You are on page 1of 178

Lucien Febvre, 1878'de Nancy'de dodu.

1929'da Marc
Bloch'la birlikte, ok nl ve prestijli Annales d'histoire
economiqe et sociale dergisini kurdu ve bylece Annales

okulunun iki kurucu babasndan biri oldu. 1933'tc Coliege


de France'a seildi. Febvre, 1956'da Saint-Amour'da ld.
Braudel'in de aralarnda olduu ok sayda nl renci
yetitiren Febvre, 20. yzyln en etkin tarihilerinden biri
saylmaktadr.
Balca yaptlar: Plilippe II et la Franche-Comte (1912), La
Terre et l'evolution hmaine (1922), Un destin: Martin Ltler

(1928), Le probleme de /'incroyance au seizii!me sii!c/e (1942),


Amour sacre, amour profane (1944), Rnesans nsan (mge

Kitabevi Yaynlar, 1995). Elinizdeki kitap yazarn Conbats


pour l'histoire adl kitabndan seilmi yazlardan oluuyor.

mge Kitabevi Yaynlar: 128


Lucien Febvre
Conbals por /'lisloire

ISBN 975-533-122-0
1. Bask: Austos 1995
1995 mge Kitabevi Yaynlar
Kapak Tasarm
Fatma Korkut

Dizgi
Mesut Seven

Bask ve Cilt
Zirve Ofset 229 66 84

Lucien Febvre

UYGARLIK, KAPTALZM
VE KAPTALSTLER

,eviren
Mehmet Ali Klbay

mge Kitabevi Yaynlar


Konur Sok. No: 3 Kzlay 06650 Ankara
Jel: (90 312)419 46 ]()

419 4611

Faks: (90 312) 425 65 32

NDEKLER

nsz

. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .

Uygarlk

. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .

Kapitalizm ve Kapitalist. .

. . . . . . . . . . . . .

. . . . . . . .

. . . . . . . . . . . . . . . . . .

. . . . . . .

. . . . . . . . . .

6l

Kapitalizmin Toplumsal Tarihine


Genel Bir Bak

. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .

Kapitalizm ve Reformasyon
alma

. . . . . . . . . . . . . . .

. . . . . . . . . . . . . .

. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .

. . . .

. . . . .

tlerleme

. . .

.. .
.

. . . .

. ..
. .

. . . . . . . .

. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .

Bir Duygunun Tarihi zerine


Tarihsel Fiyatlar Sorunu

. . . . .

. .

67

. .

. . . . . . . . . .

. . . . . . . . . . . . . . . . . . . .

. . .

...
.

. . . . . . . . . . .

. . . . . . . . . . . .

. .

. . . . . .

. . . . . . .

89

:. . . . . . .. . . . . . . . . . . . . .. 1 09

Teknikler Tarihi zerine Dnceler. .


Teknikler, Bilimler ve Marxizm

. . .

. . . . . . . . . . . . .

. 1 29

. . . . . . . . . . . . .

. . . . .

. . . . . . . . . . . . . . . . . .

. . . . . . .

. . . .

..

121
1 43

. 1 49
.

. . . . .

1 53

Floransa' da Fiyat Devrimi ............. ....................... 1 7 1

NSZ

Uygarlk ve kapitalizm: ezelden beri varolmayan ve


belki de ebediyete kadar srmeyecek iki kavram, daha
dorusu, bu iki jenerik kelimenin arkasnda gizlenmi
veya atkta duran, koskoca iki kavram ailesi soyu. Ne
reden geldiler, nereye gidiyorlar? Hangi dilsel ve zihin
sel ihtiyalann rn olarak belirdiler ve gene hangi ih
tiyalann donltusunda deitiler, deiiyorlar; zengin
letiler ve zenginleiyorlar? Bu ihtiyalann arkasnda
hangi somut ve maddi unsurlar yer alyor?
.
Bu sanlar, bizimkinde deil de, baka bir lkede
(lkelerde) sonldu, tarttldt, cevap arandt, incelemeler
yaptldt. Biz ise, kalplam deimez samlan tammlar
la yetindik. nk biz bu kavranlan retmediimiz gi
bi, yourmadtk da. nk biz bu kavramlann doaca
t, ihtiya haline geecei ortamlan yaratmadk. Ama
onlar gibi olmay ok istedik.
Hal byle olunca, bu kavranlan, tarihin bir kesitin
de, o andaki halleriyle ithal ettik ve ylece dondurduk,
nk biz kavramlann ierik ve anlamlanmn deiebi
leceine hibir zaman inanmadtk. Bazen de (bu ikisi iin
de olduu gibi) "Trke" karlklar bulduk. Kapitalizme
anamalclk, dierine de uygarlk dedik ve nhlanmz kur
tardk; bu kavramlann Trke tarafndan da retildii g7

rntsn yarati1k. eviriyi; kavram ve zihniyet your


ma. oluturma. ina etme sandtk. Trkenin, Batt dillerine
bire bir denk dtne iman ettik ve bunlann kartltk
lanm halk dilinin iinde aradtk, iin kts bulduk. Bun
lan yaparken, akltmtZa bir an iin bile. bu Baitlt kavram
lann halk arasnda deil. dnrlerin altmalan stra
stnda retildiini getirmedik. Bylesine kartltklar bulur
kenfena halde yamldttmtZtfarketmek ok zc oluyor.
Kapitalizmin anamalctltkla hibir ilgisinin olmadttm gn
deme getirmiyorum, fakat orta retim tarih veya benzeri
ders kitaplanndaki, ". . . ler (lar}, uygarltkta ok ileri git
milerdi" ifadesinin bu terimi ne kadar kavradtmtZt, i
selletirdiimizi, ona sahip olduumuzu harika bir ekilde
ortaya koyduunu vurguluyorum.
Bir dil, i veya d eviri yoluyla ina edilmez. By
lesine bir yaptlanmamn sonucunda, ortaya bir ytn tkar,
gelimi bir dil deil. nk bir dil hereyden nce tutarlt
bir btn olmak zorundadr. Balanttlan yetersiz bir dil.
anlamadan ok anlamamaya yol aar. Trkenin geli
mi bir dil olmasmt isteyenler, bu konuda aba sarfetme
ye niyetli olanlar, usta bir tarihinin, bir kelimenin, bir kav
ramn tarihini nasl oluturduunu grmelidirler. Trke
nin herhangi bir kavramt iin byle birey yaptldt m?
Lucien Febvre, bu kitaba aldmtZ makalelerinde,
kavram tarihiliinin yam sra, zihniyet ve duygu tarih
iliinin de ilgin rneklerini sunmaktadr. Tarihi insan bi
limlerinin geometrik yeri haline getirme abalanmn bir
parasm oluturan bu almalann, tarihi byk adam
lann ve sava.anlann anlatsndan ibaret sananlara a
trttc geleceini biliyorum, ama a.rmamn, kuku duy
mamn ilk ekli olduunu ve kuku olmadan bilimsel d
nce olamayacam, insanlann ideolojilere av olmaktan
baka yol ve tk bulamayacaklanm da biliyorum.

Mehmet Ali Klbay


Nisan 1994

UYGARLIK
Bir kelimenin ve bir fikir grubunun evrimi

Bir kelimenin tarihini yapmak, hibir zaman ya


rarsz bir aba deildir. Yolculuk, ksa veya uzun, tek
dze veya eitli olsun, her zaman reticidir.
Fakat hibir byk kltr dili yoktur ki , gemii
allamelerin av sahas haline gelmi ondan fazla -asla
daha fazla deil, ounlukla daha az terimi bulun
sun. Bunlar, terimin tm gc iinde, tarihinin avla
rdr.
-

Anlamlan szlkler tarafndan az veya ok kaba


ca tanmlanm olan bu terimler, bize katettikleri tm
tarihle dolu olarak gelmektedirler. Bunlar, hareketsiz
liklerini insann kendi gvenliinin gvencesi sayd
iin hareketsiz olarak kabul etmekten holand u
ana fikirlerin bir grubunda meydana gelen bakala
mlarn izlenmesine ve biraz yava bir kesinlikle (dil
hzl bir kaydedici deildir) llmesine izin vermekte
dirler( ! ) .
1

Parantez iinde sylemeliyim ki . hibir usta tarihi, hibir gen


tarihi. bu kelimelerden birinin tarihini derinlemesine inceleme-

Franszcadaki civilisation (uygarlk. medeniyet)


kelimesinin tarihini yapmak, gerekte Fransz zihniye
tinin XVII. yzyldan bu yana maruz kald ve ger
ekletirdii devrimlerin en derinlerinden birinin evre
lerini yeniden kurmak olacaktr. Ve daha zel bir adan
da. cazibesi ve mas tek bir lkenin snrlarnn iiyle
yetinmeyen bir tarihi btnsellii iinde kucaklamak
olacaktr. Bu devrimin aada yer alacak olan tasla .
herhalde dnemleri daha salam bir ekilde belirleme
ye olanak verecektir. En azndan unu bir kez daha gs
terecektir: toplumlanmz dven dalgalarn ritmi; bu
ritmi sonuta belirleyen ve dzenleyen kural . zel bir
bilimin ve ayn ember iinde dnen dncelerin ge
limesi deil de, birbirleriyle yardmlaan btn bilgi
lerin, dayanma iindeki btn disiplinlerin gelime
sidir.
1
Sorunun snrlarn ak bir ekilde belirleyelim.
Bundan birka ay nce, Sorbonne'da bir tez savunul
du. bu alma Tupi-Guarani uygarln incelemektey
di. Bir Gney Amerika halk olan Tupi-Guaraniler, ba
balarmzn "vahi" terimine ykledikleri anlamlara denk
dmektedirler. Ama uygar-olmayanlann uygarl kav
ram, uzun zamandan beri tedavldedir. Eer arkeoloji
olanak verseydi, bir arkeologun Hun uygarln -es
kiden "uygarln afeti" olduunu rendiimiz u Hun
larn- incelediini grebilirdik.
ye kalkmamtr: tarihiliin bugn hala iinde bulunduu mad
di olmayan . ama manevi olan rgtszlk halini iyi gsteren bir
durum. Antik tarihe ilikin olarak bu cins monografiler vardr.
Bu gibi eserleri modern tarih iin yazmann gl bilinmekte
dir. Bu ii yapabilmek iin salam bir felsefi kltre sahip olmak
gerekir: aves rarae. Ama byle tarihiler vardr: eger hi yoksa,
hemen yetitirmeye balayalm.

10

Ancak gazetelerimiz, dergilerimiz -ve biz kendi


miz-, uygarln ilerlemelerinden , fetihlerinden, yarar
lanndan sz etmeye ara vermiyoruz. Bazen inanla,
bazen alayla, bazen ac ac, ama gene de bu konudan
sz ediyoruz. Eer ayn kelimenin iki farkl kavram
ifade ettii deilse, bunun anlam nedir?
Uygarlk birinci kta, dorudan doruya bir in
san grubunun ortaklaa hayatnn bir gzlemciye sun
duu karakterleri iaret etmektedir: maddi hayat en
tellektel hayat, ruhani hayat. siyasal hayat ve -bu ku
surlu kavramn yerine ne demeli?- toplumsal hayat.
Bu blgeye, uygarln "etnografik" kavray adnn ve
rilmesi nerilmitir(2) . Bu adlandrma, incelenen olgu
lann ne ayrntsnda, ne de btnnde hibir deer yar
gs tamamaktadr. te yandan, teker teker ele al
nan bireylerle, onlarn kiisel tepkileriyle, tutumlaryla
balants yoktur. Hereyden nce kollektif dzlemde
yer almaktadr.
kinci kta ve uygarln ilerlemesi, eksiklii, ba
ans veya zayflndan sz ettiimizde, kafamzda bal
gibi bir deer yargs yer almaktadr.
Sz konusu uygarln -bizimki-, bizatihi byk
ve gzel, ayn zamanda kendi-olmayan-eylerden -yani
vahet, barbarlk ve yan-uygarlklar- daha soylu, daha
rahat, maddi ve manevi adan daha iyi olduunu d
nyoruz. Son olarak da, mensubu ve yaycs, yarar
lancs ve halka indiricisi olduumuz bu uygarln
bize bir deer, bir prestij , bir ycelik aktardndan
eminiz. nk uygar toplumlar ortak bir maldan ya
rar salamaktadrlar. Ama bu ayn zamanda, herkesin
sahip olduunu iftiharla ilan ettii bireysel bir aynca
lktr da.
Demek ki , ak ve mantkl olmakla n salm bir
2

A. Niceforo. Les indices numeriques de la civilisation et du


progres, Paris. 1 92 1 .
1 1

dilde (Franszca) . bugn ayn kelime, ok farkl ve ade


ta elikili iki kavram iaret etmektedir. Buraya nasl
gelinmitir? Bizzat bu kelimenin tarihi, bu karanlklan
nasl ve hangi lde aydnlatmaktadr?

Uygarlk dile yakn tarihlerde girmitir. Andre-Louis


Mazzini, 1 84 7 tarihli zgrlk ve Modem Uygarlkla
bikileri iinde talya adl kitabnn ilk sahifelerinde
yle yazmaktadr: "Bu kelime Fransa tarafndan, ge
en yzyln Fransz zihniyeti taraf ndan yaratlmtr".
Bu da aklmza, kavramn Alman kkenli olmamasn
dan znt duyan Nietzsche'nin, Strindberg'e 1 888'de
yazd mektubu getirmektedir: "Fransa'nnkinden ba
ka uygarlk yoktur. Buna itiraz edilemez; bu uygarlk
akln ta kendisidir, zorunlu olarak gerektir"(3). lleride
greceimiz zere, bu iddialar olduka byk bir soru
nu ortaya koymakta, ama zememektedirler. En azn
dan bir olgu tartlamaz niteliktedir: uygarlk Fransz
dilinde yakn tarihlerde yaratlm ve kullanlmaya ba
lamtr.
Bu kelimeyi ilk kullanan veya hi deilse, ilk kez
basl hale getiren kimdir? Bilmiyoruz. Kimse bu itiraf
karsnda armayacaktr. Dilimize yakn tarihlerde
girmi kelimelerin tarihini yapma konusunda ok kt
donanmlyz, eer ak konumak gerekirse , hi dona
nml deiliz. Fransz Akademisi Szl dizisinin
( 1 694, 1 7 1 8 , 1 740, 1 762, 1 789, 1 835, 1 878) dnda,
Furetiere'den Encyclopedie'den geerek, Littre'ye ula
an klasik derlemelerin dnda, nihayet XVIII. yzyla
ilikin baz yararl, ama eksik almalann (Gohin'in
( 1 903) . l 7 1 0'dan l 789'a Fransz Dilinin Dnmle
ri incelemesi veya Max Frey'nin ( 1 9 l 5) , l 789- l 800 aras
3

12

Zikr Al bert Counson. Qu'est-ce que


1 923. Aynca, La civilisation, action
Paris. 1 92 9 . s. 1 87- 1 88.
. .

la civilisation?. Brksel.
de la selence sur la lol,

Franszca Kelime Haznesinin Devrim Dnemindeki


Dnmleri incelemesi) dnda elimizde hibir ey
yoktur; ve eer bu almalara eksik diyorsam , buna
beni olgular zorlamaktadr. Yirmi tane bile zel leksiki
miz yok: Montesquieu'nn dilinin leksiki Voltaire'in,
Turgot'nun, Rousseau 'nun , Condorcet'ninkiler vb. Fer
dinand Bruno'nun antsal eseri , Fransz Dilinin Tari
hi nin yarar ve verimliliini ok ak bir ekilde ortaya
koyduu , Fransz dnce tarihinin dil ynnden olu
turulaca u almann en gzel ve en yeni blm
lerinin yazlmasna ancak bunlar olanak verebilecek
lerdir.
'

XVIII. yzylda domu olan bir kelimenin tarihini


yapmak isteyen bir kimsenin, bugn hibir endeks ve
dkm olmayan sonsuz bir edebiyat denizinin iinde ,
rastlantsal iskandiller yapmaktan baka bir aresi yok
tur. Ve ite, kaderi belirsiz bir sonu iin, birok al
ma saati heba edilmektedir. Bana gelince , saatler ve
saatler boyu srddm metodik okumalar boyunca,
1 766'dan nce baslm hibir Franszca metinde uy
garlk kelimesine rastlamadm.
Bu yeni kelimenin, gen Turgot' nun Sorbonne'da
ki sylevlerine kadar geri gtrlme alkanl oldu
unu biliyorum. Gohin'in eseri, Civilisation (uygarlk)
kelimesinde bir doum tarihi -" 1 752 civan"- ve bir de
atf -"Turgot, il, 674"- vermektedir(4) . Sz konusu olan,
yegane geerli edisyon olan Schelle'inki deil de, iki cildi
(Dupont de Nemours edisyonuna gre oluturulanlan)
1 844 tarihli, Balca iktisatlar Klliyat ' nda kan,
Daire ve Dussard edisyondur. Bu eserin il. cildinin 67 1 .
sahifesinde, Evrensel tarih veya bilimler ve sanatla

rn ilerleme ve gerilemelerine ilikin eserden bi


rinde kullanlmak zere kada geirilmi dnce
ler veya paralar'n yaynland veya daha dorusu,
4

C,mson. art . cit., s.

1 1.

13

iktibas edildii gr lmektedir. Ve 674. sahifede unlar


okunmaktadr: "Uygarln balangcnda, gelimeler
hzl olabilir ve daha da dorusu, hzl gzkebilirler" .
Ama ne yazk ki , kelime byk bir olaslkla Turgot'ya
deil de, hocasnn eserlerini ok sonralar yaynlar
ken, bu kelimeyi ok doal bir ekilde kullanm olan
Dupont de Nemours'a aittir(5) . Bu kelime. eski elyaz
malanndan oluturulan Schelle edisyonunda yer alma
maktadr(6) . Kelime, ne Turgot'nun l 750'deki halka
ynelik sylevlerinde, ne Mme de Graffigny'ye Perulu
Bir Kadnn Mektuplar' na ilikin olarak 1 75 l 'de yaz
d mektupta, ne de Encyclopedie 'deki Etimoloji mad
desinde giilmektedir ( 1 756) . Sorbonne mdr, b
tn bu eserlerde(7) . l 750'den beri dilinin ucunda olan
kelimeyi hi kullanmamtr; hatta yaygn bir kulla
nma konu olan civilise (uygarlam) kknden gelen
civiliser (uygarlatrmak) fiilinden bile yararlanma
mtr; hep police (Yunanca politeia'dan. toplum ha
linde) ve police (adetleri yumuam) kelimeleriyle ye
tinmektedir. Demek ki, ada olan bir Rousseau '
n u n , Dijon Akademisi' nin l 750 dln kazanan Sy
lev 'inde Duclos'nun 1 75 1 tarihli Bu Yzyln Adetle
ri zerine Dnceler'inde Helvetius'un l 758 tarihli
Zihin'inde (saymay srdrmeyelim) kullanmaya teeb
bs etmedikleri bir kelimeyi, kada bir kez bile geir
mi olamaz.
.

Bylece, bizi ilgilendiren kelimeyi ancak l 766'da


basl olarak buluyoruz. Bu tarihte , mteveffa M. Bou
langer'nin rllerinin ifa Ettii Antikite adl eseri,
5

6
7

M . Schelle'in iyice saptad zere. Dupont de Nemours bunu


sklkla yapmaktayd; Turgot'nun metinlerine ok serbeste
yaklayordu.
Fakat kelime, Turgot'nun Eserleri, Paris. 1 9 1 3'te 1, s. 2 1 4'te yer
almaktadr, ama M. Schelle'in bir makalenin zetini verdii
yerde.
Oeuvres de Turgot, yay. Schelle. 1. ciltte gruplandrlmtr.

14

Amsterdam 'da, Roy tarafndan iki ayr formada yayn


lanmtr. ln- 1 2 edisyonunun III. cildinde, "vahi bir
toplum uygarlatnda, ona sabit ve deimez yasalar
koyarak, uygarlk (civilisation) hareketine son verme
mek gerekir: ona verlen yasamaya srekli bir uygarlk
olarak bakmasnn salanmas gerekir"(8) szleri okun
maktadr. Bu zgn ve akll ifade. italik dizilmitir. Bu
eser, yazarn lmnden sonra yaynlanmtr. Yazar
1 759'da ld iin , eer birisinin mteveffa yollar ve
kprler mhendisi Boulanger'nin eserini yeniden yaz
dn deilse bile, tamamladn bilmeseydik, kelime
en azndan bu tarihe kadar geri giderdi. Ve bu birisi,
yeni kelimelere ok merakl olan Baron d'Holbach'tr;
rnein 1 773 tarihli Toplumsal Sistem adl eserinde
yle yazmtr: "insan toplum iinde elektriklenir" -Pri
estley'nin Elektriin Tarihi'nin kitaplarda grlme
sinden iki yl sonra-(9). te yandan, olduka arpc
bir olgu olarak, d'Holbach uyarlk kelimesini Toplum
sal Sistem'de kullanmakta( l} , ama Boulanger yuka
rda zikrettiimiz cmle dnda, bu sze hi itibar et
memektedir. Bay B . l.D.P.E.C. 'nin (Boulangcr) 1 76 1 ta
rihli olan ve lmnden sonra yaynlanan Dou Despo
tizminin Kkenleri zerine Aratrmalar adh eserini
dikkatle okudum; uygarlam kelimesine olduka na
dir rastlanrken; uygarlk hi yer almamakta; police
ve polices normal ller iinde grlmektedir. Onun
eserinde uygarlk kelimesi bir kez grlmektedir, ama
d ' Holbach'ta byle deildir. Olgu her halkarda bura
dadr. Kelimenin l 766'da kullanldna ilikin bir r
neimiz vardr. Bunun ilk rnek olduunu sylemiyor
ve daha talihli baka aratrmaclarn , Boulanger'yi ve
ya d'Holbach', zaten mtevazi olan bu tahtan indirme8
9
10

C. ili., Kit. VI, Bl. il , s. 404-405.


Kr. Sosyal Sistem, Londra, 1 773. s. 204. L'Histoire de
l'electrlcite, Paris'te yaynlanmtr. 1 77 1 .
rnek olarak bkz . . C . 1. s. 2 1 0: "halklarn ve onlar yneten
nderlerin tam uygarl, ancak yzyllarn eseri olabilir."

15

!erini doal olarak temenni ediyorum .


Kelime mehul birey olarak kalmtr. 1 765- 1 775
arasnda vatandala kabul edilmitir. lte , l 767'de
yaynlad Yurttan Takvimi'nde(l 1 ) . barahip Bau
deau bu kelimeyi basl bir eserde kullanmakta ve "top
rak mlkiyeti(nin) en mkemmel uygarla doru atl
m nemli bir adm olduu "nu sylemektedir; kelime
yi 1 77 1 'de , ktisat Felsefesine lk Giri veya Uygar
lam Devletler zmlemesi adl kitabnda( 1 2) bir
kez daha kullanmtr. Raynal, Avrupallarn ki Hind'

deki Yerleim ve Ticaretlerinin Felsefi ve Siyasal


Tarihi'nde ( 1 770) , rnei izlemektedir; eserin XIX. ki
tabnda yeni kelimeyi defalarca tekrarlamaktadr( l 3).
Diderot da, 1 773-74'de Helvetius'un " nsan" Bal
m Tayan Eserine Reddiye(l4) adl eserinde, bu ke
limeyi kullanma riskine girmitir. Ama bu kelimeye ba
ka herhangi bir yerde rastlamak mmkn deildir. Ka
musal Mutluluk konusunu inceleyen bir birinci cildi
l 772'de Amsterdam'da kan , Tarihin eitli Dnem
lerinde lnsamn Kaderi zerine Dnceler'i yaynla
yan Fr. Jean de Chastellux, police 'den bol bol sz et
mesine kar,lk, uygarlktan hi bahsetmiyora benze
mektedir( l 5) . Arlk yanls yazar Buffon, fiili ve kt
kullanyorsa da ad-sfat bilmiyormua benzemektedir.
Ayn ekilde Antoine-Yves Goguet, Yasalarn, Sanatla11
12
13

14
15

16

ubat 1 767, s. 82. Zikr., Weulersse, Les Physiocrates, il, 1 39.


Bl. V , ar t . 6 (Coll. des economistes, s. 8 1 7): "Avrupa'nn u
anda iinde bulunduu uygarlk durumu".
Bkz. Cenevre edisyonu. 1 78 1 , C . X, kit. XIX, s. 27: " zgrleme
veya baka bir ad altnda ayn ey olan uygarlk. zor ve uzun bir
u ratr . . . Devletlerin uygarl. hkmdarlarn bilgeliinden
ok. koullarn eseri olmutur". Ibid . . . s. 20. Rusya hk.: "Bu
blgenin iklimi acaba uygarla uygun mudur?" s. 29: "Acaba
adaletsiz uygarlk olabilir mi diye soracaz". Ayrca bkz. , 1. s.
60: "Uygarln ilerlemesini . . . geciktiren esasl bir giz".
Oeuvres, yay. Toumeux, c. il. s. 431 : "Uygarlkta. insann mut
luluuna daha uygun bir terim daha bulunduunu sanyorum".
Civilise ve civillser kelimelerini ok doal olarak, sklkla kul
lanmaktadr.

rn ve Bilimlerin Kkeni ve Bunlarn Eski Toplum


lardaki Geliimi ( 1 778) adl kitabnda, bu kelimeye san
ki rastlanacakm sanlmasna ramep, onu kullanma
maktadr. Buna karlk Demounier, eitli Halklarn
rf ve Adetlerinin Ruhu'nda ( 1 776) , "uygarln geli
imi"nden( 1 6) sz etmekte ve kelime yava yava nadir
olmaktan kmaktadr. Devrim yaklarken de zafer ka zanmtr( l 7) . Ve l 798'de Akademi Szl'nn kap
lann ilk kez zorlamtr; Szlk bu kelimeyi tpk En
cyclopedie ve hatta Encyclopedie methodique gibi
bilmezden gelmitir( l 8) . Ona bir tek Trevoux Szl
yer vermiti, ama eski anlam iinde : "Uygarlk, hu
kuk terimi. Bir ceza davasn, hukuk davas haline ge
tiren karar" ( l 9) .

16

Avertissement (Uyan) blmnde. kr .. Van Gennep. Religi


ons, Moeurs et legendes, 3. dizi, Paris, 1 9 1 1 , s. 2 1 vd.

17

Saylamayacak kadar ok metin vardr. Birka rnek: 1 787,


Condorcet. Vie de Voltaire: "Uygarlk yeryzne yayldka. sa
va ve fetihler yok olacaktr". 1 79 1 , Bossuet. Le Catechisme du
genre humain, 2. yay . , Zikr., Jaures. Histoire Socialiste, la
Convention, c. il, s. 1 5 1 vd. 1793. Billaud-Varennes, Elements
de republlcanisme, Zikr . . lbid., s. 1 503 ve 1 506. 1 795, Con
dorcet, Esquisse d'un tableau historique des progres de l'es
prit humain, s. 5: "insan cinsinin ilk uygarlk hali". s. 1 1 : "Bu
uygarlk dzeniyle. vahi halklannki arasnda". s. 28: "Uygar
ln btn devirleri". s. 38: "ok yksek bir uygarlk dzeyine
ulaan halklar" vs. 1 796, Voyages de C. P. Thunberg au
Japon, ev. L. Laigles, gzden geiren J . - B . Lamarck. Paris. Yl
iV ( 1 796). redaktrn nsz: ""(Japon Ulusu) Uygarlk hali
iinde kabul edilebilir serbestinin bir blmn korumutur".
Nihayet,4'kelime o kadar kullanlr hale gelmitir ki. Msr'a ya
namak zere olan Orient gemisinde. Bonaparte 12 Messidor.
Yl VI'da (30 Haziran 1 798) unlar yazmtr: "Askerler, uygarlk
ve dnya ticareti zerinde. imdiden hesaplanmas ol.naksz et
kileri olacak bir fethe girimek zeresiniz".
Demek ki . Littre. Szlk' rn Civilisation maddesinde (zaten

18

19

ok vasat). kelimenin Akademi Szlne ancak 1 835'ten itiba


ren girdiini sylediinde. byk bir hata yapm olmaktadr.
Dictionnaire universel fraoais et latio, Nancy, 1 740. Akade
mi Szlnn 1 762 edisyonu, l 740'dakinin iermedii ok sa
yda kelimeyle zenginlemitir. Fakat bunlann arasnda civili
satioo'un yer almamas dikkat ekicidi r .

17

Bizim imdi artk vazgememizin mmkn olma


d bu terim, bylece 1 765- 1 798 arasnda domu, b
ym ve kendini Fransa'ya kabul ettirmitir. Fakat
burada. o da ancak mutlu rastlantlarn yardmyla
zlebilecek bir sorun ortaya kmaktadr.
Eer Murray'nin ngilizce Szlk'nn ikinci cil
di alp. orada, bir harfi hari , civilisation kelimesi
nin ayn olan ngilizce kelimenin tarihi aranacak olur
sa. Boswell'in anlam ykl bir metninin zikredildii
gr lecektir(20). Boswell , 23 Mart l 772'de, Szlk'
nn drdnc cildini hazrlamakta olan yal John
son' ziyarete gittiini anlatmakta ve unu kaydetmek
tedir: "Johnson. buraya uygarlk kelimesini koymay
kabul etmiyor, yalnzca uygar' koyuyor. Onun kanaat
lerine olan saygma ramen, civiliser fiilinden treme
civilisation'un. barbarln zddn ifade etme konu
sunda civilite'den daha uygun olduunu dnyor
dum". ite olduka ilgin bir metin. 1 772: o tarihlerde
birok Fransz entellekteli ile birok ngiliz .entellek
teli arasndaki ba bilinince, bir dn almadan ku
kulanmamak mmkn deildir. Ama kim, kimden?
Murray, Boswell'inkinden nce, uygarlk' kltr
anlamyla birlikte kullanan lngilizce metinleri zikret
memektedir. Boswell'in metni 1 772. Boulanger'ninki
en ge 1 766 tarihlidir, be yllk bir fark vardr. Bu az
dr. Fakat. Franszca kelimenin lngilizcesininkinden
eski olduunu kantlayabilecek bir metin vardr. 1 77 1 '
de Amsterdam'da. Robertson 'n lmparato: Charles
,,
Quint'in Saltanat Tarihi'nin Franszca evirisi km
tr(2 l). Kken sorununa doal olarak baz unsurlar sa
lamas beklenecek olan bu eserden kayglandm. Oysa ,
Giri'te (s. 23) u cmleyi okudum: "onlarn (Kuzey
halklar) , barbarlktan uygarla olan hzl admlarm
20
21

18

J . A. H . Murray, A New English Dictionary. Oxford , 1 893.


The history of the reign of the Emperor Charles V'in

yayn I 769'dadr.

ilk

izlemek zorunludur" ve biraz ileride u cmleye rast


ladm: "insanln en yozlam durumu, insanlarn bir
adalet ve drstlk duygusunun vahi ve gaddar tut
kulara engel oluturduu u uygarlk dzeyine ula
madan, ilkel adetlerinin basitliini kaybettikleri hal
dir" . Hemen. birok tannm kitabn nceli olan . ln
gilizce Wiew of the Progress of Society in Europe
adl kitaba bavurdum. Franszcaya evirenin uygar
lk ile karlad kelime, her iki kitabn orijinalinde de
civilisation deil de, refinement idi.
Bu olay nemsiz saymak olanakszdr. Yeni keli
menin lanse edilmesinde l skolara atfedilebilecek rol,
kesinlikle azaltmaktadr. Kelimeye Fransa'da. hi ku
kusuz Glasgowlu profesr J. Millan'n Toplumun Ba
langlar zerinde Dnceler adl eserininki(22) gi
bi evirilerde rastlanmaktadr. Ve Grimm, Edebi Mek
tuplamalar'nda kitaptan sz ederken, bundan uygar
lk kelimesini kullanmak zere yararlanmaktadr(23).
Fakat, bu tarihte bunda beklenmedik bir yan kalma
mtr. Kelimeye hi kukusuz. Robertson'n Amerika
Tarihi 'nin evirisinde rastlanmaktadr(24). fakat bu
nun tarihi l 780'dir. Nihayet, Adam Smith'in Uluslarn
Zenginlii zerinde Aratrmalar'nn Roucher tarafn
dan yaplan ve Condorcet tarafndan erhedilen eviri
sinde de bu kelimeye kukusuz rastlanmaktadr(25) .
Bunlar, birok dierinin arasndan seilmi rnekler
dir. Bunlar, kelimenin lskoya veya lngiltere'den Fran
sa'ya aktarld sonucuna varmaya yetmemektedirler.
22

23
24
25

nsz, s. XIV: "Uygarln ve ynetimin ilerlemesinin etkisi". iV


BI. . il. kesimin bal: "Bir halkn uygarlkta kaydettii ilerleme
lerin ynetimi zerinde meydana getirdii deiiklikler". V. Bl. .
kesim II'nin bal da: "Memurlarn ilemlerine nisbetle zengin
liin ve uygarln etkileri " .
Toumeux yay . . c . X. Paris. 1 879. s. 3 1 7 . Kasm 1 773: "Uy
garln ardk ilerlemeleri . . . uygarln ilk ilerlemeleri".
C. il. s. 1 64 .
C . 1. s. 4 0 : "Uygarla i l k ulama benzeyen . . . uluslar. Akden iz
kylarn vatan semi olanlardr".

19

Yeni bir kant kana kadar. Robertson'n metni bu


varsaym dlamaktadr.
il
Zaten, aslnda her ne olursa olsun , Franszca kul
lanm kadar ngilizce kullanm da orta:,'a bir sorun
kartmaktadr. Man'n her iki yannda da civiliser (to
civilise, uygarlatrmak) fiili ve civilise (civilzed, uy
garlam) kk, dilde ilgili ad-sfattan daha nce belir
milerdir(26) . Murray'nin ileri srd rnekler, XVII.
yzyln ikinci te birine ( 1 63 l - 1 64 1 ) kadar geri git
meye olanak vermektedirler. Fransa'da Montaigne , XVI.
yzyln sonundaki Denemeler'inde kelimeyi bilmekte
dir. Turnebe'den sz ederken , "sarayl tarznda uygar
lamam (civilizee) baz dsal tavrlara sahipti"(27)
demektedir. Bundan yarm yzyl sonra Descartes,
'
Yntem Sylevi 'nde, uygar ile vahiyi aka ztlatrmtr(28) . XVIII. yzyln ilk yansnda, uygarlatr
mak ve uygarlam kelimelerine arada srada rast
lanmaktadr. Oysa, Fransa'da sonu iser ile biten bir fi
ilden, isation'la biten bir ad retmek hi de alacak
birey deildir(29) . yleyse, nasl olmutur da bu i
kimsenin aklna gelmemitir? Voltaire l 740'da, Adet
ler zerine D eneme nin nsz'nde, "hemen ilk uy
garlam ulu slara gemek" isteyen Mme de Chatelet'
nin yntemini onaylamaktadr; ona yeryzn "uygar
lamla gre"(30) katetmesini nermektedir. ama uy
garlk kelimesini yanllk eseri olmadan asla kullan'

26

27
28
29
30

20

Hi deilse kltr anlamnda; nk Franszcada olduu gibi,


lngilizcede de, civilisation usl hukukunda eskiden beri kul
lanlmaktadr.
Essais, 1. "Du Pedantisme".
Oeuvres de Descartes. yay. Adam. C. VI, Discours de la
Methode, s. 1 2.
XVII I . yy'da, "iser" ile biten fiiller oalmtr.
Oeuvres de Voltaire, c. XV, s. 253, 256.

mamaktadr. Jean-Jacques Rousseau l 762'de, Top


Szleme de, Byk Petro'yu "savaa altrl
mas gereken bir halk uygarlatrmaya kalkmak"la
eletirmekte(3 l ) , ama o da uygarlk kelimesini hi kul
lanmamaktadr(32). ite alacak ve zamann henz
gelmediini dndrtecek bir ey; demek ki, fiilden
ad retmek basit bir mekanik ilem deilmi.

lwnsal

'

Acaba, civilisation'un ortaya kmasndan nce


varolan kelimelerin, bu uygarlk kelimesinin ortaya k
masn gereksiz kldklar sylenebilir mi? Fransz ya
zarlar, XVJI. yzyln tm boyunca, halklar hem ol
duka bulank, hem de ok belirgin bir hiyerari iinde
tasnif etmilerdir. En altta vahiler yer almaktadr. Bu
nun biraz zerinde , ama .belirgin farkllklar iermeyen
barbarlar bulunmaktadr. Bunlar aldktan sonra, ci
vilise (uygarlam) . politesse (kibarlk) . police (adet
lerin yumuam olduu toplum hali) gibi sfatlara sa
hip toplumlara ulalmaktadr.
Pek fazla sayda olmayan bu kelimelerin arasnda
eanlamllar ounlukta deildir. Zaten itiraf edilme
yen alntlarla dolu olan koskoca bir edebiyat. belli
bir psikolojiyle ykl olan terimlerin tam anlamlarn
tanmlamaya uramaktayd.

Civilite (uygarlk) ok eski bir kelimedir. Nicolas


Oresme'in policie, civilite ve communite kelimelerini
birarada barndran bir metninden destek olan Godef
roy'da, civil ve civilien ile birlikte grlmektedir(33).
Robert Estienne, 1549 tarihli , deerli Franszca-La
tince Szlk 'nde bu kelimeyi sektirmemitir. Onu,
"insanlar arasnda nasl davranacan bilen" olarak,
olduka ho bir ekilde tanmlad ve Latincesi olarak
31
32

Contrat Social, bl . VIII. kit. i l .


Bu kelime. Dijon Sylevi n de de yoktur . Rousseau burada yal
nzca police ve police'i kullanmaktadr: tpk ayn dnemde
Turgot. Duclos veya dierlerinin yaptklar gi bi
Dictionnaire de l'ancienne langue franalse, Paris. 1881.
"

33

21

urbanus, civilis kelimelerini verdii civil'in ardna koy


mutur. Furetiere l 690'da, Cilde Blnm Evren
sel Szlk nde (burada civil'in yan sra, civiliser ve
civilis de yer almaktadr) . c;ivilite'yi "akl banda, yu
'

muak ve kibar davran ve sohbet etme tarz"(34) ola


rak tanmlamaktadr. Yani, civil insani anlamnn ya
nnda, siyasal ve hukuki bir anlam korurken, civilite
yalnzca kibar davran kurallarna gnderme yapmak
tadr; Callieres ise ( 1 693). o sralarda eskimi olan bu
kelimenin yerine baka birey koymay tercih etmekte
dir(35) . XVIII. yzyln titiz gramercilerine gre , civilite
fiili durumda bir ciladan baka birey deildir. Ba
rahip Girard'n elenceli Franszcann Eanlaml Ke
limeleri'nin 1 780 edisyonundan, "kamusal ibadet tan
rya nazaran ne ise, civilite de insanlara nazaran odur:
i duygularn d ve duyarl bir gsterimi" olduunu
reniyoruz(36). Kibarlk bunun tersine, "civilite"ye, ima
nn kamuya ak ayine katt ey katmaktadr: daha
efkatli, dierleriyle daha ilgili. daha zenli bir insan
ln aralar". Bu kibarlk, "daha derin bir kltr" ve
"doal nitelikler veya bunlar varm gibi gsterebilme
sanat"(37) gerektirmektedir. Montesquieu, Kanunla
nn Ruhu'nun bir pasajnda, civilite'nin baz bakm
lardan kibarlktan daha iyi olduunu sylediinde, bir
paradoks getirmi olmaktadr: kibarlk "bakalarnn
kusurlarn metheder"ken, civilite "bizdekileri aa
vurmamz engeller". Fakat Voltaire. ona Zaire'in
( 1 736) ithaf mektuplarnn ikincisinde saAki nceden
cevap vermitir; kendi yzylnn tmyle birlikte,
"Franszlarn Avusturyal Anne'm saltanatndan beri,
dnyann en toplumsal ve en kibar halk" olduunu
dnyorsa da, bu kibarlk hi de civilite ad verile34
35
36
37

22

Civiliser, Furetiere tarafndan. "sivil hale getirmek" biiminde


tanmlanmtr.
F . de Callieres. sarayl karln vermektedir.
Girard'n almasnn ilk basm 1 7 1 8 . ikincisi l 736'dr.
Op. cit., c. il.

ni gibi keyfi birey deildir. Franszlarn , ne mutlu ki ,


dier halklardan daha fazla iledikleri bir doa yasa
sdr" (38) .

Ancak, bu kibarln zerinde olan birey vardr:


Rousseau 'nun ok scvdii(39) . eski metinlerin policie
ve modern metinlerin police adn verdikleri. Hi tar
tmasz, uygar (civil) toplumlarn , kibar toplumlarn
zerinde, kentlemi, uygarlam {pollce) halklar yer
almaktayd .

Police: bu kelime, insan hukuk, ynetim, hk


met kresine sokmaktayd. 1 549 'da Szlk' nde "be
ne moratae, bene constituta civitates"i, "iyi police
olmu (dzenlenmi) kent" olarak eviren Robert Esti
enne'den; 1 690'da "Police, devletlerin ve genel olarak
toplumlarn iae ve varln srdrmesi iin izlemesi
gereken davran kurallar , yasalar, barbarlk'n zdd"
diye yazan Furetiere'e varana kadar herkes bu konuda
ayn fikirdedir. Furetiere , kelimenin kullanmna ili
kin olarak u rnei vermektedir: "Amerika vahileri ,
buras kefedildiinde ne yasa, ne de police'e sahipler
di". Ayn ekilde Fenelon, Kiklopes'e ilikin olarak,
"hibir yasa bilmezler, hibir police kuralna uymaz
}ar" diye yazmaktayd(40) . Ondan otuz yl sonra, Dela
mare, hacimli ve deerli Traite de la Police ini ( 1 7 1 3)
kaleme alrken ve 1. kitabn birinci baln "genel po
lice fkri"ne ayrrken , kelimenin uzun zamandan beri
sahip olduu ok genel anlam hatrlatmaktayd. "Bu
kelime, bazen btn devletlerin genel ynetimi anla
mna alnr ve bu. durumda Monari, Aristokrasi , De
mokrasi olarak ayrlr. . . Bazen de teker teker herbir
'

38

39
40

Op. cit., kit. XIX. "Halklarn huzur iinde yaatmay" isteyen


inlilerin, "civilite kurallarna olabilecek en byk yaygnl
tanmalar" sz konusudur.
Contrat Social, I II . Bl. VII.
Odyssee, c . . s. 2 .

23

devletin hkmetini ifade eder ve bu durumda Kilise

police'i, sivil police ve askeri police olmak zere b


lnr"(4 l). Bu anlamlar eskidirler ve oktan kullanm
dan dmlerdir. Delamare ise, dar anlam zerinde
srar etmektedir. Le Bret'yi ve onun Kraln Egemenli
i zerine lnceleme'sini zikrettikten sonra. "olaan
olarak ve daha snrl bir anlam iinde. police her ken
tin kamusal dzeni olmaktadr, ve uygulama onu bu
anlamna ylesine balamtr ki, arkasndan birey gel
meden telaffuz edildii her seferinde, yalnzca bu an
lamda alnmaktadr"(42) diye yazmaktadr.
Delamare haklyd. Ancak, bunda birka yl son
ra. teknik kesinlikten ok genel fikirlere merakl yazar
larn evresinde, "police"ye daha az dar, daha az huku
ki bir anlam ykleme konusunda bir akm balamtr.
Bu olgu bizim iin ok nemlidir.
l 73 l 'de Bu Zamamn Adetleri zerine Dnce
ler'inde police toplumlardan sz eden Duclos, "bunlar
kibar halklardan daha iyidirler" diye kaydetmektedir,
nk "en kibar halklar. her zaman en erdemlileri de
illerdir"(43). Vahiler arasnda "soyluluk ve farkllk
gle salanyorsa da" , police halklarda byle deildir.
Bu gibi halklarda, "g, iddeti nleyen ve bastran ya
salara tabi klnmtr" ve "gerek ve en fazla kabul g
ren kiisel farkllk, zihinden kaynaklanmaktadr"(44) .
Bu tarih iin ilgin bir kayt: bylece, yneticilerin, dil
de arlk yanllarnn, teknisyenlerin , police kelimesi
nin kullanmn skntl hale getiren "ift anlamll"
yoketmeye uratklar srada; Duclos bunun tama
men tersine. bu esas olarak yasal ve anayasal olan ke
limenin geleneksel anlamna. yeni bir entellektel ve
ahlaki anlam eklemekteydi. Bu konuda tek bana de41
42
43
44

24

c . 1 . s. 2 .
Le Bret'nin tanm.

Op. cit.,

Oeuvres completes, 1 806 yay. . c. !, s. 70.


Considerations, Oeuvres, 1 806, J, 216.

ildi. Daha sonra Adetler Denemesi'nin n Sylevi


olacak olan u Tarih Felsefesi'ni ( 1 736) bir aalm.
Voltaire, "Perulular police idiler, gnee taparlard" ve
ya "Frattesi Asya'nn en police halklar yldzlara ta
parlard" veyahut "Hind'den Yunan'a kadar, btn b
yk police uluslarn zerinde anlatklar daha felsefi
bir sorun, iyilik ve ktln kkenidir" diye yazdn
da(45) ; bundan on drt yl sonra, Rousseau Dijon Sy
lev'inde "bilimler, edebiyat ve sanat. . . onlara esaretle
rini sevdiriyor ve anlan police halklar denilen eyler
haline getiriyor" diye yazdnda(46) ; Turgot 1 756'da,
Encyclopedie iin kaleme ald Etimoloji maddesin
de, "vahi halkta olmayan btn fikirlerin anlamlann
ancak . . police halkn daha zengin olan dili verebilir"
diye ilan ettiinde veya "zihnin klannn police halka
salad avantajlar" methederken(46) ; zamanlannn
hayatna, felsefi faaliyetine katlan btn bu insan
lann, ihtiya duyduklan bir kelimeyi aramakta olduk
lan aikardr.
.

Dilleri, bu kelimeyi onlara hereyi tamam olarak


vermiyordu. Daha nce de grdmz zere, civilite
artk mmkn deildi. Voltaire'iff 1 736'da, "civilite de
nilen ey gibi keyfi" olmadn ilan ettii u kibarl,
Turgot 1 750'de hala sadakatle kullanmaktayd. Tpk
eskiden, "her trl kibarlktan uzak, ormanlar ortasn
daki bir kibarlk merakls gibiyim; artk bu dnyada
bir mzik var m, yok mu bilmiyorum" (47) diye yak
nan Mme de Sevigne gibi, 1 750 tarihli Felsefi Tablo'sun
da kral gsterili bir ekilde methetmekteydi: " Ey Louis!
Seni nasl byk bir ycelik kuatyor. Mutlu halkn
45
46
47

Voltaire,

op. cit . , s. 1 6. 2 1 .
Oeuvres de Turgot, c. !, s.

26.
241 vd.
1 5 Haziran 1680 tarihli mektup. Bizim bugn "uygarla geri
dnmek" dediimiz gibi, "kibarlktan uzak, kibarla geri dn
mek" denildiini grmek ilgintir.

25

kibarln merkezi haline geldi" . Biraz khnelik kokan,


tumturakl bir cmle(48). Fiili durumda, bugn uygar
(civilise) sfatnn bizim iin tam olarak ifade ettii
eyi iaret edecek uygun bir kelimenin eksiklii ekil
mekteydi ve bu durumda, fikirsel almalann tm,
yalnzca bir "police"e sahip olan halklara deil de, ay
n zamanda felsefi . bilimsel, sanatsal, edebi kltrle
de zenginlemi halklara bir stnlk yklemeye y
nelince; eski durumu ifade etmek iin ok uzun bir
sre kullanlm olan kelime, bu yeni kavray ifade
etme konusunda geici ve yetersiz kalmtr. stelik,
police giderek daha dar ve belirgin bir anlam kazan
maya balamtr. Korku veren ve giderek artan bir g
c olan u kii tarafndan belirlenen bir anlam: polis
mdr.
Bunun zerine, Descartes'n daha 1 637'de, tama
men modern bir anlam vererek kulland ve Furetiere'
in "sivil ve kibar, konuulabilir ve nazik klmak" olarak
aklad kelime akla gelmitir. Fakat Furetiere, bu
kelimeye ilikin olarak ylesine rnekler vermektedir.
"incilin vaaz edilmesi, en vahi barbar halklan uygar
latrmtr" veya " Kyller, burjuvalar gibi, burjuvalar
da sarayllar gibi uygarlam deildir" , grld ze
re, bu rnekler yoruma aktr.
Kim yorum yapmaktadr? Tabii ki herkes deil. r
nein Turgot, Tableau'sunda, Sorbonne'daki sylevle
rinin Franszca metninde, Etimoloji maddesinde ne uy
garlatrmak (civiliser), ne uygarlam (civilise) keli
melerini kullanmaktadr. Helvetius da, 1 758 tarihli
Esprit'sinde farkl davranmamaktadr; bunlann her
ikisi de police'ye sadk kalmtr. Ayn dnemde, bir
ok kimse iin benzer bir durum sz konusudur. Fa
kat Voltaire, civilise'yi erkenden police'ye eklemitir.
1 740 ylna ilikin rnekleri yukanda verdim. Tarih Fel48

26

Oeuvres de Turgot,

c. I,

s.

222.

sefesi'nde, police byk bir yer tutmaktadr. Fakat


IX. blmde (Teokrasiye dair) . kalemi srmekte ve ci
vilite'yi kullanmaktadr. lte, bu kullanmdan duydu
u utanmay ak eden bir iaret: "hi de uygun olma
yan bir ekilde civilise (uygarlam) denilen halklann
arasnda . . . "(49) . Voltaire . bu uygun olmayan kelimeyi,
Tarih Felsefesi'nde bir veya iki kere daha kullanacak
tr. rnein , "ahlak btn uygarlam uluslarda ayn
dr" diye yazmaktadr. Ve XIX. blmde u okunmak
tadr: "Msrllar, uygarlam (civilise), police, al
kan , gl bir bnye halinde, saydm btn halklar
dan ok sonra biraraya gelebilmilerdir"(50) . ok ilgin
bir basamaklandrma: toplumun olumas (synoecis
me), adetlerdeki kibarlk, doal yasalann yerlemesi,
ekonomik gelime ve sonunda egemenlik. Voltaire bu
kelimeleri tartm ve rastlant sonucu kullanmamtr.
Fakat Voltaire hala ikisini birden kullanmaktadr, oysa
Volney(5 1 ) , bundan yirmi be yl sonra ABD zerine
Aklamalar adl kitabnda, Felsefe Tarihi'nin gelii
mini ele ald ilgin bir pasajda, civilise' nin police'
nin tm anlamlann da ierir hale geldii bir anda,
yalnzca tek bir kelime kullanacaktr. Ve bu ikilik, di
lin o dnem insanlarna sunduu olanaktan grme
mize izin vermektedir. O zamann insanlar, police ke
limesini uygarlk. (civilite) ve kibarlk (politesse) keli
melerinin antrd btn fikirlerle zenginletirme
nin arelerini aryorlard; fakat police hereye ramen
49
50
51

Yay. Beuchot, c. XV s. 4 1 .
Buson iki atf iin, yay. Beuchot, c . XV s. 8 3 ve 9 1 .
Volney. Eclaircissements sur les Etats-Unis, Oeuvres Comp
letes, Paris, F. Didot. s. 7 1 8: " Uygarlktan. bu ayn insanlarn
site halinde. yani d saldnlardan ve i karklklardan koru
nacaklar ortak bir savunmayla donanm bir yerleim yeri ha
lide biraraya gelmeleri anlalmaktadr; . . . bu biraraya geli,
insanlarn kendiliinden rza gstermeleri. doal gvenlik. kii
lik ve mlkiyet haklarn korumalar fikirlerini. de iermektedir;
. . . bylece uygarlk, kiileri ve mlkiyetleri koruyan ve kollayan
toplumsal bir durumdan baka birey deildir". Bu nemli
pasajn tm, Rousseau'nun bir eletirisidir.
.

27

direniyor ve onun arkasnda yer alan police de dil ye


niletiricilerini rahatsz ediyordu. Bu durumda uygar
lam'n (civilise) anlamn geniletmeye alyorlar
d, ama police mcadele ediyor ve gcn hala koru
yordu. Onun direncini krmak. zihinlerde artk olu
maya balayan yeni kavram ifade etmek iin, civilise'
ye yeni bir g ve kapsam vermek, onu sivil ve kibar'
dan farkllatrmak gerekecektir. Bu fiil kknden ve
ardndaki fiilden , civilisation (uygarlk) sz retile
cektir: bilgice, ama artmayan bir kelime. Bu keli
me, civil ve civilite gibi yal aabeylerini rktmeye
cek kadar onlara zakt. Yeni bir kelime olarak, yeni
bir kavram iaret edebilirdi.
n

Uygarlk, kendi zamanna domutur. Yani 1 75 1 '


de balayan, iktidarn mdahaleleriyle 1 752 ve 1 757'
de iki kez kesintiye urayan, l 765'te Diderot'nun c
retkar inad sayesinde yeniden devreye sokulan ve
1 772'de zaferle tamamlanan byk Encyclopedie a
bas sona ererken domutur. Bu kelime, Adetler ze
rine Deneme nin ilk basksnn yaplmasyla, 1 757'de
bu kitabn yedi bin nshasnn Avrupa'ya yaylarak,
insann siyasal, dinsel. toplumsal, edebi ve sanatsal
faaliyetinin balca tarzlarndan bazlarn, bir ilk sen
tez abasyla tarihle btnletirdii srada domutur.
Bu kelime, Bacan, Descartes, Newton ve Locke'un her
birinin bir bacan meydana getirdii drtl temel
zerine yaslanan ve d'Alembert'in n Sylev inde Mo
dern Zamanlarn sonuncu fethi ve talanmas olarak
selamlad u felsefenin meyvalann vermeye bala d srada domutur(52) . Bu kelime zellikle, byk
'

'

52

28

Discours sur l'Encyclopedie, 11. bl.: d'Alernbert, "insan zihni


nin hocalar olarak baklmas gereken balca dehalar. ite bun
lardr" diye sonuca varmaktadr.

rasyonel ve deneysel bilim fikri Encyclopedie'nin b


tnnden itibaren yaylmaya; Kitab Mukaddese aldr
mayan bir Buffon doay fethetmeye kalktnda veya
bir Montesquieu insan toplumlann ve onlarn sonsuz
eitliliklerini kategorilere indirgemeye niyetlendiinde
domutur. Daha nce de yazld , "uygarlk, ilhamn
yeni bir doa ve insan felsefesinden almaktadr"(53).
Bunu yazan , "uygarln doa felsefesi evrimdir. insan
felsefesi, mkemmelleebilmektir" diye ekleyerek, biraz
ngrde bulunmusa da, gene de hakldr. Nitekim,
Henri Daudin 'in, Lamarck ve Cuvier'ye ilikin gzel a
lmalan bunu kantlamtr: evrim , gerek anlam ve

modem zihniyeti iinde anlalmak iin, sanldndan


ok daha uzun bir sre beklemek zorunda kalmtr(54).
"Aydnlanm insann , kefe klan doa karsndaki
tavnn" XVIII. yzyl sonu dnrlerinin kavraylar
nn deimesi zerinde gl bir etki yapt da daha
az doru deildir(55) . Onlann yapt gibi, bilimin ne
ri ve tavsiyelerine kulak kabartmak, hala gelecee y
nelmek ve gemie duyulan zlem iinde, fanatik bir
umut duymakt. Eer, 1 775'ten itibaren verdii nl
derslerini biraraya toplad, 1 789 tarihli Elemanter
Kimya lncelemesi'ni yaynlayan bir Lavoisier'nin
emek ve keifleri veya daha sonralan, 1 793'ten itiba
ren Museum'da gerekletirilen aratrma ve rgtlen
me abalar tarafndan zihinlerde gerekletirilen mu
azzam devrim u nutulacak olursa, Franszcada uygar
lk kavramn aktaran kelimenin doumunu ve bu ka
dar hzl yaylmasn anlamak mmkn olanz. Decade
philosophique. bu Museum hakknda unlar yazm53
54

55

Counson. art cit.


Cuvier ve Lamarck.
.

Les classes zoologiques et l'idee de serle


animale (1790-1830), Paris, Alcan. 1926. passim. Ayrca bkz.

Lucien Febvre. "Un chapitre d'histoire de l'esprit humain; !es


sciences naturelles de Linne a Lamarck et a Georges Cuvier".
Revue de Syntbese historlque, c. XLIII , 1 927.
Counson. art cit.
.

29

tr: "bilimlerin merkezi ve gerekli noktas"(56) . La De


cade hakldr ve kendi zamannn insanlarnn byk
beklentilerine tercman olmaktadr. 1 793 ylnda, Do
al Tarih ve Kimya Unsurlan adl kitabnn beinci
edisyonunu yapan Fourcroy (ilki 1 780 tarihlidir) . kim
ya alanndaki devrimin ok hzl ilerlemesini izlerken
nefes nefese kaldn okuyucularna aklarken , "asln
da ok saydaki olgudan basit sonular kartmaktan
baka birey yapmyoruz. Bize yalnzca deney tarafn
dan salananlarndan bakasn kesinlikle kabul etmi
yoruz"(57) demektedir. Kuruntulara kar isyan eden
deneysel bilimin tanm -Lavoisier tarafndan yenilgiye
uratlan floj istik veya 1 792 civarnda Musewn'un gen
doabilimcileri tarafndan yalanlanan, Buffon'un "do
ann oluumuna dair romanlar" gibi kuruntular-(58) .
Bu hi kukusuz, doa bilimleri iin geerliydi . Yalnz
ca onlar iin geerliydi.

nk , olgulardan duyulan kayg erkenden yaygnlamtr. XVIII. yzyln sonuna yaklatka, insanlk
ve Doa Yllklar arasnda ortak bir konum haline
gelmektedir. Her iki grup da ayn alk iindedir ve a
balar belgelendirmeye yneliktir. Sz konusu olan im
diki zaman mdr? XVII I . yzyl, siyasal ve anayasal
dzlemdeki muhtralar yzyldr; iktisadi ve toplumsal
bilimler alannda, istatistiin doumuna tank olan bir
yzyldr; teknoloj ide ise, aratrmalar yzyldr. Artk
ayn anda hem teorik, hem de pratik hibir sorun -n
fus. cret, fiyat sorunlar ve ilk "bilgin" tarmclarn ve
modern imalathanelerin nclerinin yeniletirici gay
retleri sonucu ortaya kan sorunlar- yoktur ki, onlar
ca kitabn, kitapn yazlmasna, zenli aratr56
57
58

30

C.

!, 1 794,

5.

5 1 9-2 1 ;

Le Museum adl bl.


Op. cit. 5 . IX.

kr. , H. Daudin,

H . Daudin.

op. cit

..

5.

9 ve dn. 1.

op. cit

..

1. 25,

dn.

ve

malarn yaplmasna, bamsz zel kiilerin veya bil


gin derneklerinin veya kralln resmi grevlilerinin a
ba sarfetmelerine neden olmasn: Tara Akademileri,
tarm dernekleri veya belgelendirme konusundaki gay
retleri bugn bize ok dikkat ekici olarak gzken u
imalathane mfettileri bir dn !sn. Ama acaba ge
mi mi veya XVIII. yzyl sonu Avru pahlannn kendi
ktalaryla karlatrdklar srada eski bir tarihe men
supmu gibi gzken, dnyann geri kalan geni par
as m sz konusudur? Bu alanda da olgu kaynamak
ta ve bunlar unutulmaya terkedilmemektedirler; bu
konuda, Encyclopedie'nin hereyden nce , olgularn
1 750'ler civarndaki bir bilanosu olmay hedeflediini
hatrlatmak yeterlidir(59) : son yzyln byk allame
lerinin almalarm, belgeleri ve uygarlam beyazla
rn entellektel ufkunu Uzak Dou , Amerika ve Okya
nusya kylarna kadar genileten, saylamayacak kadar
ok seyyah anlatsn biraraya getiren devasa bir al
ma.
Fakat, bylesine hasatlar bir gnde olmamakta
dr. XVIII. yzyln ortalarna doru ve uygarlk keli
mesi doarken, dnya tamamen biliniyor olmann uza
ndadr. Gemi dnya ise, imdikinden daha az ta
nnmaktadr. insanla ve evrimine ilikin btnsel ba
k alar salayabilecek tarihsel veya etnoloj ik olgu
lar derleme ve eletirme konusunda en dikkatli kiile
rin bilgileri , delikler, boluklar, karanlklarla doludur.
Lamarck ve Cuvier hakknda soru soran Henri Dau
din'in eskiden sylediklerini, biz imdi kendi disiplinle
rimiz iin tekrarlayalm: "nesnesi hem ok karmak,
hem de ok eitli, somut bir gereklik olan bir gzlem
bilimi, ncelikle nesnesinin envanterini kartmak, bu
eitlilii dzene sokmak zorundayken ve bu alandaki
ilevinin henz ok ilkel bir aamasndayken, yol ah59

Btn bunlara ilikin olarak bkz .. Rene Hubert. Les


Lille. 1 923. s. 23 vd . , s.

sociales dans l'Encyclopedie,

Sciences
36 1 vd.

31

n ynlendirmeyi ve sonu alabilmeyi nasl becerebil


mektedir?"(60). Oysa, XVII I . yzyln elyordamyla iler
leyen tarihi ve sosyologlar iin olduu gibi, inceledii
ve eer deyim yerindeyse, yntemlerinin anatomisini
kard doabilimcileri iin de, "olgu(nun) zihne an
cak saf haliyle veya psikolojik koullardan bamsz ola
rak kabul edilebilecei" aikardr. Buna karlk, "n
ceden edinilmi fikrin salanmasnn da, geni lde
nceden edinilmi fikre baml olmas" ok doald(6 l).
Ve bu durumda, ok zellemi ve aka bireyselle
mi etnik veya tarihsel bir nisbi uygarlk kavram deil
de; mutlak, tutarl ve niter bir insani uygarlk kav
ramnn olumasnda alacak bir yan var mdr?
Burada gene, o zamann doa bilimlerinin sahip
olduklar kavranlan, varolu nedenlerini bizzat ken
dinde bulan bir "doal dzen" kavramyla ilikiye sok
tuklar u dizi fikrinin canlln ve bedene brnme
lerini dnelim(62). Lamarck, 1 778 civarnda bu "do
al dzen"e ilikin bir fikir edinmeye altnda, onu
basamakl ve hissedilir ekilde srekli bir ilerleme ola
rak kavramtr. Ve fizik ile kimya alanlarndaki uzun
bir dolamadan sonra, XIX. yzyln banda doa bi
limcisi olarak grlerini, ana tezini anlatmaya kalk
tnda, derslerinde ve kitaplarnda sergiledii baat
doktrin, gene hayvanlarn tek ve basamakl dizisi ol
mutur(63). Kukusuz, buraya fazla yklenmemek ge
rekir, ama doaya ynelik bu yaknlatrmalar ihmal
etmek de, tarihsel zihniyete aykn olacaktr. Ve bu ya
knlatrmalar, ilk halkalarnda vahetin, arada bar
barln yer ald bu byk basamakl dzenin zirve
sine, yani ondan nce "police"in igal etmekte olduu
60
61
62

Op. cit., Conclusion: L'idee scientifique et le faJt, s. 265.


Ibid . . s . 269-270.
XVIII. yzyldaki kkenleri ve geliimi h k . H . Daudin, De Linne
a Lamarck: methodes de la classification et idee de serle en
botanique et en zoologie ( 1740- 1790), Paris, Alcan, 1 926.
63 Daudin. Cuvier et Lamarck, i l . 1 10- 1 1 ! .

32

yere, uygarln nasl doal bir ekilde yerletiini an


lamaya yardm etmekte deiller miydi?

Bylece, bir kelime domu ve yaylmtr. Yaayacak, an kazanacak, prestijli bir kadere ulaacak bir
kelime. Onu . daha ortaya kt andan itibaren , yllar
ncesinden beri dokumakta olan zengin kyafetlerle ve
istekle donatyoruz. Biraz gln bir tela. Metinlere,
nyargsz bir gzle bakalm . Uzun zaman, ok uzun
zaman boyunca hibir ey bulunmamaktadr; yani
yeni bir kelimenin gerekten olutuunu dorulayan
hibir ey. Eskinin kibarlk , police ve civilite'sinin
arasnda, bu kelime olduka beceriksizce gidip gel
mektedir. Onu daha iyi tanmlama, zellikle de "poli
ce"le olan ilikilerini dzene sokma konusundaki baz
abalar, byk bir sonuca ulaamamlardr(64); ve
ou zaman da, bu yeni kelimenin onu kullananlar
iin bile, henz belirgin bir ihtiyaca cevap vermedii iz
lenimi alnmaktadr.
Hi kukusuz, baz noktalarda tartlmaktadr
veya daha dorusu , bazen birbirine zt fikirler ifade
edilmektedir. "Uygarlk" nasl gerekletirilir? D'Hol
bach, buna l 773'te yle cevap vermektedir: "bir ulus,
deneylerden gee gee uygarlar". Fikir kmsene
bilir gibi deildir. Bunu daha da gelitirmektedir: "halk
larn ve onlar yneten eflerin uygarl; hkumetler
de, adetlerde, suiistimallerde istenen slahat ancak yz
yllarn almasnn, insan zihninin srekli aba sar
fetmesinin , toplumun tekrarlanan deneylerinin rn
olabilirler"(65). Bu geni, ama biraz kark doktrinin
zddnda. ekonomik teoriler yer almaktadrlar. Fizyok
ratlarn kendi teorileri vardr; Beaudeau'nun erkenci
64

rnek olarak. Fr.-J. de Chastellux, De la fclicite publique ou


Consideration sur le sort des hommes dans les diffcrentes
epoques de l'histoire, Amsterdam. 1 772.
6 5 Systeme Social, Londra, 1 773. s. 1 7 1 .

33

metni ( l 767) bilinmektedir: "insan topraa balayan


toprak mlkiyeti, en tam uygarla doru atlm ok
byk bir admdr". Raynal'a gre, esas olan ticarettir:
"dier hepsini kibarlatrm olan halklarn hepsi, tc
car halklar olmulardr"(66). Ve biraz nce kaydetti
imiz u anlam belirsizliini burada aka yakalamak
mmkndr; nk kibar, Raynal 'n yazsnda, tama
men uygarlam anlamna gelmektedir, nk biraz
ileride ve bu kez yeni kelimeyi ilk kez eskisinin yerine
kullanarak, yle yazmtr: "bu halklar biraraya geti
ren, donatan, uygarlatran nedir? Ticarettir"(67). Bu
yararc teori, skolar, rnein bir Millar tarafndan da
benimsenecektir. l 773'te evrilen Toplumun Balan
glarna likin Gzlemler(68) adl kitabnda, uygar
l "bolluk ve gvenliin doal bir devamll haline
gelen , u adetlerdeki kibarlk" olarak tanmlamaktadr.
Adam Smith de, zenginlik ile uygarlk arasnda sk bir
ba olduunu kaydedecektir(69). Buna karlk, uygar
lk kelimesini biliyormua benzemeyen Antoine-Yves
Goguet, 1 778 tarihli Yasalarn, Sanatlarn ve Bilim
lerin Kkeni ve Eski Halklardaki Geliimi adl kita
bnda, dorudan doruya Raynal'a cevap veriyormua
benzemektedir: "Kibarlk, bir lkeye yalnzca edebiyat
araclyla girebilmektedir"(70). Bu , o sralarda sayla
n kabark olan ve Buffon'la birlikte "Bilim aacnn
gvdesinin zerinde, insan gcnn gvdesi 'nin yk
seldiine inanan veya Diderot'yla birlikte, Aydnlanma
hareketinin kaydettii gelimelerin iinde, akla doru
bir trman olarak kabul edilen bir uygarln kayna66

67
68

69
70

34

Histoire philosophique et politique des etablissements et


du commerce des Europeens dans les dew: Indes, Cenevre
yay . , 1 78 1 , c. I, s. 4.
Ibid.

Amsterdam. l 773' teki ikinci yayna gre, V. bl . i l . Kesim'in


balg: "Des effets ordinaires de la rlchesse et de la civilisa

tion relativement au traitement des serviteurs".


Recherches sur. . .
C . iV, ! . iV. s. 393.

n arayanlann doktrinidir: "Bir ulusu eitmek, onu


uygarlatrmaktr; orada bilgilerin n sndrmek,
onu barbarln ilkel durumuna geri gtrmektir. . . Ce
halet, kleliin ve vahetin payna den eydir"(7 l ) .
Daha sonra Condorcet, Voltaire'in Hayat'nn nl bir
pasajnda, Rusya Hkmeti iin Bir niversite Pla
n yazanna yank yapacaktr: "Avrupa'y istilalardan
ebediyen azade klan, hkmdarlarn siyaseti deil de ,
uygarlam halklarn satklar klardr; ve uygarlk
yeryzne yayldka, sava ile fetihlerin, klelik ile se
faletin yokolduklar grlecektir"(72). Bu farkllklar.
aslnda pek yle derinlere gitmemcktedirler. En azn
dan, esasa ilikin deillerdir. Eilimleri her ne olursa
olsu n , btn bu insanlar iin, uygarlk hereyden n
ce bir lk olarak kalmaktadr. ok geni bir lekte.
ahlaki bir ideal . Raynal , "adalet olmadan uygarlk olup
olmayacan soracaz" demektedir(73) .
Bu , Rousseau'yu izleyerek. Dijon Sylev'inin 1 750'
den itibaren ortaya koyduu deer sorununu zmeye
uraan filozoflar iin bile dorudur. Kelime, sanki Ce
nevrelinin (Rousseau) paradokslannn tartlmasna
yardm iin tam zamannda gelmie benzemektedir.
Bu kelime, Rousseau'nun ilkel erdemler ve ormanlann
saf kutsall adna karsna dikildii, ama hibir za
man adlandrmad dmann uygun bir ekilde vaftiz
edilmesine olanak vermektedir. Tartmalar Jcan-Jac
ques'n lmnden sonra bile, ta XIX. yzyl ortalarna
kadar canl bir ekilde srmlerdir. Bu tartmalar,
XVIll. yzyl sonunda, bizatihi uygarlk kavramnn
71

Oeuvres. yay. Assezat. c . I I I , s . 429 (Rusya hkmeti iin bir


niversite plan).
72 Bann ve genel olarak onun ilk koulu olan uygarln hkm
darlara ve glerine bal olmad fikri , bu yllar esnasnda
sklkla gelitirilmitir. Ornek olarak, Raynal . Histoire philo
sophique, Cenevre yay., 1 70 1 , c. X. s. 3 1 : "Sava adanlan, eya
letleri savunuyorlarsa da, buralar uygarlatrmamaktadrlar."
73 Ibid., s. 28: "Barbar halklarn. rf ve adetleri olmakszn uygar
lamalan mmkn mdr?" .

35

kendinin eletirel bir incelenmesi noktasna hi de var


m deillerdir. Bu olgu yalnzca kabul veya red edil
mektedir: bu lk-uygarlk, bu gelime-uygarlk, d
nemin btn insanlannn kafa ve kalplerinde net bir
fikir olarak deil de, ynlendirici bir fikir olarak mev
cuttur. Ve hi kimse. henz bu kavramn evrensel kap
samn daraltma veya zglletirme yanls deildir. O
zamann insanlanna egemen olan, etnik gruplan ev
rensellie yava yava kazanma yeteneine sahip olan
ve daha imdiden uygar toplumlarn vahete ste gel
melerine olanak vermi olan, mutlak ve niter bir in
sani uygarlk kavram, onlarda herhangi bir kayg uyan
drmadan yaamaktadr. ylesine ki, uygar kapsam
nn iine en parlak ve ileri toplumlar kadar, Gogu
et'nin ahlak veya ilkelerden yoksun olarak, hatta "ada
let, drstlk, ahlaki erdemlerin ou" iin, Amerika
vahilerindef daha fazla ada sahip olmayan bir ekil
de resmettii u "kahramanlk a" Yunanllann da
kapsamaktadr(74). Halklann tek dizisi, srekli zinciri:
nyarglara Dair Deneme'sinde, "ardk bir dengeler
zinciri, vahi insan en ince bilimler ve en karmak
bilgilerle megl olduu uygarlam bir toplum iin
deki durumuna doru gtrr" diyen d'Holbach'a(75);
yalnzca "btn uygarlklar bir zamanlar vahiydiler ve
doal itkilerine terkedilen btn vahi halklar uygar
olm.ya adaydrlar"(76) diyen Raynal deil; ayn za
manda, "kaba ve vahi insann, uygarlam ve geli
mi insana hayran olmasna armamak gerekir"(77)
diyen Moheau da karlk vermektedir.
Ne kadar evrensel ve etkileyici olursa olsun, by
lesine bir uyum ve anlama fazla uzaa gtrmyor
du. Eer bu bulank iyimserlikten kmak isteniyor74
75
76
77

36

De l'origine des lois. Paris, 1 778, c. iV. s. 392.


Essai sur les prejuges, 1 770, s. 273.
Histoire philosophique, s. 1 5.
Recherches et considerations sur la population de la Fran
ce, Paris. 1 778. s. 5.

duysa, srekli bir abann rn olacak ve tm un


surlan itibariyle tutarl ve geerli olacak bir uygarlk
kavramn oluturmak gerekiyordu . Ama bunun iin,
eski niter dnyay paralamak ve nihayet nisbi "uy
garlk" kavramna, daha sonra da farkl tarihsel ve
etnik gruplarn payna den olgular olarak kavranan,
az ok heteroj en ve zerk, oul "uygarlklar" anlay
na ulamak ge ekiyordu . Bu noktaya, ilerlemeli bir di
zi aamadan ve d'Holbach'n diyecei gibi deneylerin
zorlamasyla, kabaca 1 780- 1 830 arasnda ulalmtr.
Bu tarih basit deildir. Eer sonuta uygarlk kavram
nn kendinin de bir sentez kavram olduu bilinirse,
bunun neden byle olduu anlalr.
iV
Devrim ve imparatorluk dnemlerini bir solukta ge
elim. ite 1 8 1 9 ylnda, Lyon'dayz. Tarihine ok uy
gun bir ad olan bir kitap yaynlanmtr: Ballanche'n
fikirlerle ve dzensizliklerle dolu, Yal Adam ve Gen
Adam'(78) . Eer eseri meydana getiren Yedi Gr
me' nin beincisi okunacak olursa , o a okuyucula
rnn gznden kam olmas kuwetle muhtemel bir
yenilie iki kere rastlanmaktadr. Ballanche, Mauduit
edisyonunun 1 02. sahifesinde, "klelik, artk yalnzca
eski uygarlklann kalntlan iinde mevcuttur" diye
yazmaktadr. Ve 1 1 1 . sahifede , dinlerin Orta ada
"eski uygarlklann tm mirasn derledikleri"ni syle
mektedir.
Acaba, ilk kez bu Fransz yazar m elli yllk "uy
garlk" uygulamasndan koparak. onun yerine "uygar
lklar" ikame etmektedir? fransa'da 1 800- 1 820 ara
snda yazlm hereyi okuduumu ileri sremeyece78

Ballanche, Le

vielllard et le jeune homme,

Paris. Alcan.

1 928.

37

im iin, bunu iddia etmekten kanyorum. Fakat, "uy


garlklar" kavramnn, rastlantnn karma kard
bu rnekten daha eski uygulamasnn bulunmas beni
olduka artacaktr. Olgunun nemine gelince, bunu
vu rgulamaya gerek bile yoktur. Ballanche'n oul ta
klan, uzun bir srecin, sabrl bir belgelendirme ve
sistemli bir aratrma abasnn sonucunu belirlemek
tedirler.
Yukarda, XVII I . yzyl insanlarnn, tarihilerin
ve daha da genel olarak, ileride toplumsal bilimler ola
cak eylerin nclerinin, olgular karsnda her frsat
ta da vurduklar ilgiyi ortaya koymutuk. Bunlann
bu ilgileri, adalan olan doa bilimcileri, fizikiler.
kimyaclannkiler kadar vurgulu olmutur. Encyclope
die buna tanktr. te yandan, yzyln sonunda b
yk denizcilerin , zellikle Pasifik'te kefe km sey
yahlarn, bunlarn her bir yerde, Franszca, ayn za
manda ngilizce olarak yaynladklar ve bir dilden di
erine abucak geen anlatlarn, bu kadar ok merak
l adama, insan, daha dorusu insanlar. onlarn adetleri,
rfleri, fikirleri, kurumlar hakknda nasl bir belgesel
kaynak saladklar bilinmektedir. Btn bunlar, er
kenden toplanmaya, biriktirilmeye, tasnif edilmeye
balam ve bu konuda Demeunier ile Goguet'in al
malannn izi srlmtr(79) . Bu uralar, "vahi" halk
lara ilikin olarak olabildiince zengin ve kesin dosya
lar gn na kartmaya ynelmilerdir. "Ben bir sey
yah ve denizciyim, yani u tembel ve gururdan atla
yan . alma odalarnn loluunda dnya ve sakinleri
hakknda alabildiince felsefe yapan ve doay kendi
hayal glerine tabi klan yazarlar snfnn gznde,
bir yalanc ve bir salam". Bol miktarda yaz yazlma
sna ve konuulmasna neden olan Bougainville, 1766,
79

38

Derneunier. L'esprlt des usages et des coutumes des dif


ferents peuples, ou Observations tirees des voyages et des
histoires, 1 776.

67, 68 ve 69'da Dnya evresinde Yolculuk adl


kitabnda byle yazmaktayd(80). Fakat dalga getii
bu oda bilginleri, baka bir kaifin de hayatlarn ya
rarsz sistemler kurmakla geiren "alma odas spe
klastrleri" dedii kiiler de, denizcilerin ardndan "on
larn eitli lkelerden getirdikleri, aka farkedilir
farkllklar" grerek, niter dncelerini yava yava
deitirmeye balamlard(8 l ) . La Perouse'un Yolcu
luu nu kaleme alan Lilet- M ureau , bundan yirmi yl
sonra, kaiflerin anlatlarnn baz kiilere, "bizim rf
lerimiz, adetlerimiz ile vahilerinki arasndaki gururlu
bir kyaslamayla. uygar insann dier insanlar zerin
deki stnln" iddia etme frsatn vermesinden
hala yaknmaktayd(82). Eski nyarglarn bu inat ta
raftarlarnn (Demeunier bunlar oktan ortaya dk
mt) bu kurtulunmu olunduu sanlan fikirleri ile
ri srmeleri, La Perouse tarafndan toplanan olgu ve
belgelerin yeni dnceler ilham ettiklerine tanklk et
mekteydi. Yalnzca bir tanesini zikretmek zere, Vol
ney'nin eseri birok kereler, bir almann zihinde ya
pldn teyid etmekteydi. Volney'nin uygarlk konu
sundaki btnsel dncesine geri dneceiz. Fakat
Harabeler'de, inlilerin "domadan lm uygarl"n
dan sz ettiinde; zellikle de ABD'ye bikin Aklama
lar' nda "vahilerin uygarl"ndan sz ettiinde, uy
garlk kelimesine ahlaki anlamn yklemeye devam
ettiini gryorum, ama formller gene de yeni bir vur
gu tamaktadrlar(83). Bundan birka yl sonra, bu
durum Alexandre von Humboldt'da daha da belirgin
hale gelmitir. rnein, Yeni Kta'nn Dnence Blge
lerine Yolculuk adl kitabnda. "aymalar, saysal ba'

80
81

Neuchatel. 1 772, s. 26.


Commerson'ur Bourbon adasdan. M . de l a Lande'a yazd 1 8
Nisan 1 77 1 tarihli mektup (Bougainville'in yolculuu zerine) .
82 Voyage de la Perouse autour du monde, Paris. Plassan. 1 798.
c. 1 . s. XXIX.
83 Alntlar iin bkz Oeuvres Completes, F. Didot . 1 868, s. 3 1 .
..

39

lantlara ilikin eyleri kavramakta ok zorlanmakta


drlar. . . Bay Marsden ayn durumu , beyz yldan da

ha uzun sreli bir uygarla sahip olmalarna ra


men, Sumatra'daki Malaylarda da gzlemitir"(84) di
ye yazmaktadr. Daha ileride Mungo Park'tan sz et
mektedir: "halklann barbarlnn ortasnda, eski bir
uygarln izlerini kefetmek zere Afrika ilerine tek
bana giren bu giriimci adam". Veya Cordillerolar

dan Manzaralar ve Yeni Kta'nn Yerli Halklarnn


Antlar nda yle yazmaktadr: "Bu eser, Arnerikalla
nn eski uygarln, mimari antlarnn, hiyeroglifleri
nin, dinsel tapnlannn ve astrolojik hayallerinin ince
lenmesi yoluyla aydnlatmay hedeflemektedir"(85). Ger
ekte burada, muazzam "Uygarlk" imparatorluunu
zerk eyaletlere blen, oul haldeki etnik veya tarih
sel "uygarlklar" kavramnn ok uzanda deiliz. Dil
cilerin de, corafyaclarn ve sosyoloj inin nclerinin
ardndan bunu hararetle kabul ettiklerini kaydedelim.
Onu sklkla ve istekle zikreden ve onun uygarlk, kl
tr ile Bildung hakkndaki fikirlerine atfta bulunan
Alexandre von Humboldt'un, kardei Wilhelm'e neler
borlu olduu bilinmektedir. Cosmos adl kitabnda,
dil tarafndan tanan Sanskrit uygarlndan(86) , hi
kukusuz ona dayanarak sz etmektedir. Fransa'da
ise , uygarlk kelimesinin oul kullanmnn yeni bir
rneini, Burnouf ve Lassen'in Pali zerine Deneme
adl kitaplannda ( 1 826) buldum. Yazarlara gre bu dil,
"filozofun gznde, Arakan'n kaba ve ar dalsyla,
Siyam'n daha uygarlam halk kadar birbirlerinden
farkl uygarlklara mensup insanlar, bir cins birlik ha
linde biraraya getiren gl ba sklatrmaktadr. Bu
ba, Buda dinidir". Gene onunla yetinmek zere, Bur'

84
85
86

40

Voyage.
Ibid . . c. . s. 36.
Cosmos, essai d'une description physique du monde,
Faye. Paris. Gide. 1 847. c. 1. s. 1 5.

ev.

nouftan nceki eserleri ele alalm: bunlarn hepsinrle,


uygarlk kelimesinin tamamen modern bir kullanm
grlmektedir -ister "Hind uygarlnn kkeni " , isterse
"hibir eyin daha nceki bir uygarlktan veya yabanc
halklardan alnmad" Veda 'nn zgnl sz konu
su olsun-(87) .

Ne kada dank olurlarsa olsunlar, bu metinler,


XVIII. yzyl sonu yolculuklarnn , bunlarn yorumcu
larnn ve dilcilerin, Niceforo'nun " uygarln etnografik
kavran" adn verdii eyin yorulmasnda hangi ro
l oynadklarn gstermeye yeterlidirler. Bu insanlarn
dncelerindeki evrimin, o sralarda onlarnkine pa
ralel bir ekilde gelitirilen doal bilim almalar ta
rafndan kolaylatrldn eklemeye gerek var mdr?
Talih eseri. ayn yazara ait kesin bir ekilde tarih
lendirilmi (biri 1 794, dieri 1 804) iki metne sahibiz;
bunlar, bilginlerin en temel fikirlerinde, bu kesin ola
rak belirlenmi zaman snrlar iinde meydana gelen
dnm, byk bir tamlk iinde lmeye olanak ver
mektedirler. Ben bu iki eseri daha nce zikrettim(88) , en
azndan esas pasaj larn hatrlatabilmek iin izin isti
yorum. Doal Tarih ve Kimya Unsurlar nn V. cildi
nin banda yer alan birinci metinde, "hayvanlar ara
snda grlen biim farkllklar"na ilikin olarak, ko
laylk salamalar iin oluturulan snflandrmalardan
ekinceyle sz eden Fourcroy, "bu cins snflandrma
lar(n) doada bulunmad(n) ve (doann) yaratt bi
reylerin kesintisiz ve paylamsz bir zincir meydana
getirdikleri"ni sylemektedir(89) . Bildik tema: bunu za
mann btn bilginleri gelitirirken ; tarihiler ile filo
zoflar kendi cephelerinden , vahi halklardan uygar halk'

87
88
89

Essai sur le Pali, Paris, 1 826.


L. Febvre, art. cit.
5. yay. , Paris. Cuchet. Yl il.

s. 2.

41

lara ve ilk insanlardan Diderot ile Rousseau 'nun a


dalarna doru dzenli bir ekilde evrilen uygarln
tekdze destann terennm etmektedirler. Yl Xll,
1 804: Fourcroy, Levranet'nin Doal Bilimler Szl
'nn nszn kaleme almtr. Ve bu kez -tam on
yl sonra- unu yazmaktadr: "nl doabilimciler (Cu
vier ve mezleri) bu zinciri (varlklarn kesintisiz ve b
lnmez zinciri) oluturma olanan inkar etmekte ve
doada buna benzer bir dizinin asla bulunmadn;
bu doann birbirlerinden ayr gruplardan olutuunu
veya daha dorusu, kendi ilerinde bamsz ve srek
li , ama aralarnda uyumsuz veyahut ortaklklar mm
kn olmayan binlerce zincirin bulunduunu savun
maktadrlar". Grld zere, bir uurum. Musum
dan harekete geen, Cuvier tarafndan ynetilen ve
birka yl iinde, en arbal insanlara bile eskileriyle
kkten zt fikirleri dikte eden bir devrim. Doa bilimle
rinde balayan bu uzun uzmanlama davas, XVIII.
yzyln "evrensel" fikirlerinin greceli adan bu dze
ne sokulmas, tarih , etnografi ve dil alanlarnda da pa
ralel gelimeler gsterecektir.

Hibir tarihi, siyasal olaylarn ve hereyi birden


sylemek zere. Devrim'in bu evrime ne kadar destek
verdiini sylemeyi ihmal edemez. Uygarlk kelimesi
nin, Fransa'nn ve Fransa'yla birlikte Avrupa'nn 1 789'
dan itibaren yaad karklk ve umut yllan iinde
kendine yer edindiini ve zafer kazandn yukarda
kaydetmitim. Devrimci hareket zorunlu olarak, bt
n itibariyle gelecee ynelik, iyimser bir hareketti . Bu
iyimserliin arkasnda, onu destekleyen ve merula
tran bir felsefe vard: gelime felsefesi , insanlarn ve
onlarn rettiklerinin sonsuza kadar iyileebilecekleri
felsefesi; bu vurgulu yol zerindeki her aama sona er
diinde, yeni bir ilerlemeyi belirlemekteydi. Barrere'in
42

yazd u sz anlamsz veya bo deildir(90) : "filozof


ve ahlak asndan, Devrimin ilkesi Aydnlanmann
ilerlemelerinin, daha iyi bir uygarlk ihtiyacnn iinde
dir" . Bu dnemdeki ok sayda hararetli tartma, Ro
usseau'nun uygarla ynelttii byk eletiriye kar
kan ok saydaki sert reddiye bylece merulam
olmaktadr(9 1 ) .
Ancak. Devrim yava yava gelimekte ve sonu
lan ortaya kmaktadr. Devrim yeni bir dzen kur
maktadr, ama eski bir dzenin kalntlar zerinde; ve
bylesine bir giriim, birok unsur iin bir karklk
ve dikkat ekici bir istikrarszlk haline yol amann
uzanda kalmayacaktr. Bunun edebiyat ve kendileri
ne ramen gmen haline gelen bu seyyahlar asn
dan ilk sonularnn neler olduunu, Fernand Balden
sperger'in kitabndan renmek mmkndr(92). Bu
zorunlu olan veya olmayan yolculuklarn, o zamann
insanlarnn dnceleri zerindeki etkilerini ihmal
edemeyiz. Bu eserler en azndan, bu seyyahlann, bu
bilinmeyen toplumlan kefedenlerin , ayn zamanda a
dalarnn dikkatlerini insan adet ve kurumlarnn b
yk eitliliine eken etnograflarn sadk arkadalar
olan bu doabilimcilerinin deneylerini daha iyi anlama
ya, daha iyi zmlemeye hazrlkl hale getirmekteydi
ler(93) . 1 5 Germinal. Yl V'te Enstit'ye verdii muht
rasnda, Amerika'ya yapt yolculua ilikin olarak,
"seyyah burada uygarln ve endstrinin btn basa
maklarndan birbiri ard sra geer, yen tkesilen aa90

Reponse d'un republicain ,franais au libelle de sir Franois


d'Yvemois, Zikr. . Counson. art . cit . s. 8. dn. l .
.

91

92
93

Buna yalnzca kltrl bir okuyucu kitlesine ynelik kitaplarda


dei l . ayn zananda halka ynelik olanlarnda da rastlanmak
tadr.
Le mouvement des idees dans l'emigration franaise, c . 1 ve
i l , Paris, 1 924.
Amerika ve 1 780- 1 850 arasndaki Fransz dnC'esi veya daha
genel olarak Avn pa dncesi zerine bir kitap. yazlmay bek
lemektedir.

43

lardan yaplma kulbeye kadar hereyi grr. Bylesi


ne bir yolculuk, halklarn ve devletlerin kkeni konu
sunda bir cins uygulamal ve canl zmlemedir. . . San
ki insan zihninin ilerleme tarihi iinde geriye doru
yolculuk yaplmaktadr" diye yazan Talleyrand 'n gzel
metni ihmal edilebilir mi? Ama bundan da fazlas var
dr.
Eer Ballanche'n deerli metni Yal be Gen Ara
sndaki Grmeler'e baklacak olursa, daha batan
itibaren, bizim amacmza uygun sahifeler grlecek
tir(94) . Bilge Nestor rana. "evremize baktnzda,
eski toplumun can ekitiini grdnz. . . Kendinize
hep, insan nesli ne olacak diye sordunuz. Uygarln,
iinde pten baka birey grmediim bir ukurun
iine hergn daha fazla saplandn anlyorum. Siz
hala, tarih bana yalnzca polic toplumlanf"! yok olduk
lann, imparatorluklann sona erdiklerini, insanln
tmnn yzyllar boyunca karanlklarda kaldn
retiyor. Ve imdi, beni tirtir titreten benzerlikleri far
kediyorum. diyorsunuz". Burada duralm ve Ballanc
he' daha fazla zikretmeyelim. Devrim ve mparatorluk
dnemlerini yaam olan insanlar. 1 770'ler civann
daki ncellerinin uygarlk kelimesini ortaya atarken
bilmedikleri bireyi bilmekteydiler. Bir uygarln le
bileceini renmilerdi. Ve bunu hi de kitaplardan .
renmi deillerdi(95) .
Hepsi bu mu? Biraz yukarda, karklk ve denge
sizlik durumu diyor ve bunu desteklemek zere, ok
sayda gmen, kknden kopmu kii ve seyyah. her
konum ve kouldaki bu kiileri zikrediyorduk. Fakat
bunlar. aristokrat ve toplumdan kopuk kiilerdi. Asln
da ve daha da derinlemesine olmak zere . o sralarda
94
95

44

s. 48 vd.
ok daha sonralar, J .A. de Gobineau . Essai sur l'inegalite dcs
raccs hu.maincs, 1 853'te. "Uygarlklarn k. tarihin btn
olgular iinde en arpc ve en karanlk olandr" diye yazmtr.

denildii gibi, "ulus", yani halkn tm , "bulank kay


glar" ve "belirsiz dnceler" yaratan, ama ayn za
manda ok belirgin ekonomik bozulmalara ve toplum
sal alt st olulara yol aan bir bunalmn sonularna
maruz kalmtr. Bunun sonucunda ilgin bir durum
belirmitir: Rousseau 'nun . kendi kendiyle sarho olan
Devrim'in, bizatihi baarbndran tr kendini yoke
diyora benzediine ilikin kt mser teorisinin karsn
da, bu ayn Devrim, yolat alt st olularla, doma
larna neden olduu dncelerle, yaratt veya yara
tlmasna katkda bulunduu durumlarla, yeniden can
lanmaktadr; ite baka insanlar, byk bunalmn ar
dndan onu tekrar ele almaktadrlar, ama sylemeden
geemeyeceimiz, tamamen baka bir vurguyla. "B
tn yzyllarn byk adanlan , Newton ve Leibniz,
Voltaire ve Rousseau , neden byk olduunuzu biliyor
musunuz? Uygarln, insanln toplumsal kaderi ol
duunu . . . krcesine dndnzden tr" . Cenev
re yurttana (Rousseau) bu yararsz destei getiren,
bu gecikmi nutuku kimdir? Makalenin ad Evrensel
Uyum'dur; 1 1 Frimaire, Yl Xll 'de, Bulletin de Lyon'
da yaynlanmtr, ve yazarnn ad da Charles Fouri
er'dir(96). "Kr bilginler" diye devam etmektedir, "di
lencilerle dopdolu kentlere, alkla mcadele eden yurt
talarnza, sava alanlarnza ve btn toplumsal k
tlklerinize baknz. Btn bunlardan sonra, hala
uygarln insanln kaderi olduuna veya J.-J . Rous
seau'nun uygar insanlara ilikin olarak, "bunlar insan
deildir, burada nedenine nfuz edemediimiz bir alt
st olu vardr" derken, hakl olduunu dnyor mu
sunuz?". Toplumcu sosyalizmin babas , makalesine
byle balarken; Mme de Stael, "elli yldan beri tm
aydnlanm filozoflannki olan" insann mkelleebile
cei sistemi savunma ihtiyacn duymaktayd(97) . Ger96
97

Kr Hubert Bourgen. Charles Fourler, s. 70


De la litterature consideree dans ses rapports avec les insti
tutions sociales, Oeuvres Completes, c. IV. s. 1 2 .
..

45

ekte. zihniyetlerde bireyler deimiti. Ve bilginlerin,


seyyahlarn, dilcilerin ve daha belirgin bir kelime ol
madndan, filozoflar dediimiz kimselerin ortaklaa
gayretlerinin sonucu olarak. doduu sralarda ok ba
sit olan uygarlk kavram , yeni u nsurlarla zenginle
iyor ve beklenmedik ehreler sunuyordu.
v
Artk bir dzenleme yaplmas zorunlu hale gel
mekteydi. Ve yalnzca tek bir yne dikkat edilmesi de
olanakszd. Ve aslnda bir ina, yeniden ina dnemi
olan Restorasyon zamannda, her bir yandan birok
uygarlk teorisinin kaynakland grld. Yalnzca
birka ad ve birka eser zikredelim. 1 827'de Edgar
Quinet tarafndan evrilen ve bir de Giri ilave edilen,
oktan eskimi, nsanln Tarih Felsefesi zerine
Fikirler adl kitap kmtr(98) . G. -B. Vico'nun Scien
zia Nuova'snn evirisi. Jules Michelet'nin yazarn ha
yat ve sistemine ilikin bir yazsya birlikte, ayn yl Pa
is'te yaynlanmtr(99). Jouffroy 1 833'te, 1 826 ve 1 827
ylnda yazd makalelerini (zellikle l 826'da verdii
tarih felsefesi derslerinden iki tanesinin metni) Felse
fe almalar ad altnda yaynlamtr( l OO) . Bu ma
kalaleler. ksmen veya dorudan doruya uygarlk kav
ramn ilemektedirler( 1 O 1 ) . Fakat uygarlk kavramna
ve tarihsel yorumuna, eer deyim yerindeyse, el koyan
bir kii vardr: bu kii Franois Guizot'dur. Guizot, 1807

ylnn felsefi ve edebi tablosu'nda, Avrupa'nn Ede


bi Arivleri'nin Xll. cildinde ( 1 808) . daha o sralarda
98
99
1 00
1O1

Strasbour. Levrault. yeni basm. 1 834.


Paris. Renouard. 1 827.
De l'Ctat actuel de l'Humanite bal altnda yaynlanmtr.
Hatta 1 832- 1 834 arasnda. Revue Sociale, Journal de l a Ci

vilisation et de ses pragres. Organe de la societe de civili


sation adnda bir dergi bile kmtr.

46

yle yazmaktayd( ! 02) : "insanlarn tarihi, yalnzca in


sanln byk uygarlnn tarihi iin toplanan bir
malzeme yn olarak ele alnmamaldr" . 1 828'de, Sor
bonne'daki krssne yeniden ktnda verdii der
sin konusunun ne olduu bilinmektedir: 1 823'de Avru
pa'da Uygarlk ve 1 829'da da Fransa'da Uygarlk ko
nularn ilemitir( l 03) . Bu derslerinde, uygarlk kav
ramnn kendini metodik ve sistematik bir ekilde in
celeyerek, adalarna dikkat ekici bir fikir bilano
sunun yan sra, u Fransz tarz byk inalarn m
kemmel bir rneini salamaktayd (Bu cins inalarda,
baz becerikli zorlamalar da ieren stn bir konu ha
kimiyeti ile, en zt ve karmak bak alan uyuturul
makta , aydnlatlmakta, sevimli ve cazip hale getirilmek
teydi ve tabii bu i, doal olarak biraz zorlamaya da
yal baz basitletirmeler pahasna olmaktayd).
Guizot, uygarln nclikle bir olgu, "dierleri gibi
bir olgu" olduunu ve "dier hepsi gibi incelenebilir, tas
vir edilebilir, anlatlabilir" nitelikte olduunu koymak
tayd( l 04) . Biraz esrarl. ama tarihinin aadaki u
dncesini hemen aydnlatan bir forml ve aklama:
"Bir sreden beri, tarihi olgularn iine kapatma ihti
yacndan oka ve hakl olarak sz ediliyor" . Bu akla he
men , Jouffroy'nn 1 827'de Globe 'daki, Bossuet, Vico,
Herder makalesindeki u szn getirmektedir: "Bos
suet'de, Vico'da, Herder'de hemen gze arpan ey, ta
rihin kmsenmesidir. Olaylar. onlarn ayaklarnn
altnda otlar gibi eilmektedirler"( l 05) . Guizot'nun bi
raz artc (ve Gobineau'nun daha sonra heyecanla,
ama yzeysel bir ekilde eletirecei) kaygs, bylece
1 02
1 03

Tronchon. s. 43 1 .
Bu iki ders. iki kitap haline gelmitir:

Cours d'Histoire mo
derne, Histoire generale de la civilisation en Europe, Paris.
Pichon el Didier, 1 828; Histoirc de la Civilisation en Francc,
1 829.

1 04
1 05

Civilisation en Europc, s. 6.
Melanges philosophiqucs, Paris,

1 833. s. 88.

47

aklanmaktadr. Tarihi olmay ve zel olgulan deil


de, genellerini ele almaktan tr knanmamay iste
mektedir. Fakat bu "olgu " , "bir dieri gibi" olan bu ol
gu , bu "gizli. karmak, tasvir edilmesi, anlatlmas ok
g , ama gene de varolan" bu genel olgu , "tarihi sakat
lamadan ondan ayrlmas mmkn olmayan tarihsel
olgular" kategorisine mensuptur. Guizot. "bir halkn
zenginliini meydana getirenin, halkn hayatnn b
tn unsurlarnn, varoluunun btn glerinin onun
bannda birletikleri bir cins okyanus" olduunu bil
mekte ve bunu biraz ileride sylemektedir( l 06). Hemen
unu eklemesi ilgintir: "kamusal hayattan ok, insan
ruhuna ilikin olan; toplumsal deil de. bireysel deni
lebilecek olgularn -dinsel inanlar ve felsefi fikirler,
bilimler, edebiyat ve sanat byledirler-, uygarlk a
sndan ele alnmalar gerekir". Sosyolojinin kazanmla
rn lmek ve yz yllk aralk iinde meydana gelen
anlam farkllklarn deerlendirmek isteyenler iin g
zel bir metin.

Kavramlann balangcna ilikin bu szlerden, en


azndan iki sonu kmaktadr. Bunlardan birincisi,
Guizot'nunincelemelerinin erevesi olarak ulusu veya
kendi deyimiyle halk semesidir. Kukusuz Avrupa
uygarlndan sz etmektedir. Ama, Avrupa eer ikinci
dereceden bir halk deilse, nedir? Ve Guizot, bu Avru
pa uygarln Fransa boyunca( l 07) , yani u uygarlk ya
ratcs ve yaycs lke boyunca incelemeyecek midir?
Bylece Jouffroy'nn bak asn benimsemi olmakta
dr: her halk. her uygarlk -"halk aileleri" olduu( 1 08)
1 06
1 07
1 08

48

Civilisation en Europe, s. 9.
lbid., s. 5: "Hemen hibir byk fikir,

byk uygarlk ilkesi yok


tur ki. her yere yaylmadan nce Fransa' dan gemi olmasn".
" rnei n , Rusya uygarlnn Fransa veya l ngiltere'dekinin uza
nda olmasna karlk. Ruslarn. Franszlar ve l ngilizleinkiyle
ayn uygarlk sistemine katldklarn grmek kolaydr . . . Bunlar,
ayn ailenin kk ocuklar, ayn uygarlk okulunun daha zayf
rencileridir", Melanges, s. 1 0 1 .

rtl varsaymyla birlikte-, "sonuta topra yaprak


Ianyla rtecek olan bu uygarlk aacnn"( 1 09) glge
sindedir. "nsanln evrensel bir uygarl , insanln
bir kaderi var mdr, halklar yzyldan yzyla kaybol
mayan bireyi aktarmlar mdr -biz de buna bir "ge
lime var mdr?" ekleyelim-?" sorusuna, Guizot yle
cevap vermektedir: "Ben kendi hesabma, insanln
genel bir kaderinin olduuna, insanln birikimlerinin
aktarldna ve buna bal olarak, uygarln yaratl
mas gereken evrensel bir tarihi bulunduuna ikna ol
dum"( l 1 0) . Ve biraz ileride yle demektedir: "llerleme,
gelime fikri, bana uygarlk kelimesinin iinde yer alan
temel fikir olarak gzkyor"( l 1 1 ) . lte , etrefil bir so
run becerikli bir ekilde zlm olmaktadr. Uygar
lklar vardr. Ve onlar kendilerinde ve kendileri aracl
yla incelemek, zmlemek, anatomilerini kartmak
gerekmektedir. Ama onlarn zerinde, dorusal deilse
bile, srekli ilerleyen Uygarlk vardr. Uygarlk ve ge
liimi. Ancak, neyin geliimi?
Guizot'ya gre, uygarlk esas olarak iki unsurdan
kaynaklanmaktadr: toplumsal durumun belli bir geli
iminden ve entellektel durumun belli bir geliimin
den. Bu nlar biraz bulank formllerdir; Guizot bunlar
netletirmeye uramtr. Bir yanda d ve genel ko
ulun geliimi; te yanda insann i ve kiisel doas
nn geliimi vardr; yani tek kelimeyle, toplumun ve in
sanln mkemmellemesi vardr. Zaten Guizot da, bu
rada sz konusu olann yalnzca bir toplam, bir ak
ma olmad; bu biri toplumsal, dieri entellektel olan
iki olgu dizisinin eanllnn, sk ve hzl birliinin, bir
likte eyleminin de uygarln geliimi iin vazgeilmez
nitelikte olduklar zerinde durmaktadr. Eer bu dizil 09

Du rle de la Grece dans le developpement de l'Humanlte,


s.

1 10

lll

7.

Clvilisation en Europe,
lbid s. 1 5.

s.

7.

. .

49

lerden biri dierine nazaran ok ne geerse, karklk


ve rahatszlk olur. "Bir halkta byk bir toplumsal de
ime, byk bir maddi refah geliimi meydana gelir,
ama entellektel bir gelime, zihniyetlerde paralel bir
ilerleme bunlara elik etmezse, toplumsal iyileme ge
ici, aklanamaz, adeta gayrimeru olur". Bu durum
srebilir mi? "Sadece fikirler uzaklara etki edebilirler,
denizleri aabilirler, her yerde anlalab;!irler ve kabul
grebilirler"; ve zaten "bizzat refahn kendinden baka
meyvas olmayan toplumsal refahn iinde, altta bir
eylerin izi kalr". Bundan birka yl sonra, hasmlar
tarafndan , zenginleme furyasnn sinsi barahibi sa
ylacak olan adamn kaleminden bu szlerin kmas
ilgintir( } 1 2) . Bunun tersine, eer bireylerde hibir top
lumsal ilerlemeye bal olmayan byk bir entellektel
gelime olursa, bu artr ve kayg yaratr. "Meyvas ol
mayan gzel bir aa grlyor gibi olur. . . Bu dnyay
sahiplenmeyen fikirler karsnda. . . bir cins kuku du
yulur".
Guizot'nun gsteriminin , daha sonra ne ynde iler
ledii bilinmektedir. Uygarln . birbirlerine sk skya
bal iki byk unsuru . entellektel gelime ve top
lumsal gelime olduundan -bir uygarln mkem
mellii, yalnzca bunlarn birliinin deil, ayn zaman
da eanllklarnn sonucu olduundan-, eitli Avrupa
uygarlklar boyunca yaplacak hzl bir gezinti , ona n
giliz uygarlnda adeta tamamen toplumsal mkem
mellie ynelen, fakat temsilcileri "bu dnemin tm
n aydnlatan u byk entellektel mealeleri yak
ma" yeteneinden yoksun bir uygarln tehis edilme
si iin yeterli olmaktayd. Alman uygarl ise onun ter
siydi: zihin olarak gl, ama toplumsal rgtlenme
ve tamlama olarak zayft. lnsan zihninin uzun za
mandan beri, insanlk durumundan daha nce olduu
1 12

50

Bu metinlerin

t m La Civilisation en France'tan
.

alnmtr.

bu Almanya'da, fikirler ile olgular, entellektel dzen


ile gerek dzen birbirlerinden adeta tamamen ayrl
m deiller miydi? Bunlarn karsnda, fikirler ile ol
gularn , entellektel dzen ile gerek dzenin uyumlu
geliimlerini salayabilmi bir lke, tek bir lke bulun
maktayd; bu lke Fransa'yd , insann hibir zaman
kiisel ycelikten yoksun kalmad ve bu yceliin de
kamusal yararnn eksik olmad Fransa'yd. . . ( l 1 3) .
Sentez, burada d a becerikli bir ekilde gerekle
tirilmitir. Glkler iz brakmadan kayboluyorlard.
Maddi refah, toplumsal ilikilerin iyi rgtlenmesi,
"topluluklar tarandan retilmi g ve refahn bireyler
arasnda daha eitliki dalm" kavranlan; Fourier'
nin 1 807'den beri, uygarl ihmal etmekle sulad
herey, Guizot tarafndan , bu ad hakeden bir uygar
ln iermek zorunda olduu unsurlar arasna katl
maktayd. Ve Guizot, eski bir tartmaya nokta koya
rak, "police" ve civilite"nin , bu uygarl dourmak
zere birletiklerini gstermekteydi. Daha ak bir ifa
deyle, meydana getirdii ina iinde , insann ahlaki ve
kiisel gelime ve zenginleme faktrlerinin yan sra,
edebiyata, bilimlere ve sanata. u "insan doasnn anl
imgeleri"ne ayrd yer( 1 1 4) . Fransa' da ar bir kopu
un engellendiini gstermekteydi: bu kopu, bu d
nemde Almanya' da, "kltr" ile "uygarlk" arasnda mey
dana geleniydi.

Fransa'da, kltr fikri konusunda hibir ey yaplmamtr. Hakknda ok az ey bilinen bu kavram,


gene de vardr ve ilgilenilmeyi beklemektedir.
Kendimizi esas olanla snrlayalm. Kultur kelime
sinin ortaya knn tarihini ve koullarn, Alman fi
kirler tarihi iinde aratrmak bana dmez( 1 1 5) . Bu
1 13
1 14
1 15

lbld. s. 1 2- 1 3 .
Civlllsation en Europe,
.

s. 1 8.
Tonnelat'nn iaretleriyle kr.

51

kelimenin dn alnp alnmad tartmasn yap


mak da bana ait bir i deildir. Ben yalnzca, Akademi
Szl'nn 1 762 edisyonunda, culture'n Franszca
da mecazi anlamda kullanldnn ve "sanat ile zihin
faaliyetlerine gsterile zen" anlamna geldiinin be
lirtildiini gryorum. Bu Szlk . bu konuda iki r
nek vermektedir. "Sanat kltr ok nemlidir; zihin
kltr zerinde almak". Bu kadan ok yetersizdir.
Tanm. kukusuz geliecektir. Bu tanm bu haliyle,
Ren'in te yakasnda Adelung Szl'nn 1 793 edis
yonunda, Kultur kelimesi iin verilen aklamann zen
ginliinin yanna yaklaamamaktadr: "bir insann ve
ya bir halkn btn manevi ve ahlaki glerinin soylu
lamas, incelmesi". te yandan, Herqer'in de, Quinet'
nin Herder'inin de ayn kelimeye ok zengin bir dizi
anlam yklediini hatrlatmalym. Bunlarn arasnda;
hayvan evcilletirme becerisi, toprak aarak buray
ilemek, bilimlerin, sanatn ve ticaretin gelimesi; ni
hayet "police" gibi anlamlar yer almaktadr. Fransa'da
da bu cins anlamlarn ifade edildiine sklkla rastlan
maktadr. Fakat buna bakp da, hemen bu kelimenin
dn alnd sonucuna varmamak gerekir. Ve Fran
sa'da, bu kelimenin hep uygarlk balnn altna yer
letirilmesi kayda deerdir( 1 1 6) . rnein Mme de Stael'e
gre. "ormanlann okluu ve genilii, henz yeni bir
uygarl iaret etmektedirler"; eer bu cmlede kl
tr (ayn zamanda ekim anlamna da gelmektedir MAK)
kelimesi kullanlm olsayd, bunu n garip bir ifte an
lam yarataca da bir gerektir( 1 1 7) . Bu konuda so
nuncu bir iaret olarak, Herder'in fikirleri, hemen he
men tamamen Kant'nkilerin ayndrlar. Kant. klt
rn ilerlemesini akln ilerlemesine balamakta ve bu
ifte ilerlemenin sonucunda da. evrensel barn ger1 16
1 17

52

Buffo n . Epoques de la Nature, s . 1 O 1 : " Uygarlamaya bala


yan insann ilk zelligi. hayvanlara egemen olmay bilmesidir".
Dikkatli olunmas gereken bir anlam kaypakl bulunmak
tadr.

ekleeceini dn mektedir( l 1 8) . . .
Bu fikirler, Fransa'da ksmi ve parasal olsalar
da, gene de bilinmilerdir; bundan kuku duyulamaz.
Fazla uzaa gitmeksizin, kendi dneminin Alman d
ncesine tutkun olan , u Germenlemi Fransz
Charles de Villers'i aklmza getirelim. Kant 'n fikirleri
de gzden kamamtr. Bun un kant olarak, Bir Dn

ya Vatandann Gznde Evrensel Tarihin Ne Ola


bileceine Dair Bir Fikir adl , krk sahifelik kk ri
saleyi rnek vermekle yetinebiliri m. Kant'n bu kk
eseri, ilk kez 1 784 ylnda Berlinische Monatschrift'te
yaynlanmtr, evirisi ise 1 79 6 tarihini tamaktadr.
Bu almada "kltr durumu"ndan oka sz edilmek
tedir, bu ifade "insann toplumsal deerinin geliimin
den baka birey deil"dir( 1 1 9) ve s. 39'da kendi adna
konumaya balayan evirmen, okuyuculara vahet
dunmundan , mutlak cehalet ve barbarlk dunmun
dan basamaklar . halinde km olduklarn ve kltr
dnemine girdiklerini bildirmektedir; geriye ahlikhhk
dnemine girmek kalmtr. te yandan , Charles de
Villers, Luther Reformasyonunun Zihniyet ve Etki
si zerine Deneme ( 1 804) ve Almanya'da Eski Ede
biyat ve Tarihin Bugnk Durumuna Bir Bak ( 1 809)
adl almalarnda, Franszlarn dikkatini Almanlarn
"siyasal tarihin, edebiyat tarihinin ve dinler tarihinin
sonularnn . uygarlk, endstri, mutluluk, ahlakllk.
karakter, insanlarn yaama tarz ile olan ilikileri"
iinde sunarak oluturduklar bir Kulturgeschich
te'nin , bir Kltr Tarihi 'nin zerine ekmekteydi. De
Villers'e gre, bu tarih insanlarn arasndan bazlar
nn "derin ve dikkat ekici yazlar" retmelerine yol a
maktayd( l 20) . Btn bunlar henz olduka bulank
1 18

1 19
1 20

B u . Condorcet'nin fikridir. Vie de Voltaire. 1 787: "Uygarlk


yeryzne yayldka. sava ve fetihler gibi. klelik ve sefaletin
de yok olduu grlecektir''.
Op. cit. . s . 1 3. 23. 25 vb.
Coup d'oeil, s. 1 1 8 . dn .

53

ve kank kalmaktadrlar. Hi deilse, kltr ile uy


garlk arasndaki ztlk ak bir ekilde ortaya kma
maktadr.
Bu ztlk, Alexandre von Humbold tarafndan da
sistematik bir ekilde formle edilmi deildir. Van
Humboldt, yazlarnda kltr ile uygarl ska kul
lanmakta, ama bu terimleri birbirine nazaran tanm
lama zahmetine girmemektedir( l 2 1 ) . Buna karlk,
dilci olan kardei Wilhelm 'e bolca atfta bulunmakta
dr( l 22) . Dilcinin ise, bu konuda biimlendirmeyi bil
dii ak fikirleri bulunmaktadr. Kawi diline ilikin
nl incelemesinde( l 23) . bu konuda uzun aklamalar
yapmakta; ilerleme erisinin, yumuam, adetleri iti
bariyle insanlam (uygarlam) insandan, bilgin;
sanat, okumu (kltrl) insana doru nasl yksel
diini ve sonunda Olimpos yceliine -ben Goethegil
ycelik derdim- ulatn (olumu insan) bilgince,
ama biraz yzeysel bir ekilde gstermektedir. Civili
zation (uygarlk) , Kultur (kltr) ve Bildung (olumu
luk) bu ekilde birbirlerinin zerine kat kat binmekte
dir. Wilhelm von Humboldt'a gre, uygarlk sonuta
eski police alanna dahil olmaktayd: gvenlik, iyi i
leyen dzen, ban ve toplumsal ilikilerdeki yumuak
lk. Fakat entellektel adan , yumuam, asayii ye
rinde halklar, zorunlu olarak kltrl halklar deiller
dir. Birok vahi toplum , zihin kltrne yabanc de
ildir ve tersi. Bylece iki kre zerktir, iki kavram bir
birinden ayrdr.

Bu fikirler, acaba Fransa'da zihniyetler zerinde


byk bir etki meydana getirmiler midir? Yalnzca,
121
1 22
1 23

54

rnek olarak bkz . Voyages au.: regions equino::iales, 1 8 1 61 8 1 7 , c. 1 1 1 . s. 287.


rnein, Cosmos, s. 430.
Wilhelm V . Humboldt. Ueber die Kawi-Spracbe auf der insel
Java, Bertin.
.

bunlarn belli bir entellektel tutumu glendirebile


ceklerini veya destekleyebileceklerini kaydedelim. Vol
ney, bu konuda erkenden iyi bir rnek sunmaktadr.
Daha nce de sylediimiz zere, birok ada gibi,
Rousseau 'nun edebiyat. bilim, sanat alanlarndaki ge
limenin yozlamaya yol atna ilikin dncelerini
rtmekle uraan Volney. belli bir zarara katlana
rak daha ok yarar salamak umuduyla, uygarl oyun
dnda brakan kkl bir ameliyat nermekteydi( l 24) .
Ona gre, Rousseau gzel sanatlarn, iirin, resmin ve
mimarinin "uygarln ayrlmaz paralan, halklarn
mutluluk ve refahnn kesin gstergeleri" olmadklarn
farketmeli ve sylemeliydi. Volney, rnek sknts ek
memitir, "talya ve Yunan'dan alnan" bu rnekler, bu
faaliyetlerin "askeri bir despotizmin veya zincirlerinden
boanm bir demokrasinin (zaten bunlarn her ikisi
de vahidir) sultasndaki lkelerde yeerebileceklerini"
tartmasz bir ekilde kantlamaktadrlar. Bunlar, as
lnda ss bitkileridir; "anlan yeertmek iin , geici bir
sre gl olan bir ynetimin (hangi trden olursa ol
sun) anlan desteklemesi ve bu iin gerektirdii bedeli
demesi yeterlidir" ; fakat onlar fazla tevik etmek teh
likelidir: "halktan alnan haralarla ve zorunlu ihtiya
lara ynelik kaba sanatlarn aleyhine tevik gren g
zel sanatlar, ok byk bir sklkla kamu maliyesi ze
rinde ykc etki yaratr ve bunun sonucu olarak, top
lumsal durum ve uygarlk zerinde bask meydana ge
tirirler". Bu Volney tarafndan gzden geirilmi, d
zeltilmi ve erh edilmi Rousseau, hi kukusuz yal
nzca ocuka bir yana sahipti. Guizot'nun byk ap
l sentezinde hi deilse bir tane vlecek yan varsa,
uygarlk kavramnn esas unsurlarnn arasnda, "en
tellektel durumun geliimi"ne yer vermi olmasdr.
Ancak bu vlecek yan her zaman kabul grme124

Oeuvres Completes,

s. 7 1 8 vd.

55

mitir. Gobineau 1 853'te, insan Irklarnn Eitsizlii


adl kitabnda, uygarl kendi hesabna tanmlarken
( 1 25) . ncelikle Guizot'ya saldrmtr. Guizot uygarl
bir olgu olarak tanmlamt. Gobineau ise , "hayr, bir
olgu lar dizisi, bir olgular zinciridir" diye itiraz etmitir.
Aslnda, Guizot da byle olduundan biraz kuku duy
mutur -nk bunu sylemitir- ve Gobineau da onu
biraz fazla hzl okumutur. Fakat Gobineau 'nun Av
rupa'da Genel Uygarlk Tarihi yazarna asl itiraz ,
"ynetim biimleri"ni ilgi alanndan dlamamasyd.
Gobineau, Guizot'nun fikirleri yakndan incelendiin
de, bir halkn uygarlk iddiasnda bulunabilmesi iin
"hem iktidar, hem de zgrl ayn derecede lml
klan ve maddi gelime ile manevi ilerlemenin ancak
tek bir biimde bileebildikleri ve ynetim kadar dinin
de belirgin snrlar iinde kald kurumlara sahip ol
masnn gerektii"ni ileri srd grlmektedir de
mektedir. Ksacas, Guizot'ya gre "lngiliz ulusundan
baka, gerekten uygarlam yoktur" nermesinin ge
erli olduu sonucunu, biraz da kurnazlkla ortaya
kartmaktadr. Gobineau'nun yapt ocukluktur ve
bu konuda, birok sahife boyunca horozlanmas gerek
sizdir. Aslnda Gobineau'nun konumu olduka ilgin
tir. Guizot'yu, "police"i uygarlk kavramnn temel un
surlarndan biri olarak kabul etmeyi srdrmekle su
lamaktadr. Zavall kavram ve zavall Guizot. Birileri
onu, edebiyat , bilimleri ve sanat. kltr meydana
getiren hereyi pe atmaya davet ederken; dierleri de
onu siyasal , dinsel ve toplumsal kurumlara bo verme
ye aryordu . Bunlarn hibirini yapmad ve kendi ba
k asndan haklyd .

1 25

56

Ki l . 1 . b l . VI I I : Uygarlk kelimesinin tanm.

VI
Fakat, gene de baz kayglar duymaktan uzak ka
lamamtr. Bu nlar okuyu cusu na, Fransa'da Genel
Uygarlk Tarihi'nin dikkat ekici bir pasaj nda a
maktadr( 1 26) . Eskiden "maddi d nyayla uraan bi
limlerde, olgular kt incelenmekt e , onlara pek aldrl
mamaktayd" cinsinden bir farkna varn belirttikten
sonra, " (insanlar) kendilerini varsaymlara kaptrmak
ta, tmevanmdan baka bir rehber(leri) olmakszn,
rzgara tabi olarak yol alnmaktayd" demektedir. Bu
na karlk, siyasal dzende, gerek dnyada, "olgular
kadiri mutlaktlar ve adeta doal olarak meru sayl
maktaydlar; dnce, yeryz ilerine ilikin olarak,
yalnzca gerei ortaya koyan fikirleri talep etme nok
tasna gelmekte ok zorland" . Bir yzyldan beri (bu
iaret, Guizot'nun okuyucusunu XV . Louis'nin salta
natnn balarna gtrmektedir) , bir tersine dn
meydana gelmitir. "Bir yandan olgular bilimlerin iin
de, imdiye kadar grlmedik bir yer tutmaya bala
mlar; te yandan da, fikirler yeryznde imdiye ka
dar duyulmadk bir rol oynamaya balamlardr". Bu
o kadar dorudur ki, u anki uygarln hasmlan hep
bu durumdan yaknmaktadrlar. Onlara gre, "fikirleri
alaltan, hayal gcn donduran, akln ycelik ve z
grln ortadan kaldran, onu daraltan ve maddi
letiren" kuruluk, alaklk ve sinsilikleri ihbar etmek
tedirler. Buna karlk, siyasette , toplumlann yneti
minde , sadece kuruntular ve tutkulu teoriler grmek
tedirler: l karus'un yapt ilere soyunulmaktadr, onun
kaderine maruz kalnmas kanlmazdr. Guizot bun
lann bouna yaknmalar olduklan konusunda gven
ce vermektedir. Herey byle daha iyidir. insan, ne ya
ratt , ne de icad ettii bu dnyann karsnda nce
126

Op. cit .

s.

29-32.

57

seyirci, sonra da oyuncu olmutur. Dnya bir olgudur;


onu yle olarak incelemektedir; bylece zihnini olgula
ra yneltmektedir; ve dnyann ve hayatn varoluunu
yneten genel yasalan kefettiinde, bu yasalar onun
farkettii olgulardan baka birey olmamlardr. Bun
dan sonra. d olgularn tannmas, bizde bu olgulara
egemen olan fiki rleri gelitirmektedir. "Kendimizi varo
Jan hereyi slah etmeye, mkemmelletirmeye , dze
ne sokmaya anl olarak hissediyoruz. Kendimizi dn
ya zerinde etki eden akln anl egemenliini onun
zerine yayma yeteneine sahip olarak hissediyoruz".
insann misyonu ite byledir: seyirci olarak olgulara
tabidir, oyuncu olarak onlara daha dzenli ve daha saf
bir biim dayatabilmektedir.
Dikkat ekici bir pasaj . Evet bir atma vardr.
iki zihniyet. iki yntem, ayn zamanda iki ilgi dzeni
arasnda bir atma vardr. Aratrma zihniyeti ve ol
gulann incelenmesi ile yorulmas zerinde temelle
nen ve yalnzca kar gtmeyen amalar peinde ko
an pozitif bilimsel yntem ile; olgularn nne geen,
d, umut ve hayal gc zihniyeti arasnda atma
vardr. Ve Guizot gibi, uyumazl kat zerinde gi
dermek ve entellektel ilerleme ile toplumsal iyileme
yi uyumlu hale getirmek mmkndr. Ama ya uygula
mada? Bunlar iki gl tanrdr ve birini dierine tabi
klmak -biraz safa bir hayal- veya yan yana yaat
mak nasl mmkn olacaktr?
Gerekte, Guizot bu satrlan yazdnda, 1 828 ve
1 829 yllarndaki dersini verdiinde ne olmutu? n
celikle, deneysel bilimlerin yntemleri, o sralarda mane
vi bilimler denilen alana nfuz etmemilerdi. Hangi ne
denlerden tr? Veya daha dorusu, trde olmayan
nedenlerin hangi karmak btnnden tr? Bunu
belirlemek ok byk bir alma gerektirmektedir ve
bunu yapabilmek iin, bizim de kendi hesabmza, ro
mantizmin kkenleri, nedenleri ve zihniyeti sorununa
58

eilmemiz gerekecektir, nk bu problem henz herke


sin hemfikir olduu bir ekilde zlememitir.
Birey daha vardr. Uygarlk, Guizot'nun ada
larna yalnzca bir inceleme nesnesi olarak gzkm
yordu, ayn zamanda iinde yaadklar bir gereklikti.
lyi mi, kt m? ou , kt diye cevap veriyordu . Bi
zim bu incelememizdeki bak amzdan, bu cevap
nemlidir. nk , Guizot'nun "uygarlk kartlar" de
dii bu gibi kimselerin gerekeleri, daha sonra btn
toplumsal slahat projelerinin yeniden ele alacaklar
bu gerekeler, bir deer yargs ieren uygarlk kavra
mnn bilimsel adan eletirtlmesinin de yolunu d
yorlard. Baka bir ifadeyle. uygarln biri bilimsel, di
eri pragmatik iki anlaynn birbirlerinden zlme
srecini hazrlyorlard. Bilimsel olana, maddi ve entel
lektel olanaklar ne olursa olsun, dnyadaki her in
san grubunun kendi uygarlna sahip olduu kavra
yna ularken; pragmatik olan da, imdi bile, Bat
Avrupa ve Kuzey Amerika halklar tarafndan taman
ve bir cins lk oluturan, eski st uygarlk kavramn
srdrmektedir.
Biz bu iki zt anlayn, XIX. ve XX. yzyllardaki ters
ynl yol allarn izleme niyetinde deiliz. Bu tarihin
taslan ksaca kartmaya altk. Taslamz, uygar
lk'm yannda, uygarlklar'm da kt ana kadar srdr
dk. Ve grevimiz burada sona erdi. Bu grev, basit bir
nsz yazmaktan ibaretti. Bu arada, pratik, kkten ve
kendi olarak eletirilemez nitelikteki u blm de kay
dedelim: her halk, her uygarlk, zihinlerde eski ve tek bir
insan uygarl kavramn canl tutmakta deil midir? Bu
iki kavray nasl badatrlabilir? llikiler nasl kavra
nabilir? Benim iim bu sorulara cevap bulma ynnde
deildir. Ben yalnzca, bu sorunun terimlerinin bir bu
uk yzyl esnasnda nasl yava yava ortaya ktklar
n ve dilin iinde belirginletiklerini gstermeye altm.

59

KAPTALZM VE KAPTALST
Kelimeler ve eyler

Anneles'in ilk saysndaki bir yazya tepki gste


ren Henri Hauser, bize aadaki gzlemlere davet eden
baz notlar gnderdi. Bu notlarn deeri vardr. nk
bir yntem sorununa temas etmektedirler.

Debuts du Capitalisme (Kapitalizmin Balang


lar) yazarnn her zaman uyank olan dikkatini eken
ksa paragraf, benim kafamda. geen k boyunca,
College de France'da, Bir Sorunun Tarihi: Kapitaliz
min Tarihsel Kkenleri adn tayan bir ders boyu n
ca ilenenlere atfta bulunmaktayd. ok doal olarak.
ie kapitalizm kelimesinin tam olarak ne zaman kul
lanldn kendime sormakla balamtm. Soyut ad
dan, dile yakn tarihlerde girmi koskoca bir izmli ke
limeler ailesine mensup olan izmli bir addan sz edi
yorum: sosyalizm , kollektivizm, komnizm. anarizm,
nihilizm. bolevizm, emperyalizm . . . fazla uzatmayalm.
te yandan . bir sfatn. bir fiilin. bir sfat-fiilin bir uy61

garlk dilinde, bunlara ilikin soyut adn ortaya kma


sndan ok daha nce varolabileceini bilecek kadar,
dil tarihi aratrmalarna almdr. Tek bir rnekle
yetinmek zere. Antoine Meillet'nin glkle verdii
onayn elde ettiim bir incelemede( l ) . civiliser (uygar
latrmak) fiilinin ve civilise (uygar) hem Franszcada,
hem lngilizcede, civilisation (uygarlk) kelimesinin
Franszca basl bir kitapta ilk kez yer almasndan bir
buuk yzyl ncesinde rastlandn gstermitir. Mon
taigne, daha o tarihlerde, tavrlar "sarayl tarzna gre
uygar"lamam bir adamdan sz etmekte ve Descar
tes da, "ancak yava yava uygarlaan" halklardan
bahsetmektedir. Bundan sonra, XVI . yzyln tm,
XVII. yzyln tm ve 1 766'ya varana kadar XVIl l . yz
yln tm civilisation (uygarlk) kelimesini bilmeden
gemitir; bu kelime Boulanger'nin Antiquite devoile
( rts Alan Antikite) kitabnda ortaya kmtr; bu
kelimenin ilk kez bu eserde ortaya kmasnda, kitabn
editr olan ve yeni kelimelere kar byk bir merak
bulunan baron d'Holbach'n herhalde katks olmu
tur.
Klasik bir olgunun oluturduu, son derece ak
bir rnek.

Kapitalizm kelimesinin tarihi civilisation (uygar


lk) kelimesinin tarihiyle birlemektedir. Kapitalizm ke
limesi ortaya gecikmeli olarak ktnda, ok uzun za
mandan beri capital (sermaye) . capitaux (sermayeler)
ve capitalistes (kapitalistler) kelimeleri kullanlmak
tayd. Bu kelimelerin dnyaya kapitalizmden daha n
ce gelmi olduklarn sylemenin gerei yoktur. Bunu
renmek iin , Brunot szln ap bakmak yeterli
dir. . . Kapitalizm kelimesi "dile ok yakn tarihlerde, i
gdsel olarak sandmzdan ok daha ge tarihlerde
. . . fiilen XX. yzylda girmi ve kelime hazneleri ile ta.

Clvilisation, Evolution d'un mot et d'un groupe d'idces,


55.

62

s.

1-

rihilerin uralar arasndaki yerini almtr".


Evet, hi armayalm, Littre szlnde Capita
lisme yoktu r. Thomas ve Darmesteter szlnde de
yoktur. Cabot ondan sz etmemektedir. Voyage en
Icarie (lkarya Yolculuu) yazan, yalnzca capital ve
capitaliste'i bilmektedir. Proudhon'da da capitalisme
yoktur. Ve Mlkiyet Nedir? yaza rnn bunun eksik
liini oka duyduu hissedilmektedir; eer bu kelime
olsayd, onu kullanaca hissedilmektedir: rnein, XIX.
yzylda Genel Devrim Fikri adl eserinde, "btn
retim karlannn rekabet araclyla capitaux (serma
yeler) cephesine getii "ni yazdnda, bu sknts ak
a grlmektedir. Bylece Proudhon'un srekli olarak
kulland ztlk, Emek ile Sermaye arasnda olandr.
Dier metinleri arasnda, Devrimin Salna lelim'i
hatrlatalm , 1 5 Ekim 48'de Poissonniere leninde
verdii bu sylevde yle demektedir: "Bugn Emek,
Sermayenin insafna kalmtr! Devrim, size bu dze
nin deitirilmesi gerektiini sylyor! " . 1 850'ler civa
rnda, kapitalizme deil de, topluma kabahat bulun
maktayd : Reybaud 1 843'te, "Toplum, ite byk su
lu!" diye sonuca varmaktayd. Daha da tesi . Charles
Audler, Komnist Manifestosu'nu kapitalizm kelime
sine bir kere bile ihtiya duymadan evirebilmiti. Bu
durumda, Leon Blum tarafndan yaynlanan deerli
belgeler olan , Commune'den sonra ilk kez Fransa'da
toplanmaya balayan sosyalist kongrelerinin ilklerinin
tutanaklarnda bu kelimenin yer almamasnda ala
cak bir yan yoktur(2) . 1 879'da Marsilya'da toplanan
Fransa Sosyalist li Kongresi'nde oylanan karar tasa
rsnn ilk cmlesinde, yalnzca zlmesi gereken top
lumsal sorundan sz edilmektedir ve Jules Guesde'in
ii partisi program , kapitalist sfatn bol bol kul
lanyorsa da (kapitalist toplum. kapitalist snf. kapita2

Leon

Blum.

(1876- 1900).

Les Congres ouvriers et socialistes franais


2 cill. Paris. 1 90 2 .

63

list rejim, kapitalist retim) . kapitalizmden hi sz et


memektedir.
Kelime fiili durumda, l 880'ler civarnda, Alman
sosyalist evrelerinde ortaya kmtr. Made in Ger
many dir. XJX. yzyln sonunun karakteristiklerinden
olan u ismus 'lu kelimelerden biridir. Almancann
Wesen kavramna, eylerin zsel niteliine denk den
u kelimelerde ;1 biridir. nceleri sosyalist edebiyatta
kullanlmtr (Mehring, Engels vb. ) . iktisatlar o:lar
izlemilerdir. Sonra da kapitalistler. Ve biraz sonra da
tarihilere gemitir. W. Sombart, kelimeyi 1 902'de
Der Moderne Kapitalismus'un ilk versiyonunun ka
pana muzaffer bir ekilde koymutur. Jacob Streider
onu 1 904'te izlemitir: Zur Qenesis des modernen
kapitalismus. Ayn yl Max Weber, Die protestantisc
he Ethik und der Geist des Kapitalismus'u yayn
lamtr. Hareket yola kmtr. Benim bildim kada
ryla, yeni kelimeyi Fransa'da bir balkta ilk kullanan
kii, artc haber alma ve uyum hzyla, Henri Hau
ser olmutur: Revue d'Economie Politique'te 1 902'
den itibaren, Les origines du capitalisme moderne
en France (Fransa'da Modern Kapitalizmin Kkenleri)
adl bir inceleme yaynlamaya balamtr: Henri See'
nin Les Origines du capitalisme moderne'i (Modern
Kapitalizmin Kkenleri) ancak drt yl arkadan gele
cektir ( 1 906) .
'

Bylece kelime yenidir, yalnzca tarihilerin dilin


de deil. ayn zamanda Almancada, sonra Franszcada
da ok yenidir. College'deki derslerimde . kapitalizm
kavramnn kurucu unsurlar olarak adlandrlabilecek
eitli kelimlerin tarihine girmitim. i, ii snf,
proletarya ve proleterler (bu kelimelerin antik olma
yan anlamlarnda): sosyalist ve sosyalizm gibi kelime
lerin yan sra, tahvil, kupon, senet, deer gibileri de.
Dinleyicilerime. bunlarn tarihlerinin ou zaman ne
kadar artc olduunu gstermitim. Sosyalist (sos64

yallz m'den ok daha eski; bunun byle olmas ku


raldr) kelimesi daha XVII. yzyln sonunda ve XVII I .
yzylda kullanlmaktadr, ama kelimenin modern an
lamdaki sosyalist doktrinle hibir ortak yan olmayan.
Grotius'un hukuk kavramn insanln toplumsall
zerine oturtmaya alan doktrinini iaret etmektedir.
Kelimenin anlam o kadar az sabitlemitir ki, Bru
not'nun zikrettii 1 789 tarihli bir metinde, Varennes'e
ka anlatan Drouet, yerine gz diktii bir jandarma
komutannn ounlukla "bir sosyalist" olarak grl
dn yazmaktayd. Drouet'ye gre sosyalist (ve Dro
uet Dabeufyd) , Devrim-kartnn. kral yanlsnn
eanlamlsyd. Fakat ayn dnemde, nihilist de "ne
yana, ne kar" anlamna gelmekteydi. Mercier bu du
rum iin "rlenniste" (hii) demekteydi. Sosyalizm ke
limesi konusunda ise, Pierre Leroux'nun iddias bilin
mektedir: kelimeyi 1 833'te kendinin icad ettiini ve bu
icadn, bu kelimeyi bireycilikle ztlatrmak ve "or
taklk veya irket fikrinin abartlmas"n iaret etmek
zere yaptn sylemektedir ( 1 84 7 tarihli not) . 1 850
tarihli bir notta ise, szm ona Saint-Simon'un ren
cileri ve szm ona Rousseau'nun mezleri oldukla
rn iddia edenler ve Robespierre ile Babeufn l
mnden sonra dalanlar (hem Saint-Simon'u, hem de
Robespierre'i, De Maistre ve Ronald ile bir alam ha
linde biraraya getirenlerden ise sz etmiyoruz) tarafn
dan ileri srlen yanl sistemi" iaret etmek zere bu
icad yaptn sylemektedir; bunu yaparken, kelime
nin bundan yirmi yl sonra "genel olarak dinsel de
mokrasiyi iaret etmeye" yarayacan sanmadn bil
dirmektedir(3) .

Kollektivizm kelimesi ise , 1 869 Bale kongresin


de, marxizmin meydana getirdii dnlen devleti
sosyalizm ile. Fransa, Belika. lsvire vh. tarzndaki,
3

Toplu Eserleri, c.

I . Paris. 1 8 5 l .

65

devleti-olmayan sosyalizmi ztlatrmak zere yaratl


mtr. Bu kelime, ilk kez 18 Eyll 1 869 tarihli Prog
res de Locle de kullanlmtr. Btn bunlar bize, Ka
pitalizm'in zaman nceleyemediini ve ancak serma
yelerin onlar emekleriyle retken hale getirmeyenlere
ait olduu bir toplumsal rejim kavramnn aa k
masndan sonra belirebildiini aklamaktadr.
'

Ve her zaman ve her yerde, etki ve tepkilerin kar


lkl hareketi olduundan, modern kapitalizm kav
ramnn kurulmasn nceleyemeyen kapitalizm keli
mesinin yaratlmas, sermaye, sermayeler ve kapita
listler gibi kelimelerin anlamlarnn sabitletirilmesine
katkda bulunmutur.

KAPTALZMN
TOPLUMSAL TARHNE
GENEL BR BAKI

1 9 1 3'te Londra'da toplanan uluslararas tarih


kongresi, byk Belikal tarihi Henri Pirenne'in bir
bildirisini dinleme talihine sahip oldu. Bu bildiriyi din
leyen farkl ulus ve eilimlerdeki tarihilerden byk
bir itibar gren. 1 9 1 4'te American Historical Review'
da, yazar tarafndan gzden geirilmi ve biraz deiti
rilmi;; olarak yaynlanan bu bildiri, 6 Mays 1 9 1 4'te
ok zenle dipnotlandrlm. krk sahifelik bir makale
haline gelmi ve Belika Krallk Akademisi'nde, yaza
rn mdr olduu Edebiyat blm yelerine okun
mutur( l ) . Fakat savan patlamas. bu almann son
biiminin yaynlanmasn engellemitir. Ksacas , Pi
renne'in 1 9 1 4'te tamamlad eser, Fransa'da ancak
barla birlikte tannabilmi, incelenebilmi ve tart
labilmitir.
1

Bulletin de la classe des lettres de L'Academie Royale de Bel


gique, 1 9 1 4 . s. 258-299'da yaynlanmtr.

67

Bu alma. btn bunlar, kapsamnn genilii ,


koyduu sorunlarn eitlilii, yazarnn meru otorite
si ve bilinen deneyimi, zellikle de cesareti nedeniyle
haketmektedir. Bu yaznn bal . "kapitalizmin top
lumsal tarihinin dnemleri"dir. iyice dikkat edilsin:
Toplmusal Tarih. Henri Pirenne bize ne kapitalizmin
kkeni, oluumu, evrimi zerinde -Henri Hauser'nin
eski, ama hala yararl olan, l 902 tarihli, Fransa'daki
modem kapitalizmin kkenlerini aratran, Revue
d'Economie Politique teki makalesi gibi- bir incele
me, ne de Arturo Labriola'nn 1 9 1 0'da Torino'da yayn
lanan Il Capitallsmo, Lineamenti storlci sine bir ce
vap getirme niyetine sahip olmutur.
'

'

Hayr. Pirenne sermayenin oluum tarzn incele


meyi deil de, bu sermayeyi elinde tutann -bu serma
yeyi ele geiren ve tutan demek daha uygun olacaktr
kkenini ve ona zg doay. iktisadi tarihin eitli d
nemlerinde belirlemeyi amalamaktadr. Baka terim
lerle, Pirenne bizi bir iktisadi tarih aratrmas deil
de, kelimenin tam anlamnda bir toplumsal tarih ara
trmasyla kar karya brakmaktadr. Ve bu incele
menin ilk deeri, hem ilgin. hem de verimli varsaym
dr. Bu varsaym, bizim sava arefesinde verdiimiz ve
teyidini bu savata bulmu olan derslerimizin baln
da merulatrmaktadr.

Varsaym ok aktr. Bugn tarihiler ve iktisatlar. Bat Avrupa siyasal toplumlarnn genel iktisat
tarihi iinde, birbirleriyle kartrlmamas gereken bel
li sayda ve karakterleri iyi belirlenmi byk dnemin
varl konusunda genelde anlam durumdadrlar.
Bunlar , karakterlerinin veya snrlarnn tartmasna
girmeden, uzmanlarn verdikleri ekilleriyle kabu l ede
cek olursak, toplumsal tarih asndan bir olgu arpc
olarak ortaya kacaktr: bu ayr dnemlerin herbirine
farkl bir kapitalist tr denk dmtr.
68

Bir dnemin kapitalistleri, yani bu dnem bir n


cekinin yerine getiinde ortaya kanlar , onunla bir
likte ykselen ve eer deyim yerindeyse, bu dnemi ete
kemie brndrenleri, hibir zaman bir nceki dne
mi vurgulayan kapitalistlerin oullan, miraslar , do
rudan ardllar olmamlardr. Tersine. Baarya bir
kez ulaldktan sonra; iplerle oynayarak, riziko alarak
karmakark ilerin iine ya herru ya merru diyerek
ve genellikle hibir utan duygusu olmadan atlan belli
bir dnemden yarar salayanlarn oullarnn mcade
leden ekilmeleri, adeta bir yasayma benzemektedir.
Bunlar bir veya iki kuak boyunca (bu konuda herey
koullara baldr) . para aristokratlarna dnerek, i
aleminden az ok uzaklamakta veya bu alanda en
fazlasndan kreditr olarak yer almaktadrlar.
Baka bir ifadeyle, herey sanki bu belli bir eko
nomik dnemin krallar veya bu krallann ardllar, fi
nans krallan olan bu kapitalistlerin; tam da tarihilere
bu dnemi karakterize etmekte hizmet eden genel tica
ret, piyasa ve varolu koullan srdke, i aleminin
zirvesinde tutunabilmelerine dayal olarak cereyan et
mektedir; ama bu koullar deiince, bu krallar mey
dana gelen dnmleri izlemekte ve onlara uyum
salamakta yetersiz veya daha dorusu, bakalann
dan daha yetersiz kalmaktadrlar. Onlann yerine, yeni
adamlar kmaktadr. Bunlar. hem nitelikleri, hem de
kusurlarndan tr, kendi dnemlerine ok doal ola
rak ve kendiliinden uyum salamaktadrlar. Hi dur
mayan bir evrimin kurbanlar olarak, onlann oullan
sralan geldiinde yerlerini o zamana kadar bilinmeyen
ihtiyalan, daha nce kullanlmam usul ve yntem
lerle smrme konusunda daha becerikli olan baka
larna brakana kadar, Rabelais'nin dedii gibi, "prou
fitet" (kar etmektedirler, yazar modem Franszcada
profiter olan bu fiilin, Rabelais'nin dnemindeki bii
mini verdii iin , biz de aynen koruduk MAK) -sfrdan
69

yola kan bu insanlar. kk ve orta dzeydekilere


rezilce gzken yntemlerle devasa servetler ymann
srlarna sahiptirler; sermaye biriktiren, zenginliin sa
lad iktidara trmanan ve hkmedenler onlardr-; fa
kat bu ilk zenginlerin oullarnn yerine geenlerin oul
lar da. yerlerini baka sermaye yclarna, baka ka
pitalistlere brakacaklardr; bu yer deitirme, bkkn
larn yerine heveskarlarn getii bu nbet devri , orta
ya yeni adet ve gereklerin de kmasna yol amakta
dr.
Demek ki, yukarda yklediimiz anlam iinde,
babadan oula kapitalist olunmamaktadr; daha ak
bir ifadeyle, sermaye birikimi babadan oula srd
rlmemektedir. Ve her dnem layk olduu kapitalist
lere. kendi lsne ve imgesine uygun kapitalistlere
sahiptir. Karmzda yava ve dzenli bir ykseli deil
de, basamakl bir ardklk bulunmaktadr. urada
veya burada, az veya ok geni sahanlklar bulunmak
tadr: buraya her seferinde baka bir yeni zenginler
kua yerlemektedir. Ve bu kuan, yanzca fakirle
re ve devre d brakt zenginleme adaylarna deil .
ayn zamanda hem nemli miktarda sermayeye hala
sahip olan , hem de varlklarnn yeni bir ortam iinde
hzla azalmasna ve erimesine tank olan "eski zengin
Ier"e kar zonnlu olarak yrttkleri mcadele, u
ana kadar en az incelenmi vehelerden biridir, ama
byle olmas onun evrensel tarihin en ilgin ve ilgiye
deer yanlarndan biri olmasn hi de engellememek
tedir.
Henri Pirenne'in bildirisinin esas varsaym . sa
lamas yaplmas gereken btnsel bak as ite
byledir. Genel iktisat tarihinin olgular veya en azn
dan . bu olgulardan u an iin bilebildiklerimiz. bu ba
k asn teyid mi etmekte , yoksa yanllamakta m
drlar? Bu sorunun hemen sorulmas gerekmektedir.
Gsterimin ne kadar geni lekli olursa, ne kadar ge70

ni bir dnemin verilerine dayanrsa o kadar ikna edici


olaca aktr. Destek noktasn teorik olarak Antiki
te'den almak uygun olacaktr. Fakat Antikite'nin ikti
sadi tarihi u an iin o kadar az bilinmekte, bu dne
min daha sonraki dnemlerle balantlar elimizden
ylesine kamaktadr ki . salam bir taban burada
aramak ve bulmak olanakszdr. Bu durumda Orta
aa kadar geri ekilmek zorundayz. Pirenne, balan
g varsaymnn temellerini, Orta an bandan beri
olan iktisadi tarihin bilebildiimiz blmnn iine at
maktadr.
*

Ancak. ortaya hemen arl olan bir itiraz kmaktadr. Orta a balarnn tarihi, kapitalizmin veya da
ha dorusu, kapitalistlerin tarihine ilikin btnsel bir
bak asnn salamasn nasl meydana getirebilir?
Nitekim , modern kapitalizmin Rnesans dnemin
de doduu ve Orta an onun tamamen cahili oldu
u bir cins postladan ibarettir. Bu yalnzca, modern
kapitalizm konusundaki byk Der Moderne kapita
lismus adl almann yazar olan Sombart'n (bilin
dii zere bu yazar, Orta ada kapitalist ekonomiye
ilikin herhangi bir bilginin varln reddetmektedir;
eseri elikiler ve karmakark eylerle doludur, ama
ilgintir ve bazen de uyarcdr) deil, daha vahim ola
rak, ayn zamanda Kari Bcher'in de tezidir.
Bcher, Pirenne'in rencilerinden Hansay'in
Franszcaya evirdii Enstehung der Volkswirtschaft
adl kitabnda(2) . Orta a ekonomisine ilikin ok e
kici ve ok gl , sistematik tasvirini yaptnda, ser
mayenin rol, hatta varl konusunda tek bir sz et
memitir.
Onun btnsel kavraynn ne olduu ve Avru2

Etudes d'histoire e t d'economie politique,

Brksel .

Paris.

1 90 1 .

71

pa'nn -genel ekonomik hayatnn evriminde nasl


ardk aama grd bilinmektedir. nce kapal ev
ekonomisi aamas vardr. Bu safhada hibir mbade
le yoktur. Herey aile iinde, aile tarafndan, aile iin
retilmektedir. Bu, Orta a balarnn ekonomisidir.
Ve hi kukusuz o dnem ailesi. serfler ve baml ift
iler tarafndan iletilen ve kralla . soylulua ve Kili
seye ait olan byk malikane ekonomilerini de kapsa
yacak bir ekilde geniletilmektedir; ve gene hi ku
kusuz Orta an balan , olduka byk apta deere
sahip baz hammadde ve mamul mal mbadelesine ta
nk olacaktr; fakat bu durum, esas olarak kapal kal
may srdren genel ekonomik sistem zerinde hibir
etki yapmayacaktr; ve o dnemde ne bir iletme, ne
de yeni mallar almak zere mal birikimi anlamnda
sermaye vardr. Endstri sermayesi , ticaret sermayesi,
kredi sermayesi, kullanm sermayesi gibi kategorilere
Orta an balarnda asla rastlanmamaktadr.
Bylesine bir aamadan bir st basamaa. doru
dan mbadele veya kentsel ekonomi aamasna geil
mektedir. Bu safhada, bir aile iin deil de, bir mteri
kitlesi iin retim yaplmaktadr. Kent bir kaleyken
-bourg-, bir de bunun yan sra, bir pazar haline gel
mektedir. Esas zellii pazar olmak haline gelmekte
dir. Ve bu pazarn kural iki formle dayanmaktadr:
A. reticiden tketiciye dorudan mbadele; pa
ra yalnzca telafi rol oynamakta ve taraflar arasndaki
muamelelerde. her tr arac mdahelesi kesinlikle ya
sak olmaya devam etmektedir.
B. Kentte yaayanlara kent iinde salanan re
tim tekeli, kente baml olan kk civar toprak par
asnda yaayanlara da benzeri bir tekel tannmtr,
bunlar rnlerini -ya, peynir. yumurta- kent paza
nna getirmekte ve burada kent halknn rnleriyle
-aletler ve esas olarak mamul rnler- mbadele et
mektedirler. Para burada da hfila ancak telafi iin ie
72

dahil olmaktadr. Ve kapitalizmin -en azndan gelimi


bir kapitalizmin- hibir yeri yoktur. nk , kapitalizm
eer bu aamada rkeke, yar-yasad bir ekilde so
kuluyorsa da, bu her seferinde baz zel ilemler vesi
lesiyle olmaktadr; rnein bir endstri kentte yoksa,
bu durum ortaya kabilmektedir: bu durumda. ya
banc end strinin rnleri , bu kabulden kaynaklana
cak tm sonularla birlikte kente buyur edilmektedir.
Kapitalizm K. Bcher'e gre, ancak Ulusal Ekono
mi aamasnda -ki bunun ortaya kmas, byk mo
dern devletlerin, byk merkezi glerin kurulmasyla
akmaktadr- varolabilir, bu da bizi yaklak olarak
Rnesans dnemine gtrmektedir. Artk aile veya kent
iin deil de, ulus iin retim yapmak sz konusudur.
Baka bir ifadeyle , kentsel olan pazar ulusal hale gel
mektedir. Ve bunun zerine, bylesine bir genileme
nin gze grnr iareti olarak, rnein Frankfurt'taki
gibi byk fuarlar ortaya kmaktadr; ve gene bu d
nemde, sermaye atlm yapmakta ve serbeste geli
mektedir; ve artk ticari sermaye olmakla yetinmeye
rek, tevik ettii, daha imdiden olduka byk ima
lathane ve fabrikalarda olduka byk boyutta youn
laan iiler arasndaki iblm ile harekete geirdii
ve daha fazla retmeye ynelttii yerli endstri iin
giriimci sermayesi haline gelmektedir.
Karl Marx'n kavray da, ana hatlar itibariyle by
ledir. Ona gre de (bunu Kapital, kitap XXIV, bl. l 'de
aka sylemektedir) . kapitalizm XVI. yzylda do
mutur. Kapitalizm ncesinde . baz Akdeniz kentleri
nin XIV. ve XV. yzyllarda tank olduklar kapitalist
retimin tamamen arizi baz balanglarnn da yer
ald bir gei dnemi olmutur. Ama gerek hareket
noktasn Rnesans ve Reformasyon yzyllarnda ara
mak gerekir.
Oysa Henri Pirenne, kararl bir ekilde bu tezlerin,
zellikle de K. Bcher'inkinin zddnda yer almaktadr.
73

Orta an kapitalizmin tamamen cahili bir d


nem olduu iddiasnn yanl olduunu bildirmektedir.
Bu dnem kapitalizmi tanmtr. Ve zellikle de, Orta
an ilk yarsnda olacan hi dnmediimiz bir
g , bir serbestiyet iinde tanmtr -zaten Bcher de.
onu bu dnemin dna atma konu sunda daha gayret
lidir-. Ve bunun kant, Xll l . yzyldan XV. yzyla uza
nan ikinci devrede, cemaatlerin kendilerini kapitalizme
kar koruyabilmek iin, her tr zenli ve ok saydaki
nlemi alm olmalardr. Herhalde varolmayan ve kor
kulmayan bireye kar, insanlar kendilerini gvence
ye almaya almazlar.
Baka bir ifadeyle, Orta a K. Bcher'in gzn
de, ard arda gelen iki dneme blnmektedir; bunlar
dan birincisi tamamen kapitalizm-ddr; ikincisi ise
neredeyse tamamen kapitalizm-ddr. Bunun tersine,
Pirenne'e gre, birinci dnem kapitalizmin sanldn
dan ok daha fazla karakteristik belirtisine tank ol
mutur ve ikincisi de, bunlarn kapitalizm olduunu
ylesine iyi bilmitir ki, btn itibariyle aka anti
kapitalist olmutur.
Belikal tarihi, bunlar nerelere dayanarak bel
gelendirmektedir? Esas olarak iki olgu dizisine. Bun
lardan birincisi ltalya kkenlidir: bu diziyi oluturan
olgular, Venedik, Cenova, Floransa, Piza vb. Akdeniz
cumhuriyetlerinin toplumsal tarihinden almaktadr.
Dier dizi ise Flaman kaynakldr: bu nlar Alak lke
ler'deki Gand, Ypres, Bruges, Tournai veya Douai gibi
ketlerin ok donanml arivlerinden salamaktadr. Ve
Pirenne'e gre, Bcher'in yanlgsnn ilke ve kayna,
tam da onun yalnzca Alman verilerine dayanm ol
masndan itibaren ortaya kmaktadr (XlV . ile XVI .
yzyllar arasndaki Alman kentlerine ilikin bilgisi dik
kat ekicidir, ama yalnzca bunlara dayanmaktadr).
Oysa, bu dnemdeki Alman kentlerinin ou , Kuzey
74

ltalya, Toskana ve Alak lkeler'deki byk commu


nelerin (zerk kent devletleri) ulatklar dzeyin ok
uzandaydlar. O dnemin Alman kentleri, ou za
man sylenildiinin tersine, Orta a kentinin klasik
rneini deil de, tamamlanmam ve gecikmi rne
ini sunmaktaydlar. Bcher'in sistemletirmesi , yal
nzca inceledii Alman kentlerine uygulandnda ku
sursuzdur. Tm Bat Orta a kentlerine uygulanma
ya kalkldnda ise. yetersiz kalmaktadr.
Bu eletirel bak dahiyanedir. Ama Pirenne'e ba
klrsa, nisbeten youn bir kapitalist faaliyet tarafn
dan karakterize edilen Orta a tarihinin bu ilk dne
mi gerekte nedir? Belikal tarihiye arpc gelen bu
faaliyetin davurumlan, kendilerini nasl sunmakta ve
huni.ar nasl aklanmaktadrlar?
Pirenne, bu davurumlarn Avrupa kentlerinin
ortaya ktklar andan itibaren yakalanabileceklerini
sylemektedir. Bu kentler ticaretin ocuklandr. Bu
nun zorunlu sonucu olarak, ilk kapitalistler, XI . ve XII .
yzyllarda tccarlar olmulardr.
O sralarda, kitabna uygun ve eer deyim yerin
deyse, olaan zenginliin gayrimenkul servet olduunu
hatrlamak gerekir. te yandan , toprak sahiplerinin
serfleri veya kiraclarndan saladklar gelirler, onlara
muazzam bir g salamaktayd ; ama bu g, onlarn
elinde etkin bir ekonomik alet haline gelmiyordu; ve
sahip olduklar hibir ey ticarete ynelmiyordu . Bu
nun tamamen tersine, bu ticaret yeni insanlarn, k
knden kopmularn iiydi; ou zaman kylerinden
kaarak, mal yklenen ve boaltlan, teknelerin ya
natklar, feodal bir atoya yaslanan tccar bir por
tus un meydana getirdii u canl organizmann dou
mundan ve gelimesinden kaynaklanan kazan ve kar
olanaklannn bulunduu yerlerde talihlerini arayan
kr insanlarnn ura alanyd. Bu insanlarn balan
g sermayeleri yoktu. Zaten baka trls nasl olabi'

75

lirdi? Tek sermayeleri. akllandr; daha da dorusu ti


cari koku alma duyular , faaliyetleri, pratik zekalar.
En byk kazan olanaklar deniz ticaretinde. d tica
rettedir. Bu ticaret hem gezginci , hem de ortaklaadr.
nk direnebilmek iin biraraya gelmek gerekmekte
dir: hep birlikte alm ve satm yaplan. karlar sermaye
miktarna gre paylalan bir cins kervan ticareti. Be
ride serpilecek olan irketleme zihniyeti , daha im
diden ortaya kmtr. Ayn zamanda, bu toptan bir ti
carettir; kk apl perakende ticaret krsal erilere.
rastlantlara tabi yollarda yayan dolaan ve uval sr
tnda ticaret yapanlara terkedilmitir.
Metinlerde garip kiiler belirmektedir; bunlarn
tamamen rastlantsal olduklar sylenebilir, nk Or
ta a toplumsal tarihle pek fazla ilgilenmemektedir.
Ama ite gene de, karmza Pirenne tarafndan zikre
dilen bir azizin yks kmaktadr. Mmin bir kei
in eseri olan Libellus de vita et miraculus S. Godrl
ci, Finchaleli aziz Godric'i bize yeterince tantmakta
dr. XI. yzyln sonunda, Lincolnshire'de kyl bir ai
lenin ocuu olarak doduktan sonra, daha iyisini bu
lamadndan, kumsallarda batk gemi artklan top
lamtr; bu serserilere uygun bir meslektir. Ama aca
ba ona, vr zvr toplayarak, eri olma olanan bu
meslek mi salamt? lte yollardadr -yuvarlanan
ta- ve halk deyiine ramen. gene de biraz yosun tut
maktadr; nk hayat hikayesini yazan kei, onu bir
sre sonra. yukanda szn ettiimiz u kervanlara
ye. daha zengin ve gl tccarlarla ortak olarak gs
termektedir; ortaklanyla birlikte fuardan fuara, pazar
dan pazara gitmektedir; bylece kolluk glerinin ve
merkezilemenin olmad o dnemin tm tehlikelerini
gsleyen, gezginci negotiatae'nin zor yaamn sr
drmektedir. Bundan ksa bir sre sonra, birka ki
iyle ortak olarak bir gemi kiralayabilmi ve l ngiltere .
lskoya, Danimarka, Flandre sahilleri boyunca ky ti76

careti yaparak, yabanc lkelere orada olmayan mallar


tamaya , bunlar yksek fiyatlardan satmaya ve kar
lnda. talebin arza nazaran en yksek olduu yerde
satmaya koyulmutur. Ve bu ucuza alp ok pahalya
satma gibi ok temkinli alkanlk, Godric'i birka yl
iinde ok zengin ve gl klmtr. yknn gzel
olmas iin. geriye bir tek din adam olmas ve mnzevi
kei olmay semesi kalmtr: o da bunu sektirme
mitir.

Godric nedir? Pirenne hi tereddt etmeden, onun


bir kapitalist olduunu ilan etmektedir: "Godric kar
mza bir hesap, hatta bir speklatr olarak k
maktadr" (s. 275) diye sonuca varmaktadr. "Ticaret
uygulamas hakknda ok doru bir duyguya sahiptir,
zaten bu duyguya kltrsz insanlarda sklkla rast
lanmaktadr. Kazan akyla yanp tutumaktadr ve
bizi ancak Rnesans dneminde ortaya ktna inan
drmaya allan u nl spiritus capitalisticus on
da aka tehis edilmektedir. . . Adil fiyat teorisinden
hi kayglanmamaktadr ve alk olduu speklasyonla
rnn Gratianus kararnamesi tarafndan yasaklanm
olmasndan hibir rahatszlk duymamaktadr . . . B
tn bunlardan sonra. Godric'te ve onunla ayn hayat
tarzn srdrm olan kiiler de, kapitalistlerden ba
ka birey grmek nasl mmkn olacaktr?".
tiraf etmeliyim mi, bu rnek arpcdr. Ve XI.
yzyln tam ortasnda, hem de lngiltere'nin gbeinde,
hayal gcnn de biraz yardmyla , bize tm u i ku
rucular. Fransa'da Jaluzot ve Cognac', Amerika'da Pi
erpont Morgan ve dier milyarderleri -ki bunlarn hep
sinin de balang sermayeleri akl. faaliyet ve pratik
zekadan ibaret olmutur- hatrlatabilecek olan bir
ehrenin ortaya kmas, itiraf etmeliyim ki beklenme
dik ve ilgin bireydir.
77

Ancak, u son yllara kadar, bizim dnemimize


has saydmz kapitalizmin tamamen cahili sayd
mz bu uzak dnemlerde elde edilmesinin mmkn ol
duunu artk grd mz bu sermayeyi, Pirenne'in
incelemesinde ele ald metinlerde izini bulduu tc
carlar nasl kullanmaktaydlar?
ncelikle onu altrmaktaydlar. Onu kasalann
dibinde, hibir ie yaramaz bir ekilde tutmamaktay
dlar. Bu sermayeyi dn vermektedirler; ve artk h
kmdarlar, kentler, manastrlar veya soylular olan
mterilerinin ktln ekmemektedirler. Ama toprak ,
ba, ev alarak, bu sermayeyi konsolide de etmektedir
ler. Kentsel topraklar, XIII . yzyln bandan itibaren
ve hemen her yerde, metinlerin sadece saygyla sz et
tikleri bir yurtta aristokrasisinin elindedir. Bunlar kim
lerdir? Hi kukusuz, XII. yzyl gilde ve hanse'lanna
(tccar ve zenaatkar birlikleri) mensup cretkar sey
yahlarn ardllardr. Onlan , Frank dnemi civitate'leri
ve castrum 'lannn eski sakinlerinin dorudan miras
lar olarak gsteren teori yaamaya devam etmitir.
Gerekte ise, bunlann serveti ticaretten kaynaklan
mtr. O dnemde, karlarn topraa yatran tccarlar
gsteren ok sayda belge bulunmaktadr. Bunu yap
makla kt bir ilem gerekletirmi olmuyorlard, n
k burj uva nfusunun srekli artmas, toprak rant
nn nisbi artn belirlemekteydi. te yandan, XII .
yzyl tccarlannn torunlan, XIII. yzyl balarnda
ou zaman, ticareti, onun yorgunluklann, macerala
nn, risklerini terkederek, topraklannn gelirleriyle ra
hata yaamaya yneliyorlard. "Kervanc"nn gebe
hayatndan vazgeerek, grkemli ve gururlu ta evleri
ne yerleiyor, kent ynetimini ellerine alyorlard; hatta
bazen , daha imdiden yerel kk soylulukla ittifak
kuruyorlard; her halkarda artk soylu hayatn bal
ca ayinlerini yapmaya balyorlard . Yeni zenginlerin
torunlan olan bu insanlar, srtlannda uvallar olduu
78

halde. yahnayak taban tepen atalp.rn oktan unut


mulard. Artk ana ve erefe garkolmu, eitimli ve
iyi konumda eski zenginler olmulard. Ve yaknda
yerlerini alacak olan. XIII. yzyln yeni zenginlerinden
iddetle nefret ediyorlard.
*

Nitekim, yeni zamanlar gelmitir. Bununla birlik


te, yeni insanlar da kanlmaz olarak ortaya km
lardr.
Balangta sabit ticari organizmalar olan kentler,
yava yava endstriyel organizmalar haline dn
mektedirler, en azndan baz kentlerde bu ok byk
bir devrim oluturmaktadr. Tabii ki btn kentler, ta
batan beri kk bir zenaatkar ekirdeine sahipler
di. Fakat bu zenaatkarlar yalnzca yerel ihtiyalar iin
almaktaydlar. Ticaretin baz merkezlere yeterli mik
tarda hammadde ymay baarabildii anda, iilerde
herbir yandan buralara gelince, gerek bir ihracat en
dstrisi domaya balamtr. rnein , Flandre kuma
endstrileri iin byle olmutur -ve bu rnek nl
dr-. Bunun sonucunda. kentler arasnda bir cins pay
lam meydana gelmitir. Veya daha dorusu, yerel bir
ticaretle, yerel bir piyasaya sahip olmak ve buray i
letmekle yetinen bir ikincil kentler kategorisi olu
mutur; onlarn yannda gl ve klann uzaklara
kadar saan birka byk kentin herbiri, Avrupa le
inde birer pazar, gerek bir uluslararas piyasa haline
gelmitir .
Pazar yerel olan kentler, zorunlu olarak, olduka
hzla ve tamamen doal bir ekilde, aka anti-kapita
list organizmalar haline gelmilerdir. Bu kent burjuva
zilerinde hibir byk tccar yoktur; en fazlasndan,
byk kent pazarndan toptan alm yaparak, yerel pa
zarda perakende satan birka arac vardr. Ekmek pa
ras kazanmay amalayan ve byk tutkulan olma79

yan , dar ve snrl zihniyete sahip dkkanclar, genelde


kat bir korumaclk emsiyesi altnda, yabanclara
kar savunulmaktan ve lehlerine oluturulmu, hem
saf, hem de karmak bir tekel sistemiyle, kentteki her
tccar grubunun ve bunlarn iinde yer alan her bire
yin payn belirleyen kesin bir dzenlemeyle, vasat
lklann ebediyen srd rmekten baka birey istemi
yorlard .
Bunun tersine byk kentlerde, dnya apndaki
ihracat ve ma merkezlerinde, kapitalizm varln sr
drmekle kalmam, aynca gelimi ve hzla mkem
mellemitir. Kredi aralar ortaya kmaktadr: fuarla
ra ekilen senetler, kambiyo senetleri. Para ticareti ge
limektedir. Fuar rf, gerek bir ticaret hukukuna
can vermektedir. Para dolam genilemekte ve dze
ne girmektedir. Altn sikke basm yeniden balamtr:
gvenlik artmaktadr; yollar iyilemektedir; Ypres Hali
-bugn yalnzca ans yaamaktadr- gibi devasa ticari
tesisler, yeni oluumlarn gcne tanklk etmektedir
ler.
Bu iki kent kategorisi, ok ilgi ekici ve ok yarar
l bir ayrmdr. Bu aynn. H. Pirenne'in Bcher'in teo
risine kesin olarak kar kmasna olanak vermekte
dir. Pirenne, Alman iktisatnn formle ettii biimiy
le, kentsel ekonomi teorisinin yalnzca yerel pazar olan
kentlere uygulanabildiini sylemektedir. Bu dahiyane
vurgu , Pirenne'in dahq nce iaret ettiklerini aydnlat
maktadr. Bcher'in bilgilerinin kaynan oluturan
u byk Alman kentlerinin nisbi gerilikleri. Pirenne
ayn anda unu da kaydetmektedir: ikinci dizi iinde
yer alan kentsel organizmalarn dar korumaclk ve te
kelcilik zihniyetleri ile anti-kapitalizmlerinde yeni olan
bir yan vardr. Bylece Orta an ilk blmnn ken
dine zg karakterine temas eden ve ortaya koyduu
nu iddia ettii nokta desteklenmi olmaktadr.
Bu dnemde hibir baskc ve yasaklayc dzen80

leme yoktur. Tccar davranlannda serbesttir. God


ric , u veya bu ticareti yapmaya zorlanmamaktadr;
hibir ekilde gzetim altnda tutulmamakta, rahatsz
edilmemekte, dizginlenmemekte, yasal hkmler tara
fndan giriiminin her annda kstlanmamaktadr. Kar
lat yegane kstlamalar, serbest ve vahi rekabet
ten , rakip gilde veya hanselann husumetinden ve ay
n zamanda, ticaretin henz iinde bulunduu ilkel
koullardan, para rgtlenmesinden ve zellikle de ban
kaclk yapsndan kaynaklanmaktadrlar. Bu dnem
ler artk gemitir. nk , faal ve dikkatli kapitalist
zihniyeti muhafaza eden u etki alan geni kentlerde
bile, byk apl kapitalistlerden yzlercesi ortaya
kyorsa da, bunlar engellere ve ksteklere arpmadan
byyememektedirler. Ne kadar glenirlerse glen
sinler, ikincil kentlerin, hatta byk kentlerin belediye
yasalanna toslamaktadrlar. Ayn ekilde, zenaatkar
larn direncine, bazen de koalisyonuna arpmaktadr
lar: Flandre dokumac ve kuma tokalar, cretle
rinin geleceinden endie duyarak, korunma amacyla
birlik kurmulardr. Onlara kar dinsel yasaklar geti
ren Kilise'nin engellerine de arpmaktadrlar. Btn
bunlar yeni koullar, bir nceki dneminkinden tama
men farkl bir ekonomik atmosfer yaratmaktadrlar. Ti
cari hayat, XII. yzyldakinden bir bakma daha az
serbest, daha az keyfidir.
Bu bakalam , eski tccarlar yava yava kent
ekabirleri haline dntrmektedir. Bunlar piyasay ,
baka yetenekleri, baka becerileri olan yeni adamlara
brakmaktadrlar. Godric'in arkadalarnn , ortaklar
nn gezgin ve denizi mekan edinmi ticarete uygula
dklar yetenekleri, bu yeni adamlar, abuk ve lsz
kar olanaklarnn nne kan engelleri, kentsel d
zenlemeleri, Kilise yasaklamalann atlatmakta kullan
mak zorundadrlar. Baka zamanlar, baka koullar,
baka zihniyetler, baka yeni zengin kuaklan. Bu
81

yeni adamlar becerikli giriimciler, emek satclar,


araclar ve zellikle de, utanmas, kaygs olmayan ve
bazen de felakete srklenen prens ve krallarn s
rekli artan para ihtiyalar zerinde speklasyon ya
pan bankerler olmaktadrlar.

Ve birbirlerine sk skya bal deirmen arklar


arasndaki insan nehri, ite byle sakin ve tekdze bir
ekilde akmaktadr; sonra suyun ak birdenbire hz
lanmakta. dler ve alkantlar olmaktadr ve sku
net tekrar gelmekte ve yeni bir ark almakta, sular
durgunlamaktadr.
Deiiklikler bu kez, XV . yzyln sonuyla, XVI.
yzyln banda meydana gelmilerdir: herkesin bildi
i gerek bir devrim. Hepsi ayn anda olmak zere,
byk deniz keifleri ticaret yollarn deitirmi; b
yk monarik devletler kurularak, birbirleriyle hege
monya mcadelesine girimiler; byk para buna
lmlar, deerli maden akm, fiyatlarn alt st oluu
meydana gelmi; ve nihayet yava yava kentlerin ze
rinde ykselerek, onlarn siyasal otoritelerini kstla
yan, bylece ticaret ve endstriyi bunlarn oluturdu
u kstlamalardan kurtaran devletin gelimesi yaan
mtr. Eski kstlamalar . ayrcalklar ve tekelleri ha
line getirmi olan burj uvaziler, hi kukusuz direnmi
ler, kendilerini savunmulardr. Ama eski ayrcalkl
merkezlerin yannda birok yeni merkez kurulmakta
ve bunlar artk eski kstlamalarn dnda kalmak
tadrlar. rnein Liege blgesindeki Verviers byledir;
kurallara bal Bruges' tahtndan indiren serbest An
vers'in rnei ise, hepsinin en nlsdr.
Zorlamas ve adeta snr olmayan bir serbestlik
zihniyeti , dnya zerinde esmektedir. Birey btn c
retkarlklar gsterebilmektedir. Zihni faaliyetler ala
nnda geerli olan bu durum, para alannda daha az
geerli deildir. urada veya burada, freni patlam
82

speklasyon. Tekeller, el koymalar, tefecilikler (ayn


zamanda iflaslar) ve alp rpmalar ile cinayetlerden
baka birey grlmemektedir. H erkesi bir altn l
gnl sarmtr. Ve saylamayacak kadar ok yeni zen
ginden oluan ve dnemin eilimlerini sergileyen yeni
bir kuak zuhur etmitir. Sfrdan ykselen bir Jacqu
es Coeur. Ve bir Jacob Fugger. Ve bir Gaspard Ducci
di Pistoia. Ve Touraineli basit bir kyl ailesinin ocu
u olan bir Christophe Plantin. Ve daha bir sr dieri.
Onlarla bir nceki dnemin "zenginler"i arasnda
hibir ba yoktur. Yeni koullar karsnda ne yapa
caklarn bilemez hale den, servetlerini kysnda
kurduklar eski kurallar aniden sarsalayan bir ser
bestlik rzgar karsnda akna dnen eski zengin
ler, filozofa davranarak, kavgadan ekilmilerdir; top
rak satn almlar ve soylu ailelerle evlilik ba kurarak
dunmlarn pekitirmilerdir. zgrlk dnemleri ile
kstlama dnemleri arasnda ilgin bir gidip gelme.
Bylesine dnemler birbirlerini izlemektedirler: XI. ve
XII . yzyllarn serbestliinin ardndan, kentsel ekono
minin dzene balanmas; XII I . ve XIV . yzyllardaki
gezgin ticaretin zgrce genilemesinin, az veya ok te
kellemi kent ticaretinin kanalize edilmesiyle sonu
lanmas. Ve bunun arkasndan da, XVI. yzyln freni
olmayan serbestisi gelmitir; fakat Rnesansn bu bi
reyci atlmnn arkasndan da, merkantilizm ve kat
dzenlemeleri gelecek, bu uygulama XVIII. yzyl sonu

ile XIX. yzyln ba_nda , yasa tanmaz, fren tutmaz,


dizgine gelmez byk modern kapitalizmin muzaffer ve
gl atlmyla ortadan kalkacaktr: Bu oluum da s
frdan yola kan , kendi kendilerini yapan yeni adam
larn eseri olacaktr: bir Rothschild, bir Knpp, bir
Schneider. bir Lafitte , bir Peugeot. bir Cockerill; bun
larn hepsi de yola sfrdan kmlar ve zekadan baka
bir sermayeye sahip olmamlardr: entellektelinki ol
mayan, onunkiyle hibir ortak yan bulunmayan zel
83

bir zeka; tamamen pratik ve yalnzca kazanca, frsata


ynelik ve riski ok iyi hesaplayan bir zeka.
zet olarak, dz izgi halinde, tekdze ve tekbi
imli bir hareket mi sz konusudur? Asla. Birbirlerin
den bamsz bunalmlar tarafndan kesintiye urat
lan bir atlmlar dizisi -nk bu nlar srmemekte
dirler- sz konusudur.
*

Henri Pirenne'in varsaym, daha da dorusu, onun


dikkat ekici almasnn bize sunduu. birbirlerine
dahiyane bir ekilde eklemlenmi ve uyarlanm var
saymlar btn byledir.
Bir olgu , tm kukularn dndadr. Pirenne, di
erlerinden sonra ve dierleriyle birlikte -bunlan zik
retmeyi hi sektirmemektedir-, Bcher'in an ema
latrmasna itiraz etmekte hakldr, ok hakldr ve
ok cazip, ayn zamanda ok iyi ina edilmi teoriler
den birinin tehlikelerini iaret ederken, ok yararl bir
i yapmaktadr. Aydnlatt olgular, bizatihi yeni ol
mamakla birlikte, birbirlerine yaklatrldklannda ye
ni bir karakter kazanmaktadrlar. Bu sonuta, bir
gzlemcinin -stelik ok yce ve dikkat ekici derinlik
teki bir gzlemcinin- bir teorisyene kar tam ve doal
itirazdr; bu, bir tarihi ile bir iktisatnn atmas
deil de, verimli ibirliidir. Tarihi, iktisatnn fazla
kat , ok az esnek, fazlasyla genel teorilerini dzelt
mektedir.
Fakat itiraf etmeliyim ki, hereye ramen iimde
birey, XII . yzyl insanlarnn adlanna ve eserlerine
yaptrlan u "kapitalist" sfatna direnmektedir. n
k , bu ekilde bu sfata ok bulank ve ok genel bir
anlam verilmi olmaktadr; ve bu durumda, kapitalizm
der: deilse bile, kapitalistlerden sz etmek iin XII .
yzyla kadar geri gitmek yeterli olmaz, Antik aa ve
hatta daha gerilere gitmek gerekir. Marx'n eletirmen84

lerinden biri olan Slonimski , bundan epeyi nceleri ,


Kapital yazarna u itiraz yneltmiti: "kapitalizmin
tabann ve zn meydana getiren , emekiler ile re
tim aralarnn ayrlmas, Antik an en balarnda
bile oktan yer alan ekonomik bir olgudur; ve bu olgu
yu XVI . yzylda balayan hemen yakn tarihe bala
mak , tarihi bilmemek demektik". Bunun anlam, kapi
talizmi tanmlama biimi zerinde anlamann gerek
tiidir. nk aslnda herey buradan kaynaklanmak
tadr.
Oysa H. Pirenne, Sombart'da bulduu haliyle bir
tanmdan yola kmtr. Sombart, "karl bir ekilde ye
niden retmek kastyla, sahipleri tarafndan iletilen
mallarn bulunduu yerlerde" kapitalizm vardr de
mektedir. H. Pirenne, Sombart'n tanmn ncelikle
doru bulduundan, ama ayn zamanda "sermayeyi te
zinin gerekleri dorultusunda tanmlam olma kuku
sundan" kurtulmak iin aldn sylemektedir. Nite
kim, daha nce de belirttiimiz gibi, Sombart bu tezin
ampiyonlarndan biri saylamaz, bunun tamamen
tersi dorudur. Fakat, bir tarihinin bir iktisatya ait
olan tamamen ekonomik ve yalnzca iktisatlara uy
gun bir tanm almasnn temkinli bir i olup olmad
sorulabilir.
Bunun anlam, eskiden savunulan iki ahlakn
varl gibi, iki kapitalizmin olduu deildir. Fakat ben,
bylesine byk bir sorunun iine daldmdan tr
zr dileyerek, iktisatlar tarafndan getirilen baz ser
maye tanmlarnn tarihiler tarafndan bilmezden ge
linmemesi gerektiini syleyeceim. te yandan, belki
de ok daha karmak, ok daha canl, mantken ok
daha az salam, ama kesin anlam bakmndan ok
daha zengin olan sermayenin ekonomik tanmyla a
kmayan bir tarihsel "kapitalizm" tanm da vardr.
Baka terimlerle, bylesine byk bir yolculua k
madan nce, kapitalizmin -veya daha dorusu, kapita85

listin- psikolojisi konusunda biraz daha ileri gitmek,


modern kapitalizmin paray esas olarak, harcamak ve
bolluk iinde kaygsz bir hayat srdrmek iin deil
de (bu , kapitalist zihniyetin bizatihi reddidir); tasarruf
etmek, paray altrmak. retmek ve oaltmak iin ,
kendini gerektiinde birok eyden yoksun brakmak
zere kazanmaya dayal olan modern kapitalizmin ger
ek zihniyetini iyice tanmlamak herhalde doru ola
caktr.
*

H . Pirenne'in .e;enel tezine .e;elince; kapitalizmin btnsel evrimini tekbiimli, dzenli srekli bir gelime
grnts altnda deil de, sreksiz bir ilerlemeler di
zisi halinde kavrama biimine gelince; tarihin olaan
ve vazgeilmez bir mayas olarak ele alnan "yeni zen
gin"in tarihe bu dahil ediliine gelince, ancak kutlaya
bilir ve hibir itiraz olmadan kabul edebiliriz.
Bir varsaymn deeri, sonularyla llr: ince
lediimiz varsaymn kendiyle birlikte getirebilecei
hibir sonu henz incelenmemi ve salamas yapl
mamtr. Bu da, bunlarn zenle incelenmesi iin bir
neden daha meydana getirmktedir. Ve en bata da u
incelenmelidir:
Eer iktisadi tarihin her dnemine, gerekten yeni
bir kapitalistler snf denk dyorsa, iyi bilinen ve
kolay incelenebilir bir irketin tarihinin iinde, belirli
tipten bir "yeni zenginler" kuann ortaya kmas
nn, bu irketin ynetiminde, entellektel ve ahlaki ha
yatnda ne gibi etkiler yaratabildiinin incelenmesinin
yeridir.
Tek bir rnek verelim. XV. yzyln sonu ile XVI .
yzyln banda, Xl l l . yzyl ile birlikte domu olan
yeni koullardan yararlanmasn bilmi olan endstri
giriimcileri, toptanc, tccar, finans hanedanlar
kerken, bir yeni insanlar, bir hiten varolmular, yeni
86

zenginler kua, bize bir serbestlik ve lgn bir rekabet


zihniyeti tarafndan harekete geirilmi olarak gzk
mektedir; bu kuak gelenei kmser, "kendi virtoz
luundan sarho olur" , byk Anvers piyasasna o d
nemde ok zgn ve artc edasn vermi olan u
mthi kazan ve speklasyon ateine utanmazca ka
plm olarak alglanmaktadr. Fakat bu fazlasyla kn
tl ve karakteristik izgileri kaydetmek, acaba belli bir
l iinde bizatihi Rnesans, ondan da fazlas Refor
masyon sorununu ortaya koymak deil midir? Dinlerin,
rnein protestanln veya museviliin, bu dinlere men
sup olanlarn kendilerine zg ekonomik faaliyetleri ze
rinde ne gibi etkilerinin olduu sklkla aratrlmtr.
Bunlar olduka baarsz ve birok yanlsama veya n
yargya dayal aratrmalar olmua benzemektedirler.
insanlarn eitli dnemler ve farkl toplumlardaki eko
nomik zihniyetlerinin, mensubu olduklar dinlerin ze
rinde ne gibi etkilerinin olduunu aratrmak, hi ku
kusuz daha yararl olurdu. Eer bu yaplsayd, herhalde
bu etkinin hi de dk bir kapsama sahip olmad
grlr ve belki de XVI . yzyl a ilikin olarak, Reformas
yonun karakterlerinin ve baarlarnn bir blmnn,
zihniyetleri yeni doktrinin baz izgileriyle tam bir ekilde
uyuan bu yeni zenginlere borlu olduu anlalabilirdi.
ok iyi bilindii zere, yeni zenginler Alak lkeler'de
olduu gibi, Fransa'da da ve baka yerlerde de, bu ayn
Reformasyon hareketinin en kararl ve en ateli mez
leri arasnda yer almlardr.
*

Sonuncu bir iaret. Pirenne'in dikkat ekici teorinin olas iyiliklerinden biri de, toplumsal evrime ilikin
kavraymzn zerine ar bir ekilde km olan u
kark ve can skc kavramlardan birini tasfiye etme
olanan salamasdr: "burjuvazi" kavram.
Tarih boyunca, Orta ada yava yava doan ,
yava yava oluan , zellikle xv. yzyldan itibaren
87

gelien , XVII . ve XVIII. yzyllarda yavaa byyen, XIX.


yzyln eiinde aniden serpilen ve yaylan, nihayet
dnyay gc ve ihtiamyla dolduran, kitlesel ve kom
pakt, farkllklar olmayan bir "burj uva snf" olmam
tr. Pirenne'in kapitalizmin toplumsal tarihine ynelik
btnsel bak, taslamz daha da eitlendirme ve
geree daha yakndan bakma konusunda bizi uyar
maktadr. Belikal tarihi, "her kapitalist snf, balan
gta aka ilerlemeci ve yeniliki bir zihin halinin etkisi
altndadr, ama faaliyetinin dzenli hale gelmesi l
snde muhafazakarlamaktadr" diye sonuca varmak
tadr. I3u , ok sayda kitlesel inann yapay bir birlik kur
maya altklar yerde, iin iine eitlilii dahil etmek
anlamna gelmektedir. Ama Pirenne'in forml , gene de
her dnemde blok halinde olan bir burjuva snfna. ta
rihsel evrimin her annda her lkede tek ve tutarl bir ka
pitalist snfa ilikin eski kavray korumaktadr. Piren
ne'in sunumundan kan ekliyle gerek, her zaman ve
her yerde ok farkl edalardaki burjuva snflarnn, bur
juvazilerin aktklandr; bunlarn yol allar, duygu
lar , hatta ekonomik konumlan ok farkl olmutur; bu
nun byle olmasnn nedeni, eski zenginlerle yeni zengin
ler, gelenekilerle onlarn rniraslan, yenilikilerle onla
rn kendi ocuklar arasnda ou zaman atma ve
farkllk olmasdr.
Toplumsal tarihin dili, bu ztlamalar kaale alma
maktadr. O bir tek, burjuvazi kelimesini bilmekte,
bunu birbirlerinden tamamen farkl topluluk ve grup
lara ayrmsz uygulamaktadr. Bu da, bizim toplumsal
zmlemelerimizin henz an kaln kaldklar an, lamna gelmektedir. Dil tek bir kelimeye sahiptir, n
k zihnin yalnzca tek bir kavram vardr. Ve ite tam
bu nedenden tr , Belikal stadn abasn takdir
edecek szleri bulmak g olmaktadr; onun abalan
yeni aratnnalann, yeni ayrmlarn hareket noktas
olacaklardr.
88

KAPTALZM VE
REFORMASYON

Kapitalizm ile Reformasyon arasndaki ilikiler


konusundaki geni ve apl sorunu; ok sayda ksmi
zmne ulalm olan ve karmza daha birok so
ru iareti kartmaya devam etmekte olan bu sorunu
acaba ilk nce kim ortaya koymutur? Cevap vermekte
tereddt etmeyelim; bu kii Karl Marx'tr. Hi kuku
suz, yeni bir toplumu yeni temellerin stne oturtma
ya alan bir propagandac sz konusudur; ayn za
manda bir tarihi, eer ylesi tercih edilirse, bir tarih
felsefecisi de sz konusudur; onun cesur grleri,
bizim en "yeni" tarih speklasyonlarmzn ounun
balang noktalarn meydana getirmektedirler. Kapi
talizmin tarihsel kkenlerini aratrrken, parman
XVI. yzyln zerine ilk basan ve "burada araynz" di
yen o deil midir? Kendi zamannda devrimci olarak
gzkm olan delici ie doma; bu gr o zamandan
bu yana btn kavraylarmza egemen olmutur.
Marx bununla ayn zamanda, baka bireyi daha
kaydetmekteydi. XVI . yzyl yalnzca kapitalizmin do
umuna tanklk etmemitir. Bir kahramanlk a olan
bu XVI. yzyl, ayn zamanda sanat ve edebiyat Rnesan
snn, antik histiyanln Reformasyonunun, Ulusal
krallar tarafndan yrtlen ve doktorlar ile Kilise men89

suplan tarafndan yrtlen Orta a enternasyonaliz


miyle ztlaan u lusal siyasetlerin de doumlanna tank
olmutur. Bir dalma m? Marx; hayr, bir demet diye ce
vap vermektedir. Bir birlik. nk, siyasal Devrim, en
tellektel Devrim, dinsel Devrim, btn bunlar tek ve
ayn ynlendirici ve egemen olgudan, yani ekonomik
Devrimden kaynaklanmaktadrlar. Sermaye olumakta
dr. Ve oluurken de, kapitalist bir zihniyete can vermek
tedir. Kapitalist bir siyaseti dikte etmektedir. Dnce
leri, duygulan ve inanlar kapitalizmin renklerine boya
maktadr. Siyasal olgular, dinsel olgular, entellektel ol
gular; bunlarn hepsi de tek ve gerek ehrenin, sermaye
nin ehresinin takt deiken maskelerdir.
Ve ite sorun ortaya konulmutur. O zamandan bu
yana, bu sorunu zmeye kalkan ok kii olmutur. Ne
Max Weber'i , ne Troletsch'i, ne de bize daha yakn olan
Henri Pirenne'i unutuyorum. Bunlarn ilk kavrama yap
tklar rtular, getirdikleri kesinlemeler, nerdikleri
zmler. gzel bir btn. bilgin dayanmasnn iyi bir
rneini meydana getirmilerdir. Fakat bu konunun n
cs , zmlemekten ok tahmin ettii ekonomik olgu larla, ondan nce herkesin zerk olarak kabul ettii ve ik
tisad igdsel olarak bunlara baml kld siyasal.
entellektel ve dinsel olgular gl eliyle ilk kez birbirle
rine balayan kii, Kari M arx olmutur.
*

Grnte tartmaya yabanc olan bu nokta zerinde srar etmemin nedeni , hikimsenin kuku duy
mad bir ncelik sorununu zmek deil de, tarihte
nemli bir sorunu ilk nce kimin ortaya koyduunu,
bunu nasl ve niin koyduunu bilmenin hibir zaman
kaytsz kalnamayacak birey olmasdr.
Marx'n bir tarihi yan vardr. Bundan da tesi,
bir peygamber yan vardr. Oysa, bir peygamber yal
nzca kendi gereine sahiptir. Onunla dopdoludur. G
z ondan baka birey grmez. Onu ylesine bir g
90

ve inatla iddia ve ilan eder ki; fethedilen , cezbolan in


sanlar bir sre sonra yalnzca "dinler, zamanlannn
ocuklardr" demekle kalmazlar, daha gl bir ekil
de "dinler, insan toplumlarnn evrensel anas iktisa
dn ocuklandr" demeye balarlar. Daha sonra, daha
da kesin bir ekilde. " Reformasyon, XVI. yzylda do
an byk ve gl Reformasyon , o sralarda ortaya
kan ve hzla kazanlan dnyaya kendini dayatan ka
pitalist ekonominin meydana getirdii u yeni iktisat
biiminin ocuudur" derler. Baka bir ifadeyle, "Kapi
talizmden Reformasyon domutur". arpc bir for
ml. Fazlasyla arpc. O kadar arpc ki , "Reformas
yondan Kapitalizm domutur" diye tersine evirmek
mmkndr. Veyahut da, yknme yoluyla onu "Ka
pitalizm Yahudilikten, din ve bu dinin ruhu olarak ka
bul edilen Yahudilikten domutur" haline getirmek
mmkndr; bu, Sombart'n 1 9 1 1 'de olduka grlt
kopartan , Yahudilere ilikin kitabndaki tezidir.
Herey savunulabilir -ve ite kantlar destekle
mek zere gzel iddialar-. Kapitalizm ve Reformasyon,
grld zere konu genitir. Hi kukusuz tarihsel
bir sorun sz konusudur. En azndan metodoloj ik bir
sorun. Daha da iyisi, insani bir sorun. Din ile iktisa
dn, birinde dierine srtme ve zorluk olmadan ge
ilebilecek kadar birbirleriyle eletikleri doru mudur;
birinin dierine can verdii -hangisi istenirse o, keyfe
gre ekonomi veya din- doru mudur? Grelim.
1
Yola olgulardan, tevazu ve temkinlilik iinde
kan tarihi olarak grelim. Dnyann karsna deva
datan ve gzbaclk yapan bir kimse olarak dikilme
yen tarihi olarak grelim: "Baknz hanmlar. beyler.
Burada apkann iinde domakta olan sermaye; Flo
ransallarn, Cenovallarn , Lyonlularn bankas, Fug-

91

gerlerin muazzam serveti. flyorum ve bakn; ite


Luther ve ite Calvin. Birinciler, ikincileri yaratt". H ayr.
Tarihinin yntemi bu deildir. Onun yntemi ok da
ha mtevazidir. Herhalde daha da gvenilirdir.
Tarihinin yntemi, yola olgulardan itibaren k
maktr. Hangi olgular? Fransa'da, Almanya'da, Farel'in
ki kadar Zwingli'nin de lsvire'sindeki Reformasyon ha
reketine ilk katlanlarn listesini kardmzda, bir ol
gu bizi arpmaktadr. Bunlarn arasnda ok sayda
papaz ve din adam vardr. ok sayda entellektel,
hmanist. okul retmeni, matbaac, kitap bulun
maktadr. Ama ayn zamanda, ok sayda kapitalist,
tccar, zengin adam da yer almaktadr. Ve, Reformas
yonun abucak kk salp gelitii kentlerin, kentsel or
tamlarn listesini kardmzda; entellektel merkez
ler ve niversite kentlerinden ok, byk ticaret ve i
merkezlerinin arya cevap verdiklerini gryoruz: An
vers, Bale , Strasbourg, Nurenberg ve Lyon . Bir olgu ,
bir aklama deil. Atflarn oaltmann kolay olduu
bir olgu. Aklanmas gereken bir olgu.
-

XVI. yzyln bandayz. Bu zamann dnyasna


hzla bir bakalm. Gzmze hemen bir olgu arpyor.
XVI. yzyln ok zarar veren savalarndan km olan
Avrupa, Nancy ile Pavia savalar arasnda - 1 477- 1 525,
Yavuz Charles'n lmyle I . Franois'nn esir dmesi
arasnda- dnya tam randmanda almaktadr. Bi
zim Bat dnyas. lgn bir para itah, kapitalist bir
bireyciliin ilk ve dayanlmaz atlm, binlerce insan
dur durak bilmez ve arsz bir ekilde sarmaktadr. ik
tisadi baarsyla, yenik Bruges' ve tahtn kaybetmi
Venedii ezen, Escaut kylarndaki kent, tccar ve
bankerleriyle gurur duyarak, Borsa'sn Yeni Zaman
lar'n simgesi olarak kurmutur. Anvers rhtmlar bo
yunca, dnyann btn mallar sralanmaktadr. An
vers rhtmlarnn zerinde, dnyann lgnca bir ka
zanma tutkusuna av olmu btn maceraclar geit
92

resmi yapmaktadrlar. Artk onlar dizginleyen herhangi


bir ahlak kural, onlar zapteden herhangi bir kayg,
onlar engelleyen herhangi bir gelenek yoktur. Bu ticaret
ve bankaclk Machiavellileri, hergn Hkmdar'larna
eylem yaptrtmaktadrlar. Amalar , toprak, soylu klan
senyrlk malikanesi deildir. Onlar altn, tm iktidar
lar veren hareketli ve has altn istemektedirler. Altna
sahip olmak, onu kasalarnda biriktirmek, ondan yarar
lanmak iin, zgrlk diye barmaktadr-lar.
Bunun nedeni, tekdze ykselme ve alalmalary
la, insan toplumlarnn ekonomik hayatn btn za
manlarda ve btn boylamlarda sallayan ve zgrlk
dnemlerinin ardndan dzenleme dnemlerini ve d
zenleme dnemlerinin ardndan da serbestlik dnem
lerini ritmik bir ekilde getiren ebedi gel-git'in, kapita
lizmin modern biimi iinde doduu sralarda, lgn
bir serbestlik krizi ni geri getirmekte olmasdr. zgr
lk, zgrlk: speklasyona susam tccarlar, Ar
vers'de byle haykrmaktadrlar. Holbein' n resimlerini
tm enerjileri iinde yapaca u gl kapitalistler;
masals servetlerinin etrafnda yaldzl bir efsane hare
si bulunan u dayanlmaz ve yce Fuggerler, Augs
burg'daki saraylarnda byle haykrmaktadrlar. Daha
rahat i grebilmek iin Bern vatandalna gemi
olan, efsanevi "iyi Alman" Kleberger'le birlikte, yzlerce
Fransz. ltalyan ve Savabyahnn Lyon fuarlarna gel
dikleri zaman tekrarladklar. bu szlerdir.
Alt st olmu bir dnyann zerinden frtna ha
linde geen iddetli rzgarlar Fransa'da -lml. orta b
yklkte bir lke; saduyu, akl. ho adetler ve alayc
kurnazlk (ou zaman ldrc olan an heveskarl
a kar deerli bir panzehirdir) lkesi- yatmakta .
lml hale gelmekte ve Rnesansn tatl gneinin al
tnda, bir Tours Primavera'snn kr ieklerinin al
masna izin vermektedir. Bir dnya. dudaklarnda bir
ark olduu halde, almakta, kazanmakta. zengin93

lemekte ve bymektedir. Bir burj uva dnyas.


*

nk ayn anda hem tek , hem de oklu; faaliyetleri itibariyle eitlenmi, tpk Panurge gibi yaynda
bin ipi olan ve yava yava yzyln btn kavaklar
na yerleen . buradan ana yollar hkm altna alan ve
tm akm lara egemen olmaya kalkan bir toplumsal
snf sz konusudur. Bu snf. srekli bir kprt, s
rekli bir tutku , srekli bir olu iinde olan ve gayretle
mcadele eden, dven, istediini mthi bir iradeyle
isteyen bir burj uvazidir; nk ancak iradesi sayesin
de byyebilir.
Ama bileimi itibayle ok eitli olup, hem kalfa
larnn arasnda tezgah banda oturan ustay, hem
yollar boyunca at srtnda koturan ve terkisinde para
dolu keseler kadar tfek ve kl da tayan gezgin tc
car, hem acmasz savcy , hem de burjuva piramidi
nin tepesinde yer alan parlamento yesini kapsamak
tadr. Farkl meslek, rf ve statleri olan, ok karakte
ristik bir sr tip. Ama bunlarn hepsi de ayn fikir,
duygu . varolu tarz iklimine mensuptur; yani burj uva
olmann koulu olan fikirler, duygular ve varolu tarz
lar iklimine.
Zihniyetlerine ilikin ksa bir zmleme yapmaya
alalm. Burada nce Akl' buluyoruz. ok berrak ve
aya yere basan bir akl: anlamak isteyenlerin, anla
mann tadna varm insanlarn akl. Ve bilmek iste
yenlerin. nk burjuvaziye gre , renim bir lks de
il, bir alettir. Ykselmenin, zenginlemenin, byme
nin, ana ulamann bir arac.
Daha sonra, ok miktarda temkinlilik ve lmllk
buluyoruz. Yakn gemiini, atasnn srtnda tad
tuhafiye uvaln veya babasnn kuma satt minicik
dkkan aklnda tutan bir burjuvazi , bir kuruun bir
kuru olduunu; harcamas kolay olan parann, kaza94

mlmasnn g olduunu bilmektedir. Hesapl temkin


lilik, komuya kar kurnaz savunma, kazanc kar
mama konusundaki retiler babadan oula gemek
tedir. Ama bu burjuvazi ayn zamanda faal. seyyah ve
hareketlidir: yerleik ve brokratik olmakla eletirilen
u XIX. yzyl burjuvazisinin tamamen tersi . Bu hareket
li burjuvazi, ksmen tccarda bedene br nmektedir.
XVI . yzyl tccan; elinin altnda ne posta, ne telgraf, ne
telefon . ne otomobil , ne uak bulunan adam; elinde ne
kat para, ne ek olduu halde, dnyay bizzat dolaan,
retim yerlerinden mal satn alarak, bunlar byk zah
met. maliyet ve tehlikelere katlanarak, kervan halinde
tayan , mterinin ayana kadar gtren, bu yol al
esnasnda ok sayda insann adetlerini gren , her cins
ulusla, rfle, dinle temas ederek, nyarglann kaybeden
ve u fku genileyen kii de.
Son olarak, bu burj uvazi kendiyle iftihar etmekte
dir. Baarsyla. kesintisiz ykselmesiyle ve ayn zaman
da zenginliiyle iftihar etmektedir. Kendini topraklar
na, rantlarna. altn ve gm dolu kasalarna yaslan
m olarak gvencede hissetmektedir. Prestijini kant
lama, gcn ilan etme, kendi otoritesini eski otorite
lerin yerine geirme al iindedir; ama imdilik, ezici
vesayetlerin boyunduruunu kraca gn beklemek
tedir. Ama bu burjuvaziyi abartmamak gerekir. Kusur
lar vardr, birok adan vasat ve fazlasyla sradandr.
Fakat kendiyle birlikte. yeni, zgr, tamamen burj uva
ve fetihi bir yan tamaktadr. Nerede? Her yerde.
Ama esas olarak din alannda.
*

Din: Bu insanlarn ona kar tam bir kopu tavrn benimsediklerini farketmiyoruz. Gerekte. din onla
rn zerinde gl , evrensel . hatta tiranca bir etkiye
sahiptir. Din her alana nfuz etmektedir. Hayatn b
tn eylemleri , hatta bize gre en dind olanlar bile
dinin egemenlii altndadr. Bir vasiyetname dzen95

!emek veya bir doktora snavndan gemek bile dinsel


eylemler olmaktadr. Doktora, ounlukla kilisede, su
nan nnde, orglarn ve missa ayininin eliinde aln
maktadr. Bir vasiyetnamenin sekiz sahifesinden dr
dnden ou. Tanrya, Bakire Meyem'e, "Gksel Cen
net Saray"nn aziz ve azizelerine, zellikle de vasiyet
brakann pirlerine yakarmalarla dolu . insan . dou
mundan lmne, dinin srekli denetimi altnda ya
amaktadr. Doum belgesi yoktur, vaftiz vardr. lm
belgesi yoktur, ky veya mahalle kilisesinde dinsel de
fin vardr. Kilise, alma ve dinlenmeyi, gda ve hayat
tarzn ayrntlarna kadar dzenlemektedir. anlar,
gndelik hayatn ritmini vermektedirler. Bu hayatn
kalbinde, mminlerin tasa ve sevinte ortak olduklar
merkez olan Kilise yer almaktadr: Tanrnn evi .
"Btn bunlar d grntdr". ite aceleci bir
sz. Bir din, bir toplumun zerinde hala bu kadar
gl ve ok sayda etkiye sahipken, "bunlar uygula
malardan ibarettir" demek, bir aka olmaktadr. Ama
kabul edelim ki, btn bunlar d grntdr. Bunun
yannda i cephe vardr. Ama insanlarn bu tarihte
imandan koptuklarn dnmek bir hatadr. Ama Ki
lise mminlere ne sunmaktadr?
Kitle iin, batl itikatlar. Sekinler iin , soyut spe
klasyonlar ve stat olarak XN . yzyln en parlak ve
cesur skolastiklerinden biri olan ngiliz Ockhamh Wil
liam' izleyen doktorlarn retisi . Ockham'a gre, dog
ma anlalamaz niteliktedir; bu dnyada hristiyann
devi, dogmatik iddialara ne dnce, ne ak olmak
szn inanmak ve kendinden hibir ey katmakszn .
grevlerini yerine getirmektir. Pekiyi , mminler bu du
rumda ne yapmaktadrlar? Bazlar, dinsel ihtiyala
rn besleyen bir mistiklie snmakta, manastrlar
doldurmaktadrlar. Bu insanlar, buraya snan bu ate
li dindarlar, burada ruhlarnn gdasn aramaktadr
lar. Mistiklik, ilekelik: Ockhamchn kat ve ksr dokt96

rininin teselli etmekte aciz kald kiilerin kanlmaz


ve zorunlu rvan.
Acaba dierlerinin , biraz nce zihniyetlerini zm
lemekte olduumuz burjuvalarn tutumu nedir? Onlar
bu alanda tatminsiz, hayal krklna uram, memnu
niyetsiz durumdadrlar. Akla tapmalaryla, zihni merak
laryla, yeni eylere kar ilgileriyle, zgvenleriyle ve eski
snrlan ama konusundaki sabrszlklaryla. Ayine git
mekte, oru tutmakta. Kilise yasalanna uygun bir ekil
de yaamakta ve lmektedirler. Papazn temel retisin
den kuku duymamaktadrlar. Adil bir tannya, insanl
selamete kavuturan Isa'ya, kutsamann etkinliine
inanmaktadrlar. Ama kendilerini kaygl olarak hisset
mektedirler. Bilinlerinde bir boluk, bir eksiklik vardr.
Zihin hallerine tam uyarlanm bir doktrinle kar kar
ya olduklarn dnmemektedirler. Halka vaaz veren
ler, onlar bazen gldrmektedirler. Onlarn yetersizlik
lerini, tanrsaln karsndaki kaba akalann hereye
ramen hissetmektedirler. Beklemektedirler.
il
Ve ite, badndrc ve kukulu bir la -ok
sayda utanmaz tccar tarafndan atlan la-, Alman
ya'nn ilerinde bir keiinki cevap vermektedir. zgr
lk, zgrlk; bu ayn zamanda, bu keiin nce manas
trndan sonra da bir akam, geceyi ancak ylesine bir
delebilen mealelerin nda, Worms katedralinin b
yk salonundan, Yce imparatora kar ykselttii sz
dr. Bu Martin Luther'in kahramanca ve gl sesinin
dnyaya frlatt szdr. Eilmi insanlarn zerinden,
ayaa kalkma iradesini duyurmaktadr. zgrlk! Lut
hcr buna "hrstiyanca" sfatn eklemekte ve onu hi ku
kusuz, haykrnn yanksnn sefaletlerinin dibinden
kartaca kyller, ne de onu sessizce destekleyen tem
kinli ve lml hmanistler gibi anlamamaktadr; ve acaba
97

sylemeye gerek var m. zgrlk kelimesini altn avcs


Anvers sarraflar gibi de anlamamaktadr. Ama ayrm
larn ne nemi var. Dnya dinlemektedir. Martin birade
rin haykrnda, kendinin de sklkla sarfettii sz bul
maktadr: itenlikle zgrlk ars. . .
Luther acaba gerekten, bizim taslan hzla iz
diimiz bir zmlemeden mi yola kmtr? Kararsz
ve kafalar kank insanlara, bilinli bir ekilde daha
iyi bir din , ihtiyalara eskisinden daha iyi cevap veren
bir din mi gtrmekteydi? Burjuvazinin, burjuva zih
niyetlerinin ihtiyalarnn dorultusunda bir din mi ge
tirmekteydi? Bin kere hayr! Luther'in kiisel dininin
yzylla ne kadar uyumsuz olduunu ve aka birey
sel ihtiya ve karmaalardan kaynaklandn bir al
mamda gstermeye altm( l ) . Ve laf dolatrmaya
lm: Luther iin doru olan, Zwingli iin de dorudur.
Bale'deki Oecolampede ve Strasbourg'daki Bucer iin
de dorudur. Fransa'da Farel ve ksa bir sre sonra da
Calvin iin dorudur. Bunlar siyaset adanlan deil
lerdir. Uyarlayclardr. Bunlar, uygun dinsel zmler
uygulamak zere, yzyln ihtiyalarnn listesini
kartmamlardr. Hayr, bin kere hayr. Bunlar, kendi
lerinde hissettikleri hakikati insanlara yaymlardr.
Yalnzca kendi hakikatlerini. . .
Ancak, istediini tam olarak yapan insan, byk in
san , dahi insan hibir zaman olmamtr. Dierlerini de,
insan kitlesini de hesaba katmas gerekmeyen bir dahi
hibir zaman olmamtr. Dnelim: yeni bir fikre sahip
olan ve ona kar hayranlk deil de, igdsel bir dehet
duyduumuz u canavar ortaya ktnda, durumlarn
yars itibariyle ondan nefret eder, onunla alay eder, ge
tirdii yenilii inkar ederiz, hatta bunun olabilirliini bile
kabul etmeyiz. Mucidin kaderi byledir. Durumlarn di
er yansnda ise , ortam batan uygun olduunda, yeni1

98

L. Febvre.

Martin Luther, Paris, Alcan,

1 928.

lik karsnda cezbolunmakta ve ona alk tutulmak


tadr; bu durumda, yenilii eline geiren, onun iine yer
leen ve onu kendi bildii gibi dntrp deitiren bu
ortam olmaktadr. Ve birka hafta iinde , ortaya kartan
kii bile onu tanyamaz hale gelmektedir. Eer sonunda
bu duruma boyun eerse, bu ounlukla kendi kendini
inkar etmesi pahasna olmaktadr.
XVI . yzyl slahatlar iin byle olmutur. Fikir
lerinin iine. ok byk bir hzla burjuvaca duygunun
yerletiini grmlerdir. ou zaman onlara ramen.
Onlara kar olarak.
* * *
Luther'e baknz: bundan daha arpc birey olabilir mi? Vasat bir ortamdan gelme, kk burjuva ocu
u olup, bu ortamn tm nyarglann paylarken , bize
ekonomik alanda nasl gzkmektedir? Domakta olan
kapitalizmin hararetli bir yanda m? Elbette hayr! O,
eski fikirlerin ve eski nyarglann yandadr. O an
Rotschildleri olan Fuggerler'e yagdrd lanet ve ettii
bedduann haddi hesab yoktur. Luther tutkulu bir e
kilde anti-finans, anti-banker, anti-kapitalisttir. Azgn
bir Yahudi dmandr. Orta a doktrinlerine baldr
ve bunlardan asla taviz vermemektedir. Ama ne nemi
var?
Anversli byk tccarlar tereddt etmemilerdir.
Fuggerlerin acenteleri, temsilcileri, akrabalar veya ra
kiplerinin hepsi de Lutherci olmutur. Doktor Martin
Luther olmasna ramen, halk Fuggerei'a kar kkrt
may srdren Martin biraberin lanetlerine bir an iin
bile kulak asmakszn. Acaba Luther'in doktirni bu in
sanlara ne getirmektedir? Hereyden fazla arzuladklar
eyi . stelik bunlar, bu doktrini yava yava deitir
mekte , dzenlemekte, kendi ihtiyalarna uyarlamak
tadrlar.
Yukarda, bujuvazinin basit ve ak fikirlerden ho
landn sylemitik. Luther'in dini, tpk Farel' inkinin
99

Franszlara Franszca hitap etmesi gibi, Almanlarla Al


manca konumaktadr. Luther'in ilk ii, Kitab Mukad
des'i "halk" diline evirmek olmutur. Ama, Lefevre
d' Etaples ile Calvin'in yeeni Olivetan'n da ilk ileri bu
olmutur . . . te yandan , artk ulalabilir hale gelen bu
Kitab Mukaddeste ne bulunmaktadr? Okayan. insani .
yaklam kardee olan bir Tanr. Zamann sanatnn
oktan beri duyarl ve dokunakl bir ekilde sunduu
tanr: ite bu tanr, herkese incili Latincesinden ayklan
m olarak konumaktadr, insanla insan gibi konu
makta ve bu konumalarnda kesinlik bulunmaktadr.
Kesinlik gtr. Eylem iindeki insann yaamsal
desteidir. Gndelik hayatlar acmasz bir sava olan bu
tccarlarn , bankerlerin, altn avclarnn vicdan dram
larn gzmzde canlandralm. Kilise onlara, "Gnah
iliyorsunuz, ama umutsuzlua kaplmaynz. Gnah
kartnz ve tvbe ediniz. Gnahlarnzn balanmas
sonucu ne-enize ve gveninize tekrar kavuacaksnz"
demekteydi. Pekiyi ama. "gnah kartnz" ne oluyordu?
Gnah kartmann geerli olabilmesi iin, tam olmas
gerekiyordu. Gnahkar asndan ilk kayg noktas bu
rada yer almaktayd. Acaba birey unutmu muydu?
Tm gnahlarn sayp dkmek, tm niyetlerini amak
ve anlan tartmak; vesveseliler iin bir ikence. Calvin
tam kelimeyi bulmutur: bir cehennem. Ve insanlarn
iine dtkleri kaygl durumu resmetmitir: "artk yal
nzca yeri ve g gryorlar, hibir liman veya barnak
bulamyorlard. Bylece bir kaygnn iine yuvarlanyor
ve sonunda umutsuzluktan baka k bulamyorlard".
Ve sonra, Kilise gnahlar balamaktadr . . . Aca
ba buna gvenilebilir mi? Bu her halkarda bir koula
baldr. Gnahlarn itiraf edilmesi, gnah kartlmas
kouluna. Ama ya vakit bulunamazsa? lte o zaman
ani lmn asas havaya kalkr. lmcl gnah i
lendiinde ne olur? Lanetlenme : ebedi cehennem. Cin
sel gnah ilendiinde? Arafta ac ekme . hakknda ok
1 00

az ey bilinen, bu yzden de rktc olan bir yerdeki


esrarl ikamet. ite bu dnem insanlarnn Araf inkar
etme, onu kayglarnn arasndan kartma, tam kesin
lie ne pahasna olursa olsun ulama konusundaki
byk tutkular anlalmaktadr. Ve Kader'in perspek
tifini artk lmde deil de. hayatn iinde arama ve
bulma konusundaki berrak irade, bizatihi bu gayretin
iinde ortaya kmtr.
Son olarak da, bu insanlarn, bu burjuvalarn ken--1
dileriyle iftihar ettiklertni ekleyelim. Ve bunlar, tam
zerkliklerini ilan etmek iin sabrszlanmaktadrlar. Oy
sa, Luther onlara neler sylemektedir? Ve onunla birlik
te, Reformasyonun tm nclert? incili anz ve okuyu
nuz. incili okuyabilirsiniz, onu size kendi dilinizde vert
yoruz. Orada ne bulacaksnz? Tanrnn sizinle ara:;sz,
serbeste konutuunu. Ve arac olmadan anlyorsunuz
deil mi? yleyse? Papaz, arac, belki de aslna sadk kal
mayan evirmen ne ie yarar? Siz hepiniz, Tanrnzn
retisini anladnz. sevdiiniz, yaydnz lde papaz
snz. Ve benzeri ekilde, Tanr ile sizin aranzda, neden
Kilise'nin saylarn hep artrd u araclar vardr? Ne
den u yararsz azizler kalabal? Tanryla kar karya.
Tanr yalnz, karsnda siz yalnz. Para ilertnizde ba
kalarna gvenir misiniz? Selamete ilikin konularnz
bundan ok daha nemlidir; bunlar yalnzca tanryla,
hibir hile katmadan znz.
Bylece burjuva ruhlaryla, Luther'in, Calvin'in on
lara getirdii yeni doktrin arasndaki ba kurulmak
tayd. u soyut formllerin onlarn gzndeki anlam
lan bylece aa kmaktayd: Kutsal Yazlarn halk
diline evrilmesi veya imanla merulatrma. ok sa
yda insan. bu taleplert hayata geirebilmek iin ac ek
mi, ikenceye katlanm ve lmtr. Teolojik lgn
lklar m? Elbette hayr. Bunlar kendi kendilerinin de
rinliklertnde , eylem yapan, ac eken ve mcadele eden
yzyl insannn tellerini titretmektedirler.
101

Soruna geri dnelim. iktisat, din. "ok basit" demeyelim; tersine. bu sorun olduka karmaktr.
Luther ve benzerleri, Kilise'nin dnyevi retisini
zamann gereklerine uyarlamak iin konumaya, vaaz
vermeye , harekete gemeye balamlardr. Bunlar, ku
kusuz zamanlannn insanlanydlar. Koullarn zerle
rindeki sert ve zorlayc etkilerinden kurtulamyorlard.
Ama, onlara szlerini, fikirlerini, duygulann dikte eden,
koullara ynelik bilinli ve mantkl kayg deildi.
Ancak, zamann insanlan. bu fikirler formle edi
lir edilmez, onlann zerine atlmlardr. Onlan zm
lemiler, hazmetmiler, kendileri iin gda haline dn
trmlerdir. Derin, igdsel ve iddetli bir almay
la. Kendi zamanlarnn ocuklan olan bu insanlar, ken
dilerine sunulan fikirleri, terimin tmgc iinde "ken
di zamanlannn fikirleri" haline getirmilerdir. Luther'
in azndan kaptklar Luthercilii, kalplerinde ve be
yinlerinde XVI . yzyln cevab, bir sre sonra da pro
testanlk haline getirmilerdir.
Bu aba burada sona ermemitir. Zaten byle bir
ey olamazd. Hayat etki ve tepkilerden ibarettir. Ha
yat, hereyden nce bir mcadele sistemidir: o ada
bunu gren biri vardr; bizim byk Rabelais'miz, Pa
nurge'n borlarn incelerken, herkesin borlu veya
alacakl olduunu, daha da iyisi, hem borlu, hem de
alacakl olduunu gstermektedir. XV. yzyl insanlan
XVI . yzyl burjuvalan byk slahatlarn kalp ve
vicdanlarndan kt haliyle aldklar bu Reformasyo
nu, biraz gnah ileyerek dntrmler, deitir
miler ve onu tamamen kendilerine ait bir Reformas
yon haline getirmilerdir. Reformasyon daha sonra on
lardan uzaklaarak, kendine ait, zerk, bamsz bir
hayat srdrmeye balam ve bu sefer, o insanlann
zihniyeti zerinde etki etmeye balamtr. insanlar Re
formasyonu kendi imgeleri dorultusunda yapmlar1 02

dr. Onun artk ebediyen kendileriyle zde olduunu


dnmlerdir. Oysa, onlarn zerinde byk bir et
ki meydana getirmeye balamtr. insanlarda belli bir
kapitalist ynelimi glendirmekte, belirlemekte ve vur
gulamaktadr. Daha basit olsun diye, kapitalist zihni
yeti diyelim. Nasl. hangi esrarl yoldan?
*

Kilise, geleneksel doktrinlerin katln istedii kadar artrsn , faiz karl bor vermeyi istedii kadar
mahkum etsin. Gzleri yerinden uratan faizlerle bor
vermeyi deil de, faiz karl bor vermenin kendini
yasaklamaktadr. Bu faiz ne kadar dk olursa ol
sun, Kilise bunu bir hrszlk, haksz bir kazan gibi gr
mekte ve eski "Pecunia pecuniam non parlt" atasz
uyarnca mahkum etmektedir. Kilise aslnda, ticarete
hep kukuyla bakmtr. Tccar (bundan da fazlas,
bankeri) bir hrsz olarak grmtr. Ve tccar ile fi
nanslar tarafndan kaleme alnm olup, mirasla
rna varlklarnn tamamn veya bir ksmn Kiliseye ve
ya miras brakann onlar zerlerinden edindii kiile
re iadesini emreden yzlerce vasiyetnameye sahibiz.
Bylece Kilise, insanlar iki blme ayrmaya devam
ediyordu. Bir yanda, dnyevi dnyada yaayanlar ve
te yanda, dnyevi dnyadan vazgeenler: sekin hrs
tiyanlar, bunlar seilmi hrstiyanlardr, . gerek hrs
tiyanlardr; bunlar derin dnme ve ilekelik yoluy
la, tanrlarna katlmaktadrlar.
Reformasyon bu ayrm ortadan kaldrmtr. Bu
nun, bu harekete katlanlarn itmesiyle olduu syle
nebilir. Bu itme, zellikle Calvinizmin iinde aa k
maktadr. Ufku olmayan halk insanlarnn arasndan
kan . yllarca kei olarak kalan -genlik . olgunluk,
yetime yllar- Luther, faiz karl borcu mahkum
etme konusunda inad etmektedir. Laik kkenli Calvin,
hukuku olu Calvin, daha ak ve dtan gelen etkile
ri kabule daha yatkn Calvin. bu cari uygulamay ka1 03

bul etmi, meru olduunu ilan etmitir. Daha fazla


sn da yapmtr. Luther'in daha nce syledii zere ,
Tanr'nn kiiden raz olmas iin en iyi yol. dnyadan
uzaklamak. bir manastra kapanmak deil de, bizzat
tanrnn bizi iine yerletirdii konum ve meslek dahi
linde . devini dnyada yerine getirmektir. Bunun an
lam . insann mesleki devini tam ve bilinli bir ekilde
yerine getirmesinin gerektiidir; Beruf (meslek) kelime
si ilk kez. Luther tarafndan gerekletirilen Kitab Mu
kaddes evirisinde grlmtr. Bu manastr kuru
muna indirilen dolaysz bir darbedir. Ve Calvin bunu
yeniden ele alarak, belirginletirmitir. Mesleinin ge
reklerini yerine getirmek. mesleinin zorunluklarn
dnyada demek: bu. insann devi, esas devidir. Dn
yann sonu, Tanrnn anna tanklk etmektedir. Oysa
Tanr allmasn istemektedir. Mesleinin gereklerini
yerine getirmek , Tanrnn iradesine uymaktr, hem ge
nel yarara, hem de Tanrnn anna hizmet etmektir.
le baknz! Bu duyguyla, bu gvenle ve bu sevinle,
ite herkes seilmilerin arasna girmitir. Herkes kendi
ni seilmi sayabilir. Kendi selametine inanmamak. bu
konuda gvene ve imana sahip olmamak, tanrnn ltfu
nun zerinde olmadna tanklk etmektir. yleyse biz
de aziz ve sa f hrstiyan olalm ; XVU. yzylda Anglo-Sak
son lkelerindeki ok sayda Calvinist tccar. burjuva,
bankac bunu savunacaktr: alma dininin tadna va
ralm; botagezerlikten, asalaklktan . dilencilikten deh
et duyalm; ve bylece . Bat toplumlar sadakadan
uzaklap yardma ynelmeleri lsnde, Calvinist zih
niyetin etkisine girmi olmaktadrlar.
Yalnzca alan kazanr. alan zenginleir veya
zenginleebilir. Bu durumda, zenginlik karsndaki ta
vr ne olmutur? Ona lanet mi okunmutur? Eer zen
ginlik aylakla yol ayorsa, evet. Kt olan zenginlik
deil, dinlenme ve zevktir. Zengin olmak iin almak
kt mdr? Eer tensel ve gnahkar zevklere ula1 04

mak iin deil de, meslei iinde Tanrnn iradesine


uymak iin aba sarfediliyorsa, hayr. Buradan , i dn
yasnda baarya ulamann Tanr tarafndan kutsan
d sonucuna varmak, bir admdr, ama byk bir
admdr. Bilindii zere, pritenler bu noktay hzla
aacaklardr.
111
Demek ki , hi de basit birey sz konusu deildir.
Sz konusu olan, karmak bir etki-tepki ilikisidir.
nce , her tr frsatlk kukusundan uzak bir Luther.
nsanlara iyi haberi duyurmak zere, yeryzne pey
gamber olarak gelmi bir Tanr adam Luther: bu ka
dar ok karmaa ve kaygdan sonra, ona nihayet kur
tarc gveni vermi olan keif.
Sonra, onun doktrininin iine giren , bu doktrini
iten dzene sokan , onu kendi hayati eilimlerine gre
dntren, onu en fazla yararl olaca ekle sokan,
Luther'in adalar.
Son olarak da, onlar tarafndan dntrlm
olan bu doktrinin , bu insanlar zerindeki tepkisi. Ve
bu doktrin ksa bir sre sonra onlar am, onlara
egemen olmu, beyinlerini ve kalplerini ilemi, onlar
katlatrm. onlar derinlemesine damgalamtr. Bu
doktrin sonunda, XVII. yzylda Fransa'da, u ileke
Calvinizmi dourmu, bu hareket lngiltere'de ve ksa
bir sre sonra da Arnerika'da, tm abasn grevini
yerine getirmeye . baarl olmaya ynelttii iin, baba
larnn yola ktklar aksiyomlar yava yava terke
den u pritenler tipine can vermitir; bu maske
kartldnda, bankerin, tccarn, kazanan, kar eden
ve biriktiren, altna inatla saldran kiinin gerek ehre
si belirmektedir. . .

105

Olabilecek en uzun ve tutkulu konulardan birinin


ar hzl tasla. Buradan ne kartlabilir?
Kelimenin tam anlamna bir talih dersi mi? Hayr.
ok ksadr. Bir tablo bile olmayp, basit bir yerletir
medir.
Bir yntem dersi mi? Belki, ve bugn bize Rus
.Ya'dan geri gelen bir M arxizm tarafndan byk bir s
rarla savunulan, Ekonomik alann ncelii konusun
daki u byk soruna ilikin bir yarg.
Din veya ekonomi. Reformasyon ve sermaye, fark
lhklann belirlemeye alalm. Kukusuz, iimizden
ounun hayatna hkmeden, onu ereveleyen ve ni
hayette onu yneten eyin mesleimiz olmas gibi, bi
reysel faaliyetimizin ekonomik biimi olan bu meslein
ounlukla aclanmz ve sevinlerimizi, alkanlk ve
eylemlerimizi, dnce ve hayallerimizi belirledii gibi;
talihin her dneminde, bu dnemin siyasal biimlerini
belirleyen, ayn zamanda toplumsal adetlere ve hatta
dncenin genel yneliine ve hatta ruhani glerin
yneliine hkmeden , Toplumun ekonomik yaps ol
maktadr.
Fakat, tarihin konusunun insan olduunu hibir
zaman unutmayalm. Mthi bir eitlilik gsteren ve
karmakl basit bir formle indirgememize izin ver
meyen insan. Jnsan retmekte ve binlerce farkl rk ve
kann birlemelerini , kanmalann, alamlarn miras
almaktadr. Acaba, herbir yerden gelen erkekler ile her
bir yerden kan kadnlar arasnda zorla veya iyilikle
kurulan ve bizim st ste binen bu kadar ok yzyl
dan sonra yararlancs ve mirass olduumuz birlik
lerin u snrsz dizisi zerine; iinde ok miktarda canl
gcn mayaland u gemi uurumunun zerine,
iimiz titremeden eilmeyi dnebilir miyiz?
Tarihin konusu , insandr. insanln sayesinde ve
insanln iinde yaayan insan. ama ayn zamanda
1 06

daha geni bireyin iinde, bizatihi Evren'in, muazzam


kozmik mekann iinde yaayan ve buraya ancak baz
bilgince gzlemlerin deyebildii. airane dler iinde
ulaabilen ve gizli ve esrarl tellerini ona ramen titre
ten bu ortam yakalamaktan aciz insan.
*

Dncelerimizi, dlerimizi, hatta inanlarmz;


ekonomik sisteme. gndelik varoluumuzun ereve
sini oluturan retim biimlerine balayan belirgin bir
ba vardr. Fakat, insan dncesinin evrimini bir tek
ekonomik biimlerin evrimiyle aklamak, tm kilitleri
tek bir anahtarla amaya kalkmak, yirmi yandaki
lerin kalbini tututuracak ho bir ryadr.
Reformasyon, kapitalizmin ocuudur; veyahut ter
si, kapitalizm, Reformasyon'un eseridir: hayr, bin kere
hayr. Bu kadar basit bir yorumun dogmatizminin ye
rine birey koyalm: acaba, modern bilimin ihdas etti
i, olgularn karlkl bamllklar konusundaki gen
kavram m demek gerekir? Gen mi? Fakat bunun en
basit forml, eer Pascal'de deilse, nerede bulunabi
lir? "Dnyann ksmlan, birbirleriyle ylesine bir iliki
ve balant iindedirler ki , birini dieri olmadan ve b
tn olmadan tanmann olanaksz olduuna inanyo
rum"(2) . Dnya yzeyinde olduu kadar, insanlarn i
leindeki eitli olgu dizileri zerinde karlkl etki eden
u etki ve tepkilerin tam bir forml; insanlarn yara
tc dncesinin, faaliyetinin, enerjisinin btn da
vurumlarn cansz bir demet halinde deil de, canl ve
tepki veren bir beden halinde birletiren u karlkl
bamlln tam bir forml .
Edilgin olan hibir ey yoktur. Dikte edilen hibir
ey yoktur. Zihin yeryznde aradn bir kez burada,
karsnda bu lunca -gerei , kendi gereini-, artk eko
nomik glere. toplumsal sisteme , hatta onu kuatan
1

Havet, art. 1. s. 1 1 0 .

1 07

ve bazen de boan insanla mensup olmaktan kar.


Eer byle sylemek mmknse, zihnimizin dolaysz
ortam olan, artk gerein , bizim gereimizin ta ken
disidir. Evet, Kepler ve Galileo, astronomi gzlem ve
ahmalann, bizzat mensup olduklarn toplumun te
mellerine dayandrmlardr: evet, Luther ve Calvin,
ayaklarn zamanlarnn siyasal , ekonomik ve toplum
sal gereklerinin zerinde salamca basmlardr; bu
gereklerin etkisine geni lekte maruz kalmlardr;
onlar, eserlerini yourma sreleri iinde bize kendi
toplumlarnn sradan rnleri olarak gzkebilirler.
Ama birincilerin kendi Evren sistemlerini, ikincilerin
de kendi inan sistemlerini formle etmelerinden son
ra, birinciler artk yalnzca akllanna ve evrene; ikinci
ler de vicdanlarna ve muhteem umutlanna aittirler.
Koullanna ilk bata maruz kalmak zorunda olduklan
ve ondan destek aldklan toplumsal dnya, birdenbire
karlarnda almakta, genilemekte. kaybolmakta ve
tpk yeryznn havalanan uaktan yle grld
gibi, kamaktadr; dnceleri artk bizatihi uzayn
azametininkinden baka yasa tanmamaktadr; vicdan

lar artk, bu vicdann kap aralndan grd ve ona


sahip olan tanrdan baka rehber bilmemektedir.
Ve biz tarihiler, onlarda oturaklarna balanm
ve tm hayatlan boyunca ekonomik ihtiyalarn ar
ve karanlk teknesinde ter dken, mehul ve sefil for
salan selamlyoruz. Onlar, dalgalara egemen olan ince
ve yksek teknenin zerinde, ayakta, dalgann gemiyi
yukar kard anda, dalgalardan karken gnei ya
kalamaya urar olarak grmek istiyoruz.

1 08

ALIMA
Bir kelimenin ve bir fikrin evrimi

insanlar varolduklarndan beri, alma onlardan


ounun hayatn doldurmaya hi ara vermemitir. in
sanlarn, Job'un Kitab'nda (Saci evirisi) denildii gi
bi, "kuun umak iin olduu gibi, almak iin do"up,
domadklarn bilmiyorum , ama herey bu eski iire
hak verdirtecek ekilde cereyan etmektedir. Fakat, halk
larn -ve zellikle de modern halklarn- kendilerine da
yatlan veya kendi kendilerine dayattklar alma za
manlar, yerleri, koullar hakknda ok az ve belirsiz
eyler bilebiliyoruz. Hatta gndelik kazanmlara yne
lik faaliyetlerimizin btnn iaret etmek zere kul
landmz kelimenin artc macerasn bile bilemiyo
ruz.

nk kelimenin anlam, ikence -Franszcadaki

travailler (almak) kelimesinin kkeni, Latince tri


paliare , atall (palium) tripalium ile ikence yap
maktan gelmektedir- anlamndan yola karak, XVI .
1 09

yzylda eski Franszca iki kelimenin yerine gemitir:


bunlardan biri labourer (daha ok, toprak ilemek) .
dieri de ouvrer'dir (daha ok, i yapmak, giderek ka
dn ilerini kapsar hale gelecektir) . alma (travail) .
xv. yzylda hala. sknt. bitkinlik, bkknlk, ac
ekme ve ayn zamanda aalanma anlamlarn ier
meyi srdrmtr( 1 ) .
Port-Royal Mnzevileri, manastr tarikatlannn
geleneini kendi hesaplanna geirince, gerekten etkin
olan ve nefislerine tam egemen olacaklar baz ile ekme
aralann aramaya balamlar ve akllarna hemen
.
kol almas gelmitir. Ve bunun zerine, M. Le Mait
re'in "kendi kendini yenik drmek iin" tarlada a
lmaya, topra bellemeye, buday bimeye, len s
canda saman toplamaya ynelmekten "baka bir yol
bulamad" grlmtr; bu almalar hem onun ta
rafndan, hem de evresindekiler tarafndan , inatla sr
drd lbranice almalarndan daha kolay saylmak
la birlikte, gene de ile olarak grlmlerdir(2) ; fakat
bu zihinsel alma ne kadar g olursa olsun , bir ile
olarak kabul edilmiyordu. M. Le Maitre'in bu ii yapar
ken utanmasna, alalmasna yol aacak bir neden
yoktu . Buna karlk, Mnzeviler kendilerine "kundu
raclar" denildiinde -nk ilerinden bazlan ayak
kab imal ediyordu- utanyorlar ve kendilerini alalm
hissediyorlard. Ve Boileau da, kelime oyunlanyla on
lann intikamn almay gerekli grmekteydi(3) . al
maya iyi gzle baklmamasnn olaan olduu bir d
nem sz konusudur, nk bir soylu eer eline bel ve-

2
3

alma kelimesi, XVII . yzylda, hem de iyi yazarlar tarafndan


hala zahmet anlamnda kullanlmaktadr: "Calamus. bir ata
binmiti . . . ama almaya dayaamadg iin, tahtrevana geli".
Veya Bossuet'de, "Kilise, lenler karsnda duyduu mmin
almayla". Buradaki anlam. kayg, zntdr. Kr., Brunot,
Histoire de la langue franaise, c . VI, s . 1 349.
Sainte-Beuve, Port-Royal, 1 , s . 392, 322 .
lbid., . s. 500.

1 10

ya saban alp da, bizzat tarla ii yaparsa, soyluluunu


kaybetmekteydi.
iyimser XVIII . yzyl tepki gstermeye gayret et
mi ve almay soylu klmaya deilse bile, meru ha
le getirmeye uramtr. Ama burada da, elimizde he
men hibir ey bulunmamaktadr. Benim bildiim ka
daryla, Fizyokratlarn ve Ekonomistlerin yzylnda,
alma fikrinde meydana gelen deiimleri inceleyen
herhangi bir alma yoktur. Oysa, bu konuda ne ka
dar da ok yaplacak i vardr. almann bir zahmet
olduu fikri, Bordeaux parlamentosu bakan Charles
Louis de Secondat de Montesquieu tarafndan hala ko
runmaktadr. Dediine gre . "kk ayrcalklar", mi
nik avantaj lar elde edilen "Cemiyet almalar ne ka
dar zahmetli olsa da, zgr insanlarla herey yapla
bilir"(4) . Langresl bir bak ustasnn olu olan De
nis Diderot ise, almann hala bir alacak olduunu
dnmektedir: "blm herkesin almalarna ve
zahmetine oranlandnda, servetler meru olarak dal
m olacaklardr" (henz alma deil de, almalar
denilmektedir) ; forml henz bulunamamtr, ama
XIX. yzyln tm "slahat"lan baat sorun olan, rn
lerin alma (Emek) . Sermaye ve Yetenek arasndaki
blmn snrn izmek zere mezlerine suna
caklan ifade biimini aramaya balamlardr. Fakat
Sermaye (Capital) , henz XVIII. yzyln gndeminde
deildir. Bu zamann insanlarnn szn ettikleri a
lma (emek) , iftininki veya zenaatkarnkidir: gnde
lik ekmei ve giyecei salayan, ama zenginlik edinme
yi hedeflemeyen alma; zaten bu alma, emekiyi
gnahlann en bynden. eski h nstiyan geleneine
gre dier btn gnahlan douran kusurdan, aylak
lktan kurtarmaktadr. Byk devrim , Michelet'nin,
XIX. yzyl tarihi'nin hayraplk verici (ve ok az bili4

Esprlt des Lois,

Kit. XV . bl. 8.
.

111

nen) nsznde, Eski lngiltere'yi , kr insanlarnn ln


giltere'sini bize eyrek yzyl iinde yok olarak, yerini
"manfaktrlere hapsedilmi ii bir halka" brakrken
gsterirken iaret ettii devrim henz meydana gelme
mitir. XVIII. yzyl emekileri, esnaftr -Encyclopedie
yazarlar ilgin bir ekilde, bu zenaat mesleklerine eil
mekte ve hayranlk verici levhalarda, onlarn dahiyane
aletlerini ve zgr almalarn resmetmektedirler-.
Ve ayn zamanda bir alet edevat, bir i aralar tarihi
yapmadan, bir alma Tarihi'nin yaplamayacan ve
zaten yaplamadn kaydetmek gerekir. Ayn dorul
tuda, XIX. yzyla gelinmesiyle birlikte. makine ile "fab
rika"nn el ele gerekleen fetihi ilerlemelerini(5) . b
tn insani sonu ve yansmalaryla ele almadan, bir
alma Tarihi yaplamaz.
XIX. yzyln banda, koskoca bir tarih, iktisat ve
toplum edebiyat, hemen ve fiilen, bugn bizim al
ma sorunlar dediimiz eyden kayg duymaya bala
mtr; o zamann insanlar, kitaplarnda ve meguli
yetlerinde, alma fikriyle fakirlik, sefalet ve smr
fikirlerini ortak klmlardr. ster ngiltere ve Fran
sa'da emeki snflarn sefaleti ( 1 840) yazan Buret.
ister i ilerin durumu ve almann rgtlenmesi
yoluyla bunun iyiletirilmesi ( 1 84 1 ) yazan Bayer,
ister l 848'de almann rgtlenmesi zerine mek

tuplar ya da sefaletin balca nedenlerinin incelen


mesi'n i yazan Michel Chevalier, isterse ayn dnemde,
benzer balklar altnda, bunlara yakn kitaplar yayn
layan yimi kadar dier yazar sz konusu olsun; al
ma ve fakirlik, "Emeki snflar" ve "Ac eken snflar"
(bunlar, Cochut'nun Revue des Deux Mondes da 1 842'
de pepee yazd iki makalenin addr) birlikte d
nlmektedir; her yerde ve her zaman, sefalet, alma,
rgtlenme ve mehamet; en zt fikirlere sahip olsalar
'

Bu ifadenin larihini yapmak gerekmektedir.

1 12

da, toplumsal aratrma yapan btn yazarlarn kale


minden yan yana dklmektedirler.
Fakat, teorisyenler almann bu durumuna tep
ki gsterir ve onu erefli hale getirmeye, ona haklarn
iade etmeye ve onu tanmlamaya alrken, ncelikle
onu sefillerin payna den birey o'lmaktan kartp.
herkes iin bir dev haline, sevimli bir dev haline ge
tirmeye uramlardr. alma "uygarlkta, cret d
klnden, isiz kalma kaygsndan, ustalann ada
letsizliinden, atelyelerin hznnden, yaplan ilerin
uzun srmesi ve tekdze olmasndan tr irentir" .
f''ourier byle sylemekte, Caba da ona hemen cevap
vermektedir: "herkesin gnde ayn sre boyunca, ola
naklan erevesinde alma devi ve btn rn
lerden, ihtiyalan erevesinde eit bir pay alma hakk
vadr". Bu konulduktan sonra, alma "herkes iin ge
nel ve zorunludur". alma "kamu grevi" liyakatine
ykselmektedir. Byk atelyelerde gerekletirilmekte
ve buralarda daha ekici, ksa sreli hale gelmekte ve
makineler tarafndan kolaylatnl maktadr.
Bu gelimelerden sonra, alan snflann Tarih
iindeki yerlerini sefil olduklannndan tr deil de,
ii olduklanndan tr kazanmalarnda alacak bir
yan yoktur. Artk bir ycelik kazanmlardr ve her bir
kestm onlarn bu kazanmna haset etmektedir. Eski
den zenaatkar, ifti sfatlan "aalk" saylmaktayd.
Yal Loyseau, Esnaf incelemesi ( 1 6 1 3) adl kitabn
da, "zenaatkarlar, elleriyle alanlar ve aalk kiiler
olmakla n salmlardr" diye yazmakta ve "bu nedenle
aalk ve iren olan hereye zanaatkar deriz" diye
eklemektedir. Ya iftiler? Hi kukusuz "onla;nkin
den daha masum bir hayat ve onlarnkinden daha do
al bir kazan yoktur" . Ama o da ne? Bunlar Fransa'
da "o kadar aalanmlar, h atta o kadar ezilmiler ve
aalk kiiler saylmlardr ki, hala bizi doyurmak
zere varolmalar artcdr". Evet, bunlar 1 6 1 3 'te
1 13

yaz lmlardr. Fakat , bundan yzyl sonra bunlar


emeki sfatyla sslenmilerdir. Sabann kollarn tu
tan , tarla sren, orak sallayan, saman deviren veya
balarda , topra tepelere iten (ama toprak gene aa
inmektedir) , gl pazl insanlar; tatile km yazarn
veya eitimcinin veya mzisyenin, arkcnn, oyuncu
nun da "alma"larndan sz etmeleri, hatta beyin
emej{ilerinin taleplerini dile getirmeleri veya sahne sa
natlarnn tpk madenlerin derinliklerinde alanla
rnki gibi sendikalarnn olmas karsnda akna dn mektedirler. Jules Renard 'n 1 90 1 tarihli Gnlk'pde
(s. 690) aktard u sz gzeldir: "O (bir koca kansn
dan sz etmektedir) grlen bir i yapyor olmaktan
tr mutlu. Ben ondan daha fazla alyorum ve bu
gze grnmyor" ..
Drt yzyllk grevine sadk kalan College de
France, 1 907'de ilk kez bir alma Tarihi krss kur
mutur: bu krs, srasyla Georges Renard ve Fran
ois Simiand'a verilecektir; ve bu hocalar, btn in
sanlar kapsama eilimine giren bu alma kelimesini
tanmlamakta zorlanacaklardr. nk benim yam
daki biri. 1 880 ile 1 940 arasnda, hibir ey yapmayan
erkein, almayan erkein, aylak rantiyenin ve ma
kul bir zamansal kaymadan sonra, "meslei olmayan"
kadnn ne denli gzden dtne bizzat tank ol
mutur. Bugn Fransa'da rantiye oran, yzde iki ci
varna dmtr. Artk lkemizde oradan oraya ge
be hayat srdrenler, kamu yardmyla geinenlerin
says da ok dktr.
Devre bylece kapanmaktadr. lkence-alma'
dan yola klm, sevin iinde alma'ya (hi deilse
iyimserler byle dnmektedirler) , Fourier'nin dle
dii u "cazip-alma"ya ulalmtr. Btn bu evrim,
ayrntlar itibariyle belirginletirilmek ve saptanmak
zorundadr. Bu zorunlu i tamamlandnda, tek bir
kelimenin yardmyla, Fransa tarihinin drt yzyl bo1 14

yunca iyi bir psikolojik ve toplumsal tarih kesitini or


taya kartm olmakla vnlebilecektir.
*

Ciddi ve ileri gtrlm incelemelerden yoksun


olduumuz iin, bu kesin ve belirgin kesite ilikin ola
rak, bugn ancak kabaca basitletirlimi bir ema ve
rebilecek durumdayz. Dorudan olgulardan kaynakla
nacak bir destere dii biimindeki izimin yerine, u
an iin. ok yaklak ortalamalarn meydana getirdii .
kaln ve dzenli izgiyle yetinmek zorundayz. ktisat
bununla yetinmektedir. Onun dman kardei tarihi
ise, bundan doal olarak hayal knklna uramak
tadr.
nk , insana ilikin hibir ey basit deildir. Ve
tek, ama alk olduumuz bir rnek vermek zere, eer
insanlarn alma faaliyeti tarafndan yaratlan fikirle
re zellikle yakndan bakarsak, alma'nn ikence'y
le kark anlamnn yerine, gene de biraz daha itibarl
bir ierik kazanmaya balad dnemi gzlersek; xv .
yzyl insanlarnn, Rnesans insanlarnn , u nc
lerin el emeini yceltmeye , gndelik ekmeini aln te
riyle kazanan insan yceltmeye altklarn anlarz(6) .
Asla aylak . kalamayan, dua ve ibadet esnasnda bile
hep alan, bir yandan ilahi sylerken , parmaklarn
ok ipi yapmak, tavan tqzaklar imal etmek zere kul
lanan, u paradokslar iindeki kei, Birader Jean'
becerikli bir ekilde tasvir eden Rabelais'ye(7) . Ron
sard Odes'da (II I , IV) yle yank yapmaktadr:
Aylak ellerden nefret ederim;
Acele edelim
Ey dostum, yeni urgan
Senin uyuuk srtm canlandrsn.
6
7

Victor Monod. Le Probleme de Dieu et la Theologie chretienne


depuis la Reforme, 1 9 1 0.
Gargantua, XI.

1 15

Aratrma ilerledike, garip eyler farkedilecektir;


rnein o dnem burjuvalarnn kendi alkanlklar
adna, yalnzca manastrlardaki aylakla deil, ayn
zamanda soylu aylaklna kar da dikildikleri grle
cektir. Burada, eer zaman olsayd , resmetmenin cazip
olaca byk bir saldn harekat sz konusudur. Yz
yln lirik szclerinin arkasnda. ilahiyatlarn (u
nderlerin, u rehberlerin, u dnce yayclarnn)
ayn ama dorultusunda seferber olduklarn grmek,
baz eylerin iareti olmaktadr.
nk, tpk Aristoteles'in tanrs gibi, Yahudi
Hrstiyan geleneinin tanrs da aylak olmayp. al
kandr; ayn ekilde Eski ve Yeni Ahitlerdeki kahra
manlar da elleriyle almakadrlar ve bunlar ilahiyat
larn atf noktalarn oluturmaktadrlar. Bizzat lsa'
mn kendi, elleriyle alan bir duvarc veya marangoz
deil miydi, babas Joseph de yle deil miydi? Ya ha
variler? Ecclesiaste'taki (IX, 1 O) "Elinin kendi gcyle
yapabilecei hereyi yap , nk gidecein ller ale
minde ne eser. ne dnce, ne bilim, ne de bilgelik var
dr" cinsinden ac szlerini onaylamyorlarsa da; gene
de zenaatlann yerine getirmekten geri kalmamlardr.
nsanlar ise onlar kendilerine rnek alyorlard.
Btn bunlar, ister Platon'dan; ister Selaniklilere
iiye yceliini ve bamszln salayan yegane e
yin alma olduunu anlatan havari aziz Paulus'tan
kaynaklanarak tekrarlansnlar, Rnesans insanlar ta
rafndan byk bir ilgiyle karlanmlardr. Aziz Pau
lus, bunun yan sra en yce deeri n , "kimsenin ekme
ini karlksz yememek" olduun ve sonuta, al
mayann yememesi gerektiini sylemektedir(8) . te
yandan, XVI. yzyln dier byk olan Platon,
Politeia'nun Platon'u da ilevi ve ii olmayan bir yurt
ta dnememektedir(9). Ve Jean Calvin, Strasbourg'a
8
9

i l Thess. III. 8 ve 1 0.
Platon. Cumhuriyet.

1 16

yerlemek zere geldiinde , terziler loncasna yazlmak


zorunda kalnca, herhalde Kent Yasas ile Platon'un
devleti arasnda yer alan ve Paulus tarafndan yorum
lanan bu uyuma sevinmitir( l O} .
XVI . yzylda, bir dip dalgasnn e l emeini tapm.
yceltme nsuru haline getirmesi bylece aklanm ol
maktadr. Kendi kendini yetitirmi dahi Platter'in ,
Bale'deki urganc atelyesinde alrken, mezleri ta
rafndan lbranice retmesi iin arldn ve onun
da, zerinde byk i nl ve nasrl elleriyle bu da
vete uyduunu hatrlatalm. Fakat Platter tek rnek
deildir; bu kahramanlk anda, Yzyldan sakla
nan gerek'te ( 1 533) . bizzat Hakikat Hanm tarafn
dan formle edilen amac gerekletirmeye uraan ok
kimse olmutur:
Halk, alrsn drste
Ellerinin emeiyle geinirsin. . .
npk Havarinin bize rettii
Ve kendinin de gece gndz yapt gibi. . .

Aziz Paulus. Platter; alma kavramnn tarihini


yapan tarihinin aa kartmas gereken birey daha
vard: henz mmin ve derinlemesine hristiyan , hristi
yanlk gereinden derinlemesine endie duyan. ama
lokmasn artk Tanrdan beklemeyen ve Fransisken
liin fakirlik retisine bilinli bir ekilde srtn dne
rek, kendini domakta olan kapitalizmin cazibesine
kaptran koskoca bir yzyl . almay, talihine egemen
olmak ve zenginlie ulamak iin mcadele eden insa
nn en yce yasas olarak koymaktadr: yaatan ka
zandran, egemen klan alma.
*

Ancak hibir etki yoktur ki . tepkisi olmasn. Poli10

Thomas More. "De artiflclis", Liber Secundus.

l l7

tela ' lloslanndan birinde -Platon bu IT!)tosu , Ya


salar' n lV. kitabnda tekrarlayacaktr-. yerkre bir o
yana. bir bu yana hareket etmektedir. Bir yanda altn
a. Khronos'un a vardr: ne kent, ne aile, ne tarm,
ne alma bulunmaktadr; dncelere dalan insan
tannlara yaklamaktadr. Dier yanda ise, Zeus a
dr: yasalar, icatlar, sabrl ve zahmetli bir alma a
bas vardr. XVI . yzylda , Zeus'u izleyenler vardr.
Ama onlann karsnda. gecikmi Satrncler; Yunan
ve Roma geleneiyle uyum iinde kalarak. kaba bir a
lmann onlan dnce faaliyetleri iinde rahatsz et
mesine itiraz edenler vardr. Yunan ve Latin bilgisini el
lerinde tutan bu aristokratlar, kleler onlarn hesabna
altklar iin aylak kalan eski statlar temsil et
mektedirler. Ve zenaatkann, iinin, dedikleri gibi me
kaniklerin kmsenmesi onlardan kaynaklanmakta
dr. Thesaurus ve Conciones'lerinin tepelerinden k
mseyici baklar atanlar onlardr. Ardllarnn soyu
uzayp gidecektir. Erasmus araclyla, Cizvit kolej leri
araclyla, imparatorluk niversitesi kolej lerine, son
rada Restorasyon dneminin krallk kolej lerine ulaa
caklardr. Bu insanlarn sonuncular XIX. yzyldan
nce lmeyeceklerdir.
Tek bir rnekle, rettiimiz ve yorumladmz ha
liyle, ok kabaca elde edilmi olan ortalamalar erisi
nin, gerekte asl nemli olana ulamak isteyen tarih
inin sabrl abasyla nasl karmak hale gelebilecei
ve gelmesi gerektii grlmektedir: tarihsel hayatn
binlerce deiken nans, binlerce eidi, farkl akm
larn binlerce kesimesi. Tarihi , bu ii imdiye kadar
yapamamtr. Bu cazip konu -alma fikrinin modern
tarihi, Fransa'da alma kelimesinin onu iaret etme
ye balad andan itibarenki alma fikri tarihi- he
nz hi kimse tarafndan ele alnmamtr. Ve u an
iin , Simiand 'n fiyat tarihini yazarken, fiyat erilerini
oluturmak iin yaptklann yapmakla yetinmek zo1 18

rundayz: ou zaman tam doru olmayan, her zaman


yetersiz olan verileri kullanmak. Yetinmeye mahkum
olduumuz, kolayca ve zorlamadan izilmi eri . en
azndan eilimi -iktisatlarn dedii gibi trend'i- gs
termektedir. Ve eilim aka ortadadr. alma, sert
bir yasadr. Fakat. insann onun bugn dnyann yu
muak yasas haline gelmesi iin mcadele etmesini ,
aba sarfetmesini engelleyemeyecektir. Zaten bu yn
de yol alnmaktadr. Ve insan, bu konuda icad ettii
tekniklerin yardmn almaktadr. Ve tekniklerin kav
ram ile tarihini alma kavramna balamak gerek
mektedir.

1 19

TEKNKLER TARH
ZERNDE DNCELER

Teknik: tarihi henz yaplmam ok saydaki ke


limelerden biri. Teknik tarihi: btn itibariyle -veya
hemen hemen- yaratlmay bekleyen ok saydaki di
siplinlerden biri. Annal es'in imdilerde ne kelimenin
tarihini aa kartmaya, ne de ak cehaletlerimizden
birini ortaya koymaya niyeti vardr. Yalnzca okuyucu
lar -zellikle genleri-, tarihin fazlaca rahatlkla ihmal '
ettii bir sorunlar btn zerinde dnmeye davet
etmek istemektedir.
"Tekniklerin tarihini yapmak" nedir?
ncelikle, farkl dnemlerde, her meslek veya
endstri dalnda alanlarn retim usullerini aydn
latmak. Etten kemikten veya tahtadan madenden "i
iler": insanlar veya makineler. Tekniin teknik tarihi:
bu, doal ve zorunlu olarak teknisyenlerin eseri ola
caktr, aksi takdirde ortaya vahim hatalar, zorunlu ka
rtrmalar, imalat sreleri hakknda kanlmaz ce1.

121

l a l - t l l ' r .; kacaklr. Fakat dnemlerinin ve blgelerinin


s rlarnn iine hapsolmayan ve tasvir etmeye deil,
ay zamanda eski alet edevat kesinlik yanls birer
arkeolog olarak yeniden oluturmaya, belgeleri bilgili
tarihiler olarak yorumlamaya ehil teknisyenlerin ese
ri : bu teknisyenlerin , bir de tekniklerin ou zaman
yolculuk yaptklarn, aletlerin kltrden kltre ge
tiini, ne kadar iyi korunurlarsa korunsunlar, asrla
rn sonunda aa ktklarn ve bylece teknikleri za
man ve mekan iindeki yolculuklar srasnda izlemek
zorunda olduklarn unutmamalar gerekmektedir.

i l . Tekniklerin bu ekilde yeniden belirlenmesi,


bir usuller, aletler, imalat tarihi -evrimci bir tarih de
mekten ekiniyorum; nk evrimci sz, Darwin'den
beri bir zincirleme ve hatta srekli mkemmelleme
fikrini akla getirmektedir; ve teknikler alannda, "ilerle
me" hem kk keiflerin bir birikiminden, hem de kk
ten yeni konumlar yaratan ani mtasyonlardan, "dev
rimler"den( I) kaynaklanmaktadr-, birok ikincil soru
nun yan sra, ortaya baat bir sorun kartmaktadr:
Teori veya Pratik. Bu "bilim"in sorunudur. Alet ve ede
vatn oluumu veya deiimi, usullerin yorulmas ve
dnm hangi lde -tabii ki dnemlere ve teknik
lere gre deiken olmak zere- rastlantlara (veya byle
adlandrlmasna allm eylere) veya bir cins meka
nik zorunlua, tamamen teknik dzlemdeki bir neden
sonu zincirlenmesine veyahut bir gelimenin ya da
tamamen bilimsel bir gelimeler btnnn belirleyici
etkisine baml olmaktadrlar? Bilimin sorunu mu? Ha
yr. Sorunlar sz konusudur. Ve bunlarn ifte veya l
geveme- skma sreleri bulunmaktadr. nce , ne
denden sonuca bir skma vardr; sonra, sonutan ne
dene bir geveme olmaktadr. Zaman, an, frsat, bura
da nemli bir rol oynamaktadrlar. Kari Marx, "insan1

Paul Lecene.

1 22

L'evolution de la cbinrge,

Paris, 1 923.

lk, yalnzca zebilecei sorunlar ortaya koyar" diye


yazmaktadr(2) . Bylece Coumot'nun, rnein Fikirle
rin ilerlemesine dair dnceler indeki birok fark
na vara katlm olmaktadr. Cou rnot burada, teles
kobun icadndan iki yzyl nce "teleskop adyla bili
nen aletin yaplmasna yol aacak olan, merceklerin
belli bir dzene sokulmasna izin verecek kadar mate
matik optik bilinmekteydi"(3) demektedir. Ancak, "da
ha yakndan bakldnda, sorunun bizzat kendinin,
ancak zmnn maddi koullarnn varolduu veya
en azndan olumakta olduu srada ortaya kt g
rlecektir" diye ekleyen Marx, aratrmay Cournot'
nunkinden farkl bir tarafa ynlendirirken. Cournot
da, bilimin "rastlantnn ortaya kartabilecei bu ke
iften" kazanabileceklerinin "ancak insan zihninin on
dan btn bilimsel sonulan kartabilecek kadar do
nanml olduu belirgin bir anda mmkn" olduunu
sylemektedir. lte bilim ile tekniin ilikileri sorunu
nun farkl . ayn derecede nemli iki vehesi. Teknik
icatlarda bilimin pay. Teknik icadn bilimsel olgular
dizisinin iine dahil olmas.
'

lll. Hepsi bu mu? H ayr. Teknik faaliyeti dier in


san faaliyetlerinden soyutlamak mmkn deildir.
Bunlann hepsi tarafndan sk bir ekilde evrelenmi
olan teknik faaliyet, onlarn bireysel veya ortaklaa h
kmleri altndadr. lster din, sanat veya siyaset, ister
se askeri veya toplumsal ihtiyalar sz konusu olsun ,
tekniin bu faaliyetlerin hizmetinde olmas gerekir. Ken
di dnemlerinin ihtiyalann karlamaya (ihtiyac, ke
limenin geni anlamnda alyoruz) uraan insanlarn
hizmetinde olmas gerekir ve bu teknik de, kendi dne
minin tarzndadr. Hereyin birbirine ne kadar bal
2
3

Crltique de l'economie polltique, ev. Lafargue. Giard. s. 2 - 7 .


Considerations sur la marche das idees et des evenements
dans les temps modernes, yay. F. Mentre. Paris. Bouvi n , 1 934.
1. s. 237.

1 23

olduunu ve insani olgularn iine ne kadar dahil ol


duunu gsteren bir tarz: tekniin genel tarih denilebi
lecek eyin etkisine maruz kalrken , ayn zamanda bu
tarihin zerinde nasl etki edebildiini gsteren bir
tarz. Sorun burada da ift kattr. Buna M arx'tan beri
ters anlaml bir ad verilmektedir: tarihsel maddecilik
soru nu . Aslnda. btncl tarih sorunundan ibarettir.
*

ite, ksa anlatma abas iinde , birbirlerinden ayrlmalar mmkn olmayan, birbirlerine tamamen bal
olan ve birlikleri teknikler tarihini meydana getiren
byk blm. Bu saptama, balangta da syledii
miz gibi , bu tarihin tamamen ayr bir disiplin olma ge
rekliliini kesinlikle aklamyor mu?
Arkeologlar, bize eski alet edevat konusunda ok
zengin ve deerli olanaklar saladlar. Etnologlar, m
zelerimizi "ilkel aletler"le doldurdular. Mhendisler,
modern ve karmak mekanizmalann srlarn bize
rettiler. Btn bunlarn rastlantsal olduklar sylene
bilir. Bir uzmanlktan destek alan bir merakn rastlan
ts. Bir buluun veya beklenmedik bir durumun rast
lants.
Bu arada, baka bilgilerle donanm ve baka me
raklara sahip baka insanlar, bilim ile teknik arasn
daki ilikilere dair ifte sorunu, az veya ok kesin bir
ekilde ortaya koymulard. Cuvier, kendini zamannn
doabilimcilerinin tamamen yabancs olduklar bir tek
nie adamt: bedenin paralanmas, terih. Lamarck
eski uygulamalara sadk kalmaktayd. Cuvier, kk
hayvanlarn bedenlerini suyun altnda sistematik bir
ekilde paralyor ve damar sistemlerini daha da gr
nr klmak zere. byk beceri isteyen boya zerketme
sistemini uyguluyordu . Ona, bilimsel alanda birok
ilerleme kaydetmesine bu sistem olanak vermi: La
marck' akademik olarak eletirmesine bu sistem izin
1 24

vermitir. Fakat, bizzat Lamarck'n adnn bu tart


mann iine sokulmas, sorunun ne kadar karmak
olduunu ve gl ve samimi bir dnrn. henz
yollan belirsiz bilim dallannda sarfettii entellektel
abayla, teknik yetersizliini telafi edebileceini gster
mektedir. Bu rneklerin saysn yzlerle artrmak
mmkndr. Fakat bylesine sonnlarla daha derinle
mesine uramak, hemen bilimsel bir inceleme haline
dnecektir. Gecenin iinde k parltlan: aratrma,
derinleme, bulma istei veren, k saan, delici va
hiyler: ite en iyilerinde rastladklarmz bunlardr. r
nein Cournot'da. Dir tarihininkinden ok, bir filozo
fun ura.
Nihayet, bunlarn zerinde, genel tarihle tekniin
ilikilertne dair tartmalar yer almaktadr. Tezler bir
birlerine arpmaktadr. Daha fazla yukarlara kma
mak zere, rnein Marx:'nki ve Marx'n mcadele et
tii , ama bu yzden de, ou zaman sanldnn aksi
ne, hepsi de "maneviyat" olmayan tezler. "Toplumun
ideolojik st yapsn" dolaysz olarak "ekonomik te
mel"den karsanabileceine inanan . tek ynl, dar,
ocuksu bir materyalizmden kaynaklanan btn tez
ler. Bu alanda da, ne kadar gl ve ne kadar cazip olur
larsa olsunlar, teorilert gerekten salam olgularla bes
lemenin zaman gelmemitir. Eer ylesi tercih edile
cek olursa, tezleri alma hipotezleri haline getirme
nin ve anlan, u olgu grubunu veya btn rastlan
tsal ve rastlantyla incelerken deil de, bir dnemin
tekniklerinin tmn incelerken snamadan geirme
nin zaman gelmemitir. Bu tekniklert hem karlkl
bamllklan, ada bilimle ilikileri, hem de sz ko
nusu dnemin tm faaliyet, kurum ve fikirleriyle olan
ilikileri iinde incelemenin zaman henz gelmemitir.
Fakat btn bunlar, zorunlu ve kanlmaz bir so
nuca gtrmekte deiller midir? l 927'de yle yazm
tm: "tarih . birka allamei cihann ansiklopedik aba1 25

!arnn sonucu olarak deil de, eitli kken, kltr ve


yeteneklere sahip cesur insanlarn abalannn sonucu
olarak kurulacaktr. nk , XVI . yzyldaki hnstiyan
bilincinin ieriini, buhar makinesinin icadn veya Ro
usseau'nun adalarnn bilim konusundaki bilinle
rini tasvir etmek iin gereken. hep ayn yetimilik de
ildir" (4) . Teknikler tarihi gibi bir tarih iin bu daha da
geerlidir. Bu tarih, teknikler ve bu tekniklerin gemii
konusunda merakl, ama zcnaatkar, mhendis veya
kimyager de olabilen teknisyenlerin birbirleriyle kesi
en heveslerine ihtiya duymaktadr; bu tarih, bilimle
in tarihini bilen (zorlu dcvleini yerine getirebilecek
edevat ve tehizatla sk skya donanm tarihi ta
kmlarnn oluumunu beklerken) bilginlere ihtiya duy
maktadr; nihayet bu tari h , asl tarihilere ihtiya duy
maktadr: sentetik zihniyete sahip uygarlk tarihile
rine. Ve bunlann hepsi, ibirlii yapmann zorunlu
unu, eer yapmazlarsa, almalarnn yetersiz ve kap
samsz kalacan grmelidirler. Ama ibirlii yapmak
ne demektir?
Herbirinin kendi blmn , bilinen eski yntem
lerle yazmas m? Bu ne ie yarar? Tek bir cilt iinde,
toplam olarak tek ve ayn allamei cihan bir tarihiyi
oluturmaktan baka bir ie yaramayan, yirmi allamei
cihann, yirmi blm yazmasna. Eer bir alma
ibirlii kendini dayatyorsa, bu hi kukusuz tarih
inin gerek bir teknisyen uzmanlna nadiren sahip
olduu alanda ortaya kmaktadr; yani kubbe tarih
isi gerek bir mimar, hayvan koumu tarihisi gerek
bir svari , dmen tarihisi gerek bir denizci olacaktr;
ama ne mimar, ne svari, ne de denizci; herhangi bir
inaat veya koum veya dmen sisteminin , bir dne
min genel hayat tarz . iilerin alma koullan, ili
kiler, retimin karlkl etkileri vb . konulannda bilgi
4

Bizim. "Un chapitre .

126

. .

". art. cit.

sahibi olmann getirdii otorite -ve gerek bilginin ver


dii ekingenlik- iinde konumaya yetkili olmayacak
tr. ibirliine evet: incelenmesi gereken sorunlar evre
sindeki ibirliine evet; bu ortak almaya katlan her
kesin kendine den blm incelemesine, ama elde
edilen sonularn, ortaya atlan fikirlerin daha sonra
dierlerininkilerle karlatrlmasnn zoru nlu olmas
na evet. Sonunda, yetenekli bir tarihinin, herkes ta
rafndan elde edilen sonular uyumlu hale getirmek,
dzene sokmak ve eer gerekirse ak hale getirmek
zere, kalemi eline almasna evet(5).
lte , bizim eski kk zenaatkar tekniimizin ye
rine bu sistemin getii gn , "bir tarih olacak ve hi
kimse onun deerini , kapsamn, yararn tartmaya
kalkmayacaktr" . Bunu Ocak 1 929'da, Annales'in ilk
saysnda yazmtm (s. 98) . Eer andysam, bunun ne
deni kendi kendimi zikretme gibi gln bir zevki deil
de, bir amacn, bir istein srekliliini belirtmektir.

Bizim "Confession d'une histoire et d'un historien",


c. VII. 1 934. s. 93 vd.

Revue de

Synthese,

1 27

TEKNKLER, BLMLER VE
MARXZM

Bilimler ve teknikler: 1 933-34'te, Paris'teki Yeni


Rusya Oca'nda, baz matematikiler, astronomlar,
biyologlar, dilciler, psikologlar. tarihiler ve filozoflar
tarafndan yaplan sunumlann ortak konusuydu . B
tn bu insanlar, bu oturumlann eilimini iaret eden
genel bir balk altnda biraraya gelmilerdi: Marxiz
min Inda ( l ) . Bilimlerin Sovyetler Birlii'ndeki du
rumu zerindeki aratrmalardan yola kan yazarlar,
ayn bilimlerin Bat lkelerindeki durumuyla karla
trma yapma kaygsna ve bunun hemen ardndan da,
kendilerine yntem ve rgtlenme konusunda bir sr
soru sorma derdine dmlerdi.
Bat l_:>ilimi. bamszlna dkndr ve Sovyet
ler'in, aratrmann, bizatihi pratik kayglar ve eylem
ynelimleri tarafndan dayatlan bir plana baml ol
masnn gerektii iddialan karsnda oke olmaktadr.
{

Paris.

Ed.

Sociales internationales. 1 935. 3 1 2 s.

1 29

Hakl mdr, yoksa haksz m? Fiili durumda, -ilk soru


olarak- hedefleri itibariyle yarara ynelik olmay iste
meyen, varsaymlarn serbeste semeyi arzulayan bu
bilim, acaba pratik ihtiyalara dayal devlet direktifleri
nin ok belirleyici ve kstlayc etkisine maruz kalmak
ta deil midir? Bu etki bazen mutlu sonular (yazarlar
dan birinin, Polytechnique veya Ecole Normale gibi ku
rumlann, Fransa'da yksek matematik kltr ze
rindeki, hi tartmasz yararc olan etkileri zerinde
sylediklerine baknz) dourmakla birlikte, ou za
man zararl olmaktadr; rnein, yksek retim ku
rumlanmzda, snav ve yanma programlarnn roln
dnelim --rnein, bizim tarafmzdan gerek birer
afet olarak sklkla itiraza urayan u agregation prog
ramlan-. Btn bunlar doru olmakla birlikte, daha
sonra bilgin haline gelebilme olanaklar olan teknisyen
raklarna bilim aleminin uygulad gelenekle, her
eye ramen ok daha zgr olan serbest aratrma
arasnda aynn yapmak gerekir.
Fakat olgu bir kez belirlendikten sonra, ortaya
hak sorunu kmaktadr. Aratrma direktif ve konu
larn retimden, yalnzca retimden alan bu Sov}ret
laboratuvarlar, pratik sonular peindeki amal faali
yetleriyle, tamamen teorik aratrmalar nasl uyutu
rabilirler? Bat'dan Sovyetlerdeki bilimsel merkezlere
ziyarete giden bilim adamlar, bunun bir olgu olduu
na tanklk etmektedirler. Neden, nasl? Dr. Henri Wal
lon, iyi bir incelemesinde, bir aklama nermektedir.
Buradaki pratik karlarn , snrl ve ztlamal beklen
tileri olan kk rakip gruplarn deil de, "toplumsal
gvdenin tmnn leinde" olduklarn gzlemekte
dir. Btn ksmlar itibariyle dzenlenmi, zenle ha
zrlanm uzun vadeli planlara uyarlanm, uzu n vade
li ngrler ieren ve koskoca bir farkl organizmalar
ve disiplinler btnn ortak bir amaca ynelten bir
retim; bylesine bir retim, bencil zmlere, birey1 30

sel yararlara ynelik sorunlarla deil de, hepsi birden


ortak bir amaca ynelen eitli disiplinlerin yakn i
birliinden kaynaklanan ve genel ve teorik bak ala
rnn domasna olanak verebilecek nitelikteki geni
btnsel sorunlar ortaya koyabilmektedir.
Daha genel bir adan ve u veya bu zel "plan"n
erevesini aan bir ekilde , -deneyini veya denemesi
ni yaptm zere- bugn farkl bilimsel disiplinlerin
temsilcilerini geni, devaml ve dzenli bir ekilde i
birlii iinde altrmann , yani herbirini, okul, sek
terlik, ksa grllk ve kariyer kayglaryla yapmak
tan kandklar ibirliine yneltmek iin, gl bir
sarsntnn gerektiini syleyeceim . "Gl sarsnt";
yeni bir zihin hali yaratacak, artk kararm olan eski
ideali gletirecek, bilimsel almaya olan iman ye
nileyecek bir i sarsntdan sz ediyorum. Ve ayn za
manda, eskimi, ezilmi, yardan fazlas kopmu eski
bilimsel ve pedagoj ik kurumlarn -eskiden, Convention
zamannda olduu gibi-, yeniden kalba dklmelerine
yol aacak d bir sarsntdan sz ediyorum. Bilindii
zere, biz bu ii Annales erevesinde ve baka yerler
de yapmaya alyoruz.
Her ne olursa olsun, ite 'Yeni Rusya'nn dost
lar " , iliki sorunlarn incelemeye ynelmilerdir: bili
min , toplumsal geerlii meydana getiren eitli fak
trlerle -ve en bata tekniklerle- olan ilikileri. Bu in
celeme, hangi zihniyet iinde yaplmaldr? Kolay ili
kilerin olduu sanlmasn: burada teknik, urada bi
lim; ikisinin arasnda da tek ynl , irice bir nedensel
lik bann bulunduuna inanlmasn. Byle bir ba
yoktur. Dr. Henri Wallon. Giri'inde bunu bize iyice
anlatmaktadr: "Teknik ve bilim, insan faaliyetinin ara
larnda bir gel-git oluturduu iki terimden baka bir
ey deillerdir" , ve bu faaliyet zerktir. H i kukusuz
gemi imdiki eylemlerin btnlemesidir; yasalarn
ve
amalarn onlara borludur; fakat "bu yasalar.
131

kendiliindenliin kayna olan yeni bir unsurdurlar".


Bunun nedeni, "insann birey olarak, toplumsal ve
fizik ortamn koullarna maruz kalmas; ama kollektif
varlk olarak da gemii yapmas ve gelecei hazrla
mas"dr. nsan, fizik ortam deitirirken, bizatihi bu
nedepden tr toplumsal ortam da deitirmek ve
bylece kendini dntrmek zorunda kalan zenaat
kardr. Benim sklkla savunduklanma ok yakn olan
bu fikirlere ekleyeceim birey yoktur; ve "tabanda
maddecilik, fiilen sentetik hmanizma" veya "insann
doayla, tarihi araclyla birlik kurmas" gibi forml
leri anlaml bulmama, beni tanyan bir kimse ar
maz. Fakat, Dr. Wallon ve sz konusu kitaba katkda
bulunanlarn tmnn, bylesine bir birliin akla
masn yalnzca Marx ve Lenin'den miras alnan diya
lektik materyalizmde bulmalarn ve "her dnemin tek
niinin, insan fizik dnyayla temasa geiren faktr"
olarak grmelerini, ama ayn zamanda, bunun "insan
larn eylemini harekete geiren ardk aamalardan
biri olduunu" sylemelerini hemen dikkatlere sunu
yorum.
*

Marxizmin Inda, aslnda ift bir kitaptr. Ve


ncelikle, tekniin bilimler zerindeki etkisine doru
almaktadr. Srasyla, Matematik, Mekanik ve Astro
nomi , Fizik bilimler, Biyolojik bilimler, Psikoloj i , Dilbi
lim, Antik tarih resmi geit yapmaktadrlar. Bunlar,
eitli arlk ve kapsamdaki almafardr; ama biz ta
bii ki kiisel yarglara dayal bir dl datm yapacak
deiliz. Genel bir soru sormakla yetineceiz.
Bu on kadar sunumu okuduktan, Dr. Wallon'un
Giri'ini inceledikten sonra; tekniin bilimsel disiplin
ler zerindeki mmkn ve denetlenebilir etkilerinin or
taya kard -tarihilere, ama ayn zamanda baka
alanlarda alanlara da- ok byk sorunlara dikkat
ettikten sonra, kendimizi biraz hayal krkl iinde
1 32

bulmaktayz. nk sunumlann ounda, birok farkl


eyden szedilirken , tekniklere nisbeten az deinil
mektedir{2) . Zaten teknik de, birok anlam ieren bir
kelimedir ve ie onu zenle tanmlamakla balamak
gerekirdi, ama baka ilerle uramaktan, buna yer
kalmam. Fiili durumda, bu kitabn iinde en azndan
iki farkl bildiri tipi bulunmaktadr.
ounlukta olmayan birinci gru p , Birinci bl
mn "Bilimler ve Teknikler" adn tayan alt balnn
nerdii sorunu, btnl iinde veya ksmi olarak
ele almaya uramaktadr. rnein, Dr. Wallon'un,
dikkat ekici olduunu sylemekten kendimi alama
dm Psikoloji hakkndaki incelemesi: bu alma ok
aynntl, ok esnek , ok canl ve ok kiiseldir, yazar
burada kendi gerek alanndadr ve burada dikkat
ekici bir g ve yetkinlikle einmektedir. Telsiz, tele
fon , uak, otomobil gibi aralarn giderek artmakta
olan kullanmnn, bizim alglama, hissetme, tepki ver
me biimlerimiz zeri nde meydana getirdii deiimle
re ayrd sahifeler, zel bir dikkatle ve yararlanarak
okunmay haketmektedirler. Bu aralar, bazen "orga
nizmamzn olanaklann ktye kullanyora benzemek
te" ve her halkarda, imdiye kadar ok sabit sand
mz mevcudiyet, dik duru gibi duygulanmz ve rne
in hzn dolaysz ve anlk alglanmasn sarsalamaya
balamlardr. "Zihinsel alkanlklanmzn ve ham
deneyimizin iine sokulan uyum bozukluu, imdi es
ki insana egemen olanlarndan farkl glere teslim
edildii iin , eyleri alglamamza dayanaklk eden uzun
gelenein kavramlan, bir alt st olua uramayacaklar
mdr?". Ve psikoloun , "bizim amzn kendini" hem
dnyann yapsna ilikin yeni doktrinlerle. hem de
yrrlkteki dncenin geleneksel biimleri ile yeni
2

rnei n , bu dizide tarihilerin katklarn inceleyen Ch. Parain,


teknik usullerin klasik antikite toplumlarnn tarihi zerindeki
etkilerini incelememektedir.

1 33

tekniklerin alglama dzlemimize dahil ettikleri dei


ikliklerin arasndaki hissedilir bir uyumsuzlukla "ha
ber verdii"ni bildirme hakkna sahip deil midir?
Fakat bazlarnn, ortaya konulan soruya bal kal
malarna ve tekniklerin bilimler zerindeki etkilerini
lmeye uramalarna karlk. dierleri konudan
kamakta ve bu sorunun yerine baka birini ikape et
mektedirler: bu ikamenin sonucu olarak snr kalk
makta ve bu durumun yararl bir ekilde incelenebil
mesi iin , , drt, hatta yirmi sahife deil de, koskoca
bir cilt gerekmektedir. Yazarlardan biri, bu konuda
aklama getirmektedir: "Bilimler tarihi ve teknikler ta
rihi incelendiinde, bunlarn toplumun ekonomik, sos
yal, endstriyel, siyasal , dinsel evrimiyle sk balant
iinde olduklar farkedilmektedir" . Demek ki bu iki un
suru -bilim ve teknik-, keyfi bir ekilde soyutlamaktan
kanalm ve "bilimin bir toplumun btn karakteris
tikleriyle olan ilikilerini inceleyelim" . Bunu ben de is
terim, ama program hi de mtevazi deildir. Daha da
kesin olarak, bu i tek bir kii tarafndan -tarihi bile
olsa- yaplacak gibi deildir -demek ki, bu tek kii
tarihi deilse, hi yaplabilir gibi deildir-(3) . Bu da
bizi ikinci bir iarete gtrmektedir: Bizimki gibi bir
dergide, bu kadar farkl unsurlar ieren bir kitabn de
erlendirilme gl. Yksek dereceden bilimsel so
runlarn yannda, vlgarizasyona ynelik zetler: bilim
adamlarnn yaanm deneylerinin yan sra, ou za
man zet nitelikteki doalamalar vardr. Ak kapla
rn grltyle zorlanmasna ilikin (4) olan, ama kap
larn ou onlar iin hala kapal olan bir halka ynelik
olduunda merulaan baz rneklerin zerinde ise
durmuyoru m: bu bizim iimiz deil.
*
3
4

Tarihiler. tarihin tarihiler tarafndan yaplacana inanmadk


lar iin eitli dallardan yardm almaktadrlar.
Maublanc'n Marx ve Hegel incelemesi.

1 34

Kitabn ikinci blm , tamamen baka bir karak


ter tamaktadr. Ad , Diyalektik ve Materyalist Yn
tem 'dir. Kari Marx'n eser ve dncesini kendine
merkez almtr. Ve btn itibariyle. birinci blm
dekinden ok daha trde bir tona sahiptir. llk bata.
Maublanc'n . Hegel ve Marx adn tayan olaanst
aklktaki sunumu yer almaktadr. Bu sunum, diya
lektikten, diyalektik idealizmden, diyalektik materya
lizmden ne anlalmas gerektiini mkemmelen ak
lamakta; Hegel'de bir sistem olan diyalektik idealizmi,
Marx'n nasl bir yntem haline -diyalektik materya
lizm- dntrdn gstermektedir. Henz tam
anlamyla berraklamam bir alanda, bundan daha
fazla ak olmak mmkn deildir. Marx tarafndan
biimlendirilen, Lenin tarafndan gelitirilen ve Sovyet
ler Birlii'nde sistematik olarak uygulanan bu "yn
tem"in , bir matematiki (P. Laberenne) tarafndan su
numu , bunu izlemektedir. Ve makinecilik ile ortaya
kard sorunlann incelenmesinde uzmanlam bir
filozof olan G. Friedmann, bize -Diyalektik Materya
lizm ve Karlkl Etki bal altnda-. diyalektik ma
teryalizmin merkezinde yer alann, nedensellik konu
sundaki eski marxist kavrayn deil de, "doa ve in
san bilimlerinde yenilenmi bir nedensellik kavray"
olduunu gstermektedir. Marx'n Feuerbach zerine
III. tezi gibi ("insanlarn koullarn ve eitimin rnleri
olduklarn kabul eden materyalist doktrin, bu koul
larn bizzat insanlar tarafndan deitirildiklerini ve
eitmenin de eitilmesi gerektiini unutuyor" , 1 845)
metinleri, youn ve gl sahifelerinde yaynlayan Fri
edmann, Marxizmin (hakikisinin, benim Marx'n Mar
xizmi adn verdiimin) aslnda vu rguyu , insann tarih
iindeki iradesinin zerine nasl vurduunu gster
mektedir: "insanlar. kendi tarihlerini kendileri yapar
lar" . M arx'n sklkla tekrarlad bu forml , tarihsel ma
teryalizme ynelik sradan eletirileri (ki M rx. tarihsel
1 35

materyalizmin byle anlalmasna kar mcadele et


mitir) geersiz klmaktadr: insan iradesinin mdaha
lesi olmakszn, otomatik olarak gerekleen bir tarih;
insanlar bylesine bir tarihin iinde, dpedz ekono
mik koullar tarafndan ve tpk dama talan gibi y
netilmektedirler.
Kitab kapatnca, bu iki blmn sras deitiril
seydi, daha iyi olmaz myd diye dnyorum. Bu
zmn teorik yaran, hi kukusuz yazarlarn gzlerin
den kamamtr. Bu szel olarak sunulmu bildiriler
de, serbestilerini korumak istediklerini sanyorum.
ok kat bir yaplanmann, baz yetersizlikleri ve bo
luklar aa kartarak, kitaba zarar vereceini d
nm olmaldrlar. yleyse daha az kiisel ve daha
nesnel bir soru soralm. Marxizmin Inda y oku
duktan sonra, bize bu okumadan ne kalmaktadr? Hi
tereddtsz cevap veriyoruz: fazlasyla ilgin, ama he
nz ok teorik kalan ve yeteri kadar pozitif olmayan
bir aba. Bu izleminimimizi aklamaya alalm.
'

Yukarda da sylediim gibi, bu sunumlardan bazlarn okurken. kendimizi "evimizde" hissediyoruz. Ve


bu duyguya, fazla bir aba sarfetmeden sahip oluyo
ruz. rnein Dr. Wallon, yola kt soruna geri d
nerken , "bilim adamnn ideolojik bamszl"nn ne
anlama geldiini sormakta ve "teknik ve zihinsel mal
zemenin dnda yaratlabilecek entellektel faaliyet(in)
olmad(n) ve bir dneme zg sorunlarn ve rejimin
bulunmad(n)" farketmektedir; "birbirlerini izleyen
dnemler dizisi iinde, herbirinin kendine zg an
lamnn olduu"nu eklediinde. kendimizi alk oldu
umuz tarihiler cemaatinin bir yesinin karsnda
bulmaktayz.
Buna paralel olarak, ayn Dr. Wallon biraz ileride ,
u uzmanlamaya , faaliyetlerin birbirlerine kar kap1 36

lann kapatmalarna kar ktnda; "znellik kaygs


iinde, kendi bilim dalnn benzersiz nesnesi kar
snda, kendini yalnzca kendi alanna zg yntemlere
hapseden ve bu ii , bilimse l ve toplumsal gerekliin
btnyle olan ilikileri hesaba katmadan ve bir haya
letten baka birey olmayan bireyle uraan" bilim
adamlarn ortaya koyduunda; "bu tavrlarn yol a
t . hesaplanmas mmkn olmayan israf ve denge
sizlikleri" ilan ettiinde. ben bunu btn gcmle al
klyorum, ama bu konuda. otuz yldan beri srd
rlen bir abaya katlmaktan baka birey yapm ol
muyorum. Yani unu sylemek istiyorum: Marc IJloch
ve ben , bu dergide yllardan beri ayn eyleri alkl
yoruz ve herhalde herkesten daha iyi biliyoruz ki, bu
sorun ne yeni , ne bakirdir ve bilim ile uraan insan
larn btn hayat , Dr . Wallon'un da kar kt israf
lara. fakirletirmelere ve sakatlamalara kar bir m
cadeleden ibarettir(5) .
Evet ama . . . Dr. Wallon'un delillendirmesinde, ses
sizce getiim iki sz bulunmaktadr. "Her bilim dal
nn an uzmanlamas. faaliyetlerin birbirlerine kap
larn kapatmalar, Marx:'a gre, kapitalist rejimin yol
at kt sonulardan biridir" . Oysa, biraz nce s
zn ettiim tarihilerin yllardan beri savunduklar fi
kirlerin -bu fikirler, Marx:izmin Inda da savnulan
larna ou zaman ok yakndrlar- iinde Marx'a atf
yoktur. Cehalet mi? Sanmyorum. Alaklk veya kar
m? Bunu ileriye srmek, her halkarda ho deildir.
lin asl. bizim tarihilerimizin ileriyle urarken,
Marx'a atfta bulunmaya ihtiya duymamalardr. Bu
nun nedeni de, farkettikleri bu noktay teorik okuma
lardan deil de, uzun bir tarihilik deneyinden edinmi
olmalardr. Baka bir ifadeyle, bu yargya , zerinde
uzun uzadya ve derinlemesine dndkleri , somut
'

B u konudaki srarm. bir rvan tutkusu deildir.

1 37

tarihsel olgularn dikkatle incelenmesinden sonra var


m olmalardr. Gene baka bir anlatmla, onlar iin
sz konusu olan , herhangi bir doktrinin uygulamas
deil de, kendimizde belirdiini, sonra belgeler ze
rindeki uzun soluklu almalarmz esnasnda olgun
latklarn iyi bildiimiz u dncelerin yava bir bil
lurlamasdr. Bu almann, arahrmaya, tasnife. bel
ge ayklamaya, transkripsiyona ynelik mekanik yan
lar bulunmaktadr; bu durum zihine, hayal etmesi, ol
gular arasnda ba kurmas , metinlerin kysndaki
gzlemleri nak gibi ilemesi iin yeterince bo zaman
salamaktadr.
Fakat, zntyle grdm zere, bizim tarihi
ler loncasndakilerin ou , bu gibi ilere gvenmemek
tedirler. Bu arada belirtmeliyim ki , fikirlerin hepsi de
tamamen uygulamadan domaz; ben kendi hesabma.
arivler ve ktphanelerde, herhangi bir kimse hak
knda, herhangi bir n fikir veya ynlendirici plan ol
makszn -veya zlecek bir problem olmakszn-, ne
bulurlarsa onu arayan allamelere iddetle itiraz ettim.
Bu arada bazlar, eer, iine kapanmadan sz etme
mekle birlikte, bu durumu ortadan kaldrmaya ura
yorlarsa, bunun nedeni onlarn kiisel olarak baz
duvarlar ykm olmalardr; komudan bireyler al
maya yetecek kadar. H atta ekleyebilirim ki, marxist
dnce tarzna nfuz etmemi olduunu dnmek
mmkn deildir. Bu tarihi Marx'tan bir satr oku
mam bile olsa, kendini baka alanlarda "anti- marxist"
saysa bile, Marx'n aikar bi ustalkla ifade ettii fikirle
rin ou , bir kuan ortak hazinesini meydana getiren
tabann iine uzun zamandan beri dahil olmutur; bu
dnceler, ayn anda ve ayn ortamda domu olan
dier bakalarna karm olarak, bu rada yaamak
tadrlar. Ve bu dnceler, burada yava bir deiime
-deformasyon mu demek gerekir?- uramlardr. Da
ha dorusu , bir tartmayla, bir yardmlamayla kar1 38

!amlardr. Btn bunlar hi kukusuz biliyorum,


ama bugn birok insann marxist metinlerin safiyeti
ne, bir insann balangtaki dncelerine geri dn
me abasn anlayamyorum.
*

Eer tarihten baka birey d;;n meycn bir taihi olan bana, yalnzca pratik gereklikler alannda yer
tutma olana verilseydi, inceleme tarzmzn tekniini
yenilemek isteyenlere unu derdim:
Kari Marx'a geri mi dnmek istiyorsunuz? Gerek
Kari Marx'a . a s l n a uygu n Marx'a. zor bir ya zar olan
(ister zgn metin , isterse ou zaman hatal , her za
man zengin eviriler sz konusu olsun) Marx'a, olabil
diince Alman bir Alman filozoflan soyuna ve bu ne
denden tr ok az "vlgerletirilebilen" Marx'a, ter
minolojisi kukusuz kusursuz olmayan Marx'a m geri
dnmek istiyorsunuz? O zaman Marx' okuyunuz. Onun
zor nfuz edilebilen dncesini kavrayabilmek iin ,
eserlerini okuyunuz. Ve onu dokunulmaz bir varlk
masna savunmaktan vazgeiniz(6) . Lenin'i ve Marx'a
yapt katklar da okuyunuz. Balnz, btn bu ger
eklerden yapnz. Hayr, sizin balnz deil, bizim ba
lmz. Bunu biz tarihilere geri veriniz. Biz felsefe ta
rihileri deiliz. Dogmatik veya doktriner de deiliz. Biz
belge ve olgu ynlan zerinde alan iileriz. ite
malzemelerimiz karmzda, almaya haznz. sz ko
nusu olan ina etmektir. Neden? Nasl? Nereden ha
lamal? Siz, eskilerinkilerden daha iyi yntemler bildi
inizi sylyorsunuz. Bunlan bize ifa ediniz. Net ve
basit bir ekilde aklaynz. Felsefi formller olmak
szn. Hegel' e , Marxa. Engels'e vb . , ard arkas kesil
meyen atflar olmakszn. Somu tun iilerine, somut
konuunuz. Ya Marx? O da ortaklaa kadere maruz
kalsn. Fikirleri yava yava, bir anonimliin iinde eri6

Maublanc. s. 228-29.

1 39

sin ve kimse bunu bir rezalet olarak grmesin. Biz


tarihiler, herkese ait haznenin bymesinden baka
birey istemiyoruz. Katklarmzn kitlenin iinde kay
bolmasndan baka birey istemiyoruz. lmmzden
otuz yl sonra, hikimsenin u farkna var, u kav
ram, unutulmu birinin adyla etiketlendirme derdine
dmeyeceini biliyoruz. ite bizim anmz buradadr.
yleyse, dnceleri dokunulmazlklarndan syrarak,
bize teslim ediniz. Bylece bize byk bir hizmette bu
lunmu olursunuz. Bize ve savunduumuz fikirlere ,
nk bunlar deneylerimizle karlatrrz. Hi kuku
nuz olmasn ki , bu fikirleri dejenere ederiz, nk ya
yoruz. Bundan sonra, gene herey yaplmay bekliyor
olacaktr.
nk , hibir "Yntem Sylevi" bize yetmez. n
k biz tarihi olarak, xv. yzylda sylendii gibi, he
pimiz "Aziz Thomas'nn adamlar"yz. Elimizde tutmak,
ellemek, tartmak isteriz. "Bizim anlaymza gre tarih
budur, okuyun" diyeceiniz kitab bize vermediiniz
srece, tarihilerin uygulama ve doktrinini tamamen
yenileyecek kavray bize sunmadnz srece; ve da
ha ncekilerle karlatrp, yarglayn demediiniz s
rece(?) , rnein nitelikli bir tarihi (nitelikli bir gazete
ci, kendini tarihi sayan marxist bir Spengler veya bir
Toynbee'den deil de, yllar sren sabrl aratrmalar
sonucunda, iktisat tarihi konusunda dolaysz ve derin
lemesine bilgiler edindii herkes tarafndan kabul edi
len bir insandan sz ediyorum) (S) . Henri Pirenne'in Ka
pitalizmin toplumsal tarihinin devreleri veya Orta
a kentleri'yle kyaslanablecek bir eser yazmad
srece; bylesine bir denemeye samimiyetle giriilme
dii srece, emin olunuz ki , Tarihsel Maddecilik ka
yasn, Kari Marx tepesine kadar iki elinizle itmeye de
vam edersiniz. Tarihiler, knz uzaktan -teleskop7

N. M. Pokrowski. Pages
Maublanc. s. 23 1 .

1 40

d'Histoires.

la- izleyeceklerdir. Daha sonra, kaya meyilden aa


yuvarlanacaktr.

Marxizmin Inda'nn 1 68. sahifesini ayor ve


unu okuyorum : "Sovyetler Birlii'ndeki (ve baka yer
lerdeki) meslekdalarma ynelik yegane sonucum u
olacaktr: artk gerekten marxist lengistik yapmann
zaman gelmitir. Tamamen Marxizmin aslna uygun.
Bu amala, marxizmin balca dogmatik iddialarn len
gistik alannda dorulamaya almak gerekir: diya
lektik ve snf sava. Bize ciddi incelemeler nerilsin
ve bunlarn ne sonu vereceklerini grelim". Gerekten
de yle.

141

LERLEME
Bir inancn gc ve k

Georges Friedmann'n, Gelimenin Bunalm ad


n verdii( ! ) ve boyuna ramen hi de mtevazi olma
yan kitab, entellektel tarihin geni bir freskosunu
oluturmaktadr. Bir filozofun eseri olan bu kitap, be
nim bir tarihi olarak ok uzun zamandan beri arzu
ladm, gerekten "tarih" olan bir fikirler tarihi proje
sini gerekletirmektedir. Ve Annales okuyucular bu
farkna vanlar karsnda armayacaklardr, nk
Friedmann'n gerekletirdiklerinin tadna zaten var
mlardr(2) . Bundan yl nce, Revue de Synthese'
de, Cassirer, Klibansky ve dierlerinin, bir dizi dikkat
ekici eserini deerlendirirken(3) . filozoflarn tasvir et
tikleri biimiyle felsefe tarihi ile biz tarihilerin fikirler
tarihini ele al biimlerim izi ztlatrdm sanyor ve
1
2

Paris, N.R.F .
.

Annales.

c.

1 936.

v . 1 935. s. 584 vd .

"L'Histoire des philosophes et l ' Histoire des historiens".

Revue de

Synthese.

1 43

felsefe tarihilerini n , eitli dnemlerin ekonomik, si


yasal veya toplumsal durumlanna hibir atf yapmak
szn, kavramlar saf halleriyle tasvir etmeleri kar
sndaki tatminsizliimi vurguluyordum; onlarn bu tu
tumlan sonucu, bu kavramlarn, tamamen gerek d
bir hayat. saf fikirler evreninde bir hayat yaayanlann
bedensiz akllanndan ktklar sanlabilirdi. Bunun
tamamen tersine, Georges Friedmann'n kitabnda, ge
nel tarihe balanm bir fikirler tarihini selamlyor ve
dnemlerinden kopuk insanlar deil de, ortamlanyla
ilikide olan dnrleri gstermesinden tr kutlu
yorum.
Bu kitap, salam , geni apl okumalardan bolca
beslenmi, belgesel bir temele dayal olup, muazzam
bir sorunu, sevimli bir cretle ele almaktadr: bizim
kuak insanlarnn kendilerine sorabilecekleri en kay
glandrc sorulardan birini. Sz konusu olan, yalnzca
diktatrln verdii biimiyle, "sur cadavere putre
fatta della Dea Liberta" deildir. Ayn zamanda Geli
me Tanrs da sz konusudur. Yazar bu iki tanrnn
lmnn meydana getirdii trajediyi ok iyi farketmi
ve bir aklama getirmitir; bylece yann yzyllk bir
dnce tarihini, gerek dnemlerden kopuk bir entel
lektel tarihi ilemitir.
Friedmann, burjuvazinin gcnn balangcn
akln zerine turttuunu yazmaktadr. Akl, devrimci
burjuvazinin en mkemmel silah olmutur. insan hak
lar, Eitlik, Siyasal zgrlk; bunlarn hepsi de, Akln
soyut aksiyornlardr.
Bir snfn taleplerinin ifadesi olarak, bu militan
rasyonalizm, Robespierre zamannda idi edilmitir.
Fakat, hala gl olan feodalitenin ve K.ilise'nin kaln
tlanna kar, burjuvazinin rasyonalist bir felsefeye ih
tiyac bulunmaktayd. Bu nedenle, kafas kesilen bu
felsefe arada bir uyanm ve bazen de ani sramalar
yapmtr. Boulangistler, antidrefyusardlar, onun kor1 44

kutucu gcnn kantlandr.


Fakat. burjuvazinin karsnda bir ii dnyas
rgtlenmektedir. Yava yava birleen kendi partisi
vardr. Biraraya gelen ve federasyon oluturan sendi
kalan vardr. Dnyann paylam ynndeki mca
dele balamaktadr. Mlk sahipleri iin bundan sonra
sz konusu olan . rezillerle mcadele etmektir! Bir geri
dnle, Kilise cephesinden mttefik aramak evladr.
Uuruma baknz: eskiden Claude Bernard, Spencer,
Hippolyte Taine; imdi Bergson, Heidegger, Spengler
veya Berdiaeff.
XIX. yzyln sonlarna doru boanma gerekle
ir. Bir yandan doann rasyonel bilgisi ile Kartezyen
ve Galileocu bilim. te yandan burj uvazi, karlan ve
yeni ideoloj isi. Patetik eliki: burj uvazi, hayatn tek
nik bululara, eskiden ilerleme ad altnda ycelttii
u bilim uygulamalanna balad srada -ve bu ilerle
menin artk ona hizmet etmeyip. onu kleletirdii s
rada-, ite tam bu srada Bilim ve llerleme'ye inanmaz
hale gelmitir. Patetik bir eliki, ama bu eliki
zlmektedir: burj uvazi, umutlann kaybetmesine yol
aan bir dnemete, bilimin deerine, hmanist erde
mine inanmaktan vazgetii iin, bu bilimin uygula
malan tarafndan kleletirilmektedir. Aralar ama
haline gelmekte ve bylece ufukta hibir byk ama
kalmamaktadr.
Semek gerekmektedir. Bitmekte olan XVl l l . yz
yln son yllarn yayoruz. Ama ok daha iddetli,
hzl ve kesikli bir ritmde. nk, "onlar" ile "biz"in ara
snda yalnzca James Watt deil , ayn zamanda Gram
me da var. Semek gerekmektedir. Eski Rejim dalka
vuklaryla, yeninin ebeleri arasnda tercih yapmak ge
rekmektedir. Ve bu tercih zorunluunu kanlmaz ha
le getiren, bizzat burj uvazi olmutur. Temelli ve esas
rasyonalizmine burun kvrdnda, Akln mihrabnn
karsna Vahyin tapnan diktiinde, Bilimsel bilgi1 45

nin karsna bilgilerin gizliliini , Demokrasinin kar


sna Diktatrl . llerlemenin karsna Alaycl
karttnda.
*

Bu kitabn amac, btn itibariyle ite byledir.


Fakat etten yoksun bir ema . bir toplumsal felsefe tezi
haline indirgenmitir ve biraz nce iaret ettii miz gibi,
bu tamamen baka bireydir. Kitap hayatn kendine
yaslanmaktadr. XIX. yzyl sonunun fikir akmlarnn
haritasn kartmaktadr. Saint-Simoncu gelenek, Qu
inet ve Michelet tarznda rasyonalist ve insancl de
mokrasi gelenei; Hugo'nun James taratindan srd
rlen yksek perdeden sesi, "Pozitif hal"in tarikatn
peygamberi tarafndan insan evriminin sonu olarak
kavranmasna ramen , ayn zamanda pozitivist gele
nek . . . Mistisizmin Katolik dnceden silinmesi, H ns
tiyanlarn te dnya dncelerinin gerilemesi, Bch
ner tarzndaki mekanist maddecilik konularnda m
kemmel iaretler. Pasteur tapns ve Pasteur'n icat
lar konusunda iyi kaytlar. Durkheim ve okuluna ili
kin daha az iyi iaretler. Devam etmeyelim. nk
yalnzca. bu kitabn ina edilmi bir "makine" deil de,
irice bir dnemin dnce akmlarnn gerek bir tari
hi olduunu tekrar etmek istiyoruz.
Kukusuz, yazar bir tez savunmakta ve bunu
saklamamaktadr. Kukusuz, bu cins dnce tarihle
rinde grmeye ;,lk olmadmz kiisel inanlarn .
kitabn son sahifelerine doldurmaktadr. Fakat bunla
ra ramen, Georges Friedmann'n "tarihsel maddeci
lik"inin hibir dar ve snrl yannn olmadn ve ya
zarn inceledii tm dnceleri drste ortaya koy
maya altn da eklemek gerekir. Friedmann, Mo
nadoloj i teorisinin tmn XIV. Louis'nin monarisiyle
aklamaya kalkanlardan biri deildir. Ve kendi siya
sal ideolojisi her ne olursa olsun, "eer fikirler btn
sel tarihe, hepsinden nce de iktisadi ve teknik tarihe,
1 46

insanlarn her dnemdeki geimlik salama biim


lerine , retim aralann imal biimlerine balanmaya
cak olursa. hibir dnce tarihi mmkn deildir"
cinsinden bir iddiaya katlmayacak herhangi bir sen
tez peinde koan tarihi olamaz. nk bu baat faa
liyetteki (iktisat) deimeler. deerler ve fikirler zerine
ncelikle etki e tmektedir. te yandan , kitabn sonu
lannn kiisel olanlarnn karsnda, okuyucu duyar
sz kalamaz. nk , bugn bu kadar ok sayda ei
timli gencin markxist-leninist olma nedenlerini bu so
nulardan kartmak mmkndr.

1 47

BR DUYGUNUN TARH
ZERNE
Gvenlik ihtiyac

Jean Halperin, sigorta tarihiyle defalarca ilgilen


mitir. zellikle de lsvire'dekiyle( l ) . Sigorta nedir? n
sanlarn gvenlik ihtiyalarnn tercmesi. Manevi g
venlik ve hnstiyanlk erevesi iinde, te dnya g
venlii; bu , adlan ister Martin Luther, ister Jean Cal
vin , isterse onlarn adalar olan bakalar olsun.
XVI. yzyl insanlarnn kendilerini yeni bir gle da
yatan selamet sorun(lar)dr. Daha sonra dnyevi g
venlik, bu da bu aa dnyada maddi gvence dou
ran "sigorta"dr: deniz sigortas , yangn sigortas, hayat
sigortas , hatta otomobil kullananlarn "her riske" kar
sigortalanmalar; bugn sigorta edilmeyen birey kal
d m? Btn bu sigortalar, bu cins anlamalar yapan
lara biraz i huzuru vermektedir.
Buradan yola kan Jean Halperin , bu "gvenlik"
kelimesinin tercman olduu duygunun tarih iindeki
rolnn ne olmu olabileceini aratrmaya ynelmi1

Kitabnn ad. Les


Neuchatel. 1 946.

Assurances en Suisse et dans le monde,

1 49

tir. Bu aratrmay byk bir beceri ve zenle yapmtr


ve l 950'de IX. Uluslarararas Tarihsel Bilimsel Kongre
si'ndeki bildirisinden kaleme alnan ksa makalesi, as
lnda geni lekli olmalarna ramen, ortaya nadiren
konulan sorunlara eilmektedir(2) .
iyice anlaalm. Yazar iin sz konusu olan, Ferre
ro'nun korku duygusundan hareketle yapmaya alt
gibi, tarihi bir tek gvenlik ihtiyacndan itibaren yeni
den ina etmek delidir (biri negatif, dieri pozitif olan bu
iki duygu, sonuta birlemekte deil midir?) . Jean Hal
perin'in dncesinde esas olarak sz konusu olan ey,
bize yakn olan ve alk bulunduumuz insan toplum
larnn tarihinde bir rol oynamamas mmkn olmayan
bir duygular btnnn yerini belirlemektir.
Ancak, ortaya bir kronoloji sorunu kmaktadr. Bu
duygu acaba hangi dnemden itibaren devreye girmi
tir? Bir kelime haznesi aratrqasnn eksikliini ekti
imizden, ayn zamanda semantik bir aratrma yapl
madndan ve psikolojik adan farkllatrlm bir
dizi dikkatli tanmdan yoksun olduumuzdan(3) . Jean
Halperin biraz tereddt ediyormu, istenilen aklkta
netletiremedii bir eyi aryormu izlenimini vermek
tedir. Bu konuda "Orta a" hakknda sylediklerini pek
beenmedim. "Karlkl yardmlama", gvenlik deil
dir. Bir yangn ktnda, komular koumakta, ola
bildiince rgtlenmektedirler, ama afete kar mca
dele tamamen iyi niyet eseridir; hayvanlar, mobilyala
r kurtarmaya almaktadrlar. Bu ok ho bir hare
kettir. Fakat XIII. yzyl kyls , bylesine bir felake. tin kendi iin de demek olduunu dndnde, iyi
komularnn ona getirebilecekleri yardmn, hi kuku
suz bugnk sigorta irketlerinin saladklar gvencey2

"La Nolion de securite dans l'hisloire economique el sociales",


c . XXX . 1 952. no. 1 . Gvenlik bir kav
ram deil , bir ihtiya. bir duygudur.
"Civilisation ". art. cit.

Rcvuc d'Hist. ec. et soc.,


3

1 50

. . .

le hi de ayn ey olmadn grecektir. Sigorta, afetten


sonra da ayakta kalma olanadr. Ve belki de, daha da
zenginlemi olarak. Ve ok nceleri kaydettiim zere,
yangn ve her trden felaketler, tarmsal reticilerin ze
rine binen afetler, xv . yzylda kyl gebeliinin ba
lca nedenlerinden biriydi ve yollar "sapasalam dilenci
lerle doluydu "(4) . Acaba eklemek gerekir mi? Jean Halpe
rin'in, ne kadar scak olsalar da, babalarmzn terlikleri
ni giymemesini ve Jacob Burckhardt'a dayanarak. "ln
san"n Orta an sonunda, kendi bilincine ancak bir
grubun yesi olarak veya "genel bir kategori boyunca"
vardn iddia etmemesini isterdim. Du , bizim sendikal
iilerimiz iin ne kadar geerliyse, "Orta a insan" iin
de o kadar geerlidir. Veyahut u veya bu partiye mensup
olanlar, veyahut u veya bu gazetenin sadk okuyucular
iin olduu kadar.
Aslnda burada sz konusu olan Orta a deil
dir. Sorun, ortaya baka bir ekilde kmaktadr. Bu su
numun banda, gvenlik ihtiyacnn manevi alanda
olduu kadar. dnyevi alanda da ifade edildiini yaz
mtm. Bunun nedeni vardr. bu ihtiyacn, bugn bizim
"sigorta" dediimiz rgtlenmeye varacak ekilde teza. hr edebilmesi iin , ncelikle gkyznden yeryzne
bir aktarmn gereklemesi gerekiyordu. Bat alemi, her
gece tanrya gvenerek uyuduu srece, "kendine yar
dm edene tann da eder" zdeyiine iman ettii srece,
bu i olamazd. Hrstiyan, her eyleminde tanrya yakar
dka, kendini tanrnn iradesine tam olarak teslim et
tike , gvenlik anlamsz bir sz, daha dorusu, bizim
yklediimizden tamamen baka bir anlam olan bir
sz olarak kalrd. Gvenlik, tamam itibariyle, tanrya
olan gvenin iinde yer almaktayd(5) . Gvenlik onun
4
5

Pbilippc Il et la Francbc-Comte. Paris. Sorbonne'da t ez, 1 9 1 1 .


s. 252-257 ve passim.
Bunu vurguladm iin zr dilemiyorum. Dnya tarihinin, tari
hin bizzat kendi saylan Bat tarihi . olmayan bir dnya tarihinin
zaman gelmitir.

151

sayesinde vard. Calvin'in dedii gibi, kaderi nceden


belirleyen'in saye inde. Zaten tann bunu salad iin,
sigortaya gerek v ktu.
O sralarda, ara alannda baka bir deiim yaan
maya baland. Bir kazan. tanrnn ltfu deil de, ger
ekten kazan haline geldinide. bir zarar. bir iflas. bir
hesap hatasnn. kt bir mali ynetimin sonucu hali
ne geldiinde; yani tek kelimeyle kapitalist zihniyet or
taya ktnda. Veya eer bu sfat bizi rahatsz ediyor
sa, onlar asndan tamamen insani dzlemde grl
meye balayan olaylar aklamak zere, insanlarn ar
tk tann mdahalesini zorunlu grmediklerinde.
Sonu: insan dilimlere blnmez. Tektir. Jean Hal
perin'in akl banda ve btn itibariyle doru bir e
kilde and tm tarih(6) . i dnyas ve inan dnyas
diye ikiye blnemez. Bugn bir sigorta acentesinin bir
mteriyi ziyareti , bu mterinin dinsel duygularn
hi gndeme getirmiyorsa; bu sonu, insanlarn ortak
duygularndaki yava, ama kesin bir evrimle elde edil
mitir. "Sigorta"nn insanlara. anlan hayatlar boyun
ca talihsizliklere kar donanml klacak trden bir
gvenlik salayabilmesi iin. tanrnn bireysel kaderler
zerindeki rolnn zayflamas gerekmitir. Ve here
yin sonunda, gvenlik salayan sigortacln gelime
sinin yalnzca kapitalist zihniyetin doumuyla deil,
ayn zamanda Luther'in selamet konusunda emin ol
mak iin sarfettii dramatik abayla veya Calvin'in ken
dini izleyenlere. kaderin nceden belirli olmas konu
sundaki doktrini dayatmak iin sarfettii umutsuz
abayla ada olmas kesinlikle bir rastlant deildir.
Jean Halperin'i, u dilsiz alan olan duygu tarihi
nin ne kadar bakir olduunu gsterdiinden tr kut
lamann gerekliliini bildirmek isterim.
6

Bunlan iddia edebilmek iin. daha derinlemesine aratrma yap


mak gerekir.

1 52

TARHSEL FYATLAR SORUNU

kn bu dergide duyurduumuz( l ) Journal of


Economic and Business History' nin birinci says, XVI .
yzyldaki fiyat devrimine ilikin byk, karanlk ve
canl sorun hakknda dikkat ekici bir inceleme ier
mektedir(2) . Makalenin yazan olan Earl J. Hamilton'
n, bazen gevek olan sonularnn ana hatlarn aa
kartmaya alalm. Ve bu almann , bizi de benze
ri ynde gayret sarfetmeye tevik ettiini bildirelim.
1
Etkileri Fransa. Almanya, lngiltere'de olduu ka
dar dier lkelerde de xv. yzylda grlmeye bala
yan ve Bodin'in nl kitapndan beri , sorumlusu
1
2

c . 1. 1 929. s. 239.
"American Treasure and Andalusian Prices, 1 503- 1 600".
of Economic and Buaincss History, c. 1 . 1 929. s. 1 -35.

Annalcs,

Journal

1 53

olarak, Amerikan deerli madenlerinin spanya zerin


den Avrupa'ya akmasnn gr lme adetinin(3) edinil
dii u genel ve gl fiyat ykselmesinin incelenmesi
ne bir temel salamak zere , farkl yeteneklerdeki bil
ginler tarafndan oluturu lmu belge derlemelerinin
varhg bilinmektedir.
Bu derlemelerin bahcalnnn balklarn hatrla
talm -bu alandaki bolluun iinde boulmadan ve
Tooke ve Newmarck'n History of Prlces'n (Almanca
ya Die Geschichte und Bestimmung des Preise, 17931857 adyla evrilmitir(4) .) fazla kaale almadan-. Bu
cins derlemelerin en tannm ikisi (bunlann fazlasyla
tannm olduklann syleyebiliriz) . lngiltere'ye ve Fran
sa'ya ilikindir: E. Thorold Rogers , A History of Agri
culture and prlces in England, 1250- 1793, 8 cilt,
1 866- 1 902(5) ve Vikont Georges d'Avenel, L'Histoire

economique de la proprlete, des salaires, des den


rees et de tous les prix en general, 1 4 cilt, ilk 1 0 cilt
1 894'ten nce ve son drt tanesi de 1 898- 1 9 1 2 arasn
da yaynlanmtr(6). Charles Seignobos'nun bu yayn
baladnda(7) getirdii eletirel deerlendirmelerden
birini aklmzda tutalm. "Tarihsel belgeleri biraraya
getirmek, yani bir o kadar olay zerinde eletirilmi
belgeleri, doru ortalama hesaplarna izin verecek ger
ek bir istatistik temel salayabilecek sayda biraraya
3

Badin ve teorisi hk. , H. Hauser'nin baat bildirisi, La controver


se sur les monnaires de 1566 l. 1578, Bull . de Comite des
Travaw:: Historlques, Sc. economlques et soclales, 1 905, s.
1 0-3 1 ve daha sonraki tarihlerde, Travallleurs et marchands de
l'ancienne France, Paris, Alcan, 1 920. Aynca. Paul Harsin,
L'afflw:: des metow:: preciew:: au x:ve siecle et la tbeorie de
la monnaie chez les auteurs franais; Les doctrlnes
monetaires et financieres en France du XVIe au XVIIle
siecle, Paris. Alcan. 1 928.

4
5
6
7

Dresden . 1 862.
Oxford. Clarendon Press.
C. 1 ve i l . lmprimerie nationale, 1 894.

Revue critique d'histoire et de litterature,


ve s. 246. 273.

1 54

c. XLI. 1 896. s . 1 06

getirmek; bu da tek bir kiinin yapabilecei bir i de


ildir". Bu farkna van, Avenel'in, ondan da fazlas Ro
gers'n almas iin tamamen geerlidir.
Baz derlemeler daha az muhteristir. Mekan iin
de belli bir alanda yer tutmakta ve belli bir deer kate
gorisiyle snrlanm durumdadrlar. ou zaman ta
hllar veya krsal gayrimenkuller sz konusu olmakta
dr. Emile Levasseur'n Memoires de la Societe nati
onale d'Agriculture de France(8) iinde yaynlad Les
Prix: Aperu de la valeur et du revenu de la terre
en France du commencement du Xllle a la fin du
XVIIle siecle (Fiyatlar: Fransa'da X.H l . yzyln ban
dan XVII I . yzyln sonuna kadar. topran deer ve
gelirine bir bak) . fiyat konusunda ok sk zikredilen
bir almadr; 1 200- l 89 l arasndaki buday fiyatla
nna ve ktlklara ilikin ekler ieren bu eser hakknda
sylenebilecek en iyi ey, Avenel'in kopyas olmasdr.
Otta Dittmann'n al dersi olarak sunduu, Leip
zig'de XVII . , XVIII. ve XIX. yzyllardaki tahl fiyatla
nna ilikin bildirisi de fazlasyla vlmektedir(9). J. -A.
Sillem'in 1 393- 1 644 dneminde Utrecht'teki tahl fiyat
larna ilikin derlemesi ile, ondan biraz sonra yaynla
nan, Herbert Vonhoutte'un 1 38 1 - 1 794 arasnda Fland
re'a ilikin olarak hazrlad derleme ayn trden a
lmalardr; bu son ikisi birbirine ok benzemektedir,
nk her ikisi de tccarlann rakamlan yerine resmi
rakamlara bavurmaktadr( I O) . Fazlasyla ok sayda
yazann , kendilerinden ncekilerden mmince kopya
etmekle yetiniyora benzedikleri -bunun ou zaman
8
9
10

C . CXXXV . 1 893. Aynca bkz .. Tableaux des prlx de cereales i


Parls.
Die Getreidpreise in der stadt Leipzig im X:Vl l . XV! I l und XIX

Jahrhundert. Leipzig. 1 889.


J . -A . Sillem. Tabellen von

marktprljzen van Granem te Ut


recht in de Jaren 1393 tot 1614, Amslerdam. 1 90 1 : H. Von
hautte. Docu.ments pour servir i l'histoire des prlx de 1381

1794,

Brksel. 1 902 .

1 55

tehlikeleri vardr- bu cins resmi rakamlar bizi pek bir


yere u latrmazlar. Ve genelde ok daha kesin ve tu
tarl incelemelerin bilinmeden kalmalarna yol aarlar:
yani yerel veya blgesel olup, zaman iinde az ok s
nrl monografi tipi almalar. Hanaeur. Etudes eco
nomiques sur L'Alsace ancienne et moderne( 1 1) (yazarn eletirel duygudan tamamen yoksun olmasna
ramen) ; veya Leopold Delisle'in Etude sur la condi

tion de la classe agricole et l'etat de l'agriculture


en Nonnandie au Moyen Age, Paris, 1 85 1 adl klasik
incelemesi; veyahut Mantellier'nin La valeur des prin
cipales denres au corus des XIVe, XVe, XVIe, XVIIe,
XVIlle siecles( 1 2) adl muhtras, fiyat tarihine ilikin
tamamen yararsz eserler deillerdir. Bu monografi (ki,
bunlarn tam ve eletirel bir listesini kartmak gere
kir) gelenei kaybolmamtr. Paul Raveau , Le Pouvoir
d'Achat de la livre tournois dans le Haut-Poitou, du
regne de Louis XI A celui de Louis XIII adl incele
mesinde ve L'Agriculture et les classes paysannes,

la transfonnation de la propriete dans le Haut


Poitou au XVIe siecle( l 3) adl kit::hnda. bu gelenee
baarl bir ekilde yeni bir genlik

'rn :;-. u

lin aslna baklacak olursa. do["ru yn burada


dr( l 4) . Ekonomik Avrupa'nn XVI . yzylda, birbirleri
ne ancak yetersiz bir ekilde ve byk zahmetler so
nucu dengelenebilecek kadar kaln cidarl, kapal ka
plann bir kolleksiyonundan ibaret olduu (btn ne
denler bunun byle olmasna etki etmektedir) . doru
(hem de ok doru) olduu iin, fiyat hakkndaki b11
12
13
14

Paris-Strasbourg. 1 876- 1 878. 2 cilt. c. II. Denrees et Salaires.


Memoires de la societe archeologique de l'Orleanais, c. V .
1 862.
Paris. 1 926; Revue Hlstorique'te. "La erise des prix au XV!e
siecle en Poitou" makalesi. c. CLXI I . 1 929.
Bu konuda. ok mek ieren birok alma. Rogers veya Ave
nel'inkiler gibi derlemelere dayandklarndan. batan sakatlan
mlardr.

1 56

tn incelemelerin tabannn ulusal deil de, blgesel.


hatta yerel olmasnn gerektii aka ortadadr. Ulu
sal dzlemdeki her monografi, u dikkate ve iaret edil
meye fazlasyla layk olguyu gizleme tehlikesini tamak
tadr: birbirlerine ok yakn blgeler arasnda, fiyat de
,iimlerinin eanl olmamas. Bildik bir rnek vermek
le yetinelim. Gr nte aikar tarihsel , corafi ve eko
nomik aknlk ve benzerliklere bakarak, Bat Bur
gonya'daki xv . yzyl fiyatlarna ilikin bir aratr
mann sonularn, Dou Burgonya ve Franche-Comte
iin de geerli saymaya kalkma hakkn kendinde g
rrse, en ar eletiri ve yntem hatalarndan birini yap
m olur. Aynca, iktisatlar ve tarihiler iin gerek bir
ilgi konusunu da skalam olacan ekleyelim. n
k Franche-Comte, XVI. yzylda kont olarak srasy
la, Maximilien'i, Yakkl Philippe'i, Avusturyal Mar
guerite'i, daha sonra Charles Quint'i ve sonunda s
panya Kral II. Felipe'yi tanm ve bylece, ayn dili ve
kltr paylat Sane-tesi Fransz topraklarndan,
fiyat hareketleri ve parann satn alma gcndeki dei
meler zerindeki etkisini incelemenin ilgin olaca
ekonomik ve parasal bir snrla ayrlmtr( l 5) .
Hamilton bize tam da, yerel veya e n fazlasndan
blgesel bir monografi sunmaktadr. Daha da kesin
olarak, bu, mesleine saygl her tarihinin en bata
dnmesi gereken cinsten bir monografidir. Eer Ha
milton'un tek bir baars olsayd , bu hi kukusuz bu
ii yapmay dnm olmas olurdu. Ama baka
baarlar da vardr ve biz bunlar size sunacaz.
*

Fiyat ykselmelerinin nedeninin, Amerika kaynakl deerli madenlerin Avrupa'ya akmas olduunu , okul
dan beli bilmeyen yoktur. Ama bu apak gerek bu
haliyle biraz kaba olup, yorumlanmas, nanslarnn
15

Bu konuda baka rnekler vermek. elbette mmkndr.

1 57

belirlenmesi ve eer azla yetinilmeyecekse, dzeltilme


si gerekmektedir. Fakat, bylesine bir formln her
eye ramen tarihsel bir gerei ifade etmesinden t
r , acaba fiyat dalgalanmalarnn incelenmesi, hangi
lkede daha ciddi yararlar salayabilir. Tabii ki, daha
iin bandan beri, Yeni Dnya altn ve gmnn
Eski Dnya'ya ithalinin hemen hemen tekelini eline
geirmi olan lkede: buna kolaylk olsun diye ispanya
diyelim( 1 6) . Ve bu lkenin eitli illeri, blgeleri ara
snda, incelenmeye ilk balanmas gerekeni hangisi
dir? Hi kukusuz Andaluya, nk Katolik krallann
1 540'ta denizar ticari ilemlerin merkezini olutur
duklar, Casa de Contratacion'u kurduklar, Yeni Dn
ya zenginliklerinden hrmetli paylarn aldklar -altn ,
gm, deerli talar- u byk nehir liman Sevilla'
nn hinterlandn meydana getirmektedir. Hamiltoil ,
dorudan doruya Sevilla'ya gitmitir( l 7) . Ve bu girii
minin dln almtr.
Yerel arivlerde (Sevilla Belediye arivleri , Kated
ral arivleri) . zellikle de an zengin Hindler arivinde,
saylamayacak kadar ok belge aratrmaclan bekle
mektedir. Buralarda binlerce trde, tutarl , sk skya
tarihlendirilmi ve birbirleriyle kyaslanmalarnda hi
bir sorun bulunmayan binlerce fiyat gstergesi uyu
maktadr. zellikle de, Casa de Contratacion arivle
rindekiler. nk bu kuruluun yneticileri, Hindler
Meclisi'yle deniztesi filosuna elik edecek tekne says
konusunda anlatklarnda ve bundan sonra bu tekne
lerin seimine giritiklerinde, tccar loncalarnn ba16

lspanya'daki para bunalmna ilikin eserlerden bazlarn rnek


olarak zikredelim: M. J. Bonn. Spaniens Niedergang Wahrend
der Preisrevolutiondes XVI Jhdats . . , Stuttgart, Gotta. 1 896;
.

17

M . Cristolal Espej o . "La Carrestia de la vida en el siglo XVI y


nedios de abaratarla". La Rivlsta de Archivos, Bibliotecas y
Museos, Madrid. c. XXIV. 1 920 ve XXV. 1 92 1 .
Sev:illa 'da deil. iin asln sylemek gerekirse ve Hamilton'n
eserinin balna ramen Andaluya'da. nk. yazar bu eya
letle aratrma yapma benzememektedir.

1 58

kan ve yeleri, yola kacak teknelere verilecek mal mik


tar konusunda anlamaya gidiyorlard: bu mallar Ame
rika'daki kolonilerin ve teknelerle mrettebatn ihti
yalarna ynelikti. Bu mallan ieren listeler dzenlen
mekte ve Casa grevlisi bu nlarn herbirine fiyat bi
mekteydi. Grevliler. bu fiyat tahmininden sonra, emir
lerindeki denekten alm yapmaktaydlar. Bunlar top
tan almlar olup , ok sayda mal cinsini kapsamakta
dr, ama yl be yl kaydedildikleri hesap defterlerinden
anlaldna gre. bu nlarda yzyllar boyunca hibir
deime olmamaktadr: bu durumda, Casa, Armadas,
Casa yneticileri ve hazinedarlannm tuttuklar siciller
ile kat demetlerinin (birok baka kurumun daha ben
zeri belgeleri vardr) ( 1 8) fiyata ilikin ne kadar byk
bir belge hazinesi meydana getirdikleri anlalmak
tadr.
*

Fakat btn bunlar eksiksiz deildir, ve nce sevinten ldran tarihi, bunu farketmekte gecikmemek
tedir. Eer Hamilton tarafndan oluturulmu tablola
rn iinde, yalnzca ok uzun bir dnem boyunca ( 1 5031 660) deiimleri izlenebilen maddelerle ilgilenilmek
istenirse, sat fiyatlar daha ksa dnemler iin verilmi
olan ok saydaki rn ve nesneyi bir yana brakmak
gerekir( 1 9) . te yandan, bu rakamlar tarihiyi kay18

Hamilton. birok kereler. bu belgelerin balca dizilerine ilikin


atllarda bulunmaktadr. zellikle s. 1 1 'deki uzun dipnota ba
klmaldr. Bu ariv belgelerinin tm hk .. bkz .. Pedro Torres
Lanzas y Gernan Latorre. Archivo general de India, Sevilla.
1 9 1 8.

19

Baz rnler, farkl dzlemdeki bedenlere bal olarak, index


numbers hesaplarnn dnda braklmlardr. regin, tuz
almlarnn dzenli olmasna ve bunlara ilikin fiyat kaytlarnn
sklgna ramen. bu nlar kullanmak ok gtr. Tuz zerinde
ok sayda vergi bulunmaktayd. bu yzden. kaytl llyatlar bu
vergileri ierip iermediini anlamak ou zaman olanakszdr.
Dier bir glk: yllanm arap fiyatlar hakknda ok bilgi
vardr. Fakat bu fiyatlar arasnda nemli farklar bulunmak
tadr: ve bu araplar hagi ba ve yl rn olduklar bilinme1 59

glandnnann uzanda deillerdir. Burada zel kiiler


tarafndan kamusal parayla yaplan almlar sz konu
sudur(20) . Bu olduka nemli olguyu hesaba katma
nn gerektii ak deil midir? Ama btn bunlara ra
men, Hamilton, iki kategori halinde ayrlmas mm
kn yirmi drt rn etkilemi olan fiyat dalgalanma
larn, bir yzyldan daha uzun bir dnem boyunca iz
lemeyi baarmtr(2 1 ) .
B u kategorilerden biri, rayileri iklim koullan ve
yllk hasatlarn iyi veya kt nitelii tarafndan etkile
nebilen gda maddelerini biraraya getirmektedir: ek
mek, pirin, bakliyat, bezelyegiller, badem, kuru zm,
zeytinya, peynir, sr eti, eker. Dieri ise, iklim ve
mevsimlerin etkisine uramayan rnlerden meydana

20

21

diinden. bu verilerden yararlanmak mmkn olamamaktadr.


Baka bir glk de. tekneler yola karken, bunlara olduka
byk miktarda yumurta yklenmekteydi. Ancak bu yumurta
lar mevsimlere gre yle deiik fiyatlarda olmaktadr ki . bu ra
kamlan kullanmann olana yoktur.
Sorun. Casa grevlilerinin mallar cari fiyatlardan drste m i,
yoksa cehalet veya sahtekarlk sonucu yksek fiyatlardan m
satn aldklarn bilebilmektir. Hamilton. bunlann grevlerinde
uzun sre kalmalanndan tr, deneyi mli hale gelebildiklerini:
zaten hesaba katt fyatlann ulam. cret ve dier harcama
lan iermeyen, tccara gerekten denen miktarlan yansttk
larn sylemekte ve mbayaaclann ok yakndan denetlendik
lerini bildirmektedir. Son olarak da, Casa'nn alm fiyatlaryla ,
Sevilla kent veya kilise ynetiminin veya Malaga ordusunun
alm fiyatlan arasnda nemli farkllklar olmadn dn
mektedrr. te yandan. Hamilton, bir mbayaacnn ok zengin
olmamasnn da tuhaf karlanacan sylemektedir.
B u fiyatlarn bir stnlkleri vardr: bunlar yasal veya daha
akas. emredilen fiyatlar deil de. piyasa fiyatlandr. Acelesi
olan ve ";(erek" aratrma yapmaya zaman bulamayan tarih
ilerin, eski fiyatlara ilikin olarak,
XVJ . yzyl hkmdarla
rnn bol bol yaynladklan u pahall nleme kararnamelerin
deki narh fiyatlarna ok inandklan bilinmektedir. Hamilton'n,
budaya ilikin olmak zere, yirmi kadar pazar fiyatnn narh fi
yatlaryla karlatrmas sonucu. bu fiyatlarn tanesinin
yrrlkteki narha eit olduu. yedisinin daha dk ve onbiri
nin yardan, bazen de te ikiden dah a yksek olduu grl
mtr. Fakat. btn itibariyle. bu narh fiyatlar, piyasa fyat
lanndan fazla sapmamaktadr. Bu da. yeniden ele alnmay bek
leyen byk bir sorun kartmaktadr.

1 60

gelmektedir: f, mum, tuzlu morina, barut, ip ve ha


lat, koyun pstekisi; bir de rayileri olduka sabit ola
rak gzken arap ve sirke. Bu maddelere ilikin b
tn fiyatlar, Hamilton tarafndan zenle derlenmiler
dir. Bunlarn hepsini birden gm maravedis cinsin
den ifade etmitir(22) . Hamilton bundan sonra. onlara
gsterge-say sistemini uygulam, sonra da bunlann
yardmyla, aratrmasnn balca sonulann gste
ren grafikler oluturmutur. Yazarn kendini adeta zo
runlu hissettii baz hilelere ramen(23) . muazzam bir
aba. Bu aba, aratrma alanndaki maddi kaynakla
nn, onlar etkin bir ekilde kullanmasn bilenler iin
hi de yararsz olmadklann da gstermektedir.

*
22

Gn maravedis (silver maravedis) ifadesi, Hamilton'n nle


me kaygs duymad bir yanl anlamaya yol aabilir. yleyse
bu konuda baz aklamalar getirelim. Eskiden gerek bir altn
para olan maravedis. XllI. yzylda gm bir para haline gel
mitir. XV. yzyln sonunda muhasebe parasna dnmtr;
tm XVI. yzyl boyunca. altn ve gm sikkelerin deerlerinin
belirlenmesinde ortak l olarak kullanlmtr. Katolik Krallar.
1 497'de paralann yeniden oluturduklarnda, altn dka exce
lente de la granada'nn 375 maravedise ve gm para real'in
de 34 maravedise edeerli olmasna karar vermilerdir. Bu
kur, bir yzyldan daha uzun bir sre deimeden kalm ve
1 497- 1 642 arasnda. yani Avrupa'da ispanya! stnl dne
minde, real i deerini korumutur. Maravedis, 1 45 yl boyunca
ayn gm miktarna edeerli olarak kalmtr. Ancak. mara
vedis bu ayn dnem boyunca, ayn miktarda altna edeerli
olarak kalmamtr. nk ispanya dnyann en byk gm
kaynaklarn denetim altnda tutan lke olarak, o sralarda
hibir lkenin salayamad bir durum olarak, kendi gm
parasnn sabit deerini korurken , ayn ii altn para iin yapa
mamtr. 1 537'de dkann deerini 375 maravedisten 350'ye
drmtr (altnn gerek deeri 33 1 'dir, ama altnn deeri
desteklenmek istenmitir). i l . Felipe eknn deerini 1 566'da
400'e karmtr. Altn bundan sonra hep ykselmitir. Real
ancak l 642'de drlmtr. Reales de plata vieja larn ye
rine, reales de vellon gemi, ek 550 maravedise kmtr.
Bu konuda en can skc zorluk. fiyatlarn ikier yl aralklarla
devriilmesinden kaynaklanmaktadr.
'

23

161

ncelikle, Hamilton 'n makalesinde en yeni ve bir


bakma en arpk olan noktay vurgulamak istiyoruz.
Fakat, yazann fiyat sorununun esas unsurlanndan bi
rini, dierini ihmal ederek incelemediini belirtmek ge
rekir. Ele alnan dnem iin -yani l 503- 1 660-, lspan
ya'nn altn ve gm ithalatn incelemek sz konusu
olduunda, arivlere dalma konusunda nc olan ya
zarmz, geleneksel verilerle yetinmemitir(24). zgn
belgelere bavurmu, onlarn yardmyla Krallk ve zel
kiiler hesabna yaplan ithalat aynntr(25) ; bu so
nuncu kalemi olabildiince rakama dkm ve sonun
da, ok arpc tablo ve grafikler halinde younlatr
mtr(26) . almas, bu deerli madenler sorunu
hakknda olduu kadar, fiyat sorunu hakknda da
eletirel iaretler, abasn nasl bir zenle yrtt
n gsteren aynntl gzlemlerle dopdoludur. Ve ta
bii ki bu makale, bir dzenin daha birincisidir; Hamil
ton, heyecanla beklediimiz bakalarnn da geleceini
bildirmektedir. Elinin altndaki belgelerin bolluu ve
elde edilen kantlar dorultusunda, btnsel bir bak
as getirmesini temenni edelim. Ama daha fazla bek
lemeden, yazarn daha imdiden hangi sonulara ula
tn gstermeye alalm.
il
Yeni Dnya'dan lspanya'ya ithal edilen altn ve
gm miktan(27) . balangtan l 590- 1 600 dnemine
24
25

26
27

F'. de Laiglesia. Los Caudales de Indias, Madrid. 1 908'de hala


geleneksel rakamlar vermekteydi .
Kraln pay. quint (bete bir) denilen zel bir, vergiydi. B u pay.
madenlerden ve papalk endljans belgesi satlar. yerli halklar
dan alnan hara, dua kitab sat vb. alnan vergiler gibi eitli
gelirlerden alnmaktayd. zel kiilere gm. gmenler tara
fndan gnderilmekteydi. bunlarn esas blmn. ispanya tc
carlarna yaplan demeler meydana getirmekteydi.
Bu tablolardan, 6 . s'deki gerekten baat b ir neme sahiptir.
Hamilton'n makalesindeki baz veriler. altn/gm oranna
ilikindir.

1 62

kadar artmaya hi ara vermemitir; bu ithalat bu ta


rihte en yksek noktasna ulamtr. Krallk ynetimi
veya zel kiiler tarafndan yaplan ithalatn balang
noktas farkllamaktadr. Krallk tarafndan yaplan
ithalat konusunda, belgelerimiz Casa'nn kurulu tari
hi olan 1 503'ten itibaren balamaktadrlar: ikincilerin
ithalat ise ancak 1 535'te balamaktadr: demek ki , top
lam ithalat erisi ancak bu ta rihten itibaren izilebilir,
tabii rakama dklmesi olanaksz kaak ithalat bunun
dnda kalmaktadr. Zaten , Krallk ynetiminin 1 5031 535 arasnda yapt ithalatn tutar dktr. G
m maravedis cinsinden hesaplanan bu ithalat, yu
varlanm rakam olarak, 1 506- 1 5 1 O dnemi iin 20
milyon ( 1 503- 1 5 1 O dnemi iin 34 milyon); 1 5 1 1 - 1 5 1 5
izin 28 milyon; 1 5 1 6- 1 520 iin 23 milyon maravedis
kadar olmakta ve 1 52 1 - 1 525 dneminde ilgin bir d
le sadece 3, 1 6 milyonda kalmaktadr. Hamilton bu
anormal rakam , Communeros isyanyla veya daha do
rusu, sonu belirsiz karklklar dneminde, Hindlerin
zenginliklerini Kastilya'ya istemeye istemeye gnderen
krallk memurlarnn psikolojisiyle aklamaktadr. Ra
kamlar, l 536'da aniden ykselmektedir. 1 536- 1 540
dneminde krallk hesabna 1 2 1 , 5 milyon ve zel kii
ler adna da 233 milyonluk bir ithalat yaplmtr: top
lam olarak 354,5 milyon. Trman, duraklamalar ve
toparlanmalarla birlikte sonra da srm ve Kralln
ithalat en yksek rakamna 1 596- 1 600 arasnda ula
mtr. Hemen hemen milyara vurmaktadr: 1 59 1 - 1 595
dneminin 902 milyonuna karlk, 987 milyon 688 bin
maravedis; parantez iinde syleyelim ki , 1 59 1 - 1 595
dneminin de yksek olan rakam . Yenilmez Arma
da' nn 1 588'de yokedilmesinin kalyon trafii zerinde
zaral bir etkisinin olmadn gstermektedir. 1 600'
den itibaren hzl ve dzenli bir d sz konusudur.
1 60 1 - 1 605'te milyardan 587 milyona dlmtr;
1 6 1 1 - 1 6 1 5 'te 649 milyona kldktan sonra; 1 62 1 1 63

1 625'te 440; 1 63 1 - 1 635'te 420; 1 64 l - l 645'te 4 1 8;


l 65 l - 1 655'te 20 1 , 5 ve nihayet 1 656- 1 660'ta 54,5 mil
yona inilmitir.
Bu arada, zel ithalat erisi de alalmaktadr. Bu
alalmann gidii olduka kendine zgdr. 1 59 1 - 1 600
dneminde iki milyarn zerinde kalm; 1 60 1 - 1 605 'te
1 . 6 milyara dlm; 1 606- 1 6 I O'da tekrar 2 milyara
klm; 1 6 1 l - 1 6 1 5'te gene 1 , 5 milyara irilmi ve 1 6 1 61 620'de yeni bir toparlanmayla 2,3 milyara klmtr;
bundan sonra d sreklidir ve bu kez ara ykse
liler yoktur. 1 64. 1 - 1 645'te bir milyann altna inilmi;
1 656- 1 660'ta 248 milyona dlmtr: ve bu sonun
cu be yllk dnem boyunca, toplam ithalat (Krallk ve
zel) . daha nce 1 536- 1 540 dneminde, yani hesap ya
pabildiimiz ilk be yllk srede ulat rakamn al
tna inmitir. 1 59 1 - 1 600'de ulalm olan 3 milyann
zerindeki dzey uzaklarda kalmtr.
Bu kadar hzl bir d nasl aklanabilir? Ha
milton 'n bu soruna ayrd birka satr ilgiyle okuna
caktr. Bunlar aslnda soru iaretleriyle dolu cmleler
dir. XVI . yzyln sonnuda Potosi madenlerinin reti
minin dmesi? Emek ve maden ilenmesinde zorunlu
hammadde maliyetinin srekli artmas? Kolonilerdeki

nfus art ve ticaretin gelimesinin, yerel para ihti


yac iin(28) artan miktarlarda maden ekmesi? Koloni
halkna mamul mal salayan ve bunlan Kastilya'ya
dnmeyen sikkeler karlnda satan interlope (bu d
neme zg bir terim olarak, kaak ticaret yapan MAK.)
giderek artan faaliyetleri? Bunlann hepsi de kantlan
malan gereken varsaymlar ve daha kesinletirilmeleri
gereken, iyi bilinmeyen olgulardr. Bunlardan baka,
Hamilton'un da skalamad gibi, i l . Felipe'nin yne28

Bu koloni paras konusunda bkz. , Andre E. Sayous. Les


procedes de paiement et la monnaire dans l'Amerlque es
pagnole ou xve siecle, 1 927; La circulation de metau.: et de
monnaies au Perou pendant le XVIe s., 1 928.

1 64

tim kadrolarna tam egemen olamayan ardllarnn yol


atklar siyasal oynamalar da hesaba katmak gerekir.
Siyasal tarih burada, iktisadi tarihin baz yanlarn
aydnlatma deerine sahiptir; fakat iktisadi tarih de
kendi hesabna, saltanatlarn ve hkumetlerin kader
lerindeki deimeleri ok daha anlalr klmaktadr.
*

Hamilton'n btn almasnn anlam , btn


kazanmlar, tek bir grafikte zetlenmi durumdadr.
Bu grafikte iki kesikli eri grlmektedir; bunlardan
biri fiyatlarn gidiini, dieri de 1 503- 1 660 dneminde
deerli maden ithalatndaki art, sonra da d gs
termektedir. Bu iki eri, ykseli dnemlerinin tm
boyunca, gerekten arpc bir paralellik gstermek
tedir. ikisi de, en yksek noktalarna 1 590- 1 600 dne
minde ulamaktadr. Ancak inite, ithalat ok hzla
azalr ve derken, fiyatlar bu kadar hzl bir ini gs
termemektedirler. Fiyatlar, 1 601 - 1 660 arasnda, st
ve alt noktalarla birlikte, 1 590- 1 600 dnemindeki ka
dar yksek, hatta bazen ondan da yukarda maksi
mumlar ve daha 1 57 1 - 1 580'de ulatklar dzeyin alt
na hi inmeyen minimumlar arasnda hareket etmi
lerdir. Andaluya'da XVII . yzyln ikinci yarsnda ta
nk o lunan tarmsal ve endstriyel alandaki gerileme
nin , fiyatlarn kaygan bir zemin zerindeki bu durak
lamasnn, hi deilse ksmen akland sylenebilir.
Ancak, sorun buna ramen zlm deildir.
Sevilla ve civarndaki blgelerdeki fiyat art; ok
erkenden ortaya kan (burada alacak bir yan yok
tur. nk Sevilla'da daha 1 503'ten itibaren nemli
miktarda altn sikke baslarak dolama sokulmutur)
ve ok iddetli olan (nk Hamilton'n hesaplarna
gre, fiyatlar 1 503 dzeylerinin be kat stne kart
mtr) bu ykselme tamamen, dorudan ve yalnzca
Amerikan maden akmna balanabilir mi? Tabii ki ha
yr. nk bu cins olgularn byklk ve yansmala1 65

nn u an iin rakamlandrmann olanakszlna ra


men; tarmsal rndeki azalmann. endstrinin gerile
mesinin, gc kuvveti yerinde birok insann g et
mesinin ve kolonilere birok yerel rnn ihra edil
mesinin; ne . kadar nemli olursa olsun, tek bir eko
nomik olay dizi sine baml olmas olanaksz olan bu
fiyat devriminin oluumunda rollerinin bulunduu ke
sindir. Fakat bu varsaymlarn. hatta kukulann yeri
ne kesin rakamlar ve gvenilir hesaplamalar ikame et
menin henz olana bulunmamaktadr.
Karlatrmal yntem, kendini burada her yerde
olduundan daha fazla dayatrd. Fakat, ancak gerek
ten bilinenleri karlatrma mmkndr. . . Hamilton,
tahminine gre, giriiminin deeri konusunda fazla
hayale kaplmakszn ve sadece baz yntemlerin yara
nn hissedip , nemini bildiini vurgulamak zere. iki
veya yaklamn taslan izmitir. Andaluya'da
olduu gibi, Fransa'd'1. fiyatlar XVI. yzyln ilk eyrei
esnasnda ykselmeye balama benzemektedirler.
Bu ykseli en yksek noktasna. ayn yzyln sonun
cu eyreinde ulam olmaldr. Sonra d. Demek
ki, olgunun edas Fransa'da da lspanya'daki gibidir?
Hamilton bir fark olduunu bildirmektedir. XVI . yz
yln sonunda, fiyatlar Fransa'da yzyln bandakinin
sadece iki buuk katna kmt, oysa bu ykseli An
daluya'da be kat olmutu . . . Eer Hamilton Fransa'
ya ilikin olarak, bu konuda Avenel'e borlu olan
Wiebe'nin baz iaretlerine dayanmakla yetinmeseydi,
bu farklln bir anlam olabilirdi. Bu ukalaca bir ele
tiri deildir, nk Wiebe'ye dayanan Hamilton "iki
buuk kat" derken. Harsin, yaknlarda, " veya drt
kat arasnda"(29) diye yazmtr. Harsin , eer fiyatlar
29

1 927 tarihli makalesinde, "Fransa'da deerli maden miktar. bir


yzyl iinde on kat arttysa da. fiyatlar drt kat bile artmad.
nk. endstriyel ve ticari gelime mal miktarn yksek oran
larda artrd . "
Hamilton. herhalde Wiebe'ye dayanarak. lngiltere ve Alsace

1 66

Sevilla dndaki dier tm lspanya kentlerinde de,


Fransa'da olduu gibi veya drt kat artsayd hakl
olurdu? Zaten Fransa bu konuda tek bana birey
ifade etmeyen bir kelimedir. Monografilere ite bu alan
da bavurmak gerekir ve tek bir rnek vermek zere,
M. Raveau 'mm livre tournois'nn Yukan Poitou blge
sinde, XI . Louis' nin saltanatndan XI I I . Louis'nin salta
natna kadar olan dnemdeki sat n alma gcn , tr
de ariv belgelerine dayanarak, ok zgn bir ekilde
ve zenle derledii fiyatlardan oluturduu almasn
zikredelim(30). Vard sonulann ayrntl incelemesi
ne girimeyelim; byle yaparsak, u an iin girmek is
temediimiz bir yol zerinde ayak srmek zorunda
kalrz. Bu cins monografilein, bilinli yapldklannda
iyi ve bol bir belgelendirmeye dayandnldklarnda, ger
ei, hzl ve yzeysel kyaslamalann gstereceklerinde
ok daha karmak bir grnt halinde verdiklerini ia
ret etmekle yetinelim(3 1 ) .
*

Gerekte, bu devasa fiyat tarihi alannda herey


veya hemen hemen herey yaplmay beklemektedir.
Ve yalnzca bu konuda kalmak zere, XVI. yzyldaki
byk fiyat devrimi hakknda henz hibir ey bilme
diimizi sylemekte tereddt etmeyelim.
Eski almalar kullanmak ar tehlikelidir. Bu nu sylemek ve tekrar etmek gerekir. Bunlar hata ve

30
31

rneklerini de vermekted ir. lngiltere'de, Fransa'dakinden daha


ge ortaya kan byk fiyat art, l 570'den itibaren vurgulu
hale gelecek ve 1 652 civarna kadar sarecektir. Fiyatlar, ba
l angtakinden 3 . 3 1 kere daha yksek olduklar bu noktada
maksimuma ulaacaklardr. Alsace'da, fiyatijr 1 525- 1 526'da
ykselmeye balayacaklar. maksimuma 1 626- 1 650 arasnda
ulaacaklardr. Wiebe'ye gre. bu noktada balanglarnn 3 . 4 1
kat tndedirler.
Bu tam da. Raveau'nun Revue d'Histoire economique et soci
ale'deki makalesinin addr.
B u konuda bkz., Marc Bloch'un Annales, c . i l , 1 9 30'daki maka
lesi ve benim Revue critique, l 930'daki makalem.

1 67

yanlg kaynadrlar. Zppe amatrlere , tamamen bil


gisiz olunan birok konularda nemli havalarda konu
ma ve parlak doalamalarn nda, kesinlikle hibir
eye cevap vermeyen muhteem eriler ve etkileyici gra
fikler izme olana vermektedirler. Gzbaclk. Ave
nel 'in u kocaman derlemesini nasl oluturduuna
dair herey sylenmitir. Bu derlemenin kitlesi insan
lar etkilemekte ve ok sayda niversite rencisi, ho
ca ve daha da vahim olarak birok iktisat bunlar
tedbirsizce kullanmaya devam etmektedir. Daha yakn
tarihli almalar? Bunlara dikkatle yaklamak gere
kir. Eer bunlarn bir ie yaramalar isteniyorsa, eer
bunlarn ierdikleri tm abalarn, dehann ve bilgi
nin, incelemelerimiz ve bilim asndan boa gitmeme
leri isteniyorsa, bu almalar etkin hale getirmenin
arelerini bulma zaman gelmitir de, geiyordur bile.
ktisadi tarih, btn tarih biimlerinin iinde, ulu
sal duyarlklar demeyeyim de -burada tarihiler, ikti
satlar, bilim adamlar, yani baka bir alanda hisse
debilecekleri tutkular almalarna katmayacak in
sanlarn arasndayz-, anlama ve kavrama zorlukla
rna en az maruz kalamdr: yani bu alanda, bir lngiliz
tarihinin Fransa tarihini bir Fransz gibi yorumlamas
veya bir Almann ngiliz ekonomisinin geliimini ngiliz
tarznda anlamas mmkndr. Senyrlk mekaniz
malarnn geliimini ortaya koymak, eski bankalarn
ileyiini incelemek, u veya bu parann tarihini yap
mak: btn bunlar, her bilim adamnn ister kendi
lkesi, ister baka bir lke zerinde alsn, salkl
bir ekilde sonuca gtrebilecei konulardr . . amz
da, maddi karlar arasndaki iddetli ztlamalarn
varlna ramen , iktisadi anlamalarn siyasal veya
ok daha zihinsel olan alanlardaki anlamalara naza
ran ok daha kolay gerekletirilebilmeleri nedensiz
deildir.
*
1 68

Aka syleyelim: uygulamaya ynelik sonular


dan hi de yoksun olmayan(32) ve ok sayda aratr
mann tahsis edildii bu fiyat sorununu tek bir kii in
celeyemez ve tarihilere gvenilir bir taban salayacak
gerekli verileri biraraya getiremez. Fakat, krsal veya
kentsel kk yerel pazarlann yalnzlnn zerine
eilmi sabrl allameler de, ok incelikli yntem ve yo
rumlama sorunlann tek balarna zemezler(33) .
Fiili durumda, tpk ayn trden btn yksel
meler iin olduu gibi, XVI. yzyldaki fiyat yksel
melerinin de genel nedenleri olmutur; bunlar, ayn
ekonomik ve siyasal alanda yer alan btn lkeler
1erinde etki etmilerdir: eitli devletlerin siyasetleri
ne bal olan ulusal nedenler -genel siyaset veya ikti
sat politikas olarak-, ayn zamanda bu devletlerin co
rafi konumlan, maddi gelime dereceleri, nfus kl
trleri , son olarak da sonsuz eitlilikteki yerel neden
ler. lte gzden rak tutulmamas gereken bir ilk olgu.
Oysa, bu farkl katlarda; grntleri deien, in
celeme koullan ayn olmayan bu eitli dzeylerde
yrtlmesi gereken aratrma, eer gemite olduu
gibi, bu ie girienlerin hepsi de ortak bir zihin haline
sahip olmazlarsa, ksr kalmaya mahkum olacaktr. Ve
Avrupa'nn eitli lkelerinde bu ortak zihniyeti olu
turmann zaman artk gelmi deil midir?
Bunun iin; ncelikle fiyat tarihi konusunda kul
lanlabilir nitelikteki monografilerden , mmkn oldu
unca denetlenebilir ve doru bilgi toplamak ve te
yandan ayn ii henz elden gememi belgesel malze
melerde yapmak.
Deneyimli bilim adamlar arasnda, toplanan bel
gesel malzemenin yorulmas, gruplandnlmas ve su
num iin izlenmesi gereken en iyi , en ekonomik yn32
33

Sayous'un makalesi, art. cit. , s . 1 75- 1 76.


Andreas Walther'in yntem hakkndaki makalesine bkz.

1 69

temleri tartmak.
Blgsel monografilerin en yararl , en zengin olan
larnn listesini olu turma konusunda anlamak.
Nihayet, bylesine geni bir konunun ana hatlar
boyu nca, herkesin kendi deneyleri dorultusunda in
celeyecegi ve saglamasn yapacag n varsaymlarn
listesini oluturmak gerekir.
En dk dzeydeki balang almalar(34) bun
lardr ve yaplmalar ok gereklidir. Ar.a btn bunlar
muazzam bir aba gerektirmektedirler, nk tm Av
npa mekann kapsamakta(35) ve zaman iinde tam
olarak snrlandrlmalar mmkn olmamaktadr. yi
i kartabilmek iin, "olguyu meydana gelirken, b
tn olarak ve kendi davran kalplar iinde inceleme
nin" gerektiini(36) hatrlatalm. Bu yzden , aratr
macnn aratrma alanna nazaran yeteri kadar geri
ekilmesi gerekmektedir.
Ve btn bunlar, herhalde bir kongrede -bu kong
re kelimesi, bir sr anlamsz. gereksiz giriim nede
niyle deerinden ok ey kaybe tmitir-, bir uluslararas
teknik tarih konferansnda zlebilir. Cenevre'de, ista
tistik almalarn birletirme konusunda, bu trden
bir konferans toplanm ve sonular, bu konferansn
bakan W. Rappard tarafndan Annales' le yaynlan
mlardr(37) . Tarih boyunca fiyat konusunu sistematik
bir ekilde ileyecek bir tarihiler konferans , bu istatis
tik toplantsndan ne daha az yararl. ne de daha az etkin
olacaktr. Bylesine toplantlarn mmkn olduu bir
zaman gelecek midir? O gn beklerken, kendi eski evle
rimizi temizlemek iin gayret sarfedelim.
34
35
36
37

Paralan 11yallar ifade etmesi ve ller konusundaki tm so


runlar zlm sayyor.
M . Rulkowski'nin Annales'de, Polonya fiyatlar konusundaki
nakalesine bkz.
Bu forml , F. Simiand Statistique et e::perience adl deerli
eserindedir.
c . il, 1 929. s. 232.

1 70

FLORANSA' DA
FYAT DEVRM

XIX. yzyln son yllarnda, fiyat devriminin Is


panya'dan harekete geerek, birbirlerini izleyen aa
malar halinde dier lkelere yayldna ve kendini
ncelikle, Katolik Krala dorudan bal olan Franche
Comte ve Alak lkeler'de hissettirdikten sonra, sra
syla Italya, Fransa ve sonunda Orta Avrupa ve lngilte
re'ye ulatna inanma adeti herkesi kapsamna al
mt. Guiseppe Parente( l ) . Floransa'daki fiyat devri
mine ilikin, dikkat ekici kitabnn banda, bu ortak
kanaatin tutarsz olduunu sylemektedir. Yakn ta
rihlerde yaplan aratrmalarn ve giriimlerin (bunlar
balatma erefi , bu ie l 930'da Beveridge komitesiyle
(Fiyat Tarihi incelemeleri iin uluslararas bilimsel ko
mite) birlikte girien Annales'e aittir) nda, gzden
geirilmesi ve terkedilmesi gerekmektedir.
Earl Hamilton'un Sevilla'da balatt ve Fransa'
d a H . Hauser'nin, Almanya'da Elsas'n, lngiltere'de Bel

Giuseppe Parenti, Prime rlcerche


Floransa. 1 939 .

sulla rivoluzione dei prezzi

in Firenze,

171

veridge'in, ltalya'da Fan fani'nin devam ettirdikleri de


erli aratrmalar tarafndan harekete geirilen srecin
izinde yer alan Giuseppe Parenti , karmak ve kavran
mas g olgularn meydana geli ve ilerleyilerini bir
miktar aydnlatabilmek iin, bir dizi Floransa belgesini
incelemeye girimektedir.
Neden Floransa? nk, yazarn ok hakl olarak
syledii zere, bu kent tarihinin karsna benzeri
olmayan sorunlar kartmaktadr. Acaba olaylarn kar
darbelerini neden ilk nce, denize cepheleri olan b
yk talyan deniz kentleri deil de, karasal bir lkenin
kara iindeki bakenti olan Floransa yemitir? Dou
Akdeniz pazarlarnn kapanmas, Arnerika'nn kefi,
Hindler ynnde yeni yollarn almas, Reform ve Kar
-Reform, Kuzeybat Avrupa devletlerinin yeni iktisat
politikalar uygulamalar olarak sralanabilecek bu olay
lar n , ncelikle denizle burun buruna yaayan kentleri
etkilemeleri gerekmez miydi? Ancak, Avrupa'da ortaya
yeni ekonomik stnlkler ktnda, bunun darbesi
ni ilk yiyen Floransa. u t ccarlar kenti Floransa ol
mutur. Fakat, acaba fiyatlar zerinde yaplacak geni
apl bir aratrma, aslnda tam da bu soruna zm
getirecek bir zellik tamakta deil midir? Giuseppe
Parenti bunu byle dnmekle hi de hata etmemi
tir.
*

Nasl bir yol izlediine bakalm : yntemleri bize ve


bizim lkede Simiand'n fikir ve almalarnn etkileri
ne dorudan veya eer deyim yerindeyse, paralel ola
rak maruz kalanlara yabanc deildir. Program: Ame
rikan gnnn farkl devletler arasnda yeniden da
lmna olanak veren eitli ticari akmlar, ynleri ve
younluklar itibariyle bireyselletirmek; maden sto
unun kitlesel artndan tr balar belaya giren
ulusal ekonomilerin kendilerine zg (ve eitli) tepki
lerini kavramak; bu dnmler sonucu gerek cret1 72

!erde ve kar marjlarnda meydana gelen deiimleri be


lirlemek; farkl piyasalar bireyselletirmek ve yazarn
onlarn kendine zg "viskozitesi" dedii eyi hesaba
katmak. ok bilinli ve ok bilgili bir aratrmacya ait
olan bu program. Annales'in sevinle karladklar
arasnda yer almaktadr. Asl ynteme gelince: G. Pa
renti, binlerce farkl fiyat derlemek yerine, Leopold s
lahat srasnda lavedilen , Santa Maria Regina Coeli
manastrnn, bugn Floransa Archivio di Stato'
sunda korunmakta olan harcama sicillerine bavur
may tercih etmitir. Mal ve hizmetler arasndan , ok
geni bir yelpaze oluturan otuz alt deiik "maddeyi"
(gda, giyim, inaat, i aletleri alanndan) almtr. Bun
lann listesi 27. sahifede yer almaktadr; daha sonra,
her madde iin ortalama fiyat, her madde grubu iin
bir ortalamalar ortalamas ve tm iin de genel bir
fiyat erisi elde edebilmek iin uygulanan teknikler ko
nusunda ok ilgin bir deerlendirme yer almaktadr.
Giuseppe Parenti bu konuda, Henri Hauser'nin Rec

herches et Documents s_ur l'Histoire des prix en


France de 1500 a 1800(2) adl kitabnn giri bl
mnde katld tartmaya dahil olmaktadr; bu tar
tma, Fanfani tarafndan Revue lnternationale des
Sciences Sociales'deki dikkat ekici bir makalede ba
latlmtr (XLX, 1 937) . ve Marc Bloch da, Annales'
deki (Nisan 1 939) "Fiyatlar tarihi , eletirel iaretler"
adl , tahminime gre Giuseppe Parenti'nin yararlana
mayaca kadar ge km geni kapsaml makalesini
hatrlatmaya herhalde gerek yoktur.
Yazarmz ll bir ekilde, ortalamalar konusun
daki tartmal sorunun tmn, "sadk" ortalamalar
ile "sadk olmayan" ortalamalar arasnda ayrm yap
maya indirgenebileceini ileri srmektedir; basitleti
rici olan birinciler kabul edilecek ve bozucu olan ikin2

C . - E . Labrousse'un
l 939'daki makalesi .

Revue d'Economie Politique,

Marl-Nisan.

1 73

ciler reddedileceklerdir: baka terimlerle sylenmesi ha


linde bunun anlam, istatistik ilemle matematik i
lemin birbirine kantrlmamasnn gerektiidir. De
mek ki Henri Hauser gibi, ortalamalarn basit bir arit
m etik ilemden -bir blmenin sonucu- ibaret olduu
m1
yazmamak gerekmektedir. Ortalama, istatistikte
normal bir deere deilse bile , en azndan nesnel bir
anlama sahiptir -belli bir kesinlik derecesi-. ve bu an
lam yalnzca devirilen veri saysna deil . ayn zaman
da onlann dalmna da baldr. Btn bunlar b
yk bir sevinle karlyoruz(3) .
Giuseppe Parenti 'yi btn yntemsel tartmalar,
zellikle de fiyatlann parasal ifadesi sorunu boyunca
izleyelim. Bu sorun sonunda, fiyatlar deerli maden
gram biiminde ifade ederek zmeyi nermektedir(4) .
Ama hangi deerli maden? Altn m, gm m? So
nunda gm zerinde karar klmasnn nedenlerini s.
47- 50'de bulmak mmkndr. Biz imdi hemen, onun
sonularna bakalm.
Kelimenin doru anlamnda fiyat devrimi -para
nn deerinin dmesini takiben, fiyatlarn yksel
mesi-, Floransa'da ancak XVI . yzyln ikinci yarsnda
ortaya kmtr. Parann deeri ile mal ve hizmetlerin
deeri arasnda kopmu olan dengeyi yeniden kurma
ya ynelik olan bu srekli ykseli dnemi, fiilen
1 550'ler civarnda balamtr.
Kamu otoritelerinin izledikleri narh politikas. bu
ykselmeyi durdurmaya yetmemitir. Fiyatlar. o za
mann pazarlannn doa ve snrlannn onlara dayat
tklar bir hareketlilii gstermeye ara vermemilerdir.
Ve devlet denetimi, ancak ilgililerin kendi kendilerine
dayatabildikleri zdisiplinin sonularna uyum sala3

Parenti. Hauser'nin fiyatlarn eskiden mevsimlik olarak, bugn


knden daha fazla artlar gsterdiine ilikin varsay mn teyid
etmiyor.
Marc Bloch. art. cit.

1 74

maktan teye gidememitir. Floransa ile Siena arasn


daki sakatat ticaretinin nasl durgunlatn grmek
ilgin olacaktr; bu durgunlama. pazarn genilemesi
yznden, fiyatlar tehlikeli bir ekilde harekete geir
mitir.
cnc farkna var : Floran sa'daki fiyat yk
selmesi drt zamanl olmutur veya eer bylesi tercih
edilecekse, birbirini izleyen drt art dalgas. drt
ykselme olmutur. Giuseppe Parenti bunlarn, ikti
satlarn uzun dnemli konjonktr deimeleri adn
verdikleri eye benzediklerini sylemektedir.
Son olarak da . gerek cretlein sabitlii , byk
ykseli dneminde byk ve kalc endstriyel karla
rn olumasna hi izin vermemitir; bu sabitlik, yal
nzca belli bir "konjonktr kazanc"na ve yzyln ilk
yars esnasnda hafif ve tedrici bir arta izin vermi
tir; fakat genelde, sat fiyatlar ile maliyetler arasn
daki marj . dnemin tm boyunca hemen hemen sa
bit kalmtr.
*

Bu farkna varlarda, Giuseppe Parcnti'nin aratrmasna balarken koyduu problemin -Floransa eko
nomisinin XVI. yzyln sonundaki gerilemesi proble
mi- zmne ilikin bireyler kartlabilir mi? Bu
erken sorulmu bir sorudur. imdilik ancak baz var
saymlar formle edebilecek durumdayz. nce, ele
alnan dnemde , Toskana'daki dokuma endstrisinin
gerek bir gerilemesinden sz etmek artk mmkn ol
mayacaktr. Fransa ile ispanya arasndaki trafiin ke
sintiye uramas . Alak lkeler'deki dokuma endst
risini kertmitir; buna bal olarak, Floransa retimi
(en bata ynl dokuma) sanki kamlanm gibi ol
mu; bu sayede ispanya ve onun Amerika'daki koloni
lerine rahat rahat yetecek dzeye gelmitir. Fiili du
rumda, Floransa endstrisinin gerileme sreci, Hol
landa dokuma endstrisinin atlma gemesiyle be1 75

lirlenmitir. Eer Amerika ve hatta ispanya pazarlann


abucak ele geiren Hollanda'nn, hammadde ve en
dstrinin kard rnler bakmndan Toskana'dan
hi de daha iyi olmad dnlecek olursa. bu daha
da kendine zg bir olay haline gelmektedir. Hollanda
da. tpk Toskana gibi , yn Ispanya'dan , ap ve boya
maddelerini Italya ve Dou Akdeniz'den edinmek zo
rundayd. Fakat, emek Hollanda'da ltalya'dakinden ok
daha ucuzdu -eitli lkelere ilikin olarak sahip ol
duumuz. henz ok yetersiz verilere gre-. Ve elimiz
deki rakamlar, daha imdiden -tam bir emek ktl
ekildiinden, iverenlerin bulabildikleri nadir birka
iiye istisnai cretler dedikleri spanya hari-, Tos
kana'nn cret dzeyi artlarnn en hzl lke oldu
unu sylememize izin vermektedirler. Bu henz geici
bir farkna vartr, nk bata Holl!inda iin olmak
zere, belgesel malzememiz ok yetersiz bir dzeyde
dir. Fakat Giuseppe Parenti'nin gzel almas, bir
varlar ve yoklar listesi dzenlemekten daha fazlasn
yapmaktadr. Okuyucuyu . Floransa'daki iktisat politi
kas, fiyatlarn seyri , cretlerin durumu ve kar marj
lar konusunda aydnlatmaktan daha fazlasn yap
maktadr. Daha imdiden, XVI. yzyl sonu Avrupa'
snn ekonomik hayatnn zerine yeni bir k saa
rak, tarihin tm alanlarndaki verimli aratrma yn
temlerini iaret etmektedir; tabii bunun arkasndan
da, iktisat aratrmalarnn yn gelmektedir.

1 76