You are on page 1of 126

j.p.

sartre
VAROLUULUK

(existentialisme)

/V j

eviren : A S IM BEZRC

VAROLUULUK
inceleme - konuma - tartma

GENEL DZ : 38

1.
2.
3.
4.
5.
6.
7.
8.

basm
basm
basm
basm
basm
basm
basm
basm

:
:
:
:
:
:
:
:

1960
1961
1964
1980
1981
1982
1983
1985

(Ata Kitabevi)
(Ata Kitabevi)
(-Dnem Yaynlan)
(Yazko Yaynlar)
(Yazko Yaynlar)
(Yazko Yaynlar)
(Yazko Yaynlar
(Say Yaynlar)

VAROLUULUK / JEAN - PAUL SARTRE


Tiirkesi : Asm Bezirci / Yaymlayan : SAY Kitap Pa
zarlama / Sekizinci basm : Mays 1985 / Dizgi - Bask :
Onur Basmevi
Genel Datm : SAY DAITIM, Nuruosmaniye Cad.
Trbedar Sok. 4/1, Caalolu - stanbul, Tel: 528 17 54

oz.oz.yc
JEAN - PAUL SARTRE

VAROLUULUK
( existentiaisme)
eviren

Asm Bezirci

say

ASIM BEZRC NN
EVRLER

Hikye, Gustave Flaubert, 1955, 3. basm 1981


Bell Ter, Erskine Caldwell, 1954, 4. basm 1984
Varoluuluk, J. P. Sartre, 1961, 8. basm 1985
Seme iirler, P. Eluard, A. Kadirle, 1961, 3. basm 1983
Halkn Ekmei, B. Rrecht, A. Kadirle 1972, 6. basm 1985
Sosyalist Gzle Toplam Ve Sanat, G. Plehanov - J. Frevll
le, 1963, 3. basm 1974
Sosyalizmin Inda Bilim Ve Din, M. achin, 1962, 2.
basm 1965
Edebiyat stne Syleiler, Alain, 1965, 3. basm 1985
Pyrrhus le Cineas, S.de Beauvoir, 1963, 3. basm 1982
zgrlk Sorunlar, R, Maublanc, V. Gnyolla, 1968
Sosyalizmin Felsefesi, R. Maublanc, 1966, 2. basm 1974
Dnyada Sendikaclk, Georges Lefranc, 1966
Yeni Roman, Alain Robbe - Grillet, 1981
Diderot, Andr Cresson, 1965, 2. basm 1984
Semeler, Jean Jaures, 1966

VAROLUULUK
JEAN - PAUL SARTRE
VE ESERLER
*

Asm Bezirci
Gaetan Picon
Laffont Bompiani

Jear Paul Sartre

J.P. Sartre
(1905 - 1980)

NSZ
Asm Bezirci

VAROLUULUUN TANIMI
Varoluuluk nedir?
imdiye dein eitli karlklar verilmi bir so
rudur bu. Szgelii, Weile gre varoluuluk bir bu
nalm, Mounierye gre umutsuzluk, Hameline gre
bunalt, Banfiye gre ktmserlik, Wahla gre bakaldr, Marcele gre zgrlk, Lukacsa gre ide
alizm (dnclk), Bendaya gre usdclk (irrationalisme), Foulquieye gre samalk felsefesidir.
Bu deiik karlklar varoluuluu gereince ta
ntyor mu bize? Eski deyile, agyrm mni, efrdm
cmi bir tanma (tarife) varyor mu? Sanmyorum.
nk onlar, tanmlamaktan ok, varoluuluun belli
bir yanna parmak basyorlar. Belli bir zelliini ya
da belirtisini ortaya koyuyorlar. stelik abartarak,
byterek...
Acaba varoluuluun btn temel zelliklerini ku

caklayan bir tanm yaplamaz m? Jean-Paui Sartrea


sorarsanz, bundan kolay bir ey yoktur:
Varoluuluu okurlara tanmlamak m? ok ko
lay bir itir bu! Felsefe terimleriyle sylersek, her
nesnenin bir z, bir de varl vardr. z, srekli ni
telikler topluluu demektir. Varlk (ya da varolu) ise
dnyada etkin (actif) olarak bulunu demektir. ou
kimseler zn nce, varoluun sonra geldiine inanr
lar. rnein, bezelyeler bir bezelye dncesine gre
yerden biter, yuvarlaklarlar. Hyarlar, ancak hyar
lk zne uyarak hyar olurlar: Bu dn kklerim
dinden alr. Bir ev kurmak isteyen kimsenin, ne bi
im bir nesne yaratmak istediini iyice bilmesi gere
kir: Burada z, varolutan nce gelir. nsanlar Tan
rnn yarattna inanan kimseler ise yle dnr
ler: Tanr, insanlar kendindeki insan dncesine,g
re var eder. te yandan, inansz kimseler de u gele
neksel gre balanrlar: Nesne, ancak zne uydu
u zaman var olur. Nitekim XVIII. yzyl hep una
inand: Btn insanlara zg (has) ortak bir z var
dr; bu deimez zn ad insan doasdr.
Varoluuluk ise tam tersini ne srer bunun: n
sanda ama yalnz insanda varolu zden nce ge
lir. Bu demektir ki, insan nce vardr; sonra yle ya
da byle olur. nk b, zn kendi yaratr. Nasl m?
yle: Dnyaya atlarak, orada ac ekerek, savaa
rak yava yava kendini belirler. Bu belirlenme yolu
hi kapanmaz, her zaman aktr...(1).
Grld gibi, gerekte, Sartre da tanmn yap
myor varoluuluun. Onun birka ana zelliini ak
lamakla kalyor. Tmel bir tanma ulamyor. Ulasayd, varolu zden ne gelir ilkesi apayr yorum
lara uramazd(2). Jaspers, Heidegger ve Sartre gibi
nde gelen varoluular ana konularda anlamazla
dmezlerdi. O kadar ki, varoluularn ou bu ad
dahi benimsememitir. rnein, Heidegger derslerin
den birinde ona kar konumutur. Jaspers, varolu

uluun varolu felsefesini ldrdn ne srmtr (3).


Peki, varoluuluk tanmlanamaz m? Heinemann
bu soruyu olumsuzca cevaplandryor: Hayr! Var
oluuluun gerek bir tanm yaplamaz. nk var
oluuluk szcn kucaklayan tek bir z, tek ve de
iiklie uramayan tek bir felsefe yoktur. Bu szck,
aralarnda derin ayrmlar bulunan eitli felsefeleri
gsterir. Nitekim, varoluu saylan Kierkegaard,
Heidegger, Marcel, Jaspers, Sartre, Nietzche gibi fi
lozoflarn zerinde anlat bir ilkeler topluluu yok
tur. Hegelcilerinkiyle karlatrlabilecek iyi tanm
lanm bir yntemden de yoksundurlar. Ama yine de
belli bir topluluk olarak ortadadrlar. Ayn an o
cuklar olup ayn sorunlar ve glkleri cevaplandr
mak zorundadrlar. Cevaplar zde olmasa bile, ay
yne evriktir ve aralarnda iten ie bir ballk var
dr. Baka bir deyile, varoluuluk szc belli bir
dnme biimini, zel bir davran, ruhsal bir akm
gstermektedir(4). Daha dorusu, Jean Wahlm deyi
iyle, belli bir iklimi ve ortak bir havay belirtmek
tedir (5).
Bu ortak iklim ve havann temel eimleri yle
zetlenebilir: Bireycilie (ferdiyetilie) ar yer ver
mek, kiiolunun varolu sorununa byk gi gster
mek ve herhangi bir dnce okulundan olmamak,
herhangi bir inanlar kmesini, zellikle sistemleri ye
tersiz grmek; sln, bgiliini, yaamdan yok
sunluunu ileri srerek geleneki felsefeyi aka k
msememek btn bunlar, Kierkegaardm, Jaspers
n, Heideggerin olduu gibi, Nietzchenin de belli ba
l zellikleri ve varoluuluun k noktalardr.(6)
VAROLUULUUN KKEN
Elbette, bir eyin tanmlanamamas yok olduunugstermez onun. Nitekim ak, iiri, elektrii de ta-

mmlayamyoruz ama yok da sayamyoruz. nk her


gn onlarn eitli belirtileriyle karlayoruz: Tpk,
sk sk varoluu rnlerle karlatmz gibi...
Onun iin, varoluuluu tanmlamaya almaktansa, belirtileri, rnleri, kaynaklar, konular ve
zellikleri zerinde durmak daha uygun olur.
Rittere gre, varoluuluk, kklerinden kopmu
(...), temelini yitirmi, gemie, tarihe gvenini kay
betmi (...), toplumda yabanclam (...), mutsuz, hu
zursuz insan varln dile getiren bir felsefedir. Bu
felsefe daha ok, toplum iinde yaayan bireyin teh
dit altnda olduu (...), gnmzle gelenek arasndaki
balantnn koptuu (...), insann mnsz bir varlk
haline geldii (...), kendi kendini yitirmek tehlikesinin
ba gsterdii yerde ortaya kar(7). zellikle, sava
ve bunalm ertesi yllar bu kn keskinletii, gze
batt dnemlerdir.
Baz dnrler rnein Tillich bu -km kk
lerini makinecilikte buluyorlar. Makinenin retimde
kullanlmas birtakm ters sonular douruyor: Bir
yandan, insan gitgide ilettii makinenin egemenlii
altna giriyor. zn, benliini, bilincini, kiiliini gn
den gne yitiriyor. Nerdeyse, dnen arkn bir vidas
haline geliyor, nesneleiyor(8). br yandan Sosyalist
lerin de sylediine gre makinenin getirdii toplum
sal retim dzeniyle bireysel mlkiyet dzeni arasn
daki elime kiiyi tedirgin ediyor. ki dzen arasn
da bir uyarlk salanamamas insan gittike kendine
yabanc, sama, ezici, gvensiz, anlamsz bir ortamda
hilikle kar karya yaamak zorunda brakyor.
Bu aykr durum, bireyin yava yava kiiliinden ol
masna, toplumda yabanclamasna, yalnzlamasna,
bunalmasna yol ayor. Giderek insanolu, Sartrem
deyiiyle, nedensiz, zorunsuz, anlamsz bir varlk ha
line giriyor. (L Etre et le Neant, s. 713). Gemisiz,
desteksiz, yapayalnz bir varlk. (La Nauee, s. 102).

Tarih denen arabaya hayvanca koulmu, sava ve


lm bekleyen bir varlk...
te, Markslk ve Freudclk gibi, varoluuluk
da bu durumun yaratt bir akmdr. Ne var ki, bu
akmlarn kaklarnn (mahrelerinin) ayn olmasna
karn, kullandklar yntemler ve vardklar sonular
birbirinden ayrdr.
Varoluuluk, ad geen durumu yerine gre hem
yanstan, hem de ona tepki gsteren bir felsefedir.
Bundan tr, varoluu yazarlar amz kiisinin
(kimine gre bu kii byk burjuva, kimine gre i
i, kimine gre kk burjuva, kimine gre ise btn
insanlktr) braklmln, yalnzln, bountusunu,
umutsuzluunu gvensizliini belirtmekle yetinmezler.
Bu kiinin kendini tanmasn ,zn yaratmasn, ben
liini kazanmasn ,baskdan kurtulmasn da isterler.
nsan ezen teknik dzene, kiiliini silen toptanc top
luma, benliini ineyen zorbala kar koyar, gere
kirse bakaldrrlar. Bu yzden znellie ve bireylie
byk nem verirler. znellikten kalkarak bireycilie
varrlar. Szgelimi, Kierkegaard bireyi ana gerek sa
yar, toplumu hor grr. Ona gre, bireyin varln ko
rumas iin toplumdan, kamudan, eitlikten syrlmas
gerekir. Bireycilik ancak yalnzlk, bountu, kayg ve
umutsuzluk iinde belirir, korunur ve derinleir(9).
Jaspers, bireylerin her iine karan devlet makinesi
nin kiiyi yutmasndan yaknr. Marcel, hayatn top
lumsallatrlmasna fkelenir. Wahl, bugnk dzen
de bireyin varoluunun byk bir kumarda ne sr
len para gibi tehlikede olduuna inanr. Tehlikeden
kurtulmas, Sartrea gre, sorumluluunu yklenmesi
ne, durumunu kavramasna baldr. Mademki kii
olu dnyaya atlmtr, kendi bana braklmtr, y
leyse yaptklarndan sorumludur. Nitekim o. kendini
nasl kurarsa yle olacaktr. Tasarlarna .semeleri
ne, eylemlerine gre varlna bir z kazandracaktr.

Edimleriyle kendini gerekletirecektir.


melidir...

Gerekletir-

VAROLUULUUN ETLER
Emmanuel Mounierye gre (10), varoluuluk aa
cnn kkleri Sokratese, Stoiclara, St. Augustin ile
St. Bernarda dein uzanr. Varoluuluun temelinde
Blaise Pascal (1623-1662), onun stnde Mam de Birand (1766-1824), onun stnde de Sren Klerkegaard
(1813-1855) bulunur. Klerkegaarddan sonra varoluu
luk iki dala ayrlr:
1. Dinci (hristiyan) varoluular: DanimarkalI
Sren Kierkegaard, sviren Kari Barth, Alman Kari
Jaspers, Max Scheler, Landsberg, Fransz Maurce
Blondel, Henri Bergson, Charles Peguy, Gabriel Marcel, Le Senne, beyaz Rus Nicoa Berdiaeff, Leon Chestov, Soloviev vb...
2. Dinci olmayan, tanrtanmaz varoluular: Friedrich Nietzche, Martin Heidegger, Jean Paul Sartre
vb...
Henri Mougin, birinci dala Hamelinele Husserli,
Roger L. Shnin ise Remhold Niebuhr, Paul Tillich ve
Martin Buberi sokuyor. Emilio Anglisani ayn dala
talyanlardan Castelli, Lazzarini ve Sciaccay ekliyor.
Paul Foulquie ikinci dala Smone de Beauvoir, Merleau Ponty ve Albert Camusy katyor (11). Gaetan Picon ise Mouniernin tersine Blondel ile Bergsonu
varoluuluun dnda tutuyor, Dostoyevskiyi Solovievden daha varoluu sayyor (12). M. Alberes varo
luu yazarlar arasnda Malraux, Bernanos, Unamuno
gibi yazarlarn da adn anyor (13). Baz incelemeciler
daha da ileri gidiyorlar: Marks ile Dewey gibi bilgin
lerde, Calvin ile Luther gibi din ulularnda, St. Augus
tin 'ile St. Thomas dAquin gibi azizlerde ve Auden,

Beckett; Beethoven, Bataille, Baudelaire, Claudel, Fa\ulkner, Frost, Van Gogh, Gide, Hemingway, HlderIjn, Kafka, Poe, G. Patrix, Rilke, Rimbaud, Rouault,
Valery, hatta Eliot ile Shakespeare gibi sanatlarda
d varolusal yanlar buluyorlar.
' Henri Arvon varoluuluun kaynanda kargaa
c (anarchiste), bireyci Max Stirneri gryor (14),
J. Beaufret ise Kierkegaard varoluuluun ncs
sayyor (15). Gelgelelim, Kierkegaardm tannmas ve
anlalmas lmnden ok sonra oluyor. Varoluuluk
XIX, yzyln sonlarnda daha ok Almanyada
filizleniyor. Nietzche, Scheler gibi filozoflar varolu
uluun tohumlarn atyorlar. Franszlardan Bergson,
Blondel, Brunschving gibi dnrler Hegelin uscu
ve diyalektiki felsefesine kar bu tohumlar geli
tiriyorlar. Ayrca, bu tohumlar, zellikle byk sarsn
tlar ve bunalmlardan sonra, birinci ve ikinci dnya
savalarnn ertesinde iyice serpilip yaylyor. Nitekim,
Heideggerin eserleri 1927de, Chestovun 1927de, Marcelin 1928de, Jaspersm 1930da, Lavellein 1933te,
Berdiaeffin 1936da yaymlanmaya balyor.
Sartren kitaplar da bu sralarda kyor: mge
lem (1936), Cokular stne Bir Kuram Tasla (1939),
Dsel (1940), Bulant (1938), Duvar (1939). nceleri
Husseriden etkilenen Sartrem bu eserlerinde ahlk
ve ruhbilimci eilimleri ar basyor. Nitekim, eserle
rinden ilk salt ruhbilimsel konular iliyor. Sartre
bundan sonra yava yava Husserlden uzaklaarak,
Heideggere, Nietzcheye yaklayor. Son gnlerde de
Marksa yaklamaya alyor, Marksl dzeltmeye
ve gelitirmeye yneldiim sylyor. Ama, kime yakla
rsa yaklasn, aslnda bir Descartes olmaktan kur
tulamyor.
okluk ruhbilime een ilk eserlerinin peinden
siyaset ve felsefeye eilen eserler yazyor: 1943te ba
slan Varlk le Hilik adl byk felsefe kitabnn
ardndan birok oyunlar (Sinekler, Gizli Oturum, Say

gl Yosma, Kirli 'Eller, Mezarsz ller), denemeler


(Descartes, Bcmdelaire, Durumlar), romanlar (zgr- /
lk Yollan: Us a, Geciktirme, Ruhtaki lm), se
naryolar (ark, ten Geti) yaymlyor. Bu yayma
lar byk grltler koparyor, geni yanklar yaral
yor. Bylece varoluuluk kavgas alevleniyor. Simone
de Beauvoir, Marleau Ponty ve Albert Camus herbiri bir baka ynden kavgaya katlyorlar.
I
Kavgann sonucunda varoluuluk bir Avrupa so
runu ve bir bilgilik konusu olmaktan karak bir dnya sorunu ve uluslararas bir ilgi konusu haline geli
yor. Bunda Sartrem byk pay var. nk o, yalnz
ca bir felsefeci ya da sanat, yalnzca bir denemeci
ya da eletirmeci deildir. amzn ana sorunlarn
zmleyen ve tartan bir dnr, gnmz insan
nn durumunu ortaya koyan bir yazar ve bu durumun
deimesini isteyen bir politikacdr da... nsann top
lumsal ve kiisel durumunu deitirmek isteyenlerin
yanndayz diyen ve ama smsk balanan bir ey
lemci... zgrl her eyin stnde tutan bir sava-,
...

VAROLUULUUN ELETRS
Varoluuluk kavgas sresince Sartre ve felsefe
si amansz saldrlara uruyor. Katolikler, Markslar
ve br aydnlarca kyasya eletiriliyor. Merleau
Pontynin deyimiyle, sol dergiler eit eit tenkit ya
zlaryla doluyor, sadan lanetler yadrlyor. (16).
Btn bu eletiriler yle zetlenebilir:
1. Sartrem varoluuluu eliik ve tutarsz bir
felsefedir. nk: Bu felsefede birbirine aykr ne
ararsanz bulabilirsiniz. Hani, her eyi hem aan, hem
de koruyan bir felsefe dense yeridir. yle ki, bir yan-

\ dan idealizmle maddecilii iine alr, br yandan her


ikisini de iter. Hem diyalektii iine alr, hem de ona
kar kar. Bir yandan Husserli iine alr, br yan
dan onu rtmeye kalkr. Hem Heldeggeri iine
alr, hem de ona bakaldrr. Bir yandan geleneksel
felsefeyi ktler, br yandan onu uygulamadan ede
mez. Dorusu aranrsa, bu felsefe Hegercilikle olgubilirt, (phenomenologie) ve varoluuluun bir kar
mdr. Bir eit semeciliktir (eclectisme), yamal bohadu^, sistem deildir (17)...
21 Sartren varoluuluu eski ve yanl bir fel
sefedir. nk: Bilime, geree, evrime, gerekircilie
(determinisme) srt evirir. Tarihle, yaamla, toplum
la, kitlelerle balarn koparr. Toplumsal sorumluluk
tan, siyasal eylemden kaar; daha dorusu, insan us
sal (akl) bir eyleme deil igdsel bir yaaya a
rr. Varolu, insan, zgrlk, gereklik kavramlarn
somut ieriinden syrr, soyutlatrr. Son zmde
bir eit usdcla (irrationalisme), metafizie ve
skolastie balanr. Yeni bir yaldz altnda idealizmi,
inancl (fideisme) ve yalmzbencilii (solipcisme) di
riltmeye abalar. Toplumsal kurmak iin bireyselden
hareket eder. Snflar aras atmalar glgeye iterek
tarihi bireyler aras balantlarla aklamaya kalkr.
Toplumun kitle hareketleriyle deil, bireysel abalarla
dzeleceini sanr. Toplumsal sorunlara bireysel
zm yollar arar. Daha da kts, Marksm Hegelden
alarak ayaklar stne oturttuu diyalektii o, yeniden
tepe taklak eder. Sartrem dnyas tarihsel grten
yoksundur, gelecei yalnzca bireyin tasarsnn gelece
idir. Hegel gibi o da kapitalist toplumun getirdii ya
banclamay tarihsel bir olay olarak deil, doatesi
bir serven olarak alr.
Burjuvazinin braklmln, bunaltsn, bozgunu
nu herkese, bu arada ii snfna da bulatrmaya a
lr. Felsefesini Marks dncenin geliimi iine
bir kapal blge gibi yerletirmeye giritiini ne s-

rer (18). Ama onu Marksln srtnda yeermeye u- j


raan asalak bir felsefe olmaktan teye gtremez./
Szn ksas, Sartre, dinsiz grnen bir dinci ve bilime
srt evirmi gizli bir softadr...
/
3.
Sartrem varoluuluu dinin ve ahlkn dn
dadr. nk: Bu felsefe zgr seie dayanr, dolay
syla Tanrnn nceden bildirilmi buyruklarn grniezlikten gelir, ahlk kurallarnn yol gstericiliine de
inanmaz. nsel deerleri, geleneksel verileri tanmad
ndan kiiolunu boluk iinde, dayanaksz brakr.
tednyaya inanpad iin, insan tkenmez bir
umutsuzlua tutsak eder. Zaten onun zgrlk dedii
ey, aslnda bireyin kendi iine kapandr, ki^iolunun henz biimlenmemi, soyut bir zgrlk paray
iinde kmaza srkleniidir. Oysa, toplumsaln ya da
nesnelin dnda ve onlardan ayr bireysel ya da salt
znel bir varlk dnmek, devekuu gibi ban kuma
gmmektir...

SARTREIN SAVUNMASI
Sartre, Lexistentialisme est un humanisme (Var
oluuluk Bir nsanclktr) adl konumasnda bu ve
benzeri eletirileri ksaca cevaplandrr. Konuma,
1946da Nagel yaynlar arasnda kar (19). kyla
birlikte geni ilgi toplar, saysz eletirilere konu olur.
Szgelii solculardan Jean Kanapa, L existentialisme
nest pas un humanisme (Varoluuluk nsanclk Dedir) adl eletirisini yaymlar (20). Eski retmeni
ni acmadan eletirir, yerden yere vurur. Kanapaya
baklrsa, varoluuluk bir burjuva felsefesidir. Burju
vazi artk kme dnemine girmitir. Tarihsel ak
yznden, gitgide kendisiyle elimekte, koyduu ilke-,
leri inemekte, yabanclamakta, almaktadr. Her
geen gn onu biraz daha umutsuzlua, yalnzla, bu
naltya gtrmektedir. te varoluuluk, bir yandan

\ by umarsz (aresiz) durumu dile getirir ;br yan\ dan da, burjuvazinin sz edilen durumdan kurtulmama yardmda bulunur. Bunun iin, onun umutsuzluk
e braklmln evrenselletirir, btn insanla mal
der, insanln nnde kar yol bulunmadn ne
srer. Bylece, smr dzeninin deimemesine al
. Bundan tr, varoluuluu gerici, ktmser,
aldatc- bir felsefe saymak yerinde olur. Varoluuluk
insanclk deildir, tam tersine, insanlk ve zgrlk
dman bir akmdr.

TRKYEDE VAROLUULUK
Varoluuluun yanklar, sava ertesinde, yurdu
muzda da kendini gsterir. Dergilerde bu konuda e
itli eviriler, tantma yazlar kar. 19.5.1946da Ter
cme Dergisinde, Yeni Grler bal altnda, var
oluuluu tantmak isteyen baz eviriler yaymlanr.
Sabahattin Eyubolu Sartrem Temps Modernesde
km bir yazsn evirir. (Ayn yaznn bir baka e
virisi de 1.2.1946 gnl stanbul Dergisinde baslr.)
Ouz Peltek ile Erol Gney Merlau Pontyden, Simone
de Beauvoirdan, D. Auryden eviriler yaparlar. Ayr-ca, Sartredan Existentialisme Bir Hmanizmadr ad
l konumay ksaltp zetleyerek Trkeye aktarrlar.
1.5.1959da A dergisi Varolu Filozoflar ve Varolu
uluk zel Saysn karr. Behet Necatigil Rilkeden, elhattin Hilv Heinemanndan, Turan Oflazolu Nietzche ve Heideggerden, Asm Bezirci Sartre
dan, Demir zl Jaspersden, Onat Kutlar Marcelden,
nay Szerle Sina Akin Kierkegaarddan, Refik Cabi Berdiaefften baz paralar evirirler.
Bu ortaklaa almalarn dnda, dergi ve gaze
telerde, zaman zaman tekil eviriler, inceleme ve
eletiriler yer alr. rnein D. Aurynin (21), J. Lacroixmn (22). M. Dufrennem (23), E. Wem (24), P.

Foulquenin (25), W. Kaufmannn (26), F. Hsrev T- /


kinin (27), Nurettin Nartn (28), Ouz Peltekin (29), /
Mete arn.(30), Seyfi zgenin (31), Doan Klm'
(32), Mehmet eydann (33), Orhan Duru, nay Szr
ve Demir zlnn (34) ksa yazlan yaymlanr. Ayr
ca Hilmi Ziya lkenin (35), Arslan. Kaynardam (36),
Nusret Hzrn (37) uzunca incelemeleri ile Joachim
Ritterin (38) gzel bir konferans baslr. En son ola
rak Roger L. Shinnin Egzistansiyalizmin Durumu { 39)
ile Jean Wahlm Existenti<dismein Tarihi (40) ve IWalter Kaufmannn Dostoyevski den Sartrea Varoluu
luk (41), Paul Foulquienin Varoluu Felsefe (42) JJean
Wahlin Bugnn Dnyasnda Felsefe (43) ve Adam
Schaff ile Pyama P. Gaidenkonun Marxizm, Varolu
uluk Ve Bireyi (44) yaymlanr. Bunlara Ilolthusen
(45) ile Anglisaniden (46) daha nce yaplm iki ksa
eviriyi de eklemek yerinde olur.
Bu tantc yaynlarn yansra birtakm eletiriler
de grlr Osman Ouz (47), Peyami Safa (48), Attil
lhan (49), erif Hulusi (50), Baar Sabuncu (51) var
oluuluu deiik alardan eletirirler. Muzaffer Erdost <52) Osman Ouzun, Ferit Edg (53) ile Fikret
rgp (54) erif Hulusinin eletirerine cevap verir
ler. Ayrca, Pulat Tacar varoluuluu dorudan do
ruya savunmaya giriir (55). Oktay Akbal ise varolu
ulua yneltilen eletireri Simone de Beavoirdan
yapt bir eviriyle karlamaya alr (56). Demir
zl varoluu kua, daha dorusu, bunalt edebi
ya tn eletirenlere ilgi ekici bir yazyla kar kar
(57).
Varoluuluun edebiyatmzda da baz etkileri g
rlr. Gen yazarlarmzdan Demir zl Bunalt ve
Soluma adl hikye 'kitaplarn bu etkiyle kaleme alr.
Ferit Edgnn birka hikyesi de ayn etkiyi tar.
Orhan Duru ve Bilge Karasu ile Adnan zyalmer ve
Leyl Erbilde de para para varoluuluun izlerine
rastlanr. Varoluu olmadklar halde, airlerimizden

bazlar (rnein Edip Cansever, Turgut Uyar, Ahmet


\ Oktay) iirlerinde yalnzlk, bunalt, yabanclama gi\bi varoluulua zg temlere arasra yer verirler.
'\
VAROLUULUK VE SARTRE
\Varoluuluk dolaysyla ya da dorudan doruya
Sartredan ve herhangi bir eserinden sz aan yazlar
da eksik olmaz. Hmi Ziya lken (58), Turgut Szmaz olu!(59), zdemir Asaf (60), mer Perinliolu (61),
Zihni Kmen (62), Onat Kutlar (63), Halk Akgl
(64), Doan Hzlan (65), Atill Ycel (66), zdemir
Nutkuf(67), Mahmut S. Kl (68), smet Giritli (69),
Erol Gngr (70), Hfz Topuz (71), Suat Muratl (72),
smet Kemal Kar aday (73) Sartrem baz zelliklerini
belirten yazlar yaymlarlar. Bunlara Claude Simonun (74), Ignazio Silonenin (75), Maurice Nadeaunun
(76), Bernard Pingaudmn (77) ve Jean Greniernin
(78) yazlar eklenir.
te yandan mer Attila Sav (79), Yiit Okur (80),
Yldrm Keskin (81), Ahmet Koksal (82), Azra Erhat
(83) e Trker Acarolu, Ayperi Akalan ve Onat Kut
lar (84) Sartrein baz eserlerini, Hilmi Yavuz ile Meh
met Yaar Bilen (85) edebiyatln, Selahattin Hav
(86) dnce dnemlerini, Afar Timuin (87) tm ki
iliini ve Ferit Edg (88) Trk edebiyatna etkisini
deerlendirmeye alrlar. Son yllarda dilimize ev
rilen drt nemli kitap (89) bu yaymlar tamamlar: Roger Garaudyden Jean-Paul Sartre ve Marxisme ile
ris Murdochtan Sartre, Yazarl ve Felsefesi, Walter Biemelden Jean-Paul Sartre, Georges Michelden
Sartre Yllar. Bunlarn dnda Sartredan baz para
lar (90) ve konumalar e syleiler (91) dilimize ev
rilir.
Sartrem Trkede ilk baslan eseri Gizli Oturumdur (92). Onu ten Geti (93), Duvar (94), Saygl

Yosma (95), Kirli Eller (96), Bunalt (97), Sinekler (98), /


Siyset ark (99), Mezarsz ller (100), Baudelaire i
(101), Altona Mahpuslar (102) adl eviriler izler. Ay-j
rica amzn Gerekleri bal altnda Sartredart
baz yaz ve paralar dilimize evrilir (103).
I

VAROLUULUK BR NSANCILIKTIR

Grld gibi, bu ilk evirerin hemen hemen


hepsi de edeb eserlerdir. Aralarnda Sartren felsefe
kitaplar pek yoktur. Elinizdeki Existentialisme est un
humanisme (Varoluuluk Bir nsancktr) evirisiyle
bu yolda ilk adm atm olduk (104). evirimiz, um
madmz bir ilgiyle karand. Drt ylda ktez ba
sld. Bizden sonra Emin Trk Eliin, Sartrem bu ese
riyle birlikte iki byk yazsn Materyalizm Ve Dev
rim adyla Almancadan Trkeye evirdi 105). Daha
sonra Bertan Onaran ile Mahmut Garan Sartredan
baz paralar ile ad geen eseri Existentialisme Bir
Humanizmadr (106) balyla zetleyerek evirip sun
dular.
Bunun ardndan Sartrem Roger Garaudy, Jean
Orcel, Jean Hyppolite ve Jean Pierre Vigier ile Diya
lektik zerine Tartmas (107) basld. Bunu SartreCamus atmas (108) izledi. Ferit Edg Sartrem Sa
nat, Felsefe Ve Politika stne Konumalarm (109),
Berton Onaran Yabancnn Aklamasm (110), Rfat
Krkolu Yntem Aratrmalarm (111) dilimize kazan
drdlar.
Varoluuluk nsanclktr adl bu eserinde Sartre,
varoluuluun insanclk olduunu gstermekten
ok, ne olduunu aklamaya ve savunmaya alr.
Bundan tr, eseri varoluuluk diye evirmeyi da
ha uygun bulduk. Nitekim, Sartre zerine bir inceleme
yazan Alberes de kitabm adm pek yerinde grmyor
(112). Belki de bu1yzden Amerikada da Mairefnin

evirisi yalnzca existentialism adyla yaymlanm


ta.
i
eviriyi yaparken Franszca Nagel (113) basmm
temel aldk. Bu basmda, Sartren Varoluuluk Bir
msanciktr konumasnn arkasnda Pierre Naville ile
bir Tartmas bulunmaktadr. Biz bu tartmay da
eyirdik. evirimizin daha iyi anlalmas amacyla
Goetan Piconun Sartrea ilikin bir incelemesini ve
Laffont Bompianiriin Varoluuluk Bir nsanclktr
stne bir yazsn dilimize aktardk. Ayrca, varolu
uluun tanm, kkenleri, eitleri, eletirisi ve Tr
kiyedeki yansmasyla ilgili kaynakal bir nsz ile
Sartrem eserlerinin dkmn ve Trke evirilerinin
bir listesini de sunmay yararl grdk.

KAYNAKA
Asm Bezirci

VAROLUULUUN TANIMI
VE KKEN
(1)
(2)
(3)
(4)

(5)
(6)

Jean-Paul Sartre, Action, 27.12.1944.


Regis Jolivet Les doctrines existentialistes, Pa
ris, 1949. p. 16.
Jean Wahl Existentialismein Tarihi, ev. Bertan Onaran, Elif Kitabevi, 1964, s. 7.
F. H. Heinemann Existentialism and the mo
dern predicament, ev. Selhattin Hilav, A der
gisi, 1.5.1959.
Jean Wahl La pensee de lex!stence, Paris, 1951,
p. 8.
W. Kaufmann Dostoyevskiden Sartrea Varolu
uluk, ev. Akit Cpktrk, De Yaynevi, 1964, s.
22, 6 .

(7)
(8)

Joachim Ritter Varolu Felsefesi* ev. Hseyin


Batuhan, 1954, s. 4-10.
Paul J. Tillich Makinalam Toplumda Kii,
ev. Ayhan Tzer, Demir zl, Trk Dili dergisi,
1.3.1958.

(9)

Henri Lefebvre LExistentialisme,


p. 113.

Paris, 1964,

VAROLUULUUN ETLER
(10)
(11)

Esprit, Avril 1946, No. 4, p. 522 - 524.


Pfiul Foulqiie LExistentialisme, Paris, 1948, p.
52 - 54.

(12)

Gaetan Picon Panorama des idees contemporaines, Paris, 1957 p. 76.


(13) M. Alberes J. P. Sartre, Paris, 1953, p. 9 - 10.
(14) Henri Arvon Aux sources de lexistentialisme:
Max Stirner, Paris, 1948.
(15) Confluences, Mars 1945, No. 2, p. 194.

VAROLUULUUN ELETRS
(16)
(17)
(18)
(19)
(20)

Merleau Ponty Existentialisme Kavgas, ev.


Ouz Peltek, Tercme dergisi, 15.9.1946.
Henri Mougin La sainte amille existential8te,
Paris, 1946, p. 114.
J. P. Sartre Critique de la raison dialectirjue,
Paris, 1963, p. 9. 207,
J. P. Sartre Lexistentiaisme est un humanisme,
Paris, 1946, p. 141;
Jean Kanapa Iiexistentialisme nest pas un umanisme, Paris, 1947.

TRKYEDE VAROLUULUK
(21)
(22)
(23)

D. Aury Existentialisme Nedir? stanbul dergi


si, 1.8.1946.
J. Lacroix J.. J. Rousseau ve Eksistansiyalizm,
ev. A. Halil, mecmuas, 1952.
Mikel Dufrenne Existence Felsefesi ve Sosyolo-

(24)
(25)
(26)
(27)
(28)
(29)
( 30 )

(31)
(32)
(33)
(34)

(35)
(36)
(37)
(38)
(39)

(40)

ji, ev. Sdfea Klrba, Sosyoloji dergisi, say 4


- 5, yl 1949.
Eric Weil Existentilismein Kuvvet ve Zaaf,
ev. Muzaffer Akn, Dnya Gazetesi.
Paul Foulquie Varoluuluk, ev. Vedat Glen
retrk, Ata dergisi, Mays 1964.
W. Kaufmann Varoluuluk ve Kierkegaard,
ev. adan Karadeniz, Deiim dergisi, 15.6.1962.
F. Hsrev Tkin Heidegger ve Egzistansiyalizm,
Sanat ve Edebiyat Gazetesi, 15.2.1947.
Nurettin Nart Egzistansiyalizm Nedir? Konya,
1948.
Ouz Peltek Existentialisme zerine, Kltr
Dnyas dergisi, 15.5.1954.
Mete ar ada nsan Gerei, Pazar Posta
s, 11.11.1956, 18.11.1956.
Seyfi zgen lm Karsnda Heidegger ve
Sartre, A dergisi 1.11.1956.
Doan Kl Existentialisme zerine, Yelken
dergisi, 1.3.1959.
Mehmet eyda Varoluuluk zerine, Yeditepe
dergisi, 1.5.1964.
Orhan Duru Varoluuluk zerine Aykr D
nceler, Yeni Ufuklar dergisi, Kasm 1964/Demir
zl Varoluuluk zerine Betikler, Yeni Ufuk
lar, Ekim 1964/nay Szer Dostoyevskiden
Sartrea, Yapraklar, Ekim 1964.
Hilmi Ziya lken Existentialismeln Kkleri,
stanbul dergisi, 1.8.1946, 15.8.1946.
rslan Kaynarda Egzistansiyalizm, Aylk An
siklopedi, 1.6.1948, say 50.
Nusret Hzr Existence Felsefesi, Ycel dergisi,
1956 ubat/Temmuz saylar.
Joachim Ritter Varolu Felsefesi, ev. Hseyin
Batuhan, stanbul 1954.
Roger L. Shinn Egzistansiyalizmin Durumu, ev.
ehnaz Tiner, Amerikan Bord Neriyat Dairesi,
1963.
Jean Wahl Exstentialismein Tarihi, ev. Bertan Onaran, Elif Yaynevi, 1964.

(41)
(42)
(43)
(44)

Walter Kaufmnn Dostoyevskiden Sartrea Va


roluuluk, ev. Akgit Gktrk, De Yaynevi, 1964.
Paul Foulquie Varoluu Felsefe, ev. Yakup
Sahan, 1976, Geliim Yaynlar.
Jean Wahl Bugnn Dnyasnda Felsefe, ev.
Ferit Edg, 1965, an Yaynlar.
Adam Schaff, Pyama P. Gaidenko Marxizm,
Varoluuluk Ve Birey, ev. Evin Diner, 1966,
De Yaynevi.

(45)

H. E. Holthusen - Bugnk Edebiyatta nsan,


ev. Zahide Gkberk, Yeni Ufuklar dergisi, 1.5.1959,
I.6.1959.

(46)

Emillo Anglisani talyan Varoluuluunun


Aamalar, Yeni Ufuklar dergisi, 1.9.1960.
Osman Ouz Existentialisme stne, Kaynak
dergisi, 1.2.1956.
Peyami Safa Existentialisme, Trk Dncesi
dergisi, 1.2.1956, 1.1,1957.
Atill lhan Sahte bir peygamber, R. Gaurdy'den eviri, Mavi dergisi, 1.9.1954.
erif Hulsi Veba ve Eksistansiyalizma, Yeditepe dergisi, 1.1.1956/Yabanc, Yeditepe, 15.3.1956
/Veba ve Eksistansiyalizma zerine Bir Mektup,
Yeditepe, 1.3.1956.

(47)
(48)
(49)
(50)

(51)

Baar Sabuncu Marksizmin Karsnda Varolu


uluk, Deiim dergisi, 15.6.1962.

(52)

Muzaffer Erdost Varlk Okul in, Pazar Pos


tas, 4.3.1956.

(53)

Ferit Edg Gerek Tedirginlii, Ycel dergisi,


1.2.1956.
Fikret rgp Yabanc zerine, Yeditepe, 1.6.1956

(54)
(55)
(56)

(57)

28

Pulat Tacar Existentialismein Mdafaas, Ml


kiye dergisi, 1.2.1953.
Simone de Beauvoir Egzistansiyalizmin Mda
faas, ev. Oktay Akbal,
Byk Dou gazetesi,
1956.
Demir zl Bunalm Yaznm Savunu,
Ufuklar, Aralk 1962.

Yeni

VAROLUULUK VE S'RTBE
(58)
(59)
(60)
(61)
<62)
(63)
(64)
(65)

(66)
(67)
(68)
(69)
(70)

(71)
(72)
(7S5
(74)
(75)
(76)

Hilmi Ziya OJcen. Sartre ve Existentialisme,


stanbul r .rgisi, 15.9.1964.
Trgu* vizmazolu Existentialisme, Yeniden
Do': dergisi 1.4.1949.
6 .mir Asaf Sartre Ve Eksistansiyalizm, Yecsitepe, 15.12.1950.
mer Perinliolu Sartre, Camus Tartmas,
Yeditepe, 15.15.1952.
Zihni Kmen Sartre, Yeditepe, 5.7.1953.
Onat Kutlar Bunalt, Bountu Szckleri, Ye
ditepe, 1.6.1959.
Halk Akgl J. P. Sartre, Yelken, 1.3.1960.
Doan Hzlan Sartrem Existentialismei zeri
ne, Trk Sanat dergisi, 1.8.1956/Romantik Rasyo
nalist Sartre, A. dergisi, 1.4.1960.
Atill Ycel Varoluuluk stne Tartma,
Yelken dergisi, Ocak 1962.
zdemir Nutku Tiyatro Dzeyinde Sartre ve
Camus, Deiim dergisi, 15.7.1962.
Mahmut S. Kl J. P. Sartre, Tiyatro dergisi,
Ekim 1964.
smet Giritli amz ve Sartre, Tiyatro dergi
si, Ekim 1984.
Erol Gngr Sartrem Deien Dnyas, Hisar,
1.4.1964/Nobel Armaan Ve Yeni Bir Propaganda
Yolu, Hisar, Ocak 1965.
Hfz Topuz J. P. Sartre Ve Yazarlk, Cumhu
riyet, 19.11.1964,
Suat Muratl J. P. Sartre, Tapnar dergisi,.
1.12.1965, 1.6.1966.
smet Kemal Karaday Sevi, mgelem, Cogku
Ve J. P. Sartre, Yelken, Ocak 1965.
Claude oimon Kimin iin Yazyor yleyse Sartre?
\eni Dergi, Ekim 1964.
Ign. 'Mo Silone Balanmann Anlam, ev. Mu
rat Be. % Yeni Derg., Ekim 1964.
Maurice .'deau J. ir. ^artre, Romanc, ev.
Tahsin Saray. Trk Dili der&..' 1.7.1964.

(77)
(78)
(79)
(80)
(81)
(82)
(83)

(84)
(85)

(86)

(87)

(88)
(89)

Bernard Pingaud Sartreden Yana ve Sartre'a


Kar, ev. tah Elolu, Yeni Dergi, Kasm 1964.
Jean Grenier Sibyller a, ev. Onat Kutlar,
A dergisi, Ocak 1964.
mer Atila Sav ten Geti, Yenilik, Hazi
ran 1955.
Yiit Okur J. P. Sartredan eviri, Yenilik der
gisi, 1.7.1955.
Yldrm Keskin Gizli Oturum zerine Dnce
ler, Yeditepe, 1.2.1952.
Ahmet Koksal Sartrem Buvar, Yeditepe,
31.8.1959.
Azra Erhat Sartren Szckleri, Yaamak der
gisi, 15.10.1964.
Trker Acarolu J. P. Sartre ve Eserleri, Yedi
tepe dergisi, Kasm 1964.
Ayperi Akaln J. P. Sartre ve Lle Oralolu,
Yn dergisi, 13.11,1964.
Onat Kutlar Szckler, Meydan, 30.3.1965.
Hilmi Yavuz Felsefe Ve Ulusal Kltr, 1975, s.
192-202/Roman Kavram Ve Trk Roman, 1977,
S. 120-131.
Mehmet Yaar Bilen, Yazdka, 1980, s. 67-77.
Selhattin Hilv Sartrem Dnce Dnemleri
Ve Felsefesinin Ana izgisi, Milliyet Sanat,
20.6.1975.
Afar Timuin Felsefede Ve Sanatta, Dnyada
Ve Bizde Varoluuluk, Milliyet Sanat Dergisi,
22.10.1976.
Ferit Edg Baz Yazarlarmzda..., Milliyet Sa
nat, 22.10,1976.
Roger Garaudy Jean Paul Sartre ve Marxisme,
ev. Selhattin Hilav, Sosyal Yaynlar, 1962.
iris Murdoch Sartre, Yazarl ve Felsefesi,
ev. S. Hilv, De Yaynlar, 1964.
Walter Biemel - Sartre, ev. Veysel Atayman, 1984,
Alan Yaynclk.
Georges Michel Sartre Yllann, Bir Dostluun
yks, ev. Zihni Kmen, Adam Yaynclk,
1985.

(90)

Bak: Selhattin Hilav Grng, Dn, De


iim dergisi, 15.1.1962.
Adnan Benk Yazmak Nedir, 64 Yapraklar der
gisi, Austos/Kasm 1964.
Selhattin Hilav Yazmak Nedir, Trk Dili der
gisi, 1.1.1961.
Orhan Suda Kimin in Yazlr, Dost dergisi,
1.6.1964.
Bertan Onaran Sartoris, Yn, 9.10.1964.
Sevil Avcolu Sartre Nobele Neden Hayr De
di? Yn/30.10.1964.
Selhattin Hilav Kltr Alannda Silhszlan
ma, Ata dergisi, 15.9.1962.

(91)

Sartre ile Bir Konuma, ev. Sabahattin Eybolu Vedat Gnyol, Yeni Ufklar, 1.7.1964.
Kenenth Tynan - Sartrela grme, Bedia Turgay
Ahmet, Varlk, 1.9.1970.
Simone de Beauvoir Veda Treni ve J. P. Sartre
la Syleiler, ev. Nesrin Altnova, 1983, Varlk
yaynlar.
J. P. Sartre Gizli Oturum, ev. Oktay Akbal,
stanbul, 1950.
J. P. Sartre ten Geti, ev. Zbeyr Bensan, Varlk Yaynevi, 1955.
J. P. Sartre Duvar, ev. Vedat retrk, Ata
Kitabevi, 1959.
J. P. Sartre
Saygl Tosmamn iki evirisi var
dr: 1) Selhattin Demirkan, 1962, 2) Orhan Ve
li Kank, Ata Kitabevi, 1961.

(92)
(93)
(94)
(95)

(96)
(97)
(99)

J. P. Sartre Kirli Eller, ev. Berrin Nadi. 1961.


J. P. Sartre Bulant, ev. Selhattin Hilav, Ata
Kitabevi, 1963.

J. P. Sartre Siyaset ark, ev. Gzin Sayar,


Ata Kitabevi, 1963.
Ayn eserin bir baka evirisi: ak, ev. Tahsin
Sara, oyunlatran Raik Alnak, Toplum Yayn
lar, 1964.
(100) J. P. Sartre Mezarsz ller, ev. Adalet Aaolu, zlem Yaynlar, 1964.

(101)

J. P. Sartre Baudelaire,
De Yaynlar, 1964.

ev. Bertan Onaran,

(102)

J. P. Sartre Altona Mahpuslan,


S. Kl, Dnem Yaynlar, 1964.

ev. Mahmut

VAROLUULUK
BR NSANCILIKTIR
(103)

J. P. Sartre amzn Gerekleri, ev. Saba


hattin Eybolu Vedat Gnyol, an Yaynlan,
1961.

(104)

J. P. Sartre Varoluuluk,
Ata Kitabevi, 1960.

(105)

J. P. Sartre Materyalizm ve Devrim, ev. Emin


Trk Eliin, Dn Yaynevi, 1962. indekiler :
Egzistansiyalizm Bir Hmanizma mdr. Materya
lizm ve Devrim, Antisemtizmin Psikanalizi.

(106)

Gaeton Picon ada Felsefe, ev. Bertan Ona


ran - Mahmut Garan, 1966, s. 57-72, Kita Yayn
lar.

(107)

Sartre, Garaudy, Hyppolite, Vigier, Orcel Diya


lektik zerine Tartma, Marksizm, Ekzistansiyalizm, ev. Necati Engez, 1964, zlem Yaynlar.

(108)

Sartre, Camus, Jeanson Sartre - Camus at


mas, 1965, ev. Bertan Onaran, zlem Yaynlar.

(109)

J. P. Sartre Sanat, Felsefe ve Politika stne


Konumalar, ev. Ferit Erg, 1968.

(110)

J. P. Sartre Yabancnn Aklamas, ev. Ber


tan Onaran, 1965, De Yaynevi.

(111)

J. P. Sartre Yntem Aratrmalar, ev. Serdar


Rifat Krkolu, 1981, Yazko Yaynlar.

(112)

R. M. Alberes J. P. Sartre, Paris, 1953, s. 27.

(113)

Jean Paul Sartre LExistentialisme est un humanisme, Paris, 1958, Editions Nagel.

ev. Asm Bezirci,

SARTRE'IN LMNDEN
SONRA YAZILANLAR
Engin Karadeniz Oyun Yazan J. P. Sartre, Cumhuri
yet, 22.4.1980.
lhan Seluk Sartre ld, Cumhuriyet, 22.4.1980.
Oktay Akbal Sartre zerine Anlar, Cumhuriyet.
25.4.1980
Ali Sefer Sartre ld, Gerek, 21.4.1980
Afar Timuin J. P. Sartre ld, Felsefe Dergisi, 1980,
Say 11
Melih Cevdet Anday Sartre in, Cumhuriyet, 25.4.1980
nay Szer Sartre Okumak, Satredan Ayrlmak, So
mut Dergisi, Haziran 1980
Sevgi Sanl Sartre ile Babaa, Milliyet Sanat dergisi,
Haziran 1980
ahin Yeniehirliolu Hilik Ya Da Diyalektik Usun
lm, Sartre, Oluum Dergisi, Ekim 1980
Ferit Edg Yaayan Sartre, Milliyet Sanat Dergisi,
1 Mays 1981
Ouz Dermiralp Sartre zerine, Papirs, 15.3.1981
Glnur Savran Sartre ve Dolaymlar Kuram, Yazko
Felsefe Yazlar, II, 1982
Demir zl Bir Tanklk, Yazko Felsefe Yazlar, II,
1982
Hilmi Yavuz Sartre ve Freud, Yazko Felsefe Yazlar,
II, 1982
ahin Yeniehirliolu Varlk Sorunlar ve J. P. Sartre,
Yazko Felsefe Yazlar, II, 1982
Simone de Beauvoir J. P. Sartrela Sylei, ev. Sema
R. Gzelen, Yazko Felsefe Yazlar, II, 1982
Alain Rabbe - Grillet Bulantnn Miraslar Bizleriz,
ev. Nilfer Kuy, Yazko Felsefe Yazlar, II, 1982
hsan Turgut zmleyici Bir Roman : Bulant, Yazko
Somut, 25.2.1983
Cem Sofuolu Sartrem Siyasal Portresi, Varlk, Nisan
1983

Ali Sirmen Sartre, .Cumhuriyet, 17.4.1983 '


Behzat Ay Sartre ve Veda Treni, Yazkp Somut,
6.4.1948
Aziz allar Varoluuluk, Dn, Eyll 1984
Ekrem Aksoy Sartrem Romanlarna Bir Sosyoloji Yak
lam, F.D.E., 1984, Say 14

SARTREIN ESERLER VE TRKE EVRLER


Asm Bezirci

FELSEFE
1936 LImagination (mgelem)
1939 LEsquisse dune Theorle des Emotions (Cokular
stne Bir Kuram Tasla)
1940 LImaginaire (mgesel)
1943 LEtre et le Neant (Varlk le Hilik)
1946 LExistentialisme est un humanisme (Varoluuluk
Bir nsanclktr Varoluuluk
adyla eviren
Asm Bezirci, 1960, Ata Kitabevi; 1964, Dnem Ya
ynlan, Yazko, 1980; 1985, Say Yaynlar / Ekzistansiyalizm Bir Hmanizma mdr balyla Ma
teryalizm Ve Devrim adl kitapta, 1962, S. 4-33, e
viren Emin Eliin, Dn Yaynevi; 1964, Ata Ki
tabevi)
1960 Critique de la raison dialectique (Diyalektik Usun
Eletirisi)
1960 Qestions de Methode (Yntem Sorunlar, Yntem
Aratrmalar adyla ev. Serdar Rifat Krkolu,
1981, Yazko Yaynlar).
1965 La Transcendance de lEgo (Benin Aknl)

1943
1944

1946

1946
1948

1951
1954
1955
1959

Les Mouches (Sinekler, eviren Selhattin Hilv,


1965, Dnem Yaynlar)
Huis-clos (Gizli Oturum, eviren Oktay Akbal, 1950,
Milli Eitim Bakanl yaynlar / eviren Bertan
Onaran, 1965, De Yaynevi)
La Putain respectueuse
(Saygl Yosma, eviren
Orhan Veli Kank, 1961, Ata Kitabevi/eviren Se
lhattin Demirkan, 1962)
Morts sans Sepulture (Mezarsz ller, eviren
Adalet. Aaolu, 1964, zlem Yaynlar)
Les Mains sales (Kirli Eller, eviren Berrin. Nadi,
1961, zlem Yaynlar/eviren Semih Tiryakiolu,
1965, Varlk Yaynlar)
Le Diable et le Bon Dieu (eytan Ve Yce Tanr,
eviren Eray Canberk, 1964, Ata Kitabevi)
Adaptation de Kean dAlexandre Dumas
(Kean,
Alexandre Dumasdan Uyarlama)
Nekrassov (Nekrassov)
Les Sequestres dAltone (Altona Mahpuslan, evi
ren Mahmut S. Kl, 1964, Dnem Yaynlar)

ROMAN HKYE
1938

La Nausee (Bulant, eviren Selhattin Hilv, 1961,


Ata Kitabevi/eviren
Samih Tiryakiolu, 1968,
Varlk Yaynlar/eviren Erdoan Alkan, 1973, Al
tn Kitaplar)
1939 Le Mur (Duvar, eviren Vedat retrk 1961, Ata
Kitabevi / Gizlilik adyla eviren Eray Canberk,
1967, Habora Kitabevi / Duvar, eviren Nihal nal,
1974, Varlk Yaynlar / Bir efin ocukluu hi
kyesi, eviren Eray Canberk, 1967, Habora Kitab
evi / Duvar, eviren Erdoan Alkan, 19A3, Altn
Kitaplar)
1945 Le Chemins de la liberte
(zgrlk Yollan)
1. LAge de la raison (Akl a, eviren Glseren
Devrim, 1964, Nobel Yaynlar / Uyan, eviren

Necmettin Arkan - Engin Sunar, 1964, Altn Ki


taplar / Akl a, eviren Samih Tiryakiolu, 1968,
Varlk Yaynlar)
2. Le sursis (Erteleme / Yaanmayan Zaman adyla e
viren Giilseren Devrim, 1965, Nobel Yaynlar /
Bekleyi adyla eviren Nazan Dedehayr, 1965,
Altn Kitaplar / Bekleme, eviren Hayr Esen, Ak
Kitabevi)
3. La Mort dans lme (Ruhun lm, eviren Hayr
esen, 1964, Ak Kitabevi / Ykl, eviren Glseren
Devrim, 1965, Nobel Yaynlar / Tkeni, eviren
Nazan Dedehayr, 1965, Altn Kitaplar)
4. La Derniere Chance (Son ans)

ANI
1964

Les Mots (Szckler, eviren Bertan Onaran, 1965,


De Yaynevi)

SENARYO
1946

Les Jeux sont faits ( ten Geti, eviren Ziibeyr


Bensan, 1955, Varlk Yaynlar / Oyunlar Oynand
eviren Ferdi Merter, 1968, Damlack Yaynevi)
1949 LEngrenage (Siyaset ark, eviren Gzin Sayar,
1963, Ata Kitabevi / ark, eviren Tahsin Sara,
1964, Toplum Yaynlar)

DENEME ELETR
1946 Descartes (Descartes)
1947 Baudelaire (Baudelaire,
eviren Bertan Onaran,
1964, De Yaynevi)
1947 Quest-ce que la litterature? (Edebiyat Nedir? e
viren Bertan Onaran, 1967, De Yaynevi)
1947 Reflexions sur la question Juive (Yahudi Soruna

1947

1948
1949
1949

zerine Dnceler, eviren Emin Eliin, Materya


lizm Ve Devrim adl kitapta, 1962, s. 109-199, D
n Yaynevi)
Situations I (Durumlar I - Bu eserden yaplan bir
seme : Tabancnn Aklamas, eviren Bertan
Onaran, 1965, De Yaynevi)
Situations II (Dununlar II)
Entretiens III (Durumlar III)
Entretiens sur la politique (Siyaset stne Gr
meler)

1952 Saint Genet, comdien et martyr (Ermi Genet,


Oyuncu Ve ehit)
1953 LAffaire Henri Martin (Henri Martin Olay)
1964 Situations IV Portraits (Durumlar IV Portre
ler)
1964

1965
1965
1971
1972
1972

Situations V Colonialisme et neocolonialisme


(Durumlar V Smrgecilik ve Yeni Smrgeci
lik)
Situation IV-Problemes du marxisme
(Durumlar
VI Marksln Sorunlan)
Situations VII Problemes du marxisme (Durum
lar VII Marksln Sorunlan)
Gustave Flaubert de 1821 1857, tome I-II (1821den 1857ye kadar Gustave Flaubert, c. I-II)
Gustave Flaubert, III (Gustave Flaubert, III)
Plaidoyer pour les Intellectuels (Aydnlan Savun
ma Sylevi)

JEAN-PAUL SARTRE *
Gaetan Picon

YAAMI VE KL
Jean Paul Sartre 1905te Pariste dodu. Ailesi or
ta burjuvazidendi. Genlii renimle geti hep: Ba
kalorya snav, Yksek retmen Okuluna giri, fel
sefe blmn bitiri. Sonra, tarada snk retmen
lik yllar. Bu yllar arasra klandran yolculuklar...
Bu arada Sartre durmadan okur, dnr, gcn
dener. Alman olgubilimcilerini (phenomenologuelarn),
rnein Heideggeri Fransada ilk okuyanlardan biri
olur. Ardndan, mgelem, Cokular zerine Bir Kuram
Tasla, mgesel gibi olduka zel felsefe incelemele
ri kaleme alr. Artk yazar olmay kafasna koymutur.
Bu istekle kendine zg bir tutum, bir anlatm arar.
Ama bunu bulmak kolay olmaz. Genliinde bir yn
deneme karalar. imdiye dein baslmayan bu dene

(*)

Geaton Picon Panorama de la Nouvelle Litterature Franaise, Paris, Callimard, 1949, s. 100 - 118.

melerin neler olduunu bilmiyoruz. Anlalan, hibir


zaman da bilemiyeceiz. nk baslm eserleri dahi
bu n uralardan bir ses getirmezler bize: Gecikmi
olarak, ama ustaca bir grnmle ve birdenbire kar
mza karlar.
Bu eserlere yeni edebiyatn en yksek rnekleri de
nebilir mi? Ne denirse dersin, bu rneklerin en tannm
, en gze arpan onlardr. yle ki, ikinci sradan r
neklerin bile ouna onlarn yn verdikleri sylenebilir.
Nitekim 1920-1928 yllarn izleyen bir sr k grlr.
Gelgelelim, 1938de Sartrem Bulant romanyla k
hepsini bastrr bunlarn. Geri Bulantnn k, da
ha ncekilere gre, ilk byk olaydr. Ama, salt bu
olaya bakarak yazarn imdiki nn o gnden kestir
mek gtr. Sartrem evrim izgisi umulmadk bir
hzla ykselir nk. Szgelii Varlk ile Hilik bu
olgu bilimsel varlkbilgisi (ontologie phenomenologique) kitab Bergsondan sonra en ok okunan felse
fe eseri olur. Oyunlar (Sinekler, Gizli Oturum, Saygl
Yosma, Kirli Eller, Mezarsz ller) uluslararas ba
ar kazanrlar. zgrlk Yollar adl romannn ilk
ciltleri, birok eletirmenlerce (rnein Maurice Nadeauya gre) ada romann aheseri saylrlar.
Sartre ayn zamanda bir okul babuu, bir bilin
ynetmenidir. Les Temps Modernes adl dergisinde g
nmzn btn sorunlarna dokunur. Her yazs derin
ve geni tepker yaratr. Pek az yazarn ya da filo
zofun ad onunki kadar sk anlr basnda. Fotorafn
hemen hemen btn dergilerde grrsnz. Konuma
larn dinlemeye gelenleri alacak byklkte salon bu
lamazsnz. O kadar ok dinleyicisi vardr. Yresini
bir efsane evirir sanki: Bu efsanenin bir ucu alt
kahvelere Cafe de Flora, Bar du Pont Royala
dayanr. br ucu ise una: Sartre yeni edebiyatn
ilk ulu ncsdr. Bugn kaplad yer, Andre Gidein
1920de kaplad yerle birdir.
Dorusu ya, bylesi bir n ve sanm kaynaklarn

hemen karamaz insan. Kald ki, Sartre da yle bir


bakta gcn kabul ettiren yazarlardan deildir. Her
eyden nce, bu gcn belirtisi olacak bir uslup grl
mez onda. Tmcelerinde (cmlelerinde) Tanr vergisi
en kk iz bile yoktur: Hani, slubu olmayan ilk b
yk yazar saysak yeridir onu. Diyeceimiz, onun uslubunda ne falan yazarn gz kamatrc bulular, ne
de filan sanatnn okuru arpan syleyi arl ya da
kuvveti vardr. Bu bakmdan, Balzacn uslubu iin
sylenenler Sartrenki iin de sylenebilir: Szlerin
gzelliinde deil, sayfann hareketinde grlen bir
z dille iletmek zere kaleme sarlan bir adamn uslubudur. Romanc ile filozof ancak bir ara olarak
bavururlar ona.
Gzel ama, byk bir romanc mdr Sartre? Tek
bana roman dnyas yeter mi ona? Yorumlar, evre
sindeki ek yaplar olmasa bu dnya bize kabul ettire
bilir mi kendini? Kurgular, uydurulan olsun, kiileri
olsun, kendi iradelerinden ok yaratclarnn buyru
una balamazlar m hayatlarn? Byk romanlarda
grdmz gibi, zorunlu ve bamsz bir yaay, bir
varolu izlenimi brakrlar m bizde?
Ya Sartren filozofluu? Dncenin ulu yaratc
larndan biri sayabilir miyiz Sartre? n Bergsonun nne ulayor ya da ayorsa onu, sezgi alanna
bir yenilik kazandrd iin midir bu? Hsserl olma
sayd, Heidegger olmasayd Satreun hali nice olur
du? Sartren filozof olarak nemi, zel bulularndan
ok, sistemletirme ve sergileme zelliinden gelir.
Sartrem gnlk dn iin de durum ayndr.
Azlk peygamberce, okluk kesin ve belirli bir d
ntr bu. Yeni sorunlar dourmaktan ok, askdaki
sorunlar geniletmek, aydnlatmak ve didiklemekte
baar gsteren bir dn... ter balantan sz a
sn, isterse maddecilikle devrimin ilikilerinden sz a
sn, Sartre, yeni sorunlar atmaz ortaya. Konulmu so
runlar zmler daha ok. stelik, bu zmleyi da

hi, yaratc bir bulu olmaktan uzaktr; bir eit ne


seritir, aklaytr.
yleyse nerden geliyor Sartrem bu byk n?
Kitaplarn kucaklayan birlik ve eitlilikten! Sartren nn besleyen birinci kaynak budur. Bilirsiniz, bir
fizik yasas vardr; Bir sistemin toptan gc, onu olu
turan parasal glerin .toplamndan daha yksektir.
Sartren eserleri iin de durum ayndr. Burada da
g ynnden bir oalma grlmektedir; Sartre eine
az rastlanr bir diyalektik gc olan bir filozof, keskin
ve yaman bir tartmac, usta bir grn (tiyatro) ya
zar, ok yetenekli bir romanc, esiz bir eletirmen
dir. (Baudelaire stne yazd inceleme eletiri ede
biyatnn en gzel rneklerinden biri olarak kalacak
tr.) Btn bu niteliklerin bir araya toplanmas gl
ve yetkili bir kiilik salar ona. Bir Hippolyte Taine
tasarlayn ki durmakszn yazsn, yaymlad roman
lar baar kazansn hep, ayn zamanda hem Taine, hem
de Zola olsun yani: te, aa yukar, Sartrem duru
mu budur.
Burada grlen bir baka durum da, Sartren sm
sk ana balanmas, ayla sylemesi, ann
dileklerini karlamasdr. O kadar ki, onun ne sr
d deerler merdiveninin bizim beklediimiz merdi
ven olduu sylenebilir. Birbirine kart retilerin
(doctrine) atmas ya da kmesi, dman bir dn
yada usun (akln) urad aknlk, kiiolunun iine
dt kargaa btn bunlar ar bir dzen ve
doru bir inan susuzluu dourur bizde. Bilmek iste
riz; u bizi aan evreni bir bakta kavramak, lp
bimek elimizde midir, deil midir? Bylesi bir evren
de yaayabilir miyiz, yaayamaz myz? Sartren ne
minin ikinci kayna, bu sorulara bir karlk aramasmdadr. Gerekten de Sartre bir dnya ve insan g
r koyar nmze. Bu gr, ada bilincin dank
verilerini derleyip toparlar, belli bir dzene sokar. s
telik, bunu yerine getirirken efsanelik bir cokuya ka

plmaz, aldatcla bavurmaz. Baz kimseler bu gr


n insan hayatna zg deerleri tanmadm sanr
lar. Oysa, tam tersine, Sartre aradmz yaama ne
denlerini bu grten karmaya alr.
Sartrem felsefe dzeni biri varlkbilim (ontologie), br de trebilim (ethique) olmak zere ikiye
blnr... Ne var ki, imdiye dein nde giden hep
varlkbilim oldu. lkin Varlk le Hilik in yaynlan
mas da bunu gsterir. Sartrein romanlar da felsefesi
gibidir: Romanlar nce bir gerein anlatm, sonra
da bir davrann dorulamdr. Dnyann yanstlma
s acaba insann amansz bir tablosunu yapmak m de
mektir? Elbette, yle demektir. rk bir topraa te
mel atmaktan ekiniriz: Descartes bozulmaz bir kesin
lie varmak iin kuku gsterir, ancak bu amala top
ran altn stne getirirdi. Onun gibi Sartre da ya
amamza bir dayanak bulup bulamyacamz ren
memiz iin btn umutsuzluk nedenlerini nmze se
rer, hepsini inceden inceye gzden geirir.

ESERLER VE DNCELER
Bu ynden alnrsa Bulant iin birinci blmn
amaz: Evreni olduu gibi gstermekten teye gemez.
yle ama, yine de nemli bir kitaptr, Sartre yeni bir
denemeye giriir onunla: Matefazik (doatesi) sezgi,
ilk olarak bu eserde roman evrenini kendi dokusuyla
besler. te yandan, Bulant deiik bir yaz biimi
getirir bize: Duru, lml, ar, soukkanl bir anlatm.
Bu anlatm, dnyadaki insann durumunu apak belir
tirken anlatcy dahi gzden ser. Gelgelelim, tezli bir
roman sanmak da yanl olur Bulanty: Dnsel bir
tezi dorulamak amacyla deil, yaanm bir deneyi
mi anlatmak amacyla yazlmtr da ondan. Metafizik
roman burada katksz romann bir tr olarak gr
nr. Sartre ispatlamaz: Gsterir. ylesine insanc bir

evren ve yaant serer ki gzlerimizin nne, hayali


mize hi yer kalmaz;, ne gerekirlik biliriz artk, ne de
zorunluluk. Oysa, isterdik ki hayatmz zorunlu bir e
ye benzesin; bir heykelin, bir sanat eserinin yerleik
biimini tasn. sterdik ki yremizdeki dnya usla
kurulmu bir evren gibi duyursun kendini bize; var ol
madan edemeyen, ama olduu gibi de kalamayan bir
evren ol&un. Sartreda ise, bu iki zorunluluun konu
ma alannda, birbirinden ayr iki zorunsuzluun yan
yana ve kendi kendine syletiklerini gryoruz: Dn
ya da, insan da hi iin varolmulardr; fazladan
varolmulardr. lk devimiz, u bildiriye gzlerimizi
kapamamak olmaldr yleyse: steyerek, be be kr
leme ve Sartrein namussuz adn verdii kimsele
rin aldatmaclk! en byk sutur.
Peki ama, bu sama, bu biimsiz, bu ahlk d,
bu yakamz brakmayan gereklik karsnda gstere
bileceimiz tek davran bulant m, tiksinti mi olma
ldr? renmekten te bir ey yapamaz myz? Jardin
Publicteki aalarn varl karsnda o nl sah
nenin ak boyunca Antoine Raquentini saran i bu
lants ve tiksintiden baka bir ey gelmez mi elimiz
den? Kitabn son sayfalarnda bir plan mzii, bir
kurtulu umudu dourur. Ama ezginin (melodie) var
oluu insann ve nesnelerin var oluuna benzemez: Ez
gi zorunluluk biiminde var olur. Ezginin kendisi zorun
luluktur, gerekirliktir. Peki, insan da onun gibi varla
amaz m? Zorunsuzluktan, boluktan uzak eyler ki
taplar, tablolar yaratarak varlaamaz m?
Gelgelelim, bu estetik zlem uzun sre tutamaz
Sartre. Bulantda bulunmayan, ama sonraki eserleri
egemenlii altna alan bir szck belirir: zgrlk
szc. Denebir ki Sartrem eserleri Bulantdan
kalkar, Sineklerden geerek zgrlk Yollarna va
rr. Bylece, evrenden insana, nesneler arasnda edi
nilmi aldanlardan bilinci syrmaya doru yol alr:
kendine dner. Bilin sanki temelsizmi, sanki deer

sizmi, sanki dorulanamazm gibi duyar kendini: zorunsuz ve olumsal bir dnyada zorunsuz ve olumsal
(contingent) bir veri olarak. Ama zgrle giden yol
lar bulmak iin bu zorunsuzluu grmek, bu sapta
madan (tespitten) doan bulanty agoak yeter. nsa
nn bir nedeni (sebebi), bir temeli yoksa bu, kendi
kendinin nedeni, kendi kendinin temeli olmasndandr:
Eer dtan hibir ey ona bir deer vermiyorsa bu,
kendi kendinin deeri olmasndandr. Eer braklm
sa bu, tm zgr olmasndandr. Nitekim, hareketleri
ni ne tanrsal bir buyuruya, ne de eyada yahut ken
dinde bulunan ussal bir ilkeye gre yapar. Geri z
grlnn at uurum nnde bunaltl bir ba dn
mesi duyar; ama hayatnn anlam da bu zgrlkten
gelir. Yaamas ancak bu zgrlkle bir anlam kaza
nr. zgrlk verimli ve uyarc bir szcktr. Bir e
ye kar koyuyorsak onun verdii cokuyla koyuyoruz.
yleyse, ktlar aalm artk: Hayat umutsuzluun
br yannda balar (Sinekler).
Sineklerde, Orestele Jpiter arasndaki uzun ko
numada, kiiolunun zgrlnn dnya dzenine
aykr olduu temi ele alnr. Bundan byle Sartren
eserlerini hep bu tem ynetecektir. Orestein yanksn
srdren Mathieu Delarue zgrlk Yollar'nm kah
raman kendi hesabna yaama istemini belirtir. Her
kes kendi zgrln yaar. Her kahraman bir eit
kayma, kendinden korkma iinde, nceden kestirileme
yen bir gelecee doru gider. Hibir ey Sartrem kii
lerini zorlamaz, yle ya da byle olmalar iin sktr
maz: Ne Tanrnm buyurular, ne ahlkn kurallar, ne
gemileri, ne tutkular, ne dnceleri, ne de toplum
sal durumlar onlan u ya da bu biim bir kii olma
ya iter. Geri havada yzen, soyut birer varlk deil
dirler; belli bir gereklik iinde, belli bir tarihsel, top
lumsal, dnsel, ruhsal gereklik iinde bulunurlar;
ama bu durum sk bir gerekircilie (determinismee)
yol amaz hibir zaman, zgr bir semeye yol aar,

o kadar. Nitekim kiiler her an semek zorunda kalr


lar. Bu yzden de kendilerinden sorumludurlar. Mathieu acaba Marcellei seviyor mu, Marcelle ocuunu
dnerek mi, Daniel Tanrya inanyor mu, Mathieu
komnist olacak m?.. Bilemeyiz. nk hepsi de z
grdr, babo ve desteksizdir. Zaten, onlar birbirin
den ayran da bu deimez zellikleridir. Bu bakmdan
ilerde ne yapacaklar kestirelemez. Bakarsnz, Brunet
komnizme balanr da Mathieu balanmaz. Oysa iki
si de ayn lde zgrdr, ayn zgrl yaarlar.
Balanmak gibi balanmamak da bir semedir asln
da. Balanmamak her an yeniden 'kendi semesini yap
mak demektir. zgrlk Yollarmn son cildinde, Ruh
taki lm,den bir sahne Mathieunn savaarak daha
yksek sand bir zgrle ulatn gsterir. G
zel ama, zgrlkte de bir sralan, bir ykseklik alaklk var m acaba? Gerekte kararszlk ve ba
lanma da birer zgrlktr. nk zgrlk kiiolunun her an' bir seme yapmaya iten d yneltinin, bir
d gereksinmenin yokluundan gelir. Dorusu aranr
sa, zgrlk bu yneltinin, bu gerekirliin, bu belir
lenmenin bulunmayndan baka bir ey deildir. Bun
dan tr balanma kadar kararszlk da zgrlktr.
zgrlk belli bir edim biimine tutsak deildir: z
grlk, varoluun rd kanlmaz, deimez, ortak
laa bir kumatr. te Sartrem ne srd davran
n z budur. Ksacas, bu davran bir bozgunu, bir
yenilgiyi zafer klna sokma abasdr. nsan, kendi
sine srekli bir varolu zgrl verilmi bir varlk
tr, z olmayan bir varlk. Bu durumundan tr se
i, tasar ve sorumluluk ona hayatn gerek, benlii
ne uygun deerleri olarak grnrler. Giderek, varo
luuluk bir insanclk olur burada; hayale dayanma
yan, tutarl tek insanclk.
Sartren yazar olarak deil de dnr olarak ne
mi de bundan gelir belki. Geri Sartrem edebiyat ve
kurgu alanndaki (romandaki, tiyatrodaki) gc, b

ykl sz gtrmez. Ama edeb yaratyla zerimide brakt etki, dnsel yaratla brakt etkiye hi
benzemez. Bu bakmdan Sartren roman dnyasyla
dnce dnyas (yani dogmatik yazlarnda benimse
dii ve yayd dnya) arasnda bir eliki olduunu
sanyoruz. Bu eliki bizi insann zne gtrecektir.
Onun iin biz, retiyi bir yana brakalm da eser
ler zerinde duralm .Sartren eserleri byk bir etki
yaratr zerimizde. Bu etki, bize kendini zorla kabul
ettiren ve bir trl yakamz brakmayan bir evrenden
gelir: Sartrem evreninden. Bizi onun romanlarna
balayan ey varolua aykr, baya entrikalar deil
dir (Us anm konusu udur: Marcelle acaba ocu
unu drecek m i?); birbirinden pek ayrt edileme
yen kiiler deildir ;, alabildiine nesnel olan anlat
deildir; neden sonra beliren ve ilerde de greceimiz
gibi, yanstmaya alt canl dnyaya kar kan
kuramsal (nazari) anlam da deildir. Bizi bu roman
lara balayan ey, yazarn yaratt evrendir.
Geri Sartreda byk bir anlatm gc, belirtme
yetenei var; ama bu yetenek daha az gze arpc
olduu zaman daha gerek, ze daha uygun der: Gr
me karsnda duramaz nk, hemen, siliniverir.
retici aklamalar, yorumlar ve karmalarla arla
m olan Bulrtya oranla Duvarm, Gizli Oturum un,
zgrlk Yollarnn getirdii gelimelerin genilii de
. apak gsterir bunu. Nitekim, bunlar ustaca uygulan
m birer nesnellik rneidir. Szn ksas, Sartren
bykln yapan, okurlarna tantaca bir evreni
oluudur. Elbette herhangi bir evren deildir bu. Sart
rea zg bir evrendir. Sartrem evrenidir. brleri
gibi bu evren de kurguyla (fiction) yanstlr, unutul
maz bir sr saplantyla belirtilir. Diyeceimiz, nasl
ki Kafkann bir dnyas, Faulknerin bir dnyas var
sa, Sartrem da bir dnyas vardr: Bizi onun gcne
inandran da bu dnyadr. Tantalm bu dnyay: Sa
ma ve iren bir evrenle ve serseri, biimlenmemi,

arplm bir bilinle yz yze gelen bir dnyadr bu.


nsann susamad halde itii bir dnya; her eyin
fazlalk halini ald, gereksizletii bir dnya; btn
k yollar kapal bir dnya... O kadar ki, doa be
kendisiyle konuulamayan, arlanmaz bir 'kitledir bura
da: Gne dahi uursuzdur, zntr; bahar sala
aykr bir mayalantr; deniz souk ve kara bir dzey
dir. Grld zre, d evrenden kopup kaan bu dn
ya, darack insancl snrlar iinde yaylr. Darya ka
pal bir oda gibidir. eriye hibir rzgr giremez. n
san bedeninin kokusu, duman, ter, scaklk ve k git
tike artan bir boucu hava yaratr orada. La Chambredaki Pierrein odas her zaman rtk duran perde
leri ve yank lambalaryla ite byle bir odadr. Marcellein odas ise, ierden bir baaya benzer. Gizli
Oturumdaki kapsz ve penceresiz odada Ines, Estelle,
Garcin bir arada yaarlar, hem de oldum bittim. Tut
sakln byle srp gitmesi, insanla dnya arasndaki
o nlenemez ayrl canlandrr. Sahne hep kapal bir
yerdir, havas hi deimeyen bir kovuk: Bir kahve,
bir otel, ya da bir mahalle (Montparnasse Mahallesi
gibi): te Sartren gerek Olypmei budur.

KLER
Sartren kiileri hem kendilerini, hem de birbirle
rini sktrr, tedirgin ederler. Kendi tiksintileri, bo
luklar, saplantlar dnda bir ey bilmezler, grmez
ler. Kurtarc bir cokuya kaplmazlar. Ak be bir
baarszlk konusudur onlar iin. Bakalaryla, evre
leriyle kurduklar balantlar oldum olas ac, aldatc
dr: Bakalar cehennemdir! (Gizli Oturum). Kendi
lerine dnnce bulduklar ey ise, susamadan imek
zorunluudur yalnzca.
Sartren eserlerinde insan kendi benliinden, ken
di znden ayran her eyin stne zalim, dayanlmaz

bir k tutulur. yle ki, yazarn dncesini yneten


dram tanrlamak dileini, bincin zgrln ya
da zn gerekliini artrma istemini kolaylkla ele
geiremezsiniz. Bu ezilmi, yenilmi kiiler hi mi tan
rlamak istemezler? Dorusu ya, asla byle bir izle
nim (intiba) vermezler bize. Onlarn gze arpan yan
tiksintileridir daha ok, varoluun biyolojik koullar
n benimsemekteki beceriksizlikleridir. Kiiolunun
etinden, ehvet durumundan duyduklar rperti cinsi
yetten irenmeye kadar varr. Bunalta cinsel sim
geler (yorgun kamlar) arasndan dnyann bayalk
ve samal gsterilir. Gizlilikte Lulunun cinsiyetin
den kamak, kurtulmak iin yapt aba dile getiri
lir. Ak bile hep kusmuk ve pislik kokar: Ertelemedeki o olaanst sahne, bu konuda Sartrem eserleri
nin doruklarndan biri (hatta evrensel romann en g
l sahnelerinden biri) olarak gsterilebilir. Eer Mathieu kapatmasnn ocuk drmesini istiyorsa, yalnz
ca zgr kalmak iin istemiyor bunu, cinsiyete kar
duyduu hntan (bu, hayata kar da bir hntr) t
r de istiyor. Sevgili dman, kirli ve besinli yemek
dolab: te Marcellein kam iin Mathieunn d
ndkleri! Eserde grlen ecinsel (homosexuel) ki
iler de bu tiksintinin bir baka eit belirtisidir. Kal
d ki Sartre sevime duygusuna LEtre et le Neartm
en kuramsal paralarnda bile kar kar. Cinsellii,
zellikle kadn cinsini hayaszca ortaya koyar. Bedence
birlemenin irenlii dncesi ve hayat douran o
yapkan svlarn verdii tiksinme duygusu allmam
gte bir sese kavuur onda.
Ama, rezaletten ve irenlikten holanma eilimi
saymamak gerek bunu. Byle bir eilim tamakla
sulamak yanl olur Sartre. Onun bu yoldaki direni
i, saplantsnn ac ve derin itenliinden gelir. Eer
Sartre bu evrene smsk balanmsa, bir trl akln
dan kmayan o saplant dnceden (musallat fikir
den) tr balanmtr. Elbette, beraberinde srekli

bir arlk (saflk) zlemini getirmeseydi, hibir anlam


olmazd bu saplantnn. Bu bakmdan, denebilir Jci,
eserin z ar olmayann saldrsna urad lde
artan bir arlk hayalidir. Maden gibi kuru, bozul
maz, katksz bir hayal, bir tasar. Sartre'n duyarl
nda hristiyanca bir e grlr: Canlandrlan dn
ya gerekte bir d dnyasdr, ilk gnah srdren
kirli bir dnyadr.
Ama kii iin bir kar yol gerek: Hem Sartre bu
lacana gvenmeseydi sz aar myd ondan? Bir d
olamaz bu, bir trajedi de olamaz. nk bakaldr
ya da umutsuzluk lnn ne anlam, ne de etkisi var
dr. Onun iin buradaki k yolu olsa olsa zgrlk
olabilir. Nitekim Sartre da zgrlkten sz at za
man szgelii Varoluuluk nsanclktr konferansy
la Baudelaire adl incelemesinde cokun ve baskn
bir inanla, tutkuyla konuur. Gelgelelim, iin ackl ya
n da buradadr: Sartre, zgrl dncesinde ya
att gibi roman evreninde de yaatmay baaramaz:
kar yol, kurtulu yani tutku olarak zgrlk bu zg (cevr cefa) evreninin bulutlarn asla yrtamaz.
Sartre gibi kahramanlar da zgr olduklarn sanrlar.
Oysa, gerekte ,hi de yle grnmezler bize. Kurtulu
u getiren bir zgrlk iinde deillerdir sanki. Geri
eser bitmemitir henz, zgrlk Yollan'ndaki yaka
rta gevek ve titrek 'kiilerin kahramanca bir zgr
le ynelileri anlatlr; ama bu zgrl yaatmak,
bize onun cokusunu alamak iin yazarn o saplant
l evreninden syrlmas gerekir.
Sartre dehasna bir zarar vermeden bunu yapabi
lir mi acaba? Kendi istemiyle yz yze gelince, usta
lndan bata bir ey kalr m elinde? Dorusu ya,
derin saplantlarn brakrsa bykln de brakm
olur. Artk byk hibir ey yapamaz. Aslna baklr
sa, en baarl eserleri en az anlaml olanlardr: Giz
lilik, Oda, Gizli Oturum. br eserleri zayflatan ey
ise, bunun tersine, hareketlere kurtarc bir anlam yk

leme istemidir. Bu yzden okur ezilmi, ktrmle


mi sanr kendini, bir sknt yaratma dilei ile gerek
arasnda bocalar durur.
Sartrem yaratt kiilerin zgrl nedir? Bu
kiilerin gc dnyadan kamakta, kendinden kopmak
ta, bask yapan eylerden syrlmakta, onlar yok et
mekte grlr. Ama kopmak gerekte bir kurtulu,
basz olmak bir ka deildir ki. Hem, insann kopup
kurtulduu bu dnyada kiiyle sknt arasnda yal
nzca hilik, yalnzca zgrlk yokluu mu vardr?
kisi arasnda yalnzca bir boluk bulunduu nas do
rulanabilir? zgrl bir kurtulu olarak yaamamz
iin Sartrem bu boluu ne ile dolduracamz bize
gstermesi gerekirdi; istememek ve inkr etmek z
grlne inanmak ve balanmak zgrln de ek
lemesi gerekirdi. Yazk ki Sartre bunu yapmaz. Nite
kim, Sartren kiileri bir eye balanmazlar. Kendi
zgrlklerinden ok baka eylere inanrlar: Sevmek
ve hareket etmek iin deil, semek iin seerler. Oy
sa, bulanty yenmek iin deerden yoksun bir zgrlk
ten baka eyler szgelimi, zgrln balanabile
cei deerler bulmak gerekir. Ama, bu deerler o
evrende nasl ortaya kacak,o kapal kaplar sarsabi
lecek tutku nereden gelecek? bilmiyoruz. nk Sartrem dnyasnda ne renk vardr, ne gerek kurtulua
zg bir zgrlk sesi, ne de bir zgrlk ars. Bun
larn olmay, o koca eser iin gze grnr tek tehli
kedir geri; ama saplant paynn gitgide artmas, is
tem paynn ise gitgide azalmas da bir talihtir onun
iin. Diyeceimiz, onun talihi kendine ballndadr:
Bir yaay bildirisi (message) olmaktan ok, bir dn
ya gr olduunu bmek zorundadr.
Sartrem dehas aklk ve seildiinde, ardk ve
duruluundadr. Yani, saplantlarm bize ileten o yaln
lk ve itenliinde... Elbette, sonu yapmackla, kuram

ca anlamszla varan ya da hayatn gerek yaants


na dnsel bir kurguyu bouna yamamaya yeltenen
bir coku iinde olamaz bu. Sartrem dnd (ya
da dnmek istedii) eyle duyduu ey arasnda bir
elime varsa, bu elime roman eseriyle felsefe eseri
arasnda gelimelidir: Yoksa, yalnzca romana yerle
irse, onun gerekliini bozmak sakncasn ve gcn
artraym derken, tersine, eseri sakatlamak tehlikesi
ni dourur.

VAROLUULUK BR NSANCILIKTIR *
Lcffont Bompiani

Varoluuluk Bir nsanclktr adl bu kitap, Fran


sz yazar ve filozofu 1905 doumlu Jean-Paul Sartrem 1946da Club Maintenantda verdii bir konferan
sn metnidir. Ayn yl yaymlanmtr. Konferans, o
sralar Fransada ve Avrupada byk bir yank ya
ratm olan varoluuluu ksaca aklamak, ona ili
kin baz yanl anlamalar ve nyarglar dzeltmek,
satamalar gslemek amacn gtmekteydi. nk,
Markslar varoluuluu eylemsizlik ve znelcilikle,
katolikler ise ktmserlik ve bireycilikle suluyorlar
d. stelik, varoluuluk szcn herkes baka bir
anlamda kullanyordu. Bundan tr, szcn anlam
ou kimseler iin gitgide belirsizleiyordu.
Gerekte varoluuluk, her eyden nce, bir felse-

(*)

Laffont Bompiani-Dictionnaire des Oeuvres Contemporaines de tous les pays, Paris, 1968, s. 258.

fretidir. Balca iki kanad vardr: Kari Jaspers


ile Gabriel Mareel retinin hristiyan kanadm, Heidegger ile Sartre tanrtanmaz kanadn temsil ederler.
Ama ikisinin de k noktas ayndr: Varlk zden n
ce gelir;, yani, insan stne dnme znellikten kalk
larak yrtlr. Bu bakmdan, varoluuluk XVII. yz
yln klasik felsefesinden ayrlr. Bilindii zere, klasik
felsefeye gre, Tanr insan yaratmazdan nce zn
ortaya koymutur : Tpk bir sanatnn kafasndaki
kavrama gre bir eyi yapmas gibi... zn varolu
tan nce gelmesi dncesi XVIII. yzyl felsefesinde
de Tanr inancnn yaamasn salamtr. Varoluu
luun tanrtanmaz kanad ise, varoluun zden nce
geldiini kabul ettiinden, tanrszln btn sonula
rn stlenmektedir. Ona baklrsa, insan doas diye
bir ey yoktur; insan kendini nasl yapyorsa yledir;
varlnn temel semesi olan bir tasaryla nce kendi
ni belirler ve sonra gidiatnn btn iinde ortaya
kar. Bu tasaryla insan, kendini seerken btn in
sanlar da semi olur. nk, o tasaryla, gerekle
tirmesi gereken bir insan imgesi kurar. Onun iin se
me bir deerlendirmedir. Bylece, her insan her an
btn insanla balanr, ite, varoluularn bunalty
zgrlk iinde braklmlm bir belirtisi gibi grme
leri bundandr. Bunalt gelip bir yerde sorumluluk duy
gusuna yani eyleme ve ahlka dayanr. Varoluuluk,
ahlk bir nesnel deerler zerine deil, insann kkten
zgrlne yaslandrr: nsan zgr olmaya mah
kmdur.
1
Byle dnenler iin, ahlaksal sei bir boyun e
me deil, bir yaratmadr. Varoluulua yaktrlan
ktmserlik de, aslnda, insann kkl zgrlk duygu
sudur. nsan doas diye bir ey bulunmadna gre,
eylemlerimizi ancak bu duygu yardmyla yarglayabi
liriz. Varoluulukta bir ktmserlik varsa, gerekte
bunu bir eit dyimserlikte katlk diye dnmek

gerekir. Bu kat iyimserlik, gerekilik uruna, insan


larn eksiklerini, kusurlarn ho gren bir sorumlulu
u tanmaz. Onun gznde varoluuluk bir eylem ve
zgrlk hmanizmasdr. Varoluuluun znelciliine
gelince, o da, komnistlerin ileri srdkleri gibi
burjuva kkenli oluunun bir belirtisi deildir; insan
bir nesne gibi grmeyi istemeyiinin bir iaretidir. n
k, bu znelcilik, zneler aras ilikeri kapsar;, insa
nn varoluu ancak bakalaryla olan ilikilerine gre
belirlenir, evrensellii de znde deil durumundadr:
Her insan, durumunun somut gerekliiyle br insan
lara balanr. Bundan dolay, zgrln hem tek in
san iin, hem de btn insanlar iin istenmesi gerekir.
Bylece, zgrlk ve insanclk temeli zerinde bir ortaklaalk oluacaktr. Bu, ak bir insanclktr, her
gn yeniden kazanlacaktr. Nedeni u: Bu insanck,
her gn yeniden elde edilmesi gereken bir insan zgr
ln amalyor, bir veri olarak grmyor onu.
Sartrem zetini sunduumuz konferans budur.
Konferanstan sonra Sartre ile Naville arasnda bir tar
tma kmtr. Sartre bu tartmada varoluuluk e
Markslk arasndaki ortak ve ayrk yanlar sergemitir.

VAROLUULUK
(LExi$tentialisme
est un humanisme)
*

Jean - Paul Sortre

liauid L en eln {ilgileriyle Sartre

VAROLUULUK
J. P. Sartre

VAROLUULUA
YNELTLEN ELETRLER
Urad bir sr eletiriye kar
savunmak istiyorum burada.

varoluuluu

Bu eletirilerden ilkine gre, varoluuluk umut


suzluun dourduu bir durgunluk, miskinlik iinde
kalmaya aryormu insanlar. Ona baklrsa, kapa
lym btn kar yollar, bu yzden eyleme hi yer
yokmu dnyada, hareket olanakszm. te bu du
rum, salt gzleyici bir felsefe olmaya gtryormu
varoluuluu. Oysa, tek bana gzleyicik bir eye
yaramazm. stelik, sonunda burjuva felsefesine s
rklermi kiiyi.
Bunlar, zellikle komnistlerin ne srdkleri ele
tirilerdir.

MARKgILARIN ELETRLER
Ayrca varoluuluk, insann hep kt yanlarna
basyormu parmam, hep dknlklerini anlatyor
mu. Kirli, bulank, karanlk olan gsteriyormu hep.
Her yerde bunlar seriyormu gzlerimizin nne. G
len gzellikleri, insan doasnn kl, umutlu yanlar
n glgede brakyormu. O kadar ki, katolik eletirmen
Mile. Mercierye gre, varoluuluk ocuun glmse
mesini bile unutmu imi.
Her iki eletiriye gre de insancl (humain) daya
nma yokmu bizde. Kiiolunu tek bana ele alyormuuz, bunu komnistler sylyor, btnden
koparyormuuz. nk yalnzca znellik (sublectivite)
olarak gryormuuz onu; nk yalnzca Descartesm Dnyorum, yleyse varm szne dayamyormuuz; nk yalnzca kiiolunun tek bana kendini
kavrad an gz nnde tutuyormuuz. Bundan tr
de yremizdeki insanlarla balant kuramyormuuz;
dmzda yaayan ve cogito (1) ile yanma varlama
yan kimselere dayanma gsteremiyormuuz.

KATOLKLERN ELETRLER
Katolikler ise yle eletiriyorlar bizi: Gya biz
gereklii tanmyor, insanlarn giriimlerinin ciddili
ini inkr ediyormuuz. Oysa, Tanrnn buyurularn
ve sonraszla ulam deerleri ortadan kaldrnca
gereksizlik ve boluktan baka bir ey kalmazm ge
ride. O zaman, herkes babo kaldndan, her istedi
ini yapar, kimse de bakalarnn yanl grlerini,
kt edimlerini (actes) yarglayamaz, sulayamazm.

(1)

Cogito: Descartesm Dnyorum, yleyse varm


sznn ksaltlm. (eviren)

Bu eitli eletirileri cevaplandrmaya alacam


imdi. Zaten bu kk aklamann adn varoluuluk
bir insanclktr koyuum da bundan. Geri birok
kimseler burada insanclktan sz amasna aabi
lirler. Olsun, biz gene de yolumuzdan dnmeyeceiz,
insanclktan ne anladmz belirtmekten geri durma
yacaz.

KTMSERLK VE VAROLUULUK
Her eyden nce unu syleyelim: Varoluuluk
deyince, insann yaamasna yol veren ve her gere
in, her eylemin bir evreyi, bir insanc znpllii ku
cakladn gsteren bir reti (doctrine) anlyoruz.
Bilindii gibi, bize yapan en zorlu saldr insan haya
tnn szm ona hep kt yanlar zerinde durmu ol
mamzdr. Geenlerde bir kadn anlattlar: Hatuncaz
sinirlenince azndan uygunsuz bir sz karm. Bu
nun zerine utanm, zr dilemi, Ben de varoluu
mu oluyorum ne! demi. Gryorsunuz ki her irkin
lik, her bayalk varoluulua yaptrlyor artk,
DOALCILIK VE VAROLUULUK
Bize doalc (naturaliste) denmesi de bu yzden.
Hani sahiden yle olsaydk yreimiz yanmazd; asl
doalcn bugn dourduu kzgnlk ve korkudan
daha byk bir fke ve rperti uyandrdmz grr
de aa kalrdk. yle ki, Zolanm bir romanm sz
gelimi Toprak (2) sklmadan okuyan kimseyi, var
oluu bir roman okuyunca hafakanlar basard. Ne
(2)

Emile Zolanm 1887de yazd Toprak (La Terre)


romannn Trke evirileri: ev. H. Suha Gezgin,
1946/ev. Hamdi Varolu, 1946, 1973.

denli znl olursa olsun, uluslarn bilgeliinden ya


rarlanan biri, gene de bizi ondan daha znl (hzn
l) bulurdu. Ama bu, nce can sonra canan ya da
iyilik eden ktlk bulur demekten ye deil midir?

ULUSLARIN BLGEL
Burada kullanlacak bir yn beylik sz var ki
hepsi de ayn kapya kyor: Sakn kurulu dzene
kar gelmeyiniz, iktidara kafa tutmaynz, izmeden
yukar kmaynz, uslu olunuz! nk bir gelenee
yaslanmayan her eylem romantikliktir. Doruluu an
lalm bir denemeye dayanmayan her giriim (teeb
bs) baarszla uramak zorundadr! Yaantlar
mz da gsteriyor ki ktye eilimlidir insanlar! Onla
r bundan alkoymak iin nlerine salam engeller dik
mek gerek;, yoksa, bir kargaadr sarar ortal!
Bu adamlar buna benzer can skc zdeyileri (hik
metleri) stp stp nmze srerler. Dillerinden ger
eki trkler eksik olmaz. yleyken, bir edimin i
ren yanm az buuk gsterdiniz mi, hemen kalkar
varoluuluu karamsar, znl, karanlk olmakla
sularlar. Kendi kendime sorarm hep: Bu baylar var
oluuluun ktmserliinden mi, yoksa ar iyimser
liinden mi yaknyorlar? Aklamaya altm re
tide onlar korkutan, varoluuluun insana bir seme
olana tamm olmas m yoksa? Bunu anlamak iin
tm felsefe alannda gzden geirmek gerekiyor soru
yu.

VAROLUULUK MODASI
Varoluuluk nedir?
Bu szc kullananlarn ou, onu savunurken
olduka glk ekiyorlar imdi. nk bu szck

moda oldu artk. O kadar ki, Clartesnin dedikodu ya


zar bile fkrasnn altna Varoluu diye imza at
yor, falanca ressamn ya da mzikinin bile varoluu
olduundan dem vuruluyor. Hem de byk bir sevin
duyuluyor bunun sylenmesinden. Diyeceimiz, var
oluuluk szc ylesine yayld, anlam ylesine
geniledi ki, artk hibir anlam kalmad desek yeri
dir. Grnrde gerekstcle (surrealisme) benzer
bir nc akm da bulunmad iin olacak, aylaklk ve
rezalete dkn kimseler, varoluulua drt elle sa
rldlar. Oysa, bu felsefe hibir ey getirmiyor onlara.
nk, rezalete en az elverili bir retidir o. Olduka
kuru ve sk bir reti. Daha ok uzmanlara ve filozof
lara zg bir reti...

K TRL VAROLUU
OKUL VARDIR
yledir ama, yine de kolayca tanmlanabilir bu
reti. lerin bunca karmas, iki eit varoluu bulun
masndan geliyor: Birinci eit varoluular, hristiyan
varoluulardr. Katolik mezhebinden Kari Jaspersle
Gabriel Marcel bunlardandr. kinci eit varoluu
lar ise, tanrtanmaz varoluulardr. Bunlar arasnda
Heideggeri, Fransz varoluularn ve beni sayabilir
siniz. Bu iki kolu birletiren ortak yan, her ikisinin de
u dnceyi benimsemi olmasdr: Varolu zden
nce gelir. sterseniz buna, znellikten hareket et
mek gerekir de diyebilirsiniz.

VAROLU ZDEN NGE GELR


Peki, ne demektir bu? Ne anlamalyz bu szden?
Yapm bir nesneyi, szgelii bir kitab ya da bir k
t keseceini ele alalm. Bu nesneyi bir kavramdan

esinlenen (ilham alan) bir zanaat yapmtr. Zanaat


onu yaparken bir yandan kt kesecei kavramna,
br yandan da bu kavramla birleen bir retim tekni
ine, bir yap reetesine bavurur. Bylece, kt ke
secei hem belli bir biimde yaplm bir nesne, hem
de belli bir ie yarayan bir eya olur.
Neye yaradn bilmeden kt kesecei yapmaa
kalkan bir kimse tasarlanamaz. Bu demektir ki, kt
keseceinin z (yani onu yapmay ve tanmlamay
salayan reetelerin, tekniklerin, niteliklerin hepsi)
onun varlamasndan nce gelir. Karmda yle bir
kitabn ya da byle bir kt keseceinin bulunuu n
ceden belirlenmitir. Burada dnyann teknik grm
(vision) ile karlayoruz. Bu grme bakarak, yap,
varolutan nce gelir diyebiliriz.
Yaratc bir Tanry bile ou zaman yksek bir
zanaat gibi tasarlarz. Tanry zanaatya benzetiriz.
Benimsediimiz reti hangisi olursa olsun, ister
Descartesinki, isterse Leibnizinki gibi bir reti ol
sun, yine de biz iradenin az ok anlak (mdrikeyi)
izlediini, hi olmazsa onunla birlikte yrdn ka
bul ederiz.

m
YZYIL FLOZOFLARINDA
TANRI VE NSAN
Tanr yaratrken, neyi yarattm ok iyi bir di
ye dnrz. Bylece, Tanrnn ruhundaki insan kav
ramn zanaatnn kafasndaki kt kesecei kavra
mna benzetmi oluruz. Nasl ki Tanr bir teknik kav
raya gre insan yaratyorsa, zanaat da bir tanm
ve teknie gre kt keseceini yapar. Yani bireysel
(individuel) insan, tanrsal anlakta var olan belli bir
kavram gerekletirir.

XVIII. YZYIL FLOZOFLARINDA


NSAN VE DOA (TABAT)
XVIII. yzylda filozoflarn bu dinsizlik an
da Tanr kavram ortadan kalkyor. Elbette, z va
rolutan nce gelir dncesinin sonucu dedir bu.
nk bu dnceyi biz, hemen hemen her yerde, Diderotda, Voltairede, hatta Kantta bile gryoruz. On
lara gre, kiiolunda bir insan doas vardr. Bu
insan doas, bu insancl kavram herkeste bulunur.
Herkes evrensel insan kavramnn zel bir rneidir.
Kant bu evrensellikten u zellii karyor: Orman
adam da bir burjuva ile ayni temel nitelikleri tar,ayn
tanma, ayn kavrama uyar. Baka bir deyimle, her
ikisinde de ayn insancl zellikler gze arpar. Demek
ki burada dahi insann z, doada karlatmz bu
tarihsel varolutan nce geliyor.
TANRITANIMAZ VAROLUULUK
Gelgelelim,' benim balandm tanrtanmaz var
oluuluk daha tutarldr. Ona gre, eer Tanr yok
sa, hi olmazsa varoluu zden nce gelen bir varlk
vardr. Bu varlk, bir kavrama gre tanmlanmazdan,
belirlenmezden nce de vardr. Bu varlk insandr. Heideggerin deyiiyle, insan gerei dir.
Varolu zden nce gelir. yi ama, ne demektir bu?
u demektir: lkin insan vardr; yani insan nce dn
yaya gelir, var olur, ondan sonra tanmlanp belirlenir,
zn ortaya karr.
VAROLUULUUN
NSAN KAVRAYII
Varoluuya gre insan daha nce tanmlanamaz,
belirlenemez; hibir ey deildir o zaman. Ancak son

radan bir ey olacaktr ve kendini nasl yaparsa yle


olacaktr. Kavrayacak, tasarlayacak bir Tanr olma
ynca, insan doas diye bir ey de olmaz bu durumda.
nsan yalnzca kendini anlad gibi deil, olmak iste
dii gibidir de.

NSAN KENDN NASIL


YAPARSA YLE OLUR
nsan, var olduktan sonra kendini kavrad gibi
dir, varlamaya doru yapt bu atlmdan (hamle
den) sonra olmak istedii gibidir. Kendini nasl yapar
sa yledir yani. Varoluuluun ba ilkesi de budur i
te. Buna znellik adn verenler de var. Onlar bizi
znelcilikle (subjectivisme) suluyorlar.

TASARI (PROJET)
Peki biz ne demek istiyoruz bununla? nsann ta
tan ya da masadan daha deerli olduunu mu sylemek
istiyoruz yoksa? unu demek istiyoruz: nsan varolur
nce. Bir gelecee doru atlan ve bu atln bilinci
ne varan bir varlk olarak ortaya kar. Bir yosun, bir
karnbahar ya da rm bir nesne deildir o, znel
olarak kendini yaayan bir tasardr. Bu tasardan n
ce anlacak hibir ey yoktur. Gkyznde hibir ey
anlalmaz ondan nce. nsan, nasl olmay tasarladysa yle olacaktr. Olmak isteyecei ey deil, tasarla
yaca ey yani. stemek deyince bilinli bir karar an
lyoruz biz; aramzdan biroklar iin kendi kendine
olutan sonra gelir bu. Bir partiye girmek, bir kitap
yazmak, evlenmek istiyebilirim; ama btn bunlar ira
de denen eyden daha kkl, daha kendiliinden bir
semenin belirtisidir.

NSAN TEPEDEN
TIRNAA SORUMLUDUR

Gelgelelim, gerekten de varolu zden nce geli


yorsa, insan ne olduundan sorumludur yleyse. te,
varoluuluun ilk ii de her insan kendi varlna ka
vuturmak, varlnn sorumluluunu omuzuna ykle
mektir. Ne var ki biz, insan sorumludur derken, yal
nzca kendinden sorumludur demek istemiyoruz, b
tn insanlardan sorumludur demek istiyoruz. Grl
yor ki iki ayr anlam var znelcilik szcnn. Ba
kyorum da, dmanlarmz hep bu ifte anlamllk
zerinde oynayp duruyorlar. Oysa znelcilik, bir yan
dan bireysel znenin (sujet) kendi kendini semesi,
br yandan da insancl znellii amann kiiolunun
elinde olmamas demektir. Varoluuluun derin anla
m bunlardan kincisinde gizlidir.

SE
nsan kendi kendini seer dediimizde, herbirimizin kendi kendini semesini anlyoruz bundan. Ama
insan kendini seerken btn insanlar da seer. Ken
dini semesi btn br insanlar da semesi demek
tir ayn zamanda. Olmak istediimiz kimseyi yaratr
ken, herkesin nasl olmas gerektiini de tasarlarz.
Hibir edimimiz yok ki, olmasn zorunlu saydmz
bir insan tasarm (tasavvuru) dourmasn bizde.
te yandan, btn insanlar seerken insanolu
kendini de semi olur. yle ya da byle olmay se
mek, bir bakma, setiimiz eyin deerli olduunu be
lirtmek demektir. nk, hibir zaman kty seme
yiz. Hep iyiyi (iyi sandmz) seeriz. Herkes iin iyi
olmayan ey, bizim iin de iyi olamaz.

NSAN BTN NSANLARI


SEERKEN KENDN DE SEER
Ayrca, varolu zden nce gelince ve biz,' tasar
mza gre varlamak isteyince, bu tasar herkes iin,
btn amz iin bir deer ve geerlik kazanr. Bylece, sorumluluumuz dnemiyeceimiz kadar by
m olur, giderek, sonunda btn insanl kucaklar.
Bir iiysem, sosyalist olmay deil de, bir hristiyan
sendikasna girmeyi seersem, bununla unu belirtmi
olurum: nsana den ,almyazsna katlanmaktr; te
vekkldr, boyun emektir. nk bu dnyada salta
nat yok insan iin!
Gelgelelim, bu hareketimle, bu seiimle yalnzca
kendimi balam olmakla kalmam, herkes adna te
vekkl salk vermekle btn insanl da balam
olurum.

BREYSEL EDMLER
BTN NSANLII BALAR
Daha bireysel bir rnek alalm: Diyelim ki evlen
mek, oluk ocuk yetitirmek istiyorum. Bu evlenme
yalnzca benim durumumdan, tutkumdan (ihtirasm
dan) ya da isteimden dosa bile, yine de ben bununla
yalnzca kendimi balam olmuyorum, btn insanl
da tekli-evlenme (monogamie) yoluna sokmaya, ba
lamaya alm oluyorum.
Demek ki yalnzca kendimden deil, herkesten de
sorumluyum. Kendime kar sorumlu olunca, herkese
kar da sorumlu oluyorum. Setiim belirli bir insan
tasars kuruyorum, yani kendimi seerken gerekte
insan seiyorum.
Bu durum bunalt, braklmlk, umutsuzluk gibi
grkemli szcklerin rtt eyi anlamamz salar.

stelik, greceimiz zere, yle zor falan da deildir


bunu anlamak, hatta olduka kolaydr.

BUNALTI
nce unu soralm: Bunalt deyince ne anlal
yor? Varoluular yrekten karlk verirler: nsan
lk bunaltdr! derler. Bunun anlam udur: Balanan
ve yalnzca olmak istedii kimseyi deil, bir yasa ko
yucu, olarak btn insanl seen kii, o derin ve t
mel (klli) sorumluluk duygusundan kurtulamaz. Do
rusu, biroklar bu sknty (bu i daralmasn, bu bungunluu, bu bouncu) yaamazlar. Ama biz yine de u
nu ne sreceiz: Onlar, bunaltlarn maskeleyerek
ondan kaarlar. Nitekim, ou kimseler yaptklarnn
yalnzca kendilerini baladna, yalnzca kendilerini
sorumlu kldna inanrlar. Bu yzden, Her koyun
kendi bacandan aslr, derler. Kalkp da onlara, Ya
herkes de sizin gibi yaparsa, o zaman ne olur? diye
sorarsanz, omuzlarm silkerek cevap verirler : Her
kes de byle yapmaz ki!
Ne olursa olsun, biz yine de durmadan sormalyz
kendi kendimize: Ya herkes de bizim gibi yaparsa
sonu nice olur?

BUNALTI VE YALANCILIK
nsan bu tasalandrc dnceden ancak kendim
aldatarak kaabilir. Herkes byle yapmaz, diye ya
lan syleyen ve zr uyduran kimsenin ii rahat de
ildir aslnda. nk, yalan sylemek olay, yalana
verilen evrensel deeri de iine alr, onu yannda ta
r. Bu deer maskelendii zaman dahi bunalt kendi
ni gsterir. Kierkegaard bunu brahimin bunalts

diye adlandryor. Hikyeyi bilirsiniz; Bir melek Hazreti brahime olu shak kurban etmesini buyurur.
Hani, gelip de Sen brahimsin, olunu Tanrya ada
yacaksn! diyen varln gerekten bir melek olduu
bilinse, iler yolunda gidecek, sorulacak bir ey 'kal
mayacak. yle olmad iin, insanolu sorar: Bu sa
hici bir melek mi acaba? Ben sahiden brahim miyim?
Sanrya tutulmu (hallucine) bir deli tanmtm:
Szde kendisiyle telefonla konuuluyor ve buyruklar
veriliyordu! Hekim sormutu ona: Sizinle konuan
kim byle? Deli cevap vermiti: Tanr! Kendisinin
Tanr olduunu sylyor bana!
yle ama, gerekten Tanr olduunu kim ispat
edebilir ona? Bir melek gelmise, onun gerekten bir
melek olduunu kim ispatlayabilir bana? Kayptan
sesler duyarsam, cehennemden deil de gkten indii
ni, yahut bilin altndan ya da hastalk durumundan
geldiini kim ispatlayabilir? Bu seslerin gerekten ba
na sylendiini kim ispatlayabilir?
Bu durumda kendi zel anlay ve seiimi insan
la zorla kabul ettirmeye kim itebilir beni? Kim ben
den byle bir ey bekleyebilir? Hi kimse! nk bu
sorulara inandrc hibir kant (delil), hibir iaret
gsteremem. Eer bana bir ses gelmise, onun bir me
lek sesi olduuna yine ben karar veririm. Bunun gibi,
u ya da bu edimin iyi olduunu sylersem, onun kt
deil iyi bir edim olduuna yine ben karar veririm.,
Onlardan herhangi birini yine ben seerim. Hibir
ey gerekten brahim olduumu syleyemez bana;
yleyken her an onunkilere benzeyen edimlerde bulun
mak zorunda kalrm. Sanki btn insanlk gzlerini
yaptm eye dikmitir, ona gre davranmakta, ona
gre kendini dzenlemektedir. stelik, yalnzca bana
deil, herkese de byle grnr bu.

BUNALTI HAREKETSZLE
GTRMEZ BZ
Onun iin her insan yle demelidir: nsanlk
edimlerime bakarak kendini ayarladna gre, byle
hareket etmekte hakl mym? Yaptm doru mu?
Eer byle demezse, bilin ki, bunaltsn maskelediin
den' dolay demiyordur. Elbette, insan eylemsizlie,
durgunlua gtren bir bunalt sz konusu deil bura
da. Yaln (basit) bir bunalt sz konusu. Sorumluluk
lar olan herkes bilir bu bunalty. Nitekim, bir saldr
nn sorumluluunu yklenen bir komutan, nice insan
lme atmamn sorumluluunu da yklenmi olur. s
telik, bu sorumluluu kendisi seer. Geri stlerinin
verdii komutlar da vardr; ama pek genitir bu ko
mutlar, enine boyuna yorumlanmak ister. Bu yorumla
ma on, on be, hatta yirmi kiinin hayatyla ilgilidir.
te bu yorumlamay yapmak, ona gre bir karar ver
mek komutana der. Bundan tr, karan verirken
ister istemez bir bunaltya, bir i skntya kaplr. B
tn komutanlar yaarlar bu sknty. Ama bu, yine de
hareketlerine engel olmaz onlarn. Tam tersine, eylem
lerinin ba koulu (art) olur.

BUNALTI VE SORUMLULUK
nk bunalt bir sr olanakla yz yze getirir
onlar. Komutanlar bu olanaklardan birini seince, an
cak seildii iin bir deer kazandn birler onun.
Ayrca, varoluuluun szn ettii bu eit bir bu
nalt, ancak sorumlulukla aklanr; ancak balad
br insanlar karsnda doruca beliren bir sorumlu
lukla anlalr. Grld zere, bizi eylemden ayran
bir perde deildir bunalt;, tersine, bizi eylemle birle
tiren, harekete gtren bir olaydr, eylemin bir para
sdr.

Heideggerin pek holand bir deyim vardr: Braklmlk. Bu deyimden unu anlyoruz biz:
Tanr
olmad iin insan bir bana braklmtr. Elbette,
bunu sylemekle i bitmez. Douraca sonular so
nuna kadar izlemek gerekir bu deyimin. Bundan t
r varoluular, elden geldiince az kaypla Tanry
ortadan kaldrmaya yeltenen belli bir laik ahlk anla
yyla atrlar, kar karlar bylesi bir anlaya.

LAK AHLAK
1880 yllarna doru Fransz profesrleri bir laik
ahlk kurmaya kalkmlard. Aa yukar yle d
nyorlard: Tanr pahal ve yararsz bir varsaymdr
(faraziyedir). Geri bu varsaymdan kurtulmamz iyi
olur; ama bir ahlkn, bir toplumun, uygar (medeni)
bir dnyann var olmas iin, teden beri var saylan
ve ciddiye alman nsel, yani deney ncesi ( priori)
birtakm deerlerin de var olmas gerekir. nk an
cak bunlara dayanlarak kiiolunun karsn dvme
mesi, yalan sylememesi, ocuk yetitirmesi, drst ol
mas salanabilir. Ancak, bunlara dayanlarak kii
olu zorlanabilir yahut zorlanmaldr. Kald ki, Tanr
olmasa, da bu deerler vardr. Nitekim, yapacamz
kk bir tartma Tanr yak da olsa bu deerlerin
var olduunu, anlalabilir bir evrende yaadn gs
terecektir.

KKTENCLK
Baka trl konuanlar da var bu konuda. Bunla
ra kktenci (radicaliste) adm veriyorlar Fransada.
Onlar dinlerseniz, Tanr olsa da olmasa da bir ey de
imez. nk nasl olsa ayn ilerleme, drstlk, in
sanclk dzglerini (normelarm) bulacaz yine; ve

Tanryla ilgili eskimi bir varsaym kuracaz. Geri


bu varsaym da zamanla sessizce ve kendiliinden lp
gidecek ,ama biz yine kuracaz onu.
Varoluuluk ise, bunlarn tersine, unu dnr:
Tanrnn olmamas ok skntl bir durum yaratr. Tan
r ortadan kaldrlnca, kavradmz evrendeki deer
leri bulmak' olana da ortadan kalkar: Bizim adm
za iyiyi dnecek sonsuz ve yeterli bir bilin (yani
Tanr) var olmadndan, iyi diye nsel bir ey de
var olamaz artk; nk iyinin var olduu ve kiiolunun drst olmas, yalan sylememesi gerektii hi
bir yerde yazl deildir artk; nk biz, ancak insan
larn var olduu bir ortamda yaarz artk.

DOSTOYEVSK VE VAROLUULUK
Dostoyevski, Tanr olmasayd her ey mubah olur
du, diye yazmt. (te bu sz, varoluuluun k
noktasdr.) Gerekten de, Tanr yok ise her ey ye
dir (mubahtr), hibir ey yasak deildir. Bu demektir
ki insan, kendi bana braklmtr. Ne iinde daya
nacak bir destek vardr, ne de dnda tutanacak bir
dal. Artk hibir zr, dayanak bulamayacaktr yap
tklarna. Varolu zden nce gelince, verilmi ve don
mu bir insandan sz edilemez elbet. nceden belirlen
mi, donmu bir doa aklanamaz nk. Baka bir
deyile, gerekircilik (deter minisine), kadercilik yok
tur burada, kiiolu zgrdr, insan zgrlktr.

NSAN ZGRLKTR
te yandan, Tanr olmazsa, gidiimizi hakl gs
terecek deerler, buyurular da olmaz karmzda. Ne
nmzde, ne de ardmzda deerlerin kl alann
da bizi hakl, susuz klacak eyler vardr. Yalnz

ve zrsz (mazeretsiz) kalmzdr. Bu durumu, n


san zgr olmaya mahkmdur, zorunludur, szyle
anlatyorum. Zorunludur, nk yaratlmamtr. z
grdr, nk yeryzne geldi mi, dnyaya atld m
bir kez, artk btn yaptklarndan sorumludur.
Varoluu, tutkunun (ihtirasn) gcne inanmaz.
Gzel bir tutkunun, cokun bir sel gibi, insan birta
km kanlmaz edimlere srkleyeceini dnmez.
Kt edimler iin bir zr kayna saymaz tutkuyu.
Ancak unu dnr bu konuda: insan kendi tutkusun
dan sorumludur. Ayrca, varoluu, insann yeryzn
de kendisine yol gsterecek, nceden verilmi bir ia
ret bulabileceini de dnmez. Bylesi bir iaretin ona
bir yardm dokunacana akl yatmaz da ondan. Her
insann bu iareti cannn istedii gibi yorumlayacan
bilir de ondan...

NSAN NSANI BULUR


Bilir ki, desteksizdir kiiolu, yardmszdr, her an
insan bulmak (kefetmek) zorundadr. Gzel bir ya
zsnda, nsan insanin geleceidir, demiti Francis
Ponge. ok yerinde bir sz. Gelgeldim, Gelecek gk
yznde yazldr. Tanr onu grr, ynetir, diye an
lamak da yanltr bu sz. nk o zaman ad geen
gelecek, gerek bir gelecek olmaktan kar.

BIRAKILMILIK
Onun iin, bu sz, Ne olursa olsun, insann, ya.
paca bir gelecek vardr, el dememi bir yarm onu
bekler, diye anlamak doru olur. Ama bu durumda
da insan kendi bana braklm olur.
Bu braklml daha iyi kavramanz iin ren
cilerimden birinin bandan geenleri anlatacam si

ze: rencim bir gn yanma geldi. Dmanla ibirli


ine yanat iin annesi babasyla bozumutu. Aabeyisi ise 194Qta bir Alman saldrsnda lmt. Deli
kanl, biraz ilkel ama soylu bir duyguyla, kardeinin
cn almak istiyordu. Gelgelelim, annesinin ondan
baka kimsesi yok. Kocasnn yar ihanetinden ve b
yk olunun lmnden dolay adamakll zgn. Tek
tesellisi kk olu, tek dayana o imdi. Gen adam
iin o anda seilecek iki yol var: Birincisi, ngiltereye
geerek zgr Fransz Kuvvet!erine katlmak, yani
annesinden ayrlmak; kincisi, annesinin yannda kala
rak onun yaamasna yardm etmek, yani savatan
kamak. yice biliyor ki, annesi ancak kendisine daya
narak yaamaktadr ve ondan ayrlrsa ya da lrse
kadncaz derin bir umutsuzlua yuvarlanacaktr. Yine
biliyor ki, annesi iin yapaca hareketin somut (m
ahhas), belli bir sonu vardr: Onun yaamasn sala
mak. Ama, gidip dmek iin yapaca hareketin
elle tutulur, belli bir sonu yoktur: Belki de suya de
cektir emekleri, hibir ie yaramyacaktr. Nitekim,
ngiltereye gitmek iin Ispanyadan geerken yakala
np bir toplama kampnda sresiz kalabilir. Yahut
ngiltereye ya da Cezayire varr da orada bir broda
yazclkla grevlendirilebilir, bunun sonucu savaa
katlmayabilir. Bu durumda delikanl apayr iki eylem
le kar karyadr: Biri somut, arasz, ancak bir ki
iyle ilgili bir eylem; teki daha geni bir toplulukla,
bir ulusla ilgili, sonu bellisiz, belki de boa kacak bir
eylem...

K ET AHLK
Delikanl iki trl ahlk arasnda bocalayacaktr
ayn zamanda: Bir yanda bireysel sevgi, duygudalk
ve ballk ahlk var; br yanda ise daha geni, fa
kat etkisi ve yarar daha kukulu bir ahlk var. Bun

lardan birini semesi gerek. Ama bu seii yapmas


iin kim yardm edecek ona? Hristiyanlk retisi mi
yardm edecek? Hayr! nk hristiyanlk, ona Ta
yrekli olmayn, acyn, yaknlarnz sevin, kendinizi
dnmeyin, yollarn en etinini sein! der. yi ama,
en etin yol hangisidir? Nedir en ok yararl olan? Bir
sava birliinde dmek mi, yoksa bir varln yaa
masna yardm etmek mi? Yani, sonu belirsiz bir dav
ran m, yoksa belirli bir davran m? Kim nceden
bildirebilir bunu? Hi kimse! Hangi yazl ahlk n
ceden belirtebilir bunu? Hibir ahlk! Kant ahlk,
Bakalarn sakin ara saymayn, ara gibi kullan
mayn, ama sayn onlar! der. Dorusu, gzel sz!
Nitekim, annemin yannda kalrsam ara gibi deil,
ama gibi davranm olurum ona; ama o zaman da
evremde savaanlar ara saymak ekincesiyle kar
larm. Tersine, savaanlara katlrsam, ama say
m olurum onlar, ama bu sefer de anneme ara gibi
davranmak sakncasyla yz yze gelirim.

DEER VE DUYGU
Eer deerler tasarladmz somut ve belirli du
rumu iyice ayorsa, kesin bir yol gstermiyorsa, ge
ni ve bellisizse yani, yapacak tek i kalyor bize:
gdlerimize uymak, onlara gre davranmak. Delikan
l da byle yapmaya alt. Kendisini grdmde
yle diyordu: Gerekte duygudur aslolan. Onun iin,
duyguya boyun emeliyim. Beni doruca belli bir yne
iten duyguyu semeliyim. Annemi her eyden ( al
ma isteimden, savaa katlma dileimden, serven
zlemimden) ok sevdiimi duyarsam, onun yannda
kalrm elbette. Ama, tam tersine, anneme olan sev
gimin hi de yle derin, yeterli olmadn duyarsam
ekip giderim.
Peki ama, bir duygunun deeri nasl anlar, ney-

Ie belirlenir? Szgelimi, delikanlnn annesine gsterdi


i duyguyu nedir deerli klan? Cevap verelim: Anne
sinin yannda kalm olmas! Bunun gibi;, ancak uru
na unca para harcarsam falan dostumu, yoluna bu
denli para dkecek kadar sevdiimi syleyebilirim. An-
cak yannda kalrsam, annemi, dizinin dibinden ayrl
mayacak kadar sevdiimi syleyebilirim. Demek ki
bir duygunun deerini, ancak onu dorulayan bir edim
le gerekletir ebiliyorum, belirliyen bir hareketle ta
nmlayabiliyorum. Gelgelelim, hareketimi dorulaya
cak bir duyguyu istemekle de kendimi bir ksr dng
ye (fasit daireye) sokmu oluyorum.
te yandan, Gidein de iyice belirttii zere, yaa
nan bir duygu ile yaanm gibi gsterilen bir duygu
yu birbirinden ayrmak ok zordur. Bir eyi duyar gibi
grnmekle gerekten duymak arasndaki ayrm
karmak olduka gtr. rnein, yannda kaldmdan
dolay annemi sevdiime karar vermek yahut sevdiim
den dolay annemin yannda kaldm ne srmek ya
da annem iin kaldm belirten bir oyun oynamak,
hemen hemen ayn eydir.

EDMLERMZ DUYGUYU MEYDANA GETRR


Baka bir deyimle, duygu yaplan hareketlerle olu
ur. Duygunun deeri edimlerden sonra ortaya kar.
yleyse, duygunun klavuzluunda yrmek doru ol
maz. Duygu bana doru yolu gsteremez nk. Bu
demektir ki, kendimde ne beni harekete getirecek ger
ek durumu arayabilirim, ne de hareketimi salaya
cak kurallar bir ahlktan bekleyebilirim. Buna kar
siz, Gitsin retmenine dansn! diyeceksiniz. Ama
bir keiten t istemek, o keii semek demektir.
nk, aa be yukar, o keiin neler syleyece
ini nceden kestirebilir insan, verecei tleri n
ceden tasarlayabilir.

SE VE BALANI
Baka trl konualm: t verecek kimseyi se
mekle, insan kendini seer. Nitekim, hristiyan iseniz,
yle dersiniz: Varn bir keie dann! Gzel ama,
hangi keie? Trl trl kei var: birliki keiler
var, eli brnde bekleyen keiler var, kurtulu kav
gasna katlan keiler var... Bunlarn hangisini see
ceiz? Eer delikanl ibirliki ya da kurtuluu bir
keii semise, alaca d de nceden semi, ka
rarlatrm demektir. Bu duruma gre, delikanl da
bana gelirken kendisine vereceim cevab biliyordu.
Bu cevap ancak u olabilirdi: zgrsnz, onun iin
kendiniz sein, yolunuzu kendiniz bulun! Hibir genel
ahlk size yapacanz eyi syleyemez. Buna ancak
siz karar vereceksiniz!

GENEL BR AHLK YOKTUR


Genel bir ahlk yoktur; nk size yol gsterecek
bir iaret yoktur dnyada. Gelgelelim, katolikler, Var
dr! diye ayak direrler. Hadi, tutalm ki var bylesi
iaretler; var ama, onlar yorumlayan, tadklar fa
lanca anlam seen de biziz yine. Esir dtm gn
lerdeydi. lgi ekici bir Cizvit tanmtm. Papazlar
arasna katlmas yle olmutu: Bir sr bahtszla
uramt hayatta. Daha ocukken babas lm, yok
sul ve kimsesiz kalmt. Bunun zerine bir din oku
luna snmt. Yazk ki bu durumu durmadan bana
kaklyordu ocukcazn, and iin ieri alnd
duyuruluyordu kendisine. Bu yzden, kklerin ho
land o onur yceltici, okayc hareketleri grmedi
hi. stelik, on sekizine gelince, baarszlkla biten
bir ak serveni geirdi. Yirmi ikisinde subaylk sna
vn kazanamad. nemsiz bir ey belki, ama onun
iin barda taran bir damla oldu bu.

BR RNEK
Gen adam yle dnebilirdi: Tam baarszla
uramt, yenilmiti. te bu bir iaretti. Ama neyin
iareti? Koyu bir znt ya da umutsuzlua kapmak
iten be deildi. yleyken, delikanl enine boyuna bir
gzel dnd, una vard: Evet, bir iaretti bu. aret
de gsteriyordu ki, dnya ilerinde zaferler kazanacak
bir kimse deildi o, bylesi iler iin yaratlmamt.
Dinin, ermiliin, inancn (imann) getirecei baar
lar iin yaratmt. Ancak bu yolda zaferler kazanabi
lirdi. Sonunda, Tanrnn bir iareti sayd bunu. Kalkt
tarikata girdi, Cizvit oldu. Grld zere, bir iare
tin anlam zerine karar verirken tek basnadr insan.
Nitekim, bunca baarszlk karsnda delikanl bir
baka karar da verebilirdi: Szgelimi, devrimci ya da
doramac olmak isteyebilirdi. stemediine gre, ia
reti yorumlamann btn sorumluluu onundur, yalnz
ca onun omuzlarmdadr.

UMUTSUZLUK VE OLANAKLAR
Bir bana brakldmz iin, varlmz biz ken
dimiz seeriz. Braklmlk bunaltyla birlikte yrr.
Umutsuzlua gelince, pek basit bir anlam vardr bu
szn. O da udur: Umutsuzluk, irademize bal olan
eylere ya da eylemimize yol aan olaslklara (ihti
mallere) gvenmekle yetineceiz, demektir. Gerek
ten de, insan bir ey istemeye grsn, durmadan olas
lk eleriyle (unsurlaryla) karlar.
Bir dostun bize geleceine gveniyorum, diyelim.
Bu dost ya trenle ya da tramvayla gelecektir. Elbette,
bunun iin trenin tam saatinde varmas, tramvayn ise
devrilmemesi gerekir. Yani ben, burada olanaklar (im
knlar) alanndaym. Ama, onlara, ancak eylemimin
btn bu olanaklara tm elverili olduu lde gve-

mirim. Gz nnde tuttuum olanaklar sk skya ey


lemime balanmsa, iin sonrasyla pek ilgilenmem,
ilgilenmemek zorundaym. Hibir Tanr, hibir yazg
(kader) dnyay ve olanaklarn benim istemime uy
dur amaz da ondan.

UMUTSUZLUK VE EYLEM
te Descartes da, Dnyadan ok kendinizi yenin!
derken ayn eyi anlatmak istiyordu: Yani umuda ka
plmadan ie giriin! Konutuum Marsklar yle
kar kyorlar bana: lmnzle snrlanm olan
eyleminizde bakalarnn desteine bel balayabilirsi
niz. Bu; bir yandan, insanlarn baka lkelerde r
nein inde, Rusyada size yardm etmek iin yapa
caklar eye gvenmek; bir yandan da, siz ldkten
sonra dahi eyleminizi yrtmek ve giderek devrimi
gerekletirmek iin yapacaklar eye gvenmek de
mektir. stelik, siz buna gvenmek zorundasnz da.
Yoksa, ahlkl saylmazsnz!
Onlara ilkin u karl vereceim: Kavgada ar
kadalarma her zaman gvenirim; yeter ki bu arka
dalar, benimle birlikte somut ve ortaklaa (mahhas
ve mterek) bir de katlm olsunlar, az ok de
netleyebildiim bir parti ya da topluluk iinde birle
mi olsunlar. yle bir parti ya da topluluk ki, iinde
sava diye benim de adm anlsn, her an onun
yaptklarn, girdisini ktsn adamakll bileyim. Bu
durumda, bir partinin birliine ve buyrultusuna g
venmek, tpk trenin raydan kmayacana ya da
tramvayn tam vaktinde geleceine gvenmek gibidir.
Tanmadm kimselere gvenemem elbette; toplumun
esenlii urunda onlarn gsterdii insancl iyilik ve
yararla inanamam. nk zgrdr kiiolu ve ze
rine yaslanabilecei bir insan doas da yoktur. Szge
limi, Rus devriminin ilerde nereye varacan bilemem.

Bu devrim ille de iilerin zaferini salayacaktr, diye


mem. Ancak grdklerimle snrlandrmak zorundaym
kendimi. Ben ldkten sonra, kavga arkadalarmn
iimi ele alp onu en yksek noktasna ulatracaklarn
kestiremem, onlara bu konuda imdiden bel balayan
mam.
nsanlar zgrdr nk, yarm ne yapacaklarna
zgrce kendileri karar verirler. Olur ya, bakarsnz,
ben gp gittikten sona faizmi kurmaya bile kalk
rlar! stelik, birtakm dlek ve gevek kimseler de
buna gz yumarlar. Bizim iin bunca iren olan fa
izm, o zaman insancl bir gereklik haline gelir.

TARH VE NSANIN SE
Demek ki gerekte iler, insan onlarn nas olma
sn kararlatrrsa yle olacaktr. Peki, bu byle diye,
yan gelip yatmam m gerek benim? Hibir eyleme
sarlmamam m gerek? Hayr! nce bir eye balan
mam gerek, sonra da u eski kurala uymak: Bir ie
atlmak iin umutlanmak gerekmez! Elbette, Hibir
partiye girmemeliyim, demek deildir bu; Hayal
kurmayacam, ancak elimden geleni yapacam, de
mektir. Hani, kendi kendime sorsam: Acaba ortakla
aclk (collectivisme) gerekleecek mi? Hi bile
mem! Bildiim bir ey varsa bu konuda, o da u: Onu
gerekletirmek iin elimden ne gelirse yaparm. Bu
nun dnda hibir eye gvenemem.

VAROLUULUK
EYLEMSZLE KARIDIR
Eylemsizlik, yangeldimtilik, Ben yapmazsam, el
bet bir yapan kar! Benim yapamadm bakalar
yapabilir! diyen kimselerin davrandr. Size anlat

tm reti (varoluuluk) ise tam tersidir bunun:


nk o, Ancak eylem iinde, i iinde gereklik var
dr der. Hatta daha da ileri gider: nan kendi tasa
rsndan baka bir ey deildir; kendini yapt, ger
ekletirdii lde vardr; yani hayatndan, edimleri
nin (fiillerinin) toplamndan ibarettir! diye ekler. m
di, retimizin baz kimseleri neden kzdrdn artk
siz de anlayabilirsiniz.

ALDATMA;, DZME NAN


Onlar, dknlklerine katlanmann, yenilgilerini
benimsemenin bir yolunu bulurlar yine de. Drt elle
sarldklar bu biricik yol udur: Neyleyeyim, koul
lar (artlar) yar olmad bana; oysa imdikinden da
ha byk bir deerim vard benim. yle derin aklar
geirmedim, kkl dostluklar kuramadmsa, sevgime
lyk bir kadnla ve arkadalma uyar bir erkekle
karlaamadmsa, bunun iin bo vakti ve esenlii el
de edemedim de ondan. Uurlarna varm youmu ve
receim ocuklarm olmadysa, hayatm birlikte kura
bileceim birini bulamadm da ondan. Gryorsunuz
ki beni, deerli klacak bir yn dilek, eilim ve ola
nak kullanlmadan, taptaze iimde kaldlar. Bir sra
basit edim onlarn dar kmasn nledi.

NSAN OLMASI
GEREKEN EYDR
Gelgelelim, varoluular doru bulmazlar bylesi
bir dn, rk inan. Varoluu iin gerekten
oluan aktan baka ak ve bu akta grlen olanaktan
baka olanak yoktur. Kendini sanat eserlerinde gste
ren dehadan baka deha yoktur. rnekse, Proustun
dehas eserlerinin btndr; Raeinein dehas yazd

bir sr trajedidir, bunun dnda hibir ey yoktur.


yle ya, yeni bir trajedi yazamaynca, ne diye Racine
e onu yazmak olanan balayalm? nsanolu haya
tna balanr, orada kendi resmini izer, bu resmin d
nda bir ey yoktur. Elbette, bunu dnmek, hayatta
baar kazanamam kimselere bir yanyla ac, sert
grnebilir; ama br yanyla da, yalnzca gerei gz
nnde tutmalar gerektiini retir onlara: Hayaller,
umutlar, bekleyiler bir insan ancak yerine gelmemi
bir hayal olarak, suya dm bir umut olarak, boa
km bir bekleyi olarak tanmlamaya yarar. Yani,
onlar olumluca deil, olumsuzca tanmlar.
Bununla birlikte, nsan kendi hayatndan baka
bir ey deildir, derken, Bir sanat salt eserlerine
gre yarglanr, demek istemiyoruz. nk, daha ba
ka binlerce ey onu tanmlamaya yardm eder, tanm
lamada yer alr. Bununla unu demek istiyoruz: n
san bir giriimler zinciridir. nsan, bu giriimleri ya
ratan balantlarn toplam, rl ve btndr.

KTMSERLK
YA DA YMSERLKTE SERTLK
Bu koullar iinde, eletirilen bizim ktmserlii
miz deil, iyimser sertliimiz oluyor gerekte. Roman
larmzda insanlar zayf, gevek, korkak, hatta kt
olarak gsterdiimiz iin ullanyorlarsa bize, o insan
larn yalnzca zayf, gevek, korkak ya da kt olma
sndan gelmiyor bu: Nitekim, Emile Zola gibi, biz de
onlara, insanlarn byle oluu soyaekimden (irsiyet
ten), evreden yahut toplumdandr; insanlar yle de
il de byle olmularsa, ruhsal ya da bedensel bir ge
rekircilikten (determinismeden) tr olmulardr,
deseydik hemen inanrlard szmze. Sevinle, Ba
kn, ite biz de onun iin byleyiz. Ne yapalm, baka
trl olamayz ki! derlerdi. Bylece, kenderini gya

temize karrlard. Oysa varoluu, bir korka anla


trken, Bu adam korkaklndan sorumludur! der.
Bilir ki cieri, yrei, beyni korkak olduu iin kor
kak deildir o; beden yapsndan gelmez onun korkak
l, kendini o duruma drmesinden gelir. Edimleriy
le kendini bir korkak olarak kurmasndan gelir.
NSANIN SORUMLULUU
Korkak yaradl yoktur nk. Sinirli yaradllar,
halkn deyiiyle, yoksul ya da zengin yaradllar var
dr ; ama insan korkak yapan bu yaradllar deildir;
bir eyden vaz geme ya da bir eyi oluruna brakma
eylemidir. Yaradl, edim demek deildir. Oysa kor
kak ancak yapt edimle, davranla tanmlanr. Bu
ynden dnlrse, kiiolu korkaklndan dolay bal
gibi sulanabilir: te, insanlarn ekindii ve sezinle
dii de bu sulanma olgusudur. Bundan tr onlar,
insann dlek ya da gzpek domasn isterler. sterler
ki, bylelikle, sululuktan kurtulmu olsunlar!
zgrlk Yollan adl romanm iin sk sk ne s
rlen eletirilerden biri de udur: Gzel ama, bunca
titrek, psrk kieri nasl olur da sonradan kahra
manla ykseltirsiniz! Dorusu ya, olsa olsa, bylesi bir eletiriye glnr ancak. Bu eletiriyi yapanlar
sanyorlar ki korkak ya da kahraman olarak dnyaya
gelir insan; anasndan nas domusa yle kalr, hi
deimez. Neden byle sanyorlar, dersiniz? Neden
olacak, byle dnmek ilerine geliyor da ondan: y
le ya, korkak domusanz, su sizin mi? Bu durumda
ikim ne diyebir size? Kim korkaklktan kurtarabilir
sizi? Hi kimse! Onun iin zlmeyin, yaamanza ba
kn! te yandan, kahraman domusanz, yine kimse
sulayamaz sizi, stnze toz konduramaz. iniz ra
hat etsin. lnceye dein kahraman olarak kalacak
snz. Kahraman gibi yiyecek, kahraman gibi ieceksi
niz.

Varoluu ise unu der bu konuda: Korkak kendi


kendini korkak yapar, kahraman ise kendi kendini
kahraman. Korkak ya da kahraman olmak insann
elindedir. Nitekim, korkak her zaman korkaklktan
kurtulabilir, kahraman her zaman kahramanlktan
kabilir. Genel bir balantr burada nemli olan; yok
sa, sizi toptan balayan zel bir durum ya da zel bir
eylem deil!

VAROLUULUK
YMSER BR RETDR
Varoluulua yneltilen saldrlara bylece kar
lk vermi olduk, sanyorum. Siz de gryorsunuz ki,
varoluuluk bir miskinlik, eylemsizlik felsefesi deil.
nk ile aklyor insan, eylemle tanmlyor, dav
ranla yarglyor. Ayrca, varoluuluun insan k
tmser bir adan gsterdii de sylenemez: Varolu
uluktan daha iyimser bir reti olamaz da ondan:
Varoluulua gre insann yazgs (kaderi) kendindedir. Geri varoluuluk umudun ancak eylemde bulun
duunu, kiiyi yaatacak tek eyin edimleri olduunu
ne srer; ama buna dayanarak varoluuluu insann
cesaretini krmaya ve hareketten alkoymaya yeltenen
bir felsefe saymak yanltr. nk biz bir eylem ve
balanma ahlk kuruyoruz. yleyken, birka veriden
yararlanarak, insan bireysel znellii iine kapad
mz sylyorlar, kyasya eletiriyorlar bizi. Yazk ki,
bu noktada da yanl anlalyoruz.

ZNELLK
k yerimiz bireyin znelliidir geri; ama bunun
nedenleri batan aa felsefidir. Burjuva olduumuz
iin deil, geree yaslanan bir reti istediimiz iin

byle dnyoruz. Gzel, umutlu, ama temelsiz ku


ramlar (nazariyeleri) sevdiimiz iin deil, geree
dayanan bir reti istediimiz iin byle dnyoruz.

DUUNUYORUM,
YLEYSE VARIM (COGITO)
Biz burada k noktas olarak Descartes'n gr
n (cogitosunu) benimsiyor, ondan baka gerek
olamaz, diyoruz: Dnyorum, yleyse varm!, bi
lincin kendiliinden ulat mutlak gerek (hakikat)
budur. Kiiolunu, kendini kavrad bu nn dnda
ele alan her kuram, gerei ortadan kaldran bir ku
ramdr. nk Descartesn cogitosu dnda her ey
olasdr (ihtimalidir). stelik, bir geree ynelmeyen
her olaslk retisi, hilik iinde yok olup gider. Ola
sy tanmlamak iin gerei ele geirmek gerekir, Ya
ni, yaklak bir gerein var olmas iin, ortada mut
lak bir gerein bulunmas gerekir. Bu mutlak gerek
ise basit, varlmas kolay, herkese kavranabilir bir
gerektir: nsann bir aracya bavurmakszn kendini
anlamas, zn bilmesi gerei...
Kald ki bu kuram, insana deer veren, sayg gs
teren tek kuramdr; ona nesne gzyle bakmayan bi
ricik kuram...

VAROLUULUK VE MADDECLK
Her maddecilik ayn kapya kar: nsanlar birer
nesne olarak dnmek, yani, bir masay, bir iskem
leyi ya da bir ta meydana getiren olu ve nitelikler
btnnden ayrmamak onlar; belirli tepkilerin topla
m olarak ele almak...
Bize gelince, bir insann egemenliini maddenin

egemenliinden ayr bir deerler btn olarak kur


mak istiyoruz. Elbette, burada gerek diye drt elle
sarldmz znellik, ar bireysel bir znellik deildir.
nk, nce de gsterdiimiz zere, cogitoda insan
yalnzca kendini deil, bakalarm da bulur.

DESCARTESI ZNELLK
LE VAROLUU ZNELLK
Gelgelelim biz, dnyorum deyince, Descartesla Kantm felsefesine aykr olarak, kendimizi
bakasnn karsna karm, kendimizle birlikte
bakasn da anlatm oluyoruz. Giderek, bakas da
bizim kadar kesinlik kazanyor. Bylece, cogito ile
dolayszca kendini kavrayan insan ,ayn zamanda ba
kalarm da bulmu, kavram oluyor; bakalarm ken
di varoluunun nedeni, koulu olarak gryor. Anlyor
ki, bakalar kendini zeki, kt, kskan saymaynca
gerekten zeki, kt, kskan olamyor; ama saynca
da sahiden yle oluyor. Yani, kendisiyle ilgili bir ger
ee varmas iin bakalarndan gemesi gerekiyor.

BAKASININ VARLII
Demek ki bakas hem varoluum, hem de ken
dimi biliim iin gerekli. Nitekim, benliimin tannma
s, ierimin ortaya karlmas bakasnn da tannma
sna; beni dnen, bana kar ya da benim iin bir
-eyler isteyen bir zgrlk olarak onun da ortaya
karlmasna yol ayor. Bundan sonra, zneler - aras
adm vereceimiz bir evren buluyoruz karmzda. te
bu evren iindedir ki insan kendinin ve bakalarnn
ne olduunu anlyor.

NSANIN DURUMU
Kiiolunda insan doas diyeceimiz bir evren
sel z yok geri, ama insancl bir evrensellik hali var.
Gnmz dnrlerinin insan doasn (tabiatn) bir
yana brakarak, daha ok insann durumundan istek
le sz amalar bouna de. stelik onlar durum
deyince, insann evrendeki temel koullarn kabatas
lak gsteren nsel (deney ncesi) snrlarn tmn
anlyorlar bundan.

TARHSEL DURUM
VE NSANIN DURUMU
Tarihsel durumlar deiir: Putatapar bir toplum
da insan kle, derebeyi ya da ii olarak doabilir. Bu
insan iin deimeyen bir zorunluk varsa, o da udur:
Dnyada yaamak, bir i grmek, bakalar arasnda
bulunmak, lml olmak... Snrlar ne zneldir, ne de
nesnel; daha dorusu, hem znel, hem de nesnel bir
yzleri vardr. Nesneldirler, nk her yerde grle
bilir ve tannabilirler. zneldirler, nk yaanmlar
d. Yaanmamlarsa hibir ey deildirler; yani in
sanolu onlar yaamamsa, onlara bakarak kendini
zgrce tanmlamamsa hibir ey deildirler. Geri
tasarlar eit eit olabilir; ama yine de hibiri t
myle yabanc gelmez bana;, nk hepsi de benim bu
snrlar amam, geriye itmem, inkr etmem ya da
onlara uymam iin birer deneme olarak ortaya kar
lar. Bylece her tasar, ne denli bireysel olursa olsun,
sonuta evrensel bir deer kazanr.
BREYSEL TASARININ EVRENSELL
Bir Avrupal her tasary; bir inlinin, bir Hintli
nin hatta bir zencinin tasarsn dahi anlayabilir. Bu

demektir ki, 1945te yaayan bir AvrupalI, durumunu


kavradktan sonra, kendi snrlarna doru atlabilir;
giderek, ad geen inlinin, Hintlinin, Afrikalnn tasa
rsn yeniden kurabilir. yleyse, her tasar herkese
anlalabilir. Anlaldna gre de her tasarnn bir
evrensellii vardr. Ama, bunun anlam, Bu tasar in
san sonsuza dein belirler, demek deildir; nsan ye
niden bulunabilir, demektir. Bir aptal, bir ocuu, bir
yabaniyi ya da yabancy anlamamn h-er zaman bir yo
lu yordam vardr; elverir ki onlar zerinde kiiolunun yeterli bgileri olsun.
Bu anlamda insann bir evrensellii olduunu sy
leyebiliriz. Ne var ki, nceden (doarken) verilmez
bu evrensellik; her gn kurula kurula oluur. Szgeli
mi ben, kendimi seerek bu evrenseli kurarm. Hangi
ada yaarsa yaasn, her insann tasarsn anlaya
rak yeniden kurarm onu. Ama, bu seiteki mutlaklk
hibir an greceliini (relativite) ortadan kaldrmaz.

BALANMA
Varoluuluun gstermek istedii zgrce balan
mann (engagement) mutlak zelliidir burada, b zel
liin deimez badr. Bu balanmaya dayanarak her
insan, insanlktan bir tipi gerekletirmekle kendi ken
dini gerekletirmi olur. nk balanma, hangi a
da ve kim tarafndan olursa olsun, her zaman anla
labilir. Ayrca, kltr beraberliinin grecelii (izafili
i) de buna benzer bir sonu dourabilir. Onun iin,
Descartes balanmann mutlak zelliini de gz
nnde tutmak gerekir. sterseniz, bu yolda unu da
syleyebilirsiniz: Her birimiz solurken, yerken, uyur
ken, u ya da bu biimde davranrken mutlak yapa
rz. zgrce var olmak ile mutlak varolmak arasnda
hibir ayrm yoktur. stelik, zaman iine yerlemi,
yani tarih iinde yer alm bir mutlak olmak ile evren

selce anlalabilir olmak arasnda da hibir ayrm yok


tur.

SE VE ZELLK
Gelgelelim, znelciliin itirazlarn btn btne
de nleyemez bu. nk, gerekte, trl klklara gi
rer bu itiraz. te bunlardan birka: yleyse her ne
isterseniz yapabilirsiniz, derler bize. Bunu da eitli
biimlerde sylerler. nce kargaa yaratmakla sular
lar bizi. Sonra da, Bakalar zerine yarglar vere
mezsiniz! diye krlar. nk bir tasary bir ba
ka tasardan stn tutmak iin bir dayananz yok.
yleyken, kalkp birini brne ye tutmaya ne hak
knz var? Daha sonra yle de diyebilirler: Gryor
sunuz ki seileriniz kksz; bir elinizle diktiinizi br
elinizle skyorsunuz!
Bu itirazlarn her de pek salam grnmyor
bize. nceleyin, u birinci itiraza bakalm: Bir kere,
Her ne isterseniz seebilirsiniz sz doru deil. Bir
anlamda semek elimizdedir, ne istersek seebiliriz;
elimizde olmayan sememektir. Geri her zaman see
biliriz, ama sememenin de aslnda bir eit seme ol
duunu bilmek zorundayz. Kald ki, byle bir dn
ne denli biimsel (formel) grnrse grns-n, kapri
si ve fanteziyi snrlamak bakmndan olduka nemli
dir yine de.

DURUM
Bir durum karsnda (szgelii, baka cinsten bir
varlkla cinsel ilikileri olabilen, oluk ocuklar ola
bilen bir varlk oluumunun getirdii durum karsn
da da) doru ise bu, o zaman bir davran semem
gerekiyor, demektir. Beni balamakla btn insanl

da balayacak bir seiin sorumluluunu ykleniyorum,


demektir. yle ki, seimimi hibir nsel deer belirle
memi de olsa, durum deimez. nk seiin kap
risle bir iliii yoktur.

SE VE GDEN
GEREKESZ EDM
Burada Andre Gidein gerekesiz edim kuramy
la karlaacanz sanrsanz aldanrsnz. Bizim re
timizle onunki arasnda bulunan o byk ayrm gz
den karm olursunuz. nk Gide bilmez bu duru
mun ne olduunu: Onun yapt kaprisine uymaktr
yalnzca. Bize gre ise, tam tersine, insan kurulu bir
durum iinde bulunur. Bu durum iinde hem kendisi
balanr, hem de seimiyle btn insanl balar. s
telik, semekten de kamamaz bir trl. Ya hi evlenmeyecektir; ya evlenecek, ocuklar olmayacaktr; ya
da hem evlenecek, hem de ocuklar olacaktr. Ksaca
s, her ne yaparsa yapsn, bu sorun karsnda tmel
bir sorumluluk yklenmeden edemeyecektir.. Geri,
yerlemi deerlere bavurmadan seecektir ,ama by
le yapyor diye kaprislilikle sulamak hakszlk olur
onu.

AHLK VE ESTETK
Diyeceim, ahlksal seii bir sanat eserinin kuru
luuyla karlatrmak daha uygun olur. Ama, Bir es
tetik ahlk sz konusu deildir burada, demek iin
acele edelim, yoksa dmanlarmz, bununla da sula
maya kalkarlar bizi;, ylesine kt niyetli, kara alc
kimselerdir nk! Oysa, setiim rnek bir karla
trma yalnzca. Bu karlatrmayla unu anlatmak is
tiyorum: Bir tablo yapan ressam, nceden konulmu

kurallara kulak asmyor diye yerilir mi hi? Yapaca


tablonun ne olmas gerektii hi sylenir mi ona?
yle bir tablo yapacaksn! denir mi? Denmez elbet
te! Yaplacak tablo nceden belirlenemez de ondan. Sa
nat kendini tablosunun yapmna verir, bu yapm iin
de balanr, ykmlenir. Kald ki, yaplacak tablo da
yaplm olan tablodan bakas dedir aslnda. Baka
bir deyimle, nsel (deney ncesi) estetik deerler yok
tur. Ancak, eser bitince tablonun birlik ve uyarlnda,
yaratma istemiyle sonu arasndaki ilikide grlen
deerler vardr. Kimse yarnki resmin ne olacan
imdiden syleyemez. Ancak nne konulmu resimler
zerine yarglar verebilir, yani yaplacak de, yapl
m resimler zerine... mdi soralm: Bunun ne ilgisi
var ahlkla? Hem biz de ayn yaratc durum iinde
bulunmuyor muyuz? te bundan tr, bir sanat ese
rinin nedensizliinden sz amyoruz hi. Ayn ekilde,
Picassonun bir resminden konuurken, onun da gerek
esiz olduunu ne srmyoruz. ok iyi biliyoruz ki,
sanat resmini izerken kendi kendini de oluturur;
eserinin btn hayatyla birleir, hayatna karr.

VAROLUU AHLK
Ahlk alannda da durum ayn. Eer sanatla ah
lk arasnda bir ortak yan varsa, o da u: Her ikisin
de de yarat ve bulu (icad) bulunuyor. Onun iin,
yaplacak ey zerinde nsel (apriori) bir karar vere
meyiz. Yanma akl danmaya gelen rencinin duru
munu anlatrken bunu yeterince belirtmitim sanyo
rum: Bu renci btn ahlklara Kantnkine ya da
bakasna bavurabilirdi, ama hibirinde de yol gs
terici bir iaret bulamazd. Bu yzden, kendi yasasm
gene kendi bulmak zorundayd. Ama bununla demek
istemiyorum ki bu delikanl gerekesiz bir seme yap
t. Hayr, bunu demek istemiyorum! Annesinin yanm-

da kalmay seerken duygularm, bireysel eylemi ve


somut acmay ahlkna temel yapmakla ya da ngil
tereye gitmeyi seerken fedakrl ye grmekle bo
una bir semede bulunmad. nk gerekesiz, neden
siz bir sei deildi bu.
NSAN, AHLKINI KEND SEER
nsan kendi kendini kurar. nceden kurulmu, ta
mamlanm, sona ermi deildir. Ahlkn seerken
kendi kendini de kurmu olur. stelik, bir ahlk se
meden de edemez. Koullarn ar basks, ister iste
mez, bir ahlk semek zorunda brakr onu. Gryor
sunuz ki ancak bir balanmaya gre tanmlyoruz in
san. Bu ynden dnlrse, bizi seiin gereksizlii,
nedensizlii ile sulamak samadr.

SE NEDENSZ DELDR
kinci olarak, Bakalar stne yarglar veremez
siniz, deniyor bize. Bu sz bir bakma doru, bir bak
ma da yanl. Dorudur, nk: insan balanmasn
ve tasarsn iyice bilerek, isteyerek semise, artk
ona, Bunlar brak da daha iyilerini se! diyemeyiz.
Dorudur, nk; ilerlemeye (terakkiye) inanm
yoruz biz. lerleme bir dzeltmedir (islh). nsan ise,
deien bir durum nnde hep ayn insandr. Seme
ise bir durum iinde semedir hep. Szgelimi, gemi
te Amerika i savanda klelii tutanlarla tutmayan
lar arasndaki seme ne ise, imdi M.R.P. (3) ile ko-

(3)

M.R.P.: Mouvement Republicaine Populaire (Cumhu


riyeti Halk Hareketi) adl sac, tutucu parti. kin
ci Dnya Savandan sonra Fransada kurulmu ve
sola gidii nlemee almtr. (ev.)

mnistler arasnda yaplacak seme ayn eydir; Ah


lk sorunu o gnden bu gne kl kadar deimemitir.

NSAN BAKASINA
GRE KENDN SEER
Bununla birlikte, bir yarg verilebilir. nk, de
diim gibi, semesini insan bakalarnn karsnda
yapar ve bakalarnn karsnda kendini seer. Bu
bakmdan, kimi semelerin yanlgya, kimerinin ise
gereklie dayand yargsna varlabilir. (stelik, bu
bir deer yargs deil de bir mantk yargs olabilir.)
rnein, u adam dzenbazn biridir! denilerek
onun zerinde yarg yrtlebir. nsanin durumu zr
ve yardma yer vermeyen zgr bir seitir. nsan
byle tanmlaynca, edimlerinin sorumunu tutkularna
(ihtiraslarna) ykleyen, tutkusal bir gerekircilik uy
durarak iin iinden syrlmaya alan kimse bal gibi
dzenbazlkla, kt niyetlikle sulanabilir.

DZENBAZLIK YA DA KT NYET
Gzel ama, insan niye dzenbazl da semesin?
diye kar kacaklar buna. Onlara u cevab verece
im: Ben, ahlk ynnden yarglamyorum bu adam,
dzenbazln, kt niyetini bir yanlg olarak tanm
lyorum yalnzca. Aslna baklrsa, gerek yargsndan
kanlamaz burada. Kt niyet, dzenbazlk bir yalan
dr, nk tmel balanma zgrln gzden saklar.
Eer benden nce birtakm deerlerin var olduunu
sylersem, yine bir kt niyet sz konusudur. te yan
dan, bu deerleri hem ister, hem de onlarn bana ken
dilerini zorla kabul ettirdiklerini sylersem, yine bir
kt niyet sz konusudur. te yandan, bu deerleri

hem ister, hem de onlarn bana kendilerini zorla kabul


ettirdiklerini sylersem, elikiye dm olurum. Ama
kalkp da bana, Ya ben dzenbaz olmak istiyorsam?
diye sorarsanz, sizi yle cevaplandrrm: Geri d
zenbaz olmamz iin hibir sebep yok, ama siz yine de
yle iseniz, o zaman, tutarl davrann drste dav
ran olduunu bildiririm.

ZGRLK
Ayrca, bir ahlk yargs da verebilirim. Her somut
koulda zgrl istemekten baka amacmz olamaz.
Braklmlk iinde insan, ortaya deerler koyduunu
bir kez anlad m, artk bir tek ey dileyebilir: Bu da,
btn deerlere temellik eden zgrlktr. Gelgelelim,
nsan zgrl soyut olarak ister, demek deildir,
bu. yi niyetli, drst kiilerin edimlerinde zgr ol
malar demektir. Devrimci bir sendikaya giren kim
se, somut amalara varmak ister. Geri bu amalar
soyut bir zgrlk istemini de kapsar, ama zgrlk
somut iinde bulunmak ister. Bize gelince, her zel du
rumda biz de 'zgrlk iin zgrlk isteriz.

BAKASININ ZGRL
Ama zgrl isteyince, onun tmyle bakalar
nn zgrlne ^bakalarnn zgrlnn ise bizim
kine bal olduunu anlarz. Geri insann tanm ola
rak zgrlk, bakasna bal deildir; ma, ortada
bir balanma olunca i deiir: O zaman kendi zgr
lmle birlikte bakalarnn da zgrln istemek
zorunda kalrm. Bakalarnn zgrln gzetmez
sem, kendi zgrlm de gzetemem.

ZE UYGUNLUK YA DA GEREKLK
Bundan u sonu kar: Tmel bir geree uyar
l gz nnde tutarak, nsan, varoluu znden nce
gelen bir varlktr; eitli koullar iinde zgrln
istemeden yayamayan zgr bir yaratktr, derken,
ayn zamanda, bakalarnn zgrlnden ayr bir z
grlk isteyemeyeceimi de belirtmi oluyorum. Bylece, zgrln kapsad bu zgrlk istemi adna,
varolularnn nedensizlii ile tmel zgrln gizle
meye yeltenenler zerinde yarglar yrtebilirim. Ba
zlar ciddilik taslayarak ya da gerekirci bahaneler ne
srerek tmel zgrlklerini saklarlar: bunlar kor
kaklar diye aracam. Bazlar ise, insann yer
yznde belirii dahi zorunsuz, olumsal (contingent)
iken, varolularn zorunlu gstermeye alrlar: bun
lar da .alaklar diye aracam. Korkaklar olsun,
alaklar olsun acak zeuygunluk, zgllk (authenticite) alannda yarglanabilirler. Ama, ahlkn ierii
(muhtevas) ne denli deiken olursa olsun, biimi her
zaman evrenseldir. Kantn da aklad gibi zgrlk
hem kendinin, hem de bakalarnn zgrln gerek
tirir.

SOYUT AHLK, SOMUT AHLK


Ne var ki Kant biimsel olan e evrensel olann bir
ahlk kurmaya yeteceini sanyor. Biz ise tam tersini
dnyoruz: ok soyut ilkeler eylemi belirleyemez,
diyoruz. u renci rneimizi bir daha gznzn n
ne getirin: Delikanl, annesini brakmak ya da yannda
kalmak zere, gnl rahatlyla karar vermek iin ne
ye, hangi ulu ahlk kuralna dayanabilirdi? Hi! n
k bu konuda bir yargya varmak iin hibir yol yok
tur. erik oldum olas somuttur; bu yzden de nce

den grlemez; ancak kefedilir. Burada nemli olan,


bu kefin zgrlk adna yaplp yaplmaddr.
Aadaki iki rnei incelerseniz, onlarn ne l
de bir biriyle birletiini ve ayrtn grrsnz.

FLGSSTAK DERMEN RNE


nceleyin, ngiliz yazar George Eliotm Flosstaki Deirmen (Moulin sur la Floss) adl romann
inceleyelim. Eserde bir gen kz gryoruz: Maggie
Tulliver. Bir delikanly Stephan seviyor. Hem de
tutkuyla. Tutkusunun ateini etinde duyuyor, onun de
erini biliyor, bilincine varm. Stephana gelince, o
baka bir kzla nianl; alk bir kzla... yleyken Tul
liver kendini dnmyor. Kendi mutluluunu semesi
gerekirken kalkp insancl bir dayanma rnei gs
teriyor: Sevdii erkekten vazgeiyor. Tutkusunu ine
yerek kendini feda ediyor.

PARMA MANASTIRI RNE


Stendhaln Parma Manastrnda (4) ise Sansevrina tam tersini yapyor: Tutkunun insan gerekten
deerli kldna inanyor: byk bir sevginin fedakr
lklara lyk olduunu dnyor. Bylesi bir sevgiyi,
Stephan ile gen kz birletirecek olan o baya evlen
meye ye tutuyor, ye tutmak gerektiini sanyor. Ev
lenmemek fedakrln gsteriyor ve mutluluunu ger*

(4)

Stendhalm 1839da yazd Parma Manastr (La


Chartreuse de Parme) romannn Trke evirileri:
ev. Hsamettin Arslanz, 1943/ev. Hamdi Varolu, 1949, 1962/ev. Hayri Esen, 1968/ev. Samih Tiryakiolu, 1969, 1975.

ekletirmeyi seiyor. Stendhalin de belirttii gibi,


tutkusu uruna gerekirse kendini dahi feda etmeyi g
ze alyor, tutkusunun yolunda gidiyor.
Burada birbirine kart iki ahlkla karlayoruz.
Ama ben, yine de edeer (equivalent) olduklarm sy
leyeceim onlarn. Her iki durumda da ama olarak
gzetilen zgrlktr nk. Sonulara gelince, birbiri
ne pek benzeyen iki davran tasarlayabilirsiniz bura
da: Birinci kz, aktan vazgemeyi seiyor, buna kat
lanmay gze alyor;, ikinci kz ise, cinsel istekleri dola
ysyla, sevdii erkein daha nceki balantsn (ni
anlln) hie sayyor. Geri bu iki eylem, yukarda
belirttiimiz eylemlerle dtan benzeiyor. Ama, ne de
olsa, btnyle birbirinden ayrlyor yine de. Sanseverinann davran, tasasz bir yrtclktan daha ok,
Tulliverin davranna yaklayor.
Gryorsunuz ki ikinci sulama hem doru, hem
de yanl. nk zgr bir balanma alannda insan
her eyi seebilir.

VAROLUU DEERLER
Bize yneltilen nc itiraz da u: Bir elinizle
verdiinizi br elinizle alyorsunuz! Yani, salt sizin
semenize bal olduklarna gte, aslnda ciddiye al
nacak deerler deildir bunlar!
Bu itiraz yle karlayacam : Byle olmasna
ben de zlyorum, ama elden ne gelir? Tanry yok
saynca, deerleri seip ortaya karacak baka biri
nin bulunmas gerekiyor. Onun iin her eyi olduu
gibi kabul edelim. Kald ki, Deerleri biz yaratyo
ruz, demek de, Hayatn nsel bir anlam yoktur,
demektir. Evet yalnzca bu demektir. Siz yaamazdan
nce hayat bir ey deildir; ona bir anlam kazandr
mak ancak size vergidir. Onu anlaml klan sizsiniz.
Dorusunu isterseniz, deer denilen ey de, setiiniz

bu anlamdan baka bir ey deildir. yleyse, siz 3e


gryorsunuz ki, bir insanlk topluluu, bir kamu ya
ratabilir pekl...

NSANCILIK
Varoluuluun insanclk (humanisme) olup olmadin sorduumdan tr de eletirdiler beni. yle
ktlar bana: Siz ki, Bunalt adl romannzda haksz
olduklarn yazdnz insanclarn; belli bir insanclk
trn alarak elendiniz onunla; imdi nasl olur da
yeniden ona dnersiniz?
Gerekte, insanclk szcnn birbirinden ok
ayr iki anlam var. nsan ama ve stn bir deer
olarak ele alan bir kuram (nazariye), diye anlalabi
lir insanclk. Bu anlamda bir insancla Cocteauda
rastlyoruz. Szgelimi, onun Seksen Saatte Dnya Ge
zisi (Le tour du monde en 80 heures) adl hikyesinde,
uakla dalarm zerinden geen bir yolcu, Ne yaman
varlk u insanolu! diye barr. Bu demektir ki,
uaklar ben yapmam da olsam, yine de kullanrm
onlar, bu zel bululardan yararlanrm. Hatta, ben
de bir ihsan olduum iin, baka insanlarn zel edim
lerinden kendimi sorumlu tutabilirim, gerekirse onlar
dan kendime bir onur pay karabilirim.

KLASK NSANCILIK
Bu durum, kimi kiilerin yce edimlerine yaslana
rak, insana bir deer verebileceimizi sandryor bize.
Oysa, bu eit bir insanclk samadr. nk insan
stne ancak bir at ya da kpek bylesi genel yarg
lar verebilir, Ne tuhaf bir varlk u insanolu! diye
barabilir. Ama bir insann, insanlar,zerine bu yol
da yarglar yrtmesi kabul edemez. Varoluuluk bu

eit bir yarglamadan alkoyar onu. Varoluuluk in


san bir son, bir ama olarak ele almaz, bilir ki her
zaman yapacak bir ii olacaktr onun, asla son bulma
yacaktr.
Biz, Auguste Comte gibi, kendisine bir mezhep su
nabileceimiz bir insancln varlna inanmyoruz;
inanmamak zorundayz. nsanlk mezhebi, sonunda
Comteun kendine kapank insanclna varr; daha
ak konuursak ,faizme varr. Bu da, bizim hi is
temediimiz bir insanclktr.

VAROLUU NSANCILIK
Neyse ki insancln bir baka anlam daha var.
Bu anlamn z udur: nsan kendi dnda vardr,
kendi dna karak var olur. Yani, ancak da atla
rak, dta kendini yitirerek varlar; akn (transcendant) amalar kovalayarak var olabilir. Bu ynden
alnrsa, insan ilerleyitir, atr, olutur; ilerlemenin,
amann gbeindedir. Nesneleri dahi bu ilerleyie, bu
aa, bu olua gre yakalar. Demek ki insancl bir ev
renden, insanc znellik evreninden baka evren yok
tur.

AKINLIK, KENDN AMA


nam kurmasndan tr (Tanrnn akn oluu
anlamnda deil; kendini ama anlamnda) bu aknlk
ilikisine varoluu insanclk adn veriyoruz. Ayr
ca, znellii dourmasndan tr de, (insann kendi
iine kapanmas anlamna de; hep insancl bir ev
ren, bir evre iinde yaamas anlamnda) bu aknlk
ilikisini varoluu insanclk diye adlandryoruz.
nsanclk diyoruz, nk kiiouna bununla, ken
dinden baka yasa koyucu bulunmadn hatrlatm

oluyoruz. Ona hatrlatyoruz ki: Kiiolu, bu tek ba


na braklmlk iinde, kararn ancak kendisi verecek
tir. nsanclk diyoruz, nk kiioluna bununla,
kendi iine kapanarak ve bakalarndan koparak de
il; ancak dnda bir amaca ynelerek varlm ger
ekletireceini gstermi oluyoruz. Ona gsteriyoruz
ki: Ancak u kurtulu ya da bu i iin almakla, ya
ni eylemle kendini insancl bir varlk olarak kuracak
tr.

VAROLUULUK
VE TANRITANIMAZLIK
S

Artk siz de anlamsnzdr ki, bize kar gsteren


bu tepkerden daha haksz, ne srlen bu itirazlar
dan daha yersiz bir ey olamaz. Varoluuluk, tutarl
bir tanrtanmaz konumdan (position) btn sonular
karmak uruna yaplan bir abadan baka bir ey
deil. Varoluuluk, insan asla umutsuzlua drme
ye almaz. Gelgelelim, hristiyanlann yapt gibi, bir
umutsuzluk, inanszlk yaftas yaptrlyorsa ona,
umutsuzluun kaynanda doduundandir bu. Varolu
uluk, Tanrnn yokluunu ispata uramaz. Bylesi
bir abayla kendini yormaz. O una bakar daha ok :
Tanr var olsayd, yine de bir ey deimeyecekti :
te bizim ana grmz budur. Elbette sorunun, Tan
rnn varl ya da yokluu sorunu olmayndan geli
yor bu. Bizim sorunumuz bu deil diye dnmemiz
den geliyor.

SONULAR
nsan kendini bulmal, zn elde etmeli ve una
da inanmaldr: Hibir ey, Tanrnn varln gs
teren en deerli kant (delil) dahi, kiiolunu ken

dinden, benliinden kurtaramaz. Varoluuluk bir e


it iyimserliktir bu anlamda, bir eit eylem, alma
retisidir. Bundan tr, ancak kendi umutsuzlukla
rm bizimkiyle kartran kara alclar, kt niyetli
hristiyanlar umutsuz damgasn basabilirler alrimza!

/ . P. Sartre

TARTIMA
J. P. Sartre P. NaviHe

VAROLUULUUN
HALKJLLATIRILMASINA
KARI
t
Soru (Naville) : Bu eit bir anlatma isteinin so
ruyu daha m iyi, yoksa daha m kt kavramanza
yarayacan bilemem, ama Actiondaki aklaman
zn sizi hi de iyi anlatmadn syleyebilirim. Umut
suzluk, braklmlk szcklerinin varoluu bir me
tindeki yanks baka metinlerdekinden daha gl
oluyor belki, fakat bana yle geliyor ki, umutsuzluk
ya da bunalt yalnzlk duyan ve~ karar vermeye u
raan kimsenin verecei karardan ok daha kkl bir
ey >sizin iin. Oysa, insan durumunun bilincine pek t
seyrek varr. Evet, insan her zaman seer, ama umut
suzluk ve bunalt her zaman grlmez.
Sartre : Elbette, katmerli brekle kaymakl pasta
arasnda bir seme yaparken, bunu bunalt iinde yap

tm sylemek istemiyorum. Bunaltnn srekli oluu,


ilk sei halinin srmesine baldr. Gerekte bunalt,
bence, edimlerin tam dorulanamayndan gelen ve
herkese kar duyulan bir sorumluluktur.
Soru : Ben, Actiondaki dzeltme yaznzdan sz
amak istemitim. Orada grnz biraz zayflam
gibi geldi bana.
Sartre : tenlikle syleyeyim, Actiondaki tezle
rim az ok zayflam olabir. nk, bu ie yatkn
olmayan kimseler sk sk 'gelip sorular soruyorlar ba
na. O zaman, tutulacak iki yol kyor karma: Ya hi
cevap vermemek ya da halk dzeyine inerek, halkllaarak (vulgarisation) tartmaya yanamak.

HALKILLAMA VE. BALANMA


Ben, bu yollardan kincisini seiyorum. Neden der
seniz, rencilerine ders verirken bir felsefe retmeni
de ayn eyi yapar da ondan: Kuramlar (nazariyeleri)
aklarken, bir dnceyi iyi anlatmak iin zayflatr
onu, hafifletir. stelik pek kt bir ey de yapm sa
ylmaz. nsan bir kez balanma kuramn ele almsa,
sonuna dek gtrmelidir. Varoluu felsefe gerekten
Varolu zden nce gelir, diyen felsefe ise, itenlikli
(samimi) olmas iin, yaanmaldr. Varoluu olarak
.yaama da, kendini bu retiye adamakla olur, onu
kitaplarda uyutmakla deil. Bu felsefenin gerekten
bir balan olmasn istiyorsanz, onu ahlk ya da si
yaset alannda tartanlara aklamal, hesabn ver
melisiniz.
nsanclk szcn kullandmdan dolay kn
yorsunuz beni, ama ne yapaym, sorunun byle konul
mas gerektiriyor bunu.

FELSEFE VE SYASET
Ya retiyi salt felsefe alanna gtrmek ve bir
etkisi olmas iin tesadfe bel balamak ya da ma
demki insanlar ondan baka eyler bekliyorlar, ma
demki o da bir balan olmak istiyor, onu halka
ulatrmak, halkllatrmak zorundayz. Kukusuz, bu
ulatrmann retiyi bozmamas art.
Soru : yle ama, sizi anlamak isteyenler anlaya
caktr, istemeyenlerse zaten anlamayacaktr.

SEME OLAYI
Sartre : Siz, felsefenin ehirdeki roln olaylarn
at, geride brakt bir biimde anlyorsunuz gibi
geliyor bana. Eskiden filozoflara, yalnzca filozoflar
saldrrd. Halktan kiiler bir ey anlamazlard felse
feden, bu yzden de umursamazlard onu. imdiyse
felsefe sokaa, kamu alanlarna indiriliyor. Marks bi
le grlerini basitletirmekten geri durmad: Bildiri
(Manifesto) bir dncenin halka ulatrlmas, halkllatrlmasdr.
Soru : Gzel ama, Marksm semesi kkte dev
rimci bir seme deil miydi?
Sartre : Marksm kendini nce devrimci, sonra fi
lozof olarak m, yoksa nce filozof, sonra devrimci ola
rak m setiini syleyebilene akolsun! Marks hem
filozof, hem de devrimcidir; kiilii bir btndr yani,
paralanamaz. Bundan tr, O, kendisini ilkin dev:
rimci olarak seti denilince, ne anlatlmak isteniyor
bu szle, karamyorum!

Soru : Bildiri bir halkllama rnei deil de bir


kavga silh gibi grnyor bana. Bu yzden, bir ba
lanma edimi olmadna inanamyorum onun. Filozof
Marks devrimin gerektii sonucuna varnca ,ilk ii si
yasal bir edimde bulunmak oldu: Bildiryi yazd. Bil
diri, Marksm felsefesi ile sosyalizm retisi arasnda
bir badr. Gelgelelim, ahlk tutumunuz ne olursa ol
sun, bu ahlkla felsefeniz arasnda byle sk bir man
tk ba yok sizin.
Sartre : Bir zgrlk ahlkdr burada sz edilen.
Bu ahlk ile felsefemiz arasnda bir gelime yoksa,
istenecek baka bir ey de yok demektir. Balanma
treleri alara gre deiir. Balanmann devrim
yapmak anlamn tad bir ada, Bildiriyi yazmak
gerekiyordu.

VAROLUU BALANMANIN
ANLAMI
amzda eitli partiler var. Hepsi de devrim
den yana grnyor. yleyken, gnmzde balanma,
bu partilerden birine girmek anlamna gelmiyor. n
k balanma, bir yandan durumu ortaya koymak, bir
yandan da devrimci partileri etkilemek zere kavram
lar aydnlatmaya almaktr.

VAROLUULUK
VE KKTENCLK
Naville : ne srdnz gr noktasndan ba
klnca, retinizin, ilerde kktenci (radikal) sosyaliz
min bir dirilii haline gelip gelmeyecei sorulabilir.
Tuhaf da kasa, soruyu bugn byle koymamz gereki

yor. Kald ki, siz de her trl gre kapnz am


bulunuyorsunuz. Nitekim ,deiik grleri, varoluu
dnceleri birletirecek bir nokta aransa, bunun libe
ralizmin diriliinde bulunabileceini sanyorum. Felse
feniz gnmzn zel tarih koullar iinde kktenci
sosyalizm e insanc liberalizmin zn yeniden can
landrmaya abalyor. Ana zelliini de dnyadaki
toplumsal bunalimm eski liberalizme elverili olmay
ndan alyor. Bunaltl, kayglrbir liberalizm istiyor.

VAROLUULUK
VE YEN LBERALZM
Bu yargm dorulamak zere olduka derin bir
takm nedenler bulabileceihi, hatta bunun iin sizin
terimlerinizle yetinebileceimi sanyorum. imdiki
aklamalar, varoluuluun bir insanclk ve zgrlk
felsefesi biiminde belirdiini gsteriyor. zgrlk fel
sefesi, ama aslnda bir nbalanmaya dayanan ve be
lirlenmemi bir tasar olmaktan kurtulamayan bir fel
sefe... Biroklar gibi siz de insann onurunu, kiinin
zsaygsn eski liberal temalara hi de uzak dme
yen temalar ba tac ediyorsunuz. Bu temalar hak
l klmak iin de, insancln ifte anlam arasna, in
sanlk durumunun ifte anlam arasna, iyice ypran
m baz terimlerin ifte anlam arama ayrmlar soku
yorsunuz. Oysa, btn bu terimlerin ilgiye deer bir
tarihi var ve iki anlaml olular bouna deil! Felsefe
tekniiyle ilgili btn zel sorulan benim iin ne
denli ilgin ve nemli olurlarsa olsunlar bir yana
brakyorum. ittiim terimlerden ayrlmamak ama
cyla bir temel noktaya dokunmak istiyorum: nsanc
ln iki anlam arasndaki ayrmnza karn siz, ger
ekte bunlardan, eskisine balsnz.

NSAN DOASI
nsan yaplmas gereken bir seimdir, diyorsu
nuz. ok gzel. nsan, her eyden nce, u andaki var
lktr. Doal gerekirciliin dnda bir varlk. Kiiolu
zn nceden belirleyemez, onu bireysel yaama i
levi iinde kazanr. Bunun stnde bir insan doas
yoktur, ancak belli bir anda verilmi zgr bir varolu
vardr. Kendime soruyorum: Acaba, bu anlamda bir
varolu insan doas kavramnn bir baka biimidir
de, tarihsel nedenlerle mi yeni bir kla girmitir?
Acaba, orada, ilk bakta grldnden daha ok bit
benzerlik vardr da, srt evirdiiniz XVIII. yzyl in
san doas kavram ile sizinki ayn kapya m kyor?
Acaba, varoluuluun kulland insan koulu (insan
durumu) deyiminin arkasnda, geni lde alnrsa,
insan doas kavram m yatyor? yle sanyorum ki,
insan doas yerine insan koulu anlayn koyu
yorsunuz siz; tpk yaant yerine kamusal (genel) ya
da bimsel yaanty koyduunuz gibi...
NSAN KOULU ANLAYII, NSAN DOASI
ANLAYIININ YERN ALIYOR
nsanlk koullarn bir X ile tanmlanan ve zneyi
gsteren koullar olarak alrsanz, ama bunu yapar
ken, onlar doal, balantlarna gre deil de olumlu
gerekirliine gre alrsanz, insan doasnn bir ba
ka biimiyle kararsnz. sterseniz, buna koullu
doa da diyebilirsiniz. Doann syt bir tr deil
de, tarihsel nedenler dolaysyla, tanmlanmas ok da
ha g olan bir eyle kendini belli eden bir doa...
EVRENSELLN SARSILMASI
Gnmzde inan doas toplumsal ereveler
iinde belirlenip tanmlanyor; genel bir dalmaya

urayan toplumsal dzenlerin, snflarn, atmalarn


ereveleri iinde, rklarla uluslarn birbirine kart
ereveler iinde... Bundan da anlalaca zere, za
manmzda tekbiimli, ematik bir doa dncesi da
hi ayn genellii tayamyor; XVII. yzyldakine yani
srekli bir ilerleme temeli stnde kendini gsterdii
adakine benzer bir evrensellik biimine brnemi
yor. Bugn insan doas deyimini, bu konuda alka
dnce yrten ya da ene alan kimseler insan ko
ulu anlamnda kullanyorlar. Dilerseniz, ounlukla
koullarn zorlad dramatik, bir grnmle kullan
yorlar da diyebilirsiniz. Oysa, koul szn byle
genel bir deyim olmaktan karmadka, onu gerek
koullar nnde gerekirci bir gzle yoklamadka, in
san doas gibi o da soyut bir deyim, soyut bir ema
olmaktan kurtulamyacaktr.

DKN BR DOA
Bylece, varoluuluk yine insan doas dnce
sine yaklam oluyor. stelik* bu doa onurlu bir do
a da deildir artik. Korkak, braklm, kararsz bir
kouldur. Nitekim, varoluuluk insan doasndan sz
aarken, varoluularn tasar dedikleri eye hen?
gerekten balanmam bir kouldan sz ayor, yani
bir nkoubdan. Demek ki bir nbalanmadr bura
da sz konusu olan, gerek bir balanma ya da ger
ek bir koul deil...

N BALANMA
yleyse, bu koulun her eyden nce tad in
sanclk zelliine gre tanmlanmasn rastlant say
mamalyz. Zaten, gemite insan doasndan sz edil
diinde genellikle bir kouldan ok, snrl bir ey ta-

sarlamrd. nk doa baka bir ey, belli bir l


de, bir kouldan fazla bir ey olarak dnlyordu.
Aslnda, insan doas insan koulu anlamna gelen bir
zellik deil. Bu yzden, insanclk yerine doalclk
(naturalisme) szn kullanmak daha uygun bence.
Doalckta insanclktakinden daha genel bir gerek
likler karmas var, hi deilse, insanclk teriminin
sizin aznzda ald anlama gre bu byle. Diyece
im, bir gereklikle yz yze gelmi bulunuyoruz. Onun
iin, insan doasyla ilgili bu tartmay geniletmek,
araya tarihsel gr de sokmak gerekiyor. lk gerek
lik doal gerekliktir, insancl gereklik onun bir ile
vidir (fonction) ancak. Bundan tr, tarihsel gerek
lie de yer vermek zorundayz. yleyken varoluular
ne tarihsel gereklii, ne de insan ve genellikle doa
tarihinin gerekliini kabul ediyorlar! Oysa, bireyleri
oluturan bu tarihtir! Dl yatana dtkleri gnden
balayarak bireyler, kendilerine soyut bir koul sunan
bir dnyada doup bymezler, bir paras olduklarn
dan tr kendilerini koullandran (artlandran) ve
bizzat kendilerinin de koullandraca somut bir dn
yada doup byrler. Tpk, bir anann ocuunu koul
landrmas ve ocuun da gebelikten sonra anay ko
ullandrmas gibi. Yalmzca bu gr bile ilk gerek,
temel gerek olarak bir insanlk koulundan sz ama
mz hakl klar. Bu bakmdan, ilk gerein bir insan
cl koullanma deil de doal bir koullanma olduunu
sylemek* daha yerinde olur. Geri, baya ve bilinen
grleri tekrarlyorum, ama varoluuluun akla
malaryla bunlarn rtldn de sanmyorum. K
sacas, eer soyut bir insan doas olmad, kiinin
varoluundan ayr ve ondan nce gelen bir z olma
d doruysa, genellikle bir insan koulu olmad da
dorudur. yle ki, koul sznden birtakm somut
durumlar da anlasanz, sonu deimez. nk, bun
lar da gznzde ak seik bir kimlie kavuamyacaktr. Marksa gelince, bu konuda o apayr bir d

nce tamaktadr: Ona gre insandaki doa ile do\adaki insan dncesi bireysel bir adan zorla ta
nmlanamaz.
\
\

\ NESNEL NSAN

Bu demektir ki, bilim iin olduu gibi, insan iin


de birtakm ileyi yasalar vardr. Bunlar, szcn
tam anlamyla, onun doasn meydana getirirler. Bu
deiken doa pek yle olgubilim (phenomenologie)
zellii tamaz. Ama, kamu anlaynn ya da filozof
larn szm ona kamu anlaynn getirdii denenmi,
yaanm, grgl (empiriqe) bir alg (idrak) zellii
de tamaz. Bu anlamda, XVIII. yzyldaki insan do
as anlay, kukusuz, Marksn anlayndan ok
varoluuluun insann koullanmas anlayna ya
kndr.

NSANCILIK
VE LBERALZM
nsanclk, ne yazk ki, felsefe akmlarn, hem
de yalnzca ikisini deil, n, drdn, beini alts
n birden aklayan ok anlaml bir terim klna b
rnd bugn. Sonunda kendini klasik usu olarak gs
teren kimi Markslar dahi, geen yzyldan kalma li
beral dncelerden, stelik, gnmzdeki bunalmla
iyice prsm bir liberalizmden kma bir anlay
iinde insanc kesildiler. Markslar insanc oldukla
rn ne srerler de, eitli dinler, hristiyanlar, Hintli
ler ve bakalar hi dururlar m? Onlar da insanc ol
duklarn sylemeye baladlar. Ardndan varoluular
ve genel olarak btn felsefeler srayla ayn yolu tut
tular. imdi siyasal akanlardan ou insanclktan ya

na. Btn bunlar, belli bir felsefenin kurulmas ynn


de ortak bir abay gsteriyor belki, ama grnd
nn tersine, bu felsefe dahi balanmaktan kayor ger
ekte, hem yalnzca siyasal ve toplumsal bakmdan de
il, derin dnlrse, felsef bakmdan da balan
maktan kayor. Hristiyanln insanc olduunu syle
mesi ,balanmaya yanamamasndan geliyor; nk,
balanamaz o, yani ilerici kuvvetlerin kavgasna kat
lamaz, devrim karsndaki gerici tutumunu deitire
mez. Szde Markslar ile liberallerin kiiye ncelik
tanyor grnmeleri, aslnda, dnyann imdiki duru
munun gerekleri karsnda gerilemelerinden, yan izmelerindendir! Varoluularn da liberaller gibi1 ge
nellikle insana ynelmeleri olaylarnn gerektirdii
davran gster enternelerindendir (...)

NSAN VE EVRE
nsann bir seme zgrl tadm, bununla
edimlerine bir anlam verdiini, bu. anlam olmaynca
edimin de olmayacan sylemek doru deildir. z
grlk uruna savatklarn bilmeden de . insanlarn
zgrlk uruna savaabileceklerini sylemek yetmez.
O zaman, bu demektir ki, szc tam anlamyla
kullanrsak, nsanlar balanabilirler, kendilerini s
rkleyen bir lk iin savaabilirler, yani kenderini
aan bir ereve iinde hareket edebilirler. nk bir
insan niin, nasl ve ne yolda dveceini iyice bilme
den zgrlk adna savamaya kalkarsa, edimlerinin
douraca sonular kestiremez, bu sonulan kucak
layan sebeplerin karmak rgsn kavrayamaz. Ay
rca, bu rgnn kendi eylemini evreleyen ve ona ba
kalarnn hareketine gre anlam veren ilmikleri ze
mez; yalnzca br insanlara deil, onlarn iinde ha
reket ettii doal evreye de bal kalr. yleyken,
sizce bu sei bir n-semedir. Durmadan, bu n

ekine taklyorum, araya hep byle bir saknca giriyor


nk, nsemede bir eit nilgisizlik, nbaszlk z
grl var anlalan. Sizin koul ve zgrlk anlay
nz nesnelerin belli bir tanmna dayanyor. Onun
iin, bu nesneler stnde de azck konumamz gere
kiyor: Nerdeyse, her eyi bu nesneler dnyas dn
cesinden, nesnellikten karacaksnz,
\

NESNELLK
Varlklarn sreksiz varoluuna bakarak, sreksiz
bir nesneler dnyas tablosu iziyorsunuz. yle bir
tablo ki, iinde nedensellikten (illiyet =, causalite) eser
yok; o tuhaf nedenler ilikisinin bir tr var ancak:
Edilgin, aalk, anlalmaz nesnellik tr. Varoluu
kii vr zvr eyayla dolu bir dnyada sendeliyor;
acaip bir dayanma kaygusuyla birbirine yaslanm,
fakat kendini salt dlama olarak gsteren lkcle
rin gznde ikiyzllk damgasn yemi, birbirine
zincirli pis engellerle dolu bir evrende tkezliyor.

DILAMA VE NESNELLK
Kald ki bu nesnesel gerekircilik de babo deil.
Herkesin keyfine gre tanmlad ve ada bilimsel
verilerle bir trl badatramad bu dnya nerde
balar, nerde biter? Bize sorarsanz, ne bir yerde ba
lar, ne de biter. nk, varoluunun doaya ya da
ounca insann durumuna bakarak onda yapmak is
tedii btnden ayrma geree aykrdr, gerek
dadr.
v

DNYA TEKTR
Oysa, bir dnya var gzmzde, bir tek dnya.
Bu dnya tmyle, insanlar ve eyalar bir arada, b
lnmez bir btn. lle de blmeye ynelirseniz, belirli
deiken koullar altnda o, yine de nesnellik belirtisi
ni srdrebilir. Yldzlarn, fkenin ve iein de mi
nesnellii sz konusu yoksa? diyeceksiniz. Bunun s
tnde durmayacam.
Yalnz, sizin zgrlnzn,
lkclnzn nesneleri dediinizce hor grmeniz
den geldiini ne sreceim. Oysa nesneler sizin gs
terdiinizden ok ayr yaplta. Nesnelerin kendine
zg bir varoluu bulunduunu kabul etmeniz bir ba
ar dorusu, ama salt yoksunluk bildiren bir varolu
bu, durmayan bir dmanlk... Biyolojik ve fizik evren
sizin iin asla bir koul, asla bir kullanma kayna de
il; nk bu szck de sizce salam ve kgsal (pratique) anlamda neden (sebep) szcnden daha
ok gereklik tamyor. Bundan tr, nesnel evren
varoluular iin hayal krklklarna yol aan, elde
edemeyen, ilgisiz, srekli olaslk (ihtimaliyet) iinde
bir dnyadr, yani Marks maddeciliin benimsedii
dnyann tam tersi...

VAROLUU BALANMA KEYFDR


Gerek bu nedenler, gerekse daha baka nedenler
dolaysyla, siz, felsefenin balanmasn keyf bir
karara yaslandrarak zgrlk diye nitelendiriyor
sunuz. Bylece, Marksn tarihini be, baland bir
felsefe kurduunu syleyerek deitirip bozmu olu
yorsunuz .Oysa, balanma, daha dorusu, toplumsal
ve siyasal etkinlik (faaliyet) Marksin dnnn
genel bir belirleyicisidir. Marksm retileri saysz
denemeler, yaantlar iinde aklk ve kesinlie ka
vumutur. Bana yle geliyor ki, Marksta felsef d-

gncenin gelimesi bilinli olarak siyasal ya da top


lumsal gelimeyle birlikte yrtlmtr. Kald ki, da
ha nceki filozoflar iin de aa yukar byledir bu.
Tutarl bir filozof olarak tannan Kantn dahi, kendi
ni her eit siyasal hareketin dnda tutmu olsa bile,
belli bir siyasal rol oynad binmektedir. air Heinenin ona Alman Robespierrei demesi de bundan
olmal. Felsefenin gelimesi, Descartesm amdaki
gibi, dorudan doruya siyasal bir rol oynamad
kabul edilse bile, geen yzyldan beri bsbtn olanakszlatntr. Gnmzde, hangi kla brnrse
brnsn, Markslk ncesi bir tutumu kktenci sos
yalizm diye adlandryorum.

VAROLUULUK VE DEVRM
Varoluuluun ilk ii, devrimci istemlerin douu
na yol aabildii lde, kendini eletirmek olmaldr.
Nedir ki, bunu isteyerek yapacan sanmyorum, ama
yapmas gerektiini biliyorum. Hi olmazsa, savunu
cularnn kiiliinde bir bunalm diyalektik bir buna
lm yaratmak iin yapmas gerekirdi bunu. Bylece,
belli bir anlamda, kimi varoluularda birtakm, deer
li davranlar belirirdi.

VAROLUULUK HANG
TOPLULUUN FELSEFESDR?
Baz kimselerin varoluuluktan kard zc,
gerici sonulara baktka, bunun gerekli olduuna da
ha bir inanyorum. Nitekim, onlardan biri, yapt bir
zmlemeden u sonucu karyordu: Olgubilim (phenomenologie) toplumsal ve devrimsel alanda bugn
pek yararl olabilirmi, yeter ki kk burjuvaziyi

uluslararas devrim hareketinin ncs klacak bir fel


sefeyle donatsnm! Bylece, uluslararas bilin dilv
melerinin (tercmanlarnn) yardmyla kk burju
vazinin eline, varoluuna uygun den ve evrensel
devrim hareketinin nderi olmasn salayan bir fel
sefe verilebilirmi!

VAROLUULUK VE SYASET
Bu ve buna benzer br rnekler unu gsteriyor:
Baka yana balanm birtakm aydnlar, varoluu
temleri benimseyince, nce de sylediim gibi, sonun
da bir yeni liberalizme ya da yeni kktenci sosyalizme
yaslanan siyasal kuramlar (nazariyeleri) gelitirmeye
yneliyorlar. Besbelli bir tehlike bu! Ama burada bizi
en ok ilgilendiren, varoluuluun dokunduu btn
alanlar arasnda diyalektik bir ballk aramak deil,
temlerin yneliini grmektir.

VAROLUU BEKLEYLK
Bu varoluu temler, kendini koruma gdsyle
ve bir aray, bir kurma, bir davran ilevi iinde
yava yava bir eye ulaacaktr herhalde: Bekleyiilie benzeyen bir eye... Elbette, sizin pek belirli
sandnz bu ey, sekincilik (quietisme), eylemsizlik,
dinginlik olmayacaktr; nk amzda sekincilikten
sz amak hem iin kolayna kamaktr, hem de ola
nakszdr. Belki bekleyiilik de baz bireysel balan
malara aykr deildir, ama ortaklaa bir deer, zel
likle zorlayc bir deer tayan balanma isteine ay
krdr. yle olmasayd, varoluuluun birtakm buy
ruklar vermesi gerekmez miydi? Neden vermedi, z
grle aykr dtnden mi? Peki ama, o eer
Sartrem belirttii anlamda bir felsefe ise, buyruklar

vermelidir. Szgelimi, 1945te U.D.R.S.ye mi (1), sos


yalist partiye mi, komnist partiye mi, yoksa baka
bir partiye mi girmek gerektiini sylemelidir; szge
limi, ii partisini ya da kk burjuva partisini tutu
yorsa, bunu aka sylemelidir. ,

Sartre : Size tam bir cevap vermek g, ok ey


den sz atnz nk .Ancak, not aldm birka nok
tay cevaplandrmaya alacam. lkin unu belirte
yim: Dogmac bir tutumunuz var. Markslk ncesi
bir davrana yneldiimizi, geriye doru gittiimizi
sylyorsunuz. Bence, Markslk sonras bir davran
a ayak uydurmaya uratmz sylemeniz gerekir
di. Geri bu konuda tartmak istemiyorum, ama ne
reden byle bir geree varabildiinizi renmek is
tiyorum:
Mutlak dorularn varlna inanyorsunuz. Eleti
rilerinizi kesinlikle yapmanz da burdan geliyor. Ama
sorarm size, sylediiniz gibi, btn insanlar nesne
(konu) ise, bu eit bir kesinlie nasl ulaabir? n
sann insana nesne muamelesi yapmaya yanamamas
insanlk onurunun bir gereidir, dediniz. Bence, yan
l. nk bu, felsefe ve mantk dzeninin bir gerei
dir: Eer salt bir nesneler evreni tasarlarsanz ger
eklik gzden silinir. Nesne dnyas olaslk dnyas-

(1)

U.D.R.S. : Union Democratique et Socialiste de le


Resistance (Demokratik ve Sosyalist Direni Birlii).
Fransann Alman igalinden kurtulmas iin dire
nite bulunanlardan bir kesiminin kinci Dnya Savann ertesinde kurduu sol eilimli bir rgt.
Daha ok Sosyalist Partiye yaknlk gstermitir.
(ev.)

dr. Siz de kabul edersiniz ki, ister bilimsel, ister fel


sef olsun, her kuram olasdr.

MARKSI FELSEFENN
ELETRLMES
Neden derseniz, bilimsel ya da tarihsel tezler de
iir ve hep varsaym (faraziye) klnda ortaya
kar da ondan. Nesne dnyasnn, olaslk dnyasnn
tek dnya olduunu kabul edersek, artk elimizde bir
olaslklar dnyasndan baka dnya kalmaz. Bu du
rumda, olaslk birtakm kazanlm gerekliklere bal
olduuna gre, kesinlik nerden gelebilir? Belki znelcimiz baz kesinliklere kap ayor. Bunlardan ge
erek olaslk alannda sizinle birleebiliriz; uzun ak
lamanzda belirttiiniz, fakat takndnz tavrla anla
lmaz kldnz dogmacla hak verebiliriz. Ama ger
eklii tanmlamazsanz, Marksl nasl kavrayabi
lirsiniz? Onu; doan, deien ve len baka bir kuram
dan nasl ayrabilirsiniz?
Birtakm kurallar ne srmeden tarihin diyalektii
nasl ortaya karlabilir? Bu kurallar Descartesn
cogitosunda buluyoruz. Zaten onlar ancak znellik
alannda bulabiliyoruz. Biz, insann insan iin ounca
bir nesne olduunu tartmak istemiyoruz, ama byle
bir nesneyi kavramak iin znenin de zne olarak yine
kendine kavumas, kendine bavurmas gerektiini sa
nyoruz.
te yandan siz, arada bir nkoul dediiniz bir
insanlk koulundan, bir nbelirlenmeden, ndurumdan sz ayorsunuz. yleyken unu gzden karyor
sunuz: Biz, Marks ln birok tanmlarna katlyo
ruz. Onun iin, XVIII. yzyln sorunlar bilmeyen ay
dnlarn eletirdiiniz gibi eletiremezsiniz bizi. Sizin

nceden belirlenme stne sylediklerinizi biz oktan


bliyoruz. Bizim iin asl sorun, evrenselliin hangi kollar altnda var olduunu ortaya karmaktr. Ma
dem ki insan doas diye bir ey yoktur, yleyse, a
n anlalmas iin pek kk bir eyi szgelimi
Spartacus olayn yorumlamak zere durmadan de
ien bir tarihe evrensel ilkeler nasl sokulabir? Evet,
u noktada anlayoruz: nsan doas diye bir ey yok,
baka bir deyile, her a diyalektik yasalara gre ge
liir ve insanlar, insan doasna deil, alarna ba
ldrlar.
*
Naville : Yorumlamaya urarken, Bakn, belli
bir duruma dayanyoruz, diyorsunuz. Biz ise sz edi
len ala,amz karlatrp aradaki benzerlik ya
da ayrlklar stnde duruyoruz. Bunu yapmayp da,
benzerlii soyuta zmlemeye giriseydik, hibir so
nuca varamazdk. Tutalm ki, imdiki durumu zm
lemek iin, 2000 yllk bir srede genellikle insann var
olu koullaryla ilgili birtakm tezler elde ettik, peki
daha gerideki durumlar zmlemek iin bir ey yapabr miydik? Yapamazdk...
Sartre : Biz zmlenecek insan koullarnn ve bi
reysel amalarn var olmadn hi dnmedik. Du
rum sznden madd, hatta ruhzmlk (psychanaIitique) koullarn tmn anlyoruz. Bu koullar belli
bir ada tam bir btnlk olutururlar.

NEDENSELLK
Naville : Bu tanmlamanzn y azl armzdakine uy
duunu sanmyorum. Bundan u sonu kyor yine :
Sizin durum anlaynzla Markslarnki arasnda
uzak yakn hibir uyarlk yok. nk nedensellik (-

liyet) ilkesini inkr ediyorsunuz. stelik, tanmlarnz


da ak deil', ok kez bir konumdan ustaca tekine ka
yyor ve hibirini de yeterince belirtmiyorsunuz. Bize
gre, durum kurulu bir btndr, bir sr belirleme
nin, ihtiyalarn sonucudur. Bu ihtiyalar nedensel
trde olup, statistik trdeki nedensellii de kucaklar.
Sartre : Statistik trde bir nedensellikten sz edi
yorsunuz. Byle bir nedensellik hibir ey sylemiyor
bana. Acaba, nedensellikten ne anladnz aka
syleyemez misiniz? Ancak bir Marks bana bunu
aklad gn, Marksl nedensellie inanacam. z
grlkten konuulunca yle diyorsunuz: Balayn
bizi, nk nedensellik var. Bunun tesinde bir ey
diyemiyoruz.' Yalnzca Hegelde bir anlam kazanan bu
gizli nedensellik stne die gelir bir ey sylemiyor
sunuz. Marks nedensellik diye bir kuruntuya kapl
m gidiyorsunuz.

BLMSEL DORULUK
Navle : Bimsel bir doruluk (hakikat) olduuna
inanmyor musunuz? Hibir doruya yer vermeyen
alanlar olabilir belki, am a, nesneler dnyas buna
inanacanz umarm bilimlerin urat bir dnya
dr. Gelgelelim, size baklrsa bu dnya bir olaslk
tan baka birey deil. Hem de kiiyi doruya ulatrmayan bir olaslk. Nesneler dnyas bilimin dnyas
olduuna gre mutlak bir doruluu tanmaz, olsa ol
sa grece bir doruluu (izaf hakikati) tanr. yley
ken, siz kalkm bu bimlerin nedensellik kavramn
kullandklarn ne sryorsunuz.
Sartre : Hi de deil! Soyuttur - bilimler, stelik
soyut elerin, etmenlerin eitlenmelerini, deime
lerini gzden geirirler, gerek nedensellii incelemez
ler. Balantarn incelenebilecei bir alan zerindeki

evrensel eler (etmenler) sz konusudur burada.


Markslkta ise tek bir btnln incelenmesi sz
konusudur, ancak bu btnlk iinde bir nedenlilik
aranr. Elbette, bimsel nedensellikle ayn kapya k
maz bu, ayr eydir.
Naville : Bunun olduka gelimi bir rneini de,
yannza akl dnmaya gelen genci anlatrken siz
verdiniz.
Sartre : O gen zgr deil miydi?
Naville : Evet, gence cevap vermeniz gerekiyordu.
Ama, sizin yerinizde olsaydm, gencin gcn, yan,
madd olanaklarm aratrrdm, anasyla ilikilerini
yoklardm. Belki doruluu olaslkla snrl bir kanya
varrdm, ama hi dese, belirli bir gr ortaya koy
maya alm, bylece ocuu bir eyler yapmaya g
trm olurdum.
Sartre : Size ak danmaya geldiinde o, zaten
alaca cevab semi bulunuyordu. Pratik bakmdan
ona pekl bir t verebilirdim, fakat o, zgrl
arad iin, kararn kendisinin vermesini istedim. As
lnda, onun ne yapacan biliyordum. Nitekim, o da
onu yapt.

NDEKLER

VAROLUULUK VE J.P. SARTRE


nsz (Asm Bezirci) :
Varoluuluun Tanm ..................................
Varoluuluun Kkeni ..................................
Varoluuluun eitleri ................................
Varoluuluun Eletirisi................................
Sartren Savunmas ........................................
Trkiyede Varoluuluk .............. ...............
Varoluuluk ve Sartre....................................
Varoluuluk nsanclktr ..........................

7
9
12
14
16
17
19
20

Kaynaka (Asm Bezirci) ............................ ........

23

Sartrem Eserleri....................................................

33

Jean Paul Sartre (Gaetan Picon) :


Yaam ve K iilii............................................
Eserleri ve Dnceleri........................ ..........
Kiileri ... ...........................................................

37
41
46

Varoluuluk Bir nsanclktr


(Laffont Bompiani) ..............................................

51

VAROLUULUK (J.P. Sartre) .....................................

57

TARTIMA (J.P. Sartre - P. Naville) .........................

101

SAY
Kitap Pazarlam a Yaynlar

ALIK
Knut Hamsun
eviren Esat Nermi

NSANLARIN DNYASI
A. S. Exupery
eviren Vedat Gnyol

VEBA
lbert Carm
eviren Oktay Akbal

MARTI
Richard Bach
eviren Nuran Akgren

LM GEMS
Traven
eviren Adalet Cimcoz

NSANLARI SEVECEKSN
E. M. Remrque

eviren Burhan Arpad


BR POLTKACININ PORTRES
Stefan Zoeig
eviren Burhan Arpad

BEN ANNEM SEVYORUM


William Saroy an
eviren Tark Dursun K.

KANDD YA DA YMSERLK STNE


Voltaire
eviren Server Tanilli

ACIMAK
Stefar Zveg
eviren Burhan Arpad

LK GENLK YILLARI (DEMAN)


Hermann Hesse

Kmuran ipal
AT
Ali zgentrk

ESTETK BEEN
smail Tunal

BALIK AVCILII VE YEMEKLER


Stk ner

SPOR TOTO (Garanti Formlleri)


hsan Bincik

DN LE BLM
Bertrand Russell
eviren Akit Gktrk

EPK TYATRO
Bertolt Brecht
eviren Kmuran ipal

PSKANALZ ZERNE
F reud
eviren A. Avni ne

CNSYET ZERNE
A. Avni ne

YEN BR NSAN YEN BR TOPLUM


Erich Fromm
eviren Necla Arat

SEVME SANATI
Erich Fromm
eviren Itan Gndz

BLM AHLAK}
Albert Bayet
eviren Vedat Ginyol

DENEMELER
Albert Camus
eviren Vedat Gnyoi

SBERNETK
Norbert' Wiener
eviren brahim Keskin

SEVGL MLENA
Kafka
eviren Adalet Cimcoz

DAVRANILARIMIZIN KKEN
Serol Teber

DENEMELER
Jear Paul Sartre
eviren Sabahattin Eyubolu, Vedat Gnyol

NSANLAR ARASINDAK
ETSZLN KAYNAI
J. J. Rousseau
eviren Rasih Nri leri

KENDN SAVUNAN NSAN


Erich Fromm
eviren Necla Arat

ESTETK
H-egel
eviren Nejat Bozkurt

DNCELER
Bertrand Russel
eviren S. Eybolu, Vedat Gnyol

OYUNCULUK SANATI VE DEKOR


Bertolt Brecht
eviren Kmuran ipal

BLN VE BLNALTININ LEV


C. G. Jung
eviren Engin Bykinal

JUNG PSKOLOJSNN ANA HATLARI


Frieda Fordkam
eviren Aslan Yalner

EVLLK VE AHLAK
Bertrand Russell
eviren Vasf Eranus

AYLAKLIA VG
Bertrand Russell
eviren Mete Ergin

AKIN ANATOMS
A. Krich
eviren Mehmet Harmanc

ECCE HOMO
(Kii Nasl Kendisi Olur)
Nietzsche
eviren Can Alkor

PSKANALZ VE UYGULAMA
Freud
eviren Muammer Sencer

FELSEFENN LKELER
Descartes
eviren Mesut Akn

KLK BOZUKLUKLARI VE
TOPLUMSAL BTNLEME
Alfred Adler
eviren Belks orak

YERYZ CENNETLER KURMAK


(topyalar)
Do, Dr. Nail Bezel

YERYZ CENNETLERNN SONU


(Ters topyalar)
Do. Dr. Nail Bezel

ONNC KABLE
Arthur Koestler
eviren Belkis orak

Bugnn Diliyle HAYYAM


A. Kadir

ETM ZERNE
Bertrand Russell

NSANLIIN TARH
Antke Ribard
evirenler Erdoan Bagar, iar Yaln, Halil Berktay

BATI FELSEFES TARH


Bertrand Russell
eviren Muammer Sencer

TOPLUMBLMLERNDE YNTEM
Muzaffer Sencer, Yakut Irmak

TRK HALK HAREKETLER VE DEVRMLER


etin Yetkin

YZYILLARIN GERE VE MRASI


nsanlk Tarihine Giri
Server Tanilli

HALKIN EKME
Bertolt Brecht
eviren A. Kadir - A. Bezirci

EDEBYAT STNE SYLELER


Alain

YAAMA SANATI
Alfred Adler

LKTOPLUMLARIN DEMLER
Serol Teber

VAROLUULUK (EXISTENTIALISME)
Jean Paul Sartre
eviren Asm Bezirci
demeli steme Adresi : Nuruosmanlye Cad. Trbedar
Sok. 4/1 Caalolu - stanbul Tel. : 528 17 54
Not : 5000. TLden az isteklerde kitap bedeli yerine posta
pulu gnderilmesi rica olunur.

Dnyaca nl filo z o f ve yazar Sartre, yurdumuzda da


ad ok anlan sanatlardandr. Edebi eserlerinden ou
ksa zamanda Trkeye aktarld. Fakat felsefi eserleri
dilimize yeni yeni evrilmeye baland. "V arolu ulu k"
(Existentialisme) evirisi bu yolda atlm ilk admdr.
evrinin banda Asm Bezirci, Gaetan Picon ve Laffont
Bompiani'nin varoluuluk ve Sartre'a ilikin inceleme
ve eletirileriyle geni bir kaynaka yer almaktadr.
imdiye dein, "V aroluuluk", daha nce ba
ka yaynevleri, bei de sonra YAZKO ve SAY tara
fndan olmak zere toplam sekiz kez baslm bulunuyor.
Okurlarn gsterdii bu srekli ilgiden kitabn nitelii
yannda Asm Bezirci'nin titiz almas ile ak ve duru
Trkesinin de pay olduunu sanyoruz.