You are on page 1of 173

ESM-

HSN
ERH
erhu Esmillahil-Hsna

Mellif:
Sadreddin Konev
Tercme:
Ekrem Demirli
z Yaynclk Limited irketi
ataleme Soka No: 27/2 Caalolu 34110 stanbul
telefon: (212) 5207210
faks: (212) 5115791
www.iz.com.tr
e-posta: bilgi@iz.com.tr
kapak: Medine Efe

SADREDDN KONEV
XIII. asrda yaam (doum tarihi, yaklak 1210, vefat tarihi, 1274), tasavvuf dncesine
kazandrd boyutlar ve kendisinden sonraya etkileriyle dnm noktas olmu bir sf-dnrdr.
Konev, ailesinin Seluklu dneminin nde gelen ynetici ailelerinden birisi olmasnn salad
imkanlarla, iyi bir eitim alm, ocukluundan itibaren bnl-Arabnin tasavvuf terbiyesi altnda
yetimitir. Konevnin eserleri incelendiinde, bata tasavvuf olmak zere, btn alt bilimleriyle
felsefe ve kelm, bunun yan sra dier din ilimler alannda bir uzman olduu grlr. Bu balamda
Konevnin slam dnce tarihindeki yeri, ksmen Gazliyi hatrlatacak ekilde, akln metafizik
alandaki imkanlarnn eletirel tahlili ve bunun devamnda kalbi temizlemeyi ve ruhu arndrmay
esas alan sf retiyi mstakil bir bilim olarak ortaya koymas olarak grlebilir. Gerekten de
Konev, sfyle ilikisi asndan sbjektif, konusu asndan ise kayt altna alnamayan bir alan
ilk kez, belirli kural ve kaideleri olan ve her eyden nemlisi miyar olan birbilim haline
getirmeye almtr.
Konev, velud bir yazar olarak deerlendirilebilecek lde eser yazmam olsa da, tasavvufa
sadece dnceleriyle etki yapmakla kalmam, bunun tesinde belirli bir slubun ve ifade biiminin
olumasna da neden olmutur.
Konevnin balca eserleri unlardr: Mifthl-gayb; en-Nefehtl-ilhyye; el-Fkk f-kelimti
mstenidti fussil-hikem; el-Mrselt/Yazmalar; en-Nuss fi-tahkki tavril-mahss; Krk Hadis
erhi; erhu Esmillhil-Hsn; Tebsiratl-mbted ve tezkiretl-mnteh, czl-beyn f tefsri
mmil-Kur n/Fatiha Tefsiri.
Rahmn ve Rahm Allahn ad ile;
sadece Ondan yardm dileriz [*]
Hamd, Allaha mahsustur. O Allah ki, varlk semasn en gzel isimlerinin kandilleri ile
nrlandrmtr.
O Allah, cmertlik hazinelerinin kaplarn en yce sfatlarnn anahtarlar ile amtr.
O Allahn cellinin heybetinden ulv gklerde temiz ruhlar huua kaplm; cemlinin sahrasnda
kudretli akllar Mele-i alda hayrete dmlerdir.
O Allah, irfan ehlinin gzlerinden kuku ve krlk perdelerinin kilitlerini zmtr; bylelikle
onlar, kendi bildirmesi ile Hakk bilmiler, sret ve mn perdelerinin kisvelerinde Onu mhede
etmilerdir.
O Allah, izzet rts vastasyla, perdeli insanlarn grmesinden perdelenmitir; bunun neticesinde
onlar, Allahn en yce ceml tecelllerini grememiler, Onun en tatl hitabn iitme lezzetinden
mahrum kalmlardr.
***

Allahn rahmeti, Hakkn kendisini en byk mjde ile gnderdii kimsenin zerine olsun.
Allah, onu en uzak ve en yaknda bulunanlar iin rahmet[1] klm, bylelikle o, gaflet iinde
susam kimselere en tatl iecei sunmu, nasihatlerinin kaseleriyle muhabbet araplar ile o
insanlar sulamtr.
Salat ve selm, o ztn aile ve dostlarnn zerine olsun. Onun ailesi, hiret ve dnyann efendileri,
dostlar ise, hidyet ehli iin yol klavuzlardr.
***
lh isimler, var olan eylerin maddeleri ve mmknlerin asllardr; hibir eyin zuhru bu
isimlersiz mmkn olmad gibi, imkn leminin kideleri de, ancak onlara dayanarak sbit olabilir.
yet ilh isimlerin hkmleri ve bu isimlerin tasarruflar olmasa idi, kevnin varl adna hibir
isim ortaya kmaz, bir resim zuhr etmezdi.
Hal byle olunca, uzun yllar akam-sabah tilavetleriyle ilgilendiim ve okuma esnasnda nsiyet
araplarnn kaseleri ile mesrur olduum iin, bu ilh isimlerin aklanabilecek baz srlarn ortaya
kartmak ve hakkatlerinden mmkn olabilecekleri izaha dnk evkim artmtr; bu isimlerin
okunmas, her trl baar ve kurtuluu temin eder.
Bunun zerine, Allahtan hayrlsn nasip etmesini diledim; O, dilediini yaratr ve seer, onlarn
ise ihtiyar yoktur.[2]
Allah bana ilham edip, teyit ettiinde ise, bu isimlerin hakkatlerinden ihsan edilen eyleri
kaydettim, bu, vakit hkmnn iktiz ettii ekilde ehl-i zevk ve iret in diliyle olmutur; ehl-i zevk
ve iret, ulv himmetlerin ve erdemli nefislerin sahipleridir. Yoksa, bu srlar dk derecede
bulunan nazar mensuplarnn mertebelerinin diliyle ifade etmedim.
nk Rabbul-erbabn isimlerinin srlarnn ortaya kartlmas, saknanlar iin bir yol gsterme,
akl sahiplerinin ruhlar iin bir gda; Gayblar bilenin sfatlarnn hakkatlerinin izhr da, erbablkulub olan insanlarn gnllerindeki derde ifadr.
***
Gayb sahalarnn fezsnn gnde, ancak fikir ve his idrk vastalarnn kaytlarndan kurtulanlar
dolaabilir. irk ve kuku karanl, ilh isim ve sfatlarn kutsiyet hazinelerindeki tecelllerinin
tasarruflarn mhede etmekle ortadan kalkabilir.
Bu tarz ilimler (: isim ve sfatlarn tecelllerinin tasarruflarn bilmek), ncller dzenleyerek, tertip
ve pheler serd ederek gereklemez; bilakis bu gibi ilimler, arzulara muhalefet etmek, dnya
sevgisini ortadan kaldrmak ve de takvann hakkatlerini tam olarak yaamak sayesinde gerekleir.
Nitekim Allah Tel yle buyurmutur: Allahtan korkunuz, O size retir.[3]
Sahih bir rivyette Hz. Peygamber (a.s)n yle buyurduu rivyet edilmitir: Muhakkak ki Allah
Tel, gzlerden perdelenmi olduu gibi, akllardan da perdelenmitir. Mele-i al da, sizler gibi,
Onu talep ederler.
Binaenaleyh, insan tr Mele-i al ile Hakk talepte ortak kabul edilmi, buna karn her ikisi

talebin niteliinde birbirlerinden ayrlmlardr.


nk Mele-i al, Hakk akl nrlar vastasyla talep ederler; bunun nedeni, onlarn (: maddeden)
mcerret akllar olmalardr. Halbuki Allah (cc.), akllardan perdelenmitir. u halde Mele-i al, akl
nrlar ile ztn srlarna ve sfatlarn hakkatlerine nasl ulaabilsin ki?
***
Hakk talep edenlerden bir gurup, Hakk Hak ile arayanlardr, nk Hak bu insanlarn grmesi ve
iitmesi olmutur.
Baz insanlar ise, dnceleriyle Hakk talep ederler.
Bu balamda, ehl-i tarkin bulduunun doru olup olmadna delil arayan kimse, inatlk etmekle
birlikte, baln tatll ve cinsel ilikinin lezzeti hakknda delil arayan kimseye benzer. Halbuki sz
konusu eyler hakknda ancak zevk yoluyla delil bulunabilir. Binaenaleyh, Hzr ve Musa (a.s.)
arasnda cereyan eden hadise, basret sahipleri iin bir ttr.
***
u halde, Zt- Mtelin bilgisine akllarn nazar gleri cihetinden ulamak mmkn deildir.
nk Allah nazar cihetinden bilmek, aratrmacnn sadece hayretini arttrr.
Allah, ancak semi olduu kullarna kendi celline yarar ekilde kendisini bildirmesi yoluyla
bilinebilir.
u halde, Hak (cc.) delil ile bilinir diye iddia eden kimse, sadece souk demir dvmektedir.
Bu balamda, u ileri srlmtr: lim (: Hakka) perdedir. Kukusuz ki, burada kast edilen
ilim, nazar ilimdir.
***
Allah ehli, Hakk Hakkn bildirmesi ile bilmilerdir, nk Hak, sz konusu insanlarn iitmesi ve
grmesi olduu gibi, ayn zamanda onlarn ilimleri de olmutur.
Bu gibi insanlardan, yet fikr bir dnce tasavvur edilmi olsayd, hi kukusuz Hak onlarn
fikirlerinin de ayn olurdu; fakat bu mhede mertebesine ulaan kimsenin fikir sahibi olmas
tasavvur edilemez. Aksine bu insanlarda tasavvur edilebilecek ey, anlay ile birlikte, tefekkr sz
konusu olmakszn Hakkn bir eit ilhamdr, bunun nedeni, bu insanlarn sfatlarnn Hakkn
sfatlarnda silinmi olmasdr.
Binaenaleyh anlaynn kayna tefekkr olan kimse, ehl-i zevkden saylmaz.
Allah, bizleri ermilik lezzetini tadanlardan eylesin ve ltfnn sabah akam nefhalarna hcm
etmeyi nasip etsin!
min!

Giri
Allah Tel yle buyurmutur: Allahn gzel isimleri vardr, bunlar ile Ona dua ediniz.[4]
Bilinmelidir ki:
Mukaddes Zt (cc.) hakknda asl olan, sfatlardan soyutlanmak ve mnezzehliktir; bunun nedeni,
Onun sfatlarla snrlanmaktan mutlakl ve lemden mstaniliidir. Bunun yan sra her isim ve
sfat, var olan gerektirir; sz konusu var olan, ancak bu isim vastasyla zuhr edebilir.
Eer varlkta isimlerin zuhrunu talep ettikleri bir ey bulunsa idi, lemin kadm olmas lzm
gelirdi, halbuki, sahih bir haberde yle rivyet edilmitir: Allah var idi, Onunla beraber baka bir
ey yoktu.
Binaenaleyh, isimlerin hkmleri ancak kbiliyetler vastasyla zuhr edebilir. Bu ise, ayn sbt
mertebesinden kartp, onlarn varlk mertebesinde meydana gelileriyle gerekleir.
Buna gre, ayn- sbite varlk kisvesine brndklerinde, bunlarn trlerinin mertebeleri
kendiliklerinde meydana gelir. Bu mertebeler, mazhr mertebeleri zerinde hkm sahibi olan ezZhir isminin saltanat mahallinde meydana geldiklerinde, esm-i hsnann eserleri zuhr etmi, ulv
sfatlarn neticeleri tebarz etmitir.
***
simler sonsuzdur, nk onlar Allahn mlkn ieren mertebelerden ibarettir; sz konusu mlk
ise, mmknlerin hakikatlerdir. Bu hakikatler ise, sonluluk ile nitelenemez, nk onlar, Hakkn
enlerinin ayndrlar. Hakkn enlerinin ise, ne dnyada ve ne de hirette bir nihayeti sz konusu
olabilir.
Evet! Bunlardan meydana gelen eyler, sonludur. Bu ilh kuatcla u yet-i kerime dellet eder:
Ey insanlar! Siz Allaha muhtasnz.[5]
Bylece Hak, ihtiya duyulan her ey ile kendisini isimlendirmitir.
Bu, varlklarn btn mertebelerine, hatta ulv ve sfl fertlerinin czlerine siryet eden bir
hakkattir.
***
Bu husus anlaldnda, bilinmelidir ki:
lh isimler, eit eittir:
Bunlarn bazlar, zamirlerdir, rnek olarak, O (Hve), Biz (Nahnu) ve Ben (Ene) gibi zamirleri
verebiliriz.
Baz isimler, el-Halk (Yaratan), el-Cail (Yapan) gibi, kinye isimleridir.

Bazlar ise, niyabet isimleridir. Buna rnek olarak, Gmlekler sizi scaa kar korur ifadesi
verilebilir. Burada gerekte koruyan Haktr, fakat gmlekler, korumada Hakkn yerini almlardr.
Baz isimler ise, Kur n- Kerim tarafndan zikredilmi olsa bile, edep gerei Allaha isim olarak
verilemezler. Bunlara rnek olarak, Allah hile yapmtr (mekr)[6], Allah onlarla istihza
etmitir[7], Ben bir hile yapyorum[8] gibi ifadeleri verebiliriz.
Byle bir ismi Hakka vermek veya vermemek, bize deil Hakka kalm bir itir. Biz, Hakk sadece
kendisini isimlendirdii ey ile isimlendiririz; Hakkn kendisine isim yapmaktan men ettii bir eyi
de, edebin gerei, Hakka isim yapmayz.
***
Ayn ekilde, fiiller de byledir; nk baz fiiller, yapann ktlenmesini gerektirirler. Buna rnek
olarak irk, zulm, fesat gibi fiilleri verebiliriz. Baz fiiller ise, failinin vlmesini ve
methedilmesini gerektirirler. Bu ksma rnek olarak da, iyilik, sabr, kr vb. gibi fiilleri verebiliriz.
Allah, vlen fiilleri ileyen insanlar sevdiini, buna karn kt fiiller ile nitelenen kimseleri
sevmediini bildirmitir.
Hi kimse, Hakka isimler vermek veya Ona bir takm fiiller nispet etmek hakkna sahip deildir;
sadece Hakkn bu konuda tasarruf hakk verdii kimse bunun dndadr. Bu tasarruflarn bilinmesi
ise, Hakkn bildirmesi ile ve akl yoluyla deil eriat ile bilinebilir.
Allah Tel, kendisine sadece ve sadece gzel isimleri nispet etmitir. Bununla birlikte btn
isimler, gerekte gzel isimlerdir. u var ki Allah, kendisine nispet ettii bu isimleri gzelin
dndaki btn niteliklerden arndrmtr.
Allahn isim ve sfatlarnn hakkatlerini en yetkin tarzda ve en iyi bilenler, peygamberlerdir; onlar
da, Hakk Hakkn bildirdii ekilde bilmilerdir.
***

(Esm-i hsna hadisinin izah:)


Muhbir-i sadkn sahih bir hadiste yle buyurduu rivyet edilmitir: Allahn doksan dokuz ismi
vardr. Bunlar ezberleyen (ihsa) kimse cennete girer.
Burada belirtilen yzden bir eksik ifadesi, pekitirmek iin sylenmitir, nitekim benzer bir tekit,
Allah Telnn u yet-i kerimesinde sz konusudur: Hacda gn, yedi gn de dnnce tutarsnz.
Bu ikisinin toplam, ondur.[9]
Bylelikle Allah, bu ifadeyi pekitirmek iin byle zikretmitir, nitekim pek ok alimin gr
budur. Bu ifade biimi, yazm yanllndan korur. nk doksan dokuz, yetmi yediye, yetmi
dokuza benzer. Bylelikle Allah, kayt altna almakla, karkl gidermitir.
***
Hz. Peygamber in hadiste buyurduu bu isimleri ihsa eden, zhir alimlerine gre, bilen
demektir. Baka bir ifadeyle, bunlarn lafzlarn ve mnlarn bilen, netice ve eserlerinin
hakkatlerine dalan demektir.
Ehlullaha gre ise, sz konusu ihsa, isimlerle vasflanmak, onlarn hakkatleri ile zuhr etmek ve
neticelerinin ieriine gre kul olmaktr; yle ki, artk bu isimlerin kendileriyle vasflanan,
hakikatleriyle zuhr eden ve neticelerinin ieriklerine gre kul olan insanlara da verilmesi doru
olur.
Nitekim Allah kendisini yardm edicilerin en hayrls (hayrn-nasrn)[10], hkm sahiplerinin
en hayrls (hayrl-hakimn)[11], koruyucularn en hayrls (hayrl-hafzn), rzk verenlerin en
hayrls/hayrr-razikn[12], yaratclarn en gzeli (ahsenl-hlikn)[13] diye tanmlamtr.
Bunun yan sra Allah, peygamberinin de mminlere kar raf ve rahm olduunu haber
vermitir.
***
Bu gibi ikazlarda, kalb erbab ve keif ve mhede sahipleri snfndan olan inyet ehli iin geni
bir imkn sz konusudur; onlar, meru yntemlere dayanan slklerinde, velyet ehlinin yolunu ve
ilh ahlakla ahlaklanmay esas alan seyirlerinde isimlerin hakkatleri ile vasflanrlar, eserlerinin
renkleriyle boyanrlar.
Neticede, ilh ahlak ile ahlaklanmak, bu insanlarn Allaha yaklamasn temin eder ve Onun
katnda bir vesile haline gelir.
El-Kerm ve el-Mennn olan Allahtan dileimiz, bizi kendi ehlinden klmasdr. Allaha dost
olmak, sadece Hakkn ehil klmasyla mmkn olabilir.
***

lh simler - Hve/O
Bilinmelidir ki:
Hviyet, ilhln srrdr. O, cell ve keml zelliiyle, yegane ezel mevcuttur.
Hve, Allahn kullarn De ki: O/Hve[14] ifadesiyle davet ettii ilk kelimedir. Bylelikle,
sadece bu zamirle ifade tamamlanmtr. Bunun ardndan ise, Allah demitir. Allah, btn harfleri ve
hakkatleriyle zt- ahadiyete dellet eden zel-kuatc isimdir.
Bu isimdeki hviyet srr, onun bileik harflerin hkmlerinden soyutlandktan sonra zuhr
etmesidir. Bunun nedeni, bu ismin ayardan tam anlamyla mcerretlii ve eserlerden
mnezzehliinin gcdr.
Hve/O, He ve Vav harflerinden meydana gelmi olsa bile, bu isimde sbit harf, Hedir, nk
Vav harfi Allah kelimesinin sonunda dmtr. Ayrca, huma (o ikisi) ve hum (onlar) ifadesinde
olduu gibi, ikilikte ve oulda da bu harf der.
Bylelikle He harfi, sfatlarn silinmesi, nispet ve izfetlerin dmesiyle mutlak ahadiyete dellet
etmek zere sbit kalmtr.
***

(Hvedeki He ve Vav Harfleri:)


Bilinmelidir ki:
Hviyetteki He, evvellik mertebesinin; ulhiyette ise, hirlik mertebesinin sahibidir. Binaenaleyh, bu
harfin hviyette bir balangc, Ulhiyette ise, bir nihyeti vardr. Bu durum, pek ok srlara ve
deerli mnlara iret eder.
Bunlardan birisi, hviyetin mnlarndan ehl-i kefin kalplerine yaylan rec kokulardr. yle ki:
Varln merkezi, devrdir, bylelikle, nihyet bidyetin ayndr. Ayn zamanda, rahmet her eyden
nce geldii gibi, her eyin dn de onadr.
Bu nemli sr ve bilgilerden birisi de, hviyetin celli ve onun btn isimlere stnldr. yle
ki: Zta ait hviyet zamirinden ibaret olan Henin asl, merfuluktur. Bu durum, mutlak stnln
kendisi nedeniyle kendisine ait olmasna iret eder.
Bu harfin mecrur ve mansup olmas ise, irab harekelerini kabul edii cihetinden ortaya kmtr.
Bu ise, bu harfin btn sfatlar, hkmleri, natlar, nispetleri, izfetleri, lzmlar, arazlar
ierdiine iret etmektedir.
Hviyetin stnlnn gc ki stnlk hviyetin asldr-, Vav harfini istilzam etmitir, nk
Vav, zammenin kardeidir ve oul zamiri Vav harfine nispet edilmitir.
Bunun yan sra Vav, mahre mertebelerinde harflerin zelliklerini ierme ve ihta zelliine
sahiptir.
***
Vav, Henin btn; harekesi de, onun harekesinin aksidir. Bunun yan sra her iki harf de, devrdir.
nk Henin harekesi ve mahreci, ehl-i kefe gre, kalbin yaknnda gsn btnndandr. Nefes,
onunla uzar ve btn harflerin mahrelerine urayp, iki dudan zhirine ular.
Bunun ardndan nefes, ihta edici ve kuatc dnnde, btn harflerin hkmleriyle boyanm
olarak, adeta imek hzyla, kendisinden kt asla geri dner.
Vavn harekesi ise, Henin harekesinin zdddr. nk Vav, iki dudak arasndan ortaya kar, sonra
gse uzanr. Bylelikle Vav da, daha nce belirtildii gibi, btn harflerin mahrelerine urar.
Bunun ardndan ise, kendisinden kt iki dudaa geri dner.
***
Binaenaleyh Henin hareketi, gayb leminden ehdet lemine dorudur, nk onun zt, balang
mertebesinden olmasn gerektirir. Vavn hareketi ise, ehdet leminden gayb lemine dorudur.
Her iki harf de, harflerin varlklarnn hakkatlerini kta ve girite kaynak ve var
mertebelerinde ierir ve kapsar. Her iki harf de, hem hakkat ve hem de mn olarak birbirlerine
intibak eder; bunlarn arasndaki uyum, bir dairenin balangcnn sonuna uyumlu olmasna benzer.

Her iki harf de, btn mukaddes ve ruhn harflerin hakkatlerini kendilerinde toplarlar; sz konusu
harfler, ilh isimlerin maddeleridir. Bu harflerin bir ksm -farkl konumlarna gre- dier bir ksm
ile birletiinde, onlarn birlemesi ve bir araya gelmesinin eserlerinden ruhn ilim sahipleri iin
tasarruflar meydana gelir; bu tasarruflar, cismn, ruhn, melekt, sfl ve ulv lemlerdedir.
***
nsan nefesinin d telaffuz edilen btn harflerin maddesi olduu gibi, ayn ekilde Nefes-i
Rahmnn zhiri de, btn varlk harflerinin maddesidir.
Varlk, sz konusu Nefes-i Rahmn ile ayakta durur; o, her eyi ayakta tutar: Ondan baka hibir
ilh yoktur; O, kendisiyle beraber baka birisinin var olmasndan ycedir ve hkm sahibidir.
***
Cneyd-i Badadden yle bir olay rivyet edilmitir:
Birisi Cneydin huzrunda haprm, ardndan Allaha hamd olsun demi, bunun zerine Cneyd,
adama:
-Hakkn syledii gibi hamd lemlerin Rabbine mahsustur de demi.
Adam yle karlk vermi:
-lem nedir ki Allah ile birlikte zikredilsin?
Cneyd, yle cevap vermitir:
-imdi yle syle, nk yaratlm kadme bititiinde, yaratlmtan geriye bir eser kalmaz.
Birinci ifade, Allahta fni olup, okluun perdelerini grmeyen ve izzet lnde kendinden gemi
kimsenin makmdr.
kinci ifade ise (: Cneydin sz), tahkik sahibi kmilin makmdr. Bu makm, fenda yedi
mertebenin tavrlarn ap, ezel ve ebed olarak Her ey yok olucudur, ancak Onun vechi
bkidir[16] ifadesinin hakkatini hakkal-yakn idrk etmenin ardndan Hakkn beks ile bki kalan
kimsenin makmdr.
nk, insan balangta zikre deer bir ey16 ve gerekte bir varla sahip deildi ki, o
varlktan fni olsun; fninin varl, vehim ve hayal mahsuldr. Binaenaleyh, kii iin gereini kef
edip, unu mhede ettii iin hayal ortadan kalkmtr: Her halkarda fni olan fni, bki olan ise
bki kalmaya devam eder.
Bu durumda insan, Hakkn lisan ile, Hamd lemlerin Rabbi Allah iindir der. Bu ifade, (: her eyi
kendinde) ieren ve kemal zelliindeki hakkatin varlk mertebelerine seyrediini dile getirir.
Allah, hidyet edendir.
***

Allah
Allah, kudret, yoktan yaratma ve halk ve emrin[17] sahibi olan kimse demektir. Bu isim, zt, sfat ve
fiilleri kendinde toplar.
***
Bilinmelidir ki:
Bu ismin zellii pek byk, ii ycedir; anlay ve akllarn bu ismin srlarn mhede
etmelerine imkn yoktur. Beer kuvvet, ilh srlarn hakkatlerini arama ve incelemede nasl yol
alabilir ve ferdaniyet memleketinin gizliliklerine nasl muttali olabilir ki?
Hakka yaklamaya mazhr olmu kimsenin zttan nasibi, korku ve aknlktr. Binaenaleyh onlar,
yeis ve istek arasnda gidip gelirler: Hakkn cellinin heybetine baktklarnda mitsizlie kaplrlar;
cemlinin nsiyetine baktklarnda ise, arzu duyarlar.
Ceml nsiyeti olmasa idi, riflerin eklemleri korkudan kopard; yet kavuma arzusu olmasa idi,
sevenlerin kalpleri hasretten erirdi.
***
Burada ben, Allahn kuluna bahettii bu isim ile ilgili ifade edilebilecek baz srlara iret
edeceim. Hi phesiz Allah, baheden ve ihsanda bulunandr; dilediklerine diledii eyleri ihsan
eder. Bunlarn bir ksm, keif srlarna iret eden ismin harflerine ait hakkatlerdir.
***
Bilinmelidir ki:
Bu isim, tahkik ehline gre, sayca be, lafzda ise, alt harften meydana gelmitir. Bunlar, zt-
mtelin be mahsus lemi ve alt farkl ciheti ve de neredelik yollarn ihta etmesine iret ederler.
Bu harflerden birisi, Eliftir. Elifte bir takm iretler bulunmaktadr; bunlardan birisi, hemzenin
yazda elifte gizlendii gibi, elifin de lafz olarak hemzede gizlenmesidir. Bu durum, varlklarn
mazhrlarnn balangta bilinmeyen gaybte gizlenmesine iret eder. Buna karn ilh Ztn
srlar ve ezel sfatlarn hakkatleri de, daha sonra mazhrlarn ekillerinde gizlenirler.
Elifte bulunan baka bir sr da udur: Elif, nefesin ortaya knn ta kendisidir; sz konusu nefes,
gsn iinden kp, btn harf mahrelerinin derecelerinde belirlenir ve harflerin sretleriyle
zuhr eder. nk btn harfler, harfler leminde bulunular itibariyle, bu nefes vastasyla ayakta
dururlar.
Nefes, harf sretlerinin heyulas iken, harflerin zhirleri de, bu nefesin tafsillemesinin sretleridir.
Sz konusu bu sretler, nefesin birlii halinde nefesin ayns; buna karn, her birisi harflerin mahre
derecelerinde yekdierinden farkllar.
Ayn ey, Nefes-i Rahmnnin uzayp, var olanlarn mertebelerini ve mmkn fertlerin nefislerini

ihta ediinde de sz konusudur; bu mmkn fertler, ulv-ruhnleri ve sfl-cismnleri ierir. nk


bunlarn hepsi, Allahn bitmez tkenmez kelimelerinin sretleri ve tecelllerinin eitlenmeleridir.
Hak ise, varlk mertebelerinin aynnn harflerinde taayyn eden ve var olan eylerin mazhrlarnda
zuhr edendir. Hakkn bu mazhrlardaki zuhru ve taayyn, onlarn kbiliyet ve zelliklerine
baldr.
Her ey, Onun kabzasndadr; varlklar Allahtadr, kaim olular Allah sayesindedir, ortaya
klar Ondandr ve dnleri de Onadr. nk Mele-i al Hakk talep ettii gibi, sfl lemler
de Onu talep ederler. Her nerede olurlarsa olsunlar Hak onlarla beraberdir.[18]; Biz, ona ah
damarndan daha yaknz.[19]
***

(Beer Nefesin Mertebeleri:)


Bu ismin srlaryla ilgili aklayacam konulardan birisi de, harfleri izhr etmede nefesin
mertebeleridir.
Bilinmelidir ki:
nsan nefesinin mertebesi vardr.
Bunlardan birincisi, nefesin uzamas halinden nceki mertebesidir. Bu mertebe, nefesin
belirlenmesinden nceki icmal ve gayb bir mertebedir.
Harflerin zhirleri ise, sz konusu bu mertebede ikin ve silinmilerdir; yle ki, bu esnada
harflerin varlklarnn birbirlerinden ayrlmas veya grlmeleri ve mhede edilmeleri sz konusu
deildir. Hatta harfleri ortaya kartan Elifin varl bile, bu lemde ortadan kalkmtr; nitekim
onun sreti de, yaz leminde noktann varlnda silinmitir.
Elifin noktann ayn olmas gibi harflerin de Elifin ayn olmas, Gayb hviyetine, Mutlakla ve
nisp-varlk okluunun Allah var idi ve Onunla beraber baka bir ey yok idi mertebesinde
ortadan kalkmasna, isim ve sfatlara ait okluun taayyn ve la-taayynden mnezzeh hviyette
silinmesine iret etmektedir.
***
Beer nefesin ikinci mertebesi ise, Nefesin uzamas ve yaratma eylemiyle harflerin varlklarna
ynelmesidir. Bu, Nefes-i Rahmnnin uzamasna ve varlklarn harflerine ynelmesine iret
etmektedir.
Nefes, harflerin mahrelerinde belirmesi ve Elifin varlnnki o, uzay asndan yaylan
nefestir- gereklemesinin nihyetine vardnda ie dn esnasnda onlara ynelir. Nefes-i
Rahmn ise, mertebelerinde belirlenmeleri, derecelerine inmeleri ve nihai var yerleri ve
mercilerinde gayb leminin btnna dnleri halinde varlklara ynelir.
Nefesin uzamas, ykselme tarznda ise, fetha diye isimlendirilir; fetha, ilh fetihlerin ve rabbaninyet cezbelerinin kaplarnn alna iret eder.
yet bu uzama, inmek tarznda ise, varlk tenezzllerine ve rabban tecelllerin imkn lemindeki
taayynlere ve cismn hakkatlere girmesine iret eder.
nc mertebe ise, nefesin mertebelerinin mahre derecelerinde belirlenip, harflerin sretleriyle
zuhru, onlarn ekilleriyle ekillenmesi, yaz mertebelerinde saylmas, hakkatlerinin uzamada
tekrarlanmas ve onun mertebelerine siryet etmesiyle yaz mertebelerinin taayynleri, kendilerinden
mnezzeh ve mstani olduu halde onlarla vasflanmas ve kendilerinin ayn haline gelmesidir.
Btn bunlar, varlk feyzine ve cmertlik tecellsine iret etmektedir.
Bu tecell, laht-gayb mertebesinden doup, nast taayynlerin hakkatlerine siryet eder ve

onlarn hkmleri ve eserlerinin neticeleri ile zuhr eder. Bununla beraber tecell, hakik mutlakl,
ezel mstanilii ve ebed mnezzehlii zerinde bkidir.
Tecellnin bu durumuna rnek olarak salt rengi verebiliriz. Salt renk, beyazda beyaz, siyahta siyah
vb. snrl ve belirli isimlerle isimlendirilir; bununla beraber o, taayynde deil, ayn da mutlakl
zerinde bkidir.
***
Bu balamda ele alnmas gereken bir husus da, elifin yaz lemindeki hareketleridir. Bu
hareketlerin durumu vardr:
Bunlardan birisi, elifin yaz lemindeki dorusal hareketidir. Elifin bu mertebedeki sreti ki bu
sret, ister yukardan aaya doru olsun, isterse de aadan yukarya doru olsun ayndr-, azmet,
kibriya, kudret ve celliyle var olanlarn mertebelerini ve imkn tecellghlarn ihta etmeye iret
eder.
Bunlar Mele-i alnn skinlerinden, sfl lemin ve yeryznn skinlerine varncaya kadar
herkesi kapsar: nk, O, gkte ve yerde ilh olandr. Gklerde ve yerde ve bu ikisinin arasnda ve
de toprakta olan her ey Ona mahsstur.[20]
Bu balamda stlk ve altlk nispetleri, Hak iin eittir.
Elifin ikinci hareketi ise, genleme hareketidir ki, bu hareket Bdir. B, elifin birlik mertebesinden
ortaya kan ilk neticedir. Ayn zamanda Bnin ruhu ki o saydr- da, elifin ruhunun ilk neticesidir.
nk iki, birin ilk rndr ve o, saylarn ilki ve okluun kaynadr.
Bu, gizli ilimlerin bilinmezlerinin ortaya kmasna ve Hakka ait srlarn yaratlm mazhrlarn
levhalarnn yzeylerine ve ulv ve sfl lem skinlerinin lisanlarna yaylmasna iret eder.
nc hareket ise, dngsel harekettir. Bu, devr, ihta eden, yetkin harekettir. Bu hareketin ba
sonuyla birleir, nk sonluk noktas, ilklik noktasyla birlemitir. Bu da, Rahmn tecelllere,
Rabbn nefhalarn varlk taayynlerinin mertebelerine mensup srlarna, snrl mazhrlarn ilk
mutlakla derc olup, ehdetten gaybe dnmelerine ve karanln zilletinden, en yce nrun
fezsnn yksekliine kmalarna iret eder.
Bu k ise, ya hallerin derecelerine ykselmek ve terakki etmek ve de kef ehlinin yntemine gre
makmlarn tavrlarnda halden hale gemek sayesinde gerekleir; ya da, tab lm ve nefsn
cevherin cismn binei terk etmesi yoluyla gerekleir; ya da, misl mertebelerindeki berzh
mkefeler ile uyku yoluyla gerekleir. Bu esnada, nefsin irkin huylardan ve perdeleyici
zelliklerden arnmas ve temizlenmesi arttr.
Allah Tel, yle buyurmutur: Allah, alr o canlar lmleri esnasnda ve lmeyenleri de
uykularnda. Sonra haklarnda lm karar verdiklerini al koyar, dierlerini belirlenmi bir sreye
kadar salverir. phesiz ki bunda dnecek bir kavim iin deliller vardr. [21]
Bunlardan birisi de, elifin kelimelerin banda btn harflerden ayrlmas ve sonda btn harflerin
kendisine bitimesidir. Elifin bu zellii ise, ykseklie, mstanilie, ycelie, mnezzehlie,

mtel ztn kendisinin dndaki her eyle ilikisinin kesilmesine irettir.


Mtel Ztn baka her eyle ilikisinin kesilmesinin nedeni, Mutlak ve mukayyet arasndaki
mnsebetin ortadan kalkmas, taayynszlk ile taayyn arasnda ban bulunmay; mutlak birliin
izzetinin her eye egemen olmas; halka ve Rablerin Rabbna ait eylerin hakikatlerinin zuhr
etmesidir.
Ayrca bu durum, var olan eylerin harflerinin kendisiyle bitimesi ve mevcutlarn aynnn iin
sonunda kendisine dnmeleri; ezel inyeti ve yetkinliiyle onlar gerek mutlaklna ykseltmesi;
slk sahiplerinin beer varlklarnn silinmesi ve lemlerin varlnn ortadan kalkmas esnasnda
her eyi grnmeyen ekilde kendinde toplamas; aynn mutlak birlik ve birletirici zellikteki
hviyete dnmelerine iaret eder.
***

(Allah lafznn ki Lm:)


Eliften sonra gelen iki Lmdan birisi, bi-yedihi (elindedir) anlamna gelir. Bu, Her eyin
melekt Onun elindedir[22] yetindeki melekttr. kinci Lm ise, lehu (Ona ait) demektir. Bu
ise, bir ve kahhar Allaha[23] ait mlktr.
Buna gre ilk Lm, varlk tecellisiyle ve grlr ehadet leminden ve mlk nizamndan nce
mhede edilen mertebede cmertlik tecellisi ile bitien melekt hakkatlerinin Levhasna iret
etmektedir; onlar, cisimlerle, nefislerle ve tecelli ile kendilerine ulaan feyzin varln kabulde
ortaktrlar. Hepsi bu feyzin varln, bir vasta olmakszn, birlik zelliiyle ve mcmel kabul
ederler. Nitekim, Allah yle buyurmutur: Bizim emrimiz bir gz ap kapatmalk kadardr.[24]
Ardndan, tecelller bu melekt hakkatlerden onlarn iermi olduklar imkn leminin
mertebelerine ve aynn taayyn derecelerine yaylrlar; onlar nakslk kirlerinden temizlerler ve
kendilerine siryet ettikten sonra gerek mutlaklklarna ulatrrlar.
***
Allah lafzndaki ikinci Lm ise, el-Melik, el-Azz, el-Cebbr n mlk leminde tecelllerinin
zuhr ettii tecellghlara; melekt ve melektn melektnn hakkatlerindeki srlarn ve elMelikin kudretinin mcmelliklerinin tafsillemesine iret etmektedir.
Mlk Lmnn melekt Lmyla birletirilmesi ise, kbilin kabul edilen eyin btnnda, ehdetin
gaybte bulunmasna iret eder. nk zuhr eden ey, nceki bir btnlktan zuhr eder; bununla
beraber bu itibar, bir adan ters dner.
yle ki: Mlk, melekt ve gaybn taycs; ehdette ise, tanandr. Melekt Lm, bu adan
Mlk Lmnda mndemitir. Binaenaleyh, bu durum belirtilen meseleye zarar vermez, nk daha
nce de belirtildii gibi i, devrdir.
***
Bu balamda, ele alnmas gereken bir mesele de, bilginlerin bu ismin alem olup olmad ve
kkeni hakkndaki gr ayrlklardr. Bu, zevk ehlinin merebinin dnda kalan bir mesele olsa da,
ona ksmen temas edeceiz.
Bilinmelidir ki:
Ehl-i Hak ve keif sahiplerinin byk ksmnn gr udur: Allah ismi, Mtel Zt iin alem
bir isimdir ve Allah Tel, onu btn isim ve sfatlarla nitelenmi Ztn yerine koymu; dier btn
gzel isimleri de ona izfe ve hamletmitir. Nitekim Allah Tel yle buyurmutur: En gzel
isimler Allahndr.[25]
Allah, bu ismi gayb hviyetine hamletmi ve onu isimlendirilenin yerine koyup, yle buyurmutur:
O Allah ki, Ondan baka ilh yoktur. Bu yet, var olmas imknsz bir eyi nefy ederken, yok
olmas imknsz bir eyi de ispata iret etmektedir.

***
Mutezile, Earler ve onlarn grn benimseyen dil bilginleri, Allah isminin alem
olabilecei fikrini reddetmi ve unu ileri srmlerdir: Alem ismin vad edilmesi, Ztn hakkatini
bilmeye baldr. Hakkn zt ise, yaratklarnca bilinmemektedir. Buna gre, alem bir ismin Hak iin
vad edilmesi, imknszdr.
Bu iddiaya yle cevap verilmitir: Hakkn zt yaratklar tarafndan biliniyor deil ise, onlarn
alem bir isim vad etmeleri sz konusu olamaz. Buna karn, Hakkn ztnn kendisi tarafndan
bilindiinde bir kuku yoktur. Bu nedenle, peygamberlerinin ve kmil velilerinin dilleriyle bu ismi
kullarna retmek iin Hakkn kendisi iin alem bir isim vad etmesi imknsz deildir.
***
Bu ismin alem olabileceini kabul etmeyen kimseler, onun tremi bir isim olduu fikrini ileri
srmlerdir.[26]
Baz bilginler, bu ismin el-Veleh kelimesinden tremi olduunu ileri srmlerdir. Veleh, ar
sevgi demektir. Kelimenin asl, vilhedir; Vav hemzeye dnm, ardndan mrifelik Lm
eklenmi ve bu Lm tazm ve hrmet niyetiyle asl Lm ile birletirilmitir. Bylece kelime, Allah
eklinde okunmutur.
Bunun anlam, udur: Allah Tel, kendisini bilen riflerin yneldii ve alimlerin cemline ak
olduu gerek sevilendir. Binaenaleyh hepsinin Ona kar sevgisi ziyadelenmi, evk ve arzular
glenmitir. Allah Tel, yle buyurmutur: man edenler ise, en ok Allah severler.[27]
Baka bir gre gre ise, bu kelime, bir eyden korkup, snldnda sylenen elihe ileyhi (ona
snd) kelimesinden tremitir. nk Allah, korkan herkesin korku kayna, snacak herkesin
barnadr. Allah, himaye isteyen muhtalar himaye eden; kendisine snan korkan ve kaan
kimselere ise, desteki ve koruyucudur.
Bu ismin baka bir kk ise, bir yere ikamet edildiinde kullanlan eliht bil-mekn (mekna
yerletim) deyiinden gelir. Bu ifade, Mtel Ztn gerektirdii zere Varlk nrlarn Rablk
mertebesinden merbublarn hakkatlerine yaylmasna bal olan sreklilik, ztn beks, ikamet ve
sebattan kinye olarak sylenir. Bu yaylma, Hakkn kerem ve cmertliinin gereidir.
Kelimenin ilhetten tremi olduu da ileri srlmtr. Bunun anlam, ibdet demektir. Hak, her
meknda gerekte ibdet edilen, her zamanda secde edilendir. nk, diye adna secde edilen her
makl ve mahss eyde gerekte secde Hakka yaplmtr; ibdet veya secde eden kimsenin bunu bilip
bilmemesi veya bunu maksat edinip edinmemesi durumu deitirmez.
nk Allah Tel, kendisinden bakasna ibdet edilmemesine hkmetmi ve bunu emretmitir.[28]
Allah kelimesinin ilhiyet kelimesinden tremi olduu ileri srlmtr. Bunun anlam,
yaratmaya ve icda muktedir olmak demektir. Allah, yaratlmlar yaratmaya ve mevcutlar makl ve
mahss gibi mmknlerin mertebelerinin sonsuz trleri ve cinsleri olarak var etmeye kdirdir. Bu
sonsuzluun nedeni, Hakkn enlerinin ve tecelllerinin sonsuz ve na-mtenh olmasdr.

Bu kelimenin Lahe/yeluhu kelimesinden tremi olduu da ileri srlmtr. Bunun anlam,


perdelenmek demektir. Binaenaleyh Allah Tel, kibriysnn rtsyle ve azmetinin kemliyle
beer akllardan ve idrk aralarndan ve ilim asndan kuatlmadan perdelenmitir. Gzler Onu
idrk edemezler, O, onlar idrk eder. O, latf ve habirdir.[29]
Kelimenin, lahe/yelihu kelimesinden tremi olduu da ileri srlmtr. Bunun anlam, ykseldi
demektir ki, gerek yksekliin bizzt Hakka ait olduuna, ykseklii veren olduu iin mekn ve
meknet yksekliiyle snrlanmaktan mutlaklna iret etmektedir. Binaenaleyh O, ykseklik ve
yksek olandr; ykseklik ve btn yaratklarna kar stnlk, bizzt ve mertebe olarak, Allaha
aittir.
Baka bir gre gre ise, deve yavrusunun annesine dknln ifde etmek iin kullanlan
velihe el-faslu kelimesinden tretilmitir. Anlam, kullarn btn skntlarnda ve dileklerinde
Allaha yalvarrken istekli ve tutkulu olmalar demektir.
Baka bir gre gre ise, bu ismin asl Hakkn gayb ve mutlak hviyetine iaret eden He
harfidir. Bunun ardndan bu harfe iyelik Lm eklenmitir. Bu Lm, Hakkn el-Mlik olduuna
iret eder. Her ey, Hakkn mlkdr: Gklerde ve yerde ve bu ikisinin arasnda olan her ey
Allahndr.[30] Bunun ardndan ise, bu kelimeye orta bulunmas ihtimalini gidermek iin Elif
ve Lm ilave edilmitir. Bu, Hakkn yegne azmet ve kibriya sahibi, bunun yan sra kudret ve
gcyle azz olduuna iret eder.
Hak, saltanatnda ve hkmnde hibir kimseye danmad gibi, mlknde ilerini icra etmek ve
hkmlerini gerekletirmek iin kimsenin desteine de muhta deildir.
Baka bir gre gre ise Allah kelimesi, hayrete dmek anlamndaki elihe-yelehu
kelimesinden tretilmitir. Bu, akl sahiplerinin akllarnn Allahn cellinin deryasnn dalgalarnda
ve byklnn nrlarnn parltlar altnda ap kalmalarna iret eder.
Kelimenin bu anlam, kken ile ilgili ileri srlm btn yorumlar dairesinin merkezidir, nk
bu yorum ismi, hayret, ibdet ve ykseklik gibi hallere sahip klmaktadr. Bu ise, tenzhtir ve Hakkn
yaratklarna benzemekten yce olmasdr. Tenzh, hayrete neden olur, nk tenzhin nihyeti,
nispetleri var klmaktr; nispetler ise, mazhrlarn varlnn bal olduu sfatlardr.
***
Bir insan, sz konusu bu nispetlerin Hakkn zt zerine zait, varla mensup eyler olduklarn ileri
srebilir. Halbuki, Zt iin kendi dnda bir kemlin sz konusu olmad daha nce aklanmt ve
byle bir gr kabul edilmi olsa Hakkn zt da, bu nispetler zuhr etmezden nce eksik, var olan
zait eyler ile kmil olurdu.
yle bir iddia ileri srlebilir: Bu nispetler O, deillerdir ve herhangi bir varlklar da yoktur;
bunlar sadece nispetlerdir, nispetler ise, yok hkmndeki eylerdir.
Bu durumda ise, yokluun varlkta bir eseri olduu kabul edilmi olur.
Bu nispetlerin ne O, ve ne de Ondan farkl olduklar ileri srlebilir. Bu ifade ise, ruhsuz bir kelm
ve syleyeninin aklnn eksikliine dellet eden anlamsz bir grtr.

yet, aratrmac susup, herhangi bir gr ileri srmese, nazar kuvveti ilevsiz brakm olurdu.
Binaenaleyh akl bu gibi srlardan bir ismin srrna ulamaktan aciz kalm ise, bu konuda eriata
bavurmaktan baka bir yol kalmazd, halbuki eritn hkmleri, sadece aklla kabul edilebilir,
nk o, asldr; kukusuz ki, bu yaklamda asl mesabesindeki akl aciz kalmtr, bu durumda
aratrmac, feri ve fer in sbitliini hi bilemez.
Buna gre insan, akl dnce gcnden vazgeip, ariin grn kendisinden uzaklatramad
zorunlu bir nedenden dolay iman ederek kabul ederse, bu durumda nazar delillerin eliip, tevil
edilmesi gereken bir takm eyleri Hakka nispet etmek konusunda da ariin grn dinlemesi
gerekir. yet insan bu gibi eyleri tevil edip, dncesine havale ederse, bu durumda o, aklna
dnm ve Hakkn varln kendi varlna dayandrm olur. Halbuki u sbittir ki: Allah Tel,
kyas ile idrk edilemez.
te bu, tenzh yapann tenzhinin nihyetidir. Kukusuz ki bu tenzh, sahibini hayrete ulatrmtr.
Bylelikle hayret, akl ve er dncenin kendisinde bittii bir merkez haline gelmitir.
***
bdet de byledir, ibdet insann sorumlu olduu eydir. Teklif, sorumlu olduu ve emredilen
fiilleri yapma ya da nefsini yasaklanan eyleri ilemekten alkoyma gcne sahip kimseye yaplabilir.
Allah Telnn u yetinde, fiiller yaratlandan nefy edilmilerdir: Sizi ve amellerinizi yaratan
Allahtr.[31] Bir ey, kendisini sorumlu tutmaz.
Bilindii gibi, Hak Tel, kullarna hitap etmi, bu vesileyle onlara emirler vermi ve yasaklar
koymutur. Hi kukusuz ki, hitab kabul edecek bir mahal bulunmaldr, bylelikle Hak, fiilleri bu
adan mahlk iin ispat etmitir. Hakkn fiilleri kul iin ispat etmesi, onun kbiliyetinin gerektirdii
adandr.
Bylelikle Hak, bir adan ispat etmi ve bir adan da nefy etmitir. Hi kukusuz ki nefiy ve ispat,
birbirlerinin zdddr, bunun neticesinde bu da, tenzh gibi, insan hayrete drr.
Binaenaleyh Allah bilenlerin ilimlerinin dereceleri, hayret merkezinin etrafnda dner. Bu nedenle
de, baz rifler yle syleyip dururlard: Ey hayret! Ey dehet! Ey korku!
***
Bilinmelidir ki:
Bu ismin zellii ve ycelii udur: Allah Tel, bu ismi Hakkn ztndan bakasnn ismi olmaktan
korumutur. Bunun nedeni, bu ismin Zt- ahadiyete kmil anlamda dellet etmesidir. Geri btn
ilh isimlerin Hakkn ztna bir delleti vardr. Fakat Allah isminin dndaki her ilh isim, Zta
dellet etmesinin yan sra, selb veya ispat gibi baka bir anlama da dellet eder. Bu nedenle de, dier
isimlerde bu isim gibi, Zta dellet etme gc olmamtr.
nk Zt mefhumu zerinde zait isimlerin delalet ettikleri eyler, eit eittir: Bunlarn bir
ksm, kendilerinden zt-sbt sfatlarn aynnn anlald isimlerdir. Bunlara rnek olarak, elHay, el-Alim, el-Mrid, el-Kdir gibi isimleri verebiliriz.

Bir ksm ise, nispet ve izfet anlam tayan isimlerdir. Bunlara rnek olarak, el-Evvel, el-hir, ezZhir, el-Btn gibi isimleri verebiliriz. Bir ksm ise, fiilleri gerektiren isimlerdir. Bunlara rnek
olarak, el-Halk, er-Rezzk, el-Muhy, el-Mmt gibi isimleri verebiliriz.
lh isimler arasnda btn ilh isimlerin yerini alabilecek yegane isim, Allah ismidir.
Binaenaleyh herhangi bir insan Ey Allah! dedii vakit, yet ehl-i kef ise, bunu sylerken basret
zerinde bulunur; ehl-i kef deil ise, bu durumda Ey Allah diye nida ettiinde bu kiinin muradna
hangi ismin mahsus olduuna baknz; nk bu isim, btn isimlerin mertebesidir.
Binaenaleyh, Allah bilen kimse, her eyi bilmitir. Eyadan birisinin bilgisinden mahrum kalan
kii, gerekte Allah da bilmiyordur. nk isimlerden birisinin hkmnn Allah bilmede delleti,
hepsinin hkm gibidir.
Hidyete ulatran sadece Allahtr.
***

er-Rahmn, er-Rahm
Er-Rahmn, hikmetin gerektirdii tarzda aynn kbiliyetlerine gre varl ve kemli her eye
yayan demektir.
Er-Rahm ise, kendisine vcip kld ekilde, zel mnev kemli kullarndan itaat ve ibdet
edenlere verendir. Nitekim sahih bir duada yle denilmitir: Ey dnyann Rahmn, ey hiretin
Rahmi!
Binaenaleyh er-Rahmn muhta olanlara, er-Rahm ise, iftihar ehline zgdr.
***
Bilinmelidir ki:
Er-Rahmn, mbalaa kalbndaki bir isim ile isimlendirilmitir, bunun nedeni eserlerinin
ummlii, bu eserlerin siryetinin yaygnl ve tasarruflarnn alannn geniliidir.
Allahn rahmeti, iki ksma ayrlmtr: Bunlardan birisi, vcip rahmet ve dieri ise, imtinn
rahmettir. Buna gre, imtinn rahmeti, er-Rahmn mertebesinden bir feyizdir, bu rahmet ile, zuhr
eden eyler zuhr etmitir; yaratklarn korunmas ve bulunduklar hal zere rzklar da bu rahmete
baldr. Ayrca, bu rahmet sayesinde akilerin varacaklar yer de hirette rahmet olacaktr.
Hakkn Rahmnlnn ummlii ve rahmliinin mulnn neticesi, Nefes-i Rahmnnin var
olanlarn mertebelerinin ahslarnn ztlarnda ve taayyn etmi mmknlerin fertlerine siryet
etmesidir. Bu balamda, zuhr eden eylerde, genel anlamda sreti itibariyle rahmetle elien gazap,
elem gibi eyler zuhr ederse, bu, keif ve tahkk bilgisiyle varlk cihetinden rahmetin ta kendisidir.
nk gazb yaratp, onu yokluktan varla kartmas Hakkn gazba rahmetinden kaynaklanr.
Bunun yan sra, Hakkn kendisi gibi nce veya daha sonra gazap etmedii bir mertebede gazb izale
etmesi de Hakkn kullarna rahmetinden kaynaklanr. Nitekim bir rivyette byle olduu
zikredilmitir. Ayn ekilde, gazbn yaratlmas da, gazba rahmetten kaynaklanr.
Bylelikle, her eyi ierdii iin, her eyi kapsayan imtinn rahmetin saltanat umm olmutur. Bu
rahmet, er-Rahmn isminin saltanatnn mahallidir.
***
Bu rahmetin ummliinin neticesi olarak Hakkn akilere ynelik ihsan da artmtr. Her ne kadar
onlarn var yerleri akilik diyar olsa bile, rahmetin her eye yaylmasnn eserlerinin
kendilerinde hallerine yarar tarzda sbitlemi olmas nedeniyle, onlar da azabtan tat alacaklardr.
nk ihsann zuhru, sadece asilerde ve sulularda byk olabilir; bu noktada muhsinler bahsin
dndadrlar.
Rahmetin bu ummlii nedeniyle Hak, gnahkar olmalarna ramen, btn kullarn kendisine
izfe etmitir. Bu balamda Allah Tel yle buyurmutur. De ki: Ey kendilerine zulmeden
kullarm! Allahn rahmetinden mit kesmeyiniz.[32]

Bylelikle Allah, kullarnn rahmetinden mit kesmelerini yasaklamtr, hatta blis bile, Hakkn
ltfundan olan rahmetine tamah etmitir; yet Hakkn rahmetinden mit kesmi olsa idi, hi kukusuz
bu, daha byk bir gnah olurdu. Bununla birlikte blisin varaca yer atetir ve kendisine tabi
olanlarn gnahlarn tayacaktr. Buna gre tanan ey, belirli bir srede kesilir, nk o, bir
cezadr, ceza ise, amellere uygun olur. u halde ceza da kesilecektir, Allahn fazlnn ise, kesilmesi
sz konusu deildir, nk o, karlk ve amellere uygun olup olmamann dnda kalr.
mtinn rahmeti, her eyi kuatmtr; bu rahmet, bir mahalle veya bakalarna deil de sadece bir
diyara mahsus deildir, aksine o, dnya ve hirette varlk diyardr.
Vciplik rahmeti ise, nat ve zellikleriyle zel bir konuya sahiptir, onda rahmlik eserleri tezhr
eder ki, bunlar, onun tecelllerinin ve saltanatnn tecellghlardr.
Bu rahmet de, trn cinse dahil olmas gibi, imtinn rahmete dahildir. Bu nedenle Hak onu u
ifadesiyle kayt altna almtr: Ben o rahmeti tvbe edenlere, zekt verenlere yazacam.[33]
Bu balamda Allah, onlara rahmet edeceini ve amelleri karlnda kendilerine mkafat
vereceini bildirmitir; onlara ulaan rahmet, kendilerinden Hakka ulaan takva lsndedir.
te bu, uygun karlktr.
***

el-Melik
el-Melik, ibdet edenlerin kalplerine sahip olup, onlar egemenlii altna alan; riflerin kalplerine
sahip olan ve onlar yakan kimsedir.
El-Melik, gklerin ve yerin mlk ve melektnn nispet edildii kimsedir. Mlk, ez-Zhir ismine;
melekt ise, el-Btn ismine mahsustur.
Ez-Zhir ve el-Btn isimleri, el-Melik isminin iki veziridir.
Buna gre, tasarrufunun ehdet lemine nfuz etmesi itibariyle Hak Melikl-mlk; gayb lemine
nfuz etmesi itibariyle de, Mlikl-melekttr. nk O, din gnnn mlikidir. Din gn, her
nerede olursa olsun, cezann olduu yerdir; ceza ise, amelin btndr.
Mutlak anlamda tasarruf sahibi olmas itibariyle de Hak, el-Meliktir. Nitekim sahih bir duada yle
denilmitir: Ey her eyin Rabbi ve Meliki olan! Bylelikle iki sfat, Hakka ait rtbenin varlndan
yansm, halk mertebesinin kbiliyetlerinin aynasna siryet etmitir. Bu iki sftn eserleri ve
hkmlerinin neticeleri, mutabaat yoluyla ve emirlere uymakla zuhr etmilerdir.
Binaenaleyh, emirlerin tasarruflarnn zhir ve btnn kapsad kimse, mmindir; tasarrufun
sadece zhirinde gzkt kimse, mnafk diye isimlendirilir; tasarrufu sadece btnyla kabul
eden kimsenin ise, gnahkar olduu sylenmitir.
***
Allah, bu iki sfat idrk etmesi iin, insanda iki gz yaratmtr. Bunlardan birisi ba gz, dieri
ise, kalb gzdr.
Hak, kendisine ise, oul lafzyla oklua dellet eden gzler izfe etmitir. Bu durum, el-Basr
isminin hkmlerinin kevnin varlklarnn btn czlerine siryetine iret eder. Bylelikle,
varlklarn tasarruflarnn Hak ile kaim oluu ve rkn-i edide bal olular ortaya kar; rkn-i
edid[34], gerek tasarruf sahibidir.
***

el-Kudds
el-Kudds, nitelendii her eyden temiz ve nezih olan demektir. O, Ebrr n nefislerini gnah
kirlerinden temizlemitir, ktleri ise, alnlarndan ve ayaklarndan yakalamtr. Her ikisi de,
meseleyi gerei gibi dnen ve anlayan kimse iin, Hakkn kutsiyet ve nezihliinin neticeleridir.
***
Bilinmelidir ki:
Tahret ve nezihlik, iki mertebe arasnda gidip gelir: Bunlar mutlaklk ve takyit mertebeleridir.
Bunlar, her varlkta hkm sahibidir ve onlarn mazhrlarnda zuhr ederler. Mhede ehli, keifteki
derecelerine gre, bunlarn eserlerini grrler. nk Ehlullahtan bazlar, Hakkn hviyetini
mmknlerin mazhrlarnda grrler, bylelikle onlar, Hakkn varl ve mmknlerin aynnda
zuhruyla, mmknlere ait mukaddeslii mhede ederler; ayrca, mmknlerin Hak sayesinde
kendilerine mahsus ve onlara nispet edilen imkn ihtimallerinden, hadislik bakalamalarndan,
snrllk karanlklarndan mnezzehliini grrler.
Onlar, ii kendisini kabul eden pek ok aynda her bir ayn zerine tecelli ediiyle bir olarak
grrler. Onlarn vcd aynlar bakalamaz, sadece bir ksm baka bir ksm iin zuhr eder, buna
karn dierlerinden gizlenirler. Aynn birbirleri iin zuhr etmesi veya birbirlerinden
gizlenmeleri, kendi kbiliyet ve zelliklerine gre deiir.
Buna gre her ayn, tecelllerin enlerini kabul etme ve zellikte baka bir aynn zelliinden
farkldr.
***
Ehl-i keften bazlar ise, Hakk mazhrn ayn olarak grrler. Onlar, mmknlerin aynnn
hkmlerini de, Hakkn varlk aynasnda zuhr etmi grrler; bylelikle bu mhedede
mmknlerin hkmlerinin Hakkn ztnda bakalamasndan mukaddeslik Hakkn ztna dner.
Bunun neticesinde Hak, bu hkmlerin deimesiyle ztnda herhangi bir deiiklik olmaktan
mnezzeh ve mukaddes olarak mhede edilir.
Buna rnek olarak, farkl renklerdeki camlara aksettiinde gne nn herhangi bir renk
almamasn verebiliriz, halbuki his, onu renklenmi grr.
Ayn ekilde, melein bazen insan sretinde ve bazen de ufuklar kaplayan bir tarzda grlmesi de
byledir. Bunun nedeni, idrk edenin haline gre, melein sretlerinin deimesi veya onun
sretlerde eitlenmesidir; halbuki melek, meleklik halinde, bakalamaktan mnezzehtir.
***

es-Selm
Hakkn bu isimle isimlendirilmesinin nedeni, yaratklarndan sevmedii bir takm eyleri kendisine
nispet etmelerinden slim olmasdr.
Bunun bir anlam da, Hakkn yaratklarna selmet vermesidir.
Binaenaleyh olu mertebelerinin aynndan her birisinin bu ismin eserlerinden bir pay vardr;
bununla birlikte, onlarn bu paylardaki derece ve tabakalar birbirinden farkldr.
Btn yaratklar arasnda bu ismin kutsiyetine sadece nefsini ehvetlerden slim klan, kalbini
phelerden arndran kimseler ulaabilir. u halde selmet, Haktan Hakkadr.
***
Ehl-i Hakkn selmeti, kuku kirlerinden ve gizli ya da ak irk karanlndan temizlenmeleridir.
Bu ismin hakkatleriyle vasflanan kimsenin almeti, vakr, arbal, mtevaz, inatlarn
skntlarna kar sabrl olmaktr. Onlar, gafil insanlarla tartmazlar, cahillerle mcadele etmezler;
onlar, Hakkn bu zellie sahip insanlar niteledii gibi olurlar.
Hak yle buyurmutur: Onlara cahiller hitap ettikleri vakit, selm derler.[35] Bu ifade, bazen
sz ile olabilecei gibi, bazen de hal ile olabilir.
Bu makm sahibi, selm ifadesine bir ey eklemek isteseydi bile, buna gc yetmezdi. Bunun
nedeni irdesinin olmay ve Hakkn kendisini korumasdr, nk Hak, bu kiinin iitmesi, grmesi
ve de btn zlar olmutur.
yet Hak onu kendi nefsine havale etmi olsayd, hi kukusuz ki, o da cahiller arasna katlrd.
nk insann zelliklerinden birisi, herhangi bir insan ile bir konuda konuurken, bu iin zelliini
kazanmasdr.
Muhakkik-rif, mertebelerin zellikleri kendisinde tahakkuk ettii iin, gafil veya cahilin intibak
ettii veya tasavvur ettii veya inand eylerin ounun vehim veya hayal rn olduklarn bilir.
Bunlarn varlklarn varlk mertebesinde koruyacak ilm mertebede kendilerine hakim bir makmlar
yoktur.
Binaenaleyh rif, bu durumdaki bir insann ifadesinin gereine muttali olmakla, bu ifadenin bki
kalmayacan ve yok olup gideceini renir. nk o, bu kelmn hakkatinin olmadn veya
bulunduu mertebenin dnda bir sretinin bulunmadn bilmektedir. Bunun neticesinde ise, bu
kelmn varln koruyacak bir koruyucusunun olmadn kesinlikle renmitir. Dolaysyla bu
kelm, sahibinin sznn varlktan gitmesinin ardndan varlktan silinip gidecektir.
Bu nedenle sz konusu rif, bu gibi bir insana selm demekten baka bir ey sylemez.
Muhakkik ise, sbt, ruhn ve vcd gibi btn mertebelerde hakkati bulunan bir eyi
syleyebilir. Buna gre muhakkik, bir ey syledii vakit, o hakkatlere dellet eden dzenli harfler

ruhn sretler olarak ekillenirler; bunlar, Allah tesbih ederler, kendilerini syleyenin saltanatnn
mahallinde seyrederler.
Her ne zaman dile getirilen bu hakkatler fazlalarsa, rifin askerleri de artar.
***

el-Mmin
el-Mmin, kullarnn tasdik ettikleri eye inanan ve ahdini yerine getirdiklerinde onlara emn veren
demektir.
Bu kelime, emn kelimesinden tretilmitir. Bunun Allah ile ilgili anlam, Onun kendi nefsine dair
tasdikidir. Bu da, Hakkn kendisinin sadk olduunu, bunun yan sra kullarnn doruluklarn da
bilmesidir.
Bu ismin hkmlerinin mahalli, ilh haberlerdir. Bu ise, ya peygamberler lisanyla iitilen vahiy
yoluyla veya srekli huzr ve murakabe sayesinde Allah ehli iin gerekleen ilham ve keif yoluyla
olabilir; sz konusu huzr ve murakabenin yan sra onlar, baklarn haber konularna ve
kaynaklarna teksif ederler, herhangi birisinin -syleyen kim olursa olsun- lisan zere gelen bir
vridi ve bu vridin varlk mertebelerindeki yerini bilirler, bylelikle her vridi varlktaki
mertebesine yerletirip, onu amazlar.
***
Byklerden bazlar, bu makmda zorlanmlar ve bu durum onlara meakkatli gelmitir. nk
onlar, syleyene bakmazlar, onlarn baklar, daima bunu syleten kimseye ynelmitir ki, hi
kukusuz syleten de, her eyi konuturan Allahtr.[36]
Bylelikle bu kimseler ilham veya kefi, ehline ulatrmak iin Allahtan alm olduklar bir emnet
diye grrler. Bunun ardndan bu kiilere, ilham ile neyin kast edildiini ve mertebesinin neresi
olduu belirtilir; bylece, emneti ehline ulatranlardan olmak iin, onu kendi mertebesine
yerletirip, mahalline ulatrrlar.
Bu zellie sahip bir kimse, gelen vridden b-haberdir ve emniyet iinde onun taycsdr ve
emneti cretini alr.
Bu hakikatleri iiten perdeli kimselerin pek ou, kast edilen anlamn dnda bir anlam ile onlar
alp, ardndan kendi mertebelerinden baka yerlere koyarlar; sz konusu mertebe ise, arada bir
mnasebet bulunmad iin, hakikatleri kabul etmez.
Kukusuz ki, dinleyenin cehaleti dolaysyla, bu hakikatler ile kast edilen mnlar arasnda bir engel
meydana gelmi, bunun neticesinde ise, onlardan emn zellii kaybolmutur. Bylece hakikatler,
zayi olur ve zayi etmenin gnah naks dinleyiciye dnd gibi, emnn creti de kmile dner;
nk mkfat, zorunludur.
Binaenaleyh muhakkik, bu gibi mhim eyleri dinlerken yorgunluu artar. Perdeli-dinleyici,
genellikle kendisini konuturan ve syledii eyi mhede etmekten b-haber olduu iin rahat bir
vaziyettedir; buna karn rif-dinleyici, yorgundur.
***
Ehl-i Haktan bazlar ise, dinlerken Hakk vekl edinirler, bylece Hak bilgisiyle o eyi kendi
mertebesine yerletirsin diye, dinlerken kendisine gelecek her eyin durumunu Hakka havale ederler.

Bu nedenle de, sz konusu rife bunlar iitmek pek kolay gelir.


Kmil dinleyici ise, emneti eda ettii iin, emn sahibidir, binaenaleyh o, mmindir; Allah da elMmindir: mmin ise, mminin aynasdr.
***

el-Mheymin
el-Mheymin, kendi katnda ve mlknde olan her eyi kendisine ait ve zerinde bulunduu her ey
ile gren-adil kimse demektir.
el-Mheymin, gizliyi ve a bilen; kr ve ikyeti iiten; zarar ve sknty giderendir.
Bu makm gren kimse, kendi halini gzetir, vakitlerini muhafaza eder, nefeslerini sayar.
***
Bilinmelidir ki:
Haklar, Haklk mertebesi ile halklk mertebesi arasnda gider gelir. Varlk mertebelerinden her bir
aynn bir hakk ve bir de grevi vardr. Her hak sahibinin de kendi hakkna bakan, bu hakkn eksiklik
ve artn gzlemleyen birisi olmas gerekir.
Kukusuz ki, Allahn kullar zerinde bir takm haklar vardr, bunlar, yce katna yarar tarzda
tazm, emrine uyma ve ibdet gibi haklardr. Buna karn kullarn da, Hakkn kendi nefsine vcip
kld keremine karlk Allah zerinde baz haklar vardr.
Buna gre, Hakkn kullar zerindeki hakk, itaatlerde emirlerine uymak, yasaklarndan saknmak;
kullarn hakk ise, derecelerin meydana gelmesidir.
Bu noktada Hakka ait olanlar, zt, buna karn kul iin olanlar ise, vaddir.
Allah Tel yle buyurmutur: Sizinle hit yaptmda benim ahdimi yerine getiriniz.[37]
***
Bu balamda, kulun haklar konusunda gr belirtenler, farkl dnceler ileri srmlerdir:
Bazlar, bunlarn Hakkn ihsanndan olduunu belirtmilerdir; bunun nedeni, Hakkn bir eyi
yapmak zorunda kalmaktan mnezzeh olmasnn gereidir.
Bazlar, bu haklarn kulun hakk olduunu ileri srmlerdir, nk Allah Tel, yle
buyurmutur: Rabbiniz kendi zerine rahmeti yazmtr.[38] Kukusuz ki Allah, kendisini en iyi
bilendir ve O, kendisini de kullarna eriat yapt hkmlerin altna dahil etmitir.
Bu balamda Allah Tel, haram hakknda yle buyurmutur: Kendime zulm haram kldm.
Mekruhluk hakknda ise: .. Kerih grrm. O kullar iin kfre raz olmaz.[39] Mubahlk hakknda
yle buyurmutur: Dilerse sizi giderir.[40] Mendupluk hakknda ise, yle buyurmutur:
Yaptnz herhangi bir hayr, inkar etmeyeceiz.
Binaenaleyh Hak, iin kendisinden onlara ynelik olmas iin, kullarna eriat diye gnderdii her
hkm ile kendisini nitelemitir. nk hkm Rab ile merbub arasnda gider gelir ve Rabden
merbubuna yansr.

Nitekim, Ehl-i kefin bilgisinde meselenin byle olduu sbit olmutur.


***
Buna gre her iki tarafn da hitlii, elde edilen eyin bir adan lehte, bir adan aleyhte olmasdr.
Binaenaleyh her varlk, Yaratann kemli zerinde bulunmakla bir hittir; Yaratan da, her eye
yaratma eylemiyle hittir.
u halde, meydana gelen ey, hidin ayndr; bunun nedeni, akislerin birlemesi ve hakkat ile
ayakta durmaktr.
***

el-Azz
el-Azz, yenilemeyen ve aciz braklamayan galip demektir; ayrca o, dengi bulunmayan knh
bilinmeyen, daima ihtiya duyulan, kendisine ulamann pek zor olduu kimsedir. Hatta Ona sadece
kendisiyle ulamak mmkndr.
Binaenaleyh Hakkn izzetini ve sultann mlahaza eden kimsenin gznde yaratklar klr ve
bakasnn egemenlii onun zerinde ilemez.
Allah Tel yle buyurmutur: zzet, Allaha, peygamberine ve mminlere aittir.[41] Buna gre
izzet, Allaha z gerei, peygamberine Allah vastasyla, mminlere ise, Allah ve peygamberi
sayesinde aittir.
yette mminlerin zikredilmesinde genelliin kokusu bulunmaktadr. Btla imn eden ve Allah
inkar edenler...[42] Bu yette de, izzetin yaygnlna iret vardr. nk men, izzetin
zelliklerinden birisidir. Buna gre, izzet sayesinde mmin kendisini kfre aran muhalif
davetinin etkisinden uzak kald gibi, kafir de izzet sayesinde kendisini imn davet eden davetinin
tesirinden kurtulur.
Binaenaleyh izzet, irdeyi engelleyen bir kaledir. rde ise, hevadr, nk herhangi bir eye uyan
kimse gerekte sadece hevann hkm ile ona uyar; u var ki, heva, kuldan gereklemesi eriata
gre irkin saylan eylerin ismi olmutur.
***
Slk sahibinin bu makma ulatnn almetlerinden birisi, bakasnn kendisinde hibir ekilde
etkin olmamasdr.
Birisi yle diyebilir: Ben Haktan daha izzetli deilim ki! Hak, kendisine dua edenlerin dualarna
karlk vereceini Bana dua edenin duasna icbet ederim[43] yetiyle bildirmitir.
Bilinmelidir ki:
Hak, kullarna dua etmelerini emretmitir. Bir yet-i kerimede yle buyurmutur: Bana dua ediniz
ki, size icbet edeyim.[44] Hi kukusuz Allah, kullarna kendilerine icbet edeceine dair irdesi
nedeniyle dua etmelerini emretmitir, binaenaleyh Hakta sadece kendi irdesi messirdir.
Her eyin bu mertebeden pay ise, sadece vasta olmaktan ibarettir; bu zellik ile her ey,
yekdierinden farkllar. Buna gre, baka bir eyin o eyin ayns olmasn engelleyen farkllama,
o eyin izzet diye isimlendirilen korusudur.
***

el-Cebbr
el-Cebbr, kullarn ihtiyar ve zorunlulukta zorlayan kimse demektir, nk onlar, Onun
egemenliinde bulunmaktadrlar.
Cebr, zorlamak anlamnda olabilecei gibi, ileri slah etmek anlamnda da olabilir; ya da cebr,
azmetmek anlamnda da olabilir.
Binaenaleyh el-Cebbr, eyay bir vasta olmakszn slah eden; ihtiyac olmakszn itaati emreden
kimsedir.
Herhangi bir vehim onun katna ykselemez ve hibir idrk ztnn srlarna muttali olamaz.
***
Bilinmelidir ki:
Cebir iki trldr: dorudan ve dolayl cebir.
Buna gre dorudan cebir, btn nefisler zerine hkmran olan azmet zelliiyle bezenmektir.
Bu cebrin iki yn vardr: Birisi, gayb hviyetine ve gerek mutlakla dnktr ki bu, azmet diye
isimlendirilir. Dieri ise, halka dnk vecihtir ki, o da ulhet diye isimlendirilir.
Azmet, hviyet ile Ulhiyet arasnda bir berzhtr. Ulhiyet ise, azmet ve yaratklar arasnda
berzhtr.
Binaenaleyh Ulhiyet, ikinci cebertta bulunur. Buna gre Ulhiyet, ztyla halka mukabil olduu
gibi, ayn zamanda zta da mukabildir, bu nedenle de, tecelllerde bakalama zelliine sahiptir.
u halde Ulhiyet, halk ile Hak arasnda bir berzhtr. Her hangi bir kimsenin Zt hakknda bilgi
sahibi olmas, ancak Ulhiyetin ardndan sz konusu olabilir; Zt da, Ulhiyet vastasyla
hkmrandr.
***
Dolayl cebir ise, yaratklarn yaratklardaki cebridir, bu, bazen vlen, bazen ise, zemmedilen
cebirdir.
vlen cebir, ihsan cebridir. hsan ile bir eye zorlanan kimse, ya tamahkardr ya da utangatr.
Tamahkar, hakk olmad halde kendiliinden gelen ikrm grdnde, bu durum, onun daha
tamahkar olmasna neden olur. Bylece ihsan, ikrma tam bir karlk olabilmesi iin tamahkar ihsan
sahibine kar olabildiince itaatkar yapar. nk nefislerin yaratl zelliinin gerei olarak, insan
minneti sevmez. Binaenaleyh sz konusu insan, farknda olmad bir cebirden etkilenmitir.
Bu balamda utanga kiiyi de yle deerlendirebiliriz: Hayas bu kiiyi, kendisinden istedii eyi
yerine getirme ve onu kbul etmede ihsan sahibine itirazdan al koyar. Bu da, minnetin ortadan

kalkmas iin, ihsann karldr ki, bu da nefislerin zelliklerinden birisidir.


***
Ktlenen cebir ise, baskn ve egemen olmak yoluyla meydana gelen cebirdir. Bunun sahibi, ehliyet
ve hak sahibi olmay nedeniyle, Allah katnda cezaya maruz kalr.
Zorlanan kii byle bir cebri grnrde kabul etmi olsa bile, bunun nedeni o kiinin zayfl ve
kar koymaya gcnn olmaydr. nk insan, byle bir zorlamay hibir zaman gnlyle kabul
etmez, u halde bu cebrin sadece ve sadece grnrde bir tesiri olabilir.
hsan sahibinin cebri ise, bundan farkldr. nk ihsan sahibinin cebrinin hem dta ve hem de ite
tesiri vardr. Binaenaleyh, bu yolu benimseyenler iin ihsan sahibinin cebrinden daha byk bir cebir
yoktur. Halbuki onlar da pek azdrlar.[45]
***

el-Mtekebbir
el-Mtekebbir, byklk anlamndaki kibriya kelimesinden gelmektedir. el-Mtekebbir, srrn
ifaya kimsenin kdir olamad ya da kimsenin mlkne kar onu zorlayamad veya kimsenin
kendisine ihsanda bulunamad kimse demektir.
nk O, ihsan elinde tutandr ve balamak da Ona mahsustur.
***
Bilinmelidir ki:
Allah Tel, genellikle yaratklarn zellikleri olan baz vasflarla kendisini nitelemitir. Buna
rnek olarak, u kuts hadisi verebiliriz: Acktm, beni doyurmadn; susadm beni iirmedin; hasta
oldum, beni ziyaret etmedin.
Bunun zerine perdeli insanlar Hakkn bu zelliklere sahip olduunu zannetmi, Hak da, bu ve
benzeri isimlendirmelerin ieriklerinden yce ve mstani olduunu bildirmitir.
yet Allah, bu gibi bir zellik ile mecz olarak kendisini isimlendirse veya bununla kendisini
nitelese, bunun nedeni, sadece ehlinin bilebildii bir takm srlardr.
Kibriya, Hak iin zt bir zelliktir: O, chil ve zalimlerin syledikleri eylerden pek ycedir.
***
Bu ismin eserlerinin kulun btnnda yerlemi olduunun bir almeti udur: Kul bu ismin hkm
altnda bulunduu srece, sfat kendisine hakim olduu iin, hibir zaman Hakka kar itaatsizlik
yapmaz. Binaenaleyh, kuldan Hakka kar herhangi bir muhalefet fiili sadr olursa, bu durum, hkm
sahibinin gcnn bulunmadna dellet eder.
u halde el-Mtekebbir olan Hakkn tecelllerinin hkmleri, sadece itaatkar ve Hakka uyan
kimselerde tezhr edebilir.
***
Baz insanlar, mhede ettii Hakkn af ve mafiret sfatlar ya da mitsizliin yasaklanmas[46]
gibi haberler Hakka muhalefete sevk etmi olabilir; bu kiilerde Kibriyann ve el-Mtekebbir in
sfatnn kokusu bulunmaz.
nk, tahkik sahibi bu mertebede belirli bir korku duygusuna sahiptir; onun Hakkn byklne
dair bilgisi ve mrifeti artt srece, korkusu da artar. Kiinin ilemesi takdir edilmi yasaklanm
bir fiilin gereklemesi, kesinlemi kader hkm, gafletin egemenlii ve de akl ile imn nrunun
kiiyi terk etmesiyle birletiinde, kii, kalbinde bir korku duyarak gnah iler; yasaklanm fiili
ilerken imn ve akl nrunun insan terk ettii bir rivyette belirtilmitir.
Bu kiinin gnah ilerken kalbinin korku duymasnn nedeni ise, amelin kendinde bulunan bir
emnet olmas nedeniyle, fiilin Hakka dneceini bilmesidir. Binaenaleyh amel, bulunduu mahalde

Hakkn katna yaramayan bir zellik ile boyanmtr ki, bu da, irkinliin amele ilimesidir.
yet insan, fiilin yaratlnn hakkatine bakarsa, unu renir: Fiil, kendisine Ol/Kn deninceye
kadar var olamaz. Bunun zerine de insan korku kaplar. nk insan bu fiili kendisine nispet ederse,
irk komu; Hakka nispet ederse, bu durumda da Hakka kar edepsizlik yapm olur.
***
te bu, el-Mtekebir olan Hakkn byklnn tahkik sahibinin nefsindeki hkmlerinden
birisidir.
Bu nedenle de tahkik sahibi baz kimseler, yle demilerdir: Allaha isyan eden kimse Onu tekbir
etmemitir; Ona isyan etmeyen ise, Onu tanmamtr.
***

el-Halk
Halk, ibda, yaratma, yokluktan varla getirmek demektir. el-Halk, kudretiyle varlklar izhr eden
ve irdesiyle de onlarn bir ksmn dierlerinden nce var eden demektir. Allah Tel yle
buyurmutur: Dikkat ediniz: Yaratma ve emir Ona aittir.
***
Yaratma iki ksmdr: Birincisi, takdir, dieri ise, icat yaratmas; emir ise, ceberttur: Aralarnda
bir berzh vardr, karmazlar.[47]
Takdir yaratmas, rabban bir emirdir; bu emir, bir ncelik ve sonralk sz konusu olmakszn
varl tek olandr, nitekim Hak Tel yle bildirmitir: Bizim emrimiz gz ap kapatmalk bir
anda gerekleir.
Binaenaleyh Hakkn Kn/Ol kavli, bu mertebede yaratlta var olan eyin kabulnn ta kendisidir,
ardndan ise, varlkta zamansal bir sralanma meydana gelir.
***
Bu mertebenin hakkatlerinin siryet etmesinin bir neticesi de, hayal kuvvetinin ayn aynasna
yansmasdr. nk bu kuvvetin varlk mertebelerinde vcb, imkn ve imknszlk gibi tasarruflar
sz konusudur, nk hayal kuvveti, bu mertebede varl imknsz olan eyi, varl zorunlu olana
katmtr.
Yokluk hallerinde sbit ayn, hayal kuvvetinde var olan eyin Kn/Ol sznden yaratlmas gibi
mevcut mesabesindedir. Binaenaleyh, hayal kuvvetinde hibir ey imknsz deildir.
Hayal kuvvetinin yaratlan ey hakknda verdii hkm, bizzat kendisine dner; bunun nedeni,
hkme konu olan eyin bizzat hayal kuvvetinin kendisi olmasdr.
***
Ehl-i kef, bu meseleyi mhede ederken farkl derecelerde bulunurlar:
Bir ksm, varlk ile nitelenmi idrk edilen eyin yokluk halinden varlk haline dnmesini
grrler.
Bir ksm ise, varl dile getirir, hatta varla iliir; bu, grlen sretlerin aynaya yansmas gibi
zuhr ilimesidir. Ayn ise, ademlik halinde, sbit olduklar gibidir. Bylelikle, ayn birbirlerini
Hakkn varlk aynasnda grrler.
Bazlar ise, unu ileri srmlerdir: Ayn- sbite, tertipleri zere, bulunduklar madmluk
halindedirler, fakat Hakkn Varl, onlarda zuhr eder. Bunlar, Hakkn tecellghlar ve yetlerinin
mazhrlardr. Bylelikle bunlarn bir ksm, Hakkn zuhru esnasnda dierlerini grrler. Bunun
neticesinde ise, aynn varlk kazandklar vehmedilir, halbuki, sadece Hak zuhr etmitir.
Her iki kefi, sadece kmil birletirebilir.

***

el-Bri
Bir gre gre, el-Halk varlklarn menei; el-Bri ise, onlar tedbr edendir.
***
Bilinmelidir ki:
Ehl-i Hak, bu ismin saltanatn ve hkmlerinin zuhrlarn mhede etmede farkl derecelerde
bulunurlar, bu farkllk, onlarn keif ve tahkikteki farkllklarna baldr.
Bazlar, bu ismin eserini zellikle unsr yer olmak zere btn yaratklar zerinde grrler; bu
ismin ulv eylerdeki tesirlerini grmezler. Bu guruptaki insanlara gre bu unsr yere ait yaratln
dnda baka bir yaratl vardr.
Bazlar, bu ismin kll-tabiat memleketinde genel tasarruf sahibi olduunu kabul ederler.
Bylelikle, onun tasarrufu altna ulv-ruhn, sfl-cismn btn tabi sretler girer. Bunlar, kll
heyla mertebesinden zuhr edip, varln niha mertebesine kadar olan eylerdir. Bu niha mertebe,
insan mertebesidir.
Bunlarn dnda kalan Levh, Kalem, gl Melekler ise, baka bir yaratla sahiptirler. Nefes-i
Rahmnden ibaret Am ise, btn bunlar kapsar.
Bir rivyette Hakkn kendi nefsini yaratt da bildirilmitir, fakat bunu akllar kabul edemez, nk
akllar onu anlayamaz ve, akllarn tavrnn dndadr. Bu ifadenin srrna ise, sadece nbvvet ve
velyet tavrndaki kimseler ulaabilir.
Bu meselenin bir nebzesini idrklere anlalr klmak, u ekilde mmkndr: Bilindii gibi, Allah
hakknda sz olan herkesin kendi nefsinde Bu Allahtr dedii bir eyi tasavvur etmesi gerekir,
bylelikle o eye ibdet eder ve o, Allahtr, Ondan bakas deildir.
Binaenaleyh her dnce sahibi, kbiliyetinin mahallinde yaratt bir eye ibdet etmektedir; bu
mahalde bulunan ey ise, sadece kendi dnce gcnn yaratt eydir. nsana bu tasavvur gcn
ise, sadece Allah vermitir, u halde, burada onu yaratan Allahtr.
te bu, sz konusu rivyetin anlamdr.
***
mmetlerin ve mezheplerin her ferdinin ve ahslarn idrk vastalarnda ve vehimlerinde ortaya
kan birbiriyle elien ve birbirlerinden farkl btn inan sretleri, Hakkn yetlerinin ortaya
kmas ve Onun tecelllerinin enleridir; bunlar, aynn hakkatlerinde tahakkuk ederler ve var
olan eylerin mazhrlarnda zuhr ederler. Bu tahakkuk ve zuhr ise, onlarn kbiliyet, zellik ve
istidatlarna gre gerekleir.
Mukaddes zt asndan Hakkn (c.c.) ise, gerek mutlakl zerinde bulunduu gibi, ztnda
herhangi bir deiikliin veya bakalamann olmas sz konusu deildir.

Byle bir eyin gereklemesinden Hak, uluvv-i kebir ile, mtel ve mnezzehtir.
***

el-Musavvir
el-Musavvir, Hebnn maddelerinin hazine kaplarn sret anahtarlar ile aan demektir.
el-Musavvir, ehl-i keif ve uhdun gnl bahelerini tecelllerini nrlaryla ve yetlerinin
eserleriyle ssleyen demektir.
Binaenaleyh Hak, sretleri belirleyen ve heyetleri hazrlayan, mislleri misllendirendir; O,
zhirleri genel anlamda, btnlar ise, zel olarak tasvir eder.
***
Bilinmelidir ki:
Tasvir mertebesi, yaratma mertebelerinin sonuncusudur; bu mertebelerin ilki ise, ilimdir; halk ise,
ilim ve tasvir mertebeleri arasnda bir berzhtr.
Ayn ekilde, insann zuhru da yaratlta cismnlik mertebelerinin sonuncusunda gereklemitir.
Bu nedenle de, Allahn yaratmas gibi yaratma zellii kazanmtr.
nsann yaratmasnn bir rnei, kendi nefsinde yaratm olduu inan sretleridir. nsan bu sreti
btn varlk hakkatlerini kendinde toplayan bir varlk olduunu tasavvur ve vehmettiinde
yaratmtr.
Bununla birlikte insan, snrl, belirlenmi ve iin gereinden habersiz bir hal zerindedir. Bu
nedenle ilh gayret, insan ikaz edip, onu varlk tecelllerinin genelliine, gayb hviyetin var
olanlarn mertebelerinin hakkatleri ile imkn kbiliyetlerinin anahtarlarna muttali klmay
gerektirmitir; bylece insann btn tasavvurlarnda ve vehim mahallerinde edebi taknmasn temin
etmitir. Nitekim Allah Tel yle buyurmutur: Her nereye ynelirseniz Allahn vechi orada
bulunur.[48]
Bir eyin vechi, o eyin zt ve hakkati demektir. Hak Tel unu belirtmitir: Kul, her nerede
bulunursa veya kul her ne tarafa ynelirse, Hakkn vechi kulun yneldii yerdedir. Geri akl, byle
bir eyi inkr eder, bunun nedeni Hakkn belirttii konuda akln eksikliidir.
Hak ise, kendisine uyulmak konusunda daha hak sahibidir.
***
Bu tarz tasavvur sahipleri, iki ksmdr:
Birinci ksm, hayat istidd bulunan bir ey gibi, cismn bir sret yaratanlardr. Halbuki buna gc
yetmedii iin bu srete hayat veremez. Bunlar, ilh azarlamann muhatab olan insanlardr.
kinci ksm ise, ruhn sretler ina edenlerdir. Bunlar, meydana getirmekle sorumlu olunan
amellerin sretleridir. Bu kiilere, sretlere ruh flemek iin kudret ve g verilmitir ki, bu ruh,
ihlas ve huzrdur.

Bazlar ise, bu ruhn sretlere bu tarz ruh flemekten aciz kalan kimselerdir, binaenaleyh bu
insanlar da, ilh azarlamann muhataplardr. Bunlar, amelleri itibariyle hsrana urayanlara
katlrlar.
Bazlar ise, bu sretleri meydana getirip, Allahn izni ve tevfiki ile en yetkin tarzda oonlara ruh
fleyen kimselerdir. Bylelikle bu sretler, ntk olarak ve Hakk tespih ederek ayaa kalkarlar.
hlasl rifler ise, daima sretler meydana getirirler. Binaenaleyh onlar, meydana getirdikleri
eylere ruh fleyen tasvircilerdir. Onlarn ileri daim, mhedeleri ise, her zaman bkidir.

el-affr
el-affr, ayplar rten demektir. Hak, rtme fiilinin kendisine nispet edilmesiyle rten anlamnda
el-afir dir; var olanlarn veya baka eylerin perdelerini rtmesi ile de el-Gafr dur.
O, her bir gnah bakanlarn gzlerinden gizler ve kendisine yakn meleklerin sayfalarndan siler.
***
Bilinmelidir ki:
Bu ismin hkmlerinden bazlar, korumak, kskanlk ve muhafaza etmektir. nk bu mertebede
rtlenler, tabakada bulunurlar:
Birincisi, gnah iledikten sonra cezalandrmadan korunanlardr. Bu ksm, mafiret edilenlerdir.
kinci gurup ise, gnaha arzu duymad iin gnah ilemekten korunanlardr. Bu gurup, korunan
kimselerdir.
nc gurup ise, sfatlarn dalgalarnn cokunluunda boulan, Zt nrlarnn ualarnda kendini
yitiren, gnah ve itaatleri grmeyen kimselerdir. Bunlar ise, masum kimselerdir.
***
Bu snflama, zel hakkndadr; genel hakknda ise, her ey birbirine rtdr.
Bunlarn en stn, Hakkn zhirliinin rtmesidir, yle ki:
Fertler ve kevn mertebelerinin ahslar, btnyle, iki isim ile birliktedirler. Bu iki isim, ez-Zhir
ve el-Btn isimleridir. Buna gre, ryet ve mhede halinde el-Btn ismiyle birlikte olan kimsenin
mhedesinde el-Btn ismi ez-Zhir ismine perde olur; ez-Zhir ismi de, saltanat mahallinde
hkmde bulunduu hal zere deimeksizin kalr.
Ayn ekilde, mhede ve ryetinde ez-Zhir ismi ile birlikte olan kimsede de ez-Zhir ismi elBtn ismine bir perde olur.
Buna gre, el-Btn ismini mhede edenler iin ez-Zhir gayb, el-Btn ise, onlarn ehdetleri;
ayn ekilde, el-Btn ismi de zhir ehli iin gaybdir. Binaenaleyh, zhir ehlinin gayb, btn ehlinin
ehdetleri; btn ehlinin gaybleri ise, zhir ehlinin ehdetidir.
Bunlarn dndakiler ise, sebep ve vastalarn perdeleri; yaratklarn birbirlerine perde olmalardr.
***

er-Rz
Kelimenin kk, rada/yerdu/eitti, evcilletirdi kelimesidir. Riyzet kelimesi de bundan
gelmektedir. Hayvan serke davrandnda, itaat etmesi iin Rut-tu ed-dabbe/hayvan uysallatrdm
denilir.
Nefisler de byledir. yet ilh hakkatleri grmekten engelleyen serkelikleri olmasayd, sahipleri
riyzet ile onlar terbiye etmezlerdi. Nefisler, riyzet ile terbiye edilmi olarak yaratlm olsalard,
onlarn yorulmasnda herhangi bir fayda olmazd, nk bu durumda nefisler, eitilmi ve eitici
olurlard. yet nefisler, eitilmi halde yaratlm olsalard, artk onlar zorlamakla nefislere zulm
yaplm, i bulunmas gereken yerden baka bir yere konulmu olurdu. Byle bir insan, ilh
hikmetle ekimi demektir.
***
Rznn konusu belirgin olabilecei gibi, byle olmayabilir de. yet rznn konusu belirli bir ey
ise, bu durumda rz sahibi bunun neticelerini grmek iin keif miznna muhtatr.
Buna gre, netice ilh kahrn dnya ve hiretteki eserleri ise, onun hkm, sabrdr, nitekim daha
nce bunu belirtmitik.
Niza, ilh kahrn mazhrdr; kahr, tartmann zuhr etmesiyle ortaya kar, gizlenmesiyle de
gizlenir. Buna gre, oka niza eden kimse, mn ehline gre Abdlkahhar diye isimlendirilir;
yet bu kiinin nizas azalsa, bu durumda Abdlkhir diye isimlendirilir.
Niza yapmayan ve bundan btnyle uzak duran kimse, kurtulua ve emniyete kavuan
kimselerdendir: Onlara hibir korku ve hzn yoktur.[49] nk el-Khir, sadece niza edeni
kahreder.
rifin nizas ise, Haktan gafil olmasdr.
***

el-Vehhb
el-Vehhb, el-Vhib ism-i failinin mbalaa kipidir. Anlam, bir bedel olmakszn veren demektir;
o, verdiinin karlnda, teekkr veya karlk beklemez.
Hak, iyiye ve ktye herhangi bir beklentisi olmazszn, karlksz verendir. Hakkn keremi,
kendisine isyan edilmesiyle eksilmez; gnah nedeniyle ikrm kesintiye uramaz.
Binaenaleyh bu isimin eserleriyle tahakkuk eden kimse, Haktan bakasna mit balamaz; bunun
hkmleriyle bezenen kimse, skntlarda sadece Hakka dua eder; tevekkl eden sadece Hakka
tevekkl eder; muhta, ihtiyalarn sadece Hakka arz eder.
***
Bilinmelidir ki:
krmlar, iki trldr: Birincisi, nimetlendirme tarzndaki ikrmlardr. Bu nimetlendirmenin
karlnda nimeti veren zikredilmek veya kr vb. gibi herhangi bir karlk beklemez. Bu anlamda
veren, el-Vhibtir.
kinci tr ise, kendisine kr ve karlk talebinin de bititii ikrmdr. Bu, talep edilen eyin
gerekleip gereklemeyiine gre, artabilen ve eksilebilen ticaret ikrmdr.
Bu mertebeden yardm isteyen kimse, kendisine karlk olarak deil sadece nimetlendirme
niyetiyle fayda verecek kimse uruna mal hibeleriyle ve beden hareketleriyle btn arazlarndan
soyutlanr. Bununla birlikte Hak, ona ikrmda bulunursa, ecrini zayi etmez. Bu ikrm, kula deil,
Allaha aittir.
Ayn ey, ibdet yapan iin sz konusudur. yet bu insann gayesi ve niyeti, ibdetinin zuhruyla
ruhn bir sret meydana getirmek ise, bu mertebenin ehline katlmaldr; sz konusu ruhn sret,
Allah tespih eder ve melekt fezsn Allah tespih edenlerin artmasyla ssler.
yet insan, baka bir niyet tam olsa, bu mertebeden bir pay olamaz.
Bu balamda, tahkik shibi, fiil ve amellerine kmil-ruhn sretler verir, nitekim Hak da tahkik
shibine sret verir.
***

er-Rezzk
er-Rezzk, maden, bitki, hayvan ve insan gibi gdalanan herkesi rzklandran ve onlara rzk veren
demektir.
er-Rezzkn yaratklarn rzklandrmasnda, onlarn imn veya kfr iinde bulunup
bulunmamalar mhim deildir.
Rzk, Allah Telnn bedenleri ayakta tutmak iin yaratt eydir denilmitir.
Baka bir gre gre rzk, yararlanlan ey demektir. Buna gre rzk, Hakkn tevfikiyle Ebrr n
nefislerini besleyen; Hakk tevhit etmekle de Ahyr n kalblerini cilalandran; anyay (: Allahtan
bakasna muhta olmayan zenginler), rzklandrmann varlyla zel klan; fakirleri (: sadece
Allaha muhta olanlar) ise, er-Rezzk mhede ile ereflendiren eydir.
Binaenaleyh, er-Rezzk mhede etmekle nimete ulaan kimseyi, kaybettii rzklar zarar
veremez.
***
Bilinmelidir ki:
Rzk, iki trldr: Sr ve mnev rzk.
Sr rzk, cisimlerin ayakta durmasn temin eden rzklardr. Mnev rzk ise, ruhlarn ayakta
durmasn salayan rzklardr.
Birinci ksmdaki rzk, kesif ve sfl; ikinci ksmdakiler ise, latf ve ulvdir. Allah Tel, ulv
rzklar hakknda yle buyurmutur: Gkte rzknz ve sizlere vaat edilen eyler vardr.[50] Sfl
rzk hakknda ise, yle buyurmutur: Onlarn yiyeceklerini takdir etmi, oraya herkes iin rzk
yaratmtr.[51]
Bylelikle Allah, btn yaratklarn sret ve mn olarak muhta olduklarn, buna karn sadece
Kendisinin mstani olduunu ortaya koymutur.
***
Rzkn her iki ksmnn da bir takm dereceleri vardr.
Mnev rzklarn arasnda rzklarn en stn ve ulvsi, Vcd- Hakkn kendisiyle zuhr ettii
rzktr; bu Vcd, mmknlerin sretlerine siryet etmi, var olan eylerin mazhrlarnda zuhr
etmitir.
***
Bu mertebenin hakkatleriyle tahakkuk eden muhakkikin almeti, nazarn tekil veya oul
varlklarn kbiliyetlerine yneltmesidir. Ayrca her yaratlmn kendi mertebesinde elde etmi
olduu veya istidadnn gerektirdii rzk diye isimlendirilen mnev veya sr rzka da nazarn

yneltmi olmas gerekir.


Binaenaleyh rzklarn zellikleri ve eserlerinin neticeleri, rzklananlarn kbiliyetlerinin
farkllna ve mizalarnn eitlenmesine gre deiir.
***
Nice rzklar vardr ki, baz yaratklarn yaamasna, bazlarnn lmesine neden olur. Buna rnek
olarak, deniz canllarn verebiliriz; deniz hayvanlar, su rzkyla yaarlar, buna karn sudan
ayrlarak hava nedeniyle hayatlarn kaybederler.
Ayn ey, kara hayvanlar iin sz konusudur. Kara hayvanlar, hava ile yaarlar, suda ise hava
bulunmad iin hayatlarn kaybederler.
Bununla beraber, havada su bulunur, suda da hava bulunur, fakat hkm baskn olana aittir.
***
Sfl-kesif rzklarda meselenin byle olduu anlalnca, u da bilinmi olur ki: Ulv
hakkatlerdeki farkllk, daha fazladr ve bunun tecellghlar daha geni; hirette ise, en byk
dereceler ve en ayrntl rzklar vardr.
Kmil rif, mrifetleri ehline indiren kimsedir. O, var olan eylerin hakkatlerini derece
farkllklarna gre; tevecchlerinin gayelerine; kemllerinin nihyetlerine; zelliklerinin
gereklerine gre olduklar hal zere bilir. Bylelikle kmil rif, her hak shibine hakkn verir.
***

el-Fetth
el-Fetth, nimet ve azap kaplarn aan demektir. Hkm shibi anlamndaki hakime de, fatih ve
fetth denilir. nk o, verdii hkm ile iki hasm arasnda kapal meseleyi akla
kavuturmaktadr.
Hak, kymet gnnde kullar arasnda hkm verendir ve O, kullarnn yaama sebepleriyle ilgili
kapal ilerini aandr. Bylece Hak, fakiri zenginletirir, sknty giderir, dertliyi ferahlatr.
Dolaysyla Hak, mminlerin kalplerine mrifet nrlarn, gnahkarlarn zerine ise, mafiret
kaplarn aar.
Hakkn inyetiyle, btn kapal eyler alr; hidyetiyle her mkl i zmlenir.
***
Bilinmelidir ki:
Bu ismin hkmlerine ait fetihlerin derecesi vardr:
Bunlarn ilki, isimlerin ilmidir. Bu ilim, Hz. demin tahsis edildii ilimdir.[52]
kincisi ise, zevklerin ilmidir. Bu, velilere mahsus ilimdir.
ncs ise, Hz. Peygamber e (sav.) verilmi cevamil-kelimdir. Bununla Hz. Peygamber, ilh
srlarn ve ilimlerin derecelerini amtr. Nitekim Hz. dem vastasyla da beer derecelerin
mertebeleri almtr.
Buna gre, perdeli mazhrlarn isimlerinin ilmini ve dillerin farkllklarn idrk Hz. deme;
isimlendirilen eylerin hakkatlerini ve ilh srlarn nrlarn mhedenin ilmi de, Hz. Muhammede
mahsustur.
Hz. dem ve Hz. Peygamber e ait bu iki mertebenin ortasnda ise, hal ve zevk ilimleri
bulunmaktadr. Bu ilimlere, tarikat ehli tahsis edilmitir.
Bu insanlarn ilimlerinin nihyeti yoktur, bunun nedeni ilimlerinin konularnn nihyetinin
olmaydr.
***
Bu zevk ve hal ilimlerinden birisi, kulun hallerin ilh hikmete uygun bakalatn grmesidir.
Kulun ihtiya halinde Allaha tevekkl etmesi, sknt ekmeyii; Allahn korumas sayesindeki i
huzrunun bir sebep sayesindeki huzrundan daha byk olmas da, sz konusu hal ve zevk ilimleri
arasndadr.
Bu huzrun daha byk olmasnn nedeni, kulun ilh vaadin doruluunu ve ilh korumann
afetlerin ulamasn engelleyeceini bilmesidir. Halbuki, kulun bel balad vastalar, kendisine
afetlerin ulamasna engel olamayabilir.

Binaenaleyh, Hakkn bu mhede kapsnn almasn tahsis ettii kimse, elem ve afetini gideren
bir sebebe balanan kimseden daha yetkin zevk shibi ve daha dingindir.
te bu, iki derece arasndaki berzhn almas ilmindendir.
***
Bunlardan birisi de, Hakka Hak ile muhtalk ilminin almasdr. Bu, yle gerekleir:
Hak, kulunu isimlerin srlarna muttali klar, bunun neticesinde kul, unu grr: simlerin
varlklarda tesire muhta olmalar, eserin varlklarda zuhr etmesine muhta olmalarndan daha
byktr. nk, eserlerinin zuhrunda isimler, kibriya, sultan, izzet ve mecd sahibidirler. Mmkn
ise, byle deildir, mmkn, eseri kabul etmede ok nemli bir tehlike zerinde bulunmaktadr.
Bunun nedeni udur: Mmkn (: isimlerden) eseri kabul etmekle yarardan ok zarar grebilir;
bazen ise, zarar ve fayda eit halde bulunabilir; az ya da ok zarar ve elemden btnyle kurtulmu
hibir mmkn yoktur.
Nitekim, bir ahs belirli bir vakitte nimetlenir, baka bir vakitte elem duyar; sbitlik halinde, insan
srekli deimeden ve bakalamadan kurtulur. Bunun nedeni, bakalamann nedeni olan varlk
terkibinden soyutlanmasdr. nk sbitlik halindeki elem, elem duyann aynndaki elem deildir;
aksine elem sahibi, aynndaki sbitliiyle lezzet duyduu gibi, elem de, elem sahibindeki varlyla
lezzetlenir, mahal ise, onun varlyla elem duyar.
Hal ve mahal, kendi sbit aynlarnda bulunmaktadrlar, bu durumda, aralarnda tesir ve teessr
ilikisi olmad iin, ne elem ve ne de lezzet sz konusudur.
Bunun nedeni udur: Sbitlik, basittir; onda hibir ey baka bir eye dayanmaz; varlk ise,
mrekkeptir, dolaysyla bir hmilin ve bir de mahmuln bulunmas gerekir. Buna gre, mahmuln
hmilin varlndaki mertebesi, nimetlenende sbit olup olmamadaki durumu gibidir; hmil ise,
byle deildir, nk o kendi mizacnn hkmne baldr.
ayet, mahmul hmilin mizacna uygun ise, hmil onunla lezzetlenir; buna karn mahmul, hmilin
mizacna zt ise, hmil, mahmul nedeniyle elem duyar ve zarara urar.
Bununla beraber insan, basit olmas nedeniyle, kendi sbitliinde muhalif olann kendisine
ilimesinden uzaktr. Bu nedenle yokluk halinde kalmas, kendisine daha sevimli gelir, nk o, bu
mertebede elemin tadn tatmaz; ayet bu mertebede elemin ayn kendisine elik etse bile, nsiyet ve
lezzet verme eklinde elik eder.
Bylelikle bu mhede shibi unu kesin olarak renmitir: Ayn, isimlerden daha az muhtatr.
Bu, ilh isimlerin en ince srlarndan birisidir ve bu ilim, Evtadn ilimlerinden birisidir.
***
Bunlardan birisi de, hviyetin lemin czlerine siryet etmesi ve lemdeki her eyin Hakkn
hamdini tesbih etmesi itibariyle, hakkatinin lemde bulunan eylere zuhr etmesinin bilgisidir.
Kime bu mhedenin kaps alrsa, lemde ntk olan her eyin konumas kendisine alm

olur: Bu nutuk, ister vlen, isterse de zemmedilen nutk olsun, herkes Allah tesbih etmektedir. Lanet
okumadaki svgye varncaya kadar, her nutukta Allaha bir sena vardr.
Bylece bu mhedenin shibi, bir insann baka birisine svdn ve ona lanet okuduunu
grr; halbuki o, kendisini duyan muhakkike gre, fetthlk mertebesini tespih etmektedir.
***

el-Alim
el-Alm, malmlarnn okluunu el-Alim, kendisinin birliini bilen; el-Allm ise, gayb bilen
demektir.
***
Bilinmelidir ki:
lim, bilenin ztyla gerekleen zel bir taalluktur. lim, bilenin ztndan bilinene dnk bir
nispettir.
Buna gre ilim, malmdan daha sonradr, nk ilim, tabidir; bununla birlikte yaratma sz nispet,
mevcuddan ncedir ve sz, ilimden sonradr. Bu ilim, gayb-mcmel ilimdir; burada kast edilen ilim,
hbra demektir.
***
Keif ehli, aklclarn aksine, ilmin malma tesirinin olmadn kabul ederler, nitekim imknsz
bilmek, ne bilenin ztndan ve ne de ilminden imkanszda bir tesire neden olmaz; aksine imkansz,
bilene kendisinin imkansz olduunun bilgisini verir.
Var olan eylerin yaratlmas, ilimden deil, eriat ve kefe gre kavilden; eriat ve akla gre ise,
kudretten meydana gelmitir. Binaenaleyh, ilmin bilinenin zuhr etmesine veya etmemesine ilimesi
eittir. nk ilmin ilimesi, zuhru esnasnda mevcudun zuhr ediine olduu gibi, zuhrundan nce
de o eyin zuhr etmeyiine ilimektedir.
***
lim, ya ztdir, ki zt ilim, Hakkn (c.c.) ilmidir; ya da, verilmitir. Verilmi ilim, akla gelmeyen ya
da almann katksnn bulunmad ilimdir.
Mevhb ilim, Efradn ilmidir ve Hak diledii kullarna bu ilmi tahsis eder. Nitekim Hzr (as.),
Allah katndan bir rahmet olarak bu ilme tahsis edilmitir, yle ki, yceliine ramen Hz. Kelim (:
Musa as.) bile, Hz. Hzr dan faydalanmaktayd.
Bu ilmin elde edilme yolu, vech-i has (zel yn) bilmek ve onunla bezenmektir. yle ki: Yaratl
lemindeki her varln Yaratanna dnk zel bir vechi vardr. Hak, ona tecell eder ve bylelikle
mevcut, bakasnn bilemedii Hakka dair bir bilgiyi elde eder. Mevcudun, Hakka dnk zel yn
olduunu ve bu ynden bir bilgi edinebileceini bilip bilmemesi eittir.
Velilerin derecelerinin farkllklar ve birbirlerine kar stnlkleri, bu zel yne dair bilgilerine
gre deiir.
Emir leminden olan ulv varlklar ise, vech-i hasn dnda baka bir eye sahip deillerdir; sz
konusu varlklar, Kuds mertebelerinin skinleridir. Bu nedenle onlar, Hakkn cemlinde ve
byklnde kendilerini kaybetmi kimselerdir.

Bu nedenle u ileri srlmtr: Ulvlerin sfllere iltifat olmaz.


***
lmin baka bir tr ise, mktesep ilimdir. Bu, uygulama ve renme ile meydana gelen ilimdir.
Bu mertebeye giren kimse, eitli durumlarda olabilir: Bu balamda kii, ya takva yolundan ilmi
tatmtr veya fikir kuvveti ynnden nazar sahibidir.
Zevk sahibi, Allah bilen demektir ve eitli makmlar vardr:
Bu kii bazen bir ilme tahsis edilmi olabilir ki, bu ilmin konusu, lemin Allaha bir nispetidir; ya
da, yle bir ilmi vardr ki, ilminin konusu Hakkn leme bir nispetidir; ya da yle bir ilmi vardr ki,
bunda lem ile Zt arasndaki nispetler ortadan kalkm, bu nispet, lem ile isimler arasnda sbittir;
ya da bu ilim, lem ile Zt arasndaki nispetin varln gerektirir. Buna rnek olarak, illet ve malul
grn verebiliriz. Ya da bu ilim, sretin bilgisidir, bu sret, byk insann/lem zerinde
yaratlm olduu srettir; ya da bu ilim, kk insann zerinde yaratlm olduu sretin bilgisidir.
***
Binaenaleyh, ilimler oktur ve her ilmin bir ehli vardr.
lim mertebesine tefekkr ve nazar gc ile giren kimse, aklnn tavrnn gerektirdii lde bu
mertebeden bir eyler renir.
Takva yolundan zevk olarak bu mertebeye giren kimse ise, her eyi am ve her eyi elde
etmitir.
***

el-Kbz
el-Kbz, eyann kabzasnda bulunduu kimsedir; btn yeryz Onun kabzasnda bulunur.
El-Kbz, drdnde artk hibir kuvvet; yaydnda ise, hibir ihtiya kalmaz.
***
Bilinmelidir ki:
Kabz, bilinen veya bilinmeyen bir eydir.
Bilinen, bir ktln zuhr etmesiyle veya bir hayrn ortadan kalkmasyla olabilir. Hayr ve er,
kulu sevindiren veya zen eylerdir; bunun yan sra hayr ve er, konusu dnya ve hirette kulun
menfaatine uygun olan iki halden ibarettir. Bunlar, ancak iki vastann eliyle gelirler ki bu iki vasta
melek ve eytan diye isimlendirilir.
Her ey, Hakkn katndan olmakla birlikte, edebin gerei , ktl Hakkn katna izfe etmekten
saknmak gerekir. Bu sebeple, kmil edep shibi (: Hz. Peygamber), yle buyurmutur: Hayr
btnyle sana aittir; ktlk, sana ait deildir.
nk hayr ve er, Hakkn enlerinden olmalar itibariyle, birbirlerinden farkl deillerdir;
bunlar, gayesine uygun olup olmamak noktasnda, kendileriyle snrlanan kimsede birbirlerinden
ayrlrlar. Binaenaleyh, errin yaylmas ve ortaya kmas, hayrn drlmesinin ta kendisidir.
Bilinenin kabz edilmesinin bir tr de, Hakkn kullarndan bor talebi[53], sadakalar kabul etmesi
ve onlar almasdr; neticede alnan bu bor ve sadakalar katlanm olarak tekrar kullara geri dner.
nk Allah onlar kendisine muhta olduklar iin yaratmtr, yoksa O, onlara muhta deildir.
Allah, kullarndan temiz ve gzel eyleri kabul eder, irkin eyleri kabul etmez. Bu noktada gzel,
sadakay ve borcu verenin bu bor ve sadakay alan elin Allahn eli olduunu bilmesidir. Bylelikle
kul kesin olarak renir ki: Sadaka ve bor, el-Kerim ve el-Hafzn eline dmtr. Bunun
neticesinde ise, karlk beklemeden sadaka ve borcunu verir.
***
Bu, bilinenin kabz edilmesinin hkmdr, bilinmeyen eyin kabz edilmesi ise, yledir: Kul,
btnn kabz edilmi grr. Bylece kabz, kul hakknda kulun bilmedii bir cihetten ortaya kar ve
o, bu kabzn ortaya kmasnn sebebini bilemez.
Bu durumdaki bir insann yapmas gereken ey, Allah Tel emrini gerekletirinceye kadar, kabz
halini skunetle karlamaktr.
Tarikat ehlinden bazlar bu gibi durumlarda, kendinden rz halini ortaya kartmak iin, zorlamal
bast halini izhr ederler. Byle bir davran, rife gre, edepsizliktir. nk rif, bu tecellde Hakkn
irdesini ve kulun kabz halinin egemenlii altna girip, hkmyle boyanmasndan Hakkn gayesini
gzler.

Allahn snrlarn aan, hi kukusuz ki, kendisine zulmetmi demektir.


***
Bu kaynaktan tadan kimse, taayyn eden eyin hakikatinin Hakkn ztndan nasl zuhr edip, tekrar
Hakka drlmesini ve onun ilh iktidar ile mmknn kabul arasndaki hadisliini kesin olarak
renir; mmkn, aydn bir gz ile kesif cisim arasnda glge gibidir, glge ise, gnein nn
kesif cismin karanlyla birlemesinden meydana geldii iin nr ve karanlk arasnda berzhtr.
nk o, kesif cisimden daha parlak kabul eder. te bu aydnlanma, ayn anda nrun kesif
cisimle birlemesi ve glgenin ondan meydana gelmesidir.
Buna gre birleme zaman, hamd zaman; hamd zaman ise, doum zamandr. Bunda, ne gecikme
ve ne de ne gemek sz konusudur. Buradaki ncelik ve sonralk, akl dzeyinde sz konusu
olabilir.
Ayn ey, glgenin cisimde drlmesinde de geerlidir.
***
Bilinmelidir ki:
lk kabz, mmknn varln Haktan kabz etmesidir; bunun ardndan ise, amellerde tasarruf
gcn kabz eder.
Daha sonra, Hakkn mmknden kendisine dair ilmini kabz etmesi gelir; bunun ardndan ise,
Hakkn amel shibinden amel ve tasarruflarn kabz etmesi gelir.
Bylelikle kabz, kabz eden ile kabz edilen arasnda gidip gelir.
***

el-Bst
el-Bst, belirli bir lye gre rzklar yayan demektir, nk haller, mahallin deimesine gre
farkllar.
Dnya, kaytsz artsz yaymann yeri deildir, bunun nedeni dnyann kapasitesinin olmaydr;
bunun yan sra bastn okluu, insann israfa gitmesine ve snrlar amasna neden olur.
Halbuki hiret hayat byle deildir, nk hiret hayat, gayr-i mtenahidir. Binaenaleyh, kaytsz
artsz bast, hiret hayatnda geerli olduu gibi, ayn ekilde kabz hkmnn genellii de, dnya
hayatnda geerlidir.
***
Kabz, daima nceki bir basttan meydana gelebilir; bast ise, bazen kendiliinden olabilir, bunun
nedeni, ilh rahmetin geniliidir.
u halde, her kabz bir bastn takip etmesi gerekir; ancak her bast bir kabzn takip etmesi art
deildir. Buna rnek olarak, kendilerine azap ettikten sonra Hakkn kullarna kendisiyle merhamet
edecei rahmeti verebiliriz.
te bu, kabzdan sonra gerekleen basttr. Binaenaleyh, bu rahmetin ardndan elem vericici bir
kabzn gelmesi imknszdr.
Bu mertebenin hkmlerinin zuhru, hirettedir veya hiret ehlinden fenfillah mertebesine ulaan
kimselerin zerinedir. nk onlar, bast meydannda neeyle dolarlar ve ilh kattan kendilerine
ulaan inyet ltflarnn nefhalaryla ve hidyet nrlarnn meltemleriyle daima mutluluk iinde
bulunurlar.
***
Baz kullar vardr ki, Allah onlarn vastasyla kullar ferahlatr: Bunlarn en dk derecelisi,
mubah ilerle insanlar gldren ve soytar denilen kimselerdir; kendisini bilmeyen, onunla alay eder
ve ona gler, gld kimsenin bir kymetinin olduunu bilmez.
Bu cahil kii, Allah Telnn kendisinin gldren ve alatan[54] olduunu belirten ifadesi
karsnda ne yapar ki?
Buna karn Hakkn varlklardaki tecelllerini gren rif-murakb ise, ilh zelliin maskarann
hakikatinde zuhr etmi olduunu grr ve onun deerini takdir eder. Bu balamda Ensar dan
Nuaym (ra.), Hz. Peygamber in huzruna gelir ve onu gldrrd.
Hi kukusuz ki, nbvvet makmnda alay ve gldrme sz konusu olamaz. Hz. Peygamber,
kendisini gldren o ahs ilh bir tecellgh olarak grmekte, bu ilh vasf o ztn maddesinde ve
hakkatinde mhede etmekteydi.
Sz konusu bu hal ise, sadece Allah bilen kimselere kef olunabilir.

***
Bilinmelidir ki:
Bastn bir ksm da, bilinmeyen eyin bast edilmesidir. Byle bir bast, nadiren, gizli bir tuzaktan
yoksun olabilir. Buna gre kul, nefsinde bast ve ferahlk bulup, bunun sebebini bilmediinde, bunda
herhangi bir tasarrufta bulunmamas gerekir. nk o, iin sonunda bastn kendisine neyi izhr
edeceini bilmemektedir, bu durumda kul, byk bir tehlikede bulunmaktadr.
Dncenin doruluunun almeti, baz halleri meydana getiren sebepler bilinmediinde bunlarn
neticeleri ortaya kncaya kadar beklemektir. Akl bu sebebi rendiinde veya grdnde, bu
durumda tasarrufu basret zerine olur. Bu tasarruf da, Allahn kendisini muvaffak klmas veya
klmamasna gre, lehinde veya aleyhinde olabilir.
***
Tuzaklarn en tehlikelisi, nimetlerin azaba maruz kalana gnderilmesidir. Allah Tel, yle
buyurmutur: nkr edenler zannetmesinler ki, kendilerine mhlet vermemiz onlarn hayrnadr. Biz
onlara gnahlarnn artmas iin mhlet vermekteyiz. Onlar iin pek iddetli azap vardr.[55]
***

el-Hafd
Hafd, indirmek ve alaltmak demektir. El-Hafd ise, cezalandrmasyla diledii kimseleri alaltan,
dilediklerini ise, en st derecelere ykseltendir.
O, akilerinin nefislerini (: kendinden) uzaklatrmakla alaltr; velilerinin kalplerini ise, (:
kendisine) yaklatrmakla ykseltir.
***
Bilinmelidir ki:
Bu ismin tesirleri, mmkn hadislerde ve taayynlerde ortaya kar, bunun nedeni hadisin
varlnn Kadimin mertebesinden sonra gelmesidir; Kadim, hi bir kimse kendisine kar
koymakszn ve kendisiyle atmakszn, mertebe ve hazretlerde diledii gibi tasarruf edebilir.
Sonradan gelenin ise, byle bir zellii yoktur, o, tasarruf edecei vakit, ancak daha nce Kadimin
tasarruf etmi olduu ve kendisine nispetle dk olan eyde tasarruf edebilir. Kadimin tasarrufu ise,
ona gre alaltmaktr.
Buna gre tasarrufta en st makm, nce olana aittir. Bu nedenle Hak, mnezzehlik ve mutlaklnn
ardndan kulunun hkmlerine nzul eder. Sonra da kendisini bundan tenzh etmi, yce kat,
hadisliin kirinden pek yce olmutur.
Binaenaleyh Hak, birinci itibar ile kendisini el-Azz ve el-Cebbr; ikinci itibar ile ise, el-Mtekebbir
diye isimlendirmitir.
***
Bu ismin kk harflerini oluturan H-F-Dat harflerinde akl sahipleri iin bir iret vardr, yle ki:
simler, harflerden daha yksektir, bununla beraber harfler, daha nce geldikleri iin isimlere tesir
etmilerdir.
Nitekim snan kii Euzu billahi/Allaha snyorum dedii vakit, burada Allah isminin bana
gelen B harfi, mil; bunun mamul ise, gayb hviyetine iret eden H harfidir.
Bu garip duruma bak ve ibret al!
***
Bilinmelidir ki:
Cer harfleri pek oktur, rnek olarak, min/den, ila/e, fi/iinde, kabl/nce, bad/sonra gibi edatlar
verebiliriz.
Bunlarn zelliklerinden birisi, birbirlerine eklendiklerine cer zelliinden kurtulmalarna neden
olmaktr. Bu durumda hafz mili kendilerinde gzkmez, nk bu harfler, asaletle cer eden
harflerdir, binaenaleyh mecrur eden, mecrur (mahfud) olmaz: Buna rnek olarak u ayette bu
edatlarn kullanmn verebiliriz: in banda/min kablu ve sonunda/min badu emir Allaha

aittir.[56]
***
Bu mesele anlalnca bilinmelidir ki:
Btn var olanlarn mertebeleri, hafd makmndadr. Ehl-i kefe gre mmknlerin varlklarnn
birbirlerine tesir etmeleri mmkn deildir. nk bunlarn hepsini kaplayan hadislik, harfler iin
mebnilik mesabesindedir.
Binaenaleyh, Allahtan baka messir yoktur. Her ey, sadece Hakkn sreti karsnda ve Onun
yaratklarn mazhrlarnda siryet etmesi nedeniyle edilgen olur.
u halde yaratktaki eser, hibir orta olmayan gerek messire aittir.
***

er-Rafi
er-Rafi, ulvlik ve izhr etmekle yksek olan demektir.
Er-Rafi, Ebrr en stn derecelere ykselten kimsedir. Ayn ekilde, kafirleri de en aa
derecelere indirir.
***
Bilinmelidir ki:
Ref, asalet yoluyla Hakka aittir, nitekim hafd de, asalet yoluyla kula aittir.
Bu ismin hkmlerinden birisi, ilh yksekliin, imkn mertebelerinin aynnda siryet etmesi ve
her eyin yokluk dklnden haytn ve ilmin ulv derecelerine ykselmesidir, nk her ey,
Hakk tespih eder ve sadece diri olup, kimi ve ney ile tespih ettiini bilenler tespih edebilir.
Her eyin kendi derece ve mertebesinde bir ilmi ve temyiz gc vardr ki, bununla, kimin tesbih
edileceini ve edilmeyeceini ayrt eder.
lmin mertebesinden daha yksek hibir mertebe yoktur.
***
Hak, kendisine hamd eden o eyi tesbih ettii ey ile kendi derecesinde konuturandr. Binaenaleyh
Hak, kendisini kendisiyle tesbih ve hamd edendir. Her derecede ykseklik Hakka aittir. Hak, her
varlkta, hatta her nefeste dereceleri ykseltendir.
yle ki: Nefes, tekvin sretlerinin heyulasdr. Hakkn (cc.) nefeslerin varlnda kulun teneffs
halindeki haline gre bir takm enleri vardr. nk ieri giren nefes, kalbe yerletii vakit, kalbin
hararetinin tesirinden dolay bakalar, kalpte bulunan hatralarn sreti bakalaan bu nefeste
ekillenir. Bunun neticesinde, dier nefeslerin ieriye girebilmesi iin akcier nefesi dar kmaya
zorlar.
Nefes dar ktnda, sahibi bu nefes vastasyla ya konuur veya susar. yet konuursa, hava
konutuu lafzla ekillenir, konumazsa, nefes kalpten kabul ettii eyin sreti ile kar.
Bu durum, dnya ve hirette srekli devam eder.
***
Yaratklarn her nefeste bir oluumu vardr. Buna gre onlar, her anda bir ende bulunurlar.
u var ki, dnya yaratl irkinin temiz ile karmasn gerektirir, hiret yaratl ise, sadece temiz
olan talep eder, bylece temiz irkine galip olur. Bylelikle hkm galip olana ait hale gelir ki, bu
da, rahmete dntr.
***

Bu mertebenin hkmlerinden birisi de, ertes (boyun edirme)dir. nk, meliklerin tebaalarn
boyun edirmesi rneinde olduu gibi, yksek mertebede olan dk mertebede olan boyun
edirir: Tebaa, maslahatlarn yerine getirdii iin, hal fiiliyle melike boyun eer.
Emir lemi de byledir. nk Allah Tel kullarna emirler vermi, yasaklar koymutur. Bunun
ardndan ise, Allah kullarna kendisine emir vermelerini ve sakndrmalarn emretmitir. Bu
balamda Allah, kullarna yle sylemelerini buyurmutur: Deyiniz ki: Bize ac, bizi bala, bizi
cezalandrma, bize ar yk ykleme.[57]
Bylelikle Allah, kendisini kullarnn yerine getirdikleri bir eyin sretiyle kim klmtr; halbuki
Allah, byklk, azmet ve cebert sahibi, buna karn kullar ise, eksik ve muhtatrlar. Geri, bu
boyun edirme mstanilikle birlikte bulunduunda, emir ve nehiy; ihtiya ve zillet ile bulunduunda
ise, dua ve talep diye isimlendirilir.
***

el-Muiz
el-Muiz, kanaat, yakn ve fni diyarn metana kar zht ile dilediklerine izzet verendir.
El-Muizi bilen kimse, Ona hizmet ile kendisini, mrifet ile kalbini ve mhede etmekle de
gzn azz klmtr.
***
Bilinmelidir ki:
Bu ismin eserlerinden birisi, azzlik hkmnn leme siryet etmesidir. Bununla beraber bu hal,
baz durumlarda vlen, baz yerlerde ise ktlenen bir eydir.
Azzlik, kulun Hakkn sreti ile zuhr etmesidir. Bu sret, bir mutluluk meydana getirebilecei gibi,
mutsuzluk da meydana getirebilir. vlen izzet ile gururlanan kimse, bu gururlanmasyla mutlu olan
kimsedir. Bu kimse, tahkik sahibi, kmil ve Hakkn hilafetteki zelliinin kendisiyle kim olduu
kuldur.
Binaenaleyh bu kul, gzel huylar ve de hakkatleri, eitli bilgileri, Allaha dair ilimleri idrk
etmek ve btn bunlara vakf olmakla Hakkn azz kld kimsedir. Bylece o, bunlar en gzel
ekilde Hakkn kullarna aklayp, kendilerini cehalet ve (: Hakka) muhalefet karanlklarndan
kartr; onlardan kibirlenmeden kaynaklanan didimeleri ve isyanlar giderir. Bylece onlar, Hakkn
izzet ve ycelii altnda zelilleirler, Onun emir ve yasaklarna kulak verirler.
Bu gibi bir kula el-Muiz isminden ve bu ismin payndan vlen bir pay isabet eder. nk o,
Allahn kullarnn kalplerini Hakkn katna yaramayan eylerin onlarda yerlemesinden sakndrr.
Binaenaleyh bu zellikteki bir kul, Hak adna izzetlidir, Hak sayesinde azzdir.
***
Zemmedilen gururlanmann sahibi ise, perdelenmi kimsedir. Bu gibi insanlara rnek olarak,
Firavun ve benzerleri gibi, melik ve riyaset ve egemenliiyle gururlanan hkmdar zorbalar
verebiliriz.
Kendisi gibi bir insana kar haksz ve zalimne bir ekilde gururlanan kimse, amelleriyle hsrana
urayan insanlara katlr. Gerek insanlarn kendi nefislerinde, gerekse halk indinde ve gerekse Allah
indinde bu gibi insanlardan daha zelil hi kimse yoktur.
Halklk mertebesinde gururlanmann en by, kulun bir ilh vasfn kendisiyle kim olmasn
engellemesidir; yet byle bir vasf, kul ile kim olmu olsayd, mutlak kulluk makmnn hakkn
vermi olurdu.
nk sfatlar iki ksmdr: Bunlarn bir ksm, snrldr ki bunlar, esm-i hsnadr; ikinci ksm
ise, snrsz sfatlardr.
Esm-i hsna, asalet yoluyla Hakka aittir; kul ise, bazen beeriyet sflliinden (: Hakka) yaknlk

makmna ykseliinde bu sfatlarla vasflanabilir. Kul, beerliinden nefsini arndrma, iyi huylarla
bezenme ve nafile ibadetlere devam etmekle yaknlk makmna ykselir. Bunun neticesinde Hak, bu
kulun iiten kula, gren gz vs. olur, nitekim bu durum kuts bir hadiste dile getirilmitir.
Esm-i hsna ksmna girmeyen sfatlar ise, sonsuzdur. Bunlarn hepsi, asalet yoluyla kula aittir,
Hak da bazen bu sfatlarla vasflanr.
Buna gre isim ve sfatlar meydannda kulun imkn pek oun mertebelerine nispetle daha
genitir.
Ehl-i kefe gre ise, kul kendileriyle vasflanm olsa bile, btn sfatlar Allaha aittir.
***

el-Mzill
el-Mzil, bek diyarnn nimetlerinden yz evirip, fen diyarnn metana tamah etmeleri
nedeniyle, zorbalarn boyunlarn zelil klan demektir.
Hak, izzetlerinin hirette kemle erdirilmesi iin, baz mminleri de zelil yapar, bylece, zilletin
miras kald kimseler dnya hayatnda zelil olurlar.
***
Bilinmelidir ki:
Allah Tel, mmknleri bu ismin hkmlerinin eserlerinden yaratm, bu ismin saltanat
mahallinde durdurmutur. Buna gre zillet, ebed olarak, mmknn varlnda bakasna
muhtaln hissetmesidir.
Bununla beraber, Allah Tel Hz. demi yaratm ve ona iki isimden pay vermi, sahip olduu
kuatclk zelliiyle de iki sfat birletirmitir.
Hakkn demi azz klmas, onun kuatc sretine gre yaratlm olmas, meleklerin kendisine
secde etmesi, isimlerin ilminin onda zuhr etmesi, Hak tarafndan seilme ve hidyete ulatrlma
meziyetiyle ereflendirilmesidir.
nsann zelil klnmas ise, demin kendisine kar zulm yaptn ve zelil olduunu itiraf
etmesidir. Hz. dem yle demitir. Ey Rabbimiz! Biz kendi nefislerimize zulmettik. ayet sen
bizlere mafiret ve merhamet etmezsen hsrana urayanlardan olacaz.[58]
***
Bylelikle bu iki sftn eserleri Hz. demin evlatlarna da siryet etmitir. demin evlatlarndan
bazlar zelillik sretiyle zuhr etmi; yaratlnn gerektirdii tarzda muhtalk ve zilleti iar
edinmitir. Bunun neticesinde bu insanlar, zillet hkmlerinin altnda kalmaktan honut olmu, felaha
ve sdete ulamlardr.
Baz insanlar ise, gururlanm, kendisi gibi insanlara kar sahip olmad eyle bbrlenmi, bu
gururlanma da, kendisine zilleti miras brakmtr.
ayet bu insan bbrlenmesinin nedeni olarak meleklerin babasna secde etmesini kabul ediyorsa,
kendisinin cansz bir eve (: Kabe) secde etmekle memur olduunu hatrlamaldr; gururlanmasnn
nedeni ilim ise, insann ancak melein retmesi ve yardmyla sdet elde edebildiini
hatrlamaldr.
Buna gre melek, insann retmeni, insan trnn en hayrls olan byklerin bile retmenidir.
nsan trnn en hayrls olan bykler, peygamberlerdir. Binaenaleyh insann yapmas gereken ey,
sadece zelilliini ve muhtaln izhr etmektir, zten insann mmkn yaratl ve kulluk
makmnn zellii bunu gerektirir.

***
Bilinmelidir ki.
Ehl-i kef ve tahkke gre u husus kesindir: Varlktaki her bir hkmn istinat ettii ilh bir
dayana vardr.
Bu dayanaklarn bazs, isimlendirilir, bazs bilinir ve bazs sylenmez, bunun yerine -edebenhakknda skt edilir. Buna gre, zillet ve muhtalk, bu gibi ilh hakkatlerden birisine istinat
etmektedir:
(: Hak) Ebu Yezid el-Bestmye yle hitap etmitir: Bana ait olmayan bir ey ile bana yakla.
Bunlar, zillet ve muhtalktr.
***
Bilinmelidir ki:
Hkm sahibinin hkmnn bal olduu kimsenin, o hkm icra etmesi iin onu talep etmesi
gerekir; yet talep edilen mevcut bir ey olsayd, talep edilmezdi.
lh isimlerin hakkatlerinin zuhru, taayyn eden mazhrlarn varlna baldr. Buna rnek
olarak, Rabbn rablnn merbba; Kdir in kudretinin makdura; Alimin ilminin bilinene bal
olmasn verebiliriz.
Mazhrlar, bu isimlerin eserlerinden, hatta isimlerden baka bir ey deillerdir. nk ilh
isimlerden her birisi, yaratma veya yok etme gibi hkmlerde baka bir isme baldr, bylece ilh
isimler, ancak isimlere bal olmaktadrlar. simler ise, isimlendirilenin ayndrlar.
u halde emir, Haktan yine Hakkadr.
***

es-Semi
es-Semi, iitilen eyleri gizli ve ak olarak idrk eden demektir.
Onun bir eyi iitmesi, baka eyleri iitmesine engel deildir; iitilen hibir ey, Ona gizli
kalmaz.
O, ak konumay ve fslty, hatta bundan daha gizli ve kapal eyleri de iitir.
***
Bilinmelidir ki:
Hak (cc.), iiten herkesi iitmesinde onun istidadna gre bulunur, nitekim Hak, konuan herkesin
lisannda da bulunmaktadr. Konuan herkes, ayn zamanda iitendir. Buna gre, iiten herkesin
iitmesi, Hakka ait bu iitme mertebesinden olabilir.
Fakat, iiten kimselerin bazs, iittii eyi bir ar ve nida olarak anlar. Byle birisinin konuann
sznden pay, sadece srettir; yoksa konumann ruhundan bir pay yoktur.
nk kelmn bir ruhu vardr ki, onun mnsdr; mn, kelm ile kast edilen eydir. Kelmn bir
de sreti vardr ki, o da salt lafzdr.
te bu, haklarnda ittik dediler, halbuki onlar iitmemilerdir[59] denilen kimselerdir. nk
hibir ey duymayan sar ile duyup anlamayan arasnda bir fark yoktur. Allah katnda canllarn en
kts, dnmeyen sar ve dilsizlerdir.[60]
Baz insanlar ise, kelm ile kast edilen eyi anlayarak iitirler. Bu anlayn nedeni, iitenin
istidadnn kemlidir. Bu kii, Hakkn iitmesi ve grmesi olduu kuldur.
***
Kmil anlamda iiten kimsenin almeti, iitmesinin anlamas olmasdr. nk iiten kii, ya keif
sahibi riftir; ya da keif sahibi deildir.
Keif sahibi olmayan, Hakkn kelmn sadece peygamberin diliyle ilh haberden veya indirilmi
kitaptan veya rya yoluyla iitebilir. Bunun ardndan ztn iittii eyin gereine gre amel etmek ya
da aksini yerine getirmek iin hazrlar. lh hitab duyan kiinin hitabn gereini yerine getirmesi
veya bunun aksini yapmas, Hakkn onu muvaffak klmas veya baarszla uratmasna baldr.
rif ise, iitir ve lemde konuan herkesin kelmndan iittii eyde Hakkn hitabna bakar; bylece
nefsini bu kelm ile muhatap grr ve onu anlamak iin gayret sarf eder. Ardndan anlad eyin
gereine gre amel eder; bununla birlikte onun nefsi de, kainatn bir varldr.
***
nsan, genellikle nefsiyle konuur; hatta kiinin amellerinin ounluu nefsine imla ettirdii ve
konutuu eylerin gereine gre gerekleir. Herhangi bir sz dile getiren ey rifin nefsi ise, bu,

Hakkn fslt mertebesindeki bildirmesidir. Bunun ardndan rif, nefsini murakabe eder, nk o,
kendi nefsinde konuan ve -nefsinin konuan olmas itibariyle- ondan iitendir.
Nefis, kulak sahibi olmas itibariyle de nefsin sylediini iitir. nk bir eyin kendi kelmn
iitmede sarlk sz konusu olamaz.
Nefis, sadece anlad eyi konuabilir. Binaenaleyh, bu mertebede iitmek anlamann ta kendisidir.
Bu aklamada, Hakkn iiten ve konuan oluuna bir iret vardr; burada, ne mekn ve ne de olu
vardr: O imdi de olduu hal zeredir.
***

el-Basr
el-Basr, kullarnn ilerini gren demektir. El-Basr, kendi ztnn sfatlarn kendi dnda
olmakszn gren kimsedir.
***
Bilinmelidir ki:
Bu mertebenin eserlerinden istimdat eden kiinin mertebesi vardr:
Bu kii, ya Allah grrcesine Ona ibdet eder; ya da, Hakkn her eyi grdn bildii iin
Allaha ibdet eder. Birinci ibdet, tebihe, ikinci ibdet ise tenzhe yakndr. nc mertebe ise,
bunlardan daha stndr. Bu da, tahkik sahibi kmildir. O, Hakka Hak ile ibdet eder; tebihi syler,
tenzhi mhede eder, tenzhi syler ve tebihi mhede eder.
Bu kmil, Hakka imn edenlerden birisi deildir; nk mmin, haber verenin (: peygamber) sz
vastasyla mmin olmas cihetinden perdeli kimsedir. Mkif ise, mhede sahibidir; o, haber
verenin doruluunu mhede gzyle grr.
***
Bu makm sahibinin iki gz vardr: Bunlardan birisi (: ba gz anlamndaki) basar, dieri ise,
basret gzdr. Her iki gz rife gre terazinin iki kefesi mesabesindedir; bazen bunlardan birisi
ykselir, bazen ise dieri. Bunun nedeni, kmil rifin mertebeleri ve mertebelerin gerektirdii
hkmleri bilmesidir. Bylece rif, hibir zaman bu mertebeleri amaz.
Binaenaleyh kmil rif, bir yerde insanlara merhamet eder ve onlara acr; Allahn bir hkmnn
yerine getirilme vakti geldiinde ise, insanlara acma ortadan kalkar ve hkm yerine getirir. Bunun
nedeni, kmilin ilh rahmetin genilii ve kullarna acmak sfatyla tahakkuk etmi olmasdr,
bununla beraber hadleri yerine getirir ve onlar yerine getirmeyi emreder. Allah Tel yle
buyurmutur: Allahn dinini uygulamada onlara acyacanz tutmasn.[61] Bylece Hak, baz
insanlara azap etmi ve hikmetinin gereine gre eitli azaplarla onlar yok etmitir.
Basret sahibinin ise, daima eriat mizn elinde bulunur; gereklemesinden nce fiillerini ve
szlerini bu mizn ile tartar. Bu fiil ve szlerin sdete ulatracaklarn anlarsa, onlar iler; aksi
halde ilemekten geri durur ve nefsini bu gibi fiillerden al koyar.
***
Allah Tel, insan iin iki gz yarattn bildirdii gibi, kendisinin de gzleri olduunu
bildirmitir. Allah Tel yle buyurmutur: Rabbinin hkmne kar sabrl ol! nk sen bizim
gzlerimizin nndesin.[62]
Hak, kullarnn gzleridir, nk onlar farknda olmasalar bile, sadece Hak sayesinde grebilirler;
sadece Allahn ibdet nruyla gzn at kimse Allah ile grdn bilip, bunu mhede
edebilir.

Bu mhedenin ehli olan baz insanlar, gzlerini kapatmaktan kanrlar. Bunun nedeni bu
davranta idrkte bir eksiklik grmeleridir.
Baz insanlar ise, azmet nrlarnn nlarnda kendilerini yitirirler. Onlarn varlklarnn yazs,
takyit Levhasndan silinir; bunun nedeni, mhede deryasnn cokunluunda boulmu olmalardr.
Bylece o, Hak ile olan ilerinin gemini brakr, bunun nedeni, kudret mazhrnn hkmleriyle
Hakk ayrt edemeyiidir. O, hakknda hkm vermek ynnden deil, gereklemesi asndan
Hakkn onu grmesi gibi o eyi grr. Farkllamann ortadan kalkmasyla da hakknda verdii
hkm de ortadan kalkar.
Bu durum, kmilin haline zarar vermez, nk, Allahta fni olduu iin kmilin hali lnn
dndadr.
Bu makmda Hak kuluna yle hitap eder: Dilediini yap, senin gnahlarn baladm.
***
Bu makmn sahibi sadece Hakkn diledii eyleri diler; bununla beraber Hak irkin eyleri mubah
yapmamtr. Kt amel, hakknda hkm verilmi ameldir; sz konusu bu hkm bu ahs hakknda
ortadan kalkar ve amelin kendisi kalr. Bunun nedeni, bu ahs ile hkm arasnda bir rtnn
ekilmi olmasdr. Nitekim ayn rt, affedilen fiil ile ceza arasnda da bulunmaktadr.
Bu ahs, Allah yolunda ldrlm kimse gibidir; ona dnya hayatnda cenneti peinen verilir.
Bununla beraber bu ahs hakknda had cezas uygulanabilir, bunun nedeni hkm verenin bu ahsn
iinde bulunduu makm bilmeyiidir.
***

el-Hakem
el-Hakem, kullarn hakszlk yapmaktan men etmek iin, indirmi olduu meru hkmlerle
hkm veren demektir.
Binaenaleyh O, vaadinde herhangi bir kuku olmayan ve fiilinde hibir eksikliin bulunmad elHakemdir.
***
Bilinmelidir ki:
Bu isim bir adan el-Alim ismine benzemektedir. yle ki: Hkm vermenin art, lehinde veya
aleyhinde hkm verileni deil, hkm bilmektir. Bu nedenle de, tanklk ve ikrr lafzyla hkm
vermek arttr; bununla beraber, ikrr yalan, hitlik de grmeden yaplm olabilir.
Ayn ekilde, ilim malmda bir ekilde messir olmad gibi, hkm de mahkum- aleyhte (:
hakknda hkm verilen) herhangi bir ekilde messir deildir; aksine, malm alimi alim yapt
gibi, hakknda hkm verilen ey de hkm sahibini hakim yapar, nk ilim malma tabidir.
Bu isim, baka bir adan el-Alim isminden farkldr. yle ki: lim malma tbi olduu halde,
hkm lehinde veya aleyhinde hkm verilen eye tbi deildir. Bunun yerine hkm, hkm artna
tabidir. Hkm art ise, ya hittir veya ikrrdr.
Bunun yan sra hkm sahibi zann galibine gre hkm verir. yet bu hkm, isabetli olmasa
bile, eriat asndan ktlenmez ve hkm diye isimlendirilir. Halbuki ilim byle deildir: alim,
malmu tam olarak bilmeden alim diye isimlendirilemez.
Binaenaleyh hakknda hkm verilen ey, hkm sahibinin kendisi hakknda bir hkm vermesini
temin eder. Buna gre bu hkm, onun hakknda verilmi bir hkmdr; nk hkm veren,
hakknda hkm verilen sayesinde hkm vermitir.
te bu, kader srrndandr, nk Allah Tel eya hakknda sadece eya ile ve onlarn
zelliklerinin ve kbiliyetlerinin ve istidatlarnn gerektirdii ey ile hkm vermitir.
u halde eyaya hariten gelen ey, kendilerine dnen amelleridir.
***

el-Adl
Adl, meyil demektir. Bunun, isim yerine konulmu bir mastar olduu da ileri srlmtr.
Sz konusu isim, adaletinden korkulan ve ihsanndan mit kesilmeyen kimseye verilmitir. Onun
fiillerindeki adaleti, szlerinin doruluunun delilidir.
***
Bilinmelidir ki:
Var olan eylerin mertebelerinin ileri meyil ve dnmeye (udl) dayand iin Hak kendisini elAdl diye isimlendirmitir. Bunun nedeni Hakkn vciplikten imkna dnmesi; mmknleri sbitlik
mertebesinden varlk mertebesine meylettirmesidir.
Binaenaleyh lemdeki her ey, meyleder. Varlk da ancak adl ile zuhr etmitir. Nitekim mmin
btldan hakka dnd (udul) gibi, ayn ekilde kafir de haktan btla dnmektedir. Allah Tel yle
buyurmutur: Rablerini inkr edenler dnerler.[63]
***
Allah Tel unu bildirmitir: Hakka veya btla dnen her ey, sadece Hak ile ve Hakkn irde ve
meiyetiyle dnmtr, nk g ve kudret Hakka aittir.
Hak onlar kafirler diye isimlendirmitir, bunun nedeni kendi snrllklaryla mutlaklk ynn
rtm olmalardr.
Bu insanlardan rtme fiilinin ortaya kmasnn iki nedeni vardr: Birincisi, basret gzlerinin
doru i yapmaktan perdelenmi olmasdr. Bunun neticesinde, sadece kendilerine gzken eylerle
snrl kalmlar, iin hakkatinin kendinde bulunduu hal zere onlara gzkmesi iin grme
eylemine hakkn vermemilerdir. Bylece onlar, bu kusurlar sayesinde pek ok hayrdan mahrum
kalmlardr.
kinci neden ise, udur: Onlar, dncelerini derinletirdikten sonra iin gereini renmiler ve
mhede etmilerdir; buna ramen, inkr etmiler ve gerei rtmlerdir. Bu inkrn nedeni ise,
mal veya makm gibi, elde etmi olduklar herhangi bir menfaattir, nitekim Yahudi din adamlar
byle hareket etmilerdir.
***
Meyil, varlk mertebelerinde imkn leminin her bir zt hakknda istikametin ta kendisidir. Geri
meseleye bakan kimse bunun byle olmad vehminde bulunabilir; o, aalarn dallarnn erilip,
bklmesini ve i ie girmelerini grr, halbuki btn bunlar, muhakkike gre, erilikte istikamettir.
nk bunlar, tabitn ak hkmyle, maddelerinin mecralarna meyletmilerdir.
Ayn ey, olu aacnn dallar iin geerlidir. Bunlarn czilik mertebelerine meyletmeleri,
hallerinin farkll, nihi var yerlerine ynelmeleri ve kemllerini ortaya kartmalar kendilerini

Yaratann hikmetinin ve onlar icat edenin -el-Mucid- tasarrufunun hkmyle gerekleir. Hibir
canl yoktur ki Rabbim onun pereminden tutmu olmasn. Kukusuz ki benim Rabbim srat-
mstakim zerinde bulunur.[64]
***

el-Latf
el-Latf, mevcutlarn fiillerine siryet eden ve hikmetinin srlarn varlklarn mazhrlarnda
gizleyen demektir.
El-Latf, zor olan her eyi kolaylatran, krlan her eyi onaran demektir.
***
Bilinmelidir ki:
Bu ismin hakkatleri ve srlar, varln mertebelerine umm olarak yaylmtr. El-Latf, ltf
kelimesinden tretilmitir ve anlam, gizlilik ve gizli eylerin en gizlisi demektir. Letfet de, glgenin
uzayp ekilmesi demektir. nk gz, glgenin pe pee uzayp, ekilmesinden baka bir eyi idrk
edemez; glgenin gerek aslndan kp, tekrar oraya dnnn hakkatini grmek bir tarafa, srekli
olan hissedilir hareketinin grlmesi de mmkn deildir.
nk glge, uzarken dikkate alndnda, ahsn ztndan kmaktadr; ekilirken de, kt eye
ekilmektedir.
Bu gzn hitliidir. Hak Tela da yle demektedir. Sonra onu kolayca kendimize ekeriz.[65]
Bu yet ise, glgenin kt kaynan bizzat Hak Tel olduuna iaret etmektedir. O, bazen aa
kmak ve bazen de gizlenmekle glgenin yaratld bir srette zuhr etmektedir.
Hak, glgenin ekilmesini kendi nefsine izfe ettii gibi, uzamasn da kendisine izfe etmitir.
Nitekim Allah Tel yle buyurmutur: Grmez misin ki, Rabbin glgeyi nasl da uzatr?[66]
***
Bu, en latf iretlerden birisidir. nk gz, glgenin kesif eyin ztndan uzama ve ekilme
hareketini grr ve idrk eder; bu hareket, gerekte el-Kav ve el-Latfin tasarruflarnn en
latflerinden birisidir.
Ayn ekilde, Peygambere itaat eden kimse, Allaha itaat etmitir[67] yeti de, bu ilh latfliin
siryetine iret eder. Bu siryet, gne nlarnn havann czlerine ve bu ikisinin karmlarna
siryet etmesi gibidir; bunlar birbirleriyle yle karmlardr ki, bunlardan birisine iret edilse,
dieri de o irete ortak olur. Buna gre a iret, havaya; havaya iret, a iret etmektir.
Ayn ekilde, Mtel Ztn gizlenmesinin sebebi, zuhrunun iddetidir; idrklerden perdelenmesi
ise, nrunun dalgalardr.
***

el-Habr
el-Habr, ilim ve hbra sahibi demektir. El-Habr, diledii eyden diledii ey ile haber veren
demektir. Onun hkmnn deimesi ve sznn farkllamas mmkn deildir.
***
Bilinmelidir ki:
Hbra, zel bir ekilde konusuna iliir; o, denenmeden sonra gerekleen ilimdir, u yette bu tarza
iret vardr: Sizleri imtihan edeceiz, ta ki bilelim.[68]
Hak, olacak eyi gereklemeden nce bilir; nk o, o eyi sbitlik halinde bilmektedir. Var olan
eylerin mertebesinde sadece sbt mertebesindeki aynda sbit olanlar gerekleebilir. Fakat Hak,
yaratklarna kar kesin delilini gerekletirmek iin imtihan ve denemeyi gerekli klmtr.
***
Denemek, iddiann bir neticesi ve semeresidir; iddia da onun asldr. Buna gre, nerede iddia
bulunursa, orada denenme de bulunur.
Bir insan kendisini herhangi bir ey ile nitelese (: iddiada bulunsa), hemen deneme ve imtihana
maruz kalr. Bu balamda teklif de bir denemedir.
Kukusuz ki, teklif umm olmutur, bununla birlikte iddia, gizli bir nedenden dolay genel
olmamtr. Nitekim Allah, onun hakknda yle buyurmutur: Sizden sadece zalimlere isabet
etmeyecek fitneden saknnz. Biliniz ki, Allah cezalandrmas pek iddetli olandr.[69]
Bylelikle rahmet umm olduu gibi, deneme de umm olmutur. Fakat belann ummlii,
rahmetin ummliine kar koyamaz. nk bela, iki kolaylk arasnda gerekleen bir zorluktur;
onun yeri, imtinn rahmetiyle mafiret rahmeti arasndadr.
Burada mafiret rahmetini zikrettik, bunun nedeni mjdelemenin ummliidir. Nitekim Allah
Tel yle buyurmutur: Allahn rahmetinden mit kesmeyeniz.
Mutlak kerem, sadece ar gidenler ve gnahkarlar vastasyla zuhr edebildii iin, mafiretin
umm olabilmesi iin belann da umm olmas gerekmitir.
***

el-Halm
el-Halm, isyan eden yaratklarndan aceleyle intikam almayan kimsedir.
O, (: isyan) rttkten sonra mafiret eder, grdkten sonra affeder, mhlet verir, ihmal etmez.
El-Halm, amel ilemeyen kimseyi hemen cezalandrmaya kalkmaz.
***
Bilinmelidir ki:
Bu ismin zellii, iktidar ispat etmektir, nk iktidarn gerekletirmekten aciz olan, halm diye
isimlendirilemez. Binaenaleyh hilim, sadece gerekletirmeye gc yettii halde mhlet vermekle
olabilir.
Hilmin szlk manas, ifsat etmek demektir. Bu nedenle uyku, mny sretinden ayrd iin hulm
diye isimlendirilmitir. rif ise, bu sreti sretin getirdii mnya tabir eder, bylelikle sreti aslna
irca eder. Nitekim uyku, ilmi de ifsat eder ve onu st sretinde gsterir. Hz. Peygamber, ryasn tevil
ederek, onu aslna irca etmitir ki, asl, ilimdir.
Hulm, melein beer sretinde gzkmesinde olduu gibi, uyankken de gerekleebilir. Bu
durumda perdeli kimse, beer grr, kmil ise sadece melein hakkatine bakar.
***
Bu ismin muhalifi el-Kdir, cezalandrma ve intikam almay gerektirdii iin, el-Halm isminin
hkm, kendi mertebesinde mhlet vermekle el-Muntakim isminin saltanatn geersiz klmtr. Bu
nedenle Allah Tel yle buyurmutur. yet dilersek sizi gideririz.
Bunun nedeni, kudretin mhlet vermek ve (: ifsat anlamndaki) hilim ile birlemi olmasdr.
Hak, sadece iin kendinde bulunduu hali diler; nk irde ilme tabidir, ilim ise malma, malm
ise zuhr edene tabidir.
Binaenaleyh Allahn kelimelerinde hibir deiiklik yoktur.[70]
***

el-Azm
el-Azm, ii/en riflerin kalplerine ilitii iin yce olan demektir. Onun izzetinin tecellilerini
idrkten riflerin basretleri aciz kalm, kudretinin yceliini nitelemekten diller ll kesilmitir.
***
Bilinmelidir ki:
Azmet makmnda duran kimse, ya mmindir veya mhede sahibidir. yle ki:
Bir ey, kendisine nispet edilen iktidara tek bana sahip olmas ve hkmlerinin yerine gelmesi
lsnde ycelir. Buna gre Hakkn bykl ve iktidar, hkmnn hi kimsenin
reddedemeyecei ve emrinin karsnda hibir eyin duramayaca lde byk olunca, bunun
kalplerde gereklemesi pek yce olmu, bylece bu, hayret ve dehete neden olmutur.
Bylelikle Hakkn bykl ile imn ehlinin kalplerinde zuhr etmesi, onlarn ilh isimlerin
eserlerini bilmelerine gre gereklemitir. Buna gre her kim, Hakkn sfatlarn daha kmil bilirse,
azmet tecelllerinin o kimsenin kalbindeki parldamalar daha yetkin olur. Bu nedenle Hz.
Peygamber, yle demitir: Ben sizin aranzda Allah en ok bilen ve Ondan en ok korkannzm.
Bu noktada mhede sahibi iin ise, azmetin hamlesi cell tecelllerinden gerekleebilir. Bu
esnada isimlerin tesirlerinden ya da ilh hkmlerden herhangi bir ey ona gelmez, aksine salt tecell
ile azmet kendisini mhede eden kimsede gerekleir.
Bu azmeti, Hakkn grmesi ve iitmesi olduu kimse mhede edebilir; yoksa, Hakk nefsi ile
mhede eden onu mhede edemez. nk mhede, herkesin inancna gre ve itikat sahibinin
delilinin gerektirdii tarzda gerekleir.
Binaenaleyh, Allaha kendisinin bulunduu hale gre asla ibdet edilmemitir; Ona sadece Hakkn
bidin nefsinde yaratlm olmas cihetinden ibdet edilmitir; bu yaratlma ise, o kiinin Allaha dair
itikadna gre gerekleir.
Bu nedenle Hak, u yetiyle kullarn mazur grdn beyan etmitir: Hakk kadriyle
bilememilerdir.[71] Bunun nedeni, btn yaratklarn (: Hakk nefislerinde) yaratmada mterek
olmalar ve tenzh edenin veya etmeyenin snrlldr.
Buna gre, riflerin kalplerinin balandklar akidelerden daha byk bir mhede yoktur. Onlar,
Hakk snrlamakszn mhede ederler. Bu nedenle onlarn azmetleri, Hakk tazim eden insanlarn
azmetine asla katlmaz.
***

el-afr
Bu isim, el-affr isminin hakkatlerini zikrederken aklanmt.
***

e-ekr
e-ekr, kullarnn kendisine kretmesiyle kredilen demektir. Bu krn nedeni, onlarn Hakka
itaat etmeyi bilmeleri, onun snrlarnda durmalardr. Bylelikle onlar, krettikleri eyleri fazlasyla
yerine getirmi olurlar.
E-ekr, kullarn rzklandran ve onlar talep ettiklerinde -adeta zerine bir bormu gibidilediklerini veren demektir. Onlar kendisinden bir ey talep ettiklerinde, Hak bunun bir bor
olduunu belirtmitir.
***
Bilinmelidir ki:
kre neden olan ey, nimetlendirmedir.
Nimet, lezzetlenmeye neden olan ey demektir. Bu da, ya ilim, hikmet ve mrifet gibi btndr; ya
da yiyecek, giyecek ve nikahlanacak eyler gibi zhirdir.
Bunlarn en by nikahtr. Nikah, kr yaygs zerinde kredenleri artrmak iin ya benzerleri
meydana getirmek ve var etmek iin yaplr veya sadece zevklenmek iin yaplr. Bu nikah, en byk
zhir nimetlerden birisidir. Bu nedenle Hak, ocuklarnn says az olmakla birlikte, kadnlar
kendisine sevdirmekle peygamberine ihsanda bulunmutur.
Burada kast edilen ey, salt nikahn kendisidir. Nitekim cennet ehlinin evlenmesi de, remek iin
deil salt zevklenmek iindir. Bylece Hz. Peygamber, saf cennet lezzetlerine dellet eden bu lezzeti
mhede etmekle evlenme nimetini ihsan mahallinde grmtr.
***
Bilinmelidir ki:
Hak, kullarnn kretmesiyle kendisini e-ekr diye niteleyince, Onun sreti zerinde
yaratldklar iin, kendi sfatyla zuhr etmeleri iin onlardan kr talep etmitir.
Kul, btn nimetleri Haktan grnceye kadar krn hakkn vermi olamaz. Nitekim bir rivyette
Allah Telnn Hz. Musaya kendisine hakkyla kretmesini vahyettiini, bunun zerine Musann
Rabbim, buna kimin gc yetebilir ki dediini, Allah Telnn ise yle buyurduu belirtilmitir:
Nimeti benden grdnde kukusuz ki bana kretmi olursun.
***
Bu rivyette bir ikaz vardr, yle ki: Btn-ilm nimeti kuldan grmek Hakka ait olduu gibi, ayn
ekilde zhir nimeti Haktan grmek de kulun grevidir; nk ilim, malma baldr.
lmin konularnn fazlal, kulun hallerini eitlendirir. Bu, Ta ki bilelim yetindeki srdr.
Gerekte bu ilim, hviyetin olu mertebelerine siryet etmesiyle Hakkn kendi nefsini bilmesidir. Bu
nedenle Hz. Peygamber, Sadaka Rahmnn eline der buyurmutur. Allah Tel da yle

buyurmutur: Kukusuz ki Allah kullarndan tvbelerini kabul eder.[72]


Sadakalar alan, Rahmnn elinden perdeli sret ynnden, sadaka isteyenin elidir. Sadaka, sadaka
isteyenin eline dmeden Rahmnn eline der. Allah Tel yle buyurmutur. Acktm beni
doyurmadn. Bu rivyet Sahih-i Mslimde yer almtr.
Bu sz sylerken Hak, kulunun zerinde perdedir; alrken ve verirken ise kul, Hakk perdeleyen
bir srettir.
***
Artk, ey nimetlenen talip! unu kesin olarak anla ki: Sadece Allah nimet vermitir; nimeti kabul
eden sadece Odur; bu nimete kar kreden de sadece Odur. nk O, kreden ve kredilendir,
Ondan baka hibir ilh yoktur.

el-Aliyy
El-Aliyy, hadislik almetlerinden ve yaratklara layk zelliklerinden biztih yce olan demektir.
***
Bilinmelidir ki:
Ycelik/uluvv, ya mekn veya meknet ycelii olabilir ya da, hem mekn ve hem de meknet
ykseklii olabilir. Buna gre, btn mevcutlarn iinde mekn ve meknet yksekliiyle en ulvsi,
bakasna ihtiya duymadan bamszca varl vcip kimsedir.
Bylelikle mstanilik, Onun hakknda zt bir sfat olur; Onun dndaki her ey ise, Onun
cmertliinin feyzine muhta, sultannn egemenliine boyun een, izzetinin katna iltica edendir.
Bu zellie sahip kimsenin riflerin kalplerinde kadrinin ve mekn yksekliinin bulunmas
gerekir.Varl bakasndan olan kevn mertebelerinin varlklarndan her birisi, bu el-Aliyyin
tasarruflarnn yceliinin istiva-gahlardr.
Buna gre Hakkn dndaki her ey, kendileri farknda olmasalar bile, Nefes-i Rahmnnin
siryetinin hakkatlerinin zuhru ve onunla kim olmas iin, Rahmnn Ardr.
***
Bu sr dolaysyla ycelik, yeryznde ulv olan veya ulvliin hakkatini bilmedii iin ulvlik
isteyen her eyde zuhr etmitir. nsann hakkatini bilemedii bu ulvlik, kudret ve bek zelliiyle
biricik olup, varl her eyi ihta eden, cmertliinin hazinelerinin her eyi mil olduu kimsenin
katna layk olabilen bir rtbedir. Binaenaleyh bu anlamda el-Aliyy, birliin okluu ve okluun
birlii asndan el-Aliyydir; okluun birlii, okluun tekil fertleri asndan demek deildir.
Bu nedenle ad yce olan yle buyurmutur: te buras hiret diyardr. Biz onu yeryznde
bozgunculuk ve fesat istemeyen kimselere vereceiz.[73]
Bu yet, histe zuhr etmese bile bir eyin gereklemesi iin kulun kalbinin himmetine ve niyetinin
odaklamasna iret etmektedir, nk o, ilim mertebesinde gereklemitir.
***
Bu noktada yneticilik taliplerine gelince: Bu arzu, herhangi bir engel dolaysyla ortaya kmam
ise, kukusuz ki onlar, pek ok hayrdan mahrum kalrlar, nk onlar, bunu istemiler ve
nefislerinde bu duygu gereklemitir; u var ki yneticilik, nefislerinde meydana gelmemitir.
Efendisinin zelliiyle bezenmi kul ise, ztnn kabul etmedii bir yalan elbisesi giymitir. Bu
nedenle, hibir yaratlm hakkati mhede ederken, baka bir yaratlmn stnln kabul
etmez. Hi kimse hi kimsenin ztnda bakasn yceltmez; sadece sevilen sevenin aynnda
yceltilebilir.
***

Bu, el-Aliyyin ulvliinin hkmlerinden genelin paydr.


rifin bu mertebeden pay ise, ztn bilmesinin ve hadisliinin gerektirdii ulvlik makmndan
dmek ve uzaklamak gibi zellikleri mhede; ilh inyeti ve Hakkn kendilerini
ereflendirmesini mtalaa etmektir. Hak, kullar kendisine izfe etmekle onlar ereflendirir. Hak da,
o kullar vastasyla Al olmutur, nk mmkn, dmemi olsayd el-Alnin ulvliinin saltanat
ortaya kmazd.
***

el-Kebr
el-Kebr, kibriya rtsyle idrklerin kendisine ulamasndan perdelenen demektir.
Allah Tel yle buyurmutur: Gklerde ve yerde byklenme Ona aittir.[74] Bir kutsi hadiste
ise, yle buyurmutur: Kibriya benim rtmdr.
***
Rida/rt, bakasndan gizlenen kimsenin perdesidir. Ayrca Allah Tel, Beni gm ve yerim
sdramad, mmin kulumun kalbi sdrd demitir. Bir eyin kalbi, o eyin btn demektir. Buna
gre kulun zhiri, Hakkn zerinde perdedir, binaenaleyh kul, Hakkn sreti zerinde yaratlm
olduu iin, Hakkn rtsdr.
Yaratklarn sreti Hakkn byklnn ayn ve Onun zt ya da vechi zerinde bir perde
olduuna gre, perde perdeleneni grebilir, fakat perde perdeleneni btn yzyle grr. nk
rtnn bir zhiri ve bir de btn vardr, buna gre perde Hakk btnyla mhede eder.
Bu balamda, birisi yle demitir: Rabbimi kalbimin gz ile grdm. Bunun zerine: Sen
kimsin? Dedim.
Dedi ki:
-Sen!
Perdenin zhiri, deimedii srece, perdeleneni asla gremez; onun deimesi de sz konusu
deildir.
***
Bu mhede sahibine gre, iki gurubun gr de dorudur. Bunlar (: Hakkn hirette)
grlmesini kabul eden Earler ile bunu inkr eden Muteziledir.
Ayrca bu mhede sahibi bilir ki, lemin zhiri Hakkn ez-Zhir isminden zhirliinin
mazhrlardr. Binaenaleyh Hak, kuatc tahkik sahibine gre, lem cihetinden zhir olandr. lem
ise, zel bir cihet ile snrlanmakszn, Hak tarafndan ihta edilmitir. Her nereye ynelirseniz,
Allahn vechi oradadr.
nk O, her eyi ihta eder. Buna gre perde, lemin zhiri ile kulun btn arasnda bir engeldir.
Hak, perde bunun farknda olmasa bile, daima perdenin btn iin zhir, kevnden ibaret olan zhiri
iin ise btndr.
Buna gre, bu mertebede halkn btn Haktr; Hakkn zhiri ise halktr; ilk mertebede bunun aksi
geerlidir.
***

el-Hafz
el-Hafz, kulu iin tevfikini muhafaza eden, teyidiyle nimetlerini zerine yayan kimse demektir.
Bunun yan sra o, madmun yokluunu, mevcudun mevcutluunu muhafaza edendir.
***
Bilinmelidir ki:
Hfz, grmeyi gerektirir; grmek ise, korumay gerektirir. Buna gre her ikisi de, varln
etrafnda dnd iki kutuptur.
Kevn, iki gz ile korunmutur: bunlar, Hakkn gz ve halkn gzdr. Buna gre Hak, kendilerine
varln srekliliini verip, ilmin srrn almak iin, halk hakknda onlarn varlklarn korur. nk
malm, lim iin ilmi korur, ilim ise, malmunun hallerin zelliklerine gre halden hale girmesiyle
bakalar.
***
Korumann/hfz var olanlarn mertebelerinde siryet ediinin hkmlerinden birisi de, korumak
zelliinin mmknlerin fertlerine isim olarak verilmesidir. Binaenaleyh, kaintn her bir varl ve
btn mevcutlarn ahslar, ehl-i kefe gre Allahn hadlerini muhafaza ederler. nk her eyin
varlkta bir haddi vardr ve her eyin bulunduu yer, varln bir haddidir ki, bu had, o eyin
kendisinde bulunmasyla korunmu olur.
Buna gre her ey, Hakkn bir gzdr, nitekim hkmdarlarn memurlar iin de hkmdarn
gz denilir, nk hkmdar memleketin maslahatn korur.
Bu nedenle Hak kendisini gzler ile nitelemi ve yle buyurmutur: Gzlerimizin nnde
akar.[75]
Bylelikle Hak, olu gemisinin mmknlerin gzleriyle varlk deryasnda aktna iret etmitir.
Buna gre Hakkn varl korumada halkn btn; buna karn Hak, her eyi muhafaza ettii gibi,
her ey vastasyla da korunandr.
***

el-Mukt
el-Mukt, rzklanan her eyin yiyeceini belirli bir lye gre takdir eden demektir.
Bu ismin iki anlam vardr. Bunlardan birisi, iktidar, dieri ise rzk ulatrmaktr. Buna gre elMukt, rzklar yaratan ve onlar her eye o eylerin lsne ve onlara gre ulatran demektir.
Bunlara rnek olarak, bedenlere yiyecekleri veya mhede ve imn ehlinin kalplerine de mrifeti
ulatrmay verebiliriz.
***
Bilinmelidir ki:
Gda/kt, gdalanan kimsenin sretinin ayakta durmasn temin eden ey demektir. Bu da, belirli bir
lye baldr:
Gda, ulv olabilecei gibi, sfl de olabilir; gdann hazineleri vardr ki, oradan belirli bir lye
gre iner. Buna gre, gdann en ulv hazinesi ilm mertebedir; en d ise, beer fikirlerdir.
Bunlarn arasnda sr ve mnev hazineler bulunmaktadr.
Btn hazineler, Allah katndadr, nk o, varln ayndr ve varln mertebesi/hazret, kdemhadislik, Halk-mahlk, kdir-makdr ve melik-memluu mil olduu iin, btn mertebeleri
kendinde toplar.
Bunlarn her birisi, sahibi adna bir gdadr. Buna gre eserler, isimlerin gdasdr; nk her isim,
kendi eserinin mazhrnda zuhr eder ve her birisi kendi hakikatini/ayn mazhrn levhasnda taakkul
etmekle birbirlerinden ayrrlar.
***
Gdann stn, lemlerden sema ehlinin gdasdr; d ise, arz ehlinden olan riflerin gdasdr.
Biz ona sizlerden daha yaknz, fakat siz grmezsiniz.[76]
Birisi, Sehl b. Abdullah et-Tsteriye (ks.) yle sormutur:
-Kt/gda nedir?
yle cevap vermitir:
-lmsz olan zikretmektir.
Soruyu soran yle demitir:
-Biz senden bedenlerin gdasn sorduk?
Bunun zerine Sehl, yle cevap vermitir:

-Sana ne ondan, evi banisine brak; dilerse imar etsin, dilerse tahrip etsin.
***
Hak Tel, ulv ve sfl gdalar muhtalk hastalklarn gidermek iin yaratmtr. Her kul,
efendisine muhtatr ve kavmin hizmetkar onlarn efendisidir. Buna gre, kulun efendisinin
hizmetinde olmas, kulluk hakkatinin kul zerinde bki kalmas ve onun haklarn ifa etmek iindir;
Efendinin kulun maslahatlarn yerine getirmesi ise, seyitlik isminin Hakta bki kalmas iindir.
nk mlk leminde efendilik isminin glgesi bulunur. Buna gre hadim, muhdumun hadim
olduu cihetten hizmet edilendir.
Btn i Allaha aittir.[77] Kafir ve hakkatleri bu yaratlta gremeyen perdeli kii, hiret
diyarnn kime ait olduunu renecektir. nk, Bu hayatta kr olan hirette de kr kalacaktr.[78]
***

el-Hasb
el-Hasb, yeterli olan demektir.
El-Hasb ise, nimetin kendisinden olduunu gstermek iin, yaratklarna nimetlerini sayan
demektir. Ayrca o, kulunun nefeslerini sayar ve ihsanyla kulunun zntsn giderir.
***
Bilinmelidir ki:
Bu isim ve bu ismin hkm, ilim ve cehalet arasnda bir berzhtr. Buna gre bu berzh, ilim
derecesine ulaamam zan ve tahmin mertebesidir. Bu nedenle Hak, perdeli kimseleri Onlar gzel
iler yaptklarn zannederler/hasebe[79] yetiyle nitelemitir. Halbuki onlar, gzel iler
yapmamlardr; onlarn ii, bir dell sretiyle ortaya km kukudan ibarettir.
Bu ismin hkmlerinden birisi, kukulu eylerin/mtebihat nazil olmasdr; mtebihat,
kendileriyle derinden uraan kimselerin erilie/zey[80] nispet edildii eylerdir. nk iki
pheli eyden birisine meyl eden kimse, o eyi kesin hale getirmi, bunun neticesinde ise bu meyil
ile o eyin hakkatinden sarf- nazar etmi olur. nk mtebih, iki tarafa da benzerlii eit olduu
iin, herhangi bir tarafa meyli kabul etmez.
Buna gre edepli-rif, mtebih snrnda durup, hakknda herhangi bir ey ile hkm vermeyen
kimsedir. yet rif, mtebih hakknda keif ile bir hkm verecekse, -memur olduu zere- her
eye hakkn veren kimselerden olmak iin kukulu eyin iki ynyle birlikte hkm verir.
***
Bu ismin hkmlerinden birisi de, saylanlarn mertebelerinin aynnda ve mevcutlarn aynnn
mertebelerinde adedin ortaya kmasdr; bylece, perdeli kimse, birlerin ve saylarn mertebelerinde
ok farkllklar bulunduunu vehim ve tahayyl eder; halbuki sz konusu bu farkllk, her say
mertebesinde birin tekrarlanmasndan baka bir ey deildir.
Buna gre, bir saysnn tekrarlanmas ve ortaya kmasyla say mertebeleri dzenlendii, buna
karn bir dt veya gizlendiinde ise saylar eksildii gibi, ayn ekilde Hakkn halk
mertebelerinde zuhr etmesiyle de varlk mertebeleri dzenlenir ve sslenir.
Aynn zerrelerinin silinip, mutlak hviyet nrlarnn parltsnda snmeleri ve de byklk
rtsyle gizlenmeleriyle de varlk mertebeleri, say kisvelerinden soyutlanr ve mcerretleirler.
Bylece, Bir ve Ehad olann hakkati zuhr eder.
***

el-Cell
el-Cell, cell kelimesinden tretilmitir. El-Cell, cellini ortaya kartmakla rifleri fni klan,
sevenlerini ise, ceml sfatyla ihya eden demektir.
Binaenaleyh rif, Hakkn cellinin ortaya kmas nedeniyle kendisini kaybeden; buna karn muhib
ise, cemlinin zelliiyle neelenen kimsedir.
***
Bilinmelidir ki:
Cell, zt sfatlarndan birisidir, bu ismin saltanat, dnya ve hirette hkmnn devam etmesidir.
Fakat bu ismin hkmnn genel eserleri, dnyevi hayatta btnda zuhr eder. Nitekim, insan hayalinde
herhangi bir eye Ol der, o da o kiinin hayal kuvvetinde oluverir; o kii bunu grnr lemde
ortaya kartma gcne sahip deildir. Bunun nedeni, hayal sahibinin gcnn zayfl ve bu gc
his mertebesinde tasarruf derecesine ulatramaydr.
hiret mertebesi ise, hayal ve hiss sretlerin kaytlardan kurtarlmasn gerektirir. Bu sretlerin
kaytlardan kurtarlmasnn nedeni, tasarruf sahibinin gc ve bulunulan mertebenin kayttan azade
olmasdr. Bu nedenle hiret hayatnda kii, diledii bir eye ol dediinde, hem histe ve hem de
hayalde o ey olu verir; bylece hayalin gcnn hkm ummleir.
***
Bilinmelidir ki:
Bu ismin ilh isimlerdeki celli, eserlerinin siryet etmesi ve srlarnn ortaya kmas asndan
sbittir; bu ismin hakkatlerinin aynn kbiliyet mertebelerinde yansmas ise, kevn hakkatlerde
yank mesabesindedir; nk yank, sadece sylenen eyi tekrarlar.
Ayn ekilde, varlk mertebelerinden her bir ayn, bu ismin kendisine siryet ediini terennm eder,
onunla zhir olur ve onu niteler. Bylelikle bu isim, ztlar okluun hakkatiyle birletirmi, bu
ismin eserleri, rif ve marfu ihta etmi, byk kk her eye siryet etmitir.
Buna gre rif, mrifet mertebesinde, buna karn marf ise, asalet mertebesinde cell sahibidir.
u halde, azmet azmin celli olduu gibi, ayn ekilde tam kklk de, kn cellidir.
Binaenaleyh o ey, muhalin karanlklarnn gizliliklerinden sadece Cell feleinden varlk nrlarnn
ualarnn aydnlyla kurtulmutur.
yet, zell kulun kkl olmasayd, el-Cellin cellinin eserleri zuhr etmezdi; kederli ve
ynelen kimsenin yardm talebi olmasayd, lemde vgye layk olann vgs bilinmezdi.
El-Cell, sadece el-Cell ile bilinebilir.
***

el-Kerm
el-Kerm, kulun rzsn elde etmek iin herhangi bir vesileye muhta olmad kimse demektir.
El-Kerm, cmerte verir ve verdii iin de karlk beklemez.
***
Bilinmelidir ki:
El-Kerm ismi, iki adan el-Cell ismine tabidir:
Bunlardan birisi, cell mertebesinin gerektirdii ztlar birletirmek zelliidir. Ayn ekilde,
keremin eserleri de iyiyi ve gnahkar kuatr.
kincisi ise, el-Cell isminin azmetini iitip, kendisindeki kklk ve zilletten dolay bylesine
yce birisine ulamann imknszln tahayyl eden kimsenin mitsizliini bu ismin ortadan
kaldrmasdr. Binaenaleyh Hak, cell ve ikrm sahibidir ifadesiyle bu mitsizlii kulundan
gidermitir. Bylelikle Hak Tel, n azmetli ve bykl yce olmakla birlikte, kullarna inyet
nazaryla ikrm edici; engin cmertlii ve keremiyle onlara rahm ve raf olduunu bildirmitir.
Nitekim daha nce de mevcut ve mezkr olarak var olmalarndan nce kendilerine varlk ile
ihsanda bulunmutu.
Buna gre, kerem ve cmertlik siryet etmemi olsayd, mmknler yokluk karanlklarnda kalm
olacaklard. O halde, Hakkn mmknlere varlk elbisesini vermedeki kermlii, kendilerini var
ettikten sonra onlara diledikleri eylere ulamay nasip etmesinden daha yce ve daha byk bir
cmertliktir.
***
Fal kalbndaki bu ve benzeri isimlerin yaps, keif ehline gre, fail ve meful ayn hkmde
birletirir. Buna gre, Allah saf hayr/hayr- mahz olup, saf ktlk/err-i mahz olan yokluk ile
aralarna giren varlk ile kullarna ikrmda bulunmakla el-Kermdir; bunun yan sra, en deerli
hibelerini ve bilinmeyen ikrmlarn onlara bahetmitir. Ayn ekilde, kullarndan bor ve sadaka
talep edip, bunlar kabul etmekle de ikrm edilendir.
Bu, bu sfatn eserlerinin lemin btn mertebelerinin czlerinde bulunmas ve hepsinin Hakkn
mtel mertebesine dnmelerinden kaynaklanmtr; bylelikle i, Haktan yine Hakka dner.
***
Bu ismin genel eserlerinden birisi de, hkmleri farkl ve cihetleri birbirine zt olsa da, mukaddes
Ztn btn neredelik mertebelerini ve derecelerini ihta etmesidir. Bunun nedeni, yaratklardan
zorluu gidermek ve onlar seimlerinde, tevecchlerinde ve ynelilerinde serbest brakmaktr;
bylece onlar, her nereye ynelirlerse yzleri Hakka dner.
ayet onlar, kendi hevalarna tabi olsalar bile, Hakkn vechinden hali kalmazlar, nk Her nereye

ynelirseniz Hakkn vechi oradadr.


***

er-Rakb
er-Rakb, kullarnn hallerine hit olan demektir. Onun kullarnn hallerine hit olmas,
yaratklarn korumasnn gerekliliinden kaynaklanr, bylelikle kullar da, btn vakitlerinde Onu
gzetirler.
***
Bilinmelidir ki:
er-Rakb, rukba kelimesinden tretilmitir; bunun anlam, bir eyi gzlemeye mlik olmak
demektir. Hak mmkn varlklar murakabe ettii iin, bu isim ihta zelliine sahiptir.
Bu ismin hakkatleriyle tam vasflanan kimsenin ilmi ve mhedeye dayanan irfan daima artar,
bunun nedeni, bu kiinin halkn ilerini bu mertebenin gerektirdii beraberlik ile gzetiyor olmasdr.
Murakbn halinin doruluunun bir almeti, tasarruf elinden eriat miznnn eksik olmamasdr.
Binaenaleyh, bu makm sahibi ya mhede gzyle veya imn gzyle eriat miznna bakar durur.
Bu kii, murakabesinde masum olabilmek iin, herhangi bir ey aldnda adaletle alr; bir ey
verdiinde, ihsan ile verir. nk en mutlu insan, btn mertebe ve tecellghlarda Hakk srekli
murakabe ederek edebe riyet eden kimsedir.
***
Bu ismin egemenlii, en fazla fiiller mertebesinde ortaya kar. Bylece, kul Hakkn bu mertebede
kendisini murakabe ettiini gzler ve bu mhede mahallinin gerektirdii tarzda Hak ile beraber
olur.
yet, kula dnyev veya din gayesine uygun bir ey zuhr ederse, bu hkmn ortadan kalkmasn
diler; aksi halde, en uygun olan talep eder.
***

el-Mucb
el-Mucb, dua edene yakn olduu ve kullarnn duasn iittii iin icbet eden demektir.
O, kendisine dua etmeden nce kulunun duasn kabul eder ve ona hak ettiinden fazlasn verir.
***
Bilinmelidir ki:
cbet iki trldr: Bunlardan birincisi, balanma, dieri ise, imtinn icbetidir.
Birinci icbet, kulun Hakkn emirlerine veya yaratklarn birbirlerine icbet etmeleridir; ikinci tr
ise, Hakkn yaratklarn duasna icbet etmesidir.
Bu ikinci tr, ardnda insann kendi kendisine karlk vermesine benzer. Bu durumda, kiinin
bu arya karlk vermesi arasnda herhangi bir zaman yoktur; ar zaman, icbet zamandr.
Ayn ekilde, Hakkn kulun icbetine yaknl, kulun bizzt kendisinin icbetine yaknl gibidir.
Nitekim Hak bu yaknl u yetiyle nitelemitir: Biz ona ah damarndan daha yaknz. Bylelikle
Hak, kuluna yaknln kulun kendisine yaknlna benzetmitir.
***
Ayrca, kulun nefsi, kendisine belirli bir ihtiya nedeniyle dua edildiinde, bazen bunun gereini
yapar ve bazen de arzi bir sebep veya maslahatla duann gereini yerine getirmez; Hak da kulun
talep ettii eyin gereini bazen yapar, bazen yapmaz. Fakat bu istee karlk vermekle ilgilidir,
yoksa duaya karlk vermekle ilgili deildir.
nk dua, Ey Allah tarznda bir nidadan ibarettir. Fakat bu nidaya Lebbeyk/Buyrun diye
karlk verilmesi, dua eden herkes iin ncelikle Hak tarafndan gelir; bunun ardndan olacak eyler
ise, duann dndadr.
Dua ve nidann ardndan kulun syledii ihtiyalar ise, aklna gelen ve dua etmesine neden olan
eylerdir; duaya karlk veren bu talep edilen eyleri vermeyi taahht etmez, dilerse verir, dilerse
vermez.
Duaya karlk verenin kulun isteklerini yerine getirip getirmeyii, dua eden ile icbet arasndaki
rabtann gcne veya bu rabtann bulunmayna gre deiir.
yle ki: Dua ve icbetin gerekleip gereklemeyii, (: kulun) ilh kat ile ilikisinin
doruluunun veya yanllnn almetidir. nk Hakkn kulunun duasna icbeti, kulun Rabbinin
emirlerine icbet etmesinin karlnda gerekleir. Dolaysyla, kul btn emirlerinde Rabbine
icbet ederse, hi kukusuz ki Hak da kendisinden diledii veya olmasn arzu ettii her eyde kuluna
icbet eder.
Bylelikle kul ve Rab taraflarndan muvafakat ve muhalefet ortaya kmtr, nk kul Rabbinin
sreti zerindedir.

***
Bazen kula hallerin, isimlerin, zamanlarn ve meknlarn zelliklerinden ihtiyacn karlayacak
eyler grnr; fakat o, iin hayrl olup olmadn kef edemez. Bunun neticesinde kul, talep eder
ve sorumluluk dnyada veya hirette onun zerinde kalr; bylece bu kii, kendisine zulmeden
kimselerden olur.
Bu nedenle, hallere mlik olan ve srlarn hakkatlerini kef eden vellerin byklerinde meknn,
yaknln ve icbetin hibir tesiri grlmez; stelik, icbette grdkleri tuzak ve yanltma nedeniyle
onlar ile avam arasnda grnte hibir fark yoktur.
Hallerin egemen olduu kimseler ise, olaan st eyler gsterme zelliine sahiptirler; halbuki
bunun zararlar, faydasn karlamaya yetmez. Bu insanlarn bu gibi ilerde karlaabilecekleri en
kk afet, olaanst ileri izhrda nefislerinin bir zevk duymasdr; bu zevkin sahibi, hibir zaman
felah bulamaz.
***

el-Vasi
el-Vasi, ikrmlarnn bolluu ve nimetlerinin okluu nedeniyle geni olandr. Onun balarnn
okluu saylamaz, nimetlerinin says zikre hesaba smaz.
***
Bilinmelidir ki:
Bu ismin genel hkmlerinden birisi, balarn yaygnldr, bunlarn ilki ise, varlk kisvesidir.
Bunun ardndan ise, mevcudun beks ve maslahatnn bal olduu ey verilmesi gelir; mevcut bu
ey ile mesrur olabilecei gibi, ktle de maruz kalabilir, bununla beraber srur, talep edilen
eydir. Fakat bazen kendi bana gelebilecei gibi, bazen de kulu zdkten sonra gelebilir. Bu
zmenin nedeni, terkip mizac, ve mahallin arazlar kabul ediidir.
nk arazlar ve vakalar, varlk ve hakikatleri asndan tek hkmldr; aynda bunlarn eserleri,
ahslarn mizalarnn farkllna gre farkllar.
Buna rnek olarak, tat alma duyusuna safrann galip geldii kimseyi verebiliriz. Bu kii, bal ac
hisseder. yet bu kii, bal acdr derse, kendi zevkine ve bilgisine gre doru; buna karn acl
bala izfe ederken de yanl sylemi olur.
***
Nice mizalar vardr ki, bir ey ile lezzetlenirler, baka mizalar ise o ey ile elem duyarlar;
halbuki her iki durumda da o ey, birdir, hkm mahallerde, onlarn miza, zellik ve kbiliyetlerine
gre farkllamtr. Buna gre Haktan olan ey, sadece hayrdr; lezzet ve elem ise, kbiliyetlere
gre, ahsa gre deiir.
Tek bir ahs, bizzt faydal bir eyden zarar grebilir, nitekim scaklk ve soukluktan da eza
grebilir, biz biliyoruz ki, scaklk ve soukluk mevsimlerin yaratklar rzklandrmasn temin eden
sebeplerdendir. Bylece ahs, gelecekte faydal olacak bir eyden imdiki zamanda eza grr. Bu
durumda zarar, faydann ta kendisidir. Fakat insanlarn geneli bunu bilmezler, bunun nedeni el-Vasiin
katnda perde ve rtlerin fazlaldr. nk Hak, mafireti geni olandr, mafiret ise, rtdr.
Bylelikle, rahmet umm olduu gibi, rtler de umm olmutur.
Sadece varlk ile rtnlr; ayn zamanda varlk, zuhr ve izhr edicidir; bylelikle o, zuhr edilen
ey ile rtlmtr.
***

el-Hakm
el-Hakm, her eyi menziline indiren ve yerli yerine yerletiren demektir.
***
Bilinmelidir ki:
Hikmet, ilimden daha zeldir, nk ilim hikmetin dzenledii tarzyla malma iliir. Binaenaleyh
her hikmet sahibi alimdir; buna karn her alim hakm deildir.
Hikmet, muhakkike gre, rtbe olarak ilimden daha stndr. Bu nedenle Hak Tel, kendisine
bolca verdii nbvvet ve kitap ilminin yan sra, hikmet ile ve kitab ayrt etmekle[81] Davud (as.)
peygambere ikrmda bulunmutur.
Fasll-hitap, anlay sahibi iin gereken yerde veciz sylemektir. Nice yer vardr ki, dinleyenin
anlamas iin kelmn tekrarlanmas gerekir. Bu nedenle Hz. Peygamber, en dk derecede bulunan
insan gzetmek iin, konutuunda szlerini defa tekrarlard.
Binaenaleyh, bir yerde veciz konumay gerektiren hikmet, ayn ekilde baka bir yerde
tekrarlamay ve oka sylemeyi gerektirebilir. Hakim, bir eyin yle olmasna hkmeder;
mertebeler ise, zellikleriyle hkm kendilikleriyle gerektirirler. Bylelikle, o eye dair hkm
mertebelere ait olduu gibi, mertebeler hakkndaki hkm de o eye ait olur; neticede i/emir,
kendisinden yine kendisine dner.
***
Ehlullahtan bazlar, tertip srrn kefederler ve bu onlar korkuya ve hayrete sevk eder.
Bazlar ise, sadece hkm varlkta gerekletikten sonra bunu renirler, bylece onlar,
maslahatlarn bilmediklerini itiraf ederler. rifin himmet kuunun varabildii son nokta, cehaletiyle
unu renmesidir: Varlkta zhir ve vaki her ey, ilh hikmetin kabzasndadr ve o, el-Hakm ve elKdir in mertebesinden sadr olmaktadr.
te bu bilgi, kiiyi srekli ferahlatmak ve honut etmenin yan sra, nimetleri hzlandran mildir.
Tevekkl ve ileri Hakka havale etme de, buna dayanr; gayenin zail olmasyla zorlama ve gazap da
kiiden gider.
nk cehalet ve niza, maksada uygun olmayan eylerde ortaya kar. Mhede sahibinin ise,
hibir ey maksadyla elimez; onun gayesi, el-Hakmin srlarn mtalaa etmede silinmitir.
***

el-Vedd
el-Vedd, vellerini seven, vellerinin de kendisini sevdii, onlara muhabbet eden ve onlarn da
kendisine muhabbet ettii kimse demektir.
Vd, muhabbetin sbit olmasdr.
Dolaysyla, muhabbet takdir edilmi olduu iin gnahlar bu muhabbete tesir edemez. nk bu
muhabbet, kendilerini uzaklatrmak ve kovmak iin deil, kaza ve kader hkmyle kendilerine
inmitir.
***
Bilinmelidir ki:
Vd, muhabbetin bir mertebesidir. nk muhabbetin drt hali vardr ve her halin bilinmesini
temin eden bir ismi vardr.
Buna gre muhabbet, kalbe ilk d halinde heva diye isimlendirilir; bunun ardndan, kalpte
yerlemesi gelir, bu ise vddr; bunun ardndan, bu muhabbetin bakalarn ilgilerinden
arndrlmas ve temizlenmesi gelir, bu da hub diye isimlendirilir; son olarak, seveni sevdiinden
baka her eyden habersiz klacak ekilde kalbi btnyle kuatmas gelir ki, bu da aktr.
Buna gre, el-Vedd, sevgisi sbit olan demektir; u halde Hakkn kullarna muhabbeti sbittir,
nk sanatkar, rnn sever.
***
Seven, sevilenden rahmet talep eder; u halde, ilh sevginin zlem makm, ilk merhamet edilen
eydir.
zlem, sevilen ile kavumaya duyulan evkin zdr. Bu zlemden Hak, sevdiini mhede
ziynetiyle ssler, ona varlk kisvesini giydirir; mhede eden ve edilen arasnda ferahlatma
kaselerini dndrr. Bunun ardndan Hak, ceml baklarnn iretleriyle onlara hitap eder; onlar da
haller ve arzu lisanyla Ona hitap ederler.
Bunun ardndan Hak, meselenin seven ile sevilen arasnda rtl kalmas iin, O, pek afr/rten
ve vedddur[82] demitir. Binaenaleyh Hak, dilsizlik, krlk ve sarlk perdesinin ardnda bile
olsa, sevdiinin iitmesi, grmesi, lisan ve btn melekeleridir.
***
Halk mertebelerinden her bir fert, Hakkn tecelllerinin kendilerine yansd bir mazhrdr.
Binaenaleyh, sevenlerden bazlar, sevdiini dnyada mhede bilgisiyle tanr; bylelikle onun
baklarndan lezzetlenir, vakitlerinde ondan nimetlenir.
Baz sevenlerin ii ise, perde ortadan kalkncaya kadar, irfan halinde bekler. Bu insanlar, perdenin
ortadan kalkmasnn ardndan grrler ki: Kendileri perdenin ta kendisiymi.

u halde, lem insandr, insan, onun gzdr. nsanlardan (: Hakk) sevenler ise, gz bebei
mesabesindedir.
***

el-Mecd
el-Mecd, herkesin zerinde sahip olduu eref ile vlen demektir. nk mecd, szlkte eref
demektir.
Binaenaleyh o, bir mal olmakszn vellerinin en zengininin kendisini vd kimsedir; o da, kendi
adna olmakszn, onlara yeterli olmutur, bir gurubun katks olmakszn onlar azz klmtr.
***
Bilinmelidir ki:
Bu isim, eref, ycelik ve niteleyen herkesin nitelemesinden, herkesin tespihinden ve tenzh
eden herkesin tenzhinden daha yce olmak anlamlarna sahiptir. nk Hakk niteleyen herkes,
belirli bir zellik ile kalr; Hak ise, kendisini o zellikten tenzh eder. Hakkn kendisini bu nitelikten
tenzh etmesi, bu zelliin Ona ait olup olmamas cihetinden deil, aksine Hakkn snrlanmas ve
hususilemesi cihetinden yaplm bir tenzhtir.
nk azmeti yce Hak, okluun birliinin sahibidir; yoksa okluktan her bir ferdin birliinin
sahibi deildir. Halbuki niteleyen kimse, Hakk her bir ferdin birlii ile niteler; u halde byle yapan
kimse, u ilh hitapla muhataptr: Onlarn nitelemelerinden izzet sahibi Rabbin pek
mnezzehtir.[83]
Gklerde ve yerde Hakk tespih eden herkes, Onu bakasnn Ona dair itikadndan tenzh ve tespih
etmektedir. nk btn tespih edenlerin Hakka bak, cz bir baktr. Binaenaleyh, bir insann
Hakka dair ispat ettii bir ey, bakasnn Haktan nefyettii eydir. Halbuki her ikisi de, Hakk tespih
etmektedirler.
Bylece Hak, bakasnn ispat etmek yerine nefy ettii eyi ispat etmi; dieri de birincinin Haktan
nefyettii eyi ispat etmitir.
Bunun nedeni, salt gerein gerektirdii durumu bilmede dncelerinin eksikliidir.
***
(: Hakk) kayt ve mutlakl birletiren tespih ile ve onun zddyla sadece kuatc, kmil ve (:
ayn- sbitenin birbirlerinden ayrmadan ilh ilimde bulunmalar) cem ve (: ayn- sbitenin
hkmlerinin mufassal olarak ortaya kmas) tafsli mhede eden kul yapabilir. Bir hadiste,
yle denilmitir: Namaz klan kimse, Din gnnn sahibi dedii vakit, Hak Kulum beni vd
buyurur.
te bu, kmil rifin halidir. nk o, sadece irfan ve mhede diliyle konuur. Binaenaleyh rif,
ahitliiyle ve Hakkn din gnnn sahibi olduunu itiraf etmesiyle Hakk ven kimsedir.
Din gn, perdeli insann vehmettiinin aksine, dnya ve hirette ceza mertebeleridir. nk afetler,
bellar ve musibetler, insanlarn yaptklarnn karlnda birer cezadrlar. Bu balamda dnya ve
hiret arasnda herhangi bir fark yoktur.

u var ki, dnya mertebesindeki ceza, bazen dllendirilir ve affedilir, bazen ise affedilmez; buna
karn hiret hayatndaki cezann sahibi ise, dllendirilmez ve cezas silinmez.
***
Kullarn amellerinin kendilerine dnecei sbit olduuna gre, bu durumda Hakk vdkleri
mecdin de kullara dnmesi gerekir. Buna gre kul, Hakk takdis etmekle mukaddes; Hakk tenzh
etmekle mnezzeh; Hakk yceltmek/temcid ile kendisi de mmecced/yceltilmi olur.
Subhan ve Enel-Hak diyen kimselerin bu ifadeleri, buradan kaynaklanmaktadr.
Gerek fail ve amel sahibi, hibir orta bulunmayan Bir olan Hak olduuna gre, iddialar ortaya
ktktan sonra btn iler Hakka ekilir ve btn ameller Ona dner.
Btn i Ona dnecektir.[84]
***

el-Bis
el-Bis, genel anlamyla, mmknleri yokluktan varla; varlktan uyku ve uyanklk halinde
berzha; berzhtan hare gnderen demektir.
el-Bis, zel anlamda ise, mmetlere peygamberler gnderen kimse demektir.
***
Bilinmelidir ki:
Allah Tel, mmknleri yokluktan varla gnderdii vakit, yaratl aslnn gerektirdii izfetin
erefi nedeniyle insan trn yeryzndeki halifesi yapmtr. Sz konusu bu izfet, Hakkn insana
ruh flemesi ve insanlarn beden memleketlerinin idarecileri; zhiri ve btn organlarnn ve
kuvvetlerinin reayas zerinde hkm sahibi olmalardr.
Bylece Allah, nefisleri melikler yapm ve onlara lemlerden hi kimseye verilmemi eyleri
vermitir. Hi kimseye verilmemi olan ey, organlarnn kendilerine itaat etmesini Allahn hkm
olarak koymasdr. nk nefislerin emir verme zamanlar, organlarnn bu emirleri yerine getirme
zamandr.
Sonra, insanlarn btnlarna fikir elilerini gnderdii gibi, zhirlerine de yetlerini okuyan bir
takm eliler gndermitir.
***
Rislet, reaya arasnda deil, melikler arasnda olabilir. Buna gre cisimlere flenmi ruhlar,
mukaddes bir asldan olup, temizlik ve nezihlikle nitelenmi olsalar bile, kir tatl suya aclk ve sertlik
vb. kazandrd gibi, cisimlerin kiri onlara tesir eder.
Ruh da esasta temizdir; ruhun bulunduu mahal temiz ise, ruhun temizlii artar; mahal pis ise,
mizacnn tesiriyle ruhu bakalatrr.
Yaratklarn en temizleri, resul ve vellerdir, nk onlar, temizliklerini artrr dururlar. Bununla
beraber resul ve velilerin mertebeleri ise, bu konuda farkllar.
Ayn ekilde, ruhlar kirlenmi ve (: madde ile) karm insanlarn mertebeleri de farkl farkldr.
Buna gre, onlardan bir ksm mahallinin pisliinden dolay niza izhr eder; bir ksm, niza etmez,
bylece peygamberlerinin kendilerine gnderilmeleri, kendilerine bir rahmet olur.
Fakat, fikir elilerinin tasarruf edecekleri takdir edilmi olduu iin, her dnce sahibi kendi
dncesini doru bulur ve kendisine gre Allah, u hkme sahip olan kimsedir diye kesin bir fikri
benimser. Bu kimse bilmez ki, gerekte bu hkm, kendisinin meydana getirdii bir eydir. u halde
aklc, sadece tasavvurunun nefsinde yaratt eye ibdet etmitir, bu tasavvur da, itikat diye
isimlendirilir.
***

Hak (cc.), hkm verendir, hkme konu olan deildir; Onun mukaddes ztnn hakkati akl
tarafndan zabt altna alnamaz, aksine iin banda da sonunda emir, Ona aittir.
Herhangi bir itiraza maruz kalmaktan korunmu baarya ulaan kimsenin fikrinin itikat ettii ey,
Hakkn peygamberlerinin getirdikleridir. Hak (cc.) bu kimselere peygamberlerini sadece onlarn
kendisine hal elilerini gndermeleri zerine gndermitir; bu kullarn Hakka gnderdikleri
haller, grevlendirildikleri eyleri idare ederken kendilerini destekleyecek eyi Haktan talep ederler.
u halde i, onlardan Ona olduu gibi, ayn zamanda Haktan onlaradr.
Binaenaleyh, el-Melik melikl-mlktr.
***

e-ehd
e-ehd, kendisi hakknda kendisinden baka ilh olmadna ahit olan; yaratklar hakknda ise,
getirdikleri hayr ve erleri gren demektir.
Bylece Hak, rahmet ve mafiret ile yaratklarna nimetlerin kendisinden olduunu gsterir.
u halde O, srlar tefti eden; haberlere ise, pek yakn olandr.
***
Bilinmelidir ki:
lh emrin bir ksm, kendisine hi kimsenin isyan edemeyecei; bir ksm ise, kar gelmenin
mmkn olduu ksmdr.
syan edilemeyen ilh emir, herhangi bir vasta olmakszn mmknn aynna ynelik yaratma
hitabdr; bu da, ona ol demekle gerekleir, bylece o da, hemen olur.
Bu, muhatabn hi bir ekilde kar koyamayaca ilh emirdir.
Kar gelinebilen ilh emir ise, emrin hakkati deil, onun bir sfatdr. Bu, gereklemesini irde
etmeksizin herhangi bir fiilin ilenmesi veya terk edilmesiyle ilgili emirdir ki, gerekte o, ruhsuz
lafz-sr bir emirdir. nk emrin ruhu irdedir. Bu emirle mkellef olan insan ise, Hakkn
kendisinde onu yaratmasyla, bu emrin ortaya kmasnn mahallidir.
Hak ahitlie ol der o da olu verir. Bylece ahitlik, sadece hidin lisannn mahallidir ki, ahit
syleyendir. Bylece ahitlik, kendisinde ortaya kt eye nispet edilmitir; halbuki ahitliin
kendisinde ortaya kt eyin ahitlikte tekvin eklinde herhangi bir tesiri sz konusu deildir.
ahitliin yaratlmas/tekvin, Hakka aittir.
Dier fiiller de buna gre kyas edilmelidir.
***
Muhakkik ise, eyann hem kendi ztnda ve hem de bakalarnn ztnda Allah tespih ve zikreden
ayn olarak tekvinini mhede eder. yet bu fiillere masiyet/gnah ismi verilse bile, keif
sahibi, fiili hakknda verilmi hkmden soyut olarak mhede eder. nk o bilir ki, masiyetin var
olan bir hakkati/ayn yoktur. nk masiyet diye isimlendirilen ey, terktir; terk ise, herhangi bir
ey ve bir ayn sahibi deildir, binaenaleyh o, yokluun msemmas gibi bir eydir.
Yokluk, altnda varla ait bir eyin bulunmad bir isimdir. nk burada masiyetin nedeni,
yaplmam bir emir veya yerine getirilmemi bir yasaktr, bundan baka bir ey sz konusu deildir.
Buna gre, Namaz klnz denildii vakit, kii namaz klmadysa, bu durumda o sadece yok olan
bir eyi ilemitir; bunun herhangi bir varl yoktur. Ayn ekilde, yap denilip de, kii bunu
yapmam ise, bunun ierii varl bulunmayan yok olan bir eydir.

Kulun her nefeste bir ite/en olmas gerekir ve bu i, ona ait deildir. nk varlnda zuhr
eden i, Hakkn hviyetidir. O her gn bir itedir.
Bylece bu enler zuhr etmitir ki, bizim varlklarmz/ayn da bu enlerdendir.
Allah, yaptklarnz grendir.[85]
***

el-Hak
el-Hak, mevcut demektir; el-Hak, nnden veya ardndan btln kendisine gelemedii elVcddur.
nk o, yokluktan meydana gelmemi vcddur; ayrca kendisinden sonra da yokluk gelemez.
O, herhangi bir illet olmakszn haklar vcip klandr ve kendilerinden uzaklamakszn her eyden
uzaktr.
***
Bilinmelidir ki:
Hakkn kalbinden krlk perdesini kaldrp, sretlerde bakalamasnn hakkatini ve onlarda
halden hale girmesini mhede eden kimse, unu renir ki: lem, her nefeste geceyi ve gndz
deitiren Hakkn enleri nedeniyle bir bakalama ve deime halindedir. Buna gre, Hakkn
enleri bakalat ve ileri deitii iin her ey bakalar. Hakkn dnda delletten baka ne
vardr ki.[86]
yette zikredilen dellet, hayret anlamndadr.
Haktan baka halkn dnda hibir ey yoktur; onlarn varlklaryla da hayret ortaya kmtr;
nk o, hkmler bakalat iin halk diye isimlendirilmitir.
Ona varlnn vciplii asndan bakarsan, Haktr dersin; buna karn, imkn asndan
baklrsa, halktr denilir. Seyri slk eden saliin hali de byledir. O da, bazen Ben benim, O da
Odur der, bazen ise, Ben Oyum, O da bendir, bazen ise Ben de deilim O da deil der.
Bu, saliin Attnda sen atmadn, fakat Allah att[87] yetinin anlamn kef ettiinde byledir.
Bylece Allah yette nce nefy, sonra ispat etmitir. Bu ise, hayretin sebeplerinden birisidir. Hak,
tek bana varl vcip olmakla, Hakk btl zerine salar ve onu yok eder; bir de bakarsn ki btl
eriyip gitmitir.
***
Bunlar, Hakkn ezel ve ebed olarak her gn kendisinde bulunduu enlerdir. Ya hayalde veya histe
varla ait bir hakkati/ayn olan eyler yok olabilir. Yok olan ve sreti ortadan kalkan her hangi bir
ey, asla geri dnemez, nk geri dnmek, tekrardr ve Hakkn tecelllerinin bir nihyeti olmad
iin varln aynnn tekrar da sz konusu olamaz.
Hak ise, yok edip, zhir varlk snrndan kaldrd eyin yerine baka bir sret yerletirir. Buna
gre, btl bir sret, gerek bir sretin gelmesiyle ortadan kalkabilir. Binaenaleyh sret, gelii
asndan hak, yok oluu asndan ise, btldr.
Buna gre sret, yok eden ve edilendir. Bu srrn ortaya kmas halinde, birisi Enel-Hak
diyebilmitir.

nk veli, sadece hal lisanyla konuabilir.


***

el-Vekl
el-Vekl, yeterli demektir. Bunun anlam, kullarnn maslahatlarna kendisini vekl edinip, buna
yeterli gelen ve menfaatleri bulunan eylerle onlar zengin klan demektir.
O da, kullarn belirli bir sreliine kendi menfaatleri uruna tasarruf etmeye vekl klmtr.
Binaenaleyh bu menfaatler, kendilerinde menfaat elde etmi olmalar cihetinden kullara; Hakkn
hamdini tespih etmeleri itibariyle de Hakka ait eylerdir.
***
Bilinmelidir ki.
Vekalet, hayat gibi, var olanlarn/ekvan mertebelerine siryet eden ilh bir rtbedir. Buna gre,
kevnde olan her ey canl olduu gibi, her ey ayn zamanda vekldir. Szne ve ikrrna Hakkn
vekl olduu kimse, doruya isabet eder; kim bilmez ve gafil olursa, hal ona vekl olur. Hal lisan,
sz lisanndan daha konukandr/entak.
Vekl, mvekkilinin hkmyle, sadece kendisine izin verilen hususlarda tasarruf edebilir ve
kendisine emnet edilen eylerde snr amaz; u halde o, kesin dell sahibidir.
Vekline unu niin yaptn diyen kimseye iin hakkati kef olunur ve grr ki: O, kendi istidat ve
zelliiyle tepki gsterdii eyi vekline yaptrmtr.
***
Kim Allaha tevekkl ederse, O ona yeter[88] yeti, una iret etmektedir: nsan varlk varlk
dairesinin son mertebelerinde zuhr edip, ilh varlk sreti onunla kemle erdii iin, insan -hi
kukusuz ki- kenz-i mahfi/gizli hazine hakkatlerini mhede etmitir. Binaenaleyh insan, son
mevcut ve ilk maksattr. u halde Allah insana yettii gibi, insan da Ona yeter.
yle ki. Mmkn kendisini sadece Hak ile bilebilir. Binaenaleyh Hak, insann iinin nihyette
kendisine varaca gayesidir. O halde Hak, insana yeter.
lh sfatlarn zuhru mmknn varlna bal olup, ortada da kendisinden baka bir varlk
mertebesi bulunmaynca ki, mmkn mutlak varlk/Vcd- Mutlak ile mutlak yokluk arasnda bir
perdedir- bu durumda mmkn iki hkm tayan ve iki taraf kendinde birletiren eydir.
Buna gre varlk mmkne nispet edilirse, varlk nrunun zuhru kendi zerinde gerekletii iin,
bu dorudur; yokluk mmkne nispet edilirse, yokluk karanlnn kendisindeki kalnts nedeniyle,
bu da dorudur.
Mmknn varlyla madm mevcuddan ayrlr. u halde mmkn, iki deniz arasnda bir
berzhtr; ztyla her iki taraf da kabul edicidir.
yet, madmun bir lisan olsayd, kukusuz ki, onun sreti zerinde bulunduunu dile getirirdi;
nitekim varlk da onun sreti zerinde bulunduuna hittir.

Bu nedenle de ona kafi olmutur.


***

el-Kav
el-Kav, kdir demektir. el-Kav, sahip olduu izzet ve ztlar birletirmek gcyle gl olandr.
***
Bilinmelidir ki:
Bu ismin eserlerinin hakkati, sadece kuatc/cami kul zerinde zuhr eder, sz konusu kul, insn-
kmildir. Bu nedenle, dem yaratlmadan nce G ve kudret sadece Allaha aittir ifadesi
iitilmemitir.
Bir rivyette, u bildirilmitir: Cebrail (as.), deme Beytullah tavaf etmenin rknlerini
retirken kendisine yle sylemitir.
- Biz, sen yaratlmazdan binlerce ksur sene Beyti u ekilde tavaf ederdik.
Bunun zerine dem, yle demi:
-Peki Beyti tavaf ederken ne okurdunuz
Cebrail:
-Subhanellahi vel-hamd lillahi, vela ilhe illellahu vallahu ekber/Allah tenzh ederm, hamd
Ona mahsustur, kendisinden baka ilh yoktur ve Allah en byktr, derdik.
Bunun zerine dem yle demitir:
-Ben bu sylediklerinize Vela havle vela kuvvete illa billahil-aliyyil-azm ifadesini
ekleyeceim.
Bunun zerine bu zikir, deme tahsis edilmitir.
***
lh sfatlardan hibir sfat kalmamtr ki, dinde demin vrisleri olan kmillerin varlk
aynalarnda zuhr etmi olmasn.
Mmkn, ilh iktidarn zuhr mahalli olduu iin, vcdun gcyle kendi zayfln telafi etmi,
bylelikle, bazlarnda iddia ve ekime ortaya km, talep edilen eyin eserleri kimi insanlarda
zuhr etmitir. Bunun ardndan, ilimden sonra bir ey daha renmeleri iin, ikinci zayflk
kendilerine ide edilmitir.
yle ki. Dnya, doum anndan itibaren insan yalla tar, bylece onu btnlktan berzha
ulatrr; hiret yaratlnda niza ve iddialardan kaynaklanan kukularndan arnm bir kuvvete
istidat kazanmak iin, berzh beiinde onu terbiye eder.
Bu, ismin btnnn hkmdr, zhirinin eserlerinin hkm ise, bu kuvvetten ibaret olan zayfla

varncaya kadar kevn mertebelerinin czlerine siryet etmitir. Zayf hakknda zayfl glendi ve
ona kar zayfl glendi denilir. Zayflk, harekete kar gl bir engeldir; bylece kuvvet,
zayfla nispet edilmi ve zddyla nitelenmitir.
te bu, kuvvetin btn eyaya siryet etmesi durumudur, bunda anlayan kimseler iin iret vardr.
***
nsanlarn ounluu bu hkmn srrnn genelliinden habersizdirler, bu nedenle Hak gl
olduklarnda kendisinden yardm dilemelerini emrettii gibi, bu yardm kabulde de kendisinden
yardm dilemelerini emretmitir. Buna gre, mmknn Hakkn kendisine teklif ettii amelleri yerine
getirme gc olmad gibi, sadece kabilin kabulyle zuhr edebilecek herhangi bir eydeki Hakkn
iktidar da mmkn kbilin varlyla gerekleebilir.
u halde, blnmemi mutlak bir kuvvet sz konusu deildir. te bu, Hakkn (: kutsi hadisteki) Ben
namaz benim ile kulum arasnda taksim ettim ifadesindeki srdr, nk namaz, ancak kabul ve
iktidar ile tamamlanr.

el-Metn
el-Metn, iddet ve metnet sahibi demektir. O, askere ve yardma muhta deildir, fiillerini
yaparken kimseden yardm istemez.
***
Bilinmelidir ki:
Mnlardaki metnet, cisimlerdeki kesiflik gibidir. Hakkn metnetinin bir yn, Onun Allah
ismini lafzda veya yazda baka birisinin kendisiyle isimlenmesinden korumu olmasdr. Bylece,
bu isimden ebed olarak sadece Hakkn hviyeti anlalr. Binaenaleyh, Hakka bu isimden daha iyi
baka bir dell yoktur; bunun yegane istisnas insn- kmildir. nk insn- kmil, Allaha bu
kelimeden daha iyi dellet eder.
Bu nedenle Hak, insn- kmili kelime diye isimlendirmitir. Buna gre, Allahn kelimesi ancak
insn- kmil ile konuur/natk; buna karn insan kelimesi ise, kendiliiyle konuur. u halde insan
kelimesi, Hakkn hviyetine dellet eden en gl delldir.
Hz. Peygamber, yle buyurmutur: Allahn velleri, grldklerinde Allahn hatrland
kimselerdir.
***
Metnet hkmleri, sadece insann aynasnda zuhr eder, bu ayna, his derecelerinin sonuncusu olan
muhayyile gcdr.
yle ki: Hayal lemi, imknsz mmkne ilhak etmesi ve iki zdd birletirmesiyle, Hakkn
varlna en ok benzeyen eydir. nk bir ahsn nispetleri oaltlp, ayn anda baba, oul, kul,
efendi olabilir; o ise, biztih deimez.
Hayal leminin imknsz mmkne ilhak etmesine de yle bir rnek verebiliriz. Bir insan
uykusunda varl imknsz bir eyi mevcut olarak grr. Bu durum, hi kimsenin inkr edemeyecei
bir husustur.
Btn bunlar hayal mertebesi mmkn klar.
***
Bu ismin hkm en ok keif ehlinde ortaya kar: Hakka nazar dell ile inanan kii, kendisine bir
phe geldiinde bu phe inancna zarar verir ve onu bu kukuyu gidermeye veya daha gl bir
delil ile inancn pekitirmeye sevk eder. yet metnet, bu kiinin itikadnn zelliklerinden birisi
olsa, gelen kuku kendisine tesir etmezdi.
u halde metnet, nazar kaynakl itikattan mnezzeh Hakka aittir. O, muhakkik-rifin kendisine
dayand kimsedir.
rif, metanetinin kadri nazar ve idrk tavrndan yksek olmas nedeniyle Onun mahiyetini de

bilemez. Nitekim (: Ebu Bekir) Sddk yle demitir: drkin yetersizliini idrk de bir idrktir.
Buna gre, onun bilinemeyeceini bilmekle birlikte istinat edileni bilmek, onun bilinemeyeceini
sylemenin ayndr. u halde Hakkn metinlii, onun perdesidir, binaenaleyh o da bilinemez.
***

el-Veli
el-Veli, yardm eden demektir. O, dostlarna yardm eden ve dmanlarn kahreden kimsedir.
Buna gre veli, Hakkn hkmlerine gzelce riayet etmesiyle, yardm edilmi/mansur; dman ise,
akiliinin hkmyle kahredilmitir.
Allah Tel yle buyurmutur: Allah imn edenlerin velisidir, onlar karanlklardan nra kartr.
nkr edenler ise, tautun dostlardr. Taut onlar nrdan karanlklara kartr.[89]
***
Bilinmelidir ki:
Bu ismin hkm, mminlere yardmla ilgili olarak, iki trldr: Bunlardan birincisi, onlar yokluk
karanlndan varlk nruna kartmakla genel anlamda yardm etmesidir; ikincisi ise, kendilerine ait
ilmin darlndan Allaha dair ilmin geniliine zel anlamda kartmakla yardm etmektir.
Bu, rifin perde karanlklarndan mhede aydnlna kmasdr. Bylelikle kendisinden gizli
olan eyi mhede eder.
Buna gre, birinciye gre kulun varl Hakkn varlnn feri; ikinciye gre ise, Hakkn ilmi kulun
ilminin feri olur. nk kulun Hakka dair ilmi, kendisine dair ilminin feridir. Nitekim Hz. Peygamber
(as.), yle buyurmutur: Nefsini bilen Rabbini bilir.
u halde o, dellin ta kendisidir.
***
Tautun kendi dostlarna yardm etmesi ise, eitli ekillerde olabilir. Bunlardan birisi, cennet
nimetlerinden zarar grecek bir mizata olmalar nedeniyle, onlar cennete girmekten al
koymasdr; nitekim pislik bcei, gl kokusundan zarar grr.
Mminlere yardm etmek zerimizdeki bir haktr[90] yetinde belirtildii tarzda Hakkn dnya
hayatnda mminlere yardm etmesine gelince: Burada mminler kelimesinin bana gelen
mrifelik taks cins ifade ediyorsa, bu durumda imn ile nitelenen herkes yardma mazhr
olmutur.
Bu nedenle, btla inanan kimseler, bazen hakka imn eden kimselere galip gelebilirler. Onlarn
mminlere galip gelmeleri, btla inanm olmalarndan kaynaklanmaz; aksine bunun nedeni,
imnlarnn kesin olmas ve inanlarnn gcdr. Onlar, btl olsa da ona inanmlar, inanrken de
onun hak olduunu dnmlerdir.
Burada bir sr vardr: mn sahibinde glendiinde, bu durumda imn o kiiye zayfa kar zafer
kazandrr. Mrik de, tevhide ya da risletin bir ksmna inanmasa bile Allahn varlna inanr. u
halde o, bir adan hakka imn etmi kimselerdendir. Fakat onun imn, birlii cihetinden Hakka imn
eden mminin imnnn gcne ulaamaz.

Bu, Hakkn btl ehlini mmin diye isimlendirmesinin srrdr. Onlarn pek ou, irk kotuu
halde Allaha imn etmilerdir.
***

el-Hamd
el-Hamd, ven/hamid demektir. O, kk bir itaati bile ver, pek ok sevapla dllendirir.
El-Hamd, kendisini kendisiyle icml olarak; btn hamd sahiplerinin hamdiyle de tafsl olarak
ver. Bylece o, mahmd/vlen olmakla, btn sen sahipleri ona vgde bulunurlar. nk
sennn neticeleri, kendisine dner.
Hakkn fal kalbndaki btn isimleri, vad delletle hem ism-i fail ve hem de ism-i meful anlam
tar. u halde bu ismi itibariyle Hak, hem hamd eden/hamd ve hem de hamd edilendir/mahmd.
Hamdin srrna sadece bu makmn sahibi muttali olabilir. u halde, ilh isimlerin ilmini Hz.
deme tahsis ettii gibi, sen ilmine de sadece Muhammed (sav.) tahsis edilmitir.
***
Bilinmelidir ki.
nsan, lezzet ve elemleri ayrt eden bir miza zerinde yaratlmtr; elemler ile zarar grr ve
hznlenir, buna karn lezzetler ile faydalanr ve mutlu olur. Bunlar, kevnin hallerinden iki haldir. Bu
durumda, insann faydalanmas kr ve bu konudaki ibdeti de hamd diye isimlendirilir. Bunlar
da, Hakkn enleridir.
enler, vcd tecelllerdir. Vcd ise, srf hayrdan ibarettir, u var ki, hkmleri kbiliyetlerde
farkllar. Buna gre nice ey vardr ki, bir insan kendisiyle lezzetlenir, buna karn baka bir insan
ayn ey ile elem duyar. Halbuki her iki durumda da elem veya lezzet meydana getiren ey, tektir ve
onda herhangi bir blnme sz konusu deildir; sadece kbiliyetlerine ve istidatlarna gre
mmknlerde o eyin hkm farkllamaktadr.
Ayn ekilde Hz. Peygamber, sevindiinde yle derdi: Hamd nimet veren ve ihsanda bulunan
Allaha mahsustur. Bylece peygamber, hamdi hkm ve eserinin snrllyla snrlard.
Skntdayken ise yle derdi: Her halde Allaha hamd olsun.
Bu hamd, mutlakl ve her eyi iermesi itibariyle, sevin halindeki hamdden daha byktr.
nk Hakkn nimet vermesinin bir yn de, sknt halinde bulunan kimseye vgy ilham etmesi ve
onu kendine hamd ettirmesidir. Bylece onu arlktan ve azaptan korur. Bylece, Hak kendisine
ilham ettii hamd ile btnna afiyet verir, bunun ardndan da, skntsn gidererek afiyetini daha da
artrr.
***
Bilinmelidir ki:
Keif tavrna gre lemdeki her lafzda bir sen bulunur; keif ehli, bunu mhede eder.
Sena, Allaha dner. Sennn zemme dnk bir vechi olsa bile, ehl-i hakka gre bu sennn da
vlen bir ynnn olmas gerekir; bununla beraber, iiten ve syleyen buna muttali olamayabilir.

Buna gre zemmedilmi olmas cihetinden sennn herhangi bir dayana yoktur ve hakknda
hkm verilemez. nk zemmin dayana, yokluktur, bu nedenle zem, kendisine iliecek bir ey
bulamaz. Bylece ortadan kalkar ve geriye Hamd Allaha mahsustur kalr.
***
Hamd edenin maksad Hak veya bakas olabilir. yet kiinin hamdindeki maksad Hak olursa, hi
kukusuz, ehline hamd etmitir; Hakkn dndaki birisine hamd etmi ise, sadece kendisinde grd
keml sfatlar ve gzel niteliklerle ona hamd etmitir. Bu zellikler ise, ya yaratlnda bulunmalar
veya ahlak olarak edinirken kazanmas itibariyle, rubbiyet mertebesinden kendisine ikrm ve
balanmlardr. Bu sfat ve zellikler, Hakka dnerler.
u halde sen, iin sonunda Hakka dner.
***
Hamdin mertebesi vardr: Bunlarn birincisi, hamd edenin kendisini hamd etmesidir; ikincisi,
bakasn hamd etmesidir. Bu iki ksm pheye maruz kalr ve phenin ortadan kalkmas iin hal
karinesine muhtatrlar. ncs ise, hamd lisannn hamdidir. Bu, ihtimalin kendisine siryet
edemeyecei hamddir. nk bu, sftn sfat sahibiyle bulunmasnn ta kendisidir.
Buna gre, sfat sfat sahibinin ve niteleyenin kendisi olursa, bu durumda hamd, hamd edenin ve
edilenin kendisi olmaktadr.
***

el-Muhs
el-Muhs, malmlar bilen demektir. O, zhirlerde olan eyleri gren, gizliliklerde bulunan
eylerden haberdar olandr.
***
Bilinmelidir ki:
hsa, ihtadan daha dar anlamdadr. nk ihta, madm ve mevcudu kuatan genel hkml bir
kelimedir, buna karn ihsa ise, sadece mevcut hakknda olabilir. hsa edilen her ey, ayn zamanda
ihta edilmi iken, ihta edilen her ey ihsa edilmi deildir.
hsa, nefeslere varncaya kadar varlk mertebelerine siryet etmitir. u halde bu ismin hkm,
kulun nefeslerini ve amellerini de sayar; kulun kk ve byk btn amelleri gz ard edilmeksizin
hepsi saylr.
***
hsa iki trldr: Birincisi, bir vastayla ihsa, ikincisi ise, vastasz ihsadr.
Buradaki vasta, kulun lafzn yazan koruyucu melektir; sz konusu bu lafz, kulun amelinin ruhu
deil, sretidir. Buna gre, kul bir laf syleyip, onu ifade ederse melek o kula bu lafz syletenin kim
olduuna bakar ki, hi kukusuz bunu syleten Haktr. Bunun zerine melek, beraberlik nrunun bu
lafz syleyene sylettiini grr ve Hak karsndaki edebin gerei bu lafz korumaya alr.
yet kii herhangi bir amel ilerse, melek kiinin bu ameli ilediini bilir, fakat sadece telaffuz
ettii eyi yazar. u halde melek, ikrrn hididir, yoksa amellerin hidi deildir, nk o, amelde
kulun niyetlerine muttali olamaz.
***
Bu nedenle meleklerin ho karlad bir takm ameller alnr ve sahibinin yzne arplr, nitekim
bir rivyette byle olaca bildirilmitir.
u halde melek, kulu gzetler ve dilinin hareketini Allahn izni ile yazar. Allah ise, kulun
maksadn, gnlndekini ve bu ameli yapmadaki niyetini grr, bu niyete kar kskanlndan
melekten onu gizler. Nitekim Allah, insan trnden gizli kimseleri de saknr. Bu insanlar, lemde
bilinmeyen kimselerdir, bylece tannmalarn temin edecek herhangi bir ey onlardan veya onlarn
hakknda sadr olmaz.
Onlar, lemde Allahtan bakasn grmezler ve Hak sayesinde lemden habersiz kaldklar iin
lemin ne olduunu dahi bilmezler. Onlarn srlarnn eserleri, kevn mertebelerini mildir.
Hak (cc.), kulunun niyeti ile melein onu grmesi arasna girer, kendisi o niyeti stlenir, kulun
ihmalkarlndan veya kusurundan dolay eksik brakt eyi tamamlar. Nitekim Hak, bir rivyette
yer ald gibi, dalardan daha byk oluncaya kadar artrmak zere sadakalar kabul eder.

***
hsa, Hakkn enlerinin aynsdr, Hakkn enlerinin ise herhangi bir sonu yoktur. yet dnya
hayatnn hkm sona ererse, hi kukusuz ki, Hak hiret hayatnn enlerine balayacaktr; bunlarn
ise, nihyeti sz konusu deildir.
Binaenaleyh, ilh enler biti kabul etmedikleri gibi, ihsa da bir nihyete varmaz.
***

el-Mbdi
el-Mbdi, izhr ve ina eden/el-Mni demektir. el-Mbdi, icat etmekle yaratmay/halk ortaya
kartandr.
Buna gre mebde olmak ilk rtbedir. Bu, el-Mucidin rtbesidir; ikinci rtbe ise, mmkne ait
son rtbedir.
Mmknn varl asndan asla birinci rtbeden pay olamaz; sadece dier rtbe kendisine ait
olabilir, Hak ise, onunla beraberdir. Buna gre, mmknlerden varlkta nce olan ve sonra gelen,
rtbe asndan eittir, nk sonralk, btn mmknleri kuatr.
El-Mbdi, mmknleri kendi mertebelerinde izhr edendir; el-Mbdi, balangta ve sonra imkn
trnn aynndan her birisinde mebde hkmne sahiptir. u halde el-Mbdi, daima bu
zelliktedir, nk o, srekli aynn yaratmakla varlk mertebelerinin hadlerini korur.
***
Bilinmelidir ki:
Btn ilh isimlerin el-Mbdi isminin icat ettii eylerde bir hkm bulunduu gibi, bu ismin de
btn ilh isimlerde bir hkm vardr.
Yarat her eyden mtel olan El-Mbdi, dnya ve hirette Yaratcdr.
***

el-Mud
el-Mud, Yaratan olmas cihetinden fiilin aynn ide eden demektir. nk lemde tekrarlanan
hibir ey yoktur: Her ey, meydana gelen misller, var olan ayn, ve yeni yaratmadan/halk- cedit
ibarettir.
Hak, bir eyi yaratmay bitirdiinde, baka bir yaratmaya dner, yoksa varlktan giden eyin aynn
ide etmez, nk Hak byle bir eye gerek duymaz. Nitekim bu durum, u yet-i kermede
belirtilmitir: O, halk meydana getirir ve sonra onu ide eder.[91]
Burada Hak, yaratlan deil, fiili kast etmektedir, nk yaratlann ayn, varlktan zail olmu
deildir ki, Hak onu yenilesin.
***
Zhir ehlinin hiret hayatnda nefislerin ve cisimlerin yenilenmesiyle ilgili benimsedii gr, ehl-i
kefe gre bu yenileme deildir; o, sadece dnya hayatndan berzha, berzhtan mahere, maherden
cennete ve cehenneme intikalden ibarettir.
Hak, srekli yaratr ve yaratmaya dner. Binaenaleyh Hak, el-Mbdi ve el-Muddir; her eyi
yaratan ve kendi enini yenileyendir. Bunu yle bir rnekle aklayabiliriz: Bir vli, herhangi bir
konuda bir hkm verir, hakknda hkm verilen eyde bu hkm sona erince, vli bu ii brakr ve
baka bir ey hakknda hkm vermeye geer.
Binaenaleyh, yenileme hkm, hakknda hkm verilen eyde deil, hakimin fiilinde ve hkmnde
bkidir.
***

el-Muhyi
el-Muhyi, yaratl kabul istidad olan her ayn varlk ile ihya eden demektir.
***
Bilinmelidir ki:
lh hayat srr, btn mevcutlara siryet etmi, bylece btn mevcutlar, Hakkn hayatyla canl
olmulardr.
Buna gre baz mevcutlarn canll, bakan kimselere grnrken, bazlarnn hayat ise, dnya
hayatnda peygamberlerin ve baz vellerin dndaki sradan insanlara gzkmez; sz konusu veller,
her eyde bulunan hayat srrnn kendilerine kef edildii kimselerdir.
Her eye hayatn siryet etmesi sayesinde her ey, Yaratclarnn sensn tesbih ederek
natktrlar; sadece canl tespih edebilir.
***
Fakat, mevcutlarda iddia ortaya km ve bylece her canl, hayatnn kendisinden kaynaklandn
zannetmitir; kalbinden gaflet ve cehalet rts kalktnda ise, iin inandnn aksine olduunu
mhede etmitir. Bylece renmitir ki, her eyin hayat Hakkn hayatndan gelen bir feyizdir.
O, Haktr ve bir eye hull etmekten ve mahalden yce olan el-li ve el-Kebir dir; sadece nispetler
ve izfetler vardr. Nitekim Allah Tel (: kutsi hadiste) yle buyurmaktadr: Ben onun iitmesi ve
grmesi olurum.
Ayn ekilde hayat ve ilim de birer nispettir.
***

el-Mmt
el-Mmit, varlklar/ayn, dnya yaratlndan berzha, berzhtan hiret diyarna intikal ettirmekle
ldren demektir. nk mhede ehline gre lm, perdeli insanlarn vehmettikleri gibi,
gerekte/nefsl-emir haytn izale edilmesi deildir. Nitekim ehit, ilh nasla bildirildii zere,
diridir; halbuki o, perdeli insana gre ldr.
u halde lm, aynn dnya mertebesinden baka bir mertebeye intikal etmesi; ruh vlisinin
Hakkn bu lemdeki vlilik dneminde kendisini idare etmekle grevlendirdii bu cismn ehirden
azl edilip, intikal ettii lemden baka bir vlinin onun zerinde grevlendirilmesidir. nk ehir,
maslahatlarn gzetecek bir vliden yoksun kalamaz.
***
l, bir eyi kabul etmek veya hareket gibi tasarruflar ortadan kalkm olsa bile, kendiliinde
diridir. nk l, hal ile dirilerde tasarruf eder; bu tasarruf, dirilerin onu kefenleme ve defin
ilemlerini yerine getirmeleridir.
Gerek l, Hakkn hayatnn mhedesinin ve feyzinin siryetinin kendisine elik etmedii
kimsedir. Bu mhede olmaynca o, hayat kendisine nispet eder, nk Hak, byle bir perdeli kii
iin lmtr. u halde byle bir insan, gerek anlamda ldr.
Binaenaleyh, cahil ve perdeli kimse, gerekte ldr; l ise, muhakkike gre diridir.
***

el-Hay
el-Hay, sadece hayat sahiplerinin vasflanabilecekleri zelliklerin kendisine nispet edilmesinin
kesinlii nedeniyle el-Haydr.
***
Bilinmelidir ki:
Kadim ve Hayn hayat, karsnda duran herkesi aydnlatan gne iin gne gibidir; biztih
Hay da kim grrse canlanr ve hibir ey ondan gizli kalmaz.
Her ey canldr. Eyann hayat mutlak el-Hayn hayatnn onlarn zerindeki bir feyzi olduuna
gre, ayn- sbite, sbitlikleri halinde canldrlar. yet onlar canl olmasalard, Hakkn celline
layk bir kelm ile Kn/Ol szn duyamazlard.
Binaenaleyh ayn- sbitenin bu kavli iittikleri ve Hakkn emrine icbet ettikleri sbit olduuna
gre, onlarn hayat sahibi olduklar da kesinlemitir; onlarn hayatlarn ise, sadece kmillerden
muhakkik olanlar idrk edebilir.
***
rif, bu mhede ile daima temiz bir hayat iinde bulunur. Bu, ehl-i kefin en byk nimetlerinden
birisidir ve en lezzetli yaamadr.
yet sradan haytn elemleri onlarda tezhr ederse bile, bu onlarn hayatlarnn temizliine ve
yaamlarnn lezzetine bir zarar vermez. nk cismn elemler, ruhn nimetlere kar koyamaz,
aksine ruhn nimetlerin darbesi karsnda silinip giderler; bunun nedeni, mnnn srete stn
gelmesidir.
Perdeli insan velide bir sknt grdnde, bunu, sknt, gam ve hzn gibi bir bela kendisine
geldiinde kendindeki haline yorar; halbuki belann velinin nefsindeki hkm, bu perdeli insann
vehmettiinden farkldr. nk veliye gelen eyin sreti, bela, fakat mns ise, sadece ehlinin
anlayabilecei bir afiyet ve nimettir.
***

el-Kayym
el-Kayym, her nefsin elde ettii ey zerinde kim oluu nedeniyle kayymdur.
***
Bilinmelidir ki.
Tarikat erbabnn bir ksm, kayymluk zelliini ahlak edinmeyi men edip, bu zelliin Hakka
mahsus eylerden olduunu ileri srmlerdir. Ehl-i kefe gre ise, bu sfat ahlak edinilmek ve
vasflanmak noktasnda en hak sahibi niteliktir. Bunun nedeni, bu sftn her eye siryet etmesi ve
kevni hakkatlerin ve ilh isimlerin bununla kim olmalardr.
Kayymluk, liztih Hayn bir sfat ve nat olduuna gre, el-Kayym her durumda el-Hayya
elik etmitir. Hi kukusuz, el-Hay ismi kendilerine siryet ettii iin her eyde hayat bulunduu
sbit olmutur. u halde, her ey hay/diri olduu gibi, ayn ekilde her ey, kendilerine kayymluk
siryet ettii iin kimdir.
yet sz konusu bu siryet olmasayd, mmknlerin ayn Allah iin ibadet edenler olarak ayaa
kalknz ifadesi iin kim olmazlard. u halde, kayymluk hkmleri ve bunlarn eserleri, nce
mnev hakkatlerde ve gayb enlerin mertebelerine, nrn ruhlarn bastliklerine ve ilh isimlerin
tecelllerine; ikinci olarak insan-keml kuatc ve birletirici nefislere ve nefeslere; nc olarak
da mnev hakkatlere dellet eden lafz ve zihn harflerin hakkatlerine siryet etmitir.
yet, bu zellik mnev-ulv hakkatlere siryet etmemi olsayd, vcd varlklar/ayn sbitlik
hallerinden harice kamazlard.
yet kayymluun nefeslerdeki eserleri olmasayd, bast harflerin sretleri zuhr etmezdi. Dellet
ve iret eden harfler birlememi olsayd, vcd kelimelerin zuhru sz konusu olmazd.
***

el-Vcid
el-Vcid, talep ettii eyi bulan demektir.
Bunun anlam, her ey kendisine muhta olduu halde, kendisi her eyden mstani kalan
Zengin/el-Gani demektir.
u halde, ne birisi ona yardm edebilir ve ne de bir talip kendisine katlabilir.
***
Bilinmelidir ki:
Bu ismin eserlerinin zuhru, sekinlere egemen olur. Bunun nedeni udur: Allah Tel emrinin her
eye ilediini ve hkmnn her eye ulatn grd gibi, ayn ekilde rifler de, her eyde Hakk
bulurlar ve grrler. Bununla beraber, rifler, herhangi bir ayrm olmakszn vcdun hakkat
birliini/ahadiyyet aynil-vcd grrler. Nitekim herhangi bir insann sz gelii Ahmetinhakkatinin birlii de mhede edilir. Buna gre, varlkta sadece Ahmetin bulunduu takdir edilmi
olsayd, o, hibir eyden ayrt edilmezdi. nk (: bu takdire gre) ondan baka hibir ey yoktur.
Fakat sz konusu ahsn zlarnn ve czlerinin mertebeleri birbirlerinden farkllarlar. Buna
gre Ahmetin aya elinden, ba gsnden ve kula gznden ayrlmtr. Ayn ekilde, btn
kuvvetlerinden de her birisi bakasnn sahip olmad bir hkme tahsis edilmitir.
Bylelikle sretler, kendisinde farkllamann sz konusu olmad bir tek aynda birbirlerinden
farkllarlar. Ayn ekilde, mmknlerin mertebelerinin ayn da Vcd- Mutlak iin
mmknlerden birisine ait azalar gibidir.
yet Allahtan baka bir ilh olsayd, hi kukusuz fesat kartrlard.[92]
***
arinin isimler diye ifade ettii nispetlerin her birisinin bakasnn sahip olmad bir mns
vardr ki, bu mn, Hakkn ztna mensuptur. Bu mn, kelm ehline gre sfat, tasavvuf ehlinden
olan muhakkiklere gre ise nispet diye isimlendirilir.
Nispetler ise, birbirlerinden farkl farkldr. Buna gre, er-Rahmn farkldr el-Kahhar farkldr;
kelm farkldr, hayat farkldr.
***
Nispetler, vcd olmayan makul hakkatlerdir. Zt ise, tektir/vahidetl-ayn, kendisinde oalma
sz konusu deildir. nk herhangi bir ey, nispet ve izfetlerin hkmleriyle deil, sadece vcd
ayn ile oalabilir.
Hak Tel ise, ztnn mutlak ve mukaddes birliinde, oalma ve bakalamadan mnezzehtir;
bununla beraber Hak, isim ve sfatlarn hkmlerinin okluunu grr.

***
el-Vcidin herhangi bir eyi talep edip de o eyin meydana gelmemesi mmkn deildir. Bu
balamda, Hakkn imn etmemi kafirlere imn etmeleriyle ilgili hitab hakknda perdeli
kimselerin zannettii ey ile muhakkikin anlad ey farkldr: Muhakkike gre bu hitaba ramen
onlarn imn etmeyilerinin sebebi, Haktr, nk Allah, onlara tevfik ihsan etmemitir. yet Allah
Tel, onlarn mahallerinde imna ol diye hitap etmi olsayd, hi kukusuz ki imn kendisine
emredilmi yerde gerekleirdi.
Halbuki el-Vcidin irdesinin konusu, sadece emretmektir, yoksa kafirin varlnda imn
meydana getirmek bu irdenin konusu deildir. Hi kukusuz, el-Vcidin irde ettii ey de
gereklemitir.
***

el-Mcid
Bu ismin hkmleriyle ilgili aklanmas gereken hususlar el-Mecd isminden bahs edilirken
belirtilmitir.
***

el-Vahid, el-Ehad
El-Vahid-el-Ehad, ulhiyeti cihetinden blnmeyen demektir. Onun varl hi kimseye bal
deildir ve hi kimsenin hkm ona ilemez.
***
Bilinmelidir ki:
Bu ismin ieriinde genel iin bir mit, sekinler iin ise fetih vardr. Bu, Hakkn herkese dnk
hitabdr: Sizin ilhnz tek olan ilhtr. Kendisinden baka ilh yoktur.[93]
Haktan bakasna ibdet edenler ise, yle demilerdir: Biz onlara sadece bizleri Allaha
yaklatrmalar iin ibdet etmekteyiz.[94]
Binaenaleyh irk koan sadece onun sebebiyle irk komutur. yet hata gerekleirse, bu onlarn
sayesinde gereklemitir. Kim bir gayeyle onu maksat edinirse, bu ey, gerekte onun maksaddr.
Seni bir ey nedeniyle seven kimse, gayesinin tamamlanmasyla senden yz evirir.
Bu nedenle Hak, mriklerin taptklar eylerin kendilerinden uzaklaacaklarn bildirmitir.
Onlarn cezalandrlmalarnn nedeni, bunu kendiliklerinden yapm olmalardr. Yoksa, Hakkn
kadrini bilemedikleri iin cezalandrlm deillerdir. yet onlara gkleri ve yeri kim yaratmtr
diye sorsan, kukusuz ki Allah diyeceklerdir.[95]
Ayrca, u yet-i kermeye baknz: Her nereye ynelirseniz Allahn vechi oradadr. Buna gre
Hakkn vechi, kulun kendisine yneldii her ynde bulunmaktadr. Bununla beraber, kul yn bildii
halde namaznda Kabenin dnda baka bir yere ynelmi olsa, namaz makbul deildir, nk Allah
Tel kendisine namaz esnasnda zel olarak Kabeye ynelmeyi farz klmtr. yet kul namazdan
baka bir ibdette diledii herhangi bir yne ynelirse, bu ibdeti makbuldr.
Kevnin zelliklerinden birisi, kendi aynnn birlii cihetinden, ztlar kabul etmektir; ztlar,
birbiriyle elien ilh isimlerin lemde kendileriyle zuhr ettikleri mmknlerin aynnn
hkmleridir.
Mhede ehlinden bazlar, isimlerin okluunun zuhru nedeniyle, hkmlerin okluunu
kabul ederler. Bazlar ise, hkmlerin okluunun Hakkn hakikatinin birliinde zuhr etmesi iin
isimlerin okluunu grrler.
***
Bunu rendiinde, unu da bilmelisin ki:
Allah Tel, btn eriatlarda ayn olarak birdir, fakat akli delller, Allah hakkndaki gr
ayrlklarndan dolay inanlar artrmtr. Bunlarn hepsi haktr ve hepsinin dellet ettikleri ey
dorudur.
Ayn ekilde, kalp erbabnn ve ehl-i kefin zevk merepleri de birbirinden farkl farkldr. Bunun

nedeni, hakkati bir olmakla birlikte, sr, mnev, tabi, ruhn ve nrn tecelllerin farkllnn
okluudur.
***
Binaenaleyh, i bu anlatld tarzda olunca muhakkikin, nazar ve mhede ehlinden gr
belirtenleri sulamas mmkn deildir: Hata sadece ortak ispat etmededir.
Mrik, varl olmayan bir eyi dile getirmektedir, bu nedenle de Hak, ona mafiret etmez; nk
mafiret rter, bir eyin rtlebilmesi iin de onun varlnn olmas gerekir. irk ise, ademdir, bu
durumda ne rtlecektir ki? nk ortada mafiretin konusu olabilecek bir varlk/ayn yoktur.
***
Bilinmelidir ki:
El-Ehad, ztnda hi kimsenin orta olmad bir ferdin ismidir. El-Vahid ise, sfatlarnda orta
bulunmayan ferdin ismidir. Binaenaleyh ismi azz olan Hakkn vahdeti, herhangi bir muvahhidin
birlemesi/tevhit veya Hakkn kendisi iin birlemesi deildir ki, Hakkn birlii meydana
getirilmi/mecul bir ey olsun; nk Hakkn knh, kendiliiyle ve kendisi iin birdir, mutlak birlii
de kendi ztndan kaynaklanr.
Hakkn mutlak birlii, orta bulunmayan Ulhiyet rtbesine tek bana sahip olmasdr.
***

es-Samed
Samed, dayanak demektir; ihtiya ve sknt hallerinde kendisine ba vurulur ve ynelinir.
u halde Hakkn samed olmas, Hibir ey yoktur ki hazineleri Onun katndadr[96] (: yetinde
ifade edildii) cihettendir.
***
Bilinmelidir ki:
Hazineler, sonsuzdur; fakat kll ksmlar, ulv hazineler, sfl hazineler, gayb hazineleri, ehdet
mertebesindeki hazineler, sbt lemindeki hazineler ve vcd mertebesindeki hazineler olmak zere
eitli ksmlara ayrlr. Btn bunlar Hakkn katndadr ve bunlarn anahtarlar Hakkn elindedir.
Hak, bunlar diledii vakit diledii kimseler iin diledii ekilde aar.
Allah, sbt halinde bulunan hakikatlere ve vcd ayna muhtalk zellii tahsis etmitir.
nk bu hakkatler, kendiliklerinde, varl kabul tercih etmeleri nedeniyle bulunduklar
hazinelerden varla kmak isterler.
Ayn ekilde, bunlardan mevcut olan eylere de, Yaratcdan yaratlmam eyin kendi yerine
yaratlmasn talep arzusu ve Hakka muhta olduu iin, muhtalk zellii ilka edilmitir. Buna
gre mevcut, bu talebiyle hazinede bulunan eyin harice kn belirlemektedir.
***
Varla ait hazineler ise, mmknlerin varlklardr/ayn. Bunlardan her birisi, kendi dnda
bulunmayan bir hazineye tahsis edilmi, bu nedenle bunlarn bir ksm dierlerine muhta
olmulardr. Bu muhtalk, her birisinin bakasnn katnda bulunan eyi talep etmesidir. Buna rnek
olarak, Ahmetin Mehmetin elinde bulunan eyi talep etmesini verebiliriz.
Binaenaleyh Ahmet, Mehmetin sahip olduu eye muhta olmakla gerekte Allaha muhtatr.
Bunun zerine Hak, herhangi bir ekilde, Ahmetin ihtiyacn karlamas iin Mehmetin kalbini
harekete geirir.
***
Buna gre btn var olanlar birbirleri iin bir hazine, ayn zamanda btn de bir adan hazinede
olan eydir. Hazinede olan ey, srekli, bir hazineden dierine intikal iinde bulunur ve hibir ey
mensup olmad baka bir hazineye intikal etmez.
Bunlarn hepsi, Allah katnda bulunur ve hepsi Onun tasarrufundadr, dolaysyla Allah, ilerde
kendisine ba vurulan ve her daim iltica edilen es-Sameddir.
Yeterlilikler ve muhtalk, varlk hazinelerinin ahslarnn her bireyine tevzi edildiine gre, bu
durumda varlklardan her birisinin sadece kendisiyle zuhr edebilen sametlikten bir pay vardr.
Bu nedenle, namazlarmzda streyi tam nmze koymamz yasaklanmtr. Binaenaleyh bu

yasaklama, ilh gayrete iret eder ve kulun mutlak anlamda sadece ve sadece Mutlak es-Samede
ynelmesi gereini ifade eder.
***

el-Kdir
el-Kdir, iktidarnn kbiliyetlere nfuz etmesiyle muktedir olan demektir; bu kbiliyetler, elKdir in iktidarnn zuhrlarn irde ettii kbiliyetlerdir.
Ayrca el-Kdir, kendi ellerimizle yaptklarmz vastasyla da muktedir olandr. Bu durumda iktidar
Ona ait, amel ise bizim ellerimizden ortaya kar.
u halde i yapan her el, Hak ile muktedir olmas cihetinden Hakkn elidir.
***
Bilinmelidir ki:
El-Kdir isminin bir takm eserleri vardr ki, Hak bu eserleri Kn/Ol diye hitap ederken
mmknlere varlk vermesinde gizlemitir. Bu sz zerine mmkn, ilh iktidardan tekvine sratle
icbet etmitir. Bylelikle emre balanmak ilk yaratlnda kendisinden olmu ve ondan ortaya
kmtr.
Bu, itaatin ruhudur.
Bylece itaat, mmkn iin zt zellik olmutur. taat, asldr, gnah ise, mmkne rz bir
eydir. Nitekim rahmet ve gazap da ilh nispetlerden iki niteliktir, fakat ncelik rahmete aittir.
Devr harekette son, balangca dnmektir. Ayn ekilde, sonda olan batakinin hkmne sahiptir,
nk varln hareketi devrdir. Binaenaleyh ncelik rahmete ait olduuna gre, ayn ekilde bitiin
de rahmete varmas gerekir. nk arz olan, hibir zaman asla kar duramaz.
Nasl byle bir ey olabilsin ki? Kulun doumunun itaati, asln zerinde bir ilavedir. Nitekim
Allaha tercman olan (sav.) bunu yle bildirmitir: Btn ocuklar ftrat zerinde doar. Ftrat,
Allah kulluk ile ikrr etmektir. Bylece, doan ocuk iin nrunun zerinde bir nr daha meydana
gelmitir.
u halde hangi gnah, bu iki nra denk olabilir ki?
***
ktidar iin ruhu ve srr olduuna gre, sz zuhr etmi ve iktidar onda gizlenmitir. Bu nedenle
mmkn, Hakkn kendisini sbitlik hazinesinden varlk mertebesine/hazret kartmakla Hakkn kendi
zerindeki iktidarna muttali olamam, sudurunu grmesi de mmkn olamamtr; bunun nedeni,
mmknn iktidar kabul edici olmasdr, bylece iktidar mmknde ancak mmkn (: harite) var
olduktan sonra zuhr etmitir.
Bu nedenle ehl-i ilim, mmknn herhangi bir iktidara sahip olmad grne varmlardr.
Sonra Hak (cc.), mmknn emre balanma zilletiyle vasflanmas iin emir sfatn kavilde izhr
etmitir; bu imtisl, ilh rahmet nazarlarn ve tasarruflarn onun adna zuhr etmesine neden olur.
Ondaki melek ve eytan, yaratlnn ve meydana getiriliinin aslna yerletirilmi emre

balanmadr/imtisl.
***
Bilinmelidir ki:
Kudretin konusu sadece makdrdur, u halde, makdrdan baka bir eye kar kudretin bulunmay,
acizlik diye isimlendirilemez. nk acizlik, makdr mesabesindeki bir eyden kudretin
yoksunluudur.
yet ortada makdr bulunmuyorsa, bu durumda kudret neye iliebilir ki?
Bu, zevke ait bir srdr ki, kudretin srlarndan birisine iret etmektedir. Bu sr ise, sadece mrifet
ehline kef olunur.
***
Bu, el-Kdir in hkmdr; muktedirin ise baka bir hkm vardr. Bu, u yette ifade edilmitir:
Dikkat ediniz, yaratma ve emir Ona aittir.[97]
Buna gre herhangi bir sebep vastasyla veya sebepsiz veya bir sebep vesilesiyle veya bir emirle
ya da sebepsiz meydana gelen her eyde Hak, emir cihetinden kdir; halk cihetinden ise muktedirdir.
Dikkat ediniz, yaratma ve emir Ona aittir. lemlerin Rabbi olan Allah ne ycedir.[98]
***

el-Mukaddim, el-Muahhir
el-Mukaddim, baz fiilleri bazsnn nne geiren; el-Muahhir ise, baz filleri bazsnn gerisinde
brakan demektir.
O, sevdiklerine kendisine hizmette ne geirmi ve onlar gnah ilemekten geri brakmtr.
O, diledii kimseyi diledii kimsenin nne geirir; diledii kimseyi diledii kimsenin ardna
brakr.
***
Bilinmelidir ki:
Vcdun iki rtbesi vardr: Bunlardan birincisi, fiil ve tesir rtbesi; ikincisi ise, kabul rtbesidir.
Buna gre, mmknler ikinci rtbenin sahipleridir ki, bu ikinci rtbe kabuldr.
Kevn mertebelerinin ayn, yaratlp yaratlmamada eittirler. Buna gre baz mmknler,
yaratlma nispetinde eit olduklar halde, bazlarnn nne geerlerse, bu durum kendilerindeki bir
zellikten kaynaklanr; bu zellik, o eyin dierine kar ortaya kmasna neden olur. Buna rnek
olarak, nbvvet, velyet ve emirlik gibi zellikleri verebiliriz.
nk her insan bu zellikleri kabul edicidir. Halbuki Hak, kendilerinden bildii bir zellik
sayesinde dilediklerini bunlarda ne geirmitir; buna karn dierleri ise, bu esnada geride kalrlar.
Bu takdim ve tehir, bazen, sbt mertebesinde yn- sbitenin ltf ve kahr tecelllerinin eserlerini
kabul etmedeki istidatlarnn noksanlk ve tamlna gre gerekleebilir. nk cell tecellleri,
heybet sahibidirler; var olanlarn bu tecelllerinin parltsna mukvemet edebilmeye takatleri yetmez.
Bu nedenle, o tecelllerin srlarna ulamaktan geri kalr ve azmetini grd iin varlk kisvesini
giymekten imtina ederler. Nitekim dalar, gkler ve yeryz de, emneti kabul etmekten imtina etmi
ve onu kabul etmekten geri durmulardr.
Buna karn bakalar, keml zelliindeki ceml ve ltf tecelllerinin tecellghlarnda ne
gemitir. Bunun nedeni tatm olduklar gayb ltflarn eserleri; arzu duyduklar nrn
meltemlerin temiz kokulardr.
Onlar, varlk kisvesine arzu ve mhede alanna evk duyarlar.
***
Vcd mertebesindeki takdim ve tehir ise, halis ve muhlise ait iki mertebedir. Buna gre halis,
zerinde bulunduu ftrat temizlii halini yitirmemi kimsedir. Binaenaleyh o, biztih halistir; nefis
veya eytan ona mlik olmamtr ki, ihlas elde etmeye muhta olsun. Aksine o, biztih halis olmaya,
temiz ve temizleyici kalmaya devam etmektedir.
Bu nedenle halisin ahdi, asl zerinde kalr. Bu, halis dindir ve kendisine hibir kuku
karmamtr.[99] Bu ahdin sahibi de hibir zaman aki olmaz, halbuki dinini halis klmak isteyen ve

bu uurda gayret sarf eden kii, aki olabilir; o, ahdini nefis ve eytann tasarruflarnn kukularndan
halis klmas istenilen muhlistir.
Muhlis, sdet mertebesinden ikinci rtbenin sahibidir, ilk rtbe ise, halis din sahibine aitti. Onlar,
dnyada bilinmeseler bile, toplanma gn peygamberlerin kendilerine gpta edecekleri kimselerdir.
Onlar, el-Mukaddim isminin mertebesinden yardm alan kimselerdir; buna karn muhlisler, elMuahhir isminin mertebesinden yardm alan kimselerdir.
***

el-Evvel, el-hir
el-Evvel, vciplii ve ihsan ile balamas itibariyle el-Evvel/lk; mafiret ile iin kendisine dnd
kimse olmas itibariyle de el-hir dir.
Buna gre Hak, her eyin yaratcs olmas itibariyle evveldir; btn iin kendisine dnmesi
itibariyle de hirdir.
Btn ilh isimler, evvellik ve hirlik arasnda zuhr ederler.
Bu durum, Vcd hkmnn mutlakl cihetindendir.
***
kinci rtbeye gelince: Hak, el-Evvel olduunda, insan el-hir olur, nk insan, vcd
mertebelerinin sonuncusunda bulunmaktadr.
Ayrca insan, lemlerin iinin kendisine dnmesi itibariyle de el-hir dir, bu dnmenin nedeni,
lemlerin nizamnn zuhr etmesi ve insann varlyla onlarn mamur olmasdr; bu nedenle insann
lemden ayrlp, hirete intikal etmesiyle dnya ileri bozulur ve i hiret diyarna intikal eder. Bunun
nedeni, emrin maksadn bulunduu yerde bulunmasdr.
Bu nedenle, yokluk/adem kendisine ulamasn diye korumak maksadyla Hak insan ardndan ihta
etmitir. Allah Tel yle buyurmutur: Allah artlarndan kendilerini ihta eder.[100]
Hakkn insanlar artlarndan ihta etmesi, Haktan sadr olmas itibariyle, onun evvel olmas ve
gayede bulunmasdr: Var ancak Rabbinedir.
u halde Hak, kulun n olduu gibi, ayn zamanda arddr. yet durum byle olmam olsayd,
hi kukusuz ki, insann niha var yoklua olacak ve bylece yokluk kendisini kuatacakt.
***
Binaenaleyh Hak, daima, kul ile yokluk arasnda bir engeldir. Vcd devr olduu iin, son
balangcn ayn olmutur. Kevn mertebelerinin varlklar/ayn, varlk mertebesinde seyahat edip
dururlar; seyri slk sahibinin yz mhede menzillerinde daima el-Evvele, srt ise, el-hir
ismine bakar.
Bu nedenle hiret diyarnda nrdan yoksun kalan kimselere Ardnza dnnz ve nr
araynz[101] denilecektir. nk Hak artlarndadr ve Hak nrdur. Binaenaleyh yet bu insanlarn
artlarna ki bu, dnyadr- dnmeleri mmkn olsayd, bir nr bulacaklard, nk dnya hayat,
mrifet nrlarnn kazanlma yeridir. Fakat onlar ile dnya hayat arasnda engelleyici bir sur
ekilmitir.
Bu nedenle, sonunda el-Evvele dnmeleri gerekir.
***

ez-Zhir, el-Btn
ez-Zhir, kendisi iin zuhr edendir, bu nedenle o, daima zhirdir.
El-Btn ise, yaratklarndan btn kalandr, bu nedenle de srekli btndr. Binaenaleyh o, yeterli
olmasyla zhir, inyeti ile de btndr.
***
Bilinmelidir ki:
nyet ehlinin keifte iki dereceleri vardr: Bunlarn birincisi, ikinciden daha stndr.
Buna gre kmil, Hak iin Hak ile olur; bylece o, nde gidendir/sabk. rif ise, Hak iin
kendisiyle olur; bu nedenle o, ortada olan/muktesit, kulluk hakkatlerini kendinde gerekletiren;
fen, bek, mahv, ispat, gaybet, huzr, fark, cem gibi btn hallerle vasflanan; tevekkl, zht, vera,
muhabbet, mrifet, sabr, kr, rz, teslim vb. gibi btn makmlarn tavrlarnda halden hale giren
kimsedir.
rifin byle olmasnn nedeni, ortann hakkatinin iki tarafn hallerinden de etkilenmeyi
gerektirmesi itibariyle, nefsinin bakalamay kabul edici olmasdr. Ortada duran/muktesit, keml ve
nakslk arasnda bir berzhtr. O, gerek mkelleftir; Hakkn kendisini ari lisanyla davet ettii
btn makmlara, inan ve ilim yoluyla deil, zevk ederek ve hallenerek girer. ekilci alimlerin
geneli, bu durumlar bilirler, fakat onlarn buralardan paylar yoktur.
***
Byle bir rif, Hak kendisine ez-Zhir isminden tecell ettiinde, bu tecellye kar sbit duramaz,
nk o kendiliiyle, haklarn yerine getirmektedir. Hadis ise, kendisine zuhr ederse, eserini siler.
u halde, el-Kadimi grmeye kim takat getirebilir ki? Hakkn zuhru karsnda sadece Hakkn
grmesi ve iitmesi olduu kimse sbit durabilir.
Kelimin (: Musa) (as.) halini grmez misin ki?[102] Hak onun iitmesi olduu vakit, Hakkn
kelmn iitmek iin sbit durabilmitir, halbuki tecell gerekleip de, Hak onun grmesi
olmadnda baylmt. Bylece grme, ne kendisi ve ne de da iin gereklememi, bu nedenle de
(: Musa iin) baylma ve (: da iin) paralanma meydana gelmitir.
yet grme olay gereklemi olsayd, bunlar olmazd, nk o vcddur ve vcd btnyle
hayrdr; hayr ise, sadece hayr getirir ve Vcd sadece vcd verir.
***
Bu balamda kmil ise, nefsiyle deil, Hak ile Hakka aittir. Bu nedenle kmil, ztna siryet etmi
ilh kuvvet ile btn mertebelerde sebat sahibi, btn mhede mahallerinde ve mazhrlarda
mhede sahibidir. Hibir makm ve hal yoktur ki, kmil onunla zuhr etmi ve onda tasarrufta
bulunmu olmasn.

Binaenaleyh kmil, hallerin ve makmlarn maliidir, nk Hak onun iitmesi, grmesi ve btn
kuvvetleri olmutur. Nitekim Hz. Peygamber, yle buyurmutur: Biz onunla ve Ona aidiz.
***
Muktesit, halinin gerektirdii saf kulluk nedeniyle, kmile tepki gsterir/inkr, halbuki kmil,
Hakka mensup olmu/hakkan vcduyla btn makmlara muttali olduu iin ona tepki gstermez.
Binaenaleyh kmil, Hak ile Hakta ve Hak iin tasarruf eder; rif ise, halk ile halkta ve Hak iin
tasarrufta bulunur.
Harikulade olaylar, rife aittir; bu nedenle muktesit, kermet sahibidir, hem halk ve hem de Hak
katnda bilinir, tuzak ve istidraca maruz kalr.
Kmil ise, Hak katnda bilinen, halk katnda ise bilinmeyen bir menzil sahibidir; tuzak ve istidraca
maruz kalmaz, nk o, Rabbinden bir ak delil/beyyine[103] zerindedir.
Rahmn Arn stnde istiva etti[104] ifadesiyle veya arinin buyurduu Aaya bir ip
sarktsaydnz Allahn zerine derdi ifadesiyle ilh haberin gerei ortaya ktnda, muktesit
hayrete der; Hakkn kapsnn nnde bekleyen kmil ise, dikkat eder ve bilir ki: Ykselmek ve
inmek nispetleri, Hakkn zhirliinde, Mtel ztn meknszlnda, hviyet alannn mutlaklk ve
snrlanmadan mnezzeh oluunda eittir.
Ykselmek ve inmek, iki natttr, binaenaleyh, varlk dairesinin gayb hviyeti cihetinden Hakkn
zuhrunda bir ykselme veya inme sz konusu deildir; dairede ykselen inenin ayndr.
Varlk dairesi, sadece mevhum bir izgi ile blnmtr ki, bu izginin varl sz konusu deildir.
Bu izgi, snrlamann ta kendisidir. Hak, snrlayann iitmesi ve grmesi olduunda, snrlama ve
izgi ortadan kalkar, geriye sadece daire kalr.
Binaenaleyh o, kendisi iin kendisiyle zhir, bakasn ise izhr edendir. Hakkn zuhrunun kemli
ve tebarz ediinin celli nedeniyle, zuhrunun iddeti gizlenmesine sebep olmutur.
u halde, nrunun parlamasyla perdeleneni ve zuhrunun iddetiyle akl ve gzlerden gizleneni
tenzh ederim!
***
Hakkn el-Btn isminden btnlk srrna gelince:
Bir eyi grmek, onu bilmeyi gerektirir. Bu bilgi, grenin herhangi bir ey grd bilgisidir ve
grd eyi ilim olarak ihta eder.
Ehl-i Hakka gre ise, Hakkn grlmesi zabt edilemez; zabt edilemeyen bir ey hakknda ise,
grld veya bilindi denilemez.
Ayrca, mhede tecelllerinde de sretler keif sahibine gre eitlenir. Bununla beraber, gerekte
hepsinin hakkati birdir. Binaenaleyh Hakk sadece Onu grmediini bilen kimse grmtr; sadece
Onu bilmediini bilen kimse bilmitir.

Bunun iin Allah Tel Kelime (: Musa (as.)) yle hitap etmitir: Sen beni gremeyeceksin.
nk grmekten kast, grlen eye dair ilmin meydana gelmesidir, byle bir ey ise, mmkn iin
imknszdr.
yet mmkn, her nefeste hallerinin deimesinin srlarn tefti etmi olsa idi, hi kukusuz ki,
Hakkn hallerinin ayn olduunu renirdi; ayrca, btn bunlarn ayn olmakla birlikte, Hakkn
varl cihetinden hepsinin ardnda bulunduunu da renirdi. Bu nedenle Musa (a.s.), Sana tvbe
ettim dedi, yani: Daha nce talep ettiim tarzda artk seni grmeyi istemiyorum, nk ben, daha
nce bilmediim eyleri senden renmi bulunmaktaym.
***
u halde ilh perdeler, daima Hak ile yaratklar arasnda engel tekil etmektedir. yet bu perdeler
ortadan kalkm olsayd, vechinin parltlar gzn grd btn yaratklar yakard.
yet, perdeler yaratlmam iseler, bu durumda ne perde vardr ve ne de perdelenmek; yet bunlar
yaratlm iseler, nasl olur da Hakkn vechinin parltlar bunlar yakmaz? Binaenaleyh, bunun
dorusu perdenin Hakkn yaratklarndan gizledii bir sr olduudur ki, bu gizleme ise, perde diye
isimlendirilmitir.
Bunlardan nrn olanlar, kendisiyle perdelendii nazar bilgilerdir; zulmn perdeler ise, Hakkn
kendileriyle gizlendii tabi ve ekl eylerdir.
Sz edilen yakma ise, yldzlarn klarnn gnein ualarna derc edilmeleri gibi, aadaki
nrun ulv olana derc edilmesinden ibarettir.
Bu mhede mahallinde baz insanlardan atah zuhr eder.
***
Eya hadlerle korunduu ve bir ey haddini at vakit aksine dnd gibi, ayn ekilde Hakkn
zuhru akl ve idrklerin snrn at vakit genelden gizlenir ve btn kalr. Bylece i, kendinde
bulunduu hal zere onlara gzkmez.
Bu nedenle insanlar, aralarnda gr ayrlklarna dmler, keif sahipleri ise, hikmet ehli
olmayann eline dmesin diye, srr saklamlardr. nk perdeli insanlarn kalpleri, Hakka dair
ilmin mahalli olmalar itibariyle, Hakkn defnedildii yerlerdir. Onlarda hkm, defin yerine aittir,
yoksa defn edilene ait deildir. Bunun nedeni o insanlarn Hakkn hadlerine vakf olmaylar, onun
huzrunu gzetmeyileridir. Binaenaleyh, hevalarnn hkmlerinin baskn olmas nedeniyle, onlarda
Hakka ait hibir hkm bulunmaz.
u halde Hak, hkm ve mn olarak onlarda daima btndr; herhangi bir ekilde zuhr ederse,
bilinmek iin zuhr etmitir.
***
riflerin Hakk bilmedeki tavrlar udur: Onlar, Hakkn bilinemez olduunu bilirler/mrifet.
nk Hak bilinmi olsayd, btn olmazd, halbuki Hak el-Btndr.

Btnlk, zuhr Vcda mahsus olduu gibi, mmknlere mahsustur.


Hakkn kendisini niteledii btnlk, mmkn hakkndadr; buna gre mmknler, Hakkn btn,
halk ise zhiridir. nk Hakkn btnlndan kevn zuhr etmi, zuhr ettii ey ile perdelenmi,
btn olduu eyde ise zuhr etmitir.
u halde, son ilkin ayn olduu gibi, zuhr da btnln ayn olmutur.
***

el-Vli, el-Mtel
el-Vli, hkm veren demektir. O, hkm verir, hkmnde adil olur ve ikrm eder; bylece ihsanda
bulunur, dilediini ihsanyla ne geirir, dilediini adaletiyle geri brakr.
El-Mteli, yeryznde byklenmek isteyenlere ve sahip olmad eyi iddia edenlere kar stn
olan demektir.
Buna gre, el-Aliyy ismine kar el-Mteli, el-Kebir e kar el-Mtekebbir gibidir.
***
Bilinmelidir ki:
Vli, hkm veren ve vlilie atanm imamdr. Bu grevin snrsz mertebeleri vardr.
Buna gre bunun en stn, immet-i kbra/byk imamlk ve velyet-i uzmdr/byk vellik. Bu,
her eyin idaresinin/melekt elinde bulunduu kimsenin rtbesidir.
Bunun en dk mertebesi ise, kulun kendi organlarna ve melekelerine vli olmasdr. Bu iki
derece arasnda snrsz dereceler bulunmaktadr. Buna gre her vlinin mlk, halinin gereine
gre, geniler veya daralr.
Vlilik ve emirlikte baarl sait kii, nefesleriyle birlikte, (: beden) memleketinin hallerini
murakabe edip, Hakkn kendisini idareci yapt eyin kadrini bilen ve reayasnn haklarn adalet ve
ihsan ile yerine getirmek iin gayret gsteren kimse demektir.
yet lezzetlerden faydalanmak ve arzulara ulamak kendisini megul ederse, hi kukusuz ki bu
fiiliyle kendisini azletmitir, Hak da onu vlilik ve seyitlik mertebesinin hayrndan mahrum brakr,
bylece baarszla, hsrana, azaba ve hibir fayda vermeyen pimanla duar eder.
***
Hibir insan yoktur ki, bir adan memlukluk, bir adan ise mliklik ynne sahip olmasn. Ayrca
insanlarn bir ksm dierlerinden stn klnmtr ki, birbirlerine hizmet etsinler.[105]
Mutlak ve kuatc vilyet, dereceleri ykselten Hakka aittir. Bu insan trndeki velyet
mertebelerinin en kmili ise, ilh isimler arasnda ahlaklanmak ve vasflanmakla vli olandr; bu
ahlaklanmak ve vasflanmak, hkmlerini ve eserlerinin varln mhede ederken had ve edepleri
korumakla Hak ehlinin yoluna gre yaplmaldr; bu ise, nefsi tezkiye, kalbi arndrma ve de ilerini
yaparken, neticelerini ortaya kartrken ve kemllerini izhr ederken ruhu sslemeyle gerekleir.
Vlinin ii, hadleri uygularken bir cezalandrma ve ibret olduu iin, grnte bela ve ktlk
sretinde gzkse bile, her zaman hayrldr. nk haddin uygulanmas da, bir temizleme olmas
cihetinden hayrdr. Bu nedenle Hz. Peygamber, her zaman yle sylerdi: Hayr senin elindedir,
ktlk ise sana ulaamaz.
***

Ykseklik, tekebbr, bbrlenme ve vnme bu mertebenin gereklerinden, bu zellikler ise,


tedavisi imknsz hastalklar olduklar iin, Hak bu hastalklara ifal bir ila indirmitir; bu ila,
Hakkn Kabeye secde etmeyi emretmesidir.
Binaenaleyh her kim bu ilac zenle imeye devam ederse, hastalndan kurtulur ve renir ki:
Vliliinin yular, dilediini yapan hikmet sahibi el-Vlinin elindedir.
***

el-Birr, el-Muhsin
Hak, muhta olduklar iin yaratklarna bahettii ihsan, ikrm ve nimetleriyle el-Bir dir.
***
Bilinmelidir ki:
El-Bir, iyiliinin/birr ve ihsannn genellii, rahmet ve minnetinin kapsayclndan mmknleri
yokluk karanlndan kartm, onlara varlk kisvesini giydirmi, kevn mertebelerinin
varlklarna/ayn siryet etmitir. yet bu sfat btn varlk mertebelerine siryet etmemi olsayd,
baba oluna komazd. Yaratklarn en merhametlisi, Rahmna en yakn olandr
Allah Tel, iyiliini ve rahmetini yaratklarna kar merhametli kullarna ulatrr. Binaenaleyh
onlarn yaratklara merhamet etmesiyle de Allah onlara merhamet eder. nk, onlarn amelleri
kendilerine dner.
***
hsan da, ayn ekilde Hak ile hzr olmaktr. Bu da, Hz. Peygamber in hadisine gre, iyiliin/bir
eseridir. Hz. Peygamber, bir hadisinde yle buyurmutur: hsan Allah grrcesine ibdet
etmektir.
te bu, huzrdur.
nk kul, kendisinin Rabbini veya Rabbinin amel ilerken onu grdn gnlnde dnrse,
mhede nruyla basreti alr. Bylece amel eden, kendi hviyetini deil Hakkn hviyetini grr.
Kul ise, bu amelin ortaya kt mahaldir. Buna gre ihsan, amellerin ruhudur. Amel, ancak huzr
ile hayat bulabilir. Sahibi kendilerine huzr kisvesini giydirdii vakit ameller sreklilik zellii
kazanrlar, bunun neticesinde de sahipleri adna srekli balanma talep ederler. Amel bir gnah olsa
bile, her gnahkar mmin, iledii eyin gnah olduunu bildii iin kendinde gnahn ezikliini
duyar. lm huzrdan daha erefli bir huzr olabilir mi?
Bu ilm ruhun da, gnah iyilie evirmesi gerekir.
Kul amelinde huzr ruhunu bulundurmazsa, bu durumda da Hak byle yapt ibdetini zayi etmez,
nk o da yaratklarndan birisidir: Hakkn bu ibadete de ilh bir ruh fleyip, onun da Hakk tespih
etmesi gerekir.
fleme kuldan olursa, amel onun hamdini tespih eder. Bylece iki amel farkllar.
***
Bilinmelidir ki:
hsan huzrunun sreti, mertebelere/mevtn, itikatlara ve mertebelerden kaynaklanan hallerin
deimesine gre farkllar. Buna gre her kulun bir hali vardr, her halin de bir mertebesi vardr.

Kul, kendi haline gre, inancnda bulduu eyi Hak iin dile getirir; bu hale gre de, Hak itikadnn
sretinde o kula tecell eder.
Hak, odur ve bunun tesindedir. Bylece Hak, bazen bilinmez/inkr ve bazen bilinir.
Bilmeme perdesinden sadece kmil ihsan sahibi kurtulabilir; onun mhedesi btn mhede
mertebelerine yaylm, o, mazhr ve mevtnlerde srekli huzr elde etmitir.
***

et-Tevvb
et-Tevvb, iyiliiyle kuluna dnen demektir.
et-Tevvb, duay vermekle, zr dilemeyi balamakla, tvbeyi ise mafiretle kabul edendir.
***
Bilinmelidir ki:
Hakkn kullarna rahmetinin ummliinin bir yn, kullarnn gnahlarn deil, tvbe ve
itaatlerini kabul etmesidir. yle ki: Kabul edilen ey grlen eydir ve Hak kullarndan sadece kendi
katnda gzel, kabul edilir, sevimli olan eyleri grr. Bu nedenle kabul edilen iyi ameller, Hakkn
divannda; buna karn gnahlar ise, meleklerin divannda bulunurlar.
nk Hak, temizdir ve sadece temiz eyleri kabul edebilir. Ayrca, her kulun iyi ahlaklardan
birisine sahip olmas gerekir. Bu da, kabul edilen temiz itir ve meleklerin divannda hesab
grldkten sonra bu gzel ahlak, Allah katnda o kula efaati olacaktr. Buna gre melek kulun
hesap iini bitirdii vakit, iini Allaha ykseltir; kul Hakka dnnde bir efaati bulur, bu efaati,
kulun sahip olduu gzel ahlaktr.
nk, bu gzel ahlak sayesinde kul, kendi nefsinde daim bir nimet sahibidir; bununla beraber
baka bir kulda bu ahlaktan baka bir gzel ahlak ortaya kabilir. nk et-Tevvb, el-Kermin kap
bekisidir; el-Kerm ise, ktle iyilikle karlk verir.
Allahn fazl, hi kimsenin snrlayamayaca kadar genitir ve ilh fazl, sadece gnahkarlar ve
masiyet sahiplerinde byr. nk ihsan sahipleri bu bahiste sz konusu olmaz.
***

el-Muntakim
el-Muntakim, kendisine kar geleni temizlemek iin ondan intikam alan demektir.
el-Muntakimin kendisine isyan edeni temizlemek iin ondan intikam almas, dnyada hadleri,
cezalandrmay ve elemleri uygulamakla gerekleir.
hirette ise, diledii gibi intikam alr.
***
Bilinmelidir ki:
Hak ile lem arasndaki nispetler er-Rahmn isminden olunca ki bizzt rahmet, her eyi kuatm
ve var etmitir-, intikam da rahmetin kuatt eylerden birisidir. Bylelikle intikam alan da,
Rahmnn bir paras olur ve intikam sahibi, bir ynden rahmetten hali kalamaz.
nk herhangi bir mmkn fkelenip, intikam aldnda, bu intikam ile kendi nefsine merhamet
etmi, bylece fkenin eleminden hissetmi olduu skntya kar kendisi iin ifa meydana
gelmitir.
Binaenaleyh her intikamc, bir adan merhamet edilen, baka bir adan ise merhamet edendir. Ayn
ekilde ilh isimler de, mmkn iin mtekbildirler, buna gre, fazl ve ihsan isimleri kuvvet ve
say olarak intikam ve alet isimlerinden daha stndr.
simlerdeki mtekbiliyet, her eyi kuatan rahmet alanndadr.
Buna gre Hakkn rahmeti, cezalandrmas pek iddetli olmakla beraber, intikamndan farkl olarak
genel ve mutlaktr. nk Allah Tel, intikamyla beraber bir rahmet bulunmakszn kulundan
intikam almaz. ntikamn varl bile, bir rahmettir, bu varlk sayesinde Hak onu yokluktan varla
kartmtr. Nitekim bir yaratk da klesinden intikam ald vakit, bu intikam, klenin zerinde onun
efendiliini srdrd iin merhametten hali deildir.
Halbuki, kendisi ile intikam sahibi arasnda herhangi bir ilikinin bulunmad yabancdan intikam
almak byle deildir. nsan bu zellikteki birisinden intikam alm olsa, bu intikam merhamet ile
kark olmaz.
Bu nedenle Ebu Yezid el-Bestm, hafzn Hi kukusuz ki Rabbinin tutuu pek iddetlidir[106]
yetini okuduunu iitince, yle demitir: Benim tutuum Hakkn tutuundan daha gldr. Geri bu
tutu Hak tarafndan yaratlmtr, fakat Hak bu mahalde onu yarattnda mahal ona tesir etmi ve
mahal sretiyle zuhr etmitir.
Yabanc yaratn mahalli ise, kalbinde merhamet bulunurken hi kimseden intikam talep etmez.
***

el-Afuvv
El-Afuvv, nefislerden zillet karanlklarn rahmetiyle; kalplerden ise, gaflet paslarn kerametiyle
izale eden demektir.
***
Bilinmelidir ki:
Bu ismin hkm, az ya da ok ve iki zdd hkmde birletirmede, her eye siryet etmitir. Az veya
ou hkmde birletirmenin rnei, sakallar ksaltma hakknda rivyet edilen bir haberde
bulunmaktadr. Sakal, uzatlr, byklar ise ksaltlr. nk byklar bulunduu hal zere
brakldnda, oalrlar. Ayrca konuyla ilgili rivayette, sslenmenin gerekleecei lde,
byklardan biraz alnmasn kast etmi de olabilir. Hz. Peygamber in de sakalnn geniliinden
deil, uzunluundan ald rivyet edilmitir.
Bunun az veya ou kuatc olmas ve az ile ou ihatada birletirmesine gelince: Bu ismin hkm,
sadece ulv himmetlerin sahiplerine siryet eder. nk Allah (cc.), u yet-i kermesiyle ktlk
yapan kiiyi kendisine yapld lde cezalandrmay mubah klmtr: Gnahn karl kendisi
gibi bir gnahtr.[107] Buna gre gnah ileyen kimse, cezalandrlr. Ceza olarak verilen ktlk
de, ksasta olduu gibi, cezalandrlan kimseye bir ktlk yaplmas cihetinden nas ile yaplan
ktln misli olmaldr.
***
rif ise, himmetinin ykseklii nedeniyle Hakkn ktlk diye isimlendirdii bir ey ile
vasflanan bir mahal olmaktan uzak durur, bylece cezaya kar yaplan ktle kar misliyle aff
tercih eder. nk ktln varl gitmi ve yok olmutur. Her ne kadar ktln bir eseri geri
kalm olsa bile, ne bu ktlk ve ne de geride kalan eseri herhangi bir cezay kabul etmezler.
Buna rnek olarak, ktlk yapan kiinin eylemiyle meydana gelen yaray verebiliriz. Bu durumda
yaralanan kimse yaralayandan intikam alrsa, yaralayan kimse yaralanm olur ve birincinin yaras
iyilemi olmaz. yet ktlk veya eseri, bir ceza kabul etmi olsalard bile, bunlar artk faillerinden
uzaklamlardr.
u halde ktlk, ktlk yapann fiilidir ve ilendii esnada ortadan kalkm, geride ise sadece
ktl yapan kalmtr. Bu nedenle eriat, ktl yapan kiiyi ktln yerine koymu, cezay
kendisine izfe etmitir.
yet insanlar affetmede neyin bulunduunu bilmi olsalard, hi kimse kendisine ktlk yapan
cezalandrmazd. Fakat insanlarn gzlerindeki perdeler, bunu engeller ve ktlk yapan
cezalandrp, gayesini gereklemek ve hemen tatmin olmakla sakinleir.
***
Cinyetlerin en by, nispet edilen ktlkten uzak olduunu bildii halde, bir mmine iftira
etmek ve ona kendisiyle ilgili olmayan bir eyi nispet etmektir. Binaenaleyh, byle bir iftiraya maruz

kalan insann iftiracy affetmesi gzel ahlakn kemlindendir. ftiraya urayan kii, iftiracyla
tartmadan ve kendisi adna ondan intikam almay tercih etmeden srrn iftiracdan gizler.
Byle bir davrann Allah katnda hak ettii dl, -Onun creti Allaha aittir- mahiyeti idrk
edilebilecek derecede deildir.
yet-i kermedeki Onun creti Allaha aittir[108] ifadesinde, dnen kimseler iin bir iret
vardr.
***
Hakkn zellii pek ok eyi affedip, sadece az eyi cezalandrmak olduuna gre, az eyin de
oun yannda silinip, ortadan kalkmas gerekir. Bu nedenle Allah Tel yle buyurmutur: Ey
kendilerine hakszlk yapan kullarm, Allahn rahmetinden mit kesmeyiniz.
Burada belirli bir snf zikredilmemi, hakszlk yapanlar denilmitir, bu ifade, herkesin niha
var yerinin rahmet olduunu belirtmektedir.
***

er-Raf
er-Raf, refet kelimesinden tretilmitir ki, refet, bir eit efkat demektir.
er-Raf, tvbeyle gnahkarlara, korumakla kendisine yaklaanlara efkatlidir. Kalplerden ortaya
kan refet, cezbeye benzer.
***
Cezbe, refet ve rifa, bir gedii kapatp, slah etmek demektir. Buna gre Hakkn refeti, kullarna
rahmetini bahetmesidir. Bu rahmet, bataki ve sondaki rahmettir, nitekim Fatiha Sresinde u yet ile
Hak buna iret etmitir: Rahmn ve Rahm Allahn ad ile: Bu, her eyden nce gelen yaratma
rahmetine iret eder. lemlerin Rabbdr, Rahmn ve rahmdir yeti ise, niha rahmete iret eder.
Bylelikle ilerinde mtekbil isimlerin hkmlerinin de bulunduu lemin btn ileri, iki
rahmetin ihtas arasnda bulunmaktadr. Binaenaleyh, isimler hkmlerini ve mazhrlardaki
saltanatlarn bitirdiklerinde, i kuatc rahmete varr.
***
Bu ismin hkm de sekinlerde geerlidir. Bu nedenle Hak, peygamberini mminlere kar
raf[109] diye nitelemitir. Burada peygamberin kendilerine kar raf olduu insanlar imn ile
snrlamas, bu rahmetin mminlere mahsus bir rahmet olduunu gsterir.
***

el-Muksit
el-Muksit, dil demektir. O, hkmnde hakszlk bulunmayan ve vellerinin hibir korkularnn
olmad kimsedir.
***
Bilinmelidir ki:
Hak (cc.), bu isimden her eye yaratln vermitir. Bylece ulvlii yce olana, sfllii sflye ve
hepsini kendinde toplayana da birletirme zelliini vermitir. Buna gre temiz olan, kendi
zelliiyle ve istidadyla srekli olarak ulvleir ve Haktan sadece ulvlik talep eder. Ulvliin ise,
Haktan gayri, herhangi bir nihyeti yoktur. irkin ise, maksadn Haktan sadece bu cihetten talep eder,
nihyette ii Hakka varr.
rif kendi maksadn, btn cihetleri ihta ederken talep eder, nk o her eyi ihta etmektedir.
Cihetler de sadece rifin varlyla zuhr ederler; bylelikle rif, btn sretlerde zuhr etme
zelliine sahiptir.
En kmil olan ise, herhangi bir cihetin mahkumu olmayan kimse demektir; bu kmilin altnda ise,
sadece ulvlik cihetinin kendisinde hkm sahibi olduu kimse bulunmaktadr. Hevasna tabi olan ise,
daha aada bulunur.
el-Muksit ise, adalet ve lsyle, btn bu insanlara her birisinin haline ve inancna gre ve
bulunduklar mertebelerde tecell eder.
Btn iler Ona dnecektir.
***

el-Cmi
el-Cmi, varlyla btn mevcutlar kendinde toplayan demektir. O, riflerin himmetlerini de
kendilerine kefettirdii faziletleri zerinde toplar.
***
Bilinmelidir ki:
Bu ismin srekli toplama zellii vardr; sahip olduu yegane hkm de toplamadr.
Bu ismin hkmnn tezhr olarak, btn var olanlarn mertebelerinin fertleri, Hakkn hamdini
tespih zere toplanmlardr. yet toplanmann/cem otoritesi olmasayd, isim ve sfatlarn
hkmlerinin okluu zuhr etmezdi. kiilik bir gurup yoktur ki, drdncs o olmasn, be kii
yoktur ki altncs o olmasn, ya da daha az veya fazla.[110]
Daha az, bir ve ikidir; fazla ise, sonsuza varncaya kadar olan eylerdir. Hak, beraberlik hkmyle
onlarn hepsiyle beraberdir.
u halde cmi, okluun birliinin ismidir. u halde, birde de bir cemin, cemde de bir
birliin bulunmas gerekir. Cem, kevn mertebelerini ihta ettii iin, vcdun kendisidir. Kevn,
bakasnn gznde tefrika halinde zuhr etmi olsa bile, cemin ta kendisidir.
Burada dell, beraberlik ve hviyetin siryet etmesi hkmyle, medluln ayndr. u halde, her talep
sahibinin matlubu, talebinin ayndr. nk kavmin/sufiler talebi, sadece gerekleen eye yneliktir.
***

el-ani, el-Mun
el-ani, zenginliiyle lemden mstani demektir; nk o, itaat edenlerin itaatine muhta deildir.
El-Muni ise, kafi demektir; o, diledii kimseyi ihsanyla zenginletirir.
***
Bilinmelidir ki:
Gna/zenginlik iki trldr: Birincisi Hakkn zenginlii, ikincisi ise, halkn zenginlii.
Halk mertebesinde zenginliin ilk derecesi, kanaat ve elde olanla yetinmektir. Zenginlik, perdeli
insanlarn vehmettikleri gibi, daha fazlasn talep etmekle birlikte mal fazlal demek deildir, nk
byle bir kii, yoksulluun mahkumudur.
Nice hrsl insan vardr ki, elinde kendisine ve evlatlarna mr boyu yetecek mal vardr, fakat o,
daha fazla mal elde etmek uruna hrs ve tamahla kendisini helak eder. Bunun nedeni, insann imkn
mertebesinin gerektirdii tarzda, bizzt fakr yaratlm olmasdr. Bu nedenle birisi yle demitir:
nsann hibir zaman Allah katnda yz aydn olamaz. nk muhtalk zilletin ta kendisidir ve
zellin hibir zaman yz aydn olmaz.
***
Bu hayvan-insann hkmdr. nsan trnn kmili ise, iki aydnla sahiptir: Bunlardan birisi,
Hakka muhtal, ikincisi ise, kevne kar zenginliidir. Buna gre kmil Hakka muhtatr ve onun
sayesinde zengindir; kmil, sadece bu zenginlie ulamakla iftihar eder.
Buna gre rifin iftihar, muhtalnn ayndr, nk o, ilh hviyetin lemin mertebelerinin
varlklarna siryet ediini grd iin, en yksek makma sahip olmutur.
u halde her fakirin fakirlii el-Hamd ve el-aniye ynelmez; hibir muhtacn ihtiyac e-ehd
ve el-Basr in grnn ihtasnn dnda kalmaz. Binaenaleyh Hak ile zengin olan rif, zenginlerin
zenginidir. Bununla beraber o, fakirlikle kar karya kalan kimselere yardm etmek ister ve bundan
mahzun olur. nk bu da, Allahn hadlerini bilmelerinin gcyle, kmillerin bir edebidir.
Kmil, mrifetinin nrunu verasnn nrunun sndrmedii kimsedir.
***
Hakkn mukaddes zt ve gerek mutlaklnn sreklilii cihetinden lemlerden mstani olmas
ise, sadece onlarla zuhr eder, nk Hakkn zengin olmas, onlardan mstani olmas demektir.
yet burada lemler bulunmasa idi, bu durumda kimden mstani kalnacakt? u halde,
mstaniliin Hak iin bir sfat/nat olarak sbit olabilmesi iin leme gerek vardr.
***

el-Mut
el-Mut, her eye yaratln veren ve sonra da onlara yol gsteren demektir.
***
Bilinmelidir ki:
Tahkik ehlinin kullanmna gre ilh ikrm, iki trldr: Bunlardan birincisi, imtinn, dieri ise
vcip ikrmlardr. Buna gre, imtinn ikrm, varl yaratmadr. nk Hak, cmertliinin kemli
ve rahmetinin ummliiyle, lemin varlklarna/ayn cmertliinin gereini ikrm etmi, onlara
varlk kisvesini giydirmitir.
Vciplik ikrm ise, belirli bir guruba tahsis edilmitir; bu gurup ben o rahmeti takva sahiplerine
ve zekat verenlere yazacam yetiyle iret edilen kimselerdir.
Sonra, imtinn ikrm ummleir; bu rahmet, mertebe ehline, derece ve dereke mizalarna layk
tarzda nimetlendirme ile her eyi kuatan rahmettir.
Buna gre, her diyarn ehlinin ilh ikrmdan bir nimeti vardr ki, bunu ehlinden bakas fark
edemez. Bunun nedeni unlar ve bunlar Rabbinin rahmetinden uzak kalmasn diyedir. Rabbinin
nimeti, bitecek deildir.[111]Bylece ikrm herkesi kapsamtr; bununla beraber, aralarnda merep
ve zevk farkllklar bulunmaktadr.
Kevnde hibir ayn yoktur ki, ikrm kendisini ihta etmi olmasn; hatta o, ikrmn ta kendisidir.
Buna gre ikrmlar, lemin ilerini dzene koyarlar. lem ile de ikrmlarn hkmleri ortaya kar.
Bu ikrm hkmlerinin ilki yaratma/tekvin, sonu ise tamamlamadr; tekvinin ise hibir nihyeti
yoktur.
Dolaysyla, tekvin devam ettii el-Mut isminin hkmleri srece devam ederler.
***

el-Mni
el-Mni, adaletin kendisini men ettii ve ikrm ihsan olan kimse demektir.
***
Bilinmelidir ki:
Bu ismin hkm, imkn mertebesinde bulunur. nk men, istidat ve zelliinin gerektirmedii
eyi kabul etmedii iin mmknn ayndr. lh mevhibe kaplar, aktr ve cmert olann feyzi
sreklidir.
Buna gre nimetlenen kimse, sadece kendi kbiliyeti ve zelliiyle elde ettii nimetle nimetlenmi;
elem duyan ise, sadece kendi nefsini knamaldr. Bununla beraber Hak Men ettii eyi ise artk
gnderecek kimse yoktur[112] yetinde olduu gibi kendisini imsak/men ile nitelemitir. Bu da,
hkm cihetinden ikrmn ta kendisidir. Binaenaleyh ikrm sretinde nice bela bulunduu gibi, men
sretinde tezhr etmi nice nimet ve koruma da vardr.
nk Hak herhangi bir eyi men ederse, bu sadece kulun muhtaln izhr etmesi iindir; bu ise,
inyet kaplarnn anahtardr. u halde, men etmekle bu anahtar kula vermitir. Binaenaleyh, men
etmesi bile ikrm olan birisi, nasl olur da men ile nitelenebilir ki?
Buna gre, el-Mani ismi, bakasn vermekle men hkmn gerektirir. Buna rnek olarak beyaz
bir mahaldeki beyazln varln verebiliriz. Hi kukusuz ki bu varlk, ilh ikrmdandr ve beyaz
ikrmnn kendisi, kendisine zt renkleri o mahalde bulunmaktan men eder. Binaenaleyh beyazn
varl, vermede men eden, men ederken verendir.
***

ed-Drr
ed-Darr, maksada uymayan ey ile zarar veren demektir. O, diledii kimselere onlar baarsz
klmakla zarar verir, diledii kimseleri mahrumiyetle imtihan eder.
***
Bilinmelidir ki:
Bu ismin srlarnn bir incelii vardr, bunun nedeni bu ismin hkmnn iki mertebeyi iermesi ve
kul ile Hak arasndaki ortakldr. Bu ortakln Hak ile kul arasnda olmasnn nedeni, dier
yaratklarn aksine, insann niza edici olmasdr. Bu nedenle Rablk iddias, sadece insan trnden
ortaya kmtr.
Bu ismin ilk zarar, bu tartmac trn kendi nefsinde bulduu Rablk iddias ve faillik rtbesidir.
yet fiili, kendisine izfe etmekle ondan nefy ederse, bu durumda kendisini yoklua ilhak etmekle
kula zarar vermi olur; yet fiili kendisi iin ispat ederse, yine kendisine zarar vermi olur.
Bu, nispet hkmlerinin ummliinden kaynaklanr. nk nispetler, kadimlik ve hadislik ile Rab
ile merbub arasndaki hkm ayrt ederler. Bu nedenle Hak (cc.), hiret/sonuncusu ise senin iin
dnyadan daha hayrldr[113] buyurmutur. nk ilki, Am mertebesidir; Am, Allahn var
olduu ve kendisiyle birlikte baka bir eyin olmad mertebedir; hiret diye ifade edilen mertebe
ise, vcd alannda kulun var oluunun/kevn zuhr etmesidir. Vcd ise, insan iin yokluktan daha
hayrldr ve dolaysyla hiret onun adna daha hayrldr.
Hakkn bu tartmacy izhr etmesinin nedeni, sadece gizli hazinenin/kenz-i mahfi zuhr etmesidir.
Bu ise, Hakkn btn isim ve sfatlaryla kulun kbiliyet aynasnda zuhr etmesidir ki, bu da faydann
ta kendisidir.
u halde Hak, fayda verirken ed-Drr dr.
***

en-Nfi
en-Nfi, gayeye uygun ey ile fayda verendir. O, diledii kimseye diledii ey ile ihsanndan fayda
vericidir.
***
Bilinmelidir ki:
Bu ismin hkmnn zuhru, bazen sadece maksada uygun olmayan eyin izale edilmesiyle
gerekleebilir; bazen ise, talep sahibinin gayesine ulamasyla gerekleir; bazen ise her ikisiyle
birlikte olabilir.
Bu ismin hkmnn eserlerinin byk ksm, tabi olanlarda zuhr eder; bu, ilh ikrm
peygamberlerin elinden kabul etmektir. nk ikrm, ya peygamberlerin vastasyla gelir veya
dorudan olur. Buna gre bu trde olan birinci ikrm sahih bir mizna muhta olan bir tehlike
zerinde bulunur, bu da, Hakkn peygamberlerin lisan zere ortaya koyduu eriattr.
Hakkn, herkesin farknda olmad, kullar hakknda bir takm hileleri vardr. Allah Tel yle
buyurmutur: Onlara bir tuzak kurduk, halbuki onlar bunun farknda deillerdi. Allahn tuzandan
sadece hsrana uram bir gurup emin olabilir.[114]
Peygamberlerin hile zellikleri yoktur, nk onlar, aklayc ve sdet yoluna ynlendirici
olarak gnderilmilerdir. u halde, rtbeleri snrl olmakla birlikte mutlak anlamda kabul
peygamberlere; mutlaklyla birlikte snrl kabul ise Hakka aittir.
Bylece mutlaklk ve snrllk, iki tarafta umm olmutur.
Peygamberlerden almak, kula en faydal ve en ok sdet meydana getiren eydir. Binaenaleyh
peygamberler, bu ismin mazhrlardr.
***
Bilinmelidir ki:
Bu ismin hkmnn konusu, sadece madm olabilir, nk fayda, sadece gayenin meydana
gelmesinden ibarettir.
Gayenin konusu ise, bazen sevilmeyen bir eyin ortadan kaldrd bir durum olabilir; buna gre bu
durumda gayenin konusu, o eyi yoklua katmak iin sevilmeyen eyi yok etmek olur.
Bazen de gaye, istenilen bir eyin gereklemesiyle ilgili olabilir. Bu durumda gaye, kendisini
varla katmak iin ki bu o eyin gereklemesi demektir- o eyin meydana gelmesiyle ilgili olur.
nk bu durumda irde edilen ey, madmdur ve adem ise erdir; er, zararn ta kendisidir.
***

en-Nr
en-Nr, kendisiyle zhir, bakasn ise izhr edendir.
En-Nr, vellerinin kalplerini mrifet ile aydnlatan; yeryzn ise, iinde bulunan vellerinin
nruyla aydnlatandr.
***
Bilinmelidir ki:
Nurlarn pek ok derecesi vardr: Bir ksm, katnda/inde idrkin gerekletii ksmdr; bir ksm,
idrkin kendisiyle gerekletii ksmdr; bir ksm kendisiyle idrk edilen ksmdr; bir ksm,
parlaklndan dolay idrk edilemeyen ksmdr. Buna rnek olarak gnei verebiliriz.
Nr k ksmlarnn en d olan mahsus klardan olduunda bile, idrki engeller ve ona mani
olur. Dk dereceli k byle ise, bu durumda, en byk, mutlaklk ve snrlanmaktan bile mnezzeh
olan mutlak nrun bykl hakknda ne denilebilir ki?
yet Mutlak Nr, byklk ve cell perdesiyle perdelenmi olmasayd, vechinin parltlar
kendisini idrk eden her eyi yakard.
***
Rivayette zikredilen perdelerin sadece birisi nr perdesi, geri kalanlar ise zulmn perdelerdir. Bu
nedenle Hak, bunlarn belirtildii yerde, nru tekil zikretmi, karanlklar ise oul zikretmitir.
Bylece, ztnn mutlak birliine, imkn hakkatlerinin okluuna iret etmitir.
Perdelerin en by ve en azmetlisi, nr perdesidir ve Hak (cc.) da nr dur. Hak, nrda ve nr ile
perdelenmitir. Bylece Hak, kendisi iin perdelenmitir. Nr, kuluna kar perdenin ta kendisidir.
Nur, kendiliiyle zuhr eden ve bakasnn da kendi vastasyla zuhr ettii ey olup, kul iin kendi
varlndan daha ak bir ey olmaynca, bu durumda kiinin varl nrunun ta kendisi olmutur.
Allah Tel yle buyurmutur: Biz ona bir nr verdik, onunla insanlar iinde yrr.[115]
Halbuki insan sadece ayaklaryla yrr ve ayak vcdun bir parasdr. Vcd da, vcd nrunun
cmert olann semasndan yayl cihetinden hviyetin ayndr.
u halde kul, sadece kendi Rabbiyle yrmtr.
***
Hak, nruyla hadislik karanln izale edendir. Mmknlerin ayn/hakkat ise, daima sbitlik
karanlnda bulunur; kendiliinden sahip olduu bir varl yoktur. Onlardan varlkta zuhr eden
ey, Hakkn vcd aynasnda kbiliyetinin hkmne gre zuhr eder. Buna gre mmknlerden
hkm varlk aynasnda zuhr eden ey, nr ile perdelenmeyi renir ve ona katlr; sbt eyliinde
kalan ise, hkmnn zuhrunu reninceye kadar bu perdelenmeyi bilemez.

Bu bilme ise, mahsus nrlarn derecelerinin farkllna gre farkllar ki, mahsus nrlara rnek
olarak, gne, ay, kandil, yldzn n verebiliriz; ya da makul nrlarn derecelerine gre
farkllar. Bunlara rnek olarak da, gzn, akln ilmin ve kefin nrunu verebiliriz.
Btn bunlarn anahtar ise, iki nrdur: Bunlar, akl ve eriat nrudur.
***

el-Hd
el-Hd, hidyet kelimesinden tretilmitir. O, kalpleri mrifetine; nefisleri itaatine; sevdiklerini
kendisine; alimleri ise, iin gereini mhedeye ulatrandr.
***
Bilinmelidir ki:
Hidyet, ya tevfikdir; bu, sdet meydana getiren hidyettir ve bunu nebi ve sekin veller ifa
ederler. Ya da, aklaycdr; bu da, indirilen eriattr. Bu hidyet, genel hakknda ilmi, sekinlerde ise
sdeti meydana getirir.
Buna gre tevfik hidyet, semedir/stfa; aklayc olan ise, denemedir.
***
Bu ismin hkmlerinin zelliklerinden birisi, tevfik ve beyndr. Buna re tevfik, peygamberlerin
rehberliini benimsemek ve ona balanmaktr; aklamak ise, Hakkn gnderdii eyi nazar akln
hkmyle veya dncenin tevilinden hareket ederek zanla deil kefe dayanarak erh etmektir.
Beyan, ihtimalin bulamad eydir ve hakkati de sadece keif ile veya nas ile ortaya kar, nk
Hakkn aklamasndan daha ak bir beyan olamaz. Buna gre eriat hakknda kendi aklnn
dncesiyle hkm verip, nassn zhirinin dellet ettii eyi reddedip, onu kendi gayesiyle uygun bir
anlama yorumlayan kimse, Hakkn kendisinden ilim bereketini ekip ald ve hsran katmerleen
kimsedir.
Byle bir insann Sz dinleyip, en gzeline uyanlar[116] diye belirtilen kimseler arasnda yeri
yoktur.
Kelm, varlk asndan btnyle gzeldir; en gzeli ise, maksada uygun olandr. Bunu ise, sadece
stn akl sahipleri/ull-elbab elde edebilir. Onlar, zhir ehlinin aksine, hakkat llerinde dolarlar,
lafz sedeflerinden kymetli incileri kartmaya alrlar.
Zhir ehli ise, sadece perdeye ve perdelenene bakar, bylece akllar bu konuda snrlanp kalr.
***
Takyit ehlinden bazlar ise, ryeti kabul eder ve Hz. Peygamber in Rabbinizi dolunay halinde
Hilali grdnz gibi greceksiniz ifadesiyle belirttii hususu dile getirmilerdir. Onlardan
bazlar ise, byle bir eyi reddetmekle hakldrlar; onlarn delili, Hz. Peygamber, kendisine Rabbini
grdn m? diye sorduklarnda Nurani idi, nasl grrm diye cevap verdii hadistir. Bylelikle
bir eyi kabul eden ve reddeden iki ayr kii, akidelerinin snrll nedeniyle doru sylemilerdir.
Bu durum una benzer: Bir insan, Ahmetin sretini grr ve Ahmeti grdne hkmeder. Bu kii
bu hkmnde dorudur.
Baka birisi ise, bu sretin ardnda sretin kendisiyle bki olduu ve sreti idare eden bir ey

bulunduunu bilir ve der ki: Ahmet, grnen bu sretin ayns deil, ite bu sreti ayakta tutan eydir.
Bununla beraber, sret ile perdelendii iin o eyi de gremez ve onu grmedii hususunda da doru
sylemitir.
Baka birisi ise, Ahmet grnen bu sret ve grnmeyen eyin bir toplamdr der. Bu kii de
doru sylemitir.
Buna gre bir insan unu ileri srebilir: Hak zhirdir; zhir olann grlmemesi sz konusu
deildir, u halde Hak grlr ve mhede edilir. Bu kii doru sylemitir. nk Hak, her eyi
ihta etmi ve her eyi grmektedir.
Baka birisi de, Hak btndr ve btn ise, zuhr etmez diye iddia ederse, o da doru sylemitir.
nk Allah Tel yle buyurmutur: Gzler onu idrk edemezler.[117] Binaenaleyh Hak bu
adan mhede edilemez ve grlemez.
limde derinleen ise, talim iini bizzt Hakkn stlendii kimsedir. Binaenaleyh onun pay, ii
bulunduu hal zere mhede etmektir.
Onlar ki Allah kendilerine hidyet vermitir; ve onlar, akl sahipleridir.[118]
***

el-Bedi, el-Mbdi
el-Bedi, el-Mbdi, nceki bir rnee gre olmadan yaratan demektir. Yaratmada Onun benzeri ve
var etmede orta yoktur.
***
Bilinmelidir ki:
Bu ismin hkmleri genellikle hayal mertebesinde zuhr eder, nk bu kuvvetin zellii, mnlar
yaratmak/ibda ve onlar, mn mahsus srete intikal etsin diye, lafz sretlerine indirmektir. Bu
kuvvetin bundan baka bir eye gc yoktur.
u halde yaratma/ibda, hayal bir itir, bununla beraber eseri kevnde zuhr eder. u halde kevn,
hayaldir. nk insanlar uykudadr ve uyku bir hayaldir; uyuyan kiinin uykusu da hayal iinde
hayaldir.
Bu adan birisi yle demitir: lem Hakkn ayn deildir; o, sadece Hakkn vcd aynasnda
zuhr eden eydir. Nitekim sret aynaya bakan kimsenin bakyla aynada ortaya kar. Buna gre ne
sret bakan kiinin ayndr ve ne de bakan kii aynada zuhr eden sretten baka birisidir.
Ayn ey, lemin varl ve Hak iin sz konusudur. Buna gre ayn/varlklar, ya Hakkn
tecelllerinin eserlerinin tecellghlar ve mazhrlar, Hak ise, kbiliyet ve zelliklerine gre
mazhrlarda zuhr edendir; ya da Mutlak Vcd, aynann ayndr. Bu durumda ayn, vcd
aynasndan varlkta kendisine mukbil olan eyleri grr ve bulunduklar hal zere herhangi bir
artma ve eksilme olmakszn birbirlerine grnrler.
Binaenaleyh, nasl baklrsa baklsn, lem bir yaratmadan hali deildir. Buna gre varlkta bulunan
her ey nceki bir rnek olmadan yaratlm/ibda eylerdir, bununla beraber, lemdeki eyler, beyaz,
siyah, hareket ve skun gibi benzer eylerdir.
***
Bilinmelidir ki:
Btn hareketlilerde hareket, hareket diye isimlendirilir, bylece tahayyl sahibi zanneder ki,
hareketler birbirlerine benzerdir, halbuki gerek byle deildir. nk hareket ayn asndan tek
hakkattir; bu hakkatin hkm de btn hareketlilere siryet etmitir. Binaenaleyh hareket
kendiliinde herhangi bir benzere sahip deildir.
Ayn ekilde, beyaz ve siyah da byledir. Gerek yaratma/ibda, Hak iin her eydeki zel
vecihtir/vech-i has; bu ey sayesinde her ey, dier eylerden farkllar.
***

el-Bk
el-Bk, vcd ve yaratmasyla devaml olandr. Onun zt yok olmay kabul etmez ve hadislik ve
intikal hkmleri ona ilemez.
Binaenaleyh O (cc.), kendi beksyla bkidir; kul ise, Hakkn bki klmasyla bkidir.
Allah Tel yle buyurmutur: Sizin elinizde olan tkenir, Allahn katnda olan ise
tkenmez.[119] Baka bir yette ise, yle buyrulmutur: Hibir ey yoktur ki onun hazineleri bizim
katmzda olmasn.
Buna gre kullar ve kullarn sahip olduu eyler Allah katndadrlar. nk kevn mertebelerinin
varlklar/ayn, btnyle, Hakkn hazinelerinde korunmaktadrlar; onun hazineleri ise, Allahn
katndadr. Allah katnda olan eyler bkidir, u halde onlar da, bir mertebeden dierine intikal etseler
bile bek zelliine sahiptirler.
Kullarn sahip olduu eyler sur olarak tkenseler bile, Hakkn katnda kuldan bulunan ey
tkenmez. Hakkn katnda olan ey daha hayrl ve daha bkidir.[120]
Hakkn katnda sadece kevn vardr; buna gre kevn, vcd asndan hayr; mertebelerinin
fertlerinin toplamndan meydana geldii ve de imkn mertebesinde ezel olduu iin de bkidir.
Varln kendisi hakknda hkm ve emir Hakka ait olduu iin, kevn, Hakkn ztnn beksyla
bkidir. Allah Tel yle buyurmutur: Allah ise daha hayrl ve daha bkidir.[121] Binaenaleyh
Allah, hayrl ve bki olandan daha hayrl ve daha bkidir.
***
Bilinmelidir ki:
Mertebeler, kendi zellikleriyle hkm verirler ve kendilerinde zuhr eden ve meydana gelen
eylerde hkm sahibi olurlar. Buna gre herhangi bir mertebeye urayan kimsenin, o mertebenin
eserlerinin hkmyle boyanmas gerekir. Buna rnek olarak Hakk uykuda gren kimseyi verebiliriz
ki, buras hayal mertebesidir. Buna gre Hak bu mertebede sadece ve sadece belirli bir sret iinde
grlebilir.
Bu, mertebenin hkmyle ilgilidir.
Sonra, kii hayal mertebesinden akl dncenin mertebesine intikal ettiinde, bu mertebede Hakk
sadece misl ve sretten mnezzeh iken idrk edebilir.
Bylece u husus ortaya kmtr ki: Kul, her mertebede bir nceki mertebede verdiinden farkl
bir hkm ile Hakka dair hkm verecektir. Buna gre, bu esnada muhakkik kii unu renir ki: O,
Hakk gerek anlamda bilememitir ve Hakkn hviyetini olduu hal zere sadece Hakkn kendisi
bilebilir.
***

te bu, Allah bilmede kmillerin niha mertebesidir. yle ki: Herhangi bir mertebede sahip
olduklar ilim, baka bir mertebede tkenir. Onlarn sahip olduu ey tkenir, Allahn sahip olduu
ise, bkidir. nk Hakkn kendi nefsinde kendisi iin eitlenme sz konusu deildir. Hakkn
kendisini bilmesi de, bakalama ve deime kabul etmez.
Binaenaleyh Hak, el-Bk ve el-Hddir.
***

el-Vris
el-Vris, berzha intikal ettiklerinde yaratklarnn artlarna braktklar eylere vris olan
demektir.
***
Bilinmelidir ki:
Bu ismin hkmleri, mnev ve sr btn mertebelere siryet etmitir. Buna gre sr mertebelere
vris olmak, herkesin dnya yaratlndan btn olarak hiret yaratlna intikal ederlerken, Hakkn
yeryzne ve zerinde bulunanlara vris olmas eklindedir. Ayrca, Hak dilediklerini ona vris
klmak iin, bu yaratla hkm ve adalet yoluyla baz kullar da vris olabilir.
Mnev mertebelere bu ismin hkmnn siryet etmesine rnek olarak ise, Hakkn deneyici ilminin
ilitii eylere vris olmasn verebiliriz. Nitekim Allah Tel yle buyurmutur: Sizi deneyeceiz,
ta ki sizlerden mchitleri ve sabredenleri bilelim.
Vris brakan, brakt eyleri toplamada ektii yorgunluuyla vrisiye hizmet eder. u var ki,
mnev vrislik ki bu ilimdir-, vrise miras kalmakla miras sahibinden bir ey eksiltmez, altn ve
gm ise, byle deildir, nk bunlar, miras brakandan braklana bir maln aktarlmasdr.
***
Peygamberler, ilimden ve Hakkn kendilerini vris kld eylerden baka bir miras
brakmamlardr. Buna gre peygamberler, Hakkn vrisleridir. Alimler ise, peygamberlerin
vrisleridir. O halde Hak bir adan vris, bir adan ise, vris klandr; ayn ekilde halk da byledir.
Buna gre baz alimler, nbvvetin zhirinden hkm ve eriat ilimlerine vris olurlar; baz
alimler, nbvvetin btnndan sr ve keif ilmine vris olurlar. Her ikisi de, vrislikte ikinci
mertebede bulunur. nk bu insanlar iin ilim, belirli bir peygamber kendisini ortaya koyduktan
sonra meydana gelebilir. u halde bu insanlar, peygamberin mertebesinden -nazar ilim gibi- pheye
maruz kalmayan ilme vris olmamlardr. Bu ilmin pheye maruz kalmaynn nedeni, ilmin son
derece ak bir ilim olmasdr.
Buna gre, meru bir i ile amel edip, bu amelden kendisi iin Allaha dair ilim meydana gelen
herkesin ilmi vris olunan ilimdendir. Bunun ardndan, bu meru i, belirli bir peygamber tarafndan
eriat olarak ortaya konulmu bir itir ya da kendisinden nceki peygamberlerin eriatdr. Bu amel
sahibinin peygamberi, bu ii mmeti iin tespit etmitir.
u halde bu i, bu amel sahibinin peygamberinin ortaya koyduu bir ey ve o da bunun uygulaycs
ise, bakasna nispet edilmez; kendisinden nceki bir peygamberin ibdet ettii bir i ise, sonra da bu
amel sahibinin peygamberi de onu onaylamsa, bu kii, zel olarak bu iin eriat olduu
peygamberin, daha sonra da onu onaylayan peygamberin vrisidir.
Bylece peygamber saflarnda, bir ii hkm olarak ortaya koyan kimse ile, saylar bin bile olsa
onu onaylayan peygamber birbirlerinin vrisi olurlar. nk o peygamber, onlarn hepsiyle birlikte

har edilir.
***
Bunun nedeni, hiret ve berzh yaratllarnn hkmdr. nk burada bir ahs, ayn andan
kendisini pek ok srette ve birbirinden farkl meknlarda grr; btn bu durumlarda kendisi ise
ayn kiidir. Kymet mahallerinde insanlarn Hz. peygamberi talep etmeleri de byledir. Bylece
insanlar, talep ettikleri yerde peygamberi bulurlar. Buna gre bir insan peygamberi baka birisinin
baka bir yerde bulduu anda bulur.
te bu, vasta yoluyla vrisliin hkmdr.
Kulun herhangi bir vasta olmakszn vris olmas ise, hkm ynnden daha ummdir. Dorudan
verset, hayat, kudret, irde, semi, basar ve kelm gibi sfatlara vris olmaktr.nk kul Hakkn
sfatlarndan ancak sahip olduu eyleri taakkul edebilir. Bylece Allah, kullarna retmek iin,
kendisini bir takm sfatlarla ve cellinin ve byklnn gerektirdii zelliklerle nitelemi, ardndan
u ifadesiyle kendisini bunlardan tenzh etmitir: zzet sahibi Rabbin onlarn nitelemelerinden
mnezzehtir.
Bylelikle tenzh, onlarn vris olduklar sfatlarn yerini almtr.
***

er-Red
Rt, istikmet demektir. er-Red, btn canllarn peremlerinden tutarak, onlar srt-
mstakime irat edendir.
***
Bilinmelidir ki:
nsan, emir ve irdeyi ayrt edemeden nce cahil olduu ve kendisinden meydana gelen eyler,
Hakkn ilmiyle meydana geldii ve de Hakkn ilmi de malma tabi olduu iin, emir ile irde
arasnda herhangi bir eliki olmaz. eliki, emir ile ilmin gerektirdii ey arasndadr. Bu nedenle
varlklardan her birisinin, ztnn gerektirdii tarzda belirli bir istikameti ve rt vardr.
Fakat bazen kemle erdirici sftn eserleri bir tek ahsta toplanabilir. Bunlar, ilim, irde ve
emirdir. Bu durumda bu ahs, en st istikamet ve rt derecesine sahiptir.
Bazen irde, bir ahsa emir sfatndan soyut olarak iliebilir; bu ahsn emir sfatndan mlahaza
ettii ey, sadece onun kalbdr, yoksa onunla amel etmek deildir. nk ilim, bulunduu hale
taalluk etmitir. Bu durumda kulun yapmas gereken ey, sadece emrin geli mahallini murakabe
etmekle hazrlamaktr.
Buna gre ilh emir tekvin ile gelirse, kii emrin eserini kalbinde murakabe eder: Acaba kalpte bir
direnme veya kabul bulunmakta mdr? yet kalpte kabul bulunuyorsa, bu durumda yedi uzvundan
hangisinde bunun serinin tezhr ettiine bakmaldr. Bylece, bulunduu hal kendisine gzksn
diye, ilmin ondaki eserini murakabe eder. nk Hak kendisi hakknda ancak kendisiyle hkm verir.
Buna gre, hali Hakkn enlerini murakabe etmek olan birisi, tam sdette bulunur; her ne kadar
emredilen eyden farkl bir i kiiden sadr olsa bile, o, istikamet ve rt derecesini elde etmi, Hakk
ve Onunla huzru murakabe etmekle emredilmitir.
Huzr, ibdetlerin en faziletlisi olan namazn ruhudur; buna gre hibir gnah, namaza denk
olamaz, aksine her eit gnah, namazn saltanat altnda silinir ve ortadan kalkar.
***
Bu makm sahibine kader srr kef olunur. Bu nedenle Hz. Peygamber (sav.) srekli yle sylerdi:
Beni Hud sresi ve kardeleri yalandrd. Bu srelerde, doru olmak emri ve ilmin emre uygun
olup olmadnn bilinemeyecei zikredilmitir.
Hz. Peygamber, kader srrnn ortaya kmasyla, belirlenmi iin ne olduunu anlaynca, artk
yalanmam, istikamet ve rtn hakkati gerekletii iin himmetini buna yneltmemitir.
***

es-Sabr
es-Sabr, kendisine edilen eziyete sabreden demektir. Buna gre es-Sabr, gnahlarn okluunun,
buna gc yettii halde, kendisini aceleyle cezalandrmaya sevk etmedii kimsedir.
***
Bilinmelidir ki:
Bu ismin siryeti btn mertebeleri kapsamtr. Bu nedenle Hak kendisini sabr ile nitelemi ve
kullarn da sabr ile nitelemi, onlara beraberlii, hidyeti, selmeti ve rahmeti tahsis etmitir.
Buna gre Hakkn sabretmesi, muhalefet ve irk komakla kendisine eziyet eden kimseye mhlet
vermesi, bu gnah ilediinde onu cezalandrmaydr; aksine onlarn bedenlerine afiyet verir,
mallarn artrr, rahmet ve ihsannn ummliiyle rzklarn geniletir, kerem ve minnetinin
kemliyle onlar belirli bir sreye kadar yaatr.
Bunun ardndan Hak, yaratklarna retmek iin kullarna kendisine eziyet eden kimsenin ne ile
eziyet ettiini ikyet eder; bununla beraber O, es-Sabr ismine sahip olmaya devam eder. Bylece
kullar renirler ki, onlar kendilerine inen belay Hakka ikyet ettiklerinde bu durum, sabrn
kendilerine nispet edilmesine zarar vermez. nk varlkta olan her eyde bir sr ve hikmet bulunur
ki, bu sr ve hikmet, irdenin akyla hareket eder.
Buna gre Hak, nimet verdii eyi kuluna onun kretmesi ve kendisine bunun karlnda hamd
etmesi iin verdii gibi, ayn ekilde, belaya maruz kalan kimseye de bu belann verilmesinin nedeni
onu Hakka ikyet edip, tazarru, muhtalk ve niyaz ile Onun katna ynelmesidir. Bununla beraber,
sabr makm tarkat ehline gre, rabbn hkm karsnda sbit olmay gerektirir, bunun nedeni, her
ne kadar kul bunun farknda olmasa da bundaki maslahattr.
***
Bu, mchede ve gayret eden ibdet sahiplerinin hkmdr. Onlar, nazar tahayyllere ve iitmeye
dayanan taklitlere sahiptirler; yoksa onlar, mhede pnarlarnn mereplerinden tatm ve konusu
irfan olan mhedeyi elde etmi deillerdir. nk bu makmda duran rifin Hakkn enlerinin
farkllamas nedeniyle hkmlerin deimesinde daim mhedesi vardr. Dolaysyla, kendisine
gelen beladan Hakka ikyet etmesi mhedesine zarar vermez.
Hak, bu rifin gayesiyle elien ve mizacna ters gelen bir hkm yaratrsa, bunun nedeni sadece
rifin kendisine ikyetini arz etmesi ve bu sknty kendisinden kaldrmasn istemesidir.
Buna gre, bir bela hissettiinde Hakka ikyette bulunmayan kimse, hi kukusuz ki, bilgisizliiyle
ilh kahra mukavemet etmitir. Bu nedenle Ebu Yezid el-Bestm, ackm ve alam, bunun sebebi
kendisine sorulduunda yle demitir: Kukusuz ki Hak, srf alayaym diye beni acktrmtr.
Binaenaleyh Hakka yakn olmu insanlarn edebi, sknt hallerinde skntlarn bakasna deil
sadece Allaha arz eylemektir. Bu nedenle Eyyub (as.), peygamberlik makmna sahip olduu halde,
yle derdi: Ya Rabbi! Sknt bana temas etti, ser merhamet edenlerin en merhametlisisin.[122]

Byle davranmasna ramen Hak kendisini sabr ile nitelemi ve onu vg balamnda
zikretmitir. Allah Tel yle buyurmutur: Biz onu sabredici olarak bulduk. Ne gzel kuldur! O
ok sabredendir.[123]
Yani: Beer zayfln muzdarip olmay ve sebeplere ynelmeyi gerektirdii bir vakitte, biz onu
sabredici bulduk; binaenaleyh Eyyub, zorda kalmam ve sadece bize tevecch etmitir.
te bu, gerek kulluun hakkatidir; bu makm, kendi ihtiyar ve irdesini terk edip, Hakkn kendisi
hakknda irde ettii tarzda oluncaya kadar kul iin gereklemez. nk kul, ihtiyar sahibi olursa,
Hakkn efendiliinin tadn tadamaz. Bylece diledii vakit Hakk kendisine veli edinir ve diledii
vakit de onu vellikten azl eder.
Bylece kul, ihtiyar halinde kendi nefsinin hkmne bal olarak bulunur; nefis ise, Hak ile niza
eder. Zorunluluk halinde ise kul, Rabbinin hkmne baldr. Buna gre rifin durumu, bellar
geldiinde btnnn Hakka ynelmesi; ilh hkm kendisinde icra edilirken zhiriyle sbit
kalmaktr. Bylece rif, skin dururken hareketli; hareket halinde ise skindir. nk haller
hkmrandr; hakknda hkm verilenin ise, hkmnn kendisinde ilemesi iin hkm sahibinin
egemenliinde bulunmas gerekir.
***
Bilinmelidir ki:
Sabrn drt derecesi vardr: Bunlardan birincisi, Allah iin sabretmektir. Bu, tekliflerin
arlklarna tahamml etmektir ki, avamn sabrdr.
kincisi, Hakkn yasaklarndan saknrken ilh yardmn elik ediini grmek iin Allah ile
sabrdr ki, bu, mridin sabrdr.
ncs, sabreden kimsenin beeriyetinin gidip, ilh ahlak ile ahlaklanmasyla fennn
balangcna ulamak iin Allaha kar sabrdr.
Bu, sbt sahibi, tvbekr, Allah bilmede zellik sahibi muhakkikin sabrdr. O, sadece dnya
hayatnda temiz rzklar tadan kimsenin bilebildii hibir gzn grmedii ve kulan iitmedii ve
hibir insann gnlne gelmeyen eyleri bilir.
O, Allahn inyet ve tevfikiyle, mnev muamelelere tahsis ettii kimsedir; bylece o, ilh isimler
ile, her bir ismin hakkatinin gerektirdii tarzda, onlarla ahlaklanmakla iliki kurar. Bylece hibir
ilh isim kalmaz ki, sz konusu rif, sretiyle, haliyle onda kim olmasn ve onun srlarna ve
eserlerinin neticelerine muttali olmasn.
Bununla beraber isimlerin hkmleri, varlk bunu bilse de bilmese de, her varl mildir; fakat
yaknlk rtbesini sadece ifn ilim delllerinin kaselerinden kavuma arabn tadanlar elde
edebilirler.
nk ilmin lezzetinin bykl, malmun kymetini belirler. Konusu Cenb- Kibriya olan
ilimden daha erefli hangi ilim olabilir ki? Buna gre ilh isimlerin hakkatleri, btn vcd
mertebelerini ihta eden ferdaniyet/birlik memleketinin ilerinin tertibinin bilgisi ve Rubbiyet

hazinelerinin ieriklerinin srlarna muttali olmak, mrifet kaplarnn en stn ve kymetlisi, en


temizi ve en ok istenilenidir.
Gklerin ve yerin melektunun snrlar, rifin meydandr ki o, bunlarn evrelerinde dolar
durur, diledii yerde konaklar. Bu esnada herhangi bir hareket veya bakasnn kar koymas sz
konusu deildir.
***
Perdenin ortadan kalkt esnada en byk hsran, Hakkn kendisine dair ilimden mahrum brakt
kimseye aittir. nk cehalet hsran, zellikle de Allah bilmemek konusunda olmak zere, en
byk hsrandr.
Himmetinin konusu dnyada ilh srlarn kefi olan ve bunu elde eden kimse, hi kukusuz ki, iki
diyarda kazanldr ve iki derece elde etmitir. yet bu gaye dnya hayatnda gereklemezse, kiinin
hiret hayatnda buna ulamas kanlmazdr. Bu ikisi arasndaki yegane fark, ilh srlarn kendisine
kef edildii kimsenin srlar srekli mhede etmekle dnya hayatnda elde ettii nimet lezzetidir.
Buna gre bsbtn mahrum olan ise, himmetinin konusu dnya hayatnda derecelerin mnlarn
elde etmek olmayan kimselerdir.
***
Allah bizleri isim ve sfatlarn mhede ederken edebe sarlan, ztnn srlarnn nrlarnn
parldaylar esnasnda irfan nimetiyle mutlu olanlardan eylesin!
Rabbimiz! Bize hidyet ettikten ve katndan bizlere rahmet verdikten sonra kalplermizi kaydrma.
Rabbimiz! Sen ok vericisin.[124]
Senin rahmetin, ihsann ve cmertliin ile senden diliyoruz, Ey Kerm, ey Tevvab!
Hamd, bir olan Allaha mahsustur; selm, hidyete tabi olanlarn zerinedir.
Bu tercmede, Sleymaniye Ktphanesi ir Efendi 431 Nolu yazma esas alnmtr.

[1] Biz seni lemlere rahmet diye gnderdik. (Enbiya, 21/107.)


[2] Sure, Kasas, 28/68.
[3] Sure, Bakara, 2/282
[4] Sure, Araf, 7/180.
[5]Sure, Fatr, 35/15
[6] Sure, Ali mran, 3/54
[7] Sure, 2/15.
[8] Sure, Tark, 86/16
[9] Sure, Bakara, 2/196.
[10] Sure, Ali mran, 3/150.
[11] Sure, Yusuf, 12/80.
[12] Sure, Hac, 22/58.
[13] Sure, Mminn, 23/14.
[14] Sure, hlas, 1
[15] Sure, Kasas, 28/88.
[16] Sure, nsan, 76/1,
[17] Bkz. Halk ve emir ona aittir. Sure, Araf, 7/54.
[18]Sure, Hadid, 57/4.
[19] Sure, Kaf, 50/16.
[20]Sure, Taha, 20/6.
[21] Sure, Zmer, 42.
[22]Sure, Yasin, 36/71.
[23] Sure, afir, 40/16.
[24] Sure, Kamer, 54/50.
[25] Sure, Araf, 7/180.

[26] Konev, Fatiha Tefsirinde bu ismin kkeni hakknda flu bilgileri vermektedir: Bu yce ismin
kklerinden birisi, birisi Elihe filidir: elihe er-racul iler-racli-yelehu, ilhen, yani adam,
adama snd. Fe-alehehu Yani, o da, onu gven altna ald ve emin kld.
kinci kk ise, Velihe-yulehudan alnmfltr. Bu kelimenin asl, Vellahudur. Burada Vav harfi,
hemze ile deiflmifltir; nitekim ayn durum, vesad-isad, veflah-iflah kelimelerinde de sz
konusudur. Veleh, fliddetli muhabbet demektir. Aslnda, melh denilmesi gerekirdi, fakat
Araplar, lem isim olmas iin yapsna muhalefet edip, ilh demifllerdir. Nitekim hesap edilen ve
yazlan fleye de, hesap ve kitap demifllerdir.
Bu ismin baflka bir kk ise, bir fley perdelendii vakit sylenen Lahe-yeluhu; veya bir fley
ortadan kalktnda sylenen, Lahe-yelih kelimeleridir. Bu ismin baflka bir kk ise, bir yere
ikamet edildiinde kullanlan eliht bil-mekn/mekna yerlefltimden gelir. Bir dieri ise,
ilhyetten tremifl olmasdr; ilhyet, yaratmaya kdir olmak demektir.
Bu ismin ifltikak hakkndaki dier grflle ilgili olarak Dilciler, flunu ileri srmfllerdir: Allah
deyiflimizdeki asl, gaipten kinye olan He harfidir. fiyle ki: Onlar, akllarnda bir mevcut ispat
etmifller ve ona kinye harfi olan He ile iflret etmifllerdir. Bunun ardndan da, o varln eflyann
yaratcs ve mliki olduunu rendikten sonra, bu harfe mlkiyet Lamn eklemifllerdir.
Bylece Lehuya dnflmfltr. Bunun ardndan ise, tazm niyetiyle bu kelimeye Elif ve Lam
ilave etmifller, bylelikle bu anlam pekifltirmifllerdir. Bylece kelime, btn bu tasarruflardan
sonra, Allah szmzdeki flekline dnflmfltr.
Bir dier grfl fludur: nsann, bir fleyde flaflp kald ve ona ulaflamadndaki durumu,
Yelehu diye ifde edilir. Veleh, akln gitmesidir.
Bu ismin baflka bir kk ise, deve yavrusunun annesine dflknln ifde etmek iin kullanlan
velihe el-fasludur. Bunun anlam, kullarn btn hallerde Allaha yalvarrken istekli ve tutkulu
olmalar demektir. Bir dier grfl ise, bu lafzn abede-yabedu-ibdeten kelimesinde olduu gibi,
elihe-yelehu-ilhundan tretilmesidir. bn-i Abbas (r.a) Seni ve ilhn terk eder yetindeki ilh
kelimesini ibdet diye yorumlamfltr.
fiu da ileri srlmfltr: Bu ismin asl, ilhtr, sonra Elif ve Lam ilave edilmifl, el-ilh
haline gelmifltir. Bunun ardndan ise, harekesi kendisinden nce skin olan Lam harfinde
bulunmas itibariyle Hemze tahfif edilip, hazf edilmifl, bylece kelime, Ellah haline gelmifltir.
Sonra arz hareke, lzm harekenin yerini almfl, bylece birinci Lm harekesi skin olduktan sonra
ikincisinde idam edilmifltir. Bunun ardndan kelime Allah diye ifde edilmifltir. Bylelikle, bu
cami isme dair izahatmz, zevk, nazar arafltrma ve dildeki kullanm asndan aklamfl olduk.
[27] Sure, Bakara, 2/165.
[28] Rabbin kendisinden baflkasna ibdet etmemenizi emretmifltir. (sra, 17/23)
[29]Sure, Enam, 6/103.
[30]Sure, Taha, 20/6.
[31] Sure, Saffat, 37/96.
[32] Sure, Zmer, 39/53.
[33] Sure, Araf, 7/156.
[34] Sure, Hud, 11/80.

[35] Sure, Furkan, 25/63.


[36] Bizleri her fleyi konuflturan Allah konuflturmufltur. (Fussilet, 41/21)
[37] Sure, Bakara, 2/40.
[38] Sure, Enam, 6/54.
[39] Sure, Zmer, 39/7.
[40] Sure, brahim, 14/19.
[41] Sure, Mnafkn, 63/8
[42] Sure, Ankebut, 29/52.
[43] Sure, Bakara, 2/186.
[44] Sure, afir, 40/60.
[45] Sure, Sebe, 34/13.
[46] Allahn rahmetinden mit kesmeyiniz. (Zmer, 39/53).
[47] Sure, Rahmn, 55
[48] Sure, Bakara, 2/115.
[49] Sure, Araf, 7/35
[50] Sure, Zariyat, 51/22
[51] Sure, Fussilet, 41/10.
[52] Rabbin deme isimleri retti (Bakara, 2/31) yetine telmih yapmaktadr.
[53] Kim Allaha karz verirse.. Sure, Hadid, 57/11.
[54] O gldren ve alatandr. Sure, Necm, 53/43.
[55] Sure, Ali mran, 3/178.
[56] Sure, Rum, 40/4.
[57]Sure, Bakara, 2/286.
[58] Sure, Araf, 7/23.
[59] Sure, Enfal, 8/21

[60] Sure, Enfal, 8/22.


[61] Sure, Nur, 24/2.
[62] Sure, Tur, 52/48.
[63] Sure, Enam, 6/1.
[64] Sure, Hud, 11/56
[65] Sure, Furkan, 25/46.
[66] Sure, Furkan, 25/45
[67] Sure, Nisa, 4/80
[68] Sure, Muhammed, 47/31
[69] Sure, Enfal, 8/25
[70] Sure, Yunus, 10/64
[71] Sure, Enam, 6/91.
[72] Sure, Tevbe, 9/104
[73] Sure, Kasas, 28/83.
[74] Sure, Casiye, 45/37.
[75] Sure, Kamer, 54/14.
[76] Sure, Vaka, 56/85.
[77] Sure, Rad, 13/31
[78] Sure, sra, 17/72
[79]Sure, Kehf, 18/104.
[80] Sure, Ali mran, 3/7.
[81] Sure, Sad, 38/20.
[82] Sure, Buruc, 85/14
[83] Sure, Saffat, 37/180
[84] Sure, Hud, 11/123.

[85] Sure, Bakara, 2/233.


[86] Sure, Yunus, 10/32.
[87] Sure, Enfal, 8/17
[88] Sure, Talak, 65/3
[89]Sure, Bakara, 2/257
[90] Sure, Rum, 30/47
[91] Sure, Yunus, 10/4
[92] Sure, Enbiya, 21/22
[93] Sure, Bakara, 2/163
[94] Sure, Zmer, 39/3
[95] Sure, Ankebut, 29/61
[96] Sure, Hicr, 15/21
[97] Sure, Araf, 7/54.
[98] Sure, Araf, 7/54
[99] Sure, Zmer, 39/3
[100] Sure, Buruc, 85/20
[101] Sure, Hadid, 57/13
[102] Rabbin daa tecell ettii vakit... Sure, Araf, 7/143.
[103] Sure, Enam, 6/57
[104] Sure, 20/5
[105] Sure, Zuhruf, 43/32
[106] Sure, Buruc, 85/12
[107] Sure, fiura, 42/40.
[108] Sure, Nisa, 4/100
[109] Sure, Tevbe, 9/128

[110] Sure, Mcadile, 58/7


[111] Sure, sra, 17/20
[112] Sure, Fatr, 35/2
[113] Sure, Duha, 5
[114] Sure, Neml, 27/50
[115] Sure, Enam, 6/122
[116] Sure, Zmer, 39/18
[117] Sure, Enam, 6/103
[118] Sure, Zmer, 39/18
[119] Sure, Nahl, 16/96
[120] Sure, Kasas, 28/60
[121] Sure, Taha, 20/73
[122] Sure, Enbiya, 21/83
[123] Sure, Sad, 38/44.
[124] Sure, Ali mran, 3/8.
[*] Bu tercmede, Sleymaniye Ktphanesi flir Efendi 431 Nolu yazma esas alnmfltr.