You are on page 1of 531

J o h n L o ck t

NSANIN ANLAMA
YETS ZERNE
BR DENEME
\ 7

f '"'

( VtV iij jtfc'lcsird r cl/ciiien

|l9

dtineeferiyle deneyci yukic^tnm

I /

y i)

k um cusu o la n Jof I.ockc'a qoe


dncede nem li olan uy ilk tim -

< >
<^

fo<)(anmadr,

lo c k e m bilgi kuram nn nu kavram


"ide"dir, bii(|i tm yle tab n n d m
oluur. I.ockc'a jrc tasarm da anlca
d dnyadan id eim ler saklayan, d

dnyay konu edinen tasarm lan ret m

duyum (scnsatiH)) ay i duyum


(re flv c tum ) olan deneysef iki Imynatj

vardr.
Locke, dokudu Mor lu s u e n m in s a n la rn
orinfc m ft o ld u u n u syler. Hu o rtak
m lk le in s a n la r daim vjun b ir o rta m
kurm ul; iin o rta k oruyla f'ir lo p lu m sa f
a n la m a y a jiderler.
Cnjdi,' dem okrasi ve 'z j rt k f devlet
d n c e sin in k k en in i L ock e'n devle l
|elsejesi o lu tu ru r.

f
t

l.o e k e u n JeLsc/esi 1 8 .|V I r a n s ;


A y d n la n m a fe ls e fe sii etk ifem ,

0
w

u |ift; D e n e v c ile rin e yn v e rm i, I 5 . y y ( y

ro c itiv i^ m i'n e temel olu turm u tu r.


r,vfecu bu eseri; felsefe serv en in in <-
,

bi r i-letfi nitrtji lum aktadr.

John Locke

NSANIN ANLAMA YETS


ZERNE BR DENEME
(I.-II. K TA P)

Trkesi
Meral DELKARA TOPU

teki
FE L SE FE
Yapm
TEK AJANS
Kapak Tasarm
KORAY ARIKAN
Redaktr
SEVAL BOZKURT
Birinci Basm
OCAK 1999
kinci Basm
NSAN 2000
Bask ve Cilt
T E K MATBAASI

YNETM YER
Ata-2 Sokak No: 65/1
06420 Kzlay/ANKARA
Tel: 312 435 38 33
Fax: 312 433 96 09

ISBN 975-584-050-8 (Tk.No.)


ISBN 975-584-051-6 (1. Cilt)

NDEKLER

eviriye nsz..................................................................................7
Sunum ................................................................................................9
Okuyucuya S esleni..................................................................... 13
G iri.................................................................................................31
I. KTAP
NE LKELER NE DE DELER DOUTANDIR
Birinci Kitabn zeti......................................................................43
1. Doutan Kurgusal lke Y oktur........................................... 45
2. Klgsal (Pratik) lkeler Doutan D eildir....................... 72
3. Kurgusal ve Klgsal Doutan lkeler zerine
Dier D nceler................................................................. 100
II. KTAP
LKELER
kinci Kitabn zeti.................................................................... 131
1. Genel Olarak deler ve Kkenleri.......................................133
2. Yaln deler............................................................................ 154
3. Yaln Duyu deleri................................................................158
4. Katlk desi........................................................................... 161
5. Birden Fazla Duyu ile Gelen Yaln deler....................... 168
6. Duyumun Yaln deleri....................................................169
7. Hem D Duyum Hem Duyumdan Gelen
Yaln deler............................................................................ 171

8.
.
9.
10.
11.
12.
13.

Yaln D Duyum deleri zerine


Dier D nceler.................................................................176
A lglam a................................................................................ 192
Hatrda Tutm a....................................................................... 201
Ayrt Etme Yetisi ve Zihnin Dier lem leri...................209
Bileik deler........................................................................ 220
Yaln Kiplerin Bileik deleri:
Uzay desinin Yaln Kipleri................................................ 225
14. Sre desi ve Yaln K ipleri................................................. 244
15. Sre ve Yaylm (Genleme) deleri.................................262
16. Say d esi............................................................................... 273
17. Sonsuzluk desi..................................................................... 278
18. Dier Yaln Kipler................................................................295
19. Dnme K ipleri..................................................................298
20. Ac ve Haz delerinin K ipleri............................................. 301
21. G desi................................................................................ 307
21. Blme Ek N otlar.......................................................... 371
22. Kark K ip ler...................................................................... 379
23. Tzlere ilikin Bileik delerim iz..................................... 388
24. Tzlerin Toplu deleri.......................................................... 422
25. Bant delerimiz.................................................................424
26. Neden ve Etki Bantsnn deleri ve
Dier Bantlar.................................................................... 431
27. zdelik ve B akalk.......................................................... 438
28. Dier Bantlarn deleri....................................................468
29. Ak ve Belirsiz, Seik ve Kark deler........................ 484
30. Gerek ve D rn d ele r.............................................. 495
31. Yeterli ve Yetersiz deler.....................................................500
32. Doru ve Yanl deler........................................................ 512
33. delerin arm ................................................................525

E V R Y E N S Z

John Locke'un "nsann Anlama Yetisi zerine Deneme"si


daha nce zetler halinde yaymlanm ancak btn olarak ilk
kez evriliyor. Bu yzden sorumluluu ok byk.
zgn metnin dili g; uzun cmleler, srekli yenilenen ifa
delerle dolu olduundan eviriye bir kat daha sorumluluk yk
lenmitir. evirinin btnl asndan hibir ayrnty kar
mamak gerektiinden Trke metinde de byle bir tarz belir
m itir.
1671'de Locke'un arkadalaryla yapt felsefi tartmalarn
kmaza girii ile ilk doum sancs duyulan bu ana yapt, ilk
olarak btn halde 1690'da yaymlanmtr.
Not: Franszca olanlar dnda tm dipnotlar evrilmitir.
Meral DELKARA TOPU

Kendal, Par, Fitzburgh, Marmion, St. Ouintin ve Shurland Lordu,


Majestelerinin ok Saygn zel Meclisinin Bakan,
Gney Gal Eyaleti ve Wilts Kontluu Genel Valisi,
Cardiff Baronu,
PEMBROKE ve MONTGOMERY KONTU
SAYGIDEER THOMAS HERBERT HAZRETLERNE1
Lordum
Geliimine tank olduunuz ve sayenizde dnyaya alan bu
DENEM E birka yl nce vermi olduunuz szden kaynakl
doal bir hakla size snmaya gelmitir.2 B ir kitabn banda
geen "ad" ne kadar nemli olursa olsun, ieriindeki hatalar
rtebilecek gten yoksundur diye dnyorum. Yazl yapt
lar hak ettikleri ya da okuyucunun layk grd lde bir deer
kazanr ya da kaybederler. Ancak doruluk adil, nyargsz bir
dinleyiciden baka bir ey gereksinmediinden, zel dinlenme
anlarnda da benden dostluunu esirgemeyen siz Lordumdan
bakas bana bu konuda yardmc olamaz. eylerin en soyut ve
genel bilgisinde yaygn yntemler ve genel anlay izgisinin
1

Locke'un dostu ve ham isi, Pembroke'un sekizinci kontu (1656-1733). Thomas Herbert "nsan Bilgisinin lkeleri" adl alm asn ona adayan Berkeley iin de ayn nem i tamaktayd. Onun dnem inde Pembroke ok yk
sek m evkilerde bulundu ki zaten m etafiziki Cherbury ve airG eorge Herbertin de yesi bulunduu bir aileden geliyordu. Locke D enem e'sini ona
adad zaman (1690) Kraliyet M eclisinin bakanyd Thom as Herbert.
1676'da L ockeun alm ak zere ekildii ve D enem enin ilk taslan ta
mamlad yer olan M ontpellier'de Locke ve Pembroke iyi dost oldular.
Sonralar, Locke'un, B ay Herbert ve Lord Pembroke adnn getii bir sr
mektubu oldu.

10

John Locke

tesinde kurgulara sahip biri olarak tanndnzdan, bu Deneme'nin amacn takdir edip onaylamanz; en azndan okunmadan
hkm giymesinin engellenmesi ve aksi takdirde genel anlayn
bir lde dna kt iin zerinde dnlmeye demez
grlecek blmlerin biraz olsun nemsenmesi sonucunu do
uracaktr. Kafalarnn iini, taktklar perukalar gibi, modaya
gre deerlendiren ve hi kimseye kabul grm retiler d
na km a hakk tanm ayanlar arasnda "yenilik" korkun bir
sutur. Doruluk ilk ortaya kt hibir yerde hemen kabul
grmemitir; yeni fikirlere, srf genel anlaya aykrlndan
dolay kukuyla baklr ve genellikle kar klr.3 Fakat do
ruluk da tpk altn gibidir; madenden yeni karldnda de
ersiz diye bir kenara atlamaz. Ona deerini, eski bir anlay
tarz deil, deneme ve inceleme uralar kazandrr; henz ge
nel kabul grmediyse de aslnda doa kadar yal olabilir ve
ondan daha az gerek deildir. imdiye dek bilinmeyen doru
luklara ilikin geni ve kapsaml keiflerinizden bir ksmn,
tmyle gizlemekten kanacanz birileri yoksa, aklamay
istediiniz her an, bunun nemli ve inanlr rneklerini sunabi
lirsiniz. Bu Deneme'yi size adamam iin yalnzca bu sebep bile
yeterliydi; bu kadar yeni, ak ve bir nebze retici kldnz
mkemmel ve ok kapsaml bilgiler sisteminin baz ksmlar ile
denemem arasndaki bir para uyumdan hareketle, urada bura
da sizle benzeen dncelere sahip olmakla vnmeme izin
3

L ocke D enem e'siyle yeni bir atak yaptnn bilincindedir. Getirdii yenilik
daha nce M olyneux ve dier merakl okuyucularda kabul grmt. D o
utan ideler ve apriori (yalnzca akla bavurularak) kuramlamaya bu yeni
saldn, Locke'un kr otorite ve bo szlere kar byk ayaklanmann n
clnn gstergesi idi. Stillingfleet onu akl yolunu deil de ideleri kul
lanarak kesinlie varmaya alm akla sular. Lee, Anti-Scepticism de, D e
nem e nn yepyeni bir dille yazldndan yaknr. Locke'un tm evarm a,
ancak iebak yaklam da okullarn szel uslamlamalar ve H obbes ve
Gassendi'nin deneysel materyalizmine kart bir yenilikti. Fakat D enem e'nin
zgnl yazarnn gl kiiliinden kaynaklanmaktadr aslnda.

asann Anlama Yetisi

erine Bir Deneme

11

verirseniz beni yeterince gururlandrrsnz inancndaym.4


Dnyada duyulmas asndan teviklerinizi esirgemezseniz u
ya da bu zamanda zat- linizin de ilerlemesine kaynaklk ede
bilir umudundaym. zninizle, buradan dnyaya sabrettikleri
takdirde beklediklerine deecek bir eyin gvencesini veriyor
olduunuzu sylemek istiyorum. Lordum, bu size nasl bir ar
maan sunduumu gsteriyor; tpk yoksul bir insann, bol ve
ok daha mkemmel rnler elde eden zengin bir komusuna
sunduu bir sepet iek ya da meyvenin kmsenmemesi gibi
bir ey. Deersiz eyler sayg, iyilik bilme ve hrmet ereve
sinde sunulduklarnda anlam kazanrlar. Beslediim sayg, min
nettarlk ve hrmet iin o kadar gl ve zel nedenler yarattnz
ki bu lde, layk olduklar deere bir katkda bulunabilirsem
bylece size hi almadnz kadar pahal bir armaan sundu
umdan emin, gurur duyabileceim. u da var ki, sizden grd
m saysz yardmn, iyiliin hep byk bir minnettarl iin
de olacam; iyilikleriniz bal bana byk nem tayorlar
benim iin ancak eliinde gsterdiiniz nezaket, ilgi, tevik ve
saladnz yardmc koullar tm bunlara daha da anlam kat
yor. Yan sra katklarnzn da ste koyduu nem ve lezzet de
cabas: Saygya layk grmeniz ve benim iin gzel dnceler
beslemeniz arkadalnzn bir gstergesi olmutur. Lordum,
benim olmadm ortamlarda da sz ve hareketleriniz unu
aka gstermektedir ki, herkese bilinen eyleri yinelemek
anlamsz olmayacaktr: Ancak, biroklarnn tank olduu ve her
gn anmsatt minnet borcumu bilmezlikten gelmek zaten ter
biyesizlik olurdu. Keke bu insanlar size olan byk ve gittike
artan minnettarlm anmsatmakta gsterdikleri zeni ayn de
recede paylamakta da gsterebilselerdi. Bu konuda tmyle
duyarsz olsaydm eminim ki "Anlama Yetisi" zerine yazarken
4

Locke'un zamannda gelen ek lem i bu abartl seslenileri hogrnz.

12

John Locke

bunlardan hi sz etmezdim ve size ne kadar ama ne kadar min


nettar olduumu dnyaya aklamak iin bu frsat deerlendir
mezdim.
Lordum
Zat- Alinizin En Hrmetkr ve
En Sadk Hizmetkr,
JO H N L O C K E
[DORSET COURT,5
24 Mays, 1689]

Y er ve tarih drdnc baskda eklenmitir. L ocke be yl aradan sonra 1689


ubat'nda Hollanda'dan dnnce 1691 baharna deic, Oates'a gem eden
nce W estminster, Channel Row'da Dorset Court'ta kald. Herbert'e D ene
m eyi yaym lanm asndan yaklak bir yl nce adamt bile. Dorset Court
Channel R ow (imdi Cannon R ow ) ile Tham es arasnda uzanr. L ocke
gelm eden birka yl nce Dorset House alanna evler yaplm t. Dorset
Court son yzyln bitimine doru ykld ve imdi bir Sivil Servis K om isyonu'nun binas var onun yerinde.

O K U Y U C U Y A S E S L E N 6
Okuyucum,
Sana sunduum, bo ve skntl saatlerimde oyalandm
eylerin bir toplamdr. Kendini kabul ettirme ans olur da be
nim yazarken aldm hazzn en azndan yarsn sen de okurken
duyabilirsen, ben hastalmdan kaynakl ektiim aclar daha
az hissettiim gibi sana da paray biraz olsun unutturacaktr. At
macasyla tarla kuu ve sere avlayan sradan biri, av partisinde
ahin ile avlanandan daha nemsiz bir avcysa da daha az sporcu
deildir: "Anlama Yetisi"7 zerine yazlan bu deneme'nin ieri
ini ok az bilen biri de onun ruhun en yksek yetisi olduundan
baka, her eyin stnde ve daha sreen bir haz ierdiinden
habersizdir. Bu yetinin doruluk aray (scak) takibin ok b
yk zevk verdii bir tr avclktr.8 Zihin bilgiye doru att her
admda yeni ve en azndan zamannn en iyi keiflerinde bulu
nur.9
Tpk gz10 gibi anlama yetisi de nesneleri yalnzca kendi
gr alannda deerlendirerek, bilinmediklerinden gzden
6
7

Locke, burada Denem e'nin amac ve yazlm a nedeni zerinde duruyor.


"insann Anlama Yetisi" ile L ocke uzak yakn nesneleriyle ilinti iinde in
san zihninin eitli derecelerdeki geliim ine gnderm e yapyor.
8 Pascal Pensees'te "Nous ne cherchons ja m a is les choses, m ais la recherche
d e s choses" diyor. Bu benzetme dorudan Locke'a ait deil. Felsefi kesinlik
eylerin anlalabilirlii iin sonsuz dnceyi biteviye kullanmay n
grdnden insan zeks ve sonlu deneyim le kartlk iindedir. Her biri
m izde sakl olan akl, doa ve tin evreninde aka grlen Akl ile uyumlu
biim de gelitirm eye ynelik srekli bir ura ieren sretir bu ngr
len.
9 insann evrene ilikin felsefi ya da yalnzca bilim sel yorumlarnn deneysel
ve keifi karakterinden sz ediyor.
10 G z ve anlama yetisi arasnda yaplan benzetm e Locke'un gzdesidir.

14

John Locke

kam olanlar ele almayarak yalnzca kefetmi olduklaryla


yetinebilir. Hazr fikir krntlar ile tembelce avunmak isteme
yen ve balara tenezzl etmeyen, doruluun peinde ve onu
bulmak adna kendi dncelerini gelitiren kii (yoluna ne
karsa ksn) bir avcnn doyumuna ulaacaktr; takibin her
annda ektii skntlar zevk ile dllenecek ve byk bir ka
zanm olmadnda bile zamann boa harcamadn dn
meye hakk olacaktr.
Okuyucu! Dncelerini zgr brakan ve bunlar yazya
dkenlerin elencesidir bu; okurken kendi dncelerinden yararlanabiliyorsan, benzer bir elence frsatn sana da sunacak
larndan, onlar kskanmayasn. Sana ait olan dnceleri dik
kate alrm fakat bakalarndan alnmlarsa benim iin deer
sizdirler, doruluun deil de bir anlamda sradan bir dnce
nin peine taklmlardr bana gre... Syledikleri ya da d
ndkleri bakas tarafndan ynlendirilenlerin syledikleri ya
da dndkleri zerinde durmaya demez.11 Kendince deer
lendirme yaptnda, biliyorum ki yarglarnda da samimisindir
ve o zaman getirdiin eletiri ne ynde olursa olsun bana zarar
vermez ve gcendirmez. Bu Deneme'de doruluuna tmyle
inanmadm hibir eyin yer almad kesinse de kendimi senin
olabileceini dndm kadar yanlmaya meyilli gryorum;
ve unu syleyelim, bu kitap benim deil senin kendi fikrin ve
verdiin deer ile ayakta kalacak ya da gzden decektir. inde
yeni ve bilgi verici ok az ey olduunu grrsen beni sakn
ayplama. Bu Deneme'de seslendiim zaten bu konuyu bilen ve
kendi anlama yetisiyle tam bir bilgi birikimine sahip olanlar de
il. Kendim ve konu zerinde yeterince kafa yormadklarn an
11 L ocke iin eyleri olduu gibi grmek ve yorumlamak ok nem liydi ki
bylece bakalar da herhangi bir etki altnda kalmadan kendi kendilerine
bunu yapabilirlerdi. (Bak: 4. Kitap, 29. Blm ) Locke, Plato ve Bacon'un
tersine, gzele pek nem vermez; gereklik konusundaki soyut kurgulama
nn yol aaca yanlglardan ok korkar ve im gelem e yanls deildir pek.

nsamn Anlama Yetisi

erine Bir Deneme

layan birka arkadamn doyum salamas iin byle bir ie


kalktm .
Bu Deneme'nin ortaya kyla zamann almak uygun ol
sayd dairemde 5-6 arkadala12, bundan ok uzak bir konu ze
rinde dnen tartm alarn13 yapld toplanty anlatrdm; ar
kadalarm kendilerini epeevre saran zmszlkler sonunda
birden ayaklanmlard. Zihnimizi bulandran belirsizliklerin
iinden kamam ve bir bulmacann ortasnda bulmutuk
kendimizi; birden bende yanl yolda olduumuz kans uyand;
bu tarz aratrmalara younlamadan nce kendi yetenekleri
mizi incelememiz, anlama yetilerimizin hangi nesneleri14 ele al
maya elverili olup olmadn grmemiz gerekiyordu. Bunu
arkadalarma syledim ve kabul grdm; bunun zerine ilk
iimizin bu olmasna karar verdik. Bir sonraki toplantda, daha
nce zerinde hi durmadm bir konuda ne srlen, fakat
karsnda olduum baz irkin ve ekilmez dnceler imdi
elinde bulunan bu inceleme yazsna ebelik yapt; ans eseri
balayan bu alma bin bir rica ile srdrld; blk prk,
uzun aralar verilerek, frsat bulduka ve kiiliimin izin verdii
lde yeniden yeniden balanmak suretiyle yazld.15 En so
12 L ocke bu tr birlikler ya da topluluklardan hep holanmtr. Londra'da
Oxford'da, Hollanda'da insanlar bir araya getirm eye altm gryoruz.
Bu anlatlan Londra'da Exeter House'da Lord A shley Shaftesbury ile ayn
evde kald zamana ait. Byk olaslkla, 39 yandayken, hemen hemen
1670-1671 yllar arasnda kn yaplm bir toplant bu.
13 Toplantdaki arkadalarndan James Tyrrell'a gre glkler ahlakllk ve
din ilkeleri zerine tartrken km tr. Bu bir el yazm as notla D enem enin im di British Museum'daki bir kopyasnda kaytldr. Tyrell (1 6 4 2
1718) SirT-Tyrrell o f Shotover'in olu ve Abp. Usher'in torunudur. Yaam
boyunca Locke'un dostu olan Tyrell "ngiltere Tarihi" ve politik felsefe
zerine alm alaryla tannmtr. Cumberland'in "De L egibus Natura e "sinin bir zetini yaynlam tr, ayrca.
14 "Hangi nesneler" yani insanlar "hangi idelere" sahip olabilir ve ideleri ara
snda "hangi bantlar" oluturabilirler. Kocaman Varlk Okyanusu deil
snrl zihinsel deneyim , Locke'un arkadalarndan dnmelerini istedii.
15 Bu, szel ve dier tutarszlklar, yinelem eler ve dzenlem edeki kusurlar
hakkndaki yaknmalara bir aklk getirebilir.

16

John Locke

nunda, salm nedeniyle dinlenmeye ekildiim bir dnemde


zaman bulabildim16 ve u grdn ekline kavuturdum.
Bu kesik kesik yazma almalar iki kusuru beraberinde ge
tirdi; bir eylerden ya ok az ya da ok fazla sz edildi. Eksik bir
eyler bulursan yazdklarmn sende daha fazlasn renme is
tei uyandraca umuduyla mutlu olurum.17 Uzun uzadya ya
zlm diye dndnz eylerdense ben deil konunun ken
disi sorumludur. Kalemi elime aldmda bu konuda sylenecek
her eyin bir sayfaya sacan sanyordum; fakat gittike daha
geni bir bak asna kavutum; yeni keifler beni daha da
ileri gtrd ve farknda olmadan yazdklarm ite bu hacme
ulat. Uzun aralar verilerek, blk prk yazlnn baz yi
nelemelere meydan verdiini inkr etmiyorum: Olduundan da
ha kk bir hacme indirgenmesi ve baz blmlerin ksaltlabilmesi mmkn. Ancak itiraf edeyim bunu yapamayacak kadar
tembel ya da megul biriyim .18
yi okuyan, en mantkl insanlar bile bezdirecek denli bir
hatay srdrmenin kendi nm gz ard etmek olduunu bil
16 L ockeun 1683-1689 yllar arasnda dinlenm eye ekildii Hollanda'da D e
nem e tamamlanmtr. M ontpellier'den ayrlr ayrlmaz 1679 Haziran'nda
Thoynard'a yazd mektupta, "Tamamladm kitabmn benim ellerim den
kamayacak kadar iyi olduunu dnyorum" diyor. Bu yzden saklyor,
yeniden inceliyor ve arkadalaryla Denem e hakknda 10 yl boyunca ya
z y o r .
17 Locke'un umudu gereklem itir. Sk skya sarld gl saduyu fe l
sefi varglarnn tutarszl ve yetersizliin e karn dnceleri yle bir
krkledi ki, D enem e'si ortaya kar km az felsefe tarihi bir eletiri tari
hine dnt. Plato ve Platinus, Spinoza ve H egel Locke iin eriilm ezken
bilm eden onlarn alanlarna girdi.
18 D enem e'nin uzunluu ve yinelem eleri okuyucu tarafndan grlecektir.
kinci bask hazrlanrken kendisi de arkada M olyneux'tan yle zr
diliyor: "Okuyucuya sesleniim de, baz noktalarda ok uzun kalmakla i
lediim hataya duyarsz olm adm greceksin; yazma biim im yznden
yaptm yinelem eler konusunda da uyarda bulunuyorum okuyucularma.
Fakat kavramlarm dnyaya yaylr ve kabul grm san ile atm aya
girmiken; bu tarafl baktan, ksa aklamalarla aktarldnda insanlarca
anlalm a frsat bulamama tehlikesiyle yz yzeyken, ikinci baskda zeki
ve dikkatli bir okuyucuya gereksiz gelebilecek byk bir ksm karp

nsanm Anlama Yetisi

erine Bir Deneme

17

miyor deilim. Fakat tembelliin bir mazeret ile rtlebileceini


bilenler, ok iyi bir nedenim olduuna inanyorsam, beni ba
layacaklardr. Farkl bantlar nedeniyle ayn kavramn,
ayn tartmann ayr paralarn aydnlatmaya ya da kantla
maya elverili ya da gerekli olabilmesi ve denemenin ou ks
mnda bunun yaplm olmasndan dolay savunmaya geme
yeceim; fakat dier yandan ayn sav zerinde uzun sre durdu
um ve tamamyla farkl bir amala, farkl biimlerde dile ge
tirdiim zamanlar olduunu aka itiraf ediyorum. Bu Deneme'yi zgr dnceleri ve abuk kavrama yetisi olan insanlarn
bilgilenmesi iin yaymladm iddiasnda deilim. Bu tr bilgi
reticileri nnde kendimi bir renci olarak grdmden
ncelikle onlar bu almadan bir beklentileri olmamas konu
sunda uyaryorum. Kendi dzeyimdeki insanlara ynelik kendi
kaba dncelerimi uzun uzadya aktaryor olduumdan, yerle
ik nyarg ya da idelerin kendi soyutluklarnn anlalmaz k
laca, zorlatraca baz doruluklar onlarn dncelerine
ak ve anlalr biimde sokabilmek iin ektiim skntlar
anlayacaklardr, belki de... Baz kavramlar her ynyle incelen
mek durumundayd; ve kavram yeni ise, ki bazlar benim iin
de yeni idi, ya da her izlenen yolun dnda ise ki bazlar yle
gelecektir, tek bir adan bakarak o kavramn her anlaytan ka
bul grmesi, ak ve kalc bir izlenim halinde yerletirilmesi sz
konusu deildir. Bir fikrin tek bir yolla ileri srlmesinin onu ne
kadar anlalmaz, baka bir adan dile getirmeninse ne kadar
karmama konusuda nerilerini bekliyorum. (20 Eyll 1692) M olyneux kar
lnda "bir kitaba ok uzun olduu iin asla kar kmam : H ele ki bu
uzunluk konunun akla kavum as istendiinden gerek lem ise d iye
cek bir ey yok. Eminim senin kitabn da bu yzden uzundur. Mektubunu
aldktan sonra bundan iki kiiye daha sz ettim ve kitab da gndererek
iyice inceleyip, deiebilecek, eklenecek ya da kartlabilecek yerleri bu
lup not etmelerini istedim. Ciddi bir okumann ardndan, onlar da benim gibi
alm ann her ynyle d eiik lie gerek duym ayacak denli ayrntl ve
retici olduu sonucuna vardlar." (22 Kasm 1692) Bu yzden yinelem e
lere dokunulm amtr.

18

John Locke

ak ve anlalr kldn kendisinde ve bakalarnda gzlem


lememi ok az kii olduu inancndaym; ancak daha sonralar
zihin ifadeler arasnda kk farklar yakalam ve birinin die
rinden daha az anlalr olmasnn nedenini merak etmitir. Fa
kat her ey her insann zihnine ayn biimde yansmaz. Damak
larmzdan pek de farkl olmayan anlama yetilerimiz vardr.
Ayn klkta sunulan ayn doruluun herkes tarafndan beeni
leceini dnen biri ayn zamanda ayn alk tarz ile herkesi
arlayabileceini de umabilir; yemekler ayn olabilir ve besinler
herkesin o mevsimde edinemeyecei kadar iyi de olabilir; ancak
bazlarn memnun etmek iin baka bir biimde sunulmaldr.
Bu denemeyi yaynlamam nerenler, bu yzden bana olduu
gibi brakmamda srar ettiler: Ve baka lkelerde yaymlanmas
da sz konusu olduundan istiyorum ki kitab okuma zahmetine
giren herkese anlalr olsun. Baslmas konusunda o kadar
gnlszdm ki denemenin bana olduu kadar bakalarna da
biraz olsun yarar dokunaca konusunda umudum olmasayd,
almay ilk frsat tanyan birka arkadan grne sun
makla kalacaktm.19 Baslmasndaki amacm olabildiince ya
rarl bulunmaksa, sylemek durumunda kaldm eyleri her tr
okuyucunun anlayaca, kolay bir dilde aktarmak gerekir diye
dnyorum .20 Soyut kurgulara alk olmayan ya da farkl
fikirlerden habersiz birinin sylediklerimi anlamamas ya da
19 L ocke 1686'ya dek yani 54 yana kadar bir yazar olarak ortaya kmad;
o zamanlar yalnzca Le Clerc'in "Bibliothegue niverselle" alm asn a
ortak olm utu.
20 Sonu beklendii gibi olm am t. Locke'un D enem eyi her tr okuyucuya
uygun klm a almalar yznden yapt belki de modern felsefe klasikle
rinin en zor anlalabiliri olmutur. En nem li szcklerden bir ksm nn
kullanmndaki belirsizliklerle bezeli skolastik (okulcu) terimleri ortadan
kaldrma arzusu Denem e'yi yorumcu ve eletirmenler iin bir bulmacaya
dntrmtr. Anlamak isteyen okuyucu ayrntlara taklmam aldr ki
L ocke, C ollins'e, eletirenlerin sklkla bunu yaptn oysa alm ay,
kendi deyim iyle kk bir daire iinde snrlanabilecek, asl amacna y
nelik kapsaml bir adan deerlendirmeleri gerektiini sylem ektedir.
(M ektup, 21 Mart, 1704).

nsann Anlama Yetisi

erine Bir Deneme

19

yanl anlamasndan ok, srekli dnen ve abuk kavrayan


birinin baz blmlerde skc olduumdan yaknmasn yele
dim. Bu bilgi amza bir eyler retmeye kalkmaktan do
lay kibirli, kstah diye eletirilebilirim. Deneme'yi bakalarna
yarar olabilir umuduyla yaymlyor olduumu akladm za
man bu eletiriler biraz yumuayacaktr. Fakat, kendi yazdkla
rn yapmack bir alakgnlllkle kmseyenlerden serbest
e sz edilebilse zannederim baka bir amala kitap yaynlama
nn ok daha kibir ya da kstahlk koktuu anlalr. nsanlarn
yararlanabilecekleri bir eyler iermesini umursamadklar ki
taplar basan, sonra da okunmalarn bekleyenler halka byk
saygszlk etmektedirler. Deneme'de nemsenecek baka hibir
ey bulunmasa da amacmdan sapmayacam. Daha iyi yazar
larn daha fazla kaabileceimi ummadm olumsuz eletirile
rinden korkmam engelleyen de temelinde budur. nsanlarn il
keleri, kavramlar ve zevkleri o kadar farkl ki tm insanlar
honut edecek ya da etmeyecek bir kitap bulmak gtr. inde
yaadmz a iin en az bilgili denemez ve bu yzden de do
yurulmas en kolay a olmadnn ayrdndaym. Memnun et
me ansm olmasa da kimsenin bana darlmamas gerekir. Ya
rm dzine arkadam 21 dnda tm okurlarma bu Deneme'nin
ncelikle onlara ynelik olmadn aka sylyorum; ve bu
yzden bu yarm dzinenin iinde yer almak iin skntya gir
mesinler. Fakat kzmak ya da kfretmek isteyen bunu rahatlkla
yapabilir; ben de byle bir tartma yerine zamanm dolduracak
daha iyi eyler bulurum.22 En deersiz konulardan birinde de
olsa itenlikle doruluk ve yararllk peinde olmak beni hep
mutlu edecektir. Bilim dnyas zamanmzda bilimde ilerlemek
iin, gl izgileri ile gelecek kuaklar hayran brakacak kalc
21 Yaadktan glkler sonucu D enem e'yi ortaya karmaya neden olan ya
rm dzine arkada.
22 Locke'un Stillingfleet ile nl anlam azl (1 6 97-1699) bu kararn de
itirm ek zorunda kalm asna yol am gibidir.

20

John Locke

yaptlar, antlar yaratan mimarlara gereksinim duymaktadr: Fa


kat herkes de bir Byle23 ya da bir Sydenham24 olmay dle
mesin; byk Huygens,25 esiz Bay Newton26 ve daha birok
ustalar yetitiren bir ada yerleri bir para temizleyip bilgiye
giden yolda biriken plerin bir ksmn toplamakla ykml bir
temizlik iisi olma tutkusu yeterlidir.27 Zeki ve retken insan
lar bilimlere sokulan ve ilenen kaba, yapmack ya da anlal
maz terimlerle bouna megul edilmi olmasayd, eylerin
doru bilgisinden baka bir ey olmayan felsefenin seviyeli ar
kadalklar ve saygl tartmalar erevesinde yryebilecek
yapda olmadnn dnld bir noktaya varlmazd ki28
bylece dnyada bilgi dzeyi ok daha ilerlemi olurdu. Belirsiz
ve anlamsz konuma biimleri ve dilin kt kullanm uzunca
bir sre bilimi srlara bomutur ve azck anlam olan ya da
tam amyla anlamsz zor anlalr ve yanl kullanlan szckler
zaman iinde derin bilgi ve yksek fikirler perdesi altnda, sy
leyen ya da dinleyenleri bunlarn cehaletin rtleri ve doru
bilginin gizlenmesi olduuna inandrmann pek de kolay olma
yaca, yanltc bir konum edinmilerdir. yle sanyorum ki
bilgisizlik ve kibir tapnana szmakla, szckleri yanl kul
landklar ya da aldatldklarn dnecekler tek tkse de, in
sann anlama yetisi iin bir hizmet sunulmu olacaktr. Yine ok
23 lk Cork Kontu'nun olu; Dr. Samuel Clarke'n "Tanrnn V arl ve ze l
liklerinin Tantlanmas"nda ilk rneini veren "Byle Konferanslarmn
kurucusu Robert B yle (1626-91). B yle L ockeun arkadayd. Locke
onun "Hava Tarihi" alm asn bast ve kendi m eteorolojik gzlem lerini
de ekledi.
24 Tp tarihinin en byklerinden biri olan Thom as Sydenham (1624-89)
L ocke ve B yle ile yakn arkadat.
25 Christian Huygens (1629-93) H ollandalI matematiki ve fiziki.
26 1705'te - Locke'un lm nden bir yl sonra 'Sir Isaac unvan almtr.
27 Yap ustalar dedii de gereklerin gzlem cisi v e olgulardan karmlarda
bulunarak alm olanlardr. L ocke kendini de tem izlik iisi olarak g
ryor.
28 F elsefe bilgeliin ve doruluun aratrlmasndan baka bir ey deildir.
(Berkeley, lkeler, G iri, I. K sm )

nsann Anlama Yetisi

erine Bir Deneme

21

az kii kullandklar dilde irdelenmesi ve dzeltilmesi gereken


hatalar olduunu dneceinden, nc kitabmda bu konu
zerinde ok durduum ve kendi szcklerinin anlamlarna dik
kat etmeyen, ifadelerinin anlamllnn sorgulanmas zahmeti
ne girmeyenler iin, geerli olan anlay ya da kandrmacann
kklemiliinin de dayanak noktas olamayaca biimde ko
nuyu akla kavuturm aya altmdan dolay balana
cam
umuyorum. 29
Bu Deneme'nin 1688'de30 baslan ksa bir zetinin bazlarn
ca okunmadan yargland sylenmiti bana; nk iinde
"doutan ideler" reddediliyordu. Yine bu kiiler doutan
ideler kabul edilmediinde tinler kavram ya da kant olarak az
ey kalyor diye alelacele bir sonuca varmlard. Bu Dene
me'nin banda benzer bir yaklama girecek olanlara tamamn
okumalarn neririm. te o zaman yanl kurulmu temellerin
sklmesinin nyargya deil yanlglarla karlm ya da yanl
glar zerine kurulmu olduundaki kadar zedelenmeyecek ya
da tehlikeye sokulamayacak olan doruluk adna hizmet oldu
guna
inanacan
umuyorum. 31
kinci baskda 32 aada yer alan eklemeleri yaptm:
29 Szcklerin kullanmndaki belirsizlik ve kararszlklarn D enem e nin ken
dinden kaynakl asl eksiklii olarak grlmem esi gerekir ki, Sir James
M ackintosh da felsefenin asl am alan asndan yetersiz kalan gndelik
dile ait szcklerden dem vurmaktadr. Berkeley'in "lkeler 'ine baknz:
G iri, 18-25 ksmlar.
30 Bu zet Le Clerc'in Franszca basksnda vardr. D enem e nin yaynlanm a
sndan nce 1688 Ocak'nda Amsterdam'da B ibliotheque niversel le' da
yaynlanm tr. 9 0 sayfadan fazla yer ayrlmtr.
31 lk baskda yer alan fakat sonraki basklarda karlan bir paragraf vardr ve
bu Denem e'deki ksmlarn kenarlarna ilitirilen notlarla ilgilidir, yle ki:
"Okuyucumu bir konuda daha uyarmak isterim; her ksmn zeti metinde
italik harflerle baslmtr, b ylece denmek istenenler bir kez de bu zet
lerle anlalr hale getirilm eye allm tr. Ancak metnin kendinde o l
duu gibi bu yan notlarda da dilbilgisi hatalan biraz ho grlmelidir."
32 1694 M ays'nda daha geni eklem elerle yaym lanm tr. Hazrlanma iki
yl kadar srmtr.

22

John Locke

Yaync, kusursuzluu ile ncekinde yaplan ou hatay ka


pataca umudunu verdii bu yeni baskdan hi sz etmezsem
beni balamaz.33 Ayrca " zdelik"34 zerine tmyle yeni
bir blm ve baka yerlerde de birok ekleme ve dzeltme ier
diinin bilinmesini istiyor. Bunlarn tmyle yeni olmad fakat
ounun nceki baskda yanl anlalm olanlar dzeltecek
ayrntl aklamalar ya da sylediklerimin daha dzeltilmi bi
imde aktarmlar olduu ve bende deien bir ey olmad
konusunda bilgilendirmeliyim okurumu.
Yalnzca II. Kitabn 21. Blmnde yapm olduum dei
iklikleri darda tutmalym.
O blmde "zgrlk ve sten" zerine yazdklarmn
elimden geldiince akla kavuturulmay hak ettiini dn
mtm; nk bu konular alar boyu insanlarn en fazla ay
dnlanmaya urat bilgiler olan ahlak ve Tanrsallk konula
rn olduka karmaklatran sorular ve zmszlklerle uratrm tr bilim dnyasn... nsanlarn zihinlerinin ileyiine
daha yakndan bir bak ve zihinleri dntren gd ve g
rlerde daha sk bir inceleme sonucu tm gnll eylemlerinde
istence son belirleyicilii salayan ey hakknda nceden d
ndklerimi bir lde deitirmek iin neden buldum. O za
man bana doru geleni ilk yaymladmdaki kadar rahat ve is
tekli bir biimde bunu dnyaya duyurmay gze alamam; nk
kendimi doruluk ortaya ktnda bir bakasnn fikrine kar
kmak yerine kendi fikrimden caymaya daha fazla younla
m hissederim. Yalnzca doruluun peindeyim ve ne zaman
ve nereden gelirse gelsin daima kucak aarm.35
Fakat iinde yer alan herhangi bir hatann izine rastlar rastla
maz yazdm bir ey ya da sahip olduum bir fikirden ekil
33 L ocke M olyneux'la yazrken ilk baskdaki bir sr hataya ilikin zn
tsnden sz eder.
34 II. Kitap, 27 Blm.
35 I. Kitap, 3. Blm s; 23, IV. Kitap 5. Blm; 19. Blm; 1.

nsann Anlama Yetisi

erine Bir Deneme

23

meye ne kadar urasam da itiraf etmeliyim ki kitabmn her


hangi bir blmne kar getirilen eletirilerden aydnlanma
ansm olmad gibi, sorgulanan hibir noktada anlaym
deitirmemi gerektirecek bir eyler bulamadm. ster aktard
m konu dikkatsiz ya da en azndan nyargl okuyucularn
yapabileceinden ok daha dikkat ve dnme gerektirsin, ister
ifadelerimdeki bir belirsizlik konuyu glgelesin ve bu kavramlar
ele al biimim bakalarn zorluyor olsun; her durumda sy
lemek istediklerim yanl anlalmaktadr; ancak ne yazk ki her
yerde doru anlalm a ansm yok.36
[Bakalar bir yana nsan Doasna likin Deneme'nin" usta
yazar,37 bana bunun son bir rneini verdi. fadelerinin yumu
akl ve iten tarz, II. kitabn 27. blmnde insanlarn ey
lemlerinin dayana olan nc kurala ilikin sylediklerimde,
yanl anlamad takdirde, erdemi erdemsizlik, erdemsizlii
erdem olarak ortaya koyduum eklinde bir imada bulunmadan
nszn tamamlayacan dnmeme neden olmutu. ze
rinde durduum, 4. ksm ve devamnda yeterince ak verilen
savn asl amacn dnmek iin yeterince kafa yormu olsayd
zaten byle bir sonuca varmazd. Orada ahlak kurallarn srala
madm; insanlarn ahlak ilikilerinde, "doru" ya da "yanl"
bavurduklar kurallar belirttim ve ahlak idelerinin doas ile
kkenini sergiledim: Ardndan da insanlar genellikle eylemlerini
ait olduklar yer ve grubun grenek ve dzeyine uygun deer
lendiriyor ve adlandryor olsalar da, "eylerin doasn bozma
dan" her yerde erdem ve erdemsizlik diye adlandrlann ne ol
duunu syledim.
I. Kitap 2. Blm, 18. Ksm ve II. Kitap 28. Blm, 13, 14,
15 ve 20. ksmlarda yazdklarm iyice inceleseydi doru ve
36 Locke'un mektuplar Denem e'deki amacnn eletirm enlerce yanl anla
ldn a ilik in yaknmalarla doludur.
37 Bay Lowde. Bu ve sonraki drt paragraf Locke'un lmnden sonraki bas
klarda karlm tr.

24

John Locke

yanln deimez, ncesiz ve sonrasz doas zerine dn


celerimle nelere erdem ya da erdemsizlik dediimi bilirdi. Alnt
yapt ksmlarda benim deil de bakalarnn erdem ve er
demsizlik anlaylarn sergilediimin ayrdma varabilseydi
kar kacak bir nokta bulamazd. Dnyada ahlaksal ilikinin
zemin ya da ls olarak kullanlan kurallardan birinin, farkl
toplumlarda trl eylemlerin deiik biimlerde grd, er
demler ya da erdemsizlikler diye adlandrlmalarnn dayand
sayg ve saygnlk anlay olduunu sylemekle kendime ok
da ters dmediim kansndaym. Bay Lowde o ok gvendii
Eski ngilizce Szlnde (l alnacaksa eer) ayn eylemin
bir yerde sayg grp erdem diye adlandrld halde baka bir
yerde lanetlenip erdemsizlik biiminde nitelendirildiine ilikin
bir eylere rastlamam olacak, ki erdemi erdemsizlik, erdem
sizlii erdem gstermekle sorumlu tutulmak iin tek yaptm
insanlarn bu tanmlamalara "saygnlk" kuralna bal olarak
kapldklarnn altn izmi olmamdr. Fakat doru insan, ko
numuna yarar biimde, byle konularda uyank olmay ve da
yanaksz ifadelerin yanltc ve kukulu olabilme tehlikesinisezmeyi becerir kansndaym.
Yine de, iinin gerei gsterdii abadan dolay, hemen n
cesinde yer alan u ksm dikkate almadan: "Ahlaki kntlere
karn erdem ve erdemsizliin belirleyicisi Doa Yasas'nn asl
snrlarndan saplmamtr. yle ki habercilerin tleri bile.."
yalnzca habercilerin tleri bile bilinen saygnlk erevesin
deki deerlere gnderme yapmaktan ekinmemitir, (Philip.
IV.8)38 eklindeki szlerimi aktarm olmasn balyorum,
btn bu yazdklarm ve Aziz Paul'n syledikleri dnyann her
yerinde insanlarn erdem ve erdemsizlik dediklerinin genel l
snn her bir toplumun kendi grenei ve saygnlk anlay
olduunu kantlamak iin deil, bu doru da olsa, insanlarn ey
38 28. Blm , II. Ksm.

nsann Anlama Yetisi

erine Bir Deneme

25

lemlerini adlandrmada Doa Yasasna sadk kaldklarn gs


termek iindi. Doa Yasas, insanlarn ahlaki doruluk ve l
llk balamnda eylemlerini nitelemek ve onlar erdemerdemsizlik diye adlandrmakta temel almak durumunda olduk
lar deimez ve sreen bir kurallar btndr. Bay Lowde
bunu dnseydi, byle bir alntnn pek iine yaramayacan
grr ve bylece bo bir abaya girmemi olurdu. Fakat um u
yorum ki, bu kinci Bask ona yeterince doyurucu gelecek nk
olduka anlalr bir biimde sunulmutur bu konu.
Erdem ve erdemsizlik zerine dncelerimi yorumlay
eklini beenmiyorsam da almasnn nc blmnde (sf.
78) "doal veriler ve doutan kavramlar" zerine sylediklerine
sandndan fazla katlyorum. Sylediklerime aykr hibir ey
iermedike konuyu istedii gibi (s. 52) ortaya koyma ayrcal
n tanrm ona. u var ki, Lowde'a gre "Doutan kavramlar,
koullu eyler olduklarndan, ruhun onlar ortaya karmas iin
birtakm koullarn bir arada bulunmas gerektiinden "Dou
tan, zihne ilenmi, kazanm kavramlar" iin tm syledii
(doutan idelere ilikin bir ey sylemiyor) nnde sonunda,
en banda ya da doumla birlikte ruh bilmese de "d duyular
ve nceden ilenmiliin yardmyla ileride doruluundan
emin olunacak belli nermeler olduklardr" ki zaten ben de I.
Kitabmda bunun dnda bir ey sylemiyorum. "Ruhun onlar
ortaya karmas" ifadesi ile sanrm onlar bilm eye balam a
sndan dem vuruyor; yoksa ok akl d bir ifade olur bana gre!
Ve bu kavramlar "ruh onlar ortaya karmadan nce", yani bi
linmelerinden nce zihindelermi gibi bir anlam da tadndan
insanlarn dncelerini yanl ynlendirebilir nitelikte, pek
yerinde olmayan bir deyimdir ayrca. Halbuki bilinmelerinden
nce, bu usta yazarn "ruhun onlar ortaya karmas" iin ge
rekli grd koullarn bir araya gelmesi sonucu, bilgimize
sunulduklarnda zihinde onlar alabilecek bir kapasitenin varl
dr sz konusu olan, yoksa onlara ilikin bir iz yoktur. 52.

26

John Locke

sayfada buna ilikin yle bir aklama getiriyor Bay Lowde,


"Bu doal kavramlar (ocuklarda ve aptallarda bile), doal ola
rak ve ister istemez, d duyular ya da retilmiliin yardm
olmadan kendilerini gsterecek biimde ruha yerletirilmi de
illerdir." Burada "kendilerini gstermeleri" ile sayfa 78'deki
"ruhun onlar ortaya karmas" ayn anlamdadr. Kendine ve
bakalarna "ruhun doal kavramlar ortaya karmas" ya da
"doal kavramlarn kendilerini gstermesi" ile ne denmek isten
diini ve ortaya karlmalar iin gereken "retilmilik ve ko
ullar" ifadelerini akladnda bu noktada "kavramlarn ortaya
karl" yerine kullandm "bilme" szcnn dnda
aram zda pek bir anlamazlk olmadn grecei kansnda
ym. Bylece bundan sonra hakkmda daha nazik konuacan
umuyorum.39]
[Bu yanl anlalm alarla yle ok karlayorum ki kita
bmn gereken dikkat ve tarafszlkla40 okunduunda anlala
bilecek aklkta yazld ya da onarlmas imknsz belirsiz
liklerle dolu olduuna karar vermenin kendim ve okuyucumun
hakk olduunu dnyorum. Hangi sonuca varlrsa varlsn
tek etkilenecek olan benim ve dolaysyla okuyucumu kitabmn
urasnda burasnda yazl birtakm eylere edilen itirazlara ve
receim yantlarla bunaltmak niyetinde deilim. nk inan
yorum ki kar klan noktalar doru ya da yanl saptamas
yapacak denli dnen biri; zaten ben ve kart grteki kii
tmyle anlald zaman sylenenlerin ya iyi oturtulmad,
temellendirilmedii ya da benim retime aykr olmadn
anlayabilecektir.]
Deneme'nin 4. Basksn41 hazrlayan yaynclar zaman bul
duumda uygun grdm ekleme ve deiiklikleri yapabilece
39 Bu paragraf lm nden sonraki basklarda ilk olarak yer almtr.
4 0 Tarafszlk; nyargdan bam sz.
41 L ocke yaarken yaplm son baskdr. inde bu ve dier be paragraf
okuyucuya seslen i ksm na eklenm itir. 1699'un bitim inde 1700'n ba

insann Anlama Yetisi

erine Bir Deneme

27

im konusunda uyardlar beni. Bunun zerine, urada burada


yaptm deiiklikler bir yana, okuyucuma tm kitap boyunca
karsna kacak olan bu yzden de doru anlalmas gereken
bir deiiklikten sz etmenin yerinde olacan dndm.
yle ki:
A k ve seik ideler insanlarn azndan dmeyen terimlerse
de tam olarak anlalm adklarn dnyorum. Ancak urada
burada kendisi ya da bakalarnn bunlarla ne demek istediini
bilene dek bunlar zerinde dnme zahmetine giren birileri
olabilir. Bu yzden insanlarn dncelerini ne demek istedii
me yaklatrabilmek iin ou yerde ak ve seik yerine belirli
ya da belirgin terimlerini kullandm. Bu adlandrmalarla zihinde
var olan ve sonunda belirginletirilen yani orada olduu gibi
grlen ve alglanan bir nesneyi nitelendiriyorum. Zihinde her
hangi bir zamanda gerekten bulunan ve orada belirginleen bir
nesne zihnin hep ayn nesnesi ya da belirli idesinin iareti kala
cak olan bir ada kavutuunda, sanyorum ki belirli ya da belir
gin bir ide diye adlandrlabilir.42
Biraz aarsak, bir yaln idenin belirginliinden sz etttiimde
demek istediim, zihinde olduu sylendii zaman zihnin bu
yaln grn kendinde ayrmsyor ya da alglyor olmasdr;
bir bileik idenin belirginliinden sz ettiimde ise demek iste
diim bir insan adlandrdnda zihinde var olduu ya da var ol
mas gerektii zaman zihnin kendinde gzlemledii oran ve du
rumda birlemi belirli sayda belli yaln ya da daha az bileik
ide ieren bir idedir. "Var olmas gerektii" diyorum nk
larnda geni eklem elerle yaynlanm tr. kincinin yeni bir basks olan
n bask da 1695'te yaplm tr.
4 2 Locke'un kesinlik kavram em in olduum uz ey hakkndaki ak ve seik
ya da belirgin, belirlenm i idelere sahip olm ay gerektirir. Stillingfleet onu
bu balamda iddiac olm akla sular. Locke'un iddetle reddettii bu sula
ma karsnda ne srd; kim i durumlarda ideler arasndaki bantlara
ilikin belirli idelere sahip d eilsek bu idelerin bulank ve anlalm az ka
laca yolundadr.

28

John Locke

kimse dilini kullanrken tam belirgin ide zihninde grnene ka


dar adlandrma yapmayacak kadar zenli deil. Bu nedenle in
sanlarn dnceleri ve sylemlerinde hi de kmsenmeyecek
bir karklk ve belirsizlik douyor.
Hibir dilde insanlarn sylemleri ve uslamlamalarna giren
ok eitli ideleri karlayacak yeterlilikte szck bulunmad
n biliyorum. Fakat bu durumda bir insan bir terimi kulland
zaman bununla iaret ettii belirgin ideye zihninde sahip olma
sn engeller. Bu olmad ya da olamadnda, o kii bouna
ak ve seik ideleri olduunu iddia eder. Bellidir ki byle ideleri
yoktur: Dolaysyla tam bir belirginlik yokken byle terimlerin
kullanlmas karklk ve belirsizlikten baka bir ey yarat
maz.
Buradan hareketle belirgin ideler ifadesini kullanmann ak
ve seik ideler demekten daha az yanl anlalr olduunu d
ndm ;43 ve insanlarn zihinlerinde tarttklar, aratrdklar
ya da tarttklar eylerin tmne ilikin belirgin ideler edin
dikleri yerde kuku ve karmaalarnn byk bir ksmnn sona
erdiini, szcklerin belirsiz kullanm ya da onlara karlk
gelen belirginlememi idelerin varlna bal olarak zihinleri
bulandran sorular ve kmazlarn oundan kurtulduklarn fark
edecekleri kansna vardm. Bu terimleri seerek dile getirmek
istediim: 1. Zihnin, iareti olarak kulland szckten farkl
olarak alglad ve sahip olduu belli bir nesnesi vardr. 2. Zih
nin kendinde sahip olduu, bildii ve adn belirleyicisi olarak
grd yani belirgin bir idedir bu. nsanlar bylesi belirgin
idelere sahip olmu olsalard uslamlamalar ve sorgulamalarnn
43 Locke'un yapt bu deiiklik gen ellik le uygulanmamtr. 1684'te Leipsic'in Acta'snda yer alan, Leibniz'in D e C ognitione ve benzeri alm ala
rndan habersiz gibi grnmektedir ki bu almalarda ideler ak ve belir
siz, seik ve kark diye zen le ayrt edilmektedirler. Belirlem e genellikle
mantklar tarafndan bir kavramn ierik ya da kapsamnn artrlma, so
m utlatrlm a sreci olarak aklanr.

nsann Anlama Yetisi

erine Bir Deneme

29

nerelere ulaabilecei ve bakalaryla giritikleri tartma ve


ekimelerin byk blmnn nasl ortadan kalkabileceini
kavrarlard o zaman.44
Yaync, ayrca, okuyucuya tmyle yeni iki blmden sz
etmem gerektiini de dnecektir; Bunlar: delerin arm
ve Coku. Bunlar daha geni eklemelerle birlikte, bu Deneme'nin ikinci basksnda izlenen ayn ama ve tarz dorultusun
da, ayrca baskya koymaya giriti kendisi.
Altnc baskda ok az ey eklenmi ya da deitirilm itir.
Yeni olan birok ey ikinci kitabn 21. blmnde yaplmtr
ki isteyen herkes ok az abayla bir nceki baskda sayfa kenar
larna sktrabilir onlar.45

4 4 Berkeley'in "llkeler"inde de byledir, Giri, 18-25.


45 1706'da karlan 6. Bask bu iki cm leyle birlikte ok az eklem e ve dei
iklik ierir. ou Coste'un Franszca basmnda zaten vard, ki bu da
Locke'un gzleri nnde Oates'ta iken hazrlanmt. Le Clerc "Yazar bu
rada olduundan, ilkindeki eitli yerleri dzelterek daha anlalr hale g e
tirm eye alm tr. C oste Locke'un yazman idi ve O ates'te lm ne dek
geen birka yl boyunca Locke'un yanndan ayrlmad" der.

G R 1

1.
nsan duyularyla alglad dier varlklar zerinde bir
yere koyan ve bu duyular dnyasnda egemen klan,2 onun "an
lama yetisi"3dir ki (bu yeti) sekin doasyla bile aratrma a
balarmza kesinlikle deecek bir znedir. Tpk gz gibi, anla
ma yetisi de grme ve alglamamz salarken kendisinin ayrdnda deildir; onu kendi dna karp kendi nesnesi4 haline
getirmekse youn bir ura ve ustalk gerektirir. Ancak, bu s
rada yolumuza ne tr glkler karsa ksn ve kendimizi
bizden gizleyen ne olursa olsun undan eminim ki, zihinleri
mize salabileceim iz her k, anlama yetilerim izle ulaabile
ceim iz her bilgi dier nesnelerin aratrlm asnda ok haz
verici olmann yannda dncelerim izi ynlendirmede de b
yk yarar salayacaktr.5
1 Coste'un Franszca basksna sadk kalarak Giri blmn I. Kitaptan
ayrdm, ki bu D enem e'nin yapsna daha uygun bir dzenlem e.
2 "Scientia et potentia humana in idem coincidunt," Bacon, Nov. Org.
3 Locke'a gre anlama yetisi insann idelere sahip olm as, var olan konusunda
sezgisel, tantlanabilir ve olas nerm eler oluturmasn salar. nsann
doruluk ve yanlg ile bantlarnda tem silci bir yetidir.
4 Locke insann anlama yetisinin de evrendeki dier nesneler gibi aratrlabileceini ileri srer. Ancak anlama yetisinin kendisinin bilgi arac ve ayn
zamanda ie bak yoluyla anlalabilen bir nesne olduunu da belirtir.
Tm insanlar balangta dikkatlerini d nesnelere yneltm eye yle al
mlardr ki ie bak ya da iduyum da bu alkanla kar durmak z o
rundadrlar.
5 Hume'a gre, "Tm bilim ler insan doasyla bir bant ierirler ve bir l
de insan ilm ine dayaldrlar: nk hepsi de anlama yetisinin kapsamndadrlar ve insanlarn gleri ve yetileri yoluyla aratrlr ve yarglanrlar."
{nsan D oas zerine B ir ncelem e, G iri)

32

nsann Anlama Yetisi

erine Bir Deneme

2.
u halde, inan, san ve onay6 kavramlarnn derece ve
temelleri ile birlikte insan bilgisinin6 kken, dzey ve kesinliine
ilikin bir aratrma yapmay amaladmdan imdilik zihnin
fiziksel incelemesini7 bir yana brakacam; ayrca zihnin z
n8 aramak ya da organlarmzla bir duyuma9 erimek ve anlama
yetimiz erevesinde bir ideye10 varmakta rol oynayan tin hare
ketleri11 ya da beden bakalamlarn incelemek ve de bu ide
lerin, biri ya da tmnn, maddeye bal oluumlar ierip ier
mediini irdelemek iin zaman harcamayacam.12 Tm bunlar,
ne kadar merak uyandrc ve elenceli de olsa, u anki amacma
uygun olmadklarndan, dikkate alamayacam zihinsel kurular
dr yalnzca... Bu durumda bir insann kavrama yetilerini, ilgili
olduklar nesneler13 alannda ele almak yeterlidir. Eer bu ta
rihsel, ak yntem 14 ile eylere ilikin kavramlarmza anlama
6

Locke'un kulland anlamda bilgi gen ellik le mutlak kesin olana karlk
gelirken, yarg, inan, san ve onay olaslk ierir. B ilgim izin kkeni ile
insanlarn sezgili olm aya baladklar zaman ve koullar ile insann anlama
yetisinin aama aama olgulara ilikin bilgilerini edindii kaynaklardr
vurgulanmak istenen.
7 Fiziksel incelem e; anlama yetisinin edim sel ilemlerinin i bilinci yerine
fiziksel organizma gerekesinde incelenm esi demektir.
8 nsandaki gerek zihinsel z maddesel ya da tinsel mi? Tanr insan orga
nizm asn z-bilinle donatm mdr yoksa her insana bir tinsel tz m
balam tr? Sorularna yant verm eyi amalar.
9 -10 Dduyum u duyularla gzlem lenm esi gereken organizm a ile, ideleri zbilin yardmyla allm as gereken anlama yetisiyle ilintilendiriyor. II.
Kitap, I. Blm , 23, D Duyum zerine yazlanlar ve Giri, 8, de zerine
yazlanlara baknz.
11 Eski filozoflardan bazlar ve Descartes'n d alg, bellek ve duyusal hayal
gcnn aklanmasnda delil gsterdii can tinleridir burada sz edilen.
12 Hobbes'un rnekledii fizyolojik psikoloji de dahil ontolojiyi reddediyor ve
insann anlama yetisini organik bantlarndan koparyor. Stewart, "keke
L ocke bu kararnda daha srarl olsayd" diyor; "Bylece deneyim i organik
ilevler erevesinde aklamaya daha az eilim gsterirdi."
13 N esneler yani ideler. Bu, insann anlama yetisinin organizmas kapsamnda
yorumlanmasndan baka bir anlam tamayan, Locke'a zg bir genel epis
temolojidir, yoksa bilginin doasna ilikin ayrntl bir analiz deildir.
14 Bu yntem le anlama yetisinin nesneleriyle en yksek bantlar kapsa
mnda yeterince ele alnabildii ne srlmektedir. Bu, soyutlanan eyin
mantksal zm lem esinin tersine olanlar zaman erevesinde gzlem lem e
yntemidir.

Giri

33

yetimizi eritirecek yollar15 ve bilgimizin kesinlik llerini


ortaya koyabilirsem ;" ya da insanlar arasnda var olan inan
larn17 eitli, farkl ve tmyle eliik temelleri olduunu, bu
biimiyle inanlarn orada burada korkusuzca ve gvenle ser
gilediklerini gsterebilirsem, bu balamda sahip olduum d
nceler asndan tamamyla yanlmadm anlayacam.
yle ki, insanlarn sanlarna yle bir bakan, kartlarn gz
lemleyen ve ayn zamanda dknlk, kr krne ballk,
cokun sevgi ve banazln tutsa olduklarnn ayrdna varan,
belki de doruluk diye bir ey olmad ya da bunun kesin bil
gisine ulamaya elverili aralardan yoksun olduklar phesine
kaplmakta hakldr.18
3.
San ve bilgi arasndaki snrlar aramak, u durumda, za
man ayrmaya deer bir abadr ve hakknda kesin bilgimiz ol
mayan eylerde hangi llere gre onay vereceimizi ve ina
n m z 19 ayarlayacamz irdelemek de bu erevede nem
tamaktadr. Buradan hareketle izleyeceim yntem udur:
ncelikle, bir insann gzlemledii, zihninde tadnn bi
linci olduu ideler, kavramlar ya da sizin adlandrdnz bii
miyle yer alan eylerin kkenini ve anlama yetisinin onlar
edinme yollarn aratracam .20
Sonra, anlama yetisinin o idelerle hangi bilgiye ulatn ve
bu bilginin dzey, apaklk ile kesinliini sergilemeye alacam. 21

15
16
17
18

V. Kitap
IV. Kitap, I-XIII Blm ler
IV. Kitap, X IV -X X . Blmler
Denem e'nin asl am ac kukuculua kar tepkiyi gsterm ek deil nyar
glar datmaktr; zgr dnceyi tevik etmektir. Hume Locke'tan nce
gelm i olsayd, L ocke bu konuya daha ok Reid'in muhafazakr bak
a syla yaklard.
19 Bu 4. kitabn zel konusudur.
20 2. kitabn konusudur
21 insan bilgisinin ya da mutlak kesinliin temeli ve snrlar 4. kitabn ilk 13
blmnde irdelenmektedir.

34

insann Anlama Yetisi

erine Bir Deneme

Son olarak da, "inan ya da sanma"nn doas ve temelleri


zerinde biraz duracam ki asl olarak herhangi bir nermeyi
doruluunu kesin olarak bilmeden kabullenmemiz anlamna
gelen "onay" ele alnacak; bylece onayn derece ve nedenleri
irdelenme frsat bulacak.22
4.
Anlama yetisinin doasna ilikin bu aratrma ile onun
glerini, glerinin uzamn; ne gibi nesneleri ele alabildii ve
nerede yetersiz kaldn23 kefedebilirsem, kavrama snrlarn
aan eylerle karlaldnda daha dikkatli olmak; yetenekle
rin en u noktasnda durabilmek ve inceleme sonucu kapasite
mizi zorlayaca anlalan eylere kar sessiz bir aldrmazla
brnmek asndan bir insann dolu zihniyle baa kmasna
yardmc olunabilecei kansndaym. O zaman belki de, evren
sel bilginin snrlarn zorlayarak, sorular retecek, anlama yeti
mizin tesindeki eyleri tartmak yoluyla kendimizle birlikte
bakalarnn da zihnini kartracak kadar ileri gitmemi olacak
ve eylerin ak ya da belirgin alglarna kavuamayacaz.
Ancak, anlama yetisinin gr alannn uzamn; kesinlie
ulatrmada yeteneklerinin lsn ve hangi durumlarda yal
nzca yargya varp hangi durumlarda yalnzca tahminde bulu
nabildiini ortaya karabildiimizde bizce ulalabilir olanla
yetinmeyi reneceiz.
22 Onay tm olaslk dereceleriyle 4. Kitabn 14. blmnden itibaren nce
lenm ektedir. Bu kitap tm aratrmann en son noktasn oluturmaktadr;
ancak Deneme'nin eletirmenlerinin ou, Cousin da dahil arka planda b
rakmlar ve Locke'un anlama yetisi alm asnn insann ideleri ya da
ideolojisinin alm as olduunu, Locke'a gre bilgi ve olasln yer ald
, alg ve sanlar ieren, idelerinin bantlarna ilikin zihinsel alg ve
olas sanlara dair bir alm a olm adn ileri srmektedirler. Buna gre
am acnn Kant'n anlama yetisi alm asyla benzerlik tad s y len
mektedir. L ocke tarafndan hedeflenen ve yaplan alm ann mantk ya da
m etafizik diye adlandrlmas zerinde L ocke da M olyneux ile yazm ala
rnda sklkla durmutur.
23 nsan bilgisinin ne her eyi bilm e ne de hibir ey bilm em e dzeyinde o l
duu fakat her ynyle bu ikisi arasnda bir yerde bulunduu Deneme'nin
asl vurgusudur.

Giri

35

5.
Anlama yetimizin kavrama alan eylerin uzamna gre
olduka darsa da, dnya denen byk konamzn dier sakin
lerinin zerinde bir dzeyde bilgi sahibi kldndan, varlmz
borlu olduumuz cmert yaratcmz gzmzde bytmekte
imdilik haklyz.24 nsanolu Tanrnn onun iin uygun gr
dkleriyle yetinmeyi bilecek akla sahiptir; nk Tanr insanlar
yaam kolaylatrc eyler ve bir erdem bilgisi ile donatm,
bu dnyada rahata erdirici koullar ve daha iyiye giden yolu
kefedebilecekleri bir noktaya koymutur. eylerin kusursuz ya
da evrensel kavran iin bilgileri ne kadar yetersizse de yara
tclarnn ve kendi ykmllklerinin ayrdna varmada duy
duklar byk kayglarn ayakta tutmaya elverilidir. Yaradlarna arszca bakaldrmaz ve ellerindeki nimetlerde savurgan
lk yapmazlarsa, insanlar zihinlerini dolduracak yeterince mal
zeme bulabilir ve yeteneklerini eitli, ho ve doyurucu alan
larda kullanabilirler. ok yetenekli olmalarna karn zihinleri
mizi yalnzca bize yararl olan eylere ynelteceimiz durumda
darlndan yaknmakta pek de hakl olmayz. Bilgimiz getirile
rini kmsemek ve bize verili amacna ulamada gelitir
mekten kanmak iin snrlarn zorlayan bir eylerin varln
bahane edersek bu ocuka bir arszlk, balanmaz bir tavr
olur dorusu. Mum nda iini yapmam olan tembel ve
kstah bir hizmetkrn gn nn olmamasn mazeret olarak
getirmesi kabul edilemez. imizdeki Kutsal Mum25 tm ama
24 Locke insann bir dereceye kadar varolana ilikin anlama yetisi tadn
ancak bunun dzeyinin zihinsel gelim e ve deneyim olaslklar paralelinde
herkese gre deiiklik gsterdiini kabul eder, ilerlese de tamamlanmayan
deneyim e bal eksikli bir anlama yetisidir yine de, ona gre.
25 nsan tini Tanrnn mumudur. (Sleym an'n M eselleri Kitab X X , 27) Sez
gisel akln iin kullanlan bu "mum" benzetmesi L ockeun ok sevdii
vaiz Chichcote tarafndan da biliniyor. Culverwell de "Tanr tm insanoullarna akll ruhlar fledi ki bunlar onlar aydnlatacak bir sr mum
gibidirler. (Doann I, sf: 29) Bu ifade insanda sakl bulunan, Tanrsal
ya da evrensel kendiliinden apak akln bir paras olan akla karlk
gelm ektedir. Karanlkta yolum uzu bulmaya alrken bu evrende apak
stn akln nm z aydnlatr.

36

nsann Anlama Yetisi

erine Bir Deneme

larmz iin yeterince k samaktadr. Bu parlak k altnda


bulabildiklerimiz bizi doyurmaldr; ve bylece tm nesneleri
bize sunulabildikleri zemin, yetilerimize uygun olduklar oran26
ve biimde ele aldmzda anlama yetilerimizi doru kullanm
oluruz. Yalnzca olaslk sz konusu ve bu da tm merakmz
gidermeye yeterli ise o zaman kant ve kesinlik iin iddetli ve
mutlak bir gereksinim yok demektir. Her eyi kesin olarak bil
mediimizden hibir eye inanmazsak umak iin kanatlarm
yok diye hayflanp27 kollarn kullanmadan ylece oturup bek
leyen birinden daha akll olduumuz sylenemez.
6.
Kendi gcmz bildiimizde, nelere kalktmzda ba
ar umudu besleyebileceimizi daha iyi deerlendiririz; zihin
lerimizin glerini iyi tarttmz ve onlardan beklentilerimize
ilikin bir hesap yaptmzda, hibir ey bilmemenin huzur
suzluu iinde ylece oturup beklemek ve dncelerimizi hap
setmekten yana olmayz. Dier yandan anlalmaz olan28 kimi
eyler yznden de tm bilgimizi yadsyp her eyi bir kenara
atmayz. Denizci iin, okyanusun tm derinliklerinde lm
yapmakta kullanamayaca halde lm ipinin uzunluunu bil
mesi byk nem tar. Gemesi gereken yerlerde dibe varmaya
yeterli uzunlukta olduunu ve de batmasna neden olacak s
alanlarda onu uyaracan iyi bilir. Bizim iimiz tm eyleri
deil, yaam alanmza girenleri bilmektir.29 Akll bir varln,
insann bu dnyadaki konumu iinde sanlar ve onlara paralel
eylemlerini ynetebilmesi ve ynetme zorunluluu iin gerekli
lleri ortaya kardmzda bilgimizin dnda kalan baka
eyler iin canmzn sklmas gerekmeyecektir.
26 Burada "oran" insann aam a aama gerei yakalayabilse de her eyi bilen
olam ayacan vurgulamak iin kullanlmtr.
27-28 Anlama Yetisinin Y netim i, (39) lk glkte umudu kesenler zerine
yazlm tr.
29 Bu, D enem enin ve de ngiliz felsefesinin parolas olabilir.

Giri

37

7.
Anlama yetisi konulu bu Deneme'ye ebelik yapan ite bu
yaklamd. nsan zihninin fazlasyla yatkn olduu eitli so
rular yantlamann ilk admnn anlama yetilerimizin bir ince
lemesine girimek, kendi glerimizi irdelemek ve uygulanabi
lirliklerini grmek ile atlacan dndm. Bunun ncesinde
yanl bir balangta idik ve varln koca okyanusuna dn
celerimizi salm halde bizi en ok ilgilendiren doruluklar
evresinde kendimizden emin, rpnp durmutuk bana gre.
Sanki bu snrsz alan anlama yetimizin doal ve kuku duyul
maz egemenlii altndayd ve onun kararlarndan bamsz ya da
kavrama kapsam dnda kalan hibir ey yoktu. Bu durumda,
kapasitelerini aan aratrmalara ynelen, dncelerini salam
bir zemin bulamayacaklar derinliklere salan insanlarn kesin bir
zme kavumayacak, belirsizlikleri pekitirip tam kukucu
olmalarna yol aacak sorular ve tartmalar retmeleri kanl
mazdr. Aslnda, anlama yetimizin kapasitesi iyice irdelense,
bilgimizin snrlar kefedilse, eylerin karanlk ve aydnlk
yzlerini ayran ve kavranabilen ile kavranamayan arasnda yer
alan ufuk izgisi belirlenseydi insanlar aka bilgisiz olduklar
noktada ok daha az hayflanrken dncelerini bildiklerine
yneltir ve hakknda daha stn ve emin bir biimde tartrlar
d. 1
30

yapiS,' -ve erek liS' ile ,o la sllIk zerin e a lm a s-

iermediini
Burada
akl ud
olar a t Hnvot i uugd cpKi

V ^ n c u ig l unutmamalyz.
u uuaay z,. D
u a u a au
ua-

hir<v<J
knskn J
1

otorite ve bo k on u m alara kar bir tep ki s z konusudur;


a , ' yl -,tn?ek ve terb iye etmeK gib i bir Kayg yoktur, yaln zca
u S'enekse> sistem lerin d a lm a sn tev ik am alanm aktadr.

m edan sonra, Reid ve Kant'tan nce yaam olm as L ockeu


31 Bu k 7 fm? eyvn!er 'm, ner"li blr noktadr.
nin naht ^ eUj , dncesini dile getirir ve her konudaki grleri""7
ra a bulunabilir. Her eyi biliyor olm asa da, insan evreni
h
-... '--emeyeceni kefedebilir ki snrl bir deneyim e dayal bilgisi
hep mkemmellikten uzak ka,aCaktr.

38

Inaann Anlama Yctiai

erine Bir Deneme

8.
nsann Anlama Yetisi zerine yaptm bu aratrmann
douuna ilikin sylenecek ok ey olduunu dnmtm.
Fakat ncelikle, okuyucumdan, deneme boyunca grecei zere,
"ide" szcn olduka sk kullandm iin zr dilemeliyim.
Bana gre, bu terim, bir insan dnrken anlama yetisinin nes
nesi haline gelen eyleri simgeliyor; bu yzden de dnme
ediminde zihnin kullanlabildii imge, kavram, tr ya da baka
herhangi bir ey ile denmek istenenin dile getirilmesinde "ide"yi
kullandm.32
32 Locke'da ide, insan zihninin i ya da d duyu verisi olarak dorudan kav
rayabilecei her eyi kucaklayan en geni genellem eye ait bir terimdir. Tam
eanlam lsn bulmak gtr ancak "grn" en yakn anlamdadr.
Locke'un ilk ii zihni dolduran bileik ideler ya da toplu grnleri yaln
ya da indirgenem ez elere ayrp bilinte belirlem eleri ve kiplem elerini
irdelemeleridir. Alglam a, im gelem ler ya da hayaller ve soyut kavramlar
Locke'un idesinin trleridir ki Plato'nun ide diye adlandrd duyular st
ilk rnekler, Kant'n akn akl ideleri, H egel'in mutlak idesi ile kartrl
mamas gerekir. Ayrca Locke'da ide bilgiyle kartlk ierir. O ysa B ay J.
S. M ili onlar kartrr. (M antk, I. Kitap, IV 3) deler ya da grnler
(fenom enler) bilgide ayrlmaz edir: Bilginin kendisi de bunlarn bant
larnn algs ya da sezgisidir. Bu alg ya da sezgi olmadan ideler anlal
mazlar; Ancak soyutlama yoluyla bilgideki bantlarndan ayr olarak d
nlebilirler ki Locke ikinci kitabnda bu yola gitmitir. Locke D enem e
sinin bu parolas ile ne dem ek istediini, kendisini yeni ideler yolu kar
makla sulayan Stillingfleet ile tartmasnda aklar ve savunur. "Dn
celere sahip olmakla idelere sahip olm ak ayn eydir benim iin; ve s z
ckleri anlalr biim de kullanan herkes de idelere sahip olduunun bilin
cindeyse idelerin zihindeki varl dikkate alnmaldr" diyor. Stillingfleet'in idelerle kesinlik ve olasla ulam a konusundaki sz, "Byle yap
mamann yeni bir yolu" eklindeydi ve Locke buna yant olarak, "idelere
sahip olm ak, yalnzca, kabul ettiim iz doru ya da yanl bir nerm eye
ilikin bir anlam yakalam olmaktr" diyor. Locke'a gre "bu yeni ideler
yolu ile eski anlalr biim de konum a yolu hep aynyd ve ayn kalacak
tr." delere kar k szckler konusunda bir tartma olarak gryor.
Fakat ideler deil de kavramlarn ne srlmesi durumunda bu kar k
n yalnzca kavramn dile getirmek istediinden daha dar bir kullanm
ierm esi ynnde olduu ortaya kar, diyor. Locke'un "kavram" terimi
kark m odlar dedii ideler snfna karlk geliyor. "Krmz ya da bir at
kavram krmz ya da at idesi ile ayn anlam tamaz; fakat tersini s y le
yenlere de kar kmam nk szckler konusunda o kadar m klpesent
deilim." (Yant, s. 69). Bir eyin idesine sahip olmak onu alglamak, im
gelem ek ya da dnmektir; idesini tamamaksa hi alglam am ak ya da

Giri

39

nsanlarn zihinlerinde byle ideler olmas kolayca ba


lanmam salayacak kansndaym. Herkes kendinde onlarn
varlnn bilincindedir ve insanlarn sz ve hareketlerinden
bakalarnn da bu ideleri tadna inanacaktr.
yleyse, aratracamz ilk ey, ideler zihne nasl gi
rer?33

im gelem em ek, dnmemektir. Locke idelerin nesneler olduu kadar alg


lar olduklarn da belirtiyor ki her durumda bir ide ya da grnn bir ki
inin onu alglam asna bal olduunu dem ek istiyor, bylece. Zihnin bi
lincinde olduu her ey bir idedir. Kendi gereklii ya da nesnel gereklie
uygunluu kendilerinde dnlen idelere yabanc dnceler sokar ki bu
ikinci kitabn bak asdr. Yaln ya da toplu, Locke'un idelerinin "her biri
tikel varlklardr; evrensellik onlar iin ilineksel olduundan, tikel ideler bir
tikel idenin tem silinden daha fazlasn ierirler. (VI. Kitap, 27. Blm , 8).
Fantezi, kavram, tr; Locke'a gre, ide ile bir arada var olm az ama ona
baldrlar. Descartes'in ide terimine, Berkeley'in dduyu sunumuyla s
nrlad ide ile dduyuyla tem sil edilem eyen kavram ya da anlam kar
latrmasna, ve Hume'un izlenim ya da duyuda sunulan ile ide ya da hayalgcnde tem sil edilen ayrm na baknz.
33 "Zihne nasl girerler?" Yani, hangi koullarda ve ne zaman bir insan zihni
bir eyi dnr ya da bir eyin bilincine varr?

I. Kitap

NE LKELER
NE DE DELER DOUTANDIR

B R N C K T A B IN Z E T
Deneme'de bu ilk kitap Locke'un, insanlarn her eyden ha
bersiz doduklarn gstererek, insan idelerinin tarih ve kkeni,
bu idelere kaynaklk eden kesin bilgi ve sanlara getirdii ak
lam alara ilikin bir al niteliindedir. Tm bunlar u zemin
lere oturtulmaktadr:
1. Kurgusal ya da klgsal (pratik), insann doutan doru
luunun bilincinde olduu hibir nerme yoktur.
2 Akl ana ermi olanlar iin de bu geerlidir.
3. Zihnin bilincinde olmad bir eyin doutan orada ol
duunu kabul etmek bir elikidir.
4. Bilgi, oluumunda, ak ilkeler ieriyorsa da, bu onlarn
doutanln kantlamaz, hatta rtr.
5. Delil gsterilen doutan ilkelerden herhangi birinin an
lam ve doruluunun bir bilinci ile domu olmamzn
bilgi ve onaya doru atlan gerek admlarn belirleyicisi
olmad kantlanabildiinden, "ak ilkelerin doutanl" varsaym geersizdir. Ayrca doutan ideler olmak
szn doutan ilkelerin varlndan sz edilemez; fakat
zdelik, nicelik, tz ve hepsinden te Tanr idelerimiz, ki
varsa doutan olmaldr, aka deneyime baldrlar.
Bylece olgulara aykr ve yersiz doutan ilkeler varsa
ym "tembelleri aratrma skntsndan, kurtard" ve
bu biimde kabul edilen her ey zerine gidilmesini dur
durduundan rabet grmtr; yle ki, "doutan ilkele
rin sorgulanmamas gerei" ilkeler ilkesi olmutur.

1. BOLUM
DOUTAN KURGUSAL LKE YOKTUR
1.
Baz insanlar1 arasnda, anlama yetisinde belli doutan
ilkeler olduu yolunda; kimi birincil kavramlar, k o i v o i e v v o a ,
ve harflerin bir biimde insan zihnine damgalanm olduklar ve
ruhun bunlar varoluunun en banda edinip kendisiyle birlikte
dnyaya getirdii biiminde yerleik bir san vardr.2 nsanlarn
1

L ocke eletirm eye kalkt insanlarn adlarn sylem iyor ve "doutan


ilkeler" sansyla dem ek istediklerinin delili olarak onlarn szlerinden
alnt da yapmyor. 2. Blm , 15. ksm da yerleik sanya kar itirazlarn
sunduktan sonra Lord Herbert'in D e Veritate'de bu sannn savunusu iin
sunduu delillere yneldiini sylyor. almalarn ok nceden bildii
D escartes byk olaslkla balangta onunla ayn grte idi. Descartes'a
gre ide kayna vardr, (tik Felsefe zerine Dnceler, 3/7) Locke
hibir yerde More, Hale ya da Cudworth adlarn anmasa da ifadelerinde
"doutanlk" izleri bulmu olabilir. Bak: Hume, insann A nlam a Yetisi
zerine A ratrm a doutan ideler ve Locke'un ide anlay konusun
da
B ilgi ve varoluun belirleyicisi ve yapta olan zihinsel zorunluluklar
geici duyu verileriyle aklamann ya da insana doast, sonsuz, Tanrsal
bantlar ykleyen tinsel deneyim elerini doa ve evrimleri yoluyla be
tim lem enin im knszl deneyim le ngrlen elerin doutan olduu ya
da zih in le birlikte doduu, dolaysyla tm edinilm i bilginin ncesinde,
potansiyel olarak zihne ait olduu fikrini vermitir. Bu varsaym ok eitli
biim lerde d ile getirilmitir; ve filozofun ya da an bilincinde tinsel ya da
duyum sal anlamda gelim elerin dorultusunda varsaym da glenm i ya
da z a y f dmtr. Locke, nnde sonunda bilgiyi oluturan ideler ve il
kelerin her insan zihninde, en bandan dam galanm v e bizim le dnyaya
getirilm i olduklarndan doutan, hatta ncesinden, bilincinde olunarak
yer aldklar biim inde savunulm asna kar saldrya geer. Bu ok kaba
aklam ay rtmek kolaydr; nk tm insanlarn doar dom az ayrdnda olduklar ya da tm insanlarn yetikin dnem lerinde ortak onay
verdikleri ilkeler olm ad gsterilebilir. nsan tinsel varlnn uykudaki

50

nsann Anlama Yetisi

erine

ir Deneme

yetisinde hazr bulunduklarn kastedemez. nk bu szler an


lama yetisinde olmak iin herhangi bir zellik tayorlarsa bu
onlarn anlaldnn gstergesidir. yle ki, anlama yetisinde
olmak ve anlalmamak; zihinde olmak ve hi alglanmamak
tamamyla zihinde ya da anlama yetisinde herhangi bir ey var
ve yok demektir. O zaman "bir ey ne ise odur" ve "ayn eyin
hem olmas hem olmamas imknszdr" biimindeki iki nerme
doann iledii izlenimlerse ocuklar onlardan habersiz ola
maz: Kk ocuklar ve ruh tayan herkes ister istemez anlama
yetilerinde onlara sahip olmal, doruluklarn bilmeli ve onay
lam aldrlar.13
6. Bu a kapamak iin genellikle "tm insanlarn akl a
na erdikleri zaman"14 onlar bildikleri ve onayladklar, bunun
da doutanlklarn kantlad syleniyor. Bense buna kar
lk unlar ne sryorum:
7. Herhangi bir anlamdan yoksun kukulu ifadeler, kendi
sylediklerini bile irdeleme zahmetine girmeyen, tarafl kiiler
iin ak bahanelerdir. Byle bir anlatm, hogrl bir tavrla,
burdaki amacm iin kullanmam u iki eyden birinin dile geti
rilmesini salar: Ya insanlar akllarn kullanmaya balar ba
lamaz bu doutan varsaylan kaytlar biliniyor ve gzlemleni
yor; ya da insanlarn akllarn kullanmas ve altrmas bu il
kelerin kefinde yardmc oluyor ve bilinmelerini salyor.
8. Akl kullanarak insanlarn bu ilkeleri kefettii ve bunun
da doutan olduklarn kantlamaya yettiini sylemek istiyor
13 Evrensel onay bylesi nermeleri akllca dnenlerin onlar ayn biim de
dnmeleri gerektii anlamna gelebilir: yoksa her insann aslnda onlar
bilinli olarak dndkleri eklinde anlalm amaldr. Tm insanlarn
bilinli onay verdikleri nerm eler olm adndan, evrensel onayn baka bir
anlamda bizde ve evrende gizli ya da doutan bir akl lt olm as
imknszdr.
14 L ocke akl sklkla uslam lam a yerine kullanr; burada da bilinen nerm e
lerden nceden bilinm eyenlere varan kanm c yetinin bilinli kullanm na
geildii zaman iin bu ifadeyi byle kullanyor.

Doutan Kurgusal lke Yoktur

51

larsa, herhangi bir doruluu aklmzla kefedebileceimiz ve


yine onun yardmyla onaylayacamz biimindeki savlar,
doruluklarn hepsinin doal olarak zihne sokulmu olduu so
nucuna varyor; onlarn iareti haline dnen evrensel onay,
aklmz kullanarak doruluklarn kesin bir bilgisine kavuma
yetkinliinde olduumuz dnda bir noktaya varm yor;15 bu
durumda, matematikilerin nermeleri ile onlardan kardklar
teoremler arasnda hi fark kalmaz: Hepsi ayn biimde dou
tan kabul edilmelidir;16 hepsi akln kullanmyla yaplan keifler
ve akll bir canlnn kesinlikle bilebilecei doruluklar olur, biri
dncelerini bu biimde ynlendirirse.
9.
(Onlara inanacak olursak) Akl, zaten bilinen nerme ya da
ilkelerden, bilinmeyen doruluklar karma yetisinden baka
bir ey deilse, o zaman bu insanlar doutan kabul edilen ilke
leri kefetmek iin akl kullanmak gerektiini nasl dnebi
lirler? Kefetmek iin akla gereksindiimiz ey, kesinlikle do
utan diye dnlemez; ancak, sylediim zere, akln bize
rettii tm kesin doruluklara doutan sahip olmadka bu
byledir.17 yle de dnebiliriz, anlama yetisinin kendisine en
bata kaznan eyi alglamadan nce grmesini salamada akl
gereksinildii gibi grsel nesnelerin gzlerimizle kefedilmesi
iin de akln kullanmna bavurulur. yle ki, nceden ilenmi
olan doruluklarn aklla kefedilmesi bir insana nceden bildii
15 Burada farkl gsterilen bilgi ve onay 4. Kitap'ta, bilgi; apak ve tantlanabilirlik ierii, onay; olaslklarn dnlm esi ile belirlenme ierii ile
birbirinden kesin olarak ayrt ediliyor.
16 Tm aritmetik ve geometrinin gerekte doutan olduu ve zihinde bulu
nabilecei grnde olan Leibniz ve Socrates'in bir ocuu soyut doru
luklar ona hibir ey sorm akszn kabullenm eye zorladn syleyen Pla
ton bu ynde dnyorlar. Platon ve Leibniz'de doutan bilgi; bireydeki
zihinsel geliim den bam sz ve ondan nce oluuyla deil, sezgisel ve
k arm a akln kullanm srasnda bilinte belirdikten sonra sezilen z o
runluluk ve evrensellii ile betimlenmektedir.
17 D outanlk lt ilem de deil rnn zihinsel zgnlklerinde aranrsa,
byle olmaz.

52

nsann Anlama Yetisi

erine 5ir Deneme

bir eyi aklla buldurmak anlamna gelir; ve insanlar en banda


izi braklm, akl ana erene dek habersiz olunan doutan
doruluklara sahipseler, bu gerekten de insanlarn ayn anda
onlar hem biliyor hem bilmiyor olmalar demektir.18
10.
Bu noktada belki yle denecektir; matematiksel kantlar
ve doutan olmayan dier doruluklar ortaya konar konmaz
kabul edilemezler, ki dier ilke ve doutan doruluklardan ay
rldklar yn budur. "Hazr onay" konusunu daha sonra ayrn
tlaryla ele alacam: Burada, yalnzca, bu ilkeler ve matema
tiksel nermeler arasnda yle bir ayrm olduunu kabul edi
yorum: Birinde kantlarla, ortaya karma ve onaymz kazan
mada akla bavurulurken, dierinde anlalr anlalmaz, zerre
kadar akl yrtmeden, benimseme ve onaylama sz konusu.19
Fakat genel doruluklarn kefinde akl gerektiini ne sren bu
kandrmacann zayf noktasn vurgulamadan gemek istemiyo
rum. Kabul edilmelidir ki bunlarn kefi iin asla akl kulla
nlmamtr. Bu kandrmacay ne srenlerin "ayn eyin hem
olmas hem olmamas imknszdr" ilkesine ait bilginin aklm
zn bir karm olduunu iddia edecek yreklilikte olmadklar
kansndaym; nk o zaman o ok savunduklar doa cmert
liini, o ilkelerin bilgisini dncelerimizin rn olarak gr
dkleri an, bir yana atm olurlar. Akl yrtme (usavurma), zi
hinde kurma, tartma, zihinsel aratrma demektir, ki byk bir
ura ve dikkat gerektirir.21 Aklmzn temeli ve yol gstericisi
18 Burada, felsefi analizlerle, kesinliklerim iz ve hatta olaslklara ynelik
onaym zda gerekten ngrld, kantlanabilen ilkelerin bilindndaki varlklar gz ard edilmektedir.
19 Yani, L ocke burada apakl (kendinde) bir ilkenin doutanlnn ka
nt olarak grm ediinde, onun anlad anlamn dnda, bu nerm eler
apak olarak dorudurlar.
20 "Akl" yani, apak matematiksel nermelerin doruluunu kefetm ek iin
gereksinilm eyen, "uslamlama".
21 D ier yandan, tm karm ve uslamlamalarda mantken ngrlen (nkabul alan) bilinli akl ilkelerini, soyut biim leriyle belirli bilin ieriklerinde

Doutan Kurgusal lke Yoktur

53

olarak doann zihne yerletirdii bir eyin kefi iin akln


kullanlmas gerektii nasl bir mantkla ileri srlebilir?
11. Anlama yetisinin ilemlerini az da olsa irdeleme zahme
tine girenler greceklerdir ki zihnin kimi doruluklar onayla
maya hazr olmas doutan kaytlar ya da akl kullanmna de
il,22 ileride de greceimiz zere, her ikisinden de tmyle
farkl bir yeteneine baldr.23 Bu ilkeleri onaylamamzda akl
bir rol oynamadndan, insanlarn akl ana erdikleri zaman
onlar bildikleri ve onayladklar sylenerek akla bavurmann
bu ilkelerin bilgisini edinmede bize yardmc olduu vurgulan
yorsa, bu tamamyla yanltr; doru olsa bile bu doutanlklarnn kant olmazd.
12. "Aklmz kullanmaya baladmzda" o ilkeleri bilmek
ve onaylamaktan sz edildiinde, bunun zihnin onlarn ayrdma
vard zaman olduu24 ve ocuklarn akllarn kullanmaya
balar balamaz bu ilkeleri bilmeye ve onaylamaya da ynel
dikleri belirtilmek isteniyorsa, bu da yanl ve samadr. nce
likle, bu ilkelerin akln kullanm kadar erken zihinde yer alma
canlandrmak iin felsefi uslam lam a ve analizlere gerek vardr. Bu, duru
mun doas gerei, deneyim de zihnin kullanm ncesinde deil sonrasnda
olmaldr.
22 Daha dorusu yalnzca gelim i zihin gcnn bilincinde olaca "zihinsel
alglam a zorunluluu". Burada "onay" yine 4. Kitap'ta snrlad olaslk
yerine aklla alglam a iin kullanlmaktadr.
23 Bak: 4. Kitap, 2. Blm , 1. Ksm; 7. Blm , 19. Ksm; 17 Blm , 14, 17.
Ksmlar: Buralarda bavurulan doruluklarn, onlar alglam ak iin yete
rince eitilen zihin o yne dner dnm ez, ilk bakta, yalnzca sezgi yoluyla
algland gsterilmektedir. Sezilen doruluklar, L ocke tarafndan, bu b
lmlerde, uslamlama ve deneylerle genellem eden daha stn ve gl de
liller sayesinde bilindiinden, tm bilgim izin kesinlik ve apaklnn te
meli olarak sunulurlar. nce som ut rneklerde cisim lem i olarak kavranr,
ardndan da soyut ifadeleriyle dnlrler.
24 Yani, doutanlklan, Locke'un grd gibi, onlarn bilincinde doduu
muz ve soyut ifadelerini de doutan edindiim iz anlamna geliyorsa,
Locke'un tm bilgi ve inantan yoksun douyoruz eklindeki tem el ilkesine
gre grevi bunlar nasl yava yava edindiim izi gstermektir.

54

insann Anlama Yetisi

erine Bir Deneme

dklar ve akl ana eriin, buna bal olarak, bu ilkelerin


kefedildii zamanla bir tutulmasnn yanll apak ortada
dr. "Ayn eyin hem var hem yok olmas imknszdr" ilkesin
den haberdar olmadan ok nce ocuklarda bu ynde akl kulla
nmna ka rnek verebiliriz? Cahil ve yabani insanlarn byk
ksm, akl alar dahil, bu ve benzeri genel nermeler zerinde
hi dnmeden yaayp gitmektedirler. nsanlarn, doutanl ileri srlen bu genel ve daha soyut doruluklarn bilgisine
akllarn kullanmaya balayana dek eriemediklerini kabul
ediyorum. nk insanlar akl ana ulaana kadar zihinle
rinde genel soyut ideler olum u deildir: Doutanlklar
varsaylan genel ilkeler bu soyut idelere ilikin birer keif ve
ayn yolla zihne sokulan gereklerdir ki kimsenin doutanlklarn ileri srmeye kalkam ayaca dier nerm elerle ayn
aam alar sonunda kazanlrlar.25 Deneme'nin devamnda bu
noktay da akla kavuturmay umuyorum. Sonuta, insan
larn genel doruluklarn bilgisini edinmeden nce akllarn
kullanyor olduklarn kabul ediyorum ancak akl ana eri
ile bu doruluklarn keif zamannn ayn olduu kansnda
deilim.
13.
Bu arada, insanlarn akl ana erdikleri zaman bu ilke
leri bildikleri ve onayladklar yolundaki ifadeden, aslnda, akl
kullanlmadan nce hi bilinmedikleri ya da ayrdnda olunma
dklar halde yaamn bir noktasnda bir olaslk onaylanabil
dikleri dnda bir anlam karlamayaca grlebilir: Ne za
man onaylandklar da belli deildir. Bunlar kadar tm dier bi
linebilir doruluklar iin de durum ayn olduundan akl kullan
25 Bu zdelik ve elim ezlik nerm elerinin bilinli kavran aama aama
ve soyut dnm e araclyla gerekleiyorsa da, onlar ortaya karmak
deneyim karmlar halinde eksik kalan zihinsel gereksinimlerinin duyumu
ile olur. V e onlarn eylerde de doutan olan aklda bir ekilde doutan
olduklarnn kabuln salayan, dolaysyla gerek (tm dengelim ci ve t
m evarm a) karm olanakl klan da budur.

Doutan Kurgusal lke Yoktur

55

maya balanldnda biliniyor olmak onlar birbirinden ayr


klm ad26 gibi, doutanlklar da kantlanmak bir yana r
tlm olmaktadr.
14.
kinci olarak, bilinmeleri ve onaylanmalar ile akln kul
lanlmaya balanmas ayn zamana denk gelseydi bile dou
tan olduklar kantlanamazd. Bu tr bir aklama varsaymn
kendisi kadar samadr. Bir kavramn, tamamyla ayr bir ilev
sel alan olan bir zihinsel yeti kendini gsterdiinde gzlemlen
mesi ve onaylanmasna dayanlarak varoluun en banda zihne
doa tarafndan ilendiini sylemek hangi m anta sar?
Konumaya balanlm as ile bu ilkelerin ilk onaylanm alar
ayn zamana rastlyor denmesi de (akl ama erile zamandal kadar gereki olabilir) insanlar onlar akl ana er
diklerinde onaylarlar gerekesinden daha fazla kantlayc ol
mazd doutanlklar asndan.... Akln kullanlm asna dek
26 Bunun biri akl ana erdii an bilinm eye balamalarndan kaynakland
sylenem ez; nk bilincine varldklar an deneyim alkanlna dayal
genellem elerin koullu zorunluluunun tersine mutlak zorunluluklarna
ilikin bir alg olduu gereiyle kar karyadrlar.
27 Bu noktada felsefedeki yarar sorununun bireylerin apak doru olduu
grlenin ne zaman ayrdna vardklar ile bir ilgisi olm ad unutulmutur.
Shaftesburry'nin szleriyle felsefedeki doutanlk sorunu aslnda, "insan
yapsnn, yetikin olduktan sonra belli idelerin bilinte mutlaka ve kesin
likle birden ortaya kmalarna elverili olup olmaddr." L ocke "bir in
sann doum uyla birlikte ruh bilincinde olm asa da, d duyumlarn yardm
ve nceki kazanmlarn da desteiyle sonralar doruluklar bilinecek e
kilde apak ya da tantlanabilir halde ortaya kabilen belli nerm eler var
dr ancak ilk kitabmda sylediklerim den daha fazla deildirler" derken
bunu kabul eder. Locke'ta doutanlk, felsefi soyutlamalar ile kabul ed il
meden nce harcanmas gereken zihinsel aba olm akszn, bylesi doru
luklarn batan bilinli sahiplenilm esi anlamna gelir. Locke'un gsterm ek
istedii de bu aba gereksinimidir. lk kitap boyunca aslnda bireysel yar
gnn kullanlm as yannda ve dogm alara kr krne b alln karsndadr. Hume, Locke'un doutanlkla doum ile ezam anl dem ek isteyip
istem edii ve dnm e edim inin doutan nce, sonra ya da doum la ayn
zamanda m balad konusunda aratrma yapm ay deersiz, b yle bir
tartmay sama bulduunu syledii zaman, Locke'un niyetini anlaya
mam durumdayd (nsann A nlam a Yetisi zerine B ir A ratrm a).

56

nsann Anlama Yetisi

erine Bir Deneme

zihinde bu genel ve ak ilkelere28 ilikin hibir bilgi olmad


konusunda doutanlk yanllaryla uzlayorum: Fakat akl
ana eri ile bu ilkelerin ilk ayrdna varn zamandal
dncelerine katlmyorum; nk, bu onlarn doutanlnn
gstergesi deildir. "nsanlarn onlar akl ana erdiklerinde
onayladklar" nermesi ile sylenmek istenen yalnzca udur:
Genel soyut idelerin oluumu ve genel adlarn kavranmas akl
yetisi ile bir arada var olduu ve onunla birlikte gelitiinden,
ocuklar genellikle daha tikel ve bilindik ideler konusunda akl
larn iyice eittikten sonra her zamanki konuma ve hareketleri
ile akll konuma yetkinliinde olduklar kabul edilene kadar ne
bu genel ideleri edinir ne de onlar simgeleyen adlar renir
ler.29 nsanlarn akl ana erdikleri zaman bu ilkeleri onayla
dklar baka bir bak asyla doru olabiliyorsa bunun gste
rilebilmesini isterim; ya da en azndan u ya da bu adan doutanlklarnn nasl kantland aklanabilmeli.
15.
Duyular ncelikle tikel ideleri alrlar ve henz bo bir oda
olan zihni doldururlar;30 zihin bir ksmn tandka, bellee
yerleir ve adlandrlrlar. Sonralar, daha ileri giden zihin onlar
28 Srekli olarak "doutan ilkelerin savunucusu bu insanlara" gnderm e ya
pyor. Burada da doutan olduklar kabul edilm eyen temel ilkeler kendin
de apak olarak nitelendiriliyor.
29 Locke'un bilinte doutan olduklar iddia edilen kurgusal ilke rnekleri
olarak kulland "zdelik" ve "elimezlik" nermeleri dierleri arasnda
en soyut ve zihince en ge edinilenlerdir, ki daima doruluk olarak kabul
edilm elidirler. M uhaliflerinin evrensel olarak onayladklar sylenen ilkeler
iin ne srdkleri apaklk bu bilinsiz kabullenmedir.
30 Bu ve sonraki cm lelerde Locke, ikinci kitaptaki, ncelikle tikel sonralar
ilineksel genellem elere dnen idelerin kkeni ve oluturulmasna ilikin
aklamalarn temelini atmaktadr. "Bo oda" zihnin, gizli yetileri dene
yim le kullanma gem eden nceki halini betimler. Aristo ve dierlerinden
sonra baka bir yerde Locke'un da kulland bo levha ve mhrl levha
mecazlar yanltcdr. nsan bilgisinin oluumunda gereken srekli aba ile
stn, zihinde hep var olan mkemm el bilgi arasndaki fark vurgularken,
tm bilgi hem doutan hem deneyim sel eler ierebildiinden, insan bil
gisin e bu ikisinin de yklenm esinin elikili olm adm grem em itir. Fa
kat bilincinde olmadan ok sevdii Hooker'in "Bilgi balamnda, Tanrnn

Doutan Kurgusal ilke Yoktur

57

soyutlatrr ve aama aama genel adlar kullanmay renir.


Bu ekilde, zihin, konuma yetisinin malzemeleri, yani ideler ve
dil ile donanmaya balar. alma alan salayan bu malzemeler
oaldka akln kullanm da gnbegn daha belirginleir.32
Fakat genel ideler edinme ile genel szckler ve akln kullanm
birlikte gelise de, yine de bunlarn doutanlnn kant ola
bilecek bir eyler grmyorum bu bantda... Baz dorulukla
rn bilgisi, evet, zihinde ok nce yer almaktadr; fakat bu bir
anlamda onlarn doutan olmadklarnn da gstergesidir.
Gzlemleyecek olursak, bu bilginin doutan deil, sonradan
kazanlan idelere ilikin olduunu grrz; ve kk ocuklarn
en erken ilgi kurduklar, onlarn duyularnda en ok izlenim
yaratan d nesnelerin iledii33 ilk idelerle ilintili bir bilgidir
bu. Edindii ideler iinde, byk olaslkla bellekten bir yardm
alr almaz, zihin bir ksmnn uyumlu bir ksm nnsa farkl ol
duunu kefeder. Fakat, u kesindir ki zihin bunu szcklerin
kullanmna gemeden ok nce yapar; ya da ok nce bizim
"akln kullanm" dediimiz aam aya geer. Bir ocuk tatlnn
ac olmadn bu ideler arasnda fark dile getirebilm esinden
melekleri ve insanlarn ocuklar arasnda u fark vardr: M elekler onlara
verilebilecek en yksek derecede tam ve eksiksiz bilgiye zaten sahiptirler;
bebekliklerini gzlem lersek, insanlar balangta hibir bilgi ya da anlama
yetisine sahip deildirler. Ancak, derece derece meleklerin lsne ulaa
na dek byrler.... nsan ruhu balangta bo, ancak her eyin yazlabile
cei bir kitap gibi olduundan nasl adm adm ve derece derece mkemmel
b ilgiye ulatn aratrmak durumundayz. (E ccles P olit., 1. Kitap. 6)
Leibniz tannmadan da etkili olan ideler ve ilkelerin deneyim lerde gizli
varln rneklendirmek iin mermer benzetmesini yapar. (Yeni D enem e
ler, lk nermeler)
31 nsan deneyim inin sreci burada alglam a ya da zihne alma, saklama ve
m alzem eyi ilem e eklinde aamada anlatlmaktadr.
32 Bir ilkenin zihinsel etkisi doal balangc ya da evrim ine bal deildir.
Birinin bilincinde doal yasa etkisiyle bir yargnn dom as i duyumla
bulunup karlabilir olan evrensellii ve zorunluluunu ortadan kaldr
maz.
33 Bak: Leibniz. Yeni Denem eler.

58

nsann Anlama Yetisi

erine Bir Deneme

ok nce bildii gibi konum aya balad zaman da pelinotu


ile ekerlem enin ayn eyler olm adn bilir.34
16.
Bir ocuk 7'ye dek saymasn renene, eitlik idesi ve
adn edinene dek ve drdn toplamnn 7'ye eit olduundan
habersizdir; ve bu szcklerin aklanmas zerine bu eitlik
nermesini hemen onaylar ya da daha dorusu doruluunu al
glar. Fakat ne bir doutan doruluk olduu iin hemen onaylar
ne de o zamana dek akln kullanmadndan bu nermeyi
onaylamamtr. Zihninde bu adlarn yerine getii ak ve seik
ideleri kurar kurmaz nermenin doruluu belirir onun iin. Ve
o zaman kiraz ile ubuun ayn eyler olduunu bilmezden n
ceki ayn zemin ve ayn yollardan hareketle nermenin dorulu
unu bilir ve ayn ekilde, sonralar ayn eyin hem var hem yok
olmasnn imknszln bilmeye balar; bu konuda ileride da
ha ayrntl aklamalar getirilecektir.35 yle ki, bu son aama
bu ilkelerin ilgisi olduu genel idelere sahip olunmadan ya da
onlar temsil eden genel terimlerin anlamlarnn bilinmesinden
nce gerekleir. Ayn zamanda bu son aama, zihinde onlarn
simgeledii genel idelerin bir araya getirilmesi ve idelerle bir
likte terimlerin de bir kedi ya da bir gelincikten daha fazla doutanl sz konusu olmayan o ilkelerin onaylanmaya ba
lanmasndan ncedir; zaman ve gzlemleme tm bunlar kazan
drana dek beklenmelidir. te bu kazanm sonunda, zihinde o
ideleri bir araya getirme ve bu nermelerde dile getirilenin para
lelinde uyumlu ya da uyumsuz olduklarnn gzlemlenme frsat
yakalanr yakalanmaz bu ilkelerin doruluunu bilmek iin bir
34 "Tatl ac deildir" "ayn eyin ayn zamanda hem var hem yok olm as
imknszdr" ilkesinin duyu verileriyle onaylanmasdr. B elli bir rnekle
som utlatrlmasnn eitim siz bir zihin iin onun, olduka soyut ilkelerden
daha apak olduu dorudur.
35 Baka yerlerde olduu kadar 4. Kitap, 2. Blm , 1 . K sm ve 7. Blm , 9.
K sm da da bu ve dier doruluklarn apaklnn bilinli bir sezgisi iin
zorunlu olan koullar, yani, zaman ve yetilerim izin etkin srekli kullanm
gerei zerinde durulmaktadr.

Doutan Kurgusal lke Yoktur

59

kapasiteye eriilmi olunacaktr.36 Bu durumda, bir insan bir ve


ikinin toplamnn e eit olduunu bildii aklkla 18 ve 19'un
toplamnn da 37'ye eit olduunu bilir; bir ocuk bunu teki
kadar abuk bilmez, neden? Akln kullanmad iin deil fakat
bir, iki ve ile belirtilenler gibi 18, 19 ve 37 ile simgelenen
ideleri abuk edinmedii iin.37
17. nsanlarn akllarn kullanmaya baladklar zaman ge
nel onayn sz konusu olduu sav, kendiliinden ak verdii ve
sonradan kazanlan ve renilen dier doruluklar ile doutanl varsaylanlar arasnda bir fark brakmad38 iin, insan
lar, sunulur sunulmaz genel olarak onaylandklarn syleyerek,
anlama yetisinde dzenlenen terimler biiminde nitelendirdikleri
bu ilkelere bir evrensel onay salamaya uram lardr:39 o
cuklar dahil tm insanlarn terimleri duyup anlar anlamaz bu
nermeleri onayladklarn grerek bunun doutanlklarn ka
ntlamaya yeterli olduunu dnyor bu insanlar. Szckler bir
kez anlald m onlarn kuku duyulmaz doruluklar olarak hi
sorgulanmadan kabul edilmesi, bu nermelerin kesinlikle, bir
eitim olmakszn sunulduu ilk andan balayarak zihin tara
fndan alnd ve onayland, asla yeni bir kukuya dlmedii ki bu durumda nce anlama yetisinde yerlemi olduu
karmna gtrmektedir onlar.
18. Buna karlk olarak ben de soruyorum: Terimlerin ilk
duyulmas ve anlalmas zerine bir nermenin hazr onay
bulmas, ilkenin doutanlnn kesin bir iareti midir, deil
36 G zlem ler ngren ve beklenm eyen koullarla deiim geiren olaslklara
karlk gelen tmevarmc genellem elerden ayrt edilm ektedirler.
37 deler edinilene dek katlacaktan yarglar oluturulamaz; dier yandan
(Locke'un kulland anlam yla) salt ide bilgi ve inancn birimi olan yarg
dan ayr dnld srece bilgi olarak kabul edilem ez.
38 Bireyin onlar bilinli olarak onaylad ve kabul ettii zamanda fark yok
tur. Fakat, Locke'un bir sonraki cm lede de kabul ettii zere, kabuln zi
hinsel zelliindeki farkla olduka uyumludur.
39 Bak: 4. Kitap, 7 Blm.

60

nsann Anlama Yetisi

erine Bir Deneme

midir?40 Deilse, genel onayn bunun bir kant olarak sunul


mas bounadr; iareti ise, o zaman duyulur duyulmaz genel
onay alan tm bylesi nermelerin doutanln kabul etm e
leri gerekir ki bylece kendilerini bir sr doutan ilke ile
yklenmi bulacaklardr. Ayn gereke ile bu ilkelerin doutanl ileri srlyorsa eitli saysal nermelerin de yle ol
duu kabul edilmelidir; bu durumda bir ve ikinin toplamnn e,
iki ile ikinin toplamnn drde eitlii ve anlad an onaylad
birok saysal nerme de herkese bu doutan belitler (temel
nermeler) arasna konmaldr. Yalnzca saylar ve birka ner
meye has bir ayrcalk deildir bu.. Doa felsefesi de dahil tm
dier bilimler anlalr anlalmaz onaylanmas kanlm az e
itli nermeler retirler. "ki cisim ayn yerde olamaz" nermesi
"ayn eyin hem var hem yok olmas imknszdr", "beyaz siyah
deildir", "bir kare bir daire deildir" ve "ac tatl deildir" gibi
lerinden daha az kesinlikte bir doruluk deildir.41 Bunlar ve
belirgin idelerini tadmz birok bylesi nerme, adlar du
yulur duyulmaz ve anlalr anlalmaz onaylanmaldr.42 Te
rimlerin bu biimde onaylanmasn doutanln bir iareti
grenler, insanlarn idelerine sahip olduklar kadar doutan
nerme yannda farkl idelerin birbirini dlad ierikte yap
4 0 yleyse zihnin bilgi ve onayda mantken ngrlen doru, soyut ilkeler
olarak bilinli bir halde sezgide bulunmasn ieren sonraki felsefi analiz ile
bu ilkeler zerinde nceki bilinsiz ilerlem e arasnda hl ayrm yapla
mamaktadr. Ayn zamanda, apak doruluklarn somutluk kazand sa
y sz rnek ve ayn doruluklarn soyut felsefi ifadesini birbirinden ayrt
etm eliyiz.
41 "Tatl ac deildir," nerm esi, Leibniz'e gre, doutan doruluk teriminin
asl anlamna baklrsa, doutan deildir. (Yeni D enem eler).
4 2 Y ine, bir yandan herkesin bilincinde belirgin olmamas; dier yandan zihnin
bilincinde olm ad bir ide ya da ilk eye sahip olmas elikili geldiinden
gizli olmamas yznden apak ilkelerin doutanln yadsyorken, d i
er yandan apak nerm elerle deneysel genellem eleri karlatryor. Bu
rada Leibniz; Locke'un da kabul ettii gibi "edinilmi bilgi bellekte saklanabildiine gre neden doa en bata zihne tm bilginin mutlak bal o l
duu ideler yerletirm i olamasn?" diye soruyor. B ellek konusu iin bak:
3. Blm , 20 Ksm.

Doutan Kurgusal ilke Yoktur

61

labilen nermeleri de ayn lde kabul etmeliler. Farkl bir


idenin bir dierine att her nerme "ayn eyin hem var hem
yok olmas imknszdr" genel nermesi kadar kesinlikte, te
rimlerinin ilk duyuluu ve anlalmas ile onay alacaktr; bu
genel nermenin temeli ve daha kolay anlalr olan "Ayn
farkl deildir" ifadesinde grlmektedir. Dierleri bir yana,
bylece, bu tr doutan nermelerden oluan bir orduya sahip
olunacaktr.43 Fakat bir nermenin ilikin ideleri doutan de
ilken, kendisinin doutanl sz konusu olamaz. Bu yzden
de, tm renk, ses, tat, ekil ve benzerine ait idelerimizin doutanln ileri srmek kadar akla ve deneyime aykr bir ey
yoktur.44 Terimleri duyar duymaz ve anlar anlamaz evrensel ve
abuk onay vermenin, doutan izlenimlere deil de baka bir
eye (ileride gstereceiz)45 bal olan, doutanlklarn iddia
etmeye kimsenin kalkamayaca, eitli nermelere has bir
aklktan kaynaklandn kabul ediyorum.
19.
"Bir art iki eittir ", "yeil krmz deildir" gibi du
yulur duyulmaz onaylanan daha tikel ak nermelerin, doutan
ilkeler olarak grlen daha tmel nermelerin karmlar bii
minde ele alnmas da kabul edilemez. Anlama yetisinde olup
bitenleri gzlemlemek zahmetine giren biri, bu ve daha az genel
olan nermelerin, daha genel ilkelerden tamamen habersiz olan43 Leibniz'in de syledii zere tm aritmetik ve geom etrik nerm eler dou
tandrlar ya da zihinde hazrdrlar.
4 4 Burada yine bir zihinsel ilkenin en soyut formuyla alglanm doruluu ile
bu zihinsel ilkenin eitli ve olas somutluklarnn algs kadar, bu ilkeye
sk skya bal olan nerm elerin doruluunun algs birbirine kartrl
mtr. Hume bunu daha da abartp "doutan doaln edeeri bir sz
ckse, o zaman zihnin tm alg ve idelerinin doutan olduu kabul ed il
melidir" der. (Aratrma)
45 Bak: 4. Kitap, 2. Blm , (1 ,.... ksmlar) Her eyden habersiz douruyoruz
diye bilginin doutanln reddederek, "doutan" ve "apak" olgularn
karlatryor. Bir de tm bilgim izin kesinliinin dayand ve uyank zi
hinde yalnzca ona dnldnde, (gzn alglad gibi) alglanan
bir apaklk kavram ortaya koyuyor.

62

nsann Anlama Yetisi

erine Bir Deneme

larca kesinlikle bilindii ve iyice benimsendiini greceinden


ilk ilkelerden46 daha nce zihinde bulunan bu ilkelere ilk duyul
duu yerde onaylanma hakkn tanyamaz.47
20.
"ki ile ikinin toplam drde eittir" ve "krmz mavi
deildir" benzeri nermelerin genel ilkeler olmadklar ve sk
kullanlmadklar sylenirse, bunun ilk duyu ve anlayta ev
rensel onay sav asndan bir anlam tamadn ne srerim
nk, bu doutanln kesin bir gstergesi ise duyulduu ve
anlald an genel onay kazand grlen herhangi bir nerme
de "ayn eyin hem var hem yok olmas imknszdr" ilkesinden
daha az doutandr denemez.48 Daha genel olmasnn doutanlk olasln azaltmasna gelince, ilk kavray srasnda ti
kel ve ak nermelere gre daha yabanc kalmalar, genel ve
soyut idelerin gelimekte olan anlama yetisinde49 onaylanmak
iin daha fazla beklemelerini gerektirir. Ayrntsyla incelendi
inde asl konumunu alacak olan bu ilkelerin genelde dnl
d kadar nemli olmadklar da grlecektir belki.50
46 Birey zihnince en erken alnan olduklarndan deil eylerin doas ya da
akl gereince nkabul grdkleri ve mantksal snrlamada bata olduklar
iin "ilk"tirler.
47 Bununla beraber, daha az genel ve tikel nermelerde daha genel olan ncl
kabul edilir; yle ki nceki sonrakinin yadsnmas halinde yadsnamaz.
Sonucu, sakl ya da gizli olan ncl ile belirlenen eksik nermeli tasmda
olduu gibi onlara tasmn sakl nclleri gibi gveniriz.
48 Locke'un doutanlk ya da deneysel olmayan bilgi (apriori) a n layn a
gre...
49 Bir insann doutan olan ya da herhangi bir ksmm anlam asnn bir g e
lim e ierm esi, ura ve deneyim sonucu olm as gerektii ve hibirinin
bizim le birlikte dnyaya gelm edii Locke'un doutan ideler ve ilkelere
kar karken varmak istedii noktadr.
5 0 Bak: 4. kitap, 7. Blm. Daha az genel doruluklarn delili Leibniz'in bizde
gerekte ve tam alg ncesinde bulunduklarm syledii daha soyut ve bu
balamda daha yaln idelerde grlr. Gerekten ayr ayr dnem iyor ve
onlar filozofa dnmeyi becerene dek soyutlama yoluyla ayrt edem i
yorsak da yrmek iin zorunlu kaslar ve sinirler kadar onlar da bilgim iz
iin zorunlu olduklarndan bilgim izin ruhu ve dokusunu olutururlar.

Doutan Kurgusal lke Yoktur

63

21.
Fakat "terimleri duyulup anlald an nermelerin
onaylanmas" zerine sylenecekler bitmedi henz. Bu durumu
doutanln deil de tersinin bir gstergesi olarak ele almak
uygundur diye dnyorum. nk baka eyleri anlayan ve
bilen kimi insanlarn kendilerine sunulana dek bu ilkelerden ha
bersiz olduklar ve bakalarndan duyana kadar da dorulukla
rn bilemeyecekleri dile getirilmektedir. Doutansalar, doal
bir izlenimle anlama yetisinde yer alan bu ilkelerin nceden bi
linmemeleri durumunda onaya sunulmalarna neden gerek du
yulmaktadr? Sonradan sunulmalar onlar zihinde doann yap
tndan daha ak bir hale mi sokuyor? yleyse, bir insan
retildikten sonra onlar ncekinden daha iyi biliyordur; bu ilkeler
bakalarnca retilince doa izlenimiyken olduundan daha
ak, anlalr bir kla brnyordur.51 Bu karm doutan
ilkeler sansna uymuyor, ok az bir etki alan brakyor; fakat
bir yandan da ne srlenin tersine, tm dier bilgilerimizin te
melleri olmaktan karyor doutanl varsaylan ilkeleri...
nsanlarn kendilerine sunulan bu ak doruluklardan ounu
nceden biliyor olduklar inkr edilemez: u da var ki, zaman
zaman daha nce bilmedikleri ve o ana dek hi sorgulamadklar
bir nermeyi bilmeye baladklarn da grrler: Burada ner
menin doutanl deil, ieriindeki eylerin nemsenmesinin, ne zaman ve nasl dnlmeye baland konusunda
baka trl bir yaklama meydan vermemi olmas sz konu
sudur.52 [Terimleri53 ilk duyulduu ve anlald an onaylanan
51 "nerildiinde onay" burada, kiinin kendi bana akl yoluyla anlay
yerine insani otoriteye boyun em e yani bir kiinin nerisi ile onay verme
diye yorumlanmaktadr. Bu otoritenin ana ilkelerine ynelik yeni ve yersiz
bir soru ortaya koyar; bylesi yarglar her naslsa bilincim ize sokuldukla
rnda, yanl olm a olaslklar bizce mutlaka sam a grlm eli mi, grl
memeli midir?
52 Zihinsel adan zorunlu ya da apak olan doruluklar burada da, dou
tansalar doduumuzda tmyle bilincinde olm am z gerektiini syledii
doutan doruluklarla karlatrlmaktadrlar.
53 2. baskda eklenmitir.

64

naanm Anlama Yetisi

erine Bir Deneme

bir ilkeye doutandr denmeliyse, tikellerden genel bir kurala


varlan her salam zeminli gzlem de doutan olmaldr.54 Hi
deilse yalnzca zeki kafalarn ilk ne zaman bu gzlemlere
ulat ve doutan olmayan fakat tikel rnekler zerinde derin
dnme sonucu ve nceki bir bilgiden derlenen genel nerme
lere ne zaman dntrd bellidir. Gzlemci insanlar tarafn
dan bu yapldnda, sunulduklar zaman gzlemci olmayanlarca
onaylanmamalar mmkn olmayan nermelerdir bunlar.
22. Anlama yetisinde, bu ilk duyu ncesinde, bu ilkelere
ilikin dorudan deil dolayl (ak deil st rtk ya da kapal)
bir bilgi olduu sylenirse (bilinmelerinden nce anlama yeti
sinde bulunduklarn syleyenlere gre yle olmallar) zihin
bylesi nermeleri anlama ve onaylama kapasitesi tar anlam
n iermedike rtk olarak anlama yetisinde ilenmi bir ilke
ile denmek isteneni kavramak g olacaktr, ilk ilkeler kadar tm
matematiksel kantlarn da zihindeki doutan izlenimler olarak
ele alnmas gerekir bu durumda, ki korkarm kantlandnda
onaylamaktansa bir nermeyi kantlamann daha g olduunu
dnenler buna pek scak bakmayacaklardr. ok az matema
tiki geometrik izimlerinin doann zihinlerine ilemi olduu
ekillerin yalnzca birer kopyas olduuna inanma eiliminde
olacaktr.55
23. Korkarm, nceki savn bu zayfl ilk duyuta kabul
edilen ilkelerin doutan diye dnld konusunda bizi ikna
5 4 Yani, yeterli bir tm evarm la oluturulmu olan her deneysel genellem e ki
bunu L ocke 4. kitapta apak ve tantlanm doruluklardan kesin olarak
ayrr. Fakat eitim li bir insan ekim yasasn kabule zorlayan koullu
zorunluluk, eitim li bir insan elim ezlik ya da nedensellik ilkesini kabule
zorlayan mutlak zihinsel zorunluluk ile ayn trden midir?
55 H i kim se kar km adndan doutan bilincinde olunarak kaznm
haliyle kalr. Her matematiksel ya da baka trl tantlama srasndaki her
admn sezgisel delilleri konusunda bak: 4. Kitap, 2. Blm , 7. Ksm.
Locke'un kendisi de 4. kitapta tm matematiksel doruluklar ve Tanrnn
varlna ilikin alglanan zihinsel zorunluluu ya da dier bir deyile
bunlarn gizli doutanln ne srer.

Doutan Kurgusal ke Yoktur

65

edecektir; nk retilmeyen ve bir sav ya da bir kantlamann


etkisiyle deil de yalnzca terimlerin aklanmas ya da anlal
mas sonucu edinilen nermeleri onaylyorlar. Bunun temelinde,
daha nce bilmedikleri bir ey rendikleri ya da retildii za
man insanlarn yeni bir ey reniyor olmadklar varsaymnn
yanltcl yatmaktadr. ncelikle, birlikte domadklar te
rimleri ve anlamlarn rendikleri apaktr. Fakat edinilen tm
bilgi bu deildir: nermenin ierdii idelerin kendileri de adlan
gibi insanlarla birlikte domaz, sonra edinilir. yleyse, ilk du
yuta onaylanan tm nermelerde, terimler, idelerin kendileri ve
adlar doutan deilse geriye doutan denebilecek ne kalyor
onu bulmak isterdim. deleri ya da terimleri doutan olan tek bir
nerme gsterecek olan biri karsa da sevinirdim, dorusu...
Aama aama ideleri ve adlar edinir, birbirleriyle uygun ba
ntlarn reniriz; ve ite o zaman anlamlarn rendiimiz
terimleri ve bir araya konduunda beliren uyum ya da uyu
mazln alglayabildiimiz idelerimizi ieren nermeleri ilk
duyuta onaylarz; te yandan kendilerinde ak ve kesin olsalar
da o kadar abuk ve kolayca edinilmeyen ideler ieren dier
nermeleri onaylama yeteneinde deilizdir. nk, bir ocuk
zihninde ayr ayr ilenmi olan elma ve ate idelerinin bilgisini
edindii zaman "bir elma ate deildir" nermesini abucak
onaylasa da, ayn ocuun "ayn eyin hem var hem yok olmas
imknszdr" nermesini onaylamas iin birka yl geecektir.
Szcklerin renilmesi kolaysa da, anlam lan ocuun evre
sindeki duyulur nesnelere verilen adlarnkinden daha geni
kapsaml ve soyut olduundan tam anlamlann renmesi iin
daha fazla zaman gerekir ve zihninde o adlarn temsil ettii genel
ideleri biimlendirmek daha uzun bir sre ister. Zaman gelene
kadar, bir ocuun bylesi genel terimlerden oluan bir ner
meyi onaylamas iin bouna urarsnz; fakat o ideleri kaza
np adlarn renir renmez sz edilen nermeleri bilmeye

66

nsann Anlama Yetisi

erine Bir Deneme

yatknlar: Zihnindeki uyumlu ya da uyumsuz idelerin, onlar


temsil eden szcklere gre nerme iinde kaldklar ya da bir
birini dladklarn grr. Fakat zihninde henz olmayan ideleri
simgeleyen szckleri ieren nermeler sunulursa kendi ilerin
de doru ya da yanl, bu tr nermeleri ne onaylar ne de red
deder, yalnzca hakknda bilgisizdir. delerimizin iaretleri ol
mann dnda yalnzca anlamsz sesler ieren szckleri idele
rimize karlk geldikleri srece onaylayabiliriz. Fakat, zihinle
rimize bilginin hangi yollar ve aamalarla girdii ve eitli d
zeylerdeki onayn temelleri Deneme'nin devamnda ele alnaca
ndan, burada yalnzca beni doutan ilkeler konusunda ku
kuya dren bir neden olarak yle bir vurgulamak yeterli
olabilir.56
24.
Sonu olarak, doutan ilkelerin savunucularyla, ilkele
rin doutanlnn evrensel onay almalar ile belirlenecei ko
nusunda uyuuyoruz.57 Bir doruluun doutan olup da
onaylanmamas, bana bir insann doruluu bilip de ondan ha
bersiz olmas kadar akl d geliyor.58 Fakat, terimleri anlama
yan ve anlasa da henz o nermeleri hi duymam, zerinde
dnmemi olanlarca onaylanmayan nermelerin doutan
olamayacan kendileri de itiraf ediyorlar. Sanrm insanln
56 Burada ve baka bir yerde L ocke idelerin ve bilginin doutanlnn kar
tlarnca, yaam n ok ge safhasnda bilincine varlan, adm adm ve her
seferinde deneyim birikimi ve zihin geliim ine bal olarak ilerleyen do
utan idelerin ouyla elien bir ierikte savunuluyor olm as zerinde
srarla duruyor. Sonunda aklanan bilgi "aamalar ve yollan" ile onay te
m ellerinin filozofun arad asl ilkeler ile kart halde e le alnmas gerek
miyordu ancak L ocke m uhalif tavryla onlar karlatrmaya giriti.
57 Fakat kark deneyim im izin felsefi bir analiziyle anlalm as ve dorulu
unun kantlanmas gereken bir evrensel onaydr.
58 Srekli yineledii zere, bilinli onay onun iin doutanln zdr ve ne
kadar soyut olursa olsun doutanl iddia edilebilecek tm ilkelere herkes
tarafndan verilmelidir. Bu san zerinden doutan ilke olm ad ya da
varsa da doruluklarn savunmann byk sam alk olduunu gsterm ek
kolaydr, nk ex hypothesi, her insan doutan doru olduklarnn bi
lincindedir ve bilincinde olmaldr.

Doutan Kurgusal lke Yoktur

67

yars bu durumdadr. Bu say daha az olsayd bile yalnzca o


cuklarn bu nermelerden habersiz olmas da evrensel onay yok
etmeye, bylece de bu nermelerin doutan olmadn gs
termeye yeterdi.59
25.
Kk ocuklarn, bebeklerin bilmediimiz dncele
rinden yola karak, daha dile getiremedikleri eylerden sonuca
varmakla sulanamam; ayrca bu iki genel nermenin ne ocuk
larn zihninde ilk yer alan ne de tm kazanlan ve yabanc kav
ramlarn ncesinde edinilmi doruluklar olduunu sylyo
rum: Ki doutan olsalard bu artt. Belirleyip belirlemememiz
nemli deil ancak ocuklarn dnmeye baladklar belli bir
zaman vardr ve szleri ile hareketleri byle olduunu gsterir
bize... Dnme, bilme ve onaylama yetkinliine erdiklerinde
doann ilemi olduu kavramlardan habersiz kalabilecekleri
dnlebilir mi? Dardaki nesnelerden izlenimler alrken ayn
zamanda doann zihnine zenle iledii eylerden habersiz ol
duklar varsaylabilir mi? Yabanc kavramlar kabul edip onay
larken, varlklarnn temel ilkelerinin dokusunu oluturduu,
tm bilgi ve sonraki uslamlamalarnn temeli ve yol gstericisi
olmak zere silinmez harfler halinde ilenmi olduu varsay
lanlardan habersiz olabilirler mi? Bu doann bouna yorulduu
ya da en azndan ok etkisiz kald anlamna gelir; nk baka
eyleri ok iyi gren gzlerle doann yazdklar okunamamaktadr. Baka eylere ilikin kesin bilgimiz olduu halde nceden
bilmediklerimiz dncesizce tm bilgimizin temelleri ve do
ruluun en ak paralan olarak ileri srlmektedir. ocuk, ba
kcsnn, kendisiyle oynayan kedisi ya da onu rkten bir zenci
olmadn bilir; holanmad hardal ya da pelinotunun ok
59 D outan, ocuklarn bile bir dereceye kadar paylatklar bir deneyim de
"mutlaka gizli olan" dem ekse bu yaplamaz. Ancak Locke'un kendisi de
"akll doduumuz kadar zgr de doarz, ancak bu biri ya da dierini
gerekten kullanyoruz dem ek deildir" der. (Ynetim (Hkmet) zerine
ki incelem e, 2. Blm , 61. Ksm).

68

nsann Anlama Yetisi zerine Bir Deneme

sevdii elma ya da eker olmadnn da ayrdndadr. Bunlar


emin olduu bilgilerdir fakat kim kp da bunlar "ayn eyin
hem var hem yok olmas imknszdr" ilkesini bildiinden
onayladn syleyebilir? Ya da baka birok doruluu biliyor
hale geldii bir yata bu nermeye ilikin herhangi bir kavrama
sahip midir? ocuklarn bu genel soyut kurgulara st ieleri ve
oyuncaklar eliinde sahip olduklarn syleyen biri iin hakl
olarak bu sanya varmak iin bir ocuktan daha fazla ura ve
zahmet vermi ancak daha az itenlik ve gereklik tayor de
nebilir.60
26.
Yetikin insanlara sunulur sunulmaz deimez ve hazr
onay alan eitli genel nermeler varsa da, baka bir eyleri bi
len gen insanlar tarafndan bilinmiyor olmalarndan dolay ne
evrensel onay aldklar ne de doutan olduklar iddia edilebilir;
bir doutan doruluk varsa, baka bir eyleri bilen biri tara
fndan bilinmemesi imknszdr. Doutan doruluk olmalar
doutan dncenin varln da gerektirir ki buna gre ze
rinde asla dnlmemi bir doruluun zihinde varlndan
sz edilemez.61 Anlalan o ki, herhangi bir doutan doruluk
varsa ister istemez ilk dnlecek olan, zihinde ilk beliren o
olmaldr.62
60 Fakat ocuklarn doruluunu grd somut yarglar zdelik ve e li
m ezlik ilkeleri yanlsa, doru olam az. D olaysyla som ut yarglarda sak
ldrlar ve bu balamda doutandrlar; ve bizde ve eylerdeki kimi mutlak
akl ilkelerinin yokluu halinde gerek olan hakkndaki uslamlama
im knsz olaca ve bilim karm aklaaca iin hibiri yararl deildir.
61 D eneyim le uyumas gereken ideler ve ilkelerin bilinli kavrann ier
diinden yine Locke'un tartmal doutanlk kavram sz konusu. Baka
trde bir doutanlk anlay ona akl alm az geliyor.
62 Leibniz'in gsterdii zere bu uslamlam a ok eyi ortaya koyuyor; d eneyi
min dayand tm doruluklar her kiinin bilincinde hazr olm alysa, ( o
unun bilincinde edim sel olarak ortaya karamad) son/kesin soyutla
malardan olduu kadar bir zamanlar dnp de artk vazgetiim iz id e
lerden de yoksun kalmamalydk; bu arada, doruluklar mutlak bilin ii
dnceler deil yalnzca doal eilim lerse asla gerekten dnm edii
m iz ve asla dnem eyeceim iz kimi idelere sahip olmann nnde bir en
gel yoktur.

Doutan Kurgusal lke Yoktur

69

27.
Szn ettiimiz genel ilkelerin ocuklar, aptallar ve de
insanln byk bir ksmnca bilinmedii zerinde yeterince
ikna olduk; apak ortadadr ki, bunlar ne bir evrensel onaya sa
hiptirler ne de birer genel izlenimdirler. Burada da doutanlklann rten bir nokta var: Eer bu ilkeler doutan ve doal
izlenim iseler zihinlerinde henz hibir izlerine rastlamadmz
insanlarda en ak ve belirgin biimde ortaya kmaldrlar.
Bence, en gl ve etkili biimde kendilerini gstermeleri gere
ken insanlarca en az bilindiklerinden doutan olamazlar demek
salam bir iddiadr. Dier insanlar arasnda gelenek ya da alnt
sanlarla en az bozulmu olan ocuklar, aptallar, yabaniler ve
okumam insanlar zerinde renim ve eitimin biimlendirici
etkisi, doann ilemi olduu belirgin yazlar zerinde yabanc
ve ezberlenmi retilerin kartrc eklemeleri olmadndan,
zihinlerinde bu doutan kavramlar herkesin ayrmsayaca bi
imde belirmelidir.63 Bu ilkelerin doutan aptal insanlarca tam
olarak bilinmesi beklenebilir, nk bu ilkeler ruha dorudan
ilendiinden yaradlla bir bant tamazlar; dier ilkelerle
ayrldklar nokta da budur. Doutanlk yanllarnca, tm bu
doal k parltlar (byle bir ey varsa), gizleme becerileri
olmayanlarda tm gcyle yaylmal ve orada olduklarndan hi
kuku duyulmamaldr, diye dnlebilir. yi de o zaman o
cuklar, aptallar, yabaniler ve kara cahillerde hangi genel ilkeler,
bilginin hangi evrensel (tmel) ilkeleri sz konusudur? ok az
63 "Doutan" baka trl anlaldnda ters sonu kar. nsan zihni ve
eylerin doasnda sakl olan ilkeler onlara ynelik refleks dikkat ile bi
reylerin bilincinde aa kar. Fakat ocuklar, aptallar, yabanllar ve e i
tim siz insanlar buna meydan vermez; kendi bedenleri ve d dnyaya dik
katlerini yneltirler. Soyut matematik ve mantk doruluklar bir anlamda
bizde ve eylerin doasnda vardrlar, nk onlar kavrarken apaklkla
rn alglarz; yine de doruluklarnn sezgisel algsna yol amaya ynelik
zihinsel yetiyi kullanm alyz. ocuklar, belki, doruluktan, rastlantsal
arm ve alkanln pekitirilm esi ile daha az saptrlabilirler, ancak
yine de filozoflar gibi bilgi ve yaam n dayand kesin doruluklar ortaya
karmay beceremezler.

70

nsann Anlama Yetisi

erine Bir Deneme

ve snrl kavramlar vardr; bunlar da en ok har neir ol


duklar ve duyular zerinde en sk, en gl izlenim brakan
nesnelerden edinirler. Bir ocuk, bakcs ve beiini; biraz b
ydnde de yava yava oyuncaklarn tanr; gen bir yabani
kabilesinin yaantsna gre ak ve avclkla doldurur kafasn.
Fakat eitim almam kk bir ocuk ya da vahi bir yerliden
bilimin bu soyut ve genel ilkelerini bilmesini beklemek yanlg
dr. Bu tr genel nermelere Kzlderili kulbelerinde pek rast
lanmaz; ocuklarn ya da aptallarn zihinlerinde ise bunlara ili
kin hemen hi iz bulamayz. Bu tr konuma ya da renime
alkn uluslarn okullar ve akademilerinin dilidir sz edilen...
Bu ilkeler yapay kantlar ne srmek ve kandrmacalar olutur
mak iin uygundur; doruluun kefi ya da bilginin ilerletilmesine pek yarar yoktur.64 Daha sonra bilginin gelitirilmesindeki
ufak katksndan ayrntsyla sz edeceim.65
28.
Buraya kadar tantlama uzmanlarna ne kadar sama ge
lir bilmiyorum. Byk olaslkla ilk duyuta kimsenin kolayca
kabullenemeyecei eyler sylediklerim. Bu yzden daha iyi
yarglara varma isteiyle, Deneme'yi sonuna kadar okuyana dek
nyarglarn bir yana braklmasn istiyorum. Tarafsz bir bi
imde doruluklarn peinde olduumdan, kendi kavramlarm
ne karyor olmamdan dolay knanmay gze alyorum; a
lma ve ura kafamz bunlarla kartrd zaman hepim iz
byleyizdir.
Genel olarak, bu iki kurgusal ilkenin doutan olduunu d
nmek iin bir neden gremiyorum: nk evrensel onaya sa
hip deiller; ve genelde grdkleri onay, doutanlklar kabul
edilmeyen eitli nermelerin eit biimde paylatklar l
64 B ilgiyi dzenleyen ve evrensellikleri ile yansyan kesin ilkeler kronolojik
olarak bireysel zihin ve insan rknn tarihine benzer bir srete ilk deil son
ilkelerdir. V e ikisinde de sz konusu olan yaklama tarihidir, tamamlama
tarihi deil, nsan felsefesinde kesinlik sz konusu deildir.
65 Burada ilkeler ya da tem el nermeler ele alnmaktadr.

Doutan Kurgusal lke Yoktur

dedir: Onlara verilen onay baka bir yolla edinildii,66 doal


kayttan kaynakl olmad iin de doutanlklar sz konusu
deildir; bir sonraki blmde bunu aka ortaya koyacamdan
eminim. Bilginin ve bilimin bu "lk ilkeleri" doutan deilse
baka hibir kurgusal ilkenin yle olmaya hakk yoktur diye
dnyorum .'

66 4. Kitapta akland zere byk lde biim lendiriri dnm e ediminin


yardmn alan sezgi yoluyla retilir.
67 Kurgulamay ilk soyut ilkelerle balatmay ya da tm insanlarn ilk olarak
onlarla baladklarm kabul etm eyi reddederken Locke, varln byk
okyanusundan sradan deneyim e ait bilinen olgulara yol aldn hissettirir.
Fakat bu yoldaki felsefe sonunda eski sorularm yeni bir form iinde y
neltmitir. Kant, bilim sel deneyim tem elini aratrrken, H egel bu temeli,
eylerin Tanrsal znde grmtr Mutlak de.

2. BOLUM
KILGISAL (PRATK) LKELER
DOUTAN DELDR1
1.
nceki blmde kurgusal ilkelerin gerek bir evrensel
onaya sahip olmadklarn kantlamtk, ki bu durumda klgsal
ilkelerde bu ok daha belirgindir! "Bir ey ne ise odur denli
genel ve hazr bir onay bulabilecek ya da "ayn eyin hem var
hem de yok olmas imknszdr" kadar ak bir doruluk olabi
lecek ahlaksal kural rnei vermenin g olduunu dnyo
rum. Anlalan o ki, ahlaksal ilkelerin doutanl ve zihinde
doal izlenimler olarak yer aldklar, kurgusal ilkelere gre ok
daha kuku uyandrcdr.2 Yalnz, bu biimde doruluklar
glgelenmez; ayn lde apak deillerse de ayn lde do
rudurlar. u var ki yukarda verdiimiz kurgusal ilkeler kendile
rinde akken ahlaksal ilkeler doruluklarnn kesinlii asn
dan akln ve zihnin aracln gerektirirler. Zihne yazl harfler
gibi belirgin deiller: yle olsalard, kendi apaklklaryla ke
sin, herkese bilinir bir varlk gsterirlerdi. Ancak bu onlarn
doruluklar ve kesinliklerini tehlikeye sokmuyor; "bir genin
as iki dik aya eittir" nermesinden daha zayf da deiller
1

Bu blm de Locke, kurgusal bilginin soyut ilkelerinden insan iin daha


nem li olan ilkelere geiyor. nceki savnda olduu gibi doutanlk kar
sn a apakl getiriyor.
insanda sakl klgsal ve kuramsal ilkeler, yani saduyu savnn klgsal il
keler balam nda byk nem tad sylenm iti. "Kurgusal tem el ner
m eler kendilerini tmyle akl alm az ifade edilm eye kar yeterince korur
lar." (Hamilton, Reid, sf: 754)

Klgsal (Pratik) lkeler Doutan Deildir

bu anlamda; nk bu nermede "btn bir paradan byktr"


kadar apak ve de ilk duyuta onaylanacak elverililikte deil
dir.3 Ahlaksal kurallarn tantlanabilirlii karsnda kesin bil
gilerine ulamamak bizim yetersizliimize balanabilir.4 Fakat
birok insann onlardan habersiz olmas ve bilgileri olanlarn da
hemen onaylamamas doutan ilkeler olmadklarnn ve irdelenmeksizin olduklar gibi alndklarnn belirgin kantlardr.5
3

L ocke, zihne ilk bata bilinli olarak ilen m i bir doutan yasa ile ba
langta bilinm ese de doal yetilerim izi doru kullanarak apaklklaryla
kavrayabileceim iz, eylerin mantnda yer alan bir zihinsel zorunluluk
arasndaki fark yineliyor. Bu son gruba Locke, yanl ve dorunun lm
sz ve deitirilem ez doasn sokuyor.
4 Soyut etik farklarn sreklilii ve deim ezlii ile belirlenen, soyut ahlak
llk sonularnn tantlanabilir karakteri Locke'un gzde bir kurgusudur, ki
M olyneux bir seferinde bunu etik bir sistem haline getirm eye tevik eder
Locke'u ve yle yazar: "zerinde srarla durmam gereken bir ey var ki
o da dnyaya, D enem e'de sklkla geen, ahlaksal ilkelerin matematiksel
yntem e gre tantlanabilir olduuna dair, imalardan yola klarak hazr
lanm 'Ahlak B ilgisi zerine Bir Incelem e'ye kavuturmay dndr
m eye almak. Bu kesinlikle ok uygun; fakat bu i yalnzca sizin kadar
ak ve seik bir dnr tarafndan stlenilm elidir ve bunu grmekten da
ha fazla istediim bir ey yoktur." (M olyneux'tan Locke'a, A ustos 1692)
L ocke yle yantlar, "Bu konuyu dnrken ahlaksal ideler konusundaki
grm le ahlaklln tamtlanabilirliini grdm dnm olsam da
bunu yapp yapamayacam baka bir sorundur. Bay Nevvton'un tantlanabilirliini gsterdii eyi herkes tamtlayamamtr." M olyneux tekrar kar
lk verir, "Sevgili Baym , ricam yinelem em e izin verin; bana inann ki
bu sizin iin en yararl ve onurlu ilerden biri olacaktr. K itabnzn birok
yerinde bu konuda deindikleriniz olaanst ilgin: 129. sayfadaki 45.
ksm okuyan (2. Kitap, 21. Blm ) ayn esiz kalem den ayn trden ey
leri bir daha okumak iin yanp tutaacaktr." Locke sonunda sal ve
yan neden gstererek bu byk/klfetli i iin balanm asn ister ve
ekler: "ncil o kadar mkemmel bir etik bilgisi iermektedir ki insann hiz
metini keiflerinde daha kolay ve aka grebileceinden bu aratrmadan
uslam lama mazur grlebilir. Bu, eylem leri iin uygun bir kural olduundan
ona uyan ve daha da cahil kald dier aratrmalarda sahip olduu g ve
zamann ok azn yneltebileceini dnen bir insann zrdr." L oc
ke'un ahlaklln matematik kadar tantlanabilir olduu sav Cumberland
tarafndan onaylanr. D oa Y asalar zerine, 1. Blm , 7, 8; 4. Blm , 4.
K sm . Bak: Reid, Z ihinsel G ler zerine Denem eler, (7. Blm: 2)
5 "Aratrmakszn" Locke'un, doutanln, tembeli aratrma skntsn
dan kurtarmaya ve bireyi doutan ilkeler perdesi altnda doduumuzda
hibir aba gsterm eksizin edinildikleri sylenen bu nyarglarn tutsa

74

nsann Anlama Yetisi

erine Bir Deneme

2.
Btn insanlarn anlat ahlak ilkelerinin bulunup bu
lunmad zerinde karar insanlk tarihinde az ok uzmanla
m ve kendi bacalarnn dumanlarndan tesindeki dnyay da
gzlemlemi olanlara brakyorum. Doutan olmas iin ge
rektii gibi sorgusuz sualsiz kabul edilmi klgsal doruluk ne
rededir?6 Adalet ve szlemelere ballk ou insann zerinde
anlat ilkeler gibi grnmektedirler.7 Bunlarn haydutlarn
inine kadar girdii dnlmektedir; acmasz caniler arasnda
da adalet inanc ve kurallar yaatlmaktadr bu dnceye gre,
ki yasad insanlarn da kendi aralarnda bunlara uyduklarn
kabul ediyorum ancak onlar iin kurallar doann doutan ya
salar deil yalnzca topluluklarnn uyum iinde davranmasn
salayan zorunluluklardr.8 te yandan bir ekya arkadana
adil davranan, kendisi gibi olmayan masum bir insan soyan ve
ldren bir insann, adaleti klgsal bir ilke olarak benimsedii
de sylenemez dorusu. Adalet ve drstlk ortak toplumsal
balardr; dolaysyla kendileri dndaki dnyadan kopuk ya
ayan sulular ve soyguncular arasnda da aralarndaki birliin
bozulmamas adna adalet inanc ve kurallar korunmaldr. Fa
kat kimse kp da, dolandrclk ya da yama ile yaamlarn
srdren bu insanlarn kabul ettikleri ve onayladklar adalet ve
drstlk ilkelerine doutan sahip olduklarn syleyebilir mi?

yapmaya ynelik bir hizmet verdii yolundaki dncelerinde yatan ahlak


sal amac sergiler.
T em el eylem ilkelerinde soyut "zdelik ve elim ezlik" ilkelerine gre
inan eidinin daha fazla olm as, onlarn apak olmadklarn deil yal
nzca klgsal ilkelerin daha kark ve tutkularmzla yakn ilgide olmalar
yznden bireyin sakl olan apakl grmesini salamak iin daha fazla
aratrma abas gerektiini gsterir.
Tm insanlar, sakl akl gcnn tam am yla ilev kazanmas halinde, "sz
tutma"da ierilen "apak ahlakll" grm eyi baaramazlar m? B ylece
zihnim izin, davrana ilikin nerm elere eit lde ak olm as d olay
syla, balangta bo sayfa gibi olm adn gsterm ek ve insani alkan
lk ve doann ncesinde mutlak iyi ya da kt hibir ey olm ad varsa
ym n rtmek mmkn olur.
Locke'a gre, "Dnyada adil insan denebilecek binlerinin olup olm am as bir
yana, adil olm ak her insann devidir." (Anlam a Yetisinin Ynetimi, 24)

Klgsal (Pratik) lkeler Doutan Deildir

3.
Yaantlarnda ters dtkleri eylere zihinlerinin sessiz
onayyla evet dedikleri ne srlebilir. O zaman derim ki, in
sanlarn eylemleri kendi dncelerinin en iyi yorumlardr. u
da var ki, ou insan davranlar, bir ksm da sylemlerinde,
bu ilkeleri sorgulad ya da yads iin evrensel onaydan sz
edilemeyecei gibi (yalnzca yetikin insanlar kapsamnda bak
sak da) bunun sonucunda doutan olduklar karmna da va
rlamaz. Ayrca, doutan klgsal ilkelerin yalnzca niyette
kaldn dnmek de ok tuhaf ve akl ddr. Doadan gelen
klgsal ilkeler uygulanmak iin oradadrlar ve doruluklarnn
kurgusal onay yannda eylem ile bir tutarllk iermelidirler;
yoksa kurgusal ilkelerle hibir ayrmlar kalmaz. Evet doa in
sana bir mutluluk istei ve mutsuzluktan nefret duygusunu a
lamtr: Bunlar gerekten de (olmas gerektii gibi) tm ey
lemlerimizi durmakszn etkileyen ve biimlendiren doutan
klgsal ilkelerdir ve her yata, her insanda bunlarn evrensellii
ve deimezlii gzlemlenebilir:9 Ancak bu ilkeler anlama ye
tisindeki doruluk izlenimleri deil yalnzca iyiyi isteme ei
limleridir. nsanlarn zihinlerinde ilenmi doal eilim ler ol
duunu, en bataki duyu ve alg rneklerinden kaynakl olarak
insanlarn baz eylerden holanrken bazlarndan holanm a
dklarn, kimi nesnelerden kanrken kimilerine yneldiklerini
yadsmyorum, fakat bu, yaantmz dzenleyen bilgi ilkeleri
9

Haz duygusunun srmesi ve geri gelm esine ynelik doal arzumuz ile ra
hatszlk (sknt) duygusundan nefretim izde L ocke doutan olduunu
kabul ettii bir eilim rneine rastlar, nk biri ya da dieri, bilincine
varlr varlmaz, klgsal olarak etkinlik kazanr. Bu doutan eilim in in
san eylem inin en yksek gdleyicisi olup olmad rnein 2. Kitap 21.
Blm 'de ele alnmaktadr. Ayrca insanlar bu doutan eilim kapsamn
daki uygulamalarnda ve yakn ve belirgin dller ile cezalara gre uzaklk
hesaplarnda farkllarlar ya da sklkla yanlrlar; fakat bu yarg fark
eilim in doutanl ile eliik deildir. "nsanlar kendilerini honut
edene doru ve ac verenden uzaklam aya ynelik doal bir eilim tarlar.
Bu evrensel gzlem kesindir. Fakat ruhun ahlaksal iyiye doru ve ahlaksal
ktden geriye doru byle bir eilim i benim gzlem im e dahil deildir;
dolaysyla kabul edemem." (Locke Klliyat, 1699)

76

nsann Anlama Yetisi

erine Bir Deneme

nin zihinde doutan yer aldklar anlamna gelmez. Bylesi


doal izlenimler bu biimde temellendirilemez ancak kar
klmas iin zemin hazrlar kendi iinde... nk, anlama yeti
sinde bilgi ilkeleri olarak doann brakt belli izlenimler bu
lunsayd bizde srekli etkin olduklarn ve bilgimizi etkiledikle
rini alglayabilirdik, ki isten ve istem zerinde dierlerinin
yansmalarn gzlemleyebiliyoruz: Dierleri dediklerim bizi
srekli gl bir biimde eylemlilie gdleyen pnarlardr.
4.
Bir insann yalnzca akl yoluyla bulamayaca bir ahlak
kuralnn varlndan sz edilemez diye dnyor olmam da
doutan klgsal ilkeler konusunda kuku duymama bir baka
nedendir. Eer doutansalar, her doutan ilke iin gerektii
gibi, ahlaksal kurallar da kendiliinden apak olmal, doru
luklarn kesinletirecek bir kant ve benimsenmeleri iin bir
gerekeye ihtiya duymamaldrlar.10 "Ayn eyin hem var hem
yok olmas imknszdr" nermesi iin neden diye sorup yant
bulmaya girien biri saduyudan11 yoksun demektir. nerme
beraberinde apak delillerini de tayor, baka bir kanta ne
gerek var: Terimleri anlayan dorudan bu nermeyi onaylar,
yoksa bunun baka yolu yok. Ancak "biri, kendine nasl davra10 Locke'un kulland anlamda doutan olan her ey apak da olm alyd;
fakat doutan, bilinli olarak doutan kabul edilm e anlamndaysa, apak
olan da doutandr diye bir ey yoktur.
11 Saduyu ya da aklselim burada L ocke tarafndan elim ezlik tem el ner
m esinin delili ve gvencesi olarak grlmektedir. Hamilton, "Burada Locke
ve kartlarnn nem ini kavrayamad bir itiraf sz konusudur. Locke,
Kartezyen 'Doutan deler' kuramn, Descartes ve yanllarnca onaylan
mayacak biim de rtm eye alrken yanltc umutlarn peine takl
mam olsayd saduyuya bavuraym derken aslnda tm b ilgim izin de
neyim rn olduu yolundaki savndan uzaklatn sezerdi. Burada da
yapt gibi deneyim in nnde sonunda zihin yasalarna dayanmas gerek
tiini kabul ederken, zihnin, deneyim in bam llndan dolay, nedeni ya
da habercisi olam ayaca yarg ilkelerini ierdiini de kabul eder." (Ha
milton, Reid, sf: 784-5) Bu, Locke'un deneyim de, sradan deneyim de bi:
linsizce kabul edilen deneyim in zorunlu nkabullerine de yer verip ver
m ediine baldr, ki kurgusal felsefenin ii de bu nkabulleri bilinte seik
hale getirmektir.

Klgsal (Pratik) ilkeler Doutan Deildir

77

nlyorsa, yle davranmaldr" biimindeki ahlak kural daha


nce hi duymam ancak tm toplumsal erdemlerin temeli olan
bu ilkeyi kavrama kapasitesinde olan birine sylendiinde hi
duraksamadan "neden" diye soramaz m? Sorduunda da kendi
sine syleyen kiinin bu kuraln doruluu ve de akla uygunlu
unu kantlama ykmll yok mudur? Dolaysyla doutan
deildir, yoksa kant istemezdi. En azndan duyulduu ve anla
ld an bir insann sorgulanmaz bir doruluk olarak onayla
mas gerekir. yle ki, tm bu ahlak kurallarnn doruluu on
larn ncesindeki baz eylere dayaldr ve bu eylerden ka
rmlar yaplm aldr:12 Doutan ya da bir o kadar kendiliinden
apak olsalard bu sz konusu olmazd.
5. nsanlarn szlerini tutma ykmll ahlakllk kapsa
mnda kesinlikle nemli ve yadsnamaz bir kuraldr. Fakat "br
dnyada mutluluk ve mutsuzluk" kaygs tayan bir Hristiyan'a
neden bir insan szn tutmaldr diye sorulduunda "nk
Tanr byle istiyor";13 Hobbes gibi dnen birine sorulduunda
"yoksa devlet cezalandrr";14 eski dnrlerden birine sorul
duunda da "baka trl davranmak, insan doasnn kusursuz
luunun en st noktas erdeme ters dmek, onuru glgelemek
olur" biiminde yant alnr.
6. nsanlar arasnda geerli olan ahlak kurallarna ilikin bir
ok san, beklenilen ya da sunulan baka mutluluk hedeflerine
gre biimlenir. Klgsal ilkeler doutan ve Tanr eliyle zihin
lerimize yazlm olsalard bundan sz edilemezdi. Tanrnn
12 Tm dengelim gerekte bizde ve eylerin doasnda zaten var olan g eli
tirmek iin gerekebilir.
13 Burada L ocke eylerin doasnda ahlak yasasnn deim ezliin den ok
onaylanan davran yaptrmlarn irdeliyor. U slam lam a apak ahlakllk
ilkelerini Tanrnn lm sz v e deim ez doasnda zm ler, fakat yasal
yaptrmlar olmadan da eilim lerin basks karsnda zm sz kalr.
14 Bak: Hobbes. D e Homine, 14. Blm. Bu alayc gnderme H obbes hak
knda Denem e'de yer alan tek ak ifadedir.

78

nsann Anlama Yetisi

erine Bir Deneme

varlnn tartlm azln ve insanln byk ksmnn doa


yasasna tanklnn Tanrya borlu olduumuz akl yla
gerekletiini kabul ediyorum: Ancak, ahlaklln gerek ze
mini olan Tanr yasas ve istenci bilinmeden ya da kabul edil
meden de genellikle benimsenecek birka ahlak kural olduu da
gz ard edilmemelidir. nsanlarn bilgisizliini ayrmsayan,
elinde en marur suluyu bile dize getirecek gc tutan Tanr,
erdem ile mutluluu sk skya balantlandrm ve erdemli
yaanty toplumun birliktelii adna gerekli ve tm insanlk iin
yararl klm olduundan, kukusuz herkes kendisine mutluluk
getireceinden emin olduu kurallar kabul etmekle kalmayp
bakalarna da vmeli ve nerm elidir.15 Bir insan inancndan
olduu kadar bir kez inendi mi zarar greceini bildiinden
kar iin de bu kurallar kutsallatrabilir. Bu kurallarn da
yatt ahlaksal ve kutsal ykmllkten yitirilen bir ey yoksa
da insanlarn yalnzca szlerinde yansyan onayla da doutanlklarnn kantlanmayaca ortaya kar bu ekilde.16 Ayn z a
manda insanlarn onlar zihinlerinde yaamlarnn inenmez
kurallar olarak onayladklarnn gstergesi de deildir bu; n
k kiisel kar ve bu yaamn ekicilikleri ou insann bu ku
rallara szde beeni ve inan beslemesine yol amtr ki bunlar
tleyen Yce Yasamacy, kurallar ineyenleri cezalandr
15 Bir Hristiyan, bir H obbes yanls ve bir dinsizin bir ahlak kuralna uymak
iin farkl gerekeler sunmalar, dayandrld ara ilkelerin ncesinde bu
kuraln zorunluluunu rtmez. Locke filozofun peinde olduu kesinlik
ten yoksun terimlere gvenm eye eilimlidir. Fakat ou yerde ahlaksal yasa
kavramnn insan vicdannn yarglar ve alkanla gre stn, lm sz
ve Tanrsal olduunu kabul eder. "Doruluk ve inanca ballk toplum
yeleri olmann yannda insan olmak bakmndan da insanlara zgdr."
(Hkmet zerine fki incelem e, 2/14)
16 Ebedi ve akla dayal olan ahlaksal zorunluluk bylece kendinde zorlayc
olana bireysel uyum ve bireysel onay olaslndan ayrlr. yleyse insanlar
gerekten gerekirliini dndkleri, bildikleri lde iyi deildirler. Locke
vicdan rahatszl duymadan gerekleen ahlaksz hareketin inenen ya
sann doutan olam ayaca ya da bilinli olarak herkese kabul edilem e
yeceini savunur.

Klgsal (Pratik) lkeler Doutan Deildir

mak iin hazrlad cehennem ateini pek dnmediklerini


gsterir eylemler iindedirler.
7. ou insann ibadetini ok byk itenlikle yaptn ka
bul etmeyip, yaantlarn dncelerinin yansmalar olarak ele
alrsak, bu kurallara yle iten bir inan iinde olmadklar;
kesinlik ve balayclklar konusunda da pek ikna olmu g
rnmediklerini anlarz. "Kendisine davranld gibi davran
mak" yerine getirilmesinden ok nerilen bir ahlak ilkesidir.
inenmesi insanlarn karma ters den ve delilik olarak g
rlecek ahlaksal ve zorlayc bir kural deil diye bakalarn
tlemek bu kural inemekten daha byk bir erdemsizliktir.
Belki de ahlaksal bilin (vicdan) bizim bu anlamda denetleyici
miz diye ileri srlyor ve buna bal olarak kuraln isel ba
laycl ve onay korunuyor denebilir.
8. Bu noktada unu sylemek istiyorum; birok insan, baka
eylerin bilgisine ulatklar biimde, kalplerine yazl olmak
szn eitli ahlak kurallarn onaylayabilir ve ykmllklerini
kabullenebilir. Baz insanlar da eitim, evre ve lkelerinin
detleri dolaysyla ayn bilince eriebilirler ki nasl olursa olsun
inan vicdann yani [kendi eylemlerimizin ahlaksal doruluu ya
da bozukluu konusunda yine kendimize ait san ya da yarg
nn]17 hizmetinde olacaktr. Ayn vicdan eiliminde olan kimi
17 tik baskda, "Kendi eylem lerim ize ilikin kendi sanlarmz" diye gei
yor. Locke'ta vicdan bireysel ve deikendir; dolaysyla lm sz ve de
im ez ahlakllk ilikilerinden ayrlr. Thom as Burnet Locke'a "uymamz
gereken bu yasalar nelerdir, ya da Tanrsal esin olm akszn, bize sunduu
nuzdan baka bir Tanr idesini ya da iyi ve kt ayrm iin doal vicdan
hesaba katmadka, onlar nasl bilebiliriz?" diye sorduunda L ocke "Vic
dan bir eylem i, iyi ve ktnn 'lmsz' kural olarak grdne gre yar
glayarak sulu ya da susuz grr, iyi ve kt ayrmn yapan deildir.
Fakat ska szn ettiim ancak ok az iddiada bulunduum iyi ve ktnn
yapay fark nerededir?" eklinde yantlar. Ayrca unlar da ekler "vicdana
klgsal ilkeler yklemiyorum. B yle bir nitelem e ya da betim lem e yaptm
yer varsa gsterin. Yargy dayand kural ya da yasa ile kartran biri belki
byle konuabilir. Vicdan doa yasas deildir, fakat yasa olarak grlmesini
salad doa yasasna gre yarglar." (Locke Klliyat)

80

nsann Anlama Yetisi

erine Bir Deneme

leri bakalarnn kand eyleri yapyor olduklarndan, vic


dan doutan ilkeler iin bir kant ise "kartlar" doutan ilke
ler olmaldrlar.18
9.
u var ki, insanlarn, zihinlerinde yazl doutan kurallar
ak ak ineyebilmelerini anlam deilim. Bir kasabay
yamalamakta olan orduyu dnn ve yaptklar zulmlerde,
kymlarda ahlak ilkelerine ne kadar duyarl ve bal olduklar
na, nasl bir vicdan sorumluluu tadklarna karar verin. Soy
gunlar, cinayetler, saldrlar ceza ve knanma korkusu olmayan
insanlarn elenceleridir. En uygar toplumlar iinde bile ocuk
larn terk edip ormanda vahi havyanlar, alk ve soukla ba
baa brakm ancak bundan dolay knanmam insanlar ol
mad m ?19 Baz lkelerde hl doum srasnda len kadnlarla
bebekleri diri diri gmmyorlar m? Ya da dzenbaz bir astrolog
yldzlarnn kt olduunu syledi diye ldrlen ocuklar yok
mu? Belli bir yaa gelen ebeveynlerin ocuklar tarafndan hi
bir vicdan azab duyulmadan terk edildikleri ya da ldrldkleri
yerler yok mu?20 Asya ktasnn bir blmnde hastalklar n
alnmaz bir hale geldi diye insanlar gtrlp uzaklarda brak
lyor ve orada souk, rzgr altnda lme terk ediliyor.21 H
ristiyan bir topluluk olan Mingrelian halk ocuklarn hi ac
18 "(Doutanlklann kabul etm ediim ahlaksal ilkeler olan) ahlak ideleri ya
da kurallar doutansa, ocuklar bykler kadar onlar gerekten bilm eli
dirler. Fakat ahlak ilkeleri ile eylem lerin ahlaksal farkn zamannda ortaya
karma yetisi demek istiyorsanz bir gce ilkeler yklem ek iin uygunsuz
bir ifade kullanm olursunuz ki b yle bir gcn doutanlm yadsm a
dm; tek yadsdm bir ide ya da ideler birliinin doutanl idi." (Locke
K lliyat) Sonu u ki ahlakllkta bir rehber ya da lm sz v e deim ez
ilkelerin bireye kendiliinden belirlenm i olarak vicdann yanlabilirlii,
insanlarn eitle ve kendinde eliik ahlak yarglarna dayanlarak, ileri
srlmektedir.
19 ocuk ldrme deti, insan yaamnn zbilinli zihin gcne sahip olacak
kadar srdkten sonra, deerli ve yok edilm esinin su olduu gerekesiyle
savunuluyordu.
20 ok fazla ihtiyarlamak bebeklie geri dn olarak kabul edilm iti.
21 Gruber, apud Thevenot, 4/sf: 13. Burada v e baka yerlerde R elations des
divers Voyages Curieux (par M. M elchisedee Thevenot) balkl iki for

Klgsal (Pratik) ilkeler Doutan Deildir

81

madan diri diri gmerler.22 Kendi ocuklarn yiyen insanlarn


yaad yerler de vardr.23 Karaib yerlileri ocuklarn semiz
lemeleri iin nce hadm eder sonra da yerler.24 Garcilasso de
la Vega da Peru'da kadn esirlerden edindikleri ocuklarn yiyen
bir halkn varlndan sz eder ki zaten bu kadnlar nce cariye
tutup sonra kendilerinden olan ocuklar ardndan da bu kadn
lar ldrp yerlerm i.25 Tououpinambos kabilesinin cenneti
kazanmak iin erdem saydklar eyler intikam ve dmanlarn
yemekti. Tanr adna26 yaptklar pek bir ey olmad gibi ne
din ne de ibadet bilirlerdi. Trk memleketlerinde yaayan azizler
(kutsallar) neler neler grmektedirler. Kolay kolay rastlayamayacamz bir yapt olan, Baumgarten'in27 yolculuklarnn yer
ald kitaptan yaymland dilde bir alnt yaparak bunu sergi
lemek istedim. Ibi (sc. prope Belbes in iigypto) vidimus sanctum
unum Saracenicum inter arenarum cumulos, ita ut ex utero mat
ris prdiit nudum sedentem. Mos est, ut didicimus, Mahometistis,
ut eos, qui amentes et sine ratione sunt, pro sanctis colant et venerentur. Insuper et eos, qui cum diu vitam egerint inquinatissimam, voluntariam demum poenitentiam et paupertatem, sanctitate venerandos deputant. Ejusmodi vero genus hominum libertatem quandam effrenem habent, domos quos volunt intrardi,
edendi, bibendi, et quod majus est, concumbendi; eq quo concu-

22
23
24
25
26
27

malk gezi notlarna bavurulmutur. D enizcilik tarihine ekte geen bir k


smdr bu ki Churchill'in G ezi Notlan'nn banda da yer alan bu blm
kim ilerince Locke'a atfedilm i ve "almalar"nn 1812 tarihli basksnda
10. cilt sf: 357 yer verilmitir.
Lambert apud Thevenot, sf: 38.
V ossius, D e N ili Origine, 18, 19. Blmler.
P. Mart, D ec. 1.
nkalarn Tarihi, 1.
Lery, 1 6 ,2 1 6 , 231.
M sr, Arabistan ve Filistin'de 1574'te, bu lkelerin tarih, yaam tarz ve
dinlerine ilikin o dnem iin yeni ve tuhaf birok bilgi ieren geziler yap
m olan bir Alman asilzadenin gezi notlarn Latince olarak yazd seyir
defteri Joseph Scaliger tarafndan dzenlenm i ve ngilizce olarak Churchill'in K oleksiyonuna girmitir.

82

nsann Anlama Yetisi

erine Bir Deneme

bitu, si proles secuta fuerit, sancta similiter habetur. His ergo


homiribus dumb vivunt, magnos exhibent honores; mortuis ver
vel templa vel monumenta extruunt amplissima, eosque contingere ac sepelire maximce frtnce ducurt loco. Audivimus hoec
dicta et dicenda per interpretem Mucrelo nostro. Insuper
sarctum illum, quem eo loco vidimus, publicitus apprime commendari, eum esse hominem sarctum, divinum ac integritate
prcecipuum; eo quod, rec fam inarum unquam esset, rec puerrorum, sed tantummodo asellarum concubitor atque mularum. *
(Peregr. Baumgarten, 1. ii. I. Blm, s. 73) [Trk memleketle
rindeki kutsallara ilikin ok daha ayrntl bilgilere Pietro della
Valle'nin 25 Ocak 1616 tarihli mektubunda rastlanabilir.]28
yleyse adalet, dindarlk, eitlik, namus, iyilik bilme gibi
doutan ilkeler nerededir? Ya da bylesi doal kurallarn var
ln bizejcantlayacak olan evrensel onay nerededir? Greneklerce soyluluk diye nitelendirildii yerlerde dellolardaki ci
nayetler hibir vicdan azab duyulmadan ilenir: Ayn zamanda
ou yerde masumiyet ok alaltc bir eydir. Deiik lkelere
yle bir bakarsak; bir yerde erdem grlen bir eylemi baka bir
yerde insanlar yaptklar iin pimanlk duymaktadrlar.
10. nsanlk tarihini enikonu inceleyen ve dardaki eitli
kabile yaamlarn tarafszca29 gzlemleyen biri (toplumlar
arasnda deilse de toplum iinde birlikteliin korunmas a
sndan zorunlu grlenler dnda) tm toplumlarca knand
ve ho karlanm ad halde urada burada bakalarna tam a
m yla kart yaam kurallar ve klgsal sanlarla biimlenen
birok ahlakllk ilkesi ya da erdem kuralna rastlayacaktr.
11. Bir kuraln ineniyor olmas bilinmemesine balanamaz.
Hukuku tandklar, ayplanma, knanma ve cezalandrlma
korkusu tadklar halde ineyen insanlar vardr. Ancak bt
*

Kitabn ngilizce basksnda da Latince blmler aslna uygun olarak bra


k lm tr.
28 Franszca basksnda eklenm itir.
29 "Tarafszlkla" nyargszca.

Klgsal (Pratik) lkeler Doutan Deildir

nyle bir ulusun, bir yasa olduundan eminken, aka kar


kmas ya da yadsmas inanlacak bir ey deildir, ki zihinler
de doutan yazl bir yasa zaten biliniyor olmaldr. nsanlar
bazen dncelerinde doruluuna inanmasalar da srf bu ku
rallarn balaycln kabul eden dierleri arasnda saygnlk
ve namuslarn korumak iin ahlak kurallarna sahip kabilirler.
Zihinlerinde deilse de gerekte bir yasa olarak kabul edilen bir
kuraln tm bir toplumca ak ak yadsnmas ve hie saylma
s; evrelerindeki btn insanlarca byle bilindiinden haberdar
olunmamas olanakszdr. Byle bir durumda tm toplum yeleri
doru ve yanln doal ve bilinen llerini bozduklarndan
dier insanlarca huzur ve mutluluklarnn birer dman olarak
grlr ve onlarn nefretini kazanrlar. Doutan bir klgsal ilke
varsa bu herkes tarafndan iyi ve hakl olarak kabul grmelidir.
Dolaysyla, herkes tarafndan doru, adil ve iyi diye bilinenin
yine herkese, hem yaant hem de inanta, yadsndn var
saymak byk bir elikidir.30 Evrensel dzeyde aka kar
gelinen hibir klgsal ilkenin doutanlnn sz konusu ol
madn gstermek adna bu aklama yeterlidir sanyorum.
Fakat yine de eklemek istediim kimi eyler var.
12.
Diyorsunuz ki, bir kuraln inenmesi bilinmediini gs
termez. Tamam bunu kabul ediyorum; ancak ben de diyorum ki,
herhangi bir yerde genelin hogrs altnda bir kuraln bozul
mas onun doutan olmadnn kantdr. rnein; neredeyse
hi kimsenin kuku duymaya ya da hie saymaya kalkmad,
insan aklnn en belirgin karmlar ve insanln byk ksm
nn doal eilimlerine uygun olan kurallardan birini ele alalm.
Eer doutan yazlm varsaylacak bir kural varsa o da "ebe
30 Bir somunda toplanan tm ekm ek nitelikleri onun bir parasnda da olaca
ndan, tm bir ulusun zellii olarak kabul edilebilecek bir ey tm in
sanlk iin de ayn ekilde kabul edilebilir. (Tyrrell'in D enem e kopyasnda
el yazmas not)

84

nsann Anlama Yetisi

erine Bir Deneme

veynler, ocuklarnz koruyun ve besleyin" buyruu olabilir.


yleyse bu bir doutan kuraldr dediinizde sylemek istedi
iniz nedir? Ya tm koullarda insanlarn eylemlerini ynlendi
ren ve gdleyen bir doutan ilke ya da tm insanlarn zihinle
rinde yazl olan, bundan dolay da herkese bilinen ve onayla
nan bir doruluktur sz edilen. Fakat iki ifade de rneimizin
doutanln kantlamyor. ncelikle, bu, daha nce de r
neklediim zere, tm insanlarn eylemlerini etkileyen bir ilke
deildir; ocuklarn terk eden, istemeyen, ldren, onlara kt
davranan insan rnekleri iin Peru ya da Mingrelia kadar uzak
lara gitmeye gerek olmad gibi Yunanllar ve Romallar ara
snda masum bebeklerini acmadan lme terk etmenin bir ge
lenek olduu dnlrse bylesi yaantlara yalnzca barbar ve
yabani uluslarda rastlanan bir insanlk d tavr olarak bakmak
da yanltr. kinci olarak, tm insanlarca bilinen bir doutan
doruluk olduu da doru deildir. nk, "ebeveynler ocuk
larnz koruyun ve besleyin" nerme deil bir buyruk olduun
dan doru ya da yanl olmas sz konusu deilken doutan
doruluk diye dnlmesi de imknszdr. Doru diye "onay"
sunulmas iin "ocuklarn korumak ve beslemek ebeveynlerin
devidir" biiminde bir nerme oluturulmaldr. Bir yasann
yokluunda sorumluluun anlalamamas gibi bir yasamac ya
da dl-ceza sistemi olmakszn da bir yasa bilinmez ya da kabul
edilmez. yle ki, Tanr, yasa, ykmllk, ceza, teki dnya
ideleri doutan kabul edilmedike u ya da bu klgsal ilkenin
zihinde bir dev olarak yazl olmas sz konusu deildir: Ak
tr ki, bu kuraln, inendii lkelerde, bir yasa gc ya da yap
trm yoktur. Az nce saydmz ideler doutan olmaktan o
kadar uzaktr ki ak seik grlmesi beklenen insanlarda bile
pek az rastlanr haldedirler; doutanlk olasl dierlerine
gre daha yksek olan Tanr idesi de onlardan pek farkl deildir:

Klgsal (Pratik) lkeler Doutan Deildir

Bir sonraki blmde bu ok daha belirgin biimde aklana


caktr.31
13.
Sylenenlerden hareketle, herhangi bir yerde genel olarak
ve hogr altnda inenen bir klgsal kuraln doutan var
saylamayaca sonucunu karabiliriz sanyorum. nsanlarn
Tanrnn koyduunu ve bozacak olanlar ok kt cezalandra
can bildikleri bir kural hi ekinmeden inemeleri
imknszdr. Byle bir bilgiden yoksunken bir insan kendi y
kmllnden de emin olamaz. Hukukun bilinmemesi ya da
belirsiz olmas, yasa-koyucunun gc ya da bilgisinden kama
um utlan ve benzeri eyler insanlarn bu dnyann arzularna
kaplmalarna yol aabilir; fakat hatann yannda sopay, bir ku
ral inediinde yanaca atei; onu cezbeden bir haz ile bir
likte her eye gc yeten Tanrnn cezalandrmak iin kalkm
elini bir arada gren biri (ki bu bir dev zihinde yazl ise geerlidir) sizce kural inerken onlar gzetleyen ve silinmez harf
lerle zihinlerinde yazl olan bir hukuka arszca kar kabilir
mi? Kendilerinde esiz gte bir yasamacnn yazl buyrukla
rn hissedenler ayn zamanda yzszce bunlar hie sayp
ayaklan altna alabilirler mi? Ve son olarak, bir insan ak ak
bu doutan yasaya ve stn yasamacya kar karken tm
izleyenler, hatta hem yasa hem de yce yasamac ile tmyle
ayn anlayta olan yneticilerin honutsuzluklarn gstermek
sizin ya da en azndan hi knamadan bu kimsenin yaptklarna
gz yummalar olas mdr? Gerekten de insanlarn isteklerinde
yerleik eylem ilkeleri vardr; fakat tmyle serbest brakld
nda ahlakll altst etmeye yol aacaklanndan bu ilkeler do
utan ahlaksal ilkeler olmaktan uzaktrlar. Ahlaksal yasalar,
yasa bozulduunda alnaca dnlen doyumdan caydracak
dl ve cezalarla bu ar isteklerin nne gemek iin konan
engel ve ekincelerdir. yleyse, tm insanlarn zihinlerinde ya
zl bir yasa varsa, inendiinde grlecek cezaya ilikin de
bilgi olmaldr. Doutan olan konusunda bilgisiz ve kukuda
31 Bak: 3. Blm , 8-17 Ksmlar.

86

nsann Anlama Yetisi

erine Bir Deneme

kalnabiliyorsa doutan ilkeler zerinde bouna srar edilmi


oluyor: ddia edilen doruluk ve kesinlik nitelemeleri de ayn
biimde temelsiz kalyor. u da var ki onlarla ya da onlarsz in
sanlar ayn belirsiz deiken konumdalar. Doutan hukuk be
raberinde bir doutan ncil varsaymadka bir doutan hukuka
uyulmasn salayacak lde kanlmaz bir cezalandrmaya
ilikin ak bir bilgi elik etmelidir. Doutan hukuku yadsyo
rum diye olgusal yasalar dnda hibir ey olmadn dn
dm karlmasn. Varoluun en banda zihinlerim ize i
lenmi bir ey (doutan hukuk) ile bilmediimiz ancak doal
yetilerimizin tam ve yerinde kullanm ile bilgisine eriebilece
imiz ey (doal hukuk) arasnda ok byk bir fark vardr. Bir
doutan yasa yanls ile doann ile bilinebilir bir yasann
varln yadsyan eit lde doruluktan sapmaktadr bence. 32
14.
nsanlarn klgsal ilkeleri arasnda yle belirgin bir fark
var ki bu yzden genel onay alm bir doutan ahlak kural
bulmann imknszl zerinde daha fazla durmaya gerek yok
diye dyorum. Byle doutan ilkelere ilikin varsaym is
tendii biimde kabul edilen bir sandr demek yeterli geliyor
32 B y lece L ocke kar kt "doutan yasay" kabul ettii, "doann
lm sz ve deim ez yasas"ndan ayryor. (Bak: 2. Kitap, 28. B lm , 7,
8. Ksmlar) Tyrrell'a bir mektubunda (4 A ustos, 1691, bak: Lord King'in
Yaam ) esinlen m i Tanrsal yasann bir paras olarak doa yasas ile ne
dem ek istediine ilikin yanl anlamalar ortadan kaldrmaya alr
gerek ve mkemmel mutluluk iin zorunlu olan doru ahlakllk tem elle
rini (mutlak ve evrensel) ele almay amalamyor ancak yalnzca insanlarn
ahlaksal idelerini nereden edindikleri ve bu idelerin neler olduunu gster
m eye alyorken Tanrsal yasa konusunun ilgisiz olduunu kabul edi
yor. "Aslnda dierlerinin nelere erdem ve erdem sizlik dediklerini bil
dirmek istiyorum yalnzca" diyor L ow deun "ahlaksal farkllklarn lm
sz ve deim ez doasn altst ediyorsunuz" sulam asna karlk olarak.
"nsan yaam nn gerekleri aykr olduklar soyut yasalar rtebilirler;
nk lm sz ahlakllk yasalar insanlara uymalar iin fiziksel zorunlu
luk deil ahlaksal zorlama dayatrlar." Locke'un Hooker'e hayranl "Tan
rnn gsnde toplanan bu yasaya lm sz diyorlar" ifadesini kabul etm e
sinde etkili olmutur belki de. (Bak: K iliseler Tarihi, 1. Kitap. 3.) Locke'un
doutan ve doal ayrmn nasl yaptna dikkat ediniz.

Klgsal (Pratik) lkeler Doutan Deildir

bana, nk bu varsaymlarnda diretenler nelerin doutan ilke


olduunu sylemekte ekimser davranyorlar. B u s a n y a sapla
np kalm kimselerden bunun yant hakl olarak beklenebilir
ancak doutan ilkelerin neler olduklarn sylem em eleri, Tan
rnn insanlarn zihinlerine bilginin temelleri ve yaam kurallar
yazm olduunu ileri sren fakat zihinlerdeki eit e it ilke
lerden hangilerinin doutan olduunu s y l e y e m e y e c e k kadar
evreleri ya da insanlk iin yetersiz kalan bu doutanclarn
bilgi ve cmertlii konusunda gvensizlik yaratmaktadr, iin
dorusu bylesi doutan ilkeler olsayd retilmeleri gerek
mezdi. nsanlar zihinlerinde yazl doutan nermeleri bulduk
larnda sonradan rendikleri ve yine onlardan k a r d k l a r dier
doruluklardan kolayca ayrt edebilirlerdi; hangilerinin ve ne
kadarnn doutan olduunu sylemek de zor olmazd; par
maklarmzn says kadar onlarn miktarndan emin olur, bylece her koulda saylarn bilirdik. Fakat, tandm hi kimse
onlarn bir listesini karamadndan bu doutan ilkeler var
saymna kukuyla bakanlar ayplayamazlar; ayn z a m a n d a in
sanlar buna inandrmak isteyenler hl bize ne o l d u k l a r n sy
lemiyorlar.33 Farkl gruplardan farkl insanlar bir liste karmaya
kalksa, kendi znel varsaymlarna uygun, okullar ya da kili
selerinin retilerini destekler nitelikte olanlar sralard kuku
suz, ki bylece doutan doruluklarn varl bir kez daha rtlrd. Bununla birlikte, insanla zgrl yaktrmayp
onlar yalnzca birer makine gibi gren birok insan da kendi
sinde bylesi doutan, ahlaksal ilkeler sezinlemekten o kadar
uzaktr ki, bu yaklamlar ile brakn doutan olanlar, dier
btn ahlak kurallarn da hie sayar ve zerk olmayan bir eyin
nasl bir yasa yetkinliinde olabileceine akl erdiremeyenlere
de bu kurallara inanma ans brakmaz. Zaten uzlatrlmalar
33 Felsefenin srekli m cadelesini verdii ideal evren ve dolaysyla bilimlerin
harmanland ilkeleri soyut genellikleri ve uyumlar ile yakalamak ve yle
dile getirmektir; ancak yetersiz kapasite ve yetersiz deneyim belki de son
suza dek filozofun yapsndaki mantn yla evreni ak ve seik ola
rak anlamas nnde bir engeldir. Bununla birlikte insan zeks greli anlalrlklarna karn bilim leri birbirinden ayrmadan duramaz.

88

nsann Anlama Yetisi

erine Bir Deneme

ya da uyumlu klnmalar pek kolay olmayan "ahlakllk" ve


"doa mekanizmas"n bir araya koyamayanlar bu durumda b
tn erdem ilkelerini ister istemez reddetmek durumundadrlar.34
15.
Tm bunlar yazdm sralarda Lord Herbert'in "De Veritate" (Doruluk zerine)35 adl alm asnda doutan ilke
lere deindiinden haberdardm ve bu noktada bu kadar deerli
bir insandan baz eyler edinirim umuduyla hemen ona bavur
dum. "De Instictu Naturali" (1656 basm) balkl blmn 72.
sayfasnda doutan ilkelere ilikin olarak onun "Notitice Communes (Ortak Kavramlar)"mm u alt iareti dikkatimi ekti: 1.
Prioritas 2. Indeperdentia. 3. Uriversalitas 4. Certitudo 5. Necessitas, yani faciunt ad homiris corservationem 6. Modus conformationis, yani Assensus null interposit mora. "De Religione
Laici" adl minik denemesinin en sonunda da doutan ilkeler
konusunda unlar yazm: Adeo utnon uniuscujusvis religioris
confnio arctertur quceubique vigent veritates. Sunt enim in ips
mente coelitus deseriptee, nullisque traditionibus, sive seriptis,
sive non seriptis, obnaxice, Varitates nostrce catholicce, quce
tanquam indubia Dei emata in fo ro interiori deseriptee.
34 B ylece ahlakllk ve dzenek ayrmn yaparken Locke ahlaklln yal
nzca fiziksel yorumunu yetersiz grr ve yalnzca duyum sal ve fiziksel
olan gereklik zerinde ahlak ve tinsel gerekliin stnl iin de bir yer
ayrr.
35 Lord Herbert o f Cherbury (1581-1648), D e Veritate, pro u t distin guitur a
Revelatione, a Verisimili, a P ossibili, et a F also (1624, Paris ve Londra)
nc baskya (Londra, 1645) iki incelem e eklenm itir - D e Causis Errorum ve D e Religione Laici. Bu nem li dnrn fikirleri, bu ak gn
dermenin yan sra ngiliz felsefesinin tarihinde nem li bir olay olm as do
laysyla Locke'un Denem esi'nin her eletirici okurunca dikkatle incelen
m eyi hak ediyor. Bunlar Locke'tan nce Descartes (Euvres), Gassendi (Op.
3/411) ve Culverwell'in (D oan n I) dikkatini ekmitir. Locke'un D e
Veritate'den habersiz kalmas kitaplara ve dierlerinin felsefi sanlarna
greli ilgisiz kalmasn aklar. Lord Herbert ngiliz deizm ini sz edilen
doutan ilkelerin oluturduu evrensel din olarak bir felsefi tem ele oturt
m aya alm tr, ki bu ona gre d ya da m ucizevi esini su yzne ka
racaktr. Ancak m ucizeler Lord Herbert'in varsaym laryla bile sakl kala
cak olan tinsel ideler ve ilkelerin aa km as ve salam latrlm as iin
bir ara olabilirler.

Klgsal (Pratik) lkeler Doutan Deildir


.

. i c

Doutan ilkelerin ya da ortak kavramlarn iaretlerini


sunduktan ve insanlarn zihinlerine Tanrnn eliyle yazlm ol
duklarn syledikten sonra yle sralyor onlar:37 1. Esse aliquod supremum numen. 2. Numen illud coli debere. 3. Virtutem
cum pietate conjunctam optimam esse rationem cults divini. 4.
Resipiscendum esse peccatis 5. Dari picemium vel pcenam post
hane vitam transactam. Bunlarn ak doruluklar olduunu ve
36 Locke'un burada v e nceki blmde oka szn ettii evrensel onay, Lord
Herbert'in kesin ve mutlak doruluklarn olas deneyim verilerinden ayrt
etmek iin nerdii ne tek ne de asl ldr. Kesin ve mutlak dorulara da
her insann doduunda bilincinde olduu doruluklar olmalar anlamnda
doutan denm esini onaylam yor. Leibniz bu noktada bu doruluklarn
varlna ilikin nerdii l de ve en bata, ancak bilin sizce zihinde o l
duklarnn ak kabul ile bir adm ilerdedir. Leibniz'e gre onlar alglar
alglam az kabul etm eye ynelik zihinsel zorunluluk ve eliikliklerini var
saymann zihinsel im knszldr onlar iin l. B ylece, iki paralel
dorusal izginin bir uzay kaplayamamas zihinsel zorunluluk gibi gel
mektedir; bunun tersinin dncede, ekim yasas ya da baka bir doa
yasasnn ilem ediinin dnlebilm esi ile ayn l de gerekletirilm esi
olanakszdr. V e bu rnek kimi insanlarn bilinli deneyim inde gerekleem ediyse de bilincin ieriinin analizi ile gerekte onda olduu gsterile
bilir. Leibniz "Tm doruluklar tmevarm ve deneyim e mi dayanr ya da
baka bir temeli olan kimi doruluklar yok mudur?" diye sorar ve devam
eder: "Verileri edim sel bilgi iin gerekli deilse de duyular bilgi ieriindeki
her eyi karlayacak yeterlilikte deildir; nk duyular yalnzca tikel ya
da bireysel doruluklar sunabilirler. Bir tm evanm sal genellem eyi doru
layan bu rnekler saysz da olsalar evrensel olarak zorunlu olduunu gs
terem ezler, nk olann hep ayn ekilde gerek leeceini dnmeye
zorlayc zihinsel bir durum yoktur... Gnn geceyi izlem esi, dnya ve g
nein zorunlu varlk ierm ediklerini ve tm gne sistem inin en azndan
im diki formunda varlnn bitecei bir zamann geleb ilecein i d
necek olursak, zorunlu ya da lm sz bir doruluk gibi gelm ez... Akl
dorularnn asl kant akl zorunluluklarndan kyorken, dier doru
luklar gzlem lem ekte olduklarm za baldrlar. Bir tmevarm genelle
m esinin gzlem lenen rnekleri ne kadar ok olursa olsun zihinsel zorunlu
luunu sezm edike evrenselliinden kesin em in olam ayz. Duyular genel
lemeleri dorulayabilirler fakat onlarn lm sz ve koulsuz kesinliini tantlayamaz." (Yeni D enem eler, lk nermeler) Fakat (Locke'un kastetme
dii bir anlamda) doutan kurgusal ilkeler alglanan zorunluluklar ile
gvencede iken doutan ahlaksal ilkeler yalnzca iyi insanlarn reddetme
yecei ilkelerdir daha ok.
37 Bu be nerme Lord Herbert tarafndan doal igdler ya da saduyunun
ieriklerinin tam bir analizinin sonucunda deil, yalnzca insanln genel
dinini oluturanlar arasndan rnekler olarak sunulmulardr.

90

nsann Anlama Yetisi

erine Bir Deneme

iyice aklandklar halde kimsenin onaylamaktan ekinmeye


ceini kabul ediyorsam da Lord Herbert'in onlarn in foro interiori deseriptee doutan izlenimler olduunu kantlayamad
kansndaym. Bu yzden syledikleri zerinde biraz durmal
ym, diye dnyorum.
16. ncelikle, bu be nerme zihinlerimize Tanrnn par
maklaryla yazlm ortak kavramlardr ya da hi deildir. n
k "Sana nasl davranlyorsa sen de yle davran" gibi kendi s
raladklarndan en azndan birka kadar doutan ilke diye ka
bul edilebilecek baka nermeler de vardr. yice dnlrse
belki dierleri arasnda yzlercesi bu snflamaya sokulabilir.
17. kinci olarak, doutanln iareti olarak gsterdikleri
kendi sunduu be nermenin hibirinde yok, ki zellikle birin
ci, ikinci ve nc iaretler hibirine uymuyor; birinci, ikinci,
nc, drdnc ve altnc iaretler nc, drdnc ve be
inci olarak sralad nermelerden ok ok az ayrt edilebili
yor. nk, bunlarn tm ya da bir ksmna inanmayan, ku
kuyla bakan38 insanlk gemii bir yana "dindarlkla pekitirilen
erdem Tanrya en gzel ibadettir" eklindeki nc nermenin,
erdem ad ya da anlam bu kadar zor anlalrken, bir doutan
nerme olabilmesini anlayamyorum, ki bu kavramn ok belir
siz olmasnn yan sra simgeledii ey de oka tartlan ve
g kavranan bir niteliktedir.39 Bu durumda insan yaantsnn
yalnzca ok belirsiz bir kural olmakta ve hayatmz srdr
mede pek kk bir hizmet sunmaktadr: Dolaysyla doutan
klgsal ilke olarak ele alnmas uygun deildir.
38 nceden de sylendii zere Locke ak kabulle ok ilgileniyor ve bilinsiz
ya da yar bilinli inanlarn varlnn dolayl iaretlerini gz ard ediyor.
Ayrca kendinden daha da az eletirel olan gezginler ve dierlerinin bildir
dikleri konusunda safdillik ediyor.
39 Bu srekli yineledii doutan ilkelerin hep doutan ideler ngrd,
nk, yoksa anlamsz terimler ieren nermeler olarak kalacaklar bii
mindeki varsaymdr. delerin, deneyim de edinildikten sonra, balanmala
rnn gerekli grlebileceini kabul eder.

Klgsal (Pratik) lkeler Doutan Deildir

18. Bu nermenin anlam zerinde duralm biraz da... (nk


ortak kavram szck deil anlamdr ve anlam olmaldr): "Er
dem Tanrya en gzel ibadettir"; yani "Tanr tarafndan en fazla
kabul grendir." En genel anlamyla erdem eitli lkelerin
farkl sanlar dorultusunda beenilen eylemler diye ele alnrsa
nerme doru olmayacak kadar kesinlikten uzaklar. Erdem,
tek ve doru ls olan Tanr istenci ya da Tanrnn buyurduu
kural ile uyumlu eylemler olarak dnlrse [erdem kendi do
asnda doru ve iyiyi barndran simgelediinden]40 "Erdem
Tanrya en gzel ibadettir" nermesi doru ve kesin olur, ancak
insan yaamnda ok az yeri vardr: nk nerme, bir insann
Tanrnn neyi buyurduunu bilmeksizin kesinlikle doru olarak
bilecei "Tanr buyurduklarnn yaplmasndan honut olur"
ieriine brnr; dolaysyla bir insan nceden olduu gibi ey
lemlerinin ilke ya da kuralndan habersiz yaayp gider. Byle
bir ierik tayan bir nermeyi ok az kii (her ne kadar doru
ve kesin olsa da)41 doutan ahlaksal ilke olarak ele alr sanrm.
Byle dnenler hakl olarak yzlerce nermeyi doutan ilke
varsayar; nk byle bir adlandrmay hak eden ve henz kim
senin doutan ilkeler snfna koymad bir sr benzer ner
me var.42
19. (insanlar gnahlarnn karln pim anlkla demeli
dirler) biimindeki drdnc nerme de, gnahlarla iaret edilen
eylemler belirtilmedike pek retici deildir. Peccata ya da
gnahlar szc, genelde olduu gibi, sorumlularnn cezalan
drlmasna yol aacak olan kt eylemleri simgeliyorsa, bunlar
bilmeden, hangi byk ahlakllk ilkesi bize piman olmamz
ve bize zarar verecek eyi yapmaktan caymamz syleyecek?
4 0 kinci baskda eklenmitir.
41 Doutan denen son ve dolaysyla soyut ilkelerin kofluu kendisi gibi de
neyim li bir filozofa kabul edilm elerine kar getirdii itirazlardan biridir.
K endiliinden olan hibir ey hakknda zihni bilgilendirem ezler.
4 2 nk bir filo z o f en kapsaml dnce trlerinin peinde olmaldr; fakat
onlardan karlabilen ya da onlarla belirlenen sonulara ncelik tanma
maldr.

92

nsann Anlama Yetisi

erine Bir Deneme

Gerekten de bu doru bir nermedir ve hangi eylemlerin t


myle gnah olduunu renmi varsaylanlarca kavranmaya ve
nerilmeye uygundur: Ancak bu da bir nceki gibi doutan ilke
diye dnlemez; tm erdem ve erdemsizliklerin belli l ve
snrlar zihinde yazl olmadka doutanlklar anlamszdr:
doutan ilkeler var olsa da kuku yaratacak ok noktalar ol
duunu dnyorum. Bu durumda, Tanrnn zihinlere ilkeleri
erdemler ve gnahlar gibi belirsiz szcklerle, farkl insanlara
farkl eyler artrr ierikte ilemi olmas pek olas deil
bence: Bununla birlikte, bu ilkelerin ounda genel adlarn ie
riklerindeki tikel szckler bilindiinde anlalabilecei gibi bir
kan da uyanmasn. Szcklerden ayr ve adlarn bilinmesinden
nce, bir insan kendi dilini (ngilizce ya da Japonca) hi bilmiyor
ya da szcklerin anlamna varamyorsa (sar insanlar gibi)
bilmesi gereken kurallar ve eylemlerin kendilerine ilikin bilgi,
klgsal ilkelerde bavurulacak ller olmaldrlar. Buradan
hareketle szckler ya da kendi lkelerinin grenekleri ve yasa
larndan habersiz de olsalar, insanlar baka birini ldrmemek,
birden fazla kadnla beraber olmamak, krtaj yaptrmamak, o
cuklarn terk etmemek, almamak, bakalarnn gereksinim le
rini gidermek ve tm bunlara aykr davrandnda pimanlk
duyup bir daha yapmamaya karar vermek gibi ilkelerin Tanrya
ibadetin birer paras olduunu bilirler. ki tm insanlarn
bunlar ve hemen hepsi vietutes et peccata, gnahlar ve erdemler
kapsamna giren daha birok kural gerekten bildii ve kabul
ettii dnlrse o zaman bu ve benzerlerinin ortak kavramlar
ve klgsal ilkeler olarak ele alnmas iin sryle nedenimiz var
demektir. Her ey bir yana, bilgisine baka yollarla ulalabilen
doruluklara43 evrensel onay verilmesi onlarn doutanlklarnn gstergesi deildir, ki tmyle zerinde durduum da budur.
43 Zihinsel olarak zorunlu ya da bizim iin olas tm doruluklara deneyim de
yetilerim izin kullanlm as ile ulalr; ve d ve i duyumda verilerin su
nulmasna baldrlar, bu sonum lann ncl deillerdir.

Klgsal (Pratik) lkeler Doutan Deildir

93

20.
Doutan ahlaksal ilkelerin eitim, grenek ve evre
mizde srekli konutuumuz insanlarn genel sanlarnn etki
siyle krelebilecei ve en sonunda zihinlerde darmadan edile
bilecei yolundaki kar gre burada hemen bir yant verebi
lirim. Bu grteki insanlar kendi kiisel ya da bal olduklar
tarafn inanlarn evrensel onay diye nitelemeyi akla uygun
gryorlarsa tamam ama deilse bu ekilde ancak doutan il
keler sansn kantlayc bir dayanak grdkleri evrensel onay
savn rtmektedirler. Kendilerini doru akln tek sahipleri
gren insanlar sklkla insanln geri kalannn sanlar ve g
rlerini hesaba almayp kendi inanlarn genel geer gr
dklerinden aslnda evrensel onay da kendi sanlarndan yana
yontmaya heveslidirler. Bu durumda savlar: "Tm insanlarn
doru kabul ettii ilkeler doutandr; doru akln sahibi insan
larn benimsedikleri tm insanlka kabul gren ilkelerdir; bizler
ve bizim gibi dnenler asl akl sahibi insanlardr, ki gr
birliinde olduumuzdan ilkelerimiz doutandr" klna b
rnr; bu yanlmazla giden en kestirme yoldur. Yoksa tm in
sanlarn baz ilkeler zerinde nasl anlatn anlamak ok
gleir; bununla birlikte yozlam grenek ve kt eitimle
birok insann zihninde ypratlmayan ilke yoktur: Ksacas b
tn insanlar kabul eder ancak ou insan yadsr ve hie sayar bu
ilkeleri... Aslnda bylesi ilk ilkelerin varl pek iimize de ya
ramaz; arkadalarmzn sanlar ya da retmenlerimizin etkisi
gibi bir insan gcyle deitirilmeleri ya da silinmeleri sonucu
onlarsz kalmak kadar varlklar da pek bir ey ifade etmez bizim
iin: lk ilkeler ve doutan k zerine her ne kadar vgler
dizilirse dizilsin biz yine de onlarn varlndan habersiz karan
lk ve belirsizlik iindeyiz: Bu belirsizlik iinde kuralsz, eitli,
kart kurallar arasnda hangisinin doru olduunu bilmeden,
ister istemez doru yoldan sapmaya eilimliyizdir. Fakat do

94

insann Anlama Yetisi

erine Bir Deneme

utan ilkelerin eitim ve grenek etkisiyle bozulup bozulma


yacaklarnn sylenmesini bekliyorum; bozulmuyorlarsa, bu il
keleri tm insanlarda ayn biim ve aklkta bulmamz gerekir;
yabanc kavramlar yznden bir deiime urayabiliyorlarsa, o
zaman da yabanc sanlardan en az etkilenmi olan ocuklar ve
eitimsiz insanlarda en ak ve berrak halleriyle grmeliyiz on
lar. Hangi yant verirlerse versinler greceklerdir ki hibiri de
grnr gerek ve gzlemlerle tutarllk tamaz.44
21.
Farkl lke, eitim ve kiilikteki insanlarca ilk ve sorgulanamaz ilkeler diye benimsenen ok sayda san olduunu kabul
ediyorum; sama olular kadar birbirleriyle kartlklar y
znden de bu sanlarn ou iin doru demek imknszdr.45
Fakat yine de, ne kadar akl d da olsalar tm bu nermeler,
baka konularda kavrama gleri yksek insanlarn bile doru4 4 D outan ilkelerin yaam belirleyiciliin e kar getirilen bu sav, nceki
savlar gibi, doutan her bireyin bilincinde edim sel olarak gereklem eyi
ieren doutanlk yorumundan hareket eder. Fakat bir ilke potansiyel ola
rak doutan olabilir ve ok iyi eitim grm bir iki kiinin bilincinde
ortaya kabilir. Socrates'dan bu yana bu din ve felsefe reticilerince kabul
grmtr. Bu doutan eler/esaslar herkes tarafndan bilinli olarak
kavranlmazlar, kimileri kimi kiilerde hep snktrler ya da anlamlar
felsefi bir manta oturtulamadan ylece hayata geirilirler. ocuklar ve
eitim siz halk bu felsefi anlaya sahip deildir. Ahlak ilkeleri iyi insan
larda iliyor olmalar dolaysyla onaylanabilirler: Zek zorunluluklaryla
attklar gsterilem edike braklmamaldrlar, denebilir. Locke'un hl,
bireyin soyut ahlakllk ilkelerinin bilincine varma zaman ve yolu zerinde
durduuna ve eylerin, uygun zaman ve olaan koullar altnda apak
doruluklarn apaklklar ile parlamalar gereken ahlaksal yapda olup
olmadklaryla ilgilenm ediine dikkat edin.
45 Reid de, dorulua k insanlarn ilk ilkeler konusunda farkllk gstere
bileceklerini yadsmann byk bir insafszlk olacan kabul eder ilk il
kelerin savunucusu olarak. Bununla birlikte doa, bizi ilk ilkeler konusunda
atm aya girildiinde insanln samimi ve drst yelerinin uzlaabil
m esini salayacak aralardan yoksun brakmamtr. "Saduyunun gerek
buyruklar ve sama sanlara dorudan kar olan ilkeler insan doasnn
yapsndan hep destek alacak ve insanlk iinde yer kaybetmekten ok ka
zanacaklardr. Onlar hakknda doru ve salam olanlarla yanl olanlar
ayklayabilecek belli uslamlam a yollan vardr." Bu yollardan bazlarn
Reid bulur. (Bak: Zihinsel G ler zerine D enem eler, 6/6)

Klgsal (Pratik) lkeler Doutan Deildir

95

hklarn sorgulam aktansa yaam larn, en deerli eylerini


adamaktan ekinmedikleri kutsal bir konum dadrlar kimi yer
lerde.
22. Her ne kadar tuhafsa da, bu, gnlk deneyimlerde gzlemlenebilen ancak oluum una yol aan aam alar dnlrse
belki de olaan grlebilecek, bir bakc ya da yal bir kadnn
etkisinden daha salam olmayan bir kaynaktan doan retilerin
zamanla ve de evrenin onay ile dinde ya da ahlakllkta ilkeler
konumuna ykselii gzlendiinde pek de almayacak bir
gelime olarak dnlecektir. ocuklar ve kendi inandklar
ilkelere sahip olmayan insanlar iyice eitm ek abasnda olanlar
henz bozulmam ve bo zihinlere kendi koruduklar ve inan
dklar retileri alarlar. (Beyaz kt zerine her ey yazla
bilir)46 Kavrama gcne eriir erim ez bunlar retildiinden,
ocuklara, bydke evrelerindeki herkesin szl ya da szsz
onay ile bunlar benimsetilir ya da en azndan dinleri ve davra
nlar bu ekilde sorgulanmaz, kendiliinden apak ve do
utan doruluklar niteliine kavuan tem eller diye ele alan in
sanlarn akl, bilgi ve dindarlnn yol gstericiliinde bu ner
melere ilikin bir san edinirler.47
23. u da eklenebilir ki, byle eitilen insanlar bydkle
rinde ve zihinlerinde tarttklarnda, bellekleri eylemlerinin bir
kaydn tutmaya balamadan ya da yeni bir eye rastland za
man saptamaya ynelmeden nce, retilmi olan sanlardan
baka bir ey bulamazlar. Dolaysyla, kendilerinde kaynana
rastlayamadklar nermelerin kesinlikle Tanrnn ve doann
zihinlerinde brakt fakat sonradan edinilmeyen izlenimler ol
46 Tabula Rasa (B o Levha) m ecaz. Bu deneyim kazanm lan srasnda t
m yle edilgin ya da alc olduum uz ve bu deneyim in yaln, dolaysyla
eletirel analize elverisiz olduunu ifade eder gibidir.
47 Fakat zihinsel zorunluluklarnn algs olm akszn. Burada bir kez daha
Locke'un nyarglar ortadan kaldrmak, bo ifadeleri kovm ak ve otoriteye
kr krne balln yerine aklc anlay koym ak adna doutan ilke
lere saldrdn gryoruz.

96

nsann Anlama Yetisi

erine Bir Deneme

duklar sonucuna varrlar. ou insann ebeveynine gsterdii


saygy bu nermelere de beslerler, ki ocuklar doal olduun
dan deil yalnzca hep yle eitildikleri ve bu saygnn balan
gcn anmsayamadklarndan bunun doal olduunu dnr
ler; yoksa ebeveyne saygnn retilmedii yerde ocuklar byle
davranmazlar.
24. nsan doas ve uralar zerinde dnecek olursak bu
tablo daha da belirginleir kansndaym: ou insan zamann
gnlk iler iinde geirir ve bu arada dncelerini dayandra
caklar kimi temel ya da ilke olmakszn yapamazlar. Hemen hi
kimse yoktur ki uslamlamalarn dayandraca ve yardmlaryla
doruluk ve yanllk yarglarna varaca ilkeler niteliinde
kimi nermelere sahip olmam, s ve yzeysel bir anlama ye
tisiyle kalakalm olsun.48 Beceriksiz ve yeterli zaman olma
yan, eilim gstermeyen ya da sorgulamamalar gerektii re
tilen insanlar arasnda bilgisizlik, tembellik, eitim ya da dik
katsizlikleri yznden bu nermeleri gz kapal kabul eden ok
kii vardr.
25. Bu akas tm ocuk ve gen insanlara zg bir du
rumdur; doadan daha byk bir gce sahip olan alkanlk,49
insanlar, zihinleri ve anlama yetilerini srekli olarak ynlendir
dii eye tapnr hale getirdiinden hi kukusuz yaamn zo
runlu uralar iinde akn ya da zevklerin peinde bitkin
dm yetikin insanlar, zellikle ilkelerinden biri "lkeler
sorgulanmamaldr" iken, oturup ciddi ciddi retilerini irdele
mezler.50 Zaman, yetenei ve istei olmayan hangi insan ge
48 Srekli deien ve tehlikeli bir dnyada dayanacak srekli ve sabit bir eye
duyulan gereksinim felsefeyi dourmutur ve dini beslemektedir.
4 9 Hume, sonralar Yunan kukucular gibi, gerekler hakkndaki tm yarglan
doal alkanlk konusu iind e z m lem eye alm tr, ki b ylece al
kanl "doru, gzel ve iyi" anlaym z belirleyici stn fiziksel neden
yapm tr.
50 Burada kr krne kabul edilen nerm eler ile Locke'un doutan ideler ve
ilkelere kar savnn tevik etm eye yneldii eletiricilik arasndaki kar
tlk g ze arpyor. (Bak: 4. Kitap, 20/2.)

Klgsal (Pratik) lkeler Doutan Deildir

miteki tm dnce ve eylemlerinin temellerini sarsmaya yel


tenir ve uzunca bir sre yanlg iinde yaam olmann utanc
na katlanr? Kim lkesi ya da evresinin ortak sanlarndan ay
rlmaya kalkanlar iin hazrlanm sulamalara dayanacak
gtedir? Nerede kukucu, Tanrtanmaz, kaprisli yaktrma
larn kaldrabilecek sabrda bir insan vardr? Tm bunlarn
olacandan emin olup da ortak sanlar hakknda en kk bir
tereddt gsterecek biri var mdr? ou insan bu sanlar tm
dier sanlarn mihenkta olarak Tanrnn zihinlere yerletir
diini dndnden bu ilkelerin sorgulanmas daha da kor
kutucu grnr. Bunlar kendi dncelerinin ncl ve baka
larnca en saygn ilkeler olarak grdkten sonra kutsallklarn
kabul etmenin nne ne geebilir?
26.
Bylece insanlarn zihinlerinde yerletirilmi idollere
tapnmalar,51 uzun zamandr orada bulunan kavramlara d
knlemeleri, kimi samalk ve aldatmacalara Tanrsal iaretler
diye kanmalar, maymunlar ve boalara hararetle kendilerini
adamalar ve sanlar uruna savamalar, lmeleri kolayca an
lalabiliyor. Dum solos credit habendos esse deos, quos ipse
colit. Neredeyse srekli kullanlan uslamlama yetileri, tembellik
ya da dikkatsizlik, zaman ya da yardm bulamayan ve daha baka
nedenlerle bilgi ilkelerine ulamayan ya da ulaamayan ve do
ruluu kaynana ve kkenine52 dek izlemeyen ya da izleyeme
yen ou insanda nasl hareket edeceini bilemediinden, baka
eylerin apak kantlar olarak ileri srldklerinden kendile
51 nsan zihninin Tanrsal zihnin idelerine tercih ettiim iz kurgular diye geen
idollere bir gnderm e yaplm tr. Bak: Bacon, Nov. Org. 1/23. Dr Fowler'n yapt baskda ilgili notlara da baknz. Bu D enem e'de Bacon'a ili
kin birka gndermeden biridir, tdoller, gerek olm ayan ideler ve yanl
ilkeler olduklarndan yanl putlardr; ve gerek fiziksel ve ahlaksal dene
yim ilkelerini bulurken gerek Tanry da buluruz ve bu ilkelerle uyumlu
yaam am z Tanrya ibadettir.
52 Yani, byle yaayan tembel kiiler filo z o f olamazlar: G erek akl ilkeleri
onlar iin gizli kalr. Buna gre kendi nyarglar formundaki dzmeceleri
kabule hazrdrlar.

98

nsann Anlama Yetisi

erine Bir Deneme

rinden baka delile gereksinmedikleri dnlen kimi alnt il


keleri ylece kabullenmek bu insanlar iin doal olduu kadar
kanlmazdr. Her kim bunlardan birini zihnine alr ve orada il
kelere genelde gsterilen "inan ama irdelemeye kalkma" pa
rolas uyarnca sayg beslerse, lkesindeki anlaylar ve eitim
araclyla doutan ilkeler safsatasna kaplverir; uzunca bir
sre ayn nesneleri dnmekten gr as yle bulanr ki
zihnine Tanr imgeleri ve Tanrnn ellerinin rnleri olarak yer
lemi ucubelerin ayrdna varamaz bir hale gelir.
27.
Bylece her trden ve dzeyden insann sahip olduu ve
savunduu bir sr kart ilke iinde doutanlklarna inan
dklar ilkelere ulaan ne kadar insan olduu kolayca gzlemle
nebilir. Bunu ou insann ilkelerinin doruluu ve apakln
dan emin olmakta izledii bir yntem olarak grmeyen biri ta
mamyla inanlan, kuku duyulmayan ve ynlarca insann her
zaman kanlaryla imzalamaya hazr olduklar kart retileri
baka bir yolla aklamann g bir i olduunu belki anlar.
Gerekten de, irdelenmeksizin, olduu gibi kabul edilmek53 do
utan ilkelere zg bir ayrcalk olursa, bilmem ki neye inanlmayabilir ya da herhangi birinin ilkeleri nasl sorgulanabilir? rdelenebiliyor ve incelenebiliyorlarsa dorusu ilk ve doutan il
kelerin nasl incelenebileceini bilmek isterim; ya da en azndan
asl doutan ilkeleri dierlerinde ayrt etmeyi salayacak olan
iaretler ve belirteleri renmek akllca olur: Bylece bir sr
savunucu arasnda bu kadar nemli bir noktada yanlglardan
uzak kalabilirim. Tek bana evrensel onay doutan ilkeler
konusunda beni ikna etmeye ve dikkate almaya yeterli bir iaret
53 Locke'u iddetle bu savn peinde koturan, det hkmndeki ilkelerin
aklcl sorgulanm akszn hem en kabullenilm esidir. D olaysyla bu ve
nceki yedi ksmda apak doruluun kendi apak haliyle anlalma s
recindeki yanlg tehlikesi ve gl zerinde duruyor; dier yandan da bu
srecin sonunda iduyumsal enerji sayesinde edinilen rnn evrensellii
ve zihinsel zorunluluunu kmsyor.

Klgsal (Pratik) ilkeler Doutan Deildir

gibi gelmediinden, beni szn ettiim biimde bilgilendirdik


leri zamana dek, kuku duyabildiim byle ho ve yararl ner
meleri benimsemeye hazr olurum bylece...
imdiye dek sylenenler tm insanlarn zerinde anlat
klgsal ilkelerin olmad konusunda ve dolaysyla doutan
olmadklarna ilikin hibir kuku brakm am tr sanyo-

54 Bilinli bir evrensel anlama Locke'un kastettii anlamda doutanlk l


s iken gerekte doutanln ne tek ne de olas bir lsdr. Bu ko
nuda Leibniz ve Reid ile ayn zamanda Kant'n grlerine de baknz. Kant
olas veriler yannda zihnin kendi ilem inden de karlan genellem elere
karlk gelen ilkelerin lsn zihinsel zorunluluklar ve evrensellikleri
ne ilikin bilincim izde grr.

3. BLM
KURGUSAL ve KILGISAL
DOUTAN LKELER ZERNE DER
DNCELER
1. Bizi doutan ilkelerin varlna inandrmak isteyenler
onlar toplu halde deil de nermeleri oluturan paralar ayr
ayr dnselerdi belki de doutan olduklarna inanacak kadar
ileri gitmezlerdi. nk doruluklarn yapta ideler doutan
deilse onlarn oluturduu nermelerin doutan olmas ya da
onlara ilikin bilgimizin bizimle birlikte domu olmas
imknszdr. deler doutan deilse zihnin o ilkelerin olmad
bir dnem geirmi olmas sz konusudur, ki o zaman bu ilkeler
baka bir kaynaktan gelmilerdir. nk, idelerin kendileri do
utan olmadnda onlara ilikin ne bilgi, ne onay, ne de zi
hinsel ya da szel nermeler var olabilir.1
2. Yeni domu bebekleri dikkatlice inceleyecek olursak,
dnyaya kendileriyle birlikte bir sr ide getiremeyeceklerini
1

K sacas aklla kavranlr nerm eler yine aklla kavranlr terimler ngrr.
Locke dnyann terimleri anlamdan yoksun nermelere inanmas istenerek
kartrlm olduunu im a ediyor. Sonu olarak Locke'un doutan ner
melere dm anl bir ide iin zorunlu kabul ettii bilin ve sahici anlay
ile uyum azlklaryla balantlandrlmtr. Fakat ilk eletirm enlerinden
birine gre, "zihnimizde tm tikellerin edim sel bir kavramyla beraber
doduumuzdan deil, adlar olan szcklerde ierilen eyler anlama yeti
sine sunulur sunulmaz bilinmelerini salayan doal bir yetiyle ve de eyle
rin kendileri ya da bakalarna iletilm elerini salayan szckleri bilir bil
m ez onlarn doruluklarn yarglamaya ynelik doal ve kanlm az bir
belirleni ile birlikte doduumuzdan idelere doutan deriz." (Lee, AntiScepticism , 1. Kitap, 4. Blm)

Kurgusal ve Klgsal Doutan lkeler zerine Dier Dnceler

101

dnmeye hakkmz olur. Ana karnnda duymu olabilecekleri


kimi aclar, alk, susuzluk ve scaklk idelerini bir yana bra
krsak herhangi bir yerleik ideden en ufak bir iz bile tamazlar;
zellikle de doutan ilkeler olarak kabul gren evrensel ner
meleri oluturan terimlere karlk gelen idelere rastlamak ola
nakszdr.2 delerin sonralar, yava yava, zihinlere nasl gir
dii ve deneyim ile yollarna kan nesnelerin gzlemlerinin do
natt kadarndan tesine gidilemedii alglanabilecektir, ki bu
da zihinde yazl zgl eyler olmad konusunda emin olma
mz iin yeterlidir.
3.
"Ayn eyin hem var hem yok olmas imknszdr" ifadesi
kesinlikle (eer doutan ilke varsa) bir doutan ilkedir. Fakat
"imknszlk" ve "zdelik"in iki doutan ide olduunu syle
yecek ya da dnecek biri var m? Bunlar tm insanlarn sahip
olduu ve dnyaya kendileriyle birlikte getirdii ideler midir?
ocuklarda ilk ve tm sonradan edinilenlerin ncesinde sahip
olunanlar mdr? Eer doutansalar byle olmak zorundalar.
Bir ocuk beyaz ya da siyah, ac ya da tatl idelerinden nce
imknszlk ve zdelik idesine mi sahiptir? Bu ilkenin bilgi
sinden hareketle mi meme bana srlen pelinotunun oradan
almaya alk olduu ayn tad vermedii sonucuna varr? Bir
ocuun annesi ile bir yabancy ayrt etmesini salayan, impossibile est idem esse, et non esse ilkesine ilikin bilgi midir?
Ya da annesine sarlp yabancdan kamasna yol aan yine bu
bilgi midir? Zihin kendini ve onayn hi tamad idelerle mi
dzenler? Ya da anlama yetisi asla bilmedii ya da anlamad
ilkelerden mi karmlarda bulunur? mknszlk ve zdelik
doutan olmaktan ya da bizimle birlikte dnyaya gelmi ol
2

Evrensel nermeler a priori ve "rerum n a tu ra da (nesnelerin doasnda)


kesin olsalar da bilinli kavranlar srasnda apriori deildirler. Zaman
asndan deil gerek ve dolaysyla eylerin doasna ait deneyim im izin
oluum koullar asndan aprioridirler. (Akl dorulardrlar). lk kitapta
geen tartma boyunca, zellik le bundan sonraki blmlerde, bu ayrm
srekli olarak gz ard ediliyor.

102

nsann Anlama Yetisi

erine

ir Deneme

maktan o kadar uzak iki ideyi temsil ediyor, ki sanrm onlar


anlama yetilerimize doru yerletirmek iin ok byk dikkat ve
zen gereklidir. Bizimle birlikte dnyaya gelmi olmaktan, be
beklik ve ocukluk dncelerinden ylesine uzaktrlar, ki in
celeme sonucu ou yetikin insann da onlara sahip olmad
grlecek inancndaym.3
4. (Tek bir rnek vermek gerekirse) zdelik doal bir izlenim
ve sonu olarak beikten bu yana bilebileceimiz kadar ak ve
belirgin ise, ruh ve bedenden oluan bir varlk olan insann be
deni deitiinde ayn insan olarak kalp kalamayaca yedi ya
nda ya da 70 yanda biri tarafndan yantlanabilsin isterdim.
Birka a arayla yaam olsalar da ayn ruha sahip oldukla
rndan Pythagoras ve Euphorbus ayn insanlar myd?4 Ayn
ruhu tayan horoz da onlarla ayn myd?5 Buradan anlalyor
ki "aynlk" idemiz doutan diye dnlecek kadar ak ve
yerleik deildir. Bu ideler evrensel olarak bilinecek ve doal
olarak herkese kabul edilecek kadar ak ve seik deillerse,
evrensel ve kesin doruluklarn zneleri deil ancak srekli bir
belirsizliin kanlmaz nedeni olacaklardr. nk, herkesin
zdelik idesi Pythagoras ve binlerce takipisinin sahip olduu
ile ayn deildir. O zaman hangisi dorudur? Hangisi doutan
dr? Ya da her ikisi de doutan olan iki farkl zdelik idesi mi
vardr?
5. Burada insann zdelii konusunda sraladm sorularn
yalnzca bo kurgular olduu dnlmesin; yle olsalard, in
3

nsan zihni, derece derece, sradan deneyim de bilincinde olunmadan zo


runlu olarak ngrlen metafziksel ve mantksal koullarn bilincine ula
rken evrensel ya da ilk ilkelerden deil onlara doru bir ilerlem e iinde
dir.
Ruhlarn gne ilikin retisi ile Pythagoraslara gnderm ede bulunul
mutur burada... Locke zdelik idesini 2. Kitap 27. blm de bileik ide
lerim iz ierisinde daha ayrntl olarak ele almtr.
Pythogoras ruh g retisine Lucian'n getirdii yergiye gnderme ya
plm tr.

Kurgusal ve Klgsal Doutan lkeler zerine Dier Dnceler

103

sanlarn anlama yetilerinde hibir doutan zdelik idesi ol


madn gstermek iin yeterli olurlard yine de... Yeniden do
u zerine biraz olsun kafa yoran ve Tanrsal adaletin son
gnde bu dnyada iyi ya da kt olan ayn insanlar teki dn
yada mutlu ya da mutsuz edecek karara varacan dnen biri
kendi kendine zdeliin nerede olduu ya da ayn insan olun
masn neyin saladn kolayca belirleyemeyebilir; ve kendisi
dahil herkesin, hatta ocuklarn kendi kendilerine doal olarak
zdeliin ak bir idesine sahip olduunu dnecek kadar ileri
gidemez.6
6. Gelin "btn bir paradan byktr biimindeki mate
matiksel ilkeyi irdeleyelim. Bu, doutan ilkeler arasnda sayl
maktadr. Bu adlandrmaya uygun grlen dierleri kadar doutanl hak ettiinden eminim ki hi kimse, ierdii btn ve
para idelerinin tamamyla greli olduunu dndnde, do
utan kabul etmeyecektir. Fakat tmyle ve dorudan ait ol
duklar ideler uzam ve saydr, ki para ve btn, bu ikisi ara
sndaki bantlardr yalnzca. yle ki btn ve para doutan
idelerse uzam ve say da yle olmaldr; nk bir bantnn ait
olduu eyin idesine sahip olunmadan, bir bant idesine sahip
olmak imknszdr. imdi, insanlarn zihinlerinde doal olarak
ilenmi uzam ve say idelerinin olup olmad zerine dn
meyi doutan ilkeler savunucularna brakyorum.7
7. "Tanrya ibadet edilir" kukusuz insan zihnine girebilecek
dierleri kadar byk bir doruluktur ve tm klgsal ilkeler
6

Locke zdelik, (ayn terimler ile dile getirilm esi gereken anlam) konu
sunda ok kafa yorar: (Bak: 2. Kitap, 27. Blm ) K iilerde aynla ilikin
grleriyle sonralar tartma konusu olm ay srdren Locke'un bir e le
tirisi ve bir savunmas iin bak: (Piskopos Butler, K iise l zdelik zerine
incelem e (1736) ve Perronet, Savunma)
Locke, somut uzamlarn sunulduu grme ve dokunma duyulan aracl
yla uzam idesinin bilinte doduunu, birlik ve sayy da bilincinde ola
bileceim iz her nesnede bildirilen kipler olarak kabul eder. (2. Kitap, 5.
Blm ve 2. Kitap 7. Blm)

104

nsann Anlama Yetisi

erine

ir Deneme

arasnda ncelii hak eder. Fakat Tanr ve ibadet ideleri dou


tan olmadka hibir ekilde bu ifadenin doutan olduu d
nlemez. badet teriminin simgeledii idenin, ocuklarn an
lama yetisinde bulunmad ve en banda zihne ilenen bir harf
olmad sanrm yetikin insanlar arasnda, bunun ak ve seik
bir kavramna sahip olanlarn ne kadar az olduunu dnen biri
tarafndan kolayca kabul edilir. Ve ocuklarn "Tanrya ibadet
edilir" klgsal ilkesine doutan sahip olduklar ancak devleri
olan bu ibadetin ne olduunu henz bilmediklerini sylemek
kadar sama bir ey olamaz diye dnyorum.8 imdi bunu bir
yana brakalm.
8.
Doutan diye dnlebilen bir ide varsa birok nedenle
bu Tanr idesi olabilir;9 nk bir Tanr idesi olmakszn do
8

Lord Herbert bunun doutan olduunu kabul eder. Bilinte iyice belirdi
inde zorunlu ve evrensel olarak alglanan bir idenin uzun sre bilincinde
olmayabiliriz.
Tanr idesinin doutan kabul edilm esi, Locke'un dndnden baka
zem inlerde de ve onunkinden farkl bir doutanlk ieriinde sz konusu
olabilir. Sonunda Locke'un da yapt gibi bu idenin ou zihinde karanlkta
kaldn ve bir sr aalk biim lere brndn gsterm ek kolaydr.
Fakat Tanr inanc evrende Akl ya da Buyruun deim ez stnl sa
nsnda gizli ise, doa bilim i ve tm yaam n dayand fiziksel dzen ya
da doal yasaya inanta bile, yani, doa dininin temeli olan bir inanta bile,
Tanrnn varl kabul edilir; oysa tinsel dzen ve ahlaksal amacn kesin
stnlne inan, tinsel ya da doast dinin temelidir. Tanrtanmazlk
evrende ve bizde akln, Platon'un ele ald dilsiz kukuculuu (inansz
l) olacak deillem esidir. F iziksel bilimin zorunlu nkabulleri ve daha
zorunlu ahlakllk n kabulleri gerekte, Tanrnn din kadar felsefenin de
ayn anda hem ba hem sonu olan ikin etkin Akl olarak varlna ilikin
nkabullerdir. M utlakl ngrlen doutan ilkeler konusundaki tm bu
sorgulama bylece son zihinsel form uyla dinsel sorguya dnm olur.
Fakat bu Locke'un bak as deildir. Ona gre Tanrnn varl, dodu
um uz ve rediim iz evrenin grnlerine ilikin herhangi bir aklam a
nn en son zeminidir; kendi olm akszn hibir eyin varlnn kantlanamayaca bir nkabul deil, kantlanacak bir savdr.
Locke'un Tanr bilgisi ve insann idesine ilikin dnceleri iin bu b
lmdeki 8-18 ksmlara ek olarak 2. Kitap, 15. Blm , 2-12. ksmlar, 23.
Blm , 21, 33-36. Ksmlar, 4. kitap 10. Blm e, ayrca insan bilinci ba
lamnda evreni en son nereye kadar yorum layabileceim iz konusunda da
C ollins'e Mektup, (29 Haziran 1704)a baknz.

Kurgusal ve Klgsal Doutan lkeler zerine Dier Dnceler

105

utan ahlak ilkelerinin varln ne srmek zordur. Bir yasa


yapc kavram olmadan bir yasa kavram ve bu yasaya uyma
zorunluluundan sz edilemez. Eski alarda yaam nemli
ve tarihe damgasn vurmu Tanrtanmazlar bir yana brakn10
bu son alarda denizcilikle Karayib Adalar, Soldania11 Krfezi
ve Brezilya,12 (Boronday)'da13 yaayan uluslararasnda Tanr
ya da din kavram olmad kefedilmemi midir? Nicholaus del
techo,14 Literis ex Para.qua.ria de Caiguarum Conversione'smde
unlar yazyor: Reperi eam gentem nullum nomen habere quod
Deum, et hominis animam sigrifcet; nulla sacra habet, nulla
idola. lim 15 ve eitim, sanat ve bilimlerdeki gelimelerden
10 Locke sklkla, betim ledikleri uluslarn dillerini evirem eyen gezginlerin
yetersiz bilgilerini eletirm eksizin kabul etm eye eilim lidir ve bylece
otoriteye koulsuz bir boyun e ile birok ulusun teki yaam ve Tanr
idelerinin yabancs olduunu iddia eder. Buna dayanarak burada bu idele
rin doutanln yadsrken, baka bir yerde Tanrnn varlnn "mate
matikte yer alan bir sonu kadar kesin" olarak tantlanabilirliini gsterm e
ye alr. (Bak: 4. Kitap 10. Blm ) Ayrca Tanrya ilikin bileik idenin
ok farkl kiilerdeki ok farkl gelim e dereceleri ve gerek deneyim im i
zin tm nkabullerinin en derin ve en kapsamllarn yeterince dikkate al
maz. Gereklie ilikin her uslamlamada olmas gerektii gibi deneyim in
akla uygunluunu ngrm ek Tanrnn ikin varl ya da her yerde oluunu
ngrmektir.
11 R oe (Thevenot, Relation d e d ive rs Voyages Curieux). Sekin bir diplomat
olan Sir Thomas R oe, Kral James'in 1614-1618 yllar arasnda Hindistan
Imparatoruna gnderdii bir eli idi. 1665'te gzlem lerine ilikin bir yaz
Pietro della Valle'nin gezilerinin evirisine ek olarak yaym lanm ve sonra
Churchill'in K oleksiyonu'na katlmtr. 1644'te lmtr.
12 16. yzyln sonunda Brezilya'da bulunan ve o lkenin tarihini yazm olan
Jo de Lery.
13 4. Baskda eklenmitir. Martiniere 121/122; Terry: M ool'a Yolculuk, 17/
545 ve 23/545; O vington 489/606 (Ovington'un Surat'a Y olculuu, 1689)
14 Paraguay ve 25 yl kadar yaad Gney Amerika lkelerine ilikin yazan
bir C izvit misyonerdi N icholas del Techo. Paraguaydan Mektuplar'nda
yabanl yerlilerin detleri ve Gney Amerika eyaletindeki yerlilerin dine
kazandrlm alanna ilikin birok ayrnty bildirir. (Bak. Churchill, K o
leksiyon, 4. cilt)
15 Bu ve sonraki cm le drdnc baskda eklenm itir. Locke yine yerli
dilleri pek bilm eyen, karlatrmal din ve dilbilim inden de habersiz olan
ve dolaysyla yabanllarn kusurlu ve anlalm az inanlarn yanl y o
rumlamaya yatkn yabanclarn ifadelerine ok fazla gvenmektedir.

106

asann Anlama Yetisi

erine

ir Deneme

yoksun doann ilenmemi, kendi haline braklml iinde


yaayan bir sr ulus rnei vardr. Ancak dncelerini ge
rektii kadar bu ynde younlatramadklarndan Tanr bilgisi
ve idesinden yoksunsa da bilim, sanat ve eitimden byk lde
yararlanan uluslar da yok deil, ki bunlar arasnda Siyamllar
grmek benim gibi kukusuz herkes iin artc olacaktr. O
zaman Fransa Kral'mn16 inlilerin kendileri hakknda pek de
iyi eyler iermeyen son Siyam gezi yazsna baklmasn ne
riyorum.17 La Loubere bize inandrc gelmese bile, in misyo
nerleri, inlilerin en byk hayranlar olan Cizvitler, in'in eski
dinini koruyan ilim adamlar ve oradaki ynetici grubun hepsinin
Tanrtanmaz olduklar konusunda bizi ikna edeceklerdir. (Vid.
Navarette,18 Collection ofV oyages I. Cilt ve Historia Cultus Sinensium) nsanlarn pek de olaand olmayan yaamlar ve
sylemlerine iyice kafa yorarsak, daha uygar lkelerde zihinlerde
ok gl ve ak Tanr izlenimleri tanmad ve Tanrtan
mazlk yaknmalarnn haksz olmadn grp korkabiliriz.
imdilik yalnzca kimi kendini bilmezler yzszce itiraf ediyor
sa da, yargnn klc ya da evrenin ayplamas korkusuyla in
sanlarn dilleri balanmasa daha fazlasn duyarz; ki cezaland
rlma ya da knanma kayglar ortadan kaldrlsa aka Tanr
tanmaz olduklarn ilan ederler.19
9.
Tm insanlk Tanr kavramna sahip olsayd (ki tarih bu
nun tersini sylyor) bile Tanr idesinin doutan olduu sonucu
16 La Loubere, Du Royaum e de Siam , 1/9 Blm , 15. K sm , 20. Blm , 4-22
Ksmlar, 22. Blm , 6. K sm ve 23. Blm . M. de la Loubere (1642-1729)
14. Louis dneminde 1687 ylnda Siyam sefiri idi.
17 Bu ve sonraki cm le Coste'un Franszca basksnda eklenmitir.
18 1646'da em riyle Filipin Adalan'na sonra da Hristiyanlk adna 20 yl a
kn bir sre hizmet verecei in'e misyoner olarak gnderilen bir Dom inikan rahiptir. in hakkndaki bilgileri spanyolca'dan evirilerek Churchill'in
K oleksiyonu'nda yer almtr.
19 L ocke sonralar Stillingfleet'e nc Mektubunun 447. sayfasnda "Bir
Tanr varlna evrensel onay daha ok alar getike ok daha byk
bir ounluk Tann'ya gerekten inanr olmutur geriye kalanlarn biro-

Kurgusal ve Klgsal Doutan lkeler

zerine Dier Dnceler

107

kmazd. Tanrya ilikin birka belirsiz kavram ya da ada sahip


olmayan hibir ulus bulunmasa da bu onlarn, ate ya da gne,
s ya da say adlarnn temsil ettikleri idelerin doutanln
kantlamamas gibi zihindeki doal izlenimler olduklarnn gs
tergesi de deildir;20 nk bu eylerin adlar ve ideleri evrensel
kabul grmtr ve insanlka bilinmektedir. te yandan, in
sanlarn zihinlerinde byle bir kavram ya da adn yokluu da bir
Tanr varln rtemez, hatta insanln byk ksm byle
bir eyin kavram ya da adna sahip olmadndan dnyada
mknats tann bulunmadn sylemek ya da ideleri ya da
adlarna sahip deiliz diye bizden stn eitli melekler ya da
olaanst akll varlklar yadsmak gibi bir eydir bu. Kendi
lkelerinin ortak dilinde yer alan szcklerle donanm insanla
rn konumalarnda sklkla kullanma frsat bulduklar adlarn
temsil ettii idelere sahip olmalar kanlmazdr. Bu idelere
u gerekten inanmyor deildir ve son olarak da bir Tanr inancna kar
kan ok az insan kalr geriye demektir diye dnyorum... Bu asl ev
rensel onaydr ve dolaysyla bir Tanry kantlamak iin kullanlabilecek
olan da yine bu evrensel onay ieriidir. Fakat tm alar ve lkelerde bir
insan dnda her insann bir onay, bir Tanr varlnn delili olm aya ya da
onu zorunlu klmaya yetm ez. nk herhangi biri kp Tanry inkr etse
bylesi kusursuz bir evrensellik yok edilir; ve hi kim se bir Tanr varln
inkr etm ezse Tanrtanmazlar inandrmak iin delillere ne gerek vardr?
nsanlarn neredeyse tmyle kurtulmu olduklar bir hataya kar delillere
ne gerek vardr? Dnyada Tanrtanmazlar olduunu bildiinizi sylerseniz
o zaman evrensel onay savnz kendi kendine byk bir ounluk derecesi
ne iner; ve ben, Tanr varlna ilikin bu delili zerre kadar geersiz klacak
bir szck kullanmadm. Y alnzca orada Tanr idesinin doutan olm ad
n gsterm ek istedim; ve sizin Tanrtanmaz kabul ettiklerinizden daha az
sayda Tanr idesi tamayan olup olm adn bilm ek benim am acm a
sndan yeterli idi; nk doutan olan herhangi bir ey en kat anlamyla
evrensel olmaldr; tek bir istisna ona kar yeterli bir delildir." Bu sav Tanr
ve din idelerinin rtk doutanl deil apak doutanlna kar y e
rinde bir savdr. Locke baka bir yerde Tanrtanmazlarn hogrlm esine kar kar.
20 Tanr bileik idesinin kkeni ve yaps (z) iin bak: (2. Kitap, 23. Blm ,
33-35. K sm lar.) Bu ide ok eitli geliim aamalarndan geer ve Locke'a gre de deneyim dnyasnn edim selliinde (gereklii)nde ikinlii
dnda dsal ve mekanik (dzeneksel)dir. K sacas bu deistik (doadinine
zg) idedir.

108

asann Anlama Yetisi

erine

ir Deneme

byklk, ykseklik ya da olaanst bir ey kavram, kayg ve


merak elik ediyorsa; mutlak ve kar konulmaz bir gcn kor
kusu zihne onlar yerletirmise ideler daha derine ileyecek ve
daha da pekiecektir. zellikle Tanr idesi gibi saduyunun
olumlayaca ve bilgimizin her parasndan doal olarak karlabilen ideler sz konusu ise bu olasdr. Olaanst g ve
akln grnr iaretleri evrenin ileyiinde o kadar ak ve be
lirgindir ki bu iaretleri ciddi biimde irdeleyen birinin bir Tan
ry kefedememesi olanakszdr. Byle bir varln kefinin bir
kez duyulmas herkesin zihninde ister istemez byk etki yaratr
ve beraberinde yle bir dnce ve haber yk tar ki herhangi
bir yerde bir ulusun tamamnn say ya da ate kavram deil de
bir Tanr kavramndan yoksun olacak kadar aptal olmas bana
olduka tuhaf geliyor.21
10.
Dnyann bir yerinde stn, gl, akll, grnmez bir
varl dile getirmede Tanr ad bir kez kullanld m byle bir
kavramn saduyu ilkelerine uyumu ve insanlarn sklkla sz
n etmekte daima karnn olmas, ister istemez her yere yayl
mas ve kuaktan kuaa gemesine yol aar. Ancak bu adn ve
beraberinde kimi kusurlu, belirsiz kavramlarn iletildikleri d
nce tembeli insanlarca genel kabul, idenin doutanln
kantlamaz; yalnzca, bu kefi yapan insanlarn akllarn doru
kullandklar, eylerin nedenlerini enikonu dndkleri ve on
lar kaynaklarna dek izledikleri, ancak kafasn ok daha az a
ltran insanlarn onlardan bir kez bu kadar nemli bir kavram
ald m yeniden kolay kolay yitiremeyecekleri ortaya kar.22
21 Burada ve baka yerlerde L ocke Tanrdan tm sonlu varlklarn bireysel
likleri ve ahlaksal zgnlkleri ile uyumlu bir biim de yaadklar ve var
lklarn borlu olduklar kusursuz hep etkin Akl olarak, tek ve snflandnlam az yerine, birok nesneden (ate, mknats ve benzeri) bir tanesi gibi
sz eder. Bu konuda (bak: Leibniz, Yeni D enem eler 3. Blm )
22 Bireylerde Tanrlk bileik idesinin olgunluu tinsel etkinliklerini ngrse
de ortaya ktnda yaps dolaysyla deneyim ilinekleriyle analiz edile

Kurgusal ve Klgsal Doutan ilkeler

zerine Dier Dnceler

109

11. Evrensel olarak tm kabilelerde bulunmu ve tm lke


lerde yetikin insanlarca genel olarak kabul edilmi olsayd,
Tanr kavramndan yine baka bir yere varlmazd. Bir Tanr
varlnn genel kabul bana gre uradan ileri gitmez: Tanr
idesinin doutanln kantlamaya yeterliyse o zaman ate
idesinin doutanlnn da gstergesi olmaldr, nk dnyada
bir Tanr kavramna sahip olup da ate idesi tamayan tek bir
insan yoktur diye dnyorum. Bir bebek kolonisi atein ol
mad bir adaya gtrlp braklrsa eminim ki dnyann
baka yerlerinde bilinen ve kabul edilen atein ne bir kavramna
ne de adna sahip olacaklardr; belki de aralarndan biri kp da
dncelerini yaradl ve eylerin nedenlerini aratrmaya y
neltip onu kolaylkla Tanr idesine kavuturacak bir yola sap
madka bir Tanr kavramn ya da adn kavramaktan ok uzak
kalacaklardr.23 Tanr idesi dierlerine de retildi mi akl ve
dncelerinin doal eilimi ile sonralar aralarnda yaylr ve
srer gider.24
12. Aslnda insanlarn zihinlerine, kendisine ilikin kavram
lar ve harfler ilemek, onlar bylesi byk bir noktada kuku
iinde ve karanlkta brakmamak, bylece zeki bir varlk olan
insandan bekledii ballk ve tapnmay gvence altna almak
Tanrnn doasna yakr ve byle de yapmtr diye ileri s
rlmektedir.25
m eyeceini gsterebilir. te yandan en az bilincinde olanlarn deneyim inde
ister istem ez sakl bulunan salam dzenleyici bir inan oluu bir dereceye
kadar
doa
dzenine
srekli
gvenleriyle
kendini
gsterir.
23 Fakat evrenin felsefi dzeyde kavranlmas iin zihinsel zorunluluklar a
sndan ate, Tanr ya da stn hep etkin Akl ideleri benzerlik tar m? Doal
ve ahlaksal deneyim mantnda eit lde mi yer alrlar? Locke da Tanrnn
varlnn matematiksel bir sonu kadar tantlanabilir fakat atein varlnn
byle tantlanamaz olduunu savunurken farkl olduklarn kabul eder.
24 Bu ide yle eitli geliim dereceleri gsterir ki Tanr terimi ayn a ya da
ayn ulustaki bireysel zihinler kadar farkl a ve farkl uluslarda da ok
farkl idelere yol aar.
25 Bu bileik idenin deilse bile Tanrnn varlnn, insanln ortak onayn
dan temel alan savunusu, ocuklar ve yetikinler, yabanllar ve filozoflar,

110

nsann Anlama Yetisi

erine

ir Deneme

Bu gl bir sav ise, sahiplerince beklenenden ok daha fazla


eyi kantlar. nk, Tanr insanlarn kendileri iin en iyi oldu
una karar verecei eyleri yapmtr, nk bu onun doasna
yakandr diye bir sonuca varabilirsek bu yalnzca Tanrnn
insanlarn zihinlerine kendi idesini ilemi olduunu deil ayn
zamanda insanlarn onun hakknda bilmesi ya da inanmas ge
reken her eyi de belirgin yazlar halinde kazm olduunu,
onun istencine ballk iinde yapmalar gerekenleri iyice yer
letirmi olduunu ve bir isten ile ona uygun duygulanmlar
sunduunu da kantlar. Kukusuz herkes bunun, St. Paul'n tm
uluslarn Tanry aramalarn tlemesi gibi, karanlkta el yor
damyla bilgiyi aramak, istenlerinin anlama yetileri ile at
mas ve arzularnn devlerine aykr dmesinden, daha iyi ol
duunu dnecektir. Katolikler yeryznde anlamazlklarn
yanlmaz bir yargcnn varln insanlar iin en iyi ve Tanrnn
doasna ok yarar gryorlar ve sonuta bir tane var, diyorlar.
Ayn nedenle ben de, insanlar iin her birinin kendi amaz
yargc olmasnn daha yararl olduunu sylyorum. Bu savn
nda her insan byle grp grmemeyi yine onlara brak
yorum. Snrsz akl sahibi Tanr byle yapmtr, o zaman bu
en iyisidir demek, ok iyi bir saptama ancak "en iyi olduunu
dnyorum, yleyse Tanr byle yapmtr" demek kendi
aklmza biraz daha gvendiimiz anlam tayor bence... ze
rinde durduumuz konuda, byle bir noktadan hareketle, belli bir
deneyim sonucunda tersine tank olduumuz zaman yine de
Tanr yle yapmtr diye srar etmek bouna olacaktr. Bilginin
yani her dzeyde insann, mutlak bilinli inan ile mmkn olabilecek
gte deildir; nk bu durumda Tanrtanmazlar ve bilinem ezciler (ag
nostikler) imknsz olgular, deliller de geersiz olup, yerlerine baka delil
ler konm aya allrd. Ardl alar ve eitli uluslarda gzlem lenen ortak
inanlara tam ballk iddiasnda bulunabilir bu savunu, ki Cicero ve K ilise
Bykleri de buna snmlard. Reid'in de syledii zere eer "Bu ona
yn nedeni olabilecek bir nyargnn da bu onay kadar evrensel olduunu
gsterebilirsek" ortak onay sav bu balamda da geersiz kalr.

Kurgusal ve Klgsal Doutan lkeler zerine Dier Dnceler

byle zgn izlenimleri ya da ideler zihinde ilenmemise de


Tanrnn iyiliinden yoksun deildir insanlar, nk Tanr insan
byle bir varln amac iin gerekli tm eylerin kefine yete
rince hizmet edecek yetilerle donatmtr.26 Bu da gstermekte
dir ki bir insan herhangi bir doutan ilke olmakszn doal ye
tilerini doru kullanarak onu ilgilendiren dier eylerle birlikte
bir Tanr bilgisine varabilir. nsana var olan bilgi yetilerini ba
layan Tanr, kendisi iin kprler ya da evler yapmasna ya
rayan akl, eller ve malzemeler balayarak zihninde doutan
kavramlar yerletirmesinden daha byk bir ltufta bulunmu
tur, ki dnyada kimi insanlar ne kadar yetenekli olsalar da ba
kalar kadar Tanr ideleri ve ahlakllk ilkelerinden ya tamamyla
yoksun ya da biraz haberdardrlar. nk, yetenekleri, yetileri ve
glerini bu ynde retici bir biimde kullanmam fakat lke
lerinin eyleri, grenekleri ve sanlarn tesini dnmeden,
olduu gibi alp kendilerini bunlarla doldurmulardr. Siz ya da
ben, Soldania Krfezi'nde domu olsaydk dncelerimiz ve
kavramlarmz orada yaayan Hotentot halknn birikiminden
te gemezdi. Virginia Kral Apochancana ngiltere'de eitim
grm olsayd, ngiltere'deki bir din adam kadar bilgili ve bir
o kadar da iyi bir matematiki olabilirdi: Onunla, daha bilgili bir
ngiliz arasndaki fark, yetilerinin kendi lkesinin kavramlar,
detleri ve grenekleri iinde skml ve daha teye hi
ynlendirilmemi oluundadr. Eer bir Tanr idesine sahip ol
mamsa bu yalnzca onu Tanr idesine gtrecek dnceleri
aramamasndandr.
13.
nsanlarn zihinlerinde ilenmi olarak bulunan bir ey
olsayd bunu, insana, bamlln ve devini anmsatmak iin
Tanrnn yarataclnn bir iareti olarak yerletirdii Yaratc
26 D oal yetiler yeterince altklarnda ancak ortaya kan akl grnm le
rini hesaba almayan bu ifade, byk lde potansiyel doutanln ka
buldr.

112

nsann Anlama Yetisi

erine

ir Deneme

kavram olmasn beklemekte hakl olacamz dnyorum.


Bunun iin de insan bilgisinin ilk rnekleri belirmelidir o za
man. Fakat ocuklarda byle bir kavram ne kadar zaman sonra
kefedilebilir? Orada bulduumuzda, dorudan Tanry temsil
etmekten ok ne kadar retmen kavram ve sansna benzer?
ocuklarda sahip olduklar bilgiye erime srecini gzlemleyen
biri, ilk ilgilendii ve konumaya en alk olduu nesnelerin
anlama yetilerindeki ilk izlenimleri oluturan eyler olduunu
dnecektir; baka bir eyin en ufak bir izine bile rastlamayacaktr. ocuklar daha ok trde duyulur nesnelerle tantka,
onlarn idelerini belleklerinde sakladka ve onlar eitli yol
larla bir araya koyma, birletirme ve oaltma becerisine sahip
olduka, dncelerinin kendiliinden nasl genilediini gz
lemlemek kolaydr. nsanlarn sahip olduu bir Tanr idesini zi
hinlerinde nasl kurduklarn ileride anlatacam.28
14. Ayn lkede yaayan insanlarn ayn ad altnda, Tanrnn
kavram ve idelerine sklkla kart ve eliik ok farkl ideler
tadklarn grdmz zaman da insanlarn sahip olduu
Tanr idelerinin onun parmayla zihinlere yazlm iaretleri ve
harfleri olduunu syleyebilir miyiz? Bir ad ya da szck kul
lanmalar Tanr kavramnn doutanln kantlamaz.
15. Yzlercesini kabul eden ve ibadet edenlerden, hangi do
ru ya da hogrlecek bir Tanr kavram beklenebilir? Birden
fazla benimsedikleri her Tanr ondan haberdar olmadklarnn
amaz bir gstergesi ve birlik, snrszlk, ncesiz-sonrasz ni
teliklerinin dland yerde doru bir Tanr kavramnn olma
yacann bir kantdr. Tanr imgeleri ve simgelerinde dile ge
tirilen tmyle maddesel kavramlar, Tanrlarna yaktrdklar
evlilik, ak, ballk, dknlk, sava ve benzeri nitelikler de
27 Yani, zaman asndan "ilk"i yoksa, eylerin ve deneyim in asl doasnda
bireysel zihinde ge ve kusurlu grn ya da kimi zihinlerde hi grnm eyii anlamnda bir ncelik deil.
28 Bak: 2. Kitap, 23. Blm , 33. 36. Ksmlar; 4. Kitap, 10. Blm.

Kurgusal ve Klgsal Doutan lkeler

zerine Dier Dnceler

113

cabas; ki bylece insanln byk ksmn iine alan putperest


dnyann, Tanrnn yanlgya dmemeleri iin byk zen
gstererek yazd ekliyle zihinlerinde ona ait ideler tadkla
rn dnmek iin ok az nedenimiz olacaktr. Bu kadar srarla
ne srlen, "onayn evrensellii" herhangi bir doal izlenimi
kantlyorsa bu yalnzca: Tanrnn ayn dilde konuan insanlarn
zihinlerine kendisi iin iledii bir addr, bir ide deil: nk
adda anlaan insanlar ayn zamanda dile getirilen ey konusunda
olduka farkl anlaylara sahiptiler. Putperestlerce taplan trl
Tanrlarn kavranamaz yce varln eitli zniteliklerini ya da
inayetinin eitli ynlerinin dile getirilmesi iin bavurulan bi
imsel yansmalar olduunu sylerlerse, burada tm bunlarn
kkeniyle ilgilenmediimi belirtmem gerekir sanyorum; ancak
u da var ki, halkn dncelerinde byle yer aldklarn kimse
gz ard edemez. Dier tanklklar bir yana, Beryte Piskoposu'nun29 gezi notlarnda 13. blme bakacak olan biri, Siyamllar'n din ilminin ak ak oktanrcl benimsediini gre
cektir: Ya da Abbe de Choisy'nin daha anlalr biimde Journal
du Voyage de Siam'da30 yazdklarndan (107/177) Tanry hi
tanmadklarn renecektir.
16.
Denirse ki tm uluslardaki akll insanlar Tanrnn birlii
ve snrszlna ilikin doru kavramlara sahip olmulardr,
bunu kabul ederim. Fakat o zaman da,
Birinci olarak, ad dnda her eyde "onay evrensellii"
dlanm olur; bu akll insanlar belki binde bir olacak kadar az
sayda yer aldndan bu evrensellik ok dar kapsamldr.31
29 Berytus Piskoposu'nun Hindistan zerinden Siyam'a yolculuu onunla yol
culuk eden bir rahip tarafndan kalem e alnmtr. (Bak: Journal des Savars, 1. cilt, sf: 591)
30 1585-86.
31 Yani, sakl ya da bilinsiz deil ak ya da bilinli evrensellik. A a karma
ilemi din bilgini ya da filozofun youn bir dnsel abasn gerektirebilir.

114

nsann Anlama Yetisi

erine

ir Deneme

kinci olarak, bence insanlarn en iyi ve en doru Tanr kav


ram larnn32 ilenmi olduunu deil, dnce ve zihinsel et
kinlik ve de yetilerinin33 doru kullanm ile kazanldn ka
ntlamaktadr aslnda: nk ok sayda dnce tembeli insan
kavramlarn ans eseri, kafalarn yormakszn gelenek ve halk
diline zg kavramlardan toplarken, akll ve dnen insanlar
dncelerini ve akllarn doru dzgn kullanarak baka
eylerde olduu gibi bu konuda da doru kavramlara ulam
lardr. Tm akll insanlarn sahip olmas, Tanr kavramnn
doutan olmasnn bir nedeni kabul edilecekse erdem de do
utandr diye dnlm elidir ki, akll insanlar daima erdeme
de sahip olmulardr.
17.
Bu akas putperestliin izgisiydi. Tek bir Tanry ta
nm olan Yahudiler, Hristiyanlar ve M slmanlar da bu tr
uluslardaki insanlara Tanrnn doru kavramlarn retmek iin
gsterdikleri zene karn insanlarn onun ayn ve doru idele
rine sahip olmasn salayamadlar. Aratrrsak Tanry gk
yznde oturan bir insan biiminde kurgulayan ve ona ilikin
sama ve uygunsuz bir sr kavrama sahip kiiler yok mudur
aramzda? Trkler kadar Hristiyanlar da Tanrnn maddi ve in
san biiminde olduunu kabul eden ve bunun iin mcadele ve
ren bir sr tarikat barndrmlardr: Ve imdi aramzda ken
dilerini Arthropomorphites ilan eden ok az kii olsa da (birka
yla ben de tantm) bunun zerinde aratrma yapacak olan
biri, cahil ve eitim grmemi Hristiyanlar arasnda bu sanya
sahip olanlarn olduka fazla olduunu anlayacaktr. lke hal
kndan herhangi bir yata ya da herhangi bir konumda gen in
32 Burada dnd bu ad altnda var olan tre ilikin kavramlardr; yoksa
Tanr varl deil. Baka yerlerde tantlamaya alt da stn bir zihnin
varldr. (Bak: 4. kitap, 10. Blm )
33 Locke'taki doutan ideler her insana doutan bilincinde olarak ilenm i
olduu varsaylan idelerdir ve dolaysyla deneyim de yetilerin kullanlmas
sonucu edinilmezler.

Kurgusal ve Klgsal Doutan lkeler

zerine Dier Dnceler

115

sanlarla konuun, greceksiniz ki, Tanr ad azlarndan hi


dmese de kullandklar kavramlar, akll bir insan tarafndan
eitim alm olduklarna inanamayacanz, dahas Tanrnn
kendi elleriyle yazm olduu harfler diye dnemeyeceiniz
kadar tuhaf, yetersiz ve soysuzdurlar. Nasl oluyor da bize kendi
ideleriyle donatmad zihinler vermi olmas, dnyaya plak
bedenlerle, hibir beceri ya da yaratclk balamamasndan
daha fazla kltyor Tanr inayetini, bunu anlamyorum do
rusu. Bunlara ulamaya yarayacak yetilerle ilenmisek, edinemememiz Tanrnn cimriliinden deil, bizdeki dnme ve a
ba yoksunluundandr. Bir Tanr vardr ve bu, iki dorusal iz
ginin kesim esiyle oluan karlkl alarn eitlii34 kadar
kesindir. Dncelerini bu biimde kullanmadklarndan ner
melerin her ikisinden de habersiz birok insan olduu kesinse de
bu nermelerin doruluunu itenlikle aratrmaya koyulmu
fakat onaylayamam hibir akll varlk olmad. Bunun evren
sel onay olduu sylenirse tamam;35 fakat byle bir evrensel
onay bu alar idesinin olduu gibi Tanr idesinin de doutanln kantlamaz.
18.
O zaman, Tanr bilgisi insan aklnn en doal kefi olsa
da, tm sylenenlerden de anlalaca zere, Tanr idesi do
utan deildir, ki bu durumda baka bir idenin doutanl
sz konusu olamaz. nk Tanr insanlarn anlama yetilerine
herhangi bir izlenim ya da harf ilemi olsa bunun kendisine
ilikin ak ve tek tip idesi olmasn beklemek en dorusudur, ki
bu ide bizim yetersiz kapasitelerimizin de bu kadar anlalmas
g ve snrsz bir nesneyi kavrayabilecei belirginlikte olmal
dr. Fakat zihinlerimizin, edinmek iin en fazla uratmz bu
34 Tanry ararken nnde sonunda ulaacam z matematiksel kesinlii bu
ekilde kabul ederken, bir yandan da bu bilgi ve idedeki doutanl kabul
etmiyor: nk ona ulam am z iin aba gerekiyor ve bu aba doutanlk
anlayna aykrdr.
35 Ele alnmas gereken tek "doutanlk" ieriine gre bu gerekten de do
utan ilkeler ve evrensel onayn varlnn bir kabuldr.

116

nsann Anlama Yetisi

erine

ir Deneme

ideden en banda yoksun olmas tm dier doutan yazlara


da bu hakk tanmyor. Gzlemleyebildiim kadaryla hi byle
bir ize rastlamadm sylemeliyim, ki bir bakas bulup bana
sylerse de sevinirim dorusu...
19.
nsanlarn zaten sahiplermi gibi genel konumalarnda
kullandklar bir baka ide var ki; sahip olunmas insanln ge
nel yararnadr: TZ idesi. Bu ideyi ne d duyum ne de i du
yum yoluyla36 edinebiliriz. Doa bize ideler salamada zenli
davransayd bunlarn yetilerimizle edinemediklerimiz olmasn
beklerdi doal olarak: Fakat gryoruz ki, dier idelerin zihni
mize girdii yollarla "tz"e ulaamadmzdan, hi ak bir
.
....
idesine sahip deiliz; bu durumda tz szc ile bildiimiz
idelerin substratum ya da dayana olarak ele aldmz ancak,
[tikel belirgin kesin]38 idesine sahip olmadmz yani ne oldu
unu bilmediimiz39 eyin yalnzca kesin olmayan bir varsay
.

'i'7

36 (Bak: 2. Kitap, 13. Blm , 17-20. Ksmlar, 23) Blm n birok ksm.
Buralarda tz idem iz, tikel tzlere ilikin idelerim iz ve bu idelerin nasl
olutuuna ilikin Locke'a ait grleri bulabilirsiniz.
37 Locke'un tm kesinlii ak ve seik ideler zerine oturttuunu kabul eden
Stillingfleet, "ak bir tz idesine sahip olm adm z sylerken kavram
mantksz bir sylem e sokuyor" der ve Locke, "bunu kabul etmiyorum,
nk inan konusunda kesinliin tek dayana olarak ak ve seik ideleri
grmyorum. T ze ilikin bir ak ya da seik idem iz olduunu sylem i
yorum; ancak yalnzca onu ne olduunu bilm ediim iz bir ey olarak gr
dmz sylyorum" diye yant verir. ( nc M ektup, sf: 3 8 1 ,...) A s
lnda tm grnlerinden ayr herhangi bir tze ilikin olum lu bir idem iz
olam az: Tz alglanan grnleri yoluyla ksmen grnr ve onun alg
land kadarndan sz edebiliriz.
38 Stillingfleet'in itirazlarna yant vermek iin drdnc baskda eklenm i
tir.
39 Bir eyin niteliklerini oluturan dier duyu verilerine ekli bir duyu verisi
olarak ele alndnda tz anlam sz bir terim olur; idelerin zihnim ize gir
mesini salayan yollardan zihne girmez. Fakat baka bir yerde L ocke, bir
bulank tz kavramnn ister istem ez insan zihninde oluturulduunu belir
tir. Stillingfleete, "Asla tz gibi bileik bant idelerinin i ya da d du
yumun yaln ideleri gibi olutuunu sylem edim . Zihnin kendi bana ba
nt ideleri kurabildiini ve b yle yapmak zorunda olduunu yadsm a
dm ... Niteliklerin kendi kendilerine nasl var olduklarn anlayam ad
mzdan diyorum ki tz vardr... Duyulur nitelikler kendileriyle birlikte tz

Kurgusal ve Klgsal Doutan lkeler zerine Dier Dnceler

117

mdr dile getirilen.40


20.
Kurgusal ya da klgsal herhangi bir ilkenin doutanlndan sz ettiimizde belli nermelerin, kendilerine ilikin
ideler hibir ekilde doutan varsaylamazken yle olduklarn
dnerek cebinde 100 Sterling bulunan ancak bu miktar olu
turan penny, shiling, crown ya da baka birimleri gz ard eden
bir insan durumuna deriz.41 Bu nermelere verilen genel onay
ve kabul de ieriklerindeki idelerin doutan olduunu gster
mez. ou durumda, ideler hangi yolla gelirse gelsin ardndan
bu idelerin uyumu ya da uyumsuzluunu ortaya koyan szlere
ister istemez onay verilir. Tanr ve ibadetin doru idelerine sahip
olan herkes, anlad bir dilde sylendii zaman, "Tanrya ibadet
varsaymn da tarlar ancak bu varsaym duyular zerinden onlarla bir
likte ieri/zihne alnmaz... D em ek istediim , duyulur nitelikler iinde var
olduklar bir substratum hissettirirler." (Stillingfleet'e nc Mektup) K
sacas tz deien grnlerde deim eyen gerektir: Bunlar bir dieri
olm akszn anlalamayan balalardr. Locke, dili dndnce bunu sy
lem eye alr gibidir. T z idesine sahip olm adm z sylerken ideyi zi
hinsel im ge yerine, dolaysyla anti-platonik anlamda kullanr.
40 "Kesin olmayan" burada zihinde belirsiz ve bulank olan bir varsaym ni
teler; ancak pratikte bir sfatn bir ad ngrd eklindeki gramer kural
ile edeerde bir varsaymdr. Stillingfleet "D nem eyeceim iz kadar ok
ey' vardr ve dndmzn bu kadar ok eyi kapsadn varsayma
m z olanakszdr" diye kar knca Locke, " yleyse bylesi bir yetersiz
liin ya da kavramlarmzla kartln inkr edilem ez bir sonucu olduunu
kesin olarak varsayamaz ya da karsayam ayz d iye bir ey yoktur. Sz, tz
idesini uslam lamaya dayandryorsunuz ya da kipler ya da ilineklerin kendi
kendilerine varlk srdrmeleri eylere ilikin uygun kavramlarmza bir
aykrlktr ve ben de ayn sonuca vardm. Kavramlarmza bir aykrlktan
ve dnem eyiim izden doan kesinlik farknn ne olduunu ayrt edecek
duyarlla sahip deilim" diye karlk verir. ( nc Mektup, sf: 375...;
lk M ektup sf: 27...) L ocke bu kartlk iin hibir delil gsterm ez; eer bir
ilk ilke ise de herhangi bir delili verilem ez. Fakat baka bir yerde yazt
biri ile tzlerin eylem leri (grnleri) ve kiplerine ilikin idelerin genel
likle tz idesinin kendinden nce insanlarn zihninde var olduklar konu
sunda anlar. (Sam uel B old a Mektup, 15 M ays, 1699)
41 Yani, tm nermeler terimleri ngrr. Fakat kendileri deneyim verileri
olan ideler arasndaki bantlar alglam aya ynelik doutan zihinsel bir
zorunluluk olabilir. delerin balam doutan olabilir ancak balanan ide
ler doutan deildir.

118

nsann Anlama Yetisi

erine

ir Deneme

edilir" nermesini onaylar; ve akll her insan bugne dek ze


rinde hi dnmedii bu nermeyi yarn onaylamaya hazr
olabilir. Ancak milyonlarca insann bu idelerden biri ya da her
ikisinden yoksun olduu sylenebilir pekl... nk ou lke
insan ve yabanilerin Tanr-ibadet idelerine sahip olduunu ka
bul etsek bile u ya da bu zamanda edinmeleri gereken ve bunun
zerine bu nermeye onay da verecek, artk ok az kukuda ka
lacak olan ocuklardan ok aznn bu idelere sahip olduu varsaylabilir diye dnyorum. Duyar duymaz onay, idelerin do
utan olduunu kantlamaz; bu, (bir sonraki gn ekilecek olan
gz perdeleri yznden) kr domu bir bebein grmeye ba
ladnda "gne parlaktr ya da safran sardr" nermesine ke
sinlikle onay vereceini hesaplayarak, gne, k, safran ya da
sar idelerini beraberinde getirdiini sylemek gibi bir eydir.
Buna gre, "ilk duyuta onay" idelerin doutanlklarn kant
lamyorsa bu idelerden oluan nermeler iin ok daha yeter
sizdir bu adan...42 Doutan idelere sahip olan biri varsa ka
tane olduklarn ve hangilerinin byle olduunu sylemesi beni
memnun eder.
21.
[unlar43 eklememe izin verin: Zihinde gerekten ze
rinde dnmedii herhangi bir doutan ide bulunuyorsa bel
lekte yerlemi olmaldr; oradan anmsama yoluyla ortaya
km aldr yani zihinde nceden yer alm bir alg olarak anmsandnda tannmaldr. nk anmsamak bir eyi daha nce
den bilindii ya da alglanm olduu bilinciyle ya da bellekle
alglamaktr. Bunun dnda, zihne giren her ide yenidir ve
anmsanmaz; zihinde nceden var olduunun bilinci anmsama
yetisini tm dier dnme yollarndan ayr klar. Zihin tara
42 Bu, bilinte belirdikten sonra lm sz ve mutlak grnen nermeler ile
yalnzca geici ve koullu doru gibi grnen nermeler arasndaki ayrm
ortadan kaldryor, ki Locke'un kendisi de Tanrnn varl dnda geree
ilikin tm nermeleri ikinci snfa sokuyor.
43 Bu ksm ikinci baskda eklenmitir.

Kurgusal ve Klgsal Doutan lkeler

zerine Dier Dnceler

119

fndan hi alglanmam bir ide zihinde hi yer almamtr. Zi


hindeki bir ide ya edimsel bir algdr ya da zihinde yle edimsel
bir alg olmutur ki bellek araclyla yeniden canlandrlabi
lir.44 Ne zaman bellein dnda bir idenin edimsel algs szkonusu ise o zaman ide anlama yetisinin karsna tamamyla
yeni ve bilinmeyen olarak kar. Ne zaman bellek bir ideyi
edimselletirirse o zaman orada nceden var olduu ve zihne
tamamyla yabanc olmad bilinci de ona elik eder.45 Byle
olup olmadn herkes gzlemleyebilir. Bu gzlemleme sonun
da herhangi birinin (ileride sz edilecek olan yollarla bir izleni
mine varmadan nce) bilmedii (ancak geri getirebildii ve
anmsamayabildii) doutan olmaya hak kazanm bir ide r
nei verilsin isterim; ki nceki bir algnn bilincinde olunmadan
anmsama gereklemez ve zihne bu bilince yabanc herhangi
bir ide gelirse anmsanmaz ya da bellekten edinilemez; ayn za
manda belirmesinden nce zihinde var olduu da sylenemez.
Bellekte ya da grnrde gerekten var olmayan bir ey zihinde
hi olmaz ve orada asla yer almam bir eydir.46 Renkleri ta
nyana ve ayrt edene dek gren bir ocuu dnn: Sonra
gzleri kataraktlarla rtlyor ve 40 ya da 50 yalarnda tama
myla kr oluyor; ite o zaman bir zamanlar sahip olduu renk
idelerine ilikin belleini tmden yitirir. Bu bir seferinde ko
nutuum grmeyen bir insann durumuyla ayn: O da grme
yeteneini kk bir ocukken geirdii iek hastal yzn
4 4 Burada Locke edindiim iz bilginin edim sel ve bilinli olarak var olmad
aralarda sakl ya da bilinsiz bir durumda var olduunu kabul ediyor. Sakll edinilen bilgiyle snrlandrp b ylece eylerin doasndaki aprioriti
(deneyden nce ve bam sz bilm e) ve sakl mant dlam a iin yeterli
neden gstermiyor. Edinilen idelerin edim sel (bilinli) alglar ya da bellein
sakl yeniden alglam a gc olduklarn sylyor.
45 Bu, Platon'un, bizde canlandklarnda zihinsel olarak zorunlu grnen do
rulara ilikin bilgim izin, her zamanki belleim izde bilincinde olduumuz,
nceden bizim '.i gibi bu doruluklarn kabulleriyle birlikte gelm ese de,
an doasnda olduu eklindeki kuramn artryor.
46 Bu kesin bir varsaymdr (dogmatiktir).

nsann Anlama Yetisi

erine

ir Deneme

den yitirmi ve kr domu bir insan gibi bir daha hibir renk
kavram olmam. Kimse diyebilir mi ki bu insan zihninde kr
domu birinden daha fazla renk idesine sahiptir? Sanrm kimse
her ikisinin zihninde de renk idelerinin yer aldn sylemeye
cektir. Ne zaman kataraktlar kaldrlr, o zaman hi anmsama
d ancak iyilemi grme yetisiyle zihnine iletilen renk idele
rini nceki bir bilgi bilinci olmadan yeniden edinir. Bu ideler
artk karanlkta da geri getirebilecei ve zihninde canlandrabilecei eylerdir. Bu durumda, grnrde yokken, nceki bir bil
ginin bilinci yardmyla geri arlabilen tm bu renk ideleri
bellekte olduundan zihinde var kabul edilirler. Buradan yle
bir sonu kyor: Gerekte grnrde olmayan ancak zihinde
var olan bir ide orada yalnzca bellekte yer ald iin vardr;
bellekte yoksa zaten zihinde de yoktur; bellekte var ise, orada
belirdiine ilikin bir alg olmadan bellek araclyla edimsel
bir grn kazanamaz: Ksacas nceden biliniyordur ve imdi
anmsanyordur. Bu durumda, herhangi bir doutan ide varsa
zihinde bir yerlerde deil bellekte bulunmaldr; bellekte varsa
bir d izlenim olmakszn geri getirilebilir ve ne zaman ki zihne
ulat, ite o zaman anmsanr yani kendisiyle birlikte zihne ta
mamyla yeni olmadnn algsyla yansr. Zihinde ya da bel
lekte olan ve olmayan arasndaki deimez ve ayrt edici fark
budur; bellekte olmayan ne zaman orada belirirse tamamen
yeni ve bilinmeyendir; zihinde ya da bellekte olan ne zaman
bellekle arlrsa, zihin onu kendi iinde grr ve nceden ora
da olduunu bilir. Bu ekilde zihinde d duyum ya da i du
yumdan gelen izlenim ncesinde doutan ideler olup olmad
aratrlabilir. Akl ana erdii zaman ya da baka bir zaman
onlardan birini anmsam ve doduktan sonra hi yeni gelme
mi ideleri olan bir insana rastlamak isterdim. Zihinde, bellekte
olmayan ideler bulunduunu syleyen biri karsa ondan ak-

Kurgusal ve Klgsal Doutan tikeler zerine D ie r Dnceler

121

lamasn ve sylediklerini aklc bir biime sokmasn bekle


rim.47]
22.
Sylemi olduklarm dnda u ya da bu ilkenin do
utan olduu konusunda kukulanm ama baka bir neden daha
var. Snrsz akl sahibi Tanrnn her eyi kusursuz bilgelik
iinde yarattna tamamyla inanyor olmam, ondan insanlarn
zihinlerine kimi evrensel ilkeleri iledii yolundaki beklentiye
bir anlam vermemi salayamyor; zaten kurgusal olan ve do
utan diye ne srlenler gereksiz, klgsal ilkelerse ak de
iller;48 ve hibiri doutan diye kabul edilmeyen dier kimi
doruluklardan ayrt edilebilir49 deil. Sonralar edinilenlerden
daha ak olmayan ya da onlardan ayrt edilemeyen bylesi
harfleri Tanr ne amala zihne ilemitir?50 Aklklar ve ya
rarllklar ile zihinde yeni olan ve sonradan edinilmi tmnden
ayrt edilebilir doutan ideler ve nermeler olduunu dnen
biri karsa, sanrm bunlarn hangileri olduunu sylemekte
47 Locke'un bilgi iin de; i duyum srasnda oluum u iin zihinsel olarak zo
runlu grlen ve bu balamda, nceden d uyum sandktan a anesyle bel
lekte olduklar kabul edilem ez ve dolaysyla yalnzca bir mecaz anlamda
"anlar" diye sz edilebilirken, tmyle yeni olmadklar dnlen ideler
ve ilkeler olduu yolundaki iddiay rtmesi gerekirdi.
,
48 Tamamen kantlanmam ya da yalnzca olas olan nerme er, Locke a g
re, insan yaam n asl ilgilendirenlerdir.
v
.
49 Sz konusu doruluklarn ltleri iin 2. Blm, 15. K-isma ait dipnota
baknz.

...
50 Leibniz'in belirttii zere doa bouna zihnimize doutan celer ilem e
zahm etine girmemitir; nk bu ilkeler olmakszn tantlamada edim sel
bilgiye ya da olgularn mantna ulamann yolu kalmazd ve yalnzca
hayvanlarn deneyim leri ile snrl kalrdk. Eksik nerme asmda (ka
rm) bulunduumuzda sakl bir terime (ncle) dayandmz gibi sonucun
geerlilii sakl nclle belirlendii her zaman doru ise bu doutan genel
ilkelere gveniriz. G elecek hakkndaki tm u s l a m l a m a l a r a da sakl ilke
vardr. G elecek neden gem ie benzesin ki? Hep byle ol uundan deil;
bu, hibir deneyim ine sahip olam adm z gelecein zaten gemi olduu
eklinde bir eliki ierir.
,
.

51 Felsefe srekli olarak onlar rtk olarak yer aldklar deneyimden aa


karmak ve bylece onlarn organik birlikleri iinde seiK Dr bilincine
varmakla uramaktadr.

122

nsann Anlama Yetisi

erine

ir Deneme

zorlanmayacaktr ve bu sayede herkes yle olup olmadklarna


gerekli karar verecektir. nk tm dier bilgiden ve alglardan
belirgin fark olan doutan ideler ve izlenimler varsa herkes
kendinde olduunu dorulayacaktr. Bu varsaylan doutan il
kelerin delilleri konusunda zaten konutum, bunlarn yararna
ya da kullanm larna ilikin ayrntlara daha sonra gireceim.
23.
Sonu olarak: Baz ideler kendilerini insanlarn anlama
yetilerine dorudan sunarlar; baz doruluk trleri de zihin ide
leri nermelere sokar sokmaz doarlar.52 Dier doruluklarsa bir
sralamaya sokulmu ideler zincirinde, kefedilip onaylanabilmeleri ncesinde, dikkatli karm lar yaplmas ve karlatr
maya tabi tutulmas gerekenlerdir.53 lk trden bir ksm genel
ve kolay kabulleri nedeniyle yanllkla "doutan" diye nite
lendirilmektedir fakat dorusu, yetenekler ve beceriler dururken
ideler ve kavramlarn bizimle birlikte domu olmas sz konu
su deildir. Ancak bazlar kendilerini yetilerimize dierlerine
gre daha hazr halde sunuyor ve bylece daha genel kabul g
ryorlarsa da, Tanr insanlar doruluklar kefetmek, almak ve
saklamak iin ayr ayr grevlendirilmi yetiler ve aralarla do
nattndan, bu bedensel organlarmz ve zihinsel glerimizin
nasl kullanldklaryla ilgilidir. nsanln kavramlar arasnda
olabilecek byk fark, yetilerini farkl biimlerde kullanmala
rndan kaynaklanmaktadr.54 ou insan kr krne kabullen
52 Apak (kendinde ak) doruluklar.
53 L ockeun yntem inin tarihsel olduu, bandan beri varla ve zihinsel
ilem lerde ngrlen son (nihai) ilkelere ilikin sorulardan kand,
Tanrnn varln tantlamada gerekli nclleri ve gerek olana ilikin bir
deneyim olabilirliini sorgusuz kabul ettii asla unutulmamaldr. Yetileri
m izin tam olarak kullanm yla edinilm eyen fakat her zihne douta birey
lerin deneyim ve koullarndan bam sz olarak bilincinde olunarak soku
lan "doutan ideler ve ilkeler konusunda ters varsaymla insanlar, Locke'a
gre, kendilerini varlk okyanusunda yitirip durmulardr.
5 4 L ocke doutan olann bilincini mutlak ieren doutanlk kavramndan
korkmaktadr, nk yetilerim izin ilevini geersiz klabilir. nsan b ilgi
sinde yer olan doutan elerin bilinci bireysel yetilerin etkin kullanm na
ve evrensel ya da felsefi formlaryla ak kabulleri de daha yksek yetileri

Kurgusal ve Klgsal Doutan lkeler zerine Dier Dnceler

123

diinden zihinlerini bakalarnn egemenlii ve buyruklar alt


na sokup tembellik yaparak onay glerini, retileri kr kr
ne deil fakat byk bir dikkatle doruluunu aratrarak ka
bullenme yolunda kullanmazken, aznlkta kalan dier bir ksm
da dncelerini birka eye ynelterek onlar hakknda yete
rince bilgileniyor, bilgilerini onlar erevesinde gelitiriyor ve
baka aratrmalara hi girmediklerinden tm dier eylerden
habersiz kalyorlar.55 Buna gre bir genin alarnn toplam
nn iki dik aya eit olduu; baka herhangi bir ey kadar kesin
bir doruluk ve ilkeler diye ad geen nermelerin oundan da
daha apaktr; bununla birlikte baka eylerde uzmanlam
milyonlarca insan dncelerini alar alanna hi salmadn
dan bu doruluu bilmez bile... Bu nermeyi kesinlikle bilen fa
kat matematiin kendi iinde bunun kadar ak ve belirgin olan
dier nermelerin doruluundan tmyle habersiz biri, bylesi
matematiksel doruluklar sz konusu olduunda dncelerini
birden durdurup daha teye gitmemi olmal ki bir Tanrnn
varlna ilikin kavramlarmz iin de bu sz konusu olabilir.
nk, bir insann bir Tanrnn varlndan daha ak saptaya
bilecei bir doruluk yoksa da, bu dnyada zevklerine ve tutku
larna hizmet eder grd eylerle kendini oyalayan bu insan,
eylerin nedenleri, sonular ve hayranlk verici ynlerini ara
trmak adna ufack bir zaman bile ayrmaz ve olduu yerden
kmldayp da dncelerini bir adm olsun ilerde younlatr
maz ki bylece byle bir yce varln herhangi bir kavramndan
habersiz yaayp gider. Eer baka biri kp da kafasna byle
bir kavram sokmu olsayd belki inanc bilirdi; fakat hi irde
lemeden aldysa, "bir genin alarnn toplam iki dik aya
m izin kullanmna bal olduundan aratrmaya deecek olan sz edilen
eilim de olm ayan doutanlktr yalnzca.
55 Bu cm lede ilk kitabn insanlar yksek yetilerini etkin olarak kullanmaya
yneltm e ve onlar tem bellik edip kr krne balanlan sanlara tapn
maktan kurtarma, ve hakikat olan Tanrnn hizm etine ve O'na tapnmaya
tevik etm e ynndeki am acnn dayanan gryoruz.

124

nsann Anlama Yetisi

erine

ir Deneme

eittir" nermesini sylendii gibi, kantn aramakszn, gz


bal kabul ettii gibi eksik bir bilgiye sahip demektir: Aslnda
yetilerini zenle kullansa apak ve belirgin bilgisine ulaaca
doruluk iin, bir sandan hareketle onayn sunmu olabilir an
cak. Yeri gelmiken, btn bunlar yalnzca bilgimizin ne kadar
ok doann bize balad gleri doru kullanmamza bal
iken ne kadar az bo yere tm insanlkta hazr olduu dnlen
doutan ilkelere dayandn gstermektedir; ki eer olsalard
bunu herkes bilirdi yoksa varlklar bir anlam tamaz. [Btn56
insanlarca bilinmedikleri ve dier yeni doruluklardan ayrt edi
lemedikleri iin, bylesi doutan ilkelerin olmad sonucuna
varabiliriz.]
24.
Doutan ilkelerin varlndan kukulanlmas, bunu
bilgi ve kesinliin57 eski temellerinin sklp atlmas diye de
erlendirenlerin olumsuz eletirilerini ne kadar hak ederse etsin,
doruluun peinde srdm izin bu temelleri daha da sa
lamlatrdn syleyemem. undan eminim ki, Deneme bo
yunca hibir otoritenin ardndan gitmek ya da taraf tutmak gibi
bir derdim olmad. Tek hedefim doruluktu ve her nerede nme
ktysa dncelerimi, nyargdan uzak, baka birilerinin ayak
izlerine gereksinmeden, ardndan gnderdim. Bu demek deil ki
dier insanlarn sanlarna hi sayg duymuyor. Fakat benim iin
en saygn olan ey doruluktur ve umarm, eylerin kendilerini
aratrrken, aklc ve dnce rn bilgiyi kaynana dek izlediysek ve dier insanlarn bu bilgiye ulamak iin rettii d
nceler yerine kendi dncelerimizi harekete geirdiysek,
kefine doru daha byk admlar atmamz kibirlilik olarak yo
56 kinci baskda eklenmitir. yice irdelendiinde bu szlerin, bireysel olgu
lara son aklamay getiren ilkelerin peinde bilgi yapsna ilikin felsefi
analizin baarszla uradn belirttii grlr.
57 "Doruluu snamada mihenkta olarak kullanlan genel kabul grm
ilkelerin kendilerinin aratrlmas da gerekli grnyor; v e bu arada al
kanlk ve eitim in gl etkisi altnda ve tmyle yapay saylmaldrlar."
(Lee, Anti-Scepticism )

Kurgusal ve Kysal Doutan lkeler zerine Dier Dnceler

125

rumlanmaz. nk bakalarnn anlama yetileri araclyla


bilmek, ancak bakalarnn gzleriyle grmeyi beklemek kadar
akllca olabilir diye dnyorum. Baka insanlarn sanlarnn
bizim beyinlerimizde dolamas, ne kadar doru da olsalar, bizi
bir zerre daha bilgili klmaz. Onay hakkmz yalnzca saygn
adlara brakrken, onlar gibi, saygnlk kazanmalarn salayan
doruluklar anlamak iin akl yrtmyoruz ki, bylece onlarda
bilgi olan bizde yalnzca "opiniatrety"58 olarak kalyor. Aristo
kesinlikle bilge bir insandr fakat kimse onun bakasnn san
larn gz kapal benimseyip ylece dile getirdii iin bu bil
gelie ulatn dnmedi. Hi irdelemeden bakalarnn il
kelerini kendine almas onu bir dnr (filozof) yapmamsa
baka herhangi biri iin byle olmak gtr sanyorum. Bilim
lerde herkes gerekten bildii ve kavrad kadarna sahiptir.
Birinin yalnzca inand ve kr krne kabullendii eyler
yalnzca paralardr ki, btne ne kadar uyarlarsa uysunlar, on
lar toplayann birikimine nemli bir katklar olmaz. Bakasn
dan altn olarak alnan servet kullanlm aya kalkldnda,
oyuncak para gibi yapraklara ve toza dnecektir.
25.
Anlald an hi kuku brakmayan nermeler bulun
duunda doutan olduklar sonucuna varmak kolay ve kestirme
bir yoldur insanlar iin.59 Bu ekilde tembel, arama skntsn
dan kurtuldu, kukucu ise bir kez doutan diye belirlenen tm
nermelere ilikin aratrmalarn durdurdu.DWUzman ve
58 "Opinionatrety" sanya koulsuz ballk. L ocke zaman zaman kullanm
tr, bu terimi. (Bak: Brown V ulgar Errours, 7. Kitap, 9. Blm )
59 Sylem ek istedii apak ilkelerin yanllkla doutan varsayldktan ya
da doutan tm insanlarca ister istem ez doru olarak grldkleridir.
T em bellii tevik ettii ve doutan ilkeler ad altnda saysz nyargya
ak kap brakt iin bu sanya iddetle kar k yor Locke. G enelin
sanlarna kr krne gvenm e tem belliine ve her insann genelden ayr
ve kendisi olm asn salayan zel yargy hie sayan en gelie itiraz
ediyor. Bireyin kendi geliim ini daha iyi ya da daha gelim i saduyuya
ulamann bir yolu deil de kendisinde snrl bir sre olarak grp abar
tyor. (Bak: Anlam a Yetisinin Ynetimi, 41. K sm )
60 Locke'un onlara dm anl bundan dolaydr.

126

nsann Anlama Yetisi

erine

ir Deneme

retmen geinenler iin "lkeler sorgulanmamaldr" syleminin


ilkeler ilkesi olmas olduka yararlyd. "Doutan ilkeler var
dr" retisi yerleir yerlemez, yanllar baz retileri byle
kabul etmek zorunda kaldlar; ki, bylece kendi akl ve yargla
rn kullanmaktan alkonuldular ve ayrca incelemeksizin inan
mak ve gz bal kabul etmek durumunda idiler artk: Bu kr
krne inan (safdillik) iindeki insanlar daha kolay ynetilebilir ve onlar terbiye edecek, ynlendirecek yetenek ve yetkiye
sahip insanlar iin alabilirlerdi.61 Sorgulanmaz doruluklarn,
reticisi ve ilkelerin buyurucusu olma yetkisini elinde tutmak
yle kk bir g aktarm deildir; bir insan bylece tm bu
doruluk ve ilkeleri retmi olann yararna olacak bir ilkeyi
doutan diye dorudan kabul etmek durumunda kalr.62 Hal
buki insanlarn birok evrensel doruluun bilgisine ulat
yollan inceleselerdi, enikonu dnldnde doruluklarn,
eylerin kendi varlndan kp zihinlere girdiini grrlerdi;63
ve doann almak, yarglamak ilevlerini ykleyerek bala
d yetilerin yerinde kullanm ile kefedildiklerinin ayrmna
varrlard.
26.
Burada anlama yetisinin nasl ilediini gstermek De
neme'nin gerisine de kalyor ki, imdiye dek kendi bilgimize
ilikin sahip olabileceimiz kavramlarn zerinde ykseldii,
bana gre doru olan, temellere nasl ulatm aka gster
mek iin doutan ilkeler64 konusuna kukulu bakmamn ne
61 Leibniz, Yeni D enem eler'e baknz.
62 Locke'un bilginin doutanl ile savann ahlaksal amacnn dier bir
ifadesidir bu; ki, byle bir bilgi deneyim bildirimleri ve verileri olm akszn,
kiisel aba gsterilm eksizin edinilir ona gre.
63 Denem e'nin asl ideali yanl uta balayan ve soyut ontoloji okyanusunda
boulup gitm em ize neden olan apriori varlk dncesi hakkndaki soyut
uslamlamalar deil, fakat dier uta, duyumsal ve tinsel insanlar olarak bi
zim iin zorunlu olan dzeye dek derece derece yorumlanabilen ve somut
varlklarn ksmen grnd, duyusal ve tinsel olarak alglamada sunulan
grnler arasnda aposteriori (duyu deneyine dayal) uslamlamalardr.
64 lk Kitap, Locke'un, nsann Anlam a Y etisine ilikin asl aklam asnn bir
paras deildir. Le Clerc tarafndan Denem e'nin zeti olarak yaymlanan

Kurgusal ve Klgsal Doutan lkeler

zerine Dier Dnceler

127

denlerini sayp dkmem gerekliydi;65 oysa bundan sonra ilk ne


srdm noktaya yneleceim. Kar savlarn bazlar genel
kabul grm sanlardan doduu iin herhangi bir retinin
yanlln ya da olanakszln kantlam akla ykml biri
iin gz ard edilmesi olduka g birka eyi dikkate almak
zorundaydm; bataryalarn dikilecei arazi salamsa kime ait
olduu, kimden alndna ilikin ayrca bir aratrma yaplmaz,
kasabalara saldrrken; yalnzca o anki ama iin yeterli yk
seklikte bataryalar kurulm aldr o arazi zerinde: te tartmal
sylemlerde de durum byledir. Fakat Deneme'nin sonraki b
lmnde kendi deneyim ve gzlemlerimin yardm ettii lde
tek tip ve kendi iinde tutarl bir bina ykseltmeyi amalad
mdan umuyorum ki, bu binay, alnt ya da balanm te
meller zerinde ereti duran ayaklar ve payandalarn desteine
gereksinmeyeceim bir zemin zerine oturtacam: Ya da en
alm adan grlm ez. Bu ksm da balatt tm dengelim sel tartmadan
grnlerin tmevarmsal bir yorumlanmas ve deneyim ve gzlem e g e
m eyi tasarlamaktadr. Fakat tmevarmc yorumlama tm dengelim ci savn
yan sra bilinsiz nkabuller ierir ve felsefe doa ve tin grnlerinin
hepsinde ierilen her iki savn nkabullerinin dnsel olarak rgtlenm e
si/dzenlenmesidir.
65 lk kitapta yazar doutan ideler olm ad ve dolaysyla doutan ilkeler
olm adm kantlarken yeni bilgi tasarsn oturtmay dnd tem ele
yklenm i olan sam a ve bo lakrdlar ortadan kaldrmak am acyla ok
zenli davranyor. B ence tm korunabilmi olan doutan szcne yk
ledii kat anlamdadr; nk bu noktada kesinlikle hi dman yoktur.
Hi kim se yaradllar ya da rgn bedenleri ile birlem elerinin hemen
sonrasndaki ilk anda embriyolarn zihinlerinin (bilinli) idelerle donanma
ya ya da onlar ilenen, (bilinli olarak) kaznan ilkeler ya da nermelere
hazr olduklarm akla uygun biim de ne sremez; bu bo bir varsaymdr.
nsan doas mutlaka evrenin dier paralaryla bantl olduundan ide
lerin kaynann insan doasnn oluum u olduunu belirten ifadelerdir
bunlar. (Lee, A nti-Scepticism , nsz sf; 1) Locke'un insan zihnini idollerden
tem izlem e, modern aydnlanm a yryn balatacak olan bir "bo le v
ha" fikri tama karar, ilk kitabnda hi kim senin tartmaya deer bul
m ad eye saldrmasna nayak olmutur. te yandan apak kesin d o
ruluu kabul etm esi de ortaya karabilse felsefi yandalan ile uzlamaya
sokabilecek, doutanlk ilkesi lehinde bir itiraftr.

128

nsamn Anlama Yetisi

erine

ir Deneme

azndan kurduum, gkyznde bir ato olacaksa, bir btn ha


linde olmas iin urarm. Bakalarnnkine olduu gibi be
nim ilkelerime de ncelik verilmedii srece, okuyucuyu yads
namaz salamlkta kantlar beklememesi konusunda uyarmak
istiyorum;66 ki, kantlayabilirim de... lkelerimin doru ya da
yanll konusunda yalnzca insanlarn kendi nyargsz gz
lem ve deneyimine dayanabilirim67 ve bence, bir lde karan
lkta kalm bir konuya ilikin kendi kanlarn zgrce ve i
tenlikle ortaya dkmekten fazlasn iddia etmeyen ve doruluun
peinde tarafsz bir aratrma yapmaktan baka ama gtmeyen
bir insan iin bu yeterlidir.

66 Bu sylem in nceki ksm nda olduu gibi gerisinde de nkabuller olm ak


szn pek az ilerleyebilir. Etkin Akln evrendeki stnl ve gvenilirlii
ve kanlm az yansmalar bilinli ya da bilinsiz olarak kabul edilm ekte
dir. Y alnzca tam kukucular tm ilkelerden kanrlar ve bylece herhangi
bir nerme oluturmaya yetersiz kalrlar.
67 Ancak Cousin, tm D enem e'yi, insann anlama yetisiyle sunulan olgularn
gem i bir kuram ya da sonuca uymasn salayan yersiz bir varsaym
olarak grr. Green ve dierlerine gre tutarsz, karlkl elikiler ieren
nerm eler yndr; fakat L ocke bu ksm da havada asl bir ato da olsa
Denem e'nin en azndan btn, kendi iinde tutarl ve her bir paras birbiriyle sk skya tutunan bir yap olm asn amalamaktadr.

II. Kitap

DELER

K N C K T A B IN Z E T
Locke I. kitapta, doutan ve dolaysyla deneyim yoluyla
kantlanamaz ve eletirilemez olan dzenleyici ide ve ilkelere
sahip olduumuz sansna kar kmt, II. kitapta da bu yer
leik sannn yerine ideler ya da grnlerin iinde anlama
yetisiyle ulalacak bilgi ve olasl barndran, kendine gre
asl kaynan ortaya koyuyor. II. kitabn ilk on bir blmnde
ileri srlen ve aklanan kar sav; insann anlama yetisinin
alanna giren tm yaln ideler ya da varlk grnlerinin, d
mzdaki eylerden be duyumuz ya da kendi zihinsel ilemleri
mizin iduyumu ile edinildikleri yolundadr. 12-28. blmlerde
de en soyut idelerimizin, duyu verileri ya da zihinsel ilemlerin
alglama alanndan ne kadar uzak grnseler de, anlama yetimi
zin, duyu nesneleri ve bunlarn zihinde yansmalar ile kendi
yetilerinin etkin kullanm sonucu kazand ideleri kendi ken
dine yineleyerek, birletirerek, somutlatrarak ve balayarak
oluturduu karm lar olduu kantlanm aya allyor. Uzay,
zaman, tz, g, zdelik, sonsuzluk ve ahlakllk gibi ilk gr
n olmaktan uzak grnen bileik idelerde bile anlama yetisi
nin var olana ilikin doutan bilgisizliimizi ortadan kaldra
cak olan grnlerin bir para tesine gemediini gstermek
yolunda bir dizi ciddi rneklemeler yer almaktadr bu blmler
de. "Ak, seik, yeterli ve doru" nitelemeleri ile yaln ve bile
ik idelerimize 29-32. blmlerde rneklemeler getiriliyor. 33.
blmde, idelerimizin doasn bozucu bir etki, "zihinsel ar
m " zerine rnekler vererek kitab tamamlyor Locke.

1. BOLUM
GENEL OLARAK DELER ve KKENLER
1. nsan dndnn ve dnrken zihninde dolaan
eylerin ideler olduunun bilincindedir;1 yleyse u kesindir ki,
insanlar zihinlerinde beyazlk, sertlik, tatllk, dnme, hareket,
insan, fil, ordu, sarholuk ve benzeri szcklerle dile getirilen
eitli ideler tarlar. Bu durumda ncelikle aratrlmas gere
ken "Onlar nasl ediniriz?" sorusunun yantdr.
nsanlarn varolularnn banda zihinlerine damgalanm
doutan ideler ve ilk harflere sahip olduklar yolunda kabul
grm bir reti vardr. Bu san zerinde zaten olduka fazla
durmutum: Anlama yetisinin sahip olduu tm ideleri nereden
edindiini gsterdiimde; nceki kitapta sylemi olduklarmn
ok daha kolay benimseneceini sanyorum. Zihne hangi yol ve
aamalarla girdikleri de herkesin kendi gzlem ve deneyiminden
ortaya kacaktr.
2. Gelin zihni balangta zerine hibir ey yazlmam dz
beyaz bir kt (tabula rasa) gibi dnelim2 Bu kt nasl
1

Bak: Giri, 8. kinci kitapta ele alnrken ideler, bilgiler deil, (ki bu 4. kitabn
konusu) doruluk ve yanllk kapasitesinde dnlmeyen, yaln kavray
lar, grnler olarak dnlmektedir. V e burada Locke, yntemine uygun
olarak, sorar; gerek varlk grnleri hangi koullarda bir insann anlama
yetisinde belirir ve gittike yeni bileimler halinde oalr?
"Bo sayfa" im di bilincinde olduum uz ideler ya da grnlere balan
gta sahip olm adm z fikrini verebilir ancak bu mutlaka sakl kapasiteler
ve bunlarn zihinsel yansmalarndan da yoksun olduum uz anlamna g el
m ez. Bu m ecazla Locke her eyden habersiz doduumuzu ima etmek is
temitir.

134

nsann Anlama Yetisi zerine

ir Deneme

doldurulur? nsann snrsz kurgu yetenei ile zihne aktard


bu zenginliin kayna neresidir? Tm bu bilgi ve akl malze
melerini zihin nereden edinmektedir?3 Bunlara tek yantm var:
"DENEYM".4 Tm bilgimiz nnde sonunda deneye dayanr ve
deneyimden gelir. Anlama yetimizi tm dnme malzemeleri5
ile donatan dmzdaki duyulur nesneler ya da kendi iimizde
alglamadmz ve duyduumuz zihinsel ilemlere ynelik gzlemimizdir. Bunlar tm idelerimizin doduu bilgi pnarlardr.
3.
Duyulur nesneler alannda DUYULARIMIZ zihne bunla
rn etkileme biimlerine gre eitli alglarn iletirler.6 Dolay
syla sar, beyaz, scak, souk, yumuak, sert, ac, tatl ve ben
zeri tm duyulur niteliklerin idelerini ediniriz; "duyular zihne
iletirler" ile sylemek istediim duyularnn zihinde bu alglar
reten eyleri d nesnelerden7 alp zihne taddr. Sahip ol
3

nsan zihninin balangta her eyden habersiz olduunu varsayarak soru


yor: "Yetikin insanda anlama yetisinin zengin bir ide birikimine sahip o l
mas nasl aklanabilir?"
"Deneyim": Denem e'nin neden olduu tartmalarn asl kaynaklarndan
biri de bu terimin belirsizliidir. Locke doutanlk (farkl bir anlamda) ve
deneyim in anlama yetisinin birikimlerini salayc iki farkl yol olup, kart
olmadklarn kabul etmedi. "Deneyim felsefesine ynelik tavrm z t
myle terime yklediim iz anlama baldr... Asl nokta D eneyim in 'salt
duyum ile zdeletirilm esidir. B yle olm adn ve tersine salt duyumun
rerum n a tu ra d a im knsz bir soyutlam a olduunu kantlarsak, deneyim cilik hemen hurdaya dnr." (Seth, sko Felsefesi, s: 1 4 2 ,3 ) Locke, her bir
insann bilin yaamnda belirm e zamanna baklrsa, sahip olunan hibir
bilginin zihinsel yaam n duyular zerindeki izlenim ler araclyla (bata
bulank ve kusurlu) canlan ncesinde var olam ayacan ne sryor.
D olaysyla eylere ilikin yetikin anlama yetim izi deneyim de yetileri
m izin kullanlmasna balyor; fakat Kant'n sorusunu dikkate alm yor ya
da bilim sel ya da aklla anlalr, deneyim i olas klan akl elerini brak
m aya alyor ki, bu sonuncusu bir insann evren anlayna ilik in daha
byk bir eletirinin konusudur.
Fakat dnm e m alzem eleri, bilim sel deneyim e dntrmek iin, L oc
ke'un ya arka plana att ya da kavramlarmz dolduran ve ortak terim le
rim ize anlam kazandran yava yava birikmi veriler, yani m alzem elerle
kartrd zihinsel koullara gereksinirler.
Burada alg aslnda idenin karldr fakat tam alglanan grnler
deil de, kavrama edim i asndan ele alndnda byledir. Denem e'deki

Genel Olarak deler ve Kkenleri

135

duumuz, duyularmz yoluyla anlama yetisine aktarlan ou


idenin bu nemli kaynana ben "DI DUYUM"8 diyorum.
4.
Deneyimin anlama yetisini idelerle doldurmasna kaynak
lk eden bir dier ey de, zihnimizin idelerine ilikin ilemleri
nin algsdr ki, bu ilemler dnme srasnda anlama yetisini
dndaki nesnelerden salanamayacak olan baka bir grup ide
ile donatr. Bilincinde olduumuz ve kendimizde gzlemledii
miz alglama, dnme, kuku duyma, inanma, uslamlama, bil
me, isteme ve benzeri eitli zihinsel edimlerle de anlama yeti
lerimize seik ideler katarz. Her insann iinde bu kaynak var
dr;9 dmzdaki nesneler alannda olmadndan duyu deilse
de ok benzemektedir ve isel duyu diye adlandrlmak iin uy
gundur.10 Fakat sunduu ideleri zihnin kendi iinde yrtt
ilemler zerinde dnerek edinmesine bal olarak dierine
DI DUYUM diyorken, bunu da DUYUM diye adlandryo
rum. Bu inceleme boyunca DUYUM ifadesi getiinde, zih
nin kendi ilemlerini, anlama yetisinde bunlarn idelerini reten
akl yardm yla yorumlay anlalsn isterim .11 D Duyumun
yakn "alg" anlam iin 21. Blm S. Ksma baknz... Bunlardan ikinci
ve ncs anlama yetisini nitelem ede kullanabileceim iz trdendir.
nc anlamda alg 4. Kitapta nem li bir yer tutar.
7 D m zdaki nesneler, yani, organizm a d, nesneler.
8 Bu Locke'un d duyuma getirdii tanmlardan biridir ki, burada analiz
edilem ez d grnlerin organizma zerindeki edilgin izlenim i diye
dnyor, d duyumu. Bak: 23. Ksm; 12. Blm , 2. Ksm.
9 Burada ve baka yerlerde kulland mecazi terimler, kaynak, pnar gi
bi ifte anlamldrlar. Exordium (balang) ya da origa (kken) kar
l mdrlar? lki yalnzca tamamyla psikolojinin tarihsel ynteminin
alandr: zihnin ilem lerinde nkabul zihinsel zorunlulua veren eletirel
analiz metafziksel felsefeye girer; ki Locke'un tarihsel yntem i, i duyum
kendi olas ideleri ile snrlysa, bunun iin yetersiz kalr.
10 Locke'un duyu terimini zihnim izin ilem lerinin algsna uyarlamas i du
yumu zihinsel durumlarn deneysel kavranyla snrlar gibidir. Fakat bu
terimi kulland anlam bu noktada doyurucu deildir. D ier filozoflarn
yan sra Reid ve Hamilton ap rio ri'ye duyu diyorlar. "Saduyu".
11 duyumun Denem e'de deneysel ya da zihinsel mi yorumlanmas gerektii
yorumcu iin birincil sorundur, nk geici verilerden ok deneyim im izin
koullar olarak ngrlen yarglarla birlikte asl uslamlamann reflex bi-

136

nsann Anlama Yetisi zerine

ir Deneme

nesneleri olan dmzdaki somut eyler ve Duyum un12 nesnesneleri olan zihnimizdeki ilemler bence tm idelerimizin
doduu kaynaklardr. Burada kullandm geni anlamyla
"ilemler" terimi zihnin idelerine ilikin etkinlikleri yannda, bir
dnceden doan doyum ya da rahatszlk gibi etkinliklerin
kendilerinden kaynakl kimi edilginlikleri de iermektedir.
5.
Anlama yetisinde bu kaynaklar dnda bir yerlerden edi
nilmi hibir ide yoktur bence. Dmzdaki nesneler12 zihni
bizde rettikleri farkl alglara karlk gelen duyulur niteliklere
ilikin idelerle donatrlar; zihin de12 anlama yetisini kendi i
lemlerine13 ait idelerle doldurur!
Bu kaynaklar ve bileimleri ile bantlarn iyice irdelersek,
tm ide varlmz onlara borlu olduumuzu grebiliriz; zih
nimizde de bunlarn birinden edinilmemi hibir ideye rastla
mayz. Biri kendi dnceleri ve anlama yetisini enine boyuna
incelesin ve sonra bana sahip olduu zgn idelerin, duyularnn
nesneleri ya da zihninin ilemlerinin nesnelerinden baka eyler
olup olmadklarn sylesin.14 fcje kadar byk bir bilgi birikimi
olursa olsun titiz bir gzlemle, ileride de greceimiz zere, an
lama yetisinde bir araya getirilen ve tretilen sonsuz bir eitlilik
iinde olsalar da bu iki kaynak dndan gelmi hibir ide ta
nm ad bylece anlalr.1^!

12

13

14

15

linini ierip ierm edii bu sorunun yantna baldr. Bunun yantn d


nm em itir Locke.
Locke, batan sona, i ve d duyum da verilen grnlerin (yaln idelerin)
nedenleri olarak kendi zihinlerim iz ve dm zdaki m addesel eyleri n g
rr, fakat bunun mantnn m etafiziksel tartmasna girm ez. Bu 4. Kitap,
9. ve 11. blmlerde irdelenmektedir.
(Bak. Bacon, Nov. O rg.) Dr F ow ler re vel m ente ile konulan ayrm olgu
larn gzlem lenm esi ve byle bir gzlem zerinde derin dnm e sreci, ya
da i ve d alg arasnda olabilir. Yorumlarn her birine gre bu ksm
okuyucuya Locke'un Denem e'sindeki asl bak asn anmsatacaktr."
(Fowler, Nov. Org. sf: 188)
Leibniz, ideleri "nesneler" olarak gryor. (Bak: Yeni Denem eler) Leibniz'e
gre zihin dorudan kendi kendisinin i nesnesidir; fakat bu ideler ierdii ya
da aklda eylere karlk gelen nesneleri ierdii lde sz konusudur.
(Bak: 13-28. blmler) A sl deneyim kaynaklarmzn byle snrlanmas,

Genel Olarak deler ve Kkenleri

137

6. Bir bebein dnyaya gelirken gelecekteki bilgilerinin z


n oluturan bir sr ide ile ykl16 olduunu dnmek iin
pek az nedenimiz var. ocuk aama aama o idelere kavuur.
Kimi, bilinir niteliklere ait ideler, bellek, zaman ya da sra kayd
tutmaya balamadan nce yerleiyorsa da, yabanc nitelikler
iin o kadar uzun bir sre gereklidir ki, onlarla tant zaman
anmsayacak pek kimse yoktur. aba gsterilse kukusuz bir
ocuk yetikin olana dek sradan idelerin bile ok az edindiri
lerek bytlebilir. Ne kadar zen gsterilse de, bebekler dn
yaya geldiklerinde evrelerini saran, eitli ve srekli biimlerde
etkileri altna girdikleri cisimlerin zihinlerinde brakt izle
nimlerden kurtulamazlar. Ik ve renkler, sesler ve dokunulur
nitelikler ocuklarn duyularn uyarma ve zihinlerine girmede
etkindirler; fakat bir ocuk yetikin olana dek siyah ve beyaz
dnda hibir ey grmeyecei bir yere kapatlsa, bir istiridye
ya da ananasn tadn hi yemediinden bilemeyecei gibi kzl
ya da yeil idelerine de sahip olamaz.
7. yleyse insanlar evrelerindeki nesnelerin eitlilii l
snde daha az ya da daha fazla yaln ide edinirler; dolaysyla da
zihinlerinin ilemleri duyumsadklar eitlilikte ideler retir.
nk, zihninin ilemlerini gzlemleyen biri bunlara ilikin
ak ve przsz ideler edinse de, dncelerini younlatr
madka zihninde tm olup bitenlere ilikin ak ve seik ideler
edinemez:|Tpk gzlerini dikip pr dikkat izlemedike bir saatin
ya da bir resmin btn tikel idelerine eriemeyecei g ib ijle s im
ya da saat her zaman grebilecei bir yerde olabilir ancak birer
birer her ayrntsn dnecek kadar dikkatini yneltmedike bun
larn tmne ilikin kark bir ideye sahip olabilir yalnzca.17
Denem e'yi "Her insan bir hayvan saylr; ve h ibir insan b ir hayvandan
baka b ir e y saylam az" eklindeki materyalist kuraln bir ifadesi haline
mi getirir?
16 B ilincinde olunan grnlerle dolmutur yoksa gelim i bilginin yap
snda mutlak ngrlen koullarla potansiyel olarak dolu deildir.
17 Bu zihinde ve gerek deneyim de ngrlen ilkeler ve idelerin onlar bilinte

138

nsann Anlama Yetisi zerine

ir Deneme

8. ou ocuun, zihinlerinin ilemlerine ait ideleri kazan


malar iin uzunca bir sre gerektii ve bazlarnnsa yaamlar
boyunca bunlarn byk ksmna ilikin ok ak ya da kusursuz
idelere sahip olamad bellidir ki, bunun nedeni de bylece an
lalm olmaldr. Anlama yetisi kendi iine dnp, kendi i
lemleri zerinde younlaana ve bunlar kendi nesneleri haline
getirene kadar, akp giden grntler halindeki ilemler zihinde
ak, seik ve sreen ideler brakacak derin izlenimler yarata
mazlar. ocuklar, [ 18dnyaya gelir gelmez duyularn srekli
uyararak zihinlerini oyalayacak yepyeni eylerle dolu bir dnya
ile karlarlar; bu eitliliin ekiciliine kaplan ocuklar, ilk
yllar genellikle dary izlerler. Bu dnem darda olup bi
tenleri gzlemlemekle geer.] D duyumun bu sreen kulla
nm sonucu olgun yaa gelene kadar ilerinde olup bitenleri
ayrmsayacak dzeyde bir dikkate kavutuklar pek grlm ez19
ki, bazlar bu aamaya hi gelemez.
9. Bir insann ne zaman ideler edinmeye baladn sormak
ile ne zaman alglamaya baladn sormak yani idelere sa
hip olmak ile alglamak ayn eylerdir.20 Ruhun hep dn
canlandracak zihinsel abaya gereksindikleri gereine uygun olarak yo
rumlanabilir. yleyse, bu salt deneycilik deildir.
18 ilk baskda, "dnyaya ilk gelilerinde zellik le bir ey bulm aya alm azlar
fakat alk ya da dier skntlarn giderebilecek olanlarn peindedirler;
genellikle ac verici olm ayan yeni eylerle yetinirler" eklindedir.
19 "Bu i duyum, Bay Locke'un da sklkla kartrd bilinten ayrt ed il
melidir. Tm insanlar uyank iken zihinlerinin ilem lerinin bilicindedirler;
fakat onlar ilerinde duyum sayan ya da dncenin nesneleri haline getiren
ok az kii vardr." (Reid, Zihinsel Gler, 1/5)
20 Srekli dnm e ya da insan ruhu var olduka srekli bilince kar burada
ve dier on ksmda ileri srlen sav Locke'un "ilk idelerim iz d ve i du
yum grnleridir" biim indeki savnn aklanmas srasnda haksz yere
araya sokulm u bir ifadedir. L ockea gre bir doutan ide, ruhun, bellek
uzamndaki olaan bilin yaam na duyu organlarnca yol almadan nce,
bilincinde olduu idedir. Fakat bellekten kopuk olaand bir bilin, uy
kuda ve olaan yaam n dier duraksamalarnda ortaya kyorsa bu tm
edinilm i bilgi ve deneyim verilerinin herhangi bir sunumu ncesinde ruhun
iinde bulunduu benzer bir durumu yanstr. Ruhun, bellekte ve olaan
yaamdan ayr uyku halindeyken bilinli olduu karm nn hibir zem ini

Genel Olarak deler ve Kkenleri

139

d ve var olduu srece idelerin edimsel algsn tad


yalnzca bir sandr. Edimsel uzam ile beden gibi edimsel d
nce ile ruh da ayrlmaz ise21 bir insann idelerinin balangc
ile ruhunun balangcn aratrmak arasnda bir fark olmamaldr^Bu durumda beden ile uzamda olduu gibi ruh ve ideleri de
ayn balangca sahip d e m e k tirj
10.
Fakat ruhun, bedensel varoluun ncesi, sonras ya da e
zamanna denk gelip gelmedii tartmasn bu alanda daha uz
man olanlara brakyorum.22 Kendi adma srekli dnrken
algladm, yle alkan bir ruha sahip olmadm syleye
bilirim ki, ayrca beden nasl srekli hareket halinde deilse ruh
hep dnr demek de pek anlaml gelmiyor bana. {Bence beden
iin hareket neyse ruh iin de idelerin algs odur; yani ilemle
rinden birisidir. Bu durumda, dnme edimi ruhun kendine z
g bir eylemi olarak grlmyorken hep dnyor, hep ey
olm adn gsterm ek, (Locke'un kulland anlamda) doutanl bir
benzetmenin desteinden yoksun, savunm asz brakmaktr. Sonraki ya
amda, ruhta ideler olamayacak ya da ruh bilinsiz bellekten kopuk kala
caksa, uyku srasnda unutulan "bilin olgusu" aynen douta ya da do
umdan nce insan ve bellekten ayrlnda olduu gibi, var olduu teme
linde savunulamaz. Locke, "Ruh, d duyum organlar alm azken de dnm eliyse o zaman d duyum (ve i duyum) yollaryla drste edindii
kimi ideleri alyor olmaldr." (Lee, Anti Scepticism , sf: 4 4 ) B ilincin s
reklilii hakkndaki bu tartma (9-19 ksmlarda) edim sel olandan ayr
olarak potansiyel zek konusunun edeer olarak ele alnd I. kitapta ele
alnabilirdi.
21 Kartezyenler'in ruhun zne ilikin aprio ri ilkeleri akla geliyor hemen; bu
ilkeye gre ruhun asl varl edim sel bilinten kaynakldr; yle ki bilin
kesintiye uradnda ruh da artk var olmaz. Locke'un burada giritii
aratrma deneyim den ayr, en azndan olgulara bavurm akszn, yrtl
mt. Kartezyenler onsuz bir kavrama sahip olam ayacam z ve onunla
tinin seik bir kavramn edineceim iz eyin, tinin ayrlmaz bir nitelii o l
mas gerektiini syleyerek ve bunun yalnzca dnme ya da bilinli o l
makla ilintili olduunun sylenebileceini varsayarak kendi konumlarn
(bak alarn) hakl karmlardr.
22 Locke, ruha bu dnyadaki grn asndan bakyor. Bedenin doumu
ncesindeki varlna ilikin m etafiziksel karmlara gvenm iyor. Sonra
lar, doast esin asndan bu bedenin yok oluundan "sonra" ruhun var
lna inancn dile getiriyor bilim sel psikoloji deil de m etafiziksel ya
da teolojik felsefeyi ilgilendiren bu eyleri sorguluyor.

140

nsann Anlama Yetisi zerme

ir Deneme

lemlilik iinde diye varsaymak da yersizdir-Byle bir durum bir


sonlu varln, en azndan insan ruhunun yetkh olmad ancak,
"hi uyumayan hep hareket halinde" yaratc ve koruyucu yce
Tanrya yarar bir ayrcalktjJ Dnrken duyumsarz ve
bylece iimizde dnme gc tayan bir eyin var olduu
karmn yaparz. Fakat bu varln hi durmadan dnp
dnmediini ancak deneyimden renebiliriz. Edimsel d
nmenin ruhun olmazsa olmaz zellii olduunu sylemek,
ruhun hep dndn kantlanm kabul etmek ve kendili
inde apak bir nerme deilse gerektii gibi akl yoluna ba
vurmamak demektir.23 "Ruh hep dnr" nermesinin kendili
inden apak olup olmamas yani ilk duyuta herkese onayla
np onaylanmamas zerinde dnp karar verecek olan insan
lardr. [24Dn btn gece dnp dnmediim kukuludur.
Kendisi tartmal olan bir konuda kant olarak bir hipotez ne
srmek onun doruluunu varsaymak olur: Bu yolla herhangi bir
ey kantlanabilir ancak bylece sarkac sallanyorken tm sa
atleri dnr kabul etmek de ayn anlam tar ve saatimin tm
gece boyunca dnd kantlanr. Fakat bu anlamda kendi
kendini kandrmak istemeyen biri hipotezini gerek zerine
kurmal ve varsaymlarndan hareketle tahminler yrtmemelidir. Yoksa kendim alglayamadm halde, bir bakas hep d
nyorum diye varsaydndan, ister istemez tm gece boyunca
dnm olmam gerekir.
Fakat sanlarna sk skya bal insanlar konular zerindeki
varsaymlaryla kalmayp yanl deliller de ileri srebilirler.
Yoksa herhangi biri sylediklerimden uykuda duyumsamad
mz ey yoktur gibi bir sonu karabilir mi? Bir insan uyurken
alglamyor diye ruhu yoktur demiyorum; fakat, uykuda ya da
23 Tm zihinsel doutanla kar klrken apak nerm eler bu yolla da
kabul ediliyor.
24 Bu ksm n devam ikinci baskda eklenmitir.

Genel Olarak deler ve Kkenleri

141

uyank, kimsenin dncelerini alglamakszn dnemeyece


ini sylyorum. Bilincinde olmadan dnebileceimiz an ge
lene dek dncelerimizi alglamak nkouldur; dnyor ol
mak iin.25]
11.
Uyank bir insanda ruh hep dnr nk bu zaten uya
nklk kouludur. |Fakat bir eyi dnp de bunun bilincinde
olmadn kavramak g olduundan, bir insan uyankken ryasz uykunun zihin ve bedenin bir duyulanm olup olmadna
kafa yorabilirjUyuyan bir insann iinde, bilincinde olunmadan,
ruh dnyorsa o zaman bu srada ruhun herhangi bir ac ya da
haz, mutluluk ya da mutsuzluk duyup duymadn sormam ge
rekir. Eminim ki insan, zerinde uyuduu yataktan farkszdr,
artk kendisi deildir. Bilincinde olmadan mutlu ya da mutsuz
olmak bana tmyle imknsz ve tutarsz geliyor. Beden uyurken
ruh bir tarafta insann bilincinde olmad ve de paylamad,
kendi dnce, zevk, merak, ac ya da hazzn tayabiliyorsa bu
demektir ki, uykudaki Socrates ile uyank Socrates ayn kiiler
deildir;26 nk uyank haldeki Socrates ruhunun uyurken tek
bana yaad mutluluk ya da mutsuzlua ilikin hibir bilgi
25 B ilincinde olunmayan ideler olabilecei bireyin bilincinde olm ad d
ncelerin bireyi etkileyeb ilecei deneyim im izi aklam ada eylerin
doasnda ilkelerin potansiyel olarak var olabilecei Locke iin imknsz
grnmektedir. Ancak Leibniz'in de syledii zere Deneme'nin asl soru
nunun dmlendii nokta da budur "le noeud.de l'affaire". Bu dm
ona gre, bireysel zihin ve deneyim dnyasnn mutlaka zihinde bir arada
ya da art arda tam bilincinde olunabilecek miktardan da fazla dnce
ierdii varsaym ile zm lenebilir. B ellein sakl haznesi, Locke'un da
snk idelerden sz ettii 10. blm, 2, 7, 8. ksmlarda kabul ettii zere,
bunu aklar. Leibniz bu noktada daha da ileri gider. Fakat bilincinde oldu
um uz hibir gem i idenin tmyle silinem eyeceini ne srerken bir
ksm bilinte kalrken ounluunun da sakl olm as gerektiini kabul
ediyor. B ilincinde olm adm z ideleri tadm z yolundaki kar sav,
Norris'in Denem e'den birka ay sonra, 1690da yaymlanan "Deneme ze
rine eitli D nceler" adl alm asnda yer alm tr.
26 Edimsel bilincin girmedii potansiyel dnceye uymaz. Leibniz'in tam al
gsndan farkl olan bu alg, derin uykudaki insan ve ruhun durumu olabilir.

142

nsann Anlama Yetisi zerine

ir Deneme

ya da kaygya sahip deildir; hi tanmad, Hint Adalar'nda


yaayan bir insann mutluluu ya da mutsuzluunu hissetme
mesi gibi bir eydir bu. nk, zellikle haz ve acya ilikin
eylem ve duyumlarda bilinci tmyle gz ard edersek kiisel
zdelii nereye koyacamz bilemeyiz.27
12.
Bu insanlar derin uykudayken ruhun dndn sy
lyorlar. Dnr ve alglarken, kesinlikle zevk ya da sknt ve
tm dier alglara da aktr; ayn zamanda ister istemez kendi
alglarnn bilincinde olmaldr. Fakat tm bunlara tek bana
sahiptir: Aktr ki, uyuyan insan hibir eyin bilincinde deil
dir.28 Diyelim ki Castor uyurken ruhu dnmek zere bir tarafa
ekiliyor; bu dnen bir ruh olmakszn tm dier hayvanlarn
yaayabileceini savunan insanlar iin imknsz bir varsaym
deildir.29 Bu insanlar bedenin ruh olmadan yaamas ve de ru
hun beden dnda varln srdrmesi, dnmesi, mutluluk
ya da mutsuzluk alglarna bile sahip olmasn ne imknsz ne de
elikili grrler. Bir de Castor'un ruhunun dnmek iin r
nein ruhundan ayr uyuyan Pollux'un bedenine girdiini varsa
27 (Bak: 27. Blm) Locke, srekli kiiliin uyku gibi bilinsiz durumlarla
uyutuu yolundaki sav ile uzlatrmak zorunda olduu "bilincin kiisel
zdelii oluturduu" savn ne srmektedir. Fakat Butler, "gem ie
ilikin bilin kiisel zd eliim izi gzm zde kesinletirm iyorsa bile ki
isel zd elii oluturduu ya da ayn kiiler olm am z iin zorunlu oldu
unu sylem ek bir kiinin tek bir anda var olm ad ya da tek bir eylem de
bulunmad fakat anm sayabildii kadaryla var olduu ve eylem de bu
lunduunu sylem ektedir. V e kiisel zdelik bilincinin kiisel zdelii
ngrd ancak onu oluturmadn apak grm eliyiz ki, bir bilgi de
ngrd doruluu (gereklii) oluturamaz" der. (K iise l zdelik
zerine D enem e)
28 nsan, bedenle birlik iinde ruh demektir; ruh, kendiliinden, d duyum
organlar yokken de var olduu iin bilincin kayna demektir. Locke'un
insan ya da ruhun mutlaka alglarn bilincinde olmas gerektii yolundaki
sav Kartezyenlerin "bilin kesintiye uradnda bu srada ya ruh olmam al
ya da insan ruhu uygun organlar ilevini yitirdiinde kuran, insan bedenine
ait zel bir ilev olmaldr," eklindeki varsaymndan daha apak deildir.
29 Kartezyenlere gre hayvanlar bilinsizce kendiliinden hareket ederler.

Genel Olarak deler ve Kkenleri

143

yalm. nk Castor uyurken ruhu dnebiliyorsa o bilincinde


olmadan dnmek iin setii yer nemli deildir. Burada iki
insann bedenleri arasnda dolaan tek bir ruha ve srayla uyu
yan iki bedene sahibiz; ve uyank insanda ruh, uyuyan insann
bilincinde olmad dnmeyi srdrdnden en ufak bir al
glama sz konusu deildir. yleyse soruyorum, Castor ve Pollux dnml olarak birinde dnp alglarken dierinin bi
lincinde olmad tek bir ruhla Castor ve Hercules ya da Socrates
ve Platon kadar ayr iki kii deil midir? kisinden biri ok
mutsuzken dieri ok mutlu olamaz m?30 nsan bilincinde de
ilken ruhun ayr dndn syleyenler bu balamda ruh ve
insan (ruh ve beden birlikteyken) iki kii olarak dnrler.
Sanrm kimse kiilerin zdeliini ruhun, maddenin ayn sa
yda tanecikleriyle birlemesinde aramaz. Bu, zdelik iin
zorunluluk ise bedenimizin taneciklerinin srekli ak iinde
herhangi bir insann her gn ya da her an ayn kii olmas
imknszdr.
13. Derin uyku, kanmca ruhun hep dnd yolundaki
retiyi rtmektedir. En azndan her zaman ryasz uyku e
kenleri dncelerinin, drt saat boyunca rnein, onlar bilin
cinde olmadan ayakta olduuna inandrmak olduka gtr; tam
uykunun ortasnda uyandrlrlarsa da hibir ey anmsayamazlar zaten.
14. En deliksiz uykuda da ruhun dnd fakat bellein
bunu kaydetmedii ileri srlebilir.31 Uyuyan bir insann o an
30 Bu tuhaf rnek, insandaki bilin kaynann bedeninden ayr hareket ede
bilen ve hatta baka bir insann bedenine girebilen bir tz olduunu ima
eder ki, bunun bir insann baka bir insann duygu ve ardl dncelerinin
edim sel olarak bilincine varabilmesi gibi bir ey olduu sylenebilir.
31 L ockeun kesintili bilince ilikin ilk savunmas, uyurken, bu zaman dili
minde bilincinde olm akszn, hissedem eyeceim iz ya da dnem eyecei
miz eklindedir. Burada, uykuda iken, uyandm zda o ana ilikin tm

144

nsann Anlama Yetisi zerine

ir Deneme

dnd ve uyandnda tm bu dncelerden bir zerre bile


anmsayamad kolayca kabul edilecek bir ey deildir ve buna
inanmak iin kuru bir iddiadan daha iyi kantlara gereksinim
vardr.32 Hi ses karmadan yalnzca yle olduu sylendii
iin insanlarn byk ounluunun yaamlar boyunca gnn
eitli saatlerinde bir eyi dnd ve bu dnme edimi s
rasnda ne olduu sorulduunda hibir ey anmsamad im
gelenebilecek ey midir? ou insan uykularnn byk bir ks
mn ryasz geirirler.33 Bir zam anlar bilimsel eitim alm
ve hi de zayf bir bellee sahip olmayan bir insan tanmtm
ki, bana, imdi kurtulm u olduu ateli hastala yakalanana
dek rya grmemi olduunu sylemiti. Dnya bu tr birok
rnekle doludur sanyorum: En azndan uykularnn ryasz
getiini kendinde gzlem leyebilir.34
bilin belleini yitirecek kadar hafif ya da hzl bir bilin tayor olabiliriz,
eklindeki itiraz yantlamaktadr Locke.
32 Zihinsel etkinliklerin etmen tarafndan tm yle unutulan varl iin delil
gsterilen uykuda gezm e olgusu. Aniden uyandrlan kiilerin kendilerini
bir ryada sanmalar, ryalarn sklkla uyandktan ksa bir sre sonra ancak
anmsanmalar ve sonra tm yle unutulmalar uyku srasnda bellein ola
and eylem inin delilleri olarak gsterilm ektedir. Zihnin sonradan t
m yle unutulan eylem lerinin o zaman ve baka trl bilincinde olunduu
karmnn deneysel nedenleri iin bak: Jouffroy, M elarges P hilos- Du
Som m eil; Hamilton, L ectures on M etaph. 17. blm. Fakat anmsanan r
yalar yalnzca uyku ve uyankln yar bilinli dnem lerine rastlyorsa bu
deneyler karm derin uyku iin geerli klmaz. Bu balamda histeri ha
lindeki bilinsizlie ilikin kimi nem li olgular James'in P sych ology yap
tnn 8. blmnde ele alnmaktadr: Histeri halinde bilin yaam nda b
lnmeler sz konusudur ki, bilincin bir paras dier paralarla balantsn
koparp bu ekilde varln srdrebilir.
33 Leibniz alglarsz olam ayacam z savunur; fakat alg tamalg ya da bilin
olmadan da var olabilir dediinden derin uyku halinde bile ryasz ya da
asla bilinsiz kalm adm z ima ettii sylenem ez. W o lf bu konuda Leib
niz'in grlerini benimser. (P sych ologia Rationalis, 59)
34 Bu ve devam , rya belleinin uyku srasndaki srekli zihinsel etkinliin
delilleri olabilecek tek ara olduunu ve de bu etkinliin asla kusurlu bir
bilinci oluturmadn ima eder ki, bunlar tartlabilir. Yar bilin ve bi
lin siz alglarn geride brakt etkiler Leibniz'in dayand delilleri olu

Genel Olarak deler ve Kkenleri

145

15.
Sk sk dnmek ve bir an bile aklda tutamamak ok
yararsz bir dnme yoludur; ve ruh, byle bir dnme duru
munda, srekli olarak eitli imgeler ya da ideler olan fakat hi
birini saklamayan bir aynaya benzer; grntler kaybolur, silinir
ve onlardan geriye hibir iz kalmaz. Belki uyank bir insanda
dnme ediminde bedenin malzemeleri kullanlr ve dnce
lere ilikin bellek beyinde bu dnmenin ardndan kalan izler
ve izlenimler yardmyla korunur denebilir; fakat uyuyan bir in
sanca alglanmayan, ruhun yapt dnme ediminde ise ruh
ayr dnr ve bedensel organlardan yararlanmad iin de bu
dncelere ilikin hibir izlenim ve dolaysyla bellekten sz
edilemez de denebilir. Bu varsayma dayal olan iki ayr kii
samaln yeniden sz konusu etmemek iin buna yle bir
yant vermek istiyorum, zihin bedenin yardm olmadan ideler
edinebiliyor ve deerlendirebiliyorsa yine bedeni kullanmadan
onlar saklayabilir karmna varmak akla uygundur; yoksa ruh
ya da baka bir tin dnmekle pek bir i yapm saylmaz.
Kendi dncelerinin belleine sahip deilse; kendi yararna
onlar toplayamyor ve gerektiinde anmsayamyorsa; nceki
deneyim, uslamlama ve derin dnmelerinden yararlanamyor
ve bunlar zerinde i duyumu gerekletiremiyorsa, ne amala
dnr bir ruh? Ruhu dnen bir ey kabul edenler, herhalde,
onu maddenin en kk parasndan baka bir ey olarak gr
myorlar diye knadklar insanlardan ok daha sekin bir ko
numa koymuyorlardr. Kuma izilen ve rzgr esti mi silinip gi
turur. Bir deirmen ya da bir alayann sonunda dalgalanmalarn tamalg
olm akszn alglamay harekete geirecei ana dek dinlenildii zamanki
hareketinin bilinsiz algs; ya da baka trl yz bin dalgann sesinin bi
lincine varam ayacam z, yz bin hibir ey de bir ey ifade edem eyece
inden, paralarnda kark ancak toplu halde ak olan sesin bilinli al
gsn reten her bir dalgann grltsnn bilinsiz bir algsna vardmz
deniz sesi alkanlk grnlerinin rnekleri olarak verilir. Bu bellek ek
siklii iin yaplan bir aklam a da srekli bilin varken, derin ve ryasz
grnen uyku hali ve dier olaand ardl durumlarn olaan bellek ko
ullarnda tutulamayacak denli hzl gerekletikleri eklindedir.

nsann Anlama Yetisi

zerine

ir Deneme

den harfler ya da bir atom yn zerinde braklan izler kadar


ruhun dnrken yok olan dnceleri de yararszdr; ruhun
dnceleri gr alanndan kt m yok olur giderler ve arka
larnda kendilerine ait hibir iz brakmazlar. Doa mkemmel
eyleri bo ve yararsz klmaz: Ve Sonsuz Akl sahibi yaratc
mzn dnme gc olarak kendi akl ermez varlnn dze
yine yakn bir yetiyi, srekli dnp de dncelerin hibirini
anmsamayacak, bylece kendisine olduu kadar tm dier var
lklara da yarar olmayacak bir kla brndrmesi inanlacak
ey deildir. Evreni incelersek hibir yerinde byle yararsz ve
atl hareket, anlamsz madde bulamayz.35
16. Bazen uyurken algladmz ve bunlar belleimizde
sakladmz dorudur, fakat ounlukla ne kadar tuhaf ve abuk
sabuk; akll bir varln yaps ve kusursuzluuna ne kadar az
yakr olduklarn ryalarn zelliklerini bilenlere anlatmak
gereksizdir. Ruhun ayr dndnde, bedenden ayryken daha
az akla uygun hareket ettiinden emin olmak isterdim.36 Eer
byleyse, iddia sahibi insanlar bu kez ruhun aklc dnmeyi
bedene borlu olduunu sylemeliler: Yoksa ryalarmzn akl
d ve sama olmalar ilgintir; ruhun daha aklc olduu halde
kendi edimlerini anmsamamas da cabas...
17. Bize, byle gvenle ruh hep dnr diyenlerin bedenle
bir arada ya da birlik iinde bir ocuk ruhunun duyumdan edin
meden nce sahip olduu idelerin neler olduunu sylemelerini
isterdim. Uyuyan insanlarn ryalar, bana gre, tmyle uyank
insann idelerinden oluur; ancak tuhaf bir grnt alrlar. Ruh
(bedenden bir izlenim edinmeden nce dndyse,37 olmas
35 Yar bilin ve bilinsiz olduklarndan yararsz deil de anm sanam olan
bu alglar tinsel dzlem de byk etkiler yaparlar denebilir. Bak: Leibniz,
Yeni D enem eler.
36 Rya grrken de ruhun, -ryalarn organizma tarafndan belirlendiine
dair deneysel bulgular olduu iin- bedenden ayr dndn ve bunun
her bir duyum organnca uyank haldeki alglam a ile edeer olm adn
sylem ek iin hakl bir neden yoktur.
37 Burada da yetikin bilgisinin m etafziksel yaps bireydeki bilginin geliim

147

Genel Olarak deler ve Kkenleri

gerektii gibi) i duyum ya da d duyumdan gelmeye!' ^


idelerini tayorsa, (insann kendisinin de alglayam ayaC^t, ve
dar) kendi gizli dn iinde uyand an anmsayac ma_
de insana yeni bulgular sunaca biimde o ideleri s a k l^ jerce
mas olduka tuhaftr. Ruhun, uykuya ekildiinde, s ^ j rjne
dncelere dalp da duyumlardan almad idelerin
tjne
rastlamamas ya da en azndan bedenden ktndan, ^*|jekte
daha az doal gelmesi gerekenler dnda, hibir eyi ^ a m
tutamamas neye dayandrlabilir? Ruhun bir insann 1 nCjen
boyunca bir kez bile salt doutan dnceleri ve be^^jTiaS]
hibir ey almadan nce sahip olduu ideleri an m sa y ai^ ^
ve uyank insann aklna yalnzca kkenlerinin beden ^jfep
birliinden olduu belli ideleri getirebilmesi artcdr
sn_
dnce ve bedenle birlemeden nce ideleri olsa uyku stjimi
da kendi idelerini anmsatmas beklenirdi ve bedenle ile )/en>
koparp kendi kendine dnrken idelerinin, en azndafl ^
kendinde, bedenden domayan ya da kendi ilemleri kaps jay,.
da daha doal ve birbirine uygun olmalar gerekirdi.39
jjn
syla uyank insan ruhun tm bu edimlerini anmsamad>^ann
bu hipotezden yle bir sonu karmalyz: [40Ya ruh W g),af_
tarihi ile ilintili bir soruya indirgenmektedir. Fakat, uzun zaman f l ^ (ve
tesbury'nin gzlem ledii gibi, "soru idelerin girme zaman deil i*1.,ter isbilgi) yapsnn, dzen, ynetim ve bir Tanr idelerinin, kesinlikle 0lmatemez, zorunlu olarak er ya da ge ortaya km ayaca bir yap o ^
d ile ilgilidir."
-jzlii.
38 D eneyciliin deneyim olgular ve yansmalarn ifade etmedeki yete 'f'eddetruhun bedenden hibir ey almadan nce bilincinde olduu ideler* -iinin
mesi deil, insan sonralar, bedeni ile birlik halinde, ulaaca (Tleyen
yalnzca duyumlar ve onlarn ilineksel kmeleri iinde analiz edi^.fitileri
eler iermesi nedeniyle sz konusu edilmektedir. G elecek beK'^mie
formundaki zihinsel trmann ilk admlar bunu aklar. nsanlar . cein
ilikin bir deneyim yaamadklar ve yaayamayacaklar iin, g ^ t i n i n
gem ie benzediine dair kaltsal ve bireysel deneyim im izin bek1
asl nedeni olduunu sylem ek bir elikidir.
, m an39 Locke "ruhun hep dnd" yolundaki varsaymda kendi a n l^ "
lamdaki doutan ideler varsaymna bir dayanak seziyor.
;|insel
4 0 lk baskda "Bellek bedenden gelen idelere ve onlar hakkndaki ,^eklinlem lere aittir; ya da ruh insann anm sam ad bir eyi anmsar,'
dedir.

148

nsanm Anlama Yetisi zerine

ir Deneme

anmsamad bir eyi anmsyor ya da bellek yalnzca beden


veya zihinsel ilemlerden gelen idelere kucak ayordur.]
18. nsan ruhu ya da dier bir deyile bir insann hep dn
dn syleyip duranlardan bunu nasl bildiklerini renmeyi
ok isterdim. Bir de kendilerinin alglamadklar halde dn
dklerini bilmelerini de anlayamyorum. Korkarm bu kantlan
m varsaymak ve alglamakszn bilmektir. Bir hipotezden
teye gitmeyen ve de kendi apaklklaryla kabul etmeye zor
layc ya da ortak deneyimin yadsmay gletirdii trden ak
doruluklardan olmayan, karmak bir kavram olduunu d
nyorum bunun. Tm sylenen, ruh hep dnebilir ancak bun
lar bellekte hep saklamaz. Ve ben de diyorum ki, ruhun srekli
dnemedii bir yana sk sk dnp de dndklerinin da
ha sonra ayrdnda olmamasndan bazen hi dnmemesi daha
byk bir olaslktr.41
19. Ruhun dnd ve insann bunu alglamadn var
saymak, nceden de sylendii, zere, bir insanda iki kii d
nmektir.42 Bunlar iddia edenlerin ifade biimleri byle bir
kuku uyandryor insanda. Ruh hep dnr diyenlerin bir in
san hep dnr dediklerini anmsamyorum.43 nsan deil de
ruh mu dnebilir? Ya da bir insan dnr ve bunun ayrdnda
olmaz m? Bu kafalar kartrabilir. nsan hep dnr fakat
hep bilincinde deildir diyorlarsa insan bedeninin de organlar
olmakszn bydn syleyebilirler pekl. Bir eyin bilin
41 Locke'un kartlarnca sunulan delillere nceki notlarda yer verilmitir.
Uyank halim izdeki bilin grnlerinin gzlem inden karmdr ya da
aprior'dT. Fakat yine de bu konuya ilikin apriori m etafizik ya da aposte
riori deneyim ler formunda olumlu bir sonucu hakl karacak delil var m
dr?
4 2 Locke'tan beri gzlem lenen ve bu trden ift k iilik varsaymna neden olan
olgular vardr.
43 Syleyebilecekleri yetikin bilin deneyiminin, bilincinde olunabilenden faz
lasnn sakl olduu karmna meydan veren grnler sunduudur.

Genel Olarak deler ve Kkenleri

149

cinde olmakszn ya da alglamakszn dnmesi kadar, bir be


denin de organlarndan ayr bymesi imknszdr. Byle d
nenler hipotezleri gerektirdiinde bir insan hep ackabilir fakat
bunu hep hissetmez diyebilirler ki, dnme birinin dnd
nn bilincinde olmasyla balantlyken alk d duyum
kapsamndadr. Bir insann dnrken hep bilinli olduunu
sylerlerse bunu nasl anladklarn sorarm. Bilin bir insann
zihninde olup bitenlerin algsdr. Baka bir insan ben alglamyorken bir eyin bilincinde olduumu alglayabilir mi? Hi
bir insann bilgisi kendi deneyiminin tesine geemez. Bir in
san derin uykusundan uyandrn ve o an ne dnyor oldu
unu sorun. Dnd eyin ayrdnda deilse onu dn
yor olduuna inandrmak iin bir dnce okuyucusu olm al
dr. Bu yolla uyum adna ikna edilemez mi? Felsefenin d
nda bir konu bu; ve zihnimde, kendi kendim e hibir eye
rastlayam adm halde, baka dnceleri aa karan bir
esinlenme olabilir ancak. Kendim alglamadm ve bunu
aka sylediim zaman dndm kesinlikle grebilen
lerin keskin bir gr gc olmaldr. Nitekim sylem eseler de
kpekler ya da filler dnmediklerine ilikin bir sr deliller
sunarlar. Birini grnmez yapmak onun grmedii dncele
rinin benim tarafndan grlmesini salamaktan daha kolay
geldiinden bazlar bunun "Rosicrucians"n44 da tesinde bir
ey olduundan phelenebilirler. Fakat ruh "hep dnen bir
tz" diye tanmlanp iin iinden klyor. Bu tanmn birok
insanda hi ruhlar olm ad kukusu uyandrm aktan baka bir
etkisi olduunu sanmyorum; nk yaam larnn ounun
dnmeksizin getiini anlarlar. Bildiim hibir tanm, hibir
varsaym srekli deneyimin geerliliini kaldracak gte ol
44 Rosicrucians denen mistik cemiyet, gizli sembolleri ile birlikte 17. yzyln
balarnda kurulmutur. retilerine gre dnyay yneten 4 g vardr ve in
sanlar belli koullarda bu glerle ilikiye girebilirler.

150

nsann Anlama Yetisi zerine

ir Deneme

madndan belki de dnyada bu kadar gereksiz grlt patrt


yaratan da algladm zn tesini biliyorm u gibi yapm ak
t r 45
20. Ruhun, duyular onu zerinde dnecei idelerle donat
madan nce dnyor olduuna inanmak iin bir neden gre
miyorum.46 Bu ideler arttka ve saklandka deneyimle ruh e
itli ynleriyle dnme yetisini gelitirir ve sonralar bu ideleri
birletirerek ve de kendi ilemleri zerinde dnerek biriki
mini oaltr ki, bylece dnmenin anmsama, imgeleme,
uslamlama gibi tm biimleri de kolaylar gitgide...47
21. Gzlem ve deneyimle bilgilenmeye ak ve kendi hipote
zini doa kural grmeyen biri yeni domu bir ocukta ok d
nr bir ruhun ve uslamlamann ok az belirtisi olduunu anlar.
Zaten akll ruhun bu kadar ok dnp de hi uslamlamamas
akl alr bir ey deildir. Dnyaya yeni gelen ocuklarn za
manlarnn neredeyse tmn uykuda geirdiklerini ve acknca
ya da bedenlerinde duyduklar ac, iddetli bir ar zihinlerini
alglam aya zorladnda uyandklarn dnen biri ana karnn
daki bir ceninin zamannn ounu algsz ya da dncesiz ya
ayan, bir bitkiden farksz geiren bir varlk olduunu imgele
mekte hakl grecektir kendini... Cenin halindeki bebek bulun
duu yerden yiyecek aramak iin ayrlmaz; orada gerekli sv,
yumuaklk ve ortam vardr; gzler a, kulaklar sese duyar
szdr ve duyular harekete geirecek eitlilik ya da deiim
yok denecek kadar azdr, uyuduu bu yerdeki nesnelerde.4'
45 nsanlarn yan bilinli ya da bilinsiz halde etkin olabildiklerini (uykuda)
gsterm ek iin var olan bilin ya da gem i bilin bellei dnda deliller
olsa bu itirazlar kalkar.
4 6 "Her eyden habersiz doarz." (A nlam a Yetisinin Ynetimi, 38.)
47 Bu ve devam (blmn sonuna dek) gelien deneyim in akla uygun yap
snn eletirel analizini deil, bireyde deneyim in derece derece geliim inin
tarihini ierir.
48 D olaysyla anne karnndaki bir bebein filozofun soyut ilkeleri ile bilinli
olarak bilm ediini gsterm ek kolaydr.

Genel Olarak deler ve Kkenleri

151

22. Bir ocuu doumundan itibaren izleyin ve zamanla ge


irdii deiimleri gzlemleyin; greceksiniz ki zihin duyular
araclyla idelerle donandka daha uyank bir hal alr; daha
fazla dnr, dnecei konu artt srece... Biraz zaman
geince de en alkn olduu, bu yzden de en kalc izlenimler
brakan nesneleri tanmaya balar. Duyularn ona ilettii ideleri
saklama ve ayrmsamann etkisi ve gstergesi olarak aama
aama her gn konutuu kiileri tanmaya ve onlar yabanc
lardan ayrt etmeye balar ocuk. Ve bylece zihnin bunlarda
aama aama nasl gelitiini ve idelerini artrma, birletirme,
soyutlama, uslamlama ve derin dnme yetilerini altrmada
nasl ilerlediini gzlemleyebiliriz.49 Bu konu zerinde daha
sonra ayrntlaryla duracam.
23. Bir insan ne zaman bir ide edinm eye balar diye soru
lursa yantm "lk duyuma erdiinde" demek olur. Zihinde
duyular bir ey iletm eden nce hibir ide belirmediinden
anlama yetisindeki idelerin duyum la ezam anl olduunu
dnyorum . Duyum bedenin kimi ksmlarnda, anlama
yetisinde [alglar reten50], hareket ya da izlenim dir.51
49 Locke'a gre, insanlar bata tek tek nesneleri alglar ve imgelerler. "dele
rimizin her biri tikeldir; genellik onlar iin ilinekseldir." (Bak: 4. Kitap, 17.
blm, 8. ksm ) nk zihinsel ilerlem e tikel im gelerden genel terimlerin
ustaca kullanmna dorudur. nsanlar biriktirdikleri tikel ideler orannda
onlarn daha az bilincine varr ve kavramlarn daha fazla kavrarlar. de
burada duyumsal ya da ayrt edici im gelem e gcnde betim lenebilen ile s
nrlandrlmaktadr; ve bylece soyut ide bir sam alk olarak anlalm ak
tadr. Ancak duyularda sunulabilen ve im gelem e ile betim lenebilenden daha
fazlasn zihinsel olarak kabul etmek zorunda olduum uz soyut anlamlarda
buluyoruz; zorunluluk dem eliyiz nk akl gerek olanda ikindir ve znel
olduu kadar da nesneldir bu durumda.
50 lk baskda "dikkate alnmasn salyor" eklindedir. D duyum burada or
ganizmann bir duyulanm ve alg da ona elik eden ya da onu izleyen zihinsel
tamalgdr.
51 Bu, bir gzlemcinin duyularna yanstlabilen bir organik duyulanm ieriinde
Locke'un d duyum tanmlarndan biridir. Dier ksmda d duyumdan insan
zeksnn ahc kapasitesi diye sz ediyor; ve 19. blm 1. ksmda da herhangi
bir idenin anlanu yetisine duyular araclyla edimsel girii olarak tanmlarken
benzer nesnenin d duyumda ilemi olmakszn tekrarlayan ayn idenin an ol
duunu da ekliyor. Buna gre Locketa d duyum duyumsal duygu ve kat uza

152

nsann Anlama Yetisi zerine

ir Deneme

[D 52 nesnelerce duyular zerinde braklan bu izlenimler zih


nin alglama, anmsama, dnme, uslamlama gibi ilemleriyle
alt ilk alan gibi grnmektedir.]
24.
[53Zihin, d duyum yoluyla edindii ideler alannda,
kendi ilemlerini devreye soktuu ve bu yolla yeni bir grup
ideyle donand zaman ortaya kan ideler i duyum ideleridir.
Bunlar zihne yabanc d nesnelerden duyulara yaplan etkilerdir
ve kendi i glerinden gelen, zerlerinde dnd zaman
kendi nesneleri de olan ilemleri, sylediim zere, tm bilgi
mizin kkenidir.] Zihin kendinde braklan izlenimleri almaya
uygundur; ya d nesnelerden duyular araclyla ya da deer
lendirmeye ald kendi ilemleri yoluyla bunu baarr ki insa
nn anlay yeteneinin birincil kapasitesi de budur.54 Bir insa
nn herhangi bir eyin kefine doru att ilk adm vc duyada
edinecei tm kavramlarn temelidir szn ettiim. Bulutlarn
zerine kan ve gklere ulaan tm yce dnceler de buradan
kaynan alr: Zihin gezindii geni alanda, en yce kurgula
rnda bile d duyum ya da i duyumun dnmesi iin sunaca
idelerin bir adm tesine gemez.55

52
53

54

55

mn duyuda zihinsel kavran olarak ayrt edilen eyi ieriyor. Asl d duyum
ve asl alg ayrm.
Bu cmle Franszca basksnda yer almtr.
Parantez ii cmlelerin yerine ilk drt baskda unlar var: "Zihnin dndaki nes
nelerle duyularmz zerinde braklan izlenimler ve zihnin kendisince, asl nes
neleri olarak, derin dnlen bu izlenimlerle ilgili zihinsel ilemler tm bilgi
mizin kaynadr kansndaym." Parantez iindeki iki cmle ilk olarak Franszca
basksnda yer almtr. kincinin anlam "bunlar izlenimlerdir" deil de "bylece izlenimler..." diye okunmadka belirsiz kalyor.
Yani, zihin bireyde nce somut izlenim lerle ilgilenir, ve daha genel kavrama
yolunda ilerler, sonunda da son ya da felsefi bantlarna ular. L ockeun
bu son bantlarda yalnzca tm evanm sal genellem e mi grd ya da
eylerin zndeki akl zorunluluklar dolaysyla gereklik deneyim lerinde
mutlaka yer verilen koullan tanyp tanmad felsefi konumunu belir
lerken yantlanacak sorulardr.
Hum e "Mutlak bir eliki ierenler dnda hibir ey dnce gcnn
tesinde deildir" diyor. Fakat L ocke burada insan dncesinin ilgili o l
duu m alzem elerin snrlanna dikkat ekiyor.

Genel Olarak deler ve Kkenleri

153

25.
Burada anlama yetisi edilgendir ve bunlarn bilginin
malzemeleri olup olmamalar onun gc dahilinde deildir.56
Duyularmzn nesnelerinin ou zihinlerimize biz istesek de is
temesek de kendi tikel idelerini sokarlar; ve zihinlerimizin i
lemleri bizi en azndan onlara ilikin kimi belirsiz kavramlarla
olsun doldururlar.57 Hi kimse yoktur ki dnd zaman ne
yaptndan tmyle habersiz olsun. Bu yaln ideler zihne su
nulduunda58 anlama yetisi artk onlar dlayamaz, ilendikle
rinde deitiremez,59 bozamaz, kendisi yenilerini yapamaz ki bu
haliyle nne konan nesnelerin iinde rettii ideler ya da im
geleri almamazlk edemeyen, deitiremeyen ya da bozamayan
bir aynay andrr. evremizdeki cisimler organlarmz ayr
ayr etkilediinden zihin izlenimleri olmaya zorlanr60 ve bun
lara iliik ideleri alglamaktan geri duramaz.

56 Bu edilgenlik ya da isten diilik i ve d algnn ekillendirici/kurgucu


im gelem e gcnden ayrt edilm esini salayan gstergelerden biridir. Zi
hinsel im geler istencim iz araclyla deitirilebilirler ve dolaysyla de
netim im ize baldrlar; dier yandan duyu verileri, nesneler duyularn
nnde olduu srece, istencim izden bamszdrlar; yle ki, bu balamda
onlar alrken edilgenizdir. D ier bir bak asna gre bu alta da etki
sizdir; nk duyu-algsnn kendisi de mutlaka biraz dikkat gerektirir ve
zeknn yapc etkinliini ierir.
57 gzlem den farkl olarak kendiliinden z bilinte.
58 Fakat Locke ayrk duyumlar gibi yaln halde sunulduklarn sylem iyor.
Baka bir yerde, varolu, sre ve tz gibi, tm dier idelerim ize elik eden
idelerden sz ederken de tersini ima ediyor.
59 Her d ve i edim sel algda.
60 "zlenimler". Bu terim sonralar Hume tarafndan iitirken, grrken, his
sederken, severken, nefret ederken, arzularken ya da isterken olan daha canl
alglan nitelem ede kullanlr. B ellek ve im gelem deki nceki izlenimlerin
daha az canl zihinsel betimleri iin de "ide"yi kullanr.

2. BOLUM
YALIN DELER
1.
Bilgimizin doas ve kapsamn daha iyi kavramak iin
idelerimize ilikin bir ey zerinde zenle durmalyz: deleri
mizin kimi "yaln" kimi de "bileik" yapdadr.1
eylerin kendilerinde duyularmz etkileyen nitelikler yle i
ie ve uyumludurlar ki onlar ayrt edemeyiz; ancak zihinde
rettikleri ideler duyular araclyla yaln ve ayrk halde girer
ler. Bir insann bir seferde hareket ve rengi grmesi ve elin ayn
balmumu parasnda yumuaklk ve scakl hissetmesi gibi
grme ve dokunma duyular ayn nesneden, ayn anda, sklkla
farkl ideler alyorsa da ayn eyde birleik olan yaln ideler
farkl duyularla aktarlanlar kadar "tmyle ayrdrlar".2 Bir in
1

Yaln ideleri b ile ik idelerden ayrrken L ocke, yalnlarn yalnlklaryla


alnaca ya da betim lenebileceklerini sylem iyor; byle bir yaln idenin
gerek deneyim im izden bir karm olduunu da yadsmyor. D ier yandan
yaln idelerin duyulardan gruplar ya da bileim ler iinde alndklarn ve
(varlk, birlik ve benzeri) kimi yaln idelerin tm dier yalnlarn zorunlu
elikileri olduklarn sylyor. (7. blm, 7. ksm ) Hibiri yle havada
tek bana asl halde deildir. V e yaln ideler eitli duyum sal etkinlikler
ile bileik halde gelip bilincim izdeki kavramlar, im geler ve alglarn man
tksal analizi ile sonradan ayr ayr dnebilseler de L ocke genellikle yaln
ve bileik ideleri eleri olduklar fakat kendiliinden oluam ayan bilgi ve
onaydan ayrr. B ilgi ve olaslk onaynda yer alan ek eler 4. kitapta tar
tlmaktadr. ikinci kitaptaki yaln ve bileik ideler L ocke iin mantk
larn yargdan ayr tuttuklar yaln kavraya benzerler.
Yani, birka duyu ile yaplan kendiliinden soyutlama veya eylere ilikin
kavramlarmzn akl yoluyla analizi halinde kendilerinde seiktirler.

Yaln deler

155

sann buz parasnda hissettii soukluk ve sertlik zihindeki


zambaa ilikin beyazlk ve koku, ekerin tad ve bir gln ko
kusuna ait ideler kadar ayrktr. Bir insan iin, kendinde bileik
olmad halde zihinde tek tip bir grn ya da kavrama br
nen ve farkl idelere ayrtrlmayan yaln idelere ilikin ak ve
seik algdan daha ak bir ey yoktur.3
2.
Tm bilgimizin malzemeleri olan bu yaln ideler zihne da
ha nce sz edilen "d duyum ve i duyum" araclyla ge
lirler yalnzca.4 Anlama yetisinde bu yaln ideler biriktiinde,
sra onlarn yinelenme, karlatrm a ve neredeyse snrsz e
itlilikte birletirme ilemleri balar ve bylece anlam a yetisi
isterse yeni bileik ideler yaratabilir.5 Fakat bu iki duyum yolu
kullanlmadan zihinde en yetkin anlama yetisinin bile yeni bir
yaln ide bulma ya da yaratma gc yoktur; zihinde yer alan yaln
ideleri de yok edemez. Kendi anlama yetisinin kk dnyasnda
insan kocaman duyular dnyasnda salad egemenlikten faz
lasna sahip deildir. Ne kadar yaratc ve becerikli olursa olsun
insan elindeki malzemeyi birletirmek ve blmekten teye ge
emez; zaten var olan bir atomu yok etme ya da en kk bir
madde taneciini yaratma gc yoktur. Anlama yetisinde da
rdan duyular ya da kendi zihninin ilemlerinden i duyum yo
luyla deil de kendisi bir yaln ide oluturmaya kalkan biri bu
yetersizliini gzlemleyebilir. Keke biri hi tanmad bir tat
3

Tm bileik ideler analiz edilebiliyorken, buna elverili olmamalar bala


mnda yalndrlar.
4 Bu cmle, ikinci kitabn asl ilkesini ifade ederken, ideleri verilenler ve ne
rilenler diye ayryor. "nerilen" terimi sonralar Berkeley ve Reid tarafndan
da benimsenmitir. Deneme'deki anlam rnein 3. blm, 1. ksm , 7. b
lm, 7-9 ksmlarda aklanmaktadr.
5 Locke'a gre bileik ideler hem bizim iin hem bizim tarafmzdan yaplabi
lirler. Tek tek eylerin niteliklerinde alglanan birliinde "bizim iin"
bilinli olarak kavrayabileceimiz her eyin beraberinde varolu, birlik ve
g idelerinde olduu gibi daha genel olarak ; yapay im gelem e ve soyut
dncenin istence bal kurgularnda "bizim tarafmzdan" oluturulurlar.

156

nsann Anlama Yetisi zerine

ir Deneme

ya da hi bilmedii bir koku idesi tasarlamaya alsa... Bunu


baarabilse ben de gzleri grmeyen bir insann renk ideleri ve
sar bir insann da seslerin ayr ayr kavramlarna sahip olduu
sonucuna varrm.6
3.
Tanrnn anlama yetisine dmzdaki eylerin bilgisini
iletecek, be duyudan baka organlar ve gerelerle donanm bir
varlk yaratabileceine inanyorsak da herhangi bir insann ci
simlerde ses, koku, tat, grnr ve dokunulur niteliklerden ba
kasn imgeleyebilmesinin imknsz olduunu dnyorum.7
nsanlarn drt duyusu olsayd beinci duyu ile alglanabilecek
nesneler de u an be duyum uzla bilgisine ulaamadmz al
tnc, yedinci ya da sekizinci duyuya ait olanlar kadar imgeleme,
kavrama gcmz amaktadrlar. Bu usuz bucaksz evrenin
bir yerlerinde bylesi bir gce sahip varlklarn olup olmad
konusunda ise bir ey syleyemeyiz. Kendini her eyin stnde
grmeden, evrenin iinde yaad kck parasnda bile var
olan eitlilik ve snrszl dnen biri baka yerlerde, bir
ekmeceye kapatlm solucann bir insann anlama yetisi ya da
duyularna ilikin bilgi ya da kavray kadarn bilebileceini,
stn yetilerle donatlm baka varlklar olduunu da imgele
yebilir; bylesi bir eitlilik ve mkemmellik Yce Yaratcnn
akl ve gcne8 yarar nk... Daha fazla olduu sylenebi6

7
8

L ocke baka bir yerde ide szcn bilgiye idelerle nasl ulaldn
aklarken ok sk kullansa da bu ekilde insanlar bo szcklere kar
uyarmay amaladn sylem ektedir. Stillingfleet'e yeni ideler yolu ile
eski akllca konum a yolunun ayn olduunu syler. Anlam n kavran
(yani idelere sahip olm ak) kendiliinden bilgi deilse de tm bilgi ve yarg
ieriindedir.
"Herhangi bir insan" yani yalnzca insann snrl sayda duyusuna sahip
olan herhangi bir varlk.
B izim be duyumuzdan yoksun ancak duyulur dnyalarn uygun baka be
(ya da be yz) duyuya sahip, dolaysyla insann im geleyem edii ve alg
layam ad tm nitelikleri onlara sunan duyulan olan baka canllarn ya
ad baka gezegenlerin varln yadsm ak iin nedenim iz yok.

Yaln deler

157

lirse de ben insann be duyusu olduu genel sansna sadk


kaldm;9 yine de her iki varsaym da burada varmak istediim
hedefe ayn lde yaklatrr beni...

Burada basit dokunma duyusu ile s duyusu ayrt ediliyor. Aristo'dan n


cesin e dek, eitli d duyu snflam alar yaplyordu. Say, insann duyu
larna sunulanlar dndaki eylerin niteliklerinden bakas hakknda akl
lca konuam ayaca ya da dnem eyecei grndeki L ocke iin bu
rada ilintisizdir.

3. BOLUM
YALIN DUYU DELER
1.
D duyum dan1 edindiimiz ideleri daha anlalr klmak
asndan zihinlerimize sunulduklar ve bizce alglanabilir hale
geldikleri farkl yollar ele alarak onlar incelemek yararl ola
bilir.
lk olarak, zihinlerimize tek bir duyu yoluyla gelenler;
kinci olarak, kendilerini birden fazla duyu yoluyla iletenler;
nc olarak, yalnzca i duyumdan gelenler;
Drdnc olarak da kendilerini zihne tm i duyum ve d
duyum yollaryla iletenler.
Bu yaln ideleri ayr ayr balklar altnda inceleyeceiz.
Salt tek bir duyu araclyla zihne giren kimi ideler vardr ki
o duyu zellikle bu ideler iin ayrlmtr, zaten.2 Ik ve beyaz,
krmz, sar gibi eitli derece ve tonlaryla (yeil, kzl, mor,
deniz yeili ve benzeri) renkler yalnzca gzlerle edinilirler.
Tm grlt, ses ve ses tonlar yalnzca kulaklar, eitli tatlar ve
kokular da burun ve damak yoluyla fark edilirler. Bu duyu or
1

"D duyumdan": duyum da onun kadar duyum kabul edilene dek "d
duyumdan" ifadesi yanl biim de kullanlmtr; ayrm deneyim im ize ait
tm yaln ideleri ya da grnleri kapsar.
"Tek bir duyunun ideleri" derken zellikle tek bir bedensel organla algla
nan (eylerin) niteliklerini kasteder.

Yaln Duyu deleri

159

ganlar ya da tm bu alglar dardan beyindeki merkezlerine


iletici kanallar olan sinirlerde (beyindeki bu merkeze ben zihnin
kabul odas diyorum) herhangi bir arza olursa, ieri girmeleri
iin baka bir giri de yoktur; kendilerini sunabilecekleri ya da
alglatabilecekleri baka bir yol da bulamazlar.3
Dokunma duyusunun4 ilettikleri arasnda en nemlileri, so
ukluk, s ve katlktr. Tm dierleri duyulur grne sahip
dzlk ve przllktr: Sertlik ve yumuaklk, krlganlk ve
dayankllk gibi paralarn birbirini daha sk ya da gevek tut
masna bal nitelikler yeterince belirgindir.5
2.
Her bir duyuya ait tikel yaln idelerin hepsini sralamann
gereksiz olduunu dnyorum. stesek de yapamayz, nk
ou duyuya ait sryle idenin ad yoktur. Dnyadaki varlk
trlerinden fazla olmasa da hemen hemen bir o kadar eitlilik
gsteren kokularn ou adszdr. Bir gl ve menekenin koku
lar gzelse de birbirinden kesinlikle ok farkl koku ideleridir,
ancak koku idelerini tanmlarken gzel ve kt adlarn kullan
rz genellikle... Damaklarmzla aldmz farkl tatlarn da
byle belirleyici adlar yoktur. Saysz trde tatlar adlandrmada
kullandklarmzn neredeyse tamam "tatl, ac, eki, mayho
ve tuzlu" terimleridir. Renkler ve sesler iin de ayn ey syle
nebilir. Dolaysyla, burada szn ettiim yaln ideler konu
3
4
5

Duyu alglarm zn bal olduu organik koullan tanm lam ann mecazi
yoludur bu.
Burada kas duyumu, hareket ettirici duyum ve s duyumuna ayrm koyar
"dokunma" bal altnda.
Tat, koku, iitm e ve grm e zel ifadelerle karlatrlmakta ancak "do
kunma" iin, d dnyay insan zihnine sunarken birletiklerinden, genel
bir ifade kullanlmaktadr. nk tm duyulannzdan yoksun, 5 ya da 500
baka duyu ile donanm ve dolaysyla insanca hi im gelen em eyen nite
likleri sunan duyulara sahip an duyarl bir zihin iin evrenin apak ortada
olduunu; ya da insann bilinm eyen bir ekilde ok glendii ve insanst
bir zekya kavutuunu varsayabiliriz. Kendi deneyim im ize bakarsak bile
dnyann her gzlem cinin/alglaycnn artan bilgi ve zihinsel gc ora
nnda deiim geirdiini grrz.

160

naann Anlama Yetisi zerine

ir Deneme

sunda kendimi u anki amacm iin en gerekli olanlar ya da bi


leik idelerimizin srekli ieriinde yer alsa da daha az bilgisine
ulaabildiimiz nitelemelerle snrlandrdm. Bir sonraki b
lmde ele alacam bu trden bir nitelik: KATILIK.6

nsanlarn duyularyla alglayabildikleri yaln ide ve grnlerin hepsinin


sralanmas elbette olanakszdr. D ier blmde Locke, zellik le cisim salt
uzaydan ayr e le alnd ve Kartezyen (madde) analizinin bir eletirisi iin,
cisim lere ilikin bileik idelerim iz arasnda en nem li yere sahip bir ide
zerinde duruyor.

4. BLM
KATILIK DES
1.
Katlk idesini dokunma duyusu ile ediniriz ve bir cisimde
bulunduu yere baka bir cismin giriine gsterilen direnten
doar bu nitelik.1 D duyumdan katlk kadar srekli alabildi
imiz baka bir ide yoktur. Hareket halinde ya da duruyor olalm
altm zda bize destekleyen ve dmemizi engelleyen bir eyin
varln hep hissederiz. evremizdeki cisimlerin, btn halin
deyken, tutup sktmz halde parmaklarmzn ilerine ge
melerini engellediklerini gzlemleriz. Birbirine doru hareket
eden iki cismin yaklamasn engelleyen eye "katlk diyorum.
Kat szcnn bu ierikle matematikilerin kulland asl
anlam na uygun olup olmadn tartmayacam. Genel kat
lk kavramnn bu ierii hogreceini dnyorum ki isteyen
"geirmezlik" de diyebilir yerine. Genel kullanm bir yana,
iinde katln kendisi deil de daha ok bir sonucu olan "geirmezlik"ten daha olumlu bir ey tadna inandmdan bu
ideyi dile getirmede katlk terimini ok daha uygun buldum.2
Bu tm dierleri arasnda cisimle en sk balants olan ve cis
me zg bir ide gibi geliyor bana ki bu haliyle yalnzca maddede
1 Leibniz'e gre, dokunma akla, katln doada var olduunu gsteren bir
ey salyorsa da, aslnda katla ilikin seik idem izi ediniriz. ( Yeni D e
nem eler, 5. blm) D enem e'ye gre ide diren duygusu ve dokunma duyu
sunda sakl bu duyguyla sunulan ancak farkl grnen motor duyum
lardan doar. Locke'un bu ksm da, 2 ve 6. ksmlarda katlk idesini ak
lay biim ine baknz ki zellik le 6. ksm da katl bilm ek istiyorsak
bize duyularmza bakmay neriyor.
2 Locke'un burada ve sonra 8. blmde tanmlad katlk, geom etrik ve fi
ziksel anlamlaryla kullanlan, belirsiz bir terimdir. "Katlk terimi mutlak

162

nsann Anlama Yetisi zerine

ir Deneme

bulunabilir ya da imgelenebilir bir niteliktir. Duyularmz bizde


bir duyum yaratacak hacimdeki madde ktlesinde ancak katl
alglayabiliyorlarsa da zihin, daha hacimli cisimlerden bu ideyi
edindi mi maddenin en kk taneciine dek izler ve inceler onu;
ve cisim nerede ve ne halde olursa olsun onu ayrlmaz bir paras
olarak barndrdndan zihin ister istemez bu ideye rastlar.
2. Cisme zg bu ide ile cismin uzayda yer kaplad dn
cesi doar. Bir kat maddenin doldurduu boluu imgelemedi
imiz yerde o maddenin orada tm dier kat maddeleri dla
yacak biimde yerletiini dnyoruzdur; uzayda yer kapla
ma idesi erevesindeki bu madde bir dorusal izgi zerinde
baka iki cismin birbirine demesini hep engeller, ta ki bu ci
simlerin hareket ettii dorultuda olmayan bir baka izgiye ge
ene kadar.3 Her gn kullandmz cisimler bu ideyi yeterince
kazandrr bize.
3. Cismin dier cisimleri kendi kaplad uzay alanndan d
arda tutmak iin gsterdii diren o kadar byktr ki hibir
g onunla baedemez. Dnyadaki btn cisimler bir damla su
yu her yanndan sktrsalar da kendisi yollarndan ekilme
dike birbirlerine kavumalarn engellemek iin gsterdii di
rencin stesinden gelemezler: Bizim katlk idemiz direnme ya

ve zorunlu yer kaplama zellii ile U zam ve G eirm ezlik ynleri dnda
youn, hareketsiz, Ar ve Sert gibi greli ve olas nitelikleri de gsterir."
(Hamilton) Locke'a gre katlk geirm ezlik ya da uzaml bir atomun
uzam sz bir eye dnm esini basnla salam ann im knszl anlamna
gelen sk m a zlk ierir. Bu im knszlk srekli ve mutlak varsaylr, fakat
bu varsaym n aklc ya da deneysel temelleri olup olm adn aratrmyor
Locke. Her ekilde dokunma duyusuna ait olas deneyim de edinilen bir veri
deildir bu zorunlu sreklilik... nk duyum bulgular mutlak deil gei
cidir ve skm az bir cisim varsaym nn im knszl algy duyu yerine
akla ilintilendirmekle ortaya kar. Ayrca cisim dediim iz yer kaplyor ve
yerine baka cisim lerin giriine direnmeye zorlanyorsa ki bu lde s
km az olduuna karar verebiliriz.
Bu katlk idesini mutlak uzam l ya da yer kaplayan bir ey olan cism in
idesi ile zdeletirm ektir. Sonuta Locke kat ve skm azn yaln idesi ile
salt (bo) uzam idesinin farkn koyuyor; ayrca her biri ile sertlik idesi,
arasndaki farka dikkat ekiyor (3, 4. ksmlar)

Katlk desi

163

da hareket kapasitesinde olmayan salt uzay ve sradan sertlik


idesinden ayrdr. Bir insan birbirinden uzak iki cismin baka
kat bir eye dokunmadan ve onu yerinden etmeden yzeyleri
birbirine deinceye dek yaklaabileceklerini dnebilir; y
leyse, katlk olmakszn, ak uzay idesine sahip olmamz ge
rekiyor dncesindeyim. Bir insan tek bir cismin, hemen ar
dndan onun yerine gelecek olan bir baka cisim olmakszn, tek
bana hareketine ilikin bir ideye sahip olabilir mi olamaz m?
Bir cisimdeki kare idesi baka bir cisimdeki kare idesini nasl
ieriyorsa bir cismin hareket idesi de bir baka cisimdeki hareket
idesini tar; dolaysyla sorumuza yantn olumlu olaca apa
ktr. Cisimlerin birinin dierinin hareketi olmakszn gerekten
hareket edemeyecei biimde var olup olmadklarn sormuyo
rum. Birinin dier cisimlerin tm hareketsizken bir cismin ha
reketine ilikin bir ideye sahip olup olamayaca yolunda benim
sorum. Buna da kimsenin "olamaz" diye yant vereceini san
myorum. yleyse, cismin boaltt alan bize katln olma
d salt uzay idesini kazandrr ki burada hibir eyin direnci ya
da engellemesi ile karlamayan baka bir cisim, yaratlan
boluu doldurabilir. Bir cisim yerinden ayrldnda, baka bir
cisim peinden gelsin ya da gelmesin, bir dier yerde kaplaya
ca alan ilkiyle ayndr ki bu cisim hareket edince kendisiyle
bitiik olan baka bir cismin onu izlemeyecei gibi bir elikiyi
iermemektedir. Byle bir hareket zorunluluu, direnme ve di
renmeme, dlama ve dlamama kadar birbirinden farkl uzay
ve katlk ideleri deil de yalnzca dnyann dolu olduu varsa
ym zerine kuruludur. "Bir boluk" zerine tartmalar da,
baka bir yerde aklanaca zere, insanlarn cisimsiz uzay
ideleri olduunu aka tantlamaktadr.4
4.
Katlk sertlikten, dolgunluk ve kaplad alandan tm di
er cisimleri uzak tutmas ynyle farkllar. Sertlik duyulur
4

Bak: 13. Blm , 21-23. ksmlar.

164

nsann Anlama Yetisi

zerine

ir Deneme

byklkte ktleler halindeki madde tanecikleri balanmn


ierir; yle ki "btn" kolay kolay eklini deitirmez. Aslnda
sert ve yumuak kendi bedenlerimizdeki etkilerden dolay ey
lere verdiimiz adlardr; genelde "sert" dediklerimiz organlar
m zla uyguladmz basnla eklini deitirmekten daha hzl
bizde ac uyandran eylerdir; "yumuak" ise rahat ve ac duy
mayacamz bir dokunula tanelerinin durumunu bozabildii
miz eyleri nitelemede kullanlr.5
Duyulur paralarn konumunu ya da btnn eklini dei
tirme gl dnyann en sert cismine en yumuak olanndan
daha fazla katlk kazandrmaz; sert ve delinmez bir madde su
dan bir zerre fazla kat deildir. Aralarnda su ya da havadan
baka bir ey olmayan iki mermer parasnn iki dz kenar
birbirine daha kolay yaklayorken bir elmas bunu engelleyebiliyorsa da elmas paralarnn suyunkilerden daha kat ya da daha
direnli olduklar sylenemez. Birbirinden daha kolay ayrlabilir
olan su paracklar daha kolay hareket edebilir ve mermer par
alarnn bu hareketle yaklamalarna izin verebilir. Yanal e
kilme hareketi ile yer amalar engellenebilirse su paracklar
bu mermer paralarna elmas kadar diren gsterebilirler;6 bir
elmasn paralarnn direncine olduu kadar onlarn direncine de
kar koymak imknszlar o zaman. Dnyann en yumuak
cismi bile dier iki cismin arasndan ekilmedii srece imgele
nebilecek en sert madde kadar bir araya gelmelerine durmakszn
direnebilir. ok yumuak bir cismi su ya da hava ile iyice dol
durursanz cismin direncini abucak grebilirsiniz.7 Yalnzca
sert cisimlerin parmaklarnn birbirine demesini engellediini
5

6
7

Burada sertlik duyum larm zla bantl olm ad fakat maddenin varl
iin zorunlu olduunu syledii katlk, geirm ezlik ve skabilirlik zel
liklerini karlatryor.
Y alnzca duyular daima zorunlu olan ve dolaysyla Locke'un katlk idesi
iinde bulduu eyi ortaya karamaz.
"Direnci", yani var olan katlk ya da skm azl.

dnen birinden bir futbol topuna doldurulan hava ile bunu


denemesi istenebilir. [8Benzer bir deney Florence'da ii suyla
doldurulmu bir altn kre ile yaplmtr. Bu deney su kadar
yumuak bir cismin katln sergilemektedir: Altn kre dol
duruluyor; vidalarn son gcyle sktrlyor; su o zaman
smsk kapal metalin gzeneklerinde kendine yol buluyor ve
iindeki taneciklerin daha da yaknlamasn salayacak bir yer
kalmaynca dar yneliyor; ardndan, krenin kenarlarn zor
layan enerjinin iddetli basncna boyun emeden nce, su nce
i damlalar halinde sonra da byyen damlalarla kreden d
ar akyor.]
Bu katlk idesi ile cisim uzam da uzay uzamndan ayrlyor;
cisim uzam kat, ayrlabilir, hareketli paralarn sreklilii ve
yapkl iken uzay uzam 9 kat olmayan, ayrlmaz ve hare
ketsiz paralarn srekliliinden baka bir ey deildir. Cisim
lerin karlkl itme, dar frlatma ve direnme tavrlar da ka
tla baldr. Salt uzay ve katln ak ve seik idelerini ta
dklarna inanan birka kii vardr ki bunlardan biri de benim.
Cisim tarafndan dar frlatlan ya da direnen bir ey olmak
szn "uzay" dnen insanlardr bunlar.10 Bu, cismin uzam
kadar ak bir idesine sahip olabildikleri, salt uzay idesidir.
bkey yzeylerin karlkl paralar arasndaki uzakla ilikin
8
9

Bu ve sonraki cm le ikinci baskda eklenmitir.


U zay uzamndan; uzam uzayn bir niteliiym i gibi sz ediyor. Eanlamls
olarak ele almyor; nk bu ve dier szcklerin anlamlarnda kararsz
kalyor.
10 L ocke birka yl nce "Uzay (kendinde) uzaml varlk ya da cisim lerin var
olm a kapasitesi ya da olasl gibi grnyor... Dorusu baka da bir ey
deildir ve cism in hibir eyin olm ad yerde var olabilecei olasln
ierir yalnzca... ya da orada bir varlk varsaymak zorundaysak geirm ez de
il ancak uzaml varsaydmz Tanr olmaldr bu. Fakat uzaydan -herhangi
bir cisim ya da baka bir varlk dncesinden ayr ve soyut- genel olarak
sz ettiim izde de gerek bir ey deil de cism in var olm a olaslnn d
ncesi olarak grnyor... Bu dnyann kaplad uzay kadar byk baka
bir uzay olduu sylenirse bu bana gre bu kadar byk bir baka dnya

166

nsann Anlama Yetisi zerine

ir Deneme

ideleri de aralarnda kat paralara ilikin idenin varl kadar


yokluunda da aktr. Dier yandan, salt uzaynkinden farkl
olarak, baka cisimlerin itmesiyle dlanabilen ya da onlarn
hareketine direnebilen, uzayda yer kaplayan bir eyin idesine
sahip olduklarna da inanrlar bu insanlar.11 Bu iki ayr ideyi
birletirip tek bir ide yapan bakalar varsa bile farkl adlar al
tnda ayn ide ya da ayn ad altnda farkl idelere sahip insanlarn
nasl anlaabildiklerini bilemem. Bu, kr ya da sar olmad
ndan bir trompet sesi ve kzl renge ilikin ayr idelere sahip
bir insann, baka bir yerde szn ettiim, kzl idesinin bir
trompet sesine benzediini imgeleyen, kr bir insanla kzl renk
zerine konumalar gibi bir ey olur.
Bu katlk denen ey nedir diye soran olursa duyularn gz
lemlemesini sylerim ona.12 Bu kii elleri arasna bir top ya da
bir akmak ta alp ellerinin iine geirmeye altnda so
rusunun yantna kavuur. Bu yeterli gelmiyorsa, o bana "d
olm asn demekten te bir ey deildir; ve bu balamda uzay iin sonsuz
denebilir; uzay gerekte hibir eydir daha byk ya da daha kk
kapasitesi yoktur ve paralara ayrlamaz... Bu noktada yanlm am za neden
olan da bence yaam m z boyunca uzay hakknda "uzayda byk yer kap
lamak" gibi ifadelerle onu gerek bir ey gibi gsterecek konumalar duy
mak ya da yle konumak alkanl ile salt bir bant deil de gerek bir
ey olduu yargsna kaplmamzdr. Burada cisim ler arasndaki bir bant
olarak varlnn onu var klacak hibir varln olm ad, tm cisim ya da
sonlu varlklarn tesinde de gerek olduunu dnm eye eilim liyizdir.
Bir cetvelle izilen siyah izgilerin bir in uzaklktaki iki eyin bantsn
ierdii doruysa da, bir ine ilikin ide ile cism i im gelem eden o uzunluu
im gelem eyebiliyorsam da, orada gerek bir eklin olm ad bir doruysa
im gesel uzay dediim izin iinde de gerek bir uzaklk da sz konusu de
ildir" demitir. (Locke, eitli Y azlar/D en em eler 1677/78, Lord King'in
Yaam , 2. Cilt, sf; 175-185.)
11 Salt uzay, geirm ez ya da kaplanan uzay ideleri yetikinlerde basit dokunu
ve kas direnci duyumlarnn olas ve geici verilerinden daha fazlasn m
ieriyor? yleyse bunlar dokunsal ya da kassal duygularla edinilm ezler, zi
hindeki bir ey tarafndan sunulurlar.
12 Yani, dokunma duyusunun verilerinden ayr katlk terim ine bir anlam g e
tirenleyiz. (Stillingfleet'e yazd nc M ektup s: 301'e baknz.) Duyu
salt duygu dem ekse bir insann duyular ona yalnzca kendi geici diren

Katlk desi

167

nme nedir, nerede var olur ya da daha kolay uzanm ya da


hareket nedir?"i akladnda sz veriyorum katln ne oldu
unu, nerede olduunu syleyeceim ona. Yaln idelerimiz de
neyimin bize rettikleri gibidir; fakat, bunun dnda, zihinde
onlar szcklerle daha anlalr klmaya urasak da konua
rak kr bir insann zihnindeki karanl datmaya abalam
gibi oluruz ancak. Bunun nedenini baka bir yerde aklayaca-

duygusu ile ilgili bilgi verir. Birinin eline bir top verildiinde edindii bilgi
duygu ideleri ve mutlak geirm ezlik idelerini salar ki bu idelerin her biri
katkda bulunduklar bilgiden ayr olarak dnlebilirler. Kat varln
metafziksel anlam salt duyumu aar, tnsan katln ne olduunu ona bil
dirmesi iin duyularndan fazlasna gereksinir.
13 Bak: 3. Kitap, 2. Blm.

5. BOLUM
BRDEN FAZLA DUYU LE GELEN
YALIN DELER
Birden fazla duyu araclyla uzay, uzanm ,1 ekil, hareket
ve hareketsizlik ideleri ediniriz. Bunlar hem gzlerde hem de
dokunma duyularnda alglanabilir izlenimler yarattklarndan
uzanm, ekil, hareket ve hareketsizlik idelerini zihinlerimize
hem grerek hem de dokunarak2 iletebiliriz. Burada yalnzca s
ralamakla yetindiim bu ideler konusunda daha ayrntl akla
ma yapma frsatm olacak.3
1 Locke'un birden fazla d duyum la ilintilendirdii uzay, ekil, hareket ve
hareketsizlik ideleri Leibniz'e gre saduyu sunumlardr: Yani zihnin
kendi gizli yapsna aittirler. nk duyumlarn sunduklar ile bant tasalar da salt anlama yetisi ideleridir ve yaln ideler deilse bile bunlar ta
nmlanabilir ve tantlanabilir zelliktedirler. Katlk ve say ile birlikte
Locke'un sonra birincil nitelikler diye adlandrd, cisim lerin ksm en bizce
grlm esini salayan eylerdir ki koullarnn fizyolojik ya da mantksal
analiziyle Locke onlar dokunma v e grme duyularnn verileri olarak kabul
etmitir.
Uzam n bir grme ya da dokunma ya da her ikisinin birden bir verisi olup
olm ad ve bunun nasl olduu, kimi ynlerden dierlerinden daha seik
olsa da her d duyumda yer alp almad; bireysel ve kaltsal deneyim e ya
da zihnin yapsna bal olarak bu ideye ilikin yarglarn olas ya da z o
runlu, analitik ya da sentetik olup olmadklar Locke'un pek zem edii hep
tartlan, birbiriyle bantl soru rnekleridir.
2 "Cisim uzam denen, kendi paralan arasnda uzakl ieren tek varlktr...
Bu aka ayn cism in bir paras ya da tek bir cisim olarak dnlen
uzakla karlk gelen uzam ile iki varlk arasndaki uzakl belirten uzay
szckleri arasndaki fark gsterir. U zay kavramnda arada bulunan bir
cism in dncesi yoktur." (Locke, eitli D enem eler)
3 Bak: 13. Blm , 15. Blm

6.

BOLUM

DUYUMUN YALIN DELER


deleri dardan alan zihin kendi iine dnp bu idelerin
zerindeki kendi etkinliklerini gzlemlediinde dndaki ey
lerden edindikleri kadar dnme ediminin nesneleri olabilecek
baka ideler1 kazanr.
En sk dnlen ve isteyen herkesin kendi iinde ayrdna
varabilecei kadar ok yinelenen iki byk ve belli bal zihinsel
eylem ler unlardr:
Alglama~ ya da Dnme
stem ya da isten gc
[3Dnme gc anlama yetisi diye adlandrlrken istem
gc isten diye adlandrlmaktadr; zihindeki bu gler ya da
yetenekler adlandrlm yetilerdir.]
1

"Dier ideler"; yani z-bilinli yaam ve evrendeki ve insandaki etkinlii


temsil eden szcklere anlam kazandran ilem lerden edindiim iz ideler.
Locke'ta i duyum glendirilm i z-bilintir ve duyu algsnda yer alan ve
bunun gibi her bilin durumundan yalnzca kapasitede farkllar. Locke
zihin ve istenci yalnzca sonlu grnler olarak ele alr.
Locke'a gre alglam a tre ayrlr; 7. Zihinlerimizdeki idelerin (gr
nler) algs ya da basit kavray 2. Szcklerin anlamlarnn algs, 3.
deler arasnda, nerm elerle ifade bulan, balant ya da kartln algs.
Yalnzca sonuncusu bilgi ile edeerdir ve anlama yetisi ikinci ve nc
alg ile snrldr. (Bak: 2. Kitap, 21. Blm , 5. K sm )
lk baskda, Zihinde bu eylem leri retme gcne yetiler diyoruz ve bunlar
Anlam a Y etisi ve sten diye adlandrlyor, eklindedir.

170

nsann Anlama Yetisi zerine

ir Deneme

duyumun bu yaln idelerinin anmsama, ayrmsama, us


lamlama, yarglama, bilgi ve inan gibi kimi kiplerinden daha
sonra sz edeceim.4

(Bak: 10, 11. Blmler, ve 4. Kitap, 17, 14-16, 1-13, 18. Blm ler) 4. Ki
tapta uslamlama, yarglama, bilgi ve inan ncelikle doru ya da yanl
olabilen zihinsel onaylar ya da dlamalar olarak grlyor, yoksa ne doru
ne de yanl olabilen salt ideler olarak dnlmyor. Burada "ben" adl
ile belirtilen idenin ierii ya da kkeni konusunda hibir ey sylem iyor.

7. BOLUM
HEM DI DUYUM HEM DUYUMDAN
GELEN YALIN DELER
1. Kendilerini zihne tm d ve i duyum yollaryla ileten
baka yaln ideler de vardr: Haz ya da zevk ve kartlar ac ya
da sknt; g; varolu; birlik.
2. Zevk ya da sknt d ve i duyumun her ikisinden gelen
idelerimizin hemen hepsine karrlar: Duyularmzn dm z
dan bir duyulanm, iimizde zihnimizin bir gizli dncesinin
bizde haz ya da ac retmemesi pek olas deildir. Ac ve hazla,
zihnimizin dnceleri ya da bedenlerimiz zerine etki yapan
herhangi bir eyden domu olsun bize zevk veren ya da bizi
rahatsz eden herhangi bir eyi dile getirdiim dnlmelidir.
Bir yanda doyum, zevk, haz, mutluluk dier yanda sknt, g
lk, ac, keder, dert, mutsuzluk diye adlandrsam da hepsi haz ve
ac, zevk ya da sknt idelerine ait, ayn eyin farkl dereceleri
dir. En fazla "haz ve ac" adlarn kullanacam da sylemek
istiyorum.
3. V arlm z1 borlu olduumuz Yce Yaratc bedenimi
zin eitli ksmlarn hareket ettirme ya da istediimiz zaman
1 Bu ve sonkaki ksm da da Locke, asl hedefi "haz ve acnn ve de birbiriyle bantl terimlerin anlam sz olm ad fakat d duyum izlenim leri ya
da zihnin daha derin ilem leri dolaysyla idelerle yklenm i olduunu
gstermek" iken, arzularmz ve aclarmzn kesin nedeninin incelenm esi
ne geiyor. Ac ya da hazz duyumsal ve tinsel deneyim in elikileri olarak
betim liyorken metinde sre, younluk ve cins deikenlerinin ilevleri-

172

asann Anlama Yetisi zerine

ir Deneme

durdurma gc; onlarn hareketleri sayesinde hareket etme ve


baka eyleri de hareket ettirme yetenei vermitir bize... Ay
rca Tanr zihinlerimize zerinde dnecei ideler seme ve u
ya da bu konuyu inceden inceye, dikkatle soruturma gc de
balamtr. Bu g ve yeteneklerle kapasitemiz lsndeki
hareket ve dnme eylemlerine yneltiliriz ki bu noktada e
itli dnce ve duyumlara bir zevk algs elik eder. Bu alg
tm d duyumlar ve i dncelerimizden tamamyla koparlsayd doal olarak dikkate aldrmazl ya da hareketsizlie ha
reketi yani bir dnce ya da hareketi tekine tercih etmek iin
nedenimiz olmazd. Bylece ne bedenlerimizi ne de zihinlerimizi
kmldatr fakat dncelerimizi amaszca akntya brakr, zi
hinlerimizdeki ideleri, glgeler gibi, gz ard ederdik. Ne kadar
anlama ve isten yetileriyle dolu olursa olsun bu durumda bir
insan ok bo, edilgen bir varlk olur ve zamann tembel, uyu
uk, bir rya leminde geirirdi. Neyse ki Yce Yaratcmz e
itli nesneler ve dncelerimiz kadar nesnelerden edindiimiz
idelerin beraberinde bir haz duygusu balam ki bizi donat
t yetiler bylece tmyle atl kalmyor.
4.
Ac da bizi harekete geirmede hazla ayn ileve sahip;
yetilerimizi hazzn peinde kullandmz kadar acdan uzak
durmak iin de devreye sokarz.2 Ac sklkla bizde haz reten
ayn nesne ve idelerle ortaya kar ki bu zerinde durulmaya
deer bir konudur. Haz almay beklediimiz duyumlarda sklkla
ac duymamz bir kez daha Tanrnn yceliini ortaya koyar. O
varlmzn korunmas amacyla, bize zarar dokunacak ou
eye kar uyarc bir iaret olarak nesnelere ac duyulanmn
da ilitirmitir. Ancak yalnzca varlmz deil her bir para

m izin salkl hareketinin ya da salksz hareketinin bir gstergesi olduu


im a ed ilse de sre, younluk ve cinste farkllamalarna bir aklam a
getirmiyor.
Ac ve haz ideleri Locke'a gre nem li kayglarmzdr; nk yaam on
lar belirler. (Bak: 20 ve 21. Blmler)

Hem D Duyum Hem Duyumdan Gelen Yaln deler

173

mz da tam olarak korumay hedeflediinden ounlukla bize


zevk veren idelere "ac"y da eklemitir. Bir dereceye kadar bize
yararl gelen s biraz artnca baya rahatsz edici olur; duyulur
nesnelerin en haz vericisi olan k gzlerimizin alabilecei
orann stne karldnda ok ac verici bir duyuma yol aar.
Doa yle bir dzenleme yapmtr ki bir nesnenin etkisinin
iddeti ile ok duyarl bir yapda olan duyu organlar almaz
oldu mu ac araclyla tamamen devre d kalan ve tm ile
vini yitirmi olan duyu organnn nnden o nesnenin ekilmesi
iin uyarlabiliyoruz. Acya yol aan nesneleri yle bir d
nrsek acnn amac ve yararn anlayabiliriz. Fazla k daya
nlmaz gelebiliyorsa da zifiri karanlk gzleri rahatsz etmez;
nk bu hassas organ dzensiz bir harekete yol amadan, doal
durum unda brakr. Ar souk kadar ar scak da bize ac
verir: nk bedenimiz iin gerekli ve de eitli ilevlerini ye
rine getirmesi iin uygun kvamn stnde ya da altnda kalan s
zararldr.
5. Tm bunlarn tesinde Tanrnn evremizde bizi etkileyen
eylere eitli derecelerde ac ve haz serpitirmesi ve dnce
lerimiz ile duyularmzn alanndaki hemen her eye bu duyulanmlar ilitirmesinin bir baka nedeni daha vardr; evremiz
deki varlklarn bize sunduu zevklerden tam bir doyum ya da
mutlulua eremediimizden Tanrnn snrsz haz ve mutluluk
sunan ellerinde gerek doyuma ulamaya yneliriz.
6. Burada sylemi olduklarm ac ve haz idelerini kendi de
neyimimizle olabileceinden daha anlalr klmayabilir ancak
Yce Paylatrcnn snrsz akl ve inayetine yarar duyulanmlar veren baka birok ideye de ac ve hazzn elik etmesinin
nedeni zerinde durmak asl amacmza pek uygun olmayabilir:
nk tm dncelerimizin asl amac ve anlama yetilerimizin
gerek ura Tanrnn bilgisine ulamaktr.

174

nsann Anlama Yetisi zerine : ir Deneme

7. Varolu ve Birlik dmzda ve iimizdeki her nesne ve ide


ile anlama yetimize sunulan iki idedir. deler zihinlerimizdeyken
onlarn gerekten orada olduunu dnrz; eylerin de ger
ekten dmzda olduunun ayrdndayzdr: Yani, vardrlar ya
da varla sahiptirler.3 Gerek varlk ya da ideyi "bir" ey olarak
dnmemiz anlama yetimizde "birlik idesi"ni retir.
8. G, d ve i duyumdan edindiimiz bir baka yaln ide
dir. Kendimizde dndmz ve dnebildiimizi, istersek
organlarmz hareket ettirebileceimizi gzlemleyerek; doa
daki cisimlerin, duyularmzla da algladmz etkileimlerini
izleyerek g idesini ediniriz.4
9. Duyularmzdan daha sklkla zihinlerimizin ilemleriyle
aldmz bir ide vardr ki bu art ardalk idesidir. imize dnp
orada gzlemlenebilir olanlar zerinde dndmzde, idele
rimizin, bir dnceye sahip ya da uyank haldeyken, durmakszn
birbiri ardndan geerek bir zincir oluturduunu grrz.5
10. Bunlarn hepsi olmasa da bir ksm (bana gre) zihnin
sahip olduu, d ve i duyum yollaryla edindii ve tm bilgi
sini borlu olduu yaln idelerin en nemlileridir.6
3

Varlklar ve sayl abi li rlikl eri ne ilikin ideler metne gre yaln idelerim ize
elik ederler; dolaysyla son bir soyutlam a ile yaplarndaki grnler
yaln elere indirgenebilse, deneyim de bileiktir bu idelerim iz. Locke
varln yaln idesi ve kiplerini yeterince irdelemiyor. O ysa Berkeley "tam
bir gerek bilgi sistem i kurmak iin ey, gereklik, varlk ile denm ek iste
nenin seik bir aklam asna girim ekten daha nem li bir ey yoktur" diyor
lkeler, 89. K sm ) Berkeley'in sorunu duyulur eylere uyarlandnda "var
olmak teriminin ne anlama geldiini bulmakta." Locke 16 M ays 1699'da
S. Bold'a yazd bir mektupta, "eylerin etkilerinin idelerinin varlklarnn
idelerinden nce geldiini dnm yorum ...... Onlarn nce var olduklarn
varsaymalyz," diye yazyor. H um e "varlk idesi var olduunu dnd
m z eyin idesiyle ayndr, yle ki, bir nesnenin idesiyle bir araya geti
rildiinde ona bir katkda bulunmaz." (incelem e, 2. Blm /6. K sm )
4 Yaln g idesinin yaln kiplerinin akland 21. blm e baknz.
5 Var olan bize deim e araclyla tm somut deneyim lerde grnr, yani
deim e ya da art ardalk idesi ile srekli bir bant iindedir. D eim ez
olan deneyim e sokulamaz.
6 Yani, her eye ilikin b ilgisizliim iz duyular ve i duyum ile sunulan g
rnler araclyla ancak aam a aama giderilebilir.

Hem D Duyum Hem Duyumdan Gelen Yaln deler

175

Hi kimse ydzlarn tesine kanat aan, dnya ile snrl


kalmayp sonsuz bolua yolculuklar yapan engin insan zihni
iin bu idelerin yetersiz kalacan dnmesin. Sz edilen
koylardan alnmayan tek bir yaln ide ya da bu yaln idelerden
yaplmam bir bileik ide syleyebilecek biri var m acaba?7
Bu az sayda yaln idenin en derin dnce ya da en fazla ve
rimlilik salamaya; yirmi drt harfin eitli eleimleri ile ne
kadar ok szck elde edilebildiini dnrsek ok daha eitli
kurgular ve sanlarn yannda asl olarak, bilgimizin malzemeleri
olmaya yettiini kabul etmek o kadar da tuhaf deildir. Biraz
daha ileri gidip yukarda sz edilen idelerden yalnzca biri, r
nein tkenmez ve snrsz kapasitede say idesini dnecek
olursak hayflanmaya gerek duymayz. Uzanm, matematikile
re, tek bana ne kadar geni ve usuz bucaksz bir alan sunuyor
yle deil mi?

nsan idelerinin kkeni (exordium ) hakkndaki nceki aklamalara gre,


insanlar dlarndaki eyler ve kendi tinlerinin yaln ya da ayrtrlamaz
grnleriyle edindikleri dnda var olana ilikin hibir ideyi edinem ez
ler. Grnler hep bir tzdeki g, varlklar, say, art ardalk ya da de
im elerinin ideleri ile kark ve i ve d duyumda beliren grnlerin
bilim sel ve felsefi yorumlar ya da ekil verici im gelem e gc ile ilenm eye
ak olduklarndan somut deneyim lerinde bileik halde sunulurlar. Fakat bu
kark ideler kendilerini zihne sunan ve hep elik eden duyu verilerinden
(grnlerinden) ayrt edilem ezler mi? Halbuki bunlar bizi sonsuza ba
larlar ve geici grnlerle insana yansyan Tanrsal k iin ngrlen
idelerdir.

8. BOLUM
YALIN -D I DU YU M - DELER
ZERNE DER DNCELER
1. Doada duyularmz etkileyerek zihnimizde herhangi bir
alglama yaratacak biimde dzenlenmi bir ey bylece anlama
yetisinde bir yaln ide retir1 ki bu idenin dmzdaki nedeni ne
olursa olsun ayrt etme yetimizce ele alnd zaman zihince an
lama yetisindeki gerek bir olumlu ide olarak grlr ve d
nlr; belki de onu duyularmza ileten neden yalnzca znenin
bir olumsuzluudur.
2. Is ve souk, k ve karanlk, beyaz ve siyah, hareket ve
hareketsizlik zihinde eit lde ak ve olumlu ideler olarak yer
alrlar: Ancak, onlar reten nedenlerin bazlar duyularmza bu
ideleri kazandran znelerdeki olumsuzlar olabilir yalnzca. An
lama yetisi, onlar ele alrken, hepsini, retici nedenlerini dikkate
almakszn, seik olumlu ideler olarak dnr: Yapt d
mzda var olan eylerin doasna deil de kendindeki ideye
bal bir aratrmadr. Bunlar dikkatle ayrlmas gereken iki ok
farkl eydir; biri beyaz ya da siyah idesini alglamak ve bilmek
iken dieri bir nesneyi beyaz ya da siyah gsteren ya da yapan
tanecik trleri ve yzeylerdeki oranlarn incelemektir.
1

D ier bir deyile uygun duyu organ zerinde uygun izlenim brakan her
hangi bir ey eninde sonunda alglanr ya da etki yaplan gz ise renk, kulak
ise ses rneklerinde olduu gibi uygun duyu idesine yol aar. Burada Locke
bir zihinsel durum olarak bu algnn, doada karl ne olursa olsun, asla
bir deillem e olamayacan ne srer. Bu alg olumlu bir idedir.

Yaln -D Duyum- deleri zerine Dier Dnceler

177

3. Nedenlerini hi aratrmam olan bir ressam ya da boyac,


kendini doalarn dnmeye adam, her birinin nedeninin
olumlu ya da olumsuz olduunu bildiini dnen bir filozof2
kadar ya da daha fazla ak, tam ve seik beyaz ve siyah gibi renk
ideleri tar. Dmzdaki nesneden yansyan rengin nedeni
yalnzca bir olumsuzluu da olsa siyah idesi beyaz idesinden
daha az olumlu deildir bir filozofun zihninde bile...
4. u anki konumun amac alglamann doal nedenleri ve
ileyiini3 aratrmak olsayd olumsuz bir nedenin en azndan
bazen olumlu bir ide retmesini yle gerekelendirirdim; tm
d duyum bizde yalnzca, d nesnelerce deiik biimlerde
kkrtlan kendi can tinlerimizdeki farkl hareket kipleri ve de
receleri ile retildiinden bir nceki hareketin azaltlmas, de
itirilmesi ya da oaltlmas kadar yeni bir d duyum ret
melidir ki bylece sz konusu d duyum organndaki can tin
lerinin farkl bir hareketine bal olan yeni bir ideyi zihne so
kar.4
5. Byle olup olmad zerinde karar herkesin kendi dene
yimine brakyorum: Sizce n yokluundan baka bir eyi
iermese de (ki k azaldka daha da seilir hale gelir) bir insan
glgesinin, bir insan ona baktnda, zihninde, gn nn al
tnda kendi "insan" idesi kadar, ak ve olumlu bir idesi var m
dr, yok mudur? Bir glge resmi olumlu bir eydir. Gerekten
2

"Filozof' yani bu blmde alanna girilen doa filozofu ya da fiziki; bu


blm duyularda sunulan yaln idelerin nceki bahsine tamamlayc nite
liktedir.
"Doal nedenler ve tarz" yani duyudaki idelerin alm srasnda elik eden
ya da bu almn ncesinde yer alan organik koullar. L ocke daha nce (G i
ri, 2. K sm ) aratrmaya yneldii eye ve igzlem ci yntem ine yabanc
olduundan organik psikolojinin ayrntlarna girmek istem em iti. ngiliz
felsefesi Locke'tan sonra insan tininin grnmez ilem lerinin incelenm esi
yerine sinirler ve ilevlerinin gzlem ine yneldike gerilemitir.
Fakat, bu rnekte, fiziksel neden (organik koul) fizyologlarca bedeni duyu
ve hareketi ilettii varsaylan can tinlerindeki bir hareket olarak, olumlu-

178

nsann Anlama Yetisi zerine

ir Deneme

de, [dorudan5 olumlu ideleri deil de onlarn sessizlik, hilik,


tatszlk gibi yokluklarn dile getiren] olumsuz adlarmz var
dr.
6. Gerekten karanl gren biri olabilir.6 nk, hibir
n yansmad tmyle karanlk bir deliin kesinlikle ekli
grlebilir ya da boyanabilir. Burada olumlu idelerin olumsuz
nedenleri olarak nitelendirdiklerim genel sanya uygundur; fakat,
iin dorusu, hareketsizliin hareketten daha olumsuz olup ol
mad belirlenene dek olumsuz bir nedenden doan idenin var
ln saptamak gtr.
7. delerimizin doasn kefetmek ve onlardan anlalr bi
imde sz etmek iin zihnimizdeki ideler ya da alglar ile cisim
lerde bizde bylesi alglara neden olan madde kiplemeleri ara
snda ayrm yapmak gereklidir; bylece onlar znede var olan
bir eyin tam benzerleri ve imgeleri olarak dnemeyiz7 (sa
nldnn tersine); d duyumun zihne ilettiklerinin ou, d
mzda var olan eylerin, duyar duymaz bizde ortaya kmalarn
salamayan adlaryla olan benzerliklerinden fazlasn tamaz.8
5

6
7

lk baskda yle yazldr "Onlarn hi olum lu ideleri yoktur; fakat,


sessizlik, grnm ezlik gibi, belli ide deillem elerinde yer alrlar; bunlar zi
hindeki ideleri deil onlarn yokluunu ifade ederler." M etindeki deiiklik
olum suz adlarn da anlam sz olm adn, Denem e'nin dilden karmay
am alad bo sesler olm adklarn gsterm ek iindir.
Milton'a gre "grlen karanlktan" sz ediyoruz.
"zne" yani, cisim ler balamnda kendisiyle ilintilendirdiim iz grnler
ya da idelerin ounda dorudan grnm ediini kantlam aya urat "al
glanan tz".
"Ben" ve "d eyler"in idelerinin doas hakkndaki bir n aratrma yap
makszn ve idelerimizin eylerin nitelikleri olarak nasl kabul edildii ya da
bir eyin bir niteliine ilikin idenin nasl doduunu aklamakszn Locke,
bu blmde, cisimlerin ierdii glerin organizma d eyler ya da du
yumsal organizmamzdaki etkileri ve cisimlerin kat uzamnda dorudan g
rnmleri olarak ayrt etmek yoluyla yaln duyu idelerine ilikin nceki
aklamalar tamamlyor. nk cism in bunu kendi kat uzamnn grn
leri ve duyarl varlklarda dourduu duyusal durumlarla kendini gsterdiini
saptyor. Bu iki yoldan ilkine cism in birincil ya da gerek, kincisine ikincil
ya da d (yklenen) nitelikleri diyor. lkinde, madde bilinliyken kendi zi
hinsel ilemlerinin idelerinde, zihni kadar dorudan grnyor gibi geliyor.
kincisinde ise madde, onda yaratt duyumsal durumlara ilikin ideleri ara
clyla ve onlarn iinde dolayl olarak grnyor.

Yaln -D Duyum- deleri

zerine Dier Dnceler

179

8. Zihnin kendinde alglad, ya da alglama, dnme ya da


anlama yetisinin nndeki nesne her ne ise ona ide diyorum; ve
zihnimizde bir ide reten gc de bu gc tayan znenin nite
lii olarak adlandryorum. Dolaysyla, bir kartopunun bizde
rettii beyaz, souk ve yuvarlaklk idelerini ondan bize yans
tan gce nitelikler derken, bunlarn anlama yetimizdeki alglar
ya da duyumlarna ideler adn veriyorum. Ara sra eylerin
"kendilerindeki ideler" syleminde bulunduum zaman nesne
lerde bizde onlar reten niteliklerden sz ettiim anlalmal
dr.
9. [9Cisimlerde olduu dnlen nitelikler;
ncelikle, hangi durumda olursa olsun cisimden kesinlikle
ayrlmaz olan nitelikler vardr] ve ne kadar deiim ve baka
lam geirirse geirsin, zerine ne kadar g uygulanrsa uy
gulansn cisim bu nitelikleri korur; maddenin alglanabilir ha
cimde her taneciinde duyum, yalnzca duyularla alglanamaz,
her tanecikte de zihin bunlar ayrlmaz olarak duyumsar: rne
in, bir tahl tanesini aln, iki paraya bln; her para katlk,
uzam, ekil ve hareketlilie hl sahiptir: Yeniden bldnzde
de ayn nitelikleri korur ki paralar duyulmaz olana10 dek bl
meyi srdrseniz de tm bu nitelikleri barndryor olmaldrlar.
Blme ilemi (ki bir cismi havanla ya da baka bir cisimle du
yulmaz paralara ayrmaktr) herhangi bir cismin katlk, uzam,
ekil ya da hareket yeteneini alp gtrmez ancak btn halin
9

lk baskda 9. ksm yledir: "Bu nitelikleri ele alrken, sanrm, bu bi


rincil olanlar bizde katlk, uzam, hareket ya da hareketsizlik, say ve ekil
gibi yaln ideler reten cisim lerde gzlem leyebiliriz." Bu cm le drdnc
baskda aynen o zaman 10. ksm diye geen ksm n banda yer alan
"Cismin kkensel ya da birincil nitelikleri dediklerim cisim den ayrlamaz
niteliklerdir" eklindeki cm le gibi karlmtr.
10 Blnebilirlik, paralar alglanamaz oluncaya sonsuza dek srer mi?
Ojumlu bir yantla doacak karklklar, Berkeley tarafndan, duyulm az
ln balangc uzay ve uzamn blnebilirliinin bitim ine getirilerek,
bylece de uzay idem izin duyumun verebileceinden fazlasn iermedii
kabul edilerek, giderilm eye allm tr. Bak: lkeler, 123.

180

insann Anlama Yetisi zerine

ir Deneme

deki madde ktlesini iki ya da daha ok paralara dntrr: Bir


sr ayr cisim olarak ayrlan bu paralar da belli bir sayy
oluturur. [' C ism in bizde katlk, uzam, ekil, hareket ya da
hareketsizlik ve saynn yaln idelerini reten bu niteliklere ben
kkensel ya da birincil n itelikler^ diyorum.
10. Nesnelerin bizde birincil nitelikleri yardmyla eitli d
duyumlar retmesini salayan glerine13 de ben ikincil nitelik
ler adn veriyorum k i14 bu niteliklerden ayr olarak znede o
kadar gereklik tamayan yalnzca "gler"15 diye dnlen
nc bir tr daha vardr. Atein balmumunda yeni bir renk ya
da kvam oluturma gc bende daha nce almadm yeni bir
scaklk ya da yanma duyumu retme gc kadar atee ait bir
niteliktir.]
11. [ 16zerinde dnlmesi gereken dier bir konu, cisim11 Bu cm le ve sonraki ksm drdnc baskda yer almtr.
12 M addenin nitelikleri, Locke'tan nce, B yle tarafndan bu adlar ile snf
landrlmtr. Bak: B yle, F orm lar ve N iteliklerin K keni (Oxford, 1666)
13 nceden de belirtildii zere (7. Blm , 8. Ksm) g idesi tm i ve d
duyum idelerim ize elik eder. Fakat burada g ne anlamda kullanlmtr?
Srekli sonu olm ann tesinde bir ey midir? Cisim herhangi bir etkinin
etkin nedeni olarak dnlebilir mi? Bu sorularla birlikte g idesi 21.
Blmn konusudur.
14 L ocke burada eylerin ikincil niteliklerine olumlu anlamlar getiren d du
yumlarn eylerin doal yasa erevesinde asl atomlarnn kiplem eleri ile
tm yle fiziksel olarak olutuklar ve dolaysyla matematik esaslarna
gre yorumlanabileceklerini doruym u gibi kabul ediyor; ancak baka bir
yerde de bunun yalnzca varsaym olduunu ve d duyumlara neden olan
gcn kavrama alanmzn hl daha uzanda kalan eyi dourabileceini
kabul ediyor. (Bak. 4. Kitap, 3. blm, 2. Ksm) Bununla birlikte uzaml
eylerde d duyumlarla bantnn dayand bir eyi varsayyor. B yle
"Hibir duyarl varlk var olm asayd imdi duyularm zn nesneleri olan
cisim ler belki renkler, tatlar ve benzeri ile donanm olurdu ancak edim sel
olarak yalnzca, ekil, hareket, doku gibi birincil denilen daha genel duyulanmlar ierirdi," diyor. ki tr nitelik de dm zdaki eylerin grnleri
ya da etkileri olarak dnldnden i duyum idelerinden ayrlrlar.
15 Duyusal eyler, kendi atomlarnn dokular ve dzenleri iinde bylesi
"gce" sahip midir ya da duyum larm z ve uzaml eylerdeki deim elerin
asl ve son nedeni olarak kabul edilebilir mi?
16 lk baskda bu ksm: "Bir sonra dnlecek olan cisim lerin birbiri
zerinde nasl ilem yaptklardr; ve bu aka itim gc (itki) iledir baka

Yaln -D Duyum- ideleri zerine Dier Dnceler

lerin bizde nasl ide rettikleridir ve buna yant cisimlerin tek


11
etkileme yolu olan itme gleridir. ']
12.
D m zdaki18 nesneler zihnimizde ideler retirken biti
ik deillerse ve bu birincil nitelikleri duyularmzn ana tek
bana denlerde alglyorsak apaktr k i19 oradan sinirleri
miz (can tinlerimiz) ve kimi organlarmzla, beynimiz ya da d
duyum merkezine, zihnimizde onlara ilikin tikel idelerimizi
retmek iin bir hareket iletimi sz konusudur. Ayrt edilebilir
byklkteki cisimlerin uzam, ekil, say ve hareketleri grme
yetisiyle uzaktan da alglanabildiinden20 kimi tek bana alg

17

18
19

20

bir ey le deil. C ism in dokunm ad ey zerinde ilem yapm as ya da


dokunsa da hareket dnda herhangi bir yolla ilem yapmas dnle
mez'' eklindedir. Drdnc baskdaki deiiklik Stillingfleet'e verilen bir
szn yerine getirilm esi iindir: "Cisimlerin yalnzca ve yalnzca itme g
cyle ilem yaptklarn sylediim dorudur. O zaman yle dnyor
dum; yine de baka bir ilem yolu dnemiyorum. Fakat B ay Newton'un
esiz kitabndan etkilenerek, Tanrnn gcn bu noktada dar kavramla
rmla snrlandrmaya kalkmann byk bir kstahlk olduunu kabul et
tim. Benim anlayam adm yollarla maddelerin birbirini ekim i Tanrnn,
isterse, cisim lere madde hakknda bildiklerim izle aklanabilen ya da cism e
ilikin idem izden edinilenlerin stnde gler ve ilem yollar balayabileceinin bir delili ve de byle yaptna dair her yerde grlen ve sorgu
lanmaz/kuku duyulmaz rneidir. V e dolaysyla kitabmn sonraki bas
ksnda bu ksm dzeltm eye alacam ." (ikinci M ektu pa Yant, 1699/
s: 468 Bak: 4. kitap, 3. blm, 6. K sm )
Hareketin kendi bana hareketten baka bir ey retem eyeceini syler
ken, "hareketin cism in bir parasnda meydana g eliiyle birlikte anlama
yetisinde bir alg retm esine aklam a getirm eye yanam yor. Baka bir
yerde "Bizdeki ideler, ok abuk getiklerinden, byk olaslkla u ya da
bu ekilde hareketin etkisidir ve ona baldrlar gibi geliyor; ideyi zihni
m izde reten nesne duyum alanmzdan ktnda ayn ideyi uzun sre
tutmamz neredeyse imknszdr nk" diyor. (N orris H akknda Dn
celer, 17)
Buradaki szler ilk baskda vardr ancak "cisimler uzaktan etkide bulu
namazlar ifadesi drdnc baskda kaldrlmtr. (Bak: 18. Ksm)
Apak nk cisim ler hareketin sreklilii ile, alglarm zn bir ekilde
bal olduu, organizmamzdaki hareketleri dourabilirler, bunun baka bir
yolu yoktur Locke'a gre.
Bu, gr izgisindeki uzakln algsnn grm e duyusunun bir dorudan
verisi olduu yolunda mutlak bir anlam iermiyor.

182

nsann Anlama Yetisi zerine

ir Deneme

lanamaz cisimler de gzlere onlarn araclyla geliyor ve bizdeki ideleri reten bir hareket bylece beyne ulayordur.
13. Birincil niteliklerin idelerinin retilme biimi ikinci nite
liklerin ideleri iin de geerlidir; yani duyulmaz paracklarn
d duyularmz zerindeki etkisi sz konusudur.21 Duyular
mzn hibiriyle hacim, ekil ya da hareketini kefedemediimiz
bezelye ya da dolu tanelerinden daha kk su ve hava ve bun
lardan da kk cisim paracklar vardr; u anda bylesi tane
ciklerin duyularmzn ayr ayr organlarn etkileyen farkl ha
reket ve ekil, hacim ve saysnn renkler ve kokularndan farkl
d duyum lar yarattn22 dnn. rnein, ayr ekil ve ha
cimler ile farkl derece ve kipteki hareketleri olan bylesi du
yulmaz madde taneciklerini itme gcyle bir meneke kendi
gzel koku ve mavi renginin idelerinin zihnimizde retilmesine
neden olur.23 Tanrnn hibir benzerlik tamayan idelerle hare
ketleri birbirine ulam olmas ac idesini etimizi kesen bir para
elik parasna tutturmu olmasndan daha kabul edilmez bir
ey deildir.24
14. Renkler ve kokulara ilikin sylediklerim tatlar, sesler ve
dier benzer duyulur nitelikler iin de geerlidir ki bunlar nes
nelerin kendilerinde var olan ve bizde eitli d duyum lar re
ten glerdir aslnda. Bu nitelikler ayrca hacim, ekil, doku,
hareket diye adlandrdmz birincil niteliklere baldrlar [da
ha nce sylediim gibi ].
21 "Duyulmaz paracklar" yani, Locke'un, insanlarn duyularyla alglanamaz
olduklar halde var olduklar sonucuna vard asl atomlar.
22 Buradan d duyum yalnzca insan bedeninin bir parasnda yol alan ha
reket ya da fiziksel bir izlenim anlamnda mdr? (Bak: 1. Blm , 23. K
sm )
23 "Hareketler" burada uzaml eylere ilikin d duyum larm zn mekanik
nedeni ya da doal ana nedeni olarak varsaylyor.
24 Algnn kendisi de bylece bilim sel olarak aklanamaz niteliktedir. Orga
nik izlenim lerden farkl olarak alglan Locke hareket yasalar ya da hare
ketlerle deil, bizce bilinm eyen bir yasaya gre ilediinden Tanr istencine
balyor: A lglarz nk T ann bir ekilde bize alglam a gc vermitir.
25 lk baskda "ve dolaysyla onlara kincil Nitelikler diyorum" eklindedir.

Yaln -D Duyum- deleri zerine Dier Dnceler

183

15. Cisimlerin birincil niteliklerine ilikin ideler onlarn


benzerleridir ve modelleri cisimlerin kendilerinde26 vardr. Fa
kat bizde ikincil niteliklerle retilen ideler hibir benzerlik ta
mazlar kendileriyle. Cisimlerin kendilerinde gerekten var olan
hibir ey idelerimizle benzemez. Bunlar bizde d duyumlar
reten birer gtrler cisimlerde. Tatl, mavi ya da lk idedir
fakat duyulmaz paralarn27 ekil, hacim ve hareketi zaten ci
simlerin kendilerindedir.
16. Alev, s ve k; kar, beyaz ve souk; manna* beyaz ve
tatl adlarn bizde rettikleri idelerden alrlar. Bu nitelikler ci
simlerde gerekten var diye dnlr genellikle. Belli bir
uzaklkta bizde lklk duyumunu yaratan ate yaklaldnda
bir ac duyumu yaratyorsa o zaman atein rettii lklk idesi
kadar ac idesi de atete gerekten var denilebilmelidir.28 Kar,
beyaz ve souk kadar ac idesi de retiyorsa neden beyazlk ve
soukluk kadar ac da karda gerekten olmasn;29 kar bunlarn
26 Bu, dorudan alglayan olduum uz eyin, yani idenin, duyulur eylerin
gerek ya da birincil nitelikleri sz konusuysa, bir algnn uzaml olan su
nabildii lde eylerin kendilerine, kendisi grnen cism e ait olduunu
im a eder. Fakat, ikincil nitelikler balamnda, dorudan algladm z ide,
uzaml eylerin kendilerinin sunulduu herhangi bir grnle benzerlik ya
da zdelik tayam ayan, kendi hisettiim iz d duyumlardr. B erkeley,
bunun karsna, bir zihinsel idenin baka bir ide dnda hibir eye benzeyem eyecei ve bu durumda soyut idesel olm ayan, grnsel olmayan,
maddeyi temsil edem eyeceini grerek her iki durumda da zdelik ya da
benzerliin olanaksz olaca savn getirir. Locke, daha belirsiz bir biim de
bir olaslkla birincil nitelikler aslnda onlara ilikin idelerim iz iken ey
lerde dier niteliklere ilikin hissettiklerim izle zdeletirilebilecek hibir
ey yoktur dem ek ister. lkinde sylenen benzerlik Locke'un sunulan gr
n ya da idenin nesnel varln dorulama dayanadr.
27 "Duyulmaz" ancak kat ve hareket edebilir ya da birincil nitelikler tar o l
duu varsaylan.
* M ide ve barsak hastalklarna iyi gelen dibudak gibi aalardan szan
koyu ve tatlms madde. K udret helvas ve ruhani gda anlamlarnda da
kullanlr.
28 Bak: Hume, insann A nlam a Yetisi zerine A ratrm a, 12. K sm .
29 Berkeley bizdeki bu retimi son ya da tam etkili nedenselliin deil iaret
ve iaret edilen eyin bir rnei olarak gryor. Isya neden olduu s y le
nen hareket ona mal edilen d duyumun asl nedeni deildir; yalnzca
Tanrnn stn gcyle doada yerletirilm i olan ilem yntem ine gre
bylesi hareketlerle balantl d duyumlar nceden uyarma iaretidir.

184

nsann Anlama Yetisi 2erine

ir Deneme

hibirini kat paralarnn hacim, ekil, say ve hareketi olmadan


bizde yaratabilir mi?
17. Atein ya da karn paralarnn tikel hacim, say, ekil ve
hareketleri gerekten kendilerindedir ki bunun duyularla algla
np alglanmamas bir eyi deitirmez; dolaysyla gerek ni
telikler diye de adlandrlabilirler. Fakat k, s, beyazlk ya da
soukluk cisimlerde ancak manna'da ac ya da hastalk bulun
mas kadar gerektirler. D duyumlar onlara kapatr, gzn
renk ya da grmesi, kulan sesleri duymas, daman tat
almas, burnun koklamasn engellersek, yalnzca tikel ideler
olduklarndan tm koku, tat, renk ve sesler kaybolur gider ve
paralarn hacim, ekil ve hareketlerine yani ilk nedenlerine
hapsolurlar.30
18. Duyulur hacimde bir para manna bizde yuvarlak ya da
karesel bir eklin idesini retebilir; bir yerden bir yere konularak
da hareket idesi gelir. Bu hareket idesi bu bir para manna'da
gerekten var olan hareketi temsil eder, idede ya da gerekte
yuvarlaklk ya da kare ayndr. Dikkate alalm ya da almayalm
hem hareket hem de ekil manna'da gerekten vardr.31 Bunun
dnda bizde hastalk ve bazen iddetli ac ve karn ars du
30 nk hibir ey bir duyum ya da ide gibi olam az, ancak bir d duyum ya
da ide olabilir. Berkeley duyulur dnyann bam sz ya da tzsel varlna
kar kar; nk ona gre katlk, ekil ve hareket ideleri herhangi biri
tarafndan alglanamaz olduunda gerek nitelikler de tmyle yok olm al
lar; yle ki varlklar alglamadan baka bir ey deildir, H ylas ve Philonous Arasndaki lk Diyalog'a bakarsanz gerekten de Tanr ve sonlu var
lklarda tm bilinli ve algl yaam n yok edilm esinin eylerin ikincil ni
telikleriyle birlikte birincil ya da gerek niteliklerini de anlam sz klaca
nn savunulduunu grebilirsiniz.
31 Bu, gerek niteliklere ilikin idelerim izin nesnel niteliklerin kendilerine
benzedii ya da gerekte onlarla zde olduu yolunda Locke'un sunduu
bir kanttr. "dede ya da varlkta bir daire ya da kare ayndr, yani zihinde
ya da manna'da " B ylece L ocke ekil ve hareketlerin duyumsal ide ya da
grnlerini grdmz ve dokunduumuz eylerdeki gerek ekil ve
hareketlerle zdeletiriyor; ideler tam am yla birincil ya da gerek nitelik
lere benzerler. Locke, Hume'un "grlmeyen ve gl igd" diye adlan
drd duyularla sunulan im gelerin aslnda dm zdaki eylerin kendile
rinin bir sunumu olduunu varsaym am z salayan eyin peinde.

Yaln -D Duyum- deleri zerine Dier Dnceler

185

yumlar da retebilir.32 Ancak bu duyumlar kendinde gerekten


var olmayan fakat bizdeki ilemlerinin dourduu etkilerdir. Ac
ve hastalk kadar beyazlk ve tatllk da manna'nn duyulmaz
paralarnn hareketi, byklk ve ekli ile bizde yapt i
lemlerin itkileridir yalnzca. Kendinde var olmayan hastalk ve
acya ilikin seik ideleri mide ve barsaklar zerindeki ilem
lerinin etkileri diye dndmz gibi beyazlk ve tatllk ide
lerini de gzler ile damak zerindeki ilemlerinin etkileri olarak
grmeliyiz. Gzler ve damak araclyla retilenlerin mide ve
barsaklarla retilenlerden daha fazla manna'da gerekten var
ya da manna'nn ac ve hastalk ideleri hissedilmediklerinde yok
diye dnlmesinin nedenini aklamak gerekiyor. '
19.
Gelin somaki tandaki krmz ve beyaz renkleri d
nelim: zerine k dmesini nlersek renkleri kaybolur ve
bizde artk bu tr grnleri retmez; ancak yine zerine
tutarsak bu grnlere yeniden kavuuruz. Karanlkta hi rengi
olmad belliyken, beyazlk ve krmzlk ideleri ktaki so
maki tanda var mdr gerekten? Gerekten de bu sert ta kimi
paralarna krmzlk idesi retecek biimde kimine de beyazlk
idesi retecek biimde arpp dnen k yanslarn iletecek bir
biimdedir; fakat bizde byle bir duyuma yol aan gte bir do
kudur somaki tanda her zaman var olan; beyazlk ve krmzlk
deil.34
32 eylerde ikin srekli etkin Tanrsal Akl'n bizde bu d duyumlar ret
m ekle megul olduunu belirtiyor.
33 Berkeley Locke'un srekli eylere balad tm grnleri geici d
duyum duygularnn iine kartracak biim de gerek ya da birincil nite
liklere dair benzer bir sav kullanyor.
34 Berkeley benzer biim de kat olann alglayc zihne bal olduunu savu
nuyor. Btn bilinli yaam ya da alglam a birden yok edilirse, tm duyulur
eyler dnyas gerekliini yitirir ki karanlkta renksiz/silik olan bir odann
iindeki bir sr rengin n giriiyle ortaya km as gibi z-bilinli ya
am n yeniden dn ile bu gereklik de varlna kavuur.

186

insann Anlama Yetisi zerine

ir Deneme

20. Bir bademi ezdiinizde ak beyaz rengin kirlendiini ve


tatllnn bozulduunu, yalandn grrsnz. Havanla d
verek bir cisim zerinde dokusunun bir deitiriliinden baka
ne gerekten deitirilebilir?35
21. Bu noktadan sont ayn suyun ayn zamanda bir el ile
souk dieriyle scak idesi retebilmesine aklk getirebiliriz:36
imdi burada yle bir durum var; bu ideler gerekten suda var
olsa bile ayn anda hem souk hem scak olmamaldr en azn
dan. Scakln, ellerimizdeyken, sinirlerimizin ok ince para
cklarndaki belli bir tr ve derecedeki hareketinden baka bir
ey olmadn dnrsek, ayn suyun ayn zamanda bir elde
scak dierinde souk duyumlar yaratmasn olanaksz bulma
yz. u da var ki, ekil bir elde kare dierinde kre duyumu ya
ratmaz. Scak ve souk duyumu, yalnzca bedenimizin ok k
k paralarnn hareketinde baka bir cismin zerrelerinin yol
at art ya da azal ise bu hareketin bir elde dierine gre
daha byk olmas kolayca anlalabilir. ki ele birden dediri
len bir cisim kendi ufak paracklarnda ellerden birininkinden
daha ok, dierininkinden daha az hareket ierirse doal olarak
bir eldeki hareketi artrr, dierindeki hareketi de azaltr; ve
bylece farkl scak ve souk duyumlarna yol aar.37
22. Biraz nce istemediim kadar fiziksel aklamalara dal
35 Locke birok yerde duyulur eylerdeki bu glerin hepsinin hareketler ve
doku deiiklii ile aklanabilir olduunu ve bunlarn etkilerinin bizde d
duyumlar ile dokudaki deiim ler dolaysyla organizm a d cisim lerin
grnndeki etkiler ve deim eler olarak gerekletiklerini ima eder.
B yleyse ve dnyadaki tm hareketler, tm ileyi yasalar bilinebilse
eylerdeki ve duyumlarmzdaki tm deiiklikler tahmin edilebilir ve
bylece doann kusursuz bir bilim sel yorumuna ulalabilir. Fakat bu ola
mayacandan, doann tantlanabilir bilgisi insann deneyim ve zeksn
aar.
36 lk Diyalog'da Berkeley de b yle yazyor. Hume'un da birincil nitelikler
konusunda benzer bir sav vardr.
37 D duyumlarn asl ya da gerek etkili nedenleri olarak grlm em esi ge
reken fiziksel nedenleri ya da iaretleri olarak.

Yaln D Duyum- deleri

zerine Dier Dnceler

187

dm sanrm. Ancak, d duyumun doasn biraz anlalr kl


mak ve cisimlerdeki nitelikler ile onlar tarafndan zihnimizde
retilen ideler arasndaki farkn iyice kavranmasn salamak
bylece bu balamda daha ak bir dilde konumak asndan
gerekliydi bu. Umarm, doa felsefesinde38 yaptm bu k
k gezinti, cisimlerin kendilerinde hep var olan (katlk, uzam,
ekil, say ya da hareketsizlik ve cisimler yeterince ayrt edile
bilecekleri kadar byk olduunda alglayabildiklerimiz) birincil
ve gerek niteliklerden alglanmaz ilemleri sonucu ortaya kan
glerinden baka bir ey olmayan ikincil ve yklenmi nite
likleri ayrmak iin gerektiinden, balanr.39 Bu sayede hangi
idelerin cisimlerde gerekten var olan bir eyin benzerleri40 ol
duunu, hangilerinin olmadn da renebiliriz inancndaym.
23. Cisimlerde tr nitelik gz arpar:
(1)
Kat paralarnn hacim, ekil, say, durum ve hareket ya
da hareketsizlii; bunlar, alglayalm ya da alglamayalm, ci
simlerde vardr; ve duyularmzla bunlar kefedebileceimiz
lde iseler ;41 o zaman eyin kendine zg idesini edinebiliriz.
Bu saydklarm birincil niteliklerdir.
38 D o a l Felsefenin E saslar adl alm asnda madde ayr grnlerle
kavrandndan, bu kadar ok tikel cisim oluturan kat uzaml bir tz ola
rak tanmlanyor ve hareketin daha ak bir idesini kazandrmak iin sz
cklerin gereksiz kalaca lde grme ve dokunma araclyla bilindii
syleniyor.
39 L ocke birincil (asl) yap alglanabilseydi ikincil nitelikler kaybolurdu d i
yor. (Bak: 2. Kitap, 23. Blm , 2.)
40 L ockeun retisine Cousin tarafndan maddesel ve tinsel eyler arasnda
deil yalnzca maddesel eylerin kendi aralarndaki benzerlikten sz ede
b ileceim iz temel alnarak kar klyor. F elsefe Tarihi bu ifadelerdeki
fark gsterir gibidir. Locke birincil nitelikleri gerek ya da gerein tam
benzeri ve gerekte ayn gryor, ancak zihindeki ideleri varlk tarafndan
retilen grnler olarak nitelendiriyor. Hamilton da bazen "Lockeun uy
gunsuz dilini deitirip birincil niteliklerin ideleri ya da kavramlar benzer
demek yerine yalnzca tmyle nesnelerini temsil ettikleri, yani bize, uzaml
gereklini kendisinin bir dorudan sezgisi ularsa ancak sahip olabilecei
miz doalarna ilikin bir bilgi sunduklarn sylersek.... Reid'in retisiyle
Locke'unki tam bir uygunluk tard," der. (Hamilton, Reid, sf: 842)
41 Yani, duyu st karmla deil duyularmzla kefedebileceim iz...

188

nsann Anlama Yetisi zerine

ir Deneme

(2) Bir cisimde duyulmaz birincil nitelikler42 nedeniyle var


olan, duyularmzdan her biri zerinde ayr biimlerde ilem
yapma ve bylece bizde eitli renk, ses, tat, koku gibi eylerin
idelerini yaratma gcdr genelde duyulur nitelikler43 diye ad
landrlan.
(3) Bir cisimde birincil niteliklerinin tikel yaps nedeniyle
var olan, bir baka cismin hacim, ekil, doku ve hareketi ze
rinde duyularmzda ncekinden farkl etkiler yaratacak biimde
bir deiiklik yapma gc de vardr. Gne balmumunu beyaz
latma, ate de kurunu eritme gcne sahiptir. [44Bunlar genelde
gler diye adlandrlr.]
Bunlardan ilkine gerek, kkensel ya da birincil nitelikler
denebilir nk eylerin kendilerinde, alglasak da alglamasak
da, hep vardrlar ve ikincil nitelikler de bunlarn farkl kiplemelerine baldrlar.45
Dier ikisi baka eyler zerinde farkl edimlerde bulunma
gleridir ve birincil niteliklerin farkl kiplemelerinden doarlar.
24.
Son iki tr nitelik de baka cisimlerle bantl ve k
kensel niteliklerin farkl kiplemelerinden doan glerden
4 2 kincil nitelikler ve eylerin dier glerinin bu ve sonraki ksmlarda ya
plan uslam lam a ya da aklam as baka bir yerde daha belirsiz bir ekilde
tmyle dorulanamayacak olas bir varsaym olarak ifade edilmektedir.
Her durumda uzaml katida benzem eyen bir nedenin srekli/deim ez et
kileri diye varsaylmaktadrlar.
43 Locke, Reid'in ve dierlerinin cisim lerin gerek ya da birincil nitelikleri
olarak grdkleri przlk, dzlk, sertlik, yum uaklk ve akclk nitelik
lerine zel bir yer ayrmyor. u da var ki cism e ilikin olumlu kavram
mzda mutlak bulunan uzayda yer kaplama nitelii gibi gerek ya da birincil
nitelik deiller. Hamilton bunlar birincil ve ikincil niteliklerin bir karm
anlamna gelen secundo p rim a ry diye adlandryor.
4 4 4. Baskda eklenmitir.
45 Bazlarnca, maddenin birincil ya da gerek nitelikleri ile belirlenmesinin
tersine, bunlar asl nitelikler olarak ayr bir yere konuyorlar. Hobbes: "Du
yularmzn dnyada olduklarn dndrd nitelikler orada deildirler,
fakat yalnzca grnyorlardr ve kuruntudurlar; dnyada bizim dm zda
gerekten olan eyler bu grntlere neden olan hareketlerdir." (nsan D o
as, 2. Blm , 10. Ksm) L ocke byle dnmyor.

Yaln -D Duyum- deleri zerine Dier Dnceler

189

baka bir ey deillerse de genelde baka trl dnlrler.46


kincil nitelikler eylerin bizi etkileyen gerek nitelikleri olarak
grlrler: Fakat ncl nitelikler yalnzca gler diye adlan
drlp yle ele alnrlar. rnein, s ya da k idesi genelde
gnete var olan ve yalnzca g olmaktan te gerek nitelikler
olarak dnlrler. Fakat gnei balmumu ile ilintili olarak ele
alrsak; balmumu gneten erir ya da aarr ki bunun sonucunda
onda grdmz beyazlk ve yumuaklk gneteki nitelikler
deil glerle retilen etkilerdir. Gne ile aydnlandm ya da
sndmda bende bulunan alglardr s ya da k, tpk gne
in etkisiyle balmumunda gerekleen deiiklikler gibi. Hepsi
de eit lde gnete birincil niteliklerine bal glerdir. Biri
gzlerim ya da ellerimin duyulmaz paralarnn bir ksmnn
hareket, ekil, hacim veya dokusunu bende k ya da s idesi
yaratacak biimde deitirebilme; dieri balmumunun duyulmaz
paralarnn hareket, hacim, ekil ya da dokusunu onun bende
seik beyaz ve kalc idelerini yaratmasn salayacak biimde
deitirebilme gcdr aslnda.
25.
Biri genelde gerek nitelikler, dieri yalnzca gler diye
dnlyor, nk bence ayr renkler, sesler ve benzerine ili
kin idelerimiz ilerinde hacim, ekil ya da harekete ait hibir ey
barndrmadndan onlar kendilerini retirken gzlemleyemediimiz ve grnrde bir bant sergilemedikleri birincil nite
liklerin etkileri olarak dnmeye yatkn deiliz. Sonu olarak
bu ideleri nesnelerin kendilerinde gerekten var olan bir eyin
benzerleri olarak imgelemeye yneliyoruz; nk ne d duyum
onlarn retiminde paralarn ekil, hacim ya da hareketini ke
fedebiliyor ne de cisimlerin ekil, hacim ve hareketleri ile zi
46 H issettiim iz d duyumlar ve tm dier duyu grnleri sonunda Locke
tarafndan m olekler etkinlie, yani, eitli bileim ve hareketleri iindeki
atomlarn glerine balanyor.

190

nsann Anlama Yetisi zerine

ir Deneme

hinde mavi ya da san gibi alglar retmesine akl erdirebiliyoruz. Fakat cisimlerin birbirinin niteliklerini deitirme ilemle
rini gzlemlediimizde retilen niteliin genelde onu reten
eyde herhangi bir benzerinin olmadn aka grebiliyoruz;
bu yzden de buna gcn yalnzca bir etkisi olarak bakyoruz.47
Gneten s ve k idesini edindiim izde bunlar gneteki
niteliklerin alglar ve benzerleri diye dnmeye yatknken
gne altnda balmumunun renginin deitiini grdmzde
bu yeni rengi gneteki bir eyin karl ya da benzeri olarak
ele almyoruz, nk gnein kendinde o farkl rengi bulam
yoruz. D duyularmz iki farkl d nesnede yer alan nitelikle
rin benzerlii ya da benzemezliini gzlemleyebildiinden bir
znedeki duyulur niteliin etkileyende gerekten bulunan bir ni
teliin iletimi deil yalnzca gcn bir etkisi olduu sonucunu
karm aya k alkyoruz48 Fakat bizde retilen ide ile onu
reten nesnenin nitelii arasndaki benzemezlii kefedecek
yetenekte olmayan duyularmz yznden idelerimizin nesne
lerdeki bir eyin benzerleri olduu ve onlarn bizdeki idelerle
benzerlik tamayan birincil niteliklerin kiplemesinden doan
belli glerin etkileri olmadn imgelemek durumunda kalyoruz. 49
26.
Sz edilen birincil nitelikler dndaki her ey yine bi
rincil niteliklere bal, cisimleri birbirinden ayrt etmemizi sa
layan kimi glerdir yalnzca. Bu glerle cisimler ya bedenle
rimize dorudan etki ederek ya da baka cisimler zerindeki i
lemleriyle bizde bunlarn daha ncekinden farkl izlenimler b4 7 Burada da Locke, fiziksel b ilgiyi cisim lerdeki ardl deim elerin tmyle
atomlarn yaps ve davranyla aklanabildii m olekler fizi e dn
trme eilim inde.
48 "Herhangi bir znede" yani bir cism in dier bir cisim iinde salt g, yani,
neden ve onun etkileri arasnda ayrt edilebilir bir denklik yok.
49 "delerimiz" ikincil ya da d niteliklere ilikin.

Yaln -D Duyum- deleri

zerine Dier Dnceler

191

rakacak etkiler yaparak dolayl yoldan ideler retirler. Buna gre


ikincil nitelikleri dorudan alglanabilir ve dolayl alglanabilir
diye ayrabiliriz.50

50 Berkeley'in gerekliin, duyu dnyas alannda ve duyulur eylerin duyarl


zihne baml ya da bam szl balamnda, ieriine ilikin nl sorusu
bu blmde sunulan maddesel gler ve niteliklerin analizinden domutur.
Bu blm 21. Blm (zellik le 1-4. Ksmlar) ve 23. blm (zellik le 7-13.
Ksmlar) ile karlatrlp burada ok az hissedilecek biim de sz edilen
tz ve g idelerimiz konusunda Locke'un dnceleri daha iyi anlalabilir.

9. BOLUM
ALGILAMA
1. Alglam a1 idelerimiz alannda kullanlan ilk zihinsel yeti2
olduundan i duyumdan edindiimiz ilk ve en yaln idedir ve
bazlarnca genel anlamyla "dnme" diye de adlandrlr. n
gilizcede "thinking" (dnme) zihnin kendi ideleri zerinde et
kin olarak yer ald bir ilem trdr; bu srada herhangi bir
eyi dikkat harcayarak irdeler.3 Alglama zihnin ounlukla
edilgin olduu bir alandr ki alglad eyi alglamaktan kanamaz.4
2. Herkes grd, duyduu, hissettii ya da dnd za
man aslnda ne yapt zerinde kendi kendini dinlediinde al
glamann ne olduunu daha iyi kavrayacaktr. Zihninde olup
bitenleri duyan biri alglamann ayrdna varabilir. Bu duyumu
1
2

3
4

Bak: 4. Kitap, 1. Blm , 2. K sm , 3. blm, 14. K sm ... Denem edeki


farkl alg anlam konusuda 2. Kitap, 21. Blm , 5. K m a baknz.
L ocke bilisel yaam zbilinli etmenlerde var olan yetiler varsaym ile
aklyor. Bu ve sonraki iki blm yetileri ve i duyum um uzla edindiim iz
ideleri ele alrken yetileri yaln i duyum idelerine bir tr ek olarak deer
lendiriyor.
ou ada gibi L ocke da dnce ve dnm eyi im di fenciler arasnda
yaygn olandan daha geni bir anlamda kullanyor.
D ya da i duyumda edim sel olarak var olan ideler ya da grnler im
gesel betimlemeler tarznda istence bal deildirler. Berkeley bu konuda
"Gn nda gzlerim akken grmek ya da grm em ek veya tikel nes
nelerin kendilerini bana nasl sunacaklarn belirlemek ynnde bir gce
sahip deilim. V e ayn biim de, bilincinde olduum edimler ya da durumlar
gerekten olutuunda onlarn bilincine varmada benim bir katkm olamaz"
diyor.

almayan ne kadar anlatlrsa anlatlsn alglamaya ilikin tek bir


kavrama kavuamaz.
3. uras kesindir ki, bedende oluan deiimler zihne ula
maz ve d duyular zerinde braklan izlenimler zihnin dikka
tini ekmezse alglama olmaz.5 Beyne tanmadka ve zihinde
s duyumu ya da ac idesi retilmedike ate bedenimizi bir
odun gibi yakabilir: Edimsel alglamann yeri zihindir.
4. Bir insan kendi ne kadar sklkla, zihninin kimi nesneleri
dnmekte ve dikkatle oradaki ideleri incelemekteyken sesli
cisimlerin iitme organ zerinde ses idesini reten ayn dei
imle brakt izlenimlere duyarsz kaldn gzlemleyebilir
mi? Organ zerinde yeterli bir etki olabilir fakat zihnin gzlem
alanna girmediinden hibir alglama olumaz: Ve ses idesini
reten hareket havada gerekleiyorsa da hibir ses duyulmaz.
Bu durumda duyum yoksunluu o organdaki bir eksiklikten ya
da kulaklarn her zamankinden daha az etkileniyor olmasndan
deil, ideyi reten etki, organ tarafndan iletiliyorsa da anlama
yetisinde dikkate alnmad ve bylece zihinde hibir ide olu
turmad iin duyumun gereklememesinden kaynakldr.6
yle ki, duyma ya da alglamann olduu yerde gerekten bir ide
retilir ve anlama yetisinde yerini alr.
5. Dolaysyla ocuklarn, onlar ana karnndayken etkileyen
nesnelere ilikin duyularnn etkinlii ile domadan nce7 ev
relerindeki cisimlerin ya da gereksinimlerinin kanlmaz etkileri
olarak birka ideye sahip olduklarndan kukuluyum ki bu ideler
5

6
7

A lglayan ve z-bilinli yaam bu durumda, bu dnyada alglam am z tinsel


ilem lerin kaynakland hcresel hareket kiplerince belirleniyorsa da, ci
simlerdeki hareketle ters der. Bu organik koullar daha ayrntl sapta
mak bilim sel anlamda nem lidir ve ok yararl olabilir, ancak bilgi hep fel
sefi boyutta yetersiz kalacaktr.
Bu, gerekte anlama yetisindeki etkinlii ve etkin varln birincil algla
mada dahi bir t -.as olarak yanstyor.
Domadan nce edinilseler de Locke'un anlad anlamda, doum ncesi
bir duyum deneyim inde edinildilerse, doutan olamazlar.

194

nsann Anlama Yetisi zerine

ir Deneme

arasnda alk ve scaklk ideleri ocuklarn ilk sahip olduklar


ve vazgeemedikleridir denebilir.
6. u var ki, ocuklarn dnyaya gelmeden nce kimi ideler
edinmi olduklarn imgelemek akl d olmasa da bu yaln
ideler kimilerinin savunduu, benimse yadsdm doutan il
kelerle ilgisiz eylerdir. Burada d duyumun etkileri olarak sz
edilenler yalnzca bedenin kimi duyulanmlarndan gelen ve do
laysyla zihnin dndaki bir eye bal olanlardr; dier duyu
idelerinden yalnzca daha nce retilmi olmalar ile ayrlrlar.
Halbuki doutan ilkelerin tmyle baka bir doas olduu
varsaylmaktadr; bu sanya gre, onlar zihne herhangi bir rast
lantsal deiim ya da beden zerindeki etkiler yoluyla gelme
dikleri gibi zihne varl ve yaradlnn en banda yazlm
ilk harflerdir.8
7. Kimi idelerin ocuklarn zihinlerine ana karnndayken
varlklarnn korunmas ve srmesi asndan gereksinildiklerinden sokulmu olduunu varsayabiliriz. Doduktan sonra da
karlarna ilk kan nitelikler en erken ilenmi ideler olarak
zihinlerinde yer alrlar ki bunlar arasnda en nemli ve etkili
olanlardan biri de ktr. Nasl yatrrsanz yatrn gzlerini hep
n geldii yne eviren bebeklerde zihnin, hi acnn elik
etmedii idelerle dolmak iin ne kadar agzl olduunu ok az
gzlemleyebilirsiniz. ocuklarn dnyada ilk karlatklar
koullara gre deiiklik gsterdiklerinden zihne nce giren
idelerin sras da deikendir ve belirsizdir; zaten ilk tant
mz idenin ne olduunu bilmek de o kadar nemli deil.
8. D duyum yoluyla edindiimiz ideler, yetikin insanlarda
sklkla, alglama dikkate alnmadan, nyarg ile deitirilirler.
8

delerimiz, domadan nce ya da sonra, organik izlenim lere eylerin bilgisi


deneyim verilerinden nce edinilem eyecek ekilde baml olsalar da bu
ortaya kan tm idelerin onlar ne karm olan olas izlenim lerde
zm lenebilecekleri anlamna gelm ez.

Alglama

195

Gzlerimizin nne altn, sumermeri ve benzerinden tek renk bir


yuvarlak kre koyduumuzda zihnimizde yer yer glgelenmi
tam bir daire idesi yerleir.9 Fakat d bkey cisimlerin bizde
yaratabilecei grnlere ve cisimlerin duyulur ekillerinin
farkll ile k yansm alarnda oluan deiikliklere alkn
olduumuzdan nyarg, bu alkanlkla, hemen grnleri
asllarna evirir.10 yle ki tmyle glge veya renk eitlemesi
olan grnten ekli anlayarak zihin, eitli renklerde bir dz
lem idesi edindiimiz zaman bile bir d bkey ekil ve tek tip
bir renk algsn eklin iareti olarak kendine mal eder.11 [Bay12
Molyneux'un, birka ay nce bana gnderdii bir mektupta13
dile getirdii bir problemi aktaracam imdi: yle ki; "Kr
domu bir insan dnn; imdi bir yetikin ve dokunarak bir
9

10
11

12
13

Bu ksmda Locke'un duyu alglarnn evrim ine, Berkeley'in "bildirim/


sunum" dedii, "alglarm zn (edinilm i) ortaya k," ile getirdii
aklam a vardr. Burada eylerin dorudan alglarnn retiminde doa ya
da aklanamaz yetinin grnenden daha az, alkanlk ya da deneyim in
daha fazla katkda bulunduunu gsteriyor.
Yani, dorudan alglanan iaretleri bunlarn gsterdii dolayl alglanan
grnlere dntrr.
"Perspektif, glgelem e, kabartma ve boyam a eyleri gze yanstt gr
nn kopyalanm asndan baka bir ey deildir." (R eid, A ratrm a, 6.
Blm , 3. K sm )
Bu ksm kinci Baskda eklenm itir.
Locke'un yaynlanm yazm alar arasnda M olyneux'tan gelen 2 Mart
1693 tarihli bir mektupta burada yazlan blm bir elence problemi ad
altnda yer alyor. B erkeley, buna, eylerin gerek ekil, gerek byklk
ve gerek uzaklklarnn grnm ezlii kuram ve zellik le grlr ve do
kunulur uzama ilikin kar savnn dorulanmas iin yer veriyor. (G rm e
zerine Denem e, 132, 133 ksmlar) Yeni D enem eler 9. Blm de Leibniz
Locke'un bu problemi z biim i kadar iddia edilen benzem ezlii de tar
tyor ve kr dom u insan nceden yalnzca dokunarak kp ve krenin
orada olduunu bilseydi gzleri alr alm az duyumsal dokunma verileri
nin de yardmyla akln kullanarak onlar ayrt edebilirdi; nk aksi tak
dirde kr dom u bir insan yalnzca dokunarak bu problemdeki insann
yapabildiinin tersine geometrinin esaslarn renem ez diyor. Grme ve
dokunma ile bildirilen uzam kavramnn, ortak im geleri yoksa da, ayn o l
duunu ima ediyor ki bu da duyum imgelerini (vorstellungen) soyut zihin
kavramlarndan ayrt etm e gereini gsteriyor. (Grnenlerin geom etrisi ve
benzeri konular iin bak: Reid, A ratrm a, 5. Blm , 9. K sm )

196

nsann Anlama Yetisi zerine

ir Deneme

kp ile kreyi ayrt etmeyi renmi. Ayn metalden yaplm


neredeyse ayn byklkteki bu iki cisme ayr ayr dokunarak
hangisinin kp hangisinin kre olduunu syleyebiliyor. imdi
de masann zerine bu kp ve kreyi koyduumuzu, kr adamn
da grmeye baladn dnn. Dokunmadan yalnzca gre
rek bunlarn hangisinin kre hangisinin kp olduunu syleye
bilir mi?" Buna kendi yant olumsuz. "nk bir kp, bir kre
dokunma duyusunu nasl etkiliyor, bunu yaam ancak grme
duyusunda nasl bir etki yaratacana ilikin deneyimi yok.
Elinde bask yapm olan, kpn bir d as gzne de ayn
etkiyi yapacak m dr acaba" diye aklam bu yantn da. Ar
kadam olmasndan gurur duyduum 14 bu bayla ayn grte
yim ve sanyorum ki kr adam, ilk bakta, yalnzca grerek
hangisinin kre hangisinin kp olduunu syleyemeyecektir;
ancak dokunarak ekil farkllklarn hissedebiliyor ve adlarn
yanlmadan sylyordu, gzleri grmezken. Okuyucumun de
neyim, geliim ve edinilmi kavram lara15 ne kadar baml
olunduunu anlamas asndan bir frsat olarak grdm sayg
deer dostumun bana ilettii bu problemi kitabmda aktarmay.]
9.
nyarg grme yetisi ile edinilen idelerimizde olaandr.
Tm duyularmzn en karma olan grme duyusu zihinleri
mize yalnzca bu duyuya zg olan renk ve k ideleri ile k
ve renklerdeki eitlilikler, uzay, ekil ve harekete16 ilikin ok
14 kinci ve nc basklarda geen "Onu grme mutluluuna eriem esem
de..." drdnc baskda karlm ve M olyneux'un 1698'de Oates'a Locke'u ziyaretinden bir yl akn bir sre sonra bu drdnc bask yaplm
tr.
15 E dinilm i grm e alglan , alkanlk ve bildirimin zihinsel geliim im izin
erken dnemlerinde byk yeri olduunun tek rnekleridir. Bu, Lo'cke'un
insanlarn balangta her eyden habersiz ve gerek varln bilgisi ile tm
ideleri iin deneyim den derece derece kazanmlara bal olduklar yolun
daki asl savna tmyle destek kyor. Fakat Locke, bilim de ve felsefede
sunulmu duyu idelerinin derece derece varlan anlam lannn kesin/asl
mantn aratrmadan brakyor.
16 Berkeley "Uzay ya da uzaklk ne kadar iitm eye ilikin bir nesne ise gr
m eye de bu kadar ilikindir. ekil ve uzam konusunda, k ve renkler hari

farkl ideler ilettiinden alkanlk sonucu bir grnten dier


bir grn alglayabiliriz. ou kez, sklkla duyumsadmz
eylerde, yerleik bir alkanlkla, nyarg o kadar abuk ve
srekli devreye girer ki duyumumuzun algsn yargmzla
oluturulmu bir ide olarak ele alrz. yle ki, duyumla algla
dmz yalnzca dierini ortaya karmaya yarar ve pek dikkate
de alnmaz; dikkatle ve anlayarak okuyan ya da dinleyen bir in
san sesler ya da harflere deil de onlarla kendinde ortaya kan
idelere dikkat eder ounlukla.17
10.
Zihnin eylemlerinin ne kadar hzl gerekletii dn
lrse, bunun az bir dikkat harcayarak yaplmas bizi artma
maldr. Hibir yer kaplam ad,18 uzanm olmad dnl
dndn zihnin eylemleri zaman almyor gibi grnyor fakat
ou eylemi de bir anda oluveriyor gibi geliyor. Bunu bedenin
eylemleriyle karlatrarak sylyorum. Herkes zihinsel ey
lemlerinde younlaarak kendi dncelerinde bu hzl geii
kolayca sezebilir. Zihinlerimiz, szcklere dkmek ve aama
aama bir bakasna iletmek iin gerektirdii uzunca bir zamana
karn nasl bir anda bir grntnn tm paralarn grebiliyor?
Yapmaya alkn olduumuz eyleri yinelerken yaadmz
grm e yoluyla dorudan sokulan bir ideye sahip olup olm adna karar
verm eyi, kendi ak ve seik idelerine kolayca dikkat yneltebilenlere b
rakyorum. K elim enin tam anlam yla eitli g lg e ve tonlaryla k ve
renklerden baka bir ey grm yorum ... Kabul edilm elidir ki k ve
renklerin araclyla ok farkl ideler zihnime bildirilirler. Fakat yine de
grm enin, sesler dnda yine sesler araclyla uzay, ekil ve hareketle
birlikte szcklerle dile getirilebilen tm dier idelerin de bildirilen iit
meden daha kapsaml dnlm esi iin bir neden bulamyorum" der.
(G rm e zerine Denem e, 130) Gzn asl algs yalnzca renkli yzeyin
belirsiz kavrandr. U zayn, eylerin gerek ekil ve gerek lleri ile
birlikte, nc boyutu, renk glgelerinin, dokunsal, kassal ve motor dene
yim kipleriyle, jgzn kaslarndaki gerilm e kiplerine balanmas alkanl
yla edinilir. yle ki gz dna doru uzaklk ve eylerin greli uzaklk
larn derece derece saptamay renir.
17 Bak: R eid, A ratrm a, 6. Blm , 21-23. ksmlar.
18 Bak: 27. Blm , 2. K sm , tinlerin yeri konusu.

198

nsann Anlama Yetisi zerine

ir Deneme

kolayln, dikkat harcamaya gerek duymamamzn da zihnimi


zin bu ivediliini bize olaan gsterecei kansndaym. ok
erken yalarda edindiimiz alkanlklar bizde nnde sonunda
sklkla gzmzden kaacak eylemler yaratr. Gnde ka kez
karanl alglamakszn gzlerimizi krpyoruz dersiniz. Bir
aksan edinmi olan insanlar her cmlede kendilerinin duymad
ve ayrmsamad, ancak bakalarnn dikkatini eken szckler
kullanrlar. Zihnimizin kendi d duyum idesini kendi yarg
idesine dntrmesi ve birini, hi dikkate almadan, dierini
ortaya karmak iin kullanmasnda o kadar da alacak bir ey
yoktur, bu durumda.
11. Bu alglama yetisi bana yle geliyor ki hayvanlar lemi ile
doann daha aa varlklar arasna bir izgi ekiyor. nk
ou bitki bir dereceye kadar ve de baka cisimlerin etkileri ile
ok hzl bir biimde hareketlenip ekil deitiriyor ve bu yz
den de hayvanlardakine benzer bir hareket yeteneinden dolay
duyarl bitkiler adn alsa da ben bunun tmyle dzeneksel ol
duunu sanyorum: Su tanelerinin szmasyla yabani yulaf ps
klnn kmas ya da suyun dklmesi ile bir ipin ekmesinden
baka bir ey yok ortada. Tm bunlar znede bir duyum olma
dan ya da idelere sahip olmadan yaplyor.
12. Alglamann tm hayvan trlerinde bir miktar da olsa
gerekletiine inanyorum. Kiminde d duyumlar almak iin
doa tarafndan verilen gereler ok az ve bunlarla yaptklar
alglama baka hayvanlardaki duyum eitlilii ve hzna eri
emeyecek kadar belirsiz ve kr d e 19 olsa byle yaratlm
hayvanlarn koul ve durumuna akllca uyarlanm ve yeterlidir. Bu artc evrenin her paras ve iinde yaayan her de
rece ve snftan varlkta Yaratcnn akl ve inayeti aka gs
terir kendini.
19 Leibniz'e gre hayvanlar insanlarn da zaman zaman sahip olduu karma
k, bulank yar bilinli alglara sahiptirler hep.

Alglama

199

13. Bir istiridye ya da midyenin biiminden bir insan ya da


dier hayvanlar kadar ok ve hzl duyular olmadn kara
bileceimizi sanyorum. yle olmasalard bile kendilerini bir
yerden bir yere tayabilme kapasitesinde olmamalar yine de
ilerini gletirirdi. Uzaktan iyi ya da kt diye algladklar
nesnelere doru ya da onlardan geriye hareket edemedikten sonra
grme ve iitme duyular ne ilerine yarayabilir ki? Rastlant
sonucu yerletii yerde ylece kalmak durumunda olan ve ya
am iin gereken daha souk ya da daha scak, temiz ya da kirli
su ortamn orada bulan bir hayvan iin duyum abukluu glk
yaratmaz m?20
14. Fakat yine de tam bir duyarszlk deil de alglamada bi
raz krlk olduunu dnyorum. Bunun insanlarda da olabil
diinin ak rnekleri vardr. Bellei zayflam, eli aya tut
maz olmu yal birini ele alalm; bu insann zihninde nceden
bulunan ideler artk silinip gitmitir; grme, koklama ve tat alma
yetenekleri byk lde zayfladndan yeni ideler edinmesi
iin gei yollar da hemen hemen kapanmtr; ya da yar ak
baz geitler varsa da braklan izlenimler ok az alglanmakta
ya da hi aklda kalmamaktadr. (Doutan ilkeler iin vnlen
her eye karn) Byle birinin bilgisi ve zihinsel yetilerinde na
sl bir istiridye ya da midyeden stn bir konumda olabileceini
dnn. Bir insan 60 yl byle bir durumda geirirse merak
ediyorum en dk hayvan snf ile arasnda zihinsel kusur
suzluk bakmndan nasl bir fark olur acaba.21
15. Alglama bilgiye doru ilk adm ve aama, ayrca tm
bilgimizin malzemelerinin22 koyu olduundan; bir insan, baka
20 Evrim yasas altnda bir zel duyular geliim inden dem vuruyor.
21 Zihin byle donuk ve evrensel doruluklar dolaysyla gr alan dn
dayken bile gizli bir fark vardr. T insel yetiler, bir sre iin duyunun e g e
m enliinde ise de, bir insann bir rgn bedenden fazlasn ierdiini gs
terir biim de silinm eden yatabilirler.
22 Locke'un yaln ideler dedii "malzemeler". Fakat bazen zihni eylerin ide
leri belirecek biim de zihni harekete geiren herhangi bir trden organik
izlenim ler iin kullanmaktadr.

200

nsann Anlama Yetisi zerine

ir Deneme

bir varlk kadar az duyulara sahipse, bu duyularla oluan izle


nimler zayf ve yetersizse, bu alanda kullanlan yetiler krse kimi
insanlarda bulunacak olan bilgiden de o oranda yoksundur.23
Burada alglamann zihinlerimizdeki btn bilginin koyu ve tm
zihinsel yetilerimizin ilk ilemi olduunu vurgulamakla yetini
yorum.24 Alglamann, en dk derecesinde bile, hayvanlar ile
daha aa snflardaki varlklar arasndaki farklln iareti
olduunu dnmekten yanaym. unu da belirteyim bu yalnz
ca benim bir sanm ve bu alanda bilgisi olanlarn saptamalar u
anki amacmzla ilintili deil.25
23 Voltaire M icromegas'ta bizim kilerden baka ve daha fazla duyulara sahip
dier duyarl varlklarca alglanabilen duyu idelerinin snrszlndan ve
insanlarn daha yce bir yaamda olabilecekleri duyu organlarndan yoksun
alglayclardan sz eder. "Ruhun ayr bir durumda (bu dnyada sknt
veren alg ve hareket yasalar ve snrlarndan ayr) var olduunu dn
mek, bedenlerim iz dediim iz dokunulur eylerin m dahalesinden uzak,
yeni ideler zerinde altn im gelem ek ok kolay grnyor. Hatta ruh
gz olm akszn renk ideleri, kula olm akszn ses idelerine sahip olabi
lir." (Berkeley, Yaam , s: 181) Neden insanda bir organizma ve organlar
yerleik alg koullardr ki bu gerekten anlalm az bir ey.
24 Gerekten var olan herhangi bir eyin gerek bir bilgisinin olam ayaca tam
yoklukta, tm olas sunulan idelerin, tm bilginin...
25 nceki blmde L ocke refleks alg idesini yaln kabul ediyor gibiyse de
D enem e yaynlandndan beri ngiltere ve Almanya'da filozoflar baka
herhangi bir eyden ok bu alg idesinin bileik lii zerinde younlat.
Farkl ynlerden Berkeley, R eid ve Kant'n kurgularn belirledi. Burada
Locke' a gre yaln idelerin edinilm e gcne edeerdir: Ancak "dsallk"
kavramnn dourduu sorular 4. Kitap'ta (rn. 9, 11. B l.) dnlmek
zere yer almamtr. A slnda Locke'a gre sunulan grnlerin algs
batan sona aklanamaz bir olgudur. "delere kesinlikle sahibim ve Tanr
onlara sahip olmam salayan ilk nedendir; fakat onlar nasl edindiim i,
nasl algladm anlamadm kabul ediyorum ... deler cism in belli ha
reketlerine Tanr istenciyle birletirilen zihin alglardr ki Tanr belli alg
larn belli hareketlere elik etm esini buyurmutur, ancak nasl retildikle
rini bilm iyoruz... N esnelerin bizde hareket araclyla alglan kkrttn
syleyerek bunun nasl olduunu aklayanlayz. Bu noktada aka cahil
liim i itiraf ediyorum." (M alebranche zerine incelem e, 10-16, ...) K sa
cas, alg Locke'a gre aklanam az ve bilim in zem ed ii anlalm am
bir olgudur. Hareket mekanik olarak dier bir hareketi aklayabilir ancak
algnn ortaya k karsnda yantsz kalr. Prof. H u x le y "Sinir doku
sunun harekete geirilm esinin bir sonucu olarak bir bilin durumunun do
mas gibi olaanst bir ey, Alaaddin'in lambasn okam asyla cinin or
taya km as kadar anlalmazdr." (lk F izyoloji, sf: 193)

10. BOLUM
HATIRDA TUTMA
1. Bilgiye ynelik bir sonraki adm, zihnin ikinci yetisi olan
ve benim Hatrda Tutma diye adlandrdm dr ki d duyum ya
da i duyumdan edinilmi yaln idelerin saklanmas anlamna
gelir. Bu ilem iki yolla gerekleir:
Birincisi, Dikkatli Dnme denilen, zihne giren ideyi bir
sre1 edimsel olarak canl tutma yoludur.
2. Dieri ise, zihne ilendikten sonra kaybolan ya da gr
alanndan km olan ideleri zihinde yeniden canlandrma g
cdr. Is ya da k, sar ya da tatl duyularmzdan uzaklat
nda dnerek zihnimizde yeniden ortaya karabildiimiz
eylerdir. delerimizin ambardr2 bellek.3 nsann zihin kapasi
tesi bir seferde birok ideyi gzaltnda tutmaya yeterli olmad
1 Zaman, zellikle de gem i zaman idesini bellekte tutma yoluyla ediniriz
ki bu olmadan alg ve bilin hibir ekilde kullanlamaz. V e im dinin algs
hep bir gem i kavram ile kartrlr.
2 Bu tr mecazlar bellein bir zihinsel edim olarak aklanmasna yetmiyor
ve yalnzca i duyum idelerinin ifadesi iin yoksul bir dilin rneklerini
oluturuyor. Ayn zamanda gzlem doa dzeninde organik hareketlerin
koruma edim ine elik ettiklerini gsteriyor. lk duyu algs kadar bellek de
fizyolojinin im di olduka aydnlatt bantlar erevesinde organik iz
lenimlerle belirlenir.
3 H obbes, anmsam ay altnc duyu olarak adlandrr. D ier be duyu ile d
mzdaki nesnelere yneliriz. Bu ekilde edinilen kavramlara da yeniden
gelm iler gibi yeniden dikkat yneltiriz. (nsan D oas, 3. Blm ) Locke
bellek ilem ine ilikin refleks idesini alg idesinde olduu gibi yaln i du
yum idesi yapar.

202

nsann Anlama Yetisi zerine

ir Deneme

ndan zaman gelince kullanabilecei ideleri bir haznede topla


maya gereksinim duyar.4 [5Fakat, idelerimiz, alglanmadkla
rnda,6 hibir ey ifade etmeyen edimsel zihin alglar olduun
dan, bellein haznesinde saklanmalar, zihnin, bir zamanlar sahip
olduu alglar, iliiklerindeki "zihin bize daha nce sahipti" al
gsnn da yardmyla, yeniden canlandrma gcne7 karlk
gelir. Bu balamda aslnda hibir yerde olmayan idelerimizin
belleimizde bulunduunu sylemektir bu; fakat bu ideleri ye
niden canlandrmak ve kimini daha zor kimini daha kolay, kimini
daha canl kimini daha belirsiz bir kez daha resmetmek istedi
inde zihin bu yeteneini8 ortaya karr.] Bylece gerekten
dikkatli dnmesek de yeniden grnr klabileceimiz ve zi
hinde ilk yerletirilen duyulur niteliklerinin yardm olmakszn
dncelerimizin nesneleri olan tm idelere anlama yetimizde
bellek yardmyla sahip olduumuz sylenmektedir.
3.
Dikkat9 ve yineleme idelerin bellekte yerlemesine byk
katkda bulunurlar. Fakat ncelikle en derin ve en kalc izle
nimler yaratanlar ac ve hazzn elik ettii idelerdir. Duyularn
asl ii bedenimize zararl ya da yararl olanlar konusunda bizi
4

Bak: 9. Ksm.

5
6

Bu blm ve devamndaki cm le kinci Baskda eklenmitir.


ideler bilin iinde hibir yerde deillerse de, "bir zihinsel duruma konma
yeteneinin kendisi gerek bir eydir ve ayrca yeniden retilen durum
farkl olduunda da farkl bir eydir." (Wardun Psikoloji adl m akalesi)
B ilinle alglanm olann bilin siz ve potansiyel olarak saklanmas ben
zetm e yoluyla doutan zeknn tm deneyim de ngrldnn kabuln
kolaylatrr.
"En ufak bilin parasnda da bellein ilk ilkeleri yer alr. Balanglar,
algda olduu gibi, bu en ufak parada belirir. Bilincin en ufak parasnn
duygularn farkll ya da deiim i olduu olgusu tekil alglarn olduu
kadar bellein de asl aklamasdr." (H odgson, Duyum Felsefesi, 1.
Blm , sf: 248.)
idelerin edinimi ve saklanmasnda bir e olarak dikkat Locke tarafndan
kmsenmiyor. Bu algda anlama yetisinin edilginlii sylem iyle eli
miyor. Grme duyusuna siyah olarak sunulan beyaz ya da duyuda daire ve
sert gsterilen kare ve yumuak olamaz fakat kendilerini byle sunan birok
nesneden herhangi biri zerinde bilincim izi younlatrabiliriz.

Ha rda Tutma

203

uyarmak olduundan, akland zere, doa acnn eitli


idelere elik edecei biimde bir dzenleme yapmtr; yle ki
ocuklarda dnme ve uslamlamann yerini dolduran, yetikin
insanlarda da dnme srecini ksaltan bu dzenleme sayesinde
hem yal hem de gen insanlar gerektii kadar abuk ac veren
nesnelerden uzaklaabilirler ve sonuta da belleklerinde sonras
iin bir uyar olarak yerleir bu duyulanm.
4. Bellee ilenen idelerin kalclklar baka bakadr; du
yular yalnzca bir kez etkileyen bir nesnenin anlama yetisinde
rettii baz ideler vardr. [ 10Duyulara birden fazla yansyan ki
mileri de ok az dikkate alnr: Zihin ocuklarda olduu gibi
dikkatsizce ya da yetikin insanlarda da yalnzca bir eye yne
lik kullanldnda derin bir iz almaz. Dikkat ve yineleme ile
yerletirilen baz idelerde de] bedenin kimi kusurlarna bal
olarak bellek ok zayftr. Tm bu durumlarda, [zihindeki11]
ideler hzla snkleir ve sklkla geride neredeyse hibir iz b
rakmayacak biimde anlama yetisinden silinip giderler; zihin
onlarsz kalverir.12
5. ocuklarn zihinlerinde, d duyumun balangcnda,
retilmi olan birok ide (baz haz ve aclarnki gibi bir ksmna
domadan nce, dierlerine de bebeklikleri dneminde sahip ol
mulardr) gelecekte yinelenmedii srece en ufak bir iz brak
madan kaybolur gider. ansszlk sonucu ok kk yata grme
yetilerini yitiren insanlarda bir sre daha ancak belli belirsiz ka
labilen renk ideleri yinelenmediklerinden tmyle yok olmaya
10 tik baskda, "zellikle zihin ok az dikkat eder ve kendi iine iyice kazmaz;
ya da bedenin veya bellein yaps ok zayf olduunda, byle ideler..."
eklinde geer.

11 kinci baskda eklenmitir; "Zihinde, yani bireysel bellein zel haznesin


deki; herkese sunulan d duyum ideleri deil."
12 Potansiyel bellein kapasitesinin edim sel yeniden retiminkinden daha
fazla olduu, olaand, beyin rahatszlklar ve rya hali gibi durumlarda
yeniden ortaya kmalar rnekleriyle gsterilmitir.

204

nsamn Anlama Yetisi

zerine

ir Deneme

yz tutarlar ve birka yl sonra zihinlerinde bunlarn herhangi bir


kavram ya da ans kalmaz; artk kr domu bir insandan fark
szdrlar. Baz insanlarn bellekleri gerekten de olaanst
gte olabilir. Fakat en derin ve en kalc idelerimizde bile s
rekli bir zayflama sz konusudur;13 yle ki ara sra kendilerini
ilk yerletiren nesne trleri zerinde d ve i duyum yinelene
rek yeniden canlandramazlarsa tm idelerimizin basklar yp
ranr ve gittike yok olur. ocukluumuzun olduu kadar gen
liimizin ideleri de sklkla bizden nce lmektedirler: Ve mer
m er ve pirincin kald ancak zerindeki yaztlarn zamanla si
lindii, tasvirlerin toza dnt kendi mezarlarmza yakla
tmzn iaretini verir gibidir zihinlerim iz.14 Zihinlerimize i
zilen resimler soluk renklerle bezenir ve ara sra boyanmazlarsa
tmyle silinirler. Burada, bedenlerimizin yaps [ve15 canl
tinlerimizin doas]nn bununla ne kadar ilgili olduu; beyin
dzeyinin kimilerinde mermer gibi kalclk, kimilerinde Malta
ta gibi kolay anma ve bazlarnda da en fazla kum kadar
dalp gitmeye yol amada bir etkisi olup olmad zerinde
durmayacam; ancak sk sk zihni tm idelerinden yoksun klan
bir hastalk ve birka gn iinde tm imgeleri bir toz bulutuna
dntren stma nbetlerine tank olduumuzdan beden sal
nn bazen bellei etkilemesi gibi bir olaslktan sz edilebi
l i r 16___________________
13 H obbes im gelem e ve bellekten ryen duyum diye sz eder ve anmsa
mann paralarn kaybndan baka bir ey olm adn syler. ok uzak bir
yeri grmek ve ok uzak bir zaman anmsamak eyin kavramlarna sahip
olmak gibidir; nk her ikisinde de paralar seik deildir: (insan D oas,
3. Blm , 7. Ksm)
14 Locke'ta hep aranan im gesel duyarllk bu nem li ksm da unutulma
m tr.
15 4. baskda eklenmitir.
16 B ellein bilinli edimi Locke'un yaln i duyum idesi dediini sunar. Du
yulara sunulabilecek bir grn deildir; ancak, bu dnyada, insanda, son
fizyolojik aratrmalarn yararl b ilgim ize geni lde fakat grnmez
edim in kendisinin mekanik bir aklamasndan fazlasn ierm eyen ekle
m elerde bulunduu organik koullara baldr. nsandaki z-bilinli yaa
mn neden anlaml yaam olduu da bizce aklanam az bir eydir.

Hatrda Tutma

205

6. delerin kendilerini ele alarak, onlar (aralarnda birden


fazla yolla zihne iletilenler de var) reten nesne ya da eylemlerin
sk yinelenmesi ile en fazla tazelenenler kendilerini bellekte en
iyi pekitiren ve orada en ak-en uzun kalan idelerdir: Beden
lerimizi srekli etkileyen s ve souk; cisimlerin birincil nite
likleri olan katlk, uzanm, ekil, hareket ve hareketsizlik; du
yularmz etkileyen her nesne, zihinlerimizi megul eden her
dncenin beraberinde tad varolu, sre ve say gibi tm
varlklarn duyulanmlar olanlar ve benzeri tm ideler zihin
hibir ideyi saklamazken bile kolay kolay yitirilmezler.17
7. Bellekte yerleik ideleri canlandrma ya da kendi deyi
mimle ikincil alglam ada18 zihin edilginlikten ok etkindir; bu
cansz resimler bazen istence bal olarak grn kazanrlar.19
Zihin ok sk olarak gizli bir ideyi aramaya giriir ve ruhun gz
gibi dner durur peinde. Ancak ideler bazen kendiliklerinden
zihinlerimizde belirir ve anlama yetilerimize kendi kendilerine
ularlar. Sklkla, baka trl nemsiz ve sinik kalabilecek
idelerimiz onlar bellee sokan iddetli duyulanmlar aracl
yla karanlk hcrelerinden gn na karlar. [20Bu, hibiri
yeni olmayan, zihnin nceki bir izlenim olarak ele alp daha n
ceden bildii ideler olduklarndan haklarnda bilgisini tazeledi
i, gerektiinde canlandrlmak zere bellekte bekleen idelerde
de gzlemlenebilir. yle ki, nceden ilenen idelerin tm s
17 Bir insann bilincinde olduu herhangi bir idenin yeniden canlanamayacak
biimde yitirilip yitirilm eyecei sorgulanabilir. Kimi olgular hibir bilin
enerjisinin tmyle yok edilem eyeceini bildirirler. Edim yok olur fakat
alkanlk kalr. Coleridge daha iyi bir organizma ile Tanrsal bir be
den balant iinde tm gem i yaamn bilinte yeniden canlandrlabileceini ve bu canlanmann her sz ve eylem in kaydedildii Tanrsal
yarg kitab olabileceini syler.
18 Hobbes'un altnc duyumu yerine ikincil alg.
19 Zihinsel am acn ksm en unutulmu olan geri getirm ekte arm yasasn
kulland ve daha fazla arm n daha kolay hale getirdii anmsamadr
sz edilen.
2 0 Bu iki cm le ikinci baskda eklenmitir.

nsann Anlama Yetisi zerine

ir Deneme

rekli olarak ortada deilse de anmsama yoluyla nceden ilen


m i ideler olduklar srekli bilinir; yani anlama yetisinde nce
den dikkate alndklar ve gzlemlendikleri bellidir.21]
8.
Zihinsel etkinlii olan bir varlkta bellek alglamadan he
men sonra gelen bir gereklilik ierir. Bellek olmakszn tm di
er yetilerimiz byk lde yararsz kalr.22 Belleklerimizin
yardm olmasayd dncelerimiz, uslamlamalarmz ve de
bilgimizde imdiki zamann dna kamazdk. Bellekte iki
kusur sz konusu olabilir:
deyi tmden bilgisizleene dek yitirir. Yalnzca idesine sa
hip olduumuzu bildiimizden o da gidince tamamen bilgisiz
kalrz.23
Yava hareket eder ve sahip olduu, haznesinde sakl ideleri
gerektiinde zihne sunmak iin geri getirmede yeterli abukluu
gstermez. ok yavasa bu ahmaklktr ve bellei byle kusurlu
olduundan, orada gerekten korunan, gerektiinde arlmak
zere bekleen idelere ulaamayan biri zaten ok az iine yara
yan bu ideler olmadan da ayn durumdadr. Zihninde kendine
yarayacak ideleri ararken byle bir engele taklan bir insan t
myle cahil bir insandan farksz hissedemez kendisini. Dolay
syla, cansz ideleri24 zihin istediinde ona yollamak bellein
21 Sonlu insan bellei armlarla, insann ayn anda tmn bilinte tuta
mad bir gem i deneyim in paralarnda ayrlr.
22 B ellek olmadan tm yetilerim iz mutlak yararszdr.
23 Bu tam bilgisizlik bellek z-etkinliin silinm ez kiplerinin rn ise, srd
rlen potansiyel bilgi ile yetinebilir. Bu varsayma gre anmadan ok unut
kanlktr ele alnmas gereken, nk sakl enerjilerin, (bir insan bilincinin
mutlak snrl kapasitesi iinde) yeni etkinliklerle bastrlmas sonucu, de
rece derece yan-bilin, ardndan da bilinsizlie gm lm esi sz konusudur;
ancak tmyle yok edilm ezler. "Dikkat edilm eksizin uzun sre kalan ideler
bilinten km aya eilimlidirler." (J. S. M ili.)
24 "Snk ideler" sakllk ya da bilin siz doutanlk ierir. Yaam boyunca
deneyim de edinilen grnlerin daha byk bir blm snktr, ancak
ou geri canlandrlabilir.

Hatrda Tutma

207

iidir; her zaman elim izin altnda bulunmalar da, rol olan
ksmlarn abukluu, kurgu ve bulu yeteneini gerektiri
yor.25
9.
[Bunlar26 iki insan birbiriyle karlatrarak bellekte
gzlemleyebileceimiz kusurlardr. Genel olarak insan bellein
de olduunu dndmz bir baka kusurdan sz etmek isti
yorum ki bu da, bellek yetisinde, nceki tm eylemlerinin, te
den beri sahip olduklar btn dncelerinin grntsn ek
siksiz canl tutacak denli insan geride brakan kimi stn yara
dll varlklarla yaplan bir karlatrm aya dayanyor. Ge
mi, imdi ve gelecee ilikin her eyi bilen ve insanlarn ka
falarndan, kalplerinden geenleri okuyabilen Tanrnn snrsz
bilgelii bunun olabilirliine inandrabilir bizi. Tanrnn hemen
yaknndaki muhteem tinlere kendi kusursuzluklarndan dat
m olabilecei ve istedii oranlarda da yaratt sonlu varlklara
bunlardan balayabileceinden kim kuku duyabilir? Harika
yetenekleri olan Pascal'n, salnn bozulmas yznden bel
lei zayflayana dek, akl ann hibir blmnde yapt,
okuduu ya da dnd en ufak bir eyi bile unutmad
sylenmektedir.27 Bu ou insanca o kadar az bilinmektedir ki
bakalarn da kendi sradanlklar lsnde deerlendirenler
iin tmyle inanlmaz olabilir; fakat iyice dnlrse daha
yksek tinlerde ok daha fazlas olduu imgelenebilir. Pascal bu
haliyle bile insan zihinlerinin bir seferde deil de art ardalkla
ok eitli idelere sahip olma kapasitesiyle snrl kalmtr.
eitli derecelerdeki melekler byk olaslkla daha geni
alanlara egemen olabilir; bazlar srekli olarak tm gemi bil
25 yi bir bellek armlarla a) almaya eilim li b) saklamada srarl ve c)
retmeye hazrdr. arm, (fiziksel ve organik, bireysel ve kaltsal) bel
lein mekanik aklamasdr.
26 Bu ilgin ksm ikinci baskda eklenmitir. Bir insann evreni anlama yetisi
zerine bir denem e metni olabilirdi.
27 Pascal'la ilgili bu ksm hogrlmelidir. B elleinde tutmaya alt hibir
eyi unutmad Madam Perierin kaytlarna dayal olarak sylenmitir.

208

nsann Anlama Yetisi zerine

ir Deneme

gilerini bir seferde, tek bir resim iinde bir arada tutabilme ve
grebilme yetenekleri ile donanm olabilirler. Byle tm ge
mi dnce ve uslamlamalarnn hep elinin altnda olmas,
dnen bir insann bilgisine hi azmsanmayacak bir yarar
salard elbette.28 Ve dolaysyla stn tinlerin bilgisinin biz
insanlarnkinin ok tesinde olduunu anlayabiliriz bu ekilde.]
10.
Zihne getirilen ideleri toplama ve saklama yetisine insan
kadar eitli hayvanlar da byk lde sahip grnyor. Dier
rnekler bir yana, ses tonlarn renen ve notalar doru olarak
izlemeye alan kular bende alglama yetileri olduu, bellek
lerinde ideleri sakladklar ve bunlar rnekler olarak kullandk
lar konusunda hibir phe brakmamaktadr. nk hibir
idelerine sahip olmadklar notalara gre seslerini ayarlamaya
almalar imknsz grnyor. Sesin, gerekten mzik varken,
kularn beyinlerindeki canl tinlerin belli bir hareketini dzeneksel biimde saladn ve bu hareketin kanat kaslarna ile
tilmesiyle kuun belli grltlerin etkisiyle saklanmak amacyla
dzeneksel biimde uzaklaabileceini kabul ediyorsam da m
zik srasnda ya da hemen ardndan kuun sesinde yabanc bir
sesin notalarna uygunluu salayacak dzeneksel bir hareketin
varsaylamayacam dnyorum; nk sese yknmek ku
un kendini korumas iin gerekli bir hareket deildir. Dahas,
kularn duyuuz ve belleksiz, dn alman mzie seslerini de
rece derece ayarlayabilmelerinin de dzeneksel olduu sylene
mez. Belleklerinde idesini tamadklar bir ses yknebilecek
leri ya da yineleyerek yakalayabilecekleri bir rnek olamaz onlar
iin. Bir ddk sesinin en bata deil de sonraki yknmeleri ile
beyinlerinde izler brakmas ve kendi kendilerine kardklar
seslerin bu ddk sesi kadar yer etmesini anlamak imknszdr
bu durumda.29
28 Yalnzca azar azar ve olaan koullarda byk bir ksm nn elverili olm a
d canlandrlabilir olm a durumunda "var olan" yerine bu kullanlmtr.
29 Locke'un yazd zamanlarda bilinsiz beyin etkinliinin yasalar ve gr
nleri pek bilinmiyordu.

1 1 .BOLUM
AYIRT ETM E YETS ve ZHNN
DER LEMLER1
1. Ayrma ve ayrt etme zihnimizde var olan bir dier nemli
yetidir. Bir eye ilikin genel, kark bir algya sahip olmak
yeterli deildir.2 Zihin farkl nesneler ve niteliklerine ait ayr bir
alglamada bulunmadka evremizdeki cisimler bizi ne kadar
youn etkilerse etkilesin ve zihin srekli dnmeye yneltilirse
yneltilsin ok az bilgiye kavuabiliriz. Bir eyi bir bakasndan
ayrma yetisi doutan doruluklar diye dnlen ok genel
nermelerin bile kesinlii ve apaklnn belirleyicisidir; n
k bu nermelerin evrensel onay almasnn asl nedenini gz
ard eden insanlar bunlar tmyle doutan tek tip izlenimler
olarak ele alrlar ki oysa asl neden zihnin iki ideyi ayn ya da
farkl alglamasn salayan ayrt etme yetisinden kaynaklan
maktadr. leride bundan daha fazla sz edilecektir.
2. Burada, ideleri birbirinden tam olarak ayramama kusuru
nun ne kadarnn duyu organlarnn krl ya da zayfl; an
lama yetisinde dikkat, keskinlik ya da altrma eksiklii; kimi
kiiliklere zg acelecilik ve telaa bal olduu zerinde dur
1 Bu blmde ele alnan biim lendirici dnce ilem leri ile ilgilidir.
2 Locke'un kuandan olanlarn idelerin arm alm as iin ayrt etme
ya da ayrtrma alm asn bir yana braktklar sylenm ektedir; oysa
"deneyim hem arm hem ayrtrma yoluyla srdrlr." (Bak: James,
P sikoloji, 1. sf: 487)

210

nsann Anlama Yetisi zerine

ir Deneme

mayacam: Bu yetinin zihnin kendinde gzlemledii ve deer


lendirdii ilemlerin biri olduunu sylemekle yetineceim. Bu
yeti, bir eyi dierinden ayrmada, zayfl ya da tam olarak
kullanlmamas lsnde kavramlarmzn karkl, akl ve
yarglama gcmzn yanlmas ya da altst olmasna yol aa
cak denli nem tar. Bellekteki idelerimizin elimizin altnda
olmas yeteneklerin abukluuna dayalysa burada da aralarnda
ok az fark bulunan iki eyi birbirinden iyice ayrabilme ve on
lara ayr ayr sahip olabilme byk lde yargnn kesinlii ve
akln berraklna baldr. Buradan yola klarak belki gl
bir zek ve hzl bellek sahibi insanlarn hep en keskin yarg ya
da en engin akla sahip olmadklar yolundaki genel gzlemin
kimi nedenleri ortaya karlabilir. yle ki, zek, kurgular ala
nnda gzel grntler oluturacak biimde uyum ve benzerliin
yakalanabilecei eitlilik ve ivedilikle ideleri bir araya getirme
ve onlar birletirmede younlarken3 yarg gc, tersine, ok
az farkllk gsteren ideleri birbirinden zenle ayrma ve bylece
ilgi ve benzerlik yznden ayr ayr yerlere konmalarnda ya
nlgya dmenin nne gemede etkindir.4 Hayal gcnde, ilk
bakta beliren gzellii ve iinde hangi doruluk ya da mant
barndrdna ilikin dnmeyi gerektirmemesi sonucu, ho
etkiler yapan ve bylece tm insanlarca kabul grlen zek
oyunlarnn kaynakland mecaz anlaya tamamyla ters d
3

Hobbes'a gre "zek eylerde ok farkl olanlarn benzerlii ya da ayn


grnenlerin farkllklarnn abuk sezilmesidir." Bu daha ok im gelem eye
yakn.
Bu, karlatrma ya da deillem e ve olum lam a yetisinin tek kullanlma
yoludur. L ocke yargy bilgiden ayrd ve olaslk tahm iniyle snrlad
4. Kitap'ta yargnn ieriini daha da deitirir. Bak: 4. Kitap, 14, 15, 16.
Blmler. Ayrt etm enin kullanm zihinsel deneyim im izin nce karmak
fakat bileik olduunu ve idelerin yaln halde kabulnn de ayrtrm an
analizin sonucu olduunu gsterir. Duyuda karmak bekler halinde su
nulan eyler yaplarndaki eleri zihin gelitike ortaya karrlar. Birey
sel eylere ilikin bileik idelerim izin ayrtrlm as yoluyla, bu geliim
evrim bilim sel ya da fiziksel ve sonunda felsefi ya da m etafiziksel kavramlar
altnda yeniden arm a yol aar.

Ayrt Etme Yetisi ve Zihnin Dier lemleri

211

en bir ilemdir bu szn ettiimiz. Zek devredeyken zihin,


kurgularn nne serdii ho tablo ile doyum salar. Bu tabloyu
doruluk kurallar ve akl ile irdelemek bir tr hakarettir ki so
nuta, bu balamda uygun olmayan bir eye dayand da ortaya
kar.
3. delerimizin ak ve belirgin olmalar iyice ayrt edilmele
rine byk lde katkda bulunur. Duyular (bazen olduu gibi)
ayn nesneden farkl zamanlarda farkl ideler iletiyor ve bylece
yanlgya dyor olsalar da, idelerimiz ak olduu srece ka
rtrlmalar ve yanl anlalmalar sz konusu deildir. St
maya yakalanan bir insan baka bir zaman tatl gelecek olan
ekerden ac bir tat alsa da bu insann zihnindeki ac idesi ger
ekten aclk tatm gibi tatl idesi kadar ak ve seik olur. Ayn
tr cisimden ayr zamanlarda farkl tatlar alnmas ac ve tatl
idelerini, ayn eker parasnn zihinde ayn zamanda hem beyaz
ve yuvarlak hem de tatl idelerini retmesiyle olduundan daha
fazla kartrmaz. Zihinde, ayn miktarda lignum nephriticum su
yundan alnan portakal rengi ve gk mavisi ideleri iki farkl ci
simden edinildiklerinde olabileceinden daha az seik deildirler.
4. Uzanm, derece, zaman, yer ve dier koullara gre idele
rin karlatrlm as zihnin bir dier ilemidir ve bant ieren
byk ideler kabilesinin tmyle bal olduu alandr; ne kadar
geni kapsaml olduu zerinde daha sonra duracam.5
5. Hayvanlarn bu yetinin ne kadarna sahip olduunu belir
lemek kolay deildir. Yeterince seik bir iki ideleri olsa da, t
myle farkl ve iki ayr ide olarak alglayacak biimde onlar
birbirinden ayrd zaman karlatrlabilme koullarn d
np tartmak insann anlama yetisine zg bir ayrcalk gibi
grndnden, bu yetiden hayvanlarn pek nasiplerini alma
dklarn dnyorum. Dolaysyla, hayvanlar, bence, nesne
5

Bak: 25-28. Blmler.

212

nsann Anlama Yetisi zerine

ir Deneme

lerin kendileriyle ilintili kimi durumlarn tesinde hibir idelerini


karlatrmyorlar. nsanlarda gzlemlenebilen genel idelere
ynelik ve yalnzca soyut uslamlamalar iin yararl olan dier bir
karlatrm a gcnn6 hayvanlarda olmadn byk olas
lkla tahmin edebiliriz.
6. Zihnin ideleri konusundaki bir ilemi de BRLETRME'dir; bu yolla zihin d ve i duyumdan edindii yaln idelerin
birkan bir araya toplar ve onlar bileik ideler halinde balar.
Bu ilem altnda geniletme de7 bir ilem olarak ele alnabilir
ki burada birletirme daha karmak bileik idelerde olduu
kadar ok belirmiyorsa da ayn cinsten de olsa birka idenin bir
araya getirilmesi sz konusudur.8 Birka birimi katarak bir d
zine idesi oluturur ve be metrelik uzunluk idelerini st ste
getirerek bir iki yz metre uzunluk idesine ularz.
7. Bu noktada da hayvanlarn insanlardan geride olduu ka
nsndaym. nk, sahibinin ekil, koku ve sesinin bir kpein
o kiiye ilikin bileik idesini oluturmasnda olduu gibi hay
vanlar yaln ideleri alp onlarla birka bileim oluturuyorlarsa
da kendilerine ilikin ideleri birletirip bunlarla bileik ideler
yaptklarn sanmyorum.9 Bileik ideleri olduunu dnsek
bile, dndmzden de az grme yetileriyle ayrt edebile
cekleri eylerin bilgisinde onlar ynlendiren tek bir yaln idedir.
Bir dii kpein, st bitene dek bakmasn salayacanz
yavru tilkileri kendi yavrularnn yerine koyup bakt, onlarla
6
7
8
9

eylerin zihinsel kavramlarn biim lendirm e/ilem e gc yalnzca oto


matik arm la belirlenen duyumsal betim lem eden ayrdr.
Bak: Coste.
Bunda Locke yaln idelerim izin yaln kiplerinden sz ediyor. (Bak: 13-21.
Blmler)
Yani, hayvanlar yaln idelerini bileik halde alrlar ve onlar iin yaplm
bileik idelere sahip gibidirler. Fakat bu insanlar iin ok sk olur. B ileik
idelerim izin ou istencim izle oluturulmaz. B izim tarafmzdan deil bi
zim iin yaplrlar. Duyumda bile tikel tzlerden yaln ide bekleri ediniriz;
varlk, birlik, art ardalk ve g ideleri tm idelerle gelir. (B lm 7) Bu da
yaln idelerin yaln halde sunulmadklarn gsterir.

Ayrt Etine Yetisi ve Zihnin Dier lemleri

213

oynad ve efkat gsterdiini iyi biliyorum. [*Bir seferde bir


sr yavru douran hayvanlar onlarn saysn bilmezler; yle
ki yavrularndan biri gzlerinin nnde alnrsa onun iin ok
fazla endielenirler ancak yavrular habersizce alnrsa onlar
zlemez ya da saylarnn azaldn anlamazlar.]
8. ocuklar, srekli duyumlarla ideleri belleklerinde yerle
ince aama aama iaretlerin kullanm renmeye ynelirler.
Konuma organlarn kullanma becerisi edinince de idelerini
bakalarna aktarmak iin szcklere bavurmaya balarlar.
Bazen bakalarndan aldklar bazen de kendi kendilerine olu
turduklar szel iaretler vardr ki ocuklarn dili ilk kullanmaya
baladklarnda eylere verdikleri yeni ve tuhaf adlarda bunlar
gzlemlenebilir.
9. sel ve tikel eylerden alnm idelerin iaretleri olarak
szckler kullanldndan, edindiimiz her tikel ide ayr bir ad
tarsa saysz adla dolup taarz. Bunu nlemek iin zihin tikel
nesnelerden edinilen tikel ideleri genelletirir ki bunu da onlar
tm dier varlklar ve zaman, yer ya da baka yardmc ideler
gibi gerek varolu koullarndan ayr grnler olarak ele
alp gerekletirir.11 Tikel varlklardan edinilen idelerin ayn
cinsten her eyin genel temsilcilerine, adlarnn da bylesi soyut
idelere uygun varlklar altnda toplayan genel adlara dnt
rld bu ileme SOYUTLAM A12 denir. Zihindeki bu gr
l kinci

baskda eklenm itir.


11 Tm idelerim iz Locke'a gre tikel varlklardr ve bilgim iz tikel idelerin
uyum ya da uyum suzluunun algsyla snrldr o anki idelerim iz dier
tikel ideleri temsil etm eye baladnda evrensellik ilineksel kalr. (Bak. 4.
Kitap, 17. Blm , 8. K sm )
12 Burada ve 4., 5. Ksmlarda byk harflerle yazl szckler L ocke yaa
d srece yaplan tm basklarda da byledir. Bu ve sonraki iki csm
Berkeley'in ilk eler in giriinde ve baka yerlerde "soyut idelere sahip o l
mann insan ve hayvan anlama yetisi arasndaki fark koyduu dnce
sinde olan L ocke tarafndan nem sense de" saduyudan uzak diye reddettii
soyut ideleri aka ele alan ilk paragraflardr denemede. Fakat byle olsa
bile "nsanz diye geinen byk ounluun genel szckler kullansalar da

nsann Anlama Yetisi zerine

ir Deneme

nler (genellikle konulmu adlaryla birlikte) nasl, nereden,


nelerin eliinde geldikleri gz ard edilerek anlama yetisinde
gerek varlklar trlere ayrma ve buna gre adlandrmada l
tler olarak toplanrlar. Dn stten edindii ayn renk idesini
bugn kire ya da kardan aldndan zihin bu grn tek ba
na ele alp bu cinsten tm grnlerin bir temsilcisi yapar ve
ona beyazlk adn verdikten sonra imgelendii ya da karla
ld her yerde ayn nitelii bu szckle ifade eder. Bylece
tmel ideler ya da terimler oluur.
10. Havyanlarn idelerini bu ekilde birletirip genilettik
lerinde kararsz kalnabilirse de sanrm soyutlama gcnden
tmyle yoksun olduklarndan emin olabilirim; bana gre genel
idelere sahip olmak hayvanlar ile insanlar arasnda tam bir fark
llk dourmaktadr ve bu hayvanlarn yetileriyle hibir ekilde
eriemeyecekleri bir yetkinliktir. Evrensel idelere ilikin genel
iaretler kullandklarn gsteren hibir iz tamamalar, szck
ya da genel iaretler kullanmamalar apakken soyutlama yeti
leri ya da genel ideler yapma yetenekleri olmadn dnme
miz iin yeterli nedenlerdir.
11. Genel szckleri bilmemeleri ya da kullanmamalarn
bunlar yapmak iin gerekli organlardan yoksun olmalarna
balayamayz nk grnen o ki yeterince seik szckler ve
sesler karabiliyorlar. Dier yandan, organlarndaki kusurlar
yznden szcklerden yoksun olan insanlar yine de genel sz
cklerin yerine geecek evrensel ideleri kimi iaretlerle dile ge
tirmeyi baarmaktadrlar. Dolaysyla, hayvanlarn bu noktada
insanlardan ayrldn varsayabiliriz sanyorum. Bazlarna g
idelerini soyutlam a kapasitesinde olmamalar yznden hayvanlar snfna
sokulmasndan korkarm" diye ekliyor Berkeley. Berkeley'in eletirisi
yanl anlamalara aktr. Locke, Berkeley'in tersine, ideyi bireysel duyu
alglan ve duyum sal im geler ile snrlandrmyor; bireyletirilebilir kav
ranlan da sokuyor.

Ayrt Etme Yetisi ve Zihnin Dier ilemleri

215

re deilse de, ideleri olduu ve yalnzca birer m akine13 olma


dklarndan biraz akl gleri olduunu yadsyamayz. Duyular
olduu kadar akllar da var gibi [14belli rnekler bunu gsteri
yor] geliyor bana; fakat yalnzca duyular araclyla edindik
leri tikel idelerde snrl kaldklar da kesin. Tm uralar bu
idelerdir ve bence bunlar soyutlama yoluyla geniletmeye d
nk bir yetileri de yoktur.15
12. Birka kusurlu davranlar tam olarak gzlemlenirse
aptallarn szn ettiimiz tm yetiler ya da biri alannda ne ka
dar yoksul ya da zayf kaldklar kefedilebilir. yi alglayama
yan ya da zihinlerine giren ideleri iyi saklayamayanlarn onlar
hemen harekete geiremeyecekleri ya da birletiremeyecekleri
gn gibi aktr; ayrt edemeyen, karlatrma ve soyutlama
yapamayanlarn anlama, dil kullanma ya da salkl biimde akl
ya da yarg yetkinliine sahip olmalar olduka gtr; yalnzca
duyularna ok tandk gelen, kolay duyulur eylere ilikin zayf
ve kusurlu bir kapasitelerinden sz edilebilir. Aslnda ad geen
yetilerin olmamas ya da aksamas insanlarn anlama yetileri ve
bilgilerinde kusurlara yol aar.
13. Sonuta, aptallarda kusur zihinsel yetilerdeki hareket, et
kinlik ve abukluk eksikliinden ileri gelen akl yoksunluu iken
deliler daha u bir rnek oluturmaktalar. Bana uslamlama yeti
sini yitirmi gibi deil de kimi ideleri ok yanl birletirdikle
rinden onlar doruluklar kabul ediyorlarm gibi grnyorlar
ki bu halleriyle yanl ilkeler zerinde srar eden insanlara ben
zerler. Mthi hayal glerinin etkisiyle kurgularn gerekler
gibi grdklerinden uygun karmlarda bulunabilirler. Kendini
kral sanan bir delinin doru bir karmla sayg, ballk, hiz
13 nceki basklarda da var.
14 Drdnc baskda eklenm itir.
15 Leibniz asl zeky mekanik olarak doal yasa ile belirlenen duyumsal
arm dan ayrt ederek yorum da bulunuyor (Yeni Denemeler, 2/11).

216

insann Anlama Yetisi zerine

ir Deneme

metkrlar istediine ya da kendilerini camdan yaplm d


nenlerin bylesi krlgan bedenlerini korumak iin gerekli zeni
gsterdiklerine tank olabilirsiniz. ok arbal ve hemen her
eyde anlama yetisi ok iyi ileyen bir insann tek bir eyde
Bedlam'daki biri kadar lgn olduu zamanlar da vardr; yle
ki, ok gl ani bir etki ya da hayal gcn tek tr dncelerde
uzun sre odaklamas sonucu ayrk ideler birleik kalacak
kadar birbiriyle kaynar ve byle bir insan bile Bedlam'a aday
gibi grnebilir. Fakat aptalln olduu kadar deliliin de, ide
lerin karmakark birletirilmelerinin kimilerinde daha az ki
milerinde daha ok olmas asndan dereceleri vardr. Ksacas,
deliler yanl ideleri bir araya getirir ve bylece yanl nerme
ler oluturur, ardndan da bunlarn doruluunu savunur ve bu
dorultuda karmlar yaparlarken, aptallar ok az nerme olu
turur ya da hi nerme yapmazlar ve hi uslamlamada bulun
mazlar ki aralarndaki fark da buradadr sanyorum.
14.
Bana gre tm bunlar zihnin anlama yetisinin hizmetine
sunduu birincil yetileri ve ilemleridir; genelde zihnin btn
ideleri alannda ilev gryorlarsa da imdiye dek verdiim r
nekler ounlukla yaln idelere ilikindi.16 Zihnin bu yetilerinin
aklamasn, bileik idelere dayal sylenmesi gerekenlerden
nce yaln ideler erevesinde tuttum ki bunun iin yle ne
denlerim vard:
ncelikle, bu yetilerin birkan ilkin genel olarak yaln ideler1' alannda kullandmzdan, doann yntemine sadk ka
17

16 zellikle d duyuma ait yaln ideler 2. ve 8. blmlerde ele alnmaktadr.


17 D enem enin kimi yorumcularna gre (Cousin, Green ve benzeri) Locke
insanlarn deneyim e ayrk grnlere ilikin bir bilin ile baladklarn
ve tm bileik idelerin sonra, bu ayrklar iinden kendi balarna olu
tuklarn varsayyor; oysa insann anlama yetisinin tarihi bileik grn
lerin kavran ile balar, soyutlam a ile yaln idelere doru ilerler, derece
derece ilk deneyim i belirginletirir. Fakat burada ve baka yerde geen
ifadeler bu yorumu nem ser gibi grnse de grdk ki L ocke tm dier
idelerle srekli bantl olan belli idelerden sz ediyor ve sonunda idelerin
zihinsel nermeler iinde karlatrlm asn bilginin z kabul ediyor.
(Bak: 4. Kitap, 1/2)

Ayrt Etme Yetisi ve Zihnin Dier ilemleri

217

larak ancak onlar balanglar, gelimeleri ve basamak basa


mak ilerlemeleri erevesinde izleyebilir ve kefedebiliriz.
kinci olarak, ou insann zihninde genellikle bileik olan
lardan daha ak, belirgin ve seik olan yaln ideler alanndaki
etkinliklerini gzlemleyerek zihnin ok daha fazla yanl deer
lendirmeye yatkn olduumuz bileik idelerine ilikin dier i
lemleriyle nasl karm lar, karlatrm alar ve altrm alar
yaptn daha iyi inceleyebilir ve renebiliriz.
nc olarak, zihnin d duyumlardan edindii ideler ala
nndaki bu ilemlerin kendileri de i duyum srecinde dier bir
grup ide olarak belirir ve dolaysyla bilgimizin teki kayna
olan bu idelerin d duyumdan gelen yaln ideler sonrasnda ele
alnmas uygundur. Tm bu ilemlerden ileride ayrntlaryla
sz edeceim.18
15. nsan bilgisinin asl kaynaklarna ilikin ksa da olsa tam
bir tarihsel aklk getirdiim kansndaym; Dorulua giden en
iyi yol eyleri gerekte olduklar gibi ele almak ve kurgulad
mz ya da bakalarnn imgelememizi istedii biimde deer
lendirmemek olduundan, zihnin ilk nesnelerinin nereden geldi
i ve tm bilgimizin hammaddeleri olan ideleri derleyip biriktir
mede zihnin hangi aamalardan getii konusundaki yantlar
mn da deneyim ve gzlem altna tutulmas gereklidir.
16. eylerin idelerinin anlama yetisine sokulabildii tek yol
olarak bunu grebiliyorum akas... Baka insanlarn dou
tan ideleri ya da ilenmi ilkeleri varsa onlar benimsemekte
hakldrlar; bunlarn varlndan eminseler, kimse stnlklerini
yadsyamaz. u var ki deiik ya, lke ve eitimden insanlarn
yaantlarn, doasn incelediimizde benim szn ettiim
temellere dayanr ve btnyle bu yntemle uyuur grnen
kavramlar erevesinde ve kendimde tank olduum kadarndan
sz edebilirim.
18 Bak: 13-28, 32. Blmler; 3. Kitap, 3. Blm.

218

nsann Anlama Yetisi zerine

ir Deneme

17.
Niyetim retmek deil aratrmak olduundan burada
yeniden vurgulamak istiyorum ki; bilginin anlama yetisine
ulatrlabilmesi iin yalnzca iki geit kefedebildim ;19 Du
yum ve D Duyum. Bu karanlk odaya n girmesini sala
yan pencereler olduklarn dnyorum bu iki duyumun. Bana
gre, anlama yetisi, dndaki eylerin ideleri ya da grnr
benzerlikleri20 ieri alacak kk aralklaryla, tmyle a
kapal bir hcreden ok da farkl deildir: [Byle bir karanlk
odaya sokulan resimler orada kalsalar21] ve gerektiinde bulu
nabilecekleri biimde yerletirilmi olsalar grme yeteneinin
tm nesneleri ve onlara ait ideleri ile anlama yetisini andrr
lar.22
19 Duyum da ilenm ek zere sunulan tz grnleri ya da idelerin ilk
m alzem eler gerekten yukarda olduu gibi, evvelce denilen trde yaln
idelerden bakasn ierm edii bulunursa, bu olguya neden kar kalm ?
eyler ne ise odurlar ve baka ey deildirler; y ley se neden yanltlm ay
arzulayalm?
2 0 Neden yalnzca grlebilir ya da grm eye ait olanlar? nk L ocke (dier
kimi adalar gibi) ide ile yalnzca grnebileni kastetmiyor. deleri,
uzam l ve dnm eyen, uzam sz ve dnen, herhangi bir trn grn
leridir; bunlarn tikel iken duyular ve duyumsal im gelem ede bileik halde
alglanmalar ya da soyutlanm ve en genel bantlar ieriyor olmalar da
durumu deitirm ez.
21 lk baskda; "Ki, orada yine kalsalard" eklindedir.
22 Reid, byk lde bu ksm da kullanlan m ecazi dile dayandryor, L oc
ke'un alglaycnn idelerinin araclyla ulaldklarndan d algy akl
ile kavranlmaz diye aklamasna getirdii yorumunu. A yn zamanda Platon'un da maara benzetm esi ile d varlklarn im gelerinin insan zihnine
giri tarzn rneklendirmek istediini dnyor. "Platon'un 'maaras' ve
Locke'un 'karanlk odas' kefedilen tm alg sistemleri iin kullanlabilir;
nk onlar d nesneleri dorudan alglam adm z ve algnn dorudan
nesnelerinin yalnzca d nesnelerin belli glgeleri olduunu varsayyorlar.
Dorudan algladm z bu glgeler ya da im geler eski dnrlerce trler,
formlar; kuruntular diye adlandrlrd. Descartes.'dan bu yana genelde ide
ler, Hume tarafndan 'izlenimler' diye adlandrlmlardr. Fakat Platon'dan
Hume'a tm filozoflar d nesneleri dorudan alglam adm z konusunda
birleirler; ve onlara gre algnn dorudan nesnesi zihne sunulan bir im ge
olmaldr." (Zihinsel Gler, D enem e 2, 7. Blm ) Fakat Locke'a gre ide
ler her insann kendi zihinsel ilem lerinin bilgisinde de aracdrlar. nsan
evresindeki eyleri niteliklerinin ideleri olm akszn kavrayamad lde

Ayrt Etme Yetisi ve Zihnin Dier lemleri

219

Tm bunlar anlama yetisinin yaln ideler ve kipleri, onlara


ilikin kimi ilemlerle birlikte edinme ve saklama yollar zeri
ne kendi bulgularm.23
imdi bu yaln idelerden bazlar ve kiplerini biraz daha ay
rntl irdelemek istiyorum.

i yaam n da zihninin ilem lerine ilikin ideler olm akszn anlayamaz.


Her ikisinde de alglayc zneye bal ya da bantl olan grnlerin bir
kavranyla grnler olmaldr. Platon'un maara benzetm esindeki ie
rik iin bak: Hamilton-fle/d-sf: 262.
23 Bu yaln idelerin balangta yaln halde kavrandklar anlamna gelm ez.

12. BOLUM
BLEK DELER
1.
u ana kadar d ve i duyumdan zihnin edilgin biim de1
ald yaln ideler zerinde durduk ki bunlarn birini bile zihin
kendi bana yapamaz ve bunlardan kurulu olmayan hibir ide
de tayamaz. [2Fakat, tm yaln idelerini elde etmede tama
myla edilgin kalan zihin ardndan bunlardan tm dier ideleri
nin malzemeleri ve temelleri olarak yararlanmak zere kendi i
lemlerini devreye sokar, dier ideler bylece dzenlenir. Zihnin
yaln ideleri zerinde kendi gcn harekete geirdii edimleri
nin balcalar unlardr; (1) Birka yaln ideyi tek bir bileik
idede3 birletirmesi: Ki sonuta tm bileik ideler bu ekilde
yaratlr. (2) Yaln ya da bileik, iki ideyi bir araya getirmesi ve
bir tek ideye dntrmeden ikisine ayn anda ulaabilmek iin
baka bir ide yoluyla onlar saklamas: Tm bant ideleri bu
yolla elde edilir. (3) Gerek varlklarnda onlara elik eden tm
1 Edilgin; yani isten d sunulmaktadrlar. Duyularda edim sel biim de ve
bilincinde olduum uz zihinsel ilem lerde sunulanlar bilinli znenin isten
cinden bam szdr ki bu zne ayrca eyler ve tinlere ilikin sahip olabi
lecei kadar ide ile snrl olduundan kr dom u birinin rengi im geleyem emesi kadar edilgin konumdadr. Fakat bu algda etkin zihin ve dikkatle
ilgilidir.
2 Drdnc baskda eklenmitir.
3 "Bileik." 2. Blm de Locke idelerim izi yaln ve b ile ik olmak zere ikiye
ayrmtr. Burada bileik idelerden zihnin yaln ideleri zerinde gcn
kulland edimlerinden doan ideler snf gibi sz etmektedir sanki. (Ba
knz: Hume, insan D oas zerine B ir nceleme, yaln ve bileik olarak
idelerin incelendii 1. Blm .)

Bileik deler

221

dier idelerden ayrmas: Bu soyutlama diye adlandrlan, genel


idelerin oluturulmasna yarayan bir ilemdir. Bu insan gc ve
ilem biimlerinin somut ve zihinsel dnyada aynlk tad
nn bir gstergesidir. nsann her iki alanda da yaratma ve yok
etme gc yoktur ve dolaysyla tm yapabilecekleri edindikle
rini birletirmek, balantlandrmak ya da tmyle ayrmaktr.
nce bileik ideler alannda bunlardan ilkinin bir irdelemesini
yapp ardndan dier ikisine zaman geldiinde deineceim.]
Yaln ideler ayr ayr bileimler iinde birleik olarak gzlem
lendiklerinden zihin bu tr birleimleri tek bir ide olarak d
nme gcne sahiptir;4 bunlar yalnzca dndaki nesnelerde
bileik olmann yannda zihnin kendi edimleriyle de bir araya
konabilirler. Birka yaln idenin katlmyla oluturulan, gzel
lik, iyilik bilme, bir insan, bir ordu, evren gibi eitli yaln ideler
ya da bunlardan kurulu bileik idelerden karmalansalar da zihnin
isterse her birini ayr ayr, tek bir ey gibi dnp tek bir adla
belirttii idelere ben bileik ideler diyorum.
2.
Zihin, idelerini yineleme ve karmalama yetisi erevesinde,
dncelerinin nesnelerini d ya da i duyumun ona ilettiklerini
aan sonsuzlukta eitleme ve oaltma gcne sahiptir. Fakat
bu bile o iki kaynaktan edindii ve tm bileimlerinin asl mal
zemeleri olan yaln idelerle snrldr. Nitekim yaln idelerin ta
mam eylerin kendilerinden gelir ve zihin bunlardan ya da
kendine sunulanlardan fazlasna sahip olamaz.5 Duyular aracl
yla dndan gelen duyulur niteliklere ait idelerden kendinde
duyumsadklarndan baka bir dnen tzn6 ilemlerinin
idelerini tayamaz. Fakat bu yaln idelere bir kez kavutu mu
4
5

B ileim ler bireysel eylerde duyulara sunulduu biim iyle bireysel zihinde
oluturulduu zaman; bireysel zihince oluturulduunda deil.
Daha nce vurguland zere, bu balamda sylem ek istedii, yaln ide
lerle ilikim izde edilginiz. Kr dom u biri renkteki eitlilii alglayam az
ya da im geleyem ez ve insan zihni hibir isten em ei ile deneyim de sunu
lanlar dnda eyler ve kiilere ilikin tikel ideler edinem ez.
Tanr da dahil. Bak; 2. Kitap, 23. Blm , 33. Ksm.

nsann Anlama Yetisi zerine

ir Deneme

yalnzca gzlem ve dardan sunulanlarla snrl kalmaz; kendi


gcyle sahip olduu ideleri birletirip gerekte olmadklar bir
karma oluturup yeni bileik ideler yaratabilir.7
3. Ne kadar karma ve bileik, sonsuz say ve bitimsiz eit
lilikle insanlarn dncelerini doldursalar da yine de hepsinin
u balk altnda dzenlenebilecei kansndaym:
1. KPLER
2. TZ
3. BAINTILAR8
4. Karma da olsalar kendi kendilerine deil de, gen, iyilik
bilme, cinayet szckleriyle dile getirilen ideler gibi tzlerin banlar ya da duyulanmlar olduklar sansn uyandran bileik
idelere ben kipler diyorum. Sylemlerde yeni szckler yapma
ya da eski szckleri biraz yeni bir anlamda kullanmada genel
kavramlardan ayr dme kanlmaz olduundan kip szc
yle demek istediim genel anlamdan ayrlk tarsa ba
lanmay dilerim.9
5. Kiplerin ayr ayr ele alnmas gereken iki tr vardr:
Biri, bir dzine ya da yirmi gibi baka bir ide kartrlmakszn ayn yaln idenin farkl bileimleri ya da eitlemeleri olan
kipleri ierir ki toplanan bir sr ayr birimin idelerinden baka
bir ey olmayan bu kipleri tek bir yaln ide erevesinde kal
dklarndan yaln kipler10 diye adlandryorum.
7
8

Biimlendiriri hayal gcnde ve yapay genellemelerinde.


Burada bant idelerini bileik idelerin bir tr olarak gryor. Ancak 1.
Ksmda bileik ideler ve bant idelerinden zihince yaplan cinste idelerin
trdeleri diye sz etmiti. Baka bir yerde de tm b ileik idelerde ban
ty var kabul etmektedir.
9 Locke'da yaln ve kark tm kipler, tzlerden soyut biim de ele alnan,
nitelikler ve bunlarn beklerine ilikin tadm z idelerin adlardr.
10 13-21. blmlerinde ele alnmaktadr.

kincisi, ayr trlerde yaln idelerin tek bir bileik ide olu
turmak zere birletirilmesiyle doan kipleri ierir; rnein, ba
kana zevk veren belli bir renk ve ekil btnlemesi ierdiin
den gzellik; sahibinin izni olmakszn bir eyin zorla el dei
tirmesi anlam tayan hrszlk grld zere ayr trlerde
birka idenin bir bileimini yanstr ki ben bunlara kark kip
ler11 diyorum.
6. Tzlerin ideleri kendi kendilerine varlk gsteren ayr tikel
eyleri temsil etmek zere oluturulan yaln ide bileimleridir;
eylerin iinde varsaylan ya da var olan kark tz idesi birincil
ve asl idedir. Bu durumda tze belli derecelerde arlk, sertlik,
yumuaklk ve eriyebilirlik ile birlikte belli bir kirli beyazms
rengin yaln idesi katlrsa kurun idesine sahip oluruz; tze belli
ekil idelerinin bir bileimi ile hareket, dnce ve uslamlama
eklenirse sradan bir insan idesine kavuuruz. Tzlerin de iki tr
idesi vardr: Bir insan ya da bir koyun gibi ayr ayr varlk gste
ren tekil tzler idesi ve bir insan ordusu ya da bir koyun srs gibi
tekil idelerin bir araya getirilmesiyle oluan toplu tz ideleri.
7. Bileik idelerin sonuncusu da bir ideyi dieriyle balantl
dnme ve karlatrm ay ieren bant idesidir.12
Tm bunlar zerinde srasyla duracaz.13
8. Zihnimizin ilem lerini14 izler ve dikkatle duyumlardan
(d ve i) edindii yaln ideleri nasl yineledii, birbirine ekle
dii ve birletirdiini gzlemlersek bu takibin banda imgele
yeceimizden daha teye yol alabiliriz ve inanyorum ki, kav
ramlarmzn kaynaklarn titizlikle gzlemlersek duyu ya da
11 22. B lm e baknz.
12 Dorusu bu tr bileik ide de Locke'un da baka yerlerde kabul ettii
zere, karlatrma dolaysyla bant ierir.
13 Leibniz, Yeni D enem eler.
14 Locke'un tarihsel yntem ine gre aklamalar iin gem i ideler ya da g
rnlere bakmak zorunludur.

nsann Anlama Yetisi

zerine

ir Deneme

zihinsel ilemlerden ne kadar uzak grnrlerse grnsnler en


belirsiz idelerin de zihnin i ya da d duyumdan edindii ideleri
yinelemek ve kartrmak yoluyla anlama yetisinin kendisinde
kurduu tasarmlar olduklarn anlarz: yle ki genel ve soyut
ideler de zihnin dndaki nesneler ya da kendinde duyumsad
ilemlerden edindii ideler alannda her zamanki yetilerini kul
lanarak eriecei, dolaysyla yine d ve i duyumdan gelen
idelerdir.
Bunu uzay, zaman, sonsuzluk ve bu kaynaklardan en uzak
grnen dier birka ide erevesinde gstermeye alaca
m .15

15 lerideki blmlerde 25. blme dek idelerin kipleri, tz ideleri ve bant


larnn idelerine dair rnekler Bacon'un ciddi rnekler dedii trdendir ki
bunlar bilim ve felsefed e en anlalm az idelerim izin bile aama aama be
duyu ya da i duyumdan doduklar varsaymnn kantlanmasnda kulla
nlmaktadrlar. Fakat her durumda anlalm az ideler deneysel karlatr
mann rnleri midirler? ounlukla, anlama yetisinin deneyim e bam l
ln gsterm eyi arzulayarak insann anlama yetisini duyulara indirger g
rnen Locke'a kabul grm eyen bir bak asyla, zihinsel zorunluluklar
dan domazlar m?

1 . BOLUM
YALIN KPLERN BLEK DELER:
UZAY DESNN YALIN KPLER
1.
nceki blmlerde btn bilgimizin malzemeleri olan ya
ln idelerden sk sk sz etmisem de bu daha karm a1 olanlarn
dan ayrm deil de daha ok zihne giri yollaryla snrl kal
dndan imdi burada bu idelerden bazlarn baka bir ba
lamda ele almak ve ayn idenin zihnin eylerin kendilerinde var
bulduu2 ya da kendi iinde hibir d nesne veya yabanc bir
sunumdan yararlanmakszn3 yaratt farkl kiplemelerini ir
delemek belki de yararl olacaktr.
Tek bir yaln idenin kiplemeleri (yaln kipler diyorum ben
bunlara) zihinde en byk uzunluk/uzaklk ya da kartlk kadar
tmyle farkl ve seik ideler olarak yer alrlar. ki idesi bir
idesinden, maviliin sdan ya da her birinin herhangi bir say
dan olduu kadar ayr bir idedir; bu yalnzca yinelenen bir bi
rimin yaln idesinden oluur; bu tr birleim yinelemeleri bir
dzine, on iki dzine ya da bir milyon gibi ayr yaln kipler
oluturur.
1

"Daha bileik/bitiik" en bandan deneyim de ierilen idelerde bileiklik


dereceleri olduunun gstergesidir.
2 D olaysyla zihin, var olan eylerde kendisi iin oluturulan, tzlerde bir
lem i, ilk duyu alglarm zda da belirsiz olarak bulunan g ve varolu
idelerinin elik ettii nitelikler olarak alglanan bileik ideler bulur.
3 Yani, ya bireysel zihince ya da zihin iin yaplrlar.

226

nsann Anlama Yetisi

zerine

ir Deneme

2.
"Uzay4" yaln idesi ile balamak istiyorum. 4. Blmde
uzay idesini grme ve dokunma duyusuyla5 elde ettiimizi6
gstermitim; bu o kadar apaktr ki insanlarn gzleriyle
.*7
. .
,
renkleri grdklerini kantlamaya almak kadar, buna insan
larn gzleriyle farkl renklerdeki cisimler ya da ayn cismin
paralar arasndaki uzakl algladklar konusunda kalkmak
da gereksizdir; bunu karanlkta hissederek ve dokunarak da ya
pabildikleri bellidir.
4

U zayn usuz bucakszlk idesi ve de uzay bantlarna ilikin matema


tiksel idelerim iz duyularn yaln grnleriyle aklanmaktan uzak gele
bilir. Ardndan Locke, bunu yantlamaya alyor ve uzay kiplerine ilikin
idelerim izi deneyim e bam llklar kuramn kantlamada ciddi rnekler
olarak ele alyor. Duyularda sunulan uzama ait yaln grnler snrsz
uzay idesini dourabilseler insann bilincinde olduu afortiori (tmel ara
clyla tikeli kantlama, dolayl karm) en yksek, kutsal ideler de ayn
biim de duyu verilerine bal olabilirler.
"Edinmek"; zaman ve dolaysyla tarih sras iinde dokunma ya da grme
duyularnn alglarna bal olarak ancak uzayn zorunlu olarak duyu alg
laryla sunulduu ve doutan olduu yaklam n ieren akl yolu ile
edinm ek deil, sz edilen. Locke'a gre bir ide edinmek en bata bir
zelliin-yklem in algsna varmaktr ve bilincin kaynakland ve doal
kkenini oluturan koullarn bir tarihini gerektirir. D enem ede kaynaklan
d duyusal grnler dndaki eleri de ortaya karabilecek olan en
son yapsnn eletirel bir analizinin (zm lem e) yerini bir idenin dou
tarihi almaktadr.
U zay ayrca bir dokunma verisi olarak ele almann uzay ve cism i zde
letirmek olduunu ileri sryor Cousin. Bunu Locke'un hep yaptn ya
da en azndan mantksal olarak yapmak zorunda olduunu, bylece de dur
m akszn genileyen cisim idesini usuz bucakszlk idesi olarak ne sr
dn iddia ediyor. L ocke uzay algsnn yalnzca dokunsal ve grsel olup
olm adn ya da her organik duyum ile ortaya karlp karlmadn
sorgulamyor. Ayn zamanda grme duyusunda sunulan uzam idesinin do
kunma duyusunda sunulan ile zde ya da farkl olup olm ad ve dokun
mada duyulann basit dokunu ya da kaslarla duyumdan m kaynakland
ile ilgilenmiyor.
Demektir ki kimi uzam algs kanlm az biim de renk algsnda, en azn
dan yzeysel bir uzam formunda sunulur. D m zdaki uzaklklara ilikin
Berkeley'de bir eyler bulabiliriz. L ockea gre beden birincil olarak hem
grme hem dokunma araclyla asl uzam nitelii ile dorudan kendini
kefeder. Dier yandan Berkeley uzayn, Locke'un dedii gibi hem grlr
hem duyulur deil, yalnzca duyulur olduu sonucuna varr; dolaysyla
uzay idesi nnde sonunda dokunsal duyularn art ardal ile aklanr.

Yaln Kiplerin Bileik deleri: Uza/ desinin Yaln Kipleri

3. Baka hibir eyi dnmeden yalnzca, iki varlk ara


snda varsaylan bu uzay uzaklk diye adlandrlr: Uzunluk,
genilik ve kalnlk ele alnrsa bu kapasite diye adlandrlabilir.
[Uzam8 ise genelde her durumda kullanlan bir terimdir.]
4. Her farkl uzaklk uzayn birer kipidir ve bu uzaklklara ya
da uzaya ait her farkl ide de birer yaln kiptir. [9nsanlar, lme
alkanl ile, zihinlerine bir in, yard, ayak, kula, mil, ap gi
bi, uzay idesinin bnyesinde bulunan bir sr belirli uzunluk
idesi yerletirirler. Bu ller insanlarn dncelerinde yer ald
m], cisim ya da baka herhangi bir eyin idesi katlmakszn,
zihinlerde olabildiince sk yinelerek evrendeki cisimler arasn
da var olan uzun, enli, kbik, ayak, yard, kula ideleri oluturu
lur; bunlarn zerine yaplan ayn cinsten eklemeler sonucu uzay
ideleri istendii kadar geniletilebilir. Yineleme veya katlama
yoluyla durmakszn bir ncekine eklenen bir uzaklk idesi in
sanlar usuz bucakszlk idesine10ulatrr.
Dokunm a duyusu dier duyularn ilk verilerine aama aam a ilitirildii
varsaylan boluk idesinin tek asl ara nedeni yaplmaktadr, bu ekilde.
Bu, uzay idesini her organik duyumda nesnel yapsnn balangc olarak
gren sava zt bir yaklamdr. Ancak nesnellik kesin olarak meknsal/
uzaysal deildir ve uzay duyusu ya da idesi ile kartrlmamaldr.
8 lk baskda bu; "uzay boluunu kat, dokunulur ve hareket edebilir bir
eyle dolduran madde snrlan ele alndnda bu snrlar arasnn uzam
diye adlandrlmas uygundur. Buna gre uzam yalnzca cism e zg bir
idedir; ancak uzay, apaktr ki, cisim siz dnlebilir. En azndan, uzam
szcn bir madde duyulanm ya da tikel kat cisim lerin snrlan ara
sndaki uzaklk iin kullanmann bu karmaay ortadan kaldrmann en
aklc ve en iyi yolu olduu kansndaym; ve daha genel bir anlamda uzay
szcn onu kaplayan kat madde ile ya da onsuz uzaklk iin kullan
makta ayn lde yararl olacaktr, bence" eklindedir.
9 lk baskda; "kendilerini dier uzaklklar lm ede kullandklar bir fit, bir
yard, bir kula, bir fersah ya da ap gibi belirli uzay uzunluklanna altra
rak insanlar bu ideleri dncelerinde yerletirmilerdir..." biimindedir.
10 U suz bucakszlk idesi zihinde snrsz eklem e zorunluluu dem ekse olas
duyu verisi olamaz. Duyular yalnzca gerekten grlen ya da duyulan su
narlar ve bu hep sonlu bir grntr. Snrsz eklem e zorunluluu, duyu
verisi olm akszn zorunluluk algs olamasa da, baka bir kaynaktan geliyor
olmaldr.

228

tnsann Anlama Yetisi

zerine

ir Deneme

5. Uzay idesinin bir dier kipi uzamn ular ya da evrelen


mi uzayn snrlar arasndaki bantdr. Dokunma duyusu
bunu ularna deebileceimiz duyulur cisimlerde; gz ise gr
alan iinde snrlar bulunan renkler ve cisimlerde kefeder.
Belirgin alarla buluan dorusal izgiler ya da hi as alg
lanmayan eriler ile evrelenmi uzay ya da cismin en u nok
talar balantlandrlarak zihne sonsuz eitlilikte yansyabilen
ekil idesi u lar.11 Yapk madde ktlelerinde gerekten var
olan ok sayda farkl ekil dnda zihin kendi gcyle, uzay
idesini deiik biimlere sokarak ve bylece srekli yeni bile
imler oluturarak, kendi idelerini yineleyip onlar istedii gibi
karmalayarak tamamyla tkenmez bir birikim edinir. Dolay
syla ekilleri sonsuz miktarda oaltabilir.
6. Zihin bir utan bir uca dorusal bir uzunluk idesini yinele
me ve bu dorusal izginin uzunluunu katlayacak biimde
baka bir uzunluu ayn ynde ekleme ya da uygun grd
ynde bir bakasn ekleyip bylece istedii a trn elde etme
gcne sahip olduundan; imgeledii bir izgiyi hi sonu gel
meksizin ikiye, drde ya da daha fazlasna blerek herhangi b
yklkte bir a yaratabilir, istedii uzunlukta izgileri yine
farkl uzunlukta izgilere ulayp bir uzay tmyle kapatana dek
ilemi srdrdnde uzayn bir sr farkl yaln kiplerini
oluturan ekilleri sonsuz sayda oaltabilir.
Dorusal izgilerle yaptn eri ya da hem dorusal hem
eri izgilerle; izgilerde yaptn yzeylerde de gerekletire
bilir; ki bylece zihnin gc yettiince bitimsiz eitlilikte e
killerin dncelerine ynelebiliriz.
11 U suz bucakszlk akln erm edii, uzam grn ile sunulan, sonsuzluu
dile getiren bir terimdir; ekil ve yer ideleri ise sonlu ve olumludurlar. An
lalm az sonsuzluk, "usuz bucakszlk" ynyle, uzayn duyusal idesinin
kiplerinden biri olarak kabul edilir mi? Tikel uzaylar son bulur fakat usuz
bucakszl sona eriyor d iye dnem eyiz. Buna ilikin tek olum lu idem iz
kanlm az ilerleyi idesidir; fakat zihnin byle eilim li olduu sonsuzlua
ilikin zihinsel bir im ge olamaz.

Yaln Kiplerin ftihik ideleri: Uzay idesinin Yaln Kipleri

7. Bu balk altnda incelenebilecek dier bir ide > r " 12dir.


Yaln uzay idesinde olduu gibi bunda da birbirleriyle ayn
uzakl koruduu ve bylece hareketsiz olduu dnlen bir
ey ve iki ya da daha fazla nokta arasndaki uzaklk ilikisidir
sz konusu olan. Dn olduu yerde kalan bir eyin yine sabit
olan iki ya da daha fazla nokta ile arasnda ayn uzaklk korun
duundan buna bakarak o eyin ayn yerde olduunu syleriz:
Fakat bu noktalarla arasn duyulur biimde deitirmise bu
kez yerini deitirdiini syleriz. Genel yer kavramnda byle
belirgin noktalardan deil de eyin konumlanmasyla balantl
grlen, daha byk duyulur nesne paralarndan uzaklk ele
alnr.
8. Satran tahtas zerinde koyduumuz yerde duran talar
iin hepsi ayn yerde duruyor ya da hareket etmemiler deriz;
ancak satran tahtas bir ara bir odadan dierine tanm ola
bilir. Burada birbiriyle ayn uzakl koruyan satran kareleri ile
talar arasndaki karlatrmadr yaplan. Gemi hep hareket
halinde olduu halde kamarann ayn tarafnda duruyor diye
satran tahtasnn hareket etmediini syleyebiliriz. Yerkre
dnd halde evredeki kara paralaryla uzakl koruduunu
varsayarak gemi ayn yerinde duruyor da diyebiliriz. Yerkre
dnyor; yleyse satran talar ve tahtas ve gemi de birbiriyle
ayn uzaklkta kalan daha uzak cisimlere gre yer deitiriyor
dun Tahtann belli paralarndan uzaklk satran talarnn ye
rini, kamarann sabit paralarndan uzaklk satran tahtasnn
yerini ve yeryznn hareketsiz ksmlar geminin yerini belir
lerse bu balamda yer deitirdikleri; kesin olan ok sayda
eyden uzaklklar deise de bunlarn szn ettiimiz belir
leyicilere gre ayn yerde kaldklar sylenebilir; ve hareket eden
12 Duyuda yer idesinin aamal evrim inin ve duyularm zn yerletirilm esinin
tarihi imdi L ockeun gzlem lerinin yetersiz kald bir bilim sel ayrnt ile
aratrlmaktadr.
13 James, Psikoloji, II. cilt, sf: 154.

230

nsann Anlama Yetisi zerine

ir Deneme

dier eylerle karlatrm a yaptm zda aslnda tm bu eyler


ayn yerlerini korumuyorlardr ki, bunu kendimiz de kolayca
dnebiliriz.
9. Yer dediimiz bu uzaklk kiplemesini insanlar gerekti
inde eylerin belli konumda yerletirilmeleri amacyla kulla
nrlar; bu yeri, ayn eyin yerini daha iyi belirleyecek olan baka
eyleri hesaba almadan o anki amalarna en uygun olan yakn
eylere gre dnr ve belirlerler. Satran tahtasnda her bir
tan yerinin dzenlenii yalnzca bu damal tahta paras s
nrlarnda yapldndan baka bir eyle bu yerlerin belirlen
mesi satran oyununun amacyla eliir; fakat ayn satran ta
lar bir antaya konduunda biri siyah ahn nerede olduunu
sorarsa, yerin bu kez satran tahtasna gre deil de iinde bu
lunduu odann bir parasna gre belirlenmesi uygundur; imdi
bulunduu yere satrantakinden farkl bir amala konduundan
baka cisimler balamndan yeri sylenir. Biri Nisus ve Euryalus yksn ieren iirlerin nerede olduunu sorarsa ona yer
yznn bir blm ya da Bodley Ktphanesi'nde demek yan
l olur; fakat asl yeri Vergilius'un almalarnn belli blm
leridir: Tam yantsa bu iirlerin Vergilius'un 9. Kitab Aeneis'in14 orta ksmnda olduklar ve yaynladndan bu yana hep
ayn yerde bulunduklar biimindedir. Kitabn kendisi binlerce
kez yer deitirmise de yer idesi burada yknn kitabn hangi
blmnde olduunu bilmek ve bylece gerektiinde nerede
bulabileceimizi saptamak, yararlanmak iin bavurmak ama
cyla kullanlmaktadr.
10. nce de szn ettiim gibi yer idemiz bir eyin greli
konumuna ilikindir ki tm paralarnn yer idesine sahipken
evrenin kendine ilikin yer idesine sahip olamadmz dn
dmzde sanrm bu kolayca benimsenecektir; nk evrenin
14 4. Kitap, 176-502. satrlar.

Yaln Kiplerin Biloik ideleri: Uzay idesinin Yaln Kipleri

tesinde onunla bir uzaklk bants tadn imgeleyebilece


imiz herhangi bir sabit, ayr, tikel eyler idesine sahip deiliz;
fakat tm bunlarn tek tip bir uzay ya da zihnin hibir eitlilik
yada farkllk grmedii bir yaylm olduunu varsayabiliyoruz.
Dnya bir yerdedir demek dnya vardr demekten baka bir an
lam iermez ki bu, yer kavramn da ierse, konumunu deil
yalnzca varln belirtir. Biri evrenin yerini ortaya kard ve
zihninde yaratt zaman bize sonsuz uzay boluunda hareketli
ya da hareketsiz olup olmadn syleyebilir: Ancak u da var
ki, yer szc bazen daha kark bir anlam 15 alr ve var olan
herhangi bir eyin kaplad uzay simgeler ki bylece evren bir
yerdedir denebilir.
Dolaysyla uzay idesini edindiimiz grme ve dokunma du
yularmzla yer idesini de elde edebiliriz ve zihinlerimize uzam
ya da uzaklk idelerini sokabiliriz her iki yolla da...16
11.
Cisim ve uzamn, szck anlamlarn deitiren, ikisinin
ayn ey 17 olduuna bizi inandrmak isteyenlerin, bakalarnn
15 Tm yle greli bir terime mutlak bir anlam verilm i oluyor; Locke'a gre
yer yerin kendi dndaki cisim lerle bantsdr. Yerde evrenin varl ile
salt varln mutlak biim de zdeletirm ek Locke'un tersine uzay ve c is
mi zdeletirm ek olur.
16 U zaklk, ekil, yer ve dier uzay bantlarna dair alglarm z tanmlarken
Locke balangta belirsiz olan uzay ya da yer idem izi uzaysal evrene d
ntrmeyi salayan fiziksel koullarn ayrntsna girem em itir, ki bu
aratrma balangcndan itibaren fizyolojik psikolojide ilgin bulgulara
yol am tr.
17 Burada gnderme yaplan Kartezyenler (Descartes yanllar) uzam mad
denin z kabul ederler. Locke cisim idem iz ile uzay idem iz arasndaki
ztlkta srar eder; fakat uzay idesinin ayrc zelliklerini yeterince sergi
lem eyi beceremez; ya da, kendi yetersiz anlatm iinde, nasl bir duyu ve
risi olarak ele alnabileceini gsterem ez. Bununla birlikte anmsanmaldr
ki, tarihsel yntemi erevesinde Locke uzay idesinin douuna yalnzca
insann bilinli yaam tarihi iindeki bir olay olarak bakmakta ve duyusal
grnleri uzayn kayna ile bantlandrmaktadr. Dokunma ve grme
duyularnda bulduklarn kullanm akszn uzay idem ize kavuamazdk.
D oan ide ne grlen ne de dokunulan iermeden pek anlalamaz. Y n
temi onu zihnin tinsel etkinliini gz ard etm eye ve dikkatini yalnzca

232

nsann Anlama Yetisi

zerine

ir Deneme

felsefesini ok fazla anlamsz ya da kukulu terimlerin belirsiz


lii ve de bylece aldatclna gmlm diye iddetle kna
yacaklarndan eminim. Dier insanlarn (cisimle) paralan ay
rlr ve farkl ynlere hareket edebilir kat ve uzanml bir ey
ve de (uzamla) kat yapk paralarn ulan arasnda onlarn
kaplad bir uzay olarak tanmladklar bu iki szckle onlar
ayn eyi ifade ediyorlarsa ok farkl iki ideyi birbiriyle kar
trm olurlar; bu noktada uzay idesinin katlk idesinden kzl
renk idesinden olduu kadar ayr anlam tayp tamad her
kesin kendi dnceleriyle belirleyebilecei bir tartmadr.
Kzl renk gibi katln d a18 uzanmsz var olamayaca do
rudur fakat bu onlarn ayr ideler olmalarna engel deildir. Bir
birinden ok farkl idelerin ou varoluu ya da kavranmas
asndan baka idelere gereksinir.19 Hareket, uzaysz ne olabilir
ne de dnlebilir; bununla birlikte ne hareket uzaydr ne de
uzay harekettir; uzayn ve katln ideleridir diye dnyo
rum. Katlk20 cisimden yle ayrlmaz bir idedir ki cismin
uzayda yer kaplamas, dokunma, itme gc ve itmesine dayal
olarak hareketi iletmesi ona baldr. Tinin bedenden ayr olduu
dnmenin iinde uzam idesi barndrmamas ile aklanrsa,
iinde katlk idesi tamyor diye uzay cisim deildir de dene
bilir sanrm. Uzay ve katlk, dnme ve uzam kadar birbirin
den farkl idelerdir ve zihinde tmyle birbirinden ayrlrlar. O
zaman apaktr ki cisim ve uzam iki ayr idedir. yle ki,
eylerin var olan yaplar altndaki organik uyumlar ile, deneyim aracl
yla salanan grnlere yneltm eye itmitir. Grnlerin evrensel ya
da zorunlu nclleri deil fiziksel bir aradalklan ve art ardalklardr,
Locke'a onlar bu balamda kabul ettiren.
18 Bir kat, boyutta uzanan bir uzay dolduran ya da kaplayandr ve fiziksel
anlamda geirgen olm ayan ya da basn ya da baka bir yolla uzaml bir
varlktan uzam sz bir varla dntrlme kapasitesi tamayandr.
19 Bu itiraf Locke'u idelerin bireysel bilinte yalnzca tarihsel nceliinden
(exordium ) ayr olarak aklda (akl gcnde) m etafziksel nceliini daha
da kabullenm eye gtrm olabilir.
20 Bak: 11. Kitap, 4. Blm.

Yaln Kiplerin Bileik deleri: Uzay desinin Yaln Kipleri

12. (1) Uzam cisim gibi, katlk ve cismin hareketine direnme


iermez.
13. (2) Salt uzayn paralar ylesine kopmazdr ki sreklilik
gerekte de zihinde de blnemez. sterse biri bu srekliliin bir
parasn dncesinde olabildii kadar koparmay denesin.
Edimsel olarak blmek ve ayrmak, bir srekliliin olduu b
tnn paralarn birbirinden kopararak iki yzey oluturmaktr.
Dier yandan zihinde blmekse, sreklilii olan iki yzeye
ayrmak ve birbirinden kopmu olarak dnmektir ki bu zihnin
blnebilir diye dnd eylerde yaplabilir ancak; bylece
eylerin ncesinde sahip olmad ancak yetenekli olduu iki
ayr yeni yzey bu zihinsel ayrmla elde edilebilir. Gerek ya da
zihinsel hibir ayrma ileminin salt uzaya uygun olduunu d
nmyorum .21
Bir insan bir ayaklk alan bir uzay olarak dnebilir fakat
bu zihinsel ayrma ya da blme kadar geni bir dnme deil
aslnda bir ksmen dnmedir; nk bir insan, birbirinden ayr
iki yzeyi hesaba almadan, gerekte yapabileceinden daha fazla
blme ilemi yapamaz zihninde: Ksmen dnme ayrma de
ildir. Bir insan gnete , ss olmadan, ya da cisimde ha
reketi, uzam olmadan, ancak onlar ayrmadan dnebilir. Biri
tek bir eyle snrl bir ksmen dnme iken dieri her ikisini
ayr ayr var dnmektir.
14. Salt uzayn paralar ayrlmazlklarna bal olarak hare
ketsizdirler; hareket herhangi iki ey arasnda uzaklk deiimi
21 "Sonlular nasl en kk blnmezlerden oluuyorsa sonsuzlar da sonlu
lardan oluur. Paralar, somut anlamda, birbirinden ayrlabilir, birleik,
bitim em i, birbirinden bam sz ve koparlabilir haldedirler. Fakat, bizce
ksmen kavranabiliyorsa da sonsuz uzayn bnyesindeki bu paralar birbi
rinden ayrlamaz ve kopanlam az olduklar gibi aykr koullar olm akszn
paralanabilir deillerdir. Uzay nnde sonunda kendinde tektir ve mutlak
blnmezlik ierir. (Clarke'tan Leibniz'e, Collection o f P apers, sf: 131) bak:
Spinoza, Ahlak (Ethica).

234

nsann Anlama Yetisi

zerine

ir Deneme

olduundan srekli hareketsiz kalmalar gereken ayrlmaz par


alar arasnda sz konusu olamaz.
Yaln uzayn paralar ayrlmaz, hareket edemez ve cismin
hareketine direnme gsteremez olduundan, belirgin idesi onu
aka ve yeterince cisimden ayrr.22
15. Biri bana szn ettiim bu uzayn ne olduunu soracak
olursa ondan onun uzamnn ne demek olduunu sylemesini
isterim.23 Genellikle olduu gibi uzam partes extra partes diye
aklandnda, yalnzca uzam uzamdr tanm ortaya kyor.
Uzamn uzanml paralara sahip olmak anlamna geldii sy
lenen uzamn doas hakknda ne kadar iyi aydnlanabilirim?24
Biri lif nedir diye sorduunda eitli liflerden oluan bir ey
desem ncekinden daha fazla kavrayabilir mi lifin anlamn? Ya
da amacmn onu bilgilendirmek deil tersine onunla alay etmek
olduunu dnmekte haksz mdr?
16. Uzay ve cismin ayn olduunu ne srenler yle bir iki
lem yaratrlar: Bu uzay ya bir eydir ya da hibir eydir; hibir
eyse iki cisim ister istemez birbirine deer; bir ey ise bu kez
u soru ortaya kar, "tin midir cisim midir?" Buna baka bir
soruyla karlk vereceim; kim onlara dnemeyenlerin yal
22 U zayn zorunlu s reenlii onun snrlanam az d oasn n gstergesid ir
-doldurulmu bir uzayn tesinde mutlaka tketilem ez olan daha da bo yer
kalmaldr. Bir cism in sonunu im geleyebiliriz fakat daha fazla cisim ler iin
potansiyel yer ieren uzay iin bu sz konusu deildir. Bir cism e ilikin
duyusal bir im ge kurabiliriz; ancak uzayn varl im gelenem ez. Locke'da
idenin ortaya kt deneyim tarihi, uzay idesinin ortaya ktnda nasl
byle yaplandn gsterm ekte yetersizdir.
23 15-20. ksmlarda uzay hakknda ontolojik bir soru douyor: "Uzay madde
mi, tin mi yoksa hibiri midir?; hibir ey ya da bir ey midir ve bir eyse,
bir tz ya da bir yklem midir; Tanrya mutlak ballk ya da Tanrdan
mutlak bam szlk m ierir? Bu, I. Kitapta 3. Blm , 18. K smda gn
derme yaplm olan, Locke'un aklad tz idesini devreye sokar (17-20.
Ksmlar) Locke pek nem li bulmazken Leibniz "felsefede en nem li nok
ta" olarak vurguluyor bu konuyu. ( Yeni D enem eler)
24 Zaten 3. Ksm da uzam ile hangi anlamda ele alnrsa alnsn uzay dem ek
istediini belirtmiti.

Yaln Kiplerin Bileik deleri: Uzay desinin Yaln Kipleri

nzca kat varlklar ve uzanml olmayanlarn da dnen var


lklar olduunu ya da olabileceini sylemitir? Cisim ve tin ile
demek istedikleri tmyle budur.
17. (Genelde olduu gibi) Cisimden yoksun bu uzayn tz ya
da ilinek olup olmad sorulursa hemen bilmiyorum diye ya
ntlarm ki bu durumda bunu soranlar tze ilikin ak ayr bir
idenin varln gsterene dek bilgisizliimi ayplamamaldrlar.
18. Elimden geldiince eylere ilikin uydurma szcklerden
kanm aya alrm .25 Ak ve seik anlamlar tamayan bir
dolu grlt kararak olmayan bir bilgi uydurmak cahilliimizi
azaltmaz. Keyfi adlar belirgin idelerin iaretleri olarak kullanl
dnda eylerin doasn deitirmedii gibi onlar daha iyi
anlamamz da salamaz.26 Bu tz szc zerinde srarla du
ranlardan bunun sonsuz, anlalmaz Tanr, sonlu tinler ve cisim
iin ayn anlamda kullanlp kullanlmamas ve de bu ok farkl
varlklarn her biri tz diye adlandrldnda ayn ideyi temsil
edip etmemesi zerinde dnmelerini istiyorum. Tanr, tinler
ve cisim ortak bir tzde buluuyorlarsa yalnzca tzn farkl
kiplemesi onlar farkl klabilir ya da bir aa ve aklta bu
balamda cisim ve cismin ortak doasnda buluuyor oldukla
rndan bu ortak maddenin yalnzca bir kiplemesi olarak farkl
laabilirler biiminde ok kaba bir reti doar sonu olarak.27
25 Asla unutulmamaldr ki insan zihninin bo ve belirsiz m etafziksel s z
cklerin esaretinden kurtarlmas Locke' Denem e'de giritii aratrmaya
iten asl hedeflerden birisidir.
26 ilk baskda, "ak ve seik" kullanlmtr.
27 Descartes kadar Spinoza da byk olaslkla burada Locke'un dikkate ald
kiidir. Etlica'daki tz tanmna gre, yalnzca tek bir tz olasdr ve her
ey ve her kii bu tek tzn kiplem eleri olarak dnlmelidir. Spinozann tek tz Tanrdr. (Ethica, nermeler, 14.) insan tininin sonsuzlua
eritirilm esi balamnda Locke'da Tanr idesi onu burada Tanrdan her eyi
ieren tek tzn bir kiplem esi olarak sz etm eye dek gtrr. Spinoza
Tanry, Locke'un tersine, eylerin ve kiilerin Yaratcs ya da ilk nedeni
olarak dnmyor. Spinoza'daki tek tz var olan her eyin zihinsel nka-

236

naann Anlama Yetisi zerine

ir Deneme

Fakat Tanr, sonlu tinler ve madde iin farkl anlamda kulla


nld ve Tanr bir tzdr dendiinde tek bir ideyi temsil ettii;
ruh iin baka cisim iin baka ideleri simgeledii sylenirse;
tz ad ayr ideye karlk geliyorsa o zaman bu ayr ideler
akla kavuturulmu ya da en azndan onlara verilen ayr
adla bu kadar belirsiz bir terimin karmakark kullanmndan
doacak yanlglarn n alnm olur. Bu terimin ayr anlam
tamas bir yana her zamanki kullanmnda tek bir ak, ayr
anlama kavumamtr. Tze ilikin ayr ide yaplabiliyorsa
neden bir drdncs olmasn ki?28
19.
inde barnaca bir eye gereksinen gerek varlklarn
bir tr olan ilinekler kavram yla ilk karlaanlar onlar des
tekleyecek tz szcn ortaya karmaya zorlanmlardr.
(Yeryznn de onu tayacak bir eye gereksindiini imgele
yen) bir Kzlderili dnr bu tz szcn dnm ol
sayd dnyay kaldracak bir fil ve fili kaldracak bir kaplumbaa
aramak durumunda kalmazd: Tz szc bunu zaten karlar
d. Bir Kzlderiliden beklenebilecek en gzel yant ne olduunu
bilmedii bir eyin dnyay tadn sylemesidir ki kendi
Avrupal dnrlerimizin yeterli bulduklar yant da bundan
pek farksz deil hani: Ne olduunu bilmediimiz fakat ilinekleri
buldr, ki eyler ve kiilere ilikin tm kesin kavramlarn mantk uya
rnca yer ald ve matematiksel katlkla karmnn yapld bir kav
ramdr bu; gen ve daire bantlar onlar ieren uzayda mantksal bir
dzende var olabilir. Locke'un tzn anlamlarn sorgulad nokta D escartes'n lkeler yaptnn I. K sm , nermeler Blm 51. 54. sayfalarn
dan domutur.
28 L ocke Denem e'yi hazrlarken dncelerini not ald el yazmalarnda
uzay drdnc bir tz olarak dnmekten uzak "uzayn kendinde, hibir
eyin iinde tz olm adndan, sonsuz diye dnm eye eilim li olduu
muz, uzaml varlk kapasitesi ya da olaslndan baka bir ey olm ad
n" ne sryor. U zayn cisim den ayr alglanam ayaca, "bir boluk" d
ncesine aykr bir varsaymdr.

Yaln Kiplerin Bileik deleri: Uzay idesinin Yaln Kipleri

destekleyen eydir tz. Buna ilikin deil ancak yaptna ili


kin kark ve belirsiz de olsa bir idemiz var.
20. eylerin doasyla ilginenen bir Amerikal aydn mima
rimizi renmek istediinde" stun, bir temel zerinde duran ve
temel de, stunu destekleyen bir eydir" dense kendisiyle dalga
geildiini dnmez mi? Kitaplara tmyle yabanc birine ki
taplarn doas ve ierdiklerine ilikin bilgi verirken, iinde
ktlar ve harfler vardr, harfler ktta yer alan, kt da harf
lerin zerine yazld eydir dense dorusu kt ve harfler
konusunda baya bilgilendirilmi olur. Latince "inherentia ve
substantia" ngilizce'de sticking on (skca tutan) ve underpropping (alttan destekleyen) ifadelerine karlk gelir ki bun
larla tz ve ilinekler retisi iyice aklk kazanr ve felsefe so
rularnn zmlenmesindeki yararlar da ortaya kar.
21. Uzay idesine geri dnelim dilerseniz. Cismin sonsuz ol
mad varsaymndan hareketle sormak istiyorum, Tanr bir in
san cisimsel varlklarn tam bitiminde braksa bile bu insan elini
bedeninden te uzatabilir mi uzatamaz m?29 Uzatabilirse, kolu
nu da ncesinde cisimsiz olan uzaya koymu olur ve parmakla
rn aarsa aralarnda cisimsiz uzay kalr. Elini uzatamazsa, bu
da dardan bir engelleme yzndendir: (Bu halde de bedeninin
paralarn hareket ettirme gcne Tanr yle istiyor diye ya da
en azndan Tanrnn onu hareket ettirmesi imknsz olmadn
dan sahip bir canl olarak dnyoruz) yleyse, elinin dar
hareketini engelleyen tz m, ilinek mi, bir ey mi, hibir ey
midir? Bu savdan yola kanlar sorumu yantladklar zaman
29 Mademki hareketi olas klan bo uzay aralklar buluyoruz; cisim uzay gibi
sreen deilse de, bir insan zerine konduunda cisim sel varlklarn da en
u noktalarnda kalaca bir maddesel evrende bir nokta olarak tasarlamak
doru mudur? Bir u nokta ya da bu balamda sonsuz cisim ler evreni var
saym na gerek var mdr? Ya da tm srekli kiplem eleri ile srekli Tan
rsal yasaya tabi ve Tanrsal amala ykl olup da sreen olmadklarn
varsayabilir m iyiz?

238

nsann Anlama Yetisi zerine

ir Deneme

kendi kendilerine birbirinden uzak iki cisim arasnda, cisim ol


mayan ve bir katlk iermeyenin ne olduu ya da ne olabilece
ini de yantlayabilirler. Bu arada, aralarnda bir ey bulunma
yan iki cismin birbirine demesi kanlmazdr sav neyse tm
cisimlerin snrlar tesinde bir cismin engel olmad yerde ha
rekete geirildiinde bunu srdrebilmesi mmkndr sav da o
kadar dorudur, en azndan. Arada kalan salt uzay karlkl
dokunma zorunluluunu ortadan kaldrmaya yetse de cismin
nndeki uzay tek bana hareketi durduramaz. Szn ettiim
savn sahipleri yksek sesle sylemek istemeseler de, dorusu,
ya cismi sonsuz dndklerini ya da uzayn cisim olmadn
kabul etmelidirler. Dncelerinde sreden ok uzaya snrlar
getirebilen ya da dnerek birinden birinin sonuna varacan
uman bir insanla uzlamak niyetinde de deilim. Dolaysyla
byle bir insann ncesiz-sonraszlk idesi sonsuz olursa usuz
bucakszlk idesi de yledir; her ikisi de ya sonlu ya da sonsuz
durlar.
22.
Ayrca, maddesiz var olabilen uzayn imknszln ileri
srenlerin de cismi sonsuz almann yannda Tanrda maddenin
herhangi bir parasn yok etme gcn de yadsmalar gerekir.
Sanyorum hi kimse Tanrnn maddede olan tm hareketlere bir
son verebilecei ve evrenin tm cisimlerini tamamyla hareketsiz
ve sessiz klabilecei, istedii srece de onlar byle alkoyabi
leceim yadsyamaz. Tanrnn bu genel durgunluk srasnda
okuduu kitap ya da bedenini yok edebileceini kabul eden her
kimse bir boluk olasln da ister istemez onaylamaldr.
nk, yok edilmi cismin paralaryla doldurulmu uzayn
kalc olduu ve cisimsiz olabilecei apak ortadadr. evreyi
saran cisimler tamamen hareketsiz kaldndan, geilmez bir
duvar olurlar ve o uzaya baka bir cismin girmesini tmyle
olanakszlatrrlar. Gerekten de, bir madde taneciinin bir di
erinin terk ettii yere kanlmaz hareketi yalnzca doluluk

Yaln Kiplerin Bileik deleri: Uzay desinin Yaln Kipleri

varsaymnn bir sonucudur; ki dolaysyla varsaylan bir ger


eklikten daha iyi bir kant gerektirir: Kendi ak ve seik idele
rimiz uzay ve katlk arasnda byle zorunlu bir ba olmadna
yeterince ikna ediyor bizi; zaten biri olmadan da dierini kavra
yabiliyoruz. Boluk yanls ya da kart olarak tartan insanlar
bylece boluk ve dolulua ilikin yani varoluunu kabul et
medikleri halde, katlk iermeyen uzama ilikin seik idelere
sahip olduklarn ya da aslnda tarttklar hibir ey olmad
n kabul etsinler. Szcklerin anlamlarn uzam cisim diye
adlandracak derecede deitiren ve sonuta btn cisim zn
katiy iermeyen salt uzama dntrenler boluktan sz ettik
leri her an samalam olacaklardr: nk uzamn uzamsz var
olmas imknszdr. ster varln kabul edelim ister etmeyelim
boluk, maddeyi sonsuz dnmeyen ve Tanrdan maddenin
herhangi bir parasn yok etme gcn alanlarca varl ola
naksz grlmeyen cisimsiz uzay dile getirir.30
23.
Bir boluk bulmak iin Tanrnn sonsuz gcne bavur
maya ya da evrendeki cisimlerin snrlan tesine kadar uzanma
ya gerek yok; gzmzn nndeki ve evremizdeki cisimlerin
hareketi bence bunu apak gsterir. imdi istiyorum ki biri is
tedii boyutta bir kat cismi paralarnn yzeylerin snrlar
iinde serbeste her yne hareketini olanakl klacak biimde
blsn: Cismin iinde o kat cisimden bld en kk para
nn byklnde bo bir uzay kalp kalmadna baksn. Cis
min blnm en kk paras bir hardal tanesi byklnde
ise ondan geriye, blnen cismin paralarnn yzeylerinin s
nrlar iinde serbeste hareket etmesini salayacak yine o hardal
tanesinin byklne eit bo bir uzay kalmaldr; maddenin
paracklar bir hardal tanesinden 100.000.000 kat kkse ge
ride kalan kat maddenin bulunmad uzay bir hardal tanesinin
100.000.000'de biri olacaktr; bu sonsuza dek srebilir. Bu bo
30 (Chauvini, Szlk), "Boluk" szcne baknz.

240

nsann Anlama Yetisi zerine

ir Deneme

uzay olabildiince kltlse de doluluk varsaymn rtmeye


yeterlidir. Doa u an var olan en kk blnm madde par
asna eit boalm bir uzay olabiliyorsa bu hl cisimsiz bir
uzaydr; ve uzay ile cisim arasnda doadaki kadar geni bir
uzaklk kadar byk bir fark yaratr. Dolaysyla, hareket iin,
blnm kat maddenin en kk parasna deil de, 1/10 ya
da 1/1000'ine eit bo uzay kanlmaz varsaylsa bile ayn
maddesiz uzay karm gelir ardndan.
24. Fakat bu noktada soru "uzay ya da uzam idesi cisim idesi
ile ayn m deil mi?" olduundan bir boluun gerek varl
deil de idesini kantlamak gereklidir ki insanlarn, bir boluk
olup olmad zerine tartma ve aratrma yaptklarnda, bu
ideye sahip olduklar bellidir. nk cisimsiz uzay idesi tamasalar onun varln sorgulamazlar ve cisim ideleri tek bana
uzay idesinden daha fazla bir ey iermese dnyann dolulu
undan kuku duymazlar; ve ben derim ki bu noktada, uzaysz
uzay ya da cisimsiz cisim olup olmadn sormak kadar sama
dr cisimsiz uzay olup olmadn sormak da: nk bunlar ayn
idenin farkl adlardr, yalnzca.
25. Uzam idesinin, hibirini gremeyeceimiz ya da uzamn
izlenimlerini almadan ok kk d nesneleri alglayamayaca
mz biimde tm grlr ve en dokunulur niteliklerle i ie
girdii dorudur.31 Uzamn srekli dier idelerle birlikte gz
lemlenir olma durumu sanrm kimilerinin cismin btn znn
uzamda olduu varsaymn douran nedendir. Bazlar zihinle
rini, gzleri ve dokunma yetileri yoluyla (duyularmzn en
megul organlar) uzam idesiyle yle yklemilerdir ki uzam
olmayan hibir eye varlk hakk tanmamalar o kadar da tuhaf
31 Burada Locke kendilerini grm e ve dokunma duyularna sunmakta olan
grlr ve dokunulur uzamlar ile kendinde grnmez ya da dokunulmaz
olup gerekten grlen ve dokunulan ile mutlaka zihne srlen uzay idesini
ayrt etm eyi mi kastetmektedir?

Yaln Kiplerin Bileik deleri: Uzay idesinin Yaln Kipleri

deildir. Tm varlk olaslklar ve ltn kendi dar ve kaba


imgelemlerine dayandran insanlarla tartmak niyetinde dei
lim ancak cismin znn uzam olduu karmlarna gereke
olarak uzamsz bir cismin hibir duyulur nitelik tayamayaca
dncesinde olanlara bir eyler sylemek gerekir kansnda
ym: Onlardan yle bir dnmelerini isterim: Tatlar ve koku
lara ilikin ideleri zerinde grme ve dokunma yoluyla edindik
leri alglarda olduu kadar derin dnseler, alk, susuzluk ve
bir iki acya ilikin idelerini irdeleseler, eylerin salt zlerini
duyabilecek keskinlikten yoksun d duyular ile kefedilebilir
ve dierleri kadar da bedenin yalnzca bir duyulanm olan uzam
idesini, tm bunlarda hesaba almam olduklarn grebilirler.
26. Srekli olarak dier btn idelere elik edenlerin32 hep
yer aldklar eylerin z olmas gerekliyse, o zaman hi ku
kusuz birlik btn eylerin zdr denebilir rahatlkla. nk
beraberinde "bir" idesini sunmayan hibir i ya da d duyum
nesnesi yoktur. Ancak daha nce de yeterince akladm zere
bu zayf bir savdr.
27. nsanlar bir boluun varlna ilikin ne dnrlerse
dnsnler uras aktr ki hareketten ayr bir katlk ya da
uzaydan ayr bir hareket idesi kadar ak, katlktan ayr bir uzay
idesine sahibiz. Bunlardan daha seik iki idemiz daha yok. Yan
sra, cisim ve hareketin uzaysz var olabilirliinden o kadar emin
deilsek de cisim ya da uzay hareket dnda nasl kavrayabiliyorsak katln olmad bir uzay da o kadar kolay dnebi
liriz. ster birileri uzay uzakta baka varlklarn oluundan do
an bir bant olarak grsn, ister birileri nl Kral Solomon'un
32 D olaysyla d ya da i duyum da sunulduklar biim iyle hibir grn,
analiz ile sonradan soyut deneyim den kanlabilse de, yaln olamaz. Srekli
dierlerine katlacak olan ideler sz konusuysa, yaln eleri sonradan ayr
ayr dnlebilirse de, idelerim iz mutlaka bileiktirler. Duyuda sunulmas
olanaksz elerin eklenm esi kastediliyor gibi; ancak felsefi adan byk
nem i yeterince kavranlmamtr.

242

nsann Anlama Yetisi zerine

ir Deneme

(Hz. Sleyman) "Gk, gklerin g seni saramaz" ya da kutsal


filozof St. Paul'n "Onda yaar, onda hareket eder ve varlmz
ondan alrz" biimindeki szlerini dnsn, nemli olan uzay
idemizin szn ettiim gibi ve cisim idesinden ayr olduunun
kavranmasdr. Maddeyi kendinde bitiik kat paralarnn
uzakl diye alp bu balamda uzam diye adlandrsak, madde
nin birka boyutunun tikel snrlar arasnda uzandn d
np uzunluk, genilik ve ykseklik/kalnlk diye
adlandrsak
ya da aralarnda bir madde olup olmamasyla ilgilenmeden iki
cisim ya da bamsz varlk arasnda bulunana "uzaklk"tr de
sek de, d duyularmzn alanna giren nesnelerden edindiimiz
ayr tek tip yaln uzay idesidir hep szn ettiimiz. deleri zih
nimize yerleti mi artk onlar canlandrmak, yinelemek ve bir
birine eklemek ardndan da kat paralarla dolu ya da katlktan
yoksun imgelenen uzay ya da uzakl dnmek kolaydr, bi
zim iin. [34Fakat, bu konudaki sylemlerin karmakln yok
etmek iin uzam adnn yalnzca madde ya da tikel cisimlerin
snrlarnn uzaklna verilmesi ve de "yaylm" teriminin kat
madde iersin ya da iermesin genel anlamda uzay temsil et
mesi, bylece uzay yaylml ve cisim uzaml denmesi istenebi
lir. Daha ak ve seik bir konuma adna bunda herkesin zgr
olduunu sylemek isterim.]
28.
Sanrm tm dier alanlarda olduu gibi burada da sz
cklerimizin neleri dile getirdiini iyice bilmek tartmay a
bucak sona erdirir. nsanlarn, bunlar irdelemeleri srasnda,
birbirleriyle konuurken farkl adlar yznden girdikleri anla
mazl genelde yaln idelerin kendilerinde grmeyecekleri d
ncesindeyim. Dncelerini ayrtrp kendi zihinlerinin ide
lerini iyice irdeleyenler bence ait olduklar okullar ya da anla
33 boyutlu uzay. U zay ten ok boyutlu varsayabiliriz fakat uzunluk, ge
nilik ve kalnlktan (ykseklik) baka bir boyutla im geleyem eyiz.
34 4. Baskda eklenm itir. L ocke bu tanmlara hep sadk kalm deildir.

Yaln Kiplerin Bileik deleri: Uzay desinin Yaln Kipleri

ylarn konuma biimi paralelinde szcklerle kafalar kar


sa da, dnmede pek farkllamazlar. Kendi idelerini zen ve
titizlikle irdelemeyen ve szcklerin karmaasndan onlar kur
taramayan dnce tembeli insanlar arasnda sonu gelmez tar
tma, ekime ve bo laf dala sz konusudur ki zellikle ki
tap kurdu, ok bilgili insanlarsa bunlar kendilerini kimi anlay
lara adam, o dilden konuup bakalar hakknda gevezelik
yapmaya alm olduklarndan tartm alar kr, sar atm a
larna dner. Fakat gerekten farkl idelere sahip iki dnen
insann birbiriyle syleebilmelerini anlamam. nsanlarn be
yinlerinden geen her imgelemin szn ettiim ideler trnden
olmas gerektii gibi bir dncede olduum sanlmasn. Zihnin
alkanlk, genel konuma ve dikkatsizlik sonucu edindii kar
k kavram ve nyarglardan syrlmas kolay deildir. delerini
ak ve seik yaln hallerine ayrtrana dek zihnin yorucu bir
irdelemeye girimesi ve bylece yaln ideleri arasnda birbirine
zorunlu bir bant ieren ve iermeyenleri ayklamas gerekir.35
eylerin ilk ve kkensel kavramlarnda bunlar yapana dek bir
insan gelip geici, belirsiz ilkeler arasnda kaybolmu, akn
lk iindedir.36

35 Burada szcklerin kt kullanm ve ayn zamanda kitaplarn a prio ri var


saymlar ve otoritelerine kar bir tepki yeniden ifade buluyor. Locke
alntlara pek yer vermiyor ve karmlar otoritelerin izgilerine oturtmak
tan kanyor. Son cm le yine yaln idelerimiz arasnda kiminin "mutlak
bantl" olduunu ve bylece bilinte karma halde belirmeleri gerektiini
ima ediyor. Somut deneyim de idelerimiz bileiin ierdii yalnlara ayr
trmak iin ura gerektirecek kadar kark bileiktirler.
36 Locke burada, beklenenden daha sert bir biimde bilgide ve eylem de mutlak
kesinliin bir tem eline ynelik m etafiziksel bir yakar dile getiriyor ki,
sz konusu olan sklkla insanlarn kendi deneyim lerinde beliren olgular
konusunda yarg glerini kullanmalarna izin verm eye eilim li olduu
eriilebilir en yksek olaslk deil yalnzca.

14. BOLUM
SRE DES ve YALIN KPLER
1. Uzayn srekli paralarndan deil de art ardaln geici
ve sreksiz akp giden paralarndan edindiimiz bir uzaklk ya
da uzunluk idesi vardr. Farkl uzunluklarn ieren saatler,
gnler, yllar, zaman ve ncesizlik-sonraszlk gibi ayr idelerine
sahip olduumuz yaln kiplere uyarlanan bu eye biz "sre" di
yoruz.
2. Zaman nedir diye sorulduunda bir byk insan;1 Si non
rogas intelligo (yani, hakknda dnmeye yneldike daha az
anladm) diye yant vermitir ki bu belki tm dier eyleri
akla kavutururken kendisi kefedilmeyen bir ey olduuna
inandrabilir insan. Sre, zaman ve ncesizlik-sonraszlk bouna
doalarnda ok belirsiz bir eyi tayor diye dnlmyorlar.
Kavrama alanmzdan ne kadar uzak grnseler de onlar dos
doru kaynaklarna dek izlersek kukusuz d ve i duyum bizi
ok daha az anlalmaz grnen dier eylerinki kadar ak ve
seik ideleriyle donatacaktr; ite o zaman ncesizlik-sonraszlk
idesinin de dier idelerimizle ayn ortak kkenden ktn g
rrz.
3. Zaman ve ncesizlik-sonraszlk idelerini doru anlamak
iin sreye ilikin idemizin ne olduunu ve nasl edindiimizi
1

St. Augustine. Sre yaln ve tek, dolaysyla tanmlanamaz bir idedir. Bi


linte grn tarihinden em in olabiliriz ancak grndkten sonra analizini
yapamayz.

dikkatle irdelemeliyiz. Yalnzca kendi zihninde olup bitenleri


gzlemlemekle bile biri anlama yetisinde uyank olduu srece
srekli birbirini izleyen bir ideler zinciri olduunu apak gre
cektir. Zihnimizde birbirinin ardndan gelen idelerin grnle
rini duyumsamak bize art ardalk idesini2 kazandrr: te bu art
arda dizilimin paralar ya da zihnimizdeki iki idenin grn
arasndaki uzakla "sre" diyoruz. Dnrken ya da zihni
mizdeki ideleri pe pee alrken varoluumuzu hissederiz; zih
nimizde idelerin art arda geiiyle hissettiimiz kendi varlmz
ya da baka bir eyin varl/varlmzn sreenlii ya da
herhangi bir eyin varlnn sreenliine kendimizin ya da
bizim dnmemiz ile birlikte var olan baka bir eyin sresi
adn veriyoruz.
4.
Art ardalk ve sre kavrammz zihinlerimizde birbirini
izler grnen ideler zincirine ynelttiimiz i duyumdan edindi
imiz aktr, ki bu duyumsama olmakszn sreyi alglamayz.
delerin art ardal durdu mu sre algmz da biter; bir saat, bir
gn, bir ay ya da bir yl derin uyku eken biri bunu kendinde
deneyebilir: Uyurken ya da dnmezken eylerin sresini al
glamaz, tamamyla yitiktir; dnmeye balad ana dek ge
en srenin balangc uzak grnmez ona. Zihninde yalnzca
bir ide tutabilen, baka idelerin 'sralanm ad uyank insan
iinde durum ayndr kukusuz. Dncelerini tek bir eye
odaklam bylece zihninde geen ideleri ok az dikkate alan
birinin bu srada geen srenin byk bir ksmn ayrmsamad
ve zaman olduundan ksa bulduunu grrz. Fakat uyku
nun genellikle srenin ayr paralarn birletirmesi, uyurken
zihnimizde hibir ide sralan tamadm zdandr. Uyurken
rya gren bir insann zihninden eitli alglanabilir ideler sra
2

Sre idesinin mutlaka ierildii, art ardalk/art arda olu, Locke'a gre, tm
idelerimiz deiiyorken, her dier ideye elik eden bir idedir. Dolaysyla,
sre deneyim de sunulan grn kavrama koulumuz olarak nceden kabul
edilir. Bu art ardalk ya da deiim kavray bellee gstergedir.

246

nsann Anlama Yetisi zerine

ir Deneme

lanr ki o zaman bir sre duyusu ve uzunluunun algsna sahip


olur. Buradan anlalan o ki insanlar sre idelerini kendi anlama
yetilerinde birbiri ardndan gelir halde gzlemledikleri ideler
zincirinden edinirler; yoksa byle bir i gzlem olmakszn
kimse dnyada olup biten hibir eye ilikin sre kavramna
sahip olamaz.3
5. Aslnda, kendi dncelerinin says ve sralann gz
lemleyerek sre kavram ya da idesi edinen bir insan bu kavram
o dnmezken de var olan eylere uyarlayabilir. Cisimlerden
grme ve dokunma duyusuyla uzam idesini elde eden insan bunu
hibir cismin grlmedii ya da hissedilmedii uzaklklar iin
kullanabiliyor nk. Dolaysyla, uyuyor ya da dnmyorken geen sre uzunluunu alglamasa da, gn ve gece dn
mlerini gzlemledii ve bunlarn dzenli ve srekli grnen
srelerini ayrmsadndan, uyurken ya da dnmyorken de
ayn ekilde birbirlerini izledikleri varsaymyla uyurken de ge
en bir sre olduunu imgeleyebilir ve de kabul edebilir. Fakat
Adem ile Havva (dnyada yalnzlarken) her zamanki gibi gece
uyumayp 24 saatin tamamn srekli bir uykuda geirselerdi bu
24 saatin sresini tamamyla yitirmi olurlard ki bylece bu
sre zaman hesaplarndan tmden kard.
6. Anlama yetimizde eitli idelerin birbiri ardndan grn
mesinin i duyumu ile4 art ardalk kavramn ediniriz; bunu du
3

G em i ve g elecek olm a idelerim deki deim eden daha fazlasna karlk


gelmelidir: Yoksa bilinsiz olsaydm bilin etkinlii bende yeniden canla
nana dek sre diye bir ey olm azd. B ilin durumunun deim esi bende
sre algsn uyandrr fakat uyandrlan alg deim e m addelerinden daha
fazlasn ierir.
duyum, art ardalk deil de, zihnin var olan/im diki ilem inin bilinci
dem ekse diyor Reid, "o zaman i duyum ya dorudan bilin ya da duyunun
bir nesnesi olabilir," diye de ekliyor; nk her ikisinin ilem leri de zama
nn im diki noktasyla snrldrlar. D eim e bellein yardm olm akszn,
yalnzca duyularla gzlem lenem ez. "ideler zincirini duyumsamak onu
anmsamaktan baka bir ey deildir. duyum bu noktada gem ite olan
duyumsamak ve art ardalk idesini edinm eyi salayan any gerektirir."

yularmz araclyla hareket gzlemimizden aldmz d


nen biri varsa, hareketin de zihninde ayrt edilebilir ideler zinci
rine karlk gelen bir art ardalk idesi rettiini dndnde
ortak grte olduumuz sylenebilir. Gerekten hareket eden
bir cisme bakarken bir insan, hareket ardl ideler zinciri retene
dek hibir hareket alglamaz: rnein, ak bir gnde hi kara
grmeyen bir denizde kaldnda insan bir saat boyunca gne,
deniz ya da gemiye bakp hibirinde bir hareket alglayamayabilir; halbuki ikisi ya da belki hepsi o zaman zarfnda uzun bir yol
yapyordur. Bunlardan her birinin baka bir cisimden uzakla
tn alglar alglamaz bu hareket onda yeni bir ide retince ha
reket olageldiini alglar. Fakat evresindeki her eyin hareket
siz kald ve hibir hareket alglamad yerde insan bu dur
gunluk srasnda dnyor ise zihninde birbirini izleyen, kendi
dncelerine ait ideleri alglar ve bylece hareketi gzlemle
medii yerde art ardal bulur ve izler.
7.
Sanrm srekli iseler de ok yava hareketlerin bizce al
glanmamas doaldr; nk bir duyulur paradan dierine ge
(Hamilton, Reid, sf: 343) Fakat gem i ve bir gelecekten tm yle kopuk bir
blnm ez im dinin bilinci im knsz mdr? "Zamann im diki anna dikkat
etm eye allrsa en artc deneyim lerden biri yaanr. Bu im di nere
dedir?.. im di, i ya da d hibir duyuda gereklem em ekle birlikte felsefi
dnten uzak kim selerce asla anlalm am olan bir dnsel soyutla
madr tmyle. duyum bizi "imdinin" var olm as gerektii fakat bunun
im diye ait deneyim im ize ilikin bir olgu olam ayaca sonucuna gtrr...
K lgsal olarak bilinen im di belli bir genilik ieren ve zerinden zamana
iki ynde baktm z bir balk srtdr, bak az deil. Zaman algm zn
birimi ba ve ktan oluan bir sredir. Bu sre beinin paralar olarak
bir ula dierinin art ardalk bantsdr alglanan yalnzca. nce biri sonra
dierini duyum sam ayz, art ardalk algsndan aradaki zaman araln
karrz; ancak bu zaman araln her iki ucun i ie olduu bir btn olarak
duyumsar gibiyizdir. Balangtaki deneyim yaln deil bireim li bir veri
dir ve duyusal alg iin elerine ayntnlam az haldedir. O ysa geriye y
nelik dikkat deneyim i kolayca ayntrlabilir ve balangcn sonundan
ayrabilir." (James, P sikoloji, I. cilt, sf: 608-10) Somut deneyim im izde ya
adm z "imdi" asla felsefi soyutlamadaki mutlak blnm ez "imdi"
deildir.

248

nsann Anlama Yetisi zerine

ir Deneme

ite uzaklk deiimi o kadar yavatr ki bizde bu gei za


manndan baka bir eye ilikin yeni bir ide retmez. Zihni
mizde pe pee yeni ideler gelmesine yol amadndan hareket
algmz da olmaz; ki srekli bir art ardalk ieren harekette, on
dan doan eitli idelerin srekli bir art ardal olmakszn al
glamamz olanakszdr.
8. Buna karlk eylerin hareketlerinin ayrt edilebilir uzak
lklar ile ayr ayr duyulan etkileyemeyecek denli hzl hareket
etmeleri ve bylece zihinde hibir ideler zinciri retememeleri de
alglanmalarna engeldir. Bir dairenin evresinde, idelerimizin
zihnimizde birbirini izlerken harcadklarndan daha az zamanda
hareket eden bir eyin de hareketi alglanmaz; fakat hareket ha
linde bir daire paras deil de o madde ya da rengin tam bir da
iresi olarak grnr.5
9. delerimizin, biz uyankken, zihnimizde belli uzaklklarda
birbirini izlerken bir fenerin iinde dnp duran imgelerden pek
farksz grnp grnmediklerine bakalar karar versin. Bazen
daha hzl bazen yava grnleri kanmca uyank bir insanda
da sz konusudur. Zihinlerimizde bu geilerin belli bir hzllk
ve de yavalk snrlan var gibi geliyor bana ki bu snrn te
sinde ne hzlanabiliyor ne de yavalayabiliyorlar.
10. Duyularmzdan herhangi biri zerine yaplan etkilerde
belli bir dereceye kadar bir art ardalk alglayabiliriz; ar hzda
getiklerinde, gerekten bir art ardalk olduu apak durumlarda
bile art ardalk duyusu alnmaz. Bir odann iinden geen bir
mermi nne kan bir ey ya da bir insann etinden paralan da
koparp gtrr ki bu durumda odann her iki yanma da pe pee
arpt bellidir: Bununla birlikte, odadaki insann etinden bir
5

Bu durumda sre bosa ya da bo grnyorsa, deim elerin ar yava


l ya da hzll yznden, o sreye ilikin hibir idem iz olam az. B ili
yoruz ki duyulur bir zaman uzunluu zaman duyumsanan grnlerin
eitlilii ve g ei hzyla belirlenm ekte; d olaysyla bir grn yalan
dka daha ksa mrl grnr.

paraya sonra dier paraya dokunmu olmal art arda: Yine de,
byle bir merminin brakt acy hisseden ya da iki duvar ara
sndaki sl da duyan bir insan bu kadar hzl bir arpta kan
ses ya da kendi duyduu acda bir art ardalk alglayamaz inan
cndaym. Hibir art arda oluu alglamadmz byle bir s
reye "an" diyoruz; bir an zihinlerimizde tek bir idenin gei za
mandr ki onun ardndan gelen baka bir ide dolaysyla da bir
art ardalk alglamayz.
11. Hareket duyulara, zihnin yenilerini alabilme hz l
snde yeni ideler zinciri iletemeyecek kadar yava olduunda da
hzl hareketlerde szn ettiimiz ey geerlidir; bylece, kendi
dncelerimize ait dier ideler hareket eden cisim tarafndan
duyularmza sunulanlar arasnda zihnimize girme frsat yaka
ladndan, hareket duyumu alnmaz; cisim gerekten hareket
ediyorsa da, baka cisimlerden, zihinlerimizin idelerinin birbi
rinden olduu kadar, alglanabilir dzeyde uzakln deitir
mediinden, hareketsiz gibi grnr. Saatlerdeki yelkovan ve
akrepte ya da baka srekli fakat yava hareketlerde de belli bir
aradan sonra uzaklk deiimini alglasak da hareketin kendisi
deildir algladmz.
12. Bana yle geliyor ki, uyank bir insanda srekli ve dzenli
ideler geii sanki tm dier art arda olularn da bir lt ve
m ihenktadr.6 ki ses ya da ac idesi tek bir idenin sresiyle
zincire katlr ya da bir hareket ya da art ardalk zihinlerimizdeki
idelerin hzn yakalayamayacak kadar yava, bir ya da daha
fazla ide grme yetimize hareket halindeki bir cismin alglana
bilir ancak farkl aralklarla birbiri ardndan sunulan sesler ya da
kokular arasnda zihnimize girebilecek kadar hzl olduunda da
6

Sreyi onu aa karan idelerin art arda oluundan kendinde bam sz bir
bant olarak dnyoruz. Locke'un her bir insann idelerindeki art ardala ilikin saptad lt ve l (sreden ayr olarak) zam an idesinin
dourduu sralanm iinde ele alnan nesnel sre ls olan hareket ile
kartrlm am aldr.

250

insann Anlama Yetisi U erine

ir Deneme

sreen art ardalk duyumu olmaz, belli hareketsiz aralklar d


nda alglanmaz.
13. Zihinlerimizin ideleri sreen bir art ardalk iinde srekli
deiir ve yer deitirirse, bir insann tek bir ey zerinde
odaklanmas imknszdr denebilir. Burada bir insan zihnindeki
tek bir ideyle uzun sre oyalanabilir denmek istenirse dorusu bu
imknszdr. (Zihnimizin idelerinin nasl olutuu, hangi mal
zemelerden yapld, nereden kaynakland ve grnlerine
nasl kavutuu bilinmiyorsa)7 buna "deneyim"den baka bir
neden gsteremem: Keke biri zihninde baka bir idenin izle
medii tek deimez bir ideyi uzunca bir zaman tutabilmeyi de
nese.
14. Denemek iin, bir ekil, beyazlk ya da her ne isterse onu
rnek olarak ele aldnda, tm dier ideleri zihninden uzak tut
mann zor olduunu grr sanrm, ki ne kadar dikkat ederse et
sin en azndan odakland tek bir idenin baka bir tr ya da
eitli dnceleri (her biri yeni bir ide olur) srekli birbiri pe
inden zihnine saldrr.8
15. Bir insann bu durumda yalnzca anlama yetisinde srayla
geen idelerini dnmek ve gzlemeye gc yeter; genellikle
dikkatle gzlemleyip zerinde dnecei ideleri seebilse de
sanmyorum ki yeni idelerin srekli art ardaln engelleyebil
sin.
16. nsann zihnindeki eitli idelerin belli hareketlerle olu
turulup oluturulmadn tartmayacam; fakat emin oldu
7

Artk psikolojinin daha da aydnlatt, zihinsel ilem lere zg organik


koullara ilikin bilgisizliin itiraf gibidir bu yalnzca... Bay W ebb "bu
blm Deneme'nin drt kitabnda Sir W. Hamilton ve R eidin grlerini
neredeyse hi dikkate almayacaktr" diyor. Reid ve Hamilton Locke'un
ideleri, alglayan zihin ile alglanan gereklikten byk lde farkl olu
lar olarak varsaydn belirtmilerdir.
"Hi kim se deim eyen bir nesneye srekli dikkat harcayamaz." (James,
Psikoloji, sf: 421)

um bir ey var ki ideler grnlerinde hareket idesini yanst


mazlar ve bir insan baka trl hareket idesine sahip olmamsa
hibir ekilde de edinemez;9 u da aktr ki zihnimizde birbirini
izleyen ideleri dikkate almamz yoluyla art ardalk ve sre ide
lerini ediniriz; yoksa bu idelere sahip olmamz imknszdr.
yleyse hareket deil, zihnimizde bizi uyankken sren ideler
zinciri sre idesini kazandrr; hareket zihnimizde neden olduu
srekli bir art ardaln dnda bir alglama yaratmaz bizde...
Hareket idesi olmakszn, zihnimizde birbiri ardndan geen
ideler zinciriyle, iki cisim arasnda kesintisiz uzaklk deii
miyle doan ideler zincirinden edindiimiz hareket idesi kadar
ak bir art ardalk ve sre idesine sahip oluruz. Dolaysyla, hi
hareket duyumu yokken de sre idesi edinebiliriz.
17. Sre idesi edindikten sonra zihnin doal olarak yapaca,
farkl uzunluklarn saptayabilecei ve eitli eylerin varolu
srasn dnebilecei srenin bir lsn elde etmektir; yok
sa bilgimizin byk ksm karr ve tarihin nemli bir blm
yararszlard. Belli dnemlerle saptanan ve belli l ya da
devirlerle iaretlenen bu sre dncesine "zaman" adn ver
mek en uygunudur sanrm .10
18. Uzam lmede, uzamn renmek istediimiz eye l
t ya da l getirmektir gereken. Fakat sre lmnde bu
yaplamaz, nk art ardaln iki farkl paras birbirine lt
olmak iin bir araya getirilemez. Srenin tek lt yine sre
olduundan, in, ayak, yard gibi maddenin deimez parala
rnda belirleyici olan belli uzam uzunluklarnda yapabildiimiz
9

Burada alg, grnn her bir insana gre ayr ayr belirleyen ve eylerin
gerek yapsnda sakl organik hareketlerden ayr tutuluyor.
10 Tek tip deim e bize zaman ya da nesnel lml srenin idesini kazandrr.
Ancak doada tek tip hibir ey olmasayd bile, sre ya da yer deitirme iin
zorunlu koul, hatta uzay ya da uzaml varlklarn yeri cisim iin zorunlu
nkabul olmaktan kmazd. Bu durumda uzay ve sre gerek ve olas, somut
ve soyut dolu ve bou belirleyen lmsz doruluklar kazandrr.

252

nsann Anlama Yetisi zerine

ir Deneme

gibi kendi kendimize sreye ilikin deimez, sabit bir l tuta


mayz. Sre uzunluunu srekli yinelenen dnemlerle eit para
lara ayran ey zamann lm iin uygun olandr. Byle d
nemlerle aynlamayan ya da ayrld ve lld dnlen sre
paralar tmyle zaman kavramna giremez; "zamandan nce" ve
"zaman dolduunda" gibi ifadeler buna birer rnektir.11
19.
Gnein gnlk ve yllk dnleri bandan beri srekli,
dzenli ve tm insanlka gzlemlenebilir olmu ve deimez
varsayldndan da hakl olarak sre lmnde kullanlm#
tr. Gnein hareketine bal gn ve yl ayrm sre ve hare
ketin birbirinin lt olduu biiminde bir yanl dn de
dourmutur. Zaman uzunluunun lmnde insanlar bu gk
cisimlerinin hareketlerine dayal tm zaman dilimlerine ilikin
dakika, saat, gn, ay, yl ve benzerinin idelerine alm olduk
larndan zaman ve hareketi hep kartrmlardr ya da en azn
dan birbiriyle zorunlu bir bant tadklarn dnmeye y
nelmilerdir. Halbuki grnte ayn uzaklktaki sre aralkla
ryla geen grn ya da ideler srekli ve evrensel gzlemlenebilirlik ieriyorsa, kullanldn sylediklerimiz kadar zaman
aralklar olarak ayrt edilebilir elverililiktedir. Kiminin, bir
ate olarak grd gnein hep yirmi drt saat olmak zere
ayn zaman aralnda yank kald ve bir yllk dn aral
nda belirgin biimde parlaklk ve ssn artrp sonra yeniden
azalttn varsayarsak bu dzenli grnler gnei gzlem le
yebilen herkese hareketle olduu kadar hareket iermeksizin de
sre uzaklklarn lmede kullanlm az myd? Grnler eit
i

11 Duyu bize, kesin ideyi deil, yalnzca somut sre llerini salar. Locke'a
gre zaman ile belirttiim iz dzenlenm i deim elerle llen sre ise,
dm zda her dzenli srann bir balangc sz konusu olduunda bir di
erinin ncesinde gelen "zamandan nceki" sre olm aldr ve bylece fi
ziksel srann bitim iyle artk zaman (sre deil) da biter. (Bak: 24. Ksm)
12 nsanlar gne sistem im izi oluturan cisim lerin dzenli hareketleri olm a
dan zaman (sre deil) idesini kazanabilirler miydi?

re desi ve Yaln Kipleri

253

uzaklktaki dnemlerde evrensel olarak gzlemlenebilir bir s


reklilik ierseydi insanlk iin hareketsiz cisimler de iyi bir za
man lt olabilirlerdi.
20.
Suyun donmas ya da bir aacn yapraklarn dkmesi
dnyann her yerinde eit uzaklktaki dnemlerde yinelendiin
den bu da insanlar iin gnein hareketleri kadar yllar hesap
lama ls olabilir; ve gerekten gryoruz ki Amerika'da kimi
insanlar yllarn belli mevsimlerde belli kularn gelileri yine
dier mevsimlerde gidilerine bakarak hesaplamlardr. Bir
stma nbeti; alk ya da susuzluk duyumu; bir koku ya da bir tat;
ya da eit aralklarla srekli yinelenen baka bir ide evrensel
olarak dikkate alnrsa art ardalk srecini lebilir ve zaman
uzaklklarn ayrt edebilir. u var ki kr domu insanlar hare
ketleri alglamadklarndan bu yolla dnmlerini ayrt edeme
dikleri yllarla yine de yeterince zaman hesap edebilirler. Yl
larn yaz scakl ya da k soukluu, bahar ieklerinin ko
kusu ya da bir sonbahar meyvesinin tad ile ayrt eden kr bir
insan, sizce, takvim sistemlerinin Julius Caesar ile yenilenme
sinden nce Romallar ya da gnein hareketinden yararlandk
larn syleseler de yllar ok dzensiz olan baka birok halknkinden daha iyi bir zaman lsne sahip deil midir? Baka
baka uluslarn lt kesin yl uzunluklarnn bilinmesinin
g ve birbirinden ok farkl olmas ve de hemen hepsinin yine
de gnein hareketinden kaynaklanmas takvim ilmi iin pek
kmsenmeyecek zorluklar ykler. Gnein yaradltan tufa
na dek srekli hareket etmi ve dnyann her yerine ayn uzun
luktaki gnlerde, tropiklerdeki yllk deiimleri saymazsak,
eit olarak k ve ssn yaym olduu dnlrse, usta bir
yazarn13 paralelinde, sanmyorum ki insanlar (gnein hareke
tine karn) balangtan beri tufan ncesi dnyada yllar ya da
13 Thomas Burnet, Yeryz Kuram.

254

nsann Anlama Yetisi

zerine

ir Deneme

zaman ayrt edilmelerini salayacak belirgin duyulur gsterge


leri olmakszn dnemlerle lm olsunlar.14
21.
Gnein ya da baka bir eyin dzenli bir hareketi ol
makszn byle dnemlerin eit olduu nasl bilinebilir, diye
sorulabilir. Buna yantm; gnlerin eitliinde olduu biimde
baka yinelenen grnlerin eitlii de insanlarn zihinlerinde
aralklarla gemi olan ideler zinciriyle saptanabilirdi: Doal
gnlerdeki eitsizlii aa karan ideler zinciri ile yapay gn
ler ya da V'U%0T)|j.pa,nn bir l olmalarn salayacak kadar
eit olduu tahmin edilmiti. Ancak titiz bir aratrma o za
mandan beri gnein gnlk dnmlerinde eitlik kefetti, an
cak yllk dnmnn eit olup olmadn bilmiyoruz. ddia
edilen ve grnen eitlikleriyle bunlar yine de tam eit olduklar
kantlanm kadar zaman lmeye yararlar.15 Dolaysyla s
renin kendisi ile onun uzunluunu belirlemede kullandmz
lleri birbirinden dikkatle ayrmalyz. Sre, kendinde, tek,
srekli, eit, tek tip seyir izler biimde dnlmeli fakat yarar
landmz llerinin hibirinin byle olduunun bilinemeye
cei ve belirlenen para ya da dnemlerin srede birbirine eit
liinden emin olunamayaca belirtilmelidir; nk nasl l
lrse llsn iki ardl sre uzunluunun eitlii asla tantlanam az.16 Dnyann srenin kesin bir lt olarak uzun sredir
kulland ve ok gvendii gne hareketinin, sylediim gibi,
14 nsanln antik ve m odem ada benim sedii eitli sre lleri, srenin
kendi bana ierdii zorunlu zihinsel bantlar ile zaman idelerim izi be
lirleyen olas sim geler arasndaki fark betimlerler.
15 Gk cisim lerinin hareketleri ya da benimsenmi olan dier sre llerinin
nesnel dzenliliini dikkate aldm zda, tahmin, varsaym, hipotez
den teye geem eyiz. L ockea gre, sre idesi (en bata kesinlik iermeksizin) kendi bilin durumumuz iindeki deim elerle sunulur; sre madde
sel dnyada dzenli varsaylan belli hareketlerle llrken, ide de buna
dayal olarak biimlenir.
16 Hibir iki para srenin kesin biim de eit olduu kantlanamaz; nk or
tak lleri, hl llm eyi bekleyen uzay llerinde olduu gibi, para
laryla bitiik bir hale getirilem ez.

re desi ve Yaln Kipleri

255

eitli ksmlarnda eit olmad grlmtr. Eskiden insan


lar gneinkinden daha deimez ve dzenli bir hareket ieren
bir sarka kullanmlarsa da bir sarkacn iki ardl sallannn
eitliinden nasl emin olabileceini soran birini, bizce bilinme
yen hareketin nedeninin hep eit ilediini kesin olarak bileme
yeceimizden ve de sarkacn srekli ayn yerde kullanlmadn
bildiimizden, ikna etmemiz ok g olurdu: ki farkllk da zamansal dnemlerin eitliini bozabilir ve bylece, sreye ilikin
ltlerimizin taml tantlanamasa da sre kavram kalcl
n srdrrken, dier grnlerin dnemleri kadar hareket yo
luyla lmn kesinlii ve tamlm da yok eder. yleyse, iki
ardl para bir araya getirilemediinden eitliklerinden emin
olmak da imknszdr. Bir zaman lt iin tm yapacamz
grnte eit uzaklktaki dnemlerde sreen ardl grn
lere sahip olup olmadna bakmaktr ki grnen eitlii iin de
zihnimizde bizi eitliklerine inandracak olan ezamanl dier
olas nedenlerle birlikte, idelerimizin art ardalnn yerletir
diklerinden baka llerimiz de yok.
22.
Tm insanlar aka zaman dnyann byk ve grlr
cisimlerinin hareketi ile lerken zamann hareketin ls ola
rak tanmlanmas bana tuhaf geliyor: Halbuki buna ok az kafa
yoran insanlarn bile hareketi lmek iin zaman kadar uzayn
da zorunlu olduunu grmeleri zor deildir ve biraz daha dikkat
harcanrsa hareket ettirilen eyin hacminin de hareketin doru
lmn yapmak iin nemsenmesi gerektii anlalr. Ger
ekten hareket de grnte eit uzaklkta dnemlerde geen
srekli bir duyulur ide yinelenmesine yol amadan sre lm
ne katkda bulunamaz. Gnein hareketi dzensiz rzgrlar y
znden bazen yava bazen ok hzl bir geminin hareketi kadar
farkllk gsterse ya da srekli eit hzda olup da dairesel olmasa
ve ayn grnleri yaratmasayd zaman lmede bir kuyruklu
yldzn grnte eit olmayan hareketinden daha fazla iimize
yaramazd.

nsann Anlama Yetisi

zerine

ir Deneme

23. O zaman, dakikalar, saatler, gnler ve yllar sre ya da


zaman iin, bir maddede in, yard, ayak ve milin uzam iin ol
duundan fazla bir zorunluluk iermemektedirler. Evrenin bu
ksmnda gnein dn hareketleri ile belirlenen ya da bilinen
dnem paralar olarak srekli bunlar kullanarak zihinlerimize
bu sre uzunluklarna ilikin, dndmz her zaman para
sna uyarlamak zere belli ideleri yerletirmisek de Japonya'da
inler, fitler (ayak), millerde olduundan daha fazla bu lleri
mizi kullanmayanlarn yaad yerler de vardr belki: Ancak
bunlarn benzerleri mutlaka vardr. nk kimi dzenli aralk
larla dnler olmakszn herhangi bir sre uzunluunu ne ken
dimiz lebilir ne de bakalarna ifade edebiliriz. u da var ki
dnya imdi olduu gibi hep hareketle doluysa da hibir paras
dzenli ve grnte eit uzaklkta dnler iermemitir. Fa
kat zaman hesabnda yararlanlabilecek farkl ller sre kav
ramn hi mi hi bakalatrmaz. Farkl uzunluk lleri bun
lar kullanan insanlar iin uzam kavramn nasl deitirmezse
sre kavram da tpk bu konumdadr.
24. Zihin bir kez gnein yllk hareketini bir zaman ls
olarak kanksad m bunu iinde kendi bana var olmad ve
varlnn gerekliiyle ilgisi olmayan sreye de uyarlayabilir.
Biri brahim'in 2712. Julian ylnda doduunu sylese bu, g
ne hareketi ya da hibir hareketin var olmad dnyann ba
langcndan hesap etmek kadar anlalr olur ancak. nk Ju
lian dnemi, gerekten gnein dnleri ile belirlenen gnler,
geceler ya da yllarn birka yzyl nce balad varsaylsa da,
gerekten o zaman gne varm ve imdiki olaan hareketine
sahipmi gibi doru hesap yapar ve sreleri ler.17 Gnein bir
yllk dnne eit srenin idesi gne ya da hareketin olma
d yerde dncelerimizde sreye kolayca uyarlanabilir. Tpk
dnyadaki cisimlerden edinilen ayak ya da yarda ilikin idenin
17 L ocke yakn zamanlarda ortaya karlm bir gne sistem ini varsayyor.

re desi ve Yaln Kipleri

257

gne ya da hareketin olmad yerde dncelerimizde sreye


ya da dnyann snrlar tesinde hibir cisim iermeyen uzak
lklara uyarlanabilir olduu gibi.
25. Buradan evrenin en ucundaki cisme uzaklnn (sonlu ise
belli bir uzaklk olmaldr) 5639 mil ya da milyonlarca mil d
nlmesi gibi iinde bulunduumuz zamann dnyann ba
langcnda bir cismin ilk varoluuna uzaklnn da 5639 yl
varsaylmas olasdr. Bylece, dncelerimizde bu bir yllk
ly, yaradl ncesi sre iin kullanabiliriz. Dnceleri
mizde bir cismin olmad yerdeki uzay bir mille lebiliyorsak
hareketin olmad yerde de yine dncelerimizde bir yllk
ly sre iin uygulayabiliriz.
26. Zamana ilikin bu aklama biimine dnyann ncesizsonrasz ve bitimsiz olmad sansna yol at biiminde kar
klrsa derim ki, u an iin burada dnyann hem sre hem
uzamda sonlu olduunu kantlayacak savlan yermek gereksizdir.
En azndan tersi kadar dnlebilir olduundan kar kanlar
kadar byle bir varsaymda bulunmakta zgrm sanrm; ve ir
delenecek olursa, zihnimizde her srenin olmasa da hareketin
balangc olduu kolayca grlecek ve hareket dncemizde
bir snra dayandmz anlalabilecektir. Dncemizde cis
me ve ona ait uzama da snrlar getirebiliriz fakat cisim ierme
yen uzaya bunu yapamayz nk saynn snrlar nasl zihnin
en geni kavrama gcn aarsa uzay ve sre snrlar da d
ncenin eriebilirliinin tesindedir. Baka bir yerde buna yine
dneceiz.
27. Zaman idesini edindiimiz ayn yol ve dolaysyla ayn
kaynaktan ncesizlik-sonraszlk dediimiz ideyi de elde ederiz.
Dncelerimizde sre uzunluklarn istediimiz kadar birbirine
ulayabilir ve onlar gemi ya da gelecek srelere uyarlayabili
riz. Gnein dnlerinden edindiimiz belli sre uzunluklarna
iiikin ideleri durmadan birbirine ekleyerek sonsuza ilerleyebi-

258

insann Anlama Yetisi zerine 5ir Deneme

i n

lir ve gnein ya da baka bir hareketin var olmasndan nce


varsaylan sreye gnein yllk hareket uzunluunu uyarlaya
biliriz, ki bu imdi tmyle edimsel hareketten ayr olan mumun
dn geceki yan sresine, bugn gne saati zerinde bir gl
genin bir saatlik hareketine ilikin kavramm uyarlamamdan
daha zor ya da daha sama deildir. Ayn zamanda, bu alevin dn
geceki bir saatlik sresinin bugnk bir hareketle bir arada var
olmas ya da ileride var olabilmesi, dnyann balangc nce
sindeki bir sre parasnn imdiki zamana ait gne hareketi ile
birlikte var olmas kadar imknszdr. Ancak bylece bir saat
zerindeki glgenin iki saat iareti arasndaki hareket uzunlu
unun idesine sahip olduumdan, dncelerimde imdi var
olan eyin sresi gibi dn gece yanan mumun sresini de lebi
lirim: Ve bu, gne o zaman saate dse ve imdiki hzyla hare
ket etseydi, saat zerindeki glge mumun alevi sresince bir saat
lik izgiden dierine gemi olurdu, diye dnmektir yalnzca.
28.
Bir saat, yl, ya da gnn kavram yalnzca belli, dzenli,
dnemsel hareket uzunluuna ait idem olduundan, gerekte var
olmayan ancak d ya da i duyum ile belleime yerletirdiim
idelerde bu hareketler yer aldndan, ayn kolaylkla onu d
ncelerimde tm hareket ncesi sreye uygulayabilirim. Tm
gemi eyler eit biimde ve tmyle hareketsizdirler. Dnya
nn balangcndan nce ya da yalnzca dn olsunlar hepsi bu tr
dn iin birdir: Szn ettiim, herhangi bir srenin hare
18 ncesizlik-sonraszlk kavram, balangc ve sonu olm ayan anlam ile ne
kadar byk olursa olsun sonlu bir sreye eklem eler yapmay yalnzca sr
drebiliriz deil srdrmeliyiz ieriini de tamaktadr, ieriinde her bir
sonlu sre niceliine dair doyum suzluk yer almaktadr. Bir i duyum nes
nesi olarak bu bilin doyum suzluu olum lu bir ide retir ve ayn zamanda
ncesizlik-sonraszlk gizem inde kaybolan olum lu ideden geriye ba sonu
olm ayan olum suz sre idesi kalr. Sonlu olana ilikin bir duyu algsndan,
akl zorunluluklar yoluyla, snrsz deim e yerine ait mutlak eksikli ideye
doru srekleniriz zaman belirsizlie gmlmtr. Bu zaman belirsiz,
sre idesini yutan gizem li sonsuzluk ncesizlik-sonraszlk iin, sreye
ilikin yaln idem izin bir kipi dem ek doru mudur?

ketle lmnn o eyin o hareket ya da baka dn dnem


leriyle gerekten bir arada varoluuna deil fakat bilinen d
nemsel bir hareket ya da baka bir sre aralnn zihnimde
uzunluuna ilikin ak bir idesi olmasna ve onu leceim
eyin sresine uyarlamama bal olduudur.
29. Sonu olarak kimi insanlarn dnya sresini, ilk varolu
undan 1689 ylna dek, 5639 yl ya da gnein 5639 yllk d
nlerine eit olarak dndkleri ve bazlarnnsa daha uzun
bir sreden sz ettiklerini gryoruz. skender zamannda eski
M srllar gnein devrinden itibaren 23.000 yl hesaplamlar
d; imdi inliler ise dnyann 3.629.000 yanda olduunu
sylyorlar. Kendi hesaplamalarnn dnyann daha uzun sre
sini verdiini belirtmeleri bana doru gelmese de onlarla eit
lde imgeleyebilir ve Kabil'in en byk olu Enoch'tan olu
Methusalem'in daha uzun yaadn anladm kadar onlarn
dediklerini tam olarak kavrayabilir ve biri dierinden uzundur
derim. Eer 5639 hesab doru olsa bile (tm dier hesaplamalar
gibi) bakalarnn dnyay bin yl daha yal dndklerinde
demek istedikleri imgelememi engelleyemez, nk herkes ayn
kolaylkla (inandm sylemiyorum) dnyann 5639 yanda
olduu gibi 50.000 yanda olduunu da dnebilir ve 5639
kadar 50.000 yllk sreyi de sindirebilir: Bylece zamanla bir
eyin sresinin lmnn o eyin lmede yararlandmz
hareket ya da baka bir dnemsel dnle bir arada var olmasn
gerektirmedii fakat zihnimizde hareket ya da grnle hi bir
arada var olmayan, sre uygulayabileceimiz her dzenli d
nemsel grnn uzunluuna ilikin idemizin yeterli olduu
ortaya kyor.
30. M usa'nn yaradl tarihinde aktard gibi, gne olma
dan ya da bir harekete sahip olmasndan gn nce, yalnzca
gne yaratlmadan nceki k sresinin (gne imdiki gibi
hareket etmise) M usa'nn gnlk dnne eit uzunlukta

260

naann Anlama Yetisi

zerine

ir Deneme

olduunu dnerek, n var olduunu imgeleyebilirim. Ay


n ekilde k ya da herhangi bir sreen hareket, dakika, bir
saat, bir gn, bir yl ya da bin yl olmadan nce yaratlm me
leklere ilikin bir ideye sahip olabilirim. nk, yalnzca sreyi
bir cismin hareketi ya da varl ncesindeki bir dakikaya eit
alrsam, bir dakikay altma dek ekleye ekleye oaltabilirim
ve bu yolla saatleri, yllar da sonsuza dek katlamay srdrp
hesap edemeyeceim bir noktaya geldiimde de sanrm vard
m ncesiz-sonraszlk idesidir. Durmakszn eklemede bulu
nabileceimiz say sonsuzluundan farkl bir kavrama sahip de
iliz sreye ilikin olarak.19
31.
Sre ve llerine ilikin ideleri szn ettiimiz i ve
d duyumdan edindiim iz anlalm tr sanyorum.
lkin zihnimizdeki idelerin srekli birbirini izledikleri bir
zincir iinde geilerini gzlemleyerek art ardalk idesini edini
riz.
kinci olarak, bu art ardaln paralar arasndaki uzakl
gzlemleyerek sre idesini kazanrz.
nc olarak, d duyum yoluyla belli dzenli ve grnte
eit uzaklktaki dnemlerle beliren belli grnleri gzlemle
yerek dakika, saat, gn, yl gibi belli sre uzunluklarnn ya da
llerin idelerini kazanrz.
Drdnc olarak, bu zaman lleri ya da belli uzunlukta s
reye ilikin ideleri zihnimizde istediimiz kadar yineleyebildiimizden hibir eyin gerekten srmedii ya da var olmad
yerde sreyi imgeleyebilir ve bylece yarn, gelecek yl ya da
yedi yl sonray kurgulayabiliriz.
19 Belirsiz, saysz idesi, sayya ilikin olum lu idenin bir kipi olarak nitelen
dirilebilir mi? K esin gereklik saylabilir ve llebilir deildir nicelik
snflamasna dahil deildir ve szn ettiim izde szcklerim ize anlam
kazandran olumlu e idedeki n alnmaz ilerlem e duygusudur.

( re desi ve Yaln Kipleri

261

Beinci olarak, zamann bir dakika, bir yl ya da bir a gibi


uzunluk idelerini istediimiz kadar dncelerimizde yineleye
bildiimiz ve birbirine durmakszn ekleyebildiimizden hep var
olmu olan sonsuz varlnki kadar, ruhlarmzn gelecek ncesiz-sonrasz sresi gibi ncesiz-sonraszla ilikin ideye kavu
uruz.
Altnc olarak, sonsuz srenin dnemsel llerle belirlenmi
bir parasn ele alarak genelde zaman diye adlandrdmz e
yin idesini ediniriz.

15. BOLUM
SRE ve YAYILIM (GENLEME) DELER
1.
nceki blmlerde uzay ve sre dnleri zerinde ol
duka uzun durduumuz halde doalarnda ok belirsiz ve zgn
bir ey tayan ideler olduklarndan birbirleri ile karlatrl
malar belki aklk kazanmalar iin yararl olabilir; ve bylece
onlar birlikte ele aldmzda daha ak ve seik kavranmalarn
da salayabiliriz.1 Uzaklk ya da uzay uzamdan ayrt etmek iin
yaylm diye adlandryorum; bazlar bu uzakl yalnzca
maddenin kat paralarnda snrlamaya ve bylece cisim idesini
dile getirmeye alkn; halbuki salt uzaklk idesi byle bir ey
iermez.2 Ayn zamanda bu terimi, sklkla hi bir arada var ol
mayan3 geici ardl paralarn uzaklna da srekli olanlara4
olduu gibi uyarlandndan uzay iin de kullandm. Yaylm ve
1

3
4

Say eliinde bu ideler, nitelik derecelerini barndran ve niceliksel para


larn snrsz eklenim ve blnm iinde yitip gitm eyen idelerin tersine,
paralaryla birlikte dnlenin ya da niceliin kipleridir.
"Cisimsiz uzay cisim sel olm ayan b ir tz yapsn dadr... B o uzay ile asla
her eyden yoksun uzay deil szn ettiim iz fakat bo uzay yalnzca ci
sim den yoksun olandr. Her bo uzayda Tanr ve bir olaslk ne dokunulabilir ne de duyularmzn nesneleri olan, madde olmayan dier birok tz
vardr. U zay ve sre Tanrnn dnda deildir ancak onun varlnn rn,
zorunlu ve dorudan sonulardr. V e onlarsz Tanrnn ncesizsonraszl ve ikinlii diye bir ey sz konusu olmazd." (Clarke'dan Leibniz'e Mektuplar, sf: 127-191)
rnein, uzaklk ya da sre uzay: Bak: 8. Ksm .
Bak: 13. Blm , 2. K sm . Locke, dier rneklerde de olduu gibi, bu te
rimleri kullanrken tereddt ediyor ve zaman zaman uzam ve ayn zamanda
uzay burada tanmland biim iyle yaylm yerine kullanyor.

Sre ve Yaylm (Genleme) ideleri

srede zihin daha fazla ya da daha az nicelikler gsterebilen s


reen uzunluklarn ortak idesine sahiptir. nk bir insan bir in
ve bir ayan olduu gibi bir saat ve bir gnn uzunluk farknn
ak bir idesine de sahiptir.
2.
Zihin bir adm ya da bir kar olmak zere bir para yay
lmn uzunluuna ilikin ideyi5 kazand m o ideyi bir ncekine
ekleyerek, yineleyerek uzunluk idesini geniletebilir ve iki kar
ya da iki adma ulaabilir; bu ilem yeryzndeki paralarn
birbirine uzaklna eit olana dek ve gne ya da en uzak yl
dzn uzaklna eriene kadar artrlarak srdrlebilir. Byle
bir ilerleme ile zihin tm o uzunluklarn tesine geebilir ve hi
bir engel tanmadan ylece genileyebilir. Dncelerimizde
kat uzamn sonuna kolayca eriebileceimiz, cismin uzanm ve
snrlarna ulamakta glk ekmeyeceimiz dorudur fakat bu
noktada da zihin bir sonunu bulamad ya da dnemedii bi
timsiz yaylmn iine sokuluunu srdrrken hibir engel ile
karlamaz. Hi kimse cismin snrlar tesinde hibir ey ol
madn sylemez, ta ki Tanry maddenin snrlar iinde tut
may baarana dek. Anlama yetisi bilgelikle dolmu Sleyman
"Gk, gklerin g seni saramaz" dediinde baka dnceler
tayor gibidir. Sanrm dncelerini Tanrnn varlnn da
tesine uzatabileceine inand ya da Tanrnn olmad bir
yaylm imgeledii iin kendi kendine anlama yetisinin kapasi
tesini ok fazla bytr.6
5

Aslnda dokunma veya grm e duyusuyla ayr ayr tamamlanmam bir ide
sunarlar; fakat biri ya da dieri olm akszn, Locke'a gre, yaylm idesinden
tmyle yoksun kalnr; ve sanki tm alglanan cisim lerin yokluunda, on
larla yaylm alglayanlayz. Ancak, ide olutuktan sonra da eylerin du
yuda alglanm asnn koulu olan zorunlu bir bant ve ayn zamanda
uzaml varlklarn var olm a kapasitesi ya da olasl olarak kalr.
Locke (Sam uel Clarke'ta da grlecei zere) Tanrnn bir biim de uzay
kaplad ve tuttuuna inanyorsa da bu demek deildir ki Tanr "partes
ex tra p a rtes" oluum lu dnlm elidir. u var ki, uzam l varlklarn oldu
u ya da var olabilecei her yerde etkin Akl ve Am acn iaretleri belirmelidir uzaml evren, herhangi bir parasnda ya da bir btn olarak, bom

nsann Anlama Yetisi

zerine

ir Deneme

3. Sre iin de ayn ey geerli. Zihin bir sre uzunluunun


idesini edindi mi onu, kendisiyle kalmayp tm cisimsel varlk
larn varoluunun ve tm dnyann byk cisimleri ve hareket
lerinden alnan tm zaman llerinin de tesine geniletecek
biimde katlayabilir ve oaltabilir. Fakat sreyi snrsz grsek
de tm varlklarn tesine uzatamayz. Tanr, herkesin kolayca
kabul edebilecei gibi ncesiz sonraszl kaplar ve bu durumda
usuz bucakszl da kaplamamas iin bir neden yoktur. Son
suz varl her ekilde snrszdr; ve bence cismin olmad
yerde hibir ey yoktur demek maddeye biraz fazlaca yklenmek
olur.7
4. Herkesin hep ncesiz sonraszl dile getirip sreye son
suzluk hakk tanmamasnn, ounluun da uzay sonsuzluuna
bir ekince getirmesinin nedenini renebiliriz sanrm. Bana
gre sre ve uzam baka varlklara ait duyulanm adlar olarak
kullanldndan Tanrda sonsuz sreyi kolayca benimseyebili
riz fakat uzam ona yaktrmayp yalnzca sonlu olan maddeye
uygun grdmzden, maddesiz yaylmn varlndan kuku
duymaya daha eilimliyizdir. Dolaysyla, insanlar ne zaman
dnceleriyle uzayn peine taklsalar cismin snrlarn zorla
madan durmaya yatkndrlar; ya da ideleri onlar daha ileri ekse
evrenin tesinde olan imgesel uzay diye adlandrrlar: inde
cisim yoktur diye sanki hibir eydir bu cisim tesi alan.8 Hal

bo, am asz bir karmaa diye varsaylamaz. Leibniz'in bu konudaki d


nceleri iin baknz: Yeni D enem eler.
N e uzay ne de sre, lm lerinde kullanlan somut eylerle, yani ne uzay
madde ile ne de sre maddenin hareketleri ile snrldr. L ocke salt uzay ve
sre idelerini tm nesne ve hallerden, sonlu nesne ve sonlu deim eler ie
ren evrenden bam sz olann ideleri olarak aklyor.
Bak: 13. Blm , 27. Ksm. L ocke 1676'da, "uzayn kendinde uzaml var
lklarn olm a ya da var olm a olaslndan baka bir ey ve yalnzca bir
bantdan te bir ey olm adn" yazm tr. ( e itli Y azlar) U zay (Leibniz'de de grld zere) yalnzca bir bant olarak ele almas kar
snda Samuel Clarke "eer y ley se, Tanrnn m addesel dnyay batan sona
bir doru ile ayrmas durumunda, dnya hep ayn yerinde kalr ve zaman

Sre ve Yaylm (Genleme) deleri

265

buki tm cisimler ve ller ncesi sreye asla imgesel demez


ler: nk baka bir gerek varolu olasl tanrlar ona.9
eylerin adlar dncelerimizi insanlarn idelerinin kaynana
doru ynlendirmese bile (ki bence yle deil) yine de sre ad
ile varoluun, yok edici bir gce bir tr direnle, sreenlii ve
katln sreenliinin (sertlik ile kartrlabilir ve az bir fark
vardr) "durare" ve "durum esse" kadar akraba szckler do
masna yol aacak bir benzeyi ierdii dncesine sahip
olunduunu imgeleyebiliriz. Horace, Epod. XVI. ferro duravit
secula da "durare" szcnn varolu idesi kadar sertlik idesi
ne de uyarlandn gryoruz. Ne olursa olsun, dncelerini
izleyen herkes cismin uzanm tesinde uzay sonsuzluu ya da
yaylma daldklarn grecektir ki buradaki ide (istenirse) daha
te dnmenin konusu olabilecek, tm cisim ve dier eyler
den ayr ve seik bir idedir.10
5.
Genelde yer yaylm iin ne ise zaman da sre iin odur.
Bunlar ncesizlik-sonraszlk ve usuz bucakszlk okyanuslaryalnzca art ardalk dzeni ise, Tanrnn dnyay m ilyonlarca a daha er
ken yaratmas durumunda da dnya yine de daha abuk yaratlm olm az
sonucu kar. Durum ve dzen/sra deilse de uzay ve zaman niceliklerdir,"
diye ileri sryor (M ektuplar, sf: 79) Leibniz ve Kant (Estetik) matematiksel
doa filozoflarnca kendiliinden var olan iki olu olarak grlen uzay ve
zaman idesine gndermede bulunuyorlar.
9 Sre idesi uzay idesinden daha derin anlam tayan bir zihinsel zorunluluk
deil midir? U zayn herhangi bir kipinde idesine sahip olm akszn bir nes
nel evren dnem ez m iyiz? Bu arada sre ve kiplerinin idesinin yokluu
deien grnleri ngren sonlu bilinle eliir grnmektedir. U zay
idesi ve kipleri olm akszn duyarl zihin varsayabiliriz, kendi zihnim iz d
nda; nk madde kendi dnyamza ait birincil ya da ikincil hibir nite
likte kendini sergilem ezken insanca im gelenem eyen trde niteliklerde beli
rir. Fakat ayn ekilde hibir deim e ve bir sre idesi olm akszn zihin
gcnden sz edebilir m iyiz? U zay ve sre ideleri ayn dzeyde deildirler:
U zay idesi sonlu zihin gcne zorunluluk ierirken sre idesi de insann
bilinli yaam nn halihazrda barnd organik yapya baldr.
10 Daha derin dnme ile akl zorunluluklarnn son zihin gcn, zorunlu
olarak eksikli ve de zihnin im gelem esine elverili olm adndan zaten
mutlak belirsizlik ieren idelere gtrd, bununla birlikte sonlu zihinlerin
onlardan vazgem edikleri ortaya kar. Bu tr ideler L ocke asndan yete
rince ele alnm aya elverili olm ayan idelerdir.

266

nsann Anlama Yetisi zerine

ir Deneme

nm snr talar gibidirler ve sonlu gerek varlklarn bu tek tip


sonsuz sre ve uzay okyanuslarnda birbirlerine gre konumunu
adlandrmada kullanlrlar. yice dnlrse, ayrt edilebilir
duyulur eylerin birbirine uzakln ayn tuttuu varsaylan ve
kesin bilinen noktalardan belirgin uzaklklara ilikin idelerdir
yalnzca. te bu sabit noktalara yani sonsuz niceliklerin blmlendirilmesinde kullandmz bu llere zaman ve yer deriz.
Sre ve uzay kendilerinde tek tip ve snrsz olduundan, eyle
rin byle sabit noktalar olmadan, sra ve konumu diye bir eyden
sz edilemez ve her ey bu sonsuzluk iinde yitip gider.11
6.
Uzay ve srenin dipsiz uurumlarnn12 belirgin ayrt
edilebilir paralar olarak grlen zaman ve yer iin iki anlay
sz konusudur.
(1) Zaman genellikle evrendeki byk cisimlerin, bilgisine
sahip olduumuz kadaryla, varolu ve hareketleri ile llen ve
bir arada var olan, bylece de sonsuz srenin nemli bir paras
olarak ele alnr: Bu anlamda zaman duyulur dnyamzla balar
ve biter. Yer de bazen bu dnya iinde snrl bir sonsuz uzay
11 U zay cisimlerin yeri iken, zaman hallerin yeri olarak nitelendirilmitir.
Hibir deim e ya da art ardalk algm z yoksa zaman idesine sahip ola
m adm z gibi hibir eye ilik in bilin de tayam ayz; ve cisim algm z
yoksa da uzay idesine sahip olam ayz. D eneyim de sunulan deim eler ve
cisim lerin, fiziksel adan, birbirinin aklamas olduu sylenmektedir;
fakat ne cisim ne de d eim eler konumlanmadan ve tarihlenm eden kav
ranabilir olduundan, sre ve uzay ngrlm ekte v e bu durumda duyu
verisiyle aklanamamaktadr. D eim e ya da art arda olu zam an idesini
uyandrr ve ler, duyulur eyler d e uzay idesini uyandrr ve ler; fakat
bu idelerin kendileri fizik sel neden ve som ut lleri ile kartrlmam a
ldr.
12 Y aylm .
13 Zaman ile yalnzca hep lm de kullandm z, bir balang ve bir sonu
olduunu varsayabildiim iz hareketleri kastediyorsak; (terimin daha geni
anlamyla, ya da Locke'un dilinde sre ile) zamann tersine d eim e ile
ayrt edilm eyen (lmn salayan hareketlerin varoluu ncesi ve son
rasndaki deim edir sz konusu olan) bir eyse vurguladm z: Srenin,
yani daha geni anlam yla zamann, bir balang ve sonu ak bir eliki
oluturacaktr.

Sre ve Yaylm (Genleme) ideleri

267

paras ve bylece yaylmn gerisinden ayr olarak dnlr.


Ancak bunun yerden ok uzam diye adlandrlmas uygundur.
Tm cisimsel varlklarn tikel zaman ya da sresi ve tikel uzam
ile yeri cisimlerin varolu ve hareketi ile snrlandrlr ve gz
lemlenebilir paralar ile llr ve belirlenir.
7. (2) Bazen zaman szc daha geni bir anlamda kullanlr
ve cisimlerin balangtan bu yana mevsimler, gnler, yllarn
gstergeleri olarak grlm ve bylece imdi zamanmzn
lleri olan, cisimlere ait gerek varolu ve dnemsel hareket
lerle gerekten ayrt edilmemi ve llmemi sonsuz sre par
alarna da uyarlanr, ki bunlar her zaman llm zaman
uzunluklarna eit varsaydmz ve bylece snrl ve belirli
diye dndmz sonsuz tek tip sre paralardr. Meleklerin
yaradlnn Julian dneminin balangcnda olduunu var
saymakla dnyann yaradlndan 7640 yl nceyi belirttiimiz
anlalr. Bu yolla da imdiki hznda hareket etmi olan gne
in 7640 yllk dnne eit kabul ettiimiz byk bir sre
parasn belirlemi oluruz. Ayn ekilde dnyann snrlar
tesindeki byk boluu belli boyutlarda bir cisme hacim ola
rak eit ya da o cismi iine alma kapasitesine sahip gibi dn
dmzde de yer, uzaklk ya da hacim zerine konuurken de
uzayda evrenin herhangi bir parasndan belli bir uzaklkta bu
lunan bir nokta varsayarz bazen.14
8. Nerede ve ne zaman, tmyle sonlu varlklara ait ve bu
duyulur dnyann kimi bilinir paralar ve gzlemlenebilir hare
ketlerle bize yansyan belli devirlere bakarak yantladmz so
rulardr. Bylesi sabit para ya da dnemler olmasayd, sonlu
anlama yetilerimiz nnde eylerin dzeni, tm sonlu varlklar
14 Bunun paralelinde her llebilir gereklik yer ve tarih ieren somut l
lerle karlatrlr. Bu balamda, matematiin bnyesindeki uzay, sre ve
say ideleri llebilir niceliklerdir. llebilir ya da sonlu uzaylar ve s
reler matematiksel balamda anlalabilirken, sonunda uzay ve srenin
iinde yitirildii llem ez yaylm ve ncesizlik-sonraszlk duyu ile s
nrl bir anlama yetisi iin ister istem ez gizemdir.

268

insann Anlama Yetisi zerine

ir Deneme

kucaklayan ve Tanrda balayp Tanrda15 biten snrsz dei


mez sre ve yaylm derinliklerinde yok olur giderdi. Dolay
syla onlar kavrayamamamz ve sklkla dncelerimizi onla
rn peinde yitik halde bulmamz hi de tuhaf deildir. Fakat ti
kel sonlu varlklar sz konusu edildiinde bir cismin uzamnn,
sonsuz uzayn o cismin hacmi kadarn kaplad grlr. Yer
baka bir cisimden belli uzaklkta dnlen cismin konumu
dur. Bir eyin tikel sresinin idesi, sonsuz srenin o eyin varl
srasnda geen blmnn bir idesidir;16 bu durumda eyin var
olduu zaman, bilinen ve sabit sresel dnem ile o eyin oluu
arasnda geen sre aralnn idesidir. Biri "bir metrekaredir"
gibi bir eyin hacim snrlarnn uzakln, ya da "iki yl srd"
gibi ayn eyin varolu snrlarnn uzakln gsterir; dieri bu
eyin yer ya da varoluunun, "Lincoln's Inn Fields'n ortasnda"
ya da "167117 miladi ylda" gibi ifadelerle, dier sabit uzay ya
da sre noktalarndan uzakln gsterir. Tm bu uzaklklar
in, ayak, mil, derece, dakika, gn, yl gibi uzay ya da sreye ait
belli uzunluklarn yerleik ideleriyle leriz.
9.
Uzay ve sre tmyle yaln idelerimiz18 arasnda yer alsa
da paralarn gz ard ederek seik idelerine sahip olamayz.
15 U zam l eylerin yerlerini olas klan yaylm iken, herhangi bir trden
deim elerin tarihlenm esini olas klan da sredir. L ocke zam an zaman
nesnel anlamda nceden var olan, sonlu evreni geni bnyelerine sdr
maya elverili kaplar olarak betim lese de, onlar dzen getirdikleri ey ve
hallerine ilikin bantlar dnda bir insan zihni iin olum lu bir anlam
tam azlar.
16 Sonsuzun bir sonlu nicelik olduunu ima eder biimde bir para sonsuz sre
deyim ini kullanmamz uygun olur mu? Sonsuz sre hallerin meydana geli
ine ilikin soyut, tkenmez olaslk; sonsuz uzay uzam l paralardan olu
an, cisim lerin varoluuna ilik in soyut, tkenmez olaslk deil midir? Bu
sonlu eyler evren ve bilinli zihin olm akszn anlalam ayan soyut sre ve
uzaydr. Tm sonlu uzaylar yutan usuz-bucakszlk gizem i ve tm sonlu
sreleri yutan ncesizlik-sonraszlk gizem i sredursun, tm sonlu uzay ve
sreler yok edilse de, bu gizem leri insana sunanlarn tikel uzay ve srelere
ilikin ideler olduklarndan baka bir ey syleyem eyiz.
17 Locke'un Denem e'de yer alan aratrmaya giritii yldr.
18 "Uzay ve zaman dnda yaln ve zgn olm ay daha fazla hak edecek
baka ide ya da kavram tanmyorum." (Reid)

Sre ve Yaylra (Genleme) deleri

269

Ayn cinsten paralarla kurulu ve yabanc bir ide iermez oldu


undan bu ikisinin yaln ideler19 arasnda saylmasnn nnde
bir engel yoktur. Zihin sayda olduu gibi uzay ve srenin de en
kk blnemez bir birim ya da idesine sahip olsayd20, bunu
yineleyerek daha genilemi uzam ve sre ideleri elde ederdi.
Fakat zihin parasz herhangi bir uzay idesi oluturma yetenei
tamadndan ancak bunun yerine (in, fit, mil, kbit, fersah,
saniye, dakika, saat, gn, yl gibi) her lkede benimsenmi ol
duundan bellee iyice kaznm olan ortak llerden yarar
lanr. Bunlar zihne gre yaln idelerdir ve gerekirse bildii belli
uzunluklar birbirine ekleyerek oluturduu daha geni idele
rin bileenleridir, paralardr. Dier yandan, zihin blme yo
luyla bunlar daha kk paralara ayrdnda en kk ortak
lmz bir saysal birimdir. Sre ya da uzay dncelerinde
ekleme ve blme ilemlerinde ide ok byk ya da ok kk
olursa btnyle belirsiz ve karmak bir grnt izer; ve tek
ak ve seik kalan da bu yinelenen eklem e ya da blmelerin
saysdr. Her sre paras sre ve her uzam paras da uzam
dr; her ikisi de sonsuza dek blnme ya da ulanma kapasitesindedir. Ancak bu ikisinin de ak ve seik idelerine sahip ol
duumuz en kk blmleri uzay, uzam ve srenin bileik
19 "Sre ya da uzam a ilikin tadm z seik idelerin hepsi de bir biim de
bileik yapdaysa, hibiri yaln ideler snfna sokulamaz; ve bu kitabn,
Locke'un yaln ideler konusuna giri yapt ikinci blmnde yalnlkla
rna yeterince kesin bir tanm getiremedii grlyor" biim indeki bir kar
ka, Bay Coste'un Denem e'nin Franszca basksnda gnderm e yapl
yor. Buna ilikin aklam a Locke'un D enem e'de kulland dile biraz k
tutuyor. M inim a sensibilia Locke'un d duyuma ait yaln ideleridir ve du
yulur olann tesine tanan blm e ilem i bir uta olum lu ideler alann
ayor, zihinde im gelenem eyecek denli geni olduunda bile dier uta bu
alann snrlarn geiyor.
Say idesi, bu dorultuda, aralksz deil, blnm ez paralar ya da birimler
dolaysyla kesintili/sreksiz diye nitelendirilir; O ysa uzay ve sre ideleri
bitimsiz blnmesi beklenen ve bylece nnde sonunda sonsuz (ya da be
lirsiz) blnebilirlik formunda nicelik snfnn dna taan paralarn
ideleridir.

270

nsann Anlama Yetisi

zerine

ir Deneme

kiplerini oluturan21 trde ideler olarak baklsa daha iyi olur.


Sredeki kk bir para bir an diye adlandrlabilir ve zihni
mizde her zamanki art arda olu zincirinde bir idenin zamandr.
Dierinin tam bir ad yok, bu yzden duyulur nokta deyip diye
meyeceimi bilmiyorum. Bu terim uzay ya da maddenin, genelde
bir dakika ve gzn merkezi olduu bir dairenin, en keskin gze
30 saniyesinden daha az grnebilen, seebileceimiz en kk
parasdr.
10. Yaylm ve sre paralara sahip olarak dnlseler22 de
dncede bile paralar birbirinden ayrlmaz: Ancak birinin
lsn cisimlerin paralarndan, dierinin lsn de zihni
mizde idelerin art ardal ya da hareket paralarndan edindii
miz gibi bu paralar kesilebilir ve ayrlabilir: Sklkla biri hare
ketsizlik ile dieri uyku ile yani yine hareketsizlikle blnebilir.
11. Aralarnda belirgin bir fark da vardr. Yaylma ilikin
uzunluk idelerimiz her yne evrilebilir ve bylece ekil, ge
nilik ve kalnlk23 yaratabiliriz; fakat sre sonsuza uzanan ok
luk, eit ya da ekil kapasitesi olmayan dorusal bir izgi
uzunluu gibidir. Dier yandan bu her eyin varken eit lde
paylat tek ortak varolu lsdr. u an, imdi var olan her
ey iin ortaktr ve varolularnn, tek tekil varlklarm gibi o
parasn eit lde ierir; ve bu durumda hepsi zamann ayn
annda var olurlar. Yaylm balamnda melekler ve tinlerin bu
na bir benzeyi gsterip gstermemeleri benim kavrama gcm
21 Yaln uzay ideleri dolaysyla m inim a sensibilia'd\ar ve "anlar" bizim s
reye ilikin yaln idelerimizdir. Bu hi de uzay ve zaman sreenliinin bir
yadsm asna gebe deildir. L ocke baka bir yerde paralarnn ayrlmaz
olduunu kabul etmektedir.
22 U suz-bucakszlk ve ncesiz-sonraszln paralarn ideleri ile uyumsuz
belirsizlikleri/gizem lerini ieren nceki notlarla karlatrnz.
23 Bu boyutlu uzam n eitli bantlar geom etrinin m alzem elerini olu
tururlar. ekil, l uzam ve uzayn dier sonlu kipleri, bilim ler iin en ak
ve kesin nesnelerdir; ancak usuz-bucakszlk belirsizlii, sonlu deneyim
idelerinin nnde sonunda eitli yollardan bizi ulatraca en son belir
sizliin en gze batan gstergesidir.

Sre ve Yaylm (Genleme) deleri

271

zorlar: Tm dier varlklarn gereklii ve uzanmna deil de


kendi varlmzn amalan ve korunmasna uygun anlama yetisi
ve kavrama gc tayan bizler iin bir varoluu kavramak ya
da gerek bir varla ilikin bir ideye sahip olmak hemen hemen
tm sre eitlerinin tam bir deillemesi ile gerek bir varoluun
idesine sahip olmak kadar gtr. Dolaysyla, uzayla ilgisi bu
lunan tinleri24 ya da uzay iinde nasl iletiimde bulunduklarn
bilmeyiz. Tm bildiimiz, cisimlerin kat paralarnn uzanm
na gre uzayn belli bir parasn ayr ayr doldurduklardr ki
bylece bu tikel uzay parasnda olduklar srada baka cisim
lerin oray paylamasn engellerler.
12.
Sre ve zaman iki parasnn bir arada var olmad fakat
art arda geldii, "uzakl yok etm eye ilikin idemizdir; yaylm
ise tm paralarn art ardala kapal fakat bir arada var olabil
dii "uzakl srdrmeye" ilikin idemizdir. Dolaysyla art
ardalk olmakszn bir sreyi kavrayamadmz gibi dnce
lerimizde imdi var olann yarn da olaca ya da bir seferde
imdiki sre anndan fazlasn kaplayacak biimde bir araya da
getiremesek yine de insan ya da baka bir sonlu varln sre
sinde ok farkl olan ncesiz-sonrasz Tanrsal sreyi kavraya
biliriz. nk insan tm gemi ve gelecek eyleri kavrama
bilgisi y ad a gcne sahip deildir: Dnceleri dnnse yarnn
ne getireceini bilmez. Bir kez gemi olan geri getiremez ve
gelecek olan da imdiye alamaz. nsan iin sylediim tm
sonlu varlklar iin geerlidir; sonlu varlklar insan bilgide ve
gte asalar da Tanr ile karlatrldnda deersiz yaratk
lardr yine de. Sonlu ya da herhangi bir byklk sonsuzda bir
yer tutam az/-1Tanrnn sonsuz bilgiyle ve sonsuz gle donan
m sonsuz sresi gemi gelecek tm eyleri kapsar ve bugn
24 "Tinler" yani cisim lem em i/b ed en lenm em i tinler.
25 D olaysyla, uzay ya da srede sonsuz nicelik denen, tam anlam yla bir ni
celik deil, yalnzca niceliin belirsizlie gm lm esi ierii tayan, llem eyen gerekliktir.

272

nsann Anlama Yetisi zerine

ir Deneme

kadar aktr; Tanr iin istedii her an var edemecei tek bir ey
de yoktur. Her eyin var oluu Tanrnn inayetine bal oldu
undan tm eyler o var olmalarn uygun grd an var olur.
Sonu olarak; yaylm ve sre karlkl birbirini kucaklar ve
sarar; nk her uzay paras her sre parasnda ve her sre
paras da her yaylm parasmdadr. ki seik idenin byle bir
bileimini, sanrm, dndmz ya da dnebildiimiz e
itlilik iinde bulmak zordur ve daha te kurgulama ans tan
yabilir.26

26 Sre her yerde alglanr ve uzay kesintisiz srer. Yok edilm elerine ilikin
bir ideye sahip olm ak imknszdr: Biri bir eyin uzam llna ilikin, di
eri bir eyin deim esine ilik in soyut olaslk ierdiinden "hibir eye"
o kadar ok yakndrlar ki ne yok edilm eye ne de yaratlmaya elverili g
rnmektedirler. eylerin doas ya da nedeni gereince snrsz ve sonsuz
blnebilirin belirsizliinde kaybolur giderler. Hayal gc ve duyarl anla
ma yetisi, eylerdeki bir akl zorunluluu dolaysyla belirsizlie gm l
dkleri snrszlk ya da sonsuz blnebilirlii betim leyem ez. Sre ve uzay
idelerini aklarken Locke, bu zihinsel zorunluluu yani cism i uzay ban
tlarna ilikin ideleri olm akszn, ya da deim eleri varlklarn ieren bir
sreye ilikin ideler olm akszn kavramadaki mutlak yetersizlii geri
planda brakmaktadr; ve her birinin snrlanam az doasn da bu ere
vede ele almaktadr. Bu zihinsel zorunluluk, tarihsel-ak yntem ile yal
nzca bilinte fizik sel olu sras erevesinde bir hal/kip olarak akla
namaz, -somut llerinden soyutlanm bantlardan biri ya da dierinin
duyarl hayal gcne teslim edilem eyiinden daha fazlasna aklama geti
rilem ez bu ekilde.

16. BOLUM
SAYI DES
1. Sahip olduumuz ideler iinde "birlik" ya da "bir" idesin
den daha fazla yolla gelen ve daha yaln olan yoktur: Hibir
eit ya da bileim izi yoktur: Duyularmzn alanndaki her
nesne, anlama yetilerimizdeki her ide ve zihnimizin her dn
cesi bu ideyi beraberinde getirir. Dolaysyla tm dier eylerle
uyumundan kaynakl en evrensel idemiz olduu kadar dnce
lerimizle en skfk olan da yine bu idedir. nk, insanlar,
melekler, eylemler, dnceler ksacas var olan ya da imgelenebilen her eye kendini sunar say.1
2. Zihnimizde bu ideyi yineleyerek ve birbirine ulayarak kip
lerine ilikin bileik idelerine kavuuruz. Biri bire ekleyerek bir
ifte ait bileik ideye; on iki birimi bir araya getirerek bir dzi
neye ait bileik ideye ve ayn biimde yirmi ya da bir milyon gibi
bileik idelere sahip oluruz.2
3. Sayya ait yaln kipler tm dierleri arasnda en seik ola
ndr; en kk bileen olan bir birimin oluturduu her bileim
1 Bak: 7. Blm , 7. ksm. Som ut deneyim de tm dier idelerim izle birlik
idesinin zorunlu bir aradal idelerimizin yaln olm asna engeldir. ster is
tem ez hepsiyle alam halinde olduundan say kendini nkoul ve rnek
kabul eden asl akl yapsna balantlandrlmtr, olas duyusal gr
nlere deil.
2 Locke'un sonsuzlua ilikin en ak idelerim izi edinm ede ara olarak gr
d say idesi onun iin zel bir nem tamaktadr. Bak: 8. Ksm; 17.
Blm , 9. Ksm. Pythagorasdan bu yana say idesi m etafiziksel kurgula
malar iin bir ekim alan olmutur.

274

nsann Anlama Yetisi

erine

ir Deneme

en yaklak olandan da en uzandaki kadar farkllk gsterir.


ki, iki yzden olduu gibi birden de seiktir; ve iki idesi ide
sinden bir parazit kurdunun yeryznden olduu kadar seiktir.3
Gerekten farkl olduu halde ayrt edemediimiz iki yaklak
ide ierikli dier yaln kiplerde durum byle deildir. Bu sayfa
nn beyazl ile bir sonraki sayfann beyazl arasndaki fark
kim bulabilir ya da kim uzamda her zerre fazlaln seik idele
rini oluturabilir?
4. Her say kipinin tm dierlerinden aklk ve seiklii
uzamda olduundan daha apak ve keskin deilse, belirtelerin
saylarda daha genel ve daha belirgin bir kullanm ierdiklerine
dnmeye iter beni. nk saylarn ideleri uzamdakinden da
ha ak ve ayrt edilebilir haldedirler; uzamda her eitlik ve faz
laln gzlemlenmesi ya da llmesi yle kolay deildir, n
k dncelerimiz uzayda bir birim gibi daha tesine geeme
yeceimiz herhangi bir kkle varamazlar; ve dolaysyla, en
kk bir fazlaln nicelii ya da oran kefedilemez; ancak
sayda bu belirsizlik yaanmaz: yle ki, 91, 90 saysnn hemen
ardndan gelse de ondan yine de rnein 9.000 saysndan na
slsa o kadar ayrt edilebilirdir. Fakat uzamda, rnein bir ayak
ya da bir inten daha fazla herhangi bir l bir ayak ya da bir
inlik lden ayrt edilmez. Eit uzunlukta grnen izgilerden
biri dierinden saylamaz paralar sayesinde daha uzun olabilir;
ve de bir a iin bir dik adan sonraki en byk a denemez.4
5. Bir birimin idesini yineleyip bir dier birime ulayarak iki
adyla gsterilen tek bir toplu idesini edinebiliriz. Bu ilemi
srdrp edindiimiz en son toplu ideye bir tane daha ekleyip
ona bir ad verirsek, birbirini izleyen saylar iin bir adlar dizgesi
3

Bu balamda saysal farkllk, birimi ile, en seik ve llebilir nicelik l


tdr; nk her kipsel deiim dnlebilecek en uzak saydan olduu
kadar en yakn saydan da ayrt edilebilirdir.
Bak: Leibniz, Yeni D enem eler. Locke kendi say idesinden kesirleri dl
yor grnmektedir.

ve bu dizgeyi ayr ayr adlaryla birlikte saklayacak bir bellei


miz olduka, birbirinden ayrt edilebilir eitli birim toplulukla
rnn idelerine sahip olabiliriz. Numaralandrma, bir birim daha
ekleme ve tmne tek bir ide gibi nceki ve sonrakinden kar
samamz ve her daha byk ya da daha kk birimler topla
mndan ayrt etmemizi salayacak yeni ya da seik ad ya da
iaret vermekten baka bir ey deildir. yle ki bire bir, ikiye
bir eklemek suretiyle ilemi srdrp bu srada her bir adma ait
seik adlar da koyabiliyor ve yeniden her bir bekten bir birim
kararak onlar azaltabiliyorsak, dilimiz kapsamnda ya da ad
larn bildiimiz saylarn idelerini elde edebiliriz. Saylarn
zihnimizdeki ayr ayr yaln kipleri eitlilik ve daha az ya da
daha oktan baka farkllk iermeyen bir sr birim bileenleri
olduklarndan, her bir seik bileime ad ya da iaret koymak
dier trdeki idelerden daha fazla zorunluluk ierir. nk byle
adlar ya da iaretler olmadan zellikle byk miktarda birim
ierikli bileimlerde hesaplama yapmakta zorlanabiliriz; karma
kark bir ynla kar karya kalrz bu durumda da...
6.
Konutuum kimi Amerikallarn (aslnda yeterince akll
ve abuk kavrayldrlar) bizim gibi 1000'e kadar sayamamalar
ve 20'ye ulaabildikleri halde o saynn seik bir idesine sahip
olamamalarn imdi anlyorum. Ticaret ya da matematikten
habersiz basit yaam ve yoksulluklarnn gerektirdii kadarn
karlayan ve olduka ksr dilleri yznden 1000 saysn tem
sil edecek hi szck bilmiyorlard; yle ki, byk saylardan
sz ettikleri zaman sayamadklar yerde kafalarndaki kllar
gsterirlerdi. Bu da sanrm adlar konusundaki yoksulluklarn
dan ileri gelmekteydi. Tououpinambos halk 5'in zerindeki sa
ylarn adlarn bilmiyor ve onlar kendi parmaklar ile yanlarndakilerin parmaklar ile gsteriyorlard.5 Her zamankinden
5

"Histoire d'un Voyage, fa it en la Terre du Bresil" Jean de Lery, 20. Blm,


sf: 307-382.

276

nsann Anlama Yetisi zerine

ir Deneme

daha byk saylar iin kimi uygun adlar bulsak eminim ki onlar
da ayr ayr sayabiliriz: Ancak milyon kere milyon ifadesiyle,
aldmz yolda on sekiz onluk basamak tesinde kartrmadan
ilerlememiz gtr. Seik adlarn iyi bir hesaplamaya ya da ya
rarl say ideleri edinmeye katklarn grmek asndan tek bir
saynn iaretleri olarak sreen bir sra izleyen rakamlar ince
lemenizi istiyorum u rnek zerinde:
Nonil- Octiliions
lions

857324

162486

Septil- Sextil- Quintrillions


lions
lions
(Kentrilyon

Quartrillions
(Katrilyon)

Trillions
(Trilyon)

Billions Millions Birimler

345896

248106

235421

261734

437918

423147

(Milyar) (Milyon)
368149

623137

Bu sayy ngilizce adlandrmada, genelde ikinci alt rakam


ad olan milyonun yinelenmesine bavurulur.6 Bu ekilde bu
saynn ayr kavramlarna sahip olmak ok gtr. Fakat her alt
rakama yeni ve sral ad vermek yoluyla bu ve daha fazla raka
mn ayr ayr kolayca saylp saylamayaca ve idelerinin bizce
daha kolay edinilecei ve bakalarna daha ak ifade edilip
edilemeyecei bir yana, bu rnekleme yalnzca, kendi bulula
rm sunmadan, seik adlarn numaralandrma iin nemini
gstermek iindi.
7.
Say basamaklarn ayr ayr gsterecek adlardan yoksun
ya da dank ideleri bileikler iinde toplama ve dzenli bir s
ralamalarn yapma, bylece belleklerinde hesaplama iin ge
rektii kadar saklama yetisine henz sahip olmadklarndan o
cuklar dier ideleri ile iyice donandktan ok sonraya kadar ne
saymaya balar ne de ok fazla ya da dzenli basamaklandrma
yapar ve yirmi demeden nce baka eylere ilikin ok ak
kavramlara sahip olduklar ve sklkla onlar ok iyi dile getirip
uslamladklar gzlemlenebilir rahatlkla. Belleklerinin zayfl
6

Ne kadar byk olursa olsun bir say sonludur ve say idesi ya da snfn
aan ve saylam az olan usuz bucakszlk ya da ncesiz-sonraszl l
m eye uygun olm asa da bir uzay ya da bir sreyi ler.

yznden saylarn ayr bileimlerini seik sralarna gre veri


len adlaryla birlikte belleklerinde tutamayan ve bu kadar uzun
bir saysal basamaklar zincirinin izini sremeyenler yaamlar
boyunca hesap yapmay ya da orta dzeyde say serilerini d
zenli olarak yinelemeyi beceremezler. 20'ye dek sayan ya da bu
saynn bir idesine sahip olan kii 19'un 20den nce geldiini
bilmelidir; bu olmazsa bir boluk oluur, zincir bozulur ve nu
maralama daha ileri gidemez, orada taklr.
yle ki doru hesaplamak iin, (1) Zihnin yalnzca bir birim
eklenmesi ya da karlmas ile birbirinden ayrlan iki ideyi dik
katlice ayrt etmesi; (2) Bellekte, bir birimden o sayya dek olan
ayr bileimlerin adlar ya da iaretlerini saylarn dizilimindeki
tam sraya uygun olarak saklamas gerekir. Bu ikisinden her
hangi birinde yanlgya dlrse tm sayma ilemi zarar grr
ve seik numaralandrma iin gerekli idelere ulalmaz, yalnzca
kark bir yn idesi oluur.
8.
Zihnin bizce llebilir olan tm eyleri lmede yarar
landklar yaylm ve sredir genellikle... Sonsuzluk idemiz
bunlara uygulandnda bile saysal sonsuzluktan baka bir ey
deil gibidir. Toplama yoluyla sonuna eremediimiz say son
suzluuyla sre ve yaylmn imgelenen paralarna ait belli
idelerin srekli ulanmas deil de nedir bizim ncesizsonraszlk ve usuz bucakszlk idelerimiz? Byle tkenmez
bir birikimi bize tm dier ideler iinde en ak biimde sala
yan saydr. Bir insan istedii kadar byk bir say toplamna
ulasa da ona daha da ekleme kapasitesinden bir zerre bile
azaltamaz ya da tkenmez say hzinesinin sonuna yaklaamaz;
orada hl karlm olanlar kadar ok eklenmeyi bekleyen
malzeme sakldr. Saylarn bitimsiz eklenimi ya da eklenebilirlii sonsuzlua ilikin en ak ve en seik ideyi edinmemizi
salayacak denli belirgindir. Bu konuda bir sonraki blm daha
aydnlatc olabilir.

17. BLM
SONSUZLUK DES
1.
Sonsuzluk adn verdiimiz idenin cinsini bilen biri zihnin
sonsuzluunu genelde neye dorudan yklediini ve bu ideyi
nasl oluturduunu dnmelidir.
Bana yle geliyor ki zihin sonlu ve sonsuzu, nicelik kipleri ve
ncelikle paralar olan ve en kk parasnn eklenimi ya da
karm ile azalma ya da oalma yetenei tayan eyler ola
rak gryor. nceki blmlerde uzay, sre ve say idelerini bu
biimde ele alm tk.1 Tm eylerin sahibi ve kayna yce
Tanrnn akl erdirilemez bir sonsuzluk ierdiinden eminiz:2
Fakat clz ve s dncelerimizde bu en byk ve stn varla
sonsuzluk idemizi uyarladmzda ncelikle sresi ve zamanszl-meknszldr dikkate aldmz. Tkenmez ve kavra
nlmaz gc, bilgelii ve inayetine daha mecazi bir bak amz
vardr. Bunlar sonsuz diye adlandrdmzda, bu sonsuzlua
1

Burada sonsuzluu, olumlu olduu ve uzay ya da zaman ile sunulduu s


rece bir i duyum idesi yapan kar konulm az ilerlem e zorunluluu hissine
ilikin bir olumlu ideye sahip olduum uz im a ediliyor gibiyse de, bir eyin
sonsuz niceliin e ilikin olum lu ide ya da zihinsel im ge tayam ayacamzdr ileri srlen.
nceki drt blm de de akland zere Locke'a gre sonsuzluk idesi
soyut uzay ve sre iinde llebilir bir sonsuzluktur; say ve bantlar ile
bitim siz olan sonlu paralar barndrr. Som ut, niteliksel sonsuzluk Tanrda
bulunur; kusursuz/mkemmel Akl ve A m a, anlalmaz bir biim de, uzay
ve sre idelerim izden bam sz olarak maddi ve m anevi anlamda stn ve
her yerde varoluuyla belirginletirilir.

(Sonsuzluk desi

279

ilikin idemiz beraberinde Tanrnn g, bilgelik ve inayetinin


edimleri ya da nesnelerinin uzam ya da saysn asla aam aya
cak bir derin dnme ve yknme getirir. Bu zelliklerin, s
kapasitelerimizin sonsuzca tesinde olan Tanrda ne derece bu
lunduunu sylemek deil niyetim ki kukusuz hepsi de en ku
sursuz dzeydedir. Fakat sylemek istediim; biz Tanrnn bu
zelliklerine ve sonsuzluklarna ilikin byle idelere sahibiz.
2. imdi dnmemiz gereken zihin bunlar nasl edinir?
sorusudur. Sonsuz idesi iin bu kolaydr. D duyularmz et
kileyen belirgin uzam paralar zihne sonsuz idesini de tarlar;
saatler, gnler ve yllar gibi zaman ve sreyi lmede kulland
mz genel art ardalk dnemleri snrl uzunluklardr. Glk
usuz-bucakszlk ve ncesiz-sonraszla ait snrsz idelere
nasl kavutuumuzdadr; nk evremizdeki nesneler bu ge
nilie gre ok gdk kalrlar.3
3. Bir fit (ayak) gibi belli uzay uzunluklarnn herhangi bir
idesini tayan herkes o ideyi yineleyebildiini grr ve onu bir
ncekine ekleyerek iki fit idesini, bir ncy ekleyerek fit
idesini oluturur; ve bu ya da baka bir uzunluk biriminin srekli
katlanmas ile istedii kadar idesini geniletir ki balangtaki
kadar uzaktr sona ve artk durmas iin neden yoktur: Uzay
idesini geniletme kapasitesi hl ayn dzeydedir; ite bu nok
tada sonsuz uzay idesine zaten kavuur.
4. Bu zihnin sonsuz uzay idesini edinme yoludur. Zihnin
gerekten var olan bir snrsz uzay idesini4 edinip edinmediini
3

U zam ya da srede snrsz bir nesneyi ne algladk ne de alglayabiliriz; ve


ister istem ez belirsiz bir snrszlk idesine yneltiliriz. L ocke bu olguyu
tm idelerim izin karlk geldikleri yaln ideler ya da birincil izlenim lere
bam ll yolundaki temel varsaym ile badatrmaya alyor.
Grnlerin yalnzca deneysel tekrar ile, Locke'un da onaylar grnd
gibi, uzay idesinin ierdii yinelem e ilem ini durmakszn srdrmeye y
nelik zihinsel gerekirlik aklanmaz. Bu zorunluluk yalnzca kendiliinden
kendi sonluluk ve geiciliin i aamayan duyusal sunumlar deil eylerin
aklla kavranlr doasnda ve zihindeki bir ey yznden deil midir?

280

nsann Anlama Yetisi zerine

ir Deneme

irdelemek tamamyla farkl bir eydir, nk idelerimiz heo


evlerin varoluunun kantlar deildirler: Fakat yine de sras
gelmiken, uzayn kendinde gerekten uzay idesi ya da yayl
mnn doal olarak bizi srkledii snrsz olduu imgelemine
eilimliyiz diyebilirim. Bizce cismin uzam ya da hibir kat
madde ieremeyen varlk olarak dnldnden, zihnin so
nuna ulaabilmesi ya da ona bir son bimesi ya da dnceler ne
kadar alsa da bu uzayda herhangi bir noktadan artk ileri gide
memesi diye bir ey yoktur. Cisimsel snrlar zihnin uzay ve
uzamda ilerlemesini durdurmak bir yana daha da kolaylatrr.
Cismin en u snrna geldiimizde zihin cismin de ilerleyebile
cei uzayn artk bittiine, byle alglamad halde, nasl ina
nabilir? Cismin hareketi iin ok kk de olsa cisimler arasnda
bo bir uzay zorunluluu varsa ve bu bo uzay iinde ya da bo
yunca hareket etmesi mmknse o zaman bir madde parac
nn bo bir uzaya girmemesi imknszdr: Cisimler arasndaki
bo uzay kadar cismin snrlar tesindeki bo uzaya da bir cis
min girme olasl hep vardr: Cisimlerin snrlar tesinde ya
da aralarnda bo uzay idesi tmyle ayn doadadr; hacim d
nda bir farkllk tamazlar; dolaysyla cismin oraya szma
sn engelleyecek hibir ey yoktur. yle ki, zihin tm cisim
lerden uzaa ya da aralarna dncelerini yneltse de bu tek tip
uzay idesinde snr ve son olacak bir nokta bulamaz: Sonu ola
rak gerekten sonsuz olduu karmna varr ister istemez.5
5.
Bir uzay idesini istediimiz kadar yineleme gcyle usuz
bucakszlk idesini ediniriz; ayn ekilde zihnimizde bulunan
herhangi bir sre idesini durmakszn yineleyerek de ncesizsonraszlk idesini elde ederiz. nk kendimizde say idesinde
5

Locke baka bir yerde "salt uzay" iin orada uzam l bir eyin var olabile
ceine dair sonsuz bir olaslktan bakaca bir ey deildir diyor. "Yaa
mm z boyunca hep salt uzayn gerek bir ey olduu dayatmalar ile kar
latm z iin sonunda onun yalnzca bir bant olm ayp gerek bir ey
olduu nyargsna teslim olm uuz." ( eitli Y azlar/D enem eler)

(Sonsuzluk idesi

281

olduu gibi byle yinelenen idelerin sonuna varamadmz g


rrz.6 Bu noktada bir ncesizlik-sonraszlk idesine sahip olmak
tan tmyle farkl bir sorunsal douyor: Sresi ncesiz-sonrasz
gerek bir varlk var m yok mu? Var olan bir eyi gzlemleyen
dnen birinin ncesiz-sonrasz "bir eye" varmas kanl
mazdr bence. Bundan baka bir blmde sz ettiimden,7
imdi sonsuzluk idemize ilikin baka irdelemelerde bulunaca
m.
6.
Sonsuzluk idemizi kendi idelerimizi durmakszn yineleme
gcmzle ediniyorsak,8 "neden uzay ve sre idelerinde olduu
gibi dier idelerde de sonsuzluk karmna varmyoruz?" Onlar
da bu ikisi kadar kolay ve sk yinelenebilirken, rnein, neden
sonsuz tatllk ya da sonsuz beyazlk diye bir ey dnemiyo
ruz. Paralara ayrlabilir ve eit ya da daha kk paralarndan
birinin eklenmesiyle artabilir diye dnlen tm ideler yine
lenmeleri yoluyla bize sonsuzluk idesini kazandrrlar: nk
durmakszn yinelendiklerinde sonuna ulalamayacak bir s
rekli genileme sz konusudur. Fakat dier idelerde durum byle
deildir. imdi sahip olduum en geni uzam ya da sre idesini
en kk bir para daha ekleyerek yine de oaltabilirim fakat en
ak beyazlk idesine eit ya da daha az bir beyazlk idesi katmak
onu artrmad gibi idemi de geniletmez; ve dolaysyla, farkla
beyazlk ideleri ancak "tonlar" olarak adlandrlabilir. Paralar
dan oluan ideler her kk parann eklenimiyle arta yatkn
ken, dn grdnz bir para kardan aldnz ve bugn gr
dnz baka bir kar parasndan edindiiniz beyazlk idelerini
6

"Kendimizde" yani "sunulan grnlerde deil kendi iimizde" snrl bir


sreye kesin olarak inanm am z engelleyen bir ey buluruz.
7. Bak: 4. Kitap, 10. Blm , 3. Ksm. Burada, gnderme yaplan ve 4. Kitapta
yer alan blmn daha nce yazlm olduu anlalabilir. Locke'a gre
srenin bo olduunu varsaymak imknszdr fakat hareket iin yer kala
bilecek biim de, uzayn maddeden ayrlmas, uzay paralarnn bo olduu
anlamna gelmektedir.
8 Bana kalrsa, uzay ve sre idelerinde zihinsel sorumluluk.

282

nsann Anlama Yetisi

zerine

ir Deneme

zihninizde bir araya koyduunuzda tek bir ide olutururlar; be


yazlk idesi hi artmamtr; hatta daha az beyazlk daha fazla
beyazla eklenirse artrmak bir yana onu azaltm oluruz. Par
alar iermeyen ideler insanlarn istedii oranda oaltlamaz ya
da duyularyla edindiklerinin tesine geniletilemez;9 fakat yi
nelenerek artrlabilen sre, uzay ve say ise zihinde sonu g
rnmeyen bir alann idesini brakr ve ilerlemek iin hibir engel
koymaz zihne; ite bylece bu ideler tek balarna zihnimizi
sonsuzluk dncesine yneltirler.
7.
Sonsuzluk idemiz, nicelik dncesi ve zihnin nicelikte
yetkin olduu sonsuz artrma yetisinden dosa da zihnin sahip
olduu dnlen bir nicelik idesine sonsuzluu kattmz ve
sonsuz uzay ya da sonsuz sre gibi bir sonsuz nicelik sz etti
imizde dncelerimizde byk bir karmaaya yol aarz tahminimce. nk bence sonsuzluk idesi durmadan byyen bir
ide iken bir nicelik idesi kendinde snrl olduundan, ona son
suzluk eklemek yalnzca byyen bir hacme sabit bir l ayar
lamaktr; ve dolaysyla uzayn sonsuzluuna ilikin ide ile bir
sonsuz uzay idesini titizlikle ayrt etmemiz gereklidir. lki zihnin
uzay idelerini istedii kadar yineleyerek durmakszn ilerleme
dii varsaym, fakat zihinde sonsuz bir uzay idesine gerekten
sahip olmak,10 zihnin, durmadan yinelenmeyle tamam asla edinilemeyecek olan uzay idelerine ilikin gerek bir gre sahip
9

Locke'un llebilir sonsuzluu saysz paralardan olumaktadr ve bu


mutlak bir btn ya da tam am lanm ide olarak dnlem ez. Durm akszn
yinelem e olumlu bir sonsuz nicelik idesinde son bulamaz. Byk ya da k
k, uzay, zaman ya da saydaki tamamlanm ya da anlalabilir sonsuz
nicelik daha fazla artrlacak kapasite tamazd. Bu tr sonsuzluk, nicelik
snf tarafndan "kendinde elik ili, sonlu bir sonsuzluk" olarak dlanr.
Bu uzay ve sre idelerini yaym a/ geniletm eyi srdrme sorumluluu/
zorunluluu en son aamada bizi bu geni geit iinde sonsuzluk ile tek
bantm z gibi grnen tam am lanm am lk ve belirsizlik duyusuyla ba
baa brakr.
10 de, yani zihindeki tamamlanm ya da sonlu imge.

(Sonsuzluk desi

283

olduunu varsaymaktr; ki bu iinde ak bir eliki tam akta


d r.11
8.
Saylar zerinde dnmek bunu biraz daha anlalr k
labilir. Hi kimsenin sonuna yaklat algsna kaplmad
saylarn sonsuzluu derin dnlrse ortaya kar. Fakat bu
ide ne kadar ak olursa olsun sonsuz bir sayya ilikin gerek
ide12 samalndan daha apak bir ey yoktur. Zihnimizde bir
uzay, sre ya da sayya ilikin tadmz ideler ne kadar byk
olursa olsunlar yine de sonludurlar. Fakat iinde zihni dnce
lerin bitimsiz bir ilerleyiine saldmz snrsz, tkenmez bir
artakalan varsaydmzda bile nmzdeki ide bir trl ta
mamlanmyorsa ite o zaman sonsuzluk idesidir sahip olduu
muz. iinde bir son deillemesinden baka bir ey dnmedi
imizde ok ak grnd halde, zihnimizde bir sonsuz gcn
ya da uzayn idesini oluturduumuzda bu ide ok bulank ve
karmaktr; nk tutarsz deilse de ok farkl iki paradan
olum utur. Bir insan zihninde istedii byklkte bir say
ya da uzay idesi olutursa bile aktr ki, zihin, varsaylan bir
bitimsiz ilerlemede bulunan sonsuzluk idesinin13 tersine,
oluturduu bu idede son bulur. D olaysyla sonsuz uzay ya
da sre konularnda akl yrtr ya da tartrken kolayca
karm aaya d eriz.14 nk byle bir idenin tutarsz olduu
11 Bu (sre, uzay ya da sayda) nicelik ve sonsuzluk idelerinin birbiriyle
uyumaz olduu ve asl sonsuzluunsa llem ez olduunu belirtir. Bu
dorultuda uzay ve sre en sonunda usuz-bucakszlk ve ncesizsonraszlk belirsizliklerinde kaybolur. Bu ksm Kant'n bu balamda gr
d felsefi atm aya getirdii zm ile karlatrlabilir. Prof. Caird'in
"Kantn Felsefesi"ne de baknz, II. 17. Blm.
12 Yani, tamamlanm duyusal im ge.
13 Yalnzca insan tarafndan deil kendi doasnda da im gelenem ez olan bi
tim siz ilerlem enin bir zihinsel im gesinde deil, ilerlem enin im gelenm esi
olum lu ve olasdr fakat zorunlu olarak eksikli ve belirsizi ieren bitimsiz
ilerlemenin im gesi olamaz.
14 Berkeley matematikilerle tartmalarnda uzay ve srenin sonsuz blnebilirlii ve sonsuz ke ilikin zmszlkleri ortaya dkyor. Bunlar
Hume'un "incelem e"sinde (I. 2. Blm ) ve "Aratrma"snda (12. Ksmda)

284

nsann Anlama Yetisi zerine : ir Deneme

halde15 yle alglanmayan paralarndan biri ya da teki hep


kafalar kartrr. Bir uzay ya da bir sonsuz say yani zihnin
gerekten sahip olduu ve tesine geemedii bir uzay ya da say
idesi byle gibi geliyor bana; zihin durmakszn dncelerini
bytp ilerlese de sonuna asla ulaamyor bunlarn. Snrlar
olmayan sonsuzdur ve dncelerimiz sonsuzluk idesinde hibir
snr bulam az.16
9. Tm dierleri iinde say, bence, bize en ak ve en seik
sonsuzluk idesini kazndrandr.17 Uzay ve srede zihin sonsuz
luk idesini izlerken de milyon, milyonlarca mil ya da yllar gibi
say ideleri ve yinelemelerinden yararlanr ki bunlar sayyla,
kark bir yn olmaktan, zihni bulandrmaktan korunan seik
idelerdir. Zihin istedii kadar milyonu, bilinen uzay ya da sre
uzunluklarna ilikin ideye ekleyebilir; sonsuzlua ilikin en
ak ide olarak sonsuz eklenebilirlik, saylarda hibir bitim ola
sl tanmayan kark bir artakalandr.18
10. Sonsuzluk idemiz, zihnimizde seik ideleri bulunan belir
gin paralara uyarlanm say sonsuzluudur. Sayy genelde
sonsuz diye dnmezken sre ve uzanm byle olmaya yatkn
dr. yleyse sayda bir sona ularz, nk bir birimden daha

15
16
17

18

kukulu ynleriyle ele alnmaktadr. Fakat tm kanlm az kusurlu doru


luklar, duyusal im gelem e gcnn lsne gre yargda bulunan bir anla
ma yetisinin snflandrmasna zorlandklarnda eliki ierirler. Locke,
kendine gre, onlar belirsizlikleriyle kabul eder ve Stillingfleet'e yazd
mektuplarda tm bilinir idelerim izin ak ve seik olmalar gerektiini asla
sylem edii zerinde durur.
Mutlak yetersiz ide zerinde yeterli ve im gelenebilir olduu varsaymndan
hareket etmekte srarl isek bu sz konusudur.
nceden de vurguland zere, ilerlem eyi im geleyebiliriz, bitim siz ilerle
m eyi deil.
Yani, im gelenem ez sonsuzluk idesi saylabilir tm sonlu ya da im gelenebilir
eylerle zihne sunulmaktadr; nk sayszn belirsizliinde yitene dek
say sonludur.
Bitim siz ise, bir durak belirtisi sunmamakla birlikte bu imknszdr da; tersi
ak bir eliki olurdu. Sonu olarak bitim sizlik nicelik snfnn tesine
geer.

Sonsuzluk idesi

285

kk bir ey iermediinden orada dururuz;19 fakat sayy ekler


ya da artrrken snr tanmayz. Bu durumda biri bizimle son
bulan, dieri dnebileceimizin tesine uzanan sreen bir
izgi gibidir. Fakat uzayda ve srede durum baka. Srede bu
say izgisinin iki tarafnda da anlalmaz, belirsiz ve sonsuz
uzanm olduunu dnr20 ve ncesiz-sonraszla ularz.
Bu say sonsuzluunun hem parte arte hem parte post d
ndr. ncesiz sonraszl parte arte (nceki para) d
ndmzde kendimiz ve iinde bulunduumuz zamandan
balayarak zihnimizde tm say sonsuzluundan eklemelerle
ilerleme olaslyla yllar ya da alar gibi herhangi bir gemi
sre dilimini yineleriz;21 ncesiz sonraszl parte post (son
raki para) dndmzde de yine kendimizden balayarak
dnemleri katlayarak, yine say izgisini aan gelecek srede
ilerleriz. Bu ikisi bir araya getirilince ncesizlik-sonraszlk de
diimiz sonsuz sreyi olutururlar. Her iki yndede, ileri ya da
geri, sonsuzlukla karlarz nk hl saynn sonsuzluunu
yani daha fazla ekleme gcn22 harcamay srdryoruzdur.
11. Uzayda da kendimizi merkez alp iki yandan da o belirlenemez say izgilerini izleriz. Kendimizden balayarak her iki
yne doru say sonsuzluuyla yardlar, milleri birbirine ekle
meyi durmakszn srdrrz. Bu yinelenen idelere snrlar
koymak iin beklemeksizin o belirsiz usuz bucakszlk idesine
kavuuruz.
12. Dncelerimizle bir madde hacminde en son blnebilirlie ulaamadmzdan, saynn sonsuzluunu da ieren be
19 Ya kesirler?
20 Ona ulamaya ynelik (mutlak etkisiz) zihinsel aba olsa da bunun zihinsel
bir im gesine sahip olam ayz.
21 p a rte arte ve p a rte p o st sonsuz ise, "paralar" ya da say sonlu ve
llebilir olduundan "iki" para diye sz edilebilir mi bunlardan? Bak:
Hobbes (P hilosophia Prima, 7/12) Hobbes burada duyusal im gelem eyi zi
hin gcnn ls olarak yanstyor gibidir.
22 Daha dorusu, srekli bir daha fazla eklem eye ynelik zihinsel zorunluluk
altndadrlar.

286

insann Anlama Yetisi

zerine

ir Deneme

lirgin bir sonsuzluk sz konusudur bizim iin. Fakat bir fark var:
Uzay ve sre sonsuzluunu dnrken yalnzca saylarn eklenimine bavururken burada zihnin, nceki eklemelerde olduu
kadar, bir birimi sonsuza dek paralara blmeye ynelmesi sz
konusudur. Ancak yine de yeni saylarn eklenmesinden baka
bir ey deildir bu da. Yalnz birinin eklenimindeki sonsuz b
yklkte bir uzaya ilikin idemiz, dierinin blmndeki sonsuz
kklkte bir cisme ilikin idemizden daha olumlu deildir.
Sonsuzluk idemiz byyen ya da tutulmaz bir ide olarak srekli
snrsz bir ilerleme gsterdiinden hibir yerde duramaz.23
13.
Gerek bir sonsuz sayya24 ilikin olumlu idesi olduunu
syleyecek bir lgn bulmak zordur. Saynn sonsuzluu nceki
bir sayya istendii kadar ok ve uzun birim bileimi ekleme
gcndedir yalnzca... Ayn g uzay ve sre sonsuzluunda da
zihne hep bitimsiz eklemeler iin yer brakr. Bu durumda sonsuz
uzay ve sreye ilikin olumlu ideleri olduunu syleyecekler
karsa, buna karlk sonsuzluk idesine ekleme yapp yapama
dklarn sorarak byle bir yanlg kolayca yerle bir edilebilir.25
Fit ya da yard, gn ya da yl gibi, yinelenen saylarda, birimler
den olumayan ve uymayan sre ya da uzayn olumlu bir ide
sinden sz edemeyiz, sanrm. Bu birimler zihnimizde ideleri
bulunan ve bu tr niceliklerin bykln belirlemede kullan
dmz genel llerdir. Dolaysyla, uzay ya da sreye ilikin
23 Burada Locke'un yapt gibi uzay, sre ve sayda duyusal im gelem e sonu
olarak nicelik asndan bakldnda yetersizdir; ve insann gr asyla
tek bana yeterli olan yetersiz ide, uslam lam alarm zda tamm gibi ele
alndnda yanltc olur.
2 4 Sonlu zihnin bir durumu olarak kabul edilen zihinsel eilim iin sz konu
suysa da, sayda sonsuzluk somutlatrlamaz; olum suz ide de olsa, her ne
olursa olsun ynelm eye zorlandm z eyin llm bir im gesine sahip
olam ayz.
25 Tanr da sonlu bireyler de, balangsz ya da sonusuz, yani zaman ve ni
celiin bir ekilde tesindeki z-bilinli bireyler olarak betim lem eye al
ld her zaman, d ve i duyu grnleri ile snrl kalan insann an
lama yetisinin tesinde kalr.

Sonsuzluk desi

287

bir sonsuz ide sonsuz paralardan olumalysa bu paralar s


rekli eklenme yeteneinde olan say sonsuzluundan gelir, yoksa
bir say sonsuzluuna ilikin gerek olumlu bir ide deildir sz
konusu olan. Apaktr ki, sonlu eylerin toplanmas (olumlu
idelerini tadmz tm uzunluklar gibi) saynn rettiinden
baka sonsuzluk idesi oluturamaz. Sonlu birimlerin birbirine
eklenmesini gerektiren say,^u toplam artrmay srdrme ve
ayn trden daha fazla eklemede duraksamama gcmz yoluyla
sonsuzluk idesini sunar bize.
14. Sonsuzluk idelerinin olumlu olduunu kantlamak iste
yenler "olumsuz ise deillemesi olumludur" biimindeki bir
savdan temel alp sonu deillemelidirler. Sonlu bir cisimde son
yalnzca o cismin snr ya da yzeyleri diye dnlrse sonun
salt bir olumsuz olduunu kabul etmek zordur.27 Kaleminin
ucunu siyah ya da beyaz diye alglayan biri sonun salt deillemeden fazla bir ey olduunu dnebilir. Srede son varoluun
salt deillemesi deil, daha dorusu varoluun son andr. Sonun
varoluun salt deillemesinde srar edenler eminim ki balan
gcn varln ilk an olduunu ve hi kimsenin bu an salt bir
deilleme olarak anlamadn yadsyamazlar. Dolaysyla,
kendi savlarna gre parte ante ncesiz sonrasz ya da balangsz bir sreye ilikin ide yalnzca olumsuz bir idedir.
15. Sonsuzluk idesinin onu uyarladmz her eyde olumlu
bir ey ierdii dorudur. Sonsuz uzay ya da sreyi dnd
mzde ilk bata genellikle milyonlarca a ya da mili katla
yarak, toplayarak ok geni bir ide olutururuz. Dnceleri
26 N icelikte beliren sonsuzluk idesi, bu ekilde, duyusal im gelem e gc er
evesinde yargda bulunan bir anlama yetiince zen le ilenen bir duyu
verisi deil anlalm az/belirsiz bir zihin sunumu olarak belirir. Locke'da
sonsuzluk, yalnzca idesel boyutta eksikli sonucudur sonlunun ki peine
dlen ve im gelem e gcn karmaaya sokan sonsuzluun kendisi de bir
nicelik olarak varsaylsayd eliki kanlmazd. Bak: Novum Organum.
ve Dr. Fowler'n notlan.
27 Cisim , yani sonlu bir cisim de- sonlu bir nesnede.

288

nsann Anlama Yetisi zerine

ir Deneme

mizde ydmz her ey uzay ya da sreye ilikin ok sayda


olumlu idenin toplamdr ve dolaysyla olumludur. Fakat daha
geride bir denizcinin derinlie ilikin sahip olduundan daha
olumlu seik bir kavram deildir kalan.28 Denizci de iskandil
ipinin neredeyse tamamn suya brakt halde dibe ulaamaz.
Bylece ok derin olduunu anlar fakat daha ne kadar derinlik
olduu konusunda hi seik kavram yoktur. Yeni ip eklese ve
iskandil kurununun hi dibi bulmadan daha da ilerlediini gr
se, sonsuzluun tam ve olumlu bir idesinin peinde koan zi
hinsel durumla benzeirdi.29 p on ya da on bin yard uzunlukta
olsa bile denizciye kazandraca, uzanamad ve daha da iler
leyebilecei bitimsiz bir derinlie ilikin kark ve greli bir
idedir. Zihin bir uzay kavradka onun olumlu bir idesine yak
lar ancak onu sonsuza ilerletmeye urarken hibir durma
olasl olmadndan ide eksikli ve kusurlu olmay srdrr.
Zihin bykl konusunda ne kadar geni bir uzay dncesi
elde ederse idesi de anlama yetisinde o kadar ak ve olumlu bir
yer alr: Ancak sonsuz hl daha byktr. ( 1 ) 0 zaman bu kadar
okun idesi olumlu ve aktr (2) daha byn idesi de aktr;
fakat kavranlamayacak kadar ok ya da byk yalnzca greli
bir idedir. (3) dolaysyla bu olumlu deil akas olumsuzdur.
Bir uzamn geniliine ilikin olumlu ak bir idesi olmayan
onun boyutlarna ilikin kapsaml bir ideye de sahip deildir:
28 Bu daha kk bir sonluyu bizce im gelenem ez olan daha byk bir sonlu ile
karlatrmaktr, yoksa onu, varsaylan sonsuzu llebilir bir nicelik
olarak varsaymakszn, ne kadar uyarlanamaz olduu balamnda sonsuzla
karlatrmak deildir. "Ne kadar" ve "daha fazla" bizi bir nicelik kavra
m yla snrlayan ifadelerdir.
29 Bu zihinsel durumun ayrt edilebilecek bir grnm gibi olum lu bir
idesine sahip olabiliriz; fakat bundan zihinsel durumun bal olduu son
suzluk idesi diye sz edilem ez; nk, tamamlanm ya da im gelem e gc
dahilindeki ide zihnin peinde olduu eyin sonsuzluk olm adnn delilini
kendi grnyle sunacaktr. "Bizi, yneltildiim iz tamamlanmayan/
eksikli ya da anlalm az deil de sonlu ya da tam am lanm olann idesi
tesine zorlayan bir zihinsel zorunluluk hissi" im gelenebilenle snrl bir
anlama yetisinin almndadr.

Sonsuzluk desi

289

Hi kimse bunu sonsuz olanda ileri srmez. Bir insann byk


ln bilmedii bir niceliin olumlu ak idesine sahip oldu
unu sylemek, kumsalda yalnzca yirmiden fazla olduunu bi
lebildii kumlarn saysna ilikin olumlu ak idesi vardr de
mek kadar akl ddr. Bir olumlu idesine sahip olabildii on,
yz ya da bin mil ya da yllk sre ya da uzanmdan daha geni
olduu dnldnde bir sonsuz uzay ya da srenin de ancak
bu kadar tam ve olumlu idesine sahip olunabilir; ki bu tmyle
sonsuzlua ilikin idemizdir.30 Olumlu idemizi ap sonsuzlua
doru uzanan ey bulanktr ve bir sonlu ve s kapasitenin ala
mayaca genilikte olduundan istediim her parasn kavra
madm ve kavramayamacam bildiim, olumsuz bir idenin
belirsiz karkln ierir. Kavrayabildiim en byk ksmdan
daha da fazlasnn kald olaslyla bu belirsizlik tam olumlu
bir ide olmaktan ok uzaktr. O kadar ok llen ya da bu kadar
ileri gtrlen bir nicelikte daha sona gelinmediini sylemek bu
niceliin daha da byk olduunu belirtmektir. Bir nicelikte bir
sonun deillemesi onun daha da byk olduu anlamna gelir ve
bir sonun toptan deillemesi ise dnceleriniz nicelikte iler
lerken bu daha byk hep beraberinizde olacak demektir; sahip
olduunuz ya da olduunuz varsaylabilen tm nicelik idelerine
hl daha byk idesini eklemeyi srdreceksiniz o zaman.31
Byle bir idenin olumlu olup olmadn gelin siz dnn
imdi.
16.
ncesiz sonraszln olumlu bir idesine sahip olduklarn
syleyenlere soruyorum: Sre ideleri art ardalk32 ieriyor mu
30 Tm yle, niceliin bir sonlu nicelikten daha geni bir miktarda sunaca
"sonsuzdan" sz edebilir m iyiz? Bu sonsuzu sonludan yalnzca derece ola
rak farkl klar.
31 N ereye kadar uzanrsa uzansn nicelikte okluk/genilik ya da ne kadar
byk olursa olsun para sonsuzlukla uyuur mu ya da im gelenem ezlii ile
tutarllk ierir mi?
32 Art ardalk ya da deim e (insann kavrad ek liyle) paralardan oluur
ve dolaysyla llebilirdir, sonlu yapdadr.

290

nsantn Anlama Yetisi zerine

ir Deneme

iermiyor mu? ermiyorsa, bir ncesiz-sonrasz varlk ve bir


sonluya uyarlandnda sre kavramlarnn nasl bir farkllk
sergilediini kantlamallar: nk benim gibi bu noktada anla
ma yetilerinin zayfln ve sreye ilikin kavramlarnn, sresi
olan bir eyin bugn dnden daha yal olduunu dnmeye
zorladn kabul edecek baka insanlar da var. Dmzdaki
varoluun art ardaln saf d brakmak iin okullarn "pun
tum stans" kavramna sarlrlarsa, art ardalk iermeyen sre
daha akl almaz bir ey olmadndan bana gre, sonsuz sre
konusunda daha ak ve olumlu bir ide edinmemize pek katklar
olmayacaktr. Belli bir miktar ifade etmediinden puntum
stans-- ayn zamanda sonsuz ya da sonlu diye de dnlemez.
Fakat zayf kavrama gcmzle art ardal herhangi bir sreden
ayramyorsak, ncesiz-sonraszlk idemiz bir eyin varlk s
resinin anlarnn sonsuz art ardalndan baka bir ey olamaz.
Biri gerek sonsuz bir sayya ilikin bir olumlu ideye sahipse ya
da sahip olabilirse, "sonsuz says daha fazla eklemede buluna
mayaca kadar m?"y dnsn. Onu artrabildii srece say
idesinin olumlu sonsuzluk iin gdk kaldn dnebilece
inden kukuluyum.
17. Her dnen, akll varln balangc olmayan ncesiz-sonrasz bilge bir varlk kavramn edinmek iin kendisi ya
da baka bir varl irdelemesi kanlmazdr. Kendi adma
byle bir sonsuz sre idesine sahip olduumu syleyebilirim.
Fakat bir balangcn deillemesi olumlu bir eyin olumsuzlan
mas olduundan, sonsuzlua ilikin olumlu bir ide edinmemi
salamaktan acizdir. Dncelerimi sonsuza saldmda kendi
mi yitiriyor ve akas ak bir kavramna ulaamyorum.
18. Sonsuz uzayn olumlu bir idesine sahip olduunu d
nen biri irdelediinde, en byk uzaya ilikin idesinin en kk
33 Bilincin, zamanda bir hal deil, tam puntum stans (sabit nokta) olarak du
ruu zerine, bak: Green, H u m ea G iri, sf: 121.

(Sonsuzluk desi

291

uzay idesinden daha olumlu olmadn grecektir. Bu kinci


sinde olumlu idesini tadmz herhangi birinden hep daha
kk olacak kkle ilikin greli bir ideye sahip olabiliriz
yine de. Byk ya da kk, bir nicelie ilikin tm olumlu
idelerimiz, birinden alp dierine hep ekleyebileceimiz greli
idemiz dnda, snrlara sahiptirler. Geride kalan byk ya da
kk miktar sahip olduumuz olumlu idede yer almadndan
belirsizdir; ve hi durmakszn birini oaltma ve dierini azalt
ma gc dnda bu artakalana ilikin bir idemiz yoktur. Bir
havan ve tokmak, bir matematikinin en keskin dncesi kadar
abuk, bir madde paracnn blnmezliine ulatrr bizi; ve
bir aratrmac da bir filozofun dnerek kavrad hzda son
suz uzay zinciriyle lebilir, ki bu olumlu ideye sahip olmaktr.
Bir in apnda bir kp zerine dnen kii zihninde onun ak
ve olumlu bir idesine sahiptir ve dncelerinde ok kk bir
eyin idesini edinene dek 1/2, 1/4, 1/8'lik byklklerle blme
ilemini srdrebilir. Blmenin retebilecei alglanmaz k
kln idesine asla varamaz. Geriye kalansa blmeye bala
dndaki kadar dncelerinden uzaktr. Dolaysyla sonsuz
blnebilirliin ardndan gelen kkln34 ak ve olumlu
idesine hi ulaamaz.
19.
Sonsuzlua doru ynelen herkes, sylediim zere, ilk
bakta sonsuzluu uyarlad eyin ok geni bir idesini
oluturur; ve bir olaslk zihninde bu ilk geni ideyi katlayarak
dncelerini yorar; fakat yine de bekledii nehir yolundan
henz gememi olan suyun, kasabalnn zihnindeki idesi gibi,
bu kii de olumlu bir sonsuzluk oluturmaya yetecek biimde,
geride kalann olumlu ak bir idesine sahip olmaktan uzak
tr:35
34 "Kklk," daha dorusu zihinsel yargnn, yine zihinsel olarak zorlanlan
blnebilirlii yolunda olduu eyin eksikli idesi.
35 Bu iki zihinsel konum yalnzca sonsuzluk durumunda karlatrlamaz.

292

nsann Anlama Yetisi

zerine

ir Deneme

"Rusticus expectat dum defluat amnis, at ille


Labitur, et labetur in omne volubilis aevum. 36
20.
Tandm kimi insanlar sonsuz sre ve sonsuz uzay yle
farkl gryorlar ki ncesiz sonraszla ilikin bir olumlu ide
leri olduuna fakat sonsuz uzaya ilikin hibir ideleri olmad
na inandrrlar kendilerini. Bu yanlgnn nedeni de udur: Ne
denler ve etkiler zerinde younlaarak bir ncesiz-sonrasz
varl kabul etmenin ve bylece o varln gerek varoluunu
kendi ncesizlik-sonraszlk idelerinin eliinde dnmenin
zorunlu fakat cismin sonsuz olduunu dnmenin zorunlu ol
madn hatta sama olduunu grerek hemen sonsuz madde
idesi yok diye sonsuz uzay idesine de sahip olamayacaklar so
nucuna varrlar. Maddenin varoluu uzayn varoluu iin, hare
ket ya da gnein varoluunun sre iin olduundan daha zo
runlu deilken, byle bir karm yapmak yanlgdr, bence. El
bette bir insan on bin mil karenin idesine bu kadar byk bir ci
sim yokken ve on bin yl idesine de bu kadar yal bir cisim
yokken sahip olabilir. Bana gre, cismin bo uzaynn idesine
sahip olmak msrsz bir koann kapasitesini dnmek kadar
kolaydr. Sonsuz sre idemiz var diye dnyann ncesiz-sonrasz
olmas gerekmiyorsa, uzayn sonsuzluuna ilikin bir idemiz var
diye sonsuz uzanml bir kat cismin varl da zorunlu deildir.
Geen sonsuz sre kadar bir gelecek sonsuz srenin ak idesine
sahip olduumuzu gryorsak, sonsuz uzay idemizin onu des
tekleyecek gerek maddesel varla gereksindiini dnmemi
zin sebebi nedir? Ancak kimsenin bir eyin gelecek srede var
olduunu anlalr bulacan sanmyorum. Dnn idelerini bu
gn ve yarnn ideleriyle ayr grmek kadar gelecek srenin
idesini imdi ya da gemi varolua katmak da imknszdr; ya
da gemi ve gelecek alar bir araya getirip onlar imdiki
36 Horat. M ektuplar I. 2. 42.

Sonsuzluk desi

293

ada toplamak da olanakszdr. Fakat sonsuz sreye ilikin


idelerinin sonsuz uzaynkinden daha ak olduunu, Tanrnn
hep var olmas fakat sonsuz uzayla e uzanml gerek bir mad
denin olmamas gerekesiyle kabul edenler ve sonsuz uzayn
Tanrnn usuz bucakszl, sonsuz srenin de Tanrnn ncesiz
^1

sonrasz varoluuyla kapland dncesinde olan filozofla


rn sonsuz sre kadar sonsuz uzaya ilikin de ak bir ideye sahip
olduklar kabul edilmelidir; ancak bence hibirinin iki durumda
da sonsuzlua ilikin olumlu bir ideleri olduu sylenemez. Bir
insan zihnindeki olumlu uzunluk idelerini istedii kadar ekleye
bildii kolaylkla bir nicelie ilikin olumlu idelerini de yinele
yebilir, birbirine ulayabilir ki bylece sonsuz uzay ya da sreye
ait olumlu bir ide edinmise iki sonsuzu birbirine ekleyebilir,
hatta biri dierinden sonsuz byk bir sonsuz elde edebilir. An
cak bu kocaman bir samalk.
21.
Tm bunlardan sonra sonsuzlua ilikin ak olumlu
kapsaml ideleri olduuna inananlar varsa ben ve benim gibi
dnenler onlarn engin bilgisinden yararlanmak isteriz. im
diye dek sonsuzluk zerine tm sylemlerde srekli yaanan
byk ve iinden klmaz zorluklarn sonsuzluk idelerimizdeki
bir kusur ve s kapasitelerimizin kavrama gcn aan bir do
ann belli gstergeleri olduklarn dnmmdr hep. n
k insanlar sonsuz uzay ya da sreyi sanki belli bir nicelik ya da
adlar kadar tam ve olumlu idelerine sahiplermi gibi tartr
larken szn ettikleri ya da hakknda akl yrttkleri eyin
anlalmaz doas onlar kesinlikle elikilere ve karmaaya
srkler; zihinleri aratramayacaklar ve kontrol edemeyecek
leri kadar geni ve gl bir nesneyle olduka zorlanr.38
37 Tanr kat ve uzaml eyler gibi uzaml deil fakat Tanrsal Akl her yerde
ilek ve grnrdedir. Bu ifade, ayn zamanda, Samuel Clarke'n, Tanrnn
varlnn, Tanrsal varln bir z nitelii olarak kabul edilen mutlak uzay
sonsuzluunda dile geldiini tantlama giriimini de ierir.
38 Bu zihin karklklar ve elikiler (im gelenem ez) sonsuzun paralardan
olutuu ve dolaysyla saylabilir olduu varsaym nn uygunsuzluunun

nsann Anlama Yetisi

zerine

ir Deneme

22.
Sre, uzay ve say ile bunlarn derin dnlmesinden
doan sonsuzluk zerinde gerektiinden fazla kaldm sanm
yorum ki kipleri insanlarn dncelerini bunlardan daha fazla
altran birka yaln ide vardr. Onlar ok geni biimde ele
almadm.39 Benim iin zihnin onlar i ve d duyumdan nasl
edindiini gstermek yeterlidir. Bir d duyu ya da zihinsel i
lem nesnesi olmaktan ne kadar uzak grnrse grnsn son
suzluk idemizin yine de tm dier idelerimiz gibi kkeni orada
dr. Kurgulamalar ileri dzeyde kimi matematikiler zihinlerine
sonsuzluk idesini sokmann baka yollarn bulmu olabilirler.
Fakat bu kendilerinin de dier insanlar gibi sonsuzlua ilikin ilk
idelerini40 burada belirttiimiz yntemle d ve i duyumdan
edinmelerinin nnde engel deildir.

delili deil midir? Leibniz 1696'da yazdklarnda (O pera, Erdman, sf: 138)
Locke'un bu blmdeki aklamalarna bir gndermede bulunmaktadr.
Fakat Leibniz, Tanrda paralardan olumayan mutlak bir sonsuzluk bul
duumuzu; bylece sonlu idesinde tam ide ngrldnden, bu balamda
gerek d olm adn ileri sryor. Locke'a gre sonsuzluk idesi duyuda
olumlu olarak sunulan bir sonlunun durmakszn artmasnn idesi iken Leibniz'de akla uygun biim de uzay, sre ve saynn gerek bantlar er
evesinde deneyim im izde, anlalm az bir halde, snrl kalan, gereklik
verisidir.
39 Tm boyutlaryla deilse de Locke'un ele almak niyetinde olm adn sy
ledii dolayl zihinsel zorunluluk ve eksiklikleriyle birlikte olduklar gibi
var olmalarna neden olan doal yasa erevesindeki koullar kefetm ekle
snrl tarihsel ak yntem e gre ele alnmaya elverililikleri kadar.
4 0 "lk ideler" yani akl gcnn kapsamndaki belirsiz, yetersiz, anlalmaz
idelere sahip oluumuzun ilk nedenleri yani, Tanrnn mumunun insan
aydnlatmasn salayan, "lk deler".

18. BLM
DER YALIN KPLER
1. nceki blmlerde zihnin d duyumla gelen yaln ideler
den sonsuzlua kendi kendine nasl uzandn; duyumlarla al
glanmaktan en uzak ide gibi grnse de sonsuzluun, zihnin
duyularla edindii ve sonra kendi idelerini yineleme yetisiyle
toplad yaln idelerden baka bir ey ierm ediini1 gster
mitik. Bunlarn yaln idelerin yaln modlar iin ve zihnin on
lar nasl edindiini anlatmak asndan yeterli rnekler olduk
larn sylesem de, birkan daha ksa da olsa aktarmak ve sonra
bileik idelere gemek istiyorum.
2. Koymak, yuvarlanmak, dmek, yrmek, srnmek,
komak, dans etmek, hoplamak, atlamak ve benzeri, hareketin
deiik kiplemelerinden baka bir ey deildir. Hareket kipleri
uzam kiplerine karlk gelir; hzl ve yava, uzay ve zaman
uzaklklaryla llen iki farkl hareket idesidir; buna gre hare
ketle birlikte uzay ve zaman da iine alan bileik idelerdir.
3. Seslerde de benzer kiplemeler sz konusudur. Her hece
farkl birer ses kipidir: Ki bylece, iitme duyumundan, bylesi
1 Yani, im gelenebilir ve dorudan ie yarar hibir ey. D eneyim verileri o l
makszn anlama yetisi bo ve ilevsizdir; bu, Denem e'nin, insan bilgisinin,
som ut eyleri karlatrma ve gzlem lem e sonucu doduunu retme
yolunda zerinde durduu asl noktadr. Fakat eyler ve bireylerin tm do
al ve ahlaksal yasalar da ieren evrenin, insanlar ile duyu dnyalarnn
varlnn ilk nedeni, Tanr denen Etkin Aklda tem ellenen dorudur ki bu
doruluk gerekten de insan yaamnn zorunlu ve kesin dayanadr.

296

asann Anlama Yetisi zerine . ir Deneme

kiplerle zihin hemen hemen sonsuz sayda seik idelerle donanr.


Kular ve hayvanlarn ayr bartlar dnda sesler, bir m
zisyenin hi ses duymad ya da karmad zaman da, kendi
bana sessizce bir araya konan ses idelerini zihninde duyumsa
yarak sahip olabilecei bir beste yani bileik ide oluturmak
zere bir araya getirilen farkl uzunluktaki notalarn bakal ile
de kipleir.
4. Renkler de ok eitlidir: Kimisi ayn rengin farkl derece
ya da tonlar olarak dikkatimizi eker. Fakat renk bekleri bo
yama, ine ii, dokuma ve benzerindeki gibi ekille birlikte yer
alr zihinde... yle ki, ekil ve renkler, ayr trden idelerse de
gzellik, gkkua gibi kark kiplerde bir araya gelirler.
5. Bileik tatlar ve kokular da duyularla gelen yaln idelerden
oluur. Adlar pek bilinmediinden ok da ayrt edilemez ve
dolaysyla yazya dklemezler: Yalnzca dnceler ve dene
yimler bu kiplerin habercileridir.
6. Yalnzca ayn yaln idenin farkl dereceleri olarak d
nlen yaln kipler ounlukla kendinde seik fakat ayr adlar
olmayan idelerdir. "Ayrt etmek iin gereken llerden yoksun
olmalar ya da onlara ilikin bilgileri nemsiz bulmalar m in
sanlarn bu kipleri yadsmalar ve adlandrmamalarna neden
dir?" Bu u anki amacmz asndan tartlmas pek gerekli
olmayan bir noktadr. Zaten tm yaln idelerimizin d ve i
duyumdan geldii, ardndan da zihnin onlar deiik biimlerde
yineleyip birletirip byle yeni bileik ideler halinde dzenledi
ini bilmemiz yeterlidir. Fakat beyaz, krmz ya da tatl gibi
ideler trlere ayrlacak biimde seik kipler halinde bileik ide
ler oluturamasalar da birlik, sre, hareket, g ve dnme gibi
yaln idelere ilikin kipler adlaryla birlikte ok eitli bileik
ideler halinde gruplandrlabilirler.
7. nsanlarn asl ilgisi yine birbirleriyle olduundan kendi
bilgi, eylem ve iletiimleri hep n palnda olmutur; ve dolay

syla eylemlere ilikin ok eitli bileik ideler yaratm ve


onlara gnlk konumalarnda geen eyleri kolayca birbirleri
ne aktarmalarn salayacak seiklikte adlar vermilerdir; by
lece srekli hakknda bilgi alveriinde olduklar eyler daha
rahat ve abuk anlalabilmitir. Bundan konumann amacnn
etkili olduu farkl i ve ilikilerini yrtmek ve bu alanlarda
hzl iletiimde bulunabilmek iin, gerektiinde bileik eylem
kiplerine verdikleri adlarn eitlilii anlalabilir. Sanat ya da
ticaret dnda kalan insanlar genelde bu alanlara ilikin ideler
oluturamaz zihinlerinde... Bu yzden de bu ideleri dile getiren
szckler byk bir ksmca anlalmaz: rnein damtma; s
vy imbikten geirme, sonra yeniden brakt tortuya ekleme
ve yine imbikten geirme eylemlerine ait yaln ideleri ierir, fa
kat bunlar bir demirci iin yabancdr. Bu nedenle tatlar ve ko
kulara ait idelerin ounun ad olmamas anlalabilir bir eydir.
Bunlarn ideleri yeterince gzlemlenmedii ya da insanlarn il
gisini ekecek denli ie yarar olmadndan trlere ayrlp2 ad
landrlmamlardr. Szckler konusuna geldiimizde bunun
zerinde ayrntlaryla duracaz.3

2
3

Bak: 3. Kitap.
Bak: 3. Kitap, 5. ve 6. Blmler.

19. BLM
DNME KPLER
1.
Zihin kendine ynelip kendi eylemleri zerinde derin d
nrse dnm e1 beliren ilk edimdir. Bunda zihin bir sr
kiplemeler gzlemler ve bylece seik ideler edinir. Beden
zerindeki bir etkiye bitiik ya da edimsel olarak elik eden alg
ya da dnce tm dier dnme modlarndan ayr olduundan
zihne bizim .d duyum dediimiz seik bir ide salar. D du
yum bir idenin duyular yoluyla anlama yetisine ulamasn sa
layan- edimsel giri niteliindedir.2 D duyular zerinde benzer
nesnenin etkisi olmadan yeniden beliren ayn ide -anmsananzihnin arayp youn bir aba sonucu bulup ortaya karmas da
anmsamadr- zihinde uzunca bir sre dikkatle irdelenirse bu da
derin dnme halidir. delerin zihinde anlama yetisinin gzlemi
ya da duyumu olmakszn dolamalar Franszlarca reverie diye
adlandrlr. deler kendilerini gsterdiklerinde fark edilir ve ol
duklar gibi bellee yazlrlarsa buna dikkat; zihin byk bir ti
tizlikle setii bir ideye odaklanr ve onu her ynyle ele alr,
dier idelerin saldrlarna uramazsa buna dalma deriz. Ryasz
uyku tm bu edimlerden habersizlik durumudur ki rya grme
1 Unutulmamaldr ki L ocke "dnme edimini" "incelikle anlay" anlam
nn dar kapsamnda deil bilm e ve anlama yetisinin tm geliim derecele
rini de ierir biim de ve zaman zaman, Descartes gibi, herhangi bir bilin
durumuyla e uzaml olarak ele almaktadr.
2 Bu d duyum tanmnda, "anlama yetisine giri" arpc bir edir, fakat
1. Blm , 23. K sm da "d duyum" bedenin bir parasndaki bir hareket
olarak kullanlmaktadr.

Dnme Kipleri

299

nin kendisi de dmzdaki nesneler ya da d duyumdan kopuk


olsa da zihindeki idelere ilikindir; anlama yetisinin de herhangi
bir balants yoktur rya grme srasnda. Gzler akken rya
grmeyi cokunluk/kendinden gemek diye adlandrp adlandrmamay imdilik yantsz brakyorum.
2. Bunlar zihnin kendinde gzlemleyebildii ve beyazkrmz, kare ya da bir daireninki kadar seik idelerine sahip
olabildii bir sr dnme kipinden yalnzca birka rnektir.
Hepsini sralamak, i duyumdan doan bu ideler grubunu ayrn
tlaryla ele almak niyetinde deilim ki bunun iin bir kitap yaz
mak gerekir. u anki amacm asndan birka rnekle bu idele
rin hangi tre girdikleri ve zihince nasl elde edildiklerini gs
termi olmak yeterlidir; zellikle de zihnin en nemli ilemleri
ve dnme kiplerinden olan uslamlama, yarglama, isten ve
bilgiyi daha fazla ele alma frsatm olacak naslsa.3
3. Fakat burada nceden szn ettiimiz dikkat, reverie ve
rya grme gibi rneklerin zaten yeterince ortaya koyduu farkl
zihinsel durum zerinde younlarsak amacmdan sapm ol
mam kansndaym. Uyank bir insann zihninde hep u ya da bu
idelerin bulunduu herkesin kendi deneyimiyle onaylayaca bir
gerektir; zihin onlara farkl derecelerde dikkat yneltir. Bazen
kimi nesneleri derin dnmeye o kadar ciddi biimde younla
r ki bunlara ilikin ideleri durmadan evirip evirir, bantla
rn ve koullarn ele alr, tm dier dnceleri bir yana bra
kp baka bir zaman ok duyulur alglar retebilecek olan genel
duyusal izlenimleri nensemeyecek kadar zerinde durduu
nesnelere iyice dalar: Dier zamanlarda ise yalnzca, anlama
yetisindeki ideler zincirini izlerken, kimi zaman da ardnda iz
3

4. Kitapta, bilgi ve yarg ile ilintileri ele alnrken, dolayl olarak bu terim
lerin temsil ettii ideler ile balantlandnlmaktadr. 21. Blm de istem
idesi bir g idesi kipi olarak ele alnmaktadr.

300

nsann Anlama Yetisi

zerine

ir Deneme

brakmayan silik glgelermi gibi dnp idelerin ylece geip


gitmesine seyirci kalr.
4.
Zihnin dnme srasndaki bu farkl tavrlarn sanrm
herkes kendinde gzlemlemitir. Biraz daha izlerseniz uyku
dayken zihnin tm d duyu alglarna kapal olduunu ve baka
zamanlarda ok canl ideler retebilecek olan izlenimlerden ha
bersiz kaldn grrsnz. Uyankken tm iddetiyle duyum
sayacaklar gk grltleri ve yldrmlarla dolu frtnal bir ge
cede bile her eyden habersiz ml ml uyuyanlara ne dersi
niz. Zihin uyku srasnda ounlukla daha gevek ve abuk sabuk
da olsa bir dnme iindedir ki buna rya grme diyoruz. An
cak derin uyku an perdelerin skca kapand ve tm grn
lerin son bulduu bir soyutlanmadr. Bunu herkes yaam ve
gzlemlemi olmal.4 Sonu olarak zihin baka baka zaman
larda farkl derecelerde dnmeye ynelebildii ve ara sra
uyank bir insanda bile olduka bulank ve sisli dncelere sa
hip olacak derecede dikkatsiz davranabildiinden, derin uyku
halinde tm ideleri gzden kaybetmesi anlalr bir durumdur.
Bu apak ortada olduuna gre imdi sormak istediim, d
nmenin ruhun z deil de bir eylem olmas mmkn deil
midir? nk etmenlerin ilemleri kolayca dalgnlk ve dikkat
sizliin kurban olabilirler ancak eylerin zleri iin byle bir
ynlendirme kabul edilemez bir durum olarak grlr.5
4

Burada uyku halindeki tmden bilinsizlik ima edilen. Zihinsel etkinliin,


pr dikkat halinden yar bilin ve hatta, en azndan bu dnyada, kesintiye
uratlamayacak bir tmden b ilin sizlie dek varan farkl younluk dere
celerine sahne olduu, i duyum la anlalabilir bir olgudur. D olaysyla bir
ide bellekte bir anma edimi ile yeniden arlacak biim de bilinten uzak
var olabilir. Derin uyku halinde sradan bir istenli anmsam a edim i ile
canlandrmak im knszsa da bir beklenm eyen arm o ideyi uzun bir
unutu srecinin ardndan bilin ce yeniden kavuturabilir. Y a da ide yal
nzca organizmann bir hastalkl duyulanm ile yeniden canlandrlabilecek kadar derin bir uyuukluk iinde sakl kalm olabilir. Son olarak, bu
dnyadaki bireysel bilinte tm yle yitm i ve yalnzca br dnyada
anmsanmaya mahkm olabilir.
Bak: 1. Blm, 10-19. Ksmlar. Locke iin, "zihinde olmak" bilinli olarak
kavranm olmak anlamna gelir.

20.

BOLUM

ACI ve HAZ DELERNN KPLER


1. Ac ve haz i ve d duyumlardan edindiimiz yaln ideler
arasnda nemli bir yere sahiptirler.1 Bedende, kendinde ya da
haz veya acnn elik ettii d duyum paralelinde, zihinde biri
ac ve hazzn eliinde, dieri kendinde snrl dnce ya da
algya yol aar.2 Dier yaln ideler gibi bunlar da betimlenemez
ve adlar saptanamaz; onlar bilmenin tek yolu yine deneyimdir.
yi ya da ktnn varl ile saptanmalar bizi, farkl kullanlma
ya da dnlmeleri yznden zihinlerimizde iyi ve ktnn
ayr ve ok eitli ilemleri zerine kendimizde hissettiklerimi
ze ilikin i duyuma yneltmesiyle ancak haz ve acy bilinir
klar bizim iin.
2. O zaman eyler ac ya da haz balamnda iyi ya da kt
drler? iyi dediimiz bizde hazza neden olan ya da oaltma
1

Bak: 7. Blm , 1-6 K sm lar A c ve hazzn yaln grnlerinin kayna


iin. Sonuta grnen ac ve haz Locke'un etik sistem inde, kendi balarna
L ocke tarafndan lm sz ve deim ez kabul edilen ahlak ilikilerine
uyum gdleri olarak, stn bir yer tutmaktadrlar. Bu 21 ve 28. blmlerde
grlmektedir. nsanlar tmyle ac ve haz kapasitesinden yoksun olsalard,
insan yaam baka bir biim e brnr; eylem kaynaklan kururdu ve ken
dim iz kadar zihin ve bedenlerimizi de ieren evren bilgim iz karanla g
mlrd.
Yani, (a) tm yle yansz d duyumlar ve (b) ac ya da hazzn elik ettii
d duyumlar ve de (a) yansz (b) ac verici ve haz verici i duyum nesneleri
vardr. Ac ve haz sinirlerinin birbirinden ve de d duyumdan ayrt edile
bilir olup olm adklan hl tartlan greli bir fizyoloji problemidir.
K endim iz gibi bireysel bilin durumlarmz da ayrt etm em ize ve zellikle
kendi bedenlerimizi insanlann kendi bedenleri olarak niteledikleri, kk

nsann Anlama Yetisi

zerine

ir Deneme

veya acy azaltmaya baka bir deyile bize baka bir iyinin
kazanmn salamak ya da bir ktnn yokluunu gvencelemeye yatkn olandr. Kt dediimse tersine bizde ac retmek
ya da artrmak veya var olan bir hazz azaltmaya yani bizde bir
kty doururken bir iyiden yoksun brakmaya elverili olan
dr.4 Ac ve haz dediimde, aslnda yalnzca zihnin bazen be
dendeki dzensizlikler bazen de zihnin dnceleri ile doan
yine zihne ait farkl yaplar olduu halde genelde ayrt edildik
lerinden beden ya da zihne gnderme yaptm anlalmaldr.
3. Ac ve haz ve de onlar douran iyi ve kt, tutkularmzn
menteeleridir. duyuma ynelir ve eitli dnceler altnda
bunlarn bizde nasl ilemlerde bulunduklar ve hangi i du
yumlar rettiklerini gzlemlersek ite o zaman tutkularmzn
idelerini kendimizde biimlendirebiliriz.5
4. Bir eyin varl ya da yokluunun birinde retmeye yat
kn olduu zevke ilikin dncesi zerinde younlaan kii
bizim sevgi6 dediimiz ideye sahiptir. Bir insan sonbaharda ye
dii zaman ya da hi olmadklar ilkbaharda hi yemedii zaman

madde topluluklarnn dnda kalan grlr biim de "d-organik dn


y a d a n ayrmam za yardmc olan ac ve hazdr.
Herkes kendini honut eden ve haz verici bulduuna iyi, hazzetm ediinekt der: O kadar ki, her insan birbirinden yapda farkl olduu lde iyi
ve kt ayrmnda da farkllk gsterir. (H obbes, insan D oas, 7. Blm,
3. K sm )
Leibniz sevgide karszl Locke'dan daha fazla ne karr ve terim ki
ilerle snrl klar. G zel bir resmi sevdiim izi sylediim izde bunun as
lnda sevgi olm adn belirtir.
Aristo ile (R hetoric-H itabet) ya da Hobbes ile (tnsan D oas) k a r la t
rldnda Locke'un Tutkular konusundaki syledikleri yzeysel ve eksik
kalyor. Fakat yalnzca "i duyuma ait bileik idelerimizin" i duyuda su
nulan grnlere bal oluunun bir aklamas olarak yetersiz bir analiz
denm ek istenmiyor. nk tutkularmzn idelerini yalnzca i duyumla
ediniyor ve onlar temsil eden szcklerin anlamn yine yalnzca i du
yumla oturtabiliyoruz. Locke son zamanlarda psikolojinin oka ilgilendii
ve nem sedii organik belirm e koullarn gz nne almyor. Bunlar
Locke'un buradaki am acyla akmyorlar.

Ac ve Haz delerinin Kipleri

303

da zm sevdiini sylerse bu zmn tadndan holand


anlamna gelir ki bir hastalk ya da rk olmas yznden z
mn tad bozulursa artk zm sevdii sylenemez.
5. Bir eyin varl ya da yokluu bizde ac dncesini
retme eilimindeyse burada oluan da nefret idesidir. Burada
iaret etmek istediim ac ve hazzn farkl kiplemelerine bal
tutku ideleri olduundan, belirtmeliyim ki mutlu ya da mutsuz
olabilen varlklar iin sevgi ve nefret ounlukla kendimizde
onlarn varl ya da mutluluklarna bal olarak duyduumuz
honutluk ya da honutsuzluktur. Bir insann ocuklar ya da
arkadalarnn varl ve salkll onda srekli honutluk
yarattndan hep onlar sevdii sylenir. Fakat sevgi ve nefret
idelerimiz, genel olarak haz ve ac balamnda, bizde neden ol
duu zihin eilimleridir diye vurgulamak yeterlidir sanrm.
6. Bir insann, varl kendisinde honutluk yaratan bir eyin
yokluu zerine duyduu skntya arzu diyoruz ki o skntnn
iddeti lsnde arzu artar ya da azalr. [7Aklma gelmiken,
insan hareketlendiren ve eyleme ynelten tek ey deilse de
balca ey bu skntdr.8 Niyet edilen iyi her neyse, yokluu
beraberinde honutsuzluk ya da ac getirmiyor, bir insan onsuz
da rahat ve skntsz olabiliyorsa ne bir arzu duyulur ne de elde
etmeye allr o iyi iin; burada yalnzca kk bir hevestir9
sz konusu olan: Heves ise en dk derecede arzuya karlk
gelir ve bir eyin yokluunda bu kadar az sknt duyulduunda
bir insan ona erimek iin fazla aba harcamakszn yalnzca
kk bir istekle kalr. Arzu niyetlenilen iyinin eriilemezlii ya
da imknszl sansyla rahatlanld lde de dizginlenir ya
7
8

kinci baskda eklenmitir.


Leibniz "tamalg olm akszn alglama" ilkesini bilin rahatszl olm aks
zn ileyen arzulara uyarlam aya alyor. Bunlar gereksindiim iz ey
hakknda bir bilgim izi, dncem izi ierm eyen fakat bizleri m akineleti
rerek zem berekler gibi hareket eden kark itkilerdir.
Bak: Chauvini, Lexion ve de Hobbes, /nsan D oas, 9. Blm , 1. Ksm.

304

nsann Anlama Yetisi zerine

ir Deneme

da dindirilir. Bu konuda daha fazla dnmeye gerek yok u an


iin.]
7. Sevin zihnin var olan ya da kazanlaca belli olan bir iyi
dncesinden kaynakl honutluudur ve istediimizde yarar
lanabileceimiz biimde elimizde tuttuumuz bir iyinin artk
sahibiyizdir. Buna gre alktan lmek zere olan bir insan yar
dm ulatnda daha hazzna ermeden nce sevin duyar: o
cuklarnn mutluluundan honut bir baba bu durum srdke
hep o iyinin sahibidir; bunun hazzna varmak iinse onu duyumsamaldr.
8. znt o zamana dek zevk alnan bir iyinin yitimi dn
cesi ya da var olan bir ktnn duyumu zerine zihinde doan
skntdr.
9. Umut herkesin kendini honut etmeye yatkn bir eyden
gelecekte olas bir honutluk dncesi zerine zihninde duy
duu hazdr.10
10. Endie bam za gelecekte gelme olasl tayan kt
dncesi zerine zihinde uyanan bir skntdr.11
11. Umutsuzluk insanlarn zihninde zaman zaman sknt ya
da ac zaman zaman da hareketsizlik ve ylgnlk yaratan, her
hangi bir iyinin eriilemezlii dncesidir.
12. Kzgnlk herhangi bir zarar grldnde hemen kar
ln verme niyetiyle zihinde oluan sknt ya da rahatszlktr.
13. Kskanlk arzuladmz ancak bizden nce istemedii
miz birinin ulat bir iyinin dncesi yznden zihinde doan
skntdr.
10 Hobbes diyor ki, "umut gelecek iyinin, korku gelecek ktnn beklentisi
dir." (Bak: Aristo, H itabet, I. II.)
11 Umut ve korku Hume'a gre "herhangi bir iyi ya da kt olaslndan do
an kark tutkulardr ki bu olaslk da zihnin herhangi bir ynde odak
lanmasna izin verm eyen fakat birinden dierine aralksz kaymasna, s
ramasna yol aan kart rastlant ya da nedenlerin atm asndan doar."
(Tutkular zerine ncelem e)

Ac ve Haz delerinin Kipleri

305

14. Kskanlk ve kzgnlk, yalnz ac ve hazla deil bera


berlerinde tadklar kendim iz ve dierlerine ilikin kark
dncelerle retildiklerinden, bunlara nem veren insanlardan
artakalan bu anlamda yoksun ise,12 demek ki herkeste bulun
mazlar. Fakat salt ac ve haz ile snrl kalan her ey btn in
sanlarda bulunabilir. Yalnzca haz adna sever, arzular, sevinir
ve umut ederiz; yalnzca ac adna nefret eder, korkar ve keder
leniriz. Ksacas, tm bu tutkular yalnzca ac ve hazzn neden
leri olarak ya da u ya da bu ekilde ac ve hazza iliik olarak
beliren eylerle harekete geirilirler.13 Nefretimizi genellikle (en
azndan duyulur ya da istenli etmen olan) bizde ac reten z
neye dorulturuz; nk brakt endie srekli bir acdr: Fa
kat bize iyiyi salayan yle srekli sevmeyiz nk hazlar bizi
ac kadar gl etkilemez ve yine iyiye ulatraca konusunda
umutlanmaya pek o kadar da hazr deilizdir.
15. Ac ve haz, honutluk ve honutsuzluk dediimde (yu
karda da vurguladm zere) bizce hissedilen honutluk ya da
honutsuzluk, i ya da d duyum kaynakl olmak asndan
yalnzca bedensel ac ve haz diye anlalmamaldr.
16. Tutkularla ilintili olarak bir acnn azaltlmas ya da dindirilmesi bir haz olarak dnlr ya da yle bir etki yaratrken,
hazzn yitirilmesi ya da hafifletilmesi de acya yol aar.
17. Tutkularn byk bir ksm ou kiide beden zerinde
ilemler yapar ve bir sr deiiklie neden olur ki bu hep du
yulur olmadndan tutku idesinin kanlmaz bir parasn
oluturmaz. Zihnin genele aykr ya da bakalarnn bize duy
12 Tm yle yoksun olm aktan ok bireysel anlamda gelim em i, za y f o l
m as.
13 Farkl cinste rahatszlk ve huzura ilikin doal kapasitelerim iz kendinden
kaynakl ya da doast istenten ayr olarak eitli eilim ve arzularmzn
doal aklamasdr. lkinde, insan doa dzeneine tabi ve onun bir paras
iken, dierinde kendini zgr ve dolaysyla sorumlu bir kiilik sergilem ede
bir ilk neden olarak ortaya koyar.

306

nsann Anlama Yetisi zerine

ir Deneme

duu saygy azaltacak bir ey yaptmz dncesi zerine


duyduu bir sknt olduundan, ayp, beraberinde hep utanc
getirmez.
18.
Bu bir Tutkular zerine Sylem olarak ele alnmamaldr;
burada szn ettiklerimden ok daha fazladrlar ve benim sra
ladklarmn her biri daha geni ve ayrntl bir inceleme gerek
tirir.
Bunlara yalnzca zihnimizde iyi ve ktnn eitli dnce
lerinden doan haz ve acnn kiplerini rneklendirmek amacyla
yer verdim. Bunlardan daha basit, alk ve susuzluk acs, onlar
dindirmek iin yeme ve ime hazz; di kamamas acs; mzik
hazz; bo gevezeliklerin verdii ac ve bir arkadala aklc bir
sohbetin hazz gibi dier kiplere ilikin rnekler de verebilirdim.
Fakat tutkular kendi bana ok daha fazla ilgili alanmza gir
diinden onlar rneklendirmeyi setim ve sahip olduumuz
idelerin i ya da d duyumlardan nasl edinildiini gstermek
istedim.

21. BOLUM
G DES
1.
Her gn dndaki eylerde gzlemledii yaln idelerinin
bakalam hakknda d duyular yoluyla bilgilenen; biri sona
erip yok olurken baka birinin nasl var olmaya baladna
dikkat eden; kendi iinde olup bitenlere ara sra ynelen ve ide
lerin bazen duyular zerinde d nesnelerin brakt izlenimler
bazen de kendi istemiyle srekli bir deiim iinde olduunu
gzlemleyen zihin, benzer deiimlerin gelecekte ayn eylerde
ayn etmenlerle ve benzer yollarla yinelenebilecei sonucuna
vardndan bir eyde yaln idelerinin deitirilme, dierinde de
0 deiiklii yapma olasln dnerek bizim g dediim iz1
1 7. Blm , 8. Ksm da g idesinin, ister istem ez cisim ler aras hareketler ve
kendi bedenim izdeki hareketlerde gzlem lediim iz her deiiklikle bize
sunulan, i ve d duyumdan edinilen yaln idelerden biri olduu sylen
mektedir. Burada ise duyu kadar uslamlama da ide alannda sz konusu
ediliyor. L ocke karmdan sz ediyor ve g idesinde d ya da i duyuya
dorudan yansyann tesine gnderildiim izi ima ediyor. Benzer bir anla
tm da Deneme'de g idesinden beceriksizce ayr tutulan, neden ve etki
idesinin (26. Blm , 1. K sm ) ortaya knn betim inde kullanlm akta
dr. u halde, Hume'un "hibir uslamlama bize yeni bir yaln ide sunamaz"
szlerine geliyoruz. (A ra trm a , 6. ksm , not ve de incelem e, III. Blm , II.
K sm ). L ocke, kendi yanlgl tarzyla, byk olaslkla, bir deim eyi
gzlem lerken insan zihnindeki ve akln kendi asl yapsndaki bir eyin
gzlem cinin deim eyi kesinlikle ayr olarak ele almasn engellediini ve
onu bir etm en arayna zorladn sylem eye alyor. K sacas, zihnin
bylesi deim e ile yetinm edii ve deim ede belirsiz kalan bir g idesi
nin kabulne zorland yaln ya da aklanamaz bir olgudur. Bu blmde
ele alnaca iddia edilen de, bylece kabul edilenin ne olduu ve bu yaln
idenin hangi kipte belirdiidir. G ve neden idelerinin neden ayr blm

308

asann Anlama Yetisi zerine

ir Deneme

ideye varr. Buna gre, atein altn eritme yani duyulmaz par
alarnn ban, sonu olarak sertliini yok etme ve onu sv
latrma gc vardr diyebiliriz; burada altn eritilme gcne
sahiptir. Gne balmumunu aartma, balmumu da gne tara
fndan aartlma gc tar ki bu gle sarlk kaybolur ve be
yazlk var olmaya balar onun yerine. Bu ve benzeri durumlarda
gc, alglanabilir idelerin deiimine bal olarak dnrz.
nk ancak duyulur idelerin gzlemlenebilir deiimi ile bir
ey zerindeki etki ya da bakalatrmay ayrt edebiliriz; o
eyin idelerinden birinin bir deiimini alglamadan da yaplan
deitirilmeyi kavrayamayz.2
2.
G bir deiiklik yapabilme ya da bir deiiklik kabul
edebilme eklinde iki ynldr. Biri etkin dieri edilgin3 diye
adlandrlabilir. Maddenin, Yaratcs tm edilgin gcn zerin
deyken, etkin gten tamamyla yoksun olup olmad4 ve yara

lerde incelendii ak edilm em itir. Belki de bu neden idesinin bileik tz


idesini ngrd dncesi (22. Blm , II. K sm ) ile bileik tz idesinin
analizi araya sokulm u (23. Blm ) ve bylece nedensellik tzler aras bir
bant idesi, g ise deim e ile doan bir yaln ide olarak kabul edilm i
tir.
G zlem lenm i deim e g idesini getirir, fakat ne gzlem lenm i ne de
gzlem lenebilir bir nesne deil; bu biim de ortaya kan ide. Hume tara
fndan bir yanlsama olarak gz ard edilmektedir.
Aristo'da tzlerin deim eyi retmede etkin olduu hareket ettirici neden
ve deim enin etkisinde olan ereksel neden ayrm gze arpar. Peripatetiklerde benzer bir ayrm sz konusudur.
Bu dnyadaki eyler ve maddenin edilginlii, Tanrsal Nedenin bitim siz
etkinlii ve imdi doal sistem ile doal art ardalk ve bir aradalklarn n
cl etkin doast sistem de yeri bulunan edilgin duyarl bir organizma ve
ayn zamanda bir ahlaksal etmen olan insann ara konumu Locke'un ner
m eleriyle tmyle uyumsuz olm ayan bir evren kavramdr. Cisimlerin
ikincil nitelikleri ve glerini birincil nitelikler ya da duyu alglarnn duyu
organlarna ballklar araclyla aklarken Locke'un ngrd yal
nzca fiziksel yasada sakl olan edilgin ve karlabilir gtr. Kendimiz,
Tanr ve dm zdaki eylere ilikin ideler ve bilgim izin tem elleri olarak
kabul edilen tzler ve gler, yani metafiziki felsefenin asl konusu hakkndaki grleri iin: Bak: II. Kitap, 13 Blm , 18. K sm , 23, 27 B lm
ler 2. Ksm, 4. Kitap, 9, 10, 11. Blmler. Aristo maddenin anlalmaz
gcn zihnin gcnden ayryor. Metafizik, 8. Kitap.

tlan tinlerin ara konumunun hem etkin hem edilgin g yetkin


lii tayp tamad irdelenmeye deer. Ancak u anki ama
cm gcn kaynan deil gcn idesini nasl edindiimizi
aratrmak olduundan5 imdilik bununla ilgilenmeyeceim.6
Ayrca etkin gler (ilerde de greceimiz zere)7 genel anlay
a gre, doal tzlere ilikin bileik idelerimizin nemli bir b
lmn oluturduklarndan, aceleci dncelerimizin betimle
meye hevesli olduu kadar etkin g deillerse de, bu yolla zi
hinlerimizi etkin gcn en ak idesi iin Tanr ve tinler dn
cesine yneltmeyi yanl bulmuyorum.8
3.
Gcn (eylem ya da deimeyle) bir tr bant ierdiini
kabul ediyorum; dikkatlice dnlrse hangi trden hangi ide
lerimiz bir bant iermez ki? Uzam, sre ve say paralarla gizli
bir bant iermezler mi? ekil ve hareket ilerinde ok daha
belirgin bantl bir ey barndrrlar. Renkler, sesler gibi du
yulur nitelikler9 alglamamzla bantl glerden baka nedir?
5

7
8

Berkeley yalnzca yaratlm ya da Tanrsal tinlerde etkin gc grebili


yordu ve duyusal dnyada da yalnzca genelde doann tek tiplilii denilen
Tanrsal gvencede bir dzen ile grnler birlii olduunu sylyordu.
Aratrmas ne ontolojik ne de kozm olojik fakat psikolojik ve epistem olojik
erevededir. K eke nasl edindiim iz kadar idenin doasn da daha ay
rntl aratrsayd denebilir. eyler ve bireylerde beliren bir deim eler
idesi mi ya da zihnin deim eleri ile al tarzndaki bir eyin idesi midir
bu? G idem izde grnlerin art ardalndan daha ileri gidebilir ve yine
de sylediim iz eydeki anlam koruyabilir m iyiz? Gc bir eyin retkeni
bir ey diyerek tanmlasa bu ne anlama gelir? Buna Hume, hibir ey ifade
etm edii karln verir. "retim ile ne dem ek istemektedir? Nedenin ta
nmndan farkl bir tanm getirebilir mi? Getirebilirse, retilebilmesini ar
zularm. Getirem ezse, bu noktada bir dngye girer ve bir tanm deil de
eanlaml bir terim ortaya koyar." (incelem e, I. Kitap, III. Blm , 2. K
sm )
Bak: II. Kitap, 23. Blm , 7-11. Ksm; ve de 8. Blm , 23-26. Ksmlar.
G ve tz L ocke birbiriyle bantl ideler olarak kabul ediyor glerin
ait olduklar tz ngrdn belirtiyor. Tanr ve dnen etmen ideleri
etkin g idesini ieriyor. Din, insann yazgs ve evreni, bir insan zihnince
kusurlu kavranlan zorunlu iyiye ilikin tam bir ideye gre belirleyen gce
inantan doan zihin durumudur.
"Duyulur nitelikler, yani ikincil ya da yklenmi madde nitelikleri."

310

nsann Anlama Yetisi

zerine

ir Deneme

eylerin kendilerinde bu nitelikler paralarn hareketi, hacim,


ekil ve dokuya bal deil m idir?10 Hepsi de ilerinde bir tr
bant tarlar. Dolaysyla g idemiz dier yaln ideler11
arasnda bir yer alabilir ve onlardan biri olarak dnlebilir;
nk tzlere ilikin bileik idelerimizde asl bileenlerden bi
ridir ki bu konuya ileride dneceiz.12
4.
[ ^Neredeyse btn duyulur eyler araclyla edilgin g
idesiyle donanrz. ounda, asl tzleri deilse14 de, duyulur
niteliklerinin sreen bir deiim iinde olduklarn gzlemleriz
hep.] Dolaysyla onlarn hep ayn deiime ak olduklarn
dnrz. Etkin gce (g szcnn daha doru anlam budur15) ilikin rneklerimiz de oktur. Bir deiim gzlemlendi
mi zihin, eyin kendinden alma olasl kadar, o deiim i16
yakalayacak bir g toplamaldr bir yerde. Fakat dikkatlice d
nrsek, cisimler, d duyularmz yoluyla, zihinsel ilemleri
. . \rJ ,
....
m zn1' i duyumundan edindiimiz kadar ak ve seik bir etkin
g idesi sunmazlar bize. Her g eylemle bantl ve dnme
10 Bak: 8. Blm , 10, 13, 14. Blmler.
11 nceki cm leler daha ok, g idesinin bir yaln ide olm ad ve bir bant
idesi olduunu vurguluyor. Locke ona "yaln" diyor, nk g etkileriyle
olan bantya ilikin ide ierirken ayn zamanda kendinde tanmlanamazlk gsteriyor. Szck anlam sz deilse de anlam o szc ieren dene
yim i yaam am olanlara iletilem ez.
12 23. B lm , 8. Ksm.
13 lk baskda buras yle geiyor: "Edilgin g ieren tm duyulur eyler
bizi duyulur idelerle donatrlar ki bu eylerin duyulur nitelikleri ve olula
rn sreen bir ak iinde grrz."
14 Asl tzleri yani birincil ya da gerek niteliklerinde sergilenen tzleri:
Kendilerini gsterdikleri grnlerinde ve bu grnleri araclyla an
cak tikel tzlere ilikin olumlu ideler edinebiliriz.
15 Bak: H obbes, etkin g (Felsefenin ilk Temelleri, II. Blm , 10)
16 Bu zorunluluk, zihindeki bir eyin bizi, ne zaman bir deiiklik gzlem le
nirse gzlem lensin, g idesi (kavram) oluturmaya zorladn belirtir ki
bylece ide yalnzca bir grlr ya da dokunulur grn deil bir zihinsel
sunumdur da.
17 Zihinsel ilem lerim izde duyduum uz ura hissi kendinde yalnzca fiziksel
bir grntr ve bir dier grn ncesinde yer alr; g idesinde yal
nzca grnse! art ardala eklenen eyi verem ez.

ile hareket olmak zere bir idesine sahip olduumuz iki eylem
tr olduundan, gelin bu eylemleri reten glerin en ak ide
lerini nereden edindiimizi inceleyelim. (1) Dnmenin idesini
cisim deil yalnzca i duyumumuz salar (2) Cisimden hareke
tin balangcna ilikin bir ide de edinem eyiz.18 Duran bir cisim
etkin bir hareket etme gcnn idesini sunmaz; ve harekete ge
irildiinde bu cisimde bir eylemden ok edilgenliktir sunulan.
Top bilardo sopasnn hareketine uyduu zaman bu topun hare
keti deil salt edilginliidir. nnde duran bir baka topu iterek
harekete geirdiinde de yalnzca sopadan ald hareketi iletir
ve kendinde dierinin ald kadar hareket yeteneini yitirir. Bir
hareketi rettiini deil yalnzca aktardn gzlemlediimiz
cisimde hareketin etkin bir gcne ilikin ok belirsiz bir idedir
edindiimiz. Bir eylemi retmenin deil de edilginlii srdr
menin gcne ilikin bir idedir bu ve ok bulanktr.19 Dier bir
cisimle harekete geirilen cisimde de ayn ey geerlidir; nk
hareketsizlikten harekete geite yaplan deitiriliin srd
rlmesi eklinin ayn vurula deitiriliinin srdrlmesinden
18 Aklam a, deim eyi bir ekilde grn deiim inin bal olduu im gelenem ez etkin gce gnderme ieriindeyse, im gelenebilir fiziksel gr
nleri nceki im gelenebilir fiziksel grnlerden derlem ek onlara ak
lama getirmez. Sunulan deim enin etkin ve son nedeni deil fiziksel ara
nedendir. Mutlak yanllktan ok yetersizlik ierir szcn tam anlamyla
g ya da nedensellik, grnlerin edeer grnlere srekli im gele
nebilir deim esinden daha fazlasn kapsar. Fakat hangi hakla enerji ko
numu ya da baka bir fiziksel yasann, uyumlu biim de tinsel etkinlik ya
salar ve ahlaksal dzenden sonra gelm esi yerine, kesin ve stn olduu
kabul edilir?
19 Bu ok belirsiz ide, hareketin srekli, im gelenebilir dnm doann
mutlak hareket kaybn engelleyen korunum yasasnn konusu olan, bir n
ceki hareketten edinildii anlayn ieren, fizikteki mekanik nedensellie
girer. Fizik bilim i, belli bir formdaki cisim den onu ortaya karan baka bir
formdaki cism e ular. Fakat, Locke'a gre, bu retim deil; kazanlan ha
reketin yitirilen ile edeer olduu llebilir bant araclyla etki fi
ziksel nedeni ile balantlandrldndan, bu aktarmdr cism in edilgin
znesi olduu tu ku srdrmdr. Bir fiziksel etki, bu durumda, yalnzca
yani bir formda im gelenebilir bir sonu ya da bakalam fakat ilk hare
ket ettirici gten yoksun bir bakalam iindeki fiziksel nedenidir.

312

nsann Anlama Yetisi zerine

ir Deneme

pek fazla bir eylem zellii tamaz. Harekete balatm a idesini


iimizde olup bitenlerin duyumuyla ediniriz. Deneyimle, yal
nzca zihnin bir dncesi ya da istem ile bedenim izin duran
ksmlarn hareket ettirebildiim izi grrz. yle ki, cisimler
kendilerinde bir eylemi balatacak gce ilikin bir ide sunma
dklarndan d duyularm zla onlarn ilem lerini gzlem le
yerek edindiim iz etkin g idesi ok yetersiz ve bulanktr.
Fakat cisimlerin birbirlerini itmelerini gzlemleyerek gce
ilikin ak bir ideye sahip olunduu sylenirse de amacma
katkda bulunulur.20 D duyum zihnin idelerine kavum asn
salayan yollardan biridir nk: Bu arada zihnin etkin g
idesini i duyumdan m d duyum dan m daha ak edindii
zerinde dnmek asndan d gzlemi de dikkate deer
buldum.21
5.
En azndan, kendimizde, eitli zihinsel eylemleri ve be
denimizin hareketlerini, zihnin [u ya da bu eylemi yapma ya da
yapmama buyruu dorultusundaki22] seimi ya da bir dn
cesi ile balatma ya da cayma, srdrme ya da bitirme gcn
hissettiimiz apaktr diye dnyorum. Zihnin bir idenin d
nlmesini ya da artk dnlmemesini emretme; bedenin bir
parasnn durmas yerine hareketini tercih etme ya da tersini
tercih etme gcne STEN diyoruz. [Tikel23 bir eyleme ya da
ondan caylmasna ynlendirerek bu gcn] gerek/edimsel uy
20 Buradaki ama bu retici etkinliin duyu ve zihinsel ilem lerin idelerini
salayan deneyim verilerinden bam sz biim de, kendiliinden gerek ke
iflerin (bulgular) retkeni olam ayacan gstermektir.
21 zel sorumluluk yklediim iz ilem ler benzetm esi ile evrendeki her hare
keti her yerde hazr bulunan Akln hareket ya da cisim lerdeki deim eleri
belirlem ede temel ald yntem ler olan hareketin srmesi ve enerjinin korunumuna Tanrsal Akla balamaya yneltilm iyor muyuz?
22 kinci baskda eklenmitir.
23 lk baskda, "birini dierine tercih etme" eklinde geiyor. Bir insan isteme
gc ile kendi dndaki cisim lerde oluturmaya alt ve kendi bede
ninin hareketleri ya da idelerinin sralann dzenleyebilm e balamnda
zgr deilse de istem e edim inde zgr olabilir.

gulamasna da istem ya da isteme diyoruz. O eylemin zihnin


buyruu ya da nerisi sonucu braklmas istenli, zihnin byle
bir dncesi olmakszn eylemin gerekletirilmesi ise isten
d hareket diye adlandrlyor. Alglama gc Anlama Yetisi
dediimiz eydir. Anlama yetisinin edimi olarak ele aldmz
Alglama tre ayrlr: (1) Zihnimizde idelerin algs. (2)
aretlerin anlam nn algs (3) delerimiz arasnda herhangi
[bir24 bant ya da eliki], uyum ya da uyumazln algs.
Son ikisi yalnzca anladmz sylememizi salyorsa da hepsi
anlama yetisi ya da algsal gce mal edilirler.25
6.
Zihnin alglama ve tercih etme gleri genelde baka bir
adla anlr. Gndelik dilde anlama yetisi ve isten zihnin iki ye
tisidir. Yeti szc ruhta bu anlama ve istem eylemlerini ger
ekletiren kimi gerek varlklarn ad diye varsaylarak insan
larn dncelerinde bir karklk yaratacak biimde kullanl
mazsa, yeterince yerinde bir szcktr. "sten ruhun ynetici ve
stn yetisidir; zgr ya da deil; alt yetileri belirler; anlama
yetisinin buyruklarna uyar," gibi ifadeler kendi idelerine ok
dikkat eden ve dncelerini szck seslerinden ok eylerin
apakl ile dzenleyenlerce ak ve seik bir anlamda kavra
nabilmesi de yetilerden bu ekilde sz etmenin birounda, biz
de gerek varlklar gibi ayr alanlar, yetkileri olan ve eitli
eylemleri yneten, yerine getiren ve kimi eylemlere uyan bir sr
seik etmen26 olduuna ilikin kavram karmaas yarattndan
az ok eminim.
24 kinci baskda eklenm itir.
25 Burada ve 6. blm , 2. ksm da L ocke anlama yetisi, dnme ya da alg ile
isten ilem lerini zihnin iki byk ve asl eylem leri olarak gsterir. 20. b
lmde de, bu blmde istencin belirlem eleriyle bantl olarak nem li bir
rol oynayan ac ve hazzn duyulurluklarn ayrr. Burada aklad "Al
glama" D enem e iinde ya (a) yaln ide, ya (b) szcklerin anlamlarnn
kavranm, ya da (c) bilgi ya da kesinlii oluturan bantlarn ayrt ed il
mesini dile getirmektedir. Bunlardan ilk anlam zellikle ikinci, nc an
lam da drdnc kitapta grlr.
26 "Yetilerle", farkl derecelerdeki zihinsel durumlar ve eitli gdleyicilerin
etkisiyle isten edimlerinde, edilgin ve etkin gler sergiledii kabul edilen

314

nsann Anlama Yetisi zerine

ir Deneme

7. Herkes kendinde ayr ayr eylemleri balatma, brakma,


srdrme ya da sona erdirme gcn hisseder. [27Zihnin insan
larn eylemleri zerindeki ve herkesin kendinde hissettii bu
gcn snrnn dncesinden zgrlk ve zorunluluk ideleri
doar].
8. Bir idesini tadmz tm eylemler, nceden de sylen
dii zere, dnme ve harekete28 indirgendiklerinden, bir insan
zihninin tercihi ya da ynlendirimi dorultusunda dnme ya
da dnmeme, hareket etme ya da etmeme gc lsnde z
gr bir insandr.29 Bir eylemi gerekletirmek ya da caymak eit
olarak bir insann gcnde deilse, ya da yapmak ya da yapma
mak eit lde zihnin tercihiyle belirlenmiyorsa eylem istenli
olsa bile30 o insan zgr deildir. yle ki, zgrlk idesi, bir et
mende bir eylemi zihnin dncesi ya da belirlemesi ile uyumlu
olarak yapma ya da eylemden cayma gcnn idesidir. stemine
gre yapmak ya da yapmamak etmenin gcnde deilse o zaman
zgr deildir ve zorunluluk altndadr. yleyse zgrlk, d

27

28

29

30

"insani etmenleri" kastetmek yerine, Locke zihinde gler, yetiler, kapasi


teler ve benzeri szcklerle dile gelenleri bir anlamda toplamak istemitir
aslnda. Daha doru kullanmnda, "yeti" kendinden kaynakl enerjiler ve
z-bilinli yaam n L ocke tarafndan ilem ler ad altnda harmanlanan
edilgin duyarllklarna elverililik hali iin kullanlmaktadr.
tik baskda, "Zihnin herhangi bir zamanda bu eylem lerden birini yapmay
yapmamaya tercih etme gc isten dediim iz yetidir; bu gcn edim sel
kullanmn da istem diye adlandryoruz; ve zihnin byle bir tercihi sonucu
o eylem in gerekletirilm esi ya da yaplm amas ise istenli hareket diye
geiyor. Sonu olarak zihin eylem ler zerindeki bu gcnn uzamna bal
olarak yalnzca zihnin deil ayn zamanda tm bir etmen; tm bir insann
zgrl ve zorunluluu idelerini ediniriz" eklindedir.
Hareket retimi istem e ediminin dorudan duyulur etkisidir. Fakat grlr
hareketlerin dzenei ve bundan edinilen g idesi istencin tek sorumlu ol
duum uz birincil nedenselliinde ierilen ile kartrlmamaldr.
Bir ahlaksal etmenin zgrl, "tercih ya da ynelim" etmenin, sonu
larndan deil de yalnzca ondan sorumlu olduu, "istence bal belirle
me" nin doast kaynana iaret eder.
Beklenen sonucun gelecei varsaym nn yanlgsyla bunu yapmay bo
una isteyebilir ve hl yararsz bir istenli belirlem e sorumluluundadr;
fakat doal yasaya bal olan baarszlktan sorumlu deildir.

nce, istem ya da istencin olmad yerde yoktur; fakat zgr


ln olmad yerde dnce de, istem de, isten de olabilir.31
Bir iki rnekle bu nokta daha da akla kavuturulabilir.
9.
Bir tenis topu, ister raketle vurularak hareket halinde ister
yerde duruyor olsun, zgr bir etmen olarak grlemez. nk
bir tenis topunun dnmediini, dolaysyla istemi ya da hare
keti hareketsizlie veya tersini tercih etme yeteneinin olmad
n dnrz; bu durumda zgrl yoktur ve zgr bir et
men deildir. Hareketi de hareketsizlii de zorunlu diye adlan
drlr. zerinde durduu kpr yklnca suya den bir insan
da zgr bir etmen deildir. Dmemeyi tercih ediyorsa da bu
hareketten kanmak gc dahilinde olmadndan durdurma is
temini gerekletiremez; dolaysyla, bu durumda zgrl
yoktur. Kendine ya da bir arkadana kolunun bir hareketiyle
31 stenli etkinlik diye sunulan g idesi bu blmn kalan ksmlarnn da
konusudur ki Locke kendisi de sonraki basklarda geirdikleri bir sr de
iim e karn hl memnun deildir bu balamda. Bu kaygs M olyneux'la
yazmalarnda grlebilir. zgr istem e gcn (sonlu bir etm ende) Tan
rsal gcn stnl ve Tanrsal bilginin kusursuzluu ile uzlatrmann
gln aka seziyordu Locke-M olyneux'a yle yazyor: "Yazlanlar
zerinden zgrlk iin ya da kart savda bulunacaksanz, sizi yantlama
zahm etine girmem; nk ben rahatlkla anlama yetimin zayflm itiraf
ediyorum ki Tanrdaki mutlak bilgelik ve mutlak g sorgulanmazsa da in
sandaki zgrln Tanrnn bu yetkinlikleri ile uyum halinde olduunu
syleyem em ; Tm yle em in olduum doruluklar yannda en rahat onay
verdiklerimdir bu Tanrsal yetkinlikler. V e dolaysyla Tanrnn zgr bir
etmen yaratmas olas ise, o zaman insan zgrdr ancak bunun nasl oldu
unu anlamyorum eklinde ksack bir yanta kavuacak olan bu konuyu
uzunca bir sre bir kenara brakmtm." (20 O cak, 1693). Bu blm deki
uslam lam a, istem lerin etmenin sorumluluunda doast bir istem ka
rakteri ierildiini kabul etm eksizin doal bir sralan iinde gdleri
izlediklerini ngrm ektedir. Doann kendi dzeneinin Tanrnn mutlak
bilg eli i ve mutlak gc ile en son aamada bants kurulmad gibi,
ayn zamanda isten hakknda ortaya kan sorunun yant da felsefi ma
teryalizm ile bir tinsel fe lsefe arasnda dnm noktas gibi grnm em ek
tedir.
32 Burada da L ocke istemin kayna deil istemi neyin izlediine bakmaktadr.
znenin sorumlu olduu isten edimleri, onlar istemenin doal zorunlulu
undan zgr mdrler?

316

nsann Anlama Yetisi

zerine

ir Deneme

arpan bir insan iin de zihninin istemi ya da buyruuyla bu ha


reketi durdurma ya da brakma gcne sahip denemez; bu yz
den o da zgr deildir ve zorunlu, istem d gerekletirdii
bu hareket herkesin o insan iin zlmesine yol aar sadece.33
10. Bir insann derin uykudayken bir dier odaya, grmeyi ve
konumay ok zledii bir kiinin de bulunduu bir odaya ta
ndn ve oraya hapsedildiini varsayalm. Bu insan uyand
nda sevgili arkadan yannda grnce sevinir, mutlu olur ki
bylece orada kalmay gitmeye tercih eder. imdi soruyorum, bu
kal istenli midir? Elbette yledir. Odaya hapsedildii iin
kalmamak ya da gitmek gibi bir zgrl olmasa da arkada
ndan dolay kalr. yleyse zgrlk istem ya da tercihe bal
bir ide deildir. Fakat kiinin zihnin seimine gre34 yapma ya
da yapmama gcne sahip olmasna baldr. zgrlk idemiz
bu gle orantldr, daha ileri gidemez.35 Bu gc denetleme
yecek bir snrlama ya da davranma-davranmama yeteneinin
bamszln ortadan kaldracak bir zorlamann olduu yerde
zgrlk ve ona ilikin kavrammz hemen yok olur.
11. Kendi bedenlerimizde istemediimiz kadar rnek bulabi
liriz. Bir insann kalbi atar ve kan dolar ki bunun bir dnce
ya da istemle o insan tarafndan durdurulmas sz konusu deil
dir. Bu hareketler balamnda hareketsizlik insann seimi ya da
zihnin buyruuna bal olmad halde, durdurmak isterse, bun
da zgr bir etmen olarak hareket edemez. Sarsc hareketlerle
33 nk sorumlu olm ad bir edim de ahlaksal etmen deildir ki tmyle
ondan kaynakl deildir ancak doann her yerinde bulunan stn Akl ve
ama ile belirlensin ya da belirlenm esin doa mekanizm as ile ilintilendirilmelidir.
34 Fakat bu zihinsel seim nasl ortaya kyor? - doa dzenei ya da (sradan
anlam yla) doast bir eyde, kendindeki etmenlerde hangi nedenle ahlak
ierikli bir kiiye dnyor?
35 steme zgrl insan sorumluluunun ls olduundan, insan iin, so
rumlu bir etmen olarak, bu balamda, hangi eylem lerin vgye ya da ayp
lanmaya deer grlen eylem leri olduunu ve neden eylem lerin byle bir
nitelie sahip olduunu bilmek kesinlikle ok nemlidir.

kollar kmldayan bir insan ok istedii halde (chorea sancti viti


denen tuhaf hastalktaki gibi) zihninin gcyle kollarn durdu
ramaz fakat durmadan sallanr. Bu eylemde den bir ta ya da
raketle vurulan bir top kadar hareket zorunluluu altndadr. Di
er yandan, fel durumundaysa, zihninin bedenini hareket ettir
me emrine uymas engellenir. Tm bu durumlarda, zgrlk
yoksunluu sz konusudur. Ancak ktrm birinin hareket yeri
ne ylece oturmay tercih ettiinde istensizliinden sz edile
mez. stenli hareket zorunlunun deil isten d hareketin kar
tdr. Bir insan yapabilecei bir eyi yapamayacana tercih
edebilir; bulunduu durumun deimesini istemez. u da var ki
bu deitirilemezlik bir zorunluluun sonucudur.
12.
Bedeninin hareketlerinde olduu gibi zihnimizin dn
celerinde de zihin tercihine gre u ya da bu ekilde davranma
gcne sahipsek zgrz demektir.37 Uyank bir insan zihninde
srekli kimi ideler tama zorunluluunda olduundan dnp
dnmeme zgrlne sahip deildir. Fakat dncesini bir
ideden dierine kaydrp kaydrmamak ou zaman insann
kendi seimine baldr ki bu noktada o insan zgrdr. Kimi
zaman zihin belli koullarda baz ideleri gz ard edemez ya da
ne kadar aba gsterse de yok edemez. rnein ikence srasn
da bir insan ac idesini bir yana koyma ve baka dncelerle
oyalanma zgrlne sahip deildir. Bazen dncelerimizi
baka eyleri dnme zgrlmz elimizden alacak denli
iddetli bir tutku sarar.38 Fakat zihin bedenin ya da dncelerin
bu hareketlerini kendi tercihi ynnde durdurma ya da srdrme,
36 L ocke g idesini edimin kendi kayna deil istenli edim in yeterlilii ya
da gcnde bulmaktadr.
37 Nedensel anlamda evvelki istem iyle ba ierm eyen hareketler ve dnce
lerden ahlaksal olarak sorumlu deildir fakat yine de istemin kendisinden
sorumludur. Bak: Leibniz, Yeni Denem eler.
38 Sorumluluk ve dolayl kiisel zgrlk insann ac ve tutkuyu nlem esi
kendinden kaynakl olup insann fiziksel bir sonu olarak belirlem esi sz
konusu olm adndan, yokluklarn istem e gc ile karlatrlmaldr.

318

nsann Anlama Yetisi zerine : ir Deneme

balatma ya da brakma gcn kazanr kazanmaz insan yeni


den zgr bir etmen olarak dnrz.
13. Dnce ya da dncenin dorultusunda hareket etme
ya da etmeme gcnn tamamyla bittii yerde zorunluluk sahne
alr. stem kapasiteli bir etmende bir eylemin balatlmas ya da
srdrlmesi zihnin tercihine aykr ise bu "zorunluluk"tur; bir
eylemin engellenmesi ya da durdurulmas etmenin istemine ay
kr ise bu "kstlama"dr. Dnce ve istemi olmayan etmenler
her eyde zorunludurlar.39
14. yleyse, insann istenci zgr m deil mi? eklinde
bence ok akl d ancak fazlasyla kurcalanan sorunun bylece
yantlanp yamtlanamayacam dnn artk. Yanlmyorsam
imdiye dek sylediklerim bu soruyu tmden anlamsz klyor.
nsan iradesinin zgr olup olmadn sormak uykusunun hzl
olup olmad ya da erdeminin keli olup olmadn sormak
gibi bir ey. Hareketin hz uyku iin ya da kelilik erdem iin
neyse zgrlk de isten iin bir o kadar bantldr. yice d
nlrse zgrln yalnzca etmenlere zg bir g olduu ve
kendisi de bir g olan istencin bir nitelii olamayaca aka
alglanlr kansndaym.
15. [40Okuyucumu uyarmalym: Kullanm olduum em
retme, ynetme, seme, tercih etme gibi szckler, istediinde
yapm olduun eyler zerinde derin dnmedike, istemi
yeterince seik dile getirmezler. rnein istem edimini belki en
iyi dile getiren szck gibi gelse de tercih etme bunu tam olarak
yapmaz. Bir insan yrmek yerine umay tercih etse de bunu
39 D oa yasalarna gre, istemleri hibir durumda niyet edilen hareket ya da
dncelerde izlenm eyen bir etmen, yine de, kendi gcnn dnda doa
dzenei dorultusunda belirlenen, fiziksel olarak im knsz sonulardan
deil de, istemlerin kendilerinden sorumludur.
4 0 lk baskda, "Aktr ki, istem , zerinde dndmz ve gcm z dahi
lindeki belli bir eylem i yapmaktan vazgem ek ya da yapmay tercih et
m ek/sem ekten baka bir ey deildir" eklindedir.

hep istediini kim syleyebilir? istem, aktr ki, zihnin insann


herhangi bir yetenei zerinde sahip olduu egemenlii tikel bir
eylemin yaplmas ya da yaplmamas dorultusunda bilerek
harekete geirmesi edimidir.41] isten bunu yapma yetisi deil
de nedir? Bu yeti, zihnin dncesini bize bal olarak bir eylemi
retme, srdrme ya da durdurmaya yneltme gcnden daha
fazla bir ey midir? Kendi eylemleri zerinde dnme ve u ya
da bu eylemi yapma ya da yapmamay tercih etme gcne sahip
bir etmenin isten denen yetiye sahip olduu yadsnabilir mi? O
zaman isten yalnzca byle bir gtr. zgrlk ise bir insann
zihnindeki asl tercihe uygun olarak bir eylemi42 yapma ya da
yapmama gcdr. Yani kendisi nasl isterse yle davranan in
san zgrdr.
16.
O zaman isten bir g ya da yetenek,43 zgrlk de bir
dier g ya da yetenek iken isten zgrle sahip midir diye
sormak bir g dier gce, bir yetenek dier yetenee sahip midir
diye sormaktr. Soru tartlmay ya da yantlamay gerektirme
yecek kadar anlamszdr. Glerin, yalnzca etmenlere ait ve
yalnzca tzlerin zellii olduunu, glerin kendilerinin olma
dklarn anlamayan var mdr? istencin zgr olup olmadn
sormak aslnda istencin bir tz, bir etmen olup olmadn sor
mak ya da en azndan zgrlk tam olarak baka bir eye mal
edilemediinden yle varsaymaktr. zgrlk bir insanda bede
nin paralarn seim ya da tercihle hareket ettirme ya da ettir
41 zgrlk, zorunlu zihinsel koullar ya da gdleme/harekete geirm enin
doal etkileri deil, gdlemeyi ortaya karacak gtedir asl olarak.
42 "Eylem" yani istem in kendinden ayr olarak, istem i izlem esine niyetlenilen
sonutur. Fakat istem ler doa yasas erevesinde, bizim iin ve bizde ger
ekletirilen edim ler mi ya da sorumlu tutulacam z biim de bizim taraf
mzdan gerekletirilen edim ler midir?
43 nk, Locke'un savna gre, bir etmen, burada dnlen anlamyla, is
tediini yapma zgrlne sahip deilse de isteyebilir. Fakat ahlaksal z
grlk, istenli etmenin en son nedenleri olaca biim de kendi ahlaksal ya
da ahlakd istem leri ortaya karma gcne karlk gelm ez mi?

320

nsann Anlama Yetisi zerine

ir Deneme

meme gc olarak ele alnabilir ki bu durum o insan zgr k


larken durumun kendisi zgrlktr.44 Fakat zgrln zgr
olup olmadn soran birinin azndan kan kula duymuyor
demektir ve zenginin zenginliklerin sahibi iin verilen bir ad ol
duunu bilerek zenginliklerin zengin olup olmadklarn soran
birinin Midas'n kulaklarna45 ok ihtiyac vardr.
17.
nsanlarn isten denen gce verdikleri ve bu yzden is
tenci etmen olarak dile getirmelerine yol aan yeti ad, gerek
anlamn gizleyen bir kullanmla bu samal biraz olsun rtebilse de isten seme ya da tercih etme yetenei ya da gcnden
baka bir ey deildir ve bir yeti ad altnda isten yalnzca bir
eyi yapma yetenei olarak dnldnde onun zgr olduu
ya da olmadn sylemedeki samalk kendini apak ele verir.
(sten buyurur, isten zgrdr gibi) yetilerden eyleyen seik
varlklar olarak sz etmek akla uygunsa o zaman yalnzca eitli
hareket kipleri olan konuma, yrme ve dans etme yetilerini bu
eylemleri retenler varsaymak da yerinde olur. Ayn ekilde e
itli dnme kipleri olan46 isten ve anlamay da seme ve al
glama eylemlerini reten yetiler olarak dnmek de byle bir
eydir. O zaman yle diyebiliriz: ark syleme yetisi ark
syler, dans etme yetisi dans eder, isten seer, anlama yetisi
kavrar; ya da, genelde grld zere, isten anlama yetisini
ynetir, anlama yetisi istence uyar ya da uymaz gibi ifadeler de
kullanabiliriz. Bunlar tmyle konuma gcnn ark syleme
gcn ynettii ya da ark syleme gcnn konuma gcne
uyduu ya da uymadn sylemek kadar uygun ve akl alr
olabilir.47
44 Locke yine g idesini "seme ya da tercih" sonucunda gryor ki Limborcha yazd mektuplarda da bu ekilde yazyor.
45 M idas'n kulaklar bir eein kulaklarna dnmt.
46 Burada "dnme" herhangi bir bilin edim i ya da durumu iin kullanl
maktadr.
47 Asl soru, zgrce istem ede insann, ahlaksal olarak sorumlu olaca bi
im de tamamen ve mutlak biim de kendi istem lerine karlk gelen g

18. Tahminimce bu konuma biimi det edinilmi ve byk


bir dnce karklna yol amtr. Bunlar insanda ya da
zihinde eitli eylemleri yapmaya ilikin farkl gler oldukla
rndan insan uygun grd biimde harekete geirir onlar...
Fakat bir eylemi yapma gc zerinde baka bir eylemi yapma
gcyle ilemde bulunulamaz. Nasl ki dans etme gc ark
syleme gc zerinde ilem yapmyor, dnme gc de se
me gc zerinde etkide bulunmaz ki bunu derin dnen herkes
alglar kolaylkla. Ancak konuurken sylediimiz, isten anla
ma yetisi ya da anlama yetisi isten zerinde ilem yapar ek
lindedir.
19. Bu ya da u edimsel dncenin, istem ya da bir insann
seme gcn kullanmasnn ara nedeni olabileceini kabul
ediyorum; ya da zihnin edimsel seiminin u ya da bu ey ze
rine edimsel dnmenin nedeni olabileceini yadsmyorum.
rnein bir arknn sylenmesi, bir dansn yaplmasnn nedeni
ya da bir dansn yaplmas bir arknm sylenmesinin ara nedeni
olabilir. Fakat tm bunlarda birbirinin zerinde ilem yapan
gler deildir. Bu gleri harekete geiren ve kullanan zihin,
eylemi yapan da insandr. nsan yapmaya gc ya da yetenei
olan etmendir. Gler etmen deil bantlardr ve hareket etme
gc olan ya da olmayan zgr ya da zgr olmayandr; yoksa
gcn kendisi zgr ya da zgr deil diye anlamaz.48 zgr
olmak ya da olmamak eylem gcne sahip olmak ya da olma
maktan baka bir ey deildir.49
olarak dnlp dnlm eyecei ya da u ya da bu ekilde insann yal
nzca, kendi balarna doal etkiler olan doal nedenler dizisinde bir halka
olup olmaddr; "meliyim" edebilirim ya da yalnzca doa yapabilir mi
demektir?
48 G kendi bana bir soyutlam adr/genellem edir ve zgr etkin g idesi
de, etkilerin nnde sonunda kaynaklan olarak bavurulduu bir etm ence
sunulmaktadr.
49 Ahlaksal bir etmen durumunda bir istem ortaya karmak ya da bir istemin
ilk nedeni olmak; ve tm bunlar bir yana, istemin, doadaki bir etmen gibi,

322

nsamn Anlama Yetisi

zerine

ir Deneme

20.
Yetilere onlara zg olmayan nitelemeler yapmak byle
bir konuma biimine yol amtr. Fakat zihin zerine sy
lemlere yetiler adyla birlikte onlarn hareket ettikleri kavramn
sokmak, sanyorum, bedensel ilemlerde yetilere ilikin benzer
bulgularn ok kullanlmas ve sz edilmesinin fizik bilgisinde
salad kadarn zihinsel ilemlerimizin bilgisinde de yarat
m olmal. Bedende ve zihinde yetiler olduunu; ilem yapma
glerinin bulunduunu yadsmyorum. nk alma yetene
i ya da gc olmayan hibir ey alamaz.50 Bu ve benzeri
szcklerin onlar srekli kullanan gnlk dilde yer almadkla
rn sylemiyorum. Onlar tmyle bir yana atmak fazlasyla
yapmack kaar. Rk bir klktan holanmayan felsefenin
kendisi de, halkn huzurunda, doruluk ve aklkla elimedii
srece, lkenin sradan dil ve greneine gre giyinmi olmak
tan dolay gurur duymaldr. Fakat yanlg uradadr: Yetiler
hep bir sr seik etmen olarak dile getirilmi ve betimlenmitir.
Midelerimizde eti sindiren nedir diye sorulduunda yant sin
dirme yetisi idi. Bir eyin bedenden karlmasn salayan ne
dir? karma yetisi. Ne hareket eder? Hareket yetisi. yle ki zi
hinde de zihinsel yeti ya da anlama yetisi anlyor ve seme yetisi
ya da isten istiyor ya da ynetiyordur. Ksacas bu demektir ki,
sindirme yetenei sindirir, hareket etme yetenei hareket eder ve
doal olarak kendisiyle birlikte getirmesi sz konusudur. Her etkinlik tinsel
ise o zaman her fiziksel olay cisimlerdeki hareketleri belirleyen her yerde
varlk sahibi Tin ya da Etkin Akl sergiler ki buna gre fiziksel sonular ya
da etkiler nceki fiziksel grnlerin rnleri deil, yalnzca bakala
mlardrlar. Buna gre, istenli etkinlik doa b ilim iyle aklanabilir deil,
ya da dzeneksel nedensellik ile koullandrlm gibidir. Bununla birlikte
Akl ve sten, Byk skender ya da Sezar'a atfedilen iler ya da Platon ya
da Milton'un yaptlar bilin dnda, kat ve uzam l cisim lerdeki kendili
inden oluan deim eler konusu kadar aklanabilir olm adka, fiziksel
sistem de devreye girer.
50 steme edim inde dzeneksel (mekanik) ve baml bir g idesi ya da edil
gin doal ekonom inin bir ekilde stndeki varln duyumu iinde ve ah
laksal ynetim in yksek yasas altnda doast bir g idesi midir sz ko
nusu ettiimiz?

G desi

323

anlama yetenei de anlar. Yeti, yetenek ve g, bana gre, ayn


eylere ait farkl addr. Bu ifade biimleri daha anlalr bir
dzene sokulduunda ortaya kan da yle bir eydir; sindirim
sindirme yetenei olan bir ey, hareket hareket etme yetenei
olan bir ey ve anlama da anlama yetenei olan bir ey tarafn
dan gerekletirilir. Dorusu, baka trl dnlmesi tuhaftr
zaten. Bir insann zgr olma yetenei olmakszn zgr olmas
sanrm akla uygun deildir.51
21.
zgrlk konusuna dnersek; bir insann zgr olup ol
madn sormak uygundur. Buna gre,
(1)
Bir insan zihnin seimi ya da ynlendirimi ile bir eylemin
olup olmamas tercihini kullanarak olmas ya da olmamasn
salayabildii kadar zgrdr. Parmam harekete ynlendiren
bir dnce ile durduu halde onu hareket ettirebiliyorsam,
apaktr ki bu anlamda zgrm. Yine bir dnceyle konu
mak ya da konumamak tercihinde bulunabiliyorsam, konu
mak ya da sessizliimi korumakta zgrm demektir. Bir insan
istediini yapma gcne sahipse bundan baka bir zgrlk d
nlebilir mi? Bir eylemin olmas ya da olmamasn tercih
ederek biri bu ynde davranabildii kadar istediini de yapabilir.
Bir eylemi olmamasna tercih etmek eylemi istemektir; istediini
yapabilmekten daha zgr olmak nasl imgelenebilir, ite bunu
syleyemeyiz.52 nsandaki bu gcn yettii eylemler balamn
da, bir insan zgrln ona tand kadaryla zgr gibidir.
51 Ahlaksal edim leri, yalnzca ahlakllk koulu olan doal birlikten zgr
l/muafiyeti insann bir fizik bilgisini ya da nedensel birlik (tek tiplilik)lerinin art ardal ile ilgilenen ve insanda doastl reddeden bilimi
aar. "zgr isten doru ya da yanl olsun, olabild iin ce, psikoloji psi
koloji ve bilim bilim olacaktr. Y ine de srekli olarak, bilimin amalan d
nda da amalar olaca; ve yararland, dolaysyla konusu olm ay hak
eden tek tip neden dzeninin bilimin zerinde hibir iddiada bulunamaya
ca daha geni bir dzen iinde yaylabilecei anmsatlmaldr." (James,
Psikoloji, II. Cilt, sf: 570)
52 Kendi istensel belirlemelerinin ahlaki sorumluluu adna, istenli bir et
men olarak doal neden dzeneinden bu kadar ok uzaklatnlm ve

nsann Anlama Yetisi zerine

ir Deneme

22. Kendinden tm kt dnceleri uzaklatrmak isteyen


biri, ok daha kt bir duruma decekse de, bu isteinden vaz
gemez. Bundan daha iyi dncelere ulamadka, zgrlk
yararna olmaz: Ve bir insan istedii gibi hareket etmek kadar
isteme zgrlne sahip deilse o insan zgr deildir demek
iyi bir bahanedir. Dolaysyla bir insann zgrl zerine u
soru ortaya atlr; bir insan isteme zgrlne sahip midir? Bu
da isten zgr mdr deil midir tartmasna dner.
23. (2) steme ya da istem, eyleme ya da eylememe gcnden
kaynakl bir eylem ve zgrlk olduundan, bir insann gc
dahilindeki bir eylem hemen yaplmak zere dncelerine bir
kez girdi mi o insan isteme balamnda zgr olamaz. Bunun
nedeni ok aktr. stencine bal olan eylemin yaplmas ya da
yaplmamas kanlmaz olduundan ve varoluu ya da olma
y tmyle istencinin tercihi ya da belirlemesine dayandn
dan bu eylemin olmas ya da olmamasna ilikin istei devreden
karamaz; mutlaka biri ya da dierini yapmal, yani tercihte
bulunmaldr: nk biri deilse teki kanlmazdr. Tercih
edilen zihnin seim ve belirlemesiyle olur; yani onu istemesiy
le... stemeseydi olmazd. yleyse, isteme ediminde, insan
[53byle bir durumda] zgr deildir: zgrlk hareket etme ya
da etmeme gcnden kaynaklysa, istem konusunda bir insan
[54byle bir nerme zerine] zgrle sahip deildir.
[55Dncelerine sokuldu mu bir insann gc dahilindeki ey
lemin yaplmas ya da yaplmamasn tercih etmesi kanlmaz
bir zorunluluktur. Bir insan mutlaka biri ya da dierini istemeli
dir ve tercih ya da istemin ynne gre eylem ya da eylemsizlik
oluur ki bu tmyle istenli harekettir. yleyse bir insan isteme
doal dzenein uyumlu bam llk gsterdii ahlaksal ve tinsel ekonom iye
sokulm usa, daha zgrdr.
53 Yazarn lmnden sonraki baskda eklenmitir.
54 Yazarn lmnden sonraki baskda eklenmitir.
55 Drdnc baskda eklenm itir.

ediminde bir zorunluluk altndadr ve dolaysyla zgr olamaz,


ta ki zorunluluk ve zgrlk bir arada, bir insan hem zgr hem
bal olana dek.56] [57steme eylemini insann istencine bala
yarak onu daha fazla zgr klmak iin bu istencin edimlerini
belirleyecek bir nceki isten ve onu da belirleyecek ncesinde
bir isten olmal ve byle sonsuza dek gidilmelidir. Ancak bir
yerde duruldu mu sonuncu istencin eylemleri zgr olamaz. s
tn varlklar kavrayabildiim kadaryla, onlar arasnda da iste
mekten cayabilme yani bir kez dncesine girmi olan, gc
nn yettii bir eyin olup olmamas arasnda tercih koyma gibi
bir isten zgrlne sahip bir varlk yoktur.]
24.
yleyse apaktr ki bir insan bir kez dncesine girmi
olan, gc dahilindeki bir eyi isteme ya da istememe zgrl
ne sahip deildir. nk zgrlk yalnzca ve yalnzca eyle
mek ya da eylemden caymak gcnde vardr. Oturan bir insan
iin hl zgr denebilir, nk isterse yryebilir. Yryen bir
insan da zgrdr nk isterse durur. Fakat oturan bir insan
kendini bir yerden bir yere tama gcnde deilse, o zaman
zgr deildir. Ayn ekilde, bir uurumdan den insan, hare
ket ediyorsa da, zgr deildir: nk bu hareketi istediinde
durduramaz. Buna gre, yryen bir insana yrmemesi neri
lirse, zgr deildir. Bu durumda yrmeyi ya da yrmemeyi
56 L ocke sonunda etm enin sorumlu olaca eyi yapmaya ynelik zgr bir
g idesine varmaktadr; fakat materyalizm ya da natralizm ile evrenin bir
tinsel felsefesi arasndaki dnm noktas olm as balamnda yeterli bir de
erlendirmesi yoktur. Bu yetersiz ierikle Locke, insann istemlerinde,
kendi istenli belirlemeleri de dahil, doa dzeneinden daha yksek bir
yasa altnda olam ayacak biim de, rahatszl ortadan kaldrmaya ynelik
nedensel zorunluluk altnda olduu sonucunu karyor.
57 Paranteze alnan cm leler Locke yaarken yaynlanan drt ngilizce bask
ve Latince basksnda varsa da Franszca bask ya da lmnden sonraki
basklarda yer almyor. Bu sav, istencin zgrlnn istemlerin nceki
sitemlerle doa dzeneinden bam sz deil de onun bir paras olarak
belirlenm esi dem ek olduu ynnde; ve istemleri ieren hibir olayn,
olumalarnn bir nceki fiziksel ya da nedenli nedeni olm akszn, ortaya
kam ayaca esasna dayanyor.

326

nsann Anlama Yetisi zerine

ir Deneme

tercih etmek zorundadr. Gcmz dahilinde nerilen tm dier


eylemlerde de ayn ey geerlidir. Yaammz boyunca uyank
olduumuz her an birbiri ardndan gelen istenli bir sr eylemi
dnrsek, yaplacaklar zamana dek ok aznn zerinde d
nldn ya da zihne nerildiini grrz. Bu tr eylemlerde
zihin, isteme balamnda zgrln kayna olan etme ya da
etmeme gcne sahiptir. Zihin istemeden cayma gc tamaz;
istedii kadar ksa ya da hzl dnlsn, zihin onlara ilikin
bir belirlemeden kaamaz ve insan dnmeden nceki duru
munda kalr ya da deitirir; eylemi srdrr ya da bitirir.
Aktr ki, ikisi arasnda zihin tercih koyar ve bylece var olan
durumun srmesi ya da deimesi kanlmaz biimde istence
bal olarak gerekleir.58
25.
ou durumda insan isteme ya da istememe zgrlne
sahip olmadndan bir sonraki soru: nsan hareket ya da hare
ketsizlikten birini isteme zgrlne sahip midir deil midir?
eklindedir. Bu sorunun samal apak ortadadr. yle ki z
grln istenci iermedii kolayca anlalabilir. Bir insann
hareket etmek ya da durmak istemede zgr olup olmadn
sormak bir insann istediini isteyip isteyemeyecei ya da ho
land eyden holanp holanmayacan sormak deil midir?
Bu sorunun yanta gereksinimi yok bence. Byle bir soru soran
lar bir istencin bir dierinin, onun da bir dierinin edimlerini
belirlediini ve bylece sonsuza dek gidildiini varsaym ol
mallar.59
58 Kartlar arasnda uzlam a yoktur ilkesine gre ya eylem eli ya eylem em e
lidir.
59 D oal art ardalk dzeni iinde bir nceki istem le kendi kendini belirleme
anlamnda istem in zgr olam ayaca Jonathan Edwards tarafndan u e
kilde aklanyor: "sten kendi edimlerinin tmn belirliyor olsa, o zaman
her zgr sem e edimi de onu seen bir nceki sem e edimi ile belirlenir
durumdadr. V e nceki isten edimi de zgr bir edim olursa, o zaman, bu
ilkelere gre, bu edim de de isten kendi kendini belirliyor ya da hl onu
seen bir nceki isten edimi ile belirleniyor olur. Benzeri en son sz edilen
edim de de gzlem lenebilir ki bu da bizi dorudan elik iye gtrr: nk

26. Bu ve benzeri samalklar ortadan kaldrmak iin zihni


mize bu eylerin belirgin idelerini yerletirmek gereklidir. z
grlk ve istem ideleri anlama yetilerimizde iyice pekitirilir ve
zihnimizde olmalar gerektii gibi kalrlarsa, insanlarn dn
celeri ve anlama yetilerini karman orman eden bu tr glkler
sanrm daha kolay zlr; ve nerede terimlerin karmakl,
nerede eyin doas belirsizlie neden oluyor anlarz.
27.(1) ok iyi anmsanmaldr ki, zgrlk bir eylemin olu
ya da olmaynn bizim tercihimize deil istemimize bal ol
masndan kaynakldr. Bir uurumun banda duran insan 20
yard aa denize doru atlama zgrlne, 20 yard yukar at
lama gcnden dolay sahip deildir; zgrdr, nk atlama ya
da atlamama gcne sahiptir. Fakat kendinden daha byk bir
g onu smsk tutar ya da aa frlatrsa, bu insan artk zgr
deildir; nk bu eylemin yaplp yaplmamas bu durumda
onun gc dahilinde deildir. 20 fit karelik bir odaya hapsedilen
mahkm bu hcrenin kuzey ucundaysa, 20 fit gneyine yr
yebilir, bunda zgrdr, nk bu kadar yrmek ya da yr
memek elindedir. Ancak 20 fit daha kuzeye yrmek zgrl
yoktur.
Yani, seimimiz ya da isteimiz dorultusunda etme ya da
etmeme yeteneindedir zgrlk.60
o da tm zincir iinde kalanlar ynlendiren ilk edim in ncesinde bir isten
edimi ya da ilk zgr isten ediminden nceki bir zgr isten edimini g e
rektirir. Baka bir deyile, nnde sonunda, geriye kalan edim leri belirle
yen bir isten edim ine varrz ki bu noktada isten kendini belirler deildir
(yani bir nceki istem gerei) ve b yle bu zgrlk balamnda isten zgr
deildir. Fakat zincirde bir sonrakini belirleyen ve tayin eden ilk edim zgr
deilse, hibiri zgr olamaz." (Ahlaksal Etmenlik iin olm azsa olmaz var
saylan isten zgrlne ilikin bak: A ratrm a, II. Blm , 1. Ksm ) Bu
sav zgr istencin kendisi bir ilk neden olmaktan ok, nceki istem le doal
olarak dourulan istem olduu biim inde yersiz bir varsaym zerinde iler
liyor.
60 Bu, rnein Hobbes'un zgrlk ve Zorunluluk zerine in celem esin de ol
duu gibi, zorunluluku bir zgr etmen idesidir. Locke'ta ise bu istemi
olduumuzu yerine getirirken engellenm em e zgrlnn idesidir yalnz-

nsann Anlama Yetisi zerine

ir Deneme

28. [61f2j stem ya da isteme, zihnin bir eylemin yaplmasna


dncesini yneltme ve bylece gcn o ynde kullanma
edimidir. Szck kalabalndan kurtulmak iin eylem szc
kapsamna "nerilen bir eylemin yaplmamasn" da almak isti
yorum. Hareketsiz ya da sessiz kalmak, yrmek ya da konu
mak nerildiinde bunlar yapmamak anlamna gelse de nerilen
eylemler kadar istence ballk gerektirdii ve sonular bak
mndan bir o kadar nemli olduundan eylemler olarak sz edi
lebilir. Fakat laf kalabaln azaltmak asndan byle bir yola
bavurduumu tekrar belirtmek isterim.62
29. (3) sten zihinde bir insann ilevsel yetilerini hareket ya
da hareketsizlie yneltme gcnden baka bir ey deildir, is
tenci belirleyen nedir? sorusuna gelince; yant hazr; zihin!
ca. Mahkm, ayrca, etkisiz bir istenti kama belirlem esine varabilir; an
cak, onun koullarnda bu istem yerleik doa yasalarnn etkisi altnda
etkisiz kalacak, dolaysyla ahlaksal zgrlnn akl d bir uygulamas
olacaktr.
61 Bu ksm ve 62. ksm n sonuna dek olan ksmlar (ilk metne uygun kimi
ksmlardan baz paralar) ilk baskdaki 28-38 ksm larn yerini almak
zere ikinci ve sonraki basklara eklenm ilerdir. Bu baskda karlm
olan on bir ksm da, elinizdeki m etinle karlattrma yaplabilsin diye, bu
blmn sonunda verilmitir. D eiiklik Locke'un ilk sansndaki deiim
yzndendir yle ki sans, istem lerim iz nnde sonunda daha byk
iyiye ynelik yargm zla belirlenir eklindeydi ve hissedilen rahatszlk is
temin doal nedenidir eklini ald. Locke'un zgrle ilikin istem i erte
lem e, yargy askya alma gcnde yer alr biim indeki dncelerini bu
yeni 35 ksm da bulabiliriz. L ocke ve M olyneux arasnda, Deneme'nin
ikinci basksnn hazrlklarnn srd 1693 tarihinde sren yazm alar
ve Limborch'a yazd mektuplar bu deim enin ve de bu blmdeki us
lamlamalar boyunca Locke'un yaad belirsizliklerin tem ellerini yanst
maktadrlar.
62 Locke "eylem" ile yalnzca istem enin etkisini kastetmektedir. ada Samuel Clarke, benzer birok paragraf iinden urada, asl eylem i yle ay
ryor: "Bir etmen olm ak, hareket balatma (ya da deim e balatma) g
cne sahip olmak demektir; ve hareketin zorunluluu hareket ettirilen ey
den daha gl ve onun dayanamayaca bir etki gerektirdiinden hareketin
balamas mutlak deildir; ve sonu olarak hareketin mutlak hareket ettiri
lende deil de daha gl neden ve dolaysyla baka bir nedenin etkisiyle
balamas sz konusudur." ( zgrlk zerine A ratrm a Konusunda D
nceler, sf: 6) Zorunlu etm en ifadesi terimsel bir eliki dourur ve dze
neksel ya da nedenli nedende etkin bir g olamaz.

G desi

329

nk u ya da bu yne ynlendirmede genel gc belirleyen,


sahip olduu bu gc belli bir tarafa doru harekete geiren et
menin kendisidir. Bu yant yeterli deilse, sorunun anlam ze
rinde duralm: stenci belirleyen nedir sorusu aslnda udur:
Zihni belirli durumlarda, u ya da bu hareket ya da hareketsizlie
yneltme gcnn belirlenmesinde gdleyici olan nedir? Ayn
durum ya da eylemi srdrme gds yalnzca o durum ya da
eylemden alman doyumdur. Deitirmeye gdleyen ise hep bir
rahatszlk ya da skntdr. Yeni bir eyleme ya da var olan du
rumun deimesine ynelten bir rahatszlktan baka bir ey
deildir.63 Zihnin eyleme ynelmesinde etkili olan byk gd
leyici ksacas istencin belirleyiciliidir.
30.
Yukarda istem edimini, baka szckler olmadndan,
istem kadar arzuyu da ieren seme, tercih etme ve benzeri te
rimlerle dile getirmeye almsam da, ok yaln bir edim ol
duundan ne olduunu anlamak isteyen herkes kendi zihnine
dnp istediinde ne yaptn gzlemleyerek bir sr szck
karmaasna younlamaktan daha iyi sonular alacaktr bence.
sten ve zihnin ok ok farkl dier edimleri arasnda yeterince
ayrm yaplmasn zorlatran ifadelerle yanl ynlendirilme
mek asndan byle bir nlem almak gereklidir, nk gryo
rum ki, isten zellikle arzu gibi duyulanmlarla ok sk kar
trlmakta ve bu szckler birbirinin yerine kullanlmakta. Bunu
eylere ilikin ok seik kavramlara sahip olunmas ve onlar
hakknda ok aklayc eyler yazlmasna izin vermediklerini
dnmek istemediimiz insanlar da yapmlardr.64 Bunun
karklk ve yanlgya yol aan nemli bir neden olduunu d
63 Etmen denen her tikel istem e edim inde, rahatszlktan kaynakl doal bir
zorunluluun edilgin znesi olan kendisidir, doaya katktr ve szde
kendinin olan eylem in etmeni deildir. Bu durumda bir gdleyici istemin
fizik sel nedenidir. nsann varsaylan zgrl yalnzca dndaki doann
zgrldr: Artk bu her ne ise.
64 Byk olaslkla M alebranche'a ta atyor.

330

nsann Anlama Yetisi zerine

ir Deneme

nyorum ki bu yzden olabildiince ortadan kaldrlmaldr.


Dncelerini zihninde olup bitenlere eviren bir insan isten ya
da istem gcnn yalnzca eylemlerimizle ilgili olduunu; daha
ileri gitmediini ve istemin, yalnzca bir dnce ile zihnin gc
dahilinde grd bir eylemin olmas, srmesi ya da durmas
abalarn douran belli bir belirlemesi olduunu grecektir.65
yice dnlrse istencin tmyle arzudan farkl olduu ve ay
n eylemde arzunun istencimizin bizi ynelttiinden tamamyla
ayr bir ynlendirmede bulunabilecei ortaya kar. Kramayacam bir insan, szn ederken ikna etmeyi arzulamadm
ynde konumaya zorlayabilir beni. Bu durumda isten ve arzu
atr. Eylemin olmasn istediim yn ile arzuladm yn
karttr. iddetli bir damla nbeti ile kafasnda bir uyuma ya
da midesinde rahatszlk kalmadn gren bir insan bu nbetin
ayaklar ya da ellerine verdii acnn da dinmesini arzular (Ac
oldu mu bundan kurtulma arzusu da vardr) ancak, bu acnn gi
derilmesinin damla illetinin daha hayati bir organna gemesi
olaslndan haberdar olduundan istenci bu acnn dindirilmesine yarayabilecek bir eyleme ynelmez. yleyse arzulama ve
isteme zihnin iki seik edimidir ve sonu olarak isteme gc olan
istem arzudan ok daha farkldr.66
31.
Eylemlerimizde istenci belirleyen nedir? kinci dnce
lerde amacn genelde dnld gibi daha byk iyi olmad
kansndaym; bunlarda insan ounlukla en iddetli rahatszlk
65 Bu balamda isten ve arzu kkenlerinde ve fiziksel nedenler sistem iyle
olan bantlarnda deil yalnzca sonularnda farkllar. stemler ve arzular
eit lde, doann bir paras fakat bir istem kendisi de anlk arzu ya da
baskn rahatszln doal etkisi iken ak eylem e gebedir. stem, galip ar
zudur.
66 stence bal hareketlerin dzenei ve retimidir Locke'un vurgulad,
istenli edim le sunulan g idesi d eil. Her ne kadar dikkatle tasarlanm
olursa olsun etkisiz kalan istem yalnzca arzu ya da dilek olarak kabul
edilir.

G desi

331

duyulanm ile ynlenir.67 stenci belirleyen ve eylemlerimizi


ynlendiren budur. Bu rahatszla arzu diyebiliriz. Bir iyinin
yokluundan duyulan zihin rahatszldr szn ettiimiz.
Bedendeki her ac ve zihnin kaygs birer rahatszlktr; hissedi
len ac ya da rahatszla ayn lde arzu elik eder; birbirle
rinden ayrt edilemezler. Arzu bir iyinin yokluunda hissedilen
acya bantl bir rahatszlk olduundan, olmayan iyinin ken
disi rahatlktr. Bu elde edilene dek arzu vardr; herkes acy ayn
oranda kurtulma arzusu ile birlikte hisseder.68 Bunun dnda
olumlu iyinin yokluuna duyulan arzu da vardr; ve burada da
arzu ve rahatszlk eit hissedilir. Olmayan bir iyinin yokluun
dan duyduumuz ac ona olan arzumuz kadardr. Fakat olmayan
iyinin bykl ile yokluunun acs eit deildir, burada.
nk iyinin yokluu her zaman bir o kadar acya yol amaz.
Dolaysyla, olmayan iyi arzusuz da aranabilir ve dnlebilir.
Fakat arzunun artmas rahatszln da artmasn getirir.69
67 Locke'un istenli belirlemenin de doal olarak belirleyicisi olan gd ya da
nedeni (20. Blm , 2. Ksmda hazz kastettii) bir ideal "iyi" deil de his
sedilen bir rahatszlkta yerletirm esine yol aan bu dnceleri, ilk d
ncelerinde olduu gibi, istem i fiziksel sistem in bir konusu ve varlnn
en dip noktasnda dahi insan doann bir paras klyor. Bununla birlikte,
M olyneux'a yazd 15 Tem m uz 1693 tarihli mektubunda kendini "yanl
myorsam sizi tatmin edecek ve im diye dek yazdklarmdan daha da fazla
insan zgrl konusunda aydnlatc gelecek yeni bir bak as yaka
ladm" diye kutluyor. "Rahatszl" adeta arzu ile mutlak uyumlu ve istenci
yalnzca niyet edilen sonucun izlem esi asndan arzudan farkl gryor.
Fakat "her iyi, hatta her daha byk iyi" srekli arzuyu gdlemez: nk
o iyi mutluluumuzun olm azsa olm az bir paras olm ayabilir ya da yle
grlm eyebilir; ancak "arzuladmz her ey yalnzca mutlu olm ak iin
dir". yinin yokluu daima bir ac deildir, fakat acnn varl elbette daima
ac vericidir.
68 Bak; M ontaigne, D enem eler.
69 V e buna gre, "daha byk iyi" ilk baskda savunulduu gibi, "istenci hep
belirleyen" deildir. stem e edim inde zgrlk, yarg gcnn ynlendir
dii arzu ya da rahatszlk duygusu ile istem eye yneltilen insanda vardr
ve istem rahatsz edilm e kapasitesine dayaldr. Sonralar L ocke bunu (48
53 Ksmlar) kararszlk aamasnda, zgr etmenlerdeki istem i ertelem e
gc olarak nitelendiriyor ki b ylece ahlaksal stnln bir benzeyi ile
doal edilginlii kartrlyor/harmanlanyor.

332

insann Anlama Yetisi zerine

ir Deneme

32. Arzunun bir rahatszlk durumu olduunu herkes kendi i


duyumuyla alglayabilir ve bilge insann70 "kalbi hasta eden
beklenti" olduundan umut dedii ve bazen insanlar "ocukla
rm bana verin" arzuladm eyi verin "yoksa lrm"71 diye
yalvartacak dzeyde rahatszl trmandran, arzunun bykl
yle de orantl bir ey bulabilirler. Yaamn kendisi ve tm
zevkleri byle bir rahatszln hi dinmeyen basks altnda ta
namayacak bir yktr.
33. yi ve kt, var ve yok zihni etkiler. Fakat istenci zaman
zaman her istenli eylem iin dorudan belirleyen, olmayan bir
iyiye odaklanm arzu rahatszldr; acy dindirmek olumsuz,
haz almak olumlu iyiyi ierir. Yaammzn nemli bir bl
mnde yer alan ve farkl amalarmz iin farkl ynelimlerde
olmamaz salayan istence bal eylemlere doru istenci koullayan bu rahatszlktr.
34. Bir insan iinde bulunduu durumdan hi rahatsz olma
d iin memnunsa bunu srdrmekten baka nedir yapaca?
Yce Yaratc insana trn srdrebilmesi ve varln koru
yabilmesi iin yeri geldiinde istencini72 harekete geirecek ve
belirleyecek alk, susuzluk ve benzeri doal arzular bala
mtr. Salt iyi amalar dnmek istenci belirlemeye ve bizi
harekete geirmeye yeterli olsayd bu doal aclardan hibirine
sahip olmazdk ve dnyada neredeyse hi ac duymazdk. St
Paul,73 "Evlenmek yanmaktan iyidir" diyor; bu szlerde, insan
lar kar koca yaantsnn zevklerine gdleyen asl eyi gre
biliriz. Biraz yanma hissi gelecekte yaanacak daha byk hazlardan da gl pskrtyor bizi.
70
71
72
73

Proverbs (Sleyman'n M eselleri K itab), 13/12.


G enesis, 30/1.
nsanlarn istemlerini gdler gibi zorunlu klanlar nelerdir?
Korintoslulara I. Mektup 7/9.

G idesi

333

35.
"stenci iyi, daha byk iyi belirler" eklinde, insanlarn
genel onay ile ylesine yerlemi bir ilke vardr ki konu zerine
dncelerimi ilk yaynladmda onu dikkate alm olmam
kukusuz byk bir ounluka ho karlanm tr.74 Ancak,
daha ciddi bir aratrma zerine anladm ki, iyi, daha byk iyi,
yle sanld ve anlald gibi, o iyiye orantl olarak artan
arzumuz onun yokluunda bizi rahatsz etmedike, istenci belir
lemiyor. Bir insan bolluun ktlktan ok ok yararl olduuna
inandrsanz ve yaamn kimi nimetlerinin berbat yoksulluktan
daha iyi olduunu anlatsanz da eer durumundan memnun ve
bundan bir rahatszlk duymuyor ise istenci yoksulluktan kurta
rc herhangi bir eyleme ynelmeyecektir. Bir insan erdemin
getirilerinin bu dnyada byk amalar ve teki dnya iin
umutlar olan bir insan iin ne kadar gerekli olduuna iyice ikna
edilse bile, yine de dorulua ackana ve susayana, erdemliliin
yokluundan bir rahatszlk duyana dek istenci bu daha byk iyi
kabul edilenin peinde bir eyleme ynelmeyecektir. Yerine
kendinde duyduu baka rahatszlk geecek ve istencini baka
eylemlere dorultacaktr. Dier yandan, ayya bir adam sal
nn bozulduunu, varlnn azaldn, yaam biiminin iti
barszlk, hastalk ve o ok sevdii ikiler de dahil her eyin
yokluuna gebe olduunu grse de ikiye ve arkadalarna du
yaca zlemin rahatszl onu yine de meyhaneye srkler, ki
salk, varlk ve hatta br dnyann mutluluklarndan yoksun
kalacan bilmesi de buna engel olmaz. O da bilir ki bu yitir
dikleri, ikinin damanda brakaca tat ya da arkadalaryla
yapt bo gevezeliklerin yannda zerresi bile ok byk
nemde iyilerdir. Daha byk iyiyi grmemesi deildir burada
neden. medii saatlerde bu daha byk iyiyi izleyeceine dair
kendi kendine szler verir, ta ki alt tada zlemi yinelenene
dek. te o zaman daha byk iyi olduunu kabul ettii ey
74 1690, Denem e'nin ilk basksnda.

334

nsann Anlama Yetisi zerine

ir Deneme

nemini yitirir ve o alkn olduu rahatszlk istencini her za


manki eylemine yneltir; bu ekilde yinelenen sz veriler ve
caymalar gittike alkn olduu ynelimi daha da gl klar.
Zaman zaman, u mutsuz yaknmada bulunur;75 "Video meliora,
proboque, deteriora sequar: Bu cmle anlattmz durum iin
olduka uygundur.
36. stencin bir kez iin bir eyleme yneltilmesi sz konusu
olduundan yaadmz rahatszlk, tm eylemlerde amalad
mz ey olan mutluluu yakalamak adna istenci belirler. Bir
rahatszlk duyduumuz lde mutsuz oluruz ve mutluluu bu
lamadmz hissederiz. nk ac ve rahatszlk mutlulukla
uyumlu deildir ve sahip olduumuz iyi eylerin verdii hazz
da alp gtrr. Kk bir ac tadyor olmamz tm hazz yok
edebilir. Dolaysyla, istencimizi baka eyleme ynelten de ya
admz acnn ortadan kaldrlmas arzusudur ki bu eylem
mutlulua doru ilk ve kanlmaz admdr.
37. Neden rahatszlk tek bana istenci belirler? nk o tek
bana vardr ve olmayan eyin olmad yerde etkide bulun
mas eylerin doasna aykrdr. Olmayan iyi dnlerek
zihne yerletirilip var edilebilir de denebilir. desi gerekten de
zihinde yer alabilir ve orada var olduu dnlebilir ancak var
olan iyi olarak zihinde bulunan hibir ey arzumuzu dourma
dka yaadmz rahatszln dinmesini salayc gte de
ildir, ve o rahatszlk istencin belirleyicisi konumunu korur.
Herhangi bir iyiye ilikin ide de tm dier ideler gibi etkin ol
mayan bir kurgu nesnesidir zihinde ve ne isten zerinde etkisi
vardr ne de bizi harekete geirir. Sras geldike bunun nedeni
zerinde duracam. Olasl ve olanaklln kabul ettikleri
anlatlmas zor cennet zevkleri zihinleri nne canl rneklerle
sergilendii halde bu dnyadaki mutluluklaryla yetinecek ka
75 O vidius, D eiim ler.

G desi

335

kii vardr? Bu dnyann zevklerinin peindeki arzular eliin


deki rahatszlklar insanlarn istenlerini belirlemede birbiriyle
yar halindeyken, her eyin stnde iyilerle dolu br dnya
dncesi bunlarn nne geemez.
38. sten anlama yetisine yansd haliyle iyiye ilikin d
ncelerle belirlenseydi o zaman olas dnlen ve nerilen
ncesiz-sonrasz cennet zevklerinden yz eviren kimse kal
mazd. stenci tek bana belirledii ve bizi eyleme ynelttii
dnlen, yalnzca nerilmi ve dncelere sokulmu her
olmayan iyi yalnzca bir olaslk olduundan, sonsuz byklkte
olas iyinin tm eylemlerde istenci dzenli ve srekli olarak be
lirlemesi kanlmaz demektir. Bu durumda hi durmakszn ya
da baka bir amaca ynelmeksizin tm eylemlerimizde cenneti
hedef almalyz: ncesiz-sonrasz bir mutluluk beklentisi elde
edilmesi ok daha olas dnya hazlarnn zerinde bir egemenli
e sahiptir: Oysa gelecekteki hibir eye henz kavumad
mzdan bu cennet zevklerinin beklentisi de yanltc olabilir.
Eer byle dnlen daha byk iyi istenci belirliyor olsayd,
bu kadar byk bir iyi bir kez nerildi mi istenci sarar ve bu
sonsuz en byk iyinin peinde koar, bir daha hi brakmaks
zn, smsk kavrard. Dnceler zerinde de hkmeden isten,
bu durumda zihni yalnzca o iyiye, en byk iyiye odaklard.
39. Daha byk iyi diye dnlen belirleyici olsayd, zihnin
durumu ve istencin genel eilimi bu olurdu. Ancak byle olma
d deneyimle apak ortadadr. Sonsuz bykl kabul edilen
iyi, ok nemsiz eylerin peindeki arzularmzn ardl rahat
szln yerini ounlukla almaz. Fakat, bazen zihni harekete
geirmi ve etkilemi olan bu ncesiz sonrasz en byk iyi is
tenci sk skya kavramasa da, ok byk bir rahatszln bir
kez ele geirdi mi istenci kolay kolay brakmadn grebiliriz.
Bylece istenci belirleyenin ne olduu da apak anlalr, san
rm. Bedendeki iddetli bir ac, lgn bir aka kaplm insan

336

insann Anlama Yetisi

zerine

ir Deneme

daki ba edilmez tutku ya da hiddetli bir alma arzusu istenci


smsk kavrar ve bu durumda isten anlama yetisinin kaplarn
baka eylere kapatr, zihnin tm dnceleri ve bedenin g
leri bu rahatszln boyunduruundaki istencin hizmetine girer
ler. Dolaysyla, tm dier eylemler yerine tek bir eyleme bizi
ynlendirme gc olan isten, rahatszlk duyulanmmzla be
lirlenir. Bunun zerinde herkes kendini gzlemleyerek sonuca
varabilir kansndaym.
40. imdiye dek genellikle arzunun rahatszlnn istenci
belirlediini gsteren rneklemelerde bulundum. nk isten
cin, rahatszla elik eden bir arzu olmakszn, bir eyleme
ynlendirmesi pek seyrektir.76 Burada tmyle darda tutulan
dier tutkularn bnyesindeki ya da onlara elik eden rahatsz
lktan hi sz etmedik. renme, korkma, kzgnlk, kskanma,
utanma ve daha birok tutku ayr ayr rahatszlk ierir ve by
lece istenci etkiler. Zihnin var olan durumunda en belirgin ve en
etkili grnenin ad genelde sylemde ve dnmede ne ksa
da bu tutkular yaln deildirler. Hatta arzu iermeyen tek bir
tutku yoktur. Rahatszln olduu yerde arzu da vardr. Srekli
mutluluu arzularz; neyin rahatszln hissedersek hissedelim
bellidir ki mutluluktan yoksunuz. Durumumuz, koullarmz ne
olursa olsun kendi dncelerimizde bu yoksunluu duyuyor
olabiliriz. Ayrca, var olan hazlarmz bir yana, imdinin tesine
bakar ve sonray arzularz ve istencimiz de bu arzunun peinde
sreklenir. yleyse zevke ulatran eylemi srdren de onun
bitmemesinin arzusu ve kaybedilmesinin korkusudur. Zihinde
daha byk bir rahatszlk yer aldnda isten hemen yeni bir
eyleme kaydrlr ve yaanlan zevk hi saylr.
41. Bu dnyada deiik arzulardan dolay trl skntlarla
evrili olduumuzdan, bunlardan hangisinin istenci bir sonraki
76 Rahatszlk oldu mu ondan kurtulma arzusu da olm al ve her durumda isten
doal olarak yalnzca var olan rahatszlkla belirlenmek zorundaysa, "asla".

G tdcsi

337

eyleme yneltme nceliine sahip olduunu aratrmalyz. Ra


hatszlklardan en baskn olan n plandadr. nk, isten ey
lemci yetilerimizi eyleme yneltme gc olduundan, hibir za
man elde edilemez olduuna karar verilene doru harekete geirilemez. nk akll bir varln yalnzca boa aba harcamas
demektir bu. Ba edilmesi olanaksz ok byk bir rahatszlk
bu durumda istenci belirleyici konumda deildir, ve bizi harekete
geirmez.77 Fakat yine, o srada duyduumuz en nemli ve n
celikli rahatszlk yaammzdaki istence bal eylemler zinci
rinde art arda istencimizi belirleyendir. En fazla hissedilen ve
srekli bir sonraki eyleme istenci ynelten, krkleyici olan, en
byk rahatszlktr. Srekli istencin tek nesnesi olarak duyum
sadmz bu rahatszl gidermeye ynelik eylemlere gireriz.
stem sonucu gcmzn yettii bir eylem rettiimizden78 is
ten o noktada durur ve daha teye gitmez.
42.
Arzular gdleyen nedir? diye sorulursa yantm: Yal
nzca mutluluk, olur. Mutluluk ve mutsuzluk iki kart addr ve
bunlarn snrlarn bilmeyiz. Gzn grmedii, kulan iitme
dii ve insann kavrama kapsamnda olmayan duyulanmlardr.
Bir dereceye kadar ok canl izlenimlerine sahibizdir; bir yanda
zevk ve honutluk dier yanda znt ve sknt ile bezenen iz
lenimler... Bunlara ksaca bedenin ve zihnin haz ve acs diye
ceim... Dorusunu sylemek gerekirse, kimi zihinde dnce
den, kimi bedende belli hareket kiplemelerinden dosa da,
hepsi de zihne aittirler.79
77 Kendiliinden doan rahatszlk duygusu ve buna bal olarak rahatlama
arzusu, rahatlamak imknsz grldnde doal etkisini kaybeder ki istem
anlama yetisinin yargsyla koullanr.
78 A k eylem in, istencin kendi bana belirlem esinin kayna gz ard edile
rek, istem in kanlmaz doal sonucu olduu, Locke'un asl zerinde dur
duu ve hl dnd zgrlktr.
79 Cisimlerdeki gerek nitelikler yalnzca birincil nitelikler olduu ve tm di
er nitelik-g denenler birbiriyle bantl zihinsel duyulanmlar olduun

338

nsann Anlama Yetisi zerine

ir Deneme

43. Mutluluk, tam anlamyla, yetkin olduumuz en u haz,


mutsuzluk ise en u acdr. Mutluluk denebilecek en dk de
recede hissedilen ey bile onsuz kimsenin honut olamayaca
kadar ok haz ve rahatlk ierir. Ac ve haz ya beden ya da zih
nimiz zerinde belli nesnelerin ilemi ile farkl derecelerde retiliyorsa, o zaman, bizde hazz retmeye eilimli "iyi" ve acy
retmeye eilimli de "kt" dediimizdir. Bu eilimler bizim
mutluluk ve mutsuzluumuza kaynaklk eder. Ayrca, herhangi
bir haz retmeye elverili olan kendinde de iyi, herhangi bir ac
retmeye elverili olan kendinde de ktdr. Ancak ac ve haz
dereceleri bir karlatrmaya sokulduunda bir tercih konusu
olduklarndan, daha byk bir iyi ya da kt karsnda oun
lukla byle dnlmez. yleyse, iyi ve kt saptamasn doru
yapmak karlatrmaya dayanyor. Her daha byk haz kadar
her daha az ac da iyi doadadr, her daha fazla ac kadar her daha
az haz da kt doaldr.80
44. Her iyi genelde arzunun uygun znesi olsa da, iyi denilen
ve dnelen her ey her insann arzusunu harekete geirecek
diye bir ey yok. Yalnzca mutluluun gerekli bir parasn
oluturduu dnlen kadar arzuyu krkler. Var olan d
ncelerinde insan doyurabilen bir mutluluk parasn olutu
racak diye grlmeyen, iyi insann arzusunu harekete geirmez.
Buna gre, herkes mutluluu srekli izler ve mutluluuna katk
da bulunabilecek olan hep arzular. yi diye kabul edilen baka
eyler vardr ki, insan onlar arzulamaz, geitirir ve onlarsz da
halinden memnun olabilir. Bilgide haz bulamayacak kadar du
yarsz biri yoktur herhalde: Duyusal hazlarn peinde ise onlarsz da olunabilir mi diye sorulamayacak kadar ok insan vardr.
dan, ancak gerek nitelikler yerleik doa yasalar erevesindeki neden
lerdir.
80 Buna gre haz Locke'un iyi idealidir; mantken Locke'un "summum bonum 'u"hazzm mkemmel deil sonsuz niteliidir.

G desi

339

Duyusal hazlarda doyum salayan ve bilgide o doyurucu hazz


gren iki ayr insan da birbirlerinin izledikleri hazzn byk ol
duunu kabul edebilseler de, hibiri bir dierinin hazzn kendi
mutluluunun bir paras grmeyeceinden, arzulan harekete
gemez ve de her biri dierinin holand ey olmakszn ha
linden memnundur; hibirinin istenci de bir dierinin doyumu
nun peine dmez. Fakat, bilgide haz bulan insann alk ve
susuzluu rahatszlk verdiinde, gzel yiyecekler, nefis arap
ve ac sosa asla aldanmayan istenci hemen yeme ve imeye y
nelir. Dier yandan, zevke, elenceye, yiyip imeye dkn,
dnce tembeli bir insan da sevgilisine kendini beendirme ar
zusu ya da utanma duygusuyla herhangi bir bilgisizlikten dolay
rahatszla kaplabilir. Buna gre, insanlar ne kadar gerek ve
srekli mutluluun peinde olsalar da, onsuz da mutlu olabile
ceklerini dndkleri byk iyi konusunda kayglanmadan ya
da onun peine dmeden, bu iyinin ak bir idesini tayabilir
ler. Mutluluklar iin zorunlu olduu saptanan bir eyin yoklu
undan rahatszlk duyduklarndan, mutluluklarna bir katkda
bulunacak bir iyi belirir belirmez onu arzulamaya balarlar.81
45.
unu herkes kendinde gzlemleyebilir; daha byk gr
nr iyi her zaman insanlarn arzularn grnd oranda ka
bartmaz. Ancak her ufak glk bizi harekete geirir ve ondan
kurtulmaya alrz. Bunun nedeni kendi mutluluk ve mutsuz
luumuzun doasndadr. Her ac mutsuzluumuzun bir para
sn oluturur fakat olmayan her iyi her zaman var olan mutlu
luumuzun nemli bir parasn oluturmad gibi, mutsuzlu
umuzda da yokluu bir anlam tamaz. Byle olsayd srekli
ve sonsuz bir mutsuzluk srerdik: nk sonsuz mutluluk dere
celeri vardr ki biz hi ulaamamz. Her rahatszlk giderilse
81 Her insan doalnda iyi ya da kty kendi rahatszlk duygularnn hisse
dilen iddet ve eitliliine gre dnm eye yneldiinden, insan iin
mutlak bir iyi ve kt lt yoktur.

340

insann Anlama Yetisi zerine

ir Deneme

de, insanlarn mutluluunun hizmetinde ortalama bir iyi vardr


ve sradan zevklerin ardl ufak tefek hazlar insanlarn mutlulu
una malzeme olur. Byle olmasayd, istenlerimizin bu kadar
sk yneltildii ve kendileriyle yaantmzn bu kadar byk bir
ksmn istenli olarak harcadmz nemsiz, deersiz eylem
lerde bulunmazdk, en byk grnen iyinin kazanmn gz ar
d etmezdik. Gerekten de bu yaamda mutluluklar srekli ve
bir rahatszlk iermeyen ortalama hazlarla bezeli ok insan
yoktur; hep olduklar yerde kalmaktan honut olsalar da teki
yaamda bu dnyadaki her iyinin stnde zevkler olabileceini
de yadsyamazlar. Hatta teki dnyaya tercih ettikleri bir para
onur, mal ya da hazz elde etmek ve srdrmenin daha olanaksz
olduunu grebilirler. Yine de mutluluklarn kimi kk zevk
ya da amalarla snrlar, cennetin zevklerini mutluluklar iin
nemli bir unsur olarak grmezlerken tam, gvenli ve lmsz
mutlulua bu dnyada deil, teki dnyada kavuma olasl
nn da yeterince ayrdndadrlar aslnda. Ancak bu daha byk
grnen iyi arzularn harekete geirmez ve istenleri o iyiye
ulam a abasna ynelmez.
46.
Yaamn sradan gerekirlikleri, srekli olarak alk, su
suzluk, scak, souk, yorgunluk rahatszlklar, alma ve uyku
ile el eledir. Bunlara (onur, g ya da zenginlik ve benzeri iin
duyulan iddetli arzular ieren) grenek, eitim gibi etkenlerle
edinilen alkanlklar sonucu bizde yerleen dsel rahatszlk
lar ve alkanlkla bize artk doal gelen baka bir sr arpk
arzuyu da eklersek, daha uzaktaki o byk iyinin ekiciliine
kaplmamz iin pek bo bir zamanmz kalmyor gibi. Bu doal
ya da edinilmi alkanlklarn yd birikimden kan srekli
bir rahatszlk zinciridir istencimize egemen olan. Bu rahatsz
lklardan biri gider biri gelir. Duyduumuz ve basks altnda
bulunduumuz aclarn dindirilmesi, mutsuzluun giderilmesi
ve mutluluk iin yaplacak ilk ey olduundan, iyi olduu gr

G desi

341

len, kabul edilen ve dnlen var olmayan iyi yokluundaki


mutsuzlukta bir pay olmad sansyla var olan rahatszlktan
kurtulmak iin gsterilecek bir abada gz ard edilir, ta ki tam
ve srekli dnlmesi onu zihne daha da yaklatrp zevkine
erdirene ve bir arzu uyandrana dek. te o zaman var olan ra
hatszlmzn bir paras olm aya baladndan tm rahatsz
lmzla paralel kendi bykl ve basks orannda istenci
belirleme srasn alr.
47. nerilen bir iyiyi iyice dnmek ve irdelemekle o iyinin
deerine orantl olarak arzularmz yaratabiliriz. Bylece sras
geldiinde bu iyiye82 duyulan arzu devreye girer ve istencimizi
ynlendirir. ok ok byk grnen ve kabul edilen iyi, zihin
lerimizde arzular uyandrana ve bylece yokluundan bizi ra
hatsz klana dek istencimize ulamaz; bizde var olan dier ra
hatszlklarn belirleyicilii altnda olduumuzdan, bu iyinin et
kinlik alannda deilizdir. Bir rahatszlk, bir arzu zihnimizde
kald srece byle bir iyinin istenci belirlemesi sz konusu
deildir. Mutluluk peindeki abalarmzda ilk adm mutsuzluk
duvarlarn tmyle ykmak ve onu hi duyumsamamak oldu
undan, isten, hissettiimiz her rahatszlk tmyle giderilme
dike hibir ey iin ak deildir. Bu durumda bizi kuatan ok
sayda istek ve arzudan bu dnyada yakamz kurtaracak gibi
grnmyoruz.
48. Bizde istencimizi belirlemeye hep hazr ve krkleyici
ok sayda rahatszlk olduundan, bir sonraki eyleme istenci
ynelten de doal olarak en byk ve en baskn olandr. Her za
man deilse de genellikle byle olur. Zihin ounlukla arzula
rndan herhangi birinin doyurulmas ve yerine getirilmesini er
teleme gcne sahip olduundan, arzulanlan nesneleri dn
me, her ynyle irdeleme ve dierleriyle karlatrma zgrl
82 Deerinin lt nedir?

342

nsann Anlama Yetisi zerine

ir Deneme

ne sahiptir. nsann zgrl ite burada yatar.83 Bu zgr


ln doru kullanlmamas, mutluluk iin gsterdiimiz aba
lar ve yaantmzn dzenlenmesinde dtmz yanlglar,
hatalar ve kusurlara yol aar; nk iyice irdelemeden, istenci
ivedi bir ynlendirmeye sokarz genelde. Oysa u ya da bu ar
zunun yerine getirilmesini erteleme gcne sahibiz. Bu bana tm
zgrlklerimizin kayna gibi geliyor. Ben pek uygun bulmu
yorsam da bu noktada zgr-isten84 kavram da kullanlyor.
sten bir eylem iin belirlenmeden nce bir arzunun ertelenmesi
srasnda, yapacamz eylemin iyi ya da kt olduuna dair ir
delemede bulunacak ve karar verecek zaman kazanrz. yice ir
deledikten sonra da mutluluumuz iin yapabileceimiz ya da
yapmamz gerekene karar vermi oluruz. Tam bir irdelemenin
son verisine gre arzulamak, istemek ve hareket etmek bir hata
deil tersine doamzn kusursuzluudur.
49.
Bu bir kstlama ya da zgrln azalmas deil tersine
daha da bytlmesidir; zgrlmzn asl gstergesidir.
Byle bir belirlemeden uzaklatka mutsuzluk ve tutsakla
daha da yaklarz.85 Zihnin tercihine uygun olduu dnlen,
iyi ya da ktye ilikin, son kararla belirlenebilir olmayan tam
bir bamszlk, dnen bir varlk doasnn stnl ya da
kusursuzluu olmaktan o kadar uzak olur ki, istenle belirlenene
83 L ockeda zgr etmen olmak en sonunda istemi erteleme gcnde yatar.
Fakat bunda insan gdlerin doal nedeni zerine karsa, artk insan baka
bir isten kullanmndan daha zgr deildir, ahlaksal adan bir arzunun
istence bal gerekleim ini ertelem ede. Mutlak baml istem i ertelem e
gc insan doa dzeneinin bir paras olarak tutar.
84 Etmendeki arzunun istence dnmn ertelem e gcn kabul etme,
Locke'un doast tinsel zgrl tanmaya ynelik yaklam na en yakn
olandr. Fakat her ey bir yana, Locke'un n savlarna gre "erteleme" ra
hatszln doal rn olm aldr.
85 steyen insan ne istediini dnmeli ve eylem e gem ek iin bir gdye
sahip olmaldr. zgr edim ler yanlabilir, sonlu etmen sorumlu olduu
eyde zgrl kt kullandnda, aklla uyum gsterm ezlerse de, ah
laksal ya da doast eylem zgrlyle uyum suz olmaktan olabildiince
uzak zihin gc gereklidir bu balamda.

G desi

343

dek hareket etme ya da etmeme bamszlndan yoksun olmak


kadar byk bir yetersizlik halini alr. Bir insan elini bana ka
dar kaldrmak ya da tmyle hareketsiz brakmak zgrlne
sahiptir. Her ikisinde de tmyle bamszdr. Bu bamszlk
tan yoksun olsayd byk bir eksiklik duyard. Fakat bir darbenin
geldiini grp gzlerini ya da ban korumada ayn bam
szla bavurursa yani elini kaldrmak ya da kaldrmamak ter
cihinde serbest davranrsa ayn derecede kusurludur. Arzu ya da
tercih etme gcnn iyi ile belirlenmesi de hareket etme gcnn
isten tarafndan belirlenmesi kadar kusursuzluktur.86 Byle bir
belirleme kesinletii oranda daha byk bir kusursuzluktan sz
edilebilir. Zihnimizin son karar ile deil de baka bir eyle
ynlendirilseydik bir eylemin iyi ya da kt olduunu yargla
mada zgr olmazdk. [87Setiimiz iyiye ulaabilmek zgr
lmzn asl amacdr. Dolaysyla, dnen bir varlk olarak
her insan yaradlndan kaynakl olarak kendisi iin en iyi olana
ilikin karar ve dncesiyle istemde belirlenme zorunluluun
dadr. Yoksa kendisi dnda birinin egemenliinde olurdu ki bu
zgrl yitirmektir. Her belirlemede bir insann istencinin
kendi kararma uyduunu yadsmak, bir insann kendisine ait ol
mayan bir ama adna hareket ettiini sylemektir. Bir eyi ayn
anda isteyip istememe ve elde etme ve etmeme sz konusu ol
madka; dncelerinde onu bir baka eyin nne koyarsa
onun daha iyi olduunu dnyor ve her eyden nce onu elde
etmek istiyordur.88]
86 Burada arzu ve isten, tercih gc ve tercihi ak eylem e tam a gc olarak
ayrlyor.
87 C oste, Franszca baskda eklemitir.
88 nsanlar, istem e edim inde, fiziksel bir zorunluluk altnda, en iyi olana y
nelik yarglarn izlem eye koullanmaktalarsa, hazlar ve aclan deerlen
dirmede bu kadar hatal kararlar/yarglan olm as, ahlakszca istem ede
bulunmalar nasl mmkn olabilir? Bir d doa yasas ile insan hatal
yargsna direnemez v e farkl yargda bulunamazsa, ortaya kan istem den
dolay nasl knanabilir? L ocke yalnzca, zihin gcnn/anlay yeten ei
nin ahlaksal zgrln koullarndan biri olduunu gsteriyor-istem in
yargnn zorunlu sonucu olduunu vurgulamyor. Zihinsel adan kr olan

344

nsann Anlama Yetisi

zerine

ir Deneme

50. Bizden stn, kusursuz mutluluk sahibi varlklara bakar


sak, iyinin seiminde bizden daha sk belirlendiklerini grrz.
Ancak bu onlarn daha az mutlu, daha az zgr olduklarnn
gstergesi deildir. Sonsuz bilgeliin yetkinliini dile getirmek
bizim gibi sonlu yaratklar iin kolay olsayd, sanrm Tanrnn
kendisinin de iyi olmayan seemediini syleyebilirdik. Yce
Yaratcnn zgrl en iyi olanla belirlenmesinin nnde en
gel deildir.
51. Daha aklayc olmak adna soruyorum, akll bir insana
gre daha az akla bavuruyor diye bir insan iin budala denile
bilir mi? M askaralk yapabilmek, kendini zp utandrabilme
serbestlii zgrlk diye adlandrlabilir mi? Akln ynetimin
den kmak ve daha kty yapmak ya da semekten alkoyan
irdeleme ve yarglamann getirdii snrlamalardan yoksun ol
mak gerek zgrlk olsayd, yalnzca deliler ve aptallarn zgr
olduu sylenebilirdi: Fakat hi kimse byle bir zgrlk iin
deli olmay tercih etmez sanrm; bunun iin zaten deli olmas
gerekir. M utlulua duyulan srekli arzu ve bu arzunun mutluluk
iin bizi harekete gemeye zorlamas, sanrm, kimse tarafndan
zgrln ya da en azndan yaknma zgrlnn kstlan
mas olarak grlmez. Yce Tanrnn kendisi de mutlu olma
zorunluluu altndadr; ve bir akll varlk bu zorunluluu daha
da fazla hissettike sonsuz kusursuzluk ve mutlulua daha da
yaknlar. Bu bilgisizlik durumunda, biz s grl yaratklar,
bir arzuyu erteleme ve onun istencimizi belirleyip bizi bir eyleme
sokmasn engelleme gcmz kullanarak gerek mutlulukta
yanlgya dmekten kurtulabiliriz.89 Yeterince emin olmad
mz yerde bu gce bavurarak irdelemenin yol gstericiliine
istem elbette ahlaksal anlamda zgr ya da gerekten bir istenli belirlenim
olam az.
89 D oal olarak rahatszlka zorunlu grlen arzularmz ertelem eye ynelik
belirlenim lerim iz ya da bu ertelem e bir istenli belirleyi deil midir? V e
bir isten edimi deilse nedir?

G desi

345

snmak yeterlidir. stencin byle bir aratrma sonucu belir


lenmesi, bu gsterilen yola ynelmektir. Byle bir belirlemenin
dorultusunda, hareket etme ya da etmeme gcne sahip olan
kii zgr bir etmendir. Bu, zgrln kaynakland gc
azaltmaz. Zincirlerinden kurtulmu ve hapishane kaplar sonu
na kadar alm bir insan tmyle zgrdr, nk kalmak ya
da gitmek elindedir. Ancak tercihi gece karanl, havann kt
olmas ya da kalacak yerinin bulunmamas gibi koullar yzn
den kalmak ynnde belirlenmise artk zgr deildir. Hapis
hanenin salad kolaylklar tercihinde rol oynuyorsa bile, bu
rada bir zorunluluk sz konusudur.
52. Akll doann en yksek kusursuzluu gerek ve tam
mutluluun srekli ve titizlikle izinin srlmesinde yatar. Gerek
mutluluktan amamak adna zen gstermek zgrln te
melidir. En byk iyimiz olan ve arzularmzn hep izini srd
genel mutluluun peini brakmadmz srece istencimizin,
gerek mutluluumuzla uyumlu olup olmadn tam olarak in
celemediimiz ancak tercih edilebilir grnen bir iyinin pein
deki arzulanmzla belli bir eyleme zorunlu eiliminden uzak
kalrz. Dolaysyla, byle bir aratrma ile gerektii biimde
bilgilenene dek, en byk iyimiz olarak gerek mutluluu izleme
ve tercih etme zorunluluu ile belirli durumlarda arzularmzn
doyumunu ertelemek durumundayizdir.90
53. Dnen varlklarn gerek mutluluun elde edilmesi
yolundaki srekli abalar srasnda belirli durumlarda nerilen
ya da arzulanan bir eyin asl amalarna ulatracak ve en b
yk iyileri olann gerek bir parasn oluturacak olup olmad
9 0 Bu, yalnzca ahlaksal zgrln kr, akl almaz heves olduu ve akl
uyarnca istediim izde doru kullanldn sylem ektir. nsan zgrl
doru akl ya da ahlaksal sorumluluk dorultusunda olduu kadar ahlaksz
ve akl d eylem e ynelik zgn gce karlk gelir. Bu "Bir Etik Konu
O larak zgrlk" zerine bir denem ede Prof. James Seth. tarafndan iyice
irdelenmitir.

346

tnsann Anlama Yetisi

zerine

ir Deneme

n iyice irdeleyip bu anlamda bilgilenene dek, o eyi yerine


getirmeyi erteleyebilmeleri zgrlklerinin dnm noktasdr.
Doalarnn mutlulua eilimi onu yitirmemek ya da yanlgya
dmemek iin dikkat gstermeye zorlar ve gdler onlar.
Bylece mutluluu elde etme aralar olan belirli eylemlerinde
ister istemez dikkatli ve uyank olurlar. Ayn zorunluluk doyu
rulmas gerek mutluluumuza zarar verip vermeyecei ve on
dan saptrp saptrmayaca pheli her ardl arzunun ertelen
mesi, dikkatle aratrlmasn da dayatr. Bu, bana yle geliyor
ki, sonlu akll varlklarn byk ayrcaldr.91 Durumun ge
rektirdii lde iyi ve kt irdelemesinden tam bir sonu al
nana dek arzularn ertelenebilmesi ve istencin bir eyleme ynel
mekten alkonulmasnn, insanlarn sahip olduklar, yetkin ol
duklar ya da yararlarna olan ve eylemlerinin yaplabilirliini
belirleyen tm zgrlk havuzunun kayna olup olmadnn
iyice dnlmesini arzu ediyorum. Bunu yapma yeteneimiz
var ve yaptmzda da grevimizi, gcmzn yettii her eyi
tamamlam oluruz ki aslnda tm gereken de budur. sten, se
iminde yol gsterici olan bilgiye gereksindiinden, arzulad
mz eyin iyi ya da kt olduuna dair tam bir irdeleme yapana
dek, tek yapacamz istencimizin belirlenmesini ertelemektir.
Bunun ardndan birbirine bal, yarglama gcmzn son ka
rarma92 dayal bir sonular zinciri gelir: Deneyim, ou durumda
bir arzunun doyumunu erteleyebildiimizi gsteriyor.
54.
Ara sra olduu zere ar bir rahatszlk zihnimizi kap
larsa, ikence acs, ak, kzgnlk ya da baka iddetli bir tut
kunun penesine dersek, dnce zgrlmz de, zihnimiz
91 sten daima yalnzca sonsuz ya da m kem m el varlktaki m kem m el aklla
uyum gsterir. Sonlu etm enlerin ahlaksal eitim i akl d yani ahlaksz ya
da tersini istemeleri olasln ngrr.
92 Bu, "aklcln snama am acyla arzulan ertelem eye ynelik istenli
edimde" etmen denilenin bir biim de sonular zincirinden bam sz olduu
ve kendi edim leri olduu yanlgsna dlen doal rahatszlk sonular ve
rahatszln edilgin znesi olm ad anlamna m gelir?

G desi

347

zerinde hibir etkimiz de kalmaz. Manevi zayflmz bilen,


acizliimize acyan ve bizden yapabileceklerimizden fazlasn
beklemeyen, dolaysyla gcmzn nelere yetip yetmediini
gren Tanr bizi merhametli ve efkatli bir baba gibi yarglaya
caktr. Fakat anlama yetilerimizin irdeleme zgrln ve akl
gcnn tarafsz yargda bulunmasn salamak adna arzular
mzn ve tutkularmzn belirleyiciliinden kurtulmaya al
mak gerek mutlulua ynelmemizin nkoulu olduundan bu
noktada ok dikkatli ve zenli davranmalyz. eylerin doasn
daki gerek iyi ya da ktye gre zihinlerimizi ayarlamak iin
aba gstermeli ve byk ve nemli iyi olasl kabul edilenin
dncelerimizden hibir iz ya da arzu brakmadan kayp git
mesine, gerek deerine ilikin bir irdeleme ile zihnimizde ona
uygun itahlar yaratmadan ve yokluundan y a d a yitirilmesinden
dolay bir rahatszlk duyulanm yerletirmeden, izin verme
meliyiz. Bunu ne kadar yapabileceimizi denemek kolaydr. Hi
kimse demesin ki tutkularm ynetemiyorum ve onlara zincir
vuramyorum. nk bir prens ya da nemli biri huzurunda ya
pabildiklerini isterse tek banayken ya da Tanrnn huzurunda
da yapabilir.
55.
Sylenenlerden, tm insanlar mutluluu arzulad halde
neden istenleri onlar ters yne hatta kimini kt olana srkler,
sorusunun yantn bulmak kolaydr. nsanlarn bu dnyada
yaptklar farkl ve kart seimler herkesin iyinin izini srme
diinin deil, her insan iin iyinin farkl bir eye karlk geldi
inin gstergeleridir. Bu eitlilik gstermektedir ki, herkes
mutluluunu ayn eyde bulmaz ya da mutlulua ayn yoldan
gitmez. nsann tm kayglar bu dnya ile snrl olsayd o za
man biri bilim ve bilgiye, dieri avcla, bir dieri elence ve
lkse, bir bakas arballa ve zenginlie ynelmezdi. Bu
farkllklar herkesin farkl eylerde mutluluu aramasndan

348

nsann Anlama Yetisi zerine

ir Deneme

kaynaklanmaktadr. Dolaysyla doktor gzlerinden rahatsz


hastasna "gzlerinden ok arabn tadndan haz alyorsan arap
senin iin iyi olandr; fakat grme hazz imekten daha bykse,
arap ktdr" demekle doru yant vermi olur.
56.
Zihin de damak gibi farkl lezzetlerin peindedir. Tm
insanlar peynir ya da stakoz ile doyuramayacanz gibi herkesi
zenginlik ya da an-hret ile honut klm aya alm anz da
bounadr. Kimine ok ho ve leziz gelen yiyecekler bakalar
iin ar iren ve mide bulandrc olabilir; ou insan dier
leri iin bir ziyafet olan lezzetlere alk sancsn tercih eder.
Bence eski filozoflar, summum bonum, en yksek iyinin zengin
likte mi, bedensel zevklerde mi, erdemde ya da derin dnmede
mi olduunu bo yere aratrmlardr: En iyi tadn elmada,
erikte ya da kuruyemite mi olduunu da tartm ve bu yzden
gruplara blnm de olabilirler. nk ho tatlar eylerin
kendilerine deil, u ya da bu damaa uygunluklarna baldr.
yleyse en byk mutluluk, en byk hazz reten ve yokluklar
bir rahatszlk, ac veren eylere sahip olmakta konumlanmtr.
Bunlar farkl insanlara gre ok deien eylerdir. Dolaysyla,
yalnzca bu yaamdan umudu olan ve yalnzca bu dnyadan
zevk alan insanlarn burada onlar rahatsz eden her eyi ortadan
kaldrp kendilerini honut edenlerin peine derek m utluluk
larn aramalar ne tuhaftr ne de akl ddr. Doaldr ki bunoktada eitlilik ve farkllk grlr. lmden sonra bir gele
cek yoksa u karm kesinlikle doru: "yiyip ielim, istedii
mizden holanalm, yarn nasl olsa leceiz." Bu, bence, in
sanlarn hepsinin ayn zne ile mutlulua ynlenmemelerinin
sebebini grmemizi salar niteliktedir. nsanlar farkl eyleri
seebilirler ve hepsinin seimi de doru olabilir; eer onlar za
vall bir bcek srs gibi varsayarsak; bu srde iecekler ve
ieceklerin tatlarndan holanan arlar, baka trden yiyecek

349

G desi

lerden zevk olan austosbcekleri vardr ve bu zevkleri bir


mevsimliktir; ardndan yok olur giderler.

O l

57.
[94Bunlar zihinde iyice tartlrsa insan zgrlne ili
kin ak bir bak as kazandrr bize. zgrlk istediimiz
gibi yapmak ya da yapmamak; yapmak ya da yapmaktan caymak
gcnden kaynaklanr. Bu yadsnamaz.95 Fakat bir insan yal
nzca isteminin rn eylemleri yapyor gibi grndnden is
teme ya da istememede zgr mdr? sorusunu biraz daha ele
almak gerekiyor. ou kez bir insann istem ediminden ekilme
zgrl olmad, nerilen eylemin yaplp yaplmamas
dorultusunda bir isten ediminde bulunmak zorunda olduu
sylenmitir. Fakat insann isteme balamnda zgr olduu bir
durum vardr ve bu uzak bir iyinin ama olarak seilmesidir.96
Burada bir insan, nerilen eyin kendinde ve sonular ile onu
mutlu ya da mutsuz edecek bir doaya sahip olup olmadn ir
deleyene dek o ey iin ya da o eye kar seme ediminin be
lirlenimini erteleyebilir. nk bir kez o eyi seip bylece
mutluluunun bir paras olarak ald m, arzu uyandrr ve bu
oranda ona rahatszlk verir; bylece o eyin dayatt koul
larda, seiminin izinde istenciyle birlikte harekete geer. Dola
93 Summum Bonum (En yksek iyi) hakkndaki bu kukuculuk Locke'un ide
allere ilgisizliini gstermekte ve amalarn kendi ilerinde ya da mutlak
olarak iyi olmalar yznden seilem eyecekleri fakat birey onlar deneyim
yoluyla haz verici bulduundan iyi olduklarn ima etmektedir.
94 Paranteze alnan paragraf Coste'un Franszca basksnda yer almtr. L oc
ke'un lmnden nceki hibir ngilizce baskda bulunmaz.
95 Yani, akln ahlaksal ve tmyle kiisel etmende insann anlama yetisinin
L ocke tarafndan l ye vurulduu eyin yetersizliini kabul etm eyi g e
rektirdiine inananlarca konuyla ilgisiz grlen, istem etkilerinde yer alr.
9 6 Fakat Locke'un bak asyla, insann seim i asndan nceki belirsizli
inin onu doal olarak arzuyu kstlamay istem eye iten bir rahatszlk
ierdii ileri srlemez mi? Bu istence bal kstlama ya da ertelem e edim i
yalnzca tikel bir istem rneidir. u var ki, sorumluluk niteliini korumak
adna onu dier istemlerden farkl bir trdeymi gibi ele alyor fakat erte
lem e istencinin nasl doast bir zgrlk tayabileceini gsterm iyor ki
tm istemlerin, doal olarak, etmen denilen adna rahatszlk ile belirlen
dikleri sonucuna vardracak apaklk sz konusu.

350

nsann Anlama Yetisi zerine

ir Deneme

ysyla istedii, yapt, ister istemez yapt her eylemde, o za


man iin iyi olduuna karar verdiini istedii kesinse de bir in
sann cezay hak edebilmesinin nedeni de aka grlmektedir.
stenci anlama yetiince iyi olduu belirlenen eyle ynlendiril
diinde de bu onu balatmaz. nk, ok ivedi bir seimle iyi
ve kt zerinde yanl bir deerlendirmede bulunmutur. Ne
kadar yanl ve yanltc olsalar da tm gelecek yaamnda
doru ve gerek olanlarm gibi geerliliklerini srdrrler.
Kendi damak tadn bozmu olduundan ardndan gelen fela
ketlerden kendisi sorumlu olmaldr. Tanrsal yasa ve eylerin
doas onun kt belirlenmi seimine uymak iin deitirile
mez.97 Mutluluunu oluturacak gerek ve doru saptamalar
yapmak iin irdelemede bulunma zgrln yadsmas ya da
ktye kullanmas onu yanlttysa, bunun ardndan gelen ters
likler kendi seiminden kaynaklanmaktadr ve bunun gnah ona
yklenmelidir. Kararn erteleme gcne sahiptir;98 ancak bu
gle nemli bir konuda aldanmasn engelleyecek yargda bu
lunabilir.]
58. u da ortadadr ki, insanlar bu dnyada farkl eyleri ter
cih eder ve mutlulua farkl yollardan ulamaya alrlar. An
cak, insanlar hep mutluluk ve mutsuzluk dncelerinde odak
lanmken neden sklkla daha kty daha iyiye tercih eder ve
onlar mutsuz eden eylere bilerek ynelirler? te bu soru yant
beklemektedir.
59. Mutluluu amaladklar halde farkl yollar izlemelerinin
nedeni olarak, istence bal her eylem tercihinde belirleyici olan
farkl rahatszlklarn kaynaklarn ele almalyz.
97 N e ynde tutarsz olursa olsun, Locke daima doru ve yanln lm sz ve
deim ez doasn kabul ediyor. Baka bir yerde de, Denem e'de zellik le
yanlabilir ve sonlu insanlarn kendilerindeki ahlaksal belirtilerdeki d ei
m ezlik deil lm sz yasaya ilikin sahip olabilecekleri ideleri ele aldn
anmsatyor.
98 Bu g, Denem e'ye gre, ahlaksal zgrln zdr.

G desi

351

(1) Bu rahatszlklarn kimi, ikence gibi eylerden kaynakl


zararlar, hastalk, yoksulluk ve benzerinden bedenin grd,
bizden bamsz ac kaynaklarndan domaktadr. Bunlar hemen
ve iddetli olduklar zaman istenci ounlukla byk lde et
kiliyor ve insanlarn yaamlarnn ynn dindarlk, erdem ve
din gibi mutlulua ulatracana karar verilen eylerden evi
riyor. Kendinde bu bedensel aclarn verdii rahatszl denge
leyecek ve gelecek mutlulua ynelik eylemlerin seiminde is
tenci kararl klacak gte, daha uzak iyiye ulama arzular ya
ratma yeteneinde ya da abasnda deildir herkes. Dnya bu
gzlemi dorulayacak bir dolu rnekle yklenmitir alar boyu
ki en son rnek de bir komu lk ed e " yaanm tr tm kor
kunluuyla. Necessitas cogit ad turpia\ dolaysyla "bizi gnaha
yneltme" diye dua etmek iin ok byk bir nedenimiz vardr.
(2) Bir dier rahatszlk da olmayan iyiyi arzulamamzdan
doar. Bu arzularmz olmayan iyiye merakmz ve o iyi hakkndaki yargmzla orantldr hep. Bu iki tr rahatszlkta da
farkl biimlerde ve kendi yanlgmzla, yanl ynlenmeye elveriliyizdir.
60.
ncelikle, insanlarn arzularnn arptlmasna yol aa
cak biimde, gelecek iyi ve kt konusunda yanl kararlar ve
rebileceklerini belirtmeliyim. imdiki mutluluk ve mutsuzluk
konusunda insanlar asla yanlmazlar: Memnun olaca eyi bi
len insan gerekte de o ynde tercih koyar. Zevk aldklar eyler
grndkleri gibidir; grnen ve gerek iyi, bu durumda, hep
ayndr. Ac ya da haz hissedildii kadarsa, var olan iyi ya da
kt de gerekten grnd kadardr. Dolaysyla, her eylemi
miz kendinde sonulansa ve ardndan baka eyler gelmeseydi
iyi seimimizde kesinlikle yanlmazdk: Hep en iyiyi tercih
ederdik. Drst almann skntlar ile alk ve souktan lme
99

Fransa. Din adna yaplan eziyetlere gnderme yapyor.

nsann Anlama Yetisi zerine

ir Deneme

riski bir arada sunulduunda hi kimse seiminde duraksamazd:


Cennet zevkleri bir kez insana apak sunulsayd tercihini belir
lemede asla yanlgya dmez, tereddt etmezdi.
61. istence bal eylemlerimiz sresince beliren mutluluk ve
mutsuzluk, eylemler bittikten sonra bize yansyacak olan iyi ve
ktnn ncl nedenleridir. Arzularmz imdiki zevklerimizin
tesine uzanr ve zihni mutluluumuzu oluturacak ya da art
racak gerekirlik olarak dndmz "olmayan iyiye" yneltir.
Byle bir gerekirliktir olmayan iyiyi bize ekici klan ve onun
iin harekete gememizi salayan. Bu s kapasitemizle, btn
rahatszlklardan kurtulmu olarak bir seferde tek bir haz du
yumsayarak kendimizi mutlu hissederiz ki her uzak hatta grnr
iyi bizi etkilemez. Ac ekmiyor oluumuz ve hazzmz imdiki
mutluluumuz iin yettiinden, deiiklie kalkmak arzusu
duymayz: Zaten mutlu olduumuzu dnmek yeterlidir. Du
rumundan memnun olan mutludur nk. Fakat yeni bir rahat
szlk olur olmaz, bu mutluluk zedelenir ve yeniden mutluluun
peine deriz.
62. insanlarn en byk iyi olmadan da mutlu olabileceklerini
dnme eilimleri bu iyi iin arzu duymamalarnn nemli bir
nedenidir. Byle dncelerle doluyken, gelecek yaamn
zevkleri onlar hi kmldatmaz ve onlara ilikin ok az kayg ya
da rahatszlk hissederler. Bu durumda, isten daha yakn do
yumlarn peinde ve o an hissedilen rahatszlklarn ortadan
kaldrlmas ynnde belirlenir. Bir insann bu eylere ilikin
grlerini deitirmek iin, erdem ve dinin mutluluu iin zo
runlu olduunu anlamasn, gelecekteki mutluluk ya da mutsuz
luk durumunu grmesini, orada Tanrnn, o drst yargcn,
herkesi yaptklarna gre deerlendirmek zere beklediini bil
mesini, srekli iyi eyler yapanlar eref, onur, lmszlk ile
dllendirecei, kt eyler yapan her ruhu da gazabyla ceza
landracan anlamasn salamak gerek. Bu yaamdan sonra

tm insanlar bekleyen farkl bir mutluluk ya da mutsuzluk du


rumundan haberdar olan bir insan iin iyi ve kt lleri byk
oranda deiir gibi geliyor bana. Bu yaamdaki hibir haz ve ac
teki yaamn lmsz mutluluu ya da biteviye mutsuzluuna
bir nebze eriemeyeceinden bu insan eylemlerini bu dnyadaki
geici haz ya da acya gre deil, sonraki yaamdaki lmsz
mutluluu gvenceye almalar lsnde belirlemeye ynele
cektir.]
63. nsanlarn bir an nce mutlulua kavuma telalar ara
snda100 kendilerine mutsuzluk getirmeleri zerinde daha ayrn
tl durabilmek iin, eylerin aldatc grnler altnda nasl
arzularmz uyandrdklarn dnmeliyiz. Bu noktada yanl
yarglar sahneye kar. eyler iyi ya da kt diye yarglanrlar
ken bir ifte anlam sz konusudur.
(]) Tmyle iyi ya da kt olan yalnzca ac ve hazdr.
(2)
Var olan haz ve ac ile birlikte daha sonraki etkilerinden
kaynakl haz ve ac da arzularmzn nesnesi olduundan ve n
grs olan bir varl hareket ettirmeye elverili olduundan;
kendilerinden sonra ac ve haz brakan eyler de iyi ve kt diye
dnlr.
64. Bizi saptran ve istenci daha kt yne iten yanl yarg,
iyi ve ktye ilikin eitli karlatrm alardan yanl bilgi
lenmemizden kaynaklanr. Burada szn ettiim, herkesin
kendi kendine yanlln kabul etmesi gereken yargdr, yoksa
bir insann bir bakasnn karar hakkndaki dncesi deildir.
Her akll varlk [101nemli bir miktarda rahatszlk iermeyen,
haz verici] mutluluu gerekten aryorsa hi kimse isteyerek
kendi ikisine ac bir tat katmaz ya da [ 102doyuma ve mutluluun
100 "ve daima en byk grnen iyi izler," szleri birinci baskyla ayndr fa
kat daha sonrcki basklarda karlmtr.
101 lk baskda, "ve olabildiince tm hazlar yaar ve hi ac ekmez," ek
lindedir.
102 lk baskda, "tatlln artrabilecek," eklindedir.

354

nsann Anlama Yetisi

zerine

ir Deneme

tamamlanmasna yarayacak] bir ey brakmaz. te bu ancak


yanl bir yarg ile olabilir. Burada giderilemez yanlgnn103
sonucu deil herkesin kendi kendine yanlln itiraf etmek
zorunda olduu yanl yargdr sz konusu olan.
65.(1) imdiki haz ve acda zihin asla yanlmaz; ac ya da haz
tam da grnd gibidir. Ancak imdiki ac ya da hazla gelecek
olan karlatrrken sklkla yanl yarglarda bulunuruz,
nk uzaklk farkl konumlandrr onlar... Yaknmzdaki
nesneler daha uzaktaki daha byk olanlardan da byk d
nlebilir. Bu ac ve haz iin de geerlidir. imdiki ac ve hazza
gre uzaktaki ac ve haz karlatrmaya sokulduklarnda daha
nemsiz grnebilir. ou insan, mirasyediler gibi, ellerindeki
kk bir eyi gelecek olan daha byk eyden daha iyi diye
deerlendirmeye eilimlidir. Bylece ellerindeki iin daha b
yk olanlardan vazgeerler. stediinde hazz buluyorsa da bu bir
insan iin yanl yargdr: nk gelecek de kesinlikle imdi
olacak ve o zaman ayn yaknlk avantaj ile tm boyutlarnda
belirecek ve o insann eit olmayan llerle verdii kararn
yanll ortaya kacaktr. me hazz bir yudum alnr aln
maz ba ve mide ars yapsayd sanrm hi kimse araba a
zn srm ezdi.104 Fakat ac ya da haz yalnzca bir iki saat iin
azaltlabilse bu zaman dilimi sonunda yeniden alaca gerek
boyutlar konusunda bir insan ne kadar doru yargda bulunabi
lir? Salt ac ve haz ya da gerek mutluluk ya da mutsuzluun
boyutlar konusunda hep byle bir yanlgya deriz: Gelecek,
doru oranda alnamaz ve imdi olan daha byk grnp tercih
edilir. Burada olmayann kmsenmesi yannda bir hie d
103 Baedilem ez yanlg iin, im knsz olan iin ahlaksal zorunluluk olam a
yacandan, bir insan sorumlu tutulamaz. Hatal yargnn nedenleri 4.
Kitap 20. blmde ele alnmaktadr. Hobbes'ta istem , kendisi de mutlak
olarak belirlenen, anlama yetisinin en son yargsnn zorunlu bir sonucu
dur.
104 M ontaigne, D en em eler't baknz.

ntrlmesi de sz konusu olabilir. nsanlar imdiki hazdan


emin, ardndan hibir kt gelmeyecei yanlgsna derler.
Bu, gelecekteki iyi ve ktnn karlatrlmas deil, ac ya da
hazzn ardndan gelen iyi ve ktnn, tersine, o ac ya da hazzn
nedeni olarak dnlmesinden doan yanl yargdr.
66.
imdiki, var olan, ac ya da hazzmzla gelecektekileri
karlatrrken yanl yargda bulunmamzn nedeni, bana yle
geliyor ki, zihnimizin za yf ve s yapsdr. ki hazz bir arada
yaayamadmz gibi ac ile doluysak herhangi bir hazz hemen
hemen hi yaayamayz. Var olan haz, ok gsz deil ya da
olduka gl ise, s ruhlarmz kaplar ve zihinde var olmayan
eylere ilikin bir kayg brakmakszn hkm srer; ya da uza
mzdaki eylere ilikin kayglarmz dlayacak denli gl
hazlara sahip deilsek, zerresi bile btn hazlarmz sindirecek
korkun bir ac duyarz. Kadehimize kartrlan minicik bir ac,
tatldan geriye eser brakmaz. Var olan acnn etkisindeyken
kendimizi en kk mutlulua bile yetkin grmediimizden, o an
olmayan hibir eyin dengelemeyeceini dndmz ac
mzdan kurtulmay arzularz. nsanlarn gnlk yaknmalar bu
nun sesli delilidir: Bir insann gerekten duyduu ac her eyden
ktdr ve strap iinde "Her ey bundan daha iyidir: ektiim
ac kadar dayanlmaz bir ey yoktur" diye yaknr. Dolaysyla,
tm abalarmz ve dncelerimiz mutluluumuzun nkoulu
olarak, her eyden nce, var olan ktden kurtulma ynndedir;
sonras ne olursa olsun. Bu durumda, bizim iin, zerimize bylesine yklenmi bir rahatszlktan daha kts ya da edeeri
bir ey olamaz. Var olan bir hazzn tkenmesi de ounlukla
byk bir ac olduundan, o srada yaknmzdaki bir nesnenin
ekiciliinden kaynakl alevlenen arzumuz da kukusuz acnn
yapt etkiyi gsterir ve dncelerimizde gelecek olann ne
mini azaltr ve bizim gzlerimizi smsk balar.

356

asann Anlama Yetisi zerine

ir Deneme

67. Ayrca, olmayan iyi, dier bir deyile gelecek haz, zel
likle hi bilmediimiz bir trdense, var olan ac ya da arzunun
eliindeki rahatszl pek karlayamaz. Bykl, gerek
ten duyulaca zamandakinden daha fazla olmadndan insanlar
onu kmsemeye, imdiki bir arzunun onun yerini almasna
izin vermeye ve kendi kendilerine balarna geldiinde genel
likle ona ilikin san ya da bilgiye bir olaslk uygun olmayaca
n dnmeye pek eilimlidirler. nk sklkla, herkesin
abartt gibi olmamasnn yannda, kendilerinin bir seferinde
byk haz ve honutluk duyduklar halde baka bir zaman i
ren ve tatsz gelmi olmas yznden, o uzaktaki iyide u anki
hazlarn glgede brakacak bir ey gremezler. Fakat bu teki
dnya yaamnn mutluluuna uyarlandnda kesinlikle yanl
bir deerlendirme biimidir. Byle bir yarglamaya gitmeleri iin
Tanrnn istedii insanlar mutlu edeceine inanmyor olmalar
gerekir. Tanrnn hazrlad mutluluk kesinlikle her istek ve
arzuya yant verir niteliktedir. nsanlarn zevkleri buradaki gibi
br dnyada da farkllk gsterse bile, cennetteki manna (ruhani
gda) herkesin damak tadna seslenir nitelikte olacaktr, kuku
suz. Var olan ve gelecekteki haz ve acya ilikin yanl yarg
karlatrmaya sokulduklar ve var olmayan iyi gelecekte d
nld zaman belirir ounlukla.
68. Sonular itibariyle iyi ya da kt, gelecekte bizde iyi ya
da kty yaratacak kapasitede olan eyler konusunda da eitli
ekillerde yanl yargda bulunuruz.
(1) Gerekte olduu kadar ok ktle kaynaklk etmedik
leri yargs ve,
(2) Yaanld an kan sonucu kesin kabul etmeyip ura,
beceri, deiiklik, pimanlk gibi yollarla hakkndan gelinebi
lecei, ortadan kaldrlabilecei yargsna vardmz zaman.
Bunlarn yanl olduunu ayr ayr irdeleyerek gstermek
kolay olurdu. Ancak unlar sylemekle yetineceim; daha b

G idesi

357

yk bir iyiyi daha nemsiz bir iyi iin gzden karmak, yalnzca
tahminlerle konunun nemiyle orantl bir irdeleme yapmadan
byle bir yarglama yapmak ok yanl ve mantkszdr. Aa
da sraladm olaan yanl yarg nedenleri dnlrse
herkes bu yarglama biiminin sakatln kabul eder umudun
daym.
69.
(1) Bilgisizlik: Kapasitesinin elverdii lde bilgilen
meden yargda bulunan, yanl karar verdiinin bilincine vara
maz.
(2)
Dikkatsizlik: Bir insan bildiini de grmezden gelebilir.
Bu da dieri kadar yarglarmz saptran etkili ve yapay bir bil
gisizliktir. Yarglama; karar verme, bir hesap tutturma ve eksik
lik ya da fazlalk gsteren taraf belirleme gibidir. Bir taraf acele
toplanr ve hesaba sokulmas gereken bir iki para gz ard edi
lirse, ortaya tam bir bilgisizliin yol aaca denli yanl bir
yarg kar. Buna en ok neden olan var olann en fazla etkisi
altnda kalan aciz edilgin doamzca abartlan haz ya da acnn
egemenliidir. Bu acelecilii denetim altna almak iin, doru
kullandmz lde, aratrma, grme ve bunlarn ardndan
veriler zerinde yargda bulunmamz salayacak anlama yetisi
ve akl verilmitir. Bir insan kendisine zarar ya da yarar getire
cek, onu mutlu ya da mutsuz edecek olan grdnde bir adm
bile kaamyor ya da yaklaamyorsa grmenin ne yarar vardr
onun iin? Zifiri karanlkta dolama zgrlnde olan biri
rzgrn gcyle aa yukar savrulan bir kabarcktan daha iyi
bir konumda mdr? Grnmez bir i ya da d itimle hareket
ettirilen ufak tefek krntlar gibidir. zgrln birincil ve do
laysyla nemli yarar "gz kapal acelecilii" nleme yolun
dadr; ncelikle bekleyip gzlerimizi drt ap konunun gerek
tirdii lde yapacamz ey hakknda bir gr edinmek iin
evreye baknma zgrlmz kullanmalyz. Tembellik, il
gisizlik, ihmal, edinilmi alkanlklar ve benzerinin ayr ayr

358

nsann Anlama Yetisi zerine

ir Deneme

katklar zerinde durmayacam. [*05Ancak ok nemli grd


m ve pek dikkate alnmayan bir baka yanl yargdan daha
sz etmek istiyorum.
70. Tm insanlarn mutluluu arzulad artk su gtrmez
bir gerek fakat nceden de sylendii zere acdan kurtulduk
lar zaman insanlar ellerindeki ya da alkanlkla balandklar
bir arzuya sk skya sarlma ve onunla doyumu salamaya
eilimlidirler. Yeni bir arzu onlar rahatsz edip mutluluklarn
zedeleyene ve mutlu olmadklarn gsterene dek ellerindekinin
daha tesini aramazlar. stenleri de baka bilinen ya da grnen
iyinin peinde bir eylem iin harekete geirilmez. Her tr iyiden
holanmadmz, birinin dierini dladn grdmzden,
arzularmz, mutluluumuz iin vazgeilmez olduunu dn
medike yle her beliren daha byk iyiye yneltmeyiz ki bu
durumda onsuz da mutlu olduumuzu dnyoruzdur. Ger
ekten zorunluyken mutluluumuzun bir paras grmediimiz
durumda da o iyi iin yanl bir yargda bulunmuuz demektir.
Bu yanlg, hedeflediimiz iyi ve ona ulama yollarnda da bizi
saptrr. Tm bunlarn ardndan insan byk amac olan mutlu
luu yitirdiinde doru karar vermediini anlar. Bu yanlgya
katks olan bir ey de mutluluun arac olan eylemlerin ger
ekten irkin olmas ya da yle varsaylmasdr. nsanlar iin
mutlu olmak adna kendilerini mutsuz klmak o kadar anlamsz
ki yle kolay kolay buna yanamyorlar.
71. Bu konuya ilikin bir dier ve de son tartma, "bir ey
leme elik eden honutluk ve honutsuzluk durumunu deitir
105 Paranteze alnan ve 72. ksm da son bulan ksm ikinci baskda eklen
mitir. tikinde u cm le vard: "u kesindir ki istencin seim i her yerde,
anlama yetiince ne kadar yanl yanstlrsa yanstlsn, daha byk g
rnen iyi ile belirlenir; ve insanlar iyi ve ktye ilikin farkl llere sa
hip olmasalard, insanlarn dnyada yaptklar kadar farkl yaam biim
leri izlem eleri im knsz olurdu. Fakat gerek tem ellerine oturtulmu ah
lakllk...... "

G desi

359

me gcmz var mdr?" zerinedir. ou kez bu olabilir. n


sanlar damak tatlarn deitirebilir ve tatl olmayan ya da ol
madn sandklar eyden zevk alabilirler. Zihin de beden gibi
eitli damak tatlarna sahiptir ve yine beden gibi zihnin damak
tad da deitirilebilir. nsanlarn glerinin yettii eylemlerde
haz ya da arzuya ilgisizlikleri ya da honutsuzlarn deitire
meyeceklerini dnmek yanltr. Kimi durumlarda derinle
mesine dnme, ounda da uygulama, yaant ve alkanlk
bunu gerekletirir. Sala yararl olduu gsterildii halde
ekmek ya da ttnden holanlmayabilir ki bu onlarn tatsz ge
lii ya da onlara nem vermemekten kaynaklanr. En bata akl
ve dnme bunlar nerir ve ardndan denenirler; bylece
alkanlk bu eylere ilikin bir honutluk yaratabilir. Bu ahlak
alannda da byledir. Eylemlerin kendileri haz verici ya da ac
verici olabildikleri gibi daha byk ve daha ok arzulanan hede
fin aralar olarak da dnlrler. Damak zevkine uygun ok
leziz bir yemein yenmesi zihni dorudan harekete geirebilir.
Ancak salk ve zindelikte bulunan hazzn dnlmesi o ye
mei bir anda apac bir zehre dntrebilir. Amacn dnl
mesi ile amaca uygunluu lsnde bir eylem ho ya da deil
dir. Bir eylemin kendi hazz ancak alma ve srekli denemelerle
edinilir ya da artrlr. Bu yolla bize uzaktan tiksindirici gelen
eylerle uzlar, hatta ilk denemede rahatsz olduumuz halde
onlardan holanmaya balarz. Alkanlklar gl tlsm lara
sahiptirler ve kendimizi altrdmz eyin hazzn yle ekici
klarlar ki artk onu yapmadan duramaz ya da yokluunda rahat
edemeyiz. Bu hepimizin yaantsnda aka tank olunabilecek
bir durumsa da insanlar kendilerine olduka ho gelen ey ya da
eylemleri yapabilir ve bylece mutsuzluk verici ynlerinin b
yk bir ksmn ortadan kaldrabilir denirse bu anlamda bir para
tutarszlk sezilir. Grenek ve genel san, yanl kavramlar; ei
tim ve alkanlk kt tutumlar edindirdiinde, eylerin gerek

360

nsann Anlama Yetisi zerine

ir Deneme

deerleri grlmez ve insanlarn zevk anlaylar bozulur. Bun


lar dzeltmek iin aclara katlanlmaldr; ve u var ki, aykr
alkanlklar hazlarmz deitirir ve mutluluumuz iin vaz
geilmez olanlardan zevk almamz salarlar. Mutluluk yitip
gittii ve mutsuzluk belirdii zaman insan mutluluk iin zorunlu
olan hazz yadsm olmakla yanldn kabul eder ve bunun
iin kendisini sulamaya balar. yleyse soruyorum, hepiniz
sklkla byle davranmaz m snz?106
72.
Bu konu zerinde daha fazla durmayacam. Bunun iin
bal bana bir kitap yazmak gerek. Fakat insanlarn gleri da
hilindeki eylere ilikin ihmalleri ya da yanl kavramlar onlar
mutluluk yolundan karabilir ve yle farkl yaam biimlerine
eker ki] doru temelleri107 zerinde yerleik ahlakllktr107 an
cak seimde belirleyici olan; sonsuz mutluluk ve mutsuzluk
zerinde ciddi olarak dnecek kadar akll bir varlk olamayan
biri anlama yetisini gerektii gibi kullanmad iin kendini
sulam aldr.108 Yce Tanrnn kendi yasasnn yaptrmlar
olarak sunduu ceza ve dller,109 lmsz yaam srf olaslk
halinde dnldnde bile bu yaamn gsterebilecei ac ya
106 Bu tam am yla etkileri ierir; istenli belirlem elerim izin kayna ya da
(insanlarn ayrdnda olduu rahatszlk gibi) gdlerin, istenli belir
lem elerin bir halkasn oluturduu doal dizilim ler olarak istenli be
lirlem eleri zorunlu klp klm ad ile ilgili deildir. A kla uygun isten
cin , alkanlklar belirleyerek, dolayl olarak doal tat ve arzularm z
deitirebilecei ve oaltab ilecei ngrlm ektedir tat ve arzu e iti
minde.
107 lk baskdaki 45. ksm oluturan devam 22 Aralk 1692 tarihli mektupta
M olyneux'da hayranlk yaratmtr. Tanrnn, cezalar ve dllerle, g e le
cek yaamda tmyle ortaya kacak olan ynetim i L ockea gre klgsal
ahlaklln temelidir.
108 Kendi kendini knama/mahkm etm enin bnyesindeki etik dnce insa
nn anlama yetisini doru kullanabilm esini ngrr ve kullanmakta bece
riksiz davrand istenli belirlem e, kimi eylerden daha fazla honut o l
maya ynelik edilgin bir kapasite deildir yalnzca.
109 Locke'da, Tanrsal evren dzeni iinde bitim siz ac sresi, baka birok
kiinin de kabul ettii zere, ahlaksal dzenin gizem ini ele alrken geen
belli bal idedir. Ayn zamanda L ocke ynetm e gdsnn, insann e y
lem e zgrln hissedilen ya da beklenen ac ile fiziksel olarak belir

G desi

361

da hazza kar seimimizi belirleyecek arlktadrlar.110 E siz


ve bitimsiz mutluluun yalnzca bu dnyadaki iyi yaamn olas
sonucu ve tersinin de kt bir yaamn olas karl olduunu
kabul eden biri, sonsuz mutluluun beklentisi ile olabilecek er
demli bir yaamn, bu dnyadaki gnahlarn ok ok acsn
karacak bitimsiz, korkun bir mutsuzluun bekledii erdemsiz
bir yaantya tercih edilir olduu sonucuna varmazsa, ok yanl
bir yargda bulunduunu itiraf etmelidir. Bu dnyada erdemlilik
ac, erdemsizlik srekli haz ieriyorsa bile ounlukla gnahkr
insanlar vnecek stnlklere sahip olmadklar gibi daha kt
bir konumdadrlar aslnda. Sonsuz mutluluk sonsuz mutsuzluun
tabii ki stndedir. Dindar insann dt en byk yanlg bile
gnahkr insann eriebilecei en iyi nokta ise bu tehlikeyi bir
deliden baka kim gze alabilir? Akln kulland halde kim
geri dn olmayan sonsuz mutsuzluk olasln yadsr bir
yaam a giriebilir?111 Oysa akl banda bir insan beklentisi
gereklemiyor diye sonsuz mutluluu yitirmek uruna hibir
eye kalkmaz. yi insan doru ynde ise sonsuz mutluluu hak
lenen bir kavram diye dnerek, gcm z dahilindeki eylem lerin olas
sonularnn ihtiyatl hesap edilm esi sonucunda doduunu dnr.
110 Piskopos Butler, "Bir insan kendi yargsna gre en iyi olan dorultusunda
genel olarak mutluluu iin yararl grnen eyi yapmada, kesin olarak
yle olduunu biliyorm u gibi, gerekten zenli olm ak durumundadr.
Ayrca, ok nem li konularda aklc bir insan bunlardan daha dk ola
slk ve ihtimalleri sezm ek, rnein bir konunun bir ynn dier yn
kadar beklenir ve gvenilebilir gsteren ya da yalnzca bundan daha
nem siz olan ihtimalleri dnmek durumunda olduunu grecektir" der.
(A naloji, G iri) A naloji boyunca Butler, g olan ya da g olduu d
nlebilecek konularda yani olaslk ya da olabilirlik dnda daha
doyurucu delillere kavuulam ayacak konularda yapma ya da yapmama
gcm z dahilindeki eylem lerin sonularn hesaplamada bize den g
revler olduunu ileri srer.
111 Bu, en bata varsaydnn tersine istencin grnen daha byk iyi ile
belirlenm ediini gstermektedir. Cennetin zevkleri ounlukla gz ard
edilmektedir. nsann mutluluu iin zorunlu deilse olm ayan iyi arzu
lanmaz; ancak varolan acnn giderilm esi hep arzulanr: u var ki arzunun
gereklem esini ertelediim izde doa dzeneinin stne kyorsak bile
bu da istenci hep belirler diye bir ey yoktur.

nsann Anlama Yetisi zerine

ir Deneme

eder; yanlgya derse de, mutsuz olmaz. Dier yandan g


nahkr insan doru yolda olsa da mutlu deildir; yanlgya d
tnde de sonsuz mutsuzlua kaplr. Tercihin hangi ynde
konulmas gerektiini grememek en belirgin yanl yarg deil
midir? Burada br dnyann en azndan bir olaslk olduunu
bilen ya da emin olan bir insann gnahkr bir yaamn geici
hazlarna kaplmas ya da bu ynde tercih koymas biiminde
gerekleen yanl yargya deinmeyi amaladmdan, br
dnya haz ve aclarnn kesinlii ya da olaslna ilikin bir
eyler sylemeye gerek duymadm.
73.
[112Bandan beri bir yanllk ierm esinden endie
duyduum ve ok tarafsz bir arkadam n da byle bir eyden
phelenm esi dolaysyla, insan zgrl aratrm am so
nulandrm ak asndan daha ciddi bir ekilde bu blm ye
niden gzden geirmeye karar verdim. Bir szcn yerine t
myle ilgisiz bir szck kullandm grr grmez bu ikinci
baskda yle bir aklam aya girim enin iyi olacan dn
112 lk baskda 4 6 diye numaralandrlm olan bu ksm ilk baskdaki 45 ve
buradaki 72. km n ardndan gelm ektedir; sonra karlm ve 73 ve 7 4
onun yerini almlardr: "Yaln g idesi balnda, yalnzca yaln kip
lere aitken olduundan daha karma bir hal aldklarndan daha bileik
olanlar arasna daha yakacak olan isten, istem, zgrlk ve zorunluluk
idelerini aklama frsat yakaladm. rnein isten iinde, zerinde d
nlen tikel bir eylem i yapmay yapmamaya ya da yapmamay yapmaya
tercih etm e gcnn idesini tamaktadr ki bu tercih tam am yla bir d
nme kipidir, ve isten szcyle dile getirilen de yaln g ideleri ile
belli bir dnm e kipinden oluan bileik ve kark bir idedir; zgrlk
idesi de istem e gre eylem e ya da eylem em e gcnn idesinden kurulu
daha bileik bir idedir; ok nem li ideleri, rnein kendilerini olduklar
gibi dorudan kkenleriyle sergileyecek biim de ne kacak olan isten,
zgrlk ve zorunluluk gibi ideleri aklamak niyetimden dolay biraz o l
sun kendi yntem im e aykr dm em balanr umarm. Ayrca, yaln
kipleri erevesinde geni lde rneklendikten sonra, bu szcklerle
kastettiim eyler ve zihnin onlar edinm e tarzn (her bir tre ait her tikel
ideyi sralamak niteyim yok) aklamak adna, bu idelerin ileride ele al
maya niyetlendiim ide trleri iinde yer alan kark kipleri rneklendirmeye yarayabileceklerini dnyorum."

G desi

363

dm :113 zgrlk, zihnin buyruu dorultusunda hareket etme


ya da hareket etmeme gcdr. Eylemci yetileri hareket ya da
hareketsizlii yneltme gcne isten diyoruz. stence bal ey
lemler zincirinde istenci ilem deiikliine ynelten, arzu kar
l ya da en azndan hep arzunun rahatszlnn elik ettii
bir var olan rahatszlktr. Arzu, kty kavramak adna kt ile
gdlenir; nk acdan tmden kurtulmak, mutluluumuzun
zorunlu bir parasn oluturur; fakat her iyi, hatta her daha b
yk iyi, srekli arzuyu krklemez; nk mutluluumuzun
nemli bir parasn oluturmayabilir ya da yle grlmeyebilir.
Arzuladmz tmyle mutlu olmaktr. Fakat, bu genel mutlu
luk arzusu srekli olarak iliyorsa da belirli bir arzunun doyu
rulmas ertelenebilir ki114 bylece belirli bir iyinin mutluluu
muza nemli bir katkda bulunup bulunmayacan iyice zihni
mizde lp bime olana bulur ve ona gre istencimizin y
nelecei eylemi belirleriz. Bu irdeleme sonucu aldmz karar
nnde sonunda insan belirleyici bir etkiye sahiptir ki bu insan,
113 "G balkl blmde yapm ak istediim deiikliklerden haberdar et
mek gibi bir amacm olm asayd sizi bu kadar bekletm ezdim ki bu blm
kapsamndaki herhangi bir yanllk konusundaki eletirileriniz beni
memnun edecektir. Uslamlamalarmn tmyle doru olduu sonucuna
varmam benim iin tek bana yeterli olm ayacandan, ilk basknn 28.
ksmnda ok kolay gzlem lenebilecek olan bir szck hatasnn ayrdnda olduum ("eylemler" yerine "eyler" kullanlm tr) ve byk bir
zenle blm yeniden gzden geirdiim de yanlm yorsam eyler hak
knda size daha doyurucu gelecek ve im diye dek insan zgrlne
ilikin aklamalarndan daha ak bilgiler sunacak yeni bir gr edin
dim." (15 Temmuz 1693, M olyneux'a yazd mektup) Ayrca M olyneux'un Locke'a yazd 12 A ustos ve Locke'un 23 A ustos tarihli mek
tuplara da baknz.
114 Bir gd olarak genel mutluluk arzusu ile istence bal eylem e karar
arasndaki ba bir dzeneksel dizilim de olduu kadar srekli ya da tek tip
olursa, insan istemlerinden sorumluluu balamnda baml ya da ne
denli nedenlerin sonsuz bir art ardalnn anlalamaz sonucuyla birlikte
fiziksel nedensellik dzeneinden bam sz biim de, yani doast dz
lem de, kendinde ortaya kan bir edim le istem lerini anlalm az/gizem li
bir biimde dizginleyem edike, nasl isteminin etkisini, bir sre iin erte
lenebilir grebilir?

364

nsann Anlama Yetisi

zerine

ir Deneme

kendi yargsnn nclndeki bir arzusundan baka bir eyle


istencinin belirlenmesiyle kar karya ise zgr olamaz.]
[ 15Kimileri, zgrl istencin belirlenmesi ncesindeki tarafv
szla (bamszla) mal etmektedirler. Bunda bylesine s
rarl olanlar keke bize aka bu bamszln, istencin kara
rndan olduu kadar anlama yetisinin dnce ve yargsndan da
nce olup olmadn syleseler. nk anlama yetisinin yarg
sndan hemen sonra ve istencin belirleniminden hemen nceye
yerletirmek ok zor bu bam szl.116 sten anlama yetisinin
yargsnn hemen ardndan geldii iin anlama yetisinin yarg ve
dncesinden nceki bir bamszlkta zgrl aramak, bana
zgrl karanlkta bulmaya almak gibi geliyor. En azndan
zgrlk ona yetkin olmayan ancak dnce ve yargnn sonu
cunda ortaya kan bir znede aranm oluyor.117 fadeler ko
nusunda pek mklpesent biri olmadmdan zgrln ba
115 Tarafszlk zgrlne kartlk ieren devam , Denem e'nin Coste'un
yapt Franszca basksnda yer almaktadr. Locke'un Limborch'a yaz
d 12 A ustos 1701 tarihli mektubunda grlmektedir. G balkl
blm de dile getirilen zgr etmenlik o yl boyunca Locke-Lim borch ya
zm asnn bir konusu olmutur. Bu ve dier savlar B apiskopos King'in
"Ktnn K keni zerine Denem e" adl alm asnn evirisine L aw n
ekledii notlar iinde eletirilmektedir.
116 Burada istence bal belirlemenin insann sorumluluuna girm esi deil
midir sz konusu olan? Anlama yetisinin yargs olarak yorumlanan arzu
uyaran ile oluan ncl gd ile devreye sokulan istem i izleyen ak e y
lem arasnda deil midir? Ahlaksal zgrln ierildii nedenli neden
sellikten tmyle bam sz ya da ilintisiz olu ne ncl gd ne de son
ak eylem e baldr, yeterli zihinsel k tutulmu olan isten edim ine
baldr.
117 Locke, iyi ya da kty sem ede ahlaksal zgrle sahip olm ak iin, bir
insan istencini, gdler ya da anlama yetisinin belirlemelerini nem sem eksizin tm dncelere aklsz bir kaytszlk iinde kullanabilmelidir,
eklindeki sama varsayma kar etkili bir savunma yapmaktadr. Sonlu
bir ahlaki etmen aklszca akl d eylem eye karar verebilir ve bir
gd olm akszn hareket edem ezse de, akl sorumluluk kapsamnda z o
runlu bir edir kesinlikle. Bu dem ek deildir ki istem ler doann art ardalklannda yalnzca halkadrlar ya da doann dzeneksel art ardalklarmn bir biimde uyumlu bir ballk gsterdii tinsel bir ekonom i ya da
ahlaksal dzen iinde yer alan son (kesin-tam ) olgular/gerekler olam az
lar.

G idesi

365

mszlkta (tarafszlkta) yer aldn syleyenlere kar k


myorum ancak bu tarafszlk anlama yetisinin yargs ve hatta
istencin seimi sonrasnda gerekleendir. Bu insann deil
(nk bir kez karar verdi mi bir eyi yapma ya da yapmama
konusunda tarafsz deildir artk) insann eylemci glerinin bir
tarafszldr. Bu gler istencin karar ncesinde olduu gibi
sonrasnda da hareket etme ya da etmeme konusunda eit lde
tarafsz kalabilirler. Bu tarafszln artt oranda bir insan z
grdr, daha fazla deil: rnein, elimi hareket ettirme ya da

durdurma yeteneine sahibim; eylemci g110 elimi hareket et


tirme ya da ettirmemede tarafsz kalr. O zaman bu balamda
tamamen zgrm; istencim eylemci gcmn hareketsizliini
belirleyebilirse de zgrm nk bu gcmn tarafszl srer.
Elimi hareket ettirme gc, istencimin durmasn emreden karar
ile bozulmaz; isten tersini emrederek yeniden harekete geme
sini isterse bu gcm nceden olduu gibi hareket etme ya da
etmeme tarafszln koruduunu gsterir. Fakat elim hareket
sizken ani bir fel ile tutulursa ne eylemci gcmn tarafszl
ne de kendi zgrlm sz konusudur artk.119 Dier yandan
elimin sarsntyla harekete geirilmesi durumunda eylemci yeti
nin tarafszl da gider ve elimin zorunlu hareketi yznden ben
de zgr deilimdir bu durumda.120 Bunu zgrln ne tr bir
tarafszlkta yer aldn gstermek asndan ekledim.]
74.
r121zgrln doas ve lsne ilikin doru kav
ramlar kulanmak o kadar nemli ki umarm aklama yapmak
118 E liyle ilem yapmaya ynelik doal gcn onu kullanma istenci ol
duunda belirleyen yasa altnda, etm ende gizli olarak vardr.
119 Fakat bir insan, elini cinayet ya da hrszlk arac olarak kullanmay kasten
istem i ve yle kullanabiliyorsa ldrmek ya da almak gibi istenli ka
rarndan sorumludur, fel halinde olduu gibi, doal sistem ile bant
iinde istem i elinin gerekli hareketini de artk yerine getiremez.
120 Fakat o zaman elin hareketinin sonularndan istenli karar, kendi istem im le
kendi bama yerine getirem eyeceim hareket ynndeyse, istemimden
sorumlu isem de, elin hareketinin sonularndan sorumlu deilimdir.
121 74. K sm ikinci baskda eklenm itir.

118

366

nsanm Anlama Yetisi zerine

ir Deneme

adna byle bir parantez amam balarsnz.122 Bu blmde


geen isten, istem, zgrlk ve zorunluluk ideleri ister istemez
karma ktlar. Denemenin bir nceki basksnda o zamanki
dncelerime gre bunlar hakknda aklamalarda bulunmu
tum. Ancak dorulua k olan fakat kendi retilerine tapman
biri olmadmdan, kendi sanlarmdaki deiimleri sergilemek
iin uygun bir zemin yakaladm iin mutluyum. lk yazdkla
rmda nerede olursa olsun byk bir tarafszlkla doruluu
bulmakt amacm. Fakat yanlmazlk hayallerine kaplmak ve de
nm glgeler korkusuyla yanllarm saklama ikiyzll
ne snmak iin uramadmdan, yalnzca doruluu hedef
leyen ayn itenlikle daha ciddi bir aratrmann gerektirdii bi
imde yeni dncelerle ortaya kmaktan asla utanmadm. Ki
mileri nceki, kimileri sonraki kavramlarm doru bulabilir ya
122 L ocke M olyneux'a 20 Haziran 1693 tarihli mektupta unlar yazyor:
"zgrlk hakkndaki sylem im i fazlaca ayrntl bulacanzdan p
hem yok. Bunu ben de o kadar ok dndm ki ayn eyi basksndan
nce de arkadalarmdan bazlarna syledim ve onlara bunun zerine bu
konuyu atlamann daha iyi olaca kararna vardm ilettim ancak beni
tersine ikna ettiler. Konumun paralan arasndaki balant beni g d
ncesine ulatrdnda, zgrlk konusuna girm e arzusunda deildim
ancak yalnzca insanda istem dediim iz sem e ya da tercih etm e gcn
incelerken kendi dncelerim i, u ya da bu tarafa ynelik en kk bir
nyargya kaplm akszn, sonuna dek izledim; zihnim de herhangi bir y
nelim olduysa da bu daha ok takibimin sonunda kendimi bulduum yerin
tersi yne idi. Fakat insan zgrlne fazlaca yklendiim konusunda
phe duyduumdan konuyu ok bilge ayn zamanda ok drst bir Erm eniye atm ve ondan inceleyip bana eer varsa itiraz ettii noktalan
sylem esini istedim ki o nazike daha fazla yardmc olam ayacan sy
lem iti." (M ehur M ektuplar) Bu blm de Locke kendi kendini belirleme
zgrl iddiasn sam aya indirgeme yoluyla bertaraf ediyor ve g
dm ler ve akla tarafsz/kaytsz kalm a zgrl varsaymn da g eiti
riyor. nsann bir ertelem e zgrl olduu savnn yannda kendi ken
dini belirlem e ya da tarafszlk zgrlnn im knszln gsteren
savlar nedeniyle bunu yadsm aya zorlanmaktadr. B elli bal ahlaksal
ynetim /sistem nermesinden dolay, asla, doa teriminin daha kaba an
lam yla doadan bam sz halde iyi ve kt arasndaki seim i belirlem eye
hak tanyan, daha yksek bir sistem iinde kaybolmu doa dzenei
kavramna kar km az.

G desi

367

da hibirini benimsemeyenler kabilir. Bylesi tartmal nok


talarda tarafsz akl karmlar ve zellikle ok uzun ve ok zor
soyut kavramlarda tam karmlar pek kolay olmadndan, in
sanlarn sanlarnda bylesi farkllklar olmas doaldr bence.
Dolaysyla, zgrlk konusunda hl ak olmayan noktalar
kalmas benim sorunum deildir.123]
[ 124B u blm bitirmeden nce dncelerimizi eyleme
ilikin daha bilgilendirici bir yolculua karmak, gce ilikin
daha ak kavramlar kazanmamz asndan yardmc olabilir.
Yukarda hareket ve dnme olmak zere iki tr eylem idemiz
olduunu sylemitim. Bunlar eylem diye adlandrlsalar da
iyice dnldnde tmyle yle olmadklar ortaya ka
caktr. nk, yanlmyorsam, her iki trden rneklerin yalnzca
eylemler deil tutkular (edilginlikler) da olduklar grlecektir.
Sonu olarak bunlar znelerde etmenler olarak dnlen, as
lnda edilgin olan glerin etkileridir. nk hareket ya da d
nce tayan tz o eyleme girmesini salayan d izlenimler
alr ve bir d etmenden byle bir etki alma kapasitesiyle hareket
eder yalnzca. Byle bir g znede etkin g deil, yalnzca
edilgin bir kapasiteye karlk gelir. Bazen tz ya da etmen kendi
gcyle kendini eyleme sokar ki buna tmyle etkin g dene
bilir. Bir tzn bir etki yaratmasn salayan kipleme ancak
eylem diye adlandrlabilir: rnein, bir kat tz, hareket ile,
baka bir tzn duyulur ideleri zerinde etki yapar ya da onlar
deitirir ve dolaysyla bu kipleme eylem diye adlandrlr.
Fakat bu kat tzdeki hareket aslnda bir edilginlik olur eer bir
d etmenden alnm ise. yleyse hareketin etkin gc ken
dinde ya da duran baka bir tzde hareketi balatmayan tzde
123 Bu ve nceki cm le, "nsan zgrl zerine Felsefi Bir Aratrma'ya
yant olarak ileri srlen zgr isten ya da insanolunun bir savunmas.
Buna Bay Locke'un zgrlk Tasarmn bir incelem esi eklidir" eklinde
bir balk altnda bir incelem e yazsna yol amtr. (1717)
124 Bu ksm sonuna dek drdnc baskda eklenmitir.

nsann Anlama Yetisi

zerine

ir Deneme

deildir. Ayn ekilde, bir d tzn ileminden ideleri edinme


gc de dnme gc diye adlandrlr; ancak bu da edilgin bir
g ya da kapasitedir. Dier yandan, gr alan dndaki ide
leri seerek ortaya karmak ve uygun grdklerini karlatr
mak bir etkin gcn gstergesidir. Bu irdeleme, gramer ve genel
dil yapsnn bizi srkleyebilecei yanlglara dmememiz
iin yardmc olabilir. nk dil bilimcilerin etkin dedii fiillerle
dile getirilenler hep eylem bildirmez: rnein "ay ya da yldz
gryorum ya da gnein scakln hissediyorum" cmlesinde
etkin bir fiille dile getirilen aslnda bende k, yuvarlaklk ve s
idelerinin alimini belirten, bu tzler zerinde bir etki yaptm
gstermeyen, yani eylem zellii tamayan eylerdir. Etkin ol
madm gibi gzlerim ya da bedenimin o konumunda bu ideleri
almay reddemeyecei bir edilginliktir yaadm. Fakat gzle
rimi baka yne, bedenimi gne nlarnn deemedii bir
yere evirsem tmyle etkinimdir: nk kendimdeki bir gle
kendi seimim sayesinde o harekete ynelmiimdir. Byle bir
eylem etkin gcn rn olabilir.125]
125 Locke'un, insan istencinin ierdii ve dolambal szlerle ve konudan sa
plarak, Denem e'nin sonraki basklarnda aklanan g id esi, yaym
sonrasndaki yarm yzyl boyunca bu blmn yaratt tartmalarla,
ierii ile daha uyumlu biim de ilenm itir. Maddi dnyadaki olaylarla
eit lde, Locke'un tereddtleri bir yana, tinsel etmenlerin istenli be
lirlem elerine yeterli bir aklama olarak Natralizm ya da fiziksel nedenin
evrensel uygulanabilirlii Locke'un gizli ilkesidir. Ancak tm doal ak
lamalara ak ncllerin sonsuz art ardal tm yle Locke'un bir ahlaksal
etmen tarafndan istem lerinin yaratlmas ya da dourulmas kadar gi
zemlidir. Bir ahlaksal etmende ngrlen nedenli nedenler ve onlarla
uyum iinde fakat onlardan stn olan gler birer gizdirler. Her birine
ilikin mutlak yetersiz idelerim izle evrenin bu kavramlarndan hibiri bir
dierini yok etm eye yaramaz; bu koullar altnda bile doa ile doal y
netimin uyumlu bam ll ile ahlaksal bir ynetim /sistem olarak evren
kavramnn mutlak stnl iin yer kalmaktadr; hepsi de her yerde
hazr, kiiletirilm i ve stn A kl -Tanrya- bam l olu nkoulunu
ierir. Dzeneksel (mekanik) zorunluluu, btnyle Locke'un uslam la
masnda ierilen, "evrenin mkem mel eksiksiz zihinsel sistemi" yapan
insan zgrl idesi, Locke'un arkada Anthony C ollins tarafndan,
1717'de yaymlanan ve Dr. Samuel Clarke tarafndan ayn yl yantlanan.

G desi

369

75.
Ksaca tm dier idelerimizin kayna olan ve onlar
oluturan birincil, kkensel idelerimize deinmek istiyorum. Bir
filozof gibi dnp nedenleri ve ieriklerini irdelemek istesem
tm u birka balk altnda toplanr sanyorum:
Uzam
Katlk,
Hareketlilik ya da hareket ettirilme gc, d duyularmzla
dardan edindiimiz,
Alglayabilirlik ya da alglama, dnme gc.
Gdleme, hareket ettirme gc de i duyumla zihnimizden
edindiimiz birincil idelerdir.
Esesli olanlarn kullanm nda yanlgya dme tehlikesi
yznden bu iki yeni szc de kattm.
Bunlara ek olarak,
Varolu,
Sre,
"insan zgrl zerine F elsef A ratrm a" adl alm ada daha ay
dnlatc biim de sonucuna ulatrlm tr. Collins'in 1729'da (her ik isi
nin de ld yl) yaynlanan yantnn bal yledir: "Ruha ilk g i
rilerinden eylem retim lerine dek, idelerin srecinin betim lendii, z
grlk ve Zorunluluk zerine B ir Deneme". C ollins ve Clarke dnda,
Jackson ve dier kalemorlar ordusu da ngiltere'de son yzyl iin kk
bir ktphane oluturabilecek "zgr isten" literatr yaratacak bir
eletiri kavgasna giritiler. Jonathan Edwards'n "isten zgrlne
ilikin M o d e m G eerli K avram lar zerine Aratrm a"snda Collins'in
zorunlu istem sav olaanst bir iddetle savunulmutur (1759). Hume,
d dnyadaki olaylar kadar, olaslk sayesinde insan eylem leri ve bunla
rn sonularn da tahmin edebileceim iz olgusunu kabul ederek (buna
zorunluluk deyip dem em ek bir yana), isten edimlerinin baka deiim
lerde de ortaya karlan ayn fiziksel nedensellik yasas ya da alkanl
altnda, istencin dndaki bir nedenle belirlenir olm as kansndadr ve
"btn uyum azln yalnzca szckler erevesinde olduu" sonucuna
varmaktadr. Fakat ahlaksal sorumluluun gerektirdii zere evrenin tin
sel yorumu ile doal (doac/fiziksel) yorumu arasndaki ztlk tini doaya
indirgeyerek deil yalnzca doadaki bilim sel tek tipliliin (birliin) ki
ilerdeki doastlkle istenli belirlem elerinde uyum gsterdiini kabul
etmekle giderilir.

370

nsann Anlama Yetisi zerine

ir Deneme

"Say"
her iki duyum idelerine de zgdr. Bizde ayr ayr d du
yumlar reten minicik cisimlerin farkl biimlerde kipleen
uzam ve hareketlerini alglayacak keskinlikte yetilerimiz olsayd
renkler, kokular, tatlar, sesler ve benzeri tm idelerimizin doas
aklanabilirdi, sanrm. Fakat u an amacm Tanrnn uygun
kld biimde, eylere dair bilgiye ideler ve grnlerle nasl
ulatmz ve bu bilginin kendisini aratrmak olduundan,
felsefi adan cisimlerin zgn yaps ve paralarnn dokusuna
ilikin bir incelemeye girimek Denemenin izgisini amak
olur. Bu balamda, bizde belirli d duyuma neden olan en kk
taneciklerin hareket ya da ekilleri, dokularn incelemeksizin
altn ya da safrann grme yetimizle algladmz sar idesini,
kar ya da stn beyaz idesini bizde retme gcne sahip oldu
unu gzlemlemek yeterlidir. Zihnimizdeki idelerin tesine ge
ip nedenlerini aratrdmzda da, bizde farkl ideler reten bir
duyulur nesnede kefedebileceklerimiz, duyulmaz paralarnn
hareket, ekil, hacim, say ve dokusundaki farkllklar olduudur
ancak.126

126 Bu blm de Locke'un, bir insann anlama yetisinde konuk ettii dn


celerin tmn adlandrmakta kulland yaln idelerin yaln kiplere ili
kin aklamalar noktalanrken, kendisi de "tm dier idelerin dayand
kkensel birincil ideler"e ilikin zetle sonulandryor bu ksm . Kimi
ifadeleri, bir doa filozofu olarak o idelerin doal nedenlerini aratrm
olsa, yalnzca cisim lerin gleri ve ikincil glerine ilikin idelerim izin
deil ayn zamanda sahip olduum uz tm dier idelerin de cisimlerin
bnyesindeki atomlarn baka baka kiplem i uzamlar ve hareketleri
araclyla aklanabilecei biim inde bir iddia eilim inde bulunaca
ynnde belirtiler tayabilir. Bu (D enem enin 4. Kitap, 3. B lm , 6. K
sm ve baka blmlerinde) yineledii "Tanr isterse m addeye bir d
nme yetisi ekleyebilir" dncesi ile uyumludur. Fakat maddenin yk
lenen niteliklerinin d duyumlarnn maddenin paracklarnn hareket
lerine balln baz alan aklama biim i gstermektedir ki, byk ola
slkla L ocke iin ncelikli olan yalnzca ya da balca dayanak budur,
yoksa baka yerlerde ileri srlen lm l materyalizm varsaym deildir.

G desi

371

21. BLME EK NOTLAR


Aada ilk baskda 27. kmn hemen ardndan gelen fakat
ikinci baskda byk bir ksm karlm olan 28 ile 60. k
smlar arasnda, otuz be yeni ekleme yaplan blmler vardr:
28. (2) stem ya da istemenin gcmz dahilinde bir eyi
yapma ya da yapmama tercihinden baka bir ey olmadn
unutmamalyz. Peki bu tercih etme denen de nedir? Bir eyle
dierinden daha fazla honut olmaktr. O zaman bir insan bu
anlamda honut olma ya da olmama tarafszlna sahip midir?
Daha iyi grd bir eyi isteyip istememek elinde midir? Buna
yant hazr: Hayr. yleyse,
29. (3) sten ya da tercih kendisi dnda bir eyle belirlenir.
Bunun ne olduuna bir bakalm. steme daha fazla holanma ise,
en fazla istenilen ey istenci belirler: Herkes bunun mutluluk ya
da mutluluun bir parasn oluturan, ona katkda bulunan ey
olduunu bilir ki buna "yi" diyoruz. Mutluluk ve mutsuzluk s
nrlarn bilmediimiz iki kart addr: Gzn grmedii, kula
n iitmedii ve insann tmyle kavrayamad eylerdir. Fa
kat her ikisi hakknda da bir dereceye kadar canl izlenimlere
sahibiz ki bunlar da birinde zevk ve honutluk, dierinde sknt
ve znt ile yaratlrlar. Ksaca bunlar hem beden hem zihnin
ac ve hazz olduklarndan, ac ve haz adlaryla anacam. "Hep
hazlar ve zevklerle dolu olasn". Daha dorusu kimi zihinde d
nceden kimi bedende hareketten kaynaklysa da hepsi de zih
nin ac ve hazlardr. Mutluluk yaayabildiimiz en u haz,
mutsuzluk da en u acdr. Ac ve haz bizde zihin ya da bedeni

nsann Anlama Yetisi zerine

ir Deneme

miz zerinde belli nesnelerin ilemleri sonucu retildiklerinden


ve farkl dzeylerde olduklarndan, bizde hazz retme yatknl
nda olan, ulamaya altm z ve iyi dediimizdir. Ac
retmeye yatkn olan kurtulmaya altmz ve kt dedii
mizdir. Bu yatknlklarnda mutluluumuz ya da mutsuzluu
muz yer alr. Ayrca, haz ve ac dzeyleri de bir tercih konusu
olduundan, bizde bir para haz reten kendinde iyi, ac reten
kendinde kt ise de daha fazla ac ya da hazla karlatrmaya
sokulduklarnda byle adlandrmayz onlar. yleyse, neye iyi
ve kt diyeceimizi doru saptamak byle bir karlatrmaya
baldr. nk her daha az ac her daha fazla haz kadar iyi, her
daha az haz her daha fazla ac kadar kt bir nedene sahiptir ve
bizim seimimizi belirleyen, tercihimizi ynlendiren de bu ne
dendir. yi, daha byk iyi, istenci belirleyendir.
30.
Bu bir kusurluluk deildir: Akll doalarn en yksek
kusursuzluudur: zgrln kstlayc ya da azaltcs olma
mas bir yana zgrln ok daha yararna bir durumdur. z
grlmzn ilevi ve amacdr bu. yi iin byle bir belirlen
meden uzaklatka mutsuzluk ve tutsakla daha da yakla
rz.127 Seimini bekledii dnlen iyi ya da kt ile belirlenemez olan isten ya da tercih gcnde tam bir bamszlk (ta
rafszlk), akll bir doann stnl ya da yararna olmaktan
o kadar uzaktr ki istenle belirlenene dek hareket etmeme ya da
etmeme tarafszlndan yoksunluk kadar byk bir kusurdur.
Bir insan elini bana kaldrmak ya da hareketsiz tutmak zgr
lne sahiptir: Bu anlamda her iki eylem karsnda tarafszdr.
Bu tarafszlktan yoksun kald, bu gc yitirdiinde insanda
kusursuzluk sz konusudur. Fakat geldiini grd bir darbeye
127 tyi olan istem e gcnn kayb sonlu bir kiide ahlaksal zgrln kt
kullanm yla, akl ve istencin duyu ve tutku/edilginlie tabi olduu esa
ret/tutsaklk durumudur. B ireyselin evrensel istence tabiyeti/bam ll
zgrln doru kullanm/anlamdr ancak insan zgrlnn kendisi
deildir.

G desi

373

kar ba ya da gzlerini koruyacak ekilde elini kaldrmay ya


da kaldrmamay tercih etmede de ayn tarafszl korursa bu da
byk bir eksikliktir. Eyleme gcnn isten ile belirlenmesi
kadar tercih etme gcnn iyi ile belirlenmesi de ayn lde
kusursuzluktur (mkemmellik, tam yetkinlik). Byle bir belir
lenmenin kesinlii paralelinde yetkinlik de byr.
31. Bizden stn, yetkin mutluluk peinde olan varlklara
baktmzda bizden daha kararl biimde iyiyi semeye yn
lendiklerine karar verebiliriz, bu durumda da bizden daha az
mutlu ya da daha az zgr olduklarn dnmemiz iin bir ne
den yoktur. Bizim gibi aciz sonlu varlklar sonsuz bilgelik ve
iyiliin yetkinliklerini dile getirebilecek gte olsalard, sanrm
Tanrnn kendisinin de iyi olmayan seemeyeceini sylerlerdi.
Yce Tanrnn zgrl de en iyi olanla belirlenmeye bir engel
deildir.
32. zgrl bu noktada doru yerine koymak adna, bir
insan akll birine gre aklc dncelerle daha az belirleniyor
diye budala saylabilir mi? Maskaralk yapabilme, kendisine
utan ve mutsuzluk getirebilme serbestlii zgrlk nitelemesini
hak eder mi? Seme ya da daha kt olan yapmada kstlanma
ma zgrlk olsa, o zaman deliler ve aptallar tek zgr olanlar
dr. Fakat zaten deli deilse birinin byle bir zgrlk iin deli
olmay semesi imknszdr diye dnyorum.
33. Zihnin tercihi hep iyi, daha byk, iyinin grn ile
belirlense bile bylesi bir tercih paralelinde hareket etme ya da
etmeme zgrlnn tek kayna olan gce sahip bir kii her
ne pahasna olursa olsun yine de zgrdr; bu belirlenme o gc
azaltmaz. Zincirlerinden kurtulmu ve hapishane kaplarnn
hepsi ak halde iken bir mahkm tmyle zgrdr aslnda,
nk gitmek ya da kalmak onun seimine baldr. Gece ka
ranl, havann kt olmas ya da kalacak yerinin olmamas onu
hapishanede kalmaya zorladnda ise zgrl biter. Burada

374

insann Anlama Yetisi zerine

ir Deneme

istem edimini dile getirmek iin "seme" deil de daha ok "ter


cih etme" szcn kullandm. nk seme daha belirsiz bir
anlam tayor va arzuyu daha fazla artryor; oysa istem ya
da isteme edimi istence bal bir eyin gerekten retilmesini
dile getiriyor.
34. Zihnimiz iyi ile belirleniyorsa, insanlarn istenleri nasl
bu kadar kart ynde belirlenir ve kimi neden kt olana yne
lir? nsanlarn bu dnyada eitli ve kart seimler yapmalar
hepsinin iyiyi semediinin gstergesi deildir; yalnzca ayn
ey her insan iin iyi deildir. nsanlarn tm kayglar bu yaam
ile snrl olsa bile kiminin bilgi, bilim, kiminin avclk, kiminin
lks, an-hret, kiminin de arballk ve zenginlik ynnde
seim yapmas, herkesin kendi mutluluunun peinde olmad
deil mutluluklarn farkl eylerde aradklarnn gstergesidir.
Dolaysyla, bir doktorun gzleri bozulan bir hastasna syleye
cei en doru ey: "arabn tadnda grme yetinin yararndan
daha fazla haz buluyorsan, arap senin iin iyi olandr; yok gr
me hazz ime hazzndan daha ar basyorsa, o zaman arap
ktdr."
35. Zihin de damak gibi zevkte ayrlk gsterir. Her insann
aln peynir ya da stakozla gidermeye almak kadar zen
ginlik ve debdebe ile honut klmaya uramak da bounadr.
Kimilerine ok ho ve leziz gelen yiyecekler bakalarna mide
bulandrc, tiksindirici gelebilir. Kimilerine bir ziyafet gibi ge
len yemeklere ou insan a kalmay tercih edebilir. Eski filo
zoflar en yksek iyinin zenginlikte, bedensel zevklerde, erdem
ya da derin dnmede mi olduu zerine bouna tartm lar
dr bence. En iyi tadn elma, erik ya da kuruyemite mi olduu
zerinde de tartm ve bu yzden gruplara ayrlm da olabi
lirler. Ho tatlar eylerin kendilerine deil u ya da bu damaa
uygunluklarna baldr ki bunda ok byk eitlilik sz konu
sudur. yleyse en byk mutluluk en byk hazz reten eylere

G desi

375

sahip olmaktadr ve bunlarn yokluu da bir rahatszlk, bir acya


yol amaktadr. Bu da insanlara gre deiir. Dolaysyla in
sanlar bu dnyaya umut balam ve yalnz bu dnyadan zevk
alabiliyorlarsa, burada onlar rahatsz eden tm eyleri ortadan
kaldrp onlar honut eden eyleri tercih ederek mutluluu
bulm aya almalar ne tuhaf ne de akl d bir eydir. Ku
kusuz bu tercihte de ok byk farkllklar, eitlilik sz konu
sudur. lmden te bir yaam dncesi yoksa, "yiyip ielim,
neden holanyorsak onu yapalm, nk yarn leceiz" ka
rm kesinlikle dorudur. Bu, btn insanlarn istenleri iyi ile
belirlendii halde neden ayn nesne ile ynlendirilmediklerinin
nedenini gstermektedir bize. nsanlar yalnzca ieklerden ve
onlarn tatlarndan holanan arlar ile baka besinlerden zevk
alan austosbceklerinin karm bir bcek srs gibi d
nrsek, farkl eyleri ama hepsi de doru eyleri seerler ki bir
mevsimliktir bu tercih, sonra yok olur giderler.
36. nsanlarn bu dnyada neden farkl eyleri tercih ettikleri
ve mutluluklarn kart yollarla aradklar yeterince aktr ar
tk sanrm. Fakat insanlar hep iyi, daha byk iyi ile belirlen
dikleri ve mutluluk-mutsuzluk konusunda kayglandklar iin
"nsanlarn neden sklkla daha kty daha iyiye tercih etmeye
ve bilerek mutsuzluklarna neden olacak eyleri semeye y
neldikleri" yant bekleyen bir sorudur.
37. Buna yant olarak diyorum ki, var olan mutluluk ya da
mutsuzluk, haz ya da ac, tek bana dnldnde asla yan
l seim yaplmaz: nk insan en fazla neyin memnun edece
ini bilir ve gerekten onu tercih eder. O an holanlan eyler
grndkleri gibidirler: Bu durumda gerek ve grnrde iyi hep
ayndr. Ac ya da haz hissedildii kadar olduundan var olan iyi
ya da kt gerekten de grnd kadardr. Dolaysyla, her
eylemimiz kendisiyle snrl olsa ve ardndan birtakm sonular
dourmasayd kukusuz iyiden baka bir eyi istemezdik; ve en

376

nsann Anlama Yetisi zerine

ir Deneme

iyi tercihimizde de yanlmazdk. Drst alma ile alk ve so


uktan lecek kadar bitkin dme aclar bir arada sunulsa kimse
tercih etmezdi: Cennetin zevkleri bir kez bir insann eline veril
seydi istencinin belirleniminde ve seiminde asla yanlgya
dmezdi. Fakat istencimize bal eylemlerimiz onlara bal
tm mutluluk ve mutsuzluklar beraberlerinde yaatmadklar;
yalnzca sonralarnda bize yansyacak, bittiklerinde onlarn so
nucu olarak ortaya kacak iyi ve ktnn ilk nedenleri oldukla
rndan, gcmz dahilindeki bir eylemi yapp yapmama istei ve
tercihini oluturan da yaadmz anda grebildiimiz tm so
nularyla belireceini dndmz daha byk iyidir.
38.
yleyse istencin seimini belirleyen ve tercihi ynlendi
ren hl iyi, daha byk iyidir: Ancak bu ayn zamanda grnen
iyidir. Kendisiyle birlikte dzey, tr ya da sre olarak hazlarmzn artmas ile mutluluumuza yapaca katknn beklentisini
ya da acmz nleme, ksaltma ya da azalmasnn umudunu da
tamaktadr. Gzel bir tadn ekicilii var olan hazdan, gr
nrdeki iyiden daha tesini dnmeyen, uzak ve gizlenmi
kty grmeyen birinde hastalk, hazmszlk yaratr; daha b
yk bir acdan kurtulma ya da onu nleme umutlar baka bir
insann ikisini tatllatrr ve yudumlanmasn kolaylatrr ki
aslnda iren ve naho bir tat gizlidir iinde. Birinin rahat ve
sal, dierinin hastalk ve belay bulduu ayn eydir ancak
iki insan da iyi grnts ile koullanp eyleme geerler. Dola
ysyla, bu dnyann tesine bakan insan adil yargcn, Tanrnn,
her insan yaptklarna gre deerlendireceine tmyle inanr
ki bu dnyada sabrla iyi iler yapmay srdrenlere Tanrnn
eref, onur ve lmszlk sunacan, kt ilerin peindeki her
ruh zerine de gazabn, hiddetini yadracan bilir. Bu yaa
mn ardndan bu dnyadaki davranlarna gre insanlar bek
leyen mutluluk ya da mutsuzluk durumuna ilikin bir inan ta
yan insan iin seimini belirleyecek iyi ve kt lleri byk

G desi

377

oranda deiir kansndaym. nk, bu yaamdaki hibir ac


ya da haz sonraki yaamda lmsz bir ruhun biteviye tadaca
mutluluk ya da m utsuzlukla karlatrlabilir olmadndan,
insann gcnn yettii eylemlerdeki tercihi, bu dnyada o ey
lemlere elik eden, onlarn sonucu olan geici haz ya da acya
gre deil, teki dnyadaki bitimsiz mutluluu gvenceye alp
almamalarna gre belirlenir.
***
lk baskda 21. Blm yalnzca 47 ksmdan oluuyordu.
Yukardakiler ikinci ve daha sonraki basklarda Locke'un istenci
belirleyen gdleyici gce ilikin grlerinin deimesi zeri
ne ksmen karlm olan ksmlardr. Ayn zamanda, ikinci
baskda karlanlarn yerini alanlarda Locke, ilk kez, insann,
akl nda zenle irdeleyebilmek iin arzularndan herhangi
birinin yerine getirilmesini erteleme gcne sahip olduunu ileri
sryor. Locke'a gre, bu durumda, tutkularmz denetime al
mak ve zevklerimizi terbiye etmekte, grnrde iyi olann farkl
trlerini kabul etmek ya da reddetmekte zgrce hareket edebi
liriz. Locke, bu irdeleme gcnde zgr isten denilen eyi de
ieren tm zgrln kaynan kefettiini dnyor. kinci
baskdaki eklemeler ve karmalar, sonraki basklarda eklenen
paragraflar, Locke'un balangtaki, istencimiz dorultusunda
hareket etme gc olarak zgrlk kavram ve sonraki, istemi
erteleme ve bylece anlama yetisinin kesin bir yargsyla onu
belirleme gc olarak zgrlk kavramnn, tm abalarna kar
n belki Deneme'nin en yetersiz kalan blm iinde karman
orman bir halde brakld bir karm oluturmaktadrlar.
***
Lord King basks MSS iinde Locke'un zamannda 54. k
smdan hemen sonra koyacan belirttii drt ek ksm daha
vardr. Bunlarda da, insanlar arzularn erteleyebiliyor, eylemle

378

nsann Anlama Yetisi zerine

ir Deneme

rini durdurabiliyor ve yapacaklar zerinde dnmek ve irde


leme yapmak iin zaman ayrabiliyorlarken, nasl bu kadar sk,
hibir denetim ya da en kk bir i duyuma ynelmeksizin
bylesi kokumu, yabani bir yaam iinde en rezil, aalk ve
akl d eylem lere kaplabildikleri zerinde durmaya alyor.
Bir iki neden de sunuyor yle ki; bu ada cennet ve cehennem
inan ile yetitirilmi bir insan teki dnya inancndan koptu
mu erdemden de uzaklat halde teki dnya dnceleri ve
inannn politikac ve din adamlarnn bir kuruntusu diye red
dedilmesi; derin dnme gcnn, kt alkanlklar ve arpk
eitimin sonucu olarak yitirilmesi. Sonunda Locke bu eklemenin
karlabileceine karar vermitir. (King, Locke'un Yaam, II.
cilt, sf: 219-222)

22. BLM
KARIIK KPLER
1. nceki blmlerde yaln kipleri ele alm ve ne oldukla
rn, nasl edinildiklerini gstermek iin en nemlileri arasndan
rneklem eler yapmtk; imdi ise sra kark kiplerde... D e
iik trlerden yaln idelerin bileimlerinden oluan bileik
ideleri, yalnzca ayn cins yaln ideleri ieren daha yaln kipler
den ayrt etmek iin kark kipler1 diye adlandrdm: Bunlara
rnek olarak ykmllk, sarholuk, yalan ve benzeri verilebilir.
Srekli bir varla sahip gerek varlklarn ayrt edici iaretleri
deil de zihnin bir araya getirdii dank ve bamsz ideler
olarak grlen yaln idelerin bileimleri halinde bu kark kip
ler bylece tzlerin2 bileik idelerinden ayr alglanrlar.
2. Yaln idelerinde zihnin tmyle edilgen olduu ve tmn
d duyum ya da i duyum araclyla eylerin varl ve i
lemlerinden edindii, tek bir yaln ide yaratamadn deneyim
1

Locke'un (imdi kullanlmayan) bu adla tasarlad ideler Reid tarafndan


"yaln ideler ya da nitelem elerin tek bir para halinde birleim i ile olutu
rulan genel kavramlar" olarak aklanmaktadr. (Zihinsel Gler, V , 4. B
lm)
Kark kiplerin tzlerin ideleri deil; eylere ait kavranlabilir sistem e
gre oluturulmalar sz konusudur. nsanlarn yararna uygun b iim len
mektedirler, kendi kendilerinin ilk rnekleridirler ve kendilerini zen le
oluturanlarn dncelerinde bile, adlar yitirildii an varlklarn da yiti
rirler. D eien koullara bal sosyal ilikiler asndan yararllklarna
gre oluturulduklarndan, bu a ya da bu lkede geerli yaln idelerim izin
kark kipleri baka ulus ve dnem lerde dnlm eyebilir ya da anlal
madan kalabilirler.

380

nsann Anlama Yetisi zerine

ir Deneme

gsteriyor bize.3 Fakat kark kip diye adlandrdm ideleri


iyice dnrsek onlarn tamamyla farkl olduklarn grebili
riz. Bu bileimleri oluturmada zihin ounlukla etkin bir g
uygular. nk yaln idelerle bir kez donand m zihin onlar
eitli biimlerde bir araya getirip doada byle birlikte var olup
olmadklarn dikkate almadan trl bileik ide oluturabilir. Bu
idelerin, kkeni eylerin gereklii deil de daha ok insanlarn
dncelerindeymi gibi, "kavramlar"4 olarak adlandrlmalar
da bundandr sanyorum. Yalnzca birkann gzlem ve anlama
yetisindeki gibi bir arada varolularna dayanabilecei bir yana
byle ideler kurmak iin zihnin onlarn paralarn bir araya ge
tirmesi ve gerek bir varla sahip olup olmadklar hesaba
alnmadan anlama yetisinde tutarllk tamalar yeterlidir. r
nein ikiyzllk idesini ilk edinen insan, onu en bata iyi nite
likler sergileyen ancak hi de bunlara sahip olmayan birini gz
lemlemesi sonucu kazanm ya da zihninde bu ideyi byle bir
modele tank olmakszn kurmu olabilir. u aktr ki, dillerin
ve toplumlarn balangcnda, yerleik yaplarn sonucu olan
bileik idelerin bir ksm baka bir yerden ok insanlarn zihin
lerinde yer alm olmaldr ki onlar simgeleyen adlar ve bylece
biimlenen ideler temsil ettikleri bileimler var olmadan nce
kullanm dayd.5
3.
Diller bylesi bileimleri temsil eden szcklerle kurulu
olduundan, bu bileik ideleri edinmenin bir yolu da onlar
simgeleyen terimlerin anlalr olmasdr.6 nk, bir grup ya
3

5
6

Yani, zihin i ve d duyuda sunulan varolu grnlerinin edinim inde


yalnzca edilgin bir g sergiler; nk herhangi bir istenli belirlem em iz
yoluyla grndklerinden baka, fazlaca oluturulamazlar.
"Kavramlar" insanlarn eylerde zellik le dikkat ettikleri"niteliklerdir".
Berkeley sonralar bu terimi Locke'un zihinsel ve istensel ilem leriyle ruh,
kiilik, bant ve Tanr ya da stn A k lc isten ideleri gibi d duyu ya
da duyusal im gelem e gc kapsamnda ortaya kamayan idelerinin nite
likleri iin kullanmtr.
Bak: 3. kitap, 5. Blm , 5, 6 Ksmlar: Burada Locke dem ek istediini r
neklendiriyor.
Bu aklama kark kiplere uygun tanm iinde hep geiyor.

Kark Kipler

381

ln idenin birletirilmesinden doduklar iin bu yaln ideleri


temsil eden szcklerle bunlar anlayan birinin zihnine, gerek
varln aracl olmakszn iletilebilirler. Bir insan kutsal ey
lere saygszlk ve cinayet szcklerinin simgeledii yaln ide
lerin birer birer aklanmas sonucu bunlarn idelerine sahip
olabilir; bu sular ilenirken grmedii halde.
4. Birok ayr yaln ide ieren her kark kipin birliinin
kaynan, bu kadar ok eyin tek bir ideye nasl dntn,
aratrmak akllca grnyor nk byle bir bileim doada
hep var olmaz. Aktr ki, kark kipin birlii, zihnin eitli
yaln ideleri birletirme ve onlar bu paralardan oluan tek bir
bileik ideye dntrme ediminden kaynaklanr; bu birliin
iareti ya da genelde onun tamamlaycs olarak dnlen, o
bileime verilen bir addr. nsanlar, tek bir bileik ideyi olutu
ran yaln ideleri deil de yalnzca adlar olan bileimleri dikkate
alarak, kark kipleri de ayr adlaryla dzenlerler genellikle ve
bylece rnein yal bir insann ldrlmesi bir insann baba
snn ldrlmesi kadar doasnda tek bir bileik idede toplan
maya elveriliyse de ilki iin belirgin bir ad olmad halde
kincisi iin "ebeveyn ldrme" ad var olduundan yal bir in
sann ldrlmesi ne bir tikel bileik ide olarak ele alnr ne de
gen bir insan ya da baka herhangi bir insann ldrlmesinden
farkl trde bir eylem diye nitelendirilir.
5. nsanlarn yaln idelerin birka bileimini ayr ve yerleik
kipler halinde ele alrken, eylerin doasnda birletirilmeye ve
seik ideler oluturmaya bir o kadar yatknlk tayan idelerini
yadsmasnn nedenlerini anlamak iin biraz daha aratrma
yaparsak dile ularz, ki dilin amac insanlarn dncelerini
ortaya koymak ya da olabildiince abuk birbirlerine iletmek
olduundan insanlar ok az szn etmeye gerek duyduklarna
bo vererek ve onlar adlar koymadan bantlandrarak genel
likle yaamlar ve konumalarnda sklkla kullandklarna ad

382

nsann Anlama Yetisi 2erine

ir Deneme

lar verirler ve bu tr ide gruplarn bileik kiplere dntrrler.


Gerektiinde, ok az kullandklar ya da hi ilerine yaramayan
ok sayda bileik ideler ve adlaryla belleklerini doldurmaktansa topladklar ideleri adlandrmay yelerler.
6. Bu bir dilde geen birok tikel szcn baka bir dildeki
tek bir szckle dile getirilememesini aklyor. Bir ulusun g
renekleri, alkanlklar ve detlerinin, bir baka halkn hi kar
lamad ya da dikkate alm ad eitli ide bileimlerini ta
ndk ve gerekli klmas sonucu, gnlk konumaya ilikin
eylerdeki uzun kalplar kaldrmak iin, bu bileik idelere adlar
veriliyor doal olarak; ve bylece zihinlerinde bir sr seik bi
leik ideler yer alyor. Yunan dilinde 5aTpaKia|is ve Romal
lardaki proseriptio dier dillerde tam karl olmayan szck
lerdir; nk dier uluslarn insanlarnn zihinlerinde var ol
mayan bileik idelerin adlardr bunlar. Byle bir grenek ol
masayd, bylesi eylem lere ilikin bir kavram, bu terimlerle
balanan ve birletirilen ide bileiklerinin kullanm alan ol
mazd, ki zaten bu balam da baka lkelerde bu eylemlerin
adlar yok.
7. Ayn zamanda buradan neden dillerin srekli deitii,
yenilerini alp eski terimleri braktn da karabiliriz. Al
kanlklar ve sanlardaki deime beraberinde zerinde ska
dnlmesi ve konuulmas gereken yeni ide bileimleri de
getirdiinden, uzun aklamalar ortadan kaldrmak iin onlara
yeni adlar verilir, ve bylece bileik kiplerin yeni trleri olurlar.
Erteleme ya da bavuru szcklerinin temsil ettii tm ideleri
sayma zahmetine girecek olan biri szn ettiimiz yolla ne ka
dar ok farkl idenin ksack bir szce nasl sdrldn ve
bylece ne kadar az nefes harcandn grecektir; baka birinin
bunlar anlamas iin bu adlar yerini uzun bir ifadeye braka
caktr.

Kark Kipler

383

8. Szckler ve kullanmlarn ele alacam zaman ok daha


ayrntl inceleme frsatm olacaksa da kark kiplerin adlar
zerinde durmaktan kendimi alamyorum. nsanlarn zihinleri
dnda her yerde uzun sreli varlklar sz konusuyken, dnyorken ok daha uzun kalan geici ve sreksiz yaln ide bile
imleri, adlarnda olduu kadar hibir yerde srekli ve kalc bir
varlk gstermezler: Buna gre bu tr idelerde adlar, idelerin
kendileri olarak ele alnmaya yatkndrlar. rnein, zafer ya da
lmszleme idesinin nerede var olduunu aratrrsak, hibi
rinin eylerin kendilerinde bir yerde bir arada var olmadklar
aa kar ki bunlar gerekletirilmeleri zaman isteyen ve hi
bir arada var olmayan eylemlerdir; bu eylemlerin yerleik oldu
u varsaylan insan zihinlerindeki ideler ok belirsiz bir varlk
gsterirler: Dolaysyla onlar bizde kendilerini ortaya karan
adlarla balantlandrrz.
9. Kark kipli bileik ideler elde etmenin yolu vardr: (1)
eylerin kendilerinin gzlemlenmesi ve deneyimi yoluyla: By
lece, bouan ya da kllaan iki insan grerek bu eylemlerin
idelerini ediniriz. (2) eitli yaln ideleri istemli olarak zihinle
rimizde bir araya getirerek ya da bulu yaparak: Bylece basky
ya da kalp karmay ilk bulan zihninde onun,varlndan nce,
bir idesine sahip olur. (3) hi grmediimiz eylemlerin adlarn
ya da gremeyeceimiz hareketleri aklama yoluyla ki bu en
alk olunandr: Kark kipli bileik idelerimizi oluturacak
olan ve onlarn tamamlayc paralar olan tm ideleri sayp
dkmek ve bylece hayal gcmzn malzemesi yapmak da var
bunun iinde... Zihinlerimizi i duyum ve d duyum aracl
yla yaln idelerle doldurup onlarn adlarn edindikten sonra bu
adlarla bir bakasnn anlamasn istediimiz herhangi bir bile
ik ideyi ona aklayabiliriz; yle ki bu bileik idenin iinde
7

3. kitapta.

384

nsann Anlama Yetisi zerine

ir Deneme

bilmedii ve bizle ayn ad vermedii bir yaln ide yoktur.8 Bi


tiik paracklar bileik ideler olduu halde tm bileik idele
rimiz kendilerini oluturan ve karmlarnda bulunan yaln
idelere tmyle zndrlebilirler. Dolaysyla yalan szc
nn temsil ettii kark kip u yaln idelerden kuruludur: (1)
szler (2) syleyenin zihninde belli ideler (3) bu idelerin iaret
leri olan szckler (4) syleyenin zihninde temsil ettikleri ide
lerden baka ieriklerde, deilleme ya da olumlama yoluyla bir
araya getirilen iaretler. Yalan diye adlandrdmz bileik
idenin daha fazla zmlemesine girmeye gerek duymuyorum:
Sylediklerim onun yaln idelerden kurulu olduunu gstermek
asndan yeterlidir. Okuyucumu bu bileik ideyi oluturan her
bir tikel yaln ideyi sayarak skmak niyetinde deilim ki zaten
kendisi bunu yapabilir. Ne kadar kark ya da bitiik olurlarsa
olsunlar en sonunda sahip olduumuz ya da olabileceimiz d
nce ya da bilginin malzemeleri9 olan yaln idelere ayrtrlabilen tm bileik idelerimizde de ayn ey yaplabilir. Tek
bana say ve eklin bize ne kadar tkenmez bir yaln kipler
hzinesi sunduunu10 dnecek olursak zihnin ide sknts
ektii gibi bir endieye yer kalmaz. O zaman farkl yaln ide
lerin trl bileenleri ve saysz kiplerini11 kucaklayan kark
kiplerin az ve kt olmaktan ne kadar uzak olduklarn kolayca
8

Kr dom u birinin im gelem ine renge ilikin olum lu bir ide sokm u bir
kark kip bulam ayz.
9 insanlarn sonlu varlklar ve stn Varla ilikin, tmyle habersiz d o
duumuz tabuta rasa edim sel nitelikler, davran, gem i, im di ve
gelecek hakknda bilgilenm ek hatta fikir yrtmek iin gereksindii ve sa
hip olduu tm malzemelerdir sz edilenler.
10 Bak: 2. Kitap, 7. blm, 10. Ksm.
11 Bak: 2. Kitap, 7. Blm , 14. Ksm. Yaln idelerinin -yani duyuda varolu
un onlara yansyan ilk/asl esinlerinin kark kipleri insanlarca zenli bir
etkinlikle/alm a ile oluturulabilirler ve bitimsizdirler. Locke baka bir
yerde, "Tanrsallk, Ahlakllk, Yasa, Politika ve baka bilim lerin alanna
neredeyse btnyle giren bir ieriktedirler" der ve buna gre, sonu olarak,
kimi kark kipler keyfi deildir ancak eylerin anlalabilir/kavranabilir
dzeninden temellenmektedirler.

Kark Kipler

385

imgeleyebiliriz. yle ki, bundan nce, ne srdm zere i


duyum ya da d duyum ve eitli bileimlerinden edinilen yaln
idelerle snrl olsalar da hi kimsenin, dncelerinin saca
yeterlilikte alan ve kapsama sahip olmad konusunda, kork
mamas gerektiini greceiz.
10.
Tm yaln idelerimiz arasndan en fazla kipe brnen ve
yapsnda en ok kark ide bulunduranlarn hangileri olduunu
gzlemlemek iin zaman ayrmaya deer. Bunlar: (ilerinde tm
eylemleri barndran) "dnme" ve "hareket" bir de bu eylem
lerin kayna olarak dnlen "g" ideleridir. Diyorum ki bu
yaln ide en fazla kipe brnen ve bu ekilde adlaryla birlikte
en fazla bileik kip reten idelerdir. "Eylem" insanln ve ya
salarn vazgeilmez konusu olduundan kukusuz eitli d
nme ve hareket kipleri dikkate alnm, ideleri gzlemlenmi,
bellee ilenmi ve onlara adlar verilmi olmaldr ki onlarsz
yasalar kt ya da sakat olabilir ve karmaa baskn olabilirdi.
Byle bileik ideler ve adlar olmadan insanlar arasnda da sa
lam bir iletiim kurulamazd; bylece insanlar nedenleri, yollar,
nesneleri, amalar, aralar, zaman, yer ve dier koullar ile
ayrlan eylemlerin kipleri ve ayn zamanda o eylemler iin ve
rilmi glerinin idelerine gereksindiler, onlara adlar verdiler:
rnein, cesaret bakalarnn nnde korkmadan ya da ekin
meden istediini syleme ya da yapma gcdr: Yunanllar ko
numa cesaretine zgn bir ad vermiler: a p p r|C ia ; bir eyi
sk sk yaparak edindiimiz yapma gc ya da yetenei "al
kanlk" dediimiz idedir; her koulda eylemlilik iin hazr ve
atlgan olunduunda bunu "eilim" diye adlandryoruz. Buna
gre huysuzluk, her an sinirlenmeye bir eilim ya da yatkn olma
durumudur.
Sonu olarav : Zihnin eylemleri, onaylama ve dikkate alma;
bedenin eylemleri, koma ve konuma; her ikisinin de eylemleri,
alma ve cinayet kiplerini ele alrsak grrz ki bunlar o ad

386

nsann Anlama Yetisi zerine

ir Deneme

larla dile getirilen bileik idelerin yapta bir sr yaln ide


topluluklarndan ibarettirler.
11.
G, tm eylemlerin kayna olduundan, glerin ta
ycs tzler onlar edime ynelttiklerinde "nedenler;12 bu ne
denlerin sonucu olarak retilen tzler ya da herhangi bir zneye
bu glerin harekete geirilmesi sonucu iletilen yaln ideler de
"etkiler" diye adlandrlrlar. Yani tz ya da idenin reticisi13
etki, gc harekete iten znede "eylem iinde herhangi bir yaln
idenin deitirildii ya da yaratld znede ise "tutku" adn
alr. Saysz etki sz konusu olsa da sanrm dnen etmenlerde
istem ve dnme kipleri,14 cansz etmenlerde de yalnzca ha
reket kipleri15 olarak ele alabiliriz bunlar. Yani yalnzca bu iki
sini dnebiliriz sanyorum. Bunlarn dnda etki reten her
hangi bir eylem tr varsa da benim ona ilikin bir kavramm ya
12 Bu durumda g, varlk nedeni olarak bir tz ngrr/gerektirir. Gcn
(edilgin ya da etkin olarak) sergilendii ve ilintili olduu bir tikel tze ili
kin bileik ideden ayr olarak, g idesi yaln ve kark olm ak zere eitli
kipleriyle bir soyutlam a/genellem edir. nceki edeerlerindeki etkiler ile
etkileri ortaya karmaya ynelik etkin g nedenin iinde sakldrlar; ki
ahlaksal deilse de fiziksel balamda etkilerinden dolay nemlidir. Fakat
etik llerle zgr olarak kabul edilen bir etmen, szcn en derin anlam
ile, bir nedene ilikin tek denenm i/yaanm rneim izdir.
13 Bir aa elerinden gelitirildiinde, Locke'un bir tzn retimi ile dem ek
istediinin bir rneine ularz; aacn yapraklar rengini deitirdii, or
taya kt ya da kaybolduu zaman, yaln idelere kavuulur ve yine yaln
ideler yitirilir. Bak: 8. Blm , 23. Ksm.
14 "Dnme ve isteme" bylece tinsel etmenlerin birincil nitelikleri iken ci
sim lerin tm dier nitelik ve glerinin bal olduu sylenen birincil nite
likleri de uzam ve hareket kipleridir.
15 Burada ileri srlen, yalnzca etkin akln kendini sergiledii kipler deil
ayn zamanda cisim lerin kendilerinin de "etmen" olduklardr. Cisimlerin
evrim lem e srecinde geirdikleri ve maddi dnya deim elerini de ieren
hareket kiplem eleri kendiliinden etkili midirler? Hareket, hareketlerin
dnda ve evrim lem i etkiler olarak bantl olduklarndan onlardan
sorumlu bir etki ile anlalabilir dzeni iinde ya da hareket tarz olarak
ortaya karlmakta ve korunmakta deil midir? Fiziksel etkilerin, edeer
ve potansiyelinde bulunduklar, fiziksel nedenlerden evrimi, evrim in ken
disinin kesinlikle ve batan sona doast olm as iin, bir evrim letiricinin
sabit ve yaratc bir doast etkisini ngrmez mi/gerektirmez mi?

Kark Kipler

387

da idem yok diyebilirim; ve dncelerimin, anlay yetilerim


ve bilgimin yle tesinde olmal ki benim iin kr bir adamn
renk ideleri kadar karanlkta. Dolaysyla belli bir eylemi dile
getirir grnen birok szck aslnda eylem ya da eylem tarz
(modus operandi) hakknda hibir ey belirtmiyor ancak znede
baz durumlar yaratan etki ya da nedenin dourduu sonuca
gndeme yapyor: rnein, yaradl, yok olu16 kendilerinde
onlar reten eylem ya da eylem tarzna ilikin bir ide tamaz
yalnzca neden ve yaplan eye ait ideyi ierir. Bir yurtta souk
hava suyu dondurur dediinde dondurma szc bir eylem an
lam tayor gibiyse de aslnda nceden sv olan suyun sert ve
kvaml hale geldiini yani etkiyi dile getiriyor bu sonucu dou
. .
. ..
1 7
ran eylemin hibir idesini iermeden.
12.
G ve eylem kark modlarn en byk ksmn olu
turuyorsa da baka yaln ideler ve onlarn eitli bileimlerinin
de gz ard edilmediini vurgulamay gereksiz buluyorum as
lnda... Adlaryla birlikte yerlemi tm kark kipleri sayp
dkmenin de bir lemi yok. Bu, din, ahlak, hukuk, politika ve
dier eitli bilimlerde kullanlan bir sr szckten oluan bir
szlk yazmak demektir. u anki amacm iin tm gereken,
hangi tr idelere kark kip dediimi, zihnin bunlar nasl edin
diini ve i duyum ile d duyumdan edinilen yaln idelerden
kurulu bileimler olduklarn gstermektir ki bunu baardm
kansndaym.
16 Bir hareket tarzna gre etkin olarak ileyen bir gc ifade eden szckler,
m odus operandi (hareket tarz) gibi, duyusal im gelem de tem sil edilem eyen/betim lenem eyen anlamlan simgelerler. Bir m odus operandi im gele
me/hayal gcnde izlenebilir: Yaratc g byle dnlem ez/
anlalamaz. Doal nedenin im gelenebilir art ardaln sonunda yutan
sonsuzluk kadar anlalamazdr. M odus operandi asl eylem deildir; g
rnlerin art ardal, doann biteviye deiim i iindeki im gelenebilir
biim deiiklikleridir.
17 V e bu fiziksel etkiler doal nedenlerinin llebilir edeerleri olabilirler;
yle ki birinin dierini anlalabilir bir dzen/sra iinde izledii gsterile
bilir.

23. BOLUM
TZLERE LKN BLEK DELERMZ
1.
*Zihin d ve i duyum yoluyla ok sayda yaln ide ile
donanrken bunlarn belli bir ksmnn srekli uyum iinde ol
duklarnn da ayrdna varr. Tek bir eye ait sanlan bu ideler
ve genel kavraylara uygun grlen, abuk iletiim iin yarar
lanlan szckler tek bir znede birletirilip tek bir adla adlan
drlrlar: Ki bylece aslnda bir sr idenin karm olduu
halde bilmeden tek bir yaln ideymi gibi sz eder ve yle d
nrz. nk, sylediim zere, bu yaln idelerin kendi ken
dilerine nasl varlklarn srdrdklerini imgelemeksizin2 orta
ya kmalarn salayan ve varlklarnn gvencesi bir substratum2 varsaymna kaptrrz kendimizi, ki bu "tz dediimiz
eydir.
1

Bu ksm da, bir bireysel tzn bileik idesinin, i ve d duyumun deneyi


m im izde toplu olarak bir arada var olduklar grlen grnler sayesinde
doduunu gstermektir amalanan. Birok yaln idenin bir araya toplan
mas deil, ters bir genellem e/soyutlam a ilem i ile oluturulan genel tz
idesi yanl anlalm tr; gerekten var olan grnleri som utlam am
olarak dnmek gibi bir zihinsel yeteneim iz olm adndan, genel tz
idesi tm tikel tzlere ait bileik idelerin kkeninde vardr.
"Nasl' imgelemeden" "varsaymaya alrz." Bu ifadeler, tz idesini,
deneyim in tam anlalabilirlii iinde bulmak yerine, im gelem e ve al
kanla balar gibidir. A lkanlk, u yaln ideler ya da nitelikleri u tikel
tzlerle balantlandrmamz aklayabilir fakat uslamlama srecinde so
mut gereklikler olduklarn kavramak iin onlar som utlatrm aya/cisim letirm eye gerek olduunu gsterm ez. Locke, buna gre, Stillingfleet'e
yazd nc mektubunda (sf: 375) kulland dili savunuyor: "Zat-
liniz tz idem izi yalnzca varsayma dayandracak biim de, onu ortaya

Tzlere likin Bileik delerimiz

389

2.
yle ki genel olarak salt tz kavrammz irdelersek ge
nelde ilinekler diye adlandrlan ve bizde yaln ideleri retme
yetkinliinde olan nitelikleri neyin desteklediin bilmediimiz
varsaymndan te tze ilikin herhangi bir idemiz olmadn
grrz. Birine renk ya da arln barnd zne nedir diye
sorulsa syleyecek bir ey bulamaz fakat bu kat uzanml par
alardr. Bu katlk ve uzamn dayana nedir dense bu kez daha
nce szn ettiimiz Kzlderiliden daha doyurucu yantlar ve
remez.4 Anmsarsanz, dnyay kocaman bir filin desteklediini
syleyen Kzlderiliye fil neyin stnde duruyor diye sorulmu
karan ve ierenin yalnzca varsayma olduunda srarnz srdryorsu
nuz; anlayabildiim kadaryla, kendiniz de, kiplerin kendi kendilerine var
lklarn srdrdrdkleri varsaym eylere ilikin kavramlarmza aykr
olduundan 'tz vardr' sonucuna varyorsunuz; ve niteliklerin kendi ken
dilerine varlk srdrmelerini anlayam adm zdan ben de ayn sonuca
vardm." Baka yerlerde de yaln idelerin gereklii iin zihinde somutlatrlmalar gerektii zerinde srar ediyor.
3 Soyut tz snflam as yerine bir "destek"ten sz etm ek, yanlgya dre
bilir ve tm alglanr niteliklerden syrlm iinde ve dolaysyla
ksm en gerekten beliren gerek grnlerle bizden gizlenen bir eyi
artrabilir. Tikel tzlerle sunulan tm grnler soyutlatrldktan
sonra tzn kendini somutlatrmaya alm ak, kendim izi kendi yaradl
m zn baa kam ayaca bir gle sokm ak olur. T ikel tzlere ilikin
genel idem izi yaln idelerim izden ve onlar araclyla ediniriz ki yaln
idelerim izin soyut ve kendiliinden im gelenem ez olan tzden olduu kadar
bu genel ide de onlardan ayrlamaz. C isim siz uzay, olgular olm akszn sre,
etkileriyle ortaya kmayan g ve grnlerle ksm en de olsa sergilen
meyen tz sonunda sonsuzlukta yitip giden, mutlak eksikli sonlu deneyim
ve im gelem idelerini rneklemektedirler. Locke dncedeki tz idesinin,
yani genel idenin, tikel tzlere altka bireysel zihinde yava yava
oluturulduu ya da ortaya karldn ima eder. "Tzlerin hareket ve
kiplerinin ideleri genellikle genel gz idesinin kendisinden nce zihinlerimizdedirler." (S. B olda Mektup, 16 M ays, 1699)
4. B ize "renkli ve ar" ve de "kat ve uzaml" olarak sergilenenin ne olduu
sorulduunda, yantm z renkli, ar, kat ve uzaml olan hi olm azsa bir
tzdr eklinde olm az m? M kemmel/Tam ya da sonsuz tz idesi herhangi
bir zihne tm olas bantlaryla beraber sunabildii tm grn ve etki
lerin bir idesi olur. C isim sel ya da tinsel tm bireysel tzlerin bir insan de
neyim inde kendilerini sergiledikleri ksmi ya da olas grn bir insann
oluturabilmesi iin sonsuz zaman gerektiren mkemmel ideden ancak de
rece olarak farkllar. Fakat Locke ve dierleri tzleri tm yle grnle
rin ardnda brakm gibidirler.

390

nsann Anlama Yetisi zerine

ir Deneme

o da "kocaman bir "kaplumbaa" diye yantlamt; ancak kap


lumbaann altnda neyin durduu sorulduunda da "ne olduu
nu bilmediim bir ey" demiti. Dolaysyla, ak ve seik ide
lere sahip olmadan, burada da olduu gibi, ii bo szckleri
kullandmz her durumda ocuklar gibi konuuruz. Onlara
bilmedikleri bir ey sorulduunda hemen u doyurucu yanta
uzanrlar: Bir ey: Dorusu ocuklar ya da yetikinler bunu
sylediklerinde ne olduunu bilmediklerini gsterir. Bilmeye
altklar ey hibir seik idesine sahip olmadklar, tam a
myla hakknda bilgisiz ve cahil olduklardr.5 O zaman tz ge
nel adn verdiimiz ide, var olduklarn grdmz, dayana
caklar bir ey olmadan varlklarn srdremeyeceklerini d
ndmz niteliklerin bilinmeyen ancak varsaylan destein
den baka bir ey deildir ki buna tz diyoruz. ngilizcede sz
cn asl anlam "altta duran" ya da "destekleyen"dir.6
3.
Belirsiz ve greli genel tz idesinden sonra insanlarn du
yumlarnn gzlemi ve deneyimi ile bir arada var olduklar fark
edilen yaln ide bileimlerini toplayarak tzlerin tikel trlerinin1
5

Leibniz'in de syledii zere, bu glkler, tzleri onlara ilikin bileik


idelerim izde belirdikleri lde "somut" olarak dnmek ve belirtmek
yoluyla giderilir.
Bu yanltc mecazlarda bile Locke, bireysel tzlere ilikin bileik ideleri
m izin yapsndaki, ne som utlatrabildii ne de dlayabildii fakat d
ncenin deneyim im izle sunulan grnlerle snrl olduu ilkesiyle
uyum as g olsa da gereklere olan gl inanc dolaysyla tmyle
kar kam ad bir kavram kabul ediyor. Hakl olarak duyusal im gele
m eye gre, akldan geen dier yksek idelerle benzeen "belirsizlik"
zelliini vurgular. Yar bilinli olarak onu uydurma/d rn olarak ele
almann, gereklii Hume'un da ileri de gsterecei zere, yalnzca izle
nimler zincirine dntrmek olduunu grr.
L ocke genel tz kavramndan (yalnzca genellem e olmayan) ve aklanmas
eylere ilikin kavramlarmza ters den, varsaylan ya da karmak,
ideye gem ekten mennun gibidir. Tm i ve d duyum verilerim izi ister
istem ez ieren tikel tz trlerini, salt kavramn ierildii, maddi ya da tinsel
som ut tz idelerinde soyut ve kendiliinden im gelenebilir olmayan kavram
bir arada toplamak suretiyle, sktrr. Bu blm akas, 2. ksm n ko
nusu olan ve tikel tzlere ilikin bileik idelerim izin destei/dayana ola
rak tekrar tekrar gndermede bulunulan genelde tz idesi deil de tzlere

Tzlere ilikin Bileik idelerimiz

391

idelerine ularz; bu ide bileimlerinin o tzn bilinmeyen z


ya da tikel i yapsndan geldikleri varsaylr. Dolaysyla bir
insan, at, altn, su ve benzerinin idelerini ediniriz ki tzlere ili
kin olarak, bir arada var olan9 belli yaln idelerden daha baka
ak ideye sahip olmak ya da olmamak herkesin kendi deneyi
mine kalm. Bir demirci ya da mcevhercinin genellikle bir fi
lozoftan daha iyi bildii, tzlere ilikin bileik ideyi oluturan,
demirde ya da elmasta bir araya gelen sradan niteliklerdir. Bir
filozof hangi tzsel form lardan10 sz ederse etsin onlarda bulu
nan yaln idelerin bir toplam ile kurulan dnda tzlere ilikin
hibir ideye sahip deildir. Yaplarndaki tm yaln ideler d
nda, tzlerin bileik idelerinin hep ait olduklar eyin kark
bir idesini11 tarlar ve dolaysyla herhangi bir tr tzden sz
ettiimizde u niteliklere sahip, bir cisim gibi uzanml, ekli
ilikin bileik idelerim iz zerinedir. ve d duyumlardaki deneyim im izin
nasl olursa olsun ve ne anlama gelirse gelsin (ksm en) sergilenen tz
lere ait bir deneyim im iz olmas gerektii, dorudan deilse de bu blmde
dolayl olarak vurgulanan bir noktadr. Fakat grnleri somutlatrmaya/cisim letirm eye ynelik bu zihinsel gerein bir analizi Locke'a bir ke
nara braklmaktadr.
8 "z": Bir tzn z iinde onu o tz tr yapandr. Bak: 3. kitap, 3. Blm ,
15. Ksm.
9 Grnlerin, sonlu tinlerin duyusal sunumlarnda/betimlerinde, Tanr ta
rafndan salanan bir arada varlklar/varolular Berkeley'e gre maddi tz
denenleri oluturur. Berkeley buna gre z-bilinli tinde bulur, duyusal im
gelem ede betim lenem eyen bir kavramn tadm z syledii tzlerini.
10 Okulcularn (skolastikler) tzsel formu, tzlerde onlara tanmlanabilirlik
salayan karakteri kazandran (varsaymsal) gerek ve maddesel olmayan
ilkedir.
11 Som ut gereklik ieren, tzn kendisine ilikin, karmak ya da bulank/
belirsiz ide. Locke bunun, kendisine ait olduklarna karar verebilecek ve
ilerinde bir kavramn yakalayabilecek denli grebildiim iz grnler ya
da yaln idelerden kesinlikle ayr bir eyin idesi olduunu sylem ek ister
gibidir. denin belirsizlii ve bu tr ide ile tmyle duyusal ide kaynan
uzlatrmann im knszl kadar deneyim alkanlndaki kkeni hak
knda syledikleri bir sr kuku yaratt ki Stillingfleet'e yazd u m ek
tupta bunlara kar bir savunma getiriyor: "Tzn varl konusunda ka
rarszlkla sulanyorum ve bunu tze ilikin eksik ve sakat idem ile yapt
m syleniyor. zninizle sylem ek istiyorum ki, kendimizi bir substratum

392

nsann Anlama Yetisi zerine

ir Deneme

olan ve hareket kapasitesinde, bir tin gibi dnme yetkinliinde


olan bir eydir deriz. Buna gre sertlik, gevreklik ve demiri
ekme gcnn bir mknatsta bulunan nitelikler olduunu sy
leriz. Bu ve benzeri sylemler tzn hep uzanm, ekil, geir
mezlik, hareket, dnme ya da dier gzlemlenebilir ideler d
nda bir ey olduunun sanld ancak nedir bilinmediini
gsterir.12
4.
At, ta ve benzeri tz trne ilikin dndmz ya da
konutuumuzda, ta ya da at diye adlandrlan eyde birleik
olarak bulmaya alk olduumuz duyulur niteliklerin eitli
yaln idelerinden kurulu bileimden baka bir ideye sahip de
varsaym aya altrm olm am za tzn varl deil tz idesidir dayandr
dm ; zaten szn ettiim de tzn varl deil yalnzca idedir. Her
yerde insann bir tz olduunu onaylayp bunu temel aldktan sonra tzn
varln sorguladm ya da ondan kukulandm gibi bir sonu kar
lamaz. Ayrca, d duyum kat ve uzam l, i duyum sa dnen tzler o l
duuna dair delillerle doludur. yleyse sylediklerim den tzn varlna
ilikin dncelerim zarar grmez; ve tz idesi glgelen se bile, (eylerin
varl idelerim ize bal olmadndan) tzn varl tze ilikin yalnzca
belirsiz kusurlu bir ideye sahibiz dem em le tehlikeye girmez; ayn zamanda bu
idenin bir substratum varsayma alkanlm zn rn olduu ya da aslnda
hibir tz idem iz olmadn sylem em de durumu deitirmez. nk ide
lerini tam adm z ok sayda eyin varl kabul edilmektedir." (ilk M ek
tup, sf: 32, 33) ifadenin karmaklna karn, bu sylediklerini duyusal
im gelem e ile betim leyem eyip maddi ya da tinsel olmak zere eylerin so
mutluunun dayana olan, "eyin" idesine bu yolla ulasak da sonu olarak
tzsel gereklii yadsmak durumunda deiliz ya da belirsiz idemiz deneyim
alkanlm zn bir sonucu ise de tm tamamlanm kavramlarn olm as
gerektii gibi, ayn biimde o alkanla bal ve belirsizdir eklinde bir
anlam karlabilir. Onlar deneyim siz ya da deneyimi onlarsz dnemeyiz;
fakat insann anlama yetisi ve deneyim in snrll/sonluluu dolaysyla
belirsiz ve eksikli olmalar kanlmazdr.
12 Locke'un gereklie ilikin tm idelerimizin i ve d duyularda sunulan g
rnleri iermesi gerektii varsaym ile uzlatrmak/badatrmak zorunda
olduu, bileik ierikteki bu "bir ey"in yadsnamaz varldr. Bal olduk
lar "bir eyin" grnleri ya da gstergeleri/delilleri/yansm alan olduklar
fikrini tamalyz. Bu durumda tzler ne bir znenin iindedirler ne de o
znenin olduklan dorulanabilir ki yleyse bamszdrlar: Fakat genera ve
species (Aristonun ikinci tzleri) zneleriyle dorulanabilirdirler. yleyse
tzsel bir znenin adn, bir sfatn saptayamadan anlayamayz ki sfatlar
bal olduklar asllar anlalmadan kavranlabilir deildirler.

Tzlere ilikin 5ileik idelerimiz

393

ilsek de "baka bir eyin iinde yer almadan nasl tek balar
na var kaldklarn anlayamadmzdan" onlarn bir ortak zne
ile desteklendii ve bu ortak znenin iinde olduklarn varsa
yarz. Tz ad ile belirttiimiz destekle ilintili ak seik hibir
ideye sahip olmadmz kesinse de, varsayarz.
5.
Zihnin dnme, usavurma, korkma gibi ilemlerinde de
ayn ey gzlemlenebilir. Kendi kendilerine varlklarn srd
remeyecekleri sonucuna vardmzdan, bedene ait olabilmeleri
ya da bedence retilebilmelerine de akl erdiremediimizden,
bunlar "tin" dediimiz baka bir tzn eylemleri olarak dn
meye eilimliyizdir. Buradan u ortaya kyor ki, duyularmz
etkileyen birok duyulur nitelii ieren bir ey olduundan ba
ka ilgili hibir ide ya da kavrama sahip olmadmzdan dn
me, bilme, kuku duyma, hareket gc ve benzerinin srd bir
tz var kabul ederek cisim hakknda olduu kadar tinsel tzn
ak bir kavramna sahibiz. Biri (ne olduunu bilm eden13) d
ardan edindiimiz yaln idelere substratum olduu varsaylan;
dieri de (benzer bir bilgisizlikle14) kendi iimizde deneyimlediimiz ilemlere substratum olduu varsaylandr. yleyse,
maddedeki somut tz idesinin kavray ve anlaymzdan
uzakl tinsel tz ya da tinin uzakl kadardr. Bu durumda,
tinsel tzn herhangi bir kavramna sahip olmaymz onun var
olmad sonucuna gtremez bizi ki ayn nedenle bedenin var
ln da yadsyamayz. M addenin tzne ilikin ak seik bir
13 B elirginleene dek nitelikleriyle somutlaana/grn kazandrlana
dek duyusal bir idesine sahip olam ayz; fakat grn kazandklarnda
da mutlaka Locke'un, kendini ortaya karan fiziksel deim eler eliinde
sren ve bam sz bir ey, destek (dayanak) dediini ngrr/gerektirirler.
Bu arada bylece uyarlan duyular st ide araclyla, grnler somut
biim de dnlrler. Fakat tz bir ey ve grn ya da nitelikleri de
baka bir ey deildir. Tzlerin olabildiince kendini gsterdii eylerdir
nitelikler.
14 B ize u u kipler ve u u etkiler halinde grnd kadaryla "ne oldu
unu biliyoruz" ve kipler ve etkilerin "kipleen ve etken bir eyi" iaret
ettiklerini dnmek durumundayz.

394

nsann Anlama Yetisi

zerine

ir Deneme

ide tamyoruz diye cismin olmadn kabul etmek bir tinin


tzne ilikin ak seik idemiz olmadndan tinin varln
yadsmak kadar akla uygun olabilir.15
6.
Genel tzn16 gizli doas bir yana tzlerin tikel seik tr
lerine ilikin tm idelerimiz, birleimlerinin, bilinmeyen ancak
btnn kendini srdrmesini salayan, nedeninde bir arada var
olan, deiik yaln ide bileim leridir yalnzca.17 Bu bileimlerle
tikel tz trlerini ideler halinde zihnimize yerletiririz ve ayr
ayr adlaryla da bakalarna iletiriz. rnein, insan, at, gne,
su, demir szcklerini duyar duymaz herkes zihninde, genellikle
gzlemledii ya da bu ad altnda bir arada bulunduunu kurgu
lad eitli yaln idelerin bir bileimini oluturur; bu idelerin
baka hibir eyde deil ancak bu bilinmeyen ortak znede ya
pk olduu18 ve yalnz onun doasnda bulunduunu varsayar:
u var ki, bir tze ilikin sahip olunan, rnein altn, at, demir,
insan, ekmek gibi znelerde var olduunu dnd, duyulur
niteliklerin idesidir; bir arada var olduklarn gzlemledii nite
likler ya da yaln ideleri besleyen bir substratum varsaym sz
konusudur. rnein gnee dair konuan ve dnen biri gne
diye adlandrd eyde bulunan parlaklk, scaklk, yuvarlaklk,
bizden uzak olmas gibi nitelikler, ideler ya da zellikleri aa
15 Leibniz'in de vurgulad zere Locke, tinin en azndan cisim kadar dene
yim im izle seik olarak bize yanstldn belirtmektedir.
16 L ocke bu tzden, kendi kiplem eleri ya da somut ve tikel haldeki tzden
sayca farkl, gizli bir eym i gibi sz eder. Ancak sonralar Hume'un daha
aka s y ley ece i gibi, L ocke kof, soyutlatrlm grnlerle yetin
m eyecek denli deneyim kazanm lanna gvenir.
17 "Birliklerinin bilinm eyen nedeni" kendini ksm en sergileyen grn
lerde ve onlar araclyla ve insanlarn sonlu deneyim leriyle ancak ulaa
bildikleri, grn ya da etkilerine ilikin yetersiz bilim sel ve felsefi bilgi
ler erevesinde "eksik bilinen".
18 "Baka bir eyin iinde barnmaz": Y ani, baka bir eyin bir kipi ya da
nitelii olduuna karar verilem ez, bylece bu derece bamszdr. Bu her
birinin kendini gsterm ek iin dier tzlere ve btnln korumak iin
Tanrya gereksindii evrensel sistem ii eler olarak nedensel bam llk
tayan sonlu bireysel tzlerle uyumludur.

Tzlere ilikin Bileik idelerimiz

395

yukar tam olarak gzlemlemitir zaten. Gne idesi de bu tr


yaln idelerin toplamndan baka bir ey deildir.19
7.
Bir tikel tz trnde var olan yaln idelerin ounu bir
araya getiren insan onun en kusursuz idesine sahiptir. Tzn et
kin gleri ve edilgin kapasiteleri de20 yaln ideleri arasnda sa
ylabilir.21 rnein, demiri ekme gc mknats dediimiz t
zn bileik idesinin bnyesindeki yaln idelerden biridir; ve e
kilme gc ise demir dediimiz bileik idenin bir parasdr: Bu
gler bu znelerin doasnda var olan nitelikler olarak geer.
nk her tz, iinde gzlemlediimiz gle, bizde dorudan
rettii yaln ideler gibi baka znelerde de kimi duyulur nite
likleri deitirebildiinden, dier znelerde yaratt yeni duyu
lur niteliklerle de bize duyularmz dolayl yoldan etkileyen
gleri sergiler: rnein, d duyularmzla ateten scakl ve
rengini dorudan alrz ki bunlar, aslnda, bizde bu ideleri ret
meye yarayan gleridir atein: Ayn zamanda, yine d duyu
larmzla, mangal kmrnn ate iindeyken rengi ve gevrek
liini de alglarz ki bu atein odunun rengi ve yapsn da de
itirmeye yetkin bir dier gcdr. Bunlardan bizim dolayl
19 L ocke tzlerin kip ve hareketlerinin idelerinin genellikle tzn kendi genel
idesinden nce zihinde yer aldklarna inanr. de (kavram), tzlerin i du
yum ya da d duyumda sunulan grnler yani yaln idelerle kendilerini
sergiledikleri deliller yoluyla ortaya kar.
20 Var olan tikel tzlerin mkemmel/kusursuz ya da tam idesinde, bu tzleri
doast ya da tinsel, ayn zamanda doal sistemdeki olas tm delilleri ve
bantlar ile betim leyem ez m iyiz? Bu blmn amac evrendeki her bir
tze ilikin herhangi bir insan kavraynn bu idealden ne kadar yoksun ve
uzak olduunu gstermektir.
21 Leibniz'e gre, her tz ya da m onad (zerre, atom) mutlaka etkindir ve yal
nzca bilinsiz ve bilinli etkinlikleri ile gnyzne karlr. L ocke mad
desel tzlerin glerini, baka eylerdeki deim eler kadar, neden olduk
lar ikincil ya da alnt/yklenen nitelikleriyle; ve tinsel tzlerde, edilgin
duyarllklar ve istenli belirlem eleri ile grr. Dier yandan, cisim lerin
katl ile tinlerin bilinli kiiliine gelince, Locke m addesel ve tinsel
tzlerin baka tzlerde etkiler retme glerini deil de daha ok kendilerini
ortaya kardklarn dnr.

396

nsann Anlama Yetisi zerine

ir Deneme

algladmz -odunun geirdii- deiiklik ise dorudan bir g


etkisidir: Bu glere biz atein niteliklerinin bir ksm diye bakar
ve atein bileik idesine katarz. Bildiimiz tm gler zerinde
ilem yaptklar znelerdeki kimi nitelikleri deitirmekle son
bulduklar ve bylece bize bu deiiklikleri yeni duyulur ideler
gibi22 gsterdiklerinden, kendilerinde dnlen bu gler t
myle bileik idelerse de onlar tz trlerinin23 bileik idelerini
oluturan yaln ideler arasnda sayyorum. Bu sakl gleri, tikel
tzleri dnrken zihnimizde canlandrdmz yaln ideler
arasnda saydm zaman bu genel anlamdan hareket ettiim
dnlsn isterim. nk eitli tz trlerinin tam seik kav
ramlarna sahip olmak iin onlarda yer alan glerin ele alnmas
zorunludur.
8.
kincil nitelikler tzlerin birbirinden ayrt edilebilmeleri
ni24 saladklar ve ayr ayr tzlerin bileik idesinin25 genelde
nemli bir parasn oluturduklarndan glerin de tzlere
ilikin bileik idelerimizin kmsenmeyecek bir paras oldu
undan kuku yoktur. Cisimlerin en kk paralarnn gerek
yap ve farkllklarnn dayand26 hacim, doku ve eklini du
yularmzla kefedemediimizden, zihnimizde onlara ait ideler
oluturma ve birbirlerinden ayrt etmede ikincil nitelikleri zgn
iaretler ve belirteler olarak kullanmak durumundayz. Halbuki
tm ikincil nitelikler yalnzca glerdir. Hahan rengi ve tad
da uyuturucu ve uyutucu zellikleri kadar, bedenimizin farkl
ksmlarnda farkl etkiler retmeye uygun, birincil niteliklerle27
beslenen gleridir yalnzca.
22
23
24
25
26
27

"Yeni duyulur ideler" glerin sergilendii yeni yaln ideler.


G idesi tamamyla duyuda sunulan bir niteliin idesidir.
"Tzler" tinsel deil, maddesel tzlerdir, 7-14 ksmlarda szn ettii.
Bak: 2. Kitap, 8. Blm , 10, 1 3 ,1 4 , 23-26. ksmlar.
Bak: 2. Kitap, 8. Blm , 10, 13, 14, 23-26. ksmlar.
M addesel tzleri nem li klan ikincil niteliklerin birincillere ball baka
bir yerde daha az kesinlikte verilmektedir, rnein 4. Kitap, 3. Blm , 11.
K sm .

Tzlere likin Bileik delerimiz

397

9.
Cisimsel tzlere ilikin bileik idelerimizi oluturan tr
ide vardr.28 (1) D duyularm zla kefedilen ve eylerde alglamasak da var olan, hacim, ekil, say, durum ve cisim par
acklarnn hareketi gibi birincil niteliklere ait ideler;
(2)
Tzlerin bizde d duyular yoluyla eitli ideler retme gleri
olan ve birincil niteliklere bal ikincil duyulur nitelikler. Bunlar
kendi nedenlerinde sakldrlar, yoksa eylerin kendilerinde yer
alan ideler deildirler.30 (3) Bir tzde bizde ncekinden farkl
ideler retecek biimde birincil niteliklerin deitirimi ya da di
er tzlerde byle bir deiiklik yapma eilimini sezeriz ki
bunlar etkin ve edilgin glerdir; tm de duyulur yaln ideler
doururlar. Bir mknats en kk demir paralarnda nasl bir
deiiklik yapma gcne sahip olursa olsun, demir zerinde i
leyen g duyulur bir hareket sergilemedike, bu gcn kavra
28 Bu ve bir sonraki ksmda sylenenler cisim lerin nitelik ve glerine ilikin
olarak 8. blmde sylenenlerin bir tekrar gibidir.
29 Berkeley'in cisim lerin bam sz edim sel varlna kar uslam lam alarn
daki balca sav, bize yansmalar salayan birincil niteliklerin hepsinin
agllanmadklar zamanda ilerinde var olduklar varsaymnn karsndadr. Uzam ve katln, tm duyabilir varlklarn yokluunda koku ve
tatlarda olduu gibi, tm alglam a etkinliklerinin yokluunda kullanlabi
lirliini ya da anlam lln yitirdiini ileri srer. Hepsi de alglayc tinin,
sonlu tinlerin duyu deneyim lerinde edim sel olarak grnen ve nnde so
nunda stn Tin tarafndan belirlenen, etkin gc ve canl deneyim i iinde
ve araclyla somutlatrlr. Katilar tatlar kadar katlklar asndan da
alglayclara mutlak bamldrlar; ancak alglayc varlksa ayn ekilde
onlara bal deildir. A lglayc varlk, dolaysyla, kat bir nesnenin ola
mayaca bir balamda bir tzdr.
30 Leibniz'de tzlerin idesi tzn g ile zde olacak biim de akl alm az
miktarda kendiliinden etkin gler ya da monadlarn idesidir; ve bu monadoloji (atom culuk) Spinoza'nn, nedensel etki ierm eyen ussal bir so
nular evreninde ortaya kan, unica substantia kavram na ters der.
L ocke nedenlerinde var olan eyler tzler iinde var olan glerle ne
dem ek istediini aklam yor ancak m addesel bir tzn birincil nitelikle
rinde dorudan grnm ile kendisinin baka tzler zerindeki etk ile
rinde dolayl grnm arasndaki fark koyuyor. Bir neden, yani (tinsel
ya da m addesel) bir tz, etkin ve edilgin gler ierdii kabul edildiinde,
etkinlii ile nedenden karlan karlayan etkilerinin toplam ile zd e
tutulabilir mi?

398

nsamn Anlama Yetisi

zerine

ir Deneme

mna sahip olmayz. Her gn kullandmz cisimlerin bir dieri


zerinde binlerce deiiklik yapm olacann ayrdnda dei
liz, nk duyulur etkiler brakmyorlar.
10. Gler, dolaysyla, tzlere ilikin bileik idelerimiz
iinde nemli bir yere sahiptir.31 Altnn bileik idesini inceler
seniz bnyesindeki idelerin yalnzca gler olduunu grrs
nz; eritilme fakat atete ylece kalabilme gc ve aqua regidda
zlme gc altna ilikin bileik idemizin rengi ve arl
kadar zorunlu idelerdir ki iyice dnlrse bunlar yalnzca
farkl glerdir. Dorusu "sarlk" gerekten altnda deildir fa
kat uygun k yanstldnda gzlerimiz araclyla bizde o
ideyi retme gcdr. Gne idemizden bir trl karp atama
dmz s ise gnein balmumunda rettii beyaz renk gibi yine
gnein kendinde olmayan bir idedir. Bunlar da gnein duyulur
paralarnn ekil ve hareketiyle, bir insanda s idesini retecek
biimde etki yapan; balmumu zerinde, bir insann beyaz idesini
almasn salayacak bir ilemde bulunan glerdir.32
11. Cisimler en kk paracklarn ve duyulur niteliklerinin
bal olduu gerek yapy seebilecek keskinlikte duyularmz
31 Yani, bir ey, byk lde, esas itibariyle, ne yapyorsa odur. Leibniz onun
yalnzca yapt ya da yapabildii olduunu syler yaptklarn ieren
tzdr. eylerin kim liini yalnzca etkinlik ya da davranlarnda bulur,
Leibniz.
32 Locke'a gre, tzlerin nasl davrandn, yani glerini aratrmak, genel
tze ilikin belirsiz ide konusunda tahminlerde bulunmaktan daha nem li
dir. Yararc Locke ve tmyle kurgucu Spinoza tarafndan kabul edilen iki
zt felsefi gr de tz e le al tarzlarnda bu ztl yanstr. L ocke ta
mamen yadsyam ad grnleri som utlatrm aya ynelik zihinsel z o
runluluk varsaymn gz ard ederek m addesel ya da tinsel bireysel tzlere
ilikin idelerim izin kanlm az yetersizlii zerinde srar etmektedir.
A kosm ik (Evrensizci) Spinozaya gre, Locke iin her ey olan bireysel
eyler ve varlklar grnen her eyi ieren tek gerek varlk, Tek T z
kavram iinde kaybolur; te yandan Locke'da res particu lares (tikel e y
ler), Tek Tz ya da sub specie a e te m ita tis felsefi yaklam yla z m len e
meyen bireysel ve geici (dnyevi) bilgi dahilindeki im gelem ve deneyim
rn yetersiz idelere karlk gelm ektedirler.

Tzlere likin Bileik delerimiz

399

olsayd, hi kuku yok, bizde tmyle farkl ideler retirlerdi.


Altnn imdi algladmz sar rengi kaybolur yerini belli l
de ve ekildeki paralarn hayranlk verici dokusu alrd.
plak gzlerimize belli bir renkte grnen ey, mikroskop al
tnda duyularmzn keskinlii arttndan, tmyle farkl alg
lanr; bylece ncekinden farkl ideler retir nceden seemediimiz madde paracklar. rnein plak gzle mat ve beyaz
grlen kum ya da cam paracklar mikroskop altnda effaftr.
Bir sa kl da mikroskop altnda nceki rengini yitirir ve byk
lde, elmas ve benzeri effaf cisimlerde n krlmasyla
beliren parlak renk karmlar halinde effaf bir grnm su
nar. Kan tmyle krmz grnr fakat iyi bir mikroskop effaf
bir sv iinde yzen birka krmz krecik yanstr. Bu krmz
taneciklerin nasl belirdii, onlar on binlerce kez daha byte
cek mikroskoplar bulunamadndan, belirsizdir.33
12.
Bizim ve evremizdeki her eyin yaratcs Tanr bizi
yaamn gerekleri ve bu dnyadaki konumumuza uygun duyu
lar, yetiler ve organlarla donatmtr. Duyularmzla eyleri bi
lir, ayrt eder ve yaammz iin gerektii kadar onlar irdeleye
biliriz. eylerin kusursuz etkileri ve hayranlk verici donanmla
rnda Tanrnn bilgelii, gc ve inayetini yeterince sezebiliriz.
Konumumuza uygun bylesi bir bilgi iin yeterli yetilerimiz
vardr. (Zayf ve kr de olsa), yaratlanlarda bizi yaratcnn
bilgisine yneltmeye ve kendi devimizin bilgisine eritirmeye
33 Yani, duyularmz cisim lerin ierdii atomlarn doku ve hareketlerini alg
layacak keskinlikte olsayd, cisim lerin duyulur ya da ikincil nitelikleri
imdi olduundan farkl grnrlerdi ki Locke ikincil nitelikler dedikleri
m izin d duyumlarn fiziksel nedenleri olduklarn ileri sryor. Tzlerin
duyularm za yansttklar yzeysel grnler ancak bu kadar gerektir
fakat daha keskin duyularla ya da bize sunulan grnleri yorumlamada
daha yetenekli olm am z sayesinde daha derin ve daha doru bantlara,
dolaysyla daha derin ve daha kesin grnlere ulaabilirdik; duyuda su
nulann yorumunda ilerledike tze ilikin bileik idelerim izde bu dorul
tuda bir gelim e ve dzelm e olacakt.

400

nsamn Anlama Yetisi zerine

ir Deneme

yeterli keiflerde bulunabilecek (zayf ve kr de olsa) yetenekte


yetilere sahibiz; ve yaama ayak uydurmamz salayacak yete
neklerle de donanm durumdayz: Bunlar bizim dnyadaki ilerimizdir.34 Fakat d duyularmz deitirilse, daha keskin ve
hzl olmalar salansayd, eylerin grn ve d baka bir
yz sergilerdi ve sanrm, evrenin yaadmz bu parasnda
varlmz ya da en azndan mutluluumuz asndan uygunluk
tamazd. Vcudumuzun, genelde soluduumuzdan pek de ar
olmayan hava paralarna ne kadar az dayanabildiini dnr
sek, bu yer yuvarlanda bilge Mimar'n organlarmz ve onlar
etkileyen cisimleri bire bir nasl uygun yarattn anlayabiliriz.
itme duyumuz bin kez daha hzl olsayd srekli bir grlt
nasl da ldrtrd bizi... En sessiz ortamda bile bir deniz sava
nn ortasnda kalm gibi ne uyuyabilir ne de dnceye da
labilirdik.35 Grme duyumuz en iyi mikroskopla olduundan bin
ya da yz bin kat daha duyarl olsayd imdi grebildiimizden
birka milyon kez kk eyleri plak gzle grebilir ve cisimsel eylerin en kk paralarnn dokusu ve hareketlerini de
kefedebilirdik neredeyse; ve ounun i yaplarna ait ideler de
edinirdik, byk olaslkla: Fakat o zaman dier insanlardan t
myle farkl bir dnyamz olurdu; hibir eyi onlarla ayn alg
lamaz ve grlr idelerimizde farkllardk. yle ki grme ye
tisinin nesneleri zerine dier insanlarla konuabileceimiz ya
34 Bak, G iri, 5. Ksm . M addesel tzler doalarna uygun olarak etkiler re
tirler ya da evrendeki ilevlerim iz ile bize yararl biim lerde grnrler,
insanlarn ulaabilecei daha derin ve daha doru ideleri insann evrendeki
amac ile uyum suzsa, yine insann sonlu zihni/anlama yetisinden sakl kalr.
Duyulur eylerin asl yaps insann anlama yetisi iin bir gizem dir ve yal
nzca yanltc duyu grnlerinin ardndaki asl anlama neredeyse hi
ulaam ayz.
35 Pope tarafndan tnsan zerine D enem e'de bu baka bir biim de ifade ed il
mitir;
D oa kulaklarnda grlee
ve onu gk cisim lerinin nam eleriyle sersemletseydi
N asl da Tanrdan sessizlik , fsldayan bat rzgr
ve kvrlarak akan dere dilerdi.

Tzlere likin Bileik delerimiz

401

da tmyle farkl alglamadmz nesnelerin renkleri zerine


iletiim kurabileceimiz de kukulu. Belki grme yetisinin kes
kinlii ve bu derece duyarl olmas parlak gn na dayan
mamz zorlatrrd; ve bir nesnenin ok kk, ok yakndaki
bir parasn yine de hemen alglayamazdk. Bylesi mikroskop
gibi gzlerin36 yardmyla bir insan cisimlerin gizli bileimi ve
asl dokusuna her zamankinden daha fazla szabilse bile yaam
iin bir kar salamyor, uzak durmas gereken eyleri yeterli
uzaklkta gremiyor ve de evresindeki eyleri dier insanlarn
gzlemledii duyulur niteliklerle ayrt edemiyorsa bu byk bir
yarar salamaz ona. Bir saatin zembereinin en kk parack
larnn eklini grebilecek ve esnek hareketinin bal olduu
zgn yap ve itme gcn gzlemleyecek kadar keskin grl
biri hi kuku yok ok hayranlk verici bir eyi kefedecektir:
Fakat byle gzler saatin akrep ve yelkovann, zerindeki ia
retleri hemen bir arada grmezse sahibinin iine yaramaz; n
k, makinenin paralarnn gizli yapsn kefedeyim derken bu
keskin gzler saatin ne ie yaradn unutturur bu kez.
13.
zninizle tuhaf bir varsaymda bulunmak istiyorum: Tin
lerin kendileri iin farkl hacim, ekil ve dokuda cisimler bi
tiklerini imgelemeye nedenlerimiz olduundan, diyorum ki onlar
amalarna ve dnecekleri nesnenin koullarna uygun alg ya
da d duyum organlar ile biimlendirebilirler kendilerini...
Gzlerinin yapsn bytelerin yardmyla seebileceimizi
rendiimiz eitli derecelerde gr gcne sahip olacak bi
imde deitirme yetisi olan biri, bilgide tm dier insanlar ne
kadar aabilir? Tm nesne trlerine gre gzlerini ayarlayabilen
bir insan istediinde kandaki en kk zerrelerin ekil ve hare
36 Y ine Pope'un szleriyle:
Neden bir insan mikroskobik bir gze sahip deil?
Yant ok ak: nk insan bir sinek deildir.

402

nsann Anlama Yetisi

zerine

ir Deneme

ketini ya da canllarn vcudunda dolaan dier svlardaki par


acklarn ekil ve hareketlerini nceden canllarn kendi hare
ket ve eklinde olduu kadar seik alglayabilirse kim bilir ne
harikalar kefedebilir. Fakat u anki durumumuzda, cisimlerde
gzlemlediimiz duyulur niteliklerin dayand, en kk par
alarn hareketleri ve ekillerini kefedecek biimde dzenlen
mi organlarn belki byk bir yarar olmazd bize. Kukusuz
Tanr u koullarda bizim iin en iyi olan yapm ve bu do
rultuda yetilerle donatmtr bizleri; bizi evreleyen ve ilgili ol
duumuz cisimlere uygun klmtr. Sahip olduumuz yetilerle
eylerin tam bir bilgisine ulaamyorsak da yaammz, dev
lerimiz, ve benzeri iin yeterli gelmektedirler. Okuyucumdan
bizden stn varlklarn alglama gc konusunda bu kadar
dehet verici bir kurgulama yaptm iin zr dilerim: Fakat ne
kadar tuhaf olursa olsun imgelediklerimiz kendimizde bulduu
muz ve gzlemlediimizle u ya da bu ekilde orantl bir bil
giye gtrr bizi ancak. Tanrnn sonsuz gc ve bilgeliinin
yarattklarn bin tane daha yeti ve dmzdaki eyleri imdi
sahip olduumuzdan baka bir sr alglama arac ile donatabi
leceim kabul etsek de dncelerimiz kendi yetilerimizin ka
zandraca bilgilerden te geemezler: yleyse, tahminlerimiz
i ve d duyumdan edindiimiz ideler37 erevesinde kalr, an
cak. En azndan, meleklerin ara sra cisimletikleri varsaym
bizi artmamaldr; en eski ve bilge kilise babalarndan biri
onlarn bedenleri olduuna inanm grnyordu: Kesin olan u
ki, meleklerin varolu durumu ve ekli bizce bilinmiyor.
14.
Konumuza dnelim dilerseniz: Tzlere ilikin idelerimiz
ve onlar edinme yollarmz zerine konuuyorduk. Tzlere
ilikin zel idelerimiz "tek bir eyde birlemi dnlen belli
31 Voltaire'n M icrom egas'm daki Suriyeli gezgin iin de byledir. Isaac T ay
lor'un "teki D nyaya ilikin F iziksel K u ram "nda bu m etinle benzeen
kimi usta kurgular vardr.

Tzlere likin Bileik delerimiz

403

sayda yaln idelerin bir beidir" yalnzca. Genel de yaln te


rimlerle adlandrlan yaln kavraylar olsalar da aslnda bileik
ve katktrlar bu tzlerin ideleri. rnein bir ngiliz kuu
adyla, beyaz,38 uzun boyunlu, krmz gagal, siyah bacakl,
belli bir byklkte, yzme ve ses karma yetenei olan ve daha
bunun gibi birok zellikler tayan bir eyin idesini dile getirir
ki grld zere hepsi bir ortak znede birlemi duyulur
yaln idelerdir.39
15.
Maddesel duyulur tzlerin bileik ideleri dnda, her
zaman kendimizde duyumsadmz dnme, anlama, istem,
bilme ve hareketi balatma gc gibi, bir tzde bir arada var olan
zihinsel ilemlemlerden40 edindiimiz yaln idelerle, maddesel
olmayan tine ilikin bileik ide41 oluturabiliriz. Buna gre d
nme, alglama, kendimizi ve dier eyleri hareket ettirme g
cne ait ideleri bir araya getirerek maddesel olmayan tzlerin de
maddesel tzlerinki kadar ak alg ve kavramna sahip oluruz.
Seik idesini tamadmz tzde42 dnme ve isten idelerini
ya da hareket etme ya da cisimsel hareketi durdurma gcn
birletirerek maddesel olmayan tinin idesini ediniriz; ve olumlu
idesine43 sahip olmadmz tzde de bitiik kat paralarn
ideleri ile hareket ettirilme gcn bir araya koyarak madde
38 Daha sonra siyah kuulara da rastlanmtr.
39 Burada da Locke tzn aama aam a olas duyu sunumlaryla belirlenen
deneysel ynn ne karrken, genel idenin asl akla uygun yapsn arka
planda brakr. nsanlar tikel tzlerin davranna ilikin pratik bir b ilgi
sinden kopuk biim de akln soyut zorunluluklar zerinde dndklerinde
devreye girmeye eilim li olan intellectus sibi pennissus'a Locke gayri ihti
yar ekim ser calr.
4 0 L ocke batan sona, zihinsel ilem lerin algsn dm zdaki eylerin nite
liklerinin algsyla ayn biim de, onlara ilikin idelerim ize dayandrr.
41 28. ksm n sonuna dek tinsel tzlerin bileik idelerine gnderm ede bulu
nuyor.
42 G enel tz, yani, tikel tzler halinde grnmesini salayan tm kiplerden
soyutlandrlan tz.
43 "Hibir olum lu ide". Tzn soyut idesi somutlatrldnda kendinde e
liki tar ya da duyusal im gelem e ile olum lu betim lem esi yaplamaz.

404

nsann Anlama Yetisi zerine

ir Deneme

idesine ularz. Her ikisi de eit lde ak ve seik idelerdir:


dnme ve bir cismi hareket ettirme idesi uzam, katlk ve ha
reket ettirilme ideleri kadar ak ve seiktirler. Her ikisinde de
tz idemiz ayn lde bulank ya da hi yoktur. Ancak ne ol
duu bilinmeyen, ilinekler dediimiz ideleri destekledii varsa
ylan bir eydir, tz. [^ duyuma ynelmediimizden duyula
rmzn maddesel eyler dnda bir ey gstermediklerini d
nrz. yi dnrseniz, her d duyum ediminin45 bize cisimsel ve tinsel doa paralarnn ayn lde grnn sun
duunu anlarz. D duyum nesnesini grerek ya da iiterek46
dmda bir cisimsel varlk olduunu biliyorken, daha kesin
olarak iimde gren ve iiten bir tinsel varlk olduunu bilirim.
Bu salt maddenin eylemi olamaz ve maddesel olmayan dnen
bir varlk dnda da gerekleemez.47]
16.
Uzam, ekil, renk ve tm dier duyulur niteliklerin olu
turduu, cisme ilikin bileik ide ile cismin tznn idesinden
hibir ey bilm iyormuasna uzaz.48 Maddeyle ilgili bildii
4 4 kinci baskda eklenmitir.
45 Burada ve baka yerlerde "d duyum" ile L ocke ounlukla "duyusal alglama"y ima etmektedir. Daha hassas bir analiz bu algy, ayn biim de
"organik hareketten" de organizmadaki duyulanmn sorumlu olduu "du
yusal duygudan da ayrt eder.
46 Bu, i alg ya da z bilincin tm d alg ya da duyu bilincinde var olduunu
gsterir ve L ocke burada ve baka yerde (rnein 4. Kitap 9. ve 11. B
lm lerde) alglayan tinin varlna ilikin kesinliim iz, alglanan cism in
kesinliinden daha byktr der. Berkeley, kii adl "ben" anlam sz bir
szck deildir gereinde dile geldii zere, tinsel tz kavramn kabul
ediyorken bam sz maddesel tz idesini sama buluyor.
47 L ocke baka bir yerde Tanrnn dnebilen belli trde m addesel organiz
malar yaratm olabileceini ne srer (rnein 4. Kitap, 3. Blm , 6. k
sm). Burada syledii de, salt maddenin her eyin anlalm az asl nedeni
olan stn A kla eriecek kapasitede olmaddr.
48 Fakat, en azndan uzaml ve ekilli oluunun tznden kaynaklandn
bilm iyor muyuz? Bazen Locke bizim kinden daha keskin duyularla algla
nabilecek en kk atomlarn hareket, dzen ve doasnda olduunu sy
leyerek, tze ilikin yalnzca fiziksel bir kavram kabul ediyor gibidir. B u
rada da Aristo'nun olas atom kiplem elerini btnyle aan "tzsel form"
yaklam na daha fazla eilim gstermektedir.

Tzlere likin Bileik delerimiz

405

mizi dndmz her ey ve insanlarn cisimlerde algladk


lar ve bildiklerinden emin olduklar ou nitelikler irdelenirse,
aslnda insanlarn cisimsel olmayan tin ve cisme ilikin birincil
idelerinin hemen hemen ayn miktar ve aklkta olduu grle
cektir 49
17. Tinden ayrt edilebilir, cisme zg birincil idelerimiz kat
ve ayrlabilir paralarn bitiiklii ve hareketi itme yetisiyle
iletme gcdr. Bunlar, bence, cisme zg ve uygun kkensel
idelerdir; fakat ekil yalnzca sonlu uzanmn sonucudur.50
18. Tine ait ve zg ideler dnme, isten ya da cismi d
nce ile harekete geirme gc ve bunun sonucu olan zgr
lktr,51 Cisim itme gcyle hareketini duran bir dier cisme
iletebilirken, zihin de istediinde52 cisimleri harekete geirebilir
ya da hareketsiz brakabilir. Varolu, sre ve hareketlilik her
ikisi iin ortaktr.53
19. Tine hareketlilii yaktrmamda tuhaf bir ey yok; ha
reketsiz olduu dnlen dier varlklarla uzakln deimesi
dnda bir hareket idem olmadndan; cisimler kadar tinlerin
de olduklar yerde ilemde bulunduklar ve ayr zamanlarda ayr
yerlerde hareket ettiklerini anladmdan, yer deitirmeyi tm
49 Bu duyular st herhangi bir eye inanmay reddedenlere kar sylen
mektedir.
50 21. blm, 75. K sm ve 8. Blm , 9. Ksm da geen gerek ya da birincil
nitelikler sralamasna baknz.
51 Bu 21. Blm de istenli hareket/etkinlik iin kullanlan "zgrlk" ad al
tndaki belirsiz terime ilikin aklamasdr. Fakat (Locke'da olduu gibi)
yalnzca birinin istedii eyi yapma gc deil ayn zamanda tutkunun
esareti duyu zerinde tinin egem enlii yerine akla uyma ya da grevi
yerine getirme ve istemi ortaya karma gcn dile getirebilir.
52 Bak: 21. Blm , 75. K sm . D nm e y a d a ideler tama ve hareket retme
gc ya da istenci bu durumda tinin birincil nitelikleridir.
53 Neden "hareket yetenei" ruhun gerekliinin bir ls saylyor? Bak: 21.
Blm , 75. Ksm ve tinlerin yeri ile uzayla bantlarn ieren 15. Blm ,
2. Ksm .

406

nsann Anlama Yetisi zerine

ir Deneme

sonlu tinlere uygun gryorum (yalnz burada Sonsuz Tin'den


sz etmiyorum). Ruhum, bedenim kadar gerek bir varlk oldu
undan, cismin kendisi kadar, baka bir cisim ya da varlkla
arasndaki uzakl deitirme yetkinliindedir kesinlikle. Bir
matematiki iki nokta arasnda belli bir uzaklk ya da bu uzakl
n bir deiimini dnebiliyorsa, herkes iki tin arasnda bir
uzaklk ya da uzaklk deiimi ve dolaysyla birbirlerine yak
lamalar ya da uzaklamalar biimindeki hareketlerini d
nebilir pekl.
20. Herkes kendinde ruhunun dnebildii, isteyebildii ve
bedenine neredeyse orada ilem yapabildiinin, yz mil kadar
uzandaki bir cisme etkide bulunamadnn ayrdndadr. Hi
kimse kendi Londra'dayken ruhunun Oxford'daki bir cismi d
np hareket ettirebileceini imgeleyemez; ancak bedeniyle
birleik olduundan ruhunun Oxford ve Londra arasnda yapt
tm yolculuk boyunca bedeninin zerinde, bir at ya da at araba
syla tanyormu gibi, srekli yer deitirdiini bilir. Sanrm
bu srada ruhun hareket halinde olduunu sylemek yanl de
ildir; ya da bu, hareketinin yeterince ak bir idesini sunmuyor
dense bile, bence ruhun bedenden ldnde ayrlmas ikna
edici olacaktr. Bu durumda bedenden kt ve onu terk ettiini
dnp de hl hareketine ilikin bir ide tamamak imknsz
gibi geliyor.
21. Tinler hareket halinde deil (n loco), fakat her yerde ol
duklarndan ruhun yer deitiremeyecei sylenirse, bu tr akl
d konuma biimiyle aldatlmay gze almaya ya da bunlara
deer vermeye pek eilimli olunmayan bir ada ou insanca
kmsenecektir bu anlay sanrm. Fakat bunda bir anlam ve
u anki amacmza uygun bir eyler bulan olursa ltfen anlalr
bir dille sunsun ki bylece maddesel olmayan tinlerin hareket

Tzlere likin Bileik delerimiz

407

yetkinlii54 tamadklarn gsterecek bir neden karalm.


Gerekten de Tanrya hareket yaktrlamaz: Maddesel olma
dndan deil, sonsuz bir tin olduundan.55
22. Gelin maddesel olmayan tin ile cismin bileik idelerini
karlatralm ve birinin dierinden daha belirsiz olup olmad
n grelim. Bana gre, cisim idemiz itme gc ile hareketi iletebilen, uzaml kat bir tz; ruh idemizse, maddesel olmayan bir
tin olarak, dnen ve isten ya da dnce yoluyla cisimde ha
reketi retme gcne sahip bir tze ilikindir. Bunlar karlkl
ayrt edilebilen, ruh ve bedene ilikin bileik idelerimizdir. D
nceleri maddede kilitlenmi ve zihinlerini duyularnn te
sindeki herhangi bir eyi neredeyse hi duyumsamayacak denli
duyularnn hizmetine sunmu insanlarn, doru olabilir ancak
dnen bir eyi kavrayamyorum diyebileceklerini biliyorum:
Ancak iyice dndklerinde "uzaml bir eyi" de kavramakta
ayn gl yaayacaklar kansndaym.
23. inde dnenin ne olduunu bilmediini syleyen biri
nin demek istedii bu dnen eyin tzn bilmediidir. O kat
eyin tzn bildiini de sylemiyorum. Ayrca, nasl dn
dn de bilmiyorsa, bence bedeninin uzam, kat paralarnn
birleiklii ya da uzam oluturacak biimde bir arada tutunuyor
olduklarndan da habersizdir. Hava paracklarnn basnc, on
lardan ar olan ve kk gzeneklere sahip ayr madde para5 4 Burada tuhaf bir ima var. K esinlikle bir insan tininin organizm asyla te
masta olm ayan organizm a d eyler zerinde, gler kullanabilecei o l
gusundan yaplm yersiz bir karm bu. nsan tinlerinin hareketi, insan
larn duyulur dnyada retebilecei deiikliklerin, bu duyusal yaamda
bedenlerinin kaplad yerlerde snrl ya da koullu olduu ve de insanla
rn bedenlerinin olm ad yerde yeterli etkide bulunamayaca/hareket
edem eyecei anlam tar. Bu mutlaka, iim izde duyum sadm z ilem lerindebeliren tinin, uzayda yer kaplad, llebilir ve hareket edebilir
olduu anlamna gelm ez. Bir duygu, istem ya da bir bilm e yeteneine l
ya da durum yklemesi getirem eyiz.
55 V e b ylece usuz bucakszl kaplamas dolaysyla b iteviye sre kadar bir
doluluk ierdii de varsaylr.

nsann Anlama Yetisi zerine

ir Deneme

lannn tutunmasna neden gsterilebilse de hava zerrelerinin


balamalarn aklamaya yaramaz. Havadan daha hafif bir
maddenin, rnein eterin,56 basnc hava zerrelerini birletirip
smsk balayabilse bile, kendisine ait en kk kreciklerin
paralarn birletiremez. yle ki, ne kadar ustaca aklanrsa
aklansn, duyulur cisimlerin dier yabanc duyulmaz cisimle
rin basncyla balatklar biimindeki bu varsaym eterin
kendi paralar sz konusu olduunda yantsz kalr. Dier ci
simlerin paralarnn eterin d basncyla birletii ve bala
malarnn baka bir nedeni olamayaca apak belirdike, ete
rin kendi kreciklerinin paralarnn tutunmas konusu da bir o
kadar karanla gmlr. Bunlar da cisim ve blnebilir olduk
larndan, paralar gz ard edilerek, hem kendileri hem para
larnn balamlar anlalamaz; tm dier cisimlerin parala
rnn tutunmasna getirilen aklama onlar iin geersizdir de...
24.
Dorusu, dolaan bir svnn basnc, ne kadar byk
olursa olsun, maddenin kat paralarnn balam iin geerli
bir neden olamaz. nk, byle bir basn dikey bir izgide uy
gulanrsa iki kaygan yzeyin birbirinden kopmasn engelleye
bilir fakat paralel gelirse asla bir hareket ile ayrlmann nne
geemez. Dolaan sv yanal bir hareketle braklan her boluk
noktasna rahatlkla szabildiinden, bu kadar bitiik cisimlerin
bylesi bir hareketine, her yan o svyla evrili ve baka bir
cisme dokunmayan cismin hareketine olduundan daha fazla di
ren gstermez; ve dolaysyla, balamn baka bir nedeni
olmasayd cisimlerin tm paralar byle yanal sk hareketi ile
kolayca ayrlabilir olmalyd. Eterin basnc balam iin yeter
neden olsa, bu nedenin ilemedii yerde hibir balam sz
konusu olmaz. Yanal bir ayrlmaya kar direnemediinden,
56 D e G ravitate Etheris (1680) adl denem esindeki eterin basnc varsaym yla
cisim paralarnn bitiiklii ve oluan uzamlarn aklam aya alan Ja
m es B em oulli'ye gnderme yapyor. Greogorianlar gibi B em oulli yanllar
da kuaklar boyunca doa felsefesi alannda n yapmlardr.

Tzlere likin Bileik delerimiz

409

herhangi bir madde ktlesini ikiye blen her imgesel yzeyde,


imgelenebilir bir sv basncna karn, hep birbiri zerinde ka
yacak iki kaygan yzeyin balamndan sz edilemez. yle ki,
kat paralarn balamndan baka bir ey olmayan cisim
uzamna ilikin ne kadar ak bir idemiz olduunu dnsek de,
zihnimizde iyice tartarsak, cismin nasl uzanml olduu kadar
ruhun nasl dndne ilikin de bir ak ideye kolayca ula
abileceimiz sonucuna varmakta hakl olabiliriz. nk, cisim
kat paralarnn birlii ve balam tesinde ve dnda uzama
sahip olamayacandan, paralarnn birlik ve balamnn ne
rede var olduunu anlamadan cismin uzamn pek de iyi kavra
yanlayz ki bu bence dnmenin doas ve nasl gerekleti
rildii kadar kavranlmas g bir eydir.
25. ou insann her gn gzlemledikleri eyleri dndk
lerinde bir zmszlkle karlalm asna armalar ola
andr. Cisim paralarnn birbirine iyice tutunmu olduklarn
grmyor muyuz? Bundan daha sradan bir ey var mdr? Nasl
bir kuku duyulabilir bu konuda? Dnme ve istenli hareket
iin de aynsn syleyebilirim. Kendimiz de onu her an duyum
samyor muyuz? Kuku duyulabilir mi yleyse? Gerek ortada;
fakat biraz daha yakndan bakp nasl olduunu irdelediimzde
her ikisinde de kmaza gireriz sanyorum; ve bu durumda cis
min paralarnn nasl balatklarn, kendi kendimize nasl
algladmz ya da hareket ettiimiz kadar az anlayabiliriz.
Keke biri bana (su tanecikleri ya da bir kum saatinin kumlar
kadar ayrkken imdi eriyik halde) altn ya da pirin paralarnn
nasl insanlarn kollarnn son gcyle bile ayramayacaklar
biimde tutunduklar ve birletiklerini aklayabilse. Dikkatli bir
insan bile bu noktada hem kendi hem de baka bir insann tam
olarak anlamasn salamaktan aciz kalacaktr.
26. Su dediimiz akkann bnyesindeki cisimcikler o kadar
kktrler ki on bin hatta yz bin kez byten bir mikroskopla

410

nsann Anlama Yetisi zerine

ir Deneme

bile bunlarn seik hacim, ekil ya da hareketlerini algladn


syleyen kimse olmad; ve u da var ki, su tanecikleri de en hafif
gle duyulur biimde ayrlabilecek kadar birbirleriyle ayrk
trlar. Bununla birlikte, sreen hareketleri irdelendiinde bir
birleriyle balak olmadklar, ancak keskin bir souk kar
snda birleip tutunduklar ve byk bir g uygulanmazsa da
ayrlmaz halde balatklar grlr. Ayrk cisimcik ynla
rn bu kadar bititiren balar bulabilen; birbirlerine bylesi sk
tutunmalarn salayan ba ortaya karan biri nemli ve henz
bilinmeyen bir gizi kefedecektir ve bu olduunda da, bu bala
rn ya da ban ya da maddenin var olan en kk taneciinin
paralarnn birlemesi ya da tutunmalarnn varlk nedenini
gstermeden, cismin kat paralarnn balam olan uzamn
anlalr klmaktan olduka uzak kalacaktr. Grnen o ki, irde
lenirse cismin bu birincil ve belirgin varsaylan niteliinin zih
nimize ait herhangi bir ey kadar anlalmas g ve bir kat
uzanml tzn de bir dnen maddesel olmayan tz kadar akl
erdirilmesinin zor olduu bylece bulunacaktr.
27.
Cisimlerin balamn aklamak iin ne srlen basn
da balamn kendisi kadar anlalmaz. Madde sonlu diye d
nlyorsa, ki yle; dncelerimizi evrenin snrlarna doru
salp orada eliin pekiiklii ve elmas paralarnn katlk ve
znlmezliini borlu olduu youn bir basnla bir madde
ktlesini bir arada tuttuunu imgeleyebildiimiz ba grmeye
alalm. M adde sonluysa snrlar vardr ve paralara ayrlp
dalmasn engelleyen bir ey olmaldr. Bu kmazdan kur
tulmak iin biri sonsuz madde varsaymna sarlacak olursa unu
da dnmelidir: Bu ekilde cismin balaklna nasl bir k
tutulabilir ve en sama ve anlalmaz bir varsayma dayanarak
bu konuyu anlalr klmaya bir adm yaklaabilir mi! Cismin
uzamna ilikin idemiz dnme idemizden daha ak ya da
daha seik olmaktan bu derece uzaktr.

Tzlere likin Bileik delerimiz

411

28.
Cisme ilikin dier bir idemiz, itme ile hareketi iletme
gc; ve ruhlarmza ilikin teki idemiz de dnce ile hare
kete geirme gcdr. Bu ideleri gnlk deneyimlerimiz bize
salar; fakat nasl olduuna baktmzda yine yukardaki gibi
karanlkta kalrz. Bir cismin yitirdii kadar hareketi dierinin
kazand "itme ile hareketin iletiminde" hareketin birinden di
erine gemesi dnda bir kavrammz yok; ki bu zihnimizin
bedenimizi dnce ile hareket ettirmesi ya da durdurmas kadar
anlalmaz bir olgudur. Ara sra olduu gzlemlenen ya da ol
duuna inanlan itme ile hareketin artmas daha da kavranlmaz
bir ey. Gnlk deneyim le hem itme hem de dnce ile re
tilen hareketin ak delillerini ediniriz fakat ya nasl olduklar;
ite bu noktada her ikisinde de ayn lde belirsizlie deriz.
yle ki, hareket ve cisim ya da tinden hareketin iletimini nasl
dnrsek dnelim tine ait ide en azndan cism e ait olan
kadar aktr. Etkin hareket gc ya da kendi deyimimle gd
leme gc cisimden daha ok tinde belirgindir. ki hareketsiz
cisim yan yana konduunda birinde dierini hareket ettirme
gcne ilikin bir ide sunmaz bize ancak alnt bir hareket bu
etkileimi yaratr ve harekete geirir. Halbuki zihin bize her
gn cisimleri gdlme gcne ilikin ideler kazandrr. Do
laysyla etkin gcn tinlere zg, edilgin gcn de maddeye
zg olup olmadn dnmek gerekir. Bu durum da yaratlan
tinlerin, hem etkin hem edilgin olmalar nedeniyle, tmyle
maddeden ayr olmadklar dnlebilir. Salt tin, yani Tanr,
yalnzca etkin, salt madde de yalnzca edilgin olandr. Hem
etkin hem edilgin olan varlklarn her ikisini paylatklarnda
karar klabiliriz. Ancak byle de olsa, sanrm, tzleri ayn l
de bilinmez olan tin ve cism e ilikin e dzeyde ak idelere
sahibiz; tine mal ettiimiz dnce ile hareket iletimi, cisme
mal ettiimiz itme ile hareket iletimi kadar apaktr. Srekli
deneyim, s anlama yetilerimiz kavrayamasa da, bunlarn her

412

nsann Anlama Yetisi zerine

ir Deneme

ikisini de duyum satr bize. Zihin i ve d duyumdan edindi


imiz idelerin tesine bakt ve retilme biim ve nedenlerini
anlam aya altnda, kendi s g rg n d e n baka bir ey
deildir ortaya kan.57
29. Sonu olarak; d duyum kat uzanml tzler ve i duyum
dnen tzler olduuna ikna ederken; deneyim bunlarn varl
ve birinin itme, dierinin dnce ile hareket ettirme gc ta
dndan emin klar bizi. Yine sylyorum, DENEYM her an
bizi bu ikisine ilikin ak idelerle donatr. Fakat asl kaynakla
rndan edinilen bu idelerin tesine ulaamaz yetilerimiz. Doa
lar, nedenleri, olular konusuna daha da dalarsak uzam doa
sn dnme doasndan daha ak alglayamayz akas. Her
ikisi de ayn derecede aklanabilirlik tamaktadr. Bilmedii
miz bir tzn dnce ile cismi harekete geirmesini anlamak,
bilmediimiz bir tzn itme ile cismi harekete geirmesini anla
maktan daha zor deildir. Bu durumda, cisme ait idelerin varlk
nedenini, tine ait idelerinkinden daha kolay kefedebiliriz diye
bir ey yoktur. ve d duyumdan edindiimiz idelerin dn
celerimizin snrlar olduu, ne aba harcanrsa harcansn bun
larn bir nebze tesine geilemedii ve de zihnin, bu idelerin
doas ve gizli nedenlerine daldnda elinin kolunun baland
olasdr.58
30. Ksacas, tine ilikin idemiz cisme ilikin idemizle kar
latrldnda ortaya kan udur: Tinlerin tz de cismin
57 Duyulardan doan izlenim lerin asl nedeni insan aklnca tamam yla anla
lm az olm utur. (Hume/fn celem e 1, 5)
58 Burada Denem e'nin asl savn olaslk tem eline dayandrmaktadr. Var
olan tikel tzler bizce yalnz kendilerini sergiledikleri grnmlerle ve ne
den olduklar alglanabilir deim elerle bilenebilirler; ancak baka duyu
larmz ya da ek i duyum yetilerim iz olsayd tinsel ve m addesel tzler
hakknda imdi tmyle habersiz olduum uz ok eyi kefedebilirdik. Fa
kat onlar kusursuzca bilm ek iin her eyi bilm eyi ngren/gerektiren, tz
ler aras bantlarn hepsini bilm eliyiz. Locke, bununla birlikte, bylesi bir
bilgi toplamnn dahi tzn bilgisinden uzak kalacan ima eder gibidir.

Tzlere ilikin Bileik idelerimiz

413

tz de eit lde bizim iin bilinmeyendir.59 Kat balak


paralar ve itme gc ak seik idelerini tadmz, cisme ait
iki birincil nitelik ya da zellik; dnme ve eylem gc de tine
ait ak seik idelerini tadmz iki birincil nitelik ya da
zelliktir. Cisimlerde var olan baka niteliklerin idelerine de sa
59 Kat, uzaml ve hareket edebilir eylerin bam sz ya da tzsel varl,
Berkeley'in sonralar, "Madde ile ne anlalmaldr?" sorusunu yneltti
inde, bir yanlsam a olarak kar kt bir noktadr. M addesel tz kavra
m, ona gre, madde dnceye kart konumlandnda g olm akla kal
m yor ayn zamanda kendisiyle eliir bir hal alyor; te yandan tzsel, yani
bam sz, dnen varlm z ona ilikin bilincim izle sergilenm ektedir.
D olaysyla bir tinsel tzn ayrdndayz ancak hibir ekilde m addesel tz,
hatta maddenin, bir alglayana zorunlu ballklarn gsteren birincil nite
liklerin bilinci ya da algsn tam ayz. Bu uslam lam aya gre, Hylas'n
"yleyse tinsel tz denenin yalnzca bir gezgin/dolaan/geici ideler sistem i
olduu ortaya kar" eklindeki kna kar Philonous" idelerim i b ili
yorum ya da onlarn bilincindeyim ; ve ben 'kendim' idelerim deil fakat
ideleri alglayan, bilen, isteyen ve onlarla ilgili ilem yapan dnen etkin
bir asl, baka bir eydir. Fakat ayn lde maddenin varl ya da znn
bilincinde deilim . Var olan her eyin tutarsz olduunu ve maddenin var
lnn bir tutarszlk ierdiini biliyorum . Ayrca, idelerin bir dayana ya
da bir tinsel tz olduunu, yani bir tinin ideleri bildii ve algladm
onayladm zaman ne dem ek istediim i biliyorum. Ancak, iinde algla
mayan bir tz barnd ve idelerin ilk rnekleri ya da ideleri destekledii
sylendiinde denm ek isteneni anlamyorum. D olaysyla genel olarak
madde ve tz arasnda bir farkllk vardr." ( nc D ialog). Madde kadar
tzn de, somut bir tz grnm olm akszn, yalnzca bir soyut grnm
ler toplam olduu, bylece mutlak bir tzn im knsz olduu anlay
Hume'un kukuculuunun esasdr! "'Kendi adma' 'kendim' dediim eye
iyice sokulursam hep u ya da bu tikel algya arparm. Bir alg olm akszn
hibir zaman kendimi yakalayamam. B iz yalnzca, duyularmzn alglar
nn srekli varlna yknyor ve ruh, tz ya da ben kavramyla karla
yoruz." (ncelem e, 4, 6). Bu analizin zorluu yznden ifade bozuluyor
ve Hume konuyu aklam aya alrken kendisiyle eliiyor. Tinin tzsellii Lotze tarafndan yle aklanyor: "Dnyay gerek m addesel elerin
dank kalabalndan dom u olarak dnm eyi im knsz grmzdr;
biraz olsun bireysel ruhlar yok edilm ez varlklar olarak dnseydik, tm
bunlarn tek bir gerek olu ya da varln eylem leri olduklarn; yalnzca
hibir bilginin aklayam ad, onlardan doan bir yaam n etkin m erkez
leri olarak kendilerini hissetm e ve bilm eye dair tuhaf bir kapasite ile dona
tldklarn dnrdk. Srf bu yzden ve byle olduklar lde onlara
'varlklar' ya da 'tzler' diyoruz. Hep byle adlandrdk onlar; ve burada
yalnzca im gelem e gerektirdiinden o ad ve de insanlar srekli y
nelttii karmlar ortadan kaldrmann iyi olup olm ayaca sorusu doar.

414

nsann Anlama Yetisi zerine

ir Deneme

hibiz ki bunlar yine tutunan kat paralarn uzam ve hareketinin


eitli kiplemeleridir. Ayn ekilde, inanma, kuku duyma,
niyet etme, korkma, umut etme gibi eitli dnme modlarmn
idelerine de sahibiz. sten ve hareket ettirme idelerini tinden de
ediniriz.
31. M addesel olmayan tin kavram aklanmas zor bir eyler
ieriyorsa bile nasl cismin varoluunu yadsmyorsak byle
tinlerin varln da ayn lde reddetmemeliyiz. nk, cisim
kavram da bizce anlalmas ve kavranmas olduka zor nokta
lar ierir. Cisim kavramnn ierdiinden ok daha karmak ve
elikili bir rnekleme yaplabilse keke tin kavram zerinde.
Sonlu bir uzamn sonsuza dek blnebilirlii, kabul edelim ya da
etmeyelim, sonuta aklanmas ya da tutarl klnmas imknsz
bir eydir oysa. Bu bulgular maddesel olmayan bilen bir tz
kavramndan ulalabilecek olanlardan daha da byk glkler
ve daha belirgin bir samalk tayorlar beraberlerinde.
32. D m zdaki eylere ilikin d duyularm zla kefetti
imiz kimi yzeysel ide ya da zihinle kendi iimizde duyumsaD erin, ryasz, bir uyku halindeki ruh hibir ey hissetm iyor ve istem i
yorsa hl ruh mudur? D eilse nedir? Bu durumda ruhun hibir varl
yoktur yant verilmitir sklkla. B yle olduu srece ruh deildir dem e
cesaretini neden gstermedik? K ukusuz (insan) ruhu dnyada tek bana
olsayd varlk ve varolm ay art ardaln anlamak im knszlard; fakat
tek ii insan ruhunun etkinlik ve varl olan ve bu varlk ile bu etkinlii
douran (ilk) asl "i msz kaynak varln srdryorken, neden yaam
seslerle dolu bir ikiodi olm asn. Ruh bir kez daha doar ve yeni varl,
ayn ilk varln dier eylem leri ile yeniden retilen yeni grn koulla
rnn ierildii seslerin pei sra eskinin tutarl srdrm olur." (Metafizik,
307). Burada, duyulur eylerin sonlu alglayclardaki kesintili varlklar
nn Tanr tarafndan desteklendikleri ieriinde olan ve Berkeley'in duyulur
eylerin gerek ve sreen varlklarn aklamada kulland kuram sonlu
tine uyarlanmaktadr. Fakat Lotze ve dierleri sonlu tinin sreenliini
akna evirdiklerinde bu "bir tekin" yerine geen mecaz tanmlanamaz
deil midir? ilk ya da lm sz T z tek gerek tz ise ve sonlu tinler srayla
var ve yok iseler ya da bir akn varlnca varsalar, bu bir anlamda her
varlktaki bellek gem ii ve de yeni varln eski varln edim lerinden
ahlaksal sorumluluu ile badatrlabilir olmaldr.

Tzlere likin Bileik delerimiz

415

dklarmzdan edindiklerimiz dnda bir bilgimiz olmadndan


eylerin i yaps ve asl doas konusunda yetilerimiz daha
telere gidememektedirler. Dolaysyla, dmzdaki eylerde
kat paralarn balakl ve ayrlmasn yani cisimlerin uza
m ve hareketini kefettiimiz kesinlikte kendimizde bilgi ve is
tenli hareket gcn deneyimleriz: Cismin kavram ve madde
sel olmayan tin kavram, her ikisinin de varoluu konusunda
ayn derecede bilgiye az. Dnmenin katlktan ayr ve ba
msz var olmas da katln dnmeden ayr ve bamsz var
olmas kadar eliki ierir ki her ikisi de birbirinden bamsz
yaln idelerdir. Katlk kadar dnmenin de ak ve seik ide
lerine sahipken dnmeyen bir kat ey, yani maddenin var ol
duu kadar, katlk olmadan dnen bir eyin, yani maddesel
olmayann, var olduunu kabul edemememizi anlayamyorum;
nk dnmenin maddesiz olmas maddenin dnmesinden
daha g anlalr deildir. Ne zaman i ve d duyumdan
edindiimiz yaln idelerin tesine gemeye ve eylerin doasna
biraz daha yakndan bakmaya kalksak hemen karanlk, bula
nklk, karmaa ve kmazlara der, kendi krlmz ve ca
hilliimizle ba baa kalrz. Fakat cisim ya da maddesel olma
yan tin, bu karmak idelerden hangisi en ak olursa olsun on
lar oluturan yaln ideler i ve d duyumdan gelmi olanlar
dr: Buna gre, Tanrnn kendisine ilikin olanlar da dahil tm
tz idelerimizin kayna burasdr.
33.
Anlalmaz stn Varla likin idemizi irdelersek,60
ona da ayn yolla ulatmz grrz ki Tanr ve ayr tinlere
ilikin bileik idelerimiz i duyumdan yani kendimizde duyumsadklarmzdan edindiimiz varolu ve sre, bilgi ve g, haz
ve mutluluk ve daha baka nitelikler ile glere ilikin yaln
6 0 Bu da yine eski bir nakarat. Her eyden habersiz doarz ve eylere ilikin
dndmz her ey onlarn, duyulannz ya da z-bilinli tinlerimizin
ardl ilem lerinde aam a aama sunulan, ideler ya da grnlerini ier
melidir.

416

nsanm Anlama Yetisi

zerine

ir Deneme

idelerimizden oluurlar. stn Varla en uygun ideyi olutur


mak istediimizde bu yaln idelerin her birini sonsuzluk idemizle
geniletir ve onlar bir araya koyarak Tanrya ilikin bileik
idemize61 kavuuruz. Zihin byle bir gce sahiptir.62
34.
Birka ey bildiim ve belki de tam olarak bilmediimin
ayrdndaysam iki kat daha bilmeye ilikin bir ide oluturabilir,
61 36. K sm n sonuna dek sylediklerinde Tanrsal T ze ilikin idelerim izi
e le almaktadr, insanlarn Tanrya kendi tinlerinin ilem leriyle benzeen
yklem ler/nitelem elerde bulunabileceklerini, yoksa Tanr iin kullandkla
r szcklerin anlam sz geleceini ileri srmektedir. Locke 29 Haziran
1704'te Anthony Collins'e dinsel kavramlarn bu yetersizliini yle anla
tr; "Kendi acizliim i kabul ediyorum. Bendeki dnme yetisine 'zihin'
desem de, bu ad yznden, bu yetiyi doru ve seik kavramlarn eksiklii
dolaysyla, zihin ya da lm sz zihin denen sonsuz ve anlalm az varla
uygun bulmuyorum." Bu blm de ve 4. kitapta Tanrya ilikin idelerim iz
konusunda sylenenlerde elikili grnebilecek eyler M olyneux tara
fndan ele alnmaktadr. 2 Mart 1693 tarihli yazsnda yle der: "4. Kitap
17. Blm , 2. ksm da dm zdaki tm eylerin varlna (Tanr hari)
duyularm zla ulatm z sylyorsunuz. 2. kitap, 23. blm , 33-36. k
smlarda Tanrya ilikin idelerim izin duyularm z (yani kendim iz ya da
dm zd a hissettiklerim izin i duyum u) ile edindiim iz idelerden olutu
unu gsteriyorsunuz. Bu, dikkatsiz okuyuculara ayr grnebilir. Bana
gre 4. kitap 17. blmde yalnzca Tanrnn varlndan, 2. Kitap 23. b
lmde de Tanr bileik idesinin bnyesindeki idelerden sz ediyorsunuz.
Yani, Tanr idesi ieriindeki tm idelerin duyu rn olduklarn sylyor
ve 4. Kitapta yalnzca bu Tanrnn varlnn duyu deil tantlama rn
olduunu ya da tek bir varlkta gerekten tm bu idelerin birlem i o l
duklarn ileri sryorsunuz." Buna yant olarak L ocke 28 Mart'ta "Gr
nrdeki eliki tam da sizin dndnz gibidir ve umarm, ok dik
katsiz, zihindeki bir ide ile zihnin dndaki bir eyin bu id eye karlk
g elen gerek varl arasndaki ayrm yapamayan okuyucularn dndakilerce yanl anlalm ayacak biim de ak, anlalr bir aklam a getirebilmiimdir" der. Locke; Descartes'dan sonra, 13. blm, 18. ksm , 27.
blm 2. ksm ve 4. kitap 9, 10 ve 11 blmlerde tr tz idem iz oldu
unu aka onaylyor. Tanr mutlak bam sz ya da kendiliinden var o l
duundan; srekli varlklar ve gleri Tanrdan kaynakl sonlu tinler ve
cisim ler ksm en (in a lio) bam ldr.
62 Bak: 17. Blm , 8-10, 13-20. ksmlar. Bir sonsuz niceliin im gelenm esin
deki i eliki ve bu balamda bir sonsuzluk idesinin tantlanabilir
im knszl cisim ve tin grnleri iinde ve araclyla bize grnen
Tanrsal tze ilikin (yetersiz) kavram ile uyumludur. Evren deneyim im iz
de sunulan kusurlu grn dorultusunda, ksm en, Tanry dnm e ve
bilm e yetenei ile soyut uzay ya da sre de sonsuz byk ya da sonsuz k

Tzlere ilikin Bileik idelerimiz

417

olabildiince yeniden yeniden artrrm bu idemin kapsamn.


Sonuta var olan ya da olas tm eyleri kavray alanm aarak
bilgi idemi geniletirim. eylerde olan ya da bants bulunan
her eyi bilene kadar tm nitelikler, gler, nedenler, etkiler ve
bantlar gibi bilgilerde mkemmellie ulamak iin de ayn
yolu izleyebilirim ve bylece sonsuz ya da snrsz bilgi idesini
kurarm. Aynsn g idesinde de uygular ve sonsuza varrm,
balangc sonu olmayan varolu sresinde de yine bu ekilde
ilerleyerek bir ncesiz-sonrasz varlk idesine ularm. Tanr
dediimiz egemen Varla yklediimiz varolu, g, bilgelik
ve tm dier kusursuzluklarda tmyle snrsz ve sonsuz bir
noktaya geldiimizde zihnimizde olabilecek en iyi Tanr idesini
oluturmu oluruz. Bu, zihinsel ilemlerden i duyum yoluyla
edindiim iz ve dmzdaki eylerden duyularmz araclyla
gelen yaln ideleri sonsuzluk idesinin vardrabilecei alana dek
genileterek yaplr.63
35.
stn varln bileik idesine bizi ulatran; varolu,
g, bilgi ve benzeri idelerimize elik eden sonsuzluktur, (bir
aklta, bir bcek ya da kendi benlerimizin zn bilmedii
mizden, kesinlikle bilmediimiz kendi znde64) Tanr yaln ve
k nicelii ya da grnler, etkilerde belirmeyen tz ve nedeni bilm e ve
dnm e yeteneksizlii kartrlmamaldr. Kendi lsnde gerek bir
evren kavram ya da bilgisi o kavram ve bilginin yetersizlii, ayn zamanda
bu kavram yeterli gibi ele aldm z ve de snrl, tek ynl deneyim Her
eyi B ilm e ile zd eletirilebilirm i gibi dndm zde dtm z
iinden klm az, elikilerle tutarl deildir. Sonu olarak, Kant'n diya
lektiinin ztlklar, sonsuzluk konusundaki son tartma ve olas bilgiler
arasndaki atm a, insan dncesinin snrlar erevesinde, C ousin,
H amilton, M ansel ve Profesr Calderwood adlar ile birletirilmektedir.
63 Bak: Descartes, M editation Troisiem e, S. Augustine, tiraflar, 10/6, 12/31.
Berkeley'in Alciphron, D ialog, 4'te Tanrnn esin d iliyle insana varl ve
niteliinin grn tarz zerine syledikleri, "bir insann Tanry dier
insanlar grd biim de fakat duyu dnyasnn anlalr dzeninde O'nun
varlnn daha yeterli ve daha deim ez delilleri ile grecei sylenebilir"
ieri indedir.
64 Berkeley'in eylerin asl ve gerek doas karsndaki krlmzn
abartlmas zerine sylem ler ieren "tikeler" yaptna baknz. L ocke asl

418

nsann Anlama Yetisi zerine

ir Deneme

tekil de olsa diyebiliriz ki yalnzca varolu, bilgi, g, mutluluk,


sonsuzluk, ncesiz sonraszlk gibi idelerinden kurulu bir bileik
idesinden baka bir eye sahip deiliz. Bunlar, kimi bantl
olduundan, dierleriyle yine birleik ve i-d duyumlardan
edinilen seik idelerdir ve hepsi Tanrya ilikin kavram ya da
idemizin malzemeleridir.65
36.
Tanrya mal ettiimiz sonsuzluk dnda hibir ide yoktur
ki ayn zamanda dier tinlere ait bileik idemizin bir paras ol
masn. nk, cisimden baka bir eye ait olup zihinsel ilem
lerimizden edindiimiz yaln idelere ak olduklarndan, tinlere
onlardan kazandklarmz mal edebiliriz ancak.66 Dnceleri
mizde tinler arasndaki btn farkll, bilgi, g, sre, mutluluk
ve benzerindeki ayr dzey ve derecelerine dayandrabiliriz. Bu
yzden dier eylerde olduu gibi tinlerin idelerinde de i ve d
duyumdan aldmz kadaryla snrlyz. Yani, tinlere ilikin
idelerimizde67 sonsuz idesinin de tesinde bir kusursuzlua eriebilsek de birbirlerinin dncelerini kefetme yntemlerinin
sorulardan uzak duruyor. Burada madde ve sonlu tinler bantsn ya da her
ik isiyle en derin anlamyla tz, (Tanr) bantsn ele almyor. Bak: 4. ki
tap, 9, 10, 11. blmler.
65 Yani, Tanry yalnzca kendimiz iin en derin olan deneyim im iz dorultu
sunda dnebiliriz. Kendi z bilincim iz bizi stn Evrensel Bilinci akl
lca ngrm eye/her eyin ncl kabul etm eye yneltir; fakat zbilincim iz
olm akszn bu stn bilincin ifadesi olan szckler bizim iin anlamszdr.
L ocke D eistik (D oa dini) Tanr kavramna edim sel (gerek olan) her eyin
zorunlu ncl olan tin ve doada ikin Etkin Akl'dan ok dier tinler
arasnda bireysel bir tin olarak yaklamaktadr.
66 "Onlardan" yani, zihinlerim izin ilem lerinin i duyumundan. "Kendi ken
dim ize bir kavramn edinem ediim iz Tanrya hibir nitelem ede buluna
nlayz. Kimi bilgelik dereceleri alglamadan ona her eyi bilen diyem ezdik;
G c hissetm eden ve ne olduunu anlamadan Tanrya Mutlak Gl (Ka
diri Mutlak) diyem ezdik. Tanr idem iz bilgisine sahip olduum uz her kusursuzluk/m kem m elie 'sonsuzluu' ekleyerek oluturulur." (W illiam
Law, A rla r (F abl) M asal zerine Yorumlar, sf: 30) Tanrya atfedilen bu
mkemmel bilgelik ve inayet, Locke'a gre, apaklktan ok, deneyim den
bir tmevarmdr.
67 Yani, "ayr ya da cisim lem em i tinler'in ideleri."

Tzlere likin Bileik delerimiz

419

herhangi bir idesine ulaamayz. Bizden daha kusursuz bilgi ve


daha byk mutluluk tayan ayr tinlerin dncelerini iletme
de bizim elimiz kolumuz ve belli seslerle yaptklarmzdan ok
daha mkemmel bir yntem kullanyor olmalar mmknse de
buna ilikin bir ide edinemeyiz, nk bizim iin en iyi ve en
abuk iletiim yolu sesler ve iaretlerdir. Fakat dorudan, ara
csz iletiim i68 kendimizde gzlemlemediimizden, bu tinlerin
szckleri kullanmadan abuk iletiim kurmalar ya da bedenleri
olmayan tinlerin dncelerini istedikleri gibi ynlendirip bir
birlerine iletme ya da gizlemede kontrol ellerinde tutmalarn
anlayamayz ancak yine de ister istemez byle bir gleri oldu
unu
varsayarz. 69
37.
Her trden tze ilikin idelerimizi, nereden kaynaklan
dklarn ve nasl edindiimizi grm olduk. Sanrm bu an
lamda apak olmayan bir ey yoktur.
(1) Tm tz trlerine ilikin idelerimizin hepsi yaln ide
bekleridir; ait olduklar ve iinde varlklarn srdrdkleri,
ak seik idesine sahip olmadmz bir eyin70 varsaym sz
konusudur.
(2) Ortak bir substratum'da birlemi yaln idelerimiz eitli
tz trlerine ilikin bileik idelerimizi olutururlar ancak kay
naklar yine i ya da d duyumdur.71 yle ki, dndkleri
mizde ne kadar ileri gitsek ve en geni kavramlara dek ulasak
68 "Dorudan" yani duyu organlarndan bam sz olarak.
69 Bak: 1. Kitap, 3. Blm , 8-17. Ksmlar; 2. kitap, 15. Blm , 2, 12. K sm
lar; 4. Kitap, 10. Blm , 17. Blm , 2. Ksm, Tanrya ilikin bileik ide
m iz ve bilgim izin aama aama geliim i zerine. Tanrya ilik in bileik
idem iz bizim iin yaadm z evren trn batan sona belirler ki bylece
tm ideler arasnda en ilgin ve insanca nemli olandr.
70 yleyse eyler ya da Tanrya duyularda (i ve d duyumlarda) edinilenle
re, yaanlanlara benzem eyen hibir eyi atfedem eyiz.
71 "Birincil nitelikleri" olduu iin. Bunlarn eyin kendinde de alglandklar
gibi olduklar ve yalnzca baka bir eydeki etkileri ile ortaya kmadklar
kabul edilir.

420

insann Anlama Yetisi zerine

ir Deneme

da bu yaln idelerin tesine kamayz. evremizdeki her eyden


en uzak grnen ve kendimizde i duyumla alglayabildiimizden sonsuz derece akn olan ya da dmzdaki eylerde d
duyumla kefedebileceimizin ok stnde yer alan bilgilerde
bile bu yaln idelerdir nnde sonunda ulaabileceklerimiz. Bu
nu Tanr ve meleklere ilikin bileik idelerde apak gryoruz
zaten.
(3)
Tzlere ilikin bileik idelerimizin bnyesinde yer alan
yaln idelerin ou, iyice irdelenirse, yalnzca glerdir, sand
mz gibi olumlu nitelikler deildir. rnein, altn bileik ide
sini oluturan sarlk, arlk, dvlebilirlik, eritilebilirlik ve
agua regia'da znrlk ve benzeri idelerin ou bir bilinmeyen
substratum a birleiktirler. Hepsi de dier tzlerle bantlar
dr72 ve altnn kendisinde dnlse de aslnda gerekten al
72 Bak: 8. Blm , 13. K sm ve cisim lerin ikincil nitelik ve glerinin asl
atomlarna ballna dikkat ekilen, bu ve dier blmlerdeki birok pa
ragraflar.
73 Bu blm, genel tz idem izi de ieren, maddesel ya da tinsel bileik tz
idelerim iz konusunda I. Kitap 3. Blm , 18. K sm , 2. Kitap, 13. Blm ,
17-20 Ksmlar, 3. Kitap 6. Blm ve 4. Kitap 3., 9-11. blmler ile kar
latrlabilir. H epsi de bir sr eletiri ve tartma yaratmtr. Stillin gfleet'in saldrsnn asl nedeni Locke'un, som ut ve gerek uslamlamalarnn
tem eli iken, d ya da i duyum la sahip olam adm z ve ne olduunu bil
m ediim iz bir eyin idesini yani genel idesini "belirsiz" diye nitelerken,
tz dnyann aklla kavranlabilir parasndan neredeyse tm yle kar
m olm asyd. Locke'un ilk Mektubu (sf: 4-50) ve nc Mektubu (sf:
370-408) tz idesinin tam bir kabul ile idelerimizin kkeni ve bilginin
ak -seik idelere dayandna ilikin kuramnn sk bir yorumunu uzla
trmann kendisi iin ne kadar zor olduunu gstermektedir. K eyfi genelle
m e ile oluturulan bir ide deil de, tartmann gereince, ek siklii eylere
ilikin ilk kavramlarmza aykr olduundan oluturmak zorunda kald
mz bir yaln ide halini alr; dier yandan idenin belirsizlii, Denem e'de
olduundan daha ak bir ifadeyle, "ideler belirsiz ve u ya da bu ide mutlak
yetersiz ve anlalm az diye akl d olm ak zorunda deildirler" sylem in e
zorlamaktadr onu. Kurgulamann geliim i sonucu m addesel tz dnyann
dna atmtr; nk B erkeley'e gre "tinden baka bir tz ya da alglayan
olm ad aa kmtr." Hume tz tm yle dlam ada genel tz idesine
karlk gelecek herhangi bir izlenim bulamayp felsefi hiiliin alternatifi
olarak ngrlmesi gereken bir idenin bilgi deeri ve nemini ne kar
mtr. Bu balamda L ocke ve Hume, Edmund K oenig'in yazd "ber

Tzlere likin Bileik delerimiz

421

tnda olmayan, farkl etkileimlere girmesini salayan, kendi i


yapsna73 zg gerek ve birincil niteliklere bal idelerdir yal
nzca.

den Substanzbegriff bei Locke und Hume" balkl D enem e'de karlat
rlmaktadrlar (Leibsig, 1881) Bu Almanya'da Locke'a yeniden ynelen il
ginin gstergelerinden bir tanesidir. Son zaman ngiliz eletirmenlerinden
Green, Locke'ta gizli bir kukuculuk seziyor; nk gereklik tz ierirken
L ocke bize tzn dier yaln idelerim iz gibi eylerin kendilerinden aln
madn, bireysel zihince yaratlan bileik ide olduunu sylyor ki Locke
Stillingfleeta yazd Mektuplar'nda sklkla ve zerine bastrarak bilinen
eylerde hibir varlk tam ayan, yalnzca zihnin bir uydurmas/kurgusu
olduunu reddediyor.

24.

BOLUM

TZLERN TOPLU DELER


1. Zihinde, insan, at, altn, meneke, elma ve benzeri tekil
tzlere ilikin bileik ideler yannda tzlerin bileik toplu ideleri
de vardr; bunlar tek bir idede toplanm ve bir ide gibi grne
cek denli harmanlanm, ordu ve dnya gibi ok sayda tikel tz
ieren idelerdir. Bir sr tikel barndrsa da tek bir grnm
olarak ele alnmas bu ide birlii iin yeterlidir.
2. Zihnin ayr ayr yaln ya da bileik ideyi tek bir bnyede
birletirip bekletirme gcyle bu toplu tz ideleri ortaya kar.
Zihin, bir saynn yirmi ya da on iki dzine gibi toplu kip ya da
bileik ideleri oluturmada kulland yolu izleyerek, eitli ti
kel tzleri bir araya getirerek bir ordu, bir kme, bir filo, bir ehir
gibi dnldnde zihne tek bir ide olarak yansyan, toplu tz
idelerini yaratr; bylece tek bir gemi ya da tek bir atom gibi tek
bir ide olarak dnr ayr ayr eylerin birliini... Zihin iin ok
sayda insan bir arada dnmek bir insan bnyesini oluturan
tm farkl ideleri bir para halinde toplayp bir ideymi gibi ele
almak kadar kolay olduundan, on bin insandan oluan bir or
dunun bir ide altnda birletirilmesi, bir insann tek bir ideye
karlk gelmesinden daha zor kavranlr bir ey deildir.
3. Bu tr toplu ideler arasnda en azndan farkl tzlerden
oluanlar yapay eyler olarak ele alnmaldr. Dorusu, ordu,
takmyldz, evren gibi btn toplu idelerin, bir sr tekil ide
barndrdn dnrsek, zihnin, ok uzak ve birbirinden ba

Tzlerin Toplu deleri

423

msz eyleri tek bir bnyede toplayarak bir kavram ve bir ad


altnda birletirip daha rahat dnlr ve sz edilir hale ge
tirmek amacyla yaratt yapay tasarmlar olduunu grrz.
Evren1 adyla belirtilen toplu idede de grld zere, zihnin,
bu birletirme ustal sayesinde tek bir ideye dntremeyecei kadar uzak ve aykr bir ey yoktur.

1 Evren, bazen yalnzca duyulur eyler sistem i anlamna gelir; bundan baka
sonlu eyler ve sonlu tinler sistemi kinat/lem anlamna gelir; ayrca
Tanrda birleen, yani t 7tav. idesi, yer kaplayan ve zaman ieren sonsuz
sayda sonlu tzler ve Tanrsal tz gibi grnr ki bunlar kipleriyle yaln ya
da kark bileim ler halinde soyut olarak ve sonlu ya da sonsuz nicelikte
dnlebilirler ve sonsuz sayda bantlaryla var olan birka ve bunlar
kusurlu bir biim de bir insann anlama yetisinin bileik ideleri iinde biimlendirilebilirler.

25. BLM
BAINTI DELERMZ
1.
Yaln ya da bileik, zihnin eylerin kendilerinden edindii
ideler dnda onlar birbirleriyle karlatrmas sonucu ka
zandklar da vardr.1 Anlama yetisi, bir eyi ele alrken, yal
nzca o nesnenin kendisiyle snrl kalmaz: Herhangi bir ideyi,
bir bakasyla uyumu asndan gzlemlemek iin, kendisinden
te inceleyebilir ya da en azndan onu kendinden dta gzlem
1

fe

Sonu olarak Locke'a gre, tikel tzlerin birbiriyle olas bantlardr soyut
olarak dnlen, yoksa b yle bir bilginin bantsal yaps deil. Burada
tzlerin birbiriyle kendi nitelik ve gleri balamndaki olas bantlarnn
idelerine ynelir. nceki aklamalarn doal sonucudur bu, -etrafmzdaki
eyler ve kendi zihinsel ilem lerim izin belirdii ya da grnmlerle sunu
lan yaln ideler, ardndan da zihnin keyfi olarak ya da zihinsel zorunlulukla,
ortaya ktklar tzlerden kard grnmlerin yaln ve kark kipleri,
son olarak yaln ideler ve kiplerinin meydana getirilii iin ngrlen tzn
kendine ait ide; tzn bilgisi bu bantlarn somut halde bilgisi olduun
dan, tzlerin birbiriyle karlatrlmasna bal ya da bundan ortaya kan
bant idelerine gtrr bizi. Bileik ideleri ieren blmler Locke'un,
aam a aam a eyler ve yaam n anlam ya da aklla kavranlr yapsnda
ierilenin ayrdna varldka bireysel zihinde duyuda ayrdnda olduum uz
eyin ilk bulank bilincine dek zihinsel ilerlem e srecinin tarihsel akla
mas olarak kabul edilebilir. Green "bileik idelerim izi aklarken Locke'un
onlar bu trden her birini geri kalanndan bam szm gibi kipler, tz
ler ve bantlar erevesinde anlatmas "ndan ve onlar 'zihnin gerek d
eyleri' olarak alaltmasndan yaknr. (H um e'a G iri, sf: 20, 21). Dier
yandan, bireysel zihnin duyuda ilk sunulan gerekliin en kusurlu yorumuna
doru yava yava yaklam asnn bir sreci (tarihi) olarak dnlrse
anlatmda ardl bir dzen ve nesnellik/yanszlk gze arpar. Locke'un bu
ve izleyen blmlerde bantlar, 4. Kitap'ta sz edilecek bilginin g e
erlilii ve dzeyi bir yana zihince kavranan ideler olarak dnd
unutulmamaldr.

Bant delerimiz

425

leyebilir. Zihin tek bir eyi baka bir eyle yan yana dnd
ve de ikisi arasnda gezindii zaman bant ve ilgi szckleriyle
dile gelen eydir gzettii... Kendinde adlandrlan znenin te
sinde kendinden ayr bir eye doru dnceleri ynelten gs
terge niteliinde olan ve aralarndaki ilgiyi simgeleyen adlar ve
rilir eylere ki bunlara biz "balayc" diyoruz; bunlarla bir ara
ya getirilen eylere de "bantl" adn veriyoruz. Zihin Caisus'u salt olarak dnd zaman bu ideye Caius'ta gerekten
var olann dnda bir ey katmam olur; rnein onu bir insan
olarak dndmde zihnimde insan trne ait bileik bir ide
vardr yalnzca. Ayn biimde, Caius beyaz bir insandr dedi
imde de yalnzca beyaz derili bir insan idesidir tadm. Fakat
ne zaman ki Caius'a koca adn verdim, ite o zaman baka bir
kiiye ve ne zaman daha beyaz diye adlandrdm o zaman da
baka bir eye gnderme yapm olurum: Her iki durumda da
dncem Caius dnda bir eye kaym ve irdelenenler ikiye
km olur. Yaln ya da bileik herhangi bir ide zihnin iki eyi
bir araya koymas ve hl ayr dnldkleri halde ikisini bir
den ele almasnn bir ara nedeni olabilir: Dolaysyla ideleri
mizden herhangi biri bantnn temelini oluturabilir. Yukar
daki rnekten hareketle, Caius'un Sempronia ile evlilik anla
mas ve treni, koca adlandrmas ve bantsnn ara nedenidir.
Tpk malta tandan daha beyaz olduunun sylenmesine yol
aan beyaz renk gibi.
2.
Bu ve benzeri bantlar, baba ve oul, daha byk ve daha
kk, neden ve etki gibi herkesin ilk bakta banty algla
yabildii, karlkl balayclarla dile getirilen ilikilerdir. Baba-oul, koca-kar ve benzeri karlkl balayc terimler, biri
sylendiinde dncelerin hemen dierine de ynelmesini
salayacak denli, iki eyi birbirine zgym gibi bellekte bu
luturur. Zaten bu kadar belirgin bir banty kimse gzden ka
rmaz. Fakat diller karlkl balayc adlar koymada yetersiz

426

lisann Anlama Yetisi

zerine

ir Deneme

kald m bant hep byle kolayca sezilmez. Cariye ya da odalk


da kukusuz "kar" kadar balayc bir addr: Ancak bu ve
benzeri szcklerin kar-balayc bir terimini iermeyen dil
lerin kullanld yerlerde insanlar iin bu geersizdir. Buna gre
apak bantlar ieren adlarn ou, eylerin dnda adlar
olarak bilinegelmitir. Oysa bo sesler iermeyen tm adlar ve
rildikleri eyde bulunan bir ideyi de belirtmelidir ki o zaman
bamsz ve o eyde var ve ona birleik grlr; yoksa zihnin
onda, birlikte dnd ancak ayr var olan bir eyle kurduu
bantdan doar.
3. Balayc ya da d adlar gibi grnmeyen, znede ba
msz bir eyi simgeleme kl altnda, daha az sezilebilir olsa
da, yine de bir bant gizleyen trde balayc terimler de var
dr. Eski, byk, kusurlu gibi grnte bamsz terimler son
raki blmlerde daha geni ele alnacaktr.
4. Ayrca, bant ideleri bantlandrlan ya da karlat
rlan eylere ait ok farkl ideler tayan insanlar iin de ayn
olabilir: rnein, bir insana ilikin ok farkl idelere sahip
olanlar bir baba kavramnda uyuabilirler; baba, tze ya da in
sana ilitirilen ve yalnzca insan diye adlandrlan eyin kendi
soyundan bir insann domasna katkda bulunmasn salayan
bir edime iaret eden kavramdr.
5. Dolaysyla bant iki eyin birbiriyle karlatrlm as
ya da ilintilendirilmesinden doar ve bunun sonucunda eyler
den biri ya da her ikisi adlandrlr. eylerden biri ya da teki
uzaklatrlsa ya da yok olsa bant ve onun sonucu olan ad,
dier eyde hibir deitirim yaratmakszn, durur: rnein
bugn bir baba olarak dndm Caius yarn olu ldn
de artk baba deildir ancak kendinde bir deime olmaz. u
da var ki, yalnzca zihnin herhangi bir eyi, karlatrd
nesneyi deitirm esiyle, ayn ey ayn zamanda kart adlar
tayabilir: rnein ayr ayr kiilerle karlatrlrsa Cai-

Bant delerimiz

427

us'un daha yal ve daha gen, daha gl ya da daha gsz


olduu sylenebilir.
6. Tek bir ey olarak var olan ya da var olabilen ya da d
nlen her ne ise o bamszdr: yleyse yalnzca yaln ideler ve
tzler deil kipler de bamsz varlklardr. erdikleri paralar
ounlukla birbiriyle bantl olsa da bir btn olarak grl
dkleri ve bizde ayr ayr paralarn bir toplam olan bir resim
gibi zihnimizde tek bir ad altnda ve tek bir eye ilikin bileik
ide yarattklarndan bir arada bamsz ya da mutlak bir ey ya
da idedirler. Birbiriyle karlatrldnda paralar bantly
sa da bir gene ait ide bamsz bir btndr. Bir aile ve benzeri
iin de bu sylenebilir nk iki ey diye dnlen iki ey
arasnda bant sz konusudur yalnzca. Bant, kendilerinde
gerekten ayr ya da yle dnlen iki ey veya iki idenin kar
latrlm asndan doar.
7. Genel olarak bant ele alndnda unlar dnlebilir:
(1)
Yaln ide, tz, kip; bant ya da her birinin ad da olsa
baka eylere ilikin neredeyse sonsuz dnceler barndrm a
yan tek ey yoktur; ve byk lde insanlarn dnce ve sz
lerine yansr: rnein, tek bir adam ayn anda neredeyse saysz
bantlar iinde dnlebilir ve baba, karde, oul, bykba
ba, torun, kaynbaba, kaynbirader, koca, arkada, dman,
yarg, general, patron, mteri, profesr, Avrupal, ngiliz,
adal, hizmeti, mal sahibi, yzba, st, ast, daha iri, daha clz,
daha yal, daha gen, akran, benzer, benzemez gibi bantlara
sahip olabilir: nk baka eylerle uyumu, uyumazl ya da
ilgisi balamnda karlatrlmasna yol aan nedenler kadar
ok bantlandrlmaya yatkndr. Sylediim zere, bant iki
eyi karlatrma ya da bir arada irdeleme ve biri ya da her iki
sine de bu karlatrmadan doan bir ad verme, ara sra da ba
ntnn kendisini adlandrma yoludur.

428

nsann Anlama Yetisi zerine

ir Deneme

8.
(2) eylerin gerek varlnda olmayan, dardan iliti
rilmi bir ey olsa da, balayc szcklerin temsil ettii ideler
sklkla ait olduklar tzlerin idelerinden daha ak ve seiktir.2
Bir baba ya da erkek karde kavrammz bir insan idemizden
byk lde ak ve seiktir; ya da babalk, rnein, insanlk
idesinden daha kolay ak bir idesi edinilen eydir; ve bir arka
dan ne olduunu Tanr kavramna gre daha kolay anlayabili
rim: nk bir eylem ya da bir yaln idenin bilgisi ounlukla bir
bant kavramn vermeye yeterlidir fakat herhangi bir tzsel
varln bilgisi trl idelerin tam bir birikimini gerektirir. Bir
insann iki eyi karlatrrken tem el ald eyi bilm em esi
beklenemez: yle ki eyleri birbiriyle byle ele ald zaman o
bantnn ok ak bir idesine sahip olur. O zaman bant ide
leri en azndan tzlerin idelerinden daha kusursuz ve seik bi
imde zihnimizde yer alabilirler? nk gerekten bir tzde
bulunan tm yaln ideleri bilmek genelde gken, zerinden d
ndm ya da bir adna sahip olduum banty oluturan
yaln ideleri bilmek de bir o kadar kolaydr: rnein iki insan
tek bir ortak ebeveyn ile ilinti iinde karlatrrken tam bir in
san idesine sahip olmadan da erkek kardeler idelerini kolaylkla
oluturabilirim zihnimde... Dierleri kadar, yalnzca ideleri
temsil eden ve hepsi de ya yaln ya da yaln idelerden kurulu olan
2

Locke'un bireycilik ve adcl ortaya kyor burada. Green bu ifadeden


gerek varln yalnzca ve yalnzca imdiki ana ait bilin edim ine ait o l
duu (sf: 35) ve gerekten var olann hakknda hibir saptamada bulunulamayacak kadar anlamsz olduu (sf: 36), sonucuna varyor. Locke'un ba
ntlarda yer alan ya da bantlar barndran varlk kavramna kar o l
duuna inanyor, ki varlk kalc iken, geici olan kark duygular brakr
bu kavramn dlanmas. Fakat L ocke bantlar yalnzca onlara gerekten
uygun varlk tayan bir eyin soyut olaslklar diye kabul eder; bu o la s
lklar tikel tzlerde cisim letirildii ya da som utlatrldnda gerek
olurlar.
Yani, bir bant iine giren tikel tzlere ilikin bileik idelerim iz, onlarda
bantnn olum asn salam ayan ve bu "mkemmel ve seik" idesini ta
dm zdan ayr olarak, belirsiz ve yetersiz olabilirler.

Bant delerimiz

429

nemli balayc szckler iin balayc terimle dile gelen tam


ideyi bili, yalnzca, dikkate alman eyin tam ve ak bir idesini
tamakszn kurulabilen bant tem elinin ak kavrann
gerektirir. Bir yumurtlayan bir de yumurtadan kan kavramna
sahipsem St. James Park'nda yaayan iki devekuu arasndaki
dii ve civciv bantsnn ak bir idesini edinirim ki belki de
bu kularn kendilerine ilikin ok belirsiz ve kusurlu bir ide
tayorum dur.
9. (3) eylerin birbiriyle karlatrlabilecei ok sayda
dn ve buna parelel bir sr bant olabilir ancak bunlarn
hepsi de tm bilgimizin malzemeleri olarak grdm, d ve i
duyumdan edinilen, yaln idelerle snrldr. Bunu daha da a
mak iin, herhangi bir kavramn tadmz, kimi d ya da i
duyumdan ok uzak grnse de yine onlardan edinilen ve ta
dmz kavramlarnn yalnzca belli yaln ideler olduu sapta
nan en nemli bantlar zerinde duracam.4
10. Bir eyi kendi dnda bir dieriyle dnmek edimi ba
ntya karlk geldiinden, zihni szcklerle dile gelen eyde
gerekten var olmas beklenilenlerden baka idelere ister iste
mez ynelten tm szckler balayc szcklerdir: nsan, siyah,
neeli, dnceli, susuz, kzgn, uzanml ve benzeri, insan diye
adlandrlan eyde gerekten var sanlan ya da var olan dnda
bir ey belirtmedii ve gstermediinden, tmyle bamszdr.
Fakat baba, erkek karde, kral, koca, daha siyah, daha neeli
gibi, adlandrdklar eylerle birlikte o eylerin varlndan ayr
ve darda bir eyi de vurgulayan szckler de vardr.
4

Bantlar iinde cisim letikleri ve bantnn zihinsel kavranm nn arac


olan birbiriyle bantl tzleri ngrrler/gerektirirler. Bu arada L ocke an
lalabilir bantllarn yalnzca i ya da d duyumun yaln idelerinde
grneceini savunuyor. Yaln ideler bant kavram ve de onu kavray
gcm zn uyarlmas iin gereken koulla kanlm az bir uyum iindedir
ki bylece tm bantlar duyularda ya da i duyum halinde sunulan yaln
grnlerde son bulur ve onlarla ilgilidir.

430

nsann Anlama Yetisi

zerine

ir Deneme

11.
Genel olarak bantya ilikin temel nermeleri srala
dma gre, artk, dierleri gibi bantya ilikin tm ideleri
mizin de yalnzca yaln idelerden olumas5 ve ok az duyulur
ya da duyudan uzak grnseler de yine nnde sonunda yaln
ideler alanyla snrlanmasn aklayc baz rnekler vermeye
geebilirim. Var olan ya da var olabilen her eyin ierildii en
kapsaml bant,6 yani neden ve etki bantsndan balam al
ym ie ki, bu idenin bilgimizin d ve i duyum olmak zere iki
pnarndan nasl bize ulatn nmzdeki blmde inceleye
ceim.

Yaln ideler, yani tzlerin nitelikleri, i ya da d duyuda sunulmadka


tzlerin hibir bantsn kavrayam ayz. Bant gereklii ngrr, fakat
gerek koullar ieren bantlar koullarn kendisi kadar gerek olabilir
ve ayn koul eitli bantlara girdiinde u ya da bu bantya sokulm as
zihnin ama ya da hevesine baldr.
(Locke'un eilim li olduu) grnleri, belli bir deim eler dizilim i iinde
art arda, yani fiziksel sralanm bants altnda kabul eden, var olan her
eyin felsefesi olan bir bak as vardr.

26. BOLUM
NEDEN ve ETK BAINTISININ DELER
ve
DER BAINTILAR
1.
Duyularmz eylerin srekli deiim inin1 ayrdndayken
biz yalnzca ayr tikel nitelik ve tzlerin var olmaya baladn
ve bu varolularn bir baka varln tm ve yerinde kullanm
ile ileminden edindiklerini gzlemleyebiliriz. te bu gzlem
den de neden ve etki idelerini kazanrz. Herhangi bir yaln ide
ya da bileik ide reteni, genel bir ad "neden" ile retileni de
"etki" ile adlandryoruz Balmumu dediimiz tzde bulduu
1

"M etafiziksel aratrmalarn, eylerin z sz konusuysa, evresinde d


np durduklar nokta deim e olgusudur... D eim e tm yle gereklik
alanna egemendir. O lm a ve yok olm a, eylem ve ac, hareket ve gelim e
eklindeki eitli formlar, bir gereklik ve tarih konusu olarak, idelerin
srekli varl karsnda eylerin ak retisini oluturarak teden beri
m etafizik bal altnda toplanan aratrmalarn d eim ez kayna o l
mulardr." (Lotze, M etafizik, 1.) N edensellik bantsnn geni kapsam
lln a karn, L ocke bu bantya ilikin idem ize, tartma "G" konulu
blm de geitirilse de, yalnzca iki ksm ayrmtr. Bak: 20. Blm , 1,
4. Ksmlar. Buralarda Locke g idesini d ve i gzlem ile tmevarmc
karma balar. Stillingfleet'e ilk mektubunda zorunlu bir akl ilkesi ier
diini kabul eder. "Bir balangc olan her eyin bir nedeni olm as gerek
tii, olm aya balama idesinin bir ilem idesi ile zorunlu bant ierdii ve
ilem idesinin de bir neden dediim iz ileyen bir ey ile bantl olduunu
alglayarak bilm eye baladm z gerek bir akl ilkesidir." (sf: 135).
"Biri bir nedeni baka bir eyin reticisi bir ey olarak tanmlam aya kal
ksa apaktr ki hibir ey sylem em i olur. Peki retim ile ne demek
ister? N eden ile ayn olmayan bir tanm getirebilir mi? Yapabilirse, onun
retilebilm esini arzularm. Yapamazsa, burada bir dngye girer ve bir ta
nm yerine eanlam l bir terim sunar." (Hum e, nceleme, 3/2) "Neden ol-

432

nsann Anlama Yetisi

zerine

ir Deneme

muz "akclk" nceden onda olmayan ancak belli bir s dere


cesinin etkisiyle srekli retilen yaln bir idedir ki s yaln idesi,
balmumundaki akclk balamnda neden ve akclk da etkidir.
Ayn zamanda, odun yaln idelerin bu adla anlan bir toplamdr
ki o da atee atlmasyla, kl denilen baka bir tze dnr,
yani, yaln idelerin bir bileimi olan fakat odun dediimiz bile
ik ideden tamamyla farkl bir bileik ide belirir; kllerle ba
ntsnda atei "neden" kl de "etki" diye ele alrz. yle ki,
bizce, bir tikel yaln ide ya da yaln idelerin bir toplam olan an
cak daha nce var olmayan tz ya da kipin retilmesine etki eden
ya da arac olan ne ise o bu ekilde zihnimizde bir neden ban
ts yaratr ve byle de adlandrlr.3
2.
Duyularmzn cisimlerin birbiri zerindeki ilemlerinde4
kefedebildiklerinden neden ve etki kavramn ediniriz. Tz ya
da kip, baka herhangi bir eyin olmasn salayan bir neden ve
balangcn baka bir eyden alan bir etki kavram dr zihne
yansyan ve bylece zihin eylerin kaynaklarn iki tre ayr
mada pek zorlanmaz.

mak", "etkilemek/ilemek", "retmek", "yapmak" nedenin grnsel sra


ve art ardalktan fazlasn ieren bir bant olduunu ima ederek, yeni bir
ide tadn aka gsteren terimlerdir.
B ylece, yani Locke'un burada hi hesaba almad bir zorunlulukla zihin
lerim izde yer alrlar. Locke lm sz bir zihin zorunluluunu nedensellik
ilkesinin bir uygulamas olarak saptadnda (4. Kitap, 10. B lm ) neden
idesindeki zorunluluk ve evrensellii dile getirir ki bu Stillinfleet'e yazd
Mektup'ta onaylanmaktadr (sf: 434, not 1) Hume da zorunluluu kabul
eder: " yleyse bu sra ve art ardalk bantlarn tam bir neden idesi su
nuyor diye onaylayacak m yz? Hi de deil. Bir nesne nedeni olarak dnlm eksizin, bir baka nesneden nce ve onunla yakn olabilir. Ele aln
mas gereken 'bir zorunlu bant' vardr; ve bu bant yukarda sz edilen
iki bantdan ok daha nemlidir." (ncelem e, 3/2) Fakat bu ekilde "zo
runluluu" bir alkanlk rnne dntrm eye kalkm olur.
"Duyularmz.... cisimler" Burada L ocke cisim lerle sunulan grnleri,
nedensellik idesine sahip olm am zn arac yapar ki 21. Blm 'de "etkin
gcn en ak idesinin i duyum yoluyla tinden edinildii" sylenm ektedir
halbuki. Burada duyular etki ve oluum ile ifade bulan deil, dier gr
nler arasnda geen grnleri sunarlar: A yrca duyu tek bana aklda
zorunlu ve evrensel geerlilik tayan bir ide kazandrmaz; ancak u var ki
evrensel ideler duyu ideleri ile snrl ve ilgilidirler.

Neden ve Etki Bantsnn ideleri ve Dier Bantlar

(1) Maddenin daha nce varl olmayan yeni bir tanecii var
olmaya baladnda, olduu gibi hibir paras nceden var
olmam, tmyle yeni oluturulan eyde de yaratltan sz
ederiz.5
(2) Hepsi daha nce var olan paracklardan oluan fakat bu
insan, bu yumurta, gl ya da kiraz gibi daha nce bir varlk gs
termeyen bir eyden de sz edebiliriz. Doann olaan ileyii
iinde, ikin nedenle retilen fakat bir d etmen ya da d neden
ile harekete geirilen bir tz ve alglayamadmz yollarla ger
ekleen hareketlilik sz konusu olduunda treyitir anlan.
Neden dta ve etki seilebilir paralarn duyulur bir ayrlm ya
da bitiimi ile retilmi ise buna yapl diyoruz ki ortaya
kanlar da tmyle yapay eylerdir. znede nce bulunmayan bir
yaln ide retimine de deitirili adn veriyoruz. Bir insan t
retilir, bir resim yaplr; ilerinde daha nce var olmayan her
hangi bir yeni duyulur nitelik ya da yaln ide retildiinde ise
deitirilm i olurlar: Sonuta artk var olmaya balayan eyler
"etkiler" iken bu varolua yol aan eyler de "nedenler"dir. Tm
bu durumlarda neden ve etki kavramnn duyumlarla (d ve i)
edinilen idelerden doduklarn6 ve ne kadar kapsaml olursa ol
sun bu bantnn yine de yaln ideler ile snrl kaldn gz
lemleyebiliriz.7 Neden ve etki idesine sahip olmak iin herhangi
5

stn Gte potansiyel olarak (sakl) var olsa da, burada hibir gerek/
edim sel varlk/varolu olm ad m sylenm ek isteniyor? Bu soru bizi
Aristo'nun iki neden ayrmna gtrr. Burada zgr ahlaksal etmende an
lam kazanan nedeni olm ayan neden ile fizikteki nedenli nedenler aynm na
karlk gelm ektedir bu iki tr neden nce de sylendii zere her biri an
lalm az olan ierir birincisi anlalm az bir balang, kincisi gizem li
son su zlua anlalm az bir ekilm e barndrr.
6 N eden ve etki kavram i ve d duyum ideleriyle ilgilidir ve onlardan do
ar. duyum ve d duyum bu ideye kaynak olmalar sebebiyle birle
mektedirler.
7 delerini tadm z her neden ve etki bizce, nedenler denen m addesel ya
da tinsel tzler olarak dnlmelidirler, nk deim eler onlarla ilgilidir
ya da onlara karlk gelirler.

434

nsann Anlama Yetisi zerine

ir Deneme

bir yaln ide ya da tzn baka bir eyin nasl olduunu bilmedi
imiz ilemiyle8 varla kavutuunu dnmemiz yeterlidir.
3. Zaman ve yer de ok geni bantlarn temelidirler ve tm
sonlu eyler en azndan bunlarn alanna girer. Fakat bu ideleri
nasl edindiimizi gstermi olduumuzdan,9 eylerin zaman
dan edindikleri adlarn ounun yalnzca bantlar olduunu
belirtmek yeterlidir bu noktada. yleyse, "Kralie Elizabeth 69
yl yaad ve 45 yl tahtta kald" dendiinde bu zamansal sz
ckler yalnzca bu srelerin bir bakasyla bantsn dile geti
rir ve kralienin varolu sresinin 69, ynetim sresinin de 45
gne ylna eit olduu anlamna gelir; bylece benzer tm
szckler "Ne kadar sre?" sorusunun yantlardr. Ayn ekil
de, "Norman Kral William 1066'da ngiltere'ye karma yapt"
dendiinde sylenmek istenen bu karmann milat balangc
ile o zaman noktas arasndaki uzaklktr; tm zaman szckleri
bir zaman noktasnn, lt aldmz, bantl olduunu d
ndmz, daha uzun sreli dnemden uzaklna gnderme
yapan Ne zaman sorusunu yantlarlar.10
4. Bunlardan baka, bamsz ideleri temsil ettikleri sanlan
ancak dnldnde bantl olduklar grlen szckler de
8 L ocke nedensellik idesini soyut ve kesin ide ile deil somut halde ele almay
tercih eder. Bir neden ve bir etkiyle dem ek istediim ize getirdii aklama
her tikel tz duyu verilerine balar fakat duyunun etki idesini neden ile
betim lediini gsterem ez; ve nedeni olm ayan deim eyi dnm eye y
nelik zihinsel yetersizlik ya da her deim enin nedeni olduunu kabul et
m eye ynelik zihinsel zorunluluu aklayam az ki bunlar bantya ilikin
bileik idem iz kapsamnda grnrler. Sylendii zere, L ocke bu ideyi
kullanrken, duyulur eylerin varlnn kant ve Tanrnn varlnn ta
ntlanmasnda bu evrensellik ve zorunluluu ngrr. (Bak: 4 Kitap, 10, 11.
Blm ler) Uygulanabilirlii iin, nedensellik idesi evrensel ve mutlak bir
karm iin olduka s bir temel oluturan d ya da i duyu verilerinden
varlan deneysel bir genellem eden daha fazla bir ey olmaldr. Fakat Locke'taki nedensellik idesi aklamas son aamada hem deneysel hem aklc
eleri ierir gibidir.
9 Bak: 5. Blm , 1. Ksm; 7. Blm , 9. ksm; 13 ve 14. blmler.
10 "Zaman llm esini salayan ve duyusal im gelem e iin grnme ka
vuturan somut ideler ya da grnlerle bantl biim de dnm eliyiz.

Neden ve Etki

antsnn deleri ve Dier

entlar

vardr; herhangi bir eyin zihnimizde idesini tadmz belli


uzunlukta bir sre ile bantsn ieren ve gsteren gen, yal
gibi szckler rnek verilebilir. Bu durumda, dncelerimizde,
bir insann ortalama yaam sresinin 70 yl olduuna dair bir ide
yerlemi olduundan, bir insann gen olduunu syledii
mizde demek istediimiz henz genelde insanlarn eriebildii
srenin kk bir ksmn yaam olduudur; yal diyorsak da
insanlarn genelde aamad srenin sonuna yaklam oldu
udur vurgulamaya altmz. yleyse u ya da bu insann
belli ya ya da yaam sresini zihnimizde bu tr canllara ge
nelde zg