You are on page 1of 581

a

i/y
mm

v s
f i)
V
r o

ADRS
y a y n l a r

w A n d re w H eyw o od
evirenler
Bekir Berat zipek (Blm 1-5)
Bican ahin (Blm 6,7)
Mete Yldz - Bican ahin (Blm 8)
Zeynep Kopuzlu (Blm 9-12)
Bahattin Seilm iolu (Blm 13-19)
Atilla Yayla (Szlk)

Heyvvood, Andrevv
Siyaset
Politics (3rded.)

evirenler: Bekir Berat zipek, Bican ahin, Mete Yldz,


Zeynep Kopuzlu, Bahattin Seilmiolu, Atilla Yayla,

ISBN 13:978-975-250-015-3
Adres Yaynlar / 19
10-14. Basklar: Temmuz, Austos 2014; 9. Bask: Ekim 2013;
8. Bask: Mart 2013; 7. Bask: Ekim 2012; 6. Bask:Temmuz 2012;
5. Bask: Eyll 2011; 4. Bask: ubat 2011; 3. Bask: Nisan 2010;
2. Bask: Ekim 2007; 1. Bask: ubat 2006

2013,2010,2005 Adres Yaynlar, Liberte Yaynlar


2013,2007,2002,1997 Andrevv Heyvvood
2013,2007,2002,1997 Palgrave Macmillan
Bu kitap ilk olarak ngilizcede, M a cm illa n Publishers Lim ite d ln bir m arkas olan Palgrave M a cm illa n tarafndan,
Politics ism iyle baslm tr. Trke eviri ve basks Palgrave M a cm illan 'n izniyle yaplm tr. B u Ese rin m ellifi

olarak yazarn haklar m ahfuzdur.

Yayna Hazrlayan: Bura Kalkan


Tashih: Seluk Durgut
Sayfa Dzeni: Liberte Yaynlar
KapakTasarm: Muhsin Doan
Montaj: Merkez Repro
Bask:Tarcan Matbaas
Adres: Zbeyde Hanm Mah. Samyeli Sok. No: 15, iskitler, Altnda, Ankara
Telefon: (312) 384 34 35-36 | Faks: (312) 384 34 37 | Sertifika No: 25744

iberteyayngrubu

Adres: GMK Bulvar No: 108/16,06570 Maltepe, Ankara


Telefon: (312) 230 87 03 | Faks: (312) 230 80 03
E-mail: info@liberte.com.tr | Web: www.liberte.com.tr
Sertifika No: 16438

Adres Yaynlar9Liberte Yayn Grubu'nun tescilli bir markasdr.

ZET NDEKLER

KUTUCUKLAR LSTES

11

NSZ

15

TEEKKRLER

17

10. BLM:

Siyas Kltr, letiim ve Meruiyet

263

11. BLM:

Temsil, Seimler ve Oy Kullanma

291

12. BLM:

KISIM 1

Partiler ve Parti Sistemleri

SYASET TEORLER

13. BLM:

1. BLM:

Anayasa, Hukuk ve Yarg

319
347

Siyaset Nedir?.................................. 21

KISIM 4

2. BLM:

Hkmetler, Sistemler ve Rejimler

47

HKMET MEKANZMASI

3. BLM:

Siyas deolojiler.............................. 69

14. BLM:

Anayasalar, Hukuk ve Yarg

373

4. BLM:

Demokrasi...................................... 101

15. BLM:

Meclisler................................. .....397

5. BLM:

Devlet........................................... 125

16. BLM:

Siyas ktidarlar.......................

423

17. BLM:

KISIM 2

Brokrasiler

MLLETLER VE
KRESELLEME

Ordular ve Gvenlik Gleri

451

18. BLM:

477

6. BLM:

Milletler ve Milliyetilik

149

7. BLM:

Kresel Politika

175

KISIM 5

SYASA SREC VE SSTEM


PERFORMANSI

8. BLM:

Ulus-Alt Politika

213

19. BLM:

Siyasa Sreci ve Sistem Performans 505

KISIM 3

s z l k

528

SYAS ETKLEM

BBLYOGRAFYA

550

9. BLM:

NDEKS

561

Ekonomi ve Toplum...................... 237

GEN NDEKLER

KUTUCUKLAR LSTES

11

Neden Gereklidir?......................... 49

NSZ

15

Klsik Tipolojiler..............................50

TEEKKRLER

17

KISIM 1

Dnya Tipolojisi......................... 52
Modern Dnyann Rejimleri

54

Bat Poliarileri

56

Yeni Demokrasiler........................... 58

SYASET TEORLER

Dou Asya Rejimleri........................ 60


slm Rejimler.................................62

1. SYASET NEDR?

21

Asker Rejimler................................63

Siyasetin Tanmlanmas

22

zet................................................65

Hkmet Etme Sanat Olarak Siyaset 23

Tartma Sorular

65

Kamusal iler Olarak Siyaset.......... 26

ileri Okumalar

66

3.

69

Uzlama ve Mutabakat Olarak Siyaset.28


iktidar Olarak Siyaset........................30
Siyaseti ncelemek

32

Siyasetin incelenmesinde
Yaklamlar................................... 32
Felsef Gelenek.............................. 32
Ampirik (Deneyime!) Gelenek........... 33
Bilimsel Gelenek............................ 34
Yeni Gelimeler..............................35
Siyaseti Bilimsel Olarak ncelemek
Mmkn mdr?

37

Kavramlar, Modeller ve Teoriler

38

zet

44

Tartma Sorular.............................44
leri Okumalar.................................. 45

SYAS DEOLOJLER

Siyas deoloji Nedir?

70

Liberalizm

71

Liberalizmin Unsurlar.......................72
Klsik Liberalizm.............................. 73
Modern Liberalizm..........................74
Muhafazakrlk.................................75
Muhafazakrln Unsurlar............... 76
Paternalist Muhafazakrlk.................78
Yeni Sa....................................... 78
Neoliberalizm...............................79
Neomuhafazakrlk...................... 80
Sosyalizm......................................80
Sosyalizmin Unsurlar.....................81

2.

HKMETLER,
SSTEMLER VE REJMLER

Marksizm......................................82
47

Geleneksel Snflandrma Sistemleri 48


Siyasal Sistemleri Snflandrmak

Marksizm'in Unsurlar.....................83
Ortodoks Komnizm.....................85
Modern Marksizm......................... 86
Sosyal Demokrasi...........................87

nc Yol.................................... 89

oulcu (Plralist) Devlet.................. 129

Dier deolojik Gelenekler................ 90

Kapitalist Devlet.................................131

Faizm........................................... 90

Leviathan Devlet............................... 133

Anarizm........................................ 91

Patriarkal (Ataerkil) Devlet................. 135

Feminizm.......................................92

Devletin Rol................................. 136

evrecilik....................................... 93

Minimal D evlet................................. 137

Din Fundamentalizm
(Kkten-Dincilik)............................ 94

Kalknmac Devlet............................. 138


Sosyal Demokrat Devletler................ 139

ideolojinin Sonu Mu?

95

Kamusallatrlm Devlet.................. 139

zet

97

Totaliter Devlet.................................. 140

Tartma Sorular

98

ileri Okumalar

98

"i Bo" Bir Devlet mi?

140

Kreselleme..................................... 141
Devletin Yeniden Yaplandrlmas... . 142

4.

DEM O KRAS

Demokrasiyi Tanmlamak

101
102

Halk Kimlerden Oluur....................103


Halk Nasl Ynetmeli...................... 104

Devlet-Alt Ynetiim........................ 142

zet

144

Tartma Sorular

144

leri Okumalar.................................145

HalkYnetiminin Snrlar Nelerdir? 105


Demokrasi Modelleri

106

Klsik Demokrasi........................... 107


Koruyucu Demokrasi..................... 108

K ISIM 2

MLLETLER VE
KRESELLEME

Gelimeci Demokrasi..................... 109


Halk Demokrasisi...........................111
Uygulamada Demokrasi:
Farkl Grler............................... 112
oulcu (Plralist) Yaklam............ 113
Sekinci (Elitist) Yaklam................ 115
Korporatist Yaklam...................... 117
Yeni Sa Yaklam.......................... 119

6.

MLLETLER VE MLLYETLK 149

Ulus Nedir?

150

Kltrel Topluluklar Olarak Uluslar .151


Siyasal Topluluklar Olarak Uluslar...... 153

Milliyetiliin eitleri

156

Liberal Milliyetilik............................ 156

Marksist Yaklam........................ 119

Muhafazakr Milliyetilik.................. 159

zet........................................... 121

Yaylmac Milliyetilik........................ 161

Tartma Sorulan

Smrgecilik Kart (Anti-Kolonyal)


Milliyetilik........................................ 164

122

ileri Okumalar................................ 122


5. DEVLET

125

Devlet Nedir?................................. 126


Rakip Devlet Teorileri..................... 128

ok-Kltrllk

166

Ulus-Devletin Bir Gelecei Var m?

169

zet

172

Tartma Sorular

173

leri Okumalar

173

zet

232

Tartma Sorular............................ 232


7.

KRESEL POLTKA

Dnya Siyasetini Anlamak

175

lve Okuma...................................233

176

idealizm....................................... 176

KISIM 3

Realizm........................................ 178

SYAS ETKLEM

Pluralizm...................................... 180
Marksizm...................................... 181
Deien Dnya Dzeni

182

Souk Sava'n Ykseli ve k

182

21. Yzyl Dnya Dzeni

185

Kresellemenin Dinamikleri

189

Kreselletiren Eilimler................ 189


Kreselleme: Teoriler ve Tartmalar 192
Blgeselleme

196

Avrupa Birilii................................199
Dnya Devletine Doru mu?

204

Birlemi Milletler...........................206
zet

210

Tartma Sorular

211

ileri Okumalar

211

8. ULUS-ALTI POLTKA

213

Merkezden Ynetim mi,


Yerinden Ynetim mi?

214

9.

EKONOM VE TOPLUM

ktisad Sistemeler

237
238

Dnya zerindeki
Kapitalist Sistemler........................ 240
Teebbs Kapitalizmi..................... 240
Sosyal Kapitalizm......................... 242
KolektifKapitalizm........................ 243
Ynetilen Kapitalizm mi Yoksa
Ynetilmeyen Kapitalizm m i?.......... 245
Sosyalizmin eitleri.......................247
Devlet Sosyalizmi.......................... 248
Piyasa Sosyalizmi.......................... 249
ktisad Bir"nc Yol"var mdr?
Sosyal Yap ve Blnmeler

251
252

Sosyal Snf................................... 253


Snf Temelli Politikann
Ykselii ve D........................254
Alt SnfKimlerden Oluur?............256

Merkez-evre likisi....................... 215

Irk................................................ 257

Federalist Sistemler........................ 216

Toplumsal Cinsiyet......................... 258

Neden Fedaraizm?....................... 217

zet.............................................. 260

Fedaraiizmin zellikleri.................. 219

Tartma Sorular.............................260

Fedaralizmin Deerlendirilmesi......220

leri Okumalar

261

niter Sistemler.............................222
Yerel Ynetim............................... 223
Yetki Devri (Devolution)..................225
Etnik ve Topluluk Siyaseti.................227
Etnik Siyasetin Ykselii

227

Bir Topluluk Siyaseti mi................... 230

10. SYAS KLTR,


LETM VE MERUYET

263

Dnce Balamnda Siyaset:


Kltr ve iletiim............................ 264
Yurttalk Kltr veya idolojik
Hegemonya ................................. 264

Kitle letiim Aralar ve


Siyas Anlamda letiim................... 268

12. PARTLER VE
PART SSTEMLER

Sosyal Sermyede Meydana Gelen


D...........................................273

Parti Politikas................................320

Meruiyet ve Siyas istikrar

276

iktidar Merulatrma.................. 277


Meruiyet Krizleri........................... 280
Devrimlerin Meydana Gelmesinin
Sebebi Nedir................................ 282
Marksist Devrim Teorileri................ 283
Marksist Olmayan Devrim Teorileri 284
zet

287

319

Parti Biimleri ............................... 321


Partilerin ilevleri........................... 325
Temsil.......................................... 325
Sekinler Snf Oluturma ve
stihdam Etme............................. 327
HedefBelirleme............................327
karlar ifade Etme ve
Gerekletirme.............................. 328
Sosyalleme ve Harekete Geme....328

Tartma Sorular.............................288

Hkmet Organizasyonu................329

ileri Okumalar................................. 288

Parti Organizasyonu:
G Nerede Durur?........................ 329

11. TEMSL, SEMLER


VE OY KULLANM A

Parti Sistemleri................................332
291

Tek Parti Sistemleri..........................333

Temsil............................................292

iki Partili Sistemler.......................... 335

Temsil Teorileri............................... 292


Mtevelli Modeli........................... 293
Delege Modeli.............................. 294
Veklet Modeli............................. 296

Hkim Parti Sistemleri..................... 337


ok Partili Sistemler........................338
Partilerin D?.......................... 340
zet..............................................343

Benzerlik Modeli............................297

Tartma Sorular.............................344

Seimler....................................... 298

leri Okumalar.................................344

Seimlerin ilevleri........................ 299


Seim Sistemleri: Tartmalar ve
Mzakereler..................................301

13. GRUPLAR, IKARLAR


VE HAREKETLER

Seimlerin ihtiva Ettii Anlam Nedir?308

Grup Siyaseti..................................348

Oy Verme Davran........................ 310

Grup Trleri.................................. 348

Oy Verme Teorileri..........................312

Komnal Gruplar......................... 349

Parti Kimlii Modeli....................... 312

Kurumsal Gruplar......................... 349

Sosyolojik Model.......................... 312

Dernek Gruplar............................350

Rasyonel Tercih Modeli.................. 313

Grup Siyaseti Modelleri.................. 352

347

Hkim ideoloji Modeli................... 314

oulcu (Plralist) Model................352

zet.............................................. 315

Korporatist Model......................... 354

Tartma Sorular

315

Yeni Sa Modeli............................355

leri Okumalar................................ 316

Grup Siyaset Tarzlar....................... 357


kar Gruplar Ne Kadar nemlidir? 357

Gruplar Etkilerini Nasl Gsterirler1.... 360


Toplumsal Hareketler..................... 364
Yeni Toplumsal Hareketler.............. 364

nceleme ve Tefti.......................... 405


Siyasete Katma ve Eitme............ 406
Meruluk.....................................406

368

Meclisleri Yaps.............................. 407

Tartma Sorular............................369

Bir Meclis mi, Yoksa iki mi?............... 407

leri Okumalar................................ 369

Komisyon Sistemleri...................... 410

zet

Meclislerin Performans.................. 412

KISIM 4

Meclisler Siyaset retir mi?.............. 412

HKMET MEKANZMASI

Niin Meclisler G Kaybetmektedir? 416


Disiplinli Siyas Partiler................... 416
'Csseli' Hkmet.......................... 417

14. ANAYASALAR,
HUKUK VE YARGI

373

Anayasalar

374

Anayasalarn Snflanmas................ 375


Anayasann Amac....................... 380
Devletleri Yetkilendirmek................. 381
Deerler ve Hedefler Oluturmak....381
Ynetimde Denge Salamak...........382
zgrl Korumak......................382
Rejimleri Merulatrmak................383

Liderlik Eksiklii............................ 417


kar Gruplar ve Medya Gc

418

Meclisler Ykselite m i?................ 418


zet

420

Tartma Sorular

420

leri Okumalar

421

16. SYAS KTDARLAR

423

Yrtmenin Rol.............................424

Anayasalar nemli Midir?................383

Yrtmede Kim, Kimdir?.............. 424

Hukuk .......................................... 385

Siyas Yrtmenin Fonksiyonlar......426

Hukuk, Ahlk ve Siyaset.................. 385


Yarg.............................................. 388
Yarglar Siyas Midirler?................. 389
Yarglar Siyaset Yapmakta mdrlar? 391
zet.............................................. 394
Tartma Sorular

395

ileri Okumalar

395

15. MECLSLER

397

Meclislerin Rol.............................. 398


Parlamenter Sistemler ve Bakanlk
Sistemleri...................................... 399
Meclislerin Fonksiyonlar ................ 402
Yasama....................................... 403
Temsil......................................... 404

Merasim nderlii......................... 426


Siyasa retmede Liderlik................. 426
Halk Liderlii.................................. 427
Brokratik Liderlik.......................... 427
Kriz Liderlii...................................427
Yrtmenin Gc: Kim Ynetiyor?

428

Bakanlar...................................... 429
Babakanlar................................... 433
Kabineler...................................... 437
Liderlik Siyaseti...............................440
Liderlik Teorileri.............................. 441
LiderlikTarzlar............................... 444
zet

447

Tartma Sorular............................. 447


leri Okumalar................................. 448

17. BROKRASLER
Brokrasi Teorileri

451
452

Rasyonel dar Model......................453


G Blou Modeli..........................454
Brokratik Ar Arz Modeli.............. 456

Siyas Kontrol ve
Hesaba ekilebilirlik.......................496
zet .............................................499
Tartma Sorular

499

leri Okumalar

500

Brokrasilerin Rol......................... 457


Brokrasilerin Fonksiyonlar............ 457
idare...........................................458
Siyasa Tavsiyesi............................ 458

KISIM 5

SYASA SREC VE SSTEM


PERFORMANSI

karlar Dile Getirmek................... 459


Siyas stikrar................................460
Brokrasilerin rgtlenmesi........... 460
Brokratik G: Kontrol D m?

464

Brokratik Gcn Kaynaklar........... 464


Brokratlar Nasl kontrol Edilebilir? 467
Siyas Hesap Verebilirlik.................. 468

19. SYASA SREC VE


SSTEM PERFORMANSI

505

Siyasa Sreci.................................. 506


Karar Alma Teorileri........................... 506

Rasyonel Aktr Modelleri............... 506


Kk Admlarla lerleme

Siyasallatrma............................ 470

(Inkrementalizm) Modelleri.............508

Kar Brokrasiler.......................... 471

Brokratik rgt Modelleri.............509

zet

473

Tartma Sorular

474

Siyasa Srecindeki Aamalar............. 511

leri Okumalar

474

Balatma.................................... 511

nan Sistemi Modelleri..................509

Oluturma (Formle Etme..............513


18. O RDULAR VE GVENLK
GLER

477

Ordu ve Siyaset

478

Yrrle Koyma......................... 516


Deerlendirme.............................517
Sistem Performans

519

Ordunun Rol.............................. 479

istikrar Performans.......................... 519

Sava Arac................................. 479

Madd Performans............................ 521

Dzenin Gvencesi.....................481

Yurttalk Performans....................... 523

kar Grubu................................. 482

Demokrasi Performans.................... 524

Sivil Dzenin Alternatifi..................484

zet.............................................526

Ordunun Kontrol Edilmesi..............485

Tartma Sorular

527

Ordu Ne Zaman iktidara El Koyar?. 488

ileri Okumalar

527

SZLK

528

Toplum Polislii............................492

BBLYOGRAFYA

549

Siyas Polislik............................... 493

NDEKS

561

Polis ve Siyaset...............................491
Polisin Rol................................... 492

Polis Devletleri............................. 495

KUTULARIN LSTES

Hizip, Hizipilik......................................321

KAVRAMLAR

Hukukun Hkimiyeti
Anayasa............................................... 374
Anayasaclk......................................... 380
Anti-Semitizm

163

Bakan Sorumluluu

469

Bakanlk Hkmeti...............................428
Bask.................................................... 490
Bat........................................................ 59
Bilim, Bilimizm........................................ 35
Bireycilik, Kolektivizm

252

Brokrasi

453

kar Grubu........................................... 351


ok-Kltrllk

167

Demokratikleme................................... 59
Departmantalizm................................. 462
D evlet.................................................. 127
Devletilik..............................................141
Devletlerarasclk, Ulus-stclk.......... 201
Devrim

282

Diktatrlk

483

Dzen

491

Egemenlik............................................. 179
Ekoloji, Ekolojizm (evrecilik)

95

Elit, Elitizm (Sekincilik).......................... 116


Emperyalizm......................................... 183
Eitlik....................................................522
Etnik merkezcilik (Ethnocentrism)............ 510
Etnisite..................................................228
Faydaclk.............................................. 507
Fedaralizm............................................ 217
Ford zm ve Post-Fordizm....................... 255
Fundamentalizm (Kktencilik) ................ 96
Gelenek.................................................279
Haklar Bildirgesi.....................................383
Hegemonya.......................................... 265

Hesap Verebilirlik / Hesaba ekilebilirlik 497

Hkmet

387
48

Hkmet Darbesi................................. 489


idare.................................................... 459
ideal Tip ............................................... 38
ideoloji

71

ktidar

27

insan Haklar........................................ 387


Irk

258

Irksalclk (Racialism), Irklk (Racism)

162

Kamu kar.......................................... 310


Kamu Tercihi........................................ 355
Karizma................................................ 281
Kiilik Klt

443

Kitle iletiim Aralar.............................268


Koalisyon

340

Kolektif Gvenlik

206

Kolonyalizm (Smrgecilik)

165

Komnizm ............................................60
Konfyanizm........................................ 61
Konvansiyon........................................ 376
Korporatizm

354

Kozmopolitanizm.................................160
Kltrel Milliyetilik.............................. 152
Kuvvetler Ayrl................................... 401

Laissez-Faire......................................... 243
Liderlik.................................................440
Liberal Demokrasi...................................53
Lobi...................................................... 361
Merkez Yrtme...................................439
Meruiyet

278

Militarizm.............................................480
Mutabakat.............................................29
Mutlakyetilik........................................51
Neo-Marksizm.......................................133
Neo-Plralizm.......................................130

Nisb Temsil........................................... 302

Su....................................................... 493

Ombudsman (Kamu Denetisi)

Stat

471

254

n Seim .............................................. 327

Tarafszlk.............................................. 389

Otorite

24

Temsil

63

Teokrasi

Otoriteryanizm

292
62

384

Terrizm................................................484

zerklik.................................................525

Topluluk................................................230

Paradigma.............................................. 41

Toplumsal Cinsiyet.................................259

zgrlk

Parlamenter Demokrasi ........................ 110

Toplumsal Hareket

Parlamenter Egemenlik

385

Totaliteryanizm....................................... 52

365

Parlamenter Hkmet

399

Ulus.......................................................150

Parti Demokrasisi.................................. 329

Ulus-devlet........................................... 170

Parti Hkmeti

336

Uluslararas Hukuk

207

Partizan Gruplamalarn Datlmas

312

Uluslararasclk

178

135

nc Yol

89

Piyasa

239

topya, topyaclk

49

Planlama

248

Veklet................................................. 296

Plebisiti Demokrasi

107

Yarg ncelemesi Yetkisi..........................390

Plralist (oulcu) Demokrasi

115

Yeni Kamu Ynetim i..............................463

Plralizm (oulculuk)........................... 114

Yeni Sol ................................................365

Poliari

57

Yetki D evri............................................225

Poplizm (Halklk).............................. 446

Yetki ikmesi......................................... 203

Post-Materyalizm.................................. 275

Ynetiim................................................25

Post-modernizm, Post-Modernlik

Yurttalk............................................. 523

Patriyari (Ataerkillilk)

97

Rlativizm (Grecelilik)..........................520

Yrtme

424

Yozlama...............................................461
Sava

479

Serbest Ticaret

205

O DA KLAN M A

Snf Bilinci........................................... 283

Ak Hkmet: Olumlu ve
Olumsuz Ynleri................................... 518

Snfsal Gruplamalarn Dalmas...........313

Avrupa Birliinin leyii ........................202

Sivil itaatsizlik........................................364
Sivil zgrlk........................................485

Avrupa Btnlemesi:
Lehte ve Aleyhte Grler.....................204

Sivil Toplum........................................... 28

Bakanlk Hkmeti: iyi ve Kt Yanlar 435

Siyasa...................................................506

Blgesel Ekonomik Bloklar.................... 198

Siyasa A............................................. 513

kar Gruplar: Avantaj ve Dezavantajlar 356

Siyas Eitlik..........................................103

Devlet Bakan .....................................425

Siyas Kltr......................................... 264


Siyas Parti............................................ 320

Dorudan Demokrasi ve
Temsil Demokrasi................................ 105

Souk Sava......................................... 184

iki Meclislilik (Bikameralizm):................ 409

Sorumluluk

iktidarn Yzleri ..................................... 30

405

Sosyal Piyasa........................................ 242

nsan Mdahale

Sosyal Sermye

274

Kabine Hkmeti................................. 438

186

Sosyal Snf

253

Kodifiye Edilmi Bir Anayasa

377

Komisyonlar: Avantajlar ve
Dezavantajlar

Habermas, Jrgen (1929-....)

280

410

Hamilton, Alexander (1755-1805)

218

Kresel Ekonomik Ynetim

206

Hayek, Friedrich August von (1899-1992) 79

Kuzey-Gney Ayrm

191

Mahkmun ikilem i................................. 36

Hegel, Georg
VVlhelm Friedrich (1770-1831)

127

Merkez-evre Modeli............................ 229

Herder, Johann Gottfried (1774-1803)

151

Monari Tartmas

Hitler, Adolf (1889-1945)

433

91

Muhalefet Siyaseti: Olumluluk ve


Olumsuzluklar

413

Huntington, Samuel P. (1927-....).............199

Oligarinin Tun Kanunu

328

Jefferson, Thomas (1743-1826)

341

Quangolar

464

Kant, Immanuel (1724-1804)

177

Hobbes, Thomas (1588-1679)

388

Refah Tartmas

521

Keynes, John Maynard (1883-1946)

245

Referandumlar

295

Klein, Naomi (1970-....)

366

Seim Sistemleri (1)

303

Lenin, Vladimir lyi (1870-1924)

113

Seim Sistemleri (2)

304

Locke, John (1632-1704)

Seim Sistemleri (3)

305

Machiavelli, Niccol (1469-1527)

Seim Sistemleri (4)

306

Madison, James (1751-1836)

74
25
407

Seim Sistemleri (5 ).............................. 307

Marcuse, Herbert (1898-1979)

Seim Sistemleri (6)

309

Marx, Kari (1818-1883) ............................83

Siyas Spektrum

324

Mazzini, Guiseppe (1805-1872)

Sosyal Szleme Teorisi

129

Mili, John Stuart (1806-1873)

86
159
75

Monnet, Jean (1888 1979) .................... 200

SYAS FGRLER
Arendt, Hannah (1906-1975)

Nietzsche, Friedrich (1844-1900)


28

Aristoteles (M.. 384-M.. 322)................ 26


Bentham, Jeremy (1748-1832)

106

Berlin, Isaiah (1909-1997)

168

Bernstein, Eduard (1850-1932)

87

Burke, Edmund (1729-1797).................... 77


Charles-Louisde
Montesquieu (1689-1775)
Chomsky, Noam (1928-....)

440

Nozick, Robert (1938-2002)

138

Oakeshott, Michael (1901-1990)

275

Paine, Thomas (1737-1809)

394

Pierre-Joseph Proudhon (1809-1865)

216

Platon (M.. 427-347).............................. 32


Putnam, Robert D. (1940-....)
Ravvls, John (1921-2002)

398

Rousseau, Jean-Jacques (1748-1832)

187

Schumacher, E. F. (1911-1977)

274
88
110
250

Dahi, Robert (1915-....)

352

Schumpeter, Joseph (1883-1950)........... 297

Friedan, Betty (1921 -2006)

413

Smith, Adam (1723-1790)

Friedman, Milton (1912-2006)

246

Stalin, Josef (1879-1953)

241
85

Fukuyama, Francis (1952-....).....................55

Tocqueville, Alexis de (1893-1976)

286

Galbraith, John Kenneth (1908-2006)....256

Troki, Leon (1879-1940)

455

Garvey, Marcus (1755-1805)...................226

VVeber, Max (1864-1920)

277

Gramsci, Antonio (1891-1937)

VVolIstonecraft, Mary (1889-1945)

266

Zedong, Mao (1893-1976)

92
282

nsz

Bu kitap, politika bilimine kapsayc ve gncelletirilmi bir giri yapmaktadr. Kitap, konu
hakknda ilgiye ship olan genel okuyucular kadar, disiplinin herhangi bir alannda eitim
gren rencilerin kullanm iin de tasarlanmtr.
Politika inatla (ve mkemmel ekilde) sessiz durmay reddeder. Tarihin hzland fikri
sdece fin desiede (19. Yzyln sonunun) merakn bir semptomu deildi, gerekten, bir an
lamda tarih hzlanyor. Mesel, 20. Yzyln son yllar, komnizmin yklna, Souk Savan
sona ermesine, kresel bir ekonominin varlna, retimde ve iletiimde teknolojik bir devri
me ve siyas slmn ykseliine sahne oldu. Gerekten, bir eit post-dnyada yayor gibi
grnyoruz; post-modernizm, post-materyalizm, post-Fordizm, post-sosyalizm ve postendstrileme gibi fikirler, in olduumuz dnyann ne kadarnn ve hangi paralarnn yok
olduunu gstermek iin birbirleriyle rekabet ediyorlar. Deiimin admlar bym olabilir
ama, sosyal olgunun ve siyas manzarann nemli zelliklerinden bazlar deiime fevkalde
esnek olduklarn ispat ettiler. Bu nedenle, bu kitap kreselleme, feminizmin bymesi, yeil
politikalar, etnik milliyetiliin patlamas ve yeni sosyal harekederin ortaya kmas gibi mo
dern gelimelere fazlaca arlk vermesine karn, disiplindeki geleneksel yaklamlar ve Platon,
Aristoteles, Marx, Mili gibi klsik dnrlerin bizlere miraslar da ihml edilmedi.
Bu ikinci basknn zellii, kutular iinde verilmi materyal ve diagramlarn eklenmesi
nin yansra, daha ok sayda konunun tarlmasm bnyesine katm olmasdr. Bu konu
lar, kresellemenin doasn, kitle iletiim aralarnn ve siyas iletiimin yeni formlarnn
ortaya kmasnn etkilerini, ideolojik bir proje olarak nc yolu, blgesellemeyi, de
mokratiklemeyi ve ynetimden ynetiime kay iermektedir. Bunun yannda, kitap, bir
btn olarak politik analizle ilgili zel olan ne ise onu ortaya kartmaya alan holistik bir
yaklam benimsemeye devam eder ve ayrca, konuyla ilgilenen herkesin paylat kaygla
rn altn izer. Siyaset felsefesi/siyaset bilimi ayrm arasnda kpr kurma denemesi iinde,
balar dzgsel ve deneysel teoriler arasnda izildi ve gerekte devlet-devlet veya sistem-

sistem tercihli bir uluslararas bak as benimsendi.


Kitap, be ana tema etrafnda organize edildi. Siyaset teorilerinin ilendii Blm 1, si
yaset biliminin arka plann destekleyen kavramsal ve metodolojik noktalar incelemekte
ve bylece kitapta batan sona bahsedilen teori ve fikirlere bir giri hizmeti grmektedir.
Milletler ve kreselleme konulu Blm 2, zellikle uluslararaslama ve kresel politika
larn nda mill-devletlerin roln ve nemini tartmaktadr. Siyas etkileimin konu
edildii Blm 3, siyas ve siyas olmayan dnyalar arasndaki balar ve yneten ve yneti
len arasndaki iletiim kanallarn incelemektedir. Hkmet mekanizmasn ileyen Blm
4, hkmetin doasn ve ileyi tarzn etkileyen kurumsal ve siyas sreleri gz nnde
tutmaktadr. Siyasa ve performans hakkndaki Blm 5, siyasetin nasl yapldn, ve siyas
sistemin performansnn nasl deerlendirilebileceini analiz etmektedir ve, bylece Blm
1 de incelenen teorik ve ideolojik konularla da balant kurulmaktadr.
Her bir blm, esas temann bir tasla ve blmde bahsedilen ana kunular gsteren bir
takm sorularla balar. Her bir blmn sonunda, bir zet, tartma sorular ve konu hakknda
daha fazla okuma iin neriler mevcuttur. Daha fazla materyal metin iin de ek szlk panelle
ri ve kutulanm bilgilerle salanmaktadr. Anahtar siyas dnrlerin ve nemli siyas figr
lerin zet biyografileri, teorik rolleri ve nemli tartmalaryla beraber sunulmaktadr. Kavram
kutulan, bilhassa kark ve iie gemi anlamlar olan nemli politik terimlerin ve kavramla
rn daha geni ekilde tartlmasn salyor. Odaklanma kutular, ya belirli teori ve yaklam
larn derinlikli kavrann, ya da konu ile ilgili tartma ve argmanlarn genel bir manzarasn
veriyor. Bu kutular, disiplinin birbirlerine balanm zellikleri zerinde durarak kapsayc bir
ekilde birbiriyle ilikilendiriliyor. Metin iinde geen btn nemli terim ve kavramlarn ta
nmlarn ieren bir szlk kitabn arkasnda mevcuttur. Metindeki referanslarn (sdece kutu
lardaki konuyla ilgili almalar hri) bibliyografik detaylar, konuyla ilgili dier almalarn
detaylarna ek olarak, kitabn arkasnda bulunan bibliyografyada verilmitir. nternet sitesi,
ikinci basknn yeni bir zelliidir ve www.palgrave.com/foundations/heywood adresinden
ulalabilinir. nternet sitesi yararl internet sitesi adresleri, blm notlar, sorular (cevaplaryla
birlikte) ve ilve materyaller iermektedir.
Bu almann daha nceki taslaklarnda yorumlarda bulunan akademisyen eletirmenler
John Greenaway, Wyn Grant, Chris Brown ve Gery Stoker e en iten minnettarlm ifade
etmekten zevk duyarm. Onlarn tavsiye ve eletirileri hem yapc hem de kavraylyd ve
phesiz kitabn birok noktasn gelitirdi. Meslektalarm ve arkadalarmla, zellikle Karon
ve Doug Woodward ile olan tartmalarmz burada gelitirilen fikir ve argmanlarn bilen
mesine yardmc oldu. Etkilendiimi sylemeliyim ki, yaynclarm Frances Amold, Steven
Kennedy, ve Suzannah Burywood destek ve teviin deimez kaynaklarydlar ve bunu ge
rekli olduunda sabrla sylemekten gurur duyuyorum. Sdece bu kitabn dizilmesinde ald
sorumluluktan dolay deil, tutarszla gmlme tehlikesinde olduum zamanlarda zellikle
ok yararl stil ve ierik tavsiyelerinden dolay, tm kalbimle teekkrlerim, her zaman, eim
Jeana gidiyor. Bu kitap oullarm Mark ve Robine adanmtr.

Teekkrler
Yazar ve yaync, yayn hakk olan metaryelleri kullanmamza izin verdikleri iin aadakilere
teekkr eder:
Associated Press s. 476; Merseysidede bulunan Mill Mzeler ve Galerilerin Mtevelli
Heyeti (Walker Sanat Galerisi, Liverpool) s. 86; Columbia niversite Yaynlar s. 81; a
lma Tarihi Mill Mzesi s. 86, 274, 295; Duckvvorth s. 303; Harward niversitesi s. 139;
Hulton Arivi s. 7 0 ,3 1 5 ,3 2 7 ; Jane Reed, Harward niversitesi Brosu nezaketi s. 210; Jerry
Bauer s. 41; Macmillian Arivi s. 268; Martha Stewart s. 303; Donna Coveney/MIT s. 196;
Polity Yaynlar s. 331; Rex Features s. 6, 7, 13, 63, 69, 103, 105, 153, 161, 160, 233, 265,
3 8 1 ,3 1 2 ,4 5 9 ,4 9 6 ; Roger-Viollet s. 2 1 1 ,2 9 5 ; Sidney Harris (fotoraf) s. 174; s. 410, The
Herald/Gordon Terrisin fotoraf nezaketi SMG Gazeteleri Ltd; Topham Picturepoint s.
6 4 ,2 3 5 ,2 0 8 ,2 8 0 ,4 1 1 ; Ullstein Bild s. 9 ,7 9 ,1 2 4 ,3 0 7 ,3 1 1 ; Yale niversitesi Halkla likiler
Brosu s. 394.
Yayn hakk shiplerini takip etmek iin btn almalar yapld, ama kazara gzden kaan
herhangi bir ey olursa yaynclar gnll olarak ilk frsatta gerekli dzenlemeyi yapacaklardr.

Ksm
- 1-

Siyaset Teorileri

Siyaset Nedir?

Blm
-

"nsan doas gerei siyas hayvandr."


Aristoteles, Siyaset

Siyaset ilgi ekicidir, nk insanlar birbirleriyle uyumazlk hlindedirler. nsan


lar nasl yaamalar gerektii konusunda hemfikir deildirler. Kim neyi almal
dr? ktidar ve kaynaklar nasl datlmaldr? Toplum ibirlii
indekiler
temeline mi dayanmaldr, yoksa atma temeline mi?. Ayn
Siyasetin Tanmlanmas...........22
zamanda insanlar, bu gibi sorunlarn nasl zme kavuturu
Hkmet Etme Sanat
laca konusunda da hemfikir deildirler. Kolektif kararlar na
Olarak Siyaset__________ __ __ 23
Kamusal iler Olarak Siyaset 26
sl alnmaldr? Sz kimde olmaldr? Her bir kiinin ne kadar
Uzlama ve Mutabakat
Olarak Siyaset____ ___________ 28
etkisi olmaldr? Ve bunun gibi. Aristotelese gre, insanlarn
ktidar Olarak Siyaset__________ 30
kendi hayatlarn iyiletirmek ve yi Toplumu yaratmak iin gi
Siyaseti ncelemek........ ........... 32
Siyasetin ncelenmesinde
ritikleri faaliyet olarak siyaseti en stn bilim yapan budur.
Yaklamlar__________ ________ 32
Felsef Gelenek_______________ 32
Siyaset, her eyden nce sosyal bir faaliyettir; o dima bir diya
Ampirik (Deneyimci) Gelenek....33
logdur, asla bir monolog deildir. Robinson Crusoe gibi yalnz
Bilimsel Gelenek_____________ 34
Yeni Gelimeler______________ 35
bireyler basit bir ekonomi gelitirebilirler, bir sanat ortaya
Siyaseti Bilimsel Olarak
ncelemek Mmkn mdr___ 37
karabilirler, vesaire; ama siyaset yapamazlar. Siyaset ancak bir
Kavramlar, Modeller
ve
Teoriler-----------------38
baka insann, Cumann geliiyle ortaya kar. Ne var ki, siya
z e t_________________ _______43
setin znde yatan uyumazlk, ayn zamanda onun doas ve
Tartma Sorulan_____________ 44
ileri Okumalar......... ................44
nasl incelenmesi gerektii konularnda da geerlidir. nsanlar
karlkl sosyal etkileimi siyas yapann ne olduu konusun
da olduu gibi, siyas faaliyetin en iyi nasl analiz edilebilecei
ve aklanabilecei mevzusunda da hemfikir deildirler.
Bu blmde ele alnan balca konular unlardr:

Anahtar Konular
1. Bir faaliyet olarak siyasetin tanmlayc unsurlar nelerdir?
2. "Siyaset"farkl dnrler ve gelenekler tarafndan nasl anlalmaktadr?

3. Siyaset tm sosyal kurumlarda m mevcuttur, yoksa sdece onlardan


birinde mi?
4. Akademik bir disiplin olarak siyasetin incelenm esinde hangi yaklamlar
benim senm ektedir?
5. Siyasetin incelenmesi bilimsel olabilir mi?
6. Siyas analizde kavramlar, m odeller ve teoriler ne gibi roller oynarlar?

Siyasetin Tanm lanm as


Siyaset, en geni anlamda, insanlarn hayatlarn dzenleyen genel kurallar yapmak,
korumak ve deitirmek iin gerekletirdikleri faaliyetlerdir. Siyaset akademik bir
konu olmakla birlikte (bazen byk S harfiyle Siyaset eklinde kullanlr), aslnda
hi phesiz bu faaliyetin incelenmesidir. Bu erevede, siyaset, atma ve ibir
lii olgularyla karmak bir balant iindedir. Bir yandan, rakip fikirlerin, farkl is
teklerin, rekabet eden ihtiyalarn ve atan karlarn varl, insanlarn beraberce
tbi olduklar kurallar hakknda hemfikir olmamalarn beraberinde getirir; dier
yandan, insanlar bilirler ki, bu kurallar zerinde etkili olmak veya onlarn yrrlk
te kalmasn salamak iin birlikte almak, yani, Hannah Arendtin siyas iktidar
tanmlarken kulland ifadeyle, elbirlii etmek zorundadrlar. te bu nedenle,
siyasetin temel zellii, genellikle rakip grlerin ve birbiriyle rekabet hlindeki
karlarn uzlatrld bir atmay zme sreci olarak tasvir edilir. Ancak, siya
set, bu geni anlamyla, tm atmalarn zme kavuturulduu veya kavuturulabildii faaliyet olarak deil, bunun baarlmasndan ok, bir atma zme aray
olarak dnlebilir. Bununla birlikte, eitliliin (hepimiz ayn deiliz) ve ktln
(talebi karlamaya yetecek miktarda mal-hizmet asla olmayacak) kanlmazl,
siyaseti insanlk durumunun zorunlu bir boyutu hline getirir.
Siyasetin anlamm nedetirmeye ynelik her aba, yine de iki byk problemle
kar karyadr. Bunlardan ilki, kelimenin gndelik dilde kullanmndan kaynaklanan
bir yn armla ilgilidir; dier bir ifadeyle siyaset ykl bir terimdir. nsanlar ge
nellikle rnein iktisat, corafyay, tarihi ve biyolojiyi srf akademik bir konu olarak
grrken, pek az insan siyasete kendi n fikirlerinden bamsz olarak bakar. rnein
pek oklar, siyaset konusuna tarafsz ve hislere kaplmakszn yaklaabilmenin mm
kn olduuna inanmay g bularak, otomatik olarak siyaset incelemecilerinin ve ho
calarnn bir ekilde tarafgir olduklarm farz ederler. Daha kts, siyaset genellikle
kirli bir kelime olarak dnlr: bir yandan sknty ve derdi, kargaay ve hatta
iddeti, dier yandan aldatma, maniplasyon ve yalana ilikin imgeleri artrr. Bu
_ armlar yeni bir ey de deildir. SamuelJohnson, 1775 gibi erken
atm a: Muhalif gler
^ jj. tarihte, siyaseti dnyada ykselmenin aracndan baka bir ey

arasnda, fikirlerin, tercihlerin,

'

'

'

5 '

ihtiyalarn ve karlarn farkih-

deil diyerek hor grrken, 19. Yzyl Amerikan tarihisi Henry

Ubi'rnV^li^a^ma. hedefiere kolektiffaaliyet yoluyla


u,amd'

Adams, onu, nefretin sistematik organizasyonu olarak zetliyordu. Bu yzden, siyaseti tanmlamaya ynelik her giriim, terimi bu
tr armlardan ayrma abasn gerekli klmaktadr. Bunu yap-

mann en bilinen yolu, terimi bu kt hretinden kurtarmak ve siyasetin deerli, hat


ta vgye deer olduu fikrini yerletirmek iin aba sarfetmektir.
kinci ve hlledilmesi daha zor olan glk, saygn otoritelerin bile bu kavram
hakknda hemfikir olmaylardr. Siyaset u tr farkl biimlerde tanmlanr: ikti
dar kullanma, otorite kullanma, kolektif karar alma, kt kaynaklarn tahsisi, aldatma
ve maniplasyon yapma vs. Bu kitapta ileri srlen genel sosyal kurallarn yapl
mas, korunmas ve deitirilmesi eklindeki siyaset tanmnn stnl, rekabet
hlindeki tanmlarn tmn deilse bile ounu kapsayacak kadar geni olmasdr.
Bununla birlikte problem, bu tanmn almasnda ve anlamnn netletirilmesinde
ortaya kar. rnein siyaset kurallarn yaplmasna, korunmasna ve deitiril
mesine ilikin belirli bir yolu mu (bar yolla, tartarak deitirilmesini mi) ifade
etmektedir, yoksa bu yollarn tmn m? Buna benzer dier bir soru da udur:
siyaset tm sosyal balamlarda ve kurumlarda m geerlidir, yoksa bunlar arasnda
sdece belirli bir tanesinde, yani devlette ve kamusal hayatta m geerlidir?
Bu ereveden bakldnda siyaset, terimin ok sayda kabl edilebilir veya
meru anlam bulunmas anlamnda, z bakmndan tartmal bir kavram
olarak deerlendirilebilir Dier yandan, bu farkl grler, ayn kavrama ilikin
rakip anlaylardan ibaret olabilirler. ster rakip kavramlar isterse alternatif an
laylar sz konusu olsun, en derin entelektel ve ideolojik anlamazlklarn bir
blm bu konunun akademik olarak incelenmesinde aa ktndan, siyase
tin ne olduu na ilikin tartma yaplmaya deer. Burada incelenecek olan siya
set hakkndaki farkl grler unlardr:
hkmet etme sanat olarak siyaset
kamusal iler (kamu meseleleri) olarak siyaset
uzlama ve mutabakat olarak siyaset
iktidarn ve kaynaklarn datm olarak siyaset.

Hkmet Etme Sanat Olarak Siyaset


Siyaset bir bilim deil... bir sanattr. Bunu anslye (Babakan) Bismarckn Al
man Parlamentosunda syledii rivayet edilir. Bismarckn zihnindeki sanat, h
kmet etme sanatdr; yani, kolektif kararlarn alnmas ve uygulanmas yoluyla
toplum iinde kontrol tesis etmektir. Bu, muhtemelen, politikann, Eski Yunandaki
orijinal anlamndan tretilen klsik tanmdr.
Siyaset (politics) kelimesi polisten gelir ki bunun szlk anlam ehir devle
tidir. Eski Yunan toplumu, her biri kendi hkmet sistemine ship bamsz ehirdevletleri topluluu eklindeydi. Bu ehir devletlerinin en by ve etkili olan,
genellikle demokratik ynetimin beii olarak tasvir edilen Atina idi. Bunun n
da siyaset polisin ilerine, daha dorusu polisle ilgili olana atfla anlalabilir. Bun
dan dolay, bu tanmn modern biimi, devletle ilgili olandr. Bu siyaset gr,

Otorite
En basit ekliyle otorite "meru
iktidar'olarak tanmlanabilir.
ktidar, bakalarnn davranla

terimin gndelik kullanmnda aka belirginleir: kamu grevi


alan insanlarn siyasette olduklar veya buna alanlarn siyase
te girdikleri sylenir. Bu, akademik siyaset biliminin de devam
na katkda bulunduu bir tanmdr.

Birok bakmdan, siyasetin devletle ilgili olan anlamna geldii


fikri bu disiplin hakkmdaki geleneksel grtr ve bu fikir akade
syla otorite herhangi bir ekilde
mik aratrmann devlet aygtnn personeli ve mekanizmas s
zorlama veya maniplasyondan
ziyde, kabl edilmi bir itaat
tnde odaklanmas eiliminde ifadesini bulur. Siyaseti incelemek
devine dayanr. Bu anlamda
de aslnda devleti veya daha geni anlamda otoritenin kullanmn
otorite meruluk veya hakllkla
rtl iktidardr. Weber, itaatin
incelemektir.
Bu gr, siyaseti deerlerin otorite araclyla pay
tesis edilebilecei farkl zemin
lere dayal eit otoriteyi
latrlmas olarak tanmlayan etkili bir Amerikan siyaset bilimcisi
birbirinden ayrmaktadr: gele
olan David Eastonn yazlarnda (1979, 1981) ileri srlmtr.
neksel otorite kklerini tarihten
almakta, karizmatik otorite
Bununla Eastonun kastettii, siyasetin, devletin toplumdan gelen
kiilikten gelmekte ve hukukbasklara zellikle karlarn, dllerin ve cezalarn datlmas yo
rasyonal otorite ise bir dizi gayri
ahs kurala dayanmaktadr (bkz.
luyla cevap verdii eitli sreleri kapsaddr. Otorite araclyla
iktidarn merulatrmasna
ilikin ksm)
datlan deerler, toplumda yaygn olarak kabl edilen ve vatan
dalar tarafndan balayc olduu dnlen deerlerdir. Bu yak
lamda siyaset, toplum iin bir faaliyet plan tesis eden resm veya
otoriteye dayanan kararlar anlamndaki siyasay (policy) akla getirmektedir.
rn etkileme gc iken, otorite
bunu yapma hakkdr. Dolay

Ancak, bu tanmn dikkati eken yn, ok snrl bir siyaset gr sunmasdr.


Siyaset, devlet aygt etrafnda dnen bir sosyal rgtlenme sisteminde (polity)
gerekleen eydir. Dolaysyla, siyaset bakanlar kurulunda, yasama meclislerinde,
hkmet direlerinde ve bu kapsamdaki yerlerde yrtlr; ve zellikle siyasetiler,
kamu grevlileri ve lobiciler gibi snrl saydaki belirli bir insan grubu tarafndan
gerekletirilir. Bunun anlam, insanlarn ounun, kuramlarn ounun ve sosyal
faaliyetlerin ounun siyasetin dnda kabl edilmesidir. evreleri, okullar, di
er eitim kurumlan, cemaatler, aileler ve dierleri bu anlamda siyas olmayandr;
nk bunlar lkenin ynetimi iine dhil deildirler. Bunun yannda, siyaseti te
melde devlete-bah bir faaliyet olarak tasvir etmek, ulus-aan teknoloji ve ok ulus
lu irketler gibi, modern hayatta gittike daha fazla nem kazanan uluslararas veya
global etkileri gz ard etmek demektir. Bu anlamdaki siyaset tanm, ulus-devletin
dnya olaylarnda hl bamsz bir aktr olarak grlebildii gnlerden kalmadr.
Dahas, karmak toplumlarn ynetimi devinin artk sdece hkmet tarafndan
yrtlemeyeceine ve geni lde bir dizi kamu ve zel sektr topluluklarnn da
buna dhil olmasn gerektirdiine ilikin yaklam gittike daha
fazla kabl grmektedir. Bu durum, hkmet etmenin yerine
Polis: (Yunanca) ehir devleti;
klsik olarak sosyal rgtlen
ynetiimin gemesi fikrinde yansmasn bulmaktadr.

menin en yksek ve en arzuya


ayan eklini ifade eden bir
anlamda.
Polity: siyas otoritenin uygu
lanmas yoluyla rgtlenmi
bir toplum; Aristoteles'e gre
ounluk tarafndan herkesin
karna olan ynetimdir.

Bu tanm daha fazla daraltmak da mmkndr. Siyasete,


parti siyasetiyle edeer bir anlam verme eiliminde belirgin bi
imde bunu grebiliriz. Baka bir ifadeyle burada siyas olann
alan, bilinli bir biimde ideolojik kanaatlerle hareket eden ve
siyas partiler gibi resm bir rgte yelik yoluyla bu kanaatleri

ni gerekletirmek iin alan devlet aktrlerinin faaliyetleriyle


snrlandrlmaktadr. Bu, siyasetilerin siyas kamu grevlile
rinin ise, -hi kukusuz tarafsz kaldklar veya profesyonel tarz
da davrandklar srece- gayri siyas eklinde tanmlandklar
anlamdr. Benzer biimde hkimler de, hukuku tarafsz ve ge
erli kantlara uygun biimde yorumladklarnda gayri siyas,
eer kararlar kendi kiisel tercihlerinden veya dier trden bir
tarafgirlikten etkilenmise siyas olarak grlrler.

Ynetiim (Governance)
Ynetiim, ynetimden daha
geni bir terimdir. Hl yerleik
ve zerinde uzlalm bir tanm
olmasa da, en geni anlamyla,
sosyal hayatn koordine
edilmesine yarayan eitli yollar
ifade etmektedir. Dolaysyla,
hkmet, ynetiimin kapsa
mndaki kurumlardan biri olarak

grlebilir; ve "hkmetsiz
Siyaset ile devlet ileri arasndaki iliki, siyasete neden bu kadar
ynetiim'(Rhodes, 1996)
sk biimde negatif veya pejoratif (ktleyici) imajlar yklendiini
mmkndr. Balca ynetim
uslleri, piyasalar, hiyerariler ve
aklamaya da yardmc olabilir. Bunun sebebi, toplumdaki yaygn
ebekelerdir. Terimin daha geni
alglayta, siyasetin siyasetinin faaliyetleriyle yakndan balantl
kullanm, kamu iletmeciliinin
yeni biimlerinin geliimi, kamugrlmesidir. Kabaca ifade etmek gerekirse siyasetiler, genellikle
zel partnerliinin bymesi
kiisel ihtiraslarn kamu hizmeti retoriiyle veya ideolojik yarglarla
siyasal alarn neminin gittike
artmas ile ulus-st ve ulus-alt
rten, iktidar peindeki iki yzller olarak grlrler. Bu alg, asln
organizasyonlarn ("ok dzeyli
ynetiim") etkisinin ykselmesi
da gittike younlaan medya ifaatlaryla, yolsuzluklarn ve erilik
gibi gelimelerle sonulanan,
lerin daha etkili biimde gn na karlmasyla beraber modern
devlet/toplum ayrmnn bula
nklamasn ifade etmektedir.
dnemde ok daha yaygn hle gelmi olup, anti-siyaset gibi bir
Kimilerince ynetiim kumanda
olgunun ortaya kmasna da sebep olmutur. Klsik siyas hayatn
ve denetim mekanizmalarndan
vazgemeye istiare ve pazarla
kadrosuna ve aygtna ilikin bu reddediin kkleri, kendi karna
itibar etmeye ilikin bir yneli
hizmet eden, iki yzl ve ilkesiz bir faaliyet olarak siyaset grnde
iken, kimileri de onun "daha az
hkmeften ve serbest piyasa
ifadesini bulur ve makam siyaseti veya politicking (siyaset oy
dan yana bir tercihi yansttn
savunur.
namak) gibi kltc szlerde aka grlebilir. Bu tr bir siyaset
imajmn kayna, Hkmdar (U Prince, [1531] 1961) adl eserinde
kimi zaman siyas liderler tarafndan kurnazln, zlimliin ve maniplasyonun kullanlna dikkat ekerek, tamamen realist bir siyaset deerlendir
mesi gelitiren Niccol Machiavellinin yazdklarna kadar geriye gtrlebilir.

Bu tr olumsuz bir siyaset algs, zellikle bireylerin kendi karlarnn peinde


kotuklar, siyas gcn yozlatrc olduu, nk bu gcn iktidardakileri makam
larn kiisel amalar iin bakalar pahasna istismar etmeye sevk ettii eklindeki
liberal siyaset grn yanstmaktadr. Bu fikir en mehur ifadesini Lord Actonun

Niccol Machiavelii (1469-1527)


talyan siyaseti ve yazar. Bir avukatn olu olan Machiavelli'nin kamu hayatna ilikin bilgisi, zaman
zaman onun iin tehlikeli olan siyas bakmdan istikrarsz Floransa'daki varlndan geliyordu. 14981512 arasnda second chancellor olarak hizmet yapt ve Fransa'ya, Almanya'ya ve talya'nn her
tarafna grevle gnderildi. Ksa sreli bir hapsediliten ve Medici ynetiminin restorasyonundan
sonra Machiavelii edebi kariyerine balad. Balca eseri olan ve 1531 'de yaymlanan Hkmdar (//
Prince, arlkl olarak onun Cesare Borgia'nn devlet yneticiliine ve o dnemde egemen olan
g siyasetine ilikin ahs gzlemlerine dayanmaktadr. Kitap, gelecein birleik italyas'nn h
kmdar iin bir rehber olmas iin kaleme alnmtr. 'Makyavelist'sfat onun ardndan "hilekarlk
ve ikiyzllk" anlamlarnda kullanlmaya balamtr.

Aristoteles (M.. 384-M.. 322)

Yunan filozof. Aristoteles, Platon'un rencisi ve Byk skender'in zel hocasyd. M.. 355'te
Atinada kendi felsefe okulunu kurdu. Onun ders anlatrken aa-yukar yrme eiliminden dolay
bu okul'peripatetik okulu'olarak isimlendirildi. Onun ders notlarndan oluan yaayan 22 eseri,
mantktan fizie, metafizie, astronomiye, meteorolojiye, biyolojiye, etike ve siyasete kadar geni bir
alan kapsamaktadr. Aristoteles'in eserleri ortaada Islm felsefesi iin temel oluturmu ve daha
sonra da Hristiyan teolojisine girmitir. Onun en bilinen siyas eseri, ideal devlet dzenini inceledii
Siyasettir (noAmrai).

(1834-1902) u vecizesinde bulur: iktidar yozlamaya meyillidir; mutlak iktidar ise


mutlaka yozlar. Ancak, siyaseti byle grenlerin bile pek az, siyas faaliyetin sosyal
varoluun srekli ve kanlmaz bir boyutu olduundan kuku duyarlar. Deerlerin
otorite araclyla bltrlmesine ilikin bir eit mekanizmann olmamas duru
munda toplum, erken dnem sosyal szleme teorisyenlerinin ileri srdkleri gibi,
kolaylkla herkesin herkese kar i savaa girmesiyle bir paralanma yaayabilecektir.
Dolaysyla, yaplmas gereken, siyasete bir son vermek veya siyasetileri tasfiye et
mek deil, siyasetin, hkmet gcnn ktye kullanlmamasn salayacak bir fren
ler ve kstlamalar erevesi iinde yrtlmesini salamaktr.

Kamusal ler Olarak Siyaset


kinci ve daha geni anlamda siyaset kavray, hkmetin dar alannn tesine
geerek, kamu hayat veya kamusal iler olarak dnleni iine alr. Dier bir
ifadeyle siyas olan ile siyas olmayan ayrm, zellikle hayatn kamusal alan ile
zel olarak dnlen alan arasndaki ayrmla rtr. Bu tr bir siyaset yaklam,
genellikle mehur Yunan filozofu Aristotelese kadar gtrlebilir. Aristoteles, Siya
set (rioXmK)a.dh eserinde insanm doas gerei bir siyas hayvan olduunu ifade
ediyordu. Bununla insamn ancak siyas toplum iinde iyi hayat yaayabileceini
anlatmak istiyordu. Bu bak asna gre siyaset, dil toplum yaratmaya ilikin etik
bir faaliyettir; Aristotelesin ifadesiyle bilimlerin staddr.
Ancak, kamusal hayat ile zel hayat arasndaki smr nerede izilmelidir? Ka
musal alan ile zel alan arasndaki geleneksel ayrm, devlet ile sivil toplum ayrm
na uymaktadr. Devlet kurumlan (hkmet aygt, mahkemeler, polis, ordu, sosyal
gvenlik sistemi ve dierleri), topluluk hayatnn kolektif olarak rgtlenmesinden
sorumlu olmalar anlamnda kamusal olarak grlebilirler. Dahas bunlar, vergi_____________
Anti-Siyaset: Resm ve yerleik

h'ya' !JruierdendUfUan

hayl krkl; mevcut siyasete


katlmam sistem kart partileri destekleme veya dorudan
eyleme geme gibi biimlerde

___________

ifadesini bulur.

lendirme yoluyla gerekletirilen kamusal harcamalarla finanse


edilirler. Buna karlk sivil toplum, Edmund Burken (bkz. s.
77)7 kk
mfrezeler olarak isimlendirdii,
aile ve akrabalk
T
7
gruplar, zel iletmeler, sendikalar, klpler, cemaat gruplar ve

, .

dierlerinden oluur; ve bunlar, bireysel vatandalar tarafndan,


toplumdan ziyde kendi karlarn tatmin etmesi iin kurulmu

ve finanse ediliyor olmalar anlamnda zeldir. Bu kamusal/


zel ayrm temelinde siyaset, devletin kendi faaliyetleriyle ve
sdece kamusal organlar eliyle yrtlen sorumluluklarla snrl
dr. Dolaysyla bireylerin kendi kendileri iin yaptklar ve yapa
bildikleri faaliyetlere ilikin hayat alanlar (iktisadi, sosyal, ev ha
yatna ilikin, kiisel, kltrel ve sanatsal alanlar vb.) aka siyas
olmayandr.

ktidar
En geni anlamda iktidar,
arzulanan bir sonuca ulama
gcdr ve zaman zaman bir
eyi "yapmaya muktedir'olmaya
atfla kullanlr. Bu anlam, birinin
kendisini hayatta (canl) tutabil
mesinden, ekonomik bymeyi

tevik eden bir ynetim gcne


Alternatif bir kamusal/zel ayrm, kimi zaman siyas ile
kadar her eyi kapsar. Ancak,
siyasette iktidar, bir iliki olarak
kiisel arasnda yaplan daha ince baka bir ayrmla tanmlanr
dnlr; yani bakalarnn
(bkz. ekil 1.1). Sivil toplum her ne kadar devletten ayrt edilebi
davranlarn, onlarn tercih et
medikleri ynde etkileme gc
lirse de, kamuya ak, alenen faaliyet gsteren ve toplumun katlaolarak. Bu da toplum "zerinde
bildii kurumlan, yani geni anlamda kamusal olarak dnle
iktidar'sahibi olmaya atfla
kullanlr. Daha dar anlamda
bilecek bir dizi kurumu da kapsamaktadr. Bu yaklamn en cidd
iktidar, g veya maniplasyona
sonularndan biri, zellikle ekonomiyi zel alandan kamusal
yakn biimde ve iinde rasyonel
iknay da de banndran'etki'nin
alana tayarak siyas kavramn geniletmesidir. Bylece iyerin
aksine cezalandrabilme veya
mkafatlandrabilme gc
de de bir siyaset tarz bulunabilir. Bu gr i dnyas, cemaatler/
olarak kullanlmaktadr.
topluluklar, klpler ve sendikalar gibi kurumlan kamusal olarak
almasna ramen, yine de snrl bir siyaset gr olarak kalmak
tadr. nk bu yaklama gre siyaset ahs ilere ve kurumlara
el atmaz ve atmamaldr. zellikle feminist dnrler, bunun siyasetin sokak kap
snda kesin bir biimde durmasn ifade ettiine iaret etmilerdir; siyasetin ailede,
ev hayatnda veya kiisel ilikilerde yeri yoktur. Bu yaklam, rnein siyasetilerin
kendi profesyonel ileri ile kiisel veya ailev hayatlar arasna belirgin bir izgi ek
me eiliminde ifadesini bulmaktadr. Bylece onlar, ortaklarn aldatmalarn veya
ocuklarna kt davranmalarn ahs meseleler eklinde snflandrarak, bunun
kamusal ileri yrtmelerini engellemedii gerekesiyle, bu trden davranlarn
siyas nemini inkr edebilmektedirler.

Kamu
Devlet:

SivilToplum:

Hkmet aygt

zerk yaplar: zel teebbs,

Kamu

Kiisel alan:

Kamusal alan:
siyaset, ticaret, i, sanat, kltr, vd.

ekil 1.1
Kamu/zel ayrm konusunda iki gr

aile ve ev ii hayat

Hannah Arendt (1906-1975)


Alman siyaset teorisyeni ve filozof. Hannah Arendt orta-snf bir Yahudi ailede yetiti. 1933'te
Nazizmden kurtulmak iin Almanya'dan kap, belli bal eserlerini verecei ABD'ye yerleti. Onun
geni bir alana yaylan ve kendine zg eserleri, Heidegger (1889-1976) ve Jaspers'in (1883-1969)
varoluuluundan etkilenmitir; ve bunu'engelsiz dnce'olarak tanmlamaktadr. Balca eserleri

),

arasnda Totalitarizmin Kaynaklar (The Origins ofTotalitarianism, 1951 nsanlk Durum u (The H um an
Condition, 1958), Devrim stne (On Revolution, 1963) ve'ktln bayal" zerine bir alma
olarak tanmlad Eichm ann Kds'te (Eichm ann in Jerusalem, 1963) bulunmaktadr.

Temelde kamusal bir faaliyet olarak anlalan bu siyaset yaklamnn olumlu ve


olumsuz armlar mevcuttur. Aristotelese kadar giden bir gelenekte siyaset, zel
likle bu kamusal niteliinden dolay asil ve mnevver bir faaliyet olarak grlm
tr. Bu yaklam, nsanlk Durumu ( The Human Condition, 1958) adl eserirde siyase
tin beeri (insana ilikin) faaliyetin en nemli biimi olduunu, nk bunun zgr
ve eit vatandalar arasnda karlkl etkileimi ierdiini ileri sren Hannah Arendt
tarafndan da aka onaylanmtr. Bu faaliyet, hayata anlam vermekte ve her bir bi
reyin yegneliini teyid etmektedir. Siyas katlm bizatihi iyi olarak tasvir eden JeanJacques Rousseau ve John Stuart Mili gibi teorisyenler de benzer sonulara varmlar
dr. Rousseau, siyas hayatta sdece btn vatandalarn dorudan ve srekli katlm
yoluyla devletin ortak iyiye veya onun kavramsallatrmasyla genel iradeye ulala
bileceini ileri srmtr. Millin yaklamnda da kamusal hayata katlm, bireyin
kiisel, ahlk ve entelektel geliimine katkda bulunmas bakmndan eiticidir.
Ancak, bunun tam aksine, kamusal faaliyet olarak siyaset, istenmeyen bir mdaha
le eklinde de tasvir edilebilir. zellikle liberal teorisyenler, zel
hayatn bir tercih, kiisel zgrlk ve bireysel sorumluluk alan
olduu temelinden hareketle, devlete kar sivil toplumdan yana
Sivil Toplum
bir tercihi sergilemilerdir. Bu en ak biimde onlarn siyas ola
Sivil toplum kavram eitli
nn alann daraltma ve genel olarak ifade edildii ekliyle siyaseti,
ekillerde tanmlanabilir. Orijinal
i dnyas, spor ve aile hayat gibi zel faaliyetlerin dnda tutma
hliyle, devlet otoritesi altnda,
kanunla ynetilen bir toplum,
abalarnda grlebilir. Bu bak asndan siyaset basite, insanla
yani'siyas topluluk'anlamnda
rn diledikleri gibi davranmalarn nlemesi bakmndan zararldr.
kullanlmtr. Daha genel an
lamda bu kavram hkmetten
rnein siyaset firmalarn kendi ilerini nasl yrteceklerine veya
bamsz olmalar ve kendi
amalarn izleyen bireyler tara
sporu kimlerle ve nasl yapacamza veya ocuklarmz nasl by
fndan oluturulmalar anlamn
teceimize mdahale edebilir.
da "zerkurumlar tanmlamak
iin kullanlr ve devletten ayrt
edilir. Bu balamda'sivil toplum'
zerk grup ve birliklerin alann
ifade etmektedir; yani i ve al

Uzlama ve Mutabakat Olarak Siyaset

ma gruplarnn, kar gruplarnn,


klplerin, ailelerin vs. Ancak,
Hegel, aile ile sivil toplumu
birbirinden ayrarak, bunlardan
kincisini egoizm ve bencilliin
alan olarak grmtr.

nc siyaset alglamas politikann yrtld alandan ziyde


kararlarn alnma tarzyla ilgilidir. Daha spesifik olarak, siyaset a
tmay zmenin belirli bir yolu olarak grlr: yani, zor veya p
lak g kullanmadan, uzlama, uyuma ve mzakere yoluyla z-

menin. Bu, siyaseti mmkn olann sanat olarak tasvir eden yaklam ifade eder.
Bu tr bir tanm, aslnda kavramn gndelik kullanmnn iinde mevcuttur. rnein
bir soruna ilikin olarak siyas zmden sz edildiinde, barl mzakere ve ha
kemlik yoluyla zm kastedilir; bunun tam zdd olan ve genellikle asker zm
olarak grlen ey deil. Bu siyaset gr de, yine Aristotelesin yazlarna, zellikle
de onun aristokratik ve demokratik unsurlar bir araya getirmesi anlamnda karma
bir nitelik tayan ideal bir hkmet sistemi olarak grd polity kavramna kadar
geriye gtrlebilir. Bu grn modern dnemdeki nde gelen taraftarlarndan biri
de Bernard Cricktir. Crick yle bir tanm sunmaktadr:
Siyaset, farkllaan karlarn, iktidardan onlara btn bir toplumun refah ve varlnn de
vam iin tadklar nemle orantl bir pay vererek, belirli bir kurallar btnn iinde
uzlatrlmas faaliyetidir (Crick, [1992] 200:21).

Bu yaklama gre siyasetin anahtar, iktidarn yaygn biimde datlmasdr.


Crick, atmann kanlmaz olduunu kabl ederek, sosyal grup ve karlarn basite
ezilip ekarte edilemeyeceini, iktidara sahip olduklarnda uzlaabileceklerini ileri sr
mtr. Bu nedenle Crick, siyaseti dzen probleminin iddet ve zorlama yerine uzla
mayla zm olarak tasvir etmektedir. Bu tr bir siyaset yaklam, liberalrasyonalist
ilkelere derin bir ball yanstmaktadr. Toplumun uzlamas mmkn olmayan bir
atmadan ziyde mutabakatla karakterize edilebileceine ve mza
kere ve tartmaun faydasna salam bir inanca dayanmaktadr. Di
er bir ifadeyle uzlamazlklar, yldrma ve iddete bavurmakszn
M utabakat (Konsenss)
zlebilir. Bununla beraber Crickin siyaset anlay, Batl plralist
Mutabakat kelimesi anlama
(oulcu) demokrasilerde mevcut siyaset biimine ynelik gl bir
mansndadr; ama anlamann
zel bir trne iaret eder.
eilimi ifade ettii eklinde eletirilmitir. Bu eletiriye gre Crick si
Mutabakat her eyden nce
geni bir uzlamay ifade eder;
yaseti, seim tercihi ve parti rekabetiyle zdeletirmektedir. Sonu
ve uzlamann ierii geni bir
olarak onun modelinin, rnein tek partili devletler veya asker re
bireyler veya gruplar btn
tarafndan kabl edilmektedir.
jimler hakknda syleyebilecei ok az ey vardr.
kinci olarak, tam ve kesin bir

Bu siyaset yaklam aikr bir ekilde olumlu niteliktedir. Siya


set hi phesiz topik bir zm deil (uzlama sdece bir tarafn
tam olarak tatmin olmasna izin verilmemesi, tm taraflar tarafn
dan tvizler verilmesi anlamna gelir), kan dkme ve zalimlik gibi
alternatiflere kar ak bir tercihi ifade etmektedir. Bu anlamda si
yaset meden ve medeniletirici bir g olarak grlebilir. nsanlar
bir faayet olarak siyasete sayg duymaya tevik edilebilir ve kendi
toplumlarnm siyas hayatna dhil olmaya hazrlanabilir. Bunun
la beraber Crick siyasetin atmak ve genellikle ihml edilen bir
faaliyet olduunu grd. Ona gre, siyasetin en byk dman
ne pahasna olursa olsun kesin bir sonu alma arzusu idi ve bu
yaklam, siyas ideolojilerin ayartc etkisinden demokrasiye du
yulan kr bir imana, azgm bir milliyetilikten objektif hakikatin
bulunmasnda bilimden ok ey beklenmesine kadar pek ok e
kilde kendisini gsterecei konusunda uyarda bulundu.

uzlama deil, temel veya


balca ilkeler konusunda bir
uzlama vardr. Dier bir ifadeyle
bir mutabakat, vurgular veya
ayrntlar konusunda hem fikir
olmamaya izin verir.'Mutabakat
siyaseti"ise iki anlamda kullanlr:
Usle ilikin mutabakat, kararla
rn siyas partiler veya hkmet
ile balca kar gruplar arasnda
bir istiare ve pazarlk yoluyla
alnmas konusunda bir isteklilii
ifade eder. ze ilikin mutabakat
ise, temel siyas hedefler hakkndaki uzlamada ifadesini bulan,
iki veya daha fazla siyas partinin
ideolojik pozisyonlarndaki
akmadr. rnein Ingiltere'nin
1945 sonras sosyal demokrat
mutabakat ve Almanyann
sosyal piyasa mutabakat gibi.

Odaklanma
iktidarn "Yzleri"
iktidar, A'nn B'ye, aksi hlde B'nin yapmayabilecei bir eyi yaptrmas olarak tanmlanabilir. Bununla beraber A, eitli yollarla B'yi
etkileyebilir. Bu da bizi iktidarn eitli boyutlar veya 'yzleri'arasnda bir ayrma gtrr:
Karar verm e olarak siyaset: ktidarn bu yz baz yollarla kararlarn muhtevasn etkileyen bilinli eylemlerden oluur. ktidarn
bu klsik ekli, srece mdhil olan aktrlerin bilinen tercihleri nda kararlarn analizi yoluyla iktidar elinde bulunduranlar
hakknda baz yarglara ulaan Robert Dahl'n Kimler ynetiyor? Bir Am erikan ehrinde Dem okrasi ve ktidar (W ho Governs?: Dem ocracy a n d Power in a n Am erican City, 1961) adl eserinde bulunur. Ancak, bu kararlar ok eitli yollarla etkilenebilir. Keith Boulding,
ktidarn Yz (1989) adl kitabnda g kullanm veya tehdidi (sopa) ile karlkl kazan salayan verimli mbadele (pazarlk),
ykmllk oluturma, sadakt ve taahht (pck) arasnda bir ayrma gitmektedir.
Gndem belirleme olarak siyaset: ktidarn ikinci yz, Bachrach ve Baratz (1962) tarafndan da ileri srld gibi, alnan kararlar
nleyebilme gcdr: yani aslnda 'karar vermeme'dir. Bu da ilk planda konu ve nerilerin tartlmasnn nlenmesi mnase
betiyle, siyasi gndem oluturma veya onu kontrol altnda tutma gcn ifade eder. rnein zel giriimciler hem kampanya
dzenleme yoluyla tketiciyi koruma yasalarn engellemek eklinde bir iktidar uygulayabilirler (iktidarn birinci yz), hem de
partiler ve siyasetiler nezdinde lobi yaparak tketici haklar sorununun kamusal olarak tartlmasn engelleme eklinde bir iktidar
uygulayabilirler (ikinci yz).
Dnce kontrol olarak iktidar: iktidarn nc yz, bakalarn, dndklerini, ne istediklerini veya neye ihtiya duyduklarn
belirleme yoluyla etkileme gcdr. (Lukes, 1974). Bu ideolojik endoktrinasyon (doktrin alama) veya psikolojik kontrol olarak ifa
desini bulan iktidardr. Tketicinin karlarnn hlihazrda iletmeler tarafndan korunduu konusunda (mesel "evre dostu rnler
eklinde) insanlar ikna ederek, kat tketiciyi koruma yasalar yaplmas ynndeki basklar gidermeye alan reklam sanayiinin
gc bunun bir rnei olabilir. Siyas hayatta iktidarn bu ekilde uygulanmas, propagandada veya daha genel olarak ideolojinin
etkisinde grlebilir.

ktidar Olarak Siyaset


Siyasetin drdnc anlam, hem en geni hem de en radikal olandr. Bu yaklam
siyaseti belirli bir alana (hkmete, devlete veya kamu alanna) hapsetmektense, btn sosyal faaliyetlerde ve beer varoluun her alannda geerli grr. Adrian
Lefbvichin Siyaset Nedir? Faaliyet ve ncelenmesi ( What is Politics: The Activity and
its Study, 1984: 64) adl eserinde de ifade edildii gibi, siyaset formel ve informel,
kamu ve zel btn kolektif faaliyetlerin ve btn beer gruplarn, kuramlarn ve
toplumlarn tam merkezindedir. Bu anlamda siyaset karlkl sosyal etkileimin her
dzeyinde mevcuttur. Uluslar arasnda ve global dzeyde olduu gibi, ailelerde ve k
k arkada gruplarnda da bulunur. Ancak, siyas faaliyeti dierlerinden ayran temel
zellik nedir? Siyaseti dier herhangi bir sosyal davrantan ayran vasf hangisidir?
En geni anlamyla siyaset, beer varoluun ak iinde kaynaklarn retimi,
datm ve kullanmyla ilgilidir. Siyaset gerekte iktidar demektir; yani hangi
yolla olursa olsun, arzulanan bir neticeye ulaabilme kapasitesidir. Bu fikir en
ksa ve zl biimde Harold Lasswellin kitabnn isminde zetlenmitir: Siyaset:
Kim, Neyi, Ne Zam an Alr? (1 9 3 6 ). Bu yaklamda siyaset, farkllk ve atmayla
ilgilidir; ama onun temel muhtevasnda ktln mevcudiyeti bulunmaktadr. Ba
sit bir gerek vardr: beer arzu ve ihtiyalar sonsuz, ama onlar karlayacak kay
naklar dima snrldr. Bu balamda siyaset, kt kaynaklar zerinde bir mcadele
olarak grlrken, iktidar da bu mcadelenin yaplmasnn yolu olarak grlr.
Bu iktidar anlaynn savunucular arasnda feministler ve Marksistler de vardr.

Modern feministler siyas olan konusuna zel bir ilgi gstermilerdir. Bu ilgi al
lagelmi siyaset tanmlarnn kadn belirgin bir biimde siyas hayattan dlad ger
einden gelir. Geleneksel olarak, kadnlar, merkezinde aile ve ev ii sorumluluklarn
bulunduu zel alanla snrlandrlmtr. Buna karlk erkekler, geleneksel olarak
siyaseti ve kamusal hayatn dier alanlarn hkimiyetleri altnda tutmulardr. Bu
yzden radikal feministler, bunun yerine kiisel olan, siyas olanla zdetir diyerek,
kamusal/zel ayrmna saldrrlar. Bu slogan ev ii, aile ve kiisel hayattaki her eyin
ayn zamanda siyas olduuna ve bunun gerekte dier tm siyas mcadelenin temeli
olduuna ilikin radikal feminist inanc ierir. Bu yaklam hi phesiz, daha radikal
bir siyaset anlayyla desteklenmelidir. Bu gr Kate Milletin Cinsel Siyaset ( 1969:
2 3 )inde zedenmektedir. Millet siyaseti bir grup insann bir dieri tarafndan kont
rol edilmesini salayan iktidaryapl ilikiler ve dzenlemeler olarak tanmlamakta
dr. Bu bakmdan feministlerin gndelik hayatn siyaseti yle ilgili olduklar sylene
bilir. Onlarn yaklamna gre aile ii ilikiler, kocalar ve karlar arasndaki, ebeveyn
ve ocuklar arasndaki ilikiler, her parasyla iverenler ve iiler veya hkmet ve
vatandalar arasndaki ilikiler kadar siyasdir.
Marksistler de siyaset kavramn iki anlamda kullanmlardr. Marx, siyaset
kavramn bir dzeyde devlet aygtna ilikin allagelen anlamnda kullanmtr.
Komnist Manifestosu nda ([1848] 1967) siyas iktidar bir snfn dierini smr
mesini salayan rgtl iktidardan ibaret olarak ifade etmitir. Marxa gre siya
set, hukuk ve kltrle beraber, sosyal hayatn gerek temeli olan ktisad temelden
ayr olarak st yap nn bir parasdr. Bununla beraber Marx, ktisad temel ile
hukuk ve siyas styapy birbirinden btnyle ayr grmemitir. styapnn
ktisad temelden ktna ve onu yansttna inanmtr. Ona gre, daha derin
bir dzeyde siyas iktidar, kklerini snf sisteminde bulur: Leninin de belirttii
gibi, siyaset, iktisatm en kesif eklidir. Siyasetin devlet ve dar bir kamusal alanla
snrlandrlabileceine inananlarn tersine, Marksistlerin ktisad olan siyas olan
dr fikrine inandklar sylenebilir. Bu yaklamdan hareketle Marksistler, siyase
tin merkezine snf mcadelesiyle niteledikleri sivil toplumu koyarlar.
Bu tr grler, siyaseti byk lde olumsuz anlamda tasvir eder. Buna gre
siyaset de, olduka basit bir anlamda, bask ve boyun edirmeyle ilgilidir. Ra
dikal feministler, toplumun patriarkal bir yapda olduunu dnrken, onlara
gre patriarkal toplumda kadnlara sistematik ekilde boyun edirilir ve kadnlar
erkek iktidarna tbi klnr. Geleneksel olarak Marksistler kapitalist toplumda
siyasetin, proletaryann burjuvazi tarafndan smrlmesiyle karakterize edildi
ini ileri srer. Ama dier taraftan siyasete bu olumsuz yaklam, ayn zamanda
adletsizlie ve tahakkme de onun araclyla meydan okunabilecei fikriyle
dengelenir. rnein Marx, snf smrsnn bir proletarya devrimi yoluyla y
klabileceini ngrm; radikal feministler ise sosyal cinsiyet ilikilerinin cinsel
bir devrim yoluyla yeniden dzenlenmesine duyulan ihtiyac ifade etmilerdir.

Platon (M.. 427-M.. 347)


Yunanl filozof Platon aristokratik bir ailede dodu. Etik ve felsef diyaloglarnda balca ahsiyet
olan Sokrates'in izleyicisi oldu. M.. 399'da Sokrates'in lmnden sonra, yeni Atina ynetici snfn
eitmek iin kendi akademisini kurdu. Platon, madd dnyann soyut ve lmsz"idealar'n m
kemmel olmayan kopyalarndan ibaret olduunu retti. Devlet ve Kanunlar isimli kitabnda erh
ettii siyaset felsefesi, ideal devleti, bir adlet teorisi hlinde tasvir etme abasdr. Platon'un eserleri
Hristiyanlk zerinde ve genel olarak da Avrupa kltr zerinde geni bir etki yapmtr.

Bununla beraber, uras aktr ki, siyaset iktidar ve tahakkm olarak tasvir edildi
inde, onun beer varoluun kanlmaz bir boyutu olarak grlmesi gerekmez.
Feministler, insanlarn sosyal cinsiyetlerinden ziyde kiilik zelliklerine gre
deerlendirildikleri cinsiyeti olmayan bir toplumun inas durumunda cinsel
siyasetin son bulmasn beklerler. Marksistler de snfsz bir toplumun kurulma
syla snf siyaseti nin son bulacana inanrlar. Bylece siyaset alageldiimiz
anlamyla son bulacak ve nihyet devlet de silinip gidecektir.

Siyaseti ncelemek
Siyasetin ncelenmesine Yaklamlar
Siyas faaliyetin tabiat konusundaki uyumazlk, akademik bir disiplin olarak siya
setin tabiat hakkmdaki mnkaayla uyum arz eder. Entelektel almann en eski
alanlarndan birisi olarak siyaset, ilk balardan bu yana felsefenin, tarihin veya huku
kun bir dal olarak grlmt. Onun temel amac, beer toplumun dayanmas gere
ken temel prensipleri meydana karmakt. Ancak, 19. Yzyln sonlarndan itibaren,
gittike artan bir ekilde, felsef vurgu yerini, siyaseti bilimsel bir disipline evirmeye
ynelik bir giriime brakmaya balad. Bu geliimin en yksek noktasna ise, nceki
gelenein anlamsz bir metafizik olarak aka reddedildii 1950lerde ve 1960larda
ulald. Ancak, o zamanlardan beri, kat bir siyaset bilimi tutkusu azalmaya ve siyas
deerlerin ve normatif teorilerin dima nemli olduu fikri yeniden kabl edilmeye
baland. Eer herkes tarafndan kabl edilebilecek evrensel deerlere ulamay ng
ren geleneksel aba terk edilirse, hakikatin ortaya karlmasnn tek aracn bilimin
salayaca srar kalyordu. Oysa bugnk son ekliyle bu disiplin ok daha zengin ve
heyecan uyandrcdr; ve bunun sebebi hi phesiz bir dizi teorik yaklam ve ok
eitli analiz ekollerini kucaklam olmasdr.
Felsef Gelenek

Siyas analizin kkleri Eski Yunana ve genellikle siyaset felsefesi olarak isimlendi
rilen gelenee kadar gtrlebilir. Siyaset felsefesi, temelde etik, yerleik veya nor-

matif sorunlarla megul olur ve bu udurdan ziyde bu u olmaldr veya yle


olsunla ilgilidir. Platon ve Aristoteles, genellikle bu gelenein kurucu babalar ola
rak kabl edilirler. Onlarn fikirleri Augustine (340-430) ve Aquinas (122-574)
gibi Ortaa teorisyenlerinin yazlarnda yeniden gn yzne kmtr. rnein,
Platonun almalarnn merkez temas, ideal bir toplumun tabiatn tasvir etme
abasyd ki; ona gre, ideal toplum bir filozof krallar snfnn hkimiyetinde olan
gerek bir diktatrlk eklini alyordu.
Bu tr yazlar siyasete geleneksel olarak adlandrlan yaklam iin temel
oluturmutur. Bu, siyas dnceye odak oluturan fikir ve doktrinlerin analitik
bir ekilde incelenmesini gerektirir. ok genel bir anlamda, bu inceleme -rn e
in Platondan Marxa uzanan- balca dnrlerin bir koleksiyonuna ve klsik
metinlerin bir listesine odaklanan bir siyas dnceler tarihi eklini almaktadr.
Bu yaklam edeb analiz nitelii tar. Esas olarak byk dnrlerin neler syle
dikleriyle, grlerini nasl gelitirip, nasl merulatrdklaryla ve eserlerini hangi
entelektel balamda verdikleriyle ilgilidir. Bu tr analizler eletirel bir yaklamla
ve titiz bir ekilde gerekletirilmi olsalar bile, neden devlete itaat etmeyelim?,
dller nasl datlmaldr? ve bireysel zgrln snrlar ne olmaldr? gibi
normatif sorunlarla uratklar srece bilimsel alanda objektif olamazlar.

Am pirik (D eneyim ci) Gelenek

Normatif teori kurmaya gre daha az mehur olsa da, tasvir (betimleyici) veya ampi
rik (deneyimci) gelenek de siyas dncenin en erken dnemlerine kadar gtrlebilir. Onu, Aristotelesin siyas dzenleri snflandrma abasnda, Machiaveliinin siyas
hner konusundaki realist yaklamnda ve Montesquieunun hkmet ve hukuka
ilikin sosyolojik teorisinde grebiliriz. Bu tr eserler, birok bakmdan bugn kar
latrmal devlet sistemleri olarak adlandrlan alma alan iin temel oluturmu ve
bu disipline esasl bir kurumsal yaklam tekil etmitir. zellikle ABD ve ngilterede
egemen analiz gelenei hline gelmitir. Siyas analize ampirik yaklamn temel zel
lii, siyas gereklie duygusal olmayan ve tarafsz bir temel oluturma abasdr. Nor
matif yaklam, yargda bulunmas ve neriler sunmas anlamnda emredici iken, bu
yaklam analiz etme ve aklama abas bakmndan tasvir/betimleyicidir.
Tasvir siyas analiz, felsef temelini, 17. Yzyldan itibaren John Locke ve David
Hume (1711-1776) gibi teorisyenlerin eserleri araclyla yayi

-t

..i

. . .

\ j

, .

lan deneymclk (emprcsm) doktrininden almtr. Deneyimcilik doktrini, deneyin (tecrbenin) bilginin tek temeli olduunu ve

dolaysyla btn hipotezlerin ve teorilerin bir gzlem sreciyle


test edilmesi gerektiini ileri srer. 19. Yzyldan itibaren bu tr
fikirler, zellikle Auguste Comte (l7 9 8 -1 8 5 7 )un yazlarnda so

'

mutlaan entellekel bir akm olarak pozitivizm eklinde gelimi-

Objektif: Gzlemciden

bamsz olarakmevcut ve
gsterilebilir olan; duygularla,
deerlerle veya tarafgirlikle
bozulmam olan.

^vran^d'artbTbuf
"nedir'den ziyde, bu "ne
olm aldrla ilgilidir.

............... .......

tir. Bu doktrin, sosyal bilimlerin ve felsef incelemenin btn trlerinin, kesin bir
biimde doal bilimlerin yntemlerine bal olmas gerektiini ileri srmektedir.
Bilim, hakikati ortaya karmann gvenilir tek yolu olarak grldnde, bir siya
set biliminin gelitirilmesi ynnde bask da kanlmaz olur.

Bilimsel G elenek

Siyaseti bilimsel anlamda tanmlamaya alan ilk teorisyen Kari Marxt. Marx
tarihin materyalist kavran dedii yntemi kullanarak, tarihsel geliimin motor
gcn ortaya karmaya alt. Bu, onun doal bilimlerdeki yasalarla ayn stat
de grd ispatlara dayal yasalar temel alarak gelecee ynelik ngrlerde
bulunmasn mmkn kld. Bilimsel analiz modas da 19. Yzylda balca analiz
yntemi olarak kabl edildi. 1870lerde siyaset bilimi dersleri Oxford, Paris ve
Colombia niversitelerinde mfredata girdi ve 1906dan itibaren Amerikan Siyaset
Bilimi Dergisi yaymlanmaya balad. Ancak, bir siyaset bilimi iin duyulan heye
can, en gl ekilde ABDde, arlkl olarak davransalcla dayanan bir siyas
analiz eklinin domasyla beraber, 1950lerde ve 1960larda zirveye ulat. Bu ilk
kez siyasete gvenilir bir bilimsel kimlik veriyordu; nk daha nce eksik olan bir
eyi salyordu: test edilebilir hipotezlere kar objektif ve llebilir veriyi. David
Easton gibi siyas analistler, siyasetin doal bilimlerin metodolojisine uyarlanmas
gerektiini iln ettiler. Bu yaklam nicel aratrma metotlar iin kullanma en uy
gun olan alanlarda, rnein oy verme davran, kanun yapclarnn davran, yerel
siyasetilerin ve lobicilerin davran gibi konularda atmalar bollatrd.
Ancak, davransalclk 1960lardan itibaren gittike artan bir ekilde bask altna
girmeye balad. ncelikle, davransalcln dorudan gzlemlenebilir olann tesi
ne gemeyi engelleyerek, siyas analizin vizyonunu nemli lde daraltt ileri s
rld. Davransal analiz her ne kadar, oy verme almalar gibi alanlarda son derece
deerli kavraylar retmise ve retmeye devam ediyorsa da, llebilir veriye duyu
lan dar bir saplant, siyaset bilimini daraltma tehdidi iermektedir. Daha kayg verici
olan ise, bu durumun btn bir normatif siyas teoriye srtn dnen siyaset bilimciler
topluluu ortaya karmaya msait olmasdr. zgrlk, eitlik, adlet, hak gibi
kavramlar, ampirik (deneysel) olarak dorulanamyor olmalarndan dolay, kimi za
man anlamsz olarak grlp dlanr. Davransalclktan duyulan tatminsizlik, John
Rawls ve Robert Nozick gibi teorisyenlerin eserlerinde de grld gibi, 1970lerden itibaren normatif sorunlarn yeniden canlanmasyla beraber daha da artt.
Dahas, davransalcln bilimsellii de sorgulanmaya baland. Davransalcln
objektif ve gvenilir olduunu ileri srmenin temelinde, onun deerbamsz oldu_ u iddias vardr: yani, ona etik veya normatif inanlar bulamamDavramsaicik: Sosyal
tir. Ancak, eer analizin odanda gzlemlenebilir bir davran varsa,

teorilerin sadece aratrma iin

gerekli nicel verileri salayan

aslnda rtk bir biimde statkoyu merulatrma anlamm tayan

temeirzenne^edymes
gerektiine inanmak._______

mevcut siyas dzenlemeleri tanmlamaktan ok da fazla bir ey yapmak da gtr. Bu muhafazakr deerbamllk, demokrasinin as-

lnda gzlemlenebilir
bir davrany anlamnda yeniden
tanmlanma
/
snda grlebilir. Bylece, halkn kendi kendisini ynetmesi (tam
i

i .a

-r

. . . .

._.

Ampirik (Deneymc/Deneysel): Gzlem ve deneye dayal


olan; ampirik bilgi, duyu bilgileri

olarak tarif etmek gerekirse, halk tarafndan ynetim) anlam yerine, ve tecrbeden gelir
demokrasiye seim mekanizmas araclyla iktidar kazanmak iin
rekabet eden elitler arasndaki bir mcadele anlam verilebilir. Dier
bir ifadeyle bu yaklamda demokrasi, gelimi Batdaki demokratik olarak adlandr
lan siyas sistemlerde olup bitenlerden ibaret bir anlamda ele alnabilir.

Yeni Gelim eler

Siyasete yeni teorik yaklamlar arasnda, formel siyas teori, eitli siyas iktisat
teorileri, kamu tercihi teorisi ve rasyonel tercihler teorisi bulunmaktadr. Bu
yaklam, arlkl olarak ilemsel kurallara, genellikle de rasyonel zkarn izle
yen bireylerin davranlarna dayal olarak kurulan ktisad teorilerin rneklerine
dayanmaktadr. En belirgin ekliyle ABDde gelien ve zellikle Virginia Okulu ver
siyonuyla tannan formel siyas teori, en azndan oy verenlerin, lobicilerin, brok
ratlarn ve siyasetilerin eylemlerini olduu kadar, uluslararas sistemdeki devlet
lerin davranlarn da anlamaya ynelik yaklamlar salamas bakmndan yararl
bir analitik aygttr. Bu yaklam, siyas analiz zerindeki en geni etkisini, kurumsal
kamu tercihi okulu olarak bilinen ekliyle yapmtr. Bu tr tekniklerin, parti re
kabeti, kar gruplarnn davran ve brokratlarn siyasa yap
mna etkileri gibi alanlarda, Anthony Downs, Mancur Olson ve
William Niskanen gibi yazarlar tarafndan kullanm, bir sonraki
blmde tartlmtr. Bu yaklam, iktisattan ziyde matematiin

Bilim, Bilimizm
Bilim (ngilizce Science, Ltince

alannda gelien oyun teorisi ekliyle de mevcuttur. Oyun teori


sinde en fazla bilinen rnek mahkmun ikilemidir (prisoners

gelir). Tekrarlanabilir deney, gz

dilemma) (bkz. ekil 1.2).

olgularn gvenilir bir akla

Bununla beraber, rasyonel tercihler yaklam hibir biimde


evrensel kabl grmez. Destekleyicileri, bu yaklamn siyaset
olgusunun tartlmasna cidd bir keskinlik kazandrdn ile
ri srerken, eletirenler ise onun temel ngrlerini sorgularlar.
Onlara gre, rnein insann rasyonelliini abartmak, insanlarn
ndiren tercihe ayan bir hedefler btnne ship olduklarn ve
kararlarn ender olarak tam ve geerli bilgiye dayanarak aldklar
n gzard etmektedir. Dahas, soyut bir birey anlayndan hare
ket eden rasyonel tercihler teorisinin birok eksikliinden biri de,
insann kendi karn izleyen zelliinin sdece doutan gelme
yip, ayn zamanda sosyal olarak koullanm olabileceini tanma
y ihml etmesinde olduu gibi, sosyal ve tarih etkenlere yeterli
nemi vermemesidir. Sonu olarak, akademik bir disiplin olarak
siyasetin incelenmesinde ok eitli yaklamlar gelitirilmitir.

"bilgi" anlamndaki "sc/enf/tf'dan


lem ve sonu karma yoluyla,
masn gelitirmeyi amalayan
bir alma alandr. Mevcut
delillere kar getirilen hipotez
leri dorulamaya (kantlanm
doru) yarayan "bilimsel metot"
deer-bamsz ve objektif ha
kikatin ortaya karlmasnn bir
yolu olarak grlr. Ancak, Kari
Popper (1902-1994) "gerek"leri n
dima bir sonraki tecrbeyle
rtlebilecek olmasndan
dolay bilimin sdece hipotezleri
rtebilecei ileri srmtr.
Bilimizm ise gvenilir bilginin
tek kaynann bilimsel metot
olduu ve dolaysyla bilimsel
metotun tabi bilimlerde olduu
kadar, felsefe, tarih ve siyaset
gibi alanlarda da uygulanmas
gerektii inancdr. Bu anlamda
Marksizm, faydaclkve rklk da
bilimizm kapsamndadr.

Odaklanma

Mahkmun kilemi
Ayr ayr hcrelere alnm iki sulu, birbirlerini 'ele verm ek' veya vermemek gibi iki seenekle kar karyadr. Eer onlardan biri
suunu itiraf eder ve dierini mahkm etmek iin gerekli kantlar salarsa, cezalandrlmadan serbest braklacaktr ve btn su or
tann zerine kalacak ve orta on yl hapse mahkm olacaktr. Eer iki sulu da suu itiraf ederlerse, altar yl hapis yatacaklardr.
Eer ikisi birden itiraf etmeyi reddederlerse, ufak bir mahkmiyet alacaklar ve birer yla mahkm olacaklardr. Seenekler ekil 1.2'de
gsterilmitir. Mruz kaldklar ikilem karsnda, dierinin kendisini "ele vermesi'durumunda en yksek cezay alaca korkusuyla,
muhtemelen her ikisi de suunu itiraf edecektir. Burada ironik olan udur ki, bu oyun, rasyonel (aklc) davrann en kt sonuca g
trdn gstermektedir (her iki mahkm da toplam oniki yl hapis yatacaktr). Aslnda onlar ibirlii yapmamann ve birbirlerine
gvenmemenin cezasn ekeceklerdir. Bununla beraber, bu oyun eitli zamanlarda tekrarlanrsa, mmkndr ki sulular, kendi
karlarn dnmenin de ibirliinden getiini reneceklerdir ve bu bilgi her ikisini de itiraf etmeyi reddetmeye tevik edecektir.

Mahkum A

tiraf Eder

itiraf Etmez

A:
6,

B:
6

A:
0,

B:
10

A:
10,

B:
0

A:

B:

1,

ekil 1.2
Mahkmun ikilemindeki Seenekler

Bu yaklamlar, modern siyaset teorisini hem daha fazla farkllatrm, hem


de zenginletirmitir. Geleneksel normatif, kurumsal ve davran yaklamla
ra eklenen sdece rasyonel-tercihler teorisi deildir; bir dizi yeni fikir ve konu
da katlmtr. zellikle 1970lerden bu yana feminizm, sosyal cinsiyet farkllk
lar ve partiarkal yaplarn neminin farkna varlmasn salam ve bu srete
siyas olana ilikin yerleik anlay sorgulamtr. Yeni kurumsalclk akm
da, dikkatleri kuramlarn biimsel, yapsal boyutundan, daha geni bir balam
daki nemlerine, hli hazrdaki davranlarna ve siyasa srecindeki sonularna
yneltmitir. Yeil siyaset, yerleik siyas ve sosyal teorinin antroposentrik (in
san merkezci) vurgusuna meydan okumu ve siyas ve sosyal anlaya holistik
bir yaklamn ncln yapmtr. 1923te kurulan ve kaynan neo-Marksizmden alan Frankfurt Okulunun Eletirel Teorisi, Freud ve Weber dhil ok
eitli kaynaklardan etkilenerek, eletiri fikrini btn sosyal pratikleri kapsaya-

cak ekilde geniletmitir. Post-modernizm ise mutlak ve evrensel hakikat fikrini


sorgulam ve biok eyin olduu gibi sylem teorisinin douuna da katkda
bulunmutur. Son olarak, genel ama ok kkl bir deiim ise, siyaset felsefesi ile
siyaset biliminin bugn artk birbirinden daha az ayr ve dolaysyla daha az rakip
alma alanlar olarak inceleniyor olmasdr. Bunun yerine, her iki alan da, siyas
bilginin aa karlmasnn atan yollan olarak kabl edilmeye balanmtr.

Siyaseti Bilimsel Olarak ncelemek Mmkn mdr?


Siyasetin incelenmesinin titiz ve eletirel olmann geni anlamnda bilimsel olmas
gerektii yaygn olarak kabl edilmekle beraber, bazlar, yukarda da belirtildii
gibi, siyasetin daha dar bir anlamda bilimsel olarak incelenebileceini, yani incele
mede doal bilimlerin metodolojisinin kullanlabileceini ileri srerler. Bu iddia,
Marksist ve pozitivist sosyal bilimciler tarafndan ileri srlmtr ve 1950lerdeki
davran devrimin odanda yer almtr. Siyaseti bir bilim olarak kabl etmenin
ekicilii aktr. nk doruyu yanltan ayrt etmenin tarafsz ve gvenilir
bir aracnn bulunduunu ve bylece bizi siyasetin dnyas hakknda objektif bilgi
ye ulatracan vaad etmektedir. Buna ulamann anahtar ise olgular (ampirik
kantlar) ile deerleri (normatif ve ahlk inanlar) birbirinden ayrmaktr. Ol
gular, gvenilir ve tutarl bir biimde aklanabilir olmalar anlamnda objektiftir
ve kantlanabilir. Buna karlk deerler, tabiat icab sbjektiftir ve kanaate baldr.
Bununla beraber, bir siyaset bilimi kurmaya ilikin her aba temel glkle
kar karyadr. Bunlardan ilki veri sorunudur. Her eyden nce, insan laboratuar
da incelenebilecek bir kurbaa veya mikroskop altnda gzlemlenebilecek bir hcre
deildir. Bir insann iine giremeyiz veya onun zerinde tekrarlanabilir deneyler
yapamayz. Dolaysyla, bireysel davran hakknda renebileceimiz eyler snrl
ve yzeyseldir. Eksiksiz bir verimiz yok ise hipotezlerimizi test etmek iin ihtiya
duyduumuz gvenilir aralarmz da yok demektir. Sorunu zmenin tek yolu, be
lirlenimcilik doktrinini kabl ederek, dnen zneyi btnyle gz ard etmek
tir. Bunun bir rnei (davransalcla kart olarak) John B. Watson (1878-1958)
ve B. F. Skinnerin (1904-1990) fikirlerinde somutlaan davranlk olabilir. Bu
yaklam, insan davrannn artl tepki veya refleksler anlamnda tam olarak ak
lanabileceini ifade etmektedir. Dier bir rnek ise, SSCBdeki bilimsel inceleme
lere hkim olan ve Marksizmin kaba bir trn ifade eden diya
lektik materyalizmdir.
^
'

kinci olarak,' ogizli deerlerin


varlndan
kaynaklanan
glkler
o
o
/
o 5
vardr. Siyas model ve teorilerin tamamen deer-bamsz olduu

Kurum: ekli veya resmi bir rol

ve

olan' iyi 'esis5d'!mi5


yap, daha geni anlamda, duzenii ve ngrlebilir davran

fikrini, daha dikkatli incelemelerle desteklemek gtr. Olgular ve^urTkuran'3f btna


deerler birbirine ylesine sarlmtr ki, onlar birbirinden ayrmak sylem: Karlkl olarak
genellikle imknszdr. Bunun sebebi, insan doas, toplum, devletin rol vs. hakkndaki teorilerin, kanlmaz bir ekilde gizil siyas

ve ideolojik ierikleri olan ngrler zerine temellendirilmi ol-

ze n?kie

e ti frn

e rn "

lktclar lll5k,lernl a'9a?lkarr


veya 9 ster'r

Ideal-Tip
ideai bir tip (bazen "saf tip"de
denir), neredeyse sonsuz de

masdr. rnein muhafazakr bir deer tarafgirlii davransalclkta, rasyonel-tercihler teorisinde ve sistem teorisinde grlebilir.
Benzer biimde, feminist siyas teoriler de kklerini, sosyal cinsiyet
ayrmlarnn tabiat ve nemi hakkndaki ngrlerde bulurlar.

recede karmak bir realiteden,

ncs, sosyal bilimlerdeki tarafszlk efsanesidir. Doal bi


limciler, altklar konuya, neyi kefedecekleri konusunda nce
basyla gerekleen zihinsel bir
den bir eyi farz etmeden, objektif ve tarafsz bir tarzda yaklaabi
inadr. Ideal-tipler ilk olarak ikti
satta kullanldlar (rnein, tam
lirken, siyasette bunu baarabilmek g ve belki de imknszdr.
rekabet fikri). Sosyal bilimlerde
Max VVeber'le beraber zirveye
Siyaset nasl trif edilirse edilsin, bizim iinde yaadmz ve by
kan ideal-tipler, realitenin
dmz toplumun yaps ve fonksiyonlarna ilikin sorular sorar.
geree yakn bir tahmini deil,
onu aklamak iin gelitirilmi
Ailev arkaplan, sosyal tecrbe, ktisad pozisyon, kiisel sempatiler
aralardr. Ideal-tipler ne "gere
vs., siyaset ve etrafmzdaki dnya hakknda her birimizde pein
in tketici bir yansmasdr" ne
de etik bir ideal. VVeberyen idealhkmler oluturur. Bunun anlam, mutlak tarafszlk veya ntr
tip rnekleri arasnda otorite ve
olma anlamnda bilimsel objektifliin, aratrma metodumuz ne
brokrasi de vardr.
kadar zenli olursa olsun, her zaman siyas analizde ulalamayacak
bir hedef olarak kalacadr. Belki de gvenilir bir bilgi birikimine
ulamann nndeki en byk tehdit bu trden tarafgirliklerimizden deil, siyas ba
kmdan ntr olmaya ilikin sahte iddiada ifadesini bulan tarafgirliin mevcut olduu
gereinin kabl edilmesinin baarlamamasndan gelmektedir.
onun mantksal sonularn

gstererek bir anlam karma a

Kavramlar, Modeller ve Teoriler


Kavramlar, modeller ve teoriler, siyas analizin aralardr. Bununla beraber, siya
setteki pek ok ey gibi, analitik aygtlar da zenle kullanlmaldr. nce kavramlar
ele alalm. Kavram, herhangi bir ey hakknda, genellikle tek bir kelime veya ksa
bir cmle ile ifade edilen genel bir fikirdir. Kavram, zel bir isimden veya bir nes
nenin isminden daha fazla bir eydir. rnein bir kedi (dierlerinden ayr, belirli
bir kedi) hakknda konumakla, bir kedi (bir kedi dncesi) kavramna ship
olmak arasnda bir fark vardr. Kedi kavram bir nesne deil bir fikir dir; bir kedi
ye ayrc vasfn veren eitli zelliklerin (tyl bir memeli, kk, evcil fare
ve san yakalayan vs.) oluturduu bir fikir. Eitlik de bir ilke veya idealdir. Bu,
bir koucunun dnya rekorunu egale ettiini veya bir mirasn iki karde arasnda
eit biimde paylaldn sylediimizde kullandmz anlamdan farkldr. Ayn
ekilde bakanlk dediimizde de belirli bir bakana deil, yrtme gcnn or
ganizasyonuna ilikin bir dizi fikre atfta bulunuruz.
yleyse bir kavramn deeri nereden gelir? Kavramlar, bizim onlarla dn
dmz, eletirdiimiz, tarttmz, akladmz ve analiz ettiimiz aralardr.
D dnyay sdece alglamak, bize onun hakknda bir bilgi vermez. Dnyay an
lamlandrmak iin, bir anlamda, ona bir anlam ykleriz ve bunu kavram ina etme
yoluyla yaparz. Olduka basit bir ifadeyle, bir kediye kedi muamelesi yapmak iin,
ncelikle onun ne olduuna dir bir kavrama ship olmamz gerekir. Ayn zamanda
kavramlar, nesnelerin benzer formlarn veya benzer zelliklerini tanyarak, onla

r snflandrmamza da yardm eder. rnein bir kedi, kediler


snfnn bir yesidir. Bu bakmdan kavramlar geneldir; bir dizi
nesneyle ve aslnda genel fikrin tipik zelliklerine uyan herhangi
bir nesneyle ilikilidir. Bizim siyasetin dnyas hakkmdaki bilgi
mizin, bu dnyay anlamlandrmamza yardmc olan kavramlarn
gelitirilmesi ve saflatrlmas yoluyla oluturulduunu sylemek
abart saylmaz. Bu anlamda kavramlar, beer bilginin ina edici
paralardr.

Belirlenimcilik
(Determinizm): Beer faaliyet
ve tercihlerin btnyle dsal
faktrler tarafndan belirlen
dii inanc; belirlenimcilik hr
iradenin bir efsaneden ibaret
olduunu ima eder.
Tarafgirlik: Beer yarglar
(genellikle bilinsizce) etkileyen
sempatiler veya nyarglar;
tarafgirlik, gerein anlamnn
bozulmasn ima eder.

Bununla beraber, kavramlar ayn zamanda gvenilmez kiiler


gibi de olabilirler. Her eyden nce anlamaya altmz siyas
gereklik, srekli biimde deiken ve byk lde karmaktr. Her zaman de
mokrasi, insan haklar ve kapitalizm gibi kavramlarn fazla yuvarlak ve tanmla
maya alt -yeterince somut bir biim arzetmeyen- gerekliklerden daha somut
olma tehlikesi vardr. Max Weber, belirli kavramlar ideal-tipler olarak tanyarak
bu sorunun stesinden gelmeye almtr. Bu yaklam, kullandmz kavramla
rn, inceleme konusu olan olgunun belirli temel veya merkez zelliklerinin seile
rek alnmasyla ina edildii, dolaysyla dier zelliklerine yeterince nem verilme
dii veya tamamen gzard edildii anlamna gelir. Bu anlamda devrim kavram,
kkl ve genellikle iddet ieren siyas deiime dikkat eken ideal bir tip olarak
grlebilir. Bu, bizim rnein 1789 Fransz Devrimi ile 1989-91 Dou Avrupa devrimleri arasndaki nemli paralelliklere vurgu yaparak, onlar anlamlandrmamza
katkda bulunur. Bununla beraber kavram zenle kullanlmaldr; nk hayat
farkllklar gizleyerek anlamay -bu rnekte, devrimin ideolojik ve sosyal karakteri
ni gerei gibi anlamlandrmay- bozabilir. Bu sebeple, kavramlar veya ideal-tipleri
doru veya yanl olarak deil, sdece az veya ok faydal olarak dnmek
daha doru olacaktr.
Dier bir sorun ise, siyas kavramlarn genellikle derin bir ideolojik ekimeye
konu olmasdr. Siyaset ksmen, terimlere ve kavramlara meru anlamlarn vermek
iin yaplan bir mcadeledir. rnein dmanlar zgrl savunmak demokra
siyi desteklemek veya adletten yana olmak iddialaryla tartabilir, kavga edebilir
ve hatta savaa girebilirler. Sorun, zgrlk, demokrasi ve adlet gibi kelimelerin
farkl insanlara gre farkl anlamlar ifade etmesidir. O hlde biz gerek demokrasiyi,
gerek zgrl veya gerek adleti nasl tesis edebiliriz? En basit cevap, bunu
yapamayacamzdr. Siyaset! yukardaki gibi tanmlamaya altmzda, pek ok
siyas kavramn birbiriyle rekabet eden eitleri olduunu da kabl etmemiz gerekir.
Bu tr kavramlar en iyi ifadeyle temelden ihtilfl kavramlar (Gallie, 1955-1956)
olarak grlr. Bu ihtilflar ylesine derinlere gider ki, hibir ntr veya yerleik bir
tanm gelitirilemez. Aslnda tek bir terim, hibirinin onun doru anlam olarak
kabl edilemeyecei bir dizi rakip kavram temsil edebilir. rnein siyaseti, devletle
ilgili olan, kamusal hayatn yrtlmesi, tartma ve uzlama, iktidarn ve kaynaklarn
datm olarak tanmlamalarn hepsi eit lde merudur.
Modeller ve teoriler kavramlardan daha genitir: bunlar tek bir fikirden ziyde

ekil 1.3
Siyas Sistem

bir fikirler btnn kapsarlar. Bir model genellikle, tpk bir oyuncak bebek evi
veya maket uak gibi, genellikle bir eyin daha kk ldeki temsili olarak d
nlr. Bu anlamda modelin amac, orijinal nesneye mmkn olduunca sdk
bir benzerlik ortaya koyabilmektir. Bununla beraber, kavramsal modellerin hibir
biimde bir nesneye benzeme zorunluluu yoktur. rnein ekonominin bir bilgi
sayar modelinin, ekonominin kendisiyle fiziksel olarak da benzerlik tamas ge
rektiini konusunda srar etmek sama olurdu. Kavramsal modeller, daha ziyde
analitik aralardr; onlarn deeri, kafa kartrc ve dank bir olgular yn olarak
grlebilecek olgulara anlam yklenmesini mmkn klan aygtlar olmalarndan
gelir. Basit bir gerek, olgularn kendi kendilerine konuamayacaklardr: bunlar
yorumlanmal ve organize edilmelidir. Modeller, ilgili olduklar ampirik verinin
anlam ve nemini vurgulayan bir ilikiler an iermeleri bakmndan bu devin
tamamlanmasna yardmc olurlar. Bunu anlamann en iyi yolu bir rnektir. Siyas
analizdeki en etkili modellerden biri, David Easton (1 9 7 9 ,1 9 8 1 ) tarafndan geli
tirilen siyas sistem modelidir. Bunu bir izelge hlinde gsterebiliriz (bkz. ekil
1.3).
Bu iddial model, sistem analizi olarak adlandrlan bir uygulamayla, balca
siyas aktrlerin ilevlerini olduu kadar, btn bir siyas sreci de aklama iddia
sndadr. Bir sistem, kolektif bir varlk oluturan, bir dizi karlkl olarak birbiriyle
balantl ve birbirine karlkl olarak baml paralardan oluan organize edilmi
ve karmak bir btndr. Siyas sistem rneinde, Eastonun "girdi ve kt ola________
rak adlandrdklar arasnda bir balant vardr. Siyas sistemde gir
Model: nemli ilikileri ve kar
diler, genel toplumun destek ve taleplerinden oluur. Talepler de
lkl etkileimleri vurgulayarak,
daha yksek hayat standard iin bask oluturmaktan, daha fazla
anlamay kolaylatrmay ama
layan ampirik verilerin teorik
istihdam beklentisine ve daha bol refah demelerinden, aznlk
bir ifadesi.lamnn bozulmasn
ve birey haklarna daha fazla gvence salanmasna kadar uzanr.
ima eder.)

Dier yandan destekler ise vergi deyerek, ballk sunarak ve ka


musal hayata katlmaya istekli davranarak, toplumun siyas siste
me katkda bulunmas iin bir yol oluturur. ktlar, siyasa olu
turma, kanun yapma, vergi koyma ve kamu fonlar tahsis etmeyi
ieren hkmet kararlar ve faaliyetlerinden oluur. Bu ktlar,
sonraki talep ve destekleri ekillendirecek olan geri bildirimler
(feedback) retirler. Eastonun modelinin anahtar fikri, varln
srdrmesinin ktlarn girdilerle uyumlu olmasna bal olmas
bakmndan, politik sistemin uzun dnemde dengeye veya politik
istikrara meyilli olduudur.

Paradigma
Genel anlamda bir paradigma,
daha ziyde ideal-tip tarznda,
belirli bir fenomenin ilgili zellik
lerinin altn izen bir kalp veya
modeldir. Ancak Kuhn (1962)
tarafndan kullanlan anlamda,
bilgiye ulama abasnn onun
kapsamnda gerekletirilmeye
alld, karlkl olarak birbiriyle ilikili deerleri, teorileri ve
ngrleri iine alan entelektel
bir ereveyi ifade eder. Bu ba

Bununla beraber, kavramsal modellerin, olsa olsa aklamaya a


lamda 'normarbilim, yerleik
bir entelektel ereve iinde
ltklar gerekliin bir basitletirmesi olabileceini aklda tutmak
iler;*devrimci" bilimde ise, eski
paradigmann yerine yenisini
hayat neme shiptir. Bu modeller, sdece anlamay kolaylatran
koymaya ynelik bir aba vardr.
aygdardr; gvenilir bilgi deil. Eastonun modeli rneinde, siyas
Bu teorinin radikal bir ifadesi,
gerek'ile'yanl'olann nih
partiler ve kar gruplar, temel ilevleri siyas sisteme girdi ak
anlamda tespit edilemeyece
n dzenlemek olan kap grevlileri eklinde tasvir edilirler. Bu
idir. Bu yaklama gre bunlar
sdece, kabl edilmi bir para
onlarn en nemli ilevlerinden birisi olmakla beraber, partiler ve
digma iinde ileyen ve er-ge
kar gruplan, ayn zamanda kamusal alglar da idare ederek, kamu
yerini bakasna brakacak olan
geici yarglardr.
sal taleplerin niteliinin ekillenmesine de yardmc olur. Ksacas
bunlar, uygulamada sistem modelinin ngrdnden daha ilgin
ve daha karmak olan kurumlardr. Ayn ekilde Eastonun modeli
siyas sistemlerin popler basklara niin ve nasl reaksiyon verdiinin aklanmasn
da, siyas sistemlerin niin basky ve zorlamay kullandnn (ki tm sistemler bunu
bir dereceye kadar yapar) aklanmasnda olduundan daha baarldr.
Teori ve model terimleri siyasette genellikle birbirinin yerine kullanlr. Teoriler
ve modeller, siyas analiz aralar olarak kullanlan kavramsal yaplardr. Bununla be
raber, dar anlamda teori bir neridir. Teori, ampirik veriler btnnn sistematik bir
aklamasn sunar. Buna karlk model, sdece aklayc bir aygttr; bu ynyle,
daha ok henz test edilmemi bir hipoteze benzer. Bu anlamda siyasette, teoriler iin
az veya ok doru denirken, modeller iin ancak, az veya ok faydal denebilir. An
cak akas, teoriler ve modeller genellikle birbirleriyle karlkl olarak balantldr
lar: geni siyas teoriler, bir dizi modeller hlinde aklanabilirler. rnein oulculuk
teorisi (4. ve 5. Blmde tartlmtr), bir devlet modeli, bir seim rekabeti modeli,
bir grup siyaseti modeli gibi modeller ierir.
Bununla beraber, gerekte tm kavramsal aygar, teoriler ve modeller, gizli deer
ler ve rtk yarglar iermektedir. Bu sebeple, tamamen saf teoriler ina etmek g
tr; deerler ve normatif inanlar deimez bir biimde teorilere szar. Kavramlar sz
konusu olduunda bu, toplumun baz terimlerini (rnein demokrasi, zgrlk
ve adlet gibi) yaasn! gibi nlemlerle, dier bazlarn (rnein
atma, anari, ideoloji ve hatta siyaset gibi) ise ! gibi
nlemlerle kullanma eiliminde ifadesini bulur. Modeller ve teori.

. . .

. ... ..

.,

ler ayn zamanda, bir dizi pein hkm hva etmeleri anlamnda
ykludrler. rnein, rasyonel-tercih teorilerinin (yukarda in-

Teori: Hipotezden fark, olarak,


genellikle gvenilir bir bilgi
olarak sunulan, ampirik verinin
sistematik bir aklamas.

rnekler: iktidar, sosyal snflar,


haklar, hukuk
rnekler: sistem analizi, kamu
tercihi, oyun teorisi
rnekler: oulculuk, elitizm,
ilevselcilik

deolojik Gelenekler/Paradigmalar

rnekler: liberalizm,
marksizm, fem inizm

ekil 1.4
Kavramsal Analizin Dzeyleri

celenmiti) deer-bamsz olduu iddiasn kabl etmek gtr. Beer varlklarn


temelde bencil ve kendine sayg duyan varlklar olduklar n kablne dayal oldukla
rndan dolay, siyas bakmdan bu teorilerin genellikle muhafazakr siyasa nerileriy
le sonulanmalar artc deildir. Ayn ekilde, Marksistler tarafndan ileri srlen
siyasetin snf teorileri de, tarih ve toplum hakknda daha geni teorilere dayanmak
tadr ve gerekten de bu teoriler de nih anlamda btn bir sosyal felsefenin geerli
liine dayanmaktadrlar.
Bu bakmdan, modeller ve mikro teoriler gibi analitik aygtlarn, daha geni
makro teoriler zerine ina edilmesinin bir anlam vardr. Siyas analizin balca
teorik aralar, iktidarla ve devletin rol meselesiyle ilgili olanlardr: oulculuk
(plralizm), sekincilik (elitizm), snf analizi vb. Bu teoriler 4. ve 5. Blmlerde
ele alnmtr. Ancak daha yakndan baktmzda, bu teorilerin pek ounun, bel
li bal ideolojik geleneklerden birinin veya dierinin nkabllerini ve inanlarn
yansttn grrz. Bu gelenekler, daha ok Thomas Kuhnun Bilimsel Devrimlerin
Yapsnda. (1962) paradigma olarak adlandrd trden bir ilev grr. Paradigma,
entelektel inceleme srecini planlamaya yardmc olan, birbiriyle balantl ilkeler,
doktrinler ve teoriler btndr. Bir paradigma, temelde bilgiye ulama urann
onun iinde gerekletirilecei bir ereve kurar. Bu, iktisatta Keynezyenizmin ye
rini monetarizmin (parasalclk) almasnda (ve belki de devamnda neo-Keynezyenizme geri dnle) kendisini gsterir; ve ulatrma/tamaclk siyasasnda bu
durum Yeil fikirlerin ykseliinde grlebilir.
Kuhna gre tabiat bilimleri her zaman tek bir paradigmann hkimiyeti altnda
dr; bilim de eski paradigmann yenisi tarafndan yerinden edildii bir dizi devrim
ler araclyla geliir. Ancak, iinde paradigmalarn birbiriyle rekabet ve mcadele
ettii bir sava alan olan siyas ve sosyal inceleme farkldr. Bu paradigmalar, genel
likle liberalizm, muhafazakrlk, sosyalizm, faizm ve feminizm gibi siyas ideolo
jiler olarak adlandrlan geni sosyal felsefeler eklinde bulunurlar. Her biri sosyal
varolua ilikin kendi yaklamn ifade eder; her biri belirli bir dnya gr sunar.
Bu ideolojileri teorik paradigmalar olarak tasvir etmek, belirli bir grup veya s n f n
karlarn ne karyor olmas dolaysyla, siyas analizin tamamnn olmasa da o

unun dar anlamda ideolojik olduu anlamna gelmez. Tersine, ideolojilerin teorik
paradigmalar olarak tasviri, sdece siyas analizin belirli bir ideolojik gelenek temeli
zerine ina edildiini ifade eder. rnein akademik siyaset biliminin nemli bir
blm, liberal-rasyonalist nkabullere uygun olarak ina edilmitir ve dolaysyla
liberal gelenein mirasnn izlerini tar.
Kavramsal analizin farkl dzeyleri, ekil 1.4te bir izelge hlinde gsterilmitir.

zet
Siyaset, insanlarn ona tbi olarak yaadklar genel kurallar oluturmak, koru
mak ve deitirmek amacyla yaptklar faaliyettir. Bu ynyle, esas olarak siya
set, bir yandan farkllk ve atmann varlyla karmak bir biimde balantl,
dier yandan ibirlii ve kolektif eylemle ilikili olan bir sosyal faaliyettir. Siyaseti
en doru biimde anlamak iin, onu tm atmalar zen veya zebilen bir
faaliyet olarak deil, -bunu baarmaktan te- bir atma zme abas olarak
grmek gerekir.
Siyaset, farkl dnrler ve farkl gelenekler tarafndan farkl biimlerde anlal
mtr. Siyaset, devletle ilgili olan veya bir hkmet etme sanat olarak, kamusal
ilerin yrtlmesi ve ynetimi olarak, atmann tartma ve uzlama yoluyla
zm olarak ve sosyal varoluun ak iinde kaynaklarn retimi, datm ve
kullanm olarak grlmtr.
Siyas olamn alan konusunda kayda deer bir tartma vardr. Klsik olarak
siyaset, kamusal alanda faaliyet gsteren, sosyal varoluun kolektif rgtlen
mesiyle ilgili kuramlar ve aktrleri ieren dar anlamyla ele alnmtr. Bununla
beraber siyaset iktidar-balantl ilikiler anlamnda anlalacak olursa, onun
zel alan iin de geerli olduu sylenebilir.
Akademik bir disiplin olarak siyaset zerine yaplan almalarda farkl yakla
mlar benimsenmitir. Bu yaklamlar, siyaset felsefesini veya normatif teori
analizini (zel olarak kurumlar ve yaplarla ilgili olan ampirik bir gelenei)
davransal analiz yoluyla bilimsel kesinlik oluturma abalarn ve rasyonel
tercih teorisi de dhil bir dizi modern yaklam ierir.
Siyaset bilimi, olgular ve deerler arasmda bir ayrm yaparak, siyasetin dnyas
hakknda objektif bilgiye ulamann mmkn olmas derecesinde bilimseldir.
Ancak bu aba, gvenilir bilgiye ulamann gl, siyas modellerde zmnen
mevcut olan deerler ve tm siyaset bilimcileri iin geerli olan tarafgirlik dola
ysyla sekteye urar.
Kavramlar, modeller ve teoriler, bilgi btnleri salayan siyas analiz aralar
dr. Ancak bunlar sdece analitik aygtlardr. Anlaymz gelitirmeye katkda
bulunmakla beraber, tanmlamaya altklar ekilsiz ve karmak gereklik
lerden daha fazla ilenmi ve tutarldrlar. Bunlarn tesinde, nih olarak tm
sosyal ve siyas almalar, belirli bir entelektel ereve veya ideolojik paradig
ma iinde gerekletirilir.

Tartma Sorular
Eer siyaset temelde sosyal bir faaliyet ise, neden tm sosyal faaliyetler de
siyas deildir?
Siyaset neden sk sk olumsuz arm yapmaktadr?

Siyaseti nasl deerli ve saygn bir faaliyet olarak savunurdunuz?


Siyaset kanlmaz mdr? Siyasete bir son verilebilir mi?
Bir siyaset bilimi fikri nasl bu kadar ekici hle gelebilmitir?
Siyaseti objektif biimde ve tarafgir olmadan almak mmkn mdr?

leri Okumalar
Ball, A. ve B. Guy Peters, Modern Politics and Government (5th ed.), (Basingstoke: Palgrave
and New York: Chatham House Publishers Inc., 2000). Geni bir dizi temay ve konu
yu ele alan popler bir siyasete giri kitab.
Crick, B. In Dejence of Politics (rev. ed.), (Harmondsworth and New York: Penguin, 2000).
Dmanlarna kar siyaseti (mnhasran liberal anlamyla) merulatrmaya ynelik
zenli ve tevik edici bir aba.
Heyvvood, A. Key Concepts in Politics (Basingstoke: Palgrave, 2000). Siyas analizde kar
karya gelen balca byk fikirlere ve kavramlara ilikin ak ve anlalr bir rehber.
Leftwich, A. (ed.) What is Politics ? TheActivity and Its Study (Oxford and New York: Blackwell, 1984). Farkl siyaset kavramlarn ve bu disiplinin iindeki birbirine zt grleri
ele alan ok faydal bir denemeler koleksiyonu.
Marsh, D. ve G. Stoker (eds) Theory andMethods in Political Science (2nd ed.) (Basingstoke:
Palgrave, 2002). Siyaset biliminin tabiatnn ve alannn hem anlalr ve hem de kap
saml ve sofistike biimde bir incelenmesi.

Blm

Hkmetler, Sistemler
ve Rejimler

2-

En iyi ynetim hi ynetmeyendir.


Henry David Thoreau, Sivil taatsizlik (1849)

eitli hkmet biimlerini snflandrmak, alar boyunca siyas analizin ilgilen


dii balca konulardan birisi olmutur. Bu sre .. 4. Yzyla,
Aristotelesin bugn de yaygn olarak kullanlan demokrasi, oli
gari ve tiran kavramlarn kullanarak o gunku syas rejimleri
, .

. . ...

tarihin kaydettii ilk snrlandrma giriimine kadar geriye goturlebilir. 18. Yzyldan bu yana hkmetler, gittike daha yaygn
olarak, monariler ve cumhuriyetler veya otokratik ve anayasal
rejimler olarak snflandrlmlardr. 2 0 . Yzylda bu ayrmlar
daha da keskinlemitir. zellikle Souk Sava dneminde reT

>

vata olan siyas sistemlerin dnya eklinde snflanmas,

Geleneksel Snflandrma
sistemleri

........................ 48

nede^Gerekiidtr?lflandlrmak4g

KisikTipoiojiier----R eyleri 54

Bat Poliarileri....................... -56


Yeni Demokrasiler______
Dou Asya Rejimleri-----

demokrasi ile totaliterizm arasndaki mcadelenin belirleyici olSseitejimia-ZZZZIZZ


duu bir dnya siyaseti grnts yaratmtr. Bununla birlikte zet............................ ~65
&
.


Tartma Sorular... ................ 65
komnizmin k, Dou Asyann ykselii ve siyas Islmn ileri okum alar.......................... 66
douu gibi modern gelimelerin nda, tm bu snflamalarn
modas gemi grnmektedir. Yine de bu deiimin ne anlama
geldii btnyle ak deildir. Bazlar bunu Batl liberal demokrasinin zaferinin
bir gstergesi olarak yorumlamaktadr; dier bazlar ise modern dnyann gittike
daha fazla dank ve paralanm olduunun bir kant olarak.
Bu blmde ele alnacak balca konular unlardr:

1. Hkmetler, siyas sistemler ve rejimler arasndaki farkllklar nelerdir?


2. Hkmet sistemlerini snflamann amac nedir?
3. Rejimler hangi tem elde snflandrlr ve hangi tem elde snflandrlmaldr?
4. Modern dnyann balca rejimleri hangileridir?
5. Batl liberal demokrasi dnya apnda bir zafer kazand m?

Geleneksel Snflandrm a Sistemleri


Farkl ynetim sistemlerinin nasl snflandrldm ele almadan nce, snflandrma
nn ne olduunu ve snflandrmann neden yapldm dnmemiz gerekir. Her ey
den nce, hkmet nedir ve hkmetler siyas sistemlerden veya rejimlerden na
sl ayrlrlar? Hkmet, kolektif ve genellikle balayc kararlarn alnd kurumsal
ilemleri ifade eder. Hkmetin eidi kurumlan, bu kitabn drdnc blmnn
konusunu oluturmaktadr. Siyas sistem veya rejim ise, sdece hkmet mekaniz
masn veya devlet kuramlarn deil, ayn zamanda toplumun btnyle karlkl
etkileim iindeki yaplar ve sreleri de kapsayan daha geni bir kavramdr.

Hkmet
En geni anlamyla hkmetmek
demek, bakalarn ynetmek
veya kontrol etmek demektir.
Bu balamda hkmet, dzenli
bir ynetimin onun araclyla
yrtld btn mekaniz
malar kapsayan bir anlamda
grlr.Temel zellikleri, kolektif
kararlar alabilme gc ve onlar
uygulatabilme kapasitesidir.
Bu ekliyle o, hemen hemen
her sosyal kurumda grlebilir:
ailede, okulda, ite, sendikada
vs. Ancak,'ynetiim'den farkl

Bir siyas sistem, aslnda daha geni olan sosyal sistemin bir
alt sistemidir. Karmak bir btnn iindeki, karlkl ilikilerin
bulunduu bir sisterndir; ve buradaki siyas, toplumun bu kar
lkl ilikilerindeki iktidar, zenginlik ve kaynak paylamn ifade
eder. Bunun iin siyas rejimler nasl bir hkmet etme/ynetme
sreciyle ilediklerine bakarak olduu gibi, ktisad hayatn r
gtlenme tarzna gre de tanmlanabilirler. Dolaysyla bir rejim,
hkmetlerin gelip gitmesine ramen varln devam ettiren bir
ynetim sistemidir. Hkmetler seim yoluyla, hanedann yeri
ni bir sonrakine brakmas yoluyla, bir coup detat (darbe) sonucu
olarak ve benzeri biimlerde deiebilirken, rejimler sdece da
rdan gelen bir asker mdahaleyle veya ieriden gelen eitli tr
den devrimci ayaklanmalarla deiebilir.

olarak'hkmet", daha yaygn

Snflandrmann ikinci amac, analizden ziyde deerlendirme


yi kolaylatrmasdr. Aristotelesten beri siyas rejimleri anlamaya
liyeti kolaylatrmay amalayan
ve ulusal dzeyde ileyen resm
alanlar, genellikle kendi anlaylarna gre hkmet modelle
ve kurumsal srelere atfla
ri
gelitirmeye de hevesli olmulardr. Dier bir ifadeyle, tasvir
anlalabilir. Hkmetin temel
ilevleri, kanun yapma (yasama),
(descriptive) anlama normatif yarglarla yakndan ilgilidir: ne oldu
kanunlar uygulama (yrtme)
u hakkndaki sorular, ne olmas gerektii hakkndaki sorularla ba
ve kanunlar yorumlamadr (h
km verme). Baz durumlarda
lantldr. Nih ekliyle bu sre, ideal bir ynetim sistemi, hatta
bakanlk sistemindeki Idare'ye
muadil ekilde kullanlarak,
bir topya araym da kapsayabilir ve bunu Platon un Devleti, Thosdece siyas yrtme,"Hk
masMoreun topyas ([1516] 1965) ve Peter Kropotkinin Tarla
met" olarak adlandrlr.
lar, Fabrikalar ve Atlyeleri (1912) gibi eserlerde grmek mmkn
dr. Daha mtevaz ekliyle bu tr bir snflandrma, siyas yaplar ve
hkmet biimleriyle ilgili nitel yarglara varlmasn da mmkn klar. Sdece kar
latrmal bir yaklam, rnein Rusyada ve dier eski komnist devletlerde liberal
demokrasiye gei ho karlanmal ve desteklenmeli midir?, Hindistan federalizmi
niter bir sistem veya blgesel bamszlk lehine terk etmeli midir?
siyas sistem: Hkmetin
veya ngiltere yazl bir anayasaya ship olmal mdr? trnden
toplumdan gelen 'girdilere'
sorular ele almamza imkn verir.
anlal ekliyle, kamu dzenini
idame ettirmeyi ve kolektif faa

(talepler veya desteklere)

karlk olarak "ktlar" (siyasalar)


retmesini salayan ilikiler a.

Siyas Sistemleri Snflandrmak Neden Gereklidir?


Siyas sistemleri snflandrmann iki nemli sebebi vardr. Bunlardan ilki, siyaseti ve
hkmeti anlamak bakmndan snflandrmann ok temel bir katk salamasdr.
Sosyal bilimlerin ounda olduu gibi siyasette de anlama, zellikle deney yntemi
nin genel olarak uygulanamaz olmas dolaysyla, byk lde bir kyaslama ilemiy
le gerekleir. rnein ABD hkmetinin kuvvetler ayrln terk etmesi durumun
da, hkmetin kilitlenmesine kar daha duyarl hle gelip gelemeyeceini veya
Sovyetler Birliindeki reformlar eer bir nesil nce tevik edilmi
olsayd komnizmin varln devam ettirebilip ettiremeyeceini
topya, topyaclk
test etmeyi salayacak bir deney yapmak mmkn deildir. Bu se
bepten dolay, zerinde altmz konuyu aa karabilmek iin
topya (Yunanca 'hibir yer'anlamndaki outopia'dan veya yine
kyaslamaya bavururuz. Kyaslama metodu, aksi hlde anlalmaz
Yunanca 'iyi yer'anlamndaki
eutopia'ddn gelir), kelime anlam
bir olgular koleksiyonu olarak grlebilecek olan olgular arasndaki
olarak ideal veya mkemmel
benzerlikleri ve farkllklar vurgulayarak, neyin nemli ve anlam
toplum demektir. topyalar
ok eitli ekillerde tahayyl
l olduunu, neyin olmadm ayrt etmeye katkda bulunur. Bu
edilebilirse de, ounlukla
srete teoriler, hipotezler ve kavramlar gelitirmek ve bir lde
mahrumiyetin ortadan kalkt,
atmann mevcut olmad ve
onlar test etmek de mmkndr. Alexis de Tocquevillein de be
bask ve iddetten kanld
bir toplum eklinde karakterize
lirttii gibi kyaslama yapmadan zihin nasl yol alacam bilemez.
edilir. topyaclk ise ideal veya
Bu balamda ynetim sistemlerini snflandrma abas, sdece k
mkemmel bir alternatif model
ina ederek mevcut dzenin
yaslamay daha metodik ve daha sistematik hle getirmeye yarayan
eletirisini salayan bir siyas teo
bir icattr.
ri ortaya koyma tarzdr. En iyi r
nekleri anarizm ve Marksizmdir.

Bununla beraber tm snflandrma sistemlerinin eksik ynleri


topyac teorisyenler genellikle
insann kendi kendisini snrsz
vardr. Her eyden nce tm analitik kurgularda bir basitletirme
bir ekilde gelitirebilmesinin
tehlikesi vardr. Siyas rejimleri snflandrmak, ayn balk altnda
mmkn olduuna ilikin bir
ngrye dayanrlar. topyaclk
onlarn paylatklar benzerliklere dikkat ekilecek yaplr; ama
sk sk aldatc veya acayip fikir
lere veya gereki olmayan ve
bunda, onlar ayran farkllklarn gzard edilmesi veya gizlen
ulalamaz hedeflere inanmay
mesi riski de vardr. Buna bal bir sorun da, bir olgunun farkl
ifade eden ktleyici bir anlam
da kullanlr.
balamlarda farkl anlamlan olabileceini grmedeki muhtemel
baarszlktr. rnein Japonyada ve btn Dou Asyada dev
let, tr ve anlam bakmndan genellikle Batda anlalan ekliyle
:devletten farkl olabilir. Bu balamda karlatrmal analiz, dim bir etnosentrisizm tehlikesiyle malldr. kinci olarak snflandrma srecine deer yarglarnn
kartrlmas mmkndr. Komnist ve faist rejimleri totaliter olarak snflan
drma eiliminde bunu gzlemek mmkndr; nk bu, Batl liberal demokrasi
lerin Souk Savata kinci Dnya Savanda savatklar ayn dmanla mcadele
ttiklerini ima etmektedir. ncs, tm snflandrma sistemle
rinin, zorunlu olarak devlet-baml olmak gibi bir kusuru vardr;
Hkmetin kilitlenmesi
nk bunlar her bir lkeyi kendi balarna tutarl ve bamsz b
(gridlock): Hkmet iindeki
kurumsal rekabetten veya
tnlkler olarak alr. Her ne kadar bu yaklam bsbtn geersiz
atan kamu taleplerine cevap
deilse de, kreselleme olgusunun altnda artk genellikle
verme abasndan kaynakla
nan fel olma durumu.
yetersiz grnmektedir.

Klsik Tipolojiler
Hi phesiz en etkili snflandrma sistemi, M. . 4. Yzylda Aristoteles tara
fndan, o zaman mevcut olan 158 Yunan site-devletinin analizine dayal olarak
yaplandr. Bu sistem, kabaca 2500 sene boyunca bu konuda egemen fikir hline
gelmitir. Aristoteles, hkmetlerin u iki soru temelinde kategorilere ayrlabilece
ini ifade etmitir: kim ynetir? ve ynetimden kim istifade eder?. Aristoteles,
hkmetin tek bir bireyin, kk bir grubun veya ounluun elinde bulunabile
ceini syler. Bu durumlarn her birinde, hkmet ya yneticilerin bencil karlar
ya da btn bir topluluun karlar iin kullanlr. Bylece Aristoteles, ekil 2.1de
gsterilen alt eit hkmet ekli tespit eder.
Kim ynetir?

Yneticiler

Tek kii

Aznlk

ounluk

Tiranlk

Oligari

Demokrasi

Monari

Aristokrasi

Hkmet

Kimler
istifade eder?
Herkes

ekil 2.1
Aristoteles'in alt eit hkmet ekli

Aristotelesin amac, ideal anayasay bulma midiyle, hkmet ekillerini


normatif bir temelde deerlendirmekti. Ona gre tirani, oligari ve demokrasi bo
zulmu ve sapm ynetim ekilleriydi. Onlar, srasyla, tek bir kiinin, kk bir
grubun veya kitlenin kendi karlarna gre ve dolaysyla bakalarnn karlar
pahasna ynetmesi anlamna geliyordu. Buna karlk monari, aristokrasi ve polity tercihe ayand; nk bu hkmet ekillerinde birey, kk gruplar ve kitle,
herkesin karna ynetiyordu. Aristoteles, mmkn olan btn bu yaplar arasn
da en kt olannn, vatandalar kle statsne indirgediinden dolay tirani ol
duunu ifade ediyordu. Ancak monari ve aristokrasi uygulanabilir deildi; nk
toplumun iyiliini yneticilerin iyiliinin nne koyan Tanrvri bir isteklilii ge
rektiriyordu. Polity (halk ounluu tarafndan herkesin karna
ynetim)
bu yaplar arasnda en uygulanabilir olandr. Bununla
Etnosentrisizm: nsann kendi
kltrnden gelen deerleri
beraber, 20. Yzyla kadar devam eden bir gelenekte Aristoteles,
ve teorileri dier gruplara
kitlelerin varlkl aznl gcendirebilecek ve kolaylkla bir dema
veya insanlara uygulamas
(onlar, bu deerler ve teorilerle
gogun dmen suyuna girebilecek olmasndan dolay halk yneti
deerlendirmesi); etnosentri
mini eletirdi. Bu yzden Aristoteles, demokrasi ile aristokrasinin
sizm tarafgirlii veya arptmay
ima eder.
unsurlarn bir araya getiren karma bir yapy ve ynetimin ne

zengin ne de fakir olan orta snfn eline verilmesini savundu.


Aristotelescu sistem, sonralar Thomas Hobbes ve Jean Bodin
(1530-1596) gibi dnrler tarafndan gelitirildi. Bu dnrle
rin ilgilendikleri balca konu, istikrarl tm siyas rejimler iin bir
temel olarak grdkleri egemenlik ilkesiydi. Egemenlik, en yksek
ve dim iktidar, dzenli bir ynetimi tek bana garanti eden bir ik
tidar anlamnda kabl edildi. Bodin in Devletin Alt Kitab ([1576]
1962) hem ada hem de klsik siyas rejimlerde egemenliin ye
rinin daha kapsaml bir anlatmn sundu. Bodine gre mutlakyet,
kanun yapan ama yapt kanunlarla kendisi bal olmayan bir ege
men tespit etmesi bakmndan, rejimler arasnda en savunulabilir
oland. Egemenlii tek bir bireyin eline vermenin en briz faydas,
onun blnmez olabilmesini salamasndand: egemenlik, nih
otorite iddiasnda olabilecek tek bir seste ifadesini bulabilirdi. Bu
nunla beraber Bodin, mutiak monarklarn da Tanrnn iradesi veya
tabi hukuk gibi biimlerde stn bir kanunun varlyla snrland
m ileri srd. te yandan Hobbes ise Leviathandu ([1651] 1968)
egemenlii, egemenin hibir kstlamaya tbi olmad bir zorlayc
g tekeli olarak tasvir ediyordu.

Mutiakyetilik
Mutlakyetilik, en yaygn ekliyle
mutlak monarilerle ilikilendirilen mutlak ynetim teorisini ve
uygulamasn ifade eder. Burada
ynetim, snrlandrlmam bir
iktidara ship olmas anlamnda
"mutlak'tr: hkmet, onun
dndaki bir organ tarafndan
zorlanamaz. Ancak, mutlak ilke,
kendisine meydan okunamayan
bir iktidar pratiinden ziyde,
snrsz ynetim hakkna (lh
Haklarda olduu gibi) ship
olma iddiasnda yatar. Mutlak
iktidara likin rasyonalist teoriler,
genellikle, dzen ve istikrarn
sdece mutlak bir ynetim
tarafndan gvence altna
alnabilecei inancna dayanrlar.
Bununla beraber mutlakyetilik
otokrasi ve diktatrlkten ayrl
maldr. ister din olsun isterse
de rasyonel, bir ilkeye dayanma
iddiasna ship olduu srece,
mutlakyetilik hkmete keyfi
ve snrsz bir iktidar tanmaz

Bu fikirler daha sonra John Locke ve Montesquieu gibi ana


yasal ynetim davasnn bayraktarlm yapan erken dnem libe
ralleri tarafndan revize edildi. Hkmet zerine ki nceleme sinde ([1690] 1965)
Locke, egemenliin monarkta deil halkta olduunu iddia etti ve doal haklar,
zellikle de hayat, hrriyet ve mlkiyet haklar iin gvence salayacak snrl bir
hkmet sisteminin savunuculuunu yapt. Epik eseri K anunlarn R u hu n da
([1 7 3 4 ] 1949) Montesquieu ise bireysel zgrl en iyi ekilde koruyabilecek
yapsal koullar aa karmaya ynelik olarak, beer toplumun bilimsel bir
almasn gelitirmeye alt. Mutlakyetin daha sert bir eletiricisi ve ngiliz
parlamenter geleneinin bir hayran olarak Montesquieu, yasama, yrtme ve yar
g kurumlan arasnda bir kuvvetler ayrl eklinde bir kontrol ve denge sistemi
nerdi. Bu ilke ABD Anayasasnda (1787) ifadesini buldu ve daha sonra da liberal
demokratik hkmetin tanmlayc zelliklerinden biri olarak grlmeye balad.
Aristotelesin yazlarndan gelen rejimlerin klsik snflandrlmas, 18.
Yzyln sonlarndan itibaren modern anayasal sistemlerin gelimesiyle, gittike
daha fazla yaygnlamtr. 177-583 Amerikan Bamszlk Savan izleyen dnem
de Amerikada yerleen Anayasal cumhuriyetilik; 1789 Fransz Devriminden
sonra Fransada serbest kalan demokratik radikalizm ve ngilterede tedrici olarak
ortaya kan parlamenter hkmet ekli gibi farkl yollarla ortaya _____________
kan anayasal sistemler, erken dnem dnrlerinin tahayyl
Demagog: Kitleler zerindeki
kontrol, onlarn isterik duygu
ettiklerinden ok daha karmak siyas gereklikler ortaya kard.
larn kamlayarak salaya
bilme yeteneine dayal olan
Bu balamda, siyas ynetimin anayasal ve kurumsal boyutlarnn
siyas lider.
arlnn gittike artmas, geleneksel snflandrma sistemlerini

Totaliteryanizm
Genellikle, her alana nfuz eden
bir ideolojik maniplasyona
ve ak bir terr ve zorbala

yerinden etti. Farkl ekileriyle bu sre, hkmetin eitli dal


lar arasndaki ilikilere zel bir nem atfeden Montesquieunun
eserine dayanyordu. Bylece monariler cumhuriyetlerden, par
lamenter sistemler bakanlk sistemlerinden ve niter sistemler
federal olanlardan ayrld.

dayal olarak tesis edilen, her


eyi kapsayc bir siyasi ynetim
sistemi. Totaliteryanizm, bireysel
ve sosyal hayatn her boyutunu

" Dnya'Tipolojisi

politize ederek'total iktidar'


amalamas bakmndan otok
rasiden ve otoriteryanizmden
ayrlr. Otokratik ve otoriteryen
rejimlerin, genellikle kitleleri
siyasetten dlayarak elde
ettikleri siyasi iktidar tekeline
ilikin olarak daha mtevaz
hedefleri vardr. Bu anlama
totaliterizm sivil toplumun
tamamen ortadan kaldrlmasn,
'zel olan'n ilgasn ifade eder.
Totaliter rejimler bazen 'althusus sendromu'yla tehis edilir
(Friedrich ve Brezinski):
bir resm ideoloji
genellikle her eye muktedir
bir lider tarafndan ynetilen
tek-parti devleti
bir kitle iletiim aralar tekeli
bir silhl mcadele aralar
tekeli
ktisad hayatn btn boyutlar
zerinde devletin kontrol.

20. Yzylda tarihsel gelimeler, siyas snflandrmann temel


lerini bir kez daha deitirdi. ki sava aras dnemde zellikle
Stalinist Rusyada, Faist talyada ve Nazi Almanyasnda otoriteryanizmin yeni ekillerinin ortaya kmas, dnyann iki tr
rejim arasnda, demokratik devletlerle totaliter devletler arasnda
blnd fikrini glendirdi. Demokrasi ile totaliterizm arasn
daki keskin kartlk, kinci Dnya Savann sona ermesiyle bera
ber faist ve Nazi rejimlerinin km olduu gereine ramen,
1950ler ve 1960lar boyunca rejimlerin snflandrlmas abala
rna egemen oldu. Bununla beraber, bu yaklamn byk lde
Souk Sava yllarnn keskin kartlyla ekillendii, bunun bir
Souk Sava ideolojisinin bir tr olarak grlebilecei ynnde
artan bir farknda olu da mevcuttu ve bu durum, daha deer-bamsz ve ideolojik bakmdan tarafsz bir snflandrma sistemine
ulama abalarn tevik etti. Bu da dnya yaklam olarak
isimlendirilen ve siyas dnyann u ayr blok hlinde blnebilecei inancn ifade eden yaklamn gittike daha popler hle

gelmesini salad:
Kapitalist birinci dnya
Komnist ikinci dnya
Gelimekte olan nc dnya.
-dnya yaklamnn ktisad, ideolojik, siyas ve stratejik boyutlar mecvuttur. Sanayilemi Batl rejimler ktisad anlamda, yani kendi nfuslarna en yk
sek seviyede refah salamalar bakmndan birinci ydi. Bu lkeler 1983te, dnya
nfusunun yzde 15ini tekil etmelerine ramen, dnyadaki gayri sf yurtii
hslann (GSYH ) yzde 63n rettiler (Dnya Bankas, 1985). Byk lde
sanayilemi olmalar ve kendi nfuslarnn temel madd ihtiyalarn tatmin etme
ye muktedir olmalar bakmndan komnist rejimler ikinci ydi. Bu lkeler dnya
nfusunun yzde 33n tekil ederken, dnyada GSYHsnn yzde 19unu retti
ler. Afrikann, Asyann ve Latin Amerikann az gelimi lkeleri
Cumhuriyetilik: Siyas otoritej s e iktisadi bamllklar ve yaygn bir fakirlikten mustarip olma-

nin nihai olarak halkn rzasn-

dan gelmesi ilkesi; monari ve


hanedan* ilkelerinin reddi.

'

lan anlamnda ncuyd. Bu lkeler dnya nfusunun yzde


dnyadaki GSYHnm yzde 18ini rettiler.

Birinci ve ikinci dnyalar, iddetli bir ideolojik rekabetle daha


fazla ayrlm durumdayd. Birinci dnya, zel teebbsn, madd
gdlerin ve serbest piyasann arzuya ayan olduu gibi kapita
list ilkelere balyd. kinci dnya ise sosyal eitlik, kolektif aba
ve merkez planlamaya duyulan ihtiya gibi komnist deerle
re balyd. Bu tr ideolojik farkllklarn belirgin siyas ifadeleri
mevcuttu. Birincidnya rejimleri, seim zamanlarnda iktidar iin
rekabeti yarmaya dayal liberal demokratik ilkeleri uyguladlar.
kincidnya rejimleri, ynetici konumdaki komnist partileri
nin hkim olduu tekparti devletleriydi. ncdnya rejimleri
ise genellikle otoriterdi ve geleneksel monarklar, diktatrler veya
basite ordu tarafndan ynetiliyordu. dnya snflandrmas,
SSCBnin hkim olduu Dou ile ABDnin hkim olduu Batnn
att iki-kutuplu bir dnya dzeniyle temellendiriliyordu. Bu
dzen, NATO ve Varova Pakt eklinde iki rakip asker kampn
ortaya kyla desteklendi. Balantsz nc dnya ise, srekli
olarak daha fazla siyas ve ktisad egemenlik salama amal bu jeo
politik mcadelenin zerinde icra edildii bir sava alanyd.

Liberal Demokrasi
Liberal demokrasi, halkn rzas
idealiyle snrl ynetim ilkesini
dengeleyen demokratik bir
ynetim ekli. Onun liberal"
vasf, vatandalarn zgrln
gvence altna almaya ve onlara
devlete kar koruma salamaya
gre dzenlenmi, hkmet
zerinde dhili ve hrici dene
tim alarnda ifadesini bulur.
Onun'demokratik' vasf ise,
genel oy hakk ve siyas eitlik
temelinde ileyen dzenli ve
rekabeti bir sisteme dayanma
sndan gelir. Her ne kadar bu
kavram bir siyas ilkeyi tanmla
mak iin kullanlyorsa da,'liberal
demokrasi ayn zamanda daha
yaygn olarak, belirli bir rejim
trn tanmlamak iin de kul
lanlmaktadr. Bu tr bir rejimin
ayrc vasflar unlardr:
resm, genellikle de hukuk
kurallara dayal anayasal bir

Ancak 1970lerden beri bu snflandrma sistemini geerli saymak


ynetim
sivil zgrlklerin ve bireysel
gittike daha g olmaya balamta nc dnyann eitli ksm
haklarn gvence altna alnmas
larnda, zellikle petrol zengini Orta Dou devlederiyle, yeni sanayi
kurumsallam bir iktidar
dilimlenmesi ve bir kontrol ve
leen Dou Asya, Gneydou Asya ve bir lde Latin Amerikada,
denge sistemi
'bir kii bir oy, bir oy bir deer'
yeni ktisad gelime modelleri madd refah ortaya karmtr. Buna
ilkesine bal dzenli seimler
karlk, Sahra-Al Afrikasnn eidi ksmlarnda kkl bir biim
parti rekabeti ve siyas
oulculuk
de yerlemi olan fakirlik, artk bir tr drdnc dnyay da olu
rgtl grup ve karlarn
turmaktadr. Dahas, 1980lerde ve 90larda Asya, Latin Amerika ve
hkmetten bamsz oluu
piyasa kurallarna gre
Afrikada demokratiklemenin gelimesi, artk ncdnya rejim
rgtlenmi bir zel-teebbs
lerinin de standart biimde otoriteryen olmad anlamna gelmek
ekonomisi.
tedir. Aslnda ncdnya ifadesi de kltc olmas dolaysyla
pek ho karlanmaz; nk kkl biimde yerlemi dezavantajlar
ima eder. Bu yzden gelimekte olan terimi genellikle daha tercihe ayan grlr.
Ancak hi phesiz, dnya modeline vurulan en ldrc darbe, 1989-91 d
nemindeki Dou Avrupa devrimleriyle gelmitir. Bu olay, SSCBde ve baka yerlerde
ortodoks komnist rejimlerin kne ve siyas liberalleme ile piyasa reformuna gi
den srecin yolunu amtr. Aslnda Francis Fukuyama bu gelimenin tarihin sonu
anlamna geldiini iln edecek kadar ileri gitmitir (Fukuyama, 1989). Bununla, Batl
liberal demokrasinin dnya apnda zafer kazanmasyla beraber ide- _____________
olojik tartmann genel olarak sona erdiini kastetmitir. Basit bir
Sivil toplum: zerk gruplar ve
birlikler alan; kamu otoritesin
ekilde ifade etmek gerekirse, ikinci ve nc-dnya rejimleri
den bamsz bir zel alan.
Gayri sf yurt ii hsla: Bir
kyorlard; nk, sdece kapitalist birincidnya ktisad zenginlik
ekonomide bir yl iinde re
ve siyas istikrar midi sunuyordu.
tilen nih mal ve hizmetlerin
toplam ml deeri.

M odern Dnyann Rejimleri


1980lerden beri rejimsnflandrma endstrisi tozlu raflara kaldrlmtr. Eski kate
goriler, zellikle de dnya ayrm artk kesinlikle gereksiz hle gelmiti; ancak
yeni dnyann hatlar net olmaktan uzakt. Dahas, tarihin sonu senaryosunun,
sdece 1980lerin sonlarndaki ve 1990larn balarndaki demokratikleme dalga
s tarafndan desteklenen ve zellikle komnizmin knden g alan geici bir
czibesi oldu. Bu liberaldemokratik zafer, baz bakmlardan Bat merkezli bak a
snn devam ettiini gsteriyordu ve belki de bir ekilde Souk Sava gnlerinin bir
kalntsdr. Liberal demokrasiler dnyas imaj, zellikle ABD rneine dayak bi
imde, spesifik olarak Batl kalknma modelinin stnln ifade ediyordu ve bi
reycilik, haklar ve tercih gibi deerlerin evrensel dzeyde uygulanabilir olduunu ima
ediyordu. Bunun bir sonucu, mesel, slm ve Konfyen siyas modellerin nemini
idrak edememek ve bunlar ana izgiden sapmalardan veya liberal demokrasinin aksi
hlde rakipsiz olan ilerleyiine direncin kantlarndan ibaret olarak grmek olmutur.
Ancak yeni bir snflandrma sisteminin oluturulmasndaki glklerden biri, byle
bir sistemin hangi temel kriter zerine kurulmas gerektii konusunda bir mutabaka
tn bulunmamasdr. Hibir snflandrma sistemi sdece mutlak neme ship tek bir
faktre dayanmaz. Bununla beraber, belirli sistemler farkl kriterler btnn nceleme
eilimi tar. Parametreler arasnda en yaygn biimde kullanlanlar unlardr:
Kim ynetmeli? Siyas katlm bir elit kesimle veya ayrcalkl grupla m snr
landrlmaldr, yoksa btn bir nfusu mu kapsamaldr?
taat nasl salanmaldr? Hkmete g kullanma veya g kullanma tehditinin sonucu olarak m ulalmaldr, yoksa pazarlk ve uzlamayla m?
ktidar tek bir merkezde mi toplanmaldr yoksa paralanmal m? Siyas sis
temde ne tr bir kontrol ve denge mekanizmas iletilmelidir?
ktidar nasl elde edilmeli ve nasl devredilmelidir? Bir rejim ak ve rekabeti
mi olmaldr, yoksa monolitik mi?
Devlet ile birey arasndaki denge nasl kurulmaldr? Hkmet ile vatandalar
arasnda hak ve sorumluluk dalm nasl olmaldr?
Madd gelime dzeyi nedir? Toplum madd olarak ne kadar zengindir ve zen
ginlik ne kadar eit dalmtr?
ktisad hayat nasl organize edilmitir? Ekonomi piyasaya gre mi dzenlen
mitir yoksa planlamaya m dayanmaktadr ve devletin oynad ktisad rol nedir?
Bir rejim ne kadar istikrarldr? Rejim zamana dayanm mdr ve yeni taleple
re veya sorunlara cevap verme kapasitesine ship midir?

Francis Fukuyama (1952-....)


Amerikan sosyal analizci ve siyas yorumcu. Fukuyama, Protestan bir vaizin olu olarak Chicago'da
(ABD) dnyaya geldi. Rand Corporationda danman olmadan nce, ABD Dileri Bakanl'nda
Siyasa Planlama Kadrosu'nun bir yesi olarak grev yapt. Sdk bir Cumhuriyeti olan Fukuyama,
1989da yazd "Tarihin Sonu? balkl makalesiyle (daha sonra Tarihin S o n u ve Son nsan (TheEnd
o f History a n d the LastM an) adyla 1992'de kitap olarak yaymlanmtr) uluslararas dzeyde hret
oldu. Bu eserlerinde Fukuyama, fikirler tarihinin, 'beer geliimin nihi formu" olarak liberal demok
rasinin tannmasyla sona erdiini iddia etmitir. Gven Trust: The Social Virtues a n d T h e e ation of

Prosperity, 1996) ve Byk Ayrima'da (The Great Disruprion: H u m an Nature a n d the Reconstitution of
Social Order, 1999), iktisadi gelime ile sosyal birlik arasndaki ilikiyi incelemitir. Onun fikirleri, Yeni
Sa zerinde kayda deer bir etki yapmtr.

ekil 2.2
Rejimlerin anahtar unsurlar

Klsik tipolojilerden etkilenen snflandrmaya anayasalkurumsal yaklam,


19. Yzylda ve 20. Yzyln balarnda benimsenmitir. Bu yaklam, rnein
yazl ve yazl olmayan anayasa, parlamenter sistem ve bakanlk sistemi, federal
sistem ve niter sistem arasndaki fark vurgulamaktadr. Buna karlk yapsalilevsel yaklam 1950ler ve 6 0 larda gittike daha fazla egemen olan sistem teori
sinden domutur. Bu yaklam kurumsal dzenlemelerden ok, siyas sistemlerin
pratikte nasl ilediiyle, zellikle de girdileri nasl ktlara dntrdyle
ilgiliydi. dnya yaklam, bir sistemin madd gelime dzeyine ve onun daha
genel ideolojik ynelimine zel nem verdii iin, iktisadideolojik ynelimli bir
yaklamd. Burada benimsenen yaklam ise birok bakmdan bu yaklamdan
farkldr: bir rejimin anahtar boyutunu, yani siyas, ktisad ve kltrel vehele
rini gz nne almaktadr. Bu yaklamn arkasndaki varsaym, rejimlerin zelli
ini belirleyenin muayyen siyas, ktisad veya kltrel faktrlerden ok bunlarn
pratikte birbirleriyle eklemlenme tarz olduudur.
Bu yaklamn nemi, hangi usl siyas ve ktisad dzenlemelerin, kltrel ba-

lamlarna bal olarak ne lde farkl ilev grebileceini vurgulamasndadr. r


nein ok-partili seimler ve piyasa ekonomisinin, Batl liberal toplumlardaki rol
ile Batl olmayan toplumlardaki rol birbirinden ok farkldr. Bununla beraber,
20. Yzyln sonlarndaki derin siyas karklklar gz nne alndnda, herhangi
bir snflandrmann ereti olmadn ileri srmek akllca olmazd. Aslnda rejim
lerin kendileri deikendir ve rejimleri snflandrma ura, her an deien siyas
gerekliin gerisinde kalmamak iin srekli bir sava vermektedir. Ancak yine de,
modern dnyada be tr rejim tespit edilebilir:
Bat poliarileri
Yeni demokrasiler
Dou Asya rejimleri
slm rejimler
Asker rejimler.

Bat Poliarileri
Bat poliarileri, geni anlamda liberal demokrasiler veya sdece demokrasiler ola
rak kategoriletirilen rejimlere denktir. Bat poliarilerinin anavatan Kuzey Amerika,
Bat Avrupa ve Avustralasyadr'. Huntingtona gre bu tr rejimler ilk iki demokra
tikleme dalgasnn bir rndr: ilki 1828 ile 1926 tarihleri arasmda ABD, Fransa
ve ngiltere gibi lkelerde ortaya kt; kincisi ise ise 1943 ile 1962 tarihleri arasnda
Bat Almanya, talya, Japonya ve Hindistan gibi lkelerde ortaya kt. Her ne kadar
poliariler genel olarak demokratikleme ve liberalleme dorultusunda gelitilerse
de, poliari terimi iki sebeple liberal demokrasi terimine gre daha fazla tercihe a
yandr. lk olarak, liberal demokrasi kimi zaman siyas bir ideal olarak grlr ve daha
geni normatif anlamlar ierir. kincisi, poliari terimini kullanmak, bu rejimlerin
demokrasi hedefinin gerisinde bir yerde bulunduklar anlamna gelir.
Poliari terimi ilk kez Dahi ve Lindblom tarafndan Siyaset, ktisat ve Refahtu
(1953) bir ynetim sistemini tanmlamak iin kullanld ve daha sonra ise Dahln
Poliari: Katlm ve Muhalefetinde (1971) gelitirildi. Bu yazarlara gre poliarik
rejimler, iki genel zellii bir arada bulundurmakla dier rejim trlerinden ayrlr
lar. Bunlardan ilki, muhalefete kar nispeten yksek bir hogr vardr; en azn
dan hkmetin keyf tutumlarn kontrol etmeye yetecek kadar. Bu, uygulamada
rekabeti bir parti sistemiyle, kurumsal olarak garanti altna alnm ve korunmu
sivil hrriyetlerle, gl ve salkl bir sivil toplumla teminat altna alnr. Poliarinin ikinci zellii, gvenilir bir orandaki halk gnllln teminat altna almaya
yetecek kadar yaygn bir siyasete katlma frsatdr. Buradaki can alc nokta, top
lumun yneticilerini denetleyebilmesini ve gerekirse onlar yerlerinden etmesini
mmkn klacak dzenli ve rekabeti seimlerin mevcut olmasdr. Bu anlamda,
* Asya ktasnn gneydousundaki bykl kkl adalarn tm (Redhouse Szl), (.n.)

56

poliari ile Joseph Schumpeter tarafndan Kapitalizm, Sosyalizm


ve Demokrasi'de (1942) tanmlanan demokratik elitizm arasnda
yakn bir benzerlik vardr. Ancak hem Lindblom (1977) hem de
Dahi (1985), byk irketlerin oransz gcnn poliariler ze
rinde etkili olduunu kabl etmilerdir. Bu sebepten dolay da ba
zen deforme edilmi poliari kavramn tercih etmilerdir.
Byle tanmlandnda, poliari terimi, dnya apnda yaygn
ve gittike artan saydaki bir rejim trn trif etmek iin kullan
labilir. ok-partili seimlere ship olan btn lkeler, poliarik bir
zellik tarlar. Ancak Batl poliariler daha ayr ve daha zel bir ni
telie shiptirler. Bunlar sdece temsil demokrasi ve kapitalist bir
ktisad rgtlenmeyle deil, ayn zamanda, byk lde libera
lizmden gelen kltrel ve ideolojik bir ynelimle de belirginleirler.
Bu mirasn en hayat zellii, liberal bireyciliin yaygn kabldr.
Genellikle Batl deerlerin en ayrc olam eklinde kabl edilen
bireycilik, her beer bireyin yegneliini (biricikliini) vurgular
ve toplumun, onu oluturan bireylerin ihtiyalarna ve karlarna
en iyi biimde cevap verecek tarzda rgdenmesi gerektiini ileri
srer. Bat poliarilerinin siyas kltr, eidi ekillerde liberal bi
reycilikten etkilenmitir. Bu kltr, rnein bireysel haklara (belki
haklar devlerden daha fazla ne kararak) yksek bir duyarll,
tercih ve rekabetin (siyas ve ktisad hayatta) salkl olduuna dir
bir algy ve hkmetten korkma ve devleti en azndan zgrle
kar potansiyel bir tehdit olarak grme eilimini yanstr.

Poliari
Poliari (kelime anlam olarak
oklarn ynetimi") genellikle,
modern temsili demokrasinin
kurumlarna ve siyas srecine
atfla kullanlr. Bir rejim tr ola
rak poliari, demokratik olmayan
sistemlerden ve dorudan kat
lmn klsik tarandan veya Atina
modeline dayal kk-lekteki
demokratik sistemlerden ayrt
edilebilir. Poliari, semenlerin
kar ve arzularn dikkate almas
iin yneticileri zorlayc bir
ekilde ilemesi bakmndan, de
mokrasinin kaba ve yaklak bir
rnei olarak anlalabilir.Temel
zellikleri ise yle sralanabilir
(Dahi, 1989:211):
Hkmet seilmi grevlilerin
elindedir.
Seimler serbest ve dildir.
Pratik olarak her yetikinin oy
verme hakk vardr.
Greve gelmek iin yarma
hakk vardr.
zgr basn, eletirme ve
protesto hakk vardr.
Vatandalar alternatif bilgi
kaynaklarna ulaabilirler.
Gruplar ve birlikler, en azndan
nisb olarak hkmetten
bamszdrlar.

Bununla beraber Bat poliarilerinin hepsi de birbirine benzer


deildir. Bazlar merkezleme ve ounluk ynetimine meyilli iken, dierleri ikti
darn paralanmasna ve oulculua meyillidir. Lijphart (1990, 1999) ounluk
demokrasileriyle mutabakat demokrasilerini birbirinden ayrarak bu olguyu vur
gulamaktadr. Westminster modeli olarak adlandrlan ounluk demokrasileri,
parlamenter izgiye uygun olarak rgtienirler. Bunun en somut rnei ngilteredir;
ama belirli ynleriyle bu model Yeni Zelanda, Avustralya, Kanada, srail ve Hindistan
tarafndan da benimsenmitir. ounluku modeller, u zelliklerden birine veya t
mne shiptirler:
tek parti hkmeti
yrtme ile meclis arasnda kuvvetler ayrlnn olmamas
ya tek-meclisli ya da zayf bir ift-meclisli parlamento
iki parti sistemi
tekyelikli ounluk (veya ilk geen greve) seim sistemi
niter ve merkezilemi hkmet
yazl olmayan bir anayasa ve meclis egemenlii.

Liberalleeme: Hkmet ikti


dar zerine i ve d denetim
mekanizmalar koymak/serbest
teebbs ve piyasa ynnde
deimek.

Buna karlk dier Batl poliarilerin zellii, hkmette ve parti sisteminde ikti
darn dalm olmasdr. oulcu demokrasinin ABD modeli, byk lde, bizatihi
anayasann ilkeleri tarafndan yceltilen kurumsal bir paralanmaya dayanr. Baka
yerlerde, zellikle de Kta Avrupas nda mutabakat, parti sistemiyle ve pazarlk ile ik
tidar paylama eilimiyle desteklenir. Belika, Avusturya ve svire gibi devletlerde,
din, ideolojik, blgesel, kltrel veya dier bakmlardan derin bir biimde blnm
olan toplumlara uygun olan ortaklk (consociational) demokrasisi gelimitir. Mutabakat veya oulcu modeller, genellikle u zelliklere shiptirler:
koalisyon hkmeti
yrtme ile meclis arasnda kuvvetler ayrl
etkin bir ift-meclisli sistem
ok-parti sistemi
nisb temsil
federalizm veya yetki devri
yazl bir anayasa ve bir haklar bildirgesi.
Hi phesiz dier bir adan bakldnda, btn poliarik rejimler, daha do
rusu btn rejimler kendine zg ve dolaysyla mstesnadr. rnein ABDnin
istisnalii, genellikle feodal bir gemiinin olmamasyla veya yerleim tecrbesi ve
smr genilemesiyle balantldr. Bu durum, ABDnin ship olduu, Bat poliarileri
arasnda benzeri olmayan ve sosyalist bir parti veya hareket iin hibir ekilde uygun
olmayan gl bireyci siyas kltr aklayabilir. ABD ayn zamanda Batl rejimler
arasnda en briz biimde dindar olandr ve rnein Hristiyan fundamentalizminin
(kkten-dinciliinin) belli bal bir siyas g olarak belirginletii tek lkedir.
Hindistan ise anlalmas daha g bir lkedir. Bu lke phesiz kltrel, felsefi ve
din anlamda Batnn bir paras deildir. Avrupa ve Kuzey Amerikann gelimi
poliarilerine karlk Hindistan geni bir krsal nfusa ve ancak yzde 50lik bir oku
ma yazma oranna shiptir. Bununla beraber Hindistan, bamsz olduu 1947den
beri etkin bir poliariyi uygulamaktadr; stelik 1970lerdeki ndira Gandhinin ola____________ anst hl ynetimine ramen ayakta kalan bir poliari. Hindis
VVestminster Modeli:
tandaki siyas istikrar Kongre Partisinin kastlar st czibesinin
Yrtmenin parlamentodan
ve NehruGandhi slalesinin mistisizminin kolaylatrm olduu
kt ve (teorik olarak) ona
kar sorumlu olduu hkmet
phesizdir. Bununla beraber, ilkinin zayflamas ve kincisinin sona
sistemi.
ortaklk Demokrasisi (Conermesi belki de 1990larn Hindistann ortaklamac demokrasiye
d f 5 i v 1 S a T o S m 'r

y a k n b ir e y e

dntrmtr.

arasndaki iktidar paylamna


ve yakn ibirliine dayal olarak
ileyen bir demokrasi ekli.
Istisnalik: Siyas bir sistemin

Y e fl

D e iT lO k r a S le r

kendisine has veya ona


yeganelik veren zellikleri. Bu
zellikler, onun daha geni
bir kategoride uygulanmasn
snrlandrmaktadr.

Huntingtona gre (1991) nc demokrasi dalgas 1974te ba

lad. Bu dnem Yunanistan, Portekiz ve ispanyada sa diktatrlklerin yklna, Latin Amerikada generallerin geri ekilmesine

ve en nemlisi komnizmin kne hitlik etti. 198991 arasn


da Dou Avrupa devrimleriyle komnizmin yklmas bir demok
ratikleme srecine kap at ve bu sre byk lde Bat liberal
modeline gre ekillendi. Bu srecin temel zellikleri, ok-partili
seimlerin benimsenmesi ve piyasa temelli ktisad reformlarn
uygulamaya sokulmasdr. Bu anlamda eski komnist rejimlerin
ounun (bazlarna gre tamamnn), iine girdikleri bu gei
srecinin sonunda Batl poliarilerden hibir farklarnn kalma
d bir noktaya gelecekleri iddia edilebilir. Bununla beraber, en
azndan bugn iin, onlara ayr bir sistem olarak muamele etmek
iin sebepler vardr. lk sebep, komnist gemiin mirasnn bir
anda atlamamasdr. zellikle komnist sistemin 70 yldan fazla
srd Rusyada bu byledir. kinci olarak, gei srecinin ken
disi, baz gleri babo brakm ve Batl poliarilerin kar kar
ya olduundan gayet farkl problemler retmitir. Bu sebeplerle,
belki de onlar yeni demokrasiler veya yardemokrasiler olarak
snflandrmak daha doru olacaktr.
Post-komnist rejimlerin bir zellii, komnist ynetim d
neminin, zellikle de Stalinist totaliterizmin kkletii dnemin
siyas ve kltrel sonularyla urama ihtiyac iinde bulunmala
rdr. Komnist partilerin iktidar tekeliyle salamlatrlan insafsz
bir sansr ile muhalefetin sindirilmesi, katlm, pazarlk etmeyi
ve mutabakat vurgulayan bir yurttalk kltrnn (civic culture) gelimesini nlemitir. Rusyada bu durum, Rus toplumunun
balca karlarn bir araya getirmeye ve ifade etmeye yeterli ol
mad briz biimde grlen, zayf ve paralanm bir parti sis
temi ortaya karmtr. Sonu olarak komnist partiler veya eski
komnist partiler, genellikle bir istikrar noktas oluturmaya de
vam etmilerdir. rnein Macaristan, Polonya ve Rusya gibi lke
lerde komnist partiler, deien dzeylerde sosyal demokrasinin
ilkelerini benimseyerek seimle iktidara geri dnerken, Romanya
ve Bulgaristanda komnist gemiin kurumlan, post-komnist
dnemde de varlklarm devam ettirmilerdir.

Bat
Bat kavramnn birbiriyle
akan iki anlam vardr. Genel
anlamda bu kavram, sklkla g
ve smrgecilik yoluyla ihra
edilen Avrupa kltrel ve felsef
mirasna atfta kullanlmaktadr.
Bu mirasn kkleri Yahudi-Hristiyan dininde ve ve modern
dnemi liberal fikir ve deerlerle
ekillendirilen "klsik'Yunan ve
Roma bilgisinde bulunur. Dou
ise Asya'y ifade etmektedir.
Daha dar anlamda'Bat", Souk
Sava dneminde Dou'ya
hkim olan SSCB'ye kar ABD
hkimiyetindeki Bat Blounu
ifade eden moda bir kavram
olarak kullanlmtr. Bu anlamda
her ne kadar Dou Avrupa
Douya ait deilse de Rusya'nn
geni anlamda Bat'ya ait olup
olmad belirsizdir.
Demokratikleme
Demokratikleme [terimi],
otoritaryenizmden liberal
demokrasiye geii iaret eder.
Bu srecin en nemli zellikleri
temel zgrlkleri ve zellikle
siyas haklar verme; genel ve
rekabeti seimleri tesis etme
ve (zellikle komnizm sonras
rejimlerde) piyasa reformlarna
balamaktr. Demokratikleme
zaman zaman st ste binen
sreci kapsar, ilki, eski rejim
ker; bu ou zaman genellikle
ekonomik baarszlk ve polisle
ordunun mtereddit ballyla
ilikili olarak meruiyet (s.???)
kaybna yol aar. kincisi,
'demokratik gei'yeni liberaldemokratik yap ve srelerin
inasna hitlik eder. ncs
"demokratik pekitirme" bu
yeni yap ve sreleri, elitler
ve kitlelerin zihnine bunlarn
ilgas dnelemeyecek ekilde

yerletirir. Demokrasi bylece,


kinci bir dizi sorun ise ktisad gei srecinden kaynaklanm
"kasabadaki tek oyun" hline
tr. Uluslararas Para Fonu tarafndan savunulan merkez planlama
gelir. (Przevvorski, 1991)
dan laissez-faire kapitalizmine geiteki ok terapi, byyen isizlik
ve ykselen enflasyondan dolay derin bir gvensizlie yol am ve
sosyal eitsizlii cidd bir biimde artrmtr. 1990larm zorlu geen ilk yllarndan
beri, ktisad liberalleme admlannn, piyasa reformlarna kar ortaya kan ve ge
nellikle komnist veya milliyeti partilere byyen bir destek olarak ifadesini bulan
iddetli tepkinin bir sonucu olarak, kimi zaman byk lde hz kesilmitir. Son bir
sorun dizisi ise, devlet gcnn zayflndan kaynaklanmakta ve zellikle de devle-

Komnizm
En basit anlamyla komnizm,
sosyal varoluun, mlkiyetin
kolektif shiplii temelinde
mterek rgtlenmesidir. Teorik
bir ideal olarak, en fazla bilinen
ekliyle Marx'n yazlaryla ilgilidir.
Marx'a gre komnizm, "zen
ginliin ortaklaa shiplenildii,
retimin beer ihtiyalara uyar
land ve devletin snd've
bylece kendiliinden hengin
ve insann kendi kendisini ger
ekletirmesinin mmkn hle
geldii snfsz bir toplumdur. Bu
kavram ayn zamanda Leninizm
ve Stalinizm tarafndan cidd bir
biimde uyarlanm Marksist
ilkeler zerine kurulan toplumlar tanmlamak iin de kullanlr.
Bir rejim tr olarak'ortodoks'
komnizmin anahtar zellikleri
unlardr:
Marksizm-Leninizm "resm*
ideolojidir,
Demokratik Merkeziyetilik'
ilkesi zerinde rgtlenmi bir
Komnist
parti, siyas iktidar tekeline
shiptlr.
Komnist parti, kaynam bir
devlet-parti aygt yaratarak, dev
let mekanizmasn hkimiyeti
altnda tutma anlamnda
ynetir
Komnist Parti, ktisad, ei
timsel, kltrel ve elendirme
amal kurumlar dhil tm
kurumlan kontrol altnda tutarak
toplumda "nderlik ve rehberlik
edici bir rol oynar.
ktisad hayat devlet kamula
trmasna dayanr ve bir merkez
planlama sistemiyle organize
edilir.

Yeni Demokrasiler: Demokra

tin, komnist dnemde etkili bir biimde bask altna alnm olan
merkezka glerle kar karya kald durumlarda ortaya k
maktadr. Bunun en somut ifadesi, etnik ve milliyeti gerilimlerin
yeniden ortaya kmasdr. SSCBde komnizmin kne, eski
Sovyet imparatorluunun paralanmas ve 15 yeni bamsz dev
letin kurulmas elik etmitir. Rusya dhil bunlarn ou, etnik a
tmayla uramaya devam etmektedir. 1992de ekoslovakya, ek
Cumhuriyeti ve Slovakyann yaratlmasyla varln sona erdirmi
tir. Etnik atmann en dramatik olduu yer ise, 1991de Srbistan
ve Hrvatistan arasnda topyekn bir savaa, 1992-96 arasnda ise
Bosnada i savaa sahne olan Yugoslavya olmutur.
Post-komnist devletler arasnda nemli farkllklar da tespit
edilebilir. Bunlardan en cidd olan ise, daha ileri dzeyde sanayi
lemi ve Batllam olan ek Cumhuriyeti, Macaristan ve Po
lonya gibi orta Avrupa lkeleri ile Romanya, Bulgaristan ve be
lirli ynleriyle Rusya gibi daha geri Dou devletleri arasndadr,
lk gruptaki lkelerde piyasa reformu sratle ve nispeten daha yu
muak biimde ilerlerken; dier gruptaki lkelerde ya isteksizce
veya eksik yaplm ya da derin siyas gerilimler ortaya karmtr.
lk gruptaki devletler, ayrca, en ksa zamanda Avrupa Birliine
katlmaya da isteklidirler; ki bu sz konusu lkelerde demokrasi
nin pekimesinin ilve bir kantn sunmaktadr. Dier bir ayrm
ise, komnizmin kinci Dnya Sava sonras Sovyet Kzlordusu
tarafndan empoze edildii lkeler ile daha nce de SSCBnin
bir paras olan lkeler arasndadr. Baltk devletleri (Estonya, Litvanya ve Letonya) hri, eski Sovyet cumhuriyetleri, hem daha
uzun bir komnist ynetim tarihleriyle, hem de Sovyet dnemin
de olduu kadar arlk dneminde de Rus mparatorluunun
bir paras olmakla belirginleirler. Ayrca hi phesiz, Rusyann
istisna bir yeri olmasnn da salam bir gerekesi vardr. Bu durum
belki de Rusyann emperyal gemiinden ve Rus milliyetiliinin
otoriter ve yaylmac karaktere ship olma eiliminden domakta
veya Byk Petro dneminden beri Rusyann birbiriyle rekabet
eden Batl ve Slav kimlikleri arasndaki blnmlkten ve bu
blnmenin sonucu olarak kltrel mirasnn ve siyas kaderinin
belirsiz olmasndan kaynaklanmaktadr.

siyi takviye etme srecinin ta


mamlanmam olduu rejimler,
demokrasi henz'mahalledeki
tek oyun' (Przevvorski, 1991)
deildir.
Yar Demokrasi: Demokratik ve
otoriteryen zelliklerin, istikrarl
bir kombinasyon iinde bir ara
da yrtld bir rejim tr.

Dou Asya Rejimleri


20. Yzyln sonlarnda Dou Asyamn ykselii, nih olarak ko
mnizmin knden daha nemli bir dnya tarihi olay olarak
grlebilir. Bu srete dnya ekonomi dengesi belirgin bir ekilde

Batdan Douya kaymtr. 20. Yzyln son yirmi senesinde Pasifik


Asya deerleri: Asya toplumlarnn tarih, kltrel ve din
Havzasmn bat kenar lkelerinin ktisad byme oranlar, Avrupa
arkaplann yanstt varsaylan
ve Kuzey Amerikann gelimi lkelerininkinden iki veya drt kat
deerler; bunlar arasnda, rne
in sosyal uyum, otoriteye ve
daha yksekti. Bununla beraber ayr bir Dou Asya siyas biimi ol
aile deerlerine sayg vardr.
duu fikri fek fazla in olmadmz bir yaklamdr. Daha yaygn
olan yaklam, modernlemenin Batklama anlamna geldii fikri
dir. Siyasetin kavramlarna tercme etmek gerekirse bunun anlam, sanayi kapitaliz
mine her zaman liberal demokrasinin elik ettii fikridir. Bu yaklam dile getirenler,
rnein Amerikann ayrlrken brakt bir miras olan 1946 Japon anayasasnn ba
ars veya Tayland, Gney Kore ve Tayvan gibi lkelerde 1980lerde ve 90larda okpartili seimlerin uygulamaya koyulmasn delil getirmektedirler. Ancak bu yaklam,
poliarik kuramlarn Batda ifa ettii ilevlerle Asya rneindeki ilevleri arasndaki
farkn derecesini hesaba katmakta baarszdr. Daha nemlisi, bu yaklam Konfyusu fikirlerden ve deerlerden etkilenen kltrlerle liberal bireycilik tarafndan e
killendirilen kltrler arasndaki fark gzard etmektedir. Bu bizi Batl deerlerden
ayr, spesifik bir Asya deerleri btnnn varl fikrine gtrmektedir.
Dou Asya rejimleri benzer zellikler gsterme eilimindedir. lk olarak bunlar,
siyas hedeflerden ziyde ktisad hedeflere odaklanmlardr. Ezici ncelikleri, Batl
sivil zgrlkler anlamnda bireysel zgrl geniletmekten ziyde, bymeyi des
teklemek ve refah salamaktr. Temelde pratik bir kaygy ifade eden bu durum, Dou
ve Gneydou Asyamn kaplan ekonomilerinde (yani Gney Kore, Tayvan, Hong
Kong, Singapur ve Malezyann ekonomisinde) belirgindir; ancak ayn zamanda, te
kelci bir komnist parti ynetiminin varln koruyor olmasna ra
men, 1970lerden beri inin baarl bir ekilde piyasa ekonomisini
Konfyanizm
ina etmesinde de ifadesini bulmaktadr. kinci olarak, gl h
Konfyanizm, Konfyus
kmet ynnde yaygn bir destek bulunmaktadr. Gl ynetici
(M.. 551 -479) ve izleyicileri
partilerin ho grlmesi ynnde bir eilim vardr ve genel olarak
tarafndan formle edilen
ve balca ifadesini Seme
devlete sayg duyulmaktadr. Dk vergilere ve nispeten dk
Eserlerde bulan ahlk sistemi.
kamu harcamalarna ramen (genellikle GSMHmn yzde 30unun
Konfyen dnce beer
ilikiler ve nefsin terbiyesi
altndadr), Batl refah devletine ok kk bir ilgi vardr. Bununla
gibi iki ana temayla ilgilidir.
beraber, kamu organlarnn olduu kadar, zel organlarn kararla
Ren (merhamet veya ak)
genellikle geleneksel fikir ve
rnda da baba karakterine ship olarak grlen devletin rehberlik
deerlerin, zellikle de ana
baba sevgisi, sayg, sadakt ve
etmesi ve mill kalknma iin stratejileri belirlemesi konusunda ge
iyiliin desteklenmesini ifade
nel bir kabl de sz konusudur. nc olarak bu zellie, Konfeden bir anlamda yorumlan
maktadr. Junzi (erdemli kii)
yusu sadakt, disiplin ve dev vurgusundan gelen bir lidere sayg
zerindeki vurgu ise, beer
eilimi elik etmektedir. Batl bak asndan bu durum, Dou
geliim kapasitesini ve zellikle
eitim yoluyla kavuulmu
Asya rejimlerini ak veya rtk bir otoriteryanizme gtrmekte
mkemmellii ifade etmekte
dir. Son olarak, aileye verilen nemli rolde kendisini gsterdii ze
dir. Taoizm ve Budizmle birlikte
Konfyusuluk da belli bal
re, cemiyete ve sosyal balara ilikin cidd bir vurgu da mevcuttur.
in dnce sistemlerinden
birisi olarak grlr; ama pek
Sonuta ortaya kan, Japonlarn grup dncesi dedii ey ze
oklarna gre Konfyen
rindeki vurgu, bireycilik ve insan haklan gibi fikirlerin, en azndan
fikirler in medeniyetinin
kendisindedir.
Batda anlald ekliyle, zmsenmesini snrlama eilimindedir.

Teokrasi
Teokrasi (kelime anlam olarak
'Tanr tarafndan ynetim"),
din otoritenin siyas otoriteden
stn olmas gerektii ilkesi. Bu
balamda bir teokrasi, devlet
makamlarnn, kiinin din hiye
rarideki konumuna gre dol
durulduu bir rejimdir. Bu ilke,
siyas ve din grevlerin kesin bir
biimde birbirinden ayrld sekler sistemin kartdr. Teokratik
ynetim iki bakmdan illiberaldir.
ilk olarak, din kural ve kaideleri,
hem kiisel yaamda hem de
siyas ileyite rehberlik edici
ilkeler olarak almas bakmndan,
zel ve kamusal alanlar ayrmn
ihll eder, ikinci olarak, bu tr bir
rejimde, dnyev iktidar, manev
hikmetten tremesi bakmn
dan, siyas otoriteye potansiyel
olarak snrsz bir iktidar ykler;
bylece siyas otorite halkn
rzasna dayanmaz ve somut bir
biimde anayasal ereveyle
snrlandrlmaz

Dou Asya rejimleri arasnda bir farkllama da mevcuttur. Bu


ksmen arlkl olarak in, Tayvan ve Hong Kong gibi inli dev
letlerle, Japonya ve etnik olarak kark bulunan Singapur ve Ma
lezya gibi devletler arasndaki kltrel farkllklardan domaktadr.
rnein Konfyusu ilkelerin Singapur okullarnda okutulmas
plam, Malay ve Hint nfusu gcendirme korkusunu da beraberin
de getirmitir. Benzer biimde Malezyann kalknmas, in etkisini
krmaya ynelik bilinli bir abaya ve Malay kltrnn slm ka
rakterini zel olarak vurgulama temeline dayanmtr. Buna ilve bir
dier faktr ise, her ne kadar inin kapitalizmi kabl, onunla di
er Dou Asya rejimleri arasndaki fark bulanklatrmsa da, yine
de aradaki fark tamamen silmemitir. Bu durum, rnein inde
egemen olan piyasa Stalinizmi ile Japonyann salam ve baarl
seimli demokrasisi arasndaki arpc farkta belirginlemektedir.
Dahas, dier Dou Asya rejimleri yeni sanayilemi ve gittike
daha fazla kendemekte olmasna ramen, in hl yaygn olarak
tarmsaldr. Bu durum bir lde farkl ktisad gelime tarzlarn
aklamaktadr. Japonyada ve Tayvan ve Singapur gibi kaplan
ekonomilerinde byme, byk lde teknolojikyenilie ve eiti
me dayamrken, baz bakmlardan in, ucuz ve bol igc salamak
iin kendi kitlesel krsal nfusuna dayanmaktadr.

slm Rejimler
slmn siyas bir g olarak ykselii, Kuzey Afrika, Ortadou ve Asyann eitli
ksmlarnda siyaset zerinde derin bir etki yapt. Birok yerde militan slm grup
lar, 1970lerden beri Marksizm-Leninizm tarafndan hayl krklna uratlan
kentli yoksullarn karlarn dile getirerek, mevcut rejimlere meydan okudular.
Ancak dier baz yerlerde ise, rejimler slm izgide kuruldular veya yeniden yap
landrldlar. 1932deki balangcndan beri Suudi Arabistan bir slm devleti oldu.
1979daki ran devrimi, Ayetullah Humeyni (1902-1989) nderliinde slm bir
cumhuriyetin kurulmasna gtrd ve bu rnei daha sonra Sudan ve Pakistan iz
ledi. Kaddafinin Libyas gibi rnekler ise slmn daha kendine zg ve tartmal
yorumlarn siyas pratie tadlar.
Ancak slm sdece bir din deildir ve hibir zaman da olmamtr. slm daha
ziyde, doru ahlk, siyas ve ktisad davran birey iin olduu gibi ulus iin de
tanmlayan btn bir hayat tarzdr. slm yol, Peygamber Muhammedin (570632) Kurandaki vahye dayal retisine (Kuran, tm Mslmanlar tarafndan
Allahn vahyedilmi sz olarak grlr) ve Snnete (peygamberin hayatna da
yand sylenen ve dindar Mslmanlar tarafndan izlenen geleneksel adap, ze
rinde gidilen yol) dayaldr. Bu erevede siyas slm, siyasetin ve dier ilerin
yce din ilkelere gre yaplandrld bir teokrasi ina etmeyi amalar. Bununla

beraber siyas slm, fundamentalist (kkten-dinci) utan plralist uca kadar birbiriyle atan ok sayda ekli ierir.
Islmn fundamentalist versiyonu, en yaygn olarak ranla z
deletirilir. 1989daki lmne kadar Humeyni, 15 byk ruhba
nn yesi olduu slm Devrimi Konseyi araclyla grev yapan
kurumsallatrlm bir ruhban ynetimi sistemine bakanlk etmi
tir. Her ne kadar slm stiare Meclisi eklinde, halk tarafndan se
ilmi bir parlamento kurulmusa da, tm kanunlar slm ilkelere
uygunluu salama amal olarak faaliyet gsteren Anayasay Ko
ruma Konseyi tarafndan onaylanr. 1990larda Haimi Rafsancani
ynetiminde daha pragmatik ve daha az ideolojik bir yaklam be
nimsenmi olmakla beraber, hukuk ve ahlk bir kural olarak e
riat hukuku ran apnda uygulanmaktadr. Devrimci fundamentalizmin gleri, 1997-2001 yllar arasnda, kat teokratik ynetim
ve kadnlarn eitimden, ekonomiden ve genel olarak kamusal
hayattan dlanmasyla nitelenen Taliban rejimiyle Afganistanda
ynetime gelmilerdir. Fundamentalizm benzer mutlak zellikler
tayan Suudi Arabistanda, muhafazakr Snni rejimin lmllnn
bu lkeyi ii rann devrimci halklndan cidd bir biimde fark
llatrmasna ramen, daha az nemli deildir.

Otoriteryanizm
Otoriteryanizm, otoritenin
halkn rzasna baklmakszn
uyguland "yukardan aaya"
ynetime inanmay veya byle
bir ynetim pratiini ifade eder.
Bu anlamda otoriteryanizm,
otoriteden ayrlr. Bunlardan
kincisi, yani otorite "aadan
yukarya"ortaya kar ve bu
anlamda merulua dayanr.
Otoriteryen rejimler, otoritenin
bireysel zgrln zerinde
olmas gerektiini iddia ederler.
Bununla beraber otoriteryanizm
genel olarak totaliterizmden
de ayrlr. Otoriteryanizmin
yukardan aaya'hkmet
uygulamas, devlet ile sivil top
lum arasndaki ayrmn ortadan
kaldrlmasna ilikin daha radikal
hedeflerden ziyde, monarik
mutlakyetilikle, geleneksel dik
tatrlklerle ve muhalefetin ve
siyasi zgrlklerin bastrlmasy
la uraan asker diktatrlklerin
ouyla birleebilir. Dolaysyla
otoriteryen rejimler, ktisad, din
ve dier trden zgrlklere

kar nemli lde hogr


Ancak Mslmanlar, herhangi bir slm rejimin fundamengsterebilirler.
talizmle zdele tirilmesine, genellikle bu yaklamn Batllarn
teden beri ship olduu "egzotik ve baskc Dou nyargsn
temsil ettii temelinde itiraz etmektedirler. slmn bir siyas oulculuk biimiyle
uyumlu olduunun kant Malezyada bulunabilir. slmn Malezyada resm devlet
dini olmasna ve en st yneticinin hem din lider hem de devletin ba olmasna
ramen, bir tr gdml demokrasi, Babakan Dr. Mahatirin bakanlk ettii Bir
leik Malay Mill Organizasyonunun hkimiyeti yoluyla ve ok-partili bir ereve
de ilemektedir. Mahatir Hkmeti, 1981den beri briz bir biimde Japon ktisad
kalknma modelinden esinlenen dar bir slm ve Malayyanls bir strateji izlemitir.
Bununla beraber 1988den beri, bir siyas tutuklama dalgasn ve basma sansr ko
yulmasn izleyen dnemde, yarg bamszlnn belirgin bir biimde kmesiyle
beraber, otoriteryen eilimler yeniden ortaya kmtr.

Asker Rejimler
Rejimlerin pek ou, siyas, ktisad, kltrel ve ideolojik faktrlerin bir bileimi ta
rafndan ekillendirilirken, bazlar her eyden nce asker g ve
sistematik bask uygulamasyla ayakta kalr. Bu anlamda asker re
eriat: lh vahye dayand
na inanlan ve Kuran, Hadis
jimler, daha geni anlamda otoriteryanizm kategorisinde yer alrlar.
(Muhammed'in retileri) ve
dier kaynaklardan gelen Islm
Asker otoriteryanizm en yaygn olarak Latin Amerika, Ortadou,
hukuku.
Afrika ve Gneydou Asyada bulunur; ama 1945 sonras dnem

Cunta: Kelime anlam olarak


konsey; bir devrim veya coup

d'itat (darbe) ile iktidara el


koyan (genellikle asker) bir
klik (hizip).

de spanya, Portekiz ve Yunanistanda da ortaya kmtr. Asker


rejimlerin temel zellii, nde gelen hkmet makamlarnn, kii
lerin asker emir komuta zinciri iindeki pozisyonlarna gre dol
durulmasdr. Genellikle normal siyas ve anayasal dzenlemeler ile
seilmi organlar ve zgr basn gibi muhalefetin ifade edilmesini
mmkn klan kurumlar durdurulur, zayflatlr veya iptal edilir.

Asker ynetimin her eidi cidd bir biimde baskc olmakla beraber, bu snf
lamada birok rejim tipi vardr. Baz asker rejimlerde silhl kuvvetier hkmetin
kontroln dorudan stlerine alrlar. Bunun klsik biimi, en yaygn olarak Latin
Amerikada bulunan hliyle, asker cuntadr. Bu, genellikle merkezinde kara, deniz
ve hava kuvvetleri temsilcilerinden oluan bir kumanda kurulunun bulunduu ko
lektif bir asker hkmet eklinde iler. Cunta rejimlerinin genel zellii servisler
ve nde gelen smalar arasndaki rekabettir ve bu durum resm iktidar pozisyonlar
nn nispeten sk el deitirmeye meyilli olmas sonucunu dourur.
Asker rejimlerin ikinci tr, askeriye tarafndan desteklenen kiiselletirilmi dik
tatrlklerdir. Bu rnekte, cunta veya rejim iinde, genellikle karizmatik bir otorite
oluturmaya ynelik bir kiilik klt ile desteklenen tek bir birey stnlk kazanr.
Yunanistanda 1974 ile 1980 yllar arasnda albay Papadopulos, ilide 1973 asker
darbesi sonras dnemde general Pinochet ve 199398de arasnda Nijeryada general
Abacha ynetimleri bunun rneidir. Asker rejimin sonuncu trnde ise, silhl kuv
vetlerin sadakti rejimi ayakta tutan belirleyici faktr olmakla beraber, asker liderler
sahnenin arkasnda ipleri ellerinde tutmakla yetinirler. Bu tr asker rejim, rnein
1945 sonrasnda, silhl kuvvetlerin, asker makam ve personel ile siyas makam ve
personel arasndaki ayrmn srdrlmesiyle rejimin meruluunun glendirilebileceini genellikle kabl ettikleri Brezilyada yaanmtr. Bununla beraber bu tr bir
ayrm, anayasal ve temsil bir ynetim arzusunu krkler; dorudan asker mdaha
lenin alann daraltr ve bylece zaman iinde poliarik eilimleri tevik eder. Asker
rejimlerin zellikleri daha geni olarak 18. Blmde tartlmtr.

zet
Hkmet, dzenli bir ynetimin onun araclyla gerekletirildii ve temel zel
lii kolektif kararlar alma ve onlar uygulama iktidar olan bir mekanizmadr. Oysa
bir siyas sistem veya rejim, sdece hkmet mekanizmasn veya devlet kuramla
rn deil, toplumla karlkl iliki iindeki yaplan ve sreleri de kapsar.
Siyas sistemlerin snflandrlmas iki amaca hizmet eder: lk olarak, karla
trma yapmaya imkn vermek ve aksi hlde dank olgu ynlar durumunda
olan eyler arasndaki benzerlikleri ve farkllklar ne karmaya yardmc ol
mak suretiyle anlamay kolaylatrr. kinci olarak, farkl siyas sistemlerin ba
arsn veya etkinliini deerlendirmemize yardm eder.
Rejimler birok farkl kaideye gre snflandrlr. dnya yaklam, ka
pitalist birinci dnya, komnist ikinci dnya ve gelimekte olan devletle
ri ieren nc dnyadan oluan sistemler arasndaki madd ve ideolojik
farkllklara vurgu yaparken, Aristotelesten gelen klsik tipolojiler, anayasal
dzenlemeler ve kurumsal yaplara odaklanmaktadr.
Komnizmin k ve demokratiklemenin ilerlemesi, klsik snflama sis
temlerini gereksizletirerek, modern dnyann siyas hatlarn tehis etmeyi
ok daha g hle getirmitir. Ancak, tm snflandrma sistemleri ereti olsa
bile, rejimleri, kendi siyas, ktisad ve kltrel niteliklerini nasl pratie aktar
dklar temelinde ayrt etmek yine de mmkndr.
Tarihin sonu teorisyenleri, Batl liberal demokrasinin dnya apndaki za
feriyle, tarihin sona erdiini veya sona doru gittiini iln etmilerdir. Aslnda
bugn dnyada en yaygn rejim biimi, demokrasinin farkl tarzlardr. Ancak
rejim trlerinin hem daha karmak, hem de daha farkl hle geldiine dir ka
ntlar vardr. Bat poliarileri, yeni demokrasiler, Dou Asya rejimleri, slm
rejimler ve asker rejimler arasnda nemli farkllklar tespit edilebilir.

Tartma Sorular
Aristotelesin siyas snflandrma sisteminin modern dnyada bir geerlilii
var mdr?
Artk nc dnya diye bir eyden sz edilebilir mi?
Komnizm sonras rejimler kendi komnist gemilerinden ne lde
kurtuldular?
Neden liberaldemokratik kurumlar bu kadar etkili ve baarl oldu?
Batl poliariler ne anlamda demokratiktirler?
Konfyanizm ve slm, Bat liberalizmine kar, modern bir rejim iin temel
tekil edebilecek yaayabilir bir alternatif oluturabilirler mi?

leri Okumalar
Brooker, P. Non-Democratic Regimes: Theory, Government and Politics (Basingstoke: Macmillan, and New York: St Martins Press). Demokratik olmayan farkl rejim biimleri
nin geni lekli ve faydal bir incelemesi.
Calvocoressi, P. World Politics 1945-2000 (8th ed.) (London and New York: Longman,
2001). 1945ten beri yaanan siyas gelimelerin kolay anlalr ve kapsayc bir de
erlendirmesi.
Hadenius, A. (ed.) Democracys Victory and Crisis (New York and Cambridge: Cambridge
University Press, 1997). Demokrasinin global dzeydeki diriliini ele alan ve onun
sorunlarn deerlendiren mkemmel bir rehber.
Hague, R. ve M. Harrop, Comparative Government and Constitution: An Introduction (5th
ed.) (Basingstoke: Palgrave, 2001) (US ed.: Political Science: A Comparative Introduction (3rd ed.) (New York: Palgrave)). zgn bir uluslararas yaklam yanstan,
karlatrmal siyasete zl ve uyarc bir giri.
Lijphart, A. Patterns of Democracy: Government Forms and Perjormance in Thirty Six Countries (New Haven, C T: Yale University Press, 1999). Demokratik ynetim biimlerini
birbirinden ayrt etmeye ynelik klsik ve hayli etkili bir almann gncelletirilmi
versiyonu.

Blm
Siyas deolojiler

Filozoflar eitli ekillerde sdece dnyay yorumladlar; oysa mesele


onu deitirmektir".

indekiler

Kari Marx, Feuerbach zerine Tezler (1845)


Siyas ideoloji Nedir?.......... ...70
71
Liberalizmin Unsurlar.... .........72
71
Modern Liberalizm________ __ 74

Hi kimse dnyay olduu gibi grmez. Hepimiz dnyaya teorilerin,


faraziyelerin ve nkabullerin perdesinin gerisinden bakarz. Bu an
lamda gzlemleme ve yorumlama, ayrlmaz biimde birbirine bal
dr: dnyaya baktmzda, ayn zamanda ona bir anlam da ykleriz.
Bunun siyaset bilimi almas bakmndan nemli sonular vardr.
zellikle siyas aratrmaya balarken beraberimizde getirdiimiz
nkabllerimizin ve faraziyelerimizin aa karlmas gereini vur
gular. En derin boyutuyla bu nkabllerin kkleri, genellikle siyas
ideolojiler olarak kavramsallatrlan daha geni siyas inanlarda
veya geleneklerdedir. Bu izrnlerden her biri (liberalizm, sosyalizm,
muhafazakrlk, feminizm, faizm vd.) ayr bir entelektel ereve
veya paradigma oluturur ve her biri bizlere kendi siyas gereklik
anlayn, kendi dnya grn sunar. Bununla beraber, hem ide
olojinin tabiat, hem de iyi veya kt, siyas hayattaki rol hakknda
derin bir uzlamazlk sz konusudur.

z e t....................................

Bu blmde ele alnacak olan balca konular unlardr:

97
98

leri Okumalar......................

98

Muhafazakrlk................... ...7S
Muhafazakrln Unsurlar.... 76
Paternalist Muhafazakrlk...... 78
78
79
Neomuhafazakrlk................ 80
80
Sosyalizmin Unsurlar....... . , 81
8?
Marksizmin Unsurlar... ...... .......83
Ortodoks Komnizm.......... ... 85
86
Modern Marksizm..............
87
89
Dier deolojik
...90

00
......91
Q?
9?
Din Fundamentalizm.......... 94
deolojinin Sonu M u........... 9S

Anahtar Konular
1. Siyas ideoloji nedir?
2. Balca ideolojilerden her birinin kendine zg temalar, teorileri ve ilkeleri nelerdir?
3. Her ideolojiyi kuatan rakip gelenekler veya i gerilimler nelerdir?
4. Belli bal ideolojiler zaman iinde nasl deimektedir?
5. ideolojilerin ykselii ve d nasl aklanabilir?
6. deolojinin sonu gelmi midir? deolojinin sonu olabilir mi?

Siyas deoloji Nedir?


Siyas analizde gze arpan en ihtilfl kavramlardan birisi de ideolojidir. Her ne ka
dar gnmzde bu kavramn ntr anlamda kullanlmas ynnde bir eilim varsa
da, gelitirilmi bir sosyal felsefeye veya dnya grne atfta bulunmas bakmn
dan, gemite ideoloji kavramnn arlkl olarak olumsuz veya pejoratif (ktleyi
ci) armlar bulunmaktayd. deoloji kavram, kimi zaman eri br yollardan
geerek ulat kariyeri boyunca, yaygn olarak rakip inan veya doktrinleri sula
mak veya eletirmek iin bir silh olarak kullanld.
deoloji kavram 1796da Fransz filozof Destutt de Tracy (1754-1836) tara
fndan icat edildi. Tracy bu kavram, bilinli dnce ve fikirlerin kaynaklarn aa
karmay amalayan yeni bir fikirler bilimini (ideaoloji) ifade etmek iin kullan
d. Onun midi, ideolojiye er veya ge zooloji veya biyoloji gibi yerleik bilimler
le ayn staty kazandrmakt. Ancak kavrama daha kalc bir anlam, 19. Yzylda
Kari Marxn yazlaryla yklendi. Marxa gre ideoloji ynetici sn fn fikirlerine,
yani snfl sistemi desteklemeye ve smry devam ettirmeye katkda bulunan fi
kirlere karlk geliyordu. Erken dnem almalarndan Alman ideolojisinde Marx
ve Engels yle yazyorlard:
"Ynetici snfn fikirleri her ada egem en fikirlerdir; yani toplumda madd gce
hkim olan snf, ayn zamanda entelektel gce de hkimdir. Zihinsel retim arala
rn elinde bulunduran snf, ayn zamanda zihinsel retim aralarnn kontroln de
elinde tutar."

Marksist anlamda ideolojinin tanmlayc vasf, onun sahteliindedir: ideoloji,


alt snflar artarak ve yanltarak, tm snfl toplumlarm tad elikilerin ze
rini rter. Kapitalizm sz konusu olduunda, mlk shibi olan burjuvazinin ideolo
jisi (burjuva ideolojisi), smrlen proleterya arasnda, onlarn iinde bulunduklar
smrye ilikin gerekleri grmelerini engelleyerek, aldanmay veya yanl bilinci
besler. Bununla beraber Marx tm siyas grlerin ideolojik nitelikte olduuna inan
mad. Snf smrsn ve bask srecini ortaya koymaya alt kendi almasnn
bilimsel olduunu ileri srd. Ona gre bilim ile ideoloji, hakikat ile sahtelik arasnda
ak bir ayrm yaplabilirdi. Ancak bu ayrm, Lenin ve Gramsci gibi sonraki Marksistlerin yazlarnda bulanklamaya balad. Onlar sdece burjuva ideolojisi kavramna
deil, sosyalist ideoloji veya proleterya ideolojisi gibi Marxn sama bulabilecei
kavramlara da atfta bulundular.
Kavramn alternatif kullanmlar, liberaller ve muhafazakrlar tarafndan da ge
litirildi. ki dnya sava aras dnemde totaliter diktatrlklerin ortaya k, Kari
Popper (1902-1994), J. L. Talmon ve Hannah Arendt gibi yazarlar, ideolojiyi bo
yun eme ve itaat salayan bir sosyal denetim aygt olarak grmeye yneltti. Kav
ramn arlkl olarak faizm ve komnizm rneklerine dayal Souk Sava dnemi
liberal kullanm, ideolojiyi, bir hakikat tekeli iddias olan ve muhalif fikirleri ve ra
kip inanlar hogrmeyi reddeden kapal bir dnce sistemi olarak gryordu.

Buna karlk, temelde bireysel zgrle bal olan liberalizm ile


muhafazakrlk ve demokratik sosyalizm gibi geni lde liberal
ilkelere bal olan doktrinler tam olarak ideoloji deildi. Bu dokt
rinler, zgr tartma, muhalefet ve eletiriye izin vermeleri, hatta
bunlar zerinde srar etmeleri anlamnda ak saylyordu.
deoloji kavramnn mnhasran muhafazakr kullanm,
Michael Oakeshott gibi dnrler tarafndan gelitirilmi
tir. Bu gr zel olarak, byk lde insan zihninin dnyay
btn boyutlaryla kavrayabilme kapasitesine ship olmad
inancndan kaynaklanan rasyonalizmin deeri hakkndaki
muhafazakr phecilii yanstmaktadr. Oakeshottun belirttii
gibi, siyas faaliyette insan sonsuz ve dipsiz bir denize yelken a
mtr. Bu yaklamdan hareketle, ideolojiler soyut dnce sis
temleri; yani aka kavranamaz olan aklama iddiasyla siyas
gereklii arptan fikirler btn olarak grlrler. Bu nedenle
muhafazakrlar geleneksel olarak kendilerinin de bir ideolojiye
bal olduu fikrini reddederler; bunun yerine muhafazakrl
bir eilim, bir zihinsel tavr olarak grrler ve kendi inanlar
n pragmatizmde, gelenekte ve tarihte bulurlar.

deoloji
Sosyal bilim bak asndan bir
ideoloji, mevcut iktidar ilikileri
sistemini korumay, deitirmeyi
veya ykmay amalayan ve
organize bir siyas eylem iin
temel tekil eden, az veya ok
tutarl bir fikirler btndr. Bu
anlamda btn ideolojiler (a)
genellikle bir'dnya gr"
eklinde, mevcut dzene ilikin
bir deerlendirme sunarlar; (b)
bir yi Toplum vizyonu ere
vesinde, arzulanan bir gelecek
modeli salarlar; ve (c) siyas
deiimin nasl olabilecei ve
nasl olmas gerektii konusun
da bir ereve izerler. Bununla
beraber ideolojiler, deimez bir
ekilde mhrlenmi dnce
sistemleri deildir; daha ziyde,
birok noktada bir dieriyle
akan deiken fikirler btn
dr, "Temerdzeyde ideolojiler
siyaset felsefelerine benzerler;
"tatbiki'dzeyde ise geni siyasi
hareketler eklini alrlar (Seliger,
1976).

Ancak bu kullanmlarn her birinin sakncas, bunlarn olumsuz


veya ktleyici olmas dolaysyla, kavramn kullanmn snrlama
sdr. Dier bir ifadeyle belirli siyas doktrinler, ideoloji kavramnn dnda kalrlar.
rnein Marx, kendi fikirlerinin ideolojik deil bilimsel olduunda srar etmitir;
liberaller, liberalizmin de bir ideoloji olarak grlmesi gerektiini inkr etmilerdir;
ve muhafazakrlar, geleneksel olarak ideolojik tarz siyasetten ok pragmatik olam be
nimsemilerdir. Dahas, bu kullanmlarn her biri deer ykldr ve belirli bir siyas
doktrine uygundur. deolojimn kapsayc bir tanm (tm siyas geleneklere uygula
nabilecek bir tanm) ntr olmaldr; ideolojilerin iyi veya kt, doru veya yanl,
zgrletirici veya baskc olduu fikrini reddetmelidir. Bu, kavramn ideolojiyi eylemtemelli inan sistemi, siyas faaliyete rehberlik eden veya ilham veren karlkl ola
rak birbiriyle ilikili fikirler btn olarak gren modern, sosyal bilimsel anlamdr.

Liberalizm
Siyas ideolojilere ilikin herhangi bir anlatm liberalizmle balama
ldr. Bunun nedeni liberalizmin ashnda sanayilemi Batnn ideo
lojisi olmas ve genellikle bir dizi rakip deer ve inanc kucaklamaya
elverili bir meta-ideoloji olarak tanmlanmasdr. Her ne kadar li
beralizm 19. Yzyln balarna kadar tekml etmi bir siyas inan
olarak ortaya kmamsa da, liberal teoriler ve ilkeler ondan nceki
yz yl boyunca tedrici olarak ve farkna varlabilir biimde ge
limiti. Liberalizm, feodalizmin yklnn ve onun ykld yerde

Rasyonalizm; Dnyann,
rasyonel bir yapda olduu n
kablne dayal olarak, insan
akl araclyla anlalabilecei
ve aklanabilecei inanc.
Pragmatizm: Pratik durum
ve hedeflerin ncelikli olarak
vurguland bir teori ve pratik;
pragmatizm soyut fikirlere kar
bir gvensizlii ifade eder.

Meta-ideoloji: deolojik
tartmanm onun zerinde yer
ald daha yksek veya ikinci
tr bir ideoloji

bir piyasann veya kapitalist toplumun gelimesinin rnyd. Erken dnem liberalizmi kukusuz ykselen bir sanayi orta snfnn
,

..

arzularn yanstyordu ve liberalizmle kapitalizm ta o zamandan


beri yakndan balantlyd (bazlar bunun z gerei bir balant
olduunu ileri srmlerdir). En erken ekliyle liberalizm siyas bir
doktrindi. Anayasal ve -daha sonralar da- temsil hkmeti savunmak yerine mutla
kyete ve feodal imtiyazlara saldryordu. 19. Yzylm balarndan itibaren laissez-faire
kapitalizminin erdemleri olarak nlenen ve her eit hkmet mdahalesini mahkm
eden ayr bir yaklam olarak liberal ktisad dnce geliti. Bu, klsik liberalizmin
veya 19. Yzyl liberalizminin merkez temas oldu. Ancak 19. Yzyln sonlarndan
itibaren refah reformunu ve ktisad mdahaleyi daha tercihe ayan gren bir eit
sosyal liberalizm ortaya kt. Bu tr bir vurgu modern, 20. Yzyl liberalizminin ken
dine has bir temas hline geldi.

Liberalizmin Unsurlar

Bireycilik: Bireycilik liberal ideolojinin merkez ilkesidir. Herhangi bir sos


yal gruba veya kolektif btne kar olarak, bireysel insann en yksek derecede
neme ship olduu inancn yanstr. Bu yaklamda beer varlklar her eyden
nce birey olarak grlr. Bireyler eit ahlk deerde, ayr ve biricik ahsiyetler
olarak kabl edilir. Bu erevede liberalizmin hedefi, iinde bireyin serpilip gelie
bilecei, her birinin yetenei lsnde yapabileceinin en iyisini yaparak, kendi
tanmlad iyi dorultusunda ilerleyebilecei bir toplum ina etmektir. Bu da,
bireylerin kendi ahlk kararlarn kendilerinin almasn mmkn klan bir kurallar
btn oluturmas anlamnda, liberalizmin ahlk bakmdan ntr olduu eklin
deki gr desteklemektedir.
zgrlk: Bireysel zgrlk (freedom) veya liberty (bu iki terim birbirinin
yerine kullanlabilir), liberalizmin merkez deeridir; ona eitlik, adlet veya oto
riteye gre ncelik tannr. Bu, doal olarak bireye duyulan inantan ve herkesin
kendi setii veya holand ekilde davranmasn salama arzusundan kaynakla
nr. Bununla birlikte liberaller, bir bireyin zgrlnn dierlerinin zgrln
tehdit edebileceini ve zgrln kurallara riayetsizlik hline gelebileceini gz
nne alarak, hukuka bal zgrlk u savunurlar. Dolaysyla bireylerin herkes
iin ayn zgrlk ilkesiyle uyumlu biimde mmkn olan maksimum zgrlk
ten yararlanmalar idealini savunurlar.
Akl: Liberaller dnyann rasyonel bir yaps olduuna ve bunun insan akl ve
eletirel bir tetkik yoluyla kefedilebileceine inanrlar. Bu da liberalleri, bireylerin
kendi adlanna en mkl yarglarda bulunma yeteneine ship bulunduklarna ve
pek ok durumda kendi karlarnn ne olduunu deerlendirmede en iyi yarglar
olabildiklerine ilikin bir inanca yneltir. Bu inan, ayn zamanda liberalleri ilerle
meye ve beer varlklarn anlamazlklarn kan dkme veya sava yerine tartma
ve ikna yoluyla zebilme kapasitelerine inanmaya tevik eder.

Eitlik: Bireycilik, temele ilikin bir eitlii ifade eder; yani


bireylerin en azndan ahlk deer anlamnda eit doduklar
inancn yanstr. Bu eit haklara ve yetkilere ilikin liberal ballkta, zellikle de hukuk eitlikte (kanun nnde eitlik) ve
siyas eitlikte (bir kii bir oy, bir oy bir deer) belirginleir. Ant 1 1
w
,
.
i
cak bireyler ayn seviyede yetenee ve alma isteine sahip olmadklanndan dolay, liberaller sosyal eitlii veya gelir eitliini

llerleme: ileri doruhareket


etme; tarihin, bilgi birikimine
ve hikmete dayal olarak beer
gelimeyle karakterizeediiebiM

e S s i (Liyakt Sistemi):

Hnerli olanlar tarafndan


ynetim; makam ve mkafaat(yeteriiiik) teme-

!arn>kabi|iyet

! ^ * 9 lt,lmaS gerektiine

desteklemezler. Bunun yerine, tm bireylere kendi eit olmayan


potansiyellerini gerekletirmeleri bakmndan eit ans tanyan
frsat eitliini (eit oyun alann) savunurlar. Dolaysyla liberaller, kabaca yete
nek art ok almay ifade eden liyakte dayal meritokrasi (liyakt sistemi) ilke
sini desteklerler.
Hogr: Liberaller hogrnn (ki bu tahamml demektir; yani insanlarn
mutabk olmadklar fikir, konuma ve davranlara msaade etmeye gnll olma
sdr) hem bireysel zgrln, hem de sosyal zenginlemenin garantisi olduuna
inanrlar. Ahlki, kltrel ve siyas eitlilik eklindeki plralizmin (oulculuk)
olumlu ve salkl olduuna, btn inanlarn, fikirlerin serbest piyasasnda test
edilmesini salayarak tartmay ve entelektel gelimeyi desteklediine inanrlar.
Dahas liberaller rakip fikirler ve karlar arasnda doal bir henk veya denge oldu
una ve dolaysyla uzlamaz eliki fikrinin genellikle geerli olmadna da inan
ma eilimindedirler.
Rza: Liberal yaklamda otorite ve sosyal ilikiler dima rzaya ve gnll an
lamaya dayaldr. Dolaysyla ynetim de ynetilenlerin rzasna dayanmaldr.
Bu doktrin, liberalleri temsilden ve demokrasiden yana olmaya tevik eder. Ben
zer biimde sosyal organlar ve birlikler de kendi z karn izlemeyi amalayan
bireylerin gnll olarak dhil olduklar szlemeler yoluyla gerekletirilir. Bu
anlamda otorite aadan gelir ve dima meruluk temeline dayanr.
Anayasaclk: Liberaller, hkmeti bir toplumda dzen ve istikrarn hayat
neme ship teminat olarak grmekle birlikte, hkmetin bireye kar bir tiranla dnebilme tehlikesi arzettiinin srekli farkndadrlar (iktidar yozlatrr
(Lord Acton)). Bu yzden snrl ynetime inanrlar. Bu hedefe ise, ynetim g
cnn blnmesiyle, eitli ynetim kurumlan arasnda bir denge ve kontrol ya
ratlmasyla, devletle birey arasndaki ilikileri tanmlayan bir haklar beyannamesi
ieren kodifiye edilmi veya yazl bir anayasann oluturulmasyla ulalabilir.

Klsik Liberalizm
Klsik liberalizmin merkez temas, onun bireyciliin en utaki biimine duyulan ba
llktadr. Beer varlklar egoist, yalnzca kendi karn gzeten ve kendine gvenen
yaratklar olarak grlr. C. B. Macphersonun shiplenici bireycilik olarak kavram-

Ingiliz filozof ve siyaseti. Locke Ingiltere'de, Somerset'te dnyaya geldi. 1661 'de ilk Shaftsbury
kontu Anthony Ashley Cooper'in sekreteri olmadan nce, Oxford niversitesinde tp renimi
ald. Locke'un siyasi grleri ngiliz Oevrimi'nin hazrlayan ortamda kar geliti ve genellikle
Ingiltere'de Orangel William ynetiminde mutlakyeti ynetime son verilip anayasal bir monari
nin kurulduu 1688'deki 'anl Devrim'e meruluk salayan fikirler olarak grld. Hayat, hrriyet
ve mlkiyet olarak belirledii "doal" veya Tanr vergisi haklar zerinde zel bir vurgu yapan Locke,
erken dnem liberalizminin geliiminde anahtar bir dnrdr. Temsil hkmetin ve hogr
nn bir taraftar olarak Locke'un grleri, Amerikan Devrimi zerinde cidd bir etki yapt. Onun en
nemli siyas eserleri Hogr stne Bir Mektup (A Letter Concerning Toleration, 1689) ve Hkmet

stne ki Inceleme'd'u (TvvoTreatises of Government, [1690] 1965).

saflatrd bu yaklamda bireyler, kendi kiiliklerinin ve kapasitelerinin shibi olan ve


topluma veya dier bireylere hibir ey borlu olmayan varlklar olarak grlrler. Bu
atomist toplum yaklam, mdahalesizlik veya birey zerinde dsal bir zorlamann
yokluu anlamndaki negatif zgrlk inancyla desteklenir. Bu yaklamda, devlete
ve tm biimleriyle hkmet mdahalesine kar derin bir sempatisizlik vardr.
Tom Painein ifadesiyle devlet zorunlu bir ktlktr. Devlet, en azndan d
zeni ve gvenlii tesis etmesi ve szlemelerin uygulanmasn salamas anlamnda
zorunludur. Bununla beraber, topluma kolektif bir irade empoze etmesi, dolaysyla
bireyin zgrln ve sorumluluunu snrlamas anlamnda ktlktr. Bu yz
den klsik liberal idealde devlet, vatandan dier vatandalarn tecavznden ko
runmas rolyle snrl olduu minimal veya gece bekisi devlet olarak kurgulanr,
iktisadi liberalizm eklinde bu konum, serbest piyasa mekanizmasna duyulan derin
bir inanla ve ekonominin en iyi ilemesinin hkmet tarafndan kendi hline bra
kldnda gerekleebilecei inancyla desteklenir. Bu balamda laissezfaire kapitaliz
mi, refah teminat altna alan, bireysel zgrl destekleyen, liyakte gre bireylerin
ykseliine ve dne izin veren ve sosyal adleti salayan bir sistem olarak grlr.

M odern Liberalizm
Modem liberalizm, devlet mdahalesine daha sempatik bakmasyla tanmlanr. As_ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ lnda ABDde liberal kavram srekli olarak, minimal hk
Atomizm: Toplumun, genel
meti deil byk hkmeti destekleyenleri ifade etmek iin kul
olarak, baka bireylere ok az
lanlr. Bu deiiklik, sanayi kapitalizminin sdece yeni biimlerde
ey borlu olan veya hibir
ey borlu olmayan, kendi
adletsizlik rettiinin ve halk kitlelerini piyasanm kaprislerine
kendisine yeterli bireylerden
tbi
kldnn kabl edilmesiyle ortaya kmtr. J. S. Millin eser
olutuu inanc.
ktisad liberalizm: Piyasann
lerinden etkilenen ve Yeni Liberaller olarak anlanlar (T. H. Green
herkes iin doal olarak refah
(1836-1882), L. T. Hobhouse (1864-1929) ve A.J. Hobson (1858ve frsat retmeye eilimli,
kendi kendisini dzenleyen bir
1940) gibi isimler) daha geni, pozitif bir zgrlk grnn
mekanizma olduu inanc.
Byk hkmet: Genellikle
bayraktarlm yapmlardr. Bu yaklamda zgrlk, a kalma z
ktisad ynetim ve sosyal reggrlnden fazla bir eyi ifade etmeyebilecek olan, sdece kendi
lasyonu ifade eden mdahaleci
hkmet.
hline braklma anlamna gelmez. Daha ziyde, kiisel geliimle ve
bireyin baarl olmasyla balantldr; yani bireyin kendisine yeter-

John Stuart Mili (1806-1873)


Ingiliz filozof, iktisat ve siyaseti. Mili, babas faydac teorisyen James Mili (1773-1836) tarafndan
kat ve youn bir eitime tbi tutuldu. Bunun sonucu olarak Mili, 20 yanda, Coleridge ve Alman
dealistlerinden etkilenerek daha beer bir felsefe gelitirdikten sonra, zihinsel bir ykma urad.
Aralarnda Hrriyet stne (On Liberty, 1859), Temsil Hkmet stne Dnceler (Considerations on

Representative Government, 1861), Kadnn Tebaalatrlmas'mn (TheSubjectionofVVomen, 1869) da


bulunduu balca eserleri, liberal fikriyatn geliiminde gl bir etki yapt. Mill'in deiken ve kar
mak eserleri, klsik ve modern liberalizm ayrmn belirginletirdi. Onun devlet mdahaleciliine
ilikin gvensizlii briz biimde 19. Yzyln ilkelerinden geliyordu; ama kadnlarn genel oy hakk
na veya ii birliklerine duyduu sempati kadar, bireysel hayatn nitelii ("bireysellie* ballnda
ifadesini bulur) zerindeki vurgusu da, aka 20. Yzyl'daki gelimeleri bekledi.

li hle gelmesini salama yeteneiyle ve onun kendisini gerekletirmeye ulamasyla.


Bu gr sosyal liberalizm veya refah liberalizmi iin temel oluturur. Bu da dev
let mdahalesinin tannmasyla, zellikle bireysel varoluu rten sosyal ktlk
lerden bireyi koruyarak zgrl geniletebilecek olan sosyal refah biimindeki
mdahalelerin tannmasyla tasvir edilir. Bu ktlkler ngilterede 1942 ylndaki
Beveridge Raporunda be dev olarak tehis ediliyordu. Bunlar, fakirlik, cehalet,
isizlik, bakmszlk ve hastalkt. Ayn ekilde modern liberaller, laissezfaire kapita
lizmine ilikin inanlarn terk ettiler. Bu durum byk lde J. M. Keynesin, b
yme ve refaha sdece ynetilen veya regle edilen bir kapitalizmle ulalabilece
ine ve anahtar ktisad sorumluluklarn devletin eline braklmas gerektiine dir
fikirlerinin bir rnyd. Bununla birlikte modern liberallerin kolektif nlemlere
ve hkmet mdahalesine verdikleri destek dima artl olmutur. Onlarn kaygs
zayf ve krlgan olann, gerekten de kendisine yardm etmeye muktedir olmayann
iinde bulunduu kt durumla ilgilidir. Hedefleri, her eyden nce bireyleri iin
de bulunduklar durumun gerektirdii sorumluluklar almaya ve kendi ahlk ter
cihlerini yapmaya muktedir klacak noktaya ykseltmektir. Liberalizmin ilkelerini
refah ve yeniden datm siyasetiyle uzlatrmaya ilikin en etkili modern giriim
John Rawls tarafndan gerekletirilmitir.

M uhafazakrlk
Muhafazakr fikirler ve doktrinler ilk olarak 18. Yzyln sonlarnda ve 19. Yzylm
balarnda ortaya kt. Bunlar, birok bakmdan Fransz Devriminde ifadesini bu
lan byk lekteki ktisad ve siyas deiime kar bir tepki olarak ortaya ktlar.
Bu anlamda muhafazakrlk Ancien Regimee (Eski Rejime) dnmeye ilikin bir
eilimi ifade ediyordu. Muhafazakrlk, liberalizmin, sosyalizmin ve milliyetiliin
geliiminin serbest brakt basklara direnmeye alarak, gittike daha g durum
lara den geleneksel sosyal dzenin savunmasna geti. Ancak muhafazakr dn
cedeki blnmeler daha batan itibaren brizdi. Kta Avrupasnda Joseph de Maistre (1753-1921) gibi dnrlerin almalarnda ifadesini bulan bir muhafazakrlk
tr geliti. Herhangi bir reform dncesini peinen reddeden bu muhafazakrlk,

belirgin bir biimde otokratik ve tepkiseldi. Bununla birlikte ABD ve


ngilterede, Edmund Burke un muhafaza etmek iin deiim fik
yoluyla, madd eitsizliklerin
rinde
ifadesini bulan, daha ihtiyatl, daha esnek ve sonuta daha ba
azaltlmas.
Ancien Regime: Franszca, ke
arl bir muhafazakrlk tr ortaya kt. Bu yaklam, 19. Yzylda
lime anlam olarak eski dzen;
muhafazakrlarn Tek Ulus patemalist sanca altnda bir sosyal
genellikle Fransz Devrimi'nden
nce gelen mutlakyeti yap
reform davasn sdenmelerini mmkn kld. ngilterede bu gele
larla balantl olarak kullanlr.
nek zirve noktasna 1950lerdeMuhafazakr Partinin, sava sonras
dnemin dzenini kabl etmesi ve Keynezyen sosyal demokrasinin
kendine zg bir versiyonunu benimsemesiyle ulat. Ancak bu tr fikirler, 1970lerden itibaren Yeni San ortaya kmasyla birlikte, gittike bask altna alnmaya ba
land. Yeni San radikal anti devleti ve anti patemalist muhafazakrlk tr, arlkl
olarak liberal temalara ve deerlere dayand.
Yeniden datm: Artan oranl

vergiler ve refah nlemleri

Muhafazakrln Unsurlar

Gelenek: Muhafazakr dncenin merkez temas olan muhafaza arzusu,


gelenein idrak edilen erdemleriyle, yerleik ananelere ve zaman iinde kalmll
m gstermi olan kuramlara duyulan saygyla yakndan ilikilidir. Bu yaklamda
gelenek, gemiin birikmi bilgeliini ve zamannn testinden gemi kurum ve
uygulamalar yanstmaktadr ve hem bugn yaayanlarn, hem de gelecek nesille
rin yararna korunmaldr. Ayn zamanda gelenek, bireylere sosyal ve tarihsel bir
aidiyet hisi vererek, istikrar ve gvenlii gelitirme erdemine de shiptir.
Pragmatizm: Geleneksel olarak muhafazakrlar, yaadmz dnyann sonsuz
karmakl dolaysyla, insann rasyonelliinin snrllna vurgu yaparlar. Bu
yzden soyut ilkelere ve dnce sistemlerine gvenilmez. Onlarn yerini tecr
beye, tarihe ve her eyin tesinde pragmatizme duyulan inan alr; yani eylemin
pratik artlar ve pratik hedefler tarafndan, ileyen tarafndan ekillendirilmesi
gerektii inanc. Bu erevede muhafazakrlar, kendi inanlarn bir ideoloji olarak
tanmlamak yerine, bir zihin durumu veya bir hayat gr olarak tanmlamay
tercih ederler ve bunun ilkesiz bir oportnizme varaca fikrini reddederler.
Beer mkemmel olmay: Muhafazakr insan doas anlay nemli lde
karamsardr. Bu yaklamda beer varlklar, in olunana ve denenip test edilmi
olana ynelen, istikrarl ve dzenli topluluklar iinde yaama ihtiyac hisseden,
snrl, baml ve gvenlik arayan yaratklardr. Buna ilve olarak bireyler ahlk
bakmdan bozukturlar; bencillikle, agzllkle ve iktidar ihtirasyla lekelenmi
lerdir. Bu balamda suun ve dzensizliin kkleri toplumdan ziyde beer birey
dedir. Dolaysyla dzenin idamesi gl bir devletin, salam kanunlarn ve kat
cezalarn varlna ihtiya gsterir.
Organizmaclk: Muhafazakrlar, toplumu bireysel yaratcln rn olan
bir yapm eklinde grmek yerine, geleneksel olarak onu organik bir btn veya
yaayan bir varlk olarak grrler. Bu erevede toplum, eidi kuramlaryla veya
toplumun salna ve istikrarna katkda bulunan toplumun dokusuyla (aile, ye-

Edmund Burke (1729-1797)


Genellikle AngloAmerikan muhafazakr geleneinin babas olarak grlen Dublin doumlu
Ingiliz devlet adam ve siyaset teorisyeni. Burke'n eskimeyen hreti bir dizi eserine, zellikle de
Fransz Devrimi'ni eletirdii Fransa'daki Devrim stne Dnceler (Reflections on the Revolution
in France, [1790) 1968) adl eserine dayanr. Amerikan Devrimi'ne sempatiyle bakmasna ramen
Burke, hikmetin byk lde tecrbe, gelenek ve tarihte yattn ileri srerek, Fransz siyasetinin
zgrlk, eitlik ve kardelik gibi soyut ilkelere gre yeniden bilmlendirilmesine ilikin abalarn
gr bir sesle eletirdi. Bununla beraber,"muhafaza iin deiim'i nat bir biimde reddetmesin
den dolay Fransz monarisinin de kendi akbetinden sorumlu olduunu dnyordu, Burke,
ktl nleyebileceini ama ender olarak iyilii arttrabileceini dnd hkmete kar

A.

karamsar bir bak asna shlpti. Piyasa glerini ise "doal hukuk olarak gryordu.

rel cemaatler, millet vb.) doal bir gereklilik olarak ina edilmitir. Btn, onu olu
turan bireysel paralarn toplamndan daha fazla bir eydir. Paylalan (ve genellike
geleneksel olan) deerler ile ortak kltr de, topluluun idamesi ve sosyal uyum
bakmndan hayat nemde kabl edilir.
Hiyerari: Muhafazakr yaklamda sosyal konum ve statlerin derecelendiril
mesi, organik bir toplumda doal ve kanlmazdr. Bunlar, rnein memurlarn
ve iilerin, retmenlerin ve rencilerin, ailelerin ve ocuklarnn farkllaan
rollerini ve sorumluluklarn yanstr. Ancak bu yaklamda hiyerari ve eitsizlik
atmaya sebep olmaz; nk toplum karlkl ykmllklerle ve mtekabil
devlerle birbirine baldr. Aslnda bir kimsenin hayattaki mevkisi byk l
de ans ve douma bal olduundan dolay, mreffeh ve imtiyazl olan, daha az
talihli olanlara kar belirli bir sorumluluk tar.
Otorite: Muhafazakrlar, bir dereceye kadar, otoritenin dima yukardan aa
ya uygulandn ve bunun bilgi, tecrbe veya eitimden yoksun olanlara kendi
karlarn doru olarak izleyebilmeleri iin liderlik ve rehberlik ve destek salad
m (ebeveynin ocuklar zerindeki otoritesinde olduu gibi) dnrler. Eski
den doal aristokrasi fikri etkili olmusa da, bugn otorite ve liderlik, genellikle
daha ok bir tecrbe ve eitimin rn olarak grlmektedir. Otoritenin erdemi,
onun insanlara kim olduklarna ve onlardan ne beklendiine ilikin somut bir duy
gu veren bir sosyal uyum kayna olmasndandr. Bu yzden zgrlk sorumlu
lukla birlikte varolur; dolaysyla da genel olarak dev ve ykmllklerin gnll
kablnden ibarettir.
M lkiyet: Muhafazakrlar mlk shipliini, insanlara gvenlik ve hkmet
ten bamszlk dzeyi vermesi, onlar kanunlara ve bakalarnn mlkiyetine
sayg gstermeye tevik etmesi bakmndan hayat neme ship grrler. Ayn
zamanda mlkiyet, insanlarn kiiliklerinin dsallatrlmas hlidir; ki bylece
onlar ship olduklar eylerde, yani evlerinde, arabalarnda
vs. kendilerim grrler . Ancak mlk sahiplii haklar olduD 9 al aristokrasi: Kabiliyet
?

t l l

. 1

u kadar sorumluluklar da kapsar. Bu yaklamda bzler, bir


anlamda sdece, gemi nesillerden devraldklarmz (aile
.

gmleri) ve belki de gelecek nesillerin deerlerini ifade


eden mlkiyetin muhafzlaryzdr.

ve liderliin, aba veya kendi


kendisini gelitirme yoluyla
elde edilemeyecei, bunun
doutan gelen veya ftri bir
nitelik olduu fikri.

Paternalist Muhafazakrlk
Muhafazakr dncedeki paternalist damar, organizmaclk, hiyerari ve dev gibi
ilkelerle tamamen tutarldr ve geleneksel muhafazakrln doal bir sonucu ola
rak grlebilir. Benjamin Disraelinin erken dnem yazlarnda ska grlebilecei
gibi paternalizm saduyu ile ilkenin bir bileimini oluturur. ngilterenin iki ulus:
Zengin ve Fakir olarak ikiye ayrlmas tehlikesine dikkat eken Disraeli, yaygn
bir sosyal devrim korkusunu ifade etmitir. Bu uyar, yukardan reformun aa
dan devrime kyasla tercihe ayan olduunu kabl etmesi gereken imtiyazlnn
zkarna bir seslenitir. Bu mesaj, kklerini noblesse oblige (aslet devi) gibi
neo-feodal fikirlerde bulan dev ve sosyal ykmllk ilkelerine bir aryla des
teklenmektedir. Aslnda bu yaklamda dev, imtiyazn fiyatdr; muktedir ve mlk
shibi olan, sosyal uyum ve beraberlie ilikin daha geni menfaatler adna, daha az
hli vakti yerinde olana kar bir sorumluluu da miras almaktadr. Tekulus ilkesiyle
sonulanan, tam bir Tory duruu olarak ifade edilebilecek olan ve birbirine bal ve
istikrarl bir hiyerari eklindeki organik bir denge grn ifade eden bu yakla
m, sosyal eitlik idealine fazlaca scak bakmaz.
Tekulus gelenei, sdece sosyal reforma ynelik bir eilimi tecessm ettirmekle
kalmaz; ayn zamanda ktisad politikaya ilikin temelde pragmatik bir yaklam da
yanstr. Bu, 1950lerde ngilterede Harold Macmillan (1894-1986), R. A. Butler
(1902-1982) ve lan MacLeod (1913-1970) gibi isimlerce benimsenen orta yol
yaklamnda grlebilir. Bu yaklam, ktisad rgtlenmenin iki ideolojik modelin
den, yani bir yandan laissez-faire kapitalizminden, dier yandan ise sosyalizmden ve
merkez planlamaclktan kanr. Bunlardan ilki, sosyal uyumu imknsz hle getiren
ve zayf ve krlgan olan cezalandran bir serbestiyle sonulanaca temelinde redde
dilirken, kincisi ise yekpare tatan bir devlet direi ortaya kardndan ve her trden
bamszlk ve teebbs ezdiinden dolay reddedilir. Dolaysyla zm, devletle
birey arasndaki dengenin ie yarayana gre pragmatik biimde ayarlanabilecei,
piyasa rekabeti ile hkmet reglasyonunun bir karmnda yatmaktadr (bencil
lik iermeyen zel teebbs (H. Macmillan)). Buna ok benzer sonulara, 1945ten
sonra Hristiyan Demokrasi ilkelerini benimseyen Kta Avrupas muhafazakrlar ta
rafndan ulalm ve en ka ekliyle Alman Hristiyan Demokratlarnn (the Christlich Demokratische Union (C D U )) sosyal piyasa felsefesinde ifadesini bulmutur.
Bu felsefe, zel teebbs ve rekabetin erdemlerini yanstt lde bir piyasa strateji
sidir; ama bu yolla salanan refahn, toplumun daha byk olan menfaati iin kulla
nlmas gereine inanmas bakmndan da sosyaldir.

Yeni Sa
Yeni Sa, muhafazakr dncede, hem 1945 sonras devlet mdahalesi ynnde
ki eilimlere, hem de liberal veya ilerlemeci sosyal deerlerin yaygnlamasna kar
bir tr kardevrimle sonulanan bir ayrl ifade etmektedir. Yeni Sa fikirlerin izleri

Friedrich August von Hayek (1899-1992)


AvusturyalI iktisat ve siyaset felsefecisi. London School of Economicste ve Chicago, Freiburg
ve Salzburg niversitelerinde ders veren bir akademisyen olarak Hayek 1974'te Nobel ktisat
dl'n ald. Avusturya ktisat Okulunun bir taraftar olarak, bireyciliin ve piyasa dzeninin
samim bir inanan ve sosyalizmin amansz bir eletiricisiydi. Klelik Yolu (Road to Serfdom, 1.948),
onun ktisad mdahalecilie saldrd nc bir eserdir; zgrln Anayasas (Constitution of
Liberty, 1960) ile Hukuk, Yasama ve zgrlk (Law ; Legislation a n d Liberty, 1979) gibi sonraki al
malarnda siyaset felsefesinde eitli temalar gelitirdi. Hayek'in eserleri, Yeni Sa'n ykseliinde
kayda deer bir etki yapt.

1970lere, sava sonras kaydedilen refah padamasnn sona ermesiyle, sosyal ke


ilikin olarak byyen kayglarla ve otorite kaybyla kendisini belli eden Keynezyen
sosyal demokrasinin ayn dnemdeki briz baarszlna kadar gtrlebilir. Bu
tr fikirler en byk etkisini ngiltere ve ABDde gsterdi ve bu lkelerde srasyla
Thatcherizm ve Reaganizm formunda ifadesini buldu. Bunlar, devlet odakl rgtlen
me biimlerinden piyasa odakl olanlara doru bir deiime sebebiyet vererek daha
geni, hatta dnya anda bir etki oluturdular. Bununla birlikte Yeni Sa, genellikle
neo-liberalizm ve neo-muhafazakrlk olarak kavramsallatrlan iki ayr gelenei
nikhlamaya ilikin bir aba olarak, uyumlu ve sistematik bir felsefe oluturmaz. Her
ne kadar bu ikisi arasnda siyas ve ideolojik bir gerilim mevcut olsa da, bunlar, gl
ama minimal devlet hedefini yani Andrew Gamblein (1981) ifadesiyle zgr eko
nomi ve gl devleti desteklemede bir araya getirilebilirler.

Neo-Liberalizm

Neo-liberalizm, Friedrich Hayek ve Milton Friedman gibi serbest piyasa iktisatlar


nn ve Robert Nozick gibi filozoflarn yazlarnda gelitirilen klsik siyas iktisatn gn
celletirilmi bir trdr. Neo-liberalizmin merkez ilkeleri piyasa ve bireydir. Balca
neo-liberal hedef ise, regle edilmeyen piyasa kapitalizminin verimlilii, bymeyi
ve yaygn refah beraberinde getirecei inancndan hareketle, devletin snrlarn geri
itmektir. Bu yaklamda devletin l eli inisiyatifi tketmekte ve teebbs gcn
krmaktadr; hkmet ne kadar iyi niyetli olursa olsun, beer ilerde deimez biimde
zarar verici etkide bulunmaktadr. Bu, liberal Yeni San mlkiyet politikasna ilgisinde
ve devlet teebbs veya milliletirmeye kar zel teebbse ynelik tercihinde yans
ma bulmaktadr. Ksacas zel iyidir; kamu kt. Bu tr fikirler,
Margaret Thatcherm toplum diye bir ey yoktur; sdece bireyler
ve aileleri vardr eklindeki mehur iddiasnda ifadesini bulan kat
bir bireycilikle balantldr. Dad devlet, bamllk kltrnn
kayna ve piyasa ortamndaki tercih zgrl olarak anlalan
zgrln tahripisi olarak grlr. Onun yerine kendineyardma, bireysel sorumlulua ve giriimcilie duyulan inan konulur.
'

Bu tr fikirlerin, bazlarnca neo-liberal kreselleme olarak grlen kreselleme sreciyle gelitii yaygn olarak dnlmektedir.

S S ^ H K S S n n
ykmll; genel anlamda,

f^yazh olanla^^koruma veya


onlara vo1 gsterme sorumToryizm: Muhafazakrlk iinde
hiyerariye inanla, gelenee
vurgu yapmayla ve dev ve organizmacha verilen destekle
nitelenen ideolojik bir duru.

Dad, devlet: Geni sosyal

N e O - M u h a fa Z a k r llk

sorumluluklar olan devlet. Bu


kavram, refah programlarnn
hakl grlemeyeceini ve
bireyi alalt.c olduunu ima
etmektedir.

_____________

Neo-muhafazakrlk, 19. Yzyln muhafazakr sosyal ilkelerim


.

yemden canlandrmtr. Muhafazakar Yem Sag her eyden once


otoriteyi restore etmeyi ve geleneksel deerlere -zellikle de on

lar arasnda aile, din ve milletle balantl olanlarna- dnmeyi


arzular. Paylalan deerlerin ve ortak bir kltrn sosyal bal
lk ortaya kardna ve meden varoluu mmkn kldna inanlrken, otorite
de, disiplin ve sayg rettii temelinden hareketle, sosyal istikrarn teminat ola
rak grlr. Bu balamda neo-muhafazakrln dmanlar, 1960larn deer
lerindeki gibi dnmeyi, ben kltn ve herkesin kendi iine bakmas n ifade
eden msamahakrlktr. Aslnda ABDde kendisini neo-muhafazakr olarak ta
nmlayanlardan pek ou, Kennedy-Johnson dnemi ilerlemeci reformlarnn
ortaya kard hayl krkl ortamnda byyen eski liberallerden oluur. Neomuhafazakrln dier bir boyutu, ok-kltrl ve ok dinli toplumlarn ortaya
kn, bunlarn atma dourucu ve doas gerei istikrarsz olduklar gerekesiy
le, kaygyla karlama eilimidir. Bu yaklam ayn zamanda, ok-kltrllkten ve
Birlemi Milletler ve Avrupa Birlii gibi ulus-st organlarn byyen etkisinden
yana pheci olan dar bir milliyetilikle de balantldr.

Sosyalizm
Sosyalist fikirler 17. Yzyln Levellers ve Diggers me veya Thomas Moreun top
yasna ([1516] 1965) veya hatta Platonun Devletine kadar geriye gtrlebilirse
de, sosyalizm 19. Yiizylm balarna kadar, siyas bir inan olarak ekillenmi deildi.
Sosyalizm sanayi kapitalizminin ortaya kna kar bir tepki olarak geliti. nceleri
fabrika retiminin yaygnlamasnn tehdit ettii esnaf ve zanaatkarlarn karlarm
dile getirdi; ancak bundan ksa bir sre sonra byyen sanayi ii snfyla, yani erken
sanayileme dneminin fabrika yemiyle balantl hle geldi. lk biimleriyle sosya
lizm kktenci, topyac ve devrimci karakter tamaya eilimliydi. Hedefi, piyasa m
badelesine dayal kapitalist ekonomiyi kaldrmak ve yerine nitelik bakmndan ondan
farkl olan ve genellikle ortak mlkiyet ilkesi zerine bina edilen sosyalist toplumu
koymakt. Sosyalizmin bu eklinin en etkili temsilcisi, fikirleri 20. Yzyl komnizmi
iin temel oluturan Kari Marxt.
Ancak 19. Yzyln sonlarndan itibaren, alma artlaryla cretlerin iyiletiril
mesinin ve sendikalarla sosyalist siyas partilerin bymesinin bir sonucu olarak, ii
snfnn tedrici olarak kapitalist toplumla btnlemesini yanstan reformist bir sos
yalist gelenek ortaya kti. Sosyalizmin bu tr, parlamenter yolu benimseyerek,
sosyalizme bar, aamal ve yasal yoldan geiin mmkn olduunu iln etti. Refor
mist sosyalizmin iki kayna vard, ilki, Robert ven (1771-1858), Charles Fourier
(1772-1837) ve William Morris (1854-1896) gibi dnrlerle balantl olan ahlk
sosyalizmin hmanist geleneiydi. Dieri ise, zellikle Eduard Bernstein tarafndan
gelitirilen revizyonist Marksizm eklindeydi.

20. Yzyln byk blmnde sosyalist hareket bylece iki ra


Msamahakrlk: insanla
rn kendi ahlk tercihlerini
kip kampa ayrld. Lenin ve Bolevikler rneini izleyen devrimci
kendilerinin yapmasna izin
sosyalistler kendilerini komnist olarak adlandrrken, bir tr ana
verilmesine istekli olmak;
msamahakrlk, emredici/
yasal politikay izleyen reformist sosyalistler, gittike daha fazla
resm deerlerin olmadn
sosyal demokrasi olarak adlandrlacak bir yolu benimsediler. Bu
savunur.
Revizyonizm: Orijinal veya
rekabet sdece sosyalizme ulamak iin en uygun aralarn neler
yerleik inanlarn tdilt;
revizyonizm ilkenin terk edil
olduu konusunda deil, ayn zamanda sosyalist hedefin kendisi
mesini veya bir kanaat kaybn
nin gerekte ne olduu konusunda da odaklanyordu. Sosyal de
ima eder.
mokratlar ortak mlkiyet ve planlama gibi fundamentalist ilkelere
srtlarn dndler ve sosyalizme refah devleti, yeniden datm
ve ktisad ynetim anlamnda yeniden ekil verdiler. Bununla beraber, sosyalizmin
her iki biimi de 20. Yzyln sonlarnda, kimilerini sosyalizmin lmn ve postsosyalist toplumun douunu iln etmeye tevik eden bir krize girdi. Bu sreteki
en dramatik hdise, 1989-91 yllar arasndaki Dou Avrupa devrimlerinin berabe
rinde getirdii komnizmin kyd; ama sosyal demokrasi de geleneksel ilkeleri
bakmndan srekli bir gerileme iindeydi ve bu yzden bazlar onun artk modern
liberalizmden ayrt edilemediini ne srecekti.

Sosyalizmin Unsurlar

Topluluk: Sosyalizmin odanda, ortak bir insaniyetin varlyla balantl


bir sosyal varlk olarak insan gr vardr. air John Donnenin ifadesiyle hi
bir insan tek bana bir ada deildir; herkes Ktann bir ksm ve ana karann
bir parasdr. Bu yaklam, topluluun nemine bir gndermedir; ve birey
sel kimliin sosyal ilikiyle, sosyal gruplara ve kolektif organlara yelik yoluyla
nasl biimlendirildiinin nemle altn izmektedir. Sosyalistler terbiye etme,
bakma ve besleyip bytmenin insan doasndan nemli olduunu vurgulama
ve bireysel davran esas olarak doutan gelen niteliklerden ok sosyal faktr
lerle aklama eilimindedirler.
Kardelik: Ortak insanl paylaan beer varlklar olarak insanlar, birbirleri
ne yoldalk veya kardelik hissiyle baldrlar (buradaki kardelik, tm insan
lar iine alacak biimde geniletilmitir). Bu yaklam sosyalistleri rekabetten
ok ibirliini tercih etmeye ve bireycilie kar kolektivizmi desteklemeye tevik
eder. Bu yaklamda rekabet, bireyleri birbirine kar kkrtr, ksknl, at
may ve dmanl beslerken, ibirlii, insanlarn kolektif enerjilerini bir takm
faaliyetine dntrmelerini mmkn klar ve topluluk balarn glendirir.
Sosyal eitlik: Eitlik, sosyalizmin merkez deeridir. Sosyalizm bazen eitlikiliin bir tr ve eitliin dier deerlere nceliine duyulan inan olarak
tasvir edilir. Sosyalistler zelde sosyal eitliin, yani frsat eitliine kar gelir
eitliinin nemini vurgularlar. Bireylerin kendilerini dier insanlarla zdele
tirmelerini tevik eden sosyal eitlik yolunun, sosyal istikrarn ve btnln
balca garantisi olduuna inanrlar. Aym zamanda eitlik, hukuk ve siyas hak
larn uygulanmas iin bir temel de oluturur.

htiya: Eitlie duyulan sempati, ayn zamanda madd menfaatlerin sdece


alma veya liyakt temelinde deil, ihtiya temelinde datmna ilikin sosya
list inanc da yanstr. Bu ilkenin klsik formlasyonu Marxn komnist da
tm ilkesinde bulunur: herkesten yeteneine gre, herkese ihtiyacna gre. Bu
yaklam, temel ihtiyalarn (yeme, ime, barnma, salk, kiisel gvenlik, vb.)
tatmininin, deerli bir beer varoluun ve sosyal hayata katlmn nart olduu
inancn yanstr. Ancak aktr ki, ihtiyaca gre datm, insanlarn sdece madd
gdlerle deil, ahlk gdlerle de hareket etmelerini gerektirir.
Sosyal snf: Sosyalizm genellikle snf politikasnn bir ekli olarak sunulur.
ncelikle sosyalistler toplumu gelir veya refahn datm bakmndan analiz
etme ve dolaysyla snf nemli (genellikle en nemli) bir sosyal blnme ko
nusu olarak grme eilimindedirler. kinci olarak sosyalizm geleneksel olarak
ezilen ve smrlen ii snfnn (nasl tanmlanrsa) karlarnn yanndadr ve
yine geleneksel olarak ii snfn sosyal deiimin ve hatta sosyal devrimin bir
aktr olarak grr. Bununla birlikte snf ayrmlar tedavi edilebilir: sosyalist
hedef, hem ekonomik ve sosyal eitsizliklerin tamamen kaldrlmas, hem de
cidd biimde azaltlmasdr.
Ortak mlkiyet: Sosyalizm ile ortak mlkiyet arasndaki iliki cidd biimde
tartmaldr. Bazlar bunu sosyalizmin bizatihi amac olarak; dier bazlar ise
bunun sdece daha geni bir eitlik ortaya karmak iin setii basit bir ara
c olarak grrler. Ortak mlkiyete ilikin sosyalist argman (ister Sovyet stili
devlet kamulatrmas olsun, isterse de seici devletletirme (bir karma eko
nomi), onun madd kaynaklar ortak iyiye ulama amacyla koordine etmenin
bir arac olmasndandr. Onlara gre zel mlkiyet bencillii, agzll ve
sosyal blnmeyi tevik eder. Ancak modern sosyalizm mlkiyete ilikin bu
dar yaklamdan epeyce ayrlmtr.

Marksizm
Teorik bir sistem olarak Marksizm, Bat kltrne hkim olan ve modern dnem
deki entelektel ilgiyi belirleyen liberal rasyonalizme kar balca alternatifi tekil
etmitir. Siyas bir g olarak da uluslararas komnist hareket biiminde Mark
sizm, en azndan 191791 yllar arasnda, Bat kapitalizminin balca dman ola
rak grlmtr. Bu durum Marksizmi ele almadaki merkez bir gln altn
izmektedir: Bu, Kari Marx ve Friedrich Engelsin (1820-1895) klsik yazlarndan
gelen bir sosyal felsefe olarak Marksizm ile birok bakmdan klsik ilkelerden ayr
lan veya onlar revize eden 20. Yzyl komnizm olgusu arasndaki farkllktr. Do
laysyla 20. Yzyln sonunda komnizmin k, bir siyas ideoloji olarak Marksizmin lm olarak alnmamaldr; bu durum aslnda Leninizmin ve Stalinizmin
kalntlarndan kurtulan Marksizme tze bir balang imkn da verebilir.
Aslnda bir lde sorun, Marxn kendi yazlarnn geni alanl ve kompleks ta
biatl olmasndan ve dolaysyla onun bazlarnca ktisad determinist (belirlenim-

Kari Marx (1818-1883)


Genellikle 20. Yzyl komnizminin babas olarak tasvir edilen Alman filozof, iktisat ve siyas
dnr. niversite hocas olarak ksa bir kariyerin ardndan gazetecilie balad ve gittike daha
ok sosyalist harekete dhil oldu. 1843'te Paris'e tand. Prusya'dan karlmasnn ardndan ise
Londra'ya yerleti ve hayatnn geri kalannda aktif bir devrimci ve yazar olarak alt. Arkada ve
hayat boyu onunla ibirlii yapan kii olan Friedrich Engels tarafndan desteklendi. Marx, 1864'te
Birinci Enternasyonalin kurulmasna yardm etti; ancak bu, 1871'de Mara' destekleyenlerle,
Bakunin'in nderlik ettii anaristler arasndaki byyen elikinin sonucu olarak kt. Onun
ciltler dolusu yazs lmne kadar yaynlanmadan kaldysa da, klsik eseri ciltlik Kapital'd'r

(Das Kapital, [1867,1885,1894] i 970). Onun en tannan ve en anlalabilir almas ise Komnist
Manifesto'dur (Communist Manifesto, [1848] 1967).

ci), dier bazlarnca ise hmanist sosyalist olarak yorumlanmasna imkn verme
sinden kaynaklanmaktadr. Dier bir ayrm, onun erken dnem yazlarnn nitelii
ile sonraki dnem yazlarmnki arasna bir ayrm konularak yaplabilir. Genellikle
bu gen Marx ile olgun Marx ayrm eklinde tasvir edilir. Bununla birlikte ak
olan udur ki, Marx kapitalizmin kkl bir ahlk bir eletirisini yapm olmaktan
ziyde, sosyal ve tarih geliimin asl doasn kefetmekle ilgili olmas anlamnda
yeni bir sosyalizm trn, bilimsel sosyalizmi gelitirdiine inanyordu. Marxm
fikirleri ve teorileri onun lmnden sonra, byk lde onun hayat boyu birlikte
alt Engelsin, Alman sosyalist lider Kari Kautskynin (1854-1938) ve Georgi
Plekhanovun (1856-1918) yazlaryla daha geni bir okuyucu kitlesine ulat. Ge
nellikle diyalektik materyalizm olarak adlandrlan bir ortodoks Marksizm tr
(bu terim Marx tarafndan deil, Plekhanov tarafndan icat edilmitir) ortaya kt
ve daha sonra Sovyet komnizminin temeli olarak kullanld. Bu vlger Mark
sizm, hi kukusuz mekanistik teorilere ve tarihsel determinizme (belirlenimcilik),
Marxn kendi yazlarndakinden daha gl bir vurgu yapt.

Marksizmin Unsurlar

Tarihsel materyalizm (maddecilik): Marksist felsefenin ke ta, Engelsin


deyiiyle tarihin materyalist kavrandr. Bu yaklam insanlarn kendi geim
aralarn rettii ve yeniden rettii ktisad hayat ve koullarn nemini vurgu
lamaktadr. Marx, esas olarak retim tarzndan veya ktisad sistemden oluan
ktisad temelin, ideolojik veya siyas styapy artladm veya belirlediini
ileri srmtr. Bu, sosyal ve tarihsel geliimin, ktisad ve snfsal faktrler ere
vesinde aklanabileceini ifade eder. Sonraki dnem Marksistleri bunu, beer ak
trlerin ilevleri ne olursa olsun deimez ktisad yasalarn tarihi ileriye tad
fikrini ima eden mekanik bir iliki olarak tasvir etmilerdir.
Diyalektik deiim: Hegeli izleyen Marx, tarihsel dei
imin itici gcnn diyalektik olduuna, yani geliimin daha
yksek bir aamasyla sonulanan rekabet eden gler arasn'

0 3

daki karlkl etkileim sreci olduuna inand. Materyalist


versiyonunda bu model, tarihsel deiimin snf antagonizma-

Diyalektik Materyalizm:
Ortodoks komnist devletlerde
entelektel hayata hkim olan,
Marksizmin kaba ve determi-

mst ekN

smda ifadesini bulan retim tarzndaki i elikilerin bir sonucu olduu anla
mna gelir. Ortodoks Marksizm (diyalektik materyalizm), diyalektii, doal ve
beer sreci biimlendiren gayri ahs bir g olarak tasvir etmektedir.
Yabanclama: Yabanclama, Marxn erken dnem yazlarndaki merkez
bir temadr. Bu, kapitalizm artlar altnda emein sdece bir tketim malna
indirgendii ve almann kiiliksizletirilmi bir faaliyet hline geldii bir s
retir. Bu yaklama gre iiler kendi emeklerinin rnne, kendi emek sre
lerine, kendi i arkadalarna ve sonuta yaratc ve sosyal varlklar olarak ken
dilerine yabanclarlar. Bu erevede yabanclamam emek, kendi amalarna
ulamann ve kendisini gerekletirmenin vazgeilmez kaynadr.
Snf atmas: Kapitalist toplumdaki temel eliki, zel mlkiyetin var
lndan doar. Bu da burjuvazi veya kapitalist snfla, yani retim aralarnn
shipleri ile proleterya, yani mlk shibi olmayan ve dolaysyla kendi emekle
rini satarak geinenler (cretli kleler) arasnda bir ayrlk yaratr. Burjuvazi
ynetici snFtr. Bu snf zenginlie ship olmas bakmndan sdece ktisad
gc elinde bulundurmaz; ayn zamanda devlet aygt yoluyla siyas g de ifa
eder ve ship olduu fikirler dnemin egemen fikirleri olduundan dolay ide
olojik iktidara da shiptir.
A rtk deer: Burjuvazi ile proleterya arasndaki iliki, kapitalist sistemde
proleteryann zorunlu ve sistematik olarak smrlyor olmas dolaysyla gi
derilemez bir elikiyi ifade eder. Marx, tm deerin mallarn retimi iin sarfedilen emekten geldiine inanmtr. Bunun anlam, kr araynn kapitalist
giriimcileri, iilere harcadklar emein deerinden daha azn deyerek, artk
deerlerini onlardan almaya zorlamasdr. Bu yzden kapitalizm mahiyeti ge
rei istikrarszdr; nk proleterya smr ve baskyla ebediyyen uzlaamaz.
Proleterya devrimi: Marx, kapitalizmin lmeye mahkm olduuna ve proleteryanm da onun mezar kazcs olduuna inand. Onun analizine gre kapi
talizm, gittike iddeti artan bir dizi ar retim krizinden geecekti. Bu krizler
proleteryaya devrimci bir snf bilinci getirebilirdi. Marx proleter devrimin ka
nlmaz olduunu ve onun retim aralarna el koymay amalayan kendiliin
den bir ayaklanma eklinde gerekleeceini ngrd. Bununla birlikte Marx,
son yllarnda, sosyalizme bar geiin mmknl hakknda kafa yordu.
Komnizm: Marxproleter devrimin, mlkszletirilen burjuvazi tarafndan
giriilebilecek bir kardevrimi kontrol altna almak iin, geici bir sosyalist
srece gtrebileceini ngrd. Ancak snf antagonizmas sona erdiinde ve
komnist toplum tam olarak gerekletirildiinde, proleterya devleti de ko
layca snmlenecekti. Komnist bir toplum, zenginliin herkes tarafndan
ortak mlkiyet konusu hline getirilmesi ve meta retimi nin yerine gerek
........... beer ihtiyalarn tatminine uyarlanm kullanm iin retimin
Yabanclama. Bir kiiliksizleme
koyulmas anlamnda snfsz olacakt. Bylece insann tarih ndurumu veya sureci; insann

kendi gerek veya asl tabiatndan ayrlmas.

>

cesi, insanlarn ilk kez kendi kaderlerini ekillendirmelerinin ve


potansiyellerini gerekletirmelerinin ( her bir bireyin z-

1924-53 yllarnn SSCB lideri. Stalin ('elikten adam'anlamnda, sonradan alnm bir isim) bir
ayakkabcnn oluydu. Devrimci faaliyetlerinden dolay okulundan kovuldu ve 1903'te Bolevik
Partisi'ne katld. 1922d e Komnist Partisi'nin genel sekreteri oldu. Lenin'in lmnn ardndan
girdii iktidar mcadelesini kazandktan sonra, zenle ilenmi bir kii klt tarafndan destek
lenen ve gittike gaddarlaan totaliter bir diktatrlk kurdu. Onun ideolojik miras,'Tek lkede
sosyalizm'doktrinine skca balyd. Bu doktrin, kapitalist kuatlmaya direnme ve bir snf olarak

kuladan (zengin kylleri) tasfiye etme ihtiyac anlamnda sanayileme ve kamulatrmay meru
latryordu. Bylece Stalin, Marksistbenzeri bir snf sava fikriyle, Rus milliyetiliinin ekiciliini
birletirdi.

gr geliimi, herkesin zgr geliiminin nkouludur (M arx)) mmkn hle


gelmesiyle son bulacakt.

O rtodoks Kom nizm

Marksizm uygulamada ayrlmaz biimde Sovyet komnizmine ve zellikle de ilk


iki Sovyet lidere, V. I. Lenine ve Joseph Staline baldr. Aslnda 20. Yzyl kom
nizmi en iyi Marksizm-Leninizm eklinde, yani bir dizi Leninist teori ve doktrin
le modifye edilmi ortodoks Marksizm olarak anlalabilir. Leninin Marksizme
merkez katks, onun devrimci veya nc parti teorisidir. Bu teori Leninin, burju
va fikirleri ve inanlar tarafndan yanl yola sevkedilen proleteryann, kapitalizmi
ykmak yerine kendi alma ve yaam koullarn iyiletirme arzusunu yanstan
sendika bilincinin tesinde bir ey gelitiremeyeceinden ve dolaysyla da dev
rimci potansiyelini gerekletiremeyeceinden duyduu korkuda ifadesini bulur.
Bu nedenle Marksizmle tehiz edilmi nc bir partinin, ii snfnn ncs ola
rak hizmet etmesi gerekiyordu. Bu yeni tr bir parti olacakt; bir kitle partisi deil,
birbiriyle skca kaynam, ideolojik liderlik yeteneine ship profesyonellerin ve
kendisini devrime adamlarn partisi olacakt. rgtlenmesi, tartma zgrl
ile faaliyet birliinin uzlatrlmasn ngren demokratik sosyalizm ilkesine daya
nacakt. Leninin Bolevikleri 1917de Rusyada iktidara el koyduklarnda, proleterya snfnn karlarna gre hareket etme iddiasndaki bir nc parti oluturdular.
Bylece proleterya diktatrl, uygulamada Komnist Partisi diktatrl oldu
(Bolevik Parti 1918de kendisini Komnist Partisi olarak isimlendirdi). Bu parti
Sovyet tek parti sisteminde nc ve rehber g olarak faaliyet gsteriyordu.
Ancak SSCB, 1930larda Stalinin ikinci devriminden, 1917 Bolevik Devrimindekinden ok daha derin biimde etkilendi. Sovyet toplumunun yeniden e
killendirilmesinde Stalin ortodoks bir komnizm modeli yaratt. Bu model 1945
sonras in, Kuzey Kore ve Kba gibi lkelerle, btn Dou Av
rupa tarafndan izlendi. Stalinin yapt deiiklikler byk lde onun en nemli ideolojik yeniliinden, SSCBnin herhangi

snf Bilinci: Kiinin ha hazr-

bir uluslararas devrime gerek olmadan sosyalizmi ina edebileceini ngren Tek lkede Sosyalizm doktrininden geliyordu.

kavram; snf bilincine ship bir

'

dakl snlf |karlarnn farnda


olmasn ifade eden Marksist bir

smf kendisi iin snftr.

Herbert Marcuse (1898-1979)


Alman siyaset felsefecisi, sosyal teorisyeni ve Frankurt Okulunun kurucularndan. Hitler
Almanyas'ndan gelen bir snmac olarak Marcuse 1934'ten sonra ABD'de yaad. Arlkl olarak
Hegel ve Freud'a dayanan bir tr NeoMarksizmi gelitirdi. Marcuse Yeni Sol'un nde gelen bir
dnr ve renci hareketinin guru'su olarak 1960'larda tannmaya balad. Marcuse, muhake
me ve tartmay hkimiyeti altna alan ve muhalefeti absorbe eden her eyi kapsayc bir baskc
sistem olarak ileri sanayi toplumunu tasvir etti. Onun umudu proleteryaya deil, renciler, etnik
aznlklar, kadnlar ve nc Dnya lkeleri gibi marjinalletirilmi gruplara dayanyordu. En
nemli eserleri arasnda Akl ve Devrim (Reason a n d Revolution, 194 1), Eros ve Medeniyet (Eros and
Civilization, 1958) ve Tek Boyutlu insan: ileri Sanayi Toplumlarnn deolojisi stne almalar (O neDim ensionai M an: Studies in the Ideology o f Advanced Industrial Society, 1964) da vardr.

ktisad Stalinizm olarak adlandrlan ey, 1928de zel teebbsn hzl ve toptan
biimde kknn kaznmasna yol aan birinci Be Yllk Plann uygulamaya ko
nulmasyla balad. Bunu 1929da tarmn kamusallatrlmas izledi. Tm kaynak
lar devletin kontrol altna alnd ve Devlet Planlama Komitesi (Gosplan) tarafn
dan idare edilen bir merkez planlama sistemi kuruldu.
Stalinin yapt siyas deiiklikler de daha az dramatik deildi. 1930lar bo
yunca, Komnist Partisinde, devlet brokrasisinde ve orduda, tm muhalefet ve
tartma kalntlarnn kkn kazyan bir dizi temizlik yapan Stalin, SSCByi bir
kii diktatrlne dntrd. Stalin, sistematik yldrma, bask ve terr yoluyla
SSCByi aslnda totaliter bir diktatrle dntrd. Her ne kadar ortodoks ko
mnizmin bu daha gaddar olan yz, 1953te Stalinin lmnden sonra devam
etmediyse de, Leninist Partinin asl ilkeleri (hiyerarik organizasyon ve disiplin) ve
ktisad Stalinizm (devlet kolektivizasyonu ve merkez planlama) reform basksna
kar inat bir biimde direndi. Bu durum, sdece planlama sisteminin baarsz
lm sergilemede ve uzun sreden beri bask altnda tutulan siyas gleri serbest
brakmakta baarl olan Gorbaovun perestroika reform srecinde (1985-1991)
belirgin hle geldi. Nihyet bunlar Sovyet komnizmini Trokinin (Trotsky) ok
farkl bir balamda syledii gibi tarihin p sepetine gnderdi.

M odern Marksizm

Marksizmin daha karmak ve daha ince bir biimi Bat Avrupada geliti. Sovyet
Marksizminin mekanistik ve briz biimde bilimsel nosyonlaryla kart biimde,
Bat Marksizmi Hegelyen fikirlerden ve Marxn erken dnem yazlarndaki yaratc
insan zerine vurgusundan etkilenme eilimindeydi. Dier bir ifadeyle beeri var
lklar, sdece gayriahsi madd gler tarafndan kontrol edilen kuklalar olarak deil,
tarihin yapclar olarak grlyordu. Ekonomi ile siyaset arasnda, hayatn madd ko
ullar ile beeri varlklarn kendi kaderlerini biimlendirebilme kapasiteleri arasnda
karlkl bir ilikinin varlnda srar eden Bat Marksistleri, kat altyap-styap deli
gmleinden ayrlp kurtulabiliyorlard. Bu yzden onlarn fikirleri bazen neo-Marksist olarak kavramsallatrlyordu. Bu yaklam snf mcadelesini sosyal analizin ba
langc ve sonu olarak almaya kar bir isteksizlii yanstyordu.

Eduard Bernstein (1850-1932)


Alman sosyalist siyaseti ve teorisyen. Alman SPD'nin erken dnem bir yesi olan Bernstein,
Ortodoks Marksizmi revize ve modernize etme abas anlamnda revizyonizmin nde gelen
savunucularndan birisi oldu. ngiliz Fabianizminden ve Kant'n felsefesinden etkilenen Bernstein,
snf savann mevcut olmadn vurgulayan ve sosyalizme barl bir ekilde geiin mmkn
olduunu iln eden, arlkl olarak ampirik bir eletiri gelitirdi. Bu yaklam onun Evrimci Sosyalizm

(EvolutionarySocialism, [1898] 1962) adl eserinde trif edilmitir. Birinci Dnya Sava'na muhalefe
ti dolaysyla SPD'den ayrld ve daha sonra geri dnd. Bernstein genellikle modern sosyal demok
rasinin kurucu figrlerinden birisi olarak grlr.

Macar Marksist Georg Lukacs (1885-1971), Marksizmi hmanist bir felsefe ola
rak sunan ilk kiilerdendi. Lukacs, kapitalizmin iileri edilgen nesnelere veya piya
sada alnp satlan mallara indirgeyerek insanlktan kard eyletirme srecini
vurgulad. 1929-35 arasnda yazlan Hapishane Defterlerinde Antonio Gramsci
kapitalizmin sdece ktisad baskyla deil, siyas ve kltrel faktrlerle de muhafa
za edilme dzeyinin altn izdi. Gramsci bunu ideolojik hegemonya olarak isim
lendirdi. Marksizmin daha ak biimde Hegelyen ekli, nde gelen yeleri Theodor
Adorno (1903-1969), Max Horkheimer (1895-1973) ve Herbert Marcuse olan
Fankfrt Okulu tarafndan gelitirildi. Frankfurt teorisyenleri Marksist ekonomi po
litiin, Hegelyen felsefenin ve Freudu psikolojinin bir karm olan ve 1960larda
Yeni Sol zerinde cidd bir etki yapan eletirel teoriyi gelitirdiler. Jurgen Habermas
da Frankfrtularn sonraki kuanda yer ald.

Sosyal Demokrasi
Sosyal demokrasi, klsik liberalizmin ve fundamentalist (kktenci) sosyalizmin te
orik tutarllndan yoksundur. Bunlardan ilki piyasaya balyken ve dieri de ortak
mlkiyet davasnn savunucusuyken, sosyal demokrasi piyasa ile devlet ve birey
ile topluluk arasnda bir dengeyi savunur. Sosyalizmin kalbinde, bir yandan refah
retmenin tek gvenilir mekanizmas olarak kapitalizmin bir kabl, dier yandan
refahn piyasa ilkelerinden ok ahlk ilkelere gre datlmas arzusu arasnda bir
uzlama bulunmaktadr. Sosyalistler iin piyasaya geri dnmek g ve zaman za
man ac verici bir sreci ifade ediyordu ve bu sre ideolojik bir kanaatten ok pra
tik koullar ve seim avantajlar tarafndan belirleniyordu. 20. Yzylm balarnda
bu sre faaliyetteydi ve rnein Alman Sosyal Demokrat Partisinin (Sozialdemokratische Partei Deutschlands (SPD )) estirdii reformizm rzgarnda, zellikle de
Eduard Bernstein gibi revizyonist Marksistlerin dourduu etkide grlebiliyordu.
SD Pnin 1959daki Bad Godesburg Kongresinde Marksizm res
men terk edildi ve mmkn olduu yerde rekabet, gerekli olduu
Perestroka: Rusa, kelime an

yerde planlama ilkesi benimsendi. Benzer bir sre, Marksizmin


kesinliine hibir zaman demir atmam olan etik veya topik

sosyalistler arasnda da ortaya kt. rnein batan beri tedrici-

lam olarak, yeniden yaplanma;


Sovyet sistemini, komnist bir
erevede liberalletirme ve
demokratikletirme abasn
ifade eden bir slogan.

ABD'li akademisyen ve siyaset felsefecisi. Onun balca eseri Bir Adlet Teorisi (A TheoryofJustice,
1970), siyaset felsefesinde ikinci Dnya Sava'ndan sonra yazlm en nemli alma olarak
grlr. Hem modern liberalleri hem de sosyal demokratlar etkilemitir. Rawls, sosyal eitsizliin
sdece en az avantajllar yararna olmas durumunda (ki bu onlara bir alma gds salayacak
tr) hakllatrlabilecei inancna dayal bir'hakkaniyet olarak adlet'teorisi nerdi. Eitlik lehine bu
karsama, Rawls'a gre, ne kadar ok insan kendi hner ve kabiliyetlerinin bilgisinden mahrum
olursa, o kadar ok insan egaliteryen olmayan bir toplumdan ziyde egaliteryen bir toplumda
yaamak isteyecektir. nsanlarn ou iin fakirlikten duyulan korku, zenginlie duyulan arzudan
ar basacandan, yeniden datm ve refah, hakkaniyet zemininde savunulabilir. Onun bu erken
dnem eserindeki evrenselci karsamalar, Siyasi Liberalizm (Political Liberaiism, 1993) adl alma
snda bir derece tdil edilmitir.

ligin kanlmazl inancna bal olan ngiliz i Partisi de 1950lerden itibaren,


savunduu sosyalizme milliletirmeden ziyde eitlik anlamnda yeniden ekil ver
di (Crosland 1956).
Modern sosyal demokrat dncenin balca zellii, hakszla urayana, zayf
ve krlgan olana ilikin kaygsdr. Bununla birlikte sosyal demokraside, onu sos
yalist gelenekle snrlandrmay mmkn klmayan bir duyarllk da vardr. Onda
acma ve ortak insanla sosyalist inan, pozitif zgrle ve frsat eitliine liberal
ballk ve hatta babaya ait bir sorumluluk ve ilgiyle muhafazakr duyarll gr
mek mmkndr. Sosyal demokrasi, kaynaklar ne olursa olsun, genellikle refah
devletilii, yeniden datm ve sosyal adlet gibi ilkeler temelinde ifadesini bu
lur. kinci Dnya Sava sonras ilk dnemlerde yaygn biimde kabl edilen bi
imiyle Keynezyen sosyal demokrasi, devlet mdahalecilii yoluyla kapitalizmi
insanletirmeye ilikin somut bir arzuyla birleiyordu. Keynezyen iktisat poli
tikalarnn tam istihdam salayacana, karma ekonominin hkmetin ktisad
faaliyeti regle etmesine katkda bulunabileceine ve artan oranl vergiler yoluyla
finanse edilen geni kapsaml refah tedbirlerinin, zengin ile fakir arasndaki mesafe
yi daraltabileceine inanlyordu. Bununla birlikte azalan ekonomik byme ile en
azndan ilerlemi sanayi toplumlarnda hlinden memnun ounluun (Galbraith, 1992) ortaya k, ilve bir revizyon srecini de beraberinde getirdi.
Sosyal demokrasinin sosyalist karakteri uzun zamandr birok bakmdan sorgu
lanyordu. rnein baz sosyalistler, sosyal demokrasi kavramn ilkesiz uzlama
ve hatta ihaneti ifade eden kt anlamlarda kullandlar. Anthony Crosland (19181977) gibi dier bakalar ise sosyalistlerin deien tarih gereklerle uzlamas ge
rektiini ileri srdler ve John Rawls gibi liberal teorisyenlerin fikirlerinden etkilenilmesinden memnun oldular. Ancak 1980lerde ve 1990larda sosyal demokrasi
daha briz bir biimde geriledi. Bunun birok sebebi vard, ilk olarak, snf yap
sndaki deiim ve zellikle de profesyonel ve brokratik mesleklerin bymesi,
geleneksel ii snfnn karlar odakl sosyal demokrat siyasalarn artk seim
baars bakmndan geerli olmad anlamna geliyordu. kinci olarak kreselle
me Keynezyenizm gibi ktisad ynetimin zellikle tm ulusal biimlerini gereksiz
hle getirmi olarak grnd. nc olarak, milliletirilmi sanayiler ve ktisad

planlama, en azndan gelimi lkelerde verimsizliini ispatlad.


Drdnc olarak, komnizmin k, sdece devlet kamulatr
masnn deil, tm yukardan-aaya sosyalist modellerin ente
lektel ve ideolojik inanlrlnm altn oydu. Bu balamda siya
setiler ve siyas dnrler iin ideolojik bir nc yol fikrini
benimsemek, gittike daha fazla moda olmaya balad.

nc Yol
"nc yol" hem kapitalizme,
hem de sosyalizme bir alternatif
oluturma fikrini kapsamaktadr.
Bu yaklam, dikkatleri faizm,
sosyal demokrasi ve en son
olarak post-sosyalizm dhil,

nc Yol

eitli geleneklerden siyas


dnrleri cezbeden ideolojik
bir pozisyona ekmektedir.
Modern ekliyle'nc yol'
eski-tarz sosyal demokrasiye ve

nc yol mulk bir kavramdr ve farkl yorumlar mevcuttur.


neo-liberalizme bir alternatiftir.
Bunlardan ilki reddedilmektedir;
nk ncyol, modern liberalizmi, tekulus muhafazakrln
nk modern bilgi-temelli ve
ve modernize edilmi sosyal demokrasiyi de iine alan farkl ideolo
piyasa-odakl ekonomiye uygun
olmayan devleti yaplarla
jik geleneklere dayanr. Farkl lkelerde, ABDde Yeni Demokratlar
btnletirmektir. kincisi de
ve Bili Clintonu, ngilterede Yeni i Partisini ve Tony Blairi oldu
reddedilir; nk toplum ahlk
temellerinin altn oyan bir
u kadar, Almanya, Hollanda, talya ve Yeni Zelanda gibi lkelerde
herkese ak yar ortaya karr.
Anahtar nc-yol deerleri,
ortaya kanlar da iine alan farkl ncyol projeleri de geliti
frsat, sorumluluk ve topluluktur.
rilmitir. Bununla birlikte, ncyol temalarnn belirli ortak zel
nc yol kimi zaman "yeni"
veya modernize edilmi sosyal
likleri tehis edilebilir. Bunlardan ilki, sosyalizmin veya en azndan
demokrasi olarak tasvir edilse
onun yukardanaaya devlet mdahalecilii biiminin ld
de, kartlar onun sosyalist
gelenekten btnyle koptu
dr; yani ngilterede i Partisi tznn 1995te yeniden yazlan
unu ve piyasa ve zel sektr
ve dinamik piyasa ekonomisine atfta bulunan 4. Maddesinde ifa
zmlerini benimsediini ileri
srerler.
de edilene alternatif yoktur. Buna, kresellemenin genel bir kabl
ile kapitalizmin enformasyon teknolojisine, bireysel hnere ve i
gc ve giriim esnekliine ncelikli bir yer veren bilgi ekonomisine dnt
inanc elik etmitir. ncyol politikasnn ikinci boyutu ise, neo-liberalizme kart
biimde, hkmetin hayat bir ktisad ve sosyal role ship olduunun tannmasdr.
Bununla birlikte bu rol, eitim ve maharetin gelitirilmesi yoluyla uluslararas reka
bet gcnn tevik edilmesi ile piyasa kapitalizminin yaratt basky kontrol altna
almak iin cemaatlerin ve sivil toplumun glendirilmesi amacna odaklanmtr. Bu
anlamda ncyol duruu, liberal komnteryenizmin bir formudur; onun yeni bi
reycilii bir yandan haklar ile giriimcilik, dier yandan sosyal dev ile ahlk so
rumluluk arasnda bir denge kurmak ister.
ncyol politikasnn son boyutu, onun eitletirmenin bir biimi olarak gr
lebilecek olan sosyalist eitlikilikle balarn koparmas ve onun yerine liberal frsat
eitlii ve meritokrasi (liyakt sistemi) ilkelerini benimsemesidir. ncyol siyaset
ileri genellikle refah reformunu desteklerler. Hem neo-liberallerin kendi ayaklarnn
stnde dur srarm, hem de sosyal demokratlarn beikten mezara refah devleti
ballklarn redderek, temelde modern liberal bir inan olan insanlara yardm et ki
onlar kendilerine yardm etsinler veya Clintonun insanlara datma, ellerinden tut
yaklamm benimserler. Bu onlar workfare State dedikleri eyi, yani almak iste
yen ve kendisine gvenen bireylere fayda veya eitim anlamnda artl olarak verilen
hkmet desteini desteklemeye yneltir. te yandan nc yoln eletirisi, onun

^
anda hem P>yasamn dinamizmini destekleyip hem de piyasann dourduu sosyal blnmeye kar uyarmas bakmndan eli.............
kili olduu ve merkezsol projeden uzaklap saa doru bir deiim
anlamna geldii ynnde eletirilmitir. ncyol, rnein neo-liberal ereveyi benimsedii, zellikle global kapitalizmi destekledii ve komnteryenlerin aileyi glendirme ve kaba kanun ve dzen politikasndan yana olma talebinde
somutlaan otoriteryanizme kaymay savunduu gerekesiyle mahkm edilmitir.

Giriimcilik: Ticar risk alma ve

kr-odaki i faaliyetiyle btnle-

Dier deolojik Gelenekler


Faizm
Liberalizm, muhafazakrlk ve sosyalizm 19. Yzyl ideolojileriyken, faizm 20.
Yzyln ocuudur. Bazlar onun zellikle iki sava aras dnemin bir fenome
ni olduunu sylerler. Her ne kadar faist inanlarn kkleri 19. Yzyln sonlar
na kadar geriye gtrlebilirse de, bu fikirler Birinci Dnya Sava ve sonrasnda;
bu sreci karakterize eden devrimlerle savan etkili bir karmyla btnlemi
ve ekillenmitir. Faizmin belli bal iki ifadesi, 1922-43 yllarndaki talyada
Mussolininin Faist diktatrl ve 1933-45 yllarndaki Almanyada Hitlerin
Nazi diktatrldr. Neofaizm ve neoNazizm formlarnn yeniden su yzne
k, 20. Yzyln son yllarndadr; ve avantaj, ktisad krizler ile komnizmin
kn izleyen siyas istikrarszln birlemi olmasdr.
Birok bakmdan faizm, Fransz Devriminden bu yana Bat siyas dncesin
de hkim olan fikirlere ve deerlere kar bir isyan ifade ediyordu; bir talyan Faist
slogan 1789 ld diyordu. Rasyonalizm, ilerleme, zgrlk ve eitlik gibi deer
ler, mcadele, liderlik, iktidar, kahramanlk ve sava adna alaa ediliyordu. Bu
anlamda faizmin bir anti-karakteri vardr. Byk lde kart olduu eylerle
tanmlanr: o anti-kapitalizmin, anti-liberalizmin, anti-bireyciliin, anti-komnizmin vd. bir eklidir. Bununla birlikte btn bir faizmi ifade eden merkez bir tema,
organik olarak birlemi ulusal bir topluluk imgesidir. Bu onun birlik yoluyla g
llk inancnda ifadesini bulur. Szlk anlamyla alndnda birey hibireydir;
bireysel kimlik topluluunki veya sosyal grubunki tarafndan tamamen absorbe
edilmelidir. Faist ideal, dev, eref ve kendini feda etme duygusuyla gdlenen,
hayatn ulusunun veya rknn anna adamaya hazr ve en yce lidere sorgusuz su
alsiz bir itaatle bal yeni insanm, bir kahramann idealidir.
Bununla birlikte tm faistler birbirinin ayn deildir. talyan Faizmi, devleti
liin, temelde totaliter bir devlete sorgusuz sualsiz bir saygya ve mutlak sadakte
dayal olan ar bir ekliydi. Faist filozof Gentile (1875-1944) bunu yle ifade
ediyordu: her ey devlet iin; hibir ey devlete kar deil; hibir ey devletin
dnda deil. te yandan Alman Nasyonel Sosyalizmi ise geni lde rklk te
meli zerine ina edilmiti. Onun iki merkez temas, Aryanizm (Alman halknn
stn rktan olduu ve dnyaya hkim olmasnn mukadder olduu inanc) ve

Alman Nazi diktatr. Hitler, AvusturyalI bir gmrk memurunun oluydu. 1919'da Alman ii
Partisine (daha sonra Nationalsozialistische Deutsche Arbeiterpartei (NSDAP)'ye veya Nazi
Partisi'ne katld ve 1921 d e onun lideri oldu. 1933'te Almanya'nn anslyesi olarak atand ve ertesi
yl kendisini Fhrer (nder) iln etti. Ayn zamanda bir tek-parti diktatrl kurdu. Hitlerin dnya
grnn Kavgam (Mein Kampf, [1925] 1969) adl kitabnda resmedilmi olan merkez zellii,
yaylmac Alman milliyetiliiyle keskin bir anti-Semitizmi bir tarih teorisi hlinde kaynatrmasyd.
Onun teorisine gre Almanlar ve Yahudiler arasnda sonsuz bir sava vard ve bu sava srasyla
iyi ve kt gler arasndaki sava temsil ediyordu. Hitler'in siyasalar, kesinlikle, kinci Dnya
Sava'nn ve Holocaust'un vuku bulmasn katkda bulundu.

Yahudileri doas gerei kt olarak betimleyen ve onlarn kkn kazmay ama


layan anti-Semitizmin iddetli bir biimidir. Bu inan daha sonra Nih zrnde
ifadesini bulmutur.

Anarizm
Siyas ideolojiler arasnda anarizm, ulusal dzeyde bile hibir anarist partinin
iktidara gelmeyi baaram olmas anlamnda, allm bir siyas ideoloji deildir.
Bununla birlikte anarist hareket, rnein spanya, Fransa, Rusya ve Meksikada,
20. Yzyln ilk dnemi boyunca glyd ve anarist fikirler, kanunun, hkme
tin veya devletin yararl veya vazgeilmez olduu trnden klsik fikirlere meydan
okuyarak, siyas tartmay daha verimli hle getirdiler. Anarizmin merkez tema
s, siyas otoritenin tm ekilleriyle, zellikle de devlet ekliyle, hem kt hem de
gereksiz (anarinin kelime anlam ynetimin olmamasdr) olduudur. Bununla
birlikte, zgr bireylerin kendi ilerini gnll szlemeler ve ibirlii yoluyla ken
dilerinin idare edebilecei devletsiz bir toplum ynndeki anarist tercih, iki rakip
gelenek temelinde gelitirilmitir: liberal bireycilik ve sosyalist komnteryenizm.
Dolaysyla anarizm, liberalizm ile sosyalizm arasndaki bir kesime noktas; ultraliberalizmin ve ultrasosyalizmin bir formu olarak dnlebilir.
Devlete kar liberal yaklam, bireycilik ve zgrlk ile tercih zerine temellendirilmitir. Liberallerden farkl olarak William Godwin (1756-1836) gibi bireyci anar
istler, zgr ve rasyonel insanlarn kendi ilerini bar ve kendiliinden bir sre
iinde idare edebileceklerine ve hkmetin istenmeyen trden bir zorlamay ifade
ettiine inandlar. Modern bireyciler, devlet otoritesinin yokluunda toplumun ken
di kendisini nasl dzenleyebileceim aklamak iin genellikle piyasaya bakarlar ve
serbest piyasa ekonomisinin bir formu olan bir tr anarkokapitalizm modeli geli
tirirler. Ancak daha yaygn olarak tannan anarist gelenek, topluluk, ibirlii, eitlik
ve ortak mlkiyet gibi sosyalist fikirlere dayanr. Bu balamda kolektivist anarisder,
bizim sosyal, toplu hlde yaamay seven ve temelde ibirliine elverili tabiatmzdan
gelen sosyal dayammaya ilikin beer kapasitemize vurgu yaparlar. Bu temelden ha
reketle, rnein Fransz anarist Pierre Joseph Proudhon, bamsz kyllerin, esnaf
ve zanaatkarlarn oluturduklar kk topluluklarn, kapitalizmin adletsizliinden

ngiliz sosyal teorisyeni ve feminist. Rousseau'nun demokratik radikalizminden derin bir ekilde
etkilenen VVolIstonecraft, kadnlara genel oy hakk hareketinin domasndan 50 yl nce ilk
sistematik feminist eletiriyi gelitirdi. Onun en nemli almas Kadn Haklarnn Bir M dafaas
(A Vindication ofthe Rights o f W oman, [1792] i 985), Lockeu liberalizmden etkilenmiti ve "kiilik"
fikri temelinde kadnlarn eit haklarn, zellikle de eitim hakkn vurguluyordu. Ancak, bu eser,
ada feminizmin kayglaryla da ilgili olan kadnln kendisinin de daha karmak bir analizini
gelitiriyordu. VVolIstonecraft, anarist VVilliam Goodwin ile evliydi ve Frankenstein romann yazar
Mary Shelley'nin annesiydi.

ve smrsnden kanarak, dil ve eit bir mbadele sistemini kullanarak kendi ha


yatlarm ynetebilecekleri inancn yanstan, ortaklk (mutualism) olarak adlandr
d bir model nermitir. Rus Peter Kropotkin (1842-1921) gibi dier anaristler ise
temel ilkeleri ortak mlkiyet, adem-i merkeziyetilik ve kendi kendini ynetim olan
bir anarkokomnizm formu gelitirdi.

Feminizm
Toplumlarda feminist taleplerin ifadesini bulmasnn tarihi Eski ine kadar ge
riye gtrlebilirse de, bu talepler Mary VVollstonecraftn Kadn Haklarnn Bir
Mdafasna ([1 7 9 2 ] 1985) kadar gelitirilmi bir siyas teori tarafndan desteklenmemitir. Esasen, 1840lar ve 1850lerde kadnlarn oy hakk hareketinin ilkdalga feminizm ad ad altnda ortaya kna kadar feminist fikirler geni kitle
lere ulam deildi. 20. Yzyln balarnda, Batl lkelerin ounda kadnlara
oy hakk hareketinin baarya ulamas, kadn hareketini balangtaki amacndan
ve rgtleyici ilkesinden yoksun brakmtr. Ancak 1960larda ikincidalga femi
nizm ortaya kt. Bu yllarda, byyen Kadnn zgrlk Hareketinin (W LM )
talepleri daha radikal, hatta kimi zaman devrimciydi. Feminist teori ve doktrinler
birbirinden farklyd; ama onlarn ortak zellii, hangi yolla olursa olsun, kadnn
sosyal roln gelitirmeye ilikin ortak arzularyd. Dolaysyla feminizmin ba
lca temalar, ilk olarak, toplumun cinsel veya gender (toplumsal cinsiyet) eit
sizliiyle karakterize edilebilecei; ikinci olarak ise, erkek iktidarn yanstan bu
yapnn yklabilecei ve yklmas gerektiiydi.
Birbiriyle elien en azndan feminist gelenek tehis edilebilir. Wollstonecraft ve Betty Friedan gibi liberal feministler, kadnn ikinci planda olmasn, top
lumda haklarn ve frsatlarn eitsiz datlmasyla aklama eilimindeydiler. Bu
eit haklar feminizmi temelde reformisttir. Bu hareket, zel veya ev ii hayat
yeniden dzenleme amacndan ok kamusal alann reformuyla, yani kadnn
hukuk ve siyas statsnn ykseltilmesi ve onlarn eitim ve kariyer durumla
rnn gelitirilmesiyle ilgiliydi. Buna karlk sosyalist feministler, kadnlarn r
nein ev ii emekte erkek iilerin ykn hafiflettikleri, kapitalist ii nesillerini
yetitirdikleri, eitimlerine yardmc olduklar ve emek ordusunun yedek kuvvet-

leri olarak faaliyet gsterdikleri bir yer olarak aile veya ev hayatyla snrlandrl
m ktisad nemine dikkat ekerek, genellikle kadnn ikinci planda olmasyla
kapitalist retim biimi arasndaki balantya vurgu yapyorlard.
Ancak ikincidalga feminizmin ayrc vasf, geleneksel siyas doktrinlerden
gelmeyen bir feminist eletirinin ortaya knn, zellikle de radikal feminiz
min bir rn olmasdr. Radikal feministler, gender ayrmnn toplumdaki en
temel ve en nemli blnmeyi ifade ettiine inandlar. Onlarn gznde, tarih
ve ada tm toplumlar patriari ve Kate M illettin (1969) ifadeleriyle, nfu
sun yars olan kadnlarn dier yars olan erkekler tarafndan denetim altnda
tutulduu kuramlarla nitelenebilirdi. Bu yzden radikal feministler, cinsel bir
devrime, zellikle ahs, ev ii ve aileyle ilgili hayat yeniden yaplandracak bir
devrime ihtiya olduunu iln ettiler. Bu balamda radikal feminizmin ayrc slo
gan ahs olan siyasdir eklindedir. Ancak radikal feminizmin sdece ar biimi
erkei bir dman olarak tasvir eder ve kadnn erkek toplumundan ekilmesine ve
kimi zaman siyas lezbiyenlikle ifadesini bulan bir durua ihtiya olduunu iln eder.

evrecilik
evrecilik genellikle 20. Yzyln sonlarndaki ekolojik veya Yeil hareketin orta
ya kyla balantl yeni bir ideoloji olarak grlse de, kklerini ondokuzuncu
yzyln sanayilemeye kar isyanna kadar geriye gtrmek mmkndr. Bu
balamda evrecilik, ktisad geliimin artan hznn doal dnyaya verdii za
rara ilikin kaygy (nkleer teknolojinin, asit yamurlarnn, ozon tabakasnn

ekil 3.1
evrecilerin iddia ettikleri gibi, evre konusunda insanlarn tutumu hem insanolunun geleceini
hem de doay tehdit etmektedir

delinmesinin, global snmann vs. ortaya kmasyla 20. Yzyln ikinci yarsnda
iddetlenmitir) ve beer varoluun gcn kaybetmesinden ve sonuta insan
trnn varln devam ettirebilmesinden yana bir endieyi yanstmaktadr. Bu
tr endieler kimi zaman geleneksel ideolojiler vastasyla da ifade edilir. rnein
ekososyalizm evre tahribatn kapitalizmin doymak bilmez kr hrsyla akla
maktadr. Ekomuhafazakrlk, muhafaza davasn geleneksel deerleri ve yerleik
kurumlan koruma arzusuna balar. Ekofeminizm ise ekolojik krizin kaynan,
erkeklerin doal srelere ve doal dnyaya kar kadnlara gre daha az duyarl
olmalar durumunu yanstan erkek iktidar sistemine balar.
Ancak evrecilie radikal keskinliini veren, onun dier tm ideolojilerden
adapte edilen antroposentrik veya insan-merkezli durua bir alternatif sunmu
olduu gereidir; evrecilik doal dnyaya, sdece beer ihtiyalar tatmin etme
ye uygun bir kaynak gzyle bakmaz. evrecilik veya onun baz taraftarlar, eko
lojinin nemini vurgulayarak, ekolojizm insan trn doann sdece bir paras
olarak vasflandran, kendi ifadeleriyle, ekosentrik bir dnya gr gelitirirler. Bu
alandaki en etkili teorilerden birisi, James Lovelock (1979) tarafndan gelitirilen
Gaia hipotezidir. Bu hipotez, bir gezegen olarak dnyay her eyden nce kendi
canlln koruma endiesi tayan yaayan bir organizma olarak tasvir eder. Ba
kalar ise, Taoizm veya Zen Budizm gibi hayatn tekliini vurgulayan Dou dinle
rine bir sempatiyi ifade ederler. Yzeysel ekolojistler veya ak Yeiller gibi baz
evreci bask gruplarna gre, zkara ve saduyuya ynelik bir ar, insanolunu
ekolojik bakmdan gl siyasalar ve hayat tarzlarn benimsemeye ikna edecektir.
Dier yandan Derin ekolojistler veya koyu Yeiller ise, siyas nceliklerin radi
kal bir ekilde yeniden dzenlemesinin ve ekosistemin karlarna tek tek trlerin
karlar karsnda ncelik verme iradesinin dnda hibir eyin gezegenimizin
ve insanln devamn salayamayacanda srarldrlar. Her iki grubun yeleri de
1970lerden beri Almanya, Avusturya ve Avrupann dier yerlerine yaylm olan
zt Yeil partilerin iinde bulunmaktadr.

Din Fundamentalizm (Kkten-Dincilik)


Din ve siyaset baz noktalarda, en azndan balca ideolojik geleneklerin geliimin
de, birbiriyle rtr. rnein ahlk sosyalizm, eitli din inanlar zerine temellendirilmitir ve Hristiyan sosyalizmi, slm sosyalizmi vb. biimlerde ortaya k
maktadr. Protestanlk, siyas ifadesini klsik liberalizmde bulan kiisel alma ile
bireysel sorumluluk fikirlerinin ekillenmesine yardmc olmutur. Bununla bera
ber din fundamentalizm, siyaseti (ve aslnda kiisel ve sosyal va roluun tm boyutlarn) din doktrinin vahyedilmi hakikatine
mXzck)!insTnlnMya
ve karlarnn daha stn bir
ahlk ve felsef nem e ship
olduu inanc; eko-sentrizmin

8re ikinci slrada grmesi bakmndan farkldr. Bu yaklama


gre, siyas ve sosyal hayat, kutsal metinlerin harfi harfine anla.

,,

n hakikatlerince genel olarak desteklenen asl veya orijinal dini


ilkeler olarak grlen bir temel zerinde rgtlenmelidir. Bu tr

den ilkeleri kapsayc bir dnya gr hlinde gelitirmek mmkn olduunda,


din fundamentalizm bal bana bir ideoloji olarak deerlendirilebilir.
Din fundamentalizmin kayna nedir ve onun 20. Yzyln sonlarndaki dirili
ini nasl aklamak gerekir? Bu konuda birbiriyle elien iki aklama getirilmitir.
Bunlardan biri, fundamentalizmi esas itibariyle bir sapma olarak, toplumlarn mo
dern ve sekler bir kltre almalar srecinde gerekletirdikleri uyumun bir araz
olarak grr. kinci yaklam fundamentalizmin (arz deil) kalc olduunu ileri
srer ve onun seklerizmin insann yksek veya manev hakikate olan srekli
arzusunu tatmin etmedeki baarszlnn bir sonucu olduuna inanr.
Din fundamentalizmin eidi biimleri dnyann farkl yerlerinde ortaya km
tr. rnein, ABDde 1970lerden beri krtaj kart, okullarda dua edilmesi ve ge
leneksel aile deerlerine dn yanls kampanya yrten Yeni Hristiyan Samn
ortaya knn bir rn olarak Hristiyan fundamentalizminin nemi ykselmitir.
srailde uzun sre kk din partiler tarafndan temsil edilen Yahudi fundamenta
lizmi, Yahudi anavatannm baz ksmlarnn yeni ortaya kan Filistin devletine
verilmesini nleme giriimlerinin bir sonucu olarak nem kazanmtr. Hindistanda
Hindu fundamentalizmi, Bat seklerizminin yaylna kar bir direni ve Sih dini ve
slm gibi rakip inanlarn etkisine kar bir mcadele olarak ortaya kmtr.
Modern fundamentalizmin siyas bakmdan en nemli olan ise, phesiz slm
fundamentalizmidir. 1979da Ayetullah Humeyni (1900-1989) liderliinde dn
yann ilk slmc devletinin kurulmasna gtren ran Devrimiyle bu fundamen
talizm nem kazanmtr. Daha sonra btn Ortadouya, Kuzey Afrikaya ve
Asyann baz ksmlarna yaylmtr. rann ii fundamentalizmi
en hararetli ball ve kendini adamay ortaya karmsa da, ge
nel olarak slm, Batl glerin yenismrgeciliine ynelik bir
Ekoloji, Ekolojizm (evrecilik)
antipati ile her eyi mbah gren anlayn ve materyalizmin ya
Ekoloji (Yunanca oikos ve
ylna kar bir direni abas olarak, anti-Batcln ifadesinin
logos'tan gelir ve anlam 'ev
hakknda alma'dr), yaayan
bir arac olmutur. Bu yaklam en ak biimde, 1997-2001 yl
organizmalar ve onlarn evreleri
arasndaki ilikinin almasdr.
lar arasnda Afganistandaki Taliban rejiminde ifadesini bulmu
Bu anlamda yaamn btn
tur. slm fundamentalizmi, zelde gelimekte olan lkelerdeki
formlarn destekleyen bir ilikiler
ann varlna dikkat eker ve
1970lere kadar slmc veya Marksist-Leninist biimleriyle sos
tabiattaki karlkl balantll
yalizme ekilen kentli yoksullarn taleplerine tercman olmakta
vurgular. Ekoloji (bu kavram ilk
olarak 1873'te Ernest Heackel
baarl olmutur.
tarafndan kullanlmtr), bir

deolojinin Sonu mu?

bilim, tanmlayc bir ilke veya


hatta ahlk bir deer olarak
grlebilir. Ekolojizm (evrecilik)
ise, ekolojik ngrler zerinde
ina edilmi bir siyas doktrin

20. Yzyln sonlarnda ideoloji konusundaki tartmalarn ou,


ideolojinin lmne veya en azndan onun azalan nemine ilikin
ngrlere odaklanmtr. Bu, ideolojinin sonu tartmas ola
rak bilinen eydir. 1950lerde balam; kinci Dnya Savann
sonunda faizmin ve gelimi Batdaki komnizmin kyle
hzlanmtr. deolojinin Sonu? 1950lerde Siyas Fikirlerin

veya ideolojidir. Buna gre insan


doann bir parasdr, onun
'efendisi'deildir. Ekolojizm
bazen evrecilikten ayrlr;
bunlardan ilki biosentrik veya
ekosentrik bir perspektifi be
nimserken, kincisi tabiat niha
anlamda insann menfaati adna
korumakla balantldr.

Fundamentalizm (Kkten
cilik)
Fundamentalizm (Ltince
"temel'anlamndaki
fundamentum'dan gelir),
belirli ilkelerin muhtevasna
baklmakszn, kar klamaz ve
stn bir otoritesi olan temel
'hakikatler'olarak tannd bir
dnce stilidir. Bu balamda
belli bal fondamentalizmlerin,
destekleyicilerinin doktrine ait
kesinlikten gelen ciddiyet ve
cokuyu gstermeye eilimli
olmalarnn dnda ortak ynleri
ok azdr veya hi yoktur. Her ne

Tkenii stne (1960) adl almasnda Amerikal sosyolog


Daniel Bell, siyas fikirler stounun tkendiini bildiriyordu.
Onun yaklamna gre etiksel ve ideolojik sorunlar artk ilgisiz
hle gelmiti; nk Bat toplumlarnn ounda, partiler sdece
daha yksek dzeyde ekonomik byme ve madd refah nererek
iktidar yar yapyorlard. Bununla beraber Bellin dikkat ektii,
belli bal partiler arasnda ideolojik tartmay askya almaya g
tren geni bir ideolojik mutabakatn ortaya kt sre, ok da
ideolojinin sona ermesi deildi. 1950lerde ve 1960larda egemen
olan ideoloji, refah kapitalizminin bir biimiydi ve ngiltere ile
baka yerlerde Keynezyenrefah devleti mutabakatn bir biimini
temsil ediyordu.

Bu tartmaya daha yakn zamanlardaki bir katk, Tarihin


Sonu? balkl denemesiyle Francis Fukuyama tarafndan ya
birlikte anlsa da, fundamen
talizm siyas akidelerde de
pld. Fukuyama siyas ideolojinin artk nemsiz hle geldiini
bulunur. Liberal pheciliin
deil, ama daha ziyde tek bir ideolojinin, liberal demokrasinin
bile, btn teorilerden phe
edilmesi gerektiine ilikin bu
tm
rakiplerine kar zafer kazandn ve bunun nih zafer ol
teorinin kendisi hri, bu temel
inanc kapsad sylenebilir,
duunu ileri srd. Bu deneme, Dou Avrupada komnizmin
kt ortamda kaleme alnmt ve Fukuyama bu sreci dn
ya tarihi bakmndan nem tayan bir ideoloji olarak Marksizm-Leninizmin l
mnn gstergesi olarak yorumlad. Buna karlk Anthony Giddens (1994) ise,
kresellemeyle, gelenein gcnn azalmasyla ve sosyal dnlln (reflexivity) genilemesiyle nitelenen bir toplumda, san ve solun klsik ideolojilerinin
gittike gereksiz hle geldiini ileri sryordu. Bununla beraber, bu gelimeleri
alternatif bir yorumlama yolu, balca ideolojilerin veya byk anlatlarn, esas
olarak iinden gemekte olduumuz modernleme srecinin bir rn olduunu
ileri sren post-modernizm tarafndan sunuldu. Dier yandan tam da ideolojinin
sonu, tarihin sonu veya modernliin sonu iddiasnn kendisi ideolojik olarak g
rlebilir. Nih anlamda ideolojinin lmn iln etmekten ziyde, bu tartmalar
belki sdece ideolojik olann sa slim ayakta olduunu ve ideolojinin evriminin
sregelen ve belki de sonu olmayan bir sre olduunu gstermektedir.
kadar genellikle dinle ve kutsal

metinlerin motamot anlamyla

Seklerizm: Genellikle kilise ile


devletin birbirinden ayrlmas
arzusunda ifadesini bulan,
dinin sekler (dnyev) ilere
mdahale etmemesi gerektii
nanc.

Sosyal reflexivity: Karlkl bir


iliki ve birbirine baml olma
erevesinde, yksek derece
bir zerklie ship olan insanla
rn karlkl etkileimi.

zet
deoloji, genellikle olumsuz imalar ieren tartmal bir siyas
terimdir. Sosyalbilimsel anlamda siyas bir teori, organize
sosyal faaliyet iin bir temel oluturan, az veya ok tutarl bir
fikirler btndr. Onun temel zellikleri, mevcut g ili
kilerinin bir izah, arzulanan gelecein bir modeli ve siyas
deiimin nasl ortaya kabileceini ve kmas gerektiini
gsteren bir taslak olmasndan gelir.
deolojiler siyas teoriyi siyas pratie balar. Bir dzeyde ide
olojiler, bir deerler, teoriler ve doktrinler koleksiyonu olu
turan siyas felsefelere benzer; ki bu da ayr bir dnya gr
demektir. Bununla beraber dier bir dzeyde ise ideolojiler,
daha geni siyas hareketler biimini alrlar ve siyas liderle
rin, partilerin ve gruplarn faaliyetleriyle ifadesini bulurlar.
Her ideoloji kendine zg bir ilkeler ve fikirler btnyle bir
leir. Her ne kadar bu fikirler ayr bir yolla birbirine kenetlen
mi olmalar anlamnda elele giderlerse de, ancak nisb bir
anlamda sistematik ve tutarldrlar. Bu balamda tm ideolo
jiler bir dizi rakip gelenekler ve isel gerilimler olutururlar.
Dolaysyla ideolojilerdeki i atmalar, kimi zaman ideolo
jiler arasndakinden daha hararetli olur.

Post-modernizm, Postmodernlik
Post-modernizm, ilk olarak
Bat sanat, mimarisi ve genel
olarak kltrel geliimi iindeki
deneysel akmlar trif etmek
iin kullanlan ihtilfl ve kafa
kartran bir kavramdr. Bir
sosyal ve siyas analiz arac
olarak post-modernizm, sana
yileme ve snf dayanmasyla
yaplanan toplumdan gittike
daha fazla paralanan, plralist
bir bilgi toplumuna (yani
post-modernlie) doru bir
deiime dikkat ekmektedir.
Bu toplumda bireyler reticiden
tketiciye dnmekte ve
bireycilik de etnik, din ve snfsal
ballklarn yerini almaktadr.
Bu yaklamdan hareketle,
Marksizm ve liberalizm gibi
klsik ideolojiler, modernleme
srecinde gelitirilmi geersiz
'meta-anlatlar'olarak grlp
reddedilme eilimindedir. Postmodernistler kesin diye bir eyin
olmadn iddia ederler; mutlak
ve evrensel hakikat, sahte bir
kibir olarak grlp dlanr.
Bu anlamda post-modernizm
bir "anti-temelcilik" rneidir.
Onlarn vurgusu, sylemin,

mzakerenin ve demokrasinin
deolojiler hibir biimde birbirinden bsbtn yaltlm ve
nemi konusunadr.
deimez dnce sistemleri deildirler. Birok noktada birbirleriyle rtrler ve kimi zaman da ortak ilgilere ve ortak
bir literatre shiptirler. Hem baka ideolojilerle etkileimde bulunduklar ve
onlarn gelimesini etkiledikleri, hem de deien tarihsel artlara uygulandk
a zamanla deitikleri iin, ideolojiler dima siyas ve fikr olarak yenilenirler.
Belirli ideolojilerin nemi, siyas, sosyal ve ktisad koullara ve kendisini teorik
bakmdan yenileyebilme kapasitesine bal olarak artar veya azalr. 20. Yzyln
ideolojik atmalar, liberalizm, sosyalizm ve muhafazakrlk gibi belli bal ide
olojileri, kendi geleneksel ilkelerini gzden geirmeye zorlam; ve feminizm,
ekolojizm ve din fundamentalizm gibi yeni ideolojileri beslemitir.

deolojinin sonu hakkndaki tartmalar ok eitli biimler almaktadr. kinci


Dnya Sava sonras ilk dnemlerde bu tartmalar, faizmin ve komnizmin
azalan czibesine ve ktisad meselelerin siyas meselelerin yerine getii fikri
ne bal olarak yrtlyordu. Tarihin sonu tezi liberal demokrasinin dnya
apnda zafer kazandn ileri srmektedir. Post-modernizm ise, klsik ideo
lojilerin artk gndem d kaldn, nk onlarn esas olarak modernleme
srecinin erken dneminin bir rn olduunu ifade etmektedir.

Tartma Sorular
Neden ideoloji kavram genellikle olumsuz armlar yapar?
Liberalizmle sosyalizmi artk birbirinden ayrt etmek mmkn mdr?
Yeni Sa fikirler hangi bakmlardan geleneksel muhafazakrlnkilerle at
maktadr?
nc yol anlaml ve tutarl bir ideolojik yaklam mdr?
Marksizmin bir gelecei var mdr?
Faizmin ykseliinde en ok hangi koullar itici g oluturmaktadr?
Anaristler imknsz m istemektedirler?
Feminizm, ekolojizm ve fundamentalizm neden nem kazanmaktadr? Bunla
rn klsik siyas inanlarn yerini alma potansiyeli var mdr?
deolojiden vazgemek mmkn mdr?

leri Okumalar
Heyvvood, A. Political Ideologies: An Introduction (2nd ed.) (Basingstoke and New York: Palgrave 1997). Balca ideolojik gelenekler iin anlalr, gncel ve kapsaml bir rehber.
McLellan, D. Ideology (Milton Keynes: Open University Press; Minneapolis: University of
Minnesota Press, 1986). Bu anlalmas g kavramn ksa, ak-seik ama drt ba
mamur bir tartmas.
Belirli ideolojiler hakknda iyi bir giri iin unlara da baklabilir: Liberalizm iin Arblaster (1 9 8 4 ), muhafazakrlk iin O Sullivan (1 9 7 6 ), sosyalizm iin Wright (1987),
nc yol iin Giddens (2 0 0 1 ), anarizm iin Marshall (1 9 9 1 ), faizm iin Laqueur
(1 9 7 9 ), feminizm iin Bryson (1 9 9 2 ), ekolojizm iin Dobson (1 9 9 0 ) ve din funda
mentalizm iin Marty ve Appleby (1 9 9 3 ).

Blm
Demokrasi

"Demokrasi en kt ynetim eklidir;


zaman zaman denenen dier tm ynetim ekillerini hri tutacak olursak
Winston Churchill, Konuma, ngiltere Avam Kamaras (1947)

Siyasetilerin ve siyaset dnrlerinin byk bir ounluunun demokrasi dava


sna inanmaya balam olmalar, siyaset tarihinin en arpc ve en
indekiler
nemli olaylarndan birisidir. Genellikle demokratik dncenin
Demokrasiyi Tanmlamak.....101
beii olarak grlen Antik Yunanda bile, demokrasiye olumsuz
Halk Kimlerden Oluur_______ 102
bir anlam ykleme eilimi vard. rnein, Platon ve Aristoteles
Halk Nasl Ynetmeli_________ 103
Halk Ynetiminin Snrlar
gibi dnrler, demokrasiyi bilgelik ve mlkiyet pahasna kitlele
Nelerdir?_____________ *____ 105
Demokrasi Modelleri___________ ______
rin ynetimi olarak grdler. 19. Yzyla kadar da bu terim, ayak
Klsik Demokrasi________-___107
takmnn ynetimi olduu iddiasyla, olumsuzlayc armlar
Koruyucu Demokrasi..,_______108
Gelimeci Demokrasi________ 109
yapmaya devam etti. Ancak bugn artk hepimiz demokratz. Li
Halk Demokrasisi____________ 111
Uygulamada Demokrasi:
beraller, muhafazakrlar, sosyalistler, komnistler, anaristler ve
Farkl Grler......... .......... 112
hatta faistler, demokrasinin faziletlerinden bahsetmeye ve ken
Plralist Yaklam______ _____113
ElitistYaklam_______________ 115
di demokratik etiketlerini gstermeye istekli grnyorlar. Ger
Korporatist Yaklam___________________
Yeni Sa Yaklam____________ 119
ekten de, 20. Yzyln sonlarndan itibaren belli bal ideolojik
Marksist Yaklam.__________ 119
sistemlerin sarslmas ve yklmasyla, demokrasinin atei de ok
zet_____ ______________________ ______
Tartma Sorular_______________ ______
daha hararetli bir ekilde yakmaya balam grnyor. Sosyaliz
leri Okumalar............ ...... ....122
min albenisinin solmas ve kapitalizmin faziletlerinin sorgulan
maya balanmasyla beraber, post-modern siyas manzara iinde
demokrasi belki de tek istikrarl ve salam ilke olarak belirginleti.
Bu blmde ele alnacak temel konular yle sralanabilir:

Anahtar Konular
1. "Demokrasi"terimi nasl kullanla gelmitir?
2. Demokrasinin tabiat hakkndaki tartma hangi konular etrafnda dnmektedir?
3. Hangi demokratik ynetim modelleri gelitirilmitir?

4. Bu modellerin her birinin zayf ve gl ynleri nelerdir?


5. Demokratik sistem uygulamada nasl iler?
6. Demokrasi gerekten halk tarafndan ynetimi salar m?

Dem okrasiyi Tanm lam ak


Demokrasi teriminin kkeni Eski Yunana kadar geriye gtrlebilir. rnein
otokrasi, aristokrasi ve brokrasi gibi krasiyle biten dier kelimeler gibi demok
rasi de iktidar veya ynetim anlamna gelen Yunanca kratos kelimesinden gelir. Bu
balamda demokrasi demos tarafndan ynetim anlamna gelir (buradaki demos
halk anlamna gelir; ancak Yunanllar aslnda bu kelimeyi fakirler veya o
unluklar anlamnda kullanmlardr). Bununla beraber basite halk tarafndan
ynetim demek de bizi ok uzaa gtrmez. Demokrasinin sorunu tam da onun
poplaritesindedir, (nk) bu poplaritenin onun anlaml bir siyas kavram olma
zelliini yitirmesine yol ama tehlikesi vardr. Hemen hemen herkes tarafndan
iyi bir ey olarak grlen demokrasi, neredeyse, belirli bir fikirler btnn veya
ynetim sistemini onaylamay ima eden bir yaasn! szcnden pek fazla bir
eyi ifade etmeyen bir anlamda kullanlr hle geldi. Bernard Crickin (1993) ifa
desiyle demokrasi kamusal ilerin dnyasnda belki de en ok rasgele biimde kul
lanlan bir kavramdr. Herhangi bir kimseye herhangi bir ey ifade edebilen bir
terim bsbtn anlamsz olma tehlikesiyle kar karyadr. Demokrasi kavramna
yklenen anlamlardan bazlar yle sralanabilir:
fakirler ve dezavantajllarn ynetim sistemi
profesyonel siyasetilere veya kamu grevlilerine ihtiya duymakszn, halkn
kendi kendisini dorudan ve srekli biimde ynettii bir hkmet ekli
hiyerari ve imtiyazdan ziyde eit frsatlara ve bireysel liyakate dayal bir toplum
sosyal eitsizlikleri azaltmay amalayan bir refah ve yeniden datm sistemi
ounluk ynetimi ilkesine dayal bir karar-verme sistemi
ounluun iktidarn kontrol altna alarak, aznlklarn haklarn ve menfaat
lerini koruyan bir ynetim sistemi
kamu makamlarn halkn oyunu almak iin yaplan rekabeti seimlerle dol
durmann bir arac
halkn menfaatlerine, onlarn siyas hayata katlp katlmamasna bakmadan
hizmet eden bir hkmet sistemi.
Demokrasinin tabiatn irdelemek iin belki de en uygun hareket noktas, Ame
rikan Savann en iddetli olduu 1864 ylnda Abraham Lincoln tarafndan
verilen Gettysburg Sylevinde bulunabilir. Lincoln halkn, halk tarafndan, halk
iin ynetimi olarak tanmlad demokrasinin erdemlerini vyordu. Bu tanmda
belirgin olan husus, demokrasinin ynetimi halka balam olmasdr, ama bu ba-

lant eitli ekillerde kurulabilir: halkn, halk tarafndan ve halk


iin ynetimi olarak. Demokrasinin tabiatn tam olarak taspit et
mek, iddetli bir ideolojik ve siyas tartmay da beraberinde geti
rir. Bu blmn izleyen ana ksmnda, eitli demokrasi modelleri
ele alnacaktr. Bu blmde ele alnacak olan konu ise demokrasi
tartmas nn anlamlarn kefetmeyi amalamaktadr. Bu ba
lamda konunun ele alnmas, temel sorunun cevaplandrlma
sna indirgenmitir:

Siyas eitlik
Geni anlamda siyas eitlik,
siyas g ve etkinin eit da
lmn ifade eder. Bu anlamda
siyas eitlik, demokrasinin
merkez ilkesi olarak dnlr.
Burada "halk" nasl tanmlanrsa
tanmlansn, onun yesi olan her
bir bireyin eit arlkta olduu
garanti altna alnr: her sesin

Halk kimlerden oluur?

arl eittir. Bu, balca iki ekil


de anlalr, Liberal-demokratik

Halk hangi anlamda ynetecektir?

teoride siyas eitlik, siyas hakla

Halka ait ynetimin snrlar nelerdir?

verme hakk, seimlerde temsil


etme hakk gibi. Bu genellikle

rn eit datmn ifade eder: oy

"bir kii bir oy; bir oy bir deer*

Halk Kimlerden Oluur?

ilkesi eklinde zetlenir. Buna


karlk, dier biroklar gibi
sosyalistler de siyas etkiyi ktisad
kaynaklarn denetimi ve kitle

Demokrasinin temel zelliklerinden birisi siyas eitliktir; yani


siyas gcn mmkn olduunca geni ve eit bir ekilde datl
masdr. Ancak bu gc hangi organ veya grup datacaktr? Ksa
cas kimler halk tekil eder? Dardan bakldnda cevabmz
basittir: demos veya halk, kesinlikle btn insanlar ifade eder,
yani lkedeki nfusun tamamn. Ancak pratikte her demokratik
sistem, siyas katlm bazen cidd ekilde snrlar.

iletiim aralarna ship olma


gibi faktrlere balarlar. Bu yak
lamda siyas eitlik sdece eit
oy hakkn deil, nemli lde
bir sosyal eitlii de ifade eder.

Yukarda da belirtildii gibi, eski Yunan yazarlar demosu ounluk anlamnda


kullandlar; yani dezavantajl ve genellikle mlksz kitleler anlamnda. Bu anlamda
demokrasi, siyas eitlii deil, fakirlerden yana bir tarafgirlii ifade ediyordu. Yunan
ehir devletlerinde siyas katlm nfusun ok kk bir blmyle, yirmi ya zeri
erkek vatandalarla snrlandrlmt. Dolaysyla tm kadnlar, kleler ve yabanclar
dta tutuluyordu. te yandan 20. Yzyla kadar ve bu yzyl iinde dahi, genellik
le mlk shibi olma art veya kadnlarn dta tutulmas eklinde, Batl devletlerin
ounda oy verme zerinde kat snrlandrmalar vard. ngilterede genel oy hakk,
kadnlarn tm oy haklarn elde ettikleri 1928e kadar tesis edilmemiti. ABDde,
Afro-Amerikan (siyah) insanlarn gney eyaletlerinde ilk kez oy kullanabildikleri
1960larn balarna kadar bu hak tesis edilmi deildi ve svirede ise kadnlarn
nihyet oy hakkna kavutuu 1971de gerekleti. Bununla beraber, ocuklarn
siyas katlmdan dlanmas eklindeki bir snrlama, tm demokratik sistemlerde
uygulanmaya devam etmektedir. Geri semenlik ya 21den (randaki cumhurba
kanl seimlerinde olduu gibi) 15e kadar inmektedir, ama yine
de ocuklarn siyas katlmdan dlanmas eklindeki bir hatr sa- ^

ounlukuluk: ounluun
ylr politik kstlama tm demokratik sistemlerde uygulanmaya iradesine ncelik tannmasna
devam etmektedir. Seme
hakkna, akl hastas olduu
lnce f'f'V
t0" v<! ,p,ratlk: un
T

lukuluk aznlklara ve bireylere


tespit edilmi olanlarla mahkmlar rneinde olduu gibi, sk sk
kar bir duyarszl ifade eder,
teknik snrlamalar da getirilebilmektedir.

Her ne kadar gnmzde halk gerekte btn yetikin vatandalar olarak


kabl edilmekteyse de, bu kavram ok farkl yollarla anlamlandrmaktadr. rne
in halk, birbirine ortak veya kolektif karlarla bal, tek ve btnlemi bir yap
olarak grlebilmektedir. Bu anlamda halk bir ve blnmezdir. Bu tr bir yaklam,
Rousseaunun teorisi gibi, her bir bireyin zel iradesinden ziyde genel irade
veya kolektif irade zerinde odaklaan ve bir sonraki ana blmde ele alnacak olan
trden bir demokrasi modeline kaynaklk etme eilimindedir. Buna alternatif ola
rak, btn topluluklarda bir ayrma ve mutabk olmayn mevcudiyetinden dolay
halk, pratikte ounluk anlamnda ele alnmaktadr. Bu yaklamda demokrasi,
ounluk iradesinin veya saysal glnn aznlk iradesini ezdii, ounluk y
netimi ilkesinin kat bir uygulamas anlamna gelmektedir. Ancak bu yaklam da
demokrasiyi ounluun diktatrl eklinde yozlatrabilir. Son olarak halk,
her birinin otonom kararlar alma hakknn mevcut olduu hr ve eit bireylerin bir
toplam olarak dnlebilir. Bu yaklam sdece ounlukuluun her ekliyle
aka atmakla kalmaz, ayn zamanda, son tahlilde sdece herkesin zerinde mu
tabk olduu kararlarn demosu balayabileceini ifade eder; ki bu da demokratik
ilkelerin uygulanmasn cidd bir biimde snrlar.

Halk Nasl Ynetm eli?


Demokrasi, ounlukla halk tarafndan ynetim ilkesi zerinde temellendirilir. Bu
yaklam, halkn kendi kendisini ynettiini, kendi hayatlarn ve kendi toplumlarnn
kaderini belirleyen hayat kararlarn alnmasna katldn ima eder. Ancak bu katlm
ok eitli ekillerde olabilir. Dorudan demokrasi rneinde halk katlm, referan
dumlar, kide gsterileri veya hatta interaktif televizyon gibi aygtlar araclyla, kararverme srecine dorudan ve dim katlm gerektirir. Alternatif ve daha genel bir
demokratik katlm ekli ise, ounlukla temsil demokrasi olarak adlandrlan eyin de
temel zelliini tekil eden oy vermedir. Vatandalar oy verdiklerinde, kendi hayadarn
belirleyen kararlar almaktan ok, kendileri adna bu kararlar alacak olan kiileri se
mektedirler. Bununla beraber, oy vermeye demokratik niteliini kazandran, seimin
rekabeti olmasndan dolay, kamuyu ie yaramazlar bamzdan atmaya muktedir
klmas ve bylece siyasetileri kamusal olarak hesap verebilir duruma getirmesidir.
Ayrca halk iin ynetim ilkesi zerine kurulu demokrasi modelleri de vardr ve
bunlar ok snrl bir alanda kamusal katlmn dorudan veya dolayl herhangi bir
trne msaade eder. Bunun en garip ve acayip rnei, Mussolini ve Hider gibi faist
diktatrlerin ynetimi altndaki szde totaliter demokrasilerde bulunur. Bu tr rejim
lerin demokratiklik iddialar liderin ve sdece onun halkn gerek karlarn ortaya
____________________
koyabilecei iddiasna dayanr. Bu yaklam, gerek demokrasinin
Totaliter Demokrasi: Demokmutlak diktatrlkle eidetirilebileceini ima eder. Bu tr mekiiderin !deotoj!k'bHgeMktekel'6
iddiasma dayanan mutlak bir

i..

...........

lerde halkn ynetimi, her eye muktedir bir liderin iradesine itaatin orkestra eliindeki resmigeider, yryler ve gsterilerle
yin hlinde tekrarlanmasndan baka bir anlama gelmez. Bu, kimi

Odaklanma_______________________________________________________
Dorudan Demokrasi ve Temsil Demokrasi
Dorudan demokrasi (bazen "katlmc demokrasi'de denir), hkmet ilerinde vatandalarn dorudan, aracsz ve dimi kat
lmlarna dayanr. Bylece, dorudan demokrasi yneten ile ynetilen arasndaki, devlet ile sivil toplum arasndaki ayrm ortadan
kaldrr; bu halkn kendi kendisini ynetmesi sistemidir. Eski Atinada bu kitle toplantlar yoluyla hkmet eklinde gerekletirili
yordu; en yaygn modern ifadesi ise referandum uygulamasdr. Dorudan demokrasinin fazileti yle sralanabilir:
Demokrasinin tek saf ekli olarak, vatandalarn kendi kaderleri zerideki kontroln ykseltir.
Daha iyi haberdar edilmi ve siyas bakmdan daha sofistike bir vatandalk yaratr ve bylece eitici bir yn vardr.
Kamuyu, kendi kendisine hizmet eden siyasetilere gvenmek zorunda kalmakszn, kendi gr ve karlarn ifade etmeye
muktedir klar.
nsanlarn kendi aldklar kararlar kabul etmelerinin daha muhtemel olmas anlamnda, ynetime meruluk salar.
Temsil demokrasi, demokrasinin snrl ve dolayl bir eklidir. Halkn ynetime katlmnn her birka ylda bir oy vermeyle snr
landrlm, seyrek ve ksa olmas anlamnda snrldr. Kamunun iktidar kendi eliyle kullanmamas anlamnda ise dolayldr: kamu
sdece kendi adna ynetecek olanlar semektedir. Bu ynetim ekli, eer temsilde ynetenler ve ynetilenler arasnda gvenilir
ve etkili bir balant tesis edilmi ise demokratiktir. Bu durum bazen semen vekleti fikriyle ifade edilmektedir. Temsil demokrasi
nin gc aadakilerden gelir:
Demokrasinin uygulanabilir bir eklini sunmaktadr (halkn dorudan katlm sdece kk topluluklarda mmkndr).
Sradan vatanda karar-verme yknden kurtarr, bylece siyasette iblmn mmkn klar.
Hkmetin daha iyi eitimli, daha fazla bilgi shibi ve daha tecrbeli olanlarn elinde bulunmasna imkn verir.
>
Sradan vatandalar siyasetle mesafeli tutarak ve bylece onlar uzlamay kabul etmeye tevik ederek istikrar mmkn klar.

zaman plebisiti demokrasi olarak da tasvir edilir. Totaliter demokrasi her ne kadar
allm demokratik ynetim fikrini karikatrize ettiini tecrbeyle ispatm olsa da,
halk tarafndan ynetim (veya halk katlm) ile halk iin ynetim (kamu yarar
na ynetim) arasnda bir gerilimin mecvut olduunu gstermitir. rnein temsil
demokrasinin savunucular, siyasete kamusal katlm oy vermeyle snrlamay arzula
malardr; nk kamunun ounluunun kendi yararna ynetmek iin gerekli olan
bilgelik, eitim ve tecrbeden yoksun olduundan korkmulardr.

Halk Ynetim inin Snrlar Nelerdir?


Halkn ynetmesi gerektiine ve onun nasl ynetmesi gerektiine karar verdikten
sonra, onun ynetiminin nereye kadar olduunu da karara balamak gerekir. De
mokrasinin gerek alan nedir? Hangi konularda halkn karar verme hakk vardr,
hangileri bireysel vatandalara braklmaldr? Bu tr sorular, birok bakmdan I.
Blmde tarttmz kamusal alan ile zel alan arasndaki ilikiye dir tartma
nn yeniden aklanmasn gerekli klmaktadr. Liberal bireycilik temeline dayal
olarak ina edilen demokrasi modelleri, genellikle dar bir biimde tanmlayarak,
demokrasinin siyas hayatla snrlandrlmasn nerirler. Bu yaklamdan hareket
le demokrasinin amac, baz kamusal katlm sreleri aracly- _ _ _ _ _ _ _ _ _ _
la, bireylerin kendi faaliyetlerini gerekletirebilecekleri ve kendi
Radikal demokrasi: Adem-i
. . 1 1 1
.1
i .i
i i
. i.
i
i
i a
i.

merkeziyetilik ile katlm ve


zel karlarn izleyebilecekleri bir hukuki erevenin tesis edil- siyas jktidann mmknolan
mesidir. Dolaysyla demokratik zmler sdece spesifik olarak en geni biimde datlmasn
.

. .

savunan bir demokrasi tr,

toplulukla ilgili konular iin geenidir; baka artlarda uygulan-

Jeremy Bentham (1748-1832)


Ingiliz filozof, hukuk reformcusu ve faydacln kurucusu. Bentham, beer varlklarn rasyonel
biimde kendi karlarn izleyen ve faydalarn maksimize etm eye alan yaratklar olduklar fik
rine dayal bir ahlk ve felsefe sistemi gelitirdi. Bylece hukuki ve siyas reformlar iin bilimsel bir
temel saladna inand. Onun izleyicileri, felsef radikaller,'en byk mutluluk ilkesini kullanarak,
19. Yzyl Ingilteresi'nde ynetim, hukuk, hkmet ve ekonomi alannda pek ok reform yaptlar.

Laissez-laire ekonomisinin bir destekisi olarak Bentham, sonraki hayatnda siyas demokrasinin ka
rarl bir savunucusu oldu. Faydac fikriyatn Hkmet zerine Bir Para (A Fragment on Government,
1776-1948) ile daha btnlkl olarak Ahlkn ve Yasama Faaliyetinin lkeleri (fin Introduction to the
Principles ofMorals and Legislation, 1789) adl eserinde gelitirdi.

dnda, demokrasi zgrle tecavze yol aacaktr. Yaygn olarak bu demokrasi


korkusu, dorudan veya katlmc demokrasi biimlerinin reddinde ifadesini bulur.
Bununla beraber, rnein sosyalistler ve radikal demokratlarnki gibi, genellikle
alternatif bir demokrasi gr de gelitirilmitir. Radikal demokraside, demok
rasi sdece bireylerin kendi ilerine gidebilecekleri bir erevenin tesisinin bir arac
olarak grlmez; daha ziyde, sosyal varoluun btn alanlarna uygulanabilir ge
nel bir ilke olarak alnr. nsanlarn, kendi hayatlarn etkileyen her trl karara katl
ma temel hakkna ship olduklar kabl edilir; demokrasi de basite, bunu yapmay
mmkn klan kolektif bir sreten ibarettir. Bu yaklam, refahn kamusallatrl
masna ve iilerin kendi kendilerini ynetmelerinin salanmasna ilikin sosyalist
taleplerde belirginlemektedir ve bunlardan ikisi de ktisad hayatn demokratikle
tirilmesinin yollan olarak grlr. Bu yzden sosyalistler, sdece siyas demokrasi
yi desteklemek yerine, sosyal demokrasiyi veya endstriyel demokrasi yi talep
ederler. Benzer bir ekilde feministler de, ev ii veya zel alanda alnan kararlara
herkesin katlma hakk anlamnda, aile hayatnn demokratikletirilmesini talep
ederler. Bu yaklamda demokrasi, zgrln dman deil dostu olarak grlr.
Bask ve smr, ancak bu ilkeler gzard edildiinde ortaya kabilir.

Dem okrasi Modelleri


Demokrasi sklkla tek anlaml ve mphem olmayan bir kavram olarak ele alnr.
Genellikle Bat toplumlarnn ounda demokrasiye (genel oya dayal dzenli ve
rekabeti seimlerin yapld bir sistem) ilikin olan, demokrasinin tek veya tek
meru ekli olarak kabl edilmektedir. Bazen de bu demokrasi anlay, ona ekle
nen "liberal sfatyla nitelenerek, liberal demokrasi olarak ifade edilmektedir.
Bununla beraber realitede, halk ynetimine ilikin olarak her birinin kendi versi
yonunu sunduu, bir dizi rakip demokrasi teorisi veya modeli vardr. Bu durum
sdece demokratik ekil ve mekanizmalarn eitliliini gstermekle kalmaz; ayn
zamanda ve ondan da nemlisi, demokratik ynetimi hakllatrmaya yarayan ok
farkl zeminlerin de mevcut olduunu gsterir. Liberal demokrasi
Fayda: Deerkuiianm'; madd
kavramnn kendisi dahi, demokrasinin nasl organize edilecei
-

konusunda birbiriyle rekabet eden liberal grlerin varln gz

nne aldmzda, yanltc bir kavramdr. Bu erevede, birbiri


ne tezat tekil eden drt demokrasi modeli tehis edilebilir:
klsik demokrasi
koruyucu demokrasi
gelimeci demokrasi
halk demokrasisi

Plebisiti demokrasi
Plebisiti demokrasi ynetenler
ve ynetilenler arasnda plebisit
(veya referandum) gibi doru
dan balant araclyla ileyen
demokratik ynetimin bir ekli.
Bu yntem, kamunun siyas m e
selelerde grlerini dorudan
ifade etmesini mmkn klar.
Ancak, bu tr demokrasi sklkla

Klsik Demokrasi

eletirilir; nk eletirenlere
gre demagoglua (kitleleri
hitabetle maniple eden, onla
rn nyarglarna ve ihtiraslarna

Klsik demokrasi modeli, Eski Yunan polisine veya ehirdevletiseslenen siyas liderler tarafndan
ynetim) imkn veren bir yn
ne ve zellikle de Yunan ehirdevletlerinin en byk ve en gl
vardr. Bu tr demokrasi, dikta
olan Atinadaki ynetim sistemine dayanmaktadr. M.. 5. ve 4.
trle poplist bir cila veren
kitle akakl sisteminden ok
Yzyllarda Atinada ileyen dorudan demokrasi modeli, genel
da fazla bir ey getirmez. Bunun
likle halkn ynetime katlmasnn tek saf ve ideal sistemi olarak
la beraber, plebisiti demokrasi
ile temsil demokrasiyi takviye
tasvir edilir. Bununla beraber, bu model her ne kadar Rousseau ve
etmek iin referandumun
kullanm arasnda bir ayrm da
Marx gibi sonraki dnem dnrleri zerinde kayda deer bir et
yaplmaldr.
kide bulunmusa da, dorudan ynetimin ok zel bir ekli olarak
gelien Atina demokrasisinin modern dnyada ancak ok snrl
bir uygulanma imkn mevcuttur. Atina demokrasisi kitle toplan
ts yoluyla ynetim anlamna geliyordu. Belli bal tm kararlar, btn vatanda
larn ye olduu Meclis veya Ecclesia tarafndan alnyordu. Bu meclis senede en
azndan 40 defa toplanyordu. Tam zamanl olarak alacak kamu grevlilerine ih
tiya duyulduunda, btn vatandalar temsil eden kk bir rnek olmalar iin
bu grevliler kura uslyle veya dnml olarak seiliyorlard ve mmkn olan
en geni katlmn salanabilmesi iin grev dnemleri ksa tutuluyordu. Meclisin
yrtme veya idare komitesi olarak faaliyet gsteren ve 500 vatandatan oluan bir
Konsey vard ve 50 kiilik bir Komite de bu Konseye teklifler hazrlard. Komite
Bakanl grevi sdece bir gnlkt ve hibir Atinal bu onura hayatnda bir
defadan fazla kavuamyordu. Bunun tek istisnas, alma ve tecrbeye duyulan
ihtiyatan dolay, dier kamu grevlilerinden farkl olarak on generalin yeniden se
ilmesinin mmkn olmas durumuydu.
Atina demokrasisini bu kadar dikkate deer klan zellii, onun vatandalarnn
siyas aktivite dzeyleriydi. Vatandalar sdece Meclisin dzenli olarak gerekleti
rilen oturumlarna katlmakla kalmyorlar, geni topluluklar hlinde kamu grevleri
nin ve karar verme srecinin sorumluluklarn stlenmeye hazr grnyorlard. Bu
demokrasi eklinin en etkili ada eletiricisi, filozof Platondu. Platon, halk kitlele
rinin kendi adlarna kendilerini dirayetli bir ekilde ynetmeleri iin ne yeterli bilgi
ye ve ne de gerekli tecrbeye ship olduklar fikrinden hareketle siyas eitlik fikrine
saldrd. Onun Devletinde gelitirdii zm, ynetimin bir bilge krallar, yani Koru
yucular snfnn elinde olmasyd ve onlarn ynetimi bir tr aydnlanm diktatr
lk anlamn tayacakt. Bununla beraber Atina demokrasisinin en byk eksiklii,

onun ancak halk kitlelerini siyas faaliyetten dlayarak ileyebilecei gereiydi. Ka


tlm, 20 ya zeri Atina doumlu erkek vatandalarla snrlyd. Kleler (ki nfusun
ounluunu oluturuyorlard), kadnlar ve yabanclarn herhangi bir siyas haklar
yoktu. Aslnda Atinal vatandalarn kendi hayatlarn siyasete bylesine fazla adayabilmeleri, tamamen kleleri sayesinde onlarn zahmetli ilerle uramak zorunda
kalmaktan kurtulmu olmalarndan ve kadnlarn zel alana hapsedilmesi sayesinde
onlarn ev ii sorumluluklar da yklenmemelerinden kaynaklanyordu. Bu anlamda,
Atina polisi gerekte demokratik idealin tam zdd olarak da grlebilir. Bununla
beraber, siyas hayata dorudan ve srekli halk katlmna ilikin klsik model, dn
yann eitli ksmlarnda, zellikle NewEnglanddaki (ABD) kasaba toplantlarnda
ve kk svire kantonlarndaki mterek meclislerde canlln korumutur. Bu
tr katlm biimleri ayn zamanda, zellikle de anayasal konularda referandumlarn
daha geni bir ekilde kullanm ve halk panelleri ile elektronik demokrasi gibi de
mokrasideki yeni tecrbeler iin de bir temel oluturmutur.

Koruyucu Demokrasi
Onyedinci ve 18. Yzylda demokratik idealler yeniden canlandnda, Eski Yunann
klsik demokrasisinden ok farkl bir biiminde belirmitir. Demokrasi, halkn siya
sete katlmasn salayan bir mekanizma olarak daha az alglanmaya baland ve daha
ok vatandalarn kendilerini hkmetin tecavznden koruyabildikleri bir mekaniz
ma, yani koruyucu demokrasi anlamnda kabl edildi. Bu yaklam zellikle, temel
kayglar her eyden nce bireysel zgrle mmkn olan en geni alan yaratmak
olan erken dnem liberal dnrlerince savunuldu. Bireyi her eye kadir hkmet
ten koruma arzusu, Aristotelesin Platona verdii ve tm demokratik duyarllklarn
belki de en erken formu olan u cevapta ifadesini buldu: quis custodiet costodes?
(Bekileri kim bekleyecek? / Koruyuculardan kim koruyacak?).

Denetlenmeyen iktidardan duyulan ayn kaygy, 17. Yzylda, oy verme hakknn


doal haklara, zellikle de mlkiyet hakkna dayandn ileri sren John Locke da
dile getirmitir. Eer hkmet vergiler araclyla mlkiyete el koyma gcne ship
olursa, vatandalarn da vergi koyma iini denetleyecek bir organ (yani yasama orga
n) oluturmaya yetkisi olmalyd. Dier bir ifadeyle demokrasi, temsil bir meclis ara
clyla ileyen rzaya dayal ynetim sistemi anlamna geliyordu. Bununla beraber,
modern standartlara gre dnlecek olursa, sdece mlk shiplerinin oy kullan
mas gerektiine, nk sdece onlarn hkmet tarafndan ihll edilebilecek doal
haklara ship olduuna inanmas bakmndan, Lockeun kendisi bir demokrat deil
di. Daha radikal bir genel oy fikri, 18. Yzyln sonlarndan itibaren Jeremy Bentham
ve James Mili (17731836) gibi faydac teorisyenler tarafndan gelitirildi. Demokrasi
lehine faydac argman, aym zamanda bireysel karlarn korun-

ve0doLw":d3H enmezmel
(vazgeilemez) olan Tanr-ver-

mas ve gelitirilmesi ihtiyacna da dayamyordu. Bentham, btn


bireyler haz aradndan ve acdan kandndan dolay, evrensel

9'S'

oy hakknn (ki o gnlerde bu erkeklerin oy kullanmas demekti)

"en byk saydaki insan topluluu iin en byk mutluluu salamann tek yolu
olduuna inanyordu.
Bununla beraber, demokrasiyi koruyucu temelde hakllatrmak, demokratik
ynetim adna sdece snrl bir onaylamay ifade eder. Ksacas, koruyucu demok
rasi demokrasinin dolayl ve snrl bir eklinden baka bir ey deildir. Ynetilen
lerin rzas, uygulamada dzenli ve rekabeti seimlerdeki oyla salanr. Bylece
ynetenlerin hesaba ekilebilirlii salanm olur. Siyas eitlik de dar bir teknik an
lamda, eit oy hakk olarak anlalr. Dahas bu sistem, her eyden nce hkmetin
uygulamalarn denetlemeyi salayan formel ve informel kurallar btn ereve
sinde ileyen bir anayasal demokrasi sistemidir. Eer oy hakk bireysel zgrl
savunmann bir arac ise, zgrlk de ayr bir yasama, yrtme ve yarg mekaniz
mas oluturma yoluyla salanm kuvvetler ayrl ve ifade zgrl, hareket z
grl ve keyf tutuklamadan masun olma zgrl erevesinde garanti altna
alnmaldr. Son olarak koruyucu demokrasi, vatandalara, kendi hayatlarn ken
di tercih ettikleri ekilde yaayabilmeleri iin mmkn olan en geni alan amay
amalar. Bu bakmdan laissez-jaire kapitalizmiyle ve bireylerin ekonomik ve sosyal
durumlarndan btnyle kendilerinin sorumlu olduklar inancyla uyumludur.
Dolaysyla koruyucu demokrasi zellikle klsik liberaller tarafndan ve modern
siyasette de Yeni Sa savunucular tarafndan benimsenmitir.

Gelimeci Demokrasi
Erken dnem demokrasi teorisi bireysel haklar ve karlar koruma ihtiyac zerinde
odaklanmsa da, daha sonra alternatif bir ilgi alanna, bireyin ve topluluun gelii
mi konusuna odaklanmtr. Bu durum, genel olarak gelimeci demokrasi sistemleri
olarak ifade edilen pek ok yeni demokratik ynetim modellerini ortaya karm
tr. Bu tr modellerden en yeni ve en radikal olan JeanJacques Rousseau tarafndan
gelitirilmitir. Rousseaunun fikirleri, birok bakmdan dnemin egemen liberal de
mokrasi kavrayndan bir ayrl ifade etmi ve Marksist ve anarist gelenekler ze
rinde olduu kadar, sonraki dnemlerde Yeni Sol zerinde de etkide bulunmutur.
Rousseauya gre demokrasi nih olarak, insanlarn onun araclyla zgrle veya
bir yasaya itaat eden, kendisine itaat etmi olur ifadesinde somutlaan anlamda
zerklie ulaabilmelerinin bir aracdr. Dier bir ifadeyle, vatandalar ancak iinde
yaadklar topluluun hayatnn ekillendirilmesine dorudan ve srekli katlmala
r hlinde zgrdrler. Bu yaklam, allm seimli demokrasi
anlaynn ok tesine gemekte ve dorudan demokrasiye ilikin
daha radikal bir idealin desteklenmesini ifade etmektedir. Aslnda

. . .

,,

Rousseau, Ingiltere de yaplan seim uygulamasnn iddetli bir eietiricisiydi ve Sosyal Szlemesinde ([1762] 1913) yle diyordu:
7

'

ngiliz halk kendisini hr zannediyor, oysa bu ok cidd bir


o

'

'

. . . . . . .

hata; onlar sdece parlamentonun yelerini seerken zgrdrler;


onlar seilir seilmez, halk kleletirilmi demektir; ve bu da bu

Rza:0nayveyamsaade:
siyasette genellikle ynetilenler
ve ynetenler arasndaki
mutabakat.
Genel irade: Kolektif btnn
gerek karlar, ortak iyiye
edeer olan; kiiler bencilce
davranmadnda salanan
btnn iradesi,

Jean-Jacques Rousseau (1712-1778)


Cenevre doumlu siyaset ve ahlk felsefecisi ve belki de Fransz Devrimi'nin balca entelektel
ilham kayna/ etkileyicisi. Rousseau tamamen kendi kendisini yetitirmi birisiydi. 1742'de Paris'e
tand ve Fransz Aydnlanmasnn nde gelen isimleriyle zellikle de Diderot'la samimiyet kurdu.
Onun eitimden sanata, bilime, edebiyata ve felsefeye kadar geni bir alanda kaleme ald
eserleri 'doal insanlarn iyiliine ve "sosyal insan'larn ktlne derin bir inanc yanstmaktadr.
Rousseau siyasi fikriyat Emile veya Eitim zerine (.Emile ou De IVducation, 1762)de ve radikal trden
bir demokrasinin savunuculuunu yapt ve liberalleri, sosyalistleri, Marksistleri ve bazlarnn
iddia edebilecekleri gibi faist dnceyi etkileyen Sosyal Szleme (Du contrat social ou Principes
dudroitpolitique, [1762],1913) adl eserinde zetlemitir. Otobiyorafik eseri tiraflar (Les Corfessions,
1770)da hayatn kayda deer bir ak szllkle ve zayflklarn aa vurmaya duyduu istekle
tetkik etmektedir.

hibir ey demektir. ngiliz halk ship olduu ksa bir zgrlk nn, onu kaybet
meyi hak edecek ekilde kullanmaktadr.
Rousseaunun modeline yeni olma nitelii veren, onun zgrln nih ola
rak genel iradeye itaat anlamna geldiine ilikin sraryd. Rousseau, zel veya
bencil iradenin tam kart olarak genel iradenin, her bir vatandan doru iradesi
olduuna inanyordu. Genel iradeye itaat ettiklerinde, vatandalar kendi hakik
doalarna itaat etmekten baka bir ey yapmamaktadrlar ve bu anlamda genel ira

Parlamenter demokrasi
Parlamenter demokrasi halk
yarafndan seilmi olan ve
ynetenler ile ynetilenler
arasnda detayl bir iliki kuran
mzakereci bir meclis araclyla
faaliyet gsteren demokratik y
netimin bir trdr. Bu anlamda

de, bireyler dierkm bir ekilde davrandklarnda gerekleecek


olan iradeyi ifade etmektedir. Rousseaunun yaklamnda, bu tr
bir radikal gelimeci demokrasi sistemi sdece siyas eitlii de
il, ayn zamanda nispeten yksek dzeyde bir siyas eitlii de
gerektirir. Her ne kadar ortak mlkiyetin bir savunucusu deilse
de, Rousseau hibir vatanda dierini satn alacak kadar zengin
olmamal, hibir vatanda da kendisini satmaya zorlanacak kadar
fakir olmamal diyordu ((1 7 6 2 ) 1913:96).

demokrasi, esas olarak, sorumlu


ve temsil bir ynetim anlamna
gelmektedir. Bu erevede
parlamenter demokrasi, elit
ynetimine kar halk katlmn
dengeler: hkmet halka kar
deil ama halkn setii tem
silcilere kar dorudan hesap
verir bir konumdadr. Bu tr bir
sistemin ekicilii, temsilcilerin
eitimli olmalar ile mzakere
ve tartma frsat bulmalar sa
yesinde, vatandalarn karlarn
onlardan daha iyi tanmlayabi
leceklerine ilikin varsaymdan
kaynaklanmaktadr. J. S Mili ve
Burke'n dile getirdii gibi klsik
ekliyle parlamenter demokrasi,
parlamenterlerin onlar seenler
adna kendilerinin dnp
karar vermesini gerektirir.
Bununla beraber modern parti
siyaseti, parlamenter demokrasi
fikriyle vesayeti demokrasiyi
birletirmitir.

Rousseaunun teorileri, 1960larda ve 1970lerde yeni sol dnrlerce savunulan kathmc demokrasiye ilikin modern dnce
nin ekillenmesine katkda bulundu. Bu yaklam, her vatandan
kendi hayatm ekillendiren kararlara katlarak kendi kendisini ge
litirebilecei bir toplumun, yani katlmc toplumun faziletlerine
vgy ifade etmektedir. Bu hedefe toplumun btn anahtar ku
ramlarnda aldk, hesaba ekilebilirlik ve adem-i merkeziyetilik
araclyla ulalabilir. Bu anahtar kurumlar ise siyas partiler, kar
gruplar ve yasa yapc organlar gibi siyas kurumlan olduu kadar,
aileyi, iyerini ve yerel topluluklar da kapsamaktadr. Bu modelin
merkezinde ise grassroots demokrasi fikri, yani siyas iktidarn
mmkn olan en dk dzeyde uygulanmas inanc vardr. Ancak
Rousseaunun teorileri de, vatandalarn hakik iradeleri ile his
sedilenveya sbjektif iradeleri ayrmna dayanmakla eletirilmitir.
Rousseaunun bu teorisinin tehlikesi udur: eer genel irade basit
bir ekilde vatandalara ne istediklerinin sorulmas yoluyla tanmla-

namayacaksa (nk bu teoriye gre vatandalar bencillikten dolay


krlemi olabilirler), genel iradenin yukardan, belki de toplumun
hakik karlarn uygulama iddiasndaki bir diktatr tarafndan

Mzakereci Demokrasi: Kamu


karn tanmlamak iin dnce
ve tartmaya duyulan ihtiyac
vurgulayan demokrasi tr.

tanmlanmas iin bir zemin var demektir.


Rousseau, kimi zaman totaliter demokrasi ad verilen eyin mi
mar olarak grlmektedir (Talmon, 1952). Ancak, gelimeci demokrasinin temsil
hkmetin liberal modeliyle uyumlu olan daha lml bir modeli gelitirilmitir. Bu
gelimeci demokrasi gr kaynan John Stuart Millin yazlarnda bulur. Mili e
gre demokrasinin merkez fazileti, bireysel kapasitelerin en yksek ve en henkli
geliimini tevik etmesidir. Vatandalar siyas hayata katlarak anlaylarn zengin
letirir, duyarllklarn glendirir ve kiisel geliimlerini daha yksek dzeyine
ularlar. Ksacas demokrasi temelde bir eitim tecrbesidir. Sonu olarak Mili,
oy verme hakknn okuryazar olmayanlar dhil herkesi iine alacak kadar genile
tilmesi gerektiini ileri srerek, siyas katlmn geniletilmesini nermitir. Bu s
rete Mili, zamanna gre radikal bir ekilde, oy verme hakknn kadnlara kadar
geniletilmesi gerektiini ileri srmtr. Buna ilve olarak, gl ve bamsz ye
rel otoriteleri bunun kamu grevi yapmaya imkn veren frsatlar geniletebilecei
inancndan hareketle savunmutur.
Dier yandan Mili, tm liberallerle ayn paralelde, demokrasinin tehlikesinden
de haberdard. Aslnda Millin grleri, ekl siyas eitlii reddetmesi bakmndan,
ana akm liberal dnceden ayrlyordu. Platonu izleyen Mili, btn siyas fikirlerin
eit olmadna inand. Bunun sonucu olarak Mili, oklu bir oy verme sistemi ner
di. Buna gre vasfsz iiler tek bir oya, vasfl iiler iki oya, yetimi kiiler ve do
nanml meslek mensuplar be veya alt oya ship olacakt. Bununla beraber, onun
demokrasi karsndaki balca ekincesi, Alexis de Tocquevillein mehur tanmyla
ounluun tiranlndan duyulan liberal korkuya dayanyordu. Dier bir ifadeyle,
demokrasi her zaman bireysel zgrlklerin ve aznlk haklarnn halk adna tahrip
edilmesi tehlikesini ierir. Bu balamda Millin daha zel bir endiesi, demokrasinin,
insanlarn ounluun iradesini kabl etmeyi, bylece yeknesakl ve kr bir konformizmi kolaylatrarak, mzakerenin, eletirinin ve genel olarak entelektel hayatn
kkn kazyabileceiydi. ok basit bir ifadeyle, ounluk her zaman hakl deildir;
ve hikmedi bir fikir basit bir el kaldrp oy vermeyle belirlenemez. Bu yzden Millin
fikirleri mzakereci demokrasi veya parlamenter demokrasi fikrini destekliyordu.

Halk Demokrasisi
Halk demokrasisi kavram, kinci Dnya Savandan sonra Sovyet modeli eklin
de yaygnlaan ortodoks komnist rejimlerden gelmektedir. Ancak burada kullan
lan anlamyla, genel olarak Marksist gelenein rettii eitli demokrasi modelleri
ni ifade etmektedir. Kendi ilerinde farkllamalarna ramen bu modeller, liberal
demokratik modellerle ak bir kartlk arzeder. Marksistler liberal veya parlamen

ter demokrasiyi, burjuva veya kapitalist demokrasi olarak grerek reddetme


eilimindedirler. Bnunla beraber Marksistler, ak egaliteryen (eitliki) imalar
dolaysyla demokrasi kavram veya ideali tarafndan da cezbedilmilerdir. Bu kav
ram zellikle, eitlii sdece zhiren salayan siyas demokrasinin aksine, zengin
lie ortaklaa ship olma (oririnal anlamyla sosyal demokrasi) yoluyla sosyal
eitlik hedefine ulamay ifade etmektedir.
Marx, kapitalizmin yklmasnn gerek demokrasinin yeerebilmesini mmkn
klan bir tetikleme olabileceine inanyordu. Onun grne gre, btnyle ko
mnist bir toplum, ancak proletaryann devrimci diktatrluyle vasflanabile
cek bir geici dnemden sonra gerekleebilirdi. Sonuta burjuva demokrasisi
sisteminin yerini, ondan ok farkl olan proleter demokrasi sistemi alacakt. Marx
her ne kadar bu geici dnemde toplumun nasl rgtleneceini ayrntl olarak
aklamay reddettiyse de, arzulad eklin kabaca ne olduunu, onun ksa sre yaa
yan ve dorudan demokrasiye yakn bir tecrbe olan 1871 Paris Komnne duyduu
hayranlktan karabiliriz. Marx, snf elikisinin snmesi ve btnyle komnist bir
toplumun hayata gemesiyle, proleter devletin de snmleneceini ngrmtr.
Bu, yalnz hkmete, kanunlara ve hatta siyasete duyulan ihtiyac sona erdirmi olma
yacak, ayn zamanda demokrasiyi de gereksiz hle getirebilecektir.
Ancak 20. Yzylda komnist devletlerde gelitirilen bu demokrasi ekli,
ship olduu anlam Marxtan ziyde V. I. Leninin fikirlerine borludur. Her ne
kadar Leninin 1917deki slogan btn iktidar Sovyetlere (yani, iilerin, as
kerlerin ve denizcilerin konseylerine) komn demokrasisi fikrini canl tutmusa
da, gerekte iktidar Sovyet Rusyada ksa srede Bolevik Partinin (daha sonraki
ismiyle Komnist Partinin) eline gemitir. Leninin yaklamna gre bu parti,
ii snfnn ncs olmaktan baka bir ey deildi. Marksizmle tehiz edilmi
olan bu parti, proletaryann gerek karlarn bilmeye ve bylece ona devrimci
potansiyelini gerekletirmesi iin rehberlik etmeye muktedir olduunu iddia
ediyordu. Bu teori, SSCBde Leninist dem okrasinin ke ta oldu ve dier tm
Ortodoks komnist rejimler tarafndan Marksizm-Leninizmin merkez zellik
lerinden biri olarak kabl edildi. Ancak bu modelin zayfl, Leninin Komnist
Parti iktidarn (ve zellikle de onun liderlerini) denetleyecek, onu proleter sn
fa kar duyarl ve hesaba ekilebilir klmay salayacak herhangi bir mekanizma
oluturmakta baarsz olmasyd. Yeniden Aristotelesin ifadeleriyle sylenecek
olursa Komnist Partiyi kim bekleyecekti?.

U ygulam ada Demokrasi: Farkl Grler


En arzuya ayan demokrasinin hangisi olduu konusundaki ihtilf devam etse de, gn
mzdeki tartmalarn ou, demokrasinin pratikte nasl iledii demokratiklemenin
ne olduu konularnn etrafnda gerekletirilmektedir. Bu durum, genellikle liberal
demokrasi olarak adlandrlan belirli bir demokrasi modelinin geni, hatta dnya a-

Vladimir lyi Lenin (1870-1924)


Rus Marksist teorisyen ve aktif devrimci. Lenin, Boleviklerin lideri olarak 1917 Rus Bolevik
Devrimi'nin ba yneticisiydi ve SSCB'nin ilk lideri oldu. Onun Marksizme katks, Ne Yapmalmda
VJmo denamb?, [1902] 1968) tasarsn oluturduu devrimci veya nc parti, Emperyalizm, Kapitaliz
min En YksekA^amas'nda (MMnepuanuM, k o k Bucuan Cmadun Kanumanu3Ma, nempoepad: Xu3Hb
u 3HaHue, 1916] 1970) tanmlad ktisad bir olgu olarak smrgecilik analizi ve Devlet ve Devrim'de
gelitirdii "sosyalizmin isyanc yolu'na sk ballyd. Lenin'ln itibar kanlmaz bir ekilde Sovyet
tarihinin sonraki akna balyd; bazlar tarafndan Stalinist zulmn babas olarak grld, ama
dier bazlarna gre brokrasinin eletiricisi ve tartma ve mzakerenin savunucusuydu.

pnda bir kabl grdn ifade etmektedir. Bu geni kategori iinde birbiriyle rekabet
eden eilimler mevcut olmakla beraber, yine de baz temel zellikler yle sralanabilir:
Liberal demokrasi, siyas makamlarn resm siyas eitlik temelinde dzenli
olarak gerekletirilen seimlerdeki baaryla kazanld, dolayl ve temsil bir de
mokrasi eklidir.
Liberal demokrasi rekabete ve seim tercihine dayanr. Bu, siyas oulculuk,
birbiriyle mcadele hlindeki inanlara geni bir hogr ve birbiriyle atan sos
yal felsefeler, rakip siyas harekeer ve partilerin varl erevesinde ulalabilecek
bir hedeftir.
Liberal demokraside devlet ile sivil toplum arasnda ak bir ayrm vardr. Bu
ayrm, zerk grup ve karlarn ve piyasa sisteminin veya iktisadi hayatn kapitalist
rgtlenmesi yoluyla korunur.
Bununla beraber, liberal demokrasinin anlam ve nemi konusunda kayda deer bir
fikir ayrl da mevcuttur. rnein, liberal demokrasi siyas iktidarn gerek ve salkl
bir datmm salayabilir mi? Demokratik sre gerekten de uzun dnemli karlar
gelitirebilir mi, yoksa kendi kendisini ykan bir sre midir? Siyas eitlik ktisad eit
sizlikle bir arada yaayabilir mi? Ksacas bu demokrasi ekli, farkl teorisyenler tarafn
dan farkl ekillerde yorumlanmaktadr. Bu yorumlar arasnda en nemlileri unlardr:
oulculuk (plralizm)
sekincilik (elitizm)
korporatizm
Yeni Sa
Marksizm

oulcu (Plralist) Yaklam


Plralist fikirler, erken dnem liberal siyaset felsefecilerine, zellikle de Locke ve
Montesquieunun fikirlerine kadar geriye gider. Bununla beraber plralist fikirle
rin ilk sistematik geliimi James Madisonun Federalist Klliyata (Hamilton, Jay

ve Madison, [1787-89] 1961) yapt katklarda bulunur. Amerikann gevek bir


devletler konfederasyonundan federal bir ABDye dnmn deerlendiren
Madisonun balca korkusu hizipler sorunuydu. Liberallerin pek ouyla ayn
dorultuda olarak Madison, denetlenmeyen demokratik bir ynetimin kolaylkla
ounlukulua (majoriteryanizm), bireysel haklarn ezilmesine ve halk adna ml
kiyete el konmasna gtrebileceini dnyordu. Ancak Madisonun almasn
nemli klan, toplumdaki karlarn ve gruplarn okluuna ilikin vurgusu ve bu
tr gruplarn her birinin siyas taleplerini ifade imknna ship olmamas durumun
da, dzen ve istikrarn mmkn olamayaca konusundaki srardr. Bu nedenle
Madison, kuvvetler ayrlna, ift-meclislilie ve federalizme dayanan, bylelikle
de rakip grup ve karlara eitli giri noktalar sunan, blnm bir hkmet siste
mi nermitir. oklu bir aznlk ynetimiyle sonulanan bu sistem, genellikle Madisoncu demokrasi olarak adlandrlmaktadr. Bu sistem, toplumdaki farklln ve
okluluun varln tandndan ve bu tr bir okluluk hlini istenir grdnden
dolay, Madisonun modeli plralist ilkelerin ilk gelimi ifadesidir.
Plralist teorinin en etkili modern tamamlaycs Robert Dahldr. Kim Ynetiyor?
Bir Amerikan ehrinde Demokrasi ve ktidar ( Who Governs?: Democracy and Power
in an American City, 1961) adl eserinde anlatt gibi, Dahi New
Havenda (Connecticut, ABD) iktidarn dalmna ilikin ampirik
bir
alma yapt. Vard sonu uydu: Siyas bakmdan imtiyazl
Plralizm (oulculuk)
ve ktisad bakmdan gl olanlar, sradan vatandalardan daha
Plralizm kavram, birisi dar
fazla iktidar shibi olsalar da, hibir ynetici veya srekli elit, siyas
dieri geni olmak zere iki an
lamda kullanlr. Geni anlamda
srece tek bana hkim olacak gte deildi. Onun vard sonu,
plralizm farklla ve oklulua
New Havenn demokratik bir sistemin ... bir rnei olduuydu.
(pek ok eyin mevcut olmasna)
duyulan bir inan ya da ballk
Dahi, modern demokratik sistemin, Eski Yunann klsik demokra
tr. Tanmlayc bir kavram olarak
plralizm partilerin rekabetinin
silerinden belirgin bir ekilde farkl olduunu kabl etti.
(siyasi plralizm), etik deerlerin
okluluunu (ahlk plralizm)
veya kltrel normlarn
seilirliini (kltrel plralizm)
ifade etmek iin kullanlmaktadr.
Normatif bir kavram olarak,
farklln salkl ve arzuya ayan
bir durum olduunu, genellikle
bireysel zgrl koruduu ve
tartmay, fikir gelitirmeyi ve
anlamay tevik ettiini ileri srer.
Daha dar anlamda plralizm,
siyas iktidarn datlmasnnn
teorisidir. ktidarn elit veya
ynetici bir snfn elinde youn
lamasnn yerine, toplumda
geni ve eit bir biimde da
tlmasn ngrr. Bu anlamda
plralizm, bireylerin genellikle
yesi olduklar rgtl gruplar
araclyla temsil edildikleri ve
bu trden tm gruplarn siyas
srece dhil olduklar genellikle
"grup siyaseti'nin bir teorisi
olarak grlr.

Charles Lindblom ile beraber, okluk tarafndan ynetim an


lamnda olan ve bunu btn vatandalarn ynetiminden ayran
bir kavram olarak poliari kavramn retti. Bu tr bir plralist
sistemin anahtar zellikleri, seim zamanlarnda partiler aras re
kabetin mevcudiyeti, kar ve bask gruplarnn kendi grlerini
serbeste ifade edebilmeleri, ynetenler ile ynetilenler arasnda
gvenilir bir balantnn tesis edilmesi ve ikisi arasnda bir ileti
im kanalnn yaratlm olmasdr. Her ne kadar bu sistem, halkn
kendi kendisini ynetmesi idealinin biraz uzana dyorsa da,
savunucular onu demokratik olarak niteleyebilmek iin gerek
li olan, halk tarafndan hesaba ekilebilirlik ve halkn tutumunu
yanstabilme artlarn yeterli dzeyde saladn ileri srerler.
Bununla beraber, plralizm ile demokrasi arasndaki iliki
salam olmayabilir. rnein Madisoncu sistemin amalarndan
biri de, muhtemelen, mlkiyeti koruma midiyle demokrasiyi s
nrlandrmakt. Dier bir ifadeyle, oklu aznlklar [ok saydaki

kk gruplarn oluturduu bir btn anlamnda, ev.] tarafn


dan gerekletirilen bir ynetim sistemi, ounluun (mlksz
kitlelerin) siyas iktidar kullanmalarm nlemenin basit bir arac
da olabilir. Buna ilve bir problem ise oulcu durgunluk olarak
isimlendirilebilecek bir tehlikenin sz konusu olmasdr. Bu du
rum, rgtl gruplarn ve onlarn ekonomik karlarnn hkme
tin ar yklenmesi sorunuyla sonulanan bir kilitlenme durumu
yaratmasyla ortaya kar. Byle bir durumda, plralist bir sistem
kolaylkla ynetilemez hle gelebilir. Son olarak Dahln ktisad
Demokrasiye Giri (1985) gibi son dnem almalarnda tehis
ettii sorunlar da mevcuttur. Dahla gre, zellikle ktisad kay
naklara eitsiz ship olma, siyas gcn bir aznln elinde top
lanmasna ve ounluun bundan mahrum kalmasna gtrr. Bu
yaklam izgisi, plralist demokrasinin klsik Marksist eletirisiy
le paralel olup, neo-plralizmin ykseliini de beraberinde getirir.

oulcu (Plralist) Demokrasi


Plralist demokrasi kavram,
ok sayda parti arasndaki
rekabeti seimlere dayanan
demokratik sistemi anlatmak
iin, bazen liberal demokrasiyle
birbirinin yerine kullanlr. Daha
spesifik olarak, halkn taleplerini
dile getiren rgtl grup ve
karlarn, hkmetin sorumlu
luunu salama kapasitesine
dayanarak ileyen bir demokrasi
eklini ifade eder. Bu ynyle
parlamenter demokrasiye
ve ounlukuluun tm biim
lerine kar bir alternatif olarak
grlebilir. Salkl bir plralist
demokrasinin artlar unlardr:
Siyasi g, birbiriyle rekabet
hlindeki gruplar arasnda
yaygn bir ekilde blnmtr

Elitist Yaklam

ve zellikle elit gruplar mevcut


deildir.
yelerine kar hesaba
ekilebilir liderleri olan gruplarn,
yksek derecede bir i uyumu

Elitizm demokrasi ve sosyalizm gibi egaliteryen (eitliki) fikirle


mevcuttur.
Gruplara bir dizi eriim noktas
rin bir eletirisi olarak gelimitir. Bu yaklam toplumsal varoluun
sunmak iin yeterince para
ya kanlmaz ve arzu edilir bir boyutu olarak, ya da messif ama
lanm [bir veya birok gruba
dayanmayan] ntr bir hkmet
tedavi edilebilir bir boyutu olarak, elit ynetimi gereine dikkat
aygt vardr.
eker. Vilfredo Pareto (1876-1936) Gaetano Mosca (1857-1941)
ve Robert Michels gibi klsik elitiser daha ok ilk boyuta yakn
olurlar. Onlara gre demokrasi lgnca bir aldantan baka bir
ey deildir; nk siyas g her zaman ayrcalkl bir aznlk tarafndan, yani elitler
tarafndan kullanlr. rnein, Ynetici Snfta ([1896] 1939) Mosca, btn toplumlarda yneten snf ve ynetilen snf olmak zere iki snf insann mevcut olduu
nu ifade eder. Ona gre, ynetim iin gerekli kaynaklar ve zellikler her zaman eit
olmayan bir biimde datlmtr ve dahas, parlamenter demokratik bir sistemde
bile, insicaml bir aznlk her zaman kitleleri kontrol edip ynlendirebilecektir.
Pareto ise ynetimin ihtiya duyduu niteliklerin u iki psikolojik tipten oldu
u fikrini tayordu: "tilkiler (kurnazlkla ynetenler ve kitlelerin rzasn bu yolla
maniple edebilenler) ve aslanlar (genellikle zor kullanma ve iddet kullanma yo
luyla egemen olanlar). Michels ise demokratik olan ve demokratik olmayan btn
rgtlerde iktidarn, ilgisiz alt tabakann olmaktan ziyde organize eden ve kararlar
alan hkim kiiliklerin oluturduu kk bir grubun elinde younlana dayal
alternatif bir fikir izgisi gelitirdi. Michels bu durumu oligarinin demir kanunu
eklinde kavramsallatrd. Bu brokratik iktidar fikri daha sonra James Bumham ta
rafndan gelitirildi. dar Devrim ( l 9 4 l ) inde Bumham, hem kapitalist hem de ko
mnist tm sanayi toplumlarnda, teknik ve bilimsel bilgileriyle, dar hnerlerinin
yardmyla idari snfn hkimiyet kurduunu ileri sryordu.

Elit, Elitizm (Sekincilik)


Bu kavram orijinal anlamyla
ve hli hazrdaki anlamyla, en
stn, en iyi veya mkemmel
olan ifade eder. Bununla
beraber ntr veya ampirik
kullanmyla bu kavram, hakl
veya haksz olarak, zenginlik ve
imtiyazn onlarda topland,
iktidar elinde tutan aznl ifade
eder. Elitizm, bir elit veya aznlk
tarafndan ynetim pratiini
veya byle bir ynetime du
yulan inanc gsterir. Normatif
elitizm, elit ynetiminin arzuya
ayan olduunu ileri srer: siyas
iktidar ferasetli veya aydnlanm
bir aznln eline braklmaldr.
Klsik elitizm (Mosca, Pareto ve
Michels tarafndan gelitirilmi
tir) ampirik olma iddiasndadr
{her ne kadar normatif inanlar
da sklkla iine szm olsa bile)
ve elit ynetimini sosyal varolu
un kanlmaz ve deimez bir
gerei olarak grr. Modern
elitizm de ampirik bir analize
dayal olarak gelitirilmitir,
ama elit ynetiminden yana

Klsik elitistler demokrasinin her zaman bir masal olduunu


kantlamak iin urarken, modem elitist teorisyenler belirli siyas
sistemlerin demokratik idealin ne kadar gerisine dtnn altn
izme eilimindedir. Bunun bir rnei, C. Wright Millsin, ABDdeki
iktidar yapsna ilikin etkili deerlendirmesinde grlebilir. k
tidarn geni ve yaygn bir biimde demokratik dalmna ilikin
plralist yaklamnn aksine Mills, ktidar Sekinlerinde (1956),
birbirleriyle balant hlindeki nde gelen gruplarn hkimiyetinde
olan bir ABD portresi izdi. Ona gre bu iktidar sekinleri byk
i evreleri (zellikle savunma sanayii ile ilgili olanlar) Amerikan
ordusu ve bakann evresini kuatan siyas kliklerden oluan bir
triumvira (l ynetim) eklindeydi. ktisad gcn brokratik
kontrol ve idarenin en st dzey icra organm elinde toplayan ik
tidar eliti modeli, ABDdeki liberal demokrasinin byk lde bir
gz boyamadan ibaret olduunu ifade eder. Seime ilikin basklar
iktidarn orta dzeyi (kongre, eyalet ynetimleri vb.) tarafndan
emilmekte ve rgtl igc, kk iletmeler ve tketici lobileri
siyasal srece ancak marjinal dzeyde bir etkide bulunabilmektedir.
Elitistler, ayrca, srf Dahi ve dierleri iktidarn bir ifadesi olarak kararalmamann nemini gz ard ettikleri iin, ampirik almalarn
plralist hkmleri desteklediini iddia etmilerdir.

fikirler hakknda daha eletirel ve

Bununla beraber baz elit teorisyenleri demokratik bir hesabaekilebilirlik


tedbirinin, elit ynetimiyle uyumlu olduunu ileri
elitistler, elit ynetiminin hem
aklanmas, hem de ona mey
srmlerdir. ktidareliti modeli, birbirine yapk ve ortak veya birdan okunmas midine dikkat
biriyle akan kar birlii iindeki bir elit tablosu izerken, reka
ekmeyle ilgilidirler.
beti elitizim (bazen demokratik elitizim de denir) elitler arasnda
ki rekabetin nemini vurgular. Dier bir ifadeyle birbiriyle rekabet
hlindeki bir dizi grup ve karn nde gelen figrlerinden oluan elitler paral bir
yap arzeder. Bu yaklam, genellikle Joseph Schumpeterin Kapitalizm, Sosyalizm ve
D em okraside (1 9 4 2 :2 6 9 ) ortaya koyduu realist demokrasi modelini akla getirir.
daha fark gzeticidir. C. VVright
Mills (1916-1962) gibi modern

Demokratik metot, halkn oyunu almak iin yaplan rekabeti bir mcadele ara
clyla bireylerin karar verme iktidarna kavutuu, siyas karar almaya ilikin ku
rumsal dzenlemeleri ifade eder.
Semenler hangi elitin yneteceine karar verebilirler; ama iktidarn her zaman
bir elit tarafndan kullanlaca gereini deitiremezler. Bu rekabeti elitizim modeli
Anthony Downs (1957) tarafndan demokrasinin ktisad teorisinin iinde gelitiril
mitir. Gerekten de seim rekabeti, iktidar elde tutmaya azimli siyasetilerin mte
ebbisler gibi davrand, bireysel semenlerin kendi tercihlerini yanstma bakmndan
en yakn siyasalar savunan partiye oy veren tketici gibi hareket ettii bir siyas piyasa
yaratr. Downs, ak ve rekabeti seimlerin yapld bir sistemin demokratik ynetimi
garanti ettiini; nk hkmeti, felsefesi, deerleri ve siyasalar bakmndan en geni
semen gruplarnn tercihine en yakn olan partinin ellerine braktn iddia etmitir.
Schumpeterin belirttii gibi demokrasi siyasetilerin ynetimidir.

Demokratik bir siyaset modeli olarak rekabeti elitizmin, en azndan liberal de


mokratik siyas sistemin ileyiine daha uygun olmak gibi bir meziyeti vardr. Bu
model aslnda siyas eitlik, halk katlm, zgrlk vb. gibi belirli deer ve ilkeleri
tavsiye etme arzusunun rn olmaktan ok, demokratik srecin nasl ilediini
tasvir etme abasnn bir rn olarak ortaya kmtr. Bu anlamda demokrasi,
sdece bir siyas metot olarak grlr. Bu modelin, kusursuz iledii lde, karar
verme ilevini en bilgili, en hnerli ve siyas bakmdan toplumun en sdk yele
rinin eline brakarak siyas liderlik iin kayda deer bir frsat oluturmak gibi bir
avantaj vardr. Ama dier yandan, iktidar iin yarma hi phesiz bir lde hesabaekilebilirlik ifade etse de, rekabeti elitizm en iyi ihtimlle demokrasinin zayf
bir ekli olarak grlmelidir. Sdece bir elitin ancak baka bir elitin onun yerini
almasyla iktidardan uzaklatrlabilmesi deil, fakat genel olarak toplumun payna
den rol (belli bir dnem iin kendi adna hangi elitin yneteceine karar vermek)
de (siyaseti) umursamamaya, ilgisizlie ve yabanclamaya yol aabilir.

Korporatist Yaklam
Korporatizmin kkeni, faist talyada iletme yneticilerinin ve alanlarn hk
met eliyle btnletirilmesi yoluyla szde bir birleik devlet ina etme abalarna
kadar geriye gider. Ancak, korporatist teorisyenler dnyann balca sanayilemi
devletlerinin paralel giriimlerine de dikkat ekmilerdir. Neo-korporatizm veya
liberal korporatizm ekliyle bu yaklam devlet grevlilerinin, patronlarn ve sen
dikalarn meselelerini birbirleriyle karlkl olarak ele almalarn mmkn klan
organizasyonlar araclyla hkmet edildii ksml hkmet heyulsnn
ykseliini de beraberinde getirmitir. ktisad karlar hkmette birletirmeye
ilikin bu eilim ktisad ynetim ve mdahalecilie doru bir yneliin sonucu
olarak ortaya kmt ( 1945ten sonraki dnemde bu yaklam yaygnd ve zellik
le sve, Norve, Danimarka ve Avusturya gibi lkelerde n kazanmt). Hkmet
ktisad hayat ynetme peinde kotuka ve gittike genileyen bir kamu hizmeti
vermeye altka, belli bal ktisad karlar arasnda destek ve ibirlii salamaya
ynelik kurumsal dzenlemelere duyulan ihtiyac kabl etmeye balamt. ktisat
politikasn devlet mdahaleciliinden serbest piyasaya doru deitirmeye yne
lik giriimlerin gerekletirildii lkelerde (1 979dan beri ngilterede olduu gibi),
korporatizmin etkisi belirgin bir ekilde azald.
Demokratik sre asndan korportizmin nemi kolayca anlalabilir. ngiliz
lonca sosyalistleri gibi, korporatizmin bir tr ilevsel temsili mmkn kldn ileri
srenler vardr. Onlara gre korporatif sistemde bireylerin gr
leri ve karlar,
rekabeti
seim
mekanizmas sistemindekinden
.
A .....
T
'
T
T
Neo-korporatzm: Orgutlu
daha iyi bir ekilde ifadesini bulur. Birleik plralizm ise toplum- karlara imtiyazlar verilmesine
j i i
* i
i __

_ i __ *
*
j*
i
ve onlarn siyasa formlasyonu
dak belli bal grup ve karlarn, hkmet syasasm ekillendirmek srecine kuryumsal katllm|arna
iin rekabet ettikleri bir mekanizma olarak tripartizmi ( ksml ilikin olarak Bat poliarilerinde
. . . .
.
\ ./
mevcut olan bir eilim.
ynetimden yana olmay; irade etmektedir.

iktidar-eliti modeli: tek, birleik elit

ekil 4.1
Elit modelleri

..........

Zirvedeki rgtler: Hkmet


tarafndan, i evrelerinin veya

S^nTnTemsMsToiarak

Ancak, pek ok yorumcu, korporatizmi daha ok demokrasiye


r
T
'
r .
T
'
ynelik bir tehdit olarak grr. lk olarak, korporatizm sdece

hkmete ulaabilme ayrcalna ship olan gruplarn yararna


iler. Bylece, ierideki gruplar kendilerini politik olarak ifade
edebilirken, dardakiler iin bu mmkn deildir. kincisi, kor
poratizm, belli bal ktisad karlarn deil, daha ok devletin fay
dasna iler; u anlamda ki, hkmetin muhatap ald zirvedeki rgtler onlarn
yelerini disipline etmek ve radikal talepleri szgeten geirmek iin kullanlabilir
ler. Son olarak korporatizm, seime dayal parlamenter demokrasi srecini ykmaya
ynelik bir tehdidi ifade eder. Siyasa oluturma, temsil bir meclisin tartmalar
yoluyla deil, hkmet grevlileriyle gl ktisad karlarn temsilcileri arasn
daki grmeler yoluyla gerekletirilir. Bylece kar gruplarnn liderleri, hibir
biimde topluma hesap vermedikleri ve onlarn etkileri kurumsal bir incelemeye
konu olmad hlde, kayda deer bir siyas g kullanr hle gelebilirler.

tannm bulunan bir grup.

Yeni Sa Yaklam
1970lerden itibaren yeni san ortaya kmas, demokratik siyasetin ok zel bir
eletirisini de beraberinde getirdi. Bu yaklam demokratik ar yklenme olarak
adlandrlan bir tehlike zerinde odaklat: snrlandrlmam grup ve semen bas
ksna mruz kalm bir siyas sistemin fel olmas. Bu eletirinin bir boyutu, korporatizmin sevimsiz yzne ilikin vurguydu. Ekonominin en iyi ekilde ilemesinin
hkmet tarafndan mdahale edilmediinde mmkn olabileceine inanan yeni
sa teorisyenleri serbest piyasay savunmakta gayreiydiler. Bu perspektife gre korporatizmin tehlikesi, belirli gruplar ve ktisad kar evrelerinin hkmetten yksek
cretler, kamu yatrmlar, yardm denekleri, devlet korumas vs. talep etmelerini
mmkn klacak bir gce ship hle getirilmesiydi. Gerekten de korporatizm, g
l kar gruplarnn hkmete hkim olmasna ve isteklerini ona dikte ettirmesine
izin veriyordu. Yeni saa gre bunun sonucu kar konulmaz biimde devlet mda
haleciliine ve ktisad durgunlua doru gitmek olacakt (Olson, 1982).
Hkmetin ar yklenmesi, seim srecinin bir sonucu olarak da grlebilir
di. Bu Samuel Birittann (1977) demokrasinin ktisad sonucu olarak ifade ettii
durumdu. Onun grne gre seim siyaseti, gittike artan ekilde siyasetileri
semene gereki olmayan vaatlerde bulunarak rekabet etmeye tevik eden, kendi
kendisini tahrip edici bir sreti. Burada hem oy verenler hem de siyasetiler su
lanyordu. Oy veren vatandalar, daha yksek kamu harcamalar vaadiyle cezbediliyorlard, nk onlar, bunun maliyetinin (ykselen vergi yknn) btn bir nfusa
yaylacan hesap ediyorlard. ktidar kazanma arzusuyla yanan siyasetiler de se
mene daha cmert harcama vaadinde bulunarak, birbirleriyle daha fazla pey srme
yarma giriyorlard. Brittana gre snrlandrlmam demokrasinin ktisad sonu
lar, kamu borlanmasyla tevik edilen yksek borlanma, ktisad giriimi tahrip
eden ve bymenin altm oyan bir vergi ykyd. David Marquandn (1988) ben
zetmesiyle "ocuklar iin ikolata neyse, bykler iin de demokrasi oydu: dima
batan karcyd; kk dozlar hlinde alndnda zararszd ama ars hasta edi
yordu. Bu balamda yeni sa teorisyenleri demokrasiyi kesin bir biimde koruyucu
anlamda alyor ve onu sosyal dnm salamann bir arac olmaktan ziyde esas
olarak keyf ynetime kar bir savunma arac olarak gryorlard.

Marksist Yaklam
Halk demokrasisi bahsinde de iaret edildii gibi, demokratik siyasete ilikin Mark
sist yaklamn kkleri snf analizine dayanr. Bu yaklamda siyas iktidar dar bir
biimde seime ilikin haklar veya gruplarn lobicilik ve kampanya yapma yoluyla
karlarn ifade edebilmeleri anlamnda anlalmaz. Bundan ziyde, daha derin bir
dzeyde siyas iktidar, ktisad iktidarn ve zelde retken zenginlie eit olmayan
bir ship olma durumunun dalmn yanstr. Bu balamda liberal demokrasinin

Hkim Snf: Dier snflar ve


daha geni anlamda toplumu,
retimi salayc kaynaklarn
shibi olmas dolaysyla hk
m altnda tutan bir snf ifade
eden Marksist bir kavram.

Avro-komnizm: Marksizmi
liberal demokratik ilkelerle har
manlamaya alan, radikalizmi

Marksist eletirisi, demokrasi ile kapitalizm arasndaki i eliki


ye, yani liberal demokrasinin ifade ettii siyas eitlik ile kapitalist
sistemin kanlmaz bir ekilde rettii sosyal eitsizlik arasndaki
elikiye odaklanmaktadr. Dolaysyla liberal demokrasiler, bir
hkim snfn tesis ettii iktidar tarafndan maniple ve kontrol
edilen kapitalist veya burjuva demokrasileridir.

atlm bir komnizm ekli.

Bu anlamda Marksizm plralist demokrasinin kendine zg bir


eletirisini sunar. Toplumda snf iktidar eitsiz bir ekilde da
tld srece, siyas iktidar da yaygn ve eit bir ekilde datlamaz. Aslnda birok
bakmdan Marksist gr, oulculuun elitist eletirisiyle paralellik arz eder. Her
iki gr de iktidarn nih olarak bir aznln elinde toplandm ileri srer. Temel
farkllk, bu aznln iktidar eliti mi yoksa ynetici snf m olduudur. Bununla
beraber baka nemli farkllklar da tehis edilebilir. lk olarak elitistler iktidarn ok
eitli kaynaklardan (eitim, sosyal stat, brokratik konum, siyas balantlar, zen
ginlik vs.) geldiini ileri srerken, Marksistler ktisad faktrn, zellikle de retim
aralarnn mlkiyet ve kontrolnn belirleyici nemine vurgu yaparlar. Dahas,
elitistler, rnein paralanm bir elit grubu arasnda rekabet mevcut olduunda,
siyasetin bir lde demokratik basklar yoluyla ekillenebileceim kabl ederler
ve elitist ynetimin nemi konusunda daha az nettirler. Buna karlk Marksistler,
ynetici snfn kendi karlarn gerekletirme arzusunda olduunu ve bundan
dolay dier snflara sdece kapitalizmin istikrarn salamak ve eitsiz snf iktidar
sistemini devaml klmak iin tvizler verdiini savunma eilimindedirler.

Ancak, modern Marksistler, seimli demokrasiyi bir gz boyamadan ibaret g


rerek reddetmeye daha az isteklidirler. rnein Avro-komnistler devrim dn
cesini terk etmilerdir ve onun yerine barl, yasal ve demokratik bir sosyalizm
yolu fikrini benimsemilerdir. Jrgen Habermas ve Claus Offe (1984) gibi neoMarksistler, yine de kapitalist demokrasinin elikilerine ve belki de ona mnde
mi istikrarszla dikkat ekmilerdir. Bu yaklamda bir yandan demokratik sre
hkmeti amansz bir ekilde ykselen kamu harcamalarna ve zellikle ktisad ve
sosyal hayatta devletin sorumluluklarnn gelien bir biimde genilemesine gt
ren halkn taleplerine cevap vermeye zorlar; dier yandan ise kapitalizmin uzunvadede ayakta kalmas, yksek vergilerin teebbs zerinde olumsuz etki yapt ve
srekli artan kamu borlanmalarnn dim bir yksek enflasyona yol at bir ml
kriz tarafndan tehdit edilmektedir. Hem demokratik basklara kar direnmek,
hem de ktisad k riskiyle kar karya bulunmak, Habermasa gre (1973) ka
pitalist demokrasinin meruluunu devam ettirmeyi gletirmektedir. Bu konular
10. blmde daha geni bir ekilde ele alnmtr.

zet
Demokrasinin poplerlii, onun anlaml bir kavram olarak kullanlmasn
tehdit etmekte ve belki de onu sdece bir yaasn! kelimesine indirgemek
tedir. Kavramn anlam, kitleler tarafndan gerekletirilen bir ynetim siste
minden, ounluk tarafndan dorudan ve srekli bir halk katlmyla yne
time dayal bir hkmet ekline ve dzenli ve popler seimler araclyla
ileyen bir parti rekabeti sistemine kadar uzanmaktadr.
Demokrasinin tabiat hakkndaki tartmalar temel konu zerinde odak
lamaktadr: ilki, halkn kim olduu veya siyas iktidarn ne lde datl
mas gerektiidir. kincisi gerekten de halkn kendi kendisini ynetip y
netmedii veya hkmetin onlar temsil etme iddiasndaki siyasetilerin ve
partilerin eline braklp braklmamasdr. ncs ise, demokratik srele
kolektif kararlar almann ne lde uygun olduu konusudur.
Her biri halk ynetiminin kendisine zg versiyonunu sunan bir dizi rakip
demokrasi modeli vardr. Bunlar, halkn kendi kendisini ynetmesi ilke
sine dayanan klsik demokrasi; liberalizmin bireyci ngrsne dayanan
korumac demokrasi; halkn katlmn geniletmekle ilgili olan gelimeci
demokrasi ve snf iktidarnn datlmasna zel bir nem atfeden halk de
mokrasisidir.
Eski Yunandaki Atina siyas sistemine dayanan klsik demokrasi, sdece
bu sitemin halk tarafndan ynetimi garanti altna ald zemininde savu
nulabilir. Korumac demokrasi ise vatandalara, hayatlarn kendi setikleri
dorultuda yaayabilmeleri iin en geni alan sunar. Gelimeci demokrasi
de katlm genileterek zgrl geniletme ve kiisel geliimi destekleme
erdemine dayal olarak savunulabilir. Halk demokrasisi ise sdece siyas hak
larn geniletilmesinden ziyde, ktisad zgrlemeye ulamay amalar.
Uygulamada ise, demokrasinin belirli bir modelinin, genellikle liberal de
mokrasi olarak adlandrlan demokrasinin genel bir kabl grmesi sz konu
sudur. Onun temel zellii, dzenli olarak gerekletirilen seimlere dayal,
dolayl ve temsil bir demokrasi ekli olmasdr. Partilerin rekabeti ve seim
tercihleri araclyla iler ve devlet ile sivil toplum arasnda ak bir ayrm
yaparak, zerk gruplarn ve zel mlkiyetin mevcudiyetine izin verir.
Liberaldemokratik sistemlerin uygulamada nasl iledii konusunda kayda
deer bir tartma vardr. Plralistler, bu sistemlerin halkn sorumluluunu
ve halk tarafndan hesaba ekilebilirlii garanti altna alma kapasitesini ver
ler. Elitistler, siyas iktidarn imtiyazl bir aznln elinde younlama eili
mine iaret ederler. Korporatistler gruplarn hkmette birlemesine dikkat
ekerler. Yeni Sa, demokratik ar yklenme tehlikesine dikkat eker.
Marksistler de demokrasi ile kapitalizm arasndaki gerilime iaret ederler.

Tartma Sorular
Demokrasi nasl evrensel dzeyde byle bir olumlu grlme zelliine ula
mtr?
Dorudan demokrasi herhangi bir ekilde modern artlara uyarlanabilir mi?
Demokrasinin balca erdemleri nelerdir?
Demokrasinin kusurlar veya tehlikeleri nelerdir?
En ekici demokrasi modeli hangisidir, neden?
Temsil demokrasinin modern trleri demokratik olarak tanmlanmay hak
eder mi?
Modern toplumlarda demokrasiye ynelik balca tehditler nelerdir?

leri Okumalar
Arblaster, A. Democracy (2. ed.) (Milton Keynes: Open University Press; Minneapolis:
University of Minnesota Press, 1994). Modern demokrasi teorisine zl ve ihtimaml
bir giri.
Dahi, R. Democracy and its Critics (New Haven, CT: Yale University Press, 1989). Demok
ratik idealin ve demokratik uygulamalarn geni ve mkemmel bir tartmas.
Gill, G. (2000) The Dynamics o f Democratisation: Elite, Civil Society and the Transition Process (Basingstoke: Palgrave). ada dnyada demokratiklemenin alan ve nitelii
konusunda ak ve anlalabilir bir zet.
Held, D. Models o f Democracy (2. ed.) (Oxford: Polity Press; Stanford: Stanford University
Press, 1996). Rakip demokrasi modellerinin ve demokratik teorinin bugnk duru
munun sarsc ve uyarc bir deerlendirmesi.
Macpherson, C. B. The Life and Times o f Liberal Democracy (Oxford: Oxford University
Press, 1977). Liberal demokratik teorideki nemli konularn ksa, ak ve seik ve an
lalabilir bir tartmas.

Blm
Devlet

"Devletin amac her zaman ayndr: bireyi snrlandrmak, emri altna almak, uysallatr
mak ve boyun edirmek."
Max Stirner, Ego ve Ship Olduklar (1845)

Devletin glgesi hemen hemen btn beeri faaliyetlerin stne


der. Eitimden ktisad iletmeye, sosyal refahtan halk saln
korumaya ve i dzenden da kar savunmaya kadar, devlet ekil
lendirir ve denetler; ekillendirip denetlemedii yerde ise dzenler,
tefti eder, yetki verir veya yasaklar. Hayatn genellikle kiisel veya
kiiye zel olduu dnlen boyutlar bile (evlilik, boanma, kr
taj, ibadet vs.) nih anlamda devlet otoritesine tabidir. Bu bakm
dan, siyasetin sklkla devlet, onun kurumsal rgtlenmesinin ana
lizi, onun toplum zerindeki etkisinin deerlendirilmesi vb. ile ilgili
bir alma olarak anlalmas artc deildir, ideolojik tartma ve
parti politikas, mutiaka devletin temel ilevi ve rol etrafnda d
ner: neler devlet tarafndan yaplmal ve neler zel bireylere ve bir
liklere braklmaldr? Bu erevede, devlet gcnn tabiat, siyas
analizin merkez temalarndan birisi olmutur. Bu tartma (devlet
tartmas olarak isimlendirilir), siyaset teorisindeki en derin ve en
sbit ayrlklar da gndeme getirmektedir.

in d ek iler
Devlet Nedir?....................... 126
Rakip Devlet Teorileri.............. 128
Plralist Devlet..,,-...................129
Kapitalist Devlet..................... 131
Leviathan Devlet................... 134
Patriarkal Devlet...... ..............135
Devletin Rol....................... 136
Minimal Devlet......................137
Kalknmac Devlet.................. 138
Sosyal Demokrat Devletler.....139
Kamusallatrlm Devlet....... 139
Totaliter Devlet...................... 140
"i Bo" Bir Devlet m i?......... 110
Kreselleme......................... 141
Devletin Yeniden
Yaplandrlmas.....................142
Devlet-alt Ynetiim..............143
zet......................................144
Tartma Sorular................... 144
leri Okumalar........................145

Bu blmde ele alman konular unlardr:

Anahtar Konular
1. Devlet nedir ve onu hkmetten nasl ayrabiliriz?
2. Devletin gc nasl incelenmeli ve aklanmaldr?
3. Devlet iyi bir g mdr, yoksa kt m?
4. Devlete verilen roller nelerdir? Devlet ve sivil toplum arasndaki sorumluluklar nasl
tyin edilmelidir?
5. Modern devlet tehdit altnda mdr? Eer yleyse, onun ship olduu gler nasl
gaspedilmektedir?

Devlet Nedir?
Devlet kavram, bir dizi artc eyi anlatmak iin kullanlr: bir kurumlar btn,
bir toprak birlii, felsef bir dnce, bir zorlama veya bask arac, vs. Bu kark
lk ksmen devletin birbirinden ok farkl yoldan anlalmas gereinden gelir:
idealist perspektiften, fonksiyonalist (ilevselci) perspektiften ve rgtsel perspek
tiften. Devlete idealist yaklam, en ak ifadesini G. W. F. Hegelin yazlarnda bu
lur. Hegel sosyal varoluun unsurunu (evresini) tespit etmektedir: aile, sivil
toplum ve devlet. Ona gre ailede, insanlarn kendi karlarm, ocuklar ve yal
akrabalarnn iyilii adna bir yana koymaya iten zel diergamlk (altruizm) i
ler. Buna karlk sivil toplum, bireylerin kendi karlarn bakalarnnkinin nne
koyduklar evrensel egoizmin alan olarak grlr. Hegel devleti karlkl sempa
tiyle, yani evrensel diergamlk (altruizm) le temellenen etik bir topluluk olarak
grr. Ancak, idealizmin eksiklii, devlete eletirel olmayan bir saygy besleme
sidir ve devleti etik anlamda tanmlamak, onun bir paras olan kuramlarla, onun
dndaki kuramlar birbirinden net bir biimde ayrmakta baarszdr.
Devlete fonksiyonalist yaklam, devlet kuramlarnn rol veya amac konusu
na odaklar. Devletin temel ilevi, deimez bir biimde, sosyal dzenin idamesi
olarak grlr; devlet, dzeni destekleyen ve sosyal istikrar salayan bir kuramlar
dizisidir. Bu tr bir yaklam, rnein, devleti kapitalist sistemi uzun vdede ayakta
tutmay salayacak ekilde snf atmasn dzenleyen bir mekanizma olarak gr
me eiliminde olan modern Marksistler tarafndan da benimsenir. Ancak, fonksiyo
nalist devlet grnn zayfl, dzeni salayan herhangi bir kurumu (aile, medya,
sendikalar ve kilise gibi) devletle birletirmesidir. Bu sebeple, aksine bir aklama ol
mad srece, bu kitaptaki devlet tanmnda rgtsel bir yaklam benimsenmitir.
rgtsel yaklam, en geni anlamda, devleti bir hkmet aygt olarak tanm
lar: yani, sosyal varln kolektif rgtlenmesinden sorumlu ve giderleri toplum
tarafndan karlanan, kamusal olarak tannan bir dizi kuram olarak tanmlar. Bu
tanmn baars, devletle sivil toplumu net bir biimde birbirinden ayrmasndadr.
Devlet, eitli hkmet kuramlarn kapsar: brokrasi, askeriye, polis, mahkeme
ler, sosyal gvenlik sistemi vs; bu, btn bir siyas yapyla (body politic) zde
letirilebilir. Bu yaklam, ruhan veya dnyev nitelikteki dier tm kuramlar ve
gruplar kendisine tbi klmakta baarl olan merkezilemi bir ynetim sistemi
olarak, 15. ve 16. Yzyllar Avrupasnda ortaya kan modern devletin kklerini
tehis etmeyi mmkn klmaktadr. Modern egemen devlet anlay, aslnda 1648
VVestphalia Antlamasyla resmilemitir. te yandan, rgtsel yaklam, devletin
ileri yuvarlanmas veya geriye yuvarlanmas, yani devletin sorumluluklarnn
yaydmas veya daralmas, onun kuramsal siyaset arklarnn genilemesi veya ufal
mas hakknda konumamz mmkn klmaktadr.
Bu erevede devletin be anahtar zelliini tespit etmek mmkndr:
Devlet egemendir. Toplumdaki dier tm birlik ve gruplarn zerinde, mut-

Alman filozof. Hegel modern idealizmin kurucusuydu ve bilinliliin ve madd nesnelerin gerekte
bir btn olduu fikrini gelitirmiti. Ruhun Fenomenolojisi'nde (PhnomenologiedesGeistes,
1807), mutlak akln kendi kendisini gerekletirmeye doru geliimi anlamnda, btn bir beer
tarih srecini ve aslnda evrenin kendisini yorumlayarak, geleneksel Hristiyanln yerini tutacak
rasyonel bir sistem gelitirmeye alt. Ona gre tarih, aslnda beer ruhun belirli bir sona doru
yryyd. Balca siyas eseri Hukuk Felsefesinin Prensiplerinde (Orundlinien der Philosophie des

Rechts, 1821) devleti etik bir ideal ve beer zgrln en yksek ifadesi olarak tasvir etti. Hegel'in
eseri Marx ve "gen Hegelciler'olarak tanmlananlar zerinde cidd bir etki yapt ve hem liberal,
hem de faist dncenin geliimine katkda bulundu.

lak ve snrlandrlmam bir iktidar icra eder. Thomas Hobbes devleti, genellikle
bir deniz yarat olarak tannan devasa bir canavar, bir leviathan olarak tasvir
ederek bu fikri ifade etmitir.
Sivil toplumun zel kurumlarna karlk, devlet kurumlan kamusal olarak
tannr. Aile, zel iletmeler ve sendikalar gibi zel organlar, bireysel karlar
tatmin iin mevcut iken, kamusal organlar kolektif kararlar almak ve uygula
makla sorumludur.
Devlet bir merulatrma uygulamasadr. Devletin kararlar, her ne kadar zo
runlu olarak deilse bile genel olarak toplumun yeleri bakmndan balayc
kabl edilir. nk bu kararlarn kamu kar veya ortak iyi adna alnd iddia
edilir ve devletin de toplumun daim karn yanstt varsaylr.
Devlet bir hkmetme aracdr. Devlet otoritesi zorla desteklenir; devlet,
kanunlarna itaati salama ve onu ihll edenleri cezalandrma kapasitesine
shiptir. Bu balamda bir meru iddet (Max Weber) kullanma tekeli, devlet
egemenliinin pratikteki ifadesidir.
Devlet lkesel bir birliktir. Devletin kendi lkesi zerinde
ki yetkileri coraf olarak tanmlanmtr ve bu yetki vatanda
olsun olmasn, snrlar iinde yaayan herkesi kapsar. Bu ba
kmdan uluslararas dzeyde devlet, en azndan teorik olarak,
otonom bir varlk olarak grlr.

Devlet
Devlet, belirli bir snr dhilinde
egemen bir hkmet yetkisi te
sis eden ve bir dizi dim kurum
araclyla otorite uygulayan

Devlet sdece sivil toplumdan ayrlmaz; ayn zamanda kendi


iinde de ayr blm ve dallar kapsayacak biimde farkllar. Bu
bakmdan devlet aygt, siyas icray veya dar anlamda hkmeti,
muhtemelen bir meclis veya parlamentoyu, yargy, brokrasiyi,
askeriyeyi, polisi, yerel veya blgesel kurumlan vs. kapsar. Bu
nunla beraber en nemli ayrm, sk sk birbirinin yerine kullanlan
devlet ile hkmet arasndadr. Bu ayrm sdece akademik
bir ilgi konusu deildir. Bu mesele, snrl ve anayasal hkmet
fikrinin de odanda yer alr. Ksacas, ancak mevcut bir hkmet
mutlak ve snrsz devlet otoritesine bavurmaktan alkonabildii
zaman ynetimin gcnn snrl olduu sylenebilir.

bir siyas birliktir. Bu kurumlar,


ortaklaa hayatn kolektif
organizasyonundan sorumlu
olmalar anlamnda'kamusal"
olarak tannabilir olan ve kamu
tarafndan finanse edilen kurumlardr. Bu balamda devlet, eitli
hkmet kurumlarn iine alr,
ama ayn zamanda mahkemele
ri, milliletirilmi sanayiyi, sosyal
gvenlik sistemini vs. de kapsar
ve btn bir'siyas yapf olarak
tehis edilebilir. Alman sosyolog
Max VVeber'e gre devlet, me
ru iddefkullanma aralarnn
tekeli olarak tanmlanr.

Devlet ile hkmet arasndaki temel farkllklar unlardr:

Anayasal hkmet- Hem


devlet iktidarn snrlandran,
hem de bireysel zgrlkleri

koruyan bir dizi hukuk ve kurumsal snrlama erevesinde


ileyen bir hkmet sistemi.

iern kapsar. Hkmet, devletin bir parasdr.

t -v

- i

*.

i ^ i

1 i

Devlet, hkmetten daha genitir. Devlet, kamusal alandaki tm kurumlan ve -vatandalk sfatyla- topluluun tm ye,

T r -

Devlet devaml, srekli bir varlktr. Hkmet ise gei


cidir: hkmetler gelir gider ve hkmet sistemleri reforme edilir
ve yeniden tanzim edilir.
Hkmet, devlet otoritesinin iletilmesini salayan bir aratr. Devlet politi
kasnn oluturulmas ve uygulanmas bakmndan hkmet devletin beynidir
ve devletin mevcudiyetini devam ettirir.
Devlet gayriahsi (kiisel olmayan) bir otorite icra eder. Devletin personeli
-genellikle- brokratik usllerle ie alnr ve devlet organlarnn, zamann hk
metinin ideolojik isteklerine direnmeye muktedir klacak ekilde, siyas bakm
dan ntr olmalar beklenir.
Devlet, en azndan teorik olarak, toplumun dim karlarn, yani ortak iyilii
veya genel iradeyi temsil eder. te yandan hkmet ise, belirli bir zamanda ikti
darda olanlarn partizan sempatilerini temsil eder.

Rakip Devlet Teorileri


Devlet dediimizde neyi kastettiimiz konusunda bir mutabakata ulamak, daha
derin bir sorunun incelenmesi iin bir temel oluturur: devlet iktidarnn tabiat nedir
ve devletin temsil ettii karlar nelerdir? Bu adan bakldnda devlet, temelden
ihtilfl bir kavramdr. ok sayda rakip devlet teorisi vardr ve her biri devletin kke
nine, geliimine ve topluma etkisine ilikin farkl yaklamlar arzeder. Aslnda devlet
iktidar hakkndaki ihtilf, modem siyas analize gittike daha fazla hkim olmaktadr
ve temeli, bu disiplindeki ideolojik ve teorik ihtilflarn kaynana kadar gitmektedir.
Bu ihtilf, rnein devletin toplumdan zerk veya bamsz m olduu, yoksa temelde
toplumun bir rn, geni anlamda iktidar ve kaynak datmnn bir yansmas m
olduu sorularyla ilgilidir. Dahas, devlet ortak veya kolektif iyiye mi hizmet etmek
tedir, yoksa ayrcalkl gruplarn veya egemen snfn lehine bir taraf mdr? Benzer
biimde, devlet sorumluluklar geniletilmesi gereken pozitif ve yapc bir g mdr,
yoksa snrlandrlmas veya tamamen ezilmesi gereken negatif veya ykc bir g m
dr? Birbiriyle atan drt devlet teorisi aadaki gibi sralanabilir:
plralist devlet
kapitalist devlet
leviathan devlet
patriarkal devlet.

O d ak lan m a___________________________________________________
Sosyal Szleme Teorisi
Bir sosyal szleme, bireyler arasnda yaplan ve rgtlenmi toplumu veya devleti ortaya karan gnll bir anlamadr. Hobbes,
Locke ve Rousseau gibi dnrler tarafndan teorik bir kurgu olarak kullanlan sosyal szleme, John Rawls gibi modem teorisyenler tarafndan yeniden ihya edilmitir. Sosyal szleme ndiren tarihte yaplm bir i olarak grlr. Daha ziyde, hkmetin
deerini ve siyas ykmllk zeminini gstermek iin kullanlr; sosyal szleme teorisyenleri, bireylerin sanki szlemeyi kendileri
yapyorlarm gibi davranmalarn arzularlar. Klsik ekliyle sosyal szleme teorisi unsurdan oluur:
Hipotetik bir devletsiz toplum (bir'doa durumu") hayli kurulur. Snrlanmam zgrlk, hayatn'yalnz, gsz, iren,
zlim ve ksa"olmas anlamna gelir (Hobbes).
Bu yzden bireyler, dzen ve istikrar salayacak tek bir egemen gc tanyan bir sosyal szlemeye girerek, doa
durumundan kurtulmak isterler.
Sosyal szleme, vatandalar devleti saymaya ve ona itaat etmeye mecbur klar; ki bu da nih anlamda sdece bir siyas
ynetim sisteminin salayaca istikrar ve gvenlie minnettarl ifade eder.

oulcu (Plralist) Devlet


Plralist devlet teorisi, ak bir biimde liberal bir kaynaktan doar. Devletin top
lumda bir hakem veya bilirkii olarak davrand inancndan gelir. Ayn zaman
da bu yaklam ana akm siyas analize hkim olan, devlete ve devlet rgtne daha
az nem verip hkmet zerinde odaklaan ve en azndan AngloAmerikan d
ncesinde belirginleen bir eilimi de ifade etmektedir. Bu gelenekte, geni dev
let mekanizmasnn unsurlar olmaktan ok kendi balarna hareket eden bamsz
aktrler olarak mahkemeler, kamu hizmeti tekilt ve askeriye gibi kurumlan olan
bir soyutlama eklindeki devlet anlaynn reddi az rastlanr bir durum deildir.
Bununla beraber, bu yaklam, onun altnda yatan ve ok kere farkna varlmayan,
devletin tarafszlna ilikin varsaymlara dayanmas sayesinde mmkn olmakta
dr. Devletin gzard edilebilmesinin tek sebebi, onun grevdeki hkmetin irade
sine boyun eebilen tarafsz bir arabulucu veya hakem olarak grlmesidir.
Bu devlet teorisinin kkleri, Thomas Hobbes ve John Locke gibi 17. Yzyl sosyal
szleme teorisyenlerinin yazlarna kadar geriye gtrlebilir. Bu ve benzeri dnr
lerin temel ilgi oda, siyas ykmlln, yani bireyin devlete itaat etmek ve sayg
gstermekle ykml olmasnn gerekelerini incelemekti. Bu dnrler, devletin,
doa durumunun gvensizliinden, dzensizliinden ve vahetinden kendilerini an
cak egemen bir gc tesis ederek kurtarabileceklerini kabl eden bireylerin gnll
bir fikir birliinin veya bir sosyal szlemenin sonucu olarak doduunu ileri srdler.
Devlet olmadnda, bireyler birbirlerini istismar edebilir, smrebilir ve kleletirebilirlerdi; oysa devletle dzen ve meden bir varolu teminat altna
alnr ve zgrlk korunurdu. Locke, nerede kanun yoksa, orada z
Siyas Ykmllk: Vatandan
devlete kar devi; devletin
grlk de yoktur diyordu.
ynetim hakknn temeli.

Bu bakmdan liberal teoride devlet, toplumda birbiriyle rekabet


eden gruplar ve bireyler arasnda tarafsz bir hakem olarak grlr;
devlet, her bir vatanda, dier vatandalarn hak ihlllerinden koru
maya muktedir bir hakem veya bilirkiidir. Devletin tarafszl,

Doa Durumu: Siyas otorite


den ve birey zerindeki resm
(hukuk) denetimden mahrum
bir toplum; genellikle teorik bir
kurgu olarak kullanlr.

Kavramlar
Neo-plralizm
Neo-plralizm, klsik plralizmi,
rnein elit, Marksist veya Yeni
Sa teorileri nda revize etme
veya yenileme ihtiyacn kabl
ederken, plralist teorilere sdk
kalan bir sosyal teori oluturma
stilidir. Neoplralizm geni bir
dizi perspektif ve konumu iine
alsa da, belirli baz merkez
zellikleri tehis edilebilir. lk
olarak, post-endstriyel ve postkapitalist toplumun douu
gibi modernleme trendlerini
hesaba katmaktadr. kinci olarak
kapitalizm kesinlikle sosyalizme
tercih edilirken, serbest piyasaya
ilikin ktisad doktrinler genel
likle mnrips nprmk n tarak nnrlmektedir. nc olarak Bat
o ^ z T i 'r r t M r b ^ n S u "
"deforme edilmi polariler"
olarak grlmektedir.

onun tm vatandalarn karlar dorultusunda faaliyet gsterme


sini ifade eder ve dolaysyla devlet ortak iyiyi veya kamu karn
temsil eder. Hobbesun yaklamnda, istikrar ve dzen ancak mey
dan okunamaz ve sorgulanamaz iktidara ship olan mutlak ve snr
sz bir devletin tesis edilmesiyle salanr. Dier bir ifadeyle, vatan
dalar mutlakyetilik ile anari arasndaki keskin bir tercihle kar
karyadrlar. Oysa te yandan Locke, snrl devletin daha tipik bir
liberal savunusunu gelitirmitir. Onun yaklamnda, devletin ok
spesifik bir amac vardr: devlet, bir dizi doal veya Tanr vergisi
bireysel hakkn, zellikle de hayat, hrriyet ve mlkiyet haklar
nn korunmasyla snrldr. Bu yaklam, devletin sorumluluklaryla
(zellikle de dhili dzenin idamesi ve mlkiyetin korunmasyla)
bireysel vatandalarn sorumluluklar (bu da genellikle sivil toplum
alan olarak grlr) arasnda ak bir ayrm ifade eder. Dahas,
devlet doal haklar koruyabilecei kadar kolaylkla tehdit de edebileceinden dolay, vatandalar devlete kar, Lockeun ancak anayasal ve temsil bir hkmet mekanizmas tarafndan salanabileceini dnd, baz korunma biimlerinden de yararlanmaldrlar.

Bu fikirler 20. Yzylda plralist devlet teorisi hlinde geliti. Bir


toplum teorisi olarak plralizm, liberal demokrasilerde iktidarn yaygn ve eit bir bi
imde daldn ngrr. Bir devlet teorisi olarak plralizm ise, muhtelif grup ve
karlarn ve btn sosyal snflarn etkilemesine ak olduu srece tarafsz olduunu
kabul eder. Devlet belirli herhangi bir kar veya grup lehine taraf deildir ve onun
toplumunkinden ayr, kendine has herhangi bir kar olamaz. Schwarzmantelin
(1994: 52) de belirttii gibi, devlet toplumun hizmetisidir, efendisi deil. Bu ba
lamda devlet, onun zerinde kullanlan basklar ve gleri pasif bir biimde emen
bir inedenlik olarak tasvir edilir. Bu yaklamda iki anahtar n kabln alt izi
lebilir. lk olarak devlet, etkin bir ekilde hkmetin emrindedir. Seilmemi devlet
organlar (kamu hizmet birimleri, yarg, polis, askeriye ve dierleri) kesin bir biim
de tarafszdr ve siyas mirlerinin otoritesine baldr. Bu bakmdan devlet aygtnn,
kamu hizmeti ve siyas sorumluluk ilkelerine itaat ettii dnlr. kinci n kabl,
demokratik srecin anlaml ve etkili olduudur. Dier bir ifadeyle, partilerin yarma
s ve kar gruplarnn faaliyetleri, herhangi bir zamanda i banda olan hkmetin,
kamu oyuna kar duyarl ve onun taleplerine cevap verici olmasm salar. Bu bakm
dan devlet son tahlilde kamunun belirledii ynde esen bir rzgar frlda gibidir.
Ancak, modern plralistler, neo-plralist devlet teorisi olarak kavramsallatrlan
ve devlete daha eletirel bakan bir yaklam benimsemilerdir. Robert Dahi, Charles
____________________ Lindblom ve J. K. Galbraith gibi teorisyenler, modern sanayilemi
Anari: Kelime anlam olarak
devletlerin, klsik plralistlerin ifade ettiklerinden daha karmak ve
yonetmm olmay: anari skhalkn taleplerine cevap vermede de daha az etkili olduu grn
lkla istikrarszl ve hatta kaosu

ifade eden pejoratif (ktleyici)


bir anlamda kullanlr.

..

benimsemektedirler. rnein neo-plralistler i dnyasmn, hk... , . , ,


,
,
,
,
, ,
.
,
metle ik bakmndan, dier gruplarn onlarla rekabet edemeye

cei ayrcalkl bir konumda bulunduunu kabl etmilerdir. Lindblom, Siyaset ve


Piyasalar (Politics andM arkets: The Worlds Political Economic Systems, 1997) adl ese
rinde, toplumdaki balca yatrmc ve en byk iveren olarak i dnyasnn, ideolojik
ynelimleri veya aklam olduklar ballklar ne olursa olsun, her hkmet zerin
de kayda deer bir etkide bulunmasnn kanlmaz olduunu belirtmektedir. Daha
s, neo-plralistler devletin kendine zg karlarn izleyebileceini ve izlediini de
kabl etmilerdir. st dzey brokratlardan, yarglardan, emniyet mdrlerinden,
asker liderlerden vs. oluan bir devlet elitinin kendi kesimlerinin brokratik karla
rn ve temsilcisi olduklar gruplarn karlarm izleyebildikleri de grlebilmektedir.
Bu erevede devlet, eer kendine has bir siyas aktr olarak kabl edilecek olursa,
bu taktirde toplumdaki gl (belki de en gl) kar grubu olarak da grlebilir.
Bu yndeki argmanlar, Eric Nordlingeri (1981), demokratik devletin zerkliine
dayal, devletmerkezli bir liberal demokrasi modeli gelitirmeye tevik etmitir.

Kapitalist Devlet
Kapitalist devlete ilikin Marksist gr, tarafsz bir hakem olarak kabl edilen plralist devlet imajna ak bir alternatif sunmaktadr. Marksistler genellikle devletin,
toplumun ekonomik yapsndan ayr anlalamayacan ileri srerler. Bu yaklam
genellikle devletin snf basksnn bir aracndan baka bir ey olmadna ilikin
klsik formlasyon erevesinde anlalr: devlet, snf sisteminden doar ve bir
anlamda da snf sistemini yanstr. Bununla beraber son yllarda Marksist teoride,
bu teorinin klsik formlasyonunun ok tesine giden zengin bir tartma da sz
konusudur. Birok yoldan, devlete ynelik Marksist gr revize etme yaklam,
bizzat Marxn yazlarndaki belirsizliklerden kaynaklanmaktadr.
Marx, sistematik veya tutarl bir devlet teorisi gelitirmemitir. Genel anlam
da devletin, sosyal hayatn gerek dayana olarak grlebilecek olan ekonomik
temel tarafndan koullanan veya belirlenen styap nn bir paras olduuna
inanmtr. Bununla beraber, temel ile styap ve bu balamda devlet ile kapitalist
retim tarz arasndaki mutlak iliki ak deildir. Marxn yazlarnda iki devlet
teorisi tespit edilebilir. lki, Komnist Manifestodak (Communist Manifesto, 1848:
82) ska alntlanan hkmde ifadesini bulur: modern devlet idaresi, btn bir
burjuvazinin ortak ilerini yrten bir icra komitesinden baka bir ey deildir.
Bu pespektiften bakldnda devlet, aka, topluma ve tamamen onun ktisad ba
kmdan egemen snfna bamldr; ki kapitalizmde bu snf burjuvazidir. Bu er
evede Lenin, devleti smrlen snfn bask altnda tutulmasnn arac olarak
tanmlamtr.
Ancak Marxn 1848 ve 1851 tarihleri arasnda Fransadaki devrimci olaylar ana
liz ettii Louis Bonapartem Onsekizinci Brumaireinde ([1852] 1963), bundan
daha karmak ve daha ince olan ikinci bir devlet teorisini de bulmak mmkndr.
Marx, devletin snf sisteminden nispeten zerk olarak ifa edilecek olan bir ilev
grebildiini; korkun bir asalak yap olarak ileyen Napolyonik devletin kendi

Burjuvazi: Kapitalist bir toplumun ynetici snfn, retken


servetin sahipliini ifade eden
Marksist bir terim.

iradesini topluma empoze edebildiini ileri srmtr. Devlet eer


bir snfn karlarn ifade ediyor idiyse, bu burjuvazinin deil, ki

* -i i -

ii

~-r..i

i i .

u^ toPra^ sahibi kyllerin oluturduu Fransz toplumundak en



geni snfn karlaryd. Her ne kadar Marx bu grn ayrntl
olarak gelitirmemise de, aktr ki bu yaklamda devletin zerk
lii ancak nisbdir; devlet atan snflar arasndaki bir arac olarak grnr ve bylece snf sistemimin kendisini ayakta tutar.
Bu teorilerin her ikisi de devlet iktidarna ilikin liberal ve daha sonra da plralist
modellerden belirgin bir ekilde farkllamaktadr. Bu teoriler zel olarak devletin
eitsiz snf iktidar balamnn dnda anlalamayacam ve devletin hem egemen
snf tarafndan kullanlan bir bask arac olarak, hem de snf atmasnn iddeti
ni azalmakta slah edici bir mekanizma olarak kapitalist toplumdan doduunu ve
onu yansttn vurgulamaktadr. Bununla beraber Marxn devlete yaklam b
tnyle olumsuz deildir. Marx, kapitalizmden komnizme gei srecinde, devle
tin proleteryann devrimci diktatrl eklinde yapc olarak kullanlabileceini
ileri srmtr. Kapitalizmin yklmas burjuva devletinin yklmasn ve onun bir
alternatifinin, proleterya devletinin yaratlmasn grecekti.
Marx devleti bir proleterya diktatrl olarak tanmlarken, onu ktisad ba
kmdan egemen snfn (daha sonra da proleteryann) dier tm snflar bask alt
na ald ve zorla itaat ettirdii bir let olarak gren ilk devlet teorisini kullanyor
du. Bu ereveden bakldnda tm devletler snf diktatrlkleriydi. Proleterya
diktatrl, mlkszletirilen burjuvazinin bir kar devrime girimesini engelle
yerek devrimin hedeflerini muhafaza edecek bir ara olarak grlyordu. Bunun
la beraber Marx, devleti zarur veya srekli bir sosyal formasyon olarak grmedi.
Onun ngrsne gre, snf atmasnn snmesiyle beraber devlet de silinip
gidecekti ve tam komnist toplum ayn zamanda devletsiz toplum olacakt. Dev
let snf sisteminden doduundan, bir kere snf sistemi ilga edilince, gayet basit
olarak, devlet de kendi varlk sebebini yitirir.
Marxn bu yeterince somut olmayan miras, modern Marksistlere veya neoMarksistlere, devlet iktidarna ilikin bundan baka analizler iin kayda deer bir ze
min oluturdu. Bu aba, ayn zamanda, ynetici snfn egemenliinin sdece ak bir
zor kullanmadan ziyde ideolojik maniplasyonla salanma derecesine vurgu yapan
talyan Marksist Antonio Gramscinin yazlaryla da tevik edildi. Onun yaklam
na gre burjuva hkimiyeti byk lde hegemonya yoluyla ayakta tutuluyordu:
entelektel liderlik veya kltrel kontrol ifade eden bu hegemonyann tesis edilme
si srecinde devlet nemli bir rol oynuyordu. 1960larda ve 1970lerin balarnda,
devlete ilikin Marksist teorilere, Ralph Miliband ve Nicos Poulantzas (1936-1979)
tarafndan benimsenen iki rakip yaklam egemendi. Her ne kadar bu tartma, her
iki yazarn da kendi yaklamlarn revize ettikleri bir dizi aamadan getiyse de, tar
tmann odanda birbiriyle atan arasalc ve yapsalc devlet grleri yatyordu.
Kapitalist Toplumda Devlet ( The State in Capitalist Society,l969) adl kitabnda
Miliband, devlet sekinlerinin byk lde ayrcalkl ve mlk shibi zmreden gel-

iliini vurgulayarak, devleti hkim snfn bir temsilcisi veya arac


olarak tasvir ediyordu. Devletin kapitalizmden yana taraf olmas,
bir yandan memurlarn ve dier kamu grevlilerinin, dier yandan
bankerlerin, i dnyas liderlerinin ve sanayinin nclerinin sosyal
arkaplanlarnn rtmesinden kaynaklanyordu. Dier bir ifadey
le her iki grup da, kapitalist snfn temsilcisi olma eilimindeydi.
Poulantzas ise Siyas ktidar ve Sosyal Snflarnda (1968) bu sos
yolojik yaklam reddediyor ve onun yerine ktisad ve siyas ikti
dar yapsnn devlet zerklii zerindeki snrlayc etki derecesini
vurguluyordu. Bu yaklama gre devletin, iinde iledii sosyal sis
temi devam ettirmekten baka bir ilevi yoktu. Kapitalist devlet r
neinde devletin rol, kapitalizmin uzun vdeli karlarna hizmet
etmekti. Bu faaliyetleri kapitalist snfn kendi iindeki baz gruplar
tarafndan direnile karlasa bile, bu byleydi. Bunun rnekleri,
demokratik haklarn geniletilmesi ve refah reformlaryd. Her ikisi
de ii snfna verilen ama onlar kapitalist sisteme balayan imti
yazlard.

Neo-Marksizm
Neo-Marksizm (bazen modern
Marksizm de denir), belirli
Marksist ilkelere veya Marksist
metodolojinin kimi ynlerine
sdk kalarak, Marx'n klsik fikir
lerini revize etme veya yeniden
dzenleme abalarn ifade eder.
Neo-Marksistler genellikle Marksizmin bir hakikat tekeli salad
n kabl etmeyi reddederler
ve dolaysyla Hegelci felsefeyi,
anarizmi, liberalizmi, feminizmi
ve hatta rasyonel-tercihler
teorisini de mtalaa ederler. Bu
akmda iki merkez tema tehis
edilebilir. lk olarak Neo-Marksistler, ekonominin nceliini
veya proleteryaya ayrcalkl
bir rol atfetmeyi reddederek,
ortodoks Marksizmin mekanistik
ve deterministik fikirlerine bir
alternatif oluturmaya alrlar.
kinci olarak, zellikle ideoloji

ve devlet iktidar analizlerini ele


Modern Marksizmdeki gelimeler, plralist teorilerle Mark
alarak, Marx'n ngrlerindeki
sist teoriler arasnda nemli bir yaknlama salad. Plralistlerin
baarszlklar aklamayla
urarlar.
byk irketlerin gcnn nemini gittike daha fazla tandklar
gibi, neo-Marksistler de devletin sdece snf sisteminin bir yan
smas olduu fikrini terk etmeye zorlandlar. rnein neo-Marksistler, modern
artlarda -burjuvazi ve proleteryaya dayal- klsik iki snf modelinin fazla basitle
tirmeci olduunu ve anlamaya pek katk salamadn kabl ettiler. Neo- Marksistler, Polulantzas izleyerek, ynetici snf iinde (rnein finans ve imlt sermyesi
arasnda) nemli ayrlklar olduunu ve seimli demokrasinin ortaya knn,
ynetici snfn dndaki grup ve karlar glendirdiini genellikle kabl ettiler.
Buna ilve olarak, devleti gittike zerinde karlarn, gruplarn ve snflarn at
t bir alan olarak grmeye baladlar. Bu yaklam zellikle Bob Jessopun (1982)
devlete stratejik ilikisel yaklamamda belirginlemektedir. Jessop devleti sdece
snf gerilimini yattrma yoluyla kapitalist sistemin devamm salamaya alan bir
ara olarak deil, daha ok siyas stratejilerin kristallemesi olarak grd: yani,
birbiriyle rekabet eden gruplarn ve karlarn, hkimiyet veya hegemonya iin
onun araclyla mcadele ettikleri bir kurumlar birlii olarak. Dolaysyla bu yak
lamda devlet, egemen grup veya ynetici snf tarafndan kullanlan bir ara de
ildir. Bundan ziyde, belirli bir zamanda, toplumdaki g dengesini ve dolaysyla
sregiden hegemonik mcadelenin sonularn yanstan dinamik bir varlktr.

Leviathan Devlet
Bir leviathan (kendi kendisine hizmet eden, genilemeye ve bymeye niyetli bir
canavar) olarak devlet imaj, modern siyasette Yeni San dile getirdii bir yakla

m ifade etmektdir. Bu tr bir yaklam, kklerini erken dnem veya klsik libe
ralizmde bulur ve zelde de bireyciliin radikal bir ekline baldr. Yeni Sa veya
en azndan onun neo-liberal kanad, ktisad ve sosyal hayatta, bireysel zgrl
ve ktisad gvenlii tehdit eden asalak bir varlk olduuna inandklar devlete ve
onun mdahaleciliine kar gl bir antipatiyle dierlerinden ayrlr. Bu yakla
mda devlet, plralistlerin ngrdklerinin aksine, tarafsz bir hakem veya bilirkii
deil, beer varoluun her ynne ar bir biimde karan veya mdahale eden
zorba bir daddr. Bu yaklamn merkezinde, devletin toplumunkinden ayr
karlar peinde olduu (bu gr onlar Marksizmden ayrr) ve bu karlarn rol ve
sorumluluk bakmndan devletin srekli bymesini beraberinde getirdii anlay
vardr, bu bakmdan Yeni Sa dnrleri, 20. Yzyldaki devlet mdahalecilii
eiliminin, toplumun ktisad ve sosyal gvenlik ynndeki taleplerinden veya snf
gerilimini hafifletme yoluyla kapitalizmi istikrara kavuturma ihtiyacndan deil,
devletin kendi i dinamiklerinden kaynaklandn ileri srerler.
Yeni Sa teorisyenleri, devlet iktidarnn genilemeci dinamiklerini, talep-yanl
ve arz-yanl basklara atfta bulunarak aklarlar. Talep-yanl basklar, genellikle se
imli demokrasi mekanizmas araclyla toplumun kendisinden gelir. 4. Blmde
de tartld gibi, Yeni Sa, seimli demokrasinin, siyasetileri, birbirleriyle deta
ak artrmaya girerek, bu tr siyasalarn uzun dnemde ekonomiye verdii zararla
ra (ykselen vergiler, yksek enflasyon ve yatrmlar kovma gibi) aldrmakszn,
yksek harcamalar ve daha cmert hkmet programlar vdetmeye tevik ettiini
ileri srmektedir. Dier yandan arz-yanl basklar ise devletin kendi iinden gel
mektedir. Bunlar, devlet aygtnn kuramlar ve personeli erevesinde aklanabilir.
En etkili biimiyle bu argman, hkmetin ar arz tezi olarak bilinir.
Ar arz tezi genellikle, kamusal kararlarn nasl ilgili bireylerin rasyonel zkara gre hareket ettikleri n kablne dayal olarak alndn inceleyen kamu
tercihi teorisyenleriyle ilikilendirilir. rnein William Niskanen (1971), ABD
Kongresinde grld zere, yasama organlarnn bte denetimlerinin genellik
le zayf olduunu, bte-hazrlama iinin de byk lde hkmet organlarnn
ve st dzey brokratlarn karlar dorultusunda ekillendiini ileri srmektedir.
Bu yaklam, hkmetin devlet tarafndan bask altnda tutulduunu (devlet eliti,
seilmi siyasetilerin dncesini biimlendirmeye muktedirdir) ima ettiinden
dolay, kamu-tercihi modeli ile yukarda tartlan Marksist model arasnda para
lellikler vardr. Bununla beraber bu iki grn farkllat nokta, devlet aygtnn
hizmet ettii karlarn nitelii meselesidir. Marksistler devletin snf ve dier sos
yal karlar yansttn savunurken, Yeni Sa devleti kendi karn izleyen zerk
veya bamsz bir varlk olarak tasvir etmektedir. Bu yaklamda brokratik z
kar, deimez bir biimde byk hkmeti ve hkmet mdahalesini destekle
mektedir; nk bu, alma gvenliini salamaya, demeleri artrmaya, tevik
uygulamalarna kap amaya ve kamu grevlilerinin statsn gelitirmeye katkda
bulunarak, brokrasinin kendisini geniletmesini mmkn klmaktadr. Bu kendi
kar peindeki brokrat imaj, plralistlerin kamu hizmeti etiki ve tamamen siyas

denetime tbi olarak grdkleri devlet aygt anlayndan ayrlmaktadr.

Patriarkal (Ataerkil) Devlet


Son olarak patriarkal devlete ilikin modern dnce, feminist teorinin sonularm
da gz nne almaldr. Ancak bunu sylemek, feminizmin sistematik bir devlet
teorisine ship olduu anlamna gelmez. 3. Blmde de vurguland gibi, feminist
teori bir dizi gelenek ve perspektifi iermektedir ve dolaysyla devlet iktidarna
ilikin bir dizi farkl yaklam retmitir. Dahas feministler, aile ve ekonomik sis
tem gibi kurumlarda odaklaan erkek iktidarna ilikin daha derin bir yap zerinde
odaklatklarndan dolay, genellikle devlet iktidarnn tabiatn merkez bir siyas
mesele olarak grmezler. Aslnda baz feministler, rnein ailede ve ev ii hayatta
iddetin ve yldrmann rutin kullanmyla, devletin meru iddet kullanma tekeli
olarak tanmlanmas arasnda bir uyuma bulunduunu ileri srerek, klsik devlet
tanmlarn sorgularlar. Bununla beraber feministler, bazen ak bazen rtk biimde
devlet iktidar konusunda yeni ve meydan okuyucu perspektifler getirerek, devlet tar
tmasnn zenginlemesine katkda bulunmulardr.
Cinsel veya sosyal cinsiyete ilikin eitliin gittike genileyen reformlarla ger
ekletirilebileceine inanan liberal feministler, temelde plralist devlet grn
kabl etmeye eilimlidirler. Kadnlarn hukuk ve siyas eitlii, zellikle de oy hak
k inkr edildiinde, devletin erkekler lehine bir taraf olduunu
kabl ederler. Bununla beraber devletin asl tarafszlna duyduk
lar inan, bir reform sreciyle bu trden herhangi bir taraf tut
Patriyari (Ataerkillik)
mann zerinden gelinebilecei ve gelinecei inancnda ifadesini
Patriyari, kelime anlam olarak
"babann ynetimi" aile iinde
bulur. Bu anlamda liberal feministler, kadnlar dhil tm gruplarn
babann/kocann hkimiyeti
devlet iktidarna ulama konusunda potansiyel olarak eit olduk
ve einin ve ocuklarnn da
ona tbi olmas anlamna
larna ve bu gcn adlet ve ortak iyiyi gerekletirmede tarafsz
gelir. Ancak, bu kavram, daha
bir biimde kullanlabileceine inanrlar. Bu bakmdan liberal
genel anlamda, kadnlarn tbi
olduklar bask ve smr
feministler genellikle devleti olumlu bir konumda grrler ve
nn btnselliine dikkat
devlet mdahalesinin sosyal cinsiyet eitsizliini dzeltmede ve
ekerek,'erkekler tarafndan
ynetim'anlamnda kullanlr. Bu
kadnn roln iyiletirmede bir ara olarak kullanlabileceine
balamda patriari kavramnn
kullanm, aile iindeki babann
inanrlar. Bu bak, eit ie eit cret, krtajn yasallamas, ocuk
hkimiyetinden gelen ve onu
bakmndaki kolaylklarna ilikin nlemler, refah uygulamala
yanstan bir ekilde, genel
olarak toplumdaki erkek iktidar
rnn geniletilmesi vb. amalar iin dzenlenen kapmanyalarda
sistemini ifade etmektedir. Patri
grlebilir. Bununla beraber, daha eletirel ve daha olumsuz bir
ari, sosyal cinsiyet eitsizliinin
sistematik, kurumsallam ve
devlet gr, devlet iktidarnn patriari eklinde derin bir bask
yaygn oluunu vurgulamas
yapsn yansttn savunan radikal feministler tarafndan geli
bakmndan radikal feminist
analizde anahtar bir kavram
tirilmitir.
olmutur. Buna karlk sosyalist
Devlet iktidar konusunda radikal feminist ve Marksist grler
arasnda bir dizi benzerlik vardr. rnein her iki grup da devletin
kendine zg karlarnn peine olan zerk bir varlk olduunu
reddeder. Bunun yerine, devlet ve onun tarafgirlii, toplum gene-

feministler, patriari ile kapita


lizmi, hkm altna almann
paralel sistemleri olarak grerek,
sosyal cinsiyet eitsizlii ile zel
mlkiyet arasndaki balanty
vurgularlar.

Radikal Feminizm-Sosyal
cinsiyet ayrmlarm, sosyal
ayrmann en nemli siyas
biimi olarak gren ve bunun
aile ii hayatn yapsndan
kaynaklandna inanan bir
feminizm tr.

linde iktidarn derin yapsna atfla aklanr. Marksiser devleti


iktisad balamda aklarken, radikal feministler onu sosyal cinsiyet
..

1 1 1

1 .1 . 1

eitsizlii balamnda aklarlar ve onun temelde erkek iktidarnn


bir kurumu olduunda srar ederler. Marksizmde olduu gibi femi'

nist yaklamn da mnhasran arasalc ve yapsalc versiyonlar gelitirilmitir. Arasalc yaklam, devleti erkekler tarafndan kendi
karlarn savunmak ve patriarkal yapy desteklemek iin kullanlan
bir grevli veya aratan sdece biraz fazla bir ey olarak grr. Bu argman dizisi,
toplumun ayn zel ve kamusal yaam alanlarna blnerek patriarinin destek
lendiine ilikin feminist inancn odandan gelir. Kadnn boyun edirilmesi, onun
ev kadnna veya anneye evrilerek, siyaset ve iktisan odandaki kamusal alandan
dlanmas yoluyla, geleneksel olarak aile veya ev ii sorumluluklarn zel alanna
hapsedilmesiyle tamamlanmaktadr. Bu yaklamda olduka basit bir biimde devlet
erkekler tarafndan ve erkekler iin ynetilmektedir.

Arasalc yaklamlar devletin personeli ve zellikle de devlet eliti zerinde


odaklarken, yapsalc yaklam, devlet kuramlarnn ne lde daha geni bir
patriarkal sistem iine yerleik olduklarn vurgulama eilimindedir. Modern radi
kal feministler, patriarkal iktidarn yeni bir trnn ifadesi olarak grdkleri refah
devletinin ortaya kna zel bir nem atfederler. Refah, zel bamllktan (yani
yuvay yapan olarak kadnlarn aileyi geindiren erkeklere bamllklarndan)
kadnlarn gittike genileyen devlet kurumlan tarafndan kontrol edildii bir ka
musal bamllk sistemine geii salayarak, patriariyi destekleyebilir. rnein
kadnlar devlet hizmetlerinin (ocukbakm kurumlan, anaokulu eitimi ve sosyal
alma gibi) mterisi veya tketicisi ve zellikle de bakm meslekleri (ocuk
bakm, sosyal alma ve eitim gibi) denilen mesleklerde alan memurlar olarak,
gittike daha fazla devlete baml hle gelmektedirler. Dahas, devletin sorumlu
luklarnn ocuk bytme ve bakm gibi geleneksel kadn alanna doru genileme
si, genellikle sdece yeni boyun edirme biimleri yaratmaktadr. zellikle de, i
verenlerin esnek, dk cretli ve genellikle itaatkar igc salamak zere gittike
artan lde kadnlara ynelmeleriyle birlikte, bu durum kadnlarn yedek emek
ordusu olma roln pekitirmitir.

Devletin Rol
Devlet iktidarna ilikin birbiriyle elien yorumlar, devletin stlenmesi gereken role
veya sorumluluklara dir ak ipular vermektedir. Devlet ne yapmaldr? Devlet
hangi ilevleri veya sorumluluklar ifa etmeli, hangileri zel bireylere braklmaldr?
Birok bakmdan, seim siyasetinin ve parti rekabetinin evresinde dnen sorular
bunlardr. Devleti temelden kt ve gereksiz bularak dlayan anaristleri bir tarafa
brakacak olursak, tm siyaset dnrleri devleti bir ekilde deerli bulmulardr.
Devleti ez eklindeki Leninist slogandan ilham alan devrimci sosyalistler bile, ka
pitalizmden komnizme gei srecine nezret edecek proleterya diktatrl ek-

ndeki geici bir proleterya devletine ihtiya olduunu kabl etmilerdir. Bununla
beraber, devletin tam olarak hangi rol oynamas ve dolaysyla devlet ile sivil toplum
arasndaki temel dengenin nasl kurulmas gerektii konusunda derin bir gr ayrl
vardr. Bu erevede gelitirilen eitli devlet ekilleri yle sralanabilir:
minimal devlet
kalknmac devlet
sosyal-demokrat devlet
kamusallatrlm devlet
totaliter devlet

Minimal Devlet
Minimal devlet, bireylerin mmkn olan en geni zgrlk alanndan yararlanma
larn amalayan klsik liberallerin idealidir. Bu yaklam, kklerini sosyal szleme
teorisinde bulur; ama temelde negatif bir devlet grn ifade eder. Bu perspek
tiften bakldnda devletin deeri, beer davranlara snrlama getirme ve bylece
bireylerin baka bireylerin haklarna ve zgrlklerine tecavz etmelerini nleme
kapasitesine ship olmasndan gelir. Devlet sdece bir koruma organdr, temel i
levi, vatandalarn kendi hayatlarn kendi en iyi anlaylar dorultusunda srdr
melerini salayan bir bar ve sosyal dzen erevesi olmaktr. Lockeun mehur
benzetmesiyle devlet, hizmetlerine ancak dzen iinde varolu tehdit edildiinde
bavurulan bir gece bekisi olarak faaliyet gsterir. Ancak bu yaklam, gece bek
isi veya minimal devlete temel ilev brakr. lki ve en nemlisi, devlet dhil
dzeni devam ettirmek iin vardr. kinci olarak, zel vatandalar arasnda yaplan
szlemeleri veya gnll anlamalarn uygulanmasn salar ve nc olarak da
dtan gelecek saldrlara kar bir koruma salar. Bu bakmdan minimal bir devle
tin kurumsal aygt, bir polis gcyle, bir yarg sistemiyle ve bir eit asker gle
snrldr. ktisad, sosyal, kltrel, ahlk ve dier sorumluluklar bireylere aittir ve
dolaysyla bunlar temelde sivil toplumun bir parasn oluturur.
Minimal devlet gr, modern siyas tartmaya Yeni sa tarafndan tanmtr.
Erken dnem liberal fikirlerden ve zellikle de serbest piyasa ve klsik iktisat teorile
rinden ilham alan Yeni Sa, devletin snrlarn geriye itme gereini iln etti. Robert
Nozickin yazlarnda bu yaklam, Lockeu liberalizmin, bireysel haklar, zellikle de
mlkiyet hakk savunusu temeline dayal bir yeniden ifadesine varmaktadr. Friedrich
von Hayek ve Milton Friedman gibi serbest piyasa iktisatlar rneinde bu yakla
m devlet mdahalesini rekabeti, etkinlii ve verimlilii azaltan
gemiten kalma bir ayak ba olarak grmektedir. Yeni San pers
Yedek emek ordusu: Resesyon
pektifinden bakldnda, devletin ktisad rol iki ilevle snrlan
dnemlerinde kolaylkla kulla
nlabilecek durumda bulunan
drlmaldr: istikrarl bir mbadele aracmn veya salam parann
emek arz; "Ordu'nun hibir
(veya sfr enflasyonun) yrrlkte tutulmas ve tekelci gler, fiyat
gvenlii yoktur ve piyasada
pek bir g tekil etmez.
sbitlemesi vs. zerindeki kontrollerle rekabetin tevik edilmesi.

ABD'li akademisyen ve siyaset felsefecisi. Nozick'in balca eseri Anari, Devlet ve topya (Anarchy,
State, and Utopia, 1974), siyaset felsefesi alanndaki en nemli ada eserlerden biri olarak
grlr ve Yeni Sa teori ve inanlar zerinde derin bir etki yapmtr. Locke'un anlayna yakn
ve Spooner (1808-1887) ve Tucker (1854-1939) gibi 19. Yzyl Amerikan bireycilerinden aka
etkilenmi olan bir liberteryanizm formu gelitirmitir. Nozick, mallarn ilk olarak dil bir biimde
elde edilmi veya dil bir biimde transfer edilmi olmas artyla, mlkiyet hakknn tam mansyla
desteklenmesi gerektiini ileri srmtr. Bu yaklam minimal hkmet ve minimal vergilendir
me ynnde bir destei ifade etmekte ve refah devleti veya yenidendatm politikasnn altn oy
maktadr. Nozick'in haktemelli adalet teorisi, John Ravvls'n fikirlerine bir cevap olarak gelitirilmitir.
Hayatnn daha sonraki dnemlerinde Nozick, ar liberteryanizminde baz deiiklikler yapmtr.

Pek ok kii, Tayvan, Singapur ve Malezya gibi Asya devletlerini modern zamann
minimal devlet rnekleri olarak tasvir etmektedir. Ancak bu yaklam, bu devletlerin
yatrm rehberlii yaparak ve eitim ve retimin zerinde durarak ktisad hayatn
ynetimine hangi llerde angaje olduklarn gzard etmektedir.

Kalknmac Devlet
Minimal devletin en iyi tarih rnekleri, 19. Yzyln erken sanayileme dneminde
ki ngiltere ve ABD gibi lkelerdir. Bununla beraber, genel bir kural olarak, bir lke
ne kadar ge sanayileirse, orada devletin rol de o kadar artar. rnein Japonya ve
Almanyada, devlet batan beri daha aktif bir kalknmac rol stlenmitir. Kalkn
mac bir devlet, sanayinin gelimesi ve ktisad kalknmay tevik spesifik amalaryla,
ktisad hayata mdahale eden devlettir. Bu durum, piyasann yerine "sosyalist bir
planlama sistemini ve devletin kontroln koymaya alaca anlamna gelmez; daha
ziyde, devlet ile balca ktisad karlar arasnda, genellikle milliyeti ve muhafazakr
nceliklerle desteklenen bir partnerlik tesis etmeye ilikin bir abay ifade eder.
Kalknmac devletin tipik rnei Japonyadr. 1868-1912 yllar arasndaki Meiji
Dneminde Japon devleti, kinci Dnya Savana kadar Japon ekonomisine hkim
olacak olan zaibutsu adl byk aile iletmeleriyle yakn ilikiler kurdu. 1945ten son
raJapon devletinin kalknmac rol, zel yatrm kararlarnn ekillenmesine yardmc
olan ve uluslararas rekabette Japon ekonomisine rehberlik eden Japon Uluslararas
Ticaret ve Sanayi Bakanl (M T) tarafndan stlenildi. Benzer bir kalknmac m
dahale modeli de, hem sa hem de sol hkmetlerin iktisadi planlamann gereklili
ini tanma eiliminde olduu ve devlet brokrasisinin kendisini mill karn bek
isi olarak grd Fransada uyguland. Avusturyada ve bir lde de Almanyada
ktisad kalknma, devlet ile balca ktisad karlar, zellikle de
Hak- Belirli bir ekilde davran
maya veya kendisine belirli bir
ekilde muamele edilmesini istemeye hukuken veya ahlken
yetkili olma; sivil haklar insan
haklarndan farkldr.

byk iletmelerle rgtl emek arasnda yakn bir ilikinin idame


ettirilmesi gereini vurgulayan partner devletin tesis edilmesiy

r-> u

. ,.

>

..

..

le baarld. Daha yemlerde ise, iktisad kreselleme, rneklerim


Dou Asyann kaplan ekonomilerinde grdmz rekabet
1

. .

..

. 1

1.

1.

devletleri nn ortaya kmas surecini besledi. Bu devletlerin rolu,

younlam bir ulus-st rekabet ortamnda, mill refah adna strateji gelitirmektir.

Sosyal Demokrat Devletler


Kalknmac devletler mdahalecilii ktisad gelimeyi desteklemek iin uygular
ken, sosyal demokrat devletler bunu genellikle hakkaniyet, eitlik ve sosyal adlet
gibi ilkelere uygun olarak, daha geni bir yeniden yaplanma ortaya karmak iin
yaparlar. Avusturya ve sve gibi lkelerde devlet mdahaleciliine kalknmac ve
sosyal demokratik ncelikler beraberce rehberlik eder. Bununla beraber kalknmaclk ile sosyal demokrasi her zaman el ele yrmez. David Marquandn (1988) da
iaret ettii gibi, ngiliz devleti kinci Dnya Savann hemen sonrasndan itibaren
balayan dnemde sosyal demokrat ynde nemli lde genilemesine ramen
kalknmac bir devlet hline gelemedi. Sosyal demokrat devleti anlamann anahtar,
devleti zorunlu bir ktlkten biraz daha fazla bir ey olarak gren negatif devlet
grn, onu zgrl geniletmenin ve adleti glendirmenin bir arac olarak
gren pozitif devlet gryle deitirmektedir. Bu bakmdan sosyal demokrat
devlet, hem modern liberallerin hem de demokratik sosyalistlerin idealidir.
Sdece dzen iinde varoluun artlarn korumaktan ziyde, sosyal demokrat
devlet, zellikle piyasa ekonomisinin dengesizliklerini ve adletsizliklerini dzelt
meye yardmc olmay amalayan aktif bir katlmcdr. Bu yzden zenginliin re
tilmesine daha az; zenginliin dil ve insafl datm olarak grlen eye daha fazla
odaklanmtr. Bu bakmdan Keynezyenizm ve sosyal refah, sosyal demokrat bir
devletin ikiz grnmleridir. ICeynezyen iktisat politikalarnn amac, bymeyi
tevik etmek ve tam istihdam salamak iin kapitalizmi ynetmek veya regle etmektir. Bu bir planlama unsurunu gerektirse de, klsik Keynezyen strateji,
mliye politikasndaki ayarlamalarla, yani kamu harcamalar ve vergilendirme d
zeyinde talebi ynetme yi ifade eder. Refah politikalarnn benimsenmesi, vatan
dalar arasnda sosyal saadeti gelitirmeye kadar genileyen sorumluluklaryla, re
fah devletinin ortaya kmasna gtrmtr. Bu anlamda sosyal demokrat devlet,
kendisini bireyi glendirmeye adam olan muktedir klan devlettir.

Kamusallatrlm Devlet
Kalknmac ve sosyal demokrat devleder ktisad hayata, byk l
de zel ekonomiye rehberlik etmek veya desteklemek iin m
dahale ederken, kamusallatrlm devlet btn bir ktisad hayat
devletin kontrol altna sokar. Bu tr devletlerin en iyi rnekleri,
SSCB ile btn bir Dou Avrupa ortodoks komnist lkelerinde
bulunuyordu. Bunlar zel teebbs tamamen ortadan kaldrmaya
ve iktisat bakanlklar ile planlama komitelerinin oluturduu al
ma alar tarafndan ynetilen merkez planlamaya dayal ekono
miler kurmaya altlar. Nih olarak komnist partinin en yksek

Kaplan ekonomiler: Japonya


rnei model alnarak
oluturulan, hzl byyen ve
ihrcat odakl ekonomiler:
rnein Gney Kore, Tayvan ve
Singapur.

Sosyal Adlet: Madd kaynakla


rn ahlken hakl grlebilir bir
biimde datm; sosyal adlet
ounlukla eitlik kaygsyla ya
plan bir tarafgirlii ifade eder.

organlar tarafndan kontrol edilen bir emredici planlama sistemi


tarafndan rgtlenen kumanda ekonomileri tesis edildi. Devlet
,
f
1 1 1 1
1
..
1
.
1
1
.... .. ................ kamulatrmasnn hakllatrlmas, zel mlkiyete kar ortak
mlkiyete ilikin temel sosyalist tercihe dayanr. Bununla berber, bu
hedefe ulamak, devlet iktidarna kar Marx ve Engelsin klsik yazlarnda belirtilen
den daha olumlu bir yaklam ifade eder.

Kamulatrma- Ortak veya

kamusal mlkiyet sistemi adna


zel mlkiyetin kaldrlmas.

Marx ve Engels, hibir ekilde milliletirmeye ilikin bir hkm ileri srme
milerdir. zellikle Engels, proleterya diktatrl dnemi geldiinde devletin
denetiminin fabrikalara, bankalara, tamacla vs. geniletilebileceini kabl et
mitir. Bununla beraber, proleter devletin kesinlikle geici olacam ve snf at
masnn hkm kalmadnda onun da snmleneceini tahayyl etmilerdir.
Buna karlk SSCBdeki kamusallatrlm devlet kalc olmu ve gittike de daha
gl ve brokratik hle gelmitir. Stalin ynetimi altnda sosyalizm belirgin bir
biimde devletilikle zde hle getirilmitir ve sosyalizmde ilerleme, devlet ayg
tnn iktidar ve sorumluluklarnn genilemesinde yansmasn bulmutur. Krushchev 1962de proleterya diktatrlnn sona erdiini iln ettiinde, devlet resm
olarak btn Sovyet halklarnn karlaryla zdeletirilmi oluyordu.

Totaliter Devlet
Mdahaleciliin en geni ve en ar biimi totaliter devletlerde bulunur. Totaliteryanizmin z, beer varoluun her boyutuna nfuz eden etkisiyle, her eyi kapsayan
bir devlet ina edilmesidir. Devlet sdece ekonomiyi deil, eitimi, kltr, dini, aile
hayatn vs. de dorudan kontrol altna alr. Totaliter devletin en iyi rnekleri Hitler Almanyas ve Stalin SSCBsidir. Ayrca Saddam Hseyin Irak gibi baz modern
rejimlerin de totaliter devlet benzeri zellikler tad sylenebilir. Bu tr rejimlerin
temel zellikleri, kapsayc bir gzetim sreci ve terriste yntemlerle salanan bir
syi ile yaygn bir ideolojik maniplasyon ve denetim sistemidir. Bu anlamda tota
liter devletler, sivil toplumu etkili bir ekilde sndrr ve zel alan btnyle or
tadan kaldrrlar. Sdece sosyal btn iindeki bireysel aidieytleri zmeyi arzulayan
faistler bu hedefi aka kabl etmeye hazrdrlar. Bazen Mussolininin totaliter dev
let fikrinin, Hegeldeki altruizm (diergamhk/zgecilik) ve mensuplar arasndaki
karlkl sempatiyi yanstan etik topluluk inancndan kaynakland ileri srlr.
Bu perspektiften bakldnda beer medeniyetin gelimesi, aka devletin by
mesine ve onun sorumluluklarnn genilemesine baldr.

"i Bo" Bir Devlet mi?


Geleneksel olarak devlet, siyas hayatn merkez bir figr olarak grlyor olsa
da, onun rol ve nemi, 20. Yzyln sonlarndan itibaren dile getirilen baz geli
meler tarafndan tehdit edilmektedir. En dramatik ekliyle bu durum, paralanm
ve btnln kaybetmi bir devlet aygtnn, etnik huzursuzlukla veya gittik-

e artan rgtl sula kar karya bulunduu baz post-komnist devletlerde ve


ksmen de gelimekte olan dnyada ortaya kmtr. Bunun sonucu, en mehur
rneklerini Rusya Federasyonundaki eenlerde, Kosovadaki Arnavutlarda,
Krtlerde, Tamillerde ve Nijeryadaki bolarda grdmz devletsiz milletler,
kabileler ve klanlarn ortaya kmasdr. Baka baz yerlerde devletin gerilemesi
daha az arpc olmakla beraber, yine de nemlidir. Bu, Bob Jessopun (1990) ii
nin boalmas olarak adlandrd ve daha nce devlete ait olan ilevlerin alttan
alta baka kurum ve organlara aktarld bir sretir. Bu sre ayr ancak birbiriyle balantl gelime ortaya karmtr: kreselleme, (devletin) geriye ekil
mesi ve yeniden yaplanmas, ve devlet-alt hkmetlerin bymesi.

Kreselleme
Devletin veya en azndan ulus-devletin kar karya bulunduu belki de en nemli
tehdit kresellemedir (globalleme) (Bu konu 7. Blmde ayrntl olarak ele ilen
mitir). Geni anlamda kreselleme, dnyamn bir tarafndaki olaylarn ve kararlarn,
dnyann ok baka bir tarafndaki insanlar etkilemeye balamas srecidir. Bunun
bir ifadesi, bir lkenin uluslararas sermye akm dzenlemesinin gittike daha g,
hatta belki de imknsz hle geldii global bir ekonominin ortaya kmasdr. Bu ge
liimin devleer iin dramatik bir anlam vardr. rnein bu srete, mnferit olarak
devleerin ktisad hayat ynetme ve genel refah salama kapasiteleri snrldr; n
k Keynezyenizm gibi mill iktisadi stratejiler artk global bir ba
lamda gerekletirilebilir deildir. Benzer bir biimde bu sre, yo
unlaan rekabetin dk vergiler ve dk emek maliyeti ynnde
Devletilik
yapt basknn bir sonucu olarak, refah devleti uygulamasnda da
Devletilik (veya Franszcasyla
gtatisme), devlet mdahalesinin,
genel bir gerileme getirmitir. Bu srecin dier bir ifadesi ise, dev
siyas sorunlar zmenin veya
letlerin, retim ve yatrmlarn daha kolay bir ekilde baka bir yere
ktisad ve sosyal kalknmay
gerekletirmenin en uygun
tayabilecek olan ok uluslu irketleri denetleme konusunda gittik
arac olduu inancdr. Bu gr,
e daha fazla g duruma dmeleridir. Birlemi Milletler, Avrupa
kolektif eylemlerin onunla
organize edilebilecei ve ortak
Birlii (AB), NATO ve Dnya Ticaret rgt gibi uluslararas ve
hedeflere onunla ulalabilecei
ulus-st yaplarn artan neminin de gsterdii gibi, siyas kre
bir mekanizma olarak devlete
duyulan derin ve belki de sorgu
sellemenin etkisi de daha az deildir. rnein aktr ki, gittike
lanmaz bir imanla desteklenir.
Bu balamda devlet etik bir ide
daha fazla saydaki kararn (mesel para politikas, tarm ve balk
al (Hegel) veya'genel irade'ye
lk politikas, savunma ve dileri gibi) ye lkelerden ziyde AB
ya da kamu karna hizmet
olarak grlr. Devletilik, en
kurumlan tarafndan alnmaya balanmas dolaysyla, AB yelii
ak ifadesini, ktisad hayatn d
devlet iktidarn tehdit etmektedir.
zenlenmesinde ve kontrolnde
Kreselleme trendinin, geleneksel olarak anlald ekliyle
devletin cidd bir yeniden yaplandrlmasn da beraberinde ge
tireceini ileri srenler vardr, hi phesiz devletin tanmlayc
vasflarndan birisi olan egemenlik en azndan en stn ve esiz
bir ynetim yetkisi anlamyla sona ermitir. Egemenlik sonras
dnemde devlet, artk bir karlkl bamllk ve geirgenlik er-

bulur. Bu dzenleme ve kontrol,


seici milliletirme ve ktisad
ynetimden (bazen, Franszca
diriger, yani ynlendirmeden
gelen dirigisme kavram da
kullanlr) korporatizme (hem
liberal hem faist biimleriyle) ve
Sovyet-stili devlet kamulatrma
sna kadar uzanr.

evesinde ilemektedir. Fakat bu devletin gerilemesinden ziyde farkl bir devlet


trnn ortaya kmasna yol aabilir. Kamusallatrlm devlet gibi sosyal demok
rat devlet de tarihin p sepetine gnderilmi olabilir; ama onlarn yerini, global
lemi ekonominin gereklerine daha iyi uyum salam rekabeti devletler alm
tr. Bu tr devletlerin kayglar arasnda, teknolojibaml yeni ekonomide ktisad
baary garanti etmenin balca yolu olarak eitim ve retimi glendirme ihtiya
c, giriimcilii ve igc esnekliini tevik ederek, piyasann gereklerine gittike
daha fazla cevap verme arzusu ve sosyal dlamaya mcadele ile toplumun ahlk
temellerini destekleme ihtiyac bulunmaktadr. Siyas kreselleme, devleti zayflat
t kadar ona yeni imknlar da aabilir. Bu durum, paylalan egemenlik fikriyle
aklanabilir. Bu fikir, tek balarna hareket ettiklerinde zayf veya etkisiz olabilecek
devletlerin, uluslararas veya blgesel kurumlar mekanizmas araclyla daha b
yk etki yapabileceklerini ifade eder. Bunu, ulusal dzeydeki siyasetilerin blgesel
dzeyde kararlar alabilmelerine imkn veren bir forum oluturan, ye devletlerin
yaratt ve ABnin en gl siyasayapan organ olan AB Bakanlar Konseyi rnein
de grebiliriz.

Devletin Yeniden Yaplandrlmas


1980li ve 90l yllar, zellikle ABD ve ngilterede, Yeni Sa ncelik ve inanlardan il
ham alan hkmetlerin devlete kar azimli bir saldrsna hitlik etti. Bu sre, reglasyonlarn kaldrlmas, zelletirme ve piyasa reformlarnn kamu hizmetlerine so
kulmas gibi siyasalar araclyla devletin geri itilmesim ortaya kard. -Ancakbenzer
siyasalar baka yerlerde de benimsendi ve belki de en tutkulu biimde uyguland yer
ler, eski kamusallatrlm devlet aygtlarn skmeye girien Orta ve Dou Avrupa'nn
post-komnist rejimleri oldu. Devletin geri ekilmesi her ne kadar zel olan iyidir, ka
musal olan kt eklinde zetlenebilecek olan devletkart ve piyasayanls felsefenin
etkili olduu yerlerde daha hzl gerekletiyse de, bu gelime ayn zamanda daha geni
ve daha kar konulmaz gler tarafndan da dikte ettirildi. Gittike byyen global re
kabetin yaratt basklar ve ynetimden ynetiime geme ile balantl olarak, kamu
politikas gelitirmenin ve kamu hizmetlerini sunmann daha etkin ve duyarl yollarn
gelitirme ihtiyac bunlar arasndadr. Bu fikir, toplumun daha karmak ve daha akkan
hle geldii, hiyerarik devlet kuramlarna daha az dayanan yeni ynetim metodlar bu
lunmas gerektii ve nitekim devlet ile toplum ayrmnn da bulanklat olgusundan
gelir. Siyasette ynetiime dn, eitli eilimlerde kendini gstermektedir. Bunlar
arasnda, kamusal programlar zel yatrmlar araclyla finanse etme ynndeki ar
tan eilim, dorudan hizmet sunma yerine imkn salama veya dzenleme yoluyla
ynetimin yeniden kefi, kamu hizmetlerinin sunulmasnda hkzeiietirme: Devlet varlk-

metbenzeri ve zel kurulularn artan kullanm ve zel sektr yne-

Msferiazettme,Sde eetin

tim tekniklerinin devlette daha geni olarak kabl edilmesini ngren


yeni kamu ynetimiyer almaktadr.

sorumluluk alannda bir daralmay ifade eder.

Devlet-Alt Ynetiim
Devlete kar son meydan okuma da, ulusal veya merkez organlarn sorumluluklarnn yerel dzeye transfer edilmesi eilimini

......................
alt, ulusal ve ulus-st d/ny
leri, hkmet ve hkmet d
aktrleri kapsayan kar-makbi

syasa surecl'

ifade eden adem-i merkeziyetilik ynndeki basklardan gelir.


Bu sre evrensel olmamakla beraber, dnyann pek ok blgesinde yerel top
luluklarn ve etnik siyasetin byyen nemi, yerel veya blgesel organlarn g
lendirilmesi ynndeki talepleri de beraberinde getirmitir. rnein 1991de bir
sko Parlamentosunun ve bir Galler Meclisinin kurulmas, nemli lde yetki
devrine dayanan bir ynetim yapsna ship olma bakmndan ngiltereyi span
ya, Fransa ve talya gibi dier Avrupa devletleriyle ayn dorultuya getirmitir. skoya rneinde bu sre, federalizmbenzeri ynetim olduu ileri srlebilecek
lde, seilmi hkmetin kendi kendisini ynetmesine ilikin cidd bir adm
ifade etmitir. Dahas, ABdeki merkezka gler, blgesel kurum ve gruplarn AB
organlarna gittike daha fazla oranda dorudan katlmas ve dolaysyla bunlarn
ulusal hkmetleri baypas etmeleri anlamn tayan bir blgeler Avrupas fikrini
de beraberinde getirmitir. Bu da AB iinde, devlet-alt organlar, devletleri ve
devlet st organlar kapsayan ve geleneksel devlet anlayyla uzlatrlmas g
bir ok-seviyeli ynetiim modeli ortaya karmtr. Bununla beraber en dramatik
ekliyle merkezka gler ya devlet gcnn yeniden inasna ya da devleti ykma
gtrmektedir. rnein 1993te ykselen etnik milliyetilik, ekoslovakya devle
tinin dalarak ek Cumhuriyeti ve Slovakya otarak iki ayr devletin ortaya kma
sna gtrm; 1990larn balarnda Yugoslavya devleti de milliyeti ihtiraslarla
etnik rekabetin bir karmyla atelenen bir i sava sonucu paralanmtr. Bu gibi
etkenler 8. Blmde daha geni bir ekilde ele alnacaktr.

zet
Devlet, snrlar belirli bir toprak paras zerinde en stn hkmet etme i
levini ifa eden bir siyas birliktir. Devletin sdece bir parasn oluturan h
kmetin aksine, devlet btn kamusal organlar ihtiva eder ve herhangi bir
siyaseti grubunun tarafgirne sempatilerine dayal tercihlerinden ziyde, top
lumun dim karlarn temsil ettii ngrsne dayal olarak gayri ahs bir
otoriteyi yrtr.
Birok rakip devlet teorisi vardr. Plralistler devleti toplumdaki yaran kar
lar arasnda hakemlik eden ntr bir organ olarak alrlar. Marksistler devletin
tbi konumdaki snf bastrarak veya snf atmasn hafifleterek, snf siste
mini ayakta tuttuunu ileri srerler. Yeni Sa, devleti kendi kendisine hizmet
eden ve daha fazla bymeye ve genilemeye niyetli bir canavar olarak tasvir
eder. Radikal feministler ise erkek egemen sistemi destekleyen devletin iin
deki patriyarkal tarafgirlie iaret ederler.
Devleti destekleyenler, onu hem bir vatanda dier vatandan tecavznden
koruyan bir ara, hem de kolektif eylemi rgtleyebilmenin bir mekanizmas
olarak grrler. Bununla beraber eletirenler ise, devletin hkim snfn kar
larn yansttn veya onun toplumunkinden ayr veya kart karlar oldu
unu ileri srerler. Devlet ok farkl roller ifa eder. Minimal devletler sdece
dzen iinde varoluun artlarn olutururlar. Kalknmac devletler, byme
ve ktisad kalknmay tevik etmeye alrlar. Sosyal demokrat devletler, pi
yasa ekonomisinin dengesizliklerini ve adletsizliklerini dzeltmeye alrlar.
Kamusallatrlm devletler btn bir ktisad hayat zerinde denetim ifa eder
ler. Totaliter devletler her eyi kapsayan bir siyasallatrma ortaya karrlar ve
aslnda sivil toplumu sndrrler.
Modern devlet ok eitli tehditlerle yz yzedir. Bunlardan balcalar: ktisad
bakmdan karlkl bamllk getiren kreselleme ve ulus-st organlarn or
taya k; sorumlulularn zel kuramlara devrederek devleti geriye itmek
veya iini oymak; devletin sorumluluklarn blgesel, eyalete ait veya yerel
organlara devretme yoluyla adem-i merkezletirme olarak sralanabilir.

Tartma Sorular
Gerekten de doa durumunda hayat iren, zlimce ve ksa m olurdu?
Hkmet mi devleti kontrol altnda tutmaktadr, yoksa devlet mi hkmeti?
Devlet birbiriyle rekabet hlindeki sosyal karlar karsnda tarafsz bir organ
olarak grlebilir mi?
Devlet elitlerinin tabiat ve arkaplan, kanlmaz bir ekilde onlar tarafgir k
lar m?

Devlet ile sivil toplum arasndaki olmas gereken iliki nedir?


Devlet tamamen ortadan kalkmadan ii ne kadar boalabilir?
Kreselleme devletin artk gereksiz olduu anlamna m gelir?

leri Okumalar
Dunleavy, P. ve B. OLeary Theories ofthe State (London: Palgrave, 1987). Devlete ve liberal
siyasete ilikin belli bal be yaklam konusunda zenle hazrlanm ve kolay anla
labilir bir giri.
Jessop, B. State Theory: Putting Capitalist State in Their Place (Oxfbrd: Polity Press, 1990).
Jessopun kendi devlet teorisini gelitirdii denemelerinden oluan iddial ama okun
maya deer bir derleme.
Pierre, J. ve B. Guy Peters Governance, Politics and the State (Basingstoke: Palgrave, 2000).
Ynetiim olgusunun ve onun devletin rolne ve doasna ilikin sonularnn faydal
bir tartmas.
Poggi, G. The State (Cambridge: Polity Press, 1990). Devletin tabiatna, geliimine ve genel
grnne ve zellikle de devletin krizine ilikin faydal bir analiz.
Schwarzmantel, J. The State in Contemporary Society: An Introduction (London and New
York: Harvester Wheatsheaf, 1994). Liberal demokratik devlete ilikin farkl grle
re odaklaan, siyasetin incelenmesine ak-seik ve anlalr bir giri.

Ksm
- 2-

Milletler ve
Kreselleme

Milletler ve Milliyetilik

Blm
6
-

'Milliyetilik bir ocukluk hastaldr. O insanln kzamdr.'


Albert Einstein, Mektup (1921)

Son iki yzyldr ulus en uygun, ve belki de tek, siyasal ynetim birimi olarak kabl
edilmektedir. Gerekten de uluslararas hukuk byk oranda bireyler gibi uluslarn
da dokunulmaz haklara ship olduu varsaym zerine temellenindekiler
mitir. Bu haklarn en nemlileri siyasal bamszlk ve kendi kade
Ulus Nedir?........................ ...150
rini tyin (self-determination) haklardr. Bununla birlikte ulusun
Kltrel Topluluklar Olarak
nemi hibir yerde siyasal bir inan olma potansiyelinden daha
Uluslar.................................151
Siyasal Topluluklar Olarak
dramatik olarak sergilenmez. Birok biimde, milliyetilik 3. B
Uluslar.............................. .. 153
Milliyetiliin eitleri........ ...156
lmde incelenmi olan daha kesin ve sistematik siyasal ideolojileri
Liberal Milliyetilik............. .. 157
glgede brakmtr. O, savalarn ve devrimlerin patlak vermesine
Muhafazakr Milliyetilik.... .. 159
Yaylmac Milliyetilik.......... 161
katkda bulunmu; yeni devletlerin domasna, imparatorluklarn
Smrgecilik Kart Milliyetilik164
ok-kltrllk......................166
dalmasna ve snrlarn yeniden izilmesine neden olmu; varolan
Ulus-Devletin Bir
rejimleri pekitirmenin yan sra onlarn yeniden ekillendirilmeGelecei Var m ?....................169
zet.................................... ...172
leri iin kullanlmtr. Mamafih, ulus ann bir sona yaklatn
Tartma Sorular................ ... 173
dnmemizi salayacak nedenler bulunmaktadr. Birok milliyet
leri Okumalar..................... ..173
i kuan gerekletirmek iin abalad ulus-devlet gittike hem
i hem de d basklarla ypratlmaktadr.
Bu blmde incelenen ana konular yledir:

Anahtar Konular
1.
2.
3.
4.
5.
6.

Ulus nedir?
Kltrel milliyetilik ve siyasal milliyetilik birbirinden nasl farkllar?
Milliyetiliin douu ve bymesi nasl aklanabilir?
Milliyetilik ne tip siyasal biimler almtr? Ne tip etkiler gelitirmitir?
Ulus-devletin gl ve ekici ynleri nelerdir?
Ulus-devletin bir gelecei var mdr?

Ulus Nedir?
Milliyetilik olgusunun etrafm saran tartmalarn ou bir ulusu neyin olutur
duu hakkndaki farkl grlerden kaynaklanmaktadr. Ulus fikri o kadar yaygn
bir ekilde kabl edilmektedir ki, onun ayrt edici zellikleri ndiren ncelenmek
te veya sorgulanmaktadr; ulus basite veri olarak kabl edilir. Bununla beraber,
[bu konuda] kafa karkl boldur. Ulus terimi belirsiz bir ekilde ok kez devlet,
lke, etnik grup ve rk gibi terimlerle e anlaml kullanlmaktadr. rnein, Birlemi
Milletler, bir ulusal halklar rgt deil bir devletler rgt olmas anlamnda aka
yanl isimlendirilmitir. yleyse, ulusun karakteristik zellikleri nelerdir? Bir ulusu
dier sosyal gruplardan veya dier kolektif kimlik kaynaklarndan ayran ey nedir?
Ulus terimini tanmlamann zorluu, tm uluslarn kltrel ve siyasal karakte
ristiklerin bir harman olarak objektif ve sbjektif zelliklerin bir karmn ierme
lerinden kaynaklanmaktadr. Objektif anlamda, uluslar kltrel varlklardr: ayn
lisan konuan, ayn dine ship olan, ortak bir gemile bal olan halk topluluklar.
Hi phesiz, bu tip faktrler milliyetilik siyasetini ekillendirmektedir. Kanadada
Quebeclilerin milliyetilii byk oranda Franszca konuan Quebecliler ile ar
lkl olarak Kanadann ngilizce konuan geri kalan arasndaki dil farkllklar ze
rinde temellenmektedir. Hindistandaki milliyeti gerilimler deimez bir ekilde
rnekleri Pencaptaki Sihlerin ayr bir lke (Khalistan) iin verdikleri mcadele ve
Kemirdeki Mslmanlarn Kemirin Pakistana katlmas iin yrttkleri kam
panyada grlen din ayrmlardan kaynaklanmaktadr. Mamafih,
bir ulusu sdece objektif unsurlar kullanarak tanmlamak mm
Ulus
kn deildir. Tm uluslar bir miktar kltrel, etnik ve rksal eit
Ltincede domak anlamna
lilii iinde barndrmaktadr. svire ulusu, [svirede] birok ye
gelen nasdden tremi olan
rel diyalektlerin yan sra Franszca, Almanca ve talyanca olmak
ulus (nation) kltrel, siyasal ve
psikolojik faktrlerin bir toplam
zere ana lisann kullanlmasna ramen kalc ve yaayabilir
tarafndan ekillendirilen komp
olduunu ispatlamtr. Kuzey rlandada rakip milliyetiliklerin
leks bir olgudur. Kltrel olarak,
btn uluslar eitli dzeylerde
ykselmesine
neden olan Katolikler ve Protestanlar arasndaki
kltrel eitlilik gstermekle
beraber, ulus ortak bir lisan, din,
ayrmlar ada ngilteresinde byk oranda nemsiz iken Almanya
tarih ve gelenekler tarafndan
gibi lkelerde sdece marjinal bir neme ship olmutur.
birarada tutulan bir insan gru
budur. Siyasal olarak, ulus ken
dilerini doal bir siyasal topluluk
olarak gren bir insan grubudur.
Klsik olarak bu, devlet olmay
baarma veya srdrme arzusu
olarak ifade edilmekle birlikte,
yurttalk bilinci biimini de
alabilir. Psikolojik olarak, bir
ulus paylalan bir sadakt veya
yurtseverlik biimindeki bir
duyguyla ayrt edilen bir insan
grubudur. Bununla beraber,
byle bir ballk bir ulusa yeli
in zorunlu bir koulu deildir;
ulusal onuru tamayanlar bile
hl bir ulusa'ait'olduklarn
kabl edebilirler.

Bu, niha olarak, uluslarn sdece yeleri tarafndan sbjektif


olarak tanmlanabilecei gereini vurgular. Son analizde ulus
psikopolitik bir inadr. Bir ulusu dier tm grup ve kolektivitelerden ayran ey onun yelerinin kendilerini bir ulus olarak kabl
etmeleridir. Bu ne demektir? Bu anlamda bir ulus kendisini zel
bir siyasal topluluk olarak alglamaktadr. Bu bir ulusu bir etnik
gruptan ayran eydir. Hi phesiz, bir etnik grup bir topluluk
kimliine ve kltrel onur duygusuna shiptir, ancak, ulustan
farkl olarak o kolektif siyasal emellere ship deildir. Bu emeller
geleneksel olarak siyasal bamszlk ve devlet olma abas veya
[zaten olunmusa onu] muhafaza etme arzusu eklini almtr.

Johann Gottfried Herder (1774-1803)


Sklkla kltrel milliyetiliin 'babas'olarak nitelenen Alman air, eletirmen ve filozof. Bir ret
men ve lutherci din adam olarak Herder, 1776'da VVeimarda Grand Dkl'nn ruhan lideri
olarak yerleene dein Avrupa'da dolamtr. Hayatnn erken dnemlerinde Kant ve Montesquieu
gibi dnrlerden etkilenmi olmasna ramen Aydnlanma'nn nde gelen bir entelektel
muhalifi olmu ve Almanya'da romantik akmn gelimesinde nemli bir etkiye ship olmutur.
Herder'in ayrt edici bir lisan, kltr ve'ruhile karakterize edilen bir organik grup olarak ulus zerin
deki vurgusu hem kltrel tarihin kurulmasna hem de ulusal kltrn esasi deerini vurgulam
olan belli bir milliyetilik trnn ykselmesine yardmc olmutur.

Bununla birlikte, daha mtevaz bir dzeyde, bu emeller belki de bir federasyonun
veya devletler konfederasyonunun bir paras olarak belli bir otonomi (zerklik)
kazanma arzusunu ierebilir.
Mamafih, karklk burada sona ermemektedir. Milliyetilik ksmen eitli mil
liyeti geleneklerin ulus kavramn farkl ekillerde grmesi nedeniyle g bir olgu
dur. ki kart kavram zellikle etkili olmutur. Bunlardan biri ulusu esasen kltrel
bir topluluk olarak resmeder ve etnik balar ve ballklarn nemine dikkat eker.
Dieri ise onu esasen bir siyasal topluluk olarak grr ve vatandalk balarnn ve
ballklarnn nemini vurgular. Bu rakip grler sdece ulusun kayna hakknda
alternatif tanmlar getirmeyip ayn zamanda ok farkl milliyetilik trlerine ba
lanmlardr.

Kltrel Topluluklar Olarak Uluslar


Bir ulusun esasen bir etnik veya kltrel varlk olduu fikri onun birincil kavramlatrmas olarak vasflandrlmtr (Lafont, 1968). Bu fikrin kkleri 18. Yzyl
Almanyasna ve Herder ve Fichte (1762-1814) gibi kiilerin yazlarna kadargtrlebilir. Herdere gre her ulusal grubun yaratl zellikleri nih olarak, yaam bi
imi, alma alkanlklar, tutumlar ve bir halkn yaratc eilimlerini ekillendiren
doal evresi, iklim ve fiziksel corafyas tarafndan belirlenir. Hepsinden nemlisi,
Herder bir halkn ayrt edici gelenekleri ve tarihsel htralarnn cisimlemi hli
olduuna inand lisamn nemini vurgular. Ona gre, bylece her ulus kendisini
arklarda, mitlerde ve efsanelerde gsteren ve bir ulusa onun yaratclk kaynam
salayan bir Volkgeiste shiptir. Bu nedenle Herderin milliyetilii, aka siya
sal bir devlet olma abas yerine ulusal geleneklerin ve htralarn
Etnik Grup: Tipik olarak ortak
farknda olma ve deerini bilmeyi vurgulayan bir tr kltrcle
bir gemi fikriyle balantl
karlk gelir. Bu tip fikirler 19. Yzyl Almanyasnda ulusal bilin
olan ortak bir kltrel ve
tarihsel kimlii paylaan bir
cin uyanmasnda nemli etkiye ship olmutur. Bu, eski mitlerin
insan grubu.
ve efsanelerin, rnein Grimm kardelerin folk hikyelerinde, ye
Volksgeist: Kelime mans
olarak, halkn ruhu; bir halkn,
niden kefinde ve Richard Wagnerin (1813-1883) operalarnda
kltrnde ve zellikle
lisannda ifadesini bulan
ifadesini bulmutur.
organik kimlii.

Herderin kltrelciliinin bir sonucu uluslarn [kknn] ok

Kltrel Milliyetilik
Kltrel milliyetilik ulusun soyut
bir siyasal topluluktan ziyde ayr
bir medeniyet olarak yeniden
yaratlmasna birincil vurgu
yapan bir milliyetilik trdr.
Kltrel milliyetiler, devleti,
genellikle, yabanc deilse bile,
evresel bir varlk olarak grrler.
Siyasal milliyetilik'rasyonel've
genellikle ilkeli iken, kltrel mil
liyetilik kendi 'ruhu' ile harekete
geirilen esiz, tarihsel ve orga
nik bir btn olarak grd
ulusa romantik bir inan besle
mesi anlamnda 'mistik'tir. Tipik

eski zamanlara kadar geri gtrlebilecei ve aym ekilde insan


toplumu devam ettii srece devam edecek doal veya organik
varlklar olduudur. Benzer bir gr insanlarn bir gvenlik, kim
lik ve aidiyet hissi kazanma gayesiyle gruplar kurma eiliminde
olduuna iaret eden modern sosyal psikologlar tarafndan ne
srlmtr. Bu perspektiften, insanln uluslara blnmesi, in
sanln kendilerininkine benzer bir kltr, gemii ve yaam
biimini paylaan insanlara doal yaknlama eiliminden baka
bir eyi ifade etmez. Bununla birlikte, bu tip psikolojik anlay
lar milliyetilii tarihsel bir olgu olarak, yani, belli bir zaman ve
yerde, zellikle erken 19. Yzyl Avrupasnda, ykselmi olan bir
olgu olarak aklamazlar.

olarak elit veya yksekkltre


dayanmaktan daha ok'popler

Milletler ve Milliyetilikte (Nations and Nationalism, 1983) Ernest Gellner milliyetiliin modernlemeye ve zellikle de sana
riteller, gelenekler ve efsanelere
dayanmas anlamnda'aadanyileme srecine olan ballk derecesini vurgulamtr. Gellner,
yukar'bir milliyetilik trdr.
Karakterolaraksklkla modern
modern ncesi veya agroliterate tarmsal toplumlarm feodal balar
kart olmakla birlikte kltrel
ve ballklar a tarafndan yaplandrlrken domakta olan sana
milliyetilik ayn zamanda halkn
kendisini'yeniden yaratmasn'
yi toplumlarnn sosyal hareketlilii, kiisel mcadeleyi ve rekabeti
mmkn klarak bir modernle
ilerletmi ve bylece yeni bir kltrel btnleme kaynam gerek
me arac da olabilir.
tirdiine dikkat ekmitir. Bu milliyetilik tarafndan salanmtr.
Bu nedenle milliyetilik belli sosyal koullar ve artlarn ihtiyala
rn karlamak zere gelimitir. te yandan, Gellnern teorisi modern ncesi za
manlara dn mmkn olmad iin milliyetiliin ortadan kaldrlamaz olduunu
nermektedir. Bununla beraber, Uluslarn Etnik Kklerinde ( The Ethnic Origins o f
Nations, 1986) Anthony Smith milliyetilik ve modernleme arasndaki ba modern
uluslarla kendisinin etniklikler olarak adlandrd modern ncesi etnik topluluklar
arasndaki devamll vurgulayarak sorgulamtr. Bu gre gre, uluslar tarihsel
olarak gmldr: onlarn kkleri ortak bir kltrel mirasa ve devlet olmay baar
may ve ulusal bamszlk arayn bile nceleyebilen lisana uzanmaktadr. Bununla
beraber, Smith etnisitenin milliyetiliin ncs olmakla birlikte modern uluslarn
sdece yerleik etnikliklerin domakta olan siyasal egemenlik doktrinine baland
nda ortaya ktklarn kabl etmitir. Bu balant Avrupada ge 18. Yzyl ve erken
19. Yzylda, Asya ve Afrikada ise 20. Yzylda meydana gelmitir.
Uluslarn kaynaklarndan bamsz olarak, belli milliyetilik biimleri siyasal ol
maktan ziyde belirgin ekilde kltrel bir karaktere shiptir. Kltrel milliyetilik
genellikle ulusal z-onama eklini alr; o, bir halkn ulusal gurur ve z-saygsnn
ykseltilmesi vastasyla kendi kimliklerinin daha berrak bir anlamm elde etme
lerini salayabilecek bir aratr. Bu, siyasal bamszlk arayndan ok daha fazla
Galce lisann ve genel olarak Gal kltrn koruma teebbsleri zerine youn
laan Gal milliyetiliinde gzkmektedir. ABD, Bat Hint Adalar ve Avrupann
birok ksmndaki siyah milliyetilii de gl bir kltrel karaktere shiptir. Onun
vurgusu zel bir siyah bilincini gelitirmek ve ulusal gurur hissi yaratmak zerin

dedir. Bu, Marcus Garvey ve Malcolm X in (1926-1965) eserlerinde Afrikann


ruhan ve kltrel anavatan olarak yeniden kefine balanmtr. Ayn sre mo
dern Avustralyada ve, bir dereceye kadar, Yeni Zelandada iliyor grnmektedir.
rnein Avustralyadaki cumhuriyeti akm ulusu Birleik Krallktan* ayr bir siya
sal ve kltrel birim olarak yeniden tanmlama arzusunu yanstr. Bu arlkl olarak
Anzak miti, yerli halklarla iliki ve bir yerleimci folk kltrnn yeniden kefedil
mesine dayanan z-onama srecidir.
Alman tarihi Friedrich Meinecke (1907) bir adm daha ileri gidip kltrel
uluslar ve siyasal uluslar arasnda bir ayrm yapmaktadr. Kltrel uluslar yk
sek dzeyli etnik homojenlikle karakterize edilmektedir. Sonuta, ulusal ve etnik
kimlikler akmaktadr. Meinecke Yunanllar, Almanlar, Ruslar, Ingilizleri ve Irlandallar kltrel uluslarn rnekleri olarak belirlemitir fakat bu trif ayn ekilde
Krtler, Tamiller ve eenler gibi etnik gruplara da uygulanabilir. Bu tip uluslar, si
yasal glerden ziyde doal veya tarihsel gler tarafndan ekillendirilmeleri an
lamnda organik olarak kabl edilebilir. Gl ve tarihsel bir ulusal birlik hissiyle
bal olan kltrel uluslarn gc istikrarl ve uyumlu olmalarndadr. te yandan,
kltrel uluslar kendilerini dlayc gruplar olarak grme eilimindedirler. Ulusa
yelik, gnll olarak stlenilen bir siyasal ballktan deil fakat bir ekilde miras
alnan bir etnik kimlikten kaynaklanmaktadr. Bu anlamda, basite halkn inanlar
n ve dilini kabl ederek kiinin bir Alman, bir Rus veya bir Krt olmas mmkn
deildir. Byle bir dlayclk, dar fikirli ve gerici milliyetilik biimlerini beslemi
ve ulus ile rk arasndaki ayrm zayflatmtr.

Siyasal Topluluklar Olarak Uluslar


Uluslarn esasen siyasal varlklar olduklar gr kltrel kimlikten daha ok vatan
dalk balarn ve siyasal ballklar vurgular. Buna gre ulus, kltrel, etnik ve dier
ballklarndan bamsz olarak esasen paylalm vatandalk bayla bal bir in
sanlar grubudur. Sklkla bu ulus gr, bazen modern milliyetiliin babas olarak
grlen Jean Jacques Rousseaunun eserlerine kadar geri gtrlr. Rousseaunun
spesifik olarak ulus sorununa hitap etmemesine veya milliyetilik olgusunu tartma
masna ramen, sonuta toplumun ortak yarar anlamna gelen, genel irade fikrinde
ifadesini bulan halk egemenliine vurgusu 1789 Fransz Devrimi sresince ortaya
kan milliyeti doktrinlerin tohumu olmutur. Ynetimin genel irade zerinde temel
lenmesi gerektiini iln ederek Rousseau gl bir monarik iktidar ve aristokratik ay
rcalk eletirisi gelitirmitir. Fransz Devrimi sresince, bu radikal demokrasi ilkesi,
Fransz halknn artk hkmdarn sdece bir tebaas olmayp, dokunulmaz haklara
ve zgrlklere sahip vatandalar olduklar iddiasnda ifadesini bulmutur. Bylece,

* Birleik Krallk (United Kingdom), Ingiltere, Iskoya, Galler ve Kuzey rlanda'y iine alan lkenin ksa addr.
Bu lkenin tam ad Byk Britanya ve Kuzey rlanda Birleik Krall (United Kingdom of Great Britain and
Northern Ireland) dr. Byk Britanya ngiltere, iskoya ve Galleri ierir. Trkede genellikle Birleik Krallk
yerine ngiltere ad bu lkenin tamamn anlatmak iin kullanlmaktadr, (.n.)

egemen g Fransz ulusuna aitti. Bu nedenle Fransz Devriminden doan milliyet


ilik biimi kendi kendini yneten bir halk veya ulus vizyonuna vcut vermekte ve
ayrlmaz bir ekilde zgrlk, eitlik ve kardelik ilkelerine bal kalmaktayd.
Uluslarn etnik deil siyasal topluluklar olduu fikri birok milliyetilik teorisi
tarafndan desteklenmitir. rnein, Eric Hobsbawm (1983) uluslarn ne derece
icad edilmi gelenekler olduklarn aa karmtr. Modern uluslarn uzun sre
li yerleik etnik topluluklardan gelimi olduunu kabl etmek yerine Hobsbavvm
tarihsel devamllk ve kltrel safla duyulan inancn deimez bir biimde bir
mit olduunu ve dahas milliyetiliin kendisi tarafndan yaratlm bir mit oldu
unu ileri srmektedir. Bu gre gre, milletlerin milliyetilii yaratmas deil,
milliyetiliin milletleri yaratmas sz konusudur. rnein, kimi zaman popler
milliyetilik de denilen, yaygn bir ulus olma bilinci 19. Yzyln sonlarna dein
gelimemitir. Bu belki de ulusal marlarn ve bayraklarn icad ve ilk retimin yaygnlatrlmasyla ekillendirilmitir. Kuaktan kuaa aktarlan ve bir ulusal klt
r somutlatran ana dil fikri kesinlikle sorgulanabilir. Gerekte, lisanlar her kuak
onlar kendi farkl ihtiya ve koullarna adapte ettike yaar ve geliirler. Dahas, bir
ulusal lisan nosyonunun 19. Yzyla kadar insanlarn ounluunun lisanlarnn
yazl formunun bilgisine ship olmadklar ve genellikle eitimli elitin lisanyla ok
az ortak eye ship olan blgesel diyalektler konutuklar gerei gz nne alnd
nda bir samalk olduu ileri srlebilir.
BenedictAnderson da (1983) modem ulusu bir yapm olarak betimlemitir. [Bunu
ifade etmekiin o], hayl edilmi topluluk (imagined community) tbirini kullanm
tr. Anderson uluslarn ortak bir kimlik fikrini srdrmek iin yzyze etkileim dze
yi gerektiren gerek topluluklardan daha ok mental grntler olarak var olduklarna
iaret etmitir. Uluslar iinde bireyler kendilerinin bir ulusal kimlii gya paylat di
er kiilerin ok kk bir orann tanma frsat bulur. Eer uluslar var ise, onlar bizim
iin eitim, kitle iletiim aralar ve siyasal sosyalizasyon tarafndan ina edilen, hayl
edilmi yapmlar olarak var olur. Rousseaunun bir ulusun demokrasi ve siyasal zgr
lk fikirleriyle canlandrld eklindeki grne karn, uluslarn icat edilmi veya
hayl edilmi topluluklar olduu nosyonu milliyetiliin burjuva ideolojisinin bir
tr olduu eklindeki Marksist inanla daha fazla ortak noktaya shiptir. Ortodoks
Marksist bak asndan milliyetilik, ynetici snfn kendisi araclyla sosyal dev
rim tehditini ulusal balln snf dayanmasndan daha gl olmasn salayarak ve
bylece ii snfn mevcut iktidar yapsna balayarak karlad bir aratr.
Uluslar ister zgrlk ve demokrasi arzusuyla isterse de sdece siyasal elitlerin
veya bir ynetici snfn sinsi icatlaryla ortaya kyor olsun, belli uluslar yanlmaya
hi yer brakmayacak ekilde siyasal bir karakter tarlar. Meineckeyi izleyerek, bu
uluslar siyasal uluslar olarak snflanabilir. Bir siyasal ulus, iinde vatandaln et
nik kimlikten daha ok siyasal nem tad bir ulustur. Sklkla, siyasal uluslar birden
ok etnik grubu ilerinde barndrrlar ve bylece onlar kltrel heterojenlikle belir
lenirler. Birleik Krallk, ABD ve Fransa sklkla siyasal ulusun klsik rnekleri olarak
grlrler. Birleik Krallk sonuta drt kltrel ulusun bir birliidir: ngiliz, sko,

Gal ve Kuzey rlanda (bu sonuncu ulusun Protestan Birlikiler ve Katolik Cumhuri
yetiler olmak zere iki ulusu kapsad dnlebilir). Ayrt edici bir Britanyal ulu
sal kimlii varolduu lde bu Taca ortak ballk, Westminster Parlamentosuna
sayg ve Britanya halknn tarihsel hak ve zgrlklerine duyulan bir inan gibi siyasal
faktrler zerinde temellenmektedir. Gmenlerin lkesi olarak ABD, belirgin bir
ekilde ok etnikli ve ok-kltrl bir yapya shiptir. Bu durum ABDnin paylalan
kltrel ve tarihsel balar temelinde bir ulusal kimlik ina etmesini imknsz klar. Bu
nun yerine, bir Amerikan ulusu hissi, bilinli bir ekilde eitim sistemi ve zellikle Ba
mszlk Bildirgesinde ve Amerikan Anayasasnda erevesi izilen ortak deerler
setine saygnn yeertilmesi araclyla gelitirilmitir. Benzer ekilde Fransz ulusal
kimlii 1789 Fransz Devriminin gelenekleri ve ilkeleriyle yakndan ilikilidir.
Teoride, bu tip uluslarn ortaklaa ship olduklar ey, varolan bir kltrel kim
lie kart olarak, onlarn bir ortak ilkeler veya amalar setinin gnll kabl te
melinde kurulmu olmalardr. Kimi zaman bu tip toplumlarda gelien milliyetilik
trnn tipik olarak daha hogrl ve demokratik olduu ileri srlr. Eer bir
ulus esasen siyasal bir varlksa, yeliin lisan, din, etnik ve benzeri kriterleri kar
layanlarla snrl olmamas anlamnda kapsayc bir gruptur. Eritme kab (melting
pot) ulus imajyla ABD ve gkkua toplumu olarak grlen yeni Gney Afrika
bunun klsik rnekleridir. Dier taraftan, siyasal uluslar, kltrel uluslarda bulunan
organik btnlk ve tarihsel kkllk hissini kimi zaman tecrbe edememektedir
ler. rnein bu ngilterede spesifik Britanya milliyetiliinin sko milliyetilii,
Gal milliyetilii ve kimi zaman kk ngiltereci (little Englander) milliyetilii
olarak adlandrlan ngiliz milliyetiliinin izole edici biimiyle karlatrldnda
greli olarak zayf olmasn aklayabilir.
Gelimekte olan dnya devletleri ulusal kimlik yaratma mcadelelerinde belli
problemlerle karlamlardr. Bu tip uluslar iki anlamda siyasal olarak nitelenebilir.
lk olarak, birok durumda, devletliklerini smrgeci ynetime kar yrtlen bir
mcadeleden sonra elde etmilerdir. Bu durumda, ulusun ulusal kimlii ulusal bam
szlk ve zgrlk aray tarafndan derinden etkilenmitir. nc dnya milliyet
ilii bu nedenle gl bir anti-smrgeci karaktere ship olma eilimindedir. kinci
olarak, bu uluslar sklkla eski smrgeci yneticilerinden miras alnan lke snrlan
tarafndan ekillendirilmitir. Bu durum zellikle Afrikada sz konusudur. Afrika
uluslar sklkla, ortak bir smrgeci gemiin yansra ok az ey tarafndan birarada
tutulan geni bir etnik, din ve blgesel gruplar yelpazesidir. [nce], devlet olmay
onun ncesinde varolan ulusal kimlik temelinde arzulayan klsik Avrupa kltrel
uluslarnn yaratlmasna kart olarak, Afrikada varolan devletler temelinde uluslar
ina etme teebbsnde bulunulmutur. Nitekim, sonuta ortaya kan siyasal ve et
nik kimliklerin uyumsuzluu, rnein Nijerya, Sudan, Rwanda ve Burundide olduu
gibi yinelenen gerilimleri beslemitir. Ancak, bu tip atmalar, hibir surette sdece
kadim kabilecelikin yansmalar deildir. Byk oranda onlar smrgeci gemite
kullanlan bl ve ynet siyasetlerinin bir sonucudurlar.

Milliyetiliin eitleri
Milliyetiliin siyasal karakterini youn tartma evreler. Bir taraftan, milliyeti
lik ulusal birlik ve bamsz bir gelecek vaad eden ilerlemeci ve zgrletirici bir
g olarak grnmektedir. br taraftan, siyasal liderlerin asker yaylma ve ulus
adna sava siyasetleri gtmelerine imkn salayan irrasyonel ve gerici bir itikat
[da] olabilir. Gerekten de, milliyetilik birden fazla kiilik sendromunun siyasal
denginden muztarip olmann tm iaretlerini sergilemektedir. eitli zamanlarda,
millliyetilik ilerlemeci ve gerici, demokratik ve otoriteryen, zgrletirici ve bas
kc, solcu ve sac olmutur. Bu nedenle, belki de milliyetilii tek veya tutarl bir
siyasal olgu olarak grmek yerine bir milliyetilikler serisi, yani her biri kendine
zgn ekilde ulusun merkez nemini kabl etme anlamnda bir ortak noktaya
ship olan bir gelenekler kompleksi olarak grmek daha iyidir.
Bu karmaa ksmen yukarda incelenen ulus kavramnn nasl anlalmas gerek
tiinden ve kltrel kriterin mi yoksa siyasal kriterin mi belirleyici olduu hakkndaki tartmalardan kaynaklanr. Bununla birlikte milliyetiliin karakteri, iinde
milliyeti emellerin ykseldii koullar ve kendisinin ilikili olduu siyasal neden
lerle de yourulur. Bylece, milliyetilik yabanc hkimiyeti veya smrgeci yne
tim tecrbesine bir reaksiyon olduunda zgrlk, adlet ve demokrasi amalarna
bal zgrletirici bir g olma eilimindedir. Milliyetilik sosyal altst olma ve
demografik deiimin rn olduunda sklkla ayrlk ve dlayc bir karakte
re shiptir ve rklk ve yabanc dmanl (xenophobia) arac hline gelebi
lir. Nihyet, milliyetilik onu destekleyenlerin siyasal idealleriyle ekillenir. Kendi
farkl tarzlarnda, liberaller, muhafazakrlar, sosyalistler, faistler ve hatta komnist
ler milliyetilie ilgi duymulardr. Tm byk ideolojilerden belki de sdece anar
izm milliyetilikle tamamyla ters dmtr. Bu anlamda, milliyetilik kapsayc
bir ideolojidir. Milliyetiliin belli bal grnmleri unlardr:
Liberal milliyetilik
Muhafazakr milliyetilik
Yaylmac milliyetilik
Anti-kolonyal (smrgecilik kart) milliyetilik

Liberal Milliyetilik
Liberal milliyetilik Avrupa liberalizminin klsik biimi olarak grlebilir. O, Fran
sz Devrimine kadar geri gider ve onun birok deerini ierir. Hakikaten, 19. Yzyl ortas Avrupasnda, milliyeti olmak liberal,
Yabanc Dmanl (Xeonophobia): Bir yabanc korkusu
liberal olmak da milliyeti olmak anlamna gelmitir. rnein,
veya dmanl, pataiojk
1848 Devrimleri ulusal bamszlk ve birlik mcadelesiyle, snrl
etnosentrizm.

'

ve anayasal ynetim talebini birbiriyle kaynatrmtr. Bu hibir

yerde, zellikle talyan birlemesinin peygamberi Guiseppe Mazzini tarafndan


ifade edildii ekliyle, talyan ulusal akmnn Risorgimento (yeniden dou)
milliyetiliindeki kadar ak deildir. Benzer ilkeler, 19. Yzyln banda Latin
Amerikan bamszlk hareketini yneten ve spanyollarn Hispanik Amerikadan
kartlmasna yardmc olan Simon Bolivar (1783-1830) tarafndan benimsen
mitir. Liberal milliyetiliin belki de en ak ifadesi Amerikan Bakan Woodrow
VVilsonun Ondrt Prensipinde bulunabilir. 1918de hazrlanm olan bu ilkelerle,
Birinci Dnya Savandan sonra Avrupann yeniden inasnn temeli hazrlanm
ve Versailles Antlamas (1919) ile uygulanm olan kkl snr deiikliklerinin
tasla salanmtr.
Tm milliyetilik biimleriyle ortak olarak, liberal milliyetilik insanln doal
olarak her biri ayr bir kimlie ship bir uluslar koleksiyonuna blnd temel
varsaym zerinde ykselir. Bu nedenle uluslar siyasal liderlerin veya ynetici snf
larn suni yaratlar deil gerek veya organik topluluklardr. Mamafih, liberal milli
yetiliin karakteristik konusu ulus fikri ile nih olarak Rousseaudan tretilen halk
egemenliine olan inanc birbirine balamaktr. Bu kaynatrma 19. Yzyl milliyet
ilerinin kendilerine kar savatklar ok-uluslu imparatorluklarn da otokratik ve
baskc olmalar nedeniyle ortaya kmtr. rnein, Mazzini sdece talyan dev
letlerini birletirmek istememi ayn zamanda otokratik Avusturyann da etkisini
ykmak istemitir. Bu sebeple, bu tip milliyetiliin merkez konusu ulusal kendi
kaderini tyin hakkna bir ballktr. Onun amac bir ulus-devletin inasdr. Ulusdevlet, ynetimin snrlarnn mmkn olduu kadar ulusun snrlaryla akt
bir devlettir. J. S. Millin ([ 1861] 1951: 392) szleriyle:
Herhangi bir gde ulusluk duygusu varolduu zaman, ulusun tm yelerini yalnz
ca kendilerine ait olan bir devletin [ats] altnda birletirmek iin bir gereke daha ilk
bakta mevcuttur. Bu sdece, ynetim meselesinin ynetilenler tarafndan kararla
trlmas gerektiini ifade eder.

Hepsinden nemlisi liberal milliyetilik ilkeli bir milliyetilik trdr. O bir ulu
sun karlarn dier uluslarn karlar pahasna savunmamaktadr. Bunun yerine,
her ulusun zgrlk ve kendi kaderini tyin hakkna ship olduunu iln etmek
tedir. Bu anlamda, tm uluslar eittir. yleyse, liberal milliyetiliin nih amac
bir egemen ulus-devletler dnyas ina etmektir. Bylece, Mazzini Gen talya gizli
rgtn birleik talya fikrini gelitirmek iin kurmutur. Ayn zamanda Mazzini
tm ktada milliyeti fikirleri yayma midiyle Gen Avrupay kurmutur. Benzer
ekilde, Versailles Antlamasnn hazrland Paris Bar Konferansnda, Woodrow Wilson kendi kaderini tyin hakk ilkesini sdece Avrupa imparatorluklarnn
knn Amerikann ulusal karlarna hizmet etmesinden do
lay deil, fakat Polanyallarn, eklerin, Yueoslavlarn ve Macarla.............
,

, , ,

.i

. -

rn hepsinin Amerikallarn zaten sahip olduklar syas bamszlk hakkna ship olmalar gerektiine inand iin ileri srmtr.
r

Bu bak asndan milliyetilik sdece siyas zgrl arttrma3 1

'

'

mn bir arac deil, fakat ayn zamanda bar ve istikrarl bir dnya

Ulusal Kendi Kaderini Tyin


(National Self-Determination):

ulusunegemen birvarl,kolrna~
s ilkesi; kendi kaderini tyin

L'lusall ba|rnslzllkhede

demokratik ynetim ima eder.

dzeninin de temin edilmesinin bir aracdr. rnein, Wilson Birinci Dnya Savana,
yaylmaclk ve sava zerine kurulu otokratik ve askeri imparatorluklarn hkimiyeti
altnda olan bir eski dzenin sebep olduuna inamyordu. Bununla beraber, ona gre
hem kltrel hem de siyas birlie ship olduklar iin savamak ve baka uluslar kendi
hkimiyetleri altna almak drtsne ship olmadklarndan demokratik ulus-devletler esas itibaryla bar olurlar. Bunun nda, milliyetilik bir gvensizlik, phe
ve ekime kayna olmaktan ziyde her bir ulusun iinde birlii ve ulusal haklara ve
zelliklere karlkl sayg temelinde uluslar arasnda kardelii tevik edebilen bir g
olarak grlmektedir.
Yine de, liberalizmin ulusun tesine giden bir anlam vardr. Bu iki sebepten or
taya kar. lk olarak, bireycilie olan ballk liberallerin rk, inan, sosyal gemi
ve milliyet gibi faktrlerden bamsz olarak tm insanlarn eit ahlk deere ship
olduuna inandn ima eder. Bu nedenle liberalizm bireylerin her yerde ayn stat
ve haklara ship olmas anlamnda evrenselcilii tkip eder.Bu son zamanlarda yay
gn olarak insan haklar nosyonunda ifade edilir. Liberaller bireyi ulusun zerine
yerletirerek, beyaz Gney Afrika rejimini apartheid' terketmeye zorlamak iin
gerekletirilen uluslararas kampanyada olduu gibi ulusal egemenlii ihll eden
bir temel tesis ederler. kinci neden, liberallerin egemen ulus-devletler dnyasnn
bir uluslararas doa hline dnebilecei korkusudur. Tpk snrsz zgrln
bireylerin birbirlerini siistiml etmelerine ve kleletirmelerine imkn salamas
gibi, ulusal egemenlik de yaylmaclk ve fetih iin bir kisve olarak kullanlabilir.
zgrlk dima hukuka tbi olmaldr ve bu ayn ekilde bireyler ve uluslar iin de
geerlidir. Sonu olarak, liberaller Milletler Cemiyeti, Birlemi Milletler ve Avrupa
Birlii gibi ulus-st kurumlar tarafndan nezret edilecek bir uluslararas hukuk
sisteminin tesis edilmesine ynelik kampanyalarn en nnde yer almlardr. Bu
gre gre, milliyetiliin bu nedenle asla ayrlk ve dlayc olmasna msaade
edilmemeli ve fakat daha ok kozmopolitanizm zerine olan [ve milliyetilikle] re
kabet hlindeki bir dier vurguya kar dengelenmelidir.
Liberal milliyetiliin eletirileri iki kategoriye girme eilimindedir. lk kategoride,
liberal milliyetiler naif ve romantik olmakla itham edilebilir. Onlar, milliyetiliin
ilerici ve zgrletirici yzn grmektedir; onlarnkisi hogrl ve rasyonel mil
liyetiliktir. Bununla birlikte, liberaller belki de milliyetiliin daha karanlk olan y
zn grmezlikten gelmektedirler: yani, bizi yabanclardan ayran ve onlar tehdit
eden irrasyonel kabilecilik balarm. Liberaller, milliyetilii evrensel bir ilke olarak
grmekte fakat onun sava zamannda insanlar neredeyse uluslarnn davasnn dil
olup olmadna bakmakszn savamaya, ldrmeye ve lkeleri iin lmeye ikna ede
bilecek olan duygusal gcn daha az anlamaktadrlar. Byle bir bak benim lkem,
hakl veya haksz eklindeki savunmada ifadesini bulmaktadr.
kinci olarak, liberal milliyetiliin bir ulus-devletler dnyasj n a s eklindeki amac temelden yanl ynle dirilmi olabilir.

insan Haklan: insanlarn insan


olmalar nedeniyle sanp

nm

olduklar haklardr; evrensel ve

Kendisi temelinde Avrupa haritasnn byk paralarnn yeniden


izildii Wilsoncu milliyetiliin hatas, uluslarn uygun ve ayr

temel haklar.

y /

Giuseppe Mazzini (1805-1872)


Italyan milliyeti ve liberal cumhuriyetilik havarisi. Bir doktorun olu olarak talya'nn Cenova ken
tinde domutur. Devrimci siyasetle gizli yurtsever topluluu Carbonari yesi olmasyla tanmtr.
Bu onun yakalanmasna ve Fransa'ya srgn edilmesine, Fransa'dan snrd edilmesinin ardndan
da ngiltere'ye srgn edilmesine neden olmutur. 1848 Devrimleri srasnda ksa bir sre talya'ya
dnm ve Milan'n kurtuluuna yardm etmi ve ksa mrl Roma Cumhuriyeti'nin ba olmutur.
Bundan sonra adanm bir cumhuriyeti olarak Mazzini'nin etkisi Garibaldi de (1807-1882) dhil
olmak zere dier milliyetiler Italyan birliini ortaya karmak iin Savoy Evi'ne (talyan Kraliyet
Ailesi, .n.) dndke azalmtr. Resm olarak bir daha talya'ya dnmemekle beraber, Mazzini'nin
liberal milliyetilii tm Avrupa'da ve ABD'deki gmen gruplar zerinde nemli etkiye ship
olmutur.

coraf blgelerde yaadklarn ve devletlerin bu blgelerle akacak ekilde ku


rulabileceklerini varsaymasyd. Pratikte, tm szde ulus-devletler, bazlar kendi
lerini ulus olarak kabl eden, birden ok dilsel, din, etnik ve blgesel grubu kap
samaktadr. Bu hibir yerde, Versaillesde bar grmecileri tarafndan Slavlarn
lkesi olarak nitelenen eski Yugoslavyadan daha ak bir ekilde grlmemitir.
Bununla beraber, eski Yugoslavya aslnda etnik topluluklarn, dinlerin, lisanlarn ve
farkl tarihlerin oluturduu bir mozaikten ibaretti. Dahas, Yugoslavyann 1990larn bandaki dahnn gsterdii gibi, onun kurucu cumhuriyetlerinin her biri bir
etnik mozaikti. Gerekten de, Nazilerin ve daha sonra Bosnal Srplarn farkettii
zere, siyasal olarak birleik ve kltrel olarak homojen bir ulus-devleti yaratmann
tek kesin yolu bir etnik temizlik program uygulamaktr.

Muhafazakr Milliyetilik
Tarihsel olarak, muhafazakr milliyetilik liberal milliyetilikten daha sonra ge
limitir. 19. Yzyln ikinci yarsna kadar muhafazakr siyasetiler milliyetilii
devrimci olmasa bile ykc bir inan olarak grdler. Bununla birlikte yzyl iler
ledike muhafazakrlk ve milliyetilik arasndaki ba gittike aikr olmutur. Bu
nun rnekleri Disraelinin Tek Ulus idealinde, Bismarckn Alman milliyetiliini
Prusyann glenme davasnn hizmetine komasnda ve ar III. Alexandern
pan-Slavik milliyetilii onaylamasnda grlmektedir. Modern siyasette, milliyet
ilik tm iin deilse bile ou muhafazakr iin bir iman meselesi hline gelmi
tir. Bu Birleik Krallkda en ak ekilde Margaret Thatcherin 1982 Falkland Savandaki galibiyete verdii muzafferne tepkisinde gzkmektedir. Ayn ekilde bu
tekrar tekrar ortaya kan federal Avrupa csne ilikin olarak
Kabilecilik: Tecrit etme ve d
Muhafazakr san yerleik Avrupa heciliinde (Euroskeptilamayla karakterize olan grup
davran, tipik olarak rakip
cism) belirgindir. Benzer bir milliyetilik biimi ABDde, Reagan
gruplara dmanlkla beslenir.
tarafndan Grenadanm igli ve Libyann bombalanmas ve Bush
Etnik temizlik: 'Yabanc'insan
larn gce dayal olarak snr
tarafndan Panamann igli ve 1991 Krfez Sava srasnda daha
d edilmesi veya yok edilmesi;
ne kan bir d siyasetin kablyle yeniden alevlenmitir.
sklkla soykrmn yumuak bir
Muhafazakr milliyetilik evrensel kendi kaderini tyin hakkna

ifadesi olarak kullanlr.

Kozmopolitanizm
Kozmopolitanizm kelime
anlamyla kozmopolis'e veya
'dnya devletine'inanmak
anlamna gelir. Bylece o ulusal
kimliklerin silinmesi ve tm
insanlar birletiren ortak bir
siyasal balln tesis edilmesini
ima eder. Bununla birlikte, terim
genellikle milletler arasnda kar
lkl anlay, hogr ve, hepsi
nin stnde, karlkl bamllk
temelinde kurulan uluslar
arasndaki daha mtevaz bar
ve uyum amacn ifade etmek
iin kullanlmaktadr. Bylece
19. Yzyl 'Manchester liberalleri'
Richard Cobden (1804-1865) ve
John Bright (1811 -1889) serbest
ticareti uluslararas anlay ve
karlkl ekonomik bamll
ilerletmesi ve nihi olarak sava
imknsz klmas temelinde
savunurken kozmopolitanizmi
onaylamlardr. Kozmopolitan ideal ulus-devletin yerini
almaktan ziyde uluslar arasnda
ibirliini ilerleten ulus-st

dayanan ilkeli milliyetilikten ok, ulusal yurtseverlik duygusun


da somutlaan sosyal btnlk ve kamu dzeni vaadi ile ilgilidir.
Hepsinden nemlisi, muhafazakrlar ulusu insanlarn bir temel
gd olarak kendileriyle ayn grlere, alkanlklara, yaam bii
mine ve grne ship olan kimselere yaknlk hissetmelerinden
doan bir organik varlk olarak grrler. Ksaca, insanlar bir ulusal
toplulua yelik vastasyla gvenlik ve kimlik arayndadrlar. Bu
bak asyla, yurtsever ballk ve ulus olma bilinci byk oranda
milliyetilii tarih tarafndan onaylanm deerlerin ve kuramla
rn bir savunusu hline dntren bir ortak gemi fikrinde kk
bulmaktadr. Bylece milliyetilik bir gelenekselcilik biimine
dnmektedir. Bu muhafazakr milliyetilie belirgin bir nostaljik
karakter vermektedir. ABDde bu, Gmen Atalar, Bamszlk Sa
va, Philadelphia Konvansiyonu ve benzeri eylere vurgu yaplmas
vastasyla salanr. Britanya milliyetilii veya daha dorusu ngiliz
milliyetilii durumunda ise ulusal yurtseverlik monari kurumuyla yalandan ilikili sembollere dayanr. Birleik Krallk ulusal mar
Tanr Kralieyi Korusundur ve Kraliyet Ailesi Atekes Gn gibi
ulusal kutlamalarda ve Parlamentonun al gibi devlet trenlerin
de nemli rol oynarlar.

yaplar tarafndan da gelitirilir.

Muhafazakr milliyetilik ulus inas srecinde olanlardan


ziyde yerleik ulus-devletlerinde gelime eilimindedir. [Bu tip
milliyetilik], tipik olarak ulusun ieriden veya dardan bir ekilde tehdit altnda ol
duu algsndan ilham alr. Geleneksel dhili dman snf dmanl ve nih sosyal
devrim tehlikesi olmutur. Bu balamda, muhafazakrlar milliyetilii sosyalizmin
panzehiri olarak grmlerdir: yurtsever ballklar snf dayanmasndan daha g
l olduu zaman, ii snf fiilen ulusa entegre olmaktadr. Bu nedenle, ulusal birlik
arlan ve tvizsiz yurtseverliin bir kamusal erdem olduu inanc muhafazakr d
ncede tekrar tekrar gndeme gelen konulardr. Ulusal kimlii tehdit eden hric
dmanlar g ve ulus-stclktr.

Bu baka gre, g yerleik ulusal kltr ve etnik kimlii zayflatma eilimin


de olduu ve bylece dmanl ve atmay kkrtt iin bir tehdit oluturur.
Bu korku 1960larda Birleik Krallkda daha fazla Milletler Topluluu (Commonwealth) gnn rksal atma ve iddete yol aaca uyarsnda bulunan Enoch
Powell tarafndan ifade edilmitir. Benzer bir konu 1979da Margaret Thatchern
Birleik Krallkn gmenler tarafndan silinip sprlme tehlikesi altnda olduu
eklindeki referansnda gndeme gelmitir. Britanya Milliyeti Partisi tarafndan
yrtlen gkart kampanyalar, Le Penin Fransadaki Ulusal
Kabilecilik: Tecrit etme ve dlamayla karakterize olan grup
davran, tipik olarak rakip
gruplara dmanlkla beslenir.

Cephesi ve Almanyada Cumhuriyetiler gibi ar sa gruplar da


ilhamlarn muhafazakr milliyetilikten almaktadrlar. Ayn ekilj

11 *

1*1

* * _ *

1*1

de<ulusal kmIlk ve onunla birlikte bizim gvenlik ve ait olma kay m z ulus-st kuramlarn art ve kltrn kresellemesiyle

tehdit altndadr. Birleik Krallkda ve dier AB ye devletlerinde


ortak bir Avrupa para birimine direni sdece ekonomik egemen
lii kaybetme endiesini deil ayn zamanda ulusal parann ayr
bir ulusal kimliin devam ettirilmesinde hayat nem tad
inancn yanstmaktadr.

Yurtseverlik
Ltincede 'anavatananlamna
gelen patria kelimesinden
tremi olan yurtseverlik
(patriotism) bir duygu, bir

kimsenin lke sevgisi anlamnda


Muhafazakr milliyetilik asker mcera ve yaylma ile balantulusuna kar hissettii psikolojik
landrlm olsa da onun ayrt edici karakteri ie dnk ve ayrlk
ballktr. Milliyetilik ve yurtse
verlik terimleri sklkla birbirine
olmasdr. Eer muhafazakr ynetimler d siyaseti kamu heyecan
kartrlr. Milliyetilk doktriner
bir karaktere shiptir ve ulusun
n canlandrmak iin bir ara olarak kullanmlarsa bu muhafazakr
siyasal organizasyonun bir
milliyetiliin tvizsiz bir ekilde saldrgan ve doas gerei militer
biimde merkez! ilkesi olduu
inancn ierir. Yurtseverlik bu
olmasndan deil bir siyasal oportnizm eylemi olmasndandr.
inancn duygusal boyutunu
Bu muhafazakr milliyetiliin esasen bir elit maniplasyonu veya
salar. Bylece yurtseverlik tm
milliyetilik trlerini destekler.
ynetici snf ideolojisi tr olduu eletirisine yol aar. Bu bak
Bir ulusal grubun en azndan
asna gre, ulus icat edilmitir ve kesinlikle siyasal liderler ve
bir miktar yurtsever balla ve
ulusal bilince ship olmakszn
ynetici elitler tarafndan rza retmek ve siyasal pasiflik yaratmak
rnein siyasal bamszlk talep
etmesini dnmek zordur.
maksadyla tanmlanmtr. Kabaca, balan derde girdiinde tm
Uluslaryla kendilerini zdeleti
hkmeder milliyetilik kartn oynamaktadr. Bununla birlikte,
ren, ve hatta onu seven, herkes
yurtseverlii siyasal taleplerin
muhafazakr milliyetiliin daha cidd bir eletirisi onun hogr
gelitirilmesinin bir arac olarak
szlk ve banazlk rettii eklindedir. Ayrlk milliyetilik dar
grmemektedir.
bir kltrel ulus kavramna dayanr: yani, ulusun genel olarak geni
bir aileye benzeyen dlayc bir etnik topluluk olduu inanc. Bu nedenle, bir ulusun
yeleri olanlarla ona yabanc olanlar arasnda kesin bir aynm yaplr. Kltrel saflk
ve yerleik geleneklerin korunmasnda srar ederek muhafazakrlar gmenleri veya
genel olarak yabanclar bir tehdit olarak resmedebilir ve bylece rkl ve yabanc
kardn ilerletebilir veya en azndan merulatrabilir.

Yaylmac Milliyetilik
Milliyetiliin nc biimi saldrgan, militer ve yaylmac bir karaktere shiptir. Bir
ok bakmdan, bu milliyetilik tr liberal milliyetiliin zn tekil eden eit haklar
ve kendi kaderini tyin hakkna olan ilkeli inancn antitezini tekil eder. Milliyetiliin
saldrgan yz ilk kez 19. Yzyln sonlarnda Avrupa gleri ulusal an ve gne al
tndaki yerleri adna Afrika iin kapmaya giritiklerinde gzkmtr. 19. Yzyl
Avrupa emperyalizmi nceki dnemlerin smrgeci genilemesinden, ulusal presti
jin gittike bir imparatorluk shipliiyle balantlandrld ve her smrgeci zaferin
popler coku gsterileriyle veya jingoizm ile selmland bir popler milliyetilik
ikliminde beslenmesi anlamnda farkldr. Byk oranda, 20. Yzyln her iki dnya
sava bu yaylmac milliyetilik trnn sonucudur. Uzun sreli bir silhlanma yar
ve bir uluslararas krizler serisinin ardndan Austos 1914te Birinci Dnya Sava
patlak verdiinde fetih ve asker zafer midi Avrupann tm byk bakentlerinde
kendiliinden kamusal sevin yaratmtr. kinci Dnya Sava byk oranda Japon
ya, talya ve Almanya tarafndan tkip edilen milliyetiliin ilham verdii emperyal

yaylmann bir sonucudur. Bu tip milliyetiliin Avrupadaki en


ykc modern rnei Bosnal Srplarn Byk Srbistan yaratma
haylleri olmutur.

Irksalclk (Racialism), rklk


(Racism)
Irksalclk ve rklk terimlerinden
kincisi modern kullanmda daha
yaygn hle gelmekle birlikte bu
iki terim sklkla birbirinin yerine
kullanlmaktadr. Irksaldk insan
ln biyolojik olarak ayr rklara
blnd fikrinden siyasal
veya sosyal sonular kartan
tm inan ve doktrinleri kapsar.
Bylelikle rksalc teoriler iki
varsaym zerine temellenmek
tedir. lk olarak, genetik farkllklar
insanln rklarn bir toplam
olarak muamele grmesini
merulatrmaktadr (rk nih
olarak tr ima etmektedir),
ikinci olarak, insanlar arasndaki
kltrel, entelektel ve ahlk
farkllklar daha temel genetik
farkllklardan kaynaklan
maktadr. Siyasal terimlerle,
rksalclk rksal ayrm (apartheid)
taleplerinde ve'kan' stnl
ve aal (rnein Aryanizm
ve anti-Semitizm) doktrinlerinde
belirgindir. Irklk daha dar
anlamda, bu gelimi bir rksal
teoriye bal olsun veya olmasn,
insanlara ynelik olarak onlarn
rksal kkenleri temelinde n
yarg veya dmanlk beslemeyi
ifade etmekte kullanlabilir.

En u ekliyle, bu tip milliyetilik youn bir duygudan ve hatta


kimi zaman btncl milliyetilik (integral nationalism) ad veri
len histerik bir milliyeti cokudan kaynaklanmaktadr. Btncl
milliyetilik terimi, sac Action Franaisein (Fransz Hareketi)
lideri Fransz milliyeti Charles Maurras (1868-1952) tarafndan
uydurulmutur. Maurrasm siyasetinin merkez noktas ulusun
byk neminin vurgulanmasyd. Buna gre ulus her ey birey
hibir ey idi. Ulus bylelikle herhangi tek bir bireyin hayatnn
tesinde bir anlam ve varla shiptir. [Ayrca] bireysel varolu
sdece ulusun birlik ve devamllna adand lde bir anlama
shiptir. Bylesine fanatik bir yurtseverlik, milliyetilii kendisi
araclyla gurur ve z-saygmn yeniden kazanlabilecei bir ara
olarak gren yabanclam, tecrit edilmi, ve gsz kimseler iin
zellikle gl bir ekicilie shiptir. Bununla birlikte btncl
milliyetilik, milliyetilik ile demokrasi arasnda daha nce tesis
edilmi olan ba koparr. Bir btncl ulus, gnll ballklar
dan ziyde gemiten gelen ballklarla birarada tutulan dlayc
bir etnik topluluktur. Ulusal birlik serbest tartma ve iktidar iin
ak ve yarmac bir mcadele gerektirmemektedir; o disiplin ile
tek ve stn lidere itaat gerektirir. Bu Maurras demokrasiyi bir
zayflk ve yozlama kayna olarak tasvir etmeye ve yerine monarik mutlakyetin yeniden tesis edilmesini talep etmeye ynlen
dirmitir.

Bu militan ve youn milliyetilik tr deimez bir biimde ovenistik inan


lar ve doktrinlerle ilikilendirilmektedir. Napolyona fanatik ball ile bilinen bir
Fransz askeri olan Nicolas Chauvinin isminden tretilen ovenizm (chauvenism)
bir kimsenin kendi grup veya halknn hkimiyeti veya stnlne duyulan irras
yonel bir inantr. Bu nedenle ulusal ovenizm, tm uluslarn eit olduu fikrini
uluslarn zel karakteristikleri ve nitelikleri olduu ve bu yzden ok farkl kaderle
rinin olduu eklindeki inancn lehine reddeder. Baz uluslar ynetmeye uygundur;
dierleriyse ynetilmeye. Tipik olarak, bu ulusuluk tr etnik ve rksal stnlk
doktrinleriyle gelitirilir. Bylece o milliyetilik ve rkl birbiriyle kaynatrr.
ovenistin kendi ulusu tek ve zel, bir biimde seilmi halk olarak grlr. Fichte
ve Jahn gibi erken Alman milliyetilerine gre sdece Almanlar gerek Volk (orga
nik bir halk) idi. Sdece onlar kan safln koruyabilmi ve lisanlarnn kirlenmesini engelleyebilmiti. Maurrasa gre, Fransa benzersiz bir heser,
Jngozm: Askeri yaylma ve
Hristiyan ve klsik erdemlerin bir hzinesidir.
emperyal zapt ile uyarlan bir
kamusal heyecan ve kutlama

'

Bununla birlikte, bu tip milliyetilikte daha az nemli olma-

..............

yan bir ey bir tehdit veya dman olarak bir baka ulus veya

rk imajdr. Dman karsnda, bir tr negatif btnleme ba


ararak, ulus birbirine yaklar ve kendi kimliinin ve neminin
younlam bir hissini kazanr. Bylece, ovenistik milliyetilik
onlar ve biz arasnda kesin bir ayrm tesis eder. Biz hissinin
tesis edilmesi iin kendisiyle alay edilecek veya kendisinden
nefret edilecek bir onlarn olmas zorunludur. Bylece dnya
genellikle rksal kategoriler araclyla bir i grup bir de d
grupa blnmtr. D grup, i grupun ektii btn skn
tlarn ve hayl krklklarnn gnah keisi olma vazifesini g
rr. Bu en net ekilde Alman Nazizminin temeli olan nefret dolu
anti-Semitizmde grlmtr. Hitlerin K avgam (Mein Kampf,
[1925] 1969) srasyla tarih aydnlk ve karanlk gleri veya
iyilik ve ktl temsil eden Aryanlar ve Yahudiler arasndaki
Manichean" bir mcadele olarak tasvir etmitir.

Anti-Semitizm
Semitler geleneksel olarak
Nuh'un olu olan Shemln
torunlardrlar. Orta Dou'nun
halklarnn ounu kapsa
maktadrlar. Anti-Semitizm
Yahudilere ynelik bir n yarg
veya nefrettir. En erken siste
matik biiminde, anti-Semitizm
din bir karaktertamtr. Bu
Yahudilere kar Isa'nn katlinde
szde yardaklk etmelerinden
veonuTann'nn olu olarak
kabl etmeyi reddetmelerinden
tr Hristiyanlarn duyduu
dmanlkta ifadesini bulur.
Ekonomik anti-Semitizm Orta
alardan itibaren gelimi
veYahudilerin fizci ve tccar

olmalarndan duyulan honut


Yaylmac millliyetiliin tekrarlanan bir konusu ulusal ye
suzluu belirtmitir. Yahudiler
bylece zanaat loncalarndan
niden dou veya yeniden yaratl fikridir. Bu tr milliyetilik
dlanm ve toprak shibi ol
yaygn olarak gemiteki byklk ve ulusal an efsanelerine
malar engellenmitir. 19. Yzyl
VVagner ve H. S. Chamberlain'in
dayanr. Mussolini ve talyan faistleri Emperyal Roma gnle
(1855-1929) Yahudi halkn
rine zlem duymulardr. Rejimlerini nc Reich olarak
esastan kt ve ykc bularak
lanetleyen eserlerinde rksal
betimleyerek Alman Nazileri, hem Bismarckn kinci Reichna
anti-Semitizmin douuna
hem de arlmann Kutsal Roma mparatorluuna atfta bulu
hit olmutur. Bu fikirler Alman
Nazizminin ideolojik temellerini
nuyordu. Bu tip mitler yaylmac milliyetilie aka geriye d
salam ve en kaba ifadesini
Holocaust'ta bulmutur.
nk bir karakter vermekte ve fakat ulusun kaderini belirlemeleri
anlamnda ayn zamanda gelecee de bakmaktadrlar. Eer milli
yetilik bykln yeniden tesisinin ve ulusal ann yeniden elde edilmesinin bir
arac ise, o deimez bir ekilde militer ve yaylmac bir karaktere ship olacaktr.
Ksaca, sava bir ulusun snav zeminidir. Btncl milliyetiliin gnlnde genel
likle yaylma arzusu veya koloniler aray ieren bir imparatorluk projesi yatar.
Bu durum pan-nasyonalizmin trlerinde grlebilir. Nitekim, Nazi Almanyas
yine en iyi bilinen rnektir. Hitlerin yazlar aamal bir yaylma programnn
yol haritasn ortaya koymutur. lk aamada, Naziler Avusturya, ekoslavakya ve
Polonyadaki etnik Almanlar genilemi Reichn iine dhil ederek bir Byk
Almanyay yaratmay amalamlardr. kinci aamada, Rusyann ilerine kadar
uzanan Alman hkimiyetindeki bir imparatorluk kurarak bir Lebensraumu (yaam
alan) gerekletirmeye niyet etmekteydiler. nc aamada, Hitler nih olarak
Aryan hkimiyetindeki bir dnyay hayl etmekteydi.

* Mild 3'nc ve 5'inci asrlar arasnda rabet bulan ve Zerdt mezhebinden mlhem olup hem Allah
hem eytan'a inanan bir mezhep. Bkz. Redhouse Szl ngilizce Trke, 8. Bask, (stanbul: Redhouse
Yaynevi, 1971).

Smrgecilik Kart (Anti-Kolonyal) Milliyetilik


Gelimekte olan dnya, tamam bir biimde kolonyal (smrgeci) ynetime kar
mcadeleden ilham alm olan eitli milliyetilik trlerini bol miktarda retmitir.
Bu tip milliyetiliin ironisi ilk kez Avrupada ulus-inas srecinde gelitirilmi
olan doktrinleri ve ilkeleri Avrupal glerin kendilerine kar yneltmesindedir.
Bir dier ifadeyle, kolonyalizm (smrgecilik) milliyetilii kresel nemi haiz bir
siyasal inanca dntrmeyi baarmtr. Afrika ve Asyada o ulusal bamszlk ar
zusuyla ekillenen bir ulus olma hissini gelitirmeye yardmc olmutur. Hakikaten,
20. Yzyl boyunca dnya siyasal corafyasnn byk bir blm anti-kolonyalizm
tarafndan dntrlmtr. ki sava aras dnemde ortaya kan bamszlk ha
reketleri kinci Dnya Savann sona ermesinn ardndan yeni bir ivme kazanm
tr. Ar genilemi olan Britanya, Fransa, Hollanda ve Portekiz imparatorluklar
ykselen milliyetilik karsnda kmlerdir.
Hindistan kinci Dnya Sava srasnda bamszlk sz alm ve bu sz 1947
ylnda yerine getirilmitir. in gerek birlik ve bamszl sdece iglci Japonlara kar verilen sekiz yllk bir savan ardndan 1949 komnist devrimiyle ger
ekletirmitir. Bir Endonezya cumhuriyeti 1949da Hollandaya kar yrtlen
yllk bir savan ardndan iln edilmitir. Asker bir bakaldr Franszlar 1954
ylnda Vietnamdan ekilmeye zorlam ancak nih bamszlk ABDye kar
verilen ondrt yllk bir savan ardndan Kuzey ve Gney Vietnamn birletii
1975 ylna dein kazamlamamtr. Gney Dou Asyadaki milliyeti mcadeleler
Afrikada benzer akmlara ilham kayna olmutur. Ganada Nkrumah, Nijeryada
Dr. Azikiwe, daha sonra Tanzanya olacak olan Tanganyikada Julius Nyerere ve
daha sonra Malawi olacak olan Nyasalandda Hastings Banda gibi liderlerin nder
liinde bamszlk hareketleri domutur. Afrikada kolonilerin sona ermesi (dekolonizasyon) 1950lerden itibaren hzlanmtr. Nijerya ngiltereden bamszl
n 1960ta, Cezayir [ise] Franszlara kar verilen uzun sreli bir savatan sonra
1962de kazanmtr. Kenya 1963te, Tanzanya ve Malawi ise bir yl sonra bamsz
olmulardr. Afrikann geriye kalan son kolonisi olan Gney Bat Afrika nihyet
1990da Namibya olarak bamszln almtr.
Anti-kolonyalizmin erken biimleri arlkl olarak klsik Avrupa milliyetilii
ne dayanm ve ulusal kendi kaderini tyin fikrinden ilham almtr. Bununla bera
ber, ortaya kmakta olan Afrika ve Asya uluslar 19. Yzyln yeni yaratlm dev
letlerinden farkl bir konumdaydlar. Afrika ve Asya uluslar iin siyasal bamszlk
emeli, sosyal gelime ve onlarn Avrupann sanayilemi devletleriyle ABDye tabiyetlerine bir son verilmesi arzusuyla ayrlmaz bir ekilde balantlyd. Bu nedenle
ulusal kurtulu hedefi, siyasal boyutun yansra ekonomik bir boPan-nasyonahzm: Dank
yuta da shiptir. Bu anti-kolonyal hareketlerin milliyeti zlemlebir halk ya yaylmaclk veya

siyasal dayanma ile birletirmeye adanm bir miliyetilik


tr <pan tm veya her biri
aniamiarna gelmektedir.)

rini ifade etmenin bir arac olarak liberalizm yerine neden tipik bir
,

- i

* r

'

ekilde sosyalizme ve zellikle de Markszm-Lenmzme donduklerini aklamaya yardmc olur. Yzeysel olarak, milliyetilik ve

sosyalizm birbiriyle uyumaz siyasal inanlar olarak grnmekte


dirler. Sosyalistler insanl tek bir varlk olarak grmeleri ve onun
ayr uluslara blnmesinin phe ve dmanl beslediini ileri
srmeleri itibaryla geleneksel olarak uluslararascl savunmu
lardr. zellikle Marksistler snf dayanmas balarnn milliyet
balarndan daha gl ve daha gerek olduunu vurgulamtr.
Bu dnceyi Marx K om nist M anifesto'da ([1 8 4 8 ] 1967:102)
Emekinin lkesi yoktur diyerek ortaya koymutur.

Kolonyalizm
Kolonyalizm yabanc bir toprak
zerinde kontrol kurma ve
onu bir'koloni'hline getirme
teorisi veya pratiidir. Bylece
kolonyalizm emperyalizmin belli
bir tr olmaktadr. Kolonyalizm
genellikle yerleim ve ekonomik
hkimiyetle ayrt edilir. Afrika ve
Gney Dou Asya'da tipik olarak

uyguland ekliyle kolonyal


Sosyalizmin gelimekte olan dnyaya ynelik ekicilii, sosya
ynetim'yerli1nfustan etnik
lizmin ierdii topluluk ve ibirlii deerlerinin geleneksel, sanayi
olarak farkl olan'ana lke'den
gelmi bir yerleimciler toplu
ncesi toplumlarnn kltrlerinde derin bir ekilde yerlemi ol
luu tarafndan uygulanmtr.
mas gerei zerine temellenir. Bu anlamda, her ikisi de sosyal
Fransz kolonyalizminde kolo
niler ana lkenin paras olarak
dayanma ve kolektif eylemi vurgulad oranda milliyetilik ve
grlr. Bunun anlam kolonyal
sosyalizm birbirleriyle balantldr. Bu kritere gre milliyeti
halklarn resm vatandalk
haklar tannddr. Buna karn,
lik sosyalizmin daha zayf bir ekli olarak grlebilir. Buna gre,
neo-kolonyalizm, rnein Latin
Amerika'daki szde Amerikan'
milliyetilik sosyal boyutu sdece ulusu, sosyalizm de tm in
dolar imparatorluu'nda grl
sanl kapsayacak ekilde uygulamaktadr. Daha spesifik olarak,
d gibi, gelimi bir lkeden
daha az gelimi bir lkeye
sosyalizm, ve zellikle Marksizm, kolonyal tecrbenin kendisi
sermye ihracdr.
araclyla anlalp meydan okunabilecei bir eitsizlik ve s
mr analizi sunmaktadr. Tpk bask altnda olan ve smrlen
proleteryann, kurtuluu kapitalizmin devrimci bir yolla yklma
snda grm olmas gibi nc dnya milliyetileri de silhl mcadeleyi hem
siyasal hem de ekonomik kurtuluun arac olarak grmler ve bylece siyasal
bamszlk ve sosyal devrim amalarm birbiriyle kaynatrmlardr. in, Kuzey
Kore, Vietnam ve Kamboya gibi lkelerde anti-kolonyal akmlar aka Marksizm-Leninizmi benimsemilerdir. ktidara gelmelerinin ardndan, Sovyet tarz
planl ekonomiler yaratma dorultusunda yabanc mal varlklarna el koymaya ve
ekonomik kaynaklar milliletirmeye ynelmilerdir. Afrika ve Orta Dou devlet
leri, Cezayirde, Libyada, Zambia, Irak, Gney Yemen ve dier yerlerde uygulanan,
daha az ideolojik bir milliyeti sosyalizm ekli gelitirmilerdir. Bu lkelerde iln
edilen sosyalizm genellikle, tipik olarak gl bir karizmatik lider tarafndan
shiplenilen birletirici bir ulusal davaya veya kara hitap etme eklini alr.

Bununla birlikte, gelimekte olan dnyadaki milliyetiler dima Batdan dn


alman sosyalizm veya Marksizmin lisanyla milliyetiliklerini ifade etmekle yetinme
milerdir. zellikle 1970lerden bu yana Marksizm-Leninizmin yeri dini fundamentalizm trleri, zellikle de slm fundamentalizm, tarafndan alnmtr. Bu, gelimek
te olan dnyaya spesifik olarak Batl olmayan, aslnda, Bat kart bir ses vermitir. En
azndan teoride, slm bir slm ulusu ierisinde Muhammed Peygamberin reti
lerini ve slmn yolunu kabl edenleri birletiren bir ulusar siyasal kimlik gelitir
meye teebbs eder. Bununla beraber, Ayetullah Humeyniyi (1900-1989) iktidara
tayan 1979 ran Devrimi, slm fundamentalizmin ulusal ve ruhan yenilenmenin
bir aments olma potansiyelini gstermitir. slm cumhuriyetinin tesisi genel ola

rak Bat maddeciliinin zel olarak da Byk eytannn (ABD) etkisini geleneksel
deerlere ve eriat veya kutsal slm hukukunda somutlaan ilkelere dnerek temiz
lemeyi amalamaktayd. Ancak, slm milliyetilik hibir ekilde trde bir karak
tere ship olmamtr. rnein, Sudan ve Pakistanda slmletirme esasen ynetici
elitlerin iktidarm pekitirmek zere bir devlet idaresi arac olarak kullanlmtr. Yine
de, Msr ve Cezayirde ehirli yoksullar adna ahlk yenilenme ve siyasal temizlenme
talep eden devrimci slm hareketler domutur.

ok-Kltrllk*
ok-kltrlln ykselmesiyle birlikte, zellikle 1960lardan beri, kltrel ve siya
sal anlamda birleik bir btn olarak ulus fikrine meydan okunmutur. Milliyetilik
insanlara kim olduklarn sylemesi anlamnda dima kimlik siyasetinin bir rnei ol
mutur. O insanlara bir tarih verir; bir sosyal ba ve kolektif kimlik gelitirir ve bireysel
varoludan daha byk bir kader hissi yaratr. ok-kltrclk de bir kimlik siyaseti
trdr ve fakat onun vurgusu daha ziyde kltrel eitliliin boyutu ve birok mo
dern toplumdaki kimlikle ilgili farkllklarn altn izen farkllk siyaseti zerindedir.
Byle bir eitlilik ya, sosyal snf, toplumsal cinsiyet veya cinsellikle balantl ola
bilecek olmakla beraber, ok-kltrclk genellikle rk, etnisite veya lisan zerine te
mellenen kltrel farkllama ile ilikilidir. ok-kltrclk sdece kltrel eitlilik
gereini kabl etmez fakat ayn zamanda bu tip farkllklara sayg duyulmas ve onla
rn kamusal olarak tannmas gerektiini ileri srer. Bir gmen toplumu olarak ABD
uzun sre ok-kltrl bir toplum olmasna ramen, bu anlamda ok-kltrllk da
vas 1960larda siyahi bilinlilik hareketinin ykseliine dein ele alnmamtr. Avust
ralya, gittike artan Asyallamasmn kabl sonucunda 1970lerin balarndan beri
resm olarak ok-kltrcle bal kalmtr. Yeni Zelandada bu ayr bir ulusal kim
liin gelitirilmesinde Maori kltrnn rolnn tannmasna bal olmutur. [okkltrclk] Kanadada Franszca konuan Quebec ile ngilizce konuan ounluk n
fusu arasnda uzlamay salama teebbs ve yerli Inuit halklarnn haklarnn kabl
ile ilikilendirilir. ngilterede ok-kltrclk hatr saylr byklkte siyah ve Asyal
topluluklarn varlm kabl eder ve onlarn beyaz topluma asimile olmas talebini terkeder. Almanyada bu Trk gruplara ilikin olarak geerlidir.
ok-kltrclk ve milliyetilik arasndaki iliki komplekstir. ok-kltrllkle
geinmeye en eilimli milliyeti gelenekler liberal milliyetilik ile anti-kolonyal mil
liyetiliktir. Bunun nedeni her iki gelenein de kltrel ve etnik bir varlktan ziyde
esasen siyasal ve kamusal bir varlk olarak ulusun kapsayc bir modelini benimsiyor
olmalardr. Bylece ulusun yeleri birletirici bir kltrden ziyde ortak vatandalk
ve paylalan ballklarla birbirlerine balanmaktadrlar. Hakikaten, liberalizmin ilke

* Yazar, Trkede bir sosyal olgu olarak ok-kltrllk kavram ile bu sosyal olguya ynelik normatif bir
politika olarak ok-kltrclk kavramlarn tek bir kavramla (multiculturalism) karlamaktadr.Trkede
ayr anlamlar iaret eden "multicultarlism "teriminin karl olarak bu iki kavram balama uygun bir
ekilde kullanlmtr.

sel olarak ok-kltrcln lehine olduu dnlebilir. En temel


de, liberal ok-kltrllk zgrlk ve hogrye ballkta kkn
bulmaktadr.J. S. Millin Hrriyet stne (On Liberty) [adl eserinde]
([1859] 1982) klsik olarak ifade edildii ekliyle hogrnn hem
birey hem de toplum iin ok nemli olduu dnlebilir. Birey
iin bir kimsenin ahlk inanlarn, kltrel pratiklerini ve yaam
biimini bunlarn bakalar tarafndan onaylanp onaylanmadna
bakmakszn seebilme yetenei zgrln ve kiisel gelimenin
temel bir garantisidir. Negatif hogr olarak grlebilecek eyin
byle bir savunmas en azndan yaa-ve-yaat ok-kltrcln
veya kaytszlk siyasetini merulatrr. Bununla birlikte Mili, e
itlilii beslemesi balamnda hogrnn toplumun gcne ve
salna katkda bulunmas ve tartmay tevik ederek ilerlemeyi
salamas itibaryla ilve bir fayda saladna inanmtr. Byle bir
pozitif hogr savunusu toplumsal eitliliin sdece kabl edil
meyip, belki de istemeyerek, ayn zamanda herkes iin bir canllk
ve zenginlik kayna olarak pozitif bir ekilde karland modern
ok-kltrclk etiine ok yaklar.

ok-Kltrllk
ok-kltrllk hem tasvir edici
hem de normatif bir terim olarak
kullanlmaktadr.Tasvir edici bir
terim olarak, bir toplum ieri
sinde inanlar ve pratikleri farkl
kolektif kimlik hisleri yaratan iki
veya daha fazla sayda grubun
varlndan ykselen kltrel e
itlilii ifade eder. ok-kltrllk
deimez bir biimde rksal,
etnik veya lisan farkllklarndan
doan toplumsal eitlilik
iin ayrlmtr. Normatif bir
terim olarak, ok-kltrllk
farkl kltrel gruplarn sayg ve
kabl grme hakk veya ahlki
ve kltrel eitliliin daha
geni topluma ynelik szde
faydalar temelinde toplumsal
eitliliin bir pozitif onayn ima
etmektedir. Bu anlamda okkltrllk inanlarn, deerlerin
ve yaam biimlerinin hem
bireyler hem de gruplar iin
kendini tanma ve z-deer tesis

Bununla birlikte, liberalizm ve ok-kltrclk tamamyla biretmedeki nemini teslim eder.


ok-kltrlln eletirmen
birleriyle uyumlu deildirler. lk olarak, liberalizmin temel ilkesi
leri ok-kltrl toplumlarn
olan bireycilik, ahs ve bireysel kimliin etnisite, rk, lisan veya
doalar gerei atmac
ve istikrarsz olduklarn ileri
her ne zerinde temelleniyor olursa olsun tm kolektif kim
srmekte ve ok-kltrll bir
siyasal doruculuk rnei olarak
likler zerindeki birincil nemini vurgulamas anlamnda okgrmektedirler.
kltrclkle atr. yle ki, liberalizm hem ok-kltrcln
hem de milliyetiliin tesine giderek uluslararasclk ilkesini
destekler. kinci olarak, liberalizm aralarnda zgrlk ve hogrnn aka ba
rol oynad bir temel deerler setine ncelik vermesi anlamnda evrenselcidi'r.
Bir dier ifadeyle, liberalizm kiisel zerklik ve tercih zgrlnn kiisel geliim
iin hayat nkoullar olarak grld belli bir iyi hayat kavramlatrmas sunar.
Bu nedenle liberaller hogrl olan hogrme elimindedirler. Buna karn onlar
nceden ayarlanm evlilikler (elerin rzas olmadan, .n.), kadn giyim kurallar
veya homoseksel erkek ve kadnlara kar ayrmclk gibi uygulamalar ve kltrel
inanlar illiberal ve hogrsz bulmaktadrlar. Kendi hesaplarna ok-kltrcler
liberal hogrnn kltrel emperyalizmden daha fazla bir ey olmadn [d
nr ve onu] Bat inanlarn, deerlerini ve hassasiyetlerini dnyann geri kalanna
empoze etme teebbs olarak grrler.
Bir ok-kltrclk teorisi iin daha salam temeller deer oulculuu dn
cesinde bulunabilir. Isaiah Berlin pek ok ok-kltrllk tarafndan farkllk
siyasetini merulatrmada kullanlm olan bir oulculuk teorisi gelitirmitir.
Berline gre tek, dierlerinin zerinde bir iyi hayat kavramlatrmas olmayp
daha ziyde birok yaran kavramlatrmalar vardr: ksaca, insanlarn hayatn
nih amalar hakknda farkl dnmeleri kanlmazdr. Deerler attnda in-

Isaiah Berlin (1909-1997)


ngiliz fikirler tarihisi ve filozof. Berlin Letonya'nn Riga ehrinde domu ve 1921 ylnda
Britanya'ya gelmitir. Deneyimcilie yaam boyu bir ballk zerine temellenmi ve Vico (16681744), Herder ve Alexander Herzen (1812-1870) gibi dnrleri ieren Aydnlanma kart d
nrlerden etkilenmi bir liberal oulculuk tr gelitirmitir. Berlin'in felsef duruunun temelinde
ahlk oulculua ynelik bir inan yatmaktayd. Buna gre deerler atmas insan hayatnn
aslnda olan bir eydir. En ok bilinen siyasal eseri 'negatif'zgrln erdemlerini 'pozitif'zgrl
n erdemleri karsnda ycelttii zgrlk zerine Drt Deneme'dir (Four Essays on Liberty, 1958).
Berlinln yazlar totaliteryanizme kar Bat liberalizminin bir savunusunu oluturur.

sann amaz kanlmaz olarak ahlk atma ile karakterize olmaktadr. Bireyler
dnld srece, yaran deerler ve amalar arasnda fedakarlklar yaplarak
uzlama noktalar bulunmaldr. Toplum dnld srece, bar ve karlkl
saygy srdrrken farkl ahlk ve kltrel deerlere ship insanlarn ayn siyasal
alanda birlikte var olmalarn salamann yollan bulunmaldr. Berlinin oulculu
u ok-kltrl toplumlar gznnde bulundurularak gelitirilmemekle beraber o
en azndan bir yaa-ve-yaat ok-kltrclk modeline temel hazrlamaktadr. Bu
nunla birlikte Berlinin fikirleriyle ok-kltrclk arasnda gerilimler mevcuttur.
Berlin, sdece bireysel zgrle sayg gsteren bir toplum ierisinde ahlk oul
culuun var olabileceine inand lde bir liberal olarak kald iin, liberal ve illiberal kltrel deerlerin ayn toplumda uyum iinde varolabileceini gstermekte
baarsz olmutur. ok-kltrclk iin alternatif bir temel Bhikhu Parekh (2000)
tarafndan gelitirilmitir. Parekhe gre, kltrel eitlilik znde insan doas
ve kltr arasndaki diyalektik etkileimin bir yansmasdr. nsanlar ayn trden
gelmenin sonucunda ortak fiziksel ve akl yaplara ship doal yaratklar olmakla
birlikte onlarn eilimlerinin, davranlarnn ve yaam biimlerinin ait olduklar
gruplar tarafndan biimlendirilmesi anlamnda kltrel olarak oluturulmular
dr. nsan doasnn karmaklnn ve her kltrn gerekten insan olmann ne
anlama geldiinin sdece bir parasn ifade etmesi gereinin kabl, bir tanma
siyaseti ve bylece yaatlabilir bir ok-kltrllk biimi iin bir temel hazrlar.
Bununla birlikte, ok-kltrclk muhafazakr milliyetilik ve yaylmac milli
yetilikle uyumad aktr. Bunun nedeni bu milliyetilik geleneklerinin kltrel
trdelii ve, baz durumlarda, rk safln vurgulayan bir dlayc ulusal kimlik
nosyonu zerine temellenmeleridir. ok-kltrclk kar muhafazakr argman
istikrarl ve baarl toplumlarn paylalan deerler ve ortak bir kltr zerinde te
mellenmek zorunda olduu eklindedir. Bu gre gre, insanlar kendilerine ben
zeyen kimselere doal olarak yaknlk duyan snrl ve baml, fakat aym ekilde, bir
biimde [kendilerinden] farkl olanlardan korkan ve onlara gvenmeyen yaratk
lardr. Bu nedenle, Burke nyargy kanlmaz ve toplumsal btnlemeyi glen
dirdii lde sosyal anlamda faydal olarak betimlemitir. ok-kltrl toplumlar
bu nedenle paralanm ve atma esiridirler: farkl etnik topluluklar arasnda p
he, dmanlk ve hatta iddet, hogrszlk, cehalet ve sosyal eitsizliin rn

deil fakat sosyal psikolojinin basit bir gereidir. Bylece muhafazakr milliyet
iler kltrel eitliliin daha nce iaret edildii zere g zerine snrlamalar
getirilerek snrlandrlmasn tavsiye ederler veya aznlk topluluklarnn ounluk
topluluunun deerlerini, tutumlarm ve ballklarm kabl ettii asimilasyoncu
stratejide srar ederler.
Yaylmac ve ovenist milliyetilikler basite bu argmanlar en u noktaya g
trrler. Ulusal topluluun gc kesin bir ekilde onun etnik ve kltrel birliine
dayanr. Bu faistler tarafndan aznlk gruplarnn lkelerine geri gnderilme, snr
d edilme veya baka yntemlerle ortadan kaldrlmasn merulatrmak iin kul
lanlm bir fikirdir. Bu Nazizmde, ok-kltrllk kartlnn aka rk olan bir
versiyonu soykrmc bir anti-Semitizm programyla sonulanmtr. Bununla bir
likte, ok-kltrlle ynelik muhafazakr ve ar sa itirazlar en azndan iki nok
tada sorunludur. Birincisi, onlar aka rk olmasalar bile farkl etnik topluluklar
arasnda dmanl merulatran ve belki de cesaretlendirmeye hizmet eden st
rtl rkl barndrr. kincisi, onlar modern toplumlarda ok uzun zamandr
ortadan kaybolmu olan ve sdece yaygn baskyla yeniden tesis edilebilecek olan
sosyal, ahlk ve kltrel trdelik fikrine hayranlk duymaktadrlar.

Ulus-Devletin Bir Gelecei Var m?


20. Yzyl ilerledike, milliyetilik ann sona erdii iddialar ortaya atlmtr. Bu
milliyetiliin yerinin daha stn sper ulus ballklar tarafndan alnmasndan
deil fakat onun grevinin tamamlanm olmasndan kaynaklanmaktadr: dnya bir
ulus-devletler dnyas hline gelmitir. Sonuta, ulus tek meru siyasal ynetim birimi
olarak kabl grmt. Kesildikle, 1789dan beri dnya esas olarak milliyeti izgiler
boyunca yeniden ekillendirilmitir. 1989da Birlemi Milletlerin tam yesi olarak
tamnan 159 devletin sdece 15 tanesi 1910da var idi. 20. Yzyln uzunca bir dne
minde dnya halklarnn pek ou hlen Avrupa imparatorluklarnn birinin kolonyal
tebas konumundaydlar. u an Orta Dou ve Afrikada varolan 65 devletten sdece
tanesi 1910 ncesinde varolmu ve 1959dan bu yana 74ten az olmayan devlet varlk
alanna girmitir. Bu deiiklikler byk oranda ulusal bamszlk zlemiyle atelenmitir ve bu yeni devleder istisnasz ulus-devlet rtsn zerlerine almlardr.
Hi phesiz tarih ulus-devletin yannda gzkmektedir. 20. Yzyln b
yk jeopolitik kargaasnn (Birinci Dnya Sava, kinci Dnya Sava ve Dou
Avrupada Komnizmin k) her biri bir siyasal rgtlenme ilkesi olarak ulus
kavramna cidd ivme kazandrmtr. 1991den beri 14 SSCBnin dalmas ne
ticesinde ortaya kan en azndan 18 yeni devlet kurulmu ve bunlarn hepsi ulusdevlet olduklarn iln etmilerdir. Ulus-devletin gl yan onun hem kltrel
btnlk hem de siyasal birlik midi sunmasndadr. Ortak bir kltrel veya etnik
kimlii paylaan bir halk kendi kendini ynetme hakkn kazandnda topluluk ve
vatandalk birbiriyle akr. te bu nedenle milliyetiler, bamsz ulus-devletler
yaratan glerin doal ve kar konulamaz gler olduklarna ve baka hibir sosyal

Ulus devlet
Ulus-devlet [hem] bir siyasal
rgtlenme tr [hem de] bir
siyasal idealdir, ilk durumda, o
akan vatandalk ve milliyet
balaryla birarada tutulan
otonom bir siyasal topluluktur.
Bylece o ok-uluslu impara
torluklara ve ehir-devletlerine
bir alternatiftir, ikinci durumda,
ulus-devlet Mazzini'nin 'her

grubun anlaml bir siyasal topluluk oluturamayacana inanmak


tadrlar. Onlar ulus-devletin nih olarak tek uygulanabilir siyasal
birim olduuna inanmaktadr. Bu gr rnein Avrupa Birlii
gibi ulus-st yaplarn ulusal ynetimlerin meruiyet tesis etme
ve halkn ballna hkmetme kapasiteleriyle asla yanamaya
can ima etmektedir. Bu nedenle, ayr lisanlar, kltrler ve ta
rihlere ship halklar hibir zaman kendilerini birleik bir siyasal
topluluun yeleri olarak dnemeyecekleri iin Avrupa btn
lemesi srecine kesin snrlar konulmaldr.

ulus bir devlet, tm ulus sdece

Bununla birlikte, tam da ulus-devlet ilkesi en geni destei ald


srada, ulus-devleti lzumsuz klma tehditinde bulunan dier etkili
gler ortaya kmtr. basklarn ve d tehditlerin bir kombinas
devletin kltrel olarak trde
olmadn veya olamayacan
yonu yaygn olarak ulus-devletin krizi olarak tbir edilen eyi ret
kabl eder. Ulus-devletle ilgili
mitir. ten, ulus-devleder etnik ve blgesel siyasetteki bir ykse
iki kart gr vardr. Liberaller
ve ou sosyalist in uluslile
yaratlan zlmeci basklara mruz kalmaktadrlar. Hakikaten,
devlet byk oranda yurrtalk
sadaktleri ve ballklarndan
etnisiteye ynelik bu artan ilgi, ekonomik ve kltrel kreselleme
oluturulmutur. Muhafazakrlar
balamnda, uluslarn artk anlaml bir kolektif kimlik veya sosyal
ve btncl milliyetilere gre o
etnik veya organik birlik zerine
aidiyet hissi salamaya muktedir olmad gereini yanstyor ola
temellenmitir.
bilir. Tm ulus-devletlerin bir miktar kltrel eitlilii bnyele
rinde barndrd gznne alndnda etnik uyum siyaseti ulus
ilkesine bir meydan okumay sunacaktr. Uluslardan farkl olarak, etnik ve blgesel
gruplar kendi balarna yaatlabilir siyasal varlklar deildir ve bu nedenle federalizm
ve konfederalizm formlarna, onlar siyasal milliyetilie bir alternatif olarak sunmak
zere ynelirler. rnein, Avrupa Birliinin salam olduu ereve ierisinde,
Belikann Flaman ve Valon blgeleri yle bir kendi kendini ynetme dzeyi elde
etmitir ki, Belika sdece tam mansyla ekl anlamda bir ulus-devlet olmaktadr. Bu
tip zlmeci glerin doas 8. Blmde daha detayl tartlmaktadr.
bir devlet'eklindeki idealinde

ifadesini bulan bir ilke veya bir


ideal-tiptir. Bu hibir modern

Ulus-devlete ynelik dsal tehditler eitli biimlerdedir. lk olarak, sava teknolo


jisindeki gelimeler ve zellikle de nkleer an ilerlemesi, dnya barnn ulus-st
ve uluslararas yaplar tarafndan gvenlik altna alnmas taleplerini dourmutur. Bu
Milleder Cemiyetinin daha sonra da Birlemi Milletierin yaratlmasna yol amtr.
kinci olarak, ekonomik hayat gittike kresellemitir. Pazarlar artk dnya pazarlar
dr, iletmeler artan bir ekilde ulusar iletmeler hline gelmitir ve sermye dnya
etrafnda bir gz ap kapama sresinde hareket etmektedir. Hibir ulusal hkmetin
kendi ekonomik kaderini kontrol edemedii bir dnyada ulus-devletin bir gelecei
var mdr? nc olarak, ulus-devlet doal evrenin dman ve kresel ekolojik
dengeye bir tehdit olabilir. Uluslar ncelikli olarak kendi stratejik ve ekonomik
karlaryla ilgili olup ou kendi eylemlerinin sonularna ok az dikkat etmektedir.
Bunun ahmakl 1986da Ukraynada vuku bulan ernobil nkleer kazasnda grl
mtr. Bu kaza Avrupada 50 yl ierisinde kanserle ilikili tahmini 2000 lme yol
aacak olan bir nkleer radyasyon dalgasn tm Kuzey Avrupaya yaymtr.
Nihyet, ulus-devleti dier siyasal organizasyon biimlerinden ayran sosyal

uyum kayna olarak farkl ulusal kltrler ve gelenekler, ulusar ve hatta kresel
bir kltrn ortaya kyla zayflatlmtr. Bu uluslararas turizm ve uydu televiz
yondan bilgi sperotoyollarna kadar iletiim teknolojilerindeki dramatik artla
kolaylatrlmtr. Amerikan filmlerinin ve televizyon programlarnn tm dn
yada izlendii, Hint ve in mutfaklarnn Avrupada yerel yemekler kadar popler
olduu, ve insanlarn dnyann br ucuyla komu kasabayla olduu gibi kolayca
iletiim kurabildii bir zamanda ulus-devlet artk anlaml bir varlk mdr? Bunlar ve
bunlara ilikin meseleler daha derinlemesine 7. Blmde tartlmaktadr.

zet
Uluslar kltrel ve siyasal faktrlerin bir bileimiyle tanmlanr. Kltrel ola
rak, onlar bir ortak lisan, din, tarih ve gelenekler tarafndan birarada tutulan
insan gruplardr. Mamafih, nih olarak, uluslar kendilerini paylalan bir
yurttalk bilincinin varlyla tanmlarlar. Bu klsik olarak devlet olmay ba
armak veya srdrmek arzusu olarak ifade edilir.
Farkl kltrel ve siyasal milliyetilik biimleri tespit edilebilir. Kltrel
milliyetilik, esiz, tarihsel ve organik bir btn olarak ulus fikri temelin
de ulusun ayr bir medeniyet olarak yeniden yaratlmasn vurgular. Siyasal
milliyetilik, te taraftan, ulusu soyut bir siyasal topluluk olarak tanmakta
ve bylece egemenlik ve kendi kaderini tyin gibi fikirlerle balantlanmaktadr.
Baz siyasal dnrler milliyetilii sanayileme ve demokrasinin ykseli
iyle ilikili modern bir olgu olarak betimlerken, dierleri onu modern nce
si etnik ballklar ve kimliklere kadar geri gtrmektedirler. Milliyetiliin
karakteri cidd eitlilik gstermi ve hem iinde ykseldii tarihsel koullar
dan hem de kendisinin iliik olduu siyasal nedenlerden etkilenmitir.
Siyasal milliyetiliin birbiriyle kart birden ok grnmleri olmutur.
Liberal milliyetilik, evrensel kendi kaderini tyin hakknn bir kabl ze
rinde temellenmitir. Muhafazakr milliyetilik ulusal yurtseverliin sosyal
uyum ve siyasal birlik yaratma kapasitesine deer verir. Yaylmac milliyeti
lik saldrganlk ve emperyal zapt iin bir aratr. Anti-kolonyal milliyetilik
sklkla sosyal gelime ile kaynaan ulusal bamszlk mcadelesiyle ilikilendirilir.
ok-kltrlln yaylmas milliyetilie birden ok biimde meydan okur.
Liberal bir bak asndan ulusal kimlik etnik veya kltrel trdelikten
ziyde sivil ve siyasal ballklar temelinde ina edildii srece bunlar kont
rol altnda tutulabilir. Yine de kltrel eitlilik hogr ve kiisel zgrlk
ile desteklenmelidir. te taraftan, muhafazakrlara gre ok-kltrllk p
he, dmanlk ve hatta iddeti besleyerek ulusal birlii zayflatr.
Dnya apnda en geni ekilde kabl edilen siyasal rgtlenme biimi ulusdevlettir. Ulus-devlet sklkla tek meru siyasal ynetim birimi olarak grlr.
Onun gc hem kltrel uyum hem de siyasal birlik ans sunmas ve bylece
ortak kltr ve etnik kimlik paylaanlara bamszlk ve kendi kendini ynet
me hakkn tecrbe etme imkn salamasdr.
imdi ulus-devlet birden ok sorunla yzyzedir. Ulus-devletler etnik siyase
tin artyla zlmeci basklarn altndadr. Dsal olarak, ulusar yaplarn
artan gc, ekonomik ve kltrel kresellemenin ilerlemesi ve evresel kriz
lere uluslararas zmler bulma ihtiyac tarafndan [ulus-devlete] meydan
okunmaktadr.

Tartma Sorular
Milletler nasl doar? Milletler doal oluumlar mdr yoksa suni oluumlar
mdr?
Mill gurur ve vatansever sadakt neden deerli grlmektedir?
Kltrel milletiliin tek yapt bir ulusu gemiine hapsetmek midir?
Milliyetilik, bylesine gl bir siyasal g olduunu nasl ispatlamtr?
ok-kltrclk bir sosyal zenginlik kayna m yoksa toplumsal istikrara y
nelik bir tehdit midir?
Ulus-devlet yegne meru siyas ynetim birimi midir?

leri Okumalar
Alter, P. Nationalism (Milliyetilik) (London: Edward Arnold, 1989). Milliyetiliin eitli
trlerine okunabilir ve olduka faydal bir giri.
Gellner, E. Natiors and Nationalism (Milletlet ve Milliyetilik) (Ithaca, NY: Cornell University Press, 1983). Milliyetiliin ortaya knn ve karakterinin olduka etkili bir trifi.
Hobsbwam, E. Nations and Nationalism Since 1780 (2nd ed.) (1 7 8 0 den beri Millietler ve
Milliyetilik) (Cambridge: Cambridge University Press, 1993). Milliyetilik olgusu
nun modern Marksist bir perspektiften bir analizi.
Hutchinson, J. ve A. D. Smith (eds) Nationalism (Milliyetilik) (Oxford and New York:
Oxford University Press, 1994). Milliyetilik zerine olan son tartmalar ieren kap
sayc ve yetkin bir eser.
Parekh, B. Rethinking Multiculturalism: Cultural Diversity and Political Theory (okkltrll Yeniden Dnmek: Kltrel eitlilik ve Siyasal Teori) (Basingstoke:
Palgrave and Cambridge, MA: Harvard University Press, 20 0 0 ). Ayn zamanda okkltrl toplumlarn pratik problemlerini tartan kltrel eitlilik zerine oulcu
perspektifin kapsayc bir savunusu.

Blm
-

Kresel Politika

'Bizim bilimsel amzda sava er ya da ge evrensel lm anlamna gelmektedir.


Bertrand Russell, Rabet Grmeyen Denemeler, ( l 950)

20. Yzyln sonu, dnyann, Marshall McLuhann szleriyle,


bir kresel ky olduu kabln beraberinde getirmitir. K
reselleme olgusu siyaset anlaymz ve siyasal etkileimin do
asn tamamyla deitirmitir. Geleneksel siyaset gr devlet
merkezliydi: devlet ana siyasal aktr olarak muamele grm ve
dikkatler ulusal dzeydeki devlet faaliyeti zerine younlamt.
Bundan dolay, i siyasetle d siyaset arasnda, yani, bir ulus-devletin snrlar iinde ne olup bittiiyle snrlar dnda ne olup bit
tii arasnda, keskin bir ayrmn olduu kabl edilmitir. Esasen,
ikinci mesele, [yani, bir ulus-devletin snrlar dnda ne olup bit
tii meselesi] yeni ve ayr bir disiplin olarak uluslararas ilikilerin
alma konusu hline gelmitir. Mamafih, kreselleme, bazla
rnn ileri srd gibi, bir dnya toplumunun ortaya kmasna
yol aarak, i ve d arasndaki ayrm zayflatm, ve belki de
tamamyla ykmtr. Dnya sahnesinde ulus-devletler en nemli
aktrler olmaya devam etmekle beraber, ulus-st (supranational) kuramlarn ve ulusar (transnational) grup ve rgtlerin
artan etkisini inkr etmek imknszlamtr.

indekiler
Dnya Siyasetini
Anlamak................................ 176
dealizm......-........................ 176
Realizm................................ 178
Pluralizm...... ........................180
Marksizm........ ....................181
Deien Dnya Dzeni........182
Souk Sava'n Ykseli ve
k____________________ 182
Yirmibirinci Yzyl Dnya
Dzeni_____________________185
Kresellemenin
Dinamikleri............................189
Kreselletiren Eilimler....... 189
Kreselleme: Teoriler ve
Tartmalar.................... .......192
Blgeselleme....................... 196
Avrupa Birilii_______ ______ 199
Dnya Devletine
Doru M u?........................... 204
Birlemi Milletler______ ____ 206

zet....................................210
Tartma Sorulan..................211
lve Okuma........................ 211

Bu blmde incelenen ana konular yledir:

Anahtar Konular
1. Uluslararas siyaset veya dnya siyaseti [bu zamana dein] nasl analiz edilmi ve
aklanmtr?
2. 21. Yzyl'da dnya dzeni bar ve harmoni ile mi yoksa kaos ve dzensizlik ile mi
karakterize edilecektir?

3. Kreselleme nedir? Bunun ulus-devlet iin yansmalar nelerdir?


4. Kreselleme yararl m yoksa ykc m bir gtr?
5. Ulus-st blgesel kurumlarn gelecei nedir?
6. Dnya devleti fikri bir gn gerek olabilir mi?

Dnya Siyasetini Anlam ak


............

Souk Sava: Amerikan


hkimiyetindeki Bat ile s s c b
hkimiyetindeki Dou nun
1945 ten komnizmin oktuu
1989-1991 devrimierine kadar
uzanan rekabet dnemi.

Siyasetin uluslararas bir boyutunun olduu kabl disiplinin

A
kendisi kadar eskidir. Bu kabl, Eski Yunann ehirdevletleri
arasndaki atma ve sava anlatlarna kadar geri gider. BununT

la birlikte, modern uluslararas sistem merkez devletlerin 16. ve


. n

h m

17. Yzyllar da ortaya km asna degn varlk alanna girm em itir.

Bu sre, Otuz Yl Savalarn Avrupa glerinin her devletin ege


men bamszln resm olarak tanmas ile sona erdiren Westphalia Antlamas
(1648) ile tamamlanmtr. Avrupa devlet sistemi daha sonra 1898de ABDnin
spanyay mlup etmesi ve Japonyann Rusya zerindeki 1904-1905 tarihli zafe
rinin ardndan byk gler olarak kabl edilmeleriyle geniletilmitir. Emperya
lizm, ve zellikle 19. Yzyln sonlarnda Avrupallarn Afrika ve Asyada koloniler
iin kapmas uluslararas sisteme tam bir kresel boyut vermitir.
Bylece 20. Yzyl uluslararas rgtler ve devletler arasndaki atma ve ibirli
i kalplarnn btn kreye yaylmas anlamnda dnya siyasetinin ortaya kna
hit olmutur. Bu en tyler rpertici ekilde Birinci Dnya Sava (1914-1918),
kinci Dnya Sava (1939-1945) ve Souk Sava srasnda grlmtr. Mama
fih, 20. Yzyl kapanrken bizzatihi siyasal hayatn parametrelerinin deimi oldu
u eklinde gittike kuvvetlenen bir kabl bulunmaktayd. Bu kabl, daha radikal
bir ekilde, bir i siyaset ve bir de uluslararas siyaset alannn varolduu eklindeki
konvansiyonel ayrm sorgulanr hle getirmitir. Bu kompleks ve ok boyutlu dei
imler gittike artan bir ekilde kreselleme olarak nitelenmitir.
Ancak, bu ve dier gelimeleri analiz edebilmek iin [ncelikle] uluslararas si
yasetin geleneksel olarak kendileri vastasyla incelendii perspektifleri ele almak
gerekir. Balca uluslararas siyaset teorisi okullar unlardr:
idealizm
realizm
pluralizm
Marksizm.

dealizm
dealizmin belirleyici karakteristii onun uluslaras siyaseti ahlk deerler ve yasal
normlar perspektifinden grmesidir. Bu perspektif, normatif yarglarla (yani, ulus-

Immanuel Kant (1724-1804)


Alman filozof. Kant btn yaamn o dnem de Dou Prusya'da yer alan Knigsberg'de geirmitir.
Kant 1770'te Knigsberg niversitesi'nde mantk ve metafizik profesr olmutur. Onun eletirel
felsefesi bilginin sdece duyu izlenimlerinin bir toplam olmadn fakat insan anlaynn kavram
sal aracna da dayandn ileri srer. Kant'n siyasal dncesi ahlakn ship olduu merkez nem
ile ekillenmektedir. Kant, akl kanunun, en nemlisi dier kiilere asla sdece'aralar'olarak deil
fakat'amalar'olarak muamele etmeyi gerektiren kategorik emperatifler buyurduuna inanmtr.
Kant'n en nemli eserleri arasnda SafAkln Eletirisi (Kritik der reinen Vernunft, 1781), Pratik Akln
Eletirisi (Kritik der praktischen Vernunft, 1788) ve Yargnn Eletirisi (Kritik der Urteilskraft, 1790) yer
almaktadr.

lararas aktrler nasl davranmaldr?), ampirik analiz ile (yani, uluslararas aktrler
nasl davranr?) olduundan daha fazla ilgilidir. Bu nedenle, idealizm bazen topyacln bir tr olarak grlr. Geni bir idealist teoriler yelpazesi gelitirilmitir.
rnein, Orta alarda Thomas Aquinas (1224-1274) yneticilerin uluslararas
eylemlerini ahlk bir temele yerletirmeye teebbs ederek adil savan doasn
tartmtr. Savan sdece u koulun salanmas hlinde merulatrlabileceini
ileri srmtr. Birinci olarak, byle yapmaya yetkili olan bir ynetici tarafndan iln
edilmek zorundayd. kinci olarak, savan yaplmasnn nedeni yaplan bir yanln
cn almak iin yaplmas anlamnda dil olmalyd. nc olarak, dil saldrga
nn niyeti agzll veya vaheti krklemek deil, ya bir iyiyi gerekletirmek ya
da bir ktl nlemek olmak zorundayd. Imanuel Kant [da] dnya devletinin ilk
versiyonuna karlk gelebilecek bir dnceyi gelitirmitir. Ona gre, ahlk ve akl
birleerek savan olmamas gerektiini dikte etmektedir. Buna gre, insanln gele
cei evrensel ve srekli bar gr zerine temellenecekti.
dealizmin ou biimleri, insan ilikilerinin sdece ulusal prensiplere gre deil
evrensel prensiplere gre de dzenlenmesi gerektii inancn tayan uluslararasclkla (internationalism) desteklenir. Bu da genellikle, gerek lkesel dzeyde gerekse
de uluslararas dzeyde, insan ilikilerinin harmoni ve ibirlii ile karakterize edil
dii varsaymnda ifadesini bulur. En etkili idealizm biimlerinden biri liberalizm
de bulunur. Liberaller geleneksel olarak ulusu ana siyasal rgtlenme birimi olarak
kabl etmekle beraber, basite savan kimseye yaramadn ileri srerek, karlkl
bamllk ve serbest ticaretin nemini de vurgulamlardr. Bu uluslararasclk, Mil
letler Cemiyeti ve Birlemi Milletler gibi rgtlerde vcut bulan uluslararas huku
ka ve kolektif gvenlie duyulan inanta da ifadesini bulur. rnein ABD Bakan
Woodrow Wilson, Birinci Dnya Savann ok-uluslu imparatorluklarn tkip ettii
militarizm ve yaylmaclktan kaynaklandn ileri srmtr. O na gre, savan en
iyi panzehiri, ortak kar alanlarnda ibirlii yapmaya hazr, fetih ve yama yapmak
iin herhangi bir mevviki olmayan devletlerden oluan bir de
mokratik ulus-devletler dnyasnn inasyd.
Neo-idealizm: Ahlkn pratik
Realist teorisyenlerin elinde yllar sren aalanma ve alay
edilmenin ardndan, 20. Yzyln sonunda idealizm yeniden can
lanmtr. Genellikle neo-idealizm olarak nitelenen ey, sperg

deerini ve zellikle de insan


haklarna ve ulusal bamszla
saygy vurgulayan bir uluslara
ras siyaset perspektifi.

Uluslararasclk
Uluslararasclk ulusar
veya kresel ibirlii zerine
temellenen siyaset pratii veya
teorisidir. Bu kavram, kendisini,
siyasal kimliin byk oranda
milliyet tarafndan belirlendiini
vurgulayan siyasal milliyetilikle
kar karya getiren evrensel
varsaymlara dayanr. Ana uluslararasc gelenekler liberalizm
ve sosyalizmden domaktadr.

dneminin ahlka kaytsz g siyaseti anlayndan duyulan tat


minsizlii ifade eder. Bunun ilk rneklerinden birisi, 1970lerde
Bakan Cartern ekonomik ve asker yardmlarn yardm alan l
kelerin insan haklar karnesine bal olduunu vurgulayarak Ame
rikan d politikasna bir ahlk boyut kazandrma teebbsdr.
Uluslararas ibirlii ve gvenlik konusu, 1980lerin sonlarnda
Sovyet Bakan Mikhail Gorbaov tarafndan daha cesur bir ekil
de ele alnmtr. Gorbaov bir ortak Avrupa evinden sz etmi
ve insan haklar doktrininin komnizm ve kapitalizm arasndaki
ideolojik rekabeti atn iln etmitir.

Liberal uluslararasc-lk bireycilik


temelinde ykselmektedir. Bu,

Birok adan, Dou ve Bat tarafndan yllarca artan asker


harcamann
rn olarak toptan nkleer yok olu ihtimli, ide
nn nihi olarak ulusun egemen
otoritesinden daha yksek bir
alist teorilere daha byk ivme vermitir. Bu, sklkla pasifzm
statye ship olduu fikrinde
ile balantlandrlan ve geni anlamda uluslararasc bir felsefeyi
ifadesini bulur. Sosyalist uluslararasclk, ortak insanlk varsa
kucaklayan bar hareketinin ortaya knda grlmtr. Pasiymlar tarafndan desteklenen
bir uluslararas snf dayanmas
fzm, savan ve her tr iddetin temelden kt bulunarak ilkesel
(proleter uluslararasclk) fikri
olarak reddedilmesidir. Neo-idealist duru da, ska AvustralyalI
zerinde temellendirilmektedir.
Feminizm ve evrecilik de
diplomat ve bilim adam John Burton (1972) ile ilikilendirilen
zgn uluslararasc durular
bir dnya toplumu fikri erevesinde ortaya konmutur. Dnya
gelitirmilerdir.
devleti perspektifi egemen ulus-devlet fikrini modas gemi bu
larak reddeder. Bunun yerine bu perspektif, Burtonun rmcek a imajyla tas
vir ettii karlkl bamlla dayal kompleks bir yapy vurgular. Bu bak asna
gre gemiin g siyaseti byk oranda yerini uluslararas atmalar zmenin
zora dayanmayan ve ibirliki aralarna brakmtr.
rnein, evrensel insan haklar

Realizm
Bazen siyasal realizm olarak da adlandrlan realist gelenek, en eski uluslararas siyaset
teorisi olduunu iddia edebilir. Bu gelenek, Thucydidesin Peloponnes Sava (M. .
431) anlatsna ve, yaklak olarak ayn dnemde inde yazlm olan, Sun Tzunun
strateji zerine olan klsik eserine kadar geri gtrlebilir. Realist gelenekteki dier
nemli kiiler Machiavelli ve Thomas Hobbesdur. Bununla beraber, realizm ivmesini
Birinci ve kinci Dnya Savalarndan alarak ancak 20. Yzylda baskn uluslararas
perspektif olabilmitir. dealizmin uluslararas ilikilerin ahlk deerler tarafndan
ynlendirilmesi gerektiini vurgulamasna karlk, realizm g siyaseti ve ulusal ka
rn tkibine yaplan bir vurgu zerinde ykselir. Realizmin merkez varsaym devletin
dnya sahnesindeki ana aktr olduu ve ship olduu egemenlii

sayesinde otonom bir varlk olarak eylemde bulunma kabiliyetine
G Siyaseti: G araynn
'
..............
birincil insan amac olduu
sahip olduu eklindedir. Dahas, mlyetlm ykselii ve mob'mindek dnce zerine
(j em u ]u s . devletin ortaya k devleti btncl bir siyasal topluluk

temellenen bir siyaset yaklam; terim bazen tasvir edici bir


ekilde kullanlr.

'

hline getirmitir. Bu topluluk ierisinde dier tm ballklar ulusa


i
*
~ i .
t.
olan ballktan sonra gelir.

E. H. Carr (1939) ve Hans Morgenthau (1948) gibi realist bilim


insanlar idealizmin uluslararascla ve doal uyuma olan inanc
na ynelik olarak acmaszca eletireldiler. Nitekim, Carr a gre, iki
sava aras dnemde uluslararas hukuka ve kolektif gvenlie du
yulan safa inan Atlantikin her iki kysndaki devlet adamlarm
Alman yaylmaclm anlamaktan ve bylece onu durdurmak iin
eyleme gemekten alkoymutur. Buna karn realisder egemen
devletten daha yksek bir otorite olmad iin uluslararas siyasetin
bir doa durumunda gerekletiini ve bu nedenle harmoni ile de
il fakat anari ile karakterize edildiini ileri srmektedirler. Anarik
bir uluslararas sistem, her devletin kendi bann aresine bakt
ve, en basit anlamyla, devletin devam ve lkenin savunulmas ola
rak tanmlanan kendi ulusal karna ncelik verdii bir durumdur.

Egemenlik
Egemenlik, en basit anlamyla,
mutlak ve snrsz g ilkesidir.
Ancak, yaygn olarak, yasal ve
siyasal egemenlik ile i ve d
egemenlik nosyonlar arasnda
ayrmlar yaplr. Yasal egemen-lik
en stn yasal otoriteyi ifade
eder: yani, hukuk tarafndan ta
nmland ekliyle, kar geline
mez bir itaat talep etme hakkdr.
Buna karn, siyasal egemenlik
snrsz siyasal gc ifade eder:
yani, tipik olarak zor kullanma
tekeli tarafndan salanan itaat
edilme yeteneidir. egemenlik
devlet iinde bir en stn g/
otorite nosyonudur. Bu en

Realistlerin uluslararas ilikilerde gcn rolne bu kadar


stn g/otorite bir devletin
snrlar iindeki tm vatandalar,
nem vermeleri ve gc de asker kapasite veya g olarak an
gruplar, kurumlar zerinde
balayc kararlar alan organn
lamalarnn nedeni ite bundandr. Bununla beraber, uluslararas
elindedir. D egemenlik, bir dev
anari srekli bir atma ve bitmeyen bir sava durumu anlamna
letin uluslararas dzen iindeki
yeri ve bamsz ve otonom bir
gelmemektedir. Bunun yerine, realistler devlet sistemi iindeki
varlk olarak hareket edebilme
atma ve ibirlii kalbnn byk oranda bir g dengesinin
yetenei ile ilikilidir.
gereklerine uyduunda srar etmektedirler. Bu gr, ulusal g
venlik araynda devletlerin alyanslar kurduunu kabl eder. Eer
birbirlerini dengeleyebilirlerse, bu alyanslar uzun sreli bar ve uluslararas istikrar
salayabilirler. Bununla beraber, bu tip bir uluslararas sistem doas gerei dina
miktir ve g dengesi bozulduunda sava muhtemel sonutur.
Realistler, g, zenginlik ve kaynaklarn devletler arasnda eit olarak dalma
masndan tr uluslararas sistemin klsik bir doa durumu olmadn dima
kabl etmilerdir. nde gelen aktrler geleneksel olarak byk g (great power)
(Souk Sava dneminde sper g) statsne ship olmulardr. Sonuta ortaya
kan devletler hiyerarisi, uluslararas sisteme bir dzen empoze eder. Bu dzen,
byk glerin tbi devletler zerinde ticaret bloklar, etki alanlar ve dorudan
kolonizasyon araclyla uygulad kontrolde ifadesini bulur. Souk Sava dnemi
boyunca bu iki-kutuplu bir dnya dzeninin ortaya kmasna yol amtr. Bu d
zen iinde Amerikan ve Sovyet g bloklarnn arasndaki rekabet dnyann byk
bir blmne yaylmt. Mamafih, realistler iki-kutupluluun ar
G Dengesi: Saldrganl
tan asker harcamalarn, zellikle 1960larda karlkl kesin ykm
ve yaylmacl, onlar uygu
(mutually assured destruction, MAD) durumunun kablnden
lanamaz klarak snrlandrma
eilimindeki bir devletler aras
sonra, efektif bir nkleer caydrcl ortaya karmasyla bar
karlkl etkileim kalb.
Byk G: Hiyerarik bir
srdrmeye yardmc olduunu ileri srmeye hazrdrlar. Byle
devlet sisteminde, en gller
ce kabl edilmi kurallar ve sreler temelinde ykselen istikrarl
arasnda yer ald dnlen
bir devlet. Bir devletin bu
bir hiyerari, anariyi uzakta tutmu ve realistleri Hedley Bullun
konumu, kk devletler ze
(1977) anarik toplum olarak niteledii eyin deimi bir eklini
rinde ship olduu etkisinde
ifadesini bulur.
benimsemeye cesaretlendirmitir.

Kimi zaman yeni veya yapsal realizm olarak da adlandrlan neo-realizm


1980ler boyunca Waltz (1979) ve dier kiilerin etkisi altnda gelimitir. Neo-realistler gcn merkez nemini kabl etmeye devam etmekle birlikte, olaylar birey
sel devletlerin amalan ve oluumlaryla aklamaktan ziyde uluslararas sistemin
yaps araclyla aklama eilimindedirler.
Realizm ve neo-realizm olduka sert eletiriler toplamtr. Ana eletiri, siyaseti
ahlktan ayrarak realist perspektifin asker yar ve byk glerin hegemonyac
arzularm merulatrd eklindedir. Bu gr, g siyasetinin dnyay nkleer ka
osun kysnda tuttuu lde bara hizmet etmediini ileri srer. kinci bir realizm
eletirisi, g peinden koma davran ve ulusal gvenlik ve asker g saplantsn
ncelikleri saldrganlk ve rekabet olan erkek siyasetilerin dnya apnda hkim ol
masnn bir yansmas olarak gren feminist teorisyenler tarafndan yneltilmektedir.
Realist teorisyenlerin teorilerinin merkezi ampirik zayfl dikkatlerini hkim ulusla
raras aktr olarak devlete younlatrrken, 20. Yzyln sonlarnda uluslararas siya
setin ehresini yeniden ekillendiren oulcu eilimleri ihml etmi olmalarndadr.
Bylelikle, klsik realizm byk oranda yerini neo-realizme brakmtr.

Pluralizm
Uluslararas siyaset zerine olan Pluralist (oulcu) perspektif, zellikle ABDde,
1960lar ve 1970lerde ortaya km ve bir liberal fikirler ve deerler temeli zerine
ina edilmitir. Geleneksel anlamnda, pluralizm birbiriyle yaran pek ok kurum
ve grup arasnda g dalmn vurgulayan bir sosyopolitik teoridir. Bir uluslararas
siyaset teorisi olarak, pluralizm devletin geirgenliini vurgular ve realist modelin
devlet merkezciliine bir alternatif sunar. Devlet merkezci yaklamn snrllklar
John Burtonun (1972) bilardo masas benzetmesiyle resmedilmitir. Bu benzet
meye gre realizm devletlerin bilardo toplar gibi geirgen olmayan ve kendi kendi
ne yeten iine kapal birimler olduklarn varsayar. Buna gre, devletler birbirlerini
sdece d baskyla etkiler. Bylece, bir uluslararas anari sisteminde birbiriyle et
kileen egemen devletler, masann stnde birbirleriyle arparak ilerleyen bilardo
toplar gibi hareket ediyor olarak grlr. Pluralistlere gre bu benzetme hem ok
uluslu irketler ve sivil toplum rgtleri gibi ulusar aktrler tarafndan gittike
artan oranda uygulanan etkinin derecesini ihml etme hem de zellikle ekonomik
ilikiler anlamnda devletlerin karlkl bamlln kabl etmekte baarsz olma
anlamnda uluslararas siyaseti arptmaktadr.
Sonuta ortaya kan pluralist perspektif, ulus-devleti gzard etmeden, uluslara
ras siyasetin ok daha geni bir karlar ve gruplar yelpazesi tarafndan ekillendirildiini vurgulayan bir karmaaktr modelini nerir. En azndan realizm

iin merkez nemi olan egemenlik vurgusu daha mtevaz otono-

Neo-realizm: G-siyaseti
modelini uluslararas sistemin

yapsal snrllklarn vurgulayarak deitiren bir uluslararas


siyaset perspektifi.

,.

mi (zerklik) kavramyla yer deitirmek zorundadr. Bu Greenpeace Pi]istin Kurtulu rgt, Coca Cola ve Papalk gibi kurumlan,
5

tpk Fransa ve Arjantin devletlerini olduu gibi uluslararas aktr-

'

ler olarak grmeyi mmkn klar. Esasen, g yaylmna olan vurgusu gznne
alndnda tm aktrlerin (devlet veya devletd) bamsz hareketi snrlayan bir
kontrol ve snrllklar erevesi iinde eylemde bulunduuna dikkat ekerek otonom
aktr fikrinin kendisini vurgular. rnein bu gr, 1962 Kba fze krizini inceleyen
Allisonun (1971) kararlarn rasyonel ulusal kar tkip etmekten ziyde brokratiksiyasal balam tarafndan ekillendirildii fikrini ileri srmesini mmkn klmtr.
Nihyet, plurahst yaklamn uluslararas siyaset iin nemli yansmalarndan biri
g siyaseti ve tek tarafl ulusal bymeden bir kopuu vurgulamasnda yatar. Bu, ide
alizmde olduu gibi soyut ilkelere duyulan inantan ziyde, g yaygn bir ekilde
datldnda, rekabetin kendi kendisini baltalama eiliminde olduu fikrinde ifade
sini bulur. Sonu olarak pluraliser, gittike karlkl bamlln artt bir dnyada
ibirilii ve btnlemeye doru olan eilimin (belki de en ak olarak Avrupada or
taya kmakta olan ekliyle) nih olarak kar konulamaz olacan ileri srmektedir.

Marksizm
Marksizm, uluslararas siyasete geleneksel paradigmalarla kesin kartlk ieren
bir perspektif getirir. Marksist yaklam farkl klan ey, onun ekonomik gce ve
uluslararas sermye tarafndan oynanan role olan vurgusudur. Marx esasen ulusal
kapitalizmin yapsn, ve de zellikle burjuvazi ve proleterya arasndaki dmanca
ilikiyi, analiz etmek kaygsnda olmakla beraber, st kapal da olsa uluslararasc
bir perspektif onun almalarnda mevcuttur. Bu Marxn snf ballnn ulusal
ayrlklar at kablnde aikrdr. Bu kabl, O nun, Komnist Manifestonun
(Communist Manifesto, [1848] 1967) sonunda dnya iileri birlein! diyebilme
sini mmkn klmtr. Bir dier ifadeyle, liberal ve realist teoriler dnyann bam
sz devletlere blnmesini yanstan bir ekilde gcn dikey olarak rgtlendiini
dnrken, Marksizm uluslararas snf temelinde bir yatay rgtlenme teorisi
ne srer. Mamafih, kapitalizmi bir uluslararas sistem olarak grmenin yansma
lar Leninin Emperyalizm: Kapitalizmin En yksek Aamas ( M n e p u a A U 3 M , k k
Bbicmas Cmadus KanumaAU3Ma, Tlempozpad: )Ku3Hb u 3uaHue, [1917] 1970) adl
eserine kadar tam olarak incelenmemitir. Lenin, emperyal yaylmann ulusal ka
pitalizmin fazla sermyeyi ihra ederek kr oranlarn muhafaza etme abasm yan
sttn ve bunun da byk kapitalist gleri birbiriyle atmaya soktuunu ileri
srmtr. Buna gre, Birinci Dnya Sava esasen Afrika, Asya ve dnyann dier
blgelerindeki kolonileri kontrol etmek iin yaplm emperyalist bir savatr.
Bununla birlikte, modern veya neo-Marksistler klsik Marksist-Leninist modelin
snrllklarn kabl etmektedirler. Bu snrllklar arasnda, 20. Yzyln bandaki
emperyalizmin kapitalizmin en yksek, yani nih, aamas olduu, ve devlet siya
setinin sdece kapitalist karlarn bir yansmas olduu varsaymlarnn dar gr
ll yer almaktadr. Aslnda, devletin greli otonomisini kabl ettikleri oranda,
neo-Marksistler dnya sahnesinde pek ok kurumun (ulus-alt, ulus ve uluslararas)
etkide bulunduu eklindeki pluralist dnceye yaklamlardr. Mamafih, neo-

Marksist perspektifin ayrt edici zellii, klsik Marksizmin ayr ulusal kapitalizmler
arasndaki rekabeti vurgulamasna karlk, onun 20. Yzyl boyunca kresel bir kapi
talist sistemin geliimine dikkatini younlatrmasdr.
Neo-Marksist analizde, bu sistemin merkez zellii ok-uluslu irketlerin ortaya
kyla uluslararas bir temelde snf karlarnn rgtlenmesidir. Bu gre gre,
bu irketler sdece dnya sahnesinde baskn aktrler olarak egemen devletlerin ye
rini almadlar; ayn zamanda onlar, devletlerin kendileri ve uluslararas rgtler gibi,
kresel kapitalizmin uzun dnemli karlarn koruyan yapsal snrlar ierisinde i
lerler. Neo-Marksistlere gre, bu kresel retim ve deiim yaps, dnyay merkez
ve evre blgeler olarak blmesi anlamnda olduka dzenlidir. Gelimi kuzey gibi
merkez blgeler teknolojik gelimelerden, yksek ve srekli yarmdan faydalanr
ken az gelimi Gney gibi evre blgeler ucuz iilik kayna salamakta ve sklkla
ilenmemi tarm rnlerinin satna baml olmaktadr. Bu tip kresel eitsizlikler,
ulusal ekonomilerin iinde blgesel dzeyde varolan eitsizliklerin bir yansmasdr.
lke iindeki merkez blgeler kresel ekonomiyle btnleirken evresel blgeler
sklkla etnik milliyetilii besleyecek bir ekilde marjinallemektedir. Bylece, eko
nomik kreselleme ulusal zlmeyle el ele gitmektedir.

Deien Dnya Dzeni


Souk Sava'n Ykseli ve k
9 Kasm 1989da, zafer sarhou Dou Alman gstericiler Berlin Duvarna hcum
ettiler ve Souk Sava dneminin ana sembol olan eyi ykmaya koyuldular. 1990
bahar itibaryla, Irak saldrganlna kar koymak zere geni bir uluslararas ittifa
kn kurulmasna hit olan Kuveyt krizi esnasnda Amerikan bakan Bush yeni bir
dnya dzeninin ortaya ktn iln etti. Kasm 1990da Dou-Bat srtmesinin
asker yzleri olan Varova Pakt ve NATOnun temsilcileri dmaln sona erdi
ini resm olarak iln etmek zere Parisde biraraya geldiler. Bylece Souk Sava
defteri resmen kapanyordu. Bununla birlikte, evvel Souk Sava nasl balamt?
Souk Sava souk tutan ve scak bir savaa dnmesini engelleyen ey neydi?
Souk Savan bitmesi ne getirdi? Souk Sava kazanan biri var myd?
Souk Savan nedenleri hakkkndaki tartma Souk Sava bizzatihi balatmaya
yardmc olan ideolojik alglamalarla ve ekimelerle yakndan ilikilidir. Geleneksel
veya ortodoks aklama suu SSCBnin omuzlarna ykar. Bu aklama, SSCBnin
Dou Avrupa zerindeki boucu hkimiyetini, Marksist-Leninist dnya apnda snf
mcadelesi doktriniyle yeni bir ivme kazanm olan ezel Rus emperyal arzularnn bir
ifadesi olarak grr. Bu bak as, 1947 gibi erken bir dnemde George Kennann
Sovyet komnizmini esasen saldrgan olarak resmeden mehur Mr. X makalelerinde
gelitirilmi ve 1980lerde Bakan Ronald Reagann SSCByi bir er imparatorluu
olarak betimlemesiyle yeniden canlanmtr. Bu perspektiften, sorun komnist yayl
maclkt. Trumandan itibaren ABD politikas snrlama zerinde younlamtr. Bu

snrlama, balangta Marshall Plan (1946) araclyla Avrupa'nn


ekonomik yeniden-inas vastasyla, sonradan da Kuzey Atlantik
Antlamas rgt (North Atlantic Treaty Organization, NATO)
adndaki asker ittifakn yaratlmasyla salanmtr.
Bununla beraber, Souk Savan Gabriel Kolko (1988) gibi
akademisyenlerin Vietnam Sava srasnda gittike artan destei
ni eken revizyonist bir yorumu gelitirilmitir. Bu gr, Sovyet
siyasasn saldrgan olmaktan ziyde savunmac olarak sunmak
tadr. Buna gre SSCB, esasen kendisi ile dman Bat arasnda
bir tampon blge oluturma arzusuyla ve srekli olarak zayfla
m bir Almanya grme isteiyle hareket etmektedir. Bu yaklam
ayn zamanda ABDnin yaylmac siyasetine de dikkat ekmitir.
Bu gre gre, Amerikan siyasasnn amac, dnya pazarlarn
Amerikan kapitalizmine ak tutacak bir Pax Americana kurmak
tr. ABDnin ekonomik hkimiyet arzusu McCarthy dneminin
fanatik komnizm kartl ile fiilen gizlenmitir. Mamafih, hem
ortodoks hem de revizyonist aklamalarn zayfl, tarihsel bilgi
yi ilerletmeyi amalamaktan ziyde Souk Savan suunu kar
tarafa atma arzusunu temsil eden tek yanl grler olmalarndadr. Bu nedenle baz post-revizyonist aklamalar gelitirilmitir.

Emperyalizm
En geni anlamyla, emperya
lizm, bir devletin iktidarn veya
hkimiyetini snrlar tesinde
geniletmesi siyasetidir. En erken
kullanmnda emperyalizm,
genellikle milliyeti ve rk dokt
rinlere dayanarak, asker yaylma
ve emperyal ele geirmeyi des
tekleyen bir ideolojiy-di.Terim
imdi daha ok, bu amalarn
tesis etmeye yardmc olduu
siyasal hkimiyet ve ekonomik
smr sistemini betimlemek
iin kullanlr. Marksist gelenekte,
emperyalizm tipik olarak
sermye ihra etme basksndan
doan bir ekonomik olgu olarak
grlr. Bununla birlikte, neoMarksistler, daha zor farkedilen
bir emperyalizm biimine dikkat
ekerler. Neo-kolonyalizm olarak
adlandrlan bu yeni emper
yalizm formunda sanayilemi
gler yaban-c lkeleri, onlarn
formel siyasal bamszlklarn
tanrken, ekonomik hkimiyet
aracly-la kontrol etmekte
dir. Bununla beraber, realist

teorisyenler, devletler taraf ndan


Bunlarn bazlar, Souk Savan ngilterenin tkenmesinin
yaylma ve zaptetme yoluyla
yan sra hem Almanya hem de Japonyann yenilmesiyle ortaya
g ve stratejik avantaj aray
olarak grdkleri emperyalizmi
kan g boluunun kanlmaz bir sonucu olarak doduunu ileri
bir siyasal olgu olarak kabul
etmektedirler.
srerek her iki sper gcn de hegemonyac arzularn teslim eder
(Yergin, 1980). Alternatif aklamalar yanl anlamalar ve karlm
frsadara daha byk arlk verir (McCauley, 1983). kinci Dnya
Sava sonras dzeniyle ilikili olarak erken umut iarederi gerek Bakan Rooseveltin
yeni yaratlm olan Birlemi Milletlerin nezretinde ortaya kacak barl ibirli
ine duyduu inanta gerekse de Stalinin Yugoslavyada Tito ve inde Maoya kar
aka cesaret krc olan tutumunda gzkmekteydi. Bununla beraber bir kez bom
balar, dolarlar ve doktrinler mentalitesi hem Douda hem de Batda yerletikten son
ra karlkl phe ve isellemi dmanlk kanlmaz olmutur.

Souk Savam ilk etab Avrupada cereyan etmitir. Sovyet Kzl Ordusunun do
udan, ABD, ngiltere ve mttefiklerinin Batdan bastrmas sonucu Almanya'nn
yenilmesiyle ortaya kan Avrupa'nn blnml ksa zamanda kalc bir hl al
mtr. Winston Churchillin ifadesiyle Dou ile Bat arasna bir demir perde inmitir.
Bu sre, 1949da iki Almanyann yaratlmasna ilve olarak NATO ve 1955te tesis
edilen Varova Paktn ieren rakip asker ittifaklarn da kurulmasyla tamamlanm
tr. Bu noktadan sonra Souk Sava kresel hle gelmitir. 1949 in
Devriminden sonra 1950-1953 yllar arasndaki Kore Sava Souk Savan Asyaya yayldn iaret etmiti. 1960lar ve 1970ler
toprak kazanma amacna yne

>

>

a c i

t t -

>

boyunca, Orta Dogu dan Latin Amerika ya, Afrika dan Hntn ine

lik asker saldrganlk siyaseti.

Souk Sava
Walter Uppman tarafndan
1944'te uydurulmu olan 'souk'
sava terimi, lkeler veya rakip
ittifaklar arasnda topyekn
savaa varmadan devam eden
uzun sreli bir ar gerilim hlini
ifade eder. Terim, en yaygn
ekliyle kapitalist Bat Blokuyla
komnist Dou Bloku, yani ABD
ve Sovyet sper gleri arasn
daki siyasal, ekonomik, kltrel
ve asker rekabet dnemiyle
ilikilendirilir. Bazlar bu dne
min balangcn 1945 tarihli
Potsdam Konferans'na ve hatta
1918-1921 yllar arasndaki Rus
Sivil Sava esnasnda Boleviklere kar Batllarn mdahalesine

kadar dnya apnda ortaya kan uluslararas krizler, komnizm


ve kapitalizm arasndaki daha geni atmay temsil eden SSCB
ve ABD arasndaki mcadeleye eklemlenmitir. Mamafih, Souk
Savan iki-kutuplu modeli, 1960lardan itibaren daha belirsiz hle
gelmeye balad. lk olarak, bu, zellikle Moskova ve Pekin arasn
daki derinleen dmanln neticesinde komnist dnyann artan
paralanmasnn sonucuydu. kinci neden, Japonya ve Almanyann
ekonomik spergler olarak yeniden ortaya kmalaryd. Geli
mekte olan bu ok kutupluluun bir sonucu Dou ile Bat arasnda
detente durumunun ortaya kmasyd. Bu Bakan Nbconun 1972de
in e yapt tarih ziyaret ile 1967 ve 1979 arasnda gerekleen Stra
tejik Silhlar Snrlama Grmelerinde (Strategic Arms Limitation
Talks, SALT) ifadesini bulmutur. Bu grmeler sonunda SALT I
ve SALT II antlamalar yaplmtr.

kadar geri gtrmekle beraber

Souk Savan sonuna ilikin tartma, balangcna ilikin olan


tartma kadar ideolojik ekimeye saplanmtr. Bir bak as, Robalad dnlr. Sava,
nald Reagann, yenilenmi bir Amerikan asker yna balatarak
hasmlarn dorudan atmaya
girmemesi anlamnda'souk'ol
Souk Sava sona erdirdiini ileri srer. kinci Souk Sava ate
makla beraber gizli operasyonlar
leyen bu asker ynak yldz savalar olarak da bilinen Stratejik
ve arkalarnda sper glerin yer
ald dier kk devletlerin
Savunma nisiyatifi (Strategic Defense Initiative, SDI) formunda
avalar dnemin zellikleolmutur. Bunun sonucu, SSCBnin zaten krlgan olan ekonomisi
rindendi. Reagan dnemin
deki Amerikan asker ynyla
nin
kaldramayaca bir silhlanma yarna ekilmesidir. Daha geni
ilikilendirilen yenilenmi sper
g gerilimi kinci Souk Sava
bir ekilde, bu aklama, dier kimselerin yamsra Fukuyama (1992)
(1981-1990) olarak bilinir.
tarafndan muzafferne tarihin sonu tezi olarak gelitirilmitir. Bu
tez, Batnn Souk Sava sdece Amerikan tipi liberal demokrasinin
srdrlebilir bir ekonomik ve siyasal sistem ortaya koyabilmesi sayesinde kazan
dn ileri srmektedir. Mamafih, dier versiyonlar, Sovyet ekonomisinin yapsal za
yflklarna ve reform srecinin Mikhail Gorbaov tarafndan feci sonular douracak
biimde kt yrtlmesine arlk vermektedirler.
genellikle onun 1947'deTruman
Doktrini'nin tesis edilmesiyle

Bu perspektiften, merkez planlama sisteminin etkinsizlii ve reformlar daha erken


bir dnemde balatamama, gittike artan Bat tipi tketim mallar ve Bat tipi siyasal
zgrlk taleplerini tatmin edemeyen Sovyet ve Dou Avrupa komnist rejimlerinin
meruiyetim zayflatmtr. 1985te balatlan Gorbaov reformlar sdece etkinsiz an
cak hlen iler olan bir ekonomik sistemin kn salamtr. Bu reformlar ayn za
manda Komnist Partinin dizginlerini geveterek 1991in sonunda
SSCBnin yklm hazrlayacak olan zlme glerini de harekete
ki-Kutupluluk:
geirmitir.
Bazlar Souk Savan ve hatta Ronald Reagan dne
Uluslararas sistemin ana g
bloklar olan iki kutup etrafnda
mindeki yenilenmi dmanln SSCBnin mrn uzattm ileri
dnmesi eilimi, iki-kutupluluk
srmektedir. Bir dsal kapitalist tehdit fikrini canl tutarak, Souk
denge ve istikrar ima eder.
Detente: Kelime anlam olarak
Sava en azndan belli bir isel dayanmay ortaya karmtr.

gevetmek; daha nceden

dman olan devletler arasn


daki gerilimin azalmas.

Bununla beraber, Souk Savan ykseli ve k gibi byk


tarih olaylarn tek bir nedenle aklanp aklanamayaca pheli

dir. rnein, 1980lerin olaylarnn bir dereceye kadar 1970lerdeki detente ile tesis
edilen bir srecin zerine ina olduu aktr. Detente her iki tarafta srekli dmanl
n zorunlu veya arzulanr bir ey olup olmadnn sorgulanmasna yardm eden stra
tejik nceliklerin yeniden deerlendirilmesini balatmada etkin olmutur. Bu adan,
1980lerin banda bar hareketinin yeniden douu da srekli sper g atmasna
lke iinden olan destei zayflatmtr. Mamafih, daha geni anlamda, Souk Savan
sonunun kresel g dengesinde bir deiimi yanstt dnlebilir. ki kutuplu s
per g dnemi ABD ve SSCBnin dnya sahnesinde hkim gler olmalarn salayan
bir g boluu tarafndan ortaya karlmtr. Bununla birlikte, Souk Sava sonras
dnemin Amerikan hkimiyetindeki tek-kutuplu bir dnya dzeni mi yoksa yeni bir
ok-kutuplu dnya dzeni mi olaca belli deildir.

21. Yzyl Dnya Dzeni


Souk Sava sonras dnyasnn douuna bir iyimserlilk ve idealizm dalgas elik
etmitir. Sper g dnemi, btn dnyaya yaylm DouBat rekabetiyle belirlen
mi ve gezegeni yokolma tehditiyle kar karya brakan nkleer ynaa yol amt.
Dou Avrupada komnizm kerken ve Sovyet gc hem lke iinde hem de ulusla
raras alanda gerilemedeyken tek bir sesle konuan tek bir dnya gerekleiyor gibi
gzkmtr. En azndan baba George Bush tarafndan hayl edilen yeni dnya dze
ni ideolojik atma ve terr dengesi zerine deil fakat ulsulararas normlarn ve ahlk
standartlarnn zerine ina edilecekti. Domakta olan bu dnya dzeni iin merkez
deeri olan husus, anlamazlklar barl bir biimde zme, saldrganlk ve yaylma
cla direnme, asker silhlanmay kontrol edip azaltma ve insan haklarna sayg gste
rerek lke halklarna dil muamele etme ihtiyalarnn kablyd. Dahas, Souk Sava
sonras dnya ilk mhim snavlarn kolayca gemi gzkmekteydi.
Irakn Austos 1990da Kuveyti ilhak, 1991 Krfez Sava boyunca Irak kuvvetle
rinin kovulmasn salayan geni bir Batl ve Mslman gler ittifakn ortaya kar
mtr. Srbistan ve Hrvatistan arasnda savaa yol aan Yugoslavyann 1991 ylndaki
dalmas Aralk 1994te Avrupa Gvenlik ve birlii Tekilt (AGT) olarak yeniden
adlandrlacak olan Avrupa Gvenlik ve birlii Konferansnn (AGK) uluslararas
krizlerle mcadele arac olarak ilk kez kullanlmasna hit olmutur. Bu, AGKin nih
olarak hem Varova Paktmn hem de NATOnun yerini alaca mitlerini dourmu
tur. 1975 Helsinki Konferansyla kurulmasndan beri sper gler arasndaki eki
menin glgesinde kalm olmakla birlikte Souk Savaa resmen son
veren antlamay reten AGK devlet bakanlarnn Kasm 1990daki
Tek-Kutupluluk: iinde sdece
bir byk devletin yer ald
Paris toplants olmutur. Ancak, bu ilk uyum ve ibirlii mitlerinin,
uluslararas sistem; tek bir b
yeni rahatszlk ve istikrarszlk formlar su yzeyine ktka, aldatc
yk gcn varl.
ok-Kutupluluk: Akclk ve
olduu anlalmtr.
belki de poplerite lehine bir
Birok biimde, mit edilen yeni dnya dzeninin kilit aktr
ABD idi. ki kutuplu bir dnya, ABDnin efektif bir ekilde mda
hale edebilmek iin gerekli asker kapasite ve siyasal otoriteye ship

yanllk yaratan iinde veya


daha fazla sayda g merke
zinin olduu bir uluslararas
sistem.

Odaklanma
nsan Mdahale
nsan mdahale, stratejik amalardan ziyde nsan amalar gderek gerekletirilen asker mdahaledir. nsan mdahaledeki
art, insan haklar gibi evrensel doktrinlerin daha yaygn kabulnn ve sava iin demokratik destein gittike sdece ahlk bir
gerekeyle mobilize edilebilecei gereinin bir yansmasdr. nsan mdahale taraftarlar, bu durumu, kresel bir ada devletle
rin ahlk sorumluluklarn sdece kendi halklaryla snrl tutmalarnn mmkn olmamasnn bir delili olarak grrler.
nsan mdahalenin aadaki koullarda meru olduu dnlmtr.
Byk sayda savunmasz insann srlmesi veya yok edilmesi gibi ar insan haklar ihllleri durumunda
Bu tip ihlller komu devletlerin gvenliini tehdit ettiinde
Demokrasinin yokluu ulusal kendi kaderini tyin hakk ilkesini zayflattnda
Diplomatik yollar tketildikten sonra ve mdahale etmenin nsan maliyetinin mdahale etmemenin nsan maliyetin
den daha az olmas durumunda.
Mamafih, nsan mdahale eletirmenleri u eletirileri yapmaktadrlar:
Devlet egemenliine ynelik tm ihlller dnya dzeninin oturmu kurallarn zayflatr.
>
Saldrganlk hemen her zaman nsan gerekelerle merulatrlmtr. rnekler arasnda Mussolini ve Hitler de yer alr.
Asker mdahale ileri dima ktye gtrr, iyiye deil; ayrca mdahale glerini uzun dnemli olarak mdahale
edilen yere balar.

tek g olduu tek-kutuplu bir dnyaya yerini brakmt. Byle bir dnyada ABD,
dnyann polis gc roln oynamaktayd. Dahas,nceki hegemonik glerden
farkl olarak, ABD liberal demokrasi ilkelerine baldr ve bu nedenle yama ve fe
tihten ziyde siyasal zgrlk ve piyasa kapitalizminin yaylmasyla ilgilidir. Latin
Amerika ve Asya gibi dnyann daha nce otoriteryanizmin hkm srd blge
lerinde ABD tarafndan desteklenen bir demokratikleme trendi bu gr destek
lemitir. Ksaca, Amerikan kresel hkimiyeti uluslararas bar ve siyasal-ekonomik
gelimeyi salamay vaadetmitir.
Mamafih, bu Amerikan destekli uluslararas kardelik ve dnya bar imajn
sorgulamak iin eitli nedenler vardr. lk olarak, Noam Chomsky (1994) gibi,
ABDnin kendi kar peinde olmayan bir dnya gc olduu dncesine kar
kan kiiler bulunmaktadr. Bu kiiler, yeni dnya dzeninin de yeni bir bir ey
olmad grndedirler. rnein, 1990-91 tarihli Irak kart koalisyon belki de
sdece ABD ve daha genelinde Batnn petrol kaynaklaryla ilgili kayglaryla, Suriye
ve Suudi Arabistan gibi Mslman glerin Daha Byk Bir Irak hakkndaki endi
elerinin akmas gereini yanstmaktadr. Bir dier ifadeyle, uluslararas hukuk
ve ulusal gemenlik zerine olan retorik sdece g siyasetini ve ulusal kar arayn
kamufle etmitir. Esasen, bizzatihi yeni dnya dzeni fikri, Amerikan karlarm ko
rumaya ve ABDnin kresel ekonominin efendisi olma konumunu idame ettirmeye
ynelik tarih mhendisliinin bir paras olabilir.
Ayrca, byle bir ey arzu ediliyor olsayd bile, ABDnin dnyann polis gc roln
oynama kapasitesi hakknda pheler vardr. lk olarak, baskn nkleer g, ABDnin
1970lerde Vietnamdaki baarszl ve 1995te Somaliden utan verici geri ekiliin
de grld gibi, her zaman etkin bir asker kapasiteye dnmemektedir. Mamafih,
daha derinde, zellikle Japonya ve Almanyann ekonomik yeniden ykseliiyle vur
gulanan greli alalma balamnda, ABDnin kresel roln srdrmek iin gerekli

Noam Chomsky (1928-....)


Amerikan linguistikteorisyeni ve radikal aydn. Chomsky Dou AvrupalI gmen ebeveynlerin
olu olarak Philadelphia'da domutur. Akademisyen olarak ilk baar-sn linguistik almalar
alannda elde etmitir. nsanlarn lisan renmeye ynelik doal bir kapasiteleri olduunu ne sren
'dnmsel gramer'teorisiyle Szdizimsel Yaplar (Syntactic Structures, 1957) adl eseri disiplinde
devrim yaratmtr. Vietnam Sava srasnda radikalleen Chomsky daha sonra Amerikan Gc ve Yeni
Mandarinler (American Powerand the Nem Mandarins [1969]) ve Yeni Asker Hmanizm (New Military
Humanism [1999]) gibi eserlerde fikirlerini gelitirerek Amerikan d siyasetinin radikal bir eletirmeni
olmutur. Edward Herman ile birlikte yazd Rza retmek (Manufacturing Consent [1988]) gibi
eserlerde kitlesel medyann radikal bir eletirisini gelitirmi ve emperyalist saldrganlk iin popler
destein nasl mobilize edildii gsterilmitir.

ekonomik kaynaklara ship olup olmad sorgulanabilir. Aada


Emperyal Ar Genileme:
Artan asker sorumluluklar
tartld zere, bu, daha nceki byk glerin de tecrbe ettii,
lke ekonomisinin bymesini
emperyal ar genileme eilimine ABDnin teslim olduunun bir
atka emperyal genilemenin
srdrlemez olma eilimi
delili olabilir. Bunun bir gstergesi, tecritilik siyasetindeki ykseli
(Kennedy, 1989)
tir. Daha ne kadar Amerikallar bir numara olmann bedelini deye
Tecritcilik: Uluslararas iliki
lerden ve zellikle de dier
cektir? Aynen Birinci Dnya Savandan sonra olduu gibi, ABDnin
devletlerle siyasal ve asker
kendisini uluslararas ilikilerden koparmas fikri ABDde kuvvetli bir
ballklardan kanma siyaseti.
czibeye shiptir. Bu George W. Bushun 2000de seilmesi ve ulus
lararas silh kontrol antlamalarndan ve kresel iklim deiimiyle
ilgi Kyoto Protokolnden ekilme kararyla ortaya konmutur. Bununla birlikte, 11
Eyll 2001de Dnya Ticaret Merkezi ve Pentagona dzenlenen ykc terrist sald
rlar ABDnin dnyann baka yerlerindeki olaylar karsndaki krlganln ylesine
dramatik bir ekilde gstermitir ki, muhtemelen bu saldrlar geleneksel tecritcilik si
yasetine dimi olarak son vermitir.
Yeni dnya dzeni iinde, Souk Savan kontrol altnda tutulmasna yardmc
olduu gerilim ve atmalarn serbest kalmasyla daha baka skntlar ortaya k
mtr. ster uluslararas komnizm isterse de kapitalist kuatma olsun bir d tehditin
varl isel btnl salar ve topluma bir ama ve kimlik duygusu verir. rnein,
bir dereceye kadar, Bat kendisini Douya, Dou da Batya kar dmanlkla tanm
lamtr. Birok devlette d tehditin ortadan kalkmasnn genellikle rksal, etnik ve
dinsel gerilimler biiminde zlmeci (centrifugal) basklarn ortaya kmasna yar
dm ettiine ilikin kant bulunmaktadr. Bu dnyann pek ok blgesinde olmakla
birlikte, eski Yugoslavyada Srplar, Hrvatlar ve Mslmanlar arasndaki uzun sre
akan kan ve Rusya ile ayrlk eenya Cumhuriyeti arasnda 1994te patlak veren
sava tarafndan gsterildii zere zellikle Dou Avrupada ortaya kmtr. Bu tip
atmalar, etnik milliyetilik ve blgesel atmalarla gittike daha tehlikeli bir dnya
ihtimlini yaratmaktadr. Adlete ve insan haklarna saygya dayanan bir dnya dzeni
tesis etmenin ok tesinde, uluslararas topluluk eski Yugoslavyada ve Kosova krizine
kadar, Srbistann yaylma siyasetine ve kinci Dnya Savanda kullanlanlar anmsa
tan soykrm eylemlerini ilemesine seyirci kalmtr.

* Isolationism: tecritilik veya yalnzclk olarak evirilebilir. (.n.)

Dzenli ve gvenlii salanm bir dnyaya kart olarak, domakta olan ulus
lararas sahne hukuksuzluk ve eylemsizlikle karekterize ediliyor grnmektedir.
Baz alardan, bu daha ok bir yeni dnya dzensiliine benzemektedir. Her du
rumda, tek bir hkim devletin dier devletler arasnda honutsuzluk ve dmanlk
beslemesi ve dnya polis gc rolnn nih olarak srdrlemez olmas nedenle
riyle istikrarl bir tek-kutupluluk fikri dima bir efsane olarak kalabilir. Bu nedenle
tek-kutupluluk sdece bir gei dnemi olabilir. Haydut devletler (rogue states)
olarak nitelenen devletler ve uluslararas terrizmin sunduu asimetrik tehditleri
saymakszn, 21. Yzyl dnya dzeninin, be veya muhtemelen daha fazla sayda
byk aktrn ortaya kmasyla ok kutuplu bir yapya ship olacana dir g
l deliller mevcuttur. Entelektel sermye ve ileri teknoloji gibi gvenli glerde
liderlii ak bir ekilde elinde tutan ABDye ilveten ana aktrler arasnda in,
Almanya tarafndan hkim olunan bir AB, Japonya ve Rusya ile Brezilya ve Hindis
tan gibi nemli blgesel oyuncular yer alacaktr. inin byk g stats talebi,
1970lerde piyasa reformlarnn balatlmasndan beri olan hzl ekonomik ilerle
mesine, devasa nfusuna ve artan asker kapasitesine baldr. Dnya Bankasnn
tahminine gre, eer u anki byme oranlar devam ederse 2020 yl itibaryla in
dnyann en byk ekonomisi hline gelecektir. Almanya ve AB 1950lerden beri
devaml ekonomik gelime gstermi ve Souk Savam sonundan beri daha fazla
ne kma ve ABD ile NATOdan bamsz olma iaretleri vermitir. Bu gelime
ler, parasal ve siyasal birliin artan hznda, ABnin genilemesinde ve bir savunma
kapasitesinin gelimesinde kendisini gstermektedir. Japonya dnyann en byk
ikinci ekonomisine shiptir ve buna ilve olarak douyla ve gneydou Asya kap
lanlar ile olan balarndan istifade etmektedir. Rusya, Dou Avrupann kontrol
n kaybetmi olabilir ve artk bir ekonomik sper g olmayabilir (yet gemite
olduysa); fakat ship olduu nkleer cephanelii onun dima ana bir diplomatik
aktr olmasn salamakta ve ayrca nfusu ve doal kaynaklan gelecekteki ekono
mik ilerleme iin kesin temeller sunmaktadr.
Ancak, ok kutuplu bir dnya dzeninin yansmalar henz belirsizdir. 21. Yz
yl dnya dzeni 19. Yzylda Avrupada ilemi olan klsik g dengesi sistemine
benzeyebilir. Bu sistem g dengesi bozulduunda savalarla ara verilen istikrar d
nemleri grmtr. Ktmser ok kutupluluk gr onun doas gerei istikrarsz
olduu eklindedir. Karlkl dmanlk temelinde de olsa iki-kutupluluun yap
landrlm olmasna karlk, ok kutupluluk, byk glerin rolleri ve sorumluluk
lar hakknda emin olamadklar daha akc ve daha az tahmin edilebilir koullar ya
ratmaktadr. Byk gler birbirlerine daha eit olduka, her biri g ve hegemonik
stat iin yarma motivasyonuna ship olacandan istikrarszlk daha muhtemel
olacaktr. Bylece, belki de, ABD ve AB gibi eski mttefiklerin rakip olduu ve ABD
ve Rusya veya in ve Japonya gibi eski rakiplerin mttefik olduu dalgalanan ittifak
lar yaps geliebilir. Bu tip yeni durum allar iki byk ittifak sisteminin ortaya k
masyla yeni bir iki-kutuplulukla bile sonulanabilir. Terrist gruplarn ve haydut
devletlerin ekonomik ve siyasal glerinin ok tesinde asker hasar verme kapasite
leri ok kutuplu istikrarszlk imajn daha da pekitirmektedir.

Bununla birlikte, iyimser ok kutupluluk gr onun bar ve istikrar yanls


olduu eklindedir. Daha plralistik bir dnya dzeni kresel hkimiyet hayllerini
tamamyla gerek d klabilir ve otonom aktrlerin ve deiken alyanslarn varl
bir g dengesini devam ettirmeye yardmc olabilir. Ancak, 21. Yzyl uluslararas
sistemi, nemli bir adan, nceki tm uluslararas sistemlerden farkl olmak duru
mundadr. Tm devletler, hatta byk gler ve sper gler, zerk hareket edebil
me yeteneklerini azaltan bir karlkl ballk ve bamllk a ierisinde hareket
etmektedirler. Bu durum, kresellemenin ilerlemesinin ve uluslararas rgtlerin
artan neminin bir sonucudur.

Kresellemenin Dinamikleri
Kreselletiren Eilimler
Kreselleme kaygan ve kavranlmas g bir kavramdr. 1980lerden beri kresel
leme olgusu zerindeki artan ilgiye karn, terim hlen, eitli ekillerde, bir sre
ci, bir siyasay, bir pazarlama stratejisini, bir engeli ve hatta bir ideolojiyi anlatmak
zere kullanlr. Kresellemeyle ilgili problem bu kavramn onlar olduu kadar
o olmamasdr: o tek bir sre olmayp kimi zaman akan ve iie geen ve kimi
zaman da birbiriyle elien ve kart olan bir sreler kompleksidir. Bu nedenle
kresellemeyi tek bir meseleye indirgemek gtr. Belki de bunu gerekletir
me dorultusundaki en iyi teebbs Kenischi Ohmaenin snrsz dnya fikridir
(1989). Bu, sdece ulusal ve devlet snrlar zerine temellenmi geleneksel siyasal
snrlarn alabilir olma eilimine deil [fakat] aym zamanda daha nceden zaman
ve yerle birbirinden ayrlm insanlarn arasndaki ayrmlarn da daha az anlaml
ve kimi zaman [da] tamamyla anlamsz hle gelmesine atfta bulunur. Bu nedenle
Scholte (2000) kresellemenin insanlar arasnda snrlarstu (supraterritorial)
ilikilerin artna bal olduunu ileri srmtr. Bu, balantlarn gittike artan
oranda dnya apnda (transworld) veya snr aan (transborder) bir karaktere
ship olmas nedeniyle iinde snrlarn (territory) daha az nemli olduu bir sos
yal alann yeniden ekillendirilmesidir. rnein, ok byk miktarlardaki elektro
nik para artk bir bilgisayar dmesine baslmasyla, dnya etrafnda hzla hareket
etmektedir. Bu durum, dviz ve dier finansal piyasalarn dnyann herhangi bir
yerindeki ekonomik olaylara nnda tepki vermesini salamaktadr. Benzer ekilde,
kablo ve uydu teknolojisi telefon mesajlarnn ve televizyon programlarnn dnya
etrafnda neredeyse nnda iletilmesine imkn salamaktadr.
Kresellemenin ortaya kard karlkl balantllk (interconnectedness) ok
boyutludur. Kresellemenin popler imaj onun dnyann her tarafnda izini bra
kan tek bir kresel sistemin kurulmas anlamnda yukardan aaya bir sre olduu
eklindedir. Bu gre gre, kreselleme hepimizin ayn televizyon programlarn
izledii, ayn mallar satn ald, ayn yiyecekleri yedii, ayn spor yldzlarn destek
ledii ve ayn nllerin garip davranlarn tkip ettii bir dnyada kltrel, sosyal,

Kavramlar
Kreselleme
Kreselleme, hayatlarmzn gittike bizden uzak bir mesafede alnan kararlar, meydana gelen olaylar tarafndan ekillendirildii anlamna
gelen kompleks bir karlkl bantllklar ann ortaya kmasdr. Bu nedenle kresellemenin merkez zellii, coraf mesafelerin
azalan neme ship olmas ve ulus-devletlerin aralarnda varolan trden karasal snrlarn daha az anlaml hle gelmesidir. Bununla
beraber, kreselleme hibir ekilde'yererve'ulusaln'kresel'e gre daha aa konumda olduunu ima etmemektedir. Daha ziyde,
o siyasal srecin yerel, ulusal ve kresel olaylarn (veya belki de yerel, blgesel, ulusal, uluslararas ve kresel olaylar) srekli karlkl etki
lemesi anlamnda hem genilemesini hem de derinlemesini vurgular. Sonuta ortaya kan sistemik karlkl bamllklar ekil 7.1.de
gsterilmektedir.

ekil 7.1

Sistem Bamllklar

ekonomik ve siyasal eitliliin yok edildii homojenlemeyle balantldr. Bununla


birlikte, kreselleme sklkla yerelleme, blgeleme ve ok-kltrllkle el ele gider.
Bu birok nedenle ortaya kar. lk olarak, ulus-devletin ekonomik ve siyasal yaam
anlaml bir ekilde organize etme kapasitesindeki azalma, gcn (veya iktidarn, n)
yukar doru sklmasnn yan sra aa doru emilmesine de imkn salar. Bylece,
ulus ve siyasal milliyetilik temelinde ykselen ballklar erirken onlarn yerini yerel
cemaat ve blgelere veya din ve etnik kimliklere olan ballklar alr. rnein, din
fundamentalizm kresellemeye bir cevap olarak grlebilir. kinci olarak, homojen
leme korkusu veya tehdidi, zellikle bir emperyalizm ekli olarak alglandnda, kl
trel ve siyasal direnii kkrtr. Bu gerilemekte olan lisanlara ve aznlk kltrlerine
ynelik ilgide yeniden bir canlanmaya yol aabilecei gibi en briz ekliyle anti-kapitalist ve serbest ticaret kart sosyal akmlarn ortaya kyla kresellemeye kart
bir tepkiye de yol aabilir. nc olarak, basite bir kresel tek kltr ortaya kar
maktan ziyde, kreselleme eitli biimlerde, hem gelimi hem de gelimekte olan
devletlerde daha kompleks sosyal ve kltrel eitlilik kalplar ortaya karmtr.
Gelimekte olan lkelerde Batl tketim mallar ve imajlar bir benimseme sreciy
le daha geleneksel kltrel pratiklere sindirilmektedir. Gelimi devletler de kltrel
deiimin daha geni etkisinden kaabilmi deillerdir. Coca-Cola, McDonalds ve
M T V ye karlk olarak [gelimi devletler] gittike artan bir ekilde Bat d dinler,
illar, terapatik pratikler ve sanat, mzik ve edebiyattan etkilenmektedir.
Ekonomik, kltrel ve siyasal [olmak zere] farkl kreselleme biimleri tespit
edilebilir. Ekonomik kreselleme hibir ulusal ekonominin artk bir ada olmad

Odaklanma
Kuzey-Gney Ayrm
'Kuzey-Gney ayrm'fikri, Kuzey-Gney: Hayana Kalmak iin Bir Program (1980) ve Ortak Kriz: Dnyann Kurtuluu iin KuzeyGney birlii (1983) adl almalar ieren Brandt Raporlar ile popler hle gelmitir. Dnyann bir Kuzey ve bir de Gney
olarak ikiye ayrlma-s endstriyel gelimenin kuzey yarkrede ve yoksulluk ve dezavantajlarn (Avustralasya blgesi hricinde)
gney yarkrede younlamas eilimi zerinde temellenmekle bera-ber, esasen bu terimler coraf olmaktan ok kavramsaldr.
Kuzey-Gney ayrm kavram yardm, nc dnya borcu ve ok-uluslu irketlerin pratiklerinin yksek cretli, yksek yatrml
sanayilemi Kuzey ile dk cretli, dk yatrml ve arlkl olarak krsal G-ney arasndaki yapsal eitsizlikleri nasl srdrd
ne dikkat eker. Brandt Raporlar, ayn zamanda, Kuzey'in uzun dnemli refahnn G neyin gelimesine baml olduunun altn
izerek Kuzey ve Gney arasndaki karlkl bamll vurgulamtr.

fikrinde yanstlr: tm ekonomiler, az veya ok derecede, iie gemi bir kresel


ekonomiye balanmtr. Bylece, OECD (1995) kresellemeyi ayr ulusal eko
nomiler dnyasndan iinde retimin uluslararaslat ve finansal sermyenin
lkeler arasnda serbeste ve nnda dolat bir kresel ekonomiye gei olarak
tanmlamtr. Komnizmin k ekonomik kresellemeye, kresel kapitalist
sistemin onun dnda kalan son nemli devletler blokunu da iine almasna yol
amas anlamnda hz vermitir. Ekonomik kreselleme, bu adan, dk tica
ret bariyerleri, dviz kontrollerine bir son verilmesi ve yatrm sermyesinin daha
1980lerden itibaren daha serbest dolam sayesinde kapitalist Bat ile ekonomik
olarak durgun komnist Dou arasndaki ekonomik uurumu genileterek kom
nizmin kn hzlandrmtr. Ekonomik kresellemenin anahtar yansmala
rndan biri ulusal hkmetlerin ekonomilerini ynetme ve serbest piyasa izgisin
de yeniden yaplandrlmalarna direnme kapasitelerindeki azalmadr.
Kltrel kreselleme, dnyann bir blgesinde retilen bilgi, mal ve imajla
rn, milletler, blgeler ve bireyler arasndaki kltrel farklar dzletirme ei
limindeki bir kresel akma girmesi srecidir. Bu bazen M cDonaldsIatrma
(McDonaldization) sreci olarak resmedilmitir. Ksmen ulusar irketlerin ar
t ve kresel mallarn ortaya kmas ile harekete geirilen kltrel kreselleme
ayn zamanda bilgi devrimi, uydu iletiiminin yaylmas, telekomnikasyon alar,
bilgi teknolojisi, Internet ve kresel medya irketleri tarafndan desteklenmektedir.
Bununla birlikte, nceden iaret edildii gibi, kltr kreselleme glerine hem
hizmet eder hem de [onlar] kstlar. Hollyvvood filmlerinin, Nike kou ayakkab
larnn ve Starbucks kafelerinin her tarafta karmza kmasna ilve olarak, dnya
zerinde mal satmak yerel kltre ve sosyal pratiklere hassasiyeti gerektirir.
Siyasal kresellemenin [varl], uluslararas rgtlerin artan neminden belli
dir. Bunlar tek bir devletin iinde deil fakat birka devleti kapsayan uluslararas bir
blge iinde yasal g kullanma hakkna ship olmalar
anlamnda ulusardrlar. Bu tip rgtlerin ou 1945
n

sonras dnemde ortaya kmtr: Birlemi Milletler,


NATO, Avrupa Ekonomik Topluluu ve onun eitli
r

tkipileri olarak AT ve AB, Dnya Bankas, Uluslararas


Para Fonu (IM F), Ekonomik birlii ve Kalknma r-

McDonaldizasyon: Kresel
mallarn ve fast-food sanayiiyie

imlendirilen ticaret ve pazarlama pratiklerinin gittike daha


fazla sektr ele geirmesi
surec.

gt (O EC D ), ve Dnya Ticaret rgt rnekler arasndadr. Devletlerarasclk


ilkelerine uyduklarnda, uluslararas rgtler, en azndan teoride, devletlerin ulusal
egemenliklerini feda etmeden uyumlu faaliyette bulunmalarm mmkn klan bir
mekanizma salar. te yandan, ulus-st kurumlar kendi iradelerini ulus-devletlere empoze etmeye muktedirlerdir. Siyasal kresellemenin devletler aras vurgusu,
devlet-d ve piyasa temelli aktrleri vurgulayan rakip ekonomik ve kltrel k
reselleme kavramlarndan onu farkl klar. Dahas, bir tr dnya hkmeti ekli
ne ve uluslararascla idealist bir ball yanstt lde, siyasal kreselleme
ekonomik ve kltrel kresellemenin olduka gerisinde kalr. Bir kresel devlet
ok uzak bir olaslk olarak dururken, ulusar irketlerin, hkmet-d rgtlerin
(N G O lar) ve uluslararas bask gruplarnn faaliyetleri zerine temellenen kresel
sivil toplum byk oranda bir gerekliktir.

Kreselleme: Teoriler ve Tartmalar


Kreselleme olduka tartmal bir mesele hline gelmitir. Birok hkmet ve
merkezdeki siyasal partiler yeni kresellemi ekonominin faydalarndan istifade
etmek zere kendilerine pozisyon almakta arzulu iken, en gl ekilde gelimi l
kelerde fakat ayn zamanda, bir lde, gelimekte olan lkelerde bir kreselleme
kart akm domutur. Baz alardan, kreselleme zerine olan blnmeler kapi
talizm ve sosyalizm arasndaki ideolojik atma zerine temellenen daha geleneksel
sol-sa blnmelerinin yerini almtr. Nitekim, kreselleme taraftar ve kart tar
tmasnn daha eski ve bildik ideolojik blnmenin yeni bir ekli olduu ynnde
bir anlay mevcuttur. Bu, kresellemenin kalbinde yatan karlkl balln, hlen,
deimez bir biimde piyasa deiimi ve ticar pratiklerin genilemesine bal olmas
nedeniyledir. Bu sebeple, kreselleme belirgin bir neo-liberal veya serbest-piyasa
ideolojik karakterine shiptir. Ksaca, kapitalizm gndemde kalmaktadr. Kimi za
man kreselci (globalist) olarak adlandrlan kreselleme taraftarlar, genellikle ka
pitalizmin genel refah ve artan frsatlar yaratma eiliminde olduunu ve bu nedenle
kresel kapitalizmin bu faydalardan daha fazla lkede daha fazla insann yararlanma
sn salayacan ileri srmektedir. te yandan, kreselleme kardan kapitalizmi
eitsizlik ve smr ile ilikilendirme eiliminde olup kresel kapitalizmin sdece
yeni yoksulluk ve adletsizlik trleri yaratacan ileri srmektedirler. Bununla bir
likte, nemli bir adan, kreselleme tartmas yenidir: Bu tartma artk piyasa
yaplarna ve kapitalist rgtlenmeye uygulanabilir bir alternatifin olmadn kabl
eden post-sosyalist bir ereve ierisinde cereyan etmektedir. Bu nedenle seim, k
resel kapitalizm ile niteliksel olarak farkl olan bir alternatif arasnda olmaktan ziyde
neo-liberal kreselleme ile dzenlenmi kreselleme arasndadr.
[Kreselleme hakkndaki] tartmalarn bir ilk seti kresellemenin gerekten
olup olmad, ve bunun bir uzants olarak, onu iten gler hakknda kreselle
menin varlna inananlar ve phe edenler arasndadr. Srecin hem destekilerini
hem de kartlarn ieren inananlar [grubu], kresellemenin 1980lerden beri yo

unlaan ok byk, ve hatta devrimsel, ekonomik, kltrel, teknolojik ve siyasal


deiimlere dikkat ektiini ileri srerler. Bunlarn balcalar ok daha yksek dn
ya ticaret dzeyleri ve zellikle finans ve dviz ilemlerinde dramatik bir art; tm
dnya stnde imajlara ve mesajlara nnda eriim salayan yeni bilgi ve iletiim
teknolojilerinin ilerlemesi; ve dnyann neredeyse her yerinde elde edilebilir olan
kresel mallarn ortaya kmasdr. Bu grn hiper-kreselcilik (hyperglobalism)
[ad verilebilecek olan] en u versiyonunda, bilgisayarl finansal ticaret, uydu ileti
imi, cep telefonlar ve internet gibi teknolojiler yaygn bir ekilde ulalabilir hle
gelir gelmez yeni, kresellemi kltrel ve ekonomik kalplarn kanlmaz [olarak
ortaya ktn] ifade eden bir teknolojik belirlenimcilie balanlr. Bununla bera
ber, 1990lardan itibaren kresellemenin hznda bir yavalamann olduuna dir
kantlar vardr. Bu yavalama 11 Eyll 2001 olaylarnn, rnein, kresel ekonomi
ve devletler aras gvenlik tedbirleri zerindeki etkisiyle daha da artmtr.
te yandan, sklkla kapitalizmin geleneksel veya eski sol bir analizine bal kalan
pheciler ya kreselleme hakknda [sylenenlerin] ok aznn yeni eyler olduunu
ya da etkisinin siyasal nedenlerle abartldn ileri srmektedirler. Artk snf mca
delesinin bir ncs olmaktan ziyde bir kreselleme teorisyeni olarak yeniden do
an K. Marx, 19. Yzyln ortas gibi erken bir dnemde kapitalist rgtlenmenin
uluslararas karakterine dikkat ekmitir. J. A. Hobson (1858-1940) ve V. I. Lenin
20. Yzyln banda kapitalizm ve emperyalizm arasndaki ikin balan vurgulam
lardr. Dahas, 19. Yzyln sonlarndan itibaren dnya ticaretindeki phe gtrme
yen arta ramen, pheciler ekonomik faaliyetin arlkl olarak hl ulusal snrlar
tesinde deil, iinde meydana geldiine iaret etmektedir. Bir baka ifadeyle, ulusal
ekonomiler kreselleme teorisyenlerinin genellikle ileri srd kadar nemsiz de
ildir. Bu perspektiften, kreselleme devrimci bir ekonomik veya teknolojik g ola
rak grlmekten ziyde neo-liberal ekonomiyi destekleyen ve irketlerin karlarm
ilerletmeyi arzulayan politikac ve teorisyenler tarafndan kullanlan ideolojik bir ara
olarak grlr (Hirst ve Thompson, 1999). Bu adan kreselleme tezinin iki byk
avantaj vardr. lk olarak, emek esneklii ve daha zayf sendikalar, kamu harcamala
r ve zellikle refah devleti bteleri zerindeki kontroller, i dnyasna mdahalede
azalma gibi belli eilimleri kanlmaz ve bu nedenle kar konulamaz olarak resme
der. kinci olarak, bu tip deiimlerin kreselleme eilimleri tarafndan karlarna
hizmet edilen byk i evreleri gibi bir ajana bal olmayan gayri ahs bir srecin
paras olduunu ileri srer.
Bununla birlikte, kreselleme hakkndaki en youn tartma onun eitlik ve
yoksulluk zerine yansmalar hakkndadr. Kresellemenin eletirmenleri, yeni ve
derin eitsizlik kalplarnn ortaya kna dikkat ekmitir: bylece kreselleme
bir kazananlar ve kaybedenler oyunu olmaktadr. Kazananlar, deimez bir ekilde,
ok-uluslu irketler ve genelikle endstriyel olarak ileri devletler, zelde de Ameri
ka Birleik Devletleri; buna karn, kaybedenler cretlerin dk olduu, reglasyonun zayf veya hi olmad, ve retimin gittike lke ihtiyalarndan ok kresel
pazarlara uyumland gelimekte olan dnyadr. Amerika ve Avrupa ekonomileri

1980ler ve 1990larda kreselleme ve teknolojik gelime temelinde gl bir e


kilde bymken, dnyann en fakir blgelerinde, zellikle halkn yzde 4 0 nm
yoksulluk snrnn altnda yaad Afrikann Sahra lnn gneyinde kalan ks
mnda, mutlak yaam standartlar dmtr. Esas itibaryla smrye dayal ol
duu eklindeki Marksist kapitalizm anlay temelinde Wallerstein (1984) eitsiz
siyasal ve ekonomik gelimenin yapsal koulunu vurgulamtr. [Bu yapsal koul],
ekonomik dnya-sisteminin merkez ve evre blgeleri arasnda gittike artan bir
eitsizlie yol amaktadr. Kresel gerilimler Dou-Bat kartlndan ok KuzeyGney blnmesi anlamnda grlmeye balamtr.
Bununla beraber, kreselciler zenginlerin daha zenginlemi olabileceini an
cak fakirlerin de, pek ok durumda, artk daha az yoksul olduuna iaret etmekte
dirler. Liberal pluralizm perspektifinden, kresel bir ekonominin douu, serbest
ticaret her lkenin retmeye en uygun olduu mal ve hizmetlerin retiminde uz
manlamasn salad iin honutlukla karlanacaktr. Bu durum uluslararas
uzmanlamaya ve karlkl kara hizmet eder. rnein, retimin gelimi lke
lerden gelimekte olan lkelere transferi gelimi lkelere retim maliyetlerini,
ve dolaysyla fiyatlar, dk tutmas nedeniyle fayda salarken, gelimekte olan
lkelere de lke ekonomisini canlandrp zel teebbs tevik edecek olan cret
dzeylerinin, dk bir dzeyden balasa da, ykselmesine neden olarak fayda
salar. Bu bak asna gre, dnyann kresellemeden faydalanamayan yerleri
sdece onun dnda kalan blgeleridir.
Kreselleme, risk, belirsizlik ve istikrarszlk eilimi sebebiyle de eletirilmitir.
Kreselciler her rekabeti piyasa dzeninde ikin olan dinamizmi elbette kabl et
mekte, fakat klsik iktisatn ilkelerine bal kalarak, piyasalarn uzun dnemli denge
eiliminde olduuna yani arzn er ya da ge taleple ayn izgiye geleceine iaret et
mektedirler. Bu gre gre, daha istikrarl ekonomik faaliyet biimleri ekillendik
e kresel ekonominin ortaya kyla ilikilendirilen belirsizlik ve gvensizliin
azalmas muhtemeldir. Bununla birlikte, kreselleme en azndan derin biimde
artan risk ve belirsizlikle ilikilendirilmitir. lk olarak, artan bir ekilde ekonomik
karar alma doas itibaryla istikrarsz olan kresel finans piyasalarndan etkilen
mektedir. Bu onlarn pek ok faaliyetinin speklatif olmas ve ksa vdeli ekonomik
hesaplarla ynlendiriliyor olmalarndan kaynaklanmaktadr. irketlerin, endstri
lerin, ulusal ekonomilerin ve hatta dnya blgelerinin kaderi finans piyasalarnn
kaprislerine tabidir. 1995teki Meksika finansal krizi ve 1997-99 Asya finansal krizi,
kriz eilimli ve daha tahmin edilemez bir dnya ekonomisinin sdece birer erken
gstergeleri olabilir. George Soros (1998) bu tip krizlerin ak toplumu tehdit et
tiini ve sdece speklatif finansal akmlarn kontrol altna almay amalayan ok
daha byk bir regulasyonla nlenebileceini ileri srmtr.
Bir ikinci belirsizlik formu Ulrich Beckin (1992) risk toplumu fikrinde zet
lenmektedir. Bir risk toplumu, ykselen bireycilik ve bununla ilikili olarak yerleik
kuramlarn, cemaatin ve geleneklerin zayflamasyla karakterize edilir. Bu adan,
kiisel ve hatta ruhsal bir boyuta ship olmas anlamnda, belirsizlik ekonomik ve

sosyal deiimin hznda bir art ve tahmin edilebilirliinde bir dten daha te
ye gider: tm sbit noktalarn alt oyulduunda insanlarn temel deerleri ve hatta
kimlik duygular sorgulanr hle gelmektedir. Marxn Komnist Manifesto ([1848]
1967)da ortaya koyduu gibi, Salam olan her ey eriyip havaya umaktadr. Bir
nc istikrarszlk ekli, kresellemenin evrenin yok edilmesine ve bir evre krizi
amasna ynelik olarak ship olduu iddia edilen eilimidir. Eko-sosyalistler bunu
kapitalizmin gz dnm kr hrs ve ekolojik meselelere duyarszlna referansla
aklamaktadr. Kendi hesaplarna, radikal ekolojistler, kresellemenin byk lekli
retim, sermye birikimi ve amansz bir byme ile karakterize edilen bir ekonomik
sistem olan sanayiciliin (industrialism) genilemesinden ibaret olduuna inanmak
tadrlar. Sanayicilik, maddecilii yayarak ve bilim ve teknolojiye olan mutlak imam
pekitirerek nsan deerleri zayflatmakta ve ekolojik duyarllklar ldrmektedir.
Reformcu evreciler kresel evre korumas talep etmektedir. Bununla beraber, iklim
deiimiyle ilgili 1997 Kyoto Protokolnn istikrarsz uygulama srecinin gsterdi
i gibi, ierdii ekonomik fedakarlklar nedeniyle bu alanda devletlerin [birbiriyle]
uyumlu faaliyeti baarlmas g bir eydir.
Kresellemeyle ilikili en nemli siyasal tartma onun demokrasiye olan etki
siyle ilgilidir. Kreselleme taraftarlar onun demokratikleme ynndeki trendin al
tnda yatan nemli bir etken olduunu ileri srmektedirler. Fukuyama (1989,1992)
tarafndan ileri srlen en iyimser ekliyle bu gr, kreselleme neticesinde piya
sa kapitalizminin genilemesinin liberal demokratik ilkelerin ve yaplarn evrensel
olarak kablne yol aarak tarihin sonunu hazrlayacan ifade etmektedir. Piyasa
ekonomileri tarafndan serbest braklan kompleks ve eitli basklar, sdece ak ve
demokratik toplumlarda kontrol edilebileceinden ekonomik zgrlk kanlmaz
olarak siyasal zgrlkle ilikilidir. te yandan kresellemenin en azndan iki biim
de demokrasiyi zayflatt dnlebilir. lk olarak, kreselleme ekonomik gc,
dolaysyla da siyasal gc, ok-uluslu irkeerin ellerinde toplamtr. Bunlar birden
fazla devlette kt reten iletmelerdir. u anda ok-uluslu irketler dnya pazarla
rnn ouna hkimdir. General Motor, Ford, Esso, Shell, BP, McDonalds, AT&T
ve haber irketleri belli bal rnekler arasndadr. Sdece bir rnek olarak, General
Motor neredeyse rlanda, Yeni Zelanda, Uruguay, Sri Lanka, Kenya, Namibya, Ni
karagua ve adn mill hslalarnn bileimine eit bir yllk gelire shiptir. Byle bir
ekonomik ve fnansal g tketici zevklerini maniple etme ve markalarn gelitiril
mesiyle maddeci deerleri pekitirme yetenei ile de ittifak hlindedir (Klein, 2000).
Nitekim, ok-uluslu irketlerin sermye ve retimi dnyann baka bir yerine tama
yetenei onlara ulusal hkmetler karsnda kesin bir avantaj salar ve onlarn, sonu
olarak, demokratik kontrolden kamalarm mmkn klar. Bu adan, gelien dn
ya devletleri ok-uluslu irketleri uzun vdeli yatrm yapmaya ve karar alma gcn
kendi lkelerinden ev shibi lkeye getirmeye zorlayamakszn onlara ucuz i gc ve
dk retim maliyeti salamalar sebebiyle bilhassa istismara aktrlar.
kinci olarak, demokrasi ekonomik kresellemenin hz siyasal kresellemenin
hzndan ok daha fazla olmas nedeniyle tehdit altndadr. Ekonomik faaliyet ulu-

s al snrlara gittike [daha] az nem atfederken siyaset bu snrlar


iinde faaliyet gstermeye devam etmektedir. Varolan uluslararas
rgtler de kresel kapitalizmi hesap vermeye zorlayamayacak ka
halk katlm iin yetersiz
frsatlar.
dar zayftr. Bu [durum] demokrasinin bir kozmopolitan kavran
arlarna yol amtr (Held, 1995). Demokratik formlarn ve
srelerin coraf snrlar tesine geniletilmesi sdece Avrupa Birlii ve Birlemi
Milletler gibi rgtlerin glendirilmesini deil, fakat ayn zamanda bu rgtlerin
kendisinden madur olduklar demokratik an azaltlmasn gerektirmektedir.
Dahas, IMF, Dnya Bankas, OECD, ve G7 gibi kresel ekonomi ynetiminin ku
rumlan ok-uluslu irketlerin karlarndan bir para bamszlk kazanma ve insan
haklar, ekonomik adlet ve evre koruma gibi meselelere daha fazla dikkat etme
ihtiyacndadr.
Demokratik Ak-Yrtme

organlarnn halk meclislerine


hesap verme noksanl veya

Blgeselleme
Bir kreselleme gr, kresellemenin ibirlii ve uyum yanls olduunu ileri
srer. Bu durumda, gittike dnyann daha fazla bir blm ekonomik ve siya
sal karlkl bamllk kalplarna entegre olacaktr. Bununla birlikte, alternatif
bir gr, kresellemenin yeni gerilim ve atma biimleri rettii eklindendir. Ulusal hkmetlerin azalan etkinlii nda, bu gerilimler genellikle blgesellemenin artyla kendisini gstermektedir. Belli snrlarla belirlenmi ulusdevletler gvenlik, istikrar ve refah salamakta daha etkinsiz grld iin bu
hedefler gittike artan oranda komu ve coraf olarak yakn lkelerle ibirlii ile
gerekletirilmektedir. Bununla beraber kreselleme ve blgeselleme arasnda
ki iliki ak deildir. Blgeselleme kreselleme yolunda sdece bir basamak
olabilir: Balangta, ekonomik karlkl bamlln artnn, blgesel rgtle
rin ulus-devletler ve kresel gler arasndaki ilikileri ynlendirmeye muktedir
olmas anlamnda blgesel bir karakter gstermesi muhtemeldir. te yandan,
blgeselleme bir kart kresel eilim, kresellemeye kar bir direni ekli de
olabilir. Bu son yorumun en karamsar tarihsel ncs uluslararas ak ekonomik
sistemin 19. Yzylda ekonomik miliyetiliin yaylmas sonucunda erezyonu ve
yklmasdr. Artan korumaclk ve ekonomik rekabet, nih olarak Birinci Dn
ya Savana sebep olan uluslararas gerilimlerin iddetlenmesine katkda bulun
mutur. Ekonomik ve dier karlarn korunmasnda ulusun artk etkin bir ara
olmamas nedeniyle, bu rol ileride blgelere debilir.
Blgeselleme, stratejik, ekonomik ve muhtemelen kltrel faktrlerce beslenmi
tir. Blgesel savunma rgtleri 1945 sonras dnemin balarnda ortaya ktlar ve So
uk Sava tarafndan yaratlan yeni stratejik gerilimleri ifade ettiler. GneyDou Asya
Antlamas rgt (SEATO) gibi dier rgtler de ortaya kmakla birlikte NATO
ve Varova Pakt bu rgtlerin en nde gelenleriydi. Bununla beraber, 19891991 yl
larnda komnizmin kne kadar, NATO ve Varova Pakt, Amerika tarafndan
domine edilmi olan Bat ve Sovyetler tarafndan domine edilmi Dou arasnda bir

asker dengeyi salamaktan te ok az ey yapmtr. Bu, her iki tarafin da dier tarafn nfuz alanna sayg gstermesi (rnein NATO,

Korumaclllk: Yerli reticileri


korumak zere dizayn edilmi

Varova Pakt 1956daki Macaristan ayaklanmasn ok sert bir esn'riamalannfe'er 9'b' thaiat
kilde bastrdnda seyirci kalm, ve Sovyetler Birlii de Vietnam ~
Savana karmaktan geri durmutur) ve her iki tarafn nkleer
silhlara ship olmas sayesinde kurulan yaklak bir asker eitlik sayesinde [mm
kn] olmutur. Souk Savam sona ermesi, herhangi bir nem tayan tek blgesel
savunma rgt olarak geride kalan NATOnun amacnda ve rolnde byk dei
imlere yol amtr. Snrlamak amacyla kurulduu Sovyet tehditinin yokluunda,
NATO basite gereksiz gzkmektedir. Bununla birlikte, eski Varova Pakt yele
rinin, ksmen Rusyadan asker ve siyasal bamszlk kazanmak maksadyla yelik
bavurular nedeniyle NATOnun snrlarnn genilemesi muhtemel gzkmektedir.
Dahas, onun gvenlik koruma rolnn yeri nsan mdahale (humanitarian intervention) ve bar muhafaza (peacekeeping) rolleri tarafndan alnm gzkmekle
beraber, 1999da Kosovadaki Srp igline son vermek iin [yaplan] asker mdaha
lenin gsterdii gibi, bu hlen sava ama kapasitesini de iermektedir.
Mamafih, uluslararas blgesellemeye ynelik en nemli etken hi phesiz eko
nomiktir. Uluslararas ticaret hem karlarn uyumunu salayabilir hem de pheler
ve kzgnlklar dourabilir. lkeler dima dier lkelerin piyasalarna girmek ar
zusunda olmakla beraber kendi piyasalarn yabanc rekabetten korumak dorul
tusunda ayn iddette bir tevik unsuruna shiptir. Geleneksel olarak serbest tica
ret savunusu, kendilerinin yabanc rekabetten korkmak iin ok az nedeni varken
daha zayf devletleri piyasalarn amaya tevik eden baskn ekonomik gler (19.
Yzylda Birleik Krallk ve 20. Yzylm ortasndan beri Amerika Birleik Devletleri)
tarafndan shiplenilmitir. Ancak, bu durum, daha az gelimi devletler kendileri
ni gayri dil rekabet olarak grdkleri eyden korumak istedikleri iin korumacla
neden olabilir: rnein, ge 19. Yzyl Avrupasnda ekonomik milliyetiliin yk
selmesi ksmen Birleik Kralln endstriyel basknlna kar bir reaksiyondu. Eer
ulusal korumaclk veya tek bir lke iinde korumaclk artk srdrlebilir bir see
nek olarak kabl grmyorsa, blgesel olarak temellenmi ekonomik ibirlikleri hem
uluslararas ticareti kolaylatrma hem de iddetlenen kresel rekabete kar koruma
salama arac olarak gittike ekici hle gelmektedir.
ikinci Dnya Sava sonrasnda Avrupa Ekonomik Topluluu (AET) gibi baz
blgesel ticaret bloklar gelimitir. Fakat bunlarn ou 1990dan beri ekonomik
kresellemeye bir cevap olarak ortaya kmtr. nde gelen rnekler arasnda
NAFTA (Kuzey Amerika Serbest Ticaret Antlamas), APEC (AsyaPasifik Eko
nomik ibirlii) ve [kurulmas] nerilen FTAA (Amerikalar Aras Serbest Ticaret
Blgesi) yer alr. Hali hazrda, dnya ticaretinin te birinden fazlas drt blge
iinde gereklemektedir: Kuzey ve Gney Amerika, Avrupa, Asya ve Okyanusya
(Oceania) ve Afrika ve Orta Dou. Ekonomik blgesellemenin yansmalar ak
a bu ticaret bloklarnn kresellemeye direnen ie dnk ekonomik kaleler mi
yoksa bir taraftan isel ibirliini ilerletirken, [br taraftan da] kendi blgelerinin

Odaklanma
Blgesel Ekonomik Bloklar
Kuzey Amerika Serbest Ticaret Antlamas (North Atlantic FreeTrade Agreement, NAFTA): Kanada, Meksika ve ABD tarafndan
1993'te imzalanmtr. N A R A ksmen Avru-pa btnlemesinin artan hzna bir karlk olarak kurulmutur. 0 ayn zamanda tm
Bat yarkrenin ekonomik ibirliine bir temel salama amac tar.

Avrupa Birlii: 1957'de kurulan Avrupa EkonomikTopluluu'nun gelimesiyle 1993'te kurulmutur. AB 6'dan 15 yeye kmtr
ve birok eski komnist lkeyi de kapsamak zere douya doru genileyecektir. Ekonomik ve siyasal dzeylerde en gelimi
blgesel btnleme rneidir.

Asya-Pasifik Ekonomik birlii (Asia-Pacific Economic Cooperation, APEC): Bu informel forum 1989'da kurulmu ve Avusturalya, Kanada, in, Japonya ve ABD'nin de katlmyla 12 yeden 18 yeye genilemitir. Kolektif olarak bu devletler dnya
nfusunun %40'na ve dnya retiminin % 50'sine karlk gelmektedir. .

Gney-Dou Asya Uluslar Birlii (Association of South-East Asian Nations, ASEAN): Bu rgt Brunei, Endonezya, Malezya,
Filipinler, Sinagapur ve Tayland'n katlmyla 1967'de kurulmutur. Vietnam daha sonra dhil olmutur. ASEAN Gney-Dou Asya
devletlerinin ekonomik bamszlklarn srdrmelerini salayacak bir serbest ticaret blgesi oluturma-ya teebbs etmitir.

Mercosur: Mercosur antlamas Arjantin, Brezilya, Paraguay, Uruguay, ili ve Bolivya'y birlik yeleri olarak birbirleriyle balar. Latin
Amerika'nn en byk ticaret bloudur ve Kolombiya, Ekvator, Peru ve Venezellay ieren And grubu lkelerini de serbest ticaret
birliinin iine alarak genileme planlar bulunmaktadr.

Amerikalar Serbest Ticaret Blgesi (FreeTrade Area o f the Americas, FTAA): Bu, 1994Miami Amerikalar zirvesinde 2005'e kadar
btn bat yarkreyi kapsayacak ekilde genilemesi planlanan bir serbest ticaret blgesi kurma antlamasdr. FTAA'in 34 geici
yesi olmakla beraber en baskn yeler ABD ve Kanada'dr.

kresel ekonomiye entegrasyonuna yardmc olan da dnk rgtler mi olduk


larna baldr. Bu ayn zamanda zellikle W TO (Dnya Ticaret rgt) ve IMF
(Uluslararas Para Fonu) gibi kresel ekonomik ynetim kurumlarnn ticaret liberalizasyonunu gelitirmedeki baarlarndan da etkilenecektir.
Blgesellemenin bir baka boyutu kltreldir. Tketici kapitalizminin de
erlerini yaymaya, ve Fukuyamaya (1992) gre, liberal demokratik bulumay
(convergence) ortaya karmaya yardm etmesi anlamnda kltrel kreselleme
homojenletirici bir g olmakla birlikte o ayn zamanda yerel kltrler, lisanlar
ve benzeri eylere ynelik yenilenmi bir ilgi anlamnda bir direnii de uyarabilir.
Dahas, kreselleme siyasal milliyetiliin anlaml ballklar yaratma kapasitesi
ni zayflatt iin onun yerine etnik, kltrel ve din milliyetilik biimleri ortaya
kma eilimindedir. Samuel Huntington (1996), 21. Yzyl atmasnn esasen
ideolojik veya ekonomik olmayp daha ok farkl medeniyetler den milletler ve
gruplarn atmas anlamnda kltrel olaca inanc temelinde bir gelecek me
deniyetler atmasn uyarmak zere byle bir tezin en radikalini gelitirmitir.
Huntington byk medeniyetlerin (Bat, in, Japon, Hint, slm, Budist, Latin
Amerikan ve Ortodoks Hristiyan), kresellemeye tepki olarak dnya meselele
rinde ana aktrler olacan ileri srmtr. Huntington, gelecek dnya savann
devletlerden ziyde medeniyetler arasnda olacam tahmin etmitir. Bu sava en
byk ihtimlle in ve Bat medeniyetleri veya Bat ve slm medeniyetleri ara
snda olacaktr. Esasen, baz kiiler, George W. Bushun Eyll 2001de New York ve
Washingtona dzenlenen saldrlar ardndan iln ettii terrizme kar sava (war
on terror) kincisinin kant olarak grmlerdir. Bununla beraber, Huntingtonn
tezi olduka eletirilmitir. En yaygn eletiriler, bu tezin kresellemenin dnyann

Samuel P. Huntington (1927-....)


Amerikal akademisyen ve siyasal yorumcu. Huntington alanda nemli katklar yapmtr: asker
siyaset, strateji ve asker-sivil ilikileri; Amerikan siyaseti ve karlatrmal siyaset; siyasal gelime ve
az gelimi lkelerin siyaseti. nc Dalga (Third Wave, 1991) adl eserinde demokratikleme dal
galar' nosyonunu gelitirmi ve 1975ten sonraki demokratikleme srecini birisi 1828-1926 dieri
de 1943-1962 aras dnemleri kapsayan nceki iki dalgaya balamtr. En ok tartlan eseri olan

Medeniyetler atmas ve Dnya Dzeninin Kurulmas'nda ( The Clash ofCivilizations and the Making
ofWorldOrder, 1996) 21. Yzylda dnyann ana medeniyetleri arasndaki atmann savaa ve
uluslararas dzensizlie yol aaca eklindeki tartmal tezi ileri srmtr.

pek ok ksmnda kltrel farkllklar zaten ne denli azalttn grmekte baarsz


kald; kltrel farkllk ve dmanlk arasndaki ban temelsiz olduu (rnein,
savalarn ou farkl medeniyetlerden deil, ayn medeniyetten devletler arasn
da cereyan etmektedir); medeniyetler arasndaki atmann kltrel rekabetten
ziyde alglanan ekonomik ve siyasal adletsizliklerin bir ifadesi olduu eklindedir.

Avrupa Birlii
ok genel olarak, tarihsel, kltrel ve dil farkllklarndan bamsz olarak,
Avrupann tek bir siyasal topluluk oluturduu eklindeki Avrupa fikri, 1945ten
ok daha nce domutur. 16. Yzyldaki Reformasyondan nce, Romaya ynelik
ortak ballk Papal Avrupann ou zerinde uluslar st bir otoriteyle donat
mtr. Avrupa devlet sistemi varlk alanna girdikten sonra dahi, Rousseau, SaintSimon (17601825) ve Mazzini kadar birbirinden farkl dnrler Avrupa ibirlii
davasnn liderleri olmu ve baz durumlarda Avrupa genelinde siyasal kuramlarn
kurulmasn savunmulardr. Mamafih, 20. Yzyln ikinci yarsna kadar bu zlem
ler mitsiz derecede topik kabl edilmitir. kinci Dnya Savandan beri, Avrupa,
bazlarnn iddia ettii gibi, Winston Churcillin 1946da Avrupa Birleik Devletleri
dedii eyin yaratlmasn amalayan, tarihsel olarak ei grlmemi bir btnleme
srecinden gemitir. Bazen, ulus-devletin olumsuzluklarnn her geen gn daha
ok ortaya kmas nedeniyle, Avrupa btnlemesinin dnya genelinde kabl edi
lecek bir siyasal rgt modelini sunmakta olduu da ileri srlmektedir.
Bu srece 1945 sonras Avrapasnda gl ve muhtemelen kar konulamaz, bir
tarihsel koullar btnnn n ayak olduu aktr. Bunlarn en nemlileri unlardr:
Sava ykmna uram bir Avrupay ibirlii ile yeniden ina etmek ve daha
byk bir pazar yaratmak ve bylece korumacla ve ekonomik milliyetilie geri
dn engelleme ihtiyac
1870-71 Fransz-Prusya savandan soma 1871de birleik Almanyann kurul
masndan kaynaklanan ve 1914 ve 1939da savaa yol aan sert Fransz-Alman re
kabetini tamamen ortadan kaldrarak bar korama arzusu
Alman Sorunu nun (yani gl ve hrsl merkez bir Avrupa gcnn ortaya k-

Fransz ekonomist ve ynetici. Monnet byk oranda kendi kendini eitmitir. Birinci Dnya Sava
srasnda Fransz-lngiliz sava malzemelerinin koordinasyonu ile megul olmu ve daha sonra da
Milletler Cemiyeti'nin Genel Sekreter Yardmclna atanmtr. Petain Vichy rejimi kurulduunda
terkedilecek olan VVinston Churchill'in 1940'taki Ingiltere ile Fransa arasnda birlik kurulmas neri
sinin fikir babasdr. Monnet 1945'te de Gaulle'n ynetiminde Fransz modernleme programn
yrtmtr. 1950'de daha sonra kendisinden Avrupa Km rve elik Topluluu ve Avrupa
EkonomikTopluluu'nun geliecei Schuman Plan'n retti. Monnet devletlerarascl ulus-st
devlet lehine reddetmekle birlikte Avrupa federalizminin resm bir savunucusu da deildi.

masyla sebep olunan Avrupa devletler sistemindeki yapsal istikrarszln) sdece


Almanya'nn daha geni bir Avrupaya entegrasyonuyla alabileceinin kabul
Avrupay Sovyet yaylmacl tehditinden korumak ve iki-kutuplu bir dnya
dzeninde Avrupa iin bamsz bir rol ve kimlik yaratma arzusu
ABDnin hem Amerikan mallarna bir pazar olarak hem de komnizm ve
Sovyet etkisinin yaylmasna kar bir set olarak mreffeh ve birleik bir Avrupa
yaratma arzusu
zellikle Kta Avrupasda egemen ulus-devletin bar ve refahn dman oldu
u ve bu nedenle ulus-st yaplar tarafndan almasna dir varolan yaygn kam
Bir dereceye kadar, Avrupa btnlemesine doru olan akm uluslararascla (internationalism) ynelik idealist bir ballk ve uluslararas rgtlerin ulusdevletlerin hkmettiinden daha yksek bir ahlk otoriteye hkmettiine ili
kin inan tarafndan beslenmitir. Bu, rnein, Jean Monnet ve Robert Schuman
(1886-1963) tarafndan benimsenen federalist bir birlemi Avrupa ryasnda
aktr. Bununla birlikte, iinde Avrupa uluslarnn egemenliklerinin biraraya geti
rilecei bir federal Avrupann ilk hayllerinden hibir ey kmamtr. rnein,
1948deki bir Avrupa parlamentosu kurulmas dorultusundaki planlar sdece Av
rupa Konseyinin yaratlmasyla sonulanmtr. Bu kurum zamanla bir tartma
topluluundan ok az farkl olan bir yapya brnm ve seilmi yelerden deil
fakat ulusal ynetimlerin atad yelerden oluturulmutur. Bunun yerine, btn
leme dorultusunda ilevsel (functional) bir yol izlenmitir. te bu nedenledir
ki, Avrupa projesi, devletler tarafndan en az tartmal fakat en gerekli btnleme
biimi olarak grlen, ekonomik ibirliini ilerletme aralar zerine younlama
eiliminde olmutur. Avrupa Kmr ve elik Topluluu (AKT), Fransz Dileri
Bakan Robert Schumann danman olan Jean Monnetnin inisiyatifiyle 1952de
kurulmutur. Roma Antlamas (1957) altnda, Avrupa Ekonomik Topluluu ola
rak hayata kavumutur. Bu [yap], bir Avrupa ortak pazarnn [yaratlmas] ve Av
rupa halklar arasnda her zamankinden daha yakn bir birlik kuo rao n a y^ e rm ^ d d e d e re k
bloke etmenin dayand

resm'gu'

rulmas eklindeki daha byk bir amaca ynelikti. Bu gelimelrin


sonrasnda, yeni ilevselcilik (neo-functionalism) en etkili Avrupa, ve aslnda blgesel, btnleme teorisi olmutur.

AKT, AET ve Euratom (Avrupa Atom Enerjisi Topluluu)


Ilevselcilik: Ynetimin esasen
insan ihtiyalarna cevap
Avrupa Topluluu (AT) olarak bilinecek olan eyi oluturmak ze
vermeyi amalad eklindeki
re 1967 ylnda resmen birlemilerdir. Kurucu (orijinal) altlara
teori; ilevselcilik, ye devlet
lerin kontrolndeki bir hzda,
(Fransa, Almanya, talya, Hollanda, Belika ve Lksemburg) 1973
spesifik siyaset-oluturma alan
ylnda ngiltere, rlanda ve Danimarkann katlmyla Toplulukun
larnda blgesel btnlemeye
doru atlan tedrici admlarla
genilemesine ramen, 1970lerbir duraklama dnemiydi. Bunun
ilikilendirilir.
la birlikte, btnleme sreci, 1993 ylnda uygulamaya konmak
Yeni-ilevselcilik: Ilevselciliin
revize edilmi bir hlidir. Bir
zere, mallarn, hizmetlerin ve insanlarn Avrupann tamamn
alandaki blgesel btnleme
nin 'srama'eklinde daha fazla
da snrlanmakszn dolamn ngren Tek Avrupa Senedinin
btnleme basks yarattn
(TES) 1986da imzalanmasyla yeniden atelenmitir. 1991de tar
kabl eder.
tlp 1992de onaylanan ve 1993te uygulanmaya konan Avrupa
Birlii Antlamas (ABA) (Maastricht Antlamas) [da] Avrupa
Birliinin (AB) kuruluunu iln etmitir. Bu ABnin 15 yesini (Yunanistan ATye
1981de, Portekiz ve spanya 1986da, Avusturya, Finlandiya ve sve 1995te ka
tlmt) hem siyasal birlie hem de para birliine balyordu. Bu teklifin merkez
paras, tek bir Avrupa paras olan Euronun 1999da yaratlmasyd. Euro 2002den
itibaren banknot ve maden para olarak tedavle girmitir.
AB kategorize edilmesi ok g olan bir siyasal rgttr. Kelime
nin tam anlamyla, o artk AET ve ATnin balang aamalarnda
olduu gibi devletlerarasclk (intergovernmentalism) temelinde
ileyen bir bamsz devletler konfederasyonu deildir. ye dev
letlerin egemenlikleri 1966 tarihli Lksemburg Uzlasnda kayt
altna alnmtr. Bu uzla, Bakanlar Konseyinde oybirlii genel uy
gulamasn kabl etmi ve her ye devlete hayat ulusal karlarn
tehdit eden meselelerde dorudan veto hakk vermitir. Mamafih,
TES ve ABAmn sonucu olarak, en byk devleti bile safd brakabilen nitelikli ounluk oyu uygulamas daha geni bir siyasalar
alanna uygulanmaya balamtr. Bu uygulama ulusal vetonun ala
nn daraltmaktadr. Bu ynelim AB hukukunun tm ye devletleri
balamas ve belli AB organlarnn gcnn ulusal devletlerin aley
hine genilemesi gerekleriyle daha da iddetlenmitir. Sonu, hem
devlederarasclk hem de ulus-st zellikleri sergileyen siyasal bir
yapdr. lk zellik Bakanlar Konseyinde ikinci zellik ise Avrupa
Komisyonu ve Adlet Mahkemesinde gze arpar. AB henz fe
deral bir Avrupa yaratmam olabilir, fakat Avrupa hukukunun ye
devletlerin ulusal hukuku zerindeki stnl sebebiyle, belki de,
federalleen bir Avrupadan bahsetmek daha dorudur.

Devletlerarasclk,
Ulus-stclk
Devletlerarasclk, egemen
bamszlk temelinde devletler
arasnda cereyan eden her trl
etkileim biimidir. Bu, antlama
lar ve ittifaklarn yansra Milletler
Cemiyeti ve AET gibi cemiyetler
ve konfederasyonlar da ierir.
Egemenlik, en azndan ulusal
adan hayat nem tayan
konularda veto yetkisi veren
oybirliine dayal karar alma
sreci ile korunur.
Ulus-stclk, ulus-devletin
otoritesinden daha stn ve
iradesini ulus-devlete kabl et
tirebilme kapasitesine ship bir
otoritenin varldr. Bu yzden,
o, egemenliin merkez ve evre
yaplarda paylald uluslararas
federasyonlarda bulunabilir.
Avrupa Birlii devletlerarasclk
ve ulus-stclk unsurlarnn
bir karmn ierir.

* AB'nin siyas bir birlik olmas dorultusunda gerekli yaplanma ilkelerinin belirlenmeye alld Aralk
2000'deki AB Nice Konsey Kararlar tarih nemde kararlardr. Bu Zirvede ayn
zamanda "oy birlii" ilkesinden "nitelikli ounluk" ilkesine geiin esaslar da belirlenmi ve 2001
sonrasnda da belirli alanlarda uygulamaya konulmutur. Bylece"veto"mekanizmasnn AB'nin
ilevselliini tkamasnn nne geilmeye allmtr. Yine bu Zirvede alnan kararla toplanan ve AB iin
bir Anayasa tasla hazrlayan "AB Anayasa Konvansiyonumun hedefleri arasnda da AB'nin ilevsellii ve

Odaklanma
Avrupa Birlii'nin leyii
Avrupa Komisyonu: Bu Avrupa Birlii'nin idar-brokratik koludur. Byk devletlerin her birinden iki kk devletlerden birer tane
olmak zere 20 komiser ve bir bakan tarafndan yrtlr (Romano Prodi'nin bakanl 2000 ylnda balamtr). Yasama teklif
eder, AB antlamalarna uyulup uyulmadn izler ve genel olarak siyaset uygulamalarndan sorumludur.

Bakanlar Konseyi: Kendi meclislerine ve hkmetlerine hesap verme durumunda olan 15 devletin bakanlarndan oluur. AB'nin
karar alma organdr. Bakanlar Konseyinin bakanl ye devletler arasnda her alt ayda bir el deitirir. nemli kararlar oybirlii
ile alnrken dier kararlar nitelikli ounluk oyu veya basit ounluk esasna gre alnr.

Avrupa Birlii Konseyi: Bu devlet bakanlarnn d ileri bakanlar ve iki komiser eliinde katld ve Birliin almasnn genel
ynn tartt st dzey bir forumdur. Konsey periyodik olarak toplanr ve AB iin stratejik liderlik salar.

Avrupa Parlamentosu: AP, her be ylda bir dorudan seilen 626 yeden oluur. Avrupa Parlamentosu yasama deil fakat bir
denetleme meclisidir. Avrupa Birlii'nin btesini reddetmek ve Avrupa Komisyonu'nu datmak olan ana erkleri [fiiliyatta] uygu
lanamayacak kadar geni kapsamldr.

Avrupa Adalet Mahkemesi: AAM, Avrupa Birlii hukukunu yorumlar ve karar verir. Her ye devletten bir tane olmak zere 15
hkim ve mahkemeye tavsiyede bulunan 6 genel savcdan oluur. AB hukuku ye devletlerin hukukunun zerinde olduu iin
mahkeme lke hukuklarnn uygulamasn durdurabilir ve/veya geersiz klabilir. Bir Birinci Derece Mahkemesi bireyler ve irketler
tarafndan alan belli davalara bakmakla grevlidir.

Nitelikli ounluk oyu: Farkl,


meseieierde farkl ounluklara
ihtiya duyulan bir oylama
sistemi. Bu sistemde devletler

a^ashipti?kler'ne9re

AvruPa Birlii kategorize edilmesi g olan bir rgt olmaya devam etmekle birlikte, hi phesiz dnyann en ileri blgesel btn,

ieme deneyidir. Aslnda, devletler tarafndan gnll olarak ortaya


karlm, ekonomik, parasal ve nemli bir dereceye kadar, siyasal
bir birlik olarak AB esiz bir siyasal yapdr. ABA tarafndan gerek
letirilen Topluluktan Birlik e gei, devletler aras ibirliini d ileri,

gvenlik siyaseti, i ileri ve adlet, g ve polis hizmetleri gibi alanlara geniletmekle


kalmayp ayn zamanda herhangi bir ye devlette yaam, alma ve siyasal olarak ak
tif olma hakk araclyla AB vatandal nosyonunu tesis etmitir. Bu btnleme
dzeyi, gl basklarn, bazlarna gre de istisna olan, bir kombinasyonu sayesinde
mmkn olmutur. Buna gre, 1945 sonras Avrupasndaki [zel koullar] kamusal
tutumlar milliyetilikten ibirliine doru evirmeye ve elitleri ulusal karlara, bam
szlktan ziyde uyumlu eylemle (concerted action) daha iyi hizmet edileceine ikna
etmeye yardm etmitir. Ska, Avrupann uyumsuz orta olarak nitelenen ngiltere
gibi bu tip nkoullarn zayf olduu yerlerde, btnleme srecine katlm ya isteksiz
ya da aksak olmutur (ngiltere AETye katlmaya dnk dveti 1957de reddetmi ve
ABAnn Sosyal Mevzuatna ve para birliine katlmamay 1991de mzakere etmitir).
Mamafih, AB, Charles de Gaulle ve Margaret Thatchern bir bamsz dev
letler konfederasyonu olarak Avrupa vizyonunun ok tesine giderek, Roma
Antlamasnn her zamankinden daha yakn bir birlik amacn gerekletirmek
dorultusunda ok ey yapm olmasna ramen, [hlen] erken federalistlerin bir

bu amala da nitelikli ounluk ilkesinin gelitirilmesi ve yerletirilmesi nemli bir yer tutmaktayd. 2005
ylnda AB ye lkelerinde onaylanma sreci balatlan AB Anayasas 9 lkede kabl edildikten sonra
nce Fransa, ardndan da Hollanda'da referandumlarda reddedilince ortaya bir belirsizlik kmtr. AB
kurumlarnn alma ilkeleri ve yaps, Anayasann kabul ya da baka bir dzenlemeye kadar Nice Zirvesi
Kararlar erevesinde devam edecektir, (. n.)

Avrupa sperdevleti haylinin ok uzanda kalmaktadr. Bu ks


men ABAda vcut bulan yetki ikmesi (subsidiarity) ilkesine
saygdan, ksmen de Fransa ve Almanya gibi anahtar lkeler tara
fndan btnlemeye ynelik pragmatik yaklamdan kaynaklan
mtr. Yeni Avrupa iinde karar-alma gittike ok katmanl yne
tim (multilevel governance) temelinde gereklemektedir. Buna
gre, siyasa oluturma sreci birbiriyle balantl ulus-alt, ulus,
uluslararas ve ulus-st dzeylerden olumaktadr. Bu dzeyler
arasndaki denge farkl meseleler ve siyasa alanlarna gre dei
mektedir. Bu kompleks siyasa oluturma imaj ulusal egemenlik ve
AB dominasyonu arasndaki ksr sava fikrinden daha faydaldr.

Yetki kmesi
Yetki ikmesi (subsidiarity),
yedek kuvvetler birlii anla
mna gelen Ltince subsidiarii
kelimesinden gelmektedir.
Genel olarak karar alma
yetkisinin merkezden daha alt
kademelere devri anlamna
gelir. Ancak, birbirinden
nemli biimde farkllaan iki
anlal mevcuttur. Almanya
gibi federal devletlerde,
yetki ikmesi halk katlm ve
adem-i merkezlemeyi ima
eden siyasal bir ilke olarak

Gerekletirdii ilerlemeye ramen, AB birok snayc sorunla


anlalmaktadr. Buna dayal
olarak yerel ve blgesel ku
yzyzedir. Belki de bunlarn en eskisi AB fonlarnn byk bl
rumlar desteklenir. Bu, ABA'da,
mn hlen rekabeti olmayan iftilii sbvanse etmekte kullanl
kararlar'mmkn olduun
ca vatandaa yaknolarak
masn salayan Ortak Tarm Siyasas dr (OTS). OTSyi reforme
oluturulmaldr biimindeki
prensibe ballk eklinde ifade
etme ihtiyac genel olarak kabl edilmekle birlikte bu, Fransa ve
edilmektedir. Bununla birlikte,
Almanya gibi byk devletler ile gney Avrupadaki gl tarm lo
yetki ikmesi, genellikle antifederalistler tarafndan, AB
bileriyle mcadeleyi gerektirmektedir. Bir ikinci sorun, demokratik
kurumlarnn tecavzne kar
ak olarak nitelenen eydir. Bundan genellikle ABnin demokra
ulusal egemenlii savunan bir
anayasal ilke olarak da yorumtik hesap verme konusundaki eksiklik anlalmaktadr. Bu eksildik,
lanmaktadr.Bu ABA'da Avrupa
ABnin dorudan seilmi tek organ olan Avrupa Parlamentosunun
Birlii'nin yetkisi 'ye devletler
tarafndan tatmin edici bir
zayflnda [da] grlmektedir. nc olarak, 12 yeni devletin ka
ekilde gerekletirilemeyecek'
eylerle snrlandrlmaldr
tlmyla gerekleecek olan genilemenin yaratt sorunlar bulun
ilkesine ballkta ifadesini
maktadr. Bu srecin 2008 itibaryla tamamlanmas muhtemeldir.
bulmaktadr.
Polonya, ek Cumhuriyeti, Macaristan, Estonya ve Slovenyann
katlm srelerinin hzl bir ekilde gerekleecei dnlmekte
dir/ Mamafih, genileme daha az gelimi eski komnist devletleri desteklemek iin
kullanlan AB bteleri zerine yk olabilir ve hem siyasal birlik konularn dzenleyen
1997 tarihli Amsterdam Antlamas ve hem de genileme hakkmdaki dzenlemele
ri ieren 2000 tarihli Nice Antlamasnn da yetersiz olduunu gsterdii karar-alma
srecinin daha da karmaklamasna yol aabilir. Drdnc olarak, ABnin ekonomik
olarak gl kalma yetenei artk tek para projesinin baarsna sk skya baldr. Bu,
dier eylerin yannda, ortak fiz oranlarnn farkl ekonomik artlarla yzleen devlet
lerin hepsini memnun etmesini gerektirmektedir. Nihyet, ABnin daha fazla bam-

* "Yetki ikmesi", "Yerellik* Yetki Devri"gibiTrkeye evrilen "subsidarity" ilkesi genel olarak, kamu
hizmetlerinin uygun bir ekilde yrtlebilecei en alt dzeye devredilmesi anlamna gelmekte ve
Avrupa Birlii balamnda uygun olan her durumda yetkinin AB tarafndan ye devletlere ya da blgelere
aktarlmas olarak anlalmaktadr, (. n.)
* 1 Mays 2004'te AB'ye on lke daha katlm, bylece ye says 25'e kmtr. Bu yeni ye lkeler
unlardr: Macaristan, Polonya, ek Cumhuriyeti, Solovenya, Slovakya, Letonya, Litvanya, Estonya, Malta ve
Kbrs (Rum Ynetimi). AB, 2007'de ye olmalar hedefi ile hlen Bulgaristan ve Romanya ile mzakereleri
yrtmektedir. Ayrca Hrvatistan ve Trkiye ile de 2005 yl itibari ile yelik mzakerelerinin balamas
ngrlmektedir. (. n.)

Odaklanma
Avrupa Btnlemesi: Lehte ve Aleyhte Grler
Avrupa'nn btnlemesinin lehindeki grler unlardr:
Kozmopolitanizmi gelitirerek Avrupa halklarn dar ve yaltc milliyetilikten kanmaya tevik eder.
Ekonomik, parasal ve siyasal birlik Avrupa'da sava veya byk bir atmay dnlemez klacak bir devletleraras karlkl
bamllk dzeyi yaratr.
Tm ktay kapsayacak bir pazarn tesisi zenginlik ve bymeyi destekler ve Avrupa'ya kresel ekonomi iinde gvenlik verir.
Egemenliklerin bir havuzda toplanmas Avrupa devletlerinin dnya sahnesinde byk ve bamsz bir etkide bulunabilmelerinin
tek yoludur.
Tek bir pazarn ortak bir kurallar ve kararlar setiyle ynetilmesi anlamnda siyasal ve ekonomik birlik elele gider.
Avrupa vatandal bireylere daha geni ve bazen daha gl bir haklar, zgrlkler ve frsatlar dizgesi sunar.

Avrupa'nn btnlemesinin aleyhindeki grler yledir:


Ulusal egemenliin erozyonu farkl ulusal ihtiya ve karlarn karar alma srecinde dikkate alnmayaca anlamna gelir.
Tarihsel olarak iselletirilmi kimlikler zayflatlmaktadr. Bu da bazen dmanlk ve milliyeti geri tepmeler yaratmaktadr.
Ulusal, kltrel ve lisan farkllklar AB organlarnn gerek ballklar tesis etmesini imknsz klmaktadr.
AB kurumlaryla Avrupa halklar arasndaki mesafeden tr demokratik ak asla kapatlamaz.
Btnleme byk oranda Avrupa halklarn Yeni Avrupa'y destekleme dorultusunda maniple etmeye teebbs eden siyasal
elitler ve irket karlar tarafndan srd- rlmtr.
Btnleme esasen byk ve ekonomik olarak gelimi lkelerin karlarna hizmet etmektedir ve nih olarak Almanya
hkimiyetindeki bir Avrupa'ya yol verecektir.

sizlii ve dnya sahnesinde ne kmas dier byk glerle olan ilikilerinin yeniden
ayarlanmasna yol aabilir. rnein Avrupann [asker adan] bir hzl karlk verme
gc yaratmas ve bunun NATOnun stats ve durumuna ynelik yansmalaryla ilgi
li olarak Amerikann duyduu rahatszlk ak olarak grlmektedir.

Dnya Devletine D oru m u?


Dnya devletinin arkasndaki mantk devletin klsik liberal merulatrmasyla ay
ndr: sosyal szleme teorisi. Tpk farkl karlara sahip bireyler arasnda dzen ve
istikrar salamann tek yolunun egemen bir devlet kurmak olmas gibi her biri ken
di ulusal karn tkip eden devletler arasnda uluslararas atmay nlemenin tek
yolu stn bir dnya gc yaratmaktr. Bu mantk 20. Yzyl boyunca daha baskn
bir hle gelmitir. lk olarak, Birinci Dnya Sava asker teknolojideki gelimelerin
savata daha yksek nsan ve ekonomik maliyet anlamna geldiini gstermitir.
Bu sava sdece asker profesyonelleri deil sivil nfuslar da etkilemitir. Bunun
dorudan sonucu olarak, evrensel yetki alan tesis etmesi amalanan Milletler Ce
miyeti 1919 ylnda dnyann ilk uluslararas rgt olarak kurulmutur. Maalesef,
Milletler Cemiyeti hibir zaman adna yaraamamtr. ABD Bakan Wilsonun
abalarna ramen, Amerikan Kongresi Amerikann Cemiyete yeliini engelle
mitir. Birinci Dnya Savanda yenilmi olan Almanya 1926da kabl edilmi ve
Hitler 1933te iktidar olur olmaz Almanyay Cemiyetten ekmitir. Bata yelik
ten uzak durmu olan SSCB, ancak Almanya ve Japonya ayrldktan sonra 1934te
ye olmutur. Uluslararas ibirliini destekleyen ikinci faktr ekonomik istikrar

arzusuydu. 1930larn Byk Depresyonu ekonomik istikrarsz


l derinletiren, ulusal rekabet ve honutsuzluklar kkrtan bir
korumaclk dalgasna neden olmutur. Ekonomik milliyetilik
bylece siyasal milliyetilii beslemitir. Byle durumlarda otari
ve imparatorluk haylleri yaylr. Bunun tek rnei olmamakla be
raber en ak rnei Hitlerin asker yaylma programdr. 1944te
tilaf gleriyle savaan 44 lke ABDnin New Hampshire eyale
tindeki Bretton Woodsda sava sonras uluslararas ticaret ve para
sistemini ynetecek yeni kurallar ve kurumlar oluturmak zere
bir araya gelmilerdir.

Serbest Ticaret
Serbest ticaret devletler arasnda
trifeler veya dier korumaclk
biimleriyle snrlandrlmam
bir ticaret sistemidir. Serbest
ticaretin genellikle ekonomik
ve siyasal avantajlara ship
olduu dnlr. Ekonomik
olarak, devletlerin retiminde
en baarl olduklar mallar ve
hizmetlerde uzmanlamasn
salar. Bu karlkl yararlar ortaya
karr. Siyasal olarak, serbest

Bretton Woods Sisteminin amac ulusal egemenlii salamla


trp gelecekteki fnansal krizleri engelleyecek istikrarl ve ibirliki
bir uluslararas para sistemi ina etmekti. Kresel ekonomiyi dzen
lemek zere u kurum tesis edilmitir: Uluslararas Para Fonu
(International Monetary Fund, IM F), Trifeler ve Ticaret Genel
Antlamas (the General Agreement on Triffs and Trade, GATT)
ve Dnya Bankas. Bu yeni para sistemi ak bir uluslararas ekono
mi tesis etme fikrine bal olmakla beraber, o ayn zamanda, Ingil
tere delegasyonun lideri olan John Maynard Keynesin teorilerin
de yanstlan devletin ekonomik ilerin yrtlmesinde oynad
nemli rol de kabl etmitir. Bu anlamda, Bretton Woods sistemi
klsik iktisat tarafndan savunulan ticar liberalizmden ziyde mer
kantilizmle uyumlu hle gelmitir. Bretton Woods antlamasnn
kalbinde dalgal kurlarn tabiat itibaryla istikrarsz olduu ve ulu
sal ekonomik planlamay imknsz kld inanc temelinde sbit bir
dviz kurlar sistemi kurmaya ynelik neri yatyordu.

ticaret karlkl bamllk ve


kozmopolitanizmi gelitirir. Bu
da sava daha az olas ve belki
de imknsz hle getirir. Serbest
ticaret eletirmenleri, onun
kendilerinin yabanc rekabetten
korkmak iin nedeni olmayan
hkim glere zayf devletlerin
pazarlarn aarak ekonomik
eitsizlikleri genilettiine iaret
etmektedirler. Eletirmenlere
gre serbest ticaret, ekonomileri
yerel ihtiyalardan ziyde kresel
pazarlara gre ayarlamakta ve
kr, topluluk istikrarnn, iilerin
haklarnn ve evresel zararn
nne koymaktadr. Serbest
ticaret meselesi kresellemenin
arzu edilirlii ve etkisi hakkndaki tartmalarda merkez
nem tar.

Bununla birlikte, Bretton Woods sistemi 1970lerin balarnda ABDnin dolar


dalgalanmaya brakmas kararnn sbit dviz kuru rejimini ykp IM Fyi ana gre
vinden yoksun brakmasyla kmtr. Bu durum, sava sonras para sisteminin
ke ta ve sbit dviz kurunun ana garantr ABDnin yaad gittike iddetle
nen ekonomik glklerden kaynaklanmaktayd. Bu ekonomik glkler ksmen
Vietnama asker mdahalenin maliyetinden ksmen de Almanya ve Japonya gibi
yeni rakiplerin ortaya kmasndan kaynaklanyordu. Dalgal dviz kurunun gelii
mi temel bir siyaset ve ideoloji dnmne nayak oldu. Siyas
anlamda, bu dnm piyasa glerine daha fazla hkimiyet verdi
Otari: Kelime anlam olarak
z-ynetim; genellikle kolonyal
ve hkmet mdahalesinin alamn daraltt. rnein, ekonomik
yaylma veya uluslararas
glkler yaayan devletler paralarnn deerinde bir kayba mruz
ticaretten ekilerek ekonomik
olarak kendi kendine yetme
kalacaklar ve bu da, teoride, ihrcat ucuz ithalt pahal klarak
olarak anlalr.
bu glkleri amay mmkn klacakt. deolojik anlamda, IMF,
Merkantilizm: Uluslararas
ticareti ynetme ve zenginlik
GATT ve Dnya Bankas 1970ler boyunca serbest Pazar ve ser
yaratmada devletin roln
best ticaret ilkeleri zerinde ykselen bir uluslararas ekonomik
vurgulayan bir ktisad dnce
okulu.
dzen fikrine dnmlerdir. 1980lerde neo-liberalizmin ykselii,

Kresel Ekonomik Ynetim


Uluslararas Para Fonu (IMF): IMF genel olarak kresel para ynetimi kurallarn izlemek, zel olarak da sbit dviz kuru araclyla
kur istikrarn idame ettirmek amacyla kurulmutur. 1971den beri IMF neo-liberal bir ekonomik model benimsemitir ve yardm
almann koulu olarak kat piyasa temelli reformlarn yaplmasn lkelerden talep etmektedir. IMF kurucu 29 yeden 182 yeye
genilemitir. Merkezi Washingtondadr.

Dnya Bankas: nceden Uluslararas Yeniden na ve Gelime Bankas adn tayan Dnya Bankas d bor vermede risk
unsurunu drmek ve bylece de ekonomik istikrar desteklemek amacyla dizayn edilmitir. 1980'lerden beri Banka bor ver
mesini, ekonomilerin piyasa ilkeleri etrafnda yeniden uyumlanmas ve kresel ekonomiyle btnlemesi anlamna gelen 'yapsal
adaptasyona (structural adjustment) balamtr. Dnya Bankas'nin merkezi VVashington'dadr.

Dnya Ticaret rgt (WTO): DTTrifeler ve Ticaret Genel Antlamas'nn (GATT) yerini almak zere 1995te kurulmutur, 19861994 arasndaki'Uruguay Round'u mzakereleriyle yaratlm olan DT, GATT'tan daha gl ve geni yetkilere sahiptir. DTnn
misyonu dnya ticaretini 'liberalletirmek' ve 'ak'bir kresel ticaret sistemi yaratmaktr. DT 2000 ylnda 140 yeye shipti ve 30
lke de katima bavurusu yapm bulunmaktayd. Merkezi Cenevre'dedir.

ABDde Reagan ve ngilterede Thatcherin ynetiminde hem dnya ekonomisinde


bir dnm yanstm hem de ona ideolojik hz kazandrmtr. 1995te GATTn
yerini Dnya Ticaret rgtnn (D T ) almas serbest ticaret ajandasn glen
dirmi ve ekonomik kresellemenin hznn artmasna yardmc olmutur. DT
bazlarnca oluum srecindeki bir kresel ynetim [birimi] olarak grlmektedir.
Taraftarlarna gre, DT trifeleri ve ticaretin nndeki dier engelleri ykarak dn
ya apnda gelime ve zenginlie katkda bulunmaktadr. Mamafih,
kartlar ise irket karlarnn szcs ve evresel ve sosyal mese
lelere duyarsz olduu gerekesiyle onu eletirmektedirler.

Kolektif Gvenlik

En basit ekliyle, kolektif g


venlik fikri saldrganln birden
ok devletin birleik eylemi

Birlemi Milletler

ile en iyi engellenebileceini


ifade eder. Kolektif gvenlik
teorisi sava ve uluslararas
atmann g siyasetinin
belirsizlik ve gvensizliinde
yatt varsaym zerine
temellenmektedir. Buna gre,
devletler birbirlerini savunma
sz verdii srece ya ilk
etapta saldrganl caydrma
ya da uluslararas dzen bozulduysa saldrgan cezalandrma
kapasitesine ship olacaklardr.
Baarl kolektif gvenlik
koula dayanr, ilk olarak,
devletler kabaca birbirine eit
olmaldr veya en azndan
baskn bir devlet olmamaldr.
kinci olarak, tm devletler
dier devletleri savunmann
sorumluluklarn tamaya

kinci Dnya Savann son gnlerindeki San Fransisco


Konferansnda (Nisan-Haziran 1945) kurulan Birlemi Mil
letler bugne dein varolan en ileri dzeydeki dnya hkmeti
deneyidir. BM, 1930lar boyunca Almanya, Japonya ve tal
ya yaylmac amalarn tkip ederken seyirci kalan Milletler
Cemiyetinin byk baarszlklarndan kanmay amalamtr.
BM, realizmin ve idealizmin bir karmndan domutur. Bir ta
raftan ABD, SSCB ve ngilterenin tilaf devletleri kart ittifakn
sava sonras dneme uzatmann ak avantajlar bulunmaktayd
te yanda en ak ekliyle Franklin D. Roosevelt tarafndan ifade
edilen yksek beklentiler bulunmaktayd. Buna gre, bu dnem
gemi dnemin g siyasetinin reddiyle ne kacak ve bu da ba
ra ve uluslararas ibirliine yol verecekti.

ve maliyetlerine katlanmaya
istekli olmaldr. nc olarak,
etkin eylemde bulunabilmek
iin gerekli ahlk otorite ve
asker yetenee ship bir
organ bulunmaldr.

BM art, rgte katlmak isteyen lkeler iin en yksek uluslara


ras eylem standartlarn getirmitir. Bu standartlar, g kullanmn
reddetmeyi, uluslararas anlamazlklarn barl yollarla almas
n kabl etmeyi, insan haklar ve zgrlklerine saygy salamak

dorultusunda ibirlii yapmay, ulusal egemenlii ve kendi kaderini tyin hakkn


(self-determination) tanmay ieriyordu. Bu yaklamn temelinde kolektif gvenlik
ilkesine ballk ve kolektif eylemin eski siyasete bir alternatif yaratabilecei inanc
yatmaktadr. Eski siyaset ulusal karn tkibi ve g dengesinin devam ettirilmesi
zerine temellenmiti. Bununla beraber, Milletler Cemiyetinden farkl olarak, BM
hi phesiz kendisini gerek bir dnya rgt olarak tesis etmi olmasna ve oun
luk tarafndan uluslararas siyaset sahnesinin vazgeilmez bir paras olarak kabl
edilmesine ramen, onun, kurucularnn beklentilerine bugne dein karlk vere
bildiini veya ilerde verebileceini ileri srmek olduka gtr.
BM nin yaps her biri tek oya ship ye devletlerin tmn ieren Genel Kurul
(General Assembly) etrafnda ekillenir. Genel Kurul, art tarafndan kapsanan her
meseleyi tartp karar verebilir. nemli kararlar 2/3 ounlukla alnmaldr. Ancak
bu kararlar uygulanabilir uluslararas hukuk olmaktan ziyde tavsiye niteliindedir.
BM etkin bir parlamento olmaktan ziyde bir propaganda arenas olup gelimek
te olan lkelerin byk saylar tarafndan domine edilmektedir. En nemli BM
organ, uluslararas bar ve gvenlii salamakla grevlendirilmi olan Gvenlik
Konseyidir. Bylece Gvenlik Konseyi BM nin arabulucu, gzlemci, bar koru
yucu ve nih olarak bar tesis edici rollerini gerekletirmekten sorumludur. Kon
sey 15 yeden oluur. Byk Beler dim veto gcne shiptir. Bu onlarn dier
Konsey yelerince alnacak kararlar iptal edebilecekleri anlamna
gelir. Dier 10 ye Genel Kurul tarafndan iki yllna seilen ge
ici yelerdir. Mamafih, Gvenlik Konseyinin yaps gittike daha
Uluslararas Hukuk
fazla eletiri ekmektedir. zellikle, ngiltere ve Fransann srekli
Uluslararas hukuk tm devlet
pozisyonlar Japonya ve Almanyann byyen statleri tarafndan
ler zerinde balayc olan ve
bu nedenle devletler arasnda
sorgulanmakta ve gelimekte olan lkeler genellikle Hindistan ve
ilikileri tanmlayan bir kurallar
sistemidir. (Hukuk kamusal ve
Brezilyann katlm eklinde dim temsil iin bastrmaktadrlar.
zora dayal olarak yrtlen

Daha nce Uluslararas Adlet Divan olan Dnya Mahkemesi,


BM nin yarg koludur. Bu mahkeme, hem Genel Kurulun hem de
Gvenlik Konseyinin yelerinin ounluu tarafndan dokuz yllk
sreler iin seilmi 15 yarglk bir panelden oluur. Mahkeme
nin zayf noktalan, sdece devletlerin aralarndaki anlamazlklar
mahkemeye getirmeyi tercih etmeleri hlinde karar verebilmesi ve
BMe ye devletlerin yaklak olarak sdece te birinin onun her
hangi bir alanda yetkisini kabl etmeye hazr olmasdr. Sekreterya,
BM nin yrtme koludur ve BM Genel Sekreteri (Aralk 1996dan
beri Kof Annan) tarafndan yrtlr. Gvenlik meselelerinde,
Genel Sekreter Gvenlik Konseyiyle yakn bir ekilde akr. Dn
ya bakanna en yakn ey olarak, o, rgtn durumunu ve yn
n belirlemek hususunda ok ey yapabilir. BM, en fazla, yksek
dzeyli bar-koruma operasyonlaryla bilinmekle beraber, onun
hreti daha ok Genel Kurulun Ekonomik ve Sosyal Konseyi tara
fndan koordine edilen uzman rgtler tarafndan belirlenir. Bu r

bir kurallar dizesidir.) Bir dnya


yasama organnn yokluun
da, uluslararas hukuk birka
kaynaktan doar: antlamalar,
gelenek, toprak btnlne
sayg gibi genel ilkeler ve ulus
lararas mahkemeler tarafndan
verilen kararlarn birikmesiyle
oluan yasal itihatlar, idea
listler geleneksel olarak, onu
ahlk ilkelere sayg gstererek
dzen kurmann arac olarak
grerek, uluslararas hukuka
byk nem vermilerdir.
Bylelikle uluslararas hukuk,
uluslararas anlamazlklarn
barl zmn mmkn
klmaktadr. te taraftan
realistler, zora dayal olarak
yrtlebilir olmad iin
hukuk deil fakat sdece bir
ahlki ilkeler seti olduunu ileri
srerek uluslararas hukukun
statsn sorgulamlardr.

gtler arasnda, Dnya Salk rgt (W H O), Birlemi Milletler ocuklara Yardm
Fonu ( UNICEF), Birlemi Milletler Eitim, Bilim ve Kltr rgt (UNESCO)
ve Birlemi Milletler Mlteciler Yksek Komiserlii (UNHCR) bulunmaktadr.
BM nin bir dnya devletine dnme kapasitesi onun esasen yelerinin bir
yarats olduu gereiyle cidd bir ekilde snrlanmaktadr: O, ye devletlerin,
zellikle de Gvenlik Konseyinin dim yelerinin msaade ettiklerinden fazlasn
yapamaz. Bunun sonucunda, BM nin rol uluslararas atmalar barl zm
bulmaya yardmc olacak mekanizmalar salamakla snrl kalmtr. Mamafih, bu
adan bile, BM nin karnesi pek parlak deildir. Hi hesiz, BM, 1959da Hin
distan ve Pakistan arasnda atekesi mzakere etmek, 1960ta ICatanga tarafndan
teebbs edilen ayrlmadan sonra, imdi Zaire olan, Belika Kongosunda bar
muhafaza etmek ve 1962de Hollandallar ve EndonezyalIlar arasnda Yeni Gine
hakknda arabuluculuk yapmak gibi tartlamaz baarlara imza atmtr. Ancak,
tarihinin byk ksmnda BM sperglerin rekabetiyle felce uramtr. Souk Sa
va, meselelerin ounda, ABD ve SSCBnin muhalif pozisyonlar almasn salam
ve, bu da, Gvenlik Konseyini kesin eyleme gemekten alkoymutur.
BM nin 1950de Koreye mdahalesi, komnist inin dlanmasn protesto
amacyla SSC Bnin geici olarak Gvenlik Konseyinden ekilmesiyle mmkn
olmutur. Her durumda, bu gelime B M nin Bat tarafndan domine edildii kor
kularn beslemitir. 1962deki Kba Fze Kriz srasnda dnya nkleer savan
eiine gelirken, BM gsz bir seyirci olarak kalmtr. Sovyetlerin 1956 Maca
ristan, 1968 ekoslovakya, ve 1979 Afganistan igllerini engellemekte baarsz
kalm ve 1 948,1956, 1967 ve 1973 yllarndaki mteakip Arap-srail savalarn
da ok az etkiye ship olmutur. Bununla birlikte, dnya meseleleri zerindeki
pratik etkisinden bamsz olarak, B M nin uluslararas hukukun kendisi aracl
yla tesis edilebilecei balca ara olarak hatr saylr bir ahlk otoriteye hk
mettii de inkr edilemez. Bu durum, ngilterenin 1982 Falkland Adalar Sava
srasnda BM kararlarna uygun ekilde hareket ettiini gsterme endiesinde ve
ABDnin 1991deki Krfez Savanda, BM nin otoritesi dnda hareket etme
korkusuyla, kamakta olan Irak kuvvetlerini Irak ilerine doru takip etmeme
kararnda ak bir ekilde sergilenmektedir.
Souk Savan sona ermesi BM iin yeni bir dnemin balangcyd. Bu kadar
uzun zaman sper glerin dmalyla marjinalize olduktan sonra, BM birdenbi
re tek bir dnyann kendisi araclyla ortaya kartlabilecei bir ara olarak yeni
bir nem kazanmtr. BM nin 1990-9 l de Irak Kuveytten atmak iin yapt m
dahale, saldrganl caydrma ve bar muhafaza etme ykmlln gerekle
tirme dorultusunda yenilenmi bir kapasiteyi gsterir gibi gzkmtr. Ancak,
bu erken umutlar ksa zamanda yerlerini hayl krklklarna brakmtr. BM bar
gleri 1994te Ruandadaki soykrma yaklaan katliam srasnda [etkisiz bir] se
yirciden ok az farklydlar. Somalideki BM destekli Amerikan mdahalesi 1995te
aalanma ve geri ekilme ile sonulanm ve yerel diktatrlerin sava da yavalamakszn devam etmitir. Eski Yugoslavyada tekrar tekrar balayan atmalar

BM nin gzetiminde mzakere edilen atekeslerin ve Srbistana ynelik kstlamalarn etkinsizliini gstermitir. Peki neden byle olmutur?
ok basite, BM, eski dnya dzeninin yklmasnn sebep olduu deien
dengelerin ve gvensizliin kayplarndan birisi olmutur. Proto-dnya-devleti
olarak sahnenin merkezine adm atmak yerine, BM bir sra yeni problemler ve
atmalarla yzlemek zorunda braklmtr. Bunlar arasnda, artk Dou-Bat
rekabetiyle gvenlii tehdit altnda olmayan devletlerin kolektif gvenlik dava
sna veya yerkrenin br ucundaki devletlerin savunmasna kaynaklarn ba
lamaktaki ekimserlikleri bulunmaktadr. Bu yeni tecritilik AB yesi devlet
lerin Bosnada uyumlu bir ekilde eylemde bulunmalarn engellemeye katkda
bulunmu ve ayn zamanda ABDyi daha erken bir aamada harekete gemekten
caydrmtr. Dahas, yeni uluslararas sistemde sorumluluklarn ve klfetlerin
datlmasyla ilgili cidd problemler bulunmaktadr. rnein, bir taraftan greli
ekonomik gerileme ABDnin dnyann polis gc roln gerekletirmesi yete
neine zarar verirken, br taraftan cr ekonomik spergler olan Japonya ve
Almanya, zenginliklerine zarar verir ve byme oranlarn drr korkusuyla bu
rol stlenmekte isteksizdirler. Nihyet, uluslararas siyasal odan kendisi dei
mitir. BM nin rol komnizm ve kapitalizm arasndaki atma tarafndan domine edilmi bir dnyada bar muhafaza etmekti. imdi BM kresel kapitalizmin
dinamikleri tarafndan yaplandrlan bir dnyada kendine yeni bir yol bulmaya
zorlanmaktadr. Bu yeni dnyada atma gittike zenginlik ve kaynak dalmn
daki dengesizliklerden kaynaklanmaktadr. Bu balamda, zellikle DT, IM F ve
dnyann baskn ekonomik glerinin rgt olan G 7nin artmakta olan gc
nda, B M nin ekonomik g eksiklii nemli bir zayflktr. Bununla birlik
te, bu tip durumlar belki de sdece, rgt ve onun Genel Sekreteri Kofi Annan
2001de Nobel Bar dln aldnda kabl edildii zere, BM nin benzersiz
rolne ve ahlk otoritesine dikkat ekmektedir.

*'N ew isolationism'terimi/yeni yalnzclk'olarak da evirilebilir. (. n.)

zet
Uluslararas siyaset eitli ekillerde analiz edilmitir. dealizm, ahlk deer
ler ve yasal normlar zerinde temellenen bir perspektif kabl eder. Realizm,
g siyasetinin nemini vurgular. Neorealizm, uluslararas sistemin yapsal
snrllklarn ne karr. oulculuk (Pluralism) karma-aktr modelini
ne srer ve gcn gittike artan yaylmna vurgu yapar. Marksizm kresel
kapitalist sistem iindeki ekonomik eitsizliklere dikkat eker.
21. Yzylda dnya dzeni eitli ekillerde yorumlanmtr. Baz gzlemci
ler iki-kutuplu dnyann sona ermesinin Souk Savan yerleik dmanl
ndan karlkl bamllk temelinde daha geni ibirliine geii mmkn
kldn ileri srmektedir. Dierleri iki-kutupluluun en azndan istikrarl
olduunu, buna karn ok kutupluluun yeni ve tahmin edilemez uluslara
ras atma biimleri dourabileceini dnmektedir..
Kreselleme, hayatlarmzn gittike [artan oranda] bizden uzakta alnan
kararlar ve eylemlerle ekillendii anlamna gelen kompleks bir karlkl
ballklar adr. Ekonomik kreselleme, ekonomik egemenlik fikrini y
kan, ulusar sermye ve mal akndaki art gsterir. Kltrel kreselleme
homojenize edici bir gtr. Bununla beraber kreselleme yukardan aa
ya [empoze edilen] bir sre deildir.
Kreselleme olduka tartmal bir sreler setidir. Hem onun ne olup ne
olmad hakknda hem de onu besleyen gler hakknda tartma vardr.
Kreselleme taraftarlar onun demokratiklemeyi destekledii, zenginlii
ve gelimeyi arttrd, seenek ve frsatlar genilettiini ileri srmektedir.
Kartlar artan eitsizlikten, irketlerin demokratik kontrolden kaabilme
yeteneklerinden ve evresel felketten onu sorumlu tutmaktadrlar.
Blgesel btnleme trendleri kresellemeyi dengeleyebilir. Bazlar bl
geselciliin milliyetiliin yerini alacan ileri srmektedir. Avrupa Birlii,
siyasal birliin yansra ekonomik birliin de bir rnei olarak blgesel b
tnlemede en ileri deneydir. Mamafih, egemenlii snrlamakta byk mesafe
katetmekle birlikte, henz bir Avrupa sper devleti olmaktan olduka uzaktr.
Esas olarak dnya devleti lehindeki argman eer kresel devlet yoksa ulus
lararas sistemin bir doa durumu olarak ileyecei eklindedir. Bununla
birlikte, Birlemi Milletlerin bu rol oynama kapasitesi devletlerin kolektif
gvenlik davasna kaynaklar ayrmadaki isteksizleri, yeni uluslararas sis
temde sorumluluklarn eitsiz dalm ve artk Dou-Bat rekabeti tarafn
dan yaplandrlmayan bir dnyada BM ye yeni bir rol bulmaktaki glk
tarafndan kstlanmaktadr.

Tartma Sorular
Hangi uluslararas siyaset perspektifi ada gelimelere en fazla aklamay
getirmektedir?
ok-kutuplu bir dnya dzeni zorunlu olarak istikrarsz mdr?
Kreselleme bir efsane mi yoksa bir gereklik midir?
Kresellemi bir ekonomi herkes iin frsat m yoksa daha fazla gvensizlik
ve daha byk eitsizlik mi anlamna gelmektedir?
Avrupa Birlii bir istisna mdr yoksa blgesel btnleme iin bir model
olacak mdr?
Yeni uluslararas sistemde BM ne rol alabilir veya almaldr?
Dnya devleti ekici bir beklenti midir?

leri Okumalar
Burchill, S. ve dierleri. Theories o f International Relations (Basingstoke: Palgrave, 20 0 1 ).
Uluslararas ilikiler alanndaki teorik geleneklere zl ve bilgilendirici bir giri.
Chomsky, N. World Order, Old and New (London: Pluto Press, 1994). Yeni dnya dzeni
nin keskin bir incelemesi. A BD nin hegemonik arzularn vurgulamaktadr.
Hettne, B., A. Inotai and O. Sunkel (D er.) Globalism and the New Regionalism (London:
Palgrave, 1999). Blgeselleme ve Kreselleme arasndaki ilikiyi inceleyen 5 cilt
lik bir eserin ilk cilti.
Held, D. Ve A. McGrew (Der.) The Global Transformation: An Introduction to the Globalization Debate (Cambridge and Malden MA: Polity Press, 2 0 0 0 ). Kreselleme
tartmasnda temel meseleleri inceleyen tam ve kapsaml bir alma.
Kegley, C. W. And E.R. Wittkopf World Politics: Trend and Transformation (Boston and
New York: Bedford/ St Martins and Basingstoke: Palgrave, 20 0 1 ). Teorik meseleleri
gncellenmi ampirik analizle baarl bir ekilde btnletiren dnya siyasetindeki
ynelimlerin olduka kapsayc bir aratrmas.
M cC orm ick,J. Understanding the European Union: A Concise Introduction (2n d E d .) (Lon
don: Palgrave, 2002). ABnin ileyiine, geliimine ve Avrupann btnlemesinin
yansmalarna zl, canl ve okunabilir bir giri.
Scholte,J. A. Globalization: A Critical Introduction (London: Palgrave, 20 0 1 ). Kreselleme
hakkndaki birok giriin en kapsaycs ve ulalabilir.

Blm
Ulus-Alt Politika

"Tm siyaset yereldir"


Amerikan Temsilciler Meclisi Eski Bakam Thomas (Tip) O Neill Jr.n en sevdii sz.

Her ne kadar ulus devletler uluslararas siyaset asndan birbirlerinden ayr ve kendi iinde btnl olan varlklar muamelesi grse
de her ulus-devlet bir dhili blmlenmeyi ve deiik iktidar dzeylerini iinde barndrr. Bunlardan en nemlisi, merkez veya ulusal
.
.
1
1
ynetim ile blge, eyalet veya yerel lekte cograt blgeler temelinde yaplan ayrmdr. Bu tip ayrmlar her devletin kendi anayasal
dzeni, yani o devletin federatif ya da niter bir ynetim sistemini

IRM H SfH !
YerindenYnetim'miT.!!

....... 214

Merkez-evre likisi.............. 2 1 5
Federaiist Sistemler _______ .216
Neden Fedaraiizm............... .217

Fdaraiizminze"'klen..........219

tercih etmesiyle ekillendirilir. H er bir sistem iktidar corat olarak

Deerlendirilmesi------- -- 220
niter Sistemler------ -----222
YereiYnetim.......... ............... 223

kendine zg bir biimde datr ve bylece iinde merkez-evre


ilikilerinin yrtlebilecei bir yap meydana getirir. Tm modern

EtnkveTopluluk'ur'n>
225
Siyaseti........................... 227

Tt

1 1

iv

u- 1 1

devleuer ayn zamanda deiik oranlarda da olsa brbrlerye el-

en basklara da mruz kalrlar. Bir yandan, ekonomi, uluslararas


. . .

, , .

................

, .

ilikiler ve dier baz alanlardaki etm enler amansz gibi grnen bir

Etnik Siyasetin Ykselii----- 227


Bir Topluluk Siyaseti mi?..........230

zet......................................2 3 2
Tartma Sorular................. 232
uve okuma........................ 233

merkezleme eilimini ynlendirmektedir. Dier yandan, zellikle


20. Yzyln sonlarnda, etnik, blgesel ve topluluk merkezli siyasa
larn ykseliiyle zlmeci (centrifgal) eilimler artmaktadr.
Bu blmde incelenen bellibal konular unlardr:

1. Merkez ve adem-i merkez sistemlerin kendilerine zg yararlar nelerdir?


2. Federal ve niter sistemler arasndaki farklar nelerdir ve bu sistemler blgesel ve
dier farklllar nasl uzlatrmaktadrlar?
3. Neden daha ok merkezleme eilimi vardr?
4. Etnik siyasetin ykselii hangi etmenlerle aklanabilir? Bu gelime ulus-devlet iin
ne lde bir tehdit oluturmaktadr?
5. Modern toplumlarda siyasetin ilgi oda olarak topluluk kavram ne lde ulus
kavramnn yerini alabilir?

Merkezden Ynetim mi, Yerinden Ynetim mi?


Tm modern devletler merkez (ulusal) ve evresel (peripheral) (blgesel, il teme
linde (provincial) veya yerel) olarak coraf temelde blmlere ayrlmlardr. Ne
var ki bu blmlerin doas muazzam bir eitlilik gsterir. Bu deiiklikler merkezevre ilikisinin yrtld anayasal ereveyi, [ynetsel] ilev ve sorumluluklarn
ynetim birimleri arasnda paylalmasn, personellerin atama ve ie alnma yn
temlerini, merkezin evreyi siyas, ekonomik, ynetsel ve dier gleri yolu ile de
netlemesini ve evre kuramlarnn bamszln iermektedir. Ne var ki, ak olan
udur ki, ne merkezdeki, ne de evredeki kuramlardan tamamen vazgeilebilir.
Merkez ynetimin yokluunda, bir devlet uluslararas alanda bir aktr olarak
ilev gremez. [Merkez ynetimin yokluunda devlet] stratejik ittifaklara girmek,
ticar antlamalar mzakere etmek, uluslararas zirve toplantlarnda temsil edil
mek, veya uluslarst kurululara ye olmak iin bir araca ship olamaz. Bu ne
denledir ki merkez ynetim, dileri, diplomasi ve savunma siyasalarm kontrol
etmesiyle de grld gibi, her zaman bir devletin d ilikilerinden sorumludur.
Buna ek olarak, evre kurumlan arasnda mevcut olan ortak kar alanlarndaki i
birliinin salanmas iin de merkez ynetim gereklidir.
ou zaman bu, merkez ynetimin devletin ekonomik yaamnn genel kont
roln elinde tutmas ve i ticaret, ulam ve iletiim gibi konulan denetlemesi an
lamna gelir. Bununla birlikte, merkez ynetimi evre kurumlan karsnda daha
ok glendirmenin nemli nedenleri vardr:
Merkezden ynetim [fikrinin] dayanaklar unlardr:
Ulusal Btnlk: Sdece merkez ynetim, [lkenin] eitli paralarndan ok
btnnn, yani parasal, etnik veya blgesel karlar deil ulusal karlar dile ge
tirebilir. Gl bir merkez, ynetimin tm toplumun karlarn gz nne almasn
salar; zayf bir merkez ise [blgeler arasnda] rekabete ve uyumsuzlua neden olur.
Tektiplik: Sdece merkez ynetim, insanlarn lkenin bir yanndan dierine
daha kolay hareket etmesine olanak veren tektip yasalar ve kamu hizmetlerini sa
layabilir. Bir lkede deiik vergi, hukuk, eitim ve sosyal gvenlik sistemleri oldu
unda coraf hareketlilik de snrlandrlm olur.
Eitlik: Yerinden ynetim [ilkesinin] evre kuramlarn kendi yre veya blge
lerindeki kaynaklara dayanmaya zorlamas gibi bir mahzuru vardr. Sdece merkez
ynetim, en ok toplumsal ihtiyac olan blgelerin gelir salama konusunda en az
potansiyeli olduu gereinden kaynaklanan eitsizlikleri dzeltebilir.
Refah: Ekonomik gelime ve merkezden ynetim hep elele giderler. rnein
sdece merkez ynetim, [lke apnda] tekbir para birimini ynetebilir; srdr
lebilir kalknmay gz nnde tutarak vergi ve harcama politikala
rn kontrol edebilir; ve gerekirse kara ve demiryollar, havaalanlaMerkezden Ynetim: Siyas
gcn veya hkmet etme
n ve benzeri altyapy salayabilir.
yetkisinin ulusal dzeyde
toplanmas.

Dier yandan, mmkn veya istenilir dzeyde merkezden yne-

timin de snrlar vardr. Gerekten de, onlarca ve hatta yzlerce milyon vatandan ya
ad modern devlederin sdece merkezden ynetilebilecei fikri komiktir. rnein,
eer modern bir devletin tm hizmetleri ve ilevleri merkezden ynetilse idi, bunun
sonucu ekonomi uzmanlarnn lek ekonomisinin olmamas (diseconomies of scale) olarak adlandrd durumu yanstan umutsuz bir [ynetsel] etkinsizlik ve brok
ratik kaos olurdu. Genelde evre kuramlarna verilen sorumluluklar, isel (domestic)
olanlardr. Yani temel olarak o lkede yaayanlarn eitim, salk, toplumsal refah ve
planlama gibi ihtiyalarna yant verirler. Yine de merkezden evre kuramlarna dier
baz sorumluluklarn ve karar verme yetkisinin aktarlmas iin kayda deer basklar
vardr.

Yerinden ynetim [fikrinin] dayanaklar unlardr:


Katlm: Vatandalar iin mensup olduklar topluluun siyas yaamna katlm
olanaklar salamak bakmndan yerel veya blgesel ynetim kesinlikle merkez y
netimden daha etkilidir. Siyas katlmn boyutlarn artrmann yararlar, daha iyi
eitilmi ve bilgilendirilmi bir vatanda kitlesi yaratmay da ierir.
Yant Verirlik (Responsiveness): evre kurlular genel olarak insanlara daha
yakndr ve onlarn ihtiyalarna kar daha duyarldr. Bu durum hem demokratik
sorumluluu glendirir, hem de ynetimin sdece toplumun genel sorunlarna
deil, daha kk topluluklarn zel sorunlarna da eilmesini salar.
Meruiyet: Hkmetten fiziksel olarak uzak olma durumu ynetimin kararlar
nn kabl edilebilirliini ve haklln (rightness) etkiler. Yerel dzeyde verilen ka
rarlar daha anlalabilir, dolaysyla meru saylabilir. Bu durumun tersine, merkez
ynetim, hem coraf, hem de siyas olarak uzak grnebilir.
zgrlk: ktidar yozlamaya yatkn olduu iin merkezden ynetim devleti
bireye kar bir zorba ynetim hline getirme tehdidini iinde barndrr. Yerinden
ynetim, zgrl, hkmetin gcn yayarak (disperse) korur ve bylece bir
frenleme ve dengeleme (checks and balances) a oluturur. evre kurumlan, hem
merkez devleti, hem de birbirlerini denetlerler.

Merkez-evre likileri
Bir devletteki merkezden ynetim ve yerinden ynetim arasndaki denge, birok
tarih, kltrel, coraf, ekonomik ve siyas etmen tarafndan ekillendirilir. Bu et
menlerin en nemlileri devletin anayasal yaps ve siyas sistemdeki egemenliin
nerede olduudur. Her ne kadar dier etmenlerce etkilenirse de anayasal yap en
azndan merkez-evre ilikilerinin yrtld bir ereve (framework) salar.
Modern dnyada en ok rastlanan iki tr blgesel rgtlenme biimi federal ve
niter sistemlerdir. Bir nc tr olan konfederasyonun genel.............
de srdrlemez olduu tecrbe edilmitir. Konfederasyonlar,
egemenlik gcn evre kuramlarna vererek sdece en gevek
luiukiarm merkez kummiardan
.
>
..
..
.
- 1-1 t
j

.
aktarlmas yoluyla artrlmasdr.
ve en yerinden ynetimci bir syas birlik kurduklar iin, en bata _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _

Pierre-Joseph Proudhon (1809-1865)


Fransz anarist. Byk lde kendi kendini yetitirmi bir matbaac olan Proudhon, radikal

siyasete 1847'de Paris'e yerlemeden nce Lyon'da atld. 1848 Kurucu Meclisi'nin bir yesi olarak
Prouhon'un anayasa hakknda 'bir anayasa olmas nedeniyle'olumsuz oy kullanmas nldr.
Daha sonra yl boyunca hapse atlm, sonrasnda da aktif siyasetden hayl krklna urayarak
yazmaya ve kuramcla odaklanmtr. En bilinen eseri olan ve nl 'mlkiyet hrszlktr'szn de
ieren Mlkiyet Nedir? (Qu'est-ce que la propri(ti ?, [1840] 1970)'de anarizm konusunu 'mtereklik'
ilkesi temelinde ilk kez sistematik bir biimde tartmtr. Federal lke (Du Principe federatif, 1863)'de
Proudhon, anarizmini asgari bir dzeyde devletin 'bir eyleri harekete geirmek'iin gerekli oldu
unu kabl ederek deitirmitir. (Yine de'federal'ile kastettii, kendi kendini yneten topluluklar
arasndaki siyas szleme, yani konfederalizmdir).

gelen destekleyicilerinin Pierre-Joseph Proudhon gibi anaristler olmas art


c deildir. Aslnda konfederal ilke, NATO (Kuzey Atlantik Antlamas rgt),
Birlemi Milletler, Afrika Birlii rgt (OAU) ve ngiliz Milletler Topluluu
(Commonwealth) gibi uluslararas rgtlerde de grld gibi, ounlukla dev
letleraras ilikiler eklinde uygulanr. Konferedasyonun ulus-devlet leindeki
rnekleri daha ndir bulunur. Amerika Birleik Devletleri ilk bata Kta Kongresi
(1774-1781) eklinde ve sonra Konfederasyon Maddeleri (1781-1789) altnda bir
konfederasyondu. Konfedere devletin en nemli modern rnei, 1991de Sovyet
Sosyalist Cumhuriyetler Birliinin resmen yerini alan Bamsz Devletler Toplulu
u (B D T )dur. BDT, 15 eski Sovyet Cumhuriyetinin l l i tarafndan kurulmutur
(Grcistan ve Baltk Cumhuriyeti katlmay reddetmilerdir). Buna ramen, icra
yetkisini haiz deildir ve bu nedenle ara sra toplanan bir tartma ve uzlama alan
olmaktan teye pek gidememitir. Gerekten de, elimizdeki kantlar gstermekte
dir ki, etkin bir merkez kurumun yokluunda konfederasyonlar ya ABD gibi ken
dilerini federal devletlere dntrmekte ya da az ok BD T rneinde olduu gibi
zlmeci basklara dayanamayarak tamamen dalmaktadrlar.

Federal Sistemler

11

Federal ynetim sistemleri konfederal sistemlere gre daha yaygndr. Dnya nfu
sunun te birinden fazlas bir eit federal sistemi olan devletler tarafndan yne
tilmektedir. Bu devletler arasnda ABD, Brezilya, Pakistan, Avusturalya, Meksika,
svire, Nijerya, Malezya ve Kanada gibi lkeler vardr. Her ne kadar herhangi iki
federal sistem birbirinin ayns deilse de, hepsinin temel zellii egemenliin mer
kez ve evre kurumlan tarafndan paylalmasdr. Bu, en azndan kuramsal olarak,
heriki dzeydeki ynetimin de birbirlerinin hkimiyetine tecavz etmemelerini
temin eder (Baknz ekil 8.1). Bu anlamda federasyon, egemenlii evre kuram
larna veren bir konfederasyon ile gcn merkez kuramlarda bulunduu niter devlet arasnda kalan ara bir siyasal rgtlenme

bamsziinn^eneidr16'1"
oybirlii ile karar alma kuralyla
garantilendii devletler birlii.

trdr. Federal sistemler, birlik ve blgesel eitlilik, etkin bir


merkez g ihtiyac ile bu gcn snrlandrlmas ve kontrol edil

mesi ihtiyac arasndaki uzlama zerinde temellendirilmilerdir.

ekil 8.1.
Egemenlik
Frenler ve Dengeler

Federal Devletler

(ayr anayasal
zerklik alanlar)

Neden Federalizm?
Federal devletlerin (veya federal zellikler gsteren devletlerin) bir listesi incelen
diinde, belli bal baz ortak zellikler grlebilir. Bu gsterir ki, federalizm ilkesi,
baz devletlere dierlerine oranla daha kolaylkla uygulanabilir. lk olarak, tarihsel
benzerlikler tespit edilebilir. rnein, federasyonlar genelde yerleik siyasal toplu
luklarn kendi ayr kimliklerini ve bir yere kadar da zerlikliklerini muhafaza etme
kayd ile biraraya gelmesiyle oluturulmulardr. Bu [tespit] kesin
Kavramlar
likle dnyann ilk federal devleti olan ABD iin geerlidir. Her ne
Federalizm
kadar 13 eski ngiliz kolonisi konfederasyon tipi rgtlenmenin
yetersizliini abucak farkettiyse de, her biri yeni ve daha merkez
Ltincede szleme veya an
lama anlamna gelen feodus
bir anayasal yapda korunmas kararlatrlan ayr siyasal kimlik
szcnden gelen federalizm
genellikle iktidar bir devlet
ve bir gelenekler grubuna shipti. Gerekten de Rhode Island ve
iinde blgesel olarak blt
Connecticut gibi imtiyazl koloniler (charter colonies) ngiliz ta
ren yasal ve siyasal yaplar an
latr. Bununla birlikte, asl anla
cndan o derece bamsz olmaya almlard ki koloni imtiyaz
mna uygun olarak,'karlkllk'
lar, en azndan ilk yllarda, eyalet anayasas olarak da kullanld.
veya'ortaklk'(Proudhon), veya
Eski kolonilerin gl bir merkez ynetim kurma konusun
daki isteksizlikleri Birleik Devletler Anayasasnn taslann
hazrland 1787 tarihli Philadelphia Anayasa Kongresinde
ve ertesindeki onaylama tartmalar ile de grld. Anayasa
nn onaylanmas taraftar olan Ulusu duru 1787-1789 aras
yaymlanan Federalist Yazlar yardmyla gelitirildi. Bu yazlar,
Alexander Hamilton, James Madison ve John Jay (1745-1829)
tarafndan yazld ve toplu hlde Publius imzas ile yaymland.
[Bu yazlar] hem gl bir merkez ynetim kurmann, hem de
ayn zamanda eyaletlerin ve bireylerin zgrlklerini korumann
nemini vurguluyordu. Anayasann onaylanmas ancak, Haklar
Beyannamesinin kabl ve zellikle federal ynetime verilmeyen
haklarn eyaletler ve bireyler iin saklanacan belirten anayasa
nn 10. maddesinin deiikliinin sonucu olarak 1789da gerek-

Alexander Hamilton ve James


Madison'un yazlarndaki gibi,
daha geni bir oulculuk
ideolojisinin bir paras olarak
da ifade edilmitir. Ama siyas
bir biim olarak federalizm
birbirlerine hukuksal ve siyas
olarak tbi olmayan iki ayr
ynetim seviyesinin varln
gerektirir. Bu nedenle temel
zellii egemenliin paylal
mas fikridir. Bu tanmdan yola
karsak, klsik federasyonlar
snrl saydadr: Amerika Birle
ik Devletleri, svire, Belika,
Kanada ve Avusturalya. Bunun
la beraber, birok baka devlet
federal zelliklere shiptir.

Alexander Hamilton (1755-1805)


ABD'li devlet adam ve James Madison ve John Jay ile birlikte Federalist Yazlar'n (Hamilton, Jay
veMadison, [1787-89] 1961) yazarlarndan biri. Hamilton Bat Hint Adalar'nda dodu. Amerikan
Devrimi'nde savat ve George VVashington'un emir subay oldu (1777-1781). Hukuk renimi gr
dkten sonra 1782'de Kongre'deki grevine geri dnd ve ABD'nin ilk hazine bakan olarak grev
yapt (1789-1895). Kurduu Federalist Parti'yi rakibi Aaron Burr ile yapt delloda lene kadar
ynetti. Hamilton'un federalizminin temel zellikleri demokrasiye derin bir gvensizlik, etkin bir
merkez ynetime destek verme ve imlat sanayisini ulusal ml ve ekonomik politikalar yardmyla
tevik etmektir. Bu nedenle Hamiltonculuk', gl bir yrtme yetkisi yolu ile yeni oluan ulusal bir
ekonomiyi destekleyen kudretli bir merkez ynetim fikrini temsil eder duruma gelmitir.

f
?

leti. Bu, Birleik Devletler federalizminin anayasal temelini salad. Benzer bir
sre Almanyada meydana gelmitir. Her ne kadar 1871deki birleme Prusyann
artan kudretini yanstsa da federal bir yap uzun sredir siyasal bamszln key
fini sren 38 Alman devlet [ciijnin merkez denetim korkularn gidermekte yar
dmc olmutur. Nazi dnemi srasnda ksa bir sreliine kesilen bu blgesel zerk
lik gelenei, 11 Lander (il veya eyalet)in her birine kendi anayasasn hazrlama
hakk veren 1949 tarihli Federal Almanya Anayasasnda da resmiyet kazanmtr.
Almanyann 1990da yeniden birlemesi ile bu say 16ya ykselmitir.
Federasyonlarn olumasm etkileyen ikinci bir etmen de bir d tehdidin olmas
veya uluslararas olaylarda daha etkin bir rol oynama arzusudur. rnein, kk ve
stratejik olarak savunmasz devletlerin daha geni siyasal birliklere katlmak iin daha
gl nedenleri vardr.Nitekim, Birleik Devletler Konfederasyon Maddelerinin zayf
bir yn, yeni zgrlklerini kazanm eyaletlere diplomatik alanda ak bir sz hakk
vermemek, antlamalar mzakere etmelerini ve ittifaklara girmelerini zorlatrmak
gibi eylerdir. Alman devletlerinin 19. Yzylda federal bir birlie katlma ynndeki
isteklilii ve etkili bir Prusyallatrlmay kabl byk gler arasnda artan rekabe
te ve zellikle Avusturya ve Fransann yaratt tehdide ok ey borludur. Benzer bir
ekilde, 1952de Avrupa Kmr ve elik Topluluu ve 1957de Avrupa Ekonomik
Topluluunun kurulmasyla balayan federal bir Avrupann inas ynndeki eilim
ksmen Sovyet saldrganlndan duyulan korkudan ve ortaya kan iki-kutuplu dn
yada Avrupa etkisinin kayb alglamasndan domutur.
nc bir etmen ise coraf byklktr. Dnyann alan olarak en byk lke
lerinden ounun federal sistemleri semesi tesadf deildir. Bu [aklama] ABD
iin doru idi ve federalizm Kanada (1867de federe hle geldi), Brezilya (1891),
Avustralya (1901), Meksika (1917) ve Hindistan(l 9 4 7 )da da uygulamaya konul
mutur. Coraf olarak byk devletler, kltrel olarak da eitli olma eiliminde
dirler ve genelde gl blgesel gelenekleri vardr. Bu [durum] genellikle niter ha
sisten! iinde karlanamayacak lde yerinden ynetim ve [siyasal] gcn da
tlmas ynnde bask yaratr.
Federalizmin benimsenmesini tevik eden son etmen de kltrel ve etnik fark
llklardr. Ksacas federalizm, ou zaman toplumsal blnmeler ve farkllklara

kar verilen kurumsal bir karlk olmutur. rnein Kanadann 10 blgeye ayrl
mas sdece yerleik blge geleneklerini deil, ayn zamanda lkenin ngilizce ve
Franszca konuulan blgeleri arasndaki dilsel ve kltrel farkllklar da yanstr.
Hindistann 25 mstakil eyaleti temelde [blgede] konuulan dillere gre belir
lenmitir ama Pencap ve Kemir gibi eyaletlerde dinsel farkllklar da gznne
alnmtr. Nijeryann 19 eyaletli federal anayasas da benzer bir ekilde, zellikle
lkenin kuzeyi ve gneydousu arasndaki kabile ve din farkllklarn tanr.

Federalizmin zellikleri

Federal (ulusal) ve eyalet (blgesel) ynetim birimleri arasndaki ilikiler sdece


anayasal kurallarla deil, ayn zamanda siyasal, tarihsel, coraf, kltrel ve top
lumsal artlarn karmak bir toplam tarafndan belirlendii iin her bir federal
sistem esizdir (unique). rnein baz alardan parti sistemi, her ynetim d
zeyine anayasayla paylatrlm gler kadar, federal ve eyalet ynetimlerinin
ilikilerinde nemli bir belirleyicidir. Bu nedenle, A BD nin aksine 15 cumhuri
yetinin her birine birlikten ayrlma hakk veren Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler
Birliinin (SSC B) federal yaps, kat hiyerarik merkez planlama sistemi gz
ard edilse bile, iktidardaki Komnist Partinin ar merkeziyeti doasndan
tr tamamen bir aldatmaca idi. Benzer bir durumun olduu Meksikada da
hkim Kurumsal Devrim Partisi (PR I) bilinli olarak ABD sistemi rnek alna
rak oluturulmu federal sistemi etkin bir ekilde tesirsiz hle getirmitir. Dier
yandan, ABD, Kanada, Avusturalya ve Hindistanda yerellemi parti sistemleri
eyalet ve blge ynetimlerinin iktidarlarn korumulardr.
Tipik rnei ABDdeki bakanlk sistemi olan, yasama ve yrtme erkleri arasn
da gler ayrl [ilkesini] ileten federal rejimlerle yasama ve yrtme glerinin
kaynat parlamenter rejimler arasnda ek bir kartlk vardr. lki iktidarn blgesel
ve ilevsel olarak datlmasn yani iki ynetim seviyesi arasnda birok balant nok
tas olmasn emniyete almaya ynelir. Bu da ABD ve svire sistemlerinde de grl
d gibi federal ve eyalet ynetimleri arasnda karmak bir karlkl nfuz etme
modeline neden olur. Halbuki parlamenter sistemler ou zaman [rnekleri] zel
likle Kanada ve Avustralyada grlen dar federalizm (executive federalism) olarak
adlandrlan duruma neden olurlar. Byle durumlarda federal denge byk lde
her bir ynetim dzeyindeki yneticiler arasndaki ilikiler tarafndan belirlenir. Yine
de belli birtakm zellikler federal sistemlerin tm iin olmasa da ou iin ortaktr:
ki grece zerk ynetim dzeyi: Hem merkez (federal) hem de blgesel
ynetim (eyalet seviyesi) dierinin el uzatamayaca bir dizi gce shiptir. Bu
gler en azndan yasama ve yrtme yetkisini ve gelir elde etme gcn ve
dolaysyla bir dereceye kadar ml bamszl ierir. Ne var ki her ynetim
dzeyinin zel yetki alanlar ve her birinin dier ynetim dzeyinin yetki alan
n etkileme gc ok fazla farkllk gsterir. rnein Almanya ve Avustralyada
merkez hkmetin politikalarn ana belirleyicisi olduu ve blgesel hkmetin

de politikalarn uygulanmasnn ayrntlarndan sorumlu bulunduu bir eit


ynetsel (administrative) federalizm uygulanmaktadr.
Yazl anayasa: Her bir ynetim dzeyinin sorumluluk ve yetkileri bir anaya
sada sistemli bir ekilde kaleme alnmtr. Bylece merkez ve evre arasndaki
ilikiler resm ve yasal bir erevede grlr. Her bir dzeyin zerklii genellikle
hibirinin anayasay tek tarafl olarak deitirememesi olgusu ile garanti altna
alnr. rnein ABD Anayasasnda yaplacak deiiklikler iin Kongrenin her
iki meclisinin te ikisinin ve 50 eyalet meclisinin de drtte nn destei ge
reklidir. rnein Avusturalya ve svirede de anayasa deiiklikleri halkoyuna
sunularak kabl edilmek zorundadr.
Anayasal Hakem: Anayasann resm hkmleri, federal ve eyalet ynetim
leri arasnda kabilecek anlamazlklarda hakem grevi grecek olan bir yk
sek mahkeme tarafndan yorumlanr. Her bir ynetim dzeyinin yetki alann
belirlerken federal bir sistemdeki yarg organ federalizmin uygulanmada nasl
altn belirler ve bu, yargy kanlmaz olarak politik srecin iine eker. 20.
Yzyl boyunca federal sistemlerin hepsinde meydana gelen merkezleme, yar
g tarafndan onaylanmtr.
Birletirici/Balayc (Linking) Kurumlar: Federal ynetim ve eyalet
ynetimleri arasnda ibirlii ve uzlamay tevik etmek iin blgeler merkez
politika belirleme srelerine dhil edilmelidirler. Genellikle bu amaca ikinci
veya st meclisinde eyaletlerin karlarnn temsil edildii ift-meclisli bir parla
mento yoluyla eriilir. rnein Avusturalya Senatosunun 76 yesi alt eyaletin
her birinden 12er, Avusturalya Blgesinden iki ve Kuzey Blgesinden iki ye
gelecek ekilde oluturulmutur. Bu konudaki istisna Senato (Dewan Negara)
yelerinden ounun hkmdar tarafndan seilmesine izin veren Malezyadaki
zayf federal dzenlemelerdir.

Federalizmin Deerlendirilmesi
Federal sistemlerin temel kuvvet kaynaklarndan birisi, niter sistemlerin aksine,
blgesel ve yerel karlarn siyas temsilini anayasal garanti altna alm olmalardr.
Eyaletler veya blgeler genellikle, yukarda da bahsedildii gibi federal yasama or
gannn ikinci meclisi yoluyla bir dizi zerk gc kullamr ve merkez hkmette de
bir lde temsil yeteneine ship olurlar. Dier yandan federalizm 20. Yzyldaki
genel merkezleme eiliminden de kendini kurtarabilmi deildir. Federal sistem
lerde eyalet ve blge ynetimlerinin haklarnn anayasal olarak korunmasna ramen,
byk lde ekonomik ve toplumsal mdahalelerin artmas ve merkez hkmetin
kendi gelir artrc yeteneinin fazlal nedeniyle merkez hkmetin gc artmtr.
rnein ABD sistemi, ilk balarda federal ynetimin ve eyalet ynetimlerinin
ayr ve grnte yokedilemez siyas g alanlarn kaplad ikili federalizm ilkesi
ne gre ilemitir. 19. Yzyldan itibaren, bu [sistem] yerini federal ynetimce eya
let ve yerel ynetimlere verilen yardm-amal balarn (grants-in-aid) artmasna

dayal birliki (Cooperative) Federalizme brakmtr. Bylece


eyalet ynetimleri ve yerel ynetimler, zellikle 1930lardaki Yeni
_

.,

Dzen (New DealJ program erevesinde ekonomik ve toplumsal programlarn artmas sonucunda giderek artan oranda federal
r

kaynaklarn akna baml hle gelmitir. Ne var ki, 1960 larn


ortalarndan itibaren federal ynetim
ve eyalet
ynetimleri
ara'
'
'
sndaki bir eit ortakla dayanan ortaklaa federalizminin yerini

Yrtme: Ynetimjnyasa ve
politikalarn uygulanmas ve
yerine getirilmesinden sorumlu

0|an b|m

Yasama: Ynetimin kurallar


resm olarak yasalatrma yolu
ile kanun hline getirme yetkisi

^Yazl
enl.ml5
bolumuv..
Anayasa: Ynetim
kurumlan arasnda grev, g

zorlayc federalizm ald. Bu, federal ynetimin yasalar kararak


eyaletlerin yetkilerini ellerinden almas ve resm emirler (manda-

^ Jy S te e T d z e y d e ^ T

te) vermesi yoluyla eyalet ynetimlerini ve yerel ynetimleri snrlandrd ve onlar itaate zorlad bir sistemdi.

y<f

yasaoiarak adlandrlan tek

^.-e'

Federalizmin ikinci bir yarar da ynetim yetkisini yayarak kiisel zgrlkleri


koruyacak bir frenler ve dengeler sistemi yaratmasdr. James Madisonun da dedii
gibi ihtirasn ihtiras dengelemesi salanmaldr. Dnya apndaki merkezleme
eilimine ramen ABD, Avusturalya ve Kanadadakiler gibi federal sistemler ulu
sal politikaclar zaptetmekte niter sistemlerden genellikle daha etkili olmutur.
Bununla beraber ynetim birimleri arasnda salkl bir gerilim yaratmay ama
layan yaplar ayn zamanda d krkl ve tkanklk da retmektedirler. Federal
sistemlerin bir zayfl da merkez ynetimi snrlayarak cesur ekonomik ve top
lumsal programlarn uygulanmalarn gletirmelerindedir. rnein ABDde F. D.
Rooseveltin Yeni Dzeni federal ynetimin eyalet ynetimlerinin sorumluluklar
na el atmasn nleyen Yksek Mahkeme kararlan tarafndan nemli lde zayf
drlmtr. 1980lerde Ronald Reagan federalizmi bilinli bir ekilde byk
idari tekilt (big government) a, zellikle artan sosyal devlet harcamalarna kar
bir silh olarak kullanmtr. Yeni federalizm slogan altnda Reagan sosyal devlet
harcamalar sorumluluunu federal ynetimden daha az zengin eyalet ynetimleri
ne vererek sosyal harcamalar azaltmaya almtr. Almanyadaki ibirliki federa
lizm anlay ise tam tersine kapsaml ve yeterli kaynak salanm bir sosyal gvenlik sisteminin kurulmasn engellemenin tersine, tevik etmitir.
Nihyet, federalizm paralanm toplumlarn kendisi araclyla birlik ve uyumu
srdrebilecei bir kurumsal mekanizma sunmutur. Bu bakmdan, federal zm
sdece snrl sayda, etnik olarak eitlilik gsteren ve blgesel olarak blnm
toplumlara uygun olabilir. Fakat bu durumlarda kesinlikle hayat olabilir. rnein
belki de Amerikan federalizminin dahiyne yn 13 orijinal devlete birlik iin bir
temel hazrlamasndan daha ok ABDye, gn 19. Yzyl ortalarndan itibaren
kard glkleri karlamasn salayan kurumsal bir mekanizma sunmasndadr.
Bununla birlikte federalizmin tehlikesi ynetsel blnmeyi destekleyerek zlmeci basklar glendirebilmesinde ve nih olarak dalmaya yol aabilmesindedir.
Sonu olarak, baz kimseler, federal sistemlerin, ya sdece bir niter sistemin su
nabilecei garantili birlie ynelme eiliminde olan ya da daha ok yerinden y
netime ve nih ke ynelme eiliminde olan doalar icab istikrarsz sistemler
olduklarn ileri srmlerdir.

Ayrlklk: Bamsz bir devlet


kurma amacyla siyasal bir
kurumdan kopma emeli.

1 11"

rnein eer Kanadada federalizmin amac hem Franszca konuan hem de ngilizce konuan halklarn uyum iinde yaayabilecei bir siyasal birlik oluturmak idiyse, onun baarszla urad dnlebilir. Arlkl olarak frankofon (Franszca konuan)

Quebec blgesindeki artan ayrlkla cevap olarak Kanada 1980lerin sonundan


beri Quebeci Kanada federasyonu yeliiyle yeniden uzlatrmak iin faydasz bir
anayasal forml arayna girmitir. Quebece federasyon iinde zel stat vererek
daha fazla zerklik taleplerini karlamak teebbsnde bulunan 1987 Meech Lake
Mutabakat, yl sonra Manitoba ve Newfoundland [blgeleri] asimetrik federa
lizm ilkesini reddettiklerinde baarsz olmutur. 1992 Charlottetown Antlamas bir
baka forml nermitir ancak o da, ksmen Quebeclilerin onun zerklik salamakta
yeterince tatmin edici olmadm dnmeleri ve ksmen de birok anglofon (ngiliz
ce konuan) Kanadalmn onun Kanada devletinin btnln tehdit edeceinden
korkmas nedeniyle ulusal bir referandumla reddedilmitir. Bununla beraber, ayrlk
Parti Quebecois tarafndan gl bir ekilde desteklenen tamamyla bamsz bir Quebec seenei 1995in sonunda bir referandumda Quebec halk tarafnda az bir farkla
reddedilmitir.

niter Sistemler
ada devletlerin byk ounluu niter ynetim sistemlerine sahiptir. Bun
lar egemen gc tek, ulusal bir kuruma vermektedirler. Birleik Krallkta bu ku
rum, en azndan teoride rakipsiz ve meydan okunamaz yasama yetkisine sahip
Parlamentodur. Parlamento istedii yasay yapabilir veya kaldrabilir; onun g
leri kodifiye edilmi veya yazlm bir anayasa tarafndan kontrol edilmez; onun
otoritesine meydan okuyabilecek herhangi bir rakip Birleik Krallk yasama organ
mevcut deildir ve onun kanunlar dier tm ngiliz ve sko hukuk trlerinin ze
rindedir. niter bir sistemde anayasal stnlk merkeze verildii iin herhangi bir
evresel veya yerel ynetim sisteminin varl merkezin isteine tbidir. lk bakta
bu, snrlanmam merkezden ynetim hayletini yaratmaktadr. Yerel kurumlar
istee bal olarak yeniden ekillendirilebilir, yeniden organize ediliebilir ve hatta
ortadan kaldrlabilir; onlarn gleri ve sorumluluklar nasl kolayca geniletilebilmise o kadar kolayca daraltlabilir. Bununla beraber, uygulamada niter sistemler
deki merkez ve evre arasndaki iliki, federal sistemlerde olduu kadar karmaktr.
Siyasal, kltrel ve tarih faktrler daha formel anayasal sistemlerde olduu kadar
nemlidir. Bununla birlikte, evresel otoritenin iki ayr kurumsal tr niter dev
letlerde mevcuttur: yerel ynetim ve yetki devredilmi meclisler. Bunlarn her biri
merkez-evre ilikilerine ayrt edici bir ekil vermektedir.

ekil 8.2.
niter Devletler

Yerel Ynetim
En basit anlamyla yerel ynetim rnein bir ky mahalle, kasaba, ehir veya blge
gibi belli bir yere mahsus ynetimdir. Daha zel olarak, egemenlikte pay olma
yan ve bylece tamamyla merkez otoriteye veya federal bir sistemde eyalet veya
blge ynetimine tbi olan bir ynetim trdr. Esasen bu ynetim dzeyi niter
sistemlerin yansra hem federal, hem de Konfederal sistemlerde bulunmas anla
mnda evrenseldir. rnein ABDde, federal ve eyalet dzeylerinde istihdam edilen
toplam 8.000.000dan az personele karlk 11.000.000dan fazla personel istihdam
eden 86.000in zerinde yerel ynetim birimi bulunmaktadr. Bununla beraber
yerel ynetimi niter sistemlerde zellikle nemli klan ey, onun ou durumda
merkezin dnda kalan tek ynetim biimi olmasdr.
Yine de yerel ynetimin anayasal tbiyetinin onun siyasal olarak kayda deer ol
mad anlamna geldiini varsaymak bir hata olur. Yerel ynetimin bizatihi her yerde
mevcudiyeti onun hem dar olarak gerekli hem de halka yakn olmas sebebiyle ko
layca anlalr olmas gereini yanstr. Dahas, seilmi yerel siyasetiler, onlar resm
glerini ve sorumluluklarm geniletmeye muktedir klan belli bir demokratik me
ruiyete shiptir. Bu sklkla merkez-yerel ilikilerinin yukardan aaya dikte edilerek
deil fakat bir pazarlk ve ara bulma sreciyle yrtld anlamna gelir. Merkez ve
evre arasndaki dengeye siyasal kltr (zellikle yerleik yerel zerklik ve blgesel
eitlilik gelenekleri tarafndan) ve parti sisteminin doas gibi faktrler tarafndan da
etki edilir. rnein, ulusal partilerin gittike yerel siyasete hkim olmas anlamnda
yerel siyasetin artan siyasallama eilimi kendisiyle birlikte daha ok merkezleme
getirmitir. Federalizmin salad anayasal ereve trlerinin yokluunda yerel
zerkliin korunmas, nemli bir dereceye kadar, merkezin kendi kendini snrlan
drmasna dayanr. Bu niter sistemlerde yerinden ynetimin dere- __________________
cesinin hem zaman iinde hem de lkeden lkeye nemli oranda yerel Demokrasi: Hem yerel
deitii anlamna gelme eilimindedir. Bu durum Birleik Krallk zerklik hem de halk katlm
i l i

fikrini irn bir ilk6.
ve Fransa nn kart tecrbeleriyle gsterilebilir.
.....

Birleik Krallk geleneksel olarak yerel ynetimlerin Parlamen


to tarafndan oluturulan yasal bir ereve iinde nemli kararlar
fikrini ieren bir ilke.
alma gcne ship olduu grece desantralize (adem-i merkez)
Quango: Yar zerk hkmet
d rgtler iin ksa ad: Siya
bir yerel ynetim sistemine shiptir. Gerekten de yerel demok
setiler veya kamu grevlilerin
rasiye sayg uzun sredir Birleik Krallkn yazl olmayan ana
den ziyde atanm kimselerce
oluturulan bir kamusal organ.
yasasnn bir zellii olarak grlr. J. S. Milli izleyerek anayasal
otoriteler yerel ynetimi hem merkez g zerinde bir fren hem
de halk katlmnn kendisi araclyla salanaca ve dolaysyla siyasal eitim iin
bir ara olarak grp yceltmilerdir. Bununla birlikte, 1945 sonras dnemde dev
letin ekonomik ve sosyal rolnn genilemesi yerel ynetimlerin gittike merkez
hkmet adna kamu hizmetlerini sunmakla grevlendirilmesi anlamna gelmitir.
Yerel-merkez ilikilerine ynelik bu ortaklk yaklam 1980lerin ve 1990larn
Muhafazakr hkmetleri tarafndan, dier ara kuramlarla ortak bir ekilde, kendi
lerinin radikal piyasa-ynelimli siyasetlerinin uygulanmasnn nnde engel olarak
[grlmesi sebebiyle] niden terkedilmitir.
Yerel Demokrasi: Hem yerel

zerklik hem de halk katlm

1984te oran snrlamasnn (rate capping) balatlmas yerel ynetimlerin yerel


vergi dzeylerini kontrol etme ve bylece kendi harcama siyasetlerini belirleme ye
teneini ieren en nemli glerini ellerinden almtr. Byk Londra Konseyi ve
metropolitan blge konseyleri gibi merkeze meydan okuyan yerel otoriteler ortadan
kaldrlm onlarn ilevleri daha kk blge ve kasaba konseylerine ve yeni yaratl
m eitli quangolara devredilmitir. Ayn zamanda yerel ynetimlerin sorumluluk
lar rnein okullar iin ulusal bir mfredatn hazrlanmas ve okullara yerel otorite
kontrolnden kma hakkn veren yasamayla snrlandrlmtr. Bu siyasalarn nih
hedefi, rol hizmetleri kendisinin sunmak olmad ancak ihale ve zelletirme kana
lyla zel kurumlar tarafndan sunulan hizmetlerin denetlenmesi olan muktedir klc
konseyler yaratarak yerel ynetimi kkten bir ekilde yeniden biimlendirmektir. Bu
tip siyasalar yaygn bir ekilde yerel demokrasiye saldr olarak yorumlanmtr. Bir
taraftan iktidar yerelden merkez ynetime transfer edilmitir, te yandan da, yerel
otoriteler tketiciler ve mteriler olarak yeni rollerinde yerel topluluklarn yele
rinden gelen younlam piyasa basklarna mruz kalmtr.
Ayn dnemde Fransada ok farkl siyasalar kabl edilmitir. Fransz toplumunun karakterini ve zellikle Beinci Cumhuriyetin Jakobenlerden ve Napolyondan
miras ald merkezden ynetim geleneini dntrmeye ynelik bilinli bir te
ebbsle, Bakan Mitterrand 1982 ve 1986 arasnda leri ve Yerinden Ynetim
Bakan Gaston Deferre tarafndan uygulanan bir siyasal yerelletirme programna
girimitir. Geleneksel olarak, Fransada merkez-yerel ilikilerine Fransann 96
departementnn ba yneticileri olan ve leri Bakan tarafndan atanp do
rudan ona kar sorumlu olan vlilerce yrtlen sk bir idar kontrol sistemi
hkimdi. Bu nedenle yerleik Fransz sistemi byk oranda hiyerarik bir emir
komuta zinciri olarak iledi. Blgesel ynetimi yeniden canlandrmann yansra
Deferre reformlar hem sorumluluklar hem de yerel ynetimin glerini geni
letmitir. zellikle, vlilerin ynetsel gleri yerel olarak seilmi olan bakanlara

aktarlm ve vlilerin yeri esasen ekonomik planlamayla megul


olan Cumhuriyet Komiserleri (Comissaires de la Republique)
tarafndan alnmtr. lveten, yerel otoriteler dar ve harcama
kararlarnda nceden onay alma ihtiyacndan azad edilmilerdir.
Bu birimler artk sdece a posteriori yasal ve finansal kontrole
tbidirler. Bu reformlarn net sonucu, Fransaya 1789 devriminden bu yana ship olduundan daha yerinden ynetime dayal bir
devlet yaps vermek olmutur.

Yetki Devri
Yetki devri gcn merkez
ynetimden alt blgesel
kurumlara transferidir (Yetki
devretmek demek glerin
ve grevlerin daha yksek bir
otoriteden daha dk bir oto
riteye verilmesi demektir). Bylece yetki devredilmi organlar
merkez ve yerel ynetimler

Yetki Devri (Devolution)

arasnda bir ara ynetim dzeyi


olutururlar. Bununla beraber,
yetkili olduklar alanlar benzer
olmakla beraber yetki dever-

dilmi organlarn egemenlikte


Yetki devri, en azndan onun yasama formunda, bir niter ynetim
pay olmamas anlamnda
sisteminde mmkn olan en fazla yerinden ynetimi tesis eder.
yetki devri federalizmden ayrlr.
Onlarn yetki ve sorumluluklar
Yani ksacas [niter sistemin] bir federal sisteme dntrlme
merkezden kaynaklanmakta ve
sidir. Yetki devredilmi meclisler, bir devletin iinde gittike artan
merkez tarafndan verilmek
tedir. En zayf ekli olan idari
zlmeci gerilimlere kar ve zellikle de artan blgesel ve bazen
yetki devri blgesel kurumlarn
baka bir yerde alnm kararlar
ulusal basklar yattrma teebbs olarak yaratlmlardr. Yerle
uygulamas anlamna gelir. Kimi
ik gleri olmamakla birlikte, bu tip meclisler bir kez kurulup da
zaman 'kendi evini ynetme'
(home rule) olarak da adlandr
kendilerine ait bir siyasal kimlik elde ettiklerinde ve belli bir de
lan yasama yetki devri trnde
mokratik meruiyete ship olduklarnda zayflatlmalar olduka
ise yetki devri siyasa oluturma
yetkileriyle ve belli bir ml
g ve, normal artlar altnda, ortadan kaldrlmalar imknsz [or
bamszlkla donatlm
ganlardr]. Kuzey rlandann Stormont Parlamentosu bir istisna
seilmi blgesel meclislerin
oluturulmasn ierir.
tekil etmitir. Stormont Parlamentosu sdece, onun arlkl ola
rak Protestan Birlemeci partilerin hkimiyetleri altnda olmasnn
Kuzey rlandada bir i savaa dnme tehlikesi tayan ykselen toplumsal iddet
dalgasnn bastrlmasn engellediinin aikr olmasnn ardndan, 1972 ylnda
askya alnm ve yerine Westminster Parlamentosu tarafndan dorudan ynetim
tesis edilmitir.

Avrupada en eski yetki devredilmi ynetim geleneklerinden birisi spanyada bu


lunur. 1570lerden beridir bir merkez devlet olmakla birlikte spanya her biri belli bir
miktar z-ynetim uygulayan 50 vilayete blnmtr. General Franconun 1975te
lmne mteakip demokratik ynetime geiin bir paras olarak yetki devri sreci
1979 ylnda 17 yeni zerk topluluun yaratlmasyla geniletilmitir. Bu yeni blge
sel ynetim dizisi i siyasetin kontrolne ynelik geni yetkilerle donatlm seilmi
meclisler zerine temellenmitir. Bu reform Bask blgesinde uzun sredir var olan
Katalan zerklik taleplerini karlamak zere dizayn edilmekle birlikte, o sdece ayr
lk ETA (Euskadi Ta Askatasuna) hareketi tarafndan gerekletirilen yeni bir ter
rizm dalgasn uyarmaktan te bir ey yapmamtr. Fransz hkmeti de yetki devrini
blgesel kimliklerin srekliliine ve en azndan Bretanya ve Occitania blgelerinde
etnik milliyetilik trlerinin domasna cevap olarak kullanmtr.
Fransadaki Deferre reformlarndaki anahtar bir unsur idar yetki

t
,
,
. . <t
-i
i ..
Etnik Milliyetilik: Esasen scak
devrinden yasama yetki devrine geiti. levsel blgeselcilik strabir etnik farkllk ve onu muhateiisinin bir paras olarak 1972de yerel yatrm ve planlama kararfaza etme hissiyle krklenen
bir milliyetilik tr.

Marcus Garvey (1887-1940)


JamaikalI siyasal dnr, aktivist ve siyah milliyetiliinin er-ken bir savunucusu. Garvey 1914

!F

v^ jJS!

ylnda kurulan Evrensel Zenci lerletme Birlii'nin (Universal Negro Improvement Association,
NIA) kurucusudur. Garvey, siyah onur ve eko-nomik kendi kendine yeterlik mesajnn kendisine
zellikle Harlem gibi gettolarda gittike byyen bir takipi kitlesi yaratt New York'a gitmek
iin 1916 ylnda Jamaika'dan ayrld. Siyah iletme teebbsnn baarszlna ve Afrika'ya geri
dn arsnn byk oranda gz ard edilmi olmasna karn Garvey'in siyah onuru tesis etme
zerine olan vurgusu ve'anayurt'olarak Afrika vizyonu daha sonraki Siyah G hareketine temel
salamtr. Rastafarianizm de byk oranda onun fikirleri zerine temellenmitir. Garvey 1923
ylnda posta sahtecilii yznden hapse girmi ve daha sonra snr d edilmitir. Nihyetinde
Londra'da me-hul bir biimde lmtr.

larnn koordinasyonunu gelitirmek iin 22 blgesel kamu organ yaratlmtr. An


cak bunlar demokratik bir temelden yoksundular ve snrl yetkilerle donatlmlard.
1982de her biri dorudan seilen konseye ship tam donanml blgesel ynetimlere
dntrlmlerdir. Ayrlkl ve ykselen terr dalgasn nleme teebbsyle
Korsika adasna onu fiilen kendi kendini ynetir hle getiren Kolektif Blge zel sta
ts verilmitir. Bununla birlikte, Avrupada yerinden ynetime doru olan eilim
ayn zamanda ABnin iindeki gelimeler ve zelikle de 1980lerin sonlarndan beri
Blgeler Avrupas fikrinin douuyla krklenmitir. Blgesel ve vilayet ynetim
dzeyleri Avrupa Blgesel Gelime Fonunun dorudan yardm datmndan istifa
de etmi ve hem Brkselde dorudan temsil edilmeyi isteyerek hem de ekonomik
.planlama ve alt yap geliimine katlmlarn glendirerek cevap vermilerdir.
Geleneksel olarak en merkez niter devletlerden birisi olan Birleik Krallk,
yetki devrine kucak amakta biraz yavat. 1960larn sonlarnda sko ve Galler
milliyetiliklerinin yeniden uyan yetki devrini siyasal ajandaya sokmu ve hatta
1978de ve tekrar 1979da aznlk i hkmetinin baarsz yetki devri tasarlarna
neden olmutur. Ancak yetki devredilmi organlar 1999a dein tesis edilememi
tir. sko Parlamentosu bir poundda peniye kadar gelir vergilerini arttrma veya
azaltma yeteneini ieren vergi eitlendirme gc ve dhili siyaset meselelerinde
birincil yasama yetkisiyle donatlm en geni ve en gl yeni [yetki devredilmi]
organdr. Bununla birlikte, anayasal meseleler, savunma, d ilikiler, ulusal gven
lik ve AB ile ilikiler Westminster Parlamentosuna ait olmaya devam etmektedir.
Galler Meclisi vergilemede kontrole ship olmamas ve sdece tbi veya ikincil
yasama yetkisine ship olmas anlamnda dar yetki devrinin bir rneidir. Kuzey
rlanda Meclisi Good Friday Antlamasnn bir paras olarak sregiden bar
srecinin sonucunda kurulmutur. Baz birincil yasama glerine shiptir ancak
vergilemede herhangi bir kontrol yoktur. Bununla beraber, [ bu meclisin yetki
leri] eer iktidar paylam baarl olursa artan yetki devri ilkesine gre genile
tilecektir. Yetki devrinin savunucular zellikle skoya ve Gallere belli bir miktar
kendi kendini ynetmenin verilmesiyle, ayrlk milliyetilik tarafndan yaratlan
zlmeci basklarn azaltlaca ve bunun ok-uluslu Birleik Krallk devletini pe
kitirmeye yardm edeceini ileri srmektedirler. te yandan eletirmenler yetki
devrinin Birleik Krallkn nih dalna yol aaca uyarsnda bulunmakta ve
sko Ulusal Partisi (SNP) ve Plaid Cymru ise [bunu bilhassa] mit etmektedirler.

Bununla beraber Birleik Krallkda yetki devri, sko, Galler ve Kuzey rlanda
organlar anayasal olarak kk salmam olmakla birlikte halk meclislerinin referan
dumlar sonucunda kuruluyor olmas nedeniyle demokratik meruiyete ship ol
mas ve bylece siyasal olarak kk salm olmas anlamnda zaten yar-federal bir
karaktere shiptir. Dahas, Birleik Krallktaki yetki devrinin asimetrik doas yetki
devredilmi organlarn glerinin birbirini kilitlemesine yol aabilecek dinamik
basklar yaratmaktadr: Galler ve Kuzey rlanda meclisleri sko Parlamentosunun
glerine zenecekler, ve bu da sko Parlamentosuna stn statsn srdrmesi
iin bir tevik olacaktr. En nemlisi, yeni yasama organlar siyasal ve yurtsever ba
llklarn oda olarak hizmet etmeye balad lde yetki devri, Birleik Krallk
devletinin lke btnlnn altnda yatan krlgan Britanyallk hissini daha da
zayflatabilir. [Bu olgu] belki de fedaralizme ynelik basklar ve, bazlarnn uyard
zere, devletin kn kar konulamaz hle getirebilir.

Etnik ve Topluluk Siyaseti


Etnik Siyasetin Ykselii
Siyasal yerinden ynetim davas ve u durumlarda devletin k olgusu gittik
e yeni tarz bir siyasetin ortaya kmasyla beslenmitir: etnik ballk ve blgesel
kimlik siyaseti. Baz alardan 20. Yzyln sonlarnda etnik siyasetin ykselii 19.
Yzylda milliyeti siyasetin ykseliiyle paralellik gstermitir ve benzer ekilde
olduka geni kapsaml sonular olabilir. Milliyetiliin bir ulus inas ve ok
uluslu imparatorluklarn ykm srecini ortaya karmasna karlk etnik siyaset
ulusun kendisinin uzun sreli varln sorgulanr hle getirebilir. Bir dier ifadeyle,
milliyetiliin yeri ok-kltrllk tarafndan alnabilir. Bu yeni tarz siyasetin yk
seliini aklayan ey ve onun siyasal karakteri nedir?
Batda etnik bilincin gittike artan nemi tam mansyla bir kinci Dnya Sava
sonras olgusudur. Gerekten de onun izi 1960lara kadar geri gtrlebilir. Bununla
birlikte, siyasette etnisitenin yenilenen nemi ou yorumcu iin bir srpriz olmu
tur. Bunun nedeni liberal-demokratik deerlerin yaylmasnn atalardan gelen (ata
vik) ekimelerin ve topluluk dayanmalarnn terk edilmesi anlamna gelecei iin
modernitenin etnik farkll sulandraca eklindeki yaygn varsaymd. Bununla
beraber, 1960larn sonu ve 1970lerin banda ayrlk gruplar ve etnik milliyeti
lik trleri Bat Avrupa'nn ve Kuzey Amerikann birok blgesinde ortaya kmtr.
Bu en ok Kanadada Quebecde, Britanyada skoya ve Gallerde, spanyada Katalonya ve Bask blgesinde, Fransada Korsikada ve Belikada Flandersda belirgindir.
Bu gelime siyasal yerinden ynetim dorultusunda bask yaratm ve kimi zaman
byk anayasal deiikliklere sebep olmutur. Bu sre talyada Lombardydeki Ku
zey Liginin 1990lardaki ykseliine dein ilemeye balamamtr. Etnik taleplerin
benzer grnmleri Kanada ve ABDdeki yerli Amerikallar, Avustralyada aborijin
halklar, ve Yeni Zelandada Maoriler arasnda olmutur. En azndan son iki durumda,
bu [talepler] ulusal kimliin kkl bir yeniden deerlendirmesini ortaya karmtr.

Etnisite
Etnisite, farkl bir halk, kltrel
grup veya coraf alana ynelik
ballk duygusudur.Terim
hem rksal hem de kltrel
tonlar iermesi sebebiyle
karmaktr. Etnik gruplarn
yelerinin, doru veya yanl,
sklkla ortak atalardan gelmi
olduklar dnlr. Bylece
gruplar kan ba ile bal
geni akrabalk gruplar olarak
grlr. Daha yaygn biimde,
etnisite, her ne kadar derin ve
duygusal bir dzeyde iliyor
olsa da, bir kltrel kimlik
tr olarak anlalr. Bir'etnik'
kltr deerler, gelenekler ve
uygulamalar kapsar ve fakat
daha nem lisio genellikle
orijinlerine ve gemilerine
odaklanarak bir halka ortak
kimlik ve farkllk hissi verir.
Bazlar uluslar basite geni
etnik gruplar olarak grrken,
dierleri bir kimsenin bir etnik
gruba 'katlamamas'anla
mnda etnik gruplarn esasen
kltrel ve dlayc olduklarn,
buna karn uluslarn daha
kapsayc ve nihyetinde
siyasal olarak tanmlanm
olduklarn vurgularlar.

Birok biimde, bu yeni tarz siyasetin ncs ve belki de


prototipi siyah milliyetiliinin douunda bulunmutur. Siyah
bilinlilik hareketinin balangc 20. Yzylm bana ve Marcus
Garvey gibi aktivistler tarafndan ilham olunan Afrikaya geri
dn akmnn ortaya kana kadar geri gider. Bununla bera
ber siyah siyaset akm hem reformcu hem de devrimci kanatla
rnn 1960lardaki ykseliiyle daha byk nem kazanmtr.
Reformcu grnnde, akm ABDde Martin Luther Kingin
(1929-1968) ve the National Association for the Advancement
of Colored Peoplen (NAACP) (Siyah Halkn Geliimi iin Ulu
sal Birlik) liderliinde ulusal ilgi dzeyine ulaan bir sivil haklar
mcadelesi biimini almtr. Protesto ve iddet iermeyen sivil
itaatsizlik stratejisi domakta olan Siyah G hareketi tarafndan
reddedilmitir. [Siyah G hareketi] siyah ayrlkl ve 1966da
kurulmu olan Siyah Panter Partisinin liderliinde fiziksel g
kullanmn ve silhl mcadeleyi savunmutur. Bununla birlikte,
Amerikan siyasetinde daha uzun sreli neme ship olan, siyah
Amerikallarn kadim bir Mslman kabileden geldikleri fikri
zerinde temellenen ayrlk bir inanc savunan Siyah Mslmanlar olmutur. 1929da kurulmu olan Siyah Mslmanlar 40
yldan fazla sreyle Elijah Muhammad (1897-1975) tarafndan
ynetilmi ve en nemli aktivistleri arasnda militan siyah lider
M alcolm X i (1925-1965) saymlardr. slm Ulusu (Nation of
slam) olarak yeniden isimlendirilen akm Louis Farrakhann li
derliinde etkide bulunmaya devam etmektedir.

Siyah milliyetilik etnik siyasetin kaynaklarndan birini aka vurgular: eko


nomik ve sosyal marjinallemeye ve kimi zaman rk baskya meydan okuma ar
zusu. Bu anlamda etnik siyaset, dman yapsal dezavantaj ve kklemi eitsizlik
olan siyasal kurtuluun bir arac olmutur. Kuzey Amerika ve Bat Avrupadaki si
yahlar iin, bir etnik kimliin tesis edilmesi geleneksel olarak onlarn aalklarn
vurgulayan ve onlardan baeme talep eden baskn bir beyaz kltre kar mca
dele arac salamtr. Yeniden dirilen blgesel ballklar sklkla, evresel coraf
blgelerin bir oz veya merkez tarafndan smrld dhili kolonyalizm sis
teminden kaynaklanmtr. Bylece skoya ve Gallerdeki milliyeti duygu ks
men bu blgelerin ngiltereye ve zellikle de gneydou ngiltereye ekonomik
bamllndan kaynaklanmaktadr. Bu durum onlarn ar sanayiye geleneksel
bamllklarnda, daha yksek isizlik dzeylerinde ve daha dk cret ve maa
dzeylerinde grnr. Ayn eyin Fransada Bretanya, spanyada Katalonya ve
Bask blgeleri iin doru olduu sylenebilir. Byle durumlarda eilim etnik mil
liyetiliin solcu bir karaktere ship olmas ynndedir. Bu tip milliyetilik genel
likle geni anlamda sosyalist felsefeye ship partiler ve hareketler tarafndan ifade
edilir.

Odaklanma
Merkez-evre Modeli
Merkez-evre modeli, ekonomik gelimede blgesel dengesizliklerin nasl ve niin mey-dana geldiklerini gstermeyi amalayan
aklayc bir erevedir. Ya bir dhili kolonyalizm teorisi olarak bir devlet iindeki blgesel dengesizliklere ya da bir dnya dzeni
teorisi olarak kresel ekonomideki dengesizliklere uygulanabilir. Bununla birlikte, o sklkla ikisi arasndaki akmalar kabl eder.
rnein 'merkez' blgeler kresel ekonomiyle daha iyi btnlemi olanlardr. Merkez-evre modeli, merkez blgelerin spesifik
olarak evre blgeleri azgelimilie iterek smrp gelitii ve mreffeh olduu bir eitsiz deiim sisteminin altn izer. Bylece
merkez greli olarak yksek cretler, ileri teknoloji ve eitlenmi bir retim karmyla karakterize edilirken, evre dk cretler,
daha basit teknoloji ve basit bir retim karm ile karakterize edilir.

te yandan, evresel blgelerin artan nemiyle yz yze gelen merkez bl


gelerde blgesel ballklar younlatnda, etnik siyaset sklkla daha sac bir
karakter almtr. Mesel bu durum Belikada arlkl olarak Franszca konuulan
Walloniadaki ekonomik gelime Flandersda neo-faist hareketlere destei hzlan
drdnda ortaya kmtr. Gmenlerin kitlesel olarak snrd edilmesini iste
yen ve aka rk olan Flemish blok 1990larda endstriyel blgelerde ve zel
likle Antwerpte oy ilerlemesi kaydetmitir. Benzer biimde, talyann Lombardy
blgesindeki Kuzey Liginin serbest pazar felsefesi ksmen, ekonomik olarak ileri
talyan Kuzeyinin (Padania olarak adlandrlan) kendisini daha krsal ve daha az
mreffeh olan Gneyden ayrmak arzusunu ifade eder.
Yine de, yapsal eitsizlikler ve dhili kolonyalizm etnik ve blgesel siyasetin or
taya km kendi balarna aklayamazlar. rnein etnik ve blgesel kimlikler, on
larn ortadan gidermeye altklar adletsizlikler yzyllarca deilse bile kuaklarca
geriye gitii hlde niin 20. Yzyln sonunda bu kadar nemli hle geldi? Bunun
cevab postmodernizm olgusunda yatyor olabilir. Tpk Gellnerin (1983) modern,
endstrilemi toplumlarda kltrel uyum salama kayna olarak milliyetiliin or
taya ktn ileri srmesi gibi etnik bilin domakta olan postmodern toplumlarda
zorunlu bir btnletirici g olabilir. Postmodernizmin problemi onun eitlilii
getirip geleneksel sosyal kimlikleri zayflatmasndadr. rnein, artan sosyal hare
ketlilik ve piyasa bireyciliinin yaylmas hem snf dayanmasnn hem de yerleik
siyasal ballklarn altn oymutur. Ayn zamanda ulusun gl ve istikrarl bir sos
yal kimlik tesis etme kapasitesi kresellemenin ekonomik, kltrel ve siyasal biim
leri tarafndan zayflatlmtr. Bu tip durumlarda, etnisite birincil sosyal btnleme
kayna olarak milliyetin yerini alabilir. Onun erdemi uluslarn sivil ballklar ve
balarla birarada tutulmalarna karlk etnik ve blgesel gruplarn daha derin bir or
ganik kimlik hissi yaratmaya muktedir olmalarndadr.
Etnik bilincin ykselii kesinlikle sdece Batda olmamtr. Sklkla kabilecilik
olarak betimlenen etnik ekime kimi zaman Afrika ve Asya siyasetinin zgn bir
zellii olarak grlse de o kolonyalizmle balantl bir olgu olarak daha iyi anla
lr. rnein, kolonyal ynetime kar mcadele anti-kolonyalizm silh olarak
harekete geirilme eilimindeki etnik bilincin ykseltilmesine yardmc olmutur.
Bununla birlikte, kolonyal dnemin bl-ve-ynet siyaseti birok yeni bamszl-

Topluluk

m kazanm ulusa bir kzgnlk ve dargnlk miras brakmtr.


Birok durumda bu [miras] ounluktaki etnik gruplarn ulus in

Gnlk dilde topluluk, bir ky,


bir kasaba, bir ehir ve hatta

as kisvesi altnda kendi hkimiyetlerini pekitirme abalarnn


sonrasnda iddetlenmitir. Bu tip gerilimler rnein 1960larda

bir lke gibi belli bir blgedeki


insanlarn bir toplamn ifade
eder. Bununla beraber, sosyal
veya siyasal bir ilke olarak top
luluk terimi yoldalk, sadakt
ve grev balar zerine
temellenen gl bir kolektif
kimlie ship olan bir toplum
sal grubu artrr. Ferdinand
Tnnies (1855-1936) tipik
olarak geleneksel toplumlarda
bulunan ve doal ballk ve
karlkl sayg ile karakterize
edilen Gemeinschaft veya
'topluluk' ile daha gevek,
yapay ve szlemeye dayanan

Nijeryada Biafran Savayla, Gney Sudanda uzun sreli sivil


savala ve Sri Lankada arlkl olarak Hristiyan olan Tamillerin
terrizme bavurmasyla sonulanmtr. Etnik kan dklmesi
nin son zamanlardaki en kt rnei ise 1994te tahmini olarak
1.000.000 Tutsi ve lml Hutunun militan Hutular tarafndan bir
bakaldrda katledildii Rwandada gereklemitir.
Dou Avrupada komnizmin k etnik ekime ve blgesel
atma hayletini hortlatmtr. rnein, eski SSCB, ekoslavakya ve Yugoslayada bu devletin kne ve bir yeni ulus-devlet-

tipik olarak kentsel ve sanayi

ler serisinin yaratlmasna yol amtr. Nedenler karmaktr. lk

lemi toplumlarda bulunan

olarak, komnist rejimler milliyetler problemini sosyalist insan

Gesselschaft veya 'birlik/top


lum'(association) arasnda bir
ayrm yapar. Emile Durkheim
(1858-1917) topluluun ne
denli sosyal ve ahlki kodlarn
devam ettirilmesinin zerine
temellendiini vurgulamtr.
Eer bunlar zayflarsa, tecrit
edilme, yalnzlk ve anlamszlk
duygular anlamna gelen
'anomi' ortaya kar.

yaratarak zme araynda olmu ise de kantlar onlarn etnik


ve ulusal ballklar sdece yeraltna srerek fosilletirdiini gs
termektedir. kinci olarak, etnik ve din milliyetilik hi phesiz
anti-komnizmi veya anti-Sovyetizmi ifade etmenin aralaryd.
nc olarak, komnizmin knn hzlandrd siyasal istik
rarszlk ve ekonomik belirsizlik organik bir kolektif kimlik hissi
sunan siyaset tr iin mkemmel bir gelime zemini yaratmtr.
Bununla beraber, bu yeni yaratlm uluslarn kendileri derin et

nik ekimelere ve gerilimlere tabidir. Bu Rusyada eenlerin ayaklanmas ve eski


Yugoslavyann Bosna Cumhuriyetinin etnik olarak saf Mslman, Srp ve Hrvat
blgelere ayrlmasyla ispatlanmtr.

BirTopluluk Siyaseti mi?


Etnik siyasetin poplist bir hareket olarak aadan domasna karlk topluluk
siyaseti genellikle siyasal elitlerin bir ilgi konusu olmutur. Bir dier ifadeyle o sk
lkla, sosyal k ve paralanmay daha geni bir topluluun knn paras
olarak yorumlayan akademisyenlerin ve siyasetilerin zel ilgi alandr. Bu konu
Bat siyasetinde 1960lardan beri gittike nemli hle gelmi ve 1990larda komniteryenizm (cemaatilik/toplulukuluk) olarak adlandrlan eyin eski sol/sa
ayrmn gereksiz hle getirecek tam kapsayc bir siyasal felsefe olma tehditinde
bulunmas noktasna ulamtr. Komniteryen mesajn znde, birinci olarak, bir
topluluk hissinin salkl bir toplum iin hayat olduu ve, ikinci olarak, modern
dnemde topluluk balarnn gittike zayflad iddialar yatmaktadr.
Topluluk siyasetine ynelik bir ilgi ve yerelin yeniden kefi 7. Blmde tart
lan kresellemenin ilerlemesine paralel olarak gelimitir. Bu anlamda, kreselle-

me ve yerelleme ulus devletin gerilemesine ynelik birbiriyle balantl cevaplar olabilir. Topluluk davas bir ideolojik mirasa ship
,,

- j

..

..

..

oldugu olude bu, zynetim ve ibirlii zerindeki geleneksel


anarist vurguda yatmaktadr. Proudhon, Peter Kropotkin (1842x

Komn; Muhtemelen kiisel ve


haneye ait dzenlemeleri de
[kapsayacak ekilde] geniletizen-ginlik ve g paylam.

en.

temelinde ykselen kk
lekli bir kolektif rgtlenme.

1921) ve Gustav Landauer (1870-1933) gibi klsik anaristler,


.......
iinde insanlarn hayatlarn kendiliinden organize edebilecekleri
ve aralarndaki anlamazlklar yz yze etkileimle zebilecekleri kk, yerin
den ynetime dayanan topluluklarn veya komnlerin erdemlerini yceltmilerdir.
Benzer amalar ayn ekilde srailde kibutz sisteminin kurulmasna ilham vermitir.
Murray Bookchin (1989) gibi ada anaristlere gre topluluk zerine byle bir
vurguya olan ihtiya modern ehir hayatnn souk ve gayri ahs olmas nedeniyle
19. Yzylda byle bir vurguya olan ihtiyatan ok daha cildir. Bookchinin yeni
toplumun temel birimi olarak yaknlk gruplar (affinity groups) zerine olan vur
gusu geni alana yaylm mlkler ve byk lekli imar projelerinden uzaklap
kentsel kylerin (urban villages) inasn tercih etmeye balayan ehir planlamac
larn gittike etkilemektedir. Benzer bir mesaj Alman ekonomist ve evre teorisyeni
Fritz Schumacher tarafndan telkin edilmitir. Kk Gzeldir: nsanlar nemliymi
esine Bir ktisat almas ( Small is Beautijul: A Study ofPeopleA s IjPeople Mattered,
1973) adl eserinde Schumacher daha kk alma birimleri, topluluk mlkiyeti
ve yerel emek ve kaynaklardan faydalanan blgesel iyerleri zerinde temellenen
nsan lekli bir ekonomiye doru geii savunmutur.
Topluluk fikri, onu liberal bireyciliin kusurlarn gstermek zere kullanm
olan Michael Sandel (1981) ve Alisdair Maclntyre (1981) gibi akademisyenler ta
rafndan da ele alnmtr. Komniteryenler, liberalizmin bireyi mantksal olarak
topluluktan nce ve onun dnda grerek sdece bencil davran merulatrd
n ve kamu yarar fikrinin nemini azalttn ileri srmlerdir. Amitai Etzioninin
eserleri araclyla bu grler ABD de Clinton ynetimini ve Birleik Krallkda
i Partisi ve Muhafazakr Partiyi etkilemitir. Etzioni sosyal paralanma ve k
ten byk oranda bireylerin haklarna ynelik saplantlarnn ve karlkl grevler
ve ahlk sorumluluklar kabl etmeyi reddetmelerinin sorumlu olduunu ileri sr
mtr. Bu durum ebeveynlik etme a (parenting deficit) olarak adlandrlan
eyde grlr. [Ebeveynlik etme a], kendi yaam tarzlar ve kariyerleriyle daha
megul olan anne ve babalar tarafndan ebeveynlik ykmllklerinin terkedilmesini ifade eder. Bununla birlikte, eletirmenlere gre, haklar pahasna grevleri y
celtme, bireysel zgrlkten uzaklap otoriteye doru bir ynelii temsil edebilir.
Dahas, aile gibi mevcut sosyal kurumlan glendirme teebbs ile ilikilendirilme eilimi sebebiyle toplulua ynelik bir ilginin genellikle muhafazakr yansma
lar vardr. Bu ekliyle, komniteryenizm statkoyu, ve aile meselesinde, kadnn
geleneksel ev hanm, anne ve bakc rollerini merulatrmay amalamaktadr.

zet
Hem merkezden ynetimin hem de yerinden ynetimin avantajlar vardr.
Merkezden ynetimin erdemleri unlar ierir: Devletin uluslararas bir ak
tr olmasn, ekonomik yaamn daha verimli rgtlenmesini, ulusal birliin
salanmasn ve blgesel eitsizliklerle mcadele edilmesini mmkn kl
mak. Yerinden ynetimin ekici yanlar siyasal katlmn alann geniletme
si, ynetimi halka yaklatrmas, siyasal kararlar daha akla uygun yapmas
ve ynetim iinde fren ve denge mekanizmalar gelitirmesidir.
lkesel rgtlenmenin en yaygn biimleri federal ve niter sistemlerdir. Fe
deralizm, iktidarn merkez ve evre ynetim dzeyleri arasnda datld
paylalm egemenlik nosyonu zerinde temellenir. Buna karn niter sis
temler egemen gc, merkezin lke apnda rgtlenme biimini belirleme
sini mmkn klan tek bir ulusal kuruma verir.
lkesel blmleri etkileyen dier faktrler arasnda parti sistemi ve siyasal
kltr, ekonomik sistem ve madd gelime dzeyi, devletin coraf boyutu
ve kltrel, etnik ve din eitlilik dzeyi bulunmaktadr. Tm sistemlerde
deilse bile ou sistemde merkezden ynetime ynelik bir eilim olmutur.
Bu, zellikle, sdece merkez ynetimin ekonomik yaam ynetmek ve kap
sayc refah hizmetleri sunmak iin gerekli stratejik konuma ve kaynaklara
sahip olduu gereini yanstr.
Siyasal yerinden ynetim etnik bilincin ve blgesel kimliklerin glenme
siyle beslenmitir. Etnik siyasetin ykselii, etnisitenin tipik olarak ulusal bi
linle ilikilendirilen kamusal balar ve ballklardan daha gl bir orga
nik kimlik hissi yaratma kapasitesiyle balantlandrlr. Bir dereceye kadar,
etnik milliyetiliin ykselii kresellemenin etkisini yanstr.
Topluluun kaybedilii ve yereli yeniden kefetme ihtiyac hakknda gittike
artan kayg ifade edilmitir. Komniteryenizm radikal yerinden ynetim ve z
ynetim talepleri, karlkl haklar ve sorumluluklar nosyonu, otoriteye sayg ve
geleneksel deerler ve kltrn glendirilmesi talepleri ile ilikilendirilmitir.

Tartma Sorular
Merkezden ynetim ile yerinden ynetim arasndaki denge nerede kurulma
ldr?
Federal ilke belli devletlere mi yoksa tm devletlere mi uygulanabilir?
Federalizm ve yetki devrinin erdemleri nelerdir?
Modern devletlerdeki merkezden ynetime ynelik eilim kar konulabilir
bir eilim midir?

Etnik siyasetin ykselii sivil milliyetiliin dn m ifade eder?


Topluluu glendirme teebbsleri dima st kapal biimde muhafazakrlk
m ierir?

leri Okumalar
Bookchin, M. Remaking Society (Toplumu Yeniden Yaratmak) (Montreal: Black Rose,
1989). nde gelen modern bir anaristten yerinden ynetim ve srdrlebilir toplu
luklar ihtiyac hakknda kamlayc bir tartma.
Burgess, M. And A.-G. Gagnon (eds) Comparative Federalism and Federation (Karla
trmal Federalizm ve Federasyon) (London and New York: Harvester Wheatsheaf,
1993). Federal sistemlerin faydal ve geni kapsaml bir taramas.
Glazer, N. And D. Moynihan Ethnicity: Theory and Experience (Etnisite: Teori ve Tecrbe)
(Cambridge, MA: Harvard University Press, 1975). Etnik siyasetin geliimi ve ne
mine dir bir giri.
Norton, A. International Handbook ojLocal and Regional Government (Yerel ve Blgesel Y
netimin Uluslararas El Kitab) (Aldershot and Brookfield, VT: Edvvard Elgar, 1994).
Yerel ynetimleri dokuz lkede inceleyen faydal bir referans kitab.
Wachendorfer-Schmidt, U. (ed.) Federalism and Political Performance (Federalizm ve Siya
sal Performans) (London and New York: Routledge, 2000). Ayn zamanda federal ve
niter sistemlerin performansn karlatran, federalizmin ileyii zerine bir deer
lendirme.

Ksm
-

Syas
Etkileim

Blm
Ekonomi ve Toplum

"te bu ekonomi, aptal!"


1992 yl Amerika bakanlk seimi kampanyas boyunca Bili Clintonn ofisinin duvarnda
asl olan yaz.

Politika, neredeyse her aamada ekonomi ve toplumla i ie


indekiler
geer. deolojik bir argman ve tartma, geleneksel olarak bir
ktisad Sistemeler............ ....238
birine rakip iki ekonomik felsefe olan kapitalizm ve sosyalizm
Dnya zerindeki Kapitalist
Sistemler............................ ... 240
arasndaki mcadele etrafnda dner. Oy kullanma davran
Teebbs Kapitalizmi
... 240
Sosyal Kapitalizm........................242
ve parti sistemleri, byk lde toplumsal blnmeler ve a
Kolektif Kapitalizm............. ......243
tmalar tarafndan ekillenir. Partiler iktidar elde etmek iin
Ynetilen Kapitalizm mi
YoksaYnetilmeyen
ekonomik bymeyi artrma, enflasyonu drme, yoksullu
Kapitalizm mi?.................. 245
Sosyalizmin eitleri............ 247
u ortadan kaldrma sz vererek birbirleriyle yarr. Bakan
Devlet Sosyalizmi............. ......248
Clintonn idrak ettii gibi seim sonular genellikle ekonomi
Piyasa Sosyalizmi............. .....................
... 249
ktisad Bir'nc Yol'
nin iinde bulunduu durum tarafndan belirlenir: Ekonomi bir
var mdr........................ ~........251
Sosyal Yap ve
patlama yaadnda hkmet seimi kazanr; ancak ktisad bir
Blnmeler..................... ....252
k ve fiyatlarda ni dlerin yaand bir ortamda hk
Srrcval Snf......................... ... 253
Snf Temelli Politikann Ykselii
met byk ihtimlle seimi kaybeder. Hatta ortodoks Marksist254
ve D.......................
Alt Snf Kimlerden Oluur?........256
ler daha da ileri giderek siyasetin ekonomik temel tarafndan
Irk..................................... __257
belirlenen veya ekillenen st yapnn bir paras olduunu ve
Toplumsal Cinsiyet.............. 258
zet................................... ....260
siyas srecin snf sisteminin bir yansmasndan baka bir ey
Tartma Sorular...................260
leri Okumalar................... ....261
olmadn iddia eder. Az sayda insan (Marksistler de dhil
olmak zere) byle basit bir gre ship olsa bile sosyo-ekonomik faktrlerin siyas analizde hayat bir nem tadn hi
kimse inkr edemez. Basite ortaya koymak gerekirse politika, ekonomi ve top
lumsal artlar iinde ele alnmadan anlalamaz.
Bu blmde incelenecek temel konular unlardr:

Anahtar Konular
1. Ekonomi, nasl ve ne lde politikay ekillendirir?

2. Bugn dnyada mevcut olan balca ktisad sistemler hangileridir? Her


bir sistemin, gl ve zayf ynleri nelerdir?
3. Hkmet ne lde ekonomiyi kontrol edebilir ve etmelidir?
4. Modern toplumlarda, temel ekonomik ve toplumsal ayrmalar nelerdir?
5. Snf, rk ve cinsiyet yaplar ne oranda siyas yaam etkiler?

ktisad Sistemler
ktisad sistem, bu sistem vastasyla mal ve hizmetlerin retildii, datmnn ya
pld ve dei toku edildii bir organizasyon biimidir. Marksistler, ktisad sis
temleri retim biimleri olarak tanmlar. Mamafih bu konuda srekli kar karya
kalnan zorluk, bu tip ktisad rgt sistemleri ve bu sistemleri savunmakta bavuru
lan fikirler ve doktrinler arasnda mevcut olan karklktr. Mesel kapitalizm bazen
sdece bir ktisad sistem olarak deil, ayn zamanda zel mlkiyeti savunan, reka
betin erdemi zerinde duran ve genel refahn kiisel karlarn takip edilmesinin bir
sonucu olduunu iddia eden kendi bama bir ideoloji olarak tanmlanr. Bu karma
aya, aslnda daha fazla sosyalizm rneinde iaret edilir. Sosyalizm kavram, hem
belirli bir deerler, teoriler ve inanlar seti hem de bu deerlerin onun vastasyla
gerekletirilecei farz edilen bir ktisad organizasyon sistemi olarak tanmlanrd.
Her ne kadar bu blmde ktisad sistemlerin zayf ve gl ynleri (bu sistemlerin
nasl savunulduu ve neden eletirildii) zerinde durulacaksa da buradaki temel
kayg, bu sistemleri normatif siyas teori olarak deil, sosyo-ekonomik organizasyon
olarak ele almaktr. lgili ideolojik ihtilflarn tam aklamas 3. Blmde bulunabilir.
Yaklak olarak 200 yldan bu yana, ktisad rgtlenme zerine gerekletirilen tar
tmalar birbirine rakip iki ktisad sistem olan kapitalizm ve sosyalizm arasnda mev
cut atma etrafnda dnmtr. ok temel bir tercih ortaya kt ve politik grleri
bir kiinin ktisad rgtlenme iinde nerede durduu sorununa indirgeyerek siyas
spektrumun kendisini oluturdu. Sol kanat grlerin sosyalizmi savunduu, sac
grlerin ise kapitalizme sempati duyduu dnld. Birbirine rakip sistemlerin,
temelde birbirine olduka muhalif grnmeleri gerei bu dikotomiyi salamlatrd.
Kapitalist ekonomiyle ilikilendirilen temel zellikler unlard:
Genelletirilen bir meta retimi vardr; meta, mbadele etmek iin retilen
mal ve hizmettir ve bir piyasa deerine shiptir.
retici servet (retim aralar), ounlukla zel sektrn elinde bulunur.
ktisad hayat, piyasa ilkelerine gre dzenlenir: arz ve talep gleri.
Madd anlamda kiisel kar ve kr maksimizasyonu, teebbs ve sk alma
iin motivasyon salar.
Buna karn, sosyalist ekonominin ise u ilkelere dayand dnlrd:

Kavram lar

Piyasa
Piyasa, mal ve hizmet satn almak isteyen alclar, ayn eyleri satmak iin pazara arz eden satclarla buluturan ticar mbadele sistemidir.
En basit piyasalar hricinde btn piyasalarda, mbadele takas yoluyla deil, parayla gerekletirilir. Piyasalar, kiilere bal olmayan meka
nizmalardr; piyasa gleri olarak adlandrlan arz ve talep arasndaki dengeyi yanstan fiyat dalgalanmalar tarafndan idare edilir.
Piyasay savunanlar, piyasann aadaki avantajlara ship olduunu iddia eder:
Kr elde etme gdsnn salad disiplin araclyla piyasa, verimi artrr.
Piyasa, yeni rnler ve daha iyi retim sreleri biiminde ortaya kan yenilikleri tevik eder.
Piyasa, reticilerin ve tketicilerin kendi karlarnn peinde komasna ve tercih etme zgrln yaamasna izin verir.
Piyasa, bireylerin sonsuz saydaki tercihlerinin ve kararlarnn koordinasyonu vastasyla denge yaratr.
Mamafih, piyasay eletirenler piyasann ok cidd dezavantajlar olduunu iddia eder:
Piyasa, gvensiz bir ortam yaratr, nk insanlarn hayat kontrol edemedikleri gler tarafndan ekillenir.
Piyasa, maddi anlamda eitsizlii derinletirir ve yoksulluu artrr.
Piyasa, hrs ve bencillii artrr ve toplumun genelinin ihtiyalarn gz ard eder.
Piyasa, periyodik olarak fiyatlarda yaanan ni ykseli ve dler nedeniyle istikrarszla yol aar.

En azndan teoride insan ihtiyalarnn tatmini iin dzenlenen kullanma y


nelik bir retim sistemi vardr.
ounlukla zellikle ekonominin eriilebilecek ykseklii de dhil olmak
zere retken servetin devlet ya da ortak mlkiyeti sz konusudur.
ktisad rgtlenme, kaynak datmnn rasyonel sreci olduu varsaylan
planlamaya dayanr.
alma, genel refah artrma ynndeki istein sonucunda ortaya kan i
birliine dayanr.
Mamafih ktisad sistemler pratikte, hep daha karmaktr ve bu sistemleri gruplan
drmak her zaman zor olmutur. ncelikle, evrensel olarak kabl edilen, tek bir kapita
lizm veya sosyalizm modelinin olduunu iddia etmek bir hatayd. Pratikte, toplumlar
iinde bulunduklar zel ekonomik ve siyas artlara; kltrel ve tarihsel miraslarna
dayanarak kendi kapitalizm ve sosyalizm modellerini oluturmulardr. Dolaysyla
kapitalizmleri ve sosyalizmleri tartmak daha anlaml olacaktr. Ayrca sosyalizm
karsnda kapitalizm eklindeki basit ktisad rgtlenme modeli (Souk Savan so
nucu olarak), iki model arasndaki farklla ar vurgu yaparak gerei tahrif etmitir.
1989-91 yllarnda gerekleen Dou Avrupa devrimlerinin akabinde merkez
planlamann birden bire ortadan kalkmas yalnzca devlet sosyalizmine bir son
vermedi, ayn zamanda saf bir sosyalist sistemin veya saf bir kapitalist sistemin
olduu ynndeki illzyonu da yok etti. Hibir kapitalist sistem ta- _________________
marnyla i yasalar ve en azndan refahn gvenlik a dzeyi (safety Devlet Sosyalizmi: Devletin
. 1
i r
ir
\

i- . .
j

w
.il.
-teoride-insanlarn menfaatleri
net level of welfare) gibi sosyalist etmenlerden bamsz deildir. iinhareket ederek iktisad ha.
Ayn ekilde i piyasas ve kara ekonomi gibi kapitalist faktr- yat denetledii ve idare ettii
leri iinde barndrmayan hibir sosyalist sistem yoktur. Bundan s sya| 7m modeli.

baka ne kapitalist ne de sosyalist modellere uymayan iktisadi sistemler ina etme


yolunda abalar da mevcuttur: bunlar genellikle nc yol olarak tanmlanr. Fa
ist talyada korporatizm, Arjantinde Peronizm ve sve sosyal demokrasisi hep bu
ekilde tanmlanmtr. evreciler kendi hesaplarna, kapitalizm ve sosyalizmin her
ikisinin de retim bazl ve kalknma odakl olmalar sebebiyle esasen benzer olduu
nu iddia ederek bu sistemlere ynelik kendi eletirilerini gelitirmilerdir. Yeillerin
ne srd ekliyle ekonomi, ktisad nceliklerde srdrlebilirlik ve ekolojik den
ge konular erevesinde radikal bir deiimi gerekli klacaktr.

Dnya zerindeki Kapitalist Sistemler


Kapitalist ktisad sistemler, ilk olarak onaltmc ve 17. Yzyl Avrupasnda, esas
itibaryla feodal toplumlar iinde ortaya kt. Feodalizm, toprak sahiplii, belirli
toplumsal hiyerariler ve sk bir grev ve ykmllkler yapsnn ihtiyalar iin
dzenlenen tarma dayal retimle tanmlanr. Kapitalist uygulamalar, ilk bata pi
yasaya doru ynlendirilen ve serilerden ziyde, byk oranda cretli iilere daya
l ticar tarm biiminde kk sald. Yeni yeni olumaya balayan kapitalist sistemin
temel ta niteliindeki piyasa mekanizmas, teknolojik yenilikler ynndeki bask
y younlatrd ve retim kapasitesinde nemli bir gelimeye yol at.
retimi ve verimlilii artrma ynndeki bask, tarm devrimine yansd, ki bu
devrim ar kullanmdaki ortak topraklarn itlenmesini ve gbre ve bilimsel re
tim metodlarnn gittike daha fazla kullanlmasn da kapsad. 18. Yzyln ortala
rnda, ilk nce Byk Britanyada ardndan Amerikada ve Avrupada sanayi devrimi
balyordu. Sanayileme, makinelemeye dayal fabrika retiminin ortaya kmas
ve nfusun kylerden, genileyen kasaba ve ehirlere doru gerekleen tedrici aknyla toplumu tamamen dntrd. Gerekten de kapitalizm ve sanayileme birbiriyle o kadar yakndan ilikilidir ki endstriyel kapitalizm genellikle kapitalizmin
klsik biimi olarak ele alnr. Mamafih, modern dnyada eit kapitalist sistem
tanmlanabilir:
teebbs kapitalizmi
sosyal kapitalizm
kolektif kapitalizm

Teebbs Kapitalizmi

Teebbs kapitalizmi, zellikle Anglo-Amerikan dnyada, dier kapitalizm modelleri


nin kanlmaz bir biimde ondan tredii saf kapitalizm ideali olarak grlr. Bu
nunla birlikte bu modelin Birleik Krallkta Keynesci sosyal demokrasiyle 1945 sonra
snda gerekleen yaknlamasna ramen Amerika (teebbs kapitalizminin kaynan
ald yer) dnda btn dnyada reddedilmi olduu da aktr. Teebbs kapitalizmi,
Adam Smith ve David Ricardo (1772-1823) gibi klsik iktisatlarn ortaya koyduu
ve Milton Friedman ve Friedrich von Hayek gibi teorisyenler tarafndan gncelletiri-

Adam Smith (1723-1790)


Isko iktisat ve filozof; genellikle "iktisat bilimi (kasvetli bilim)in kurucusu olarak grlr. Glasgovv
Oniversitesi'nde mantk ve ahlk felsefesi dersi verdikten sonra Smith, Fransa ve Cenevre'ye
gitmesini ve iktisadi teorilerini gelitirmesini salayan Buccleuch Dk'nn zel hocas oldu. Ahlkt

Duygular Kuram (The Theory of Moral Sentiments, 1759), bireyin z karcln regle edilmemi
bir toplumsal dzenle uzlatrmaya alan bir motivasyon teorisi gelitirdi. Smith'in en nl eseri,

Milletlerin Zenginlii (An inquiry into the Nature and Causes of the Wealth ofNations, [1776] 1930),
iblmnn nemine vurgu yaparak, iktisatn alma mantn piyasa kavramlaryla aklama
ynndeki ilk sistematik giriimdir. ounlukla serbest piyasa kuramcs olarak grlse de Smith
ayn zamanda piyasann snrllklarnn da farkndayd.

len dncelere dayanr. Bu modelin temel zellii, piyasann kendi kendini idare eden
bir mekanizma olduu ( veya Adam Smithin ortaya koyduu gibi grnmez el) y
nndeki inantan doan piyasa rekabetinin bamsz/hr ileyiine olan gvendir. Bu
gr, Adam Smithin herkes tarafndan bilinen u szlerinde de belirtilmitir: Akam
yemeimizi soframzda bulmamzn sebebi kasabn, biracnn veya frncnn cmert
lii deil, onlarn kendi karlarna olan dknldr. Bu tip serbest piyasa ilkeleri,
Amerikada devlet mlkiyetinin minimumda tutulmasn ve refah yardmlarnn gven
lik andan fazla bir ileve ship olmamasnn garanti edilmesini salad. Amerikan i
sektr, tipik olarak kr odakl alr; yksek verim ve ii esnekliine zel nem verilir.
Sendikalar, genellikle zayftr; bu durum, gl ii rgtlerinin kr maksimizasyonu
nnde bir engel oluturaca ynndeki korkuyu yanstr. Kapitalizmin bu trnn,
bymeye ve teebbse olan vurgusu, bir bakma, retken servetin, yatrmlarndan b
yk oranda kazan talep eden sigorta irkederi ve emeklilik fonlar gibi ml kurumlar
tarafndan ship olunduu gereinden kaynaklanr.
Amerikann mudak ekonomik gc, teebbs kapitalizminin kudretini ispat eder.
Nispeten bir dn yaandna dir ak kantlar olsa da (1945 ylnda Amerika
dnyadaki retimin yarsna shipken, 1990 ylnda bu pay bete bire dt) Ameri
kadaki ortalama retkenlik Almanyadan ve Japonyadan hl daha yksek. Amerika,
kta kapsamnda i pazar, doal kaynak serveti ve salam bir bireyci popler kltr
bata olmak zere snr ideolojisi olarak grlen piyasa ilkelerini uygulayarak ka
zan elde etmesini salayan aka doal stnlklere ship. Mamafih, Amerikann
elde ettii baar sdece piyasaya indirgenemez. Mesel, Amerika gl ve ak bir
ulusal hedef duygusuna ve rekabete dayanan davranlarn en u arlklarn engelle
yen regle edici organlardan oluan bir aa shiptir.
Teebbs kapitalizminin ilkeleri ekonomik anlamda yaanan kresellemeyle
birlikte Amerikann snrlarnn tesine geti. Kreselleme, pek ok biimde piyasalamay gelitirdi. Mesel, youn uluslararas rekabet, hkmeerin ekonomiye
mdahale etmemesini ve lkeye yatrm yaplmas beklentisiyle vergi oranlarn
drmesini tevik etti. Ekonomi siyasasnn temel hedefi olarak ___________
enflasyonu kontrol etmenin tam istihdam salamamn yerini almas Piyasalama: Ticar mbadegereinden yola klarak, kamu harcamalarnn ve zellikle refaha
ayrlan btenin azaltlmas ynnde gl bask uyguland. Ayrca
rn ve ii esnekliini salama ihtiyac, sendika faaliyederinin yasa

^ n tn piytsTnfkiie^in
ekonomiye ve muhtemelen
topluma yaylmas.

Sosyal Piyasa
"Sosyal piyasa ekonomisi'fikri,
1950'lerde Almanya'da ortaya
kt. Alfred Muller-Armack gibi
iktisatlar tarafndan gelitirildi
ve Ludvvig Erhard bata olmak
zere Hristiyan Demokratlar
tarafndan zirveye tand. Sos
yal piyasa, piyasa ilkelerine gre
yaplandrlan, byk lde
hkmet mdahalesinden ba
msz, geni kapsaml refah sis
temi ve etkin kamu hizmetleri
araclyla toplumsal uyumun
temin edildii bir toplum iinde
ileyen bir ekonomidir. Dola
ysyla, piyasa bizatihi bir ama
deil, daha kapsaml toplumsal

veya baka aralarla denetlenmesine izin verdi. Uygulanan bu tip


basklar, yeni politik ekonomi olarak adlandrlan yapnn ekil
lenmesini salad; bu, dorudan devlet mdahalesinin azaltld ve
piyasann ktisad hayan merkezine konduu ktisad ynetimin
depolitize edilmi biimiydi. Mamafih, bu yeni politik ekonomi,
en azndan baka iki zellie daha shiptir. Bunlardan ilki, teknolo
jik yenilik ve gelimeye zellikle de enformasyon ve iletiim tekno
lojisinin yaygn kullanmna yapt vurgudur. Teknolojik stnlk,
zellikle de Amerikada, 1990larda trbo kapitalizminhayletiyle
gelimeye balad. Yeni politik ekonominin ikinci zellii ise ei
tim seviyesinin ykselmesinin, hem ekonominin arz ynndeki
zelliklerini gelitirecei hem de vatandalarn daha esnek ve kendi
ne gvenen kiiler olmasn salayaca inancyla hkmetlerin git
tike insan sermyesine yatrm yapmay hedeflemeye balamasdr.

hedeflere ulamak iin servet

Mamafih teebbs kapitalizmi cidd dezavantajlara da shiptir.


Belki de bunlardan en nemli olan, madd anlamda yaygn bir
yaplan vurgu, sosyal piyasay
eitsizliin ve toplumsal blnmelerin ortaya kmas ynndeki
serbest piyasadan ayrr. Sosyal
piyasa stratejisi, Almanyann
eilimdir. Bu durum, mesel Avrupada grlmeyen Amerikadaki
siyasada konservatif ve sosyalist
mutlak
yoksulluk dzeyinde ve dk eitimli ve refah programla
grleri birletiren ve pek ok
Avrupa Birlii yesi lkesinin
rna bal alt snfn (under class) nfusunda grlen artta ortaya
uygulad bir konsensse
kar. Bu sorunlarn yol at gerilimler, toplumsal hareketlilik y
ulamasn salar.
nndeki ihtimli canl tutan byme seviyelerinde de var olabilir.
Mamafih Amerikann ship olduu kltrel ve ekonomik kaynak
lardan yoksun olan Birleik Krallktaki gibi toplumlarda, teebbs kapitalizmi bu tip
derin toplumsal gerilimler yaratabilir. Daha nemli bir sorun ise teebbs kapitaliz
minin trbo zelliklerinin, tketicilerin harcama ve bor alma, iletmelerinse yat
rm yapma ynnde gsterdikleri isteklilikten daha az piyasann veya teknolojik yeni
liklerin dinamizmiyle ilgili olabileceidir. Dolaysyla bu ktisad model, zellikle ml
piyasalarn tuhaflklarna ve tketici ve iletmelere olan gvendeki deiime aktr.
yaratmann bir aracdr. Ortaklk,
ibirlii ve subsidiarite zerine

Sosyal Kapitalizm

Sosyal kapitalizm, merkez ve Bat Avrupann byk blmnde gelien kapita


lizm biimidir, bu modelin kaynakland yer Almanyadr ancak sosyal kapitaliz
min temel ilkeleri Avusturya, Benelux lkeleri, sve, Fransa ve skandinavyann
byk bir ksmnda eitli biimlerde uyarlanmtr. Bu ekonomik model, Smith
ve Ricardo tarafndan oluturulan klsik politik ekonominin kat piyasa prensip
lerinden ziyde daha ok Friedrich List (1789-1846) gibi iktisatlarn esnek ve
pragmatik fikirleri zerinden ekillendi. Bununla birlikte Zollverein (Alman gm
rk birlii)in nde gelen mdafisi olan List, mesel bebek sanayileri etin yabanc
rekabetine kar korumak iin devlet mdahalesinin uygulanmas gerektiini iddia
ederek, siyasetin ve siyas gcn/iktidarn nemi zerinde durdu. Bu modelin te
mel noktas, sosyal piyasa dncesidir; yani piyasa rekabeti disiplinleriyle toplum
sal uyuma ve birlik ihtiyacn birletirme abasdr.

Almanyada bu sistem, sanayi ve ml sermye arasndaki ba


zerinde kurulmutur; bu, iletmeler ve blgesel olarak yerleik
bankalar -ki bunlar da genellikle iletmelerin en byk hissedar
lardr- arasndaki yakn bir iliki biiminde tezhr eder. Alman
ekonomisi, kinci Dnya Savandan bu yana bu temel nokta
etrafnda deiim geirdi ve bu model, ekonomiyi ksa dnemli
krlardan ziyde uzun dnemli yatrmlara yneltti. Rhine-Alpine
kapitalizmi olarak adlandrlan i organizasyonu, sosyal ortakla
dayand iin Anglo Amerikan kapitalizminden de ayrlr. Sen
dikalar, i konseyleri araclyla iileri temsil eder ve genellikle
sanayicilerin gerekletirdii yllk cret belirleme grmeleri
ne katlr. ilere ve dier korunmasz insanlara sosyal gvence
salayan geni kapsaml ve iyi finanse edilen refah yardmlar bu
ilikinin temelini oluturur. Bu ekilde, iilerin ve geni manda
toplumun karlarn hesaba katan kar ortaklna dayanan ka
pitalizm biimi geliti. Bu, Amerikada ve Birleik Krallkta var
olan hissedar kapitalizmi ne zt bir modeldir (Hutton, 1995).

Laissez-faire
Laissez-faire (Franszcada
"braknz yapsnlar" anlam
tar) devletin ekonomiye
mdhil olmamas ilkesidir.
Devletin ekonomiyi kendi
hline braktnda, ekonomi
nin en iyi ekilde ileyecei
ynndeki doktrinin kalbini
oluturur. Bu kavram, i 8. Yzyl
Fransas'nda Laissez-faire et
Laissez-passer* (bireyleri kendi
hline brakn, mallarn ser
beste dolamasna izin verin
/braknz yapsnlar, braknz
gesinler) slogann ortaya
atan Fizyokrat-lar tarafndan
yaratlmtr. David Ricardo
ve Alfred Marshall (18421924) gibi klsik iktisat-lar,
bu kavram Adam Smith'den
almlardr. Laissez-faire'in
temel varsaym, engellenme
mi piyasa ekonomisinin doal

Sosyal kapitalizmin gl ynleri, savala yklan Almanyay


olarak bir denge yaratacadr.
Bu husus genellikle "tam
1960larda Avrupann lider ekonomik gc hline getiren eko
rekabet" kuramyla aklanr.
nomik mucize ile aka ortaya konur. Sermye yatrmnn
Bu bak asndan, kartelleri
denetlemek ve istikrarl fiyatlar
yksek ve istikrarl seyri, eitime ve meslek ve zanaata ynelik
korumak gibi piyasa rekabe
beceri kazandrmaya yaplan gl vurguyla birlikte Almanyann
tini tevik etme faaliyetleriyle
snrlandrlmadka devlet
Avrupadaki en yksek verimlilik dzeyine erimesini salad.
mdahalesi zararldr.
Mamafih sosyal piyasann erdemleri hibir ekilde evrensel ola
rak kabl grmedi. Yaratt sakncalardan biri, mzakere, grme ve konsen
sse (mutabakat) yapt youn vurgu sebebiyle deimemeyi tevik etmesi ve
iletmeler iin deien piyasa artlarna (mesel ekonomik kreselleme ve Dou
Avrupa, Ltin Amerika ve Dou Asyadan gelen youn rekabet) uyum salamay
zorlatrmasdr. Daha ar bir yk, yksek kalitedeki refah yardmlarn temin et
mek iin gerekli olan nispeten yksek sosyal harcamalar tarafndan yklenir. Bun
lar, vergileri artrr; dolaysyla hem iverenlerin hem de iilerin zerine ar bir
yk ykler. Sosyal piyasay savunanlar, toplumsal kayglarn ve piyasann znde
birbiriyle balantl olduu hususunda srar ederken, bu modeli eletirenler sosyal
kapitalizmin kavramsal bir elikiden baka bir ey olmadn iddia eder. Onlara
gre, srekli genileyen sosyal programlar finanse etmenin maliyeti, uluslararas
rekabette yaanan d ve ekonominin servet yaratma temelini zayflatmak olur.

Kolektif Kapitalizm

Kapitalizmin nc biimi, 1945 sonras Japonyadaki rnee dayanr. Dou Asya


kaplanlarnn (Gney Kore, Tayvan, Singapur gibi) byk bir hevesle uyguladk
lar bir modeldir ve son zamanlarda yeni yeni ortaya kmaya balayan in kapita
lizmini etkilemitir.

Kolektif kapitalizmin ayrt edici zellii, mterek uzun dnem ilikiler zerine
yapt vurgudur. Bu, ekonominin kiilere bal olmayan fiyat mekanizmas tara
fndan deil, piyasalardaki mevcut ilikiler vastasyla idare edilmesini salar. Bu
duruma verilecek rnek, Japonyada sanayi ve finans sektrleri arasnda yakn bir
ilikinin olmasn temin eden birbirine kenetlenmi mlkiyet ortakl yapsdr.
Tokyo borsasnda ilem gren hisselerin yzde 4 0 , kigyo shudan karde irketler
an oluturan sanayi gruplarnn elindedir. Sanayi kurulularm onlarn ok say
daki taeronuyla balayan apraz hissedarlk alar olan keiretsu Tokyo borsasndaki mevcut hisselerin yarsna sahiptir. Mlkiyetteki bu istikrar, Japon firmalarna
sermye bolluu salar; bu, ksa veya orta vdeli kr elde etmekten ziyde uzun
vdeli yarmlara dayanan stratejiler gelitirmelerine imkn verir.
Bu firmalar bizzat Japon halknn sosyal hayatnn merkezini oluturur. iler
(zellikle byk iletmelerdeki erkek iiler), Amerikada hatta sosyal piyasamn
var olduu Avrupada bile gereklemeyecek bir biimde firmalarn birer yesidir.
Sadaktlerinin, ballklarnn ve sk almalarnn karlnda iiler bandan
beri hayat boyu istihdam, emeklilik, sosyal gvence, bo zaman ve elence frsatla
rndan faydalanma hakkna shiplerdi. Yneticiler ve iiler arasnda nispeten d
k bir gelir fakllnn var olmasyla temeli oluturulan takm almas ve kolektif
bir kimliin yaratlmas hususuna zel bir nem verilir. iye ve ibirliine dayal
alma zerine yaplan bu vurgu, Japon sisteminin halk (peoplism) olarak ad
landrlmasna yol at. Bu ekonomik karmn son unsuru hkmettir. Her ne ka
dar Dou Asyadaki kamu harcamalar ve vergilendirme oran uluslararas standart
lara gre nispeten dk olsa da (GSM H nn %30unun altnda) devlet, yatrm
ynlendirme, aratrma ve ticar kararlarn verilmesinde hayat bir role shiptir.
Buna verilecek en iyi rnek hi phe yok ki (1950 ve 1960lardaki kadar olmasa
da) Japon ekonomisini hl yol gsterici (indicative) planlama yoluyla denetle
meye devam eden Uluslararas Ticaret ve Sanayi Bakanl (M IT l)dr.
kinci Dnya Sava ncesinde Japon ekonomisi pek ok bakmdan kr maksimizasyonu ynndeki kayg ve ksa dnemli dnme eilimi dhil olmak zere
teebbs kapitalizminin ou zelliini tayordu. Mamafih sava ncesinde ba
layan ve gittike gelien ktisad anlamda yeniden yaplanma, olaanst bir ba
ar kazand. Japon ekonomik mucizesi, bir sanayi gc/devi yaratt ve u anki
yatrm oranlan korunursa 2005 yl itibariyle dnyadaki en byk ekonomi hline
gelecek. Mamafih, Japonlarn elde ettii bu baar, kalknma oranlar Dou Asya
kaplanlarn geen inin ykseliiyle ok yaknda glgede braklacak. Bununla
birlikte bu baarnn bedelinin denmesi gerekiyor. birlii ve ortakln grnen
yznn ardnda Japon ekonomik modeli, iiler ve aileleri zerinde ar bir yk
ykler. Uzun saatler ve olduka sk disipline edilmi alma artlar, bireyselliin
gelimesinin engellendii ve almann insann varoluunun temel paras hline
geldii anlamna gelebilir. Ayn ekilde Japon toplumunda mterek ship olu
nan firmalarn hkimiyeti, grevin haklara sayg ilkesinin zerinde tutulmasyla
birlikte neo-feodal grev/ykmllk duysunu canl tuttu. Dolaysyla eletiriler,
kolektif kapitalizmin temelinin her zaman otoriteryanizm tarafndan oluturuldu-

Ingiliz iktisat. Keynes nn, Barn Ekonomik Sonular (The Economic Conseuences of the Peace,
1919)'de Versailles Antlamas'na getirdii eletiriyle elde etti. En nemli almas Genel Teori:
stihdam, Faiz ve Parann Genel Teorisi (The General Theory of Employment, Interestand Money, [1936]
1965), neo-klsik ktisad kuramlardan belirgin bir biimde ayrld ve gnmzde makro-iktisat ola
rak bilinen disiplinin olumasna katkda bulundu. Laissez-faire ilkelerine meydan okuyarak kinci
Dnya Sava'nn hemen sonrasndaki dnem de Batl devletlerce yaygn olarak uygulanan talep
ynetimi siyasasnn kavramsal temelini oluturdu. Keynezyen teoriler, hem modern liberalizm
hem de sosyal demokrasi zerinde muazzam bir etkiye shiptir.

unu iddia eder; otoriter kapitalizmin en ak rnei, inin burjuvalaan kapitaliz


miyle salam tek parti komnist ynetimin karmnda bulunabilir. Sonu olarak,
19971999 yl Dou Asyann yaad dramatik ekonomik d, istikrarsz ml
pratiklere dayandnda ktisad baarnn ne kadar krlgan olduunu gsterdi.

Ynetilen Kapitalizm mi yoksa Ynetilm eyen Kapitalizm mi?

Dnya zerindeki kapitalist modellerin bu ksa zetinin akla kavuturduu


gibi ekonomik siyasa hakkndaki temel mesele, siyaset ve ekonomi, dolaysyla
devlet ve piyasa arasnda uygun/doru bir denge oluturmaktr. Kapitalist bir
ekonomi, devlet tarafndan kendi bana brakldnda m en iyi ekilde alr
yoksa istikrarl bir byme ve genel anlamda refah, ktisad ynetim sistemi va
stasyla m elde edilebilir? Pratikte, bu soru birbirine rakip iki ktisad strateji
nin deerlendirilmesine indirgenir: Keynesyenizm ve monetarizm (parasalclk).
Klsik politik ekonomiye Keynesin Genel Teori: stihdam, Faiz ve Parann Genel
Teorisi ( The General Theory o f Employment, Interest and Money, [1936] 1965)almasnda yapt meydan okumann temel noktas, kendi kendini regle eden bir
piyasaya dayanan doal ekonomik dzen fikrinin reddedilmesidir. Keynes, devlet
ve ekonomi arasnda kat bir ayrm yaratan laissez-faire siyasalarnn kesin olarak
istikrarszlk ve isizlik yaratm olduunu ve bunun 1930larda yaanan Byk
Buhranla en iyi biimde aa ktn iddia etmitir.
Keynese gre isizliin artmasyla piyasa glerinin cretlerde kesintilere git
mesi, bunun da daha sonra mal ve hizmetlere olan talebi azaltmas sebebiyle kapita
list ekonomiler 1930lu yllar boyunca iyice younlaan ekonomik buhrann iine
dmt. Keynes ktisad faaliyet dzeyinin toplam talebi yani yrtt vergi
ve kamu harcamalar siyasalar vastasyla hkmetin ynlendirme kapasitesine
ship olduu ekonomideki toplam talep seviyesini belirlediini syleyerek serbest
piyasa geleneine kar kt. sizlik oram ykseldiinde, devlet ya kamu harca
malarn artrarak ya da vergileri keserek ekonomiyi dze karmaldr. Ortaya
kacak olan bte ann katlanlabilir olacam, nk meydana gelen byme
nin vergi gelirlerini artracam ve devletin borlanma ihtiyacn azaltacan ileri
srd. Bunun yannda ekonomiyi canlandracak bu tip her tr uyarcnn, arpan
(multiplier) etkisiyle younlatrlacan belirtti.

Milton Friedman (1912-2006)


Amerikal akademisyen ve iktisat. 1948 ylndan bu yana Chicago niversitesi'nde iktisat profes
r ve Chicago Okulu'nun kurucusu. Friedman ayn zamanda Newsweek dergisinde ke yazar ve
Amerika bakanlk danman olarak grev yapmaktadrr. 1976 ylnda iktisat alannda Nobel dl
kazanmtr. Monetarizm ve serbest piyasa ekonomisinin nde gelen savunucusu olan Friedman,
Keynezyen teorinin ve "vergilendir ve harca" siyasalarnn gl bir eletirmenidir En nemli eser
leri Kapitalizm ve zgrlk (Capitalism and Freedom, 1962) ve ei Rose ile birlikte yazdklar Tercih
zgrl IFree to Choose, 1980), Yeni Sa'n ktisad dncesi zerinde devasa etkiye shiptir.

Keynezyen talep ynetiminin kinci Dnya Sava sonras dnemde ortaya kma
s, ekonomi siyasasn kknden deitirdi ve hkmetlere srdrlebilir bymeyi
ve srekli yaylan bir refah temin etmek iin gvenilir aralar salad. Pek ok insan
iin Keynesyenizm 1950 ve 1960larda ekonomide yaanan uzun soluklu patlamada
anahtar role shipti; bu, dnya zerinde tecrbe edilen en istikrarl ekonomik b
ymeydi. Mamafih Keynesyenizmin entelektel anlamdaki gvenilirlii, 1970lerde
stagflasyonun (isizlik ve enflasyonda e zamanl olarak ortaya kan art) meydana
gelmesiyle byk yara ald; bu, Keynesin teorilerinin tahmin edemedii ve aklaya
mad bir durumdu. Politik olarak Keynezyen fikirler, serbest piyasa iktisatlarnn
yatrm ve teebbs azalttm ve sreklilik arz eden yksek enflasyon (fiyat dze
yinde genel bir art) yaratarak gelimenin nn tkadn iddia ettii vergilendir
ve harca siyasalaryla ilikilendirildii iin zayflad. Bu artlar altnda, Keynes ncesi
monetarist fikirler, zellikle siyas haklar konusunda yeniden nem kazand.
Monetarizmin (parasalclk) ykselii, zellikle Friedrich von Hayek ve Milton
Friedman gibi iktisatlarn almalarnn sonucunda, ekonomik nceliklerde isizli
i drmekten enflasyonu kontrol altna almaya doru bir deiimin sinyalini verdi.
1980lerde ngilterede Thatcher hkmeti ve Amerikada Reagan ynetimi tarafndan
balatlan hareket iinde devletin temel ktisad sorumluluu gl/salam paray
garanti etmek olarak grlmeye baland. Hkmetin grevi, enflasyonu sistemden
ekip atmak ve gelime, istihdam ve verimlilik gibi konular piyasann doal seyrine
brakmakt. Monetarizm, Friedmann szleriyle enflasyonun her zaman ve her yerde
parasal bir fenomen olduunu iddia eder. Monetarizmin sonucu, retimi artrmak
ve enflasyonu drmek iin tasarlanan Keynezyen siyasalarn sdece hkmeti bor
almaya ve dolaysyla para basmaya tevik ederek enflasyonu krklemesidir. Bunun
alternatifi, tketicileri tketmeye tevik eden talep ynndeki siyasalardan ziyde re
ticileri retmeye tevik eden arz ynndeki siyasalar zerinde durmaktr. Monetaristler iin bunun anlam kesinlikle dereglasyon ve vergi kesintileridir.
arpan (Multiplier): Toplam
talepte gerekleen deiimin,
ekonomi iinde dolam sra
snda mill gelir zerinde artan
etkiye ship olmasn salayan
mekanizma.

Mamafih modern iktisat byk oranda Keynesyenizmin ve monetarizmin nerdii basit zm reetelerinin tesine geti ve ok
daha karmak ekonomik stratejiler, hatta yeni bir politik eko
nomi gelitirdi. Monetaristler, en azndan Keynezyen iktisatlar,
enflasyonun nemli ve ekonominin arz ynnn anlaml olduuna

ikna etmekte baar salad. Ekonomik alanda yaanan kresellemenin neticesinde,


mevcut farkl ulusal ekonomilere dayanan 1950 ve 1960larn ktisad ynetim mo
delleri kaba Keynesyenizmin yerini ald. Dier taraftan, regle edilmeyen piyasa
ekonomisi fikrinin de bu tip bir ekonomi iin dk yatrm, ksa dnemlilik ve top
lumsal ayrma veya blnme yaratma eilimi varken srdrlmesi zordu. Francis
Fukuyamamn (1996) belirttii gibi, servet yaratmann her eidi sdece kiilere ba
l olmayan piyasa glerine deil, gven biiminde ortaya kan sosyal sermyeye
dayanr. Dolaysyla yukardan aaya dayatlan ktisad ynetimi reddeden, aym
zamanda piyasann ileyiinin belirsizlik, eitsizlik ve farkl bilgi dzeyleri tarafndan
gletirildii gereini kabl eden yeni Keynesyenizrn ortaya kmtr.

Sosyalizmin eitleri
Modern sosyalistler, kapitalizmin servet yaratmann tek gvenilir arac olduunu
kabl etmeye hazrlar. Bu sebeple kapitalizmi ortadan kaldrmann deil, yenileme
nin veya insanletirmenin yollarn aryorlar. Bu da genellikle Keynezyen tezlerin
veya sosyal piyasa fikirlerinin kapsanmasn gerektirir. Mamafih geleneksel olarak
sosyalistler, sosyalizmi niteliksel adan kapitalizmden farkl bir ekonomik yaplan
ma olarak grerek piyasa kapitalizmine bir alternatif oluturmaya almtr. Bu tip
abalar, sosyalizmin hem ahlk adan hem de verimlilik asndan kapitalizmden
daha stn olduu varsaymna dayanmtr. Sosyalist literatr bol miktarda ekono
mik modelle dolu olmasna ramen (Saint Simonn (1760-1825) teknokratik sa
nayileme grnden Peter Kropotkinin merkez olmayan z ynetim anlayna
kadar), en etkili olanlar Marksist gelenek iinde gelitirilmitir. Mamafih, sosyalist
modellerin ortak noktas, piyasa mekanizmasnn yerinin bir eit ktisad planla
mayla deitirilebilecei ve deitirilmesi gerektii ynndeki inantr.
Maalesef Marx, gelecekteki sosyalist toplumun ekonomik r gtlenmesi iin bir
proje ortaya koymad, bunun yerine kendini ok sayda geni kapsaml ilke olu
turmakla snrlandrd. Hi phesiz Marx, zel mlkiyetin ortadan kalkacan
ve yerini gl piyasann dikte ettiklerinden ziyde toplumun madd ihtiyalarna
hizmet eden ekonominin var olmasn salayan kolektif veya toplumsal mlkiye
tin alacan tasavvur etmiti. Toplumdaki her kademeden halkn geni katlmn
desteklerken ve komnizm tam anlamyla kurulduunda devletin silinip gidecei
ynnde tahminde bulunurken, Marx yine de kendisini 20. Yzyl Sovyet ekono
misini tanmlayan devletin kamusallatrlmas ve merkez planla
madan uzak tutmutu.

Monetarizm (Parasalclk): Para

Birbirinden farkl iki sosyalist ekonomi modeli gelitirilmitir:

arznda meydana gelen artn


enflasyona sebep olduunu

devlet sosyalizmi

ok az mal kovalar".

piyasa sosyalizmi

belirten teori: "ok fazla para,

Sosyal Sermye: Toplumsal


uyum, siyas istikrar ve refahn
temin edilmesine yardm eden
kltrel ve ahlk kaynaklar.

Kavramlar

ir

Planlama
Planlama, retim, datm ve mbadelenin ksm veya tam koordinasyonu vastasy-la gerekletirilen aka belirlenmi hedefler gerein
ce rasyonel kaynak tahsisine bal, bir ekonomik rgtlenme sistemidir. Mamafih pratikte, planlama sistemleri aka birbirinden ayrlr.
Sosyalist devlet rejimleri, ekonomik yatrmlarn hepsi iin oluturulan rn hedefleri etrafnda temellenen ve parti-devlet kurumlarnn
kendi iindeki hiyerarisi vastasyla merkez olarak ynetilen direktif/dorudan (directi-ve) planlama sistemi gelitirdi. Szde indikatif/yol
gsterici (indicative) planlama, mesel Fransa'da, Hollanda'da ve Japonya'da devletin ynlendirmesinden ziyde ktisad ynetim aralarn
kullanarak kapitalist ekonominin ileyiini gelitirmek ve ynlendirmek iin kullanld.
Planlamann gl ynleri unlardr:
Ekonomiyi, kiilere bal olmayan ve kimi zaman geici hevesleri iinde barndran piyasann ileyiine teslim etmek yerine insann
denetimine brakr.
Ekonomiyi, kiisel kazanc maksimize etme ynnde deil, insan ihtiyalarn tatmin etme ynnde dzenler.
Deikenlie ve krizlere kar piyasadan daha direnlidir.
Madd anlamda yksek seviyede eitlii temin edebilir.
Bununla birlikte planlamann muhalifleri u noktalar zerinde durur:
Planlama, modern sanayi ekonomisinin karmaklyla baa kamaz.
Merkez aktrlerin ekonomiyi kontrol etmesine izin vermesi sebebiyle, dorudan ve dolayl olarak otoriter bir uygulamadr.
Tketicilerin taleplerine cevap vermek yerine, toplum iindeki elit gruplarn grlerini halka/kitlelere empoze eder.
Yatrm dllendirmez veya tevik etmez; brokratik durgunlua yol aar.

Devlet Sosyalizmi
1917 Bolevik Devriminin akabinde, SSCB sosyalist ktisad organizasyon mode
lini aka uygulamaya koyan ilk toplum oldu. Bu model, 1930larda Stalinin ger
ekletirdii szde ikinci devrime kadar tam olarak gelitirilmedi; bu dnemde
piyasa organizasyonunun nemli ynleri 1920lerde Leninin yrrle koyduu
Yeni Ekonomik Siyasa altnda devam etti. Daha sonra Dou Avrupaya ihra edilen
ve kinci Dnya Savandan sonraki dnemde Ortodoks komnizmini hkim klan
bu model, ekonomik Stalinizm olarak adlandrlabilir. Bu sistem, btn ekonomik
kaynaklar parti-devlet aygtnn kontrol altna alan devletin kamusallatrlmasna
dayanr. SSCBde ynetici planlama sistemi ekonomik siyasann btn denetimini,
planlama kurum ve komite a vastasyla (5 Yllk Planlar biiminde) hedeflerin ha
zrlanmasn kontrol eden Komnist Partinin en st organlarnn eline verdi. Anahtar
organ tm ekonomi iin retim hedefleri koyan ve sre iinde her teebbse kaynak
datan, ticareti kontrol eden ve fiyatlar, cret seviyelerini, vergileri ve devlet yardm
larn/deneklerini belirleyen Gosplan (Devlet Planlama Komitesi) idi. Bu planlarn
yrrle konmas, ekonominin belirli sektrlerini denedeyen ve bankalar, fabrika
lar, maazalar ve devlet ve kolektif iftlikler gibi Sovyet teebbslerin almalarm
yneten gl ekonomi bakanlklarnn sorumluluu altndayd.
1989-91 devrimlerinden sonra Dou Avrupa ve SSCBde devlet sosyalizmi mo
delinin grlmeye deer k, merkez planlamann tabi/isel kusurlarn orta
ya koymak iin yaygn olarak kullanld ve planlama fikrinin rtlmesi ynnde
byk etkisi oldu. Mamafih bu, Sovyet planlama modelinin hi phesiz elde etti-

i baarlar gz ard etmektir. Mesel merkez planlama sistemi,


ar sanayiyi ina etmekte kukusuz baarl oldu ve 1941 ylnda
.

i.

i . .

Naz saldrsna kar koymak iin SSCB ye olduka gulu bir sanayi alt yaps temin etti. Bunun yannda, planlama Bat tarz tke-

Devlet Kapitalizmi-ktisad
gleri parti-devlet elitinin
elinde toplayarak, kapitalist

snf ilikilerin ayn ekj|de de_


vam ettiren, devlet mlkiyetine

tim rnleri iml etme abalarnda feci bir biimde baarsz oldu.

Yine de planlama SSCBnin ve pek ok Dou Avrupa lkesinin,


baz gelimi kapitalist lkelerin fakir mahallelerde hkm srmeye devam eden
evsizlik, isizlik ve mutlak yoksulluk gibi sorunlarn yok edilmesine yardm etti.
Kronikleen ekonomik geriliine ramen, mesel Kba %98in zerinde bir okur
yazar oranna ve pek ok Bat lkesiyle olumlu olarak mukayese edilebilen temel
salk bakm seviyesine ulat.
Mamafih merkez planlamann kusurlarn gizlemek zordur. Belki de en temel
noksanlklarndan birisi, planlamaclarn ne kadar ehil ve ilerine bal olurlarsa ol
sunlar stesinden gelemedikleri farkl ve karmak bilgilerle kar karya kalmala
rdr. Dolaysyla bu, tabiat itibariyle verimsiz bir sistemdir (Hayek, 1948). Mesel
nispeten daha snrl bir merkez planlama sisteminde bile planlamaclarn evrende
mevcut olan atom saysndan daha fazla seenekle kar karya olduklar tahmin
edilir. Komnist sistemin gsterdii kt ekonomik performansn sebebine ilikin
yaplan dier bir aklama, ship olduu eitliki datm sistemiyle birlikte merkez
planlamann iinde ina edilen sosyal zrhlarn, yatrm tevik etmek veya verim
lilii artrmak ynnde hibir etkiye ship olmamasdr. Basit bir biimde ortaya
konacak olursa, Sovyet iilerinin hepsinin bir ii olmasna ramen onlarn ger
ekten altklarn garanti etmek ok zordu. Son olarak, merkez planlama, siyas
veya brokratik mevkilere gre yeni toplumsal blnmelerin ortaya kmasyla ilikilendirildi. Milovan Djilasn szleriyle, Batl toplumlarda kapitalist snfn ship
olduuna e statde ve imtiyazlar elde eden parti-devlet brokratlarndan oluan
yeni bir snf ortaya kt. Sol kanat eletiricilerin gznde Sovyet planlama, dev
let kapitalizminden ok da farkl bir ey deildi.

Piyasa Sosyalizmi
Youn bir biimde merkez yapya ship Sovyet ktisad modeline alternatif olarak,
sosyalizmin ilkeleri piyasa rekabetinin dinamikleriyle uzlatrlmaya alld. Bu
model, 1949da Yugoslavya Bakam Tito ve Stalin arasnda meydana gelen ayrl
takiben Yugoslavyada ortaya kt ve SSCBnin 1956 ylnda patlak veren siyas
isyan bastrmasnn ardndan Macaristanda uyguland. Benzer fikirler, SSCBde
198590 yllar arasnda Mikhail Gorbaevin yrtt ekonomik yeniden yap
lanma program perestroika sresince uyguland. Perestroika, istikrarsz bir prog
ram olarak geliti ve ilk bata kooperatiflerin ve tek bir mal shibi olan iletmelerin
merkez planlama sistemini desteklemesi iin gelimesine izin verdi, ancak sonun
da Sovyet yatrmlarnn planlama sisteminden tamamen balarn koparmasna ve
kendi kendini finanse eden ve yneten bir sistem hline gelmesine imkn tand.

E. F. Schumacher (1883-1946)
Almanya doumlu Ingiliz iktisat ve evre bilimci.'Fritz'Schumacher, 1930 ylnda Oxford Rhodes
retim yesi olarak Birleik Krallk'a gitti. Akademik hayata dnmeden nce i sektrnde,
iftilikte ve gazetecilikte pratik anlamda tecrbe kazanmak amacyla alt. Almanyada Ingiliz De
netim Komisyonu'na (1946-1950) ve Birleik Krallk Ulusal Kmr Kurulu'na (1950-1970) ekonomi
alannda danmanlk yapt, nem li eseri Kk Gzeldi?de (Smallis Beautiful: A Study of Economics

As If People Mattered, 1973) insan lekli retim konusunu savundu ve ahlkn nemi ve "doru
geim yolu zerinde duran "Budist" iktisadi felsefeyi (insan konu alan iktisat) gelitirdi. Schum ac
her, fikirlerinin yaylmas iin Orta Dzey Teknoloji Gelitirme Grubu'nu (Intermediate Technology
Development Group) kurdu.

Dolaysyla sosyalist piyasa ekonomisinin temel zellii, piyasa rekabetine kar z


ynetimi dengede tutma abasdr. Bu, kapitalizmin yeniden dzenlenmesi anlam
na gelmez, zira ktisad teebbsler iiler tarafndan ship olunup, kontrol edildii
iin emek iin piyasa; dolaysyla smr mevcut deildir. Mamafih, bu tip bir sis
temi Sovyet modelinden kesin olarak ayran ey, kendi kendini yneten teebbsle
rin planlamaclarn zorbalna gre deil, rekabet, mevvikler ve kr tarafndan
ekillenen piyasa ortam iinde ilemesidir.
Piyasa sosyalizminin czibesi, merkez planlamann cidd eksikliklerinin ounu
telfi ediyor grnmesinden kaynaklanr. Piyasa ortam, sdece tketici duyarll
ve etkinliini gvence altna almaz ayn zamanda brokratik yaplanmann ship
olduu gcn neden olduu tehlikeleri de yok eder. Mamafih bu, sosyalist piyasa
nn tamamen plansz olduu ve regle edilmedii anlamna gelmez. Aslnda, uy
gulanabilir veya srdrlebilir bir sosyalizm biimini (Nove, 1983; Bretenbach,
Burden ve Coates, 1990) oluturma ynndeki btn giriimler, etkileime ve i
birliine dayanan prosedrler kullanlsa da temel bir planlamaya srekli olarak ihti
ya duyulduunu kabl eder. Ayn zamanda z ynetim ibirliini tevik etmesine
ve madd anlamda yksek dzeyde bir eitlii salamasna ramen, piyasann sk
bir disiplini dayatt inkr edilemez. Baarsz iletmeler ortadan kalkar ve verimsiz
sanayiler yok olur, fakat uzun vdede bu durum, canl ve baarl bir ekonominin
var olmas iin denmesi gereken bedeldir.
Mamafih ne Yugoslavya ne de Macaristan ekonomileri, daha nce yaplan vaat
lere ramen, Sovyet merkez planlama sisteminden daha baarl ve gl olmad.
Perestroika hi phesiz SSCBye srdrlebilir bir alternatif salayabilmesiyle de
il, daha ok mevcut ktisad sistemi yok etmekteki rolyle akland. Piyasa sos
yalizminin en temel eksiklii, z ynetimin piyasa disiplinleriyle atmasdr; zira
iletmelerin ncelikle alanlarnn karlarna yant vermesi gerektiini dayatr.
.............................
Dolaysyla serbest piyasa iktisatlar, hiyerarik olarak rgtlenPiyasa Sosyalizmi:Kendiliinden ynetilebilen giriimcilerin
olduu, piyasa rekabetinin
smr olmakszn szde
efektif yapabildii bir ekonomik

sstem

ii ^

*j

-**

i -

w.

ozel iletmelerin sadece en yksek verimlilie ulaabileceim


iddia eder; zira yalnzca onlar piyasann dayatt eylere tutarl
m 5

olarak yant vermeye muktedirdir, yle ki kr maksimizasyonunu


tm dier amalarn zerine yerletirir.

ktisad Adan "nc Yol" Var mdr?


Kapitalizme ve sosyalizme alternatif olarak ortaya konan ktisad anlamda n
c yol fikri pek ok farkl gelenekten siyas dnr etkiledi. Mesel bu, ilk ola
rak Mussolini tarafndan korporatizmle ilikilendirilerek tanmlanan, daha sonra
mesel Birleik Krallkta Moseley ve Arjantinde Peron tarafndan kabl gren
faist dnce iinde tekrar gndeme gelen meseledir. Faist korporatizm, liberal
biiminden farkl olarak, iletme ve iinin, organik ve ruhan adan birbiriyle b
tnlemi bir btn iinde bir araya getirildii inancna dayamr. Mamafih pratikte,
talyada korporatizm faist devletin bamsz sendikalar mahvetmek ve ou ilet
meyi sindirmeye almakta kulland bir aratan baka bir ey deildir. ok farkl
bir nc yol -Keynezyen sosyal demokrasi- 1945 sonras svete en gelimi
biimiyle kuruldu. sve ktisad modeli, hem sosyalizm hem de kapitalizm unsur
larn bir araya getirmeye alt. retken servet, byk oranda zel sektr elinde
topland, ancak sosyal adlet, en kapsaml refah sistemi ve dnya zerindeki en
yksek vergi rejimi vastasyla temin edildi. Bu anlamda sosyal demokratik n
c yol sosyal kapitalizmin sol kanat versiyonu olarak grlebilir. Mamafih gittike
daha fazla rekabete dayanan kresel bir ekonomi iinde yksek dzeyde seyreden
sosyal harcamalarn srdrlebilirlii hakknda sosyal piyasa modelinde pheler
belirmeye balad. Bu durum, uluslararas rekabetin neden olduu baskya kar
artan duyarlln ve refaha ynelik nceliklerden geri adm atma ynndeki ei
limin ortaya kmasyla 1980lerde ve 1990larda svete aa kt. 1990lardan
beri sregelen nc yol ynndeki ideolojik dncenin post-sosyalist modele
dayand aktr. Bu konu 3. blmde daha ayrntl bir biimde tartlmtr.
ktisad rgtlenmeye getirilen tamamyla farkl bir yaklam, evre bilimciler tara
fndan gelitirilmitir. Onlarn grne gre, kapitalizm ve sosyalizm ayn sperideoloji olan sanayilemenin farkl ifadeleridir. Dier bir deyile, bunlar aslnda
insanolunun madd ihtiyalarn karlamak iin doay smrmesinin alternatif
yollardr. evreciler, srf ekonomik byme ynnde srekli olarak duyulan bu
endienin sdece doal evreyi tahrip etmediini, ayn zamanda btn hayatn
bal olduu krlgan ekosisteme zarar vererek insan trnn hayatn da tehdit
ettiini iddia eder. Yeil alternatif, srdrlebilirlilie, yani, bir sistemin (burada
sz konusu olan gezegen Dnya) saln koruma ve varln srdrme kapasi
tesine dayanarak ktisad ncelikleri yeniden ekillendirir. Ekososyalistler (evreci
sosyalistler) kapitalizmin kr peinde koma ynndeki dur durak bilmez abasn
evresel ykmn temel sorumlusu olarak ele alsalar da devlet sosyalizmi rejimleri
nin srdrlebilir bir byme salamas hakkndaki veriler pek i ac deildir.
Srdrlebilirlik ilkesi belki de mlkiyet ve servetin organizasyonu hakkndaki
sorunlarn daha temel bir mesele olan insanolu ve doal dnya
arasndaki iliki karsnda ikinci neme ship olduunu ileri srer. Tabiatn insan ihtiyalarn karlamak iin mevcut bir kaynak
. . . . . .

...

. .

11 i .

olduu ynndeki goruu terk etmek iin tamamyla tarki bir de-

sanayileme: Byk lekli


fabrika retimine ve aralksz
sermye birikimine dayanan
iktisadi teori veya sistem.

Kavramlar

tr

Bireycilik/Kolektivizm

Bireycilik herhangi bir toplumsal grup veya kolektif bir organ karsnda bireyin nceliine/stnlne olan inan. Bireycilik, bireyin
btn siyas teori veya toplumsal aklamalar iin merkez bir yere ship olduunu ileri srer. Bu gr, klsik liberalizmle ve modem d
nemde Yen Sa ile yakndan ilikilendirilir. Bu gre gre, toplum hakkndaki btn ifadeler, onu oluturan bireyler hakknda yaplmaldr;
kelimenin tam anlamyla "toplum diye bir ey yoktur"(MargaretThatcher). Bu yaklam, genellikle insanolunun tabi olarak ahs karlara
ship olan ve byk oranda kendine gvenen, ship olduu yetenek ve becerileri iin topluma hibir ey borlu olmayan varlklar
olduu inanc zerine temellenir.

Kolektivizm insan olunun + abadan ziyde birlikte alarak arzulanan hedeflere ulama yeteneini ve isteini vurgulayarak kolektif dav
ranta bulunma becerisi zerinde durur, insan doasnda sosyal bir merkezin var olduu, yani toplumsal gruplarn ('toplumun"kendisi
de dhil olmak zere) anlaml siyas varlklar olduu ynndeki inantan ortaya kar. Bu gr, milliyeti ve rk doktrinlerde olduu gibi
mesel snf analizleri zerine yaplan sosyalist vurguda ve feministlerin kulland cinsiyet kategorilerinde grlebilir. Kolektivizm zaman
zaman devletilikle ilikilendirilir, her ne kadar bu iliki hibir biimde zarur olmasa da.

er sistemi ina etmek, ekolojiyi iktisat, ahlk ve maddecilik karsnda ncelikli bir
yere koymak gerekir. Bu tip grler E. R Schumacher (1973) tarafndan Budist
iktisat nosyonu iinde gelitirildi.

Sosyal Yap ve Blnm eler


Ders kitaplarnda belirtildii gibi politikann toplumsal konteks iinde meydana
geldiini iddia etmek politikann ve toplumsal hayatn birbiriyle ne kadar derinden
ilikili olduunu ortaya koymaz. Politika tabiat itibariyle toplumsal bir faaliyettir
ve bazlar tarafndan sdece toplumun iinde bulunduu atmalarn aka orta
ya konmasn ve belki de ortadan kaldrlmasn salayan bir sre olarak grlr.
Bu anlamda, toplum saf bir konteks deil, politikann temel maddesi ve esasdr.
Mamafih, sosyal ve siyas kavramlar, belirli (znde birbiriyle balantl) faali
yet alanlarn belirtir. Toplum derken neyi kastediyoruz? En genel anlamyla top
lum, ayn yerleim yerinde yaayan insan topluluudur. Mamafih, insanlarn olu
turduu her grup bir toplum meydana getirmez. Toplumlar, olaan sosyal etkileim
yaplaryla tanmlanr. Bu durum, bir tr sosyal yapnn, yani ok saydaki unsurlar
arasnda karlkl istikrarl ilikiler setinin varln ortaya koyar. Ayrca sosyal
ilikiler karlkl olarak bir farkndal ve en azndan bir derece ibirliini ierir.
Mesel sava hlinde olan kabileler birbiriyle yakn yaamalarna ve dzenli olarak
etkileim hlinde olmalarna ramen bir toplum oluturmaz. Toplumlar ay za
manda gruplarn ve bireylerin farkl konumlar igl ettii toplumsal blnmelerle
de tanmlanr; bu durum toplum iinde konum/stat, servet ve/veya g/iktidar
balamnda eitsiz bir dalmn varln gsterir. Bu blnmelerin ve krlmalarn
doas ve belirli blnmelerin (snf, rk, cinsiyet, ya, din, vb.) siyas adan nemi
/anlam elbette toplumdan topluma farkllk gsterir.
Ancak, her durumda, toplumun, pek ok adan nemli biimde politikay bi
imlendirdii grlr:
Toplum iinde, servetin ve dier kaynaklarn datm devlet gcnn doas
n belirler (5. blmde tartld gibi).

Sosyal Snf
Snf, geni anlamda benzer sosyal ve ekonomik konuma sahip insanlarn oluturduu grup-tur. Marksistlere gre, snf bireylerin retim
aralaryla olan ilikisiyle tanmlanan ekonomik iktidara baldr. Bu gre gre, snf blnmeleri "sermye ve ii'yani retken servet
sahipleri (burjuvazi) ve emeklerini satarak geimlerini salayanlar (proletarya) arasndaki blnmelerdir. Marksist olmayan snf tanmlama
lar genellikle meslek gruplar arasndaki ge-lir ve stat farkllklarna dayanr. Buna verilecek rnek,"orta"snf, beyaz yakal (veya el emeiyle
almayan) ve "ii" snf, mavi yakal (veya el emeiyle alan) iiler arasndaki farkllktr. Piyasa temelli daha karmak ayrm kimi zaman
uzmanlar (A snf), yneticiler (B snf), dar alanlar (C1), kol gcyle alan kalifiye iiler (C2), yar vasfl ve vasfsz iiler (D) ve isizler,
almak iin uygun olmayanlar veya alamayacak durumda olanlar (E) arasnda yaplr.

Toplum, kamu oyunu ve siyas kltr etkiler (10. Blmde tartld gibi)
Toplumsal blnmeler ve atmalar, reformlar ve devrimler biiminde siyas
deiimlere yol aar (10. Blmde tartld gibi).
Toplumsal yap, siyas davran -kimin oy kullanaca, nasl oy kullanlaca,
siyas partilere kimlerin katlaca vb.- ekillendirir (11-13. Blmlerde tartl
d gibi).
Mamafih toplumun doas, siyas ve ideolojik tartmalarn oluturduu en
ekimeli alanlardan biridir; aslnda insan doasn tanmlama abalarndan hi
de az tartmal bir konu deildir. Mesel Marksistler ve dierleri, toplumun uzlatrlamaz atmalarla tanmladn iddia ederken, liberaller birbiriyle rekabet
hlindeki karlar ve gruplar arasnda bir uyumun var olduunun zerinde durur.
Ayn ekilde liberaller, toplumu ok eitli ihtiyalarn karlamak iin bireyler
tarafndan ekil verilen bir yap olarak grme eilimindeyken, muhafazakrlar
geleneksel olarak toplumu niha anlamda doal ihtiya gleri tarafndan ekil
lendirilen organik bir yap olarak tanmlar. Mamafih, en nemli tartma, birey ve
toplum arasndaki iliki ve toplum diye bir varln olup olmad hakkndadr.
Bu sorunun tam kalbinde, birbirine zt iki tr toplumsal kavray arasndaki reka
bet yer alr: bireycilik ve kolektivizm.

Sosyal Snf
Modern sanayi toplumunun ortaya kndan bu yana snf genel olarak en derin
ve siyas anlamda en nemli toplumsal blnmelerden biri olarak grlr. Sbit
toplumsal hiyerariler sdece geleneksel toplumlarda mevcuttur ve sanayi ncesi
katmanlama sistemleri etkin olmaya devam etmitir. Mesel Hindistanda kast
sistemi etkisini kaybetse de Harijan (eskiden dokunulmayanlar (untouchables)
olarak bilinen) nemli bir siyas g olmay srdrr. Snf blnmeleri toplum
iindeki ekonomik ve toplumsal farkllklar yanstr; dolaysyla servetin, gelirin
ve/veya toplumsal statnn eitsiz dalmna dayanr. Bu yzden toplumsal snf,
benzer ekonomik ve toplumsal konumlara ship insanlarn oluturduu bir gruptur
ve ship olunan ortak bir ekonomik kar sebebiyle bir araya gelirler. Mamafih, snf
ve politika arasndaki ilikiye ynelik her trl analiz, ortaya kan ok sayda sorun
yznden karmak bir hle gelir. Bu sorunlar, snf blnmelerini tanmlamakta ve

snflar arasnda ve iinde ilikiler ina etmekte karlalan zorluklar kapsar. Ayrca
bir dier soru udur: Snfn sebep olduu etki azald m? Azaldysa bunun sebebi
nedir? Bununla birlikte bu sorularn altnda yatan mesele, toplumsal snfn tam
olarak nasl tanmlanmas gerektii hususunda anlamazln olmasdr.

Snf Temelli Politikann Ykselii ve D


Snf temelli politika teorisinin en nemli destekileri Marksist gelenekten gelir.
Marksistler, snf en temel ve siyas anlamda en nemli/anlaml toplumsal b
lnme olarak deerlendirir. Marxm Komnist Manifesto ([1 8 7 8 ] 19 6 7 )nun giri
blmnde belirttii gibi, balangcndan beri mevcut btn toplumlarn tarihi,
snf atmalarnn tarihidir. Bu, politikann hukuk, kltr, sanat ve din gibi ha
yatn dier pek ok ynyle birlikte ekonomik temel tarafndan belirlenen ve
ekillenen st yapnn bir paras olduu ynndeki gr yanstr. Kabaca bir
tbirle, bu gr siyas srecin snf temelli gerilimleri ve atmalar zmekten
baka bir ey olmad anlamna gelir. Bunlar da retim biiminde ve niha olarak
zel mlkiyet kurumunda temellendirilir.
Bu gre gre kapitalist sistemde, mlkiyet shibi ynetici snf (burjuvazi),
cretli kleler snfna (proleterya) hkmeder ve onlar smrr. Bu durum, at
ma ve ilerlemeci polarizasyona vurgu yapan sanayi kapitalizminin iki snfl modeli
nin ortaya kmasna sebep olmutur. Marxa gre, snflar siyas arenada en nemli
aktrlerdi ve tarih yapmaya muktedirlerdi. Marx, tarihin proleteryay kapitalizmin
mezar kazclar olarak belirlediini iddia etti. Snf bilincini kazandnda ve
gerek snfsal karlarnn farkna vardnda, dolaysyla smrld gereini
idrak ettiinde bu kaderi gerekletirecektir. Bu yzden proleterya, kendiliinden
snf tan (ekonomik olarak tanmlanan kategori) kendi iin snfa (devrimci bir
g) dnecektir. Marx bunun kapitalizmin iine dt gittike derinleen kri
zin ve ii snfnn iinde bulunduu madd koullardaki ktye gidiin veya sefa
letin bir sonucu olacana inanyordu.
Mamafih, Marksist ikili snf modeli, Marxn tahminlerinin gereklememesiyle ve en azndan ileri kapitalist toplumlarda snf atmasnn varln dorulayan
gstergelerin azalmasyla itibarm kaybetti. Hatta 19. Yzyln sonlarnda sanayi
toplumlarmn snfsal yapsnn gittike karmak bir hle geldii ve zaman iinde

Kavram lar
Stat
Stat, bir insann hiyerarik dzen iinde ship olduu konumdur. Bu dzenin dier yeleriy-le ilikili olarak kiinin ship olduu rol, haklar
ve grevler tarafndan tanmlanr. Stat onur, prestij, konum ve g/iktidar gibi faktrlerin bir bileimi olduu iin snf gibi esas itibariyle
ekonomik bir kategoriden daha zor tanmlanr. Ayrca stat toplumsal saygnln bir gstergesi/ls (yani bir kiinin toplumsal derece
lendirme iinde"yksek'ya da "dk"bir konuma ship olduunun ls) olduu iin daha sbjektiftir. Geleneksel toplumlar tipik ola
rak ak ve belirgin/deimez stat hiyerarilerine ship olmasna ramen bunlar, statnn genellikle servet ve meslekle ilikilendirildil
modern sanayi toplumlarnda daha deikendir. Dolaysyla stat hiyerarileri ailenin kkeni, eitim, cinsiyet, rk ve etnisite gibi faktrlere
bal olarak ilemeye devam eder.

olduu kadar sistemden sisteme de farkllk gsterdii iyice aikr


bir hl almaya balad. Max Weber ekonomik ve snfsal farkllklar
kabl eden ama ayn zamanda siyas partilerin ve toplumsal stat
nn nemini de hesaba katan tabakalama zerine bir teori geli
tirerek, bu deiimi deerlendiren ilk teorisyenlerden biridir. Bir
grubun hayat tarznda ifade bulan saygnln/onurun toplumsal
takdiri olarak statye dikkati ekerek, Weber sosyal ve siyaset bi
limciler tarafndan yaygn olarak kullanlan modern mesleksel snf
nosyonu ynnde bir temel oluturulmasna yardm etti. Modern
Marksistler de bu yzeysel ikili snf modelini yenilemeye giritiler.
Servet mlkiyetinin nemi zerinde durmay srdrrken yneti
ciler ve teknikerlerden oluan ikinci dzeydeki snflarn ortaya
ktn ve hem burjuvazi hem de proleterya iinde blnmelerin
var olduunu kabl etmeye baladlar. Mesel fnansal sermye ve
sanayi sermyesi arasnda, byk iletmeler ve kk iverenler
arasnda, mir konumunda olan iiler ve sdece denetlenen iiler
arsnda bir rekabet mevcuttur.

Fordizm ve post-Fordizm
Fordizm ve post-Fordizm,
retim biimi ve rgtlenme
sinde gerekleen deiime
dayanarak modern toplumun
yaad ekonomik, politik ve
kltrel dnm aklamak
iin kullanlan kavramlardr.
Fordizm, Amerika Detroit'te
Henry Ford tarafndan nclk
edilen byk lekli kitle
retim yntemlerini ierir.
1960'lara kadar yaygn olarak
kabl edilen teknikleri kullana
rak Ford, standartlatrlm ve
nispeten ucuz rnler retmek
iin makinelemeye ve sk bir
biimde dzenlenmi retim
band biimindeki i srecine
dayal retim gerekletirdi.
Fordist retim yapan toplum
lar, byk oranda dayanmac
snfsal ballklarla yaplan

Mamafih bazlar iin 20. Yzyln sonlar snf temelli politikann


drld. Post-Fordizm, iilere
daha fazla zerklik salayan ve
son baarszlyd. 1960larda, Herbert Marcuse gibi neo-Marksisttaeron olarak alma ve para
ler, kentteki proleteryann radikallemekten uzaklamas karsnda
retimi gibi yenilikleri mm
kn klan mikro elektronie
byk znt duydu ve bunlarn yerine rencilerde, kadnlarda, et
dayal daha esnek makinelerin
tantlmasyla ortaya kt.
nik aznlklarda ve nc dnya lkelerinde var olan devrimci po
Post-Fordizm iyerinde adem-i
tansiyele yneldi. Sosyalizm ve ii snf arasndaki geleneksel ba,
merkeziyetilikle, toplumsal ve
siyas paralanmayla, tercihin
Andre Gorz un i Snfna Veda (Farewell to the Working Class, 1982)
ve bireyselliin daha fazla vurgibi almalarda resmen kaldrld. Ayn dnemde, seim davran
gulanmasyla ilikilendirilir.
zerinde gerekletirilen almalar, snfn yeniden tanmlanma s
reci, toplumsal snf ve parti destei arasndaki ilikinin zayflanmas
konularna dikkati ekti. Oy kullanmann bireyin snf dayanmas anlamnda deil,
madd z karn gzetmesini yanstan sonu temelli olmaya balad grld.
ou uzman snfn siyas anlamnn azalmasnn altnda sanayisizleme (deindustrialization) fenomeninin yattn kabl eder. Sanayisizleme, kmr, elik,
gemi yapm sanayileri gibi geleneksel emek-youn sanayilerin azalmasdr. Bu sa
nayiler, ak siyas sadakt ve genellikle gl bir sendika organizasyonu iinde te
mellenen dayanmac bir kltrle tanmlanma eilimindedir. Buna karn, ekono
milerin genileyen hizmet sektr, daha bireyci ve etkili davranlar gelitirir. kinci
Endstriyel Blnme: Zenginlik iin Frsatlar ( The Second Industrial Divide: Possibilitiesfor Prosperity, 1984)de Piore ve Sabel, bu deiimlerin Fordist dnemden
post-Fordist dneme dnmn bir paras olduunu ileri srd. Kitle retimi
ve kitle tketimi sisteminin baarszl, yani Fordizmin temel nitelikleri daha o
ulcu snfsal oluumlar yaratt. Siyas alanda bu durum, snf temelli siyas parti
lerde bir dn yaanmasyla ve mesel feminizm, dnya bar, hayvan haklar
ve evrenin korunmas gibi kayglar ifade eden yeni toplumsal hareketlerin ortaya
kyla kendini gsterdi.

Kanadal iktisat ve sosyal kuramc. Sava dneminde Amerikan Stratejik Bomba Aratrma Yneti
cisi olarak hizmet vermesinin ardndan Harvard niversitesi'nde iktisat profesr oldu. 1961-1963
yllar arasnda Hindistan'da Amerikan Bykelisi olarak grev ald. Galbraith Demokrat Parti'yle
olan yakn ilikisiyle tannr ve Keynezyen ekonominin belki de en nemli taraftardr (kesinlikle
en yeniliki savunucusu). Amerika'nn en nl toplumsal eletirmeni olmutur. En nemli eserleri,

BollukToplumu (The Affiuent Society, 1958),Yeni Endstriyel Devlet (TheNewIndustrialState, 1967)


ve Memnuniyet Kltr (TheCultureofContentment, 1992).

Alt Snf Kimlerden Oluur?


Yine de snfn ld ynndeki gstergeler fazla abartld. Sosyalistler tarafndan
ele alndnda bu gstergeler ac bir hayl krkln ortaya koyar ama liberaller ve
muhafazakrlar tarafndan ele alndnda bunlar hsn kuruntudan baka bir ey
deildir. Modern sanayi veya hatta post-Fordist toplumlar, ne servetin ortak mlki
yeti olarak Marksist tanmla ne de tam bir frsat eitlii olarak liberal tanmlamay
la snfsz bir toplumdur. Mesel ngilterede 1990 ylnda nfus iinde en zengin
%10, servetin %51ine ship "j ve 12.000.000 (nfusun %20si) lke ortalamasnn
%50sinden daha az gelire ship hane halk iinde yayordu (Social Trends, 1993).
Mamafih, bunun sonucunda, eski snf blnmelerinin yerine yeni mahrumiyet ve
sefillik yaplan ortaya kt.
Bu deiimin ve yol aaca siyas sonularn tartld en etkili alma, J. K.
Galbraithin Memnuniyet Kltr ( The Culture o f Contentment, 1992) adl eseridir.
Galbraith, modern toplumlarda -en azndan siyas olarak faal olanlar arasnda- iin
de bulunduklar madd refah dzeyi ve ship olduklar ekonomik gvencenin siyas
olarak muhafazakr olmaya tevik ettii hlinden memnun bir ounluun ortaya
ktna iaret etmitir. Mesel bu hlinden honut ounluk, 1970lerden bu yana
moda olmaya balayan refah programlan kart ve vergi kesintileri getiren siyasalar
iin semen temeli salamtr. Yoksulluu ve dezavantajl konumda olmay nfusun
kk bir aznl arasnda toplamak, te iki, te bir toplum veya Will Hutton
(1995) tarafndan ngiltere iin yeniden biimlendirildii gibi bete , bete iki
toplum olarak adlandrlan bir yapnn gelimesine yansd. Dolaysyla sosyal eitsiz
liin doas zerine yaplan tartmalar gittike yaygn olarak kullanlan aa snf
kavram zerinde odaklanmaya balad.
Aa snf terimi, hem baansz bir tanmlama hem de siyas anlamda tartma
l bir kavramdr. En geni anlamyla pek ok yoksunluktan muzdarip (isizlik veya
dk cret, kt barnma koullar, yetersiz eitim, vb.) ve toplumsal olarak marjinal hle gelmi, tekilerdir. Mamafih Charles Murray (1984) gibi
Sanayisizleme: "Ar"sanayide
sa kanat yazarlar aa snfin ortaya kn byk oranda refah
g e re ?e to n o m W n 'm i t
temeiinde meydana gelen

daralma'

programlarna bamllkla ve kiisel yetersizliklerle aklar. Bu bak asndan bakldnda refah programlar, dezavantajl konumda
olmann sebebidir, merhemi deil. Bu gre gre, bamllk kl-

tr bireysel inisiyatifi zayflatmak ve bireyleri z-sayg ve kiisel sorumluluklardan


arndrmak suretiyle isiz, kt ve aresiz durumda olanlar arasnda geliti. Bunun d
nda Murray refahn, kadnlarn ekmek paras kazanan erkeklere olan bamlln
ortadan kaldrd iin ailelerin paralanmasnn en nemli sebebi olduunu ve bekr
anne ve babasz ocuklardan oluan aa snf yarattn ileri srd. Richard Herrnstein ile birlikte yazdklar an Erisi: Amerikan Hayatnda Bilgi ve Snf Yaps ( The
Bell Curve: Intelligence and Class Structure in American Life, 1995)da Murray daha da
ileri giderek, toplumsal olarak yoksun konumda olmay, zellikle Amerikal zencile
rin tabiat itibariyle aa konumda olmalaryla ilikilendirdi.
Dier taraftan sol kanat yazarlar aa snf, yapsal olarak var olan sakncalar
ve kresel ekonominin deien dengeleri balamnda tanmlama eilimindedirler.
Onlarn bak asna gre, en temel sorun uzun dnemli isizlik ve teknolojik de
iimlerle ve sert uluslararas rekabetle yz yze olan pek ok modern ekonominin
pek ok vatandana aka i salayamamasdr. Galbraithe gre aa snf btn
sanayi lkelerinin daha ansl durumda olan iilerin naho ve alaltc olarak grp
reddettii ileri yapan, dk cretli iilerin oluturduu bir havuza ihtiya duy
masnn sonucu ortaya kan ilevsel aa snftr. Bu ihtiya genellikle etnik azn
lklar ve gmen iiler tarafndan karland iin hem toplumsal dlanma hem
de etnik nyarglardan muzdarip olan aa snfn iki misli dezavantajl konumda
olmas pek az rastlanr bir durum deildir.

Irk
Irk ve etnik blnmeler pek ok modern toplumun nemli bir zelliidir. Ma
mafih rk ve politika arasndaki balant konusunda yeni bir ey yok. Aka ortaya
konan ilk rk siyas teoriler, 19. Yzylda Avrupa emperyalizminin gemii kar
snda gelitirildi. Gobineaunun almas nsan Irklarnn Eitsizlii zerine Deneme
(Essay on the Inequality o f Human Races, [1855] 1970) ve H. S. Chamberlainin 19.
Yzyln Kurulmas (The Foundation o f the Nineteenth Century, [1899] 1913) Avrupal ve Kuzey Amerikal beyaz rkn Afrikal ve Asyal siyah kahverengi ve sar
rk zerindeki hkimiyetini bilimsel olmayan/bilimd verilerle hakllatrmaya a
lt. Anti-Semitik siyas partiler ve hareketler, 19. Yzylm sonlarnda Almanya,
Avusturya ve Rusya gibi lkelerde ortaya kt. 20. Yzylda rkln en akl almaz
da vurumu, Niha zm araclyla Avrupa Yahudiliini yok etmeye alan Al
man Nazizmiydi. Gney Afrikada Apartheid (Afrikallar iin ayrlk.) 1948 ylnda
Milliyeti partinin seimi ve 1994 ylnda Afrika Ulusal Kongresinin (ANC) lider
lerinde rk olmayan bir demokrasinin kurulmas arasnda geen dnemde beyazlar
ve beyaz olmayanlar arasnda belirgin bir ayrm ihtiva ediyordu. Baka yerlerde rk
lk mesel ngiliz Ulusal Partisi (BNP) ve Fransada Le Penin Ulusal Cephe (FN)
tarafndan rgdenen ge kar yrtlen kampanyalar vastasyla canl tutuldu.
Smrgecilie kar yrtlen mcadelenin ve genel olarak rk ayrmclk ve kt
muamelenin sonucunda ok farkl rk ve etnik politikalar geliti. Pek ok Bat top-

lumunda etnik aznlklar, siyas elit gruplar iinde yeterince temsil edilmez; yerli ve
beyaz nfusa oranla daha yksek dzeyde isizlik ve sosyal anlamda yoksunluklardan
muzdariptirler. Mesel zenci Amerikallarn %31,9u hkmetin koyduu fakirlik sn
rnn altnda yaarken, bu rakam beyaz Amerikallarda %8,8dir (Peele vd., 1994:260).
Irk ve toplumsal temelli dezavantajl konumun birlemesi ok eitli siyas hareketlerin
ortaya kmasna neden oldu.
1960lar Amerikada hem Martin Luther King (l9 2 9 -1 9 6 8 )in liderliinde id
dete bavurmadan itirazn ortaya koyan vatandalk haklar ynnde bir hareketin
hem devrimsel bir mcadeleye girien militan Siyah G hareketinin hem de rk
ayrm vaaz eden Malcolm X (1926-1965) ve Zenci Mslmanlar rneklerinin be
lirmesine tank oldu. Baka rgtler, rklk kartln harekete geirmeye ve fa
ist hareketlerin ykselmesine toplu yryler, eylemler ve dier gsteriler aracl
yla kar koymaya alt. ngilterede bu grev, Ulusal Cepheyle mcadele etmek
iin 1970lerde kurulan ve 1990larda BNP ile atmak iin yeniden kurulan Nazi
Kart Birlik tarafndan stlenildi. SOS Racisme 1980lerde Fransada FN ye ben
zer bir kar duru sunmak iin kuruldu. Bu tip faaliyetier olaan parti sistemleri
nin dndan gelen rgtlenmeler tarafndan gerekletirildi, zira ana akm partiler
genel olarak aka rklkla kar karya gelerek ship olduklar semen temelini
zayflatma riskiyle yz yze gelmekten korktu. Etnik ve rksal anlamda bir uyumun
ina etmekteki ama genellikle ok-kltrllk fikriyle gnmzde gelitiriliyor.

Toplumsal Cinsiyet

Irk
Irk, deri ve sa rengi, fiziksel
ve yz zellikleri gibi biyolojik
temelde bir insan grubunu di
erlerinden ayrd varsaylan
fiziksel veya genetik farkllk
lardr. Dolaysyla rk, ortak bir
soydan ve "tek bir kandan ge
len insan grubudur. Mamafih
bu kavram hem bilimsel hem
de siyasi anlamda tartmal bir
kavramdr. Bilimsel olarak elde
edilen deliller, insanlar arasnda
tr farkll anlamnda "rk"
diye bir eyin olmadn ileri
srer. Siyas olarak rk baznda
yaplan snflandrma, genel
olarak kltrel stereotiplere/
ablonlara dayanr ve en
iyimser bakla basit, en
ktmser bakla ldrc bir
tanmlamadr. Biyoloji temelli
olmayan kltrel ve toplumsal

Toplumsal cinsiyet veya cinsiyet zerine dayanan sosyal ayrmalar


zerinde geleneksel olarak mesel sosyal snf temelli ayrmalardan
daha az durulmutur. Byk oranda erkeklerden oluan aratrmac
lar ve akademi yeleri, ya kendi sralamalar ve toplum iinde btn
hkim konumlar iinde kadnlarn temsil edilmediini idrak edeme
mi ya da bu durumun aslnda doal ve kanlmaz olduunu varsaymlardr. 1960larda ikinci dalga feminizmin ykselii, bu yanln
dzeltilmesi ve toplumsal cinsiyetin siyas olarak neminin aka
fark edilmesini salamak iin ok eyler yapt. Toplumsal cinsiyete
dayal eitsizliin azaltlmasnda 1960lardan bu yana alnan mesa
feye ramen, Birlemi Milletler dnya apnda kadnlarn alma
saaerinin %66sna katkda bulunduunu, dnya gelirinin %10unu
kazandm ve dnyadaki mlkiyetlerin yalnzca %1ine ship oldu
unu tahmin ediyor. ngilterede nemli irkederin ynetim kurulu
yelerinin %4nden azm kadnlar oluturuyor. Kadnlar her ne ka
dar 1918 ylnda oy kullanma hakkm elde etmi olsalar da 1996 y
lnda Parlamento yelerinin sdece %9u (yaklak 60 kii) kadnd.

farkllklar anlamna geldii iin


etnisite kavramnn kullanlma
s tercih edilir.

Japonya gibi daha geleneksel toplumlarda hl gl enformal


(ve kimi zaman da resm) kurallar, kadnlarn iten ayrlmalar ve

evlenmek, hmile kalmak iin veya 30 yama gelince evlerine dn


meleri gerektiini ifade eder. slm lkelerinde, kadnlar rt takmak
ve dier giyim kurallarna uymak zorundadr. Kimi zaman kadnlar
zorla eve kapanmaya tbi olurlar ve tamamen siyas hayattan dla
nabilirler. Kadnlarn siyas temsil hususunda byk baarlar elde
ettii ileri skandinav lkelerinde bile kadnlar ulusal meclislerin
yelerinin sdece drtte birini veya te birini oluturur.
Kate Millet (1 9 7 0 ) ve Mary Daly (1 9 7 8 ) gibi radikal femi
nistlerin gznde toplumsal cinsiyet blnmeleri btn top
lumsal ayrmalarn en derini ve siyas adan en nemlisidir.
Btn ada ve eski toplumlar ataerkiyle, yani aile iinde kocababa hkimiyeti temelinde erkek egemenlii ve kadnlarn
ikincil konumda olmasyla tanmlanr. Bu gr asndan, eko
nomik ve siyas yapy deitirmenin yannda kltrel ve kiisel
ilikileri de dntren cinsiyet devriminden baka hibir ey
toplumsal cinsiyete dayal eitsizlii ortadan kaldramaz.

Toplumsal Cinsiyet (gender)


Toplumsal cinsiyet ve cinsiyet
terimleri her ne kadar gnlk
dilde genellikle birbiri yerine
kullanlsa da toplumsal ve
siyaset teorisi asndan
aralarndaki fark ok nemlidir.
Bu balamda gender terimi,
kadnlar ve erkekler arasndaki
sosyal ve kltrel farkllklar
ifade ederken, cinsiyet (sex) te
rimi kadn ve erkek arasndaki
biyolojik -dolaysyla ortadan
kaldrlamaz- farkllklar belirtir.
Bu sebeple gender/toplumsal
cinsiyet, "kadns've "erkeksi"
davran stereotiplerine
dayanan toplumsal bir yapdr.
Feminist teoriler tipik olarak
fiziksel ve biyolojik farkllklarn
(cinsel farkllklarn) kadnlarn
ve erkeklerin farkl toplumsal
rollere ve konumlara (gender/

Mamafih, kadnlarn oluturduu pek ok siyas rgt, liberal


toplumsal cinsiyet) ship
olmasn gerektirmediini
veya reformist bir duru gelitirdi. Bunlar, kamusal hayatta st d
gstermek iin bu farkll be
lirtir. Ksaca, toplumsal cinsiyet
zey siyas, dar ve meslek pozisyonlarda kadnlarn dk temsili
anlamnda bir eitlii aramak
ve krtaj kart yasa, yetersiz ocuk bakm ve kadnlara ynelik re
cinsel farkllklarn hibir sosyal
ve siyas anlamnn olmad
fah yardm konularnda yaanan adletsizlikler gibi yok edilebilir
ynndeki inanc yanstr.
eitsizliklerin stesinden gelmek iin kuruldu. Bu durum, liberal ka
Feminizm kart durular,
genellikle toplumsal cinsiyet
dn rgtlerinin bu tip hedeflere kadnlar ve erkekler arasnda ger
ve cinsiyet arasndaki bu farkn
ekletirilecek bir cinsiyet savayla deil, yava yava ileyen bir
reddi zerinde temellenir; bu
da basite u durumu ifade
reform sreciyle ulalabilecei ynndeki inanlarn yanstr. Bu
eder: 'Biyoloji kaderdir'.
tip en ileri dzeydeki rgtler Amerikada geliti: Ulusal Kadn r
gt (National Organization for Women NOW ) (1966 ylnda ku
ruldu), Ulusal Kadn Siyas Komitesi (National Womens Political Caucus NWPC)
ve Emilynin Listesi (Emilys List). Kullandklar yntem, Kongreye ve eyalet yasama
meclislerine daha fazla kadnn seilmesini salamak iin toplumsal cinsiyet farkn
(kadnlar ve erkekler arasnda oy kullanma davrannda grlen farkllk) kendi
karlar dorultusunda kullanma abasn kapsar. Her ne kadar bu alanda ellerinde var
olan veriler ok gl olmasa da bu gruplar, yine de kadn haklar meselelerinin ne
mini/poplerliini artrd. Mesel 1980lerde ve 1990larda Yargtaym lm cezas
karsnda bir duru gelitirmesi ynndeki srarmda baar elde etti.

zet
iktisat, politikay hemen hemen her dzeyde etkiler. Partiler, bymeyi artrmak,
enflasyonu drmek gibi hususlarda daha fazlasn vaat ederek birbirleriyle reka
bet ederler. Oy kullanma davran, byk oranda smf blnmeleri ve toplumsal
ayrmalarla ekillenir. Seim sonular, her zaman ekonominin iinde bulundu
u durumdan etkilenir. deolojik blnmeler de geleneksel olarak mlkiyet ve
ktisad rgtlenme hakkndaki sorunlar etrafnda geliir.
Geleneksel olarak kapitalizm ve sosyalizm aka birbirinden farkl iktisad model
ler olarak grld. Kapitalizm, genel anlamda meta retimi, servetin zel mlki
yeti ve ktisad hayatn piyasa temelli rgtlenmesi olarak tanmland. Sosyalizm,
planlamaya dayanan kamu veya ortak mlkiyet sistemi olarak nitelendirildi ve pi
yasann taleplerini deil, insan ihtiyalarn karlamak iin dzenlendii varsayld.
Mamafih, ne kapitalizm ne de sosyalizm saf hlleriyle hibir zaman var olmad.
Dnyadaki kapitalist sistemler, teebbs ve piyasa temelli bireycilii vurgulayan,
sosyal adleti tanyan ve ibirliine dayal uzun dnemli ilikilere dayanan kapi
talist modelleri ierir. Sosyalist sistemler, ya devlet kolektivizmini uygulad ya da
ynetilen ve regle edilen kapitalizm biiminde piyasayla bir uzlama salamaya
alt.
Btn piyasa sistemleri bir biimde regle edilir. Reglasyonu savunanlar ktisad
ynetimin ktisad bunalm ve yksek isizlie yol aabilen piyasada istikrarszl
n yaanmas ynndeki kanlmaz eilime kar koymak iin nemli olduu
nu ileri srer. Mamafih muhalifler ktisad ynetimin piyasann hassas dengesini
bozabilecei, rekabeti ve verimlilii azaltaca ve nne geilemez bir enflasyon
yarataca uyarsnda bulunur.
Toplumun yaps ve zellikle de toplum iinde yaanan blnmeler ok eitli
biimlerde politikay etkiler. Servetin dalm, devletin ship olduu gcn
doasn belirler. Toplum, kamu oyunu ve siyas kltr etkiler. Toplumsal a
tmalar, ya reform ya da devrim vastasyla deiim yaratr. Toplumsal yap,
her trl siyas davran ve katlm ekillendirir.
Smf, rk ve toplumsal cinsiyet blnmeleri, modern toplumda grlen toplumsal
blnmelerin siyas adan en nemli/anlaml olandr. Smf temelli politika, postFordizmin ortaya kmasyla hafifletildi, fakat hl varlm srdryor; zellikle
de alt snflarn etkisi sebebiyle. Sivil haklarn ve kadn hareketlerinin gelimesi,
gz ard edilen rk ve toplumsal cinsiyete dayal blnmelerin gnmzde smf
temelli blnmeler kadar nemli olduunun kabl edilmesini salyor.

Tartma Sorular
Niin siyas sorunlar genellikle ekonomik meselelere indirgeniyor? Bu, salk
l/ doru bir yaklam m?

21. Yzylda en uygulanabilir kapitalist sistem hangisidir?


Serbest piyasa ekonomileri doas gerei istikrarsz ve eitsizlik yaratan bir ya
pya m sahiptir?
Sosyalist ekonomik modeller gnmzde anlamn hl koruyor mu?
Ekolojik adan srdrlebilir bir ekonominin zellikleri neler olacaktr?
Modern toplumlarda snf atmalar tamamen ortadan kalkt m yoksa sdece
bastrld m?
Irk ve toplumsal cinsiyet temelli blnmelerin tannmas ne lde anlaml
siyas deiimlere yol at?

leri Okumalar
Balam, D. N. Ve M. Veseth, lntroduction to International Political Economy (London:Prentice
Hail, 2001). Kreselleemenin yaand bir ada iktisat ve siyaset arasnda var olan
balantlarn anlalmas iin geni kapsaml bir giri.
Brown, M. B. Models in Political Economy: A Guide to the Arguments (2nd ed.) (Harmondsworth: Penguin, 1995). Toplumsal ve siyas sorunlarn altnda yatan eitli ktisad
sistemler ve ktisad faktrler hakknda ulalabilir ve etrafl bir izah.
Hampden-Tumer,C.VeF.Trompenaars, The Seven Cultures ofCapitalsm(Ne-wYork:Doub\eda.y,
1993). Farkl tr kapitalist biimler hakknda ilgin ve gvenilir bir zet.
Rush, M. Politics and Society: A lntroduction to Political Sociology (Hemel
Hempstead:Harvester Wheatsheaf, 1992). Siyas ve toplumsal kurumlar arasnda ve
toplumsal ve Siyas davran arasndaki iliki hakknda kapsaml bir giri.
Toplumsal blnmeler konusunda kaynaklar iin bkz: Sosyal snf zerine Saunders
(1990), rk ve etnisite zerinde Rex ve Mason (1992) ve toplumsal cinsiyet blnme
leri zerine McDowell ve Pringle (1992).

Blm
Siyas Kltr, letiim ve
Meruiyet

10

"En gl olan, gcn kendisi olmazsa ve itaat grev olmazsa asla yeterince gl deildir."
Jean-Jacques Rousseau, Toplumsal Szleme (1862)

Siyasetin byk bir blm kafamzn iinde vuku bulur; yani fi


kirlerimiz, deerlerimiz ve toplumun nasl rgtlenmesi gerektii
,

, , .

, ,

..

, .

,,

hakkndak varsaymlarmz ve hkmete ilikin umutlarmz ve

Dnce Balamnda Siyaset:


Kltr ve letiim
264

korkularmz tarafndan ekillenir. Sonunda, yaadmz toplum


hakknda ship olduumuz inan, toplumdaki g yaps ve kay-

id^to^kHegemon^8

naklarn ve frsatlarn gerek dalmndan daha nemli olabilir.

sosyal sermyede Meydana

Alg, sdece gerekte varolandan daha nemli olmayabilir; pratik anlamda belki de ak gerein kendisidir. Bu durum, siyas
.
kltrn oynad hayat rol vurgular. nsanlarn ship olduu
t

il

..

inanlar, semboller ve deerler, hem syas surece kar tutumlarm hem de, daha da nemlisi, iinde yaadklar sistem hakkndaki
dncelerini, zellikle bu sistemi yasal veya meru olarak deerlendirip deerlendirmediklerini belirler. Dolaysyla, meruiyet,
siyas istikrar iin hayat neme shiptir ve sistemin varln de-

Kitle letiim Aralar ve Siyasi

Meruiyetv*siysi..............273
istikrar............................ 276
ktidar Merulatrma......... .. .....277
Meruiyet Krizleri........................280
Devrimlerin Meydana Gelmesinin
Sebebi Nedir?............................ 282

.... 283
Teorileri................................284
Tartma Sorular..................... 288
ileri okumalar.......................... 288

vam ettirmesinin ve baarsnn temel kaynadr.


Bu blmde incelenecek temel konular unlardr:

1.

gruplar, siyas tutumlarn ve deerlerini nasl kazanr?

2. Demokratik rejimler, ayr bir "yurttalk kltr"nn varlna m dayanr?


3. Modern toplumlar, deerler ve fikirler arasndaki serbest rekabetten mi yoksa "h
kim" bir kltr tarafndan m tanmlanr?
4. Rejimler nasl meruiyet kazanr?

5. Modern toplumlar, bir meruiyet kriziyle kar karya m?


6. Meruiyet ortadan kalktnda ne olur? Devrimler niin meydan gelir?

Dnce Balam nda Siyaset: Kltr ve


letiim
Siyaset bilimciler tarih boyunca tutumlarn, deerlerin ve inanlarn nemini
kabl etmitir. Mamafih, bu dnrler bu unsurlar siyas kltr n birer para
s olarak grmediler. Mesel Burke gelenek ve grenekler, Marx ideoloji ve Herder ulusal ruh zerine yazlar yazd. Bununla birlikte bu dnrlerin hepsi, bir
rejimin/sistemin istikrarnn salanmas ve varln devam ettirmesinde deerle
rin ve inanlarn hayat bir rol oynad konusunda mutabkt. Siyaset bilimciler
arasnda siyas kltre olan ilgi, 1950 ve 1960larda bu konuda daha geleneksel
ve kurumsal yaklamlarn yerini alan davran analizinin yeni yntemleri olarak
ortaya kt. Bu konu zerine yazlan klsik eser Almond ve Verbann Meden Kl
tr ( The Civic Culture, 1963)dr; burada Amerika, ngiltere, Bat Almanya, talya
ve Meksika olmak zere be lkede siyas tutumlar ve demokrasiyi analiz etmek
iin insanlara anket uyguland. Bu alma bir bakma iki dnya sava arasndaki
dnemde talyada, Almanyada ve dier lkelerde temsil hkmetin kn ve
1945 ylnn ardndan bamszlklarn yeni kazanan gelimekte olan devletler
de demokrasinin yaad baarszl aklama arzusuyla tevik
edildi. Siyas kltre ilgi, 1970 ve 1980lerde azalm olsa da bu
tartma 1990lardan beri Dou Avrupada komnizmin kllerin
Siyas Kltr
den bir demokrasi ina etme abalar ve Amerika gibi oturmu
En geni anlamyla kltr,
demokrasilerde
sosyal sermye ve yurttalk balarnda grlen
insanlarn yaama biimidir.
Sosyologlar ve antropologlar
d yznden artan endie sonucunda yeniden canlandrld.
'kltr" ve'doa/nitelik'arasn
da ayrm yapma eilimindedir:
Mamafih, siyas kltrn elit gruplarn dnceleri ve karlar
kltr biyolojik miras yoluyla
tarafndan ekillendirilip ekillendirilmedii hakknda bir tart
deil renme vastasyla
bir nesilden bir sonraki nesle
ma da sz konusudur. Bu da, kitle iletiimi ve hkmetin gn
geen unsurlar kapsar.
mzde hangi lde siyas anlamda iletiimi maniple edebildii
Mamafih, siyaset bilimciler, bu
kavram, insanlarn psikolojik
hakknda birbiriyle rekabet hlindeki grlerle balantldr.
adan ynlendirilmesi olarak
daha daranlamy-la kullanr.
Onlara gre siyas kltr,
partiler, hkmet, anayasa gibi

Yurttalk Kltr veya deolojik Hegemonya

inanlar, semboller ve deerler


balamnda ifade edilen siyas
objelerin "ynelimler yaps'dr.
Siyas kltr, kamu oyundan
farkldr; zira, basite, insanlarn
belirli siyasalara ve sorunlara
gsterdii tepkilerden ziyde
uzun zamandan beri var olan
deerlerin neticesinde ortaya
kmtr.

Siyas kltrn doas zerine yaplan tartma genellikle Almond


ve Verba (I9 6 3 ,1 9 8 0 )nm yazdklaryla ilikilendirilen yurttalk
kltr zerinde durur. Almond ve Verba, demokratik siyaseti
en etkin biimde destekleyen siyas kltr tanmlamaya alr.
Genel olarak siyas kltr biimi tanmlarlar: katlmc kltr,
tebaa kltr ve dar grup/cemaat kltr.

Katlmc siyas kltr, vatandalarn siyasete yakn ilgi duyduu


ve siyasete katlm etkili ve arzu edilir bir ey olarak deerlendirdii
bir kltrdr. Tebaa siyas kltr, vatandalarn daha pasif olmasyla
ve hkmeti etkilemek konusunda ok snrl bir etkiye ship olduk
larn idrak etmesiyle tanmlanr. Cemaat siyas kltr, vatandalk
duygusunun yokluuyla tanmlanr; yle ki insanlar kendilerini bir
ulusa mensup olmalaryla deil, blgesellikleriyle tanmlarlar ve ne
siyasete katlma ynnde bir istee ne de bu dorultuda bir beceriye
shiptirler. Almond ve Verba, katlmc kltrn demokratik idealle
yaknlatn kabl etmesine ramen, yurttalk kltrnn, hk
metin lkeyi ynetmesi ynndeki hayat ihtiyala birlikte siyas s
rece vatandalarnn katlmn salamas bakmndan bu kltrn
bir karm olduunu iddia eder. Onlara gre demokratik istikrar,
vatandalar asndan aktifliin ve pasifliin bir karm ve hkmet
asndan ykmllk ve gsterilen performans arasndaki denge ta
rafndan tanmlanan siyas bir kltr zerine temellenir.

H egem onya
("Uder'anlamndaki Yunanca
hegemonia kelimesinden
gelen) hegemonya en basit
anlamyla bir sistem iindeki
herhangi bir unsurun dierleri
zerindeki stnl veya
hkimiyetidir (devletin birlik
veya konfederasyon iinde
hkim bir pozisyonda olmas
buna bir rnek tekil eder).
Marksist teoride, bu kavram
daha teknik ve belirgin bir
anlamda kullanlr. Antonio
Gramsci'nin yazlarnda
hegemonya, egemen snfn
bask kullanmna alternatif
bir yntem olarak hkimiyeti
altndakilerin rzasn kazanmak
suretiyle gcn kullanma
becerisini tanmlar. Zorlayc
olmayan snfsal bir ynetim

biimi olarak hegemonya, tipik


Yaptklar ilk almada (1963) Almond ve Verba, ngilterenin
olarak toplumun geneline
burjuvazinin deerlerinin ve
katlmc ve tebaa kltrnn zelliklerini gstererek yurttalk klt
inanlarnn yaylmas vas
rne yaklat sonucuna vard. Dier bir ifadeyle, ngilizler hkmeti
tasyla ilevini yerine getiren
kltrel veya ideolojik bir sre
etkileyebileceklerini dnrken ayn zamanda otoriteye boyun e
olarak tanmlanr. Mamafih,
meye de raz oldular. Amerika da bu konuda yksek bir skora shipti,
hegemonyann ayn zamanda
siyas ve ktisad bir yn de
ship olduu nisb zayflk yleydi ki Amerikallar -katlmc tutumlar
vardr: nsanlarn sisteme gs
tebaa davranlarna hkim olduu iin- kanunlara itaat eden insanlar
terdii rza, cret artlar veya
siyas ve sosyal reformlarla
deillerdi. Yurttalk kltrn ina etmek veya yeniden ina etmek
maniple edilebilir.
teki zorluk hem Bat Almanya hem de talya rneklerinde yatyordu.
Faizmin kmesinin ardndan geen onbe ylda Almanyada zne
kltr hkimken, talyada cemaate ait davranlar salam bir biimde var olmaya de
vam ederken, bu lkelerin hibiri grnte gl bir katlmc kltre ship olmad.
Almond ve Verbann sonraki almalar (1980), meydana gelen ok sayda deiiklii
vurgulad; en belirgin olan Almanyada yurttalk eilimlerinde grlen artn aksine
Ingiltere ve Amerikada ulusal gurur ve gven duygusunda yaanan dtr.

Mamafih, siyas davranlar ve deerler konusunda ortaya konan yurttalk kltr


yaklam, geni kapsaml bir eletiriye mruz kald. lk olarak, istikrarl bir ekonomi
temin etmek iin gelitirilen psikolojik dzenlemeler modeli byk oranda tartma
ldr. zellikle pasiflie yaplan vurgu ve otoriteye itaat etmenin salkl olduunu
idrak etmek, siyas katlmn demokratik ynetimin en nemli maddesi olduunu
ileri srenler tarafndan eletirilir. Almond ve Verba, uyuyan kpekler teorisini or
taya koydu, buna gre dk seviyede katlm hkmetten genel anlamda memnun
olunduunu gstermekteydi ve siyasetiler bunu muhafaza etmeye istekli olacakt.
Dier taraftan, Amerikada olduu gibi, yetikin nfusun yarsndan az oy kullanma
zahmetine katlandnda, bu durum, siyasete olan yaygn yabanclamay ve iinde
bulunulan kklemi kt koullan yanstr.

Antonio Gramsci (1891 -1937)


Italyan Marksist ve sosyal teorisyen. Bir devlet memurunun olu. Gramsci 1913 ylnda Sosyalist
Parti'ye katld, 1921 ylnda yeni kurulan talyan Komnist Partisi'nin Genel Sekreteri oldu. Parla
mentonun seilmi bir yesi olmasna karn, 1926 ylnda Mussolini tarafndan hapsedildi. lene
kadar hayatn hapiste geirdi. 1929-35 yllar arasnda yazd Hapishane Defterleri (Ouaderni del
carcere, 1971) siyas ve entelektel mcadelenin nemi zerinde durarak ortodoks Marksizm iin
de "bilimsel determinizme (belirlenimcilie) yaplan vurguyu dengelemeye alt. Eurokomnizm
taraftarlar ondan esin-lendiklerini iddia etseler de Gramsci hayat boyunca Leninist ve devrimci
birteorisyendi.

kinci olarak yurttalk kltr tezi, siyas tutumlar ve deerlerin, davranlar


ekillendirdii, bunun tersinin olmad, ynndeki ispatlanmam bir varsayma
dayanr. Ksaca, yurttalk kltr demokrasinin nedeni deil, daha ok bir sonucu
olabilir. Eer durum byleyse, siyas kltr demokrasinin dzgn ileyip ilemedi
ini gsteren bir indeks temin edebilir, ancak bu, istikrarl demokratik bir ynetimin
salanmasnn bir arac olarak grlemez. Son olarak Almond ve Verbann yaklam,
siyas kltr ulusal kltr, bir ifreden ok da fazla bir ey olmayan homojen bir yap
olarak deerlendirme eilimindedir. Bunu yaparken, bu yaklam, siyas alt kltrlere
pek dikkat ekmez ve paralanmalar ve toplumsal atmalar gizlemeye alr. Buna
karn, siyas kltr konusundaki radikal yaklamlar snf, rk ve toplumsal snf te
melli toplumsal blnmelerin nemini vurgulama eilimindedir.
Siyas kltrn oynad rol ve doas hakknda ok farkl bir gr de Marksist
gelenek iinde gelitirildi. Marx, kapitalizmi retim aralarnn mlkiyeti vastasy
la ileyen snfsal bir smr ve bask sistemi olarak nitelendirse de, fikirlerin, de
erlerin ve inanlarn ship olduu gc kabl ediyordu. Marx ve Engelsin Alman
deolojisi ( German Ideology, [1846] 1 970:64)de ortaya koyduu gibi her ada
ynetici snfn fikirleri hkim fikirler olmutur; yani toplumun madd anlamda
hkim gc olan snf ayn zamanda toplumun hkim entelektel gcdr. Marxa
gre fikirler ve kltr ekonomik temel -retim biimi- tarafndan ekillenen ve
belirlenen st yapnn birer parasdr.
Bu fikirler, Marksizm iinde iki kltr teorisi ortaya koymutur. lk teori, klt
rn aslnda snf temelli olduunu iddia eder; bir snfa mensup olan insanlar ayn
tecrbeleri paylatklar ve ekonomik adan ortak bir konuma ve karlara ship
olduklar iin onlar byk ihtimlle genel anlamda benzer fikirlere, deerlere ve
inanlara shiplerdir. Marxn kendi kelimeleriyle, insanlarn var olularn belir
leyen bilinleri deil, bilinlerini belirleyen toplumsal var olulardr. Dolaysyla,
proleter kltr ve fikirlerin burjuvazinin ship olduklarndan belirgin bir biimde
farkl olmas beklenebilir. kinci kltr teorisi, ynetici snfn fikirlerinin (Marxn
deyimiyle ideolojinin) hangi lde toplumun geneline yayld ve dnemin
hkim fikirleri hline geldii zerinde durur. Bu gre gre, siyas kltr, hatta
yurttalk kltr, bu yzden, burjuvazi ideolojisinden baka bir ey deildir. Or
taya konan bu grle ilgili nemli nokta kltr, deerleri ve inanlar gcn/ikti

darn bir biimi olarak grmesidir. Marksist perspektiften bakldnda, ideolojinin


ilevi, eitli mitler, aldatmacalar ve yalanlar (Engelsin deyimiyle yanl bilin)
retip, bunlar topluma yayarak ikincil konumda bulunan snflarn smr ve bas
k altnda tutulmaya raz olmalarn salamaktr. Daha sonra Marksistler bu sreci
burjuva hegemonyas balamnda anladlar.
ada Marksistler burjuvazinin hkim fikirlerinin hibir biimde birbiriyle
mcadele hlindeki btn grleri dlayarak kapitalist toplumda entelektel ve
kltrel hayat tekkeletirmediini abucak kabl etmitir. Bunun yerine, kltrel,
ideolojik ve siyas anlamda rekabetin mevcut olduunu kabl ederler, ancak, bu
rekabetin eit olmad zerinde dururlar. Olduka basit biimde kapitalist dzeni
destekleyen fikirler ve deerler, bu dzeni sorgulayan veya ona meydan okuyan fi
kirler ve deerler zerinde ezici bir stnle shiptir. Ashnda bu tip ideolojik bir
hegemonya tam bir baar elde edebilir, zira ifade zgrl, ak rekabet ve siyas
oulculuk illzyonunun arkasnda ilevini yerine getirir; Herbert Marcuse bunu
baskc tolerans olarak adlandrr.
Bu grn 20. Yzyldaki en etkin savunucusu Antonio Gramsciydi. Gramsci
snf sisteminin sdece eitsiz ktisad ve siyas g tarafndan deil ayn zamanda
burjuva hegemonyas tarafndan da desteklenme derecesine dikkat ekti. Bu du
rum, medya, kiliseler, genlik hareketleri, sendikalar gibi sivil toplum araclyla
burjuva deerlerinin ve inanlarnn yaylmas suretiyle ortaya kan ynetici sn
fn ruhan ve kltrel stnln ierir. Bu sreci bu kadar gizli kapakl yapan
ey bunun resm renme ve eitimin snrlarn aarak dnemin ortak bir deeri
hline gelmesidir. Gramscinin ortaya koyduu analizin nemi, sosyalizmin ina
edilebilmesi iin dnce savann balatlmas gerektiini sylemesidir; bu e
kilde proleter ilkeler, deerler ve teoriler burjuvazinin empoze ettiklerinin yerine
geer veya en azndan onlara meydan okur.
Marksizmin kltr ideolojik bir g olarak nitelendirmesi, znel veya alglanan
karlar (insanlarn istediklerini dndkleri eyler) ve nesnel veya gerek karlar
(insanlar zgr ve bilinli tercihler yapabilselerdi isteyecekleri eyler) arasndaki
ayrma dayanr. Bu, Stephen Lukesin (1974:27) g zerine radikal bir yaklam/
gr olarak adlandrd eye dikkat eker: A, Bnin menfaatine ters decek ekil
de Byi etkilediinde A, B zerinde g kullanr. Mamafih, siyas kltre dir bu tip
bir gr, hayli fazla sayda eletiriyi de kendisine ekti. Bazlar, sradan insanlarn
deerlerinin ve inanlarnn maniplasyon ve telkinle onlara zorla kabl ettirildiini
iddia etmenin haksz bir mdafaa olduunu ileri srer. Mesel ii snfnn kapitalist
deerleri ve inanlar kabl etmesi sdece onlarn kapitalizmin dzgn bir biimde
iledii ynndeki alglarn yanstyor olabilir.
Siyas kltrn hkim ideoloji modeli, ayn zamanda modern
toplumun deerleri ve inanlar iindeki homojenliin derecesini
abartabilir. Hkim ideoloji egemen snfa, z inan ve bir ama
fikri salayabilirken, Abercrombie, Hill ve Turner ( l9 8 0 ) n iddia
ettii gibi ikincil konumda olan snflarn, bu deerler sistemine

Burjuvazi ideolojisi: Kapitalist


toplumun iinde var olan
atmalar gizlemek suretiyle
burjuvazinin karlarna hizmet
eden fikirler ve teorileri ta
nmlayan, Marksist terminoloji
iinde kullanlan, bir kavram.

baarl bir biimde entegre olduu ok ak deildir. Son olarak, snfsal g eit
sizlii ve kltrel ve ideolojik ynlendirme/nyarg arasnda bir balant kurma id
diasnda olan Marksist gr, belki de btn toplumlarda gl gruplarn kendine
hizmet eden fikirleri yayma ynnde bir eilime ship olduklarm belirtmekten
baka bir ey yapamaz. Bu durumun, tutarl, deimeyen bir mesajn kitle iletiim
aralar, okullar, kiliseler vastasyla yayld hkim bir deer sistemini meydana
getirip getirmedii ok tartmal bir konudur.

Kitle letiim Aralar ve Siyas Anlamda letiim


Kitle iletiim aralar, 19. Yzyln sonlarnda okur yazarln kitleler arasnda yay
gnlamas ve popler basn anlaynn ortaya kmasndan bu yana siyas anlam
tayan bir unsur olarak algland. Mamafih, toplumsal ve teknolojik deiimlerin
birlemesiyle medya gittike ok daha gl bir siyas bir aktr hline geldi ve bir
bakma siyas srece derinden nfuz etti. zellikle gelime bahsedilmeye de
er. lk olarak, aile ve toplumsal snf gibi siyas anlamda sosyallemenin birin
cil temsilcilerinin etkisi azalmtr. Bilhassa ocukluklarnn son dnemlerinde ve
genliklerinde insanlar, yetikin olduklarnda edindikleri deneyimlerin deitirip de
rinletirdii ama ndiren radikal olarak dntrd siyas anlay ve bilgi yapm
edinirken, modern toplumda bu sre, byk orandaki sosyal ve corafk hareketlilik
ve bireyci ve tketimci deerlerin yaygnlamasyla zayflatlmta Bu yzden siyas
ballklara ve allm oy kullanma yaplarna dayanmak, siyasete
daha enstrmantal bir yaklamn ortaya korunasm salamta;
Kavramlar
yle ki insanlar vaat edilen meseleler ve siyasalar temelinde kiisel
Kitle iletiim Aralar
z kar hesaplamalarna gre siyas tercihlerde bulunmaya balad
Kitle iletiim aralar her eit
lar.
Bu da medyann siyas etkisinin nfuz ettii alan geniletir, zira
bilgi, enformasyon ve elen
cenin retimi ve datmyla
medya meseleler ve siyasalar, dolaysyla siyas tercihler hakkndaki
ilgile-nen toplumsal kurumlarenformasyonun halka sunulmasn salayan balca mekanizmadr.
dr. Kitle iletiimin "kitle*zellii,
medyann geni ve farkllama
m izleyicilere olduka ileri
teknolojiler kullanlarak iletiim
imkn salamas gereinden
ortaya kar. Gramer kuralla
rna gre ve siyas olarak kitle
iletiim aralar ouldur. Farkl
mesajlar, "broadcast medya
(televizyon ve radyo) ve "basl'
medya (gazeteler ve dergi-ler)
tarafndan yaylr. Benzer
ekilde, tabldot ve byk
boyutlu (broadsheet) gazeteler
farkl anlaylar sunar. Yeni"
iletiim aralarnn gelii (kablo
ve uydu telekomnikasyon
aralar, Internet, vb.) tartmal
bir biimde medyann ortaya
koyduu rnlerde ve seyir
cilerde var olan farkllamay
artrarak kitle iletiim aralar
nosyonunu dntrd.

kinci olarak, 1950lerden balayarak bir televizyon seyircisi kit


lenin belirmesi ve son zamanlarda yeni medyann ortaya kma
syla birlikte kanallardaki ve medya rnlerindeki eitlenme/fark
llama kide iletiim aralarnn insanlarn gnlk hayatiarna daha
fazla nfuz etmesine yol at. Bu durum, halkn daha nce olmad
kadar ok kitle iletiim aralarna bal hle gelmesi anlamna gelir:
Mesel, televizyon, haber ve gncel olaylar hakkndaki enformas
yon siyas toplantlardan daha nemli bir kaynakta; ou insan
spor karlamalarna katlmak yerine onlar televizyondan seyre
der ve hatta alveri bile alveri kanallar ve internet araclyla
gerekletirilir hle geliyor. nc olarak, medya ok daha gl
bir ekonomik aktr hline gelmitir. nemli medya irketleri kre
sel anlamda gl aktrler hline geldi, bununla birlikte ok sayda
irket yaynclk, televizyon, film, mzik, bilgisayar ve telekomni-

kasyon
gibi nceleri birbirinden farkl olan bu faaliyet
alanlarn tek
'

devasa bir bilgielence (infotainment) sanayisinde birletirme

T.Syas. .Anlam
. da, "Sosyalleme:

eilimindeydi (Scammel, 2000). Microsoft, AOL Time Warner,


Disney ve Rubert Murdochn Haber irketi (News Corporation)
gibi medya iletmeleri hibir hkmetin gz ard edemeyecei b
yklkte ekonomik g ve piyasa gc elde etti.

S a n ^ S f t o r l i d 'r
sre?-

Bireylerin siyas inan ve

Pek az yorumcu, medyann siyas davranlar ve deerleri ekillendirebileceinden veya en azndan meselelerin ve sorunlarn doas ve nemi hakknda halkn alg
lamasn etkileyerek siyas ve seimle ilgili tercihini belirleyebileceinden phe du
yar. Mamafih, bu etkinin siyas anlam hakknda nemli bir tartma sz konusudur.
Birbiriyle rekabet hlindeki ok sayda teori, medyann siyas etkisi hakknda birbiri
ne zt grler ortaya koyar. Bu teorilerin en nemlileri oulcu model, hkim ideolo
ji modeli, piyasa modeli ve elit deerler modelidir. oulculuk, genel olarak farklla
ve eitlilie vurgu yapar. Kitle iletiim aralar hakknda gelitirilen oulcu model,
medyay ok eitli siyas grlerin tartld ve ele alnd ideolojik bir pazar ola
rak tanmlar. Bununla birlikte, bu model, medyann siyas grleri ve eilimleri et
kileyebildiini reddetmezken, medyann, geni anlamda toplumdaki g dengesini
yanstt iin, etkisinin aslnda belirleyici olmadn iddia eder.
Bununla birlikte, oulcu gr, medyay tamamyla olumlu terimlerle tanmlar.
Vatandalarn bilgilendirilmesini salamak suretiyle medya hem demokrasinin
kalitesini artrr hem de hkmetin iktidarnn denetlenmesini garanti eder. Med
yann stlendii bu watch dog rol, klsik anlamda 1974 ylnda Washington
Postun Amerikan Bakan Richard Nixonun istifasna yol aan Watergate Skandali
zerine yapt incelemeyle ortaya kondu. Ayrca bazlar yeni medyann, zellik
le de internetin gelimesiyle, oulculuu ve siyas rekabeti, kapitalizm kart fa
aliyetler yrtenler de dhil olmak zere muhalif gruplara nispeten ucuz ve olduka
etkili bir bilgi yayma ve kampanyalar rgtleme aralar salayarak glendirdiini
ileri srer. Mamafih, oulcu model nemli noksanlklara shiptir. Mesel, zayf ve
rgtlenmemi gruplar merkez yaynclk ve yaymcla eriimin dnda tutulur;
bu da medyann ideolojik olarak yaplanan piyasasnn nispeten dar olduu ve ge
nel olarak sistem lehine alma bir zelliine ship olduu anlamna gelir. Ayrca,
zel mlkiyet ve resm olarak hkmetten bamsz olmak, hkmet, gazeteciler
ve yaymclar arasndaki iyice artan symbiotik ilikinin nda medyann muhalif
zelliini garanti altna almak iin yeterli deildir.
Hkim ideoloji modeli, kitle iletiim aralarn ekonomik ve sosyal adan elit
gruplarn karlar dorultusunda hareket eden ve halk kitleleri iinde itaat ve siyas
adan tepkisizlik yaratmaya hizmet eden siyas anlamda konservatif bir g olarak
tanmlar. Bu grn Gramsci gibi kuramclarla birletirilen Marksist versiyonun
da, medyann byk iletmelerin ve medya patronlarnn karlar dorultusunda
hareket ederek burjuvazinin fikirlerini yayd ve kapitalist hegemonyann devam
etmesini salad iddia edilir. Dier bir deyile, mlkiyet niha olarak kitle iletiim
aralarnn yayd siyas ve dier grleri belirler ve mlkiyet, gittike az saydaki

Propaganda: Dnceleri

Slobal medyailetmelerinin elinde toplanr. En byk alt medya

ekillendirmek ve belki de

irketi, AOL-Time Warner, News Corporation, Viacom, Disney,

iJnb iH n^b r^ aba gstererek

Vivendi Universal ve Bertelsmann AG.dir. Bu bak asndan bakldnda, medya kresellemenin gerekletirilmesinde byk

yayian enformasyon; maniplasyon arac olarak iletiim.

rol oynar, zira medyann Bat tketim kltryle uyumlu fikirleri,


imajlar ve deerleri yayma ynndeki eilimi, yeni pazarlarn al
masna ve iletmelerin etkisinin dnya apnda yaylmasna yardm eder.

Hkim ideoloji modelinin en etkili ve en karmak biimlerinden biri Noam


Chomsky ve Ed Herman tarafndan propaganda modeli olarak Manufacturing
Consent ( 1994)de gelitirildi. Chomsky ve Herman, be filtre tanmlar; bunlar ara
clyla haberler ve siyas meseleler, medyann bizzat kendi yaplar tarafndan arp
tlr/tahrif edilir, bu filtreler unlardr:
Medya shibi irketlerin karlar
Reklam verenlerin ve sponsorlarn grlerine ve kayglarna kar gsterilen
hassasiyet.
Hkmetler ve iletmelerin destekledii think-tankler gibi iktidarn/gcn
temsilcilerinden haber ve enformasyon alma.
Yasal tebligat tehdidi de dhil olmak zere gazetecilere uygulanan knama/ele
tiri veya bask.
Piyasa rekabetinin ve tketici kapitalizmin yararlar konusunda sorgulanamaz
inan.
Chomskynin yapt analizler, kitle iletiim aralarnn mesel Amerikada emper
yalist d politika hedefleri ynnde halk destei temin etmek suretiyle demokrasiyi
ne lde alt st edebilecei hususu zerine odaklanr. Bununla birlikte, hkim ideo
loji modeli, baz eletirilere mruz kalr. Bu modele yaplan itirazlar, modelin, basnn
ve yaynclarn, zellikle de devlet televizyonu yaynclarnn, ilerlemeci, toplumsal,
rksal ve kalknmayla ilgili meselelere dikkat ekme dzeyini kmsediini ileri s
rer. Ayrca, medya rnlerinin siyas tutumlar ekillendirdii varsaym determinist
bir yaklamdr ve medyann yayd mesajlar szmek ve belki de bunlar reddetmek
hususunda insanlarn kendi deerlerinin oynad rol gz ard eder.
Elit-deerler modeli, odak noktasn medya irketlerinin mlkiyetinden medya
rnlerinin denetlenmesini salayan mekanizmaya kaydrr. Bu gr, editrlerin,
gazetecilerin ve yaynclarn, nemli lde meslek bamszla ship olduklarn
ve hatta en mdahaleci medya patronlarnn bile sdece geni kapsaml siyas gn
dem oluturabildiini, gnlk editoryal karar alma srecini denetleyemediini id
dia eder. Dolaysyla, medyann siyas ynlendirmesi, st dzey alanlar arasnda
eitsiz bir biimde temsil edilen gruplarn ship olduu deerleri yanstr. Mamafih,
bu modelin, siyas adan nemli olduu dnlen zellikleri gz nne alnd
nda, ok sayda farkl tr mevcuttur. Bu modelin bir tr, ou ana akm gaze
telerin, dergilerin ve televizyonlarn sosyalizm kart ve siyas anlamda konservatif

grlerinin, buralarda alan st dzey grevlilerin iyi maa almasndan ve genel


olarak orta snfa mensup olmalarndan kaynaklandn ileri srer. ok daha farkl
bir tr, medyann, deerleri ve temaylleri halkn geri kalanndan olduka farkl
olan, niversite eitimi alm, liberal entelektellerin grlerini yansttna ina
nan konservatifler tarafndan gelitirilir. Feminist versiyonunda bu model, st d
zey gazeteciler ve yaynclar arasnda erkek egemenlii zerinde durur ve bu duru
mun, hem kitle iletiim aralar tarafndan kadnlarn grlerine ve kadnlarla ilgili
meselelere gsterilen yetersiz ilgiyi akladn hem de zaman zaman yaynclar ve
gazeteciler tarafndan bavurulan mlkat ve siyas tartma biimini izah ettiini
iddia eder. Elit-deerler modeli, kitle iletiim aralar tarafndan ifade edilen bir dizi
siyas grn neden genellikle oulcularn iddia ettiinden daha fazla snrland
rldn aklamaya yardm etse de bu modelin de baz snrllklar mevcuttur. Bu
modelin temel snrll, st dzey medya grevlileri zerindeki basky yeterince
hesaba katmamasdr: Bu tip basklar, mesel, medya shiplerinin grleri ve
karlar, zellikle rating oranlar biiminde kendini gsteren ticar kayglardr.
Kitle iletiim aralar hakknda ortaya konan piyasa modeli, medyann yanll
fikrini kabl etmemesi bakmndan dier modellerden ayrlr: Gazeteler ve televiz
yon halkn genelinin grlerini ekillendirmekten ziyde bunlar yanstr; zira med
ya shiplerinin ve st dzey grevlilerin kiisel grleri ne olursa olsun, zel medya
kurulular en bata kr maksimizasyonu ve piyasadan ald pay artrma kaygs ta
yan iletmelerdir. Dolaysyla medya, insanlara istediklerini verir; katlmayacaklar
siyas grleri sunarak mevcut ve potansiyel seyircileri ve okurlar uzaklatrma ris
kini alacak bir konumda deildir. Bu tip kayglar, BBC gibi ticar basklar ve reklam
basklarndan nispeten daha izole olan devlet televizyonu yaynclarn daha az zorlar,
ancak burada bile rating" kavgalar gittike aikr bir hl almaya balyor.
Piyasa modeli, kitle iletiim aralarnn siyas birer kurum olduu fikrini kabl
etmese de medyada yer bulan konularn siyas tartmalarn odan ve gerekleti
rilme tarzn nasl etkileyebildiini kabl ederek modern siyas eilimlere ilgin bir
aklama getirir. Bu durumun bir yn, siyasa ve ideolojik sorunlar pahasna zel
hayatlar ve siyaset adamlarnn gnlk davranlar hakknda gittike artan ilgidir.
Bu bir bakma, medyann, zellikle de televizyonun, meselelerden ziyde imajlar
ve yrtlen siyasalardan ziyde ahsiyetler zerine odaklanmasndan kaynaklanr.
ngilterede ve dier parlamenter sistemlerde bu durum, politikalarn bakanlk sis
temine dntrlmesi veya Amerikanlamas ynnde var olan eilimde aka
ortaya konur. Bu eilimler, medyann meselelerle ve siyasalarla fazla ilgilenmedii
varsaylan seyirci kitlesine siyaset satmak ynnde aba harcamas anlamnda ok
fazla bilinli bir yanlln yanstmaz. Benzer kayglar/dnceler, seimlerin de
at yar hline gelmesine yol amtr; yle ki dikkatler seim sonucunun bizzat
kendi iindeki anlamndan ziyde seimi kimin kazanaca zerine odaklanr ve bu
durum, genel anlamda cidd haberlerin ve siyas tartmalarn azalmasyla sonu
lanr. Mamafih, bu tip eilimler, basite, piyasann basklarna gsterilen bir tepki
olarak grlebilse de bu eilimler ayn zamanda bu tip basklarn ilk olarak ortaya

Haberi yorum katarak sunmak


(Spin): Enformasyonun, arzu
edilen tepkinin ortaya kmasm veya "gerekle snrl lde
yanstmay" salayacak ekilde
sunumu.

.......

masna imkn tanr. Mesel, siyas tartmalar rakip sloganlar


retmeye ve birbiriyle yaran vaatlerde bulunmaya indirgemek,
A ,

sadece syas tercihler zerine cesur ve stratejik dnceyi baltalamakla kalmaz ayn zamanda politikaclar s ve medya takntl
insanlar olarak tanmlayarak politikaya olan ilgiye de zarar verir.

Kitle iletiim aralar iinde ve araclyla ileyen siyas yn


lendirmelere ek olarak modern siyaset iinde hkmet ve medya arasnda yakn
bir ilikinin var olduu ve kendi amalar dorultusunda her ikisinin de birbirini
kulland ynnde kayg duyulmutur. Bu durum, hem kamu oyunu hem de muh
temelen siyas kltr etkileyerek, siyas iletiimin tarznda ve niteliinde bir d
nme yol amtr. Hkmetler, kendi paylarna, her zaman, gerekle gvenilmez
bir iliki iinde olmutur. Siyasetiler ncelikle iktidar kazanmak ve elde tutmakla
ilgilenirler ve dolaysyla dima halkn desteini kazanma ihtiyac iindedirler. Bu
nedenle, olumluyu vurgulama ve olumsuzu gizleme arzusu kar konulamaz bir is
tektir. zgr medyann varlnn resm propaganda ve kat ideolojik maniplasyonlar ortadan kaldrd liberal demokratik bir ortam iinde hkmetler, genel
likle haber ynetimi veya siyas pazarlama olarak adlandrlan enformasyonun
denetimi ve yaylmas hususunda yeni teknikler kullanarak haber gndemini belir
lemeye balar hle gelmitir. Dolaysyla enformasyonun ve siyasalarn arzu edildi
i ekliyle yaplan sunumu, yani haberi yorum katarak sunmak (spin), modern
hkmetlerin en nemli meguliyeti hline geldi.
Akl hocalar (spin-doctors) tarafndan gerekletirilen haberleri yorumlayarak
sunma sanatnn ok farkl ynleri vardr. Bunlar:
Medya nne karmadan nce enformasyonun ve tartmalarn dikkatli in
celemesi
Sdece resm izgide olan bilginin sunulduunu temin etmek iin enformas
yonun kaynann denetimi.
Altnda baka anlamlar iermeyen brifinglerin verilmesi veya gizli bilgilerin ifa
edilmesi.
Sdece sempati duyulan medya kaynaklarna bilgi verilmesi.
Denetimi ve kar argman gelitirilmesini engellemek iin enformasyonu
medyaya son anda verilmesi.
Kt haberin daha nemli dier olaylarn haber gndemine hkim olduu
zamanlarda verilmesi.
Bu trden bir haber ynetimi, en fazla Amerikada gelitirilmitir; kendi aday
lar bakanl kazanrsa Beyaz Sarayda st dzey grevler elde edecek olan seim
stratejileri gelitiren kiiler ve kampanya yneticileri arasnda sk rastlanr hle gel
mitir. Clinton ynetiminin, istenilen dorultuda bilgiyi sunma ve yeni ve daha
sofistike dzeylerde siyas sunum becerisi edindii yaygn bir biimde biliniyor.
ngilterede Blair hkmeti de siyasetin yeni bir ambalajla sunulmasna zel bir ilgi

gsterdi, ki bu, bazlarnn, siyasetin niteliinden ziyde tarzyla daha ok ilgilenildii iin bu tutumu eletirmesine yol at. Blair ynetimi altnda gerekleen geli
meler arasnda, hkmetin halkla iletiimini babakanlk basn ofisinin denetimi
altnda merkezletirmek, gazetelerinde ynetim hakknda olumlu yazlar yazdk
lar iin enformasyonla dllendirilen ama eletiri yaptklar iin cezalandrlan ga
zetecilere ynelik havu ve sopa yaklam ve Downing Caddesinden dayatlan
denetim araclyla bakanlk enformasyon ofislerinin siyasilemesi saylabilir.
Mamafih medyann haber ynetiminin gelimesinde gnlsz veya pasif bir
oyuncu olduunu varsaymak hatal olacaktr. Hkmetin kitle iletiim aralarna
ihtiya duyduu kadar kitle iletiim aralar da hkmete ihtiya duyar. Hkmet
dima haber ve enformasyonun en nemli kayna olmutur, ancak oynad rol,
daha da hayat nem arz etmeye balad, zira medya kanallarnda -televizyon ka
nallar, web siteleri, dergiler ve gazeteler grlen gelime haber deeri tayan
hikyelerin temin edilmesi iin ok bask yaratt. Baz vkalarda, yaynclar, editr
ler ve gazeteciler akl hocalaryla birlikte karlkl kazanlar elde etmek zere ha
berleri kullanmak iin komplolar hazrlarlar. ngilterede Blair ynetimi ve Murdoch
grubu gazeteleri hakknda bu tr iddialar ortaya atld; zira mesel hkmetin gizlilik
yasasnn kartlmas iin bask yapmaktaki isteksizliiyle, ilk olarak ngilterenin en
ok satan tabloit gazetesi Sunn ve ardndan The Timesn i Partisini destekleyen
gazeteler hline dnmesi ayn zamana rastlad. Siyas haber yapmann nemi ve
bamszlna zarar vermesi yannda medyann ynlendirmesine tbi bir hkme
tin ortaya kmasnn birok baka anlam vardr. Bazlar mesel bunun hkmetin
halkla dorudan ilgilenmesini ve halkn grlerine ve kayglarna daha etkin bir bi
imde cevap vermesini salayarak demokrasiyi glendirdiini iddia eder. Dierleri
ise, maniplasyon ve sahtekrln etki alanm genilettii ve meclisler ve parlamen
tolar gibi temsil kuramlarn oynad rol zayflatt'iin bu durumu demokratik
srece bir tehdit olarak grr. Bunun yannda, medyann ynlendirdii hkmet,
kaytszla yol aabilir ve zellikle oy verme ve parti yelii gibi siyas faaliyetin
geleneksel biimlerine olan ilgiye zarar verebilir. Bu durumun ortaya kmasnn se
bebi istenilen dorultuda bilgi sunma tarznn bizatihi medyann ilgi oda hline
gelmesi ve sradan insanlarn hayatlar ve kayglarndan tamamen kopmu, devasa
bir propaganda arac olarak hkmetin imajn glendirmesidir.

Sosyal Sermyede Meydana Gelen D


Eski komnist devletlerde yaanan siyas ve ktisad yeniden yaplanma sreci,
1990lardan beri siyas kltr meselesine yeniden ilgi gsterilmesini tevik etmi
tir. Bunun sebebi, birka kuaktr kontrol elinde tutan, hayatn her alanna yayl
m olan devletin, demokratik siyasetin srdrlmesini salayan toplumsal bala
r ve yurttalk sorumluluu kavramn ak bir biimde yok etmi veya bastrm
olmasdr. Dier bir ifadeyle, i sektrleri, kar gruplar, klpler de dhil olmak
zere zerk gruplar ve dernekler biiminde sivil toplumu yeniden ina etme y-

Amerikal siyaset ve sosyal bilimci. Putnam'n almas, siyas kltr konusuna yeniden ilgi duyul
masn salad ve"b iz'in iinde 'ben'i' gelitiren toplumdaki gven ve ibirlii dzeyi olan'sosyal
sermye'nin nemine dikkat ekti. Putnam'n en etkili almas Yalnz Yuvarlanmak: Amerikan
Toplumunun k ve Dm/Zj/'nde (Bovvling Alone: The Collapse and Revival ofAmerican Community,
2000) Amerika'daki topluluk faaliyetlerinde ve siyas aktivitelere katlmda yaanan d gster
mek iin bir takm iinde deil, tek bana bovvling oynayan bir adam imajn kulland. Bu de
sebep olan unsurlar iinde Putnam, televizyonun nsanlar zerindeki artan etkisini, aile yapsnda
yaanan deiimi ve coraf adan artan hareketlilii sralad.

nnde hissedilir bir ihtiya mevcuttu. Aslnda bu tip fikirlerin kkeni, 19. Yzylda
Amerikann eitliki kuramlarn ve uygulad demokratik pratikleri bu lkenin
katlm ve sivik dernekler ynndeki eilimini referans gstererek aklayan Alexis
de Tocquevillee kadar uzanr. Siyas kltre ynelik yeniden canlanan bu ilgi, postkomnist devletlerde ortaya kmaya balar balamaz, oturmu demokrasilerde
kar karya olunan sorunlara uygulanyordu.
Mesel Robert Putnam (1993), talyann farkl blgelerindeki yerel hkmederin
niteliinde grlen farkllklarn, farkl dzeylerdeki oy kullanm, gazete okuma ve
din cemaadere ve futbol klplerine yelie yansyan sivik katlmn var olup olmama
syla belirlendiini iddia etti. Putnam, Yalnz Yuvarlanmak (Bowling Alone, 2000)da
Amerikann d hlindeki sosyal sermyesine dikkat ekti ve dier sanayile
mi lkelerin byk ihtimlle Amerikan trendini izleyeceini ileri srd. Putnam,
post-sivik neslin ortaya k zerinde durdu. Bu durum, 1965ten bu yana gnll
klplerin ve derneklerin saysnda yaanan %25-50 oranndaki dle ve siyas par
ti yelii ve faaliyetlerinde olduu kadar kamusal, kasaba ve okul toplantlarna olan
katlmda grlen cidd azalmayla kendini gsterdi. Putnamn komniteryenizmden
(cemaatilik/toplulukuluk) esinlenerek ortaya koyduu bu gr, sosyal sermyenin
azalmasn eitli yollardan izah eder. Bunlar arasnda banliylemenin yaygnlama
s, dolaysyla ie gitmek iin kat edilen mesafenin artmas; aile iinde hem kadmn
hem de erkein almas ve bu durumun, ship olunan ocuk saysna ve ocuk ye
titirmenin kalitesine olan etkisi ve televizyonun bo zaman zelletirme, toplumsal
alglamalar yanl ynde ekillendirme ve ocuklarn baar dzeylerim geriletme

Kavramlar
Sosyal Sermye
Sermye, mal ve hizmetlerin retiminde kullanlan varlklar anlamna gelir.'Sosyal Sermye' kavram, 1970'lerde servet retiminin temelini
oluturan sosyal ve kltrel unsurlar aklamak iin gelitirildi. Bu kavram o zamandan beri balar, normlar ve sivik katlm salayan
gven tarafndan temsil edilen toplumsal ballk anlamnda kullanlmtr. Dolaysyla, toplumsal sermye, baarl toplumlar ve iyi yne
tim iin n arttr. Ekonomik varlklar gibi toplumsal sermye de genellikle eitim ve faal bir yurttala yaplan vurguyla artp, azalabilir.
Modern toplumda toplumsal sermyede yaand iddia edilen d, "ocuk yapma a (parenting deficit)', bireycilikteki ykselme,
sosyal ve corafi hareketlilikte meydana gelen artla ilikilendirilir. Bu kavrama ynelik eletiriler, toplumsal sermyenin ya demokratik
ynetimin sebebinden ziyde bir sonucu olduunu veya sivik ball beslemekte iinde bulunulan ekonomik durumun ship olduu
rol gz ard ettiini iddia eder.

Michael Oakeshott (1901-1990)


ngiliz siyaset bilimci. Oakeshott, 1951 ylndan balayarak 1968'de emekli olana kadar London
School of Economics'de siyaset bilimi dersi verdi. Yazlarndan oluan bir derleme olan Rationalism

in Politics and Other Essays (1962) ve siyaset felsefesi zerine yazd daha sistematik bir alma
olan On Human Conduct (1975) genellikle muhafazakr gelenekilie yaplan en nemli katklar
olarak grlr. Sivil toplumun nemini vurgulayarak ve politikann snrl etki alan zerinde durarak
Oakeshott ayn zamanda liberal dnceyle de yakndan ilikili grler gelitirdi. Siyasetin ideo
lojik olmayan biiminin mdafisi olarak grlse de Oakeshott Yeni Sa'n pek ok dnrnden
etkilenmitir.

ynndeki etkisi yer alr. Mamafih, bu gre alternatif olarak ortaya konan sosyal
demokrat perspektiften bakldnda, sivik katlmda grlen d, tketimci kapita
lizmin kazand zaferle ve maddeci ve bireyci deerlerin yaygnlamasyla izah edilir.
Muhafazakr dnrler uzun zamandan beri sosyal sermye hakkndaki grle
rini gelenek ve zellikle de geleneksel deerler ad altnda savunur. Bunlar, nceki
nesillerden miras alman ve dolaysyla bir eit kltrel temel meydana getiren deer
ler ve inanlardr. Muhafazakr siyasetiler, bu tip deerlerin toplumsal birlik ve siyas
istikrar iin kilit neme ship olduuna inanarak, srekli olarak bunlarn salamlat
rlmas veya koranmasn ister. Mesel 1980lerde ngilterede Margaret Thatcher,
Victoria Dnemi deerleri olarak adlandrd kltrel deerlerin yeniden hayata
geirilmesini isterken, John Majorun talihsiz Esaslara Dn giriimi, 1990larda
hemen hemen ayn eyi yapmaya alt. Amerikada Ronald Reagan, gemie giderek
snr ideolojisi nosyonuna kucak at; bu nosyonun, Amerikal Batnn fethini ve
kendine gvenin, sk almann ve mceraclm erdemlerini akladna inanyor
du. Pek ndir olmamakla birlikte bu tip deerler, aile, kilise ve ulusla ilikilendirilir;
bunlar uzun zaman nce kurulmu devamll ve birbirine kar tahamml bnye
sinde barndrd varsaylan kuramlardr.
Michael Oakeshott Siyasette Aklclk. (Rationalism in Politics [1962]) adl eserin
de, devamllk ve gelenein daha ileri bir savunusunu gelitirdi. Oakeshott, geleneksel
deerlerin ve yerleik dederin bilindik olmasnn gven, istikrar ve emniyet duygu
larnn olumasn saladm; bu nedenle desteklenip, sayg gsterilmesi gerektiini
iddia eder. Bu gr, gelenei yenilie/deiiklie, yerleii yeniye tercih eden genel
bir insan doasnn mevcut olduunu ileri srer. Muhafazakr olmak, Oakeshottn
Kavramlar
Post-Materyalizm
Post-materyalizm, siyas kayglarn ve deerlerin doasn ktisad kalknma asndan izah eden bir teoridir. Bu teori, kabaca Abraham
Maslovv'un (1908-1970) itibar ve kendini gerekletirmeyi madd veya ekonomik ihtiyalarn zerine koyan "ihtiyalar hiyerarisi'ne
dayanr. Post-materyalizm, madd anlamda var olan ktlk koullarnn egoistlik ve agzllk deerlerini beslediini varsayar; bu da ekono
mik meselelerin politikaya hkim olduu anlamna gelir. Mamafih, yaygn bir refahn yaand koullar altnda bireyler,"post-materyal"
konulara veya 'hayat kalitesi' ile ilgili meselelere daha ok ilgi gsterir. Btn bunlar tipik olarak ahlk, siyas adlet ve kiisel tatminle
ilgilidir ve feminizm, dnya bar, rklarn uyumu, ekoloji ve hayvan haklarn ierir. Post-materyalizm, snfn yeniden snflandrlmas ve
yeni toplumsal hareketlerin art gibi gelimeleri izah etmek iin kullanlr.

iddia ettii, in olunan bilinmeyene tercih etmek; denenmii denenmemie, ha


kikati gizeme, kesinlii olasla, snrlar belli olmay snrszla, yakn uzaa, yeter
miktarda olan bollua, orta dzeyde uygun olan mkemmele, bugnn kk kah
kahalarm/mutluluunu topik byk mutluluklara tercih etmektir (Oakeshott,
1962:169).
Geleneksel deerlerin ve yerleik inanlarn savunusu, hem piyasann yol at
basklara hem de fazla msamaha gstermenin yaygnlamasnn sebep olduu
kutsal deerlerdeki tahribata kar uyarda bulunan Daniel Bell (1976) ve Irving
Kristol (1983) gibi sosyal teorisyenler tarafndan gelitirilen yeni muhafazakrln
merkez temasm oluturur. Mamafih, bu bak asnda mevcut olan sorun, d
zen ve istikrarn bal olduu otoriter bir ahlk/moral sistemin mevcut olduunu
varsaymasdr. uras basit bir gerek ki, farkl kltrleri ve dinleri iinde barnd
ran modern toplumlarda herhangi bir deerler dizisinin otoriter olarak deerlen
dirilip deerlendirilemeyecei phelidir. Belirli deerleri geleneksel, yerleik
veya ounluun benimsedii olarak tanmlamak basite belirli bir ahlk sistemi
toplumun geri kalanna empoze etme abasdr. Aslnda ampirik veriler siyas kl
trn gittike paralanmaya balad ve modern toplumun artan ahlk ve kltrel
eitlilikle tanmland ynndeki gr destekler grnyor.
Sosyal sermye tartmasna getirilen alternatif bir gr, sivik katlmda ve top
lumsal ballkta bir dn yaanmadn, sdece bunlarn biim deitirdiini
iddia eder. Inglehart (1977,1990) a gre, bu deiimler zenginliin/refahn yaygn
lamas ve zellikle genler arasnda post-materyal deerlerin artmasyla ilikili
dir. 1960lardan beri yeni nesil -en azndan gelimi sanayi toplumlarnda- ekono
mik gven ve madd refaha alk olduklar bir ortamda bydkleri iin cinsellik,
evlilik ve kiisel davranlar konularndaki geleneksel fikirler yerini daha liberal
veya ak/hogrl olanlara brakt. Ayn zamanda geleneksel siyas tutumlar ve
ballklar zayflad ve bunlarn yerini kimi zaman feminizm, nkleer silhszlanma,
hayvan haklar ve evrenin korunmas gibi meselelere gsterilen gittike artan ilgi
ald. Dolaysyla, parti yelii ve seimlere katlmda bir azalma yaanm olabilir
ama tek bir konu zerine yaplan siyaset ve bu ynde kampanya yapan gruplara
ynelik artan bir ilgi sz konusudur. Post-Fordist teorisyenler bu tip kltrel dei
imlerin kar konulamaz olduunu ileri srer, nk bu, otoriteye boyun emede
d ve bireyselcilikte bir art beraberinde getiren ekonomik ve siyas rgtlen
mede gerekleen topyekn bir deiimle ilikilidir.

Meruiyet ve Siyas stikrar


Meruiyet konusu -bir rejimin veya ynetim sisteminin yasall- en eski ve en te
mel siyas tartmalardan biri olan siyas zorunluluk/ykmllk sorunuyla ili
kilidir. Vatandalar niin hkmetin otoritesini kabl etmeye kendilerini mecbur
hissederler? Devlete sayg gstermeye ve yasalarna itaat etmeye mecburlar m?
Mamafih, modern siyas tartmada meruiyet, genellikle, ahlk zorunluluk asn

M axW eber (1864-1920)


Alman politik iktisat ve sosyolog. 1898 ylnda gerekleen k takiben W eber akademiyi
brakt ama hayatnn sonuna kadar yazmaya ve aratrma yapmaya devam etti. Weber, modern
sosyolojinin kurucularndan biridir ve bilimde, bilimsel ve deerlerden bamsz bir yaklam
savundu. Weber ayrca toplumsal eylemin anlam ve bilincin nemi zerinde durdu. VVeber,
toplumsal katmanlama, hukuk, iktidar/g ve din rgtlenmesi gibi farkl konular zerine eildi.
En nemli eserleri unlardr: Protestan Ahlk ve Kapitalizmin Ruhu {The Protestant Ethic and Spirit
ofCapitalism,1902), Dinin Sosyolojisi (Sociology of Religion, 1920), ktisat ve Devlet (Economy and
Society, 1922).

dan ziyde, siyas davran ve inanlar asndan anlalr. Baka bir ifadeyle, tar
tma insanlarn neden devlete itaat etmeleri gerektii sorusuna deil, daha soyut
anlamda neden belli bir devlete veya ynetim sistemine itaat ettikleri sorusu ze
rinde durur. nsanlar otoriteyi yasal olarak grmeye, dolaysyla rejimin istikrarn
desteklemeye tevik eden koullar ve sreler nelerdir? Bu durum, felsefeden sos
yolojiye doru bir geii yanstr ama ayn zamanda meruiyet kavramnn tartma
l doas/nitelii zerinde durur.

ktidar Merulatrma
Sosyolojik bir fenomen olarak meruiyet kavramna klsik anlamda ilk katk Max
VVeber tarafndan yaplmtr. Weber, belirli hkimiyet sistemleri ni snflandrd
ve her bir sistemde, meruiyetin zerine kurulduu temeli tanmlad. Bunu, siyas
ynetimin olduka kark doasn anlamaya yardmc olacan umduu idealtip veya kavramsal model ina ederek gerekletirdi. Bu ideal-tipler, tip otorite
anlamna gelir:
geleneksel otorite
karizmatik otorite
yasal-rasyonel otorite
Bunlarn hepsi, belli bir siyas meruiyet kayna ve dolaysyla insanlarn bir re
jime itaat etmelerini salayan farkl nedenler tarafndan karakterize edilir. Bu sre
iinde VVeber, nispeten daha basit yapda olan geleneksel toplumlardaki ve sanayi
lemi ve olduka kapsaml bir brokratik yaplanmaya ship toplumlardaki tahak
km sistemlerini karlatrmak suretiyle toplumun dnmn anlamaya alt.
VVeberin ilk siyas meruiyet tipi, uzun zaman nce ina edilmi gelenek ve g
renekler zerine temellenir. Aslnda geleneksel otorite her zaman varolduu iin
meru kabl edilir: nceki nesiller bunu kabl ettii iin tarih tarafndan kutsallatrlmtr. Tipik olarak bu otorite biimi, somut kurallardan oluan bir yapya gre
alr; bu yap iinde birtakm eylerin bugne kadar nasl olageldiini yanstt
iin hakllatrlmasna gerek duyulmayan deimez ve sorgulanamaz gelenekler
mevcuttur. Geleneksel otoritenin en ak rnei, patriarkalizm (aile iinde erke

in veya kleleri zerinde efendi nin hkimiyeti) ve gerontokrasi


(yallarn ynetimi, genellikle bir kydeki yallarn otoritesi ek

Meruiyet

linde grlr) biiminde kabileler veya kk gruplar arasnda


Meruiyet kavram (Ltince

mevcuttur. Geleneksel otorite, mesel Suudi Arabistan, Kuveyt

'yasal iln etmek'anlamndaki


legitimared en gelir) genel

ve Fasta mevcut olan hanedanlk ynetiminde grld gibi

itibariyle yasallk anlamna

g ve imtiyazn kaltmsal sistemleriyle yakndan ilikilidir. leri

gelir. Bu nedenle meruiyet, bir


dzen tesis eder veya otoriter

sanayilemi lkelerde pek az neme ship olmasna ramen mo

ya da zorlayc bir zellie


hkimdir; dolaysyla iktidar/

narinin anayasal biimde olsa da ngiltere, Belika, Hollanda ve

gc otoriteye dntrr.

spanyada varln devam ettirmesi mesel itaat, sayg ve grev

Meruiyet, yasallktan farkldr;


yle ki yasallk, bir hkme

sorumluluu gibi deerleri canl tutmak suretiyle siyas kltrn

tin sayg grdn veya


vatandalarnn hkmete itaat

ekillenmesine yardmc olur.

etme grevini kabl ettiini


garanti altna almak zorunda

Weberin ortaya koyduu ikinci meru hkimiyet biimi ka

deildir. Siyaset felsefecileri,

rizmatik otoritedir. Bu otorite biimi, bireyin kiiliinde mevcut

meruiyeti ahlk veya rasyonel


bir ilke, hkmetlerin vatan

olan gce, yani karizmasna dayanr. Kiinin stats, toplumsal

dalarndan itaat etmelerini


talep edebildii temeller olarak

konumu veya greviyle hibir biimde ilgili olmayan karizmatik

ele alr. Meruiyet iddias. dola

otorite, tamamyla bir liderin bir eit kahraman veya aziz olarak

ysyla, itaat gereinden daha


nemlidir. Mamafih, siyaset

takipileri zerinde dorudan ve kiisel etki yaratma yetenei va

bilimciler, genellikle meruiyeti

stasyla iler. Her ne kadar Gaulle, Kennedy ve Thatcher gibi mo

sosyolojik anlamda, yani nasl


elde edildiine baklmakszn

dern siyas liderler hi phesiz ship olduklar otoriteyi kiisel

bir kural sistemine itaat etm e


ye rza gsterme olarak ele

nitelikleri ve halkn kendilerine sadaktini gelitirme yetenekleri

alr. VVeber'in grlerini takip


edersek, bu gr meruiyeti,

vastasyla geniletmi olsalar d a, bu, karizmatik meruiyet anla

meruiyete olan inan anla

mna gelmez, zira, bu liderlerin otoriteleri esasnda bulunduklar

mnda, yani 'ynetm e hakk'na


olan inan olarak ele alr.

makamlarn resm anlamdaki gcne dayanyordu. Napolyon,


Mussolini, Hitler, Ayetullah Humeyni, Fidel Kastro ve Albay
Kaddafi karizmatik otorite biimine daha uygun olan rneklerdir.

Mamafih, karizmatik otorite basite kiiye bahedilmi bir deha veya doal bir
yetenek deildir; kesin amac karizmay meydana getirmek olan kiilik klderi
kiisel ynetim sistemlerinin temelini oluturur. Bununla birlikte meruiyet, byk
oranda veya tamamyla liderin kiiliinde sakl olan gle ina ediliyorsa, genellikle
bu durumun iki sonucu vardr. lk olarak, resm kurallara veya prosedrlere dayanma
d iin karizmatik otoritenin genellikle snrlar yoktur. Lider, yanlmaz ve tartl
maz nitelikte olan bir Mesihtir, halk kideleri ise otoriteye boyun emek ve itaat etmek
zorunda olan takipileri veya mritleri olur. kinci olarak, otorite belli bir kiiye ok
baldr; yle ki kiisel ynetim sistemi iin o sistemin kurucu figrnden daha uzun
sre yaamak olduka zordur. Bu, hi phesiz, Napolyon, Mussolini ve Hider rejim
leri iin geerlidir.
Weberin nc siyas meruiyet biimi olan yasa-rasyonel otorite, otoriteyi
aka yasal olarak tanmlanm kurallarla ilikilendirir. Weberin grne gre,
yasal-rasyonel otorite, modern devletlerde grlen otorite biimidir. Bakann,
babakann veya hkmet grevlilerinin gc/iktidar niha analizde resm, ana

yasal kurallar tarafndan belirlenir; bu kurallar makamnda bu


lunan kiilerin yapabileceklerine engel olur veya bunlar snrlar.
Bu otorite biiminin hem geleneksel hem de karizmatik otorite
karsndaki avantaj, bir kiiden ziyde bir greve/makama bal

Gelenek
Gelenek kavram, kuaktan
kuaa geen veya gemiten

olmas sebebiyle ktye kullanlmas veya adletsizlie yol amas

bugne aktarlan her eyi

ihtimlinin ok az olmasdr. Bu yzden, yasal-rasyonel otorite, s

olan gelenekler ve pratikler,

nrl bir devlet ynetimini temin eder ve bununla birlikte rasyonel

sistemler, deerler ve inanlar,

bir i blm yoluyla etkinlii/verimlilii artrr. Mamafih, Weber, bu siyas meruiyet biiminin de karanlk bir ynnn oldu
unu fark etti. Weber, artan verimliliin bedelinin, brokratik r
gtlenme biimlerinin durmakszn yaygnlamasyla simgelenen

kapsar (uzun zamandr var


kurumlar, toplumsal veya siyas
vb.). Kelime anlamyla gelenek,
gericilikten farkldr, zira gele
nek "zaman geriye dndrme"
ve gemii yeniden bugne
ina etme abasndan ziyde
gemiin devamlln gsterir.

ok daha kiiliksizletirilmi ve zlim bir toplumsal ortam/dzen

Devamllk, genellikle nesilleri


birbirine balamak olarak

yaratacandan endie ediyordu.

tamamyla moda/gncel olan

Weberin yapt meruiyet biimleri snflandrmasnn hl


geerli olduu kabl edilmesine ramen bu snflandrmann baz

anlalr, ancak, geleneksel ve


arasndaki izgi ounlukla
belirsizdir. Gelenek kavram
ayn zamanda "gelenek-

snrllklar mevcuttur. Bunlardan biri udur: siyas bir rejimin

sel'toplumlarla modern
toplumlar karlatrmak iin

veya ynetim sisteminin meruiyeti zerinde durarak, bu snflan

genel olarak stat temelin

drma, halk tarafndan kabl grmeyen siyasalar veya gvenilme


yen bir lider veya hkmet yznden siyas otoritenin yasallnn sorguland koullar hakknda bize ok az ey syler. Mesel,

kullanlr. Geleneksel toplumlar,


de ve organik hiyerariler
tarafndan; modern toplumlar
ise, szleme temelinde ve
demokratik sreler tarafndan
ekillendirilir.

1990 ylnda ngilterede nfus vergisine kar gerekletirilen


kampanya hi phesiz hkmet tarafndan yrtlen siyasaya
kar halkn gsterdii yaygn muhalefetini ortaya koyuyordu ve ayn yln Kasm
aynda Babakan Margaret Thatchern dne yol at. Mamafih, bu durum, bir
meruiyet kayb anlamna gelmedi, zira, siyas sistemin yasallna glge drme
di. Beetham (1991 ) n daha ak bir biimde iaret ettii zere meruiyeti Weberin
yapt gibi sdece meruiyete olan inan olarak grmek meruiyetin nasl mey
dana geldiini gz ard etmektir. Bu tutum, meruluun belirlenmesini byk oran
da halkla iliki kurmay salayan kampanyalar ve bunun gibi etkinlikler araclyla
yasall retebilen iktidar shibinin ellerine brakabilir.
Beetham, koul yerine getirildii taktirde iktidarn meru olduunun sy
lenebileceini iddia eder. lk olarak, iktidar/g, ister resm yasal kodlar eklinde
isterse de gayri resm anlamalar eklinde olsun yerleik kurallara gre kullanlma
ldr. kinci olarak, bu kurallar, yneten ve ynetilen tarafndan paylalan inanlar
asndan hakllatrlmaldr. nc olarak, meruiyet ynetilenlerin rza gster
diklerini belirten ifadeleri tarafndan ispat edilmelidir. Mesel, 1990 ylnda ngil
tere sisteminin meruiyeti, halkn -h er ne kadar halk tarafndan kabl grmeyen si
yasalar ve liderler kabilse de- hkmetlerin seim yoluyla iktidara getirildiini ve
yine ayn ekilde iktidardan indirilebileceini idrak etmesiyle saland. Bu durum,
meruiyet srecinin iki temel zelliini vurgular. lki, halkn iktidara rza gsterip

Jrgen Habermas (1929-....)


Alman filozof ve toplum bilimci. Nazi dneminde ocukluunu geirdikten sonra Habermas,
Nuremburg davalarnda, toplama ve lm kamplarnn ardndan artan bilinle politik bir kimlik
kazand. Adorno (1903-1969) ve Horkheimer (1895-1973) ile birlikte okuduktan sonra Habermas,
Frankfurt Okulu'nun ortaya koyduu eletirel teorinin'ikinci neslinin" nde gelen savunucusu oldu.
Habermas'n almalar epistemolojiden, gelimi kapitalizmin dinamiklerine, rasyonelliin do
asna ve sosyal bilimler ve felsefe arasndaki ilikiye kadar geni bir yelpazeye yaylmtr. 1970'ler
boyunca eletirel teoriyi "iletiimse! etkinlik teorisine dntrerek ortodoks Markisizmden uzak
lamtr. nem li eserleri Teori ve Pratik (Theory and Pracrice, 1974), Aklc Bir Topluma Doru (Towards
a Rational Society, 1970) ve letiimseI Eylem Kuram (The Theory ofCommunicative Competence, 1984,
1988)'dir.

gstermediini ortaya koyabilmesini salayan bir sistem olan seimlerin ve partiler


aras rekabetin varldr (Blm 11 ve 12de bu konu tartlacaktr). Meruiyet
srecinin ikinci zellii ise genel anlamda insanlarn ynetilmeleri gerektiinde ne
hissettiklerini yanstan anayasal kurallarn varldr (Blm 14te incelenecek).

Meruiyet Krizleri
Meruiyete ynelik Weberyen yaklama alternatif grler neo-Marksist kuramclar
tarafndan gelitirilmitir. Ortodoks Marksistler, burjuvazinin ortaya att bir mitten
baka bir ey olmadn dnerek meruiyeti gz ard etme eilimindeyken, Gramsci
nderliindeki modern Marksistler, kapitalizmin ksmen siyas destek temin etme ye
tenei sayesinde desteklendiini kabl ederler. Dolaysyla, Jrgen Habermas ve Claus
Offe (1984) gibi neo-Marksistier, sdece snf sistemi deil, ayn zamanda meruiyetin
tesis edilmesini salayan sistem (demokratik sre, partiler aras rekabet, refah ve top
lumsal reformlar, vb.) zerinde durdu. Bununla birlikte neo-Marksisder eit olmayan
snfsal gce dayanan siyas bir sistemi merulatrmann z itibariyle zor bir i oldu
unu ortaya koydular. Habermas, Merulatrma Krizi (Legitimation Crisis, 1973)da
kapitalist toplumlarda sdece halkn rzasn kazanarak siyas istikrar temin etmeyi
zorlatran bir dizi kriz eilimlerim tanmlad. Habermas bu gerilimin tam kalbinde
bir tarafta kapitalist birikimin mant dier tarafta demokratik siyasetin serbest brak
t halk basks arasndaki ekimeler ve atmalar bulunduunu ileri srd.
Habermasa gre, kapitalist ekonomiler kr peinde koma gdsnn dikte et
tii acmasz bir yaylmaclk zerine kuruludur. Mamafih, bu tip sistemler iinde
meruiyeti ina etme abas dhilinde siyas ve toplumsal haklarn yaygnlamas,
kendisine ynelik ayn iddette basklar beraberinde getirmitir zellikle demok
ratikleme sreci, artan halk katlm ve toplumsal eitlik ynnde olduu kadar
toplumsal refah ynndeki taleplerin oalmasna yol amtr. Bununla birlikte bu
nun sonucunda devletin ktisad ve toplumsal hayatta sorumluluklarnn artmas ve
vergilendirme ve kamu harcamalarnda grlen byk art, kr dzeylerini snr
lamak ve teebbs ksteklemek suretiyle kapitalist birikimi engeller. Habermasn
bak asna gre, kapitalist demokrasiler hem sosyal gvenlik ve refah siyasalar
ynndeki talepleri hem de kiisel kara dayal piyasa ekonomisinin ihtiyalarn

kalc bir biimde karlayamaz. Ya halk tarafndan gelen basklara


kar koymaya ya da ekonomik k riskini almaya zorlanan bu
tip toplumlar iin meruiyeti temin etmek gittike zorlaacak ve
sonunda imknszlaacaktr.
1970lerde benzer bir sorun ar yk altnda olan hkmet bi
iminde ortaya kt. Anthony King (1975) ve Richard Rose (1980)
gibi yazarlar, hkmetlerin lkeyi ynetmeyi gittike zor bir faaliyet
olarak grmeye baladklarn, nk ar taleplere mruz kaldkla
rm iddia etti. Bu durumun ortaya kmasnn sebebi hem siyaset
ilerin ve siyas partilerin iktidara gelmek iin birbirlerinden daha
fazla vaatlerde bulunmaya tevik edilmi hem de bask gruplarnn
amansz ve birbiriyle badamayan taleplerle hkmetleri kuatm
olmasdr. Hkmetin hkm verme kapasitesi de korporatizme
doru genel bir srklenile yava yava yok edildi; bu, hkmet
kurumlan ve rgtl gruplar arasnda gittike artan karlkl bir da
yanma yaratt. Mamafih, neo-Marksistler 1970lerde ortaya kan
kriz eilimlerinin kapitalist demokrasilerin denetim kapasitesinin
tesinde olduuna inanrken, ar ykleme kuramclar byk
hkmet yaklamndan vazgeilmesi eklinde siyas ve ideolojik
nceliklerde nemli bir deiimin gerekli olduunu ileri srdler.

Karizma
Karizma esasnda Tanr vergisi'
anlamna gelen teolojik bir
kavramd. Bu, Isa'nn havarileri
zerindeki gcnn ve Katolik
teolojide azizlere atfedilen
gcn kaynayd. Ancak,
sosyo-politik bir kavram olarak
karizma, dier insanlar zerin
de psikolojik adan denetim
kurmak suretiyle liderlik olu
turma yetenei olan czibe
veya kiisel g mansna
gelir. Dolaysyla, karizmatik
otorite, hemen hemen mistik
bir nitelie shiptir ve sadakti,
duygusal ball ve hatta
kendini adamay tevik etmeye
muktedirdir. Karizmatik otorite
genellikle "doal" yetenek
olarak grlmesine karn
btn siyas liderler, kariz
matik vasflarn propaganda,
yaptklar konumalar, hitabet
yetenekleri, vb. vastasyla
olutururlar. Weber, (bir kiiye
balanan) bireysel karizma le
(bir konuma/makama bala
nan) grev/makam karizmasn
birbirinden ayrr.

1980lerde ve 1990larda yrtlen siyaset pek ok bakmdan


bu meruiyet veya ar ykleme krizine kar gsterilen bir tepki
olarak grlebilir. ncelilderde bir deiimin gereklemesi talebi en belirgin ekilde
Yeni Sadan geldi. Samuel Brittan (1977) gibi teorisyenler refah devletinin iine
dt ml krizi vurgulad ve demokrasinin yol at ktisad tutarszlklar ze
rinde durdu. 1990larda Amerikada Reagan ve ngilterede Thatcher hkmederi,
halkn hkmetten beklentilerini azaltmaya alt. Bunu, sorumluluklar devletten
alp, bireye yklemeye alarak gerekletirdi. Mesel refah, byk oranda, bireysel
sorumlulua tbi bir mesele olarak tanmland; bireyler sk alma, zel sigortalar
ve salk sigortalar vastasyla refah kendileri iin temin etmeye tevik edildi. sizlik
bundan byle hkmetler tarafndan hkmederin sorumluluu olarak grlmedi;
sdece cretlerini yksek tutarak ilerini kaybeden agzl iiler tarafndan artrlabilen doal bir isizlik oran mevcuttu.
Daha radikal bir biimde, Yeni Sa, devletin sorumluluklarnn ilerlemeci bir
biimde yaygnlamasn merulatran teorilere ve deerlere kar kmaya ve so
nunda bunlar ortadan kaldrmaya alt. Bu balamda,
Refah Devletinin ine Dt
Yeni Sa birbirlerine rakip bireyi ve piyasay savunan
Ml Kriz: Sosyal harcama
birtakm deerler ve teoriler oluturmaya alan hegelarn art, durgunluk ve vergi
monik bir proje olarak nitelendirildi. Bu, sert bireycilii
ven ve dad devleti ktleyen ak bir felsefeyi olu
turdu. Bu projenin baars, ngiltere, Fransa, spanya,

gelirlerinin azalmasyla ayn


zaman rastladnda devletin
ml durumunda meydana
gelen kriz.

Mao Zedong (Tse-Tung) (1893-1976)


inli Marksist teorisyen ve 1949-76 yllar arasnda in Halk Cumhuriyeti lideri. Mao, Hunan'da
yaayan bir iftinin oluydu. Mao, ilknce ktphaneci ve retmen olarak alt. 1921 ylnda
in Komnist Partisi'nin kurulmasnda rol oynad ve 1935'te partinin lideri oldu. Siyaset kuramcs
olarak Mao, Markisizim-leninizmi byk lde tarmsal ve geleneksel bir toplumun ihtiyalarna
adapte etti. Onun miras genellikle radikal eitliki bir hareket olan elitsizim ve 'kapitalist retim
yntemlerini tevik etmekle sulanan inli komunist'i ktleyen ve yaygn toplumsal blnm e
lerle, bask ve lmle sonulanan Kltr Devrimi (1966-1970) ile ilikilendirilir. Maoizm, genellikle
Marksizmin halk kitlelerinin ship olduu radikal cokuya bel balayan brokratik olmayan biimi
olarak nitelendirilir.

Avustralya ve Yeni Zelandadaki farkl sosyalist partilerin genel itibariyle benzer


hedeflere ve deerlere kendilerini uydurmas gereiyle ispatlanr. Bu proje gerek
letii iin nceden sosyal adlet, refah haklar ve kamusal sorumluluklar zerinde
duran siyas kltr tercih, teebbs, rekabet ve bireysel sorumluluklarn ok daha
nemli olduu bir kltrn ortaya kmasna yol at.

Devrimlerin Meydana Gelmesinin Sebebi Nedir?

Devrim
Devrim (revolution) kav
ram, en eski kullanmyla
(revolve -dnmek- fiilinden)
Ingiltere'de'htiaml Devrim
(1688)d e 'uygun" siyas
dzenin yeniden yaplan
drlmasnda olduu gibi
dngsel deiim anlamna
geliyordu. Mamafih, Fransz
htilli (1789), eski dzenin y
kmn ve yerine yenisinin ina
edilmesini kapsayan dramatik
ve geni kapsaml bir deiim
sreci olarak modern bir htill
kavram oluturdu. Devrimler,
yasa d kitle hareketini
ieren halk ayaklanmalardr;
genellikle zellii itibariyle
iddet ierir. Bu, devrimi
kk bir grup tarafndan
iktidarn ele geirilmesi olan

coup d'etat'dan ayrr, ihtilller,


sdece siyasann deiimi veya
ynetici elit grubun alaa
edilmesi karsnda kkten
deiimler (siyas sistemin
bizzat kendisinde meydana
gelen bir deiim) getirmeleri
bakmndan isyanlardan ve
ayaklanmalardan farkldr.

Meruiyet, siyas istikrar ve rejimin varln teminat altna al


maya yardmc oluyorsa, meruiyet ortadan kalktnda, bu
nun sonucu muhtemelen ya bastrma yoluna gitme ya da geni
kapsaml siyas bir deiim olacaktr. Deiim, siyas hayatn en
nemli zelliklerinden biridir. Siyasetle megul olan pek ok kii,
Marxn Feurbach zerine Tezler (Tiheses on Feuerbach, [1845]
1 968)da ortaya att Filozoflar sdece dnyay pek ok adan
yorumlad; mamafih, nemli olan mesele dnyay deitirmek
tir ynndeki iddiasn kesinlikle kabl edecektir. Mamafih,
siyas dnrler arasnda deiimi gerekletirme tutumu mu
azzam bir biimde birbirinden farkllk gsterdi. Muhafazakrlar
genellikle muhafaza etme arzusu gsterip, devamllk ve gele
nek ad altnda deiime kar karken, liberaller ve sosyalistler
geliimin bir ifadesi olarak deiimi memnuniyetle karlad. Ge
liim ynndeki inanca derinden nfuz eden ey, insan aklna ve
insanlarn bilgi ve irfanlarn gelitirmek suretiyle tarihi ileri g
trme ve daha ileri bir toplum yaratma kapasitesine olan inantr.
Deiim ister gelime veya rme getirsin ister bymeye veya
de yol asn, iki sreten birinin sonucunda ortaya kan bir
rndr: evrim veya devrim. Evrimci deiim, genellikle reform
olarak dnlr; toplumsal ve siyas bir sistem iinde vuku bulan
tedrici ve art gsteren ilerlemeler. Dolaysyla, reform, devamllk
iinde meydana gelen bir deiimi; mesel bir kurumun tamamen

ortadan kaldrlmasn ve yerine yenisinin konmasn deil, yeniden


rgdenmesini veya yeniden yaplandrlmasn temsil eder. Dier
taraftan, devrim, batan aa, kkten bir deiimi ifade eder. Dev
rimler, tipik olarak, gemiten beklenmedik ve ounlukla iddete
dayal bir kopuu beraberinde getirerek siyas dzeni tamamyla
yeniden ekillendirir. Hem devrimlerin doas hem de devrimlerin
patlak vermesine yol aan tarihsel, toplumsal ve siyas koullar hak
knda byk tartmalar olmutur.

Snf Bilinci
Snf bilinci, bir snfn menfa
atlerinin ve iinde bulunduu
nesnel durumun znel olarak
idrak edilmesidir. Dolaysyla,
bu bilin,'kendiliinden snf"
ve'kendi iin snf'arasndaki
kritik Marksist ayrm aydnlatr.
"Kendi iin snf'n, aktif bir bi
imde kendi ortak (ve gerek)
menfaatlerinin peinde koan

Marksist Devrim Teorileri

bir snf dayanmasn belirt


tii varsaylr. Bu nedenle snf
bilinci, mevcut bir gereklik
olan smry alt snflardan

Marksistler devrim kavramn ok belirgin dar bir anlamda kul


saklayan, dolaysyla siyas
anlamda pasif olmay besleyen
lanrlar. Marksistler devrimlerin bir hkmetin alaa edilmesini
yanltc bir alglay olan yanl
veya tamamyla yeni bir rejimin kurulmasn ieren nemli siyas
bilincin tam zttdr. Marx,
snf bilincinin younlaan
olaylar olduunu idrak etmelerine ramen, bu deiimleri derin
snf atmasnn neticesinde
kanlmaz olarak meydana
toplumsal dnmlerin bir yansmas olarak yorumlarlar. Bu a
geleceine inanyordu. Lenin,
dan bakldnda, devrimin esas kkten toplumsal bir deiim,
"nc" veya devrimci partinin
liderlii ve rehberlii aracly
yani bir ktisad sistemin veya retim biiminin yklmas ve ye
la proleteryann snf bilincine
rine bir bakasnn kurulmasdr. Dolaysyla, bir Marksist, Ameri
erimesinin salanmas gerek
tiini iddia etmiti.
kan Devriminin (1776) devrimsel bir deiim getirdii ynndeki
fikri reddeder, zira, bu devrim, eski ngiliz kolonilerine bamszl
getirmi ve anayasal bir cumhuriyetin kurulmasn salam olmas
na ramen mlkiyet sistemini ve toplumsal yapy deitirmemitir. Bununla birlikte,
pek ok Marksist ngiliz, Amerikan ve Fransz Devrimlerini feodal retim biimin
den kapitalist retim biimine tedrici bir dnm salamas bakmndan burjuva
devrimleri olarak nitelendirir. Bu bak asndan, devrimler, sdece beklenmedik ve
dramatik siyas kargaa dnemleri deildir, ayn zamanda toplumsal dnmn ger
ekletii uzun ve ok derin dnemlerdir. Bu balamda, Rus Devrimi, 1917 ylnda
balad ama 1991 ylnda SSCB yklana dek devam etti; devrimin komnizmi ina
etme hedefi bugn hl tamamlanm deil.
Marksist teoride, devrim sosyo-ekonomik seviyede mevcut olan atmalar so
nucunda ortaya kar. Devrim, bask uygulayan ve baskya mruz kalan; smren
ve smrlen arasndaki atmay yanstr. Dolaysyla, snf temelli btn toplum
lar, korkun bir sonla kar karyadr. Marx, devrimin smf mcadelesinin bir sn
fn dierini devirip, yerini almasn salayan ak bir atmaya dnt noktada
gerekleeceine inanyordu. Fransz Devrimi burjuva devrimi olarak nitelendi
rildii gibi Rus Devrimi de daha sonra sosyalizmin ina edilmesiyle ve sonunda
tamamen komnizmin tesis edilmesiyle sonulanacak bir sreci balatan prole
ter bir devrim olarak grld. Marxa gre, snf sistemi - retim ilikileri- retici
tekniklerin ve yaratcln -retim gleri nin- gelimesi nnde engel hline
geldii zaman toplumsal devrim a balad. Marx, bu durumun smrlen snfa
(kapitalizmde proleterya) smf bilinci kazandrmak suretiyle snfsal dmanl

artracana inanyordu. Proleterya snf bilincini kazandnda, devrimci bir g


hline gelecek ve spontane bir biimde ayaklanma/isyan balatacakt.
Marxa gre devrimci bir deiim, tarihi bir dizi dnemden geirip, sonunda i
atmalarn yaanmad bir toplum olan snfsz topluma ulatracak kanlmaz
bir srecin parasyd. Mamafih, devrimler, Marxn tahmin ettii gibi meydana
gelmedi. Devrim -Marxn olmasn bekledii gibi- Bat ve Orta Avrupadaki ileri
kapitalist lkelerde ortaya kmad. Kapitalizm, retici glerin gelimesi nnde
bir engel tekil eden snf sistemi yerine hayat standartlarnda srekli -istikrarsz/
dengesiz bir seyir izlese de- bir gelime salayarak, teknolojik yenilikler ynnde
sonsuz bir retkenlik ortaya koydu. Bunun sonucunda, proleterya, siyas adan
pasif bir hle getirildi. 20. Yzylda Marksist devrimlerin vuku bulduu yerlerde
devrimler ok farkl bir biime brnd.
Lenin tarafndan gerekletirilen 1917 Bolevik Rus Devrimi, Marksist devrim
teorisini iki nemli adan gelitirdi. lk olarak, klsik Marksistler devr'mi snfl
toplumun nesnel koullar olutuunda meydana gelecek kanlmaz k olarak
tanmlarken, Lenin devrimlerin yaplmas gerektii dncesindeydi. "Burjuva
devrimi olarak varsaylan hareket, ubat 1917de meydana gelmesine ramen Bolevikler, Ekim 1917de iktidar ele geirdi ve proleterya hl kk bir gruptu ve siyas
adan bilgisizdi. kinci olarak, Lenin Bolevikler (daha sonra Komnist Parti olarak
yeniden tanmland) tarafndan stlenilen bir rol olan nc parti tezhrnde siyas
anlamda liderlie ihtiya olduunu fark etti. Bu nedenle, teorik olarak, Rus Devrimi,
halk tarafndan gerekletirilen bir devrimden ziyde bir coup d'etatdr. arn alaa
edilmesine yol aan ubat Devriminden farkl olarak Ekim 1917de iktidar, byk
bir halk kitlesi tarafndan deil, kendi adlarna hareket eden birbirine sk skya bah
bir zmre tarafndan ele geirildi. Dolaysyla, pek ok kii, 20. Yzylda komnist
rejimlerin Marksist devrimci idealin arptlm bir biimi olan Marksizm-Leninizm
bayra altnda kurulduunu iddia etmitir.
Marksist teoride gerekleen bir dier nemli deiim, devrimci snf olarak
kyl snfnn proleteryann yerini almasyd. Lenin, 1917 ylnda kent proleteryas ve kyl smfi arasndaki ittifak zerine yapt konumasnda bu konudan st
kapal olarak bahsetmiti, ancak, bu deiim Mao Zedong nderliinde yrtlen
in Devrimiyle (1 9 49 ) daha ak bir biimde gerekletirildi. Latin Amerikada
ki, Afrikadaki ve Asyann dier blgelerindeki Marksistler tarafndan daha sonra
uygulanan bu yntemde in Devrimi byk kentlerden ziyde krsal alanda ger
ekletirilen kyl devrimiydi. Toplumsal devrim felsefesi olarak hizmet etmekten
ziyde Marksizm-Leninizm pratikte zellikle daha ok gelimekte olan lkeler iin
cazip olan modernleme ve sanayileme ideolojisi olarak kabl gryordu.

Marksist Olmayan Devrim Teorileri


ok sayda Marksist olmayan devrim teorisi gelitirildi. Bu teorilerin her biri, toplum
sal atmann vurgulanmasnda Marksist gre katlr, ancak, Marksizmle iki nemli

adan farkllarlar. lk olarak, bu teoriler siyas olaylar sdece derin


ekonomik veya toplumsal gelimelerin bir yansmas olarak deerlen
dirmek iin ortaya konmaz. Devrim, toplumsal sistemden ok siyas
sistemin dnmesi olarak alglanr, ikinci olarak, devrim kanlmaz
(yani tarihin mant dnda alan) bir sre olarak deil, aksine be
lirli siyas ve toplumsal koullarn bir sonucu olarak grlr. Mamafih,
hangi koullarn ve hangi sosyo-politik faktrlerin devrimlerin mey
dana gelmesine yol at hakknda nemli tartmalar mevcuttur.

Sistemler Teorisi: Siyas sistemi,


mirne kararlar veya 'ktlar'
(siyasalar) yerine getirmek
suretiyle girdilere"tepki veren,
kendi kendini regle eden bir
mekanizma olarak deerlendi
ren teori.

En etkili devrim teorilerinden biri, siyasete ynelik sistemler teorisi yaklam te


melinde gelitirildi. Bu yaklam, hkmetin yapt icraatlar/ktlarn girdiler
veya hkmet zerine uygulanan basklarla bir araya getirilmesi sebebiyle siyas siste
min uzun dnemli bir istikrar eiliminde olacam iddia eder. Bu balamda, devrim
ler sistemin kendisinin tepki veremedii ekonomik, toplumsal, kltrel veya ulusla
raras deiimlerin beraberinde getirdii siyas sistemde meydana gelen dengesizlik
olarak alglanabilir. Mesel Revolutionary Changede Chalmers Johnson, siyas siste
min deiim ynnde birbiriyle rekabet eden taleplerin basks altnda dald "ok
boyudu olarak ilevlerin yerine getirilmedii koullarda devrimlerin meydana geldi
ini iddia etti. Mesel Rusyadaki otokratik arlk rejiminin, Birinci Dnya Savann
yol at erken dnem sanayilemenin, yerleik deerlerde grlen farkllamann ve
ylgnln sebep olduu basklarn hepsine karlk vermeye muktedir olmad ka
ndand. Benzer ekilde, 20. Yzyln sonlarnda SSCB ve Bat Avrupadaki ortodoks
komnist rejimlerin ehirleen, eitimli ve siyas bakmdan bilinli bir nfusun geli
mesiyle ortaya kan zorluklarla ba edemedii iddia edilebilir. Mamafih, sistemler
analizi, devrimin ortaya kmasna neden olan nemli znel ve psikolojik faktrleri
gz ard etme eilimdedir.
kinci bir devrim teorisi, sosyal psikoloji derslerinden gelitirilmitir ama belki de
ilk olarak Alexis de Tocqueville tarafndan 1789 Fransz Devriminin meydana gel
mesini aklamak iin kullanlmtr. Ortaya konan bu fikirlerin hepsi, artan beklen
tiler neticesinde ortaya kan devrim modeli iinde gelitirildi. Eski Rejim ve Devrim
(L Arcien Regime et la Revolution, [1856] 1947)da Tocqueville devrimin, daha sk
lkla mitsizlik, kabllenme ve siyas atalede ilikilendirilen koullar olan mutiak bir
yoksulluun ve byk mahrumiyetin sonucunda ndiren ortaya ktna iaret etti.
Aksine, devrimler, uzun baskc bir ynetimin ardndan hkmetin denetim mekaniz
masn esnettiinde patlak verir. Tocquevillein belirttii gibi, kt bir ynetim iin
en tehlikeli an, ynetim tekniklerini iyiletirmeye abalad dnemlerdir. Mesel,
byle bir durum, Fransada XVI. Louis 1788 ylnda Estates General resm olarak
greve getirdiinde; ayrca -h er ne kadar tartmaya ak olsa da- Dou Avrupann
pek ok blgesinde, Gorbaovun 1980lerin sonlarnda gerekletirdii reformlarn
sonucunda ortaya kt. Siyas deiim ynndeki talebi karlamak yerine reformlar
halkn beklentilerini artrabilir ve devrimci hareketierin ortaya kmasna yol aabilir.
Bu devrim teorisinin en klsik ifadesi Ted Gurrun tsat Neden syan Eder? ( Why
Men Rebel, 1970)inde bulunabilir. Gurra gre, isyan/ayaklanma, insanlarn ship

Alexis de Tocqueville (1805-1859)


Fransz politikac, siyaset kuramcs ve tarihi. Fransa'da 1830 ylnda gerekletirilen Temmuz
Devrimi'ni takiben Tocqueville grnte ceza sistemi zerine almak iin Amerika'ya gitti. Bu se
yahat, Tocqueville'in epik eseri Amerika'da Demokrasi (De la dmocratie en Amrique, 1835-1840)'y
yazmasyla sonuland. Siyas kariyeri Louis Napolyon'un 1849'da gerekletirdii devrimle sona
erdi; byleceTocqueville zamann Eski Rejim ve Devrim (LAncien Rigime et la Revolution, [1856]
1947) gibi tarihsel almalara adad. J. S. Mill'in arkada ve takipisi olan Tocqueville'in eserleri,
siyas demokrasinin geliimi ynnde hayli mulk bir yaklam sergiledi. Fikirleri akademi iinde
sosyologlar olduu kadar hem liberal hem de muhafazakr teorileri etkiledi.

olmay bekledikleriyle (deer beklentileriyle ) gerekten ship olduklar (deer


kapasiteleri) arasndaki fark olarak ortaya kan greli yoksunluun sonucunda
meydana gelir. Dolaysyla, devrimin patlak vermesi ihtimlinin en yksek olduu
dnem, beklentilerin artmasm salayan ekonomik ve toplumsal gelimelerin birden
tersine evrildii zamanlardr. Bu durum, devrimin meydana gelmesine yol aabilen
beklentiler ve ship olunanlar arasnda bir fark yaratr. nsan Neden ve Ne Zaman?
( When Men Revolt and Why?, 197 l ) da James Davies bu durumu, J-erisi devrimler
teorisiyle izah etti. J harfinin ekli, birden bire n kesilen ykselen beklentilerin
yaand dnemi temsil eder. Greli yoksunluk kavram burada ok nemlidir, zira
insanlarn iinde bulunduklar durumu nasl algladklarnn nesnel koullardan ok
daha nemli olduuna dikkat eker. Burada kritik olan, insanlarn yakn gemie veya
dier insanlarn ship olduklarna kyasla kendi durumlarn nasl deerlendirdiidir.
Mesel, 1980lerin sonlarnda, halkn honutsuzluu ve iinde bulunulan istikrarsz
lk, hi phe yok ki, bir bakma kapitalist Bat toplumlarnn refaha ve siyas zgrl
e ship olduklarnn alglanmasyla glendi.
nc devrim teorisi, siyas sistem iinde meydana gelen basklardan ziyde,
devletin bizatihi ship olduu gl ve zayf ynler zerinde durur. Hkimiyetini
devam ettirmek iin zora dayal bir gce ve bu gc kullanabilmek iin siyas irade
ye ship olduu mddete devletin her trl isel baskya dayanabilecei ynnde
bir alglama sz konusudur. Bu anlamda, meruiyet kaybnn neticesi ya devrimdir
ya da baskdr. Hitler Almanyas, Stalin Rusyas ve Saddam Hseyin Irak gibi re
jimler, kesinlikle ieriden gelen muhalefeti terr ve bask yoluyla ezmek suretiyle
varlklarn devam ettirdiler. Bu tip rejimlerde, siyas deiim byk ihtimlle halk
tarafndan yaplan bir devrimden ziyde siyas ve asker elit grup iinde ortaya
kan ayaklanmann sonucunda meydana gelir.
Fransz, Rus ve in Devrimlerinin karlatrmal bir analizini yapan Theda
Skocpol (1979), devrimlere sosyal yapsal bir aklama gelitirdi; burada bu re
jimlerin uluslararas arenada zayf olmalar ve lke iinde etkin olamamalarnn
ke yol at zerinde durulur. Sava ve istil, mesel genellikle devrime ze
min hazrlayan koullarn yaratlmasnda mutlak olmutur; byle durumlar 1911
ve 1949 yllarnda inde; 1905 ve 1917 yllarnda Rusyada gereklemitir. lke
ii siyasette, devletler silhl glerin ballklarna gvenemedii veya lke iinde
geni apl bir bask rejimi uygulama ynnde kararlla ve bunu uygulayacak gce

ship olmad zaman devrime kar koyamaz. Bu durum, Haziran 1989da Tiananmen Squarede inli rencilerin balatt ayaklanmann vahce ama baarl
bir biimde bastrlmasyla ayn yln bahar ve knda Bat Avrupadaki komnist
rejimlerin abuk ve kansz bir biimde yklmas olaylarnn mukayesesiyle ortaya
konur. kinci olaydaki en belirgin faktr Gorbaov ynetimindeki SSCBnin daha
nce Dou Almanyada (1949), Macaristanda (1956) ve ekoslovakyada (1968)
yapt gibi ne basky onaylama ne de yeni oluan devrimleri bastrmak iin adm
atma ynnde istekli olmayyd.

zet
Siyas kltr, insanlarn partiler, hkmet ve anayasa gibi siyas objeler hak
knda psikolojik olarak ynlendirilmesidir; insanlarn ship olduklar siyas
tutumlar, inanlar, semboller ve deerler iinde ifade edilir. Siyas kltr, be
lirli siyasalara, sorunlara veya kiilere verilen tepkiden ziyde yerleik deerler
asndan ekillenmesi bakmndan kamuoyundan farkldr.
Bireyler ve gruplar, siyas tutumlarn ve deerlerini siyas anlamda toplum
sallama sreci vastasyla elde ederler. Bu, ya insann hayat boyunca devam
eden renme sreci olarak ya da byk oranda ocukluk anda gerekle
tirilen deerlerin nesilden nesile aktarm eklinde grlebilir. Toplumsalla
mann en nemli aralar, aile, eitim, din, kitle iletiim aralar ve hkmettir.
Yurttalk kltr fikri etrafnda nemli bir tartma mevcuttur. Yurttalk kl
tr, istikrarl demokratik bir ynetimi temin etmeye yardmc olan ynetime
katlm ve sayg gibi psikolojik ynlendirmeleri tanmlamak iin kullanld.
Mamafih yurttalk kltr demokrasinin gelimesine yol aan bir sebepten
ziyde onun bir sonucu olabilir. Otoriteye boyun emenin deerini abartp,
kltrel heterojenliin kapsamn kmseyebilir. Radikaller ve Marksistler,
hkim kltrn imtiyazl gruplarn menfaatleri dorultusunda yukardan
aaya doru empoze edildiini iddia eder.
Kitie iletiim aralar, toplumsal ve teknolojik deiimleri birletirmek suretiyle
siyas adan nem kazand. oulcular, medyay siyas tartmalar ve seim ter
cihini artran ideolojik bir pazar olarak tanmlar. Mamafih, medya ayn zamanda
ynetici snfn propagandasn veya elit gruplarn deerlerini yaymann bir arac
ve halkn grlerinin ve beenilerinin bir yansmas olarak da grlr.
Modern toplumlarn kimi zaman sivik katlmn azalmas eklinde kendini gs
teren toplumsal sermyede yaanan dten muzdarip olduuna inanlr. Bu
durum, ykselen bireyciliin bir sonucu veya artan eitsizliin bir yansmas
eklinde toplumsal ve kltrel deiimin bir neticesi olarak deerlendirilir.
Meruiyet, siyas istikrar temin eder, zira bir rejime ynetim hakk salar, by
lece rejimin insanlar zerindeki otoritesinin temelini oluturur. Meruiyet, ge
leneksel, karizmatik veya yasal-rasyonel otoriteye dayanr. Anayasallk ve seim
demokrasisi vastasyla yasal/meru davrann ina edilmesiyle ilikilendirilen
yasal-rasyonel otorite, modern toplumlarda meruiyetin dayand temeldir.
Modern toplumda var olan yapsal dengesizlik, meruiyetin temin edilmesi
ni gittike zorlatrabilir. Meruiyet krizi, demokrasinin yol at toplumsal
ve ekonomik adan mdahalecilik ynndeki bask ve dier yandan piyasa
ekonomisinin giriim, yatrm ve fiyat istikrar ynndeki talebi arasndaki a
tmadan ortaya kabilir.
Devrimler, siyas sistemin deitirmeyi amalayan yasa d kitle hareketlerini
kapsayan halk ayaklanmalardr. Devrimler, ok farkl biimlerde izah edilmi

tir. Mevcut olduu varsaylan derin toplumsal dnmlerin bir gstergesi,


siyas sistemdeki dengesizliin bir iareti, artan beklentilerin engellenmesinin
ve devletin etkinliinin azalmasnn bir sonucu olarak tanmlanmtr.

Tartma Sorular
Yurttalk kltr, etkin demokratik bir ynetimin sebebi mi yoksa sonucu
mudur?
Medya kamuoyunu yanstr m yoksa onu ekillendirir mi?
Modern hkmetler, siyas faaliyetlerden ziyde siyas adan pazarlamayla m
ilgileniyorlar?
Sivik katlmda bir d yaand m yoksa sdece yeni bir biim mi ald ?
Modern toplumlarda meruiyeti temin etmek iin hangi koullar gereklidir?
Kapitalist toplumlar kanlmaz olarak meruiyet krizi iine mi girecek?
Devrimler, en iyi ekilde toplumsal bir fenomen olarak m yoksa siyas bir fe
nomen olarak m anlalr?

leri Okumalar
Almond, G. A. ve S. Verba (eds.) The Civic Culture Revisited (Boston, MA. Little, Brown,
1980). Yazarn demokratik istikrar iin gerekli koullar zerine yapt 1963 klsik
analizinin gncellenmi versiyonu.
Bartle, J. Ve D. Griffiths (EDS) Political Comminications Transformed: From Morrison to
Mandelson (London: Palgrave, 2001). Medya, siyas partiler ve ngileteredeki oy kul
lanan insan portresinde yaanan dnm analiz eden makalelerin topland yararl
bir eser.
Cohen, A. Theories of Revolutiot: An lntroduction (London: Nelson, 1975). Devrimi her
ynyle anlayabilmek iin farkl yaklamlarn ak ve anlalr bir analizi.

Philo, G (ed) Message Received (London: Longman, 1999) Glasgow Media Groupun yapt
aratrmalara dayanan kitle iletiim aralar hakknda radikal bir analiz.
Putnam, R. Bovling Alone: The Collapse and Revival o f American Community (New York:
Simon &Schuster, 2000). Amerikada sivik katlmda ve toplumsal anlamda katlmda
yaanan dn ok etkili bir analizi.

Blm
Temsil,Seimler ve
Oy Kullanma

11

"Eer oy kullanma herhangi bir eyi deitirseydi onu ortadan kaldrrlard/lavederlerdi.


Ken Livingston'un kitabnn ad (1987)

Seimler genellikle siyas srecin tam kalbi olduu dnlr. Bel


ki de siyasetteki hibir soru, bizi yneten politikaclar biz mi sei
yoruz ve bu seimler hangi koullar erevesinde gerekletiriliyor
eklindeki bu iki sorudan daha nemli deildir. Seimler, demok
rasinin uygulamaya konmasndan baka bir ey deildir. nsanlarn,
nih olarak yaramazlar dar atmak suretiyle hkmetlerini de
netlemesini salayan aralardr. Bu nosyonun tam kalbinde yatan
unsur, temsil ilkesidir. Basit bir biimde ifade edecek olursak, tem
sil politikaclar halkn hizmetkr olarak tanmlar ve kendilerini se
en insanlar iin veya onlar adna hareket etme sorumluluu verir.
Dorudan ve devaml halk katlm biiminde klsik anlamnda
demokrasinin pratik olarak gerekletirilmesinin zor olduu d
nldnde, temsil halkn ynetimine en fazla yaklaabileceimiz
noktadr. Bununla birlikte, temsilin pratikte nasl uygulanaca, po
litikaclarn nasl seilmesi gerektii ve seim sonularnn gerekte
ne anlam ifade ettii hakknda byk bir tartma sz konusudur.
Bu blmde incelenecek temel konular unlardr:

Anahtar Konular
1. Temsil Nedir? Bir kii bir bakasn nasl "temsil eder"?
2. Temsil uygulamaya nasl konur?
3. Seimler ne ie yarar? levleri nelerdir?

indekiler
.292
Temsil Teorileri...................... ...292
Mtevelli Modeli.. ............. ...293
Delege Modeli................. .... ...294
Veklet Modeli................... ...296
Benzerlik Modeli................. ...297
S eim ler............................. .298
Seimlerin levleri................ ...299
Seim Sistemleri: Tartmalar ve
Mzakereler.......................... ...301
Seimlerin htiva Ettii Anlam
Nedir?.................................. ...308
O y Verme Davran............ .310
Oy Verme Teorileri................. ...312
Parti Kimlii Modeli............. ,..312
Sosyolojik Model.................,.312
Rasyonel Tercih Modeli............313
Hkim deoloji Modeli______ ..314
,315
Tartma Sorular................. ,315
Heri Okumalar...................... ,316

4. Seim sistemleri birbirinden nasl ayrlr? Farkl seim sistemlerinin gl


ve zayf ynleri nelerdir?
5. Seim sonular ne anlam tar?
6. nsanlar neden u anda olduu gibi oy kullanrlar? Seim davran nasl
izah edilebilir?

Temsil
Temsil konusu, derin ve srekli tekrarlanan siyas bir tartma yaratmtr. Eski
mutlak hkmdarlarn bile siyas snfn -asilzdeler, ruhban snf ve avam tav
siyelerini almak suretiyle ynetmesi beklendi. Bu anlamda, 17. Yzylda Kral ve
Parlamento arasnda gerekleen ngiliz Sava, nemli gruplarn ve karlarn
temsil edilmesini reddetme teebbs sonucunda patlak vermitir. Benzer ekil
de, ondokuzuncu ve 20. Yzylda demokrasinin yaylmas konusu, byk oranda,
kimin temsil edilmesi gerektii sorusu zerinde odakland. Temsil, politika konu
sunda bilinli bir biimde hareket etmek ve zerinde cidd olarak kafa yormak iin
gerekli yeterlie, eitime ve belki de bo zamana ship insanlarla m (ounlukla
bunlar erkek, mlk shipleri veya belirli rk ve etnik gruplar olarak grlr) snr
landrlmaldr yoksa temsil btn yetikin vatandalar m kapsamaldr?
Bu tip sorular bugn artk byk oranda siyas eitlik ilkesinin yaygn olarak kabl
neticesinde, en azndan resm anlamda evrensel oy hakk ve bir kii, bir oy il
kesiyle zld. Mesel oul oy kullanma, ngilterede 1949
ylnda ortandan kaldrld, svirede 1971 ylnda kadnlara oy
hakk verildi, Gney Afrikada oy kullanmak iin ne srlen rk
Temsil
kriterler 1994 ylnda iptal edildi. Mamafih bu, temsil konusuna
Temsil kavram, gnlk dilde bir
ok indirgemeci bir yaklamdr; zira temsili, seimlerle ve oy
resmin bir manzaray veya bir
kiiyi temsil ettii sylendiinde
kullanmayla e grr; politikaclar sdece seimle ibana gel
olduu gibi tanmlamak"veya
dikleri iin temsilci olarak nitelendirir. Bu yaklam, bir kiinin
"mevcut klmak'anlam tar.
Siyas bir ilke olarak temsil, bir
bir bakasn temsil ettii nasl sylenebilir ve bu kii neyi temsil
bireyin veya grubun daha geni
eder gibi cevaplanmas ok daha zor sorulan gz ard eder. Tem
bir insan topluluu adna hare
ket etmesini salayan bir iliki
sil edilen ey, temsil edilenlerin grleri mi, onlarn karlar m,
biimidir. Temsil, demokrasiden
mensup olduklar gruplar m yoksa baka bir ey midir?
farkl bir eydir; temsil ynetim
ve ynetilen arasndaki ayrm
kabul ederken, demokrasi -en
azndan klsik biiminde- bu
ayrm ortadan kaldrmay ve

Temsil Teorileri

halkn kendi kendini ynettii


bir sistem ina etmeyi amalar.
Bununla birlikte temsil demok
rasi snrl ve dorudan olmayan
demokratik bir ynetim
biimidir; insanlarn grlerinin
savunulmas veya karlarnn
garanti altna alnmas suretiyle
temsil, ynetimin ve ynetilenle
rin birbirine balanmasn salar.

zerinde mutabakata varlm tek bir temsil teorisi bulunmamak


tadr. Aksine, birbiriyle atan ok sayda farkl teori mevcuttur;
bunlar, belirli ideolojik ve siyas varsaymlara dayanr. Mesel,
temsil hkmet, hkmetin eitli konular halktan daha iyi
bildii ya da hkmete halk tarafndan bir biimde ne yapmas
gerektiinin tlimatnn verildii veya hkmetin halkn karak

teristik zelliklerini geni anlamda yanstmas sebebiyle halka benzedii anlam


na m gelir? Bunlar, sdece akademik evrelerin ilgilendii konular deildir. Belirli
temsil modelleri, temsilciler asndan ok farkl davranlar dikte eder. Mesel,
seimle i bana gelen siyasetiler seim boyunca anlatlan ve oy verenler tarafn
dan onaylanan siyasalara ve siyas durulara bal m kalmak zorundadrlar yoksa
onlarn ii kamuoyunu ynlendirmek ve bylece halkn karlarn tanmlamak m
dr? Ayrca, temsil hkmeti temin etmek iin tek bir modelin kendi bana yeterli
olmad ileri srlerek, ayn siyas sistem iinde birden ok temsil ilkesinin mevcut
olmas da ndir rastlanan bir durum deildir.
Drt temel temsil modeli ortaya konmutur:
Mtevellilik/vesayet
Delegasyon
Veklet
Benzeyi

Mtevelli Modeli

Mtevelli, bir bakasnn ship olduu mlk veya onu ilgilendiren meselelerde kendi
sine resm olarak sorumluluk yetkisi verilen kimsedir. Mtevellilik biimindeki tem
silin ilk klsik ifadesi Edmund Burke un 1774 ylnda Bristol semenlerine hitben
yapt konumadr:
Siz aslnda bir ye seiyorsunuz, ancak, onu setiinizde, o artk Bristol'n deil, parla
mentonun bir yesidir... Temsilciniz sdece almalar iin deil, kendi yarglar iin
de size kar sorumludur; bunu sizin fikrinize kurban ederse size hizmet etmek yerine
ihanet etmi olur. (Burke, 1975:157)

Burkee gre temsilin esas olgun/yerinde kararlar vererek ve aydnlanm


vicdan muhasebesi yaparak semenlere hizmet etmekti. Ksaca, temsil ahlk bir
grevdi: eitim ve bilgi edinme ansna ship olanlar, onlardan daha az ansl olan
larn menfaatleri ynnde hareket etmelidir. Bu gr, ok gl elitist anlamlar
tar, zira, temsilcilerin, bir kere seildiklerinde, halk kitlelerinin kendi karlar iin
neyin iyi olduunu bilmemeleri temeline dayanarak kendi balarna dnp, ba
msz kararlar /hkmler vermeleri gerektii zerinde durur. Benzer bir gr J. S.
Mili tarafndan liberal temsil teorisi biiminde gelitirilmitir. Bu, btn bireylerin
temsil edilme hakkna ship olmasna ramen btn siyas grlerin eit deere
ship olmad varsaymna dayanyordu. Dolaysyla Mili, belli bir eitime ve dip
lomaya ship olanlara drt veya be oy, kalifiye ve ynetim kadrosunda olan iilere
iki veya oy, sradan iilere tek oy kullanma hakknn verildii oul/oklu oy
kullanma sistemini ortaya koydu. Mili ayrca rasyonel dnen semenlerin sdece
oy veren insanlarn grlerini yanstan siyasetilerden ziyde bilinli bir biimde
kendileri adna hareket eden siyasetileri destekleyeceklerini iddia etti. Dolaysy-

Thomas Paine (1737-1809)


Birleik Krallk doumlu, yazar ve devrimci. Quaker (bir Protestan tarikat) yesi olan bir ailede by
d. 1774 ylnda Amerika'ya gitti ve koloniciler iin Bamszlk Sava'nda mcadele verdi. 1789'da
ngiltere'ye dnd ama vatana ihanetle sulanmas zerine cumhuriyet davasnn bir mdafisi ola
rak terr srasnda giyotinden kl pay kurtulduu Fransa'ya kat. Paine'in radikallii halk egemenli
ine derin bir inanla, siyas zgrle ballkla rtyordu; bu hem liberal cumhuriyetilik hem
de sosyalist eitlikilik iin ilham kayna olmutur. En nemli eserleri unlardr: Saduyu (Common

Sense, [1776] 1987), nsan Haklar (The Rights of Man, 1791-1792) ve Akla (Age of Reason, 1794).

V
7

la, mtevelli temsil profesyonel siyasetileri eitimli elit grubun bir yesi olduklar
srece temsilci olarak tanmlar. Bu, btn vatandalarn kendileri iin neyin en iyisi
olduunu bilmedii grnden yola klarak ortaya konan, bilginin ve akln top
lum iinde eit olarak datlmad ynndeki inanca dayanr.
Mamafih, Burke un ortaya koyduu temsil nosyonu cidd eletirilere mruz kal
mtr. Mesel, bu grn aka anti demokratik unsurlar tad grnmektedir.
Eer halk chil, dk eitimli veya kandrlm olduu iin siyasetilerin kendi
balarna hareket etmeleri gerekiyorsa, o zaman hi phe yok ki halkn temsilci
lerini semelerine izin vermek bandan yanltr. kinci olarak, temsil ve eitim
arasndaki iliki de tartmaldr. Eitim karmak siyas ve ekonomik sorunlarn
anlalmasnda nemli bir deer olabilir, ancak, bakalarnn karlar dorultusun
da doru ahlk yarglamalar yapmak iin siyasetilere yardmc olduu hususu ke
sinlikten uzaktr. Mesel Burken ve Millin eitimin altruizme (diergamlk) yol
at ve insanlara kapsaml bir toplumsal sorumluluk verdii ynndeki inancn
destekleyen ok az kant mevcuttur. Son olarak, geleneksel olarak Thomas Paine
gibi radikal demokratlar tarafndan ortaya konduu zere eer siyasetilerin kendi
yarglarn uygulamalarna izin verilirse bu serbestlii kendi bencil karlar ynn
de kullanacaklar korkusu mevcuttur. Bu ekilde, temsil demokrasinin sdece bir
ikmesi olabilecektir. Paine, rislesi Saduyu ( Common Sense, [1776] 1987: 6 8 )de
seilmiler asla semenlerden bamsz olarak kendi karlar iin almamaldr
dncesi zerinde srar ederek vekil temsili idealine yaklat.

Delege Modeli

Delege, verilen ak neri ve tlimatlar temel alarak bakalar adna hareket etmesi
iin seilen kimsedir. Dier bir deyile, kendi yarglarm veya tercihlerini uygulama
yetkisine ship olmayan, kendisinden dier insanlarn grlerini ifade eden bir arac
olarak davranmas beklenen kimsedir. Kurallara gre hibiri kendi
........ ...........1 bana karar verme yetkisine ship olmayan sat temsilcileri ve b-

Altruizm (Diergamlk/Ozge-

cilik): Aydnlanm z kar veya


insanlk yararnn tannmas
temelinde bakalarnn refah
iin duyulan kayg.

'

'

ykeliler bu gruba dhildir. Benzer ekilde, nasl oy kullanaca ve


ne syleyecei yolunda tlimatlar alarak bir konferansa katlan bir
1 1

sendika grevlisi, orada Burke un tanmlad biimde temsilci gibi

Referandumlar: Yararlar ve Sakncalar


Referandum, semenlerin belli bir devlet siyasas konusunda grlerini belirtmelerini salayan oylamalardr. Referandum, seim
lerden farkldr; seimler esasnda kamu makamlarna insan yerletirmenin bir aracdr ve yrtlen siyasann ieriini etkileyecek
dorudan veya gvenilir bir yntem salamaz. Dolaysyla, referandum, dorudan demokrasinin bir aracdr. Genellikle, temsil
kurumlarn yerine deil, onlara ek olarak kullanlr. Referandumlar, halkn grlerini almak suretiyle ya bir tavsiye niteliindedir
ya da balayc ve yaptrm gcne shiptir; ayn zamanda tartlmak zere eitli meseleleri ortaya koyabilir (inisiyatifler) veya
siyasalara (teklifler, plebisitler) karar vermekte kullanlabilir.
Referandumun salad yararlar unlardr: Referandumun salad yararlar unlardr:
Referandumun salad yararlar unlardr:
Seilmi hkmetlerin kamuoyuyla ayn izgide kalmasn temin etmek suretiyle hkmetlerin iktidarn denetler.
Siyas katlm tevik eder, bylece daha eitimli ve daha donanml semenler yaratmaya yardmc olur.
Belirli konularda halka grlerini ifade etmeleri iin bir frsat salamak suretiyle meruiyeti salamlatrr.
Ya nemli anayasal meseleleri ortaya koyma ya da nemli partilerin zerinde mutabakata vardklar iin seimlerde ortaya konmayan
konularda kamuoyunu lme frsat salar.
Referandumun sakncalar ise unlardr:
Siyas kararlar, ok az eitimli ve ok az deneyime ship ve medya ve evrelerindeki dier etmenlerden kolay etkilenen kiilerin ellerine
brakr.
En fazla belli bir zaman dilimindeki kamuoyunun bir enstantanesini verir.
Siyasetilerin, siyas gndemi maniple etmesini ve zor kararlar verirken kendilerini sorumluluktan muaf tutmasn salar.
Siyas meseleleri, sdece evet/hayr seenekleri olan sorulara indirmek suretiyle bu konular basitletirir ve tahrif eder.

deil, bir vekil olarak hareket eder. Delegasyon biimindeki bu temsil modelini savu
nanlar genellikle siyasetilerin mmkn olduunca temsil edilenlerin grlerine sk
skya bal olmasn salayan mekanizmalar destekler. Bu mekanizmalar, Painein
dzenli seimler ve ksa sreli iktidarlar biiminde temsilciler ve onlarn semenleri
arasnda var olan "sk sk tekrarlanan deiim olarak adlandrd eyi kapsar. Buna
ek olarak, halka siyasetiler zerinde daha fazla denetim vermenin bir arac olarak ra
dikal demokratlar inisiyatif kullanmay ve geri arma (recall) hakkn savundular.
Delegasyon, dorudan demokrasiden yoksun olmaya bir son verse de bunu savunan
lar temsil sisteme ek olarak referandumlarn kullanlmas taraftardrlar.
Yetki vermek suretiyle gerekleen temsil olarak adlandrlagelen temsil bi
iminin erdemi, halkn katlmn mmkn klan ok byk frsatlar salamas ve
politikaclarn kendi karlarna hizmet etme ynndeki eilimlerini denetleme
sidir. Dolaysyla, halk egemenlii idealini gerekletirmede temsil hkmette
mmkn olan duruma yaklar. Bununla birlikte, bu modelin sakncalar da ok
aktr. lk olarak, temsilcilerin semenlerinin karlarna bal olmasn salayarak
blgesellii besler ve atma yaratr. Yasama yelerinin bir ulusun
temsilcileri olmaktan ziyde semenlerinin tlimatlarm yerine
nisiyatif/Giriim: Halkn
'

'

yasama konusunda nerilerde

getiren bykeliler olarak hareket etmesi Burken tam olarak

bulunmasn salayan bir tr

meydana gelmesinden korktuu eydir. Burke un ortaya koyduu


gibi; Parlamento, tek bir kara ship bir ulusun -btn bir toplu-

G T a Z a : semenlerin,

mun- belli bir ama dorultusunda oluturulmu meclisidir. kinci


dezavantaj, profesyonel politikaclara kendi yarglarn uygulama-

baarsz kamu grevlilerini

bmu^somcund
den ald sre.

Veklet
Veklet, kendisine itaat
edilmesini talep eden st dzey
bir organdan gelen tlimat
veya emirdir. Halkn vekleti

lan ynnde gven duyulmad iin delegasyonun liderliin ve


devlet adamlnn faaliyet alann snrlamasdr. Politikaclar,
semenlerinin grlerini yanstmaya hatta onlarn olumsuz is
teklerini tatmin etmeye zorlanr; dolaysyla yeni bir vizyon veya
ilham salayarak insanlar harekete geiremez.

fikri, seimi kazanan bir parti


adna partinin ortaya koyduu
vaatlerin bunlar hkmet

Veklet Modeli

programlar hline dntrme


yetkisi vererek onayland

Mtevelli model ve delege modeli, modern siyas partilerin or


taya kmasndan nce geliti, dolaysyla, her iki model de tem
sorumlu parti hkmetini
silcileri esasnda bamsz aktrler olarak grr. Mamafih, gn
garanti eder; yle ki, iktidardaki
parti sdece ald emirname/
mzde adaylar artk ndiren ship olduklar kiisel niteliklerine
veklet erevesinde hareket
ve
becerilerine gre seiliyor; onlar yaygn olarak bir partinin ne
edebilir. Bu,"siyasa vekleti'dir.
Daha esnek bir nosyon olan
ferleri olarak grlyor ve partinin halkn gzndeki imaj veya
'ynetici vekleti"veya liderler
ortaya koyduu siyasalar neticesinde destekleniyorlar. Bu do
iin'kiisel veklet"kimi zaman
gelitirilmitir ama bu durumun
rultuda da yeni temsil teorileri ortaya kmtr. Bu teorilerden
iktidara gelen politikaclar nasl
en etkili olan, veklet doktrinidir. Bu model, bir partinin bir se
snrladn kestirmek zordur.
imi kazanarak halkn vekletini ald dncesine dayanr; bu,
partiye seim kampanyas boyunca aklad btn siyasalar ve
programlar gerekletirme yetkisi verir. Temsilin arac politikaclardan ziyde bir
parti olduu iin veklet modeli, parti birlii ve parti disiplini ynnden ak bir
meruiyet kazandrr. Aslnda politikaclar semenlerine kendilerini dnerek
veya onlarn grlerini nakletmenin bir arac olarak hareket ederek deil, partiye
ve parti siyasalarna bal kalarak hizmet ederler.
iddias neticesinde ortaya kar.
Dolaysyla, veklet doktrini,

Veklet doktrininin gl yn, partinin zelliklerinin ve parti siyasalarnn phe


gtrmez pratik nemini dikkate almasdr. Ayrca, politikaclarn verdikleri szlere
bal kalmasn salad gibi seim sonularna belli bir anlam yklemenin aralarm
temin eder. Yine de bu doktrin, sert eletirilere mruz kalr. lk olarak, semenlerin
siyasalar ve meseleler temelinde oy kullandklarn ileri sren oy verme davrannn
ok tartmak bir modeli zerine dayanr. Semenler, bu modelin iddia ettii gibi ras
yonel ve iyi bilgilendirilmi insanlar deillerdir her zaman. Liderlerin kiilikleri, par
tilerin ship olduu imaj, allm sadaktler ve toplumsal artlanma gibi ok eitli
irrasyonel unsurlardan etkilenebilirler.
kinci olarak, semenler siyasalardan etkilense bile, manifestoda ileri srlen
_____________ belirli vaatlerle muhtemelen cezbedilecekler ama dier blmlerle
Halk Egemenlii: Halk irade
daha az ilgilenecekler ya da belki de onlara kar kacaklardr. D o
sinden daha byk bir oto
laysyla, bir partiye verilen bir oy, partinin ortaya koyduu manifes
ritenin olmadn ileri sren
ilke (klsik anlamda demokrasi
tonun tamamna, aslnda her bir seim vaadine verilen onay olarak
kavramnn temeli).
alnmamaldr. nc olarak, bu doktrin deta bir deli gmlei ni
Manifesto: Bir partinin iktidara
geldiinde gerekletirece
teliindedir. Hkmet siyasalarn, partinin seim boyunca akla
ini vaat ettii siyasalar veya
d grler ve siyasalarla snrlar ve deien artlar dorultusunda
program zetleyen (kaba
taslak) belge.
siyasalarn dntrlmesi iin olanak tanmaz. Mesel, uluslararas

Joseph Schum peter (1883-1950)


Moravia doumlu Amerikal ekonomist ve sosyolog. Erken dnem akademik kariyeri ve Birinci
Dnya Sava sonras Avusturyas'nda yrtt ksa sreli mliye bakanln takiben Schum
peter 1932 ylnda Harvard niversitesi'nde ekonomi profesr oldu. ktisat dncesi, kapitalist
sistemin uzun dnem dinamikleri ve zellikle'riske atlmay seven" mteebbislerin rol konularn
esas alan ktisadi Kalknma Teorisi (Theory of Economic Development, 1912) ve /; evrimleri (Business

&

Cycles, 1939) adl almalarnda geliti. Kapitalizm, Sosyalizm ve Demokraside (Capitalism, Socialism
andDemocracy, 1942) Schumpeter, Bat kapitalizminin bir sosyalizm biimine doru evrim geir
dii ynndeki mehur iddiay gelitirmek iin ekonomik, sosyolojik ve politik teoriler oluturdu.

veya ekonomik bir kriz hlinde veklet ynergeleri nasl bir rehberlik nerir? Son ola
rak, (bu blmn bir sonraki ana balnda tartlaca gibi) veklet doktrini sdece
oulcu seim sistemlerinde uygulanabilir ve seimden galip kan parti, oylarn
%50sini almay baaramazsa, bu modelin kullanm anlamsz bir hle gelir.

Benzerlik Modeli

Son temsil teorisi, temsilcilerin seilme uslne temsil ettikleri iddiasnda olduklar
gruplar simgelemelerinden veya onlara benzemelerinden daha az dayanr. Bu nos
yon, pazar ve kamuoyu aratrmaclar tarafndan kullanld gibi temsilci kesit
fikriyle da vurulur. Bu standarda gre, temsil hkmet, toplumun (sosyal snf,
cinsiyet, din, etnisite, ya bakmndan) btn gruplarndan ve kesimlerinden gelen
yelere ship ve genel anlamda toplum iinde mevcut olan gruplarn byklyle
orantl sayda olacak ekilde geni anlamda toplumun bir rneini (mikrokozmunu) oluturacaktr. Tipik temsil fikri veya genelde adlandrld zere mikrokozmik
temsil, geleneksel olarak sosyalist ve radikal dnrler tarafndan kabl grmtr.
Bunlar, nemli kurumlar iinde ii snf, kadnlar ve aznlklar gibi gruplarn yksek
mevkilerde temsil edilmemesinin bu gruplarn karlarnn marjinallemesini veya
tamamen gz ard edilmesini saladn ileri srerler.
Benzerlik modeli, belli bir gruptan gelen ve o grubun tecrbelerini paylaan insan
larn sdece btnyle o partinin karlaryla zdeleebildiim ileri srer. Kendini
bakasnn yerine koyma ve dier insanlarn yaadklarn dorudan ve kiisel ola
rak tecrbe etme arasndaki fark budur. Yeni adam veya feminizm taraftar erkek
mesel kadnlarn kayglarn paylar ve cinsiyet eitlii ilkesini destekler, ancak, asla,
kadnlar kadar kadnlarn sorunlarn ciddiye almayacaktr; zira, bunlar onun sorunla
r deildir. Dier taraftan, temsilcilerin temsil edilenlere benzemesi gerektii dn
cesi hi phesiz ok sayda probleme sebep olur.
Bu zorluklardan biri, bu modelin kadnlar sdece kadnlarn temsil edebilece
ine, zenci bir kiinin sdece dier zencileri temsil edebileceine, sdece ii snf
na mensup bir kiinin ii snfn temsil edebileceine inanarak ok ak olmayan
dar bir anlamda temsil kavramn tanmlamasdr. Eer btn temsilciler geldikleri
gruplarn karlarn gerekletirirlerse, bunun sonucu hi kimsenin ortak yarar

Seimler: nceden belirlenmi


bir insan topluluunun -semenlerin-tercihleri vastasyla
bir makama veya pozisyona
insan yerletirmenin aracdr.

gzetmedii veya geni kapsaml kamu karn gerekletirmedii toplumsal blnme ve atma olacaktr. Bunun yannda,
,

, .

-i.

t -

toplumun bir temsili olan hkmet, toplumun gulu ynlerini


olduu kadar zayf taraflarn da yanstacaktr. Mesel, nfusunun

ounluu meseleler karsnda ilgisiz olan, yanl bilgilendirilmi


ve yetersiz eitimli kiilerden oluan bir topluma benzeyen bir hkmetin sala
d avantajlar nelerdir? Son olarak, mikrokozmik ideale yalnzca seim tercihi ve
bireysel zgrle gl basklar uygulanmas sayesinde ulalabilir. Temsil adna,
siyas partiler kadnlar ve aznlklar iin kotalar oluturmaya zorlanabilir, semenler
belli bir grup ve evreden gelen adaylar iin bir kenara atlabilir veya daha drama
tik olarak, semenler snf, cinsiyet, rk temelinde snflandrlabilir ve sdece kendi
gruplarna mensup adaylar iin oy kullanlmasna izin verilebilir.

Seimler
Temsilin doas hakkndaki tartma genilemeye devam ederken, bir nokta zerin
de mutabk kalnmtr: temsil sreci, znde seimlerle ve oy kullanmayla ilikilendirilir. Seimler kendi bana siyas temsilin yeterli koulu olmayabilir ancak gerekli
koul olduu konusunda pek az phe vardr. Aslnda baz dnrler daha ileri gide
rek seimleri demokrasinin kalbi olarak tanmlar. Bu, Joseph Schumpeter tarafndan
Kapitalizm, Sosyalizm ve Demokrasi ( Capitalism, Socialism and Democracy, 1942)de
gelitirilen grt. Burada Schumpeter, demokrasiyi halkn oyunu almak iin gi
riilen mcadele yoluyla devlet makamna gelmenin bir arac olarak kurumsal bir
dzenleme anlamnda tanmlad. Onun ortaya koyduu gibi, demokrasi, halkn
kendilerini ynetecek kiileri kabl veya reddetme olanana ship olmas anlam
na gelir. Demokrasiyi sdece siyas bir yntem olarak deerlendirerek Schumpeter
aslnda demokrasiyi seimlerle, zellikle rekabete dayal seimlerle tanmlad. Az sa
yda modern demokratik teorisyen demokrasiyi basite
rekabete dayal seimlere in
dirgemeye hazrken, yine de
ou, seimlerin gerekle
tirilmesine klavuzluk eden
kurallar ve mekanizmalar ba
kmndan demokratik hk
meti anlamada Schumpeteri
takip eder. Bu gr, seim
lerin alabilecei farkl biim
ler zerine odaklanr.

ekil 12.1
Gney Afrika'nn ilk seim yar 1994

lk olarak, hangi makam


lar ve pozisyonlar seim il
kelerine tabidir? Seimler,

genel olarak kamu makamlarna insan yerletirmek iin yaplsa da -ki bu makamla
ra gelen kiiler siyasa yapma sorumluluu tarlar (yasama ve zellikle yrtme) nemli siyas kurumlar kimi zaman bu konuda istisna tutulurlar. Mesel, bu durum,
ngiltere ve Kanada gibi ve anayasal monarklarn hl devletin ba olarak hizmet
ettii lkelerde ikinci yasama meclisi anlamna gelir. kinci olarak, kimlere oy kul
lanma hakk verilmitir, oy hakknn kapsam ne geniliktedir? Yukarda belirtildii
gibi, mlkiyet, eitim, cinsiyet ve etnik kken gibi faktrlere dayanan oy kullanma
hakkna getirilen kstlamalar pek ok lkede ortadan kaldrlmtr. Bununla birlik
te seim kaytlarn tamamen vatandalarn ellerine brakan pek ok Amerikan eya
letinde uygulama hlindeki resm olmayan kstlamalar olabilir; bunun sonucun
da kayt yaptrmamak ve oy kullanmamak yaygn bir hl alr. te yandan, mesel
Avustralya, Belika ve talyada oy vermek zorunludur.
nc olarak, oylar nasl verilir? 1989 ylnda kadar SSCBde ak oy bir norm
olmasna ve hl yaygn olarak kk rgtler iinde niyetini aklama biiminde
uygulanmasna ramen modern siyas seimler genellikle gizli oy pusulalar (ilk kez
1856 ylnda Gney Avustralyada uyguland iin bazen Avustralya oy pusulas
olarak adlandrlr) biiminde gerekletirilir. Gizli oy pusulas, genellikle yozlama
ve yldrma tehlikesinin ortaya kmasn nledii iin dil seimlerin teminat ola
rak grlr. Bununla birlikte, seimlerin dil olmas, basite, sdece insanlarn nasl
oy kulland meselesine indirgenemez. Ayn zamanda semenlerin doru ve dengeli
enformasyona eriimi, sunulan tercih eitlilii, seim kampanyasnn yrtld
koullar ve son olarak oylarn ne oranda drste sayld dil seimleri etkiler.
Drdnc olarak, seimler rekabete dayanr m yoksa dayanmaz m? Bu konu ge
nellikle en hayat ayrm olarak deerlendirilir; zira, seimlerin var olduu lkelerin
yalnzca yars semenlerine gerek bir aday ve parti tercihi sunar. Mesel, tek adayl
seimler, ortodoks komnist rejimlerde bir kurald. Etkin bir biimde, komnist
parti tarafndan belirlenen aday gsterme sreci vastasyla kamu makamlar dol
durulurdu. Seim rekabeti hayli karmak ve genellikle tartmal bir meseledir. Bu
konu, sdece insanlarn seimleri savunma hakk ve partilerin aday gsterme ve
yasal olarak kampanya dzenleme becerisiyle deil, ayn zamanda partilerin ml
kaynaklar ve medyaya eriimleri gibi parti performansn etkileyen geni kapsaml
unsurlarla da ilgilidir. Bu bak asndan, parti sisteminin doas gerek rekabetin
korunmasnda kimlerin aday olup kimlerin oy kullanabilecei konusundaki kural
lar kadar hayat neme ship olabilir. Son olarak, seim nasl gerekletirilir? leride
tartlaca zere, artc derecede ok sayda farkl seim sistemleri mevcuttur;
her biri kendine has belirli siyas ve anayasal anlamlar ihtiva eder.

Seimlerin levleri
Farkl trde seimlerin ve ok eitli seim sistemlerinin var olmas sebebiyle, se
imlerin oynad rol ve ship olduklar ilevler hakknda genelleme yapmak her
zaman iin zordur. Bununla birlikte 1980lerde ve 1990larda bir bakma kom

nizmin yaklmasyla tevik edilen demokratikleme, evrensel oy hakk, gizli oy ve


seim rekabetiyle karakterize edilen liberal demokrat seim sistemlerinin uygula
maya konmasyla ilikilendirilmitir. Mamafih, bu tip sistemlerin ierdii anlam
tanmlamak ok daha zordur. Harrop ve Millerin (1987) izah ettii gibi rekabete
dayal seimlerin ilevleri hakknda birbiriyle atan iki gr vardr.
Geleneksel gre gre seimler, politikaclarn hesap vermeye arlmasm
ve bir bakma kamu oyunu yanstan siyasalar nermeye zorlanmasn salayan bir
mekanizmadr. Bu, seimlerin aadan yukarya olan ilevleri zerine vurgu yapar:
siyas istihdam, temsil, hkmet kurmak, siyasay etkilemek, vb. te yandan, Ginsberg (1982) tarafndan gelitirilen seimlere ynelik radikal gr, seimleri hk
metlerin ve siyas elit gruplarn insanlar daha pasif, uysal ve niha olarakynetilebilir hle getirmek suretiyle halk zerinde denetim kurabilmelerini salayan bir ara
olarak tanmlar. Bu gr, yukardan aaya doru olan ilevler zerinde durur:
meruiyet zemini yaratmak, kamu oyunu ekillendirmek ve elit gruplar glendir
mek. Mamafih gerekte seimlerin tek bir ortak zellii bulunmamaktadr; ne ba
site halka kar duyulan sorumluluk mekanizmalardr ne de siyas denetimi temin
etmenin bir aracdr. Siyas iletiimi salayan dier pek ok kanal gibi seimler de
hkmete ve insanlara, elit gruplara ve kitlelere birbirlerini etkileme frsat salayan
iki ynl bir yol niteliindedir. Seimlerin temel ilevleri unlardr:
Politikac stihdam: Demokratik devletlerde, partilerin aday gstermeleri
ni salayan sreler de gz nne alndnda, seimler siyas istihdamn temel
kaynadr. Dolaysyla, politikaclar, semenlerin isteklerini yerine getirmeleri
ni, komitelere hizmet etmelerini, hkmetin blmlerini idare etmelerini sa
layan becerilerden ziyde karizma, hitabet yetenei ve iyi bir d grn gibi
seim propagandasyla ilgili beceri ve yeteneklere shiptir. Seimler, tipik olarak,
kamu hizmeti veya adliyede olduu gibi, zel bilgi ve tecrbe gerektiren ma
kamlara eleman almak iin yaplmaz.
Hkmetler kurmak: Seimler sdece siyas ynetimin dorudan seildi
i Amerika, Fransa ve Venezella gibi lkelerde hkmetleri dorudan kurar.
Daha yaygn olan parlmenter sistemlerde, seim sistemi tek bir partiye ak
parlmenter ounluk verdiinde seimler hkmetlerin kurulmasnda etkili
olur. Oransal temsilin kullanm, hkmetlerin seim sonras anlamalar aracl
yla kurulduu ve hkmetlerin seimlere ihtiya olmadan kurulabilecei veya
kurulamayaca anlamna gelir.
Temsiliyet salamak: dil ve rekabete dayal olduklarnda seimler, talep
lerin halktan hkmete aktarlmasn salayan bir ara grevi grr. Mamafih,
inisiyatiflerin kullanlmasnn ve geri armann mmkn olmamas hlinde,
semenler bir sonraki seimde politikaclara ar bir ceza verme gcne ship
olmalar dnda, tlimatlarn yerine getirilmesini salayan etkin aralardan
mahrum olurlar. Bunun yannda, seilmi hkmetler dnya zerinde hibir
yerde genel anlamda toplumun bir mikrokozmunu/temsilini oluturmaz.

Siyasay etkileme: Seimler, radikal ve halk tarafndan beenilmeyen siya


salar yrtmekten hkmetleri alkoyar; ancak sdece istisna durumlarda tek
bir konu seim kampanyasna hkim olduunda seimlerin siyasay dorudan
etkiledii sylenebilir. Ayn zamanda seimlerde ortaya konan ok eitli siya
sa seeneklerinin hayli dar kapsaml olmas sebebiyle sonucun sdece marjinal
siyasa anlamnda bir neme ship olduu ileri srlebilir. Dier taraftan, hk
met siyasasnn her bakmdan seim telkkilerinden ziyde ekonominin iinde
bulunduu durum gibi pratik sorunlarla ekillendii iddia edilir.
Semenleri eitmek: Kampanya sreci, semenlere partiler, adaylar, siyasa
lar, mevcut hkmet kaytlar, siyas sistem hakknda bol miktarda enformasyon
salar. Mamafih, salanan bu enformasyon -ve temin edilme yolu- ilgisizlik ve
yabanclama yerine halkn ilgisini eker ve tartma yaratrsa eitime yol aar.
Adaylar ve partiler, halk eitmekten ziyde onlar ikna etme ynnde bir aray
iinde olduklar iin yetersiz ve tahrif edilmi enformasyon salama ynnde
gl bir eilime shiptirler.
Meruiyet zemini ina etme: Otoriter rejimlerin bile -rekabete dayal olma
sa bile- seim yapma zahmetine girmesinin sebebi, seimlerin ynetim sistemini
hakhlatrmak suretiyle sisteme meruiyet kazandrmaya yardmc olmasdr. Bu
durumun meydana gelmesinin sebebi, yrtlen kampanyalardaki ritellerin se
ime resm/trensel bir konum ve nem atfetmesidir. Daha da nemlisi, vatanda
lar politikaya mdhil olmalar ynnde cesaretlendirmek suretiyle seimler -oy
kullanmann snrl biiminde bile olsa- aktif olarak rza gstermeyi tevik eder.
Elit gruplan glendirmek: Seimler, elit gruplarn kitleleri ynlendirdii ve
denetledii bir ara olarak da grlebilir. Bu ihtiml, Proudhonu evrensel oy hak
k, kar devrimdir ynnde uyarda bulunmaya sevk etmitir. Siyas adan du
yulan honutsuzluk ve muhalefet, seimler tarafndan anayasal izgiye yneltilerek
ve rejimin kendisi varln devam ettirirken farkl hkmetlerin iktidara gelmesi
ni salayarak etkisiz hle getirilebilir. Seimler, vatandalara ayn zamanda devlet
zerinde g kullandklar izlenimi verdii iin bu bakmdan zellikle etkilidir.

Seim Sistemleri: tartmalar ve mzakereler


Seim sitemi, seimlerin nasl gerekletirileceini belirleyen kurallar setidir. Bu ku
rallar dnya zerinde farkllk gstermekle kalmaz ayn zamanda pek ok lkede cidd
tartmalara ve ekimelere de konu olur. Bu kurallar u ekilde birbirinden farkllar:
Semenlerden, adaylar arasnda veya partiler arasnda tercih yapmalar iste
nebilir.
Semenler, ya tek bir aday veya desteklemek istedikleri adaylar sraya koya
rak tercihli olarak oy kullanabilirler.
Semenler, seim birimleri ve blgeleri iinde gruplandrlabilir veya grup
landrlmaz.

Seim blgeleri tek bir ye veya belli bir sayda ye bildirebilir.


Bir adayn seilmesi iin gerekli destein dzeyi, okluktan (en fazla oy veya
greli oy ounluu) tam veya mutlak ounlua ya da bir eit kotaya kadar
farkllk gsterir.
Mamafih, genel amalar iin, mevcut sistemler, oylar mecliste sahip olunan
sandalye saysna nasl dntrld konusuna dayanlarak iki genel kategoriye
ayrlabilir. Bir yanda, byk partilerin tipik olarak seimde elde ettikleri oy oran
larndan daha fazla oranda mecliste kendilerine yer bulduu ounluku sistemler
mevcuttur. Bu durum, tek bir partinin meclis ounluunu elde etme ve tek bana
iktidar olma ansn artrr. Mesel ngilterede 1935 ylndan bu yana hibir parti
seim ounluunu elde etmemi olmasna ramen tek partiden oluan bir hk
met olduka salam bir biimde kurulur. Dier yandan, bir partinin mecliste elde
ettii sandalye saysyla seimlerde ald oy arasnda eit -en azndan daha eitbir ilikiyi garanti eden nisp sistemler bulunmaktadr. Saf bir nisp temsil (PR)
sisteminde, oylarn %45ini alan bir parti, meclisteki sandalyelerin de tam olarak
%45ini kazanacaktr. Dolaysyla, Nisb Temsil sistemleri, tek parti ounluundan
oluan bir ynetimi daha az muhtemel klar ve byk oranda ok-partili sistemlerle
ve koalisyon hkmetiyle ilikilendirilir. leriki blmlerde kutu iinde tanmlanan
seim sistemleri, en ounluku sistemle en saf temsil sistem arasnda deiiyor.
Baz lkelerde seim sistemleri bu konuya ilgi uyandrarak kk tartmalar k
krtmasna ramen, baka lkelerde cil siyas ve anayasal neme
ship bir meseledir. Mesel Fransa, seim sistemini o kadar ok de
NisbTemsil
itirmitir ki bu konu hakknda ortaya konacak herhangi bir ifade
Nisb temsil ilkesi, partilerin
geerliliini kaybetme, zamann gerisinde kalma riskiyle kar kar
seim baarlaryla dorudan
yadr.
kinci oy pusulas, Fransann blgesel liste sistemine getii
oransl olarak mecliste veya
parlmentoda temsil edilmesi;
1985 ylnda, parlmento seimlerinde kaldrld ancak 1993 seim
yani mecliste ship olduklar
lerinde yeniden getirildi. Byk Britanyada oulcu en fazla oyu
sandalye saysyla seimlerde
elde ettikleri oy saysnn
alan kazanr sistemi genel seimlerde kullanlmaya devam etse de
birbirine eit olmas gerektii
ilkesidir. Bu kavram genel
daha nisb sistemler 1999 ylndan beri skoya, Galler, Kuzey rlan
likle tek bir seim yntemini
da,
Londra Kent Meclisi ve Avrupa Parlmentosundaki devredilen
deil, nisb sonular veya en
azndan yksek ve gvenilir
organlarn seimlerinde kullanlmtr. Seim reformlar tartma
dzeyde bir oransall gvence
snda kafa karnc olan nokta, gerekleen deiimlerin tutarl bir
altna alabilen ok sayda seim
mekanizmasn ifade etmek iin
yap yanstmamasdr. 1994 ylnda, Yeni Zelanda en fazla oyu alan
kullanlr. Nisb ve ounluku
kazanr sisteminin yerine nisb temsil sistemini uygulamaya koyar
sistemleri birbirinden ayran
izgi kimi zaman kesin olmasa
ken, talya tam tersi ynde hareket ederek parti listesi sistemini nisb
da en bilindik nisb temsil
sistemleri, parti listesi sistemi, tek
ilve ye sisteminin yerine koydu (Meclis yelerinin %75i en fazla
transfer edilebilir oy sistemi ve
oyu alan kazanr sistemiyle seilir).
ilve ye sistemidir. Genel olarak
Kta Avrupas'nda kullanlan nisb
temsil sisteminde temel kayg
birey olarak adaylarn temsilin
den ziyde partilerin temsilidir.
Bu sistem, zellikle blnm
ve oulcu toplumlar iin daha
uygundur.

Seim sistemlerinin dikkat ekmesinin sebebi bir bakma parti


lerin performans ve zellikle de iktidara gelme (veya en azndan
iktidar paylama) baars zerinde ship olduu hayat etkidir. Bu
durumda seim sistemine kar taknlan tavrlarn byk oranda
parti avantaj tarafndan ekillendiini reddetmek sama olacaktr.

Odaklanma
Seim Sistemleri: tek yeli ounluk sistemi (SMP) ("en fazla oy alan kazanr")Seim Sistemleri: tek yeli
ounluk sistemi (SMP) ("en fazla oy alan kazanr")
Kullanlan Yerler: Byk Britanya (Avam Kamaras), Amerika, Kanada ve Hindistan
Tr: ounluku (majoritarian)
zellikleri:
lke, genellikle eit byklkte tek yeli seim blgelerine ayrlr.
Semenler, ounlukla oy pusulasnda adayn ismini iaretlemek suretiyle tek bir aday seerler.
>
Kazanan adayn, sdece oylarn ounluunu almas gerekir ('en ok oyu alan kazanr" kural)
Avantajlar:
Sistem, semenlerin zerlerine den grevleri yerine getirmesini temin ederek temsilcilerle semenler arasnda ak bir ba oluturur.
Semenlere, iktidar iin olas partilerden ak bir tercih sunar.
Semenlerin ounluunun desteine dayansa da semenlerden ak veklet alan hkmetlerin oluturulmasna imkn verir.
Kk radikal partilerin gvenilirlik ve mecliste sandalye kazanmasn zorlatrmak suretiyle arl nler.
Tek parti, genellikle mecliste ounlua ship olduu iin gl ve etkin bir hkmet oluturur.
Tek partiden oluan hkmetler, ayrlk ve hizipilik sonucunda ndiren dald iin istikrarl bir hkmet kurar.
Dezavantajlar:
Bu sistem, pek ok oyu (belki de ounu) 'ziyan eder'; kaybeden adaylara oy verenler ve okluk izgisi zerindeki kazanan adaylara oy
verenler.
Kk ve corafi adan eit olarak dalan destee ship partilerin yeterince temsil edilmemesine sebep olarak seim tercihlerini tahrif
eder ("nc parti etkisi).
Dopolistik (ki byk parti) eilimleri sebebiyle, sdece snrl oranda tercih ans sunar.
Hesaba ekilemeyen bir hkmetin ortaya kmasna yol aar; yle ki yasama kurulu genellikle yrtmeye tabidir, zira yelerinin
ounluu ynetici partinin destekileridir.
Geni bir semenler topluluuna ekici gelen adaylar lehinde toplumsal olarak geni bir alana yaylm adaylarn seilmesinin nn
tkar.
Hkmetler genellikle ounluk ynetimi sistemini reterek, aznln desteini ald iin bu sistem, hkmetin meruiyetini sarsar.
Hkmette meydana gelen bir deiim, siyasalarda ve takip edilen izgide radikal deiimlere yol aabilecei iin bu sistem, istikrarszlk
yaratr.

Fransada bakan Mitterandn 1980ler ve 1990lardaki zigzaglar Ulusal Mecliste


Sosyalisderin temsilini glendirme arzusu tarafndan ynlendirildi. Benzer ekilde,
ngiltere i Partisinin 1980lerden bu yana seim reformlarna olan ilgisi en fazla
oyu alan kazanr sisteminin kurallaryla seimleri kazanp kazanamayacana gre
artt ve azald. Partinin devredilen organlar iin nisb temsil sistemine dnmesi ve
1997 ylnda Avam Kamaras iin seim reformu konusunda referandum yapma ta
ahhdnde bulunmas bir bakma 18 yl muhalefette geirmesinin bir sonucudur.
i Partisinin 1997 ve 2001 seimlerinde oylarn byk ounluunu kazanarak elde
ettii zaferler Westminster seimlerinin deitirilmesi ynndeki parti ii ilginin azal
masyla akm olmas ve vaat edilen referandumun gereklememesi dikkate de
erdir. Mamafih, daha az sinik ve daha salam faktrlerin gz nne alnmas gerekir.
Aslnda sorun, en iyi seim sistemi diye bir eyin olmamasdr.
Seim reformu tartmas, hkmetin arzu edilen doas ve iyi hkmetin
temelini oluturan ilkeler hakkndadr. Mesel temsil hkmet etkin hkmetten

Seim Sistemleri: kinci Oylama Sistemi


Kullanlan yerler: Fransa (Fransa'nn seim sisteminde sk sk deiim yaansa da)
Tr: ounluku
zellikleri:
En ok oyu alan kazanr sisteminde (FPTP) olduu gibi tek adayl seim blgeleri ve tek tercihli oy kullanma sz konusudur.
lk oylamada kazanabilmek iin, bir aday kullanlan oylarn ounluuna ihtiya duyar.
lk oylamada hibir aday ounluu elde edemezse, nde giden iki aday arasnda beraberlii gidermek iin ikinci oylama yaplr.

Avantajlar:
Bu sistem, seimsel tercihi geniletir: semenler ilk oylamada tercih ettikleri aday iin btn samimiyetleriyle ve ikinci oylamada ise en
az kt olan aday iin mantklarn devreye sokarakoy kullanrlar.
Adaylar sdece ounluun desteini alabildiklerinde seimi kazandklar iin ekiciliklerini mmkn olduunca yaygnlatrmalar
tevik edilir.
En ok oyu alan kazanr sisteminde (FPTP) olduu gibi bu sistemde de gl ve istikrarl bir hkmetin kurulmas mmkndr.

Dezavantajlar:
Bu sistem, en ok oyu alan kazanr sistemine (FPTP) nazaran biraz daha oransal olduu iin tercihleri tahrif eder ve "nc" partiler iin
adaletsizdir.
kinci turdaki adaylar, ksa sreli olarak halkn ilgisini kazanma araynda veya mlup olan adaylarla yaplan anlamalar sonucunda
ilkelerinden vazgemeye tevik edilir.
ikinci oylamay gerekletirme, semenlerin sabrlarn ve politikaya olan ilgilerini zorlar.

daha m nemlidir? Uzlama ve konsenss lehinde var olan bir yanllk, inan ve
ilke lehinde var olandan daha tercih edilir bir unsur mudur? Bunlar, nesnel cevap
lar verilmesine imkn tanmayan normatif sorulardr. Bunun yannda oynadklar
karmak rol bakmndan seimler birbiriyle atan ok farkl kriterlere gre deer
lendirilebilir. Dolaysyla, seim sistemleri, avantajlarn dezavantajlar amasn ve
dier sistemlere nazaran ship olduu gl ynlerini yanstan nitelikli bir destee
deer verir. Bu kriterler, iki genel kategori iinde zetlenebilir: temsilin niteliiyle
ilgili olanlar ve hkmetin etkinliiyle balantl olanlar.
ounluku sistemler, temsilci ilevleri asndan deerlendirildiinde, en za
yf sistem olarak nitelendirilir. ounluku sistemler halkn tercihlerini tahrif eder,
zira parti temsili seim baarsyla orantl deildir. Bu durum en arpc ekilde
kk ve coraf olarak eit dalm bir destee ship partilere ynelik bu sistem
lerin adletsizliinde; byk ve coraf olarak belli bir alanda toplanm destee
ship partilere gsterdii ar-adlette kendini gsterir. Mesel, 2001 ylnda,
ngilterede, i Partisi kazand %40lk oyla meclisteki sandalyelerin %63 un
elde etti, Muhafazakrlar oylarn %31ini alp meclisteki sandalyelerin %25ini elde
etti ve Liberal Demokratlar % 18 oyla sandalyelerin %8ini ald. Bu tip bir yanlln,
temsiliyet anlamnda hakllatrlmas imknszdr; zira anssz/zavall nc
partiler halkn gznde u partiler deil, genellikle merkez partilerdir.
Dolaysyla, iki partili sistemler ve tek partili hkmet, seim sisteminin oun
luku yanll tarafndan iml edilir ve halkn tercihlerinin dalmn yanstmaz.
Bunun yannda partilerin oylarn bete ikisini alarak iktidara gelebilecekleri ger-

Odaklanma_______________________________________________________w
Seim Sistemleri: Alternatif oylama sistemi (AV); Yedek (Ek) Oylama (SV)
Kullanlan yerler: Avustralya (Temsilciler Meclisi - AV) ve ngiltere (Londra Belediye Bakan - SV)
Tr: ounluku
zellikleri:
Tek yeli seim blgeleri vardr.
Tercihli oylama vardr. Alternatif oylamada, semenler ilk tercihlerini 1'e, 2. tercihlerini 2'ye olacak ekilde tercihlerini bir sraya koyarlar. Ek
oylamada ise sdece bir ek oy vardr.
Kazanan adaylarn oylarn %50'sini almalar gerekmektedir.
Oylar, ilk tercihlere gre hesaplanr. Eer hibir aday %50ye eriemezse en alttaki aday elenir (karlr) ve onun oylar 2. (ya da sonraki)
tercihlere gre dier partiler arasnda yeniden datlr. Bu uygulama, bir aday ounluu elde edene kadar srer. Yedek oylamada, en
stteki (en baarl) 2 aday hri tm adaylar seimden ekilir.

Avantajlar:
En fazla oy alan kazanr sistemine nazaran daha az oy boa gider.
kinci oylama sisteminden farkl olarak, sonu adaylar arasnda yaplan pazarlklardan/anlamalardan etkilenmez.
Kazanan adaylarn en azndan %50'lik bir destei garantilemesi gerekse de tek partiden oluan ounluk hkmeti yok ihtimli
dlanmaz

Dezavantajlar:
>
Bu sistem, en fazla oy alan kazanr sisteminden daha nisb deildir ve byk partiler lehinde hl belli bir yanll ihtiva eder.
Seim sonucu, kk