek bir devlel kurma hakk1d1r. Dolay151yla, bir ulusun, sm1ftan farkh olarak, ekonomik olmayan bir tamm1
vardu. Bir dayam.$ma duygusuna sahip cografi bir gruptur.
Bu dayam~ma duygusu, ortak bir dilden, ortak gec;mi~ten,
ortak kultiirden ya da ortak c;1kar ve tehlikeden dogmu~
olabilir. Ancak, bu dayam.$ma duygusu ulus varhgmm temelidir.
Sureklilik ve degi~ikllk getiren gur;lerin c;at1~mas1,
1830 devrimlerinden sonra, Avrupa'da yeni bir dizi ayaklanmalara yol ac;t1. Liberal alum, 1848 ayaklanmalan ic;inde kendisini duyurmu.$sa da, ltalya'da, Almanya'da, Avusturya'da ve Macaristan'daki ayaklanmalar, yabann yonetime ve Avusrurya Ba~bakam Metternich'in sindirme politikasma kar~1. ulusr;u nitelikte hareketlerdi. lsvic;re, Belt;;ika,
lngiltcrc ve Fransa'da ise, ortasm1f hukumetlerinin yetersizligine kar.$1 toplumsal ve demokrarik reformlar bic;iminde ortaya pkti. Hatta, ba~ans1 k1sa sureli de olsa, Fransa'da
1848 Devrimi'nin, 1830'dakinden c;ok daha belirgin bir bic;imde, Buyak 1789 Devrimi'nin ilkelerini saglamlast1rd1g1nt soylemek olanakhdn.
1848 Yth su olguyu ac;1k bir bic;imde gozler onune serdi: Bilirn;li toplumlarm kendi geleceklerini kendilerinin
saptamas1 anlammdaki ulusc;uluk, Avrupa sahnesindeki en
etkili giic;tiir. Aynca, ulusc;uluk bu yonuyle liberalizmin
mannksal bir sonucu olmu~, onunla atba~1 berabcr gitmi~
tir. Liberal dii~unceye gore, kendilcri ozgur ve ba~ka uluslann da ozgiirltigunc sayg1h olan tum uluslar, kendi ulusal
deger ve refahlanm geli~tirmek durumundad1rlar. l!?te bu
milliyetc;i guc;, ulusun c;e~itli bolumlcrini birbirinden ayn

I 89

Siyasi l"arih

(lll1~aglardan

1918't)

tutan hiikumetleri, kapsamh ulus-devletin kurulabilmesi


ic;;in y1kacak (Prusya'nm Germen Konfederasyonu'nu y1k1p
Alman ulusal birligini kurmasmda oldugu gibi) ya <la kapsamh hanedanhk devletlerini, daha kuc;;uk ve dar ulusdevletlerinin kuruhnas1 yolunda zorlayacaktir (Macaristan'm Avusturya lmparatorlugu'ndan bag1ms1zhgm1 alma
miicadelesinde oldugu gibi).
Kokeni ve niteligi ne olursa olsun, 1848 y1hnda, Him
Avrupa'y1 duzenden ho~nutsuzlugun alevi kaplad1. 1848
ayaklanmalannm Avrupa c;;apmda en onemli siyasal ba~an
s1, Metternich'in ve onun simgeledigi "eski duzen"in ala~a
g1 edilmesidir. Dogu Avrupa ac;;1smdan onemli ekonomik
ve toplumsal sonucu ise, feodalizmin biiytik olc.;ude ortadan kaldmlmas1du.
b. Alman lJlus~ulugu
Fransa'claki 1848 devrim hareketi en c;;ok liberalizmden etkilenmi~ti. Germen Konfederasyonu'nda ise, ulusal birligin
kurulmas1 yolunda oldu. llerde ac;;1klanacag1 gibi, endiistrile~menin sonucu olarak beliren yeni sm1flarm ulusal birlik
ozlemi yanmda, milhyetc;;ilik de Alman ulusunun benligini
bulmasmda onemli bir unsur olmu~tur. Her $eyden once,
Alman ulusal birligini gerc;;ekle~tirecek olan Prusya'da ordu, tek bir "Almanya" ozlemini duyuyor ve Frans1zlardan
nefret ediyordu. <;:ok say1da kii~uk devletten olu~an konfederasyon surekli olarak Frans1z etkisi altmda kalmt~, Prusya ise Napolyon'un i~galine kar~1 koyamam1~tl. Her Alman
yurtseverinin akhnda, eger gelecek bir Frans1z i~galine kar~1 konacaksa, bunu tek birle~mi~ bir Almanya'nm ba~arabi
lecegi dii~uncesi ve her ulusi;ulukta oldu~u gibi, bir de ulkOsii vard1: Almanlan Fnms1zlann "dii~iik tore! dcgerlerinden" kurtarmak ve onlara yeni bir gorev bilinci vermek.
Boylece Prusya, Avrupa'nm tutucu gu\lerine gore devrimci

190

Devrimler Donemi (1776 - 1848)

bir tehlike olarak belirmeye ba$1ayan ulusi;.uluk akunmm


bayraktarhgm1 yapmaya ba~ladi.
"Almanya"da ulusi;.uluk, Napolyon sisteminin zorla
cvrenselle;;tirme \:abalanna kar;;1 bir tepki olarak dogdu.
Avrupa'da tek devlet, tek ordu, tek ekonomik sistem, tek
hukuk kurumu, yani bir bak1ma "Avrupa Birligi"ne kar~1
bir prolestoydu. Uluslararas1 sistem lemelde Frans1z etkisinde olduguna gore, Almanlar'm hareketi Fransa-kar~1t1,
Napolyon da bir otokrat olduguna gore, otokrasi-kar~m
nitelik kazandi. Tutucu olan Alman ulusi;u1an, kendi ozel
kurumlarmm, geleneklerinin, tarihi geli;;melerinin degerini vurguluyor, Napolyon sisteminin bunlan unutturacagmdan korkuyorlardi. Oteki Alman ulus\:ulan ise, ulusun
kendi gelecegini kendinin tayin eune hakkmm, hukumete
daha (,:Ok kat1hna, temsili kurulu~lar ve ozgurlO.gun savunuculugunu yap1yorlardL Dolay1S1yla, hem tutuculuk ve
hem de liberalizm, bir arada, Napolyon'u yikm1~ ve Avrupa'mn gelecek tarihini bic;imlendirmi~lir.
Almanlar, yalmz Napolyon'un yonetimine degil, aym
zamanda Frans1z kultiirCmun yiiz yilhk ustiinlOgune de isyan ettiler. Frans1z Devrimi ve Napolyon y1llan, Almanya'da gorulmemi~ bir koltorel uyanma donem.iydi. Beethoven, Goethe, Schiller, Kant, Fichte, Hegel ve bu bi1yuk
isimler gibi niceleri, "roman.tizm" dedigimiz aknm yaratm1~lardi. Tiimii Ak1l Cag1'nm "kuru soyutlamalarma" kar~1
\:tk1yorlard1. Arna, Alman dii-?U.ncesinin belli ba-?h ozellikleri, geni-? anlamdaki ulusi;ulukla baglanuh olarak geli~ti.
(:Cmku, "romantizm" ak1ldan i;ok "deha" ve "duygu"yu,
insan gruplan arasmda benzerliklerden (,:Ok "farkhhklan"
vurgulamaktaydi. Boylece, 1800'lerden sonra giic;:lo. bir bi(,:imde onaya (,:1kan Alman ulusal uyam-?l, temelde, Napolyon ve Fransizlara kar~1 geli-?ti.
Frans1zlar ulusal birlige sahipti ve 18. yiizy1l uygarhg1-

l
~

191

Siya5i Tarih (/1l11;aglardan I918't)

nm temsilcisiydi. Dolay1s1yla, Almanlar da ulusal birliklerini kurmah ve kendi ulusal degerlerini egemen k1lmahydi.
Yani, tiim 19. yuzytl boyunca ulusal birlik ve ulusal buyukluk hemen hemen her Alman'm tutkusu bi<;imine donii.~mu~se, bunun nedeni, belki de, her ikisine de sahip olmamas1yd1. Fichte, ortadan kaldmlamayacak bir Alman
ruhu, ayn ve dogu-?tan gelen bir Alman ulusaJ karakleri oldugunu soyluyordu. Bu ulusal karakter ise, d1-? ve ozellikle
Frans1z etkisinden mutlaka kurtanlmahyd1 ve 6teki halklarmkinden i;;ok daha soyluydu.6
Ancak, Alman ulus~ulanmn Alman ulusal birligini
kurma yolunda 1848 yilmdaki ~'.abalan, Avuslurya'mn ag1r
basmas1 sonucu, ba-?anh olamadi. Prusya, bunu, ko-?ullarm
daha uygun oldugu yirmi ytl sonra gen;ekle~tirecektir.
c. Otehi Ayaklanmalar
Metternich'in Avusturya-Macaristan lmparatorlugu da
1848 devrim giri~imlerinden paym1 ahm~ur. (:okuluslu bir
imparalorluk olan devlette, Macarlar ulusal bag1ms1zhk
i<;in ayaklanm1~lard1r. Viyana'da halk, "anayasa ve ozgOrluk" islegiyle Mettemich'e kar~1 harekete ge\:mi-?tir. Bu
basktlar kar51smda, 18. yuzy1ldaki yonetim anlay1~1mn 19.
yuzy1ldaki etkin tcmsilcisi Metternich, bir daha Viyana'ya
donmemek uzere lngiltere'ye ka<;acakur. Ancak, 1848 y1hnm sonunda imparator ilan edilen ve I. Donya Sava~1'na
kadar iktidanm komyacak olan Franz Joseph, Metternich
okulunun lemsilcisi olarak, Macaristan'm bag1ms1zhk harekeLini hem boyok ol<;iide Rusya'mn yard1m1 ile ve kanh
bir bic;imde ezecek, hem de halkm anayasa ve ozgur[uk isteklerine kulagm1 tikayacaknr.
-------6

20. yuzy1lcfa Hitler"in Almanyu'da c1kmas1 ve Almanlurm ~ogunu pesinden


surii.klcmesi, 19. yuzy1ldaki bu temel toplumsal doku ve ruh bilindikten
sonrn, 1;ok ~a~1n1c1 olmasa gerek

I 192

Dtnimler Donemi (1776 - 1848)

1848 Devrimi, ltalyan yanmadasmda da bir ulusal birlik hareketi olarak ortaya <;1kn11$tir. Bu ama<;:la ltalya'nm
<;:e$itli yerlerinde gizli dernekler kurulmu$tur. Bunlar arasmda Italyan milliyeti;isi Mazzini'nin onderligini yap11g1
"Canbonari" dernegi. en tamnmt$ olamdu. Bu derneklerin
ortak amac1, t1pk1 "Almanya"da oldugu gibi, AvusturyaMacaristan hnparatorlugu'nun ltalyan yanmadasmdan <;:1kanlmas1 ve yanmadanm bir birlige kavu~mas1ydi. Bu
ugurda ltalyan yanmadasmm en gO<;lO. devleti Piyemonte'nin (Sardunya) iki giri$imi ba$ans1z oldu. Gorulecegi gibi, 1848 devrimler y1l1, ltalyan, Fransa, Avusturya ve Prusya'da "radikal" hareketlerin bastmlmas1yla sonw;land1.
Boylece, ulusi;u ve demokratik oz.lemler, ilerde tekrar canlanmak lizere, k1sa sOreli bir ba~anstzhga ugrad1lar.
19. Yuzy1lm en etkin ve devrimci gih,:lerinden olan
ulus<;uluk ilkesinin, bu yiizyilm sonlarma dogru Avrupa'da yozla$t1g1 ve oz.gun niteligini yitirdigi gorolur. Cunkii., zamanm ulusr;u dii$U.niirleri, giderek, uluslar arasmdaki farkhhklan abartmI$lar ve farkhhklarm nedenini c;.evre
ve egitimden \:Ok dogu$la ai;;1klamaya .;ah$mi$lardu. Boylece, 1rki;1 dii$ftnceden de kok alan ulusi;uluk ilkesi, giderek
ve i;ok yalm bir anlat1mla, $U anlay1$a varmI$llT: "Her ulus,
dogU$lan hakkt o}an isteklerini geri;ekle$tirmede ozgii.r olmah ve bu konuda hii;bir sm1r tammamahdu." Bu yeni anlay1~. ulus<;ulugun somurgecilik ve emperyalizme don0$mesinde onemli bir unsur olmu~tur.
Liberalizm ve ulusr;uluk gibi, sosyalist dii~unce de <;1k1~ noktasm1 1789 Frans1z Devrimi'nden alm1~tir. Nas11 liberaller ozgiirliik dU.$iincesine, demokratlar C$itlik i.ilkOsD.ne onem vermi$lerse, sosyalistler de ba~langui:ta kar<lelllik
ilkesine baglanm1~lardu. llk sosyalist di.i~Onurlere gore, insanlar dogu~tan iyidirler; yoksulluk ve yapay toplumsal
e~itsizli.kler olmasa, birbirlerine karde~<;e davranacaklardu.

I 193

.Siya.~i

larih (Jlft~aglarda11 1918'e)

Gudii.sel olarak, rekabetten c;ok i~birligine egilimlidirler.


Ancak, sosyalizm, Louis Blanc gibi devlet sosyalistlerinin
ve Karl Marx gibi ekonomik kuramc1lann c;abalanyla degi~ime ugram1~. Avrupa'nm giderek endustrile~en devlederinin ekonomik sorunlarma ya.ml verebilecek bir ak1m haline gelmi~tir. Ancak, sosyalizrn, 19. yuzytlda, liberalizm ve
rnilliyetc;ilik kadar etkili bir guc; olamam1~t1r.
~-

Genel Degerlendirme

Viyana'da Mettemich'in devrilmesi, Bastille'in ele gec;irilmesi kadar 6nemli bir olaydu. l 789'da Bastille, gamizonsuz eski bir kaleydi. 1848'de Metternich i.se zay1f ve destekc;isi olrnayan bir adamd1. Arna her ikisi de eski duzenin
simgeleriydiler. lkisi de gidince, beraberlerinde eski duzeni
de goturduler. Tam olarak gerc;ekle~meleri biraz zaman da
alsa, BastiHe'de liberalizm, Viyana'da ulusi;uluk ba~an kazandi. Ba~ka bir anlat1mla, monar~inin yurtta~lar Ozerindeki otoritesi 14 Temmuz 1789'da tannsal te.melini yitirdi;
insan haklan Paris sokaklannda zafer kazandi.. Uluslann
hakk1 ise Viyana sokaklannda kazan11acakLIT. Her iki olay
da temelini tanndan alan geleneksel b.1kiimetin sonu oldu.
Art1k halk, ya onlann onay1yla ya da zorla yonetilecekti.
Bundan sonraki 130 y1lhk Avrupa tarihi, bir bak1ma, bu iki
y6ntem arasmda gidi~ geli~lerin tarihidir.
Siyasal Devrimler Donemi'nin, yani Amerikan ve Frans1z Devrimleri'nin uzun vadeli etkilerini toplu olarak ve kisa bir bit;imde gbstermek gerekirse ~unlar soylenebilir:
1. Amerika ve Fransa'daki devrim, ekonomik, toplumsal ve siyasal yonleriyle, once Avrupa'da sonra giderek
tom diinyada genel bir kan~1khk yaratan diri.k ve patlay1c1
gur;leri a~1ga ~'.1kard1. Bu ise, globalle~me surecini h1zlandITdi.
2. Amerika ve fransa'daki devrim, bi.reyin bilinc;li bir
I

194

Devrimler Donemi (J 776 - 1848)

bii;imde siyasal gelecegini degi:;;tirebilecegini kamtlayarak,


geleneksel ho.kumetin temellerini sarsu. Siyasal ili$kiden
tann yerine birey sorumlu olunca, yoneticiler egemenliklerini sorgusuz sualsiz kabul ettirme durumundan i;1ktdar.
Tam aksine, yeni yeni ilkeler, programlar ve <;e$itli vaatlerLe kendilerini halka kabul ettirmek zorunlulugunu duyduLar. Yonetenler ve yonetilenler arasmdaki bu yeni bO.nyesel
bag, Amerikan ve Frans1z devrimlerinin ger<;ek gizidir.

D. "OSMANLI RONESANSI" VE BATI AVRUPA lLE


GELlSEN DlPLOMASl
Avrupa sahnesinde tum bu geli~meler olurken, 15. ve 16.
yii.zy11larda Avrupa'mn en gO.<;lu devleti olan Osmanhlar,
17. yuzyil boyunca duraklama donemine girmi~ ve gerilemenin de gorii.nmez tohumlan aulm1$tl. 18. yozyil, genel
hatlanyla, bu gorO.nmez tohumlann "kakto.s bitkisi" vermeye ba:;;lad1g1 gerileme doneminin ba:;;Lang1c1 olarak kabul edilebilirse de, goreli ban$ siirelerinin de etkisiyle, Osmanhlarda ilgin<; bir uyam$m ortaya pkt1g1 gozlemlenir.
Devletin tcmel kurumlannda hemen hemen hi<;bir degi$iklik yapilmarnl$ olmakla birlikte, bu uyam:;; iki at;1dan
onemlidir.
Bir kere, 18. yii.zy1ldaki yenilikler, 19. yii.zyilda ger<;ekle$tirilecek olan reformlann bir bak1ma <;1k1:;; noktas1
olmu$, gerilemenin nedenlerine "laik" bir bak1~ ai;1s1 getirmi$tir. Bozukluklarm tii.mii.nu din kurumunda arayan
Arap-lslam ko.lto.r <;evresinin aksine, Turk-lslam kulturunun, hi<; olmazsa ba$ka alanlarda da reform geregini duymas1, 19. ytiz}'ll Osmanh yoneticilerinin bu yondeki i;;abalanna yllzy1l oncesinden iyi bir ornek olu~turacaktir.
lkinci olarak, bu "Osmanh Ronesans1" Osmanhlann gerile-

195

Siyasi Tarili (llk,aglardan 1918'c)

mesini durdurabilecek en son firsat olarak ortaya <;1km1-?ll.


Henuz buyok toprak par~alanm ve uluslararas1 alandaki
prcstijini tam yitirmeden, 18. yuzy:ilm ba~larmdaki bu uyam~ siirduriilebilseydi, Osmanh devleti 19. yuzy1la, bu yuzythn s1kmt1h, gO\: i\: ve d1~ ko~ullarma daha hazuhkh bir
bi~imde girebilirdi. Arna, ne olursa olsun, surdorulememesinin nedenleri, 19. yuzy1lm Osmanh monarklanna, baz1
Osmanh kurumlanmn kaldmlmas1 ve baz1 sorunlara da laik bir yakla~1mm gerektigini gostenni~tir. K1saca, 19. yuzyil reform hareketlerinin temeli, 18. yiizy1lm ozellikle ilk
yansmdaki "uyam~ <;abasmda" yatar.

1. Osmanb Diplomasisinde

Geli~meler

18. yuzy1hn ba~mda Osmanh devleti Bat1 ile rahat bir ili~
kiler butunii i~inde bulunuyordu. Karlof<;a Antla~mas1'nm
imzalanmasmdan alt1 ay sonra onaylanmas1, buyuk ve gosteri~li seremonilerle olmu~tu. Bu onay, dost1;a ili~kilere yol
a<;m1~ ve bir yanda Bab1ali7 ile ote yanda Avrupa devletleri
arasmda, eskisine gore daha surekli diplomatik temsikilerin teatisiyle sonu\:lanm1~tIT. Bu tarihe kadar belirli vesilelerle ve ancak k1sa sOrelerle Avrupa ba~kentlerinde bulunan Osmanh diplomatlan, ~imdi daha uzun siireler Avrupa'da bulunuyor, Bau uygarhgm1 daha yakmdan tamyor ve
Bat1'mn yalmz kultiir ya-?amm1 degil, aym zamanda hiikiimeL sistemini de ogreniyorlardi.
Omegin, Avusturya'ya yeni Osmanh el\:isi olan ibrahim Pa-?a, Viyana ku-?atmasmda bulunmu~ degerli bir devlet adam1ydi. Simdi Viyana'ya son derece degerli annaganlarla, bir diplomat olarak giriyordu. lstanbul'da ise, Avus7

Babmli, Osmanh sadrazammm ik.1met ettigi ve ofisinin bulundugu binalar


topluluguna verilen add1r. Geni~ anlamda Osrnanh hukumeti anlam1na gelir.

Dt:11rimler D6nemi (1776 - 1848)

turya el<;isi, Sultan huzuruna dahil edilmeden once ~erefi


ne verilen yemekte, kendisine Bogaz'da yakalanm1~ bahk
k1zartmas1 sunulmu~tu. Bu, 6teki elc;ilerin r,:oguna laytk
gorulmeycn bir yemekti. lngiltere'nin yeni elc;isi Sir Robert
Sutton, daha once Karlofc;a Ban~1'nm yaz1lmasmda yard1mda bulunmu~tu. Bu hizmetinden dolay1 Sultan tarafmdan
i;ok sicak bir bii;imdc kar~1landL Buna kar~1hk, Karlofc;a'y1
imzalamayan, onun yerine iki yilhk b1rak1~maya yana~an
ve bunun yenilenmesi ic;in bir sava~ gemisi ic;inde lstanbul'a gelen Rus elc;isine kar~1 aym dostr;a duygulardan soz
edilemez. Ancak, uzun goru~meler sonunda, Rusya da,
oteki buyuk Avrupa devletleri gibi, lstanbul'da surekli buytikeli;i bulundurma hakk1m elde etmi~tir.
Bu geli~melerden de goru\ecegi gibi, 18. yuzy1lda Osmanh devletinin Avrupa devletleriyle ili~kilerinde bir silah
olarak, sava~m yerini diplomasi almaya ba~lamt~tir. Burada
onemli o!an nolna, Osmanhlann arttk Avrupa'daki rollerinin savunma oldugunu ve bunu saglamak ic;in de mOttefiklere ihtiyac;!an bulun.dugunu anlamalandir. Tum bunlarm sonucu ise, Avrupa ulkelerinin gelenegine uygun
olarak, Bab1ali'de surekli diplomasi sisteminin kurulmas1d1t.
Karlofc;a Antla~mas1'na kadar, Hiristiyan Avrupa'ya giren bir Musluman devleti olarak Osmanh devletinin diplomasisi tek tarafb ve kar$1hkhhk i!kesine dayanmayan bir
diplomasiydi. Devletler arasmdaki hukuk kurallanyla
uyu$mayan bir bic;imde ve birnz da Avrupa devletlerinin
hor gorulmesi sonucu, zaman zaman Avrupa devletlerinin
el\:ileri, o da belirli surelerle, kabul edilmi$ ama bunun
kar$1hgmda siirekli Osmanh eli;isi gonderilmemi$ti. Bu sistemin, Osmanh devleti guc;lu oldugu ve Avrupa'da geni~le
digi donemlerde iyi i$ledigi soylenebilir_ En azmdan, torel
degcrlere pek dayanmayan ve <;ogu kez kurnazca i$letilen
I
1 97

Siyasi Tarih (llk(:aglarda11 191 B'e)

kanna~1k

Avrupa oyunlannm d1~mda kal1nmasm1 saglam~tlr. Arna, 18. yuzyilda, muttefik bulma zorunlulugu dolay1s1yla Avrupa devletleriyle ili~kiler onem kazanmaya
ba~lad1gmdan, bu kar~1hks1z diplomasi Osmanh devletini
"izole" etmi~ti. Surdugu takdirde, Osmanh devleti Avrupa
devletleriyle ili~kilerinde gui;suz bir temelden hareket edecekti. l<;erde, d1~ ili~kileri sistematik bir bii;:imde planlayacak merkezi bir orgut olmad1g1 gibi, d1~arda da surekli eli;ileri bulunmuyordu_
(stanbul'daki yabanc1 el\:ilerin de ~i zordu. Onlar da,
yeterli ileti~im ve ula~1mm olmamas1, Osmanh ya~ant1s1
ii;:ine girememeleri ve en onemlisi kendilerinin Turk.:;e, Osmanhlarm da Bau dillerini bilmemeleri dolay1s1yla zor durumdayd1Lar. 1699 y1lmda Bab1ali'de Tercume Odas1'nm
kurulmas1yla biraz rahatlad1lar. Bu odanm memurlan ise,
genellikle Yunan ticaret toplulugunun ii;:inden sec:)lmekteydi. l~te, 18. yuzytlm ba~lanndan itibaren, gerek Tercume Odas1'nm kurulmas1, gerek Avrupa devletlerinin lstanbul'da surekli buyo.kel<;i bulundurmalan ve gerekse Osmanhlann da elr,:i gonderme geregini duyup, kisa sureler
i<;in bile olsa, bu Avrupa gelenegine uymaya ba!iilamalan,
Osmanh diplomasisini geli~tirmi~tir. Ancak, Osmanhlarm
Avrupa'mn onemli merkezlerine surekli buyukeli;i gondermeleri ve ir;erde bir "d1~i;;leri bakanhg1"nm kurulmas1 ir;in
19. yuzy1h beklemek gerekecektir.
2. Rusya ve Avusturya ile

lli~kiler:

Prut ve Petervaradin

II. Mustafa'nm (1695-1703) yerine ger;en III. Ahmet


(1703-1730) ban~<;1 dO~O.nceli bir sultandi. lsanya Veraset
Sava!iilan sITasmda, lstanbul'daki Frans1z Buyukelr;isi, Fransa ile iuifakm yararlanndan s6z ediyor ve Macaristan'da
Habsburg'lara kar~1 ortak harekat oneriyordu. Ancak, Ill.

I 198

Devrimler Donemi (1776 - 1848)

Ahmet, bu sava.~a Hiristiyanlar aras1 bir mucadele goztiyle


bak1p, kat1lmak istemedi. Aynca, once de gordugumuz gibi, sava~ Fransa'nm aleyhine geli~iyordu.
Sultan istese de istemese de, lsvec; yuzunden Rusya ile
sava~a girdi. Rusya'nm Balt1k ustii.nlugu ic;in l 709'da Poltava Sava~1'nda lsvec;'i kesin bir yenllgiye ugratmas1, kuzeyde Rus gucunu arllrm1~ti. Isvec; Krah Charles (Demirba~) daha once diplomatik ili~ki kurmak istemedigi Osmanhlara s1gmm1~ ve buna ragmen Sultan tarafmdan c;ok
s1cak bir bi<;imde kar~1lanm1~tI. Ill. Ahmet, Rus bask1lanna
ragmen Kral'm geri verilmesini kabul etmemi~, ancak
Charles'1 yeniden tahta koyarak, Rusya ile suren ban~1
bozmak istemedigini de belirtmi~tir. Bu arada Ruslar, lsvec;
birliklerini aramak bahanesiyle s1k s1k Osmanh topraklanm ihlal ediyorlar ve kan~1khk pkanyorlardr. Hatta, Osmanh toprag1 olan Bugdan'a girerek buraya s1gmm1~ bulunan bir lsvec; birligini ellerine gec;irmi~lerdi. Bunun
uzerine Ill. Ahmet sava~a ikna edildi ve Osmanh ordusu
Prut nehrine dogru sefere <;1kt1. Zaman, Balt1k'ta me~gul
olan <;;:ar Petro ic;in uygun degildi ve Prut Sava~i'nda Osmanhlar Rus birJiklerini yendiler. 0 kadar ki, <;;:ar'm bile
tutsak edilmesi an meselesiydi. Ancak, <;;:aric;e Catherine'in
ak1lh diplomasisi ve ordu komutamna verdigi degerli armaganlar sonucu c;at~malar durdu ve 1711 tarihli Prut Ban~1 yapild1. Bu ban~a gore Azak ve \'.evresindeki topraklar
Osmanhlara geri verilecek, Dinyeper akarsuyusundaki baz1.
kaleler bo~alt1lacak, Rus ordusu Polonya'dan <;ekilecek ve
lsve<; Krah'nm ulkesine serbestc;e donmesi saglanacaku.
Boylece, Prut Ban~1 ile, Rus <;;:an'nm Karadeniz'i bir Rus
denizi haline getirme c;abas1 engellenmi~ oldu. Prut Ban$I'mn ikinci 6nemli sonucu, Osmanh devleti ile Rusya arasmda 25 y1lhk bir ban~ donemi ac;m1$ bulunmas1d1r. Bu,
Osmanh-Rus ili$kilerinin tarihi incelendiginde gerc;ekten

Siyasi Tarih (1111,aglardan 1918't)

uzun bir ban~ donemidir. Boylece, ilerde gorulecegi gibi,


bu ban~ donemi iyi yonde kullamlacak ve ii;erde bclirh yeniliklerin yapilmas1 saglanacakur.
Prut'ta Osmanh devleti ucuz bir zafer kazanm1~t1, ancak koca ordu da seferber edilmi~ bulunuyordu. Sava~i;1
bir anlay1~a sahip olan Sadrazam Damat Ali Pa~a bu kuvveti, ~imdi Osmanhlardan daha h1zh bir hi<;:imde gerilemekte
olan ve miittefiki de bulunmayan eski bir dOljmana kar~1
kullanmak karanm verdi: Venedik. l 715'te buyuk bir ordu
ve dananma ile Yunanistan'daki Korint'i eline gei;irdi. Eskiden oldugu gibi, Latin bask1s1 altmda bulunan Yunanhlar, Turkleri kurtanc1 olarak kaqnlad1lar ve Damat Ali kolayca Madon, Karon ve Navarin'i Venedik'in elinden ald1.
Boy1ece, tum Mora yanmadas1 Osmanhlarm eline gei;ci.
Sadrazamm hesaba katmad1g1 bir unsur, Osmanhlann
bu 18. yuzyddaki parlak zaferlerine golge du;;urecektir:
Avusturya lmparatoru VI. Charles'in lepkisi. Venedik'in
ba;;vurulan sonunda iki devlet arasmda bir iuifak yapild1.
Divan'da, Sadrazam'm hask1s1 sonucu sava;;a karar verilerek, 1716'da biiyiik bir Osmanh ordusu Belgrad'a do~ru
harekete gec;:ti ve bu kentin kuzeybat1smdaki Petervaradin
ku~attld1. Yaptlan sava~ta Osmanh ordusu bozguna ugrad1
ve Sadrazam sava~ alanmda oldu. Huistiyan ordusuna komuta eden Sa"ua Prensi Eugene daha sonra Tama~var kalesini eline gei;irince, Sultan Suleyrnan zamanmdan beri Osmanhlann e1inde olan Macaristan'daki son Osmanh kalesi
de yitirilmi~ oldu. Daha sonra Belgrad da du~tu. Art1k ban~a ula~mak gerekiyordu. Karlof<;:a'da oldugu gibi lngiltere
ile Hollanda arabuluculuk yapt1lar ve Pasarofi;a'da "Uti
Possidetis" temelinde (sava~ bittiginde elde bulunan topraklann tutulmas1) ban~ imzaland1 (1718). Bu antla~mayla
Osmanhlar ;;u topraklan yitirdiler: Tum Macarislan, S1rbistan'm Belgrad dahil buyuk bir bolumu, Eflak ve Bosna'da
j

200

Dev1imlcr Diincmi (I 776 - lR48)

onemli toprak pan;alan. Bu antla-?ma ile lmparator VI.


Charles, Dogu Avrupa'da iistiinluk saglad1.
Karlof.;:a ile Pasarofi;a ban-?lannm siyasi larih ai;1smdan onemleri -?Uradad1r: Karlofi;a, Osmanh devletinin arttk
Batt ii;in ciddi bir tehlike olmadtgm1, Pasarofi;a ise bu devletin Avrupa'da savunma durumunda bulunan ve inisiyatif
alamayacak bir gu( oldugunu ai;iki;a ortaya koymu-?tur.
3. Lale Devri ve Onemi

Bir ban~ adamt olan Ill. Ahmet, Pasarof(,'.a Antla~mast'ndan


sonra 12 yil siirecek olan ban-? doneminde, Bat1hla-?ma ve
reform yonunde ciddi giri~imlerde bulunma olanagn'l.a kaVU-?tu. Haremin i;evirdigi dolaplardan goreli olarak uzak
kaldi. Ho-?goriilu, Batt ile Dogu'nun uygarhklanm birle-?tirmesini bilen, geli-?mekte olan modern dunyayt anlayan, geli-?mi-? kafa yap1sma sahip, uygar bir monarkti. lstanbul'da
Frans1z BO.yukeli;isi'nin getirdigi planlara uygun olarak,
kendisine yazhk Sadabat Saray1'm yaptirdi. Kendisine bu
konularda, guzel sanatlara i;ok dU.-?kiin olan Sadrazam Damat lbrahim Pa-?a da yard1m etmi-?tir.
Ill. Ahmet zamam, unhi Lale Devri'dir. Lale, donemin
edebiyatmm, oteki giizel sanatlarm ve Bauhla-?ma hareketlerinin simgesi durumuna gelmi-?tir. 0 kadar ki, lalc 20.
yuzy1lda Cumhuriyet donemine kadar Turk -?iirinin simgesi olma durumunu korumu-?tur. Lale devri, Sadabat'ta eglenceleri ve ilham ettigi edebiyat1yla, yalmzca gei;ici bir heves olarak gori.ilmemelidir. Yeni bir di.inyevilik, yeni bir
aydmlanma, rasyonel ara~tirma duygusu ve liberal reform
donemini de a~ml-?tir. Islamc1 Dogu'nun geleneksel dinsel
degerlerine laik bir kar~1t aguhk saglamak uzere, yeni bilimsel geli~meleri, ekonomik refah1 ve askeri gucuyle esin
kaynag1 olarak Bat1'ya bak1lm1;;t1r. Dolay1s1yla, lale, Ball

I 201

Siyasi Tarih

(llk~aglardan

19!8'1:)

uygarhgmm etkisi ahmda yeni dogmaya ba~layan Osmanh


Ronesans1'nm simgesi olarak degerlendirilmelidir.
1720 y1hnda Osmanh hiikumeti, 15. Louis'nin saray1na Mehmet C::elebi admda ozel bir elc;i gonderdi. Resmi gorevi Fransa ile bir ittifak saglamaku. Arna Sadrazam tarafmdan, buna ek olarak, Frans1z fabrikalanm, kalelerini ve
oteki geli~meleri gorup, bir rapor bic;iminde lstanbul'a sunmas1 da istendi. Mehmel C::elebi'nin yazd1g1 rapor, Osmanhlarda gclecek yeniliklerin el kitab1 durumuna gclmi~tir.
l 727'de Ibrahim Ml.\teferrika'nm ilk matbaayt kurmast, bu
raporun aydmlat1c1 etkisinin sonucudur. Ibrahim Pa~aya
raporu sunu~ yaz1smda ~unlart soyloyor:
"Gei;:mi~te,

Muslumanlarla.

har~1la~tmld1g1nda

o kadar

zayrf o1an Htristiyanlar, ~imdi neden bu kadar ,ok ulkeyi ellerine ge(irmi~lerdir ve hatta bir zamanlann muzaffer Osmanli ordulanni yenmektedirler?"

Bu ger~ekten temel soruya yantt olarak, MOslumanlar'm basiretsizlik uykusundan uyandmlmas1 gerektigini
soylemekte ve ~oyle devam etmektedir:
"Musliimanlar da~man(arimn durumlan hahkrnda bilgi
sahibi olmahd1rlar. Ileri goru~lu davranmal1lar ve yeni Avrupa yontemleri, orgiltleri, stratejileri, tahtikleri ve .~av~ sanati
konulanyla yakmdan ilgilenmelidirler."

Sonuc; olarak, Turklerin hukuk ve yeni dozeni kabul


etme konusunda oteki halklan geride buakt1klanm ve yeni
askeri bilim ve teknikleri ogrenip uygulad1klan takdirde,
Osmanh devletine kar~1 kimsenin duramayacagm1 soylemektediT. Bu raporun etkisiyle, ~eyhulislam'dan Kuran ve
oteki kutsal kitaplar d1~mdaki bilimsel yap1tlann basunlmas1 fetvas1 da ahnm1~ur. Askeri konulara verdigi agirhktan dolayi Mehmet c:;::elebi'nin raporu, eksik de olsa, Lale
Devri'nde saglanan uyam~1 yans1tmas1 ve 19. yuzytlda Osmanh yoneticilerinin askeri alanda gerc;ekle~tirmeye ~ah~-

202

Devrimler Dci1u:111i

(J 776

1848)

uklan reformlara yol gosterici niteligiyle gen;ekten, gelecek yeniliklerin i;1k1~ noktas1d1r.
Ancak, c;ok gec;meden lll. Ahmet'in ban~.;;1 donemi sona ermeye ba~lad1. Hareketsizlikten, hii.kii.metin kendi ihtiyar;larma kay1ts1zhgmdan ve "gavur" usullerinin yaygmla~
masmdan rahats1z olan Yenic;eriler, bozucu seslerini
yeniden duyurmaya ba-?ladilar. Hedefleri, hemen her zaman oldugu gibi yine Sadrazam'di. Bask1 kar-?Ismd.a Sadrazam'm kafas1 vuruldu ve III. Ahmet de yegeni l Mahmut
lehine tahtmdan feragat etti. Bu olay sonunda da Lale Devri tum hmm yitirdi. Ibrahim Miiteferrika 1745 y1lmda
>lunce, matbaas1 da i;:ah-?mamaya ba~ladi. Ko~ullar matbaanm yeniden ac;Ilmasm1 1783 ydma kadar engelleyecektir.
Yitirilen bu 40 yil, "Osmanh Ronesans1" olarak kabul edilebilecek olan Lale Devri'nin yol ac;t1g1 olumlu geli~meleri
geciktirecektir. 1900'lerle birlikte, yeniden ipin ucundan
yakalama faaliyetlerine giri~ilecekse de, Osmanh devleti i~
te bu yanm yuzyilhk gecikmeyi bir turlii kar~1layamayacak
ve buna 19. yuzy1lm donemsel gerilemeleri de eklenim:e,
20. yuzy1la zay1f, geri ve parc;a1anmakta olan bir devlet olarak girecektir.
4._KOc;:O.k Kaynarca ve

!~t_t:n Dag~Sftrecinin Ha1;ihiiii.as1

Ill. Mus ta fa ( 17 57 -1 773) tahta gec;t.i gi za man, ii l kenin yone timini Koprululer'le kar~1la~tmlabilecek yetenekte bir
sadrazamrelinde tutuyordu: Rag1p Pa~a. Kendisi, gelenek~el yapilarla Bauhla~ma arasmda bir uyum kurmaya r;ah~
maktaydi. Rag1p Pa~a. d1~ politikasmda da aym uyum ve
dengeyi aram1~nr. Yuz y1ldan beri Osmanh devleti aleyhine topraklanm geni~letmekte olan Avusturya ve Rusya'ya
kar~1 dayanabilecegi bir devlet olarak, ~imdi giderek gii~
lenmekte olan Prusya ile bir antla~ma imzalam1~ ve bunu

203

Siyasi Tarili (lllu;aglardan l.918'')

bir savunma ittifakma donii~ttirebilmcnin yollanm aram1~


tir. Rusya ve Avusturya'ya kar~1 kar~n-aguhk olmak uzcre
Prusya'nm sei;ilmesinin nedeni, bu devletin hii;bir Osmanh
toprag1 ya da pkan ilc ilgisinin olmamas1du. Bu (:abalar,
Osmanh devletinin zay1flamasmm ve Avrupa diplomasisi
i.;:ine girerek miittefik aramasmm ba-?lang1c1 saydabilir. 19.
yOzyil boyunca izlenecek, "Avrupa'nrn buyuk devletlerini
birhirlerine kar~1 kullanarak bag1ms1zhgm1 siirdOrme politikasmm" da ba;;lang1cm1 olu~turur.
Ancak, Ill. Mustafa bir ban~ adam1 degildi. Avrupa'da
Osmanh devletinin daha sav~kan ve militan bir tutum almas1 gerektigini dO~tint'iyordu. Tam bu s1rada Rusya'da da
aynen kendisi gibi sava~kan bir yonetici iktidara gelmi~ti:
Carii;e Biiyiik Catherina. Catherina, t1pk1 atalan gibi, Bizans'm "mirasl'.;tst" olarak, i;ift ba~h ve Bizans kokenli ~ar
hk bayragm1 Bogaz'm k1ydarma dikmeyi, d1~ politikasmm
en onemli amac1 haline gctirmi~ti. Ttpk1 Prut Sava~1 onccsinde oldugu gibi, ba~ka bir Avrupa devleti yiizunden Osmanhlar yeniden Rusya ile sava~a giri~eceklerdir.
lki monark da birbirlerine kar~1 sava~p do~uncelerini
s\irduriirken, Polonya Krah oldu ve bu durum Polonya'nm
bir kcz daha pan;alanmas1 somnunu gundeme getirdi. Rus
ve Prusya kuvvetleri, Avusturya'nm da goz yummas1yla,
Polonya'y1 i~gal ederek, Carii;e'nin bir kuklasm1. kral yapt1lar. Ill. Mustafa bu duruma biiyiik bir tepki gosterdi. Dstelik, kac;en Polonyahlan kovalamak bahanesiyle, Rus kuvvetleri Besarabya'ya girmi~ler ve burada bir kaleye s1gman
Polonyahlan ve Tiirkleri oldurmii~lerdi. Sava~ yanhst olmayan Rag1p Pa~ gorevden ahnarak, Rusya'ya bir iiltimatom gonderildi. Burada, Rusya'nm kuvvetlerini Polonya'dan i;ekmesi isteniyordu. Oltimatom reddedilince Rusya'ya sava~ ilan edildi. 1769 y1hnda askerlikten hit; anlamayan Sadrazamm komutasmdaki Osmanh ordusu Tuna'y1
a~u ve Bogdan'a girdiyse de, buyuk olc;ude sava~ malzeme-

f)eni111l(r 1>011emi (1776 1848)

sinin yetersizligi yuzii.nden, ba$anh olunamad1. Rus kuvvederi Efiak ve Bogdan'a girdiler.
Y1lm sorl1na dogru, Bizans topraklanm eline gecirmekle desteklenen hayallerin gucii, Cari~e'yi Yunanistan'1
Turklerden kurtarmak gibi bir projeye itti. Bunda kendisi11e, o zaman daha Osmanh devletinin toprak bOtunlOgOnii
koruma politikasma ba$lamam1$ bulunan ve Fransa'ya kar~ her turlu devletle birlik olabilen lngillere de yard1m etti.
l 770'te Rus donanmas1 Akdeniz'den Mora'ya saldud1ysa
da hi~bir ba~an elde edemedi. Ancak, Rus donanmas1 da
uzerine gonderilen Osmanh donanmas1m yendi. Boylece,
Rusya ve onu destekleyen lngiltere'nin 18. yuzy1lda Yunanistan'1 kurtarma giri$imleri ba$ans1z oldu. Aym politikay1
19. yozyllm ilk yansmda da izleyecek ve bu kez ha$anh
olacaklard1r.
Bu arada, Kafkas ve Avrupa cephelerinde i~ler Osmanhlar ii;in iyi gitmiyordu. Ruslar Eflak ve Bo~dan'1 ellerine
ge~irmi$lerdi ve Osmanh ordusu Tuna'mn guneyine cekilmi$ti. Rusya'mn bu denli gu~lenmesi i$lerine gelmedi~in
den Prusya ile Rusya arabuluculuk onerisinde bulundular.
l 77l'de ate$kes saglamp Bukre$'te ban$ $artlan gorO.~ul
meye ba$land1ysa da, Osmanhlar Kmm'm elden c1kmasma
goz yummad1g1 ii;in sava$ yeniden ba$lad1. 1773'te Silistre
Kalesi iyi bir savunma yaparak Rus ordusunu bozdu ve
Varna'ya dogru ilerleyen bir Rus birligi de puskurtuldu. Bu
ba$anlardan yureklenilerek l 774'te ~umla'da kar~1 saldmya gei;ildiyse de, Osmanh ordusu bozguna ugrad1 ve Kui;uk Kaynarca'da ban$ antla$mas1 yap1ld1. Antla~manm imzas1 Ruslar tarafmdan dart gun geciktirilerek Prut yenilgisinin yildonumune getirildi. Ruslar, yenilginin anisim silmek istiyorlardi.
Kui;Ok Kaynarca Ban$ Antla$mas1, Osmanh devletini
d1$ardan topraksal ac;1dan dagitma amacma yonelik sayilamaz. Arna, yeni ve belki de daha ciddi bir politikanm <la
j

205

Siyasi Tarih (llki;aglardan 1918'e)

ba~lang1~

noktasuu olu~turur: Osmanh devletini i\erden,


uluslan bag1ms1zhk i~in k1~kutarak ve onlara yard1m edcrek dag1tma. llerde gorulecegi gibi, 19. yuzy1l Osmanh tarihl, kimi ba~anh, kimi ba~ans1z, hep bu politikanm uygl}lanmasmm oykuleriyle doludur. Bu politikanm
izlenmesini kolayla~tiracak bir ad1m olarak, Ku~tik Kaynarca ile~ Rusya'nm lstanbul'da surekli bir buyukelc;:i bulundurmas1 resmen kabul edildi. Aynca, Kmm'm b~g1m
s1zhg1 Osmanh devletince kabul edildi. Rusya, 178.3'te bu
bag1ms1zhga son vererek Kmm'1 ilhak edecektir. Bundan
sonra, Rusya'mn Osmanh devletine kar~1 geni~lemesi surecek ve 19. yuzy1l tarihinin ana temas1 haline gelecektir. Bir
ba~ka Osmanh-Rus Sava-?1'mn sonunda imzalanan 1791 tarihli Ya~ Ban~ Antla~mas1 ile, Dinyeper ve Bug akarsulan
arasmdaki topraklan da eline ge~irecek ve boylece Karadeniz'de gii~ dengesi Osmanh devleti aleyhine bozulacakt1r.
Tum 18. yuzyil boyunca, lngiltere'nin d1~ politikas1,
asd i"akibi Fransa'ya kar~1t-ag1rhk olmak uzere, Rusya'ya
meylediyor ve bu devletin Osmanh devleti aleyhine geni-?lemesine goz yumuyordu. Dstelik, Rusya ile ticaret hacmi
de ~ok geni~ti. Arna, Frans1z Devrimi ile birlikte Avrupa'da
lngiltere'nin ~ok duyarh oldugu gii~ dengesi degi~mi~ ve
Rus tehdidi a~1k bir bi~imde ortaya ~1km1~t1. Boylece, lngiltere'nin Rus yanhs1 politikasmm temeli degi~mi~ oldu:
Bunun sonu~lanm Viyana Kongresi SIIasmda lngiltere'nin
izledigi d1~ politikada gormu~ bulunuyoruz. Ancak, daha
once, lngiltere, Osmanh devletinin toprak bi.iti.inliigunii
korumak amac1yla, l 790'da Prusya ve Hollanda ile bir ittifak da yapm1~ bulunuyordu. lngiltere'nin bu "Osmanh
devletinin bag1ms1zhk ve toprak butiinlugiinu koruma politikas1" ana hatilannda blr degi-?iklik olmaks1zm, 1878 yihna kadar surecektir.
.-;e~itli

' 206

v
Endustri Devrimi ve Sonuc;lan:
Globalle!?me Donemi1

:ralizm ve milliyetr;:ilik ak1mlanyla bunlarm Avrupa


mdan dogurdugu sonm;lar, bundan onceki bohimiin
ulanyd1. Ancak, ne kadar giii,;lii olurlarsa olsunlar, bu
:ketler Avrupa ve Amerika d1~mdaki donyada biiyOk
etki yaratmam1~1ard1r. I~te, ~imdi ince1enecek olan enLri devriq:ii, li~:!~lizm ve milliyet<,;ilikle birle~erek, Av-"/
:l'v1 o kadar degistirecek ve buyuk okiide endiistrile~-)
lin urOnii say1labilecek emperyalizm kanahyla tum

--

Bu bolumiin yaztlmasmda, bir once.ki bohimdekilere ek olarak yararlamlan


kaynaklar ~unlard1r: Geoffrey Barraclough (Ed.). Timts Dunya Tarihi Atla
s1, <;ev_ Zeki Okar, Karacan Yaymlan, lstanhul, 1978; Max Beer, Sosyaliz
min ve Sosyal Mucadelelerin Tarihi, c;ev. Z. Uray, Kira~ Yayinlan, ls1anbul,
1969; F. Lee Benns, Europt, 1870-1914, 1965, N.Y., New York, Meredith
Pub. Co.; Aldous Huxley, Science, Li&eny and Peact, Chauo and Windus,
Londra, 1947; Brave New World Revisited, N. Y., Harper and Row P11blishers, New York, 1958; A. Haluk Ulman, Birind Dunya Sava~1'na Gidtn Yol,
Siyasal Bilgiler Fakultesi Yaym1, Ankara, 1972_

Siyasi Tarih (llk,aglurde1n 19IB'e)

yeryiiziine ya}'llacakur ki, bu bi\yOk ~l'...atlama"d~n etkilenrneyecek toprak pan;as1 kalmayacaktiraenrek yanl~ olmaz. 19. yiizy1lm bu patlay1c1 ve de~i~iklik getiren giic;leri,
yunya~1 tek .bir .Jaaliyet alam haline .&~-~~e~- ve AvriJ.{
fa'nm dunya iistun!Ugunii kesin bir bi~iI!l...de saglayarak)
~l~~~lle~.me .siirecini tamamlavacakn!...:...-

A. ENDUSTRI DEVRlMl

19. Yuzyl)m tam anlam1yla bir. Avrupa yuzy1h .o.ldugu, bu


kitabm sistematigi verilirken belirtilmi$li. Bu oyle bir yuzy1ldn ki, turn dunya ekonomi ve politikasma Avrupa devletleri egemendir. l800'lerden once,Avrupa donya "ii~tiin
lu~ii.u" s~ro~~!!L~ ou ilstunl~k Avrupa~mn her alanda_ dunya egernenligi bi<;irnio~egildi. Dunya, ilk somurgecilik faaliyetlerine ve kyn.1.l~n .. $0.m_Orge imparatorluklanna ragmen, Avrupa'nm her ko~e etkili oldu~.9grudan
ya d~ dolayh bir bii;imde yoneuigi tek bir birim haline gelmemi$ti. l~le, 19._ yazyil bu ~g~roenli.gin. .. kurul.dugu donemilir.ve bunu saglayanda endustrile$me ve onun yol ac;lrgl -emperya1Izmqir. Tiif!l bu geli$meler nasli gen;ekie$ti?
Bu bolumde cevap _yerilmeye <,:ah~1lacak olan l.emel soru
budur.
Doga bilimlerindeki geli$me ve onemli bulu~larm iarihin~ 19.pzyildan ~k onc6k.re gittigi !iogrudur: Aiicak,
19. yuzy1lla birlikte, bu bulu~lann Oretime uygulanmas1
gen;ekle$mi$ ve bunun sonucu olarak artau uretirn Avrupa
devletlerinin ekonomik refah1~52~hmi$tir. Ekonomik-n:fah 1se, ba~kii:~e~lerili.. ~~iunda. silah._en~u~trisinde
de bu yuk geli$melere yol a~arak, A vrupa'nm tum dunya
hattmirl"uzermde egemenligini kurniasm1Rolayla$llrffi1$tlr.
Dahaonce de belirtildiglg1bi, 18. yfii:yihn sonlanna kadar
j 208

Endllstri Devrimi ve Somt,lan: Globalltsme Diinemi

ekonomik ya~a;, buyuk ol~l!_!c:_,__t_~E1mal kii\:ilk el sanatlanna ve ticarete dayann~.l?rdu. Asil iiretim kaynag1 olan toprak soylulann ve Kilise'nin elinde olduJ!;u jfh1-..~jyasaL gu~
de -l:emetd;-toprak ;rlstok~in:i~-~li~derc:Ji:__Bu durumu
yalmz liberalizm ve milliyetc;ilik gibi ak1mlar YJkIDI$ degildir. Bunlarda11-dait~r1emet-olan, ekonorriik yapln'i:D _degi~
mi~ oiinas1dn. IS!saca, yeni bulu$lann iiretime uygulanma..I
s1 ve bunlann en onemlisi olan buhar gucuyle i;ah$an
makine, makinele$mJ~~~!_riyi doi!ur~~...-~ bu-~f;-Av
rupa'da sermaye birikimini art1rm1$ttr. 1$te, buna "endustri

''IL.
-_/
devnmr -d~my.or. ___
Ashnda endustrile$me iki a$amah olarak gerc;ekle~m~
bir olgudur ya da iki ayn endiistri devriminden ~ edilebilir. Baz1 kaynaklar ilk 8$amaJl~ndiistri devrimM i~incisi
ne bilimsel devrim ad1m verm~\-i:edirler. Ba$kalarliB. yiizytldan 19. v~-Htn- -ona]arma kadar olan endOstriyel
geli~meyi ~kine devrimi.., ,jl 9. yiizy1hn ikinci yar1s1ncla
ba~layam is~e
no ojik devrim'~larak gorme egiliminde...__
dirler. Kayna t1ar1n~boliimii de, ill\ a$amaya damgasm1
vuran demir ve komiir ile ikinci a$amada agirhk kazanan
~eligi _vur~ulayarak, endustnle$me sOrecinfa~tlcfamaya ~a
l~maktadular. Ancak, bu 9lguya nas1l bak1hrsa bak1lsm,
onemli olan iki a$arnanm etkilerinin birbirinden farkh olmas1du.

1~'w11~,1 1

1. Endustri Dev-riminin

tlk A~amas1

((~~ere Kadarf

18. yuzyilda ba~lay~:e__!_?_. VU~!hn ortalanna kadar sOren


bu ""e.Adllstrile~me surecine, d~~~~-~'=--~~..,f!l.Ui::iin as1l e~e:!
kayna_&! ve hammaddeyi ol~turdug~'m_~inele$m~~ag~,
denebilir. Temel ve aymc1 ozelligi, mal<ine tt:ultan~mmm
yaygm~mas1 sonucu, boyuk fabrikalann ortaya~lkml!Sl-

209

Siyasi Tarih (1111,aglardan 19 JB'e)

du. Boylece, Avrupa'da temelde t~_nm i~ilerinin toplu\.,. mundan, fabrikalarda esva ~n_mifiisiLd.ogn-i_~nli bir
--------\I degi~im olmu:;;tur.__
I ~ Daha 6nceki donemlerin aymc1 niteliii nastl avc1 ve
toplaym kabileler ile buyul< toprak pan;alan ise, e_ndustri
i;agmm i;arp1c1 k~r!::l_l!ll,l fabrikalar Qh:n.1Jstur. Fabrikalarm
aymc1 "..~ Enemli ozellikleri ~unlardir:
(i) Dretim sured tek bir i~letmede odakla$rt11$
.... bulunmaktadu.
(H) Fabrika ne kadar geni$ bir alana yay:ihrsa, giri~im
0 kadar ekonomik ve makineler de o kadar bi.iyOk olur.
(iii) Fabrikalardaki makinelerin hepsi belirli bir i$te
uzmanla$ID1$tlr ve insan-d1$1 gui;ler tarafmdan i;ah$Ir.
(iv) l-?1;iler yonlendirilir ve r;ah~malan, belirli bir Ocret ve i;al~ma saat~er~evesind~H'?mi'j.-.l~ir yonetici
kadro tara!!~~.l!iJ_gnet lenir.
-- (v) Oretim,_g~_l~mi~ bir pazara yoneliktir.
Bu temel ozellikleriyle i;ah~an fa~rikalann tem_~.L~~rji
kaynag1 koroO.rdiiJ:. Gen;ekten, endOstri devriminin ilk a~a
masmda, Avrupa ve Kuzey Amerika'nm...her yerinde komii_!, ekonom1nin her alanmda as1l guc; kavrnlgi.d1r ve bug.fin bile bin;ok"lllkeoe bu temel_o..elligi.ni.~urc:l!!rmektedir.
l 970'1erae dfinyadak6mur uretimi y1kf~__mil~r tonun
uzerindedir ve dunya enerjfu:eti~inin uc_te_birini olu$turmaktaCffr~Zengin komur kayn~J~l~nnmb.ulunmas1. lngiltere'y.!:,_ oteki devletler uzerinde ekonomik iistunluk kazandum~ ve belki ba~ka alanlarda da g~li$mesinin temeli
olmu$tur. 19. yuzy~hn ortalarma gelindigi.nd~_::JngHtere-y1l
da:Y.mm milyonJO'dluk l<omur Oretimiyle, u1m dunya devletl~nm''.Ureiltgfoin be~ l<.atina -~ahjJ:L_h_ulunuyordu. Endiistriyel ~!"enin bu ilk a~amasmda komurun 6nemi,
bu cevhere sahip olmayan ya da sahip olup ~u ya da bu nedenle kullanamayan Ulkelerin tarihininden de anla~tlabilir.
1

i 210

F.ndustri Devrimi vt Sonu.dari: Glaballe~me Do111m1.i

Bu ulkelerde, bu.yuk bedel kars1hgmda komur d1$ahm1,


ba;;ka nedenlerle birlikte__ 1I1fckin~ l_e~m~y!_geciktirmi$tir.
Endustri devriminin ilk a.~amasmda. buhar. komfu ve
demirin bile~imi, onemli__siyasal-, -@ko11omik ve toplumsal
sonur;Iinyla" birlikte, /"demiryolu r;agm;;;.; a~u. KomOr yal~-mz demiryolunda ha~ket ~~n a14fara gur; sagJ.~makla
kalma1m~. aym zamanda demiryollan da komOru eskiden
gonfrulemeye~ yerlere ta$1m1~fir. Boyfece, AvruE~a ko.murl~l!~_ri-makineleri ban~d1ran fabrikalailiem _buyumii-? hem de ulkelcrin en uzak koi;;elerine kadarJ!yilm1$tu_ 18)-0'de lngiltere 26.000 km. uzunlu~]lda demh:yoluna saliip olmU$lU- Almanya ise~--demiryolunun oni;!Jlini
kavramakta Fransa'dan ileriyru:-TB48'de Almanya'da 4.000
km. uzunlugunda demiryolu vard1. Pru.sya.-Genelkurmay
Ba~kam von Moltke, Prusya militarizmine uygun bir bir;imd~ryollanm askeri birliklerin cepheye ta~mmas1~
amac1yla diizenlemi;;ti. Demiryollan, eskiden hem ti~i
/bem ~e sava~I k1s1tlaim;; olan kotfr-ka!:_!~?llannm yeij!_li a}jmaya, ticareti canlandmp savas1 h1zland1rmaya- ba$lad1/
/ ABD'nde 1869 yilmda k1tanm iki yakas1 de1~iryol1.!~J?ir
lbirine bagfanctLn<;>ylece, ABD __!ierti enausi:ruesmeve ba~la~\
l di h~~~e-~.~- oldugu ka~-2 1 -~i_r Pasifik devleti hal!~
Lgeldi.
~,_2. Endustri Devrimi'nin lkinci A~amas1
(1870'lerden Sonra)
1870'lerle birlikte endustri devrimi nitelik degi~tirdi. Art1k
bilimsel bulu;;lar ve bun\!lrm ~~tim~~gu.I~nmas1, pratik
zekal~ tek tek bireylerin birbirinden ayn cah$malannaoagh olmaktan ktfrtu[mu~. devleiin 10.m-olanalUai-1yia desrekLedigi, gerektiginde orgutledigi ouy-Ul<vezengin l<uruhi~la
nneline ger;mi:,;tir. Boylece,.do-gafl<aynaKlaY ve--bilim, el

I:i- --------

Si)'asi Tarih (llh,aglardan 191 B't)

ele vererek, yeni ve kitle halinde mal uretimine yonelmi~


tir. Endustrilesme surecinin bu ikinci asamas1, birincisine
gore, loplumsal etkilerinden daha siddetli, sonuc;larmda
daha sas1rt1c1 ve halkm yas~m!_I!l ~~g!.$tirmede "iiaha etkili-

:-=
Endustrilesmenin bu ikinci asamasmda temel hammadde ve enerji kaynaklarmda di\,degisiklik__ortava c;1kti.
...,_Koritur ve deinmlk)!-eiiltnda. celik, elektrik, petrol ve kimL~asal maddeler de ureti~surecin; s~kulunca~ endustrilesme bugun c;evremizde gordug'iimiiz bic;imini alm1s oldu.
Yine bugiin c;evremizde gordiigumiiz_ye_ belki de kamksad1g1m1z nesnelerin c;ogu yuz yilhk bir gec;mise sahiptir. Ic;ten yanm~lL.motor. telefon. mikrofon, gramafon, telsiz,
...,-lamba~.!_aba histigi. bisikler. daktilo. ucuz gazetekag1a1 giblye~ilikler, endustri devriminin ikinci yansmm iiri.inudiir. 1870 sonras1 doneminin her alandaki degisikliklerini
ve yeni dogan modern duJl.yarun onemini nc kadar vurgulasak yeridir. Diyelim, 17. yuzyildan Napolyon_donemine
getirilen bir ki$i, 'btt-yeni aunyasmda p_ek_~a$U~~_dan _yasayabilir. Omegin, Napolycin-ordularmm bir gunde ald1g1
mesaf,e, lskender'in ordulannmkinden c;ok daha fazla>l'(}ggildi~\.. Ama~~u elli y1lda, endustri ~e:rimi ~u~yay1, belkl
.de bik01'--mn yapamayacag~<tardegi~tI~u. )
~
Demir,-enduslri devrimiillilOii'inci a~amasmda buyuk
ama basat olmayan bir rol oynam1st1. lkinci asamasmda c;elik tam anlam1yla her alana egemendir. En onemli yaran
ise demiryolta11ntia gorqtm-. "falmz ABD, 1880-1890 arasmdakt-on yddrrn~cut -olanlara 115.000 km. demiryolu
eklem~. lngihere 1860-1913 arasmda demiryolu uzunlu-, gunu iki katma, Fransa dort, Almanya alt1 katma .;;1k.a~
tlr. Demiryolu, Rus hokometinin mutlak otoritesinil.doguI
-\ da Pasifik ve guneyde Asya'nm i~lerineka<faf" ge_ni~l~_lrni~
- ve ho lece totaliterbir tiranhgm temelini atm1~11r. Oteki.,
-~-

---.

--

] 212

5iyasi Tarili (llk,aglardan 191 B'e)

ele vererek, yeni ve kide halinde mal O.retimine yonelmi~


tir. Endiistril~me siirecinin bu ikinci a~amas1, birincisine
gor.e, toplumsal ~nden daha ~iddetli, sonm;:lannda
daha ~a~ut1c1 ve halkm ya~am1m d_~mtirmeqcdJlha etkilid_ir__:
Endustrile~menin bu ikind a$amasmda lemel hammadde ve enerji kaynaklannda da_" deg!!klik ortaya pkt1.
,Koriiur ve deftiinnTalllnda, celik. elektrik, petrol ve kim~sal maddeler de tlretim siirecine sokuluiic::a~ endustrile!?me bugun i;evremizde gordugumi\z bic;imini alm1~ oldu.
Yine bugOn c;evremizde gordCtgumuz_v.:e bell~i de kamksad1g1m1z nesnelerin i;ogu yuz yilhk bir gec;mi~e sahiptir. 1(:ten yanmab__ _m_otQ!:_Jelefon. mik;ofon,-gramafon, telsiz,
~
-- -lamba a:taba lastigL bisiklet .. daktilo, ucuz gazete l(;~gio1 gibiyenilikler, endustri devriminin ikinci yansmm iiriimldiir. 1870 sonras1 doneminin her alandaki degi~ikliklerini
ve yeni dogan modem dii11yan_1n_9nemini ne kadar vurgulasak yeridir. Diyelim, 17. y-uzy1ldan Napolyon donemine
getirilen bir ki~i. 'Im yerti aunyasmd~ _eek ~~ma_dat!_ ya~a
yabilir. Ornegin, Napolyon ordulanmn bir gunde ald1g1
mesat:e. lskender'in ordulanmnkinden ..,:ok daha fazla~
gildi_~\~ma, _b_~ ~!1lc!_a, endiistri ~e:11~i du_nyayi, be~
,de bi~ m yapamayacagil<ach1rd$tirnn~lif. )
_Uemir, enaustn aevnm1lliillmtn.ci al?arruismda buyuk
ama ba~at olmayan bir rol oynam11?tl. lkinci a~amasmda t;elik tam anlam1yla her alana egemendir. _En onemli yaran
ise demiryo1larmda gornffi:r. Yalmz ABO. 1880-1890 arasmtlakt-on yrlda~ut olanlara 115.000 km. demiryolu
eklemi~. lngiltere 1860-1913 arasmda demiryolu uzunlu-, gunu iki katma, Fransa dart, Almanya alt1 katma pkp_~- ..
ur. Demiryolu, Rus hukumetinin mutlak otoritesinil doguda Pasifik ve guneyde Asya'mn i<;:lerineKaaaf geni~letrhi$
:ve b6Tece totaliter bir tiranhgm temelini atm1~t1~ Oteki,,,,
_!_

--

212

l:ndilstri Devrirni ve Sonui;lari: Globalle~me Donrrni

ulkelerde ulusal b,1mligi ve J>.irligi gui;lendirmi:;itir.._lkrde


ince!enecek ol-yr'l 904 Ru~_:-laoon sa~a~i. J~EQ_Il,Y~ t~~~f!n
dan demiryohl hesab.a___.kauhtrak _c;1kanlmIStir....faponya,
I
Baykal golii civannda eksik kalan bir boliimiirt lamamlamp Rus takviye birliklerinin Pasifik kiyilanna getirilmesi
gerr;ekle$meden~ R11sya'ya saldirm1~lir. DemiryoTian-,-i.
Dunya Sava~1'nda sava~an devletlere temel lojistik destegi
sagladi. Almanya'da sav-a$ planlan, titii bfr-iamanlama ile,
trenlere bindirilecek birliklerin ne zaman nerede olaca_1!1
Ozerinde ~z1rla!ld1. 19. yiizy1l RusedeJ~_iyat~d_a trenin ;;~J
kadar onemli bir yer tuttugunu au~iinun! Anna Karenina,1
'fevgilisi-Vronsky'yi 1877-1878~manl t Rus Savli~_(n~gof
I ~tirecek-freri1nal~na 'atlayaral< intihar etmedi mi? Kitab'vn
fazan Tolstoy tren istasyonunda olmedi mi? i917 Rus
'Devrimi'nde B.9J~;;vikler, demiryollanm s1k1 bir bicim'
denetlemeleriyle ayakta durdular. K1saca, demiryolu 1870
10nrasmda ya~am1n her alamm etkiledigi gi"~h s!y~ ve
e.konomik_b~k!mdan gii<;lii merkezi devletlerin de I<rl~:i.srn1 saglad1. Endu-stri Devrimi'ni ooasmda olumSl!Zt~f
irmek isteyen ki!?i, duvarma bir lokomotif resmi asar~,
~acma en 1~ sa~~ ve kesin bir bi~1mC:l~~~r~~~ oTur<

-f

~ghk, Beslenme, c;evre ve Nfifus

Tip bili~lgili bulu~larm tarihi ~ok eskidir. Omegin,


MO 2000'de Mtsir'da beyin ameliyat1 yaptld1g1m gQ~!eren
bulgular vardir. Anatomi bilgisi, Leonardo da Vinci ile buyii.k a~amalar kat etmi~tir. Aric-aK,-fipla Iig1h yenilikler, <linden ve gelenekten dogan insan vO.cuduna ait onyargtlar,
19. yfizytl o:r;~~-r.in._d_a ortadan_kalkana~kadaLinsan viicudugQ.~_g.xg.Lanamadi. Ornegin Ronesans d6neminin, Leonardo Usta).1, O.zerinde incelemeler yapmak amac1yla, kadavra bulmak i<;;i~ mezat soygiirii::wugu yapmaya zorlayan
I

213

dogmalanm du~unun. Ancak, 19. ynzydm ge~JaikJe~me


havas1 ve verimli ara$tlrma -heve_si i<;inde bin;ok l>!:!.b,t_$ uygulanmaya ba~land1. r<.IoroforrJ! ~ygm bir bi<;imde kullamld1 ve antiseptik anlay1~1yerle~ti. Pasteur ve Koch ile
bakteriyoloji <;ag1 a<;tl<i!. Gozfe gorulmeyen mikroskobik
A:anhlaru:l virfigmm bilinmesi, ameliyat ~lannm "sterilizasyonunun" ya$amsal onemini vur&!iladt. Bu yenilikler,
cerrahi alanmda goriilmeniI~ gettmelere y~gp_._ vucuc-ic;i
ameliyattaki basan S!l!_1Sm1 buyuk oi\:ude-~eltti. llk anti~iyotik olan Sl!~~rsani_1' uretimi J.88.Qllie-ra.sllar. BOylece,
- salgm ve agn kesici olarak yaygm bi\imde kullamlan-As.pirin bile 100. y_a~ y1ldonumunu henuz kutlam~ur{l~99'da
bulunmu~tur. Bu geli~melerin tumumin toplumsal
ekonomik a',.:1dan onemli sonu.c;u, ins!!n ya~!!1~~E- uzay1p c;ocuk' olum orGa~run,.~almas1_i_~: !5orulmemi~ niifus aru~1d1r.
~J : \~ :\4._, "'
~fusun h1zlal 'rtmas1, 19. yuzy1hn ikinci yansmda
Avrupa devletlerini buyuk bir sorunla kaT$1 kar~1ya buakt1:
Artan Avrupa nufusuna g1da! Eger, geli~kim_ya bilimi Lanmda bir devrim yaratmam1~ olsayd1, A~r~pa Olkeleri ht-!::.:-- halde c;ok g~~ _b_iLdLi.l'.l.lmaa k~Iu ve :z_e_nginli.kletiJ~u.guOl<ii
)~amastmc1 dozeye yuksele~ezdi. Yapay_ e.ul;rre~i
bir toprak par\asmdan daha ~ok_Ornn aluJmas1ru_saglarken, 'tP._astorizasyon" jbntemlerinin g~,._)!iyec~k-.
iamay1irotayta~f1ro1~ Demiryollannm geli~mesi, boyuk buhatl!_ geiiiirerl;y;p1lmas1, el~kttik__kullamlara_k uve:~n
eni s;:,gutma teknikleri, Alp'lerin t-Onetlerle delinerek Avupa-u;1 mesafelerin k.1salt1lmas1_~ 51.i_ve~_ Kanah'nm ai;:1tl
las1, hep 19. yuzy1hn iKindyansmda ger<;ekle~tirilerek;'
v!.u_pa'y~_g1dam_n ucuz~~-k miktarda ve t;:abuk _gelmesi
sagland1. Endiistrile~mi~ Avrupa'nm buyuk ihtiyai; duydugu g1da s,,runu-;-arcannufusun'i;I' 1Jesleyecek-olcuae-~ozul
mu~ o~. Arjantin eti., .A:v:rnS:~~ugda)'.1 'lli:.B~ya k~h-

ve-

/ -- ----

A214

Endustri Devrimi ve Sonu(lan: Globalle~rne Donemi

vesi, Avrupa kentlerinin p.azarlannda her--gOA gGRilen mallar haline g~fcfi. l 900'ler~ g,eli!!_digin_de. yerviizu global .hir
nitelik ahnaya tam anlam1yla ba~lam1~ sayilabilir.

r::1

.___... Kitle
. T

--

oplumunun_Q~_!.a~C!k!-.~

Buraya kadar ozetlenmeye

c;ah~1lan

bilimsel, teknolojik ve
endiistriy~I .~.!:'ii~<;agda~ tarihin de ba~larigu;: noktas1d1r. Yeni endustriyel teknikler, buyuk c;aph giri~imleri
ve kentsel yerle$me_ hli;imleri.11L._Q.r.ta~s1k~~~- Ornegin,
yeni s:elik en_c!_ii~lO'a kadar i~c;i c;ah~tuan bireysel giri~imleri o!~~u. Fazla uretimin sonucu olan depresyon
( l 8V-rn95.l..so n ucunda, yeni makineler alacak _[!_l_~li__g~cu:
)olmayan ve endustri devr\minin hirlnci~~~;~Sllll.!1-.filO.nu(
))lan ~~iik aile i~leij~~ayanamay1p teker teker yokf
)ldular~Dolay151yla, geni~ c;aph giri-~imler, trost ve kartelier-ekonornik sisterne egemennate ge10iler:-zo:-yuzyifa girilirkeTI,.. ne kadar acimas1z olursa~o'tsun, amk endustrile~me surecinin durdurulamayacag1 anla~1ld1 ve her turlu
,.toplumsal, ekono~!_k _ye c;evresel.. s.onuc;lanyla -bazen de
'kotO- oldugu gibi kabuJ edildi.
Endlistri devriminin dogrudan sonucu olarak, i~<;:ile-~
rin fabrikalarda toplanmas1 ve fabrikalann da kentseL~an- {
Iara .y!d ffiasiyla: giderek. kin ts el alanlar kmal_ ~e_r!eim~
alanlar!_m yutmaya baladi. Bu geli$me, up bilimindeki y niliklerle ortaya <;:1kan nufus artl~L ve bu nufusu doyurma
i~'.in g1da-maddesi ~eki c;~a[a.r~iginqt,
20. yuzyilnl_9_egi~II!_~Higi olau.ri~e- topfumu~ ti'tr,ihtek i yerip.i~
187l'de nufusu 100.000'den c;ok olan kent, Almany:1'da 8 taneydi. Bu sa}'l 1900'de 33'e, 1910'da 48'e yuksel
di. Rusya'da bu nitelikte kentlerin saylSL 187l'de 6 iken,
l!.JOO'de 17 oldu. Yeryuzunde nufusu l milyonu a~an kent
J

215

Siyasi Tarin (lHtfaglardan 1918'e)

yalmzca Paris ve Londra idi. 1900 yilmda bunlara Berlin,


Viyana, St. Petersburg, New York, Chicago, Philadelphia,
Tokyo, Kalkuta ve Osaka kat1ldi. K1saca, ho.yuk metropollerin say1s1 h1zla artll. Emperyalizmle _b_u_~B-~listrile~me sureci yeryuzunun _her noktasm1 etkiledi ve duny;lek bir birim, tek bir faaliyet alam haline geldi.
1789-1870 doneminin sureklilik ve degi~iklik gu\:lerioin _all!;imas1 (Kilise, mon.ar!;ii _ve soy!ulara.- Kar~~_geni~ an( lamda demokrasi ve endiistri uevrimleri) once Avrupa ve
sol'tra tum yeryuzu:ri-de l<oklu bff"acfui!il!_~e" J.ttansformation) yo[ afrUl$Ur. 0 kadar ki, bu donU.$Gmiin yarau1g1 sorunlarm tumu hala cozulebilmi~ ye insanogluJ:liinun etkileri_naen kurtulabilmi~ dejrtai_r, Bu buyuk donu~umun
ogeleri $6yles1ralanabilir/bevletin liberal, sermayenin ka~it<;Jist ve. .emegin5Pndilfal..1emdd~L:oJ...gu!l~_l}me bjdm,J~_ri ~~_bunlarm sonm:;lan; birey ve refor~_ronunde ulusal
(c!._evlet uzerinde a_~EJ?.1,umsal bas.k1 lar ~ni saghk ko~ul
~annm ortaya \:Ikard1g1 fazla niif&~- temel bilgil_erlvivan.
f,ktrma yazmay1 yayg1l!Ja!;itmp h~lki d~nyada _olup _biten?ennaberdar kilan yeni egitim, basu1se gene! olarak iletiara\:lanndaki gorufmemi~ gdi;me; yeni kentler ve fab;
f!~rla ortaya c;ik~t.konolllik degi~im ve bunahmlat;
gu~lenen Avrupa devletleri arasmdaki !iiyasal ve ekonomik
<;:att~malar; 20~yuzrilm ikinci y~nsmda Asya ve Afrika ulk~lerinde gorulen__.1:1~ma.
---Bunlar bilinirse ve aralanndaki etki-tepki ili~kisi anla~1hrsa, ~870 sonras1 do@minin ve bugunun onemli uluslararasi olaylanmn anlattm1 anca_k o ":::ima~pil::ibilir ve anlamh olur.
,
/,,- Ger~ekte, 1870'lerle ba~layan zaman dilimi~
II do_demi"
denebilir. lfu-:d:'Ofiemin
kilit ve_bu..zaman kullam...,
-.._
----\an sozciikleri ise "lU!k" Y!l. d~-~genel~etimi,
~itle g6~_5-\l-va~1 gibi.G~nel ~~!_Y~sma_JW-

Fm

I 216

1'11d1istn DeYrirrti Ye Sonu~larr: Globalle~me D1inemi

Iurnta her iq '~S.~:~el" oldu. GeneJ_o:y, _genel _e_g_itim, gen.el seferberlik, genel sava~ ya da ki tie sa~a~L lste, _<.:!!_~da~ sistemin
lem-eller!. buyJ~~e-j_lllO s9_~rasmda at1lma_y~_ba~laod1. Ancak, bu "kiL!e do~emi:;ii;:inde i~auoglu Iki_.dunya_~~~m j
yirmi y1l gilJCI<1sa bir ara ile y~~ad_!_,__:Bu iki k!tle sava~m_a,
bu ikrgeilersavasanasd gidildi? A\oTupa'mn artan refah1
bunlan nasd cngelleyemedi?Bugunku uluslararas1 sistem
nas1l kuruldu? Kitabm bundan sonraki boli.imtmde bu
{)nemli sorularm yamtlan aranmaya i;:ah~1lacaknr.
Simdiye kadar incelenen ve 19. yuzyilm deg~iklik
gu<;leri olan hbernlizm, milliyet<;ilik ve endustrile~menin
sonu<;lan Avrupa <;apmda ulusal birliklerin kurulmas1,
dunya <;apmda ise emperyalizmdir.

B. ALMAN VE ITALYAN ULUSAL BlRLlKLERl


l. Temeli

19. yuzy1hn ortalanna gelindiglnde, Bat1 ve Orta Avrupa'da


ulusal birligini kuramam1~ ve merkezi bir hukiimet bi<;imine sahip olmayan iki iilke kalm1;;tL: Almanya ve ltalya. Her
iki ulke de, daha once goruldugu gibi, Avusturya-Macaristan lmparatorlugu ile Fransa'mn etki ve denetimi altmdayd1. Alman ve halyan ulusal birliklerinin kurulu~u, iki
devlet (Prusya ve Piyemonte) ve iki devlet adammm (Otto
von Bismarck ve Kont Camillo Cavour) eseri gibi gc)runurse
de, birliklerin kurulu~unu yalmz askeri ve diplomatik
olaylar olarak gc)rmek, bu ba.;;anlann tarihi onemini g<1lgeler. Bu olaylar, aym zamanda, Bat1 ve Orta Avrupa'da daha
once incelenen ekonomik ve toplumsal ya~amm degi~cn
yap1smm sonucudur.
19. yuzyilm ortalanna gelinceye kadar Orta Avrupa'da

211

Siyasi Tarih

(llk~aglardun

1918'e)

toprak ve dogal kaynaklar, ko1;uk toprak sahipligi bi\iminde dogrudan dogruya halka ait olmad1g1 gibi, toprag1 halka
i~letip kiray1 toplumsal amai;larla kullanan bir monarka da
ait degildi. Bolgenin siyasal bolfmmu~lugunun bunda pay1
biiyilktu. Topragm en verimli ve buyuk bir bolumu, ufak
bir feodalitenin elindeydi. Bu durumun bir sonucu olarak,
19. ylizy1lda endustri devrimiyle birlikte, mali gOi; belirli
odaklarda toplanmaya ba$lam1~u. Bu mali gucli elinde bulunduranlar ise, teknolojik bulu~lan, koi;uk iireticinin yaran ii;in degil, kendi i;1karlan ii;in kullanmaktaydi. Boylece
biriken zenginlik, Orta Avrupa'da da merkezile~m~ endustriyi dogurdu. Merkezile~mi~ endOstriyse, merkezile$mi~ mali gOcOn zenginligini daha da artudi. Sonunda, merkezile~mi~ iiretim ve dag1um yonunde bir geli$me ba~lay1p,
giri~imci bir "burjuva sm1fi" dogdu. Bir tarihi,;i ~unlan yaz1yor:
"Burjuva:z:i, ticarete daha t;oh harehet ozgurliigu verecek
olan birle~mi~ bir ulusal devletin kurulu~u i~in mucadele
eder. Mut1ak monar~iyi -bu mutlak1yet butunle~me yanlm o1mayan feodaliteye kar~1 miicadele ettigi siirece- Lutar. Ancak,
burjuvaz.inin gefi~mesine engel olursa, ona kar~i (ilmr ve me~
rutiyetle yonetilen bir monar~i ya da cumhuriyet kurar."
Geri,;ekten, Avrupa'da 6zellikle Fransiz Devrimi'ni izleyen Napolyon Sava$larmm ortaya ~ikard1g1 siyasal istikrars1zhk (monarklarm ve siyasal smulann surekli deti$mesi
dolay1s1yla) ve i;ok say1da siyasal birimlerin ticareti engellemesi (aralanndaki gumruk duvarlan dolay1s1yla), buyuk
bir giivensizlik duygusuna ve ekonomik bunahmlara yol
a1;m1~tI. Ozellikle ~iddetli olan 1857-1866 y1llan arasmdaki
ekonomik bunahm, bu yeni sm1fa, endustrile~menin ortaya i;1kard1g1 ekonomik bunahmlar ve govensizligin ancak
butiinle$mi$, gui;lu ve buyuk merkezi devletlerce en az zararla atlat1labildigini ai;1ki;a gosterdi. Ktsaca lngiltere,

I 218

Endiistri Dtvrimi ve Sonu(:lari;

Globalle~me

Dlinemi

Fransa ve Beli;;ika gibi ulusal birlige sahip Batt Avrupa ulkelerinin ekonomik refah1, Orta ve Gfmey Avrupah giri~imcilerin gozCmu ai;m1~ti.
Bu giri$imci smif, belirli bir merkezi ho.kumet denetimini ve kolayhkla deg~meyen saglam siyasal s1mrlan, ticaret ve endOstrinin geli$mesi ii;in gerekli gordo.. Dogaldu
ki, bu hukumet denetimi, kan garanti edecek ve sermayeyi
koruyacak derece olacaku; kamula$tirmaya varacak kadar
degil. Aynca, bu yeni s1mf, eski duzenin hukuki ve yonetimsel kurumlanm y1kmak, yeni bir i$gU.cO pazan kurmak,
daha liberal ve demokratik parlamenter kurumlar yoluyla,
siyasal iktidara da ortak olmak istemekteydi. 19. yiizyilm
ortasmda Almanya ve ltalya'daki geli$me1er, ancak bu ekonomik yap1 anla$1ld1ktan sonra anlam kazanabilir.
2. italyan Birligi'nin Kurulu$U

Napolyon Sava$lan'nm alti.ist ettigi Avrupa haritasma bir


dozen vermek, daha dogrusu 18. yuzy1l duzenini surdurmek it;in toplanm1$ bulunan Viyana Kongresi kararlanna
gore kurulmu$ bulunan 36 devletli Germen Konfederasyonu ve ltalyan yanmadas1, buyuk oli;;ude Avusturya-Macaristan lmparatorlugu'nun etkisi aluna ahnrnI$ bulunmaktayd1. Bu yuzden, ltalyan ve Alman ulusal birlikleri kurulacaksa, Avusturya'nm bu etkisinin kmlmas1, daha ai;;1k bir
deyi$le, bu devletin sava$ alanlannda yenilmesi gerekmekteydi. Gen;ekten, daha once incelenen 1848 ba$ans1z giri~imlerinden sonra, gerek Piyemonte ve gerekse Prusya bu
yolu denemi~lerdir.
Piyermonte B!l$bakam Kont Cavour, Avusturya'y1 yenebilmek it;in Fransa lmparatoru lll. Napolyon ile ittifak
kurdu. Napolyon, d1$ politikas1m Katoliklik ve milliyeti;;iligin savunulmas1 O.zerine kurdugundan, ltalya'daki bu mu-

I 219

Siyasi Tarih (llkj;aglardan 1918'e)

cadeleyi destekledi. lki devlet 1859 Haziranmda Magenta ve


Solferino'da kesin zaferler kazandI. Ancak, Piyemonte bu za~
fer kar$1h~mda ancak Lombardiya'y1 topraklan arasma alabildi; Nice ve Savoie'nin Frans1zlara b1rak1lmas1 kar~1hgm
da, Toskana, Parma \e Modena'da plebisit yapilmas1 kararl~tmldi. Plebisitler sonunda soz konusu bolgeler Piyemonte ile birle~tiler. Bu arada, Cavour ve Mazzini ile birlikte modem ltalya'nm kuruculanndan olan ulusal kahraman
Guiseppe Garabaldi'nin Sicilya ve Napoli'yi ltalyan birligine
katmas1yla, hala Avusturya'nm elinde bulunan Venedik ve
Frans1z askerleri tarafmdan korunan Roma d1~mda he men
hemen tum ltalya yanmadas1 Piyemonte'nin i;evresinde
birle~mi:? oldu. ltalyan parJamentosu 186l'de T orino'da
toplanarak Piyemonte monai'k.1 II. Vittorio Emanuele'i birle$ik ltalya' nm krah ilan etti. ltalyanlar, 1866'da Avusturya'nm Prusya'ya yenilgisinden sonra Venedik'i ellerine gec;irdiler. Yine Prusya'ya 187l'de yenilen Fransa'nm cekilmesiyle de Roma ltalya'ya kauld1. Boylece, 1815 y1lmda
kurulan ve titizlikle surdiirulmesine i;ah~1lan Avrupa gui;
dengesi bozulmu$ oldu. Arna, bu gui; dengesini astl altUst
eden Prusya'du.
3. Almanya Birligi'nin

Kurulu~u

Prusya, Alman ulusal birligini kurmak ii;in bir degil, iii;


devletle, Danimarka, Avusturya ve Fransa ile sava~mak z:orundayd1. As1l Avusturya'nm siyasal iistunlugiine meydan
okumas1 gerekiyordu. Bu meydan okumanm temelindc,
Danimarka'ya bagh iki Alman dukahg1 olan Schlczwig ile
Holstein yatmaktayd1. 1864 y1hnda Avusturya ile Prusya,
Germen Konfederasyonu adma Danimarka'ya sava~ ac;ular
ve Avusturya ozelliklc Holstein'da ayn bir politika izlemeye ve Prusya'y1 haklanndan yoksun buakmaya kalkmca,

Ij

Z20

Endiislri Dnrimi ve 5onu~1an: G1ohal1e~me Donemi

Prusya Ba!?bakam Otto Von Bismarck, akdl1 bir diplomasi


sonucu Fransa ve Rusya'nm yans1zhgm1 saglay1p Avusturya'ya sava$ ai;t1. 1866'da Sadowa'da bu devleti biiyiik bir
bozguna ugratarak, Almanya'dan atu ve 1867'de Prusya'nm denetiminde Kuzey Germen Konfederasyonu'nu
kurdu.
Bismarch, Sadowa zaferinden sonra hii;bir direnci kalmam1;; bulunan Avusturya'nm ba$kenti Viyana'ya girebilir
ve <;ok agIT bir ban;; antla;;masm1 zorla kabul ettirebilirdi.
BU.yuk bir ileri goru~lulo.k ve 1hmlihk ile bunu yapmad1 ve
Avusturya'nm gururunu kmp, kaltc1 dtl$manhg1m uzerine
i;ekmedi. C:unku, Bismarck, Almanya'nm Avrupa'mn ortasmda hmi; duygulan arasmda gui;lu bir bli;imde kurulamayacagm 1 ve bi rligin i korumak ii; in ilerde mu ttefiklere ihtiyac1 olacag1m hesaplam1;;t1. Ozellikle Fransa'ya kar;;1 yamna alabilecegi dogal muttefik, i;ogunlugunu aym trklan insanlann olu;;turdugu ve aym dilin konu;;uldugu Avusturya
idi.
Bismarck, Fransa'nm Katolik Alman devletleri uzerindeki denetimini knmak i<;in 1870 y1hnda Fransa'ya sava;;
ai;u. Yine ak1lh diplomasisiyle bu kez Avusturya He Rusya'mn yans1zhgm1 saglam1;;ti. Onlu Sedan Sava;;1'nda lmparator Ill. Napolyon'u ag1r bir yenilgiye ugratti. 1871 tarihli
Frankfurt Ban~1 ile Alsace-Lorraine endiistri bolgesini ilhak etti. Bundan sonra Main akarsuyunun guneyindeki
Katolik Alman devletleri Prusya'ya kauldilar ve boylece Alman ulusal birligi kurulmu;; oldu. Prusya Krah, Alman imparatoru, Bismarck ise Alman Sansolyesi unvamm alddar.
Fransa'da ise, Ill. Napolyon'un imparatorlugu y1k1larak yerine 3. Cumhuriyet kuruldu.
Alman ulusal birliginin kurulmasmda, bundan onceki
bolumlerde incelenen Alman milliyet<;iliginin temel ozellikleri, ekonomik ve toplumsal nedenlerin yanmda, BisI

221

Siyasi Tarih (llki;aglanlan 19l8'e)

mmck'm usta diplomasisinin de pay1 oJdugunu soylemek


gerekir. llerde ele almacak olan Bismarck iltifaklannda gorulecegi gibi, bu devlet adam1 Avrupa'daki gu\ dengesini
~ok iyi anlam1~. baz1 kCt<;Ctk odunler verip gu~lu devletlerin
yans1zhg101 saglayarak, en uygun zamanda kiminle sava~a
cag1m ~'.ok iyi kestirmi~tir. lktidardan d0$t0gu 1890 yilma
kadar, kendini tum Avrupa diplomasisinin kilit adanu, Almanya'ri da en onemli ve g11~1Ct devleti haline getirmi.$tir.
Alman ulusal birligini kurarak Viyana Kongresi duzenini
y1km1~ olmakla birlikte, o kongrenin, yenik devletlerin yeniden uluslararas1 sisteme almmas1 ic;in onlara 1hmh davramhnas1, ban$ ve istikrann surdiirulmesi ilkelerini surdurecektir. Bu politika ile tutarh olmayan Alsace-Lorraine
holgesinin.Almanya'ya kat1lmas1, iktidarda kald1g1 yirmi y1l
boyunca, fJelki de tek haras1dir. (:unkii, Fransa, halkmm
\ogu Frans1zca konu~an bu onemli endustri bolgesinin yitirilmesinin ac1s1111 unutmayacak ve Alsace-Lorraine sorunu 20. yuzy1lm orralarma kadar surecek olan Frans1z
Alman dii.$manhgrn111 onemli nedenlerinden hiri olacakt1r.
4. Alman Ulusal Birligi'nin Sonm;lan
a. Almanya At;ismdan
Almanya, ulusal birligini kurduktan sonra, ekonomik geli~
mesini liberal bir ekonomi anlay~tyla yurutm0$ degildir.
Ulusal birligi kurulduktan sonra ulusal ortak bir pazara da
sahip olan Almanya'da, ulkeyi tam bir demir elle yonetmi~
bulunan Bismarck'm anlay1~111a gore, ekonomik faaliyetin
amac1, ulusal refah1 artnmakt1. Ulusal gu\lerin bunu ger
r,:ekle~tiremedigi alan ve durumlarda, merkezi hukumc1
i~in i\ine ginneliydi.
1$in aslma bak1hrsa, Aman ulusal birliginin kurulmay;1
r,:ah~1ld1g1 donemde Kral ile Parlamento arasmda bir <;all~

Endtis!ri Devrimi ve Sonu~lan: Globallqmf D<lnfmi

ma ba~lam1~tI. 1. Dunya Sava-?1'na kadar yuriirlukte kalacak


olan 1851 Anayasas1'mn sonucu olarak, Prusya Meclisi'ndeki gur; dengesi, yeni ge1i$mekte olan bu.yuk burjuvazide degil, ekonomik etkinligi endustri clevrimiyle yok olrnaya ba,<;>layan ona s1mfm elindeydi. Bu orta sm1f lngiltere'
den esinlenilen liberal ak1mm etkisincleydi. Bu yuzden biiyu.k <;:ogunlugu liberal g6rli$h.i olan meclisin, bir de maliyeyi denetleme yetkisi vardt. tngihz anayasa sisteminin tarihini incelemi$ olan liberal meclis 6nderleri, maliye
Ozerindcki bu etkinlikleriyle, yO.rO.tme organm1 da denetleyebileceklerine inanmaktayd1lar. Almanya'da 6te<len beri
etkili bir siyasal gu<;: olan bu.yuk toprak sahiplerinin (junker/er) ve bii.yuk burjuvazinin destegini alan Bismarck'm,
Alman ulusal birligini kurmamn yanmda bir ba~ka g6revi
de vard1: Bu r;abalannda liberal orta s1mh susturmak. Bismarck her lki g6revi de ba!;>arrn1} ve Alinanya, merkezi bir
bic;:imde planlanan ve milliyetr;i bir anlay1!;>la yii.rutulen
ekonomik bir kalkmma ir;ine girmi!;)tir.
Alnrnn e ndOstrisi 1871-1914 ydlan arasrnda sO.rekh
bir bi<;:imde ve h1zla buyudu. Bismarck'm otokratik yonetimi pahasma, bu buyume 6zellikle demir ve <;:elik uretiminde dikkati c;:ekecek bir <luruma geldi. Dyle ki, 1914 yilmda,
yani I. Dunya Sava~1'na gelindiginde, bu iki temel endustri
maddesinin uretiminde, ABD'den sonra dunyada ikinci s1rayi aldi.
Bismarck, Alman ulusal birhginl kurmakla hakh olarak 6viinebilir. Ancak, konuya bir ba~ka a:;1dan yakla~1hr
sa, Almanya'y1 pan;alam1~ da say1labilir; <;Clnku, Bismarch'm kurdugu yeni Alman "Reich"1 i\:inde, halkmm
r;ogu Alman olan Avusturya ve bag1ms1z devletler olarak
kalan ve Alman nufusunun l/6'ini oluturan 6teki siyasal
birimler yoktu. Yani, 1871 duzenlemesi ile Almanya, Prusya ile Avusturya arasmda payla~tmhm~ oldu. Dolay1s1yla

I 223

Almanya, 19. yuzyihn geriye kalan bolii.mu ve 20. y\izylhn


ba~mda da boh.lnmii~lo.gunu, "Alman ikiligini" tam anlam1yla gideremedi. Bu i;;i, yani butO.n Almanlar'm bir tek
devlet iyinde birle~tirilmesini, 1. Dunya Sava;;1'ndan sonra
Adolf Hitler gen;ekle~tirmeye <;ah~acakur. Ancak, kurdugu
devlet, hemen hemcn tum Almanlan bir tek siyasal smn
iyinc almasma ragmen, Bismarck'mki kadar uzun omi.i.rlu
olamayacaktu.
b. Uluslararas1 Politika Apsmdan
Alman ulusal birliginin kurulmasrnrn uluslararas1 politika
a~1smdan en onernli sonucu, daha once de belirtildigi gibi,
Viyana Kongresi ile kurulmu~ bu1unan Avrupa git\: dengesini temelinde11 bozmu~ olmas1d1r. Ancak, kurulu~u izleyen olaylarm daha iyi anla~1labilmesi i\'.in, bu dengenin nas1l bozuldugunu da gormek gerekir.
Her ;;eyden once, o zamana kadar Avrupa'mn en giic;lu
devletlerinden olan Fransa ile Avusturya, Prusya'ya yenilgilerinden ve gu<;hi bir Almanya'nm dogmasmdan sonra
guc; ve etkinliklerini buyuk oli;ude yitirdiler. Yenilen, toprak yitiren ve dogusunda gui;:lu bir Almanya kurulan F:ransa'mn Avrupa'da geni~leme ve en azmdan prestijini yeniden kazanma umudu kalmad1. Bu c;iurum, Fransa'y1 deniza~m bolgelerde geni~lemeye itecek ve boylece 1870'Lerden
soma somurge faaliyeti h1zlanacaknr. lkinci olarak, Prusya'ya yenilerek Ona Avrupa'da iddias1 kalniayan Avusturya, s1Ttm1 bu devlete dayad1 ve gozlerini dogal yayilma alam olarak gordugu Balkanlar'a yevirdi. Bu tarihten ba~la
yarak I. DO.nya Sava;;1'na kadar Balkanlar'da Rusya ile siirekli yat1~acak ve bu <;at1~ma, donemin siyasi tarihinin ana
temas1 olacakt1r. O\:uncu olarak, ilerde Osmanh devleti incelenirken aynnulanyla verilecek olan 1854-~856 Kmm
Sava~1'nda kendisine kar-!?I sava~m1~ bulunan Fransa'nm
1

224

Endii.\!ri Dcvrit i l't Sonu,lan:

Globallt~111t

Dbntmi

1871 yenilgisini ve Avusturya'nm zay1flamasm1 hrsat bilen


Rusya, uPanslavizm"i. bayrak yaparak Balkanlar'da geni~le
me yolunu sec;ecek ve burada Avusturya ile siirekli anla~
rnazhga di.i~ecektir. Boylece, Balkanlar'da I. Dunya Sava~1'na kadar surecek olan bu.yuk devlet c;at1~mas1 bll$1ayacakur.

C. EMPERYALlZM

Endiistri devriminin Avrupa ac;:1smdan en onemli sonucunun Alman ve ltalyan ulusal birliklerinin kurulmas1 oldugunu gormu~ bulunuyoruz. Bu devrimin tum yeryftzii c;apmda en onemli sonucu ise, somurgeciligin emperyalizm
bic;imine donii~mesidir.
SOmurgecilik, bir devletin egemenligini bajik_a t~rak
lar ve halklar i.izerinde kurmas1 ya da g~~~~mesidir. 56mOrgeci lige c;ok yakm bir sozcuk olan emperyalizm ise,
ozellikle Avrupa' nm buyuk devletlerinin 19. yiizytlm ikinci yansmda oteki k1talar iizerinde' geni~lemelerine verilen
addu. Bugiinkii tammlam~1 ile, Avrupa'da kuvvet politikasmm, devletlcr aras1 siirtu~me ve ekonomik rekabetin deniza~m bolgelere yay1lmas1du. Boylece endustri devriminin urunfl olan yeni ekonomik ko~ullarla, anar~ik
uluslararas1 siyasal iH~kilerin bile~imi, emperyalizmin gerc;ek niteligini a.;1klayabilir.
Avrupa devletlerinin somiirgeler kurmak yoluyla geni~lemelerinin 19. yuzyilm. bir olgusu olmad1g1 .. U. vuzv1ldan beri Avrupa larihinin onemli bir ozelligi oldugu belirtilmi~ti. Ancak, emperyalizm sozcugu 19. yuzy1lm ikinci
yansmda kullamlmaya ba~land1 ve 1870 sonras1 donemi
"empcrya1izm" \'.agt olarak adlandmld1- Simdi sorulacak
soru, bu doncmin ozclliginin neredcn geldigidir.

.Si_yasi laril1 (llk{aglarda11 1918'c)

Her ~yden once ~unu belirtmek gerckir ki, somiirgecilik her nc kadar uzun bir ge~mi~e sahipse de, Avrupa'nm
19. yiizy1lda endiistri devrimi sonucu kar~tla~t1g1 ekonomik ve toplumsal sorunlara ~ozilm getircn yontem olarak
ycnidir. Aynca, ozellikle Alman ve ltalyan ulusal birliklerinin kurulmasmdan soma somurgecilik eski yuzy:illara
oranla buyuk bir h1z kazanm1i;;t1r. Bu yarn,;a, lngiltere,
Fransa ve Hollanda'mn yanmda Almanya, ltalya, Rusya,
ABD ve Japonya da katilm1~lard1r. Dolay1s1yla, emperyalizm, somiirgecilikten hem nitelik hem de nicclik bak1mmdan farkhdu. Emperyalizm olgusunun temelinde ~u unsurlar yatmaktadu:

I. Ekonomik Unsur
Somiirgecili~in

h1zlanmasm1 ve emp_ervalizmin doi?usunu


ctkffcye~ ekonomik unsurlar arasmda ~unlar say1labilir: (i)
Avrupa'dabfr!ken sermave_(a;i;lasma yen! yatmm olanak vc
alanlan; (ii) makinelesmenin
iirunu-olan uretim fazlasma
--ye_11Lv.az~r_klr_yaratma....istegi; (iii) Avrypa'da niifus aru~ma
bir c;arc, yeni yerle~im alanlan bulmak zorunlugu; (iv) iire
tim ~ftrecinin~sas1 olan hammadde eJde e.l.rnek istegi.
-- Avrupa pazarlarmm doymasiyla, iireticiler, deniza~m
bolgelerde ai;1k pazarlar arad1lar ve yoneticileri bu yondc
basla altmda tuttular. Bu s1ralarda Asya ve Afrika bu amaca
hizmet edecek durumdayd1. Aynca, yatmmg__sil:ketieriu
rahat c;:ah~abilmesi i~il!sUJl!tlrge alanlannin guvenlik ahma
ahnmas1 gerekiyordu. Bunun <la en giivenilir yotu: somur
gClerin dogrudan dogruya askeri denetim altma almmasty
d1. Boylece, ekonomik bak1mdan vav1l~~ ay.m .z.aman.da si
yasal yay1lmay1 da gerektj.rdi. Siyasal denetim ~u bakm1
lardan da gerekliydi: (i) Ekonomik yatmmda bulunulacak
yerlerde toplumsal sistem ve yonetim bi~imi i;;ok ilkeldi v1

226

EndU.;tri Dcviimi ve

Sonu~lan;

Globallcime Donemi

cicaretin geli~ehilmesi 1i;1n bu durumun biraz olsun. dtizeltilmesi gerekiyordu. (ii) Yatmmlarda bulunan ~irketler, oteki devletlerin ~irketlerinin rekabetinden kurtulmak istemekteydiler ve bmm <la devletin askeri gucu gen;ekle~
tirebilirdi. (iii) Ekonomik baktmdan geri kalm1~ ulkelerde
rahat r;:ah~abilmek, ornegin bor.;.lan zamanmda alabilmek
i(in, o ftlke )'.bnetimine basklda bulunmak gerekliydi.
Emperyalizmin yayilmasmm ekonomik unsurlan arasma yeni gumruk duvarlan ve merkantilist doktrini de
koymak gerekir. 19. yuzy1lm ikinci vansmdaki uluslararas1 depresyonun etkisiyle l879'da Almanya ve l892'de
Fransa, iilke ve somurgelerinde ithalat gumrugiinii yiikselttiler. Bunu giderek Neki Avrupa <levletleri izledi. Boylece, Avrupa devletleri arasmda yukselen giimrtik duvarlan, ticaretin somurgelerle yapilmasm1 zorlayarak, deniza~m
yay1lmay1 hizland1rd1. Aynca, yeni merkantilist doktrin,
endustri r;:agmda hir;:bir devletin uzun sure kendi kendine
yeterli kalamayacagm1 ve bu nedenle her devletin gumriik
duvarlanyla koruyacag1 bir somurge imparalorluguna sahip olmas1 gerektigini ogretiyordu. Ingiliz Somurge Bakam
fo.~eph Chamberlain, ~gun kuc;uk uluslarm gunu degildir;
gun imparatorluklarmd1r" derken, Avrupa'nm her yonden
b1:.1yukluge tutkusunu yans1tmaktaydi.
Ekonomik unsur, Alman ve Japon somiirgeciligincle
de etkili olmu!?tur. 19. yuzyihn sonlarma dogru bu.yuk endustri devletleri haline gelen Almanya ve Japonya'nm bu
tlurumlarma uygun somiirgeleri bulunmamaktaydi. Oteki
somii.rgeci devletlerle aralanndaki a~1g1 kapatmak isteyen
hu iki devlet, h1zla somi\rge sahibi olmaya ba~lad1lar.
2. Demografik Unsur
I 1p bilimincleki geli$melerle c;ocuk olumlerinin azalmas1
I
I 227

Si_yasi Ta1ih (11k{aglarda11 J918'e)

ve ortalama ya~am suresinin uzamas1 sonucunda, artan niifusu yeni elde edilecek topraklara yerle~tirme istegi de, somurgeciligin 1870'lerden sonra h1zlanmasmda etkili olmu~tur. Bu demografik unsur en ~ok lngiliz, ltalyan ve
Japon somurgeciligini etkilemi~tir. tlerde gorulecegi gibi,
191 l y1lmda ltalya'y1 Osmanh devletinin toprag1 olan
Trablusgarb't (Libya) i~gale iten en onemli neden, artan
ltalyan nufusuna bo-?3hm alam bulma du~uncesidir.

3. Guvenlik

Endi~esi

Afrika, Hint Okyanusu ve Uzakdogu limanlan, deniz usleri, ugrak noktalan ve ticaret merkezleri olarak c;ok degerliydi. 19. yuzy1hn ikinci yans1nda Avrupa'daki korku ve
guvensizlikler ag1 ve sava~ tehdidi, somurgeci devletler ii;:in
boyle strate_jik avantajlan gcrekli kilmaktayd1. Bu yuzden,
6zellikle, l. Diinya Sav~t'ndan sonra s1k s1k duyulacak
olan "emperyalizmin giderek sava~a vard1g1" varsay1m1, oykunun ancak yansm1 anlatIT. Sava~ tehlikesinin ve bunu11
dogurdugu guvenlik endi~esinin giderek emperyalizme yo I
ac;t1g1 da aym derecede gec;erli bir varsay1mdu. Bir devleti
emperyalizme iten, ekonomik t;1karlarla, siyasal ve askeri
amac;:larm bile~imidir.
GOvenlik endi~esi, ozellikle lngiliz somurgeciligi ic;:in
gec;:erE olan bir unsurdur. 1870'leri izleyerek lngiltere ii;:in
asil onemli olan, yeni somurgeler elde etmektcn c;:ok, vai
olam daha iyi korumakt1. 1878'de K1bns'a, 1882 y1lmda da
M1s1r'a yerle~mesini, Hindistan yolunun guvence aluna
almmas1 ac;1smdan degerlendirmek daha dogru olur.

4. Ulusal ltibar ve Buttinltik Duygusu


lngiliz Somurge Bakam Chamberlain'in daha once degini
1

228

F.11ditstri Devrimi ve Sonlldan: Globallt$mt Do11emi

Jen sozlerinden de anla~1lacag1 gibi, 1870'1.erden sonra, somurge sahibi olmak, buyuk devlet olmanm geregi olarak
kabul edilmi~ti. Prusya'ya 1871 yenilgisi ve Avrupa'da
ikinci sm1f devlet olmanm verdigi eziklik, Fransa ve ltalya'nm somurge sahibi olma giri~imlerinde i;:ok etkili olmu~tur.

Gen;ekten, geni~ somurgelere sahip ohnayan iilkeye


"buyiik devlet" s1fau veri.lmiyordu. Ekonomik ve askeri bak1mdan ne kadar gui;:lu olursa olsun, buyukhi.k tutkusu
ic,'.indeki Avrupa'da "buyiik" olmanm yolu somiirgelerden
gei;:mekteydi. Almanya, tum ekonomik ba~anlarma ragmen,
1890'lara kadar, oteki Avrupa devletlerinin gozunde bir tiirlu "biiyuk devlet." olamamt$ll. Ekonomik ve askeri gucuyle
orant1h bir siyasal ustunluk kurma mucadelesinin 19. ylizy1hn sonlarma kadar ba~anh olmad1g1 soylenebilir. llerde
gorulecegi gibi, Kayser ll. Wilhelm buyiik ol~ude bu eziklikten kurtulmak i~in somurgecilige ba~lamt~tu.
5. Berlin Konferans1
l870'lere gelinceye kadar Avrupa devlctlerinin ozellikle Afrika k1lasmdaki somurge giri:;;imlerinde "sozlu i~gal" ilkesinc uyulmaktaydI. Bu ilkeye gore, Afrika'nm belirli bir k1y1s1na i;:1kan devlet, gozuniin alabildigine kadar toprag1 kendi
egemenligi altmda say1yordu. Ba~ka bir kiyiya ~1kan devletin "gorO~ ufku" ile bu devletinki ~atl~tlgmda, ortaya buyuk
anla~mazhklar ve hatta sava~ tehlikesi c;1kabiliyordu. Gerek
belirli baz1 topraklar uzerindeki hak iddialarm1 i;:ozume baglamak ve gereksc "sozlu i~gal" ilkcsini degi~tirmek uzere,
1884-1885 y11larmda Berlin'de uluslararas1 bir konferans
duzenlendi. Bu konferans ozellikle Afrika'mn somurgele$tirilmesini h1zlandum1~Ur. SomOrgde~tirme.de "fiili i~gal" ilkesi benimsendi. Buna gore, herhangi bir devletin belirli bir

229

Siyasi. foril1 (ilk(aglardan 1918'e)

toprak pan;asmda egemenlik iddia edebilmesi ir,:in o toprag1


askeri balnmdan denethn altma almas1 gerekiyordu. Bunun
mant1ki sonucu olarak, Avrupa devletleri Afrika'da mumkun oldugu kadar geni~ toprak pan;alanm h1zla i~gal etme
yan~ma giri~tiler.

6. Somiirge imparatorluklan
1870'leri izleyen "emperyalizm <;ag1"nda lngiltere Afrika'da
toprnklan elde edecektir: lngiliz Somalisi, MlSlr, Nijerya, Uganda, Kenya, Bechuanaland, Rodezya ve Nysaland.
Fransa ise, Tunus, Senegal, Fildi~i Sahili, Dahomey, Gine,
Frans1z Kougosu ve frans1z Somalisi'ni somiirge imparatorlugu i<;:ine katacaktir. Arrika'nm payla~1lmasmda Almanya, Togo, Kamerun, Guneybat1 Afrika ve Alman Dogu Afrikasm1, 1talya ise Eritre ve italya Somalisini ellerine ge~irc
ceklerdir.
<;:in ve Japonya'mn 19. yuzy1lm orlalarmda Bali ticaretine a<;;Ilmalarmdan sonra, Hindi~ini'nin ingilrere ile f'ransa arasmdaki somurge c;at1~malanna sahne oldugu goruh.i.yor. lngiltere, Hindistan'1 eline ge(;'.irdikten sortra, gerek bu
bolgenin giivenligini saglamak ve gerekse (:in'e giineyden
s1zabilmek i<;;in biti~ik Birmanya ile ilgilenmi~ ve bu ulkeyi
denetim altma alm1;m. llat1dan doguya dogm ilerleyen ingiltere'nin kar~1s1na, dogudan bat1ya dogru ilerleyen Fransa <;1km1~ ve boylece iki devlet arasmda anla~mazhk ve kt:i<;:iik c;aph c;al1~malar ba~lam1~ti. Annam'a yerle~mi~ bulunan Fransa, battya dogru topraklanm geni.;;letmeye ba~la
ymca, iki devlet Siyam'da (bugtmku Tayland) kar.;;1 ka~1ya
geldiler.
(ngiltere ve Fransa arasmda 1896 y1lmda yaptlan bir
somurge anla~mas1 ile Siyam iii;; bolgeye aynldi. BatlSl lngiliz, dogusu Frans1z etki alam oldu ve ortaya da iki dev!etin
~u

I 230

1'11diiS!ri Devrimi ve Sm1udari:

Globalle~me

Diincmi

mudahale etmeyecegi bir "Lampon bolge" kondu. Boylece,


iki devlet c;au~ma olas1hg1m azaltmak istiyorlardt. Somiirge konusu olan Asya ulkelerinin boyle uc;: ayn bolume aynhp par~alanmas1, somurgeci devletlerin aralarmdaki somurge anla~mazhklanm \('lzmede c;:ok s1k ba~vurduklan hir
yontemdir. lngiltere, Rusya ile Iran uzerinde de 1907 y1hnda hemen hemen aym nitelikte bir somurge anla~mas1 yapacaktu. lngihere, tum bu duzenlemelerin sonunda, Hindistan somiirgesine kuzeyden lran, Afganistan ve Tibet,
dogudan da Siyam yonlerinden gelecek Frans1z ve Rus tehdidine kar~1 bir "guvenlik kordonu" kurmu~tur.
Rusya ise bu donemde, Pasifik'e kadar Asya steplerinde geni~lemi~tir ve as1l dii~iincesi, Avrupa Rusyas1 ile Asya
Rusyas1'm birbirlerine baglay1p, Pasifik Okyanusu'na kadar
uzanacak "Trans-Sibirya demiryolu"nu tamamlamakur.
Maliye Bakam olan ve bu demiryolunu tutkulu bir bic;:imde
bitirmeye c;ah~an Witte'ye gt'>re, avantajlan ~u olacakt1: Sibirya ve dolayis1yla Cin'e giden yol ac;:1lacak, Rus tekstil
mallan <;:in'e akacak, bu ulkenin kuzeyi R.usya'ntn siyasal
denetimi altma almacak ve boylece Rusya yalmz Dogu Avrupa'da degil, aym zamanda Pasifik'te de ba-"?at guc;: olacak11.

Tum bu geli-"?meler sonucunda somurge yans1 h1zla geve olumlu ve olumsuz yonleriyle Avrupa uygarhg1 tum
yeryuzunu kaplad1. Dunyanm topraklannm l/S'i ile nufusunun 1/1 O'u dogrudan Avrupa devletlerinin sm1rlan i<;ine girdi. 1900'e gelindiginde Afrika kat1smm 9/lO'u Avrupa'nm
denetimindeydi ve kitada bir iki tane bag1ms1z devlet kalm15ll. Bu, dunya tarihini Lemelinden degi~lirecek gorulmemi~
birolguydu.18. ve 19. yuzy1llarmAvrupadevrimleriningerc;ckte diinya devrimleri oldugu, ancak emperyalizmle a~1kc;:a
ortaya (1kt1. Hangi alanda olursa olsun, bu "hrtma"nm itici
gucii denetlenemez ve s1mrlandmlamazd1.
li~ti

7. Emperyalizmin SomO.ru ili~kisi


19. yuzyil emperyalizmi, somiirgecilerle somi.i.rgeler arasmda I. Dunya Sava-?1'na kadar hi<; deg~meden suren ozel bir
somuru ili~kisi kurmu-?tur. Bu ili~kiyi k1saca siyasal bag1mhhk, irksal e~itsizlik ve ekonomik somiiru olarak ozetleyebiliriz.
Siyasal bag1mhhk, somurgelerin, somurgeci devletlerin ba~kentlerinde alman kararlarla yonetildiklerini, hemen hemen hii;:bir konuda s6murge halkmm oyuna ba~vu
rulmad1gm1 a11latmaktad1r. lrksal e~itsizlik a<_:ISmdan durum ~uydu; somil.rgeci devletin s6mil.rgelerde ya$ayan uyruklan kendilerine 1rksal bir Ostil.nluk ve buna bagh olarak
bu.yuk bir etkinlik saglam1-?lardi. Genellikle yonetici grubun i;:1karlan dogrultusunda i;:ah~1yorlard1 ve toprak ile konutun en iyisine sahiptiler. Ekonomik somii.rii ai;:1smdan
da, somurgeler, somurgeci metropolun hammadde kaynag1, i~lcmni~ madde pazan ve fazla sennayenin yatmlabileu~g1 emm b1r bolgeydi.
19. yuzy1lm urunleri olan siyasal bag1mhhk, 1rksal iistil.nlo.k ve ekonomik somOrunun kar-?tsma 20. yiizy1hn
bzellikle ikinci yansmda Asya ve Avrupa'da yeni gui;:ler i;:1kacak ve bu ikisi 20. yOzyil boyunca surekli <;:at1-?acaklard1r. Bu c;:at1-?mamn bugun de surdogo soylenebilir. Bu konular 20. yuzy1lla ilgi1i ac;:1klamalarda ele almacaktu.

VI

Birinci Dunya Sava~1 1 na Nasil Gidildi?


,'~

A. YENI SUREKLlLlK VE DEGlStKLlK GO<;:LERl

Bundan onceki bolumlerde, Avrupa sahnesinde ortaya c,;1kan onemli olaylar, surekliligi saglayan gii.(,'.lerle, degi$ik1ik
getiren gucler arasmdaki c,;at1~manm cen;evesi ii;inde ve
birbirleriyle etki-tepki ili~kisi ac,;1smdan ele ahnm1~u. Ancak, 1870'te ba~lay1p I. Donya Sava~1 ile biten donemi yalmz s'Oreklilik ve degi$iklik guc,;lerinin arasmdaki cat1~ma
nm devam1 olarak gormek, bir bak1ma yamluc1 ve yiizeysel bir ac1klama olacaktu. Ote yandan, bu donemin tarihini, lngiltere, Fransa ve Beh;ika gibi Bat1h parlamenter devletlerle, Orta ve Dogu Avmpa'nm otokratik monar~ileri
arasmdaki i;at1~manm yalmz diplomatik anlatlml olarak
sunmak da aym olc,;ude yuzeysel olur. Bu bak1mdan, burada, 1. Dunya Sava~1'na nasil ve neden gidildigi, daha analitik bir yakla~1mla ac,;iklanmaya <;.ah~Ilacaknr.

I 233

Siyasi Tarih Wkfaglarda11 1918'e)

(.:ok genel bir anJatimla, Viyana Kongresi'nden soma


sureklilik gu~leri, tutucu kurumlar, smtflar ve du~unceler
di. 1870 sonras1 doneminin sureklilik guc;leri ise, ozgurluk, daha geni~ sei;men kitlesi, temsili parlamenter kurulu~lar ve guc;lu merkezi otorite yoluyla istikrar arayan
l.iberal kurumlar, s1mflar ve du~uncelerdir. Degi$iklik guc;lerine gelince, 1815'ten sonraki devrimler, c;ogunlukla anayasal haldar ve toplumsal reformlar isteyen liberal. hareketlerdi. 1870'lerden sonra ise, eksiksiz demokrasi ve yeni bir
ekonomik orgutlenmc isteyen sosyalist nitelikte hareketler, degi~ik guc;leri arasmda agn basmaya ba~layacaklardn.
1815 sonras1 uluslararas1 sistemi, 1815 Viyana Kongresi ile kurulan "Avrupa Uyumu"na, ya da daha ozgul bir
anlat1mla, Metternich sislemi ile korunmaya c;ah~ilan
Avusturya'mn k1tadaki ba-?at durumuna dayamyordu. 1870
sonrasmda uluslararas1 sistem, buyuk Avrupa devletleri
arasmdaki guc; dengesine, ya da daha ozgul bir anlat1mla,
Almanya'nm k1tasal i'tshinlugune dayanm1~tn.
1870 oncesi ku~agmda degi~iklik gu~leri, Orta ve Dogu Avrupa'claki milliyec~i hareketlerle birle~mi~ti. 1870
sonras1 ku~ag1 degi~iklik guc;leri ise, Dogu Avrupa ve Asya'daki milliyetc;i hareketlerle birle-?mi~lerdir. Bundan sonra ele ahnacak olan konulann ana Lemalan bunlar olacaktn.

B. SlYASET, EKONOMl VE ASKERLlK ALANLARINDA


YENl ORG0TLENME BlClMLERl

l. Siyaset Alamnda

Geli~meler

1870-1914 donemi Avrupa tarihinin en ilginc; ve yarauc1


donemi sayilabilir. Siyaset alanmda genel oy ve temsili hit-

Binni D1<nya Sava~i'na Nasil GidildP

ktunet istekleri giderek ba~an kazand1.


19. yuzy1lm ikinci yansmda, Avrupa'nm hemen hemen her yamnda feodal diizenin serflik kurumu ortadan
kalkt1. Daha onceki donemlerde hi<; goriilmeyen yerlerde
parlamenter kurumlar kuruldu. Bulunan yerlerde ise daha
demokratik duruma getirildi. Avrupa devletleri tarafmdan
bir "Dogu Despotizmi" say1lan Osmanh devletinde bile
1876'da anayasa kabul edildi ve bu anayasaya uygun bir
parlamento kuruldu. Rusya'da 1905 ytlmda gerc;:ekle~tiri
len bir devrimle ilk ke:z ulusal bir parlamento ac;:ild1 ve c1liz da olsa anayasal geli~me ba$1adL ltalya ve lspanya'da,
sorunlan i-,:ozmede ba:_;;ans1z da olsa, parlamenter hukumetler kuruldu ve liberal ilkeler goreli bir ba~an kazandr.
Sendikac1hk hukuksal bir cluruma getiril<li ve boylece
i$~ilerin i$verenle pazarhklannda gD.<;:\u bir araca sahip olmalarma <;:ah~1ldi. A vrupa hiikumctleri ki~ilerin ozgiirce
dola;;malarma ve goc;: etmelerine izin verdiler ve bu durum
Guney ve Dogu Avrupa iilkelerinin etnik yap1\an uzerinde
etkili olmaya ba~ladt. Rus (arhg1 d1~arda tutulacak olursa,
dinsel ho~gonJ. Avrupa sahnesinde yayild1; ceza yasalan
daha uygar bir hale getiri1di; soz ve yaz1 (1zgiirlukleri onceki yuzyillarla kar~ila~tmlamayacak kadar ger\:ekle~ti. K1saca, baz1 istisnalara ve smirlamalara ragmen, t-0.m bu degi~im oykusunun ahmda onemli bir gu<;: kendini duyurmaya
ba~lad1: Demokrasi.
Demokrasi, Avrupa'mn her yerinde geli~iyor ve hatta
20. yuzy1la yakla-?1ld1gmda Asya kitasmm kap1lanm zorluyordu. Demokrasinin en gii<;:lii ve onemli simgesi, sm1fma,
odedigi vergi ve malma bak1lmaks1zm, tum yurtta~lann oy
venne hakk1yd1 ve bu hak, 1870'lerden sonra "gizli oy-ar;:ik
say1m" ilkesiyle geli~tirilmeye c;ah~1ld1. 1870 sonrasmda
radikal du?U.nO.rlerin c;ogu, genel oy ilkesinin uzun bir refah donemi yaratacagma, feodalizmin ve soyluluk diizeni
I 235

Siyasi Ti:trili (Jlk{:aglardan 1918'c)

ayncahklannm, sefalet.in ve cehalelin son kalmt1lannm temizlenecegine inamyorlardi. Tutucular ve 1hmh liberaller
ise bu ozgurluk ve demokrasi hareketlerinin monar~iyi, kilise ve dini, kamu duzenini ve savunduklan tum degerleri
ytkacagmdan korkmaya ba!?ladilar. Bu yuzden, genel oy ilkesinin geni~letilmes1 c;abalan, bir yanda abarnhm;; umutlar, 6te yanda a~m korkular yararan uzun ve ac1 mucadelelere yol a<;tl.
Endustrile~me, nufus art1~1, yukselen ya~am standard1
ve kentle~me, entelektuel alanda d.a etkisini gosterdi.
1800'lerin rornantizminden, 1870 sonrasmm "gen;:ek~ilik"
(realizm) ak1mma ge<;ildi. Art1k, edebiyat<;1lar, ressamlar
ve miizik dunyasmm dehalan, gormek ve duymak istediklerinden c;ok, gorup duyduklanm yans1tmaya ba!?ladilar.
Entelektiiel ya~am ve giderek i<; ve d1~ politika en <;ok
"Sosyal Darvinizm"den etkilendi. C1tarles Darwin (18091882) 1859'da Turlerin Kokeni, 187l'de de Insanoglumm
Dogu:;u adh kitaplanm yaymlam1~t1. Bu temelden "evrim
kuram1" geli~ti. lngiliz doga bilimcisi olan Darwin, evrim
kuram1yla, hii;:bir turun degi!?meden aynen kalmad1g1m,
zamanla dcgi~iklige ugrnd1gtnt ve her turun, ister m kadar
buyuk ister rnikroskobik olsun, kendinden onceki tiirlerden, birbirini izleycn ufak degi~ikliklerle geli~tigini soyloyordu. K1saca, yeryuzunde milyonlarca y1ldir ya~ayan canhlann tarihi, tek vc anlamh bir evrim sured ic;inde bugune
kadar akan birle~ik bir tarihti. Aynca, turlerin, bilin\:li ve
akilh bir bic;imde degil, tamamen rastlannsal olarak degi~
tiklerini anlat1yordu. Dogada "en guc;:lu olamn" yani degi~en c;:evre ko~ullarma en iyi bic;imde uyan to.r!erin "ya~am
mucadelesi" vard1 ve "dogal ay1klama" ile bu surei;; siiriip
gidiyordu. Bu goru~ler, Darwin'in hii;; ilgilenmedigi insan
toplurnu ve siyaset alanlarmda kullamlmaya ba~land1.
Darwin, kendinden,sonra gelenlerce ve i;:ogu kez taraf-

l 236

Hirinci Dli.nya Savas1'11a Nasrl Gidildi?

tarlannca gorii~leri i;arp111lan, abarulan y~t da degi~tirilen


ne ilk ki~idir ne de ne yaz1k ki sonuncusu olacakt1r. Nazareth lsa'mn ogrelisini11 taraftarlannca nas1l tanmmaz hale
getirildigini gormii~tiik. 19. yuzy1l iktisatps1 Karl Marx'm
da goru~leri, 20. yuzyilda "taraftarlarmca" i;ogu kez temelinden degi~tirilecektir. Ancak, bu gorO.~lerin r,;arp1t1hp insan toplumuna uygulanmasmm etkilerini bugiin bile ya~1yoruz. Kilise, Tann'nm biricik kullan olan insanlann
maymunumsu insandan evrildigini, dinin temel inandanm zedeleyecegi it;in, kabul etmeyip, bu "sap1k" bilim adammm goru~lerine $iddet1e kar~1 r,;1ku. Onun sozde izleyicileri, dogay1 ve giderek insan toplumunu bir uyum it;inde
degil, "di~ ve nrnaklanndan kan akan bir miicadelc alam"
olarak degerlendirdiler. Ooemli olan "iyilik" ya da "kotiiluk" gibi kavramlar degil, gur,;lii olmaktt ve gu<,;lu ohnayanm da yok olmas1ydi. Milliyeti;iligin "ukr,;1hk" bir;:imine
donii~mesi ve baz1 uklarm otekilerden dogu~tan ustiin yarauld1klan yolundaki inam; (ornegin, beyazlann en O.stun
irk ve bunlar arasmda da Nordik, Germen ve Anglosaksonlann daha yetenekli olduklan gorii~u) Darwin'in i;arp1tilm1~ gorii~leriyle "saglam" temellere oturtuldu. Yalmzca
ulusal pkann geli~tirilmesi ilkesine dayanan geni~lemeci
d1~ politika anlammdaki "Realpolitik" uluslararas1 ili~kile
rin temel kavram1 haline geldi.
Dmwin'in gorii~leri olmasa uluslararas1 politikada buyo.k devletlerin, buyiik somiirge imparatorluklannm egemenlik haklan, kui;uklerin ve somiirgelerin uluslararas1
sistemde sonunda yak olup gidecekleri birer "konuk" olduklan, daha iyi nasil savunulabilirdi? Darwin, donemin
"biiyiikluge lutku" havas1 it;ine kolayca bamba~ka bir yere
oturtuldu.

2. Ekonomi Alanmda

Geli~meler

Ekonom1k 6rgutlenmedeki geli$meler de, siyaset alanmdaki geli-?meler kadar dikkat \ekicidir. 1870 sonras1 insam,
enditstri devriminden bu yana dev adunlarla ilerleyen bilimsel teknigin uygun bir bi<;imde uygulanmas1yla 6nemli
toplumsal sorunlarm ~6ziilebilecegine inamyordu. Aynca,
19. yuzyihn ikinci yansmda endustri ve ticaretten zenginle~en, ban~p anlayi~h bir orta snuf geli~mi~ti. Bunlann ortak du~uncesi ~uydu: Endustri makinesi iiretimde bulundugu s1:.'lrece, yalmz i<;; degil, uluslararas1 i;.an~maya da
gerek kalmayacaktu. l3u, 19. yuzyilm gene! iyimserlik havasma uygun bir kamyd1.
Endustri devriminin getirdiklerine bagh olarak, buhar
gucunun makineyc daha seri uygulanmas1 ve giderek geli~en demiryollan, aym zamanda buyok i;aph ekonomik orgutleri de gerekli kilnu~tI. Avrupa ve ABD'de sermaye birikimi h1zlanm1~, ekonomik gti<;; bir azmhgm eline ge<;mi~tir.
Ore yandan, demiryollan, telgraf ve lelefon, metropoldeki
yoneticilerin uzaktaki gorevlilere anmda yonerge gonderme olanaklanm geli~tirerek, hukumetlerin denetim gucitnu ve etkinligini arurm1~tir.
19. yuzy1lm genel iyimserlik havas1 i\:inde, 1840-1860
arasmdaki yirmi y1lhk sure de serbesr ticaret clonemi olmu~tur. lngiltere'nin endustriyel geli~mesi serbest ticaret
anlayt$ITIITI itrunit olduguna gore, bu oteki devletlerce ornek ahndl. Serbest ticaret anlay1~1 genel olarak uygulamrsa, uluslararas1 ili$kilerin geli$mesi saglanacak, ticaret serbestle~ecek, orta sm1f kendi 1;1kanm soylu d1~i~leri' bakanlan ve kavgac1 generallerin yerine gei;:irirse, ulkelerin ekonomik c;1karlan uyumlu duruma gelecek ve refah artacaku.
Bunun sonucu olarak, once Fransa gumruk duvarlanm du$Urdu. Hemen sonra Prusya'da Ulusal Liberal Parti aym i$i

I 238

Biririci DIA11ya Sava~ina Nasrl Gidildi?

baardi. Piyemonte'da Kont Cavour bu yolda c;ah~maktay


d1. Cihz endustrisini korumak durumunda olan Rusya bile
gumriik duvarlanm dU.-?iirdu. Osmanh devletinde, ilerde
garulecegi gibi, zaten 1838 y1lmdan beri n.eredeyse s1fua
in diri Im isti.
1880 sonrasmda serbest ticaret umutlan bc.kleneni
vermedi. 1875-1896 arasmda, nedenleri hala tart~mah
olan bir "durgunluk donemine" girildi. Demiryollan, deniz tai;nmanhgmdaki gelime ve sogutma teknikleriyle Avrupa pazarlan deniza~m ii.lkelerin g1da maddeleriyle dolup
tamaya ba~lamtll ve bunlar Avrupa'da t1retilenlerden daha ucuzdu. Avrupah uretid bu durum karIsmda iki ey
yapabilirdi: (i) Tanm uret.imini modernle~tirip, uretimi art1rmak, ya da (ii) koruyucu gumruk duvarlan koymak.
tkincisi tercih edildi. Almanya'da Bismarck bir ikilem i<;inde kald1. Endustri sahipleri, mallanm lngiliz rekabetinden
korumak it;in koruyucu gumrilk duvarlan ~ekilmesini, ancak g1da maddelerinin ulkeye gumriiksuz ve dolay1s1yla
ucuz girmesini istiyorlardi. Toprak sahipleri ise, tanmda
kullamlacak endustri makinelerinin ulkeye ucuz girmesini, ama tanm urunlerinin yuksek gumruk duvarlanyla korumnas1m savunuyorlardi. Bismarck tutucu bir blok kurmak amac1yla, her iki grupla da anla~arak, pkarlarma
uygun gii.mruk duvarlan koydu. Bismarck, endustri sahipleri ve .Ju nkerler arasmdaki bu bagla-?ma, 1914 y1lma kadar
surecek, "demirle c;avdarm ittifak1" Almanya'ya demokrasi.nin gelmesini geciktirecektir.
Almanya'da gumriik duvarlan yukselince, oteki Avrupa devletleri de bu ornegi izledi. Sonuc; olarak, devletler
arasmda ku~ku ve guvensizlik tohumlan atild1. Koruyuculuk kuramsal bir temele oturtuldu ve ekonomik bagnns1zhk ve kendi kendine yeterli olma bi.i.yii.k onem kazandi.
Emperyalizm h1zland1.

239

3. Askerlik Alamnda Geli!?meler

19. Yuzyilm ba~mda Napolyon ordularmm bile, bir bak1ma, lskender'in ordularrndan daha h1zl1 yol almad1g1, c;ok
daha c;evik olmad1g1 daha once belirtilmi~ti. Ancak 1870'
lere gelindiginde, buyuk olc;ude endustri devriminin sonucu olarak bu durum temelinden de.gi~ti.
(:eligin bile~iminin geli~tirilmesi ve yaygm olarak kullamlmaya ba~lanmas1, en c;ok sava~ sanatm1 degi~tirdi. Seri
bic;imde ate~ eden makineli cufek, <;e1ikten yap1ld1g1 ic;in
kolayhkla buktilebilen dikenli tel, bir iki at1~ta hemen ~i~
meyen c;elik ala!;itmmdan uretilen uzun menzilli toplar, ulkelerin birbirlerine verebilecek zaran, tahmin edilemeyecek olc;ude artmh. Demiryollarmm saglad1g1 h1z olanaklan
ve ic;ten yanmah motor, birliklerin bir yerden otekine gidi~ini hem kolayla~tird1 hem de h1zlandird1. Dolay1s1yla, orc]ular son derece c;evik, hareketli ve ate~ go.cu yuksek hale
geldi. Telsiz telefonun bulunmas1yla merkezden sava~an
birliklere verilecek talimatlar anmda gonderilmeye ba!;ilandt.

Tum bu geli~melerin sonucu olarak, bir ordunun belirli bir yeri i~gali kolayla~t1 ve luzland1. Dolay1s1yla, sald1rmm, yani ilk darbenin avantaj1 artm1~ oldu. Buna ka~1 erken seferberlik ya~arnsal bir onem kazand1. Askerlik alamndaki bu geli~meler, ilerde gortilecegi gibi, hem I. Dunya
Sava~1'nm c;1kmasmda hem kitle sava~l nitdigi ahnasmda
ve hem de y1k1c1hgmda son derece etkili olmu~tur. Daha
once incelenen geli~melerle birlikte du~unuldugunde, ordularm ele ge\irdikleri bu yeni guc;, devletlerin birbirlerinden duydugu korkuru aruracak, milliyet<;iligi korukleyecek ve uluslararas1 uyum yerine uluslararas1 anar~iyi gec;irecektir. I. Dunya Sava~1'm o zamana kadarki en buyuk
"uluslararas1 anar~i" olarak degerlendirmek yanh~ m1 ola1 240

llirhici Danya Sava~111a Nas1I Gidildi7

cakur? OsteHk, yeni ve guc;:IO ekonomik orgutlerin ortaya


c;:1k1~1, kac;:1mlmaz olarak, siyaset alanmda da etkili olmu~
tu. Boylece, 1870-1914 arasmdaki donemde, ekonomi ile
siyaset arasmdaki bag guc;:lenmi~ti. Sonuc;:ta, buyuk i~ c;:evreleri ve. silah fabrikalan, daha c;:ok kar i<;in hukumetleri
zorlamaya ba.$layacak ve bu durum da uluslararas1 rekabeti
ve silahlanma yan~1m h1zlanduacakt1r. Kar~1 tarafm silahlanmasmdan duyulan korku milliyetc;:i duygulan korukleyecek, bu silahlanmay1 artuacak ve silahlanma yeni korkular doguracaktu. Boylece, silahlanma, korku ve milliyet<;ilik, korku.n<; bir sarmal etki-t.epki ili~kisiyle sava~a varacaktu.

C. DI~ POLITlKANIN TEK ELDE TOPLANMASl

Buyuk Frans1z Devrimi'nden bu yana ozgi\rluk ve orgutlenme alanlannda buyuk geli~meler gorulm0.$Se de, uluslararas1 ban-? ve giivenlikle ilgili son derece onemli bir alanda he.men hemen hic;:bir degi~iklik orcaya c;:1kmam1~. hacta
c;:1km1~ bile olsa gerileme bic;:iminde belirmi~tir: D1~ politikamn planlamp yiiriieulmesi.
Viyana Kongresi doneminde oldugu gibi, buyiik devletlerin d1~ politikalan, guc;: ve yetkileri kuramsal olarak s1nuh, fakat gen;ekte despotik, tek tek bireylerin elindeydi.
Dogu Avrupa'daki uc;: imparatorlukta (Rus <;:arhg1, Osmanh Devleti ve Avusturya-Macaristan lmparatorlugu) parlamentolar kurulmu~ olmasma ragmen, d1~ politikalar hala
monarklar tarafmdan denetlenip yurutuliiyordu. Parlamenter demokrasinin simgesi durumunda bulunan lngiltere'de bile, d1~ politikada sureklilik gelenegi, d1~ ili~kileri
parlamentonun denetimi d1~ma pkarm1~u ve bu konuda
Dogu'ya gore bir Ostunluk iddiasmda bulunacak durumda

I 241

Siyasi Tarih (llllt;aglardan 191 B't')

degildi. Fransa'da, huko.metin yetkileri, oteki Avrupa devletlerindekine gore daha smtrlandmlm1$ ise de, d1$i$lerinin
O.st kademe memurlanyla belirli buyo.k i$ c;:evreleri arasmdaki ittifak, dt$ politikada demokratla$may1 engellemektey-

di.
Boylece, daha once belirtildigi gibi, bir yanda devletlerin bir sava~ta biibirlerine verebilecekleri zarar c;:ok artar
ken, ote yanda uluslararas1 ili$kiler guniin ihtiya<;lanna ce
vap vennekren <,;ok uzak bulunuyordu. Sefcrberlik, buyo.k
devletlerin hazuhklarmda kilit davran1~ bit;imi olmu$, seferbcrligi en seri gerc;:ekle~tirecek devlctin sava$la elde edecegi biiyftk avantaj, bu yondeki orgutk:nmeyi h1zland1rm1~
t1. Bu ortamm dogal bir sonucu olarak, d1~ ili$kiler tiim
Avrupa ulkelerinde "kutsal bir su" bic;:imine dcm0.$til. Ulusal c;1kar kavram1, dt$ ili$kileri ve sav~ haz1rhklanm ha!
km denetimi ve bilgisi d1$ma r,:1karc.h.

C:.

AVRUPA UYUMUNUN SONU VE YEN1


ULUSLARARASI GU( DENGESl

Tum bu geli$melere ragmen, gerginlik ve $iddet ortam1


ic;:incleki 20. yuzy1l insam, 19. yuzy1la ozlemle dolu bir bi
c;:imde "ban$ yiizy1h" olarak bakar. Bir baknna gerc;:ektcn
de oyledir. Bu yo.zy1lda, 20. yO.z)'llm bi'1yiik ve y1k1c1 sava.;;lan gorunmez. Ancak, somurge ;au~malarmm hiikiim s-0.1dugu Asya ve Afrika' da yerel sava~lar vardu. Bismarck sa
va$lan hem i;:ok kisa surmli$ hem <le y1k1c1 olmam1$tll'
Ancak, 19. yuzyihn ozellikle ikinci yansmm bir ban~ db
nemi olmas1 gen,:ekten tarih<:iler ic;in t;ok ~a~1ruc1dir. \:-0.11
ki.i, bu donem kesinlikle durgunluk donemi degildir. Daha
once belirtilen tiim kan~1khklarma ragmen, 19. y-uzy1l in
sam ekonomi alamnda ilerlemenin ka~1mlmaz temposuyla

Biri11ci Dunya Sa11a~l'n11 Nas1J G1di/di7

savasm modas1 ge<;mi~ duruma gelecegine inannus bulunuyordu. Bu ban~c;1 havanm nedeni, uluslararas1 siyasal ve
ekonomik ili~kileri duzenleyecek olan bir uluslararas1 orgutO.n varhg1 degildi. Buna gerek b1rakmayan ekonomik,
toplumsal guc;ler, tek sozcukle "Avrupa Uyumu" sahnedeydi.

1. Avrupa Uyumunuu Dayand1gi T emellerin Y1kilmas1


Avrupa Uyumu'nun dayand1g1 temel guc:;lerin 19. yuzy1lm
sonlarma dogru teker teker y1kilmas1, belki de I. Diinya
Sava~1' nm nedenlerini arama c;abalannm c;1k1s noktas1 olmahdu.
Her ~eyden once, modern makine endiistrisi, geli~me
yolunda Avrupa devletlerinin dikkatlerini, d1stan c;ok ic;
sorunlara c;evirmi!?ti. Endiistri ve ticarel devrimlerinin iirunti olan ban~p anlay1~h giri~imciler ve orta sm1f, c;1kacak
bir sava~m elde edilen her ~eyi yok edecegini biliyor ve ban~ ytmiinde ag1r bask1da bulunuyordu. D1~ politika tek clden gizlilik ic;inde yl1rutl1lse bile, yonetkilerin dayand1klan bu guc;lerin seslerine kulak vermesi kac;m1Imazd1.
Zenginligin temel kaynag1 olan uluslararas1 ticaret engellenmemehydi. Ancak, 19. yuzyilm sonlanna dogru beliren
ekonomik koruyuculuk ve milliyetc;ilik, temel anlay11? haline getirdigi "kendi kendine yeterlilik" doktriniyle bu ban~c;:1 geli~meyi k1sa omurlu yapti.
Avrupa Uyumu'nun temellerinden ikincisi, yoneticiler
arasmda ayaklanmalara kar~1 ortak tutumdu. Tahrlanmn
altmdaki patlay1c1 gu<;:lerin bilinclnde olan Avrupa monarklan, aralannda yaz1h olmayan bir gor\i!i birligine varm1~lard1. BU.yuk Frans1z Devrimi'nde goriildugu gibi, bir
ulkede ba~layan hareketin nerede bitei::egi bilinemiyordu.
Avusturya lmparatorlugu'ndaki Macar ayaklanmas1 Rus
I 243

Siyasi Tarih (Jlkia!!lardan 1918'e)

<::an tarafmdan bastmlmam1~ m1yd1? Monarklar aras1 dayam~mamn iyi bir gostergesi olarak, Rus <;.an, Avusturya'nm
sm1rlan i\indeki S1rplan ai;;1kc;a isyana te~vik etmemekteydi. Ancak, yiizy1hn sonlanna dogru oyle bir donem gelecek
ve ulusal \:tkar ugruna, ii; statuko i<;in omuz omuza dayam~ma ortadan kalkacaktir. 0 kadar ki, rakibi zay1flatmak
amac1yla, ba~ka ulkelerdeki ayaklanmalar bazen ac;;1ki;a, bazen de alttan alra desteklenecektir. Osmanh monarkmrn
topraklan ii;inde ya~ayan azmhklara Avrupa devletlerinin
miidahaleleri, ai;1kc;a ki~kutmalan ve hatta askeri yard1mIan en guzel ornektir.
Di;unci1 olarak, Avrupa'daki dayam~ma yalmz monarklarla smnh da degildi. Avrupah, H1ristiyan, uygar ve
beyaz olmak, Sosyal Darvinizmin de etkisiyle, Avrupahlar
arasmda bir dayam~ma duygusuna yol a<;m1~t1. Bu dayam~
manm d1~ nedeni, Avrupa'nm, Osmanhlarm temsil ettigi
Asya'ya ve Muslumanhga kar$l savunulmas1yd1. Zaten, Avrupa Birligi konusundaki 16. yuzy1ldan kalma goru~ler,
Osmanh devletine kar~1 ortak bir cephenin kurulmas1 geregi nden kaynaklanm1~tI. Avrupa'nm biricikligi, Dogu'nun
"barbar" imparatorluklarma kar~1 gu<;lu Avrupa'nm yarattlmas1, Kant ve Rousseau gibi unlu dii~iiniirleri, "Avrupa federal devleti" .;agnsma zorlam1~t1. 16. yuzy1hn ilk devletler
hukuki;usu Hugo Grotius, Avrupa devletler hukukunun
1<.aynag1m, Avrupa'nm "tek dininde" anyordu. Arna, bir bak1ma uluslararas1 ih~kilerin gen;:egine uymayan bu yapay
dayam~ma, 19. yuzy1lm son ceyreginin siyasal ve ekonomik milliyeti;iligine dayanamayarak, y1k1ld1.
Avrupa Uyumu'nun surdOrillebimesinin en onemli nedenlerinden biri, Avrupa i1;inde olu~an birikim, gerginlik
ve 1;at1~malann bo~hm alanmm bulunmas1yd1: Somurge
ler. T1pk1, patlamasma engel olmak uzere duduklu tencereye aplan delik gibi, s6miirge insanlan, Avrupa insammn
i

244

Bi rind Dunya Sava$1'na Nasil Gidi!di?

salduganhgmm, k1zgmhgmm u<;up gittigi nokLa durumuna gelmi~lerdi. Avru pa-ic;i gergin likle r patla ma derecesi ne
geldiginde, devlellerin birbirlerine pe$ke$ c;ekebilecekleri
"ho$" alanlar vard1. Fransa'da Almanya'ya kar$1 intikamc1
duygular tehlikeli bir noktaya ula$ng1 zaman, Ilismarck
parmag1 ile Afrika haritasmda henuz Avrupa egemenligi
altma sokulmam1~ bir toprak par<;asm1 gosterebiliyor ve bu
konuda Fransa'ya Alman destegini saglayabiliyordu. Ancak, 19. yuzy1lm sonuna gelindiginde yeryliziinde payla;;1labilecek, pe$ke$ ~ekilebilecek yer kalmadi. Sava$ bulutlarmm yaratt1g1 panik duygusuyla titreyen Avrupa parmaklan, dunya harttasmda gezine gezine, y1k1lmakta olan Osmanh devletinin Balkan topraklarmda sabitle~ti. Gerginliklerin bo;;abm alant buras1 olabilir miydi? Olabilirdi ama bu
daghk bolgenin bir tek kusuru bulunuyordu: Avrupa'nm
i<;inde olmak. Orada ba$1ayan "somurge <;all;;mas1" Avrupa'y1 felaketine goturdu.
2. Gii<; Dengesinin Degi$mesi

19. yO.zy1hn Avrupa'da goreli bir ban$ donemi olmasrnm


bir nedeni de gu~ dengesinde aranmahdu. Gue; dengesi
kavrammm ic;inde ~ll ogelerin bulundugu daha once belirtilmi~ti: Uluslararas1 sistem ic;inde giicun genel olarak dag1hm1; Napolyon'a kar;;1 verilen sava;;larda oldugu gibi, ustun devlele kar~1 kcalisyon kurma egilimi ve 19. yuzy1lda
lngiltere'nin Almanya'ya kar~1 Fransa ve Rusya ile anla~
malar yapmasmda goriilecegi gibi, biiyuk devletler arasmda dengenin saglanmas1 yolundaki giri~imler.
Bu anlay1~m 1~1g1 altmda, 1815-1870 doneminin guc;
dengesi, 1870 sonrasmdakinden c;ok farkh nitelikler gostermektedir. Viyana Kongresi ile kurulan gu<; clengesi goreli olarak somut verilere dayand1gmdan, "guc;" denen son
I 245

Siymi forih (llk~aglardan 19l8't)

derece soyut kavram, bir dereceye kadar oli;;ulebiliyordu.


CO.nkii., gu.;: dengesi, belirli bir topragm ~u ya da bu devletin elinde bulunmas1 ile degerlendirilmekteydi. Toprak ile
gii<; arasmda dogm orannh bir baglanti tam kurulmamaktaysa da, bir devlet belirli bir toprak pan;as1m eline ge<;irip
geni~lemedigi surece, guc; dengesinin temelinden bozulmad1g1 varsay1hyordu. Ostelik, bir devletin oteki devletlerin
i;ogunlugunun nzas1yla ve daha once gon1~meler yap1larak
toprak elde etmesi de, gui;; dengesini bozucu nitelikte addedilmiyordu. Bu, bir bakima Avrupa Uyumu'nun tamm1yd1. 1828-1829 Osmanli-Rus Sava~t sonunda YunanisLan'm
ve Bel<;ika'mn bag1ms1zhklanm almalan, Osmanh Devleti'nde 1841 tarihli Bogazlar diizeni ve Kmm Sava~1'nm sonunda imzalanan 1856 tarihli Paris Ban~ Antla;;mas1 bu tip
d uzenlemelerin omekleridir.
187l'de Alman ulusal birliginin kurulmas1yla, Viyana
Kongresi'nin gui;; dengesi temelinden degi~mi~ oldu. Bismarck, ui;; devlete sava;; ai;;1p, Prusya'nm topraklanm geni~
letirken, hi\bir Avrupa devletinin tam nzasm1 alnu~ degildi. Bundan da onemlisi, 1870 sonras1 guc; dengesi, art1k
belirli bir toprak parc;asmm ~u ya da bu devletin elinde bulunmasma bagh olmaktan c;:1kt1 ve ol<;ii..lmesi gu<; bir nitelik
ald1. Gue; dengesi artik birbirlerine ittifak baglanyla bagh
olan devlet gruplan arasmda askeri, ekonomik ve siyasal
denge olarak tammlanmaya ba~land1. Bu, 1870 sonras1 askeri bloklarmm da temeli olacakllr.
t~te, 1870'i izleyen y11lardaki uluslararas1 diplomatik
olaylarm <;ogu, boylesine bir gu( dengesi kurma c;abalannm sonucu olarak ortaya c;1km1~, uluslararas1 ban~ ve guvenligin korunmas1 ac;:ismdan tehlikeli bir nitelik kazanmaya ba~lam1~t1r.
Avrupa Uyumu ve gilc; dengesi konusunda ozet olarak
~u ~oylenebilir: Endiistrile~menin k1sa suredeki etkileri ba1

246

Birinci Dilnya Sava$1'na Nas1l Gidildi 7

n~Lan yana olmakla birlikte, uzun surede bunun tam aksi


oldu ve sonuc;:lan Avrupa'nm askeri ve soylu se~kinlerince
sava~ sanatma uyguland1. "Sava~ taz1lan" Avrupa sahncsinde dola~maya ba~ladilar. Boylesine bir ortamda, 1870 sonras1 iltifaklar ve bloklar sistcmi, uluslararas1 alana csneksizlik getirdi. 18. yuzy1lm esnek, bag1ms1z kCu;uk birimlerin serbestc;:e saf degi~tirdikleri vc ban~t koruyan guc;: dengesi, 19. yuzy1lm kapamrken arl1k tam anlanuyla tarihin
mah olmu~tu.

D. ALMANYA'NIN KITA 0STl)NL0G0:

U(LO ITTIFAK
1. Alman-Frans1z D1i!lmanhg1
1870'lerden sonra, Avrupa'nm daha once deginilcn gene]
goriintusil ii;inde ~u ogelcr yava~ yava~ agtr basmaya ba~la
nu~tn: Giderek artan nUfus, muazzam endustriyel gl:u; ve
giderek geli~en yeni sava~ teknolo.jisi. Simdi as1l sorun, bu
guc;:lerin nerede vc nastl kullamlacagt ve Avrupa'nm buylik
devletlerinin yeni kazand1klan bu guc;:leri nas1l ve nerede
deneyecekleriydi. Avrupa devletleri yeni guc;:lerini Avrupa
(ozellikle Dogu Avrupa ve Balkanlar), Asya (ozellikle
Uzakdogu) ve Afrika'da (ozellikle Kuzey Afrika) kulland1lar. l~te, bunu izleyen vc l. Dunya Sava~1'na kadar olan
ac;:1klamalar, yeni guc,;lerin bu bolgelerde kullamh~mt ve bu
davram~m ortaya pkard1g1 uluslararas1 c;au~ma ve grupla!?malan temel alacaktu. Zaten, 1870 sonrast dunya tarihi de
buyiik olc;:O.de bu ~all!?malann oykOsunden ba!?ka bir !?CY
degildir.
Alman ulusal birliginin kuruldugu 1871 ile I. Dii.nya
Sava~1'mn c;:1kug1 1914 tarihleri arasmda Avrupa tarihinin

5iyasi Tarih

(Ilh~aglardan

J 9 lB'e)

hi<; degi~meyen 6gesi, Almanya ile Fransa arasmdaki du$manhkt1r. Hatta bu du~manhk II. Dunya Sava~1'nm sonuna
kadar surecektir. l~in aslma bak1hrsa, Almanya ai;:1smdan
Bismarck'm ha~lang1<;taki ana amac1, 1871 duzenlemesinin
bozulmasm1 onlemek ve Alman birliginin gu<,:lenmesini
saglamak i<;in, hie;; olmazsa bir ku~akhk ban~ donemi ac;;maku. Ancak, bu yondeki giri~imleri, Fransa tarafmdan
du~rnanca kabul edilecek ve bu devlette guvensizhk duygulan ortaya i;1kacakur. Fransa ai;:1smdan ise, kin duygularmm uzerinden zaman gei;:ince, bu devletin asil amac1,
1871 oncesi yalmzhgmdan kurtulmak ve boylece A\manya'ya kar~1 bagla~1ksiz ve zay1f kalmamak olmu~tur. Ancak,
Fransa'nm da bu yondeki c;abalan, gerek Avusturya ve gerekse Almanya'da abarulm1~ guvenlik endi~elerine neden
olacakt1r. l~te, k1sa bir anlaumla, ur;lu ittifak ve onun kar$ihgmdaki iit;lu itilaf, bu yeni denge arama i;:abalannm
iiru nleridir.
2. Almanya'nm Stralejik Zay1fhg1
Fransa'nm Almanya'mn diplomatik girii'imlerinden duydugu ku~kunun temeli, 1871 yenilgisi olsa gerek Almanya'nm Fransa'dan duydugu ku:.;kunun ise, stratejik bir temel nedeni vard1r.
Alman ulusal birliginin kurulmasmdan hemen sonra,
Dogu Avrupa'da, uc;: buyuk monar~i arasmda c;:e~itli birlikLer kuruldugu gozlenmektedir. Bu duz.enlemelerin Lemelinde yatan unsur ~udur: Yeni Alman devletinin varhgmm istikrarlt ve saglam bir diplomatik ve stratejik temeli yoktu.
Modern ve guc;:lu Almanya, uc;: sava~ sonucunda aniden ve
gu<;lu bir bic;imde kurulmu~tu ama cografi bak1mdan Avrupa'mn saldmya en ac;1k devletiydi.
lngiltere, bir ada devleti oldugundan, guvenligi Avru-

l 248

Bi rind Dunya Sa11~1 na

Nas1 I Gidi ldi?

pa Kuas1'nm Ada'ya en yakm bolgderinin (Heli;;ika ile llollanda) emin ellerde bulunmasma baghydi. DI$ politikas1nrn temeli de Ada'ya en yakm k1ta i<:inde gui;: dengesinin
saglanmas1yd1. Bu sagland1ktan sonra, lngiltere guvenligi
konusunda buyuk bir endi$e duymam1~. ancak, ilerde goriilecegi gibi, Beli;;ika ile Hollanda'nm i~gali onu I. Dunya
Sava$1'na girmesinde en onemli neden olmu$tUr. Ba$ka bir
ada devleti olan Japonya ic;in de durum a~ag1 yukan aymd1r. 0 <la, upkt lngiltere gibi, Ada'ya en yak111 kttada gOc;
dengesini kollam1~ ve kitanm Ada'ya en yakm bolgelerinin
(bu durumda Kore ve Manc;urya) emin ellerde bulunmas1na <;alu~m1~tn. Asya'da Rusya'nm gur;:lenmesine kar$l,
1904-1905 sava~mda Kore'yi i:;;gali, ekonomik nedenlerin
yanmda, boylesine bir stratejik du~iinceyle ac;;1klanabilir.
Fransa, bir k1y1 devleti olarak, Atlas Okyanusu ile bat1smdan, Pirene daglan dolay1s1yla guneyinden ve Isvir;:re
Alpleri ile de guneydogusundan bir <lereceye kadar emin
bulunmaktaydi. Saldmya ac;1k bolgesi duzluk olan Almanya smmyd1. Boylece, Alsace-Lorraine ve Ren akarsuyu koprO.lerine sahip oldugu surece, goreli bir gi.ivenlik ic;inde sayilabilirdi. Ancak, Alsace-Lorraine stratejik bak1mdan bu
hassas durumuyla ~imdi Almanya'nm eline gec;mi~ti. Dolayis1yla, Fransa'nm bu konudaki duyarhhgm1, ulusal ve
ekonomik unsurlann yanmda, stratejik du~iinceler de
ac;1klamaktadir. L DO.nya Sava$1'nm en kanh sava$1an bu
bolgede verilecektir.
ltalya, bir yanmada devleti olarak, yine goreli olarak
guvenligi ac;1smdan fazla bir endi~e duymamaktaydi. llgin<;
bir nokta olarak, Avrupa'nm Akdeniz'deki don ho.yuk yanmadasmm (lspanya, ltalya, Grek ve Anadolu) k1taya birle~tikleri bolgeler genellikle yuksek daglan i\'.eren yuksek
yerlerdir (Pireneler, Alpler ve Dogu Anadolu yiikseklikleri). Bu bak1mdan bu say1lan devletlerle birlikte ltalya da,
!

I 249

Siyrui Tai-iit

(lllt~aglrudan

1918'e)

Kita'ya birle~tigi noktadan bir dereceye kadar emin bulunuyordu. ltalya'nm, bir yanmada devleti olarak, giivenligi
ai,;1smdan onem ve.rdigi, K1ta'mn yanmadaya en yakm kiy1
bolgesinin, yani Dalmai;ya kiytlannm emin ellerde bulunmas1yd1. Buras1 kendi elinde bulundugu ya da en azmdan
du~man eHnde bulunmad1g1 durumlarda, guvenligini ani
bir lehdit allmda gormeyebilirdi. ~imdi Dalma\'.ya kiy1lan
Avusturya'nm elinde bulundugundan, iki devlet arasmdaki
bu potansiyel c;att?ma konusu, Bismarck tarafmdan has1r
alt1 edilmeye .::;ah~1Lm1~ ve bunda bir sure ba$anh da olmu~
lUr.

Rusya, bir kna devleti olarak, saldm kar~ismda geri <;ekilebileccgi geni~ toprak parc;alanna sahipli. Bu bak1mdan,
tum devletler arasmda stratejik ac;1dan en avantajh durumdaydi. 1812'de Napolyon'un buyiik ordusunu geri c;ekilme
stratejisiyle yenmemi~ miydi? Aym strateji IL Diinya Sava~1'nda da kullamlacak ve Hitler'in bu.yuk ordusu benzer
stratejiye kurban gidecektir.
Bu durumda ac;1kc;a gorunmektedir ki, Avrupa'nm saldmya en ai;1k olan buyuk devleti, hemen hemen hi<:;bir yanmda dogal engellerin bulunmad1g1 ve dogu ile bausma iki
gcu;lu devletin (Rusya ile Fransa) yerle~ligi Almanya idi.
Almanya'nm bu durumu, devletin tiim Larihi boyunca etkisini gosterecektir. Almanya'da, 1871'den soma, askeri bak1mdan her zaman hazuhkh olmak ve gelecek bir sava~ta
"ilk darbe" yetenegine sahip bulunmak, uzerinde en <;ok
durulan konular olmu!?tur. lr,: politikada ise, bu d1~ politika
amacm1 saglamak ic;in, odunsiiz ve s1k1 bir ulusal birlik
kurmak gerekliydi. Her alanda unlu olan "Alman disiplini"nin bir nedeni de, cografyanm bu azizligi olsa gerek.

3. Bismarck Antla!iimalar Sistemi


Tum bu du~uncclerin 1~tg1 altmda, Bismarck Fransa ile
Rusya'nm birbirlerine yakla~mas1yla dogabilecek "iki cepheli sava~" durumundan kurtulmay1, Alman di~ politikas1nm temeli yapti. Almanya, ister Fransa olsun isrer Rusya,
tek bir devletin saldmsrna kat?l bag1ms1zhgm1 ve toprak
butunlugunu koruyabilir, ancak ikisinin birlikte saldms1
kar~ISmda son dcrecc gu<; bir durumda kahrd1. Fransa i;ok
k1sa bir sure once yenilmi~ oldugundan ve kin duygulannm uzerinden zaman geGmemi~ bulundugundan, Bismarch, Avusturya ile Rusya'y1 yanma alarak 1872 ydmda
Ririnci De; lmparatorlar Birligi'ni kurdu. Bu birlige girerken Rus C::an'mn du~fmcesi, "Kutsal lttifak"tan kalma
"monarklar aras1 clayam~ma"nm surduri.'tlmesi, Avusturya
lmparatorununki ise, Balkanlardaki gelecek geni~leme Gabalannda Almanya'nm once sempati ve sonra etkin destegini saglamakti. Bu birligin oncmli maddelerine gore, (i)
Avrupa'nin st.atukosu kabul ediliyordu; (ii) ban~ tehlikeye
du~erse, tarafiar aralannda goru~melerde bulunacaklard1;
(iii) Balkanlar'da \:Ikacak herhangi bir anla~mazhk birlikte
G6zulecekti (Bismarck, Rusya ile Avusturya'nm <,:1karlannm bu bolgede <,:aw;;acagm1 anlam1;>n); (iv) devrimci ayaklanmalara kar~1 ortak bir tutum almacakt1 ve (v) taraflar
bir ba$ka devletle ittifak yapmayacaklardI.
Boylece, 1872 y1lmda, t1pk1 1815'te oldugu gibi, Orta
ve Dogu Avrupa'mn ii.<; tutucu monar$isi birle~mi~ oluyordu. Ancak, Bismarck'm da korkulu bir bi<;imde bekledigi
gibi, birlik 1875 yrlmda ba~layan Balkan bunahm1 s1rasmda dag1ld1. Bundan sonra Bismarck, hi\' olmazsa Avusturya'y1 surekli yanmda tutmak istemi~ ve 1879 y1linda bir ittifakla bu devleti Almanya'ya baglam1~t1r. Bu ittifak, u~lu
ittifak u~geninin birinci kenanm olu$turur. lttifakm onem1 251

Siyasi Tarih

(llk~aglardan

l918'e)

li madtlelerine gore, Laraflarchn biri Rusya'mn sald.msma


ugrarsa, oteki taraf saldmlanm yard1mma ko~acakti. Ancak
taraflardan biri, Rusya'dan ba~ka bir devletin (Fransa denmek isleniyor) saldmsrna ugrarsa oteki taraf yans1z bir politika izleyecek; Rusya bu saldngan devlete yardnn ederse,
6Leki taraf mullefikine yard1m edecekti. G6rulecegi gibi,
taraflar Fransa'nm yalmz ba~ma giri~ecegi bir saldmdan
fazla c;ekinmemekteydiler.
Bismarck, Avusturya ile yapt1g1 ittifaktan sonra, Rus
doslluguna ve bunun resmi bir iltifakla guc;lendirmeye daha c;:ok onem vermeye ba~lad1. Cunkii, ~imdi bu Avusturya
ittifak1 yuzunden, istemeyerek de olsa, Rusya ile sava~a giri~ebilirdi. Bu yuzden, 1875 Balkan bunalimmm hlZl kesildikten sonra, Rusya ile Avusturya'y1 Balkanlarda yeniden
anla~tird1 ve 1881 tarihinde ikinci iic; imparatorlar birligini
kurdu. Bu birligin onemli maddelerine gore, (i) taranardan
biri, bir dorduncii devletle sava~irsa, oteki iki taraf yans1z
kalacakt1; (ii) taraflar Avusturya'nm 1878 tarihli Berlin
Antla~mas1 ile kazannu~ oldugu haklara sayg1 gostereceklerdi (Bosna-Hersek'in i~gal ve yoneLimi Avuswrya'ya b1rak1lm1~t1); (iii) Turk bogazlarmm kapahhgma sayg1 gosterilecek ve Osmanh devletinin ba~ka bir devlete bogazlarda
iis vermesi onlenecekti (burada lngiltere ya da Fransa'dan
soz edilmekteydi).
Bu ditzenlemeleri izleyerek, Bismarck, Afrika somurgelerinde geni~lemek isteyen ve bu giri~imlerinde en ~'.ok lngiltere ve Fransa ile c;at1~ma ihtimali bulunan ltalya'y1,
1879 Alman-Avusturya lttifak1 ii;ine alm1~ ve boylece 1882
y1lmda Almanya, ltalya ve Avusturya arasinda u~IO ittifak
kurulmu$tur. Bu ittifakm onemli maddelerine gore, (i) taraflar birbirlerine yonelen iltifaklara girmeyecekler; (ii)
tahrik edilmeden Fransa ltalya'ya saldmrsa, oteki iki bagla~1k ltalya'ya yard1m edecekler; (iii) taraflardan biri, kendi

Bi rind Dunya 5avas1'na Nasr! Gidi!di?

tahriki olmaksmn iki ya da daha c;:ok devletin saldmsma


ugrarsa, tum miittefikler sava~a kaulacaklardt.
Bismarck'm bu gen;ekten ak1lh ve Almanya'y1 Avrupa'nm siyasal baknndan en etkin devleti haline getiren tasan1an, Avusturya ile Rusya'nm Balkanlar'da birbirleriyle
c;:at1~an giri~imlerde bulunmamalan temeline dayamyordu.
1$Le, bu gen;ekc;:i bir beklenti degildi. Avusturya ile Rusya,
bir arabaya ko$ulmu~ ve yan yana c;:ok guzel duran iki ata
benzemekteydiler. Ancak bu iki at, yurumeye ba$lay:mca
ayn yonlere gidiyordu. Balkanlar'da 1885-1886 y1llarmda,
temelini milliyetc;:ilikten alan bunahmlar ba$laymca, Rusya
ile Avusturya'nm aralan bozuldu. Bunun uzerine, Bismacrll., yine ak1lh bir politikayla, bu iki inal(l all ayn ayn
arabalara ko$mak istedi. Bu politikanm sonucu, 1879 ittifakm1 da hesaba katarsak, 1887 tarihli Alman-Rus Guvence Antla$mas1'd1r. Bunun onemli madde\erine gore, (i) laraflardan biri bir uc;:uncu devletle sava$a girerse, oteki taraf
yans1z kalacak, ancak taraflardan birinin Fransa ya da
Avusturya ile yapacag1 sava~ta bu hukum i~kmeyecek; (ii)
Bogazlann kapahhgma uyulacak ve (iii) Almanya Rusya'nm Balkanlar'daki haklanm tamyacakt1.
Avusturya ile imzalanrnt$ bulunan 1879 tarihli ictifak
antla.$mastm da dikkate ahrsak, Bismarck'm Almanya'nm
guvenligi ac;:1smdan istedigi diizenlemeler bu tarihe kadar
gerc;:ekten ba~anh olmu~tur.
8':r1in

I
1881
1
lK!l.:

Vipn;i
'

;;~. --~ 1 ~B11kr.-~


d
.

Rom:1

I 253

5iyasi Tarih (llk<;aglarda111918'e)

Di;lu lttifak 1915 y1hna kadar yo.rurliikte kald1gmdan,


Anupa ittifaklan arasmda en onemli vc istikrarhlarmdan
say1hr. Bismarck, bu ittifakla Almanya'nm g"i.ivenligini gui;lendirmi~tir. Pek gen;ekle~meyecek olan Fransa'run lt:alya'ya saldmsmdan yard1m kar~1hgmda onemli kazam;lar
saglam1~ saytlahilir. Fransa, Ahnanya'ya sald1rd1g1 takdirde,
guneyinde ltalya birlikleriyle de ugra~mak zorunda ka]acaku. Eger Fransa ile Rusya birlikte saldmrlarsa, Almanya
hem Avusturya hem de ltalya'nm yard1m1m sag]am1~ oluyordu. Rusya yalmz saldud1g1 takdirde, ~imdi ltalya'dan
korkusu kalmayan Avusturya tum gucuyle Rusya'ya kar$1
sava~abilecck ve boylcce, Almanya'nm dogu cephesideki
yukli hafifleyecekti. Ancak, Bismarch'm Almanya'nm guvenligi ve Avrupa ban~1 konusundaki duzenlemeleri burada bitmi~ degi1dir. 1881 ytlmda Avusturya ile Subistan arasmda gizli bir antla~ma imzalanm1~ ve boylece Strbistan da
O~lu luifak'a baglanm1~tn. Buna gore, Subistan Avuscurya'ya dam:?madan ba~ka devlet1er1e siyasal nite1ikte bir anla~ma yapmayacakn. Yine Bismardl'tn giri~imleriyle, 1883
y1hnda Avusturya ilc Romanya arasmda bir savunma ittifak1 imzaland1. Buna gore, Rusya taraflardan birine sal<lud1g1
takdirdc, taraflar birbirlerine yard1m edeceklEtdi. Aym gun
Almanya da aym yokomluloklerle bu ancla~maya kauld1.
Avusturya-Romanya amla~masma 1888 y1hnda ltalya da
taraf olacakur.
Tum bu onemli duzenlemelerin sonucu o]arak, 1888
y1hna gelindiginde, Almanya'mn ktta OstOnlUgO ac;ikc;a ortaya c;1km1~nr.

4. Alman-ingiliz Rekabeti
1870 sonras1 doneminin Avrupa diplomasisinin degi~me
ycn ogele1indcn biri. Alman-frans1z clii~manhgt ve sonucu

Ririnci Dunya Savaii'na Nasr! Gidildi?

da Oc;lu Anla~ma ise, ikinci degi~meyen ogesi Almanlngiliz rekabetidir ve sonucu da yine bir ba$ka Oc;hi Anla~
ma olacakur.
Alman-tngiliz rckabetinin en onemli olmasa bile ilginc;
konularmdan biri, aile baglandu. 1888 y1lmda Alman tahtma c;ikacak olan II. Wilhelm, 1mparator Frederick ile lngiliz Kralic;:esi Victoria'nm en buyuk kmmn ogluydu. Onun
da ad1 Victoria olan bu soylu lngiliz klZI, Alman kralhk ailesine girdiginden beri iki banedanhk arasmdaki surlil$me
de ba~ladL 1ngiliz kraliyer ailesindeki liberal havaya ah~km
olan Victoria, Almanya'daki s1k1 ve disiplinli saray ya~am1na bir turlii ismamad1. Annesinin mutsuzlugundan da etkilenen II. Wilhelm ise, anneannesinin buyuk imparatorlugunu surekli kiskand1.
lki devlet arasmdaki bir ba~ka yan~ma konusu licaret
alanmdadu. lngiltere gibi blr cnchistri ve ticaret "devinin"
Almanya ile ticari rekabetinin onemli sonm;lar dogurmas1
biraz $a$1rnc1 olabilir. C::tinkii, lngiltere, AllD gibi guc;lu
devletlerle de ticarel alanmda yan$1yordu ve eski bir endustri ve ticaret c4;vleli olarak bu.yuk avantajlara sahipli.
Ancak, ABD hala uzakta sayilabilirdi ve geni$ bir ic; pazan
vardi. Kttada ise lngiltere, Almanya ile ac;1kc;a rekabet halindeydi. Ostelik, endi::1stri devriminin getirdigi yeni teknolojiyle (elektrik ve kimyasal maddeler) Almanya k1sa surede aray1 kapatm1~ ve hatta endustrilc~mcde lngiltere'yi
gci;mi~ti. Dolay1s1yla, lngiltere aruk dunyanm tart1~mas1z
en ustun endustri ve ticaret gilcii degildi.
Tum bu geli~melere ragmen, lngihere'nin taru~mas1z
deniz ustunltigu devam cttigi surece <;at1~ma tam anlam1yla at;1ga c;;1kmad1. Ancak, ilerde ele almacag1 gibi, ll. Wilhelmi.le birl1kte Almanya deniz.lerde de onemli bir gut; haline gelmeye ba~laymca, rekabet ~iddetlendi. Bu sirada bir
Amerikan deniz subay1 olan Alfred Mahan 0840-1914),

255

Siyasi Tarih (lll1(aglardan 1918'e)

Deniz Gucu11u11 Tarilie I::'.thisi, 1660-1783 ba~hkh kitab1m


1890'da bast1. Burada, lngiliz larihinden ornekler vererek,
lngiltere'nin buyuklugunun nedeninin deniz gucu oldugunu ve denizlerde gui;lu olan devletin, uzun vadede, karalarda da giidii olan devlete Osti1nliik saglayacagm1 ileri siiruyordu. llgin~ olan nokta, bu kitabm en ~ok Almanya'da
okunclugu ve ll. Wilhelm' .;ok etkiledigidir. II. Wil11elm,
Bisma.rch'm istifas1yla devletin yonetimini tumuyle ele ge.;irdigi 1890'larla birlikte, h1zla donanma yap1mma ba~lad1.
Bu geli$meler 19. yuzy1ldan once ortaya pksa ve yava$ bir
tempo izleseydi, lngiltere buna kendini uydurabilirdi.
Arna, IO yil gibi k1sa surede denizlerdeki dengenin degi~
mesi, Ingiltere'yi buyuk bir endi$eye itti. Hele, 190S'te Dreadnought denen zirhh sava~ gemilerinin yap1mma ba~lan
mas1 bardag1 la~uan son damla oldu. Ru bulu~la tngiltere'
nin deniz ustiinlugu \;Ok yamlt1c1 bir hale geldi. Zuhh sava~ gemileri, ah~ap gemilere oranla daha korkusuz vc gu.;liiyduler. Ancak, son derece pahahya (:1k1yor ve buyuk bir
hedef olu~ruruyorlard1. Dolay1s1yla, vurmalarmdan .;ok vurulmamalan onem kazand1 ve deniz sava~1 stratejisinde savunma, saldmdan daha onemli hale geldi. Tum sava~ stratejisini, yuzy1llardu Avrupa devletlcrinin toplam deniz
giicundcn daha usciin bir deniz giiciine dayayan lngiltere,
hem say1 hem de deniz sava~mdaki yeni geli1?me dolay1s1yla, tart1~111as1z deniz usciinlugunu yitirdi.
Alman-lngiliz rekabelinin bir konusu da somurgeciliktir. Avrupa'da Alman giivenligi ve kita ban~ en onemli
amac1 olan Bismarck, Almanya ii;in uzun vadeli tehlikeler
ta~1yacagma inand1g1 somiirgecilige onem vermemi~ti. Ancak, II. Wilhelm, buyuk devlet olmamn yolunun somiirgecilikte olduguna inamyor ve ustelik daha once sozunii eltigimiz gihi, buyiikannesinin somurgelerini de k1skamyordu. lktidan tumuyle eline gec;irdikten soma s6miirgecilige
I 256

Bi rind Dii11ya Sava~1 na Nas 11 Gidildi 7

ba~ladi. lngiltere ise, Almanya ile, somurgecilikte eski dosmam Fransa ile oldugu gibi anla$amadi. Cunku, lngiltere
ile Fransa, ilerde gorulecegi gibi, somiirgeleri birbirlerine
peskes c;ekebilirken (1904'te lngiltere Fransa'y1 Fas'ta,
Fransa da lngiltere'yi M1sir'da serbest birak1m$lard1) Almanya'nm degis toku$ ic;in verebilecegi herhangi bir toprak pan;as1 yoktu.

E. lNGlLTERE'NlN SOMURGE (DENlZ) 0STUNL0G0:


UCLO ANLA.SMA
1. Blok-DI$1 Anla$malar

Almanya'mn Avrupa k1tasmdaki ba$al durumuna kar$1


oteki devletlerin dengeyi kurmalan hemen ve kolay olmalnI$llT. Bunun en onemli nedeni, lngiltere, Fransa ve Rusya
arasmdaki somiirge c;alI$malandu. Hatta, 11. WHhelm'in ih[irash d1~ politikas1 olmasayd1, U<,:lii. Anla~ma belki de hie;
kurulamayacakt1.
Uzakdogu, Osmanh devleti ve Akdeniz'de, somiirge
ustiinlii.gii ic;in mii.cadele eden bu Ot; somiirgeci devletten
lngiltere, bu yansa yeni kat1lmaya ba$layan ltalya ve sonra
Avustmya ile 1887 y1lmda Akdeniz ile ilgili anla$malar
yapti. Boylece, iki grup devlet arasmda rekabete dayanan
yeni bir diplomatik sistem ortaya pkmI$ oldu. Bir yanda
lngiltere, ltalya ve Avusturya, ote yanda Fransa ile Rusya.
lngiltere, Fransa'ya ka~1 Akdeniz'de denge saglamak ve
l882'de eline gei;irdigi M1sir'daki yerini saglamlasurmak
ii;in, ltalya'ya yana~u. ltalya ise, Afrika'da somurge elde etmek ic;in lngiltere ile anla~mas1 gerektigini anlaml.$ll. Balkanlar'1 dogal yayilma alam olarak goren Avusturya, bu i~i
gonirken gerisinden, yani ltalya'dan emin olmak istiyordu.

Siyasi Tarilt (Illt(:a,i:lardan 1918'e)

Rusya, Uzakdogu ve Osmanh devletinde lngiltere ile c;att~


maktaydi. Bu yuzden Fransa'nm destegini arad1. Fransa'nm
ise, hem Almanya'ya ve hem de Akdeniz ve Uzakdogu'da
t;at1~t1g1 lngiltere'ye kar~1 dogal muuefiki ancak Rusya olabilirdi.
Ote yandan, Bismarck'm, ~imdi lngiltere ile s1ralanm1~
bulunan devletlerle ittifaklan vard1. 1887 y1hnda Rusya ile
yapt1g1 Guvence Antla~mast ile, bu iki grubu dengelemek
istedi. Almanya, s6murge konulannda amansiz bir rekabete giri~en iki grup devlel aras1nda denge saglayarak, Avrupa'daki gtivenligini en yuksek noktasma r,:ikarmak pe~in
deydi. Bu durum, 20. yuzyilm ba!?ma kadar boylece surccektir.
2. Bismarck'm

Du~u~ii

ve II. Wilhelm

Alman d1~ politikasmm yonetimini tumuyle Bisman:k'a b1rakm1~ bulunan lmparator I. Frederic Wilhelm'in 1888 y1lmda olumu t1zerine, kurulan denge: de bozulmaya ba~ladi.
Ya~h ~ansolye ile gen\: lmparator 6zellikle di~ politika konusunda anla~mazhga dii~tulcr. II. Wilhelm, yuksek ulkiileri, dirik ve ilerici nitelikte dii~unceleri olan gem~ bir hiikumdardt. Tutucu bir politikac1 olan Bismarck ile anla~
mazhga du~mesi, tarihsel at;1dan rastlanti degildir. Almanya, t1pk1 1800'lerin lngilteresi gibi, biiyuk endiistri devleti
ohna yolundaydi. Simdi II. Wilhelm'm aramakta oldugu yeni ve: somiirgeci bir di~ politikaya sahip olmak durumundayd1. Yeni "dunya politikas1" ile Bismarck'm Avrupa ii;ine
s1ki~1k politikas1 ~ati~maktaydi. lki adam arasmda it; politika alanmda da anla~mazhk vardt. Bismarck, giderek endustrile~en Almanya'nm gudenen i~i;i partisini, Sosyal Demokrat Parti'yi, gerekirse orduyu kullanarak ezmek istiyordu. II. Wilhelm ise, yonetimine bir ii; sava$ta kan dokerek

i 258

Ririnci Dlinya Sava$1'11a Nasil Gidildi?

ba?lamak niyetinde degildi.


Dii~iinceler arasmdaki bu temel farkhhk dolay1s1yla
Blsmarck yirmi y1ldn surdurdugu d1~ politikada gu\;luklerle kar?1'a$maya ba$ladi. Wilhelm'in yeni Genelkurmay Ba$kam Weldersee, iki cepheli sava~tan Bismarck kadar korkmuyordu. Avusturya-Macaristan lmparatorlugu'nun Gali<;ya'da Rusya'ya kar~1 a<;acag1 ccphe, bu devletin Almanya'ya
kar-?1 doguda acacag1 cephedeki yuku <;ok hafifletebilir ve
boylece sava~m ilk aylannda Fransa ile tum gi.icuyle sava~an Almanya, Fransa'y1 yendikten sonra yine tum gucuyle
Rusya'ya yuklenebilirdi. Manllki olarak bu stratejik du~un
cenin siyaset alanmdaki yans1mas1, Rus dostluguna Bismarck kadar onem vennemekti. Dsrelik, yeni lmparator,
ilerde ayrmnlanyla gorulecegi gibi, 1889 y1lmda Bisrparck'
la <;at1$ma pahasma Osmanh Suham'm ziyarel ederek destek vaat etmi~ti. Dogal olarak bu davram~, Bismarck'm
Rusya'ya Yakmdogu'da descek sozuyle i;at1~1yordu.
Bu ko~mllar altmda, isler ~ansolye, ister ba$bakan, isterse vezir olsun, monarkla t;all?an her yl)netidnin ba~1na
geldigi gibi, Bismarck <la gorevinden istifa etmek zorunda
kakh. Alman ulusal birlinin kurucusu, Avrupa diplomasisinin en guclu diplomau ve belki de "lkinci Metternich",
Alman siyaselinden t;ekilince, lI. Wilhelm dizginleri s1k1ca
eline ald1. Yeni ~ansolye Caprivi ve D1~i~leri Bakam Marschall, ne Bismarck diplomasisinin inceliklerini anlayacak
yetenekleydiler ne de lmparator'a kar~1 c;;1kma cesaretleri
vard1.

3. Frans1z-Rus

Antla~mas1

II. Wilhelm, daha imparator olmadan once, Almanya'mn


somurgecilikte geri olu~unun nedenlerini ara~urm1~ ve ~m
sonuc;;lara varm1.$t1: (i) somurgecilige oteki Avrupa devlet-

Siyasi Tarilt

(llk~aglardan

1918'r)

leri.nden daha ger; ha~lam1~tu; (ii) donanmas1 gii<;lii degildir; (iii) Rusya'ya gereginden <;ok onem venni~, Rus dostlugunu {'memsemi~ ve bu yuzden Avrupa ic;:ine s1k1~1p kalmts.tlr. Bu son dii~uncesinde Genelkurmay Ba~kam Welderse'nin etkisi ac;:1kc;:a gorulmekteydi.
II. Wilhelm'm birinci bulgu i~in yapabilecegi bir ~ey
yoktu; zamam geri c;:eviremezdi. Ancak, derhal son iki hatay1 gidermeye ba~layarak, donanma yap1mma hiz verdi ve
1890 y1lmda, ii~ ytl once imzalanm1~ Giivence Antla~ma
s1'm yenilemedi. Bu degi~ik politikamn sonucu olarak, bir
yanda lngillere ile rekabet h1zlanm1~. ote yanda Rusya Almanya'nm ycni tutumundan endi~e duymu~ ve i~inde bulundugu diplomatik ve askeri yalmzhktan dolay1 miittefik
aramakta olan Fransa'ya yakla~m1~nr. Bu yakla~mamn sonucunda iki devlet arasmda 1894 tarihli antla~ma imzalandt. Buna gore, Fransa, Almanya'nm ya da Almanya tarafmdan desteklenen ltalya'nm saldmsma ugrarsa, Rusya Fransa'ya yard1m edecekti. Rusya, Almanya'mn ya da Almanya
tarafmdan desteklenen Avusturya'nm saldmsma ugrarsa,
Fransa Rusya'ya yard1m edecekti.
Boylece, Oc;:lu Anla$ma O;geninin ilk kenan, Fransa ile
Rusya arasmda imzalamm bu antla-?ma ile kurulmu~ oldu.
lkinci l<enan ise 1904 y1lmda Fransa ile lngiltere arasrnda
imzalanan antla-?madir.
4. lngiliz-Fransiz

Antla~mas1

(Entente Cordiale)

1900 y1lma gelindiginde Avrupa politikasinm temelini istikrars1zhk olu$tttruyordu. lngilcere, 1871 'den sonraki 30
y1lhk sure it;inde, cmperyalizmdeki b~anlarmm etkisiyle,
Almanya'nm Avrupa'daki ustunlugline pek onem vermemi~, gui; dengesinin bozulmakca oldugunu tam gorememi~ti. 1900'lcre gelindiginde, <lengenin Fransa'nm aleyhine

260

Birinci Dlin_ya Sa\'tii;1'11a Nasrl Gidi!di?

dondugu ve Almanya'nm deniz silahlarmda lngihere ile


aray1 kapatmaya ba$lad1g1 anla~1hnca, somOrge yollannm
korunmasmda deniz rekabetine tahammulu olmayan lngiltere, kendini Fransa'ya yakm hissetmi~tir. Boylece, Avrupa
politikas1 tehlikeli bir donemece girmi$ bulunuyordu.
lngiltere, ilk i~ olarak, 1902 y1hndajaponya ile bir ittifak yaparak, o gone kadar siirdiirdugu anla~malara girmeme politikasm1 terk etti. Bunun nedenleri, (.in ii.zerinde
Rus-Japon yakmla$masm1 onlemeU ve daha da onemlisi,
lngiliz somurge imparatorluguna Asya'dan bir tehdidin
dogmu~ olmas1d1r. Ozerinde gune~ batmayan Ingiliz lmparatorlugu'nun y1kdma surecinin ba$lang1c1, genellikle belirtildigi gibi, 2. Dunya Sava~1 degildir. Bu larih, Rusya'nm
1891 yilmda Trans-Sibirya demiryolunun yap1mma ba$lamas1dir. Bunun onemi ~uradad1r: lngiltere. tarihte ilk kez,
Asya'da kar$1sma gorkemli deniz gucuno i;ikaramayacag1
bir kara devletinin, Rusya'mn askeri gi'lcOyle hesapla~mak
durumunda kalabilirdi. Bu durumda, Guney Asya'daki geni$ somurge bolgelerinin gii.venligi tehlikeye d0$ebilirdi.
lngiltere'nin "yalmzc1hk politikas1"mn arttk gunii.n uluslararas1 ili~kilerinin gen;eklerine yamt veremeyecegi a~1k bir
bit;imde onaya pku ve bu devlet Japonya'ya yoneldi. Cunku, Rusya'ya kar$I Asya k1tasmda sava$abilecek nitelikte
kara ordusu c,;1karacak tck devlet Japonya idi. I$te, Japonya
ile 1902 antla~masm1 bu yiizden yaptt. Japonya at;1smdan
ise, Rusya'nm Fransa ile antla~ma yapmas1, Trans-Sibirya
demiryoJunun yap1mma ba$lamas1, Rusya'ya Frans1z sermayesinin girmesi ve Manc;urya'ya da ekonomik bak1mdan
s1zmaya ba~lamas1, (.in uzerinde emperyalist emel1er besleyen Japonya'y1 hem tedirgin etmi$ hem de guvenligini
tehdit altmda gormti$tiir. Bir ada devleti olarak Japonya'nm ulusal t;1kan, k1lanm Ada'ya en yakm bolgesinin, yani Manc,;urya ve onun uzantts1 olan Kore yanmadasmm
[ 261

Siyasi l"arih (llk,aglarda11 1918't)

emin ellerde olmasma dayamyordu. lngiltere ile anla$may1


bu yuzden imzalad1.
lngiliz-Japon anla$mas1 geregince, lngiltere ile Japonya
Uzakdogu statiikosunu korumak yukumlulugu altma giri
yorlardi. lki devleuen biri bu statiikoyu korumak ic;in
ii~uncu bir devletle sava$a giri$ecek olursa, oteki devlet
yanSIZ kalacak, am:ak bir b~ka devlet bu ui,;Ci.ncO devlete
yard1m edecek olursa, lngihere ile Japonya birbirlerini destekleyeceklerdi. 1902 anCla$rnasmm onemi $U noktalarda
toplanabilir:
(i) Bu antla$ma, lngiltere'ye dii$manlanna kar$1 deniz
gudinu hem Avrupa hem de Uzakdogu'da aym zamanda
kullanamayacag1m gosterdi. Hele bir kara devleti olan gu<,;lii Rusya'ya kar$I Uzakdogu'da hi~ kullamlamayacakti.
(ii) Aynca, bu antla$ma, ilk kez bir Avrupa devletinin, ba$ka bir Avrupa devletine kar$1 kullanmak uzere, bir
Asya devletinin destegini aramas1 gerektigini gostermi$ bulunmaktad1r. Bu olay, Avrupa'nm dunya politikasmdaki
merkezi durumunun zay1flama suresinin ba~lang1c101 olu~
turmaktadu. Bu sure~. bir rastlant1 olarak, 20. yiizy1hn tam
ha$lang1cmda otaya c;1km1$t1r. Bu yuzden, yeni yuzy1lm en
onemli 6zellikletinden birini tam anlamtyla simgeler: Donya politikasmdaki iistunlugun ya da ha$athgm Avrupa'dan
"kanatlara", yani Amerika ve Asya k1talanna gec;mesi. lngihz-Japon ittifak1, i$in ashna bak1hrsa, 1904 lngiliz-Frans1z
antla$masmm da temelini olu$lurmaktadu. lngiltere ai;1smdan nedenleri ~oyle s1ralamak miimkun: Bir kere, lngiltere 1902 antla~mas1 yuziinden ve istemeden Fransa ile i;at1$abilecegini anladI. C:::unku, bu antla$madan gui;: bulan
japonya Rusya'ya saldud1g1 ve 1894 antla$masma gore
Fransa da Rusya'ya yard1m ettigi takdirde, lngiltere ile
Fransa birbirlerine kar$Il iki askeri kamp i~ine girmi~ olacaklardi. Bu yuzden, yeni lngHiz Ba~bakam Lord Balfour,
j

262

Bi rind Dimya Sava~i'na Nasr! Gidildi ~

somurge sorunlannda Fransa ile anla-?ma c;arelerini aramaya ba~lad1. lkinci olarak, daha once de i-?areL edildigi gibi,
lngilterc aruk her devletten c;ok Almanya'dan endi~e duymaya ba~lam1-?t1. Bu yuzden Fransa ile yakmla~may1 saglamak ve bunun ic;in de somurge konulanm c;ozumc baglamak gerekiyordu. Fransa ar,:1smdan ise, Uzakdogu'da ~imdi
<;1kmas1 c;ok olas1 olan bir .Japon-Rus sava~mm, Fransa'y1
Avrupa'da Rusya'nm desleginden yoksun bnakacag1m gormii~hi. Bu yuzden, hie; olmazsa lngiltJre'yi yanma almak
istedi. 1904 antla~masnu luzlandnan olay ise, Balkanlar'da
ban-?m h1zla bozulmakta oldugunun ve bunun da buytlk
bir sava~a varahileccginin her iki devletc;e de anla~1lm1~ olmas1d1r. 1-?te, 1904 tarihli lngihz-Frans1z somurge anlla-?mas1 ya da daha yaygm olan deyimiy\e '1lc;ten Misak" (Entente Cordiale) bu hava ic;inde imzalanm1~t1r.
Bu antla~maya gore, Fransa Fas'm siyasal sLatusunu
de~i?tirmeme sozono veriyor (yani, topraklarma kaunama
yukiimlulUgO alt1na giriyor), buna kar~1lik lngilcere Fransa'y1, fas'ta ekonomik, mali ve askeri yenilikler yapmada
serbest bnak1yordu. Yani Fas, Fransa'nm etki alam o!uyordu. Aym bic;imde, tngilLere de Mis1r'm siyasal statiisunii
dcgi?tirmeyecek, buna kar~1hk Fransa, lngiltere'nin 1882'
cle i~gal euigi Misu'dan c;1kmas1111 istemekten vazgec;ecekti.
Anla~manm gizli olan hukumlerine gore ise, Fas ve M1sn'da bag1ms1zhk scatusunOn surdurulmesi olanaks1zla-?nsa, lngiltere ile Fransa'nm, birbirlerinin giri~imlerine engel
olmamalan ongoruluyordu. Yani, anla~mamn dunyaya
ac;1klanan maddelerinde, ilhak durumu soz konusu cdilmemi~se de, taraflar ilhak ic;in kap1y1 ac;1k tutmaya ozen
gostermi~lerdi. Bu somurge anla~mas1, Dc;lu Antla~ma'nm
ikinci kenanm olu~turmu~ oldu. Rusya ile Fransa birbirlerine askeri bir ittifakla, Fransa ile lngiltere ise siyasal nitelikte bir anla~ma ile baglanm1~ bulunuyorlardi.
I 263

5. lngiliz-Rus SomOrge

Antla~mas1

lngiltere ile Rusya arasmdaki bu somiirge anla~mas1, O~lu


lttifak'a kar~I kuruhnu~ bulunan Ot;lii Anla~ma'nm ii\:iincu
ve son kenanm olu~turmaktad1r. lngiliz-Rus yakmla~mas1na yol a~an geli~melerden en onemlisi 1904-1905 RusJapon Sava~1'du.
.Japonya, 1902 y1hnda 1ngiltere ile bagla~1m kurduktan
sonra, dogal yayilma alam olarak gordiigu Kore ve Man\:urya iizerindeki Rus etkisini ortadan kald1rmak i\:in fusat
kollamaktayd1. Uluslararas1 sisLemde, amac1 sava~ olan ve
bu yonde haz1rlanm1~ olan bir devletin, sava~ nedeni bulmas1 son derei.:e kolayd1r. Japonya da, 1904 y1hnda sudan
bir hahaneylc Port Arthur limanma bir deniz bask1m yaparnk. Rusya ile sava~a tucu~mU$ ve bir bu~uk yd siireyle, bu
gf1du Avrupa devletini hem kara hem de denizde pe~ pe~e
ag1r yenilgilere ugratm1~tIT. Sava~1 Uzakdogu'da smuh tulmak pe~inde olan Avrupa devletlerinin i~e kan~mamalan
iizerine gii~ durumda kalan Rusya'nm imdadma ABD yeti~
li. ABD, Pasifik bolgesinde Japonya'mn daha <la gu~lenmt'.
sini kendi \:Ikarlan apsmdan tehhkeli gormu~tii. Daha once gordiigiimiiz gibi, ABD de, 1905 y1hna gelindiginde
Pasifik'le somiirgeci bir devlet haline gelmi~ti. Japonya'nm
~ok gui;lenmesi, elinde bulundurdugu adalann giivenligini
de te:hlikeye dii~ttrebilirdi.
ABD'nin arabuluculugu ile Rus-Japon sava~m1 biliren
ban~ antla~mas1 Portsmouth'da imzaland1. Bu antla~ma geregince, Kore Japonya'nm koruyuculugu altma giriyor,
Pon Anhur ile Sakhalin adasmm guney yans1 Japonya'ya
veriliyor, Ruslar Mam;urya'dan askerlerini c;ekiyorlar ve
buradaki demir ayncahklanm da]aponya'ya devrediyordu.
1$le bu sava~m onemli sonw~larmdan biri, Rus-lngiliz
antla~mas1d1r. Rusya'y1 lngiltere ile somurge konularmda

264

Birinci Dunya Sava~1'11a Nasrl GicWdi7

anla~maya

iten nede.nler ~oyle s1ralanabilir: Her ~eyden once Rusya, bu.yuk bir sava~ta fransa'nm kendisine yeterince
destek olmad1gm1 gonnu~tu. 1894 antla~mas1yla Fransa'nm hukuken Rusya'ya Pasifik'te yard1m y\.\kumlulugu
yoktu. Arna Rusya, bu devletin tek ba~ma kald1g1 surece
Avrupa k1tasmda da harekete ge~meme olas1h~1m hesaba
katmak durumundaydi. Rus-Fran"s1z antla~masma bir ba~
ka devletin etkin yard11111, Fransa'y1, Rusya'ya yard1m konusunda yureklendirebilirdi. lkinci olarak, ~imdi Uzakdogu'da c;ok gui;lenmi~ ohm Japonya ile uzun sureli bir yakmla~manm yolunun l 902'de bu devletin bagla~1g1 haline
,
gelmi~ bulunan lngiltere'den gec;tigini anlam1~nr. U<;U.ncu
olarak, Rusya'y1 lngiltere'ye yakla~t1ran, Almanya'nm lstanbul-Bagdat demiryolu yap1mm1 0.zerine almas1d1r. llerde gorulecegi gibi, Almanya bu demiryolu ayncahg1yla Osmanh devleti uzerindeki etkisini arunnak amacmdayd1. JI.
Wilhelm'm Istanbul'u ziyareti ile ba-?layan siyasal yak111Ia~
ma, ~imdi ekonomik yakmla~maya da vanyordu. Rusya'mn, Almanya tarafmdan guneyden de c;evrelenmesine
tahammulu olamazd1 ve aynca lstanbul'u ele gec;:irme emeli ic;:in bolgede zay1f bir Osmanh devletinin varhg1, gU.;:lu
Ahnanya'nmkinden daha elveri~liydi. Hele, lngiltere'nin
bu demiryolunu Almanya ile ortak yapma onerisi kar~1s111da, lngiltere ile bir an once anla$mak gere.gini duymu~tur.
lngiltere'ye gelince., bu devle:t Almanya'nm Avrupa'da
artan gtlcii kar~1smda, Frans1z-Rus anla~masmm dengeyi
saglayamad1gm1, Rusya gibi o da gormu;;tu. lkinci olarak,
A!manya'mn deniz silahlan yap1mmda buyuk geli~meler
gostermesi ve lngiltere'nin uzun sure.den beri surdurmekte
bulundugu deniz ustunliigi\niin tehlikeye dii~mesi, bu
devleti Rusya ile anla~maya iten bir ba~ka unsur olmu~tur.
Bu geli~melerin sonucunda, 1907 yihnda iki de.vier Asya'daki somiirge i;;atismalanm gide.ren bir anla~ma yapm1~J

265

Siyasi Tarih (Ilk~aglcrrdcm .1918't)

lard1r. Bu anla~ma geregince, (i) Iran u~ bolgeyc aynld1;


kuzeyi Rus, guneyi lngiliz tisli.\nlugiine birak1lacak, ortas1
tampon bolge olacakt1. (ii) Taraflar Tibet'in (.in'e bagh oldugunu kabul ediyorlardi. (iii) Rusya, Afganistan ile ilgisini kesecek. bu devletle ili~kilerini lngHtere'nin arac1hg1yla
yiirutecek ve buna ka~1hk Ingiltere de Afganistan'1 i;;gale
ya da topraklarma katmaya kalk1~mayacakt1. Boylece 1ngiltere, Hindistan'a biti~ik bolgelerin ve dolay1s1yla Hindistan
somiirgesinin guvenligini Rusya'ya kar~1 korumu~ olmakrnyd1.
Gene] olarak degerlendirmek gerckirse bu devletleri
somf1rgelerde anla~maya iten ne<lenler ~unlard1r: (i) son
on y1ldrr s0murgelerde c;at1~;m1a, Avrupa'da diplomatik huzursuzluga yol a<;n11~t1. Devletlcr, bu huzursuzlugun a\Ik
(,:al1~maya yol ai;;masmc1an korkmaya ba~lachlar. (ii) llerde
gorulecegi gibi, 19. yuzy1hn sonlarmda s<)murge i.ilkelerinde somiirge yonetimine kar~I direnme harekelleri ba~la
ml~ll. Dolay1s1yla. si'>miirge topraklamu geni~letmek ~C.)yle
dursun, olanlan dde rur.mak bile somurgeci dcvletlere c,:ok
pahahya mal olmaya ba~lam1~t1. (iii) Dunya haritasmda
"bo~" yerler azalmaya ba$lam1~u. Bu yiizclen, somurgeci
devletler, bir ba~ka huyuk devlerle sava~1 goze almadan,
topraklanm geni~letemeyecek duruma du~nu'.i~lerdi. Art1k,
elde bulunan topraklarla yetinmek gereki.yordu.

6. Rus-japon

Sava~1

ile

Blokla~manm Onemi ve Sonuc;lan

1904-1905 Japon-Rus Sava~1, tarihin en onemli ve uzun vadeli sonm;;lar doguran sava~lanndan biridir. Biiyuk devletler arasmda l870'ten sonraki ilk sava~ olan bu mucadele,
aym zamanda endC1stri <levriminin ikinci a~amasmm da ilk
buyuk c;;apta silahh c;;at1~mas1<ln. Ancak, dunya tarihi a~1-

Bi1inci Diln)'a Sava~i'na Na.~11 Gidildi ~

smdan onemi, modern c;:aglarda beyaz olmayan bir halkm,


beyaz bir halln ycnmcsindc yatar. Asyah bir devlet, 50 yll
gibi kisa bir surede, Avrupahlarm sava~ oyununu ogrenmi~ ve oynamaya ba~lann~t1. japon zaferi, uzun vadeli geli~meler zincirini ui; yonde harekctc gci;irmi~ say1labilir.
(i) Uzakdogu'da izledigi ~ politikada ba$anh olamayan Rus hiikiimcci, dikkatini yenidcn Bau'ya i;evirerek,
Balkanlar' da etkin bir politika izlemeye ba~lad1. Bu davram~, sonucu I. Dunya Sava~t'na varacak bir dizi uluslararas1
bunahm1 ba~latacakur
(ii) C::arhk hi.ikumeti, sava~an hem prestij hem de askcri giii; baktmmdan c;:ok zay1flamt~ olarak pkt1. Sava~m
yurutulmesindeki beceriksizlik ve sava~m yaratugt zorluklar halkm tepkisine yol ai;t1 ve daha once yeralunda faaliyet gosteren gizli orgutlerin ayaklanmas1yla Rusya'da 1905
Devrimi oldu. Bu, ilercle ele ahnacag1 gibi, 12 yd soma geri;ekle~ecek Bol~evik Devrimi'nin kap1s1111 araladt.
(iii) Japonya'nm Rusya'ya zaferi, Avrupa-d1~1 dunya
da uyarm bir etki yaptI. Japonya'mn da, t1pk1 Bat1hlar gibi
emperyalist bir devlet oldugu gen;egi, Japonlann beyaz
trktan olmad1gt gcrc;:cgi tarafmdan golgelendi ve uzerinde
hie;: durulmadI. Daha 50 y1l once Japonya da "geri" ve savunmas1z bir ulke degil miydi? Alman ders ac;:1kt1: japon
ornegi izlencrek, Ban'nm bilim ve endustrisi somurge ulkelerine getirilmeliydi. Ancak, 11pk1 Japonya'nm yapllg1 gi
bi, modt'.rnle~me beyazlarm denetimi altmda olmamah ve
ulkenin ulusal ozellikleri korunmahyd1. l 905'le lran'da,
1908'de Osmanh devletinde ve 191 l'de (:in'de ulusalc1 nitelikte dcvrimJcr oldu. Hepsinin ortak noktas1, Bat1 iistun
lugii.ne kar~1 m(icadele olmalanyd1. Asya'nm bu uyam~1, I.
Di.inya Sava!?I'n<lan sonra gui;:lenerek surecektir. Dolay1s1yla, Japon zaferi ve Rus ycnilgisi, 20. yuzyilm uc;: buyuk geli$mesinin -I. Dunya Sava.$1, Rus Devrimi ve Asya'nm Uyal 267

.Siyasi Tarih (lllu;aglardan 1918'e)

nI-?1- ilk basamag1 oldu. Bu ur;u, bir arada, Avmpa'nm dunya ustunlugiinii sona erdirdiler. Avrupa uygarhg1m y1kmamakla birlikte, onu oyle degi-?iklige ugratt1lar ki, 20. yiizyil
diinyas1, 19. yiizy1lmkinden farkh bir diinya oldu. Kitabtn
sistematiginde belirtildigi gibi, buna, Avrupa'nm ustunlugiinO. yitirdigi, gucO.n Avrupa merkezinden "kanaclara"
gec;tigi vc uygarhk dedigimiz butO.niin yeryuzunun dort
ko-?esine yay1hp dunyay1 tek bir siyasal birim haline getirdigi "global kozmopolitlik" diyoruz. lnsanoglu, hala bu
aymc1 ozelhkleri kesin bir bic;imde onaya i;1kmam1~ olan
karma~1k globalle-?me sureci i\:inde bulunmaktad1r.
Bu siirei; ic;inde, Avrupa milliyet<;iligi ve onun ba-?ans1n111 en ho.yuk simgesi olan "somurge imparatorluklan", 19.
yuzy1lm ikinci yansmda Avrupa ve hatta dO.nya siyasal dii-?iincesine egemen olmu~ ve ba-?ka bir dii-?linceye yer vermeyecek olc;ude politikas1m bii;imlendirmi$ti. Ancak, bu
ikisi, endO.strile~menin her gecen gun daha gerekli hale getirdigi diinya giivenlik sistemine hic;bir yamt getiremiyorlardi. 19. yuzy1L iki nci yans1yla birlikte, yeni siyasal gui;:lerin, yeni devletlerin, yeni somurge imparatorluklanmn,
ama eski fikirlerin dunyas1, 1815 Viyana dl1zenlemesinin
zay1f yap1sm1 ktrarak bir dizi sava~a yol ac;acaklardi. Bu,
20. yuzyilm oykusudur.
1907 y1lmda kar-?1hkh iki blokun kurulmasmm uluslararas1 diplomatik ili~kiler ai;1smdan sonui;Lanna gelince:
1907 anla;;mas1yla kendini daha guc;lu hisseden Fransa, bu
tarihten sonra Almanya'ya kar~1 sert davranm1~, lngiltere
ile anla-?an Rusya ise Balkanlar'da daha etkin bir politika
iziemeye ba$laml$lIT. Bu geli$meler Almanya'mn silahlanmasm1 h1zland1rm1~, boylece L Dunya Sava$1'na giden yol
biraz daha k1salm1;;t1r. Bir ba$ka sonm;:, Japonya'nm Uzakdogu'da gu(:Lu bir devlet olarak belirmesi ve boylece. Avrupa devletlerinin <;:in'i tam anlam1yla pari;:alay1p somiirge268

Bili r.i Dariya 5ava$i'na Nascl Gidildi?

le;;tirmelerini engellemesidir. Bu durum, somiirge diizenlemelerini i;ok zorla;;tirm1;;t1r. Boylece, c;at1;;ma uzak somurge bolgelerinden Avrupa'nm ic;ine gclmi~tiT. Somiirgeler
aruk Avrupa-ic;i gerginliklerin "guven supab1" degildir.
Tum bu geli~meler Avrupa'nm yiizimii sava;;a, hem de "total" bir sava~a c;evirecektir.

F. AVRUPA-DISI DONYA:
BATI-KARSITI lLK HAREKETLERl

Endi.istri devrimi ile ortaya c;1kan ekonomik refah, ulusal


birliklerin guc;lenmesi ve yeryuztlniin hemen hemen tilmunu kaplayan Avrupa emperyalizmi ile Avrupa devletleri, dunyamn oteki olkeleriyle kar~1la~tmlmayacak oli;ude
zenginlik ve giice kavu~mu~lar, Asya ve Afrika'nm eski uygarbklan l.\zerinde egemenliklerini kurmu;;lardu. Bu egemenlik 18. ve 19. yuzy1llar boyunca surmu~tOr. Ancak, 19.
yOzy1lm sonuna dogru ba~layan ve 20. yuzy1lda tam anlam1yla ortaya c;1kan devrimci bir degi$iklik, tarihin bu egilimini durduracak ve yepyeni bir egilim belirecektir. Bu egilim, "Asya ile Afrika uluslarmm uyam~1" d1r. Asya ve
Afrika insanmm durumunda ve Bat1 ile ili~kilerindeki de1

Bu bolum yao:ihrken yararlamlan kaynaklar: F. H. Armaoglu, Siyasi Tarih,


SBF Yayini, Ankara, 1974; Tiirkkaya A1a6v, Afrika Ulusal Kurtulu$ Muca
ddderi, SBF Yaymt, Ankara, 1977: Geoffrey Barraclough, An Introduction
to Contemporary History, C. Watts and Co. Ltd., 1966; Raimond Luraghi,
Somurgtlilik Tarihi. E Yaymlan. Ankara, 1975; A. W. Palmer, A Dictionary of Modern History, Londra, Penguin Reference Books, 1965; Jack C.
Plano ve Roy Olton, The 1ntemational Relations Dictionary, Oxford, Cloi
Press Ltd., 1982; David Thomson, Europe Since Napoleon, Middlesex,
Londra, Penguin, 1966; A. Haluk Olman, Birinci Diinya Sava$1'na Giden
Yol, SBF Yay1m, Ankara, 1972; Immanuel Wallerstein, Africa: The Politics
of Independence, New York, A Vintage Original. 1961, Dick Wilson, Asia
Awakes, A Contrinent in Transition, Middlesex, Penguin, 1970.

Siya.~i

Tarih (Jlh(aglardan l918'd

~i{iiklik,

yeni bir donemin en belirgin gostergesidir.


Ashnda bu donemin ba~lang1c1 19. yuzy1hn ortalanna
kadar geri gitmektedir. Asya ve Afrika milliyet~iligi, Avrupa'dakinden esinlenmi~se de, kendine ozgu kokleri de vardtr. Kararhhk, cesaret ve t;e-?itli baskilara kar-?I direnebilme, k1saca Bau'ya kar~t isyanm altmda yatan koklo bireysel
guduler, Bat1 omegi degildiler. Ancak, ba-?langu;taki irade
ve cesaret yeterli olmadt ve Bau'ya kar-?t isyan, nesnel ko-?Ullar degi-?mediki;e, yani Avrupa'nm askeri ve idari gucu
zay1flamad1ki;a, ba-?anli olamad1. 20. yuzyi] tarihi ise, i~te
bu nesnel ko{iullar<laki degi~ikligin tarihi say1labilir. Bu
yuzy1lda patlak vcren iki dunya sava-?t, somurgeci dcvletleri zay1flatarak, Asya ve Afrika iilkelerinin durumunda
onemli bir geli~me yaratm1$ltr. 19. ylizythn ortalarmdaki
dort olay, baz1 onemli Asya uygarhklarmda geleneksel duzenin sars1ld1gm1 ortaya korar. (.in'de 19. yuzy1hn orrasmda ortaya <;1kan Taiping ayaklanmas1, 1860'lara kadar coplumun ust katmanlarma yay1hm~ ve izlenmekte olan d1-?a
kapanma politikasmm arnk y(iruyemeyecegini ai;1k\'.a gostermi-?tir. japonya'da, <;::in'e gore daha 1hmh ama tepeden
inme bir devrimle Tokugawa Sogun1ugu'nun kat1hg1 kmlm1~ ve bu devlct 1854'te, smuh bir bic;imde de olsa Batt ticaretine ac;Ilm1~ttr. Hindistan'da 1858 y1lmda ortaya i;1kan
ayaklanma toplumun eski duzenini zay1flatm1~, ayaklanma
bastmlm1~sa da egicimin ve demiryollarmm geli$mcsi, Bat1'ya kaf-?I sava~1m1 guc;lendirmi~tir. Son olarak, Osman!r
devletinin, Fransa ve lngiltere'nin yard1m1yla Rusya'y1 yendigi Kmm Sava~1 (1854--1856), Osmanh geleneksel kurumlanm onceki yenilgilerden daha temel bir bic;imde zay1flatm~tn. Devlet, sava-?tan dogan bori;lar, Avrupahlarca yap1lan demiryollannm bor\'.lan ve 1856 tarihli lslahat Fermam ile tilm Osmanh uyruklanna verilen e~it ozgiirluklerin
yukunun aguhg1 altmda ezilmi-?tir.

I 270

Birinci Dunya

.Sav~i'na Na.~11

Gidildi?

Boylece, boyuk Asya uygarhklannm hemen hemen tumiinde, tepeden ya da alttan gelen ayaklanmalar, eski yol
ve degerlerin gozden dii$mesine yol ac;m1$ ve bu ak1m endiistrile$mi$ Bau ile her temas ya da t;:atl$mada h1z kazanm1$l1r.
l. <;in'de <;ozulme ve Part;alanma

a. Ajyon Sav~L
1839 He l9ll y1llan arasmda (:in tarihi, buyuk ve gururlu
bir uygarhgm c;ozOlmesinin oykusudur. Dt$ardan Bauh iilkelerin bask1s1, ic;erden y1k1c1 ayaklanmalar <;:in'i yonetmekte olan Manchu hanedanhgm1 ve (.in siyasal elitini,
2000 y1ld1r (:in'i ayakta tutan ogreti ve kurumlara s1k1 s1k1ya tutunmaya ve degi$iklikleri reddetmeye itli. Daha once
gordOgOmiiz gibi, en az C:in kadar eski Turk uygarhg1 da
17 yozyilda (:in'dekine benzer bir hareketsizlik ii;ine girmi$ bulunuyordu. Ancak, Osmanh devleti.nin bir bolOmuyle Avrupah olmas1 yiiziinden, i~e kapamlamamI$ ve
18. ile 19. yuzy1llarcla clevkt Avrupa sistemi ic;ine girmi$li.
C:in'de ise d1~a kapalthk 19. yuzyila kadar surdorulebildi.
Arna Cin ogretisi ve geleneksel kurumlan Bat1'mn bask1s1na daha fazla dayanamadi.
C:in'in 19. yuzy1lda ya$ad1g1 aCI veren dramatik bir stire~ti. Bat1'ya gosterdigi tepkideki yava$hk, hem hanedanhg1 hem de Konfo~yfis'un toplumsal ve entelektuel gelenegini y1kti. (.in ile Bat1 arasmdaki ilk 1;at1~ma Afyon Sava$I'
du. Bu, daha sonra ba~ma geleceklere bak1hrsa, onemsiz
sayllabilir. Ancak, iki farkh uygarhk arasmdaki temel c;at1$may1 c;:ok iyi simgelemektedir. Afyon Sava$t'nm temel konusu ticarettir. Cin geleneksel anlay1$ma gore, tiiccarlar,
maddi kazanc; pe~inde hi<;bir ~ey uretmeycn somurgen asalaklard1 ve yabanc1lar da tumuyle barbar ki$iler<li. Bu yOz-

Siyasi Tanh (1111~aglardan 1918'e)

den uzun sure Bat1 ticaretine kapah bir bi<;imde ya~ad1.


Cin, bir tek Kanton limamm, o da sm1rh bir bii;imde ticarete ac;m1$ ve bu pencerenin arkasmda derin bir uykuya
yatm1~t1. Bu uykudan uyandmlmas1 uzun siirmedi. lngiltere halkmm ulusal ii;kisi olan t;aym buyuk bir bolumu
Cin'den geliyordu. <::ay ithalatm1 kar~1lamak ii;in lngiliz
tiiccarlan, (:in'e gizliden gizliye afyon sokuyorlardi. Olkede afyon kullanma ah$kanhg1 yayilmaya ba~laymca, hiikumet afyon ticaretini yasaklayarak s1k1 onlemler aldi. Ingiliz
yetkilileri, sorunun temelinde yatan afyon i~ini bir kenara
buak1p, onlara gore, "uygar" ilkelerin en yucesi olan ticaret serbestligi engellendi~i ii;in tepkide bulununca, 1839'da
ilk i;at1~ma ~1kt1. Bu, yiiz yd siirecek yenilgiler dizisinin
ba~langlCl oldu ve 1842 y1hnda <;:in, Kanton d1~mda baz1
limanlan da Bat1 ticaretine at;mak durumunda b1rakildi.

b. Taiping Aya1danmas1
19. yuzyilm ortalarma gelindiginde, yalmz C:in'in degil, hemen hemen tum Asya'nm Avrupa'ya kar~1 koruyucu duvarlan y1k1ldi. Bu c;oziilmeye kar~1 ilk tepki Cin'deki 1850 Taiping Ayaklanmas1'du. Bu ayaklanma, du~unceleri H1ristiyan misyonerlerle temas sonucu bii;imlenmi$ onderlerin
ba$1m i,;ektigi bir koylu isyamd1r.
1$in ashna bak1hrsa, Hnisriyan misyonerlerin somiirge
ulkelerindeki etkinlikleri, emperyalizmin oteki ogeleri kadar etkilidir. Misyonerlerin, <;:in, Hindistan, Japonya ve
Osmanh devleti gibi ulkelere gitmelerinin nedenleri i;ok
t;e$itlidir. Her ~eyden once, Asya ve Afrika, Avrupah tiiccarlar tarafmdan ai;:ild1ktan sonra, misyonerler ii;in yeni i$
alanlan ortaya i;1km1~ oldu. lkinci olarak, Avrupa'daki h1zh
kentle~me yeni toplumsal sorunlan da beraberinde getirm~ti ve Huistiyan ogreti bu sorunlara yamt vermekte t;ok
gut;liik ~ekiyordu. Misyonerler, henuz endustrile~memi-?

Bi rind Diinya

Sava~111a

Nasti Gidildi)

ve dolay1s1yla "bozulmam1~" ruhlan kurtarmak1" yeni bir


"misyon" buldular. Aynca, saf seriiven duygusu da baz1
misyonerleri bu "egzotik" ulkelere c;:ekmi~ olabilir. l~te, bu
amac;:larla hareket eden HITistiyan misyonerler, bir ellerinde lncil, oteki ellerinde Hae; ve arkalarmda somurgeci devletin silahlanyla Asya ve Afrika insamnm kar~lSlna c;:1kt1lar
ve onlan "kurtarmaya" ba~lad1lar. Gordukleri, Asya ve Afrika insanmm, toprag1m oldugu kadar inanc1m savunmada
da yetersiz olduguydu. Boylece Hnistiyanhk yayilmaya
ba~larken, maddi kazanc;lardan ba$ka amac;lar pe~inde de
ko~an bu eski uygarhklar, modern emperyalizmin darbesiyle sars1ld1lar.
Dinsel bir nitelik de kazanan bu koylu ayaklanmas1 14
y1l surdu ve Cin'in yansm1 etkiledi. Onderlerden Hung
Hsiuchuan'm kurdugu yeni devletin ad1 bile dinseldi: "Buyok Ban~m Tannsal KralhgL" Zamanla hareket ic;indeki
Hlristiyan oge zay10ad1. (::unko, Cin imparatorluk hokometine kar~1 ayaklanmada Bat1 devletlerinin yard1mc1 olmayacaklan, hatta kar~1 c;1kacaklan ac;1kc;a anla~1ld1. lmparatorluk yetkilileri, ayaklanmay1 bastrrmak ic;in Bat1 yap1m1 silahlara ve dolay1s1yla bu silahlarla yakm ilgisi olan Bauh diplomat, tuccar ve misyonerlere daha c;:ok baglandilar.
Ayaklanma iistun Bat1 silahlanyla basunldL
Taiping Ayaklanmas1'nm (,;:in ac;:1smdan c;ok onemli
sonuc;lan olmu~tur. Bir kere, C:in'in yabanc1larla ili~kisinin
temeli degi~ti. Avrupahlar, art1k "kendilerinden gu~siiz
barbar ki~iler" degildi. 1839-1842 arns1 Afyon Sava~1'nm
sonucunda ac;:1lm1~ bulunan (.in limanlan Bat1hlarla dolup
ta$maya ba~lad1. lkind ofarak, Bauh tOccarlar, (:inlilerle ticari anla~mazhklannda Bat1'nm silah ve diplomatlarma dayanmaktayd1lar. <;;:inliler ise, KonfUc;:yus felsefesine gore
~ok adaletsiz ve ahlaks1z olan bu davram"?a kar~1 etkili bir
direnme gosteremediler. Atalanna buyuk ustiinliik sagla-

Siyasi Taril1 (llk,aglardan 1918't)

yan du~i.ince ve kurumlan degi~tireme<liler. Asya'nm oteki


ucundaki Osmanh devletinde de belirli bir sure boyle olmam1-? m1yd1? (.in, Bat1 ile ili-?kilerinde zay1f ve etkisiz kald1. O~OncO olarak, tarihin garip bir cilvesiyle, ba~ka halklan da etkileyecek kadar gu1;lu bir uygarhk, Hnistiyanhk ve
ticaretin "aydmlauc1hgm1" gostermek i1;in gelen Avmpaliya kar-?t bag1ms1zhgm1 yitirdi. 1860'ta Rusya Mam;:urya'y1,
1860-1865 aras1 Fransa Hindic;ini'yi, l882'de lngiltere Birmanya'y1 eline gec;irdi.
(.in tarihinde ilginc; ve ilk hak1-?ta c;eli-?kili gibi goriinen onemli nokla ~udur: Bauh gelme<len once, Cin'in goreli olarak duzenli i~leyen idari yap1s1 vardi. Guc;lu bir imparator, dikkatle sec;ilrni$ devlet memurlan ve etkili bir
yonetim sistemi egemendi. Dolay1s1yla, Rau'nm etkisiyle
bu sistem hemen y1kilmad1, ulkenin emek-yogun ekonomisi hemen makinele!?me geregini duymad1 ve <;:in, Batt'mn yeni teknolojisine kendini uydurma dummunda kalmad1. Bunun sonucu, once yava~, ama soma h1zh bir
c;okii.-? olmu-?lur.
c. "Boxer" Ayaklanmasl
(.in, 1894 y1lmda Japonya'ya kar$1 agu bir yenilgi ald1 ve
bu yenilginin dogrudan sonucu olarak, <;in'in Dat1h devletlerce pan;alanmas1, milliyet<:i nitelikte bir hareketi ba~lam.
Cin, somurgeci bir devlet haline gelen Japonya ile Cin'e
bagh bir kralhk olan Kore yuzunden 1894 y1hnda sava-?a
tutu-?tU. Agu bir yenilgiye ugrayan (.in, ~imonoseki Ban~1
ile Japonya'ya onemli odiinler vermi~se de, bu devletin
Uzakdogu'da c;ok gui;:lenmesinden ~ekinen Avrupa devletleri ve Rusya'nm araya girmesiyle, (in bu odunlerin c;ogunu geri alm1~tu.
Bat1h devh:tler, bu yard1mlarmm bedelini Cin'den ag1r
bir bi~im<le geri ald1lar. Cin'den elde edilecek "odiinler
I 274

Bi rind Diinya Sava~i'na Nasti Gidildi?

miicadelesi"nde, Rusya, lngiltere ve Fransa, Cin'in ekonomik ve stratejik bak1mlardan 6nemli bolgelerini i~gal ettiler ve c;:in'i pan;aladtlar. l~te, yabanc1lann O.lkeyi parc;alamast, (in'de ulus<;u nitelikte hareketlerin ba~lamasmda
i;;ok etkili olmu~lur. 1870 y1lmda gizli olarak kurulmu~ bulunan dinsel nitelikte "Boxer" Demegi ((:ince'den "Uyumlu Yurnruklar" olarak c;evriliyor) Manchu hanedanhg1 ile
mucadele amac1yla faaliyette bulunuyordu. Ancak, (:in'in
par\alanmasmdan sonra yabanc1 guc;lerin (:in'deki etkinliklerine kar:?I mO.cadeleye ba~larm~ ve 1900 y1lma gelindiginde Saray'm da ho~gon1siine sahip olmu~tu. Bu tarihte
ayaklanan Uyumlu Yumruklar, (:in'deki yabanc1 temsikiliklere, misyonerlerc ve yabanc1 devlerlerce yaptmlmakta
olan demiryollarma ve buradaki i~i;ilere saldird1lar. Arna,
lngilizler, Ruslar, Frans1zlar ve Amerikahlar <::in'e buyuk
bir ordu gonclererek, ayaklanmay1 ac1mas1zca basurdtlar ve
\:in'e bir zarar odenegi yuklediler. (:in'in, son taksidi 1940
y1lmda bitecek olan bu paray1 odeme olanag1 yoktu. Ancak
bu, Avrupa'nm yaygm bir somiirii ve bask1 taktigiydi. (:in,
bu borcu oclemek i<;:in Avrupa devletlerinden yine bor~
alacak ve Avrupa'nm daha \Ok etkisi altrna girecekti.
Boylece, Bat1'ya kar~1 silahlt muce1dele ba~ans1zhkla
sonuc;land1. Bilin<;:siz, dag1mk bir direnme ve bagnazca saldm, Avrupa'nm ii.stun silahlan ve orgutlemne yetenegi
kar~1smda tutunamadr. Aynca, (:in'cleki bu ulust;u harekette, halk kitleleriyle aydmlar arasmda bir kopukluk da
vardi. (in'de buyl'lk toprak sahibi olmay1p, toprak ufak
pan;:alara boliinmii~tu. Bu yuzden, Cin koylusi.1m1n i;ogunlugu iyin yabanc1larla i~birligi yapan buyuk toprak sahiplerinden kurtulmak diye bir sorun yoktu. Boylece, (:in koylOsii Boxer ve aydmlann 40. yuzy1lm basmda yabanc1lara
kars1 yoruuugu ulusi;u direnmeye kat1lmam1~. somurgeci
devletlerin isi kolaylasm1stir.
I

I 21s

2. Japonya'da A<;1lma ve Gu<;lenme


Japonya ortai;agdan beri di~a kapah bir bi<;imde ya~amak
taydI. Bir tek Nagasaki limamm (:inli ve Hollandahlara a<;m1~t1. Dike, yan feodal askeri bir sm1f, Tokugawa Sogunlugu tarafmdan merkeziyet\:i bir bi<;imdc yonetiliyordu. Eger
ABD'nin ticari pkarlan gerektirmeseydi, belki de daha bir
sure d1~ di.'myaya kapah ortai;ag ya~annsm1 surdurecekti.
San Francisco ile Shanghai arasmdaki Amerikan ticareti,Japon limanlannm kapahhg1 dolayis1yla engellendiginden,
1853 y1lmda Komodor Perry dort sava~ gemisiyle Japon sulanna giderek, ulkenin cicarete a<;1lmasm1 istedi ve du~Dn
meleri i<,;in de bir y1l sure verdi. Geri;ektcn, 1854'te bu kez
10 gemiyle geri geldi. Japan yoneticiler bu bask1ya dayanamayacaklanm anlad1klarmdan, iki limam daha ticarete a<;ular ve konsolos kabul etme yukumlulugu altma girdiler.
1868'de ise Japonya'y1 bin y1ldu yonetmekte olan Sogunluk y1kild1 ve lmparator Meiji, yonctimi tumuyle elc gei;irerek, askeri aristokrasinin etkinligine son verdi.
Bundan sonra japonlar ~a~1Tt1c1 bir enerji ve ak1lla,
kCtlturlerini ve orgutlerini Avrupa devlctlerinin duzeyine
i;1karmak i<;in yogun bir t;ah-?maya girdiler lnsanoglunun
tarihinde Japonya kadar h1zla bu i~i gen;ekle~tiren bir ba~
ka devlet bulunamaz. Japonya 1868 y1hnda kau bir feodalizmin ilginc; bir karikatCtrO, bir orta~ag ulkesiyken, 30 yil
gibi devlet hayatmda son derece k1sa olan bir sure ic;inde,
tumuyle Bauhla~m1~. en ileri Avrupa devletlerinin duzeyine c;1km1~, Rusya'y1 ise a~m1~tl.
Bu buyuk hamlenin nedenleri, burada incelenemeyecek kadar c;ok ve karma~1kt1r. Ancak, c;ok gene! olarak, Japan ulusal karakterinin uyumu da ic;ermesi, bu "mucizenin" temeli olsa gerek. lkinci olarak, C:in'in aksine, kokIO
bir siyasal yap1 ve kulture sahip degildiler. Perry gelene ka1

276

Bi rind Dunya Sava~1'11a Nas1I Gidildi?

dar basit, feodal ve yaln1zc1 bir ya~am surduruyorlardi. Dolay1s1yla, yine (:in'in aksine, modernle~meyle yitirecekleri
bir ~ey yoktu. Bu bak1mdan, Kuzey Amerika'ya goi; edenlerle Japo11lar arasmda bir benzerlik bulmak mumkundur.
Her iki toplum da geleneksel toplumlarm agu yuklerine,
du~ok Oretkenligine sahip degildi. Eski tipte uretimde bulunan ve yeni teknolojiyle verimliligi du~en fabrikalan yenile~tirmek zahmeti yerine, en yeni teknolojiyi hemen yerle:;;tirme olanag1, ABD'ye oldugu kadar Japonya'ya da biiyuk bir avantaj saglad1. lki ulke arasmdaki en 6nemli fark,
japonya'nm dogal kaynaklar bak1mmd.an r;ok yoksul olmas1ydi. Bu eksikligini Yakm Asya topraklanndan giderme
ugra~1 ise, bu devleti sald1rgan bir d1~ politikaya ve somurgecilik faaliyetlerine itecektir. Japonya bugun, ihliyacL olan
hammaddeleri, uluslararas1 ticaretten saglamaktadu. Oi;iincii olarak, Japonya'nm askeri yoneticileri, C:in'in "filozoP'
monarklarma ve yonetici elitine gore, Batt'mn askeri giiciinu daha iyi anlam1:;; ve geli:;;mi~ ekonomilerini geli~mi~ bir
askeri gii\:le desteklemeyi becermi$lerdir.
Japonlar h1zla Avrupahla.~irken, sanki o.;: yuz y1ld1r
Avrupa diplomasisi ic;indelermi~ gibi, karma~1k, diplomatik ili:;;ki ve baglantilan cl.a iyi anlad1lar. Anlad1klan en
onemli ger~ek, ulkelerine yakin bolgelerdeki gii1; bo~lukla
nyd1. Bu bo~luklardan en 6nemlisi olan C::in'i, kendilerinin
doldurmamas1 halinde, bolgede gu~lu duruma ge.;:ecek
olan devlel Rusya dolduracakt1. Nitekim Rusya'mn \:in yoniinde sarkacag1 konusunda gostergeler de vard1. Bu devlet
1879 Alman-Avusturya Antla.!;imas1 ile Balkanlar'da sm1rlandmlm1~tL Trans-Sibirya demiryolunun yapnmm h1zlandum1:;;, Fransa ile anla$ma yapm1$ ve Manc;urya'yi eline gei;iTmi~ti. Bat1'da etkinlik umudu azald1gmdan, ~imdi Dogu'
da geni~lemeye <;ah~acag1 besbelliydi. Bu durumda yap1lacak ilk i~. son derece stratejik bir yanmada olan Kore'yi ele

Siyasi Tarih (111t,aglardan 1918'~)

gec;mp, Rusya'mn geni~leme yonunu kis1tlamaku. Daha


once gorOldugu gibi, 1894'te (:in ile sava$arak Kore'yi ele
gec;irdi ve sonra 1904-1905 sava$mda Rusya'y1 yendi. Japonya'y1 Asya'da somurgecilige iten, ekonomik nedenlerin
yanmda bu stratejik dl'.i$imcelerdir.
3. Hindistan'da Ulusal Kongre'nin Kuruhnas1

Kmm Sava~n'nda Rusya'ya kari;;1 Osmanh devletinin zaferi


haberi, Hindislan'da lngiltere'ye hizmet etmekte olan Hintli askerler arasmda h1zla yayild1. 1857 y1lmda yabancJ yoneticilere ka~1 buyuk bir ayaklanma c;1kti. Bir ara lngilizler'i denize d6kmeleri i~ten bile degildi, ama lngiltere Ada'
dan getirdigi yeni birliklerle ayaklanmay1 bastird1. Bu ba$ans1zhgm onemli bir nedeni, ayaklananlann ai;:1k siyasal
ama.;Jannin olmamas1, dagm1k ve orgutsuz bit;:imde sava~am vermeleriydi. Ayaklanma, upk1 Cin'deki gibi, t;:aresizlik ve kizgmhkla yap1lan olumsuz bir patlamayd1. lkinci
olarak, Hindistan'da ulusal bilinc; tam anlam1yla gerc;ekle$mediginden, ayaklananlar Hint halkm1 arkalanndan suriikleyemediler.
Hint isyanmm ikinci a~amas1, 1885 yihnda Hint Ulusal Kongresi'nin kurulmas1 oldu. Bu kongre'nin yaygm t;:ah$malan sonucu, Hindistan'da ulusal bilint;: yerle$meye
ba$lad1 Yeni mucadelede Hint bag1ms1zhk onderlerinin
Hint halkmm destegini almalan kolay oldu. Bunun nedeni,
(.:in'dekinin aksine, Hindistan'da topraklarm buyuk parc;alara bolunrn0$ olmas1du. Hint koylusu ic;in lngiltere'den
kurtulmak, onunla i$birligi yapan buyok toprak sahiplerinden de kurtuhnak demekti. 1885'te, emekliye aynlm1~ bir
lngiliz memurunun giri~imiyle Kalkiita'da Hint Ulusal
Kongresi ilk toplant1sm1 yaplt. Bu kongrenin ba~lang1c;taki
amac1, Hint halkmm ger~ek egilimlerini yoneticilere aktar1

278

Hirinci Du11ya Sava~111a Nasti Gidildi?

maku. Ancak Kongre, onerdigi reformlann gen;ekle~medi


gini goriince hemen siyasal mucadcleyc at1ldi. Aydmlar,
1906'da durumdan ho~nut olmayan halk kiLleleriyle birle-
$erek, Hindistan ic;in ozerklik istediler.
Bu mucadelenin zayif yonO., Hindistan'da ya$ayan
MOslumanlann Kongre'ye kattlmakta isteksiz davranmaland1r. Dogal olarak, lngiliz yoneticileri bu egilimi sonuna
kadar kullanacaklardir. lngilizler, ulkeyi pan;alamak ve
bolge halkm1 birbirine dii~iirmekle, Hindistan'1 daha uzun
bir sure boyunduruk alunda tutabileceklerini dU.$linuyorlardi. Ingiltere'nin bu politikas1 belirli bir sure ba~anh olacaksa da, ozellikle iki dunya sava$mdan soma boyle kurnazca manevralarm c;:ag1 gec;ecek ve Bat1kar~1t1 hareketlerin
c;ogu ba$an kazanacakt1r.
4. M1su'da Arabi Pa$a Ayaklanmas1
llerde incelenecegi gibi, 19. yuzy1lda Osmanh devleti ic;inde hemen hemen ozerk bir duruma sahip olan M1sir,
1860'lan izleyerek gelii;;meye ba$lam~ ve ic;inde bulundugu imparatorluktan bile varsil duruma gelmi$Li. Yonetim
ve adalet sistemi yeniJe~tirilmi~. 1869'da Suvey.$ Kanah
ac;Ilm1$, Kiz1ldeniz'de deniz ticareti geli$mi:;;, demiryollan
yapilmaya ba!;ilanmI$ ve pamuk d1!;isat1m1 artmI$lI. Kisaca,
M1s1r, Osmanh devletinden daha c;ok, dunya ekonomisi
ic;ine girmi!;i bulunuyordu.
M1srr'da bu geli$menin sonucu olarak kabul edilebilecek olan Bau-kar:;;m ulusc;u hareket, 1882 y1lmda Arabi Pa:?a'nm yukseli$iyle ba$lam1~ sayilabilir. 1869 ytlmda Silvey$
Kanah'nm at;thp, Kanal ~irketi'nin kurulmas1yla, somOrgeci devletlerin bu stratejik o.lkedeki etkinlikleri yogunla$tI.
M1s1r, sava$a bile gerek duyulmadan, yan somiirge haline
gelme tehlikesiyle kar~I kar~iyaydt. DI~ goi;lere kaT$l mu-

I 279

Siyasi Tarih

(l!l1~aglardan

1918'e)

cadele etmekte olan Ulusal Liberal Parti bu somurgele~me


ye kar~1 ~1kt1. M1s1r Hidivi Ismail Pa~a'nm moderl~me yoniindeki etkinliklerinden ho~lanmayan lngiltere ve Fransa'nm bask1s1yla. Osmanh Sultani II. Abdiilhamit. lsmail
Pa~a'y1 gorevinden ald1 ve yerine bu devletlerin i~ine gelen
Tevfik Pa~a'y1 getirdi. Bu durum, Arap ulusi;ularmm, Ulusal Liberal Parti'nin onde gelenlerinden Arabi Pa~a'nm onderliginde ayaklanmalan sonucunu dogurmu~tur.
Birbirinden farkh dort etken, Arabi Pa~a'nm cevresinde toplanmI$U: (i) Bau ornegi anayasa ve bunun yol ai;acagma inand1klan canlanmayt bekleyen kui;uk liberal reformcular; (ii) Huistiyanhgm yay1lmasmdan ve yonetici
sm1fm dini ihmalciliginden tedirgin olan tutucu Miisliimanlar; (iii) Dlkeden yabanc1lan atmak bahanesiyle eski
ekonomik ayncahklanm korumak it;in mucadele eden ho~
nutsuz toprak sahipleri; (iv) Bat1h gucler tarafmdan uygulanan ve askerlik orgii.tilnu asker say1sm1 azaltarak yeniden
duzenleme politikas1 altmda ezilen albaylar. Aym amai;ta
hirle~mi~ gibi gorunseler de, bu birbirinden i;1karlan temelde i;ok farkh olan gruplann varhg1, M1s1r politikasm1
Nasir donemine kadar surekli etkileyecektir.
Milliyeti;ileri susturmak ii;in, arkasmda boylesine bir
destek olan Arabi Pa!?a bir ara savumna muste~arhgma ve
sonra bakanhgma kadar yukseltilmi~se de, ozellikle Iskenderiye kentindeki gerginlik, a~mlan yabanctlara kar~1 gosteriler yapmaya itmi~ ve bu olay Ingilizlerce M1sir'1 i~gal
ic;in bir bahane olarak kullamlm1~ur. Arabi Pa~a'mn geni~
destegine kar~1. boyle bir ayaklanmay1, lngilizler bile diizenlemi~ olabilir. Gen;ekten, bu ayaklanmadan hemen
sonra lskenderiye topa tutuldu ve 1882 ytlmda M1s1r'm tiimii lngiliz birlikleri tarafmdan ~gal edildi.
Bu tarihten sonra M1su da, C:in gibi, bii;imsel bir
ozerklik ii;inde ya~adt. Ancak, Cin'den daha ileri bir so-

li

280

Birinci Dunya Savast'rw Nas1l Gidildi?

mOrge oldu. Bu yan somurge rejimi, daha c;ok Akdeniz'deki lngiliz-Frans1z rekabeti yuzunden tam somurge
rejimine don0$tiiriilememi$lir. lngiltere bu rejimi 1914 y1lma kadar surdurmu;; ve Osmanh devleti I. Dunya Sava$l'na lngiltere kar:;;1smda girince, lngiltere M1sir'1 koruyuculugu altma alm1$t1r.
Hic;bir zaman lam bir somurge haline gelmemi:;; bile
olsa, Osmanh devleti uzerindeki ai;1kla111alarda gorulecegi
gibi, bu devletin 1878 tarihli Berlin Kongresi'nde h1zlanan
par\alanma sureci ve bu surec;te Avrupa devletlerinin boyuk pay1, "Jon Turkl.,.r"i yurtsever bir faaliyet ic;ine itmi$
ve bu faaliyet, r,;e$illi a~amalardan gec;tikten sonra, 1908 y1lmda 2. Me$rutiyet hareketiyle ba$anya ula$IDI$tlr. Jon
Turkler ve daha sonra lttihat ve Terakki Partisi'nin faaliyetlerini, temelde Bat1 iiscunliigii.ne kar~1 ulusalc1 hareketler olarak gormek, yanh$ bir degerlendirme olmayacaktu.
Zaten, Mustafa Kemal, boyle bir temel uzerinde, ilk Bat1kar$1t1 ve ba$anh ulusal kurtulu$ sava;;1m verecektir.
5. Gen el Degerlendirme
Gordugomuz don ulusalcz nilelikte hareketin, C::in, Hindistan, MlSlr ve Osmanh devletinde 1;1kmas1, tarihsel bir
rastlant1 say1lmamahd1r. Bir kere, bu d6rt ulkenin de uzun
bir ger;mi~i. koklu uygarhg1 vardi. Hareketlerinde kendilerine yol gosterecek olan tarihleri, c;ok say1da onemli ornek
olayla doluydu ve gec;mi$ ba~anlar gelecek ba~anlar ic;in
umut kaynag1 olu$turmaktayd1. Bundan ba~ka, bu dort iilkede de Bat1 mudahalesi, ister koklu ister yuzeysel olsun,
eski duzeni sarsm1~tt. Avrupa ticaretine a\llan kap1lardan
ic;eri sO.zulen Frans1z Devrimi'nin liberalizm ve ulusalc1hk
gibi ak1mlan, yava$ yava$ ulke aydmlanm etkilemeye ba:;;lam1$lt. 19. yuzy1lm sonlanna dogru, bu dart ulkenin d1-

2s1

Siya.si Tarih (11k,aglardan 191 B'e)

~mdaki somOrge bolgelerinde toplumsal ve ekonomik ko;;ullar henuz ulusalc1 hareketlerin ortaya i;1kmas1m saglayacak olgunluga ula;;mam1~ll.
Simdi, bu dort ulkede, ortak yonleri giderek agir basan
devrimci bir hareket dogmu;;tu ve bu hareket Bat1 ile her
temasa ge<;i~te amyordu. Avrupa devletleri, bu ulkeleri rekabet ekonomisi ve yabanc1 hukumet bii;imleriyle temasa
gei;irdiklerinde, Asya ve Afrika toplumlanmn islikrarma
dayanan loplumsal dengeyi de bozuyorlard1. Toplumsal
degi;;iklik ise, ~u ya da bu bi<;imde, Avrupa OstOnlugiine
kar~1 bir harel<et yaraLiyordu.
19. yilzy1l ortalannda ortaya pkan bu milliyeti;i hareketlerin ba~ans1z olmasmm tek nedeni, dogal olarak, Avrupa'mn silah Oslunlti.gu degildir. Bunda ii; zay1Il1k da onemli
bir rol oynadt. ~in'de, Hindistan'da ve genel olarak Ortadogu'da yoneticiler ve ayaklananlarm bir bolumu yoneltikleri bolgenin t;ogunlugu i<;in tam bir yabanc1yd1lar. Dolay1s1yla, bu ti.lkelerin re_jimleri, Bat1'ya kar;;t kitle direnmesini
bir turlu gen;ekle~tiremediler. Japonya'daki ba~armm bir
nedeni de tek uluslu bir ulke olmasmda yatar.

6. Afrika Par<;alamyor
Burada incelenecek olan Afrika, daha <;.ok Akdeniz olarak
kabul edilebilecek olan Kuzey Afrika Olkeleri ile Guney Afrika Birligi arasmda kalan, yani BOyuk Sahra'nm guneyindeki "Kara Afrika"dJT.
19. yiizy1lm ortalanna gelindiginde Afrika'mn ancak
k1y1 bolgeleri biliniyor, i~erleri ise tam bir "gizemli O.lke"
niteligini surdO.ruyordu K1y1 istasyonlannda Avrupahlarca,
yerliler tarafmdan Afrika'mn ii;lerinden getirilen degerli
"maddelerin" ticareti yap1hyordu. Bu ilk yerle~im bolgelerinin bugun bile kullamlan adlan, ticaretin konulanm i;ok

I 282

Jlirinci IJ<i11ya Savai;1'na Nas1! Gidildi?

iyi ai;1klamaktadu: Altm Sahili, Fildi$i Sahili, Kole Sahih


gibi. Kitanm ic;lerinden, bilekleri zincirli tutsaklar getiriliyor, Nil ve Kongo gibi buyuk akarsulann bilinmeyen kaynaklan ve ilginc; hayvan tiirleri, ancak romantik du~unce
ve oykii. konulan olabiliyordu. Afrika'mn tanm ve hayvanc1hkla gec;inen kara derili insanlannm yaz1h dilleri ve saglam siyasal orgotleri olmamakla birlikte, Avrupahya ilgin<;
gelen sanat bic;imleri vardi. 19. yuzyilm ortalannda, rengarenk kalkan ve tahta heykelcikler, Avrupa metropollerinin
entografya mii.zelerinde Avrupa insanmm Afrika ile ilk tam~masm1 simgeliyordu.
Afrika'y1 Avrupa'ya, misyonerler, ka(iiOer ve seruvenciler ai;tilar. 1841 y1hnda Livingstone, lskoc;yah bir tip misyoneri olarak Afrika'nm ic;lerine girdi. Bu misyonerin herhangi bir siyasal ya da ekonomik amac1 yoktu. Uzun bir
sure kendinden haber ahnamadi. Sonradan anla(i1ldtgma
gore, Nil'in kaynag1 olan Victoria golunii. bulmm~, Afrika'nm ic;lerini kendi e'\>i. bilmi~, yerli halkla c;ok iyi ili~kiler
kurmU$lU. Tek istedigi yeni ve rnutlu oldugu dunyasmda
yalmz buakilmakti. Arna, endtlstri devriminin yay1lmac1
guc;leri kendisini rahat buakmad1lar. Kayboldugu ya da oldugii. soylentileri yay1lmaya ba$laymca, tiraj1m art1rmak
amac1yla New York Herald gazetesi, Galli gazeteci Stanley'i
Livingstone'u bulmaya gonderdi. Uzun aramalardan sonra
bu amaca ula(iild1 ama k1sa bir sure i<;inde gizemli misyoner olecekti. Livingstone oldugii zaman y111873'tii.
Stanley, Livingstone'un aksine, yeni bir donemin, endiistri devriminin ikinci a~amasmm adam1ydi. Afrika'mn
buyo.k ve Avrupa ic;in kullamlacak olanaklanm gordu; bu.yuk giri~imlere destek olabilecek zengin birini aradi. Buldugu, zengin ve onun gorti(ilerini oldugu gibi paylai?an
Bel~ika Krah II. Leopold'dur. Bu ikisi 1878 yLhnda Brii.ksel'de birkac; bankac1yla, ozel bir kurulu~ olan "Uluslarara-

Siyasi Tarih

(llk~aglardan

1918't)

Kongo Birligi"ni kurdular. Afrika, giderek, huki.imeti olmayan, kimsenin hak id<liasmda bulunmad1g1, bo~ ve ilk
gelenin eline gei;irebilecegi bir bolge olarak gorulmeye ba~
landr. Stanley, 1882 yilmda Afrika'ya daha da hazirhkh olarak geri dondu ve 500 kadar kabile reisiyle "anla~malar"
yaplL Bunlar, birka\'. incik boncuk ve kuma~ kar~1hgmda
onlerine uzanlan ve ne anlama geldigi pek belli olmayan
kag1t pan;alanna kaba i~aretler koydular. Kurulu~un mavisan bayragm1 da, yine ne anlama geldigini anlamadan ellerinde sallamaya ba~lad1lar. Kara Afrika'nm i\:inde smirlar
kesin bir bii;imde belirlenemedigi i';'.in, bu "anla;;malarla",
Kongo kurulu~unun ne kadar toprak elde ettigini tam olarak kimse bilemiyordu. Bu arada, Alman ka$ifi Karl Peters,
Zanzibar'dan ba~layarak, Dogu Afrika'da benzer kag1tlar
imzalat1yor, Frans1z Brazza bati k1y1smdan itibaren Kongo
akarsuyu boyunca Frans1z bayrag1 dagmyor, Ponekiz ise
Angola ve Mozambik'e aym yonlemlerle yerle~mi~. bunlan
birbirine baglamaya i;a.l1~1yordu. Afrika, \'.Ok k1sa bir sure
i';'.inde tam bir "panayir" yerini andmnaya ba~lam1~tl.
1885 tarihli Berlin Kongresi ile Uluslararast Kongo
Kurulu~u, "Kongo Ozgiir Devleti" bi~imine donu~curuldi.i.
Bu, hii;bir devlete bagh kalmayacak ve hukurnet gorevini
II. Leopold yapacakti. Leopold, Kongo'da kendi bildigi gibi
bir yonetim kurdu, insani hi<;bir yonu olmayan kurallar getirdi. Kaui;uk plantasyonlarmda kara derililer, insan gucunOn 6tesinde <;ah~tmhyor, lastik uretiminde Avrupa'nm temel gereksinirnlerinden biri haline gelmi~ olan kau\:uk
agai;lan, k1sa vadeh kar i<;in ac1mas1zca sokuluyor, <;al~
mak isterneyen yerliler, tam bir soykmrn anlayi~1yla oldurulOyordu. Elde edilen kar, Kral Leopold'un Bro.ksel'de iyi
ya~amas1 i<;in belki yeterli olabilirdi, ama ~irketin surdurolmesi i<;:in uzun vadede degil. Odenmedigi takdirde Kongo
topraklarmm Bel<;ika'ya ge<;mesi taahhodo kar~1hgmda alSI

l 284

Birinci Dunya Sava~1'na Nas1I Gidildi?

d1g1 borcu da zamamnda odeyemeyince, 1908 y1hnda bu


ulke "Belc;;ika Kongosu" oldu.
Afrika'da Avmpahlar ic;;in en onemli sorun i~gucuydu.
Afrika insam, para ve toplumsal statu gibi Avrupa degerlerine onem vermedigi ic;;in Bauh i~c;;iler gibi c;;ah~m1yordu.
Kendi toplumunda, sii.rekli i;ah~an kadm oldugu ic;in, zaten "c;;ah~kan" say1lamazdi. Avmpahlar, once zorla c;;ah~tn
ma yontemine ba~vurdular. Bu etkili olmaymca, kabile $eflerini c;;e~itli dalaverelerle elde edip, onlann otoritesini
kullanarak adam kiralamaya ba~ilad1lar. Ancak, en elkili
yontem, kara derili insanm ya~ad1g1 toprak ya da kulubesine, parayla odenmesi gereken vergi koymak oldu. Ya~am1nm belki de tek varhg1 olan kulii.besinde kalabilmek ic;;in,
zorunlu c;;al~maya ba~lad1lar. Baz1 yerlerde ise, hukumel
otoritesi tam olarak kurulduktan sonra, topraklar ozel
mulkiyete ac;tld1 ve bu topraklar Ozerinde ya$ayanlar, t1pk1
Kuzey Amerika'da Kmlderililere yap1ld1g1 gibi, "rezervasyon" bolgelerine sevk edildiler.
Tum bu faaliyetlerin Afrika insam ic;;in r,;ok kotu sonw;:lan oldu. Her ~eyden once, zorla yerinden etme uygulamas1yla, Afrika'da aile baglan kopanldi. Zorla c;;ah~tuma
yontemiyle, Afrika insam yaptlg1 i~e yabanc1la~tl. Boylece,
geleneksel kabile ve koy toplumu y1k1lm1~ oldu ama yerine
de hic;;bir ~ey konmadi. En onemlisi, kale ticareti Afrika'da
ulusla~may1 olanaks1z k1ldi. Kabilesinin btesinde bir siyaset anlay1~ma sahip olmayan Afrika toplumlarmm ulusla~
malan, Avrupahlarm bu radikal mudahalesi olmasa bile,
pek de kolay olmayacakll zalen. Ancak kole ticareti, bunu
Afrika'nm bu.yuk bir bolumunde olanaks1zla~tirdi. Endustrile~me Avrupa'da ulus-devleti guc;lendirirken, bunun Afrika'daki uzanus1 tam ters sonuc; verdi. <;o.nko, endustrile~
mi~ devletlerin ihtiya(: duydugu kale ugruna, Afrika'nm
kabileleri kar~1 kar~1ya getirildi. Kole pe~inde ko~an baz1
I 285

Si)asi Tarih (llk~aglardan 1918'e)

kabile ~efieri, kom~u kabilelere saldud1lar ve zorla kole


ahp Avrupahlara verdiler. Afrika yoneticileri kendi toplumlarma yabanc1la~tilar. Sonm;: olarak, ulusla~ma si.ireci
L1kand1 ve buyuk merkezi devleller kurulamad1. 20. yuzyilda bu durum degi~meye ba~ladI. Avrupa yonetimlerinin de
elkisiyle, Afrika ulkelerinde Bati'dakine benzer yonetici bir
sm1f dogdu. Kabile reisleri, bunlann ~ocuklan ve baz1 hiikumet memurlan, Bau'mn universitelerinde okuyarak
ulus~u fikirlerle yeti~tiler. Ulusi;uluk ak1m1 20. yuzy1l boyunca giderek geli~ti. Ancak, Afrika ulkelerinin bag1ms1zhklanm kazanmalan i<,;in II. Dunya Sava~1 sonras1m ve
ozellikle 1960'lan beklemek gerekecektir.
7. Latin Amerika'ya Erken Gelen Bag1ms1zhk
1789 Buyuk Frans1z Devrimi'nin ilkeleri, knhnemi$ lspanya lmparatorlugu'nda bomba etkisi yapt1 ve geni~ ama zayif imparatorluk temellerinden ~atudamaya ba~ladI. Aynca, Guney Amerika'daki bag1ms1zhk onderleri, Kuzey
Amerika kolonilerinin lngiliz boyundurugundan kunulduklanm gormii~lerdi. Karakash Simon Bolivar ve ArjanLinli San Martin, Frans1z Devrimi dl\~unurlerinin ve Kuzey
Amerika demokratlannm du~iincelerini de ogrenmi~lerdi.
Yine, Karakash Miranda, George Washingcon'un ordulannda sava~m1~ ve daha soma Avrupa'ya giderek Frans1z devrim ordularmda <,;arp1~m1~t1.
1808 y1lmda bu adamlann bekledikleri fusal ellerine
ge~ti. Bunlann onderliginde, lspanyol ve Portekiz gene I valilerinin insafs1z bask1 ve somunilerinden usanan Latin
Amerika insam, Napolyon Bonaparl'rn devrim ordulanmn
lspanya'ya girmesinden ve var olma mOcadelesine giri~en
lspanyol tahtmm askcri denetiminin gev~emesinden yararlanarak ayaklandI. Boylece, 1824 y1hna gelindiginde, Bau

Birinci Dunya

Sava~1'na

Nas1l Gidildi?

Hint Adalanndakiler d1~arda kalmak uzere, tum Orta ve


Guney Amerika ulkeleri bag1ms1zhklan01 kazann11~ oldular. Bu crken bag1ms1zhgm nedenleri yalmz milliyeti;i onderlerin i;abalan ve Kuzey Amerika orneginin cografi yakmhg1 degildir. lspanyol somurge yonetiminin bozuklugu
ve feodal donemden kalma bask1 yontemleri de etkili olrnu$tuT. lkinci olarak, donemin en gCu;lu iki devleti olan
ABD ile lngillere de, bu bag1ms1zhgm geri;ekle~mesi ii;in
yard1mc1 olmu~lard1r. lngiltere, bag1ms1z olacak Latin
Amerika ulkeleriyle yapacag1 ticaretle buralan etkisi altma
alacagm1 tahmin ediyor, ABD ise, aym ticari amai;larm yanmda, siyasal avantaj1ar da bekliyordu. Amerikan bag1ms1zhk onderleri ve bu arada George Washington, ABD'nin
Avrupa'nm kan~1k diplomatik oyunlanmn ii;ine girmeme
ve Avrupa'y1 da Amerikahlara mudahale ettirmeme vasiyetinde bulunmu-?lardi. ABD'nin butunlugunu koruyabilmesi
ve geli~ebilmesi ii;in, Avrupa'nm Amerika'dan, Amerika'nm da Avrupa'dan uzak kalmas1 gerekiyordu. Giiney
Amerika'da Avrupa devletlerinin varhg1, bu nedenlerle,
son bulmahyd1.
Giiney A~nerika iilkeleri, bag1ms1zhklanm kazand1ktan k1sa bir sure sonra "Ing1Itere'nin ve daha sonra ABD'nin
ekonoiffitrffsliifi.luii ve siyasal etkisi altma girmi~lerdir.
ABD'~in iisllinlugunu saglayan, Monroe Doktrini'dir. ABD
Ba~kam James Monroe, .1823 y1hnda Amerikan Kongresi'ne sundugu mesajmda, ABD'nin Avrupa devletlerinin i~
lerine kan~mak niyetinde olmad1gm1 soylemi~ ve eger
ABD ile dosti;a ili~kiler kurulmak isteniyorsa, Avrupa devletlerinin de Amerika k1Lasma miidahaleden kat;mmalan
gerektigini belirtmi~ti. Monroe'ya gore, Avrupa devletleri,
Guney Amerika'daki ulkelerin it;i~lerine kan~maya kalk1~
tiklan taktirde, kaq;1larmda ABD'yi bulacaklard1. Boylece
ABD, Latin Amerika ulkelerini Avrupa m.udahalesinden

287

Siya5i

Tarih (111i~aglardan I 91 B't)

kurtard1ktan soma, Monroe Doktrini'nin verdigi rahathk


ve guvenle, bu bolgeyi ekonomik ve siyasal tekeli altma
alacakt1r.
19. yuzy1hn ortalanndan, daha once deginilen 1898
ABD lspanya Sava$1'na kadar, herhalde Monroe Doktrini'den i;:ekindiklerinden olacak, Avrupa dcvletleri Giiney
Amerika ile ilgilenmediler ve bu bolge bir bak1ma unutuldu., Yalmz, 1860'larda Imparator Maximillian'm Meksika
lmparatoru olmas1 ile Latin Amerika tekrar gundeme getdi.
Meksika'da Kilise ve toprak sahiplerinin destekledigi Miramon adh biri, hiikiimeti ele ge~irmi-? ve bu arada Avrupa
devletlerinden buyok miktarda kredi almI$tL Rejimi, bon;lanm odemedcn <;oktii ve yerine ge~en liberal Juarez bor~
lan reddedince, Monroe Doktrini'ni resmen kabul etmemi$
bulunan lngiltere, Fransa ve lspanya, Meksika'ya birle$ik
bir ordu gonderdiler. lngilizler, daha once (in'de yapt1klan gibi, devletin gelirlerine el koyarak borcun odenmesini
saglamaya \:ah$t1lar. Aym yontem, ilerde gorulecegi gibi
Osmanh devletinde de uygulanacakur. Ancak, Frans1z lmparatoru Ill. Napolyon'un daha ihtirash amar,.:lan varclt. Ordularmm desteginde, bir Avusturya soylusu olan Maximillian'1 Meksika lmparatoru yaparak, ulkeyi bir Frans1z
uydusu haline getirmek istedi. Bunun uzerine lngiltere ile
lspanya, ordulanm c;ektiler. Napolyon, bu arada bir i~ sava~ i\:inde bulunan ABD'nin i;okecegini ve boylece Meksika'da etkisini rahathkla siirdiirecegini de tahmin ediyordu
Ancak, 1865'te ABD butunliigO.nO. koruyup, Fransa da ordu destegini <;ekince 1867'de Maximillian dii~iiriilerek
idam edildi. Juarez ve Meksika liberalleri tekrar iktidara
geldiler. Ancak, i;ok k1sa bir sure sonra Meksika Porfirio
Diaz'm diktas1 (1876-1911) altma girecektir.
Bu arada Brezilya, hemen hemen yanm yD.zyrl lmparator IL Pedro'nun yonetiminde kald1 ve 1889 y1lmda cum-

I 288

Blrinci Dilllya Savasi'na Nasr! Gidildi?

huriyct reJimi kuruldu. Arjantin ise, ekonomik bakundan


sure kl i kalkman vc siyasal baknndan istikrarh Lek Lat.1n
Amerika ulkesi oldu. Bunun en onemli nedeni, endustrile~mi~ A vrupa'ya satt1g1, ba~ta et ve bugdaydir. Geriye kalan 19 Latin Amerika ulkesinin ekonomileri ise ABD ve
Avrupa'ya saulan bir ya <la iki urune bagh kaldi.

G. OSMANLI DEVLETl'NlN PAR(:ALANMASI


Osmanh devletinin pan,:alanma surecinin, "I. Dunya Sava~1'na Nas1l Girildi?" ana ba$hg1 alnnda incelenmesi, gerc;ekten uygundur. (:unki\, $imdi goriilecegi gibi, I. Dunya
Sava~1'mn belki de en onemli konusu ya da bu sava~la payla?Ilmaya <;ah~1lan kaht, genellikle Osmanh toprakland1r.
Sava$ sonunda en kapsamh ban;; antla~masmm Osmanh
hukometiyle yapilmasmm nedeni de budur. Bu bak1mdan,
19. yuzydda Osmanh devletinin pan,:alanma sureci ve 20.
yuzy1la girildiginde bu siirecin h1zlanmas1, I. Dunya Sava$I'mn nasil c;1kng1h1 en iyi anlatan olgudur.
1. Osmanh Devleti'nin 19. Yiizyildaki
Genel GorlintUsii

19. yuzytla girildiginde, Osmanli devleti Avrupa devletleri


gorunumunde degildir. Yonetici sm1f Turkler ve ba$at din
lslamiyet olan ulkc, <;e?itli 1rksal ve dinsel boluntulere aynlm1?tL Musluman olanlar orduda gorev yapmakta, "reaya" olarak bilinen M"l\sluman olmayanlar ise vergi vermekteydiler. Aym <linden olanlar, imparatorlugun smularmda,
kendi yasalan, mahkemeleri ve gelenekleriyle yan yana ya~amaktaychlar. Din gorevlileri, kendi dinda.;;lanyla ilgili' sorunlarda hukumete ayn ayn sorumluydular. Bat1 Avrupah-

l 289

5iyasi Tarih (llli~agiardan 19 IB'f')

lar ise ozel haklara sahiptiler. Katolikler dinsel bak1mdan


Papa'ya, siyasal destek bakumndan Fransa'ya, Ortodokslar
ise, dinsel bak1mdan Ortodoks Kilisesi'ne, siyasal destek
ic,:in de Rusya'ya bak1yorlardi. Bauh tiiccarlar, i;:1k1:;; noktas1
16. yuzy1la inen "kapitulasyon" anla~malanyla saglanan
haklardan yararlanmaktayd1lar. Bu anla:;;malarla, Osmanh
hiikiimeti ithal edilen mallara % 8'den fazla gumruk vergisi
koyam1yor, aynca Avrupah tuccarlar i\: vergilerin de <;:ogundan bag1~1k bulunuyorlardi. lster medeni olsun ister
cezai, iki Avrupahy1 ilgilendiren davalarda Avrupa yasalan
uygulamyor ve konsolos hazu bulunuyordu. Bir Avrupah
ile Osmanh yurtta.?,1 arasmdaki davaya Osmanh yarg1 makamJan bakmakla birlikte, mahkemeyi Avrupah bir gozlcmci de izlemekteydi.
K1saca, Osmanh devleri, ulus\:uluk ve ulusal birlik gibi
iki onemli Avrupa du~uncesinden, tum yurtta~lar it;:in tek
bir yasadan, laik devlet anlay1~mdan yoksun bulunuyordu.
Din, devlet i~lerinden aynlmam1~t1. Bundan onceki bolumlerde inceledigimiz gucJO. Avrupa devletlerinin kar~1smda,
boylesine bir imparatorlugun butunliigunu koruma c,:abalannm uzun vadede ba;;anh olmayacag1 apkti. Osmanh devleti boyle bir goruntudeyken, Franslz Devrimi'nin ilkeleri,
Napolyon istilalanmn ortaya c;;ikard1g1 siyasal istikrars1zhk
ve Avrupa siyasal haritasmm surekli olarak ugrad1g1 degi~iklikler, Bat! ve Orta Avrupa'da oldugu gibi, Dogu Avrupa'da da onemli geli:;;melere yol a\:ml~ti. Hu geli:;;meler iGinde en onemlisi, ulus\:uluk ilkesinin kazand1g1 ba~anlard1.
l~te 19. yuyilda bu gu~, Giineydogu Avrupa'nm egemeni
olan Osmanh devletinin kapilanm zorlamaya ba;;lad1.
2. Osmanh Devletinin Par<;alanma Nedenlcri
Osmanl1 devletinin pari;:alanma nedenleri c;:ok ve karma$1kI

290

Ririrtci Dunya Savas1'na Nas1! Gicli!di?

tlr. Aynnulanyla ele almmas1 konu d1-?mda kalmaktaysa


da k1saca ~u nedenler uzerinde durulabilir:
Rh kere, Osmanh devleti, Avrupa'ya Ronesans ve Reformasyon donemlerini izleyen Aydmlanma (agi'ntn yeni
leknolo_jik buluslan ve bunun sonucunda ortaya <;:1kan enclustri devriminden uzak kalm1s11r. Avrupa'da Frans1z Devrimi'ni gen;:ekle~tiren ulusal burjuva s1mf1, Osmanh devlelinin ekonomik yap1s1 ic;inde olusamam1~t1r. 19. yuzyilm
ortalarmdan soma bunun c1hz bir kopyas1 belirmisse de,
bu sm1f azmliklardan olu~mus ve "isbirlik<;:i burjuvazi" niteligini kazanm1st1r. Devletin snurlan i<,:indeki ticaret ve
ihracat, Grek, Yahudi, Ermeni ve Kuzey Afrika Araplanmn
elinde kalm1st1r. Bunlar da genellikle yabanc1 devletlerin
c;:1kan dogrultusunda \:ah~m1slardIT. Ostelik, lstanbul, Atina ve Selanik'te yogunlasan azmhk tuccarlan, 19. yiizy1la
kadar yabanc1 rekabete kar~1 gumruk duvarlanyla da korunmu~lar ve boylece devlet t\'.indeki zenginlik, azml1klar1n tekelinde kalm1-?t1r. Osmanh yoneticileri ise, lstanbul'daki hazineye vergi, fetih ganimetleri ve gelirinln ak1s1nm surdurulmesi i;:aba!an d1$10da, bu y1kic1 gelismelerle
yakmdan ilgilenmemi~ ya da ilgilenememi~lerdir.
lkinci olarak, endustri devriminin sonucunda Avrupa
nrdularmda geri;:ekle~tirJ\en bl'lyuk teknik ve lojistik basanlar, Osmanh yoneticilerince ~ok ge~ ve etkisiz bir bi~im
de izlenmi~tir. Buyuk olc;Ode bu yuzden. Osmanh ordusu,
19. yuzyil boyunca girdigi he men hem en her sava~ tan yen i k i;:1km1~t1r. Bunda, daha once gordugumuz gibi, "yenii;eri ocag1~nm yozlasmasmm da pay1 buyi\k olmu~tur. Bu
ncagm baghhg1 belirli bir siyasal kuruma degil, Osmanh
'iultam'na idi. Sava~larda surekli ordusunun basmda bulu11an yetenekli sultanlar doneminde, devlete askeri yonden
huyuk yararlar saglayan ocak, sultanlann saraya kapanma... 1 ve imparatorlugun gene! i;:okiintlisli i~inde yozla~m1s ve
!

291

5iyasi Tarih (1lk~agl11rdat1 1918'e)

sultandan bag1ms1z, istedigi an ayaklamp t">dunler alan ve


hatta sultanlan du~uren anar~i yuvas1 haline gelmi~tir.
Ocak, 1826 y1lmda II. Mahmut tarafmdan ortadan kaldmlm1~sa da, Avrupa'daki sava~ ceknolojisi geli~melerini c;ok
gcrilerden izleyen Osmanh ordusu, tiim c;:abalara ragmen,
i;agm gereklerine uygun bir bii;imde modernle~tirileme
mi~, kapatilan yenic;eri ocagmm yeri doldurulamam1~tu.
Oc;;uncu olarak, Frans1z Devrimi'nin Avrnpa sahnesinc
sundugu ulusc;uluk harekcti, Avrupa'nm ortasmda iki buyuk devlete ulusal birliklerini armagan ederken, Osmanh
devletinin Balkan ve Ortadogu'daki topraklarmda ya~ayan
uluslann, bag1ms1zhklanm ahp devletten aynlmalan sonucunu vermi~tir. Boylece, 19. yuzy1lda. azmhklarin Leker teker bagnns1zhklarm1 almalanyla, imparalorlugun parc,:alanma sureci de ba~lam1~tu.
Burada onemli ve Batt kaynaklarmda pek anlat1lmayan
bir noklaya dcginmek gerekiyor. Osmanh devleli lemelde
teokratik bir dcvletsc de, yonetimin ho~gorusuz oldugu ve
azmltklan bask1 alLmda tuuugu, 19. yuzy1lda bile st'>ylenemez. Dzerinde egemenlik kurulan ulkelerden, dev]etin
maddi ihtiyac;lan geldigi surece, bolgcsel yonetime dogrudan kan~1lmam1~. kultOrel ve dinsel bask1 uygulanmam1;;tIT. Boylecc surdurulen bolgesel ozeklik, bag1mh ulkelerdeld ulusal bcnligin surdurtilmcsine yard1mc1 olmu~tur.
Ulus\:uluk akum Dogu Avrupa'ya geldigi zaman, burada
uygun bir ortam bulabilmi~ ve Osmanhlarm bu ho~gorulu
yonetimi, bir bak1ma devlelin parc;;alanmasmda elkili olITIU$tUr. Ktsaca, Dogu Avrupa ve Balkanlar'da Yunanistan,
Romanya, Bulgaristan, Yugoslavya ve ArnavUlluk gibi Ctlkelerin bag1ms1zltklanm kazanmalarmdan hemen sonra,
kolayltkla Avrupa sisteminde ulusal dcvlctlcr olarak yer almalannda vc ulusal butunluklerini korumu~ olmalarmda,
Osmanh yonetim anlay~mm, ho~g6ri.lsl'1, az1msanmayacak

Birinci Diinya

Sava~1'na

Nasil Gidildi?

bir rol oynam1$l1T. Avrupa'nm emperyalist devlellerinin


elinden kurtulan oteki bolgelerdeki devletlerin ulusal, kultilrel ve ekonomik butunluk konulanndaki gCu;litkleri bugun bile oTladadu. Avrupahnm dilinden dli$lirmedigi "Osmanh Dogu despotizminin bask1nhg1" savlanna kar$l,
bundan guzel ve anlamh bir kamt bulmak zordur.
Dorduncu olarak, Osmanh yuksek kademe yonetii;ilerinin ulkenin kar$1la$Ug1 sorun)an b1rakm c;ozecek, daha
anlayamayacak ki$iler olmas1, merkezi otorilenin y1pranmas1 sonucunu dogurmu~ ve gerc;ek yonecim yetkisi eyalet
beylerinin, valilerin ve pa~alarm e\ine gec;mi$tir. 19. yuzy1lm ba$mda Istanbul, Kavalah Mehmet Ali Pa$a gibi asi valilerini yola getirmeye c;ah~acak ve bu c;aba ic;inde daha da
zay1flayacakur. Yuzy1hn ortalanna dogru merkezi hiikiimet otoritesinin guc;lendirilmesi ic;in onlemler almacaksa
da, bu devleti pan;alanmaktan kurtaramayacaktu. Merkezi
otoritenin zayiflamasmm en kotii sonrn;lan ise vergi sistemindeki bozulma olmU$lur. Bu otoritenin zay10amas1yla
birlikte vergi sistemi de bozuldu ve hazine mah gelir kaynaklan "ilcizam" ad1 altmda ve belirli bir ucret kar-?thgmda
ki$ilere, ozellikle Yahudi ve Rumlara sat1ld1. Bunlar, odedikleri paramn kar$1hg1m fazlas1yla ~1karmak istediklerinden, vergi yukiimlusii iizerindeki bask1 artt1, "multezimlerin" yolsuzluklanyla hazine yoksulla~t1 ve k1su bir dongu
i<;inde merkezi yonetim etkinligini yitirdi.
Aslmda pan,;alanmanm onemli bir nedeni, devletin g(tcuniin en yilksek noktaya <;1kt1g1 donemlercle yatmaktad1r.
Osmanh devleti gibi geni~ toprak par~alarma yay1lm1~ bulunan hi<;bir otokrasi, boylesine boyuk bir "kara imparatorlugu"nun yukunii surekli ta~1yamazd1. lstanbul'dan Cezayir, Macaristan ve Yemen'e kadar uzanan topraklarm
[ethi ve korunmas1, esash bir kar~1hk almmaks1zm, kaynaklarm bo~una tiiketilmesi sonucunu dogurmu~tur. Belki

I 293

Siyasi 10.rih (llk1;aglarda111918't)

deniz iishinlugune dayanan uzun mesafeli ticaret, bu a\'.1g1


kapaLabilirdi. Ama, Osmanh devleti gucunon zirvesinde oldugu zamanlar bile, boylesine bir deniz ustunlugune sahip
olamamt$1Ir. Kisaca, merkezden c:;ok uzaktaki toprak parc;alan, Osmanh hazinesine katk1lanndan c;ok daha fazlasm1
ahp gotiirmii$lerdir.
Be~inci olarak, ekonomik ve mali durumun kotii]ugD,
devletin pan;alanma nedenleri arasmda en onemlilerinden
biridir. Biraz once deginildigi gibi, Osmanli toplumu endustri devrimi ya~amam1~tu. Ekonomisi buyuk olc:;ude
ufak i$letme hirimlerine dayanan devlet, 19. yuzytlda bir
c:;1g gibi geni$leyen kapitUlasyonlar yiiziinden, Avrupa devletlerinin ac;tk pazan haline gelmi$ ve zaten c1hz olan endustrisini geli~tirmek olanagma sahip olamaml$llf. Dstelik,
Rusya ile yapt1g1 sava~larm mali y"Ukunii d1$ yard1mlar1a
hafifletmeye c;ah$inca, ortaya bir de d1$ bon;lar sorunu c:;1km1~ ve Osmanh maliyesi, b1rakm ahrn~ oldugu borc;lan, bu
borc;larm faizlerini bile odeyemeyccek duruma du~mfi~tiir.
Bu yuzden de ekonomisi, biiyiik ok:ude bore:; veren Avrupa
devletlerinin denetimine girmi$tir. lttihat ve Terakki yonetiminin en buyok ugra~1 kapitulasyonlarm kaldmlmas1 yonunde olmu$, bu ancak Turk Ulusal Kurtulu$ Sava$I sonrasmda gen;ekle~mi~cir.
Alunc1 olarak, Osmanlt devletinin dinsel bir nitelik
gostermesi, devletin din i~lerine, dinin de devlet i~lerine
kan$mas1, reform ve yeniJik hareketlerini baltalam1~ur. Aynca, lslamiyet'in o zamanki dinsel ogretisi, insana c:;evresini ara~tmp, her alanda elkin bir ya~am surdurmekten c:;ok,
i<; dunyas1m zenginle~tirmeyi ogutlemekteydi. Tarih<;i Enver Ziya Karal'm deyi$iyle, "lslam egitimi, doga ve toplumsal olaylanm i;ozmeyi hedef tulmaktan c:;ok, ki~inin i\: dftnyasm1, din ve edebiyaL bilgileriyle siislemekteydi... (Avrupa
insam 18. yuzy1lda doganm yasalanm bulup, bunlan uze-

Bif'i11ci Diinya Save1$r'na Nasil Gidi!dP

rinde uygulamaya ba~larken) medreselerde yeti~en ve ulema adm1 ta~1yan Osmanh bilginleri, Aristo devrini bir saman ~opu ge1;memi~ durumda idiler"
Son olarak, Rusya'nm Osmanh devleti aleyhine geni.~
leme ve Turk Bogazlan yoluyla steak denizlere \tkma politikast ve lngiltere'nin, ilerde gorulecegi gibi, 1878'den sonra Osmanh devletini pan;alay1p y1kma politikasma ba~la
mas1 da, devletin zay1Ilay1p y1k1lmasmda etkili olmu$tur.
lngiltere, Rusya ve fransa gibi buyiik Avrupa devletleri, bu
emellerin1 gen;ekle~tirmek ii;in, imparatorluk i<;indeki ulusal ve dinscl azmhklan baguns1zhk yonunde k1~kutm1~lar,
\:C~itli mezheplerin koruyuculugunu uzerlerine alarak,
devleti ic;ten y1kmak istemi~lerdir. Bu yuzden, yalmz 19.
yuzy1l ii;:inde tam dort Osmanh-Rus sava~1 i;:ikt1gm1 belirtmek, konuyu aydmlatmak i\in yeterlidir.
Osmanh devleti, 1798 y1hnda Napolyon'un M1s1r Seferi'nden ba~lamak ve tum 19. yuzy1l boyunca st'ndurulmek
iizere, d1~ politikada bir denge politikas1 izlemi~tir. Devletin giderek zay1flamasmdan Lemelini alan bu politika, varhg1m siirdurmek ii;in, Avrupa'mn bu.yuk devletleri arasmdaki pkar \at1~malarmdan yararlanarak, d1~ politikadaki
aguhg1 ~u ya da bu devlete vennek olarak tammlanabilir.
Geri;ekten, Osmanh devleti 1798 y1lmdan ba~layarak, ~e
!1itli donemlerde, Rusya'ya kar~1 lngiltere, Fransa'ya kar~1
Rusya ve lngiltere, Fransa, Rusya uc;:lusune kar~1 ise Almanya'ya dayanmak yolunu tunnu~tur. Durum k1saca ~u
dur: l 798'den 1878 yilma kadar lngiltere'ye, bu tarihten
sonra ise Almanya'ya dayamlm1~tu. 19. yuzy1lda Osmanh
devletinin d1~ politik geli~meleri bu i;erc;:eve ic;:inde degerlendirilmelidir.

3. Napolyon Donemindeki Osmanh-Rus

Sava~1

Napolyon'un l 798'de M1sn'a, nedenlerini daha once inceledigimiz saldms1 sonucu, Osmanh devleti aym y1l Rusya
ile bir antla~ma imzalamI:?tl. Bu, "denge politikas1"nm ba:?lang1cm1 olu~turdugu gibi, Osmanh devletinin Rusya ile
yapt1g1 ilk it.tifak antla$madir. Hukiimlerine gore, Napolyon'un ~gal etmi~ oldugu Yedi Ada'nm Frans1zlardan kurtanlmas1 i<;in, Rus donanmas1 Bogazlardan serbest~e ge(ecek, ancak sava:? bittikten sonra Karadeniz'e <;ekilecekti.
Bu, sonraki geli~meler ac;1smdan son derece onemli bir
noktadn, (iinku bununla Osmanh devleti uzun sureden
beri izlemekte oldugu "Bogazlann kapahbg1" ilkesinden ilk
odunu vermi~ oluyordu. Hatta, agu Rus bask1s1 altmda,
1805 yilmda imzalanan ikinci bir ittifakla Rusya'ya verilmi~ olan odun geni~Letiliyor ve Yedi Ada'da bulunan askerleriyle ikmal baglannsm1 saglamak i(in, ban~ zamanmda
da Bogazlar'dan gec;:i~ hakk1 tammyordu.
Rusya'ya Bogazlarda saglanan bu Ostlinluk, Hindistan
yolunun guvenligi ai;1smdan en 1,'.0k lngiltere'yi endi~elen
dirrni$ ve bu tarihten soma Bogazlann kapahhg1 ilkesine
baglanarak, bu durumu uluslararas1 bir yukumluluk haline
getirmeye (ah$rnI~tu. Boylece, Osmanh devletinin ba~ma,
tum yuz yil boyunca sunnek uzere, bir de Bogazlar sorunu
<;1km1~ olacakur. Halbuki, 19. yuzy1la gelene kadar Bogazlar konusunda herhangi bir uluslararas1 anla~ma imzalanmam1~ ve bu onemli su yolu tumO.yle Osmanh monarkmm
tasarrufuna b1rak1lm1~tI. lngiltere' nin konuyu uluslararas1
alanda yukumluluk altma almak y6nundeki <;abas1, ilerde
gorulecegi gibi, 1841 yilmda ger~ekle~ecektir. 1805 yilmda
Rusya'ya verilen odiin, bir y1L sonra (Ikacak olan 1806 Osmanh-Rus Sava~1 ile ortadan kalkacakt1r.
1806 tarihinde ba~layan ve 1812 Bukre~ Ban~ Antla~1 296

1lirinci Diinya Sava$1'na Nas1l Gidildi?

mas1 ile sona eren Osmanh-Rus Sava~1. Rusya ile sava~


makta olan Fransa'nm Osmanh devletini ki~kutmas1 ve
Padi~ah'm Eflak ve Bogdan beylerini gorevden almas1 uzerine c;1km1~tir. Osmanh devletinin aleyhine geli~en sava~.
18l2'de Napolyon'un Moskova seferinin hazuhklanna ba-?lamas1 uzerine ve Rusya'mn ban$ onerisiyle bitmi~tir. lmzalanan ban~ antla~mas1yla Prut akarsuyu ild devlet arasmda srnir olmu~ ve Subislan'a baz1 ayncahklar verilmesi
kabul edilmi-?tir. Bu, Balkanlar'da ilk ulu~uluk k1v1lc1m1
ve bu yonde verilen ilk odundur.
19. yuzy1lm ba~lang1cmda Osmanh devletinin ic; geli~
meleri ac;1smdan 6nemli bir hareket, 1808 tarihli Sened-i
lttifak'tu. Osmanh devletinde, 19. y\lzy1l anayasa harekellerine mutlaka bir ba~lang1c; noktas1 bulmak gerekirse, buna Sened-i lttifak'tan ba~lamak yanh~ olmaz. Bu metin, padi~lun mutfak oloritesine ilk kez hukuki bir s1mrlama
getiriyordu. Ancak, as1l amac1 merkeze kafa tutan valilerin
baghhklarmm yeniden saglanmas1du. Daha once, merkezi
otoritenin zay1fiamas1yla birlikte, Osmanh yerel yonelicilerinin zaman zaman ayakland1klan ya da merkezden bag1ms1z hareket ettikleri belirtilmi~ti. l~te, hem monarkm
mutlak yetkisinin sm1rlandmlmas1 hem de merkezin gOc;lendirilmesi \:abalannm Sened-i lttifak'la birle~tigi gorulO.yor. Buna gore, ayan ve beyler Padi~ah'a bagh kald1klan
surece (vergi vermeleri, paray1 Padi-?ah adma basurmalan,
istendiginde asker gondermeleri gibi) Padi~ah da kcyfince
kendilerini gorevden alamayacakti. Aynca, yeni~erilerin
disiplinsizligi ve ordunun zay1fl1g1, 1808 y1lmda Sekban-1
Cedid ad1yla yeni bir ordunun kurulmas1m gerektirmi-?tir.
Boylece, Osmanh devletinde ilk reform hareketleri askeri
alanda gerc;ekle~mi~ olmaktad1r.

4. Yunanistan'm Bagirns1zhgm1 Kazanrnas1 ve

1828-1829 Osmanh-Rus Sava~1


Yunanistan'm bag1ms1zhgm1 kazanmasmm onemi, Osmanh devletinin par\alanmasmda yeni bir siireci ba~latmas1dir:
ulusal azmhklarm bag1ms1zhklanm kazanarak imparatorluktan aynlmalan. Ger\ektcn, Yunanistan'm bag1ms1zhg1m
kazanmasmdan sonra I. Diinya Sava~1'na kadar Osmanh s1mrlan i~inde ya~ayan Balkan uluslan, Osmanh devletinin
girdigi her sava:?tan yararlanarak bag11ns1zhklanm kazanacaklardtr. Bu bagnns1zhk hareketlerinde, Osmanh devletinin zay1flamasmm yanmda, rrans1z Devrimi'nin Avrupa'ya
yayd1g1 ulus~uluk ilkesi ve Avrupa devletlerinin destegi de
onemli unsurlar olarak say1lmahdu.
Burada, ozellikle Yunanistan'm ve genel olarak Balkan
uluslannm kolayca bag1ms1zhklanm kazanmalannda etkili
olan bir ba~ka unsurdan da soz etmek gerekmektedir. 15.
ylizyildan bu yana Giineydogu Avrupa topraklan Osmanh
devletince yOnetilmekteyse de, bolgede din, egitim, ticaret
ve maliye buyiik ol~iide Greklerin ve oteki Balkan uluslarm elinde kalm1~ ve eyaletler bolgesel ozerklige sahip olagelmi~lerdir. Aynca, Fatih Sultan Mehmet doneminden bu
yana, Osmanh yoneticileri lstanbul'daki Yunan Patrikhanesi'nin faaliyetlerine biiyuk ho~goruyle bakm1~lardn. Boylece, lstanbul'daki Yunan Patrikhanesi yalmz Ortodoks Kilisesi'nin temsilcisi olarak kalmam1~. aynt zamanda Osmanh
merkez yonetimi ile Grekler arasmda resmi ileti~im kanah
olmu~tur. 0 kadar ki, Patrik, Osmanh sadrazammm Ortodoks Htristiyanlann i~lerine bakan yard11nc1s1 durumuna
gelmi~tir. Osmanh devlet sisteminde azmhklarm saglad1klan ozgurhiklere bir ornek de budur.
Yunanistan'm baguns1zhg1 i<;in c;aba gosteren iki devlet
Fransa ile Rusya'd1r. 1815 Viyana Kongresi'nden gu~lu pl 298

Birinci Dtinya Sava~r'na Nas1I Gidildi?

kan Rusya, Grek iilkesindeki ulusyu duygulan alabildigine


k1$kutm1-?, 1821 y1lmda Mora'da \:tkan ayaklanmada ba~
rolii oynamI-?tlT. Osmanh devletinin toprak biitiinliigiinii
koruma politikasm1 siirdiiren lngiltere de bu tarihten sonra Grek bag1ms1zhg1m desteklemeye ba~layacakur. Bunun
nedeni nas1lsa bag1ms1zhgm1 kazanacak olan Grek yanmadasmm Rus etkisi ahina girmesini engelkmek ve lngiltere'nin yard1mmdan dogacak minnet duygulanndan yararlanarak bu devlet uzerinckki etkisini arurmakti. Boylece,
strate_jik Dogu Akde:niz de olas1 Rus geni?lcmesine kar~1
bir bagla-?Ik kazanm1~ olacakt1.
Yunanistan'in baguns1zhk hareketinin aynntilan uzerinde durulmayacaktu. Osmanh devleti Grek ayaklanmas1m, M1su valisi Mehmct Ali Pa-?a'nm yard1m1yla bastumay1
ba$arm1-?Sa da, gerek lngiltere'nin 1825 y1lmda taraOar arasmda ale$in kesilmesi i\'.in Osmanh devletinc verdigi ultimatom ve gereksc 1827 y1hnda bir lngiliz-Rus-Frans1z ortak donanmas1mn Osmanh donanmasm1 Navarin'de yakmas1, bu devletin asilere kar~1 siirdurdugu sava-?m hmm
kesmi-?tir. Hunlarm yanmda, 1828 y1hnda ba~layan Osmanlt-Rus Sava~1, Yunanistan'm bag1ms1zhg1m kazanmasmda dnemli bir unsur oldu. Osmanh devletinin yenilgisi
ve 182.9 rarihli Edirne Bart~l ile biten sava$, Osmanh devletinin pan,:alanmasmda onemli bir a~amad1r. Edirne Ban~1
ile Yunanistan'm bag1ms1zhg1m kabul eden Osmanh devleti, Dogu Anadolu'da baz1 topraklan Rusya'ya birak1yor ve
Eflak ile Bogdan'da reformlarda bulunmaya yukiimleniyordu.
Osrnanh devletinin pan;:alanmas1 si.ireci, bir ytl sonra
yeni boyutlar kazanch ve 1529 y1hndan beri Osmanh egemenligi altmda bulunan Cezayir, tam 300 y1lhk bir sureden sonra Fransa tarafmdan i~gal edildi. Fransa'da uygulad1g1 ekonomik politikanm ba-?ansizhgm1 6rtmek, baskt
I 299

Siyasi Tarih (llkfa~lilrdan 1918'e)

yonetimine kar~1 ayaklanmalardan dikkati d1~anya c;ekmek


ve Bat1 Akdeniz'de Fransa'nm uslO.nlugunu saglamak isteyen Kral 10. Charles, Cezayir'deki Osmanh Valilerinin (day1) Akdeniz'de korsanhk yapmalanm bahane ederek, 1830
y1lmda o.lkeyi i~gal etti. l827'de Navarin'de donanmas1m
yitiren ve boylece eli kolu bagh bulunan Osmanh devleti
de, bir protesto c;ekmekten ba~ka bir davramsta bulunama-

dL
5. Kavalah Mehmet Ali Pa~a Ayaklanmas1:
1831-1841
Yunanistan'm bag1ms1zhgm1 kazanmas1 ve Cezayir'in Fransa larafmdan i1?galinden soma, Osmanh devleti on y1l sureyle bir valisinin ayaklanmasm1 basurmak ic,:in ugra~lt.
Ayaklanmanm yuzeysel ne.deni, Mehmet Ali Pal?a'nm Navarin'de yanan donanmasm1 yeniden kurmak ic;in, Suriye'nin ormanlanndan yararlanmak ve bu yuzden M1s1T'm
yan1n<la Suriye valiligini de istemesidir. J\nc1k, M1sir valisinin bunun 6tesinde daha buyuk tutku ... n da vard1: (i)
MISir'1, ko~u bolgelerde, yani Sudan ve tum Arabistan'da
en Liston gii(: haline getirmek; (ii) lstanbul' clan bag1ms1z
bir bi<;imde hare.ket edebilmek; (iii) M1sir valiligini bir hanedanhk i<;inde babadan ogu!a gec;irmek; (iv) Suriye'yi,
Anadolu'}ru ve hatta belki de tum Osmanh devletini eline
gec;irmek.
Mehmet Ali Pa~a bu emellerini ger<;ekle~tirebilmek
i<;in, baglI bulundugu devleuen daha gu(l.u olmas1 gerektigini biliyordu. Bu yuzden, M1s1r'da ekonomik, askeri ve
idari reformlarda bulundu. llk i~ olarak, M1su'daki tum
topraklan ulusalla~md1. Olkenin a.na Clrelim maddelerini
devlet tekeli haline getirdi ve yeni endustrHer kurdu. Liu
<;abalar sonucunda, Nil deltasmda painuk Oretimi geli~liril1

300

Ririnci Diinya Savasi'na Nas1 l Gidildi?

mi~, ~ekerpancan

vc zeytin gibi endustriye hizmet eden


urunler ekilmeye ba.;;lanm1~t1r. Fabrikalar kurulmu~ ve
genc;ler, ticari ve ekonomik ba~annm s1rlanrn ogrenmek
uzere, Bat1 ulkelerine ve ozellikle Fransa'ya egitime gonderilmi.;;lir. Mehmet Ali Pa~a tam bir despot olarak bu reformlan yaparken, devletin ba~ma bela olmay1 300 y1ldir
surduren Memluklulan ve Vahabileri de, oglu Ibrahim Pa~a komutasmdaki MJsir ordusu ile dize gelirdi. Mehmet
Ali'nin bu faaliyelleri, M1su'da ekonomik yatmmlarda bulunmu~ olan ve guc;lu bir M1sn'1 yetkisi altma alarak, lngiltere'nin imparatorluk yolu uzerinde ustun bir duruma gei;mek isteyen Fransa tarafmdan da desteklenmekteydi.
Napolyon'un ba~ans1z polirikas1, 35 y1l sonra ba~anh hale
getirilebilirdi.
Osmanh Padi~ah1 II. Mahmut (1808-1839) ise, daha
once deginilen 1825 lngiliz ultimatomu uzerine lstanbul'a
dam~madan askerlerini Mora'dan c;eken, 1828-1829 Osmanli-Rus sava~ma askeri yard1mda bulunmayan ve kendisinden bag1ms1z hareket eden valisine ic;erlemekte ve kendisine iyi bir ders verilmesi gerektigini du~unmekteydi.
Boyle bir hava ic;inde, lbrahim Pa~a 1831 y1lmda Suriye ormanlanndan yararlanmak gerekc;esiyle Suriye'yi i~gal etti
ve 1832 y1lmda biri Belen, oteki Konya'da olmak Ozere,
uzerine gonderilen iki Osmanh ordusunu agu yenilgiye
ugratti. Bu durumda, Osmanb devleti ic;in buyCtk devletleri
yard1ma <,;agmnaklan ba~ka bir sec;enek kalmam1~tl. Bel<;ika ve Hollanda sorunu yuzunden Avrupa'da me~gul olan
lngiltere'nin isteksiz davranmas1 uzerine, tek c;are olarak
Rusya yarduna c;agnlm1~ur. Zay1f bir Osmanh devletinin
yerine, guc;lu ve Fransa tarafmdan desteklenen bir M1sir'm
gec;mesini pkarlan apsmdan zararh bulan Rusya ise,
1833'te lstanbul'a bir donanma ile 5000 ki~ilik bir ordu
gonderdi. Boylece, Rusya Osmanh devleti uzerinde etkili
I

301

Siyasi Tarilt

(l111~aglardan

l918'c)

duruma ge~mi~ oluyordu.


Tahmin edilecegi gibi, bu durum, Dogu Akdeniz'deki
;1karlan a~1smdan lngiltere ve Fransa'yi harekete gei;:irdi.
lstanbul'daki Rus askerlerinin bir an once i;:ekilmesini saglamak i~in bu iki devlet, Mehmet Ali uzerinde bask1da bulundular ve bu bask1 sonucunda 1833 tarihli Kiital1ya Ant1a$mas1 imzaland1. Bu antla~ma ile Mehmet Ali'yc, Misn ve
Girit valiliklerinin yanmda Suriye valiligi, oglu tbrahim Pa~a'ya Cidde valiliginin yanmda Adana'mn vergi toplama
hakk1 verildi. Bu antla~madan sonra, Rusya ik Osmanh
devleti arasmda bir ittifak antla~mas1 imzalandI. Himkar Iskelesi Antla$mas1 adm1 alan ve 8 Temmuz 1833 tarihli olan
ittifakm hukumlerine gore, taraOardan birine bir saldm
durumunda, oteki taraf askeri yard1mda bulunacakt1. Ancak, Osmanh devletinin zay1fl1g1 goz onunde bulundurularak, Rusya'ya bir saldin durumunda, Osmanh dev1eti Bogazlan yabanc1 devlet gemilerine kapatacaku. Askerlerini
i;:ektikten sonra, bu anla~mayla Osmanh devleti uzerindeki
ustiin durumunu surdurmek isteyen Rusya'nm bu tutumu,
ozellikle Ingiltere tarafmdan tepkiyle kar~1land1. (.Dnku,
bu antla~ma ile Rusya, yalmz Osmanh devletine askeri miidahalede bulunma hakkm1 kazanm1yor, aym zamanda Bogazlan kendine ac;arken, oteki devletlerin sava~ gemilerine
kapat1yordu. Bundan sonra, lngiltere en k1sa zamanda Bogazlann kapahhg1 ilkesini uluslararas1 bir yukumluluk aluna almak i;in gosterdigi c;abalara h1z verecektir.
Mehmet Ali Pa~a ayaklanmasmm ikinci a~amas1 1839
y1hnda ba~Jar. Valisine 1833 y1hnda verdigi odunleri geri
almak isteyen II. Mahmut, toplad1g1 bir orduyu Mehmet
Ali Pa~a'nm uzerine gondermi~tir. Ancak, bu ordu Nizip'te
yenildi. 1833 geli~melerini akhndan ;1karmayan lngiltere,
bu kez Osmanh devletinin arkasmda etkin bir tutum aldi.
Bir sure sonra, Hunkfir lskeles'i Antla~mas1 ile Osmanh

Bi rinci

D~nya Sava~1'n"

Ncm! Gidildi?

devletinde saglam1~ bulundugu ustunlugu uzun sure surduremeyecegini anlayan Rusya da lngiltere'ye kat1ldt. Her
iki devlete birden kar~1 duramayacag1m hesaplayan Fransa'nm, Mehmet Ali Pa~a'ya kar~1 beliren bir grupla~maya
kat1lmas1yla 1840 y1hnda Londrn'da b1r konfernns toplandi. Burada M1sir'm yeni stat-Usu saptand1 ve Pad~ah'm
( 1839'dan beri Abdulmecit) 1841 tari hli f ennam ile M1s1r
valiligi babadan ogula ge<,;mek uzere Mehmet Ali Pa~a'ya
verildi ve bundan sonra MlSlr valilerine "Hidiv" denmeye
ba~landi.

Devleti gen;ekten c;ok zor durumlara du~iiren Mehmet


Ali Pa~a sorunu boylece bir c;ozume kavu;;turulduktan
sonra, 1841 y1hnda Bogaz lar'm statusu de karara bagland 1.
hnzalanan Londra Bogazlar Sozle?mcsi ile Bogazlann ban~
zarnanmda sava~ gemilerine kapahhg1 uluslararas1 bir yukumluluk altma almdi. Boy!ecf:, bu sozle~meyle, Turk Bogazlan ilk kez uluslarnras1 bir stalii kazand1 ve lngiltere'ni 11 bu yondeki c;abalan ba~anh oldu. Burada iyi
bilinmesi gereken bir nokla, Bogazlann kapahhgmm yalmz ban~ zamanmda uygulanmas1d1r. Osmanh devleti bir
sava~a girdiginde Bogazlan istedigi gibi lasarruf edebilir,
yani diledigi devletin sava;; gemilerine ac;abilirdi. Nitekim,
ilerde incelenecek olan Kmm Sava~1'nda bu durum ortaya
c;1km1~ ve Osmanh devleti lngihz ve Frans1z donanmalannm Karadeniz'e gec;melerine izin vermi~lir.
Sonuc; olarak, 1841 y1hnda durumu degerlendirdigimizde, Osmanh devleti uzerinde koruyuculugunu kurmak
isteyen Rusya gerilemi~, Fransa'nm M1su uzerinde saglamak istedigi ustunluk ortadan kaldmlm1~ ve Hunkar Iskelesi Antla~mas1 son bulmu~tur. Neresinden bak1!usa bak1lsm, bu geli~melerden karh i;:1kan tek devlet vard1: lngiltere.

6. 1838 Ticaret Sozle:?mesi ve Tanzimat Fennam


lngiltere, Mehmet Ali Pa:?a bunahmmdan ba:?ka bak1mlardan da karh pkt1. Yard1mlarmm bir kar~1h~1 olarak, 19
Agustos 1838' de Osmanh devleti He imzalad1g1 bir ticaret
sozle~mesiyle, Osmanh gumriik duvarlan indirilm~. _ve
devlelin yan somOrge haline gelme sureci ba~lam$llf. Sozle~me ile Osmanh devleti, zaten c1hz olan endiistrisi Avrupa rekabeti kar$1Smda savunmas1z durumda buak1lm1~tu.
Boylece, yalmz lngiltere ile Osmanh devleti arasmda daha
s1k1 baglar kurulmakla kahnmam1$, aym zamanda Mehmet
Ali Pa~a'mn M1sir'da yapabildigi ekonomik reformlara da
balta vurulmu~, kurdugu tekeller y1k1lm1~tIT. Sonu1; olarak,
lngiltere'nin Akdeniz'deki ustunlugu ozelhkle ticaret alanmda bir kez daha kurulmu~tur.
Bu ticaret sozle1?mesi, 1839 tarihli Tanzimal Fennam'nm da temellerinden birini olu$turur. Her $eyden once,
lngiltere, ~imdi yakm ticari ili$kiler kurmu~ bulundugu
Osmanh Devleti'ndeki tuccarlannm ve bunlarla i!;' yapacak
olan Osmanh biirokrasisinin haklanmn gtivence altma
almmasm1, ~1karlan apsmdan gerekli gormeye ba~lam1~t1.
Osmanh monark1 ise, Mehmet Ali Pa~a ayaklanmasmda
kendisine yardtm eden ve devletin bu zay1f doneminde dayanabilecegi tek buyuk devlet olan lngiltere'ye ho~ goriinmek niyetindeydi. l~te bu kar~1hkh hesaplar Tanzimat'm
d1~ kokenini ortaya koymaktad1r.
Duruma Osmanh devleti a~1smdan bakug1m1zda,
Frans1z Devrimi'nin onaya ~1kard1g1 liberal fikirler, yani
yoneten ile yonetilen arasmda kopuksuz, organik ve i$levsel baglann kurulmas1 sured, ozgurluk ve e$itlik ilkeleri,
Osmanh devletinde uzun sure etkili olamad1. Seiki Lale
Devri, giderek, Osmanh devlet yap1smda ve toplumsal orgutlenme alanmda k1suh da olsa degi~ikliklere yol ac;abilir1

304

Bfrinci lmnya

Sava~1'11a

Ntu1I Gidildi?

di. Arna goriildugu gibi, bu yenilikler donemi k1sa orrrurlii


olmu~lu. Dolayis1yla, 18. yuzy1hn ortasmdan 19. yuzy1hn
ortasrna kadar gec;:en yuz y1lhk donemde, yenile$tirme hareketleri hep askeri alanda ortaya i;1kt1 ve Osmanh yoneticileri devleti y1kilmaktan kurtannak ic;:in devlet bunyesincle degi~iklik yapma zorunlulugu duymad1lar. 19. yuzydm
ilk Osmanh monark1 olan m. Selim'in (1789-1807) Nizam1 Cedid adh, IL Mahmut'un ise (1808-1839) 1826'da Yenic;eri Ocag1'm kaldnarak, yerine Asal~ir-i Mansurei Muhammediye adh orduyu kurmas1, Osmanh yoneticilerinin
askeri orgutlenmeye verdikleri onemli gostermektedir.
1839 y1lmda II. Mahmut'un yerine gec;:en Abdulmecit'in tek tarafh iradesiyle Mustafa Re$iC Pa$a tarafmdan
ilan edilen Tanzimat fermam (Gii.lhane Ham Humayunu)
devlctin bunyesinde bir degi~iklik gelirmemekle birlikte,
can ve mal guvenligi gibi baz1 haklan tamm1~, vergi ve askerlik konulannda belirli yenilikler ortaya c;:1km1~tir. Ancak, Tanzimal, Frans1z Devrimi'nde ilan edilmi~ bulunan
Haklar Bildirisi gibi bir halk harekcti sonucu onaya <;1km1~
olmay1p, yonetici rnrafmdan tek taraf11 olarak verilen ve
dolay1s1yla gerektiginde geri ahnabilecek olan baz1 temel
haklan tamm1~ oluyordu. Aynca, Tanzimat'm ilanmda yabanc1 devletlerin scmpatisini kazanmak istegi de etkili olmu$ ve bu devletin zaman zaman Osmanh devletinin ic;:i!?lerine kan~malanna olanak saglannu~ur. Bu yuzden, Tanzimal'1, Osmanh reform hareketleri ii;;inde temel haklanyla
ilk kez saglayan, ancak devletin yap1smda bir degi~iklik
getirmeyen ve bu nedenle zay1f yonleri de bulunan bir beige olarak degerlendirmek yanh~ ohnayacakur. En onernli
ozelligi, Avrupa'da ortaya i;;1kan yeni dii~iincelerin 19. yuzy1lm ilk yansmda Osmanh s1mrlan ii;;ine girmekle kalmay1p, merkezi otoriteyi de etkilemi$ olmas1d1r. Modern ~a
gm temel siyasal orgutlenme ilkeleri, Asya ve Afrika'nm
1 30s

Siyasi Tarih

(llli~aglardan

1918'f)

oteki bolgelerinden once, 19. yuzy1lm ilk yansmda Osmanh devletinin s1mrlan i<:inde dola~maya ba~layacak ve
boylece Turkiye Cumhuriyeti "binasmm" oturacag1 temele
ilk ta~ konmu~ olacakt1r.
7. Kinm

Sava~1

ve lslahat Fermam

a. Sav~m Nedenleri
Osmanh devleli ile Rusya arasmdaki Kmm Sava~1'mn nedenlerinin ara~tmlmasmda iki oge aguhk kazamyor: Rusya'nm Osmanh devletine kar~1 degi~en polilikast ve kutsal
yerler sorunu. 1853 y1l111a gelindiginde, Rusya, Mehmet
Ali Pa~a bunahmmda izledigi zay1f bir Osmanh devleti uzerinde eLki alam kurma politikas1m bnakarak, bu devleti
ytkma politikas1 izlemeye ba;;lamt~l1. Bunu saglayabilmek
i\:in de kutsal yerler sorununu kullandI.
Huistiyanlarca kutsal saydan ve tiim tektannh dinlerin dogdugu yer olan Kudos ve i;evresinde Osmanh devleti
gerek Katoliklere ve gerekse Ortodokslara \:e~itli ayncahklar vermi~ bulunuyordu. 1853 yilma gelindiginde bu ayncahklar konusunda Ortodoks Rusya ile, Kalolikligin dunya
\:apmda savunuculugunu yapan Fransa \:at1~maya ba~lad1lar. Bu sorunu parmagma dolayan ve Osmanh devleti ic;:in
ilk kez yakmda olecek bir "hasta adam" deyimini kullanan
Rusya, tngiltere'ye "mirasm" payla~1lmas1 onerisinde bulunmu:?, ancak Osmanh devlelinin loprak biilunlugunf1
koruma politikas1 izleyen lngiltere bu oneriyi kabul etmemi~ti. Bunun iizerine Rusya, tek ba~ma harekete gei;erek,
Osmanh devletine bir anda!?ma ve bu devletin smulan
ii;inde ya~ayan Ort.odokslann koruyuculugunun Rusya'ya
buak1lmasmt onermi~ti. Osmanh devleti, lngiltere'nin de
destegiyle bu istekleri reddedince, 19. yuzy1ldaki il<:iincu
Osmanh-Rus sava~1 ba~lad1. Bu sava~ta Osmanh devletine
I 306

Dirinci Dimya Sava~1'na Na.11! Gidi!di 7

lngiltere ve Fransa da yard1m ettiler. Burada sava~m ayrmulanna girilmeyeceklir. \:Onku, lngiltere ile Fransa'y1 Osmanh devletine yard1ma iten nedenler, sava~m nas1l yap1ld1gmdan c;:ok daha onemlidir.
b. Sava~m Anlaml ve Onemi
Kmm Sava~1, Osmanh devletine yard1m etmeklen c;:ok, Avrupa'ya ozel du~uncelerle yurutiildii. Onemli olan Avrupa'nm siyasal statlisi\ydu. tngiltere il;:in onem ta$1yan Avrupa'daki guc;: dengesiydi ve bunun ic;:in sava~u. lngiltere'ye
gore, Avrupa'da deg;i$iklik bir buyuk devletin tek yanh iradesiyle degil, ancak "Avrupa Uyumu" i<;inde diplomasi yoluyla yap1labilirdi. Aynca, 1848 y1Lmda Macar ayaklanmasmm Rusya tarafmdan kanh bir bic;:imde bastmlmas1,
lngiliz kamuoyunda Rusya aleyhine duygufarm ortaya <;1kmasrna neden olmu!?tU. Avrupa ozgurlii.kleri, Avrupa'nm
bu tiranmm bask1smdan kurtanlmahydt. Dolay1s1yla, Avrupa ozgiirlukleri korunmah ve Rusya'nm $imdi zorla degi~tinneye c;:ah~ug1 gO.(: dengesi saglanmahyd1. Frnnsa, degi~ik dii.$tlncelerle, ama lngiltere'nin safmda sava~a kallldi.
Ill. Napolyon, giic;: dengesini y1karak Fransa'ya Avrupa'da
O.stimluk saglamak istiyordu. Kendisine gore, amcasnnn
en ho.yuk halast, lngiltere ile <;alL~mastydL Fransa'mn ba~a
nsmm ac;:an ise lngiltere ile anla;;maktan ge\:iyordu ve K1nm Sava;;1 da bunun ic;in c;:ok iyi bir fITsallt.
lngiltere ile Fransa'mn ortak du~unceleri ise, Rusya'mn Avrupa d1~1nda tutulmas1yd1. Bu bak1mdan Kmm
Sava~1, bugunku "Soguk Sava~" ortammm onemli bir ozelliginin, 19. yuzy1lm ortasmda anlamh bir ornegidir Avrupa'mn buyuk devletlerinin koalisyonu, yalmz gii<; dengesini korumakla kalmaz, aym zamanda, Rusya'y1 da Avrupa
d1~mda lutabilirdi. Boylece, Rusya "buyuk devlet" statti.sunden indirilebilir, Polonya yeniden kurulabilir, Osmanh
I

I 307

Siyasi larih (ilh{aglardan I 918'e)

devleti zamans1z bir pan,:alanmaktan kurtanlabilir ve Fransa'ya gore bu devlct Avrupa'da yenidcn ustun duruma gei;ebilirdi. Orta Avrupa devletleri ise bu dli$linceleri tam
payla$mad1lar. Prusya, ilerde kurmay1 tasarlad1g1 Alman
ulusal birligi ii;in Rusya'mn yard1mma ihtiya<; duyabHirdi.
Avusturya ic;;in ise, sava$ alan1 ve Rusya i;ok yakmda, "Tann ise \:Ok uzaktaydL" Kmm Sava~1'nm sonunda Rus gucu
zay1flayabilirdi, ama bunun somut bir bic;;im almas1 ancak
yap1lacak bani? antla~mas1yla gen;ekle~ebilirdi. Muttefiklerin nastl bir ban~ antla~mas1 yapacaklan konusunda belirgin goru~leri yoktu. Ba$ka durumlarda oldugu gibi, Bat1h
devlctler "neye" kar;;1 sava~acaklannm bilincinde olmakla
birlikte, "ne" ic;;in sava~nklanm tam bilmiyorlard1. Dolay1s1yla, gerc,:ek ban~ antla;;mas1 hemen hemeu hii;bir sorunu
~ozemedi.

1854 y1hnda Rusya'nm Sinop'taki Osmanh donanmas1na bir baskm yaparak yakmas1 f1zerine, lngiltere ve Fransa
da Osmanh devletinin yanmda sava~a kat1ld1lar. Avusturya
ile Prusya'nm yans1z kald1klan ve lralyan ulusal birliginin
kurulmas1 ii;in lngiltere ve Fransa'nm destegini ve sempatisini kazanmak amac1yla Piyemonte'nin de Osmanh devletinin yanmda kanld1g1 sava~, 1856 yilmda Rusya'nm ban~ istemesi uzerine bitti. 19. yuzytlda Osmanhlann Rusya'ya
kar~1 kazandtklan tek sava~ olan Kmm Sava;;1 sonunda Paris Ban~ Antla~mas1 imzalanch.
c. Sav~m Sonu(lan ve lslahat Fermam
Kmm Sava;;1 ve sonunda imzalanan antla1?ma bir\:ok baknndan onemli sonuc;lar dogurmu~tur.
(i) Uzun surede Romanya'nm tam bag1ms1zhgma giden yol a(.Ilmt$, k1sa surede Karadeniz silahtan armdmlm1~t1. Bu k1sa suredeki sonucu, npk1 ilerde incelenecek
olan Versailles'da Re_n b&Lgesinin silahtan anndmlmasma

I 30s

Birinci Dunya Sava~1'na Na.111 Gidi!di?

benzemektedir ve aym ol<;.iide bo!? bir <;.aba olmu~tur. (:iinku, Rusya, Antla~ma'nm bu hukmunu iki nedenden dolay1
kabul etmi!? olabilirdi: Ya tngiltere ve Fransa'dan korktugu
ic;in "evet" demi!?ti. Bu korku ilerde ortadan kalkugmda,
yeniden silahlandirabilirdi. Ya da Osmanh devletine art1k
saldm amac1 gutmemeye ba!?lamt!?tl. Bu durumda da hic;bir
geregi yokcu. Burada yeniden, Kmm Sava!?I'nm karar verilmeden yap1lan ve boylece istenen sonucu dogurmayan bir
miicadele oldugu genellemesine vanyoruz. Rus gucu kmlmam1~ ama Avrupa'daki etkisi azalnlm1~t1. Fransa'nm prestiji yukselmi~. ama Avrupa'da ba!?at bir duruma gelememi~ti_ Bu devlet Avrupa'da ustun duruma ge<;.:ip, Almanya
ve ltalya'ya kendi bildigi gibi bir bic;im vermek istiyordu.
Her iki devlet de, Fransa'ya, kendi bildikleri gibi birer devlet kuracaklanm gosterdiler. Gen;:ekte, Bismarck ve Kont
Cavour'un, Kmm Sava~t'nm astl galipleri oldugunu soylemek yanlv;; olmaz.
(ii) Smnlarda herhangi bir degi~iklik yapmayan antla~ma, (Rusya kazand1g1 her sava!?tan sonra toprak elde
ederken, Osmanh devletinin kazand1g1 sava!?tan sonra toprak elde etmemesinin ac;1klanmas1, herhalde sava~1 bagla!?lklarmm yard1m1yla kazanmL:? olmasmda aramak gerek)
Osmanh devletini ilk kez Avrupa Uluslar Toplulugu'na kabul ediyor ve devletin bag1ms1zl1g1yla toprak butunlugu
Avrupa devletlerinin ortak giivencesi altma konuyordu. Bu
hokum, Osmanh devletinin 19. yozy1lda ic;ine dO~tOgu durumu ve zay1fl1g1m ac;ik<;_:a gostermektedir. Art1k Osmanli
devleti kendi bagLms1zhk ve toprak butOnlugOnu kendb\
koruyacak durumda degildir.
(iii) Osmanlt devleti, \:Ok pahahya gelen y1kic1 bir sava~1 yurutebilmek i<;in, Avrupah bagla~1klanndan, odeme
yeteneginin <;:ok Ostunde bor<;_: para alm1;;t1r. Zaten c1hz
olan endustrisinin geli;;mesi, 1838 ticaret st>zle~mesiyle
I

309

Siyasi Tarin (tlkcaglardan 1918'e)

engellenen devlet, bu bordann alundan kalkamam1~ ve sonunda Avrupa devletlerinin mali denetimi altma girmi~tir.
Bu bak1mdan, galip <;1kilan Kmm Sava~1'm, Osmanh devletinin ylk1lmasmdaki a~amalardan bid olarak degerlendirmek gerekir.
(iv) Paris Ban~ Anda~mas1 ile Osmanli devlet.i Eflak
ile Bogdan'm ozerkligini kabul etmi:;;, Subistan'a verdigi ayncahklan ise geni$letmi$tir. Bu hukOm de, Osmanh devlelinin pan;:alanmasmda donum noktas1 olarak goriilebilir.
Eflak ve Bogdan eyaletleri 6zerkliklerini ald1ktan sonra,
Fransa ve Rusya'ntn destegiyle, 1859 y1lmda birle~ecektir.
Eyaletlerin Romanya ad1yla tam bag1ms1zhklanm almalan,
1878 ydmda ve bir ba~ka Osmanh-Rus sava~1 sonunda ger<;ekle~ecektir.

(v) Kmm Sava~1 bugunku modern Avrupa'nm lemellerinin alllma!s1 konusunda da onemli bir a~ama niteligincledir. Sava~a asker gonderen Piyemonte, Paris Bart$ Konferans1'na yalmz Piyemonte'nin degil tum ltalya'mn temsilcisi olarak kat1ld1. Konferansta lngiltere'nin sempatisini ve
m. Napolyon'un da etkin yard11nm1 sagladi. Boylece, ltalyan ulusal birliginio temelleri bu sava~ sonunda auldi. Aynca, lngiltere, Fransa ve Rusya'nm sava~malanndan ve
boylece dikkatlerinin Yakmdogu'ya kaymasmdan yararlanan Prusya da, Alman ulusal birligini saglamak ir,:in gosterdigi <;abalara uygun bir ortam buldu. Dolay1s1yla, Kmm Sava~1 yapilmam~ olsayd1, Avrupa'nm bundan sonraki yirmi
yrlhk tarihi, herhalde degi$ik bir biGimde yaz1hr, modern
Avrupa'nm temelleri aym bi<;imde anlmazdl.
(vi) Paris Ban~ Antla~mas1, o s1rada Han edilmi$ bulunan lslahat Fermani'm Avrupa devletlerine duyurdu. Bu
fennan, bir yonuyle Osmanh reform hareketleri iGinde
onem kazanan bir belgedir. Frans1z Devrimi ile Avrupa'ya
yay1lan e~itlik ilkesi, sm1rh bir bi<;:imde de olsa, ilk kez Os1

310

Dirinci Diinya Sava~1na Nas1I Gidildi?

manh devletinin siyasal yasant1s1 it;ine girmi~ bulunmaklaydL frans1z Devrimi'nin ikinci ilkesi ozgurluk ise, Osmanh toplumuna 1876 I. Me~rutiyet hareketiyle girecektir.
Islahat Fermam da, Tanzim.at gibi ch~ kaynakh olup,
Kmm Sava?t'nda bagla!;?Iklarm isteklerini kar~1lamak uzere
hazulanm1-? ve bu yiizden ban~ amla~masmm ic;;ine almm1~nr. Beige, Tanzimat Fermam'ndaki temel haklar guvencesine e-?itlik esasm1 eklemekle ve 20 noktada Hnistiyanlarla Mush:imanlar arasmda e~itlik saglamay1 ama<,'.lamaktayd1. Ancak, Muslumanlar it;in herhangi hir yeni hak soz
konusu olmad1gmdan ve H1ristiyanlar lehine hukumler
it;erdiginden, Musluman halk1 memnun ettigi soylenemez.
Bundan ba?ka, 1856-1876 y1llan arasmda lslahat Fermam'na dayanan yabanc1 devletler, Osmanh devletinin ic;;i~le
rine daha ~ok kan~maya ba?layacaklardu. Eflak ile Bogdan'm birle$mesi ve S1rb\stan'a verilen ayncahklarm art1nlmas1 bunun tipik 6rnekleridir.
Islahat Fermam'nm getirdigi hukumlerden ortaya t;Jkan amac1, imparatorluk it;indeki herkese Osmanh yurtta~
hguu vermekti. Yasalar 6niinde e~itlik, dini fark gozetilmeksizin herkese memur olabilme hakk1, din yetkilerinin
sivH otoritesinin kaldmlmas1, ordunun hem Mush:iman
hem de oteki dinlere bagh olanlara a<;1lmas1, vergi reformu
ve ru~vetle miicadele, Ferman'm getirdigi yenilikler aras1ndad1r. Osmanh devlelinde 1856 y1hndan sonra, bunun etkisiylc Batt'nm liberal du~iinceleri dola~maya ba~lad1, gazeteler kuruldu, edebiyatta Fars stili b1rakdd1 ve Montesquieu
ve Rousseau gibi du~umirlerin kitaplan Turki;eyc r;evrildi.
Abdidaziz (1861-1876), Avrupa gezisine (1k1p V1yaoa, Paris ve Londra'ya giden ilk Osmanh sultam oldu.
lsl.ahal Fermam gen;ekten onemli degi~iklikler getirmi~ti ve odunsuz uyguland1gi takdirde uzun vadede devletin temel nitellgini degi~Lirebilirdi. Ancak, k1sa bir sure

5iyasi Tari'1 (ilh{aj;lardan J918'e)

soma getirdigi yeniliklere kar~1 bu.yuk bir direni~ ortaya


1,;1kt1. En onemli tepki, hemen her zaman oldugu gibi, din
adamlanndan geldi. Nedeni ise cemaatleri uzerindeki siyasal otoritelerinin ellerinden almmas1du. l!;iin ilgirn; yonu,
cemaatleri ~imdi Muslumanlarla e~it duruma getirilmi~ bulunan H1ristiyan dini onderlerinin en sert tepkiyi gostermeleridir. lstanbul'daki Patrik, Grek Kilisesi'nin lopraklanm denetledigi gibi, bugunku Romanya'da topragm 7/S'ine
sahipti. Aynca, afaroz yetkisi, Grek Hlristiyanlan uzerinde
otoritesini gosteriyordu. Bunlar elinden ahmnca, yeniliklere kar~1 pkti. Muslumanlar da dahil, laik devlet, bireysel
ozgiirluk ve Osmanh yurtta~hg1 i~lerine gelmeyen tUm din
yetkilileri, "eski duzeni" istemeye ba~ladilar. Dolay1s1yla,
lslahat Fermam ba~anh bir bii;:imde yurutulemedi.
~- 19. Yuzy1hn Ortasmda Devletin Genel GoruntUsu
Osmanh devleli 1699'da Macaristan'1 yitirdikten soma bi.iyuk bir toprak kaybetme surecine girmi~ti. Devlet, iki yuz
yil daha ya;;amt$Sa, bu, Avrupa denge politikas1mn sonucudur. Eger 19. yuzyilm ba/lmda Napolyon Sava;;lan'mn y1k1Cl etkisinden kurtulmu;;sa, bunun onernli nedenlerinden
biri, lngiltere, Fransa ve Rusya arasmdaki c;1kar i;att$malanna dayanmt~ olmas1d1r. 19. yuzy1lm ortalarma gelindiginde, devletin k1y1lanndan i;okmeye ba?lad1g1 goruluyor.
Rusya, Kmm ve Kafkaslan eline gec;irmi~. Sirbistan ozerkligini kazanm1;;, Yunanistan bagnns1z, Romanya ise ozerk
bir prenslik olmu~tu. Fransa Cezayir'i i~gal etmi~. Arap hanedanlarmdan Suudlar Arabistan'm buyiik bir bolumunu
yonetmeye ba~lam1~lard1. M1s1r'da Mehmet Ali Pa~a, ailesini omur boyu vali yapm1~ti ve eyaleti neredeyse bagm;1s1z
bir bic;imde yonetiyordu. Ancak, yitirilen tum bu topraklara ragmen, Osmanh devleti yine de b\.iyuktu. Anadolu, lstanbul'dan Adriyatik denizine kadar Balkanlann orta bohi1

312

Birinci Diin_ya 5ava~1'na Na~r! Gidildi7

mu, Kuzey Afrika'da Libya, Akdeniz'de Girit ve K1bns gibi


adalar, M1s1r ve Arabistan uzerinde hukumranhg1 vardi.
8. 1877-1878 Osmanh-Rus

Sava~t

ve I.

Me~rutiyet

a. Sava~m Nedenleri
19. yuzydm dorduncu Osmanh-Rus .;;at1~mas1 olan ve devletin Bal.kan topraklanm tam anlam1yla pan;alayan bu sava~m nedenleri arasmda, ozellikle Rusya'mn 1870'lerden
sonra Panslavist bir politika izlemeye ba~lamas1 ve bir vergi sorunu nedeniyle, Hersek halkmrn 1875 ytlmda ayaklanmas1, ag1r basmaktadu. Osmanh devletinin agu bir yenilgiye ugramasmm nedeni ise, onceki Osmanh-Rus <;atl~
malannm aksine, bu kez Rusya, Almanya ve Avusturya'nm
birlikte hareket etmeleri, ortak bir politika izlemeleridir.
Rusya'mn 1B70'lerden sonra Panislavist bir politika izlcmesinin bir nedeni, bu yolla i<;inde Sirp azmhg1 olan Osmanh devletinin pan;alanmasm1 h1zland1rmak ise, ikinci
nedeni 1871 'de Alman ulusal birliginin kurulmu~ olmas1d1r. Simdi Avrupa'nm ortasmda ortaya <;tkan ve Balkanlara
dogru da geni~leme egiliminde olan bu Pancermen blokuna ka~1 bir Panslav bloku ile denge kunnak ama.;;lamyordu. O<; devlelin Osmanh devletine kar~1 ortak hareket ctmelerinin nedeni ise, 1872 y1lmda Birinci De; lmparatorlar
Birligi'nin kurulmu~ olmas1dtr.
1875 y1hnda Hersek halkmm vergi sorunundan dolay1
ayaklanmasi uzerine, ad1 gec;en uc; devlet, Osmanh devletine, bolgede reform yaptlmas1 konusunda bask1da bulundular. Basl<rnm ba~ans1z olmas1 iizerine Rusya ile Avusturya,
Pe~te'de 1877 ytlmda bir antla~ma yapttlar. Pe~te Antla;;mas1'na gore, Rusya Avusturya'y1 Bosna ve Hersek'te,
Avusturya <la Rusya'y1 Balkanlarm otd<i bolgclerinde serbest buak1yorlardi. Ancak, Rusya Balkanlar'da lek ve bu-

313

Siyasi 'l'arih

(llk~aglardan

I .9JR'c)

yuk bir Slav devleti kunnayacakt1. Bu antla~manm hemen


arkasmdan Osmanh-Rus sava~1 pkmt~ltr.
b. Ayastefanos ve Berlin

Bari~

Antla:;malari

Kafkaslar ve Tuna'da olmak uzere iki cephede suren sava~.


Osmanh ordularmm ycnilgisiyle sonm;lanmt~ vc iki devlet
arasmda Osmanh devleti ic;:in \Ok agu hukumler ta~1yan,
ancak uygulanamayacak olan Ayaslefanos Bari:; Antla:;mas1
imzalanm1$llr. Antla~ma, Osmanh devletine bagh, ozerk ve
sm1rlan c;ok geni~ bir Bulgaristan Prensligi kurmaktayd1.
Bu devletin smirlan kuzeyde Tuna nehrine, doguda Karadenizle, giineyde Ege denizine ve bat1da da Arnavutluk'a
dayanmaktayd1. Daha soma bu smnlar daralulacak ve bu
tarihten ba$1ayarak bugune kadar surmek uzere, Bulgar
hukumetleri "Ayastefanos Bulgaristant"m kurmay1 en
oncmli d1~ politika amac1 sayacaldardir. lkinci olarak, Romanya, S1rbistan ve Karndag bag1ms1zltklarn11 kazanddar.
Aynca, buyuk bir Bulgaristan kurarak Pe$le Antla~mas1'm
i;igneyen Rusya, antla~maya Bosna-Hersek'te ortak RusyaAvusturya denetiminde reform yaprlmas1 hiikmiinu koydurarak, Pe~te Anla~mas1'na ikinci kez aykm hareket etrni$ti.
Bunlarm yanmda, Rusya Dogu Anadolu'da Kars, Ardahan,
Batum, Ele~tirt ve Beyaz1t bolgelerini de topraklarma kam.
Bu ban~a en buyuk tepki Avusturya ve lngihere'den
geldi. Avusturya ac;1stndan neden a<;1kt1r: Rusya, iki devlet
arasmda iki yd once imzalanan Pe~te Antl~mas1'nt c;ignemi~ ve Avusturya'nm Balkanlarclaki <;tkarlanm dikkate almam1~t1. lngiltere'nin Osmanh devlctine ka~t izledigi politikada 1878 y1h onemli bir doniim noktas1dn. Bu tarihlen
sonra lngiltere, Osmanh devletinin toprak butiinlugunii
koruma politikasm1 terk ederek, bu devleti y1karak topraklan uzerinde kendine bagh devletler kurma ya da kendisi
yerle~me yolunu tutacakur. Arna ~imdi, Rusya gerek Bal-

Birinci Dunya Savcm'11a Nas1I Gidildi?

kanlar'da gerekse Dogu Anadolu yaylasmda O.stii.n bir duruma gei;:erek, Ingiltere'nin imparatorluk yolunu tehdit
l der duruma gelmi~ti. 1-?te bu nedenlerle Avusturya ile lngiltere, Ayastefanos'un degi~tirilmesi ii;in Rusya'ya bask1
yapmaya ba~lad1lar ve bunda ba-?anh da oldular. Osmanb
devleti He Rusya arasmda aym yil Berlin Ban~ Antla~mast
imzaland1.
Bu antla~mayla Bulgaristan'm sm1rlan daralnlm1~ ve
Bosna-Hersek Avusturya'nm i~gal ve yonetimine birakdm1-?t1r. Bir onceki antla~madaki Romanya, S1rbistan ve Karadag'm bag1ms1zhk hukflmleri aynen korunuyor, Rusya,
Dogu Anadolu'da Ele~kirt ve Beyaz1t'1 Osmanh devletine
geri veriyordu. Girit adas1 ise ozerklik kazanacakr1.
1878 tarihli Berlin Anla~mas1, ozellikle Osmanh devle1i ve genellikle Avrupa Larihi a<;:1smdan i;:ok onemli sonui;:lar dogurmu~tur. Bir kere, Osmanh devletinin 19. yuzyildaki pari;:alanma surecinde onemli bir a~amay1 olu~tur
maktad1r. lki buyuk devlet, lngillere ile Avusturya, Osinanh devletinin toprak buttinlugiinii koruma politikas1m
h1rakm1~lardu. Bu tarihten ba~layarak, bu iki devletten bo-;;alan yeri Almanya almaya ba:?Jayacakm. Aynca, Berlin
diizenlemesi taraflardan hii;:birini tatmin etmi~ degildir.
Balkan Slavlan arad1klanm bularnam1;;, Rusya istedigi kadar gui;:lii bir Slav devleti kuramam1~, Avusturya ise Bosna1lersek'i tam anlam1yla sm1rlan i<;;ine katamarn1~t1. Bolgenin Avusturya yonetimine girmesi, S1rbistan'daki ulusi;:u
duygulan koruklemi-?ti. K1saca, Berlin duzenlemesi bundan sonra onaya <;:1kan Balkan bunahmlanmn ve belki de
I. Dunya Sava~1'nm temelini olu;;turur.
0

Ingiltere'nin Degi?en Politikast


lngiltere'nin Osmanh devletini parc;;alama politikasmm ilk
~ostergesi, K1bns adasmm i~gal ve yonetimini dine ge<;;ir-

1
1

315

Siyasi Tarih (llk(aglanian 1918'e)

mesidir. lngiltere, Berlin Konferans1'nda Osmanh devletini


destekleme sozune kar$1hk olarak, bu devletle 1878 y1hnda yapt1g1 bir antla~ma ile K1bns'1 i~gal etti. Gerek~e olarak
da, Berlin Antla~mas1 ile Kuzeydogu Anadolu'da ilstun bir
duruma ge~en Rusya'ya kar$I Osmanh devletinin lngiltere
tarafmdan daha rahat korunmas1 gosterilmi~tir. lngilLere,
ikinci i$ olarak 1882 y1lmda M1sn'1 i$gal edecektir.
Osmanh devletinin pan;alanmas1 yolunda lngiltere'n\n
ba~vurdugu bir ba~ka yol, Ermeniler'in baguns1zhk i~in
k1~kirt1lmas1dir. Rusya nas1l Onodokslarm, Fransa Katoliklerin koruyuculugun ustlenmi$Se, lngiltere de Protestanlarm davasm1 benimsemi$tir. Daha Ayastefanos'tan once,
Osmanh devleti smnlan ir,.:inde ya$arnakta olan Ermeniler,
Rusya'ya ba$vurarak korunmalanm istemi$lerdi. Bu yuzden, Ayastefanos Antla$mas1'nm hukumleri i~inde, Osmanh hukiimetinin Ermenilerin oturduklan bolgelerde reform yapmas1 ve bu reform yap1lana kadar Rusya'nm
sava$ta i$gal etmi$ oldugu yerlerden ~ekilmemesi ko~mlu
eklenmi$ti. Berlin antla~masmda bu hukum hafifletilerek,
Osmanh devletinin buralarda reform yapmas1 ve bu konuda Avrupa devletlerine arada s1rada bilgi vermesi uzerinde
anla$maya vanlm1~tu. Boylece, isteklerine kavu~amayan
Ermeniler, bu tarihten sonra Hm~ak ve Ta$nak adh gizli
orgutler yoluyla orgullenmeye ba$1ayacaklar ve Osmanh
devletinin zay1f anlarmdan yararlanarak, teror hareketlerine giri$eceklerdir. Bu durum I. Dunya Sava$1'na kadar boyle surecek, Osmanh devletinin asileri yola gelirmek icin ald1g1 6nlemler ise, Avrupa ve ABD'de Osmanhlar aleyhine
kampanyalar a~dmas1 sonucunu doguracaktu.
~-

I.

Me~rutiyet

Bu donemde Osmanh devletindeki i~ geli$melcr apsmdan


en onemli harekel, 1876 tarihinde me$rutiyetin, yani ana-

Di1inli Diin)a Sava~1'11a Nas1l Gidildi?

yasal ya da me$ruli monar$inin kurulmas1d1r. Osmanh


devletinin siyasal yaplSlm degi:?tirmeyi amac;:layan ilk hareket, 1865 y1hnda Yeni Osmanlilar Cemiyeti'nin kurulmas1du. Bunun amac1, mmlak monar;;i yerine, anayasal bir monar~i kurmak, yani monarkm yetkisini halkm temsilcilerinden olu;;an bir parlamento He smirlamakti. Osmanh
devleti smularmda rahat c;:ah;;amayacaklanm anlayan Yeni
Osmanhlar, 1867 y1hnda Fransa'ya gittiler ve "Jon Ti1rkler" ad1yla c;ah~malanm orada surdurdiiler. l~le, 1876 y1lmda ilan edilen me;;rutiyene bu cemiyetin etkisi buyuk
olmu;;tur. Milhat Pa"?a ve arkada~lannm c;abalanyla yeni
Padi;;ah 11. Abdiilhamit ( 1876-1909) Me~rutiyet'i ilan etti.
Me;;rutiyet'in ilanmm II. Abdulhamit a~1smdan ba;;ka
nedenleri de vardtr. Osmanl1 devleli Krnm. Sava;;I'nda ald1g1 borcun faizlerini bile odeyemeyecek duruma dii$illli$lii.
ve borcun suresini uzatmak, faizlerini du;;urmek ic;:in ugra;;1yordu. Aynca, daha once goruldiigii gibi, lngiltcre arttk
Osmanh devletinin toprak bOti'lnlOgCmu korumak niyetinde de degildi ve buna kar;;1hk Rus bask1s1 da ag1rla$1yordu.
Bu durumda IL Abdulhamil, sozde koklu bir reformla goz
boyamak vc lngiltere ile Fransa'dan ekonomik ve siyasal
destek saglamak du~uncesindeydi. Me~rutiyet bu yolda iyi
bir fnsatt1.
1876 Anayasast devletin siyasal yap1smda surekli bir
degi;;iklik gctiremedi. Padi;;ahm yetkilerine ger~ekce bir s1ntrlama konamam1~. yurOtme yetkisi y1ne onda toplanm1~.
yasama yetkisi de padi~ahm denetimi altma almm1;;t1. Aynca, padi~aha istedigi zaman parlamentoyu feshetme yetkisi de tanmd1. Ostclik I. Me~rutiyet, halkm bask1s1 sonucu ilan edilmek zorunda kalman bir hareket de degildi.
Turk siyasal tarihindeki onemi, mutlak1yete indirilmek istenen ilk darbe olmas1 vc daha sonraki anayasal geli;;melerin ba~lang1cm1 olu~turmasmdadn. Zaten II. Abdulhamil,

Siyasi Taril1 (11lt(aglarda11 1918'e)

ilanmdan bir y1l sonra ba~layan Osmanh-Rus Sava~t'm bahane ederek meclisi feshetmi~ ve anayasay1 da rafa kald1rm1~t1r. Bundan sonra Jon Turk hareketi 1889 y1lmda yeniden (>rgutlenmi~ ve dernegin ad1 da Osmanli lttihat ve
lerakki Cemi_yeti olarak degi~tirilmi~tir.
33 y1l Osmanh tahtmda kalan 11. Abdulhamil, lllm iktidan boyunca ulusalc1 ve liberal hareketleri yabanc1 devletlerin oyunu olarak degerlendirip ag1r bir bask1 rejimi
kurmu~tur. Yabanc1 ulkelerdeki ulusalc1 hareketler devletin parr,.:alanmas1, ic;erdekiler ise mutlak yetkisinin kis1lmas1 anlamma gchyordu. Milliyetc;ilige ka~1 dini uyam~1 kullanmaya i;ah~t1 ve devleti, Avrupahlan birbirlerine kar~1
oynayarak korumak istedi. Amac1, Osmanh sultanlannm
son yuzy1llar ic;inde pek kullanmad1klan "Halifelik" s1fatm1
canland1raral<, onak Htristiyan tehdidine ka~1 militan bir
Islam direni~i orgutlemekti. Ancak, Musliimanhk bilinci o
donemde Bat1'nrn O.stunliigune kar-?I oncmli bir guc; haline
gelmekteyse de, Hal ifelik tarihte kalm1~u. Dolay1s1yla, bekledigi, Halife Sultan onderliginde Musliiman direni~i bir
turh:i ger~ekle~medi. Arna, her ~eye ragmen, devleti fazla
bir toprak kaybma ugratmadan, 33 yil korumayt bildi.
9. Osmanh Devleti'ne Yeni Bir Dost: Almanya

1 Kas1m 1889'da, Almanya lmparatorluk yan Ho11en:zollern,


Kayzer II. Wilhelm ve e~iyle birlikte Bogazlardan gei;ti. II.
Wilhelm Istanbul'a ban~ havarisi, ekonomik s1zma habercisi ve siyasal destek mujdecisi olarak geliyordu. Kayzer'in
bu ziyareti Hohenzollern hanedanhgmm geleneksel "Avrupa politikast"ndan onemli bir aynh$1 ve gent; monark ile
ya~h ~ansolye arasmdaki goru~ fark1m simgeler.
II. Wilhelm'in yeni "dunya politikas1"da Osmanh devletinin onemJi bir yeri vardi. Kendisi, lstanbul'da diploma-

! 3i8
I

Birinci /Jun ya Sala~t'rn Nasi! Gidi!di 7

tik bir bo~luk oldugunu anlam1~t1. Fransa, Kanuni Sultan


Suleyman doneminden Napolyon Bonapart'a kadar, lstanbu\'un d1~ polilikada 6nemli bir dayanag1 idi. Bu tarihlen
sonra, Fransa'dan bo~alan yeri lngiltere doldurmu~, ancak
1878'de K1bns ve 1882'de M151r'm bu devlet tarafmdan i~
gali, Londra ile lstanbul arasmdaki ili~kileri sogutmu~tu.
l!;ite, II. Wilhelm bu bo~lugu doldurmakta kararhych.
Daha 188l'de Almanya'nm ileri gelen askerlerinden
Baron Von Der Goltz'un ba~kanhgmda bir askeri heyel lstanbul'a gclmi-?ti. "Goltz. Pa~a" tam 12 y1l Osmanb or<lusunu yeniden duzenlemek ve guc;:lendinnek ic;in c;:ah~m1~lir.
Bu arada, Alman askerleriyle birlikte Alman tuccar ve bankerleri de Osmanh devletine gelmi~krdi. De11tsche Banh'rn
bir ~ubesi lstanbul'da 01c;:1lirken, Alman tuccarlan ulkenin
her ko~esine giri p c;1krnaya ba~lam1~lardi. Osmanh devletinde Alman etkisi ve Osmanh aydm ve yoneticilerinin Alman askeri disiplin ve ba~anlanna hayranl1klan art1yordu.
l:;;te, ll. Wilhelm'rn ziyareti, iki ulke arasmda zaten iyi olan
ili~kileri daha da guc;lendirmek amacmi ta~1yordu.
IL Wilhelm, 1898 y1Jmda tslanbul'a ikinci ziyaretini
yapt1. Zaman (ok iyi ser,:ilmi~ti. \:iinku, daha once deginilen Ermeni ayaklanmalarmm basnnlmas1, lngiltere ve
Fransa'da buyuk tepkiyle kar~1lanmakta, bu iki devlelle
Osmanh devleti arasmdaki ili~kiler her gun biraz daha bozulmaktaydi. Kayzer, lstanbul'dan sonra Kudus'e giderek,
burada bir Protestan Kilisesi a<;t1. Uu davram~la lngiltere'nin Osmanh sm1rlan it;:inde ya$ayan Protestanlar uzerindeki etkisini smnlandirmay1 ama<:lamaktaydi. Aynca, Almanya'mn bir somurge irnparatorlugu kurmasmda ve
Dogu'ya yayilmasmda Muslumanlann <la yardrm ve sempatisini kazanmak gerekliydi. Bu yiizden, ziyareti s1rasmda
"300 milyon Musk1manm Halifesi olan Sultan Abdulhamit, kendisinin dostu oldugurndan hi<:bir zaman ku~ku

319

Siyasi Tarih (llhi;aglardan 191B't)

duymamahd1r" diyecektir.
Kayzer'in bu ikinci lstanbul ziyaretinin dini yom.i ch~mda, belki de daha onemli bir amaci vard1: Haydarpa~a ..
Bagdat demiryolunun yap1m1 i<.;in Alman Anadolu Demiryollan Sirketi'ne verilecek ayncahklar. Gerc;ekte, Almanya'mn Yakmdogu politikas1, bir "demiryolu politikas1" idi.
1880'de Berlin'de kurulan ~irketin amac1 Anadolu'ya girmekti. 1888'de Anadolu demiryollan Ozerinde yabanc1lara
tanmm1~ olan tum ayncahklar, Alman ~irkctine devredildi
ve 1902 ydmda lstanbul'dan Bagdat'a kadar demiryolu yap1m1 pro.jesi Alman ~irketine verildi. Bu proje Basra Korfezi'ne kadar bitirildigi takdirde, buyuk deniz imparatorlugu
olan lngiltere, Almanya kar~1smda s6m0rge avantajuu yitirmi~ olacaktt. Almanya, ustun kara gucunu demiryolu
arac1hg1yla Ortadogu'ya kolayca ta~1yabilecek duruma gelebilirdi.
lktidarmm ilk yirmi yilmda II. Wilhelm'm Yakmdogu
politikas1 ba~anh olmu~ saydabilir. Ancak, bu ba~an, Wilhelm'rn AbdCtlhamit ile dostluguna. dolay1s1yla ikincisinin
tahtmm saglamhgma dayamyordu. llerde gorOlecegi gibi,
1909 y1hnda Abdulhamit du~iiriihince, Alman politikas1 da
smulandmlm1~ oldu. Ancak, bu sm1rlama c;ok k1sa surdo.
Balkan bunahmlan, Osmanh yoneticilerini yeniden Almanya'ya yakla~uracaktlr.
10. Agtr Bunahmlar Donemi: 1908-1914
a. Bosna-Hersek Bunalmu
Avrupa emperyalizmiyle ilgili bohimde, 19. yuzy1lm sonlarma dogru dunyada somurgele$lirilebilecek alan kalmad1g1, bu yiizden Avrupa <levletleri arasmdaki ekonomik ve siyasal ~all~malann Avrupa'nm ic;ine ve ozellikle Balkanlar
bolgesine geldigi belinilmii?ti. l~te, 1908 tarihli Bosna-Herj

320

Bfrinci Dunya Sava~r'na Na~tl Gidtldi?

sek bunahm1 bu <_:atl~malarm en ouemlisidir ve hacca tarihte bu olay J. Dunya Sava~1'nm "provas1" olarak degerlen<lirilebilir.
Bosna-Hersek bunahmmm tcmelinde iki unsur yatar:
(i) 1878 Berlin antla~mas1yla i~gal ve yonetimini dine ge<;ir<ligi bu bolgeyi, Avusturya'nm ilhak etmek istemesi ve
(ii) 1904-1905 sava~1nda.Japonya'ya yenilen Rusya'nm Bogazlar yoluyla SKak denizlere pkmak istcmesi. Rusya bu
istegini gen;ekle~tirmek i<;in, ba~ta 1ng11tere'nin "vizesini"
almas1 gerektiginden, bu devletle daha once incclenen
1907 somurge anla~masm1 yapm1~tI. 1908 ytlmdaysa, Rus
ve lngiliz monarklannm Reval'de yapt1klan gorO.~mede,
Bogazlar ve Balkan sorunlan da soz konusu edildi. Rusya,
Reval goru~mesinden, lngiltere'nin kendisinin Bogazlarda
iistiin duruma gei;:mesine ses c;1karmayacagt sonucunu c;1kard1 ve bunu Avusturya'ya da kabul ettirmek i<;in fusat
kollamaya ba~ladi. Rusya ile Avusturya arasmda 1908 Eyliil aymda yap1lan Buchlau gorii~mesinde, Avusturya DI!;ii~
leri Bal<an1 Adtrenlhal'e gore, Rusya Avuslurya'yt BosnaHersek'te, Rus D1~i~Leri Bakam I.swobki'ye gore ise, Avusturya Rusya'y1 Bogazlar'da serbest buakm1~tL Goru~mder
kag1da dOkO.lmediginden, hangisinin dogru soyledigini bilmiyomz. Bilinen, Avuslurya'nm bu sozlu anla~maya dayanarak, 5 Ekim 1908'de Bosna-Hersek'i resmen ilhak ettigi
dir.
Bu davram~a kar~1 en sert tepki, toprag1 kendi dogal
yayilma alan1 olarak goren S1rbistan'dan geldi. llhak1, Balkan ulusc;:uluk hareketlerine agir bir darbe olarak degerLendiren S1rbislan, destek ic;:in Rusya'ya ba~vurdugunda
herhangi bir sonuc; alamad1. Slav milliyeti;;iliginin biiyi1k
clestekc;:isi Rusya, 1905 yenilgisinin ezikligini iizerinden
alamam1~, bagla~ng1 Fransa ise Balkanlarda <;1kacak bir c;atl~mada Rusya'ya yard1m edemeyecegini ai;ikc;:a belirtmi~ti.

I 321

Siyasi farilt (lllzi;aglarda11 I 91 R'e)

Buyok koruyucusunun desteginden yoksun kalan Subistan, Avusturya kar~1smda gerilemek zorunda kald1. Boylece, Sup ulus~ulu~u agu bir darbe yemi$, Rusya'nm buyuk
devlet olarak prestiji sarsilmI$ll. Ancak, Sirbistan, ilerdc
boyle bir bunahm pkar ve Avusturya yay1lmac1hgm1 surdururse, Rusya ister desteklesin ister desteklemesin, gerilememc karanm aldi. Rusya ile Fransa ise, ilerde <;1kacak bir
c;alt$mada Sirbistan'1 ve birbirlerini yahuz b1rakmayacaklard1. Yoksa, buyuk devlet olarak prestijleri kalmaz, 1894
iuifakmm inamhrhg1 ortadan kalkard1. BOyle bir durum,
ancak Avusturya ile Almanya'nm saldirganhgm1 k1$k1rtudt.
l~te, bu nitclikte bir uyu$mazhk alt1 y1l soma, 1914 y1lmda
c;1kacak ve taraOar ald1klan kararlara uygun hareket edeceklerinden, l. Dunya Sava~1 ba$1ayacakur. Bosna-Hersek
bunalnm, bunun ic;in "I. Donya Sava~1'mn provas1" niteligindedir.
Bu arada, Avusturya'mn Bosna-Hersek'i ilhak cctigi
gun, kan$1khktan yararlanan Bulgaristan tek tarafl1 olarak
bag1ms1zhgrn1 ilan etci. Osmanh devlcli ise, hukuken olmasa bile fiilen bu ol<lu billiyi kabullenmek durumunda kaldi.

b. Trablusgarp Sava~t
Bosna-Hersek'in ahnmasmm yo] ac;:ttg1 geli$meler Osmanh
Devleti'nin ba~ma bir de Trablusgarp Sava~1'm pkardL Daha Bogazlar konusunda harekete gec;meden Avusturya'nm
bu ilhak1, Rusya'nm hi.; ho!iiuna gilmemi$ti. Bogazlarla yakmdan ilgili devletler ilzcrinde bask1 yapabilmek i~in yamna Avusturya'dan ba~ka bir devletin destegini almak gerekiyordu. Ote yandan Italya, Avusturya'mn Bosna-Hersek'i
almas1m en az Subistan kadar tepkiyle kar$1lamt$ll. Yanmada devletlerinin di~ policika kahplanna uygun olarak,
Adriyatik denizinin kiy1larma yerle$ip kendini guvenlik al-

Hil'i11d Piinya

Sava~111a

Nasr! Gidildi?

tma almak istiyordu. Boylece, Rusya ile ltalya arasmda dogal bir yakmla~ma oldu ve iki devlet arasmda 1909 tarihli
Racconigi Antla~mas1 imzaland1. Buna gore, ltalya Rusya'nm, Rusya da ltalya'nm Bogazlar ve Trablusgarp uzerindeki c;1karlanm tamd1lar. Antla$madan iki y1l sonra ltalya
Trablusgarb'a sald1rd1; Rusya ise Bogazlar konusunda Osmanh devletine bask1da bulunmaya ba~ladt.
ltalya Trablusgarp'1 1911 Eylulunde i~gal etmeye ba~
lad1. tngiltere'nin M1su yolunu kesmesi yuzunden, Trablusgarb'taki birliklerini takviye edemeyen Osmanl1 devleti
sava~a c;ok kotii ko~ullar altmda girdi. Ancak, inat\:I bir direni~ kar~1smda halya i~gali hemen gen;ekle~tiremedi. Osmanh devletine bask1da bulunup ban~a zorlamak i<;in donanmas1yla Bogazlan zorlachysa da sonuc; alamad1. lkinci
olarak, Osmanh devletinin elinde bulunan Oniki Ada'y1 i~
gal etti ama yine istedi.gi ban~I elde edemedi. Avrupa'nm
yeni gucu ltalya, ya~h ve "hasta" Osmanh devletine kar~1
ustiinluk saglayam1yorclu. Devleti. Trablusgarp' tan i;:ekilmeye zorlayan ltalya'mn gucu degil, bu snada ba~layan
Balkan Sava~1 oldu. lki ate~ arasmda kalan Osmanh Devleti, 1912 Ekiminde imzalad1g1 Ouchi (V~i) Ban~1 ile Trablusgarb'1 ltalya'ya verdigi gibi, ~imdi ltalya'nm i~galinde
bulunan ama Balkan Sava~lan s1rasmda Yunanislan'm goz
koydugu Oniki Ada'y1 "gec;ici olarak" ltalyan koruyuculuguna b1rakti. Bu davram~. kuzuyu kurdun koruyuculuguna buakmaktan farks1zd1.
c. Balkan Sava~lan

1908 Bosna-Hersek bunalummn Osmanh devleti a(.1s10dan


bir ba~ka onemli sonucu, 1912-1913 Balkan Sava~landu.
<;:au~malarm temel nedeni ise, Bulgaristan ile Snbistan'm
Balkanlarda luzlanan faaliyetleridir. 1878 Berlin Ban~1 ile
umdugunu bulamayan Uulgaristan, hag1ms1zhg1m kazan-

Siyasi Tarih

(lll~~axlarda11191B'e)

dtktan sonra Balkanlar<la etkin bir politika izlemeye ba~la


m1~ti. Bosna-Hersek'in ilhak1 ise, SnbLc;tan'1 aym yonde bir
politika izlemeye itti.
1912 y1hnda bu iki devletin faaliyetlerinin <.;at1~mama
s1 i\:in Rusya, Bulgaristan ile Sirbistan arasmda arabulucuLuk ve duzenleyicilik yapmaya ba~Lach. Bunun sonucu olarak iki S1rp devletinin Osmanhlara kar~1 yapuklan anla~
maya daha sonra Yunanistan ve Karadag da katildt. Birinci
Balkan Sava~1. 1912 Ekiminde Karadag'm Osmanh devletine sava;; ac;;mas1yla ba;;lam1~ ve Osmanh ordulannm Balkan
devletleri kar~1smda hemen hemen her cephede yenilgisiyle sonuc;lanm1~tn. Taraflar arasmda sava~1 bitiren ban~ antla~mas1, 1913 May1smda Londra'da imzalanm1~ur. Londra
Ban~1'na gore, (i) Bir h~ka Balkan devleti ohm Arnavutluk
bagnns1zhgm1 kazamyor; (ii) 19. yuzy1hn ortalanndan beri
anla~mazhk konusu olan Girit adas1 Yunanistan'a veriliyor;
(iii) Osmauh devletinin Trakya smm, Edirne'yi d1~arda b1rakacak bit;imde, Midye-Enez ham oluyordu.
Balkan Sava~1 bu noktada bitmi~ degildir. Balkan devletleri Osmanh devletinden kalan miras uzerinde anla~a
mad1klarmdan, bu kez kendi aralarmda sava~acaklardu. L
Balkan Sava~1 sonras1 duzenlemelerinden ho;mut kalmayan
Yunanistan ve S1rbistan'm 1913 yilmda Bulgaristan'a sald1rmas1yla ba~layan II. Balkan Sava~1'na Romanya da kat1lm1~, Osmanh devleti de "firsat bu fnsattu" diyerek eski
ba~kenti Edirne'yi ele gei;irmi;;tir. IL Balkan Sava~1 Bulgaristan'm yenilgisi ve Agustos 1913 tarihli Bukre~ Ban~1 ile
bitti. Bu antla~ma ile Bulgaristan Dobruca'y1 Romanya'ya,
Kavala'y1 Yunanistan'a veriyor, Makedonya'dan ufak bir
toprak pan;as1 ahyordu. Bu antla~mayi izleyerek Osmanh
devleti de Bulgari.stan ile Istanbul, Yunanistan ile Atina,
S1rbistan ile lstanbul ban$lanni yapacak, Bulgarislan Edirne'yi geri verecektir. Bu ve oteki iki devletle imzalanan ba1 324

Birinli .Du11ya Sava~ina Nas1I Ciidildi?

rI-? antla-?malannda, Balkan devlellerinin s1111rlan ic;inde


kalan Turk azmhklarmm durumuyla ilgili hukumler bulunmakta, Turk halkmm din ve mezhep ozgurlugu, Turkc;e ogretim yapan ilk ve ona okullarm ac;1lmas1 gibi konular i~lenmektedir.
ltalya ve Yunanistan'm i~galine ugram1~ ve hukuken
Osmanh toprag1 olan Ege adalan konusunda, bu antla~ma
larda herhangi bir hokum yoktur. (~unko., bu konuyla
Londra'da toplanm1~ bulunan Elc;iler Konferans1 ugra~
maktayd1. Konferans 1914 $ubaunda ~u karan ald1: Meis
adas1 dt-?mda ltalya'nm i~gal ettigi adalar Ilalya'ya, Imroz
ve Bozcaada d1~mda Yunanistan'm i~gal ettigi adalar isc
Yunanistan'a b1rak1lm:akt1r. Ancak, konreransm ald1g1 hu
kararlarm hukuki bir deger kazanabi.hnesi ir,;in, ltalya ile
Yunanistan'm Osmanh devleti ilc ayn ayn antla~malar imzalamas1 gerekiyordu. I. DCmya Sava~1 ba~lad1gmda ise, hu
nitelikte antla~malar yap1hm~ dcgildi.
19. ytizy1lda ba?layan Osmanh devletinin par~alanma
siirecinin, 20. yuzy1la girildigindc doruk noktasma vard1g1
apk<;a goruluyor. tlerde ele almacag1 gibi, Osmanh devleti
1914 y1lmda I. Dunya Sava~1'na girecek, bu sava~ sonunda
600 yilhk omnim1 lamamlayacakt1r.
lkinci Mqrntiyet
Osmanh devlelinin par<;alanmii c;i.i.red uzcrindeki :!t;i!damalan bitirmeden once, bu devlet a<;1smdan onemli bir gel~me olan II. Me~ruciyet hareketinder. soz etmek gerekir.
19. yuzyllda giderek gu<;lenen Helen, Cermen ve Slav ulus\:U ak1mlarma kar~1, II. Abdolhamit Panisiamizm goni~unu
savunmakta, ancak bunun devleti daha da par\:alanmaktan
ahkoyacagma inanmakta ve i\: politikada da ba~ka yonde
dii~uncelere izin vermemekteydi. Dstdik, yava~ yava~ Osmanh devlcti \izerindeki etkisini artumakta olan Almanya
t;.

<la, kendi c;zkarlan ac;1smdan, bu Panislamist politikay1 des


teklemekteydi.
Ancak, Abdolhamit'in gittiki;e koyula~an bask1 yoneti
mi, devletin giderek parc;alanmas1 ve ozellikle Kmm Sava
~i'ndan soma gun gec;tik\'.e daha da bozulan ekonomik w
mali durumun yaratt1g1 s1kmt1, devleti ger~ek bir tehdit altmda buakmaktaydI. Bu durumda Osmanh aydmlan, iilkcdcki mutlak1yetc;i yonetime son vcrerek 1876 Anayasas1'111
yeniden yururliige sokmak, pan;alanmay1 ekonomik vc
toplumsal geli~me ve ilcrleme yoluyla cngellemek geregini
duymu~lar ve bu yonde gizli dernekler kurmaya ba!?lam1~
lardI. Kurulan dernekler ic;inde en onemli ve etkili olarn
"htihat ve Terakki Cemiyeti" idi. Cemiyct uyeleri 1905 y1hndan sonra ozellikle Trakya'da bulunan ordularm ii;inde
h1zla yay1lmaya ba~ladI.
lttihat ve Tcrakki harekcti, temclde Bat1'nm ustunlugune kar~1 ulusalc1 bir harekettir vc daha once gordugumuz Asya ve Afrika direni~leri arasrnda belki de, eger iktidara gelmck onemliyse, en ba!?anh olamdir. K1saca, 19.
yuzyzhn sonu ile 20. yuzy1hn ba~mda Avrupa-d1~1 dunyada
ortaya c;1kan uyam~m, isyanm c;en;evesi ic;inde degerlendirilebilir. lttihat ve Terakki'nin ulusc;:u niteligi o donemde
ai;.1 kca ortaya konmanu~sa da, faaliyetlerinin ozti ve 1908'
de iktidara ag1rhgm1 koyduklan sonraki 6nlem1eri, Battkar~Jll ulus<;:u temelini, duraksamaya yer vermeyecek ol<;ude gostermektedir. lttihatc;Ilar arasmda <;ok <;e~itli bolunculer olmasma ragmen, bir noktada hemen hemen tum uyeler birle~mi~lerdi: Oteki Asya harekellerinin ama~lanyla
ko~ut olarak, devleti parc;alanmaktan ve kapitulasyonlar
ad1 altmda Bat1'nm ekonomik ve mali denetimin<len kurtannak.
Gen;ekten, 1908 Haziran'mda lngiliz ve Rus monarklannm Reval'de bulu~tuklan ve Bogazlar, Istanbul ve Ma-

birinc.i Di.inya .Sa\a~1'na Nasll Gidi!dP

kedonya'nm gelecegi konusunda gorli~meler yapttklan haberinin yay1lmas1, lttihat~tlan harekete ge~iren en onemli
olay olmu~tur_ htihat.c;dara gf1re, parc;alanma tehlikesinin
anmas1 kar~tsrnda, Osmanlt devletinin ba~mda parlamenter, yani se~im yoluyla iktidara gelecek gtt~h! ve saglam bir
hukumetin bulunmas1 son derece onem kazamm~ll. (:.unku, ozellikle Balkanlar'dan, ~ikayetlerini kendilerinin ifade
edebilecekleri temsilcilerin lstanbul'daki parlamentoya gelmeleri, reformlar yfmi.in<le Avrupa devletlerinin bask1l:mm
azaltabilir, gu~lii bir hiikumet de bu bask1lara kar~1 koyabilirdi. Ru du~uncelerle hareket eden Trakya ordularmm
artan bask1s1 kar~1smda, IL Abdulhamit 23 Temmuz
1908'de anayasay1 yeniden yururluge koyarak, IL Me~ruti
yel dc:'mt:mini ac;mt<?ltr.
Gen;ekle, lttihal ve Terakki hareketi, l 9. yuzy1l hoyunca artan azmhk faaliyetlerine, imparatorluktan aynlm.alar siirecine ve Avrnpa devletlerinin gerek ekonomik
gerekse siyasal m1:idahale ve c.knt:limine kar~1, imparatorluk ic;indeki Turk unsumnun ustunluk mucadelesi olarak
<legerlendirilehilir. Zaten ulusc;u niteligi buradan kaynaklanmaktad1r. htihal ve Terakki ikti<lara agerhgnu koyduktan sonra, 1ngiltcre, fransa, ltalya, Rusya ve azmhklann
ekonomik ve siyasal Ostiinliiklerine ka~1, boyle bir ustunlugc tam olarak sahip bulunmayan Almanya'ya kaym1~. bu
devletin destegiyle, hemen hemen her firsatta, kapittilasyonlan kaldmnaya c;ah~m1~t1r. Aynca, Grek yanmadasmm
imparatorluk ticaretindeki iistun durumuna son vermek
i~in etkili saydabilecck bir boykota ba~Hm1~l1r. Ornegin,
M.akedonya demiryolunun Grek yanmadasmdaki ~ebekeye
baglanmasnn cngelleyerek, bu devletin Osmanhlar kay;;1l1
geli~me ve geni~lemesini onlemeye ~abalam1~tir. Ancak ne
yaz1k ki, lttihat ve T rakki'nin bu yondeki faaliyetlcri,
Trablusgarb, Balkan ve 1. Dunya Sava~lan'nm kan~1k ve

son derecc s1kmt1h giinleri ic;inde


yecektir.

ba~anh

sonuc;lar verme-

H. 19. YDZYILDA OSMANLI DlPLOMASlSlNDEKl


GEL1$MELER 2

I. Cokyonlii Diplomasi Geregi


19. ylizy1lda Osmanh devletinin ic;: ve d~ politikas1 Ozerindeki ac;1klamalar, bu yilz)'llda devletin izledigi politikaya
yon veren ve ir;erde yap1lan reformlarda buyuk pay1 bulunan sivil burokrasi ve ozellikle d1~i~lcri burokrasisindeki
geli~meler incelendigi taktirde, eksik kahr. Bu bak1mdan,
Osmanh devletinin Bat1h anlamda uluslararas1 diplomasi
ir;i.ne giri~i. sivil biirokrasinin devlet yonetiminde ba~at duruma gec;:i~i, bu burokrasinin reform hareketleri ic;:indeki
yeri, d1~~lerini yuruten orgutun geli-?imi ve kar~1la-?t1g1
zorluklar, devletin 19. yuzy1ldaki tarihini yalmz etkilemekle kalmam1~. aym zamanda bir;imlendirmi~tir.
19. yuzy1lla birlikte gerek Osmanh devleti gerekse Avrupa'da, imparatorluklann varhklanm surdiirmelerinin,
yaJmz askeri yeLeneklerine de~il. aym zamanda otel<i bOyuk devletlerle ili!lkilerde diplomasiyi etkin bir bic;:imde
kulhnarak, ulusal c;:1karlanm diplomatik arac;:larla gen;ckle~tinnelerine de dayand1~1 anla~1lmaya ba~;landi. Osmanl1
devleti i~in bu durum ozellikle 1829 tarihli Edirne Ban!lI'ndan sonra tom apkhg1yla ortaya i;ikt1. Hele Mehmet Ali
2

Bu bolumun yaz1lmasmda en 1;ok yaradan1lan kaynaldar: Caner V. Findley,


Buuaucratic Reform in th~ Ottoman Empirt, 1980, New Jersey. Princeton;
Enver Ziya Karal. Osmanl1 Tarihi, c. 1, 6 ve 7, 1970, Ankara. Ttirk Tarih
Kurumu Yaym1; Lord Kinross, Th~ Ouoman Centuries, 1977, ls1anbul. Sander Kitabevi.

I 328

Birinci DUnya Sav~i'na Nasll Gidildi?

Pa~a

bunahmmm imparatorlugu i<;ine dii~iirdugu gui;: durumdan, Avrupa devletlerinin ortak tutumunun kurtannas1, art1k etkin diplomasiyi Osmanh devletinin vazgei;ilmez
bir arnc1 haline getirdi.
2. Reis-iii Kuuaphk Dairesinin Onem Kazanmas1
Avrupa devletlerinin ortak destegine bagh kald1g1 surece,
devletin as1l gereksinimi olan devlet adamlanntn, Avrupahlarla ili~kileri bilen ve bu iilkelerle i~birliginin dayand1g1
i;:e-$itli reformlan gen;ekle~tirebilecek yetenekte olmalan
gerektigi ai;1k\:a ortaya <;:1kti. Bunun sonucu olarak, 19.
yO.zy1la kadar Osmanli devletinde "d1~i;;leri hakam"mn yerini tutan "Reis-ul Kuuap"m dairesi onem kazanmaya ba~
lad1. Ashnda, gerileme donemi (1600-1789), dini ve askeri
kurulu~larm etkinliklerinin yava~ yava~ azalmasma ve Reis-ii! Kiittaphk hizmetlerinin ag1rhgmm artmasma tamk
olmu~tur.

Osmanb devletinde Reis-01 Kuttaphgm ii;inde DivamhOmayun Kalemi, onun ba~mda da Beyliki;:i bulunmaktaydi. Bu daire, 18. yuzy1la kadar "kalem" denen i.'11;: bolo.me
aynlm1~t1. Bunlardan Beylik bolumunun gorevleri !?uydu:
(i) yasalann, (ii) musluman olmayan tebanm hukuki statiisiine ili~kin kurallann, (iii) yabanc1 ulkelerle yap1lan anla!?malann ve verilen ayncahklann kayd1 ile (iv) bunlara
uyulup uyulmad1gmm anla~dabilmesi i~in gereken onlemlerin almmas1. Tahvil bolumu, i;e~itli alamalanmn kayitlarnun tutulmas1, has, zeamet ve tnnar gibi toprak ayncahklan ve bunlardan dogan geliri gosteren tahvil tezkeresinin
i;tkanlmas1yla ugra~1yordu. Riius dairesi ise, runs denen
rutbelerin verilmesiyle gorevlendirilmi~ti. Bu, bir yaz1~ma
kalemi olmakla birlikte, asil gorevi dini egitimi bitirmi~
olanlara Riius smavma sokarak, kazananlan dini kurulu-

Siya5i Iarih (ilkcaglardan 19 IB'e)

kademelerine atanrnkt1- GoruklugO gibi, devlelin d1;;i;;lerini yuruten kurulu-?, uzmanla-?mt-? olmaktan
uzakn ve d1~ ili~kilerin yanmda toprak ve din i~leriyle ugra-?maktayd1.
Reis-ul Kuttaphga baglanan bir ba~ka daire, Divamhumayun TercO.mani'd1r. Onceleri c;.evirmenler, Sarny'daki divana hizmet etmekteydiler. Ancak, Reis-iil Kuttap yava~
yava;; d1~ ili~kilere bakan biri olunca, <;-evirmenlere de
onun dairesinin elemanlan gozuyle bak1lmaya ba~landi.
19. yiizy1hn onalarmdan 1821 tarihine kadar bu gorev Istanbul'daki Yunan ailelerinin tckelinde kalm1;;Ln. Gorevleri
(i) Sadrazam katma yani Bab1ali'ye sunulan yabanc1 dildeki
belgeleri i;:evirmek, (ii) resmi gorii~melerde Avrupa elc;.ilerinin demec;lerini Sadrazam ya da Sultan'a i;evirmek, (iii)
kapah i;ah~malarda Reis-ul KO.ttap'm dediklerini yabanc1
diplomatlara i;:evirmekti. Divamhumayun Tercumam, Avrupah diplomatlan ziyaret eden tek Osmanh memuruydu.
K1saca, d1;;i~lerinin yurutiilmesinde Reis-ul Kiittap'tan sonra en onemli memur idi.
Divamhumayun terciimanlarmm hemen hepsinin
Musluman olmayanlardan olu;;mas1, Miislii.manlarm Osmanh okumu~lannm daha i;ok Arapi;a vc Farsi;a uzerinde
bilgi sahibi olmalan ve <;-ok azmm Ban dillerini bilmclerindendir. Bilenler de zalen bu gorevi O.stlenmek Lo;tememi~
lerdir. Hiristiyanhkta.n donmelerin yerine Yunanhlann bu
goreve gelmelertnin nedeniyse, Miislumanlann bu kulturel
egilimleri ve lstanbul'da bir cins "Yunan aristokrasisi"nin
dogmas1d1T. Kcntin Fcncr bolgesinde oturan bu aristokrallar, elde ettikleri geliri, ailelerinin zenginle.!jmesi, Grek kulturunii gu~lendirip yayma ve hem Ortodoks hem de Osmanh saltanat sistcminde gu~ ve statulerini artirmak ii;:in
kullamm$lard1r. Bunlardan bazilan c;ok <la unto. olmu!?tur.
Ornegin, Koprulu Ahmet Pa~a'ya (1635-1676) hizmet eden
~un i;:e~itli

I 330

Bi ririci Du11ya

Saa~1 'na

Ncml Gidi ldi?

ve Karlofc;a Ban;;1'na varan gorii.~melerde ki.lil bir rol oynam1~ bulunan Alexander Mavrocordato, bunlardan biridir.
lstanbul'daki Yunan aristokrasisi, yani "Fenerli Rumlar"
zamanla siyasal nilelikle gorevler de alm.aya ba$1a<l11.ar. Ornegin, Eflak ve Bogdan gibi bagh prenslikler Bab1ali'de iki
Lane Yunanli Kap1 Kahyas1 larafmdan temsil olunurlardi.
Fenerli Rumlar bu siyasal gorevlerini, Bizans emperyalizminin "Megalo ldea"s101 yeniden canlandmnak ii;:in de
kul lanmI!?la rdu.
3.

D1!?i~leri

Bakanhg1 ve Sivil Burokrasiuin Temelleri


(1790-1839)

III. Selim'in (1789-1807) "Yeni Duzen" (Nizam-1 Cedid)


reformlan ic;inde en yenilikc;i at1hm1 say1labilecek olam,
l 793'le bii.yii.k Avrupa ba~kentlerinde sii.rekli buyii.kelc;iliklerin aplmas1 ve boylece Osmanhlarm surekli ve kar~1hkl1
diplomasi ile ilgili Bau kavram1m kabul euni~ olmaland1r.
Bu olay, aym zamanda, Reis-iil Kuttaphgm onem kazanmasm1 ve yeni bir yaz1~ma ditinin dogmasm1 saglam1~nr.
Yeni elit, yalmz imparatorlugun d1~ ili~kilerinde sorumluluk almakla kalmam1~, aym zamanda diplomasiye uyum
saglama ile kazamlan baL1lt kulturel egilimin sonucu olarak, devletin if,:~lerinde de modernle~menin onciileri olmu~lard1r.

Osmanh devleti daha once d1$arda siirekli bii.yukeli;:i


bulundurmad1gmdan ve yabanc1 ulkelerin lstanbul'da bulundurduklan siirekli buyiikeli;ilere Avrupa uygulamasma
uymayan sm1rlamalar gelirildiginden, Avrupa tipi diplomasiye ge1;i~. beklendiginden daha karma~1k sorunlar ~1kard1. Ornegin, 18. yuzy1lda lstanbul'daki buyukel~iler
hala hirer konuk gibi gorii.lmekteydi. (Jlke ii;inde masraflanm Osmanh hukiimeti kar!?Ilar ve gezilerinde yanlarma bi-

Siyc.ui Tdril1 (/lk{aglarda11 1918'<')

rer mihmandar koyardi. Dstelik, malikanelerinde hir c;:e~i1


goz hapsinde bulundurulur, seremonilerde bazen kuc;:iik
dii~iiriilur ve temsil ettikleri olkelerle Osmanh devletinin
aras1 bozuldugunda hapse girebilir ya da rehine durumuna
dli-?ehilirlerdi.
Ill. Selim'in buyukelc;ilik ac;ma plamnm ilk uygulamalan Londra, Paris, Viyana ve Berlin'de oldu. Di;:er yilhk sOrelerle gonderilen buyukelc;ilerin yanma, gorevleri dil ogrenmek ve devlet hizmelinde oteki yararh bilgileri edinmek olan gene;: memurlar da verilmi~ti. Bu yonde ilk ad1m,
Yusuf Agah Efendi'nin l 793'te Londra'ya gonderilmesidir.
Selim, bunlara ek olarak, d1~ardaki Osmanh yuma-?lannm
ticari c;:1karlanm korumak ic;in konsoloslar da tayin etti.
Daha l 725'te Sadrazam Nev~ehirli Ibrahim Pa~a. Omer
Aga admda birini Viyana'ya konsolos gondermi~ti. Bu,
onemsiz tek bir olay gibi gorunse de, Lale Devri'nin ozelligi olan degi~iklik hevesini gostermekteydi. lster resmi isler
gayri resmi olsun, 1725 ile 1802 tarihleri arasmda Osmanl1
konsoloslan c;e~itli Avrupa merkezlerinde boy gostermeyc
ba~lam1~lard1.

K1sa dcinemde du~uniih.irse, UL Selim'in surekli diplomatik ve konsuler temsil sistemi, "Yeni Duzen"in oteki bohimlerinden daha ba~anh olmu~ degildir. Napolyon doneminde diplomatik havanm degi$ken niteligi ve Selim'in
du~mesi, bu durumu etkileyen unsurlard1r. Aynca, bu ilk
kurulan buyokel~iliklerin sorunlan, 19. yuzy1I Osmanh reformistlerinin yenmeleri gereken gu~luklere de 1$lk tulmaktadtr. En onemli ve temel sorun, surekli ve kar-?1hkli
diplomasi sisteminin i~lemesini saglayacak geli$IDi$ bir 6rgutsel temelin eksikligiydi. Her ne kadar Reis-01 Kuttap
Dt$i$leri Bakam'nm baz1 gorevlerini iistlenmi~se de onun
denetimi altmdaki kalemler daha once goruldugu gibi, hi\yiik bir imparatorlugun d1~ ili-?kilerini e~gudumleyip yurO-

Birind Dunya Savasi'na Nasil Gidildi?

tebilecek uzmanhga eri?mi~ degillerdL Bu orgO.lsd eksiklige, yetenekli ve egitilmi~ personel bulmamn gu<;:luklerini
de eklemek gerekir. Bunlarm bir uzantis1 olarak, modern
anlamda d1:;; polltika planlamas1 ve uzun sOreli uygulamas1
da yoktu. Elr;iliklerin raporlarmdan anlad1g1m1z kadanyla,
bunlann ugra!iinklan konular, ittifak ya da askeri yard1m
arama ve yabanc1lann Osmanh devletinde elde ettikleri ticari ayncahklan Osmanh tuccarlanna da saglama gibi zor
i~lerdi. Bu arada, baz1 biiyiikelr;iler Avrupa bas1mm etkilemeye r;ah:;;m1~lar ya da en azmdan bu bas101 lstanbul'a hildirmi~lerdir. K1saca, Osmanh buyukelc;:ilerinin izleyebilecekleri ozgul politika ama<;:lan yoktu. Onlardan beklenen,
gonderildikleri ulkeler hakkmda genel bHgiler vermekli.
Bu, Bat1hla:;;ma yonundeki reformlar ba~lad1g1 zaman, devletin Bau dunyas1 ile ili~kilerinde kulturel bag1mhhg1 da
beraberinde getirmi~tir.
Selim'in du:;;mesinden sonra, reform hareketleri kesintiye ugrad1gindan, yaw~ma hizmetinin geli~ebilecegi ufuklar da darald1 ve diplomatik temsil sistemi zay1fladL. 1811
y1lmda, yukarda sozu edilen merkezler maslahatguzar duzeyine indirildi. Konsolosluk hizmetiyse 18. yuzy1ldaki
gayn resmi havasma burundu. 182l'den sonra Yunanhlar
hakkmdaki ku!iikular, Fener elitine de s1~rad1. Bunun goslergesi, DivamhO.mayun'daki Yunan tercumanlarmm i;;lerine son verilmesi ve yerine Bab1ali'de TercO.me Odas1'mn
kurulmas1dir. Dogal olarak, Yunanhlann yerine hemen yetenekli ve bilgili c;:evirmenler bulunamad1g1 ii;in, gei;ici bir
sure i;;evirmenlik i!?i karanhkta kalm1~lir. Terell.me Odas1'nm buyumesi ve onem kazamnast, 1830'larla ba~lar.
Mehmet Ali Pa.?a bunahmmm yogun diplomatik ortammda Oda'nm prestiji yukselmi-? ve buraya ilerde hem D1~i~le
ri Bakam hem de Sadrazam olacak Ali ve Safvet Efendiler
gibi yetenekli ki~iler girmi;;tir. Birkai;; yil ii;;inde bunlara,

1333

Siyasi Tmih (11k<aglarda11 1918(>)

Herdc Sadrazam olacak Ke<;ecizade Fuat ve Ahmet Vefik


Efendiler de eklcnccektir. Oda'da Mustafa Re~it Pa~a ile
birlikte Ali ve Fuat Pa~alarm da bulunmas1, burasmm ne
kadar onemli ve itibarh bir yer oldugunu gostennektedir.
Aynca, l8H'de Oda, otuzu a-?km memura da sahip olmu!?tur.
ll. Mahmut doneminin (1808-1839) sonlarma dogru
surekli d1~ temsikilik kurulmas1 yeniden gondeme geldi.
l834'te Mustafa Re!?it Bey ( l838'de Pa~a) Buyukelc;:i olarak
Paris'e gonderildi. Daha sonra bunu ba$ka bityiikelc;;iler ve
konsoloslar izledi. Ancak, diplomatik temsilin yeniden
ba~lamast, Selim zamanmm sorunlanm yeniden ortaya c;:1kardL Bunlardan Mahmul donemi ic;in en belirgin olam,
Osmanh burokratik ya~ammm koruma gele.neginin, diplomatik sistemin rasyoncl i~lemesini engellemesidir. Ornegin, diplomatik atamalarda ki~isel ili~kiler, yetenekli ki~ile
rin buyf1keli;i olmasm1 engellemi~tir. lkinci sorunsa,
hizipler arast rekabetin diplomatik temsile etkisidir. Bunun
beli.rgin bir ornegi, ileri gden reformculann koruyucusu
olan Perlev Pa~a'nm l837'de olmesinden soma, bO.yOkeh;;ilerin ve bunlarm atand1g1 merkez orgutu personelinin degi~tirilmesidir.

Bununla beraber, l 790'lardaki durum ile l830'lardaki


durum arasmda onemli farklar da vardu ve bunun onemli
nedeni, uluslararas1 ortamdaki degi~ikliktir. 1830'larda Ortadogu sorunu Avrupa'nm buyuk devletlerinin ilgisini,
otuz y1l oncesine gore daha fazla i;;ekmeye bas.lam1s.tt. Bu
devletler Mehmet Ali Pas.a bunal1mma orraklas.a miidahale
etm~ler ve Osmanh devletini ortakla~a desteklemi~lerdi.
Dogal olarak, bu desregin s1mrlan ve bir de bedeli olacakt1.
Osmanh devlet1 ticaret alanmda <;e.$Hli ayncahklar verecek
ve Avrupahlarm istedikleri reform hareketleri yap1lacakt1.
Bu kos.ullar alttnda II. Mahmut'un diplomarlan, M1s1r ve

Birinci Diinya Savas1'n11 Nas1! Gidildi?

Cezayir sorunlanmn c;:ozumu, gumruk tarifelerinin gorii!?iihnesi, Avrupa hasmm1 etkilemek ve yeni diplomallan
egitmek gibi gorevlerinde ba~anli olamad1lar. Ancak, bir
ba~ka alanda etkili oldular. Bu da, Avrupa'daki deneylerini
tam anlam1yla hazmecmeleri ve halka bunu anlacmadaki
ba~anlandlr. Boylece, Osmanh devletini Bat1'ya degil, Bat1'yi Osmanh devletine tamtma yoluyla, d1~ ili~kilerin dar
\:en;;evesini a~an bir nofuza sahip oldular. 19. yuzy1l Osmanh reform hareketlerinin yiiriitiicii motoru, i~te bu diplomat kokenli ve aydm devlet adamlan olmu~tur.
Yeni Osmanh diplomatlarmm en iyileri, donemin etkili devlet adamlan Metternich ve lngiliz Ba-?hakam Palmerston ile dogrudan temaslan olan ak1lh ve yetenekli diplomatlardir. Sadik Rifat ve Mustafa Re~it gibi diplomatlarm
merkeze gonderdikleri raporlar, 1830'larm Avrupasmdan
almacak derslerle doludur. Onceleri bu yetenekli ki;;ilerin
Osmanh elitindeki sayilan azdi. Sadik Rtfat, Mustafa Re~it
ve daha gene;: olan Alive Fuat Efendiler vb. Ancak, zamanla hem sayilan hem de etki ve uzmanhklan arlacakt1r.
Bunlarm, Osmanh reform hareketleri i<;indeki yerlerine
uygun olarak, Reis-ul Kuttaphk da artan bir onem kazand1.
Bu yeni sivil burokrasiye orgiitsel bir temel hazirlamak isleyen 11. Mahmut, Tercume Odas1'm gii<;lendirip
diplomatik ve konsOller faaliyeti canland1rd1ktan sonra,
l836 Martmda Reis-iii Kuttaphgi "Hariciye Nezareti" yapll. Bu yalmzca bir unvan degi~ikligi degildir. Aym y1l MU.sle~arhk, yani D1~i~leri Bakan Yard1mc1ligm1 kurdu. Bu dei~;i~ikliklerle birlikte, Bab1ali ve yaz1~ma i~leri de <;ok onemli degi~iklikler gei;irdi. Yeni D1~i$leri Bakanhg1 ile yeni bir
sivil bii.rokratik elit yaratma sureci de ba~lad1. Ancak, gerek geleneksel Osmali hizip<;iligi ve gerekse baz1 reformlarm hi<; incelenmeden aceleyle uygulanmaya ba~lanmas1,
I 335
I

Siya.~i

Tarih (llk,aglardan J 9J8't)

bu olumlu gidi?in onemli zaaflan oldular. Arna, II. Mahmut bu ku~kulan bir kenara ilmi~ti. Onun ir;in onemli
olan, geni.~ reformist dii~unceler ir;inde, diplomatik hizmetin canianmas1 ve modern bir d1~i~lcri orgutiiniin kurulmasiyd1.
4. Tanzimat Doneminde Sivil Biirokrasi (1839-1871)
II. Mahmut'un 1839 y1lmda olmesiyle, Sultan ile yuksek
dereceli memurlar arasmdaki gur; r;at1~mas1 r;ozulmii~ ve
1871 ytlma kadar surecek olan yeni bir reform donemi
ar;1lm1~tu. Bunun boyle olmasmda Lt\: onemli unsur vard1:
(i) Mahmur'tan sonra rahrn oturan Abdulmecit (18391861) r;ok tehlikeli bir donemde vc 16 ya~mda hazirhks1z
bir monark olmu?tUr. Abdulaziz (1861-1876) otoritesini
kurmak isteyen ama bunu yapabilcek akli dengesi olmayan
bir sultandI. V. Murat'm (1876) akli dengesizhgi, ur; ay
1r;inde tahttan almmasma yol ar;m1~tJ. K1saca, Osmanh Hancdanhg1 II. Abdulhamit'e (1876-1909) kadar II. Mahmut'a gerr;ek bir halef r;1karabilmi$ degildi. (ii) 1830 reformlanmn yoksek kademeli memurlara saglad1g1 memuriyet guvencesiyle burokratik esneklik azalm1~ ve gucCm
sultandan yuksek memurlara dogru kaymasma yol ar;m~
tu. (iii) Siyasal gucun reform yanhlanmn eline ger;mesiyle
as1l ag1rhk bu sivil burokrasi ii;inde yeni diplomatik elitin
elinde toplanm1~ur. En sonuncusu 187l'de oJecek buyuk
devlet adamlarmm ba~anh yonetimleri sayesinde, sivil burokrasi gucunii artirm~ ve Bab1ali gen;ek bir hukiimet
merkezi durumuna gelmi~tir.
Bu uc; unsur, birbirleriyle etki-tepki ili~kisi ii;inde,
hem buyiik bir siyasal istikrars1zhk hem de reformlarla dolu yepyeni bir donem ai;tt. Bunun ad1 da donemi geri;ekten
c;ok guzel anlatan "Tanzimat"tu (yeni bir duzen getirrne,
I 336

BiTinci Dlinya Sava~1'na Nani Gidi!di7

dOzenleme). Bu donemde Mustafa Re~il Pa~a 1846-1852


y:illan arasmda siirekli Sadrazam, 1854'ten oldugu 1858 y1lma kadar yeniden ii~ kere Sadrazam olacaktir. Bu arada
nufuzu, gent; taraharlan Ali ve Fuat Pa~alara gec;meye ba~
layacaktu. Ali, l846'da Hariciye Nazm olmu~, 1852'de
Sadrazamhga gelmi~tir. Fuat, her iki makamda da onu izJemi~tir. Mustafa Re~it'in oh:.lmiinden sonra bu ikisi, Ali'nin
187l'de olumune kadar Sadrazamhg1 lekellerine alacaklardu. 0 donemde Osmanh devletinde l\:i~leri Bakanhg1 yoktu. Bu gorev Sadrazamm uh<lesindeydi. Dolay1s1yla, devletin bu iki onemli makam1, yani Sadaret ile Hariciye Nazuhg1, tiim yonetime egemen olmU$CUT. Aynca, yukarda belirtildigi gibi, sultanlann zay1fhg1 da, siyasal denetimin bu
iki makama gec;mesini etkilemi~tir.
1871 yilma gelindiginde, D1~i~leri Bakanhg1 Bab1ali'
nin en geli~mi~ bolumu ve yap1s1 itibariyle bin;ok yonden
en modemiydi. Ancak bu durum, ~imdi c;:ok yaygmla~m1~
bulunan bakanhgm \:e~itli daireleri arasmda e~gudumiin
saglanmas1 sorununu ortaya c;:1karmaktayd1. Tanzimat
adamlarmm uzerinde hi<; durmad1klan bu konu, durum
i.~in i<;:inden \:Ik1lamayacak bir hale gelene ka.clar, yakm bir
ilgi gonnedi. Yine de, orgutun ba~mda bulunan bakan, sclefi Re1s-ul Kuttap'tan daha ozgul bir bic;imde sorumlulugu
daguabilmekte ve denetimindeki dairelerden biri olan Divamhurnayun arac1hg1yla s1fatmm otesinde bir nufuza sahip olabilmekteydi. Ostelik, banhla~ma ve Batl larafmdan
bask1da bulunulan bir donemde, Bat1h iilkelerle ili~kiler
den sorumlu olan D1~i~leri Bakam, hukurnet politikasmm
bin;:ok alanmda soz sahibiydi. K1saca, Dt~1~leri Bakam hukurnette ikinci adam dururnundaydi.
Osmanh devletinde reform hareketi duz bir egri c;:izmi~ degildir. (.unku, Sultan'tn geleneksel gucu hala ilkesel
olarak smulandmlm1~ dcgildi ve egemenligin nereden kay-

l 337

Siyasi Tarih (lliuAglarcian 1918't)

nakland1g1 konusu bulamkt1. Tanzimat doneminde siyasal


ya$amm ana temas1 bu degil, burokratik sistemin kurulup
faahyete gec;irilmesiydi. Buna ragmen, Bab1ali'ye bagh bii.rokratik kurulu!?lar onemli deg:i!?iklikler gec;irmi!?ti. Sadrazamm alunda yeni bir daire kurulrnU$, Dl$i;>leri Bakanhg1
orgiitsel apdan yaygmla!?IP farkhla!?IBI!? ve yeni orgutlenme
kavramlan, yuzeysel de olsa, ortaya <;1km1~t1. En onemli
yenihk neydi dense, !?U soylenebilir: Turkiye Cumhuriyetinin diplomarik ve konsO.ler tarihi ve bugunku D1$i$leri Bakanhg1, 1830'lardan bugune kadar kesintisiz bir geli~im siireci gec;irmi!?tir. Bunun yanmda Suray1devlet ve Cumhuriyet donemindeki halefi olan Dant~tay da 1868 yilmdan
ba!?layan bir evrimin i.in:iniidur.
5. I. Me~rutiyet ve Sultan'm OstOnlugiine
Geri Donii!?

187l'de Ali Pa~a'nm ohimii., iktidann merkezinin degi;;mesine ve Tanzimat donemindekinden daha bunahmh bir doneme girilmesine yol ac;;tr. Abdulaziz yonetime agirbgm1
koydu ve reformculann sinsi dO.$mam Mahmut Nedim Pa~a'y1 Sadrazam yapn. Bu pa~a, Tanzimat'm kurdugu burokratik sistemi dag1tm1~ ve yiiksek kademe memurlarm1 surekli degi!?tirerek burokrasiyi hareket edemez duruma
getirmi~tir.

Yonetim merkezinin d1~;anda ortaya ~ikan bunalunlar


ve aydm ak1mlar da kan~1khg1 artLTm1~ttr. Gene;: Osmanhlar hareketinin yanmda bir de Panislamist ak1m ortaya c;:1kt1. 1873-1875 y1llannm tanm bunahm1, ekonomik durumu
ic;:inden pkilmaz bir hale getirdi ve d1~ borc;:lar Mahmut
Nedim Pa!?a'nm, ii.lkenin iflas ettigini ac;:1kc;:a belirtmesine
yol ac;acak kadar yogaldt. 1875 Hersek ayaklanmas1 ve tum
Balkanlara yayt!ma tehlikesinin belirmesi, d1!? mudahale ve

l 338

Bi rinci Dunya Sava$1'na. N1ml Gidildi?


sava~

tehlikes in i de beraberind e getirdi. 18 7 6' da boy lesine


bir ortamda, o zamana kadar c;ok az bilinen IL Abdolhamit
tahta getirildi.
Bu arada Balkanlarm durumu giderek koti.ile;;mi;; ve
yeni Sultan Rus sava?l ile kar;ala~m1~tl. Aynca, d1~ bor\larm ic;inden c;1k1lmaz bir duruma gelmesi, 1881 y1linda Duyunu Umumiye Te?kilau'mn (Genel Bon;:lar Yonetimi) kurulmasma yol ac;m1~t1. Devlet, Tanzimat d6nemindekin<len
daha agir bir bunahma girmi? ve ilk kez tam anlam1yla yik1lma tehlikesiyle kar~1 kar~1ya gelmi?ti.
l$te, bu ortam ii;inde, hala etkisini surdurmekte olan
sivil burokrasinin destegiyle iktidara gelmi? bulunan Abdulhamit, once ilk Osmanl1 anayasas1m kabul ederek i~e
ba~lam1? arna c;ok k1sa bir st.ire soma, anayasay1 yururlukten kaldirmt?ttr. Abdulhamit doneminde merkezde D1~i?
Leri Bakanhg1 ve d1~arda diplomatlann etkinlikleri c;ok
azalm1~t1r. Kati ilkelerden hareket eden Abdulhamit devleLin d1;; ili~kilerini lstanbul'daki buyukel<;ilerle dogrudan
temaslarla yurutmii?tlir. Dstelik, Sadrazam'rn kim oldugunun da onemi kalmam1-? ve Sultan bir sadrazam gibi hareket etmi~tir. Boylece, nas1l Lale Devri'nin yenilikleri Patronah Halil'in gerici ayaklanmas1yla durdurulmu-?sa, Tanzimat doneminin yenilikleri de Abdulhamit'in bask1c1 yonetimiyle bo~a <;1karilm1$IH. Eskimi;; teknenin onanlmas1 ~a
balan engellenince, devlet gemisi de I. Dunya Sava~1'nm
ftrtrnah sulannda su ahp batacakt1r.

1. BlRlNCl DlJNYA SAVASl ONCES) BUNAUMLARI


I. Dunya Sava~1 6ncesi bunahmlan arasmda, Osmanh Devleti'ndeki geli~melerde incelenen, 1908 Bosna-Hersek bunahm1 ve Balkan Sava-?lan en onemlileri say1labilir. Ama,

1339

Si_vasi Tllrih (Jlli(aglardan 191 B'e)

ozellikle Kuzey Afrika'da onaya ~1kan bir dizi bunalun da,


bloklar aras1 c;at1~malann nas1l ~iddetlendigini gostermesi
apsmdan, anahatlanyla da olsa ele almmahdu.
19. yuzytlm sonlannda Avrupa'nm en buyuk sorunu,
belki de Bismarck'm du~leyemeyecegi kadar, Almanya'nm
hemen her alanda giic;lenmesiydi. Ancak, Kayzer daha da
gu~lu bir Almanya istiyordu ve bunun onundeki gen;ek
engel de lngiltere idi. Tum deniz yollanna egemen olan lngiltere, dtmyada en varsil ve geni~ somurgelere de sahipti.
Ostelik, Almanya'nm Kuzey Afrika'da tek etki kuracag1 yer
olan Fas'a, Cebelitank'taki giic;lii varhg1 ile ba~ka bir devleti dokundurtmuyordu. Anla~maya vard1klan taktirde bu
buyuk somurgeyi Fransa'ya bile verebilirdi. Dolay1s1y1a II.
Wilhelm Almanya'nm geleceginin ac;1k denizlerde yatug1
karanna vardi.
Kayzer bu du~uncelcr i.;indeyken, az daha Fransa ile
lngiltere'yi bir sava~m e~igine getirecek Fachoda bunahm1
~1kn. Frans1zlar, Afrika'y1 somurgele$tirme faaliyetleri suasmda Fransiz Kongosu'ndan doguya dogru ilerleyerek,
1898 y1lmda ~imdi lngiltere'nin yonetimindeki M1sir'm guneyinde bulunan Sudan'a girmi~ler ve Fad10da'ya Frans1z
bayrag1m dikmi~lerdi. Bolgede lngiliz ve Frans1z hak iddialan c;at1~tl. lki taraf da ~ekilmemekte ayak diretince, iki
dev1et arasmda ~iddetli bir bunahm orraya c;ikti. lngiltere'nin ultimatomu kar~1smda Fransa, ya sava~a girmek ya
da bolgeden c;ekilmek sei;enegiyle kar~1 kar~1ya kaldl.
Fransa, 6teki devletlerden destek gormedigi ve ii; bunahmda oldugundan boyun egmek zorunda kald1. Aynca, Frans1z D1~i~leri Bakam Ddcasse'a gore, Fransa zaten elden ~1k
m1~ olan M1sn ve Sudan'la degil, topraklanna daha yakm
olan Fas ile me~gul olmahyd1. l~te Delcasse'm bu anlay1~1.
sonunda l 904 lngiliz-Frans1z somurge anl~masma varacaktn. Alsace-Lorraine'in ac1sm1 bir turhi unutmayan ve

Birinci Dunya Sava~i'na Nani Gidildi?

$imdi lngiltere ile anla$an Fransa'y1 kazanma umutlan, Alman monark1 i<;.in tarn bir hayal oldu.
Arna yine de, 1904 Anla$masmm ne kadar s1k1 oldugunu denemek istedi. lngiltere, acaba Frans1z somurgecilik faaliyederini gen;ekten destekleyecek miyd\? lki devlet
arasmdaki baglar, bir ittifaka varacak kadar gu<;li1 muydu?
Bunu denemek i<;.in, Fransa'mn Fas'taki faaliyetlerine kar$1
Fas Sultam'm tahrik ctmeye ba$lad1 ve 1905 y1lmda Tanca'y1 ziyaret etti. Ziyaretinde, Fas'1 bagnns1z bir ulke olarak
sayd1gm1 ve Almanya'nm Fas'taki <;1karlanm koruq1aya
azimli oldugunu soyledi. Aynca, Fas Sultam'm, sorunun
uluslararas1 bir konferansta goru~ulmesi onerisini yapmaya ikna etti. Almanya'mn Fransa'ya cephe almas1 ve Fransa'mn bu 6neriyi reddetmesi, Avrupa'da bir bunahm ortaya
<;.1kard1. Fransa, dost ulkelerin de bask1s1yla, sorunun goru~ulmcsini kabul edince, 1905 Ocagmda Algesiras honferans1 toplandr. Almanya, lngiliz-Franstz yakmhgmm gerc;ek oldugunu anlamakta gecikrnedi. Konferans Fas Ctzerindeki Fransa'y1 sonuna kadar destckledi. f\.lmauya'y1 destekleyen tek dcvlet Avusturya oldu. Konferanstan sonra lngiliz ve Frans1z genelkurmaylan, onak sava~ planlan uzerinde <;ah~maya ba~ladilar. Sonm;; olarak, Almanya'nm ortadan kaldumaya ~ah-?t1g1 "Entente Cordiale", Fas bunahmmdan daha da guc;lenerek i;ikti. Bundan sonra, 1911 y1hncla,
Alman hukumeti Fas'taki Alman pkarlanm korumak ii;in,
Panther adh buyuk bir Alman zirhhs1ni, tam bir gui; gosterisi olarak, Agadir limanma gonderdi. Bunun amac1, art1k
pen;inlenmi~ olan lngiliz-Frans1z dostlugunu denemek degil, bask1yla Frans1z Kongosu'ndan pay almaku. Ufak toprak par<;alan Almanya'ya vcrilince, bunahm gev~edi.
Bu konuda son olarak ~u soylenebilir: 1848'den once
Viyana duzeninin buyuk devletleri, l789'dakinden daha
geni~ i<;: ayaklanmalardan korktuklan i<;.in, aralannda bir

Iw

Siyasi Tarih

anlay1~

(Ilk~aglardan

1918'e)

birligi, bir cins "anla~ma" yapm1~lardi. Arna, 1848


ayaklanmalanmn ba~ans1zhg1, Fransa'da monar~inin yeniden kurulmas1, endustri devrimiyle milliyetc;iligi guc;lendirmesi ve somurgelerdeki geni$lemeyle, anla!?manm temelini olu~turan i<; ayaklanma korkusu ortadan kalkti.
Avrupa devletleri, 1789 oncesinin "dolap" ve "kar.c;;1-dolap"
c;e-virme politikasma geri donduler. 13uyuk devlet oyunlan, 60 }'llhk bir aradan sonra, yepyeni bir heves, i;ok daha
y1k1c1 silahlarla ve istikrars1z bir uluslararas1 sistem ic;inde
bir daha oynanmaya ba~landi. Bunlar 1914-1918 felaketine
kadar da si::trdu.

VII

Birinci Dunya

Sava~1

A. SAYASIN YAKIN NEDENLERl


L Dunya Sava-?I'nm nedenleri konusunda, bilim a<lamlan
ve tarih.:;iler arasmda bitmek lO.kenmek bilmeyen bir tartl~ma ve bir o kadar <la ara-?tmna vard1r. Ilerdc de surecegi
muhakkaknr. Ancak, burada "neden" kavram1 uzerinde
yap1Lacak bir a<;:1klama, baz1 gereksiz tartt~malann ort.adan
kalkmasma yard1mc1 olabilir. "Neden" sozcugu, "sebep"
sozcugumln Turkc,:esi olarak kullan1Ld1gmdan, degi-?ik kavramlara degi-?ik adlar verme <;:abasina a<;1kltk kazand1rmamaktadir. Oysa, lngilizce ve Frans1zca gibi Ban dillerinde,
degi:?ik anlamlarda kullamlan c;e~itli sozcukler ve bu bak1mdan "neden" konusunda belirli ol<;:O.de bir a1;1khk vardlT. Olaylarm vc ozellikle buyuk tarihi olay!arm, bir yakm
nedenleri vardu, bir uzak ya da temel nedenleri vardu, bir
de olaym ortaya <;1kmasm1 kolayla~uran ortam vard1r. Tum
bunlan Lek bir "neden" kategorisi i<;:inde du~umlrsek, c;e-

1343

Siyasi Tarih (llll,aglardan 19 lR'e)

~itli

olaylarm nedenleri konusundaki anla~mazhklar sona


ermez. 6rnegin, eger Avusturya Veliahu 1914 y1hnda oldurulmeseydi, L Donya Sava~1 bugfrn bildigimiz bi<;:imiylc
ve o tarihte orlaya pkmazdi. Arna, bu "yakm neden" gerckh olmakla birlikte yeterli degildir. Devlet adamlanna
suikast, Avrupa tarihinin gelrneginde vard1r. Eger her suikastten soma sava~ <;:1ksayd1, Avrupa tarihinde ba~ka bir
olay yazma olanag1 bulunamazdL Demek ki, bir yakm nedenin belirli bir olay1 \Ikarabilmesi i\in, ba~ka kategori nedenlere, "temcl nedenlere" ya da -;ozciik yerindeyse, "etkenlere" gerek vardir. Ornegin, Balkanlar'da Germen-Slav
\at~mas1 ya da gu~ dcngcsinin bozulmas1 gibi. Eger, Balkanlarda Slav ve Germen milliyet<;ilikleri i;:au~masayd1,
Avusturya Veliahtmm oldiirulmesi, Avrupa insamm bir iki
gun uzer ve bunun otesine gei;meyen bir olay olarak kalabilirdi. Yakm ve tcmel nedenlerden ba~ka, bir de olaym ortaya i;:1kt1g1 "ortam" i'mem kazamr. Emperyalizmin o donemdeki niteligi, uluslararas1 sistemdeki gu<;: dengesinin
saglam ya da degi~kcn bir durumda bulunmas1, olaym geli~ebilecegi ortam1 saglar. Olaym izledigi sureci behrler. Ornegin, yukarda say1lan1ardan bir tanesinin niteligi degi~ik
olsayd1, belki sava~ i;1kabilir, ama k1sa surer ya da Balkanlarla smirh tutulabilirdi. Bu kitapta, "temel neden" ve "ortam" kategorileri bir arada ele almacaktir.
I. Dunya Sava~1'nm, tarihi;:ilerin uzerinde anla~t1klan
yakm nedenlcri vardu. Avusmrya Vcliaht1'nm 28 Haziran
1914'te oldurulmesi, Avusturya'y1 S1rbistan'a sava~ ilanma
itti. S1rbistan'1 destekleyen Rusya'mn genel seferberlik ilan
etmesi, Almanya'nm Rusya ve Fransa'ya sava~ ai;masma neden oldu. Almanya'nm Beli;ika'mn tarafs1zhgma sayg1 gostermeyip bu ulkeyi i~gali, lngiltere'yi Almanya'ya sava~ ilan
etmeye zorladi. Boylece, I. Dunya Sava~1 i;:iktL Belki de:vletlerin hii;biri, tek tck sava~ istcmiyordu. lradelcri sava~ yo1

344

Ririnci Diinya 5a'lla~1

nunde degil, ulusal <;1karlanmn korunmas1 amacma yonelik olabilirdi ve tek tek bu iradelerini hakh da pkarabilirlerdi. Her davram~ kendi i~inde hakh oldugu kadar tutarh
da olabilirdi. Ancak, tarihin buyuk c,:apli olaylan, devlellerin ya da yoneticilerin tek tek, kendi i<;inde hakh ve tutarh
olan iradeleri yuzunden i;:1kmaz. Bu iradelerin toplammm,
t.ek tek iradelerden farkl1 ve kendinc ozgii bir niteligi vardu. bmegin, tu; devletin iradelerini x, y ve z olarak kabul
edelim. Bunlann c;au~masmdan ortaya c;1kan olay x + y + z
degil, diyelim "s" dir. Dolay1s1yla, ayn ayn devletler sava~
istemese bile, kendilerine gore hakh politikay1 inatla surdurmeleri, ortaya I. Donya Sava~1'111 <;1kard1. Arna, sava~
bir kere ba~laymca, sava!?a girme nedenleri de sava~ oncesi
plan ve projeleri ne olursa olsun, devletler "zafer" i<;in sava!?tilar. Su sorun c;ozu]meye c;ah$1'd1: Avrupa'nm efendisi
kim olacak? Sava-?<tnlar kendi "hakh ve tutarh" iradelerini
zorla oteki sava~anlara kabul ettirmek istediler ama i~in ilginc,; yam, bu iradelerinin ne oldugunu tam bilmiyorlard1.
T1pk1 Kmm sava~1'nda oldugu gibi, Avrupahlar "niye" kar~1 sava~uklanm belki biliyorlard1 ama "ne" i<;in sava~t1kla
nm bilmiyorlardi. Tarih boyunca sava~lann c;ogu ve ne yaztk ki bugunku sava~lar da, tarihin bu ~a~maz ve ac1mas1z
kahbma uymaktada. Dolay1s1yla, l. Dunya Sava~1'nda taraflar sava~ ama\lanm kesin \izgileriyle tammlayamad1lar.
I. Dunya Sava~1'mn yakrn nedenleri konusundaki anla~ma, temel nedenleri. konusunda yoktur. Bu bak1mdan,
bunlar a$ag1da ana kategoriler ic;inde verilmeye c;ah$1lacakt1r.

B. SAVASIN TEMEL NEDENLERi

Buyuk sava$, bin;ok bak1mdan bir donemin sonu sayilabi-

1345

5iy<J..Si Tarih (llk{a~lardan 191 R'e)

lir. Liberallcrin 19. yuzy1lm iyimserli.gi i;inde kendini gt'lsteren ka~1mlmaz gcli~me umutlanm tumuyle sondurmu~,
19. yuzyth bitirm~tir. Ama, l. Dunya Sava~1. ba~ka yonlerden, kesintisiz evrim i.;inde tek bir olayc.hr lnsanoglunun
ekonomik ve siyasal geli~mcsi a~1smdan, 50 yildan beri etkinliklerini surdiiren ve sava~tan sonra <la giderek gO.~lene
cek olan guderin, ilk bu.yuk c;:aph gosterisi olmu~. dunyanm globalle~me suredni ve uygarhgm tum yeryuzune
yayilmas1m h1zlandum1!?ltr.
l. Emperyalizm
Endiislri devriminin sonucu olarak, artan uretimin yeni
pazarlar, birikcn scrmayenin yeni yatmm alanlan, surekli
uretimde bulunan fabrikalarm hammaddc ihtiyac1 ve Avrupa piyasalanmn bu mallara doymas1yla siimurgecilik h1zlanm1~ ve emperyalizm bi~imine donu~mu~hi. Aynca, ulusal birligini kurduktan sonra h1zla bir endustri ulkesi
hahne gelen Almanya'mn Ctrettigi mallann da Avrupa piyasalanna pk1~1. somurge ihtiyac1m anum1;;t1.
19. Yuzy1lm sonlarma kadar, somurgecilik Avrupa
devletlerini doyurmaktaych. Aynca, somurgeler Avrupa-i~i
c;:at1~malara bir bo~ahm alam olarak da hizmet gormekteydiler. Ancak, Japonya ile C:in'i, tam bir serbesdik ic;inde
pan;alayamamalan ve boylece somurge alanlarmm bitmesi,
Avrupahlar'm i~ini gu~le~tirmi~rir. Art1k, Avrupa devleclerinin artan nufuslanm, bu.yuk endustriyel guc;lerini ve geli~en sava~ teknolojilerini bo~altacaklan alanlar, uzak deniza~m bolgelcrden, Avrupa'nm ~ok yakmlarma gehni~ti.
Kisaca, Balkanlara ve bolgenin egemeni olan Osmanh devletine, Avrupa-it;i ~at1~malann bo~ahm alam haline gelen
Balkanlardaki "saatli bomba"nm paclama zamam once
1878, sonra da 1908 bunahmlanyla erte lenmi~li. l 9. Yuz-

Hirinci Dunya Saa$1

y11la birlikte dCmya sahnesine \'.lkan dirik ve patlay1C1 gu1.;lerin <;:all~nklan, hem de Avrupa ic;inde <;:atl~ttklan bir
uluslanlrast ortamda, bu bombay1 etkisiz hale getircbilecek
bir uzrnan ki~i, bir "super a<lam" yoklu.
2. Almanya'nm Guvenlik Sorunu
Almanya, Avrupa ve dunya politika sahnesinde birdenbire
ve gtu;lu bir bi1.;imde dogmu$Lu. Ancak, Almanya'nm saglam bir diplomatik temelinln olmamas1 ve Avrupa'da saldtnya a<;tk konumu. ba~ka etkenlerle birlikte, Alman mi1itarizmini koruklemi~ti. Askeri bak1mdan her zaman hazuhkh olmak ve ilk darbe yetenegini elinde bulundurmak
i<;in odunsuz bir disiplin gerekliydi. Aynca Almanya'mn,
dogu ve bat1smdan Rusya ve Fransa gibi iki gur;lii devlelle
sanlm1~ olmas1 ve bunun sonucu olarak Bismarck'm karabasam haline gelen "iki cepheli sava~" tehlikesi, Almanya'y1 aynnuh bir s~va$ plam haz1rlamaya itmi$ti. Alman
Genelkurmay Ba~kam Schlieffen tarahndan hazirlanan ve
a}'nI adla amlan plana gore, Almanya once bulOn gucuyle
Fransa'ya yuklenecek ve bir ay ir;inde Fransa'y1 yenilgiye
ugratacaktt. Rusya'nm seferberligini ancak bir ay ir;inde tamamlayabilecegi du~unuldugunden, Fransa yenildikten
sonra Alman ordulan Rusya ile sava~maya ba~layacakti.
Boylece, iki cepheli sava~ tehlikesi ortadan kaldm!mt~ olacaklt.
Ancak, a<;1kr;a goruldugu gibi, Schlieffen plammn ba~anya ula~abilmesi ir;in, Fransa'nm bir ay ir;inde ctkisiz hale getirilmesi ve bunun ir;in de bir ay sureyle, yani Rusya
seferberligini tamamlayana kadar, A!manya'nm doguda sava~ yapmamas1 gerekiyordu. Bu nedenle, Almanya, Rusya'nm seferberlik ilamm, sava~ ilam olarak kabul edecegini
ilgili tum devletlere bildirdi. Bu da Avrupa diplomasisi ve

i 347

Siyasi Tarih Wk~aglardari 1918'e)

askeri haz1rhklarmm sava~a dogru uzanan yolunu biraz daha k1saltll.


3. Degi!lken Gfu; Dengesi ve Uluslararas1 Guveusizlik
19. yuzy1lm ilk yansmdaki guc;: dengesi istikrarh ve yerle~
bir guc;: dengesiydi. Belirli bir toprak par~asmm ~u ya
da bu devletin elinde bulunmasma bagh olan bu guc;: dengesini denetleyen "Avrupa Uyum"u da guc;:luydu. Ancak,
ozellikle 1870' Jerden sonra, kar~thkh bloklar arasmda askeri, siyasal ve ekonomik dengeye dayanan yeni guc;: dengesi, nazik ve degi~ken bir nitelik kazandi. Avrupa'nm duzenleyici gucu olan "Avrupa Uyumu" ytk1lm1~. giic; dengesinin ic;:ine ~imdi somurge duzenlemeleri ve c;:at1~malan da
girmi~ti. Dolayis1yla, guc;: dengesi kolayhkla degi~cbiliyor
du. Sonuc; olarak, taraflardan biri, dengenin kendi aleyhine
egilim gosterdigini anlad1g1 anda ka~1 larafa salduma hakkm1 kendinde bulmaya ba~lamt~tl. (:unko, boylesine degi~
ken bir guc;: dengesinde "ilk darbe yetenegi" ya~amsal
onem kazanm1~t1.
Uslelik, yine nazik ve degi~ken guc; dengesi ortammda, sava~ teknolojisindeki geli~me, devletlerin birbirlerine
verebilecekleri zaran ve ordulann c;:evikligini artmm~t1. Belirli bir bolgenin c;;ok k1sa bir surede i~gal edilme olanagm1
doguran bu geli~me, devletlerin birbirlerinden duyduklan
korkuyu arurm1~, korku da daha c;ok silahlanmaya yol :ic;:m1~ttr. Boylece, korkuyla silahlanma arasmdaki etki-tepki
ili~kisi 1914 y1hna kadar siirdu. Bu ortamda seferberligini
en seri bic;:imde gen;ekle~tirecek devletin, sava~ta ~ok avantajh bir duruma ge\ecegi a~tktt. Bu da, seferberlik ilammn
sava~ ilam olarak kabul edilmesi ol.gusunu yaygmla~urd1.
19. ytizy1hn bu.yuk teknolojik geli~meleri, somurgedligi geli~tirdigi, go~ dengesini degi~ken bir hale getirdigi ve
mi~

1348

Bi rinci Dunya Sava~1

silah!anmay1 h1ztand1rd1g1 gibi, orgutlenmeyi de geli$tirmi~, siyasal ve ekonomik gucO elinde bulunduranlann etkinligini artrrm1$tL Ancak, gu<;leri buyuk oh;ude artan biiyo.k Avrupa devletlerinin dis polilikalan, halii. yetkileri
kuramsal olarak sm1rh, ancak uygulamada tumuyle despot
olan lek tek bireylerin ya da genelkurmaylann elindeydi.
D1;; politika konusunda eski basmakahplar, ulusal \:Ikar,
gelenek ve sureklihk gibi dosunceler, d1~ politika alanmda
parlamenter denetimi ikinci plana du;;urmu~tu. Ozetle,
1914 yilma gelindiginde somurge <;ansmalan ve degisken
gui;; dengesi ortammda, Avrupa'nm askeri bak1mdan gui;lenmi;; buyuk devletlerinin d1~ politikalanm, parlamento
yerine tek kisi, idealizm yerine korku yoneLmekteydi. Boylesine patlay1c1 bir ortamda, devletlerin silaha sanlmalan
i<;in ku<;O.k bir k1v1lc1m yeterliydi. 0 luv1lcim ise 28 Haziran l 914'te Balkanlar'da <;akt1.
4. Uluslararas1 Orgutlenmenin Olmamas1

19. yuzyd, bir iyimserlik <;ag1 olmasma ragmen, insanogluna ozledigi ban;; ve huzuru veremedi. (:unkii, endiistriyei
teknik ve gelisme, genL~. 6zgurluk yanhs1 liberalizm ve giderek emperyalizme ve sald1rganhga suruklenen milliyetc;:ilik Avrupa'da kol gezerken, uluslararas1 etkin bir orgutlenmeyi gerc;:ekle$liremedi. Feodalizmden gu<;:lii monar~i
ler, guc;:hi monar$ilerden de gii<;lu ulus-devletler dogmu$tu. Avrupa insani bu en etkin, bireyin mutluluk ve c;:1karlanna en uygun ve ekonomik geli$meye en c;:ok olanak saglayan siyasal orgutlenme bi<;iminin Avrupa'da yaygmla$mastyla, tum sorunlann c;:ozulecegini sandi. Ancak ulusdevletlerle ekonomik ve siyasal milliyetc;:ilik arasmdaki
"anla$ma'', uluslararas1 sistemde biiyiik bir ana~i yaratti.
Feodal donemin anar$ik havas1m, merkeziyetc;:i buyuk moj 349

Siyasi Tarih (il1z(agiardim 1918'e)

naT$iler bir dereceye kadar ortadan kaldmm-?tL Ulusdevleller dunyasmm anar~isini ise, ancak uluslararas1 siyasal ve ekonomik orgOtlerin kurulmas1 onadan kalchrabilirdi. Ne var ki, 19. yuzyilm devlet adamlan ve du-?llnurleri,
ulus-devletler dunyasmda orgutlenmenin, ozellikle uluslararas1 orgutlenmenin onemini kavrayamadilar. Uluslararas1
refah ve insanoglunun yaratm zekasmdaki geli$meye kar~1hk, uluslararas1 orgutlenme konusundaki ba~ans1zhk,
yc1zy1lm buyiil< bir c;okiinlu ve genel bir sava$la sona ermesine yo! ac:;u.
5. Osmanh Miras (Jzerinde (:all~ma

Osmanh devleti hakkmdaki a<;1klamalarda goriildugu gibi,


bu devletin pan;alanrnast, I. Dunya Sava$1'mn en onemli ve
temel sorunu olmu~tur. Sava~m oteki onemli nedenlerinin
yanmda, 1914-1918 sava$I, Avrupa'nm buyuk devletlerinin
Osmanh devleti uzerindeki <;an$malarmm bir sonucudur.
Balkanlar'da Avusturya-Rusya <;al1$mas1, Bogazlar uzerinde
Alman-Rus ustunhik r;eki~mesi, lngiltere'nin Hindistan'a
giden Yakmdogu yollanm korumak iscemesi ve Fransa'nm
Suriye uzerindeki tutkulan, diplomasiyle degil, sava!?la <;6zume baglanacak sorunlar \'.lkarm1~tu. Sava~m Balkanlar'da
patlak vermesi bu bak1mdan tarihi bir rastlanu say1lamaz.
Ister yakm olsun ister temel, I. Donya Sava:?1'mn pk1-?Int ac;;1klamaya i;ah$an bu kadar <;ok neclenin bulunmas1,
bunlarm hi<;birinin tek ba~ma "gerc;;ek" neden olmad1gmm
en gii.zel kamt1d1T. Belki de I. Donya Sava$1 bunlann hepsinin bir kan~1m1 ya da bunlar arasmda etki-tepki ili~kisiyle
ac;;1klanabilir.

I 350

C. SAVASIN BELlRGlN OZELLlKLERl


I. Dunya Sava$I dunya tarihinde hlmi\yle yeni bir olaydu.
Yeni olmasrnm ve "dunya sava;;1" denrnesinin nedeni, genel kanmm al<sine, uzun surmesi, sava$a kat1lan devletlerin say1suun ~oklugu ya da birka\'. knay1 birden etkilemesi
degildir. Tarihte, dort y1ldan uzun suren (Otuz Y1l Sava$lan), daha ~ok saytda ulkenin kauld1g1 (Napolyon koalisyon
sava$lan) ve tum dunyayi etkileyen (Yedi Ytl Sava$lan) sava$lar da vardtr. I. Dunya Sava$1'mn ay1nc1 ve belirgin
ozelligi, onun ilk "topyekiin" (total) sava$ olmas1du.
Sava~lar, belki cephcdeki asker ii;in olum kahm sorunudur, ama bir ulus ir;in bu her zaman dogru degildir. Sava~m bir ulus i~in okun-kahm sava$t olmas1 demek, onun
mutlaka topyekun bir sava$ olmast demcktir. Tarih boyunca sava~larm, 1. ve 11. Di.inya Sava~1 dt$mda, hemen hepsi
"smirh sava$" niteliginde ohnu~tur. Bunun en onemli nedeni, sava$tan beklenen siyasal amacm suurh kalmas1du. I.
Dunya Sava~1. bir kere ba$laymca <lenetimi olanaks1z ve
sonu~lan hesaplanamayacak bir sava~ haline geJdi. 19.
yuzy1lda Bismarck sava$larmm kesin siyasal ama~lan vard1
ve o amar.;lara vanld1gmda sava$ durc:lurulmu$tu. Sadowa
ile Avusturya yenihp, Alman devletleri tlzerindeki etkisi
kmld1g1 zaman, Bismarck sava~1 durdurmu;;, savunmas1z
kalmasma ragmen Viyana'ya girmemi~ti. Simdi, sava~ politikanm bir arac1 olmaktan c;1ku, ba$lang1;taki ama<;lar hemen unutuldu ve sava~m siyasal ama\larma hii;: bak1lmaks1zm olii say1smm i;ok yiikseldigi askeri giri~imlerde
bulunuldu. Boylece, ara(;'.lar artmca ama(;'.lar da yukseldi.
Sava~ i\:inde ~ok say1da insamn olmesi ve maddi zarann
yukselmesi, sava~ sonundaki ban~m niteligini de etkiledi.
Tam anlam1yla bir "y1pratma sava;;1" haline gelen I. Dunya
Sava~1'n<la am;lar amm;lan saptad1, ama"'.)ar arac;lan degil.

I 35'

Siyasi Ta1ih (llk,aglardan J918'e)

Belki de yipratma sava~mm ve topyekun sava~m en anlamh ve k1sa anlatnm budur. Ozetle, I. Dunya Sava~1'nm en
onemli ozelligi, vanlmak istenen amac;lar, bunlar ic;;in odencn bedel ve alman sonm;:lar arasmdaki orant1s1zhktu.
Sava~lann amac;;lan neydi? Fransa Alsace-Lorraine'i geri almak istiyordu. Buysa, ancak Almanya'mn yenilgisiyle
olanakhyd1. tngiltere, Prusya militarizmini y1kmak ve Avrupa guc; dengesinc Almanya'nm yonelttigi tehdidi ortadan
kaldirmakta kararhyd1. Bu da Almanya'nm yenilgisini gerektiriyordu. Almanya ise en tutkulu sava~ amac;lanna sahipti. Avrupa'da ba~at guc; olmak ve yeryuzunde lngihere'nin yerini almak istiyordu. Arna, gorduk ki dunyada
ba~at olan guciin bu durumuna son verilmesi ancak buy'iik
bir sava~la mO.mkOndO. lberik yanmadas1 devletlerinin ve
daha soma Hollanda ile Fransa'nm ba$al gCt<,: durumlarma
son verilinesi, buyuk sava~lar sonucu olmam1$ m1yd1? Dolay1s1yla, lngiltere'nin katdmad1g1 bir Alman-Frans1z sava~1. buyuk bir olas1hkla Avrupa ile sm1rh kalabilir, topyekun bir nitelik almayabilirdi. Ama ba~at guc; olan lngiltere'
ye meydan okuyan Almanya'mn mucadeleleri, mutlaka bir
dunya sava~ma donu~ecekti. Tarihin gosterdigi buydu. l~te
boylesine ama~larla yola c;;ikan ve sava~ uzad1k~a amac;;lan
daha tutkulu bic;1mler alan devletlerin, mucadeleyi durdurup bir uzla~maya varmalannm olanag1 yoktu.
Sava$, 19. yOzy1hn gui;lu endustri devletleri arasmda
olmu~tur. Bu devletler tum maddi ve manevi gtu;leri denetlemekte ve istedikleri bic;imde kullanmaktaychlar. Aynca,
modern teknolojinin tiim olanaklan bu devletlerin kullammma ac;1kt1. K1saca, I. Diinya Sava$1, tum dO.nyay1 denetimleri altma alm1~ bulunan buyuk devletlerin tum ekonomik
potansiyellerini ortaya koyarak yurutto.kleri bir sava~t1. Bu
nitelikleriyle dunya ekonomisini koklu bir bii;imde etkiledi ve dort uzun yil Avrupa'nm ekonomik ve askeri gucunO

Bi1inci Dlinya Sava~1

tuketince, bu k1tanm zay1flama sureci de ba~lad1.


20. Yuzy1la kadar sava~lar "tek boyutlu" bir nitelik ta~1maktaydi. Yani, yalmz karada ve deniz yuzeyinde ohnaktayd1. Teknolojik geli~melerin ortaya <;1kard1g1 w;ak ve denizalt1, I. Dunya Sava~1'm ui; boyutlu bir hale geti.rdi. Kara
ve deniz yuzeyine ek olarak, hava ve denizalt1 da sava~
alanlan oldu. Hemen hemen e~it guc;teki devlet.ler, boyle
"bir sava~ teknolojisini kullanarak, buyuk bir inatla sava~1
surdurduler. Bu nitelikleriyle, 20. yuzy1hn bu ilk buyiik
miicadelesi, 19. yuzyddakiler gibi yalmz s1mrlardaki birliklerin degil, buyuk kitlelerin sava~1d1r. Askeri, sivili, kadm1, erkegi, ya~hs1, genci ve hatta <;ocuguyla tum halkm
kauld1g1, etkilendigi ve s1kmt1lanm payla~t1g1 bir sava~t1r.
Sava~m c;1kmasmda sorumluluk kimindi? Hemen her
sava~ sonrasmda oldugu gibi I. Dunya Sava~1'nda da gahpler, sorumlulugu yeniklere yuklediler. Tarihc;iler kin sorumlunun bulunmas1 bu kadar kolay olmasa gerek. Daha
once de belirtHdigi gibi, taraflann hepsi davram~larmm s1mrh kahplar ic;inde hakh ve tutarh olabilirler. Tarihin de
gosterdigi, tart1~mas1z sald1 rm m ka yna kl and1g1 dev letlerin
bile, hu saldmlanna "hakll" gerek<;eler bulduklandir. Dolay1s1yla, ozellikle bin;ok devletin kauld1g1 sava~larda "sorumlu"yu bulmak hie; de kolay degildir. llerde, sava~m genel ak1.;;1 ic;inde gorulecegi gibi, I. Dunya Sava~1'mn sorumlularmm aranmas1 gibi belki de olanaks1z bir ugra~ ic;inde,
$U genel1emede bulunabilir: Bunahm1 ba~latan ve tirmand1ran Almanya olmu:;;tur. Ancak ilk etkin askeri tedbirleri
alan devletler lngiltere, Fransa ve Rusya, ban:;;i;1 bir i;ozumu olanaks1z k1lan da Rus seferberligidir.

1353

(.. SAVASIN (.IKISI


1.

Sava~

Tlanlan

A vu st urya-Macaristan hnparalorlugu V eliaht1 Franz. Ferdinand, 28 Haziran 1914 guml Saraybosna'y1 ziyaretinde bir
Strp milliyetc;isi olan Princip taraCmdan olduruldu. Habsburg Hanedanhg1 aln y1l once ilhak ettigi topraklar uzerin-

de hokumranhk haklannt boylece dogrulatmak isliyor,


Suplar da milliyeti;:ilik ate:?inin somnedigini, oldu bittiyi
kabul edemeyeceklerini anlatmaya c;ah~1yorlard1. (:okuluslu Avusturya Macarislan lmparatorlugu'nu bir arada tulan
tek age, devletin tek me~ruiyet kaynag1 Habsburg Hanedan I1g1'yd1 ve bu hanedanligrn tek veliahch oldf1rulmii~tl:L
Sup ulusc;:u]ugunun, i.yice denelim altma ah,nmad1g1 surece, bunun bi.\yllk imparatorlugunun sonu olabilecegini du~iinen Avusturya hukiimetinin tepkisi \Ok sen oldu. Avusturya, Rusya ile tek ba.$ina kar.?1 kar.?1ya gelmekten c,~ekin
digi ic;in, gerekli onlemleri almadan once Almanya'ya dam~ti. Bu s1rada 13alttk'ta bir dcniz gezintisinde olan Kayzcr
ilginc;; bir ikilem h;inde kalch. Ya Avusturya'y1 desteklemeyecek ve boylece tek ba~ma kalan Avusturya harekete ge<.:mediginden herhangi bir bunalnn ortaya ~1kmayacakt1
(ama, b6yle davrand1g1 takdirde, belki de lek sad1k mutlefiki ile aras1 a~1lacakt1. Almanya ise bir saldm kar~1smda,
Avusturya'nm yard1m1 olmaks1zm iki cepheli bir sava~1 nas1l ytirutebilirdi?) ya da Avusturya'y1 destekleyerek bir bunaltnu ba~!atacaku. Ancak, her ~eyden once, .?ll kuc;:Ctk ve
bagla~1gmm ba~ma bela kesilcn S1rbistan bu i~ten kolay
kolay kurtul mamahyd t. Aynca, bir hanedanlik uyesi ()LdflrulmO~tO ve bunun hesabm1n sorulnrnsmda, Avrupa'nm
~e~itli hanedanlan birbirlcrine yardnn etmeseler bile, kar~t
da c;:1kmamahychlar. Kuzeni ohm Rus (:an durumu anlay1~I

I 354

Birinci Danya Sav~1

la kar~tlayabilirdi. Kuzenine sonra yazacag1 bir mektupla


onu yumu-?atabHecegi du~Cmc.:esinin verdigi rahal11kla, "deniz sefas1"na devam etti ve Avusturya'ya destek sozu verdi.
Arna, bu destek, alt1 imzalamp miktar hanesi bo~. birakilan
bir \'.ek gibiydi. Yine de, Avusturya'nm fazla ileri gidemeyecegini dii~O.nmO.$ olsa gerekti.
Bu ko~ulsuz desLegin verdigi guvenle, Avuslurya Subistan'a 48 saal sOreli ve bag1ms1z bir devletin kabul edemeyecegi agir bir nota verdi. 1908 bunalnmndakinden
farkh olarak, zalen Rusya'mn destegini ahm~ olan Sirbistan, Avusturya'nm ultimatomuna kai;:amakh yamtlar verdi.
Gerek Subistan ve gerekse Rusya, l 908'in kui;:uk di.'t-?llrucii
gunlerinden sonra boyle davranmaya karar vermemi~ler
miydi? Bu davram$ uzerine, Avusturya 28 Temmuz
J9 l 4'te Belgrad'1 bombalamaya ba~layarak S1rbistan'a sava$
ilan etti. Rusya'nm Sirbislan'a destegini gosterecek, Avusturya'yr daha ileri gitmekten ahkoyacak ve istenmemesine
ragmen sava~ i;:1kar.sa Rusya'nm savunmasm1 saglayacak
~ey seferberlikti. Ancak, Genelkurmay Ba-?kam, boyle bir
seferberlik o lamayacagm1, seferber ligi n ya tam ila n ed lIeb ilecegini ya da bu i~e hii; giri$ilmeyecegini, Rusya bir sava$ta haz1rhks1zhk yuzunden yenllirse sorumluluk alamayacagm1 soyledi. (:ar ikna olunca, Rusya 31 Temmuz'da
gene[ seferberlik ilan etli. Rus seferberliginin bir sava$ ilam sayilacaguu daha once ac;:1klam1$ buiunan Almanya, bunun durdurulmasm1 isledi ve olumlu bir yamt alamaymca,
l Agustos'ta Rusya'ya, 3 Agustos' ta da Fransa'ya sava$ a\tI.
Kuzenler ve hanedanlar arasrnda olmas1 gereken anlayL$ ve
dayam$ma; kohne bir imparatorlugun kaprisleri, S1rp milliyetc;:iliginin $iddeti ve modern devletlerin dar ulusal <;1kar
hesaplanna yenik dii$t'li.
Almanya, ban;; zamanmda haz1rlam1;; bulundugu
Sc11lieffcn Plam'na uygun olarak, Fransa'y1 hemen ezip se1

I 355

Siyasi "/"arih (ilk,aglardan 1918'e)

ferberligini tamamlama c;abas1 ic;inde bulunan Rusya'ya


sonra donmek istediginden, Fransa'ya saldmda en kolay
yol olan Flander duzluklerinden ordusunu ger,:irmek istedi
ve bunun ic;in Belc;ika'ya zarars1z gec;i~ hakk1 ic;in b~vur
du. Tarafs1z bir ulke olan Belc;ika, lngiltere'ye dam~tiktan
soma Almanya'nm onerisini reddedince, Almanya 4 Agustos'ta Belc;ika'ya saldirc.11 ve lngiltere de Almanya'ya sava~
ac;ti. Boylece, 4 Agustos 1914 tarihine gelindiginde iic; c~p
hede sava~ ba~lam1~t1; Alman-Franstz cephesi, Alman-Ros
cephesi ve Avusturya-Sirbistan cephesi. 1
2. <;abuk Sonecek Buyiik Omitler
1. Dunya Sava~1. sava~m kisa surecegi yamlg1s1 ve saglam
bir temeli olmayan co;;kuyla ba~ladI. Fransiz askerleri,
kendilerini cepheye gotDrecek trenlere binerken vagonlarm iizerine "Berlin'e" yaz1yorlar, lngilizler "bu i~ y1l sonuna biter" diyorlardi. Berl.in'de Kayzer, tefti;; ettigi. birliklerine "sonbahar yapraklanyla birlikte, zaferle Berlin'de
olacaksm1z" kehanetinde bulunuyordu. Kehaneti, dort y1l
sonrasmm sonbahannda, birlikleri yenik olmak ko~uluyla,
dogru .;ikn. Bunlann tiimfi, 1866 ya da 1870'te oldugu gibi
k1sa bir sava~la, ulkeleri ar,:1smdan en olumlu sonuc;larm
Bu bolumtin yaz1lmasmda, <laha once go_,terilen gene! nitdikli kaynaklara
ck olarak yararlamlan ka~naklar: Ryamond Aron, Ille Century of Tot11l War,
Bos1on, Beacon Press, 1955; F. Lee Benns, World Setting, N. Y., New York,
Applcton-Century-Crofl~. Inc, 1949; Gerd Hardack, The First World War,
l9H-l918, Los Angeles, Univ. of California Press, 1977; William McNeil!,
DU.nya Twihi, lmge Kitabevi Yaymlan, 1994. The Contemporary World,
Glenview, Illinois: Scoll, Foresman and Cu., 1975; A. J P. Taylor, The First
World War, an Illustrated History, Middlesex, Penguin Books, 1963; John
Terraine, The Great War, 1914-1918, Londra, Arrow Books, Ltd., 1967; David Thomson, World History, 1914-1961, N. Y. New York, Oxford Univ.
Press, 1964; Barbara Tuchman, The Guns of August, N. Y., New York: Dell
Book, 1963.

I 356

Birinci Dunya Sa11a~1

ahnacag1m samyorlardi. K1saca, 1914'te genel bir co:?ku


havas1 vardt. 0 donemin ku~ag1 ciddi ve y1k1c1 bir sava~
deneyine sahip degildi. Bir tek lngiliz D1~i~leri Bakam Sir
Edward Grey gen;:egi sezer gibi olmu~tu. Bir akllamuslu
Londra sokak Lambalan yak1hrken "bu Lambalar yarm sabah sondurO.Lecek; ancak bir daha herhalde dart yil soma
yak1lacak" demi~ti. Gen;ekten, Avrupa insanmm buyuk
umutlan, <,;.ok k1sa bir sure soma sondu. Dort yil surecek
olan y1pratma sava."?I ba."?lam1~tl.
Y1pratma sava!;it, sava~an toplumlara bu.yuk yukler
yukledi. Buyuk sorunlar <;1kardi. Bu duruma kar~1 tepki,
hemen hemen her toplumda toplumsal denetimin, onceki
yuzy1llarla kar;;ila~tmlamayacak okude, s1k1la."?tmlmas1du.
Uzun bir sava;; beklenmedigi ve bir ornegi de bulunmad1g1
i<;in, bu denetim planh bir bi<;imde yap1lamad1. Milyonlarca askerin seferber edilmesi, giydirilmesi, beslenmesi ve silahlandmlmas1, i~gucuniin ve dogal kaynaklann kll oldugu sava~ doneminde uretimin surdiirumesi, sivil toplumun
beslenrnesi ve morallerinin yuksek 1utulmas1 gibi gii<; i!,ller,
gunluk uygulamalarla ve ad1m ad1m ger<;ekle;;tirilmeye <;ah~1ldi. Ancak, sorunlar <;ok buyuk, karma~1k ve birbirleriyle baglant1hydi.
Sava~m bask1s1 kar~tsmda 19. ytlzyilm liberal kuram
ve uygulamas1yla faaliyet alam smITh tutulmu~ ohm hokumet, yeni yetkiler eline ge<;irdi. Onceleri bir "gece bek<;isi"
olarak gorulen hukumet, bireyi ve maddi degerleri seferber etmeye ba~lad1, ekonomik ya~am1 yonetti, soz ve yaz1
ozgurluklerini k1snladt. Sava:? ko~ullan altmda hemen hemen hi\'.bir tepki de gonnedi. Almanya, lngiltere ve Fransa'da parlamentolar gur;lerinden r;ok ~ey yitirdiler.
Her devlette sivil toplum bu.yuk s1kml1lar i<;ine itildi.
Askeri ve sivili, kendi ya~amlanmn ya da en yakmlarmm
ya$amlannm, sonu gelmeyecek bir sav~m hir;bir kazam;;
I

l 357

Siyasi Tal'ih

(Ilk~aglardan

1918'e)

saglamayan an.lams1z bir muharebesinde. sona erebilecegi


korkusunu dort y1l boyunca ta~1ch. 1916 y1lma ge.lindigind.e, 1914 Agustosumm heve.sli ve co~ku]u havas1 yerini
umutsuzluga, bunabmlara ve korkuya buakti.

D. 1914 VI 1915 YlLLARlNDA CEPHELER

L 1914 Yilmda Bau Cephesi


l3an cephesindeki sava~ i~i.n Alman Genelkurmayl'nm clinde Schli.effen Plan1 hazud1. Bunun ba~ans1 ise, Rusya seferberligini tamamlayana kadar, Id bu en az bir a}' surerdi,
Fransa'mn safd1~1 e:~dihnesine bagltyd1. Plamn bat1 cephesindeki amac.:i, Fransa'nm endustri bolgeleri olan lrnzey ve
kuzeydogusunun ve bu arada Paris'in hemen i~gali, Fransa
tarafmdan \Ok iyi korunmu;; bulunan Verdun bolgesinin
lrnzeyden c;evrilerek, bu korunmamn bo~a <;1kanlmas1yd1.
Bunlann yanmda, foransa'nm dogu bolgesi agac;hk oldugu
ic;:in buyuk ordu harekatma uygun degildi. Oysa, Bel\ika
ile smuda~ ohm kuzey bolgesi <luzl.O.ktu.
Paris'in i~gali ve boyle.ce Fransa'mn teslimi 6 hafta
i\inde ger<;e.kle~tirilmcliydi. (:unku, dogudaki zay1f Alman
ordusu ile Avusturya ordusu, Rusya'ya kar~1 ancak bu kadar dayanabilirdi. l3oylece, Fransa'nm tesliminden sonra,
seferberhgini tam anlam1yla bitinnemi.$ olan Rusya'ya \Ullamlabilecekti. Ancak, Almanya'nm Bel\ika iizerind.en ileri
harekati 24 saat. ii;:inde Liege kentinde durdumldu. Kii\:iik
ve gui;:suz Belc;:ika'mn direni~i umuldugundan daha guc;li'.t
c;1ku ve Liege ancak on uc; gl'm soma, 16 Agustos'ta du~O
rOlebildi. Sdtlieffen Plam 12 gunluk b.ir gecikmeye ugram1!?t1 ve bu gecikmenin nas1l doldurulacag1 plan.d.a yaz1l1
degildi. 1905 ytlmda haztrlanan plamn miman olan Schli1

358

Birinci Dunya Sava~1

effen ise

sava~ ba~lamadan bir

y1l once

olmi'l~til. Tam bir

panik i<;inde, Alman genelkurmay1. kenti Zeplin ile havadan bombalaml$Sa da, Bel\:ikahlarm dircni~i kolay kuamarm~ur. Ancak, bu tOr bombalamayla, 20. yt.tzy1hn en
onemli ve etkih sava~ uygulamas1 da ba~lat1h111~ oluyordu.
Buyuk sava~larm ikincisinde, so11 derece hantal ve elkisiz
olan Zeplin yerine sava:? U\:aklan kull1;1mlacaknr. Liege duraklamasmm ltilaf devletleri ic;:in en boyuk yaran, bir lngiliz birliginin K11a'ya <.;1kacak zamam bulmas1 ve Frans1z
birlikletinin yanmda yer almas1d1r. Belki de, Almanya i.;:in,
L Dunya Sava.~a'nda sonun ba~lang1c1, bu Liege direni~i olmu~tur.

Liege duraklamasmdan sonra Almanya, Paris'i 6 haftada du~iirumeyecegini anladi. Arna, zaman ge<;tik(,':e Rusya
seferberligini tamamhyor ve Almanya iki cepheli sava~ tehlikesiyle her gec;:en gun daha c;:ok burun buruna geliyordu.
Alman genelkurmay1 bu kez dogudan Paris'e girmeyi denediyse de, Marne akarsuyunda gudu bir Frans1z dircni~iyle
kar~ila~ti. Burada, l. Donya Sava~i'mn kanh muharebeleri
arasmda say1lan Marne Muharebesi veril mi$ ve bu sava.;;in
sonucunu etkileyen onemll bir duraklama olmu~Lur.
6-12 Eylul arasmdaki Marne direni~inden sonra. Scltlieffen Pla111'nm ba$ans1zhg1 a.;;1k bir bi.;;imde ortaya i;1ku.
C:unko, sava.;;m ba;;langICmdan bu yana bir ay gec;:mesine
kar~1hk, Fransa teslim olmam1$ll. Ancak, Fransa da kar$1
saldmlarda ba~anh olamad1 ve Alman ordulanm Frans1z
topraklarmdan atamadi.
Schlieffen Plaru'nm ba~ans1zhgmm temel nedeni,
umuimadtk Bel.;;ika ve Franstz direnmesidir. Bunun da nedenini, 19. yuzyildan bu yana sava~ stratejisinde ortaya c;:1kan c.legi~ikliklerde aramak gerekir. 19. yuzy1lda iyi bir
top<;u ate~i, siivari birligi ve hareketi iyi planlanan piyade
ile saldm savunmadan daha avanlajhydi: ~imdi, sava$ saI 359

Siyasi rarih (ilh(:aglarda.n 1918'e)

natma yeni silah ve ara<;larm girmesiyle, savunma sald1ndan avantajh duruma gcldi. Umulamn ustUnde ba~an saglayan ve belki de l. Donya Sava~1'mn nildigini belirleyen,
Endustri Devrimi'nin ikinci a~amasmm liriinft olan c;dikten yapilan "dikenli tel" idi. lki metre yuksekliginde clikenli tel, bunun arkasmda bir bm;uk iki metre derinliginde ve
ic;inde piyadelerin bulundugu bir hendek ve bu hendegi arkasmdau komyau makinah tiifek yuvas1, I. Dunya Sava~i'nm en yaygrn sava~ duunini olu~turdu: Siper. Sava~ta
boylesine iyi korunmu~ siperi, top<;u ate~i, suvari ve piyade
birlikleri ile ele gec;irmek c;ok zorla~m1~tJ. 1914 y1lmm sonunda bau cephesinde "si.per sava~1" ba$lam1;; durumdad1r.
Art1k, I. Dunya Sava;?I, bu tipte siper sava~larmm yer ald1g1
bir "ppratma sava~1" niteligini kazanacaktu. Sava~1 da,
maddi kaynaklan kolay kolay llikenmeyecek, buyuk somurgelere sahip olan tarafm kazanacag1 yava~ yaval? belli
olacaktir.
2. 1914 Y1lmda Dogu Cephesi

Doguda sava~, 12 Agustos 1914'te Avusturya'nm S1rbistan'a saldms1yla ba~lad1 ve Avusturya Bosna yolu ile Belgrad'a dogru ilerledi. BO.yuk Avusturya-Macaristan lmparatorlugu'nun ku~lik S1rbistan'm ba~kenline girecegi samhrken, t;;at1~malar arahk ayma kadar surdu ve Belgrad uc; ayhk bir gecikmeyle du~tu. lki hafta i~inde toparlanan S1rplar, Belgrad'1 geri ald1klan gibi, Avusturya ordulanm Tuna'nm kuzeyine de atlllar. Boylece, AvusLUrya'11111 zay1fl1g1
ar,:1k bir bir,:imde ortaya r;1ktt. Almanya ii:;in durum zorla~
m1~tL. (iinku, yalmz Fransa'y1 yenememekle kalmam1~. aym zamanda dogu cephesinde Avusturya'ya da guvenemeyecegini, as1l sonucu Alman kuvvetleriyle almas1 gerektigini anlam1~tl.

I 360

Bi rinci Diinya 5aV<l$1

Dstelik Rusya, Almanya'nm umdugundan daha i;:abuk


seferberligini tamamladI. 17 Agustos'ta Dogu Prusya'ya
girdi ve h1zla bat1ya dogru ilerlemeye ba~ladi. Rusya'nm bu
ilerlemesi kar~1smda dogudaki Alman ordularmm ba~ma,
Alman ulusal birligi kurulu~unda <;1kan sava~larda gorev
yapm1~ Hindenburg ile ilerde buyiik bir Nazi sempatizam
haline gelecek olan Ludendor.ff getirildi. Bu arada Rus ordulanmn komutam olan Samsonov, Alman ordulannm
bozgun halinde geri ~ekildigini sanarak tedbirsiz hareket
etmeye ba~lad1. Birlikleri arasmdaki haherle~mede ~ifre
kullanmay1 buakt1 ve ikmal merkezleriyle olan baglantlSlnm gu<;le~tigini gormemezlikten gelerek, Almanya i\'.lerine
dogru ilerledi. Gen;ekte, Rus ordu birliklerinin hareketlerini bilen Alman generalleri, onlan Tannenberg bolgesindeki bir pusuya dogru i;ekmekleydiler. Burada bu.yuk bir Rus
ordusu i;;ember aluna almarak yenilgiye ugratild1 ve
l20_000'in ustiinde esir ahnd1_ Boylece Rus ilerlemesi durdurulmu~, doguda Almanya bu.yuk bir zafer kazanm1~tl.
Rusya <;ok y1pranarak vurucu gucunO. yitirmi~ti. Bagla~1k
lanndan silah ve cephane yard1m1 isteyerek, bundan sonra
savunma durumunda kalacagm1 bildirdi. Rusya'nm tekrar
saldmda bulunarak, Fransa'nm uzerindeki Alman yukuniin hafiflemesini isteyen Jngiltere ile Fransa, bagla~1klan
Rusya'ya,acil silah yard1m1 yapmak isteyecekler ve bu da
1915 y1lmda bu ama<,:la gei;mek giri~;liminde bulunacaklan
Turk Bogazlarmda unlu "Canakkale Sava~lan"nm verilmesine yol a\'.acakur.
Avusturya ise Rusya'ya kar$t Gali<;ya cephesinde bir
"Tannenberg" kazanamad1. Bu cephede uzun ve kanh saVa$lar sonunda her iki tarar <la onemli. bir avantaj saglayamam1~t1.

Boylece, y1pratma sava~mm ilk donemi bitti. Sava~m


ilk yil1nda sava~anlardan hi<;biri amacma ula~amatnl$U. Al-

1361
I

manya, bir darbede Fransa'y1 yenip Paris'i dine ge<;irememi:?, Fransa ise Alman ordulanm topraklanndan atamam1~
ti. Avusturya S1rbistan'1 y1kamam1~, Rusya da Almanya'ya
kar~1 zafer kazanamarn1~t1. tngillere ve Almanya birbirlerinin deniz guc;lerini y1kamam1~lard1. Ancak, 1914 y1h biterken butl1n ac;1khg1 He gorulememesine ragmen, zaman ltilaf devlellerinin lehine i:?lemeye ba~lam1~tl. Y1pratma
sava~mda hammaddelerin artan 6nemi ve kolay bulunamamas1 dolay1s1yla, geni~ somurgelcre sahip olan ve bunlarla
deniz ula~1m1m hala clinde tutan tngiltere ile Fransa daha
avantaj~t duruma gelmi~lerdi. Bir darbede ve k1sa surede
kesin zafer soz konusu olmaymca, temelde hala bir kara
devieti olan Almanya ve Avusturya'nm i~i zorla~m1~, uzun
bir sava~a dayamp dayanamayacaklan sorulmaya ba~lamL"?
tL.

3. 1915 Ytlmda Batt Cephesi


1915'le yani sava;;m ikinci y1lmda bat1 cephesinin oykusu,
taraflara somut hic;bir ;;ey kazandmnayan uzun ve son derece kanlt muharebelerdir. l. Dunya Sava~1'nda siper ilgin~
bir yerdi; lsvic,;re smmndan Man~ denizine kadar uzanan,
sava~m orada ba?layip bittigi, yorgun askerlcrin orada sava~tp dinlendigi ve uyudugu, t;ogu kez bir buc;uk metre derinliginde, bir k1sm1 yansma kadar su dolu, sonsuz gibi gorunen iki s1ra hendek ~eridi. Bir hendekte bir taraf, ikin,
cisinde 6teki taraf ve C:anakkale cephesinde gonlldugii gi
bi, du~man askerlerin sava$mad1klan zaman birbirleri1H"
yiyecek ve ir;ecek maddesi hrlatabilecekleri kadar birbirinl'
yakm olan iki olii.m hendegi. Siperin (,:evresi, a~1lmas1 SOil
derece gui; olan dikenli telle <;evdli olunca ve bir de arka
smdan rn.akinab tiifek yu vas1 yla desteklenince, ele ger;ir i I
mesi son derece gii<; olan bir yer haline geliyordu. Bir am,
I 362

Hi rinci Ditnya 5ava51

taranar dti$manlannm siperlerini "zehirli gaz bombas1" ile


ele gec;irmeye c;ah$t1lar. Zehirli gaz havadan agIT olunca, siperin iistCmde pallat1ld1g111da hendegin dibine c;i">kmekte
ve burac.laki askerleri oldurmekteydi. Ancak, zamanla bunun bu.yuk dezavantajlan ortaya c;1kt1 ve kar$1-silah1 da bulundu: gaz maskesi. Gaz bombasm1 atarken ruzgan c;ok iyi
hesaplamak gerekiyordu. <:unku, bir sure soma yi)n <legitirirse, taraflar kendi att1klan gaz bombas1yla kendileri avlanm1{l oluyorlar<l1. Ne olursa o1sun, bu siperleri de1mek
ic;in taraflar inatla saldmlarda bulundular ve her saldm
binlerce ki$inin olmesine yol ac;ti. Bu yiizden bat1 cephesind.e sava$ uzay1p gitti.
1915 y1hnm sonbahanna geldigimizde, yani sava~ .tam
bir ya$mdayken, taraflarm bat1 cephesinde ohi sayilan $byleydi: lngiltere 60.000, Fransa 190.000 ve Almanya
210.000. Buna kar$1hk, 191 S'te bat1 cephesinde hic;bir
amac; gerc;ekle$memi$ ve hemen hemen hic;bir loprak kazamlmamI!;ilI.
lngihere'ye gelince, Alma11ya bu devleli havadan hantal zeplinlerle bombalamaya ba$ladi. Ancak, bunlar c;ok
kolay he.def olduklarmdan, 1916 yilmda bombalamay1 kes1.i ve zaten 1916'dan ba~Jayarak bombardnnanm zaran ~ok
az da olsa (tum sava~ boyunca 11.000 h;;i 6ldu) bu sava~
bic;imi lngiltere'de buyuk bir kan~1khk ve Almanya'ya kar~1 nefret yaratt1. <:unk(i, lngiliz insam bu tarihine kadar
kendi Adas1'nda hic;bir sava~ gormu~ degildi, lngiliz askerleri sO.rel<li ya Avrupa'da ya da somO.rge bolgelerinde miicadele etmi~lerdi. Dolay1s1yla, hazuhks1z yakalanan lngiltere'de gunh.ik ya~am bozuldu, her gece uygulanan karartma U:i.m sava~ boyunca surduriildii.
Almanya, Zeplin'den soma daha tehlikeli ve cok
onemli siyasal sonuc,:lar doguracak olan bir ba~ka silah kullanmaya ba$lad1: U-Boal ya da Unterseeboot, yani denizalt1.
I

1363

.'iiya5i Tarih (lH1,agiardan 191R'e)

Bu ara<; denizin altmda oldugu zaman ~ok yaman bir silah,


usrundeyse savunmas1z bir ara<;li. Onemli ustiinlugu gizli
seyrcdip habersiz torpillemesiydi ve Almanya tarafmdan,
bu ozelhkleriyle, kendisine ka~1 lngiltere ve Fransa'nm
uygulad1g1 deniz ablukastm kinnak amac1yla sava$ alamna
sokulmu~tu. 0 zamana gelene kadar, sava~ hukuku uygulamasma gore, bir sava~ gemisi bir dti~man cicaret gemisi
gordugu zaman tehditle onu durdurur, tum murettebat ve
yolculan kcndi gemisine ahr ve ondan sonra batmrd1. Ancak, denizalc1 bunu yapacak nt'. yere ne de gflce sahipti.
Dolay1s1yla, sava~ gemileriyle birlikte ticaret gemilerini de
habersiz batnmaya ba~lad1 ve bu sure~ ii;inde yuzlerce sivil
ya~amlanm yitirdi. Tum bu geli$melerde, hiiyiik deniz
guc;leri olan 1ngiltere ve tarafs1zhg1m surdurmekte olan
ABD'nin ~iddetli tepkisine yol a<;tt. 13u denizalt1 sava$mm
sonucu olarak, 1915 May1smda Lusitania ve Agustosunda
Arabic adh lngiliz yolcu gemileri, Alman denizalulari tarafmdan batmld1 ve bin;ok Amerikan yurtta~1 da oldu (yalmz Lusitania'da 1200 ki$i ya$am1m yitirmi$li). Bu olaylar
Alman-Amcrikan ili$kilerin gerginle$tirdiyse de, Almanya
bu c;.:e~it olaylann tekrarlanmayacagt konusunda guvence
verince, ABD daha ileri gitmedi.

4. 1915 Yilmda Dogu Cephesi


191) y1hmn k1~mda Rusya'ya kar$I ortak Alman-Avuscurya
harekau ba~anh oldu ve iki hafta i~inde Rusya ic;inde 120
km. kadar ilerlediler. Tam ba~anstzhk ve i,?galden korkan
Rus hiiki\meti bagla$1klarma ba$VIITarak, bu baskmm azalmasnu saglayacak olan yeni bir cephenin a<;ilmas1m istedi.
Yeni cephe, Osmanh devletinin topraklannda ve onemli
bir ula$Im yolu olan Bogazlarda ac;Ilmak istenecektir. Bu
davram~m nedenleri olarak ~unlar soylenebilir:
I 364

Birinci Dunya

Sava~1

(i) Bu harekat basanh olup Bogazlar a\'.1ld1g1 takdir-

de, Rusya ile baglant1 saglanm1~ olacak ve sava~ malzemesi


gonderilebilecekti. Rusya yeterince gu\:lendigi takdirde Alma nya'ya dogudan yuklenecek ve boylece Almanya'nm
Fransa cephesideki aguhg1 azalacaku.
(ii) Trakya i~gal edildigi takdirde, Almanya'nm Balkanlardaki ustiin durumu sarsilacak ve gi\neyinden de tehdit edilmi~ olacaku. Bu <la, Fransa uzerindeki yuku hafifletebilirdi.
(iii) ltalya ile Rornanya hala sava~a girmemi~lerdi. ltilaf devletleri Balkanlar'da ustunluk saglarlarsa, bu devletlerin Almanya'dan korkusu kalmaz ve ltilaf devletlerinin yanmda sav~a kat1labilirlerdi.
(iv) Kuvvetlerinin bir bolumunu (:anakkale'ye i;;ekmek zorunda kalacak olan Osmanh devletin"m, Kafkas cephesinde Rusya iizerideki bask1s1 hafifletilecekti. Dogal olarak, Bogazlar bolgesinde cephe a<;1lmas1 karannm verilmesini kolay hale getiren bir durum da, lngiltere ve Fransa'ya
gore, daha iki y1l once kiii;;tik Balkan devletlerine yenilen
Osmanh devletinin zay1f11g1ydL Ka.raya asker bile <;1karmadan. sava~ gemileriyle Bogazlar a<;Ilabilir ve Istanbul ele gei;;irilerek, bu devletin hemen 1915 yilmda teslimi saglanabilirdi. Ancak unutulan nokta, Osmanh devleti ne kadar
zay1f olursa olsun, <;:anakkale'dcki insanlarm, Osmanh hanedanl1gmm uzak topraklannda degil, kendi anayurdunda
savunma yapug1ydt.

E. SAVAS VE OSMANLI DEVLETl

1. Osmanh-Alman lttifak1

Osmanh devletinin Almanya'mn yamnda sava;;a

1365

giri~inin

S iyasi Tarih

U1 k{aglardan I 9 I 8'e 1

ve yenilgisinin nedenlerinin ara~unlmasmda, ih;lu itilaf ve


ui;lu ittifak devletlerinin Yakmdogu politikalannm bilinmesi gerekir.
Balk~n Sava~lan, Balkanlar holgesini iki kar~u kampa
bolmii.:;;tu: Bir yanda Sirbistan, Romanya ve Yunanistan ote
yanda l3ulgaristan. Birinci kampta olan ilk ii<; devlet, Balkan Sava:;;lanndan galip olarak i;1kuklanndan, llilaf devlellerinin koruyuculugu altmdaydilar. Ozellikle Rusya, Avusturya'nm Balkanlar' daki bask1s1m smirlamak ve Istanbul
tizerindeki tutkulanm gen;:ekle~tirmek ii;:in, bu grubun ba~101 i;ekiyordu. Balkanlar'daki Rus diizenlemeletine kar~1
r,;1kan Avusturya ise, Sirbistan'a egemen olmak, faaliyetlerini suurlamak ya da bu devleti czmek istiyordu. Avusturya'nm bu politikas1, Balkanlar'da S1rbistan'a kar~t geni~le
yip, Ayastefanos Bulgaristani'm kurmak isteyen Bulgaristan'm i~ine gelmekteydi. Bu yuzden, Bulgaristan, Balkan
Sava:;;lan'ndan soma Avusturya yanhs1 bir dt:;; politika izlemeye ha~lam1~ ve bu devletle baglanu kurmaya i;ah~1m~llr.
Almanya larafmJan da desteklenen bu yakmla~ma, 1914
Haziran'mda biiyi.i.k miktarda bir bon,: anla!?mayla sonw;lanm1~ ve boylece Bulgaristan fiilen ui;hi lttifaka baglanm1$t1T.
Almanya, Osmanh devletine kar$I ikili bir politika izliyordu. 1. Dilnya ~ava~1'nda, Osmanh ordularmm komutasmda en yuksek mevkilere kadar gelecek olan Liman Von
Sanders gibi unlu bir generahni, Osmanh hukumeti uzer~n
de etki yapmak ve orduyu gu\:lendirmek ic;in Osmanh dev~
letine gondermi~ti. Bu askeri etki, Bagdat demiryolu ayncahklanyla birlikte du$liniildugunde, Almanya Yakmdogu'
da buyuk hir ustunluge sahip olacakn. Alman politikasmm
ikinci yuzu, Almanya'nm 1914 y1hnda gizli olarak lngiltere
ve Fransa ile yapug1 demiryolu anla~mas1yd1. Bu, Osmanh
devlelini etkl alanlanna boluyordu. Devlet, buti.i.n <;.abalara
I

I 366

Hirinci Dunya Sava$'

ragmen pari;alanacak olursa, Almanya bu payla~madan aslan payim alacaktL


ltilaf devlctlerinin Balkanlara ve Osmanh devletine yonelik politikalanysa kan~1k ve birlikten uzakti. lngiltere ve
Fransa, Almanya ilc yapttklan demiryolu anla.$malanyla,
devleti etki alanlarma aymm~lard1. Rusya ise, bu durum
kar~1smda Osmanl1 devleliyle ilgili konularda "staU:.ikocu"
bir lavlT aldi. C::unku Bogazlar'da Almanya gibi gU.i;lU. bir
devleti kom~u olarak istcmiyordu. l~inc gelen, hiGbir bu.yuk devletin kan1?mamas1, durumun oldugu gibi korunmas1yd1. Ancak boyle bir durumda, Bogazlar konusundaki
cmellerini ger\'.ckle~tirme olanagma sahip olabilirdi. Oysa,
Almanya'mn lstanbul'daki c,:ok yonlu faaliyeti hii; i~ine gelmemi~ti. l~tc bu nedenlerle, "statukocu" bir Osmanh politikas1 izlemeye ba~lam1~t1. Rusya, Balkanlar'da ise kendi
denetimimle bir Balkan itlifak1 kurmak pe~indeydi.
I. Dunya Sava~1. daha once goruldugu gibi, Sirbistan
ile Avusturya'y1 Balkanlar'da c;:at1~ir halde buldu. Yunanistan ilc Romanya, ltilaf grubuna yonclik bir yans1zlik i<;:indeydiler. Bulgaristan, lttifak dcvlctleriylc aml~ma yapma
pe.$indeyken, Osmanh devleti 3 AguslOs l 914'te gelecegini
Almanya'ya baglad1. Bu tarihtc Osmanh yoneticileri Almanya ile bir anda:;;ma imzalad11ar. Bu anla~manm iki taraf
ir,:in de nedenleri, buraya kadarki apklamalardan ortaya r,:1kacaksa da, bir kez daha ve toplu bir bi<;imde belirtme<le
yarar vardu. Her :;;eyden once, !ttihat ve Terakki onderleri
ve bu arada ozel!ikle Sava;; Bakam Edirne fatihi Enver Pa~a'ya gore, Almanya askeri bakundan Avrupa' nm en guc;hi
devletiydi ve i;tkacak bir sava~1 kazanacakt1_ Dolay1s1yla
Osmanh hukumeti, Alrnanya'ya yakla~mada duraksamad1.
lkinci olarak, 1878 y1lmda lngiltere'nin Osmanh devletini
parc;:alama politikastna ba~lamasmdan sonra, lngiltere'dcn
bo!?alan yeri yava~ yava~ Almanya almaya ba~lam1~ ve bu
I

' 367

Si_yasi Taril1 (Illll;aglardan

1918'~)

devlet denge politikasmcla Osmanh devletinin tek dayanag1


olmu$1U. U<;fmcu olarak, ozellikle 1890'lardan sonra, Almanya'nm Osmanh ekonomisi uzerinde etkin bir devlet
durumuna gelmi~ olmasm1 da hesaba katmak gerekir. Son
olarak, Almanya, Rusya'ya kar~t Osmanb devletini yanma
alabilmek i<;in, Rusya'da ya~amakta olan Torkler'in Osmanh sm1rlan i~ine ahnmasmt amai;layan Panhirkist hareketi de k1~kntmaktaydi. Osmanh yoneticileri, <;tkacak bir
sava~ta, Rusya'nm yenilgisiyle bu ulkuniin ger<;ekl~ebile
cegini de umduklanndan, Almanya'ya yana~ular.
Bir sava~ta Osmanh devletinin kazamlmas1, Almanya
ic;in $U avantajlan saglayacakt1: Her ~eyden once, Osmanh
devletinin Kafkaslar'da a<,;acag1 bir cephe, Rusya'ya kar~1
yiirutulecek sava~1 kolayla~tuacak, ozellikle Avuslurya'nm
Gali<;ya cephesindeki yukii hafifleyecekti. Aynca, Osmanh
monarkmm "Halife" s1fauyla tum MuslOmanlar ii;in ilan
edecegi "kutsal cihat" lngiliz ve Frans1z somurge imparalorluklarmda ya~ayan Mush:iman halk1 ayaklanduacak ve
boykce ltilaf devletleri en hass~ rtoktalanndan vurulmu~
olacakt1.

Bu ko~ullar altmda Alman-Osmanh Antla~mas1, I.


Dunya Sava$! ba~lad1ktan sonra, 2 Agustos l 914'te haztrland1 ve bir gun sonra imzalandt. Anla~maya gore Almanya
ve Osmanh devleti, Avusturya ile Subistan arasmdaki t;at1~mada tarafs1z kalacaklard1. Ancak, bu i;au~ma bir Alman-Rus sava~ma donu~urse (Antla~mamn imzaland1gmda
donu~mu~tu bile ve Osmanh yoneticilerinin belki bundan
haberieri de yoktu) Osmanh devleti Almanya'nm yamnda
sava~a kat1lacakt1. Buna kaqahk, Osmanh devletinin toprak butiinlugu Rusya tarafmdan bozulursa, Almanya Os
manh devletine yardnn edecckti.

1368

2. Osmanh Devletinin Sava~

D1~1 Durumu

Osmanh devleti sava~m ilk aylarmda "sava~-d1~1" durum


ilan eui_ Bu gen;ekte aktlhca bir hareketti. lmparatorluk,
buyuk bir sava$m yukurn1 <;ekemeyecek kadar zay1ft1. Osmanhlar'm "sava$-dl$I" durumu, Bogazlar'dan gei;ebildikleri i\,in, ltilaf devletlerinin i~ine gelmekteydi. Bu yuzden,
Almanya'nm bu tarihten soma Osmanl1 devletine kar~1 tutumu, bu devleti sava~a sokma temeline dayanacak ve iki
Alman sava~ gemisi bu yolda uygun bir ara<;: olarak kullanilacakur.
Osmanh devleti, donanmas1 i<;in lngiltere'dc "Re$adiye" ve "Sultan Osman" adli iki sava$ gemisi yaptmyordu.
Halklan wp1anan paralarla finanse edilen bu iki zuhh,
Ege'de Yunanistan'a kar~1 deniz ustiinlugunu saglayacak,
Karadeniz'de Rusya'y1 tehdit edebileektl. "Sultan Osman"
Mayis aymda bitip de Osmanh devletinin parasm1 odedigi
bu gemiyi almak isteyince, lngiltere vermemek i<,:in bir bahane buldu: Yunanistan'm bu gemiyi denizaln ile bauracagm1 haber alm1$lL "Re$adiye" bitene kadar beklenmesini
istedi. 1ngiltere, k1sa bir sure sonra sava~ c1kabilecegini
sezmi~ ve bu iki gii\,lii ve modern gemiyi Osmanh devletine vermek istemiyordu. Bu yozden, Temmuz'da ikincisi de
bittigin<le yeni bahaneler sualand1 ve Agustos'ta da el koydu. 30 milyon dolara mal olan zuhhlar, sanki Osmanh
devleti tarafmdan lngiltere'ye hibe edilmi~ti. lngiliz D1$i~
leri Bakam Sir Edward Grey, Osmanh hukiimetine gonderdigi notada, ozetle, "Osmanh hukumeti, lngiltere'nin gemilere neden el kordugunu anlayacaknr. lngiliz hokometi, Osmanh devletinin mali ve oteki kayiplarma t,:ok
iizulmektedir ve bunun uzerinde durulacaktu" diyordu ve
notada tazminattan herhangi bir bahis yoktu. Boyle bir
davram~m, Osmanh devletini Almanya'nm yanma itecegi

Siy"si Tarih

(llk~"glardan

J918'e)

apa1,;1kt1. Demek ki, lngiltere bu iki ztrhhya, Osmanh devktinden daha i;ok onem vermekteydi. Nota lstanbul'a geldigi gun Alman-Osmanh anla-?mas1 imzalanm1~t1. Bu arada,
Akdeniz'de, Osmanh devletini sava~a sokacak biiyiik oyun
yava~ yava~ tczga.hlanmaktayd1.
Daha kara sava~1 b~lamadan, Alman Akdeniz filosu
komutam Wilhelm Souchon'a, 4 Agustos'ta Berlin'den ~ifreli
bir lelgraf geldi: "Osmanh devleti ile anl~ma don imzaland1. Hemen lstanbul'a dogru harcket cdiniz." Komutas1 alunda iki yeni, h1zh vc sava~ gucii yuksek zuhh vard1. Ag1r
kruvazor Goeben ile hafif kruvazor Breslau. 0 zamana kadar tarihte hii,;bir sava~ arac1, bu iki geminin, bu ~ifredcn
sonraki yedi gunluk yolculugu kadar, diinyamn gelecegini
ctkilememi~tir.

Amiral Souchon ~ifreli telgraf ald1ktan sonra harekete


gec;.:tiginde, Osmanh hukumeti hala karars1zd1. lngiltere
du~ kmkhg1 ve kizgmhk yaratm1~t1; Rusya'dan korkuluyordu vc Almanya'ya da tam guvcnilemiyordu. lttihat ve Terakki'nin onderi olan Enver Pa~a hevesli ve inannu;; bir Alman yanda$1yd1. Avrupa'mn geleceginin Almanya'da olduguna inamyordu. Komitenin siyasi onderi Talat Bey, Envcr
Pa~a kadar durumdan emin degildi. ltilaf devletlerine gore,
Almanya'dan daha i;ok odun ahnabilecegini biliyordu. Biiyuk devletlerin sava~mda, yans1zhk politikasmm Osmanlt
devleLinin sonu olacagm1 du~OnOyordu. 1tilaf devletleri galip i;1karsa, Osmanh'nm bu grubun bask1s1 ile Osmanli
devleLi y1ktlabilirdi. Almanya gal!p i;1karsa, bu devletin koruyuculugu altma girebilecegini biliyordu. Otcki hukumel
uyeleriyse, Jngiltere ile pazarhk yap1labilecegine inaniyor
lard1.
Istanbul, bu du~uncelerle bir bekleyi~ donemine girdi~inde, Kayzer, iki cepheli sava~ korkusunun altmda, Osmanh devleti ile anla~maya daha ~ok oncm vermcyc ba~la

Birinci Dilnya Sava~1

di. Osmanh devlcti, Karadeniz'e c;1k1~1 kapay1p, Rusya'nm


bagla~1klanyla baglantlstm kesecek tek devlelli. lngiltere
ile Frnnsa'nm Akdeniz'deki endi-?esi de, Kuzey Afrika'dan
Fransa'ya birlik sevkinin engellenmesiydi. Do1ay1s1yla, onlarm da gozleri bu sevkiyat1 engelleyebilecek iki Alman
z1rhhsmdayd1. Goebe.n ile Breslau, Istanbul yolundayken 6
Agustos'ta Ber1in'den yeni bir telgraf a1d1: "Siyasal nedenlerle ~imdilik lstanbu1'a gitmekten vazget;::in." Bunun nedeni, Osmanh hukumetindeki bolunme ve bunun sonucu
o]an karars1zhkt.L Enver Pa-?a, gemilerin ge1mesine izin
vermi-? olmasma ragmen, boyle bir davram-? sava-?-dI-?I durumla bagda-?mayacag1 ic;in, Osmanlt hukumetinin oteki
uyeleri ve Sadrazam kar-?I \:tkt11ar. Ancak, bu s1rada amiral
Souchon da c;:ok gui; durumda kaldr. Ege denizine girerken
z1rhhsmm iki kazanmm i;ah-?mad1g1 anla-?1ld1; dolay1s1yla
lngiliz donanmasmrn. onunden Batt Akdeniz'e dogru kac;amazdr. Karanm kendi ba-?ma verdi: lstanbul'a gidecek,
Turkler'i iradeleri d1;anda da olsa zorlay1p sava-?t Karadeniz'e s1(,~ratacak ve Osman!t cJevlet.ini geleneksel du$mam
olan Rusya ile sava~liracaktt! Bu karan verdigi zaman larih
8 Agustos'tu ve lngi1iz zirhhlan giderek Alman zuhhlan
Goeben ve Breslau'a yakla~1yorlard1.
Ancak, Sou.chon'un verdigi bu karan uygulamas1 olanaks1zdi. C:unku. yeri belli olacagmdan lstanbul'la telsiz
baglant1s1 kuram1yordu. Ustelik bir ba~ka gemiyle lzmir'deki Alman Deniz Ate~esi 1ne ~u haberi gonderdi: "Askeri durum du~mana Karadeni:z:'den saldmy1 gerekli k1hyor. Bogazlar'dan ge<;;mem i<;;in izin isteyin." 10 Agustos'ta
yamt geldi: "h;eri girin, kalelerin teslimini isteyin ve g6nderilecek rehberi yakalaym. Souchon, bunun ne anlama
geldigini bilmeden Bogazlara dogru "yelken a<;;U" (:anakkale Bogaz1'mn giri~inde demirleyip, rehber g6nderilmesini isteyen bayrag1 <;;ekti. Bunun i\zerine Enver Pa~a, Sad1a-

l 371

Siyasi Tarin

(llk~aglardan

1918'c)

zama dam~madan gec;i~ i.zni verdi ve lngiliz filosunun Goeben ile Hreslau'yu izleme!eri durumunda "ate;;" emrini de
verdi. Boylece, iki Alman znhhs1 Bogazlara girdi ve lngiliz
donanmas1 <la Bogaz1 abluka aluna ald1.
Uluslararas1 hukuk kurallarma gore, Osmanh devletinin bu iki gemiyi silahtan annd1rmas1 ve sava~ sonuna dek
el koymas1 gerekiyordu. Osmanh yoneticileri bunun yerine
c;ogu ic;in bir emrivaki olim bu olaydan bir c;1k1~ yolu buldular. Osmanh devleti, Ingiltere tarafmdan el konmu~ bulunan R!e;;adiye ve Sultan Osman zirhhlarma kar~1hk olarak, Goeben ile Breslau'u hie; para odemeden "satin aldilar"
ve "Yavuz" ile "Midilli" adlanyla Osmanh donanmasma
katt1lar. Bundan hemen sonra, Osmanh donanmasmm ba~ma Amira! Souchon getirildi. Boylece, lngihere'nin el koydugu iki gemi, Osmanh donanmasma ba~ka yoldan kat1lm1~ oldu.
lki sava~ arac1yla ilgili bu dramatik geli~melerin son
derece onemli sonw;:lan olmu~tur. Bir kere, Yavuz ile Midilli, Alman ve Os1nanh deniz kuvvetlerinin Karadeniz'i
den~tlernelerini saglad1. Bu gemilerle Osmanh donanmas1
Karadeniz'deki Rus donanmasmdan daha guc;lu hale geldi
ve boylece Rusya'nm lstanbul'a salduma olas1hgm1 c;ok
azaltt1. Ancak, bundan daha onemli olarak, Amiral Souchon'un donanma komutanhgma getirilmesi, Almanya'nm
Istanbul uzerindeki denetimini gu<;lendirdi. Art1k Almanya, Osmanb devletini ne zaman isterse o zaman sava~a sokabilirdi. Donemin Maliyc Bakam Cavit Bey, kendisine
Bruksel'in ele gec;irildigi haberini ileten bir Belc:,:ikalr'mn
"size c;ok kotu haberlcrim var ... Almanlar Bruksel'i ele gec;irdiler" sozune kar~1l1k olarak, "size daha da kolu haberlerim var. .. Almanlar Osmanh devletini ele gec;irdiler" demi~tir.

Gen;:ekten, bu iki zirhh, Alman Amirali Souchon'un

1372

Birinci Du11ya Sava~1

komutasmda ve Harbiye Bakan1 Enver Pa~a'nm bilgisi ic;inde Karadeniz'e a<;Ilacak (manevra yaparak Osmanh subaylarma geminin nasil c;;ali~t1gq11 ogretmek bahanesiyle) ve
29 Ekim l 9 l 4'te Odessa ile Sivastopol'u topa tutarak Osmanh devletini sava~a sokacaktu. Boylece, 6 ytizyil ya~a
ffilii bulunan imparatorluk, iki sava~ gemisinin oyunuyla
bu.yuk bir sava~a girecek ve sava;;m sonunda omrumi tamamlayarak tarih sahnesinden c;ekilecektir. Bu iki savaii
gemisi olmasayd1, Osmanh devleti sava~a girmeyecek miydi? 0 donemin ko~;ullan ve Almanya-Osmanh antla~mas1nm imzalam~ nedenleri dikkate a1md1gmda, bu yuk bir olas1hkla girecegi soylenebilir. Ancak, kendi istedigi anda ve
yerde sava~a kat1labilirdi. Zaten Goeben ve Breslau olaymm
gelecek ku~aklara verdigi en onemli tarih dersi de budur:
Bagla~1k da olsa, bir devletin silahh kuvvetleril'lin, ba~ka
bir devletin subaylarmm denetimine verilemeyecegi. Nitekim, Tii.rkiye Cumhuriyeti'nin ikinci Cumhurba~kam lsmet lnoni.i., 2. Dunya Sava~1 suasmda, bu konularda son
derece titiz davranm1~, lngiltere ve Fransa ile anla~mas1 olmasma ragtnen. devleti istedigi anda ve istedigi bi<;:imde,
yani ilerde g6riilecegi gibi, sava~m son aylarmda sava~a
sokmu~tur.

3. I. Dunya

Sava~1 1 nda

Osmanh Cepheleri

'
l. Dunya Sava~1 i~inde Osmanh devleti belli ba~h dort cephede sava~mak dummunda kaldi.

a. Yenih Dii~ulen Cep11eler


Enver Pa~a tarafmdan aplan ~Jk.JL.S.~phesinde. 1914 Arahk ve 1916 yazmda iki kez yap1lan Sankam1~ harekiitmm
amac1, Kafkas Turklerini ayaklandIIarak Rusya'ya son hir
darbe vurmak ve "turam" ele ge(irmekti. Ba~ans1zhkhi so-

l 373

Siyasi Tarih (Ilk~aglarcla11 19 IB'e)

nm;lanan bu iki harekatta 150.000 ki~ilik Osmanb ordusu


90.000 kay1p vermi$tir ve bu askerlerin <;ogu dtl$mana degil, bozuk ula~1m ve soguga yenilmi~lerdh. Donanma Bakam Cemal Pa~a tarafmdan Syx5vs Kanah cephesinin ac;1lmasintn amac1, lngiltere'nin imparatoluk yolunu kesmekti. Harekatm ba~lannda iyi gitmesine ragmen burada da ba~an h olumnam1~, Osmanl1 ordulanm Kanai bolgesinden
geriye atan lngiltere, sava~m sonlanna dogru Irak'1 ele ge<;;irerek Toroslar'a dayanm1~tn. ingiltere tarafmdan a<;;1lan
lrak cephesinde, lngiltere a~1smdan ama<;, bir yanda Rusya
-ile karabaglant1sm1 saglamak, ote yanda Abadan petrollerini kommakt1. 1917 y1lma kadar ba~anh obmayan lngilte
re, bu tarihten soma Osmanli ordusunu kuzeye dogru surecektir.
Osmanh devletinin bu muharebelercle yenllmesinin
nedenleri c,;ok <;;t~$itlidir ve i~in ic;ine daha once incdenen
genel zay1flama nedenleri de sokulabilir. Ancak, burada
toplu olarak ~unlar soylenebilir. Her -?eyden once, ekonomik ve mali durumu son derecc bozuk olan devlctin, uzun
ve y1pratlci bir sava~1 surdurme5i olanag1 hemen hemen
yok gibiydi. lkinci olarak, imparatorlugun smtrlan (Ok geni~ oldugundan, dart ayn cephede birden sava~ yapma durumuna dii~mii~, ula~tlrma yol ve ara~lanmn yetcrsizligi
yDzCmden ikmal merkezleri ile cephe arnsrnda sDrekli baglant1 saglanamam1~t1r. Aynca, Osmanh devleti sava~a e~gii
dumhi bir sava!? plam ile de girmi~ degildir. Ordulann nerede, nas1l, hangi taktik ve stratejik ama<;la sava~acaklan
konusunda aynntih rlanlar yapilmaml$, cephelerin a(tlma51 buyiik ol<;:iide dii;;mamn saldmlanna ve sava!?m giinliik
gidi$ine bagh kalmL$llr. Him bunlann yanmda, Osmanh
devletinin yenilgi nedenleri arasma, Trablusgarb sava~m
dan, yani 1911 y1lmdan bu yana siiren uzun sava!? y1llannm askerler i\zerinde yaratt1g1 b1klnnhk duygusunu da ek1

I 374

Birinci Di.inya Savu~1

lernek gerekecektir. Bu h1kk111ltk ic;:indeki askerin, Arap Olkelerinin k1zgm gune~i ve <;ohi arasmda, dogup buyu<lugO
yerlerin i;ok uzagmda, amacm1 bir c.lirlu anlayamad1g1 bitmez tukenmcz muharebelerde canla ba~ka sava~mas1 gu<;tO.. Nitekim, Anadolu topraklannm "bckc;isi" durumunda
olan Gdibolu'da aym asker, anavatamm savundugu bilincinch~. hevcslc sava~acak vc galip gclmesini de bileccktir.

b. C:anakkale Cephesi 2
l\.c;1lma nede.nlerinin daha once be.lirtildigi (anakkale cephesindc, lngiliz-Frans1z ortak donanmas1, 19 Subat l 915'te
(~anakkale Bogaz1'nm mustahkem mcvkilerini bombalamaya ba~lad1. (,anakkale sakhnsmm mimarlan, o zamanlar
Amirallik I. l.ordu olan Winston Churchill ile Sava~ Bakant
Herbert Ki.tchener idi. Bombalamanm ertesinde lngiliz piyade birliklcri Canakkale'de k1y1ya c;1kanldi. lSu harckiittan
bir ay soma, 18 Marr'ta lngiliz ve frans1z zuhhlan Bogazlar'dan ge~me harekanna ba~lad1lar. Bunlann bir k1sm1
maymlara c;arpt1gmdan, bir k1sm1 da topc;:u ale~i sonucu ya
battt ya da yaralandt. Bogazlarm boyle ge~ilmesi mumkiin
olmad1g1 ic;in donanmamn konrntam Amira! de Roeheck geri c,:ekikli..
Bogazlardan ge~mcyi ba~aramayan ltilaf devletleri, daha soma kara harekanna giri~mi~lerdir. General Ian Ham.ilton'1 bu harekada gorevlendiren Kitchener, kendis~ne gorevinin lsLanbul'u ele gec;,:irmek oldugunu ve bunu ba~ard1g1
2

tlurada
~ok

sava~liir

konusundit ayrmuya girilmeyecektir. Konu iizerindc daha

bilgi i~in: GJ1. Cdal Erikan, (:cmakkale'dt Turk Zaferi, 1$ Bankasi Kiilliir
Yay1m. Ankara. 1964; Gn. Ian Hamillon, Gdiboltt Gilnldgil, .;ev 0 Onde$,
llOni}e1 Yaymlari, is1anbul, 1972; Aziz K9)11an (der.), (:a11akkale l1;i11dc
Vq,-,falar lkiri, TercO.man, 1001 Ternel t'.ser, istaubul; Alan Mooreh1'.ad,
Gallipoli, New York, N. Y.: Harpe.rand Row. Pub., lscanb11l, 1956; Jos(~ph
M11rray, Galli11oli .1915, l.ondra, NelRooks. 1977; Ru~n t'~rehJnaydm, (.anal1kale'dc Scna~e1nlar Dediler ki, Tiirk Tarih Kurumu Yay1 1. Ankara, 1960.

Siyasi Tarin (Illt(:aglarclan 1918'e)

takdirde yalmz bir harekatt degil, sava~1 da kazanm~ olacagm1 soyledi. Yapilan genel plana gore, Anafartalar bolgesine asker ~1kanlacak, Gelibolu'daki Turk mevzileri arkadan sanlacak, bu kuvvet Saroz korfezine c1kanlacak orduyla birle~ince, Marmara Denizi ve lstanbul'un yolu a<;:tlmv;; olacakn. Bu ihtirash harekat ii;in lngiltere ile Fransa'nm elinde yelerince asker olmad1g1 kin, Gelibolu'ya
Avustralya ve Yeni Zelanda birlikleri de getirildi (bunlara
An.zac birlikleri ad1 verilecektir).
Gelibolu harckatt, sald1rganlar i\:in birtak1m cksikhk
ve aksiliklerle ba~ladi. Hamilton'm elinde iyi bolge haritalan ve 1900'lerden sonra Tork savunmas1 hakkmda ayrmt1h bilgi yoktu. Aynca, emri altmdaki birlikleri denizden
1<:araya <;:tkarma harekatI (amfibik harckat) konusunda deneyimleri de yoktu. Ostelik, tam karaya i;:1kilacag1 sirada
malzemelerin yanh~ yuklenmi~ oldugu anla~Ild1 ve lskenderiye'ye geri donulup uygun malzeme yiiklendi. Aradan
ge\:en ui; hafta ii;:indc Tiirkler zaman kazanm1~ ve Gelibolu'daki birliklerini takviye etmi~lerdi. Aruk Gelibolu yanmadasma asker pkanp i~gal etmek pek kolay r.legildi. 25
Nisan'da i;:ikarma ba~lad1ysa da Turklerin ~iddetli direnmesi ve Anafartalar'da gorev alan Mustafa Kemal'in alulh ve
inat\:I savunmas1 kar~1smda lngiliz ve Anzac bir1ikleri ancak k1yilarda tutunabildil~r. Aylarca suren mucadele ir;indc
bir turhi tepelere tumamp. ac;ik araziye c;1kamad1lar. Avrupa'daki bau eephesinde oldugu gibi siperler kaztld1 ve taraflar bu sipcrlere i;:ak1hp kald1lar. Gelibolu, bundan sonra
uzun ve ag1r siper sava~lanna sahne olmaya ba~ladi. Bagla~aklar Agustos aymda ikinci gene! saldmya ger;tiler. Suvla
korfezinden ba~layan saldm ilk birkac; gun ba~anh olduysa
<la, yeniden duraklama a~amasrna girildi. <;::anakkale'nin,
ister denizden olsun ister karadan, gei;ilemeyecegi anla.!?1lm1~tL Saldirganlar 1915 yilmm sonunda Gelibolu'dan i;:e-

376

Hirinci Dunya

Sava~r

kHdilen
Goruldugu ..gibi, (:anakkale sava~lan ltilaf devlelleri
i\in tam bir yenilgiyle sonm;land1. Her iki taraf da 2.50.000
olu verdiler. AJmanya'ya bat1 cephesinde genel bir saldm
ii;:in kullamlabilecek birliklcr bo~u bo~una tO.ker.ilJi. Dolay1s1yla, (anakkale' nin ge<,:ilmemesi Almanya ve Avusturya
ac;1smdan onemli yararlar saglam1~t1r Rusya ile lngiltere
ve Fransa arasmda baglant1 kurulamad1g1 ic;in, bu devletler
Almanya ve Avusturya kar;;1smda zay1f kalm1;;, aynca Alman kuvvetleri dikkatlerini dagitmadan Rusya ile sava~a
bilmek olanag1111 hulmut?lard1r. Mustafa Kemal ise, Gelibolu sava~lannda ilerisi ic;in bi\yuk deneyler kazanm1~ ve
Anadolu insammn ulusal kurtulu~ ml.1cadelesinde, .birliklerine gCtvenebilecegini anlam1~tu. Baz1 tarih\ilere gore,
ltilaf devlellerinin Bogazlardan ge\ememeleri, 1917 Bol;;evik Devrimi'ni kolayla~tmm nedenler arasmdaJ1r. <;:unku,
lngiltere ve Fransa taraftndan beslenemedigi i<,:in Carhk
ordusu zay1f kalm1~ ve dolay1s1yla devrimcilere kar~1 gu\lu
bir mucadele verememi~tir.

F. 1916 YIUNDA CEPHELER


l. Bat1 Ccphesi

1916 y1hnm sava-?lan, savai;;anlara yeni hemen hemen hi\bir ~ey kazandirmadi. Art1k her iki devletler grubu da <;ocuklan askere ahp cepheye gondermeye ba~lam1~lardi.
Tam anlam1yla tuketici ohm y1pratma sava~1 etkisini kcsin
bir bi<;:imde gostermekteydi. Bu y1lm ve belki de tum L
Dunya Savas1'nm en kanh miicadeleleri Verdun bolgesinde
oldu. Zaten sm1rh olan somurgderiyle baglanus1 kesilen
(lngiltere, deniz gucuyle Almanya'ya kar~1 elkili bir ab Iuka

1377

Siyasi Tarih (llh,aglardan 19/B'c)

uygulamaklayd1) ve sava~m uzam.asmm aleyhine oldugunu


anlayan Almanya, uzun siirecek bir sava~1 k1sa kesmek
amac1yla, her ne hii;imde olursa olsun, Schlieffen Plani'nm
arkasmdan dola~mayl tasarlad1g1 Verdun'u dii~urii.p Paris'e
girmek ve hii; olmazsa bat1 cephesinde sava~1 bitinnek istedi.
Muharebeler onceleri Alm.ttnya lehine bir geli~me gostermi~ ve Frans1z askerleri panik halinde bauya kac;maya
ba~lam1;;lardr. Eger Frans.a, sava~m ikinci yilmda Almanya
kar~1smda ag1r bir yenilgiden kurmlmu-?sa, bunun onuru
buyiik oli;iide Mare$al Pelain'indir. Petain'e gore, kar~1saldmdan da ouemli olan, Verdun cephesi ile Fransa'nm
6teki bolgeleri arasmdaki ula~im olanaklanmn artmlmas1
ve cepheye surekli cephane saglanmas1ydi. Bu amar,;la buyiik yol yap1mma giri~ildi ve cephane ta~1mas1 duzene giren Frans1z ordusunun siirekli ve etkili top ate~1 sayesinde,
Alman ilerlemesi durduruldu. Verdun sava~lan, Subat'tan
Haziran ayma kadar surmii~, c.;ok say1da oliiye mal olmu~
(Frans.a 350.000, Almanya 300.000) ama taraflara 6nemli
ve sava.;;m sonunu getirebilecek bir kazan<;: sag!ayamam1.;;llr.
Verdun'den soma lngiltere, Somme bolgesinde kar~1
saldmya gei;mi~se de onemli bir ba~an kazanamam1~nr.
Sonu gelmeyen siper sava;;lan sonunda ve 1916 y1lmda,
yalmz !}al1 cephesinde 6111 say1s1 1.263.000'dir. Aynca, bu
savat?larda ilk kez tank kullamlm1~nr.
2. Dogu Cephesi

1915 y1hnda ltalya'nm Itilaf devletlerinin yamnda sava~a


olmas1, 1916 y1lmda Dogu cephesindeki sava~ durumunda 6nemli bir degi~iklik yaratmadi. Di;lu lttifak'm bir
uyesi olan It.alya, somiirge hevesleri dolay1s1yla 1915 Nisagirmi~

1378

Bi1"inci Dunya

Sava~1

nmda lngilter~ve Fransa ile gizli Londra Anla$mas1'm yapm1$, bu devlederin yanmJa sava$a kauld1g1 takdirde, Guney Tirol, lstinye bolgeleri ve Trieste kentini, Dalmac;ya'da
baz1 adalan, Osmanh Devleti parc;alamrsa Antalya ve Izmir
bolgelerini, Almanya'nm Afrika somurgeleri parc;alamrsa
Somali'yi odun olarak koparm1~ti. l$te bu anla$madan /?Cvk
ve guc; alarak, 1915 May1smda Avusturya-Macaristan lmparaLOrlugu'na, 1916 Agustosunda ise Almanya'ya sava$
ac;tt. Onderlerinin aceleci davram$Lan sonucu sava$a giren
ltalya'da, halk sava~1 benimsemedi. ltalya, Avusturya ilc
Almanya'rnn Rus cephesindeki yukunu hafifletemedigi gibi, Almanya'y1 ltalya smmna asker gondermeye zorlayacak
kadar vathk da gosteremedL Ostelik, 1915 Ekim'inde BulgarisLan'in Almanya'mn yanmda sava$a ginnesiyle sava$
durumu yeniden dengelendi. K1saca, ltalya'mn girmesi saVa$ dengesini etkilemedi ve bu kadar geni$ somurge bolgelerinin, bu kadar zay1f bir ortaga, kag1t ustunde de olsa, verilmesi sava~ sonras1 duzenlemelerini c;ok zorla~tudt.
1916 yilmda Dogu Cephesi'ncle sava;;a giren bir ba~ka
devlet Romanya'dlr. Romen 6nderlerinin dii?O.ncelerin~
gore, Ahnanya ve Avusturya'ya kar~1 giri$ilecek bir saldm
ba~anh olursa, Transilvanya, Bukovina ve Banal yaylas1 ele
ge~ebilirdi. Ancak, evdeki hesap i;:ar$1ya uymad1; Alman ve
Avusturya ordulan Romanya'y1 dort ayda ezdiler ve 1916
Arahk aymda Biikre$'e girdiler. Dolayis1yla Romanya'nm
sava$a girmesinin sonucu, 6nem1i bir bugday ve pelrol deposunun Almanya'nm eline gec;mesiyle, bu devletc kar$I
uygulanan ablukanm etkisinin biraz azalmas1 ve sava~m
daha da uzamas1du.
Tum bu sava~lann sonunda, bat! cephesinde oldugu
gibi, dogu cephesinde de bir durgunluk donemine girildi.
1916 y1lmm sonunda, sava;;m nas1L ve ne zaman bitecegi,
l 914'teki gibi beli rsizdi. Sava;;in ba{>mdaki gut; dengesi,

1379

Siyasi Tarih

(nli~aglardan

191B't')

hemen hemen hi<; degi~meden iki bu<;uk ytl siirmu~, hi\bir


taraf oteki O.stunde kesin bir iistiinluk saglayamam1~t1.
1916 Arahk aymda, ozellikle ABD Baiikam Woodrow Wilson'm ~abalanyla ilk kez ban~ g6rl1$meleri i~in giri~imler
olmu~sa da, ba~an saglanamam1~tir. Bu arada, Almanya'ya
kar~1 uygulanan ablukamn surdiiruldugOnO. de unutmamak gerekir. Almanya'nm belki yeterli demir ve komur
stoku vard1 ama pamuk, kur~un ve tah1l gereksinimi kendisini giderek duyurmaya ba~lam1~n.

G. OSMANU DEVLETlNl PARC:ALAYAN


GlZU ANLASMALAR

1917 yilmda orcaya pkan onemli uluslararas1 geli$melere


ve sava~ durumlanna ge~meden once, sava-? i~inde ltilaf
devletlerinin, Osmanh Devleti'nin y1k1lmas1 halinde orlaya
<;tkacak olan "miras1" aralannda pay1a~mak uzere yapt1klan gizli anla~malan k1saca belirtmekle, ulusal kurtulu-? sava~1m, bu sava~m verildigi uluslararas1 ortaml ve Osmanh
Devleti y1k1ld1ktan sonra Ortadogu bolgesinde <;1kan ve etkileri guniimuzde de suren bunahmlan anlamak a<;1smdan
yarar vard1r.
l. Rusya ile Yap1lan Bogazlar Anla~mas13
Rus hukumeti, Lum sava~ boyunca Istanbul ve Bogazlar dii$iine bagh kald1 ve Osmanh devleti savaiia girdikten sonra,
a<;1k denizlere serbest<;e ge<;.i~ sorunu, Rusya ic;in sava~m
3

Hu ve bundan sonraki gizli anlla~malann tam metinleri ii;in: J. C. Hurewitz,


l'lic Midde East and North Africa in World Politics, 19141945. c. l, A Documentary Record, New Ha\en, Yale Univ. Press, 1979; Robert G. Landen, The
Emffgcnce of the Modem Middle E01st, Sdected Rea.dings, N. Y.: Van NostrJnd
Reinhold Co., 1970.

Birinci Dany(l Sav~1

belki de ana amac1 haline geldi. 1915 y1lmm ba~mda lngiltcre ile Fransa'nm C::anakale'ye saldmlan, aym ittifak grubunda olmasina ragmen, Rusya'da kayg1 uyandmm~u. Bu
saldm ba~anh bir bil!;imde geli$tigi takdirde dogrudan ;yard1m alacag1 dogruydu ve bu bak1mdan Bogazlann a1;1lmas1
i$ine geliyordu. Arna, saldmnm ba~ans1yla lngiltere ile
Fransa, Bogazlar bolgesinde iistiin duruma gei;:ebilir ve sava~tan sonra burasm1 Rusya'ya vermeyebilirlerdi. Bu yuzden, C::anakkale sava~larmm tum hiz1yla surdiigu 1915'in
Mart ve Nisan aylarmda harekete ge<;erek, lscanbul ve Bogazlar Ozerindeki ernellerini isteksiz bagla$1klarma l<abul
ettirdi.
l~in ashna bak1hrsa, !ngiltere'nin Dogu Akdeniz'deki
imparatorluk somOrge yolunun geleneksel tehditc,:isi Rusya
idi ve lngiltere, Rusya'nm Bogazlar'da ustiin duruma ge<;:mesini istemiyordu. Kmm Sava.$t'nda lngihere'nin Osmanh devletinin yammla sava$a ginnesinin bir nedeni de buydu. Ancak, 20. yuzyil bu konuda bir degi~iklik getirdi,
lngiltere Savunma Komitesi 1903 y1hnda "Rusya'nin Bogazlar'dan uzak tutulmasmm lngiltere ic;in birinci derecede onemh bir askeri i;:ikar olmad1gma" ait bir rapor yaymlam1~t1. Bu politika degi.$ikliginin en onemli nedeni,
ku~kusuz, Yakmdogu'da Almanya'nm artan etki ve faaliyetlerine kar~1 bir denge arama <;abas1yd1. like olarak, bu
boyle kabul edilmesine ragmen, bu odiin hemen verilmemeh, verildigi zaman da oriemli kar~1 odiinler istenmeliydi. Gm;ekten, lngiltere ancak sava~m en s1kmt1h giinlerinde, 1915'te bu odunu vermi$tir.
Anla;;maya gore, Istanbul dahil, Midye-Enez \'.izgisinden Sakarya akarsuyunun Karadeniz'e dokCtldugo yere kadar buttln Bogazlar bolgesi Rusya'ya b1rak1hyordu. Boylece, Rusya'nm yuzyillardan beri gozunii diktigi bu oneml i
stratejik bolge, kag1t iizerinde Rusya'ya verildi.
1381
I

2. Londra

Anla~mas1

Osmanh devletini par(.alayan bir ba~ka gizli anla~ma da,


biraz once degifiilen ve ltilaf devletleri ile ltalya arasmda
1915 Nisan'mda Londra'da imzalanan anla$mad1r. Bu anla~ma ile lcilaf dcvlctleri, ltalya'mn sava~a girmesi ko~ulu
na ba~h olarak, bu tkvlete Antalya bolgesini, lzmir'i ve
Trablusgarp sava~mdan beri i~gali alunda bulundurdugu
Oniki Ada'y1 verdiler.
3. Sykes-Picot.

Antla~mas1

Osmanh dcvletinin Ortadogu topraklan, lngiliz hukumeti


adma Mark Sylzes ile Frans1z hukumetine adma Georges Picot tarafmdan imzalanan 16 May1s 1916 tarihli gizli anla~
ma ile payla~1lm1~t1r. Buna gore, Fransa, Suriye, Liibnan,
Kilikya ve Musul bolgelerini, lngiltere ise Ordon, I rak ve
Kuzey Filistin'i eline gec,:irmekteydi. Filistin'in geriye kalan
topraklan O.zerinde uluslararas1 bir rcjim ve s1mrlan bclli
olmayan bir de Arap devleti kurulacakt1.
Gerc;:ekte, Sykes-Picot Anla~mas1, lngiltere'nin daha
once Araplarla yapng1 Ortadogu duzenlemelerine aykm
du~mekte, lngiltere'ni n ikiyOzlii dt$ politikasm1 gostermekte ve bolgede hugune kadar surecek anla~mazhk tohumlanm atmaktaydi. (:unku, lngiltere Osmanh devletine
kar~1 sava~malanm saglamak ve boylece yukunu hafifletmek ii;in Araplan kendi yanma almay1 tasarlamt$ ve bunun
ii;in de Mekke Serifi Hiiseyin ile M1sn'daki lngiliz Yiiksek
Komiseri McMahon arasmda, $imdi lngihere ile Fransa arasmda payla~Ilm1$ bulunan topraklar uzerinde bir Arap
Kralhg1'nm kumlmas1 yonunde bir antla~ma imzalanm1~t1.
Oteki gizli anla~malarla birlikte Sykes-Picot antla~masmm
da Bol~evikler larafmdan 1918 ilkbalannda ar;1klanmas1,
I 382

Birinci l)unya

Sava~r

ozellikle Orrndogu'da huyuk kan~1hklar ~1karacak vc bir


yanda Araplarla ote yanda Bat1h devletlerin aras1 ai;1lacakt1r.

4. St. Jean de Maurienne Anla~mas1


Bu gizli anla~ma ln.gihere, Fransa ve ltalya arasmda 191.7
Nisanmda imzalanm1~t1r. Anla~maya gore, italya'ya Anadolu'da Antalya'ya ek olarak lzmir-Kayseri-Mersin iii;geni
arasmda bulunan guneybat1 Anadolu bolgesi de b1rak1hyordu.

5. Balfour Deklarasyonu
lngiliz D1~i~leri Bakam l.orcl Arthur James Balj()lff, 2 Kas1m
l 9 l7'de, uluslararas1 Siyonist hareketin onderlerinden
Lord Rothscliild'a bir mcktup gondererek, Hlistin'de Yahudilere bir "ulusal yurt" kurulmas1 i;ahasmm lngiliz hiikumeti tarafmdan deslekleneceginl belirtmi~Li. Ancak, yine
mcktuba gore, Yahudilcr i<;:in kurulacak boyle bir yurt,
bolgenin Yahudi olmayan kcsiminin haklanm ihlal etmeyecekti. lngiliz D1~i-$leri Bakam'm boyle bir mektup yazmaya iten en onemli nedcn, topraklan uzerindc <;:ok say1da ve
etkili olan Yahuclinin ya~am~lkl<l bulundugu ABD'nin sempatisini ve Almanya'ya kar~1 yurutulcn sava~a katk1sm1
saglamakn. Mektubun zamanlamas1 da iyi yap1lm1$U, i;iinku k1sa bir sure soma Almanya ve Osmanh devleti de, Yahudi deskgini saglayabilmek ic;:in ozel.likle Alman Siyonistlcrine sava~ sonras1 odunlcrini vermeye ba~lam1~lard1.
Ancak bu ~abalar, Siyonistlerin ltilaf devletlerine olan egi1imlerini degi$tiremedi.
Siyonistlcr, lngilterc ile i~lcri bittiktcn sonra, 6teki ltilal devlctlerin1n de bu dcklarasyona kat1lmas1 ic,:in ~'.aha

I 383
~

5iyasi Tarili

(lll1~aglardan

1918'e)

harcamaya ba~ladilar. Fransa, 1918 ~ubatmda, ttalya ise


hemen soma Balfour Deklarasyonu'nu desteklediklerini
ac;1kladilar. Ba~kan Wilson da, 1918 Ekiminde deklarasyona ac;1k destegini ifade etti. lloylece, Siyonizmin kaderi, ltilaf devletlerinin sava~ davas1yla birle~tirilmi~ oluyordu.
Kendisiyle daha once yap1lm1~ bulunan anla~maya taban
tabana zit olan bu deklarasyonun Him hilaf devletleri tarafmdan desteklendigi haberi Kral Huseyin'e geldigi zaman
bir ac;1klama istedi. lngiliz Hukumeli de yapug1 ai;:1klamada, deklarasyonun ne anlat1mmm ne de ozunun, bolgede
ya~ayan halkm ozgurlugun smulad1gm1 ve bir "Yahudi
Devleli"nden hie; soz etmedigini belimi. Boylece, bir mektubun yaz1h~mda, bu.yuk bir olas1hkla kasten yapilan belirsizlik, yine s1kmt1lan bugiine kadar gelen ve II. Dunya Sava~1'ndan sonra don Lane Arap-lsrail savaijma yol a<;:acak
geli~melerin de pk1~ noktas1 oldu. Aynca, I. Dunya Sava~1'ndan sonra Filistin uzerinde kurulacak olan mandat sisteminin de temelini olu~turdu. Bu tarihten sonra, 2000 y1l
oncesine giden tarihsel bir "hak" uzerinde, Yahudiler, dini
ogretilerinin kat1hg1 ytizunden verilmeyip, ayn etkin grup
olarak ya~ad1klan ulkelerden, giderek artan say1larda Filistin'e go<; edecek ve burada IL Dunya Sava~1'nm sonrasmda
bag1ms1z bir devlet kuracaklardir.
'

H. 1917 YIUNDAKl GELl~MELER


Yalmzca askeri a<;1dan, yani i~gal edilmi~ olan topraklar bak1mmdan degerlendirilirse, 1917 y1hna gelenc kadar U<;hl
lttifak avantajh durumda gorimmektedir. Ancak, savaij
uzad1k<;a, Ahnanya'nm <;:ekmekte oldugu hammadde ve g1da maddeleri s1kmt1s1 agtrla~maya ba~ladi. Somiirgelerinden beslenmekte olan lngiltere ile Fransa, Almanya'nm bu

I 384

nirind Diittya Savas1

olanag1m butOnuyle ortadan kaldmnak u;m Almanya'y1


denizden abluka altma alm1-?larch. Ammsanacag1 gibi, lngiltere bcnzer bir ablukay1 Frans1z devrim sava~lan suasm<la Napolyon'un Kua Sistemi'ne kar~1 uygulam1~ ve Napolyon buna verecek bir yamt bulamam1$lI. Simdi Almanya'
nm kurmaya i;ah~ttg1 kna sistemine kar~1 tngiltere'nin deniz ablukas1 soz konusuydu. Ancak, bu kcz Ahnanya'nm
elinde kullanacag1 bir koz vard1, denizalu. Boylece, Almanya, deniz ablukas1m k1rabilmek ii;in denizalt1 sava~nna ba~
lam1~u.

I. A;Im'nin Sava$a

Giri~i

ve Wilson'm 14 Noktas1

Almanya'nm, 1ngi1tere ve Fransa'ya kar~t denizalu sava~ma


ba$lamas1, ABD'nin uluslararas1 ticaretini buyuk oh,:udc
tehdit etmeye ba!?lam1$ll. Alman denizalnlan uluslararas1
sularda kar-?Ila$liklan gemileri sava~. ticaret ve yolcu gemisi olmalannabakmaksmn batum1~ ve batan gemilerde biri;ok Amerikah ya~am1m yitirmi-?ti. Dstelik, t;e!?itli casuslu k
ve kar$1-casusluk faaliyetleri sonunda, Almanya'nm Meksika'y1 ABD aleyhine sava~a ginneye te$vik enigi de onaya
i;ikanld1.
Alman D1$i$leri Bakam Arthur Zimmermann, 19 Ocak
19,17 larihinde Meksika buyukel\isine ~ifreli bir Lel gcmdercli. Bakan, bir Alman-Meksika iuifak1 oneriyordu. ABD'
nin Almanya'ya kar~t sava~a girmesi durumunda, Meksiki1
ABD'ye salduacak ve bunun kaT$1hgmda ABD'den New
Mexico, Texas vc Arizona eyaletlerini alacakt1. Almanya,
aym zamanda, Japonya'y1 raraf degi~tirerek Pasifik Okya
i:iusu'nda ABD'ye saldumaya ikna etmeye ~ah$maktayd1
Telgraf, lngiliz deniz islihbaratplan tarafmdan,ele ge(,:iril
di, de~ifre edildi ve Washington'a gonderildi. 1 Marlla
Amerikan basmmda <la yaymlamm:a, kamuoyunda bOyi1I<
0

1385

Siyasi Ta1il1

(Illi~glardan

19I8'c)

bir ktzgmhk ve tepki dogurdu. Almanya'mn bu "sinsi oyunu" denizalt1 sava~1 ile de birle$ince, Amerikan Kongresi 6
Nisan'da Almanya'ra sava~ ilan etti.
ABD'nin sava~a giri$i, Ot;;lO ltilaf devletleri a\;1smdan
buyuk avantaj olmu-? ve buyuk maddi gucuyle Almanya'nm kar~tsma dikilmi~tir. Ancak, bu giri$ siyasal a\:1dan
onemli sorunlar da 1;1karmam1~ degildir. \:iinku, ABD hukumeti ve ('lzellikle Ba~kan Wilson'm sava~ sonras1 duzeni
konusunda bagla!;nklanndan i;ok farkh gorii~ ve dii-?iinceleri vard1. Wilson'm bu gorii-?leri sava-? sonrasmda toplanan
ban~ konferans1m etkilemi$ ve iki sava-? arast donemde Avrupa'nm somiirgeci devletlerini gut; durumda b1rakan sorunlar i;1karmt-?ltr.
Daha sava$ sona ermeden, 1918 y1hnm Ocak aymda
Ba~kan Wilson sava~ sonras1 dunya ile ilgili goru~lerini unlu 14 Nol~tas1 ile a<;1klad1. Ba-?kan Wilson, bu gcnellemeleri
yapmadan once, I. Dunya Sav~1'mn nedenleri Ozerinde
do~unmu~. sava~1 ortadan kalduacak onlemleri ve kendine
gore adil olan sm1r duzenlemelerini i\:eren bir apklamada
bulunmu~tur. Bar~m kurulmas1 iizerindeki gorii-?leri l-5
ve 14. maddelerde ~oyle a(1kl~nmaktadir: Ai;1k gi'>ru~meler
sonunda vanlmI-? ac;1k anla-?malar; ban-?ta ve sava-?ta at;;1k
denizlerde gidi-?-geli-? serbestligi; uluslararas1 ticaretteki engellerin kaldmlmas1; ulusal silahlanmanm ii; guvenligin
gerektirdigi oli;u ve diizeyde tutulmas1; somurge yonetimi
altmdaki uluslann hak ve isteklerinin, somiirgeci dcvletlerin hak vc istekleri olc;usunde dikkate almmas1 ve biiyukkui;;iik her devletin bag1ms1zhgm1 ve toprak bOtO.nlugiinO
kar-?1hkh guvence altma almak amac1yla, uluslararas1 bir
orgutl.in kurulmast.
14 Noktas1'mn oteki maddelerinde Ba-?kan Wilson,
Rusya, Belc;ika, Fransa, ltalya, Avusturya-Macaristan, Polonya, Romanya, Suhistan ve Karadag'm smulanm kendi
1386
I

Ririnci Dunya

Sava~1

gotll$iine gore ve "uluslar" esasma uygun olarak duzenlemekteydi. Osmanh devleti ile ilgili olan 12. maddede.rse,
Osmanh devletinin Turk kesimlerinin egemenliginin guvence altma ahnmas1, imparatorluk ii;indeki Oteki uluslara
can guvenligi ve ozerk geli~me olanaklan saglanmas1, Bogazlar'dan surekli ge<;i~ ozgurluguniin uluslararas1 gOvencc altma ahnmasm1 onermektedir. Ba;;kan Wilson'm bu
onerilerine sava~ ii;inde hii;bir devletten olumlu yamt gelmemi;;tir.
Bir biitiin olarak elc ahmhgmda, Ba$kan Wilson'm
onerileri, gei;:en yuzy1lrn liberal, ulust;;u, demokratik ve ilerici hareketlerinin, aydmlanma, Frans1z Devrimi ve 1848
diinyalarmm ozlemlerinin 20. yuzy1lda gen;ekle~mesi amarma yonelikti. Wilson'a gore, bu bu.yuk sava~ bamba~ka
bir anlla~ma ile sona ermeliydi. Ornegin, 1815 Viyana
Kongresi gibi onceki yuzy11lann ban~ konferanslannda, insanlarm liberal i'izlemlerine uymayan k6tii bir yan vardL
c')zellikle bu konferanslarda beliren eski diplomasi, sava$a
yol a<;:mI~tl. Uzun zamanlardan beri ban!? antla~malan, i;ok
yanh;; bir bii;imde, git<; politikalan, gO.<;: dengesi ve ilgili
halklann istekleri hie; dikkate ahnmadan yap1lan pazarhklar temeline oturmu;;tu. Wilson, uluslararas1 ili~kilere yepyeni bir hava getirmek ist:iyordu. Ancak bu "idealist" yakln~im, 1. Dunya Sava~1 sonras1 Avrupa sisteminin gen;:ekkrine uygun dii~meyecekti.
2. Sovyet Devrimi ve Rusya'nm Sava~tan (.ckilmesi
H11sya'da Sovyet Devrimi'nden sonra bu devletin sava~tan
baz1 tarih<;ilerin belirttiklerinin aksine, sava~m
-.011ucunu kesin olarak etkilememi~tir. Yani, Rusya'nm sav;i-:;tan i;ekilmesi, ABD'nin sava~a girmesiyle ltilaf clevletlcr 11rin kazand1g1 O.stunliigu dengeleyememi~tir. Ancak, sa-

~Tkilmesi,

387

Siyasi 1a1ih

(1!11~agl,uda11

l9l8'c)

va~m

gene! ak1~1 i<;indc bu konuda ac;1klamalara giri-?meden once, 1917 yilmm ve yeni zamanlar tarihinin en
onemli olaylanndan olan Sovyet Devrimi'nin oncesin1, ncdenlerini ve ortaya <;tkt-?mI k1saca gormek gerekmektedir.
a. Oncesi ve Nedenleri

Avrupa'da, 1870 ile 1914 y1llan arasrnda toplumsal sm1nar


arasmda belirli bir siyasal denge kurulmas1 c;abalan, pkarlann dengelenmesi ve kar$1hkh uzla$malar yoluyla bir olc;ude ba~anh olmu~sa da, iki etkin grup bu aray1~larm d1$Inda btrakdm1~t1. Bunlardan biri, bat1 egitim vc du~unce
siyle yogrulup, i<;inde bulundugu ortama yabanc1ht~ml$,
Dogu Avrupa'nm okumu~ azmhg1yd1. Toplumdan uzakla~
ma ve yalmzhgm derin huzursuzluklarmm yaratt1g1 a~m
gori.i$ ve davram$ k11hplan, Rusya gibi kohnemi$ Dogu Avrupa imparatorluklarmda, zaten olu~makta bulunan devrim potansiyelini amrmakcayd1. lkinci olarak, Batt Avrupa'nm endiistrilc~mi~ ulkelerinde fabrika i-?<;ileri her
zaman orta sm1f111 siyasal onderligini kabul etmiyorlard1.
19. yuzy1hn ikinci yansmm Marksizmi bunlara <;1karlam11
koruyacak yeni yontemler gostermi~ti. 1870'lerden sonra
ozellikle Almanya'da sosyalist dii~lince kendine toplumda
bir yer bulma ugra~1 i<;ine girmi~ti. Ancak, kapitalizmi ve
burjuva hukumetini nc kadar rcddedcrlcrse etsinler, Marksistler, Frans1z Devrimi ile ortaya c;1kan demokratik, uzl~
maya dayah ulus-devletin deger ve kahplarma, genel olarak bagh kahm~lard1r.
Ancak, Rusya'daki siyasal devrim, Batt Avrupa 1daki gibi olmadi. 1890'larda Rusya'da uzun zamandan beri var
olan ideolojik a~mhk, Marksizm'de uygun bir anlatim ve
bo~ahm buldu. Modem endustrile~menin ba~lamas1 ve
1861 y1hnda serOik kurumunun hukuken ortadan kaldmlmas1, ortaya bir i~i sm1f1 <;1kard1g1 gibi, koylulerin siyasal

1388

Biri d Diinva Savt1$1

uyu~uklugunu

<la biraz olsun azaltm1~tl. Boylece, _radikal


sahip aydm azmliklar, kurtanlacak ve harekete gec;:irilecek bir kitle buldular. Bu arada Rusya'da kentsel
kesimde sorunlar buyumekleydi. Frans1z Devrimi ilkeleriyle bir turhi "ban~mam1~" olan despot t;arhk rejimi,
kentten ve ktrsal bolgelerden hem liberal hem de sosyalisl
nitelikte tehdit altmda kaldt. Once Japonya'ya agu yenilgi
ve bunun yo] ac;t1g1 huzursuzluklar, soma I. Dunya Sava~1.
Rus toplumundaki c;att~may1 su yuzune ~1kard1 ve 1905'
teki ayak]anmaya ve ] 917 devrimlerine yol ac;l1.
l898'de Rusya'da Marksist nitelikte Sosyal Demokrat
i~c;i Partisi kurulmu~ru. Sonralan bu parti Lenin'in onderligini yapt1g1 Bol~evik ve Men~evik olmak iizere ikiye ayrild1lar. Aynld1klan noktalar daha i,:ok partinin orgutlenme
bic;imiydi. Bol~evikler, ku~iik ve devrimci bir elitin denetiminde s1k1 bir parti kurma du~uncesindeyken, Mcn~evik
ler daha geni~ ve katilmaya ai;1k bir (lrgut kurmak istiyorlardl. Bu aynhga ragmen her iki grup da ii;erden ve
dt~ardan Rusya'da Marksist almnm gu;lenmcsi i;in yogun
faaliyette bulunmaya ba~laddar Bu faaliyetlerin sonucu
olarak, Men$evik Trobhy'nin onderliginde 1905 y1hnda
Pelersburg'da bir ayaklanma oldu. Petersburg ve Moskova'da l~i;i Sovyetleri kuruklu. HO.kumet 1905 y1lmm sonunda bu ayaklanmay1 bastud1ysa da, <::ar II. Nikola bazt
ozgiirlukler vermeyi ve Rus Meclisi'ni (Duma) ai;may1 zorunlu gordu, 1914'te 1. Dunya Sava~1 ba~lad1g1 zaman Rusya tam bir kayna~ma ii;inde bulunuyordu.
Bu tcmel nedenlerin yamnda Sovyet Devrimi'ni kolayla~tuan yakm nedenler de varchr. Her $eyden once, 1917
y1lma gelindiginde Rusya'da maliye, t1pk1 Frans1z Devrimi
oncesinde oldugu gibi, iflas etmi~ durumdayd1. Vergi sistemi kan~1k; bozuk ve atla1etsizdi. Sava~111 finansmam ancak
erimekte olan allm rezervleri. ve ch~ bor;larla saglanmak
dii~"i\ncelere

1389

Siyasi Tarilt Wk<:aglardan 191 B'e)

tay<li_ 1904-1905 Japan sava~1 bu yollarla finanse edilmi~,

1905 devrimi de kanh bir bi<;:imde ve Fransa'dan a Iman buyiik bon;la bastmlabilmi~ti. Bunlara ek olarak, Carhk rcjimi toprak sorununa da bir <;6ztim bulamam1~ti. lkinci neden olarak, Rusya'da, devlet kuruldugundan bu yana
demokratik gelenek ve orgutler yoktu. 1917 y1lma gelindiginde Rus halk1 sesini hii;bir bit;:imde duyuramad1g1 it;:in,
Carhk rejimine kar~1 ~iddetli ba~kaldmdan ba~ka bir sei;:enek de kalmamI!;ilL
Sovyet Devrimi'nde I. Dunya Sava~1'nm da pay1 varsa
da, hareketin bastmlmamasm1 ttimuyle sava~a baglamak
dogru dcgildir. Yukarda belirtilen ko~ullar altmda Rusya'da bu.yuk bir patlama olacag1 bdliydi. Ancak, ban~ zamanmda C::arhk ordusunun ~ar'm yamnda yer ahp ayaklanmay1 bastmnas1 soz konusu olabilirdi. Simdi, Car boyle
bir olanaktan yoksun kalmi~. Cu;; ytldu a<;, silahs1z ve bikkm bir bii;imde anlamsiz bir sava~1 surduren ordu ~ar'm
yanmda yer almayarak, ban~, ckmek ve toprak sloganlanyla ortaya pkan devrimci hareketin ustune yuriimemi~tir.
b. Gq:ici Hukumetin Ba~anslzlLgi
Gen;;ekte, Sovyet Devrimi iki a~amahdu. Mart 1917'deki
birinci a~amada (:arhk yonetimine son verilmi~ ve liberal
du~iincelerin savunucusu Prens Lvov'un ba$kanhgmda,
Bo1$evikler harii;, hemen hemen butun siyasal egilimlerin
kat1ld1g1 ge~ici bir koalisyon hukumeti kurulmu~tur.
Reformcu ge~ici hokumet, Rus halkmm geri;:ek ozlemlerini anlayamad1 ya da anlamak istcmedi. Halkm ban~ ve
ekmege ihtiyaci vard1. Dolay1s1yla, amac1 tam anla~ilama
yan bir sava~ ortammda get;:ici hukumetin yapacag1, her
~eydcn once ban~1 saglamak, topr~.k reformunu gcri;ekle~
lirmek ve i$t;ilerin sorunlanna egilmekti. Gei;ici hukumet
bunlann hi('.birini yapmad1g1 gibi, Alman ccphesindc hi(:390

Birinci Dilnya 5avas1

bir anlam1 olmayan yeni saldmlara giri~ti.


Gec;ici hokometin bir ba~ka ba~~ms1zhg1 da, devrim
hareketinin ekonomik onemini kavrayamamas1 ve onu buttmuyle siyasal nitelikte bir ba~kal<lirma olarak degerlendirmesidir. Bu anlay1~la hareket eden gec;ici huktimet, genel oy, genel af, soz ve yaz1 ozgurloklerini ic;ine alan
siyasal nitelikte bir "reform program" ilan etti ve uygulamaya koydu. Ekonomik sorunlann iizerine gitmedi ve toprak rcformunu gerc,:ekle~tiremedi. 125 y1l onceki Frans1z
Devrimi ve sonuc;lanndan hie; ders ahnmad1g1 c;ok ac;1kt1.
Rusya'nm sava~ amac.lannda herhangi bir degi~iklik de ortaya c;1kmad1. Hatta D1~i~lcri Bakam MilinJmv, Rusya'nm
ekonomik bak1mdan geli~ebilmesi ya da hie; olmazsa bunahmm atlaulabilmesi ic;in, lstanbul'un ele gec;irilmesinin
~art oldugunu belirtmekteydi. Ozet olarak, devrimin ba~1na gec;en gec;ici hukumet, Rus halkmm ilk i~ olarak bekledigi ban~1 gen;;ekle~tiremedi ve bu ylizden de Bol~eviklerin
artan ve halkla destek bulmaya ba!;ilayan etkinliklerine kar
~1 koyamad1.
c. Bohevik Devrimi ve Sava~lcm Cekili$
Rusya'daki devrimin ikinci a!?amasmda Lenin'in onderligindeki Bol~evikler, hemen hemen tek kur~un bile atmadan, Kas1m aymda iktidan ellerine gec;irdiler. Devrimcilerin uzerine gonderilen ordu, kay1ts1z ~arts1z ban~1 savunan
Bol~eviklere kaqn si1ah kullanmadi.
lktidara gei;tikten soma Bo~cvik hiikiimeti ii;in en
onemli ~cy, ii; ban~m saglanmas1yd1. Bu yondeki yogun i;abalann sonucu olarak, 1918 Man'mda Rusya ile ona kar~1
sava~an devletler arasmda Brest-Litovs1t Barl$1 imzaland1.
Rusya ii;in c;ok pahahya mal olan bu antla~mayla Rusya;
Polonya, Baluk devletleri, Finlandiya, Ukrayna ve Beyaz
Rusya topraklannm bir bOliimiinii yitirdi. Romanya ilc

1391

yapng1 Bukre$ antla$mas1 ile de Besaraya'y1 bu ulkeye verdi. Boylece Rusya'nm clinden 3 milyon km2'lik toprak ve
62 milyon insan <.;1kt1. Kay1plar o kadar c;:oktu ki, Petersburg (daha sonra Petrograd ve sonra Leningrad, sonunda
ise yine Petersburg) smua yakm oldugu gcrek\:esiyle ba$kent Moskova1ya ta$md1.
Rusya'nm sava$tan i;ekilmesi Almanya ai;1smdan iki
cepheli sava~1 sona ercHrdiyse de, bu devlet bclirgin bir ustimluk saglayamadi. Bir kere, daha once belinildigi gibi,
ABD'nin sava$a giri~i Rusya'nm yaratt1g1 bo$lugu fazlas1yla
doldurdu. lkinci olarak, Sovyet Devrimi, Alman ii;;i;isinin
de sava$ at~ini sondurdu. Sava~ malzemesi ureten fabrikalarda i$;iler grcve gittiler. Ebert ve Sc11eidema11n gibi adlan
iki sava~ aras1 donemde ~ok duyulacak olan i$;i onderleri,
bu grevleri istcksiz bir bic;:imde bastnmaya i;ah$t1lar. Bu nedenle yoneticiler, grev onderlerini cczalandumak i;in ve
pek de ak1lhca olmayan bir davrani~la cepheye gonderdiler. Dogal olarak bu onderlcr, sava$mak ~oyle dursun, cep
he<le sava$ aleyhine kampanya siirdurmeye ba$lad1lar.

1. SAVASIN SONU
1918 y1hnda sava$ butOnO.yle lttifak devletlerinin alcyhine
donmii$ bulunmaktadu. Bu y1lm Marl aymda General Ludendorff, ball cephesinde son bir saldm giri$iminde bulundu. Ancak, ABD'nin sava$a giri$i bu cephede agnhgm1 gostermeye ba$lam1~u. Ozellikle Amerikan yap1m1 tanklarm
sava;; alanlanna sokulmas1yla. bu saldm durduruldugu gibi, Itilaf devletleri Alman ordulanm doguya dogru surmeye ba~ladilar. Aruk Almanya ve muttefikleri ii;in yapacak
i;ok bir-?ey kalmam1~t1r. 1918 y1lmm May1smda Romanya,
Eylulunde Bulgaristan, Ekiminde Osmanh devleti (30

1392

Di rinci Danya Sava~1

Ekim tarihli Mondrns Silah Buakc;;masiyla) ve son olarak


da 11 Kas1m l 9 l 8'de Almanya teslim oldular. Almanya'da
"Cumhuriyet" ilan edilerek sosyalist Eberl Cumhurba~kam
oldu.
J. BlRlNCl DUNYA SAVASI'NIN SONUC:LARI
I. Ekonomik ve Toplumsal Sonuc;;lan

a. Biiyiih Ekonomih Co1:itnW


L Dunya Sava$t, etkilerini bugune kadar surduren onemli
sonm;lar dogurmu~tur. Ekonomik ac;idan konuya bakt1g1m1zda, ekonomik refahm danyamn hemen hemen tum ko~esinde geriledigi anla~1hyor. Ancak sava~ daha c;ok Avrupa'da yik1c1 etkilerini gostermi.!;i ve Avrupa devlctlerinin
hazineleri zay1flam1~tl. Uzun sava$ y1llan boyunca bu ulkelerin ekonomileri tuketim mallan uretiminden, giderek sava-? mallan uretimine gei;:mi~ti. Sava~tan soma uzun bir sure ekonominin eski rayma oturmlmas1 gui;: oldu. Buna
bagh olarak, Avrupa'da kitle halinde i;;sizlik ortaya pkti.
Sava-'?m yol ai;:t1g1 maddi degerler kayb1 buyuktii. Yok olan
evler ve fabrikalar, tiikenen ulusal ekonomiler, bo~a harcanan maddi kaynaklar, enflasyonla du;;en ulusal para degerleri, giderek'~i~en ve odenmesi olanag1 bulunmayan borc;lar; Avrupa ekonomisini i;:okuntunun tam ortasma getirmi~ti. I. Dunya Sava~1'nm bedeli, Avrupa knas1 il;in 350
milyfl.r dolar olarak hesaplanmaktayd1. Yeryi.i.zO ekonomisinde Avrupa'nm yeri, bir daha eski gunlerine geri dcmmeyecek bii;:imde azaldi. Avrupa zay1flay1p <;6kmeye ba~laym
ca, iki endustri devi, ABO ile Japonya bu.yuk bir geli~me
ii,:ine gi;diler.
Sava~m ortadan kaldud1g1 insan ve manevi degerlerin
i1l<;i.ilmesi, maddi degerler kadar kolay degildir. Sava~ta 10
milyon Avrupah oldu, 20 milyon insan yaralanarak sakat

1393

Si)'asi Tarih. (11.k{aglardan 1918'e)

kald1. Milyonlarca sakat, Avrupa sokaklarmda sava~m amsm1 taze tuttu. Fransa, 20-32 ya.$ grubu arasmdaki nilfusunun yansmi yitirdi.

b. Devlet Mudahalesi
Sava~1 Avrupa toplumunu, etkileri sava1?tan \.tzun
siirec.:ek temel degisikliklere itti. Hei: ~eyden once. daha once bilinen bic;imiyle kapitalizmi donu~turdu. Hllkumetler
giderek anan bir bi<;imde ekonomik ya~ama kan~maya
ba~lad1lar. Gumriik tarifeleri koydular, ulusal endi1scrileri
korudular, pazar ve hammadde arad1lar ve i~<;i suufmm c;1karma koruyucu yasalar i;1kanhlar. "Planh ekonomi" dii-?ilncesi ilk kcz I. Dunya Sava~1'nda uyguland1. Tarihte ilk
kez, devlet toplumun tum zenginligini, kaynaklanm ve tOrel degerlerini belirli bir amac; dogrultusunda yonetti. Sava~m bask1s1 altmda, serbest rekabetin i;ok isran1, yonlendirilmeyen serbest te~ebbiisiin belirsiz ve yav~ oldugu
anlayt$t yerle~ti. Dt~ ticaret cam bir devlet tekeli halinc gclmi~ti. (>zel ~irketler ancak son derece s1k1 kota ve lisanslarla faaliyet gosterebildiler. Ac;1k denizlere <;1k1~1 olmayan Almanya, hie; goruhnemi~ ol\:ude kendi kendine yeterJi olma
tedbirleri almak durumunda kalm1~t1. Almanlar, oteki sava~kanlardan daha ac;u ve hukiimet denetimi, kendilerinin
"sava~ sosyalizmi" adm1 verdikleri sistemi doguran kapsam
ve etkinlikleydi. Devkl mC:dahaleciligi, goreli olarak az:~l
t1lm~sa da, sava~tan sonra da surduruldu ve iki sava~ aras1
donemde, once Avrupa sonra donya ekonomisini etkiledi.

I. Dunya

c. Enj1asyon ve Bor\lanma
Ne kadar agtr vergi yo.ku koyarsa koysun, hii;bir hukumel
harcayacag1 patay1 kar-?Ilayacak fon bulamazdi. Yapt1klan,
kagit para basmak, buyuk miktarda devlet tahvili satmak
ve bankalan kredi yolunda zorlamak oldu. Sonu<:, buyllk

1394

talep ve du~uk arzla birlikte, fiyatlann alabildigine yukselmesi oldu. Her zaman ve her yerde oldugu gibi, enflasyondan en (,;Ok etkilenen, para gelirleri artmlamayan devlet
rnemurlan, ucretliler, "saglam yaunm" yapt1klanm sanan
yukan orta s1mf ve uzman ki~iler oldu. Bu toplum katmanlan sava~tan once Avrupa'ya istikrar getiren temel ogelerdi. Sava~ her yerde statulerini, prestijlerini ve ya~am standa,rtlanm du~Ordu. Alman buyuk miktarda bar<;, gelecek
y11larda daha <;:ok vergi demekti ve en tehlikelisi de yabanc1 ulkelere yap1lan bor<;lardi. Sava~ boyunca Avrupa k1tasmdaki ltilaf devletleri lngiltere'den, her ikisi de ABD'den
bore,; ald1 ve boylece Avrupa devletleri geleceklerini ipotek
altma soktular. Bu borcu odemek i<;in ithal ettiklerinden
daha <;ok ihra<; etmek, rukettiklerinden daha <;ok uretmek
zorundayd11ar ve bu durum sava$lan sonra uzun bir sure
boy le devam edecekti.
Dstelik, dcirt y1lhk sava~tan y1kik c,;1kan Avrupa'mn
kar~1smda ~imdi, Avrupa'dan mal gelmemesi yuzunden
kendi endustrilerini kurup geli~tiren Avrupa-d1~1 dunya da
vard1. ABD' nin iiretim kapasitesi gorulmemi~ bic,:imde anti. Japonya, Cin, Hindistan ve Guney Amerika'ya tekstil
mallan satmaya ba~lam1~t1 bile. lngiltere'den madencilikte
kullamlan makina ve lokomotif par\:alan alamayan Arjantin ile Brezilya, bunlan kendileri uretmeye b~lam1~\ard1.
~
Almanya'nm dunya pazarmdan tumuyle <;1kmas1, lngiltere ile Fransa'nm yalmz kendi. tuketimleri ic;in Oretme
durumunda kalmalan ve Bat1 Avrupa denizciliginin sava~
amac;lan ic;in kullamlmas1 ile, l 700'lerden beri suren Avrupa deniz ve ticaret ustunlO.gu tchlikeye du~tu. Avrupa sava~tan soma geleneksel ticaret alanlannda yeni rakiplerle
kar~ila~u. 19. yuzy1lm dayand1gl ekonomik temeller y1ktlm1~, "Avrupa ustlinlugu donemi" kapanmaya ba?lam1~11.
lnsanoglunun tarihinin genel ak1~ sured ic;inde ve uzun

1395

Siyasi Tarili (11k(aglarda.11 l918'e)

surede, I. Dunya Sava~1'mn belki de en onemli sonucu budur.


{. Tol'ltim.~al Sonu~lar
Sava~m

loplum uzerindeki en onemli sonucu, ulusak1hk


duyu ve tutkusunun gu~lenmesidir ve sava~ sonras1 duzenlemelerinde uygulanan ulusal "self determination" ilkesi. bu
ak1mm yalmzca bir yonunu gostermektedir. Kitle seferberligi ve kitle halinde olum, milyonlarca insam oldormesinin
dogurdugu ac1, sava~ i;:abasmm yaratt1g1 buyuk baskilar,
zaferdeki mutlulugun, maglubiyette Oziintiiniin payla~il
mas1, Avrupa insammn kafasm1; ulusi,;u bir gurur ve yurtsever bir heyecanla doldurdu. Her iilkede du~man, adi, vicdans1z ve kotu olarak damgalandi. Ba~langu;ta, milliyeti,;iligin sosyalizmden 1,;ok daha gui;lu bir ak1m oldu~u goruldu.
Sayilan az olan a~m devrimcilerin d1~mda, tum dunya i~i;i
lerinin ekonomik zindrlerinden ba~ka kaybedecckleri ~ey
olmad1g1 ve sava~larm da kapitalist s1mfm sava~1 oldugu
yolundaki Marksist tez birak1ldi. 1914'te her ulkede parlamenter sosyalist partiler, ulusal hukumetlerini destekleyerek, sava~ harcamalan i<;in olumlu oy kulland1lar. Son y1h
ve Almanya ile Rusya d1~anda tutulursa, hukiimetlerin sava~ <;abas1 grev ve pasifist sabotajlarla engellenmf)di. K1saca
sosyalizm, ulusal sosyali1m bii;imine donu~lu~ Modern
dunyanm bu iki en gu~lu akum arasmdaki ittifak, Avrupa'nm gelecek y1llanna da damgasm1 vurdu. Rusya'da 1917
yilmda devrimcilerin zaferi, sosyalist du~unce vc uygulamanm arasmdaki aynhg1 keskinle~tirdi. Parlamenter sosyalistler, Bol~evizmin ac1mas1z yontemleriyle, Marksizmin s1mf sava~1 tezini kabul edemediler. 1K1saca, sosyalizmle
komunizmin yollan aynlmaya ba~lad1.
Sava.~an yol ac;t1g1 toplumsal kan~1khk boyok oldu.
Toplum ic;inde ya~ gruplan ile cinsler arasmdaki denge bo[ 396

lliri11ci Du11ya

Sava~1

zuldu. (unku, sefcrberlikle aile ya~amt altiist oldu, milyonlarca gem; insan oldu ve dogum oram da du~hi. Sava~
ta Avrupa'nm gelecek ku~agt yok oldu. Siperlere saldmlarda ilk saldmya kalkanlar, gene; subay ve gonullulerdi.
Ornegin sava~ta gorev alan Oxford Oniversitesi ogrencilerinden % 20'si oldu. Fransa'da Ecole Normale Superieure'iin
346 ogrencisinden 143'0 geri donmedi. Avrupa bile boylesine bir ytk1m1 kalduamazd1.
Silah fabrikalarmda ve sava~ hizmetlcrinde yurtscvcrce c;ah~an kadm, daha once gorl.ilmemi~ bic,;imde i~ pazanna girmi~ oldu. Boylece, daha c;ok bag1ms1zhk ic;in gerekli
olan ekonomik temele sahip pkn. Ba~ta lngiltere olmak
iizere, kadmlarm sava~ ~abasma katk1s1, oy verme ve se~il
me isteklcrini artITdt ve hukiimetler buna giderek daha az
direnebildiler. Tum dunyada kadmm toplum ic;indeki statli.sundeki bu degi~iklik, modern zamanlann en sessiz ve
dikkati c;ekmeyen ama en onemli devrimlerinden biri haline geldi. Toplumsal du~Okluk, hukuki birtak1m haklara
sahip olmama vc erkege her bak1mdan bagh bulunma du"
rumundan, toplumun erkekle e;;it haklara sahip onurlu
uyesi o!du. Bu hareket giderek Asya'ya da yay1ld1, 21. yuzyrlda herhalde Afrika'ya da yaytlacaktu.
Savasm bir ba~ka toplumsal sonucu, saldirgan milliyet<;iligin de giderek artmas1d1r. llk kez sava~a kaulanlar,
sava~ oncesinin duzenli ve gayri~ahsi kapitalist toplumunda bulamad1klan heyecam, arkada~hgr ve ortak amai;: duygusunu, cephede bulmu~lard1. Bu gruplar, gorecegimiz gibi, sava~ sonrasmda nazi ve fa~ist hareket\erin belkemigini
o Iu~turacaklardi.
2. Siyasal Sonm;lan:
Avrupa'nm Danya Ostiinhigiinli.n Sars1lmas1

Ekonornik ve askeri gO.\. Avrupa'nm d1$mdaki kanatlarn

1397

Siyasi Tarih (Jlk(aglardan 1'918'd

ge<;ince, Avrupa'nm dunya politikasmdaki ust.Onlugu de


azalmaya ba!iilad1. Napolyon sava!iilanndan sonra 1815 Viyana Kongresi ile yeni bir denge kurularak, istikrar saglanm1~t1. l 9l 9'da bu yap1lamad1. Sava~tan sonra toplanan Paris ban~ konferanslannda kendi kendine yeterli bir Avrupa'mn kurulmasmm art1k olanaks1z oldugu anla~1ld1. Hohenzollern Almanyas1'nm mutlak yenilgisi, ABD'nin czici
ustOnlugOnun sonucu olarak gen;ekle~mi~ti. lngiltere dahil edilse bile, Avrupa kendi sorunlanm yalmz kendisi i;ozecek durumdan ~1km1!iill. K1saca, 1918 y1hna gelindiginde, Avrupa devletlerinin gucu azalm1~, asil gilr; Avrupa'nm
kanallarmdaki iki biiyuk giice ve Uzakdogu'da
Japonya'ya
I
ge-;:mi~ bulunuyordu.
Bu nedcnle, ABD'nin 19l7'de I. Diinya Sava~1 1 na giri~i
ni tarihin bir donftm noktas1 olarak kabul etmek yanh~ olmasa gerekir. 1917 tarihi, Avrupa politikas1ndan dunya
politikasma ge<;i~in belki de tamamland1g1 bir nokta<l1r. Bu
y1l bir ba~ka ac;1dan da onemlidir. Rusya'da Bol;;evik Devrimi'nden sonra iki uzla~maz ideoloji ile di1nyamn iki dti!iiman bloka aynlmas1 sureci de bi\:imlenmeye ba~lamt!iitIT.
Wilson ve Lenin'in programlarmm en onemli ozelligi, merkez olarak Avrupa'y1 almamalari. hii;bir aynm gozeLmeksizin bu tun 1dunya insanlanna ses~enmeleridir. Her ikisi de,
biri komunist oteki liberal a~Ilardan, eski Avrupa sistemini
reddetmi~ler, programlanm bu anlay1!lla bil,;imlendirmi~
lerdir. Sonunda da bu ugurcla buyuk bir rekabete giri~ecek
lerdir. Bu rekabet ileride dunya politikasm1 etkilemeyecektir.

3. Genel Degerlendinne
William Archer, The Great Analysis (Buyuk (.ozumleme)
ba~hkh ve 1911 ytlmda basurd1g1 kitabmda, I. Dunya Sava1

I 398

Birinci Diinya Sav~1

~1

gibi "biiyiik bir felaketin" daha mutlu bir dunya yamtacagm1 soylemekceydi. Ardter'm bu iyimser kehaneti r;:ok
yanh} i;;ikn. I. Dunya Sava~1, o zamandan bu yana <;:ok k1sa
aralarla suren bir uluslararas1 <;:atl~ma donemini ar;:m1~tu.
Sava~ k1sa soreli sonm;lan itibariyle, ABD'nin "yalnizc1l1k"
(isolation) politikasm1 sii.rdii.remeyecegini or~aya koydu.
Sovyet Rusya kurulu~undan hemen sonra buyuk ve y1k1c1
bir ii;sava~m ic,:ine ilildi. Ge<;:ici olarak yenilmi~ bulunan
Almanya, ban-? duzenlemelerinde hir;: sesini duyuramadl.
Boylece, ban~ sonrast dunyas1m duzenleme gorevi, zay1flamt-? lngiltere ve Fransa'ya, duny~mn degi~iklige dogru giden hareketini durdurma ya da dondurma olanag1 saglad1.
Bu iki soml.'1rgeci devletin buna gucu ancak 20 y1l yetebildi.
I. Dunya Sava~1'nm sonu<;lan kabaca dorde indirilebiJir. Birincisi, endustri, i~<;:iler ve htiki.\met arasrndaki siyasal i:;;birligi deneyleri, Fa~istler, Komunistler ve baz1 demokrat politikac1lar tarafmdan arzulanan yeni bir "korpore" devlet anlay1~1m ilham etti. lkincisi, sava~ sonrasmm
ac1 ve propagandalan, <;:ok yakmda yeni bir sava~m gelecegini haber veren nefret duygulan yararu. lJ<;:unclisO, sava?
ve ban?1 saglama \abalanmn ortak etkisiyle, sava~ oncesi
donemi refahmm temeli olan kredi sistemi zedelendi. Alman maliye ve paras1 mahvoldu. Bugun 14.000, yann
24.000 mark olan bir ekmek almak i<;:in el arabalarmda ta~man kagn para desteleri, Avrupa devletlerinin Bismarck
Almanyas1 na Lay1k gordukleri ekonomik durumun simgeLeriydi. 1919 ko~ullan, bugun de suren, para degetlerinde
buyi.ik dalgalanmalar donemini a\:tl. Dordiinciisii, demokrasi dunyasmm gii\ ve etkisi, bir daha geri gelmemek O.zere, ABD'ye gec;ti. Bu durumu en iyi bi\imde bon;lanma
g6stertnektedir. 1914'te ABD'nin Avrupa'ya 6 milyar dolar
borcu vardi. 1918 y1lma gelindiginde, yani dort yd sonra,
1

1399

Sj_vasi Tarih <llk~aglardan 1918'l)

Avrupa devletlerinin ABD'ye borcu 16 milyar dolann uzerindeydi. Bon;lanma, enflasyon ve sava~ korkusu 1918 y1lmdan beri ortadan kalkm1~ degildir. Ostelik Winston
Churchill'in I. Donya Sava~1'111 anlatan kit.abmm adt olan
"Dunya Bunahm1" bugun de surmektedir. Daha once gordugumuz gibi, monar~i <lespotizminin y1k1fmas1 yeni hiikiimet bii;:imleri geregini ortaya pkarmt~t1. Bu hukumet bi<;imleriyse belki de yeni ve iyi kurulmam1~. aceleye getirilmi~ olduklann.dan, daha buyuk kan~1khklara yol ac;ttlar.
Sure<;, Franstz Devrimi ile ba~lanu~tt. Franstz Devrimi'nin
kurdugu hukumet bi<;imleri, y1kt1g1 rejimden c;ok daha istikrarstz oldular. Ancak, belki biraz da c;eli~kili olarak, c;ok
daha da kuvvelliydiler. Bu yeni kuvvet, Franstz Devrimi ve
endustri devriminin c;ocuguydu. Ba~kan Wilson, 4 Temmuz 1918'de verdigi ve "Dort Amac;" ba~hkh demecinde
"Prusya yoneticileri, hakkmda hie; bilgi sahibi olmad1klan
guc;leri harekete gei;irdiler" demekt.eydi. Ancak zaman,
Woodrow Wil,son gibi ilerici liberallerin de bu guc;ler hakkmda fazlaca bir ~ey bilmediklerini g.Ostermi~tir.
1

K. PARlS BARIS ANTLASMALARI

Konferans1 sonunda imzalanm1~ bulunan ban~


buyuk devletin, daha dogrusu ii<; devlet
adammm eseridir. ABD Ba~kam Wilson, Franstz Ba$bakam
Georges Clemenceau ve lngiltere Ba$bakam Lloyd George.
Bu baknndan u.;unun de goru$lerini k1saca bilmekte yarar
var. W. Wilson'm her $eyin usLiinde bir idealist oldugti
soylenebilir. En ~ok uzerinde durdugu konular, demokrasi
ilkeleri, ulusal self determination (uluslarm kendi kaderlerini kendilerinin saptamas1 ilkesi) ve bundan sonra sava~m
~ikmas1m engelleyecegi d"ii$U.ncesinde oldugu uluslararast
Paris

Ban~

antla~malan, ui;

400

Birinci Dunya

Sava~

bir orguliin, yani Millctler Cemiyeti' nin kurulmas1yd1. Sava~ta saglad1g1 buyuk prcstijle oteki devlet adamlanm etkilemeye c:;ah~ll, gerisine de kan~mayarak ulkesine dondu.
Clemenceau ise eski ve kurt bir politikac1 olarak, konferansta Fransa'mn dar ve milliyetc:;i c;1karlanm savundu.
Ana amac1, Almanya'nm imzalanacak ban~ antla~mas1yla
bask1 altmda tutularak Fransa'nm yakin guvenliginin saglanmas1yd1. Lloyd George, lngiliz .;1karlanm, Wilson ile
Clemenceau arasmda arac1 roh.i oynayarak saglamak istedi.
As1l amac1ysa, Clernt:nceau ile ba~ ba~ kalarak, Avrupa sorunlanm kendi kafalanndaki "modele" uygun olarak ~oz
mekti. Wilson'm en c;ok uzerinde du~dugu konu olan Milleller Cemiyeti'ni hemen kabul edip, onun ulkesine
doniip, bunu Amerikan halkma kabul euirme c;abasmdan
yararlanarak, kafa kafaya verdiler ve sava~m c;1kard1g1 bu.yuk ve karma~1k somnlan c;ozmeye c;ah~ular. Butun bu anlat1lanlar goz onOnde tutuldugun<la, Paris Ban~ Antla~ma
lanmn Clemenceau ilt: Lloyd George'un isteklerine gore
kalemc ahnd1gm1 soylemek yanh~ olmasa gerektir.
1.

Kar~1la~ilan

Sorunlar

Konferansm kar~ila~ug1 en onemli sorun, temelind.en bozulmu~ olan Avrupa giic,: dengesiydi. Sava~ tmcesinin egemen guc;leri olan Ahnanya ve Avusturya-Macaristan lmparatorlugu ile birlikte Rus (arhg1 ve Osmanh devlelinin
y1k1lmalan, Avrupa'da buyuk bir "gOc; bo~lugu" yaratm1~t1.
Bu kapsamh devletlerin yerine kurulacak olan kiiyuk devleller, boylesine bir bo$lugu dolduracak gui;te degillcrdi.
Ostelik Rusya 1917 devrimiyle kabuguna ~ckilm~, ABD
ise yeniden "yalmzc1hk" politikasma ba~lam1~t1.
Aynca, Avrupa'nm biiyuk devlelleri iki onemli sorunla daha kar~1 kar~1ya kald1\ar. (i) Almanya ile oyle bir ant-

i 401

Siyasi Tarih

Olk~aglardan

1918'c)

la$ma yapmahydilar ki, Avrupa'nm ortasmda kurulacak


olan gui;: dengesi Almanya'nm yeniden saldirgan ve militarist bir devlet olarak sivrilmesini 6nlesin. (ii) Orta ve Dogu
Avrupa'nm smulanm oyle i;izmeliydiler ki, burada kurulacak devletlerin askeri guveqlikleri, ekonomik durumlan ve
milliyetler esasma gore cizilecek olan sm1rlan bir daha bo, zulmasm. Bu iki sorun ilk bak1$ta ayn ayn gorulmelerine
ragmen, gercekte birbirlerine s1k1 bir bii;imde baghydi. Birinci sorunu \;Ozmek yolunda kurulacak olan "ku~uk" bir
Almanya ile, Orta Avrupa'mn oteki devletleri icinde mutlaka Alman azmh klan birak1lacaku. Ote yandan, miltiyetler
esasma uygun bir Orta ve Dogu Avrupa c,:izilecekse, Almanya' nm, duzenlemeyi yapanlarm istemedikleri kadar
bu.yuk olmas1 gerekiyordu. Ancak, sorun boyle ele ahnmad1; ayn ayn sorunlar olarak du~uniildii. As1l sorun da bundan pktI.
2.

Ban~

Antla$masuun Hukumleri

Paris Ban~ Konferans1'nm sonunda yenik devletlere imzalattmlan ban~ antla~malan ~unlard1r:

a. Almanya ile Versailles

Bari~ Antla~masi

(28 Haziran 1919)

440 maddelik antla~rna ile Almanya, Alsace-Lorraine ve Saar bolgelerini Fransa'ya buakn. Ancak, bu son bolgede 15
yil sonra plebisit yapilacak, hangi devlete baglanacag1 kesin olarak o zaman kararla~tmlacakt1. Polonya'ya Poznan
ve Bat1 Prusya verildi; boylece Polonya denize i;1km1~ oldu.
Danzig, Milletler Cemiyeti'nin korumas1 altmda serbest bir
kent haline geldi. Bel\'.ika'nm tarafs1zhg1 kaldmld1 ve Ren
akarsuyunun iki yanmda 50 1 ~er kilometrelik bir toprak ~e
ridi askerden anndmld1. Almanya; Avusturya, Polonya ve
I

402

Birinci Di.inya

Sava~1

Cekoslovakya'nm bag1ms1zhklanm 1.amd1 ve Almanya'nrn


Avusturya ile birle~mcsi yasaklandt.
Almanya butun deniza-?m topraklarmdan vazge~ti. Bu
somurgelerde Milletler Cemiyeti'nin denetimi altmda
"Mandat" sistemi kuruldu ve lngiltere, Fransa, Bel<;:ika ile
Japonya "mandater" devlet oldular. Her mandater dcvlet,
eski somurgenin yonetiminde Milletler Cemiyeti'ne kar~1
sorumluydu. Somurge bolgeleri geli$mi~lik derecesinc gore A, B ve C olmak uzere u~ sm1fa aynld1. Mandater devlel
A ve B kategorisinde olanlan bag1ms1zhk ic;in haz1rlayacakt1. Bu sistem, Paris Ban~ Konferans1'nda, galip devletlerin
toprak ilhak etmelcrine bir alternatif olarak du~unulmu~
lti.

Almanya en c;ok 100.000 ki~ilik bir orduya sahip olacakt1 vc zorunlu askerlik sistemi kaldmldi. Butun sava$ gemilerini h.ilar devletlerine verdigi gibi, bundan boyle dcnizalt1 ve uc;,:ak da yapmayacakl1. Bumm yamnda Almanya'ya
"onanm borcu" ad1 allmda sava$ tazminat1 da yuklendi.
Daha sonra bir komisyon tarafmdan saptanan borcun miktan 56 milyar dolar gibi, Almanya'ntn odeme yeteneginin
c;ok ustunde bir rakamd1.

b. Avusturya ile St. Germain Bcm~ AnLla~mas1


(10 Ey1ul 1919)

Avusturya; Macaristan, ~ekoslovakya ile Yugoslavya'nm


bag1ms1zhklanm tamdi. Onemli toprak pan;alanm Polonya, Yugoslavya, ltalya ve Romanya'ya b1rakt1. Avusturya'ya
da, Almanya'ya oldugu gibi, k1s1tlay1c1 askcri hukumler
uyguland1 ve onanm borcu y11klendi. 19. yOzy1lm buyuk
ve guc;lu AvusturyaMacaristan lmparatorlugu'ndan kala
kala, 2 milyonu ba~kent Viyana'da ya~ayan 7 milyonluk
nufus kaldi. Avusturya'nm ekonomik apdan bu bi<;imiylc
ya$amas1 <;:ok guc;tu.

1403

Siyasi Tarih (Ill1~aglarda111918'e)

c. Nniilly ve Trianon Ban$ Antla)'.malan


_..~mrm..)919 ve 4 Haziran 1920)
~euilly_~~~Antla~mas1'yla, Romanya, Yu~l!fil .Y..e..Y...!!gosla:'Ya gibi kom;;u devletlere toprak vere Bulgarislana,
asken k1s1tlamalar uygulandr ve onanm borcu o entc:lt.~e
ni kurulmu~ bulunan ve sava~tan yenik c;:1kan Macaristan,
Tirianon Ban712-Lla~ma~~la korn~u ulkeler olan <;ekoslovakya, Yugoslavya ile Romanya'ya toprak verdigi gibi, 6leki yenik devletlerle aym smrrlandmci hukumlere tabi tuLUlrnu~tur.

Yenik Osmanli devletiyle imzalanan Sevres Bcm$ Antyukardakilerin hepsinden daha agir hii.kii.mler ta~1maktadtr ve Tiirkiye Cumhuriyeti'nin kurulu~u ile ilgili
boliimde incelenecektir. Ayrrca, Paris Ban~ Konferans1 ile
. kurulmu~ bulunan Milletler Ce~i'veti de ayn-Eir bolumde
ele ahnacaknr.
Bu ban~ antla~malan sonunda Dogu Avrupa'da kazanc;:h c;:1kan devletler, <::ekoslovakya, Polonya, Yugoslavya
ve Romanya'd1r. Bu yiizden ad1 ge\'.en devletler-. iki sava;;
aras1 doneminde antirevizyonist, yani statiikocu bir politi
ka izlemi~ler ve Macaristan, Bulgaristan ve halya gibi bbl
genin revizyonist, yani antistatukocu devletlerine karI politik ve askeri duzenlemelere giri!;)mi~lerdir. l 930'larda Lozan 'dan arta kalan sorunlan c;ozup Bat1 Avrupa devletleri
ile normal ihkiler kuran Turkiye de, 1930-1939 y1llan
arasmda bolgede statiikocu bir politika izleyecek ve antirevizyonist gruplamaya yonelecektir.
la~mas1,

3.

Ban~

Diizenlcmesinin Degerlcndirilmesi

Paris duzenlemesinin en genel ilkesi, hie;: olmazsa Avrupa'da "self detennination" hakkmm kabul edilmesidir. Bu
ilke, her ulusun kendi hukO.mran ve bag1ms1z ulusal devle-

Birini Diinya Sava~1

tini kurma hakk1 olarak tammlanabilir; i~in aslma bak1hrsa, Paris duzenlemesini yapanlarm bu konuda fazla bir se~enekleri de yoktu.-<:=unku, sava~m sonunda yeni devletler
zaten kendiliklerinden bagnns1zhklanm ilau etmi-? bulunuyorlard1. Ancak, Dogu Avrupa'da uluslarann birbirleriyle
kan$1k bir bh;imde bulunmalan ve ban~1 hazirlayanlarm
da buyuk oli;ekli bir nufus mubadelesi yapmay1 du~fmme
dikleri i~in, yeni kurulan devletler, smnlan ii;;inde yabanc1
azmhklar buldular ve ba~ka ulkelerde de kendi halkmdan
azmhklann ya~ad1g1 iddiasma hak kazand1lar. Bir iki ornek vermek gerekirse, <;=ekoslovakya'da Macarlar, Polonya1da Rutenyahlar, Litvanya'da Polonyahlar ve Romanya'da
Bulgarlar kalm1~ti. Dolay1s1yla, azmhk sorunlan ve milliyel(.ilik, 1914'len once oldugu gibi, ban~ duzenlemesinden
sonra da Dogu Avrupa'da istikrar kurulmas1m engelledi. 0
kadar ki, (ekoslovakya'da ya~ayan Almanlann, kendilerine bask1 yap1ld1g1 konusundaki ~ikayetleri ve Almanya'nm
bu azmhg1 kendi sm1rlan ic;ine alma istegi, IL Dunya Sava-?! onccsinin MO.nih bunaltmm1 ortaya <;1karacakt1r.
Versailles Antla,'.'ma.~1, Alman tehdidine bir son vermek
i<;in haz1rlanm1~t1 ancak ba~anh olamadi. Almanya a.;ismdan, biraz da <;~li-?kili olarak, ne sert ne de yumu~akt1. Almanya'mn uluslararas1 sisteme yeniden ve saygm bir uye
olarak kabul edilmesi ve. boylece kurulan duzeni bozmamas1 do.~unuluyorsa, son derece sert bir antla.$mayd1. Ote
yandan, Almanya'nm tam olarak ezilmesi ve bir daha belini dogrultamamas1 du~uno.Lo.yorsa, <;ok hafifti. Bu ama<;,
ancak Almanya'nm i~gal edilmesi ve pan;alanmas1yla ger<;ekle~ebilirdi. Bu yap1lmad1g1 i<;itt, Almanya birle~ik, gururlu ve ilerde guc,:lenecek temellere sahip olarak kaldt.
llerde gorulecegi gibi, bu dii.zenlemenin hatalanndan al1nan dersle, JI. J)O.nya Sava~1'ndan sonra, galip devletler Almanya1y1 pan;alay1p i~gal edeceklcrdir. Ancak bu davrani~

I 40s

Siyasi Tarih (Illu;aglardan 191B'e)

da ba~ka sorunlan birlikte getirecektir. Napolyon'un yenilmesinden sonra galip devletler, ozellikle Bourbon'lann yeniden Frans1z tahtma pkng1 gerc;eginden hareket ederek,
Fransa'ya kar~1 yumu~ak davranm1-?lar ve istikrar da boyle
saglanm1~tI. I. Dunya Sava~1'ndan sonraysa galipler, ~imdi
Almanya'da kurulan Cumhuriyet rejimi ile, sanki Alman
lmparatorlugu ile ban-? yap1yorlarrn1;; gibi bir duzenlemeye
gittiler. Boylece, kurulacak olan Nazi Partisi'nin eline buyuk kozlar verdiler. Versailles antla~masmm butun suc;u ve
yaratng1 s1kmnlar, Prusya militarizmi ve Alman lmparatorlugu'ndan yeni bir devlet yaratmak isteyen Sosyal Demokratlara ve liberallere yuklendi. I. Dunya Sava~1'ndan sonra
ban~p ve liberal bir Almanya kurulamam1~sa, bunun SU\:U
her ~eyden once lngiltcre ve ozellikle Fransa'mn kau ve tarihten ders almaz tutumlarmdad1r. Y1llar gec;tikc;e, ltilaf
devletlerindeki kamuoyunun hie; olmazsa bir bolumu, Versailles'in hukumlerinin baz1lanm sert bulup, degi~tirilmesi
konusunda bask1 yaplL Antla~ma{t hazirlayanlann bu tereddt:1tleri ise Alman tahrikc;ilerinin i~ine yaram1~ ve Adolf
Hitler'e iktidar yolunu ac;m~tir.
C::ok kisa bir bic;imde belirtmek gerekirse, Paris ban.o;;
duzenlernesi tam bir ba~ans1zhgm ve k1sa stlreli dar c;1kar
hesaplan ugruna tarihin genel ak1~ c;izgisinin hesaba kat1lmamasmm oykusO.dur. Boyle olunca da, I. Dunya Sava~1'na
yo! ar;an temel sistem bozukluklannm hi\hirini c;ozemeyerek, yeni bu sav~m tohumlanm at1m~llr.

L TURK ULUSAL KURTULUS SAVASI4


Burada Turk ulusal kurtulu~ sava~mm ayrmnlanna giril4

Bu bolum yaz1l.trken yararlamlan kaynaklar: Nu.tu.Ii, Turk Devrim Tarihi


Ens. Yaym1, Istanbul, 1969; Ata!tlrk'un 56ylevleri, Turk Dil Kurumu Yaym1,
Ankara, 1968; A!aturk~uluk, Gendkurmay Bas1mevi, Ankara, 1982; llhan

406

meyecek, Turk ulusal kunulu~ sava$1mn genel tarih ic,:indeki yeri, haz1rlanmas1, onderinin goru~leri ve onemli donum noktalan uzerinde durulacakllr.
L Ulusal Kurtulu$ Sava~i.nm Orgiitlenmesi ve
Misak1milli
30 Ekim 1918 tarihinde Osmanh hukOmetine imzalaumlan Mondros Silah B1rak1$mas1, ltilaf devletlerine yalmz saAkm, Vcv1im fo1ihi, rakultdeT Matbaas1, tsranbul, 1976; Abd1:ilaltat Ak
:;;in, Alaliirh'tin D1~ Politika Il11eleri ve Diplomasisi, 2 c , lnkilap ve Aka Kita
hevlcri, l 96t; AfE't loan, l\tat.Urk Hahkinila Harmdar ve Belgtler, T. Tanh
Kurumu Bas1me1i. Ankara, 1959; Hamza Eroglu, Tiirk Devri111 Tarihi, Emel
Ma1baac1hi<, Ankara, l97t; Sadi Borak, Git.Ii Oturumlttrda AtaWrh'un Konu~malan, ~:agda~ Yaymlan, Istanbul, 1977; Roderic Oa\ison, "Turhish
Diplomacy From Mudros to Lausam1c" Craig and Gilhert (ed.), 'Jlie Diplomats. 1919-1939, c. T, New York, A1henemn. 1972; Ulug lgdemir, Heyel-i
Tcmsiliyt Tutankalan, T. Tarih Kurnmu Yaymlan. Ankara, 1975; lsmet
Inonu, "Negotiations and National lmeresL", Perspectives on Ptacc, Londra,
Stevens and Som, Ltd., 1960: Mazhar Mufi1 Kansu, Frzu1w11'dan 61umune
Kadar Atati:irk'le Beraber, 2 c., T. Tarih Kmumu Bas1mevi, Ankara, 1966;
Suna Kili-, Tar~ Devrim Tarihi, Bogazid Oniv. Yaym1, Istanbul, 1980; Lord
Kinross, Atatiirk, Bir Milletin Ytnidrn Dogu$u. Sander l<itahevi, lst.anbul,

1967;

Kurtulu~

Saas11111z,

D1~i~\eri

Bakanhg1 Yaynu, Ankara, 1973; Nail

Kuhah, Turk Devrirn Tarihi, HaTp Akadcmi\eri Bastmevi, Istanbul, 1973;


Bernard Lewis, Modtnt Tarldye'nin DOgtl$U, ~ev. Melin K\rath, Tlirk Tarih
Kurumu Basnnevi, Ankara, 1973; George Leczowski, The Middle East in
World Affcurs, Ithaca, Cornell Univ. Press, 1980: Seha L. Meray (~ev.) Lo
zan Bari~ Konfcram1, Tutanal1lar, Bdgder, 8 c., Ali SBF Yaymi, Ankara,
1970; Osman Okay, Sevres Antl~masina Dognt, AU SBF Yaym1, Anl<ara,
1981; Kazmi 0%alp, Milli Mucadele, 1912-1922, 2. :., T. Tarih Kurumu Bas1mcvi, Ankara, 1971: Sabaha1tin Selek, Anadolu lhtilali, Gune~ Matbaac1hk,
Istanbul, 1965; Dunkward Ru stow, "Atatilrk as a Founder of a State", Rusraw (ed.), Philosophers an.d Kings, Slu<lies in Leadership, New York, Deadalus, 1970; Fahir Armaoglu, 20 Y11:zy1r Siyasi Tarihl, 1914-1980, Turkiyc b
Bankasi Kultur Yaymlan, Ankara, 1983; Bilal Simsir, lngiliz Belgderindc
Atatiirk, 1919-1938, I. Tarih Kurumu Yaym1, Ankara, 1973; Ismail Soysa\,
Tiirkiye'nin. Siyasa1 Antla~malan, l. c , 1920-1945, T. Tarih Kurumu Y"ytni, Ankara, 1983.

Siyasi Tarih (11k,aglardan 1918'e)

Va$ s1rasmda yap1lan gizli antla$tnalarda belirtilen yerleri


i~gal hakkm1 vermemekte, aym zamanda $U iki onemli
hukmu de ongormekteydi: (i) Bogazlar bolgesi i~gal altma
ahnacak ve (ii) ltilaf devletleri guvenliklerini tehlike altmda gordukleri bolgeleri de i$gal edebileceklerdi. l~te, I.
Dunya Sava$1'nm galip devletleri, anla$malarda soz konusu
edilen "Mezopotamya" ve "Kilikya" gibi smnlan hi~ de
belli olmayan bolge adlanna ve yukardaki maddcye dayanarak, Turklerin ii;inde ya~ayacag1 smm siirekli kuzeye,
Anadolu'nun ii;lerine dogru zorfamaya ba$laml$lardn.
Bu kotii ko~ullar altmda lstanbul'daki Osmanh hukumeti galip devletfere kar$I tam bir teslimiyet politikas1 izlerken, Mustafa Kemal'in onderliginde Anadolu'da ba$layan ulusal kurtulu~ hareketi, Temmuz-Eylul 1919 tarihleri
arasmda Erzurum ve Sivas Kongreleri ile orgutlenmi~ ve
mucadelenin amadan bu kongrelerde anahatlan ile belirlenmi~tir: Ulusal smular i<;inde vatan bir bi'ttundur; gei;ici
bir hiikumet kurulacakt1r ve Mandat ile himaye sistemleri
kabul edilemez.
Anadolu'da bu orgutlenme i;abalan olurken, Osmanh
Meclisi Mebusan'1 28 Ocak 1920 tarihindeki son toplanllsmda, ulusal kurtulu$ hareketinin temel ilkelerini "Misak1milli" ad1 altmda ilan etmi$tir: (i) 30 Ekim 1918 Mondros
Silah B1rak~mas1 s1rasmda du$man i~galine dii-?mi.i$ bulunan ve halkmm i;ogu Arap olan bolgelerin gelecegine, bolge halk1 bizzat karar verecektir (ulusal self determinalion ilkesi); (ii) Kars, Ardahan ve Batum'da halkm oyuna ba~vu
rulacakur; (iii) Bau Trakya'da halkm oyuna ba~vurulacak
tir; (iv) lstanbul kenti ve Marmara bolgesin\n guvenligi
saglanacaktir; (v) kar-?1hkh olmas1 halinde azmhk haklan
kabul edilecek ve uygulanacakur (kapit'Olasyonlardan ahnan derslerle kar$1hkhhk esas1 getiriliyor); (vi) her turlu
siyasal, adli ve mali ayncahklar kaldmlacakur (aym kayg1).
I 408

Iii ri11<i JJiinya

~ava~1

Misak1milli, ulusal ve bolO.nmez bir Turk ulkesinin s1mrlanm i;izmi~;, Osmanh yonetim ve gelenekleriyle bagLanunm kesildigini tum dunyaya apkc;a ilan etmistir. lslam
dunyasma onculiik yapmak iddiasmda bulunan <;okuluslu
bir imparatorluk yerine, bagda$1k bir "ulus-devlet" kurulacaku ve yeni Turkiye'nin gOcO buradan kaynaklamyordu.
2. Sevres Ban$ Antla$mas1
I. Donya Sava$1'ndan soma galip devletlerle lstanbul'daki
Osmanh hukOmeti arasmda IO Agustos 1920 tarihinde imzalanan bir ban$ antla$mas1 olan Sevres, galiplerle 6teki
Avrupa devlelleri arasmdaki anla$malardan i;.ok daha agud1r. Sevres, yalniz eski, kohne ve yenilmi$ hir imparatorlugu pari;alayan antla$ma degildir. Sevres, Turkler'e "ya$ama
hakkm1" tammayan bir ban$ antla$mas1dir. Ashnda "ban$
antla$mas1" da degil. bir ulus hakkmda geri;ek bir "alum
fermam"d1r.
Sevres Antla~mas1'na gore, Osmanh devlctinin Rumeli
smm 'bugunko. lstanbul ilinin smmna getiriliyor ve boylece "Tiirkler'in Avrupa'dan attlmas1" ile ilgili yuzy1Lhk Avrupa amac1 geri;ekle$iyordu. Bat1 Anadolu Yunanistan'a,
guneyde Mardin, Urfa, Gaziantep ve Amanos daglan Fransa'ya veriliyordu. Doguda Beyaz1t, Van, Mu$, Bitlis ve Erzincan'1 i<;ine alan blr Ermenistan, F1rat akarsuyunun dogusundaysa yeni kurulan Ermenistan, lrak ve Suriye arasmdi kalan bolgede Kurdistan kuruluyordu. Irak lngiltere'ye buak1hyordu. lstanbul uluslararas1 bir kent olacak ve
Bogazlar'da donanmas1, ordusu ve biit~esi olan bir Bogaz
Komisyonu kurulacakt1. BU.tun bunlarm d1~mda, Osmanh
devletinin askeri gucu de kolluk kuvvetleriyle sm1rlandmhyordu.
K1saca, Osman.h devleti ltilaf Devletlerinin ortak bir
[ 409

Siyasi Tarih (llk,aglardan 1918'e)

s0miirgesi haline getiriliyor, Tiirklere "ya$~nna bolgesi"


olarak Ankara, Kastamonu ve dolaylan b1rak1hyordu. Ege
ve Akdeniz'e c;1k1$1 olmayan ve yeterli yerustii. ve yeralt1
kaynaklarma sahip bulunmayan bu ku;:uk bolgede Turk
insam, uzun sOrede ortadan kalktp yok olmaya terk ediliyordu. Bir imparatorlugun ic;indeki azmhklara ya$ama ve
bag1ms1zhk hakk1 verilirken, bu imparatorlugun ba$al unsuru ola1lTurk insamna uygulanmak istenen bu antla$ma,
hem tarihsel bir "anakronizm" idi ve hem de ltilaf devletlerinin propagandasm1 yapt1klan ilkelere ve donemin uluslararas1 sisteminin gen;eklerine ters du$U.yordu. Turk ulusal
kurtulu$ sava.$1, hakh, gii.c;lii ve gerc;ekc;i bir temelde ba$layacak11.
3. Sava$ ve Diplomasi

Turkler, i$galci ltilaf devletleri ve oteki i~galcilere kar~1 i\c;


cephede c;arpt$ltlar: Dogu, Guney ve Batt cepheleri. Dogu
cephesinde Ermenilere kar~1 sava$1ld1. Yeni kurulmu$ bulunan Bol$evik rejimden yard1m alan Ermeniler, 1920 y1lmda saldmda bulundular ve Kaz1m Karabekir komutasmdaki Turk Ordusu kar$1Smda yenildiler. 2 Arahk 1920
tarihli Giimrii Antla~mast ile dogudaki harekilt s6na erdi.
Bu anlla$ma ile, Sevres Antla$mas1 hiikiimlerine gore Ermenilere birak1lan dogu illerine ek olarak, 1878 Berlin Ban~1 ile Rusya'ya b1rak1lan Kars ve dolaylan da Turk smnlan ii;ine almdI. Bunun yamnda, son derece onemli bir nokta
olarak, Turkiye sm1rlan ic;inde Ermenilerin ~ogunlukta bulundugu hi.;bir bolge olmad1g1 da antla~ma maddeleri arasma almdt. GOmrii antla~masmm onemi ~uradadir: Erzurum-Baku demiryolunun ai;Ilmas1yla Tiirkiye ve Sovyetler
Birligi arasmda dogrudan baglanu saglanarak, Tiirkiye'nin
bu devletten yard1m almas1 kolayla$tl ve Turk kuvvetleri
I

410

Birinci Dli.nya Sav~1

arkalanndan emin olarak gOneyde ve bat1da sava~mak olanagm1 buldular.


Gumrii'den sonra, Sovyetler Birligi ile 16 Mart 1921
tarihinde Moskova Dostluh Antla~mas1 imzalandL Bu antla~mayla, Sovyet hukumeti Misak1milli'yi tamm1~ ve <::arhk
Rusyas1 ile Osmanh devleti arasmdaki butun antla~malar
hokomsuz hale getirilmi~tir. Aynca, 22 Subat 1921 tarihinde GOrcO hiikiimetine verilen bir ultimatom sonucu,
Artvin ve Ardahan Turkiye1ye devredilmi~tir. 16 Mart tarihli antla~ma, bat1da Yunanhlara kar$1 kazamlan l. lnonii
Sava~1 1 mn (10 Ocak 1921) Sovyetler Birligi tarafmdan iyi
degerlendirilmesi sonucu miimkOn olmu~tur. Tiirkler'in
diizenli ordu birlikleriyle kazand1g1 bu ilk zafer, Sovyet
hukumetinin Tiirkiye1nin gui; ve azmi konusundaki ikirciklerine son vermi~ ve Sovyetler Birligi Misak1milli'yi tamyan ilk boyuk devlet olmu~tur. I. ln6nu Sava~1'ndan sonra
ltilaf devletleri, Turkler ve 23 Nisan l 920'de Ankara'da
a\:tlan Turkiye BOyuk Millet Meclisi'nin hukumeti ile kolay ba~ edemeyeceklerini anlad1klarmdan, Londra'da Sevres'i degi~tirecek bir konferans toplad1lar. ltilaf devletlerinin \:Ok az <legi$iklik onerdikleri bu konferans ba~anh
olmam1~sa da, ulusal davanm dunyaya duyurulmasm1 saglad1gmdan onemlidir.
31 Mart 1921'de kazamlan 2. Inonu Zaferi'nin sonucu
olarak ltalya, Anadolu macerasm1 daha fazla surduremeyecegini sezdigi i\:in, askerlerini Anadolu'dan i;;ekti. Turk
mOcahitlerinden giineyde sert bir direnme goren Fransa
ise, bu sava~a daha uzun bir sure dayanamayacagm1 anlad1. Ancak, Fransa bir sure daha bekleyerek TOrklerin geri;ek giicOnii anlamak ve ona gore hareket etmek isteyeccktir.
23 Agustos-13 Eylol 1921 tarihlerindeki Sakarya Zaferi'nin sonunda Fransa da, ltalya gibi, Anadolu'da tutuml-

~ 411

Siyasi Tarih (tlk(:aglardan l 91 B'e)

mayacagm1 kesinlikle anladt ve Fransa ile Tiirkiye arasmda


20 Ekim 1921 tarihli Ankara ltilafnamesini imzaladi. Bu
antla~ma ile iki devlet arasmdaki sava~ durumu sona criyor, Turk dilinin resmi dil haline geldigi ve TO.rkler'in kull tOrlerini geli~tirme olanaklan saglad1klan lskenderun Sancag1 iyin 6zel bir yonetim biyimi saptamyor ve Turkiye ile
Fransiz mandas1 altmdaki Suriye arasmdaki ge<;ici sm1r <;iziliyordu. Ankara ltilafnamesi'nin sonunda dogu sorunundan sonra guney sorunu da <;oziime baglanm1~, boylece
Misak1milli amai;:lan bu.yuk 6l<;ude gen;:ekle~titilmi~ti. Aynca, ~imdi ho-? kalan guneydeki birlikler de bau cephesine
\:ekilmi~ ve Yunanistan'a kar~r daha go.du bir duruma gelinmi~ti.

1922. y1lmm ba~mda, Mustafa Kemal'in onderligindeki


ulusal kurtului;; hareketinin en 6nemli gorevi, Yunan i~gal
kuvvetlerini Bat1 Anadolu ile Trakya'dan pkarmak ve Misak1milli esaslanna gore ban~1 saglamaku. Bu amai;:la giri~i
Len BO.yuk Taarruz, 30 Agustos 1922 larihinde ba~anyla
sonui;:lanml.!ii ve Turk birlikleri 9 Eylul'de Izmir'e girerek,
Anadolu'yu Yunan kuvvetlerinden temizlemi~tir.
4. Lausanne (Lozan)

Ban~ Antla~mas1

l l Ekim 1922 tarihli Mudanya Silah Birak1~mas1'nqan sonra, uzun ve tartl$mah ge~en Lausanne Konferansi'nm sonunda 24 Temmuz 1923 tarihinde imzalanan Lausanne Bart$ Antla$mast ile yeni TOrkiye devleti, ulusal sumlanmn
h;inde uluslararas1 alanda tanmm1~ olmaktaydt. Turkiye
Cumhuriyeti'nin varhgrnm temeli olan bu antla$manm
onemli hukumleri $6yle ozetlenebilir:
(i) 5mtr Sorunlan: Turkiye'nin guney smrrlan, Ankara ltilafnamesiyle saptanm1~ bulunmaktaydt. Bu sm1rlar
dogrulandr. lrak ile sm1r saptamrken Musul konusunda
I

412

liirinci Diinya Sava~1

anla~maya vanlamadL lngiltere, nOfusunun c,;ogunlugu


Turk olmasma ragmen, petrol bak1mmdan zengin olan bu
ili Ti.irkiye'ye b1rakmak istemedi. Sorunun 9 ay ic,;inde tarafiar arasmda gorO~melerle i;ozume baglanmas1, bu miimkun olmad1g1 takdirde, Milletler Cemiyeti'ni gidilmesi kararla~tmld1. Ban smm ise Misak1milli'ye uygun olarak
c,;ozuldii. Ege denizinde lmroz ve Bozcaada Ti.irkiye'ye verildi (Canakkale Bogaz1 mn tam ka~1smda bulunduklanndan Turkiye ac,;1smdan strate.iik onemi c,;ok biiyOktu) ve
Yunanistan'da kalan oteki Ege adalan, Turkiye'nin yakm
guvenligi goz onune almarak, silahtan anndtnld1.
(ii) Azmliklara, uluslararas1 hukukun tamd1g1 haklar
d1.$mda herhangi bir ayncahk tanmmad1.
(iii) Kapitulasyonlar butiinuyle kaldmld1. Boylece,
19. yilzy1hn ba~mdan beri Osmanh devletinin ba~ma bela
olmu~ ve ekonomik kalkinmasm1 engellemi~ bulunan, lttihat ve Terakki yonetiminin kaldtrmak ii;in c,;ok ugra~ug1,
bag1ms1z bir devletin veremeyecegi nitelikte olan ayncahklar silinmi~ oldu.
(iv) Bon;lar sorununda Bat1h devletler, Osmanlt devletine verilen borc,;lann altm lira olarak odenmesi konusunda 1srar ederlerken, Ttirkiye, borcun ~imdi Osmanh devletinden aynlnn~ bulunan bolgelere de bolOnmesi gerektigini ve Turk liras1 olarak odenmesini savundu. Ger1;ekten Osmanlt devletinin ald1g1 bor\:lann biiyiik bir bolOmO,
~imdi Turkiye devletinin s1mrlan d1~mdaki bolgelerdeki
masraflar ve yatmmlar ic,;in de kullamlrm~ll ve bu bak1mdan Turk hukumecinin gorii~u hakh ve dogruydu. Borc,;lar
konusunda Lausannc'da ancak k1smen <;6z0me ula5ilm1!?,
son <;ozOmse 1930'da gerc;ekle~mi~tir.
(v) Bogaz/ar sorununa gelince, ilkesel olarak Bogazlardan serbest geci~ saglanm1~. bu ge~i~i duzenleyecek bir
Bogazlar Komisyonu kurulmu~. Bogazlarm gOvenligi ve
1

Siyasi Tarih (ilki;:agiardan 1918'e)

statii.su Milletler Cemiyeti'nin guvencesi altma konulmu~


ve bolge silahtan anndmlm1~ur. Bu duzenlemenin, Turkiye Cumhuriyeti'nin guvenli.gi ve hOkiimran haklan a<;1smdan buyuk sakmcalar ta~1d1g1 apknr. Bu yuzden, yeni devlelin izleyecegi d~ politikanm onemli amadarmdan biri bu
durumun diizeltilmesi olmu~ ve 1936 tarihli Montrei1x Sozle~mesi'yle sorun i;:ozCdmu~tUr.
Apkc;a goriilecegi gibi, gerek ulusal kurtulu~ sava~1 gerekse diplomasisi ho.yuk bir ba~an kazanm1~tu. Bunun
boylc olmasmm nedenlerini kisaca 6yle ozetlemek mumkii.ndiir. (1) Askeri alanda kazamlan za[erler, (2) I. Dunya
Sava~1'ndan sonra galip devletler arasmdaki dayammanm
<;okmcsi, (3) Sovyetler Birligi He Bat1h devletler arasmda
ortaya <;1kan <;all$madan Turk yoneticilerinin ak1lhca yararlanmalan ve ( 4) en onemlisi, ulusal kurtulu~ sava~mm
onderi Mustafa Kemal'in, miicadelenin ve miicadele sonunda kurulacak olan devletin temel nitelikleri konusundaki saglam goru~ ve du~unceleri. ~imdi bu konular toplu
bic;imde ele alma1.:akt1r.
5. Turk Ulusal Kurtulu~ Sava~1'nm
Aymc1 Ozellikleri ve Atatiirk
Turk ulusal kurtulu~ sava~t, emperyalist.Avrupa devletlerinin ustunlugune kar~1 verilen ilk ba~anh askeri mucadeledir. Ancak, bu mucadelenin ba~anh olmasmm nedenleri,
en az ba~anh olmas1 kadar onemlidir. Bu gen;ekten onemlidir, <;Ctnku Jurkiye 1918 y1lmda yenilen devletler arasmda, birka<; y1l i<;inde hakkmda verilen karan degi~tiren ve
ltilaf devletleriyle e~it statude yeni bir ban~ antla~masr imzalayarak bagnns1zhgm1 kazanan teh devlettir. Turkiye; Almanya ve Rusya gibi, yenik olmakla birlikte zamanla gu<;lenmesi beklenen buyuk bir devlet degildi. Turkiye aynca,
I

I 414

Birinci Dunya

.Sava~1

Avusturya ve Macaristan gibi Avrupa'nm buyuk devletlerinin yik1lmasma pek goz yummayacaklan Huistiyan bir
Avrupa devleti de degildi. <::ekoslovakya ve Polonya gibi,
hilaf devletlerinin zaferinden yararlanan bir devlet de degildi. Turkiye, bunlarm hi<,;birine benzememesine kar~m.
nasil oluyor da yabanc1 denetimini atan ilk devlettir? Bu
sorunun yamt1, ulusal kurmlu~ sava~mm niteligini a<,;1klayacakur.
Daha onceki bohimlerde belirtildigi gibi, Turkiye'de
t1pk1 (:in, Hindistan gibi hakhyd1 ve gu<; gunlerde aydmhga {,'.lkarabilecek binlerce y1lhk bag1ms1zhk deneyimi vard1.
Yukanda belirtildigi gibi, Mustafa Kemal iyi bir asker oldugu kadar iyi bir diplomattt. ltilaf devletlcri arasmdaki
anla~mazhklardan ustaca yararlanmas1m bilmisti. Ancak,
bunlardan da onemlisi, C:in ve Hindistan'daki miicadelenin o donemlerdeki ba~ans1zhgmm a<,;1ki;a gosterdigi gibi,
hareketin onderi Mustafa Kemal'in geni$ ve saglam gorii~
leridir. Avrupa devletleri ilk kez bilin\:li ve kendi silahlanyla savasan bir mucadeleyle kar~1 kars1ya kald1lar. Bu,
Avrupa degerler sistemini reddetmeyen, bu degerler sistemi ii;inde ama onun iistiinliigune kar~1 bir miicadeleydi.
Mustafa Kemal'in mucadelesi, c;agda~ Avrupa degerlerine
kar~1 degildi ve onlan kendi silahlanyla vurdu. Tiim bu
nedenlerlc Mustafa Kemal'in, ulusal kurtulu~ hareketini
hangi dii~imce ve ilkelere dayayarak yiiriittiigunO gormek,
hareketin aymc1 niteligini anlamak ac1smdan gereklidir.

a. Atatitrh'un Ulus(:uluk Anlayt~i


Ataturk, 19. yuzy1lm ikinci yansmda, yani ulus<,;uluk ve liberalizm ak1mlarmm Dogu Avrupa'da g0\10 bir. bit;imdc
estigi bir tarih kesiminde Selanik'te dogmu~tu. Bo Igen in
ulusi;uluk ve liberalizm kokan havasmda ve 19. y(1zy1!1n
pozitivist filozoflanndan etkilendi. O'na gore, Avrupa ulus-

j 415

lar toplulugunun fiziki sm1rlarmm d1~mda, bu sistemin C1stiinlugune karI miicadeleler mutlaka ulusc;:u nitelikte olmah, 19. yuzytlda Avrupa devlellerinin baanh deneylerinden esinlenmeliydi. Dolay1s1yla, AtatUrk ulus<;.:ulugu, din
ve irk anlay1~1mn dar uygulamasmdan c;ok, Avropa'da oldugu gibi, ulusal sm1rlar i\'.inde, ulusal oyda~maya dayanan
ortak yurttahk temelinde olu~tu ve gerek ulusal mucadele
ic;:inde ve gerekse sonrasmda milliyetc;iligi bu c;erc;eve ic;inde uyguladi.
Ataturk'e gore, bag1ms1zhk ic;in miicadele, tum ulusun
destegine ve etkin bir bi\:imde harekete kat1lmasma dayanmahydi. Bu ozellik O'nun hareketini, 19. ytlzyilm oteki Asya-Afrika hareketlerinden, yani nMusun ancak belirli bir
boliimune dayanan ve sonunda ba$ans1zl1kla sonw;lanan
hareketlerden ay1rmaktadir. O'nun hareketi, 20. yCtzy1lda
yalmz askeriyenin harekete gec;ip bag1ms1zhg1 kazanchg1
Asya-Afrika devletlerinin mucadelelerinden de farkhdir.
Bunlar, ulusal bagnns1zhg1 koruyacak guc;ler sm1rh oldugu
ic;in, bir sure sonra ba~ka iilkelerin siyasal etkisi altina girmektedirler. K1saca, Ataturk'e gore, ulusal bag1ms1zhk mucadelesi, t(tm dunyaya ai;1k bir bi\:imde ve halkm etkin
destegiyle yuru tulrneliydi. 5
Bu temel anlay1$larla Ataturk, halktan kopuk gizli orgutler ii;indc i;:ali;;mam1.;; ve i;;gaki gcu;:lere kar$1 duzensiz
<;ete sava~lanna ve sava$<;:Ilanna gLlvenmemi$tir. Ulusal
kurtulu$ sava$111l orgl1lleme yolunda Erzurum ve Sivas gibi
ulusal kongrelerle, Turk halkmm harekete kaulmas1 ve hareketin tum dunyaya duyurulmas1m saglam1~, duzenli ordu birliklerini guc,:lendirerek hem ba~an sagla1m~ hem de
sava~ sonras1 kurulan devletin uluslararas1 sistemde saygm
bir yere sahip olmasm1 gen;ekle$tirmi~tir. K1saca, Ataturk'
5

Alatii.rk'un bu konu<laki s6zleri i~in Bkz.: Atatiirli Soylevleri. s. 17, 83 ve Kor.s. 32-33 ve 143.

Sll,

I 416

Birinci Dunya Sav'ijl

On mucadelesinin ozu ~uydu: Ulusal ve savunulabilir sm1rlar ic;inde, modern bir Turk ulus-devletinin kurulmas1.
Once ulusal kongrelerle c;izilen ve soma Misak1milli
ic;ine ahnan yeni devlelin ulusal s1mrlarmm uc; 6nemli ve
aymn niteligi vard1: Bu smular, her~eyden once, stratejik
olarak savunulabilecek askeri sm1rlard1. 0 kadar ki, Osmanh devleti yenilgisinin en alt noktasmda bile bu smulan korumasm1 bilmi-?ti. lkinci olarak, bu smirlar hukuki s1mrlard1, c;unkl.\ sava~ sonunda imzalanan Mondros Silah
Buak1-?mas1'nda kabul edilmi~ti. Son olarak, bunlar siyasal
sm1rlard1. Mustafa Kemal onderligindeki ulusc;u hareket,
amac; ve arac;lanm c;ok iyi hesap ederek siyasal programm1
bu smulara dayam1~, onurunu bu sava baglamI-? ve sungiisll ile bu iddiasm1 kabul ettilmi-?ti.
Goroluyor ki, Ataturk'On bir Tl\rk ulus-devleti kurma,
yani ulusc;uluk anlay1~1, gen;:ekc;i, ileri goru~hi. ve ak1lh idi.
Askerlik ve siyaset alanlannda "mutlak gereklilik" smulanm hi.; a-?mam1~ ve olkenin kunulu$unu sadece askeri a.;1dan du~unmemi~ti. Yalmzca i~galci guc;lerin ulkeden kovulmas1yla yetinmem~, Turk insamm c;agda~ dunyanm
birle~ik ve uygar bir ulusu durumuna getirmeyi amac;1amt$llL

b. Ataturh'ii.n Me~ru.iyet ve Huhu.ha Baghlik Anlay1~1


Tek sozcuk ile bir orgut adam1 olan Mustafa Kemal, tum
misyonu boyunca yasalara ve hukuka bagh kald1. Ankara'da TBMM'yi toplamadan once, ulusal gui;leri yiiksek bir
karar organmm alunda birle;;ebilmek ir;in kongreler dozenledigini gorduk. Bu O'nu donemin oteki onderlerinden
ay1ran onemli bir ozelliktir. Mucadele il;in c;ok geni$ ve etkin bir orgiitlenmeye giri~ti. Donemin oteki devlet kuruculanna, bmegin bir Sukarno'ya, bir Nkrumah'a bakarsak,
bunlann kendilerini mo.cadelelerinde destekleyecek i;:ok az
I 417

Siyasi Tarih

(llk~aglardarr

19J8'e)

orgute sahip olduklanm ve dolay1s1yla bag1ms1zhk sonras1


kan~1khklar ic;ine ,girdiklerini goruyoruz. Mustafa Kemal
ise, bunlara gore, Osmanh devletinden geli~mi~ bir orgutsel yap1 devrald1 ve bu yap1y1 daha da geli~tirerek etkin kild1.
lzmir'in 15 May1s 1919'da i~galinden hemen sonra
Samsun'a gec;:erek ulusal kurtulu~ miicadelesini orgutlemeye ba~ladi. Bu i~gal, Mondros Silah Buak1~mas1'nm tam bir
ihlali idi. Dag1mk direni$ hareketleri, yurcsever ordu komutanlan ve yerel yoneticilerle temas kurdu ve bunlan bir
tek komuta altmda birle~tirmeyi en onemli misyonu yapu.
Bu yolda en onemli engeller, Osmanh Sultam'nm hukiimeti tarafmdan k1~kutilan i~ ayaklanmalar ve Ankara'nm denetimini kahul etmeyen direnme hareketleriydi. Bu ko~ul
lar altmda verdigi karar, dti~manla mOcadeleye ba$lama
dan once, Anadolu'da hukuk ve diizeni kurmak gerektigiydi. Bu, du~mana kar~1 askeri mucadeleden c;ok daha onemliydi.6 Dolay1s1yla, Atatiirk d1~ ve ic;: cepheler arasmda kesin bir aynm i,:izgisi koymaktaydi. O'na gore, uzun surede
y1k1lmayacak, saglam ve gen;ek cephc, halkm birliginin
olu~turdugu ii; cepheydi. Di~ cepheyse, yalmzca do~man
birlikleriyle kar~1 kar~1ya bulunan bir hatt1 ve birincisi kadar ya~amsal degildi. K1saca, onemli olan, guc;lu bir orgutlenme yoluyla iilkenin ic; biitiinlugunu gerc;ekle~tirmekti.
Tum miicadelesi boyunca hukuka baghhg1 elinden b1rakmad1. Ankara'da TBMM toplanmadan once, Istanbul
hukiimetinin otoritesini a~1ki;a yads1mad1. 7 Ancak, 16
Mart 1920'de lstanbul itilaf devletlerince i~gal edilip, Istanbul parlamentosu ile hukumeti arttk rcsmen i;:ah~amaz duruma gelincc, TBMM'yi ai;t1 ve Istanbul hiikumetini, Turk
halkmm gcri;:ck temsilcisi olarak tammad1. Aruk, TBMM
6 Atatiirk'iin bu konudaki sozleri it;in Bkz.: Kansu, s. 593.

Bifinci Diinya

Sav~1

ulkenin tek yasama ve yurutme orgamyd1 ve ad1m ad1m ve


hukuka bagh olarak, yeni yonetimin nasil i;ah~t1gm1 gosteren biT anayasa kabul edildi. Bundan sonra, Anadolu'da
dii.zen, hukukun ustunlugu ve merkezi otorite sagland1 ve
tiim yasalara bagh alma ilkelerine uyuldu. Bunlar yapild1ktan sonradu ki dii$mana kar$I sava$ c;;abasma giri$ildi. Sava$ alanlannda zaferin ve TO.rkiye'nin uygar uluslar toplulugu i<,:inde sayg1deger bir yere sahip olmast ii;in, bu
anlatilanlar tam bir onko$uldu.

c. Atatiir12'lin Bari$ ve Uluslararast I~birligi


Konuiarmdaki Gorii$ii
"Sava$ kai;nulmaz ve ya$amsal olmahdu. Ulusun ya$am1
soz konusu olmadrk~a sava$ bir sm;:tur." Bu sozleri soyleyen Mustafa Kemal, ulusal kurtulu$ sava$ma ui;; temel ilkeyle ba$lad1 ve eger bunlar kabul edilseydi, askeri harekata gerek kalmayacakt1: Bag1ms1zhk, C$itlik ve ulusal
smulann tanmmas1. Bu temel ilkeleri gen;:ekle$lirmek ii;in
i:;;galcilere, Yunanistan'a ve onu destekleyen Avrupa devletlerine sava$ ai;mak zorunlu hale geldi. Ancak, i$galcilere
kar$l sava$Irken bile, ana amac1 bolgede ban$ ve istikrarm
korunmas1 ve gelecek Turk devleti ii;in olumlu bir uluslararas1 atmosferin yarat1lmas1yd1. l~te bu nedenlerle, ban$
ic;in kap1y1 her zaman ac;1k tutmustur.
Muscafa Kemal dis politikada duygusal degildi. Olkenin c;1karlanna en uygun politikay1 izlemesini bilmi$, uluslararas1 sistemin olanaklanm ve ger~cklerini <i::ok iyi ara$1trm1$ ve degerlendirmistir. Ulusal kurtulu$ sava$I s1rasmda ve sonrasmda, "mutlak gereklilik" kapsam1 ic;ine girmeyen konularda odun vermekte ikircik gostermemi$tir.
Mudanya gori.i.$meleri ba$lad1gmda, gerek TO.rkiye ve gcnkse Bat1'da baz1 a$mlar, diplomasiyi horlayarak, aslceri
I

Kansu, s. 235 ve Soylevler, s. 27.

I 419

kampanyamn surdurulmesinde 1srar ettiler. Ancak, askeri


harekatm bir yerde bitmesi gerektigine inanan ve daha
guc;lo bir i~ olan, kurulacak devleti orgutleme ve reformlarla <;agda~ uygarhk duzeyine yukseltme i;;abalarma giri~
mek isteyen Ataturk ban~ istedi. lsmet Inonu, askeri hare katla ele gec;irilecek bolgelerin tiimiinun diplomasiyle ve
daha <;ok insan ve madde kaybr olmaksrzm kazamid1g1m
soylemektedir. 8 Lausanne'da Batr dunyas1, Turk heyetinin
yalmz silahlanyla konu~an bir avu<; asi olmad1g1m ve Turkiye'nin ko~ulan ve Avrupa sistemiyle ban~ ic;indc ya~a
maktan ba~ka amac1 bulunmad1gm1 anladilar.
lsmet ln6nii.'ye, neden Musul, lskenderun ve baz1 Ege
adalan konusunda odun verildigi soruldugunda, ~u yamll
vermi~tir:

"Bu smirlar i(:inde tesdli buldugumuz yon,

ban~in

kaza-

mlm1~

oldugudur. Lown Antla~mast ile gen;ek bir ban~ yapm1~ oldugumuz: hanaatidir."
Ulusal hukumetin ban~a baghhgm1 bundan iyi gosteren bir$ey olamaz.
Bir Ortadogu uzmam olan Lenczowski, Turk d1~ politikasm1 degerlendirirken ~unlan soyluyor:
"Ye:ni TUrkiye, 200 milyonluh dev Rusya ile smm olan
etkisine Cl(:rk bulunan 16 milyon nufuslu orta derecede bu.yak
bir devletti. Dolaymyla, Turhiye'nin siyasa1 ve askeri yapis1
ne kadar mukemmel olursa olsun, gucunun belirli stntrlan
vard1. Belki de Mustafa Kemal ve onu izleyenlerin en buyuk
yam, bu sm1rlamalann bilincinde olmalarr ve ulhenin gucune
uygun gm;eki;i ve 1liml1 bir dt~ politika izlemeleriydi. Kemal'in d1~ politikasmda romantik ve seriivenci hii;bir yan yoktur."

Gen;ekten, Atacurk'un

d1~

politikasmm degerlendiril-

8 AtaLiirk'iin bu konudaki 5ozleri i~in Bkz.: Kansu, s. 593.

I 420

Birinc.i Diinya SavaJr

mesinde bu nokta son derece onemlidir. Atatiirk'iin d1!;i


politikas1, 20. yiizyihn ozellikle ikinci yansmda bag1ms1zhklanm alan devlctlerin c;ogunun d1~ politikalarmdan temelde degi~iktir. Bu devletler gosteri$e yonelik seruvenci
bir dt~ politika izlem~lerdir. Bunun da nedeni, ic;erde buyuk sosyoekonomik sorunlarla kar~tla$Uklanndan, s1kmt1y1 hafifletmek i(in halkm dikkat.ini d1$anya i;ekmektedir.
Ataturk'un "yurtta ban:;;, dunyada ban~", anlamm1 bilmeden rastgele kullamlacak bir slogan olmamahdu. Bu soz
iki b6himden olu:;;ur ve arasmda s1k1 ve anlamh bir etkitepki ili~kisi vardu. 9 "Yurtta ban~t" kurma ugra~1. gerekcn
sosyoekonomik rcformlan gerc;ekle~tirmek ve Turk toplumunu i;;agda$ uygarhk duzeyine ula~tumak amacma yoneliktir. Bu, dogrudan dogruya "dunyada ban:;;" c;abalanm etkilemektedir. Dunyada ban~ ise, seruvencilikten uzak, eski
do~manhklar iizerinde durmayan, "dostluk" ve "i$birligi"
gibi kavramlann gen;ekle:;;mesine yonelik bir d1~ politikay1
anlatu. "Dunyada bar~" politikas1 ise, yeni Cumhuriyete
bir "nefes alma" zaman ve alam saglayarak, ii;; istikran gerc;ekle$tirecek ve ic;te devletin temelini kuran reform c;abalanna fusat verecektir.

Ataturh'iin (:agda,o:; Uygarltk An1ayt$1


Ataturk'un ulusal kurtulu:;; hareketini 6tekilerden aymin
onemli bir ozellik, c;agda$ uygarhga baghhgt ve Turk halk1nm onun <luzeyi.ne yuksdrneye \:ah$mas1d1r. Reformlann
hemen hemen tOmu bu ~erc;eve i~inde degerlendirilmelidir. Buraya kadar anlatilanlardan, ~agda~ uygarhk dencn
butlinfm, hi~bir ulus ya da bolgenin tekelinde bulunmad 1g,1, en az on bin yilhk tarih sureci ic;inde \:e:;;itli kavim bolgelerin katk1lanyla geli~tigi ve yalmzca l SOO'ler sonrasmda
t;:.

9 Kansu, s. 235 ve Silylevltr, s. 27.


1

421

Siyasi T arih (111~~aglardan 191 B'e)

Bat1 Avrupa'da simgelendigi, onun ustunlugu doneminde


de (l 700'ler sonras1) global bir nitelik almaya ba~lad1g1 sonw;lan <:1kanlabilir. l~te Mustafa Kem.al boyle bir '\:agda~
uygarhgin" uslunlugune inanmaktayd1. Lenczowski bu konuda ~oyle diyor:
"Mustafa Kemal ve onun Turkiyesi, (agda~ totaliter reJimlerden lemelde i;;oh dtgi~ik bir egilimi temsil etme1itedir.
Bu rejilerin (donemin goz.de rejimleri olan komiinist ve fa~ist
devletlnden soz ediyor) buyuk bir hevesle yapt1klarmm aksine o, Batt mirasm1 (yani t;aj!d~ uygarhk \izgisini) reddetmemi~tir ... Turk reform hareketinin en onemli amaci genel bir
anlallmla, TUrkiye'nin eski Asya Arap kultur ve gelenek alanmdan c;ikarmak ve t;:agd~ bir ulus bit;:imine donu~turmek
tir."

Gcn;:ekten, bir ulus~u olarak, Tiirkiye O.zerindeki denetimlerioi yok etmek i~in Bat1'ya kar~1 silahh mucadele
vermi~se de, Avrupa degerleri sistemine, yani uygarhgm
20. yuzyllda vard1g1 noktaya, kar~1 degildi. Mustafa Kemal,
Osmanh devletinin y1k1lmasmm temel nedenlerinden biri
olarak, bu devletin Avrupa ile baglannm kesilmesini gostermekte ve aym yanh~m bir daha yap1lmamas1 gerektigini
soylemektedir. Bu ugurda en 6nemli misyonu, Turk halk1nm i;agda~ bilimin Oriinlerinden en etkin bii;imde yararlandmlmas1yd1. Olkelerin kendilerini smulan i~ine hapsederek, i;agda~ dunya ile en alt duzeyde ilgilenmeleri, Ataturk'un du~uncelerine tam bir kar~1thk gosterir. 10 O'nun
kesin inancma gore, uluslar bag1ms1zhklan i~in mucadelede ba~anh bile olsalar, geli!?me ve modemle~me yolunu gericiligin ve karanhgm engellerinden temizleyemedikleri
takdirde, \'.agda~ do.~unce ve dunya ile uyumlu bir bii;imde
ya~ayamazlar ve eninde sonunda daha geli~m~ devletlerin
10

Aratiirk'iin Soylevleri, s. 87.

Ilirinci Diinya Sava~1

"kuklas1" olm-Lar. 11 Ataturk'un uygarhk konusundaki du~unceleri ve ger~ekle~tirdiklcri, ozellikle II. Dunya Sava~1'ndan sonra bag1ms1zhklanm kazanan devletlerin bugun
kar-? kar-?tya bulunduklan sorunlarm geni~ t;er<;evesi i<;inde degerlendirildigi zaman buyuk bir anlam ve onem kazanmaktadir.

\I

age, ss. 138-39.

I 423

Peter Marshall

lMGE
kitabevi

Anar~izmin Tarihi
imkans1z1 istemek!

Ceviren: Yavuz Alogan


Dcvletsiz, efcndisiz, patrnnsuz ve tanns1z "saf toplum idcali" insanhk tarihi
kadar cski hir zaman diliminden kaynaklamp akarak giinumuze kadar gelmi.stir_
Peter Marshall'm "anar$i irmag1" dedigi bu uzun so.rec, bazen geni$leyerek,
bazen yeralll sulanna kan~arak varhgnn surdunnii.~, 1917 Ekim Devrimi'nde
ve 1936-1939 lspanyol le; Sav~1'nda co5kun dalgalar1yla insanhga yeni umut
kap1lan m;:m1.5nr_
Peter Marshall, bu kapsamh ele~tircl tarih c;ah"?masmda, ana~ist fikiT vc
hareketlerin kokenlerini gunumo.ze kadar izliyor; anaJ"$iSt kuramc1 ve eylemcile1in
eserlerini daha gen~ kapsamh anar$iSt gelenegin il;inde ele alarak ozgul larihsel
ve ki$isel baglamlanna yerle~tiriyor_
Bu kitapta, gec;mi~ten giinumuze biitun anaq;ist ak1mlann yam sua, Tolstoy
gibi bir romancmm ve Gandhi gibi bir siyasetc;inin hirer anar~ist olarak i:;izilmi~
portrelerini buluyoruz. 1968 ayaklanmalan s1rasmda, anar~isl sloganlann ve
ogretilerin, kitle hareketinin ve sendikal ak1mlann lc;inde nas1l belirdigini ve
gerceklik kazand1gm1, Bat1'<la sag:c1 ak1rnlarm anar$iSt du~um:clerdcn nas1l
etkilendiklerini vc "anarko-kapitalist" biT ak1m olu$turduklanm goni.yomz.
Anar~izmin

Tatihi, geni~ ve dcrin fikirlcr ve ak1mlar yelpazesine r.igmen, temcl


amacmdan sapmadan, i;agda$ sorunlar ve konularla ilgili pek c;ok i;ozumleme
ve deger sunan bir anar~ist gelcnegin var oldugunu kamthyor_

-.William Greider

IMGE
kitabevi

Tek DUnya
KOresel Kapitalizmin Manik Mant1g1

Ceviren: Yavuz Alogan


William Greider, kureselle~meyi, ne$eli bir kayl!s1zhkla onune i,:1kan her $eyi
tah1ip e<lip bii,:erek, butun smulan hii;:e sayarak ilcrlcyen, ardmda muazzam bir
scrvet kayh1 ve insanhk trajc<lisi b1rakan devasa bir makincye benzctiyor.

Tek Diinya, masa ba$mda }~az1lm~ kuramsal bir kurese.lle$me o;;ozumlemesi degil.
Yazar, kitahm sayfalan boyunca hazcn Bangkok, Tayland, Kuala Lumpur ve
Yokohoma"da, bazen Va~ova, Pekin ve Hong Kong'ta ortaya c;1k1yor ve bizc,
evrensel bir biriktirme, i~a etme arzusuyla ac~lenen insan yaranc1hgmm onaya
i;1kartug1 gorkcmi vc sefolcti aym anda scrgiliyor; i~i;:ilerlc, i$vercnkrle,
teknisyenlerle yapt1g1 konu.;;malan ve kendi gozlemlerini aktanyor.
Greidcr'c gore dunya, devlctlcrin vc hiikumctlerin dcnctiminden i;:1kan ycni bir
kuresel sanayi devrimi ya$amaktadu. Halklar ve uluslar, yeni ticari ili$kilerin
agmda tuzaga du$iiriilmekte ve kencli yazgdan uzcrindcki denctimi kaybetmek1edirler.
Irk Dunya, bu devasa makinenin yaramg1 sorunlan t;:ozumlcmckte; aruk kcndi
b~ma

harcket ettigini vc imanhg1 bir uc;uruma dogru surukledigini gostcnnekte;


olarak da butiin dunya halklanna, sosyalizmin ve kapicalizmin gene!
mant1g1m a-;;arak mudahalede bulunma i;agns1 yapmaktad1r.

~onu.;

Derleyenler

Christopher Bertram
Andrew Chitty

IMGE
kitabevi

Tarih Bitti mi?

Fukuyama Marx Modernite


Joseph McCamey
Frank Furedi
Gregory Elliott
Keith Graham Paula Casal
Andrew Chitty
Jacques Bidet
Alex Callinicos
Christopher Bertram

Bir dii~niir ve siyac;ct uzmam olan Francis Fukuyama, ABD D15i5leti Bakanhgi'mla
g6revh oldugu donemde, Tarihin Sonu mu?' ba$llk\I bir makak yay1mlamJ$tlr.
Fukuyama'nm makalesindeki ana sav, 'liberalizmin' insanhgm ula$abilecegi en
tam, dolayi.c;1yla da son ideoloji oldugu ve tarihin bittigini gosterdigidir. Amerikan
ve f'ransu Devrtmlerinin liberali.t.mi yerle$tirmeye ba:;;lad1klan ilk mdan ilibaren
"liberalizrn', 6ncdlerinin iddialanm ya da orlai;ag teokrasisi ve fa~izm gibi digcr
sei;eneklcri ba;;anh bir bii;imde savu5turmu5tur. Simdi de bu t.urden iddiada
bulunanlarm en sonuncusu olan komunizm sahneden i;:ekilmekledir. Komunizmin
sahneden ~ekilmcsiylc, rakip toplum bii;imleri ve bunlann altmda yatan ideolojilcT
arasmdaki mo.cadele anlammdaki 'tarih' sona ermektedir. Fukuyama'mn bu so.vi
ka~1smda Sol'un Fukuyama'ya tcpkisi, daha i;okonu rccldetmek yorninde olm~tur.
Taiih Bitti mi?, Fukuyama'nm one surdiigu savlara ve Sol'un bu somlan ciddiye
alarak ai;ik, net bir yamt vermekce'ba$ans1z kald1~ma ili$kin degi$ik gorii?lerin
dedemesiyle ortaya c;.1km1~tir. Tanh Bitti mi?, bu baglamda, Fukuyama'}'l gormezden
gelmenin cazip olabilecegini; ancak onun MaTksizmc vc hala Marksizme dcrindcn
bagh olan Sol'a kar;n one surdo.gu savlarla yu.dC$rnek gerektigini ortaya koyan
bir yaptttu.

Derleyenler

Andre Gunder Frank


Barry K. Gills

DUnya Sistemi
Be~

Yuzy1ll1k m1,

Be~

Biny1ll1k mr?

William H. McNeil!
Andre Gunder Frank
Barry K. Gills
K. Ekholm
Jonathan Friedman

David Wilkinson
Samir Amin
Janet Abu-Lughod
Immanuel Wallerstein

C:eviren: Esin Soganc1lar


Yay1ma Haz1rlayanlar:
Alaeddin ~enel
Yavuz Alogan
I >n lcmeye katk1da bulurum yazarlann c;oguna gore, c;agda~ diinya sistcmi >on
en azmdan be:;; binytlhk bir ge~mi~,w ~:ll1ip

1,,.~ yO.zy1lm olgusu olmay1p

llugtmko "dunya sistemi"nin i;:ekirdegi ilk kez MO 3000'de <1i:1111y


l'ilkwpotamya'da k<ik salmi;;, "hegemonya odaklan" zamanla <legi~ip gcli~<1..I,
r,1111(\mO.ze dek ula-?m1:;;tn_ Sermayc birikimi olgusu, dunya sisteminin y~;lnt:1.
1011 be~ yo.zytlhk de&il. be:;; biny1lhk tarthinin itici giicO.m1 olU$IUrm11.,111r

William H_ McNeill, Andre Gunder Frank, Barry K Gills, K. Ekholrn,Jo11a1h.111


l 1 inlman, David Wilkinson, Samir Amin, Janet Abu-Lughod vc !111111~11111< l
W.1 Ilcrstein gibi unlu ekonomipolitik ve tarih bilginlerinin yaz1larm 1 ir.,'l' 11 r 1 J, 11
y,11111, hir "Tarih ak1m1" olu~turmaya adaydtr. Ayru.:a, Larihi, hin;:uk "11l11.;1l 1.111I1

l1,11,1l;unalan ve "Avrupa-merkezci bir uygarltk tatihi" taslag1 olnu1kl<111 luu t.11111.1


)'11l1111da bir gir~im olarak da alg1lanabilir_
Jl1111y;1 sistemi" sav1yla ilgili goril$leri yansmm editorler, som1(l:1. l~:111J,, 11111
n1r nscl tarih1en ba~ka earth yaz1lamaz" yargl5ma kanlmaktmli 1la1
.\l1l(1/1h11

,,'"I

Giovanni Arrighi

--

IMGE
kitabcvi

Uzun 20. YUzy1l


Para, Gue; ve <;ag1m1z1n Kokenleri

Ceviren: Recep Boztemur


Uzun Yinninci Yiizyil, sermaye birikimiyle devlet lrnnna faaliyetlcri arasmdaki
ili$kiyi, kapitalizmin yedi yiiz }'llhk uzun donemi i~inde incelemektedir. Giovanni

Arrighi dunya larihini bic,:imlendiren kummlar ve yapilar arasmdaki baglanulan,


buyiik bir ustahkla kurdugu toplumsal kuram, kar,nla~nrmah tarih ve larihsel
anlau senteziyle yorumlamaktad1r. Arrighi, Braudel'in yakla!;nmm1 izleyerek
kapitalizm.in tarihin.in, ckonomik ve siyasi gu~ aglanru yeni bir biciJnde kurgulayan
yeni bir hegemonyac1 giicfm, diinya f>l\eginde giderek gcn~lcyen ekonomik
alanlanmn denetimini ele ge~nneyi b~anbgi birbirini izleyen "uzun yiizydlardan"
olu~tugunu belirtmektedir.
Bu eserde, hegemonyac1 smillar ve devleder tarafmdan sermaye, devlet giicii ve
jeopolitik arasmda kurulan tarihi i~kilerin, yav3$ yava~ belinneleri ve dogu~lan,
dunya ol~ejtinde tarihi onem kazanmalan ve ~iddetli bir bii;imde yerlerini ba~ka
ti'trden ili~kilerc terk etmeleri ayrmttl1 bir bii;imde incelenmektedir. Arrighi, bu
\fri;eve i~inde Ploransah, Venedikli, Cenevizli, Hollandah, lngiliz ve son olarak
Amerikan kapitalizm tarzlanmn gei;irdigi siirei;leri ai;1mlamaktadir. Uzun Yinnind
Ylk:yil, Amerikan diinya gucunfln olu$umunu belirlcyen ve ~imdi bu gucun
yerini, kurulmakta olan yeni bir tarihi yap1ya tcrk ctmcyc zorlayan dcvlet-sermaye
ili\ikilerinin incelenmesiyle sona ermektedir.

Norman Davies

a
l

MCiE

II 11fl1 \ I

Avrupa Tarihi

Yay1ma Hazirlayan: Mehmet Ali K1hc;bay


Ba~langu;ta Avrupa yoktu_ Be~ milyon y-.1 boyunca var olan tek ~ey; du11y1111n
uzun ve en buyuk kara kitlesinin onunde, bir geminin pruvasmda ba~ ).\ihl du1.111
bir yanmadaydt. Bat1ya dogru, hi~ kimsenin ~amad1g1 okyanusla; guncyl' 1I1p,t 1
adalarla, koylada ve kendi yanmadalanyla bohinmft~ kapah ve birbiriylc haAl11111li
iki deniz uzaniyordu. Kuzcyde, ~aglar boyunca geni~leyen ve biiziilen hit u111av.11
ya da donmu~ bir denizanas1 gibi bii.yuk kutup buzullan; guneydc i~c h1111111
ins:mlann vc uygarhklann geldigi ve dunyanm geri kalan k1smma uzanan h11
kopri.i ycr ahyordu. (. .. )

'fatih, hed1angi bir geni~likte yaz1labihr. Kimi evrenin ratihini tek sayfaya s1j\d11 n
kimi de bir mayISboceginin ya?am donemini kirk ciltte anlat1r. Yine d1 hl~hl1
tarih~i, du~iince <:konomisi ~iirlcriyle yan~amaz:
Avrupa bir Su pertsi ise
Napoli onun parlak mavi gozleridir
Ve Vaf?ova kalbi.
Sivastopol ve Azak,
Petersburg, Mitau, Odessa
Bunlar da ayaklanndaki dikenler.
Paris b~tu,
Londra kolah yaka,
Ve Roma- Yensiz gomlek. ..

Marc Ferro

a-

lMGE
kilabevi

Fetihlerden Bag1ms1zl1k Hareketlerine

SOmUrgecilik Tarihi
13. YUzy1I - 20. Yuzy1I

Bugun Afrika toplumlan arasuula si.irt1p giden J;anh sava~larm, Gi\ney


Amerika'daki Muz cumhuriyetlerini11 c;cktikkri s1kmuhm11, dilnyanm dogu
yanmkuresi11de bilmek tukenmek bilmeyen darbelerin \'C daha nice tilke
toplumlannm kanayan raralanmn, yeryilzilnden toptan silinen kimi etnik
1opluluklarm tek bir 3\:tklamas1 vardu Somiirgecilik harckeli.
Esas olan1k Ball A\'rupa kokenli olan bir harekeri ele alan Im ~ah)mada, dimyada
gelmi-$ gcc;mi, hic;bir de.vlet orgiltuniln masum olmad1g1 ayrmuh orneklerle
gos1erilmekt.edir- lkinci Diinya Sava:;;1 japonyasmda Uzakclogu loplumlarma
yonelik degerlendirmeler, ]{uslann Slav olmayan wpluluklar hakkmdaki
politikalan, I<avalah Me.hmet Ali Pa~nm Sudan'a ve Habe~istan'a yonelik
niyetlcri, (.inlilerin c;e~itli Asyah toplumlarla ili~kileri vb. Ama konunun odagmda
Ban Avnipa bulunmaktacl1r, Kilisesiyk ekonomisiylc, kcndi i~inclcki sav~lanyla ...
Cunku Ball kokenli somurgecilik ~ok daha radikal hedeller benimsemi~tir.
Girdigi idkeyi yalmzca .somi.irmekle ye1i11111emi~. bunu silrekli k1lmak ugruna
insanlarm dogrudan ruh.lanna sahip olmayi ama~ cdinmi;tir. Hikmeti kendinden
menkul bir "uygarhk" vaaztyla inan~ sislemlerini par~ala1m~. dahas1 1rksal
smiflandirmalara gitmi~tir Oylesine onulmaz yaralar a~m~trr lei, somilrgeciligin
ka~1t iizerln<lc orta<lan kalkmasma ragmen, eski hegemonyalarm smirlanndan
ya~nlan "bagims1z" iilkeler; bir yandan dayatLlan "Batt tipi" ckonomik modellere
ayak uydurmaya ~ah~1rken, diger yanda11 iki arada bir derede kalan etnik
topluluklarm yaratuklan kan~1khklarla h3.$ll ~1kmap c;abalamakta<l1r.

Somii.rgecilik Ta.rilti'ni okudugunuzda, dunyanm hir1ak1m olmazsa olmaz kabul


edilen kurumlanna, kureselle~mcye, var olan etnik ve dini mucadelelcrc ba~ka
bir gozlc hakaG1ksn11z.

Emmanuel Le Roy Ladurie

alMGE
kitabcvi

Romans Karnaval1
Mumlar Bayram1'ndan
KOiier C::ar~ambas1'na 1 579-1 580

Ceviren: Mehmet Ali K1hr;:bay

~'. ///

:ts)~
~ug -ui

Y1l 1579-l 580; !II. llenri'nin fransasmda, Mumlar !3ayram1 arifesinde. !sere
1rmag1 uzerimleki Romans kenti... !3ir yan<lan mutlak1yelc;:i dcvlete gidi.?i11
s1kmulan. diger yandan yercl yonetimin suiistimalleri kar51smda bunalan,
ho.$nutsuz, c;:aresiz, seslcTini duyurmaya \;.ah~an koyluler ve zanaatk~rlar...
Devletin anan talepleri kar~1smda soylulann da elle.rini ceplerine almasm1
isciyorlar; ama yarg1o;: Guerin'in $ahsmda dsimle$en duzen, bu sesi pek ciddiye
almayacak, koyhi. ve zanaatkllrlardan yank1lanan bu sikayetleri her zamanki
gibi gec;:i..5tinneye c;:ahsacaknr.
Donem aym zamanda din savaslan donemidir ve Saiut-Barthelemy katliammm
uzetinden daha on yil bile ge\:memistir. Beklenmedik ag1r yag~larm yol ac;:ng1
kotO. hasat ve bunun sonucun<la katlanan fiyatlar, ortam1 daha da gerccek ve
yaklasan Karnaval, kuma~c;:ilaT esnaf1 hderi Paumier'nin onderliitinde bir balk
ayaklanmasma sahne oll\cakur. Ya!;atntn oyunla i<;: ic;:e ger,:tigi hareketh iki ha[La,
kanh bir katliamla sona crccektir.
Fra1mz Annale.~ Okulu'ndan (Femand Brandel ilc hirlikte \:agda5 tarihyaZlmim
en ~ok etkilemi~, belki de en yaranc1 ve renkli ismi; eserleri Fransa'da en c;:ok
okunanlar arasma giren) Emmanuel Le Roy Ladurie'nin Romans Karnavalz adh
bu eseri, L?te bu ayaklanmayt anlaur. Lacluirc, iki haftaya s1k1~an olaylardan yola
i;1karak kapsamh bir sosyal tarih yaz1yor; tam bir mikrotarih ~aheseri onaya
c;:1kanyor. Bu buyilk tarihc;:i, elinizdeki eseriyle ilk kez I urkc;:ede.

IMGE
kltabevi

Kemal Karpat
[

Tum Eserleri --------.

Balkanlar'da Osmanl1 Miras1 ve Ulusc;uluk _ _.....


Ortadogu'da Osmanl1 Miras1 ve Ulusc;uluk
Osmanh Modernle~mesi
Osmanl1'da Degi~im, Modernle~me ve Ulusc;uluk
Turkiye ve Orta Asya
TUrkiye'de Demokrasi ve Siyasal Sistem
Turkiye'de Toplumsal Donu~um