You are on page 1of 1176

Felsefe,

Toplum Bilimleri ve Tarihi


Taner Timur
YORDAM KTAP
Yordam Kitap: 144 Felsefe, Toplum Bilimleri ve Tarihi Taner Timur
Dzeltme: Mustafa olak - Filiz omuk
Kapak ve Tasarm: Sava eki Sayfa Dzeni: Gnl Gner Dizin: zgr Gler
Yayn Ynetmeni: Hayri Erdoan
Taner Timur, 2011; Yordam Kitap, 2011
ataleme Soka No: 19 Kat: 3 Caalolu 34110 stanbul
T: 0212 528 19 10 F: 0212 528 19 09 W: www. yordamkitap. com
E: info@yordamkitap. com
Taner Timur
1958 ylnda A SBFden mezun oldu. Ayn fakltede asistan olmasnn ardndan, 1968 ylnda
doentlie, 1979 ylnda profesrle ykseldi. 12 Eyll askeri darbesinden sonra grevinden istifa
ederek almalarn Pariste srdrd. Eyll 1992de eski grevine dnd. 2002 ylna kadar bu grevini
srdrd.
Eserleri: Trk Devrimi ve Sonras (1971); Osmanl Toplumsal Dzeni (1979); Osmanl Kimlii (1986); Osmanl almalar-lkel
Feodalizmden Yar Smrge Ekonomisine (1989); Trkiyede ok Partili Hayata Gei (1991); Osmanl-Trk Romannda Tarih,
Toplum ve Kimlik (1991); Kreselleme ve Demokrasi Krizi (1996); Toplumsal Deime ve niversiteler (2000); Srden Ayrlanlar
(2000); Trkler ve Ermeniler (2000); Trkiye Nasl Kreselleti (2004); Felsefi zlenimler (2005); Yakn Osmanl Tarihinde Aykr
ehreler (2006); Marksizm, nsan ve Toplum (2007); Habermas Okumak (2008).
nsz
Bu almamda tarih-yazcl ile felsefe ve toplum bilimlerinin, tarih boyunca yer yer birbirleriyle
buluan, fakat ou zaman da birbirinden kopuk ve bamsz bir gelime izgisi izleyen yklerini
anlatyorum. Aslnda kitabm son ylda younlaan almalarmn rn olsa da, arka planda, ilk
niversite yllarmdan beri sregelen tarih ve felsefe okumalarmn yattn sylemek isterim.
Bilim ve felsefenin ilk vatan saylan Eski Yunan, sorgulamalarmda ilk dura tekil etti ve bin yl
kadar nce yonyada balayan dnce destann, zirve noktalar itibaryla, Heidegger ve postmodern
bilgi kuramna kadar izlemeye altm. Yirminci yzyl tarih-yazclndaki genel eilimleri de, sadece
bir bilano sunma kaygsyla deil, ayn zamanda mevcut perspektifleri saptama abasyla kaleme
aldm sonu blmnde tarttm.
Ele aldm dnrleri ounlukla ilk kaynaklara dayanarak anlatmaya ve haklarnda yaplm baz
nemli yorumlar da ayrca okuyuculara sunmaya altm. Aristo ve Thucydidesden Heidegger ve
ada tarihilere kadar uzanan bu alma bir dnceler tarihi aratrmas deildir; fakat nemli
dnrlerin ou tarihsellii de sorguladklar, hatta baz hallerde somut tarih almalar yaptklar iin
byle bir okumay da dlamyor. Bununla beraber asl amacm farklyd. Kitabmda, kapitalizmin giderek
btnletirdii bir dnya ile bu dnyay aklamaya alan bilim dallarndaki paralanma, zerkleme ve
gettolama eilimleri arasndaki elikiyi ortaya koymak istedim. Uzmanlama basks altnda
gerekleen bu akademik i blm aslnda kreselleen dnyay btnl iinde anlamamz giderek
olanaksz klyor.
Elbette ki uzmanlamaya kar deilim ve her alanda bilgilerimizin artt bir ada bunun gerekli ve
kanlmaz olduuna da inanyorum. Ne var ki bir btnn paralarn daha yakndan ve daha salkl
bilgilerle inceleme abas, bu btn gizlemek pahasna olmamaldr. Oysa bugn varm olduumuz
nokta maalesef byle bir tablo sergiliyor.
Aalarn orman gizledii bu durumun kreselleme srecinin eklinden doduu kansndaym.
Kreselleme olgusu eko-sistemi bozarak, eitsizlikleri, hakszlklar artrarak ilerliyor ve giderek
irkinleen bir dnyada btn grmeye almak da bu srecin ban eken glerin engellemesi gereken
bir ilem haline geliyor. niversitelerin i evreleriyle kontrat yarna girdii ve giriimci
profesrlerin n plana kt bir dnyada belki baka trls de beklenemezdi.
Genel kuram ve global tarih araylarnn kmsendii bir ada yayoruz. Bu eilimi yerleik
karlara bal ideolojik bir akm olarak gryorum ve bu koullarda akntya krek ekmeyi de kabul
edemiyorum. Buna karlk tm deformasyon ve iftiralara ramen tarih maddeci kuramn hala tek ve
doru bir genel kuram erevesi oluturduuna inanyorum ve almamda Marx ve Engelsin
dncelerine verdiim yerin genilii de bu inancmdan kaynaklanyor. Genellikle kehanetleri yanl
kt eklinde eletirilen bu dnrlerin, daha yz elli yl nce kapitalizmin nc karakollarnn ilerde
Atlantik kylarndan Byk Okyanus kylarna geeceini syleyerek bugnleri haber verdiini de bu
vesileyle hatrlatmak isterim.
Bunlar sylerken elbette ki tarih maddecilik dnda retilen bilgilerin geersiz olduunu; bunlarn
burjuva bilimleri olarak gz ard edilmesi gerektiini de dnmyorum. Sadece tm bilgi ve
kuramlarmzn, bunlarn yaratld maddi koullar iinde ve kar elikileri balamnda incelenmesi,
katklarnn da bu erevede deerlendirilmesi gereine iaret ediyorum. Kitabmda bunu yapmaya
altm ve almama bir btnlk salayan ilke de bu oldu. Batl modalarn daha da youn ve yapay
biimlerde yaand; felsefecilerle tarihi ve toplum bilimciler arasnda sk balarn bulunmad
lkemizde, aslnda, bu ihtiyac hissedenlerin de az olmad kansndaym. almamda bu ihtiyac
duyanlara seslenmeye altm. Daha ok Trkiye ltnde dnmenin baat olduu bir ortamda,
ekonomi alannda olduu gibi, bilim, felsefe ve tarih alanlarnda da kresellii vurgulamak ve eletirel
bir ekilde tartmak umuyorum ki herkes iin ufuk ac olacaktr.

Taner Timur
stanbul, 27 Ekim 2011
Giri
Ktip, Tarihi ve Filozof
Tarih ve tarihilie az ok ilgi duyan herkes, yaamnn belli bir aamasnda mutlaka u sorular sorar:
Tarih nedir? Tarihi kimdir? Tarih nasl yazlr? Bu sorulara farkl dnemlerde farkl yantlar verilmitir.
Modern alarda pozitivist yaklam bu sorulara genellikle tarih olaylar n plana kararak yant
aramtr. Durkheim, bir toplumu anlamak iin nasl kendine zg bir nesnellii olan toplumsal olgulara
eilmise, pozitivist tarihi de gemii anlamamz mmkn klacak tarih olgular bulmaya alr.
Buna karlk znelci bir felsefeden hareket eden tarihiler bu yaklam kabul etmezler. Onlara gre
tarih, tarihilerin yapt eydir ve bu durumda ilk bata incelenmesi gereken ey de tarih deil, bizzat
tarihilerdir. Weberin ilimin ne olduunu anlatmaya Nasl ilim adam olunur? sorusuyla balamas
gibi, kukusuz bu yantta da bir gerek pay vardr. Annales Okulunun kurucularndan Lucien Febvre de
Her tarih zamannn ocuudur; dahas, tarih yoktur, tarihiler vardr[1] dememi miydi? Ne var ki bu
dar ereveli, greselci yantla da yetinemeyiz. Gemile hesaplamak hemen hepimizin aina olduu bir
zihin alkanl deil midir? Ve tarihi sorgulamak, bir meslek alanna hapsedilemeyecek kadar ciddi
bir ura saylamaz m?
nsan nesli doann evriminin bir rn olarak ortaya kt. Sonra da doay gzleyerek, doa
devinimlerinin yaratt korku, bylenme ve aknlk duygular iinde dnerek dini, felsefeyi ve bilimi
yaratt. Gnmz insan ise genellikle gemite yaananlara iki ayr pencereden bakyor. Olup bitenleri ya
kiisel yaantsnn penceresinden izliyor, ya da baklarn ait olduu toplumsal birime eviriyor.
Aslnda bu iki yaklam birbirini tamamlayc niteliktedir. Toplumu gzlemeden kendimizi, kendimizi
dinlemeden de toplumu anlayamayz. Doa ise zaten her iki alann da ayrlmaz bir parasn tekil ediyor.
Bireyci felsefeden ve kendine zg bir psikanalizden hareket eden Sartre, herkesin kendi babasn mr
boyunca bir kambur gibi srtnda tadn sylyordu. Varoluu filozof Marksizme aldktan sonra
toplumsal balar da ihmal etmedi; bireysel kimlii belirleyen snf ve grup olgular ile ilgili analizler
yapt. Bu iki dzeyi birletiren e, Hegele gre, Doann kendiliinden ulaabilecei en yksek birim
olan aile kurumu idi.[2] Devletler de tarihte bir eit geni aileler tekil eden airet yaplarnn
zlmesiyle ortaya kmamlar myd? Ve hemen her dilde aile reisi ile devlet reisi szckleri
arasnda gzlenen yaknlk bu ortakl ifade etmiyor mu?
Aile ve Devlet szckleri Engelsi artryor ve ister istemez aile ve devletin yan sra zel mlkiyet
ve miras haklarn da dnyoruz. Tarih fikri zaten byk lde miras fikrini ieriyor ve miras fikri
de, en genel anlamyla, kaytlara geen, nesilden nesle devri yazl kaytlara dayanan maddi-manevi,
olumlu-olumsuz varlklar toplamn ifade ediyor. Sk sk yapld gibi, tarihin yaznn icadyla balam
olduunu sylemek, aslnda, kolektif bellein yaratlmasn ve gelecek nesillere nakledilecek mirasn
kaydedilmesini mmkn klacak aracn icadna yaplan bir gnderme deil midir? Bu balamda ilk
tarihiler de en eski uygarlklarda ortaya kan kayt memurlar, yani ktipler oldu.
Tarihilikle psikanalizi uzlatrmaya alan M. de Certeau tm disiplinlerin olduu gibi tarih-
yazclnn da toplumsal gruplarn olumas sreciyle birlikte ortaya ktna iaret etmiti.[3] Bu
balamda tarih maddeci kurama da balln ifade ediyor ve Marxtan hareket ettim, diyordu, doa ile
insan arasndaki gerek ve tarih ba ekonomidir; tarih yapmak aslnda bir zanaattr.[4] Ayn balamda
tarihteki ilk halklar da, kutsal deerler temelinde bir kolektif bilince ulam insan topluluklar olmutu.
Bireysel bilincin henz ortaya kmad bir evrede, R. Debrayin deyimiyle, Allahn halklar, Allahn
insanlarn ncelemiti.[5] Bu bakmdan, toplumsal i blmnn fizik emekle entelektel emei ayrd
bir aamada, kayt memurlar, insanlk tarihinin ilk ideologlarn ve ilk tarihilerini oluturdular.
Art-rn, Ktip ve Tarihi
Entelektel emein fizik emekten kopmas kayt memurlarn (ktipleri) besleyecek bir art-rnn
yaratlmasna balyd.[6] Bu ise, e-zamanl olarak, art-rnn datmn salayacak mekanizmalarn ve
bunlar denetleyen bir siyasal otoritenin kurulmas sayesinde mmkn olmutu. Siyasal otoritenin ktipe
iki temel ilev dolaysyla ihtiyac vard. Birincisi hesap ileviydi ve bu balamda ktip prensin
muhasebecisi oluyor, onun varlk (servet-patrimoine) kaytlarn tutuyordu.[7] kinci ilev ise ideolojik
ilevdi ve bu planda da ktip prensin meruiyetinin pekimesine katkda bulunuyordu. Rgis Debrayin
iaret ettii gibi, Smerde bulunan en eski ivi yazl kitabelerde bu iki ilev birlikte ifade ediliyor ve
kitabeler bir yandan hayvan ve hububat stoklarnn dkmn yaparken te yandan da hanedan ailesinin
eceresini karyordu. Ve bylece de, ktip, stn gcn, ne istediini syleyebilmesinin iki temel esi
olan neye sahip olduunu ve nereden geldiini kendisinden rendii kii oluyordu (italikler, R. D.).[8]
Eski uygarlklarn entelektel emekisi olan ktip, tarihinin olduu gibi tm bilgi dallarnn da uzak
atasyd. Onu, Gramscinin birka bin yl sonra kavramlatrd organik aydnn ilk rnei olarak da
dnebiliriz. Ktibi, eitli iklimlerde, eitli adlar altnda (sofist, rahip, lejist, hmanist vb.) baka sz
ve yaz ustalar izledi. Bugn tarihin derinliklerine byk lde onlarn braktklar izler sayesinde
eilebiliyoruz. Ne var ki toplumlarn gelimesi ve izlerin birikmesi dz ve trde bir izgide
gereklemedi. Ayrca biliyoruz ki, tarihilik balamnda, hep gemiten, eski alardan sz eden
dncelere itiraz eden, tarihin gemiin deil bugnn ya da gelecein sorunu olduunu savunan
dnrler de kt. lerleyen sayfalarda bunlarn iddialarn tartacaz. Ancak imdilik u kadarn
syleyelim ki, ileriye bakabilmek iin de mutlaka tarihi sorgulamak, gemii renmek, gemile
hesaplamak gerekiyor. Zaten ada tarihiliin epistemolojik stats, yani bilimsellik kstaslarna
uygun olup olmad da bu noktada tartlyor.
Tarihinin henz ad konmam atas olan ktip tm antik uygarlklarda mevcuttu ve benzer bir ilev
stlenmiti. Ne var ki rasyonel dncenin mitlerden kopmam olduu bu toplumlarda henz bilim ad
altnda zgl bir alan igal eden bir zihn etkinlik tr ortaya kmamt.[9] Alt bin yl nce, Msr
uygarlnda ktipler, deien mevsimlerin belirledii dngsel bir zamansallk kavray iinde, evrenin
merkezine oturttuklar firavunlarn eceresini yazyor, kaytlarn tutuyorlard. Yaptklar ey, byk
lde benzer biimlerde, yakn yzyllara kadar yinelendi. Bu ktipleri Fransa krallar ile karlatran
ada bir tarihi, XIV. Louisnin tarihisi ile Ramsesin ktibi arasnda byk benzerlikler olduunu;
farkn, tarihinin mitin dlanamayan emas iine yaanty da sokma zorunluluundan kaynaklandn
yazmtr.[10] Oysa Msr uygarlnda yaantlar da hiyeroglifle yazlm kutsal kitabelerle
donduruluyordu.[11]
Aslnda tarih-yazclnn tarihinde, ktipten tarihiye geilirken, ok daha nce ve ok daha radikal
bir krlma olmutu. Plutarkhos bu krlma noktasnn M.. 6. yzyln sonlarnda yaandn yazmtr.
Yunanl dnre gre o dnemde, Tarih, bir arabadan iner gibi iirden inmi ve yryerek, dzyaz
sayesinde gerei mitlerden ayrmt.[12] Oysa ayn tarihlerde Yunan sitelerinde kkl bir dnm
yaanyordu ve dzyazy iirden ayran da bu olmutur. Bu dnm, felsefenin ve bilimin temelini tekil
eden bamsz ve rasyonel dncenin ortaya kmasnda ifadesini buluyordu.
Bu iki evrimin e-zamanl yaanmas elbette bir rastlant olmamtr. Her iki evrimi de douran her
trl tecesss besleyecek ekilde da ak kltr ocaklar tekil eden Anadolu yonyasnn toplumsal ve
etnik ortam, daha somut bir ifadeyle varlkl site devletleri idi.[13] Bu ortam, eitli halklar,
memleketleri, rf ve detleri tanma akyla tutuan lmsz kahraman Ulyssei yaratan Homerin
mirassyd.
Tanrlarn ve kahramanlarn hkm srd bir toplum yapsnda aklc dncenin ortaya kmas,
kukusuz mitlerin ve khinlerin sonu olmad. Bunlar Roma mparatorluunun kuruluuna ve Roma
barna kadar yzyllarca bir arada yaadlar.[14] Ciceronun tarihiliin babas dedii Herodot da bu
ortamdan beslendi ve eserlerini bu ortamda yazd.
Halikarnasl Herodot, Periklesin adayd ve tarih szcnn Yunanca aslnn (Historiai) ifade
ettii gibi bir aratrma-anket nitelii tayan eserinde ada olduu Med savalarn konu edinmiti.
Yer yer ak ve sade, yer yer de Homere zenen epik bir slupla kaleme ald anlatsna eitli
seyahatlerinden (Msr, Suriye, Pers mparatorluu, Makedonya vb.) anekdotlar ekliyor ve eserinin ilk
paragrafnda syledii gibi unutulmamalar iin Yunanllarn ve Barbarlarn olaanst edimlerini
anlatyordu. Dikkate deer ki, Herodot, dinden ve mitlerden henz syrlamam olan anlatsyla daha
sonraki nesiller tarafndan taraf tutmakla ve artc bir ekilde de Yunanllar deil, Barbarlar
kayrmakla sulanmtr. Hatta Plutharkos onun kt niyetini ve barbarlara yaknln ortaya koymak
iin ayr bir kitap yazm, Aristo da onu mitolog olarak nitelemiti. Thucydides ise ayn tarihiyi
okuyucuya yararl bilgiler vermekten ok, onun zevkini okamakla ve sk sk da gerekleri olaanst
olaylar uruna feda etmekle sulamt.[15] Antik yazarlarn kmsedii Herodot, ancak Rnesanstan
sonra ve giderek artan bir itibara kavutu.
Herodotun en nemli halefi, belki de tarihiliin gerek babas Thucydides idi. Ve bu Atinal
aristokrat tarihilik panteonuna tayan da, Peloponez Savalarn anlatan eseri oldu. Nasl Herodot
Atina ve Spartallarn Perslere kar direniini hikye etmise, Thucydides de bunlarn bu kez kendi
aralarndaki kapmasn konu edinmiti.
Herodot zamannn din esprisi iindeydi; mitlerden yararlanyor, khinlerin sylediklerine gnderme
yapyordu. Ona gre tarih rastlantlarla doluydu ve gelecekte ne olup biteceini de sadece tanrlar
biliyordu. Bizler ise bunlar ancak khinlerin azndan ve onlara tebli edildii lde renebilirdik.
Yine de Halikarnasl tarihi, zaman d olan mitlerin snrlarnn farkndayd ve bunlar tarihlendirerek
anlatsnn iine sokmad.[16] Thucydides ise ok daha sekler bir anlay iindeydi. Mitlere eletirel bir
ekilde yaklayor, khinlerle alay ediyor, anlattklarn belgelere dayandrmaya alyordu. Bu yzden
de yaad toplumda hayli marjinal bir yer igal etti. Oysa Atinal tarihi modernizm kokan tarihilik
anlayn u satrlarda ifade etmiti:
Savala ilgili olaylar ne kiisel grme, ne de ilk rastladm kiinin sylediklerine dayanarak
anlatyorum; sadece tank olduum eyleri yazyorum; geri kalanlar iinde de mmkn olduu kadar doru
olduunu bildiim eyleri kaydediyorum. Bu aratrma kolay deildi; nk olaylara katlanlar olanlar
ayn ekilde anlatmyorlard; her eyi partilerinin karlarna ya da deiik biimlerde hatrladklarna
gre naklediyorlard. Anlattklarmda olaanst eylerin bulunmamas belki de onlarn pek zevkle
dinlenen eyler olmamasna neden olacak. Gemi olaylar ve sonu olarak da gelecein beer olgularn
kanununa gre mutlaka yineleyecei benzer olaylar doru kavramak isteyenler tarihimi yararl bulurlarsa
bu bana yeter. Bu eser bir anlk tatmin iin hazrlanm bir ss paras olmaktan ok, salam ve srekli bir
yarar salayacak bir eserdir.[17]
Eski Yunanda mitlerden ve khinlerden Herodot ve Thucydidese geilmesi toplumsal yaantda
nemli bir deiiklik erevesinde cereyan etti. Aklc dnceyi ve Antik bilim anlayn douran bu
sre aslnda Site Devletini (Polisi) yaratan sreti.
Site Devleti (Polis), Rasyonalizm ve Bilim
Antik Yunan tarihi uzmanlar u noktada ittifak halindedir: M. . 8. ve 7. yzyllar arasnda ortaya kan
Site devleti (Polis) Eski Yunan tarihinde kkl bir yenilik oluturdu ve toplumsal hayat asndan
belirleyici bir olgu tekil etti. O kadar ki, modern siyasetin kkenlerini aratran siyaset kuramcs H.
Arendt, Avrupada siyasetten bugn de anlalan eyin ilk kez bu sitelerde ifadesini bulduunu ileri
srmtr. Dnrn insanlarn ortak yaamnn normatif ve rnek tekil edici rgtlenme biimi[18]
olarak tanmlad sitelerin zgn nitelii neydi? Ve bu nitelik nereden kaynaklanyordu?
Site devletinin (Polisin) zgn nitelii, sz, yani konumay en etkili iktidar arac haline
getirmesiydi. Sz ve akl anlamna gelen logos ancak bu ekilde siyasal ilev kazanyor ve kendinin,
kurallarnn ve etkinliinin bilincine varyordu.[19] Homerle balayan bu artc ve harikulade
gelimede szle eylem birleiyor ve Yunan trajedisinin de temelini atacak ekilde, byk szler syleyen
zgr vatandalar bu ekilde byk eylemler gerekletirmi saylyorlard.[20] Ayn srete, din
ibadetlerdeki terimler ya da krallarn adaleti ifade ederken kulland szckler tlsmlarn kaybediyor
ve konuma, iktidar kazanmak iin tartma ve inandrma sanat haline geliyordu. Yunanllar bu sanat
kutsallatrdlar ve bir Tanra (Peitho) himayesinde toplum hayatna egemen kldlar.
Yunanllar alfabeyi Fenikelilerden alm ve onda kendi dillerinin ses zelliklerine uygun deiiklikler
yapmlard. Sz, eylem statsne ykselince, szn yazl ifadesi de zel bir ilgi konusu oluyordu.
Bylece szn ve dilin kullanl aratrma konusu haline geliyor ve bu da retorik, sofizm gibi konuma
sanatlarna (ya da bilimlerine) zemin hazrlyordu. Aristonun gerei arama, bulma ve kantlama
amacna ynelik mantk almalar da ayn ortamn rn oldu.
Sitenin ilk zellii sz iktidar arac klmas ise, ikinci zellii de toplumsal yaamda bir kamusal
alan yaratmas olmutur. Burada kamusallk szcnn gnmzde bile karklklara yol aan iki
anlamyla karlayoruz. Aslnda birbirine sk skya bal bu iki anlamdan ilki, bireylerin zel ilgi ve
kar alanlarnn dnda, ortak, kamusal bir ilgi ve kar alannn ortaya kmasyd. kincisi ise bu
alann despotik ynetimlerin gizli usullerinin aksine, herkese (daha dorusu zgr vatandalara) ak ve
saydam bir nitelie brnmesiydi.[21] Kukusuz bu ortak ve saydam kar alan, sekinlerle snrl kalsa
da, kendi iinde demokratik bir nitelik tayordu ve bu niteliini de klelerin yaratt art-rne
borluydu. Site yaamndaki zgrlkten sadece kle sahipleri yararlanyor ve bunlar da retime baml
olmayan yaamlarnn salad (ve Yunanllarn skhol, Romallarn da otium olarak adlandrdklar)
bo zamanlarn siyasal tartmalara hasrediyorlard.[22]
Yunan sitelerinde zgrlk hibir ekilde kleler zerinde hkm srmek anlamna gelmiyordu; aksine,
evden ve retimden (Okostan) uzaklamak, istedii yere gidebilmek, istediini yapabilmek anlamn
tayordu. Bu ortamda kutsal gizemlere, mabetlere ve khinlere gveni sarslm kimi zgr vatandalar
da hayatlarn tamamen gerekleri arama ve bulma arzusuna vakfediyorlard. zellikle Aristonun
abalarnn rn olan ve Ortaaa da damgasn vuran bilim dallar da bu rasyonel aratrma ortam
iinde geliti.
lk ve arpc rneklerini Herodot ve Thucydidesde grdmz tarih-yazcl da bu antik bilimler
arasnda saylyor muydu?
Antik, Ortaa ve hatta bir lde de ada bilimlerin babas saylan Aristo, bu soruya hayr! diye
yant vermitir. Aristonun, tarihilii bilim saymayan ve Ortaaa egemen olduu gibi gnmzde de
ok taraftar bulan gr gerekten ilgintir ve burada mutlaka anlatlmas ve tartlmas gerekir.
Aristo, tarih-yazcl konusundaki dncelerini Poetica balkl eserinde ifade etmitir. Klasik Yunan
kltrnn byk sentezcisi, konuyu iyi bilenlere hitap eden bu eserinde, aslnda, destan ya da trajedi
eklinde iyi bir iir yazmak iin gerekli olan tm kurallar ortaya koymaya almt. Tarihilikle
karlamas da bu balamda oldu. Aristo Poeticada tarih-yazcln iir ile karlatryor ve iiri,
tarih gibi zeli deil, geneli anlatt iin, bilim sayyordu. Atinal dnrn bu konuda yazdklar
unlardr: airin rol gerekten olanlar deil beklenen eyleri, zorunlulua ya da olasla uygun ekilde
ortaya kacak eyleri sylemektir. Aslnda tarihiyle air arasndaki fark birinin kendisini dzyaz
tekisinin ise dizelerle ifade etmeleri deildir. Herodot tarihini dizeler haline koysaydk, yine de bu iir
deil, iir haline sokulmu tarih olurdu. Fark uradan ileri geliyor: Tarihi olan, iir bekleneni sylyor.
Bu nedenle de iir tarihten daha felsefi, daha asil bir eydir. iir daha ok genel olan, tarih de zel olan
anlatr. Genel olan, unun ya da bunun, zorunlulua veya olasla uygun olarak yapaca u ya da bu
eydir; sonradan ahslara isimler de verse iirin yapt budur. zel ise Alkibiadesin yaptklar ya da
bana gelenlerdir.[23] Atinal filozofun yzyllara damgasn vuracak olan tarihilik anlay budur.
Aristo, tarih-yazcln deil de iiri bilim olarak nitelerken gz nnde bulundurduu yazn tr daha
ok trajedi idi. Trajedinin dayana, deyim yerindeyse ruhu, tarihtir; diyordu Aristo; ikinci olarak da
karakterler gelir.[24] te tarihi de ieren bu yazn trn bilimsel klan ey de karakterlerin genellii
idi. Aristoya gre sonuna kadar gtrlm asil bir edimin taklidi olan trajedilerde korku, merhamet,
sadakat, intikam gibi genel duygular baz isimler altnda (Antigon, Elektra vb.) bireylerde
somutlayorlard. Buna karlk filozofun tarih zgllk iin verdii Alkibiades rnei de dikkatli bir
seimin rn olduu izlenimini veriyordu. Gerekten de Periklesin kuzeni olan bu Atinal asil,
kahramanlklar, korkular ve ihanetler iinde geen ve sonunda da bir siyasal cinayetle noktalanan
yaamyla tam bir zgll temsil ediyordu.
Aristonun bilimsel bulduu iir (trajedi) dalnn gemiten ok gelecee (olaslk temelli beklentilere)
dayanmas ilgintir ve dncesi bu ynyle de tarih-yazcln etkilemitir. Bunun dnda, dnrn,
tarih srecin nemli bir esini tekil eden zamansallk konusundaki zmlemeleri de sonraki
nesilleri etkileyecektir. Fakat biz bu tartma konularn imdilik bir tarafa brakarak, gzlerimizi
Aristonun her ynyle hkm srd Ortaa uygarlna ve bu dnemde yaanan tarih-tarihi
tartmalarna evirelim.
Ortaa: Skolastik Dnce, Kronik Yazar ve Tarihi
Ortaa, genellikle, Eski Yunanda doan zgr akln karanla boulduu bir dnem olarak
kmsenmi ve yzyllar boyunca byk bir ilgi konusu olmamtr. Oysa kimi tarihilere gre byle n
yargl bir yaklam, niversitelerin kurulduu, ilahiyatlarn zgr felsefeye yol aacak sorunlarla
urat ve Gotik sanatn yeerdii bir dnem iin byk bir hakszlk tekil ediyordu. Ne var ki 19.
yzylda artan ilginin ve canlanan Ortaa aratrmalarnn dahi bu n yarg duvarn tam anlamyla
kramadn gryoruz. Bylece gnmzde de yaygn bir yaklam, bu dnemi, dinin ve ilahiyatn
egemen olduu bir deerler sistemi, skolastik bir zihin yaps olarak sunma eilimindedir.
Dnce ve sanat dnyasnn tesinde ve bunlar da temellendirecek ekilde, Ortaa toplumu, Kilise,
senyr ve serf ilikilerinin biimlendirdii bir toplum yapsyd. Toprakla beraber alnp satlan serfler
hibir hakka sahip deildi; buna karlk egemen zmre asiller ve din adamlar olmak zere iki kola
ayrlyor, atolarla katedraller iki ayr yaam tarzn temsil ediyordu. Asillerin yaam yce deerler
zerine kurulmutu ve anlamaya deil, anlatlmaya; sorgulanmaya deil, yceltilmeye ynelikti.
Yaamlarnda onlar iin en nemli ey onurlu durutu. Buna karlk, din adamlar, ilahi kkenli ve
mutlaka uymak zorunda olduklar dogmalar dnyasnda yayorlard. yle ki bu toplum dzeninde siyasal
iktidar senyrlerde olsa da, aa ideolojik damgasn vuran, bilimleri tanzim ve tasnif eden Kilise ve
din adamlar olmutur. Bu durumda doal olarak Ortaa niversiteleri de kilise bnyesinde ve ruhban
snf tarafndan kuruldu.
Ortaan ilk niversitesi 11. yzylda Bolonyada kurulmutu; fakat sadece hukuk fakltesinden oluan
bu niversitenin bir de ilahiyat fakltesine kavumas ancak 14. yzyln ortalarnda mmkn oldu. Bu
arada, 13. yzyl balarnda kurulan Paris niversitesi de nl ilahiyatlar ile Parisi Ortaa kltr
hayatnn merkezi haline getirmiti.[25] Ayn tarihlerde Avrupa dncesini derinden etkileyen Arap
felsefesi stn konumunu kaybediyor, ikinci plana dyordu.
Avrupa Ortaann ilk dnemine damgasn vuran tarih olgu 7. yzyldan itibaren hzla gelien ve
Endlse kadar yaylan Arap fetihleri olmutur. yle ki H. Pirenne bu fetihlerin Akdenizin btnlne
son vererek Dou ile Baty kesin bir ekilde birbirinden ayrdn ileri srmtr.[26] Bylece bat
Akdeniz bir Mslman gl haline geliyor ve bu da Karolenj mparatorluuna yol aarak yeni bir dnemi
balatyordu. Ksaca, Belikal tarihiye gre, slam fetihleri gereklemeseydi, Frank mparatorluu da
mevcut olmayacakt ve Muhammed olmadan da Charlemagney tasavvur etmek olanakszd.
Pirenne bu arpc tezi kantlamak iin bir sr somut delil toplam, zellikle Kuzey Avrupada altn
parann azalmasnn halklar nasl ie dnk bir tarm yaantsna srklediini anlatmtr. Ne var ki,
zellikle de Endlsn Ortaa dnce tarihinde yzyllar boyunca oynad birletirici rol gz nnde
tutularak, Pirennein yapt kat ayrm hayli tartma yaratmtr.[27]
Gerekten de, Endls, yaklak be yz yl boyunca Kurtuba, Sevilla ve Granada gibi kltr
merkezleriyle tm Ortaa uygarlnn zirvelerini temsil etti ve ilhamn gl bir Antik Yunan
varlndan alan tek bir kltr yaratt.[28] Aslnda Badatta ykselen uygarln uzants olan Endls en
iyi kitaplklara sahipti ve fizik, kimya, astronomi gibi ilimler de orada en st dzeyde okutuluyordu.
zellikle Arap uygarlnn tp dalndaki stnl, bu kltrn 11. yzyl sonlarndan itibaren Bat
lkelerinde yaratt byleyici etkide nemli bir etken olmutu. Bunun balca nedeni, Batda felsefi
dnce ilahiyata bal olarak geliirken, slam dnyasnda felsefenin daha ok tp ilmine bal olarak
gelimi olmasyd. Tm nl Arap filozoflarnn ayn zamanda nl hekimler olmas bunun ifadesi idi.
Tarihiler 12. yzyl Avrupa Ortaa iin sosyoekonomik bir devrim konusunda birleirler. Kkeni
11. yzylda tarm teknolojisindeki yeniliklere ve Saksonyada bulunan gm madenlerine uzanan bu
devrim, giderek statik bir tarm uygarlndan parasal bir ehir uygarlna geiin ilk admlarn
atmt.[29] Ayn dnemde zihin yaplarnda da kkl bir dnmn iaretleri ortaya kmaya balad.
Abelard, bn Rd ve Uyan
Ortaa dnce hayatndaki bu devrimin en iyi temsilcisi Fransz rahip Pierre Abelard olmutur.
Gerekten de Abelard, retim glerindeki gelimenin zihin dnyasndaki yansmalarna ve yerleik kar
temsilcilerinin buna tepkilerine gzel bir rnek oluturuyordu. Hzla gelien para ekonomisinin rn
olan yeni aklcla uygun bir teorik yap gelitiren ve bilim anlaynda mutlak bir deiim salayan
Clunyli rahip, sra d kiilii, bilimsel retimi, Helosele yaad ak ve nl profesrlerle
tartmalar[30] sayesinde n yapm ve gelenekilerin gazabna uramt. Daha nce Allahn varln
aklc yolla kantlamaya alan Anselmei izleyen Abelard kukunun insan aratrmaya, aratrmann
da geree gtrdn sylyor ve kukuyu vyordu. Cluny, Kurann Latinceye ilk kez evrildii
ehirdi ve slam felsefesine byk bir ilgi duyan Abelard, Endlse gitmek, dncelerini bu kltr
merkezinde daha da derinletirmek istiyordu. O tarihlerde Aristo ve Antik Yunan felsefesi Endlste ok
daha iyi biliniyordu. Doa bilimleri de slam dnyasnda ok daha fazla gelimiti ve kendisini ilime
vakfeden herkes Arap lkesine gitmeyi zorunlu buluyordu.[31]
Ortaa dncesi bandan itibaren byk lde Aristonun damgasn tar. Osmanl limlerinin daha
sonralar byk filozofa verdikleri muallim-i evvel sfat herhalde o dnemde her lke iin geerli idi.
Ne var ki, Flaschn dedii gibi, Ortaada her yzyl baka bir Aristoyla tanyordu[32] ve bunlarn
da farkl yorumlaryla o aa zg bir oulculuk ortaya kyordu. Bununla beraber bu oulcu yap
iinde bn Rd zel bir yer tutuyordu. Batllarn da benimseyerek Averros adn verdikleri Kurtubal
lim, imanla kukucu dnceyi, dini gerekle felsefi gereki ayran felsefesiyle Rnesans da
hazrlayan ortama nemli bir katkda bulunmutur.[33]
Aristo insan ruhunu organik yapya bal bir btn olarak dnm, fakat onun zihin dedii
dnen ve arzu eden ksmn vcuttan bamsz olarak tasarlayarak deta ilahi niteliklerle donatmt.
Bylece ruhun bir paras olan zihin, yani dnme ve arzu alan, Platonun kendisinin daha nce
eletirmi olduu deleri gibi, snrsz ve her eyden bamsz bir biimler mekn oluturuyordu.
Byle sunulan zihin yaps da ikili ileve sahipti. Bir yandan her kalba giriyor, her ey olabiliyor
(intellect-possible/mmkn zihin), te yandan da kalbna girdii her eyi anlalr klyordu (intellect-
agent/yapc zihin). Aristoya gre yapc zihin k gibi hareket ediyor ve nasl gne gzlerin
alglayabilmesi iin renkleri aydnlatyorsa, o da duyusal imgelerimizdeki (biim/ide eklindeki) evrensel
yaplar mmkn zihnin kavrayabilmesi iin aydnlatyordu.[34] Aristonun bilim anlaynn
temelinde yatan ve daha sonra yzyllarca tartlacak olan bu n-kabule gre insann bilgilenme olgusu
evrensel, zaman d ve eyann zne uygun bir olguydu.
bn Rd Aristonun bu saptamalarn paylam, fakat bu mantk zincirindeki tutarszl da gzden
karmamtr. kmaz uradayd: Eer her iki (mmkn ve yapc) zihin yaps da tm zamanl (ezel
ve ebed), evrensel ve vcuttan bamsz ise bunlarn her insan iin ayn olmas gerekirdi ve bu durumda
da herkes ayn eyleri bilmeli, ayn eyleri anmsamalyd. Oysa pratik hayatta sk sk grld gibi
durum byle deildi ve bir insann bildiini bir bakas bilmiyor; birinin anmsadn da ou kez bir
bakas anmsamyordu. Bu durumda bilgi edinmeyi her bireye zg ayr bir sre olarak ele almak ve
incelemek gerekmez miydi?
Bu tutarszlk nasl zlecekti?
bn Rd bu tutarszl zmek iin Aristodaki baka bir fikre, imge dnyamzn emalar (veya
formlar) fikrine bavurmutur. Atinal filozof, imge dnyamzn emalar olmakszn hibir eyi
entelektel planda tanyamayz, demiti. Bu fikir bilgi edinme olgusunu, bireysel ve zamansal bir sre
olarak ele almamz mmkn klyordu. Bu durumda, bn Rd, Aristonun evrensellik ilkesini
yadsmadan, bireysellik kavramn da devreye sokabilir, bilgilenmeyi evrensel ve zaman d zihin
yaplaryla bireysel ve zamansal imge yaplar arasndaki karlkl bir etkileim sreci olarak ele
alabilirdi. Bu karlkl etkileim doal organizmalarn varl ve zaman-mekn balantl imgelerin
retilmesi n-kabulne dayand iin bireysel bir sre tekil ediyordu. Bireyler bu srete ilahi ve
evrensel ktan (Nurdan) kopmuyorlar, fakat bunu kiisel imgelerinin renkli akislerinde seyrettikleri
iin paral, birbirinden kopuk, bireysel bir k dnyasnda yayorlard. Oysa aklamann tam da bu
noktasnda Kurtubal filozofu din ve ilahiyatla kar karya getiren yeni bir sorun ortaya kyordu.
nsan ruhunun lmszl gerek Mslman gerekse Hristiyan ilahiyatnn ortak dogmasyd. Ruhu
somut bir vcuda balamak suretiyle bireyselletirmek, onu lmcl bir statye yerletirmek demekti ki,
byle bir ey din otoritelerin kabul edebilecei bir ey deildi. Aslnda Aristo da doal ve antropolojik
bir temelden hareket etmiti; fakat filozof, deta Platonist biimde, ruhun bir paras olan yapc zihini
zaman ve mekn d, yani lmsz statde tasarlayarak bir uzlama zemini yaratmt. Oysa bn Rd
bireyleme yolunda yeni admlar atnca tm itibarn kaybetti ve Kurtubada yaayamaz hale geldi. Ve
sonunda bn Rdn ahsnda slam felsefesiyle Hristiyan felsefesinin bulumas medrese tarafndan
olduu gibi niversite tarafndan da reddedildi. Yine de modern bilime ve ada dnceye giden
kaplar aralanmt.
Bireyi gerein kayna olarak kabul etmek gerein sonsuz eitliliine yol ayordu ki, bu, kaynan
yine Aristoda bulan bilim anlayna aykryd. Bilimde sonsuz bireysel eitlilie yer yoktu. Bylece,
izleyen dnemde, Aristonun varlklar belli sayda trler ve cinsler eklinde snflayan bilim anlay
egemen oldu. Bu bilim tablosunda bireysel zgllklere, Alkibiadesla uraan tarih-yazclna yer
yoktu. Tarihilerin bilimsel bir stat iddia edebilmeleri iin yeni toplumsal devrimler, yeni dnce
atlmlar gerekecekti.
Ortaada da tarih-yazcl bilimsel bir ura saylmyordu; yine de tarihiler vard ve belli
ekillerde tarih yazlyordu.
Ortaa, Din ve Tarih-Yazcl
Ortaada tarih-yazcl, Aristonun izinde, bilimsel bir ura alan olarak grlmyordu. Batl
niversitelerde okutulmad gibi Doulu medreselerde de tarih asli ilimler arasnda saylmyor, ayr
bir ders konusu olmuyordu.[35] Bu yzden de tarihilie, ne Avrupada ne de slam dnyasnda, uzun sre
insanlarn bamsz olarak hayatlarn kazanabilecekleri bir meslek gzyle baklmad.
Arap-slam uygarlnn ykseli anda, tarihiliin yerini balangta ilm-i ahbar ad altnda
yaplan almalar tutmutur. Bu bilim dal zamanla Peygamberin sz ve fiillerini aratran bir alan (lm-
i Hadis) haline gelmitir.[36] Ahbara ek olarak, tarih szc, gelenein naklettiine gre, slam
dnyasna Hicretin yirmi ikinci ylnda girmi ve 9. yzyldan sonra da teknik terim olarak yerlemiti.
Tarihilik, asli bilimler arasnda saylmasa da, 10. yzyldan itibaren ayr bir disiplin olmaya balayacak,
Fahreddin Razinin ansiklopedisine girecek ve bn Haldundan sonra da en iyi temsilcisini Al
Makrizide bulan ayr bir meslek haline gelecektir. Mslman lkelerde, diyor Rosenthal, tarih-
yazcl ancak modern alarda bamsz bir disiplin olarak kabul edildi. Eski Yunandan nakilciliin
yapld dnemde Mslmanlar eitli bilgi dallarnn sistemli bir tasnifiyle ilk kez karlatlar. O
zaman grdler ki, tarih-yazcl yerleik bilimler tablosunda yer almyordu. Ayn ey Bat Ortaanda
da belirleyici olmutu.[37]
Avrupa Ortaanda tarihilik, 6. yzylda Grgoire de Toursun Franklarn Tarihi ve 7. yzylda Paul
Diacren Lombardlarn Tarihi balkl kroniklerinde grld gibi, Germen glerine kadar uzanyor,
fetihi kavimleri anlatyordu. Bu anlatlarda yeni bir tarihsel alan yaratlmt ve bu alanda ilahi
niyetleri kefetme abas, beer motifleri aratrma abasnn nne geiyordu. Ve bylece gemite
yaanan tarih olgular da dokunulmaz olgular niteliini kaybederek din akideleri kantlamaya ynelik
delil olgular haline geliyorlard.[38] Ortaada din nasl felsefeyi komutas altna aldysa, ayn ekilde
tarihi de dogmalarnn arac haline getirmiti.
Egemenlik kavgas dnda, Ortaada, dinle felsefe baka bir ekilde daha karlatlar. Bu kez
felsefenin rtlmesi ve din alanndan kovulmas sz konusuydu. Egemen inanca gre kukuya dayanan
tartmalardan kurtulan din bylece daha zgr olacakt. Filozoflarn tahafutunu (tutarszlklarn) ortaya
koyarken Gazalinin yapmak istedii tam da buydu. Allahn varlnn, ruhun lmszlnn, evrenin
tannmasnn aklc delillerle kantlanamayacan gstererek, Gazali, dinle felsefenin yerini ayryordu.
[39]

Gazali sufilie alan abalarnda, Aristoyu izleyerek, zaman algsn da znel (sbjektif) bir alg
olarak deerlendirmi ve bylece Kanta giden yolda ilk admlar atmt. Filozoflar zamann yaratlm
olduunu, Allahn zaman yaratmadan nce de var olduunu ileri sryorlard; oysa Gazaliye gre,
meknn tesinde baka bir mekn olamayaca gibi, zamann tesinde de baka bir zaman olamazd. Eer
insanlar byle durumlar alglyorsa, bu, bir imgelem yanlsamasndan baka bir ey deildi. Flaschn
iaret ettii gibi, ayn yolu Gazaliden nce Saint Augustin de tiraflarnda (11. Kitap) denemi, fakat
soruya kesin bir yant verememiti; oysa Gazali, soruya, sonularn byk olaslkla kendisinin de
gremedii bir yant getiriyordu: Zaman insan iiydi.[40] Ksaca zaman sadece gzlemcinin ruhunda
mevcut, znel bir kalpt. Byle bir zaman kavramnn tarih-yazcl asndan son derece nemli
olduu, gelecekte Kant vesilesiyle greceimiz gibi tarihiliin bir toplumsal bilim olma abalarnda
engel tekil edecei akt.
Aristo zamann znelliine iaret etmiti, fakat doada mevcut, ncesi ve sonras ile bir harekete
dayanan ve llebilen zaman olgusunu da unutmamt. Antik ada egemen olduu gibi, Ortaada da
yaygn olan dngsel zaman anlay buna dayanyordu. Hanedanlarn ve hanlarn saltanat eklindeki
antik kronikler bu dnemde de yer yer varlklarn srdrdler. Ne var ki, Hristiyanlk, Ortaaa giderek
damgasn vuracak olan farkl bir zamansallk anlay daha getirmiti. Buna gre tarihsel zaman ne gk
cisimlerinin hareketiyle ya da hassas saatlerimizle lebileceimiz fizik zamand ve ne de her ruha gre
deien znel zamand. Ortaa tarihsel zaman ak yksn Tevrat ve ncilde bulan ilahi bir zamand.
Tevrat bir yaratl kuram getirmi, fakat kutsal deerlerini bir airet dini mensuplaryla snrlamt.
Hristiyanlk ise Museviliin soyut Allah anlayn somutlatrp, evrenselletiriyor ve sann doumu ile
de yeni zamanlar balatyordu. Oysa Ne Helenizm, hatta ne de Latin dnyas tm zamanlar ve tm
meknlar bir btn halinde birletiren evrensel bir zaman fikrine sahip olmutu. Yahudi gelenei ile
temas halindeki Hristiyanlam Roma dnyas insan cinsinin birbirlerine bal, evrensel bir tarihi
olduunu kefetti: Tarihin modern anlamnn ortaya kna tank olduumuz kken, amzn 3.
yzylnda yer alyor.[41] Ve Ahd-i Atikten Ahd-i Cedide, oradan da Kurana geile de bu kutsal tarihin
yeryznde nasl devam ettii anlatlyordu.
Ana hatlar ile Hristiyan retide evrensel tarih Yaratl ile balyor, Allahn Tecessm ve
yeryzne inmesi ile de yeni bir dneme geiliyordu. sa armha gerildikten ve ge ktktan sonra
insanl kurtarmak iin tekrar dnyaya dnecek (Parousie) ve gnahkrlar Mahkemeyi Kbrada
yarglayacakt. Hristiyan inan sann hayatyla ilgili tm anlatlanlarn tamamen gerek olgular olduuna
inanlmasn talep ediyor, nciller de bu tarihi anlatyordu. Bu anlatya gre bir btn halinde insanlk
tarihi, bir yn, bir ama ve bir anlam tayordu ve bu niteliiyle de Hristiyanlk, Voltaire, Condorcet,
Herder ve Hegelden beri tarih felsefesi denilen eyin kkeninde bulunuyordu.[42]
Musevilik gibi tecessm inancn reddeden Mslmanlk da evrensel tarihi Yaratl kuram ile
balatacak ve Mahkemeyi Kbra fikrini benimseyecektir. 11. yzyln sosyoekonomik atlmlar iinde
yaygnlaan Hristiyan tarih anlay, daha sonra da keifler, kolonyalizm ve emperyalizm sreleri iinde,
sembolik tarihleri ve riteli ile kreselleecektir.
Ortaa Tarihileri ve Tarih Trleri
Ortaada tarih disiplini bizzat o dnemin bilim anlayna gre dahi bilimsel saylmyordu;
Aristonun gr yzyllar sren bu dneme de damgasn vurmutu. Ne var ki eitli entelekteller,
eitli biimlerde tarihi anlatlar yazmaktan da geri durmuyorlard. Bu alandaki rnlere somut olarak
eilirsek yazarlarnn bu anlatlar kronik, yllk (annales) ya da tarih olarak adlandrdklarn
gryoruz. Bu balklar altnda kaleme alnan eserler nelerdi? Ve aralarnda ne gibi farklar vard?
Ortaa felsefesi ve tarih-yazcl ile ilgilenen hemen her dnr bu soruya yant aramtr.[43]
Littr, nl szlnde, bu fark urada grmt: Ona gre, tarih yazar ele ald olgular nedenleri
ve sonular ile aklarken, yllk ve kronik yazarlar nemli grdkleri olaylar tarih srasna gre
nakletmekle yetinmilerdi. Bunun gibi, baz ada tarihiler de yllk ve kronikleri ayn kategori
iinde deerlendirmi, fakat bazen kronik yazarlarnn da tarihiler gibi olaylarn nedenlerini aradn ve
bu balamda deerlendirmeler yaptn ileri srmtr. rnein kinci Hal Seferini anlatan Guibert de
Nogent, kroniine, nce byle bir seferi acil klan olgu ve motifleri sergilemeyi zorunlu buldum diye
balyor, Guillaume de Tyre de Hal Seferlerinin baarlarn (daha sonra da yenilgilerini) aklayan
nedenleri sorguluyordu. Bununla beraber bu sorgulamalarn da lahi nedene dayanan snrlar vard.
rnein G. de Tyre, lk neden bizi her eyin yaratcs olan Allaha gtryor derken bu snrlarn da
altn izmi oluyordu.[44] Kukusuz dinin egemen olduu, felsefenin de ilahiyatn arac sayld bir ada
bu normaldi. Bu yzden baz tarihiler, Ortaa tarih-yazcln zgl bir zihin yaps ya da zihin
yaplar erevesinde aklamaya almlardr.
W. Brandt, Ortaa zihniyetini aristokratlara ve din adamlarna (klerklere) zg iki ayr zihin kalb
eklinde incelemitir. Bunlardan birincisini tekil eden aristokratik yaam tarz, deerler zerine
kurulmutu ve sorgulamay deil, onurlu durular ve kahramanlklar ven anlatlara konu oluyordu. Bu
anlatda nedensellik sorunsalna yer yoktu. Ayn ekilde klerklerin temsil ettii Ortaa zihniyeti de
olaylar neden ve sonular ile bir sre iinde anlamaya alan bir zihniyet deildi. Doada her nesne,
birbirinden farklyd ve bunlar arasnda tam bir kopukluk vard. Her vcut, erdemleri ve kusurlar ile
kendine zg bir birimdi ve bu durumda insan kiilii de birbirine eklenmi bir nitelikler yuma
olmaktan te bir anlam tamyordu. Bireysellik tanmayan bu zihniyet tek nedensellik olarak ilahi
nedensellii tanyordu.
W. Brandtn analizi reticiydi; ne var ki, daha nce de iaret ettiimiz gibi, Ortaa kronik yazarlar
iinde tarih olaylar nedensellik balar iinde anlatmaya alanlar da olmutu. Zaten Brandt da tezini
mutlak biimde koymam, yaratc esprilerin yeniliklerine tarih alannda da kapy ak tutmutu.
Olaanst zek ve hayatiyet sahibi insanlar, diyordu Amerikal tarihi, her zaman yeni eyler
dnebilirler. Ortaada olduu gibi iki entelektel dnya yan yana bulunursa, insanlar yeni ekillerde
dnmeyi renir; nk bu dnyalardan her biri, yetenekli insanlar iin brnn eletiri alann tekil
eder.[45]
Ortaan iki dnyas arasndaki gerilimin dnce hayat asndan dourgan nitelii baka dnrler
tarafndan da vurgulanmtr. rnein Benedotte Crocye gre, Hristiyanlk, kkeni Zerdt ranllara
kadar uzanan Civitas Diabolinin karsnda manevi bir dnya, bir Civitas Dei yaratmt ve bu ikilem de
belli bir dogmatizmi, insan zihninin birok etkinlikte zelleebilecei, birok biimde somutlaabilecei
gereini bir trl anlayamamak eklindeki dogmatizmi dourmutu. Ne var ki Civitas Deinin akn
nitelii dnyevi eylerin yabanc ve ilahi dzene asi nesneler saylmasna yol aarak dncede
Antikiteye nispetle bir ilerleme de salamt. En diri genliinde, diyor Croc, Hristiyanlk, kutsal
tarihin yan sra, siyasal, askeri ve ekonomik karlarn zorlad din d (dnyevi) bir tarihi de
kabullenmek zorunda kald.[46]
Ortaa tarih-yazcln zihin yaplar asndan inceleyen baka bir tarihi de Georges Duby
olmutur. Fransz tarihi, Georges Dumzilin Hint-Avrupal eski kavimler iin gelitirdii emay
izleyerek, Ortaada zmreye tekabl eden ayr zihin yaps olduunu ileri srmt.[47] Bunlar
sava zmreye, din adamlar zmresine ve reticiler zmresine zg zihin yaplar idi. Aslnda Duby bu
yaplar ekonomik alt-yapdan bamsz dnmyordu. Tarihiye gre bu ema, 1000 tarihi civarnda
entelekteller tarafndan ilk kez tasarland zaman retim ilikilerine tamamen uygundu; fakat daha
sonra byle bir toplumu alglama biimi kat bir ereve oluturmu ve bir lde toplumsal ilikilerin
gelimesini frenlemiti.[48]
Grld gibi ileri srlen zihin yaplar iinde halk zihniyeti diye zgl bir yapya rastlamyoruz.
Duby, tarih anlatlarda halk ancak aristokratlarn gzleriyle tandmz sylyor. Yazara gre yukar
snflarn kltr modelleri bir direnilemeyen hareket yaratyor ve bu da halk etkiliyor ve halk kltrn
zenginletiriyordu.[49] Grld gibi, Marxn egemen snflarn ideolojisi tm topluma egemen olur
eklindeki tezi, bu anlatda yabanclatrc deil, zenginletirici bir sre eklinde karmza kyor.
[50]

Ortaada tarih-yazclnn bilim saylmamas, hatta makbul bir meslek olarak dahi grlmemesi, o
dnemde tarihilerin daha ok yeteneksiz insanlar arasndan km olabilecei dncesine de yol
amtr. Bu herhalde doru deildi; bununla beraber meslekten beklenenler, ne kadar yetenekli olursa
olsunlar, tarihileri belli bir konformizme zorlamaktan da geri durmuyordu. 12. yzyln nemli
yllklarndan Orderic Vitalin u szleri, bu adan anlaml grnyor: Her eyin, sayesinde vuku
bulduu ilahi iradeyi aydnlatamam. Olaylarn gizli nedenlerini aklamak istemiyorum; nk
meslektalarmn (Loncann) istei zerine, yldan yla tm olaylar anlattm basit bir tarih yazyorum.
[51] Kendi istediklerini deil, kendisinden istenenleri yazan Vital, yle grnyor ki Ortaa korporatist
zihniyetini laykyla temsil ediyordu.
Yukardaki genel aklamalar Ortaa tarih-yazclnn kendine zg oulcu bir yapya sahip
olduunu gstermitir sanyorum. Serflerin nesnel dnyann bir parasn tekil ettii bir retim tarz
aamasnda, asillerle din adamlarndan oluan egemen snflar, ideolojik retimin de altyapsn tekil
ediyor ve kltr tekelini ellerinde bulunduruyorlard. zellikle 11 ve 12. yzyllardan itibaren yaanan
sosyoekonomik dnm ortamnda, baz tarihiler bu oulculuu ok daha zengin bir ereve iinde
sunmulardr. rnein ngiliz tarihi Ranulf Higden, pozitivist bir yaklamla, yedi farkl kiilik tipi
sayyor ve tarihi bunlarn yaptklarn ileri sryordu. Eylemleri tarihsel deer tayan bu kiilikler
unlard: Krallk yneten prensler, savaan valyeler, adalet datan hkimler, kiliselerde ayinleri
yrten rahipler, kamusal ileri dzenleyen siyasetiler, ev (malikne) yneten efendiler ve manastrlarda
ruhlar kurtarmaya alan papazlar. Buna karlk Ortaa tarihilerine gnmzden bakan B. Guene, bu
tarihilerin yer aldklar meknlar gz nnde bulundurarak bir tarih sosyolojisi yapm ve trl tarih-
yazcl saptamtr. Bunlar, 1) kitap ve el-yazmalarnn korunduu manastrlarda yaayan, metinler
zerinde alan ve iinde bulunduklar manevi snan (bazen de, bunu aarak, erken ulusal
davalarn) savunucusu olan papaz tarihiler; 2) saray, ato ya da kiliselerde bulunan ve daha ok bal
olduklar prens ya da azizlerin vgsn yapan rahip tarihiler ve 3) yakn Ortaada belli bir gelime
gstermi olan brokratik yaplarda yer alan ve orijinal belgelere dayanarak resm nutuklardakine benzer
belagat paralaryla bezenmi, anlama ya da diplomatik belgeler biiminde eserler veren bro
tarihileri idiler.[52] Gueneye gre bunlardan modern tarih-yazclnn douunu hazrlayanlar saray
tarihileri deil, manastrlarda ve brolarda belgeler zerinde alan tarihiler olmutur.
Kukusuz Ortaada belgeler azd; olduu kadaryla arivler tasnif edilmemiti ve kitaplklarda da ok
az tarih kitab bulunuyordu. Durum 13. yzyldan itibaren hzla deimeye balayacak ve 15. yzylda
matbaann kefi entelektel hayat zenginletirerek bu sreci daha da hzlandracaktr. Rnesans dnce
ve sanat hayatnda olduu gibi ve bunlarla balantl olarak tarih-yazclnda da kkl bir deiiklie
yol aacaktr. Ancak Rnesansn tarih anlayn sorgulamaya balamadan, bn Rd gibi Hristiyan Bat
ile Mslman Dou arasnda bir kpr tekil eden ve ilk kez tarih sreci sosyolojik yntemle inceleyen
yaklamyla modern tarihiliin kurucularndan saylan bn Haldun zerinde de ksaca durmamz
gerekiyor.
Tarih Sosyolojisi, bn Haldun ve Osmanl Anakronizmi
Ortaada tarih-yazcl, kilise ve siyasal iktidarlarn koyduu snrlar iinde siyaset bilimi ve
ilahiyat ile etkileim iindeydi ve toplumsal boyuttan yoksundu. Deeri hayli sonralar anlalm olsa
bile, bn Haldunun tarih-yazclnn tarihi iinde igal ettii nemli yer bu alandaki katksndan
kaynaklanmaktadr. Gnmzde byk Arap dnr tarih sosyolojisinin kurucular arasnda
saylmaktadr.
bn Haldun, Endls kkenli bir aileden gelmi olmakla beraber Tunusta domu ve temel eserlerini de
Tunusta yazmt. Dnr, Mukaddimeyi 14. yzyln sonlarna doru, Osmanl devleti bir beylikten
imparatorlua doru geliirken ve bu evrimi de dikkatle izleyerek kaleme almtr. Osmanllar bu sre
iinde, klasik slam uygarlnn tm temel eserleri gibi, Mukaddimeyi de tand ve incelediler. Ve bn
Haldun, Osmanllarn slam dnyasndan devraldklar kltr miras iinde ulemann temel
referanslarndan biri haline geldi. Andre Miquelin belirttii gibi, nce Trkiye, daha sonra da Avrupa
sayesinde bn Haldun tannd ve kendisini douran uygarla iade edildi.[53] Bu bakmdan, tarih
sosyolounun temel fikirlerine gemeden, Aydnlanma anda modernizme geemeyen Osmanllarn bn
Haldunla uzun sreli, byl, fakat biraz da gizemli ilikileri zerinde ksaca durmamz gerekiyor.
Osmanl limlerinin bn Haldunu hangi zamandan itibaren tandklarn sarih olarak bilmiyoruz.
Bununla birlikte, bizzat mehur dnrn el-yazmalar Trkiyede bulunduuna gre,[54] bu tanmann
epeyce eskilere uzandn tahmin edebiliriz. Osmanl klasik andan itibaren Mukaddime tm ulemann
en ok beendii ve gnderme yapt eserlerden biri olmutur. Gerekten Takprlzadeden Ktip
elebi ve Naimaya, onlardan da Namk Kemal ve Abdurrahman erefe kadar birok ileri gelen
Osmanl dnr bn Haldunu anm ve rnek tarihi olarak vmtr.[55]
Osmanl ulemas bn Haldunu Arapa aslndan okuyordu. Bununla beraber Mukaddimenin ilk tercme
edildii dil de Trke olmutur. Bu eviri iki aamada tamamlanmt. Eserin ilk ksmn 1730da
Pirizade Trkeye kazandrdktan sonra uzun sre tamamlayc bir giriim yaplmam ve ancak 19.
yzylda tarihi Cevdet Paa eserin ikinci ksmn da evirmiti.[56]
bn Haldun eitli tarihlerde ve eitli yazarlar tarafndan modern tarihiliin, siyasal bilimlerin ve
sosyolojinin kurucusu olarak grlmtr. Daha yakn bir gemite ise, bir Fransz bilim adam tarafndan
azgelimilik olgusunun tarih nedenlerini ilk olarak objektif bir ekilde aklayan dnr olarak
sunulmutur.[57] Gerekte Yves Lacostea gre bn Haldun, az-gelimilik sorununu Marxn Asya tipi
retim biimini haber veren bir ekilde ele alm ve ehirlilerin iktisadi ve siyasal planda zaaf ve
yeteneksizliklerini vurgulayarak[58] ada geri kalmln tarih kkenine inmiti. Bu yzden, Fransz
toplum bilimci ile birlikte diyebiliriz ki, bn Haldunu incelemek amza srt evirmek deil,
gnmzn byk sorunlarnn en ciddisinin derin nedenleriyle ilgili analizi ilerletmek demekti.[59]
Burada sz Osmanllarn ne yazk ki kullanamadklar tarih anslarna getiriyoruz. nce dnrn
baz temel fikirlerini anmsayalm.
bn Haldun eserinde airet hayatndan yerleik dzene geii ve bu balamda hanedan devletlerinin
kurulu srecini anlatyordu. Yazar Mukaddimede davla szcn hem hanedan, hem de devlet
anlamnda kullanmaktadr. bn Haldun bu evrim srecini ilerlemeci bir felsefeye oturtuyor ve uygarln
(mran) geliimi olarak gryordu. Bu geliimde kolektif enerji kayna olarak tasarlad asabiya
kavramna zel bir nem veriyor ve balangta kan birliine dayandrd asabiyann geliimini
aklyordu. Yazara gre, asabiya, geliim srecinde dardan katlmlarla (izleyiciler-istila; kleler-
ibidda; yabanclar-mavali) deiik ekiller alabiliyordu.[60] bn Haldun byk hanedanlar din
kkenlidir[61] diyerek bir eit din sosyolojisi de yapmtr.
bn Haldun, aydnlatmaya alt evrensel geliimin ne gibi siyasalara dayanacan tartmtr.
Siyasetsiz uygarlk olmaz[62] diyen dnr iki tip siyasa saptyordu. Bunlardan birincisi Platonun
Cumhuriyetinde ifadesini bulan meden siyasa, ikincisi ise gereki bir yaklamn rn olan akl
siyasa idiler. Yazar akl siyasay da slam ncesi ran biimi ve slami dogmalarla birlikte uygulanan
biimi olmak zere iki ekilde ele alyordu.[63]
bn Haldun, eski Yunan dncesi ve prenslerin aynalar denilen siyasetnameler gelenei izinde,
siyasetin temelinin adalet olmas gerektiini vurgulam ve bu balamda Osmanl siyaset felsefesini de
zetleyen daire-i adliyeyi dile getirmitir.[64] Bu dnce tarznda bir devlet dzenini en fazla tehdit
eden ey zulmd. Bu ise Mlkn (yani devletin) eitli hakszlklar, dayanlmaz vergiler, angaryalar
ve msaderelerle yozlatrlmasna yol ayordu. te tam da bu noktada bn Haldunun modernite ve
Aydnlanma ynndeki dnceleriyle karlayoruz. Gerekten de bn Haldun zulm ynetimini
knarken zel mlkiyeti, ticareti ve sermayedarlar (mutamavvil) hararetle savunmu, msadereleri de
eletirmitir.[65] Sermaye birikiminin ve sivil toplumun ilerleme ve dnce zgrl asndan
nemini kavram olan bn Haldun unlar yazmtr: Bilimler yerleik hayatn ve uygarln gelitii
yerlerde ykselir. Cemiyet haline gelmi insanlar, emekleriyle yaamaya gerekli olandan fazlasn
retmeye balaynca gzlerini daha uzak amalara yneltirler ve bilim ve sanat gibi insan doasna daha
yakndan bal konularla uramaya balarlar.[66] Byk dnrn daha 15. yzylda art-rnn
yaratlmas ile entelektel alann ortaya kmas arasnda iliki kurmas gerekten artcdr.
Btn bu zellikleri ve dnyevi niteliiyle bn Haldunun sosyolojik tarihi, ann tm kalplarn
zorluyordu. Gerekten de tarihilii klli bir ilim olarak gren dnr, bu disiplinin zahir ve btni
olmak zere iki ekilde uyguland kansndayd. Bunlardan zahir tarihilik olaylarn hikyesi ile
yetinirken, btni tarihilik olaylar aklamaya alyor, son Osmanl vakanvisi Abdurrahman eref
Efendinin ifadesiyle, olaylar esbap ve netayi ilikileri iinde sergiliyordu.[67] Btn bu nedenlerle
bn Haldun, Ortaa ilahiyat vizyonunu at, dini daha ok ara olarak kullanan rasyonalist bir dnr
olduu eklinde kukulara yol am ve tartma konusu olmutur. Bu tartmada dnr tamamen laik ve
rasyonalist bir grnm iinde sunan yazarlara, Gibb, dnrn sisteminin slami dayanaklarn
inandrc bir biimde hatrlatmt.[68] Ne var ki bn Haldunun toplumsal tarihi, dinci skolastikten
sekler dnceye doru ilerleyen bir dnyada nemli bir kaldrm ta oluturmaktan da geri kalmamtr.
Tekrar Osmanllara dnersek, Batda feodalizmin zlmeye balad ve kapitalist ilikilerin u
verdii yzyllarda bn Haldunun fikirleri Osmanllar iin farkl bir biimde ilham verici olabilirdi. Ne
var ki Osmanl ulemas bn Haldunu daha ok tutucu bir biimde yorumlam ve dnr nedeni
kendileri asndan pek de ak olmayan vglere bomutur. Yine de bn Haldunun yukarda
aktardmz baz temel fikirleri, sanyorum ki bizlere Osmanllar tarafndan neden ilgiyle karland
konusunda baz ipular veriyor. Mukaddime yazar Osmanl Devletinin kuruluunu ve bymesini
sosyolojik bir sre olarak aklayan gereki bir tablo izmiti. Bu yzden de toplumlarn hayatlarn
insan hayat (mr tabii) gibi dnemde ele alan dnr, Osmanllara genlik alarn anlatan bir
lim gibi grnyordu. Ne var ki bn Haldunun bu evrimle ilgili tezleri 17. yzyldan itibaren
gncelliini kaybediyor ve Osmanllarda msaderelerin olaan hale geldii bir dnemde, daha ok zel
mlkiyet ve varlkl snflarla ilgili fikirleri gncellik kazanyordu. Bylece diyebiliriz ki Osmanllar
asndan anakronizm, 17. ve 18. yzyllarda ba gstermitir. Bu dnemde, zellikle Naima rneinin
gsterdii gibi, Osmanl ulemas bn Haldunu tutucu bir biimde kullanm ve eletirel dnceyi ven,
n yarglar yeren byk dnrn hayli gerisinde kalmtr.[69] Bu yzyllarda Osmanl fetihlerinin
bitmi, fakat savalarn devam ediyor olmas devlet harcamalarn artrmt. Bu nedenle 17. ve zellikle
18. yzylda msadereler yaygnlam ve zel hukukun koruduu mlkiyet dzeni siyasal saldrlarn
konusu olmaya balamt.
Osmanl tarihileri 19. yzylda da bn Haldunu vmeye ve onun baz fikirlerini aktarmaya devam
etmiler, fakat onu ada bir ekilde yorumlayarak gelitirememilerdir. Bu konuda Batdaki gelime ile
yaplacak bir karlatrma, bize daha sonra ele alacamz Giambattista Vico rneini anmsatyor.
Gerekten 18. yzylda yaayan talyan dnr kapsaml bir tarih felsefesi gelitiriyor ve toplumlarn
tarihini, bireylerinki gibi aa ayryordu. bn Haldun tarih anlayn nasl, son tahlilde, din
dogmalara dayandryor ve ilahi irade ile aklyorsa, G. Vico da tarih felsefesinde Hristiyan
ilahiyatndan kopamyordu. Ne var ki Bat, G. Vicoyu, Osmanllarn bn Haldunu deerlendirmelerinden
ok farkl bir ekilde ele alm ve adalatrmt. rnein 19. yzylda Fransz tarihisi Michelet,
Vicoyu dinci terminolojisinden soyutlam, rasyonel ve ada bir tarih anlatmna temel yapmt.[70]
Kukusuz bu sekler yorumu mmkn klan koullarn da toplumsal ve ekonomik planda aklanmas
gereken nedenleri vard ve bunun iin tarihle sadece sosyolojinin deil, iktisat biliminin de i birlii
gerekecekti. Fakat biz burada bn Haldun parantezini kapatarak, Avrupaya dnelim ve Rnesansn tarih-
yazclnda ne gibi deiikliklere yol atn anlamaya alalm.
Rnesans, Felsefe ve Tarih-yazcl
Rnesans, felsefe ve tarih-yazcl asndan yenilikler getirdi mi? Ortaaa damgasn vuran
skolastik dnce bu dnemde hegemonyasn tamamen kaybetti mi? Bir Rnesans felsefesinden sz
edebilir miyiz?
Bu sorulara farkl dnemlerde farkl yantlar verilmi ve bizzat bu yantlar da tarih-yazclnn tarihini
oluturan eler arasnda yer almtr. Bu blmde sz konusu yantlardan nemli grdm bazlarna
iaret etmek istiyorum. Rnesansa felsefe ve tarih felsefesi asndan nasl bakldn sorguladktan
sonra, bu kltr devrimine ortam hazrlayan sosyoekonomik koullara da ksaca deineceim. Fakat nce
Rnesans tarihilii hakknda ilgin gzlemlerde bulunmu olan B. Crocnin genel plandaki baz
saptamalarn grelim.
B. Croc, Rnesans ve Tarih-Yazmnda Devrim
Daha nceki sayfalarda gstermeye altmz gibi, Ortaa dnyas, genel hatlar itibariyle, akn
deerlerin (Civitas Dei), yerel deerlere (Civitas Diaboli) egemen olduu bir ikilem dnyasyd ve bu
dnyada tarihilik de ilahiyatn arac durumuna dmt. Oysa B. Crocye gre Rnesansla birlikte bu
akn dnya anlay giderek terk ediliyor ve dnce dnyevileiyordu. Hristiyan aknl yadsmak,
diyor Croc, Rnesansn ii oldu. Bu dnem () tarih-yazclnn seklerletii dnemdir. Gerekten
de tarih-yazclndaki bu yeniliin ilk rnekleri olan Leonardo Bruni ve Poggio Bracciolininin
eserlerinde ve ayn modele uygun tm dier eserlerde (ki bunlar arasnda Machiavelli ve
Guicciardininkiler zel bir kla prldyor), artk rnein mucizelere rastlanmyor(du).[1]
Crocye gre, Rnesans tarihilerinin dnyasnda Hristiyan inancndaki Allah ve onunla beraber de
mitoloji ve Ortaa kavramlarnn henz ekirdek halinde yakalayp kabullendikleri ilerleme,
ereksellik ve rasyonellik gibi fikirler ortadan kalkyordu. Onlarn yerini ise ksmen de olsa Romallarn
Rastlant Tanrs (Fortuna) alyordu.[2] Bata Machiavelli olmak zere tm Rnesans dnr ve
tarihilerine egemen olan gre gre, tarih belli beer olaylarn yinelenmesinden ibaretti: Yaam ve
lm, iyilik ve ktlk, mutluluk ve keder, ykseli ve k bu tarih anlaynda hep birbirini izliyordu.
Ksaca bu tarih gr ilerlemeci deil, dngsel bir tarih anlay idi. Bu anlaya gre, diyor B.
Croc, tarih bir ilerleme deil, bir dngdr; evrimin deil, kendisine dzenlilik ve tekdzelilik veren
dngnn doal kuraln izler; bu da ereinin kendi dnda olmasna ve kendisinin de, sadece, zevk iin
ya da soyut gerekleri sslemek amacyla iyiyi ve yararly tevik etmekte kullanlabilecek ham bilgiler
sunmasna yol aar.[3]
Crocye gre ilerleme fikrini yadsyan Rnesans tarihileri, gerei, Yunan ve Romal tarihiler
gibi, tarih anlatnn dnda aryorlard ve bu da tarih anlaylarnn zayf noktasn tekil ediyordu.
Bunun anlam uydu: Tpk Ortaa tarih anlay gibi, Rnesans tarih anlay da bir ideali ykan, fakat
onun yerine baka bir ideal getiren bir tepkinin rnyd. Bu anlayta Allah idealinin yerini nsanlk
ideali, Ortaan ruh sorunlarnn yerini de doa nesneleri alyordu. rnein nde gelen Rnesans
tarihilerinden F. Guicciardini, pozitivizmin habercisi bir yaklamla, doa-st eylerle uraan
filozoflar eletiriyor, hatta onlar deli sayyordu.[4] nl eserinde tarihilik anlayn Cicerondan
ald u cmlelerle ifade etmitir: Olgular zaman aknn doru bir ekilde izlenmesini ve meknlarn
da betimlenmesini gerekli klyor. Tarihi, bu olgularn nemli ve anmsanmaya deer olduklar
durumlarda, bunlarn nasl hazrlandklarn, nasl yapldklarn ve nihayet ne sonu verdiklerini bilmek
iin, nce bu giriim hakknda ne dndn ortaya koymal; olayla ilgili ne sylendii ve ne yapld
ile yetinmeyerek nasl sylendiini ve yapldn da gstermeli; sonuca gelince, bunda rastlantlarn
(fortuna), bilgeliin ve cretin paylarn da belirterek, bunun nedenlerini doru bir ekilde sergilemeli;
ok parlak bir hrete sahip olsalar dahi, ahslarn eylemlerini yaam ve karakterlerini de
resimletirecek derecede anlatmal. te yandan sluba gelince, hukuk trne zg kuruluktan, forumlarda
bilenmi dncenin sivri hatlarndan eser olmayan, dzenli ve yumuak bir biimde yaylan, akc ve
geni bir slup aramal.[5] Bu anlayta sonsuz olgu demetleri n plana kyor, bunlar ders verici
ekilde, insanlk yarar ynnde yorumlanyordu. Ayn balamda, nasl Ortaa skolastii, Aristonun
izinde, bilimin nesnesinin geneller (evrenseller) olduu ilkesine dayandysa, Campanella da bilimin
nesnesi zel eylerdir diyecektir.[6]
Hegelci bir filozof olan B. Croc, kendi tarih felsefesini mutlak idealizm, mutlak tarihselcilik
(historicism); Rnesans tarihilik anlayn ise seklerleme ve rastlant gibi kavramlarla ifade
ediyordu. Ona gre tarih-yazm bir bilim deil felsefe idi ve kendi felsefesinin dayanaklarn Kant
idealizmine kar Hegelde aramt. Croc, talyan Marksistlerini (bu arada Gramsciyi) bu ynyle
etkilemi, fakat tarihselcilik anlay 1960larda, zellikle Althusser ve arkadalar tarafndan sert
eletirilere konu olmutur. Buna karlk yine tarihle felsefe arasndaki ilikileri inceleyen baka bir
filozof, Ernest Cassirer, Kant perspektiften hareket ediyor ve Rnesans tarihiliiyle ilgili yorumunun
ipularn da Kantta aryordu.
E. Cassirer: Rnesansta Tarih ve Felsefe
Rnesans felsefe asndan sorgulayan Cassirer, zmlemesine, nl lim J. Burckhardtn
Rnesans her yandan kuatan dev tablosunda felsefeye en ufak yer vermediini ve bu dnemde de
ilahiyatn egemen olduunu dndn anmsatarak balar.[7] Kukusuz bu dnce Crocnin biraz
nce anlattmz, Rnesansla ortaya kan sekler kesinti tezine pek de uygun grnmyordu.
Gerekten de Burckhardta gre Ortaada insanlar kendilerini rk, halk, parti, lonca, aile ya da baka
bir biimde genel ve kolektif bir kategorinin paras olarak gryorlard ve zihinler de bir iman, n
yarg ve ocuksu aknlk perdesi ile rtlyd. Rnesansta bir felsefe bulamayan Alman lim bu
perdeyi yine de ilk kez Rnesansta talyann yrttn ileri srmtr.[8] te Cassirer burada bir adm
daha atarak Rnesansta sistemli bir felsefenin varln ve bu felsefenin en iyi temsilcisinin de Nicolas
de Cusa olduunu ifade etmitir.
Antik Yunan dncesi, altn anda, Platonun deler dnyas ile Aristonun nesneler dnyas
arasnda ikiye blnmt. Fakat aknlk (transcendance) ile ikinlik (immanence) arasndaki bu
kopukluk Plotin ve skenderiye Okulu yorumcular tarafndan giderilmi, Hristiyanlk da baz kanonik
kanallarla ve kendisine uygun deiiklikler yaparak bu miras devralmt. Ne var ki Plotinden beri
Platonun akn dnyas ile Aristonun doal dnyas daha ok eklektik ve mistik bir biimde
birletirilmi ve aradaki balant da sdur (sdr olma - emanation) kuramyla salanmt. te N. de
Cusann katks da bu noktada ortaya kyordu.
Aslnda N. de Cusa da akn dnya ile ampirik dnya arasndaki kartl yadsmyordu. Fakat
tecessm eden sann ahsnda bu iki kart dnya zorunlu ve balangtan itibaren var olan bir iliki
ve ikin bir btnlk iinde birlemiti. De Cusaya gre Allah sevmek iin, onu bir lde tanmamz
gerekiyordu. Bunu Aristo mant salayamazd. Onun yerine konulacak mistik duygu da bize bu bilgiyi
veremezdi. Allah ancak yeni bir vizyonla, N. de Cusann visio intellectualis dedii bir sezgiyle
tanyabilirdik. te bu yaklam Platon ile Aristoyu yeni bir ekilde deerlendirmeye gtryordu.
Gerek tektir diyen Aristo haklyd; fakat neo-platonistlerin iki dnya arasnda balant kuran katlma
fikri de nemliydi. Fakat bu fikir, N. de Cusaya gre, bizleri ancak Sokratvari bir docta ignorantiaya,
yani fazla bilmilikten doan bir cehalete gtrebilirdi. nsanlar, bilgeletike, salam bir biimde
bildikleri eylerin de azaldn gryorlard. Docta ignorantia bir bilim deildi; bilemeyeceimizin
bilinmesi anlamna geliyordu[9]; yani kukucu dnceye bir almd.
De Cusa, Sokrat artran bu kavram yznden ve Aristo mantna zg ratio kavram karsna
koyduu visio intellectualis kavram dolaysyla mistisizm ve panteizmle sulanmtr. Oysa Cusal
filozof uhrevi ve dnyevi lemler arasndaki balanty farkl bir ekilde kurmutu. Ona gre bu kartlk
dogmatik bir biimde konulmamal, insann bilgilenme koullarndan hareket edilerek saptanmalyd.
Byle bir yaklam ise Allah hakknda deil de, Allah (ve daha genel ifadeyle aknlk lemini)
tanma olanamz hakknda bir sorgulamaya, daha ak bir ifadeyle akl sorgulamaya yol ayor ve
modern bilgi kuramna da kaplar aralyordu. Cassirer, Nicolas de Cusann bu yaklam kendisini ilk
modern dnr haline getiriyor diyor.[10]
E. Cassirere gre, N. de Cusann modernizmi haber veren bilgi kuramna dayandrd kozmoloji
merkezde somut bir zne olduunu sylyordu ki bu da ancak insan zihni olabilirdi. Zaman ve mekn
formlar, say ve byklk alglamalar hep insan zihnine ikindiler. Bu ise yeni bir bilim anlayna yol
ayordu. Ayn ey tarih-yazcl iin de geerliydi ve tarihi insanlarn eseri, insana zg etkinlik
eklinde gren bu anlay tarih alannda kkl bir yenilik anlamn tayordu.[11]
Rnesansn yeni bir tarih anlayna yol aan katklar kukusuz sadece felsefe dnyasyla snrl
kalmyordu. Din ve estetikteki gelimeler de bu konuda nemli bir rol oynad.[12] Rnesans deyince ilk
akla gelen isimlerden olan air Petrarca, eski Yunan ve Roma edebiyat hakknda biime zel bir yer
veren yeni bir duyarllk yaratmt. Petrarcann en nemli Rnesans tarihilerine (ve bu arada
Guicciardiniye) ilham veren Ciceronu usta olarak semesi bu bakmdan zel bir anlam tayordu.
Fakat din alanndaki gelimeler daha da nemli oldu.
Rnesansn din karsndaki tutumu ok daha yava bir ekilde deiti ve felsefeyi de bask altnda
tutan bu kutsallk alannda, Rnesans, szcn anlamnn (yeniden dou) artrd bir kesinti
yaratmamtr. Akn dnya fikri N. de Cusa gibi filozoflarda zel anlamlar kazanm olsa bile,
Rnesansta hibir zaman ortadan kalkmamtr. N. de Cusann yan sra Marsilio Ficino ve Pico della
Mirandola gibi dier nemli Rnesans dnrlerinin retileri de byle bir kopukluu kabul etmiyordu.
Oysa u vard: Akn dnya, yani Civitas Dei yadsnmyordu; fakat bunun yan sra, ampirik dnya,
doann gzellii ve tarih bilginin deeri hakknda yeni bir anlay douyordu.[13] Ve Hmanizm de bu
yeni anlayn adyd.
Felsefede yeni ufuklar aan fikirlerini Docta Ignorantiada ifade eden De Cusa, an din anlayndaki
deiimi de baka bir eserde, De Pace Fideide dile getirmitir. Yine Cassireri izleyerek bu deiimi
yle zetleyebiliriz: N. de Cusaya gre Allah fikrine ne mantk aralaryla, ne de mistik duygularla
ulaabilirdik. Bu konuda tek dayanamz visio intellectualis idi. Ve Allah bilgimiz sadece sembolik bir
bilgi idi ve hibir ekilde sembollerin, simgelerin ve normlarn tesine gidemezdi. Oysa bu durumdan
ok nemli bir sonu kyordu: Eer Allah kesin bir biimde tanyamyorsak ve bu konuda simge ve
sembollerle yetinmek zorunda kalyorsak, bu simge ve sembollerin okluunun ve eitliliinin imann
btnl iin bir engel ya da eliki olmadn kabul etmek zorundaydk.[14] Ayn iman eitli dillerde
ve farkl sembollerle ifade edilebilirdi ve zaten edilmiti. Bu farkllklara ve tutarszlklara son
vermediine gre, Allah, insanlar iin ulalmaz olan zn byle oulcu bir ekilde ifade etmiti. Tarih
felsefesi asndan bunun anlam uydu: Eer din gerek temel btnln kaybetmeden eitli
biimlerde ifade edilebiliyorsa, bunu dinin bile statik bir ey saylamayaca, imann belli bir yerde ve
belli bir anda inmi tek bir Vahiyle insan bilgisine tanabilecek bir ey olmad eklinde anlamal
idik.[15] Ksaca, De Cusaya gre Vahiyin de bir tarihi vard ve din inancn temelindeki bu olgu eitli
dnemlerde, eitli biimlerde ortaya kabiliyordu. Farkl din ve uygarlklar arasnda buluma salayan
bu ileri gr tarihte yeni bir din yaklama yol ayor ve baka Rnesans dnrleri tarafndan da
benimseniyordu. rnein Marsilio Ficino, Hristiyan gerei ile ilgili eserinde, Vahiy tarihini Musadan
Zerdte, Fisagordan Platon ve Plotine uzanan tarih derinlik iinde aryordu.
B. Croc ve E. Cassirerin, farkl perspektiflerden hareketle, dncenin laiklemesi noktasnda
bulutuklar Rnesans yorumlar, dnce tarihi iinde kalyor ve bu snrllk da Rnesans bu
gelimelere de olanak hazrlayan temel faktrlerle birlikte, yani tm boyutlar iinde anlamamza olanak
vermiyor. Michel Foucaultnun ok az, ok kt yaplanm ve fazlasyla mulak bir alan[16] diye
kmsedii ve yeni (arkeolojik) bir yaklam denedii dnceler tarihi alan, aslnda, btnsel bir
kavrayn olmazsa olmaz bir parasdr. Ne var ki dnce sistemlerindeki dnmler de ortaya
ktklar sosyoekonomik ortamlar hesaba katlmadan anlalamazlar. Yukarda grlerini zetlediimiz
Cassirerin kendisi de bir dnemin tarihi bilincindeki dnmn anlalmas, diyordu, byk lde
siyasal, toplumsal ve ekonomik yaamn genel koullarnn anlalmasna baldr.[17] Bu koullar
elbette ki burada her ynyle inceleme durumunda deiliz. Fakat Rnesansa ve hmanizme adn veren
yeni insan tipini douran baz sosyoekonomik olgulara iaret edebiliriz. Burckhardt da Rnesansn en
kendine zg taraflarndan biri, son derece kltrl insanlarn saylarnn artmas oldu demiyor muydu?
[18]

Ekonomi, Matbaaclk, Bilim ve Tarih-Yazcl


Rnesans, 14. yzyl Avrupasnn ticaret ve finansta en ileri lkesinde, talyada dodu. lkenin siyasal
birlikten yoksun olduu koullarda, Venedik ve Floransa cumhuriyetleri bu kltr devriminin en ileri
karakollarn tekil ettiler. Ticari ilikileri tm Akdenize yaylm ve biri camclk, dieri de
dokumaclk merkezi haline gelmi bu iki cumhuriyetin ayn zamanda kltrde de en ileri konuma ulamas
kukusuz bir rastlant deildi.[19] Kapitalist retim ilikileri feodalizmi tasfiye ederken yeni sistem kendi
aydnlarn da yaratyordu.
Bu yeni aydnlar kimlerdi?
Genel olarak hmanistler olarak adlandrlan bu yeni aydnlar iki farkl kaynaktan geliyorlard.
Bunlardan Gramscinin en tipik grup dedii birinci grup, uzun sre en nemli hizmetleri yani okul,
eitim, hukuk, ahlak ve filantropi sayesinde dnemin bilim ve felsefesi demek olan din ideolojiyi
tekelinde tutmu olan klerklerdi.[20] Gramscinin szn ettii bu grup, daha ok talyan
niversitelerindeki gelimelerin yaratt gen din adamlar nesli idi. Oysa ayn dnemde dier Avrupa
lkelerinde niversiteler skolastik kavgalar iinde yozlayor ve geriliyordu. Durkheim, Fransa
balamnda, Rnesans ve sonrasnda niversitelerdeki gelimeleri yle betimlemitir: Yeni fikirlerin,
niversite loncasn hissedilir bir biimde etkilemeden, onun programlarn ve yntemlerini
deitirmeden, toplumun her kesiminde yayldn gryoruz. Tek rnek vermek gerekirse, 16. yzylda
byk bir bilimsel hareket dodu ve 19. yzyl bana kadar niversitede hibir yank uyandrmadan 17.
ve 18. yzyllarda geliti.[21]
Durkheimin fikri Fransayla ve 16. yzylla snrlyd; oysa Hmanizmin douunu daha geni
erevede inceleyen Mandrouya gre, 15. yzyln ikinci yarsnda, talya dnda tm Avrupada
niversiteler gerileme iindeydi. rnein Sorbonne niversitesi, gen din adamlarnn aka Kilise,
Sezara ve paraya kurban ediliyor demekten ekinmedikleri bir kaosa srklenmiti. Ne var ki ayn
dnemde Napoliden Milanoya kadar tm talyan niversiteleri Ortaa skolastiini Petrarcann
zledii ynde ayor ve yenilenmi bir Ciceron ile Platonu (zellikle de Fedon, Fedr ve Gorcias
yazar Platonu) model alyorlard.
Hmanistler aratrmalarnn temel aracn filolojide bulmulard. Hemen hepsinin uyguladklar
filoloji disiplini, esas itibariyle, kanonik metinlerde geen temel terimlerin tespiti, kt evirilerden
doan tutarszlklarn giderilmesi, gerekli durumlarda yeni eviriler yaplmas ve bunlarn doru bir
biimde yorumlanmas gibi hermentik etkinlikleri ieriyordu. Daha sonra basmevlerinde de devam eden
bu zahmetli raklk yllar yetkin gramer kitaplarnn ve szlklerin yazlmasyla da glenmi ve birka
nesil boyunca hmanistlerin formasyonunda temel tekil etmitir. Bu anlamda, filoloji, dar dil bilimi
alann ayor ve Mandrounun ifadesiyle olaanst bir eletirel akl okulu tekil ediyordu. Eski
uygarlklarn temelini oluturan daha geni bilgilere hkim olma olana da yine filoloji sayesinde ortaya
kyordu.[22] talyan niversiteleri Rnesans aydnlarnn ilk kanal oldu. Oysa iktisadi gelimenin ve
artan i blmnn rn olan ve hmanistleri yaratan ikinci bir kanal daha vard.
Gerekten de artan i blm ile birlikte yeni meslek trleri ortaya kmt ve daha sonralar
Montaignenin hmanistler olarak adlandraca yeni aydnlar daha ok bu srecin rn oldular.
Bylece kapitalizmin gelimesi ve yeni sanayi dallarnn ortaya kmas yeni aydnlar reten ikinci kanal
tekil etti.
Byyen ve yeniden yaplanan ehirlerde ortaya kan bu yeni hmanistlerler aslnda toplumsal
elikilere ve halkn sefaletine fazla ilgi duymuyorlard. Dertleri bu deildi. rnein 1300lerde, Venedik
tersanesinde kulak trmalayan barmalar ve tahayyl edilemez kokular iinde, zift ve tahtayla alan
be bin kadar ii sadece Dantenin o da airin cehennem tasvirine ilham verdii lde dikkatini
ekmiti.[23] Ne var ki, vahi ilkel-birikim koullar iinde de olsa, Fransa ve spanya gibi baz
mutlakiyeti rejimlere ya da Papalk sultas altnda yaayan talyan devletlerine gre daha zgr olan
Venedik ve Floransa cumhuriyetleri grlmemi bir ticari ilerleme salad ve bu da Rnesansn maddi
olanaklarn hazrlad. Ayrca, 1348de patlak veren korkun veba salgn da kilisenin ve yozlam din
adamlarnn Allah tarafndan cezalandrlmas olarak yorumlanm ve Kiliseye kar husumeti artrarak
dnyevi eilimleri glendirmiti.
lkel sermaye birikiminin ve artan i blmnn yaratt yeni meslekler arasnda matbaacln icad ve
bir sanayi dal haline gelmesi, kltrel gelime asndan stratejik bir rol oynamtr. Balangta
basmclk, yaynclk ve kitaplk tek ve ortak bir sanayi dal oluturuyordu. Bu tarz bir iletmecilik, bu
alanda alabilecek kalifiye iiler henz az sayda olduu iin cretlerin yksek olduu, cazip bir sanayi
dal idi. Erasmus ve Bude gibi nl hmanistler, lkelerinde krallarn danman olmadan nce, yllarca
matbaalarda tashihi olarak almlard. Bu sanayinin eseri olan kitaplar ise, kapitalizmin rettii tm
dayankl tketim mallar gibi piyasada elden ele dolasalar da, kendilerine zg bir nitelie de
sahiptiler. Bol sayda kitap retimi toplumun bilgi ve tecesssn artryor, artan bilgi ve tecesss de
kitap retimini hzlandryordu.[24] Kukusuz bu art kapitalizmin birka yzyllk geliimine uygun
ekilde, greli bir hzda olmutur. Balangta birka yz adet baslan kitaplarn binlerle llen tirajlara
ulamas iin yzyllar gemitir.[25]
Yaynclktaki gelimeler elikiler iinde gereklemi ve kitap bolluu kltrn artmasnda bir kar
grmeyen, aksine bunu tehlikeli bulan iktidarlar rktmt. eitli iktidarlar bu koullarda engelleyici
nlemler almaya yneldiler. rnein Fransada 1521de ncil, 1539dan itibaren de tm eserler iin
konulan sansr bunun ifadesi idi.[26] Fakat yayncln ans uradayd: Henz mutlakiyeti
merkeziyetiliin yetkin bir biimde rgtlenemedii bir aamada bu sansr kat bir uygulama olana
bulamyordu. Ayrca hmanistlere kresel bir ufuk salayan corafi keifler astronomi, corafya ve
haritaclk gibi merkantil karlarla yakndan ilgili ve bu yzden de sansre meydan okuyabilen
disiplinleri de n plana karmt. Bu konularn incelenmesi ise askerliin, siyasal kurumlarn ve de
Polybe, Titus-Livius, Salluste ve Herodotun anlattklar ekilde tarihin incelenmesine yol ayordu.[27]
Bylece tarih konular, Rnesansta, Ortaada mevcut olmayan ok disiplinli bir alanda incelenmeye
balandlar. Felsefi temellerine daha nce iaret ettiimiz bu eilimi 17. yzyln rasyonalizmi ve 18.
yzyln Aydnlanma dncesi ok daha glendirecektir.
Rnesansta hmanistler, bilimsel planda, filoloji ve hermentiin yan sra deneysel fizie de
dayanyorlard. Gerekten de filoloji ile deneysel fizik, insanlar ve nesneler hakknda yepyeni bilgiler
veriyordu ve bunun sonucu olarak da yaradl, gnah, kurtulu gibi tarih anlaryla Hristiyanlk dram,
bambaka kanunlara gre ileyen doaya ve bizzat Hristiyan halklarn ruhani glerden zerkleerek din
yaamn doa-st amalarna tamamen ters davranlar iine girdikleri bir dnemde bir ksm zaten
bunlar hi bilmeyen insanla artk gerekten de ereve izemez hale geliyordu.[28] Doa ve insanlk,
dar bir erevede de olsa, Rnesansta artk yepyeni bir zihniyetin konusu olmutu.
Ortaan mekn anlay, Aristonun kapal ve hiyerarik evren anlayna dayanyordu. Bu kapal
dnyada her varln belirli bir toposu, yani sabit ve deimez bir yeri vard. Bu toposlarn
hiyerarik dzeni onlarn farkl deerlere sahip olmalarnn da iaretiydi. Bu durumda en deerli varlk da
elbette ki merkezde bulunan dnyamz idi. Oysa Rnesans bilimleri bu dnyann bysn bozuyor ve
sonsuz, trde ve farkl deerlere sahip toposlardan olumayan bir evren fikri getiriyordu.[29] A.
Koyrnin ifadesiyle kapal dnyadan sonsuz evrene geiliyordu.[30] Bu o kadar radikal bir dnmd
ki, Kepler gibi bu devrime katkda bulunan limler bile bu sonuca katlanmak istemediler. Giordano Bruno
gibi yeni anlay tutkuyla savunanlar ise Engizisyon mahkemeleri tarafndan yakld.
Rnesansta bilim ve teknolojideki gelimelere paralel olarak nasl mekn fikri deitiyse, zaman fikri
de deiti. Daha nce iaret ettiim gibi, Hristiyanlk, kutsal tarih ve Teslis ilkesi erevesinde ereksel
bir tarih anlay getirmiti. Oysa Rnesansla birlikte sekler felsefe ve yaam tarznn deimesi, br
dnyada aranacak kurtulu yerine, insanlar, air Ronsardn ifadesiyle bugnden itibaren hayatn
gllerini toplamaya davet ediyordu. Buna bal zaman anlay da uhrevi ereklere ynelen deil, yaanan
an deerlendirmeye alan bir zaman anlay idi. Kukusuz yeni mekn fikri gibi, yeni zaman fikri de
dar bir evreye zgyd ve sadece sekinler tarafndan paylalyordu. Rnesans uzmanlar arasnda
gnmzde bile sren devamllk-kopukluk tartmalar bu yzdendir.[31] Fakat bir kez gnein altnda yeni
eyler sylenmi, birtakm mekanizmalar harekete gemiti. ktisadi gelime ve ehirleme kltrel
dnme zemin hazrlyor, kltrel dnm de iktisadi gelimeyi besliyordu.
17. Yzyl, Rasyonalizm ve Tarih
Franszlarn byk yzyl adn verdikleri 17. yzyl, felsefede rasyonalizmin, sanatta klasisizmin,
ekonomide de kapitalizmin kk sald gerekten de grkemli bir yzyl oldu. Bu dnemde, 14. Louis, tm
Avrupa krallarna rnek olacak Versailles saraynda yksek aristokrasiyi kontrol altna alyor ve siyasal
rgtlenme biimi olarak da mutlakiyeti devlet tipi giderek Avrupada kendini kabul ettiriyordu.[1]
Rnesans nasl 15. yzyln en ileri ticaret ve finans merkezleri olan talyan ehirlerinde ortaya ktysa,
modernizm de en yetkin ifadesine kapitalizmin ikinci hamlesini oluturan Hollanda ehirlerinde brnd.
F. Braudel, kapitalist gelimenin ikinci aamasnda, ekonomi-dnyalar erevesinde oluan bu retim
biiminin merkezinde Amsterdam ve Anvers ehirlerinin bulunduunu ileri srmtr.
Gerekten de, Hollanda, daha yzyln banda Dou Hint Kumpanyasn kurmu, 1609da (Braudelin
her eyden nce bir uluslararas g ve hkimiyet arac olarak niteledii) merkez bankasn yaratm,
tek bana tm Avrupa filolarnn toplamna eit bir ticaret filosu gerekletirmi ve faizleri de % 2-
3lere indirerek darya sermaye ihracna balamt.[2] 18. yzyl ortalarnda ngilterenin n plana
kmasna kadar srecek olan bu Hollanda hegemonyasnn en byk dnce akmlarna ortam salamas
(rnein Descartes gibi bir Fransz filozofunun dahi orada snak bulmas) artc deildir. Ne var ki
17. yzyl, kapitalizmin geni bir alanda gelitii, seyahatlerin nispeten kolaylat, iletiim alarnn ok
daha youn bir biimde kurulduu bir yzyl olduu iin, bu dnemde kltr devrimi de meyvelerini ok
daha geni bir corafyada vermitir. Daha nceki yzyllarda olduu gibi tarih anlay ve tarih-yazcl
bu yzylda da bilim ve felsefedeki atlmlara ve akln zgrlemesine bal olarak geliecektir.
17. yzyla Bacon, Descartes, Gassendi, Spinoza ve Leibnitz gibi filozoflarn dncesi damgasn
vurmutur. Aslnda farkl ve giderek karmaklaan sistemler gelitiren bu filozoflarn ortak noktas, bir
yandan akl ve rasyonalizmi n plana karrken te yandan da ilahi bir aknlk fikrinden kopmam
olmalar idi. Allah fikri ve kutsal kitaplar bu yzylda da dncenin n planda ilham kaynaklar arasnda
yer alyordu.
17. yzyl filozoflar da genellikle tarih bilim olarak kabul etmemiler ve eserlerinde tarih-yazclna
fazla yer vermemilerdir. Bunun balca nedeni doa bilimlerinin hzla gelitii bir yzylda, filozoflarn,
bu bilimlerin bulgularna dayanarak btnsel ve tutarl sistemler gelitirme tutkusu idi. Sistemik
dnce her zaman tarihselliin karsnda olmutur. stelik dikkatlerin Kutsal Kitaplardan, Doann
byk kitabna evrildii bu ada bu sistemler metafizikten kopmamt ve hepsi de ilahi dzeni
anlatyordu. Ne var ki betimlenen evren, matematie dayanan, mekanik bir evrendi ve bu lemde tarihe
yer yoktu.[3] Bu byleyici gerei en iyi Galile ifade etmitir. Felsefe, diyordu talyan bilgin, devaml
gzlerimiz nnde ak olan bu byk kitapta (Evren demek istiyorum) yazldr ve nce yazld dil ve
harfler renilmezse bu kitab anlamak olanakszdr. Bu dil matematik olup, harfler de gen, daire ve
dier geometrik figrlerden oluuyor; bunlar bilinmezse bu kitaptan bir szck dahi anlalamaz.[4]
Descartes, Makine nsan ve Tarih
17. yzyla damgasn vuran filozoflardan Descartes, Galile ile ayn fikri paylayordu ve onun iin de
temel ilke tm bilimleri matematikletirmek idi. Bu nedenle tarihle uramak da, filozofumuza, bo bir
merak gibi grnyordu.[5] Tm Kartezyenler bu fikri izlediler ve daha sonra Malebranche bu tezi daha
da radikalletirerek, temel eserinde, tarihilie kar kampanya yrtt.
Descartes tarihi kmsyor ve tarihilii bilim olarak grmyordu; fakat yine de toplumsal
zamansallk konusunda yeni ve ann ilerisinde baz gzlemlerde bulunmaktan geri kalmad. Gerekten
de, Descartes, hzla deien bir dnyada farkl lkeler asndan tarihle corafyann, zamanla meknn
uyumsuz ilikilerine dikkati ekmitir. Bireyler asndan bu disiplinlerin buluma noktas seyahatler
idi. Ve Descartes, yntem konusundaki nl Sylevinde, ilgi duyduu ve inceledii disiplinleri
anlatrken sz seyahatlere getiriyor, dncesinin geliiminde seyahatlerin roln yle anlatyordu:
retmenlerime baml olmaktan kurtulur kurtulmaz kitabi almalar tamamen terk ettim. Ve sadece
kendimde ya da doann byk kitabnda bulabileceim bilimlerden baka bilim aramamaya karar
vererek, genliimin kalan ksmn seyahat etmeye, saraylar ve ordular grmeye, farkl koul ve tabiattaki
insanlarla grmeye, deiik tecrbeler geirmeye, rastlantlarn nme kard durumlarla kendimi
denemeye ve her yerde karlatm, yararlanabilecek her ey zerinde dnmeye baladm.[6] Bu
seyahatlerin tarihle de yakndan ilgisi vard ve dnr bu yaknl da yle aklyordu: Seyahat etmek
baka yzyllarda yaam kimselerle konumakla neredeyse ayn eydir. Kendimizi salkl bir biimde
deerlendirmek iin baka halklarn rf ve detleri zerinde bir eyler bilmemiz iyi bir eydir. Hibir yer
grmeyenlerin sylemeyi det edindikleri gibi, bizdeki modaya aykr her eyin gln ve aklselime
aykr olduunu dnmeyelim. Fakat seyahatlere ok fazla zaman ayrlnca sonunda insan kendi lkesine
yabanclayor ve gemi yzyllarda yaplm olan eylere fazla merak duyunca da kendi anda olup
bitenlerin cahili kalyor.[7] Kapitalist retim biiminin, uluslararas planda, eitsiz ve balantl bir
evrim srecini balatt bir dnemde tarihle corafya, daha dorusu sosyoekonomik gelime arasnda
iliki kuran, birletiren ve toplumsal zaman fikrini ieren bu gzlemler kukusuz ok nemlidir ve
kltrel antropolojinin de habercisidir. Ayn balamda, ocukluundan beri Almanlar ve Franszlar
arasnda, onlarla ayn espriyle bym biri, diyor Descartes, eer inliler ya da yamyamlar arasnda
yaam olsayd, farkl bir insan olurdu.[8]
Descartes, kendisi bu disiplini kmsemi olsa bile, tarih-yazclnn gelimesine ve
bilimsellemesine dolayl bir biimde nemli bir katkda bulunmutur. Bu katk, filozofun, bilimsel
ilerleme iin olmazsa olmaz bir koul olan dncenin seklerlemesi srecine katksyla ilgilidir. Bunu
aklamak iin burada Kartezyen felsefenin temel ilkeleri hakknda bir parantez amamz gerekiyor.
Descartes, doru bilgileri arayna kendisini o andaki tm bilgi, yarg ve n yarglarndan syrarak
balam ve ancak bu zihni operasyonun sonucu olarak Dnyorum, o halde varm demiti. Ne var ki
tamamen znellik alannda cereyan eden bu aray (cogito) kendisini d dnyadan tamamen soyutlama ve
mutlak znellie (solipsizme) srkleme riskini de beraberinde getirmiti. Bu durumda filozofumuz, bu
kez znellii ve benliindeki bir eksikliin iareti olan kukuculuu sorgulayacak ve bu aamada da
akn bir yetkinlik (mkemmellik) fikrine ulaacakt. Bu yetkinlik fikri aslnda Allahn varlnn
yadsnamaz kant idi. Bylece Descartesn dnce dngs tamamlanm ve znelliin (ruhun) ve d
dnyann (maddenin) garantisi Allahta bulunmu oluyordu. Ancak u vard: Descartes, bilim de dhil her
eyden phe ederek balad dnce srecinde, aslnda, bir eyi phe dnda brakmt ki, o da
matematikti. Ya da matematii, a priori, metafizik ve tarih d bir dnce tarzyla, ilahi dzenin dili ve
alfabesi olarak kabul etmiti. Bylece idealizmle materyalizmi birletiren dalist felsefesi karmza bir
metafizik sistem olarak kyordu. ann pozitif bilimi ise bu metafizii dlayarak onun yerini
alacana, aksine, temel dayanan yine bu metafizikte buluyordu. Dnya mekanik ve matematik bir
dnyayd ve insan da vcuduyla bir canl makine olarak bu maddi dnyann bir parasn oluturuyordu.
Bu canl makine akl sayesinde hrslar ve tutkular kontrol edecek ve hayat yaanmaya deer klacakt.
Descartes, Stoaclarn aksine, tutkular kmsemiyor, onlardan nasl kurtulacamzn yollarn
aramyordu. Rasyonalist bir ahlak balamnda, tutkular tpk doa kanunlar gibi incelenmeli ve akl da
bize onlarn nasl kullanlacan gstermeli idi.[9]
Descartesn entelektalist ve matematik dnyas, yaad ada Hristiyanlk dnyasnda kabul
grebilir miydi?
Kukusuz gremezdi ve grmemitir de. Filozofumuz, her ne kadar Hristiyanlktan ve temel eitimini
ald Cizvit okulunun deerlerinden uzaklamam olduunu srarla tekrarlasa da, dini ve Allah inkr
etmekle sulanm ve Hollandaya snarak ilk eserlerini de orada, isimsiz olarak yaynlamtr.
Descartes affedemem, diyordu Pascal, tm felsefesinde Allahtan vazgemek istemiti, fakat dnyay
harekete geirmek iin Allaha bir fiske vurdurmaktan kendini alamad; bundan sonra da Allaha pek
gerek kalmamt.[10] nk Allahn fiskesinden sonra dnya artk bir makine gibi, ilahi bir mdahaleye
ihtiya duymadan, kendi kendine ilemeye balamt.
Descartes tarihe kaytszd; fakat kendi dncesi de daha sonraki yzyllarda bu dnceye olanak
salayan maddi temellerle birlikte tarih iindeki yerine oturtulmutur. Marxn iaret ettii gibi, Yntem
hakknda syleminde Fransz rasyonalisti, okullarda retilen speklatif dnceyi eletiriyor,
nerdii yntem sayesinde her trl gc kontrol edebilecek ve bizleri Doann sahibi ve efendisi
klacak yararl bilgiler edinebileceimizi ileri sryordu.[11] Lonca mesleklerinin basit i blmne son
veren imalat sanayinin (manfaktr) ihtiya duyduu yararl bilgiler de bu tarz bilgilerdi. Ayn ilevi
ngilterede de Bacon ve Hobbes (daha sonra da daha yetkin ekilde de Locke) yerine getireceklerdir.[12]
Elbette ki Kartezyen felsefenin ilevi, kapitalist retim glerinin feodal bamllklar tasfiye ettii,
ulusal pazarlarn gelitii bir ortamda pragmatik bilgiler salama ileviyle snrl kalmamtr. Eserlerini
kutsal kitaplarn diliyle deil de Franszca kaleme alan dnr, ana gre ileri bir aamay temsil eden
uluslama (nation building) srecine de katkda bulunmutu. Daha da nemlisi, Descartes, dini ve
dnceyi seklerletiren ve Hristiyanl modernizmle bark bir inan statsne getiren sistemiyle
bilim ve felsefenin gelimesinde yeni ufuklar amtr. Tarih-yazcl da bu laik temel zerinde
yeerecek, saray ve kilise tarihiliini aarak rasyonel temellere oturacaktr. Bu uzun yolculuun temel
talarndan biri de 17. yzyln baka bir dev dnr olan Spinoza idi.
Spinoza, Felsefe ve Tarih
Spinoza, yaad an en ileri kapitalist metropollerinden Amsterdamda domu ve tm yaamn
Hollandada geirmiti. Her byk bilge gibi yaamn gerei aramaya vakfetmi olan bu filozofun ilk
ustas da Descartes olmu ve dnr, ilk eserini Fransz filozofun sistemini tantmak ve tartmak iin
kaleme almt. Daha nce de iaret ettiim gibi, Hollanda, 17. yzylda kapitalizmin en ileri aamaya
ulat metropold ve bu niteliiyle, lke, din ve felsefe tartmalarnn da en zgrce yapld merkez
oldu. Hugo Grotius nclnde ve doa hukuku sayesinde lkede hukuk sistemi laiklemi ve kendi
ilerinde de elikiler yaayan tm toplumsal gler, aralarnda kar ve hegemonya kavgasna
girimilerdi.[13] Bu elikiler Spinozann felsefesine de yansyor ve ayn zamanda filozofun sisteminin
ufuklarn belirleyen maddi temelleri ortaya koyuyordu. Cumhuriyeti burjuvaziye yakn olan Spinoza hem
bu kavgaya katlyor, hem de bu kavgay bir hukuk devleti ve demokrasi kuram ile kendi sistemine
sokmaya alyordu.[14]
Spinoza da Descartes gibi ilahi ve rasyonel bir dnyaya inanyordu; fakat bu inanca Fransz filozofun
yntemine zt bir entelektel giriimle ulamt. Descartes, ilahi dzen ve Allah inancna, tm
bilgilerinden syrlarak, her eyden phe ederek varmt. Mademki phe ediyordu, bu bir eksiklik
ifadesi idi ve dolayl olarak da eksiksiz, mkemmel bir varln, yani Allahn kant idi. Oysa Spinoza,
tam tersine tm varl, tz (substance) ya da doa olarak Allahlatryor ve ondan sonra da, bu
doann bir paras olarak, ilahi dzendeki zorunlu dzeni bir geometri uzman gibi hatlar, sathlar ve
hacimler yardmyla anlamaya, aklamaya alyordu.[15] Spinozaya gre bilgilerimize yoldan,
imgelem (imaginato), akl (ratio) ve sezgi (intuitio) kanallarndan ulayorduk.[16] Bunlardan imgelem
(imaginato), duyularmz sayesinde nesneleri tek tek tandmz ya da iaret, resim, bellek gibi kanallarla
edindiimiz bilgi ekli idi. Bunlar ksm ve dzensiz bilgilerimizi oluturuyordu. Burada grld gibi
Spinozada bellek ve zamansallk, imgelemin rn olup tze yabanc bir kavramd.[17] kinci tarz
bilgilerimiz (ratio) ise, eylerin (nesnelerin) zelliklerine tamamen uygun fikirler ve genel kavramlardan
elde ettiimiz bilgilerdi. Nihayet nc tip, sezgisel bilgilerimiz de (scientia intuitiva) Allahn baz
sfatlarnn zne uygun fikirden hareketle, eylerin (nesnelerin) zne uygun bilgilere ulatmz
bilgilerdi. Bu konuda, Spinoza, Akln doas nesneleri rastlant olarak deil, zorunluluk olarak
gzlemektir; her eyi belirli bir ebediyet iinde (sub quadam specie ternitatis) seyretmektir diyordu,
nk eyann (eylerin) zorunluluu bizzat Allahn ezel-ebed doasnn zorunluluudur; bireysel
eylerle ilgili her fikir zorunlu olarak bizzat Allahn sonsuz ve ebed-mddet zn ierir. nsann
Allahn niteliklerini tanmas, ondan bir para olmas Allah sevgisinin de temelini ve en yksek erdemi
tekil ediyordu. nk Spinozaya gre, sadece Allah kendisinin nedeni ve kendisinin amac idi ve bu
yzden de en saf, en evrensel ahlkiyat demekti.
Spinozann natralist ve panteist sistemi elbette ki din adamlarnn inancna uygun deildi. Bu yzden
de filozof, daha ilk eserlerinden itibaren sinagog ve kiliselerin hedefi oldu. 1670te temel eserlerinden
Teolojik-Politik ncelemeleri imzasz olarak yaynlamasna ramen hemen tehis edilmi ve dnr
Voorburgun Allahsz Yahudisi olarak lanetlenmiti. Oysa Spinoza bu iddialara yant olarak hazrlad
kitabnda, panteist ve teokratik bir espri iine felsefeyle siyaset kuramn birletiriyor ve ilk kez de kutsal
kitaplara yeni bir okuma getiriyordu. Dnrn yntem olarak adlandrd bu yeni okumann tarih-
yazclna yeni ufuklar amtr.
Spinoza Teolojik-Politik ncelemeleri Calvinist mezhebinin hegemonya eilimlerine ve banazlna
kar, vicdan zgrln savunmak iin kaleme almt. Bir dostuna bu vesileyle yazd mektupta, ilk
amacnn felsefi aratrmaya en byk engel tekil eden ilahiyatlarn n yarglar ile savamak
olduunu sylemiti. Bunun dnda hakkndaki dinsizlik iddialarna yant vermek ve din adamlarnn
byk gc ve kskanl tarafndan tehdit edilen dnce ve sz hrriyetini her trl arala savunmak
istiyordu.[18] Bunun iin de dnr Tevrata eiliyor ve kutsal kitab yepyeni bir yntemle okuyordu.
Yahudi ve Hristiyan dnyasnda 17. yzyla kadar kutsal kitaplar eletirel bir gzle okumak, dahas,
bunlarda hatalar bulmak kimsenin dnebilecei ve gze alabilecei bir ey deildi. Geri daha nce
baz ekingen giriimler olmu, hatta Hobbes, Tevratn ilk be kitabnn (Pentateuque) Musa tarafndan
yazlm olamayacan ileri srmt. Fakat Spinoza bu giriimi ilk kez sistemletiriyor ve tarih ve
eletirel yntem olarak sunduu yaklamnn Doann yorumlanmasnda izlenen yntemden hi farkl
olmadn, bu yzden de en iyi yntem olduunu sylyordu. nk Hollandal filozofa gre, Kutsal
Kitap yorumlamak hususunda en yksek yetki herkese aitti ve yine herkese ait olan Doal Aydnlanma
dnda hibir kural, doann dnda hibir d otorite, hibir stn aydnlk yoktu (vurgu Spinozann).
[19] Daha da nansl bir biimde, Spinoza, yntemini yle betimliyordu: Nasl doann yorumunda

kullanlan yntem, esas itibariyle, doay tarihi olarak ele almay ve ancak kesin veriler toplandktan
sonra doal nesnelerin tanmna gemeyi gerekli klyorsa, Kutsal Kitap yorumlamak da nce doru bir
tarihi bilgi edinmeyi ve ancak bu bilgi, yani kesin veri ve ilkeler edinildikten sonra Kutsal Kitapn
yazarlarnn dncesi konusunda geerli bir sonu karmay gerekli klyor.[20] Bu zor grevi baarya
ulatrmak iin de, nce Kutsal Kitapn yazld dil tm incelikleriyle renilecek, sonra ayn konudaki
tm ifadeler bir araya getirilip tutarl olup olmadklar incelenecek, daha sonra da her kitabn yazarnn
hayat, yaam tarz, gtt amalar, metinlerin hangi vesilelerle kaleme alnd, tahrif edilip
edilmedikleri gibi konular aratrlacakt.[21]
Spinoza sadece gereki bir tarih ynteminin koullarn betimlemekle kalmam, yaad dnemde bu
yntemi uygulamada karlalan (branice konusundaki yetersizlikler; kutsal kitaplarn kimler tarafndan,
hangi koullarda yazldnn iyi bilinmemesi; bazlarnn yazldklar dildeki asllarnn mevcut olmamas
vb. gibi) glklere de iaret etmitir. Fakat nemli olan, dnrn bundan yaklak yz elli yl nce
bizlere sunduu yntemin tazelii ve gncelliidir. Gerekten de yukardaki satrlarda Spinozadan
alntladmz yntemle ilgili aklamalar gnmzde rasyonalist hibir tarihinin yadsyamayaca bir
tazelik sergiliyorlar. Tek fark uradadr: Spinoza sisteminde doal evreni ilahi evren, doal kanunlar da
Allahn kanunlar olarak sunuyor. Ve filozofumuz Allah yle tanmlyor: Allahtan mutlak olarak
sonsuz bir varl anlyorum, yani her biri sonsuz ve ezel-ebed bir z ifade eden sonsuz sfattan olumu
bir tz.[22] Bu anlay adalar tarafndan ateizm olarak grlm ve Spinoza sinagoglardan
dlanmt. Laik bir deerlendirme balamnda ise sorun u noktada ortaya kyor: Spinozann
rastlantlara olanak tanmayan, zgrl bir zorunluluun anlalmas olarak anlayan matematik dnyas
yukardaki yntemi ile elimiyor muydu? Yoksa bu tutarszlk, E. Balibarn savunduu gibi, toplumsal
elikiler iinde devlet aygtnn zld bir dnemde, Tevratn seilmi halk teokrasisinden,
ncilin soyut, eiti ve evrensel insanlk anlayna geii bir demokrasi ve hukuk kuram olarak
dondurmak isteyen bir tarih felsefesinden mi kaynaklanyordu?[23] Biz bu tartmay Spinoza
uzmanlarna brakarak, konumuza 17. yzyln baka bir dev filozofuyla, Leibnizle devam edebiliriz.
Leibniz, Monadoloji ve Tarih-Yazcl
17. yzyln en ansiklopedik beyinlerinden biri olan Leibniz Almanyada, Leipzige yerlemi Slav
kkenli bir ailenin ocuu olarak dnyaya gelmiti. Fakat dnrn fikir dnyasnn zenginliini daha ok
yapt seyahatler ve devrinin nl dnrleriyle kurduu mektuplama a salad. Fransa, ngiltere ve
Hollanday kapsayan bu seyahatlerde, Leibniz, zellikle Descartesn, Lockeun ve grme frsatn da
bulduu Spinozann eserlerini incelemi ve onlardan etkilenmiti.[24] Sonunda da dnrmz Fransz
ve Hollandal ustalar gibi matematik ve mekanik temelli, metafizik bir sistem kurdu. Fakat onlarn iine
kapanm filozof yaantlarnn aksine, Leibniz tam bir hareket ve eylem adamyd. Diplomatik misyonlar
ykleniyor, saraylarda danmanlk yapyor ve aslnda felsefesi resm retilerden ok farkl olduu
halde Katolik Kilisesi ile Protestanlar birletirmeye alan projeler yapyordu.[25] Allahn mmkn
olan en iyi dnyay yaratt inancnda olan iyimser filozof lnceye kadar dnyaya yeni bir ekil
vermeye almaktan da geri kalmad.
Leibnizin felsefesi de Descartes ve Spinozannkiler gibi matematik ve mekanik bir sistemdi; fakat
Alman dnr onlardan nemli bir noktada ayrlyordu: Metafiziinin ilkelerini Aristoda buluyor ve
skolastiin tzc tezleriyle fizikte ereksel nedenlerin kullanmn tekrar itibara kavuturuyordu.[26]
Descartes, felsefesine tm bilgilerinden phe ederek balam ve bir bilgi teorisi kurmutu. Oysa Leibniz
dncelerimizin kkeni felsefede ncelikli bir sorun deildir; bunu zmek iin ok ilerleme gerekiyor
diyerek Kartezyen dnce tarzn tersine eviriyor ve Spinoza gibi temel bir tzden (Allahtan) hareket
ediyordu. Bilgi konusunda ise phe ederek gerekleri aramak yerine, zihnimizi bir neriden tekine
gemeye yneltecek zorunlu ilikileri belirlemeye alyordu. Gerekten de filozofumuza hibir ey
phe etmek kadar sevimsiz grnmyordu; nk eer phe varsa, diyordu Leibniz, Allahn varl da
bu pheyi ortadan kaldramaz.[27] Tm yaamn okumaya, okuduklarndan phe etmeye ve bunlar
eletirmeye harcam bir dnrn bu szleri artc grnebilir. Fakat burada Leibnizin szn ettii
phe, felsefesine temel yapt ontolojik n-kabul balamnda, Allahn varl ve onun eseri olan
elikisiz, ahenk iindeki dnya ile ilgili bir phe idi. Dnr bu ontolojiyi balangta etkisi altnda
kald Kartezyen sisteme kar gelitirmiti.
Descartes, dalist felsefesi erevesinde maddi tz, geometrinin soyut alanndan farkl olarak, somut
cisim (res extensa) olarak dnmt. Bu tz (substance), pasif, hareketsiz ve sadece dardan gelen
drtlerle, mekanik bir biimde devinen bir tzd. Filozof bunun karsna ise tamamen isel ve aktif,
yani kendi dnda hibir eyden etkilenmeyen baka bir tz, zihini (res cogitans) koymutu. Bu
ekilde ortaya kan kopukluu gidermek ve birbirine zt iki nitelik arasnda balant kurmak iin de, pek
de inandrc olamadan, beyinciin altnda yer alan bir salg bezi (glande pinale) tasavvur etmiti.
Spinoza ise Descartesn varsayd iki nitelii birletiren ilahi bir tz (Doa-Allah) n-kabulnden
hareket etmi ve elikiyi bu ekilde atn dnmt. Leibniz her iki filozoftan da farkl bir yol
izlemitir.
Aslnda Leibnizin felsefesinin balangcnda da bir tz bulunuyordu; fakat bu Descartesn fizie
borlu olduu pasif ve mekanik bir cisim deil, g ve enerji eklinde anlalan bir tzd. Alman filozofu
bu konuda Antik dnrlere, zellikle de Aristoya dnyor ve onun gizli (potansiyel) bir gce sahip
varlk kavramndan esinleniyordu. Bu tercihin nedeni uydu: Descartesn tz anlay blnebilen,
paralara ayrlabilen bir tzd. Oysa tz, olmayan bir ey karsnda olan bir eyi ifade ediyordu.
Sonsuza kadar blnebilen bir cisim aslnda yok demekti ve byle bir tz anlay olamazd. Bu fikir
Leibnizi cisimlerin blnemeyecek bir paras olarak dnd monad kavramna ve tz olarak
monadlar kabul etmeye yneltmitir.
Leibniz, Giordano Brunodan ald, fakat farkl bir biimde yorumlad monad kavramn doann
gerek atomlar; tek kelimeyle, nesnelerin eleri diye tanmlamtr.[28] Bu monadlar bolukta belli bir
yeri olan noktalard ve darya alan bir pencereleri yoktu (madde 7), yani dardan hibir ey onlar
etkilemiyordu. Fakat kendileri, her biri ayr gzlklerle evreni gzleyen bilinler gibi evrende ayr bir yer
igal ediyorlard. Bu yzden de her monad dierinden farklyd ve ayrca aralarnda bir hiyerari de
bulunuyordu. En basit monadlar sadece alglamaya, daha sonrakiler alglama ve bellee, nc
aamadakiler de akla sahip monadlard. Ve her canlnn organik vcudu bir eit ilahi makine ya da bir
otomat idi (madde 64). Monadlar hiyerarisinin tepesinde ise, Leibnizin monadlarn monad dedii
Allah bulunuyordu. Allah, Leibnizin tanmyla, her eyin kayna olan g, fikirlerin ayrntsn ieren
bilgi ve nihayet rnleri ve deimeleri en iyi ekilde gerekletiren irade sahibi bir yetkinlikti (madde
48). Oysa akla sahip monadlar, yani insanlar, Allahn ayrcalkl yaratklar olarak Allahla bir Cemiyet
Biimi oluturabilme yeteneinde idiler ve bu durumda Allah, kendilerine gre sadece bir kimsenin
icat ettii makine karsndaki durumunda olmayp (yani Allahn dier yaratklara kar olan
durumundaki gibi olmayp), bir Prensin tebaasna, hatta bir babann ocuklarna olan durumunda
oluyordu (madde 81). Bylece insan topluluu gerekten evrensel nitelikte bir monariyi, Allahn
Devletini gerekletirme durumundayd (madde 85). Bu evrensel monari, doal dnya iinde ahlaki
bir dnya oluturuyordu ve bu iki dnya arasnda da tam bir ahenk vard. Aslnda ruh ve madde
dnyalar birbirinden ayryd; fakat birbirine gre ayarlanm iki saat gibi tam bir uyum iinde hareket
ediyorlard.
Leibniz, dnyay, mevcut olan her eyin toplam ve devam olarak adlandryorum diyordu.[29] Ne var
ki sonsuz sayda dnya mmknd ve mevcut dnya bunlardan sadece bir tanesiydi. Fakat Allah stn
akla dayanmadan hibir ey yaratmayacana gre mevcut dnya, mmkn olan dnyalarn en iyisi idi.
[30] Ve Allah bu dnyay, tm dualar, gnahlar ve dier her eyi nceden bilerek bir defaya mahsus

olarak yaratmt. Bu durumda dnyada elbette ki ktlkler de vard ve gnahsz ve ktlksz bir
dnya dlemek, bir roman ya da topya dlemekten farkszd. Kald ki sk sk bir ktlk, baka trl
ortaya kmayacak bir iyilik yaratyordu.[31]
Leibnizin Allahn Devletini kurmaya ynelik iyimser dnyas ana hatlaryla byleydi. Mmkn
olan dnyalarn en iyisi olan bu dnya, aslnda, mutlak monarilerin vahi kapitalizm yntemleriyle
ilkel birikim salamaya altklar bir toplum modelini temsil ediyor ve meru klyordu. Nasl Eski
Yunan dncesinde kleler doal karlanyor ve yok saylyorlarsa, Leibnizin paradigmasnda da
modern klelere yer yoktu. Alman filozofunu, insanln ondan yzyl sonra ulat bilgi ve yntemler
nda okurken, tasarlad mkemmel dnyann hayal ve gln olduunu syleyebiliriz. Kald ki
kendisinden daha elli yl sonra bile Voltaire bu topyayla alay etmekten kendini alamamt. Ne var ki
burada irdelediimiz sorun Leibnizin felsefi dncelerinin gncelliinden ok, filozofun tarih felsefesi
ile tarihilii arasndaki ilikiler ve bu balantnn ada tarih-yazcl asndan anlamdr.
Tarihi Olarak Leibniz
Leibniz ann tarih anlayna dorudan ya da dolayl olarak farkl biimlerde katkda bulunmutur.
Her disipline ve her konuya yakn bir ilgi duyan filozof, eitli almalar arasnda tarih aratrmalar
yapmaya da frsat bulmutu. Bir ara kendisinden Brnswick dkalnn tarihini yazmas istenince,
seferber olmu ve yllarca kaynak toplamt. Bu balamda Alman tarihinin kklerine eilmi, eski dillere
ve bu dillerin etimolojik zelliklerine gre en eski halklar kefetmeye almt. Bu ve dier tarih
aratrmalarnda, Leibnizin temel kaygs nedensellikleri, zellikle de bizzat harekete geirdii
insanlarn dahi ou kez bilincinde olmadklar saysz gizli, fakat ok gl enerji kaynaklarn ortaya
karmakt.[32] Fakat filozofun tarih anlayna asl katks dolayl ekilde, felsefi sistemi araclyla
olmutur.
Leibnizin felsefesinin tarih-yazcl asndan nemi bu felsefede zaman kavramnn igal ettii yer
ile ilgili idi. Descartes ve Spinozadan farkl olarak, Leibnizde oulcu bir yap iinde dnlen tz
(monadlar), zaman iinde devinen ve deien bir birimdi. Yaratlan her eyin ve sonu olarak
monadlarn deiim iinde olduklarn veri kabul ediyorum, diyordu Leibniz, hatta bu deiim her birinde
devamldr (madde 10). Hepsi de ayr zellikler tayan bu monadlarn statik bir biimde anlalmalar
mmkn deildi. Bu yzden de bu sistemde zaman ve ebediyet, sre ve deiim, evrensellik ve
bireysellik birbirine zt dmyordu.[33] Leibnizin ok sayda tarih alma yaptna, bunlarn tm
eserleri iinde on be cilt tuttuuna iaret eden Cassirer, dnrn asl metafizik eserinin tarihte yeni bir
yol atn sylyor ve Leibnizin temel kavramlar olgun biimlerini Herder ve Hegelin eserlerinde
buluyorlar diye ekliyor.[34]
Gerekten de Leibniz, felsefesiyle ve monadlaryla, Herderdeki ulus kavramnn ve giderek
Hegelde Esprinin Prusya Devletinde mutlak ekline ulaan diyalektik macerasnn olumasna
katkda bulunmu mudur? lerleyen sayfalarda Herder ve Hegelle ilgili aklamalarmzda bu konuya
tekrar dneceiz.
17. Yzyl: Aklclk, Teoloji ve Tarihilik
Byk metafizik sistemlere ortam hazrlayan 17. yzyl, Rnesans ile Aydnlanma yzyl arasnda bir
halka tekil etmitir. Dnem ayn zamanda kapitalist ilkel birikim dnemiydi ve mutlakiyeti rejimlerin
yapland bu yzylda siyasal iktidarlar bir iktisadi aktr olarak sermaye birikimine katkda
bulunmulardr. Bu dnm Marx, Kapitalde yle betimliyordu: Kapitalist an dourduu eitli
yntemler, balangta, kronolojik sra iinde Portekiz, spanya, Hollanda, Fransa ve ngiltere tarafndan
paylaldlar. Bunlardan ngiltere, 17. yzyln son otuz ylnda bu yntemlerin hepsini yani
smrgecilik, kamu kredisi, modern finans ve himayecilik yntemlerini sistematik bir btnlk iinde bir
araya getirdi. Bunlarn bazlar kaba kuvvet kullanmna dayanyordu; fakat istisnasz hepsi de, feodal
ekonomik dzenden kapitalist dzene iddetli geii hzlandrmak ve gei aamasn ksaltmak iin
toplumun youn ve rgtlenmi gc olan devlet iktidarn altrdlar. Ve gerekten de kuvvet,
deimekte olan eski toplumlarn ebesidir. Kuvvet bir iktisadi ajandr.[35] Oysa dnemin metafizik
sistemleri, modern ve antagonist snflarn doduu yllarda evreni matematik bir uyum iinde ve bazen
de, Leibnizde olduu gibi, mmkn olan dnyalarn en iyisi olarak sunmaya alyordu. Bu uyumlu
evrenin garantisi de eitli biimlerde alglanan Allah kavramnda yatyordu. Kukusuz bu Allah anlay
ve aray kilise ve sinagoglarn resm dogmalarndaki Allah kavramndan ok farklyd. Bu yzden de 17.
yzyl filozoflarnn en nemlileri byk basklara maruz kalm, baz eserlerini imzasz yaynlamak
zorunda kalmlardr.
17. yzylda, Batda, dnce hayatna basklar ksmen devletten ksmen de kiliseden (Yahudi
dnrler iin de sinagoglardan) geliyordu. Fransa Kral 14. Louisnin Devlet benim! dedii ileri
srlr; oysa ayn dnemde ve ayn lkede Bossuet de rahatlkla Kilise benim! diyebilirdi. Hitabetiyle
n salm ve prenslere mrebbilik yapm olan rahip, dnemin resm tarih anlayn da temsil etmitir.
Tarihilerin kmsendii, gerek tartmann filozoflarla ilahiyatlar arasnda cereyan ettii bir ada
Katolik din adam tarih almalarn da ynlendiriyordu.
Bossuet Evrensel Tarih zerine Sylemine tarih, insanlara bir yarar olmad durumlarda bile,
prenslere okutulmaldr diyerek balyor ve din ve siyasal iktidar, beer olaylarn cereyanna temel
tekil eden iki noktadr diye devam ediyordu.[36] Dnr, bu eserinde kutsal kitaplara dayanarak ve
Yaratltan balayarak eski uygarlklar anlatyor, zellikle de Msr uygarln vyordu. Yahudi
peygamberler tarihine Eski Yunandan daha ok yer vermesi eletiri konusu olmutur. Oysa modernizmin
doduu bir ada, mutlakiyetiliin deta ideal-tipini oluturan bir lkede resm ideolog haline gelmi
bir rahibin dnceleri, bugn, daha ok felsefeyle ilikileri asndan ilgin grnyor. Gerekten de
Fransada ve Avrupada ykselen rasyonalizm karsnda Bossuet nasl bir tepki sergiliyordu? Ve bu tepki
rahibin eserlerine nasl yansyordu?
Paul Hazard, 1930larda byk yanklar uyandran bir eserinde 17. yzyln sonlar ile 18. yzyln
balar arasndaki dnemin (1680-1715) Avrupada bir bilin krizi olarak yaandn yazm ve u
cretkr tehisi koymutu: (Bu dnemde) Franszlarn ou Bossuet gibi dnyorlard; birdenbire
Voltaire gibi dnmeye baladlar: Bu bir devrimdi.[37] Gelime herhalde yazarn iddia ettii kadar ani
olmamt; fakat byk bir deiikliin yaand da yadsnamazd. Burada u soru akla geliyor: Evrensel
Tarihinde ilgin bir tarih dnem tanm yapm ve tarih dnemlere ayrarak incelemi olan
Bossuetnin kendisi de eserinin yaynland srada (1681) yeni bir dnemin balad kansnda myd?
Bossuetye gre dnem (poque) szc Yunanca durmak anlamna gelen bir szckten geliyordu
ve (bizden) nce ve sonra olup biten her eyi gzden geirmek ve bu yolla da anakronizmden, yani
tarihleri kartrma hatasndan kurtulmak iin bir dinlenme mekn tekil ediyordu.[38] yle grnyor ki,
yakndan izledii ve eletirdii rasyonalist akmlarn yeni bir devri balataca kaygs yazarmzda
mevcuttu; fakat bunu kabullenmek, temsilciliini yapt egemen ideolojinin de sonu anlamna gelecekti.
Bu yzden Bossuet modernist akmlar izliyor, yer yer onlardan yararlanyor, fakat ayn zamanda onlarla
savayordu. zellikle kendi lkesinde hzla ykseli halinde olan Kartezyen felsefe hem ilgisinin hem de
kayglarnn banda idi. Descartesn Allah inkr edenlere kar gelitirdii muhakeme tarz kukusuz
Bossuetnin beenisini kazanyordu. Ne var ki filozofun metodolojik kukuya dayanan sisteminin ayn
zamanda iman iin bir tehdit oluturduunu da gz ard edemezdi. Bir yaknna yazd mektupta bu
tehdidi yle zetlemiti: Kartezyen felsefe ad altnda Kiliseye kar byk bir kavgann hazrlandn
gryorum. Bu sistemde ve onun kanmca yanl anlalm olan ilkelerinde bir sapknlktan da fazlas var
ve bu ilkelerden Kilise dogmalarna kar karlacak sonularn bu felsefeyi iren klacan; Kiliseye
de, filozoflarn zihnine Allahn varln ve ruhun lmszln yerletirmek iin felsefeden salayaca
tm meyveleri kaybettireceini hissediyorum.[39] Bossuet, Kartezyen felsefe yayldka Descartesa kar
daha da sert bir dil kullanm ve uzun sre dini kutsayan, fakat dini anca kendisini ve her eyi atn
sanan filozofu, kendiliinden hibir ey bulamayp hep bakalarn izleyen zayf esprileri sapknla
yneltmekle sulamtr.[40]
Bossuetnin felsefe alannda kaygs Descartes ve Kartezyen felsefeden ibaret deildi. Katolik rahip,
Spinozann yaynlarndan da haberdard ve Hollandal filozofun Teolojik-Politik ncelemelerinde kutsal
kitaplar sradan bir tarih kitab gibi eletirmesi onun iin kabul edilemez bir eydi. Hele mucizeleri
reddetmesi tam bir skandald. Yine de Katolik rahip Spinozadan da etkileniyor, onunla daha iyi boy
lebilmek iin, Latince ve Yunancann dnda branice renmek gereini de hissediyordu. stelik
Spinoza eletirel Tevrat ve ncil okumalarnda yalnz da deildi. Katolik rahip Richard Simon da ayn
yolu izlemi, kutsal kitaplar eletirel bir yaklamla ele almt. R. Simon, Homerin eserleri nasl
okunuyorsa kutsal kitaplarnn da ayn gzle okunacan dnyor ve hmanist gelenein izinde teoloji
yerine filoloji ve grameri ne karyordu. Hazardn ifadesiyle, R. Simon ile eletiri ilk kez zerk
kesinlie ve saf bir biime ulayordu. Hkmlerinde ne felsefe ne de dogmalar rol oynuyordu. Onun iin
sadece el-yazmalar, mrekkep, yaz, harfler, noktalar, aksanlar nemliydi. Din d (profane) bilim,
kutsal otoriteleri tanmay reddediyordu.[41]
Voltairein filozoftan ok ilahiyat, tarihiden ok hatip dedii[42] Bossuet, Aydnlanma ad verilecek
olan yzyla geilirken bu kavgay kaybetti ve yzyla damgasn vuran Eskiler-Yeniler kavgasn yeniler,
yani modernler kazandlar. Rasyonalizmi temsil eden filozoflarn dayand snfla ilahiyat Bossuetnin
snfsal dayanaklar arasnda (daha sonra Fransz Devriminde olaca gibi) uzlamaz bir elikinin
olmamas geii iddetli bir devrime dntrmemitir.
Katolik rahibin ve temsil ettii zmrenin, bir inan dnyasnda yaamalarna ramen, an felsefi
akmlarn da yakndan izlemeleri bu dnmn evrimci niteliinde kukusuz rol oynamtr. lgintir ki
geni ufkuyla Bossuet daha sonra baz aydnlanma dnrlerinin de takdirini kazanmt. Bunlardan
DAlembert, dnrn Evrensel Tarihini u satrlarla vmtr: Bu geni taslakta, tarihi milletinin
ok sevdii anlamsz ayrntlar zerinde durmay kmseyerek, bir bakta kanun koyucular ve fatihleri,
krallar ve milletleri, crmleri ve beer erdemleri gren ve deerlendiren; hzl ve enerjik bir frayla
her eyi yutan zaman, beer ycelikler zerindeki Allahn elini ve ayn krallar gibi len krallklar
resimletiren geni ve derin bir dehay takdir ediyoruz.[43] Bu uzun ve ssl cmlede dikkatimizi en ok
eken ey, bir Aydnlanma dnrnn tarihi milletini ve anlamsz ayrntlar kmseyici tavrdr.
Descartes, Malebranche ve Locke gibi filozoflarn da paylat bu kmseyici bak, bizi dnemin
tarihilik mesleine ve profesyonel tarihilerine yneltiyor.
Metafizik, Bilim ve Tarih-Yazcl
17. yzyl, ilahiyatlar, filozoflar ve edebiyatlar dnda, ilgileri tm insanla yaylan geni bir
tarihiler ordusu da yaratmtr. Ne var ki bunlarn yazdklar tarihlerin pek az ciddi ve tutarl bir
almann rnyd. Amac gemii anlamaktan ok mevcut dzeni savunmak olan bu almalar tarih
olgular aratrmaya deil, tanzim etmeye nem veriyor ve bu amala da salam kaynaklardan ok
retorii n plana karyordu. Bu balamda Mzeray, Maimbourg, Varillas, Vertot, Saint-Ral gibi
isimleri sayan P. Hazard, bu zamann tm tarihileri Titus Livius, hatta ondan daha ssl, daha akc
olmak istiyorlard! diyor.[44] Bu tarihilerden rnein bir Varillas, gzleri iyi grmedii ve okuyamad
zamanlarda dahi, hi incelemedii olaylar hakknda saatlerce konuup, sylediklerini yaynlanmak zere
dikte ettiriyor; kraln kitaplnda bir saat geiren rahip Daniel de orada grd el-yazmalara yapt
gndermelerin eserini zenginletirdiini sylyordu.[45] Bu nitelikleriyle, tarihiler, hi kimseye
yaranamadlar. Filozoflar ve modernler onlar eskinin bir paras olarak kmsyordu. Gerek, tarihte
deil metafizikte aranmalyd. stelik nemli olan dn deil, bugn anlamakt. Dnemin tarihilerine en
sert eletirileri ynelten Malebranchen iaret ettii gibi, tarihiler dnmyor, bakalarnn
dncelerini anlatyorlard.
Benzer eletiriler ngilterede de Lockedan geliyordu. Tarih-yazclnda retorii ve dz anlaty
kmseyen filozof, Herodot, Plutarque, Curtius ve Titus Liviusun tm zelliklerini bilip de, onlardan
baka trl yararlanmayan bir insan sadece bellei kuvvetli bir cahildir diyordu. Lockea gre, rnein
Eski Yunan ve Romadaki evlenme merasimleri, paray ilk basann kim olduu, resm binalardaki figrler
gibi garip ve yararsz bilgilerin hibir retici taraf yoktu ve tarih, dnyada sadece asillere ve i
adamlarna zg inceleme alan olmalyd.[46] Marx ve Engelsin ilk ortak eserlerinde iaret ettikleri
gibi, tam da bu srada, ilkel birikimin tm yntemlerini bir araya getirmi olan ngilterede, yaanan
pratii sistem haline getirecek ve ona teorik bir temel verecek bir esere ihtiya vard: Man tesinden
Lockeun eseri (An Essay Concerning Human Understanding) zamannda geldi ve sabrszlkla beklenen
bir misafir gibi heyecanla karland.[47]
Tarih-yazclna metafizikten gelen eletiriler madalyonun sadece bir taraf idi. teki tarafnda ise,
tarihileri, tm basitliklerine hatta yer yer arlatanlklarna ramen yine de phe yayan odaklar olarak
gren iman sahipleri vard. Gerekten de ayn tarih konular hakknda farkl anlatlar ortaya kyor, hepsi
de doruluk iddiasnda bulunuyordu. rnein mevcut bir sr Fransa tarihinden hangisine inanmak
lazmd?
Kapitalizmde en ileri aamada olan ngiltere, bu adan daha da geri bir konumdayd. Daha 1622de,
tarihte bir ilki gerekletirerek Oxfordda bir tarih krss kurmu olan bu lkede, henz bir ngiltere
tarihi bile yazlmamt. Mezerayn Franszlar, Marianann spanyollar, Buchanann skolarla ilgili
tarihlerinin karl henz ngilterede yoktu. Papalk devletleri, dkalklar ve cumhuriyetler arasnda
blnm olan talyanlarn tarihini yazmak iin de Antonio Muratori tonlarla kaynak toplam, kitaplar
yazmt. Oysa gzlerini gemiten ok gelecee evirmi olan ngilterede tarih eski alarla snrl
kalmt ve ilk tarih krssn igal eden Degory Wheare de Latince kaleme ald yntem kitabnda,
Locke gibi, tarihin asl amac, bilgi edinme ve derin dnceler (contemplation) deil, pratiktir
diyordu. Ona gre tarih, rneklerle sslenmi bir ahlaki felsefe olmaktan te bir anlam tamyordu.[48]
Ksaca ngilterede, rneini Richard Bakern eski tarz kroniklerinde bulan eserlerin tesine
geilememiti. Yzyln sonlarna doru William Temple ngiltere Tarihine Giriini yazarken Fransz
tarihi Mezeray rnek alacakt.[49]
Ksaca 17. yzyl, ilahiyatlarla metafizikilerin att, fakat her iki akmn da tarihileri etkiledii
bir yzyl idi. 18. yzyl, yani Aydnlanma a ise metafizikten felsefeye gei dnemi oldu.
Metafizikiler tarihilii kmsyor, onu bir bilim olarak grmyorlard. Yine de Spinoza Tevrata
getirdii laik okuma ile, Leibniz ise geleneksel kaynaklar aan, tarihte kaynak kavramn zenginletiren
incelemeleri ile disiplinin bilimsellemesi ynnde nemli bir rol oynadlar. Fakat bu geite en nemli
rol, yzyln sonlarna doru Fransz dnr Pierre Bayle oynad.
Bugn dnce tarihinde hayli geri planlara atlm grnen Pierre Bayle kimdi? Ve bu tarih ilevi nasl
yerine getirdi? Sanyorum ki bu ilevi en iyi tarih maddeciliin kurucular ifade etmilerdir.
Marx ve Engels, tarih maddeciliin inasnda ilk temel talarndan biri olan Kutsal Ailede gen
Hegelcilerle hesaplarken, Baylei Feuerbachn ncs olarak gryor ve unu yazyorlard: Teori
plannda 17. yzyl metafiziine ve tm metafizie itibarn kaybettiren insan Pierre Bayle idi; silah da
bizzat metafiziin byl formllerinden yaplm kukuculuk oldu. Baylein hareket noktas Kartezyen
metafizik idi. Feuerbach, speklatif felsefeyle kavgaya speklasyonda ilahiyatn son desteini grd ve
ilahiyatlar, szde bilimlerini terk ederek, kaba ve itici inanlarna dnmeye zorlamay gerekli bulduu
iin girimiti; ayn ekilde Bayle de dinden phe ettii iin din inanc destekleyen metafizikten da
phe etmeye balad. Bylece metafizii tm tarih evrimi iinde eletirmeye koyuldu. Metafiziin
lsnn tarihini yazmak iin tarihi oldu (..) Bir Fransz tarihisinin dedii gibi, Pierre Bayle, 17.
yzyl anlamnda metafizikilerin sonuncusu, 18. yzyl anlamnda filozoflarn da birincisi oldu.
(talikler Marx ve Engelse ait).[50]
Pierre Baylein kar olduu dnce sistemi aslnda Bossuetnin teolojik sistemiydi ve bu sisteme kar
Bayle, silahn nce Descartesn pheciliinde aramt. Fakat Fransz filozofun ilk neden ve tz
aray ve Bossuet nasl tm gerekleri kutsal kitaplarda buluyorsa Descartesn da tm gerekleri
matematikte bulmas, kendisini Kartezyen felsefeden uzaklatrmt.[51] Matematik, her eyi kantlama
mant zerine kurulmutu. Oysa tarih gerekler farkl nitelikteydi ve onlar iin matematik kantlama sz
konusu olamazd. Tarih olgular saptamak ve doruyu yanltan ayrmak nce phecilii gerektiriyordu.
Bylece Bayle, bir tarih felsefesi gelitirmek ya da tarihte ereksellik aramak yerine, tarih almalarna
phecilii sokuyor ve tarih olgular iinde dorulardan ok yanllar aryordu. Eletirel szln
hazrlarken bir dostuna yazd mektupta da, amacnn szlklerde ya da kimi yazarlar tarafndan yaplan
hatalarla ilgili bir yanllar mecmuas meydana getirmek olduunu sylemiti.[52] Yanllar dogmalardan,
otoritelerden ve gelenekten kaynaklanyordu. Bu yzden dorulara da ancak dogmalar ve otoriteleri
krarak ulaabilirdik. Bunun iin de, Bayle, tarih olgular tek balarna ele almyor, onlar tarih olgunun
bal olduu koullanmalar kompleksi iinde inceliyordu. Ve onun iin olgular, tarih bilginin balangc
deil, hedefi ve sonucuydu. Bylece, Cassirerin ifadesiyle, kat bir ekilde rasyonel ve rasyonalist bir
yzyln ortasnda, Bayle, inanl ve tutarl bir biimde ilk pozitivist olacakt.[53] Eletirel szlnden
aktardmz aadaki cmleler, r ac dnrn tutkusunu ve kavgasn ok gzel zetliyor:
Tarihin kanununu bilenler, grevini sadk bir ekilde yapmak isteyen bir tarihinin vg ve ktleme
esprisinden uzaklamas ve mmkn olduu kadar her trl ihtirasn yenmi bir stoac gibi davranmas
gerektiini kabul ederler. O sadece gerein karlarna dikkatli olmal, gerisine aldr etmemelidir ve
bunun iin bir hareketin fkesini, bir iyiliin ansn, hatta vatannn akn feda etmelidir. Bir lkeden
olduunu, bir cemaatte yetitiini, servetini una veya buna borlu olduunu, dostlarnn veya ebeveyninin
unlar ya da bunlar olduunu unutmaldr. Byle bir tarihi, Melchisdec gibi, anas, babas, soy kt
olmayan biridir. Ona nerelisin diye sorulunca ne Franszm, ne Almanm, ne ngilizim, ne spanyolum vb.,
ne imparatorun ne de Fransa kralnn hizmetinde deil sadece gerein hizmetinde olan bir dnyalym
diye yant verir. Gerek tek kraliemdir; sadece ona itaate yemin ettim.[54]
Pierre Bayle ile bir devir kapanyor, yeni bir devir balyordu. Fakat biz Aydnlanma adna layk
grlen bu yeni devri sorgulamaya gemeden, bu gelimelerin dnda yer alan, hatta yer yer ona kart
olarak sunulan baka bir dnyada, Osmanl-slam dnyasnda olup bitenleri anlamaya alalm.
Osmanl-slam Dnyas: Ktip elebi, lahiyat ve Tarih
17. yzyl, Avrupa iin olduu gibi Osmanl toplumu iin de bir dnm noktas oldu ve Batdaki
sosyoekonomik gelimeler bu dnm iin de belirleyici bir rol oynadlar. ok genel hatlaryla bu
karlkl etkileim yle zetlenebilir: Batda kapitalizmin itici glerinden yn dokumaclnn
hayvancl tevik etmesi ve hububat ihtiyacn artrmas Douda tarm ekimini younlatrm ve Elbe
nehrinin dousundaki blgede tarihilerin ikinci feodalite adn verdikleri sreci balatmt. 16.
yzyla resm tarihilerin Celali isyanlar adn verdikleri kyl isyanlar ile giren Osmanl toplumu da
bu gelimenin dnda kalamazd.[55] Bu sre iinde n-feodalite zellikleri tayan Osmanl tmar
sistemi bozuluyor, Anadolu ve Balkanlarda bir eit hanedan aileleri grnm altnda derebeylik
sistemi geliiyordu. Ayn srecin st-yap asndan ifadesi ise Osmanl kltr kurumlarnda, zellikle de
medreselerde ba gsteren bozulma oldu.
Osmanl Devletinde ulema snf aslnda daha 16. yzyl ortalarndan itibaren toplumsal bir evrim
geirmi, medreseler baz aristokratlam molla ailelerinin eline geerek siyasal kavgann bir paras
haline gelmiti. 17. yzylda Batda rasyonalizm egemenliini kurarken Osmanl toplumu byle anakronik
bir evrim iindeydi ve bir kast haline gelen ulema, artk ancak ilmiyenin zenginlii ve imtiyazlar tehdit
altnda olduu zaman bir araya geliyordu; bu ilim mesleinin mensuplar nadiren ilm nedenlerle ve
nadiren mesleklerinin ilm yn iin birlikte hareket ediyorlard.[56] Medreselerin siyasallamas ve
umur-u devletin bir aktr haline gelmesi, ruhaniyet alannn bunlarn dndaki tekke ve tarikatlara
kaymasna, daha dorusu mevcut tarikatlarn glenmesine yol at. te yandan Kadzadeler gibi
aristokratlaan baz ulema aileleri camilerde verdikleri siyasal nitelikli vaazlarla yeni ve farkl bir
ideolojik alan yaratmay baarmlard.
Btn bu gelimeler, kukusuz, Bat tipi bir sivil toplum iin elverili bir zemin oluturmuyordu.
Nitekim bu dnemin Ktip elebi, Evliya elebi gibi nde gelen dnrleri medreselerden kmamtr.
Bunlardan Ktip elebi, her alan kucaklayan eserleriyle, zellikle de ilimler szlyle Osmanl
Devletinde ann en dikkate deer dnr olmutur.
Avrupal adalar arasnda Hac Halife ismi ile n yapm olan Ktip elebi ilimleri, o gnlerin
dnyasnda yaygn olan tasnife uyarak, akl ve nakl ilimler eklinde ikiye ayryordu ve her iki alana da
hkimdi. zellikle 15 bin civarnda eser, 10 bin kadar yazar ve yzden fazla da bilim dalnn tantld
Kef z Zunn isimli eseri bir bibliyografyadan da te, bir ansiklopedi zellii tamaktadr.[57] Dr.
Adnan Advarn, (Bat Rnesansndan iki yz yl sonra) Trkiyede Rnesansn mjdecisi
saylabilecek kadar nemli[58] bulduu dnrn eserleri F. Babingerden ada slam dnr Fazlur
Rahmana kadar, Batl ve Doulu, saysz bilginin de dikkatini ekmi ve takdirini kazanmtr.[59] Bu
vgler dnrden yz elli yl sonra bile laiklik sorununu zememi bir toplumda Ktip elebinin
dncelerinin gncel bir boyut tamasndan kaynaklanyor.
Ktip elebinin laik bir dnya gr ynndeki duruu, nerdii ilim tasnifinde ve hikmet ya da
felsefeyi ieren akl ilimlere verdii nemde somutlayordu. Ne var ki, hayatnn sonlarnda kaleme
ald Mizanl-Hakkda anlattna baklrsa, dnrmz bu adan pek de ansl bir dnemde
yaamyordu. ann Osmanl teokrasisine zg normal kstlamalarnn dnda, baz konjonktrel
gelimeler de o tarihlerde dnce zgrln boma eilimindeydi. Ktip elebi bu gelimeleri yle
zetlemitir: (Osmanl Devletinde) ilk alardan Sultan Sleyman Han zamanna gelinceye kadar hikmet
ile eriat ilimlerini uzlatran gerek aratrclar n almlard; fakat sonradan nice bo kafal insanlar
bunlara kar tavr alarak, salt taklit ile donup kaldlar ve felsefeyle ilgili btn dersleri retim
programlarndan karttlar. Sonu olarak da Osmanl lkesinde ilim pazarna kesat gelip, bunlar
okutacak olanlarn kk kurumaya yz tuttu.[60] lgintir ki, bu tabloyu izen limimiz kendi azminin
krlmadn ve Sokratn Eflatunu heveslendirdii gibi[61] gen yetenekleri tevik ettiini belirtmekten
de geri kalmamtr.
Aslnda Ktip elebinin szn ettii yasaklamann greli olduu, merkeziyetilikten uzak ve kendine
zg bir oulculuk anlay iinde yaayan medrese sisteminde mutlak ve btnsel bir felsefe
dmanlndan sz edilemeyecei sylenebilir. Nitekim baz tarihilere gre, o dnemde, bilim ve
felsefeyi btnyle yasaklayan herhangi bir resm karar veya yaz yoktur ve Ktip elebi, sadece
oluan olumsuz havaya ve yaygnlaan bilgi yetersizliine vurgu yapmaktadr.[62]
Kukusuz Ktip elebinin bilim ve felsefe konusundaki liberal tutumunu dnemin koullar iinde
deerlendirmemiz ve gnmz kavramlarn yz elli yl ncesine uygularken ok ihtiyatl olmamz
gerekiyor. lerleyen sayfalarda Osmanl bilgininin evrensel planda bir yeri olup olmadn sorgularken
bu noktaya tekrar dneceiz ve Ktip elebinin dnce dnyasnn snrlarna deineceiz. Yine de, elli
yl nce, Ktip elebinin gr tamamen laik devlet telakkisine ve laik ahlak prensiplerine uygundur
diyen Hilmi Ziya lkenin u sylediklerinin bugn de anlamn yitirmedikleri kansndayz: Ktip
elebinin yz yl nce verdii hkmler, bugn iin dahi maalesef henz tatbik sahasna girmi
olmayan derin bir ilim zihniyetine ve realist bir cemiyet grne hi deilse sezgi halinde
dayanmaktadr.[63]
Ktip elebi, dnceleri ve eylemi ile bizlere yaad dnemin siyasal ve toplumsal sorunlar
hakknda da k tutmakta, o yllarda olup bitenlere tank olmaktadr. zellikle Mizanl-Hakk kitab bu
konuda paha biilmez tablolarla doludur. nl lim, lmnden bir yl nce kaleme ald bu son
eserinde, o gnlerde Osmanl toplumunu en ok megul eden ve blen sorunlar tartm, ayrca bu
konularda kendi dncelerini de aklamtr.
Nelerdi Ktip elebinin altn izdii sorunlar?
Ktip elebi, Mizannda, zellikle o sralarda toplumu ikiye blm olan (Mevlevilerde) raks ve
devr icras; ttn ve kahve yasa; Peygamber Muhammedin kkken kaybettii anne ve babasnn
Mslman saylp saylmayaca; Muhyiddin bn Arabnin tasavvuf felsefesini benimseyenlerin mi, yoksa
reddedenlerin mi hakl olduu gibi konular zerinde durmu ve lml tavrlar ortaya koymutur. elebi,
daha da nemli olarak, o yllarda Osmanl devletinde sert tartmalara konu olan bidatla ilgili
grn de ifade etmitir.
Gerekten de yenilik anlamna gelen, fakat giderek yeniliklere kapanan bir toplumda yasak anlam
kazanan bu szce kar limimizin yaklam nasl olmutur?
Ktip elebi bidat konusunda tavrn belirlemeden nce yenilikleri bidat- hasene ve bidat- seyyie,
yani iyi ve kt yenilikler eklinde ikiye ayrr ve sonra da kendi tutumunu yle formle eder: Ancak
unu syleyeyim ki btn bu bidatlar halkn arasnda bir treye ve dete dayanr. Bir bidat bir halkn
arasnda yerleip oturduktan sonra artk eriatn beendiini buyurup, beenmediini yasaklamak iidir
diye halk yasaklayp ondan dndrmek arzusunda olmak byk ahmaklk ve bilgisizliktir. Halk alp det
ettii ii, eer snnet eer bidattr, brakmazlar.[64] Bu satrlarda, Ktip elebinin dncesinde laiklik
ynndeki elerin sadece ilke beyan dzeyinde kalmayp, toplumsal dayanaklarla da beslendiine
tank oluyoruz.
Aslnda 17. yzyln ortalarnda Osmanl toplumu sadece din dnce plannda ikiye blnmemiti; bu
blnmenin sosyolojik ve siyasal bir taban da bulunuyordu. deolojik planda Snni ortodoksi ve sufilik
kartl eklini alan tartmalar, ynetici snf iinde de kamplamaya yol amt. rnein Mevlevilii
benimsemi olan Baha Efendinin yzyln ortalarnda (1649da) eyhlislam oluu bu kavgay kztran
bir faktr olabiliyordu. Gerekten de, ocuk yandaki Sultan 4. Mehmet ve onu etki altnda tutan byk
annesi Ksem Sultan ile Kadzadeler ve yenieri aalarn bir araya getiren iktidar kliinin tasavvuf
erbabna kar verdii kavga ve Baha Efendiyi eyhlislamlktan uzaklatrmak iin kurduu tuzaklar, o
dnemde din, sosyoloji ve siyasetin nasl i ie olduklarn sergileyen anlaml bir gelime idi.[65]
Ktip elebinin bireysel dnyas ve Osmanl kltr iindeki yeri hakknda yaptmz baz genel
saptamalardan sonra, sanyorum ki artk u sorular sorabiliriz: Dnrmz bilim ve kltr asndan
evrensel planda nasl bir konumda bulunuyordu? Bat dnyasndaki gelimeleri gz nnde bulundurursak,
kendisini evrenselleen deerler sistemi iinde yer alan bir dnr olarak da niteleyebilir miyiz? Yoksa
katlaan ve kltr hayatn aklclktan daha da uzaklatran banazlk eilimleri, aslnda bu eilimlerle
kavga halinde olan Ktip elebinin ufuklarnn snrlarn da iziyor muydu?
Daha nceki blmlerde anlatmaya altmz gibi, 17. yzylda Bat dnyas kkl bir dnm
iindeydi. Feodal yaplar zlyor, mutlak monarilerin kurumsal yaps oluuyor ve merkantil
politikalar da kapitalist sermaye birikimini hzlandryordu. Ayn ortamda zihin yaplar da hzla deiiyor
ve skolastik dnce ar darbeler yiyordu. Dnce plannda Fransz filozofu Descartes bu geliimin ve
dolaysyla da evrensel uygarlktaki ilerlemenin nde gelen isimlerinden biri olmutur.
Ktip elebi, Descartes ve tesi
Ktip elebi (lm 1657) ve Descartes (lm 1650) ayn yllarda yaam, ada iki dnr idiler;
fakat hibir zaman bir araya gelmemi, hatta hibir ekilde birbirlerinden haberdar olmamlard. Yine de
giderek farkllaan iki toplumsal ortamn ve kltr geleneinin bu nemli iki figrn karlatrmak
(metodolojik olarak tartmal grnse de) baz alardan aydnlatc olabilir.
Ktip elebi ile Descartesn ortak noktalar, kukusuz, btn dnrlerde ortak olduunu
syleyebileceimiz bir zelliktir: Eskilerin libido sciendi dedii okuma ve renme tutkusu. Gerekten,
her iki dnrn hayat da okuma, renme ve dncelerini yayma abas iinde gemitir. Buna ek
olarak bir de u noktada birletiklerini gryoruz: Descartes da, Ktip elebi de toplumlarnn bilim
kurumlarnn dnda yer almlard. Fransz filozofu Poitiers niversitesinde hukuk okumu, daha sonra
da bir askeri okula girerek askerlik eitimi grmt. Kendisi hibir zaman bir niversite mensubu
olmamtr. Ayn ekilde Ktip elebi de, Enderun mensubu babas sayesinde zel retim grdkten
sonra halife (ktip) olarak Enderuna girmi ve tm hayat boyunca medrese dnda kalmtr. Hatta
yaam yksn yazanlar, Ktip elebinin medreseliler tarafndan kk grldn de not etmilerdir.
Bu benzer noktann nemi uradadr: O dnemde, Batda ve Douda, yksekretim kurumlar skolastik
bilim anlaylar ve lonca karlarna dayanan yaplaryla modern bilim gelimelerinin dnda kalmlar,
hatta bu yndeki gelimelere kar kmlardr. 18. yzylda, yani Aydnlanma anda bile Fransada en
nl dnrlerin (Voltaire, Rousseau, Montesqieu, Ansiklopedistler vb.) Sorbonneun dmanlar
saylm olmas anlaml deil midir? O kadar ki, 19. yzyl balarnda Fransz eitim tarihini inceleyen
Durkheim bile, ada kurumlar arasnda feodal loncalardan en ok iz tayan kurumlar olarak
niversiteleri iaret etmitir.[66] Ksaca Ktip elebinin yaad dnemde Bat niversiteleri de zihniyet
itibariyle Osmanl medreselerinden fazla farkl deillerdi. Farkl olan, Batdaki, feodal ilikileri zen
ve zgr tartmann mmkn olduu bir kamusal alann olumasna olanak salayan toplumsal gelime
modeli idi. Ktip elebi ile Descartes ayran nokta da nesnel olarak yaadklar kltr ortam
balamnda ortaya kyordu.
Descartes, resm Fransann temsilcisi deildi. Tam tersine dncelerinin resm felsefeyle
uyumsuzluu yznden lkesini terk etmi, Hollandaya yerlemiti. Dahas, baz kitaplarn hayattayken
yaynlamay gze alamam, yaynlanan eserlerinden bazlarna da ismini koymaktan ekinmiti. Ksaca,
Descartes ve Kartezyen felsefesi, yaad gnlerin Fransasn deil, gelecein Fransasn temsil
ediyordu. Dnrn temel eserlerini Latince deil Franszca kaleme alm olmas da skolastik kltrden
ulusal ve rasyonel bir kltre geiin iaretiydi. Eer retmenlerimin dili Latinceyle deil de, lkemin
dili olan Franszca yazyorsam, diyordu Descartes, bunu u umutla yapyorum: Sadece doal, tamamen saf
akllarn kullananlar, dncelerimi eski kitaplardan baka bir eye inanmayanlardan daha iyi
anlayacaklar.[67] Aslnda Descartesn skolastik dnceden modern bilim ve felsefeye geii simgeleyen
bu szleri, Fransay da aan bir Bat rasyonalizmini mjdeliyordu. nk unutmayalm ki, eer talyan
Galile olmasayd, Fransz Descartes da olamazd ve bunlara Hollandann zgrlk ortamn da
eklemeden Descartesn cogito sorgulamasn anlayamayz. Oysa Ktip elebi bu ortamdan kopuk,
dahas, bu ortamn genellikle kfr dnyas olarak grld bir ortamda yayordu ve bir Osmanl
Descartes olabilmesi mmkn deildi. Fakat Ktip elebi o yllarn resm Fransasn temsil eden ve
her dnceyi kutsal tarih ve Katolik ortodoksi optiinde deerlendiren Bossuet de olmad. Medreseli
olmad iin ulema tarafndan kmsendi; geim kayna olarak grd kapkulu ocanda da
ykselmek iin en kk bir aba sarf etmedi. Tm hrs okumak, yazmak ve doru bellediini yaad
kltr ortamnn snrlarn zorlayaraksylemek idi ve bunun kavgasn verdi.
zetlersek, 17. yzylda Osmanl toplumu Ortaa kalplarn zorlasa da, kramad; skolastik dnce
yntemlerini yenileyemedi. Bu konuda Ktip elebi gibi en ileri admlar atan dnrler de felsefe
yapmadlar, sadece felsefenin nemi ve gerei zerinde durdular. Byle bir kltr ortamnda elbette ki
tarih-yazcl da Ortaan yllk (annales) ve kronik yazarlndan, vakanvis tarihiliinden te bir
anlam tayamazd. Gerekten de bu yzyln tarihileri temel eserlerine, Tevratta anlatld gibi
Yaratl kuramndan balyor ve neseplerini Hazreti Nuhun olu Yafese baladktan sonra, daha nceki
vakanvisleri tekrarlayarak sz asl anlatacaklar dneme getiriyorlard. Bunlar arasnda Peevi gibi ilk
kez yabanc kaynaklar kullanan, Hezarfen Efendi gibi Yunanca ve Latince kaynaklardan haberdar olanlar
da vard. Bizzat Ktip elebi de, corafya konusundaki evrensel ilgi alanna ek olarak, yabanc
tarihilerle de ilgilenmi ve (Fransz tarihisi Mzerayn Franszcaya evirdii) Bizans kronik yazar
Chalkondylesi Osmanlcaya evirmiti.[68] Yaadklar dneme ait verdikleri bilgilerle bu vakanvisler
elbette ki yararl bir i yapyorlard. Eserlerini bugn de retici buluyoruz ve bunlarn bir ksm Bat
dillerine de evrilmitir. Ne var ki Osmanl kltrnde tarihiliin gelimesi kolektif zihin yaplarnda
sekler ve eletirel dnceye yer veren daha temelli baz dnmlere muhtat. Felsefenin ilahiyat
eletirdii, tabii hukukun yeerdii byle bir ortamdan yoksun olan Osmanl tarihileri mlk devlet
anlaynn tesine geememilerdir. Kuyucu Muratn yetim kalm bir ekya ocuunu, bu da ekya
olmasn diye (cellat ldrmeyi reddedince, bizzat kendi elleriyle) kuyuya atmasn, nl Tarihinde
rnek devlet adam davran olarak alklayan bir Naima tam da bu zihniyeti temsil ediyordu.
Batda kapitalizmin gelimesi ve merkeziyeti espri iinde yrtlen devlet reformlar ulusal bilincin
inas ile birlikte yrmtr. Bunun en nemli arac olan ulusal diller de bu yzylda n plana kmaya
baladlar. Oysa benzer sosyo-politik deiimler geirmemi Osmanl toplumunda ulus inasnn en
nemli figrleri olmas gereken tarihiler temel eserlerini Trke deil, Arapa kaleme almaya devam
ediyorlard. Bu eitsiz gelime Osmanllara ok pahalya mal oldu. Devlet aygtnda reform yapamayan,
aksine iktidarn saray hizipleri, feodal aileler, yenieri ve sipahi aalar arasnda giderek daha fazla
blnd bir ortamda, Batnn, sonunda Karlofa Anlamas ile simgelenen hegemonyas altna girmek
de kanlmazd.
Osmanl ulemas ve ynetici kadrolar gzlerini gelecee deil, Koi Beyin nl risalesinde zledii
gemie evirmiti. Oysa Batda bu dnemde yaanan temelli deiiklikler, ister istemez Osmanl
Devletini de etkileyecek ve Devr-i Sleymana dn olanaksz klacaktr. Gerekten de Batda o
tarihlerde fetihi senyrlerin devri kapanm, fetihi burjuvalarn devri balamt. ngiliz ve
Hollandallar 17. yzyln ortasnda tarihin ilk merkantil savan yaptktan sonra, Akdenizde, Girit
savayla zayflayan Venedikliler ve Franszlar aleyhine kyasya bir rekabete girimiler ve bu ticarette
en byk pay almlard. Kukusuz btn bu gelimeler, ynetici kadrolar deiimin bilincinde olmasalar
bile, Osmanl toplumunu yakndan ilgilendiriyordu. 17. yzyln kinci Yarsnda stanbul adl eserinde
Osmanl iktisadi hayatn inceleyen Fransz tarihisi R. Mantran, u yargya varacaktr: 17. yzyln
ikinci yarsnda Osmanl ekonomisinin vesayet altna alnmas, iki yzyl sonra mparatorluun siyasal
vesayet altna girmesine nclk eder gibi grnmektedir.[69]
Aydnlanma Yzyl: Felsefe, Bilim ve Tarih
Aydnlanma a, gnmzde, 17. yzyln rasyonalist felsefeleri temelinde gelien ve ilahiyattan
tamamen koparak akln egemenliini kuran a olarak bilinir. Ne var ki sk sk genel bir kan eklinde
sunulan bu yarg ancak ksmen dorudur. Aslnda aklclk kavgas lkelere gre deien ortamlarda
ekillenmi ve gnmzde moda haline gelen akln eletirisi de ayn yzylda gndeme gelmitir. te
yandan, 17. yzylda metafizik sistemler iinde ilk admlarn atan toplum bilimleri, bu yzylda a priori
zlere dayanan yntemleri bir yana brakm ve toplumsal gerekleri somut aratrmalara dayandrmaya
balamtr. Bu alanda en verimli almalarn Fransz aydnlanmac dnrleri tarafndan yapld
sylenebilir. Fransz dnr Pierre Baylein 17. yzyl sonlarnda oynad r ac role daha nce
iaret etmitim. 18. yzylda Baylein izinde yryen ve onun olgular temel alan yaklamn genileten
dnr Montesquieu olmutur. Bylece biz de bu konudaki aklamalarmza r ac bir eser olan
Kanunlarn Ruhunun yazaryla balayabiliriz.
Montesquieu, Siyasal Rejimler ve Tarih
Montesquieu bir filozof deildi ve sistemli bir felsefe gelitirmemitir. Dnce tarihinde daha ok
siyaset biliminin kurucusu olarak kabul edilir ve bu gr, 19. yzylda Auguste Comte, Durkheim gibi
dnrlerin de paylat genel bir kan haline gelmiti. Montesquieunn tarih felsefesi ve tarih-
yazclna etkileri de bu nedenle dorudan deil, dolayl bir biimde oldu.[1] Bu bakmdan
dnrmzn tarih felsefesine derin etkilerini aklamak iin nce u soruyu yantlamamz gerekiyor:
Montesquieunn toplum bilimleri alanndaki devrimci katks neydi?
Montesquieu tm almalarn siyasal rejimler ve iktidar sorunlar zerinde younlatrmtr. nl
eseri Kanunlarn Ruhunu sunarken, Bu eser, diyordu, dnyann tm halklarnn kanunlarn, rflerini
ve detlerini konu ediniyor. nsanlar arasnda rastlanlan tm kurumlar ierdii iin konunun ok geni
olduu sylenebilir.[2] Gerekten de konu ok geniti ve aydnlanmac dnr buna hizmet edecek
olgular toplamak iin durmadan veri topluyor, byk seyahatlerden kanmyordu. nk iyi biliyordu ki
bu veriler, Bossuetnin sand gibi, kutsal kitaplarda yazl deildi. Oysa Montesquieu iin olgular ama
deil, arat ve bu konuda Baylein pozitivizmi rnek olamazd. Ona gre ama, tm tarih zenginlii ve
eitlilii iinde, toplumlar yneten kanunlar ile bu kanunlara temel tekil eden ilkeleri bulmakt.[3]
Ve bu noktada doa bilimleri ile toplum bilimlerinin ortak ve temel kavram olan kanun kavram ile
hesaplamak gerekiyordu.
Ortaada kanunlar dini, ahlaki ve bu temelde siyasi nitelikteydi. Sz konusu olan, emredici kanunlar
idi. Bir tarafta ilahi bir irade ve bu iradeyi yorumlayan kanun koyucu, te tarafta da bu iradeye uymas
gereken insanlar vard. Emir Allahtan geliyordu ve bu kurallar ilahi kkenleri dolaysyla bir ideali,
kanun olduklar iin de bir zorlamay (uyma mecburiyetini) ifade ediyorlard. Allah tm doaya ve
insanlara emirler vermiti ve bunu yaparken de onlara erekler tayin etmiti; dier btn kanunlar bu ilk
kanunun yanklarndan baka bir ey deildi (s. 29).
Geleneksel kanun anlay buydu; oysa 16. ve 17. yzyln bilimsel gelimelerinden sonra tecrbi
bilimlere zg yeni bir kanun anlay daha domutu. Deien olgular arasnda sabit ve kantlanm
ilikiler (kanunlar) arayan bu yeni anlay balangta ilahi kkenden kopmamt. rnein bir ekim
kanunu madde dnyasnda geerli olabilirdi, fakat bu gibi kanunlarn beer dnyada da geerli evrensel
bir model olmas beklenemezdi. nsan dnyasnda ilahi kanun, ahlaki kanun ve beer kanunlar, yani eski
kanun anlay hkmn srdryordu. Geri, tabii hukuk kuramclarnn da katksyla hukuk bir lde
seklerlemi ve Allahn etkisi, Descartesn felsefesinde olduu gibi, yaratt dnyann bir eit
muhafzl ile snrlandrlmt.[4] Fakat Allah tm evrensel dzeni bir fiske darbesiyle iletmeye
balayp, aradan ekilmi olsa ve artk yukarlardan nezaretle yetinse bile her ey yine ilahi dzenin
kanunlar erevesinde cereyan ediyordu. te Montesquieu, her ulusa zg kanunlar aratrrken tam da
bu noktada bir yenilik getiriyordu.
Montesquieu, kanun anlayn bata Allah (ilk akl) olmak zere eitli varlklar (Allah, madde,
insanlar, hayvanlar vb.) arasndaki ilikiler zerine oturtmutu. Bu varlklarn Allahla ilikilerinin
kanunlar olduu gibi, kendi aralarndaki ilikilerde de kanunlar vard. Bunlar eyann doasndan
gelen zorunlu ilikiler idi.
Montesquieu Ansiklopedistlerin mekanist materyalizmini paylamyordu ve evreni Allahn yarattna
inanyordu; fakat Allah, bir kez evreni yarattktan sonra, kendisini de bu zorunlu ilikilere tabi klmt.
te Montesquieu eitli uluslarda uygulanan saysz (medeni, siyasi, mali) kanunlar incelerken bu
zorunlu ilikileri, baka bir deyile kanunlarn kanununu bulmaya alyordu (s. 35). Kanunlarn ruhu
dedii ey de buydu. Bylece daha nceki yzyllarda doa bilimleri ile toplum bilimleri arasnda var
olan epistemolojik kesinti de bir lde giderilmi oluyordu. Althusserin iaret ettii gibi, Montesquieu
mevcut kanunlar ve bu kanunlara dayanan siyasal rejimleri incelerken bunlarn olmas gereken
ekillerini de belirlemiti. Bu zaten toplum bilimlerinin eletirel ynn tekil ediyordu ve siyasal
eyleme temel oluturuyordu. H. Poincarnin deyimiyle bilim yol gsterici, eylem ise buyurucu idi (s.
37). Ne var ki Montesquieu bununla kalmam, eserinde farkl bir yoruma yol aan aklamalarda da
bulunmutu. Pozitif kanunlar inceler ve bunlarn arkasndaki doal kanunlar bulmaya alrken,
dnrmz yer yer eski kanun anlayn anmsatan biimde Allaha atfettii ilk kanunlardan sz
etmiti. Akll varlklar, diyordu Montesquieu, yaratlmadan nce bir imkn olarak mevcuttu; bunlar
arasndaki ilikiler, yani kanunlar da mmknd. nsan eseri kanunlardan nce, mmkn adalet ilikileri
vard (s. 38).
Platonun idealizmini anmsatan ve kendi sistemi iinde de sorun yaratan bu aklamalar nasl
yorumlayabiliriz?
Daha nce iaret ettiimiz gibi, Montesquieunn sisteminde Allaha yer vard; fakat Allah bu sistemde
kendi yaratt zorunlu ilikilere uyan bir e, bir ilk akl olarak tasavvur edilmiti. Burada ise
dorudan din ve din kanunlar devreye giriyordu. imdi Kanunlarn Ruhunda yer alan u satrlar
okuyalm: nsan, tm snrl zeklar gibi cehalete ve hataya aktr. (Bu zellii ile) zaten zayf olan
bilgilerini daha da kaybeder. Duyarl bir yaratk olarak insan bin trl hrsn znesidir. Byle bir varlk
her an yaratcsn unutabilir: Allah bunu kendisine din kanunlar ile hatrlatt. Byle bir varlk kendisini
de her an unutabilir: Filozoflar ahlaki kanunlarla onu uyardlar. Bu varlk toplumsal yaam iin yaratld
halde, bakalarn da unutabilir: Kanun koyucular medeni ve siyasi kanunlarla onu grevine baladlar
(s. 39). Grld gibi bu ilahi ve beer kanunlar karmas anlay ile olgular arasndaki devaml ve
zorunlu ilikiler eklindeki kanun anlayndan uzaklam bulunuyoruz. Bu kanunlar, diyor Althusser,
unutmaya kar, insan belleine, grevine yerletiren hatrlatma kanunlardr. Bunlar artk insanla, insann
var olma koullar arasndaki ilikileri deil, insan doasn ilgilendiriyor ve bu grle Montesquieu,
tamamen kopmu olduunu sandmz en yavan geleneksel gre dnm oluyor (s. 39).
Bu ikilik ve dnn anlam neydi?
Althussere gre Montesquieunn dncesindeki bu ikilik dnrn sulh iinde yaamak iin ann
n yarglarna verilmi bir dn deildi; daha ok bir snak, en hain hasmlarna kar kullanlmak
zere ihtiya duyduu bir silah idi (s. 41). Bu hasmlarn banda ise tm beer zaaf ve erdemleri
insanlarn kendi yaptklar kanunlara balayan Hobbes geliyordu. Hobbes monariyi tehdit eden
tehlikeleri eiti bir toplumsal mukavele fikriyle amak istemiti. Oysa byle eiti bir yapy
nceleyen din ve ahlaki kanunlar toplum dengesini bozacak sarsntlar nleyebilirdi. Fakat bu
ilahiyatlarn iiydi. Montesquieuy ilgilendiren kanunlar siyasal kanunlard. Dnr bu amala siyasal
rejimleri inceledi ve bunlar temellendiren kanunlarn ruhunu anlamaya alt.
Montesquieu, tm aratrmalarnn sonucu olarak toplumlarn farkl siyasal sistem iinde
yaadklarn saptamt. Bir bakma Weberin ideal tiplerini nceleyen bu zgl yaplar cumhuriyet,
monari ve despotizm rejimleri idiler.[5] Bunlar a priori zlerden hareket edilerek ulalm sistemler
deildi; somut aratrmalar sonucunda her kategori iin ortak niteliklerin tespitiyle ortaya karlm
kavramlard. Ve her sistemin bir doas ya da biimsel bir yaps ile bu yapy harekete geiren bir
ilkesi mevcuttu.
Siyasal sistemlerin (devletlerin) doas, iktidarn kimin ya da kimlerin elinde bulunduu ve nasl
kullanld sorunuyla ilgiliydi. Bu erevede cumhuriyeti rejim, doas itibariyle iktidarn halkta olduu
ve halk (veya halkn bir ksm) tarafndan kullanld bir rejimdi. Monaride ise iktidar tek bir kiide
(monarkta) toplanmt ve sabit kanunlara gre uygulanyordu.[6] Nihayet despotizmde iktidar yine bir
kiide (despotta) toplanmt; fakat kanunlara gre deil, despotun keyfine gre uygulanyordu. Buna
karlk rejimlerin ilkeleri, toplumu oluturan insanlarn (maddi ve manevi) yaama tarzyla ilgiliydi.
Siyasal sistemleri yaatan ey insanlar olduuna gre, her rejimin de kendisine uygun insan tipiyle ve bu
insan tipine zg bir tutku ile bulumu olmas lazmd. Bu tutkuyu cumhuriyette erdem, monaride
eref ve despotizmde de korku temsil ediyordu.
Montesquieude erdem, eref ve korku eklinde ifade edilen ilkeler kukusuz hayli belirsizdi ve soyut
genellikleri iinde metafizik sistemlerde ileri srlen tzleri anmsatyordu. Fakat bunlar, yineleyelim,
a priori n-kabuller deil, dnrn evrensel boyutlu, somut tarih aratrmalaryla ortaya koyduu
ilkelerdi. Bu aratrmalar kukusuz yaanan an ve tek bir kiinin olanaklaryla snrl kalmt. Fakat
hemen iaret edelim ki bir toplum yapsn statik (doa) ve dinamik (ilke) eklindeki eler btnsellii
iinde dnmek tarih aratrmalarda r ac bir yenilik olarak ortaya kyordu. Hegelin
Montesquieuy bir usta olarak vmesi de Kuvvetler Ayrm yazarna borlu olduu ve kendi
felsefesinde olaanst bir yer tutacak olan bu iki eli btnsellik kavramndan kaynaklanyordu.[7]
Montesquieuye gre devletin itici gc olan ilkeleriyle, doas arasnda bir uyumsuzluk yaanrsa
toplumlar da bozuluyor ve iyi ya da kt ynde deiime uruyorlard. Bu demektir ki siyasal rejimlerde
doa-ilke ikilemi uyum halinde bir btnlk olarak yaanabilecei gibi eliki halinde de yaanabilirdi.
Bu btnl ideal tip kavramyla deerlendiren Cassirer, Althussere gre, sadece uyum halini
dikkate alm, eliki zerinde durmamt.[8] Oysa nemli olan, tarihte motor ilevi gren bu eliki
idi ve bu yntem Montesquieuy, yine Althusserin yorumuyla, tarihte ilk kez evrensel boyutlu tarih
analizi sadece statik deil, kurumlarn oluumunu ve reel tarih iinde dnmlerini aklayan dinamik
eye de dayandran bir dnr haline getiriyordu.[9]
Montesquieude tarihin motor gc olarak tasarlanan ilke kavram sarih bir biimde ortaya konmu
bir kavram deildir. Dnr bu kavram aslnda rejimlerin olumasnda etkili olan ok sayda enin
sonucu olarak dnmt. lkeleri oluturan eler arasnda iklim, ticaret, toprak bykl ve toprak
verimlilii gibi maddi eler olduu gibi din, rf ve detler ve bunlarn sentezi niteliindeki ulusal
espri gibi manevi eler de yer alyordu. Ne var ki Montesquieunn evrensel boyutlu aklamalar
byk boluklarla doluydu. Bu konularda 18. yzyl koullarnda evrensel planda veri toplamann snrlar
(ve bir kiinin gcnn mevcut verileri bile toplamaya yetmeyecei olgusu) bir yana, Montesquieude bu
konuda snfsal kkeninden gelen blokajlar da vard. Bunlar (ve kanun anlayndaki daha nce iaret
ettiimiz ikili anlam) dnrn eserinde, Althusserin Montesquieunn tarafgirlii dedii ideolojik
bir sapmaya yol amt. imdi yine Althusserin bizce ikna edici aklamalarn izleyerek konuyu
aydnlatmaya alalm.
17. ve 18. yzyllarda, Montesquieu ve Vico gibi baz istisnalar dnda tm dnrler toplumsal
mukavele fikri zerinde anlamlard. Toplumsalln kkenini aratran bu sorgulamann hareket
noktas insanlarn toplumlar yaratmadan nce doa halinde yaadklar eklindeki n-kabul idi. Bu
doa halinde, insanlar, Hobbesun dnd gibi sava iinde, Lockeun tasarlad gibi bar halinde ya
da Rousseaunun sand gibi mutlak bir yalnzlk iinde bulunabilirlerdi. Fakat bu farkl yaantlarn
ortak noktas uydu: Doa hali, kimilerinin gl, kimilerinin de zayf ve himayesiz olduu eitsiz bir
dnyayd. Oysa bireylerin bir araya gelerek bir toplumsal mukavele yapmalar ile herkesin pay olan,
eiti bir dnya kurulmutu. Geri yeni toplum da giderek ayrcalklarn hkm srd, eitsiz bir dnya
haline dnmt. Fakat Rousseaunun ifadesiyle, bu eitsizlik artk doa halindeki gibi fizik veya
doal deil, siyasi veya ahlaki bir eitsizlik idi.[10] Toplumlarn bir mukaveleden ktn ileri
srmek, diyor Althusser, her toplumsal kurumun kkeninin yapay ve beer olduunu sylemektir. Bu,
toplumun ilahi bir kurum, ya da doal bir dzen olmad anlamna gelir.[11]
lahi ya da doal eitsizlik dzeninden, ilke olarak, herkesin iradesinin rn olan kurmaca bir
mukavele ile eiti bir topluma geilmesinin anlam neydi?
Bunun anlam akt: Bu hayal anlama ile zmre hiyerarisine dayanan feodal toplumdan genel ve
soyut eitlik ilkesine (gerekte ise, Rousseaunun ahlaki ve siyasi eitsizlik dedii burjuva
egemenliine) dayanan burjuva toplumunun kuramsal temeli salanyordu. Doan toplum Hobbesun
Leviathannda betimledii mutlak monari zellikleri de tasa, sz konusu olan burjuva toplumuydu.
Montesquieunn tarafgirlii de bu noktada ortaya kyordu.
Montesquieu kuvvetler ayrm kuramnn kurucusu olarak bilinir. Fakat dnrmz yasama, yrtme
ve yarg eklinde sralad kuvvetler arasnda gerekten de tam bir ayrlk ve eitlikten yana myd?
Althusser, bu soruya hukuku Eisenmannn incelemelerine dayanarak, hayr diye yant vermiti.[12] Ona
gre, kuvvetler ayrm kuram, 19. yzyl sonlar ve 20. yzyl balarnda bir eit hukukular ekolnn,
Montesquieunn baz cmlelerini balam dnda kullanarak ona tamamen hayal bir teorik model
atfetmeleri ile ortaya kmt (italikler L. A.).[13] Oysa Eisenmannn gsterdii gibi, Montesquieude
kuvvetler ayrl deil, kuvvetler karm (fusion) ve i birlii (combinaison) fikri hkimdi. Ve bu i
birlii kral, asiller meclisi ve halk meclisi eklinde ayr gc temsil eden organ arasnda olacakt.
Esas olan bu gcn, birbirlerinin yetkilerini inemeden, rejime lml bir nitelik salayacak ahenk
iinde almalaryd. Bunun iin de zellikle yarg yetkisinin krala (yrtme organna) verilmemesi
gerekiyordu. Eer bizzat kraln kendisi yarglamaya balarsa bu arac iktidarlarn ortadan kaldrlmas,
Anayasann sonu ve monarinin despotizme kaymas anlamna gelecekti. Dnemin gleri somut
gereklikleri iinde dnlrse, Montesquieunn savunduu gcn de aslnda asiller, yani aristokratik
snf olduu anlalr. Bylece asiller yaamlarnda, ailelerinde ve mlklerinde kraln ve halkn (aslnda o
tarihte halkn bir paras saylan burjuvazinin) mdahalelerinden korunmu olacaklard. Dnr, bu
vesileyle, kt bir rnek olarak Kral 13. Louisnin bir asili yarglamak istemesini hatrlatmtr. Buna
karlk asiller meclisi de krall hedef alacak halk devrimlere toplumsal baraj oluturacakt. Kendisi
de bir aristokrat olan Montesquieunn snfsal tarafgirlii buradan kaynaklanyordu. Ne var ki
Kanunlarn Ruhunda savunulan lml monari demokratik evrim ynnde atlm nemli bir admd.
Montesquieu ngiliz monarisinin hayranyd ve onu eserinde insanlarn tasavvur edebilecei en iyi
hkmet ekli olarak vyordu.[14]
Montesquieude despotik rejim fikri, dolayl bir biimde dnrn toplumsal zamansallk
anlayn ortaya koyduu gibi, farkl yapdaki bir siyasal rejimle ilgili kavramn nasl kendi kavgasnn
ideolojik arac haline geldiini gstermesi asndan da retici oluyor. Dnrn bu konuda Voltairele
atmas, bir lde de Fransz aydnlanmasnn tarih felsefesi anlayna k tutmaktadr. Bu bakmdan
bu konuyu ayr bir balk altnda incelemek herhalde daha isabetli olacaktr.
Voltaire ve Tarihsel phecilik
Voltaire de Montesquieu gibi toplumlara egemen kanunlar aryordu; fakat tarih veriler konusunda
byk bir phecilik iindeydi. Zaten en nemli eserini dostu Marquise du Chateletnin tarih bilgilerin
doa bilimlerine gre ne kadar geri kaldndan ikyeti zerine kaleme almt. Ona gre 16. yzyla
kadar gereklere sadk bir tarihilik anlay olumamt. Bossuet gibi en lim, en ikna edici yazarlar
bile yanllarn tahtn ykacaklarna, onu yer yer sslemeyi yelemilerdi.[15] Durum ancak 15. yzyl
sonlarnda deimeye balamt. Matbaaclk ve bilimlerin gelimesi ile Grgoire de Toursdan (6.
yzyldan) beri manastrlarda saklanan gln kroniklerin devri tamamlanm, nihayet baz gereklere
sadk tarih kitaplar yazlmaya balanmt.[16] Bylece Avrupa ve her ulus kendi tarihilerine sahip
olacakt. Voltairein 16. yzyl ulusal tarihlerin yazlmaya baland yzyl olarak grmesi ilgintir.
zellikle, diyor dnr, vatannn tarihine balanmak, onu incelemek, ona sahip kmak, ayrntlarna
girmek ve baka uluslar da daha genel hatlaryla grmek gerekir.[17]
Bu konuda Voltairein kendi yntemi ne olmutur?
Voltaire de, yine Montesquieu gibi, mmkn olduu kadar veri topluyor, fakat bunlardan sadece insan
zihninin douunun, knn ve yeniden douunun bizzat kendisi tarafndan anlalmasnda yol
gsterici olacak en nemlilerini dikkate alyordu. Bir mektubunda tarih yazlarna gnderme yaparak
yaklak on iki savatan hi sz etmedim, diyordu, nk insan zihninin tarihini yazyorum; gevezelik
yapmyorum.[18] Cassirerin iaret ettii gibi, Montesquieu ile aralarndaki temel fark da buradan
kaynaklanyordu. Montesquieu iin tarih dnyann merkezi, siyasal hayat idi ve Devleti oluturan
kanunlarn esprisi, uluslarn esprisi ile buluuyordu. Buna karlk Voltairede espri kavram daha
geni bir anlam kazanyor ve tm isel hayat, insanln kendi bilincine varmadan nce geirdii tm
dnmleri kapsyordu. Bu niteliiyle Voltaire tam bir ilerlemeci dnrd.[19] Ancak bu ilerleme
anlaynn kkeni gemiteki diyalektik elikilere deil, ileriye dnk srekli bir aydnlanma olgusuna
ve bunu salayan (XIV. Louis, II. Frederik, II. Katerina gibi) ilerlemeci monarklara dayanyordu. Gemi
zamanlar hi yaanmam gibidir; diyordu Voltaire; daima iinde bulunulan ve uluslarn ulam olduklar
noktadan hareket etmek gerekir.[20] Bu balamda tarihin, akl tarafndan az veya ok aydnlanm insan
iradesinin ve insan hrsnn ona verdii anlam dnda bir anlam yoktu.[21]
Voltairein tarih felsefesinde zamansal kopukluklar olduu gibi, meknsal kopukluklar da vard.
Evrensel tarihte Hristiyanln dnda, birbirinden ayr ve bamsz birok uygarlklar yer almt. Bu
nedenle dnrn, Montesquieunn Doulu despotizm ad altnda toplad rejimlere youn bir ilgi
duymas da doald. Gerekten, Montesquieu, Doulu despotizm kavramyla nasl bir toplum
paradigmas tasavvur etmiti? Buna Voltairein itirazlar neler olmutu? Ve btn bunlarn toplumsal
tarihsellik asndan anlam neydi?
Montesquieu, Voltaire ve Despotik Devlet
Montesquieu despotik devlet kavramnn yaratcs deilse de, kavramn somut bilgilerle
gelitirilmesinde ve yaylmasnda en etkili isim olmutur. Dnr despotik devleti dier hkmet
ekillerini de kapsayan bir btnlk iinde yle tanmlamtr: Cumhuriyeti hkmet btn olarak
halkn veya onun sadece bir ksmnn egemen gce sahip olduu; monarik hkmet yalnz bir kiinin,
ancak yerleik ve sabit kanunlarla idare ettii; despotik hkmet ise yine bir kiinin, fakat kanunsuz,
kaidesiz ve sadece iradesi ve kaprisine tabi olarak ynettii bir hkmet eklidir.[22] Dnre gre her
hkmet eklinin temel kanunlar vard. Despotik devletle ilgili olarak Montesquieunn ileri srd tek
temel kanun bu gibi devletlerde iktidarn bir vezire devredilmesidir: Bu devletlerde bir vezirliin
teekkl temel bir kanundur.[23] Dnrmzn ifadesiyle cumhuriyet erdem ilkesine, monariler
eref ilkesine, despotik devletler ise sadece korkuya dayanr. Despotun keyfini frenleyecek tek olgu
dindir. Ne var ki bu hkmetlerde bizzat din de korkuya ilave edilmi bir korkudur.[24]
Montesquieu iktidar devralan vezirin despot haline geldiini, buna karlk onun da iktidar ksmen
devrettii her ikincil yneticinin vezir olduunu yazar. Ancak btn bunlar byk despotun keyfine
tabidir. Halk kanunlara gre yarglanr; bykler ise sultann keyfine gre. En basit vatandan bann
emniyette olmas, buna karlk paalarn daima tehlikede olmas gerekir. Bu canavar hkmetlerden
titremeden sz etmek imknszdr.[25] Cumhuriyette olduu gibi, despotik devlette de herkes eittir. Ne
var ki cumhuriyette insanlar her ey olduklar iin eittirler; despotik hkmette ise hibir ey
olmadklar iin eittirler.
Grld gibi Montesquieu despotik hkmetler iin son derece olumsuz dncelere sahiptir.
Kukusuz bu dnceler maddi gereklerden tamamen bamsz, soyut varsaymlar deildir. Bu balamda
Montesquieunn temel fikrinin Osmanl Devletinde mlkiyetin statsnden kaynaklandn gryoruz.
Despotik devletlerde Sultan kendini btn topraklarn sahibi ve btn tebaasnn mirass ilan eder. Bu
durum daima tarmn terk edilmesine yol aar. Ayrca sultan ticaretle urayorsa, her trl sanayi de
harap olur.[26] Bu temel fikirden hareketle, Montesquieu, rneklerini yine hep Osmanl Devletinden
vererek, despotik devletin ekonomik konulara hi nem vermediini belirtir. zellikle vergi, dn
verme, gmrkler gibi konularda byk farkllklar vardr. Despotik devlet para ekonomisine deil, ayn
ekonomiye dayand iin vergiyi de ok az alr: Hkmet ne kadar lmlysa, zgrlk ne kadar bykse
ve servetler ne derece gvence altnda ise tccarn da devlete dn vermesi o kadar kolaydr... Trkiye
gibi ynetilen bir lkede byle bir eyi yapmaya hangi tccar cesaret edebilir?[27] ktisat ve refaha nem
vermedikleri iin bu gibi hkmetler eyaletleri birbirlerinden iyice ayrarak ynetirler. Cumhuriyetler
gvenliklerine birleerek, despotik hkmetler de ayrlarak, deta yalnz kalarak kavuurlar. Memleketin
bir ksmn feda ederler; snrlar tahrip edip, l haline getirirler. Dman kuvvetleri giremez.[28] Ayrca
dmanla aralarna yabanclar yerletirirler: Trkler dmanla kendi aralarna Tatarlar, Eflak ve
Budanllar ve daha eskiden de Erdellileri yerletirdiler.[29]
Montesquieunn despotizmle ilgili grleri gnmz tarihilerinde de yaygn olan bir teze, mutlak
monarilerle, despotik rejimler arasndaki ayrma dayanmaktadr.[30] Bununla beraber Montesquieunn
iinde yaad monarik rejim, Hobbesun kuramsallatrd mutlak monariye hi de benzemiyordu. Bu
gei dneminde, Batda devlet aygt niteliksel bir deiim geiriyor ve merkezilemi bir feodal devlet
yerini kapitalist devlete terk ediyordu. Montesquieunn zel mlkiyet zerinde uzun uzun duruu
bundandr. Fransz dnr sermayenin gvencesi asndan her iki rejimin farkn urada gryordu:
Monarilerde kazanlan eyin gvence altnda olduuna inanldndan, daha fazla kazanmak iin her ey
ortaya srlebilir; kazan aralarn tehlikeye atmak sz konusu deildir... Despotik devlete gelince onun
zerinde durmak gereksizdir. Genel kaide: Esarete dayanan bir ulusta yeni eyler elde etmekten ok
mevcut korunmaya allr. zgr bir ulusta mevcudu korumaktan ok, yeni eyler elde edilmeye
allr.[31]
Grld gibi btn bu satrlarda, Montesquieu, genel olarak despotik devletlerde, zel olarak da
Osmanl toplumunda ilkel sermaye birikiminin glklerini dile getirmektedir. Bunun dnda yazar,
Osmanl devlet sisteminin toplumsal temelleri ile ilgili baz ilgin gzlemlerde bulunmutur.
Montesquieuye gre despotik devletlerde her ev ayr bir imparatorluktur.[32] retim biimleri
kavramnn bulunmad bir ada, Montesquieunn Doulu toplumlardaki patriyarkal ilikilere ve bu
ilikilerin siyasal rejimlere temel tekil edici niteliine eilmesi, sanrm ki derin ve ann ilerisinde
bir gr tekil ediyor. Bununla beraber Montesquieunn analizinin iki zayf noktas olduunu
syleyebiliriz. Bunlardan birincisi, dnrn toplumsal mukayeselerini tarih evrime ve diyalektie
dayandrmayp, Dou-Bat ayrm gibi kalplar iinde dnmesidir. Bu yzden yazar, toplumsal
gelimede, ykselen kapitalizmden beslenen kresel eilimler yerine, blgesel ve yerel kanunlar
saptamtr.
Kukusuz Montesquieu, daha nceki aklamalarmzn gsterdii gibi, corafi zellikler, iklim, ticaret
gibi maddi ve genel unsurlarn da tayin edici rollerini hesaba katyordu; fakat despotik devleti Batl
devletlerin de yaad tarih bir dnem olarak grmyor, daha ok monarik devletlerin, zellikle de
Fransz monarisinin bozularak bu duruma dnmesinden kayg duyuyordu. Brhier, dnrn bu
kaygsn u satrlarla ifade etmitir: Montesquieunn eseri Fransz monarisinin kkeni ve doas
hakknda birok incelemenin yapld dnemde yazld. Dnr, daha nceki yzyln, 14. Louis
devrinin ve Richelieunn nazrlnn bilanosunu yaparak, Fransz monarisinin Doulu despotizme
dnmesi konusunda byk bir risk gryordu ve eserinin byk bir ksm bunu gidermeye ynelikti.[33]
Dnrn Doulu rejimlerle ilgili gzlemlerinin ikinci zaaf da uradan kaynaklanyordu. Montesquieu
Doulu despotizm fikrini, dou halindeki ve kendisinin de nemli bir katkda bulunduu toplum
bilimleriyle deta alay eden bir katlk iinde vermitir. Yazara gre Doulu lkeler, bir hkmdarn
hibir kanun tanmadan, sadece terre ve sindirmeye dayanarak, keyfine gre idare ettii rejimlerdir. te
Kanunlarn Ruhu yazarnn en zayf ve en ok eletirilmi yn budur. Bu fikirler hem Oryantalizmin
ncleri ve kurucular tarafndan, hem de Voltaire gibi nemli Aydnlanma dnrleri tarafndan
yantlanmtr.
Montesquieu ile Voltaire her eyden nce Fransz toplumunda igal ettikleri toplumsal konum asndan
ayrlyorlard. Montesquieu bir barondu ve kapitalizme dnk, liberal monari yanls bir aristokratt.
Eserinde cumhuriyetleri vmekle beraber, ancak kk devletler iin geerli grd bu rejimin ann
gemi olduu kansndayd. Voltaire ise tam bir burjuva idi; yabanc lkelere mcevher, saat, krk vb.
ihra ediyor; para speklasyonu yapyor ve sermayesini tam bir kapitalist gibi ynetiyordu.[34] lgintir ki
Montesquieuye ynelttii eletiriler arasnda, onun, zenginlik, manfaktr, finans ve ticaretle ilgili
siyasal ilkeler konusunda hibir bilgiye sahip olmadn da ileri srmtr.[35] Ayrca Voltaire, ykselen
kapitalist ilikiler erevesinde iktisadi hayatn kltr hayatn da giderek belirleyici rolnn farkndayd.
Marx ve Engelsin iaret ettikleri gibi, burjuva perspektifinden, 18. yzylda Fransadaki (teolojik)
Cizvit-Janzenist kavgalarna Franszlarn kaytszlnn felsefeden deil, Lawun finans
speklasyonlarndan kaynaklandn vurgulayan Voltaire olmutu.[36] Bu dnrn fikirlerinin
yumuaklnda ve mal ihra ettii Douya kar nerdii hogrde snfsal konumunun n planda rol
oynadn dnebiliriz.
Voltaire, Aydnlanma anda kritik dncenin ve hogrnn sembol olmutur. Aslnda Muhammed
isimli eserinin ortaya koyduu gibi, Fransz dnr her zaman bu ilkelere drst bir ekilde sadk
kalmamtr. Fakat en nl eserlerinde Montesquieuden ok farkl bir yol izlemi ve bu dnrn temel
fikirlerini eletirmitir.
Voltaire, Montesquieunn Kanunlarn Ruhu isimli eserini zel bir incelemede tartmtr. Bu
incelemesinde Voltaire, Montesquieuy Trkiye ve randa duyduklar her eyi olduu gibi yazan cahil
seyyahlarn etkisi altnda kalarak gereklerden uzaklamakla suluyordu.[37] te yandan Voltaire,
Montesquieude aalayc bir anlam tayan despot szcnn etimolojisinden hareket ediyor ve bu
szcn eski Yunanda ve Romallarda aile babas anlamna geldiini hatrlatyordu. Oysa ayn
kavram 18. yzylda kaprisinden baka hibir ey dinlemeyen vahi bir deli[38] anlamna gelmeye
balamt. Voltaire, Doulu lkeler hakknda gvenilir bilgilerin ok yetersiz olduunu ileri srerek bu
kat tutumla alay etmitir. Ayn balamda dnrn 16. yzyl Fransa krallarndan I. Franois hakknda
izdii tablo, Doulu despotizme atfedilen uygulamalardan daha da ktlerinin kendi lkesinde de
yaandn gsteriyordu.[39]
Voltaire bir eit tarih felsefesi oluturan fikirlerini Uluslarn Zihniyeti ve rf ve detleri zerine
Deneme balkl klasik eserinde gelitirmitir. Bu eserinde Fransz filozofu, Trkler hakknda,
Montesquieunnki ile elien lml bir dil kullanyor ve haklarndaki zalimlik iddialarn yadsyordu.
Yazar Osmanl tarihiyle ilgili olarak, ilk Trk fetihlerine kadar uzanan bir dnemi kapsayan gzlemlerde
bulunmutur. Gerekten de Voltaire, temel eserinde, Trk fetihleriyle Bat Romay ykan Germen fetihleri
arasnda paralellik kurmu ve bu konuda unlar yazmtr: Hatrlamak gerekir ki Trkler, Franklar,
Normanlar ve Gotlar hem ilerlemelerinde hem de yenilenlerin dinini, detlerini ve kanunlarn
benimsemekte taklit ediyorlard.[40] Aslnda Voltaire bu eserinde de Mslmanlktan kmseyici bir
biimde sz etmektedir; fakat Trkleri n yargsz bir biimde sunuyor ve Cengiz Hann Kurultay ile
ilk Fransz krallarnn saraylarnn, ortak karar mekanizmalar bakmndan benzerliine dikkati ekerek,
belki de ortak bir kkenden gelindiini ileri sryordu.[41] Batda rkln u verdii ve bunun Trkleri
ba hedefleri arasna ald bir dnemde, bu yaklamn zgnl kabul edilmelidir. Bununla beraber
Voltairein asl ilgin grleri despotizm konusunda yapt tartmada ortaya kmaktadr. Bu konuda
Aydnlanma dnr unlar yazyor: Sanrm ki burada bir n yargyla savamak zorundaym. O da
udur: Trk hkmeti despotik (Voltaire vurguluyor) denen sama bir hkmettir; tm halk sultann
klesidir; bunlar hibir eye malik deillerdir; hayatlar ve mallar efendilerine aittir.[42] Byle bir
ynetimin toplumsal bir gerek olamayacan, sadece bir hayal rn olduunu, Voltaire, hemen ilave
ettii u cmlede ifade ediyor: Byle bir idare kendi kendine ker. Dnr byle bir hayal tasary
baz seyyahlarn hatal gzlemlerine balamaktadr. Sz yine Voltairee brakalm: Baz seyyahlar btn
topraklarn sultana ait olduunu sandlar; nk nasl eski Frank krallar askeri beneficiumlar
dattlarsa, sultanlar da hayat boyu geerli tmarlar ve zeametler veriyorlard. Bu seyyahlar Trkiyede
de, baka her yerde olduu gibi, veraseti dzenleyen kanunlar olduunu dikkate almalydlar.[43] Ksaca
Voltairee gre elbette Osmanl Devleti, kendisini Batl devletlerden farkl klan baz zelliklere sahiptir.
Fakat bu zellii, her eyde keyf; kanunun tek bir kiiye, kaprisine gre bir sr insan ldrme yetkisi
verdii bir devlet olarak dnmemek lazmdr.[44] Bu balamda Voltaire, Osmanl Devletini Roma
mparatorluu ile karlatryor ve bu iki fetihi devletin temel ayrln, Romallarn birletirici rolne
kar, Trklerin egemenlikleri altna ald halklardan daima ayr kalmalarnda gryordu.
Voltaire Osmanl Devletiyle ilgili gzlemlerinde en ok Luigi Marsiglinin mehur Osmanl
mparatorluunun Askeri Durumu balkl eserine dayanyordu.[45] Yazara gre Osmanl tarihinde I.
Ahmedin lmnden sonra askerler iktidara tamamen sahip olmular ve bir eit askeri demokrasi
kurmulard. Gerek kendi andaki gerekse bugnk egemen tarih grlerinden ok farkl olan bu
grle, Voltaire, aslnda olumsuz bir biimde, anarik bir iktidar yapsn kastediyordu.[46]
Bu konuya son verirken, diyebiliriz ki, Montesquieu ile Voltairei kar karya getiren despotik rejim
tartmas, aslnda Aydnlanma anda sorgulama alannn evrensellemesi eilimiyle yakndan ilgiliydi.
Balangtan itibaren kresel potansiyel tayan kapitalist retim biimi kukusuz bu srete belirleyici
olmutur. Kapitalizmin halklar eitsiz, fakat balantl bir biimde btnletirmeye balad bu evrimde
toplumsal zamansallk farklar da belirginleiyor ve Descartesn yz yl nce corafi meknla tarihsel
zaman arasndaki farklla iaret eden gzlemi Aydnlanma yzylnda somut aratrmalarn konusu
oluyordu. yle sanyorum ki Montesquieudeki despotizm analizi ve Voltairein buna itirazlar bu
balamda deerlendirilmelidir. Bu bir tarih felsefesi ve tarihilik yntemi tartmas deildi. Her iki
dnr de sistemli bir felsefe gelitirmemilerdir. Fakat toplumsal kanunlar, siyasal rejimler, farkl rf
ve detler ve ulusal espri gibi konular somut verilere dayanan almalarla irdeleyerek modern toplum
bilimlerinin kuruluunda ilk planda rol oynamlardr. Bu bakmdan 19. yzylda tarih-yazclnda r
aan tarihilerin Fransadan km olmalar da byk bir rastlant saylmamaldr.
Kukusuz Aydnlanma hareketi Fransaya zg bir sre olmad gibi Fransz Aydnlanmas da
Montesquieu ve Voltaireden ibaret deildi. Fakat felsefe-toplum bilimi-tarih ilikileri balamndaki
epistemolojik dnmleri sorguladmz bu almada artk gzlerimizi biraz da baka ufuklara
evirebiliriz.
Gerekten de Aydnlanma yzylnda, Fransaya komu bir lkede, talyada, tarih, felsefe ve bilimi
birlikte dnmeye alan bir filozof yaamt; ad Giambattista Vico idi ve aklamalarn yeni bilim
(Scienza Nuova) olarak adlandrmt.
Giambattista Vico, Tarihsel Akl ve Tarih Felsefesi
Aydnlanma yzylnda talyan dnr Giambattista Vico (1668-1744) anakronik ve biraz da
paradoksal bir yer igal ediyor. Gerekten de Vico, yaad ala uyum iinde olmayan, hatta ona kar
bir tepki tekil eden bir sistem gelitirmiti. Gnmzde talyan filozofu, temel fikirleri itibariyle an
am, bir aya 17. yzylda kalrken, dieri 19. yzyla uzanm bir dnr grnm sergiliyor. Zaten
felsefesi 18. yzylda byk yanklar uyandrmam, ancak 19. yzylda tartlmaya ve etkili olmaya
balamtr.
Vico dnce sistemini 17. yzyln metafizik rasyonalizmine, zellikle de o sralarda ok yaygn olan
Descartes felsefesine kar gelitirmiti. Fransz filozofa ynelttii u eletiri kendi sisteminin k
noktasn da aklamaktadr: Filozoflar Descartesn yntemini izleyerek, ak ve belirgin (claire et
distincte) alglama yoluyla, kitaplklarda bulunan tm bilgileri yorulmadan, nefes tketmeden
reneceklerini iddia ederek zihinleri uyuturdular (...) Descartes, insan doasnn en az zahmetle ve en
ksa zamanda her eyi renmek isteyen bu zaaf sayesinde kendine byk bir taraftar kitlesi salad.[47]
Oysa dnre gre, ak ve belirgin bilgiler sadece matematiin ve en soyut fizik kavramlarnn rn
olabilirdi. Buna karlk beer konularda geerli deillerdi; nk insanla ilgili olgular snr izilmi,
tamamlanm olgular deildi. rnein insan strabnn ne biimini ne de snrlarn ak ve belirgin
ekilde bilebilirdik. Matematii insanlar yaratmt ve bu niteliiyle matematik akln ve beer
gereklerin lt olamazd. Tm bilgileri matematie dayandran Descartes, bylece, sanat, hukuk ve
tarih gibi konular dlam oluyordu. te Vico kurmaya alt yeni bilim (scienza nuova) ile bu
snrsz ve gizemli alanlar kefetmeye alyordu.
Viconun dnce sisteminin Bacon ile balayan ngiliz ampirist felsefesini ve Husserlin Descartesa
itirazn anmsatan bir yan olduu aktr. Zaten dnrmz temel eserinde byk filozof olduu kadar
da byk siyaseti olan Baconu vyor ve dnrn tmevarm yntemini daha sonra btn ngiliz
filozoflarn tecrbi felsefenin yararna olarak kullandklarn sylyordu.[48] Fakat onlardan temel bir
noktada, evrensel bir doa hukuku ve bunu ifade eden toplumsal anlama konusunda ayrlyordu.
Vico dindar bir dnrd ve kutsal tarihe koulsuz inanyordu. Yeni bilimi kurma iddiasndaki
eserine Bu ilim, Allah tarihsel olarak kantlamak eklinde ortaya kmtr diye balyor ve unlar
ekliyordu: Aslnda bu, insan ngrsn veya insanlarn ald kararlar hesaba katmadan, hatta ou kez
onlarn tasarlarna ters bir biimde, Allahn eseri olan ve insan trnn byk sitesini yneten
kanunlarn tarihidir. Dnyann zaman iinde ve belli zel koullarda yaratlm olmasna ramen bu
kanunlar evrensel ve ebeddir.[49] Grld gibi bu dnceler Vicoyu daha ok 17. yzyln
teolojisine yaklatryor ve akla Bossuetnin evrensel ve kutsal tarih anlayn getiriyordu. Fakat arada
nemli bir fark vard. Vico, yaratl kuramna, Adem ile Havvaya, Yahudi tarihine, sann ilesine,
ksaca kutsal kitaplarda yazl her eye inanm olsa bile, bu eserinde bunlar bir yana brakm olup,
insanln doal ve tarihsel kanunlarn aryordu. Bu bakmdan Spinoza gibi kutsal tarih eletirel
gzlklerle incelemesine, bu tarihte neyin doru neyin yanl olduunu sorgulamasna gerek yoktu. Beer
kanunlar doal kanunlardan ayran ve bunlarn tarihsel niteliine iaret eden dnr, bu niteliiyle de
19. yzyla uzanyor ve romantizme, Alman tarih okuluna ve hermentik yaklama zemin hazrlyordu.
Aslnda Viconun tarih anlaynda tm insanlk iin geerli, ebed-mddet kanunlar yoktu.[50] Dnrn
bir Platonist olarak arad kanunlar, daha ok uluslarn tabi olduu ve onlarn douunu, ilerlemesini ve
kn aklayan kanunlar idi. lerleme fikrine de, Comte ve Condorcet gibi btn insanl kapsayc
ekilde deil, devletler plannda yer veriyordu. rnein Roma Devleti, efsane krallardan,
mparatorlua; oradan da barbar istilasyla kne kadar belli dnemleri olan bir btnlk
oluturuyordu. Bu dnemler, zgl koullarda, baka her ulus tarafndan yineleniyordu. Byle bir tarih
felsefesinin ierdii toplumsal zaman anlay, eski Yunan dncesinde (Platon, Aristo ve Stoaclarda)
tank olduumuz, hep kendi etrafnda dnen (corsi e recorsi) dngsel bir zaman anlay idi. Bu
anlay somut tarih aratrmalarnn snrn da iziyordu. Vico bu aratrmalar iin filolojiyi n plana
karyor ve tarihinin grevinin eitli uluslara ait dokmanlarn karlatrlmas ile her birinin gelime
kanununun ayn olduunu ortaya karmak olduunu sylyordu.
Viconun filolojiye dayanan yntemi kendisini rasyonalist filozoflardan ayran bir e olmutur. Bu
filozoflar iin insanlar birletiren tek nitelik akl idi. Tm insanlarda balangtan itibaren mevcut olan
akl, doal hukuk ve toplum anlamas gibi kurumsal aralarla toplumsal yaanty yaratmt. Oysa
Vicoya gre akl tarihsel bir olguydu ve Aydnlanmac dnrlerin anlad anlamda bir akl ilk
insanlarda yoktu. Bu filozoflarn yaptklar ey aslnda uydu: Hibir gvenilir dokmann mevcut
olmad, kimsenin bilemedii alara, filozof kendi akln uyguluyor ve eski alar bildii eylere gre
tasavvur ediyordu. Bu yanlt ve Viconun yeni bilimi bu yanl dzeltmek istiyordu. talyan filozofa
gre tm insanlarda ortak olan ey akl deil, toplumsallk duygusu (sensus communis) idi.
Kkeni Aristoya giden bir dnce gelenei, insan akln teorik (sophia) ve pratik (phronsis) olmak
zere ikiye ayryordu. Bu ayrm daha sonra semantik farkllamalar iinde devam etti ve gnmze kadar
geldi. slam felsefesinde de akl- nazari ve akl- ameli eklinde yer alan bu ikilem, bn Sina ve
yorumcular kanalyla Osmanllar tarafndan da benimsenmiti.[51] te Vico, 18. yzylda, Aydnlanmay
temsil eden teorik akln stnlne kar pratik akl savunuyor ve bunu farkl bir tarih anlayna temel
yapyordu. Teorik akl, Bat klasik anda Eskiler-Yeniler (Anciens-Modernes) atmas ortamnda tm
bilimleri kapsar biimde savunuluyor, dou halindeki toplum bilimleri de doa bilimleri modeline gre
kurulmaya allyordu. Oysa Vico, toplumsall yaratan sensus communis ile pratik akl n plana
karmaya alyordu. Vicoya gre, insan iradesini yneten ey, akln soyut evrensellii deil, aksine
bir grubun, halkn, ulusun ya da tm insanlk topluluunun somut evrensellii idi.[52] Ve bu nedenle tarih,
filoloji ve dier beer disiplinleri sensus communis zerine bina etmek gerekiyordu. Gadamer, felsefi
hermentii inceledii eserinde, Viconun bavurduu sensus communis, diyor, kkeni Antik aa kadar
uzanan geni bir kontekst iinde yer alyor ve gnmze kadar sren etkisi tam da burada incelemek
istediimiz konuyu tekil ediyor.[53] Gerekten de tarih yorumlar, teorik akln rettii yorumlardan ok
farkl nitelikte idiler. Bu yzden, Vico, bunlar farkl bir yntemle, pratik akla dayanarak aramak gerektii
kansndayd. Kendisi de byle yapt.
Filozof Vico, filolog ve tarihi giysilerine brnerek insanln en eski dnemlerine ait bilgiler toplad.
Gvenilir bilgi ve belgelerin olmad bir ada, bunlar efsaneler, mitler, halk iirleri, en eski kanunlar
vb. gibi verilerden oluuyordu. Yetkin tipini Homerde bulan bu bilgilerden hareket ederek, dnrmz,
insanl ilerleme sreci iinde yakalamaya alan dnem saptad. lk ada insanlar, hayvani koullar
iinde yaarken, hayal glerinin rn olarak yarattklar Allahlarn korkusuyla (rnein Jpiterin
grlemeleriyle) maaralara snmlar ve ilk kez sabit bir mesken sahibi olmulard. Bu barnaklar
onlarn birbirinden ayr ve bamsz aileler kurmalarna ve buna bal bir ritel yaratmalarna yol at.
Akln henz mevcut olmad, imge dnyasnn egemen olduu bu Allahlar a, din kurallarn hkm
srd bir teokrasi idi. Burada dikkate deer olan nokta Viconun din ve Allah inancn nasl
temellendirdiidir. talyan filozof, Anselmeden Descartesa uzanan gelenekte olduu gibi Allah akli
delillerle kantlamaya almam, onu tarih sre iinde anlalr klmaya almtr. Brhiernin
ifadesi ile Viconun gerek zelliini, kukusuz, tm toplumsal ilikilerin neredeyse sadece hayal rn
inanlar zerine kurulmu olduu bir a tanmlamak ve bunun insanln varln srdrebilmesi iin
olmazsa olmaz bir ilahi kanun olduunu kantlamak iin harcad aba tekil ediyordu. nk sadece
kuvvetli bir hayal gcnn yaratt korkunun iddeti hrsl arzular frenleyebilirdi.[54]
Viconun retisinde Allahlar an kahramanlar a izliyordu. lk dnemde kurulan aileler
giderek etraflarnda fakir ve gsz bir tebaa (plebler) yaratm ve bir aristokrasi oluturarak site
devletlerini kurmulard. Nihayet nc a da akln egemen olduu ve hukukun, Roma
mparatorluunda olduu gibi, evrenselletii insanlk a idi. Bu a farkl ve zgn zihin
hallerinin rn olan hukuk anlaylar ile birbirinden ayrlyorlard.
Viconun, Comteun hal kanununu nceleyen tarih felsefesi aslnda ok yetersiz bir malzemeyle
rlm bir bina grnts sergilemektedir. Montesquieu ve Voltairein analizlerinde grdmz incelii
ve tazelii kukusuz burada gremiyoruz. Fakat Viconun bykl baka yerdedir. talyan filozofu,
Hegelden nce felsefeyi tarih, tarihi de felsefe haline getirerek dnce tarihinde ok nemli bir yere hak
kazanmt. Aslnda tarih felsefesi kavram balangta Voltairee atfedilmitir ve bu ilk ekliyle, tarih,
Vahiy ve Kyamet (Apokalypse) ile aklanan akn ve kutsal bir anlat olmaktan karak, n yargsz,
ahlaki ve siyasi dncelerle kark felsefi bir anlat anlamn kazanmt. Kkenini Vicoda, en yetkin
temsilcisini de Hegelde bulan yaklam ise tarih felsefesine baka bir anlam kazandryordu. Tarih
felsefesi, artk, tarih gelimeyi ynlendiren derin ve mantki tasarm bulmaya alan bir felsefi
aratrma anlamna geliyor ve teolojik (yer yer de mitolojik) bir klf tayordu.[55] Romantik okulu da,
Viconun balatt bu anlay yaratmtr.[56] B. Crocye gre Vico, Scienza Nuovada romantik
dncenin en zengin ve en tutarl ncs oldu.[57] Bu balamda bir deer haline gelen ulus ve ulusallk
fikri Avrupa kavramnn da deer haline gelmesinde belirleyici olmutu. Viconun Romada
somutlatrd insanlk a bunun habercisiydi. talyan filozofu Alman romantizminin kurucularndan
Herdere balayan halka da bu fikir oldu.
J. G. Herder: lahi Tarih, Doal Tarih ve Uluslar
19. yzyl balarnda filozof Victor Cousin, Alman tarih felsefecisi Herderi Franszlara yle
anlatyordu: Bossuet ve Vicoda eksik olan her ey Herderde var. Herderin temel fikri tarihin tm
dnemlerini, tm zamanlar, insanln tm elerini dikkate almakt. nl iki ncsne (Bossuet ve
Vicoya) nispetle Herderin eserine tartmasz bir stnlk salayan husus da buydu. Bu eserde Vico ve
Bossuetnin konular olan din ve Devlet, fazladan da sanat, iir, sanayi, ticaret, hatta felsefe
bulunuyor.[58] Cousinden yirmi yl nce de Madame de Stael, Alman kltrn Franszlara tantan nl
eserinde Herderin engin kltrn uzun uzun vmt.[59] Bu grler daha ok o tarihlerde Avrupa
uluslar arasnda filizlenen milliyetiliin kltrel etkileim ve rekabet boyutlarn yanstyorlar.
Gerekten de Lessing ve Herderin Fransz etkilerine kar eletirileri, daha sonralar, kimi yazarlar
tarafndan bir kltrel kurtulu sava eklinde deerlendirilecektir. 19. yzyl balarnda Berlinde
kurulan ve tm modern niversitelere rnek tekil eden Humboldt niversitesi de bu kavgada deta bir
zafer simgesi tekil ediyordu.
Kltr milliyetiliinin tarih ve felsefe almalarn nasl etkilediine ilerleyen sayfalarda
deineceim. Fakat Herderle ilgili aklamalarmza, dnrn kulland malzemenin tarih-
yazclnn bugn ulam olduu dzeyde oktan alm olduunu syleyerek balayabiliriz. Ayrca
Herderin yorumlarnda doal tarihle ilahi determinizmin uyumsuzluundan doan tutarszlklar da vard.
Bugn dnce tarihinde Herderin nemi tarih, bilim ve felsefe arasnda kendine zg bir sentez
oluturmaya almasndan ve tarih felsefesine katksndan kaynaklanyor.
Herderin sistemi modern uluslarn dou srecini aklamak sorunu zerine odaklanmt; fakat
dnrn yorumlarnn temelinde teolojik bir n-kabul vard ve Herder evrensel tarihi Yaratl
kuramna, Allahn iradesine balyordu. Zaten temel eserine eer tarih felsefemiz bu isme biraz layk
olmak istiyorsa, aklamalarna Gkten balamaldr diyerek giri yapmt.[60] Herderi Bossuetye
yaklatran husus buydu. Ne var ki, Herder, aklamalarnda Fransz ilahiyat gibi kutsal kitaplara deil,
yaad an tm bilgi ve bulgularna dayanmas asndan da Vicoya yaklayordu.
Herderin anlatt tarih Allahn iradesini yanstan doal bir tarihti ve insanlk da bitki ve hayvan
trlerinin devam olarak doa tarihinin bir parasn oluturuyordu. Aktr ki, diyor Herder, insan
hayat, bitkisel olduu lde bitkilerin kaderini paylar. Bitkiler gibi, hayvanlar ve insanlar da, gelecek
bir aacn tohumu gibi, gelimeleri iin elverili bir yere ihtiya duyan bir tohumun rndrler (s. 13).
Bitkiler, hayvanlar ve insanlar belli prototiplere gre yaratlmlar ve sonradan ilahi dzene uygun
ekilde farkllama ve yetkinleme yoluna girmilerdi. 18. yzylda bu grler modayd, hatta Goethe
bile ilk bitkiyi (Urpflanze) kefetmeye alan aratrmalar yapmt. Ayn dnemde rk aratrmalar da
bilimsel almalarn bir parasn tekil ediyordu ve rnein Kant insanlarn drt ayr rktan redikleri
kansndayd.
Herder, insan trnn doal halinin cemiyet olduu kansndayd ve insanlarn sonradan unutulmu
olan tek bir rktan trediine inanyordu. O dnemde yant aranlan sorulardan biri de uydu: nsan cinsi
ilk kez nerede ortaya kmt? Tm Avrupa halklarnn Asya kkenli olduklar dnlyordu. Herdere
gre gemileri daha az bilinen Amerika ve Afrikallar da Asya kl idiler. Dnr rk yaklam
dlayacak ekilde, Irk szc, diyordu, artk fiilen mevcut olmayan bir kken birliini ifade ediyor.
Her ulus ayrt edici bir fizyonomi ile zel bir dile sahiptir (s. 18). Herder eserinde klelii,
smrgecilii ve etniler aras her trl basky iddetle eletirmitir. Ortak bir rktan treyen uluslar
arasndaki farkllama, ona gre, d ve i etkenlerin sonucu olarak ortaya kmt. klimin etkisi ve
duyularn gelimesi ile her ulus kendine zg zevk ve sanatlardan oluan bir ulusal deha yaratmt.
D etkenlerin banda evreyi de ierir biimde anlalmas gereken iklim faktr geliyordu. Hayatn
en ilkel biimlerini ve muhayyileyi bu faktr oluturuyordu. nsan topluluklarnn yeme ime ve giyinme
biimleri evrenin etkilerinden kaynaklanyordu. Herder bu etkileri Siyam, Grnland adas, Arap lleri
vb. gibi iklimlerden verdii rneklerle sergilemitir. Fakat uluslarn olumasn daha ok belirleyen
faktr i faktr, yani insann i yaplanmas, formasyonu (Bildung) idi. Bunun ilk ifadesi halk trkleri
ve ryalar idi. Halk trkleri (Volkslieder), diyor Herder, halklarn zel duygularn, eilimlerini ve
dnyaya baklarn anlamak iin en iyi belgelerdir.. Eer seyyahlar ziyaret ettikleri halklarn en sradan
baz ryalarn anlatsalard kukusuz daha da kymetli belgelere sahip olacaktk; nk oyunlarda ve
zel olarak da ryalarda insanlar kendilerini gerekte olduu gibi ortaya koyarlar (s. 124). Bu eler ve
genel olarak mitoloji, halklarn hayal dnyasn yanstan en iyi arat. Bu yaklamda Alman
romantizminin daha sonra gelitirecei ve Alman milliyetiliine (giderek Alman stnlk duygusuna) yol
aacak temel eleri buluyoruz.
Aslnda Herder de, klelie ve smrgecilie isyanna ramen, Avrupa halklarnn ve bunlar arasnda
da Germen kavimlerinin stnln vurgulamaktan kendisini alamamt. Ayrca Goethe ile tanan ve
ok etkilenen dnrmz, daha sonra romantizmin en yaygn temalar haline gelecek stn insan ve
deha konularnda da ilk talar demitir.[61] Temel eserinde, Allah dnyaya sadece kendi eliyle
setii stn insanlar araclyla mdahalede bulunur dememi miydi? (s. 144). Dnem (Genieperiode),
stn insanlar ve dehalar dnemiydi.
Herdere gre insan toplumsal bir varlkt ve bu zellik insanlarn empati duygusu ve taklitilik
zelliinden douyordu. Dil de bu yeteneklerin rn olarak ortaya kt ve toplumsal eitimin en nemli
bir arac oldu. Herder uluslarn olumasnda dilin nemini cokuyla anlatmtr: Dnce kendine uygun
ekli bulamadan ve bir szck ile bellee, anlara, akla ve nihayet insan trnn aklna, yani gelenee
kaydedilmeden nce en canl hayaller bile karanlk bir duygudan ibaretti nsanlar dil sayesinde toplum
haline geldiler ve aralarndaki sevgi balarn kefettiler. Kanunlar dille yapld; aileleri dil bir araya
getirdi; dnce ve kalpteki geleneksel deiikliklerle beraber insan trnn tarihini sadece dil mmkn
kld (s. 149). Ksaca dil demek, ortak akl demekti ve her ikisi de tarihsel bir geliimin rn oldular.
Btn bu nedenlerle dillerin felsefi mukayesesi, tarih ve insanlarn duygu ve zeklarnn eitli
nitelikleri hakknda yaplabilecek tartmasz en iyi aratrma idi (s. 155).
nsann toplumsal nitelii, dil ve gelenein eitici ilevi ve uluslarn zgl oluumu Herderde sadece
tarih gzlemler olarak kalmyordu. Bunlar ayn zamanda baz felsefi n-kabullere dayanan anlatlard.
Dnr zellikle iki filozof etkilemitir. Bunlardan birincisi Leibniz idi ve Herder tm canl trlerinin
yaratlmasn, bir genlik eserinde, bu filozofun monad kavramna dayanarak aklamt.[62] Nasl
monadlar, her biri meknda ayr bir yer igal eden, darya kapal, tamamen zgl birimler oluturuyorsa
uluslar da ayn nitelikteydi. Herderle ilgili yorumunda bu noktann altn izen Cassirer, Herderin
eserinde, diyor, tarih sadece zel bir bilimsel aratrma alan ya da genel bir felsefi tefekkr konusu
deildi. Herder tarih iinde yayor ve tarihi yeniden yaatmak iin 18. yzyln baka hibir dnrnde
bulunmayan bir gce sahip. Leibnizin metafizik oulculuu evreni bireysel tzler sonsuzluu olarak
betimliyor.[63] Bu bireysel tzlerin her biri farklyd ve evrene deiik bir pencereden bakyordu, fakat
bu evrensellie aykr deildi; nk monadlar ayn manevi dzene katlyordu ve her tarih varlk, her
ulus ve her a bir monad gibi dnlebilirdi.[64] Bu balamda Herder, Fenikelileri, Msrllar,
Yunanl ve Romallar ayn cokuyla anlatyordu.
Herderin ikinci felsefi referans Kant idi; fakat dnrn Kantla ilikisi, Leibnizle olduundan ok
farkl nitelikte olmutur. Herder felsefe plannda Kantn idealizminden tamamen ayrlyordu ve en byk
eletirilerini Kanta yneltmitir. Dnrmze gre eletirel felsefenin kurucusu, teorik akla atfettii a
priori formlarla, tarihsellie yer vermeyen bir sistem gelitirmiti. Bu sistem erevesinde, Kant,
insann anlama yeteneinin ve akln (Vernunft), sanki bunlar kendi kendilerini ortaya koyma veya
yaratabilme durumunda imiler gibi, nasl mmkn olduklar sorusunu yantlamaya almt; oysa asl
sorulmas gereken soru, akln ve anlama yeteneinin nasl mmkn olduklar deil, ne olduklar idi.
Bu ise, akl ve anlama yetenei insanlara zg bir yetenek olduuna gre, bizi insan trn sorgulamaya
ve tarihsellie gtryordu.[65] Dili ve akl tarih sre iinde oluan bir rn olarak deerlendirmeye
gtren sorgulama ekli bu idi. Herder ve Hamanna gre, diyor Clark, balangta zihnin yetenei
diye bir ey yoktu; bu yzden de, olmayan bir eyi (Kantn yapt gibi) snrlamak, ya da hangi tip
nerilerin onun hakemliine tabi olup olamayacan belirlemek samayd. Bu hi de akl (a reason)
diye bir ey yoktur anlamna gelmiyordu. Bu, belirli bir akl (the reason) yoktur anlamna geliyordu.
Herder ve Hamann iin akl, mantki dnme, fizik ve metafizik bir btn oluturan organizmann
gerekletirdii bir sre idi. Akl bir tz veya bir varlk deil bir sre, zorunlu bir sre idi.[66]
Yukarda anlatmaya altmz gibi, Herderin tm eseri de insan topluluklarnn yaadklar bu sreci,
daha somut bir deyile tarihsel maceray aklamaya ynelmiti. Temel yaptnda da dnrmz, Kantn
adn anmadan ve kendisini belgelerle bouan, okyanuslarda dolamaktan yorulduktan sonra gklerde
gezintiye kan bir tayfaya benzettikten sonra, metafizikinin ii ok daha kolay, diyordu; akla hkim
olan bir fikir varsayyor ve sonra da, d olgular ne olursa olsun, tmdengelim yoluyla bu hkim fikirden
karmalar yapyor; oysa tarih felsefesi, byle soyutlamalar iinde yaamaktan uzak ekilde, sadece tarihe
dayanyor. [67]
Herdere izleyen sayfalarda, Kantn tarihsellik anlayn ele alrken tekrar dneceiz. Fakat dnrle
ilgili bu genel aklamaya son verirken iaret edelim ki, sistematik bir felsefi dnce gelitirmeyen
Herderin bu eletirileri felsefe dnyasnda kmsenmi ve etkili olmamtr. zellikle Kant, yazarn
temel eserini, kendi sisteminin aksini kantlamak iin abalarna ramen, metafizik, fazlasyla dogmatik
bir metafizik olarak niteliyor ve sadece iirselliini vyor; Nietzsche ise onun ne byk bir dnr,
ne de yeni bir ey bulan biri olduunu ileri sryordu.[68] Nietzscheye gre Herderin byk yaratclar
masasnda yeri yoktu, fakat ihtiras onu mtevaz bir ekilde gerek tketiciler arasnda oturmaktan da
alkoyuyordu. Bu durumda Herder, sadece, ynla Almann yarm yzyldan beri dnyada her iklim
altnda ve her ada aradklar btn entelektel yemekleri tadan endieli bir misafir oldu.[69]
Herder herhalde nemli bir filozof deildi; fakat nemi ve katks baka bir noktadayd. 20. yzylda
Gadamer bu katky kendi hermentik felsefesinin kkenleri asndan yle zetlemitir: Kantn zaman
ve mekn doktrinini dile ve dilin canl kullanmna dayanarak eletiren bahtsz kuram Kantn stnl
ile yaracak apta olmad iin, Herder, dil konusundaki dehasna ramen felsefede kabul grmedi.[70]
Oysa yine Gadamere gre, Herder, 18. yzyln en byk dncesi olan Bildung (formasyon-
oluma) kavramyla, Aydnlanma yetkinciliini am ve bylece 19. yzylda tarih biliminin geliecei
zemini hazrlamt.[71] Bu kavram daha nce, gerek canl gerek cansz dnya balamnda doal oluma
anlamnda kullanlyordu. Bu anlam bir insann uzuvlarnn oluumu, ya da doada bir da zincirinin
olumas gibi dsal yap (Gestalt) ile snrlyd. Oysa kavram Herderde isel oluum, insanla
ykselme (Emporbildung) anlamna gelmeye balamt ve bu anlamda giderek Alman Kultur
anlaynn da bir paras haline geldi. Gadamer bu gelimenin Kant ile Hegel arasndaki dnemde
gerekletiini sylyor. Bylece biz de Kantta felsefe ve tarihsellik ilikilerine geebiliriz.
Kant, Eletirel Felsefe ve Tarihsellik
Kantn felsefe tarihinde zel bir yeri vardr. Alman filozof, 18. yzyln byk ksmn kapsayan
hayatnda Aydnlanma dncesinin en kapsaml ve en tutarl sentezini gerekletiren dnr oldu.
Kant, kkl bir dnm nitelii tayan felsefesini Kopernikin astronomideki kefine benzetmi ve
dncede bir devrim yaptn ileri srmt. Bu devrimin zn temel eserinde yle anlatmtr:
Kopernike kadar bilim, tm gk cisimlerinin dnyann etrafnda dndne inanyordu. Oysa Polonyal
astronom, yldzlar ynnn onlar seyredenin etrafnda dnd n-kabul ile gkteki hareketleri
zemeyeceini anlad ve aslnda dnenin seyirci, yldzlarn ise sabit olduunu varsayarak daha iyi
sonu alp alamayacan sorgulad.[72] Ulat sonucu bugn hepimiz biliyor ve kabul ediyoruz. Kant da
bilgi kuramnda ayn yolu denedi ve o gne kadar egemen olan aklmzn nesneler etrafnda dnd
varsaymn terk ederek, nesnelerin aklmz etrafnda dnd varsaymna sarld. Byle bir
dnmn, dncenin her alannda olduu gibi insan bilimleri, tarih felsefesi ve tarih-yazcl
alanlarnda da etkilerini hissettirmesi doald.
Kant iki eye dayanan bir sistem gelitirmitir. Bunlardan birincisi doa yani nesneler dnyas, ikincisi
ise akl sahibi tek canl varlk, yani insand. Kukusuz bu madde ve akl dnyalar birbirinden tamamen
bamsz deildi ve insan da doa tarihinin bir rnyd. Bu balamda, idealist dnr, insann tarihsel
olma niteliini yadsmam ve kendisi de insanln balangc ve ilk rklar hakknda aratrmalar
yapmtr. Ne var ki tarih kendisini 18. yzylda, Almanyada yakalamt ve Kant, doay ve insan
Aydnlanma birikimi iinde bir 18. yzyl Alman dnr olarak anlamaya alyordu. Aydnlanma
birikimi ise Yunan felsefesinin ve Rnesansn en tutarl mirassyd. Kant saf akln eletirisine bu
mirasn bilanosunu yaparak balamtr.
Eski Yunan felsefesi Fizik, Etik ve Lojik balklar altnda bilimden oluuyordu. Bunlardan Lojik
(Mantk), akln kanunlarn arayan formel felsefeyi tekil ediyor; maddi dnyay anlamaya alan
doal felsefe ise Fizik ve Etik adlar ile iki dala ayrlyordu. Bu iki bilimden Fizik doa kanunlarn
bulmaya alrken, Etik de yaam kurallarn ve zgrln snrlarn saptamaya alyordu. Kant,
Antik Yunanda bulduu bu tabloyu eyann doasna tamamen uygun diye niteleyerek onaylam ve
tablonun tamamlanmas iin listeye sadece (bu bilimlerin) dayandklar ilkenin eklenmesinin
yeteceini ileri srmtr.[73] te Kantn eletirel felsefesinin temelinde byle bir ilke aray
yatmaktadr. Bunun iin doa ile insan ayrmak ve aralarndaki farktan doan epistemolojik ve etik
sonular ortaya koymak gerekiyordu. Fakat bunlar ortaya koymadan nce, Kantn diliyle, dnemin
entelektel atmosferini yanstan baz zelliklere iaret etmeliyiz.
Aydnlanma yzyl, hzla gelien doa bilimlerinin de etkisiyle, tm dogma ve n yarglara sava am
bir yzyld. Oysa bu alanda en byk engel hl dinden ve din n-kabullerden geliyordu. Geri 17.
yzyl rasyonalizmi din dogmalar sarsm ve ilahi determinizm anlayn arka plana itmiti. Fakat bu
yzylda ortaya konulmu olan metafizik sistemlerde yine her ey, son tahlilde, Allahn iradesiyle
aklanyordu. te Kantn bilgilerimizi salam temellere oturtma kavgasnda karsna kan anlay, bu
dogmatik metafizik anlay idi. Yeni bilimi kurmak iin bu anlay yenmek, metafizii de bilimsel
temellere oturtmak gerekiyordu.
Kant, en nl eserinin giriinde, Bir zamanlar metafizik, diyordu, btn ilimlerin kraliesi olarak
adlandrlyordu ve konusunun kendine zg nemi dolaysyla bu onur verici sfat hak ediyordu; fakat
imdi (1781de) onu tamamen kmsemek moda oldu.[74] Bu kmseme duygusu daha ok bilimsel
gelimelerden kaynaklanyor ve aslnda konusu insan doasna ilgisiz olmayan aratrmalar da
kapsyordu. Kantn hem kar kt, hem de kendisini eletirel dnceye ynelttii lde olumlu
bulduu ey de bu kmseme duygusu olmutu. Yzylmz, gerek bir eletiri yzyldr, diyordu Kant;
hibir ey eletirinin dnda kalamaz: Ne kutsall dolaysyla din ve ne de ycelii dolaysyla
yasalar (talikler Kantn).[75] Knigsburglu filozof Aydnlanma konusundaki nl yazsnda da ayn
noktalarn altn izmi ve u tanm vermiti: Aydnlanmann temel noktasn, insanlarn bizzat
kendilerinin sorumlu olduklar vesayet durumundan, zellikle de din konularndaki vesayetten
kmalarnda gryorum; nk din vesayet tm vesayetlerin hem en zararls hem de en onur krcsdr
(italikler Kanta ait).[76]
Gerekten de, Aydnlanma, eletiri an balatmt. Ne var ki akl, dinin ve dogmalarn vesayetinden
kurtarmak iin kitaplar ve sistemleri eletirmek yetmiyordu; bunlardan da nemlisi, akln, her trl
tecrbeden bamsz bir ekilde bilgi edinme gcn sorgulamak, yani bizzat akl eletirmek
gerekiyordu.[77] Hl egemen olan dogmatik metafizikten kurtulmann yolu buydu. Oysa Kant, yllarca
Leibnizin her alan kapsayan, her soruyu yantlayan dogmatik sisteminin etkisi altnda kalm ve bu
anlayla bir sr eser vermiti. Kant bu dogmatik uykundan uyandran da ngiliz filozofu David Hume
olmutu. Ve dnrn on iki yllk bir suskunluk (ve tefekkr) devresinden sonra yaynlad Saf Akln
Eletirisi balkl eseri bu uyann rndr.
O dnemde egemen olan metafizik sistemler bilgi edinme sreleriyle deil, bilgilerimizin dayand
nesnelerle meguld. Kanunlar da bu nesneler arasndaki zorunlu ve srekli ilikilerin ifadesi idi.
Doada mevcut olan nedensellik ilkesi tarih ve toplum aratrmalarnda da dayanak oluyor ve bu
alanlarda da kanunlar bulunmaya allyordu. Oysa Hume bu emay tersine evirmi, nesneleri deil
bilgilerimizi sorgulamt. Vard sonu uydu: Nesneler arasndaki zorunlu ve srekli ilikiler
(nedensellik ilkesi) a priori olamazd; sadece tecrbeye dayanan ve zorunluluk grntsn alkanla
borlu olan ilikileri szde rasyonel bir bilgiye atfeden metafizik, bir yanlgdan baka bir ey
deildi.[78] Ksaca kanunlar zorunlu ve evrensel ilikiler deil, ayn sonularn tekrarndan doan zihin
alkanlklar idi. Ne var ki Humeun sorusu anlaml, fakat yant yanlt. Kantn Hume okumalarn
izleyen on iki yllk suskunluu, bu konuda ortaya kan boluu doldurmaya ynelik aratrmalarla geti.
17. yzyl metafizikileri ve Aydnlanma dnrleri, akl, nesne ile ilikileri erevesinde bir btn
olarak dnyorlard. Onlara gre akl doay, doal nesneleri inceliyor ve bunlarn aralarndaki zorunlu
ve sabit ilikileri aryordu. Doal koullar gerekli durumlarda yapay olarak yeniden reten ve bilimsel
gerekleri ortaya koyan tecrbe bu idi. Oysa Kanta gre gerek bilimsel tecrbe bu olamazd. Akl,
teorik ve pratik planlarda farkl ilevlere sahip bir beer yetenekti. Kantn saf (teorik) akl dedii ey,
dnme melekemizin nesnelerle ilikimiz (yani tecrbe) dnda ve bu ilikileri de mmkn klan akn
kalplar ieren yeteneimiz idi. Kanta gre bilgilerimizi iki yoldan kazanyorduk. Bunlardan birincisi
duyularla elde ettiimiz izlenimler, yani duyarlmz (Sinnlichkeit, sensibilit) idi ve bu yolla ham
bilgilere ulayor, bunlar pasif ekilde kabul ediyorduk. Buna karlk ikinci yol da anlama
(Verstand, entendement) yeteneimiz idi ve bu kanalla da dnme olanana kavuuyorduk. Her iki
alann da kendine zg ve a priori kategorileri vard.
Kant, duyularla elde ettiimiz izlenimler alann Akn Estetik bal altnda incelemitir.
Dnrmz bu alan duyarllk formlar adn verdii kalplarn dzenledii kansndayd. Zaman ve
mekndan oluan bu duyarllk formlar akn ve a priori kalplar idi. nsanlar doal dnyay ve
nesneleri ancak bu kalplar sayesinde hissediyorlard. Bunlardan mekn formu bizi d dnya ile zaman
formu da i lemimiz ile temasa sokuyordu. Ve bu a priori kalplar bir yandan her tecrbede mevcut
olduklar iin ampirik, te yandan da her tecrbenin evrensel ve zorunlu koulunu tekil ettikleri iin
akn ve ideal olmak zere iki deerli bir statde idiler.
Kant, saf akln ikinci ilevi olan anlama ve bunu salayan dnme yeteneimizin a priori
kategorilerini de Akn Lojik bal altnda incelemitir. Bu konuda dnrn karlat durum
duyarllk alannda karlam olduundan farklyd. nsan duyular alannda bilgi malzemesiyle, yani
nesnelerle dorudan temasa geliyordu. Oysa anlama alannda sre dolaylyd ve devreye kavramlar
giriyordu. Her anlama edimi hkm vermeye ynelik olduu iin, anlama, genel olarak hkm verme,
yani dnme yetenei olarak tanmlanabilirdi. Dnmek ise kavramlar sayesinde bilgilenmek
demekti ve kavramlar da mmkn olan her trl hkmn yklemi olarak, henz belirlenmemi bir
nesnenin bir ekilde zihinde canlanmasn salyorlard.[79] rnein btn cisimler blnebilir
hkmnde blnebilirlik kavram baka birok kavramla birlikte cisime gnderme yapyor, bu
kavramlarla birlikte ve dolayl bir ekilde cismin btnsel anlamn salyordu. Bu mantk iinde, Kant,
anlamann a priori kategorilerini saptamak iin, Aristonun tasnifinden esinlenerek hkm trlerini
incelemi ve bunlar gelitirerek dncenin ilevine gre drt balk altnda toplamtr. Bunlar nitelik,
nicelik, iliki ve modalite gruplar idi, her grup da alt gruplara ayrlyordu. Anlamann bilimsel
bulgulara ulama asndan en nemli a priori kategorisi de iliki bal altnda yer alan nedensellik
kategorisi idi. Bylece, konuyu bir cmlede ifade etmek gerekirse, nasl duyarlk (Sinnlichkeit)
alanmzn a priori formlarn zaman ve mekn formlar tekil ediyorsa, anlama (Verstand) alanmzn
da a priori (temel) kategorisini nedensellik kategorisi tekil ediyordu.
Kant alglama ve anlama yeteneimizi teorik akln btnl iinde incelerken saptad Akn Estetik
(duyarlk) ve akn Lojik (dnme-hkm verme) alanlarndan sonra bir de akn Diyalektik dzeyi
zerinde durmutur. Zihnimizin btnln salayan bu alan da a priori fikirden (de) oluuyordu.
Bu a priori fikirler ruh, dnya ve Allah fikirleri idi. Bunlar dzenleyici ve btnselletirici delerdi.
Ruh fikri i dnyamzla ilgili bilgilerimizi, dnya fikri de d dnya konusundaki bilgilerimizi
dzenliyor ve btnselletiriyor, Allah fikri ise gerek olanla mmkn olann btnselliini ifade
ediyordu. Herschin deyimiyle, bu fikirden her biri, hibir zaman veri (gegeben) olmayan, fakat
daima zorunlu bir grev (aufgegeben) eklinde nerilmi olan bir btnsellii tayin ediyorlard ve bu
zellikleriyle bilginin durmadan ilerlemesini talep ediyorlard; ksaca, her de bilincin btnlk
ihtiyacnn ifadesi idiler.[80]
Bu fikirler nesnel dnyada tecrbe arac olmadklar iin bize kantlanabilir bilgiler vermiyorlard;
aksine akn ve a priori nitelikleri yznden bizi, kanlmaz olarak, Kantn akn yanlsamalar dedii
hatalara da srklyorlard. Bu hatalar ne kadar ortaya karlp ayplanrsa ayplansn, akln kanlmaz
bir rn idiler. Kukusuz ruhumuzla ilgili birok eyi (imge, sz, dnce vb.) bilebilirdik; fakat bir
btn olarak ruhumuzu (ve ayn nedenlerle dnyay) bilmemiz mmkn deildi. Kant akln bu yoldan
kma eilimini paralojizm olarak adlandrm ve bu balamda, rnein Platon, Descartes gibi
filozoflarn ruhun lmezliini kantlama abalarn eletirmitir. te Kantn agnostisizmi ile bu noktada,
dnr teorik akln kantlayamad konularda karlat antinomileri sergilerken karlayoruz.
Dnyann zaman iinde bir balangc var mdr; yok mudur? Dnyadaki her birleik tz (Substanz), basit
(blnemez) paralardan m olumutur; yoksa byle basit paracklar yok mudur? Dnyay tamamen
nedensellik ilikileri mi ynetmektedir; yoksa dnyada bir de zgrlk alan var m? Dnyann paras ya
da nedeni olabilecek mutlak zorunlu bir varlk var mdr; yoksa yok mudur? Bu drt antinomik nerinin
lehinde de, aleyhinde de deliller bulmak; bunlarn hepsini bir ekilde kantlamak mmknd.[81] Saf
teorik akln akn fikirlerinin yaratt akn paralojizm buydu.
Kantn duyma, dnme ve anlama alanlarnda saptad a priori form ve kategorileri grdkten sonra
yle bir soruyla karlaabiliriz: Bilgi edinmemizi salayan bu iki alann birbiriyle ilikisi nasl
gerekleiyordu? Aralarnda bir uyumsuzluk ya da kartlk sz konusu olabilir miydi?
Kanta gre dnce srecimizde byle bir kartlk mevcut deildi. Duyarlmz ve bu alann a priori
formlar ampirizmi; anlama yeteneimiz ve bu alann a priori kategorileri de rasyonalizmi tekil
ediyorlard. Zaman ve mekn formlar ham (intuitive) bilgiyi salyor, nedensellik vb. kategorileri de
bunlar dzenleyerek bilgimize btnsel bir anlam kazandryordu. Akn Estetik ile Akn Lojik
alanlar birbirini tamamlayc bir ileve sahiptiler. Akn Diyalektik ise tm bilgilerimizi dzene
sokuyor ve bunlarn btnselliini salyordu. Kant bu i birliini nl bir formlyle yle ifade etmitir:
Kategoriler (nedensellik vb.) ham bilgi olmaynca botur; ham bilgiler de (Intuition) kategoriler
olmaynca krdr.[82]
Ksaca, Kantn felsefesine gre bilgilerimiz ve bilimsel kanunlar doada mevcut deildi; bunlar
dnme ve bilgi edinme srecinde aktif olan zihin kalplarmzn rnyd. Bu yzden ulatmz
gerekler de beer, fenomenal, grntsel (Erscheinung) gereklerdi. Bunu sylemek nesnelerin
varln yadsmak, madde dnyasnn hayal rn olduunu savunmak anlamna gelmiyordu. Kant kendi
idealizmini, var olmak, alglanm olmaktr diyen ngiliz filozofu Berkeleyin dogmatik idealizminden
ayrmtr. Kanta gre zihin dnyamz dnda nesnel bir dnya mevcuttu; fakat bu nesnel dnyann zn
ya da gerek niteliini (Ding an sich) bilemezdik. Kantn numen lemi dedii bu nesnel alanla ilgili
sorgulayc duruu, aslnda dnrn felsefesindeki iki eli (dalist) yapy yanstmaktadr. Bu dalizmi
ifade etmek zere, Kant, ampirik dnya ile ilgili anlama yeteneimiz iin, zihni melekelerimizin tm iin
kulland akldan (Vernunft) ayr bir terim kullanm (anlama-Verstand) ve doa bilimlerinin bu
yeteneimiz zerine kurulduunu savunmutur. Bu epistemolojik ilke Alman geleneinde giderek ok daha
geni bir alanda kabul grecek olan doa bilimleri (Naturwissenschaften) insan ve toplum bilimleri
(Geisteswissenschaften) ayrmna yol aacaktr.
Kant: Pratik Akl, Ahlak ve zgrlk Alan
Teorik akl, grnen nesneler (Erscheinung, Phnomen) dnyasyla ilgiliydi ve akln Neyi
bilebiliriz? sorusuna yant arayan ilevini inceliyordu. Pratik akl ise ahlak dnyasna eilmekte,
davranlarmzn ve gncel hayatta aldmz kararlarn dayanmas gereken ilkeleri bulmaya
almaktadr. Sz konusu olan, mevcut ahlaki deerleri saptamak ve ampirik bir yaklam ile bunlarn
alara, kltrlere gre deiip deimediini aratrmak deildi. Kant evrensel, zorunlu ve a priori
ahlak ilkelerini aryordu. Ksaca yantlamaya alt sorular, Ne yapmalyz? Nasl davranmalyz?
sorularyd. Nasl teorik planda incelenen ey doa kanunlar deil, bunlar akl klan a priori kategoriler
sayesinde gerekletirilen tecrbe idiyse, burada da aranan ey belli ahlaki ilkelerin geerlilii deil,
her trl ahlaki harekete temel tekil edecek evrensel ve a priori ilkelerdi. Bir etnolog ilkel bir kavimde
bireylerin ahlaki deerlerini inceleyebilir, bunlarn arkasnda yatan motifleri saptayabilirdi. Ancak
dardan gzleme dayanan bu alma, gzlemcinin bu deerlere kar mesafesini ald ampirik bir
alma idi. Oysa Kantn altn izdii a priori ilke evrensel olarak ahlaki kurala uyma duygusuydu. Bu
ilke, insana bunu yapmalym, byle davranmalym dedirten vazife duygusuydu. Bilinmezlik (numen)
dnyasna zg olan bu vazife duygusu, tm ampirik eler dnda insana byle yapmalym; nk
byle yapmalym! dedirten a priori ve mutlak bir kategoriydi. Bunun da temelinde iyi niyet ve
iradenin zerklii (otonomisi) yatmaktayd. Nasl teorik akl alan fenomen ve nedensellik alan ise,
pratik akl alan da numen ve zgrlk alan idi. lgintir ki Kant, zgrl, ampirik basklardan kurtulu
olarak deil de, soyut ve evrensel bir irade otonomisi olarak tasavvur etmitir. Dnre gre insann
kendi kendisine (autos), kural (nomos) koyabilme yetenei tam da zgrln ifadesiydi. radenin
zerklii, der Kant, tm ahlaki kanunlarn ve bu kanunlara uygun vazifelerin biricik ilkesidir (temelidir);
buna karlk, zgr iradenin heterenomisi (da bamll) hibir mecburiyeti temellendirmedii gibi,
daha ok, mecburiyet ilkesine ve iradenin ahlaki olabilmesine kar kar.[83] radenin ampirik dnyadan
bamsz oluu negatif zgrl, bu zgrln temelinde yatan kural koyabilme gc de pozitif
zgrl tekil ediyordu. Bu pozitif zgrlk tm ahlaki kurallarn biimsel kural idi ve koyduu
temel ahlak kanununu Kant yle ifade etmitir: O ekilde hareket et ki, iradenin dayand kural ayn
zamanda evrensel yaamn bir ilkesi deerinde olsun.[84] Bu temel kanun, Kantn, insan ara olarak
deil, sadece ama olarak gren hmanizminin de ifadesiydi.
Kukusuz Kant, somut toplumsal gereklerden uzak, naif bir idealist deildi ve insanlarn ou kez
byle soyut ve evrensel bir vazife duygusuyla hareket etmediklerini gryordu. Bu yzden kesin
emredici (impratif catgorique) olarak niteledii temel ilkeye ek olarak, insanlarn ampirik drtlere
(kar, hrs, korku vb.) dayanan karar ve davranlarn hipotetik emirler olarak nitelemitir. Ne var ki
dnrn optiinde bunlar evrensel ahlak kanunu dnda, daha ok ampirik psikolojinin ilgi alanna
giren davranlard.
Kant zgrlkle vazife duygusunun zdeletii pratik akl alan ile ilgili de postla ileri srmtr.
Numen olduklar iin bilinemeyen ve kantlanamayan ve bu yzden sadece postla olarak ileri srlen
bu neriler 1) zgrlk, 2) ruhun lmszl ve 3) Allah postlalar idi. Kantn teorik aklla ilgili drt
antinomisini anlatrken, bunlardan birinin (ncsnn) dnyada tamamen nedensellik ilkesinin egemen
olup olmadn, ya da ayn sorunun antinomik ifadesi olarak dnyada bir zgrlk alan bulunup
bulunmadn sorguladna iaret etmitim. te Kant, kantlama olanana sahip olmadmz bu
nerileri pratik akln dzenleyici ilevi olarak sistemine dhil etmitir. Bilinmezler dnyasnda zgrlk
de, ruhun lmezlii de, Allah da ampirik bir geree sahip deillerdi ve bu itibarla eletirel akln konusu
olamyorlard. rnein Kant, tam da bu nedenle, 11. yzylda Saint Anselmeden itibaren denendii
ekilde, Allah akl planda kantlama abalarna hibir sempati duymamtr. Kant Lutherci bir aileden
geliyordu ve ocukluunda pietist mezhebine (Protestanln bir koluna) bal annesinin kuvvetli etkisi
altnda kalmt. leri yalarnda bile on yanda kaybettii annesinin zerindeki devaml ve yararl
etkilerini anlatmaktan geri durmamtr.[85] Kendisi de din inanlara sayglyd; fakat eletirel felsefesi
Allah konusunda ancak agnostik olabilir, Allaha ancak bir postla erevesinde yer verebilirdi. yle de
oldu ve Kant, Habermasn deyimiyle Allahn varln kantlayan tm delilleri birer birer yok ettikten
sonra onu artk pratik akla snm, dzeni ve gvenlii salamak ilevinden baka bir yarar olmayan bir
postla statsne yerletirdi.[86] Aslnda daha 1830larda air Heinrich Heine, Kantn din konusundaki
terrist tutumunu sezmi ve Franszlara yle seslenmiti: Siz Franszlar biz Almanlara gre ok daha
yumuak ve lmlsnz. Terrizm konusunda bizim Kant, sizin Robespierrei ok gerilerde brakt. Siz
nihayet bir kraln kafasn kestiniz; Saf Akln Eletirisi ise Allahl (disme) infaz eden kl oldu.[87]
Kant: Hkm Verme, Ereksellik ve Tarihsellik
Kant, manevi planda hkm verme (beenme, zevk alma, ycelik duygusu vb.) yeteneimizde
(Urteilskraft) ampirik ve ahlaki alanlar, yani zihin yapmz btnletiren yeni bir alan aramtr. Alman
filozofun bu alanda arad kategori de ereksellik kategorisi idi.
Kant, insan tarihini doa tarihinin bir paras olarak gryordu. Humeun etkisiyle dogmatik
uykusundan uyanana kadar, evrenin gemiini bir doal tarih olarak yorumlamt. Hatta bu yllarda
Newtondan esinlenerek Doann Evrensel Tarihi balkl bir de kitap yazmt. Eserde doa tarihi,
artk, metafizikilerin yapt gibi mekanik bir yapy harekete geiren ilk darbe asndan deil, tarih
bir oluum olarak ele alnyordu. Yz otuz yl kadar sonra, yani doa bilimlerinin ok daha ileri bir
aamasnda, Kantn bu almasndan sz eden Engels, Eer limlerin ou, diyecektir, Newtonun
metafizikten saknn! ihtarnn ifade ettii dnceye daha az tiksinti duysalard, Kantn bu dahiyane
buluundan karacaklar sonular kendilerini saysz sapmalardan, yanl ynlerde harcanm muazzam
zaman ve enerji kaybndan kurtarm olacakt.[88] Ne var ki Kant, saf akln eletirisi ile Engelse bu
kez de akln snrlarn kefe almak hibir ie yaramyor[89] dedirten sisteminin temellerini attktan
sonra, insan tarihinde nesnel kanunlarn olmad, sadece ereksellik aranabilecei kansna varmt.
Kanta gre doann evriminde cansz madde tarihinden canllarn da yer ald bir tarihe gei nemli
bir dnm noktas olmutu. Canllar iinde bilen, anlayan, hkm veren bir varlk olan insann ortaya
kmas ise yeni bir aamann balangcn tekil etmiti.
nsanlar maddi yaplar dolaysyla kukusuz ampirik dnyann bir parasn tekil ediyorlard ve onun
kanunlarna tabi idiler. Fakat hkm verme (beenme, zevk alma, ulvi heyecanlar duyma vb.)
yetenekleri sayesinde bunu aan bir zellik kazanyorlard.[90] Bu zellii canl olmalarndan,
yaamlarndan kaynaklanan ereksellik olgusu tekil ediyordu. Hayatta her ey bir ereke ynelikti.
Yaammz ve organlarmzn olumasyla vcudumuzun btnlemesi bunun iareti idi. Nasl eitli
organlar vcudun btnselliini ve yaamn mmkn klyorsa, vcut da yaamak iin organlara ihtiya
duyuyordu. Bylece hayat, vcut ve organlar arasnda karlkl ereksellik yaratan bir ilev
ykleniyordu. Ksaca hayatmz erekselliin en arpc ifadesiydi.
Erekselliin baka bir gstergesi de insanlarda estetik gzellik diye bir duygunun var olmas idi. Doal
bir ihtiyaca tekabl etmeyen, fakat insana zevk veren bu zgl duygu nesnel bir varla sahip deildi.
Gzel, zevk konusunda evrensellik iddiasndaki hkmlerin temeli idi. Onu ampirik yaklamla bir
fenomen gibi dnen filozoflar, bo yere sanatn kurallarn bulmaya almlard. Oysa byle bir ey
yoktu; gzeli yaratan sanatkrn yetenei, dehas idi. Sanatta kurallar da zgn bir ekilde insan
dehas koyuyordu. Doada kendiliinden bir halde, sanatkrlarn eserlerinde ise yapay ekliyle
karlatmz gzellik belli bir teknie gre belirlenmi ve bu teknie bal herhangi bir amaca ynelik
ereksellik deil, bizde sonsuzlua alma izlenimi yaratan zgr bir ereksellik idi.[91] Bu gibi
dncelerle, Kantn eletirel felsefesi, estetik yaratcl zgrletiren bir yaklam getiriyordu.
Kant, dili de insan yaamndaki erekselliin ayr bir gstergesi olarak yorumlamtr. Dil ancak
anlamlarn taycs olarak mevcuttu ve anlamlar da isel dnyamzda ereksel bir ileve sahiptiler.
Doada ve tarihte ereksellik yoktu; bunlara ereksellik atfeden bizzat zihin yaplarmz ve hkm verme
yeteneimiz idi. Bu, nesnel dnyadan kaynaklanan isel bir duygu, fakat ayn zamanda da ve gelecee
ynelik bir almd. Ksaca bu bir umuttu. Ve bylece Kant, saf akln eletirisi ile neyi bilebiliriz?,
pratik akln eletirisi ile ne yapmalyz? sorularna yant verdikten sonra, hkm verme yeteneimizin
eletirisi ile de ne umut edebiliriz? sorusunu gndeme getirmi oluyordu. Estetik gzellii, fizik
ycelii, dili sorgulayarak ulat ereksellik olgusu Kantn tarih anlaynn da temelini tekil etmitir.
Bylece sz Kantn dorudan doruya tarihle ilgili duruuna ve yazlarna getirmi oluyoruz.
Kant: Kozmopolit Adan Tarih ve Felsefe
Kantn eletirel felsefesi genellikle tarih-yazclna aykr bir felsefe olarak deerlendirilmi ve
teolojiye kar sava am olan filozofun tarihilie kar da sava halinde olduu dnlmtr. Ne var
ki kendisi de tarih incelemeleri yapm bir filozof iin bu iddialar pek de inandrc saylamaz. Yine de
Kantn toplum bilimlerini ve bu arada tarih-yazcln doa bilimleri modeline gre kurma abalarna
kar kt bilinen bir husustur.
Kanta gre doa, fenomen yani tecrbe dnyas idi ve zorunluluk alann tekil ediyordu; tarih ise
numen dnyas idi ve zgrlk alann tekil ediyordu. Bunlardan birincisinde sebep-sonu ilikileri,
ikincisinde ise ama-ara ilikileri egemendi. Tarih olgularn gzlenmesi ile rasyonel gereklere
ulaamazdk; nk tarih formunun aklda hibir dayana bulunmuyordu.[92] Bununla beraber Kant
ampirik tarih aratrmalarna (Historie) kar deildi; ancak bunu yapmak iin felsefi bir kafann engin
bir tarih bilgisine (Gelehrsamkeit) sahip olmas gerektiine inanyordu. Yine de, Kanta gre, dikkatli
olmak lazmd; nk tarih felsefeye yardmc elini uzatmazsa ya da eli teoloji ile bal kalrsa, o
yllardaki tarih aratrmalarnda olduu gibi, fazla bilgi barbarizmi kanlmaz olurdu.[93]
Kantn tarihe yaklamnda eletiri konusu olan sadece teoloji tehlikesi deildi. Dnr tarih felsefesi
asndan daha da yaygn bir tehlike olarak Spinozann metafiziini ve Leibnizin fiziini grmtr.
Daha nce anlattmz gibi, bu iki filozof da tzc bir n-kabulden hareket etmilerdi. Spinozann zaman
d ve teki (panteist) Tz tarihe kapalyd. Leibnizin Aristo fiziinden esinlenen oulcu Tz ise
birbirinden bamsz monadlarn isel enerjileri ile kendiliinden gelimeleri fikrine dayanyordu. Bu
da Kantn kabul edebilecei bir ey deildi. nk Kant Tz bilinemez (numen) bir n-kabul olarak
koymutu ve eletirel felsefesi ile tm rasyonalite ve ereksellii akln snrlar iinde aramt. Filozof, bu
temelden hareket ederek kozmopolit adan evrensel tarih hakknda birbirini tamamlayan dokuz neri
ileri srd. Son derece genel (ve bugnk bilgilerimize nispetle yer yer naif) olan bu neriler, Kantta,
fenomen (zorunluluk) dnyas ile numen (zgrlk) dnyasn bir tarih felsefesi erevesinde
btnletirme arayn (ve umudunu) gsteriyor.
Kanta gre insanlar et ve kemik olarak doann bir paras olduklar iin insan etkinlikleri de doal
kanunlara tabi idiler.[94] Fakat insanlar ayn zamanda zgr varlklar olduklarndan bu kanunlar bireysel
planda etkin olmuyorlard. Doa kanunlar ancak insan tr erevesinde etkinlik kazanyordu. rnein
doum, evlenme vb. gibi doal olaylar, insanlarn zgrl yznden hibir kanuna bal grnmedikleri
halde, yllk istatistikler bunlarn atmosferdeki deiiklikler gibi doann deimez dzenine bal
olduklarn ortaya koyuyordu. Nasl atmosfer deiiklikleri yerel grntleriyle kaotik bir yap arz ediyor,
fakat btn itibariyle yeknesak ve kesintisiz bir aka balanyorsa, bireysel planda bir anlam ifade
etmeyen insan eylemleri de btnsel olarak bir dzenin (doal kanunlarn) varln gsteriyordu.
Evrende, bireysel planda, beer bir erein geerli olmad akt. nk insanlar, hatta insan
topluluklar (uluslar) kendi arzu ve karlarna gre hareket ediyor ve ou kez baka birey ve
topluluklarla kavgal duruma dyorlard. Tarihte, urada burada baz bilgece davranlara tank olunsa
bile, tablonun btnnde, bir delilik dokusu, ocuksu vnmeler, sk sk da ktlk ve yok etme
susuzluu egemendi (s. 70).
Bu karanlk tablo karsnda filozof ne umut edebilirdi?
Bu tablo karsnda filozof, bireysel planda insan davranlarnda bulamad ereksellii, ayn sama
davranlar yn iinde doann erei olarak, doada aramay ve bulmay umut edebilirdi. Nasl,
Newton, planetlerin yrngeleriyle ilgili kanunlar kefeden Keplerin bulgularndan hareket ederek
doann genel kanununa ulatysa, filozof da topluluklarn davranlarndan hareket ederek insanln
genel kanununu bulamaz myd? Kant, aada zetlemeye alacamz dokuz neri erevesinde bu
genel kanunun izini srmtr.
Kanta gre, insanlarn akln kullanm ile ilgili tm yeteneklerinin gelimesi birey dzeyinde deil,
ancak insanlk tr dzeyinde tamamlanyordu (neri 1-2). Ksa insan mr, beer yeteneklerin tmnn
olumas iin elbette ki yeterli deildi; bu yzden birikim, nesilden nesle aktarlan tecrbelerle
salanyordu. Ayn nedenle nesiller, garip bir ekilde, sanki gelecek nesiller yararna alr gibi
grnyorlard. Ve Doa, insann, maddi varlnn (vcudunun) mekanik dzenini aan her eyi tamamen
kendi kiiliinden retmesini ve igdlerinden bamsz bir ekilde akl ile yarattklar dnda hibir
yetkinlik ya da mutluluk tanmamasn salamt. Doada hibir ey sebepsiz deildi ve doa amalarna
ulamak iin pek de cmert davranmamt (neri 3). rnein igd dnda, doa, insanlar sadece akl
ve seme zgrl ile donatmt. Ve Kant, tarih maddeciliin n-kabuln anmsatan bir tonda, nsan,
diyordu, var olma aralarn icat etmek, giyimini, da kar gvenlii ve savunmay salamak iin ne
aslan penelerine, ne boa boynuzlarna ne de kpek dilerine sahiptir (s. 73).
Kantn evrensel tarih anlaynda, insan, doal eilimi itibariyle sadece toplumsal bir varlk deildi.
nsanda bir de toplumsalla kar, anti-sosyal bir eilim vard. Bu eilim insanda aktif olmak, her eyi
kendi isteine uydurmak ve hrs, egemenlik igds ve agzllk gibi drtler ile her eye hkim
olmak arzusu eklinde ortaya kyordu (neri 4). Bu toplumsallk-bireysellik diyalektii ve insandaki
egoizm (tutku, hkmetme drts ve agzllk) eilimi, Kanta gre olumlu, yetenekleri gelitirici bir
eydi.[95] Eer bu diyalektik olmasayd, insanlar, evcil bir rehavet iinde, otlamaya gtrdkleri kuzu
srs durumuna decekler ve yetkin doal yetenekleri ebed bir uyku iinde krleecekti (s. 74-75).
Bu perspektifte, insan tr iin temel sorun, yani doann insan zmeye zorlad temel sorun,
hukuku evrensel ilkelere dayandran bir sivil toplum yaratmakt (neri 5; italikler Kanta ait). Ancak
byle bir toplumda bireyler arasndaki rekabet ve atma ile snrsz zgrlk tutkusu arasnda denge
salanm olacakt. Doal olarak snrsz bir zgrlk eilimi tayan insanlar ancak bu eilimin yaratt
yalnzlk duygusundan ve bunaltdan kurtulmak iin byle ortak bir bask mekanizmasn kabul
edeceklerdi. Bu toplumsal diyalektiin zmn Kant yle ifade etmitir: nsanlk iin bir ziynet olan
her kltr ve sanat gibi, en gzel toplumsal dzen de insann anti-sosyal eiliminin meyvesidir. Bu sayede
toplumlar kendi disiplinlerini salarlar ve kendi kendilerine byle yapay bir mekanizma yaratarak
doann tohumlarnn tamamen almasn salarlar (s. 77). Kantn bu dnceleri onun siyasal rejimler
hakkndaki dncesinin de temelini tekil ediyor.
Kant, altnc nerisinde de insan bir efendiye ihtiya duyan bir canl olarak tanmlamtr. Ne var ki
insann hemcinsleri arasnda bulduu bu efendinin kendisi de bir efendiye muhtat. Bu durumda,
byle bir hiyerarik efendiler sultasnda adil ve bar bir toplum nasl kurulacakt? Kant, insanlardaki
iktidar kt kullanma eilimini gz nnde bulundurarak, bar toplumunu kurmann gerekletirilmesi
en g, tam zm de imknsz bir grev olduunu sylyor ve unlar ekliyor: nsann yaplm
olduu aa o kadar budakldr ki bundan dz bir tahta karlmas olanakszdr. Doa, bizlerin bu fikre
(adil ve bar toplum fikrine T. T.) yaklamaktan daha fazlasn istemememizi zorunlu klyor.[96] Bu
yaklamay da Kant, dnya apnda yaplacak seyahatlerden ve her eyin stnde de iyi niyetten elde
edilecek doru kavramlara dayanan bir Anayasa olana erevesinde mmkn gryor. Demek ki
bar toplumu gerekletirme idealini bir toplum erevesinde deil, tm insanlk ve tm devletler
arasndaki ilikiler balamnda dnmemiz gerekiyor. Kant bu olana da yedinci nerisi erevesinde
ele alyor.
Kant yedinci nerisinde bar ve adaleti tek tek ulus-devletler balamnda deil, tm insanlk dzeyinde
aryor. Nasl bir toplumda insanla toplum arasndaki antagonizma, Kanta gre, adil bir dzenin drtsn
oluturduysa, toplumlar arasndaki antagonizma da insan tr iin bar bir dzenin drtsn
oluturmaktadr. Filozofumuz bunun aracn bir Milletler Cemiyeti kuruluunda gryor. Bu kurulula
birlikte, diyor Kant, en kkler de dhil olmak zere her devlet, gvenliinin ve haklarnn garantisini
kendi hukuk anlaynda ve kendi gcnde deil, sadece bu byk Milletler Cemiyetinde arayacaktr (s.
80). Grlyor ki, Rousseaunun fiktif toplumsal mukavelesinden etkilenen Kant, burada bir adm daha
atarak, mukavelelerin sentezini, baka bir deyile anayasalarn anayasasn tasavvur ediyor ve bunun
aracn da Milletler Cemiyetinde gryor. Kukusuz 1784 ylnda dlenen bu kuruluun, 1919da, yani
135 yl sonra ayn adla kurulduunu anmsayarak Kantn uzak grlln alklayabiliriz. Ne var ki
her iki tasavvur da topyacdr ve 1919 tasavvuru fiil bir gereklik kazanm olsa da, Kantn felsefesini
tamamlayan dnrlerin ok iyi grdkleri gibi, baarszla mahkmdu.
Kant btn bu nerilerden u sonucu karyor: nsan trnn tarihi, kabaca, mkemmel bir siyasal
anayasa retmek iin doann gizli bir plannn gereklemesi olarak dnlebilir (sekizinci neri). Bu
anayasa bir devlet anayasas ise de ulalacak bar hedefi asndan d dnyaya kar da mkemmel
olacaktr. Rousseau, bilim ve sanatn insanlar arasndaki eitsizlikleri artrdn grerek, ilk insanlarn
bir eit vahet hali demek olan doa haline zlem duymutu. Kanta gre Fransz dnr bu
zleminde haksz da saylamazd. Fakat asl yaplmas gereken bilim ve sanat yok etmek deil, toplumsal
ahlak gelitirmekti. Doann plannda bunun olduunu da umut edebilirdik. nsanlar arasndaki atmalar
dourgand ve Kant savalar bile gizli doa plannn paras olarak grmtr. nk kan savalarda
bir devlet ezilirse, bu durum, devletler birbirine sanayi ve ticaret balaryla bal olduklar iin baka
devletleri de derinden etkileyecek ve bunlardan bazlar hakem olarak araya girecekti.[97] Kant btn
bunlar eski alarda rnei hi grlmeyen byk bir siyasal organizmann (Milletler Cemiyetinin)
hazrl olarak gryordu (s. 85).
Kantn evrensel bir tarih arayyla ilgili ilk sekiz nerisi ana hatlaryla bunlard. Bu nerilerden tarih-
yazcl asndan ne gibi bir sonu karabiliriz? Aslnda bu sonucu, dokuzuncu nerisiyle, Kantn
kendisi karyor ve tarih anlayn ampirik tarih anlaynn karsna koyduu felsefi tarih olarak
adlandryor. Kant bu felsefi tarih anlayn yle ifade etmitir: Evrensel tarihi, insan trnn siyasal
planda btnlemesini hedefleyen doa planna uygun bir ekilde incelemek isteyen felsefi bir yaklam
hem mmkn hem de doann bu hedefi asndan yararldr (s. 86). Byle bir tarih anlay, bizzat
Kantn deyimiyle, garip, hatta sama olabilir. Ve bu anlayla, yine Kanta gre, tarih deil de roman
yazlmas daha olas grnebilir (s. 86). Ne var ki Kant, hayli mtevaz ekilde, gizli mekanizmalarna
nfuz edemediimiz tarih gelimeleri anlamak iin felsefi tarihin bize sadece bir ipucu vereceini, aksi
takdirde aslnda kabaca bir sistem oluturan tm beer etkinlikleri anlamsz bir olaylar yn
eklinde alglayacamz sylyor. Kant somut (ampirik) tarih aratrmalarn kesinlikle dlamyor ve
unu sylyor: Bir lde, a priori bir ipucu fikriyle ampirik biimde yrtlen tarih almalarn
dlamak istediimi sananlar amacm hakknda yanlyorlar; sadece bir felsefi kafann (ki bu felsefi kafa,
ayrca, tarih sorunlar hakknda ok yetkili olmaldr) farkl bir gr asna yerleerek yapabilecei eyi
dndm (s. 88). Diyebiliriz ki Kantn tarih-yazcl konusundaki dncesinin temeli bu ifadede
yatmaktadr. Kant, aslnda, tarihilii felsefi tarihilik ve ampirik tarihilik diye ikiye ayrmyor. Her
tarihinin bir felsefi kafaya sahip olmas gerektiini ileri sryor.[98] yle grnyor ki tarih
felsefesinden ve felsefi sistemden deil de, felsefi tarihten ve felsefi kafadan sz etmesinin nedeni
de burada yatyor. Ne var ki Kant bununla yetinmiyor. Kendisi de bir felsefi tarihi olarak gemie
eiliyor ve doann gizli planna uyma eklinde oluan tarihi, bir Aydnlanma tarihi olarak okumaya
alyor. Bu Aydnlanmada da ncl eski Yunandan balayarak aydnlanm uluslara vererek
tamamen sekinci ve Avrupa-merkezci bir tarih tablosu iziyor.[99] Sadece, tarihin balangcndan
gnmze kadar kesintisiz bir ekilde sren bilgili bir topluluun varl, diyor Kant, bize tarihin otantik
oluunu garanti eder. Kant bu asli tarihin balang noktasna Eski Yunan yerletiriyor ve bu noktada
Humea gnderme yaparak, Thucydidesin yazd ilk sayfa, diyor, tm gerek tarihin gerek balangc
oldu (s. 87).
Kant, insanlk tarihinin, bireysel ve toplumsal plandaki atmalar arasnda, aydnlanm uluslarn
nclnde ve kurulacak Milletler Cemiyeti ats altnda bara ve huzura doru ilerleyecei umudunu
tayordu.[100] Bu bar dnyada hibir devlet baka bir devleti ilhak etmeyecek, anlamalar sava
douracak hibir hkm iermeyecek ve devaml ordular da giderek ortadan kalkacakt.[101]
Kantn nerilerinden iki yz otuz yl sonra (ve bu arada iki de dnya sava grm olarak) adil ve
bar bir dnyada yaadmz syleyebilir miyiz? Herhalde syleyemeyiz. Aslnda Kantn yaad
dnemde, gelien kapitalist ilikiler balamnda, dnrmzn sand gibi insanla toplum arasnda
deil, retim aralarndan kopmu ve piyasada alnp satlan bir emek gcne dnm insanlarla
(emekiler) retim aralarn giderek younlaan biimde kiisel mlk haline getirmi insanlar
(burjuvalar) arasnda youn bir kavga balamt. Ne var ki, sanayilemenin hayli geri kald
Almanyada bu elikileri grmek kolay deildi. Nitekim tarih ve toplum anlayn bu eliki zerine
kuran Marx, Kantn ereksellik ve umut dnyas gzyle bakt beer dnyay retim biimi temelinde
incelemeye balarken Kantn bu naif dnyasn da hedef tahtasna oturtacaktr. Gerekten de Marx,
Engelsle birlikte kaleme ald ve tarih maddeciliin ilk ifadesi saylan Alman deolojisinde Kantn
idealist felsefesinin materyalist temellerini yle betimliyordu: Kantn Pratik Akln Eletirisi, tamamen
Almanyann 18. yzyl sonundaki durumunu yanstyor. Fransa, tarihin tand en byk devrimle iktidar
olur ve Avrupa ktasnn fethine koyulurken; siyasal planda zaten zerklemi olan ngiliz burjuvazisi
sanayide devrim yapar ve siyasal hegemonyasn Hindistan zerinde, ticari hegemonyasn da dnyann
geri kalan ksmnda kurarken; iktidarszlk iindeki Alman burjuvazisi iyi niyet aamasnda kalyordu.
Kant, hibir sonu vermese de basit bir iyi niyette tatmin buluyor ve bu iyi niyetin ve bu iyi niyetle
bireylerin ihtiya ve igdleri arasndaki harmoninin gereklemesini ise gelecek dnyaya brakyordu.
Kantdaki bu iyi niyet fikri Alman burjuvalarn iktidarszlnn, ezilmelerinin ve sefaletinin tam bir
yansmasdr.[102] Bugn ematik grnebilecek olan bu gzlemler, 19. yzyln ortalarnda
kavramsallatrlan tarih maddecilik anlay ile tarih sreci anlamamzda yepyeni pencereler ayordu.
Ne var ki bilimdeki bu devrimin en nemli ayan da Kantn balatt Alman idealizmi ve zellikle de
bunun devam olan Hegel diyalektii tekil etmiti.
19. Yzyl: Teori, Pratik ve Tarihsellik
19. yzyl, dncede ve eylemde yaanan kkl dnmler asndan belki de insanlk tarihinin en
hareketli ve en sancl dnemi olmutur. Bu yzyl biraz erken balatlarak (1789) ve biraz da ge
bitirilerek (1917) devrimler a olarak nitelenmitir. Kapitalizmin egemenliini kurduu ve modern
snflarn ortaya kt bu uzun yzyl, filozoflar, toplum bilimciler ve tarihiler iin yepyeni sorular
gndeme getiriyordu. Kukusuz bu yeni sorularn kkeni ve ilk ifade ekilleri daha nceki yzyllardayd;
fakat teori, pratii her zaman hayli geriden izledii iin, felsefede, bilimde ve tarih-yazclnda
kapitalist retim biimi kavramsal ifadesini henz bulamamt.
Kapitalizm, tarihte ilk kez kresel hegemonya potansiyeli tayan bir retim biimidir. Aydnlanma
dneminin n plana kard evrensellik fikri, Fransz Devrimi ve nsan ve Yurttalk Haklar
Beyannamesi ile soyut biimde de olsa, bu dnemde pratie yansmt. 19. yzyla damgasn vuran ve
tarihi hzlandran snf kavgalar da bu soyut ilke temelinde yrtld. Hegelin tarih felsefesi ile felsefe
tarihini birletiren sistemi, Comteun pozitivizmi ve Anglosakson ampirizmi yzyl ynlendiren balca
dnce akmlar oldu. Kukusuz bu akmlardan hepsi de evrensellik iddias tayordu. Fakat bunlardan
her biri kapitalist retim biiminin kurumsallat ulusal bir tabanda dodu ve ulusal geleneklerle
yoruldu. Benthamn faydac felsefesi Hegele, Hegelin diyalektii Comtea, Comteun pozitivizmi de
dier ikisine hi de ilgin grnmemiti. Batda, ulusal bilinleri egemen klan sre iinde, Kantn
aydnlanm uluslar dedii uluslarn her biri (ngilizler, Franszlar, talyanlar, Almanlar) ykselen
kapitalizm iindeki yerleri ve entelektel miraslar balamnda felsefe, bilim ve tarih-yazcl rettiler.
19. yzylda kapitalizmin motor gc haline gelen ngiltere, teorik iktisatta da nc durumundayd.
Klasik iktisat kuramn yaratan dnce akm Britanya adalarnda yeerdii gibi, liberalizm de faydac
felsefeyle sembiyoz halinde ayn topraklarda sistem haline geldi. Fransa ise 1789da Bastillein zapt ile
tm Avrupada hem korku hem de umut yaratacak devrimci bir gelenek balatmt. Fransada radikal
laiklik anlay ve kapitalist rasyonalite drts pozitivizmi, devrim cokusu da tarih almalarn
kamlad. Bylece tarihe cemaat ya da ulus asndan deil de toplumsal snflar asndan bakan ilk
tarihiler de Fransadan kt. Almanyaya gelince, sanayileme yarnda ge kalm bu lke ulusal
dehasn teori alannda younlatrmt. Aydnlanma diktatrl denilen rejimler altnda en kapsaml
eitim reformlarn yapm, daha yzyln balarnda ilk modern niversiteyi kurmu ve filolojide en ileri
admlar atm olan Almanyada teorik almalar da en zgn formlara brnmt. Toplum ve insan
bilimlerinin her dalnda, zellikle de felsefede, en titiz incelemeler, bir Alman stnl duygusu
yaratacak ekilde bu temeller zerinde yaplmaya balamt. [1]
Felsefede diyalektik akl, ekonomi politikte emek-deer kuram, tarih-yazclnda snfsal perspektif
sonunda btn bu ulusal dnce rnleri 19. yzylda farkl disiplinlerin snrlarn ap bir bilim
potasnda bulutular. Bu sentezi gerekletirenlerin Almanyada domu ve yetimi, Fransz devrim ve
tarih geleneini zmsemi ve Londraya yerleerek ngiliz kapitalizmini yetkin bir biimde incelemi iki
dnr olmas elbette ki bir rastlant deildir. Fakat biz 19. yzylda felsefe-tarih-bilim ilikilerini
incelemeye bu yzyln felsefesine damgasn vuran Almanya ve Hegel ile balayalm.
Hegel: Din, Felsefe ve Devlet
19. yzylda, Hegel, sadece tm dnce alanlarn kapsayan sistemi ile deil, daha nceki tm felsefi
ekolleri ieren bu sistemi aan yntemi ile de derin etkiler yapm bir filozoftur. Alman dnrn
ansiklopedik sisteminin tutuculuu ile diyalektik ynteminin devrimcilii arasndaki Marxn
kuvvetle vurgulad eliki, etkilerinin farkl ynlerde gelimesinin balca nedenlerinden biridir.
Hegelin kendisi de Ben su ve ateim; birbirini iten eylerin temas ve birlemesiyim diyerek diyalektik
yntemini deta ahsyla zdeletirmiti. Filozofun sisteminin zgn yn, var olan her eyin rasyonel,
etkin ve tarihsel oluunu vurgulamas olmutur.
lmnden ksa bir sre sonra Hegelin yaam yksn yazan K. Rosenkranz, Bir filozofun hayat
dncesinin tarihidir; diyordu, sisteminin olumasnn tarihi.[2] Ne var ki Hegelin yaam, kitaplarnn
ve rencilerinin arasnda, felsefesinin hareketlilii ile ters orantl bir dinginlik iinde geti. Sonsuz
tecesss her alana yaylsa da, dnrn zel olarak ilgi duyduu alanlar ilahiyat, felsefe ve tarih idi.
Hegel 1770 ylnda, Wurtemberg Dkalnn bakenti olan Stuttgart ilinde dnyaya geldi ve ocukluk-
genlik yllar, Sarayda yksek memur olan babas sayesinde yksek brokrasi evrelerinde geti.
Biyografndan rendiimize gre, daha ilkrenim yllarndan itibaren tarihe zel bir ilgi duyan
filozofumuz iin rnein bir Titus-Liviusu okumak r ac bir drt olmutu. Lise yllarnda da
Lessing, dnrn okuduu yazarlar arasndayd. lkesinde yaplm olan eitim reformlarnn gen yata
bilincine varan Hegel, 1788de lise diplomasn alrken yapt sunuta (Abiturrede), Trkiyede bilim
ve sanatlarn gerilii konusunu semiti.[3]
Hegel liseyi bitirdikten sonra renimine Tbingen niversitesine bal bir Protestan Seminerinde
(ilahiyat okulunda) devam etti. Dnrmz, gelecein nl filozof ve airleri arasna girecek Schelling
ve Hlderlinle ilk dostluunu bu Seminerde kurdu ve her alana taan tecesssne yant veremeyen bu
kstlayc ortam bu dostluklar sayesinde at. Alt yl kald bu Seminerden sonra, Hegel, Schellingin
tevikiyle 1801de Yena niversitesinde doent olana kadar sekiz yl da Bern ve Frankfurtta aristokrat
ve burjuva ailelerde mrebbilik yapt. Fransz Devriminden Napolyon savalarna giden bu yllarda,
Hegelin almalarnn din, daha dorusu Kilise ile Devlet ilikileri konusunda younlatna tank
oluyoruz. Ulus temelinde modern devletlerin kurulduu bu dnemde, bir sr kk devlet, eyalet ve
dkalk arasnda blnm olan Alman ulusunun zel bir durumu vard.
Fransz Devrimi balad zaman Kant altm be, Hegel ise on dokuz yandayd. Bu byk olay
karsnda Kantn biyograflar, dnrn bir saat dzeni iinde akp giden yaam tarzn bozarak
heyecanla sokaa frladn, gazetecilere kotuunu anlatrlar. Gen Hegel de Devrimi benzer bir
heyecanla karlamt. Filozofumuz, hayatnn son yllarna kadar tarih felsefesi derslerinde bu byk
olaydan ayn cokuyla sz etmitir. Dnen her varlk bu dnemi kutlad, diyordu Hegel bu derslerde;
o zaman yce bir heyecan hkm srd; sanki o anda dnyevi ile ilahinin gerek uzlamasna kavuulmu
gibi, Ruhun heyecan dnyay titretti.[4]
Kukusuz Hegelle beraber tm Alman aydnlar hatta Alman halk da bir lde hasm bir monarinin
kne tank olmann da yaratt duygularla ayn sevinci paylamlard. Bu heyecan Jakobenlerin
balatt terrden sonra azalm olsa da tamamen yok olmad. Ne var ki Fransz ordularnn Avusturya
galebesinden ve Hegelin deyimiyle, (Almanlarn), en gzel eyaletlerinden bazlarn ve birka milyon
evladn kaybederek bir devlet olmaktan kmasndan sonra takdir hisleri bir lde yerini fke ve
kedere brakmt.[5] Yine de Hegel o dnemde kar-devrim anlamnda kullanlan restorasyon fikrine
daima kar oldu ve devrim esprisine sadk kald. Onun iin, siyasette, korumak ve restore etmek bir
aldatmaca idi.[6]
Hegel, Tbingen ilahiyat okulunda zellikle ncili incelemi ve bitirme tezini de bu konuda kaleme
almt. Bu srada amac, ilk Hristiyanl daha sonraki yzyllarn ona verdii kat biimlerden ayrmakt.
Rosenkranz, Hegel, diyor, fetiist inan olarak adlandrd kavramdan (Ortaa Hristiyanlndan T. T.)
rasyonel Hristiyanl ayrt etmek ve onlar imge dnyasnda yaayan bir halk dini olarak birletirmek
istiyordu.[7] Bu konudaki modeli de Antik Yunan halknn yaam koullar idi. Dnr bu alandaki
fikirlerini zellikle Tbingenden diplomasn alp Berne yerletikten sonra gelitirmiti. 1795
balarnda dostu Schellinge yazd mektupta retisi dnyevi karlara bal olan resm Hristiyanlk
devlet organizmasyla iten bir ekilde btnletii srece kimse onu sarsamayacak diyordu. Ve mektup
parolamz akl ve zgrlk, ortak katlm noktamz da grnmeyen Kilisedir diye son buluyordu.[8]
Hegele gre, din, i dnyamzn bir parasyd ve gen dnr tam da bu sralarda sann Hayatn,
zellikle Kantn etkisiyle, tm mucizelerden arnm bir biimde betimlemiti.[9] Ksaca filozofumuza
gre Devlet ve Kilise farkl ilkelere dayanyordu ve bunlarn mutlaka birbirinden ayrlmas lazmd.
Hegel, Alman ulusunu bsbtn paralayan askeri yenilgilerden sonra analizini daha ok Devlet olgusu
zerinde younlatrmtr. Dnr bu konuda Alman Anayasas balkl ve lmnden sonra
yaynlanan bir de makale kaleme almtr.
Sisteminde Devlete zel bir yer veren Hegel, bu genlik eserinde Almanyann durumunu nasl
zmlyordu?
Alman Koullar ve Alman Anayasas
Hegelin din ve devlet ilikileri zerinde dnd dnemde Almanyada ticaret ve sanayi hzla
geliiyor, feodal ilikiler zlyor, fakat ulusal devlet iin gerekli koullar yeterince olgunlamyordu.
Gerekten de Almanlar eski dnemin kan, eref, kuvvet gibi deerlerini ve bunlarla beraber eski yaam
tarzlarn kaybetmiler, fakat yeni ortaya km olan canl gleri hukuki bir statye oturtamamlard.
[10] Bylece bu glerin her biri kendi konumuna sahip km, kendi yolunu izlemi ve bu da toplumsal

bir zlmeye yol amt. Hegelin Alman Anayasas olarak isimlendirdii bu durumun temelinde
Almanlarn nl zgrlk igds yatyordu ve dier Avrupa halklar tek ve blnmez bir devlete
boyun eerken, Almanlarn ortak bir devlete tabi olmasn nleyen ey de bu igd olmutu. rnein
Fransada, Richelieu, tek ve blnmez Devlet aygtn, zerk ehirleri, devlet iinde devlet oluturan
Protestanlar (Huguenotelar) ve byk senyrleri ezerek kurmutu.[11] Oysa Alman Anayasas merkez
bir devleti deil, prenslerin, sitelerin, eyaletlerin, loncalarn (vb.) zel haklarn saptayan bir zel
haklar mecmuas halinde ortaya kmt. te, Hegele gre, 19. yzyln balarnda Alman ulusunun
durumu buydu.
Hegelin Almanyann siyasal ve sosyal durumuyla ilgili analizi, gemi deerlere zlemle gelecei
hazrlayan gler arasnda bocalayan dnrn konumunu da ortaya koymaktadr. Bu elikili konumda,
filozofumuz, sorunu ulus-devletlerin kuruluuyla ilgili toplumsal analiz planndan felsefi sistem planna
aktarmakta ve u soruyu sormaktadr: Almanya nasl oluyor da bir Devlet olmadan, Devlet
olabiliyordu? Hegel, soruyu, tm diyalektik felsefesine k tutucu bir ekilde, yle yantlamtr: Bu
soruya yant kefetmek kolaydr: Almanya, fikir (de) olarak bir Devlettir; gerek olarak bir Devlet
deildir; biimsel e ile reel e birbirinden ayrlmtr; bo biimsellik Devletin varln, gereklik
de Devletin yokluunu ifade ediyor.[12] Bir eyin ayn zamanda hem var hem de yok olamayacan
syleyen formel mantk asndan garip ve anlamsz grnecek bu cmleler bize aslnda Hegelin tm
sisteminin ipularn vermektedir. Fakat Hegelin yntem ve sistemine gemeden, onun felsefeden ne
anlad ve kendi felsefesinin daha nceki felsefe anlayna gre nasl bir yenilik getirdiine inandn
aklamaya alalm.
Hegel: Yeni Bir Felsefe
Hegel, 1816da, Heidelberg niversitesindeki derslerine, Gerek karsnda cesaret ve esprinin
gcne inan! te felsefi aratrmann ilk koulu budur! diyerek balamt.[13] Bu szlerin, felsefeye
yepyeni bir yn veren ve farkl bir terminoloji kazandran Hegel iin zellikle geerli olduunu
syleyebiliriz. Her trl bilgi daln kuatan sistemi ve ar, anlalmas zor diliyle, Alman filozof,
felsefenin ayn zamanda insan yalnzla iten bir dnce tarz olduu kansndayd. Yukardaki szleri
rencilerine syledii srada bir dostuna yazd mektupta da nsan, hibir ilimde felsefede olduu
kadar yalnz deildir; diyordu; iddetle daha canl bir etkinlik evresi arzu ediyorum; diyebilirim ki
hayatmn en yksek istei budur.[14] Daha hayatta iken byk bir ne kavumu ve felsefesi dnce
tarihini derinden etkilemi bir filozofun yalnzlktan yaknmas bugn garip grnebilir. Ne var ki
Hegel, yer yer mistik duygular iinde ve hzla kaleme ald eserleriyle, ok okunmayan, sonu olarak da
pek anlalamayan (ya da ok farkl ekillerde anlalan) bir filozof olarak kalmt.[15]
Hegel, ksa otobiyografisinde, henz Yenaya gelmeden, 1799da babasn kaybettikten sonra teoloji
almalarn brakarak kendisini felsefeye verdiini yazmtr.[16] Bunda herhalde o sralarda kk
nfusuna (5 500 civarnda) ramen dokuz kitapla ve bir de doa mzesine sahip olan ve Kant
felsefesinin youn ekilde tartld Yena kltr ortamnn da etkisi olmutur. Ne var ki, temel eserlerini
sunarken yapt aklamalarda aka ortaya koyduu gibi, Hegelin felsefesi Allah fikrinden hibir
zaman kopmamtr. Biliyoruz ki Alman Aydnlanmas, Fransz Aydnlanmas gibi ateist ve materyalist
dnce akmlar yaratmamtr. Hegel de bu balamda lkesinin fikir gelenei iindeydi. Oysa aada
zetleyeceimiz gibi, dnrn din ve felsefe ilikileri hakkndaki gr, kendisinin bu alanda da kkl
bir yeniliin temsilcisi olduunu ortaya koymaktadr.
Hegele gre Felsefenin alan (nesnesi) dinle ortakt ve her ikisi de gerei ve onun en stn anlamn
Allahn, sadece Allahn gerek oluunu konu edinmilerdi; sonra da bitmi (snrl) eylerden,
doadan, insan esprisinden, bunlarn birbirleriyle ilikilerinden ve gerekleri olan Allahla ilikilerinden
sz ediyorlard.[17] Grld gibi, bu dncesiyle Hegel, Allah sadece bir postla olarak kabul eden
Kanttan ayrlmakta ve daha ok 17. yzyl filozoflarna yaklamaktadr. Ne var ki filozofun Allah
anlay temel bir noktada bu sonunculardan da ayrlyordu. Hegelde Allah tasavvuru evreni yaratan,
doaya bir plan empoze eden akn bir g deildi; bizzat tarihin nihai amac, isel bir hedef idi.[18] Bu
yzden dnr 11. yzyl ilahiyats Anselmeden Descartesa ve Spinozaya kadar yaplm olan
Allahn varln kantlama speklasyonlarn da sama buluyordu. Byle a priori, akn bir Allah
tasavvur etmek ve sonra da onun eserini anlamaya almak, Hegele gre, hazmetmeyi anlamak iin,
hazmszl hissetmeden anatomi ve fizyoloji almaya benziyordu. Geri Spinoza Allahla evreni
zdeletirmi ve isel (immanent), panteist bir sistem gelitirmiti ve bu benzerlik yznden Hegel de
yer yer panteizmle sulanmtr. Fakat Spinozann dnyas matematik bir dnyayd ve yaratc, bir kez
kurallar koyduktan sonra, pasif bir ekilde, evreni bir saat gibi ilemeye terk etmiti. Oysa Hegelin
Allah, evrenle zdelemi, kendi tarihini yazan aktif bir Allaht ve mutlak zneydi. Zaten Hegelin
Spinozaya ynelttii en byk eletiri de Hollandal filozofun Allah devaml etkinlik iinde bir zne
olarak grememesi olmutu.[19]
Hegele gre dnce tekti, fakat yine de felsefi dnce pratik dnceden farklyd. Gnlk
hayattaki pratik dncemiz duygu, imge ve sezgilerimizle kark haldeydi ve bu psikolojik malzemeyle
birlikte bilincin ieriini oluturuyordu. Bu ekliyle dnce temsil ve betimleyici nitelikteydi. Ne var ki
her trl karmn dnda bir dnce ekli daha vard ki, felsefe, bu salt dnceyi nesne (obje) olarak
alyor, dnceyi dnce olarak inceliyordu. Bunun dnda felsefenin kendine zg bir konusu (nesnesi),
yntemi, hatta terminolojisi yoktu. Felsefe, diyor Hegel, betimlemelerin yerine dnceleri, kategorileri
ve daha kesin bir ekilde de kavramlar koyuyor.[20] Felsefi dncenin gl ve anlalmazl da
buradan kaynaklanyordu. Hegele gre insanlar genellikle soyut dnce alkanlndan yoksundular ve
saf fikirleri ayrarak bunlarn iinde hareket etmeyi beceremiyorlard.[21] Kendisinin etkin (wircklich)
olan her ey rasyoneldir; rasyonel olan her ey de etkindir[22] eklindeki znel aklla nesnel akl
zdeletiren formlnn yanl anlamalara yol amasnn nedeni de buydu. Oysa gerek felsefe anlay
bu etkinlikte ifadesini buluyordu. Felsefenin en byk amac, diyor Hegel, kendi bilincine varm aklla,
mevcut akln realitenin uzlamasdr.[23] Ayn balamda, filozofumuz, Felsefe konusunda unu
anlamak nemlidir ki, demitir, felsefenin ierii balangtan itibaren canl espri alannda yaratlm
olan ve kendi kendini yaratan ve dnya bilincin i ve d dnyas eklini alm olan ieriktir,
etkinliktir. Oysa Antik Yunandan beri felsefe byle anlalmamt.
Yunan felsefesinin kurucular sistemlerini dnce zerinde dnmek ve soyutla somutun birletii
sreci kavramak zerine oturtmamlar, felsefeyi soyut dnce alanna hapsetmilerdi. Modern felsefe,
dinde Luther reformundan sonra Batda balad. Spinozay hareket noktas olarak kabul eden Hegele
gre, Bat dncesinin bu uzun yolculuunda, ngilizlerin ampirik felsefesi ile Kantn eletirel felsefesi
iki nemli aama oluturmu ve bunlar gelitirilmi biimlerde sistemin iki nemli ayan tekil etmitir.
Hegel, ngiliz ampirizminin kurucu babalarndan Lockeu incelemi ve ampirizm deerlendirmesini bu
dnr zerinden yapmtr. Bu ayrcaln o dneme zg baz nedenleri vard. Ayrca Locke da,
sistemini, daha sonra ngiliz ampirizminden etkilenecek olan Kant gibi, fakat Kanttan farkl bir biimde
tasavvur ettii tecrbe fikrine dayandrmt.
Hegel, Locke ve Modern Bilim
Hegelin eserlerini yazd tarihlerde ampirik felsefe ok gzdeydi ve ngiltere ile Fransada egemen
konuma gelmi, hatta Almanlar arasnda da bir lde yaylmt.[24] Kendisi de byle bir ortamda ngiliz
ampirizmine byk bir ilgi duymu ve Lockeun sisteminin zgn ynlerini incelemiti. Dnr, felsefe
tarihi konusundaki derslerinde, Lockeu ve ngiliz ampirizmini felsefe tarihinin daha nceki (Spinoza,
Descartes, Malebranche) ve daha sonraki (Kant) halkalaryla birlikte, karlatrmal bir ekilde ele
alyor ve bu felsefeleri tecrbe anlaylar asndan deerlendiriyordu. Felsefe tarihinin bu iki
evresinde tecrbe olgusu farkl ekillerde anlalmt.
17. yzyl filozoflar felsefelerini tz zerine kurmular ve bu tz zaman d ve tek gerek olarak
kabul etmilerdi. zel eyler (nesneler), Spinozann felsefesinde, bu tzn deiim ve belirlenmeleri
sayesinde ortaya kyor, fakat belirlenmi ve bireysellemi olan her ey sistem iinde tamamen yok
oluyordu. Descartes ve Spinoza, sistemlerinde, dncenin kkenini aratrmamlar, geree
aralarnda hayli uyumsuzluklar olan bir genel tanmlamalar listesinden hareket ederek ulamaya
almlard. Oysa Lockeda durum tamamen tersineydi. ngiliz filozof genel tanmlamalar yadsyor ve
insan zihnini ii tecrbe ile doldurulacak bo bir sayfa (tabula rasa) olarak ele alyordu.
Locke iin tek gerek, duyu organlarmzla yaptmz alglamalar ve bunlar biimlendiren zihnimiz
(dnce yeteneimiz) idi. Bylece bilme srecimiz d ve i kaynaklar olmak zere iki kaynaktan
besleniyor ve basit fikirleri retiyordu. nce duyularmz bize, dardan, k, renk, katlk vb. gibi
veriler salyordu; bunlarn dnda ekil, hareket, durgunluk gibi fikirleri de yine d tecrbeden
kazanyorduk. Buna karlk i (reflection) dnyamzdan da kuku, inan, isten vb. gibi baz fikirler
devreye giriyordu. Nihayet, i ve d etkenlerin ortak hareketi ise zevk, ac vb. gibi fikirlere yol
ayordu. Zihin basit fikirler zerinde alarak da genel fikirleri retiyordu. Lockea gre zihnin
almas, diyor Hegel, basit fikirler denilen baz materyal zerinde, bunlar karlatrmak, birbirinden
ayrmak ve ztlatrmak gibi yntemlerle almak ve sonu olarak da alan, zaman, varlk, aynlk-
farkllk, zgrlk, zorunluluk, neden ve sonu gibi evrensel kavramlara yol amaktan ibarettir. Bunu
salayan tmevarm yntemi, tzden karmlara dayanan 17. yzyl metafiziinden tamamen farklyd
ve Hegelin iaret ettii gibi, modern bilimlerin temelini oluturuyordu. Spinoza ve Malebrancheda
evrensel kategoriler ve tanmlamalar sistemin balang noktasn tekil ederken, Lockeda, tam tersine,
bu evrensel kategoriler zihn etkinliin sonradan rettii sonular olarak ortaya kyordu. Balangta
ise psikolojik verilerin (alg, sezgi, imge) salad dorudan bilgiler bulunuyordu. Ksaca Lockeun
ampirizminde tecrbe, alglama, dorudan edinilen basit fikirler ve bunlarn birleimlerinden
(combinations) elde edilen genel fikirler anlamna geliyordu. David Hume, Lockeu tamamlayacak ve
bilime temel tekil eden evrensellii ve nedensellii yadsyarak neden-sonu ilikisini zorunlu deil,
tekrarlana tekrarlana alkanlk haline gelmi olas bir iliki halinde sunacaktr.
Hegel, bu ekilde zetledii ampirizme zg tecrbe hakknda nasl bir eletiri getirmitir?
Hegele gre Locke, evrenseli aramaya tzden deil de dorudan bilgilerle balayarak tamamen
doru bir yol izlemiti; fakat bu yaklamda evrensel kategorilere, sadece somut, ampirik verilerle
ulaldn sanarak her trl speklatif ve diyalektik dnceyi de dlamt. Bu balamda, Locke, bir
yandan bilgilerin gzlem ve tecrbeye dayandn ileri sryor, fakat te yandan da genel belirlemelerle
yaplan soyutlamalar ve analizleri bilgilenme yntemi olarak dayatyordu. Aslnda Lockeun sisteminin
temelinde totolojik bir muhakeme yatyordu. rnein ngiliz filozof, genel bir fikir olan alan fikrini
nesneler arasndaki mesafe fikrinden (basit fikir) karyordu; oysa mesafe fikri zaten alan fikrini
ieriyordu ve bylece Locke alan fikrini, gerekte, yine alan fikrinden karm oluyordu. Hegel bu
nedenle Lockeun yntemini metafizik ampirizm olarak nitelemi, fakat bu yntemin bilimlerde
kullanlan olaan yntem olduunun da altn izmitir.
lgintir ki ampirizm yntemi, ngilterede, hem felsefede hem de tm bilimlerde uygulanan ortak bir
yntem haline gelmiti. Rasyonel politika, diyor Hegel, ngilterede bu ekilde hayata geti; nk
ngilizlere zg hkmet ve kurumlar, kendilerini her eyden nce ve zellikle i siyaset ve iktisat
ilikileri zerinde dnmeye yneltti. Ve her bilim dal kendisini ayn zamanda felsefe olarak
adlandrmaya balad.[25] yle ki Newton bile temel eserini doal felsefe bal altnda sunmada bir
saknca grmemiti. te bu nedenlerle, Adam Smithin (Hegelin de incelemi bulunduu) iktisat ilmi
ngilterede zel gelime koullar bulmu, fakat o da felsefe olarak sunulmutu. Hegel, ngilterede
bilimlerin ve ekonomi politiin gelimesiyle ilgili olarak, deta tarih maddeci gr haber verir
nitelikte u ilgin satrlar yazmtr: (Ampirik felsefenin gelimesi) kltrde nemli bir aamadr; genel
olarak bilimler, zel olarak da ampirik bilimler kkenlerini bu harekete borludurlar. Gnmzde
ekonomi politiin serbest ticaret gibi genel ilkeleri, dnce tecrbesine dayanan her konu ve kendisini bu
alanlarda zorunlu ve yararl gren her trl bilgi ngilterede felsefe olarak adlandrlyor. Yeri
gelmiken iaret edelim ki, Marx da, yaklak elli yl sonra Kapitale yazd nszde, Almanyada
ekonomi biliminin (ngilterenin aksine) geri kal nedenini lkenin toplumsal geri kalnda (kapitalizmin
yeterince gelimemi olmasnda) bulacaktr.
Hegel: Kant ve Tecrbe
Kantta tecrbe kavram, Lockeun metafizik ampirizminde karlat tecrbe kavramndan ok
farkl bir biimde dnlmt. Hegel, Alman idealizminin kurucusuna elbette ki Lockea olduundan
daha byk bir ilgi ile eilmitir.
Hegele gre, Kantta bilgi sorunu ve bu balamda akln sorgulanmas, felsefede byk ve nemli
bir adm tekil etmiti. Ne var ki dnr bu abasnda tamamen teorik (saf) dnce snrlar iinde
kalm, somut (nesnel) dnyay bilinemez olarak dlamt. Kant bu idealist bak asna ngiliz
ampiristlerinden, zellikle de Humedan etkilenerek ulamt.
Humea gre evrensel ilkeler doada mevcut ve o yolla algladmz genel fikirler deildi ve bilimin
dayanak yapt zorunluluk ilkesi de sadece bir olaslk anlam tayordu. te Kant dogmatik
uykusundan uyandran saptama buydu. Ne var ki bu bulgu Kant iin tamamyla inandrc olmamt.
Kant, Humeun kukuculuunu bir lde numen lemi eklinde sistemine soksa bile, (Hegele gre
Wolfun ve Alman felsefesinin etkisiyle) metafizikten kurtulamam ve zorunluluk, evrensellik gibi
kategorileri tamamen yadsmamt.
O halde sorun nasl zlecekti? Genel kategoriler bilinemez olan numen dnyasnda
bulunmadklarna ve ayrca dorudan alg konusu da olmadklarna gre nerede yer alyorlard?
Kant bu kavramlar sistemine akln a priori kategorileri eklinde dhil ederek zd, ya da zdn
zannetti. Bylece Kant, nesnel dnyay yadsmayan, fakat onu ancak duyarlmzn kalplar (zaman ve
mekn) ve teorik akln kategorileri (zellikle nedensellik) ile anlalr klabileceimiz n-kabulne
dayanan, tamamen znel (subjective) bir sistem gelitirdi. Dnrn tecrbe derken kastettii ey de
bilgilerimizin bu ekilde kazanlmalar idi; yani, Kanta gre tecrbe, duyularmzla kazandmz ham
bilgilerin duyarlmzn kalplar (zaman ve mekn) ve teorik akln kategorileri (nedensellik) ile
buluarak ekillenmesi sreci idi.
Aslnda Kantn sistemi, elikilerin olmad, tamamen uyumlu bir dnya kurmuyordu. Kant, sistemini
gelitirirken Fransz Aydnlanma dncesinden de yararlanm ve oradan da kendisini ztlayarak hareket
eden dnceyi, yani eliki fikrini alarak sistemine katmt. Fakat filozofun dncesinde bu
elikiler de nesnel dnyaya ait olmayp, znel nitelikteydiler ve sonsuz, mutlak, Allah gibi
fenomenal ilikiyi (tecrbeyi) aan tasavvurlarda insan zihnini antinomik kmazlara srklyorlard.
Bu yzden Kant, Allah sistemine sadece tm eyleri anlamak iin pratik akln zorunlu olarak
benimsedii bir postla olarak sokmutu. Hegel, bu konuda, gkyzn aratran ve byle bir postlaya
ihtiyacm yok diyen bir Fransz astronomunu hatrlatarak Fransz Aydnlanmasnn dogmatik
rasyonalizmine gnderme yapmtr.
Kantn gerei fenomenal alana hapsetmesi, Hegelin ona kar ynelttii ve yer yer ironi dolu
eletirilere de temel tekil etmitir. Kant, aklmzn bilme yeteneini sorgulam ve bu balamda teorik
akln bilme aralarn ortaya koymutu. Oysa daha balangta, henz salam hibir bilgiye sahip
olmadan bilgi edinme aralarn bulmaya almak, Hegele gre yzmeyi (denize girmeden) teorik
olarak renmeden nce denize girmeyi reddeden adamn tutumuna benziyordu. Hegelin Kanta temel
itiraz buydu ve dnrn, Kantn k noktasn (fenomenolojiyi) yadsmamasna ramen, bilgilenmeyi
znel ve nesnel aamalar olan bir diyalektik sre (bilinlenme sreci) olarak tasavvur etmesi de
buradan kaynaklanyordu. Kukusuz Hegel, Kantn dorudan mirass olmam, eletirel felsefeyi
aynlk (Identitt) felsefesi etiketi altnda tamamlamaya alan Fichte ve Schellingin at yolda
yrmt. Kantn dalizmini yadsyarak znel ile nesnel (fenomen ile numen) arasnda aynlk kuran
aynlk felsefesi, Fichtede egoyu, Schellingde ise doay mutlaklatrarak n-kabul yapm ve
tm karmlarn da bu akn mutlaklara dayandrmt. Hegel sistemini bu aynlk-Identitt ilkesini
diyalektik ve tarihsel bir srece dntrerek kurdu.[26] Bylece sz Hegelin sistem ve yntemine
getirmi oluyoruz. Aadaki satrlarda Hegelin felsefesinin temel ilkelerini, ya da esprisini
yanstmaya alacaz.
Hegel: Sistem ve Yntem
Hegelin felsefesi, en genel planda birbirini ieren ve tamamlayan iki szckle zetlenebilir:
Ansiklopedi (sistem) ve diyalektik (yntem). Aslnda her iki terimin kkeni de Yunan felsefesine uzanr;
fakat bu kavramlar Hegelde dier birok kavramda olduu gibi yepyeni bir anlamda kullanlmaktadr.
Hegelde ansiklopedi kavram, Fransz Aydnlanmasnn nl Ansiklopedisinde olduu gibi, her
alan kapsayan ve kendi alannda uzmanlam kiilerin kaleme aldklar incelemelerden oluan bir
klliye anlam tamamaktadr. Hegelin ansiklopedisi, kendisinin, tek bana, sonsuz ve her yne
yaylan bir tecesssle toplad bilgilerin zgr bir felsefi terminolojiyle ve tutarllk iinde sunulmasdr.
Bu bilgiler birbirinden kopuk ve bamsz bilgiler deildir. Hepsi diyalektik bir ak iinde birbirini
yadsyan, tamamlayan ve zenginletirerek aan bilgilerdir. Ve bu diyalektik sre yntem gerei ileriye
ak bir sretir. Eer Hegel, sonunda, felsefesini bir ansiklopedik sistem olarak kapal bir btnlk
halinde sunduysa, bunun yaad dnem ve koullarla ilgili nedenleri vardr.
Her felsefenin birtakm balang ilkeleri, dayanak yapt baz n-kabuller (Voraussetzung) vardr.
Bu anlamda, Hegelin sistemi hangi ilkelere, hangi n-kabullere dayanyordu?
Hegel, sisteminin k noktasn klasik felsefenin ontolojik ilkesi (tz) ile ngiliz ampirizmi ve Kantn
eletirel felsefesinin bilgi kuram (tecrbe) arasnda gerekletirdii diyalektik ilikiye dayandrmt.
Hegelin felsefesinde geleneksel metafizikte olduu gibi teki (madde veya ruh) ya da Descartesda
olduu gibi ikici (madde ve ruh) bir tz yoktur. Hegelde balang noktas nesnel ile znelin, madde ile
ruhun devaml diyalektik dnmler iinde olduu ve giderek zenginlemek suretiyle mutlak bilgiye
ulat bir ilkedir. Hegel, ayn zamanda sonu olan bu ilkeyi Mutlak, de (die Idee)[27], zne[28],
hatta bazen de Allah gibi kavramlarla ifade ediyor. Sistemi oluturan tarihsellik sreci, bir bilinlenme
sreci eklinde tasavvur edildii ve tarihin znesi olarak dnlen ve sonunda mutlak bilgiye ulaan
denin deta bir destan eklinde sunulduu iin, Hegelin felsefesi idealist bir felsefe olarak kabul
ediliyor.[29] Hegel bu felsefeyi aralarnda birleen ve her biri de kendi halkalarndan oluan byk
halka eklinde sistemletirmitir. Dnr halkalarn halkas eklinde ina ettii bu felsefi mimariyi u
szlerle ifade etmitir:
Felsefe batan sona rasyonel bir bilgi olduu iin, ksmlarndan her biri felsefi bir btn olarak tmn
kendi iine kapanan bir halkasdr; fakat felsefi de orada bir belirlenmilik halinde veya zel bir eyle
birlikte bulunur. Tekil halka, kendisi de bir btnlk tekil ettii iin, kendi esinin snrlaryla balarn
koparr ve daha sonraki bir alan temellendirir: Bylece Btnlk giderek her biri zorunlu bir aama olan
halkalarn halkas olur; yle ki kendi elerinin sistemi, her tekil ede kendini gsteren tm deyi
oluturur (s. 157).
Yukardaki satrlardan anlalaca gibi Hegelde de, hem bir btnsellik, hem de nesnel ya da (din,
mitoloji, mistik felsefe gibi biimlerde de olsa) dnsel olan her eyde mevcut rasyonel ve etkin
gerekliktir. de, diyor Hegel, kendi olarak ve kendisi iin (an sich und for sich) nesnellikle kavramn
mutlak birliidir. Burada sz konusu olan nesnellikle kavramn bulumas ya da nesnelerin kavrama
uymas, dmzdaki eylerin tarafmzdan alglanmas deildir; dede byle eyler, imgeler, d
nesneler sz konusu deildir, diyor Hegel, her etkin varlk, gerek olduu lde dedir ve
gerekliini de ancak de sayesinde kazanr. Tekil varlk denin herhangi bir tarafdr (s. 267). Btnlk
yani evrensel de ise mutlak ve tektir; bu mutlak de hkm vererek, paralara ayrarak, belirli fikir
sistemlerinde zelleir ve bu da bu sistemlerin yeniden tek deye, yani gereklerine dnmelerinin bir
aamasdr. Bu hkme gre de nce tek evrensel Tzdr; oysa gerek, gelimi varlnda znedir ve bu
nedenle de espridir.[30] Hegelin tm eserlerine egemen bu gizemli slup, dnrn de ya da Mutlak
adn verdii kategorinin etkin bir zne olarak ilahi bir nitelik tadn da ortaya koymaktadr. Zaten,
1818de Berlin niversitesinde ilk dersine balarken, Hegel, Hayatta gerek, byk, ilahi olan her ey,
de sayesinde byledir; felsefenin amac onu gerek figr ve evrensellii iinde kavramaktr demiti.
(s. 148).
Hegelin, znel ile nesnelin, maddeyle ruhun, sonsuz ile snrlnn, dnsel ile reelin bulumas (s.
447) biimlerinde kavranabileceini syledii de, etkin ve evrensel zne olarak kavramn zgr ak
iinde zel ve tekil ekillere brnr, fakat btnsellikten de kopmaz.
Felsefenin kendine zg bir terminolojisi olmadn dnen Hegel kavram szcn de geleneksel
anlamndan ok farkl bir biimde kullanmaktadr. Gerekten de Hegelde kavramlar (die Begriff),
akln soyutlama yoluyla rettii statik anlam formlar deil, gerekliin (die Realitt) canl esprisidir.
Kavram, Tzn kendi iin (for sich) gc olarak zgrdr; diyor Hegel ve aamalarndan her biri
kendi gibi btn olan ve kendisinden ayrlmam bir birim olarak konmu bulunan bir btnselliktir diye
ekliyor (s. 407).
Hegelin felsefesinde anahtar kategoriler olan de (Mutlak), Kavram ve Diyalektik gibi szcklerle
ilgili bu genel aklamadan sonra dnrn sistemini biraz daha yakndan grmeye alabiliriz. zleyen
satrlarda, nce, dnrn ansiklopedisini oluturan eler ve felsefesindeki tarihselliin temellerini
zmleyen Esprinin (Tinin) Fenomenolojisi balkl eserin zerinde duracaz.
Hegel: Sistem ve Halkalar
Hegelin halkalarn halkas eklinde kurgulad ansiklopedik sistem, esas olarak, bilimin Btn
demek olan denin sergilenmesi eklinde sunulmakta ve byk halkadan olumaktadr. Bunlardan
birincisi Mantk (Lojik) bilimi olup, mutlak (an sich und for sich) denin ilmini tekil etmektedir.
kincisi ise mutlak denin kendisini yadsyarak (negation) bakalamasn ve doada yabanclamasn
(doalamasn), Doa felsefesi olarak ele alr. Nihayet nc halka da doada yabanclaan
denin tekrar kendine dnerek Esprinin felsefesini oluturmas eklinde ortaya kar. Felsefi sistemin
ayr dallarn tekil eden bu bilim de kendi ilerinde er halkadan meydana gelmektedir ve sre
mutlak bilgiye ulalana kadar l halkalar halinde devam eder. Bylece 1) Saf denin, yani
dncenin soyut halinin ilmi olan Mantk ilmi, varlk (Sein), z ve kavram kuramlarndan; 2) Doa
felsefesi, mekanik, fizik ve organik fizik kuramlarndan; 3) Esprinin felsefesi ise znel espri
(antropoloji, fenomenoloji, psikoloji), nesnel espri (hukuk, ahlak, toplumsal ahlak) ve mutlak espri
(sanat, din, felsefe) kuramlarndan oluur. deta estetik bir mimari gzellik arz eden (ve bu yzden de yer
yer ironi dolu eletirilere hedef olan) bu tablonun tm ise Ansiklopediyi tekil eder ve bilginin tm
dallarn kapsar.
Hegel, teolojiden koparak kendisini tamamen felsefeye verdii tarihten itibaren kaleme ald tm
eserlerle bu Ansiklopediyi gerekletirmeye almtr. Ne var ki dnrn bu ansiklopedik
yolculuundaki duraklarn yukardaki tablonun ierdii sraya uygun olduunu syleyemeyiz. yle ki
Hegelin ilk byk ve sonraki nesilleri en ok etkilemi eseri olan Esprinin Fenomenolojisi, daha
sonralar Ansiklopedide znel esprinin bir aamas olarak hayli mtevaz bir yer igal etmitir. Oysa
Hegel, dnce ve bilincin felsefe ncesi biimlerinden balayarak benin, bizin ve esprinin oluum
diyalektiini bu eserinde ortaya koymutu ve Fenomenolojinin ilk cildini yaynlarken de hayli iddial
konumutu. O gnlerde bu cilt, diyordu filozof, bilmeyi oluum halinde sunuyor. Esprinin (Tin, Geist)
Fenomenolojisi, bilginin temellendirilmesinde psikolojik aklamalarn ya da daha soyut tartmalarn
yerini almaldr.
Gerekten de eser, bilime hazrl baka bir gr asndan, kendisini felsefenin ilk bilimi yapma
iddias tayan bir adan ele alyor. Bu yeni bilim, espriyi mutlak espri olmaya gtren yoldaki
duraklarda yer alan eitli espri figrlerini ieriyor. Bunun iindir ki eserin balca blm ve alt
blmlerinde bilin, kendinin bilinci, gzlemleyen ve devinen anlama (Verstand) ile etik espri, kltrl
espri, ahlaki espri olarak bizzat espri ve nihayet deiik biimlerinde din espri dikkate alnyor.[31]
Hegele gre Esprinin Fenomenolojisinde Esprinin bu eitli tezahrlerinin ilk bakta kaotik
grnecek zenginlii, onlar zorunluluklarna gre sunan bilimsel bir dzene konmutur ve bu dzende
yetersiz olan tezahrler zlmekte ve bunlar en yakn gerekleri olan st tezahrlere
dnmektedirler.[32]
Hegelin Fenomenoloji ile ilgili yukardaki aklamas, bu eserin dnrn temel kayglar olan insan,
toplum ve tarihsellik alarndan ne kadar nemli olduunu aka ortaya koyuyor. Hegel ldkten sonra
gen-Hegelciler arasnda balayan tartmalarda da bu eser ilk planda rol oynamt. Bu tartmalara gen
yalarda giren Marxn Hegelle hesaplamaya nce dnrn Hukuk Felsefesi lkelerini, sonra da
Hegel felsefesinin gerek kayna ve gizemi dedii bu eseri eletirerek baladn biliyoruz.[33] Btn
bu nedenlerle biz de filozofun tarih felsefesinin temellerini atan bu eser zerinde bir miktar duracaz ve
Hegele gre tarih Esprinin tarihi, yani beer bir sre olduuna gre ruhun (die Seele) bilin
ncesi biimlerinden bilince ve giderek Espriye (das Geist) nasl geildiini anlamaya alacaz.
Son bir noktaya daha iaret edelim. Hegelin eserlerinin gizemli ve anlalmaz dili ok bilinen ve sk
tekrarlanm bir husustur. Hegel de bunun bilincindeydi ve dnr, yer yer, kaotik grnen
zmlemelerle dolu sistemini daha anlalr klmaya altndan sz etmitir. Ne var ki Hegelin
anlalmazl dnrn ana fikirlerinde deil, daha ok ayrntyla ilgili zmlemelerinde gze
arpyordu. En nemli Hegel yorumcularndan Jean Hyppolite de, ayn zamanda evirmeni olduu
Fenomenolojiyi deta satr satr yorumlayan eserinde, Hegel felsefesinin gizeminin sk sk yinelenen
ana tezlerinde olmayp, birbiriyle deta bir krdm oluturan ayrntlarda olduuna iaret ettikten
sonra sanlr ki, diyor, Hegel bazen btn unutarak bir srecin bir aamas zerinde taklp kalyor ve
onu mutlak z gibi sunuyor.[34] Bu hususu ve Hegelin etkilerinin ayrntdaki analizleri ile deil, ana
tezleri ile gerekletiini gz nnde bulundurarak, aadaki satrlarda, Hegelin temel fikirlerini
aktarmaya alacam.
Esprinin Fenomenolojisi ya da Bilincin Tarihi
Hegel, felsefesini, madde ile dnceyi birlikte tasavvur eden ve zne olarak kabul edilen de ya
da Mutlak ilkesi zerine oturtmutu. Bilincin dnda bir nesnel dnyann olamayaca n-kabulne
dayanan bu felsefe, Kantn fenomenolojisini tarihsel ve diyalektik bir srece dntren teki (monist) ve
idealist bir felsefedir. Bu felsefenin k noktasndaki bilin-ncesi Mutlak, diyalektik devinimler iinde
giderek zenginleen figrler halinde Mutlak Bilgiye kadar ykselir. Bu srecin bir maddi, bir de manevi
(dnsel) taraf vardr. Aslnda felsefi dnce, bu srecin daha ok dnce ynyle ilgilidir ve sistem
bilgilenme-bilinlenme yolculuunun aamalar saptanarak kurulur. Fakat bu gelime soyut dncenin
nesnelemesi, yani yabanclamas olgusuyla birlikte olduu iin sistemde maddenin geliiminin
(eitlenmesi ve zenginlemesinin) aamalar da yerlerini alrlar.
Hegelde saf bilinten ve maddi plandan dnce planna gemek phe ile gerekleir; fakat burada
sz konusu olan phecilik, Descartesda olduu gibi, sadece k noktas tekil eden ve dnyorum,
o halde varm! dedikten sonra ortadan kalkan ve yerini ak ve seik (claires et distinctes) fikirler
arayna brakan bir phecilik deildir. Hegelde phecilik diyalektik srecin her aamasnda beliren
ve yeni bir srecin balangcn oluturan srekli bir sorgulamadr. Daha dorusu, diyalektik srete
yadsma ve olumsuzlama (negation) olgusudur.
Hegelin sisteminin balangcnda madde ya da ruh eklinde dogmatik bir biimde konulmu bir
Tzn olmadn, hibir nitelii bulunmad iin hilik (yani ne madde ne de ruh) demek olan
denin bulunduunu sylemitik. Bylece k noktasnda, bilin, bakann, tekinin bilinci olarak
ortaya kar ve sonra kendi iine dnerek kendinin bilinci (Selbstbewusstsein) haline gelir. Kendinin
bilinci, ilk aamada kendini nesne olarak alglamaktr ki bu da hayat kavramnn ortaya kmas
anlamna gelir. Genlik eserlerinin birinde Hayat dnmek, ite grevimiz![35] diye yazm olan
Hegelin sisteminde, hayat (das Leben), nesnelliin (kendi kendini tketen organizmann) bilincine
varlmas aamasnda soyut ve evrensel bir kategori olarak karmza kar. Hegel, evrensel hayattan sz
ederken, diyor Hyppolite, herhangi zel bir varlktan ya da u veya bu biyolojik mlahazadan hareket
etmiyor; genel olarak hayatn nesnel (ontolojik) varlndan yola kyor (s. I, 142). Bilince dnm,
bilgi konusu olmu hayat lmszdr; oluum sreci iin canlnn, ocuklarn bymesi iin de ana-
babann lmesi gerekir. Hegelin hayat ile ilgili analizlerinde, Hyppolitein iaret ettii gibi, l ve
olu! (Stirb und Werde!) diyen Goethe romantizminin izlerini buluyoruz.
Saf bilinten, kendinin bilinci ve evrensel hayat soyutlamasna gei aamada tamamlanr. lk
aamay duyularla hissetme, ikinci aamay alglayarak anlama, nc aamay ise akl tekil eder. Ve
akl da nce gzlemleyen akl (beobachtende Vernunft), sonra da pratik akl aamalarndan geerek,
Hegel felsefesinde merkez bir yer igal eden, espri ekline dnr. Akldan, Espriye gei ayn
zamanda bireysellikten toplumsalla ve tarihsellie geitir. Hegelde tarih insanlk tarihidir, beer
bir sretir ve esprinin (espri de esas olarak halklarn esprisi eklinde olutuu iin halklarn)
tarihi olarak ortaya kar.
Hegel, fenomenolojik yolculuunda nesnenin bilincinden kendinin bilincine, yani tekillii ve zgll
iinde insana geerken, mutlak znellik (ben dndaki tm gereklii yadsma, yani solipsism)
kuramndan da kurtulmak zorundadr ve benin yan sra tekiyi de aklamaya alr. Bu konuda daha
nceki filozoflardan farkl bir yol izler. Kant, fenomenolojisine Descartes gibi cogito ile balamam,
znellii evrensellik balamnda dnm ve zne-nesne statsnde deerlendirdii tekinin var
olabilme koullarn sorgulamamt. Hegel ise tekil konumdaki kendinin bilinci figrnden hareketle
Kanttaki evrensel ben kategorisine ve bu balamda teki olgusuna ulamaya almtr. Hegele
gre, ben varm! (ergo sum) diyebilmek, ancak baka ben varm!lar kabul etmekle mmkndr (s. I,
313). Biliyoruz ki, daha sonra solipsizm sorunu Husserl ve Heideggerde daha ayrntl analizlere ve
ortak-znellik (Untersubjektivitt) ve ile-olmak (Mitsein) gibi kavramlara yol aacaktr. Oysa Hegel,
sistemini, tekil ve zgl bilinler okluu (ben ve bakalar birliktelii) n-kabul zerine kurmutur ve
bu k noktas diyalektik geliim iindeki sistemde sadece bir andr. Gerekten de Hegel, sorunu,
benden bize, bireysel akldan kolektif akla (espriye) geen sre balamnda yorumlam ve bu
yzden de Kirkegaarddan Sartrea uzanan varoluu felsefe izgisinde znellii ve insan ihmal
etmekle, hatta unutmakla eletirilmitir. Oysa Hegel, bireysellii, sistemine, biz halinde btnleme
srecinin bir an (momenti) olarak sokmu olsa bile, znellik ve tekil insan koulu hakknda
varoluu felsefeye k tutacak yorumlar da yapmtr. Hegel felsefesinin en canl taraflarndan birini
tekil eden ve bir ksm Marksistleri de etkileyen bu yorumlar zerinde bir miktar durmak zorundayz.
Bunun iin, nce, Hegelin kendinin bilincinden espriye, benden bize geii anlatan nl
cmlesini birlikte okuyalm:
Bir kendinin bilinci (Selbstbewusstsein) nesne olduu zaman, bu nesne hem ben hem de nesnedir.
Bylece, bizim iin esprinin kavram o andan itibaren mevcuttur. Bilin iin daha sonra gelecek ey,
esprinin ne olduunun tecrbesidir; yani eitli kendinin bilinleri kendi iin (fr sich) olduklarndan
bunlar tam bir zgrlk ve bamszlk iinde btnletiren mutlak tzn tecrbesidir: Bu btnleme Ben
olan bir Biz ve Biz olan bir Ben eklindedir (byk harfler Hegelden).[36]
Diyebiliriz ki, iki yz yl nce yazlm bu gizemli cmleler Hegel felsefesinin (veya en azndan onun
gnmzde en etkili olan ksmnn) zn tekil etmektedir. Bu paragraf, birok Hegel yorumcusunun
yapt gibi, en nemli cmlesine indirgeyerek (Ben olan bir Biz, Biz olan bir Ben) nce bu sentezin
nasl gerekletiini sorgulayabiliriz. Bu yorumda da Hegelin dncesini ve gizemli slubunu,
anladmz lde ve baka yorumcularn da yardmyla sadeletirmeye ve anlalr klmaya aba sarf
ederek sunmaya alacaz.
Hegele gre balangta birbirinden ayr olan benler nce yabanc olarak karlar, sonra da
birbirleriyle atarak btnleirler. Srete bir an olan bu atma, Hegele gre arzu (Begierde)
demek olan benlerin kendilerini kabul ettirme (Anerkennen) diyalektiine dayanr ve bir benin baka
bir bene hkimiyeti ile sonulanr. Hegel, bu aamada, daha sonra varoluu felsefeye ilham kayna
olacak efendi ve kle diyalektii ile ilgili uzun ve ince analizler yapar. Filozofumuza gre ben ya da
kendinin bilinci, arzu demektir; fakat benin balangta aka bilincine varmadan arzu ettii ey,
bizzat kendisi, kendi arzusudur ve bu nedenledir ki kendisine ancak baka bir arzu, baka bir ben
bularak ulaabilir. (I, 155). Arzu, Hegelin sevdii aamal sre iinde, nce nesnelere, sonra
hayata, daha sonra da baka bir bene, yani baka bir arzuya ynelir. lk aamada nesneye ynelen
arzu, nesneyi nce zmler, sonra da yadsr ve arzu edilen meyvenin yenilmesi gibi tketerek yok eder.
kinci aamada, arzu, hayata (canlya) ynelir ve ak iinde iki ben, deta bir mucize gibi, tek ben
halinde birleirler, fakat mevcut ikilik de ortadan kalkmaz. Nihayet nc aamada ise ben baka bir
bene, baka bir arzuya ynelir ve kendi arzusuna ancak kendisi de baka bir arzuyu kabul ederek ular.
Arzunun arzuyla karlamas ve onu nce zmleyip sonra yok etmesi, aslnda insann insanla
karlamasnn ve efendi-kle diyalektiinin ifadesidir.
Hegelin arzu balamnda hayat diyalektiini gelitirirken ele ald ey, insan hayatdr. nk
insanlar, tek arzular nesnel varlklarn srdrmek olan hayvanlardan farkl olarak, bedensel yaam
amak ve kendilerini bakalarna kabul ettirmek istenci iinde yaarlar. nsanlar efendiler ve kleler diye
ikiye ayran diyalektik de aslnda hayvani yaam ama istencinin sonucu olup, farkl nitelikte bir lm
kalm sava eklini alr (s. I, 164). nsan dediimiz devaml arzu ve arzunun arzusu olan varlk, bu
kavgada bedensel yaamdan syrlr; hayatn kleliinden kurtulur ve farkl bir dzeye ykselir. Ve
bylece tarihselliin zorunlu koullar bir araya gelmi olur (s. I, 164).
Benlerin buyurganlk kavgas, bilincin yolculuunda yeni bir tecrbeye, eitsizlik tecrbesine yol
amtr. Bu kavgada iki eit ben (kendinin bilinci) ortaya kar: Efendi bilinci ve kle bilinci.[37]
Efendi bilinci bedensel hayat am ve soyut olarak kendi iin olmak bilincini z olarak kabul etmi
olan bilintir. Ve bu niteliiyle ayn zamanda asil bilintir. Kle bilinci ise nesnel hayatn erevesini
kramaz, onu kendinin bilincine yeler ve klelii seer (s. I, 165). Bylece kendini kabul ettirme
kavgas ve yol at bilin ikilii, tarihselleen hayatta yeni bir kategorinin ortaya kmasna olanak
salar. Bu tarihsel kategori efendi-kle ilikisine araclk eden alma (Arbeit) kategorisidir.
Bu yeni kategori nedir ve efendi-kle diyalektiinde nasl bir ilev yklenmitir?
Benlerin karlamasnn arzularn karlamas olduuna iaret etmitim. Bu karlkl arzular
diyalektiinde kleleecek benler, efendi benlerin korkusu iinde cismani hayat ve reel dnyay
aamazlar ve bu durumu arzularna gerek bir fren olarak grrler. Baka bir deyile kleler bedensel
hayatlarndan bamsz olmay, kavgay ve lmeyi gze alamazlar. Onlar iin, arzularna ulamann tek
yolu nesneler zerinde alarak reel dnyay dntrmektir. Bu durumda, alma (emek), klenin, reel
dnyay ileyerek, efendinin ilenmi nesneyi rahata yadsmas, yani tketmesi iin sarf ettii emekten
baka bir ey deildir. Grld gibi, kle ve efendi bilinci ikilemi diyalektik bir btnlk iinde
birbirini tamamlyorlar. Hegel, bu elikili bilinci mutsuz bilin olarak adlandrmtr. Hegelin
felsefesinde son derece nemli bir yer tutan efendi-kle diyalektiin ifadesini imdi bizzat filozofun
kaleminden okuyalm:
Efendi, nesneyle (reel dnyayla) kle vastasyla, dolayl bir ekilde iliki kurar; kle, genel olarak
kendinin bilinci olan nesneye kar olumsuz davranr ve onu yadsr; fakat yine de nesne kendisinden
bamsz olduu iin onu tamamen yok edemez; bu durumda kle nesneyi sadece emei ile dntrr.
Buna karlk bu dolaylama (yani emein nesneyi ilemesi) sayesinde, dorudan iliki, efendi iin bu
nesnenin yadsnmas (negationu) yani ondan yararlanlmas (tadnn karlmas) eklinde olur.[38]
Yukardaki satrlarda genel ve soyut bir terminoloji iinde sunulmu olan bu diyalektik, tam altm yl
sonra, Marxn Kapitalinde ok daha somut ve berrak bir biimde ii-patron diyalektii ve mal (ve art-
deer) retilmesi olarak karmza kacaktr. Oysa Hegelde efendi-kle diyalektii henz soyutluktan
kurtulamamtr. Efendiden ve lmden korku, kleyi gerek bamszla gtrmez; klelii efendilie
dntren ey emektir, almadr. Efendi, klenin iledii maddeyi yok ederek (tketerek) arzusunu
tatmin eder; yaamdan kopmay gze alamayan kle emeiyle maddeyi ilerken, maddeyle beraber
kendisini de ekillendirir. Bu nesneleme ve yabanclama ayn zamanda zgrlemenin de yoludur.
Hegelde zgrleme salt yaamdan dnmeye gemektir.
Sisteminin aamalarn felsefe tarihinin belli figrleriyle buluturarak ilerleyen Hegel, bu efendi-kle
diyalektiiyle ulalan zgrln Stoac filozoflarn tasarlam olduklar zgrlk olduunu ileri srer.
Felsefe tarihini ayn zamanda tarih felsefesi olarak okuyan bir sistemde, bir rnek olarak, stoacln nasl
algland hakknda ksaca duralm.
Stoaclk, Hegelin fenomenolojisinde sadece Eski Yunanda yaanm zel bir felsefe deildir;
stoaclk, evrensel bir felsefe, bilincin tarih yolculuunda belirli bir aamadr. Bu aamada kendinin
bilinci (ben), yaayan bir bilin olmaktan kar ve dnen bir bilin statsne ykselir. Dnmek ise,
varlkla bilinci birletirmek, zgr olmak demektir. Ne var ki, Hegelde zgr olmak, efendi ya da kle
olmak, hayatta u veya bu koullarda bulunmak anlamna gelmez; zgr olmak, koullar ne olursa olsun
dnen varlk olarak hareket etmektir (c. I, s.174). Varoluularn soyut zgrlk anlayna,
zindanlarda bile hayr! diyerek zgr olunabileceini syleyen tezlerine yol aan zgrlk anlay
Hegelde bir aamadr ve bu aamann tarihte ilk kez Eski Yunanda yaanm olmas da bir rastlant
deildir. nk Hegele gre, stoaclk, dnya esprisinin evrensel bir biimi olarak, ancak, bir korku
ve klelik zamannda, fakat ayn zamanda renim ve kltr dnce dzeyine ykselten bir evrensel
kltr aamasnda doabilirdi (c. I, s. 169-170). Bu koullar ilk kez Eski Yunanda bir araya gelmitir.
Efendi-kle diyalektii, bilincin daha sonraki aamalarnn (akl ve esprinin) temelini tekil eder. Akl,
benlerin (kendinin bilinlerinin) birbirine ara (efendi-kle) olmalar ile benin genellemesi ve
kendisini gerein btn olarak dnmesidir. Ne var ki, bunu yaparken, kltrn bu aamaya kadar
tad figrleri anmsamaz; fenomenolojide bilinlerin birbirini izlemesi bir dnmler serisi olarak
sunulur. Filozof ise her aamada, basamakl sreler iinde ortaya kan yepyeni bilinlerin
yolculuunu biz iin izleyen bir bireydir (c. I, s. 218). Bylece Hegel, tm bilgileri ieren ansiklopedik
sistemin kurucusu olarak, filozofun (yani kendisinin) felsefesinde igal ettii zel yeri de aklamtr.
J. Hyppolite, fenomenoloji ikili bir ilev yklenmitir, der; bunlardan birincisi saf bilinci felsefi bilgi
dzeyine tamak; ikincisi ise tekil bilinci espri (kolektif bilin) statsne ykseltmek iin onu salt kendi
bilincinden, szde tecridinden karmaktr (s. I, 311). te filozof, bu fenomenolojik oluumu gzleyen ve
anlatan insandr. Gerekten de filozof, fenomenolojide karlatmz eitli tekil bilinlerin,
birbirleriyle, tecrbe denilen bir olaslk sonucu olarak deil, ancak kendisinin saptad dorudan bir
zorunluluk sonucu birletiklerini gzleyen insandr. Fenomenolojide biz diyen ve tecrbeye dalm olan
bilinten ayrlan filozof, saf (naif) bilincin gremedii ilerlemenin speklatif zorunluluunu gryor (c.
II, s. 566). Bu zorunluluk sayesindedir ki, diyor Hegel, ilme giden yol bizzat ilmin kendisi haline gelir ve
bu da, ierii asndan, bilincin tecrbesinin ilmidir.[39] Bylece bilincin diyalektik gelimesini
dardan izleyen ve Hegelin biz-iin-olmak (fr-wir-sein) statsnde grd filozof, ayn zamanda
ilim adam olarak kamza kmaktadr.
Gerekten de Hegelin felsefesinde, filozof, bilincin aamalarn ve evrensel tarihi, sistemin dndan
ve znel-nesnel alardan gzleyen bir konumdadr. Kukusuz byle bir filozof anlay, filozofu ok
daha mtevaz bir statye yerletirmi dnrler tarafndan eitli itirazlara uramtr. Bu eletirilerden
biri ve belki de en ilginci udur: Hegelin felsefi sistemi yeni bir din zellikleri tamakta ve sistemin
kurucusu, yani Hegel de kendisini deta Allahn yerine koymaktadr.
Hegelin tm sistemini ilgilendiren bu eletirinin anlam nedir. Ve bu eletiri acaba yerinde midir?
Aslnda Hegelin sistemi reel dinlere byk bir yer vermektedir. Fakat bu sistemde esprinin
ykseliinin bir aamas olarak alglanan ve yerini diyalektik bir dnmle felsefeye brakan din, gerek
ilkel (animist) gerekse vahiye dayanan kurumsal dinlerden farkldr. Allah da, tarih d ve akn bir lahi
Varlk olarak deil, insanlk tarihinin geliimi iinde kendi bilincine varan Mutlak eklinde karmza
kar. Bu Mutlak ayn zamanda tarihin znesidir. Genlik yllarndan itibaren yaad toplumda din ve
devlet ayrmn bir tutku haline getirmi olan Hegelde, mevcut olan dinler, Espri tarihinin son
aamasn tekil eden felsefeye bir hazrlk niteliindedir. Ve o ana kadar da tarihte farkl evrim
aamasndaki halklarn esprilerini oluturan farkl dinler yaanmtr. Doa dinleri (doa glerine
tapma, animizm ve Asya despotizmi), sanat dinleri (Eski Yunanda ahenk iindeki site devleti ve
politeizm) ve vahiy temelli dinler (tek tanrl dinler), kendi bilincine varm esprinin bu gelimesinin
aamalarn tekil ederler. Hegelde, tek bir dinin farkl ynleri izlenimi veren eitli dinler, sadece,
ortak olan zlerinin bilince yansyan biimleri asndan birbirlerinden ayrlrlar; bu z de esprinin
kendi bilinci tekil eder (c. II, s. 517).
Bu soyut cmleleri biraz daha amak iin tekrar baa dnerek u hususu anmsayalm: Hegel, felsefesine
varlk (Sein) sorununu sorgulamakla balamt. Fakat bu ontolojik sorgulama, hemen, neden hilik
deil de, varlk? sorusuna dnyordu. Ve bu soru da, aslnda, Hamletin Olmak ya da olmamak!
sorgulamasndaki gibi, birbirine zt iki olana kar karya getiriyordu. Oysa Hegelin altn izdii gibi,
byle bir soru, ancak, varlk (Sein) daha balangta bir n-kabul olarak benimsendii takdirde
sorulabilirdi. Bylece ontolojik soru, dncenin nceliini (dolaysyla Hegelin felsefesinin idealist
niteliini) ortaya koyuyordu ve dnce olmasayd varlk nedir? diye bir soru da soramayacaktk. te
evrensel tarihte saf bilinten kendinin bilincine ve espriye giden gelimede ortaya kan dinlerde Allah da
ancak kendi bilincine vararak Allah oluyordu (c. II, s. 523). Hegele yneltilen kendini Allahn yerine
koyuyor eklindeki itirazlar da buradan kaynaklanyordu. nk Hegelin sisteminde bizler iin
dnen filozof, J. Herschin dedii gibi, deta Allah adna konuarak, bizlere evrensel znenin,
yani sonu olarak Allahn zgemiini anlatabileceini sanmaktadr.[40]
Hegelin din ve felsefe ilikileri konusundaki aklamalarna burada son verirken, filozofun akldan
espriye ve insanlk tarihine geile ve bu balamda dile verdii nemle ilgili yorumu zerinde ksaca
durmak istiyorum.
Daha nce de akladm gibi, Hegelde espri, tekil benlerden bize ve bilincin soyut
aamalarndan (hissetme, alglama, akl) somut tarihe gei andr ve bu diyalektik dnm dil sayesinde
mmkn olmutur. Gerekten de arzu, efendi ve kle, emek, mutsuz bilin ve yabanclama
gibi kavramlarla hem varoluu felsefeye hem de tarih maddecilie kapy aralayan Hegel, dil hakkndaki
zmlemeleriyle de daha sonraki dil felsefesi gelimelerine zemin hazrlamtr.
Hegelde, dil, bireysel bilinler arasnda arac olan ve onlar ortak bilin (espri) haline getiren
ontolojik bir temeldir. Bireyler dil sayesinde Descartesn cogitosundan (dnyorumdan),
cogitamusa (dnyoruza) geer ve biz olurlar. Bir eye isim vermek demek, onun ampirik
varln yadsmak ve onu dnsel statye yerletirmek demektir. Bu isim verme operasyonu ayn
zamanda bir hkimiyet kurma operasyonudur. Hegelin verdii rnekle, Hazreti Ademin hayvanlar
zerinde hkimiyetini salayan ilk edimi onlara bir isim vermek ve bylece onlar var olan deil, kendi
iin dnsel olan yapmak olmutu.[41] Espri, dil sayesinde tarihselleir ve znel ve nesnel aamalardan
geerek mutlak bilgiye ular. Hegel felsefe tarihinin tarih felsefesine dnt bu son aamay ayr bir
eserde, Tarih Felsefesi Derslerinde incelemitir ve imdi biz de Hegelin (zamannn tarih-yazcln
da deerlendiren) bu eserine eilebiliriz.
Hegel ve Drt Trl Tarih-Yazcl
Hegel, engin bir kltre sahip, fakat fildii kulesine ekilip soyut ve gizemli yorumlar yapan bir filozof
deildi. ann ve yaad toplumun somut sorunlaryla da ok yakndan ilgiliydi; dahas, felsefesinin en
soyut zmlemeleri de dolayl bir ekilde toplumsal ve siyasal durularn yanstyordu. lmnden
sonra entelektel mirasnn yaratt kavgalarn siyasal bir nitelie brnmesi biraz da buradan
kaynaklanmaktadr. Hegel bu etkileri, zamannda ok okunmayan, ancak uzun vadede etkili olabilen
eserlerinden ok, dersleri ve rnein kendisini arlatanlkla sulayan ada Schopenhauerin
dershanesi bombo kalrken salonu dolduran rencileri araclyla yapmtr. Bu balamda, filozofun
gerekten popler olan eseri de rencilerinin tuttuu notlardan oluan ve ancak lmnden sonra
yaynlanan Tarih Felsefesi Dersleri balkl kitab olmutur.[42] Hegel bu eserinde o ana kadar tarih-
yazclnn hangi ekillerde karmza ktn tarttktan sonra felsefi tarihin bunlardan farkn ortaya
koymu ve tamamen somut bir tarih anlatmtr.
ann tarihilik anlaylarn zetleyen Hegele gre tarih ekilde yazlyordu. Bunlar, srasyla, 1)
tarihinin dorudan tank olduu olaylar anlatt asli (orijinal, otantik) tarih; 2) tarihinin gemi
olaylar ann esprisi ile yorumlayarak anlatt dnceye dayanan (reflexiv) tarih ve nihayet, 3)
Hegelin kendi tarih anlay olan felsefi tarih anlaylaryd. Hegel, her tarz da tarihin gerek znesi
ve yapcs olarak tasarlad Espri asndan deerlendirmitir.
Hegelde Espri, madde-bilin aynl olarak dnlen tzn zne olarak hareketi, daha dorusu
oluumudur. Bu oluumda esprinin bir yzn doa, yani esprinin ezel ve ebed yabanclamas tekil
ederken; tarih de esprinin br yz olup bilmek (Wissen) eklinde ortaya kar. Bu oluum, diyor
Hegel, yava bir hareket olup esprilerin birbirini izlemesidir; her biri esprinin tm zenginlii ile
sslenmi olan bir imgeler galerisidir.[43] Bu espriler, dil araclyla benin biz olduu halklar ve
uluslardr.
Hegel, tarihilerin grdkleri ve iittikleri, yani dorudan tank olduklar eyleri anlattklar asli tarih-
yazclna rnek olarak Eski Yunandan Herodot ve Thucydidesi; Romadan Sezar (ve onun
bayapt olarak niteledii Yorumlarn); Ortaadan dnya olaylarna kartklar lde kronik
yazar papazlar; Rnesanstan F. Guicciardiniyi ve modern alardan da Byk Frederiki gsteriyor.
[44] Asli tarih-yazclnda belirleyici olan nokta udur: Asli tarih yazarlarnn yaantlar ile anlattklar
olaylar ezamanl olduklar iin bunlar ayn esprinin rndrler ve aralarnda bu adan bir farkllama,
bir atma bulunmaz. Kukusuz bu tarihilerin yaadklar dnemin tm olaylarna dorudan tank
olmalar mmkn deildir ve bu nedenle bakalarnn anlatlarna da yer verirler; fakat Thucydidesin
Periclesin sylevlerini sanki kendi kulayla duymu gibi anlatmas gibi, bunlar ayn ruhla, ayn espri
kalplar iinde naklederler.
Dnlm tarih ise tarihinin yaad dnemin olaylarn deil, daha nceki dnemlerin olaylarn
anlatt tarih-yazcl eklidir. Bunun da farkl ekilleri vardr ve Hegel dnlm tarihin ilk eklini
evrensel tarih olarak adlandryor.
Evrensel tarih-yazclnda esas olan, diyor Hegel, toplanan tarih verilerin ilenmesidir; ii bu
malzemeye, bu malzemenin ieriini yanstan espriden farkl olan kendi esprisini tar (s. 19). rnein
Titus-Livius, tarih anlatsnda eski Roma krallarn konutururken, kendi ann usta bir avukatna
zg bir dil kullanmakta ve bu haliyle anlats krallk dneminin en otantik destanlaryla iddetli bir
eliki tekil etmektedir. Hegel evrensel tarih konusunda Ortaa iin sidore de Sevillei (7. yzyl),
modern a iin de Johannes von Mlleri (19. yzyl balar) rnek olarak gsteriyor.
Filozofumuz ada Fransa ve ngilteredeki tarih-yazcln da ayn adan Almanya ile
karlatryor ve Fransa ile ngilterede tarih yazlrken Almanyada tarihin nasl yazlacann
tartldn saptyor. Bylece, Hegel, Fransa ve ngiltere gibi dnemin en ileri toplumlar olan ve tarihi
yapan uluslarn (tarih uluslarn), ayn zamanda tarihi yazan uluslar da olduunun altn iziyor; buna
karlk, henz yar feodal konumdaki Almanyann da daha ok tarihin nasl yazlaca konusunda kafa
yorduunu anlatmak istiyor. Oysa aslnda tarihin nasl yazlaca konusunu tartan ve bu alanda yepyeni
bir bak as getiren Hegelin kendisi de Alman esprisi iindedir ve daha sonra Marx ve Engelsin
iaret edecekleri gibi, mutlak bilgiye ulaan felsefi sistemiyle sosyoekonomik adan geri kalm olan
Almanyann felsefede n plana kmasnda nemli bir rol oynamtr.
Hegel, dnlm tarihin ikinci eklini pragmatik tarih olarak niteliyor. Bundan kastedilen, sk sk
ileri srld gibi tarihten ders karmak, devlet adamlarna ve yneticilere tarih tecrbeden
yararlanmalarn nermek deildir. Bu bo bir abadr; nk her devir ve her ulus, ancak kendisinin
yant arayaca, kendisinin zebilecei zgl koullar iinde bulunur. Zaten, Hegelin iaret ettii gibi,
tarih ve tecrbe de halklarn ve hkmetlerin tarihten hibir ey renmediklerini, hibir zaman tarihten
karlacak kurallara gre ynetilmediklerini gstermektedir. (s. 20). Buna tarihte ahlaki rnekler
aramak, tarihi eitim arac olarak kullanmak da dhildir. Byle bir yntemin ruhu yceltmek ve eitimde
ocuklara yetkinlik fikrini alamak gibi yararlar olabilir; fakat halklarn ve devletlerin koullar,
karlar ve bunlarn karmaklamas apayr bir alandr ve genel, ahlaki zdeyiler mevcut hayat ve
zgrlk karsnda gc olmayan soluk bir an olmaktan te bir anlam tamazlar. (s. 20). Hegel, dolayl
bir biimde Kant eletiren bu szlerden sonra Fransa rneini veriyor ve Franszlarn Devrim srasnda
sk sk Yunan ve Roma rneklerine gnderme yaptklarn anmsatarak bundan daha anlamsz bir ey
olamayacan sylyor. Bunun nasl ideolojik bir anlam olabileceini daha sonra Marx, tarih maddeci
kuram balamnda gsterecektir.[45]
Demek ki pragmatik tarih-yazcl pratik ya da ahlaki nedenlerle tarihten ders almak deildir. O halde
nedir? Hegel, bunu yle aklyor: Farkl dnemlere farkl espriler egemen olsa bile bunlar birletiren,
dnn baz olaylarn gncel klan bir ba vardr; ite pragmatik tarihilik dnya esprisinin bu akn
yakalamak ve gemii anlatan metinlere gncel hayatn canlln katmaktr. Bunda baar da yazarn
zel esprisi, ya da (Montesquieunn Kanunlarn Ruhunda ortaya koyduu gibi) durumlarn kapsaml,
zgr ve derin bir biimde kavranmas, fikrin derin anlamdr (s. 21). Bir tarih filozofu olan Hegelin bir
tarih sosyolou sayabileceimiz Montesquieuye bu olumlu gndermesi dnrn, soyut ve speklatif
formlasyonlarn tesinde, somut dnyaya ilgisinin ayr bir gstergesidir. Bunun da tesinde, Hegelin,
tarih olaylara empati ile yaklalmas eklinde zetledii pragmatik tarih anlay modern hermentiin
(Schleiermacher, Dilthey) habercisi olarak da karmza kmaktadr.
Hegel, dnsel tarihin nc eklini de eletirel tarih bal altnda anlatyor. Dnr, o sralarda
Almanyada egemen olan bu anlayn, filolojinin de yardmyla tarih yaznna eilirken, aslnda tarihle
deil, tarihin tarihi ile uratn sylyor ve daha sonra da ayn anlayn yksek eletiri ad altnda
hibir tarih deeri olmayan, hayal rn uydurmalara yol atn eklemekten kendini alamyor (s. 21).
Aslnda, Hegelin iaret ettii gibi, ayn yaklam o tarihlerde Fransada da yaygnd; fakat Franszlar bu
konuda yapm olduklar salam ve kavrayl almalara tarih deil, sadece eletiri adn
veriyorlard. Burada da Hegelin kendisinin de baz ynleriyle devamcs olduu Alman romantizmine
(ya da Alman romantizminin abartl rnlerine) kar Fransz gerekiliinin altn izdiini gryoruz.
Hegel, tarih malzeme zerinde dnerek ve bu malzemeyi ileyerek gerekletirilen tarih-yazcl
anlaylarnn drdnc ve son ekli olarak da ksmi tarih anlayndan sz ediyor. Burada olaylar sanat
tarihi, din tarihi, hukuk tarihi gibi bak alarndan anlatan ve felsefi tarih anlayna gei aamas tekil
eden bir tarih-yazcl ile kar karyayz. Bu ekliyle ksmi tarih anlay ulusal tarihle belli bir iliki
iinde bulunur; fakat bu ilikide sorgulanmas gereken nokta udur: Bu iliki ve btnleme dsal bir olay
mdr, yani d koullarda m aranmaktadr, yoksa i dnceyle kavranan isel bir olay mdr? Eer
ulalan genel bak as sadece dsal bir ba, bir d dzen eklinde alglanyorsa bu durumda genel
(ulusal) bak as sadece halklarn tamamen tesadf baz zellikleri anlamna gelir; buna karlk
ayn bak as doas gerei gerek ise, olaylar ve eylemleri yneten isel ruhtur (s. 21). te
Hegelin ksmi baktan genel baka, dnlm tarihten felsefi tarihe gei noktas dedii husus budur
ve burada yeniden dnrn Espriye dnen de (Mutlak, Tz) n-kabul ile kar karyayz.
Ruhlarn klavuzu, diyor Hegel, Merkr gibi dnyay ve halklar gerekten yneten dedir ve dnya
olaylarn gtm ve gdecek olan da espridir, esprinin akla uygun ve zorunlu iradesidir (s. 21). Bylece
sz Hegelin kendi tarih anlayna, felsefi tarihe getirmi oluyoruz.
Hegelin Tarih Felsefesi
Hegel aslnda dnlm tarih trleri iinde yer alabileceini syledii kendi tarih anlayn, genel
olarak tarih denilince anlalan eyle geleneksel felsefeden beklenenleri karlatrarak sunuyor. Bu
konudaki tezi udur: Tarih gereklerle, fiilen yaanm olaylarla urar; tarihin temeli ve klavuzu var
olan eylerdir; buna karlk felsefeden beklenen ey, var olana dayanmayan, speklatif dnceler
retmektir; retilen bu dnceler tarih malzemeye uyguland zaman, onlara kendine gre bir ekil
vermi ve a priori bir tarih retmi olur. Grld gibi bu iki zihin etkinlii (felsefe ve tarih-yazcl)
arasnda bir eliki vardr ve bu elikinin almas gerekir. Hegel bu elikiyi ok basit bir ekilde
zyor ve tarihle felsefenin nasl baracan bir cmlede ifade ediyor: Felsefenin tarihe katt tek
basit fikir, dnyay akln ynettiini ve evrensel tarihin rasyonel olduunu sylemektir (s. 22). te tarih
felsefesi, tarihiler iin bir n-kabul saylabilecek bu neriyi speklatif dnce yoluyla kantlamak,
ksaca tarihi aklc klmakla ykmldr. Oysa Hegelin aka ifade ettii gibi, bu Akl, en somut
ifadesiyle Allahtr; Allah dnyay ynetir: plannn uygulanmas, ynetiminin ierii evrensel tarihtir;
filozof da bu evrensel tarihi kavramak ister (s. 39). Bu durumda Allahn plann okumakla ykml olan
filozofun ii hayli zor grnyor ve (bu ilahi plan okumu, hatta bizzat yaratm olan) Hegel,
rencilerine yle seslenir: Baylar! Aranzda hl felsefenin ne olduunu bilmeyenler varsa, onlarn
evrensel tarih hakkndaki bu sunua (yani kendisinin tarih felsefesi derslerine T. T.) akla iman ederek,
renme arzusu ve renme al ile gelmelerini isteyeceim (s. 23). Grlyor ki karmza bu kez
tarihi olarak kan filozofumuz, evrensel tarihle ilgili derslerine nemli bir uyar ile balamtr ve
rencilerine, bu rasyonalist espri iinde, Eski Asyann despotik devletlerinden (in, Hindistan, ran)
Aydnlanma ana ve Fransz Devrimine kadar uzanan somut bir tarih anlatr. Bu tarihin znesi somut
ifadesini tarih uluslarda ve devletlerde bulan Espridir.
Hegelin bu ilkeye dayanan somut tarih anlatsn burada zetlemenin ilgin olacan sanmyorum.
Dnrn tm insanlk tarihini yz sayfada anlatan dersleri yer yer artc gzlemlerle dolu olsalar
ve hl gncelliini koruyan zmlemeler ierseler de[46] son iki yz yln salad bilgi ve analiz
birikimi byle bir zeti anlamsz klyor. Bununla beraber, Hegelin yazd tarihi biraz da Hegelci
gzlklerle okuyarak daha iyi anlayabilir, daha iyi yerine oturtabiliriz. Biliyoruz ki dnr, son eserinde,
felsefenin gelimeleri geriden izlediini, reelin karsnda idealin ancak sre olgunlanca ortaya
ktn, Minerva kuunun gn aarrken uua getiini sylemiti.[47] O halde biz de yaayan Hegeli
daha ok ondan etkilenmi, onu gelitirmi dnrlerde bulabiliriz.
nce unu soralm: Hegelin zor okunan bir filozof olmasna ramen, gnmzde hl en ok incelenen,
zerinde en ok durulan dnrlerinden biri olmasnn srr nerededir? Bu soruya farkl yantlar
verilmitir. Kimileri onun, daha sa iken balayan ve lmnden sonra da artarak devam eden etkilerini,
bir devlet felsefesi gelitirmesiyle, resm devlet filozofu olmasyla aklamaya almlardr.
Bunlardan, Hegeli modern totalitarizmin fikir babalarndan biri olarak gren K. Popper, Eer Prusya
Devletinin otoritesini arkasna almasayd, der, Hegelin Alman felsefesinin en etkili figr haline
gelmesi olas deildi. Gerek u ki, Hegel, Napolyon savalarndan sonraki feodal restorasyon
dneminde Prusyanizmin tayin edilmi ilk resm filozofu oldu.[48] Aslnda bu gr gerekleri
yanstmaktan ziyade, Hegelin daha ok son eserine (Hukuk Felsefesine Giri) dayanan ve feodal-
brokratik bir rejim koullarnda kaleme alnm bir eseri, stelik satrlarn arasn okumadan, tek
tarafl olarak deerlendiren bir grtr.[49] Bu grte kukusuz Hegelin devleti kutsallatran, Allahn
dnyadaki gezintisini devlet araclyla yaptn ileri sren grlerinin byk pay olmutur. Ne var ki
Hegelin devletle ilikilerini ayrntl olarak inceleyen daha sonraki aratrmaclar, ayn konuda ok daha
nansl ve farkl grler de sergilemilerdir.[50] Bylece diyebiliriz ki, Hegelin gelecek nesillere asl
etkisi, kendisini izleyen dnemde tarih maddeciliin douuna dorudan katks dolaysyladr. Bu
bakmdan, E. Weil, Tarih olarak, amzn bilincinde Hegel, Marx araclyla etkin oluyor; nemli
olan Hegelin Marxn ncs olmasndan ziyade Marxn Hegelin rencisi olmasdr derken
gereklere ok daha yakn grnyor.[51] Fakat biz Hegelin ncln de unutmayalm ve filozofun tarih
anlatsnda henz belirginlememi bir tarih maddeciliin ipularn arayalm.
Hegel, Tarih ve Tarih Maddeciliin Yollar...
Hegel felsefesinin k noktasnn madde ile dncenin birbirine dnen aynl olduunu, filozofun
nesnel dnyay Berkeley gibi yok saymadn, ya da Kant gibi bilinemez ilan etmediini daha nce
belirtmitim. Bu ikili nitelik nedeniyle, daha nce de iaret ettiimiz gibi, baz filozoflar Hegelin idealist
bir sistem gelitirmediini, felsefesinin ne idealist ne de materyalist olduunu ileri srmlerdir.
Filozofun bilince ve dnceye verdii ncelii anmsayarak bu tezi paylamasak bile, Hegelin nesnel
dnyay bir materyalist gibi sorgulayan zmlemelerini de gzden uzak tutamayz. Aksine, dnyoruz
ki, yaad a ve toplumla ilgili somut zmlemeleri olmasayd, Hegelin fenomenolojik ve ontolojik
soyutlamalar imdi sadece felsefe tarihinin dipnotlar arasna skp kalm olabilirdi. Bu bakmdan,
Hegel bahsini kapatarak tarih maddeci kurama geerken bir devamllk salamak zere, izleyen
satrlarda, Hegelin tarih yorumlarn mmkn olduu kadar kendine zg felsefi terminolojisinden
soyutlayarak, materyalist gzlklerle, salt nesnel elere indirgeyerek okumaya alacaz.
Hegel insan her eyden nce bir maddi varlk, bir organizma olarak gryordu. Bu balamda, insan
hayvanlardan ayran dnme ve konuma ise, harekete geiren de arzu, ihtiya ve karlar idi. Tarihe
daha ilk bak bizi inandrmaya yetiyor ki, diyor Hegel, insanlarn eylemleri ihtiyalarndan,
karlarndan, hrslarndan, karakterlerinden ve yeteneklerinden kaynaklanyor; sadece bu ihtiyalar,
hrslar ve karlar onlarn hareket eleri olarak grnyor ve davranlarnda balca faktr olarak rol
oynuyor.[52] Bu drtler insanlar rekabet iine sokuyor ve bireyler kendilerini kabul ettirmenin arac
olarak bakalarn arzu ediyorlar. Bu rekabetin dourduu efendi-kle ilikileri ise, klelerin emeklerini
kullanarak nesnel varlklar efendileri iin kullanlr/tketilir hale getirmeleri ile aralarnda mutsuz bilin
yaratan klenin efendiye, efendinin de kleye dnt diyalektik bir btnlk yaratyor. Herkesin
kendi arzu ve karna gre hareket ettii bu ilikilerin bir rasyonalitesi olsa da, sonunda, daha st
(toplumsal) planda, Hegelin akln hilesi dedii sre sonucu, bireylerin istediklerinden farkl bir
rasyonalite douyor.
Hegelde bireysellik ve ben bilinci, nesneleri isimlendirerek doaya egemenlik salamann arac olan
dil sayesinde kolektif espriye ve biz bilincine dnyor ve tarih kolektif birimlerle (devletlerle)
balyor. Hegel, aileyi doal ilikilerin son aamas olarak gryor ve erkein kadnla kurduu birlii
tarih ncesi bir olgu olarak kabul ediyor. Doal ve din bir ahlak yerini tutan aile sevgisi bireysel irade
zgrlne olanak salamad iin de aileyi tarih ncesi bir kurum olarak betimliyor.[53]
Hegel, kolektif yaam nasl benlerin okluu zerine kurduysa, tarih felsefesini de halklarn
okluu ve tarihin tek merkezden ynetilmedii n-kabul zerine oturtmutur. Gerekten de filozofa gre
tarih, Leibnizin monadlarn ve Herderin ulusal devletlerini anmsatan kolektif birimler tarafndan
yaplmaktadr. Burada, Hegelde bir n-kabul olarak benimsenmi olan dnya esprisinin ilahi
mdahalesini bir yana brakarak, Hegelin sisteminde doal topluluklardan (aileden) siyasal topluluklara
ve devlete nasl geildiini sorgulayabiliriz.
Hegelde aile doal evrimden bilinli evrime yani tarihe geilen halkadr. Nasl erkek, etinin etini
kadnda buluyorsa, der Hegel, esprisinin esprisini de devlette bulur.[54] Etik bir birim olan aile, alma
ve maddi birikim ile zlmeye balar. Bu sreci de Hegel yle anlatyor: Gcn ve zenginliin
kazanlmas ve korunmas, ksmen ihtiyala ilgili olup yaam arzusu alanna aittir, fakat ksmen de daha
st bir alana ynelerek bir arac nesne olur. Bu evrim aileyi erdem iin eiterek, onun doalln ve
tekilliini evrensel iinde ve evrensel iin hayata dntrr.[55] Burada ilgin olan bu srecin
motorunun bireyin almas (emei) ve sermaye birikimi olmasdr. Kendi ya da ailesi iin altn
sanan bireyin bu emei, aslnda, daha st planda bir btnsellik iinde anlamn bulur. Ve eitim de
bireyi btnsellik olarak ele alr ve birbirine eklenen abalar zinciri iinde onu bir eser olarak retir.[56]
Hegel devleti, ksaca, etik denin etkin varl[57] olarak tanmlasa da, onu maddi ve manevi
elerden oluan bir btnlk olarak betimlemitir. Bu btnln etik ksmn (Sittlichkeit), devletin
bireylerdeki hayat demek olan kanunlar, rfler ve kurumlar olutururken, maddi temelini, yani
vatann da doas, topra, dalar, havas, sular tekil eder.[58] Bylece benin biz, bizin
ben olduu gzel bir btnlk (schne Totalitt) ortaya kar. elikiler iinde ilerleyen bu
btnlkte maddi eler, etik varl, yani bir eit st-yapy kukusuz etkilerler; fakat bu etki mutlak
deil, grelidir.[59]
Hegel, Asyada kurulan en eski devletlerden balayarak, Antik Yunan, Roma, kavimler g ve
feodalitenin ortaya k, Fransz devrimi ve modern devletlerin kuruluu konusunda, yer yer mistik
terminolojisinin giysileri iinde, fakat son derece somut betimlemeler yapmtr. Hegele gre tarihin
znesi devletler, arac ise g kullanm ve savalardr. Nasl insanlar arasndaki ilikiler efendi-kle
kavgasna dayanyorsa, uluslar arasndaki ilikilerin temelinde de sava drts vardr. Sava bir ulusun
hayatnn zorunlu bir an, halklarn etik saldr; devletler btnln paralanmamas ve esprinin
yok olmamas iin zaman zaman savamaldr ve bireylerin btnden kopmamalar da yine sava
sayesinde mmkn olur.[60]
Sistemini Napolyon savalarnn devrim fikirlerini yayd yllarda gelitirmi olan Hegel, aslnda
mutlak bir sava yanls deildir; zgn halklar Roma mparatorluu bnyesinde toplayan savalara
gnderme yaparken, savan uursuz sonularn da vurgular. Savunduu ey daha ok tarih rasyonellik
ve tarih zorunluluktur. rnein Machiavellinin Prense nerdii tiranln en zalim ilkelerini zorunlu
bulur ve senyrleri ve zel kuvvetleri mutlaka ezmek gerekiyordu der.[61] Feodalizmi henz tasfiye
edememi olan kendi lkesinde de sempatisi daha ok bu ilevi yklenen asker ve brokratlara, asillere,
aydnlanmac liberallere ve yurtsever renci derneklerine gider. Fakat Hegel, Adam Smithi de okumu
bir dnr olarak, zel mlkiyet sisteminin giderek btnsellii bozacak ve toplumu snflara ayracak
olan zelliklerinin farkndadr. Daha Yenadayken toplumsal snflar (asiller, burjuvalar, zanaatkrlar,
kyller) zerinde almalar yapm olan dnr, servet birikiminin toplumlarda farkllama ve
yabanclama yarattn grmtr; fakat bu konudaki en somut analizlerini Hukuk Felsefesi konusundaki
son eserinde gelitirir.
Hegel, toplumlarn sosyoekonomik yapsn, doal geliimin son halkas olarak dnd aile kurumu
ile devlet arasnda yer alan ve sivil toplum olarak adlandrd alan olarak inceler. Dnrn modern
dnyaya ait olan bu yeni yaratk dedii sivil toplum da aamada olumaktadr.[62] Bunlardan birincisi,
Hegelin ihtiyalar sistemi adn verdii aamadr ve bu evrede, birey, ihtiya drtsyle alarak
hem kendisinin hem de bakalarnn yaamn salar. kinci aama, sistemdeki zgrlk esiyle ilgilidir
ve bu aama da adaletin gerekletirilmesi ve mlkiyetin korunmas ile hayat bulur. Nihayet nc
aamada da gvenliin salanmas ve loncalar yoluyla, genel kar da ilgilendirdikleri lde, zel
karlar hakknda nlemler alnr (s. 219). Hegel, daha ok yaad toplumun gelime dzeyini yanstan
bu saptamalar gelitirirken en ilgin zmlemeyi toplumsal snflar konusunda yapar.
Hegel toplumsal snflar, 1) dorudan ya da tz niteliindeki snf (tarmclar); 2) imalat snf; 3)
evrensel snf ya da kendini kamu karna vakfedenler snf olarak balk altnda inceler. Bunlardan
birincisi topran ilenmesi ile doal rnler elde eden ve zenginlii buna bal olan tarmclar snfdr.
Burada emek ve retim doa ve iklim koullarna bal olarak ngrlebilen bir dzen iinde
gerekletii ve rnde herhangi bir deiim gerekmedii iin bireysel irade ve dnceye pek az yer
vardr (s. 227). Tarma ve toprak mlkiyetine gei, devletin ve ailenin ortaya kmas bu aamada
mmkn olmutur. malat snf (der Stand des Gewerbes) ise doal rnleri ileyen ve dntren
snftr. Bu snf kendi emeine ve dncesine baml olduu gibi bakalarnn almalarna da
bamldr ve kendi iinde de zanaatkrlar (Handwerksstand); fabrikatrler (Fabrikantenstand) ve
tccarlar (Handelsstand) gibi alt snflara ayrlr. Nihayet nc planda evrensel snf ise ekonomik bir
etkinlik zorunda kalmadan (yani rant ile yaayarak) tm emeini genel karlarn salanmas ynnde
seferber eden snftr. Ve Hegele gre snf aidiyetleri de, ya Platonun Cumhuriyette savunduu gibi
yneticilerin iradesiyle ya da Hintli kast sisteminde olduu gibi doutan belirlenmektedir (s. 226-229).
Grld gibi Hegelin toplumsal snflarla ilgili analizinin, F. Guizot ve A. Thierry gibi tarihilerin
ve daha sonra onlardan ilham alan Marx ve Engelsin analizleri gibi ayrntl ve gereki olduunu
sylemek pek mmkn deildir. Bununla beraber dnrn sivil toplumla ilgili zmlemeleri, temel
eleri itibaryla ve bunlarn daha sonralar yaratt tartmalar balamnda, tarih maddeciliin oluumu
iin son derece elverili bir zemin hazrlamtr. Marx, tarih maddeciliin en zl ifadesi saylan bir
giriinde fikr gelimesinin bilanosunu karrken Hegele gnderme yapm ve bu dnrn bir
toplumun maddi varolu koullarnn tmn sivil toplum ad altnda topladn, buna karlk devlet
ekilleri ve hukuk ilikilerini de insan esprisinin szde genel geliimiyle akladn yazmt. Oysa
kendisi, devletin ve hukuki ilikilerin ancak toplumun maddi varolu koullaryla aklanabilecei
tezinden hareket etmi ve sivil toplumun anatomisini de ekonomi politikte aramt.[63] Ksaca sivil
toplum gibi genel bir kategori tarih maddecilik iin sadece bir balang noktas tekil etmiti. zleyen
sayfalarda tarih maddecilii incelerken bu konuya ayrntl olarak dneceiz. Buna hazrlk olmak zere,
Hegele hakszlk etmemek iin, dnrn devlet ve toplum analizindeki genel eilimi ve maddi eleri
biraz daha somut bir ekilde anlatarak son verelim.
Toplum paradigmasn bireyselle toplumsaln aynl zerine kurmu olan Hegel, zel mlkiyetin ve
servet birikiminin bu btnsellii bozduunu gryordu. Hegel iin, mlkiyet, zgrln garantisi olan
birey-devlet uyumunu bozan bir eydi. Fransz Devrimi dini ortadan kaldrarak bireyi zgr vatanda
yapmak istemi, fakat vatanda dnrken mlk sahibini unuttuu iin bunda baarl olamamt.
Modern devleti trajik klan ey de bu kartlkt.[64] Bu olguyu tarih bir zorunluluk olarak gren Hegel,
gerek bir devlet ve hkmet, diyor, ancak bir snf farkllamasnn ortaya kt, zenginlikle fakirliin
ok artt ve ok sayda insann artk olaan ihtiyalarn karlayamaz hale geldikleri zaman mevcuttur.
[65] Bu yzden, toplumu eitli snflara ayrmasna ve kamu grevlilerine evrensel snf ilevi
vermesine ramen toplumdaki asl ayrmann fakirlerle zenginler, sermayedarlarla iiler arasnda ortaya
ktn da aka gryordu. Son eserinde, Eer byk bir kitle, diyordu Hegel, toplumun bir yesi iin
dzenli bir biimde asgari ihtiyalar karlama dzeyi olarak grlen dzeyin altna inerse; eer,
bylece, bizzat kendi emei ve etkinliiyle haklarnn, meruluunun ve onurunun duygusunu kaybederse,
bu durumda, oransz zenginliklerin az sayda ellerde toplanmasyla birlikte bir plebin (daha sonra
proletarya olarak adlandrlacak modern snfn, T. T.) ortaya kmasna tank olunur (s. 251). lgintir
ki, Hegel, bu durumun toplumu bir devrime gtreceini de gryordu. Gerekten de efendi kle, asil
bilin ad bilin ztlamalarndaki devrimci z, Hyppolitein iaret ettii gibi, Marxn da gznden
kamamt.[66] Eer bir halk, evriminde, canl esprisiyle uyum halinde olmaktan kan kurumlar ve
pozitif hukuku muhafaza ederse diyordu Hegel, bu durum, gemiin canlln kaybederek bugnden
koptuu ve bugne kar kt bir durum demekti. Ve bu da (Hegelin kendine zg terminolojisi iinde)
devrimci bir durumun ifadesiydi. Hegel bu temel elikinin zm ve ahengin yeniden kurulmas
grevini evrensel snfta, yani kamu karn temsil edenlerde gryordu. Ne var ki, modern ve ykselen
bir snf olan ii snfnn nemini de gznden karmamt. zellikle de, ngiltere rneine
dayanarak fakirler zerine konulmu vergilerden ne sonular elde edildiinin aratrlmasn hararetle
neriyordu (s. 252). Hegelin bu satrlar yazmasndan tam yirmi drt yl sonra, Friedrich Engels adnda
gen bir Alman, Hegelin bu nerisine kulak verecek ve ngiliz ii snfnn yaam koullarn kapsaml
bir ekilde inceleyecektir. Ve bylece de tarih maddeciliin temel talarndan biri yerine oturtulmu
olacaktr.
Tarih Maddecilik ve Tarihi
Marx, Engels ve Tarih Maddeciliin Douu
Marx ve Engelsin dnce hayatna balad yllarda, feodal ilikileri henz tam anlamyla zememi
bir Almanyada demokratik devrim gndemdeydi ve Kanttan itibaren Alman aydnlar ilhamlarn daha
ok Fransz Devriminden alyorlard. Bu yzden feodal monarilerin vazgeilmez ideolojisi olan dinle
atmamak iin resm Hristiyanla ters den dnceleri ihtiyatl bir ekilde ifade etmek gerekiyordu.
yle ki, Kant, Allahn akln kontrol altnda bir varsaym olduunu ileri srnce kraln fkelenmesine
neden olmu ve geri adm atarak yanl anlaldn sylemek zorunda kalmt.[1] Hegel de bir sonraki
kraln ynetimi altnda ayn basklar yaad. O kadar ki, devlet filozofu olarak n yapan Hegel, son
yllarnda doum gnlerini bile ok ihtiyatl biimde kutlamak gereini hissetti.[2]
Hegel 1831 ylnda lnce arkasnda farkl ynlere ekilebilecek ykl bir miras brakmt. Sistem o
kadar kapsamlyd ki, gen hayranlar aslnda ona eklenecek fazla bir ey bulamyorlard. Yntem ise,
geleneksel felsefenin mutlak hakikatler arayn bir tarafa brakyor, gereklerin greli ve tarihsel
olduunu ortaya koyuyordu. Yllar sonra Engelsin syleyecei gibi, Hegelle birlikte felsefe, genel
anlamda, sona ermiti.[3] Bu ortamda tartmalar da pratik sorunlarda younlat ve din ile siyaset n
plana kt. Prusya Kral III. Friedrich Wilhelmin tahta karken vaat etmi olduu meruti monariyi
gerekletirmemi olmas ise siyasal sorunlarn da din terminoloji iinde tartlmaya balamasna neden
olmutu. Bu balamda felsefi eletiri, siyasi eletiri; siyasi eletiri de dinin eletirisi eklini ald. David
Straussun 1835de yaynlanan sann Hayat balkl eseri bu konuda bir dnm noktas olmutu.
Marxn daha sonra iaret ettii gibi, Hegelin sisteminin paralara ayrmas bu eserle balad.[4]
ki yzyl nce Spinoza, Tractacusta, kutsal metinleri eletirel bir yaklamla sorgulamt. D. Strauss
ise ayn yaklamla sann hayatn inceliyor ve resm retinin gereklere uygun olmadn, bu yntemle
pek de bilinli olmadan bir sr mit yaratldn ortaya koyuyordu. Oysa sol Hegelcilerden B. Bauere
gre, kutsal metinler, tam tersine bilinli olarak uydurulmutu ve bu gr de sonunda Bauerin
niversiteden kovulmasna yol aacak bir tartmay balatt.
1840da III. Friedrich Wilhelmin lm ve yerine daha tutucu grlere sahip IV. Friedrich Wilhelmin
geii siyasal tartma zgrln daha da kstlad. Yine de bu kstlama kendisini birdenbire
hissettirmedi ve yeni kraln tahta kndan bir yl sonra, 1841de, L. Feuerbachn Hristiyanln z
balkl eseri sansre taklmadan yaynlanabildi. Bu eserle Hegel tartmalarnda yepyeni bir safha
balyordu.
Feuerbachn Hristiyanl antropolojik bir yaklamla zmleyen ve eletiren eseri gen-Hegelciler
zerinde bomba etkisi yapm ve tm tartmalar yeni bir eksen zerine oturtmutu. O sralarda Hegelci
idealizmden Fransz-ngiliz tipi mekanist bir materyalizme kayma eiliminde olanlar, Feuerbachta farkl
bir materyalizmin ipularn grdler. Bu arada Marx da, tarih maddeciliin temel kavramlarn henz
gerekletirmeden kaleme ald eserlerinde Feuerbachn bu devrimci kn heyecanla izliyordu. O
tarihte henz tanmam olduu Engels de, farkl bir ortamda, ayn heyecan paylayordu. Ksa sre
sonra kuracaklar dostlukta bu ortak heyecan nemli bir rol oynad.
Felsefe tarih fikir dostluklarnn, ortak almalarn saysz rneiyle doludur. Fakat ilgintir ki
bunlarn ok az uzun sreli olmu, ou da bozumalarla, hatta kavgalarla noktalanmtr. Felsefe, daha
kurulu evresinde Platon ile rencisi Aristonun zamanla nasl dman kardelere dntklerine sahne
olmutu. Marx ve Engelsten hemen nceki dnemde de Hegel-Schelling dostluu ve i birlii karlkl
ithamlar ve dmanlk duygularyla sona ermiti. Buna karlk ok gen yalarda balayan ve ancak
lmle sona eren Marx-Engels dostluu tarihte benzerine pek rastlanmayan rnek bir dostluk ve i birlii
rnei oluturuyordu. zleyen sayfalarda Marxn tm hayatn deil, sadece dnce yolculuuna
balad yllar ve Hegelci tartmalar ortamnda temel kavramlarn hangi koullarda yaratmaya
baladn zetlemeye alacam. Baka bir deyile, Marxn, yaamnn dncesine egemen olduu
dnemden, dncesinin yaamna egemen olduu dneme gei srecini aklamaya alacam.
Karl Marx: ocukluk ve Genlik Yllar
Karl Marx, 1818 ylnda Almanyann en eski ehirlerinden biri olan Trierde dodu. O yllarda Trier,
15 bin kadar nfusuyla kk, fakat canl ve hareketli bir ehirdi. Fransz Devrimi patlaynca, ehir
balangta kar-devrimci snmaclarn merkezi haline gelmi, fakat sonradan devrimci ordularn eline
geerek Fransaya balanmt. Yirmi yl kadar sren Fransz egemenlii srasnda, Trier, feodal
ilikilerin geni lde tasfiye edildii kkl bir dnme urad. Devrim, kylleri feodal yklerden
kurtaryor, burjuvazinin ihtiya duyduu hukuk dzenini ve ynetimi salyor, Kilisenin kltr hayat
zerindeki vesayetine de son veriyordu.[5]
Trierin Yahudi burjuvazisi ve sekinleri de bu gelimelerden payn almt. Fransz ynetiminde nce
devrimci yasalarla eit haklara kavuan Yahudiler, 1808de bu haklarn byk lde kaybetmiler, fakat
1812de kabul edilen bir yasayla yeniden Hristiyanlarla eit duruma gelmilerdi. Trier, yl sonra,
Viyana Kongresinde Prusyaya iade edilirken bu lkedeki Yahudilerinin ekonomik durumu, Fransz
eyaletlerindeki Yahudilerin durumuyla kyas edilemeyecek kadar iyiydi.[6]
Marxn hem annesi hem de babas soy ktklerinde bol sayda din adamnn yer ald eski Yahudi
ailelerinden geliyorlard. Bununla beraber Heinrich Marx, kiilik itibaryla aydnlanma rasyonalizmine
bal, referanslar Kant, Rousseau ve Voltaire olan, laik kafal bir aydnd. Oluna yazd mektuplardan
birinde Ana-babasna, kendisini dnyaya getirmi olmalarndan baka hibir ey, ya da hakszlk
yapm olmamak iin ana sevgisinden baka hibir ey borlu olmadn yazmt.[7] Zaten Marx
domadan bir yl nce de eklen Protestan olmu ve kt zerindeki diniyle ilikisini koparmt.[8]
Marx, ilkretimini babasnn denetiminde, zel koullarda gerekletirdikten sonra, 1830da doduu
ehirde liseye balamt. Aydnlanma esprisi iinde kurulmu olan Trier Lisesinde o srada okul mdr
olan Hugo Wyttenbach, Marxlarn aile dostuydu. Tarih retmeni olan ve Kant fikirleriyle Goethenin
de dikkatini ekmi bulunan Wyttenbach, Marxa ilk hmanist deerleri telkin eden retmenlerinden biri
olmutu.
Marx lise renimini 1835 ylnda tamamlad. Bitirme snavlarnda din ve tarih derslerinde zorlukla
karlam, fakat Almanca kompozisyonda ileri srd fikirlerle hocalarnn zel ilgi konusu olmutu.
Gen bir insann meslek seme anndaki dnceleri bal altnda kaleme ald kompozisyonda,
Marx snavclarn altn izdii u cmleyi yazmt: Bize en uygun olduuna inandmz meslee her
zaman giremeyiz; toplumdaki yerimiz daha meslek seecek duruma bile gelmeden bu meslei bir lde
zaten belirlemitir.[9] Gen renci tm hayatn bu bir lde doutan belirleyici toplumsal
koullarla savaa vakfedecektir.
Marx, Trier Lisesinde be yl renim grdkten sonra niversite renimine balamak zere Bonna
gitti. 19. yzyln balarnda, Berlinde, tm Avrupaya rnek olacak ilk modern niversiteyi kurmu olan
Almanyada, Bonn niversitesi, yedi yz kadar rencisiyle nispeten kk, kontrol altnda bir
niversiteydi ve bnyesinde siyasal muhalefete pek yer yoktu. Marx niversitede hukuk fakltesine
kaydoldu ve hukuk dersleri kadar da tarih ve edebiyat dersleri ald. Sadece iki smestr kald Bonn
niversitesi, Marxn, hem bir ara saln bozacak kadar alt, hem de ikisi, elencesi hatta
dellosu ile canl bir yaamdan geri kalmad bir dnem oldu.[10]
Marxn gerek fikir hayat 1836 Ekiminde yine hukuk fakltesine kaydolduu Berlin niversitesinde
balad. Bu arada, daha Berline gelmeden, Trierdeki bir aile dostlarnn byk bir akla baland
kzyla nianlanm ve bilimsel almalarnda ihtiya duyaca manevi huzura kavumutu. 1843 ylnda
evlendii Jenny von Westfalen, kendisinden bir yl nce lene kadar sren ortak yaamlarnda Marxa
benzersiz bir ak ve zveriyle bal kald. Jenny, Marxn babas gibi Aydnlanma geleneine bal, rk ve
din n yarglarna yabanc bir aristokratn, Ludwig von Westfalenin kzyd. Biyograflarnn yazdklar
gibi, Marx, Jennynin ahsnda sadece efkatli bir e deil, ayn zamanda sadk bir yardmc bulmutu.
Ona tm alma planlarn aklyor, en cretli fikirlerini onunla paylayordu. Eserlerini karsnn
aydnlk dncesine sunuyordu. Jenny bunlarn ilk okuyucularndan biri, hatta bazen ilk eletiricisi idi.
Marx Jennynin eletirilerine en byk dikkatle kulak veriyor, onun edebi zevkine gvenerek nerilerini
memnuniyetle kabul ediyordu.[11]
Marx kk bir ehir olan Bonndan, 300 bin civarndaki nfusuyla Berline gnce, sadece
niversitesi deil, sosyo-kltrel ortam ve entelektel atmosferi de deimi oluyordu. O tarihte Berlin
niversitesi, birka bin rencisi ve nl profesrleri ile yalnz Almanyann deil, tm Avrupann en
ileri niversitesiydi. Alt yl ncesine kadar Hegelin ders verdii bu niversitede, Marxn hukuk
fakltesine kaydn yaptrd srada iki byk profesr vard. Bunlardan F. Karl von Savigny tarih okula
bal bir hukukuydu ve uluslarn hukukunun dardan ithal edilen kodlara deil, gemiten ve yerel
geleneklerden kaynaklanan elere dayanmas gerektiine inanyordu. Tabii hukuka ve teorik hukuk
sistemlerine dudak bken bu hukuku, deta Hegelci devlet felsefesinin devrimci zn hissetmi, fakat
onunla etin bir kavgaya girimiti. Buna karlk dier byk hoca, Edouard Gans, bizzat Hegelin
semi olduu biriydi ve toplumsal gr itibariyle Saint-Simoncu ideallere sadk, insann ancak
toplumsal deimeyle birlikte zgrleebileceine inanan bir bilim adamyd. Marx Berlinde en ok
etkileyen, Hegelin lmnden sonra tarih dersleri de vermeye balayan Edouard Gans oldu.
Marx, Berlinde daha ok iine kapanarak geirdii yllarda, balangta edebiyata ok zaman
ayrm, iir, tiyatro, hatta satirik roman alanlarnda denemelere girimiti; fakat daha sonra kendisini
tamamen bilimsel almalara vererek hukuk, felsefe ve tarih alanlarnda younlat. Kendisini yine hasta
edecek kadar yorucu olan bu almalarda, Marx, ilk kez Hegelle tanyor ve daha o tarihte, byk
filozofla dnce hayatna damgasn vuracak olan hesaplamay balatyordu. 1837 Kasmnda,
rahatszl srasnda, babasna yazd uzun mektup, Marxn, bamsz dnce hayatnn nasl
baladn kendi kalemiyle anlatt ilk belge olarak kabul edilebilir.
Marxn henz on dokuz yanda iken babasna yollad bu mektup gerekten birok bakmdan
artcdr.[12] Bugn okununca, gen bir rencinin babasna iini dkt mektuptan ok, kendisi ve
evresiyle bir hesaplama ve tarihe dlm bir not izlenimi veren bu sayfalar, bizlere, dnce
tarihinde belirleyici olmu bir zaman ve mekn diliminin atmosferini de teneffs ettiriyor. Ayn mektup
gnmzde hl hararetle tartma konusu olan bir sreci Hegelcilikten tarih maddecilie gei
srecini anlamamzda da belki kk, fakat mutlaka dikkate alnmas gereken bir belge oluturuyor. Ve
bu nedenlerle de zerinde bir miktar durmamz fazlasyla hak ediyor.
Marx mektubunda, esas olarak, hukuk almalarnn kendisini felsefeye, felsefenin de Hegele
gtrdn yazmtr. Bu konudaki aklamalar gen rencinin, balangta barok deniz kz trks
adn verdii Hegelci syleme pek de sempatik bir yaklam iinde olmadn gsteriyor. Nitekim Marx,
yeni bir mantk oluturma iddiasndaki bu anlalmaz filozoftan baz paralar okuyunca fkeden birka
gn dnemez hale geldiini de itiraf ediyor. Fakat ylmyor, rahatszl srasnda Hegeli ve
Hegelcilerin ounu batan sona okuyor.
Mektuba egemen felsefeye bakarak, Marxn bu batan sona Hegel okumalarndan sonra tam bir
Hegelci olduunu sylemek pek kolay grnmyor. Buna karlk nispeten kolayca sylenebilecek ey,
Marxn mektubuna, Hegelle ilikisinde hayat boyu srecek eliik duygularn, fke ile kark bir
hayranln egemen oluudur. Gerekten de Marx, daha bu mektupta anlattna gre, bir yandan hrsla
Hegelin felsefesini anlamaya alr ve Hegel okumalarn doa bilimleri, Schelling ve tarih
okumalaryla beslerken, te yandan da Hegele itirazn daha batan ak bir ekilde ifade etmektedir:
dealizm savunulacak bir felsefe olamaz. imdi Marxn mektubundan u satrlar birlikte okuyalm:
Burada sylemeliyim ki, Kant ve Fichteden beslendiim ve (materyalizmle) karlatrdm idealist
felsefeden hareket ettim ve dnceyi bizzat gerekte arama sonucuna ulatm. Eer tanrlar eskiden
gkyznde oturuyor idiyseler, imdi yeryznn merkezi oldular (s. 35). Ayn mektupta Marxn
diyalektik dnceyi nasl benimsediini ise, hukuktaki keyf snflamalara deindikten sonra ekledii u
cmlede gryoruz: ncelenecek eyi dikkatle kendi geliimi iinde ele almak, ona hibir ekilde keyf
alt blmler eklememek zorundayz; nesne bizzat kendi rasyonellii iinde ve i elikileri ile birlikte
alr ve btnln kendisinde bulur (s. 31). Btn bu cmlelerde, Marxn, bir yandan Hegelin
idealizmden temizlenmi diyalektik mant benimsediini, fakat te yandan da bu dnrn felsefesini
din giysiler iinde sunmasyla alay ettiini gryoruz. Gen Marx ile olgun Marx arasnda bu konuda
yaam boyu sren bir devamllk ve tutarllk olacaktr.
Marx, Berlin niversitesinden diplomasn 1841 ylnda ald. Bu tarihe kadar, teorik almalarnn
dnda sol-Hegelcilerle (Bauer kardeler, Ruge, Hess, Feuerbach vb) tanm, ehrin en aktif fikir
dernei olan Doktorlar Kulbne ye olmu ve baz tannm profesrler ve yazarlarla eit ilikiler
kurmutu. Bunlardan, daha sonra 1848 devrimine katlarak iilerin rgtlenmesinde rol oynayacak olan
tarih profesr Karl F. Kppen 1841de yaynlanan bir eserini Marxa ithaf edecek, sol-Hegelcilerden M.
Hess ise ahsnda Rousseau, Voltaire, Holbach, Lessing, Heine ve Hegeli birletiren bir yetenek
olarak grd gen Marxa vgler yadracaktr.[13] Ne var ki bu arada Almanyada zaten kontrol
altndaki fikir hayatn daha da kstlayacak bir gelime olmu ve 1840ta len III. Friedrich Wilhelmin
yerine ok daha tutucu bir kral olan IV. Friedrich Wilhelm gemiti. Bylece Berlin niversitesine
girmeyi tasarlayan Marxn bu hayalleri km oluyordu. Gen filozof doktora tezini, 1841 Martnda,
artk tutuculuun merkezi haline gelen bu niversiteye deil de Yena niversitesine yollad ve ayn yl
doktor unvann ald.
Marx, doktora tezinde eski Yunan felsefesine eiliyor ve Epikr ile Demokritin doa felsefelerini
karlatrmal biimde inceliyordu.[14] Aslnda bu filozoflarda kendisini ilgilendiren ey materyalist
felsefenin kkeni ve ilk ifade edili ekilleriydi. Marx, tezinin nsznde belirttii gibi, dev dnr
Hegel genel olarak felsefe tarihini balatan eserinde bu konuda ayrntya inememi, ayrca kendi
speklatif bak as Epikr ve Demokritin Yunan felsefesindeki, genel olarak da Yunan zihin
yapsndaki nemini kabul etmesini engellemiti. imdi Marx bunu yapmaya alyor ve bunu yaparken
de, dnemin zorunlu kld koullara uyarak, din eletirisi grnts iinde siyasal eletiri yapyordu.
Dahas, bu almasnda gen filozof, materyalist felsefesini ayn zamanda bir eylem felsefesi olarak
sunuyordu. Bu konuda ilk ve byleyici rnek yine Eski Yunandan gelmiti ve bu rnek, felsefi takvimin
en yce ve en aziz ehidi olan Promethus idi; btn tanrlardan nefret eden ve ate tanrsndan bir
kvlcm alarak insanlara hediye eden Promethus.
Marxn doktorasn verdii yl (1841), Alman kltr hayatnda Marx ve Gen Hegelcileri derinden
sarsan baka bir olay yaand. O da Feuerbachn Hristiyanln z balkl eserinin yaynlanmasyd.
O ana kadar Hegelin felsefesi eitli alardan eletirilmi, saysz saldrya uramt; ne var ki bu
eserle sistem temellerinden sarslyor, felsefe tarihinde yeni bir dneme giriliyordu. Bu yeni dnem,
ayn zamanda bir gei dnemi, Hegelci idealizmden tarih materyalizme gei dnemi oldu.
Feuerbach: Hristiyanlk, Felsefe ve Tarih
Feuerbach Hristiyanln z balkl eserini sunarken, Hegel gibi, dinle felsefe arasndaki ortak
noktaya dikkati ekiyor ve bunun nedenini de, dnenin de inanann da tek ve ayn varlk olmasnda
aryordu. Feuerbacha gre, bir insann dnme ve tasarlama yeteneine ters den bir eye inanmas
zaten olanakszd.[15] nsan gerek zn asla aamayan, yeryznn stne ancak gzleriyle
ykselebilen bir varlkt ve bu yzden de nce baklarn ge evirerek teoriler retmeye balamt
(s. 121). Fakat gkte de yine kendisini bulmutu; nk hayal dnyasnda baka trde, szde stn
varlklar yaratabilirdi; fakat kendisini cinsinden, doasndan asla soyutlayamazd. Bu hayal rn
bireylere atfettii temel zellikler de ancak kendi znden alnm zellikler olabilirdi (s. 128).
Bylece, insan, Allah da ayn ekilde, kendi cinsinin en yce zellikleri zerinde dnerek yaratmt.
Feuerbacha gre din, insann gizli hazinelerinin gsterile ortaya dklmesi, en iten dncelerinin
itiraf, en gizli aklarnn herkesin ortasnda anlatlmas idi (s. 130). Ve insan, dinin balangc, ortas
ve sonuydu, fakat sadece iyi heyecanlarn, iyi dncelerini, iyi ruh hallerini vahiy mertebesine
ykseltmiti (s. 328, 150).
Feuerbach din konusunu incelemek iin Spinoza, Kant ve daha sonraki filozoflardan ok farkl bir yol
nermitir. Spinoza sistemine Tz; Kant ve Fichte Ben Schelling Mutlak Ayniyet ve Hegel de
Mutlak Espri n-kabulleri ile balamlard. Feuerbach ise ok daha somut bir gerekten, insandan,
hareket ediyor ve felsefesine insann zn sorgulayarak balyordu. Feuerbacha gre insann z de
akl, irade ve sevgi melekelerini bnyesinde toplayan insan cinsi idi.
Felsefenin temeline Allah ya da bir eit Allah anlamna gelecek Mutlak deil de insan cinsi
konulunca teolojinin yerini de antropoloji alyor ve bylece Allahla nsan yer deitirmi oluyordu.
Mutlak z (Wesen), diyordu Feuerbach, insann Allahdr; bizzat kendi zdr (s. 122). Ksaca,
Feuerbach, Hristiyanln zn anlamak iin insann zn; insann zn anlamak iin de insan cinsinin
zn (Gattungswesen) anlamak gerektii kansndayd ve bunun iin de salt tarih analizlerden farkl
olarak, tarihi-felsefi bir analiz nermitir (s. 110). Bu yntem erevesinde, Feuerbach, Hristiyanln
nasl Yahudiliin ulusal egoizminden temizlenerek ayr bir sevgi ve zgrlk dini haline geldii, Teslis
ve Tecessm kuramlarnn sekler anlamlar, Katolik ve Protestan mezheplerinin zellikleri vb.
konularnda burada ayrntsna girmeyi gerekli bulmadmz zmlemeler yapmtr. Fakat son olarak,
dnrn Hegel ve tarihsellikle ilikisi asndan ilgin olan bir noktay aklayalm. Feuerbacha gre
aslnda teoloji oktandr antropoloji haline gelmi ve tarih de, esas olarak bilin konusu statsne
ykseltilmi olan teolojik z gerekletirmiti; bu noktada da Hegelin metodu tamamen doru ve tarih
olarak temellendirilmi bir yntemdi (s. 93).[16] Grld gibi, Feuerbach, bu cmlelerde Hegele
kar, daha sonra Marxta tank olacamz tavr sergiliyor, dnrn metodunu benimserken mutlak
espride somutlaan sistemine kar kyordu. Bu konuyu ileride ele alacaz. imdi tekrar Marxa
dnerek, dnrn Feuerbachn eserinden iki yl sonra yaynlanan Yahudi Sorunu balkl
incelemesini tartalm. Feuerbach ele aldmz eserinde nasl Hristiyanl sorgulamsa, Marx da bu
uzun makalesinde Yahudilii sorguluyordu. Fakat asl amac toplumsal dzeni sorgulamak ve dinle maddi
karlar arasndaki balar ortaya koymakt.
Devrimci Gazetecilik
Marx, IV. Friedrich Wilhelmin 1840ta tahta getikten sonra tm beklentileri boa karan otoriter
tutumu karsnda niversiteye girme umudunu kaybedince kavgasn devrimci gazetecilik yoluyla
srdrmeye karar vermiti. Bu koullarda, Ocak 1842de Klnde karlmaya balayan Renanya
Gazetesi (Rheinische Zeitung) demokratlar iin karlmaz bir frsatt. Kendisi de bu frsat karmad ve
Mays ayndan itibaren dergiye yazlar gndermeye balad. Ekim aynda da Klne yerleti ve derginin
yayn mdrln stlendi.
Renanya Gazetesinin Marxn fikr geliiminde ve yaamnda kkl deiiklie yol aacak iki ayr
ilevi olmutur. Bunlardan birincisi uydu: Marx, gazetecilie balamak suretiyle akademik kariyer
hayalini tamamen terk ediyor, niversitede ya da brokraside ykselme olanaklarna srt eviriyordu.
Diyebiliriz ki gen dnr daha Feuerbach hakkndaki nl tezlerini kaleme almadan, devrimci yaam
tarzn semi, dnyay deitirmenin kavgasna balamt. kinci yenilik de en az birinci kadar
nemliydi. O zamana kadar iktisadi sorunlarla pek ilgilenmemi olan Marx, ezilenlerin yannda Prusya
despotizmine kar savarken, iktisadi sorunlarn ne kadar nemli olduunu yine bu gazetedeki tecrbesi
ile rendi. Yllarca sonra, nl bir nsznde tarih maddeci kuramn esaslarn zetlerken, Renanya
Gazetesinde nasl ilk kez (Mosellede orman hrszlklar ve kyllerin maddi karlar vesilesiyle)
iktisadi konulara eildiini bizzat kendisi anlatacaktr.[17]
Renanya Gazetesi sosyalist grlerden ziyade, ykselen radikal burjuvazinin felsefesini[18]
savunuyor ve onlar tarafndan finanse ediliyordu. Dergi hzla byk bir g kazand ve balangta (Ocak
1842) 400 civarndaki abone says bir yl sonra 3 bin 400 gibi o dnem iin ok yksek bir rakama
ulat. Ne var ki siyasi basklar da bu ykselie paralel olarak artm ve feodal monari dergi iin Kln
ehrine zel bir sansrc gndermeyi dahi ihmal etmemiti. Sonunda bu basklardan ve yazar
arkadalarnn verdikleri dnlerden bunalan Marx, sadece dergiyi deil, Prusyay da terk etme planlar
yapmaya balad. Zaten hkmet de dergi tirajnn zirvesine ulat bir srada (Ocak 1843) dergiyi
kapatma karar almt. Nisan aynda yrrle girecek olan bu karar renen Marx, dava
arkadalarndan A. Rugeye yazd mektupta, Bu ikiyzllklerden, budalalktan, kaba kuvvetten bktm;
diyordu; itaatkrlmzdan, bo laflarmzdan, dnlerimizden, sz kavgalarndan bktm. Hkmet bana
zgrlm iade etti. Marxn Almanyada artk yapacak bir eyi kalmamt; A. Rugeye, ayn
mektupta, burada insan kendisini de sahteletiriyor diye yazyordu.[19]
Marxn yeni tasars demokratik kavgay ulusal plandan enternasyonal plana ykseltmek, bunun iin de
Pariste Blanc, Lammenais, Cabet, Proudhon vb. gibi Fransz demokrat ve sosyalistleri ile ortak bir dergi
karmakt. Bu amala Renanya Gazetesi yasaklandktan sonra nianlsnn bulunduu Kreutznach ehrine
geti ve orada youn almalar da yaptktan sonra Ekim 1843te Parise yerleti. Bu arada tasarlad
dergi iin nl Alman dnrleri ile de yazyor ve onlardan sadece yaz istemekle kalmyor, deta
yaznn ierii hakknda iaretler de veriyordu.[20] Marx, Parise bu ilk geliinde on sekiz ay kadar
kalacak ve bu sre iinde kard dergi ve yapt (zellikle de Fransz Devrimi ile ilgili) aratrmalar,
tarih maddeci kuramn olumasnda nemli bir katk salayacaktr.
Marx, Din Sorunu ve Yahudi Sorunu
Marx Parise Kreutznachta kaleme ald ve hazrlklarna giritii dergide yaynlamay tasarlad bir
makale ile gelmiti. Siyasi eletirinin din eletirisi eklinde yapld Almanyann izlerini tayan bu yaz
Yahudi sorununu ele alyor, fakat din konusunu Feuerbach ve Bauerden ok farkl bir ekilde iliyordu.
Marx, daha sonra, Alman deolojisinde, David Straussdan Max Stirnere kadar tm Alman felsefe
eletirisi din imgelerin eletirisiyle snrl kalmt diye yazacaktr.[21] Bu adan baklnca, bu makale,
din-felsefi ideolojilerin eletirisinden, sivil toplumun ve bu alana ait maddi karlarla zgl balar
kurmu olan Yahudiliin eletirisine geii ifade etmekte ve bu niteliiyle de epistemolojik dnmn
momentlerinden birini oluturmaktadr. Marxn Yahudilikle grnte elikili ve yanl anlamalara
yol aan ilikisi olmutur.
Marx Yahudi kkenli idi; fakat din ve Yahudilik, daha on dokuz yanda dncesine materyalist bir yn
izmi olan Marxn formasyonunda hibir rol oynamamtr. Zaten, daha nce anlattmz gibi, Marx
henz domadan babas Protestanl semi ve Yahudilikle balarn koparmt. Yine de antisemitizmin
yaygn olduu ve Yahudilerin finans dnyasndaki baarlarnn yeni bir antisemitizm tr yaratt bir
dnemde, Marxn dinsel kkeni ve din konusundaki tavr byk bir ilgi ve tartma konusu oldu. Bu
balamda Marxn Yahudi Sorunu (1843) balkl makalesi byk yanklar uyandrm ve artc bir
ekilde kendisi de antisemitizm ile sulanmtr.
Aslnda Marxn sz konusu makaledeki temel sorunu, dinle siyasetin yerini zmlemek ve devlet-sivil
toplum ayrmnn nasl insan kiiliini kamusal insan (vatanda) ile zel insan (Yahudi, Protestan vb.)
arasnda ikiye bldn ortaya koymakt. nsann, Yahudi ve vatanda, Protestan ve vatanda, dindar ve
vatanda olarak ikiye ayrlmas, diyordu Marx, ne siyasal sisteme kar bir uydurmadr ve ne de siyasal
zgrlkten ka iin bir abadr; bu bizzat siyasal zgrlktr; dinden zgrlemenin siyasal
eklidir.[22]
O yllarda din ve devlet ilikisi sorunu her lkede kendine zg koullar iinde ortaya kyordu ve bu
konuda farkl durum vard. Hristiyanln devlet dini olduu Almanya elbette ki laik bir devlet deildi
ve bu lkede Yahudi sorunu tamamen teolojik bir sorun olarak ortaya kyordu. Fransada ise anayasal
bir devlet vard ve burada ounluun dini ayrcalkl bir konumda olup, bir devlet dini grnmnde
olduu iin siyasal zgrlk (laikleme) de yetersiz bir biimde gereklemi oluyordu. nc model ise
Kuzey Amerikann baz devletlerinde yrrlkteydi ve bu devletlerde bir sr din ve mezhep birlikte
yaand iin ortada ne bir din devleti ve ne de ayrcalkl bir din mevcuttu. Sadece Kuzey
Amerikann zgr devletlerinde, diyor Marx, Yahudi sorunu teolojik anlamn kaybediyor ve gerekten
laiklik sorunu eklini alyor (s. 20).
Bu farkl durumlarn gsterdii gibi, aslnda Marx iin Yahudi sorunu, genel olarak, laiklik sorununun
bir parasyd ve laiklik de gerek din zgrln olmazsa olmaz kouluydu. Tam (yetkin) bir Hristiyan
devlet, diyor Marx, Hristiyanl devlet dini olarak temel kabul eden ve dier dinlere kar dlayc tavr
alan szde Hristiyan devlet deildir; demokratik devlettir; tanrsz devlettir; dini sivil toplumun (burjuva
toplumunun) dier eleri arasna katm bir toplumdur (s. 28).
Elbette ki byle bir devlette toplumsal eletiri sona ermi olmayacakt. Din sivil toplumun bir esi
haline gelince, bu alana egemen olan maddi eler ve karlarla birlikte deerlendirilecek ve bunlarla
beraber eletirilecekti. Marx ite tam da bu noktada sol-Hegelci dostu B. Bauerden ayrlyor ve devletin
dinden kurtulmasnn reel insann dinden kurtulmas anlamna gelmediini sylyordu. Yahudi zgrl
iin Jdaizmin ortadan kalkmas gerektiini sanan Bauerle ilgili olarak da u satrlar ekliyordu: Biz,
Yahudilere, Bauer gibi Jdaizmden kkl bir ekilde kopmadan siyasal olarak zgrleemezsiniz
demiyoruz; onlara daha ok unu sylyoruz: Jdaizmden tamamen ve kkl biimde kurtulmadan siyasal
olarak zgrleebileceiniz iindir ki tek bana siyasal zgrleme, (reel) insann zgrlemesi deildir
(s. 34). Ksaca gerek zgrleme, siyasal deil sosyal zgrlemedir; nk siyasal zgrleme, insan,
bir yandan burjuva toplumun bamsz ve egoist bir yesi olmaya, te yandan da vatanda olarak ahlaki
kiilie indirgemektedir (s. 45). O halde yaplmas gereken ey de Jdaizmi deil, ona gnn koullar
iinde ekil veren egoist kar ilikilerini, Allahlatrd paray ve kontrol ettii finans alarn yok
etmektir.
Grld gibi Marx, Yahudi Sorununda oklarn Yahudilie deil, Jdaizmi halkn afyonu haline
getiren para ve finans ilikilerine evirmi, fakat yine de antisemitizmle sulanmaktan kurtulamamtr.
Gnmze kadar sren ve hatr saylr bir yaznn olumasna yol aan bu konu zerinde burada daha
fazla durmay anlamsz buluyorum.[23] Sadece iaret edelim ki, Yahudilii burjuva karlaryla
zdeleme balamnda eletiren Marx, sz konusu makalesinde ve baz mektuplarnda genelletirilmeye
elverili baz dikkatsiz cmleler kullanm olsa bile, her trl dogmay ve n yargy reddeden hmanist
dncesiyle asla antisemit olmad ve olamazd.[24]
Feuerbach din giysiler iinde sunulan felsefeyi eletirirken aslnda dini ortadan kaldrmay deil
yetkinletirmeyi, hatta yeni (sekler) bir din kurmay hedeflemiti. Batl dillerde din szc,
Latincede balamak anlamna gelen religare szcnden gelir ve din de, Feuerbacha gre, insanlar
sevgi ile birbirine balyordu. Bu tespitten hareketle Feuerbach insann zn insan cinsinin, insan
cinsinin zn de sevginin oluturduunu ileri srmt. Hayatnn sonlarna doru tekrar Feuerbach
sorununa dnen Engels, Bylece, diyecektir, Feuerbachta kadn-erkek ak, sonunda, yeni dinin en yce
biimlerinden biri oldu.[25] imdiden syleyelim ki, Marx, Feuerbacha kar kaleme ald nl tezlerde
insann znn (menschliche Wesen) insan cinsinin z (Gattungswesen) deil, insann toplumsal
ilikilerinin btn olduunu (6. tez) ileri srecektir.[26]
Feuerbach, din eletirisi yaparken Hegeldeki kendinin bilinci (Selbstbewusstsein) kategorisi yerine
reel insan koyduu ve felsefeyi speklasyon semalarndan insan sefaletinin alt blgelerine
indirdii[27] iin, Hegelle tarih maddecilik arasnda bir halka rol oynamtr. Bu yzden de Marx ve
Engels, Hegelle olduu kadar, belki daha da fazla Feuerbachla tartmlardr. Bu konuya tekrar
dneceiz; imdi Marxn Paristeki almalarn ve demokratik kavgasn izlemeye alalm.
Marx, Paris ve Alman-Fransz Yll
Fransz kltrnn, zellikle de Parisin Marxn gznde ayr bir yeri vard. 1789 Devrimini yapm
olan bu lke gerekiliin, siyasetin, devrimci pratiin lkesiydi. Buna karlk Almanya da Marx ve
Engelsin Alman dar kafalln kmseme ve eletirilerine ramen teoride stnlk kurmutu.
zellikle Hegelin diyalektii dncede byk bir sramann temeli olmutu. Bu iki lkenin baat
yeteneklerini buluturacak ve teori ile pratii btnletirecek bir dergi bu bakmdan son derece gncel
bir ihtiya konusuydu.
Dergi 1844 ubat aynda, Alman-Fransz Yll (Deutsch-Franzsische Jahrbcher) bal altnda,
ift say olarak yayn hayatna balad ve bu say ayn zamanda derginin yaynlanm tek says olarak
kald. Dergide Marxn iki yazs vard. Bunlardan birincisi Marxn daha Parise gelmeden yazm
olduu ve daha nce szn ettiimiz Yahudi sorunu ile ilgili makalesiydi. Marx bu yazsnda dini
(Yahudilii) sivil toplum ve maddi karlar balamnda eletiriyordu. kinci yazy ise Marx, Parise gelir
gelmez bizzat bu dergi iin hazrlamt. Hegelin hukuk felsefesini eletiren bu makale Aralk 1843 ile
ubat 1844 arasnda kaleme alnmt. Dergiye yn vermek amacyla kaleme alnm olan bu yazya henz
speklatif felsefenin etkilerinden kurtulamam bir devrim anlay ve tutkusu egemendi.
Marx, bu makalesinde, Hegelin izinde Alman koullarn inceliyor, fakat Almanyaya yaklamnda
Hegelden radikal bir ekilde ayrlyordu. Hegel, Marxn eletirdii Hukuk Felsefesinde, Prusya
devletinin, Napolyon dnemindeki Fransa rneinde olduu gibi, modern devlete bir gei aamas
olabileceini dnmt. Marxa gre ise Alman modeli, tam tersine, szde modern devlete zg tm
kusurlar daha ak ve kltc bir ekilde temsil etmekten baka bir zgnle sahip deildi.[28]
Marxn daha ilk cmlesinin ortaya koyduu gibi, Almanya, Fransann oktan geride brakt bir noktaya
henz yeni ulamt: Almanya iin, diyordu Marx, esas olarak dinin eletirisi bitti ve dinin eletirisi tm
eletirinin kouludur (s. 51). Oysa Fransa oktan dinin eletirisinden siyasetin eletirisine gemi ve
devrimini de yapmt. Buna karlk Almanya, modern halklarn tm restorasyonlarna katlm, fakat
devrimlerine katlmamt (s. 57).
Almanyada dinin eletirisi u gerei ortaya koymutu: Din yoksulluk tamamen gerek yoksulluun
ifadesi ve bu yoksullua kar bir protestodur. Din azap eken yaratn i ekii, kalpsiz dnyann ruhu
(Gemt), esprisiz (Geist) durumlarn esprisidir. Din kitlelerin afyonudur (s. 53).[29] te Almanyada
eletiri bu balamda dinden felsefeye, oradan da tarihe ynelmiti. Marx bu vesileyle Alman tarih
okulunu ve Berlin niversitesinde rencisi olduu Savignyyi anmsyor ve tarih ile felsefenin asl
grevinin ne olduunu yle aklyordu: u halde, gerein br dnyas yok olduktan sonra, bu
dnyann gereini ortaya koymak tarihin grevidir. nsan yabanclamasnn kutsal biiminin maskesi
drldkten sonra, kutsal olmayan biimlerdeki yabanclamann maskesini drmek de, tarihin
hizmetindeki felsefenin grevidir. Gn eletirisi, yerin eletirisine; dinin eletirisi, hukukun
eletirisine; teolojinin eletirisi de siyasetin eletirisine dnyor (s. 55).
Durum buydu; ne var ki ne tarih ne de felsefe bu eletiri grevini yerine getirebilmiti. Alman Tarih
Okuluna gre tarihten beklenen, bugnn rezilliini dnn rezillii ile merulatran; klenin her
kamlanta att l, kamnn babadan oula geen, arkasnda uzun yllar olan, tarih bir nesne
olduunu syleyerek asilik sayan bir ilevdi (s. 57). Felsefe, yani Hegelci anlamyla modern devleti
soyut ve akn ekilde dnen speklatif felsefe ise Almanyada reel durumla deil, akn gereklerle
urayordu. Siyasette Almanlar baka halklarn yaptklarn dnm; onlarn teorik bilinci
olmulard (s. 77). Oysa asl eletirilmesi gereken reel toplum ve reel toplumun bir paras olarak da
speklatif felsefe idi.
Marx, reel toplumla ilgili dncesini, o tarihlerde ok arpc bir biimde ortaya kan, hatta Hegelin
speklatif felsefesinde bile somut ifadesini bulan toplumsal snflama ve sivil toplumun bir kesiminin
proleterlemesi balamnda sunmutur. Snf kavgas gerei anlalmtr; fakat henz ekonomi politik
ve toplumsal tarih bilgileri yetersiz olan Marxta snf kavgas kavram bu aamada felsefi terimlerle
ifade edilmektedir. Bir halk devrimi ile belli bir snfn zgrlemesinin akmas ve belli bir koulun
tm toplumun koulu haline gelmesi iin, diyor Marx, toplumun tm yokluklarnn bir snfta younlamas
gerekir (s. 93). Tarihte de toplumsal snflar, kurtulular iin hep bir st snfla savamak durumunda
kalmlard. Bylece prens, krallkla; brokrat, asillerle; burjuva bunlarn hepsiyle savaarak
zgrlemiti; imdi ise proletarya burjuvaya kar kavgasna balyordu (s. 97). Almanyada bu
zgrlemenin beyni filozof, kalbi de proletarya olacakt (s. 105).
Marx, Hegelin hukuk felsefesini eletirdii makalesinde henz felsefi bak asndan kurtulamam
olmakla beraber dncenin sadece dorular dile getirdii, gerei ifade ettii iin kabul grmeyeceini,
etkili olamayacan da ok iyi bilmekteydi. Ufukta 1848 ihtilalinin grnd yllarda, Marx u satrlar
yazyordu: Kukusuz eletiri silah, silahlarn eletirisinin yerini tutamaz ve maddi g, ancak maddi g
ile yklr; bununla beraber teori de kitlelere nfuz ettii zaman maddi g haline gelir (s. 79).
Snf kavgas, proletarya, devrim, zgrleme... Marxn makalesinde drt yl sonra Engels ile birlikte
kaleme alaca Manifestodaki temel kavramlarn hemen hepsi vard. Artk yaplmas gereken ekonomi
politik ve toplumsal tarih aratrmalaryla bu kavramlarn iini doldurmakt. Alman-Fransz Yllnda
bu konuda Marxn dikkatini eken ve ufuklarn aan bir ekonomi politik yazs vard. Marxn yllarca
sonra dhiyane taslak (genialen Skizze) diye niteleyecei bu yaz Friedrich Engelsin imzasn
tayordu.
Friedrich Engels: Deha ve zveri...
Engels, 1820 ylnda, Renanya eyaletinin Barmen (bugnk Wuppertal) ehrinde, bir tekstil
fabrikatrnn olu olarak dnyaya geldi.[30] Babas, Marxn babasnn aksine Aydnlanma esprisine
kapal, sofu ve otoriter bir kiilie sahipti. Buna karlk, Engels, canl esprisi ve ok ynl tecesss ile
daha lise yllarnda despot babaya ters decekti. Bu baba-oul kavgas, sonunda Engelsin eitimine mal
oldu ve gen renci liseden alnarak Bremendeki bir ticarethanede almaya gnderildi. Oysa bylece
Engelsin sadece resmi retimi bitmi oldu ve kendisi Bremende, ok daha zgr koullarda, tm bo
zamanlarn tarih, felsefe ve edebiyat okumalarna ayrmaya, yabanc diller renmeye balad. Yaz
hayat da, Bremende, henz on sekiz yandayken bir gazeteye takma adla yollad edebi makalelerle
balad. Ayn tarihlerde, Engels, yaknlar ve dostlar ile yazyor; zellikle de eski snf arkadalar ve
de rahip ocuklar olan Graeberlere yollad mektuplarda dini dogmalar sorguluyordu.[31]
Engels Bremende o sralarda Almanyada demokrat bir akm olan Gen Almanya (Das Junge
Deutschland) akmnn (zellikle de Heine ile birlikte akmn nde gelen temsilcilerinden K. L.
Brsenin) etkisi altnda kalmt. 1841de askerlik greviyle Berline gidince orada ufuklarn ok daha
zenginletirecek bir ortamla karlat. Bir yl kadar kald Berlinde niversitedeki dersleri izliyor,
gen-Hegelcilerle tanyor, Marxn ynettii Renanya Gazetesine yazlar gnderiyordu. Bu arada
niversitedeki Hegel etkilerini yok etmesi amacyla felsefe krss bakanlna getirilen F. Schellingin
de ilk dersine girmi ve hakknda (daha nce szn ettiimiz) ar bir yaz yazmt. 1842 Kasm
sonlarnda ngiltereye geerken, Klnde Renanya Gazetesine urad ve Marxla ilk kez tanma
frsatn buldu. Engels ile Marxn bu ilk tanmalar pek de baarl olmam, Engels gnlne Trierli
babacan esmer, cezbe dolu bir ruha sahip[32] diye bir not dmt.
Engelsin 1842de Bremeni terk edip Manchesterde, babasnn hisse sahibi olduu bir tekstil
fabrikasnda almaya balamas dnce hayatnda bir dnm noktas tekil etmitir. Sanayilemenin en
ileri dzeyde olduu, teknolojide dev admlarn atld bir lkede, kapitalistleme srecini bizzat bu
srecin motor gc olan tekstil sanayinin iinden izlemek kukusuz bulunmaz bir frsatt. Engels burada
sadece fabrika sisteminin gerek niteliini renmekle kalmad, iktisat kuramlarn da eletirel bir gzle
inceledi.
Engels ngiltereye Chartist hareketin nclk yapt bir genel grevden sadece iki hafta sonra ayak
basmt. Hareketin merkezi Manchesterdi ve grev baarszlkla sonulansa bile ii snfnn gcn
ortaya koymutu. Manchester bir gmen ii ehriydi ve evreyi kuatan varolarda korkun artlar
altnda alan emekilerin byk bir ksm (ve ehir nfusunun drtte biri) rlandal gmenlerden
oluuyordu.[33] Chartist hareket ngilterede bu koullarda balam ve o dnemde en disiplinli ekilde
rgtlenen ii snf bu koullarda pamuk, demir ve kmr sanayilerinde arln koymutu. Engels
Chartist hareketin baz ncleriyle tant, hareketi destekledi ve Chartistlerin yayn organnda
(Northern Star) yazlar yazd.
Engelsin ngilterede geirdii yirmi bir ayn en byk kazanc kukusuz insanlk tarihinde tayin edici
bir rol oynayan sanayileme hareketini bizzat merkezinde izlemek olmutu. Yllar sonra, Engels, ngiltere
tecrbesini u ekilde anlatacaktr: Manchesterde en ak ekilde unu fark ettim: Tarihilerin bugne
kadar rol vermedikleri; verirlerse de ancak ikinci derecede bir rol atfettikleri iktisadi olgular, en azndan
modern dnyada belirleyici bir g tekil ediyorlar; bunlar bugnk snf elikilerinin stnde ykseldii
bir temel oluturuyorlar; bu snf elikileri de, zellikle ngiltere gibi byk sanayinin tam gelimesine
elverili olduu lkelerde siyasal partilerin, siyasal kavgalarn ve sonu olarak da siyasal tarihin temelini
tekil ediyorlar.[34]
Engels Manchesterde kald srede r ac nitelikleri bugn dahi yeterince anlalmam iki
alma yapmt. Bunlardan birincisi Marxn kard Fransz-Alman Yllna yollad, liberal
iktisat kuramn kyasya eletiren makalesiydi. kincisi ise ngiliz ii snfnn yaam koullar hakknda
yapt somut aratrma ve toplad verilerdi. Engels bu alan aratrmasnn sonularn Barmene
dndkten sonra kaleme alacak ve ortaya kan eser ngilterede Emeki Snfn Durumu bal altnda
1845de Leipzigde yaynlanacaktr.
Ayn tarihlerde, Engelsin hayat asndan en az bu almalar kadar nemli baka bir olay daha
cereyan etti; o da uydu: Gen dnr Manchesterden Barmene ve oradaki artk manen de uzaklam
olduu baba ocana dnerken, Parise de uram ve orada Marxla ikinci kez grmt. Birinci
bulumalarnn aksine bu ikinci grme ok hararetli geti ve iki dnr mr boyu srecek bir dostluk
ve i birliinin temellerini bu grmede attlar. Hegelin felsefesinden etkilenmi, gen-Hegelcilerle
tanm, Feuerbach okumu bu iki gen dnr, bu kez bambaka tecrbelerle kar karya
geliyorlard. Marx bir sredir almalarn tarihin, siyasetin ve devrimin damgasn tayan bir ehirde,
Avrupann kltr bakenti Pariste yrtmekteydi; aylardr da derinlemesine Fransz Devrimini
inceliyordu. Buna karlk Engels de sanayileme devriminin merkezinden, hemen her yl yeni bir
teknolojik buluun emekilerin yaamn allak bullak ettii Manchesterden geliyordu. Bylece bu
buluma Alman felsefesi, Fransz devrim tarihi ve ngiliz iktisatlnn bulumas eklini ald. Ksa bir
sre sonra tarih maddeci kuram bu bulumann rn olarak ortaya kacaktr. Engels bu bulumaya
Marx artan ve byleyen bir almayla, ekonomi politiin eletirisiyle gelmiti.
Tarih maddeciliin inasnda temel talarndan biri olan bu makalede, Engels, hangi saptamalar
yapyor, neleri eletiriyordu?
Engels: Ekonomi Politiin Eletirisi ve i Snfnn Koullar
Engels, taslak olarak niteledii incelemesinde, 1840larda ngilterede egemen olan iktisat bilimini
eletiriyordu. Ne var ki, dnr, makalesinde sadece bunu yapmakla kalmyor, henz domam olan
tarih maddeciliin esprisine uygun bir ekilde, liberal iktisat kuramnn ideolojik ve snfsal temellerini
de aklyordu.
Engelse gre, Ekonomi Politik, ticaretin artmasnn doal bir sonucu olarak domu ve bylece
bilimsel nitelikten yoksun, ilkel, iportac bir iktisat anlay, yerini gelimi bir ruhsatl hile ve
zenginleme ilmine terk etmiti.[35] Balangta tm ama, uluslarn tek zenginlik kayna olarak grlen
kymetli madenler (altn ve gm) birikimine yardmc olmakt. Devletler birbirine hasetle, agzllkle
yaklayor; nakit paraya dayanan ticaretle birbirinden mmkn olduu kadar fazla altn ve gm
koparmaya alyordu. Byle bir tutku ise, doal olarak, altn ve gmn yurt dna kmasnn
yasaklanmasna yol ayor ve mallar ancak altn ve gm karl satlyordu. Ne var ki byle bir
siyaset tutarl ve karlkl bir ekilde uygulanamazd; nk bu uygulama ticaretin sonu olurdu. Bunun
yerine, merkantilizm ad verilen siyaset, aksine, ticareti koruyarak destekleme ve kymetli madenleri
ticaret ve tekellerle artrma ilkesini koydu. Artk ama ticareti gelitirmek, ihracat fazlas yaratmak ve bu
fazlay da kymetli madenlere dntrmekti. Bunun iin de devletlerin birbirine en avantajl ticaret
anlamalar empoze etmeye altklar kanl merkantil savalar yapld.
Bir devrim yzyl olan 18. yzylda, iktisatta da bir devrim yaand ve yeni bir iktisat anlay dodu.
Yeni iktisat, devletlerin egoizmine ve merkantil sistemin yaratt kanl terre kar duyulan
tiksintiden kaynaklanmt. lhamn Adam Smithin Milletlerin Zenginliinden alan bu yeni anlay
milletlerin szde dostluunu, insanlarn kardeliini ve ticaret serbestliini n plana karyordu.
ktisatlarn ilgisi retimden tketime ynelmi, iktisat ilmi, yzyln hmanist esprisi iinde deta bir
hayrseverlik etkinlii halini almt. Oysa deien sadece grntyd ve hmanizm perdesi arkasnda
eski gerekler (tutarszlk, riyakrlk ve ahlakszlk) varlklarn artrarak srdryordu. zel mlkiyet
ve rekabete dayanan yeni sistem feodal klelik yerine modern klelii getirmi, szde eski sistemin
ahlakszln yadsrken daha da ahlaksz bir dzen yaratmt. Yine de ortada bir ilerleme vard ve o da
uydu: Merkantil sistemlerin kurduu tekellerin yklmas ile kk, yerel karlar arka plana itiliyor ve o
dnemin kavgasn evrensel insan kavgas dzeyine getiriyordu. Bu noktada Engels bir itirafta
bulunuyor ve memnuniyetle teslim edebiliriz ki, diyor, ancak serbest ticaretin gereklemesi ve
merulamas bizlerin zel mlkiyet iktisadnn tesine gidebilmesini salad; fakat bu, ayn zamanda
bizlere serbest ticaretin teorik ve pratik hiliini sergileme hakk da vermelidir. Engelsin sosyalizmin
hangi koullarda doduunu anlatan bu cmlelerinde burjuva devrimciliinin ve bunun tesinde de
mlkiyet dzenine kar ii enternasyonalizminin ilk iaretlerini gryoruz. Drt yl sonra kaleme
alacaklar Manifestoda Marx ve Engels burjuva devrimciliini bir ilerleme aamas olarak ok daha
hararetli bir ekilde veceklerdir.[36]
Liberal iktisadn temel kategorilerinden biri de deer sorunuydu ve iktisatlar mallarn maliyet
deeri ile fiyatlar arasndaki ilikiyi aratryordu. Liberal kurama gre bir maln maliyet deeri toprak
sahibinin rant, sermayedarn kr ve iinin creti olmak zere eden oluuyordu. Fakat piyasada
alclarn karlat fiyat bunlarn toplam anlamna gelmiyordu. Ricardo maliyet masraflar ile ulalan
deeri soyut deer olarak niteliyordu. Bu deer soyuttu; nk yaplan masraf ne olursa olsun, eer rn
bir yarar salamyorsa bir deer de tayamazd. Buna karlk J. B. Sayn altn izdii yarar esi
de tek bana soyut ve sbjektif kalyor, gerekte bir anlam ifade etmiyordu. Bu karkl iktisatlar
yle zmlediler: Fiyat asl belirleyen, retim masraflarnn yararlla oranyd. Bu durumda eer
iki maln retim masraflar eit ise fiyat belirleyen e yararllk olacakt. Yararll da piyasada
mallara olan talep tayin edecekti.
Bir mala talebin fazlal o maln fiyatn ykseltiyor; bu da ayn maln retimini ve arzn artryordu.
Arz art ise, reaktif bir etkiyle tekrar fiyatlar dryor ve sonu olarak da retim daralyor, isizlik
artyordu. Ksaca piyasa arz ile talep arasnda denge salayamyor ve bunlar arasndaki dalgalanma be-
yedi yl arasnda deien ticaret krizleri yaratyordu. Aslnda bu krizlerin gerek nedeni zel mlkiyet
sistemiydi ve liberal iktisat zel mlkiyet sistemini sorgulamay hi aklna getirmemiti. Oysa retimi
oluturan e de (toprak, sermaye, emek) evrensel planda tekelci bir potansiyel tayan bir rekabet
iindeydiler.
ktisatlar, merkantilizmin tekelcilik barbarlna son vermedik mi? diye zafer lklar atyorlard.
Oysa yaptklar ey, kk ve yerel tekellere son verirken, zel mlkiyetin, Engelsin deyimiyle ok daha
zgr ve kaytsz bir biimde ileyecek tek byk ve temel tekelini kurmulard. Yine de bu srecin bir
olumlu yn vard ve iktisatlar buna bilinsiz bir ekilde katkda bulunmulard: Aslnda iktisatlar
hangi davaya hizmet ettiklerinin farknda deildiler; tm egoist muhakeme tarzlar ile yine de insanln
evrensel ilerlemesinde bir halka tekil ettiklerini bilmiyorlard; ksm karlarn zlmesi ile yzyln
yrd byk dnme, insanolunun hem doa hem de kendisiyle barmas dnmne yol
atklarn gremiyorlard.
Engels, devrimler anda yaad ve kapitalizmin gnmzde de geerli gizli yasalarn kefetmeyi
baard; fakat bu kresel potansiyelli retim biiminin daha egemenliini bile kuramadan bitiine elbette
tank olamazd.[37] Aslnda ada olan iktisatlarla temel bir noktada anlama halindeydi: Yaratlan tm
deerlerin kkeninde emek vard ve sermaye de younlam emekten baka bir ey deildi. Bu
bakmdan toprak, sermaye ve emek birbirinden ayr dnlemezdi. Fakat liberal iktisatlar zel
mlkiyet sisteminin bu eleri birbirinden ayrdn ve bunlar hem kendi ilerinde hem de dier elere
kar rekabet haline soktuklarn grmyor ya da grmek istemiyordu. Bylece mlk sahibi olmayanlarn
tek sermayesi olan emek gleri de (Arbeitskraft) mal haline geliyor ve piyasada rekabetle saptanan
cret karl satlyordu. Bu koullarda yaratt deer de kendisine yabanclayordu ve bu doaya
aykr ayrma (emek sermaye ayrmas) ancak zel mlkiyet sistemine son verilmesiyle ortadan
kalkacakt. Bu temel farkllamay gizler biimde iktisatlar ulusal zenginlikten sz ediyorlard. Oysa
rnein, ngilizler, ulusal zenginlii ok byk, fakat kendileri gnein altnda yaayan en fakir ulus
idiler ve Engels bunu Manchesterde yaarken, ngiliz ii snfn tm yaam koullar ve sefaletleri
iinde incelerken sylyordu.
Grld gibi, liberal iktisatla beraber temelde bir ey deimemiti; fakat iktisat bilimi gn getike
daha sofistike oluyor, buna karlk iktisatlar da drstlkten daha ok uzaklayorlard.[38] Adam
Smith ve David Ricardo merkantilistlerden, J. Mill ve J. R. McCulloch da onlardan daha sofistike, fakat
daha az drst idiler. Bu durum en arpc rneini Malthusun nfus kuramnda buluyordu. Nasl teoloji
zamanla ya kr inan haline geliyor ya da zgr felsefeye dnyorsa, serbest ekonomi de ya
tekellemeye yol aacak ya da zel mlkiyet sistemini ortadan kaldracakt. Engels, rekabetin nasl
speklasyonu kztrdn, speklasyonun da nasl felaketleri (rnein 16 Aralk 1835teki New York
yangnn) borsada kra evirdiini anlatyordu.
Salt iktisat kuram erevesinde krizlere zm bulamayan liberal iktisatlar bu konuda Malthusun
nfus kuramna sarldlar. Arz ve talep kanununun zemedii, aksine tahrik ettii dngsel krizler belli
bir nfus politikas ile zlebilirdi. Bu politika Anglikan rahibin basit bir gzlemine dayanyordu:
Yaam salayan temel ihtiya maddeleri aritmetik dizi ile artarken, nfus geometrik diziyle artyordu.
Alk ve sefalet de bu oranszlktan douyordu. O halde yaplacak ey de nfus kontrol olmalyd.
Bu yolla arzla talep arasnda denge kurulabilir, krizler nlenebilir miydi?
Aslnda Malthus da krizi yaratan temel nedene, mlkiyet sisteminin yaratt hakszlk ve eitsizliklere
inmiyor, bunlar daha da artrabilecek bir zm neriyordu. Fazla nfusu nlemek ilkesi her trl vahete
yol aabilirdi. rnein Engelsin makalesinden birka yl nce (1838de) piyasaya, Marcus imzal ve
fakirlerin ocuklarnn ac vermeden ldrlmesini salayacak bir devlet kurumu kurulmasn savunan
brorler srlmt.[39] Kukusuz byle bir ama bir din adam olan Malthusa mal edilemezdi. Hatta
Engels, Malthusun nfus kuramnda olumlu bir yn de buluyordu. ngiliz rahip bu kuramyla dikkatleri
tketimden retime, yani maddi alana ekmiti. Makalesinde bir kez bile diyalektik szc gemeyen,
fakat her soruna diyalektik yntemle yaklaan Engels iin, bu, kt bir kuramn iyi tarafyd. Ne var ki
Malthus, ihtiya maddelerinin artnn yavaln vurgularken temel bir hataya dm, bilim ve
teknolojinin hzla ilerledii bir ada bunlarn emek gcn, dolaysyla da retimi artrc roln
grememiti: Malthus iin zenginliin koulu toprak, sermaye ve emekti; baka bir eye ihtiyac yoktu;
bilim, Malthusun ilgi alanna girmiyordu. Oysa o tarihlerde, bata ngiltere olmak zere hzla
sanayileen lkelerde sk sk emein verimliliini ve retimi artran bulular yaplyor, halkn deilse bile
sermaye sahiplerinin zenginlii hzla artyordu. Engels sanayilemeyi hzlandran bu bulularla ilgili
isimler veriyor ve 1770ten itibaren ngiltere tarihinin gsterdii gibi, diyor, emek talebinde her
ykseli, emek verimliliini hatr saylr derecede artran ve emek talebini saptran bir icada yol at.
[40] zel mlkiyet sisteminde bunun sonucu krizlerin, isizliin, sefaletin ve sefaletle birlikte

ahlakszln ve crmlerin artmas eklinde ortaya kyordu. Oysa A. Alisonun Engelsin


makalesinden drt yl nce yaynlanan eserinde gsterdii gibi, nfus fazlas olduu iddia edilen
ngiltere, bilim ve teknoloji sayesinde on yl iinde nfusunun alt katna yetecek kadar hububat
retebilirdi.[41] Malthus ve izleyicileri bu gerei grmezden gelerek, nedenleri deil sonular ortadan
kaldrmaya alyorlard.
Engelsin makalesinin zetine burada son veriyorum. Grlyor ki, gen-Hegelci dnrler
Almanyada daha ok Hegelci ve Feuerbach soyutlamalar iinde tartrken ve en fazla sivil toplumu
zmlemeye alrken, gen Engels, daha sonra Marxn derinletirecei sivil toplumun anatomisine
gemi ve tarih materyalizme giden yolun ilk talarn demiti. Bunlarn banda iinin emek gcnn
(Arbeitskraft), fiyat piyasada belirlenen bir mal haline geldiini; bylece emek gcnn retilmesinin de
rekabete bal bir stat kazandn (ve bunda temel ihtiya maddelerine dikkat eken Malthusun
kuramnn olumlu bir rol oynadn) grmesi geliyor. Bylece daha 1844te, Marxta kapitalizm
zmlemesinde anahtar kavram olan art-deer (Mehrwert) kavram ynnde nemli bir adm atlm
oluyor.[42]
Engelsin makalesinde tarih maddeciliin olumasna nemli bir katk daha vard. Gen dnr daha o
tarihlerde bilim ve teknolojinin bir retim gc haline geldiini grmt. Daha sonra Marxn da
Kapitalde ifade ettii[43] bu gerek, farkl perspektiflerde, gnmzn Marksist tartma konular arasna
girmi bulunuyor.
1844te Engels, bir yandan Alman-Fransz Yllnda ekonomi politiin kuramsal temellerini
eletirirken te yandan da oturmakta olduu Manchesterle yetinmeyip, Londra, Leeds, Bradford,
Sheffield gibi hzla sanayileen ehirlere de ziyaretler yapyor ve ngiliz ii snfnn somut yaam
koullaryla ilgili veriler topluyordu. Bu almann rn de 1845de Leipzigte yaynland. Eserin
nsznde, Engels, Eer sosyalist kuramlara ve bunlarn meruluuna salam bir temel salamak, lehte
ve aleyhteki tm fantastik masallara ve uydurmalara son vermek isteniyorsa, diyordu, proletaryann yaam
koullarnn bilinmesi mutlak bir zorunluluktur.[44]
Aslnda o tarihte Engelsin ii snfyla ilgili almas, teorik temelleri farkl olsa bile, tek ve izole
bir arayn ifadesi deildi. 1830larda her akll gzlemcinin nazarnda, Avrupann iktisaden ileri
blgelerinde yepyeni sorunlarn ortaya kt; artk sadece fakirlerin deil yeni bir snfn,
proletaryann sz konusu olduu akt.[45] Bu ortam Aydnlanma andan itibaren gelimekte olan insan
ve toplum bilimlerini de sarsm, bu gen bilimlerin snfsal karlarla ilikilerini daha geni bir planda
tartma konusu yapmt.
Toplum Bilimleri, Halk Snflar ve Devrim
Aydnlanma dncesi evrensel boyutlu, reformist bir dnceydi; farkl toplum ve uygarlklara daha
ok siyasal rejim asndan eiliyordu. Ama akla dayanarak insanlar en zgr ve en mutlu klacak rejimi
bulmakt. Ahret ve cennet beklentilerinin zayflad bir ada insanlar bu dnyada nasl ynetilmeliydi?
O tarihlerde genel beeni toplayan, rnek olan rejim ngiliz meruti monarisiydi ve henz cumhuriyeti
bir fikir akm yoktu. Fransz Devrimi bile monariye kar cumhuriyeti fikirlerle yaplmad ve kral ve
kralie ancak ihanetleri ortaya ktktan sonra yarglanarak giyotine gnderildiler. Halk snflar tarihe
biraz da beklenmedik bir ekilde gerekleen Fransz Devrimi ile girdiler.
Fransz Devriminde emeki snflar tarihin znesi olmaktan ok yaama koullarnn isyana
srkledii ve kendi szclerini henz kendi aralarndan karamam kitlelerden oluuyordu. Devrimin
zaman iinde radikallemesi ve kutsal saylan kral giyotine gndermesi tm Avrupada dehet
uyandrm ve 19. yzyl diplomasisine damgasn vuracak olan kutsal ittifaklar serisini balatmt.
Fransz Devrimi sadece yayd fikirler itibaryla deil, bizzat gereklemi olmas ile de ipso facto
toplum bilimlerinin oluumunu derinden etkilemitir.
Bu etki ilk nce ve en etkili biimde ngilterede hissedilmiti. B. Russell bu etkiyi son derece genel,
sade ve arpc cmlelerle yle anlatmtr: XVIII. yzylda, her ey sakinken, kltrl insanlarn ou
zgr dnceli kimselerdi. Sonra Fransz Devrimi geldi ve bundan ngiliz aristokratlar, zgr
dncenin insan doruca giyotine gtrd sonucunu kardlar. Bylece onu terk ettiler ve derin bir
ekilde dindar oldular. Viktorya a budur. [46] Ayn etki kukusuz o sralarda bamszln elde etmi
ve kurulu felsefesi pritanist eler tayan Amerika iin de geerliydi. ABDnin kurucu
efsanelerini anlatan bir toplum bilimci, Ulusal bamszlk kazanld zaman, diyor, ateli Protestanlar
Amerikan Cumhuriyetini insanln nihai kurtuluunu salayacak ve tarihi bitirecek bin yllk dnemin
(mileniumun) balamas olarak grdler. Amerikan ilerlemesi, tarih bir deime sreci olmaktan ok
bin yllk tohumlarn almas olarak grlyordu.[47] Byle bir toplumda, Kiliseyi en byk dmanlar
arasnda gren Fransz Devriminin sempatiyle karlanmas elbette ki zordu. ngiltereden ok farkl bir
ekilde kapitalistleen Amerikan toplumunda yeni zenginler bir meruiyet unsuru olarak hararetle dine
sarlyorlard.
Elbette ki Fransz Devrimi ve kar-devrim, Avrupa ve Amerikada etkilerini sadece dini duygularn
canlanmas ya da pekimesi ynnde yapmad. Bu daha ok varlkl snflarda yaratt reaksiyondu. Oysa
daha da nemli olarak, Devrim, dikkatleri hzla gelien kapitalist retim biimi temelinde ortaya kan
yoksul halk kitlelerine, sefalet yuvalarna evirmiti. Egemen snflar asndan bunun anlam uydu:
Ayaklanmalar ve devrimleri nlemek iin yoksul tabakalara eilmek, onlarn strabn hafifletici
nlemler almak gerekiyordu. Malthusn nfus kuram da bir lde bu arayn rn olarak ortaya
kmt. Fakat bunun dnda halk iinden gelenler, halka sempatiyle yaklaanlar, halkn aclarn yrekten
duyanlar da vard. rnein bunlardan bir grup, ngilterede, daha 1796da Fakirlerin yaama koullarn
iyiletirme derneini kurmutu. 1820lerde baz ii snf ve orta snf gruplarnda niversiteye olan
inan sarslm, toplum bilimlerinin tm dallar kltr derneklerinde, sosyal hareketlerde, gazete, dergi
ve kitaplarda ve benzeri bir sr akademi d kurumlarda retilmeye balamt.[48]
Aslnda daha 18. yzylda, Fransada, Aydnlanma dncesini yaratan dnrler arasnda niversite
itibarn kaybetmiti ve artk bilim salonlarda, avukatlk ve yaynevi brolarnda, kahvelerde, zel
laboratuvarlarda yaplyordu. Ne var ki Fransz Devriminden sonra, 19. yzyl balarnda deien ok
nemli bir ey vard. Toplum bilimleri erevesindeki baz almalar artk devleti slah etme ve ynetici
zmreye akl verme gibi amalar bir yana brakp, ncelikle halk snflarn, zel olarak da modern bir
toplumsal kategori olan ii snfn tarihin znesi (veya znelerinden biri) olarak ele almaya
balamlard. E. J. Yeo, geleneksel akm tersine eviren bu eilimi aadan yukarya sosyal bilimler
olarak niteliyor ve ngilterede zellikle J. Owenin 1831de kurduu Yeni Toplum Bilimi retimi in
Kurumunu bu hareketin nemli bir simgesi olarak gsteriyor. [49]
19. yzyln balarndan itibaren Bat Avrupada snfsal hareketlerle sosyal bilimleri birbiriyle i
birlii halinde olan, birbirini besleyen ve yanstan iki etkinlik olarak grme eilimi hayli yaygnlamt.
Napolon savalarn hemen izleyen dnemde ii snf basnnda ekonomi politie kar deien
tutumu inceleyen aratrclar, 1816-1834 arasnda iiler arasnda klasik doktrinlerden farkl ve onlara
kar bir ii snf ekonomi politiinin ortaya karldn saptamtr. Balangta anti-entelektalist
eilimler tayan bu akm iinde bazlar da, 1830larda, (mevcut dzeni) vc bir ekilde kullanlan
klasik doktrinleri bu ynlerinden temizlemek ve onlar ii snfnn durumunu dzeltmek iin kullanmak
istemilerdi.[50]
1840lara gelindiinde sanayilemede belli bir aamaya ulam tm lkelerde ii snfnn durumuyla
ilgili ayrntl aratrmalar bir hayli ilerlemi bulunuyordu. Hatta E. Buretnin 1840da yaynlanan
eserinde olduu gibi Fransz ve ngiliz emeki snflarnn sefaletini karlatrmal bir biimde ele alan
almalar da vard.[51] Yine de abartmadan diyebiliriz ki Friedrich Engelsin henz yirmi drt
yandayken kaleme ald ve 1845te yaynlanan eseri bu konuda bir dnm noktas oldu. [52]
Engels, eserinin nsznde syledii gibi, yirmi bir ay boyunca yakndan gzledii ngiliz ii snfn
ilk defa olarak btnyle ele alyor ve yaam koullarn her ynyle inceliyordu. Bu almann teorik
temelleri biraz nce zetlediimiz makalesinde mevcuttu. Engels, Pariste Marxla randevusuna bu
almalarn kendisinde yaratt zgvenle gidiyordu. Bu grmeden dnce tarihinin en yaratc
dostluu ve i birlii kacaktr.
Marx ve Engels: Tarih Maddeciliin Temel Talar
Marx ve Engels, Pariste, 1844 Austos sonunda, Rejans kahvesinde bulutular.[53] Bu grmeye hkim
olan atmosfer iki gen dnrn iki yl nceki grmelerinde esen souk havalardan ok farklyd.
Bunun en nemli nedeni ise kukusuz Engelsin Alman-Fransz Yllna gndermi olduu makaleydi.
Manchesterde, iverenlerin arasnda ve onlarn olanaklarna sahip olarak, fakat iilere patronlardan ok
farkl bir biimde yaklaan Engels, iki yl iinde iktisat alannda Marxn henz sahip olmad bir
tecrbe kazanmt. Gerekten de o srada Marxla grmesinde, Engels, iktisat alannda alc olmaktan
ok verici idi. Daha sonralar Engelsin byk bir tevazuyla yadsmalarna ramen, ada F. Mehring
gerek udur ki, diyordu, son tahlilde belirleyici kavgann verilecei alanda (yani ekonomi politik
alannda, T. T.), balangta, veren Engels, alan da Marx idi.[54] Pariste o ana kadar daha ok felsefe ve
tarih zerinde alm olan Marx, bu makalenin etkisiyle iktisat okumalarn younlatrd ve klasik
iktisatlardan alntlar iin kulland defterin bana da Engelsin dhiyane makalesinden ald
notlar yerletirdi.[55] 1844 El-Yazmalarnn iktisatla ilgili ksmlar Marxn Engelsten ald ilhamla
yapt okumalarn izlerini tamaktadr.
Aslnda 1844de bir Paris kahvesinde buluan iki dnr birbirini tamamlayan iki farkl tecrbeyi
temsil ediyorlard. Yine Mehringin yazd gibi, Engelsin ngilterede geirdii yirmi bir ay, Marxn
Pariste geirdii ylla ayn anlam tayordu. Yurt dnda ayn sonuca ularken ikisi de Alman felsefe
okulundan hareket etmilerdi; fakat Marx an kavgalarn ve gereklerini Fransz Devrimi temelinde
kavrarken, Engels ayn kavraya ngiliz sanayii temelinde ulamt.[56] Bylece iki dnr Pariste her
konuda anlatlar ve yaam boyu srecek dostluk ve i birliinin temellerini attlar. Yllarca sonra Engels,
Kln Komnist Birliiyle ilgili anlarn yazarken bu bulumay yle anlatyordu: 1844 yaznda
Parise Marx grmeye gittiimde tm teorik sorunlar zerinde tam bir anlama iinde olduumuzu
grdk ve i birliimiz bu tarihte balad. 1845 ilkbaharnda Brkselde tekrar bulutuumuz zaman,
Marx, anlatmz ilkeler zerine tarih materyalist kuramn ina etmiti bile! Ve beraberce bu yeni
anlay ayrntl bir ekilde, her ynde gelitirmeye koyulduk.[57]
Tarihi grmeden sonra Engels, Barmene, ailesinin yanna dnd; Marx ise youn bir ekilde klasik
iktisatlar okumaya koyuldu. Aslnda ikisinin de ii kolay deildi. Bu dnemde Engels, kk bir tara
ehrinin ve tutucu aile ocann dar grl ortamnda boulacak, Marx ise Alman devrimci hareketine
katklarnda, Fransadan ok Prusya Hkmetinin basklarna urayacaktr.
O tarihlerde Avrupada devrimci hareketin merkez olarak grlen Paris, ayn zamanda bir gmen ii
ehriydi. 1840larda Pariste seksen bin kadar Alman emeki yayordu. Bu nfusun ok byk bir ksm
terzi, kundurac, matbaac gibi zanaatkr takmndan oluuyordu.[58] Bunlar, Engelsin iaret ettii gibi,
tam anlamyla proleterlememi, kk burjuvazinin tamamlayc bir parasn oluturan emekilerdi.
[59] Ne var ki Avrupann ilk devrimci proleterleri de bunlar arasndan kacakt.

Alman devrimcileri, Pariste, daha 1834te gizli bir rgt kurmular, iki yl sonra da bundan ayrlan
radikal elemanlar Hakseverler Birliini (Bund der Gerechten) rgtlemilerdi. Bunlar balangta
ilhamn Babeuften alan Fransz devrimcileriyle i birlii halindeydiler; daha sonra, 1839da, Blanqui
ve Barbsin gizli rgtnn ban ektii ayaklanmaya katldlar ve onlarla birlikte yenilgiye uradlar.
Louis-Philippe hkmeti Alman devrimci liderleri tutuklad ve hayli uzun bir tutukluluk dneminden sonra
bunlar Fransa dna srd. Bu militanlardan, Engelsin zellikle vd bazlar Londraya snd.[60]
Alman-Fransz Yll daha ilk says ile sona erince, Marxn devrimci dncelerini yayaca bir
yayn organ kalmamt. Oysa bu sralarda Marx devrimci Alman iileriyle temas kurmu ve baz rgt
toplantlarna da katlmaya balamt. Gen kuramc, Alman zanaatkrlarn dar grlerinden, kk
burjuva zihniyetlerinden pek holanmyor, fakat kardelik duygularndan, renme aklarndan takdirle
sz ediyordu.[61] Bu kark duygular iinde, Marx, gizli devrimci rgtlere (Hakseverler Birliine) ye
olmay uygun bulmad. Buna karlk 1844 Temmuzu banda Alman devrimcilerinin Pariste karmaya
baladklar gazete kendisi iin yeni bir etkinlik alan yaratmt. Bir yayncnn temin ettii fonlarla
ibilir bir evirmenin rgtledii bu gazete (Vorwaerts leri!) ksa srede tm devrimcilerin sesi oldu
ve Almanyada bile g bulunur bir kadroyu (Marx, Engels, Ruge, Heine, Bakunin vb.) Pariste bir araya
getirmeyi baard. Gazeteye Austos ayndan itibaren yazlar gndermeye balayan Marx da bu ortamda
gazetenin en etkili ismi haline geldi. Ne var ki Louis Philippe rejimi demokratik bir ynetim olmaktan
uzakt ve tm devrimciler gibi gazete sk bir polis gzetimi altnda bulunuyordu. Ayrca Prusya
hkmetinin mdahaleleri bu gzetimi daha da sklatran bir bask unsuru oluturuyordu. Zaten sonunda
gazetenin kapatlmasna ve Marxn da Fransadan karlmasna da Prusya hkmetinin nl bir limi
Parise gndererek dorudan mdahalesi neden oldu. Buna Vorwaertte kan ve Prusya kralna bir
suikasta scak bakan bir yaz neden olmutu.
lgintir ki Marxn Fransadan srlmesi karar, tarih maddeci grn oluumunda pay bulunan ve o
srada Fransada ileri Bakan olan nl tarihi Franois Guizot tarafndan alnmt. Aslnda srgn
karar mutlak deildi ve bir koula balyd. Eer Marx ve dier devrimci nderler Fransada dost
devletlere kar ajitasyonda bulunmama garantisine uyarlarsa Pariste kalabileceklerdi. Ne var ki byle
gnll bir polis denetimi kukusuz gurur krc idi ve Marx srgn kararna uyarak, 1845 ubatnda
Brkselin yolunu tuttu. Kendisine, srgn yolculuunda, aratrmalarn yneten sadk dostuna kar
alnan bu sert nlemin, Fransa bakentinde kalma evkini krdn[62] syleyen gen bir devrimci
arkada da refakat etmiti.
Marx Belika bakentinde, yine bir hkmet kararyla oradan da srlene kadar, yl geirdi. Bu ksa,
fakat son derece verimli sre iinde, dnr, bir yandan devrimci etkinliklerini srdryor, te yandan da
tarih maddeci kuramn olumasnda hayati neme sahip be esere (ne Engels ile birlikte) imza
atyordu. Bunlar, srasyla, Engelsle birlikte gen-Hegelcileri, zellikle de B. Baueri eletirdikleri
Kutsal Aile (1845 k); Feuerbach hakkndaki nl tezleri (1845 lkbahar); Engelsle birlikte eski
felsefi bilinleriyle hesab kestikleri ve tarih maddeci tezleri ilk kez derli toplu sergiledikleri Alman
deolojisi (1845 lkbahar-1846 sonu); Proudhona kar Felsefenin Sefaleti balkl polemii (1846-47
k) ve son olarak da yine Engelsle birlikte kaleme aldklar Komnist Manifesto (Ocak 1848) idiler.
Gen dnr, Feuerbacha kar tezlerinde, filozof niteliiyle Alman idealizmiyle hesaplayor;
Felsefenin Sefaletinde iktisat oluyor, klasik iktisadn mlkiyet anlayndan kurtulamayan Proudhonun
kk burjuva sosyalizmini rtyor; Manifestoda ise tarihin motor gcnn snf kavgas olduunu
sylyor ve devrimi savunuyordu. Bu ok ynl kuramsal dnmn sentetik bilanosunu, Mark ve
Engels Alman deolojisinde, zellikle de eserin giri blmnde sundular.
Kurucu eserlere tarih maddeci kuram btnsellii iinde ele alrken yer yer yeniden dneceim. Fakat
imdiye kadar anlattklarma dayanarak burada nemli bir noktann altn izmek istiyorum. Biliyoruz ki
Marxn retisi sz konusu olunca ilk akla gelen tezlerden biri, dnrn dnyann yorumlanmasnn
deil, deitirilmesinin zorunlu olduunu vurgulayan nl tezidir. Oysa Marx ve Engels daha bu ilkeyi
yazya dkmeden, zel yaamlarnda uygulamaya koymulard. Marx, devrim bakenti Parise bu amala
gelmi, ehirden bu yndeki eylemleri yznden kovulmutu. Brkselde de devrimci etkinliklerine bu
lkeden de karlana kadar devam etti.
Marx Brksele yerletikten ksa bir sre sonra Engels de Brksele gelmi ve o ana kadar daha ok
mektuplama ile yrtlen fikir arkadal ayn zamanda scak bir aile dostluuna dnmt. ki
dnr 1846 banda devrimciler arasnda bir haberleme brosu kurdular. eitli Alman ehirleri ve
Hakseverler Birlii ile temas halinde olan bu bro mutlakiyeti rejimlere kar burjuva zgrlklerini de
savunuyordu. rgtn toplantlarna sosyalistlerin ve sosyalizm sempatizanlarnn yan sra Marxn nem
verdii ve mektuplat P. Annenkov gibi Rus liberalleri de katlyordu. Fakat asl anlaml gelime 1846
Kasmnda Londraya snm olan Hakseverler Birliinin ald bir karar ile balad. Birliin en aktif
yeleri 1847 ortalarnda enternasyonal bir kongre toplamaya karar vermiler ve kongrenin program iin
de Marx ve Engelse bavurmulard. Daha nce de bu ynde teklifler alan ve reddeden Marx ve Engels,
Hakseverlere egemen topyac sosyalist eilim yznden, balangta yine mesafeli davrandlar. Ne var
ki ilk grmelerde Hakseverler Birliinde yeni bir yaplanma istei ortaya knca neriyi benimsedi
ve rgte katldlar.[63]
Kongre, Londrada 1847 Haziran banda topland. Marxn bulunamad, fakat Engelsin katld
kongre, Hakseverler Birliinin, daha sonraki tm ii partilerine ve Emekilerin Enternasyonal
Derneine (yani Birinci Enternasyonale) ekirdek tekil edecek olan Komnistler Birliine (Bund
der Kommunisten) dnmesine sahne oldu.[64] Ayn yln Aralk aynda toplanan ikinci kongre ise, dnya
emekilerine seslenecek bir bildiri kaleme alnmasna karar veriyor ve bunu yazmas iin de Marx
grevlendiriyordu. Marx, Engelsin de yardmyla, sosyalizm tarihinin en temel belgesi haline gelecek
olan Manifestoyu bu vesileyle hazrlayacaktr.
1848-49 Devrimleri, Devrimci rgtlenme ve Devrimci Gazetecilik
1847 iktisadi krizinin habercisi olduu devrimci dalga ilk kvlcmlarn 1848 ubatnda Pariste
akm ve halkn gznde bankaclarn kral olan Louis-Philippei tahtndan ederek cumhuriyetin
ilanna yol amt. Bunu Mart aynda Berlin, Mays aynda da Viyanadaki ayaklanmalar izledi.
Avusturya bakentinde mparator I. Ferdinandn gl anslye Meternichi feda etmesi yetmemi,
kendisi de taht terk etmek zorunda kalmt; Berlinde ise IV. Friedrich Wilhelm tahtn kurtarmak iin
burjuva muhalefet liderlerinden oluan bir hkmet kurdu. Devrim dalgalar giderek Alman ve talyan
devletlerine de yaylyor ve bu blnm halklar arasnda ulusal btnlk ve demokratik devrim fikirleri
kk salmaya balyordu.
Marx, gelimeleri Brkselden izliyor ve kitlelerin bilin ve rgtten yoksun olduu bu ehirde var
gcyle Komnist Birliine ve ona yakn (Alman ileri Dernei, Brksel Demokratik Dernei gibi)
yan rgtlere yardmc olmaya alyordu.[65] Kukusuz bu etkinliklerden ve bunlar destekleyen Marxn
giriimlerinden Belika polisi habersiz deildi. Kald ki Alman snmaclar sz konusu olunca Prusya
Hkmeti de devreye giriyor, Belika polisine yardmc oluyordu. Nitekim Brkselde devrimci iiler
silahlanrken Prusya Elisi Belika hkmetine en bata Marxn adnn yer ald krk sekiz kiilik bir
liste vermiti.[66] Oysa devrimden ve Fransadaki rejim deiikliinden korkan Belika Kral ikiyzl bir
siyaset gdyor; bir yandan cumhuriyetilere taht terk edebilecei ynnde mesajlar yollarken, te
yandan da yedek erleri tekrar greve ararak orduyu glendiriyordu. Bu koullarda, devrimci cephe
pasif kalnca gvenlik kuvvetleri derhal harekete getiler ve yakaladklar devrimcileri ve bu arada
Marx apar topar yurt dna karma karar aldlar. Marx bu karar zerine daha nce kovulmu
bulunduu bir ehre, Parise dnmeye karar verdi. Artk bu mmknd; nk Fransada rejim deimi
ve geici devrim hkmeti, Marxn eski dostlarndan F. Floconun araclyla haber yollayarak, Marxa
Tiranlk sizi kovdu; zgr Fransa size kaplarn ayor demiti.[67]
Marx bu kez Pariste uzun sre kalmad. Ne var ki ehre ayan basar basmaz devrimci temaslara
balam ve tm zamann bu etkinlie ayrmt. Bir yandan Pariste daha nceki kalnda edindii
dostlarla buluuyor, te yandan da yeni devrimciler tanyordu. O tarihlerde Paris, Alman, spanyol,
Belikal, Polonyal, rlandal vb. devrimcilerle doluydu. ubat Devriminin baars her lkeden ok
sayda militan Parise ekmi ve ehri emeki enternasyonalizminin merkezi haline getirmiti. Marx da
Parise gelen Engelsle birlikte bir yandan Komnist Birliindeki Alman devrimcilerle toplantlar
yapyor, te yandan da farkl lkelerden yeni devrimcilerle tanyordu. Ne var ki temasa getikleri
evreler pek de gereki ve umut verici deildi. Snmac devrimciler, biraz da Fransada ubat
Devriminin baarsndan aldklar cesaretle, askeri birlikler oluturma ve lkelerine savaarak, zafer
kazanarak dnme planlar yapyorlard. Oysa Marx ve Engelse gre bu plan devrimcileri lme
gtrecek lgnca bir pland ve bunu glkle nlediler.[68] Buna karlk Birlik, drt yz kadar
proleter devrimciyi ayr yollardan Almanyaya sokmay baard. Gerekten devrim dardan ithal
edilebilecek bir madde deildi ve ancak bir lkenin ulusal koullarnn, snf kavgalarnn rn
olabilirdi. Kapitalizmin ulusal pazarlar tabannda gelierek feodalizmi tasfiye ettii ve bu nedenle de
devrimci bir ileve sahip olduu bir dnemde demokratik devrim gndemdeydi. Ksaca
enternasyonalizme giden yol, ulusallktan geiyordu. Marx ve Engelsin Parisi terk edip Almanyaya
dnmelerinde de bu gr rol oynamt.
Marx ve Engels 1848 Nisan balarnda lkelerine dndler ve Mainz ehrinde birka gn kalp
devrimcilerle temas kurduktan sonra Marx, 11 Nisanda Kln ehrine geti ve ilk ii de 1845 ylnda
kaybettii vatandalk hakkn yeniden talep etmek ve almak oldu.
ngiltere ve Fransadan farkl olarak Almanyada kapitalizm byk bir ulusal pazar tabannda
gelimedii iin geri kalmt. Bu yzden Berlin, Paris ve Londra gibi bir proletarya merkezi deildi. Her
zerk devlet ve eyalete dalm halde yaayan emekilerin byk ksm da zanaatkr kitlesinden
oluuyordu. Bu bakmdan devrimci bir programn ilk maddesi, bu koullarda Alman ulusal birlii
olmalyd. Nitekim Marx ve Engelsin daha Parisi terk etmeden nce, Manifestodaki analize dayanarak
hazrladklar devrim program, ilk maddesinde Btn Almanya tek ve blnmez bir cumhuriyet ilan
edilmitir diyordu.[69]
Marx, Almanyaya dndkten ksa bir sre sonra yazd makalede Almanyann zgl durumunu ok
daha net bir ekilde ortaya koymutur. lkesindeki devrim sorununu 1648 ngiliz ve 1789 Fransz
devrimleriyle karlatran Marx, bu devrimlerde burjuvazinin gerekten hareketin banda olan snf
olduunu sylyor, proletarya bata olmak zere burjuvazi dndaki dier toplumsal kategorilerin ise ya
burjuvaziden farkl karlara sahip bulunmadn, ya da bamsz bir evrim iinde snf veya snf
fraksiyonu oluturmadklarn ekliyordu.[70] Oysa Almanyada durum farklyd. 1848 Avrupa devrimine
ok ynl k tutacak ekilde, Marx analizine yle devam etmitir:
1648 ve 1789 devrimleri ngiliz ve Fransz devrimleri deildi; Avrupa tarz devrimlerdi. Bu
devrimler toplumun belli bir snfnn eski siyasal sistem zerine zaferi deildi; yeni Avrupa toplumu iin
bir siyasal sistemin ilan idi. 1648 ve 1789, burjuvazinin zaferi idiler; fakat o zaman burjuvazinin zaferi,
burjuva mlkiyetinin feodal mlkiyet zerine; ulusal duygunun tarallk zerine, rekabetin lonca sistemi
zerine, mirasta paylamn asalet haklar zerine, toprak sahibinin (ekonomik) hkimiyetinin toprak
sayesinde edinilen (politik) hkimiyet zerine, aydnlanmann batl inanlara, ailenin asil isimler zerine,
sanayinin kahraman tembellik zerine, burjuva hakknn Ortaa ayrcalklarna kar zaferi idi. 1648
Devrimi 17. yzyln 16. yzyl zerine, 1789 Devrimi ise 18. yzyln 17. yzyl zerine zaferi idi. Bu
devrimler gerekletikleri ngiltere ve Fransa gibi dnya blgelerinden ok, o zamann dnyasnn
ihtiyalarn ifade ediyorlard.[71] (talikler Marxa ait).
Bu tabloda Almanyann yeri neydi?
ngiliz ve Fransz devrimlerinde burjuvazi kralla ve aristokrasiye kar tm halk seferber edebilmiti;
Almanyada ise uyuukluk ve rkeklik iinde ge gelien burjuvazi proletaryay arkasnda deil, tehdit
edici bir g olarak karsnda bulmutu. Daha 1813-15 Napolyon savalar srasnda Alman prensleri
ve feodal aalar, kendilerine ve Fransz igaline kar ykselen kurtulu savan Fransz Devrimine
dmanla ve Prusya ovenizmine dntrmeyi baarmlard. ubat 1848 Paris Devriminden bir ay
sonra gerekleen Prusya Devrimi de aslnda Alman burjuvazisinin kendi gcyle kazand bir zafer
deil, Fransz ii devriminin izinde kazanlm bir zaferdi.[72] Alman Devrimi ulusal boyutu olmayan,
bandan itibaren taral bir devrimdi; Viyana, Mnih, Kassel ayaklanmalar ve her trl tara
ayaklanmas ona elik ediyor ve ba ekmeye alyordu.[73] te Almanya kapitalizminin eitsiz
gelime koullarnda, Marxn Kln ehrini semesinin nedenleri bunlard.
Kln ve Neue Rheinische Zeitung
Kln ehri, aristokratlarn, brokratlarn, szde cesur, fakat aslnda korkak, kle ruhlu kk
burjuvazinin ve ok az gelimi iilerin ehri olan Berlinin aksine sanayinin ve proletaryann en
fazla gelimi olduu bir ehirdi.[74] Napolyon kanunlarnn uyguland bu ehir, basn zgrlkleri
asndan da Almanyann en zgr blgelerinden biriydi. Berlinde profesyonel hkimler zgr basna
kar sava halindeyken, Kln, basn davas diye bir ey tanmyordu. Bu zellikleri dolaysyla, Kln,
gazetecilii devrimci teori ile pratiin buluma noktas olarak gren Marx ve Engels iin ideal bir
seimdi.[75]
Marx ve Engels Klne geldikleri zaman baz komnist ve demokratlar zaten byk bir gazetenin
hazrl iindeydiler. Fakat bu gazeteyi yerel bir yayn organ olarak dnyorlar, Marx ve Engelsi ise
Berline yollamak istiyorlard. Engels anlarnda, (yaplan grmelerde) Marx sayesinde, diyor, yirmi
drt saat iinde ar bastk ve gazete bizim oldu.[76] ki dnr yeni gazetelerine eski devrimci
gazetelerini anmsatacak ekilde Yeni Renanya Gazetesi (Neue Rheinische Zeitung) adn verdiler.
Marx ve Engels Klnde devrim alkantlar iinde ancak on drt ay kalabildiler. 1 Haziran 1848te
yayna balayan Yeni Renanya Gazetesi de 19 Mays 1849 tarihli son saysnda okuyucularna veda edene
kadar yaklak bir yl sreyle yayn yapt. ki dnrn tm devrimci yorum ve telkinlerini yayan bu basn
organ sadece bir Alman gazetesi deil, bir Avrupa gazetesi oldu. On iki ay iinde Marx ve Engels tm
Avrupa sorunlaryla ilgili 230 kadar makale yazdlar ve ilhamn tarih maddeci kuramdan alan ilk
gazetecilik rneini verdiler.[77] Sonralar bu tecrbeyi zlemle anmsarken, Engels, Bu bir devrimci
dnemdi; diyordu; byle bir dnemde basnda almak bir zevktir; insan her szn etkisini gryor; her
makalenin, kelimenin tam anlamyla, el bombas gibi vurduunu, top gibi patladn gryor.[78]
Yeni Renanya Gazetesi, adna, alt balk olarak demokrasinin organ szcklerini eklemeyi uygun
grmt. Almanyada ve Avrupann byk ksmnda sosyalist devrim gndemde deildi. Zayf
konumdaki ii snf kavga iinde kendisini eitirken, feodal retim ilikilerini tasfiye eden burjuvaziyle
ilerinde erimeden ittifak zorundayd. Baka bir deyile kapitalizmin gelimesi devrimci bir yn
tayordu ve bu gelime de ancak byk ulusal formasyonlar iinde mmkn olabilirdi.
Marx ve Engels Almanyada devrime giden yolun tek ve blnmez bir cumhuriyetten geecei
kansndaydlar. Oysa kendilerine radikal demokratlar adn veren bir ksm Almanlar svire modelini
ileri sryor, federal bir Almanya istiyorlard.[79] Aslnda federal cumhuriyet, rnein Kuzey Amerikada,
kapitalizmin hzla gelimesine elverili bir zemin oluturuyordu. Fakat Almanyada durum ok farklyd.
Amerika Birleik Devletlerinde federe devletler hep ayn biimde kurulmulard ve lke bykl de
ancak Avrupann tm ile karlatrlabilirdi. Buna karlk Almanya henz trde bir lke haline
gelmemiti ve Almanyada merkeziyetilik iin federal sisteme kar sava, modern uygarlk iin
feodaliteye alm sava demekti.[80] Marx ve Engels kapitalizmin ancak geni bir pazar tabannda
gelieceinden ve bunun proletarya iin de olumlu olacandan o kadar emin idiler ki, bu konuda ilhak
politikalar dahi destekliyorlard rnein, Franszlar nasl Flandre, Alsace ve Lorrainei aldlarsa Prusya
da barbarla kar uygarlk, hareketsizlie kar ilerleme iin Schleswigi ilhak edebilirdi.[81] Ayn
balamda Amerikann ahane Kaliforniyay, onu ne yapacaklarn bilmeyen tembel Meksikallarn
elinden almas da uygarlk ynnde bir adm olmutu.[82]
Marx ve Engelsin gazetelerinde savunduklar d politikay, Engels, yllar sonra yle zetlemitir:
D politikamz basitti: Tm devrimci halklar lehine tavr almak: devrimci Avrupay, Avrupada
gericiliin gl destei olan Rusyaya kar genel bir savaa davet etmek.[83] Bu politika ulusal
btnlemeyi, devrimci demokrasiyi ve kurtulu savalarn birletiren, sosyalist devrime de zemin
hazrlayan bir program erevesinde dnlmt. Mart 1848 devriminden sonra Frankfurtta kurulan
Meclis Polonya sorununu tartrken, Marx da Yeni Renanya Gazetesinde unlar yazyordu: Rusyaya
kar sava neydi? Rusyaya kar sava tm iren gemiimizle toptan, ak ve gerek ekilde ilikimizi
kesmekti; Almanyann birlemesi ve kurtuluu idi; demokrasinin feodal ykntlar zerine kurulmas,
burjuvazinin bir an kendini kaptrd ryann gereklemesi idi. Rusyaya kar sava Slav komularmz,
zellikle de Polonyallar karsnda onurumuzu ve karlarmz kurtarmann tek yolu idi.[84] 1848
devrimlerinin atmosferini yanstan bu ateli cmleler, ilerde greceimiz gibi, Marx ve Engelsin kurtulu
savalar karsndaki durularnn, daha genel olarak da ark Meselesindeki tutumlarnn temelini
tekil edecektir. Gerekten de Marx ve Engels ezilen halklar her defasnda otomatik olarak ezenlere kar
desteklememilerdir. Onlar iin nemli olan hareketin devrimci bir nitelie sahip olup olmamasyd. Bu
devrimci nitelik de arlk, Avusturya ve Prusya gibi mutlak monarilere kar aldklar tavrda ortaya
kyordu. Bunlara kar savaan Polonyallar, talyanlar, Macarlar gazetenin desteini kazanyor; buna
karlk, bamsz bir varla sahip olma abalarnda Avusturya ve arlk monarileri tarafndan Macar,
talyan, Polonya ve Alman halklarna kar kullanlan Gney Slavlar (Srplar, Hrvatlar, Slovaklar,
Bulgarlar) kesin olarak knanyordu.[85]
1848-49 Devrimleri ve Osmanl Devleti
lgintir ki Marx ve Engelsin demokratik devrim ve sosyalizm kavgasnda Osmanl Devletinin ve
Osmanl halklarnn pek ad gememektedir. Gerekten de tarihi ilerleten glerin Bat Avrupa
corafyasnda yer ald bir dnemde Osmanl toplumu ann gerisinde kalmt ve hibir devrimci
kprdanmaya sahne olmad. Yine de kutsal ittifaklar zen, krallar tahtndan eden devrimci dalgalar
Dersaadette de korku yaratmt. stelik 1848 Austosunda ikinci kez sadrazam olan Mustafa Reit Paa
bu korkuyu pekitiren bir de tezkere yazd. Sultana verilen tezkerede, Reit Paa, Fransadaki devrimin
sadece o lkeyle snrl bir hkmet ekli deiiklii olarak kalsa telaa neden olmayacan, fakat
Franszlarn bilinen bozuk (gayri mazbut) tavrlar gereince serbest fikirler yayarak (neri efkr-
serbestye kalkarak) bir genel sava kmasna neden olabilecekleri dncesiyle Osmanl
Devletinde de nlemler alnmas gereini ifade etmiti.[86]
Yar feodal, yar brokratik bir toplum yapsnda ihtilal tehlikesi hangi toplumsal glerden
gelebilirdi?
Osmanl Saray ihtilal tehlikesini daha ok Beyolunda, Avrupadan gelecek fikirlerden
etkilenebilecek gayri-mslim nfusta gryordu. Bunun dnda Mslman halk mahallesi Beikta da
Sultana fazla gven vermiyordu. Tevikiye Mahallesi bu koullarda, 1849da Balmumcu iftliinden
tahsis edilen arazi zerinde kurulmaya baland ve 1908de Hrriyetin lanna kadar da gayri-
mslimlere buradan ev ve arazi satn almalar ya da kiralamalar yasakland. Sultan Mecid bir taraftan
Saray mensuplaryla devlet adamlarn tamamyla bir halk muhiti olan Beiktatan ayrmak dncesiyle
Tevikiye Mahallesini tesis ederken, te yandan da bu yeni mahalleyi bir yabanc ve Hristiyan muhiti
olan Beyolundan tecrit etmek arzusu gsteriyordu.[87]
Dnemin resm vakanvislerinin bile kaydetmedii bu olgu, kukusuz o tarihte nemli bir sosyolojik
gelimeden ok bir zihniyet yapsn sergilemektedir. Karlalan tablo uydu: 1839da Mslmanlarla
Mslman olmayanlarn eit olacan ilan eden Tanzimat Fermanndan on yl sonra, Osmanl merkezinde
gayri-mslimlerin oturmalar yasak olan mahalleler kuruluyordu.
Aslnda korkulacak fazla bir ey yoktu ve Osmanl Devletinde o tarihlerde bir ii snf mevcut
olmad gibi, demokratik taleplerde bulunabilecek Hristiyan-Musevi ticaret ve finans burjuvazisi de
devlet yneticileriyle sk bir i birlii iinde servetine servet katyordu. Bu koullarda ulusal ve
demokratik perspektiften yoksun Osmanl oligarisi, elikiler iinde, bir taraftan Ruslarla birleerek
Eflak-Budandaki devrimi iddetle bastryor, fakat te yandan da Rus zulmnden kaan Polonyal,
Macar ve Eflak-Budanl devrimcileri lkesine kabul edebiliyordu.[88] Marx ve Engels de, o aamada
fazla incelememi olduklar Osmanl Devletini a d bir topluluk olarak gryor ve Avrupa
erevesinde gelitirdikleri analizlerde ona bir yer vermiyorlard. rnein Engels, Rusyann kar-
devrimci roln belirtirken, eski sistemi ykarak uygar halklar gibi rgtlenmek isteyen Eflak ve
Budanllarn ayaklanmasnn kana boulmasn da Ruslarn eseri olarak sunuyor ve bu konudaki Osmanl
katkpsndan sz etmiyordu.[89] lerde greceiz ki Marx Londraya yerletikten ve bir Amerikan
gazetesinin Avrupa muhabirliini stlendikten sonra ark Meselesini analizlerinin merkezine oturtacak
ve Osmanl toplumuyla yakndan ilgilenmeye balayacaktr.
Osmanl parantezini burada kapatalm ve gzlerimizi Yeni Renanya Gazetesinin, 19 Mays 1849
tarihli, kzl karakterlerle baslm bir say ile yaynna son veriine ve Marx ile Engelsin daha sonraki
etkinliklerine evirelim. Biraz da kendi damgasn tayan bir tarih dnemi, devrimci gazete hangi
mesajla kapatmt?
Kzl Say: Bir Dnemin Sonu ve Londraya G
Gazetenin tarih kzl says Marxn bilano ve perspektif niteliindeki bir bayazsyla balyordu.
Bu yazsnda, Marx, misafirperverlik hakkn utan verici bir biimde inedii ve zor kullanarak bir
sosyal cumhuriyet kurma propagandas yapt iin, yirmi drt saat iinde Klnden snr d edilmesini
ngren skynetimin kararn olduu gibi aktaryor, fakat hemen arkasndan da sosyal cumhuriyetin
balangtan beri ak hedefleri olduunu eski saylardan alntlar yaparak hatrlatyordu. Aslnda
deien bir ey yoktu ve kapatma kararnn nedenini baka yerde aramak lazmd. Marx, hkmet ve
skynetime meydan okuyan bir tonda, yazsn yle bitiriyordu: Ve imdiden her trl ulustan
savalardan oluan bir devrimciler ordusu, Rus ordularnn temsil ettii ve birletirdii Eski
Avrupann dousuna kafa tutuyor ve imdiden, Paristen Kzl Cumhuriyet tehdidini sallyor.[90]
Yeni Renanya Gazetesinin kapanmasndan hemen sonra Marx ve Engels Frankfurta getiler.[91] O
srada yeni bir devrimci dalga ykseliyor, buna karlk ordular halk ayaklanmalarna kar mdahalede
isteksiz davranyordu. Marx ve Engels ise, bu koullarda, ulusal boyutlar kazanacak genel bir ayaklanma
bekliyor ve bu ynde eylem ve propagandaya devam ediyordu. Ne var ki Frankfurtta grtkleri sol
milletvekillerinin desteini alamadklar gibi, Bade ve Palatinada da umduklarn bulamadlar. Son
duraklar olan Bingende ise nce tutuklanp, sonra serbest brakldlar ve orada yollarn ayrarak
seyahatlerine farkl ynlerde devam ettiler. Marx bir kez daha devrim bakentine, Parise gitti; Engels ise
Palatinaya dnerek, devrimci olduu iin ordudan ihra edilmi eski bir subayn, August von Willichin
birliine asker yazld. Kendi ifadesiyle eer frsat kar ve (devrimci) sava patlarsa, Yeni Renanya
Gazetesinin bir yayn kurulu yesine layk olabilecek tek yer buydu.[92]
Marx ise Pariste tm devrimci rgtlerle temasa gemi ve bir yl nceki devrimi tamamlayacak genel
ayaklanmann hazrlklarna katlmt. Bu amala gizli bir sosyalist komite kurulmu ve iilere
datlacak silahlar depolamaya balamt. Parlamentodaki devrimci partinin (La Montagne) szcs
Ledru-Rollin de 11 Haziranda, Mecliste, Anayasay ineyen Louis Napolyonu tehdit ederek
cumhuriyetilerin her trl vastayla, gerekirse silah zoruyla Anayasay koruyacaklarn ilan etmiti.[93]
Ne var ki sadece iki gn sonra da ayn lider, ayn yerde bu kez bar bir gsteri yapacaklarn syledi
ve... tm emekilerin gvenini kaybetti.
Bar gsteri, svari birliklerinin ani bir baskn ile datld. Proletarya pasif davranm ve silah
deposu bile korunamadan askerlerin eline gemiti. Durum bir yl nceki devrimin tamamen tersi idi.
Marxn yazd gibi, 13 Haziran 1849, 1848 Hazirannn intikamndan baka bir ey deildi. O zaman
proletarya La Montagne (sol parti) tarafndan terk edilmiti; imdi ise La Montagne proletarya
tarafndan terk ediliyordu.[94] Pariste skynetim ilan edildi ve kitlesel tutuklamalar balad. 13
Haziran sadece Fransz kk burjuva demokrasisinin yenilgisi olmam, ayn zamanda tm Avrupada
devrim iin ar bir yenilgi olmutu.
Bu yenilgi her eyden nce tm emekilerin yenilgisiydi; fakat devrime katlm, hatta yer yer byk
riskler alm renciler kategorisi de yenilenler arasndayd. Devrim analizlerinde karlalan bir sorun
da uydu: renciler bir toplumsal kategori olarak devrimci gler arasnda yer alabilir miydi?[95]
Gerek udur ki 1848 devrimiyle ilgili yorumlarnda, Marx ve Engels, hibir zaman rencileri toplumsal
snflardan bamsz, zgn bir kategori olarak dnmediler. Geri daha sonralar, Viyanadaki
ayaklanmay anlatan Engels, devrime katlan rencilerden sz etmi ve silahl ve muhafz alayndan
daha disiplinli drt bin rencinin devrimcilerin silahl birliklerinin gerek gcn oluturduklarn
yazmt. Bunlar, Engelse gre, iilerle burjuvazi arasnda bamsz ve epeyce hareketli bir pozisyon
alarak harekete katkda bulunmulard.[96] Ne var ki sonu bozgunla bitince, Engelsin ifadesiyle,
kendilerini esprinin temsilcileri olarak nitelemekten holanan devrimci renciler, (eer, gerekli
niteliklerden hibirine sahip olmadklar halde, subay olmak zere seilmedilerse) kavgadan ilk kaan
unsurlar oldular.[97] Ksaca renci hareketlerine, son tahlilde, yine snfsal beklenti ya da kayglar
egemen olmutu. imdi biz renci sorunuyla ilgili parantezi burada kapatarak tekrar 1848 Parisine ve
kar-devrime dnelim.
1848 Hazirannda devrimci giriimin bastrlmasndan sonra kurulan bask rejiminde, Marx,
tutuklanmadan zor kurtuldu ve son be ylda sk sk karlat gibi yeni bir srgn kararyla karlat.
Eer Fransada kalmak isterse ancak Bretagneda, ldrc hastalklarn hkm srd bataklk bir
blgede (Marais Pontins) kalabilecekti. Marx, Engelse gnderdii mektupta maskeli bir cinayet
giriimi olarak niteledii bu izine itibar etmedi ve yeni yerleme merkezi olarak Londray seti.[98]
Hayatn Almanyada tehlikede grd Engelsi de Londraya aryor ve orada Almanca bir gazete
karmay planlyordu.
Marx 24 Austos 1849da Londraya, artk mrnn sonuna kadar kalaca kapitalist metropole geldi ve
yerleti. Bylece sadece kendi hayatnda deil, Avrupann devrim tarihinde de yeni bir dnem
balyordu. Arkada kalan frtnal yllarda eylem (praksis) n plana kmt; artk uzun bir sre teori n
planda olacak, Marxn bu alandaki almalar Kapital ile noktalanacakt.
Tarih Materyalizm: Kaynaklar ve Gncellik
Marx, 1860 ubatnda dostu F. Freiligratha yollad mektupta 1852de kendi nerisi zerine
Komnist Birliinin kapatlmasndan sonra hibir gizli ya da ak rgte ye olmadn; dolaysyla,
geici anlamyla parti szcnn sekiz yldr kendisi iin artk mevcut olmadn sylyordu.[99]
Ayn yl, Marx, New Yorklu komnistlerin partiyi canlandrma giriimlerine de olumsuz yant verdi.
Onlara da kuramsal almalarnn, ii snfna, Kta Avrupasnda an tamamlam rgtlere
katlmasndan ok daha yararl olacana inandn yazmt.[100] Bu kuramsal almalar korkun mali
skntlar, hastalklar ve evlat aclar arasnda, gecikmeli olarak 1867 ylnda, Kapitalin yaynlanmas ile
taland. Arada, 1864 ylnda, Marxn bu kez etkili olabilecei dncesiyle katlmay reddedemedii
Enternasyonal Emekiler Dernei (1. Enternasyonal) kurulmutu.
lerleyen sayfalarda Marx ve Engelsin praksis felsefesi erevesinde devrimci rgtlenme ve eylemle
ilikilerine tekrar dneceim. Burada iki dnrn bilim ve felsefe tarihine tarih ve diyalektik
materyalizm olarak gemi olan teorik rnlerinin genel bir tablosunu izmek istiyorum. Fakat daha nce
gnmzde konuya nasl yaklaabileceimiz hakknda iki noktay akla kavuturmamz gerekiyor.
Bunlardan birincisi tarih maddecilikle ilgili aratrmamza temel tekil edecek kaynaklarla ilgilidir.
kincisini ise Marx ve Engelsle aramzda oluan tarihsel aralktan doan gncellik sorunu tekil ediyor.
Kapital, kukusuz Marxn ve de tm sosyalist yaznn bayaptdr. Ne var ki, bu temel eserin ncelii
tartma gtrmez olsa bile, tarih materyalizmi incelerken sadece Kapital ile yetinemeyiz. Engels,
1885te Komnist Birliinin tarihini anlatrken, daha 1845te Brkselde bulutuklar srada, Marxn
tarih maddecilik kuramn tamamen gelitirmi olduunu yazmt.[101] Yine Engels, Marksizm bal
altnda toplad teorik btnl bilimsel sosyalizm olarak adlandrmt. Yakn tarihlerde de, baz
kuramclar, tarih maddeciliin bir genel teori olduunu, Kapitalin ise kapitalist retim biimini
inceleyen zel bir bilim dal (ekonomi politik) tekil ettiini ileri srmlerdir. Bu ve buna benzer
neriler nda, Marksizmi, Marx ve Engelsin 1845deki yazlarndan (Kutsal Aile, Feuerbach
zerine Tezler), Anti-Dhringe (1878) kadar uzanan geni bir erevede incelememiz gerekiyor. Ne var
ki bu yaznsal erevede de Marx ve Engelsin kuram ve yntemlerini dorudan sergiledikleri baz eser
ve sunular vardr: Alman deolojisi (zellikle genel giri ksm); 1857 El-Yazmalar (Grundrisse);
Ekonomi Politiin Eletirisinin nl nsz (1859); Kapitale yazlan nszler ve mal fetiizmi,
ilkel birikim konularndaki analizler ve nihayet Engelsin Anti-Dhring (1878), Ludwig Feuerbach
(1886) balkl eserleri gibi. Aadaki satrlarda tarih ve diyalektik materyalizmi byle bir referans
erevesi iinde anlatmaya alacaz. imdi szn ettiimiz zaman aralndan doan ikinci soruna
geebiliriz.
Marx ve Engels eserlerini bir buuk yzyl kadar nce, gnmzden hayli farkl sosyoekonomik koullar
iinde verdiler. Marksist reti, aradan geen bu uzun zaman dilimi iinde sosyal kavgalarla beslenen ve
yer yer de yeni kavgalara yol aan deiik yorumlara urad. te yandan Sovyetler Birliinde, in Halk
Cumhuriyetinde ve bunlara kar mesafesini alm baz zerk tecrbelerde (Yugoslavya, Kba,
Arnavutluk) devlet doktrini stats kazanm olmas bu yorum ve tartmalar derinden etkileyen bir faktr
oldu. Bu konularda zengin bir yazn olumu, uzmanlam kitaplklar kurulmutur. Ne var ki 1989da
Berlin duvarnn yklmas ve arkasndan da Sovyetler Birliinin kmesi bu yaznn gncelliini geni
lde ortadan kaldrm ve bu (Marksist-Leninist-Maoist-Kastrist-Titist vb.) tartmalar da bir lde
tarihin arivlerine gndermitir.
Burjuva ideolojisine gre Sovyetler Birlii ile birlikte Marksizm (ve onunla beraber tarih) de bitmi,
liberalizm mutlak zafer kazanmt. Yaratlan bayram havas somut ifadesini finansal sermayeyi
kstlayacak her trl kurala sava aan nlemlerde buldu. nl Amerikan niversiteleri ve iletme
okullar bu kreselleme kampanyasnda ba ektiler ve sonunda da ironiyle sz ettikleri Marksizm-
Leninizm lm-i Hlinin yerine Kreselleme lm-i Hlini yerletirmeyi baardlar. Akl ve aklcl
aalamay ilke edinmi postmodern dalgalarn biimlendirdii bir dnyada artk kresellemeye
kar kmak, a d olmann, Aydnlanma yanlglarna geri dnmenin en ak ifadesiydi. Bugn
Marksizmi byle bir ortamda yeniden okuyoruz. Ve diyoruz ki, yukardaki itirazlar hi paylamamakla
beraber, biz de son yirmi otuz yl yok sayamayz ve Marksizmi tarihe karm partilerin yorum ve
nerileri erevesinde okuyamayz: Tpk bu tecrbeleri hi yaanmam sayamayacamz gibi. Bylece,
ilk aamada, Marx ve Engelsin yukarda szn ettiim eserlerine dayanarak, tarih ve diyalektik
materyalizmin temel tezlerini ve yntemini zetlemeye alacam; ikinci aamada da ana hatlaryla daha
sonraki gelimeleri ve tartmalar zetleyeceim.
Tarih ve Diyalektik Materyalizm
Marx ve Engels dnce sistemlerini gelitirirken akademik alanda karlatklar en ileri bilim dal
iktisat ilmiydi ve o da en yetkin ifadesine kapitalizmin en gelimi olduu ngilterede kavumutu. yle
ki Byk Britanya iktisat okulu kapitalizmin henz emekleme safhasnda olduu Almanyada bile
dikkatleri ekmeyi baarmt. Hegel, son eserlerinde ngiliz ekonomi politiinin vgsn yapm;
Engels de ok gen yalarda, bir fabrikatr olu olarak, Manchesterde, iktisat kuramlarn Marxtan da
nce incelemiti. Ne var ki ngiliz iktisatlar, konuya, kendi ulusal dnce gelenekleri balamnda,
ampirist yntemle ve genel kuram ya da sistem kayglarndan uzak bir ekilde yaklayorlard. rnein
ngiliz ktisat Okulunun zirve noktas olan Ricardo, Marxn iaret ettii gibi, kr-rant, kr-cret
kartlklarn ve snf elikilerini kararl bir ekilde aratrmalarnn balangc yapm, fakat bu
elikileri, saf bir ekilde toplumlarn doal, deimez kanunu olarak formle etmiti. Ve bylece
burjuva bilimi bir daha amayaca snrlara ulamt.[102] Oysa ok gen yalarda Hegelin diyalektik
yntemini benimsemi olan Marx ve Engels iin doal ve deimez toplum kanunlar yoktu ve
Ricardonun idealist yntemi bu gerei gizleyerek kapitalizmi lmszletiriyordu. te yandan Fransz
Devriminden sonra Fransz tarih-yazcl, yakn gemiin oluturduu sosyal laboratuvardan beslenerek
toplumsal tarih anlayna dnm ve analizlerini snfsal olgulara dayandrmt. Bylece tarih ve
diyalektik materyalizm 19. yzyln ortalarnda, farkl kltr geleneklerinin rn olan ve dhiyane bir
abann baz zl katklarla senteze ulatrd eden olutu: Alman felsefesi; ngiliz ekonomi politii
ve Fransz toplumsal tarihilii. imdi bu eleri biraz yakndan grelim.

A) Alman Felsefesi

Marx ve Engels salt felsefi sorunlar konu edinen bir eser vermediler. Kendilerini Hegel diyalektiinin
mirass olarak gryorlard ve yaptklar ey de, Marxn deyimiyle, Hegelde mistik bir zarf iinde
gizlenmi olan rasyonel ekirdei ortaya karmak ve ba zerinde yryen diyalektii ayaklar
zerine oturtmak olmutu.[103] Marx, Kapitalin ikinci basksna yazd nszde bu konuda unlar
sylemitir: Diyalektik yntemim, Hegelin ynteminden sadece temeli itibariyle ayrlmyor; onun tam
tersidir. Hegelin de ad altnda ahslatrd dncenin hareketi, gerein (Realitt) yaratcsdr ve
gerek de denin duyumsal (fenomenal) biimidir. Benim iin ise, aksine, dncenin hareketi gerein
insan beynine yansm olan ifadesidir.[104]
Marx yntem sorunuyla youn bir biimde megul olduu bir srada da, bir vesileyle Hegelin Logikini
gzden geirirken bu dnre borcunu anmsam ve Engelse eer bir gn byle bir alma iin
yeniden zaman bulursam, saduyu sahiplerine Hegelin kefettii, fakat ayn zamanda mistikletirdii
yntemi anlatmay ok isterim diye yazmt.[105] Biliyoruz ki Marx bu zaman hibir zaman bulamad ve
Hegelin yntemi hakknda ok istedii eseri de veremedi. Aslnda, mektubun tarihine bakarak, Marxn
bu konudaki sessizliinin zaman bulamamann tesinde baz baka nedenleri olduunu da dnebiliriz.
Sanyorum ki, Marx, daha sonraki almalar srasnda, diyalektiin soyut bir biimde sunulmasnn
gereine inanmad; nk bata Kapital olmak zere, tm somut analizlerinde diyalektik zaten uygulama
halinde idi. Bununla beraber Marksizmin felsefe ile ilikisi gnmze kadar sorgulama ve tartma konusu
olmaktan kurtulamad.
Marksizm bir felsefe yaratmad, fakat kendisini daha nceki felsefi sistemlerden ayran iki felsefi
ilkeden ya da n-kabulden (Voraussetzung) hareket ediyordu. Bunlardan birincisi materyalizm idi ve bu
materyalizm 18. yzyln mekanist materyalizminden farkl olarak diyalektik materyalizm idi. Marx
daha Feuerbach zerine yazd Tezlerden (1845) itibaren, Hegelin aksine, madde dnyasyla dnce
dnyasn ayrmt. Bu elbette ki dnce dnyasnn tamamen soyut, nesnel gerek (Realitt) d ve
dnyadan kopuk olduu anlamna gelmiyordu. Dnce ve teori dnyas maddi dnyann zihin dnyamzda
yansmas, kendi gelime kurallar iinde ve aktif bir biimde yeniden retilmesi idi. Ancak bu ikilem
epistemolojik planda u sonucu douruyordu: Teorik planda diyalektik materyalizm ve tarih
materyalizm, aralarnda bilimin henz inandrc bir btnlk kuramam olduu iki ayr alan
oluturuyorlard. Tarih materyalizm pozitivist tarih-yazcln farkl bir metodoloji ve kuramsal
katklarla zenginletiriyor ve ona bilimsel bir stat kazandryor; diyalektik materyalizm ise epistemolojik
ve metodolojik bir tavrla nesne dnyasna eiliyor, heuristik (bulmaya ynelik) ekilde, doadaki
diyalektik gelimeleri kefetmeye alyordu. Bu ayrm pratikte de Marx ile Engels arasnda bir i
blmne yol am ve Marx esas itibaryla (hayatta iken sadece ilk cildini yaymlayabildii) Kapital ile
talanan tarih materyalizm almalarn yrtrken, Engels de, (hayatta iken tamamlayamad) Doa
Diyalektii zerinde younlamtr.
Bu ksa aklamamz gsteriyor ki Marksizmde sistemletirilmi bir felsefe yoktur; zaten tarih
materyalizm Hegelde en yetkin ifadesini bulan sistemik dncenin yadsnmas ile ortaya kmtr. Daha
genel bir ifade ile tarih materyalizm, Hegelin diyalektik yntemiyle dnemin en ileri sosyal ve iktisadi
kuramlarnn bulumas sonucunda domutu. Bunlarn iinde de en nemli dayana kukusuz Hegelin
yntemi tekil ediyordu.[106] Oysa Hegel, Marxn mistik zarf dedii bir sistem iinde sunduu bu
diyalektikle byk bir ne kavumu Alman niversitesinin yldz olmutu. Buna karlk sistemin
rasyonel ekirdei kuku ve endie yaratyordu. Bu paradoksal durumu, Marx, yle aklamtr:
(Hegelin sistemi) mistik giysisi altnda mevcut durumu yceltir gibi grndnden, diyalektik
Almanyada moda oldu. (Buna karlk ayn diyalektik) rasyonel ynyle de ynetici snflar ve
ideologlar iin iren bir ey ve bir skandal halini ald; nk mevcut durumun pozitif kavranna,
kanlmaz elikilerin hemen anlalmas ve zorunlu yok olmalar olgularn da ekliyordu[107] Ksaca
Hegelde sistem tutucu, diyalektik ise devrimciydi.
Tarih materyalizm, geleneksel felsefenin yadsnmas, Marx ve Engelsin Alman deolojisi bal
altnda eletirdikleri sistemik ve metafizik dncenin reddi zerine kuruldu. Hegel, tarihsel ve diyalektik
yntemiyle bu iki dnemi balayan bir halka olmutu. Engelsin gnmze de k tutan ifadesiyle,
bylece, tarihten ve doadan kovulmu olan felsefe, var olabildii kadaryla saf dnce alanna, yani
mantk ve diyalektik olarak dnce srecinin kanunlarnn kuramsal alanna snyordu.[108] Engelsin
bu szlerinin aka gsterdii gibi, iki dnr, bu alandaki aratrmalarn felsefe olarak deil, nesnel
olgularn kendi i elikileri iinde bilimsel olarak sergilenmesi olarak gryorlard. Oysa Marksizm-
Leninizmin Sovyetler Birliinde devlet felsefesi haline gelmesinden sonra karlalan olumsuz
gelimelerden biri de Doa Diyalektiinin yeniden felsefe statsne ykseltilmesi ve heuristik
nitelikli bir ilkenin tartlmaz bir dogma niteliine brnmesi olmutur.[109] Doa diyalektii sadece
felsefenin ontolojik sorun olarak tartt konuyu dogmalatrmyordu; ayn zamanda bilgi kuramn da
pasif bir temele oturtuyor ve bilgilerimizin nesnel dnyann yansmalar olarak kazanldn ileri
sryordu. Oysa tarih maddeciliin kurucular Feuerbach zerine Tezler ve Alman deolojisinde
bilgilerin kazanlmas srecine praksis, dil ve dilin tarih oluumu balamnda yaklamlar ve ada
aratrmalara temel tekil edecek zmlemeler getirmilerdi. Marx daha 1845te, Feuerbach hakkndaki
tezlerinde, daha nceki tm materyalizm ekillerinin nesne, fiil gereklik ve duyarl (Gegenstand,
Wirklichkeit, Sinnlichkeit), praksis ve znel olarak hissedilen eylemler eklinde deil de salt nesne ve
sezgi olarak pasif ekilde kavradklarnn ve aktif tarafn da (Hegelde olduu gibi) idealist felsefe
tarafndan gelitirildiinin altn iziyordu.[110] Fakat biz bu tartmay daha sonraya brakarak,
Marksizmi yaratan ikinci bilgi dalna, ekonomi politie geebiliriz.

B) Ekonomi Politik

Marx, iktisad analizinde ngiliz iktisatlarn deeri emee dayandran kuramlarndan (emek-deer
kuramndan) hareket etmitir. Fakat burada da eklektik bir giriimden ok, yapc elerini aan ve
zenginletiren (Aufhebung) diyalektik bir sentezle kar karyayz. Bu sentez klasik iktisatlarn asla
tasarlamadklar bir tarih sre erevesinde dnlm ve yeni kavramlar retilerek
gerekletirilmitir.
Marx, Kapitalin nsznde, bu eserde kapitalist retim biimini ve ona tekabl eden retim ve
deiim ilikilerini inceliyorum der (italikler Marxn).[111] Bu ifadede yeni ve temel bir kavram olarak
retim biimi kavram ile karlayoruz. Marx, kapitalist sistemi klasik iktisatlar gibi doal ve
deimez bir sistem olarak deil, daha o tarihlerde egemen olan, fakat zaman iinde snrl, tarihi bir
kategori olarak ele alyordu. retim biimi, retim gleri ve retim ilikileri (alt-yap) ile devlet ve
ideoloji (st-yap) elerinden oluuyor ve Marxn toplumsal ve ekonomik formasyon dedii
toplumsal birimler temelinde geliiyordu. Kapitalist retim biimi egemenliini ulus-devlet dediimiz
bu birimler erevesinde kurmutur.[112]
Tarih maddeci kuramn kurucusu, bugn son derece basit ve ak grnen, fakat toplumsal dnce
tarihinde bir devrim nitelii tayan bulgusunu Eknomi Politie Giriinin nl nsznde yle
sunmutur: (Pariste ve Brkselde baladm) aratrmalarm u sonuca vard: Hukuki ilikiler ve
devlet ekilleri ne kendi balarna ne de insan zihninin szde geliimi sayesinde anlalabilirler. Aksine,
bunlarn kkleri maddi varolu koullarndadr. Hegel bu maddi koullarn btnln, 18. yzyl Fransz
ve ngiliz dnrlerini izleyerek sivil toplum olarak adlandrmt. Sivil toplumun anatomisi de, ekonomi
politikte aranmaldr.[113]
Bu ifadede grld gibi, Marxn katks, genel bir kavram olan sivil toplumun anatomisini yaparak
ve bu zmleme ile yeni kavramlar (retim biimi, retim ilikileri, retim gleri) gelitirerek ortaya
kmtr.[114] Bu ekilde ina edilen kuramsal btnlk de o dnemin akademik i blmnn ifadesi olan
bilim snflamasnn snrlarn fazlasyla amaktadr. Marx, Kapitalde esas olarak kapitalizmin
ekonomi politiini incelemi olsa bile, bu temel eser Adam Smith ya da Ricardonun anlad ekliyle
ekonomi politik erevesinde dnlemez. Marx, baz mtevaz beyanlarna ramen, kukusuz
devrimci katksnn farkndayd. Bu katk, bir ynyle de teori ile pratii birlikte dnmesinden
kaynaklanyordu. Kapitali yazarken emeki dostu Klingse yollad mektupta, Marx, eserinin teorik
planda burjuvaziye altndan asla kalkamayaca bir darbe vuracan sylemiti.[115] Ayn yllarda
Birinci Enternasyonal da devrimci kuram pratie geirmeye alyordu.
Kapitalin bilimsel plandaki temel katklar nelerdi?
Kapitalde sadece kapitalist retim biiminin douu, egemen konuma gelii, temel kategorileri ve i
elikileri sz konusu deildi; ayn zamanda yepyeni bir tarih metodolojisi ve geleneksel (ykc) tarih-
yazcln bilimsel statye ykselten epistemolojik bir devrim sz konusuydu. Bu devrim iki temel ilkeye
dayanyordu. Bunlardan birincisi tarih analizlerin bugn anlamakla balayacan; yani dnden bugne
deil, bugnden dne bakarak gereklere ulalabileceini ifade eden ilkeydi. Toplumsal ilikilerin ok
daha karmak bir yap arz ettii bugn anladmz lde dn de anlayabilirdik. Ksaca, Marxn zl
ifadesiyle (maymunun anatomisi insann deil) insann anatomisi maymunun anahtar idi. Bylece ancak
iinde bulunduumuz kapitalist sistemi anlayarak daha nceki (komnal, kleci, feodal) retim biimlerini
de anlayabilirdik. Marx, metodolojiyle ilgili nl bir nsznde bu konuda unlar yazmtr: Burjuva
toplumu imdiye kadar en gelimi ve eitlenmi retimin tarih iindeki rgtlenme biimidir. (Bu
toplumun) yaplarnn anlalmasn ve koullarn ifade eden kategoriler, ayn zamanda harabeleri ve
unsurlar zerine kurulduu ve henz almam birtakm kalntlarn sinesinde barndrd baz
kaybolmu toplumlarn anlalmasn da salar. nsann anatomisi maymunun anatomisinin anahtardr.
Bunun gibi, burjuva ekonomisi, antik ekonominin vb. de anahtarn verir.[116] Bylece sz bu
aklamada ad geen ve kapitalizmi anlamamz mmkn klacak kategorilere getiriyoruz. Marxn
metodolojisinin ikinci temel ilkesi burada karmza kmaktadr.
Marx, kendi bilim anlayn, daha nce Hegelin de yapt gibi metafizik ve ampirist ilim anlaylarn
eletirerek ortaya koymutur. Tarih maddeci anlaya gre bilimsel gereklere dolaysz, ham bilgilerle
varamazdk. Eer gereklere, dorudan, duyularmzla kazandmz verilerle ulaabilseydik ayrca
bilimsel aratrmalara gerek kalmazd. Kald ki toplum bilimciler doa bilimlerinde olduu gibi maddi
dnyay ok daha yakndan tanmamz salayacak arasal donanma da sahip deildiler. Bu alanda
bilimsel gereklere varmann arac soyutlama ve bu yolla ulalan temel kategoriler idi.
Bilimsel almada balang noktamz ister istemez ilk (intuitive) bilgilerimizi tekil eden genel
kategoriler olacakt: Toplumun nfusu, nfusun ehirde ve kyde yaayan kesimleri, toplumsal snflar
gibi. Bylece giderek Marxn toplumsal hcreler dedii en soyut kavramlara ulaacaktk. Marx
kapitalizmin egemen olduu bir toplumda yaayan bir dnr olarak analizine nce duyularla elde edilen,
gzle grnr elle tutulur ham bilgilerle balam ve soyutlamalarla mal, para, emek gibi kategorilere
ulamt. Daha sonra, bu kez temel hcrelerden (emek, para, mal) balayarak, asl bilimsellii tekil
eden zihinsel etkinlik iinde, toplumsal yaplanmay yeniden kurmutu. imdi bilimsel aratrma
yntemini nasl akladn bizzat Marxn kaleminden okuyalm: Toplumsal hayatn biimleri zerinde
dnme ve sonu olarak da bilimsel analiz, nesnel dnyadaki hareketin tam tersi bir yol izler. (Bilimsel
analiz) belli bir gelimenin rnleri ile daha nce olumu verilerle balar. Emein rnlerine mal
damgasn vuran ve bylece bunlarn dolamn nceleyen biimler, toplumsal hayatn doal biimleri
gibi sabittirler ve insanlar ancak daha sonra kendilerine deimez grnen bu biimlerin tarih
anlamlarn deil gizli anlamlarn kavramaya alrlar.[117]
Bu yntem erevesinde, Marx, Kapitale u cmle ile balamtr: Kapitalist retim biiminin egemen
olduu toplumlarda zenginlik bir byk mal bolluu eklinde ortaya kyor.[118] Ve iinde
bulunduumuz burjuva toplumunda, emein rnnn mal ekli ya da maln deer ekli ekonomik hcreyi
tekil ediyor.[119] Ne var ki herkesin mallar grmesine, bunlarn yararn ve deerini anlamasna
ramen, iki bin yl aan bir srede mal denilen nesnelerin srrna kimse nfuz edememi ve bu
konuda hep metafizik incelikler ve teolojik ukalalklar egemen olmutur.[120] te Marxn katks burada
ortaya kyor ve piyasada dolaan mallarn aslnda emein rn olduunu, fakat emein de mallarn
kullanma ve deime deerlerine gre ikili bir yap arz ettiini ifade ediyor.
Bilindii gibi mallar belli insan ihtiyacn karlayan, yararl nesnelerdir ve baz maddi elerin bir
emek harcanarak ilenmeleri ile retilirler. Aslnda reel olarak sarf edilen emek zgl niteliktedir ve
retilen maln kullanma deerine, yani ondan nasl yararlanlacana gre deien zellikler tar. rnein
ekmek yapmak ile elbise yapmak ok farkl emek trlerini gerektirir. Ne var ki retilen nesnenin mal
olabilmesi iin sadece yararl olmas yetmez; ayrca piyasada bir de deiim deerine sahip olmas
gerekir. Bu ise farkl mallar arasnda deiimi mmkn klacak ortak bir birimin varln zorunlu klar.
Tarihte uzun sre farkl toplumlarda farkl mallar tarafndan gerekletirilen edeerlilik birimi, belli
bir aamada para tarafndan yerine getirilmeye balanmtr. Oysa aslnda para grnts altnda
yaplan deiimin temelinde de yine emek deiimi vardr. Fakat bu kez sz konusu olan emek, artk
mallarn (rnein ekmek ve elbisenin) kullanma deerine gre farkl nitelikler gsteren emek deildir;
burada sz konusu olan emek, pazar ekonomisini anlamak iin soyutlama ile ulatmz ve bir
toplumdaki tm kullanma deerlerinin retilmeleri iin harcanan emei gz nne bulundurarak
varsaydmz emek birimidir. Marx soyutlama yoluyla retilen bu tr emei mallarn retilmesi iin
toplumsal olarak zorunlu zaman birimi paydas altnda eitliyor. Mallarn retilmesi iin toplumsal
olarak zorunlu zaman, diyor Marx, belli bir toplumsal formasyon iin normal saylacak koullarda,
ortalama beceri ve younlukla sarf edilmi her emein gerekli kld zamandr.[121]
Emek-deer kuram Marxn ngiliz iktisatlarna borlu olduu bir kuramd. Buna karlk emein ikili
yaps Marxn bulgusudur ve bu, tm tarih maddeci kuramn temel tan tekil eder.[122] Ancak Marxn
ekonomi politik grnm altnda toplum bilimlerine katks emein ikili yapsn kefetmekten ibaret
deildir. Dier bir bulgusu da, ilkiyle yakndan ilikili olarak, emek gcnn piyasada alnp satlan bir
mal haline gelmesinin sonucu olan art-deer kuramdr. Kapital yaynlanmak zereyken Engelse
yollad mektupta, Marx, kitabndaki en iyi eyleri u iki madde halinde zetliyordu: 1) lk blmden
itibaren kullanma deeri ya da deiim deeri olarak ifade edilmesine gre emein ikili niteliinin
aydnlatlmas (ki olgularn anlalmas tamamen buna dayanyor); 2) Art-deerin kr, faiz ve toprak rant
gibi zel biimlerinden bamsz olarak zmlenmesi (italikler Marxa ait).[123]
Marx, art-deer kuramn para birikiminin sermayeye dnmesi sreci iinde emek gcnn de mal
haline dnmesi balamnda aklamtr. Kapitalizm daha nceki retim biimlerinde de karlatmz
mal dolamnn evrimi ile ortaya kmtr. Bu dolamda mallar genel edeer niteliindeki para
araclyla dier mallarla deitiriliyor ve art-deer ortaya kmyordu. Marx bu mal dolam
aamasn, M-P-M (Mal-Para-Mal) formlyle ifade etmitir. Buna karlk sermayenin genel forml ise
P-M-P (Para-Mal-Para) eklinde karmza kmaktadr. Ne var ki bu formlde yer alan ikinci para
miktar (P), birinciden daha fazladr ve art-deeri de bu fark tekil ediyor. Tm sorun bu farkn nereden
kaynaklandn aklamaktr.
Marx, art-deeri yaratan fark piyasada yer alan ve dier mallar gibi satn alnan zgl bir maln
varl ile aklamtr. Bu mal iilerin emek gcdr. Tarihte baz Batl lkelerde feodal rejimin
zlmesi ve dorudan reticilerin retim aralarndan koparak yurtsuz-ocaksz hale gelmesi ile
zerkleen bir ksm kyller, yaamak iin emek-glerini satmaktan baka bir eye sahip olmadklar
iin proleterleiyor ve emek piyasasna mal olarak giriyorlard. Marx bu evrimi ilkel birikim olarak
adlandrmtr. Emei d koullarndan koparan tarih hareket; ite size burjuva dnyasnn tarih
ncesine ait olduu iin adna ilkel denilen ince birikim szc! der Marx (italikler Marxn) ve
kapitalizmin ilkel birikimini ilahiyatlarn ilkel gnahna benzetir.[124] lkel birikim sreci, bir yanda
parasal sermaye birikimi, te yanda da yurtsuz-ocaksz kyllerin ortaya kmasyla, feodal snflarn
tasfiyesi ve modern snflarn (burjuvazi ve proletaryann) douu olarak somutlar. Bunun temelinde de
retim koullarndan dlanm kyllerin emek-glerini pazarlamalar olgusu yatar.
Ne var ki emek gc piyasadaki dier mallara benzemeyen ve kendine zg nitelikleri olan bir
maldr. Bu zgl maln tketilmesi emek harcanmas (emekilerin fabrikalarda altrlmas) eklinde
somutlar ve emek de deer yaratr. Tm mallar gibi bu maln da bir piyasa deeri vardr ve bu deer,
iinin saln ve emek gcn koruyacak lde beslenmesini ve dinlenmesini salayacak bir crettir.
Bu cretin emek olarak ifadesi ise, emek gcnn yeniden retimi iin toplumsal olarak gerekli olan
emek-deer birimidir. Sermaye sahibi pazarda emek gcn bu fiyattan satn alr ve bundan iki yolla art-
deer elde eder. Birincisi emek gcn piyasada satn ald deerden fazla altrarak (alma
saatlerini artrarak) yaratlan deeri kr eklinde bilanosuna ekler. Diyelim ki emekinin emek gcn
yeniden retebilmesi iin toplumsal olarak gerekli zaman alt saattir; onu bu deere satn alan sermaye
sahibi, emekiyi on iki saat altrarak yzde yz orannda bir art-deer elde eder. Engels henz bu
kavramn mevcut olmad 1840larda ngiliz ii snfnn alma (art-deer yaratma) koullarn tm
plakl ile incelemiti. Marx ise yine ngiliz ii snfnn 1860lardaki koullarn, Kapitalde, tm
sosyal mevzuat, istatistikleri ve fabrika tefti raporlarn okuyarak ortaya koymutur.
Art-deer yaratlmasnn ikinci yolu ise, teknolojik yenilikler sayesinde emein retkenliini
artrmaktr. Bu yolla elde edilen art-deer retimini Marx, greli art-deer olarak nitelemitir.
Gnmzde ok farkl bir tabloyla kar karya olduumuz ve kimi burjuva ideologlarn Elveda
proletarya! fikrine gtren bu konuya ilerde tekrar deineceiz.
Marxn mal, emein ikili yaps ve art-deer ile ilgili analizleri kapitalizmin temel elikilerini ve bu
retim biimini tarih olarak snrl klan zellikleri ortaya koyuyor. Ne var ki Kapitalin yazlmasndan
itibaren yaklak yz elli yl gemesine ramen bu retim biimi ok daha karmaklam ve
kresellemi boyutlar iinde karmzda duruyor. Marx ve Engels 1848 devrimleri srasnda
kapitalizmin temel elikilerinin bu sistemin almasna yol aacan dnmler ve Manifestoyu da bu
perspektifte kaleme almlard. Yllarca sonra Engels, o gnk beklentilerini biraz da genlik cokusu
olarak nitelemitir.
Gerekten de aradan geen sre kapitalizmin genileme ve yeni koullara uyma potansiyelinin ne kadar
byk olduunu ortaya koymu bulunuyor. Aslnda Marx ve Engels bu potansiyelin tamamyla
farkndaydlar ve Atlantik tesinde en saf ekliyle ve hzla gelien kapitalizm bu inanlarnn
dayanaklarndan birini tekil ediyordu. Hatta daha da ilerisini, bugnleri gryorlard. Kapitalizmin
bugn yaadmz kreselleme srecini, kapitalizmin arlk merkezinin giderek in, Hindistan ve
Asya kaplanlarna kayn daha 1850de Marx u cmlelerle haber vermiti: Gelecekte Pasifik
Okyanusu, Antik ada Akdenizin, gnmzde de (1850de) Atlantik Okyanusunun oynad rol
oynayacak: Dnya ticaretinin byk su yolu ve Atlantik Okyanusu bugnk Akdeniz gibi bir i deniz
durumuna decek.[125] Diyebiliriz ki burada Marxn bilim adam kiiliiyle devrimci eylem adam
kiilii arasndaki farkl, fakat uyumlu davran biimleriyle kar karyayz. Devrimci Marx, emekiler
ayaklanm dzeni deitirmeye alrken, kukusuz, daha kapitalizmin nnde geni bir alan var; oturup
durumun olgunlamasn bekleyelim! dememiti. Avrupada burjuva diktatrlkleri hkm srerken
Birinci Enternasyonale bu dnceyle katld; pek de baar ans grmedii Komn hareketini bu
amala destekledi. Fakat ayn Marx, bir bilimsel kuramc olarak kapitalizmin gelime potansiyelini de
grmezden gelemezdi. Bu gelime gnmzde de devam ediyor. Fakat snf elikileri temelinde cereyan
eden bu gelime, bnyesinde, giderek younlaan ve kreselleen krizleri de tayor.
Marx, kapitalizmin temel elikisini retimin kolektif yapsyla retim aralarnn zel mlkiyeti
arasndaki eliki olarak gryordu. Bu temel zerindeki gelimeler (bir tarafta rezerv ii ordular te
tarafta da bir ii aristokrasisi yaratan snf smrs; efektif talep yetersizlii yznden karlalan
fazla retim bunalmlar; kr oranndaki giderek azalma eilimi vb.) periyodik krizler arasnda
gerekleecek ve sonunda rgtl ve bilinli bir emeki hareketi sosyalizmi kuracakt. Bylece kapitalist
retim biiminin yaratm olduu mal fetiizmi de sona ermi olacakt.
Marx genlik eserlerinde art-deer kuram erevesinde emekinin rettii deerlerin ksmen elinden
kmasn yabanclama kavramyla ifade etmiti. Kapitalde bu kavram, Althusserin iddia ettii gibi
tamamen terk edilmi olmasa bile, insanlarla mallar arasndaki ilikiyi asl ifade eden kavram olarak
mal fetiizmi kavram kullanlmaktadr.[126] Gerekten de bu retim biiminde, mallar, insanlar
arasndaki ilikilerin bir arac olmaktan kmakta ve tam tersine, insanlar, mallar arasndaki ilikinin bir
arac haline gelmektedir. Bu ilikiyi Kapitalde Marx yle ifade ediyor:
Emein rnlerinin deer ilikisinin ve deer biiminin bu mallarn fizik zellikleriyle asla ilikisi
yoktur. Burada sadece insanlar arasndaki belirli toplumsal ilikilerin bizzat nesneler arasndaki fantastik
ilikiler ekline brnmesi sz konusudur. Bu olguya benzer bir durum ararsak, bunu din dnyasnn
bulutlu blgesinde bulabiliriz. Orada insan beyninin rnleri kendine zg vcutlar olan ve hem
insanlarla hem de kendi aralarnda iletiim iinde bamsz varlklar grnmndedir. Mal dnyasnda da
insan elinden km rnler ayn durumdadr. nsan emeinin rnlerine, bu rnler mal halini ald
andan itibaren bal olan ve kapitalist retim biiminden ayr dnemeyeceimiz fetiizm budur.[127]
Marxn bu grleri bizlere burjuva toplumlarnda sosyal ilikilerin nasl zihnimizde nesnel
kategoriler olarak yansdn da anlatyor. Kukusuz bu kategoriler nesnel bir geree sahiptirler;
fakat bu nesnel gereklik kapitalist sistemde saydam olmayan, dini grnmde bir gerekliktir ve sadece
bu retim biimi erevesinde geerlidir. Nitekim baka retim biimleri gz nnde bulundurulunca
kapitalizm dnemindeki emek rnlerini perdeleyen tm mistisizmin ortadan kalktn grrz.[128]
rnein kleci toplumlarda ya da feodal ada kle-efendi veya serf-senyr ilikileri, insann insanla
ilikilerinin zihne dorudan yansd, saydam ilikilerdi. Eya statsnde olan kleler, sahipleri iin
retiyor; serfler de rettiklerinin bir ksmn senyrlere rn-rant olarak veriyorlard. deolojik eler bu
ilikileri hangi formlarda meru klarsa klsn, bu saydaml ortadan kaldrmyorlard. Ayn ekilde,
kapitalist sistem, yerini zgr insanlar topluluunun retim aralarnn ortak mlkiyeti ile alarak ve
bireysel glerini uyumlu bir plan erevesinde tek ve ayn bir sosyal gce dntrdkleri[129] bir
sisteme terk ettii, yani sosyalist topluma geildii zaman da yine toplumsal ilikiler saydamlaacakt.
Oysa retim aralarnn zel mlkiyetine dayanan kapitalist sistem insan ve mal ilikilerine dini (feti) bir
karakter vererek saydamla yer vermiyordu. Din dnyas, diyor Marx, reel dnyann yansmasdr.
Emein rnnn genel olarak mal eklini ald ve sonu olarak reticiler arasndaki en genel ilikinin
rettikleri eylerin deerlerini kyaslamadan ibaret olduu; mal kalb iinde de eit insan emei eklinde
insanlarn kendi kiisel emeklerini kyasladklar bir toplum, Hristiyanlkta, zel olarak da Hristiyanln
Protestanlk, Deizm gibi burjuva ekillerinde soyut insana tapmay dine en uygun den tamamlayc
olarak grr.[130] Kapitalizmin egemenliini kresel planda srdrd gnmzde de soyut insan
kutsallatrma, sadece Hristiyanln deil, burjuvalam tm dinlerin ortak duas haline gelmi
bulunuyor ve bu aamaya ulamam dinler ise fundamentalist iddetle direnerek kaybolmu bir dnyay
kurtarmaya alyorlar.
Tarih ve diyalektik materyalizmin ekonomi politik alanndaki zmlemesiyle ilgili zetimizi burada
noktalyoruz. imdi bu retinin nc kaynana, topyac sosyalizm ve Fransz tarih-yazclna
geebiliriz.

C) Tarih Maddecilik, topyac Sosyalizm ve Tarih-Yazcl

Marx ve Engels Fransaya gre geri kalm, bnyesindeki feodal ilikileri hl tasfiye edememi bir
toplumun aydnlar olarak, daha 1789da devrim yapm ve nsan ve Yurttalk Haklar Beyannamesini
yaynlam olan Fransaya hayranlkla bakyorlard. Ayrca, devrim zlemi konusunda kkeni Kant ve
Hegele uzanan bir gelenein mirassydlar. Alman felsefesinin soyut ve speklatif nitelii karsnda
Fransz siyaset teorisinin gereki ve pratie dnk yaklam tm ilerici Alman aydnlar iin ekici bir
zellikti. zellikle, Babeuften itibaren Fransz Devriminin kazanmlar temelinde gelien sosyalist
akmlar Marx ve Engelsi ok gen yalardan itibaren etkilemiti. Bununla beraber bu kuramlarn
topyac nitelii ve snf kavgas yerine snf uyumas arayan yaklamlar iki dnr iin balangtan
itibaren itici olmutur. Gerekten de Marx ve Engels, Manifestoda, o sralarda propagandas yaplan
eitli sosyalizm trlerini (feodal sosyalizm, kk burjuva sosyalizmi, Almanlarn gerek
sosyalizmleri, burjuva sosyalizmi vb.) sert bir biimde eletirmilerdir. Bununla beraber, iki dnr,
topyac sosyalistlerin toplum dzenine eletirel yaklamlarn vmekten de kendilerini alamamlard.
Komnist ve sosyalist yazlar, diyor Manifesto, eletirel eler de ieriyorlard. Mevcut dzenin
temellerine saldryorlard. Sonu olarak, iileri aydnlatmak iin son derece kymetli malzeme
oluturdular.[131]
Engels, daha sonraki bir analizinde, bu kymetli malzemeyi en ok Saint-Simon, Fourier ve Owenin
eserlerinde bulduklarn yazmtr. Ne var ki Bu dnr de, kendilerini, o srada tarihin ortaya
kard proletaryann temsilcisi olarak grmyorlar, Aydnlanma rasyonalistleri gibi bir snf deil, tm
insanl kurtarmak istiyorlard. Yine onlar gibi akln ve ebed adaletin kralln kurmak istiyorlard;
fakat mevcut krallk ile Aydnlanmaclarn tasarlad krallk arasnda bir uurum vard.[132] Bununla
beraber Engels bu dnr farkl biimlerdeki katklarndan dolay uzun uzun vmtr.
Engelsin Anti-Dhringde tarih maddeciliin kkenlerini anlatrken izdii tabloda, Saint-Simon,
daha 1816da gerek bilimin retim bilimi olacan syleyen ve siyasetin de tamamen ekonomi iinde
eriyeceini ngren bir dnr olarak karmza kyor.[133] Yoksulluu uygarlktaki bolluun
yarattn syleyen Fourier ise, diyalektii ada Hegel kadar ustalkla kullanan ve insann srekli
mkemmelleecei konusundaki gevezeliklerin aksine, her tarih aamann ykselen ve alalan kollar
olduunu syleyen bir sosyalistti. Yine Fourier, burjuva dnyasnn maddi ve manevi sefaletini
acmaszca sergiliyor ve bu durumu Aydnlanma filozoflarnn dalkavuka vaatleri ile karlatryordu.
Ve uygarlkla kadn stats arasndaki ilikiyi kavrayarak ilk kez bir toplumda kadnn zgrleme
derecesi, o toplumun genel zgrlnn doal lsdr diyen de Fourier olmutu.[134]
Engels, yine Anti-Dhringde, Fransz sosyalistlerinden sonra ngiliz sosyalizminin kurucusu R.
Owenden de vg ile bahseder. Owen de Aydnlanma dnrlerinin materyalist felsefesini benimsemi
ve insan karakterinin doumdan gelen zelliklerinin yan sra yaam koullarna bal kazanmlar da
tadn kavram bir dnrd. Bu fikrini daha yirmi dokuz yanda iken ynettii pamuk dokuma
fabrikasnda yrrle koymu ve ok da baarl olmutu. saatlerini azaltmas, ii ocuklar iin
okullar amas, kriz dolaysyla fabrikas almad zamanlar bile iilere tam cret demesi, onu ksa
srede tam bir emeki dostu haline getirmi ve Avrupa apnda bir hret yapmasna yetmiti. Oysa Owen
bununla da kalmad; komnizme kayd ve tm yeni zenginlii ve yeni gc emeki snfnn yarattn
ilan etti. Ne var ki bunun zerine her ey birdenbire deiti: Hayrsever Owen gidip yerine komnist bir
Owen gelince gen devrimcinin yaam da altst oldu. Yine de Owen, resm evrelerden
uzaklatrlmasna, burjuva basnnn ve meslektalarnn suskunluuna, tecrbesini Amerikaya da yayma
abalarnn iflasna aldr etmedi; ii snfna hizmetlerini zor koullarda otuz yl daha srdrd:
Kadnlarn ve ocuklarn fabrikalarda almalarn kstlayan sosyal kanunlar onun sayesinde kt. Tm
bu etkinlikleri zetleyen Engels, ngilterede emekilerin lehine gerekletirilen tm sosyal hareketler,
tm ilerlemeler Owenin imzasn tar diyor.[135]
Engelsin tarih maddeciliin kklerini ararken topyac sosyalistler olarak ycelttii dnrler
bunlard. Daha sonra Lenin de, kukusuz yine mesafeli bir biimde, Saint-Simon, Fourier ve Oweni tarih
maddecilii hazrlayan dnrler arasnda sayacak ve Ne Yapmal? (1902) balkl eserinde, muhtemelen
Engelsten de esinlenmi olarak, bu dnrlerden, doktrinlerinin topyasna ve fantezisine ramen tm
zamanlarn en byk beyinleri arasnda yer alan ve bugn bilimsel doruluunu kantladmz bir sr
fikri nceden ifade eden insan olarak sz edecektir. [136]
Aslnda snfsal analizin ipular, ilgili blmde gstermeye altmz gibi, Hegelde bile mevcuttu.
Yeni doan bir snf olarak proletaryann hazin durumu sadece sosyalistleri deil her trl hayrseveri de
harekete geirmi ve bu amala bir sr dernek kurulmutu. Ne var ki, daha nce de iaret ettiimiz gibi,
bu yolla ortaya kan yaznn tek bana tarih aratrmalarn bilimsel bir dzeye tama gc yoktu. Bu
yzden snf faktrnn tarih-yazclna girmesi ve bu alanda yeni bir toplumsal tarihilik trnn ortaya
kmas farkl bir kanaldan beslenen katklarla mmkn oldu. lgintir ki ekonomide ba nasl burjuva
iktisatlar ektilerse, tarih-yazclnda da burjuva tarihileri ektiler. Marx ve Engels eitli yaz ve
mektuplarnda bu konuda F. Guizot, A. Thierry, A-F. Mignet ve J. Wade gibi isimler saymlardr.
Gerekten de, Marx, Mart 1852de yazd bir mektupta modern toplumlarda snflarn varln ve snf
kavgasn kefetmek onuru bana ait deil; diyordu; burjuva tarihileri benden ok nce snf kavgalarnn
tarih evrimini anlatmlard ve burjuva iktisatlar da bunun anatomisini yapmlard.[137]
Somut olarak ne neriyordu bu burjuva tarihileri?
Marx, yukarda iaret ettiimiz gibi, Thierry, Guizot ve Wadein isimlerini veriyor ve genel olarak
demokratlara seslenerek, bu (demokrat) beyler, rnein, Thierry, Guizot, Wade vb. gibi tarihilerin
eserlerini okumal ve gemiteki snflarn tarihi zerinde biraz aydnlanmal idiler diyor.[138] Oysa
bu aydnlanmann da snrlar vard ve Marx, A. Thierrynin ertesi yl yaynlanan eserini okuduktan
sonra, Engelse yollad bir mektupta bu snrlar yle anlatyordu:
Bir kitap beni ok ilgilendirdi; Augustin Thierrynin 1853te yaynlanan nc Zmrenin (Tiers-
Etat) Oluumu ve lerlemesi Tarihi balkl kitab. Fransz tarih-yazclnda snf kavgasnn babas
olan bu msynn, nsznde, gnmzde de burjuvazi ile proletarya arasndaki antagonizmay gren ve
bu zgl kartln izlerini 1789a kadar srerek, Tiers-Etatnn tarihinde arayan gen tarihilere nasl
saldrdn grmek garip. Thierry, Tiers-Etatnn asiller ve ruhban snf dnda kalan herkesi
kucakladn ve burjuvazinin tm bu unsurlar temsil ettiini kantlamak iin ok aba sarf ediyor.[139]
Gerekten de burjuvazi, proletaryay artk yannda bir mttefik olarak deil de karsnda bir hasm
olarak grmeye balaynca snf kavgasnn babas Augustin Thierry de snf analizinin snrlarna
gelmi ve burjuva-proleter elikisinin altn izen tarihilere ate pskrmeye balamt. Durum bir
bakma ekonomi politikte Ricardonun durumuna benziyordu. Ricardo ekonomide kr-rant, kr-cret
kartlklarn ve snf elikilerini aratrmalarnn balangc yapm, fakat bu uyumazl, saf bir
ekilde, toplumlarn doal, deimez kanunu sanmt. Bylece burjuva iktisadnn artk bir daha
aamayaca snrlarna ulalm oluyordu. A. Thierry ise snf kavgasn burjuvazi-aristokrasi kartl
aamasnda donduruyor ve nc Napolyonun darbesinden sonra bile burjuvaziyi hl proletaryann
temsilcisi olarak gryordu. Bu gr darbeci mparator tarafndan beenildi ve Thierry dllendirildi.
[140] Oysa nl tarihi eer Marxn 18 Brmerini okumu olsayd, kukusuz, bu burjuvazinin proletarya

korkusuyla nasl kk kylle yaslandn, nasl ayak takmn (plebler, bohemler vb.) proletaryaya
kar kullandn eer bildii halde gizlemiyorsa renecekti.
Augustin Thierry snf analizini burjuva-proleter atmasnda dondurmutu; fakat yine de tarih-
yazclna katks son derece nemli ve zl olmutu.[141] Bu katknn deeri, bu ekol izleyen pozitivist
tarih anlay anmsanrsa ok daha iyi anlalacaktr. Marx, 1853de, Thierryyi okuduktan hemen sonra
Herbert Spencerin Statik Sosyal balkl eserini okurken, pozitivizme zg mekanist eilimle
karlam ve demografik gelimeler konusunda biyolojik kanunlarn nasl toplumsal plana olduu gibi
aktarldna tank olmutu.[142] Oysa A. Thierry, F. Guizot gibi tarihiler burjuvazinin yannda yer alsalar
da, sermaye-emek elikisini gizleseler de geni bir tarih dilimini snf kavgas ile aklamlard. Daha
zgl bir planda, A. Thierrynin Trk fetihlerini, Batda Germen fetihleriyle benzerlik ve paralellik
iinde ele alan yorumlar o dnem Bat tarih-yazcl asndan byk bir yenilik tekil ediyordu.
Fransz tarihisi, o yllardaki tm n yargl yaklamlarn dnda, Trk fetihlerini Normanlarn
ngiltereyi fethetmelerine benzetiyordu ve izdii tabloda Trkler Norman aristokrasisinin, Rumlar ise
Angl ve Saksonlarn (reayann) yerini alyordu.[143] Aslnda Britanya adalarndaki halklar da (Angller,
Saksonlar, Jtler vb.) alt yzyl kadar nce ayn topraklara fetihi olarak yerlemiler ve
Hristiyanlaarak Birleik Krallk tarihini balatmlard. Norman istilas ile ayn sre baz zgl
koullar balamnda yinelenmiti. Thierrynin incelemesinde sz konusu benzerlii soyut bir speklasyon
olmaktan karan belgesel unsurlarla da karlayoruz ki bunlarn mukayeseli tarih aratrmalarnda
imdiye kadar pek kullanlmam olmalar hayli artcdr.[144]
Tarih maddeciliin domasna ortam hazrlayan felsefe, ekonomi politik ve almalar ana hatlaryla
bunlard. imdi Marxn Kapitali yazarken nasl eylemden kopmadn ve Engelsle birlikte Birinci
Enternasyonalde nasl bir kavga verdiklerini izlemeye alalm.
Marx, Engels ve Birinci Enternasyonal: Teori ve Pratik
Marx, Austos 1849da Londraya yerletikten ve British Museum kitaplna giri kart aldktan sonra
teorik almalarna ncelik vermi, Kapitalin hazrlklarna balamt. ki yl sonra Fransada
gerekleen Louis Bonaparten darbesi de aslnda Avrupadaki tm devrimci hareketlere kar bir darbe
olmutu. Bylece girilen kar-devrim dneminde, Marxn 1848 devriminin bastrlmasndan sonra
Engelse syledii gibi, ilticann uykusuz geceleri balam oluyordu. ltica demek, Marx iin ii
snfndan ve devrimci eylemden uzak olmak demekti.[145] Teorik almalarla ve Amerikada burjuva
radikallerinin kard New York Daily Tribune gazetesine yapt yorumlarla geen bu uykusuz
geceler on yldan fazla srd.
i snf uyanmaya 1860lara girilirken balad. ngilterede grevler birbirini izliyor, Fransada ise
lkenin siyasal geleneine uygun ekilde Blanqui ya da Proudhon damgal devrim tasarlar ortaya
atlyordu. Bu koullarda 1862 ylnda Londrada dzenlenen uluslararas sergi Fransz ve ngiliz ii
temsilcilerinin bir araya gelmeleri iin iyi bir frsat oluturdu. Marxn 1844de Alman-Fransz Ylln
karrken dledii Alman kuramclyla Fransz devrimciliini birletirme tasars, bu kez Londrada
Fransz devrimcileriyle ngiliz sendikaclar arasnda kendiliinden gerekleiyor gibiydi.
Aslnda sanayilemede en ileri dzeyde olan bu iki lke militanlarn birletiren birok ey vard; fakat
en nemlisi uydu: ngiliz burjuvazisi artan grevler karsnda kolayc bir zm bulmu, baka
lkelerden grev krclar ithal etmeye balamt.[146] Bunu engellemek iin ngiliz sendikaclarn
Fransz ve dier kta Avrupas devrimcilerine ihtiyac vard. Fransada ise III. Napolyon, snf kavgasn
nlemek amacyla emekileri de sisteme sokmak istemi ve bunun iin iilerin fabrikalarda temsilciler
seerek rgtlenmelerine izin vermiti. Bu durumda devrimci emekilere den de yasal yapda alan bu
delii geniletmek, ii snfn bamsz bir rgte kavuturmakt. Zaten Londradaki sergiye gelen
delegeler bu yolla seilmi ii temsilcileriydi. Aralarnda ok sayda Bonapartizmi destekleyenler olsa
bile, Fransz iilerin ekonomik kavgada ngiliz sendikaclardan renecei ok ey vard. Birinci
Enternasyonal fikri, uluslararas emeki dayanmasn salayacak bir dernek tasars erevesinde, bu
temaslar sayesinde dodu. 1863te Polonyada patlak veren halk ayaklanmas ise bu yndeki gelimeleri
hzlandrd.
Polonya halknn Rus despotizmine kar bakaldrmas Fransa ve ngilterede byk bir heyecan
uyandrm, ii rgtleri hkmetlerinin mdahalesi iin baskda bulunmaya balamt. Hatta Fransz
iileri binlerce imza toplayarak bu konuda III. Napolyona bir de dileke sundular. Oysa her iki hkmet
de mdahaleden kanyor ve bu konudaki isteksizlii kar tarafa yklyordu. Bu durumda Fransz ve
ngiliz iileri Londrada ortak bir miting dzenlemeye karar verdiler.
Miting Londrada 22 Temmuz 1863 tarihinde yapld; fakat ge kalnm, bu arada Polonya ayaklanmas
byk lde bastrlmt. Ne var ki, asl amacna ulaamam olsa bile, eylem yine de bouna olmad.
Fransadan gelen bamsz delegelerle ngiliz ii temsilcileri bu frsattan yararlanarak bir toplant
yaptlar ve tarih bir karara imza attlar: Uluslararas bir ii dernei kurulacakt ve bunun iin de bir
hazrlk komitesi kurma karar alnmt. Bu Komitenin almalar bir yldan fazla srd.
Marx dernein hazrlk almalarndan haberdar edilmedi ve bu yzden de kurucu kongre hazrlklarna
bir katkda bulunamad. Gelimelerden ancak Enternasyonalin kurulu toplantsna bir hafta kala,
Londraya snm gen bir Fransz Cumhuriyetisi sayesinde haberdar oldu ve hazrlklar hakknda
kendisine bilgi verilerek Kongreye davet edildi.
Marx o srada bir yandan salk sorunlaryla savayor, te yandan da Kapitali tamamlamak iin youn
bir aba sarf ediyordu; fakat gncel olaylar yakndan izlemekten de geri kalmyordu. yle ki tam da bu
sralarda patlak veren Polonya ayaklanmasn heyecanla karlam, hatta bu konuda Engelsle birlikte
ngiliz diplomasisini knayan bir de bror kaleme almt.[147]
Aslnda Marxn Polonyaya ilgisi yeni bir ey deildi. Yeni Renanya Gazetesinde bu konuda yazlar
yazm, 1856da da Polonya tarihini zel olarak incelemiti; nk dnr, 1789u izleyen tm
devrimlerin younluunun ve canllnn az ok Polonyaya kar tutumu ile llebileceine
inanyordu.[148] Avrupadaki tm tutucu glerin jandarmas olan Rus despotizmine kar bir ayaklanma,
devrim ve kar-devrim sorununun zyle ilgiliydi. Bu durumda 1863 banda Polonyada ayaklanma
balaynca Marxn tepkisi de abuk ve net oldu. Engelse yazd mektupta, artk bir ey kesin, diyordu,
Avrupada devrim a yeniden balad.[149]
Devrim a yeniden balamt; fakat Kapitalin de yazlmas gerekiyordu. Yine de en youn teorik
almalar srasnda bile pratikten kopmak istemeyen dnr, 1864te, etkili olabilecei dncesiyle
Birinci Enternasyonale katlmay reddedemedi. Bu vesileyle J. Weydemeyere yazd mektupta yllar
boyunca her trl rgte katlmay reddetmeme ramen bu kez kabul ettim; diyordu; nk nemli bir
etkimizin mmkn olduu bir i sz konusu.[150] Gerekten de Marxn Birinci Enternasyonal bayra
altndaki etkinlikleri dnrn yaamnda zel bir sayfa tekil etmektedir. Marx, der P. Lafargue, hem
bilimde hem de siyasal eylemde ilk planda yer alan ender ahsiyetlerden biridir; bunlar o kadar
itenlikle birletiriyordu ki, eer limi sosyalist savadan ayrrsanz kendisini anlamanz imknsz hale
gelir.[151]
Tarihe Birinci Enternasyonal adyla geen Uluslararas Emekiler Dernei, 1864 Eyllnde,
Londrada, iki bin kadar delegenin tka basa doldurduu St. Martin Hall salonunda almalarna balad
ve 1872 La Haye Kongresinde rgt merkezinin New Yorka tanmasna karar verilmesine kadar fiil
varln srdrd. Dernein hukuki varlnn sona ermesi ise 1876 Philadelphia Konferansnda alnan
kararla gerekleti.
Aslnda Birinci Enternasyonali bitiren 1871 Paris Komn tecrbesi ve bu ilk emeki iktidarnn ac
sonu olmutu. Bununla beraber rgtn snmesi elbette ki emeki-ii snflarnn enternasyonal
dayanmasnn sonu olmad. Marx, daha sonra, Alman sosyal-demokratlarnn program vesilesiyle
Enternasyonali anmsayacak ve unlar yazacaktr: i snflarnn enternasyonal eylemi hibir ekilde
Uluslararas Emekiler Derneinin varlna bal deildir. Bu rgt, sadece, eylemi ilk kez merkez
bir organla donatma giriimi oldu. Bu giriim eylemi tahrik eden bir g olarak devaml sonular verdi
ise de rgt Paris Komnnn dmesinden sonra uzun sre devam edemezdi.[152]
Birinci Enternasyonal yaklak on yllk almalarn byk lde dardan gelen ar basklar
altnda; ierden de zaman zaman ok sertleen teori, taktik ve strateji tartmalar iinde geirdi.
Kongre ve konferanslar, yer yer kulislerde muhbirlerin cirit att, burjuva basnn iftira yarna girdii
toplantlar oldular. O kadar ki kimi gazeteler toplant gnleri ocuklarn sokaa kmamalarn, ya da
bunlarn eline kymetli eylerin verilmemesini nerecek kadar alaldlar.[153] Aslnda bu korku ve iftira
kampanyas emeki hareketinin artk hesaba katlmas gereken bir g olarak grldnn de iaretiydi.
Emekiler ylmadlar; genel kurul ve konferanslarda gndemdeki sorunlar gnlerce hararetle tarttlar.
Burada hakknda zengin bir yaznn olumu bulunduu Birinci Enternasyonalin tarihesini yapmaya
almayacam. Konumuz asndan nemli nokta, Birinci Enternasyonalde, Marx ve Engels asndan
kuramla eylemin nasl btnletiklerini sorgulamak ve daha sonra da bundan bilimin statsyle ilgili ne
gibi sonular karabileceimizi tartmak olacaktr. Bu sorgulamaya da yle genel bir soru ile
balayabiliriz: On yllk etkinliinde Birinci Enternasyonalin gndemini en ok hangi konular igal
etmiti?
Birinci Enternasyonal ve Mezhep Kavgalar: Mlkiyet Sorunu
Sosyalizm anlaynn lkelerin ve emeki snflarn tecrbelerine gre farkllklar gsterdii bir
ortamda, Enternasyonalin gndeminin en nemli maddesi kukusuz nce teoride ve pratikte ortakl,
yani ii dayanmasn ve enternasyonalizmi salamaya almak olmutu. Sosyalistleri blen mezhep
(sect) kavgalar[154] daha ok ulusal tecrbelerin farkllndan douyordu. Bu kavgalarda, Marx,
birletirici ynde aba sarf etmekle beraber kongrelere katlan delegeler daha ok bu ulusal
tecrbelerin szcln yapan liderleri izliyordu. rnein Proudhonun Fransz; Lassalen Alman;
Owenin de ngiliz delegeleri ve emekileri zerindeki etkileri bykt. Bunlara ek olarak, bir ksm
(Rus, spanyol, talyan vb.) devrimcileri de Bakounin anarizminin etkilerinden kurtarmak gerekiyordu.
Kukusuz bu durum belli bir stratejik ve taktik esneklii de zorunlu klyordu. Marx bu konuda ilgin
aklamalar yapmtr. La Haye Kongresinden sonra Amsterdamda dzenlenen mitingde yapt
konumada, sosyalist lider, eitli lkelerin geleneklerini, detlerini ve kurumlarn dikkate almann
nemini biliyoruz diyordu ve bu nedenle sosyalizme gei yollarnn da farkl olacana iaret ediyordu.
rnein Amerikada, ngilterede hatta belki de Hollandada bu gei bar yollarla mmkn iken,
kta Avrupas lkelerinin ounda devrim ancak g kullanm ile gerekleebilirdi.[155] Aslnda
teorideki fikir ayrlklar, eylem planndaki tm kavgalarn temelini tekil etmitir.
Marx Birinci Enternasyonale katld zaman henz Kapitali yaynlamamt; fakat eserin tm ana
kavramlar ve bunlar temellendiren veriler zihninde aa yukar hazrd. Nitekim art-deer kuramnn
temellerini 1865 Hazirannda Enternasyonalin Merkez Kuruluna sunduu cret, Fiyat ve Kr balkl
raporunda zetledi.[156] Kapital de Enternasyonalin nc ylnda yaynland ve devrimciler arasnda
byk yanklar uyandrd. Kald ki daha nce yazd eserler sayesinde Marxn teorideki yetkinlii zaten
herkes tarafndan biliniyordu. Enternasyonalin program niteliindeki al bildirisini ve tzn Marx
kaleme ald gibi daha sonra da 1870lere damgasn vuran Paris Komn tecrbesini yine kendisi analiz
etti.[157] Ne var ki btn bunlar Birinci Enternasyonaldeki fraksiyon kavgalarna son vermeye yetmedi.
Pratikteki blnmelere yol aan teorik anlamazlk mlkiyet ilikileri ve snf kavgas konusunda
dmleniyordu. zellikle tarih maddeciliin temeli olan mlkiyet sorunu delegeler arasnda byk
ayrlklara yol amt. Bunun nedeni uydu: Emekiler arasnda retim aralarna ve kk bir toprak
parasna sahip, yar-zanaatkr konumunda nemli bir kesim vard ve kk mlkiyet olgusu bunlara
bamszlk ve zgrln garantisi olarak grnyordu. ngiltere ve Fransada kk burjuva
sosyalizmine damgasn vuran kooperatifi akm da bu anlaytan kaynaklanyordu. Bu yzden 1868 ylna
kadar Marx ve Engels durumu zorlamadlar ve Enternasyonalin hibir belgesinde mlkiyet ilikileri
sorunu o tarihe kadar dorudan akla kavuturulmad.
Mlkiyet tartmalar ilk kez 1867de, Marxn Kapitalin yaynlanmasyla megul olduu iin
katlamad Lausanne Kongresinde gndeme gelmiti. Kongrenin toplantlarnda Proudhoncular
toprakta bireysel mlkiyeti savundular ve kolektif mlkiyete kar ktlar. Bu abalarnda da baarl
oldular. Sonu olarak da Marxn destekledii, kolektif mlkiyeti savunan delegenin grleri karara
balanamad. Konu 1868 yl balarnda, Brksel Kongresinin hazrlklar srasnda ve bu kez hayli
deiik bir atmosferde yeniden gndeme geldi. Arada Kapital yaynlanm, ada kapitalizmin temel
kavramlar delegelere aklanm, hatta Engels emekilerin kard bir gazetede (Demokratisches
Wochenblatt) eserin temel fikirlerini anlatan bir dizi makale yazmt. Fakat Marx bu kez de mlkiyet
konusundaki giriimlere dorudan katlmad ve grlerini benimseyen bir delegenin kendisine devaml
danarak hazrlad raporu desteklemeyi daha uygun buldu.
Mlkiyet sorunu beraberinde snf ilikileri sorununu da gndeme getirmiti ve Marksist militanlar bu
alanda da byk bir direni cephesiyle karlatlar. yle ki kk mlkiyetin erdemlerinden hareket eden
Proudhoncular, Lassalclar ve Owenciler snf kavgasndan ok, emekilerin hakkn teslim eden bir snf
uzlamasndan yana idiler. Bu konuda Proudhon nc Napolyonla, Lassale ise Bismarck ile uzlama
halinde olmutu. Lassalen 1864te, Proudhonun 1865te lm durumu deitirmedi. Marxn
Proudhonun lm dolaysyla fikrini soran devrimci dostlarna syledii eyler, aslnda kk burjuva
sosyalistlerinin ortak zelliklerini ortaya koyuyordu. Diyalektii kavrayamam olmak; iktisadn temel
kavramlarndan habersiz bulunmak; tarih kategorileri tarih d, metafizik kategoriler gibi alglamak,
ksaca bilimsel olamamak bu dnrlerin ortak niteliiydi.[158] zellikle ngiliz devrimcilerinin R.
Owenin etkisiyle savunduklar kooperatifi fikirler de snf uzlamasna gtren baka bir faktrd. Oysa
Marx daha Enternasyonalin kurulu bildirisinde sermaye birikimini ve artan snfsal eitsizlikleri
anlatm ve keskinleen snf elikilerini kooperatifiliin nleyemeyeceini rakamlarla gstermiti. Bu
vesileyle, 1848-1864 dneminin tecrbesi aka kantlad ki, diyordu ihtiyatl bir dille Marx, ilke
olarak ne kadar mkemmel ve uygulamada da ne kadar yararl olursa olsun, emekilerin zel ve tesadfi
abalarna sk skya bal kooperatifi alma, ne tekelciliin geometrik dizi oranyla artan gelimesini
durdurmaya, ne kitleleri kurtarmaya, hatta ne de bunlarn sefaletlerini birazck olsun azaltmaya
yetecektir.[159]
Bu ksa aklamamzn gsterdii gibi, Marx ve Engelsi Birinci Enternasyonal toplantlarnda en ok
igal eden sorunlar mlkiyet ilikileri, snf kavgas ve kooperatifiliin snf elikilerini zeceini
sanan yanl anlay olmutur. lgintir ki Enternasyonalin tm resm belgelerini kaleme alan Marx,
keskinleen snf elikilerini her vesileyle rakamlara dayanarak anlatm olsa da, snf kavgas
szcne hemen hi yer vermemitir. eitli eilimler arasnda bir uzlama salayabilmek iin bu
zorunluydu. Bu nedenle Enternasyonal hibir zaman ayrntl bir programa sahip olmad. 1864te kabul
edilen ve yine Marxn kaleme ald geici tzk, rgtn yaplanma biimini ngren maddeler
dnda, sadece ekonomik planda ii dayanmasndan sz ediyordu. Buna ancak yedi yl sonra,
Londrada toplanan konferansta, iilerin siyasal kavgasn da kabul eden bir madde eklenebildi.[160]
Enternasyonal, D Politika ve Kurtulu Savalar
Mlkiyet ve snf kavgas sorunlarnn dnda nemli bir sorun da d politika sorunuydu. Marx, temel
sorunlarn zmnn nemli bir lde de d politikada yattna inanyor ve emekileri uluslararas
politikann gizemlerine nfuz etmeye davet ediyordu: Eer d politika kriminel amalar gdyor, ulusal
n yarglar seferber ederek korsanlk savalarnda kan aktyor ve halkn soyulmasna yol ayorsa, ii
snf kurtuluunu salayacak birlii ve kardelik dayanmasn nasl salayacakt?[161]
D politikann sosyalist mcadeleye en byk etkisi ulusal kurtulu savalar balamnda kendisini
gsteriyordu. Gerekten de Birinci Enternasyonal daha ilk toplantlarndan itibaren uluslararas boyut
kazanm iki kurtulu sava ile karlam ve bunlar gndemine almak zorunda kalmt. Bunlar Polonya
ve rlanda kurtulu savalar idiler.
Polonya Kurtulu Sava 1863te Londrada burjuva radikallerinin kurmu olduu Polonya
Bamszl Ulusal Birlii tarafndan uluslararas plana tanmt. Bu rgtn yneticilerinden bazlar
daha sonra Enternasyonalin merkez kurulunda da yer aldlar. Ne var ki III. Napolyonun kendisini
kurtulu savalarnn koruyucusu gibi sunan demagojik politikas bunlar arasnda da etkili olmu, Fransz
yanls bir eilime yol amt. Marx, daha balangta bu izgiyle karlam ve daha nce szn
ettiimiz aratrmasyla, aslnda Franszlarn XV. Louisden III. Napolyona kadar Polonyaya nasl
ihanet ettiklerini gstermiti.[162] Polonya sorunu Avrupada devrim sorunuyla diplomasi sorununun nasl
eklemlendiini gsteren en anlaml rnekti.
rlanda sorunu ise 1867 ylnda, iktisadi kriz belirtileri iinde gndeme damgasn vurdu. Harekette ba
kk burjuva devrimcileri (Fenianlar) ekiyor ve rlandal devrimciler davalar uruna terrist
yntemlerden de kanmyorlard. Oysa bu tutumlar sendikaclkta etkili olan ngiliz ii temsilcilerini
kendilerinden daha da uzaklatryordu. Marx, Fenianlarn milliyetiliini ve terr eylemlerini hi
onaylamamakla beraber, balangta, direniin ngiliz sendikacln radikalletireceini ve rlandallarn
kurtuluunun da ngilterede gerekleecek devrimle salanacan dnyordu. Ne var ki 1867
sonlarnda rlanda tarihini ve 17. yzyldan itibaren rlandal kyllerin mlkszleme srecini
inceledikten sonra bu fikrini deitirdi. Artk, aksine, rlandallarn bamszlnn ngiliz proletaryas
iin devrimci bir kvlcm olaca kansna varmt.
Fenianlar ehirli kk burjuva devrimcileri idiler ve topraksz kylleri savunuyorlard. Bunlarn
ou ngiltereye gm ve rlanda nfusu azalmt. rlanda ulusal sorunu artk var olma ya da yok olma
sorunu haline gelmiti. te yandan rlandal kyller ngilterede ucuz emek gc oluturarak ngiliz
iilerin cretlerini de dryorlar ve proletaryada etnik blnmelere yol ayorlard. i snfnn
ekonomik kavgasnn en st dzeye ulat bir lkede devrime kapy aralamann tek yolu bu birliktelie
son vermek olacakt. Grlyor ki, 1848-49 devrimleri srasnda olduu gibi, Birinci Enternasyonalde
de Marx ulusal kurtulu savalarn proletarya ncl ve devrim balamnda dnyor, milliyeti
duygulara prim vermiyordu. Elbette ki bu tavr ulusal zgllklerin ve tecrbelerin yadsnmas deildi.
Nitekim Marx ve Engelsin kendileri de en byk dayanmay Alman devrimcileri ile saladlar. Birinci
Enternasyonalin son bulmasndan sonra Marx ve Engels devrimci eylemlerine ve kavgalarna Alman
sosyal-demokrat partisi iinde devam ettiler. Ne var ki Enternasyonalin sonunu da bir lde etnik
farkllklarn ve ulusal tecrbelerin ii enternasyonalizmini kstekleyen etkileri hazrlad.
Paris Komn ve Birinci Enternasyonalin Sonu
Engels 1877de kaleme ald, Marx tantan yazsnda Birinci Enternasyonale son veren konjonktr
yle betimliyordu:
Paris Komnnn dmesi Enternasyonali imknsz bir duruma soktu. rgt, baaryla talanacak
bir eylem olanan tamamen kaybettii bir srada, Avrupa tarihinin en n planna itilmiti. Kendisini
yedinci byk g dzeyine tayan olaylar, ayn zamanda sava kuvvetlerini seferber etmesine ve
kanlmaz bir yenilgiyle ii snf hareketinin onlarca yl bastrlmas tehlikesi altnda bu kuvvetlerin
savaa sokulmasna engel tekil ediyordu. Ayrca, Enternasyonalin gerek durumunu anlamadan ya da
hesaba katmadan, fakat rgtn aniden artan itibarn kiisel hrs ve gururlar uruna kullanmak iin farkl
cephelerden unsurlar harekete gemilerdi. Bu durumda kahramanca bir karar almak gerekiyordu ve bu
karar almak, sonra da onu La Haye Kongresinde baarya ulatrmak grevi yine Marxa dt. Resm
bir kararla, Enternasyonal, merkezinde dar kafal ve kr unsurlarn yer ald Bakuninci hareketlerin
sorumluluunu stlenmeyi reddetti; daha sonra da, genel tepkiler karsnda, ii snfnn eylemciliini,
kendisinden beklenen daha yksek talepleri karlamann olanakszl ve emekileri durumun gsterdii
gibi kanlmaz olarak kana boyayacak bir sr fedakrln dnda tutarak koruma zorunluluu ile
Enternasyonal, geici olarak sahneden ekildi ve Merkez Kurulunu Amerikaya nakletti. Olaylarn daha
sonraki geliimi, o zaman ve daha sonra eletirilen bu kararn ne kadar doru olduunu ortaya koydu.[163]
Grld gibi, Engelsin yorumu Paris Komn kanla bastrldktan sonra Enternasyonalin iine
dt paradoksal durumu btn plakl ile gzler nne seriyordu. 1871de madalyonun bir tarafnda
unlar vard: Yaad tecrbeyle, Komn, uluslararas arenada n plana km, btn gzler ona
evrilmiti. eitli lkelerdeki ube says artyor, yeleri hzla oalyordu. Kendisiyle dayanma
halindeki ii sendikalar sayesinde ye says yz binleri, milyonlar bulmutu. Enternasyonalin yayn
organlar yedi milyon yeden sz ediyordu.[164] Bu rakam herhalde abartlyd, ya da tahmin bir
sempatizan kitlesini yanstyordu; ne var ki rgtn uluslararas bir g (alt byk devletten sonra
yedinci g) haline geldii de bir gerekti. te yandan ayn gelime iinde Proudhon ve Blanquinin
tezleri uygulamada rm, Marxn ad n plana kmt. 1870e kadar kitlelerin fazla duymam
olduu Marx ismi artk tm dudaklardayd. Popler dergiler bile Komn liderinin resimlerini basan,
yaam yksn anlatan yaynlar yaptlar.[165] Oysa ayn sre Marx egemen snflarn da en byk
dman haline getirmiti. Marxa en byk iftiralar, kendisini eskiden Kont Bismarckn sekreterliini
yapm bir Alman ajan gibi sunan yalanlar bu srada ortaya atld.[166] Yine de btn bu saldrlar belli
bir gcn kabul ve ona kar tepkinin ifadesiydi. Marx, Kugelmanna yazd mektupta, bu srada
Londrada en ok tehdit edilen ve en iyi iftira edilen adam haline geldim diyor, fakat yirmi yllk skc
bir ak trksnden sonra bunlarn kendisine iyi geldiini de ekliyordu.[167]
Gerekten de Enternasyonalin gc ve itibar artm, yer yer korku ve dmanlkla da olsa tm
dikkatler rgtn zerinde toplanmt. Bu ise Enternasyonalden daha yksek beklentilere yol ayor,
sorumsuz ve gz kara radikalleri kamlyordu. Ksaca madalyonun br tarafnda da topik ve
provokatif beklentiler vard. Oysa Engelsin dedii gibi, Bakuninin kkrtt ar beklentileri rgtn
karlama olana bulunmuyordu. Yine de anarist kuramcnn tezleri, Komn tecrbesiyle Proudhon ve
Blanquinin tezlerinin geersizlii ortaya ktktan sonra gndemi igal etmeye balamt.
Bu gelimeler nasl oldu?
Bu gelimeleri, bandan alarak, yle zetleyebiliriz. Komn yeleri, ounluu temsil eden
Blanquicilerle, aznlkta kalan Proudhoncular olmak zere iki gruptan oluuyordu. Aralarnda ok az
sayda Marksist vard. Proudhoncular iktisadi tezlere, Blanquiciler ise siyasi tezlere ncelik
veriyorlard. Ne var ki, Komn, iki ay aan (18 Mart 1871-28 Mays 1871) uygulamasyla, her iki akmn
istediklerinin de tam tersini yapt.
Kyl ve esnaf sosyalizmini temsil eden Proudhon kolektif mlkiyet fikrinden nefret ediyordu. Bunun
emekilerin zgrln snrlad, faydadan ok zarar getirdii kansndayd. Ekonominin motor gc,
ona gre, i blm, serbest rekabet ve zel mlkiyet idi. Kolektif mlkiyet, ancak demir yollar
iletmeciliinde olduu gibi bir istisna olarak kabul edilebilirdi. Oysa Komn bu istisnay kural haline
getirdi ve byk sanayiyi yerel birimler sayesinde tm fabrikalarn Enternasyonalin kontrolne
gemesini salayacak ekilde yeniden dzenledi. Paris Komn de btn bu birimleri birletiren federal
merkez olacakt. Bu, pratikte, Proudhonun tm iktisadi dlerinin kmesi demekti. Engels,
Proudhondan ok Marxn dncesine uygun olan bu geliimde tek eksik olan ve ar bir siyasal hata
tekil eden eyin Komnclerin Merkez Bankasn (Banque de France) sosyalletirmeyi dnmemeleri
olduunu yazmtr. Komnn elindeki bir Merkez Bankas, diyordu Engels, bin rehinden daha
deerliydi; bu, tm Fransz burjuvazisinin Komnle anlamas iin Versay Hkmeti zerine bask
yapmas anlamna gelecekti.[168]
Louis-Auguste Blanqui ise programn ekonomik nlemlerden ziyade, darbe nitelii tayan bir
devrim anlay zerine kurmutu. Fransz ihtilalcisine gre sosyalist dzen ancak az sayda, kararl ve
iyi rgtlenmi bir grubun iktidara el koymasyla gerekleebilirdi. Bylece kurulacak hkmet, merkezi
ve diktatoryal bir iktidara sahip olacakt. Oysa Komn yelerinin ounluunu tekil eden Blanquiciler
nasl bir ynetim anlay sergilediler? Ustalarnn darbeci tezlerini unuttular ve tm idarecilerin seimle
geldii ve her an yine semenler tarafndan azledilebilecei demokratik bir ynetim kurdular. Bu
ynetimde herkes eitti; din ve etnik ayrmcla kesinlikle yer yoktu. Devletle kiliseyi ayrarak dini zel
bir inan haline getirdiler ve kiliselerin tm varlklarna el koydular. Buna ek olarak da din dogmalar,
resimleri, sembolleri okullardan uzaklatrdlar. Komn ynetimine katlmda etnik ayrmcln
yasaklanmas ile tm yabanclarn eit haklarla ynetime katlma haklar da kabul edilmiti. Bu konuda o
kadar duyarl davrandlar ki, I. Napolyonun zaferleri srasnda ele geirilen toplarn dklmesi ile
yaplm ve Vendme meydanna dikilerek kkrtc bir milliyetilik sembol haline getirilmi stunu da
yerle bir ettiler. Kurduklar rejim Evrensel Cumhuriyet bayran tayordu ve zulmn sembol olan
giyotin bir meydanda, halkn sevin gsterileri arasnda, merasimle yakld.
Grld gibi Komnn btn bu uygulamalar, Blanquinin kafasndaki elitist diktatrlkten ok,
radikal bir demokrasiyi akla getirecek uygulamalard. Komn tecrbesinden yirmi yl sonra bu olgular
hatrlatan Engels, proletarya diktatrl kavramnn sosyal demokratlar arasnda yaratt dehete
bakarak, pekl beyler, diye soracaktr, bu diktatrln neye benzediini bilmek istiyor musunuz? Paris
Komnne baknz. Proletarya diktatrl budur.[169]
Komn yeleri uygulamalaryla Blanqui ve Proudhonun tezlerini rtmlerdi; fakat kk burjuva
sosyalizmi ile birlikte tm topik beklentiler rgtten dlanm olmuyordu. 1869da Enternasyonale
giren Bakunin anarist kuramyla ve provokatif davranlaryla rgtte giderek artan bir g mihrak
haline gelmiti. Bu durum Marx ve arkadalar iin kabul edilebilir bir ey deildi. Paris Komnnn
dmesinden sonra da artarak devam eden sorumsuz davranlara artk dur demek gerekiyordu.
Fakat aslnda zayf bir kuramc olan Bakunin bu gc nereden alyordu?
Bakunin ve Enternasyonal: Sosyalizm ve Anarizm
Bakunin zengin bir Rus aristokratnn oluydu. Askeri okulda okumu, fakat ok gen yalarda
askerlikten nefret ederek retimine Moskova niversitesinde devam etmeye karar vermiti.[170]
Belinski, Ogarev ve Herzen gibi gelecein nl isimleriyle Moskova niversitesinde tant ve yaknlk
kurdu. Artk kendisini felsefi almalara vermiti ve meslek konusunda ters dt babas maddi
yardm kestii iin geimini Fichte ve Hegel gibi filozoflardan eviriler yaparak salyordu. zellikle
Hegelden ok etkilenmiti ve 1840 ylnda Alman filozofun fikirlerini daha yakndan tanmak zere
Almanyaya gitti.
Bakunin Almanyada gen-Hegelci evrelerle temas kurdu ve bir ara Parise giderek Marxla da tant.
Rus aydn uzun uzun grt Marxtan da etkilenmiti; fakat birka yl sonra patlayan 1848 devrimi,
onu karsnda tm oklarn devlete kar evirmi bir anarist olarak buldu. lkeden lkeye dolayor,
her gittii yerde bir rgt kuruyor ya da mevcut bir rgt ele geirerek halk ayaklanmaya kkrtyordu.
Bakunin 1849da Dresdende patlak veren ayaklanmada da byle bir rol oynad ve yakalanarak idama
mahkm edildi. Fakat bu arada da kitleleri elektrikleyen hitabet gcyle, bitmez tkenmez enerjisi ve
sarslmaz cesaretiyle tm Avrupa devrimcileri arasnda bir efsane haline gelmiti. Bakuninin yaamnn
birinci devresi bu idam hkmyle sona erdi.
Bakunin idam edilmedi; kamuoyunun tepkilerinden ekinen Alman yneticileri kendisini Rusyaya
teslim ettiler ve Rus devrimci, arn zindanlarnda uzun yllar ile ektikten sonra, Sibiryaya srld.
Rusyada ar I. Nicolasn 1855te lmnden sonra rejim biraz yumuam, maceraperest devrimcinin
mebbet hapis cezas Sibiryaya srgne evrilmiti. Bakunin Sibiryada nce kendisini kuzeninin vali
olduu rkoutsk eyaletine naklettirmeyi becerdi ve oradan da sahte bir ticaret temsilcisi kimliiyle
kamay baard.
Bakunin Japonya ve New York zerinden, uzun ve maceral bir yolculuktan sonra 1861 yl sonunda
Londraya ulat. Bu kez Avrupaya ileli yllardan sonra hayli ypranm ve yalanm olarak dnyordu.
Fakat mevcut dzene kin ve nefreti daha da artmt.
ngiltere bakenti o srada tm devrimcilerin sndklar bir merkezdi. 1840larda grt birok
eski dostu oradayd. Bu arada Moskova niversitesinden arkadalar Herzen ve Ogarev de yine
Londrada Kolokolu karyorlard.[171] Ayrca Rus devrimcileri iinde ernievskinin nclnde
yeni ve etkili bir Narodniki nesli ortaya kmt. Bakunin bunlarn hepsiyle temasa geti ve talyan
devrimci Mazzini gibi yeni dostlar edindi. Marxla yllar sonra yeniden grmek frsatn ise ancak 1864
ylnda buldu.
Marx 1848-49 devrimleri srasnda Bakuninin yntemlerini eletirmi, hatta Yeni Renanya
Gazetesinde Rus devrimcinin arn ajan olduunu iddia eden bir yaz kmt. Daha sonra bunun aslsz
olduu anlalarak gazete zr dilemi ise de aradaki soukluk ortadan kalkmamt. Buna ramen yllar
sonra iki dnrn Londrada grmeleri gayet olumlu bir hava iinde geti. Marx, Bakuninle
bulutuktan sonra Engelse yazd mektupta, Onu on alt yldan beri ilk kez dn grdm; diyordu;
kendisini ok, eskisinden daha ok beendiimi sylemeliyim. Marx, daha sonra Bakuninin Polonya
Kurtulu Sava ile ilgili yorumlarn ve bu hareketin baarszla uramasndan sonra artk sadece
sosyalist hareketleri destekleyeceini ifade ettiini naklediyor ve ksaca, diyordu, Bakunin on alt yl
iinde geriye deil de ileriye giden ender kiilerden biridir.[172]
Marxn, arlk zindanlarnda ve Sibirya srgnnde yllarca ile ektikten sonra artk sadece
sosyalizmi destekleyeceini syleyen Bakunini beenmekte elbette hakl nedenleri vard. Fakat yle
grnyor ki ok dil bilen ve her dilde baka trl konutuu sylenen Rus devrimcisinin taktik ustalnn
henz farknda deildi. Nitekim Rus anarist tam da Marxla konutuu srada Enternasyonalden farkl
amalar gden gizli bir rgt (Uluslararas Kardelik Dernei) kurmu ve Marxn mektuplarna da bu
konuda yarm yamalak yantlar vermiti. Fakat asl anlamazlklar, ok daha sert biimde, 1867den
itibaren Bakuninin Enternasyonale hkim olma abalar dolaysyla ortaya kt.
Bakunin Sibirya srgnnden dndkten sonra Kolokol dergisinde panislavizmi destekleyen yazlar
yazmt.[173] Daha sonra da, svirede, 1867 ylnda liberaller tarafndan kurulmu bir dernek olan Bar
ve zgrlk Derneinin ynetim kuruluna girmeyi baarmt. Pek varlk gsteremeyen bu dernek,
Bakuninin giriimiyle, Enternasyonalin Eyll 1868 Brksel Kongresinde rgtle ittifak kurmak istedi.
Oysa Enternasyonale rakip olarak kurulmu bir rgtn bu istei hayli garipti ve Kongre, aday rgt
duruma aklk getirmeye davet eden bir yant verdi: Ya Bar ve zgrlk Dernei, Enternasyonal ile
ayn hedefleri gdyordu ve bu durumda ayr bir rgt olarak kalmasnn anlam yoktu; ya da ayr hedefler
gdyordu; bu durumda da Enternasyonale kabul edilemezdi. Bu yant Bakunini yldrmad. Anarist
kuramc bu kez derneinin birka gn sonra Bernede toplanan konferansnda, szde dnm salamak
iin ayr bir program sundu ve nerisi pek az delege tarafndan benimsenince de Bar Derneinden
ayrlarak yeni bir rgt kurdu. Marx ve Engels, Bakuninin yeni programndan sz ederken, alayl bir
ekilde, sadece snflarn sosyal ve ekonomik eitliinin salanmas cmlesinin tm programn ne
kadar bilimsel olduunu gstermeye yeteceini yazmlardr.[174] Ksa sre sonra Enternasyonal iinde
ikinci bir Enternasyonal haline gelecek olan Bakuninci Sosyalist Demokrasinin Enternasyonal ttifak
adl rgt byle domutu.
Bakunin bu kez de yeni rgtyle Enternasyonale ye olmak iin bavuruda bulundu. Ne var ki
rgtn feshetmiyor, onu ayr meknlar ve kurullaryla aynen korumak istiyordu. Oysa byle bir ikilik
Enternasyonalin esprisine aykryd ve rgt her trl parti ve milliyetin entrikalarnn oyunca
haline getirecek nitelikteydi. Bylece bu neri de nce reddedildi. Yine de Bakunin kararlyd; bu itiraz
da kabul etti; fakat rgtn bamszlna son vermeden, sadece teorik propaganda yapacaklar
eklindeki szde bir taahhtle ve Enternasyonalin Cenevre ubesi olarak kabul edilmesi nerisiyle
tekrar bavuruda bulundu. Enternasyonal bu kez de dernein programndaki snf eitlii maddesine
taklmt. Merkez Kurulu snf eitlii fikrinin aslnda emek ile sermaye arasnda uyum arayan bir
gr olduunu ve bunun ii snfnn kurtuluunu ancak snflarn ortadan kalkmasnda gren
Enternasyonale ters olduunu dnyordu. Ne var ki bu kez Merkez Kurulu srarc davranmad;
Marxn ikazna ramen, bu maddeyi basit bir kalem hatas olarak grmek istedi ve ilk frsatta da
programdan karlacan umduunu syleyerek rgtn nerisini kabul etti.
Artk Sosyalist Demokrasi ttifak, grnte Enternasyonal iinde erimi, onun bir ubesi haline
gelmiti. Oysa gerek bambakayd. Aradan bir buuk yl getikten ve Bakuninin tm niyetleri aa
ktktan sonra, Marx gelimeleri yle zetlemitir: Teoriden hibir ey anlamayan Bakunin ve
adamlarnn sadece teorik propaganda yapacaz diyerek rgte katlmalar hayli elendirici bir ey
olmutu.[175] Aslnda Bakuninin teori dedii ey, daha nce Bar ve Demokrasi Derneine kabul
ettirmeye alt, fakat kabul ettiremedii karar tasarlarndan ibaretti ve bunlar ana tez eklinde
zetlenebilirdi. Bu tezlerden birincisi miras hakknn kaldrlmas idi. Marxn gznde, Rus anaristin
Saint-Simondan alp kendi buluuymu gibi sunduu bu eski hikye toplumsal evrimi hie sayyor ve
deta tepeden bir kararla toplum dzeninin deieceine inanyordu. Oysa miras hakk mevcut dzenin
nedeni deil, sonucuydu. Bu hakk bir kararla ortadan kaldrmak tm kylleri ve kk burjuvaziyi
gerici glerin kucana atacak delice bir tehditten baka bir ey olamazd.[176]
Bakuninin ikinci tezi daha nce de iaret ettiimiz eitli snflarn eit klnmas idi ki, emekle
sermayeyi bir tutan bu fikir sadece Bakuninin hafifliini ve koyu cehaletini gsteriyordu.
Nihayet Bakunin nc teziyle de iilerin siyaset yapmamalarn, sadece sendikaclkla uramalarn
nermekteydi. Bu sendikalar, Enternasyonalin (daha dorusu Bakunincilerin) abalar sayesinde
zamanla mevcut devletlerin yerini alacaklard. Bu tez de glnt ve Marxn devletin yok olmas
kuramnn tamamen karikatrletirilmi bir ekliydi. Anarist kuramc, tm snflarn snf olarak her
trl davranlarnn her zaman ve zorunlu olarak siyasal bir davran olduunu gremiyordu.[177]
Enternasyonal, ii snfnn kurtuluunu genel bir hedef olarak benimsemiti. Bunun ayrntlar
konusunda ulusal gelime dzeyleri ve kltrel zellikleri balamnda ubelerin ve eilimlerin fikir
zgrl vard. Fakat bu zgrln de genel ilkelere dayanan snrlar bulunuyordu ve Enternasyonal
bnyesine kabul ettii yeni rgte bu ynde bir ikazda bulunmakla yetinmiti. Bakunin ve rgt sonunda
Enternasyonale kabul edilmilerdi ve rgt iindeki kavga asl bundan sonra balamt.
Marx ve Engels gizli raporlarnda ve mektuplarnda Bakunincilerin nasl sorumsuzca bir kavga
yrttklerini, Enternasyonal adn kullanarak ne gibi entrikalara giritiklerini uzun uzun anlatmlardr.
Kukusuz Bakunin ve yandalar kendileri gibi dnmeyenleri de tehlikeye atan komplocu tutumlaryla
Enternasyonalin itibarn zedeliyorlard; fakat anarist hareketi tamamen oportnist ve entrikaclarn
ekillendirdii bir akm olarak grmek de yanl olur. Bakunin aslnda Marxn bilimsel yeteneine
hayranlk duyuyordu ve Manifestoyu Rusaya eviren o olduu gibi Kapitali evirmek iin bir
yayneviyle anlaan da kendisi olmutu. Bu arzusu gereklememi, hatta baz ekstremist dostlarnn
provokasyonu ile bir skandala dnm olsa da balangta bu giriiminde samimi idi. Bununla beraber
teoride tarih maddecilie ok ters den ve bir ksmn biraz nce akladmz baz temel tezleri
vard.
Aslnda Bakunin nemli bir kuramc deildi. Uzun ve dikkatli bir almann rn olan, sistematik
nitelikte eserler vermemitir. Anarist dnr belgesel almalar yapmyor, olaylar gn gnne
yorumluyor, yazdklarn da ou kez yarm brakyordu. Buna karlk, Bakunin, baz dnceleri tutkuyla
benimsemiti. Kendisini ou kez komplocu ve entrikac eylemlere iten de bu tutkulu dnceler oldu.
Bunlarn banda, kukusuz, sonsuz bir zgrlk aray ve bu zgrln karsnda en byk engel olarak
da devlet olgusunu grme eilimi vard.[178] Bakunin bu fikirleri daha 1840larda, arlk despotizminden
kaarak snd Avrupa kentlerinde gelitirmiti. Fakat dnrn anarist kuram, Rusya zindanlar ve
Sibirya srgnnden kurtularak yeniden snd Avrupada, Fransz anaristleriyle (zellikle Elie ve
Elyse Rclus kardelerle) kurduu ilikiler balamnda daha da netleti.
Bakunine gre insan zgrlne kar byk tehdit vard. Bunlar Allah, sermaye ve devlet idiler.
Eer Allah varsa, insan kledir; diyordu ateist dnr; eer insan zgrse, o zaman da Allah yoktur;
imdi herkesi bu ksr dngden kmaya davet ediyorum; seelim![179] Saint-Simon, Proudhon ve
Marxtan etkilenmi olan dnr, sermayenin de zgrl yok edici bir g olduuna inanyordu ve bu
konuda en byk silah olarak da miras hakknn ortadan kaldrlmas fikrini benimsemiti. Fakat ona gre
zgrln en byk dman sermayenin de yaratcs olarak grd devlet aygt idi ve devlet ortadan
kaldrlmadka insanlarn zgr olmas olanakszd. Bu ise zel yetenekli liderlerin etkinliiyle halkn
ykc duygularnn bilenmesi ve ayaklanmas ile mmkn olacakt.
Bakuninin devlet teorisi daha ok ykcla dayanyor, mevcut devlet aygtnn yok edilmesinden sonra
insanlarn nasl bir toplumsal organizasyon iinde yaayacaklarn aklamyordu. Bu konuda sadece
uygarln kazanmlar olarak sunulan, fakat aslnda insanlar kleletiren tm kurumlar (okullar,
kitaplklar, mzeler dhil) yok edilmeliydi. Sanayilemenin yozlatrc etkileri ortadan kaldrlrken,
Ortaaa deil, primitif yaama dnmek ve her eye sfrdan balamak gerekiyordu. Bakunin, ykma
ehvetinin ayn zamanda yaratma ehveti olduu[180] bu ykclkta barol kyllere vermiti. Rus
tarihindeki kyl isyanlarn incelemi, Pugaev ve Razin gibi kyl liderlerini rnek gstermiti.
Dnrn Marxla en ters dt noktalardan biri de buydu.
Bakunin bir ii devletine inanmyordu. Bir siyasal iktidar balangta ii devleti olarak yaplansa da,
sonunda mutlaka zgrlkleri ezen despotik bir brokrasiye dnecekti. Marxn tasarlad szde halk
devleti de dhil, en cumhuriyeti, en demokratik devlet, diyordu Bakunin, son tahlilde, bir entelektel
aznln kitleler zerinde yukardan aaya hkimiyetinden baka bir ey deildir; entelektel olduu
iin ayrcalkl da olan bu aznlk halkn karlarn bizzat halktan da iyi tand iddiasndadr.[181] Hatta
ynetici aznlk iilerden olusa bile durum deimeyecekti. nk iiler halkn temsilcileri ve
hkmet durumuna gelir gelmez ii olmaktan kacaklar, dahas, basit iilerden oluan kitleye Devletin
tepelerinden bakacaklard. Ve bir proletarya diktatrl de olsa, diktatrln kendi kendini devam
ettirmekten baka bir amac olamazd. Ksaca zgrl sadece zgrlk, yani tm halkn ayaklanmas ve
aralarnda aadan yukarya kurduklar zgr rgtlenme salayabilirdi.[182]
Kukusuz Bakuninin bu grlerinde daha sonraki tarih tecrbelerin hakl klaca ynler vard; fakat
baz derin ngrler ieren bu entelektalizm eletirisi Bakunini bilimi kmsemeye gtrmt.
Bilimle ve bilimsel sosyalizmle alay eden anarist dnr, bilimin karsna yaam koyuyordu. Ona
gre yaratc olan yaamd; bilim, zellikle de henz oluum halindeki toplum bilimleri yaam eitli
cepheleri iinde kavrayamyor, olaylar soyutlayarak kaydetmekle yetiniyordu. Bakuninin bilim ve
niversitelere ynelik bu eletirileri daha sonraki anarist nesillerde ok daha kat formllere
brnecektir.[183]
Bakuninin doktrini ana hatlar itibariyle byleydi. Marx bu doktrini hibir zaman ciddiye almam,
zellikle anarist liderin Enternasyonali ele geirme abalar ortaya ktktan sonra kaleme ald
raporlarda onun hakknda ok ar sfatlar (koyu cahil, arlatan vb.) kullanmtr. Aslnda anarist
kuramcnn baars, teorisinin zayflndan ileri geliyordu ve Engelsin ifadesiyle (Bakuninin
kuram) o kadar basitti ki her ey be dakika iinde renilebilirdi; zaten bu yzden avukatlar, doktorlar
ve spanya ile talyann dier doktrinerleri arasnda bu kadar hzla taraftarlar bulabilmiti.[184]
Marxn ve Engelsin Bakunine kar ynelttii eletiriler bir bakma bilimsel sylem ile siyasal
sylem arasndaki buluma ve ayrma noktalarn da ortaya koyuyor. Bu konuya ilerde tekrar dneceiz;
fakat Bakunin ve Enternasyonal parantezine son verirken anarizmle sosyalizm arasndaki kavgann her
eye ramen devrimci strateji ve taktik konularnda dourgan bir rol de oynadn unutmamamz
gerekiyor.
Bakunin kylln baat olduu, proletaryann henz gelimemi bulunduu bir lkenin ocuuydu.
arlk despotizminden ne kadar nefret ederse etsin iinden geldii toplumu unutmuyor, hatta Slavc tezler
gelitiriyordu. Bu balamda devleti ykmak iin kylle byk bir yer veren bir sylemi benimsemesi
doald. Marx da 1870lerde kyl ve kyllk sorunuyla ok ilgilenmi, Rus ky cemaatlerini
(Mirleri) ilk kaynaklardan okumak zere Rusa renmiti. Ayn ilgiyi Marx Osmanl-Trk ky
cemaatlerine de duyacaktr. Marxn kyl snfna ilgisinde kukusuz Bakuninle kavgalarnn ve daha
sonra sosyalizme gei yollar hakknda kendisine danan baz Rus devrimcilerinin rol olmutur.
Gerekten de, Bakuninin Devlet ve Anari balkl kitabn eletirirken, Marx, zellikle kk toprak
sahibi kyller hakknda ilgin analizler yapmtr.[185]
Marxa gre kyller, zellikle kk toprak sahibi kyller devrimci bir snf deildi. Toplumsal
devrim ancak proletaryann eseri olabilirdi. Bununla beraber nfusunun byk bir ksm kyllerden
oluan lkelerde devrimci ittifaklar asndan farkl durumlar yaanyordu. Fransada kyl snf tm
devrimci ayaklanmalara kar km, Louis Bonaparte da despotik ynetimini bunlara dayanarak
kurmutu. Buna karlk kyllerin byk ounluunun gndelik tarm iisi haline geldii ngilterede
durum farklyd ve sorun nesnel olarak proleterlemi kyllere emeki bilinci vermek eklinde ortaya
kyordu. Bu koullarda Bakuninin, genel olarak, miras hakkn ortadan kaldrmak nerisi de,
karmza, toplumlarn tarih gelime dzeyine gre farkl zmler retmesi gereini hesaba katmayan
dogmatik bir forml olarak kyordu. Marx, Bakuninin teorik zayfln ve tarih sreleri dikkate
almamasn yazarken bunlar kastediyordu. Aslnda miras hakknn kaldrlmas ancak byk toprak
sahiplerinin kapitalist ifti, kylnn de ii haline geldii toplumlarda sz konusu olabilirdi. Kk
mlk sahibi kylln baat olduu toplumlarda ise bu nlem sadece onlar gerici kuvvetlerin kucana
atma sonucu verecekti. Devrimci bir iktidarn yapaca ey, balangtan itibaren, kyllerin durumunu
iyiletirici nlemler almak ve bireysel mlkiyetten kolektif mlkiyete geie (bu dnm karlarna
uygun grerek) kyllerin kendiliinden ulamalarn salamak olmalyd.[186] Oysa Bakuninin tarih
d reetesi bu geii olanaksz klyordu. Ve btn bunlar anlattktan sonra, Marx, Bakunin sosyal
devrimden hibir ey anlamyor; diyordu; sadece onunla ilgili siyasal cmleleri anlyor; devrimin
ekonomik koullar kendisi iin mevcut deildir () Avrupada kapitalist retim iktisadi temeli zerinde
gereklemi olan sosyal devrimin oban ya da ifti, Rus ya da Slav halklar tarafndan
gerekletirilmesini istiyor.[187]
Marx 1870lerin sonlar ve 1880lerin balarnda, yani yaamnn son yllarnda farkl Rus devrimcileri
ile karlanca kyllk ve toplumsal devrim konularnda ok daha nansl analizler yapacaktr.
Gerekten de Avrupada devrim beklentisinin gndemden uzaklat bu yllarda ky cemaatleri ve toprak
mlkiyetindeki gelimeler Marx ve Engelsin yazmalarnda da balca temalardan birini oluturuyordu.
[188] Burada iaret edelim ki bu dnemde, Marx, Osmanl ky cemaatleri ile de yakndan ilgilenmi ve

bunlar orijinal kaynaklara dayanarak incelemek iin Trke de renmeye almt. 19. yzyl,
emperyalizm aamasna ulam kapitalizmin sonunda dnyay savaa gtrecek paylam pazarlklar ve
gizli anlama giriimleriyle son buldu. Ne var ki 20. yzyl balarnda, dnya, yeni bir devrimci
kprdanmaya tank olacak, Rusyada gerekleen 1917 Devrimi uluslararas kapitalizmi sarsacak ve
Marksizm ok daha geni bir alanda ilgi ve tartma konusu olmaya balayacaktr.
Tarih Maddecilik, Bilim ve Epistemoloji
Marx ve Engels tarih maddeci kuram gelitirirken o dnemde niversitelerde benimsenmi olan bilim
dallar erevesinde hareket etmilerdi. Bu bilimler adna retilenleri kyasya eletirseler, bunlarla alay
etseler dahi k noktalar ve referans ereveleri burjuva bilimleri olmutu. Kald ki, daha nce
anlattm gibi, baz temel kuramlarn (snf kavgas, emek-deer vb.) ve diyalektik yntemlerini de
burjuva dnrlerine borlu idiler. Doa bilimlerinin hzla gelitii ve toplum bilimlerinin de onlar
taklit etmeye alt bir ortamda teorik bir yapnn hangi ltlere gre bilimsel saylaca, baka bir
ifadeyle bilimin bilimi (epistemoloji) gndemde ncelikli bir konu deildi. Oysa daha sonraki
tartmalarda Marksist sorgulamalara damgasn vuran yaklamlardan biri de epistemolojik
deerlendirmeler olmutur. Bu konuya ve toplum bilimlerinin statsyle ilgili tartmalara gemeden nce
Marx ve Engelsin kendi eserlerini ve bilime katklarn hangi kavramlarla ve nasl bir btnlk iinde
sunduklarn anlamaya alalm.
Marx daha fikir hayatnn balangcnda, 1844 El-Yazmalarnda, bilimin tek olduuna inanyor ve
toplum bilimlerini doa bilimleri ile birlikte dnyordu. Bizzat tarih, diyordu Marx, doann insana
dnmesinin, doa tarihinin reel bir parasdr. Doa bilimleri ilerde insan bilimini, insan bilimi de
doa bilimlerini ierecek: Tek bir bilim olacak (italikler Marxn).[1] Daha sonraki yazlarnda bu
ekilde ak bir ifade olmamakla beraber Marx ve Engelste bu (heuristic) n-kabuln devam ettiini ve
Engelsin doa diyalektii konusundaki almalarna yn verdiini biliyoruz. Marxn kendisi de tarih
materyalizmi Darwinin doal tarih balamnda dnm ve arada mutlak bir kesinti olamayacan
varsaymt. Kapitale giri niteliindeki ekonomi politiin eletirisini yaynlad yl (1859), Darwinin
de evrim kuramn ieren nl eseri yaynlanm ve Marx bunu okuduktan sonra Engelse yazd
mektupta, eserin doal tarih plannda kendi anlaylarnn (yani tarih maddeciliin T. T.) temelini
ierdiini ifade etmiti.[2] Dnr, daha sonra, Darwine Kapitalin imzal bir nshasn yollayarak
kendisine duyduu hayranl iletmitir.[3]
Marxn Darwinci evrim kuramna kar duyduu yaknlk dnrn hayatnn sonuna kadar devam
etmitir. Kendisi 1883 ylnda lnce, cenaze treninde bir konuma yapan Engels, nasl Charles Darwin
kremizdeki organik doann kanununu buldu ise, Marx da insan tarihinin hareket ve ilerleme kanununu
kefetti diyordu.[4] Bununla beraber tarih maddecilii Darwinin evrim kuramnn olduu gibi toplumsal
alana aktarlmas ve bu alanda uygulanmas olarak grmek son derece yanltr. Sosyal Darvinizmi
yaratan byle mekanik bir nakilcilik Marksizmin esprisine tamamen aykrdr. Marx da bir mektubunda,
daha o yllarda bagsteren sosyal-Darvinist yorumlar ak bir ekilde yadsyarak, Darwini bitki ve
hayvan dnyasnda hkm sren yaam kavgas kanununu kefetmeye gtren ey, demiti, ngiliz
toplumundaki yaam kavgas herkesin herkese sava, bellum omnia contra omnes olmutu; oysa
(sosyal) Darvinizm, bunu insan toplumunun hayvani doasndan hi kurtulamamas iin belirleyici bir
neden sayyor.[5] Bu yaklam ise insanlarn kendi tarihlerini kukusuz belli maddi koullar iinde
bizzat kendilerinin yapt gereine ters dyordu. Ne var ki ilerleyen yllarda, dolayl biimlerde de
olsa, burjuva ideolojisinde sosyal Darvinizmin etkileri giderek artacaktr.
Marx ve Engels kuram ve yntemlerini btnsellik iinde ifade eden bir ad altnda toplamamlardr.
Bunda, Marxn daha nceki Hegel eletirilerinin gsterdii gibi, bir donmuluu yanstan sistem
anlayna kar hissedilen ekinceler rol oynam olabilir. Engelsin ok sonralar kulland bilimsel
sosyalizm terimi de epistemolojik bir zmlemenin rn olmaktan ok, henz mevcut olmayan, fakat
kapitalist dzenin yerini almas iin uruna savalan retim biiminin ad idi. Byle bir sunu, bilimsel
dayanaklar olan, fakat daha ok gelecee dnk bir sistemin ifadesiydi ve Marx ve Engelsin
savunduklar sosyalizmin topyac sosyalizmden farknn altn iziyordu.[6]
Daha nce de iaret ettiimiz gibi Marx ve Engels, bilimsel aratrma konusunda, Hegelin diyalektik
yntemi ile birlikte iki bilime zel bir yaknlk duymular, kuramlarn bu iki bilimle diyalog halinde
gelitirmilerdir. Bunlar Engelsin burjuvazinin toplum bilimi[7] dedii iktisat bilimi ile tarih
bilimi idiler. Fakat her iki bilimi de soyut ve durgun dnce kalplar eklinde deil, insanlarn ve
toplumlarn kendilerini yeniden rettikleri maddi koullar balamnda yeniden yaplandrmak
gerekiyordu. ktisat kuram konusunda, Marx, modern iktisadn gerek bilimi, teorik analizin dolam
srecinden retim srecine gemesiyle balamtr eklindeki tespitten hareket etmiti.[8] Bu yaklam
ekonomi politiin alann geniletiyor ve onu bir sosyoloji haline getiriyordu. Tarih maddeciliin
gelitii yllarda sosyoloji szc Marx ve Engelsin ok kmsedikleri Auguste Comteun nerdii
sistem iin kullanlan bir terim olmasayd, belki de Marksizme verilecek en uygun isim bu olabilirdi.[9]
Byle bir ortam olmad iin bu bilimsel devrim, tarih maddecilik, toplum bilimi ya da sadece tarih
bilimi eklinde adlandrlmtr.[10]
Lenin 1913te kaleme ald Marx anlatan bir makalesinde tarih maddeciliin bilimsel statsn
yle betimlemiti:
Marxtan nceki sosyoloji ve tarih-yazcl, en iyi halde, rastlantlara dayanarak toplanan ham
malzemeyi biriktiriyordu ve tarih srecin sadece baz ynlerini sergiliyordu. Marksizm, bir arada
bulunan elikili eilimleri inceleyerek; bunlar toplumlarn eitli snflarnn tam olarak akla
kavuturulmu retim ve var olma koullarna balayarak; yn verici fikirlerin seiminde veya
yorumlanmasnda znelci ve keyf tutumlar dlayarak; istisnasz tm fikirlerin ve farkl eilimlerin
kkenini maddi retim glerinde kefederek ekonomik ve sosyal formasyonlarn doular, gelimeleri
ve kleri srecinin btnyle ve evrensel planda incelenmesinin yolunu at (italikler Leninin).[11]
Grld gibi, Leninin, Marksizmin katksn daha nceki burjuva toplum bilimleri ile karlatrmal
bir erevede arayan bu toparlayc forml aslnda epistemolojik kayglarnn da ifadesidir. Ne var ki
youn bir devrimci pratik iinde olan Lenin, burjuva bilim snflamas dnda yeni bir adlandrma
abasna girimemitir. Ayn makalede, Lenin, Marxn eseri iktisat ilminde byk bir ilerleme tekil
ediyor diyor ve sonra da bu tespitine mevcut iktisat ilminin vlger niteliini, olaylar rekabetin
yzeysel d grnne gre ve birbirinden ayr ekilde ele aldn, buna karlk Marksizmin kitle
boyutlu olaylar zerinde durduunu ekliyor. Bununla beraber Leninin bu gzlemleri tartmay mevcut
akademik i blmne dayanan bilim tasnifinin dna tamyordu.[12] Nitekim Leninin bu satrlar
yazmasndan (1914) sadece yirmi bir yl sonra, J. M. Keynes olaylara kitlesel (makro) planda bakan
genel teorisiyle burjuva iktisadna yeni bir boyut kazandrmtr.
Avrupada Kar-Devrim ve Felsefenin Dn
Tarih maddecilik, Marx ve Engelsin temel ilgi alanlarn felsefeden siyasete, siyasetten de ekonomi
politie kaydrarak gelitirdikleri bir kuram olmutu. Bu sre iinde felsefe bir anlamda an
tamamlyor, onun yerini insan ve toplum bilimleri alyordu. Oysa Perry Andersonun iaret ettii gibi,
1920lerden sonra bu sre tersine dnm ve bu kez tartmalara siyaset ve ekonomi politik ile balayp,
oradan felsefeye ynelen eilim egemen olmutu.[13] Felsefi tartmalar gndeme getiren bu eilim,
kukusuz toplumsal kavgalardan, devrim dman uygulamalardan, zellikle de ii snfnn, en gl
olduu lkede, Almanyada urad yenilgiden bamsz deildi.
Kapitalist an snf kavgalarnda proletaryann her yenilgisinden sonra aydnlar arasnda, hatta
devrimci kadrolarda dine ve felsefeye dn eilimleri tarihte sk rastlanan bir durum olmutur. Lenin de
1905 Devriminin bastrlmasndan sonra ortaya kan felsefi ve mistik akmlara kar Materyalizm ve
Ampiriokritisizm kitabn yazm ve snf kavgasn felsefi planda yrtmt.[14] Ne var ki 1920lerde
gndeme gelen felsefe, geleneksel metafizie dn olmaktan ok ya da bunun yan sra giderek
bilimsellii sorgulayan epistemolojik tartmalar eklinde somutlamt. Bu ortamda sosyalist kuram
tartmalar da siyasal partilerden, yaynevlerinden bilim kurumlarna tanm ve Rosa Luxemburgun
krs sosyalistleri (Kathedersozialisten) diye alay ettii Marksistler n plana kmlard. Ne var ki
Rosa Luxemburg ve K. Liebknechtin liderliindeki Spartakist hareket 1920de kanla bastrld ve pratik
ar bir yara ald. Burjuva ideolojisinin boy hedefi olan Marksizm ve bilimsellik stats bu koullarda
Marksistler arasnda da sorgulanmaya baland. Bilimde ve felsefede ampirizmin egemen olduu
Anglosakson dnyasn bir yana brakrsak, bu konuda Fransa ve Almanyada iki farkl eilimin
yaandna tank oluyoruz.
Fransa ve A. Kojve: Hegelden Marxa
Fransada Marksist tartmalar, iki byk sava arasnda, felsefe kanalyla ve Hegelin Marksist
perspektifte yorumu erevesinde canllk kazand. Bu konuda nc dnr de, 1933 ile 1939 yllar
arasnda nl bir akademik kurumda yapt Hegel yorumlaryla Alexandre Kojve oldu.
Aslnda Almanyada Hitlerin iktidara geldii gnlerde Fransa hayli farkl bir atmosferde yayordu.
Komnist ve sosyalistler faizme kar bir halk cephesi oluturmaya alrken, entelektel dnya
bambaka zentiler iindeydi. Kltrel yaamda moda akmlar felsefeye doru kayyor ve Kojve, bu
balamda, yakn gelecein dnce ustalarna Hegeli Marxa balayan kavramsal halkalar aklyordu.
Gerekten de ada Fransz Marksizmini anlamak iin, nce, 1930larda M. Merleau-Ponty, G. Lacan,
A. Breton, G. Bataille, R. Aron gibi gen yeteneklerin dikkatle izledii bu dersleri incelemek gerekiyor.
[15] Bu derslere katlmam olsa bile herhalde Kojvein yorumlarndan etkilenen isimlerden biri de J-P.
Sartre olmaldr.
Kojve, derslerinde o yllarda Fransada henz iyi bilinmeyen Hegel felsefesini, dnrn
fenomenolojisi ve efendi-kle diyalektii balamnda yorumlamtr. Kojvee, ya da Kojve optiinde
Hegele gre, biyolojik bir varlk olarak insann doa ile ilikisi arzu ile balyordu; fakat doal
nesnelere kar arzu, tek bana, insanda benlik bilincini deil, sadece benlik duygusunu
yaratyordu. Bu aamada arzu, insan bir edime tahrik eden bir drt olarak yaanan ve rnein arzu
edilen nesneyi yemek gibi yok edici, ykc bir duyguydu. Hegeldeki kendinin bilincine varma durumu
ise arzu etmenin ikinci aamasyd. Kendinin duygusundan (sentiment de soi) kendinin bilincine
(conscience de soi) gemek iin, diyor Kojve, arzunun doal olmayan bir nesneye, kar karya
bulunduumuz nesnel gerei aan bir eye ynelmesi gerekiyordu ki bu da ancak arzunun kendisi idi.
[16] Daha zl bir ifadeyle insann insanla ilikisi, realitede, arzularn arzusu eklinde ortaya kyordu.

Biyolojik insan bir srnn parasyd; yani toplumsal bir varlkt. Fakat srnn bir toplum haline
gelmesi iin, yelerinden her birinin Arzularnn dier yelerin Arzularna ynelmesi ya da ynelebilmesi
gerekiyordu (byk harfler A. K.).[17] nsanlarn hayvanlardan fark da tam bu noktada ortaya kyordu.
Kojvee (dolaysyla Hegele) gre, kadn erkek ilikilerinde de arzu edilen aslnda dierinin vcudu
deildi; arzusu idi. Doal bir nesneye ynelen arzu, ancak baka birinin ayn nesneye ynelen arzusunu
ara edindii lde insani bir arzu olabilir diyor Kojve. Ksaca insanlk duygusunu ve sonra da
bilincini yaratan arzu idi ve arzu da, son tahlilde, kendisini bakalarna stn bir deer olarak kabul
ettirme kavgasnn (bu salt, ldresi saygnlk kavgasnn) ifadesiydi. te efendi-kle diyalektiinin
temelinde bu kendini kabul ettirme kavgas yatyordu. Dou halindeki insan, diyor Kojve, esas olarak
ve zorunlu ekilde, daima ya efendi ya da kledir.[18] nk insann insanla ilikisinin temelinde yatan
kendini kabul ettirme kavgas, kanlmaz olarak, hasmlardan birinin boyun emesi, dierinin iradesini
stn saymasyla sona erer.
nsann efendi olmas, klesinin emek gcne sahip olmas, yani onu istedii gibi altrabilmesi
demektir. Efendi, ancak klesinin almas sayesinde arzularn, ihtiyalarn tatmin eder ve doaya kar
zgrlk kazanr. Ne var ki, bu kazanm, efendi-kle diyalektiinin henz ilk aamasdr. kinci aamada
ise, zorla altrlan kle, emei ve almas sayesinde doann efendisi haline gelir ve giderek kendi
doasndan (klelikten) kurtulur. Kojvein Hegel yorumunun temel fikri burada karmza kyor: Kle,
diyor Kojve, emeiyle dntrd teknik dnyada mutlak Efendi olarak hkm srer (veya en azndan
bir gn hkm srecektir) ve emein, mevcut dnyann ve bu dnyada mevcut insann giderek
dnmnn eseri olan bu Efendilik, balangtaki dorudan Efendilikten ok farkl bir ey olacaktr
(byk harfler, A. K.).[19] Bu durumda alan insan, emeiyle deitirdii dnyada bizzat kendi eserini ve
kendisini bulur ve dnyay deitirirken kendi kendisini de deitirir. Bu zmlemelerden bir sonu
kararak, Gelecek ve Tarih, diyor Kojve, sava efendiye deil, emeki kleye ait olacaktr.[20]
Grld gibi Kojvein Hegel fenomenolojisini bir antropoloji olarak deerlendiren yorumu, bizlere,
efendi-kle diyalektiinin son tahlilde kapitalizm-sosyalizm diyalektii olduunu ve sonunda klenin
(proleterin), efendiye (sermayedara) galebe alacan anlatmaktadr. Hegel ile Marx hibir Hegel
yorumcusunun cesaret edemedii lde btnletiren Kojve zaten analizine de Marxn, Hegele
gnderme yaparakinsann znn alma olduunu syleyen bir cmlesiyle balamtr.
Kojvein Almanyada Naziler iktidardayken yapt bu analiz, sava sonrasnda, Fransada, gen
Marx ne kararak Marksizme damgasn vuran felsefi sylemin habercisi ve bir lde de
tetikleyicisi olarak karmza kyor. Bu sylemde Marx ve Engelsin mr boyu alarak ve binlerce
belgeye (kitap, makale, istatistikler, raporlar vb.) dayanarak gelitirdikleri insan ve toplum kuram, felsefi
bir dilin, ilk bakta byleyici de grnse, aslnda dar ve soyut kavramlar iinde erimitir. Ayrca
eklemek gerekiyor ki, Kojvein Hegeli yorumlarken esinlendii en nemli kaynaklardan biri de
Heideggerin Olmak ve Zaman (Sein und Zeit) balkl nl eseriydi.[21] kinci Dnya Savandan sonra,
Fransadaki Marksist tartmalarda Heideggerin (problematik) yeri dnlrse, gnmzde ad epeyce
unutulmua benzeyen Kojvein 1930lardaki rol daha iyi anlalr sanyorum.[22]
Alexandre Kojve Fransada Hegel dersleri verirken Almanyada da Karl Korsch diyalektik felsefe ve
bilim ilikileri zerinde almalar yapyordu. Fakat onun asl konusu Hegel deil, dorudan Marxt.
Alman dnr, 1930larda, Marxta bilimle diyalektik felsefe ve devrimci pratik arasndaki balarn
nasl kurulduu hakknda en ilgin ve dndrc eserlerden birini vermitir.
Almanya ve K. Korsch: Marksizm, Felsefe ve Bilim
Korsch da Marx gibi Berlin niversitesinde okumu, doktorasn da Yena niversitesinden almt.
Londrada geirdii iki yl kendisini Fabian sosyalistlerine yaklatrm, fakat sava yllarnda, zellikle
de Sovyet Devriminden sonra dnceleri radikallemiti. Marksist harekete Spartaks ayaklanmasndan
(Ocak 1919) ve Bavyerada bir Sovyet hkmeti kurulduktan (Nisan 1919) sonra katld. 1923te, yani ilk
nemli eserinin yaynland yl iinde de Komnist Partinin iktidara geldii Thuringia zerk devletinde
adalet bakanl yapt. Ayn yl yaynlad Marksizm ve Felsefe balkl eserinde, dnr, felsefe ve
devrimci kuram ilikilerini dneminin zgl koullar iinde deerlendirdi.
1920lerin zgl koullar neydi?
1920lerde ii snfnn devrimci hareketi Rusyada Sovyet Devrimi ile balayan nc dnemini
yayordu. 1848 ve 1871 (Paris Komn) atlmlarndan sonra proletarya enternasyonalizminde yeni bir
devrimci ekimeler ve kavgalar dnemi balamt ve Korscha gre byle dnemlerde de, kanlmaz
olarak, bir Marksizm krizi yaanyordu.[23] Krizin temelinde Marksizmin felsefe ile ilikisi yatyordu.
Aslnda Marx ve Engels sk sk ve byk bir gururla, Alman ii hareketinin bilimsel sosyalizmde
klasik Alman felsefesinin tarihsel mirass olduunu sylemilerdi; fakat onlara gre bilimsel
sosyalizmin asl ilevi sadece daha nceki idealist felsefeyi deil, tm felsefeyi biim ve ierik olarak
ortadan kaldrmak ve onun yerini almak olmutu (vurgu bize ait T. T.). Bu gerei daha sonra da J.
Dietzgen gibi devrimci Marksistler de yinelemiti. Oysa kinci Enternasyonal (1889-1914) ile birlikte
durum deimi ve Marksizm-felsefe ilikilerinde farkl anlay ortaya kmt. Bunlardan ilk grubu
oluturan II. Enternasyonale mensup Marksistler sadece dar anlamyla felsefi sorunlarla deil,
Marksist kuramn metodolojik ve epistemolojik temelleriyle uramay bile zaman ve enerji israf olarak
gryorlard ve bu konuda Marksizmde hibir felsefi boyut grmeyen burjuva ideologlar (ikinci grup)
ile tam bir anlama iindeydiler. Aslnda II. Enternasyonalin kuramclar felsefeye duyarsz deillerdi
ve zaman zaman burjuva filozoflaryla felsefi konularda tartyorlard. Ne var ki bu konularn akla
kavuturulmasnn, proletaryann snf kavgas pratii ile hibir ilgisinin bulunmad kansndaydlar.
Nihayet bir de nc eilim vard ki, sadece bu eilimi temsil edenler Marksizmin felsefi boyutuyla
ilgileniyor ve bunu aklamaya alyordu. Fakat daha sonra Leninin sava at bu felsefeci
sosyalistler de Marksist sistemi Kant, Dietzgen ve Mach gibi filozoflardan aldklar fikirlerle
donatmak peindeydiler.
Korscha gre bu eilim de yanl yoldayd ve Marksizm bu yzden kriz iindeydi. Bu durumu 19.
yzyln ikinci yarsndan itibaren Hegel diyalektiinin unutulmas ve bylece Hegel zamannda tm
bilim ve felsefenin canl ilkesini oluturan felsefe-gerek, teori-pratik ilikilerinin tamamen anlalmaz
hale gelmesi yaratmt. Korsch, felsefeden ve devrimci pratikten kopan II. Enternasyonal
kuramclarnn tipik temsilcisi olarak R. Hilferdingi grm ve oklarn ona evirmitir.
Hilferding, 1910da yaynlad Finans Kapital balkl eserinde, Marksizmi Weberi anmsatacak
ekilde deer yarglarndan ve pratikten kopuk, ntr bir bilimsel kuram olarak sunmutu. Bunun sonucu
olarak da eserinin giri blmnde unlar yazmt: Marksist kuram gibi Marksist politika da deer
yarglarndan bamszdr; bu yzden de Marksizmle sosyalizmi zdeletirmek her ne kadar Marksist
olanlar ve olmayanlar bunu hep yapsalar da basit bir yanltr.[24] Ksaca Marksizm bilimdi ve bilim
ancak ntr olabileceine gre Marksizm de toplumsal etkilerinden bamsz bir ekilde kendi gereini
kendi iinde tayordu. Mantki olarak, demiti Hilferding, bir bilimsel sistem olan, bu nedenle de tarih
etkilerinden bamsz bulunan Marksizm, sadece toplumlarn hareket kanunlarnn kuramdr ve genel
olarak ifadesini tarihin (bu ekilde) Marksist kavranmasnda bulur; Marksist iktisat da bunu mal retimi
ana uygular. Oysa teoriyi pratikten ve giderek politikadan koparan bu yaklam, Korscha gre,
Marksizmin devrimci zn yok ediyor ve snf kavgasn sendikal kavgalarn snrlar iine
hapsediyordu.
Marx ve Engels tarih maddeci kuram gelitirirken felsefeye deil bir btn olarak dnya sistemine
kar kmlard ve felsefe de bu sistemin reel bir parasn oluturuyordu. Daha ak bir ifadeyle
felsefenin (klasik Alman felsefesinin) yanstt reel toplumsal ilikiler ortadan kalkmadan felsefe de
ortadan kalkmayacakt. Marxn Feuerbacha kar gelitirdii tezlerin anlam buydu. Bu nl tezlerin
ikincisinde, Bir nesnel gerei, demiti Marx, insan dncesine uyumlu klmak teorik bir sorun deildir;
pratik bir sorundur. nsan, gerei, yani onun fiil varln, gcn ve dnyeviliini pratikte
kantlamaldr. Kendini pratikten koparan bir dncenin fiil gerei olup olmad hakkndaki kavgalar
tamamen skolastik kavgalardr. Bu bakmdan, nemli olan da, artk filozoflarn dnyay eitli
eklilerde yorumlamalar deil, deitirmeleri (11. Tez) idi.[25]
Karl Korsch Marksizm ve felsefe ilikilerini ele alan eserinde II. Enternasyonalin reformist ve
deiimci eilimlerine kar Marksizmin devrimci zn ortaya koymaya almt. Ne var ki tezleri
yesi olduu Alman Komnist Partisi ile arasn am ve 1926 ylnda da kendisinin partiden ihra
edilmesine neden olmutu. Fakat Korsch ayn yndeki aratrmalarn srdrd ve 1938 ylnda yazd
Karl Marx balkl eserde, Marx ve Engelsin gelitirdikleri kuramn bilimsel statsn daha nansl bir
ekilde sorgulad. Bu yeni almasn sunarken, Korsch, bu kitabn konusu, diyordu, yakn tarihin
olaylar ve bu olaylarn yaratt yeni teorik ihtiyalarn nda Marxn toplum biliminin ilkelerini ve
ieriini en zl ynleriyle sergilemektir.[26] Bu amac, dnr, daha ksa bir ekilde, tarih maddeci
kuram sayesinde felsefeden bilime geilmesi srecinin aydnlatlmas olarak nitelemitir.
Marksizmle felsefeden bilime geilmiti; fakat ortaya kan yeni bilim nasl adlandrlacakt? Korscha
gre bu genel kuram sosyoloji olarak adlandrlabilirdi; fakat o tarihlerde sosyoloji terimi otomatik
olarak Auguste Comteun (Marx ve Engelsin ok kmsedikleri) sistemini artrd iin bu
olanakszd. Korschun dedii gibi, Marksist kuramn A. Comte tarafndan gelitirilmi olan ve J. S. Mill
ile H. Spencer tarafndan da yaylan 19. ve 20 yzyllar sosyolojisi ile hibir ilgisi yoktu.[27] Ne var ki
Korschun kendisi de bu konuda tutarl olmam ve Marksizmi toplum bilimi, yeni bilim, toplumun
yeni devrimci bilimi, amzn asli toplum bilimi gibi eitli terimlerle ifade etmitir. Hatta
dnrmz bu terminolojik kararszlk iinde tarih maddecilii ekonomi olarak da adlandrm ve
unu yazmtr: Marxn kurduu toplumun maddeci bilimi bir sosyoloji deil, bir ekonomidir.[28] Fakat
nemli olan, Korschun bu yenilii adlandran eitli terimleri deil, srele ilgili zmlemeleridir.
Korscha gre toplumun yeni devrimci biliminin temel ilkelerinin birincisi, tm toplumsal ilikilerin
tarih olarak zglletirilmeleri ilkesidir.[29] Burada dnrn daha sonralar ok tartlacak ve
1960larda Althusser ve evresi tarafndan ok eletirilecek olan tarihselci (historicist) yaklamyla
kar karyayz. Korsch bu tezini savunurken toprak rant analizinde Ricardo ile Marx karlatran bir
rnek veriyor. imdi ksaca dnrn tarihselci yaklamn ortaya koyan bu rnek zerinde duralm.
Toprak rant analizinde Marx, Ricardodan hangi noktada ayrlyordu?
Ricardo toprak rantn, ayrm yapmadan, tm lkelerin ve tm dnemlerin toprak sahiplerine, olduu
gibi uygulamt. Oysa byle mutlak bir anlay tarih d ve bilime aykryd. lkel komnal (ortak)
toprak mlkiyeti tarihte farkl toplumlarda farkl ekillerde zlm ve bu zl ekilleri de zel
mlkiyete gemi toplumlarn farkl gelime tipleri zerinde belirleyici bir etki yapmt.[30] Bunlarn
ortaya karlmas ancak somut tarih aratrmalarnn rn olabilirdi. Marx, Kapitalde toprak
mlkiyetinin eitli tarihsel biimlerinin nemine iaret etmi ve Hint, Rus vb. komnleriyle ilgili
almalar yapm olsa da bu ii toplumsal tarihilere brakmt. Hegelin felsefi diyalektii ile diyor
Korsch, Marksist toplumsal aratrmalar arasnda ok sk bir ba vardr.[31] Bu aratrmalar genel
kavramlardan hareket etmekle beraber, aslnda bu kavramlarn tarihsel gelime iinde ne gibi somut
biimlerde karmza ktklarn ortaya koyarlar. Korsch bu balamda u tarihselci saptamay yapyor:
(Marx iin) nemli olan bizzat sosyoekonomik formasyon gibi genel bir kavram deil, her belirli
tarihsel toplumu genel olarak her toplumda mevcut ortak zelliklerden ayran zgl niteliklerin ve sonu
olarak da (o toplumun) gelimesinin ne olduunun ortaya konmasdr.[32] Diyebiliriz ki Korschun bu
aklamalar, tarih maddecilii aslnda sosyoloji ya da ekonomiye deil, daha ok tarihilie
yaklatran aklamalardr. Nitekim Korsch, bu balamda Hegel diyalektiinin altn izerek unu
sylyor: Hegel felsefesinin Marxn materyalist bilimi iin nemi uradadr ki, doann tarihi ve sahas
ile toplumun tarihi ve sahas, her ikisi de sonuta kendi zelliklerine uygun ekilde tek ve ayn bilgi
ilkesine tabi olarak ve geni olduu kadar dzenli bir aratrma alan tekil ederek, ilk kez bu erevede
(Hegelci diyalektik erevesinde) karlatlar.[33] Bu szleri, Marxn 1844 El-Yazmalarnda syledii
gibi, doa bilimlerinin insan bilimlerini, insan bilimlerinin de doa bilimlerini ierdii tek bir bilim
anlay olarak yorumlayabilir miyiz? Metinde tek ve ayn bilgi ilkesinden sz edildiine gre
yorumlayabiliriz sanyorum. Fakat burada asl vurgulanmas gereken nokta Korschun tarihselci
(historicist) yaklamdr ki, bu konudaki farkl durular, rnein Althusseri anmsayabiliriz. Fakat
mademki Fransz filozofunun adn andk, onun arayn Korschun epistemolojik ilgi alan iine sokan
baka bir noktaya daha iaret edelim.
Korsch, Ortodoks gre sadk kalarak, Marxn felsefeden bilime geerken Hegelden hareket ettiini
ileri srmt. Oysa daha o tarihlerde Marxa felsefi planda Hegelin dnda ilham kaynaklar arayan
Marksist dnrler vard. Bunlardan Plekhanova gre, Marxn felsefede hareket noktas Hegel deil,
Feuerbach tarafndan teolojik elerden temizlenmi bir Spinozaclk idi.[34] imdi burada duralm ve
u soruyu soralm: Marx ve Engelse byle bir manevi baba atfedilmesi hakl ve inandrc myd?
Bizce deildi ve daha sonra Althusser tarafndan da savunulacak olan Spinozist felsefi temel isabetsizdi.
Korschun dedii gibi, Marx Spinozaya balamak, proletarya ile burjuvazi arasndaki kartl
grmezden gelerek, Marksizmle burjuva-ncesi bir felsefe arasnda sk bir ba kurmak anlamna
geliyordu.[35] Nitekim daha sonra Lenin felsefeyi ok farkl bir biimde uygulam ve felsefi
materyalizmi canlandran dnrlere verdii yantta biimsel olarak felsefi tartmaya her noktada
pratik, politik bir hedef tayin etmiti.[36]
Korschun tarih maddecilii daha sonra Althusserin de yineleyecei baka bir noktada sorgulamas
da bir toplumsal formasyonda altyapyla styap ilikileri hakkndayd. Dnr, bu noktada da Marxa
dayanarak, bu ilikilerin mekanist nitelikte olmadn, son tahlilde ekonomik altyap belirleyici olsa
bile bunlar arasnda karlkl etkileim bulunduunu ileri srmt. Korscha gre (Marksizmin)
materyalist emas, sadece ekonomik temelin styap zerine ve toplumsal varln bilince etkilerini
dikkate almakla kalmyor, ok doal bir biimde, bizzat maddi retimden kaynaklanan egemenlik ve
bamllk ilikilerinin de sras gelince karlk olarak altyap zerinde belirleyici bir etki yapt
biimleri kucaklyordu (talikler K. K.).[37] Ksaca Marx ve Engels, entelektel retim denilen yapy
maddi retimin basit bir yansmas olarak grmemilerdi; ayn ekilde entelektel retimin de reaktif
olarak maddi retimi etkilediini ortaya koymulard. Bu durumda biz de Marxa dnerek bu konuda sz
tarih maddeciliin kurucusuna verebiliriz. Gerekten de, daha sonra Althusserin, kuramsalc (teorisist)
bir yaklamla, st-belirleme olarak tanmlayaca bu karlkl etkileim sreci Kapitalde yle ifade
edilmitir: Temel koullar itibariyle ayn iktisadi yaplar, saysz farkl ampirik koullarn, doa
artlarnn, rk ilikilerinin, tarih d etkilerin vb. etkisi altnda, ancak bu ampirik koullarn analizinin
aydnlataca sonsuz farkllklar ve nanslar arz eder.[38] Burada Marksist yntemi toplum bilimlerine ve
somut toplumsal aratrmalara balayan, baka bir deyile diyalektik felsefeyi bilimle buluturan halka ile
kar karyayz. Ancak tekrar altn izelim ki sz edilen karlkl etkileim mekanik bir etki-tepki
ilikisi deildi. Engels son yllarnda kaleme ald baz metinlerde bu izlenimi verdii iin ok
eletirilmi ve bilimsellik adna deta bir eit gnah keisi yaplmtr. Oysa Engelsin de nemli
katklarda bulunduu tarih materyalizm, bilimin geleneksel nedensellik kavramna kukusuz ayn
derecede soyut, fakat onun kadar kesinlikle tanmlanmam bir terim ilave etmiti. Korsch burada
Leninin Hegelin tm Lojikini incelemeden ve anlamadan Marxn Kapitalini, zellikle de birinci
blmn tam olarak anlamak mmkn deildir diyen szlerini anmsatarak buna gre elli yl sonra
Marx hi kimse anlamamt diyor.[39]
Korschun daha bir sr dnceyi tahrik edici gzlemini bir yana brakarak bu konuyu yle bitirelim:
Marksizmin felsefeden bilime ve somut aratrmalara gei olduunu vurgulamakla beraber, ahsen hibir
tarihsel-toplumsal aratrma yapmayan ve kavgasn salt felsefi (epistemolojik) sorgulamalar iinde
yrten Korschun kendisi de, sonunda, tpk itham ettii hasmlar gibi Marksizmden uzaklam ve
Marksizmi yenileme adna revizyonistler kervanna katlmtr. Gerekten de 1950de kaleme ald
On Tezde, Korsch, bugn btn olarak Marksist doktrini ilk ilevindeki gibi emeki snflarn sosyal
devrim kuram eklinde yeniden tesis etme abalar gerici bir topyadr diyor ve Marxn, sosyalist
tarihin Proudhon, Blanqui, Bakunin vb. gibi herhangi figrnden biri olduunu sylyordu.[40] Ne var ki
bu yenileme abasnda unutulan Marx deil, kendisi oldu. Ve on, on be yl kadar sonra, Pariste,
Althusser ve rencileri tarafndan sorgulanmaya ve yantlanmaya allan sorunlar da, Korschun
devrimci kuram yenilemeyle ilgili anssz tezleri deil, daha nceki eserlerinde ele ald nemli
epistemolojik sorunlar idi.
Althusser: Marksizm, Bilim ve Tarihselcilik
Althusser de, Korsch gibi, fakat ondan farkl bir dnemde[41] ve farkl bir kltrel ortamda Marksizmin
felsefe ile ilikileri ve bilimsel stats zerinde dnm, Marxn tarih maddecilik ile yeni bir bilim
kurduu sonucuna varmt. Bu gr, aslnda gen Marxla olgun Marx arasnda epistemolojik bir
kesinti olduu kansnda olan filozofun dier tezleriyle bir btnlk tekil etmektedir. Bu btnlk iinde
dnrn felsefe, bilim ve tarihsellik ilikileri hakkndaki grleri nelerdi?[42]
Althusser, Marxn reel dnya ile teorik dnyay kesin izgilerle birbirinden ayrd kansndayd.
Bunun anlam uydu: Bilgi nesnesi yani bilim ve teori dnyas, kendi geerliini ve doruluunu kabul
ettirmek iin reel dnyaya muhta deildi; yani bilimin kendi dorularnn garantisi bizzat kendi
iindeydi. Nasl matematiin doru sonulara ulatn anlamak iin onun fizikteki (reel dnyadaki)
uygulamalarna bakmak zorunda deilsek, diyalektik materyalizmin doruluunu anlamak iin de tarih
materyalizm alanndaki uygulama baarlarn gz nnde bulundurmak zorunda deildik. Bilim kendi
kendine yeterliydi. Althussere gre Marksizmi dier btn ampirist ve idealist felsefelerden, hatta
Hegelden ayran zellik buydu. Oysa Marksizm adna benimsenen tarihselci (historicist) bir yaklam
bu zerk alan ve teoriyi dlayarak ampirizme kaym ve bilimsellikten uzaklamt.
Althusser de Korsch gibi II. Enternasyonalin savunduu Marksizmin mekanist bir materyalizme
dayand kansndayd.[43] Ona gre II. Enternasyonalden kaynaklanan ve baz konularda Rosa
Luxembourgdan Gramsciye kadar birok byk dnr de etkileyen mekanist materyalizm, ideolojik
bir hmanizm anlay ile birlikte yine ideolojik ve mekanist bir tarihselcilik (historicism) anlay
ieriyordu. Oysa Marksist tarih anlay olarak sunulan bu anlayn aslnda Marxla bir ilgisi yoktu. Bu
grn dayand zaman kavram, ampiristlerin ve Hegelin zaman kavramndan farkl deildi. Hatta
nl Annales tarih okulunun L. Febvre, F. Braudel gibi itibarl isimleri de bu yanlgdan
kurtulamamlard.[44] Althusser bu ideolojik tarih zaman kavramnn temel niteliklerini trde
(homogne) ve e-zamanl (contemporain) olmak eklinde zetlemitir.
Filozofumuza gre idealist felsefede tek bir zaman vard ve bir toplumsal formasyonun her kesimi
trde ve e-zamanl olarak ayn tarih zaman yayordu. Bu trdelik ve e-zamanllk ya bir
toplumsal yapnn belli bir andaki dikey z kesitinin (coupe dessence) ortaya koyduu senkroni
eklinde ya da ayn zaman ak iinde ortaya kan (ve Lvi-Strauss antropolojisinin gerek tarihin
yapcs olarak grd) rastlantsal (alatoire) olaylardan (venementlardan) oluan diyakroni
eklinde somutlayordu (s. 134-135). En sistematik ifadesini Hegelde bulan bu anlaya gre tarih kendi
kendine, tekdze ve kaderci bir ak iindeydi ve bu yzden Hegelci tarih anlayndan hareket ederek bir
siyaset gelitirmek mmkn deildi. Oysa (Althusserin okuduu) Marxa gre bir toplumsal yapnn
her kesimi veya blgesi farkl ve kendine zg bir zaman ak iinde yayordu ve toplumsal yap
gresel olarak bamsz kesimlerden (iktisadi, siyasi, ideolojik vb.) oluuyordu. Bu kesimler aralarnda
zgl belirleme biimleri ile kenetleniyorlard ve eitli kesimlerin greli zerklikleri balamnda
farkllaan tarihlerden (siyasi tarih, iktisat tarihi, sanat tarihi, dnce tarihi vb.) bahsedilebilirdi (s.
124).
Hiyerarik bir yap iinde btnlemi olan bu kesimlerin bir merkezi yoktu ve sz konusu hiyerari,
bir etki derecelemesinin iareti idi. Son kertede belirleyici olan kesim de iktisat kesimi idi (s. 121). Ve
iktisadi kesimin son tahlilde belirleyicilii bu farkl kesimlerin karlkl etkileim ve belirleyicilik
sreci iinde bir yap etkisi, daha zgl bir deyimle st-belirleme (surdtemination) olarak ortaya
kyordu. Althusserin yapsalclkla eletirilmesine yol aan bu yap etkisi bilimsellik ltlerine
yeni bir nedensellik, dnrn mevcut olmayan bir nedenin etkinlii eklinde ifade ettii bir
nedensellik daha getiriyordu. Bu yeni kavram yapsalclkla bir flrt (Kokettieren) saylabilirdi;
fakat aslnda Spinozadan, daha dorusu Hegelin Spinozaya borlu olduu bir dnceden
kaynaklanyordu.[45] Ksaca Hegelde olduu gibi genel ve trde bir diyalektikten sz etmek anlamszd;
tarih sre, Aydnlanma dncesinin rasyonalist ve ilerlemeci ilkesinin aksine, znesiz ve ereksiz bir
sreti. [46]
Tarih materyalizm toplumsal formasyonlarn eit olmayan gelimesi ilkesine dayanyordu ve bu da
bizi konjonktr kavramna ya da Leninin ifadesiyle somut durumlarn somut analizine gtryordu.
te tarih bilimi byle karmak yaplar zmlyor; eitli tarih zamanlar (grnen zamanlarn
arkasndaki grnmeyen zamanlar) okuyor ve belli bir toplumsal formasyonun yap etkisini ortaya
koymaya alyordu. Burada tarihilik asndan nemli olan bir nokta da farkl zamansallk yaantlarna
dayanan farkl toplumsal kesimlerde kkl deiikliklere yol aan tarih olaylar saptamakt. rnein
felsefe tarihinde Lockeun ampirik felsefesi dogmatik felsefenin, diyalektik materyalizm de ampirizmin
eletirisini yaparken byle kkl deiiklere (mutationlara) yol amlard. Bunlarn dnda
bilinaltnn zamannn biyografik zamandan farkl olduunu ortaya koyan Freud da psikanaliz ad
altnda yeni bir bilim kurmutu (s. 128).
Althusser tarih materyalizmi tarihselci ideolojiye, yani her eyi tarihe ve trde zamansalla
indirgeyen ve zerk bir teori alan tanmayan sorunsala iddetle kar kmtr. Bu konuda en ok
zerinde durduu tez de Gramscinin, Labriola ve Croceden esinlenerek formle ettii mutlak
tarihselcilik (historicism) tezi idi.[47] Baz noktalarda Gramsciden etkilenen ve onun son derece
nansl, dhiyane eserinden vgyle sz eden Althusser, talyan dnrn praksis felsefesinin (yani
Marksizmin) mutlak tarihselcilik olduunu ileri sren teziyle uyuamazd (s. 161). Aslnda Gramsci,
Hegelde mutlak bilgi ile son bulan tarih anlayn eletirmi, Marxn tamamen ba ve sonu ak bir
tarih felsefesi (bilimi) ortaya koyduunu savunmutu. talyan dnre gre her ey ve bu arada teori ve
bilim de tarihseldi ve tarih materyalizm ile diyalektik materyalizm praksis felsefesi ad altnda bir
btnlk oluturuyorlard. Oysa Althussere gre tarih, zerk bir teori alan iinde bilim alan haline
gelmiti ve bundan vazgeilemezdi. [48]
Althusserin zerk teori tutkusu ve farkl toplumsal kesitlerden, farkl zamansallklardan oluan
tarihsellik anlay ok eletirilmitir. Dnr, her ne kadar Leninin izinde somut durumlarn somut
analizinden vg ile sz etse de, saf teori alanna hapsettii bilimi pratikten ayrmakta ve sonu
olarak da ayaklar yere basmayan bir tarih (ya da zgl tarihler) anlay ortaya koymaktadr. Bu
anlay eletiren E. J. Hobsbawm, Althusserin teorik ustalklarn bol bol vmesine ramen unlar
yazmaktan da kendisini alamamtr: Althusserin ampirizme kar derin ve devaml antipatisi hoa
gidebilir; fakat yine de fiil tarih gelime olarak pratiin d kriterlerini aka yadsmas insan rahatsz
etmektedir; nk Marx, aslnda somutun zor sorununu zmeye girimiti.[49] Oysa Althusser,
Marksizmin tarihte ya da ekonomide neyi syleyebilip neyi syleyemeyeceini tartt teorik dzeyi
brakp somut konulara dnnce, yine Hobsbawma gre, yeni veya ilgin pek az ey sylyordu.[50]
Aslnda Althusserin kesinlik (rigueur) ve bilimsellik tutkusu onu daha ok kendisinin sk sk
eletirmi olduu pozitivizme yaklatryordu. ada olan baka nl bir Marksist filozofun ifadesiyle,
dnr, bilgide gresellii dlayan bir ya hep ya hi! tutkusu iinde bir eit bilim fetiizmine
kaplmt.[51]
Kukusuz Althusser pozitivizm ve yapsalclk ithamlarna kaytsz kalamazd ve kalmad. Ne var ki
bunlara yant olarak kaleme ald zeletiri eleri balkl kitabnda, genel olarak tezlerinin arkasnda
olduunu sylemekle beraber bir noktada zeletirisini yapmaktan da kendisini alamad. Bu zeletiriyi
sunarken, Althusser, Denemelerimi hibir zaman yadsmadm; diyordu; bunu yapmam iin hakl bir neden
yoktu. Fakat bunlarn yaynlanmasndan iki yl sonra, 1967de, Kapitali Okumakn talyanca basksnda
ve dier yabanc dillerdeki basklarda bunlarn hatal bir eilim tadklarn kabul ettim. Bir hatann
varln belirttim ve bunu teoricilik (thortisme) olarak adlandrdm. Bugn daha ileri gidebilirim ve
hatann zel nesnesini, temel biimlerini ve yansmalarn tanmlayabilirim.[52] Althusser ilerleyen
satrlarda bir adm daha atarak teorici hatadan ok teorici sapmadan sz etmenin daha yerinde
olacan szlerine eklemitir.
Bu teorici sapma szc ile Althusser ne kastediyordu?
Kendisinden nceki neredeyse tm Marksist kuramclar tarihselci sapma (tm olgular tarihsellie
indirgeme) ve/veya hmanist sapma (analize toplumsal yapdan deil, insandan balama)[53] ile
eletiren bir dnrn sonunda kendisini de teorici sapma (tm olgular teoriye indirgemek) ile
sulamas ilgintir ve aklanmaya deer.
Althusserin kendisi bu aklamaya tm dncesinin temelini tekil eden epistemolojik kesinti teziyle
balyor ve bu tezle hedefledii amacn Marksist kuram burjuva ideolojisinin tehlikelerine kar
savunmak olduunu; Marksizmin yeni, devrimci karakterini vurgulamak istediini sylyor ve bu tezin
hl doruluunu koruduuna inandn da szlerine ekliyor. Oysa aslnda kendisinin icat etmedii,
Fransz epistemolog G. Bachelarda borlu olduu bu kavram byk grltlere neden olmu ve kendisine
kar bir kutsal ittifak olumutur.[54]
Althusserin bu abartl tepkiyi hak etmedii ynndeki grleri nelerdir?
Althusserin, kesinti olarak niteledii ey, tarih olguyu tm (toplumsal, siyasal, ideolojik ve
kuramsal) boyutlar iinde aklayacana, onu sadece teorik boyutuna, Marxn eserlerinde 1845ten
itibaren gzlenebilecek olan epistemolojik kesintiye indirgemi olmasdr ki ite teorici sapma dedii
ey de budur (italikler L. A.).[55] Dnr bylece, kendi ifadesiyle, bilim ile ideoloji arasndaki
speklatif ayrl rasyonalist bir yaklamla doru ile yanl, genel ile tekil arasndaki kesinti olarak
aklamaya srklenmitir.[56]
Althusserin temel zeletirisi budur. Ne var ki dnr, daha sonra hcuma geerek, sadece teori
alanna skp kalm olsa da, kendisinin bir kesintiyi savunduunu; buna karlk hasmlarnn burjuva
ideolojisiyle Marksizm arasnda hibir ey olmadna, yani herhangi bir kesinti bulunmadna
inandklarn vurguluyor. Ve Marksizm bir rasyonalizm deildir; diyor; hatta Marksizm nceki
nesillerden bazlarnn dnya savann scakl iinde Nazi irrasyonalizmine kar dledikleri
modern rasyonalizm ekli de deildir.[57] Oysa kendisi rasyonalist-speklatif dnceyle hareket
ederek teorici sapmaya kaplmtr. imdi bu hatasn da dzeltmektedir.
Althussere gre bu kesinti sadece doru ile yanl, bilim ile ideoloji arasndaki kesinti deildir; bu
kesinti ile birlikte bir de yeni bilim domutur. Dnrmz bizlere yeni doan bilimin adn da
veriyor: Bu bilim tarih bilimidir. Ve yeni ilmin nasl doduunu da, biraz daha ayrntl bir biimde,
yle betimliyor: Marx yeni bir bilim kurdu: Tarih bilimi. Bir imaj kullanacam. Bildiimiz bilimler
baz byk ktalar zerine yerlemi bulunuyorlar. Marxtan nce bilimsel bilgilere iki kta almt:
Matematik ktas ve Fizik ktas. Birincisi Grekler (Thals), ikincisi de Galile tarafndan. Marx bilimsel
bilgiye nc bir kta at: Tarih ktas.[58]
Byle bir snflama Marx ve Engelsin retisine ne lde uygundur?
Daha nce de akladm gibi, Marx, bilimin tek olduunu dnyor ve doa bilimleri ilerde insan
bilimini, insan bilimi de doa bilimlerini ierecek: Tek bir bilim olacak diyordu (1844 El-Yazmalar).
Marxn daha sonraki almalar ve Engelsle aralarnda yaptklar i blm de bu heuristic (bulmaya
ynelik) n-kabule uygun oldu. Oysa Althusser bilimsel ktadan sz ediyor ve hakkndaki burjuva
bilimsel i blmn merulatryor iddialarna hak verdirtecek ekilde de tarih bilimi ktasn eitli
toplum bilimlerinden oluan alt-blmlere (sosyoloji, iktisat, psikanaliz vb.) ayryor. Oysa yllarca nce,
Lukacs ve Korsch gibi dnrler Marksizmin bilimsel btnlne dikkati ekmiler, onu bir dizi ksmi
bilimlere ayran yorumlara kar kmlard.[59] Diyalektik yntem, diyordu Lukacs, hangi konuyu ele
alrsa alsn, hep ayn sorun etrafnda geliir: tarihsel srecin btnlnn bilgisi. Dolaysyla ideolojik
ve iktisadi meseleler onun iin artk kat bir biimde birbirine yabanc deildirler; birbirine karrlar
Bu nedenle Marksizm iin, son tahlilde, zerk hukuk bilimleri, zerk ekonomi politik, zerk tarih vb.
mevcut deildir; btn olarak toplumun gelimesinin tarihsel ve diyalektik, esiz ve birliki tek bilimi
vardr.[60] Korsch da (ilk ve temel eserlerinde) ayn kandayd ve Marksizmin eletirel ve devrimci
btnsellii zerinde durmutu.
Bu bahsi kapatrken son olarak u noktay sorgulayalm. Althusserci reti pratikte ne gibi sonular
vermitir?
Sanyorum ki 1960 ve 70lerin Althusser dalgasndan sonra bugn unu syleyebiliriz. Althusserci
reti ii snfndan ok niversite evrelerinde, daha ok da kk burjuva aydnlar arasnda etkili
oldu. Althusserciliin Fransa dnda en ok taraftar da pozitivist gelenein gl olduu Latin Amerika
lkelerinde bulmu olmas bu adan anlamldr. Bu etkiyi anlatan M. Lwy, Althussercilik gl
pozitivist temayl ile 19. yzyln sonundan beri Auguste Comteun ve onun bilimsel tilmizlerinin
retisinin tahakkm altndaki Latin Amerika siyasi kltrne tam olarak tekabl etmekteydi diyordu.[61]
Biz de Lwyye katlarak diyebiliriz ki bu nedenler belli bir lde Trkiye iin de geerli olmutur.
Bununla beraber Marksist dncenin felsefe ve Marxn genlik eserleri zerinde younlat bir
dnemde, Althusserin dikkatleri Kapital zerine ekmesi ve rencileri ile birlikte almalarn bu
temel eser zerinde younlatrmas yorumlarn, eletirdii dnrler gibi, felsefi plana hapsetmi olsa
da asla kmsenecek bir olgu deildir. Ayrca Marksizmin tarihilii bir bilim statsne sokmu
olduunu temel tezlerinden biri olarak sunmas da Althusserciliin dikkate deer baka bir yndr.
stelik Althusser, zeletirisinden sonra, tarihsel analizlerin, daha nce savunduu gibi salt teorik
snrlar iinde kalmamasn; olgular tm (toplumsal, siyasal, iktisadi vb.) boyutlar iinde ele alan somut
analizler yaplmas gerektiini de sk sk vurgulamtr. Kendisi ve rencileri byle almalar
yapmam olsalar da, byle bir tarih anlayn savunmalar kukusuz Marx ve Engelsin grlerine
yakndr.
Bylece, tarih maddeciliin bilimsellik statsn kendi iinde ve en st dzeyde sorgulayan
tartmalar zetledikten sonra, sz, Marksizmin ekonomi politik ve tarih-yazcl alanndaki
kartlarna ve bunlarn ideolojik planda balattklar snf kavgasna getirebiliriz. Burjuva ideologlar
yer yer bilime katkda bulunsalar da bu kavgada drst olmadlar; Marksizmi nce tannmaz hale
getirdiler ve sonra da deforme ettikleri retiyi rtmekte fazla bir zorluk ekmediler. Aslnda bu
sre daha Marx hayattayken balamt ve byk dnr, kuramn, her gelimeyi iktisadi nedensellie
indirgeyen bir doktrin (ekonomizm) olarak sunan zihniyete bakarak Ben Marksist deilim! demiti.
Kartlar ise, bilim ve drstlk d polemik bir zihniyetle, Hayr! dediler, asl Marksizm budur;
Marksizm bir ekonomizmdir!. Fakat bu yetmiyordu; tarih maddeciliin temel kuramlarna da saldrmak,
onlar rtmek gerekiyordu.
Ekonomi Politik, Tarih Okulu ve Snf Kavgas
leri kapitalist lkelerde iktisaden gl snflar egemenliklerini bilim ve felsefe alannda da korumak
iin konjonktrel durumlara uygun taktikler ve stratejiler gelitirirler. Bunlardan biri savunma stratejisidir
ve bu amala snf pozisyonlarn en inandrc biimde ifade eden sylemler n plana karlr,
yceltilir ve deta tartma st bir statye sokulur. Ne var ki burjuvazi devrimci niteliini kaybetmi bir
snf olarak artk bilim ve felsefe alannda kalc deerler yaratamad iin, oktandr birbirini izleyen
ve genellikle eski tezlerin yeni ve gz alc giysiler iinde sunulduu moda akmlarla yetinmek
durumundadr. Baka ve belki daha etkili taktik ise snf pozisyonlarna uygun olmayan grlerin
tamamen grmezden gelinmesi, yok saylmasdr. Hcum, deformasyon ve aalama kampanyas (nc
taktik), ancak bu susu kumkumas (conspiracy of silence) denilen sessizliin artk mmkn olmad
koullarda balar.
Taktikler farkldr; fakat tarihte ayn dnrn, farkl zaman dilimlerinde birbirine tamamen ters taktik
uygulamalarn konusu olduu da grlmtr. rnein Hegel, 19. yzyln felsefe kavgalarnda bunun en
tipik rneklerinden biri olmutu. Gerekten de modern diyalektiin kurucusu, sisteminde, Mutlak
Esprinin Prusya Devletinde tecessm edeceini syledii iin gklere karlm, fakat lmnden
sonra devrimci diyalektii n plana knca Berlin niversitesi felsefe krssne F. Schelling tayin
edilerek fikirleri tamamen yok edilmek istenmiti. Benzer bir gelime Nietzsche iin de geerli olmu ve
tm burjuva deerlerine sava am olan bu air-filozof uzun sre niversite evrelerinde
kmsendikten sonra, sosyalist akmlarn glendii 1920lerde itibar kazanarak ilerleyen sayfalarda
anlatacamz gibi anti-sosyalist kavgalarnda Nazilere ilham kayna tekil etmitir.
Marx, bilim ve felsefe kavgasnn salt dorularn kavgas olmadn, maddi gcn ancak maddi g
ile yklacan biliyordu ve daha yirmi alt yanda eletiri silahnn yanna o gnn koullar
iinde silahlarn eletirisini de eklemiti. Fakat kendi alan eletiri silah idi ve bunu en yetkin bir
biimde yapt. 1867de yaynlanan Kapitalin ilk kitab toplum bilimleri alannda gerekletirdii
devrimin en somut ifadesidir.
Teorik planda kkl yenilikler getiren eserler aslnda zor kitaplardr ve Marx daha Kapital zerinde
alrken dostu Kugelmanna yazd bir mektupta bir bilimde devrim yapmak iin yazlm bilimsel
denemeler, diyordu, hibir zaman gerekten popler olamazlar; fakat bilimsel temel bir kez ortaya
konulduktan sonra onlar halk iin okunabilir klmak mmkndr.[1] Daha sonra Kapitale yazd
nszde de, zellikle ilk blmn anlalmasnda karlalacak glkler hakknda okuyucularn
uyarmaktan kendisini alamamt. Eser yaynlandktan sonra ise Marx ve Engels karlaacaklarn ok iyi
bildikleri susu kumkumasn ykmak iin seferber olmular ve Kapital hakknda bir tartmay tahrik
edecek yazlar iin harekete gemilerdi. Hatta bu amala Engels, Marxa, bir dostlarnn Kapitali
burjuva gr asndan eletirmesinin tantm asndan daha verimli olacan hatrlatm ve bu yolun da
denenmesini nermiti. Marx da bu neriyi mmkn olabilecek en iyi sava hilesi olarak nitelemi ve
muhtemel yazarlar olarak baz isimler vermiti.[2] Oysa btn bu abalara ve sava hilelerine ramen
eser beklenen ilgiyi grmedi. lgintir ki kapitalizmin ve ekonomi politiin beii olan bir lkede, yani
ngilterede, kapitalizmi en ayrntl ve en plak ekliyle anlatan bu eserin ngilizceye evrilmesi iin tam
yirmi yl beklemek gerekecektir. Ve bu da ancak eseri Marxn kz ve damadnn ngilizceye evirmeleri,
Engelsin de yaynlamas (1887) sayesinde mmkn olacaktr.
Marxa ve Kapitale ilgi, aslnda eserin yaynlanmasndan drt yl sonra I. Enternasyonalin ve Paris
Komnnn uluslararas planda ii hareketini n plana karmas ile balamt. Ne var ki bu ilgi
Kapitalin teorik katklarnn tehisi ve bunlarn drst bir ekilde tartma konusu yaplmas eklinde
ortaya kmamt. lgi daha ok sosyalizm ve emeki iktidar korkusundan besleniyor ve burjuvazinin
snf kavgasn ideoloji ve bilim plannda da younlatrmasna yol ayordu.
Bu yndeki gelimeler nasl oldu?
Marksizm, burjuvazinin devrimci dneminde iki stratejik disiplin (ekonomi politik ve tarih-yazcl)
erevesinde yapt yenilikler tabannda gelimiti. Ne var ki ii snfnn devrimci ykselii karsnda
burjuvazinin ideolojik savann asl hedefleri de yine bu iki disiplin oldu. Tarih maddeci retinin
temelinde aslnda Marxn Smith ve Ricardoya borlu olduu emek-deer kuram vard. Oysa Marx bu
kuram gelitirmi ve Ricardonun dondurduu analizin diyalektik sonularn ortaya koyarak art-deer
olgusunu kefetmiti. Art-deer ise kapitalizmin (ve art-rn eklinde daha nceki retim biimlerinin)
nasl smrye dayanan bir sistem olduunu aklyordu. O halde snf karlar asndan bu temele
saldrmak ve nce emek-deer kuramn rtmek gerekiyordu. Ve bunun iin de uluslararas planda
nemli bir dnm olmal, kapitalist dnyay derinden rktecek bir kvlcm akmalyd.
Kvlcm 1870 Prusya-Fransa Sava ve Komn tecrbesi ile atelendi.
Eyll 1870de Fransa Prusyaya kar ar bir yenilgiye uram, fakat Parisliler yenilgiyi kabul
etmeyerek ayaklanmlar ve 1871 Martnda ehirde komnist ilkelere dayanan bir ynetim (Paris
Komn) kurmulard. lgintir ki o zamana kadar grmezden gelinmi, yok farz edilmi olan tarih
maddeci kurama byk bir ilgi de tam bu sralarda dodu. Kukusuz bu ilgi doruyu arama, bilimi
ilerletme gibi kayglarn rn deildi; tersine dmanca duygulardan kaynaklanyordu. Arka plandaki
ama iktisadi deerlerin temelinin emek olduunu syleyen kuram, dolaysyla Marksizmi rtmekti.
ktisadi doktrinler tarihine klasik iktisattan neo-klasik iktisada geii salayan halka olarak geen
marjinalist kuram bu koullarda dodu.
Marjinalist kuram ilk ifadesini ngiliz iktisats William S. Jevonsun 1871de yaynlanan eserinde
bulmutu. Bunu ayn yl Avusturyal iktisat Karl Mengerin, yl sonra da Fransz Leon Walrasn
eserleri izledi. Bylece dnce tarihinde sk rastlanmayan bir olay cereyan ediyor, ayr memleketten
iktisat, birbirlerinden habersiz olarak emek-deer kuramna saldryor ve marjinalist kuram
kefediyordu. Ortak noktalar kapitalizmi savunmak ve srarla yok saydklar Marksizmin Smith ve
Ricardoya dayanan kuramsal temellerini rtmekti.
Jevons, Menger ve Walras: Burjuva ktisadnn
Yeniden Yaplanmas..
W. S. Jevons, Ekonomi Politiin Kuram baln tayan nl eserinin giriinde, devaml dnce
ve aratrmalarm beni hayli yeni bir fikre, deerin tamamen faydaya dayand fikrine gtrd, diyordu,
oysa halen hkm sren dnceler faydadan ok emei deerin kkeni kabul ediyor.[3] Aslnda fikir pek
de yeni deildi ve yllarca nce Jevonsun kendisi de bu fikri daha basit bir biimde ifade etmiti.
1871de ise neo-klasik iktisat anlayn temellendiren bu fikri ayn dnr yle sunuyordu: u bir
gerektir ki, emek bir kez sarf edildikten sonra bir nesnenin gelecekteki deerini etkilemek gcn
kaybeder: O artk kaybolmutur; geri gelmeyecek ekilde ortadan kalkmtr; bizler her an sfrdan hareket
etmeliyiz ve mallarn deerini gelecekteki deerlerini dikkate alarak demeliyiz. Sanayi, esas itibariyle
geriye deil, ileriye dnktr.[4]
Bu gr ilgintir, fakat nce u soruyu soralm: Tm iktisadi hayat ve deerler sistemini tccar ve
sanayicinin beklentileri balamnda yorumlayan bir muhakeme tarzn bilimsel bir muhakeme olarak kabul
edebilir miyiz? Burada sz bir iktisat tarihisine brakalm, Jevonsn yaklamyla ilgili onun tamamen
paylatmz u yorumunu okuyalm: (Jevonsn ifadesinde) ak olarak grlyor ki, kendisi, bir bilim
adamna deil, i adamna zg bir tavr benimsemitir. Her ilimde, bazen, ancak belli bir zaman sonra
etki yapacak bir neden ileri srlr. Fakat Jevons iktisatta byle olmadn kabul ediyor. Ayrca bir
rnn ortalama fiyatn, onun retim masrafnn belirlediini grmek istemiyor (). Sonu olarak da
emek-deer kuramnn yanl olduunu, nk i dnyasnda olup bitenlerin buna uymadn ve
uyamayacan ifade ediyor.[5]
Byle bir i adam zihniyeti Jevonsu iktisatta tm eleri niceliksel bykler olarak ele almaya ve
matematik yntemle incelemeye sevk etmitir. ktisat, diyor Jevons, eer gerekten de bir bilim olacaksa,
matematik bir bilim olmaldr. Manevi bilimlerin (moral sciences) herhangi bir dalna mantk ve
matematik yntemlerini sokmaya kar bir sr n yarg bulunuyor. Biroklar fizik bilimlerinin matematik
yntemin asl alan olduunu, manevi bilimlerin ise ne olduunu bilmediim baka bir ynteme ihtiya
duyduunu dnr gibi grnyorlar. Bununla beraber benim kuramm salt matematik karakterdedir ()
Bilimimiz bana matematiksel olmal grnyor, nk sadece niceliklerle urayor.[6]
Aktr ki byle matematik bir bilim anlay Jevonsun Benthama borlu olduu ve son tahlilde haz
(pleasure) ile acya (pain) indirgenmi znel eleri, (bu eler llemeyecei iin) dorudan hesaba
katmyor; bunlar sadece sonradan alnan kararlarn niceliksel zellikleri balamnda dikkate alyordu.
Jevonsun altn izdii bir ifadeyle duygularn mukayeseli miktarlarn ancak niceliksel etkilerine
gre deerlendirebilirdik. Sonu olarak da ortaya kan matematiksel bilim insandan, tarih sreten ve
tarihsellikten kopuyor, belirli byklklerin fonksiyonel ilikilerine dnyordu. Neo-klasik iktisadn
z bu dncede yatyordu.
19. yzylda Hegelciliin ve Marksizmin dnda da tarih aratrmalarnn ne kadar yaygn, tarih
bilincinin ne kadar gl olduu anmsanrsa, Jevonsun ekonomi politii yenileme giriiminin tarihsellik
karsndaki kaytszl hayli artc grnebilir. Yine de belirtmek gerekiyor ki bu kaytszlk mutlak
bir kaytszlk deildi ve Jevons, eserinde, tarih aratrmann Toplum Biliminde nemli bir yeri
olduunu kabul ediyordu. Bununla beraber unu eklemekten de kendisini alamyordu: (Kendi hesabma)
bugnk iktisat ilmimizi onu bir sre iinde tamamen yok edecek bir tarih bilimine dntrmektense,
mevcut olan bilimi gelitirmek ve mkemmelletirmek, fakat ayn zamanda tarihsel temellere dayanan yeni
bir toplum bilim dal kurmak istiyorum. Bu yeni bilim dal, Jevonsa gre, Herbert Spencerin Sosyoloji
adn verdii Toplumsal likilerin Evrimi Biliminin bir paras olacakt ve Quesnay, James Steuart,
Condillac vb. gibi dnrler zaten bunun temellerini atmlard. imdi yaplacak ey, bir sr aratrma
ile kaotik bir yapya brnm olan iktisat ilmini alt blmlere ayrarak bu kark yapya son vermek
olmalyd. te Jevons da eseriyle bunu yapyordu. Ve yapt iin doruluundan da son derece emindi.[7]
Jevonsun iktisat ilmi ile tarihilii ayrmas ve yeni iktisat ilminin tarih sre iinde yok
olmasndan kayg duymas ile ok daha yakn tarihlerde Althusserin tarihselcilii yadsmas ve
bilimsellikle kuramcl zdeletirmesi arasnda bir benzerlik olduu sylenebilir. Ne var ki ngiliz
iktisat, kuramsalc yaklamnda oklarn herhalde doru drst incelemedii ve tamamen grmezden
geldii Marksizme evirmiti. Neo-klasik iktisat tm faydalarn sonunda dengelendii ve Benthamn
ifadesiyle en byk saylar iin en byk mutluluun doduu bir genel uyum postlas zerine
kurulmutu. Her kapitalist krizin yalanlad bu genel uyum fiksiyonu baka kuramclar da bulacak ve
hegemonyasn 1930larn byk krizine kadar srdrecektir.
lgintir ki ngilterede Jevonsun temel eserini yaynlad yl Avusturyada da Carl Menger, ondan
tamamen habersiz olarak, ayn fikirleri savunuyor ve marjinalist kuram farkl bir corafyaya tayordu.
yl sonra ise Fransz iktisats Leon Walras, bu kez Jevons ve Mengerden bamsz olarak
marjinalist kuram kefedecektir. F. von Hayeke gre iktisadi doktrinler tarihinde bu dnr yeni bir
r am ve bunlar sayesinde modern dneme geilmiti. [8]
ktisadi dnce tarihileri arasndaki genel kanya gre Carl Menger marjinalist kurama Jevonsu aan,
zgn nitelikte bir katkda bulunmamtr. Jevons gibi Menger de iktisadi hayatn kendi i ahengini
salayacak mekanizmalara sahip olduuna inanyor, tarih yaklama kar kyordu. Marx ve tarih
maddecilii grmezden gelen Menger, Alman Tarih Okulu iktisatlarn muhatap alm ve onlara kar
bir de polemik kitab yaynlamtr.
Avusturya ktisat Okulunun kurucusu saylan C. Menger yllarca gazetecilik yapm ve i evrelerine
piyasa olgularn anlatmt. Bu bakmdan, yine Jevons gibi, olaylara bir bilim adam gzyle deil, daha
ok bir i adam gzyle bakyor ve onlarn deerlerini paylayordu. Meslekta ve dostu F. von
Wiesere sylediine gre, resm evreleri temsil eden Wiener Zeitung gazetesine piyasa haberleri
hazrlamak zere raporlar okurken, geleneksel fiyat kuramlar ile tecrbeli i adamlarnn fiyatlarn
olumas konusunda belirleyici bulduklar olgular arasndaki gze batc tezat grm ve arplmt
(italikler bize ait).[9] Kuramn gelitirmesinde de bu gzlemleri belirleyici olmutu. lgintir ki Paris
Komnnn tm burjuva dnyasna kafa tuttuu gnlerde yaynlanan kitabnda, Menger, kapitalist topluma
snf olgusunu ve snf elikilerini yok sayan gzlklerle bakyordu. Avusturya mparatorluunun saray
danman olmas ve Asiller Meclisine (Herrenhaus) ye seilmesi de bu inancyla yakndan ilgiliydi.
Toplumsal ahenk, egemen snflarn zlemiydi ve neo-klasik kuramclar da bunun bilimsel bir
zorunluluk olduunu kantlamaya alyorlard. Nitekim 1874te de, bu kez bir Fransz iktisat, Leon
Walras, tam da yeni bir kapitalizm krizinin matematik formllerle kantlanmaya allan toplumsal ahengi
tatl bir masal haline getirdii bir srada yaynlad eseriyle, marjinalist kuram en saf, en formel
ifadesine kavuturdu.[10]
Olaylarn ak toplum yaamnn tarihsel ve snfsal boyutlarndan soyutlanm bir kuram
dorulamyordu; fakat matematik denklemlerin kendilerine zg estetik bir gzellii vard. Gerekten de
ada iktisat M. Agliettann dedii gibi, Neo-klasik kuramclarn yz yldan beri gelitirdikleri
teorik abidenin byleyici bir taraf bulunuyordu.[11] Fakat bu byleyici sistemde bir de byk zaaf
vard. Neo-klasik iktisatta iktisadi zne daha balangta a priori bir veri olarak konmu ve insan
doasnn bir nitelii olan rasyonel davran balamnda tanmlanmt. nsan doas ise deimeyen,
kendi kendine yeten bir veri olarak kabul edilmiti. ktisadi ilikiler, ancak bundan sonra, znelerin
nceden belli ve deimeyen davranlar arasnda uyum salama tarzlar olarak betimlenmiti. Teorik
tartmalar bu uyum tarzlar zerindeydi ve daha genel kapsaml bir ahenk rgsn tanmlama
abasndaydlar.[12]
1929 Krizi, Keynes Devrimi, Bilim ve Tarih
Bilim ve i dnyas neo-klasik kuramn tatl ryasndan 1929 buhran ile uyand. Bu byk kapitalizm
krizi neo-klasik iktisatlara zg toplumsal ahenk fikrinin ne kadar yapay olduunu iyice gzler nne
seriyor ve iktisat kuramnda Keynes devrimi ad verilen gelimelere yol ayordu. Ne var ki, Keynes,
eletiri oklarn tam istihdam salayamad artk aikr olan laisser faire politikasna ve szde
toplumsal ahenk varsaymna evirmi olsa bile, daha temele inip iktisadi zne kavramn tartma
konusu yapmam, toplumsal (snfsal) bir zne fikrine iltifat etmemiti. Bu yzden ksa vadeli kuram
rencileri (Hicks, Hansen, Samuelson vb.) tarafndan kolayca neo-klasik kuramla bark hale getirildi.
[13]

Keynes neo-klasik iktisad Cambridgede elli yl hkm sren ve kendisinin de rencisi olduu Alfred
Marshalln doktrini erevesinde eletirmitir. Aslnda Marshalln 1890da yaynlanan ktisadn
lkeleri balkl eklektik eseri neredeyse burjuva iktisadnn tm elerini ieriyordu. yle ki Keynesin
Genel Teorisi yaynlandktan (1936) sonra onu eletirenlerden bazlar eserde yeni bir ey olmadn,
sylenenlerin zaten Marshallda mevcut olduunu bile yazmlard. Ayrca Keynesin kendisi de iktisatta
Keynes devrimi ifadesinden hi holanmyordu.[14] Bununla beraber yine de ortada nemli bir
deiiklik vard. Keynes kuramsal tartmalarn merkezini genel denge kavramndan tam istihdam
kavramna tam ve neo-klasik kuram bu yeni sorunsal balamnda eletirmiti. Genel Teorideki
ideolojinin taycs olan nemli kavram, diyor J. Robinson, tam istihdam (full employment)
kavramdr.[15]
Neo-klasik kuramn en ayrntl sunumunu yapm olan A. Marshall eklektik bir metodoloji kullanm ve
tarihsellikten kopuk bir genel denge tablosu izmiti. Ona gre hibir aratrma yntemine, zgl
olarak, ekonomi politiin yntemi denilemezdi; buna karlk her yntem, yerinde kullanld takdirde,
tek bana ya da baka yntemlerle birlikte ekonomi politikte de yararl olabilirdi.[16] rnein
tmdengelim ve tmevarm yntemleri, bilimsel almada, yrmek iin sa ve sol ayaklar ne kadar
zorunlu ise, o kadar zorunluydular. Ne var ki Marshall bunlarla yetinmemitir. Analizlerinde
diyalektikten hibir iz bulunmayan bu iktisatnn, eserini sunarken, artc bir ekilde Hegeli de iki
temel esin kaynandan biri olarak sunduunu gryoruz.[17]
Neo-klasik kuram bir ekonomiyi, belirli ve tarihsel bir teknoloji balamnda, durgun bir denge durumu
olarak betimliyordu. Denge, yeni bulular ve teknolojik devrimlerle bozuluyor, fakat ok atlatldktan
sonra bu yenilikleri zmlemi olan daha ileri bir dengede istikrar salanyordu. Bununla beraber iktisat
kuramn tarihsel aklamalarn dnda brakan bu yntem rahatszlk yaratm ve iktisatlarla tarihiler
arasnda yntem tartmalarna yol amtr. Bu balamda, daha 1880lerde, Carl Mengerin toplumsal
bilimlerde, zellikle de iktisatta kullanlan metotlar hakknda bir kitap yazdn, Alman Tarih
Okulundan G. von Schmollerin de bunu eletiren bir yant kaleme aldn biliyoruz. Tarih
maddeciliin tamamen dnda cereyan eden ve o tarihlerde yntem kavgas (Methodenstreit) ad
verilen bu kavga, taraflar, daha ok tmdengelim (deduction) ve tmevarm (induction) yntemlerinden
hangisine ncelik verilecei konusunda birbirine drmt. Schmollerin iktisatlara asl itiraz somut
tarih aratrmalarn temelini tekil eden tmevarm yntemini ihmal ederek belitlerden sonu karan
(axiomatic-deductif) yntemlere itibar etmeleriydi. Yllar sonra bu tartmaya deinen A. Marshalla gre
ise aslnda temelde bir anlamazlk yoktu; ihtilaf sadece taraflarn farkl yntemler zerinde farkl
ekillerde srar etmelerinden domutu.[18] Ksaca neo-klasik kuramn tarihsel yaklamla organik bir
balants yoktu.
Burjuva iktisat kuramnn tarihsellikle ilikisi Keynes Devrimi ile kurulmu mudur? Neo-klasik
iktisadn temellerine saldran Keynes, analizlerini zamansalla ve tarihsel temellere oturtmu mudur?
Aslnda bu sorulara olumlu yant vermek zor grnyor. Yine de rencilerinden Joan Robinson,
Keynesin en nemli katklarndan birinin iktisat kuramna zaman faktrn sokmas olduunu iddia
etmiti. Ona gre, Keynes, ormanda uyuyan gzeli (yani neo-klasik kuram T. T.), denge ve tam ngr
dncelerinin mahkm ettii uykudan uyandrm ve hemen reel dnyaya girmesini salamt.[19]
Bununla beraber, yine Robinsonu tank gstererek unu syleyebiliriz ki Keynesin asl kaygs teorik
olmadan ok pratikti ve dnr 1930larda genel kuramn gelitirirken asl amac milyonlarca insan
isiz brakm bir krizi ortadan kaldracak istihdam, para ve faiz politikalarn saptamakt.[20] Bu teorik
araynda Keynes, Marx da klasik iktisatlar arasnda saym ve onlarla birlikte eletirmitir.[21]
Keynesin iktisadi hayata devletin mdahalesini neren fikirleri, serbest rekabetin bir dini dogma gibi
algland bir lkede kukusuz ok tesiri yaratm, kendisini radikal bir solcu, dolayl ekilde yerleik
dzenin temellerini eletiren bir doktriner olarak grenler de kmtr.[22] Oysa ngiliz iktisatnn asl
amac yerleik dzeni kurtarmakt ve bu balamda ok dar bir pencereden bakt Marxa zor
gizleyebildii bir snf kiniyle ykl eletiriler yneltmitir. Aslnda iktisadi hayat neo-klasikler gibi
mikro birimler dzeyinde deil, klasikler ve Marx gibi makro byklkler dzeyinde sorgulayan Keynes,
ampirik bir veri olarak snf kavgasn da yadsmyor, hatta bu kavgada kendi yerinin ne olacan da
sylyordu. Eer snf kavgasndan sz edilirse, diyordu ngiliz Lordu, herkesin olduu gibi benim de
kiisel ve dar yurtseverliim () beni kendi evreme balyor. Akl ve adalet gerei olduuna inandm
eylere duyarsz kalamam; fakat snf kavgas beni okumu (educated) burjuvazinin yannda bulur.[23]
Bilim ve tarihsellik anlay asndan Keynesin Marxa kar duruunu irdelerken Marxn daha nce
de iaret ettiimiz bir ifadesini burada tekrar anmsamamz gerekiyor: Salt iktisat kuram erevesinde,
Marx, modern iktisadn gerek bilimi, teorik analizin dolam srecinden retim srecine gemesiyle
balamtr eklindeki saptamadan hareket etmiti. Oysa Keynes, tam aksine, genel kuramn tamamen
para sorunlar zerine kurmutu. P. Mattickin yazd gibi, ilk eserinden (Indian currency and finance;
1913) Uluslararas Para Fonu hakknda bir deneme niteliindeki son eserine kadar, bu byk borsa
speklatr almalarn sadece para ve parann reformu sorunlarna vakfetti.[24] Bu ise kendisini
gerek ve nesnel bilimsel taban olan retim alanndan uzaklatryor, dolam alanna hapsediyordu. Oysa
para sorunlarn Ekonomi Politiin Eletirisinde (1859) ok daha ayrntl olarak incelemi olan Marx
iktisadi hayatta belirleyicilik eiini para ve faiz sorunlarnda aramamt ve bunda da haksz deildi.
Nitekim Genel Teorinin yaynlanmasndan sadece be yl sonra, rencilerinden J. Robinson, akademik
evrelerde geleneksel teorinin faiz hadlerinin nemini abartt ve Marxn onu tamamen ihmal etmesinin
yanl olmad artk kabul ediliyor diye yazacaktr.[25]
Keynesin faizi sermayenin marjinal verimliliini, dolaysyla yatrmlar ve istihdam artrabilecek bir
ara olarak grmesi, aslnda dnrn Marxtan, daha genel bir planda, bilim ve tarihsellik plannda
ayrldn gsteriyordu. Gerekten de Keynes, Genel Teoride Marxa kar mesafesini alrken para
analizlerinde dayand Alman kuramc Silvio Geselli uzun uzun vm ve onun para analizinin kendi
genel kuramnn da temelini tekil ettiini sylemitir. Mademki Gesellin adn andk, o halde burada
Keynesin byk deer verdii bu kuramc hakknda kk bir parantez aalm.
Keynes, Gesell ve Marksizm
S. Gesell, Arjantinde yaayan, teorik tecesss sahibi bir Alman tccaryd ve 1906da svireye
yerletikten sonra kendisini kuramsal almalara ve deneysel iftilie vakfetmiti. 1916da yaynlad
ve aslnda daha nceki iki almasn bir araya getiren nl kitabna koyduu Serbest para ve serbest
toprak yoluyla doal iktisat dzeni bal tm felsefesini de yanstyordu.[26] Gesell, faize ve toprak
rantna kar fikirleriyle ve insanlar rk, din, servet gibi faktrlerin birbirinden ayrmad, snrlarn
olmad bir dnya zlemiyle topyac sosyalistlere yaklayor, fakat bireysel egoizme dayanan, katksz
bir rekabet anlayyla da onlardan ayrlyordu. Keynes, Gesellin sonunda peygamberlie dnen ve
mminlerini yaratan retisini birka cmlede zetledikten sonra sz eserine getirerek, sosyal
adalete bir bilim adamnda normal saylabilecekten daha hrsla ve duygusal bir sofulukla balanm olsa
da, Gesellin temel eseri serinkanl ve bilimsel bir dilde yazlmtr, diyordu. Ve daha sonra da,
Gesellin iktisadi dnceler tarihindeki yeri konusunda u deerlendirmeyi yapyordu: Bir btn olarak
Gesellin (Doal ktisadi Dzen balkl) eserinin hedefi anti-Marksist bir sosyalizmin kurulmasyd;
laisser fairee, Marxnkiler gibi klasik varsaymlarn kabuln deil, tam tersine yadsnmasn ieren
teorik temeller zerinden kar kan ve rekabetin ortadan kaldrlmasn deil, snrsz bir rekabeti
savunan bir tepki idi. nanyorum ki, gelecek, Gesellin esprisinden, Marxn esprisinden rendiinden
daha ok eyler renecek. Doal ktisadi Dzenin nsz, ona bavuranlara Gesellin ahlaki niteliini
gsterecek.[27]Oysa Gesell, Keynesin vd bu nsznde neler sylemiti?
Alman kuramc, esas itibaryla doal ekonomik dzeni insanln ilerlemesine en uygun sistem olarak
savunmu ve bunu her trl devleti sisteme alternatif olarak sunmutu. Bu sistemde faiz ve toprak rant
gibi yapay elere yer yoktu ve (bunlar savunan) iktisatlarn unuttuklar ya da grmek istemedikleri
ey uydu: Proletarya, doal gelimesini salayabilmek iin, bir zamanlar toprak nasl elinden alndysa
imdi de ayn silahlarla onu yeniden ele geirme hakkna sahipti. Bylece herkes yaam servenine
mirasla kazanlan ayrcalklarla deil, kiisel yeteneklerle balayacak ve ilevi sadece rekabetin eit ve
snrsz olmasna indirgenmi olan devleti de en yetenekli insanlar ynetecekti. ocuklar, baarl
olabilmek iin, ana-babalarna para ve kt zerindeki ayrcalklar konusunda deil, yetenek, g, sevgi
ve bilgelik alanlarnda borlu olacaklard. Bylece insanlk doal olarak gelien i blm ve tamamen
bireylerin kiisel (egoist) karlara dayanan bir rekabet iinde mucizeler yaratacakt.
Gesellin Schillere, Darwine ve Nietzscheye gnderme yaparak savunduu doal dzene egemen
olan felsefe buydu. Ve Keynes, sosyal Darvinizmin feci sonularnn grlmeye baland bir
dnemde, Genel Teorisinde bu ocuksu felsefeyi vyor ve Marksizme yantn bu nszde
bulunduuna ve gelecein Marxtan ok, Gesellden renecei eyler olduuna inandn yazyordu.
[28]

Aslnda yaam, dncesi ve eylemi bir btnlk iinde incelenirse Keynesin bu kehanetinde pek de
alacak bir ey olmad sylenebilir.[29] Tam istihdam kuramcs kukusuz neo-klasiklerin toplumsal
denge varsaymnn yapay ve tarih d niteliini anlam ve kuramna zamansallk boyutunu katmaya
almt. Ne var ki amac kapitalizmi ve kendi snfn kurtarmak olduu iin, bilim adam olduu kadar
i adam mantyla da hareket ediyor ve bu ynde devlet adamlarna da danmanlk yapyordu. Ricardo
gibi borsadan bol bol para kazanm olan Keynes bir de sigorta irketi ynetmi, daha sonra da ngiltere
Merkez Bankasna bakanlk yapmt. Byle bir kariyer kukusuz dikkatinin ksa vadeli zmler
zerinde younlamasnda rol oynuyor ve kendisi de, durumu, uzun vadede hepimiz lm olacaz
diyerek espriyle meru gstermeye alyordu. Yine de J. Robinsona gre, Keynes tarihe ve
zamansalla kaytsz deildi ve kendisi tarihi olmamasna ramen, Genel Teori, iktisat tarihinin
analizine geni bir perspektif ayordu.
J. Robinson, Keynesin yetmi yana gelince iktisat tarihini ciddi bir ekilde incelemeye balamak
istediini yazm ve bu almay (eer yaasayd) nasl ynlendirmi olacan bilemeyiz diye de
kapy ak brakmtr.[30] Oysa Keynesin kapitalist sisteme yaklam ortada olduuna gre, (yetmiine
varmadan ld iin yapamad) tarihsel analizin de ne olabileceini kestirmek herhalde zor
olmamalyd. Kald ki Keynes Genel Teoride bunun ipularn vermitir. Keynesin temel kaygs
isizlii ortadan kaldrmak zere kapitalist sistemde tam istihdamn nasl salanaca ve bunun iin de
yatrmlarn nasl artrlabilecei idi. Bu konuda temel nerileri sermayenin marjinal verimliliini artran
nlemler ve faizleri ekici klan dzenlemeler ynnde olmutur. te tarih evrime bakn da bu temel
kayglar belirlemitir. imdi Keynesin bu konudaki tarihsel analizini birlikte okuyalm: Onar yllk
ortalamalara baklrsa, 19. yzylda nfusun ve icatlarn artmas, yeni ktalarn deerlendirilmesi,
gvenlik durumu ve sk sk savalarn kmas, psikolojik olarak servet sahipleri iin kabul edilebilecek
derecede yksek bir faizle uyuabilecek bir sermayenin marjinal verimlilii erisini, tketim eilimi ile
birlikte, tatmin edici bir istihdam hacmi yaratacak lde gerekletirebildi () Bugn (1936) ve ilerde
de mutlaka ayn ey olacak bir sr nedenle sermayenin verimlilii 19. yzylda olduundan ok daha
dktr.[31] Bu ifadede grld gibi, Keynes, 19. yzyl sanayi toplumlarnn ok farkl ynlerini
(nfus, icatlar, savalar, servet sahiplerinin psikolojisi vb.) sermayenin marjinal verimlilii ve faiz
hadleri balamnda 20. yzyl (ve daha sonraki yzyllar) ile karlatrmakta ve bundan sonular
karmaktadr. Ayn ifadede, sk sk adalet ve etikten sz eden Keynesin 19. yzyln en dramatik
uygulamalarndan smrgecilik olgusunu da yeni ktalarn deerlendirilmesi olarak geitirdiini
gryoruz. Kuku yok ki byle bir yaklam, ne kadar derinletirilmek istenirse istensin, somut ve
gereki bir tarih analiz perspektifi salayamaz. Oysa 19. yzylda sermaye birikiminin geliimi,
Kapitaldeki son derece somut ve ayrntl tarih analizlerden sonra, yzyln sonlarnda da emperyalizm
kuram erevesinde yine somut ve ayrntl zmlemelere yol amt. Bunlar kmsedii, hatta
grmezden geldii lde, Keynesin zel koullarn rn olan ve daha kda dklmeden Hitler
Almanyasnda ve ABDde ampirik drtlerle yrrle konulmu bulunan genel kuramn Marxn
daha 1850lerde vlger iktisat olarak adlandrd doktrinler tarihinin bir halkas olarak niteleyebiliriz.
Keynes efsanesi kapitalist sistemin yaad her byk krizde yeniden canlansa bile, kendisinin para ve
faiz politikasn kontrol edebilen ulus-devletler balamnda tasarlad nlemler, uluslararas finans
btnlemesine dnm bir kresel sistemde uygulanabilir olmaktan kmtr. Byle bir dnyada
burjuva iktisad da tarih ve diyalektik perspektiften tamamen uzaklam ve bir yandan soyut ekonometrik
piyasa analizlerine, te yandan da insan davranlarn sisteme uyumlu klmaya alan ideolojik
propaganda derslerine dnmtr.
Burjuva Tarihiliinde Gelimeler: Ranke ve Droysen
Birinci Enternasyonalin ii snfn n plana kard yllarda burjuva iktisatlarnn nasl emek-
deer kuramna saldrdklarn ve snf drtlerinin oluturduu ortak bir cephe halinde nasl marjinalist
kuram gelitirdiklerini ana hatlaryla grm bulunuyoruz. imdi de tarih maddeciliin burjuva
tarihiliinde yaratt tepkileri ve bu alanda verilen kavgalar anlamaya alalm.
Marx ve Engelsin tarih-yazcl ile ilk tanmalar daha rencilik yllarnda Alman Tarih Okulunun
eserleri sayesinde olmutu. Gerekten de Herderle balayan ve tarih felsefeyle buluturan bir akm,
Almanyay, Avrupa lkeleri arasnda tarih tutkusu en gl lke haline getirmiti. Bu akm zirvesine
Hegelle ulat ve bu dev dnrn sisteminde tarih, felsefenin, felsefe de tarihin ayrlmaz bir paras
haline geldi.
Aslnda tarihiler de filozoflar gibi Hegelin sistemini bir btn olarak kabul etmekten uzaktlar; hatta
Tarih Okulunun nde gelen temsilcilerinden Leopold von Ranke, Hegele aka cephe almt. Ona gre
tarih, her trl n yarg ve metafizik kaygdan uzak bir ekilde yazlmalyd. Tarihiye, diyordu Ranke,
gemii yarglamak ve gelecek iin yararl olmak zere gn aydnlatmak gibi yksek bir grev veriliyor;
oysa benim eserim bu yksek greve yant vermeye almyor; sadece gemiteki olgular aynen cereyan
ettikleri ekilde (Wie es eigentlich gewesen) gstermek istiyor.[32] Bylece, asli eleri, dorudan
tanklar ve ariv belgelerini balca geerli kaynaklar olarak kabul eden bu pozitivist yaklam kukusuz
ok etkili olmu ve Ranke, kimi tarihiler tarafndan modern tarihiliin kurucusu olarak nitelenmitir.
[33] Ne var ki bu yaklam Ranke tarihiliinin sadece bir yn idi. br yn ise dnrn tm tarih
olaylar ilahi bir damga tayan Avrupa-merkezci bir btnlk iinde sunan teolojik yaklam idi.
Lutherci tarihi, hayatnn sonuna kadar, Leipzig niversitesinde renimini grd teoloji ilkelerine
sadk kald ve zel bir ilgiyle inceledii uluslararas ilikilerde daima Allahn elini arad.
Rankeye gre tarihin motor gc, bireysel aktrlerin planlar ve dnceleri deildi; tarih gle
yaplyordu ve ancak zgrln dayand bir g, yani zgrln zorunlulukla birlemesi tarihe bir
anlam kazandryordu. Bu g znel, bireysel bir g deildi ve Ranke devletleri de byle canl
gler olarak niteliyor, hatta bu gleri Allahn dnceleri olarak da adlandryordu.[34] Nasl
ada Auguste Comte, Fransada, pozitivist sosyolojiyi insan ve toplum zihninin dnemden (teoloji,
metafizik ve bilim dnemlerinden) getiini ileri sren bir tarih felsefesine oturtmusa, Almanyada da,
Ranke, ampirik tarihilii son tahlilde ilahi iradeye dayandran teolojik bir varsaym zerine kurmutu.
Bu zellii ile de Aydnlanma dncesinin ilerlemeci tarih anlayna aykr bir duru sergiliyordu.
Kukusuz 1825te tarih profesr olarak tayin edildii Berlin niversitesinde 1871de emekli olana
kadar kalabilmesini, 1841de tutucu kral IV. Friedrich Wilhelmin isteiyle Krallk tarihisi seilmesini
ve 1865te de asalet unvan kazanmasn hep bu duruuna borluydu.[35]
Leopold von Ranke ilk eserinde Avrupa uygarln yaratan halklarn tarihini incelemi ve bunlar
Ttonlar (Almanlar, ngilizler ve skandinav halklar) ve Latinler (Franszlar, talyanlar ve spanyollar)
olmak zere iki kol halinde ele almt. Byk gler, kolonizasyon sreci ve Hal seferleri sayesinde
btnleen bu halklar, tarihiye gre, Rnesans ve talya savalar sonrasnda ortak bir uygarlk
yaratmlard. Rankenin Avrupa-merkezci yaklam herhalde en ok bu eserinde somut ifadesini
bulmutur. Buna karlk Alman tarihi ikinci eserinde Osmanl Trklerini konu ediniyor ve deta
zihninde Bat uygarlnn anti-tezini oluturan bir imparatorluk hakknda yorumlar yapyordu. imdi bizi
daha yakndan ilgilendiren bu konuda Rankeyi sorgulayalm: Osmanl Devletinin dou ve ykseli
koullarn Alman tarihi nasl aklamtr?
Yazld tarihte bile Osmanllarla ilgili bilgilere fazla bir katks olmayan eserinde, Ranke, Osmanl
Devletinin douunu yle aklamtr: Osmanl devleti ne bir halk, ne bir egemen rk, ne de gnll
bir ekilde bir araya gelmi savalar tarafndan kuruldu; fakat hi olmazsa bizim fikrimize gre, bir
efendi ile kleleri tarafndan kuruldu. Nasl halifeleri bir elinde Kuran br elinde kl olarak tasavvur
ediyorsak, din banazln vahi hezeyanyla srklenen ve fetih alyla yanp tutuan bu aile de btn
komularna hcum etti ve btn dnyaya hkmetmeye kalkt. Efendinin ismi, hakl olarak, tm cemaatin
ad oldu.[36] nl tarihinin Osmanl Devletinin kuruluunu bir efendi ile klelerinin din
banazlna balayan bu yzeysel yorumuna bakarak, Marx ve Engelsin neden Alman tarih okulunun
kurucusuna hibir ilgi gstermediklerini ve tm dikkatlerini Fransz tarihilerine evirdiklerini daha
kolay anlayabiliriz. Gerekten de Thierry, Mignet, Guizot gibi tarihiler Avrupa uygarlnn kuruluunu
gler ve Roma mparatorluunun ykl balamnda yorumluyor ve Trklerin de fethettikleri Dou
Roma topraklar zerinde ngiliz tarihinde Normanlar gibi bir eit asil zmre oluturduklarn
sylyorlard. Asl katklarn eski halklarn iinden nasl bir burjuvazinin kt ve bu modern snfn
en arpc rneini Fransz Devriminde bulan bir devrimle nasl aristokrasiyi tasfiye ettiklerini
yorumlamalar tekil etmitir. Bylece Osmanl tecrbesi ile benzerlik de burada son buluyor ve Osmanl
sorunsal bu devletin hangi nedenlerle bir sanayi burjuvazisi yaratamadn ve bir kapitalistleme
srecini balatamadn irdelemek eklinde ortaya kyordu.
Kukusuz Alman Tarih Okulu Rankeden ibaret deildi. Akmn iktisat tarihi (Schmoller) ve hukuk
tarihi (Savigny) gibi kollar dnda genel tarih alannda baka nemli bir figr olan J. G. Droysen de
Rankeyi tamamlyor ve onun g olarak niteledii tarih belirleyicilii, Kant ve Humboldttan
esinlenerek etik bir g olarak niteliyordu.[37] Bu tarihinin katksn anlatrken, Etik gler kavram,
diyor Gadamer, Droysende merkez bir yer igal ediyor. Bu kavram tarihin oluma tarzn aklad gibi,
bilgi konusu olabilmesini de temellendiriyor. Rankenin zgrlk, g ve zorunluluk hakkndaki ok net
olmayan fikirleri bylece temelde meru klnyor. Ayrca Rankedeki tarih olgu kavramnn kullanl
ekli de dzeltiliyor. Artk zel duygularnn ve hedeflerinin rastlantlarna braklm bir soyut birey,
tarihin bir ann (momentini) oluturmuyor; ancak etik dayanma dzeyine ykseldii ve bu
dayanmaya katld lde tarih bir anlam kazanyor.[38]
Droysen, Rankeyi gelitirme ve daha bilimsel klma ynnde aba sarf etmiti; ne var ki bu abalar da
Tarih Okuluna gerekilik ve inandrclk kazandrmakta baarl olamad. Bu baarszln temel
nedenlerinden biri, kukusuz, modern snflarn doduu ve tarih evrime damgasn vurduu bir ada, bu
tarihilerin tutucu ve milliyeti n yarglardan tamamen syrlamam, hatta bir lde bunlarn
szcln stlenmi olmalaryd. Gerekten de aratrclar Alman romantizminin daha sonra
Pangermen akmna yol aacak birok zlem ve n-kabuln her iki dnrde de bulmulardr. Ayn
perspektifte filozoflarn katks ise ok daha kkl ve sarsc oldu. Gnmze post-modernizm etiketi
altnda ulaan irrasyonalist akmn kurucusu saylan F. Nietzsche felsefesini eki darbeleriyle yaptn
sylyordu.
Post-Modernizm, Felsefe ve Tarih-Yazcl
Nietzsche, Tarih-Yazm ve Akln Ykclar
ada felsefeye damgasn vuran filozoflardan F. Nietzsche, daha ilk eserini yazarken bir dostuna
yollad mektupta yepyeni bir uygarlk bekliyorum demiti.[1] Paris Komn kana boulurken kaleme
ald bu eserde, yeryznde ilk yetkin temsilcisini Sokratta bulan Yunan Tanrs Apollonun karsna
arap Tanrs Diyonizosu koyuyor ve dnyaya unu ilan ediyordu: Yeni uygarlk Aydnlanma
dnrlerinin n plana kardklar akla ve aklcla deil, insann en doal ve en yaratc
drtlerine dayanacakt.
Yaam felsefesinin kurucusu elbette ki felsefi gereklerini her eyden nce kendi kiisel yaam zerine
oturtuyordu. Gerekten de dnrn daha ok gen yalarndan itibaren, kendisini anlama ve zmleme
abas iinde, gnlkler kaleme aldn biliyoruz.[2] Yakn dostu Lou-Andrea Salom, kendisi hakknda
bir biyografi yazma niyetinden sz edince, ona verdii yantta, Felsefi sistemleri yazarlarnn kiisel
fiillerine balayan dnceniz, diyordu, gerekten karde bir ruhun dncesidir. Ben kendim de, Basel
niversitesinde felsefe tarihini bu ekilde anlattm. rencilerime hep unu sylyordum: Bu sistem
ld, fakat sistemin arkasnda bulunan kiilik (rnein Platon) yadsnamaz; onu ldrmek olanakszdr.[3]
Tm sistemlerden nefret eden Nietzschede felsefe, yaam edimlerinin anlalmas ve tam bir zgrlk
iinde ifade edilmesiydi.
Genlik, Romantizm ve Milliyetilik
Nietzsche, 1844 ylnda Sachsen eyaletine bal bir kyde, rahip bir babann ocuu (ve de rahip
dedelerin torunu) olarak dnyaya gelmiti. Doum gn Kral IV. Friedrich Wilhelmin krk dokuzuncu
doum yldnmyle zdeletii iin kendisine Friedrich ad verildi.
ok gen yalarda olaanst bir yetenek sergileyen Nietzsche, lise renimini Thringene bal
Pforta Okulunda (Schulpforta) tamamlad. Daha nce Fichte, Schlegel, Ranke, Novalis gibi nlleri de
rencileri arasna katm olan bu nl okulda, Nietzsche, askeri bir disiplin iinde, alt yl boyunca her
alana yaylan tecesssn doyurmaya alt. Bu yllarda zellikle Antik Yunan felsefesiyle ilgili
okumalar kendisini bylemi ve 1867de kaleme ald bir otobiyografide not ettiine gre favori
metini de Platonun leni olmutu.[4] Biliyoruz ki rasyonalist Yunan filozofu ilerde Nietzschenin
gnah keileri arasnda yer alacaktr.
Nietzsche, Pfortada ortarenimini tamamladktan sonra Bonn niversitesinde Teoloji Fakltesine
yazld, fakat orada aradn bulamaynca ertesi yl Leipzig niversitesine geerek ok etkilendii
profesr F. W. Ritschlin telkini ile filoloji renimini seti. Otobiyografisinden rendiimize gre,
Leipzig niversitesi kendisine metinleri inceleme konusunda model bir yntem kazandrmt.[5] lk
felsefi okumalarnda kendisini derinden etkileyecek olan Schopenhauerle tanmas da, yine Leipzigde,
dnrn nl eserini bir kitapda tesadfen grmesiyle balamt.
niversite renimini tamamladktan sonra Nietzsche askerlik hizmeti iin bir yllna bir topu
birliine katld; fakat az sonra geirdii bir kaza ile re ayrlarak tekrar okumalarna dnd.
Wagnerle tanmas ve kendisi gibi Schopenhauer hayran olan bu byk yaratcyla frtnal ilikileri de
bu srada balamt. Ve bylece zengin bir kltr ortamnda olaanst yetenei ve doyumsuz tecesss
meyvelerini vermekte gecikmedi: Nietzsche, henz yirmi drt yanda, Alman niversitesi tarihinde o
mevkiye gelen en gen akademisyen olarak Basel niversitesinde Klasik Filoloji Krss bakanlna
seildi.
Nietzsche dnce hayatna giderek militarizme dnecek olan Alman romantizmi ve Alman
milliyetilii ortamnda balamt. Kendisi de balangta kukusuz ailesinin, rejimin ve okulun da ayn
yndeki etkileriyle koyu bir milliyeti oldu. zleyen yllarda bu milliyetilikten kurtulsa, hatta her trl
milliyetilii aalasa bile, ulusal kimlik sorunu mrnn sonuna kadar Nietzschenin dncesinde
nemli bir yer igal edecektir.
1860larda Alman milliyetiliini en ok kamlayan ey Fransz milliyetilii ve III. Napolyonun
kstah ve despotik rejiminin buyurgan politikas idi. Oysa oven duygular karlklyd ve iki halk da
birbirine kar nefretle doluydu. yle ki o tarihlerde Fransz vatandaln semi olan bir Alman, en iyi
duygularla ve iki ulusu birbirine yaklatrmak amacyla kaleme ald bir eserin daha ilk sayfalarnda bu
karlkl nefret duygular karsnda aresiz kaldn itiraf etmekten kendisini alamyordu.[6]
Aslnda Almanlarn Franszlara kar duyduu nefret saf bir duygu deildi ve Aydnlanma yzylndan
itibaren Fransz yaamn renklendiren Fransz zarafetine beslenen hayranln yaratt gpta ve
kskanlk duygularyla birlikte yaanyordu. Alman ordusu 1870te Franszlar yenip mparator III.
Napolyonu esir ald bir srada bile, Almanlar Nietzscheyi de fkelendirecek ekilde Fransz
zevkini, Fransz giyim tarzn, Fransz mblelerini taklitten kendilerini alamamlard.[7] Buna karlk,
daha yzyln balarnda W. Humboldtun nclnde niversite reformu yapm ve modern niversitenin
ilk rneini vermi bir ulus olarak, Almanlar da kendilerini bilim ve teoride stn gryorlard. Hatta K.
Hillebranda gre bu stnlk duygusu giderek her alana yaylmt.[8] Biliyoruz ki yzyllarca
blnmlk ve geri kalmlk duygusu iinde yaam olan Almanlarda hzl bir ykseliin yaratt
stnlk duygusu daha sonraki dnemde ok tehlikeli boyutlar kazanacaktr.
1870 Savana gnll olarak katlan Nietzsche de kukusuz bu milliyeti duygular paylayordu.
Sava patlad zaman, gen profesr, balangta Basel niversitesindeki krss ile yurtseverlik
duygular arasnda tereddt geirmi, fakat ksa sren bu tereddtten sonra krssn terk ederek savaa
akademisyenler er olamayaca iin hastabakc olarak katlma karar almt. Bu vesileyle niversite
ynetimine yollad mektupta, kiisel gcn, bu g ne kadar nemsiz olursa olsun, vatanna
adamasn[9] meslektalarnn anlayla karlayacaklarn beklediini yazmt.
1870 Prusya-Fransa Sava Nietzschenin duygu ve dnce hayatnda bir dnm noktas olmutur. Gen
dnr militarist milliyeti kimliinden arnyor, yaam boyunca srecek bir kolektif kimlik arayna
kyordu. Bu arayta, dayanaklar, daha ilk eserlerinden itibaren temellerini att felsefi dnceleri ve
zamana aykr gzlemleri oldu. Geri daha 1872de yaynlad ve Yunan trajedisinin kkenini
zmleyen eseri dikkatleri zerine ekmi, kltr dnyasnda adn duyurmutu. Fakat asl felsefesi daha
sonra kaleme ald, fakat ilk eseri sayd Zamansz Dncelerde (Unzeitgemsse Betrachtungen) ilk
ifadesini buldu.[10] Schopenhauer ve Wagner gibi kendisine yn veren dnr ve sanatkrlar ile tarihilik
anlayn sorgulayan drt ayr inceleme, Nietzschenin ifadesiyle, gelimesinde en belirleyici saylmas
gereken genlik eserleri olmutu.[11] Bunlarn iinde de en nemlisi ve gelecek nesilleri en ok
etkileyecek olan kukusuz Tarihin Yararlar ve Sakncalar baln tayan denemesi idi.
Tarih Aratrmalarnn Yararlar ve Sakncalar
Nietzsche aykr dncelerinin ikinci blmn tekil eden tarihle ilgili gzlemlerinde aslnda byk
lde Alman kltr ve Alman ilmi ile hesaplamtr. Gerekten de Almanyada iki nesilden beri zel
olarak gelimi olan tarihselci akm[12] felsefe ve insan bilimlerini de derinden etkilemiti. Nietzsche
tarihselci akmdan sz ederken daha ok Hegeli kastetmitir. Zaten 19. yzyln balarndan itibaren
Alman dnce hayatnda tarih, felsefe ve bilimi diyalektik bir sre iinde btnletirmi olan bu byk
dnre kaytsz kalmak olanakszd. En byk saldrlarn Hegele yneltmi olan Schopenhauerin de
hayat boyunca yapm olduu ey buydu. Ve imdi de Nietzsche ilk ustasnn kavgasn devam ettiriyor ve
kavgay tm tarih alanna yayyordu.
Nietzschenin hareket noktas igdlerimiz ve yaratc yaam drtlerimizdi. Ona gre her eyin olduu
gibi tarihiliin de ls bu olmalyd. Tarih yaama ne kadar yararlysa, diyordu Nietzsche, biz de
ancak o kadar tarihten yararlanmak istiyoruz (s. 94). Oysa mevcut tarih ilmi bizi gemie hapsediyor,
yaratc glerimizi ksrlatryordu. Bu bakmdan tarihilie kar dncesi ana aykryd; nk
diyordu Nietzsche, an (kendi asndan) hakl olarak ycelttii tarih kltrn, ben bir eksiklik, ktlk
ve zarar olarak anlamaya alyorum, hatta hepimizin tarih ateiyle kemirildiini ve bunun farkna
varmamz gerektiini dnyorum (s. 95).
Nietzsche, mrnn sonuna kadar, Alman ilmine damgasn vuran bir hastalk olarak grd tarihilik
esprisine kar savamtr. 1888 sonlarnda, psiik bunalma girmeden birka ay nce yazd eserde de
tarihi hep gemie bakyor ve sonunda da gemie inanyor demiti.[13] Oysa daha ilk eseri sayd
denemesinde, dnr, yine de tarihe kar tamamen olumsuz bir tavr almam ve belli ihtiyalarn
karlanmasnda tarih aratrmalarnn yararl olabileceini de kabul etmitir.
Bu ihtiyalar nelerdi?
Nietzscheye gre insanlar, 1) stn bir hedefe ulamak istedikleri zaman; 2) gemite olup bitenlere
sayg duyduklar ve onlar korumak istedikleri zaman, ve 3) strap iinde olduklar ve bu durumdan
kurtulmak istedikleri zaman tarih aratrmaya ihtiya hissediyorlard. Bu ihtiyaca da trl tarih
anlay yant veriyordu: 1) Antsal tarih; 2) Geleneksel tarih ve 3) Eletirel tarih. Ne var ki bu
anlaylarn her biri ancak zel koullarda geerliydi; baka her yerde parazit ve tahrip edici bir ur
olmaktan teye geemeyeceklerdi. (s. 108). imdi bu tarih anlaylarn biraz yakndan grelim.
1) Antsal tarih ihtiyac, gl ve yaratc kimselerin kendi alarnda rnek insanlar, model eserler
bulamadklar ve bunlar gemite aradklar zaman ortaya kyordu. Ama, bykl ve ycelii
srdrmek, lmsz klmakt. Mademki gemite byk iler baarlm, byk eserler verilmiti, bu
yaratclk bugn iin de mmknd. Fakat bu byk bir kavgay gerektiriyordu; nk dnyay en kk
kelerine kadar dolduran soluk alkanlklar, bayalklar ve alaklklar, her trl bykl lmszlk
yolundan alkoymak iin ar bir dnyevi atmosferle kuatyor, yanltyor, kstekliyor ve bouyordu (s.
104). Oysa rnein Rnesans bir avu insann gerekletirdiini kefetmek, yeni bir espri iinde
yetimi yz kadar yaratc kiinin de Almanyada egemen olan szde kltr ortadan
kaldrabileceine inanmak iin cesaret verici olacakt. Kukusuz antsal tarih byle yararlarn yan sra
korkun tehlikeler de arz ediyordu. Yetenekli, fakat bencil ve kt insanlarn elinde krallklarn
yklmasna, prenslerin katline, savalara ve devrimlere yol aabilirdi.
2) Geleneksel tarih ise doduklar ve yetitikleri kltre sadakatle eilen bireylerin derin bir saygyla
bal olduklar eyleri koruma ihtiyacndan douyordu. Bu ihtiya ve ilgi bir biz duygusu yaratyor ve
insanlar bu duygu iinde geici ve artc bireysel yaam aarak rklar, ehirleri, meskenleri ile
zdeleiyorlard. Ve yine ayn duygularla ehirlerinin tarihini (kaplaryla, surlaryla, belediye
dzenleri ve halk bayramlaryla) kendi yaamlarnn bir paras halinde alglyorlard (s. 109). te
geleneksel tarih ancak bu ihtiya balamnda yaam igdlerinin egemenliine girebilir ve yaama
yardmc olabilirdi. Ne var ki bu tarih eklinin de sakncalar ve tehlikeleri vard. Geleneksel tarih,
genellikle, gemie tarihinin kendi kk dnyasnn lt ve deerlerini uygulayan ve sayg duyduu
eyleri trdeletirip gemiin btnne yayma eilimi tayan bir tarih duyarll idi. Bu ise koyu bir
tutuculuu ieriyor ve geleneksel tarihi yeni olan ya da domakta olan her eye kar kp, bunlar
reddediyordu[14]. Bylece insan yozlayor, en iyi yeteneklerini, en asil ihtiyalarn kaybediyor, ya da
onlar eski olan her ey iin doyumsuz bir tecessse, dahas evrensel bir tutkuya dntryordu. Ksaca
geleneksel tarihiler, Goethenin doan her ey yok olmaya layktr szn unutuyorlard.
3) Bir de eletirel tarih vard: Yaamn zaman zaman gemiin perdesini yrtmas ve herhangi bir
eyin, bir ayrcaln, bir kastn, bir hanedann ne kadar haksz bir ey olduunu anlamas mmknd ve
bu ihtiya da eletirel tarih anlayn douruyordu. Fakat antsal ve geleneksel tarih anlaylarnda
olduu gibi eletirel tarih anlaynn da sakncalar ve tehlikeleri vard. nk hepimiz, doutan
zelliklerimizin yan sra, hatalarmz, sapknlklarmz, tutkularmz, hatta crmlerimizle bu gemiin
bir rn idik. Btn bunlar bizim birinci doamz tekil ediyordu. Kendi doamz toptan eletirerek
ve mahkm ederek bilgi ve ilim yoluyla bir ikinci doa yaratmak tehlikeli bir operasyondu. nk
bylece birinci doamzla eletirel tarih (yani kendimize a posteriori yeni bir gemi, yeni igdler,
ksaca ikinci bir doa yaratma giriimimiz) arasnda bir atma douyordu. Nietzsche, ikinci doalar
genellikle birinci doalardan zayftrlar diyor (s. 114). Yine de eletirel tarihi yaama yararl klmak
isteyen baz bireyler bu iki doa arasndaki kavgadan zaferle kabiliyor ve ikinci doay birinci doa
haline getirebiliyorlard. Eletirel tarihilerin tesellisi uydu: kinci doa bir zamanlar birinci doa idi ve
zafer kazanan her ikinci doa birinci doa haline geliyordu.
Nietzsche bylece farkl tarih anlayn akladktan sonra her insan, her halk, diyor, amalarna,
glerine ve eksikliklerine gre, gemi hakknda antsal, geleneksel ya da eletirel tarih biimlerinde
belli bir bilgiye sahip olmak ihtiyacn duyar. (s. 114). Bu bilgilerde esas olan yaama dnk olmalar,
yaam tarafndan kontrol edilmeleri ve ynlendirilmeleridir. Ksaca Descartesn formln tersine
evirmeli ve cogito ergo sum (dnyorum, o halde varm) yerine vivo ergo cogito (yayorum, o halde
dnyorum) demeliydik. Oysa gzlerini iinde yaad topluma eviren Nietzsche ok farkl bir
durumla kar karya olduunun bilincindeydi. Gerekten de 1870lerin Almanyasna bakan Nietzsche
bu konuda bir kopukluk grm ve yaamla tarih bilgisi arasna gz kamatran bir yldz eklinde
tarih bir bilim yapma istencinin girdiini ifade etmitir (s. 115). Bu durumu dnr bundan byle bir
tarih hastal olarak adlandracaktr.[15]
Tarih hastal insan kiiliinde ierikle biim arasnda yaanan bir eliki, bir zaaf olarak ortaya
kmt. Biimi tekil eden tarih bilgisi yaam ve igdlerden oluan ierii kontrol ettike iyilemek
de mmkn olmayacakt. Aka ifade ediyorum ki, diyor Nietzsche, siyasal birlikten daha da ok
istediimiz ey, bir kez biimle ierik, derinlikle gelenek arasndaki kartlk ortadan kaldrldktan sonra,
Alman yaam ve esprisini daha st seviyede birletiren bir Alman birlii kurmaktr (s. 121). Bunun yolu
ise gemie deil, gelecee bakmakt. nk tarih bilgisi, mevcut ekliyle, modern insana (modernen
Menschen) kendi erdemleri hakknda yanl ve abartl bir fikir veriyordu. Tarih, (benim tezim budur
diyor dnr), ancak gl kiiler iin tahamml edilebilir bir eydir; zayflar iin ise boucudur (s.
124). Daha da arpc ve bu konuda sonraki nesilleri en ok etkilemi ekliyle Nietzschenin tarih
felsefesi alannda u szlerini okuyoruz:
Sadece tecrbeli insan, stn insan tarih yazabilir. Bakalarndan daha byk ve daha stn baz
tecrbeler yaamam bir kii gemiteki byklk ve stnlkleri anlayamaz. Gemiin sz daima
khin szdr: Onu ancak bugnn yorumcular ve yarnn mimarlar olduunuz zaman
anlayacaksnz. Gnmzde Delf Mabedinin olaanst lts, rahiplerinin gemi hakkndaki doru
bilgileriyle aklanyor; imdi unu bilmek gerekir ki ancak gelecei ina edenler gemii yorumlama
hakkna sahiptirler. Ancak ileriye baktnz, yksek bir ama benimsediiniz zaman bugnnz tahrip
eden bereketli igdlerinizi gemleyebilirsiniz (s. 135).
Nietzschenin Almanyada egemen tarih anlay ve tarih bilimi ile ilgili aykr dncelerini
zetlemi bulunuyorum.[16] Bu dnceler biimsel olarak mevcut tarih-yazclna kar bir iddianame
eklinde kaleme alnm olsalar da, aslnda tm insan bilimlerini ve giderek modernizmi (ve onu
temellendiren rasyonalizmi) hedef alyorlard. Bu dnceler o derece radikal ve aa aykr idiler ki,
Nietzschenin kendisi bile denemesinin sonlarnda gzlemlerinin lszlnn ve duygularnn
hamlnn altn izmek ve bunlarn kendisi deha sahibi olmad iin genlere ancak ilham kayna
olabileceini sylemek zorunluluunu hissetmiti (s. 161). Biliyoruz ki dnr bu alakgnll itiraflara
sadk kalmam ve eki darbeleriyle yapt felsefe ile modern uygarlk ve modern insana
hcumlarn daha da radikalletirmitir. Bu felsefenin temelinde bilgi kuram, yani bilgilerimizin nasl
kazanldn sorgulayan felsefe sorunsal yatyordu.
Nietzsche, Bilgi Kuram ve Modernizm
Nietzschenin tm grlerine uyumlu bir btnlk salayan kuram, dnrn bilgi kuram idi. Fakat bu
kuram tartmadan nce bir noktay aklamamz gerekiyor: Nietzsche, her trl btnsel dnceye, her
trl sisteme karyd. Sistem sahibi kimselerden kuku duyuyorum; diyordu filozof; onlardan
kayorum; bir sistem kurmaya almak, drstlkten yoksun olmak demektir.[17] Bununla beraber her
filozof gibi Nietzschenin dnceleri de, kendisi sk sk bu dncelerin tam aksini de sylemi olsa bile,
temelde baz uyum salayc gzlemlerden ya da n-kabullerden hareket ediyordu.[18] Bunlarn banda
ve dnrn bilgi kuramn temellendirecek nitelikte g istenci (Wille zur Macht) geliyordu.
Nietzscheye gre yaamn dnda bir ey yoktu ve yaamn temelinde de g istenci bulunuyordu.
G istenci, varolmann (Sein) en temelli zn (das innerste Wesen) tekil ediyordu. Tm bilinli
hareketlerimiz yzeydeki olaylardr; diyordu Nietzsche; bunlarn arkasnda igdlerimizin ve (o andaki)
hallerimizin g kavgalar yer alyor[19] Bu kavgann sonucu deerlerimizi ve bu deerler zerine
oturtulan bilgilerimizi tayin ediyordu. Bu demektir ki bilgilerimiz mutlak olamazd ve mutlak bilgiden
sz etmek ancak tarih-st, akn bir dzeyden konuan metafizikinin iiydi. Her bilgimiz, hatta
kullandmz her szck belli bir perspektifi yanstan, gresellikle snrl bir deerlendirme ve bir
yorum idi. Bylece yaam kavgas da bir yorum ve deerlendirme kavgas olarak ortaya kyordu.
Ksaca Nietzsche insanlarn btnle sahip bir benlik tadklarna inanmyordu; bunun yerine
kendilerini gizleyen, fakat yaam gc, dnce gc gibi farkl nitelikteki gleri de ifade eden eitli
benlikler arasndaki ince kuvvet ve deerlendirme ilikilerinden sz ediyordu. Nietzschede her ey
maskedir, diyor Gilles Deleuze.[20]
Byle bir bilgi kuramnn tutarl biimde benimsenmesi kukusuz bizleri irrasyonalist bir felsefeye
gtrecektir ve Nietzsche zaten birok dnr tarafndan 19. yzyl sonlarnda aklcl yadsyan, akl
ykan filozoflar arasnda saylmtr. rnein G. Lukacs 1955te yaynlanan ve Akln Ykm olarak
adlandrd eserinde, Nietzscheyi, 19. yzyln sonlarnda balayan rasyonalizm kart akmn ba
temsilcisi olarak sunmutu.[21] Buna karlk, ayn yllarda, Nazi tecrbesi ve Byk Savatan sonra
dncelerinde nemli bir revizyona giden Frankfurt Okulu dnrleri Nietzscheyi ok farkl bir
biimde yorumlamlard. Hatta bunlardan Adorno, Nietzschenin bir Aydnlanma insan olduunu ve
Aydnlanma geleneine bal olduunu kesinlikle kabul etmeliyiz dahi diyordu.[22] 1960larda ise
zellikle Fransada bir adm daha atld ve en nemli entelekteller arasnda Nietzsche ile Marx
uzlatrma abalar balad.
Bu yorumlarn tartmasna ilerleyen satrlarda bir lde gireceim. Burada u kadarn sylemeliyim
ki rasyonalizmin mutlak bir biimde yadsnmas insann dnme, konuma ve tartma aralarn terk
etmesi anlamna gelir ki, bu da Foucaultnun deliliin tarihini akl-akld (Raison-Draison) ikilemi
zerine oturtmas gibi dnme alannn terk edilmesi demektir. Eer Nietzsche 1889da girdii
bunalma, henz eserlerini vermeden girmi olsayd kukusuz bugn kimse onun adn bilmeyecekti.
Ortaada sevilen ve saylan deliler bile ancak Ortaan ilahiyat rasyonalitesi ile iletiim noktalar
bulabildikleri lde sevgi ve saygya hak kazanyorlard. Oysa modernizmi ve modern insan radikal bir
ekilde eletirmi olsa da, Nietzsche ancak eserlerinin aklc dayanaklar ile gnmze kadar gelmi ve
ada tartmalarda etkili bir figr olmutur. nk Nietzsche her dncenin, hatta her szcn bir
yorum olduunu sylese de aslnda yorumlarn da bir hiyerarisi olduuna inanyordu. Ona gre her
perspektif, her yorum eit deildi ve farkl yorumlar yaam pragmatizminin basit bak asn aan bir
Gerek ltn dolaylyordu.[23] te Nietzschenin rasyonalizmi de zirveye kendi yaratt mitleri
koyan bu hiyeraride ortaya kmakta ve g istenci filozofunu, Habermasn iaret ettii gibi,
modernizmle post-modernizmin buluma noktas haline getirmektedir.[24] Nitekim Nietzscheyi akln
ykcs olarak sunan Lukacs da filozofun toplumsal dzenle ilgili dncelerini ve emperyalizmle
balarn rasyonel bir ereve iinde sistemletirerek sunmu ve filozofu bu balamda eletirmitir.
G. Lukacs, Nietzscheyi emperyalist an akl-d felsefesinin kurucusu olarak niteliyor; fakat
hemen arkasndan da u soruyu soruyor: Marxtan ve Engelsten tek bir satr bile okumad ak
olduuna gre, Nietzschenin tm eserinin, hayat boyunca Marksizm ve sosyalizme kar bir polemik
olduunu sylemeye hakkmz var m?[25] Dnr bu soruya evet yantn veriyor; bunu
yapabileceimizi sanyorum; diyor; nk her felsefe, ierii ve yntemi itibariyle, ada olduu snf
kavgalar tarafndan belirlenir.[26]
Nietzschenin, Marx ve Engelsten tek bir satr bile okumam olmas, kukusuz ciddi bir olaslktr,
fakat kesin olan bir ey varsa o da dnrn sosyalizmden iddetle nefret ettii ve yaam boyunca da bu
nefretinde tutarl olduudur. Nietzsche felsefesini bilimsel gereklere kukuyla yaklamasna ramen
biyoloji ve psikoloji verileri zerine kurmutu. Okumalar ok geni bir alana yaylsa da toplum
bilimlerine fazla bir ilgi duymamt. zellikle iktisat alanndaki dnceleri J. S. Millin faydac
kuramnn ufuklarn aamamt.[27] Fakat btn bunlar g istenci filozofunun gncel ve toplumsal
sorunlar hakknda yakn bir ilgi duymasna engel deildi; dahas, Nietzsche, adalarnn yaamn
derinden etkilemek ve egemen dzeni deitirmek istiyordu. Kendisini Marxa yaklatran husus da
kukusuz mevcut dzene bu isyan idi. O halde biz de, Nietzschenin (kendisinin son derece ciddiye
ald, fakat izleyicilerinin grmezden geldikleri) toplumsal felsefesini tarih maddecilikle karlatrmal
bir biimde irdeleyebiliriz.
Nietzsche, Devlet ve Devrim
Nietzsche iktisat kuramlar ile ciddi bir ekilde ilgilenmemi olsa da eserlerini kapitalizmin belli bir
yorumu zerine kurgulamtr. Aslnda 1870lerde kapitalist retim biimi, en ileri ulusal formasyonlarda,
sanayi kapitalizmine damgasn vuran rekabeti aamay geride brakyor ve finansal sermayenin egemen
olduu emperyalist aamaya giriyordu. Ne var ki Almanyada durum biraz farklyd ve bu lkede
kapitalizm, gecikmi bir sanayileme hareketi olarak feodal ilikileri tasfiye ediyor ve bu nedenle de hl
ilerici bir yn tayordu. te yandan, Nietzsche, Marx ve Engelsin daha Manifestoyu kaleme alrken
gzlemledikleri kapitalizmin znde yatan kreselleme potansiyelini de sezmi ve bundan baz olumlu
sonular da karmt. Sanyorum ki Marx ve Engels ile Nietzschenin bu konuda otuz yl arayla
yazdklarn alt alta koyarak birlikte okumak, aralarndaki ortak ve farkl noktalar saptamak asndan
aydnlatc bir balang olabilir.
Marx ve Engels (1848): Burjuvazi dnya pazarn kullanarak tm lkelerin retimine ve tketimine
kozmopolit bir nitelik kazandryor. Gericilerin esef edecekleri ekilde, sanayinin ulusal temelini ortadan
kaldrd. Eski ulusal sanayiler ykld ve bu ykm hl devam ediyor. () Ulusal retimin karlad
ihtiyalarn yerini tatmin edilmeleri en uzak lkelerin ve iklimlerin rnlerine bal olan yeni ihtiyalar
alyor. Eskiden olduu gibi kendi kendilerine yeten uluslarn ve blgelerin birbirlerinden kopukluklarnn
yerini evrensel ilikiler ve toplumlarn karlkl bamllklar olgusu alyor. Ve maddi retimde olan ey,
aynen kltrel retimde de cereyan ediyor. Bir ulusun entelektel rnleri tm uluslarn ortak mlkiyeti
oluyor. Ulusal dar grllkler ve dlamalar gitgide olanakszlayor. Ulusal ve yerel edebiyatlarn
eitliliinden evrensel bir edebiyat douyor.[28]
Friedrich Nietzsche (1878): Ticaret ve sanayi, kitap ve edebiyat deiimi, yksek kltrn herkesin
ortaklna sunulmas, hzla yer ve ehir deitirmeler, halen toprak sahibi olmayan herkese zg gebe
hayat, ite btn bunlar kanlmaz olarak uluslarn zayflamasna yol ayor ve hi olmazsa Avrupa
uluslarnn ykmyla tamamlanyor; yle ki bu gelime srekli karmalar sonucunda karma bir rkn, bir
Avrupa insannn domasna yol aacak.[29]
Yukardaki satrlardan anlalabilecei gibi, Marx, Engels ve Nietzsche kapitalizmin kresel eilimi
hakknda ortak grlere sahiptirler; ne var ki Marx ve Engels bundan proletarya enternasyonalizmi ve
sosyalist devrim ynnde sonular karr ve bunlarn kavgasn verirken, Nietzsche giderek kaybolan
aristokratik deerlerin yasn tutmakta ve oklarn eitlik ilkesi ile bu deerleri yok etmeye alan
burjuva demokrasisine evirmektedir. Ulusallktan yksek kltrn egemen olduu evrensellie geii
salayacak halka ise, Nietzscheye gre, rklarn karmasndan doacak Avrupa insan ve bir Avrupa
federasyonu olacaktr.
Gerekten de 1870 Alman-Fransz savana bir Alman milliyetisi olarak katlan Nietzsche, izleyen
yllarda aristokratik bir Avrupa-merkezciliine kaym, fakat henz topya niteliindeki bu zlem
kiiliinde bir kolektif kimlik bunalmna yol amt. Nietzsche dnce ve duygu dnyalarn kar
karya getiren bu bunalmda yer yer Almanlar hakknda ok ar eyler syleyecek ve kendisine
Polonyal aristokrat atalar arayacak, yer yer Nazilere malzeme olan anti-semit beyanlarda bulunacak ve
yer yer de, tam aksine, Yahudileri gklere karan ifadeler kullanacaktr. Bununla beraber unutulmamas
gereken nokta udur ki, Nietzsche, Alman ulusunu en ar ekilde eletirirken bile aslnda Alman kalyor
ve kavgasn Alman kltrnn aralar ile veriyordu. Nietzschenin germanik karakterinden bir an bile
kuku duymuyorum, diye yazmtr yakn dostu ve meslekta F. Overbeck, gerekte Nietzsche bir
Almandan baka bir ey deildi; ancak imge dnyasnda Slav idi.[30]
Marx ve Engelse gre balangta doa gleriyle savaan insanlar giderek doaya kendi aralarnda
kurduklar ilikiler araclyla yaklamlar ve bylece retim gleri, teknoloji ve mlkiyet
ilikilerinden oluan bir ikinci doa yaratmlard. ki dnr kuramsal almalarn alt-yap adn
verdikleri bu ikinci doann analizine hasretmilerdi: nsanlar gerek zgrle ve yaratcla
kavumak iin bu ikinci doay da yenmek zorundaydlar. lgintir ki Nietzsche de tarih ve toplum
analizlerini insan-doa ilikileri zerine kurmu, fakat ikinci doay ok farkl bir ekilde tanmlamtr.
Filozofa gre insanlar, doutan gelen zelliklerin yan sra, gemiin hrslarnn, yanllarnn,
hatalarnn hatta crmlerinin de biimlendirdii bir doaya sahiptiler; fakat yeni ve gl bir
disiplin ile bununla savayorlar ve kendilerine yeni bir alkanlk, yeni bir igd ve birinci doay
yenecek ikinci bir doa yaratyorlard.[31] Nasl ikinci doa Marxta insanlar yabanclatran bir
ilev ile yklyse, Nietzschede de tm deerleri bayalatran ve giderek nihilizme yol aan bir
ilevle yklyd. Bylece Nietzschenin felsefesinde insanlk sava da bir doalar sava eklinde
ortaya kyordu ve bu sava aynnn ebed-mddet yeniden yaanmas eklinde ortaya kyordu. Ne var
ki, ou kez sanld gibi, burada ayn olan ey, tekrarlanan, geri gelen eyler deildi; ayn olan ey,
sadece tekrarlanma, geri dnme olgusu idi. Hegele kar byk kavgalar veren filozof, daha sonra
kendisinde de bir Hegelci taraf bulmutur.[32]
Aslnda doa kavgasn eletirel tarih anlayyla yrtenler umutsuz deillerdi; nk ok iyi
biliyorlard ki birinci doalar tarihte defalarca yenilmiti ve bizzat kendilerinin savatklar birinci
doa da bir zamanlar ikinci doa idi. Nietzschenin kendisi de bu kavgaya tm deerlerin
dnmn (Umwertung aller Werte) hedefleyen radikal bir programla katlm ve bu konuda mrnn
sonuna kadar da tutarl olmutur. Bir mektubunda, Alman dilinde yazlm en derin eser[33] diye
niteledii kitabnda yeni deerler dzeninin habercisi (ya da peygamberi) olan Zerdt, ekildii dada
on yllk tefekkrden sonra dadan iniyor ve insanlara bu deerlerin temsilcisi olan st-insan
(bermensch) anlatyordu.[34]
Nietzsche, snf kavgasnn yerine ikinci doa ve yeni deerler kavgasn koyunca iktisadi ve toplumsal
hayatn somut analizi ykmllnden kurtuluyor ve snd mitler dnyasnda yeni bir aristokrasi
dlyordu. Toplumsal hayat artk onun gzlerinde rantla yaayan, stn yetenekli, yaratc bir sekinler
grubuyla, bunlara hizmet etmekle mkellef klelerden ibaretti. Zayflara kar gllerin yannda
olmalyz diyordu Nietzsche, Yunanllarn kleci sistemleri yznden ktkleri syleniyor; biz ise
klelerimiz olmad iin keceiz.[35]
Aslnda modern kleler de vard ve herkesin klelii lanetlemesine ramen Nietzsche de biliyordu ki,
(eski) kleler, modern emekilerden (Fabrik-Sklaverei) daha gvenceli ve daha mutlu bir yaam iinde
olmulard.[36] Geri Bismarck iilere baz haklar tanmt: Artk iiler asker olabiliyor, sendika
kurabiliyor, seimlerde oy kullanabiliyordu; fakat yine de durumlar, kendilerine, ahlak diliyle sylemek
gerekirse, bir adaletsizlik olarak grnyordu. Bu durumda soruyorum, diyor Nietzsche, hl ne
isteniyor? Eer bir amaca ulamak isteniyorsa onun aralarna da sahip olmak gerekir. Eer kleler
isteniyorsa onlara kendilerini efendi yapacak eyler vermek deliliktir.[37] Ve kendisi deli deildi;
kleleri istiyordu. Oysa mevcut retim sistemi bu amaca tamamen ters bir ilev yklenmiti ve bu
durumda Nietzsche de, Marxn tezini ters bir amala tekrarlayarak, istedii dzenin kurucular olarak
eitilmi eitimcilerden sz ediyordu.[38]
Gerekten de retim sistemi Nietzschenin balca tutkularndan biri olmutur. Almanyann Fransaya
zaferinden sonra bir dostuna yollad mektupta, Bismarcka Strasbourg niversitesi ile ilgili bir reform
tasars hazrladn yazm ve orada, imdiye kadar yceltilen szde kltre son vermek ve Alman
esprisini diriltmek iin gereken asli Alman retim kurumunu kurma frsatnn ne kadar utan verici
biimde karldn gstereceim demiti.[39] Bir yl sonra kaleme ald, yine retimle ilgili yazda
da temel kaygs Alman esprisini canlandrmak olmutu. Alman okullar pratik olarak baarl olmu,
orada burada taklit edilmi, fakat kltr tamamen devletin amalarna balayarak asli (authentisch)
Alman esprisine ters dmt. nsanlar asli Alman esprisinden nefret ediyorlard; nk gerek kltrn
aristokratik niteliinden korkuyorlard.[40]
Nietzschenin savunduu dzende maddi deerler egemen olmayacakt. Kapitalist bir toplumda
yaayan ve geimini zledii sekinlere zg rantla salayan filozofumuz fiyat olan bir eyin deeri
yoktur diye yazmtr.[41] Esas olan aristokratik, estetik deerlerdi ve bunlar da ancak gller
yaratabilirdi. nsanln bana gelebilecek en byk felaket, diyordu Nietzsche, yeryznde gl
olanlarn deerlerde de n planda olmadklar zaman ortaya kar.[42]
Maddi deerler kmsenip aristokratik ve estetik deerler n plana karlnca elbette ki toplumsal
dzende insann insan istismar da farkl bir anlam kazanyordu. Son eserlerinden birinde, bugnlerde
her yerde, diyor Nietzsche, stelik bilimsel ssler iinde, gelecein istismarc nitelii ortadan kalkm
toplumlarndan sz ediliyor. Oysa bu olanakszd. nk, diyor dnr, istismar, bir toplumun
ilkelliinden, eksikliinden, yozlamasndan domuyor; temel organik ilev olarak canlnn znden
kaynaklanyor ve bu, tam da yaama istenci demek olan g istencinin bir sonucudur.[43]
Byle bir toplumsal formasyonun devlet yaps ne olabilirdi?
kinci doann, yani Nietzschenin dncesinde temel-yapnn elerinden biri olarak, devlet,
kukusuz dnrn imeklerini eken bir aygt olmutur. Gerekten de, Nietzsche, devletten souk
canavarlarn en souu diye sz ediyor ve devletin en byk yalannn da ben devlet, halkm
szlerinde yattn ileri sryordu.[44] Ancak bu, Nietzschenin tm devlet fikrine deil, Fransz
Devriminden gelen, rasyonel, somut ve yaam gdlerini kstlayan devlet olgusuna kar itirazyd.
Dnrn kanl maskaralk dedii Fransz Devrimi devlet rgtn yetkinletirmi ve szde
gerekleri ile de apsz ve baya olan her ey zerinde edim ve ikna gcn[45] uygulamt. Ve hl da
uyguluyordu. Bireyler iin gerek zgrlk, diyor Nietzsche, ancak tamamen uygarlam bir toplum
iinde neferlemedikleri mddete vardr: Byle bir toplumda, insan, kendisine, mlkne ve elindeki tm
iyi eylere sahip olmak zelliini kaybeder. 1789dan itibaren, Devlet, herkesin hakkn eytani bir
biimde yuttu ve acaba devletin tam egemenlii ad altnda, gelecek, bizlere bir Fransz brokrasisinin
despotizminden beslenen bambaka bir zulm rejimi hazrlamyor mu? diye kendi kendime
soruyorum.[46] Bu despotik brokrasinin felsefesini ise Kant yapmt: Yetkin insan kimdir? Devlet
memuru. Devlet memuru iin yksek bir forml bulan felsefe hangisidir? Kantn felsefes.i[47]
Nietzschenin Rousseaudan nefret etmesinin nedeni de bu dncelerdi. Oysa aslnda Rousseau ile ayn
noktadan, doaya dn ilkesinden hareket etmilerdi; fakat Rousseau buradan Hristiyan ahlakna ve
eitlik doktrinine doru ynelirken, kendisi gerek doaya, yani yaam glerine sarlmt. Zaten
eitlik fikri de, Alman insann aptallatran iki Avrupal uyuturucudan biri olan Hristiyanln (dieri
de alkol) rnyd.[48]
Nietzschenin toplumsal devrim dmanl I. Enternasyonal ve Paris Komn srasnda tm
younluuyla ortaya kmt. Fransz ordusu Komn kana boduktan bir ay sonra bir dostuna yazd
mektupta, aniden ortaya kan ejderha kafal Enternasyonal, diyordu, gelecekte uluslar arasndaki
kavgalarn tesinde, bambaka kavgalarn habercisi olarak bizleri korkuttu.[49] Zaten Komn dneminde
Pariste kan yangn duyunca birka gn boyunca tamamen km ve gzyalarna boulmutu.
Nietzsche, kkleri daha gerilere giden bu nefretini mrnn sonuna kadar korudu ve halklk iddial tm
devlet yaplanmalarn dman belledi.
Nietzsche burjuva devletine dmand, fakat ona ynelttii eletiriler daha nceki alarda yaanm
kleci ve aristokratik toplum deerlerine duyduu zlemden kaynaklanyordu. Burjuva devletleri insann
doal igdlerini, g istencini gemledii lde lanetlenmeye laykt. Nitekim dnr bu balamda
emekilerin dnda kadnlarn zgrleme hareketine de kar km ve bu hareketin kadnlarn kadns
igdlerini yok ettiini ileri srmtr.[50] Nietzsche zellikle biyolojik verilerden ve igzlemden
hareket ederek, sosyolojinin yerine egemenlik formasyonlar doktrini (italikler bizim) kurmak
istiyordu. Devlet hakkndaki gzlemleri de bir ynyle bu almalaryla yakndan ilgilidir. Bununla
beraber dnr devlet konsepsiyonunu bireyci bir ilkeye dayandrmamtr.
Nietzscheye gre ben (Ich, Moi) metafizik bir yanlgyd ve nesne, madde, z, birey gibi
kategorilerde olduu gibi insan dncesinin yaratt bir eydi. nsan bilincinin bu kadar uzun sre
dnyevi olgularn en artcs, organik evrimin en st derecesi olarak grlmesi de erken varlm bir
sonu olmutu. Aslnda evrende vcudu oluturan drt ve igdler demetinden baka bir ey yoktu ve
bilin de bunlarn bir aracyd. Organik yaamn, sonunda nasl zorunlu olarak ortaya ktn
bilmiyorum diyordu Nietzsche. Ksaca vcut bir mucize, hatta mucizelerin mucizesi idi.[51] Mutlak bir
kken arayn dlayan bu biyolojik (materyalist) yaklam ile Nietzsche, psikoloji biliminde de bir
devrim yapt kansndayd. Ona gre tm psikoloji, hep n yarglara ve ahlaki korkulara taklp kalm,
derinliklere dalmaya cesaret edememiti. imdiye kadar hi kimse, (kendisinin yapt gibi) psikolojiyi
morfoloji olarak, g istencinin evrim kuram olarak incelemek cesaretini gsterememiti.[52] Bu
materyalist psikoloji anlayna gre bir psikolojik olay, dardan yle grnse bile, baka bir
psikolojik olayn nedeni olamazd.[53] Nietzschenin birey-toplum ilikisi anlay da bu materyalist
temel zerine kurulmutu. Ulusal karakterlerin douunu da aklayan bu anlaya gre, Toplum bir seri
etkinlii bireye varlk koulu olarak empoze ediyor ve hem birey hem de halk buna alyordu ve bylece
bu etkinlikler kuvvetlenip, derinleiyordu. Byk dnmler yaayan halklarda gler yeni bir ekilde
rgtleniyordu: u veya bu e ayrlyor ve varlk iin daha zorunlu olduu iin ar basyordu. rnein
bugnk Almanlarn pratik ve ll esprileri gibi.[54] Ne var ki bu sre, Hristiyan ahlak ve ondan
sevgi ve eitlie dayanan doktrini miras alan burjuva demokrasisi ve sosyalizm kuramlar araclyla
toplumlarn yozlama ve soysuzlamalarna yol amt. Nietzsche nihilizme varacak bu srele savayor
ve yaratc bir sekinler grubunun egemenliini zlyordu. Bu grubun oluturduu devlet, kukusuz,
kapitalist devlet olacak ve canlnn yaam drtlerini ve g istencini kolektif planda yaayacakt. Canl
varl belirleyen ey, bymek zorunda olmasdr; diyor Nietzsche; yani gcn artrmal ve baka
gleri yutmaldr. Bunun yolu ise egoizm ve savat. Bu akln setii bir yol deil, yaamn kanunuydu.
Sava ve fetihleri kesin ve igdsel olarak reddeden bir toplum k halindedir; diyor dnr;
demokrasi ve bakkallar hkmeti iin olgun hale gelmitir.[55]
Ne teorik ne de ampirik bir iktisadi analize dayanan bu grler Nietzschede iki ynl bir eilime yol
amtr. Gerekten de dnr, bir yandan ileri Avrupa lkeleri asndan sava, kolonyalizmi ve
fetihleri vyor, fakat te yandan da ulusal devletlerin aldn, yaknda bir Avrupa Federasyonu
kurulacan sevinle mjdeliyordu. Avrupa, dnya egemenlii iin savanda ngilterenin, Almanya ise
ayn srete arac olabilmek iin Hollandann smrgelerine ihtiya duyacakt. Aslnda Nietzschede bu
ikili tutumu yaratan ey, 1880lerde, kapitalist dnyada, sanayi sermayesinin egemen olduu rekabeti
dnemden finans sermayesinin egemen olduu emperyalist dneme geiin kapitalizm-devlet ilikilerinde
yaratm olduu elikili gerginlikti. lgintir ki iktisat ve sosyoloji disiplinlerini ok kmseyen
Nietzsche bu konuda artc ngrlerde bulunmutur. rnein benim iin nemli olan, yava yava ve
tereddtlerle gelien Avrupa Birliini grm olmamdr derken, Nietzsche, bu birlii de dnya
ticaretindeki gelimelere balyordu. Dahas, ona gre, tek bana para, er veya ge Avrupann tek bir
kitle halinde btnlemesini salayacakt. Ne var ki Nietzschenin Avrupas, demokratik deil militarist,
kleci ve fetihi olacakt. Gnmzde ticari krediyi kaybetmemek iin asker olmak gerekir; diyordu
dnrmz; gelecek yzyllar iin, kamusal hayat ve parlamentolar en uygunsuz kurumlardr.[56]
M. Foucaultya Deliliin Tarihinde ilham kayna olan Nietzsche, aforizmalarndan birinde, bireyde
bunama nadir bir eydir; diyordu; fakat gruplarda, partilerde, halklarda, alarda bu bir kuraldr.[57] Ne
yazk ki szn ettii bunama hem kendisi hem de halk asndan her iki dzeyde de gerekleti. nce
kendisi, 1889 balarnda, birey olarak bilinsiz hayata gt; krk drt yl sonra da Almanlar, kolektif
olarak akllarn Adolf Hitler adnda bir lgna teslim ettiler. Nietzsche, Hitler rejimini grmedi; fakat
nazi kuramclar onu okudular, beendiler ve okuttular. Fakat Nietzsche gerekten de Nazizmi hazrlayan
fikir akmlar iinde nemli bir yer ald m?
Nietzschenin Miras ve Post-Modernizmin Yollar
Lukacs, Nietzschenin, eitli konularda elikili aklamalarna ramen temelde rasyonel bir ekirdee
dayanan bir felsefe gelitirdiini ve bunun da sosyalizme kar srekli bir polemik zemini
oluturduunu yazmtr. Marksist dnre gre Nietzschenin felsefesi Hitlerizmi en somut ekilde
ncelemiti.[58]
Gnmzde ok az taraftar bulan bu gr ne lde dorudur?
Aslnda, yukardaki aklamalarmzn gsterdii gibi, Nietzsche, sk sk ve tutarl biimde demokrasiyi
aalayarak, klelii, sava, hatta kolonyal fetihleri verek Nazilerin bile sylemeye cesaret
edemedikleri (ve bazlar bugnn burjuva demokrasilerinde su tekil edecek) eyler sylemitir.
Bununla beraber, zellikle kinci Dnya Savandan sonra, zgrlk savalar arasnda yandalar
bulmasnn, hatta baz yazarlarn onu Marxla buluturmaya almasnn srr nasl aklanabilir? Lukacs
bu yeniden yceltme srecinde Andr Gide, Andr Malraux, Thomas Mann gibi nclerden sz etmiti.
1960larda Foucault, Deleuze, Derrida gibi nemli filozoflarn da listeye katldklarn gryoruz.
Kukusuz btn bu dnrlerin sempati duyduu Nietzsche, tm aristokratik ve anti-demokratik
deerlerden temizlenmi, katks bilgi kuramyla snrlanm bir Nietzsche idi. Fakat bir yandan filozofu
gklere karrken, te yandan da onun bir yaam kavgas haline getirdii baz kat grlerini sansr
etmeye hakkmz var myd? Ve de Birinci Dnya Savana katlan Alman askerlerin bir ellerinde ncil,
br ellerinde de Nietzschenin Zerdt ile cephelere komalarn, daha sonra da dnrn Nazilerin
idol haline gelmesini sadece kz kardeinin baz yazlarn sansr veya tahrif etmesine balayabilir
miyiz?[59]
Kukusuz Nietzsche Nazi kuramclarndan ok nemli noktalarda ayrlyordu ve nc Reich sultas
altnda yaasayd Naziler hakknda ok ar eyler sylemi olaca aktr. zledii deerleri rk
deil, kltrel ve estetik deerler olarak tanmlayan, Alman srs iinde bir Yahudi bulunmas bir
anstr diye yazabilen, bask ve soluk sar kafal, mavi gzlerle ahmaka bakan Almanlardan sz eden
bir filozof elbette ki Nazi inanlarna hi de uygun bir filozof deildi.[60] Fakat unutmayalm ki ayn
tarihlerde, Nietzsche yine de Almanlar stn halklar arasnda saymaktan kendisini alamyordu.[61]
Nietzscheyi daha sonraki yllarda baz solcu dnrler iin de ekici klan husus herhalde udur:
Nietzsche burjuva dnyasna iddetle kar kyor ve bu dzeni rm bir dzen olarak eletiriyordu.
stelik Nietzsche eletirisini geleneksel muhafazakrlarn kantlarna deil, yeni bir bilgi kuramna
dayandryordu. Bilim dnyasnda bunu ilk anlayanlardan biri de Weber olmu ve lmnden bir yl nce
(1919da) verdii nl bir konferansnda, Nietzschenin egemen bilim anlayna vurduu ykc
darbeyi dile getirmiti. Alman sosyoloun ifadesiyle, Nietzsche ile birlikte bilim ve bilime dayanan
teknolojinin mutluluk yolu olduuna dair saf inan ar bir yara almt.[62] Ne var ki Nietzsche salt
felsefeyle yetinmiyor, bilin-bilgi, g istenci ve deerler ilikisi balamnda bir toplum paradigmas
kurguluyordu. te Nietzschenin zaaf da olaanst baz ngrlerine ramen daha ok mit dnyasnda
yer alabilecek bu toplum paradigmasnda ortaya kyordu.
Nietzschenin iktisat bilgisi, biyograflarnn iaret ettikleri gibi, ortalama bir aydnn o konudaki
bilgisini aacak dzeyde deildi. Otuz be yanda niversite ortamndan ayrlm, yaamn (kahraman
Zerdt gibi) kltr merkezlerinden uzaklarda ve yalnzlk iinde geirmi bir dnr olarak zaten somut
aratrclk olanaklarndan yoksundu.[63] Bu bakmdan yaam koullar, Londrada yaayan ve neredeyse
tm zamann (byk maddi skntlar iinde de bulunsa) British Libraryde geiren Marxn yaam
koullarndan tamamen farklyd. Burada, felsefe, tarih ve toplum bilimi ilikilerine Nietzsche vesilesiyle
yeniden dnerek Engelsin baz gzlemlerini anmsamamz gerekiyor.
Engels, Feuerbach Klasik Alman felsefesinin sonu olarak sunan eserini kaleme alrken (1886)
Nietzsche temel eserlerini vermi bulunuyordu. Engels, eserinde, Hegel ve tarih maddecilikten sonra
artk geleneksel felsefenin sona erdiini ve tarih ve doa alanlarndan kovulan felsefenin bundan byle
ancak saf dnce (lojik ve diyalektik) alanna snabileceini yazmt.[64] Oysa Nietzschenin felsefesi
saf dnce alann ayor, aristokratik ve kleci bir toplum dzeninin kavga arac haline geliyordu.
Hegelin tarihi mutlak espri ile sonlandran tarih felsefesini kyasya eletiren Nietzschenin kendisi de
stelik hibir somut tarih ve toplum aratrmasna dayanmadan imdiye kadar her insan tipinin
ykselmesi aristokratik toplumun eseridir ve bundan sonra da hep byle olacak[65] ilkesi temelinde bir
tarih felsefesi gelitirmiti. Alman dnce hayatndaki her trl yenilii ok yakndan izleyen Marx ve
Engelsin Nietzscheyi bu yzden ciddiye almadklar ve kendisine en kk bir gndermede
bulunmadklar dnlebilir. rnein Engels, Feuerbachla ilgili eserinde, Berlinden srlerek tarada
bir kyde kyllemeye ve rmeye mahkm edilen Feuerbachn bilimdeki ilerlemeleri nasl yeterli
derecede izleyebileceini sorguluyordu. Alman felsefesinin sefaleti, Almanyada, felsefe krslerini
Feuerbachtan yz fersah geride, kl krk yaran, her eyi daha kark hale getiren, eklektik profesrlere
teslim eden acnacak koullardan ileri gelmiyor muydu?[66] Kukusuz, felsefi yeteneklerini kendisini
kyasya eletiren Lukacsn bile vd Nietzsche, Alman niversitesini dolduran mandarinlerden
deildi ve nesnel yaam koullar daha ok Feuerbachnkine benziyordu. Ne var ki biyolojik verilerden
ve i gzlemden hareket etmesine ramen, dnr, saf felsefe ile snrl kalmam, belli bir toplum
dzeni iin kavga vermekten de kendisini alamamt. Emperyalizmi sahneleyen egemen snflar
Nietzschenin din ve ahlaki deerleri aalayan analizlerini grmezden geldiler ve glleri, st-
insan savunan fikirlerini n plana kardlar. Megaloman Fhrerin de bu koullarda hem kendisini hem
de temsil ettii akm Nietzschenin kavramlaryla tanmlayabilmi olmas akla hayli yakndr.
kinci Savata Nazizm ezildikten hemen sonra, Nietzscheyi farkl bir perspektifte sunan ve ven
dnrlerden biri ve belki de ilki George Bataille olmutur. Bataille, Parisin Nazi igalinden
kurtulmasndan hemen sonra yaynlanan eserinde, nc Reichta, daraltlm bir kltr alannn amac
sadece askeri g iken, Nietzschenin zihninde her eyin kltre tabi klndn vurgulayarak
Nietzscheyi Nazi tasallutundan kurtarmaya alyordu.[67] Fakat bu yndeki asl etkili giriim Frankfurt
Okulunun nde gelen iki dnrnden, Horkheimer ve Adornodan geldi.
Frankfurt Okulu dnrleri Nazileri iktidara getiren sre karsnda derin bir d krkl yaamlar
ve felsefelerini yeniden gzden geirmek ihtiyacn duymulard. Birlikte kaleme aldklar Aydnlanma
Diyalektii balkl eser aslnda byle bir i hesaplamann rnyd.[68] Okulun ikinci nesil temsilcisi
Habermasa gre, Horkheimer ve Adornonun 1944te Birleik Amerikada, Santa Monicada yaptklar
tartmalara dayanarak hazrladklar ve yl sonra da Amsterdamda yaynladklar bu eserde Adorno
ve Horkheimeri Nietzsche ile yaknlk iine sokan post-modern eilimler aka ortaya kyordu. Bu
evrim, Horkheimer ve Adornonun Aydnlanma gelenei dorultusunda bekledikleri bir sosyalist devrimin
gereklememesinin yaratt d krkl ile yakndan ilgiliydi. Habermas bu dnm yle
zetlemitir: Horkheimerin etrafnda oluan evrede, Eletirel Teori, ilk aamada, Batda devrimin
gereklememesini, Rusyadaki Stalinci geliimi ve Almanyada faizmin zaferinden doan d
krklklarn aklamak iin ortaya kmt; Marksizmin amalarndan kopmadan Marksist tehislerin
neden baarsz olduklarn aklamak zorundayd. Bu ortam, kinci Dnya Savann en karanlk
yllarnn, akln son kvlcmlarnn gereklerden kat ve geride umutsuz bir ekilde ken bir
uygarln kalntlarndan baka bir ey brakmad eklinde olumu bir kany glendirebildiini
anlamay mmkn klyordu[69]
Gerekten de akln kvlcmlar gereklerden kam ve sosyalizm yerine nazi barbarlnn kaplarn
aralamt. Frankfurt Okulu dnrlerine gre akl esir alan igdleri ve g istencini zmleyen
Nietzsche bu konuda gayet aydnlatc idi. Horkheimer ve Adorno, 1950de, Nietzschenin ellinci lm
yldnm vesilesiyle yaptklar ve H-G. Gadamerin de katld syleide bu konuda ok daha ak
oldular. Bu syleide, Adorno, Nietzscheyi kaba sarnn ve emperyalizmin avukat yapan akmn
samaln anlatrken, Cesar Borgiay ven adamn, ayn zamanda, Torinoda atn kamlayan birine
bakarken baylan ve bilincini kaybeden adam olduuna dikkati ekiyordu.[70] Eserinden davran normu
olarak sadece g istencini alanlar, Nietzscheyi anlamamlard. Oysa Nietzschede her deer parodik
bir anlam tayordu ve dnr, somut olarak neye kar olduunu hesaba katmadan hibir zaman deer
deiiminden sz etmemiti. Ksaca Nietzsche bir Aydnlanma dnr idi ve baka bir Aydnlanma
dnr olan Freud gibi bilincin insan drtlerini zgrletirmesini hedefliyordu. Syleiye katlan
Horkheimer de bu grleri paylayor, fakat bize gre gerei ok daha iyi yakalayan u szleri de
ekliyordu: Nietzsche burjuvazinin tm toplumsal sorunlar zemeyeceini grd ve bu durumda
feodaliteye, aristokrasiye ynelerek bayrann stne aristokrasinin adn yazd () Eer burjuvazinin
kendi felsefesinde nerdii grevleri hangi koullar yznden gerekletiremediini anlam olsayd, o
zaman ileri srd pratik ve sosyal neriler zerinde dnmeyi deneyecekti. Bu diyalektik yorumu
yapamad lde de onu kt bir biimde kullanmak kolaylat.[71]
Adorno ve Horkheimer Nietzscheyi Nazilerden ayran noktalarn altn izmekte haklydlar. Daha
yakn bir tarihte ayn ilikileri inceleyen bir dnce tarihisi de Nietzscheyi, diyordu, faist veya daha
da kts nazi olarak damgalamakla ortaya kacak asl sorun udur ki Nietzschenin aristokrasi tutkusu
eski bir siyaset anlayn, eski Yunan Agonunda yaplan siyaseti canlandrmaya alyordu.[72] Bu
canlandrma mmkn olmadna gre, ortaya kan tablo da u oldu: Marx gzlerini toplumun iktisadi
yapsn kkten deitirecek bir sosyal devrime evirmiken, Nietzsche dil, bilgi ve gerek anlaymz
deitirecek ve bildiklerimizi kkl bir dnme uratacak bir kltr devrimi tasarlyordu.[73] Zaten,
yaad koullar iinde, daha fazlasn yapmasna imkn da yoktu; nk Marxn kapitalizm eletirisinin
derinlii yannda, Nietzschenin modern toplumun iktisadi ve sosyal gereklerini kavray ok
yzeyseldi ve tipik bir romantik antikapitalistin grnden daha yeterli ve aydnlatc deildi.[74]
Nietzsche konusunda ikinci iadeyi itibar operasyonu, Deleuze, Foucault gibi filozoflarn nclnde,
1960larda balad, fakat asl Nietzsche tutkusu 1970lere damgasn vurdu. Bu yllarda Nietzsche, kz
kardei Elisabethin yaptnn tam aksi ynnde sansr edilmeye baland ve filozofun aristokrasiyi,
glleri, klelii savunan dncelerini anmsatmak ilerici evrelerde deta bir cesaret konusu haline
geldi. yle ki, rnein 1972de Fransada yaplan kolokyuma katlan Norman Palma, Nietzschenin bir
zgrlk dnr yaplmas karsndaki hayretini ifade ederken, byle bir anlay felsefe ile
ilgilenenlerin dnce tarzna o derece hkim oldu ki, aksini savunmak riskli oluyor demekten kendini
alamyordu.[75] Oysa metinler ortadayd ve Palmaya gre bu anlay geni lde Nietzscheyi
Marksizmin karsna koymak arzusundan kaynaklanyordu.[76] Palmann mdahalesi hibir yank
bulmad ve kendisine verilen yantta, sorunu siyasal planda ele ald, ya da eer Heidegger diliyle
konumak gerekirse ontik planda kald hatrlatld.[77]
Nietzschenin tamamen siyaset d okunabileceini ve toplumsal dzenle ilgili dncelerinin hibir
deeri olmadn iddia eden genel kan ilgintir ve bu tez Palmann dnda da tepkiler yaratmtr.[78]
ok boyutlu bir dnceyi ontik plana indirgeme yaklamnn kkenini ve bunun aslnda tarih-
yazclna kar bir aalama operasyonu olduunu ilerleyen sayfalarda anlatmaya alacam. Fakat
Norman Palmann, daha nce de farkl bir dnem ve farkl bir konjonktrde Lukacsn yapt gibi,
Nietzsche tutkusunu, dnr Marksizme kar kullanma amacna balamas ilgintir ve zerinde
durulmaya deer. Yoksa nasl Frankfurt Okulu dnrleri 1920lerde sosyalist devrimin baarszln
aklamak iin Nietzscheye bavurdularsa, 1970lerin Nietzsche modas da Mays-68 sonrasnn d
krklna yol aan nedenleri aydnlatma ihtiyacndan m douyordu? Bu konu, ksmen nceki sayfalarda
yaptmz gibi, Nietzsche-maniada etkili olmu isimler zerinden tartlmaldr. Bu blme son
verirken, ortaya koyduumuz bilgiler nda, Nietzschenin Marx ile ortak ve farkl yanlarnn toplu bir
bilanosunu karmak yararl olabilir.
Marx ve Nietzsche: Ortak k, Kart Ynler
Aslnda ne Marx ne de Nietzsche bir varlk kuram (Ontoloji) gelitirmediler; fakat her iki dnr de
felsefelerini materyalist bir n-kabul zerine oturttular ve metafizik bir mutlak kken (Tz, de,
Akn ego vb.) postlasn yadsdlar. Tarihi maddecilik bu konuda evrenin tarihi ile ilgili bilimsel
bulgularda dayanak arar ve doa bilimleriyle btnleirken, Nietzsche tarihsel sreci yadsmadan
biyolojik verilerden hareket etti; igdlerin ve g istencinin dnda bir ey yoktur diyerek ve varl
da yorumlanm varlk olarak tanmlayarak idealist yorumlara yol at.
Bilgi kuram asndan, gerek Marx gerekse Nietzsche mutlak gerekleri reddettiler; fakat Marx, tek
mutlak gerek olarak devaml elikiler ve kendi kendini ama srecindeki dnm (diyalektii)
benimserken, Nietzsche ayn eyin ebed-mddet yineleniini (ewigen Wiederkunft) felsefesine temel
yapt. Marxn diyalektiindeki varlndan baz eleri koruyarak kendini ama (Aufhebung) fikri,
bireyin st-insan perspektifinde kendini ama olgusu (Selbstberwindung, Selbstaufhebung,
Sublimierungen) Nietzschede de bulunsa da, Nietzsche, daha ok hep aynnn dnn mekanik bir
biimde sundu ve fizikte, kozmolojide (fizik zamanda glerin ve serilerin snrl oluu gibi) bu ynde
kantlar arad.[79]
Marxta gerekler, retim biimlerine ve belli retim biimlerinin egemen olduu dnemlere gre
deien tarihsel gereklerdi. Her retim biiminin kendine zg eilim kanunlar bulunuyordu. Ne var
ki retim biimlerinin birbirini izledii dnemler de birbirinden bakla ayrlm gibi deildi; Marxn
dedii gibi, tarih dnemler jeolojik dnemlere benziyordu, aralarnda kesin ayrmalar yoktu.[80] Fakat
Marx, gemi dnemlerini anlamann ancak daha karmak yaplar ieren bugn anlamakla mmkn
olaca ve insann anatomisinin maymunun anahtarn tekil ettii kansndayd. Bugn anlamak,
Marxa gre, gemii de anlamann ve gelecei kurmann olmazsa olmaz artyd. Oysa Nietzsche de bu
konuda ayn eyi sylyordu. Daha sonraki tm almalar iin belirleyici olan tarih disiplini
konusundaki gzlemlerinde gemiin sz daima khin szdr; diyordu, onu ancak bugnn yorumcular
ve yarnn mimarlar olduunuz zaman anlayacaksnz.
Yineleyelim: Nietzschede de Marxda da tarih sorunu dnn deil, aslnda bugnn ve gelecein
sorunuydu. Ne var ki bu ortak k noktasndan sonra Marx ve Nietzsche birbirine tamamen zt ufuklara
yneliyorlard. Marx, her trl yokluk iinde, kl krk yaran ve dneminin tm bilgi birikimini sabrla
elekten geiren bir aratrclk dehasyla gnnn sosyoekonomik dzenini (kapitalizmi) incelerken,
Nietzsche, hayatnn (tek ve imknsz) kadn Lou Andreas-Salomnin ifadesiyle, kuramlarnn temeline
kendi doasn koyuyor ve kle ahlak ile efendi ahlakndan sz ettii her yerde, aslnda kendinden sz
ediyordu.[81] Oysa bu konudaki gzlemleri, bu gzlemler bireysel planda ne kadar derin ve nfuz edici
olursa olsunlar, toplumsal plana aktarlnca yzeyselleiyor, gereklerden uzaklayor ve ancak yazarn
mit yaratma gc ve airlik dehas sayesinde canlln koruyordu. Nietzschenin Antik Yunann yaam
drtlerini ve Diyonizosu yeniden yaatmak zlemi tayan retisi, Lukacsn isabetle tehis ettii gibi,
ancak kapitalizmin eilimleri ve snfsal g istenci ile rtt lde canlln koruyabildi.
Yaad dnyada sermaye kran krana bir rekabete girmi iken, o, Eski Yunandaki estetik rekabeti ve
yaratclarn olimpiyatn dlyor, kapitalizm pisliinden insanlar ancak tm deerleri deitirecek
yeni bir kltr aristokrasisinin kurtaracana inanyordu. Kleler dnyasna inen her darbeden sonra da
bunun yaam igdlerinin doal sonucu olduunu anlatan felsefesi ile bir teselli kayna oldu.
Nietzsche felsefeyi yaam ve deerler kavgas zerine oturtma abasnda belki en yetenekli dnrd;
fakat bu kavgada yalnz deildi. Hegelin lmyle 20. yzyln ortalar arasndaki srede doac
felsefe, deer felsefesi ve yaam felsefesi nemli akm tekil ettiler ve yer yer de II. ve III.
Reichn hsranla biten zlemlerine ilham kayna oldular. kinci Dnya Savandan sonra ise, ayn
felsefeler yeni temsilciler buldu ve bu kez Marksizmle flrt halinde, toplumsal devrimleri temellendirme
iddiasyla karmza ktlar. Biz de bu blme son verirken, Hegelin sistemine tepkilerle balayan, fakat
postmodernizm etiketi altnda amza da ulaan akmlarn temel zelliklerini saptamaya alalm.
Ampiriyo-kritisizm, Neo-Kantlk ve Tarih-Yazcl
1840ta, Hegelin lmnden on yl sonra, tutucu Kral II. Wilhelm, Berlin niversitesi felsefe
krssnn bana srf Hegelin sistemini rtmesi greviyle F. Shellingi getirmiti. Fakat ne Shelling ne
de Alman niversitesinin dier nl isimleri bu grevin hakkyla stesinden gelebildiler. Baarszlklar
tam da kral ve egemen snflar rkten bir sorundan kaynaklanyordu. Glk uradayd: Hegel sistemini
Mutlak Espri ile noktalayarak tarihi bitirmi, fakat yntemiyle de tm gereklerin geici, tarihsel
gerekler olduunu ortaya koymutu. Ayrca, Hegel, sisteminin temeline de adn verdii metafizik bir
n-kabul yerletirmiti. Doa bilimlerinin ve pozitivizmin her trl metafizik ilkeye sava at bir
entelektel ortamda bu da kolaylkla kabul edilebilir bir postla deildi. Bylece, daha sonraki tm
burjuva felsefeleri, bir yandan artk yadsyamadklar bu tarihsellik ilkesini sistemlerine katmaya
alrken, te yandan da her trl tzc ontolojiyi dlamak ihtiyacn duydular.[1] Bunu da toplumsal
dzenle atmadan gerekletirmek zorundaydlar. Bylece bu konuda balca iki akm ortaya kt.
Birinci akm doa bilimlerini taklit eden, onlarn yntemini benimseyen natralist akmd. Aslnda
bunun yolunu Shelling amt; fakat Shelling, bunu, Hegelin yerine kendi felsefesini empoze edebilmek
suretiyle deil, Hegeli eletirerek doa bilimlerinin yntemine uygun bir zemin hazrlamak suretiyle,
elinde olmadan yapmt. Ve bylece tarih sorunu da bu metodolojik modele gre biimlenmi
oluyordu.[2]
O yllarda Almanyada sanayileme ve ehirleme srecinin hzlanmas, Fransa ve ngilterede ok
daha yaygn olan bu akm glendirdi.[3] Balangta Bchner, Moleschott, Vogt gibi materyalist
doabilimcilerinden ilham alan bu akmdan, daha sonralar W. Dilthey, kmseyici bir tonda, yle sz
edecektir: Felsefede ilk almalarma baladm yllarda, Hegelin idealist monizminin yerini doa
bilimlerinin egemenlii almt. Bilimsel espri Ansiklopedistlerin, Comteun ve Almanyada felsefecilik
oynayan aratrclarn zihninde felsefeye dnnce, ruhu da doann bir rn olarak alglamaya
balad.[4]
Doa bilimlerinin etkisi sadece materyalist felsefeyi yaymakla snrl kalmad; bu ontolojik ilkeyi kabul
etmeyen tarihiler de ampirizmi ve somut olgular n plana karan, Ranke gibi her eyi olduu gibi
anlamaya alan doac bir yntem benimsediler. A. Comteun Fransada, J. S. Millin de ngilterede
egemen kld bir pozitivizm dalgas Almanyada pek yaanmad. Bunun yerini ampirizm ile eletirel
felsefeyi birletiren ampiriyo-kritisizm akm ald.
Mach, Avenarius ve Ampiriyo-Kritisizm
Yzyln sonlarnda Ernest Mach ve Richard Avenarius gibi dnrlerin temsil ettii ampiriyo-
kritisizm akm, Kantla beraber bilgilerimizin tecrbe yoluyla kazanldn, fakat Kanttan farkl
olarak bunlar dzenleyecek (zaman ve mekn gibi) akn akl formlar olmad n-kabulne
dayanyordu. Bu dnrler Kant da etkileyen Hume idealizmine dnmler, tz ve nedensellik
kavramlarn somut gereklikten koparmlard. Bylece ampiriyo-kritik felsefede bunlardan birincisi,
yani tz, bir duyumlar (sensations) yumana, ikincisi, yani nedensellik de znel bir zorunluluk
duygusuna indirgenmiti. Bu felsefede nesne, vcut, madde gibi kavramlar yoktu. Bunlarn renk,
ses, sertlik ya da yumuaklk vb. gibi niteliklerinin uyumunu salayan duyum kmeleri vard. Nedensellik
ilkesi de, maddecilerin madde nesne, olmak; idealistlerin de ruh, espri, de gibi isimler
altnda dndkleri ontolojik yapnn dnmlerini aklayan bir ilke deil, znel bir duygu idi. Ve bu
balamda Mach ve Avenariusun vardklar sonu uydu: nsan dncesi ve normatif deer sistemleri
akln a priori kategorileri aracl ile deil, insann her trl tecrbesini yaplandran uyum kanunlar ile
oluuyordu.
Bu anlay aslnda doa bilimleriyle insan bilimlerini ve tarih-yazcln da birletiren bir temel tekil
ediyordu. Bylece, nasl (doa bilimlerinde) tecrbe, doal olaylarn ilikisinden kaynaklanyorsa,
insanlarn tarihsel dnyasnn kkeni de belirli etkenlerin, kendi yarattklar edimlerle birlemesine
dayanyordu.[5] Bu tezi, Mach, daha ilk makalelerinden birinde yle ifade etmiti: Bilim ancak u
misyonlar stlenebilir: 1) mgeler (reprsentations) arasndaki ilikilerin kanunlarn aratrmak
(psikoloji); 2) duyumlar (sensations) arasndaki kanunlar kefetmek (fizik); 3) imgeler ve duyumlar
arasndaki balantlar aklamak (psiko-fizik).[6] Bu epistemolojik ereve iinde, Mach, doa tarihi ile
insanlk tarihi arasnda yaknlk kuruyor ve bu balamda biyolojik ve fizyolojik etkenleri de psikolojik
btnleme teorisine balyordu. Barashn dedii gibi, Mach, zerk normatif gerek kriterleri ile
ampirik gerei kefetmeye almyordu; teori araclyla yaam igdlerinin etkenliini
glendirmeye alyordu.[7]
Machn yaam igdlerini glendirme tezi ada Nietzsche tarafndan da savunulmu ve Lukacs da
iki filozofta bilgi kuramndaki bu yaknla iaret etmiti.[8] Gerekten de Mach da Nietzsche de
aklamalarnda biyolojik ve psikolojik elere dayanyorlar, akn-metafizik n-kabulleri yadsyorlard.
Fakat bu noktadan sonraki yollarnda, aralarnda nemli bir fark ortaya kyordu. Mach sadece imgeler
dnyas ile yetiniyor, Nietzsche ise bunlar da yadsyordu. Gerekler dnyasn yktk; demiti Nietzsche;
o halde bize ne kalyor? Belki de grntler dnyas? Aslnda gerekler dnyas ile birlikte grntler
dnyasn da yok ettik. Nietzschenin ufkunda gereklik dnyas artk hibir eye yaramayan, hibir eyi
gerektirmeyen fuzuli bir dnce haline gelmiti.[9] nceki blmde ayrntl biimde anlattmz gibi,
burjuva dzeninden nefret eden, tm deerleri deitirmek isteyen radikalizmi ile sonunda bir ksm
Marksistleri de etkileyen Nietzschenin toplum paradigmas buydu. Oysa gerek Mach gerekse
Avenarius mevcut dzenin szcs idiler ve yaamlar da ideolojik ilevlerine paralel bir dinginlik ve
refah iinde geti. Fakat ilgin olan udur ki Mach ve Avenarius radikal ve idealist pozitivizmleriyle
Marksist evreleri Nietzscheden de nce etkilediler. stelik etkiledikleri Marksistler, ksa bir sre
sonra bir devrim gerekletirecek olan Rusya Bolevik Partisi yeleri arasnda bulunuyordu.
Ampiriyo-Kritisizm, Rusya ve Tarihi Maddecilik
Ampiriyo-kritisizmin etkisi altnda kalan Bolevik yazarlar (Bogdanov, Bazarov, Lunaarski,
Valentinov vb.) daha ok Engelse atfettikleri bilgi kuramna (bilgilerimizin maddi dnyann beynimizde
yansmas ile kazanld grne) kar kyorlar ve Machn bu konuda ada bilimin bulgularna
daha uygun bir tez gelitirdiine inanyorlard. Fakat bununla kalmyorlar. Mach ve Avenariusun idealist
felsefelerini de benimsiyorlard. Lenin, felsefi revizyonistler olarak tanmlad bu dnrlere verdii
yantta, Machn bilgi kuramnda yeni bir ey olmadn ve Marksistlerin Machdan esinlenerek
1908de savunduklar tezin aslnda iki yz yl nce D. Hume tarafndan da savunulduunu anlatmtr.
Bolevik lider, ayrca, yazarlarn Engelse mal ettikleri diyalektik materyalizm kuramnn aynen Marx
tarafndan benimsendiini de hatrlatmtr.[10] Kald ki sorun o srada sadece bilgi kuram ile snrl
deildi. Baz Bolevikler Mach ve Avenariustan esinlendikleri fikirlerle tarih maddecilii tmyle
eletiriyor, fakat yine de Marksizmden kopmadklarn savunuyorlard. rnein Bogdanov aynen unlar
yazmt: Var olma savalarnda insanlar ancak bilin sayesinde birleirler; bilin olmadan toplumsal
hayat da olmaz. Bunun iindir ki toplumsal hayat tm tezahrleri itibariyle bilinli bir psiik hayattr
Toplumsallk bilinten ayrlmaz. Toplumsal varlk ve toplumsal bilin bu szcklerle gerek anlamyla
edeerlidir (italikler Bogdanovun).[11] Grld gibi, bilincin de tarihsel bir kazanm olduu
gereini bir yana brakarak, mutlak (tarih d) bir bilince ncelik veren bu dncelerin tarih
maddecilie uygun olduunu savunmak, Leninin deyimiyle, tam bir samalk idi.[12] Ne var ki asl
sorun yine de bilgi kuramn ve tarih maddecilii ayor ve daha temel bir noktada ortaya kyordu. Bu
temel sorun felsefenin yeni bir biimde, snf kavgasnn felsefe alannda yrtlmesi eklinde kullanm
idi.
Felsefe tartmalarna yansma kuram diye geen tarih maddeci bilgi kuram daha sonralar srf
Engelse mal edilerek ok eletirilmitir. Fakat yansma kuram Marksist bilgi kuramnn sadece bir
yn idi ve dnyay anlamay deil, deitirmeyi hedef alm bir praksis felsefesinin (Gramsci) pasif
bir yansma anlayyla yetinemeyecei de akt. Aslnda 1908de Leninin Mach Boleviklere kar
verdii kavga geleneksel felsefenin bittiini ilan eden Engelsin izinde yeni bir felsefe pratii ortaya
koyuyordu.
Yllarca sonra Leninin ampiriyo-kritisizm kavgasn anmsayan bir Fransz filozofu, Bolevikler
arasnda Mach ve Avenarius gibi dnenlerin olmasnn Lenine ne zarar olduunu, devrimin nasl olup
da fizik ilminin yorumlarna bal olabileceini kendi kendisine sk sk sorduunu yazmtr.[13] Oysa
sorun daha da temelde, bilginin, bilincin znesi sorunuydu ve tarihsellikle (dolaysyla toplumsal
dzenle) yakndan ilgiliydi. rnein Leninin ada Husserl, filozoflar insanlk memurlar olarak
tanmlam ve sorunu dingin, zamanla yarmayan, her eyi inceden inceye tartan bir akn ego ile
zmt. Ne var ki byle bir zne maddi dnyay deitirmek isteyen praksis felsefesi iin geerli
olamazd. Lenin iin zne, tm ezilenleri zafere gtrmek iin kurulacak bir siyasal aygt yani
devrimci bir parti idi. Bu zne somut durumlarn somut analizini yapacak ve devrim kavgasn bu
temelde yrtecekti. Yaplan analizde, Leninin Ne Yapmalda dedii gibi, sosyal-demokrat (Marksist)
partinin gelecei yllar, ok uzun yllar iin basit bir nansa dayanabilirdi.[14] Snf kavgasnn
felsefedeki devam olan idealizm-materyalizm polemiinin nemi buradayd. Althusser de aslnda kkeni
Engelse kadar uzanan bu tezin altn izerken Leninin Bolevik ampiriyo-kritisistlerle kavgasna bu
yzden nemli bir yer vermiti.
Gerekten de, Althusser, Leninin ampiriyo-kritisist Boleviklerle polemiinde, Engelsin geleneksel
felsefenin bittiini ve bu disiplinin artk sadece saf dnce alanna snarak varln
srdrebileceini savunan tezinin somut bir rneini bulmutur. Bu tezi epistemoloji szgecinden geiren
Althussere gre Engelsin, materyalizmi, doay, olduu gibi, hibir ey eklemeden kabul etmek
eklinde tanmlayan cmlesini iyi anlamak lazmd. Althussere gre Leninin kavgas bu tanm ilke
edinmiti ve maddenin felsefedeki anlam ile bilimdeki anlam arasndaki farka dayanyordu. Lenine
gre felsefi materyalizm asndan maddenin tek zellii nesnel (yani bilin ve znellik d T. T.) bir
gereklie sahip olmas idi.[15] Felsefenin bir nesnesi (somut bir konusu) olmad iin bir tarihi de
yoktu. Bu nedenle madde anlay da hi deimiyordu. Oysa bilim iin durum farklyd. Bilimsel
kavram olarak maddenin ierii gelimeyle, yani bilimsel bulgularn derinlemesiyle deiiyordu ve
bu da maddeyi bilim alannda tarihsel klyordu. Somut dnyay ikinci doa ve kapitalist retim
biimi olarak zmlemi ve bunu deitirme kavgas veren bir devrimci liderin Hume, Berkeley ve
onlardan esinlenen fiziki-filozoflar gibi madde var m, yok mu? speklasyonlarna girmesi
olanakszd. Bunun bilime aykr bir taraf da bulunmuyordu. Sz konusu olan, felsefenin yeni bir
kullanmyd ve Lenin bu konuda Gorkiye yazd mektupta kendisinin filozof olmadn, allm
anlamda felsefe yapmadn ve bunu yapanlarn da inceliklerini ve zek hazinelerini bu alanda gevi
getirerek harcadklarn anlatmt.[16] Althussere gre bu yeni kullanm biimi ile felsefe ortadan
kalkm olmuyordu; sadece ne yaptn renerek mtevaz bir konuma geliyor ve giderek deiiyordu.
Marksizm (yeni) bir praksis felsefesi deildir; diyor Althusser; felsefenin (yeni) bir pratiidir
(italikler ve parantezler Althusserin).[17]
Gerekten de Leninin yeni felsefe pratii bu disiplini bitirmedi. Zaten ann felsefecileri, kendi
saflarna da szd iin Leninin kavga ettii ampiriyo-kritisist filozoflardan ibaret deildi. Bunlarn
biyolojik ve mekanist idealizmleri, baka nedenlerle, Almanyada da inandrc olmam, kimi Alman
mandarinleri Kantn bu kadar ucuza harcanamayaca kansna varmt. Gzler bu koullarda tekrar
Kanta evrildi, bu r am filozofun mirasndan hl nelerin geerli olduu aratrlmaya baland.
Gerek aramada salt ampirik alanla yetinilemezdi; gerekler ancak ampirik alan aan, zerk ve akn bir
anlam alan ile temellendirilebilirdi. Ve bylece Yeni-Kantlk ve deer felsefesi, Alman snrlarn
da aan bir corafyada, 19. yzyln sonu ve 20. yzyln balarna damgasn vuran bir felsefe akm oldu.
Yeni-Kantlar, Deer Felsefesi ve Tarih-Yazcl
19. yzyln ikinci yarsnda en yaygn felsefelerden biri olan neo-Kantizm (Yeni-Kantlk), Kantn
tecrbe kuramn gzden geiriyor ve idealist perspektifte daha da radikalletiriyordu. Bilindii gibi
Kantn sisteminde doa hakkndaki bilgilerimiz, dnrn tecrbe adn verdii sentez erevesinde,
zn asla bilemeyeceimiz bir madde (Ding an Sich) dnyas ile ilgili alglarmzn akln a priori
kategorileriyle bulumas sayesinde kazanlyordu. Oysa ban Hermann Cohenin ektii bir grup
filozofa (Marbourg Okulu) gre, asla bilinemeyen bir maddi dnyadan (numen leminden) sz etmek
gereksiz bir metafizik speklasyondu. Bilimsel gelimeler metafizii dlyordu ve Cohenin ifadesiyle,
(doru bilgiye ulamak iin) bilimsel kavramsallatrmamzn gerektirdikleri dnda hibir g ya da
ilke geerli olamazd[18] Bilimsel kavramlatrma ise, yine Cohene gre, matematik fizii temel kabul
ederek Kant geni anlamyla pozitivist bir yoruma tabi tutuyordu. Ksaca bu sistemde maddi dnya bir
postla olarak dahi kabul edilmiyor, Kanttaki akln kategorilerinin yerini de tek ontolojik gerek olarak
matematiksel fizik ilkeleri alyordu.
Ayn tarihlerde Kanta bilimdeki gelimeler nda yeniden dnen baka bir grup ise ampirizmden ve
mutlak idealizmden kopamam olan Marbourg Okulunu inandrc bulmam, zerk ve akn ilkeleri
tarihsel ve kltrel deerlerde aramaya balamt. Wilhelm Windelband ve Heinrich Rickertin ban
ektii ve felsefe tarihine Baden Okulu olarak geen bu akm, ayn zamanda, doa bilimleri ile insan
bilimleri arasndaki epistemolojik fark zerinde de durarak, gnmz akademik i blmnde hl temel
olan doa bilimi-insan ve toplum bilimi ayrmna damgasn vurmutu.
Kantn ampirik dnyaya kar akln a priori kategorilerine ncelik veren temel postlasndan hareket
eden Windelbandn amac ayn mant tarih ve kltr bilimlerine yaymakt. Dnr, bu perspektifte bir
deer felsefesi (Wertphilosophie) gelitirmitir. Daha sonralar Weber kanalyla dnyay derinden
etkileyecek olan bu felsefenin temel ilkeleri nelerdi?
Windelbandn deer felsefesinde Kantn a priori kategorilerinin yerini zerk ve akn kurallar
tekil eden deerler alyordu.[19] Bu ise bilimleri epistemolojik temelleri farkl iki deiik blme
ayryordu. Windelband 1894te verdii nl bir konferansta (Strassburger Rektoratsrede) bu iki tip
bilimi nomotetik bilimler (doa bilimleri) ve ideografik bilimler (insan ve toplum bilimleri) olarak
adlandrmtr. Daha sonra da insan ve kltr bilimleri, Almanyada, J. S. Millin Moral Sciencesnn
evirisiyle benimsenmi olan ve Bat dillerinde insan ve toplum bilimlerine karlk tekil eden
Geisteswissenschaften ad altnda anlmaya balanmtr.[20]
Windelband, deer kuramnda Lotzedan esinlenmiti; fakat bu konuda yeni bir kuram gelitiren
Nietzscheyi de unutmam, Nietzsche radikalizminin mirasndan nelerin korunabileceini de
aratrmt.[21] Ne var ki Nietzsche, daha nce de anlattmz gibi, greselci deildi ve deerlerin de bir
hiyerarisi olduu kansndayd. Onun felsefesi, Windelbandda olduu gibi deerler dnyasn
anlamaya deil, burjuva dzeninin rm deerlerini, kendi inand aristokratik deerlerle
deitirmeye ynelikti. stelik Nietzsche, deerleri akn ve zerk normlar olarak grmyor, onlar
yaam igdlerine balyordu. Oysa Windelband, Kanttaki akln a priori kategorileri yerine deerleri
koyuyor ve onlarn ampirik yaam dzenleyebilecek akn kurallar olduuna inanyordu. Fakat yine
Kant a priorilerden hareket ederek, deer felsefesini ok daha nansl bir ifadeye kavuturan
dnr Heinrich Rickert oldu.
Heinrich Rickert, oulcu Ontoloji ve Deer Sistemleri
Bir neo-Kantist olarak Rickertin hareket noktas Kantn bilgi kuramn ve ontolojisini ada akmlar
balamnda yeniden yorumlamak ve gelitirmekti. Dnr, sistemini, felsefeyi yaam gdleri
(Nietzsche) ya da varolu projesi (Kirkegaard) olarak tasarlayan ve o tarihlerde moda olan[22]
dnrlere kar mesafesini alarak gelitirmitir.
Rickerte gre felsefe, bir zne ile snrl kalan dnce sistemleri gibi zeli deil geneli, ya da
bilimler gibi paralar deil btn inceleyen bir bilim olmalyd. Bu yzden yaam ya da varolu
zerine kurulu sistemleri felsefe deil dnya gr (Weltanschaung) olarak adlandryordu. Felsefe
ayn zamanda mevcut eitli dnya grlerini kavramsal bir btnlk iinde toplamak ileviyle
ykmlyd. Sistem, kavramsal bir btnlktr; diyor Rickert; bu yzden bir bilim olarak felsefe de,
sonu olarak sistem eklini almak zorundadr.[23]
Felsefenin bilimsel ve kavramsal olmas, soyut speklasyona deil, somut aratrmalara
dayanmasn da zorunlu klyordu. Bu somutluk ise, Kantn akn idealizm denilen bilgi kuramnda
yapt gibi, felsefenin sadece bilinen nesneyi deil, bilen zneyi de kapsamasyla mmkn
olabilirdi. Rickert yaklamnn Hegelin tez-antitez diyalektiine de yakn olduunu, fakat bunun bir de
teze eklenecek heterotez ilkesi ile zenginlemesi gerektiini sylyor (s. 266).
Rickertin sisteminde stratejik bir yer igal eden bu heterotez ilkesi neyi temsil etmektedir?
Rickerti sadece Hegelden deil, Kanttan da ayran heterotez ilkesi dnrn ontolojik oulculuk
adn verdii nerisini temellendiriyor. Gerekten de Rickert olmak sorununu idealizm-materyalizm
ikilemi tesinde, drt trl olmak (Sein) saptayarak zmek istiyordu.
Bu drt varolu tr nelerdi?
Bunlardan ilk ikisi duyularmzla algladmz doal dnya ile deerlerimiz aracl ile kavradmz
anlam dnyas idi. Evren, dnrmze gre, genellikle tecrbe denilen cismani ve psiik elerden
oluan psiko-fizik bir alandan ibaret deildi. Maddenin, hislerin ve duygularn dnda bir de anlamlar
dnyas vard ve hissetme dnyasnn karsnda oluan bu alternatif dnya (Weltalternativen)
anlama dnyas olarak ortaya kyordu.
Rickerte gre bu hissetme-anlama ikilemi, bizlere bilimlerin yeri ve stats hakknda da yn
gstermektedir. Duyularmzla algladmz maddi dnya, zel bilim dallarnn alanyd. Bunlar da ya
doa bilimleri gibi genel kanunlar, ya da tarih gibi bireyselletirici aklamalar ortaya koyuyorlard.
Grld gibi burada, farkl terimlerle, Windelband anmsatan nomotetik ve ideografik bilimler
ayrmyla kar karyayz. Rickertin ifadesiyle, ampirik dnya genellik (das Allgemeine) asndan ele
alnd zaman doa, zellik ve bireysellik (das Besondere und Individuelle) asndan ele alnnca da
tarih oluyordu.[24] Anlama dnyasnn konusu ise deer sistemleri idi. nk anlamlar, dorudan
doruya bilimsel kesinlik konusu olamazlard; bunlar ancak deer yarglar araclyla aydnla
kavuabilirdi ve dnyann anlam btnl (mundus intelligibilis) de, evrensellii iinde, teorik olarak,
ancak deerler sistemi temelinde kavranabilir(di) (s. 267). Deerler dnyasnn somut bir gereklii
yoktu; deerler, Rickertin deyimiyle, bilincin nesnel bir varla sahip olmayan (irreale) formlar idiler.
Rickert hissetme ve anlama dnyalarn ontolojik planda ayrdktan sonra yoluna u soru ile devam
ediyor: Acaba bu iki dnyay birletirecek bir nc olmak ekli bulunmuyor mu? oulcu ontolojiye
acaba bir nc e daha ilave edebilir miyiz? Dnrmz hemen uyaryor ki arad bu nc
ontolojik e metafizik bir tz, br dnyaya ait bir fiksiyon deildir; Rickert bu dnyada, bazen
hissedilebilir, bazen anlalabilir, fakat iki dnyay birbirine balayan bir ilke aryor ve bunun iin de
tekrar bilen zne-bilinen nesne ikilemine dnyor. Bunlardan bilen zne, deerler sistemi iinde
gerei arama deeri ile hareket etmektedir ve bu itibarla da nedensellik balar iindedir. Yani bilen
zne hem deerler sistemi hem de nedensellik balar ile baldr. Bu durumda Rickert daha nceki
evreye, nesnellik ncesi ya da profizik dedii, aamaya gnderme yapyor. Bylece bilen znenin,
gerek deerler sisteminden gerek nedensellik balarndan bamsz, tamamen zgr olduu bir alan
ortaya kyor ki, dnrmze gre bu olmak ekli de nc ontolojik ilkeyi oluturuyor. Bu ekilde
doal olarak birbirinden ayr olan iki dnya, ancak znenin zgr edimleri sayesinde birleiyorlar (s.
268). Bu ekilde felsefi anlamda zgrlk ya da zgrleme anlayn da ortaya koyan Rickerte gre
bu alan profizik olarak adlandrlacak bir disiplinin aratrma konusu olmaldr.
Rickertin oulcu ontolojisi zgr olmak eklindeki bu nc e ile de bitmiyor; dnr sistemine
bu kez akn nitelikte bir ontolojik e daha katyor. Bu drdnc ontolojik alan ise inan
dnyamzdr ve eitli metafizik grlere alm salyor. Aslnda dnyay birletiren byle bir
ontolojik alan varsaymak zorunludur; nk aksi takdirde, insana tm yapt eyler tutarsz ve anlamsz
gelecektir. Ne var ki bu akn alan ve dayand metafizik de asl elerini bu dnyadan almakta ve
ancak bunlar sayesinde yeni, sembolik bir dnya yaratmaktadr.
Bu aklamalar bizleri Rickertin felsefe ile metafizii nasl ayrd konusunda da aydnlatyor.
Dnrmz felsefeyi insandan hareket eden ve insann btnlemi bir dnya iindeki yerini sorgulayan
bir felsefi antropoloji olarak dnyor. Bu disiplin insan merkeze yerletiriyor ve onun yaamna anlam
veren deerler sistemini sorguluyor. Felsefe sadece dnyann genel anlam zerinde durmaz; diyor
Rickert; ayn zamanda ve zel olarak insann dnyadaki yerini ve dnyaya kar duruunu da sorgular ve
bylece btnletirici bir ontolojik temel zerinde antropolojiye felsefi bir biim verebilir (s. 269).
nsan dnyaya ilgi duyduu eylerle, karlaryla baldr; bunlar ise kendisi iin deerlerle
btnlemi olan eylerdir. Bu bakmdan Rickertin antropolojik felsefesi de bir deerler felsefesi
olarak karmza kar.
Kant, deerleri lojik, estetik, etik ve din olmak zere drt balk altnda toplamt; bunlar zerine de,
srasyla, bilim, sanat, ahlak ve din hayatlar kuruluyordu. Rickert ise deerleri asli ve arasal deerler
olmak zere ikiye ayrmaktadr. Dnr asli deerler olarak bilim, sanat, aile, halk, hukuk, devlet vb.
eklinde rnekler veriyor; arasal deerler olarak da canllk, ekonomi, teknik vb. nerileriyle
karlayoruz (s. 270). Rickerte gre bu deerler bizden bamsz olsalar da, her trl maddi ve
manevi olguya bal ve tarihsellik iinde karmza ktklar iin bunlar tanyabiliriz.[25] Bylece sz
Rickertin zel bir disiplin olarak grd tarih-yazcl sorununa getirmi bulunuyoruz.
Rickert ve Tarih-Yazcl
Rickerte gre, deerler, tarihsel bir anlam tayan (nesnel ya da kiisel) olgulara bal olarak
aratrcnn zihninde iki ynl bir operasyona yol ayorlar. Bir yandan bu olgulara bal olarak deta
donmu ve nesnellemi ekilde tarihinin aklamaya alt birimlerin ieriini oluturuyorlar; fakat
te yandan da tarihi ayn olgular kendi asndan nedensellik balantlar iinde zmlemek durumunda
kalyor.[26] Bu konuda Rickert u aklamay yapyor: Deerlerle balant kuran (deerleri saptayan)
yntem eer bu yntem teorik bilim olarak tarihin zn ortaya koymak istiyorsa deerlendirme (deer
hkm verme) ynteminden kesin bir biimde ayrlmaldr. Bunun anlam udur: Deerler, tarihte, ancak
zneler tarafndan deerlendirilmi nesneler tekil ettikleri lde ve sonu olarak da baz olgularn
fiilen iyi kabul edilmeleri halinde hesaba katlrlar. Bu bakmdan tarih deerlerle urasa da, kendisi
deerlendiren bir ilim deildir. Aksine mevcut olan saptamakla yetinir (italikler Rickertin).[27] imdi
bu aklama nda tarih bir kiilik olarak Rickertin ele ald Napolyon Bonapart rneine eilelim.
Tarihi, Napolyonu doa bilimlerini taklit edercesine onun her insanda var olan niteliklerini
kiiselletirerek anlayamaz; onu iinde bulunduu kltrel formasyonun deer tayan tm tarih
kiilikleri, nesneleri ve olaylar ile birlikte ele alarak zmlemek durumundadr. Napolyonu Napolyon
Bonapart yapan zgl eler de bu deerler sistemi iinde ortaya kar. Ancak tarihi, bizzat inceledii
dnemin deerlerini benimsemekten ve bu balamda vgler dzmekten ya da sulamalarda bulunmaktan
kanmaldr. Yapmas gereken ey, yorumlad kiiliklerin tarihe etkisini teorik olarak kavramak ve tm
nesnellii iinde yeniden kurgulamaktr. imdi tekrar Napolyon rneine dnerek unu syleyebiliriz.
Tarihi Napolyonun eylemlerini ann ve toplumunun deer sistemi iine oturttuktan sonra, onlar
vmek ya da knamak yerine, bu eylemlerin tarihin ynn deitirip deitirmediini, eer deitirdiyse
bu deiikliin ne ynde olduunu aklamaldr. Bunun iin de, tarihi Rickertin (Webere de ilham
verecek olan) tarihsel kiilik (historishes Individuum) adn verdii zgl bir kltr yapsn
anlamaya alrken nce kendi toplumunun deerlerini unutmal ve bu toplumun deerleriyle pratik
balant kurarak (die praktische Wertung) ve bu deerleri ierden yaayarak (hineinleben) anlamaya
almaldr. Ne var ki bu yetmez; aratrmann bilimsel statsn garantilemek iin ikinci bir ilem daha
gerekir. O da, deerlerin, tarihinin inceledii topluma salad normatif (kural koyarak dzenleyici)
rol ortaya kartmak ve bylece tarih figrlerin edimlerinin, bunlarn belli tarih koullarda yaratt
sonular dikkate alarak, amalarn aydnlatmaktr. Kendi bilimsel tutumu bu ekilde teorik planda
deer balantlar kurma ileminde (die theoretische Wertbeziehung) ortaya kacaktr.
Rickert tarih aratrmalarnn yntemini belirleme ve erevesini izme abalarnda bir de anlamlar
yaps (Sinngebilde) dedii kavram nermitir. Anlamlar yaps, dnre gre, nesnelerin ve
kiilerin, kurum, devlet ya da an ruhu gibi daha geni kltr birimlerini ierecek ekilde ele
alnmasdr. Deerler ancak byle yaplar iinde ilevsel olmaktadr. rnein yine Napolyon Bonapart ve
mparatorluk devrine dnelim ve bu tarihlerde baslm bir medeni kanun (code civil) kitabn dnelim.
Byle bir ampirik nesneye tarihsel anlamn kazandran husus, bu adan, onun nasl bir kda basld,
nasl ciltlenmi olduu, yaz zellikleri vb. deildir. Medeni kanun nshasna zgl tarihsel anlamn
kazandran ey, I. mparatorlua zg anlamlar yaps ve bu yapda yer alan hukuk dnce ve
eylemleridir. Tarihi ancak byle bir ereve iinde ilevsellik kazanm tm deerleri anlamlar olarak
kavrayabilir. Rickertin an ruhu olarak niteledii deerler sistemi, aslnda, incelenen toplumun tm
bireylerinin paylat bir ruh yaps deildir; rnein 15 ve 16. yzyllarda tm Floransal ya da
Venedikliler Rnesans ruhunu temsil etmiyorlard. Bu ruh sadece baz byk devlet adamlarnda,
dnrlerde, sanatkrlarda vb. ifadesini bulan bir ruhtur.[28]
Rickertin felsefesine ve tarihsellik anlayna temel tekil eden tezleri zetlemi bulunuyorum. Bu
durumda, dnrmz, Kantn a priori kategorilerinin yerine, tarihi ve kltr hayatn dzenledii
varsaylan akn deerleri koyarak felsefeyi bilim statsne getirmitir diyebilir miyiz? yle
grnyor ki sosyoekonomik yaam somut olarak aklamakta hibir yn gsterici ileve sahip olmayan
bu akn deerler, aslnda, II. Reich Almanyasnda zgl ifadesini bulan burjuva deerleridir ve daha
sonraki gelimeler bunlarn hangi maddi hrs ve karlara bal olduunu ok iyi ortaya koyacaktr. Ne var
ki ayn deerleri, ayn tarihlerde, Weber, Rickertden de yararlanarak, fakat sosyolojik analizi de ihmal
etmeyerek ok daha sofistike bir biimde savunacaktr. Gerekten de, Weber, akademik almalarn neo-
Kantizm, Rickert ve Nietzsche ile temellendiriyor, fakat sosyoekonomik dnyaya Marx gibi kapitalizm ve
sanayileme problematii balamnda eiliyordu.
Max Weber: Modernleme, Sosyoloji ve Tarihilik
Toplumsal tarih aratrmalarn ontik tarih diye kmseyen filozof Heidegger, Max Weberin
yntemini, Heinrich Rickertin tarih olaylar anlamak iin kulland neo-Kantist ilkelerin
sosyoekonomik hayata uygulanmas olarak tanmlamt.[1] Kukusuz Weber kapitalizmi zmlemek iin
Rickertin deer kuramndan yararlanm ve bu dnre olan borcunu da sk sk dile getirmiti.[2] Ne var
ki Weberin, farkl ekillerde de olsa, Rickertden daha fazla etkilendii dier iki dnr Nietzsche ve
Marx olmutur. lmnden birka ay nce, Gnmzde bir bilim adamnn entelektel drstl,
diyordu nl sosyolog, Marx ve Nietzscheye kar tavryla llr; almasnn nemli blmlerini bu
iki dnre borlu olduunu itiraf etmek istemeyenler, bakalarn ve kendilerini aldatyor demektir.
inde bulunduumuz dnce dnyas geni lde Marx ve Nietzsche tarafndan belirlenmitir.[3]
Max Weber sanayileme srecinin ve kapitalizmin sosyolou olarak bilinir. Gerekten de bir toplum
bilimci olarak temel sorunsal, gecikmi, fakat hzl bir sanayileme sreci iindeki Alman rneinde
kapitalizmi anlamak ve zmlemek idi. Marx ve Nietzsche gibi, Weber de tarih sreci anlamann
anahtarnn gemite deil, yaanan ada olduu kansndayd. Toplumsal yapya deer ilikileri ve
Nietzsche gibi greselci bir bilgi kuram balamnda yaklayor, fakat analizini Nietzsche tarz mitler
yaratarak deil, Marx ve Engels gibi sosyoekonomik olgular inceden inceye aratrarak yapyordu. Bu
yzden de K. Lwithin seksen yl kadar nce yazd eserden[4] beri Bat dnyasnda sk sk Weberi
Marxla karlatran eserler yaynlanmaktadr.
Toplumsal yaplara deerler ve bu deerlere bal anlamlar asndan bakan yaklam yznden,
Weber, genellikle tarih maddecilie alternatif bir kuram getiren bir dnr olarak grlmtr. Oysa
kendisi sk sk amacnn bu olmadn, Marksizmin materyalist determinizmine kar kendisinin de bir
idealist determinizm ortaya koymaya almadn sylemitir. Bu gibi iddialara yol aan nl
eserinde de, aka, bir iktisadi sistem olan kapitalizmin Reform hareketinin rn olduu gibi sama
bir tezi asla savunmadn, tek amacnn, din etkilerin hangi lde nitelik olarak kapitalist esprinin
douuna, nicelik olarak da bu esprinin dnyada yaylmasna katkda bulunduunu saptamaktan ibaret
olduunu yazmtr.[5] Byle bir ifade dnrn tezinin Marksizmi rtmeye deil, tamamlamaya
ynelik olduu eklinde yorumlanabilir. Ne var ki Weber, bugn genellikle kabul edildii gibi, tarih
maddecilie ynelttii ksa ve kat eletirilerde Marx ve Engelsin temel eserlerine deil de, daha ok II.
Enternasyonalin mekanist tezlerine gnderme yapt iin byle bir yorum ok da inandrc grnmyor.
Aslnda, Weberin, Protestan etikle ilgili almasnda zel bir uygulama alan bulan analizinin tarih
maddecilikten ok farkl, hatta ona zt bir ynteme dayandn syleyebiliriz. imdi Weberin dnce
dnyasn biraz yakndan grmeye alalm.
Weber toplumsal ve tarih olaylara deer sistemleri ve bunlara bal kltrel anlamlar asndan
bakyordu. Bunlar greli anlamlard; fakat bu grelilik Weberde de ayn Nietzschede olduu gibi
nihilizme yol amyordu: Deerlerin de bir hiyerarisi vard ve ada bilimi, teknii ve rasyonalizmi
deer yapan gelime sadece Batda gereklemiti. in ve slam lkelerinde, diyor Weber, bizim
niversitelerimizle, ya da hi olmazsa yksekokullarmzla az ok benzerlik gsteren her trl
yksekretim kurumuna rastlayabiliriz; fakat rasyonel, sistematik ve uzmanlam bir bilimsel aratrma
ile yetkin bir uzmanlar heyeti bizdeki belirleyici neme yaklaan bir derecede baka hibir yerde mevcut
olmadlar (italikler Weberin)[6] Ne var ki bilim ve rasyonellik, Weberde, neo-Kantlarn iddia ettii
gibi akn deerler deildi; Batda Hristiyanln evrimi ve i kavgalar balamnda, tarih bir sre
iinde gereklemilerdi. Weberin tarihilii de bu sreci aydnlatma ynteminde ortaya kmaktadr.
[7]
Weber, kapitalizmi, hayli iddial bir kavram diyerek sunduu kapitalist espri kavram erevesinde
aklyor. Bu espriyi anlamamz mmkn klacak en uygun bak asn da Rickertin tarih birey
(historisches Individuum) adn verdii yaplarda buluyor. Tarih birey, diyor Weber, tarih
gereklerden tek tek karlp, bu gerein kendine zg elerinden hareket edilerek oluturulmu bir
tarih kavram eklinde tanmlanabilir.[8] Bylece Weber, her tarih olayda farkl bak alarnn farkl
temel zellikleri ortaya koyacan sylyor ve aratrdmz konuda sadece bize esasa aitmi gibi
grnen eyleri anlamak zorunlu deildir diye ekliyor. Bu nokta ok nemlidir ve sosyoloun tarih
olaylar kavramsallatrma (historische Begriffsbildung) anlayn ortaya koyuyor. Grld gibi,
burada, gerekleri olduu gibi soyut kavramlar iine yerletirmek deil, onlara zgl bir karakter verecek
olan ok ynl ve somut oluumlara klavuzluk edebilecek kavramlar yaratmak kaygs rol oynuyor.
Weberin temel kavramlarndan olan ideal-tip kavram da bu amala yaratlmtr.
Weber ideal-tip (Idealtypus) kavramn yle tanmlamtr: deal-tip bir dnce tablosudur
(Gedankenbild) ve tarihsel gerek, zellikle de asli gerek deildir; iinde gerein rnek olarak
dzenlenebilecei bir ema ise hi deildir. deal-tip, gerein baz nemli elerinin ampirik ieriini
aydnlatmak iin lt tekil edecek saf bir ideal, bir snr-kavram (Grenzbegriff) olmann tesinde bir
anlama gelmez (vurgular Weberin). Ayn balamda, dnr, ideal-tipin bir varsaym olmadn,
fakat varsaymlarn gelitirilmesinde bir klavuz olduunu da ekliyor. Ksaca, ideal-tip, tarih bir veri
olan modern rgtlenmenin, deiim ekonomisi ierikli toplumun idesidir.[9]
Weber, E. Meyer ile tarih-yazclnda kuram ve yntem tartmasnda siyasal tarihi n plana karm
ve analizine temel oluturan rneklerini hep bu alandan (Anibal, Byk Frederik ve Bismarckn sava
ilan kararlar vb.) vermiti. Oysa Weberin ilgi alan daha ok iktisat tarihidir ve ideal-tip kavramn da
esas olarak bu alanda uygulamak zere gelitirmitir. Gerekten de bu kavramn en ayrntl uygulamasn
kapitalist espri ad altnda Bat kapitalizminin douunu bir ynyle aklamaya alan (ve Weber
denilince ilk akla gelen) eserinde, burjuva zihin yapsnn douuyla ilgili aratrmasnda buluyoruz. Bu
balamda ideal-tip, bir Fransz tarihisinin ifadesiyle, tarihin bir tarihsel bireyin anlalmas (burada
kapitalist espri, T. T.) eklindeki sorunsalda bir yorum ve hermentik arac olarak karmza
kyordu.[10]
Weber, Protestan Etik ve Kapitalist Espri
Weber genel olarak kapitalist retim biiminin douunu Protestan etikle aklayan sosyolog olarak n
yapmtr. Oysa kendisi byle bir okumann ancak ksmen doru olduu kansndadr. Bu konuyla ilgili
eserinde, dnr, kapitalizmin ok eitli etkenlerin bir araya gelmesinin rn olduunu, amacnn
materyalist nedensellik yerine spiritalist bir nedensellik koymak olmadn yeri geldike belirtmitir.
Ne var ki bu konuda belirleyici bulduu ve aydnlatmaya alt etkenin de, yine kendi ifadesiyle, tarih
maddeciliin nerdiinin tam tersi bir nedensellik ba[11] olduu aktr.
Weber Protestan etii sorgulayan eserini sunarken nce kapitalizmden ne anladn anlatr.
Dnrmze gre kapitalist esprinin kazan hrs, para peinde koma, mmkn olduu kadar ok
para kazanma arzusu gibi eylerle bir ilgisi yoktu. Kendi verdii rneklerle, kahve garsonlarndan
hrszlara, agzl sanatkrlardan satlk memurlara kadar her trl insan byle bir hrs iinde bulunabilir.
Kapitalizmi dou koullarnda asl belirleyen nitelik, tam tersine, bu hrsa hkim olma veya en azndan
bu akl d hrs lmllatrma olgusunda yatmaktadr (s. 15). Bu ise Weberin sermaye hesab
(Kapitalrechnung) adn verdii rasyonel hesap yapma yeteneinin yaygnlamas ile mmkn olmutur.
Kr etme umuduyla, diyor Weber, deiim olanaklarnn kullanlmasna dayanan iktisadi edimi
kapitalist iktisadi edim olarak tanmlyoruz (deiimi vurgulayan Weber; s. 15). Grld gibi bu
ifadede dikkati eken nokta, kapitalizmin, Marxta olduu gibi retim ilikilerinden deil, deiim
ilikilerinden hareket edilerek tanmlanmasdr. Bu balamda kapitalizm de kkeni 15 ve 16. yzyl
Akdeniz uygarlna deil, birka bin yl ncesinin antik uygarlklarna uzanan bir iktisadi zihniyet
eklinde sunuluyor.
Weber, temel sorununun, modern kapitalizmi eski tip kapitalizmler gibi deil, zgr emei rasyonel
bir biimde rgtleyen burjuva irketi kapitalizmi olarak zmlemek olduunu yazmtr (s. 21). Burada
kastedilen zgr emek, bireysel emek olmaktan ok hane ekonomisi (Haushalt) olup, irketten
(Betrieb) ayrlarak zgrleen birimi ifade etmektedir. te kapitalizm analizinde Weberi tarih
maddeci kuramdan ayran temel nokta da burada karmza kyor. imdi bu noktada biraz duralm.
Marx, kapitalizmi balatan ilkel birikim srecini reticinin retim aralarndan tamamen ayrlmas
eklinde tanmlyordu.[12] Bu ekilde zgrleen emekiler de geimlerini salayacak hibir eyleri
olmad iin emek glerini satmak zorunda kalyorlar ve bylece kapitalizmi yaatan art-deer
yaratma mekanizmas maddi bir sre olarak ortaya kyordu. Burjuvazi ve ii snf eklindeki modern
snflar da tarih sahnesinde bu ayrma sonucunda yerlerini alyorlard. Oysa Weberde modern
kapitalizmin byk sorunu sermayenin kkeni deil, kapitalist esprinin yaylmas idi ve yayld her
yerde bu espri kendiliinden hareket edebiliyor, kendi sermayesini ve para rezervlerini yaratabiliyordu
(s.70). Aslnda Weberin kendisi de burjuvazi ve proletarya snflarndan, hatta snf kavgasndan[13]
sz edebiliyordu; fakat dnrn kapitalizmin oluumunda asl belirleyici olarak altn izdii olgu
irketlerin rasyonellemesi sreci idi.
Kapitalizmi rasyonelleme sreci olarak gren Weber bu rasyonellemenin temeline de tekniin,
kapitalist kar drtleriyle, tketici kitleler baznda kullanlmas olgusunu oturtmutur. Kukusuz,
Weberin de iaret ettii gibi, ne teknii ne de onu douran bilimsel bilgileri kapitalist karlar yaratmt;
fakat bunlar Batya zg koullar iinde gelierek yaygnlk kazandlar ve halk kitlelerinin yaamnda
nemli bir rol oynamaya baladlar. Hukukun ve idarenin rasyonellemesi bu koullarn banda
geliyordu. Fakat her uygarlkta bulunan bu faktrler de tek balarna aklayc olamazlard. Weberin
sorduu gibi, Neden kapitalist karlar inde ve Hindistanda da bilimde, sanatta, siyasette ve
ekonomideki gelimeleri Batya zg rasyonelleme ynnde gelitirmemilerdi? (s. 23). Batya zg
rasyonelleme sreci ise nereden, Batnn hangi zgl toplumsal yapsndan kaynaklanmt?
ktisadi faktrler kukusuz nemliydi; fakat bunlarn dnda insann pratikte baz rasyonel davran
biimlerini benimsemesini salayacak yetenek ve eilimlere sahip olmas da gerekli deil miydi? te
Weberin aklamaya alt ve tm analizine klavuzluk eden sre bu rasyonel davran biimi idi.
Dnr bu sreci kapitalist espriyi temsil eden bir tarihsel birey (historisches Individuum)
erevesinde ele alyor ve bak asn salayacak kavram olarak da din duygular ve zihin yaps
temelinde gelitirdii ideal-tip kavramn benimsiyor. Bylece, aratrma yntemini aklarken,
sadece, diyor Weber, din duygular, sistemletirilmi bir halde, gerek tarihte ender olarak karmza
kabilecekleri ekilde, ideal-tip halinde sunarak hareket edebiliriz (s. 113).
Weber Protestanlkla ilgili ideal-tipini iinde yaad toplum (20. yzyl balar Almanyas) ile
ilgili baz somut ve saysal verilerden hareket ederek kurmutur. Gerekten de o tarihlerde Alman
istatistikleri lkede sermaye sahiplerinin, firma eflerinin, ticari ve teknik kadrolarn byk ounlukla
Protestanlar arasndan ktn ortaya koyuyordu. stelik bu oranlar etnik kkenler dnda da rnein
Polonya kkenli Almanlar arasnda da geerli bulunuyordu. Dahas, Weber, benzer istatistik verilerinin
Hollanda ve ngiltere gibi Protestanln egemen olduu baka lkelerde de dorulandn saptamt.
Bylece dnrmz bu gibi ampirik verilerden hareket ederek almasnn gvdesini oluturan
yz yllk bir dnce tablosu (Gedankenbild) iziyor. Bu tabloya gre yaantsn ve almasn
ekonomik hesap zerine kurmu olanlar en ok Protestanln belli (Calvinist) eilimine mensup olanlar
arasndan kyordu. Bunlarn yaantsnn, daha sonralar sanld gibi Aydnlanmac ilerleme, ya da
ngiliz pritenlerinin yaam keyf ile ilgisi yoktu. Aksine bu yaam tam bir sadelik ve son derece
gelimi bir i bilinci ile tm yaama egemen olan bir din duygusunun bileimi zerine kurulmutu (s.
40). Weber bu yaam en iyi ifade eden kavram olarak dini bir ar ieren Beruf (meslek, vocation,
calling) kavramn semitir. Bu balamda, Calvincilerin evkle sarldklar mesleklerinin ncelikli
amac, sanld gibi, mmkn olduu kadar ok para kazanmak deildi. Kukusuz bu da olumlu bir
iaretti; fakat asl nemli olan, ilerinden gelen ve bu dnyadaki baarlaryla kendilerinin Allahn
seilmi kullar arasnda olduunu ortaya koyacak bir arya yant vermekti. te, Webere gre, kltrel
bir toplulukta bu Ethosu paylaanlar kapitalist espriyi temsil etmi ve modern kapitalizmin douunu
salamlardr.
Aslnda Calvinciler bu ilevi bilerek, isteyerek, planlayarak yerine getirmemilerdi; ahlaki reform
gibi bir amalar yoktu; hedefleri din duygularyla snrlyd ve ruhlarn kurtarmaktan ibaretti.
Kapitalist espri de bu yndeki abalarnn bir yan rn olarak ortaya kmt. Zaten Weberi
ilgilendiren husus da dinin asli (authentisch) eleri deil, dnyevi pratii idi. Devaml olarak, diyor
Weber, Reform hareketinde asli din bilince ikincil, hatta yzeysel grnecek ynleri asndan ilgi
duyduk. Din duygular iinde, modern uygarlmzn gelimesine katkda bulunmu olan saysz eden
sadece bu dnyaya ynelik olanlarn payn aydnlatmaya altk (s. 106). Bir de u var: Weber dindeki
bu dnyaya dnk eleri sadece geici, tarihsel-siyasal koullar iinde deil, din duygularn isel ve
devaml nitelii (in der dauernden inneren Eigenart) iinde sorguluyordu (s. 37). Dnrn yntemini
tartrken bu noktaya tekrar dneceiz.
Weber bu ekilde betimledii kapitalist esprinin deta klasik arlk iindeki ifadesini Benjamin
Franklinin bir sylevinde bulmutur. Bir vaaz zellikleri tayan bu sylevinde, B. Franklin, zet olarak,
yaadklar ada itibarn, drstln, zellikle de zamann para haline geldiini; bu ilkeye uyanlarn
hayatta daha baarl olacaklarn ve daha ok para kazanacaklarn sylyordu (s. 46-48). Amerikal
dnr ve devlet adamnn Aydnlanma yzylnn ortalarnda syledii bu szler iin, Weber, Burada
ok karakteristik biimde kapitalizmin esprisinin ifade edildiinden kim kuku duyabilir? diyor.
Gerekten de burada asl nerilen ey, Weberin altn izdii gibi, o tarihlerde bakalarnn ok daha iyi
anlattklar zenginlemenin yollar deildi. Bu metinde ideal-tipik hatlar iinde yeni bir etik, yeni bir
ethos neriliyordu. stelik B. Franklinin sylediklerinin dinle dorudan ilikili olmamas, Weberin n
yarglardan uzak olma kaygsna uygundu. Din kkenli bu yaam tarz, bylerin bozulmas
(Entzauberung) ile giderek sekler bir etik anlay haline gelmemi miydi?
Byle bir etiin tarih nclleri nelerdi?
Protestan Etiin Tarih nclleri
Weber bu soruyu Calvinci Protestanl bir yandan Katolik retiden, te yandan da Lutherci
Protestanlktan ayrarak aydnlatmaya alyor.
Fransada kapitalizmin ncln bir aznlk mezhebi olan ve bask altnda tutulan Fransz
Protestanlar (Huguenotlar) yapmlard. Ne var ki bu nclk aznlk olularnn ve zulme
uraylarnn yaratt drtlerden kaynaklanmyordu. Geri, Rusyadaki ve Dou Almanyadaki
Polonyallar gibi, ulusal ya da din aznlklarn uradklar basklar yznden kendilerini iktisadi
etkinliklere verdikleri ok grlmt. Fakat aznlk olarak dlanan ngiltere ve Hollanda Katolikleri gibi
buna aykr rnekler de vard. Protestanln belli bir dal, kapitalist espriyi kendine zg nitelikler
nedeniyle yaratmt. Oysa rnein Fransz Katoliklerinde durum farklyd. Bunlar, toplumun alt
tabakalarnda kendilerini yaam zevkine kaptrm, st tabakalarda ise dinden tamamen uzaklamlard.
Bu duruma isyan eden dindarlar ise dnyevi hayattan uzaklayor (Weltfremdheit), manastrlara ekilerek
bir kei hayatyla ruhlarn kurtarmak istiyorlard (s. 36-37). Bu da, Weberin sk sk tekrarlad gibi,
kapitalist espriye aykr bir yaam tarzyd.
Katolik Kilisesindeki reformu Luther balatt halde, onun retisi de kapitalist espriye uygun deildi.
Sofu Katoliklerin dnyadan elini eteini eken davrann onaylamam olsa da, Luther, ncili skolastik
bir biimde okumu ve meslek (Beruf) kavramn din boyuttan (ilahi ardan) bamsz olarak
yorumlamt. Bu ise kendisini her meru iin Allah karsnda mutlak olarak ayn deerde olduu gibi
muhafazakr bir fikre gtrmt (s. 93). Weber, Lutherin byk ticari irketlerin ayrcalklarna kar
kmasn, kendi zamannda (20. yzyl balarnda) tekellere, byk speklatrlere, bankalara vb. kar
kanlara (yani, adn anmadan emperyalizm kartlarna) benzetiyor ve bunun hibir ey ifade
etmediini sylyor. Anglikan Kilisesinin koruduu bu sermaye mihraklarna kar, Weberin iaret
ettii gibi, Huguenotlar ve ngiliz Pritenler de sava amlard. Ne var ki tarih maddeci perspektifte
ayrntl bir snf analizi davet eden bu konu iin, Weber, sadece kraln bunlar vergi gelirleri ve siyasal
karlar iin desteklediine iaret etmekle yetinmitir. Ksaca Weberin gznde Luther tam bir
gelenekidir ve ona gre herkes bilerek ve isteyerek Allahn kendisini yerletirdii yerde kalmal ve
mevcut duruma mutlak ekilde uymaldr (s. 99).[14]
Kukusuz Luther Reform hareketini balatmasayd, Calvin de bilinen reformcu nder olmayacakt.
Lutherin din evrimi olmadan; diyor Weber; Reform tasavvur edilemezdi; Reform, uzun sre Lutherin
damgasn tad (s. 105). Ayrca bu hareketin ilk temsilcileri balangta hi de etik kurallar yaratma
peinde deillerdi. Tm amalar Allahn iradesine uymak suretiyle ruhlarnn kurtuluu, sadece
ruhlarnn kurtuluu idi. Bu bakmdan ortaya kan etik de bu arayn n grlmemi, istenmemi
(italik Weber) sonucu oldu. Ve bylece kapitalist espri de, bir lde, din duygularn etik kurallara
dnmesi ile ortaya kt.
Weber metodolojik aklamalarn, aratrmasnn, fikirlerin nasl etkili tarih kuvvetler haline
geleceinin anlalmasna mtevaz lde katk salayacan syleyerek srdryor (s. 106). Dnre
gre kapitalist esprinin sadece Reformun baz etkilerinin sonucu olduunu sylemek ne kadar yanl ise,
onun somut iktisadi ilikilerin bir rn olduunu ileri srmek de o kadar yanltr. Kendisi, bu balamda,
sadece din etkilerin nitelik olarak kapitalist esprinin oluumuna, nicelik olarak da bu esprinin dnyada
yaylmasna katk saladklarn saptamak istemiti. Ve bunun iin de, maddi temel ile sosyal ve siyasal
rgtlenme biimleri arasndaki sonsuz etkileim a iinde, mesleki ahlak ile din inan ekilleri
arasnda balar olup olmadn sorgulamt (s. 107).
Weberin aratrmasnn (ve iddiasnn) snrlarn izen bu aklamalar kukusuz ilk bakta dnrn
bulgularn da hayli mtevaz bir statye yerletiriyor. Ne var ki, bu almann yanklarna ve toplum
bilimlerinin evrimi iindeki yerine bakarak, gnmzde Weberci tezlerin alglanma ve kullanlma
biiminin ok farkl olduunu syleyebiliriz. Gerekten de Weberin, kat bir ekonomik determinizme
indirgeyerek sunduu tarih maddecilie hemen her vesileyle ynelttii eletiriler dikkate alnrsa, aslnda
tm eserinin, hem konusu hem de metodolojisi itibariyle bu konuda almak bir aklama yntemi peinde
olduunu yadsmak zor grnyor. Bu bakmdan dnrn deer yarglarndan arnm, saf bir tarih
aratrmas (s. 251) olarak sunduu esere egemen olan metodolojiyi tarih maddecilikle karlatrarak
baz gzlemlerde bulunabiliriz.
Kapitalist Espri ve Tarih Maddecilik
Weber eserini Hristiyanln gelimesinde ortaya kan belli bir duyarllk ve yaam tarz balamnda
oluturduu bir ideal-tip zerine kuruyor ve bu ideal-tipin deta klasik rneini de Benjamin
Franklinin 1736 tarihli bir metninde buluyordu. Bu ideal-tip tekrar anmsayalm olgular sadece
geici, tarihsel-siyasal koullar iinde deil, din duygularn isel ve devaml nitelii iinde
sorguluyordu. dealizm ve aknlk artran daha bu satrlarda Weberi tarih maddecilikten ayran
temel bir noktayla karlayoruz. Weber bu yntemle ve zengin bir bilgi ve belge hazinesi temelinde,
yzyllk bir dnemi ve Bat Avrupa ile Birleik Amerikay kapsayan bir corafyay ieren bir tablo
iziyor. Bylece kapitalist esprinin olumasn Reform hareketinin Calvinist, Pietist, Metodist ve
Baptist versiyonlar iinde izliyoruz. Dnr, bu gelimeleri, tarih seyirlerine ve nesnel koullarna
gre deil de ideal tipe uygunluklar lsnde selektif bir ekilde tablosuna katarak bizlere anlatyor.
Weberin tablosunda rasyonel hesaba dayanan protestan etiin geleneki deerleri nasl tarihsel ve
diyalektik bir ak iinde alt ettiklerini gremiyoruz. Birdenbire (pltzlich), diyor Weber, belli bir anda,
bu sakin hayat sona erdi () Olan, basit ekilde uydu: Giriimci bir aileden gen bir adam kye gitti;
orada kullanaca dokuma iilerini dikkatle seti; bunlarn rnlerinin kontroln artrd ve
bamllklarn arlatrd ve bylece kylleri ii haline getirdi (s. 69-70).
Gerekten de sre bylesine ani (pltzlich) ve kavgasz bir ekilde mi cereyan etmitir?
Marxa gre etmemitir ve Kapitalde onun kaleminden ayn konuda u satrlar okuyoruz: Reel tarihin
yllklarnda galebe alan ey, hep fetihler, kleletirme, silahl soygun ve kaba kuvvetin hkimiyeti oldu.
ktisat politikasnn safdil kitaplarnda ise, aksine, daima kr iirleri hkm srd. Onlara gre, iinde
bulunulan yl hari, zenginlemenin hukuk ve alma dnda baka bir yolu olmamt. Gerekte ise ilkel
birikim yntemleri iirden baka her eye malzeme oluturdular.[15] Rasyonel hesap ve Protestan etie
dayanan bir alma (Beruf) anlay erevesinde ii emei ile iveren organizasyonunu ayn plana
yerletiren Weberin ideal tipini, Marxn szn ettii krsal ak iirlerinin kendisinden sonra da
devam ettii eklinde yorumlamak durumunda deil miyiz?
Protestan etiin bir st-yap esi yani ideoloji olmadn, tarihin aktif bir unsuru olduunu ileri
srerken Weberin temel muhataplarnn aslnda Marx ve Engels olduu aktr. Bu konuda unu
sylemek yeter ki, diyor Weber, (bizim anladmz anlamda) kapitalist espri, B. Franklinin doduu
memleket olan Massachusettsde kapitalist dzen kurulmadan nce de kukusuz mevcuttu (parantez
Weberin; s. 54). Gerekten de bin yllk kapitalizm tarihinden sz eden Weberin yaklam ile
kapitalizmin 15 ve 16. yzyllarda dorudan reticinin retimin maddi koullarndan koparak satlk bir
emek-gc haline gelmesiyle baladn ileri sren Marx ve Engelsin grleri ok farklyd. lgintir
ki, dini bir ideoloji olarak yorumlayan Marx ve Engels de, ayrntya girmemekle beraber, Protestanln
kapitalizmin douunda rol oynadn yazmlard. rnein Marx, daha Weber domadan be yl nce
unlar yazmt: Paraya tapnmann azla yetinme, kendini feda etme, sade ve disiplinli (asketisch)
yaam gibi karlklar vardr. ngiliz Pritanizmi ile Alman Protestanlnn para yapma sanat ile balar
buradan geliyor.[16] Engels ise Weberin eserinden yirmi yl nce yaynlad Feuerbach anlatan
eserinde Calvin, diyordu, Franszlara zg bir kesinlik tutkusuyla Reformun burjuva niteliini n plana
kard ve kiliseyi demokratlatrd. Almanyada Luther Reformu kp, lkeyi ykntya gtrrken,
Calvin Reformu Cenevrede, Hollandada, skoyada cumhuriyetilerin bayra oluyor, ngilterede
cereyan eden burjuva devriminin ikinci sahnesine ideolojik giysi salyordu.[17]
Aslnda Weberi Marksist felsefeden daha kat izgilerle ayran nokta dnrn neo-Kantist n-
kabulleri ve deer kuram idi. Weber bilimsel tarafszlk (werturteilsfreier Wissenschaft) ilkesine
bal olarak bilim adamlarnn her trl deer yargsnn dnda kalmalar gereine inanyordu. Bir
profesrn, krssnden, kendisiyle eit statde bulunmayan rencilerine kendi deerlerini empoze
etmeye hakk yoktu. Ne var ki asl sorun da burada ortaya kyordu: Toplum bilimlerinde ve tarih-
yazclnda olgularla deerler arasnda byle kesin bir ayrm yapmak mmkn myd?
Webere gre mmknd ve sosyolog bu konuda verdii nl bir konferansta pratik olarak siyasal tavr
koyma baka, siyasal yaplar ve parti yaplarn bilimsel olarak analiz etmek baka eydir diyordu.
rnein akademik bir sunuta demokrasi incelenmek isteniyorsa, nce bunun eitli biimleri ele
alnmal, her birinin ileyi ekli zmlenmeli, bunlarn her birinin hayatta karlalan sonular
incelenmeli; daha sonra da bunlar siyasal dzenin demokratik olmayan biimleri ile karlatrlarak,
dinleyicinin (rencinin) bizzat kendi temel idealleri erevesinde bir tavr alabilecei noktaya kadar
analiz ilerletilmeli idi.[18] Weber kapitalist espriyi ve bunu douran Protestan etii de bu yntemle
inceledii kansndadr. Ne var ki onun okuyucular olarak, bizler, bu analizin iddia edildii kadar masum
olduuna inanabiliyor muyuz? Aslnda Weberin aklamalar Batya zg rasyonalizmi ve sermaye
hesabn yaam tarz haline getirmi burjuvalarn deer haline getirilmesini iermiyor mu?
Herbert Marcuse ve Weber Eletirisi
Weberde rasyonellik, kapitalist espri ve teknoloji balarnn aslnda itiraf edilmemi bir ideolojiyi
ierdiini en ak bir ekilde ortaya koyanlardan biri H. Marcuse olmutur. Marcusee gre, Weber,
bilimi deer yarglarndan kurtarmak isterken, bunu aslnda bilime kendi dndan alnan baz zorlayc
deerleri kabul ettirmek iin yapyordu.[19] 1895 ylnda Fribourg niversitesinde yapt al
konumasnda, bilimsel olarak tarafsz ekonomi politii emperyal g siyasetinin isteklerine balarken
bunu kaba bir ak yreklilikle ortaya koymutu.[20] Bu konumada, Weber, Ben burjuva snfna
mensubum, demiti; kendimi yle hissediyorum ve burjuva dnya grne ve ideallerine uygun bir eitim
grdm.[21] Bu balamda, dnr, insan bilimlerinin ve iktisadn nihai kriterinin Alman devlet ve
milletinin karlar olduunu ileri srerek, tarih, diyordu (Nietzschenin izinde), rklar ve milletlerin
varlk ve g kazanma iin yrttkleri ezel kavgann alandr.[22] Daha sonraki bir konumasnda
(1909) ise, nl sosyolog, bilim ve deer yarglar arasndaki ilikiler konusunda daha ak olma
ihtiyacn duymu ve unlar sylemiti:
Her frsatta, son derece iddetle ve kabul etmeliyim ki belli bir ukalalkla olan ile olmas gereken
(Sein und Sollen) arasnda aceleci bir zdelik kurulmasna kar km olmam, olmas gerekeni (deer
yarglarn T. T.) kmsemi olmamdan ileri gelmiyor; bu, tam tersi nedenlerden kaynaklanyor. nk
dnya iin hayati nemdeki sorunlarn, dnsel etki alan en byk sorunlarn, bir anlamda insan
heyecanlandracak en st sorunlarn, teknik-ekonomik bir verimlilik sorunu haline dntrlmesine ve
ekonomi politik denilen zel bir disiplin iinde tartma konusu yaplmasna tahamml edemezdim.[23]
Grld gibi deer yarglar kmsenmiyordu; tam tersine, kmsenen bilim idi; nk olmas
gereken (Sollen), asla bilimsel malzemeden tmdengelim yoluyla karlamayaca iin bilimden
kopunca, bilimsel eletiriye de konu olmaktan kyor ve sadece bilimin ideolojik bir ileve dnm
korumas altna giriyordu. Weber de, bu balamda, sonunda kapitalizm hakknda ktmser eyler sylese
de, kolayca Alman milliyetiliini ve emperyalizmini savunabiliyordu.
Weberin eserinde bu bilim-ideoloji balantlarn Marcuse nasl zmlemitir?
Marcuse, Weberin kapitalist espriyi biimsel rasyonellik balamnda zmlerken bu rasyonellii,
teknik ve teknii uygulayan brokrasi erevesinde dndn, fakat bunu yaparken tekniin maddi
ierii olan insan unsurunu grmezden geldiini ileri sryor. Weber bylece tarafsz bilim snrlar
iinde kaldn sanyordu. Oysa Marcuse, tarafsz bilim grnts altnda sunulan eyin aslnda snf
karlarn gizleyen bir ideoloji olduunu u satrlarla aklyor:
Belki de bizzat teknik akl kavramnn kendisi ideolojidir. Sadece uygulanmas deil bizatihi tekniin
kendisi (doa ve insan zerinde) hkimiyettir; metotlu, bilimsel, hesap eden ve hesap konusu olan bir
hkimiyet. Bu hkimiyetin amac ve belirli karlar teknie sonradan, dardan eklenmi eyler deildir;
teknik, daima bir tarih-toplumsal tasardr. Bir toplum ve ona egemen karlarn insanlardan ve
eylerden ne yapaca beklentisi bu teknikte yatmaktadr. Byle bir hkimiyetin ama maddidir ve
bizzat teknik akln ekline aittir (italikler Marcusee ait).[24]
Weber, belli hkimiyet formlarn tarafsz teknik ve brokratik kalplar olarak sunmu, fakat daha sonra
teknik akln insanlar nasl kleletirdiini, onlar nasl elik kafes iine hapsettiini, brokratik
egemenliin karizmatik otorite balamnda nasl fhrerler yarattn da grerek kendi soyut tablosu
hakknda bir zeletiriye girmitir. l makineye bal olarak, diyordu Weber, brokratik rgtlenme
gelecein disiplin hcrelerini retir. nsanlar bu hcrelere, eer onlar iin memurlar tarafndan idare
edilmek ve donatlmak tek ve nihai deer ise, belki de eski Msr devletindeki fellahlar gibi, iktidarsz bir
ekilde girmek zorunda kalacaklar ve btn bunlar da, sadece, rasyonel anlamna gelen salt teknik bak
asndan iyi grnecek.[25]
zetlersek, sosyoekonomik geliime Marx ve Engelsten ok farkl felsefi n-kabullerle yaklaan
Weber, sonunda kapitalizmin nitelii ve gelecei konusunda neredeyse Marx kadar ktmser sonulara
varmtr. Bu sonuta dnrn tarih maddecilikle ilgili okumalarnn da nemli bir pay olduu
dnlebilir.[26] Ne var ki, Weber, her frsatta tarih maddeci tezleri ekonomizme indirgeyerek yadsrken,
bu kuramla Kapitalin ciddi bir tetkiki ve eletirisi temelinde bir diyaloga girmemitir. Bu konudaki en
ayrntl eletirisinde, rekabeti kapitalizmi anlatan Manifestoyu, Kautskynin betimledii emperyalizm
koullaryla birlikte ele alarak tartm ve bu retim biimini tarih ve diyalektik evrimi iinde deil, bu
evrimi hesaba katmayan ideal-tipik bir model erevesinde eletirmitir. Gerekten de Weber, bir yandan
kendi alannda birinci snf bir bilimsel belge, dhiyane hatalaryla bile siyasal planda byk sonular
dourmu bir inceleme gibi vc szlerle sunduu Manifestoyu eletirerek proletarya rgtlenmesini
ve snf kavgasn yadsrken, te yandan da finans hegemonyasn anlatan emperyalizm kuramlarn
rtmeye almtr.[27]
Marx ve ondan esinlenen devrimci hareketler kapitalizmi tarih bir dnem olarak kabul ediyor ve onu
insancl bir toplum perspektifinde amann kavgasn veriyorlard. Kapitalizm iin ktmser olsalar da
sosyalist gelecee umutla bakyorlard. Weber ise kapitalist rasyonellemeyi mutlaklatryor ve iktisadi
kategorilerin, Marxn dndnn aksine, bir eit tarih-tesi kategoriler olduuna, pazar ekonomisi
tesinde bir ey bulunmadna inanyordu.[28] Hayatnn son yllarnda tank olduu Rusya sosyalizminin
de rasyonel hesaba dayanan ve insan yok sayan brokratik yapsyla kapitalizmden farkl olmayaca
dncesinde idi. Dnrn (samimi ya da iten pazarlkl) ktmserlii de buradan kaynaklanyordu.
Bununla beraber Weber de Marx gibi toplum dzenini tarih nclleri balamnda ve ok disiplinli bir
yaklamla ele ald iin 20. yzylda birok Marksist kuramcnn ilgisini ekmitir. Bunlarn banda
kukusuz Weberci Marksizm kavramnn ortaya kmasna yol aan nl kuramc G. Lukacs geliyor.
Lukacs, Webero-Marksizm ve Tarih Felsefesi
Lukacsn Webere ilgisi daha Marksist olmad yllarda balam ve gen aratrc yl boyunca
(1912-1915) Max ve ei Marianne Weberin evlerindeki pazar toplantlarna katlmt.[29] Bu
toplantlar sayesinde, Lukacs, Webere ilgi duyan ilk Marksist kuramc olmu ve Weberin etkilerini en
nemli eserlerinden Tarih ve Snf Bilinci (1923) balkl almasnda yanstmtr. Gerekten de bu
eserin eyleme sreci (Verdinglichung, rification) konusundaki blmnde, Lukacs, Marxn mal
fetiizmi kuram ile Weberin rasyonelleme kuram arasnda zgn ve gl bir sentez oluturmutu.[30]
Marx, Kapitaldeki analizinde kapitalist retim biiminin her eyi mal haline getirme eilimini mal
fetiizmi olarak zmlemiti. Bu sre iinde mallar insan ilikileri arasnda bir ara olmaktan
kyor, insanlar mal ilikileri arasnda bir ara haline geliyordu. Lukacs ise Weberin rasyonelleme
kavramndan esinlenerek bu eilimi styap kurumlarna (brokrasi, kltr vb.) yayyor ve tm toplumu
kapsayc ekilde eylemeden sz ediyordu. Bunun dnda, Lukacs, Weberin ideal-tip kavramna
da gnderme yapyor ve modern kapitalizmin keskin grl tarihileri arasnda sayd Alman
sosyoloun adn Engelsin kapitalizmle Calvincilik arasnda iliki kuran cmleleriyle birlikte anyordu.
[31] Weberle balant da ite bu noktalarda kurulmutu.

Gen Lukacs Weberden etkilenmiti; fakat unu da eklemek gerekiyor ki dnr kendi Marksizmini
hibir zaman Webero-Marksizm olarak nitelememitir. Aslnda byle bir adlandrma daha sonra
Fransz filozof M. Merleau-Ponty tarafndan yaplm ve kavram felsefe literatrne de bu kanalla
girmitir.[32] Diyalektikle ilgili eserinde (1955), Merleau-Ponty, diyalektiin son otuz be yldan beri
geirdii maceralar, diyordu, ancak Weber ve Weberci Marksizmden hareket edilerek anlalabilir.
Dnre gre Lukacs Marx ve Webere yaklatran husus her ikisinin de tarihe toplumsal yaam
sorgulayc ve ok disiplinli bir yntemle eilmeleri idi. Fransz filozof bu yaklam, Marx vesilesiyle,
zl bir biimde, u ekilde ifade etmitir: Marksizm, tarihin bir anlam olduunu syledii vakit bunu
belli amalara doru kar konulmaz bir ilerleme eklinde deil, her meydana gelen eyin kendisine gre
bir ilerleme ya da gerileme eklinde konumlanabilecei, snflanabilecei ve deerlendirilebilecei bir
sorun veya sorgulamann tarihe ikinlii (tarihsellii) eklinde anlamaldr.[33]
Lukacs daha Ortodoks bir sosyalizm anlayna kaydktan sonra Tarih ve Snf Bilinci konusundaki
eseriyle ilgili bir zeletiri yapm ve bu eserdeki tezlerini artk benimsemediini yazmtr. Macar
filozof ayrca bununla da yetinmemi, hayli sonra kaleme ald nl eserinde Weberi de Nazizm ncesi
Almanyaya damgasn vuran irrasyonalist filozoflar (akln ykclar) arasnda saymtr.[34] Yine de,
ok daha sonralar, bir Alman sosyolou ile yapt syleide, Lukacs, toplum bilimlerinde ilk
derslerimi Kautskyden deil de Weber ve Simmelden alm olmaktan bugn de hi esef etmiyorum
demekten de kendisini alamamtr.[35]
Weber daha sonra Lukacs ve Karl Lwith araclyla Frankfurt Okulu dnrlerini de etkilemi ve
eletirel kuramn olumasna katkda bulunmutur.[36] Bunlardan H. Marcusen Webere nceki
sayfalarda szn ettiimiz eletirilerini yneltmesinden nce de Horkheimer ve Adorno rasyonalite
tartmalar (arasal akl, deere dnk akl, ilevsel akl vb.) erevesinde Weberi okumu ve
deerlendirmilerdi. Okulun Ortodoks Marksizme daha yakn olduu ilk dnem, beklenen devrimin
gereklememesi ve Almanyada Nazilerin iktidara gelmesiyle d krkl ile sona erince, Frankfurt
kuramclarnn gzleri Nietzsche ve Webere evrilmiti. Weberin Marx gibi toplumsal olaylar oulcu
ve ok disiplinli bir yaklam iinde ele almas da bu yeni ynelite etkili olmutu. Ayn okulun ikinci
neslinin en nemli temsilcisi olan J. Habermas ise, iletiimsel akl ve edime dayanan dnce sistemini
en ok Marx ve Weberle tartarak gelitirdi.[37]
Weberin Fransz sosyolojisi ve tarih-yazcl zerindeki etkileri de birbirine kart iki ynde geliti.
Bir yandan baz liberal dnrler Weberin Marxla ilikilerini grmezden gelerek onu tamamen
Marksizme bir almak olarak sunarken, Bourdieu ve Foucault gibi zgn bir dnce peinde olanlar da
sistemlerine her iki dnrden eler kattlar.
Aslnda Fransaya Weberin dncesinin girmesinde, daha 1935 ylnda yaynlad (Alman
sosyolojisini Fransaya tantan) eseriyle, liberal sosyolog Raymond Aron nc bir rol oynamt.[38] Fakat
bu alandaki asl gelimeler Fransz dnce hayatnda nemli dnmlerin gerekletii 1960larda
oldu. Bu yllarda ABDde Weberin dncesi Talcott Parsons yorumu ve fonksiyonalizm erevesinde
hkm sryor, Fransada ise yapsalclk moda akm haline geliyordu. Ayn dnemde Fransz
Marksistleri, ender istisnalar dnda, Webere uzak dururken P. Bourdieu ve M. Foucault gibi dnrler
Alman sosyoloa olan borlarn aka ortaya koymaktan kanmyorlard. Aslnda bu iki dnrn de
Marx ile Weber arasnda Webero-Marksizm gibi bir sentez oluturma iddialar yoktu. Ayrca kendi
izgileri de farklyd ve Foucault, Webere daha ok Almanyada etkin olan Frankfurt Okulu ve Eletirel
Teori balamnda yaklarken[39] Bourdieu bu akma hibir sempati duymuyordu.[40] stelik her iki
dnrn de Marx ve Weber dnda ok eitli ilham kaynaklar olmutu.
Max Weber neo-Kantizmden esinlenerek tarih ve toplum dnyasnn ampirik verilerine eilmiti. Oysa
ada W. Dilthey ayn ilkelerden hareket ederek bir yaam felsefesi gelitirdi. Modern hermentiin
kaynaklarndan birini oluturan bu felsefe, ayn zamanda, 20. yzyl en ok etkileyen filozoflardan
Heideggere de tarihsellik konusunda ilham kayna oldu.
Wilhelm Dilthey: nsan Bilimleri ve Hermentik
Bat Avrupada 19. yzyln ikinci yars, egemen snflar asndan, 1848 Devriminin yaratm olduu
korkulu ryalardan kurtulmann yollarn aramakla geti. Gerek akyla ideolojik drtlerin bilinli-
bilinsiz bir ekilde birletii bilim ve felsefe alan da bu arayn etkin aralar arasna katlmt. Geri
kar-devrim galebe alm, ii snf yenilmi, devrim kana boyanmt. Fakat yine de Manifestonun
szn ettii hayalet her yerde dolayor, mlk sahibi snflarn uykularn karyordu. Tutunduklar ilk ve
en nemli ara Lukacsn akl ykcl dedii irrasyonalist felsefe oldu: Akl, kimi Aydnlanmac
dnrlerin sand gibi doru ve snrsz bir bilginin dayana olamazd; aksine, yaratcl kstlayan
dar ve karanlk bir dnya kuruyordu.
Daha yzyla girerken, bir airin dedii gibi, aikr gizemli, sradan yce, snrly snrsz klmaya
alan romantik akm akla meydan okumaya balamt. Schopenhauer de bu tarihlerde Hegel
rasyonalizmine kar umutsuz bir savaa girmi, bir nesil sonra Nietzsche ve Diltheye k tutacak yaam
felsefesinin temellerini atmt. Fransz pozitivizmi, ngiliz ampirizmi, neo-Kantizm ve Alman Tarih
Okulu gibi akmlar dnemin belli bal fikir odaklarn oluturuyordu ve bunlar akl yadsmamakla
beraber onu akn ilkelerle tamamlama abasndaydlar. Ranke evrensel tarihi ilahi bir elin
ynlendirdiine inanyor; Auguste Comte doa kanunlarn tamamlayacak yeni bir din yaratmaya alyor;
Rickert ise Kantn sistemindeki akln a priori kategorileri yerine akn deerleri koyuyordu. W. Dilthey
btn bu akmlarn iinde yetiti ve hepsinden nasibini ald.
Dilthey, Hegelin lmnden iki yl sonra, Ren kylarnda bir kyde, Calvinci bir vaizin ocuu olarak
dnyaya gelmiti. Aile gelenei iinde dine dnk bir ortaeitimden sonra yksekrenimini de
Heidelberg niversitesinde ilahiyat okuyarak tamamlad. Fakat zihin hayat asl Berlin niversitesine
getikten sonra, Schleiermacheri izleyen profesrlerden ders almaya balaynca canllk kazand. Tm
felsefi akmlar, bilimsel yenilikleri, sanat cereyanlarn izliyor ve bunlar arasnda kendi yolunu bulmaya
alyordu. Ve bu yolculukta kendisine hi de mtevaz olmayan bir hedef seti: Kantn, neo-
Kantistlerin, Tarih Okulunun yapamad eyi yapacak, tm insan bilimlerini epistemolojik szgeten
geirerek bilimsel bir temele oturtacakt.
Diltheyin hareket noktas insan bilimleri ve tarihiliin doa bilimleriyle eit statde olduklar ve
farkl yntemlerle de olsa onlar kadar kesin sonulara ulaabilecekleri ilkesi oldu. Bu konuda net bir
epistemolojik ayrm yapan W. Windelbanddan ayrlyordu. Bu dnr doa bilimlerini (nomotetik
bilimler) insan bilimlerinden (ideografik bilimler) ayrm, psikolojiyi de doa bilimleri iine koymutu.
Oysa Dilthey bu kanda deildi. Ona gre insan bilimleri de doa bilimleri gibi evrensel gereklere
ulaabilirdi. Bunun arac da yaam tecrbesi (Erlebnis) ile nesnellemi insan ifadeleri (sz, yaz, yz
ifadesi, eser) arasnda zdelik salayan yorum ve anlama sreci idi.[1] stelik baz doa bilimleri
ideografik eler tayabilecei gibi dil bilimi, ekonomi politik gibi baz insan bilimleri de nomotetik
eler tayabilirdi. Bir de u vard: zgl tarih veriler ancak genel kuramlar iinde bir anlam
kazanabiliyordu.[2] Bu nedenlerle, Dilthey, 1860 ve 70lerin Almanyasnda az ok belirleyici bir
hegemonya kurmu olan neo-Kantist ilkelerden hareket etti.
O yllarda Kant yeniden yorumlayan dnrler filozofun aklla ilgili a priori form ve kategorilerini
metafizik buluyorlar ve bunu amann yollarn aryorlard. Rickert ve onun izinde olan Weber bu
kategorileri deer ilikileri analiziyle amaya almlard. Dilthey ise farkl bir yol tuttu. Ona gre
insan bilimleri ve tarihilik yaam tecrbesi (Erlebnis) ile snrlyd ve bu alandaki bilgilerimiz
(dnrn nl formlyle) yaamn tesine geemezdi. Kant nasl saf ve pratik akllar eletirdiyse,
Dilthey de tarihsel akl eletiri konusu yapyordu.
Kant doa bilimlerini akln a priori kategorileri ile nesnel dnyann bulumasn ifade eden tecrbe
kavramna dayandrmt. Onun sisteminde, bilim, zne-nesne ilikilerinin rnyd. Oysa zne ile
nesnenin yaam tecrbesinde birletii, yani tarihi yapanla aklayann ayn olduu insan bilimlerinde
durum farklyd. Dilthey, Kant ve neo-Kantistlerin akn idealizmini olduu gibi ngiliz ampirizmini de bu
adan eletirmitir. nsan bilimlerinin temelinde yaam tecrbesi vard ve insan tarihsel bir varlk
idi. Diltheyin tm dnce hayat, insann tarihsel varlk olma niteliini mutlak bir deer atfettii
yaam tecrbesi ile uzlatrma abalar iinde gemitir.
Dilthey, 1887 ylndaki bir konumasnda dnce hayatnn evrimini yle anlatmtr: Belli bir
hacimdeki ilk almam, geride brakt yazlara dayanarak Schleiermacherin (yani, modern
hermentiin kurucusunun, T. T.) dnce evrimini incelemek oldu. () Bylece tarih, toplum ve insan
bilimlerini temellendirme abasna giritim. Bunlar iin metafizikten bamsz ve tecrbe yoluyla
bulunabilecek bir temel ve balant aryorum.[3] Bu temel elbette ki Tarih Okulunun damgasn tayan
bir kltr geleneinde tarihsellikten tamamen bamsz olamazd. nk yzylmz, insan ve tm
toplumsal rgtlenmelerin tarihselliini Tarih Okulu sayesinde renmiti.[4] Oysa insan bilimlerini
epistemolojik planda temellendirmekte ne Ranke, ne Droysen ne de bakalar baarl olmulard.
Diltheye gre tarihi hayat iin daha ince ve daha kesin yntemler gerekiyordu; zellikle de zek da
dhil tm yaam edimlerine psiik hayatn tamamn, istenci, duygular ve imgeleriyle btnlk iindeki
insann edimini sokmak lazmd.[5]
Dilthey btn bu konularda aslnda Vicoya daha yaknd. talyan filozof, sistematik kukuyu doann
matematik yapsn ortaya koyarak giderdiini sanan Descartesa, insan rn olan tarihin epistemolojik
ncelii ile yant vermiti. Dilthey de bu noktadan hareket ediyor ve tarih biliminin olaslnn ilk
koulu udur ki, diyordu, insan da tarihsel bir varlktr ve tarihi yapanla aklayan ayn kimsedir.[6] Ne
var ki Viconun son tahlilde ilahi aknla (Hristiyan retiye) dayanan idealizmini Dilthey kabul
edemezdi ve bu noktadan itibaren Vicoyla da yollar ayrlyordu. Teoloji reniminden gelen Dilthey 18.
yzyl Aydnlanma felsefesini dinden kopmadan bir tarihsel Aydnlanma ile tamamlamak iddiasndayd.
Dilthey, Metafizik ve Modernizm
Daha genel bir planda, Dilthey, tpk ada Weber gibi, Avrupada hzl bir dnmn rn olan
modern toplumu ve modern insan anlamaya alyordu. Dnr, Ortaala ilgili bin yllk sessizlik
tansna katlarak, modern aa geii, kaba hatlaryla, dnceler tarihi iinde yle betimlemitir:
Feodal rgtlenme ve onunla birlikte Hristiyanl Papa ve mparatora balayan hiyerari kt
zaman, diyor Dilthey, yeni bir Avrupa toplumunun ve bunun iinde de modern insann douuna tank
olduk () Bu modern insanda aradmz ey, onu eskilerin ruhunda deifre edebildiimiz eyle
kyasladmz zaman kalbimizi arptran, fakat yine de bize yabanc kalan eydir (italikler bize ait).[7]
Ortaa insan eitli bamllklar (loncalar, kilise, malikne vb.) iindeydi, fakat bu bamllklarn en
nemlisi dnceyi bakir bir ormanda hapsedilmi gibi kstlayan ve akn toplumsal dzene salam
bir dayanak salayan metafizik bamllk idi. Ne var ki sanayileme ve ehirleme hareketleri yeni tip
aratrclarn, yeni bilim dallarnn ortaya kmasna yol at ve bu yenilikler de modern bilimin iki
zgl rnnn domasn salad: Bunlardan birincisi tarih ve toplum dnyasnda da reel dnyada
olduu gibi kanunlarn ve nedenlerin aratrlmas, ikincisi ise bilgilerimizi nasl kazandmz
sorgulayan bilgi kuram idi. Bu iki yeni rn metafizie kar bir yok etme savana girimiti ve
Diltheyin bu satrlar yazd srada (1883), kendi ifadesiyle, tm zel bilimleri bir bilgi kuram iinde
eritecek eilim de belirginlemeye balamt. Fakat bu btnleme eiliminden nce kendini
hissettiren ve bu eilimi de douran nemli bir gelime daha yaand. Bu gelime metafizik anlayndaki
deiiklik ile ilgiliydi.
Gerekten de metafizie kar sava meyvelerini vermekte gecikmemi ve bilim lemindeki gelimeler
Bat kltr iinde metafiziin yerini ve ilevini deitirmiti. Eskiden tm bilimler metafizik bir sistem
iinde toplanrken, bilim dnyasndaki atlmlardan sonra metafizik sadece bilimsel gelimeleri izleme ve
bunlardan genel sonular karma gibi hayli mtevaz bir ilevle yetinmeye balad. Bu ise eskiden tekilci
ve mutlak nitelikte olan metafizii, oulcu ve gresel bir statye yerletirdi.
Eski metafizik teolojik ve monist nitelikteydi; imdi ise metafizik sistemler kiisel duyarllklara gre
deiiyordu ve bylece her sistemin kendine zg gerei snrl olgu ve bilgilerden hareket edilerek
yaplan snrsz genellemelere dayanyordu. rnein, metafizik sistemlerinin temeline Hegel deyi,
Schopenhauer isteni, Nietzsche aristokratik deerleri, materyalistler de atom anarisini
koymulard. Fakat bunlarn her biri sadece kendi temel n-kabulleriyle snrl bir gerei ifade ediyordu.
Metafizik sistemlerin kltrl zihinlerde daha uzun sre ekiciliklerini srdrmeleri mmkndr
diyordu Dilthey; fakat greselci bir sistemin bilim iin k noktas olarak kullanlabilmesinin zaman
gemiti ve bir daha da gelmeyecekti.[8] te tam da bu noktada, Dilthey, bu metafizii ve gresellii
ortadan kaldrma ve evrensel planda geerli gerekleri bilimsel bir btnlk iinde birletirme abasna
giriiyordu.
Diltheye gre Ortaan monist metafiziinin yklmasnda doa bilimlerinin yan sra insan
bilimlerindeki gelimeler de rol oynamt. Zaten Galile ve Newtonun bulularndan sonra insanlar artk
evrene Bossuetnin dinci-erekselci gzlkleriyle bakamazlard. 18. yzylda, Aydnlanma felsefesi,
ilerleme kavram ve bizzat insanlk fikri de bu koullarda birbirinden ayrlmaz bir btnlk tekil etmeye
balamt. nsan ve toplum bilimleri (Geisteswissenschaften, Tin bilimleri) bu temel zerinde gelitiler.
Bu konuda A. Smith ve ekonomi politik rnei zerine eilen Dilthey, Bu analiz, diyordu, bilimsel
espriyi doal sistemi durduran snrlarn tesine tad; modern tarih bilincine giden yollar at.[9] Ne
var ki insann doay yenmek iin gelitirdii retim ilikileri, retim gleri ve teknolojinin yaratt
ikinci doay grmezden gelen bu analiz aslnda Diltheyin bilgi kuramnn snrlarn da ortaya
koyuyordu.
Tecrbe, D Tecrbe ve Tarih Bilinci
Dilthey insan d ve i tecrbe alanlar olmak zere ikili bir yap iinde ele almtr. Bunlardan d
tecrbe alan insann kendi dndaki varlklar, yani nesnel dnya ile ilikilerini ieriyordu; i tecrbe
alan (Erlebnis) ise kendi kendisini dinledii ve anlamaya alt psikoloji dnyas idi. Bunlardan
birincisi doa kanunlarnn aratrld ve saptand nomotetik bilimlerin alan olarak sanki daha
stnm izlenimi veriyordu. nk bu alann nesnesi duyularmzla kazandmz fenomenal veriler ya
da realitenin bilincimizde basit bir yansmas deil, realitenin dorudan kendisiydi[10] ve bu alandaki
kanunlar evrensel planda geerli idiler. Oysa insan bilimlerinde durum bilgi kuram (Erkenntnistheorie)
asndan farklyd. Bu fark aklarken, () pozitif bilimlerde, diyor Dilthey, doann tutarl btnl,
tecrbe sonularn baz varsaym bileimleri ile tamamlayan akl yrtmeler sayesinde vardr. Buna
karlk insan bilimlerinde fiziki yaamn btn her yerde ilk ve temel bir veri oluturuyor. Doay
aklyoruz (Erklren); psiik hayat anlyoruz (Verstehen). Ve bu durumun sonucunda da zihin
hayatn, tarihi ve toplumu incelerken kullandmz yntemler doay tanmamz salayan yntemlerden
ok farkl oluyor.[11]
Oysa Diltheye gre, anlamann da dereceleri vardr ve bir eyi ancak ona duyduumuz ilgi lsnde
anlayabiliriz. rnein bizi ilgilendirmeyen kimseleri kulamzn ucuyla dinlerken, nemli bulduklarmz
son derece dikkatle izler, muhatabmzn en ufak jestleri, en kk szleri zerinde younlarz. Fakat en
devaml dikkat tr, yaam iaretleri kendilerine tekrar tekrar dnebileceimiz ekilde saptanp
sabitletirilince ortaya kar. Dilthey byle devaml ekilde tespit edilmi yaam belirtilerini, diyor,
tefsir ya da yorum (Auslegfung oder Interpretation) olarak adlandryoruz (italikler Diltheyin).[12]
Nomotetik bilimlerdeki gibi genel geerlilii olan gerekler de bu devaml nitelikli saptamalardan
kaynaklanmaktadr.
Dilthey, Schleiermacherin psikoloji temelli hermentiinin izinde, yorum yoluyla isel gereklere nasl
ulaabileceimizi yle anlatmtr: Benliimde kiisel olan eyin tecrbesini kendimi ancak
bakalaryla karlatrarak yapabilirim; sadece o zaman kendimde bakasndan farkl olan eyin bilincine
varabilirim.[13] Bakalarn ise, insan nce ancak dardan, duyusal verilerle; onlarn jestleri, sesleri
ve edimleri, yani nesnellemi yaam iaretleri sayesinde tanyabilir. Ve ancak bu dsal iaretleri
algladktan sonra bunlara tekabl eden isellii kurabilir. Bu yeniden ina operasyonunun tm elerini
bize salayan da bizzat yaam gereimizdir.
Bu aklamalarn gsterdii gibi, Dilthey, yaam bir btn olarak ele almakta ve insann isel
tecrbesinin anlama tecrbesiyle birleerek ortaya kard ve belli snrlar iinde evrensel
geerlilii olan gerekleri bu yaam btnl zerine oturtmaya almaktadr. Tm sistemini aklayan
nl bir makalesinde dnrn ifade ettii gibi, dnce, yaamn tesine geemez, yaamn zgl
boyutu olan psiik btnlkte bulunmayan hibir ey retemez.[14]
Dilthey, Psikoloji ve Hermentik
Dilthey bir dnm noktas olarak grd kendi sistemine nasl gelindiini anlatmak iin hermentik
tarihinde uzunca bir gezinti yapmtr. Dnce hayatna modern hermentiin kurucusu Friderich
Schleiermacherin biyografisiyle balayan filozofun bu gezintisi kendi sistemi asndan da reticidir.
Eski Yunanda Homerin iirlerinin yorumuyla balayan, skenderiye Okulunun filoloji incelemeleriyle
zenginleen ve daha sonra da gramer, tarih vb. almalaryla beslenerek kutsal kitaplarn yorumuna
girien hermentik, Diltheye gre, ancak Schleiermacherde modern temsilcisini bulmutu. Gerekten de
bu dnr, 19. yzyln balarnda hermentii ve ona yardmc olan disiplinleri Alman aknc
(transcendental) felsefesiyle buluturmu ve bu alanda yeni bir r amt. O zamana kadar, diyor
Dilthey, hermentik, hepsinin ortak ve en byk amac evrensel geerlilie sahip bir yorum salamak olan
bir kurallar bileimi anlamna geliyordu. eitli disiplinlerin (gramer, filoloji, estetik, retorik, tarih)
salad bu kurallarn her biri, yorumda kendisine den rol oynuyordu; fakat ama aynyd. Oysa
Schleiermacher bu kurallar am ve anlamaya sunulan edimlerin, yani yaz, sz, jest, hatta yz ifadesi
gibi nesnellemelerin analizine girimiti. Byle bir giriim de, kendisine, evrensel geerlilii olan
yorumlar ve sz konusu kurallarn snrllklar hakknda karmlar yapma olana salamt. Vard
sonu uydu: Bir yazarn bir sr kaligrafik iaretten yetkin bir eser oluturma ilemini anlamak iin bu
yaratma srecindeki canl sezgiyi yakalamak ve bu ekilde yazarn niyetini ve zihin yapsn kefetmek
gerekiyordu. te Dilthey bir diyalog ustas dedii Schleiermacherin empatiye dayanan psikolojik
yaklamn izledi ve gelitirdi. Gadamerin iaret ettii gibi, Dilthey, hermentiin douuyla ilgili nl
makalesinden son yazlarna kadar insan bilimlerini temellendiren kavramsal ereveyi hermentik
olarak deil, psikoloji olarak adlandrmt; onun asndan hermentik sorunlar artk sadece psikoloji
iinde yer alyordu.[15] Ne var ki bu psikoloji bilimi artk Schleiermacherde olduu gibi doal bir bilim
statsnde deil, betimleyici ve analitik nitelikte idi.[16] Ruhsal olgular eskiden olduu gibi
nedensellik balantlar iinde aklamaya deil, empati ve yorum yoluyla anlamaya alyordu. Bu
perspektifte, Dilthey, insan hayatn bir btn olarak ele alyor, bir psiik yap olarak
deerlendiriyordu. Sisteminde temel bir kavram oluturan psiik yapy Dilthey yle betimlemitir:
tesine geemeyeceimiz yaama olgusu, yani hayatn kendisi, sayelerinde her tecrbe ve her
dncenin akland bir eler zinciri oluturuyor. te bilgiyi mmkn klan nokta budur.[17] nk
dncenin tm kategorileri, ilkeleri ve biimleri bu yaam zincirinde mevcuttu ve ancak bunlar hayat ve
tecrbede analitik olarak aa karlabildii iin geree ulamamz mmknd.
Diltheyde, psiik yapy oluturan eler zincirinde ihtiya, emek, kavga, isten vb. gibi her trl e
eit statde yer alyordu. Byle bir ierik genellikle Diltheyin felsefesinin sbjektif bir idealizmin
snrlarn aamam olduu eklinde yorumlanmtr. Ne var ki, Dilthey, ite hayat buradadr ve kendi
kendinin delilidir derken aslnda amac Kantn akn felsefesini ve idealizmi amakt. nk insan
sadece ruhsal deil, ayn zamanda doal bir varlkt ve Dilthey, insann fizik ve psiik olmak zere iki
ksmdan olutuu ilkesinden hareket ediyordu. Kendimiz de doayz; diyordu Dilthey; doa,
varlmzda karanlk drtler araclyla, bilinsiz bir ekilde etkilerini srdryor.[18] Ve bu iki
alanda farkl iki nedensellik hkm sryordu. Doada nesnel (doal) nedensellik egemen iken, espri
dnyasnda yapsal nedensellik yaanyordu. Yapsal nedensellik yaplarda mevcut baz merkez
elerin salad nedensellikti. nsanlarn niyetlerini ancak empati yoluyla, psiik yap iindeki
merkez eleri saptayarak anlayabilirdik: Tpk bir mzik eserini, onu oluturan notalarn srayla
anlalmas ile deil de, ana temalarnn saptanmas yoluyla kavradmz gibi.
Dilthey bu anlay iinde insan bilimlerini de iki ana dala ayrmtr: 1) Toplumun mevcut durumunun
betimlenmesine kadar gelen tarih aratrmalar; 2) sistematik tin (Geist) bilimleri. Bu balamda bilimsel
gereklere varmak iin nce dzenli kanunlar olan doa inceleniyor, daha sonra da insan, yaama, yani
kendisine dnyordu.[19] Ne var ki Diltheyin dnce sistemindeki en byk sorun da bu ikilemde ortaya
kyordu. nk bylece Kantn monist idealizminden kurtulmaya alrken, Dilthey, Descartesn ruh
ve beden ikilemine dayanan dalist felsefesine kaym grnyordu.
Gerekten de dnrn hi de benimsemek istemedii bu ikilem nasl alacakt? Ve insan bilimlerine
epistemolojik bir temel bulmak iin yaam tecrbesi alan ile hi kimsenin yaamam, hissetmemi
olduu tarih alan arasndaki zorunlu geit nasl salanacakt?[20]
Dilthey bu geidi salamak iin bireysel zne plannda Husserlin niyetsellik (Intentionalitt)
kavramna, tarihsellik ve toplum plannda da Hegelin nesnel espri kavramna bavurmutur. Ve tarih
bilincini bu temeller zerinde aklamaya almtr.
Dilthey, Fenomenoloji ve Objektif Espri
Husserlde temel bir kavram olan niyetsellik kavram bir psikolojik eyi deil, bilinlilik halini,
bilincin fenomenolojik olarak betimlenmesini ifade ediyordu. Buna gre her bilin, bir eyin bilinci; her
davran da bir eye kar davran idi. Bylece niyetsellik psiik deil, dnsel bir e oluyordu.
Bylece psikolojizm alarak salt psikoloji alannn dna klyor, doal nedensellikten yapsal
nedensellie geiliyordu. Yapsal nedensellik ile kastedilen uydu: Bir birey, kiisel varln mevcut tm
koullarn etkisi altnda gelitiriyor ve bylece bir psiik yap oluturuyordu. Hermentik optiinde bu
psiik yap zerk bir stat kazanyor ve yapsal bir yorum konusu haline geliyordu. Bylece bireyin da
vurulmu ifadelerinin (sz, jest, yaz, yz ifadesi vb.) her birinde kendisini bulan ve bunlardan belirleyici
olanlar sayesinde yapsal nedensellie dayanan bir yaam birimi ortaya kyordu. Psiik yapy anlamak
iin de bu yapy oluturan temel eleri saptamak gerekiyordu. te Diltheyin biyografi ve
otobiyografiye ilgisi de buradan kaynaklanmt. yle ki bireyin tarihsel boyutunu en iyi ortaya koyacak
ey onun tm edimlerini aydnlatacak olan yaam yks idi. Ayn ekilde otobiyografide de, yaamn
ak, insann anlama yeteneinin bu yaam zgl koullar iinde meydana getiren eyin ne olduunu
kefetmeye alt bir d olay olarak beliri(yordu). Bu balamda otobiyografi, bellein setii anlaml
(belirleyici) yaam anlar ile balyor ve sonra da isel dnce bunlar tutarl bir btnlk haline
getiriyordu. Ve bylece tarihsel balantlarn aklanmas ileminin yars daha balangta salanm
olu(yordu).[21] Ne var ki yaam znel elerden ibaret deildir ve aklamann bir de br yars vardr;
nk Dilthey, rnein Leibnizin monadlar dnyasnda olduu gibi ie dnk, da alan penceresi
olmayan bir znellikler dnyasna inanmamaktadr ve bu kapal dnyay amak zorundadr. Ksaca,
evrensel tarihi anlamak iin biyografi ve otobiyografinin snrlarn amak, insanlarn tm nesnellemi
edimlerini hesaba katmak gerekmektedir. Her yaam, daha ocukluk yllarndan itibaren kendisini
koullandran saysz enin rn olarak biimlenmekte ve bu btnlk iinde ayrnt oluturmaktadr.
Ayrntnn tam anlamyla anlalmas ise daha nce btnn anlalm olmasn zorunlu klar.
Bu ksr dng nasl alacaktr?
Dilthey, bu ksr dngden kurtulmak iin nce yaam gstergeleri adn verdii eleri incelemi ve
bunlar kategoriye ayrmtr. Bunlardan birincisi kavramlar, hkmler ve dncelerin oluturduu
kategoridir ve bu eler zihin hallerini deil, nesnel durumlar ve nesnel ilikileri aydnlatrlar.
Edimlerden oluan ikinci kategori ise bireylerin niyetlerini aklamaktadr. Nihayet bir de Diltheyin
yaam tecrbesi ifadeleri adn verdii nc kategori vardr ki, insanlarn en ufak jestlerinden,
kendilerini anlattklar szlere ya da sanatsal da vurmalara kadar uzanan bu ifadeler onlar
nesnelletirenleri daha iyi tanmamz salarlar. rnein bir sanat eseri, yaratcsn, bizlere yaam
yksnden daha ok tantr ve psiik hayatmzn bilin tesi varln bu ifadeler sayesinde
aydnlatabiliriz.
Dilthey teorik, pratik ve aklayc (aa karc) olarak adlandrabileceimiz yaam ifadelerini
zmledikten sonra, bunlara zg anlama biimlerini de ortaya koymutur. Bylece dnrmz, ilk
olarak, bir insann iinde yaad toplumda herkesin paylat ve kulland ifadeleri ele alyor ve
bunlarn anlalma eklini basit anlama olarak niteliyor. Basit anlama kolektif plandaki anlam
ortakl ile ilgilidir ve ifade edilen eyle ifadenin kendisi arasnda hibir tereddde yer brakmayan,
rnein bu bir evdir eklindeki ilikiyi ortaya koyan anlama ekli olarak sunulmutur.
Dilthey, basit anlama ile ulalan anlam ortakln aklamak iin, Hegelden esinlenerek, objektif
espri kavramna bavurmutur. Bu kavram, dnre gre, tarihsel olaylar yaam tecrbesini ve
otobiyografiyi aan bir alana tat ve bu alanlar da bilim konusu olduu iin gndeme gelmitir. Bu
balamda Diltheyin objektif espriyi Hegelden farkl bir ierik iinde benimsediini gryoruz. Hegel
objektif espriyi tarihi yaamn hukuki, siyasi ve iktisadi ynleriyle snrl olarak kullanmt; buna
karlk Dilthey kavramn kapsamn din, sanat ve felsefeyi de ierecek ekilde geniletmi ve objektif
espriyi, Hegelin daha ok mutlak espri iin benimsedii ierikte tasarlamtr. Bu anlay iinde,
objektif espri, diyor Dilthey, bireyler arasndaki ortak eylerin anlamlar dnyasnda nesnellemesi ile
ortaya kan ve gemiin bizim iin devaml bir bugn haline gelmesini salayan eitli biimleri
temsil eder. Dilthey bu konuda, rnein, birka sandalyenin bulunduu herhangi bir oda, aa dikilmi
her toprak paras ocukluumuzdan beri bizler iin anlalr eylerdir; diyor; nk ortak amalar tespit
eden, dzen kuran ve deerler tanmlayan insan eilimi her odaya, her kareye bir anlam atfetmitir.[22]
Ksaca basit anlama bizlere ortak yaammz salayan ham bilgileri vermektedir. Bu anlama eklinin
balca aralar empati ve karlatrma yntemleridir.
Anlam ortakl genel olarak gnlk yaamdaki basit anlama ekli iin yeterlidir. Oysa baz
durumlarda u ya da bu nedenle yaam tezahrleri hakknda sorgulamalar, farkl anlaylar ortaya kar ve
bu durumlar da daha st dzeydeki bir anlama eklini zorunlu klar. Burada artk dar bir erevede
zerinde birleilmi ortak anlam yeterli deildir; akla kavumak iin daha st plana ykselme,
genelleme zorunluluu domutur. Dilthey bu ikinci anlama eklini de yksek anlama olarak niteliyor.
Basit anlamada anlam ortakl iin yeterli olan empati ve karlatrma yntemleri artk yksek
anlamada yeterli deildir; bunlarn yerini burada tmevarm yoluyla genel anlamlara ulama abas alr.
Bylece insan bilimleri de bu alanda devreye girer ve her biri kendine zg tutarl bir ereve sunarak
yorum ve anlama farklarn ortadan kaldrmaya alr.
Dilthey baz durumlarda yksek anlamann da yetmediini ve ifade-ifade edilen ilikisini amak,
yaplm (retilmi) eyle, yapclk (reticilik) ilikisine geme gereinin doduunu sylemektedir.
Byle zel durumlarda da nc tip anlama ekli ile karlayoruz. Bu ihtiya ancak psikoloji, empati,
karlatrma ve tmevarm yntemlerinin yeterli olmad durumlarda ortaya kmaktadr. Bu en st
anlay eklinde sz konusu olan ey, Diltheye gre, artk bir yazarn kiiliinin anlama amacyla
yeniden inas deil, retme tecrbesinin yenilenmesi, daha dorusu yeniden retme (yaratma) srecinin
yaanmasdr.[23] Sanat eserlerinin yorumuyla tarih eserlerin yorumu arasndaki fark da burada kendini
gstermektedir. Sanat eserleri yaam dnyasn hayal rn olan, fakat idealletirilmi modellerle
aarken, tarih bilimi yapsal eklemlenmeleri aydnlatarak st bilgiye ulamaya almaktadr.[24] Tarihteki
deerler koyma, hedefler belirleme eklindeki etkinlik sistemi, salt nedensellie dayanan doal sistemden
farkldr. Dilthey bu ikilemi Hegelde mutlak esprinin ilevi olan ve son aamada her trl tekilemeyi
dlayarak esprinin kendisine saydamlamas anlamna gelen tarih bilin esi ile amak istemitir.[25]
Bu perspektifte objektif esprinin figrleri (din, sanat, felsefe, bilim, sivil toplum, yaam tarz ve her
trl insan edimi) tarih bilinci iin kendi kendini tanmann aralar olmaktadr. Bylece Diltheye gre
Hegelin salt entellekte ve kavramsalla dayanan speklatif felsefesini ap, felsefeyi, bilimin yannda
bir yaam ifadesi ya da felsefenin felsefesi eklinde ele almak da mmkn olmaktadr. Ne var ki
btn felsefi ve hermentik inceliklerine ramen, Dilthey, yine de Gadamerin ifadesiyle kendisini
byleyen Kartezyen ikilemden kurtulamam ve insann yaamdan hareket ederek kendini tanmasnn
nasl olup da bilimsel bilgi douraca konusundaki aklamalarnda baarsz kalmtr.[26]
Dilthey: Bilim, deoloji ve Toplumsal Snf Gerei
19. yzyln sonlarnda bilim ve felsefe, doa, insan ve toplumsal yap (ikinci doa) arasndaki ilikileri
anlamaya ve aklamaya alyordu. Romantik akm, Alman Tarih Okulu, neo-Kantizm ve hermentik bu
balamda Diltheyin balca akademik referanslarn tekil ettiler. Dnr ayrca Fransz pozitivizmi ve
ngiliz ampirizmi ile de ilgilenmi ve onlardan da etkilenmiti; fakat asl sorunsal Hegelden beri en
byk tartmalarn oda haline gelen tarihsellik ve tarih bilinci oldu. Bu balamda, Dilthey, Kantn
saf akln eletirisini tarihsel akln eletirisi eklinde dzeltmek ve yenilemek iddiasndayd. Yine de
bu tercihi, dnrn 19. yzyl dncesi iinde kaytsz kalaca tek bilimsel akmn tarih maddecilik
ve sosyalizm olmasna engel tekil etmedi. Dilthey, Marxtan tek satr okumam olmasna ramen
sosyalizmi yadsd; dahas, Nietzsche gibi sosyalizme kar dmanca yazlar yazd. Ve bir yaam filozofu
olarak tarihe derin bir ilgi duymasna ramen, aratrmalarn tamamen teorik ve epistemolojik plana
yneltti. Somut bir tarih aratrma onun ii deildi. Benimsedii akademik misyon, doa bilimlerinin
belirleyici erevesini yadsmadan, insan bilimleri ile tarih-yazcln bilimsel bir temele oturtmaya
almak oldu. Ona gre bilim, doa, insan ve toplum eklindeki temel e arasnda bir sentez
gerekletirmeliydi.
Dilthey insan yaam tecrbesi erevesinde deerlendiriyor ve bu planda psikoloji ile hermentie
dayanyordu. Bu konuda Schleiermacheri izlemi, fakat onun doa bilimleri statsnde dnd
psikolojiyi, betimsel ve analitik psikoloji olarak yeniden yaplandrmt. D dnyay ve toplumsal
birimleri ise kendi sisteminde Hegelin mutlak esprisinin yerini alan objektif espri iinde
zmleyebileceini dnyordu. Objektif espri insanla ilgili nesnellemi tm eleri kapsyor ve
farkl statde anlama, yorumlama ve aklamalara malzeme tekil ediyordu. nsan bilimlerinin
alan Diltheyin kltr sistemi ve toplumun dsal rgtlenmeleri eklinde iki balk altnda toplad
yaplard. Bunlardan kltr sistemleri insanlarn baz amalar gerekletirmek iin, bilerek ve isteyerek
bir araya gelmeleri, i birlii yapmalar ile oluuyordu. Bu amalar evrensel boyutlu idiler ve iktisat,
siyaset, sanat, din vb. gibi her trl alan kapsyorlard. Buna karlk dsal rgtlenmeler aile ve devlet
gibi yerel ve devaml kurumsal yaplardan oluuyordu. Bu yaplarda, baz srekli nedenler bir ksm
insann iradesini bir btn tekil edecek ekilde birbirine balyordu.[27] Diltheyin bu ayrmdan hareket
ederek iaret ettii gibi, Aydnlanmac dnrler daha ok evrensel boyutlu kltr sistemleri zerinde
durmu, fakat bu yaplarn gerek hayattaki yerlerini abartmlard. Buna karlk Tarih Okulu da organik
yaplar n plana karm ve aile, devlet gibi kurumlar doal kanunlar balamnda aklamaya
almt. Oysa Dilthey bu iki yaklam da yanl buluyor, bunlar uzlatrc bir nc yol aryordu.
nk insan tarihsel bir varlkt ve maddi dnyann bir paras olmasna ramen bnyesinde doa
kanunlarn aan bir taraf vard. Ve bu durum insan bilimlerini doa bilimleri karsnda greli bir
bamszlk statsne sokuyordu.
Bu ikilem nasl alacakt?
Dilthey bu iki alan yaamn btnn kapsayan ve yapc btnleme (Wirkungszusammenhang)
adn verdii grnte daha tarafsz bir kavramla birletirmek istemitir. Dnre gre yaamn
tarihsellii, doal ve ereksel zmlemelerden nce, etkinlik ve yapclk terimleriyle kavranabilirdi.
Dilthey tarihi yapan elerin bu kavramdan hareket edilerek anlalabileceini ileri srmtr. Burada
tm tarih-yazclnn karlat temel soruyla karlayoruz: Gerekten de, Diltheye gre, tarihin
yapc unsurlar neler ve/veya kimlerdi?
Dilthey tarihin yapc unsurlar olarak deer ve anlam reten ve baz ortak amalar gerekletirmeye
ynelik yapc btnlemeleri iaret ediyordu. K. Flasch dnrn burada daha ok ulus olgusuna
gnderme yapt kansndadr.[28] Gerekten de bu kavram Diltheyin kendi yaam tecrbesinde sk
skya sarld Alman milliyetilii balamnda daha net bir anlam kazanyor. Diltheyin bir ama
etrafnda btnlemi bir organ eklinde tasavvur ettii millet olgusu, dnrn toplumsal snflar
dikkate almayan kuramna da daha ok k tutmaktadr. Akademik misyonunda isel hayatn anlama
ilevi ile dsal hayatn aklama ilevini bir trl birletiremeyen ve yaam tecrbesine ncelik
veren dnr, kamusal hayatnda da II. Wilhelmi ycelten bir ideolojinin tayclarndan biri olmutu.
nsan bilimlerine temel yapt psikoloji ve tekinde kendini arama (empati) yntemi kendisini bir ksr
dng iine sokunca tarih bilincine ve aristokratik yaratma fikrine sarlm ve bilimden tarih
felsefesine kaymt.[29] Filozof, diyordu, tarih izlerden oluan ham madde zerinde tarihinin yapaca
ilemleri bizzat kendisi yapmaldr; ayn zamanda bir tarihi olmaldr.[30] Oysa nerdii yntemle,
kendisi, bir tarihi deil daha ok bir ideolog oldu ve mevcut dzeni korumak iin din inanlar dahi
seferber etmeye alt. Wilhelm Almanyasnda Diltheyin ideolojik ilevini K. Flasch u satrlarla
betimlemitir: Dilthey tarafndan kesin bilim olarak kabul edilen insan bilimleri, Wilhelm
mparatorluunun istikrarn ve hegemonyasn salamak iin sekinleri eitmekle ykmlyd. Dilthey
egemen snfn tm gcyle hkm srebilmesi iin bir inana sahip olmas gerektiini iddia ediyordu
() Kltrl insanlar arasnda inan kaybolursa, diyordu, o zaman sosyal-demokrasi (Alman i
Partisi, T. T.) hakl kar.[31] Ayn paralelde Slavlarn barbarln vurguluyor, antidemokratik,
antifeminist fikirler ileri sryordu.
Diltheyin akademik almalarnn ideolojik bir misyonla rtmesini dnrn salt snf konumu ve
snf karlaryla aklamak herhalde yeterli olmayacaktr. Bu konuda yaplan yorumlarda Alman
niversitesinin gelime ekli ve yaratt mandarinlik gelenei de sk sk analize katlan bir e
olmutur. Gerekten de 19. yzyln balarnda bir Aydnlanma kurumu olarak yaratlan Berlin
(Humboldt) niversitesi, ilk modern niversiteyi tekil etmi ve bu niteliiyle de tm Avrupa lkelerine
rnek olmutu. Ne var ki kapitalizmin yeterince gelimedii, feodal-aristokratik elerin baat olduu bir
ortamda, bu niversite, toplumun ilerisinde bir kurum hviyetine brnm ve bir lde kendi
baarlarnn esiri olarak Alman milliyetiliinin kuramsal temellerini de retmeye balamt. Akademik
mandarinlik gelenei de bu gelime iinde dodu ve giderek Alman stnlnn arac haline geldi. Bu
gelenei ve yaratt krizi inceleyen F. K. Ringer, kapitalist dnyann smrgecilik yarna ve sonunda da
savaa srklendii 1890-1920 dnemini kltrel kriz yllar olarak niteliyor. Diltheyin, 1911de lene
kadar, Berlin niversitesinde, bir zamanlar Hegelin bakanlk yapt krsde ders verdii bu dnem,
ayn zamanda dnrn sistemini tamamlad ve tezlerini yayd yllar oldu. Ringer, bu dnemde
Alman profesrlerinin manevi liderlik ilevlerini bir yana brakarak, Wilhelm Almanyasnda
grltc ve saldrgan bir ekilde gndeme gelen yeni realizme kendilerini kaptrdklarn yazyor.[32]
Bu gelenek iinde tarihilik de, 19. yzyln byk ksmnda Alman tarihilerin baretmeni olan
Rankenin etkisi altnda siyasi ve askeri tarihilik snrlarn aamamt. Toplumsal tarih, diyor Ringer,
mandarinlerin gereklik anlayna zellikle uymuyordu; nk bu, onlarn kltrel misyonla ulusal
btnl tek yanl olarak zdeletiren entelektel liderliklerine tehdit tekil ediyordu.[33] 1860larn
liberal mandarinliinin (Bildungsliberalismus) devam olan bu akm materyalizmden nefret ediyor ve
kendisini bir eit ruh aristokrasisi (Geistesaristokratie) olarak gryordu.[34] Dilthey de bu ortamda
yetimi; bu ortamn egemen deerlerini paylam ve eserleriyle onlara daha bilimsel dayanaklar
bulmaya almt. Ne var ki temel dayanak yapt yaam tecrbesi insanlarn maddi yaama koullarn
yeniden retmek iin kurduklar retim ilikilerini ve sosyal snf gereini dikkate almyordu ve sonu
olarak da Dilthey, tm abalarna ramen, sistemine inandrc bir btnlk salayamad. Dnr bu
btnl felsefede aram, fakat bilimi ve deerleri tarihselletirdii lde felsefeyi de
greselletirdii iin bu aray anlamsz hale gelmiti.[35]
20. yzyln balarnda Max Weber Batl toplumlarda gelien i blmne iaretle, Artk hi kimse,
tam bir uzmanlamaya dayanmadan bilim alannda yetkin bir eyler yaptndan emin olamaz diyordu.[36]
Tm dnce hayat boyunca tarihsellikle bilimsellii badatrmaya alan Diltheyin kendisi de her
disiplini gettolatran bu uzmanlama yarnda tarihi olarak deil, filozof olarak yer ald. Fakat ada
felsefeyi de tarihsellik ve tarih bilinci konularnda etkilemekten geri kalmad. Bu etki daha ok 20.
yzyln en nl filozoflarndan Heidegger kanalyla gerekleti ve Diltheyin zleminin tam aksine
tarihle felsefeyi kesin izgilerle ayrd.
Heidegger, Varlk Felsefesi ve Tarih
Husserlin kmaz ve Ontoloji
19. yzylda bir yandan doa bilimlerindeki gelimeler, te yandan da insan bilimlerinin felsefeden
koparak zerklemesi, evrensel gerekleri temellendirme iddias tayan felsefenin stn statsn
sarsmt. Sorun, Kanttan beri inandrc bir zme kavuturulmam olan bilgi kuramnda
dmleniyordu. zne-nesne ilikilerinde zneye ve akln kategorilerine ncelik veren Kant aslnda bu
ikilemi aamamt. Kant zneyi ikili bir konumda ele alm ve evrenin kurucusu olarak akn-egoyu
kabul etmesine ramen bu evren iinde bir de ampirik egoya yer vermiti. Nesnel dnyann bir paras
olan ve onun kanunlarna tabi olan ampirik ego akn egodan kopuktu. 19. yzyln ikinci yarsnda neo-
Kant filozoflar bu ikilemi nce deer ilikileri, daha sonra da Diltheyin at yolda psikoloji ve
hermentik sayesinde amaya almlar, fakat baarl olamamlard. Hatta Dilthey, bu amala, o srada
bir doa bilimi eklinde dnlen psikolojiyi yeniden yaplandrmaya alm ve betimleyici ve
analitik bir psikoloji tasarlamt. Daha sonra Husserlin k noktas da fenomenolojinin nclerinden
biri olarak grd Diltheyin bu giriimi oldu. Esprinin en byk bilginlerinden biri olan Dilthey,
diyordu Husserl, yaamnn tm enerjisini doa-espri ilikilerini aydnlatmaya, betimsel ve analitik bir
psikolojiyle tamamlanmas gerektiini dnd psiko-fizik psikolojinin nasl ilediini aklamaya
yneltti. Windelband ve Rickertin abalar da maalesef arzu edilen sonular vermediler.[1]
Husserlin bu itiraz aslnda doal psikolojinin yannda bir de betimsel psikoloji yaratma abasna kar
deildi. 19. yzyln byk bir ksm doa bilimlerinin yan sra onlarla ayn statde bir psikoloji bilimi
kurma abalaryla gemiti. Husserlin itiraz, ister doac ister betimsel nitelikte olsun btn bu
abalara, yani tm modern psikolojiye doac, daha dorusu fiziksel n yarglarn egemen olmasyd.
Ksaca Husserlin gznde betimleyici ve analitik psikoloji de, tm iddiasna karn, son tahlilde
natralist temelli olmaktan kurtulamamt. Oysa Fizik ilmi gibi fen bilimi statsnde bir psikolojiden
sz etmenin bir samalk olduu artk bizim iin ok ak bir eydir diyordu Husserl.[2]
O halde ne yapmalyd?
O halde bilimleri temellendirme giriiminde psikolojiyi bir yana brakmak, tekrar felsefeye dnmek ve
felsefeyi fen bilimlerine zg kesinlie kavuturmak gerekiyordu. Kantla beraber teolojiye kar zafer
kazanm olan felsefenin karsna bu kez de psikoloji kmt; imdi de onu yenmesi gerekiyordu. Ne var
ki felsefeye de artk Kantn ve Alman idealizminin a priori kategorileri ile dnmek mmkn deildi. Bu
dnceyle, Husserl, felsefedeki yeniden yaplanmay gerekletirmek iin Descartesa ve onun
Cogitosuna bavurdu ve Fransz filozofun giriimini radikalletirdi.
Descartes, modern felsefeyi, bildii her eyden phe ederek balatmt. Yaklak yz yl sonra
Alman filozofu E. Husserl de temel eserine Descartes verek balad ve kendi felsefesini de bir eit
neo-Kartezyanizm olarak adlandrd. Husserle gre gerekten filozof olmak isteyen herkesin,
hayatnda tek bir kez, iine kapanmas ve kendi benliinde o ana kadar kabul edilmi tm bilimleri
dlayarak onlar yeniden kurmay denemesi gerekiyordu.[3] Descartesn Cogito ergo sumu bu yzden
mutlu bir giriimdi; fakat ne yazk ki Fransz filozofu bu giriiminde yeterince radikal olamam ve akl
zamannn her trl n-kabulnden temizleyememiti. Ve Husserlin Descartesda n-kabul olarak
niteledii doktriner temel de Fransz filozofun, geometri veya daha dorusu matematie dayanan fizii
bilimsel ideal olarak benimsemesi olmutu. Yani Descartes her eyden phe ederken ana damgasn
vuran Galile fiziinden de phe etmeyi unutmutu. Oysa Husserl felsefesi bilinci tamamen boaltyor ve
bata geometri olmak zere tm bilimlerin temellerini her trl a priorinin dnda sorguluyordu. Ksaca
bilin tamamen bo bir kalpt ve tek bana hibir ey ifade etmiyordu: Bilin ancak bir eyin bilinci
olabilirdi. Husserl bilincin temel yaps olarak niyetselliki (Intentionalitt), yani ancak baka bir eyle
birlikte ve onun bilinci olarak var olabilme niteliini vurgulamtr.[4]
Husserl, Descartesdaki gibi matematik-fizie, ya da Kanttaki gibi akln a priori kategorilerine
dayanan bir felsefeyi deil, kesin bir bilim statsnde yeniden yaplandrmak istedii bir felsefeyi
hedeflemiti. Gerekten de daha 1911de kesin bilim (strenge Wissenschaft) olarak ilan ettii felsefeye
zel alan olarak da mutlak egemen bir bilincin saf baklarna ak bir zler dnyas atfediyordu.[5]
Buna ulamann yolu ise nce tm bildiklerimizi parantez iine almak (poch) olacakt.[6] Bu ilem ile
filozof, araya metafizik eler sokmadan, yaamla dnyay, znelerle nesneleri dorudan buluturmak
istiyordu. Ne var ki parantez iine alnan dnya zamansallktan da koparlyor ve hibir eyin cereyan
etmedii, hibir eyin acil olmad, fakat her eyin aydnlanmas gerektii ve aydnlanabilecei bir
dnya haline geliyordu.[7] Ve yle grnyor ki hem bu dnyann iinde hem de dnda yer alan
fenomenolog da zaten her eyi nceden biliyordu.
Husserl parantez iine alnacak bilgi ve duygu dnyas iin yaam dnyas (Lebenswelt) kavramn
nermitir. Sisteminin anahtar kavramlarndan biri olan yaam dnyas ile dnrmz aslnda somut
olarak neyi ifade ediyordu? Hemen syleyelim ki yaam dnyas sonunda Husserlin de zemedii bir
ikilem zerine kurulmutu. lke olarak, bu kavram, bireylerin ilk ve herkes tarafndan paylalan bilin
hallerini (Doxalar) ieriyordu. Ne var ki her ego, bu bilin hallerine kendi konumundan, kendi
perspektifinden ulayor ve bylece ortaya oulcu bir yap kyordu. Bu durumda her bilgi-duygu
konusu da nesnelerin kendisi olmaktan kyor, konumlar ya da kontekstleri haline geliyordu.
rnein bir nesne, zneye soyut ve kavramsal bir btnlk iinde deil, belli bir konumda, bu konuma
gre biimlenmi anlamlar, klar, renkler vb. demeti iinde grnyordu. Ksaca yaam dnyas
znelere ve perspektiflere gre deien oulcu bir dnya idi ve gzlemci (ya da fenomenolog), tekil
dnyaya bu farkl pencerelerin oluturduu oulluk iinde tmevarm yntemini uygulayarak ulayordu.
Bu sreci aklarken, bu dnyada gerekten ne yapyoruz? diye soruyor Husserl ve u yant veriyor:
Yaptmz ey, kesin olarak, sonsuza yaylan bir ncelemedir. Her yaam, tmevarm da
diyebileceimiz bir ncelemeye dayanyor. Var olmak konusunda, en basitinden balayarak her tecrbede
ulalan kesin kan, zaten bir tmevarmdr.[8]
Kukusuz insanln geliiminde gnlk hayatn basit, kendiliinden tmevarm uygulamalarndan bilim
yntemi olarak kullanlan tmevarma geilmiti ve dnya belli bir tarihten itibaren matematik bir dnya
olarak alglanyordu. Fakat bu durum, yaam dnyasnn, teorik ve pratik tm sorularmz sorduumuz,
her eyi hissettiimiz, zaman ve meknda somutlam her eyi ieren bir dnya olmasna engel tekil
etmiyordu.
Husserl fenomenolojisini Kanttan ayran nokta uydu: Kantta akn ego ile ampirik ego birbirinden
kesin hatlarla ayrlmt ve insann biyolojik varl maddi dnyann (Numen leminin) bilinmezleri
arasndayd. Oysa Husserlde bu iki ego birbirine isel ilikilerle balanyordu. Her birey bir yandan
yaam dnyas iinde konumlanm iken, te yandan da bir eit akn egoyu kendinde tayordu. Yani
yaam dnyasn fenomenolojik paranteze alarak (poch) d dnyann varl konusundaki egemen
felsefi yarglardan kopabiliyor ve bir ilk-ben (Ur-Ich) olarak olgular ilk bilince ulatklar ekilde
inceleyebiliyordu. Bylece Kantta tekil bir konumda olan akn ego Husserlde oulcu bir yap
eklinde karmza kyordu. Oysa glk de buradayd ve u soru yantlanamyordu: Devaml yaam
dnyasnn snrlar iinde bulunan bireysel ego nasl olup da ayn zamanda bu yaam dnyasn
btnl iinde kuran ve evrensel geerliliini salayan bir ilk-ben ya da akn-ego olabiliyordu?
Bu soruyu Husserl de yantlayamamtr ve Habermas, dnrn bu teorik kmaz itiraf eden u szlerini
naklediyor: Hem dnyay kuran, hem de bizzat bu dnyaya uyumlu bir znellik olan insanlk ne
olabilir?[9] Bylece filozofun son yazlarndan birinde de ifade ettii gibi, felsefeyi kesin bilim yapma
amac bir rya gibi sona eriyordu.[10]
Husserlin rencisi Heidegger bu ksr dngden insanln oktandr unutmu olduu varlk
sorununa (ontolojiye) dnlerek klabileceini ileri srm ve temel eserini bu konuya ayrmtr.
Heidegger, Var Olmak ve Zaman
Dilthey insan bilimlerini yaam tecrbesi (Erlebnis) kavramyla betimsel psikoloji temeline
dayandrmaya almt. Husserl ise felsefeyi n plana kararak yaam dnyasn (Lebenswelt) akn
bilinin sorgulamasna konu yapm ve bu ekilde gelitirdii bir bilin felsefesini kesin bir bilim
statsne kavuturmak istemiti. Heidegger her iki dnrden de etkilendi; fakat bilin felsefesini ve
doac zaman anlayn varlk kuram (ontoloji) temelinde amaya alt.
Var olmak ya da olmamak; ite sorun bu! Aslnda Heideggerin temel sorusu da, eklen, drt yz yl
nce Hamletin sorduu sorudan farkl deildi. Ne var ki, Heideggere gre, olmakn gerek anlam
Sokrattan beri unutulmu ve varlk sorunu o tarihlerden itibaren artk hep metafizik kavramlarla
tartlmaya balanmt.[11] Bunun nedeni uydu: nsanlar yaamlarnda devaml olarak olmakla (Sein)
deil, olanlarla (Seiende) kar karya idiler ve gerek ham (sezgisel) bilgilerimiz, gerekse bilimsel
nitelikteki bilgilerimiz olanlar dnyasyla ilgiliydi. Ksaca szn ettiimiz, dndmz, karsnda
u veya bu ekilde tavr aldmz her ey, ne olduumuz ve nasl byle olduumuz, btn bunlarn hepsi
olan idi.[12] Husserl fenomenolojik parantez iine ald bu dnyay her egoya akn bir perspektif
atfederek amaya alm, fakat baarya ulaamamt. Heidegger ise felsefenin sarslm statsn
tekrar stn klmak konusunda Husserl ile ayn fikirde olmakla beraber, bu sorunu, olanlar dnyasnda
ok zel bir yer igal eden insann konumunu sorgulayarak zmek istemitir. Filozof bu sorgulamay
felsefesine temel tekil eden yeni bir kavramla yapmtr. Bu kavram Dasein kavramdr. O halde biz de
aklamalarmza Dasein kavramyla balayabiliriz.
Gerekten de Dasein nedir?
Szck, anlam itibariyle Dasein, orda-olmak (Da/orda, Sein/olmak) anlamna gelir. Bu kavram
felsefe dilinde daha nce de Feuerbach tarafndan insan varl anlamnda kullanlm ve yabanc
dillere de bazen bu ekilde evrilmiti. Oysa Heideggerin dorudan insan ya da insan varl gibi
bir terimi sememi olmas, dnrn felsefe planndan antropoloji planna kaym olma gibi bir izlenim
verme korkusundan kaynaklanmaktadr. Antropoloji bir bilim daldr; oysa Dasein bilimi aan, bilimi de
temellendiren bir felsefenin (Heideggerin ontoloji kuramnn) anahtar kavramdr.
Heidegger, bilimi, birbirlerini temellendirerek birbirlerine balanm olan doru nerilerin
oluturduu bir btn olarak tanmlyor ve bilimleri Daseinn (insann) davran biimleri olarak
sunuyor.[13] inde yaadmz, bilimler araclyla anlamaya altmz dnya olanlar dnyasdr ve
Dasein hem nesnel dnyann (Olmakn) bir paras olma, hem de onu aan bir zellie sahip olma gibi
ikili bir yap arz etmektedir. Dasein ayrt eden ey, diyor Heidegger, ontolojik olmasdr.[14] Bu
ifadede Heideggerin felsefesine temel tekil eden ontik-ontolojik ayrm ile karlayoruz. Dasein,
varlk felsefesinde olanla olmakn, ontikle ontolojikin buluma noktasdr.
Heideggere gre Platon ve Aristodan beri olanlar (Seiende) dnyasnda yayoruz ve olmak
(Sein) unutuldu. nk filozoflar olmak ebed-mddet, lmsz bir tz olarak dnyorlard ve
bilimsel rasyonalite de bu temel zerine kuruldu. Oysa Dasein lmcl idi ve Heidegger temel eserinde
gelitirdii zmlemede (Dasein analytik), Daseinn asli nitelii olarak lmcl olmay (Sein zum
Tode) vurgulamt. Bylece Dasein, evrene, fiziin soyut ve llebilir zamansallk anlayn aan asli
bir zamansallk kavram sokuyordu. Dasein olarak adlandrdmz olan (Seiende), diyor Heidegger,
zamansallk olarak ortaya kyor.[15] Zaten dnr de nl eserine, bu nedenle ve ontolojisini
zetleyecek ekilde, Olmak ve Zaman adn vermemi miydi?
Heideggerde Dasein kavram, 1920lerin Almanyasnda, sistemini egemen felsefe anlaylarndan
ayran ve ona felsefe dnyasnda r ac bir nitelik kazandran bir ara izlenimi vermitir. Gerekten
de Heidegger varolu felsefesini bir yandan Husserlin yaam dnyasna, te yandan da neo-Kantlarn
ve Diltheyin deer ve yaam felsefelerine kar gelitirmiti.[16]
Heideggerde Dasein analizi, gndelik yaam (Alltglichkeit) sorgulama ve bu alanda geerli kabul
edilen yorumlara (bilim adamlarnn ve tarihilerin yorumlarna) kar varoluun gerek anlamn ortaya
koyma hedefine ynelikti. Aslnda bu gndelik yaam dnyas asli (authentisch) dnya deildi. Gerek
niteliini unutmu, gndelik hayatn ak iinde yabanclam sradan insanlarn (das Man) dnyas idi
ve bu dnyada insanlar belli bir evrede (Umwelt), baka insanlarla beraberlik iinde (Mitsein)
yayorlard. Heidegger bu dnyay asli (ontolojik) varolutan ayrarak ontik dnya olarak
adlandrmtr. Bylece, dnrmz Daseini, asli saymad tarihi ve toplumsal yaam iinde aklama
abasna girimez ve daha ok Dasein yapsnn ynn aydnlatmaya alr. Ona gre Dasein
ontolojik adan karmza varolu (Existenz), sahtelik (Faktizitt) ve d (Verfall) ekillerinde ortaya
kyordu.
Heidegger, Dilthey ve Yorck
Heideggerin Dasein zaman ve tarihsellik balamnda yorumlayan analizinde Dilthey okumalarnn,
zellikle de Kont Yorckun Diltheye ynelttii eletirilerin nemli bir pay olmutur.[17] Dilthey,
Heideggerin ifadesiyle, abalarn insan varln btnsel bir olgu eklinde sunacak bir psikoloji
gelitirmeye adamt (italikler Heideggerin).[18] nerdii betimleyici ve analitik psikolojide, yaam,
insan bilimlerinin hem nesnesi hem de znesi olduu iin, Dilthey, ann bilimlerinin nasl
temellendirildii konusu ile de ilgilenmiti. Ne var ki, Heideggere gre, Diltheyin asl amac bilgi
kuram ve insan bilimlerinin lojii deildi; kurmaya alt psikoloji sadece psiiin pozitif bilimini
yetkinletirme hedefine ynelikti.[19] te Yorckun eletirisi de tam bu noktadayd: Ona gre Diltheyin
almalar ontik ile tarihsel arasndaki tr farkn yeterince ortaya koymuyordu (s. 465).
Heidegger, Kont Yorckun Diltheye eletirilerinden uzun alntlar yapmtr. Kendisinin de paylat
bu eletirilerde, Yorck von Wartenburg, bilim adamlarnn zamann gc karsnda, Fransz Devrimi
yllarnda en kltrl Franszlarn devrime kar takndklar tavra benzer bir tavr takndklarn sylyor
ve modern insan, yani Rnesanstan beri var olan insan, diyordu, bana gre gmlmeye hazr bir duruma
geldi. Ne var ki Kontun Heideggeri daha da ok ilgilendiren fikirleri, ilerleme ve modernizm kart bu
dncelerden ziyade insan varlnn zamansall ile ilgiliydi: Tarihin bilinmesi, diyordu Kont, en iyi
ksm itibariyle gizli kaynaklarn bilinmesidir (s. 466). Heidegger de ayn ynde gemi,
bildiklerimizden deil, unuttuklarmzdan oluur diyecektir.
Kont Yorck, Diltheyi olduu gibi, Tarih Okulunu, Rankeyi ve filologlar da sadece grnenlerle
(Heideggerin dilinde olanlarla) uramakla, ze inememekle eletirmitir. Kat filologlar, diyordu
Kont, tarih-yazcln bir antika kutusu gibi anlyorlar; dokunulacak bir eyin olmad, ancak canl bir
psiik deiimle varlacak yerlere bu beyler admlarn atmyorlar. Bylece en derin benliklerinde doa
bilimcileri olarak kalyorlar (s. 465). Heidegger, Yorckun tarihin olabilirlik eklindeki temel
niteliine, bizzat Daseinn varln tanmas sayesinde nfuz ettiini sylyor (s. 466). Yorck gerekten
de bir varlk felsefesinin snrlarna gelmi, fakat orada durarak, Diltheye unlar sylemiti: Mademki
felsefe yapmak, yaamaktr, bence korkmaynz! bir tarih felsefesi vardr. Kukusuz bu felsefe, imdiye
kadar bu ad altnda ortaya konmu olan ve sizin de yadsnamaz ekilde hesaplatnz felsefelerden
tamamen farkldr. Bu ana kadar ortaya konulan sorun yanl bir sorundu, fakat bu sorun farkl biimde de
konulabilir. Bunun iindir ki artk tarihsel olmadka reel felsefe de olmaz (s. 467).
Kont Yorck, yaam felsefesinin temel amacn ve snrlarn ortaya koymu, oradan varla alan kapy
aralamt; Heideggere de artk bu kapy zorlamak ve Kontun amacn radikalletirmek kalyordu.
Bunun iin yaplacak ey ise, ontik ile tarihseli, sayesinde kendilerini karlatracamz ve
farkllatracamz daha temel bir birime balamak olacakt (italikler Heideggerin) (s. 468). Bu
temel birim de Olmak/Var olmak (Sein) idi. Bylece, Daseinn zamansal analizi, Diltheyin eserine
hizmet etmek iin, Yorckun esprisiyle donanmak gereiyle karlayordu (s. 469). Heideggerin yapt
da buydu.
Heidegger Olmak ve Zaman balkl temel eserinden sonra Dasein analiziyle ilgili alan terk etmi,
almalarn olmak tarihi ynnde srdrmtr. Kendi terimleriyle olmak sorunundan (Seinsfrage),
olmakn tarihine (Seinsgeschichte) gemitir. Fakat filozofun dncesinde bir dnm (die Kehre)
tekil eden bu deiiklii sorgulamaya gemeden, Heideggerde temel kavram olan olmak kavram ile
ilgili bir parantez amann yeri gelmi bulunuyor.
Heidegger ve Olmak: Yeni bir Kutsallk (m?)
Heidegger, Alman felsefe geleneinde ok sk rastland gibi, felsefeye ilahiyattan gemi ve dinden
uzaklamt. Dnr, niversite yllarndan sz eden bir yazsnda, ilahiyat rencisi iken temel felsefi
inancnn Aristocu skolastik felsefe olarak kaldn yazmtr.[20] Ayn anlarda, matematikten ald
zevkin kendisinde tarihe kar yaratt antipatiyi de ancak Hegel, Fichte, Rickert, Dilthey okumalar
sayesinde yok ettiini anlatr. Ne var ki Heideggerin tarih anlay allm tarih anlaylarndan
tamamen farkldr; stelik dnr bunlar bir yabanclama tarihi olarak kmser. Heideggere gre
tarih, ancak Daseinn lme koan zamansall iinde yazlabilecek bir Olmak tarihidir ve bu
balamda Olmak aray da deta yeni bir kutsallk, yeni bir Allah aray armlar yapar. Burada
iaret edelim ki Heidegger, felsefe ateisttir dese de, Kant gibi Allah bir postla olarak kabul ediyor
ve bir kurtarc olarak dnyordu. 1966 ylnda, Der Spiegel dergisiyle yapt vasiyet niteliindeki
syleide, Felsefe, dnyann bugnk durumunda dorudan bir deiiklik yapabilecek bir ey deildir;
demiti; bu, sadece felsefe iin deil, her trl insan dncesi ve abas iin de geerlidir. Bizi ancak bir
Allah kurtarabilir. Tek kurtulu yolumuzun, bu k dneminde dnce ve iir yoluyla Allahn tezahr
ya da yokluu iin hazrlanmak olduunu dnyorum.[21] Unutmayalm ki Olmak ve Zaman balkl
eseri de, Gadamerin ifadesiyle, lme doru yrye varoluu bir ar olarak en byk etkiyi
ilahiyatlar zerinde yapmt.[22]
Btn bunlarla unu anlatmak istiyoruz: Heideggerin ontolojisi, kutsallatrlm, bir eit Allah yerini
tutan bir Varlk fikrine dayanmaktadr ve bunun son derece nemli sonular bulunuyor. yle ki Varlk
karsnda bylenmi bir filozofun ince ve byleyici analizleri, aslnda, insanlarn etleriyle ve
kemikleriyle var olma kavgas verdikleri reel dnyaya yabanc kalmaktadr. Dahas, Heideggerin
felsefesindeki varlk aray bu dnyada olup bitenlere youn bir kmseme duygusu telkin ediyor.
Nitekim rencileri arasnda, dnrn hareket noktasnn aslnda reel dnya karsndaki bu kmseme
duygusu olduunu iddia edenler dahi olmutur. rnein J. Hersche gre, bu kmseme, sradan, ortak,
genellikle kabul gren eylere, rasyonellie, kurumlara, kurallara ve hukuka kar iddetli, tutkulu ve
takntl bir hafifseme idi () Sonu itibariyle de, global olarak, demokrasi, bilim ve teknik eklinde
ynde kristalize olmu Bat uygarlnn hafifsenmesi idi.[23] Bu noktaya ilerleyen sayfalarda tekrar
dneceiz.
Heidegger Olmak ve Zaman yazdktan sonra aratrma alann deitirdi ve Dasein zmlemesini bir
yana brakarak varln tarihini yazmaya balad.
Dasein Analizinden Olmak Tarihine
Heidegger, 1937 ylndaki bir dersinde, dncesindeki yol ayrmndan (die Kehre) sz ederken bunu
ayn zamanda Dasein analizini tamamlama olarak nitelemiti. Bu dnmle, filozof, insan Olmak ile
ilikisi iinde zmlemekten, Olmak insan ile ilikisi iinde zmlemeye geiyordu.[24]
Heidegger iin Olmakn tarihi, bilimsel olarak kabul edilen tarih-yazclndan tamamen farkl idi.
Tam tersine aslnda metafizik temelli olan tarih-yazcl, varln asli tarihini (onto-historial
anmsanmasn) perdeliyordu. nsanlar tarihi sadece tarih bilimi asndan tanmak istedikleri ve
tandklar, tarih bilimi de gemii yaanan an asndan ele ald ve aklad iin, diyordu filozof,
bizzat Olmak tarihinin anmsanmas da her eyden nce kendisini yle gsteren kavramlar tarihinin
himayesinde, stelik eksik ve tek yanl bir tarih olarak kalyor.[25] Ksaca, var olmak, insan varlndan
bamsz olduu gibi, var olmak tarihi de gerein tarihi olarak insanln mevcudiyetinden bamszd.
Var olmann tarihi, diyor Heidegger, ne insan tarihi, ne insanlk tarihi, ne de insann olanla ve
olmakla ilikisinin tarihidir. Var olmann tarihi bizzat var olmaktr ve baka hibir ey de deildir.
Bununla beraber, Var olmak (Sein), gereini olanda (Seiende) temellendirmek zere insan varlna
gereksinim duyduu iin, insan, var olmak tarihine karyor; fakat bu karma, hibir zaman insann zn
var olmakla ilikisi iinde stlenmesi ve bu ilikiye uygun olmas tarzlarndan baka bir ey olmuyor.
[26] Btn bu aklamalar Heideggerin optiinde Eski Yunan felsefesinden Hegel ve Nietzscheye kadar

uzanan felsefe tarihinin niteliini ve snrlarn da ortaya koyuyor.


Heidegger olmak tarihine Eski Yunandan beri insanlk tarihini biimlendiren rasyonel dnceden
farkl bir dnme (Denken) aray ile eilmitir. Ona gre Olmak unutmu olan Batl insan,
Olanlar leminde yanlg iinde yayordu. Kkeni Platon ve Aristoya kadar giden metafizik dnce
Batl Lojik ve Gramer trleri ile erken tarihlerde dili kontrol altna alm[27] ve tm kavram ve
szcklere metafizik bir anlam yklemiti. O kadar ki Aydnlanma andan itibaren metafizie sava
am filozoflar dahi donmu kavram ve anlamlarn saptrc sultasndan kurtulamamlard. Bylece
ortaya kan Bat metafizii kendi iinde de zerk bilim dallarna ayrlmt.[28] Bu bilimler
aratrmalarn kendi konular ve ncelikleri balamnda gelitirdikleri temel kavramlarla
(Grundbegriffe) yapyorlard.[29] Heideggerin verdii rneklerle, doa bilimlerinin temel kavram
g, tarih bilimininki uygarlk, hukuk bilimininki kanun idi. Oysa btn bunlarn altnda da asli
dnme tarzna zg temel kavramlar (Grund-Begriffe) yatyordu.[30] Tm bilimlerin teknik
organizasyonu ise, yerlemekte olan dnya uygarl iinde, sibernetik modeli zerine kuruluyordu.[31]
Olmak dnyasn bilimler ve sibernetik araclyla anlamak mmkn deildi. nk Heideggerin
arpc formlyle, bilim dnmyor; yani Olanlar dnyasyla snrl kalan bilimin Olmak dnyasna
nfuz etme gibi bir iddias bulunmuyor.[32] Oysa dnre gre bilimler asndan bu bir avantajd; nk
bu sayede, bilimler, aratrma yntemlerine yant veren nesneler dnyasna alabilme olana
kazanyorlard. Heidegger bu artc nerileri kendisi de ok edici buluyor ve brakalm bu neri ok
etsin, diyor; ayrca bununla da yetinmiyor, ikinci bir ok edici neri daha ileri sryor. imdi, uzunca
da olsa, Heideggerde felsefe-bilim-dnce ilikisini aklayan bu neriyi olduu gibi alntlayalm:
nsann yapt ya da yapmaktan kand her eyde olduu gibi, bilim de dnmeden hibir ey
yapamaz. Ne var ki bilimin dnceyle balants ancak bilimlerle dnce arasndaki uurumun gzle
grnr olduu ve aralarnda hibir kpr kurulamad zaman asli (authentisch) ve verimli olur.
Bilimlerden dnceye giden bir kpr yoktur; sadece bir srama mmkndr. Bu sramann bizi
gtrecei yer ise yalnz kar taraf deildir; yepyeni bir blgedir. Eer kantlama denilen eyden uygun
n-kabullerden hareket ederek, belli bir sorunla ilgili verilerden muhakeme zinciri yoluyla neriler
tretmek anlalyorsa, bu sramann bize at yeni blge asla kantlanamaz. Bir ey, sadece, hem
kendiliinden grnmek hem de ayn zamanda karanlkta kalmak zere tezahr ediyorsa, byle bir eyi
hl kantlamaya almak daha st bir kurala, daha kesin bir anlay ekline gre hkm vermek anlamna
gelmez; bu sadece belli bir l sistemini, uygun olmayan bir sistemi kullanarak bir hesap yapmak
demektir.[33]
Yukardaki satrlarda grld gibi Heidegger asli saymad sezgisel ya da bilimsel her trl
dnce ile asli sayd ve Olmak kefeden dnce arasnda bir ayrm yapyor. Bunlardan
birincisini biliyoruz ve gnlk hayatmzda her an uyguluyoruz. imdi Heideggerin iki bin be yz yldan
beri unutulduunu syledii ve asli ve kantlanamaz olarak niteledii bu ikinci dnce tarzn anlamaya
alalm.
Heidegger asli dnceyi Olmakn bir paras olarak kabul ediyor ve Olmakla iletiim iinde
betimliyor. Dnce, diyor Heidegger, Olmaktan kaynaklanm olmas dolaysyla Olmaka aittir; bu
zellii itibariyle de Olmak dinleme konumundadr ve onu stlenir.[34] Oysa bir eyi ya da bir ahs
znde stlenmek, onu sevmek, arzu etmek demektir ve bu arzu da, kkeni itibariyle dnlrse,
iktidarn znden baka bir ey deildir. Olmak arzu ettii iin, diyor Heidegger, dnce giderek
insann z zerinde, yani insann Olmakla ilikisi zerinde g (Vermgen) sahibi olmaktadr.[35]
Olmakla dnce arasndaki bu ilikiyi elbette ki konutuumuz gndelik dille anlayamayz. Olmakn
gereini arayan asli dnce, ancak, daha temelli bir eklemlenme ynnde dilin gramer
balantlarndan kurtulmas ve iir yoluyla mmkndr. Gerekten de iir Heideggerde halkn ilk dili
(Ursprache) olup, sayesinde varln ve her eyin znn adlandrld ve de gnlk dili mmkn
klan edim statsndedir. Ksaca, iir, Olmak Daseina aralayan ve kutsal (Heilige) ven bir
penceredir.[36]
Heideggerin Olmak (Sein), insan (Dasein) ve dnce (Denken) arasndaki ilikilerle ilgili gizemli
zmlemelerini daha sayfalarca anlatabiliriz. Bat Logosunu metafizik olarak niteleyen ve Olmakn
unutulmu gereini bizlere anmsatmaya alan dnr, bu konuda, felsefe terminolojisine
balangta filozoflar arasnda skandal etkisi yaratan bir sr kavram hediye etmitir. Bunlarn belki de
en airane olanlarndan birini, Olmakn, kendisinin ayrcalkl bir paras olan insana (Daseina)
ldamasn (Lichtung) ifade eden kavram tekil ediyor. Olmak, Heideggerin ve onun sayesinde
bizlerin dnyasnda, karanlk bir ormana bir aralktan szan n huzmeleri gibi ldamaktadr. 18 yzyl
Aydnlanma dncesinin olanla snrl kalan aydnlatmasna (Aufklrung) Heideggerin yant
diyebileceimiz Olmakla ilgili ldama (Lichtung) bylece varlk felsefesinin temel kavramlarndan
biri olarak karmza kyor.
Heidegger metafizik tarihi olarak grd felsefe tarihine de kendi problematii asndan eilmi ve
Sokrat ncesi Yunan felsefesinden (Parmenides, Heraclitus) Nietzscheye kadar uzanan tabloda bkp
usanmadan Olmakn ald biimleri sorgulamtr. Dnre gre bu felsefeyi son ve yetkin noktasna
ulatran Nietzsche dahi metafiziin snrlarn aamamt. imdiye kadar bilindii lde, diyor
Heidegger, felsefe, her ekliyle metafiziktir; Nietzschenin bunu yetkinletirdiini varsayabiliriz. Bylece
Nietzschenin dncesinde artk allm dnce tarznn dnemeyecei bir noktaya varlyor.[37] Bu
nokta ayn zamanda yaratcln balad noktadr ve bu noktaya, Nietzsche, g istenci, st-insan ve
aynnn devaml geri gelii gibi saptama ve sorgulamalarla gelmiti. Birbirine ters grnen bu kavramlar
Nietzschenin felsefesinde Olmak sorunu balamnda btnleiyordu. Nietzschenin dilinde yaam, diyor
Heidegger, sadece insann deil, tm olanlarn temel niteliidir.[38] Metafiziin ulat son nokta
buydu. Yaam, g istencine, st-insana, oradan da insann dnyaya hkimiyetini ve tekniin anlamn
sorgulamaya alyordu. Gerekten de teknik ve modern insann teknikle ilikisi Heideggerin Olanlar
dnyasna kar tavrn ortaya koymaktadr. Bu tavr ayn zamanda filozofun toplumsal dzene, iktisadi
sisteme ve siyasal rejime kar tavrn da dolaylyordu. Bylece sz Heideggerin yaamnn en
tartmal ynne, filozofun yaad a ve toplumla ilikilerine getirmi oluyoruz.
Olmak, Olanlar ve Nazi Almanyas
Heidegger dnce sistemlerini incelerken, bunlarla dnrlerin yaam ykleri arasnda kurulacak
balarn retici olabileceine inanmyordu. Etkilenmi olduu dnrlerden Diltheyin otobiyografi ve
biyografilere verdii nemi anlamsz buluyordu. Bu gibi anlatlar, Heideggere gre olanlar dnyasnda
kalyor, olmakn gizemine ulaamyordu. Bu dnce ile Aristo hakkndaki derslerinden birine, Aristo
dodu, alt ve ld diyerek balamt. Yunanl filozofun hayat ile ilgili bu kadarck bilgi yeterliydi;
nk yaamdan hareket edilerek eser deil, daha ziyade eserden hareket edilerek yaam
yorumlanabilirdi.[39] Ne var ki felsefesine ynelen en byk eletiriler de dnrn pratik yaam ve
Nazi rejimiyle ilikisine ait bilgilere dayandrld. Gerekten de Almanyada Hitlerin iktidara
gelmesinden sonra Fribourg niversitesine rektr seilmesi; bir yl sonra rektrlkten istifa etmi olsa
bile iktidarla kukulu ilikilerini srdrmesi ve sava sonuna kadar parti ye kartn iade etmemesi,
stelik Nazilerin hezimetinden sonra da bir trl iten ve inandrc bir zeletiri yapmam olmas
Heideggere yneltilen en byk itirazlar tekil etmitir. Zaten savatan sonra Alman niversitesinde
yaplan tasfiyede bu nedenlerle kendisini niversitenin dnda bulmutu.
Heidegger niversiteye ancak 1950-51 akademik ylnda, felsefesinin siyasetin dnda olduu, siyasal
hatasnn akademik almalarndan kaynaklanmad varsaymyla dnebildi. Bu dnnde, siyasi
tutumuna Marcuse gibi iddetle kar kan dnrler de kendisine yardmc olmulard.[40] Belki daha
da nemlisi, Heideggerin, sava sonras Fransasnda J.-P. Sartre ad etrafnda ykselen varoluu
akmn ilham ald filozoflardan biri olmas idi. Heidegger de bu akma kaytsz kalmam, daha 1945
ylnda Sartrea bir mektup yollayarak onu felsefe tartmak zere Almanyaya davet etmiti.[41] Sartren
yant vermedii bu davetten iki yl sonra Heidegger Hmanizm Hakknda Mektup balkl nl eserini
kaleme ald. lgintir ki deta tm dnce geliimini zetleyen bu eserde, dnr, Sartren hmanizm
anlayna kar kyor ve verimli bir diyalog iin daha ok Marxn adresini veriyordu. Marx, diyordu
Heidegger, yabanclama (Entfremdung) tecrbesini ortaya koyarak tarihin temel bir boyutuna ulat
iin, Marksist tarih anlay dier tm anlaylardan stndr. Buna karlk ne Husserl, ne de bildiim
kadaryla Sartre, tarihselliin znn Olmakta bulunduunu kabul etmedikleri iin, sadece Marksizmle
verimli bir grme (produktives Gesprch) yapabileceimiz boyuta fenomenoloji ve varoluuluk
ulaamyor.[42]
Heideggerin yukardaki gzlemi ilgintir ve akla nce u soruyu getiriyor: Varlk filozofu, nasl
1930larda Almanyada ykselen nasyonal sosyalizme yaknlk duymu ve onunla uzlamsa, sava
sonrasnda da Fransada ykselen Marksizmle flrt etmek ve iadeyi itibarn bu yolla m salamak
istemiti? Aslnda kabul etmek gerekiyor ki Almanyann ikiye blnd ve Bat Almanyann kaytsz
artsz ABD liberalizmine snd bir dnemde Almanyada Marksizmden byle scak bir dille sz
etmek yine de ok zordu ve hi olmazsa bu nedenle Heideggerin davran daha nansl bir yorumu davet
ediyor. Ne var ki byle bir yoruma gemeden nce, sanyorum ki u soruyu yantlamak gerekecektir:
Nazilerle i birlii yapm ve Almanyada itibarn kaybetmi bir filozofun dncesini sava sonras
Fransasnda bu kadar cazip klan eler nelerdi? te gnmzde bile tartmalara yol aan ve
aklanmasnda zorluk ekilen husus budur.
Fransada, Almanlar da artan ve Adornonun alayc bir ekilde sz ettii Heidegger manisinin
(Heideggerei) tohumlar, henz lke Alman igali altnda yaarken Sartren varoluu felsefesi ile
atlmt.[43] Sartre bu felsefeyi 1934 ylnda kald Almanyada Husserl ve Heideggeri okuyarak
gelitirmiti. Bu demektir ki Fransada Alman filozofun siyasal gemii bilinmiyor deildi; ayrca Karl
Lwith 1946 ylnda Sartre ve evresinin kard dergide (Les Temps Modernes) Heideggerin Nazi
yanls tutumunu btn plakl ile anlatmt. Buna ramen daha sonraki yllarda Heideggerin
Fransadaki prestiji azalmad; daha da artt.
Bu gelimelerde artc olan ikinci husus uydu: Nazizmle i birlii yapm bir filozof, Fransada
kendilerini solda, hatta bazlar itibariyle radikal solda gren dnrleri etkilemi bir figr olarak ve
onlarn manevi kalkan altnda karmza kyordu.[44] Gerekten de Sartre izleyen neslin Foucault,
Derrida, Lacan, Axelos gibi baz nl beyinleri Heideggerden u veya bu lde etkilendiklerini
sylyor ve kendilerini solda gryorlard. Bu durumda Heideggerin felsefesi bir de bu adan gndeme
geldi ve bu konuda Heidegger uzmanlar iki kampa ayrldlar. Bazlarna gre bu felsefe ntr idi ve
siyasal sistemler karsnda hibir yn gsterici ilke iermiyordu. Fransz Heideggercilerden P.
Aubenquein dedii gibi, Olmak ve Zaman ak bir ekilde apolitik bir eserdi; hatta Heideggeri negatif
olarak sorumlu klan ey de, felsefesinin siyasal angajmanna (nasyonal sosyalizmle i birliine T. T.)
engel olamayan bu apolitizmi idi.[45]
Aslna baklrsa Heidegger kendisini hayli farkl bir ekilde savunmutu. 1966 ylnda Der Spiegel
dergisiyle yapt syleide, iktidarla istemeyerek kompromi yapmak zorunda kald durumlar olduunu
kabul etmi, fakat aslnda rejime mesafeli davrandn, Nazilerin kendisine gvenmediini, hatta polisin
kendisini izlediini sylemiti. Oysa ilili yazar Victor Farias, 1987 ylnda yaynlad bir eserde,
Heideggerin siyasal yaamn anlatyor ve filozofun Nazizm macerasnn sanld kadar geici ve zoraki
olmadn delilleriyle ortaya koyuyordu.[46] V. Fariasn eserini iki yl sonra da Hugo Ottun ayn konuyu
daha da zengin belgelerle anlatan eseri izledi.[47]
V. Fariasn tezi aslnda ikinci grubu, yani Heideggerin Nazi yandalna olanak salayan elerin
bizzat filozofun felsefesinde olduunu savunanlar destekler nitelikteydi. Gerekten de Heidegger daha
sonra ortaya karlan baka bilgilerin de destekledii gibi Nazizmle geici bir flrt deil, hayli uzun
sren bir macera yaamt. Bunun mutlaka felsefesinde de dayanaklar olmalyd. O kadar ki Fariasn
kitabnn canlandrd tartma ortamnda Heideggerin en sadk izleyicileri bile dncelerini yeniden
gzden geirmek zorunda kaldlar. Bunlardan Heideggerin Habermasn sadklarn sad dedii
rencisi O. Pggeler bile, (dnr) nazizme yaklatran ve bu yaknlktan da bir daha
kurtulamamasna yol aan eyin, basit bir rastlant deil, dncesinin belli bir ynde gelimesinin olup
olmadn sorgulamak ihtiyacn duymutu.[48]
Heideggerin felsefesinde nazizmle uyuan eler farkl ekillerde yorumlanmtr. Lukacs daha yllar
nce bu uyumay dnrn akl ykc irrasyonalizmi balamnda aklamt. Dasein yaps dnda
insan nesnel bir varlk (das Man) olarak kmseyen ontoloji, bylece insanla birlikte onun temsil
ettii toplumsal hayat da aalam oluyordu. Dnrn demokrasi dmanl buradan
kaynaklanyordu.[49] Heideggerde tarih, sadece yaam tecrbesinden ibaret olup, doum ile lm
arasndaki yaant zinciri anlamn tayordu. Bu yzden bir bilim dal olan antropolojiye tepeden bakan
filozofun kendisi de sonunda antropolojik bir felsefenin snrlarn aamamt. Sein und Zeita egemen
olan gnlk hayatn (sahteliin) hegemonyas, lm, karamsarlk gibi temalar, Hitler ve ideologlarnn
yayd isizlik ve umutsuzluk temalaryla tam bir uyuma iindeydiler. Aslnda Heideggerin
fenomenoloji ve ontoloji olarak adlandrd eyler, diyor Lukacs, insan varlnn soyut bir mite doru
ynelen bir antropolojik betimlenmesinden baka bir ey deildir ve bu betimleme de somut
fenomenolojik analizlerle, birdenbire, emperyalizm krizi anda kk burjuva entelektelinin varlnn
ou kez ilgin bir betimlenmesine dnyor.[50]
Lukacsdan sonraki nesli temsil eden filozoflardan Derrida da ayn konuda dnm ve Heideggerin
felsefesinde Nazi eler olup olmadn sorgulamak ihtiyacn duymutu. Hatta yap-skmc filozof,
Heideggerin felsefesiyle Alman dili ve milliyetilii arasndaki balanty, Fariasn balatt tartmay
beklemeden aydnlatma abasna girimiti.[51] Fakat ilgin bir rastlant olarak bu konudaki almas
Fariasn eseriyle ayn yl yaynland. Eserin ana tezini Heideggerin Nazi dneminde, temel eserlerinde
kullanmak istemedii ya da trnak iinde kulland ruh (Geist) szcne, niversite rektr olunca
Nazi ideolojisi ile uyum halinde, olumlu bir anlam vermesi tekil ediyordu.
Heidegger temel dncesini Descartesn Cogitosundan Husserlin fenomenolojisine kadar uzanan
znelci (subjectivist) felsefenin eletirisi zerine kurmutu. Olmak ve Zaman yazar zne, ruh, bilin,
espri, kiilik gibi kavramlardan holanmyordu; nk bunlar insanla varln (olmakn) ilikisini
aklamak yerine, dogmatik bir biimde bir tz (substance) ortaya koyuyorlard.[52] Ne var ki
Heidegger 1933te Fribourg niversitesine rektr olmas vesilesiyle yapt konumayla balayan
dnemde, felsefesine ters bir biimde, ruh szcn trnak iine almadan ve olumlu biimde
kullanmaya balamt. Artk ona gre bu ruh, ilim ak, toprak ve kan balaryla harmanlanm bir
biimde Alman ruhuydu. Ve Alman niversitesi de bu temelde yeniden yaplanacakt.[53] Bylece
Heideggerin felsefesi, Derridaya gre, bir trnak oyunu (trnak ama, trnak kapama) sayesinde
nazizmle uyum haline gelmiti! Nitekim nazizmin yenilgisinden sonra Heidegger yeniden az deitirmi
ve bu kez ruh szcn kullanmamaya ya da Hlderlin ve Trakl gibi airlerin szleriyle ruhun ate,
alev, tutuma, kresel atma olduunu sylemeye balamt. Talihsiz Nazi oyunu bitmi, perde
kapanmt.
Habermas, Heidegger Felsefesi ve Nasyonal Sosyalizm
Heidegger felsefesini nazizmle ilikisi balamnda inceleyen dnrlerin en ilginlerinden biri de
kukusuz Jrgen Habermastr. Gerekten de Habermasn Alman olmas, Frankfurt Okulu geleneinden
gelmesi ve ilk genlik yllarndan itibaren lkesindeki Nazi kalntlarna kar dnsz bir kavga vermesi
onun tanklna zel bir arlk kazandryor.
Aslnda Habermas da Heideggerle hesaplamak iin Fariasin kitabn beklememiti. letiimci
Edim kuramcs, daha rencilik yllarnda, biraz da Fransada moda haline gelmi olan varoluu
felsefenin etkisiyle, Heideggeri incelemi ve ondan etkilenmiti. Ne var ki Habermasn Heidegger ak
ok uzun srmedi. Nitekim 1953 ylnda bu filozofun ilk kez 1935te yaynlanm olan ve nazizmi
yenialarn insan ile planet lsndeki tekniin bulumas olarak ven eseri hibir deiiklie
uramadan yeniden yaynlannca Habermas bir ok geirmi ve Heideggerle mesafesini almt.[54] Bu
olguyu Frankfurt Okulu tarihisi R. Wiggerhaus klasiklemi eserinde yle anlatyor: Bu olay,
Heidegger sorununun, onun rektrlk konumas ile snrl kalmadn ve aslnda, gerek ierii itibariyle
nasyonal sosyalizmin yceltilmesine varan Heidegger felsefesinden baka bir ey olmadn Habermasa
aka gsteriyordu.[55] Gerekten de gen renci bir dnrn felsefesiyle siyasal dnce ve
durularnn ayrlamayacan ve Heidegger sorununun aslnda nasyonal sosyalizm sorunu ile
yakndan ilgili olduunu anlamt. Bu balamda u soru yeniden gndeme geliyordu: Filozoflarn
sistemleri, az veya ok onlarn ortamlarn ve yaantlarn yanstan bir zihinsel rn olarak kabul
edilebilir miydi?
Habermas, bir felsefi eserle onu douran biyografik eler arasndaki isel ba asla yadsmamakla
beraber, Heideggerin eserinin oktandr bamsz bir yaam srdrdn ve bu konuda kat bir tavr
taknmamak gerektiini iddia ediyor.[56] Ne var ki dnrmz Heideggerin Nazi i birliini yine de bir
lde biyografik elerle aydnlatmaya alyor; stelik bununla da yetinmiyor, o dnemin Alman
toplumunun sosyoekonomik koullarnda da aklayc unsurlar buluyor.
Habermasa gre, Heidegger, daha Naziler iktidara gelmeden nce iki nemli kriz geirmiti. Bunlardan
birincisi, 1917de, kiisel planda dinle olan balarn sorgularken yaad krizdi. Bu kriz sonucunda,
Heidegger, bilgi kuramnn baz keiflerinin Katolik sistemi (Hristiyanl ya da yeni bir ekilde anlad
metafizii deil, Katoliklii) artk kabul edilemez kld iin[57] yaam tecrbesinin snrlar ve
tarihsellik zerinde dnmeye balamt. kinci kriz ise 1929 ylnda patlak veren ve siyasal
sonularn kendisinin de paylat dnya kapitalizm krizinin neden olduu krizdi.
Aslnda Habermasn iaret ettii gibi, o dnemin Alman mandarinlerine (niversite sekinlerine)
zg tm ideolojik temalarn Heideggerin daha ilk eserinde (Olmak ve Zamanda) bulmak mmknd.
Aktr ki, diyor Habermas, bu temel eser, yazarn tutsa olduu zamann ruhunu yanstyor.[58] Kltrl
burjuva elitizmi, kitle uygarlnn aalanmas, ruh ve ana dil tapnmas, toplumsal gereklerin
kmsenmesi o tarihlerde yaygn ideolojik temalarn balcalarn tekil ediyordu. Bununla beraber
Habermas bu krizlerden daha ok ikincisi zerinde duruyor ve dnrn sistemine kendisini Nazizme
yaklatran elerin kesin olarak bu krizle birlikte girdiini sylyor. Bu konuda O. Pggeleri izleyen
Habermasa gre 1929 krizi ve Weimar Cumhuriyetinin k Heideggerin yaamnda bir kesinti
(die Kehre) oluturdu ve bu sre iinde dnrn kuram da ideolojileti.[59]
1929u izleyen yllarda Heideggeri Aydnlanma ve Bat uygarl kartlna gtren ideolojik temalar
nelerdi? Habermas bu konuda olgu sralyor. Bunlardan birincisi, dnrn o tarihlerde Nietzsche ve
Hlderlini yeniden okumas ve bu dnrleri gncel sorunlarn nda yeni bir gzle incelemesi idi.
Heidegger bu kanalla Hristiyanlktan uzaklayor, eski Yunan mitolojisine yneliyor ve Nietzschenin
izinde byk yaratclarn eserlerini okuyarak dnyevi trajik tecrbe ve giderek tarih bykle
ulamak, bu ekilde de Almanlara yeni bir biimde Yunan dncesinin balangcn ve mitlerle denmi
bir ufku amak istiyordu. Bu airane ifadenin sahibi, O. Pggeler, bu yolun Nietzscheden Hitlere
giden yol olup olmadn sorguluyor.[60]
1929 yl Heideggerin ayn zamanda neo-Kant E. Cassirerle tartt ve Alman idealizminden
uzaklat yl olmutu. Davosta gerekleen bu nl tartmadan birka ay sonra da, dnr,
Husserlden ve onunla birlikte niversite felsefesinden kopuyor ve profesyonel felsefe diline vahi
grnen, yepyeni bir felsefe dili yaratmaya balyordu.
Nihayet nc olarak da, Heidegger, yine 1929 ylnda, derslerinde ann tutucu dncesine yer
vermeye balam, hatta 1929-30 akademik yl derslerinden birinde O. Spengler, L. Ziegler gibi Bat
kntsn konu edinen yazarlara aka gndermeler yapmt. Bu konumasnda, dnr antik
kahramanl unutup ada burjuva sefaletini normal sayanlar aalayarak, bugn, diyordu, mevcut
varlmza gzel bir korku verebilecek gte birine (bir fhrere? T. T.) arda bulunmamz
gerekiyor.[61] yle grnyor ki, Habermas, Heideggerin bu szlerinde, dnrn 1933 ylnda
Nazilemi bir niversitenin rektr olarak yapaca konumann st kapal bir taslan seziyor.
Habermas, Nazi iktidar yllar ve daha sonraki dnem iin de Heideggerin kayg uyandrc sz ve
davranlarna ait rnekler vermitir. Ne var ki dnrn, Heideggere ynelttii ok sert eletirilere
ramen onun felsefeye kalc katklarnn da altn izdiini gryoruz. rnein Habermas,
Heideggerin toplumsal gereklerden tamamen kopuk Dasein analizini ve tarihsellik anlayn iddetle
yeriyor ve bu balamda Heidegger, diyor, Daseina deimez bir koul atfederek kendisini (soyut)
tarihsellikten reel tarihe gtrecek tm aralardan yoksun kld.[62] Bu szleriyle Habermas,
Heideggerin yaad ada olup bitenlere grnte neden kaytsz kaldn da ortaya koyuyor.
Gerekten de Habermasn bu eletirisi, dnrn irrasyonalizmine kar ynelmi ve varlk felsefesine
ilgi duyan tarihi ve toplum bilimcilerin genellikle paylatklar radikal bir eletiridir. Bu durumda ve
byle radikal bir eletiriden sonra, Heideggerin felsefe tarihinde en bykler arasnda yer alan ve
Hegelden sonra Alman felsefesinde en derin kesintiyi yaratan[63] bir filozof olduunu iddia etmek
zihinlerde birtakm kukular uyandracaktr. Sanyorum ki, burada, felsefeciler arasnda Heideggere kar
sk sk rneklerine rastladmz ak ve nefret sarmalna Habermasn da kendisini kaptrm olduunu
dnmemiz mmkndr. Bu sarmaln daha arpc ve retici rneklerini Heideggere ok daha yakn bir
filozof olan baz Fransz dnrlerinde buluyoruz.
Heideggerin ki Yz, Felsefe ve Reel Dnya
Habermasn analizinin ortaya koyduu iki Heidegger tablosu, filozofa ok daha yakn bir dnr
olan Derridada daha net bir biimde karmza kyor. Fransz filozof Heideggere ait izlenimlerini
anlatt bir syleide varoluu filozofu yaam ve felsefe ilikileri iinde deerlendiriyor. Benim iin
iki Heidegger imaj var, diyor Derrida; bunlardan birincisi byk dnr Heidegger; ikincisi ise iri, ar,
biraz vlger, baz bakmlardan sanat ve edebiyat asndan kltrsz (inculte) bir insan.[64]
Aslnda Heideggerin kyll ve somut ada sorunlar hakkndaki kaytszl kendisini yakndan
tanyanlarn sk sk dile getirdikleri bir husustu. Ne var ki filozofumuz kyllnden gayet memnundu ve
krsal yaamda kendisini son derece mutlu hissediyordu. Yaam yklerini dnce sistemlerinden kat
izgilerle ayran Heidegger, otobiyografik eler ieren bir yazsnda bu balanty kendi asndan en
arpc ekilde kurmaktan da geri kalmamtr. Sz konusu yazy, filozof, Fribourg niversitesinde
rektr iken kendisine Berlin niversitesi felsefe krss nerilince kaleme almt. Heidegger neriyi
reddetmi, Berline gitmemiti. Fribourgdan ayrlmak, Karaormandaki da evinden ve doadan
ayrlmak demekti ki Heidegger byle bir neriyi kabul edemezdi. nk Karaormann gneyinde, deniz
seviyesinden bin yz metre ykseklikte, kknar aalar arasndaki da evi onun sadece alma mekn
deil, ayn zamanda var olma sorunuydu. Heidegger orada doay temaa etmiyordu; peyzajn saatten
saate, gndzden geceye, mevsimden mevsime deimesini hissediyordu.[65] zellikle k geceleri
iddetli bir kar frtnas da evini sarp sarmalaynca, ite o an felsefenin byk zaman idi; ite o an
felsefi sorgulama basit ve zl olmak zorundayd (italikler Heideggerin). Ve bu ortamdaki felsefi
alma, acayip birinin kendisine zg almas deildi; bu alma tam da kyllerin almasnn
arasnda yerini alyordu.
Heideggerin da eviyle ilgili yazs, iiri asli bir dnme ekli olarak kabul eden dnrn yaamn
ve felsefesini iirsel bir ifadeyle anlatr. Ayn yaz filozofun ehir uygarlna, teknolojiye ve giderek Bat
uygarlna kar duyduu kuku ve antipatiyi de dile getiriyor. Heideggerin Nazilerin dillerinden
drmedikleri Volk ve vlkish (halk, ulus ve ulusal) terimlerini, sradan insan (das Man) aan asli
(authentisch) kolektif yaam birimi olarak ne karm olmas da bir rastlant deildir.[66] Oysa btn
bunlar bir yaant tarz ve ona dayanan deerler balamnda Heideggeri hem nasyonal sosyalizme
yaklatryor, hem de ondan uzaklatryordu. te dnrn modernizme ve modern dnyann somut
sorunlarna kar ilgisizlii ve bilgisizlii de buradan kaynaklanyordu.
Gerekten de Heideggerin somut dnya olaylar karsndaki kaytszl kendisine hayran baz
dnrleri bile artm ve rktmt. rnein bunlardan Kostas Axelos, dostluk kurduu Heideggeri
u terimlerle anlatmtr: Heidegger kk dnyamzda, ya da ampirik dnyada olup bitenlere uzaktan da
olsa temas edince garip denilebilecek bir yanl anlay ortaya kyordu. [67] Cezayir Savann tm
dnya kamuoyunu ok yakndan ilgilendirdii bir srada, Heideggerin Bu Cezayirliler ne istiyorlar?
diye sormas zerine de, Axelos, ne Cezayir yanlsyd ne de Cezayirlilere karyd; olaylarn tamamen
dndayd diyor ve unlar ekliyor: Heideggerle aramzda bir kopukluk vard; sz biraz zorlarsam,
bir shizo da diyebilirim! Bana baka bir gezegendeymiim gibi geldi. Galiba Axelos bununla daha ok
Heidegger baka bir gezegendeydi demek istiyor ve dnrn tm yanlglarn gz nnde
bulundurarak u yargya varyordu: ok byk bir dnrn bu derece yanlmas sorun yaratyor.[68]
Aslnda ortada byle bir sorun olmad sylenebilir. yle grnyor ki asl sorun, ada felsefenin ve
bu balamda Heideggerin ontolojisinin ilevi konusunda ortaya kyor. Felsefeyi tm bilimleri
temellendiren bir st-bilim statsne getirmek isteyen Husserlden koparken, Heidegger, tm bilimlerden
de kopmu ve gizemli bir varlk felsefesine snmt. Varlk ve hilik zerinde zarif analizlerle,
Dasein (insan), tm olanlarn dna taan ve temel yaps kayg (Sorge) olan bir aknlk
(Transcendenz) eklinde tasarlayan Heidegger mevcut metafizii ykyor, fakat yeni bir metafizik
kuruyordu. Bu metafizik ne zel bir felsefe konusu, ne de fantezist samalklarn kapal alandr; diyordu
Heidegger; insan varlnn (Daseinn) temeli olarak, insan varln (Dasein) tarihselletiren,
zamansallktr. Ve bu nitelii nedeniyle de, filozofumuza gre, hibir bilimin kesinlii, metafiziin
ciddiyetiyle eit olamaz(d).[69]
lm ve bunalm duygusu zerine kurulmu olan bu metafizik reel dnyadan kopuktu. Oysa felsefe
dnyas da zaten devaml olarak reel dnyadan kopma potansiyeli tamyor muydu?
Gerekten de Marxn praksis felsefesinden sonra felsefe somut gereklerden giderek uzaklam, soyut
speklasyon alanna snmt. Bu gelimede doa bilimlerindeki gelimeler rol oynad gibi, tarih
maddeciliin devrimci z de etkili olmutu. Daha 1885te, Engels, Artk doa ve tarih alanndan
kovulmu olan felsefeye sadece saf dnce alan kalyor diye yazmt. Bu alan da ancak dnce
srecinin kanunlar, yani mantk ve diyalektik olabilirdi. Oysa Heidegger bunlar da eski metafizik
sayyor ve ada bilim ve teknik anlaynn ldrd kutsallk fikrini felsefeye yeniden sokuyordu.
[70] Ne var ki kutsal kitaplardaki Allah anlaynn insanlarn olanlar (Seiende) katnda tasarladklar
Allah olduunu dnen filozof, kurtarc olarak farkl bir Allah aryordu. Heidegger felsefesinin
teolojik ynne zel bir ilgi duyan Axelos, yine de, ok ematik olarak, dnmnden (Kehre) sonra,
dnrn Sein (Olmak), zellikle de Seyn dedii eyin yerine biz Allah szcn koyabiliriz demitir.
[71]

Heideggerin felsefe tarihinin kanonik metinleriyle yllarca boumasnn rn olan eserleri, kukusuz,
byleyici analizler ieriyordu. yle ki Nazi gemii dolasyla kendisinden nefret eden yazarlar bile yer
yer eserin cazibesine kaplmaktan, Heideggeri vmekten kendilerini alamyorlard. rnein, bunlardan
Heidegger hakknda bir kitap yazm olan psikanalist Max Dorra, eserine Bu ykde hibir nesnellik
aramayn; ben Yahudiyim; Martin Heideggerden de nefret ediyorum! diye balyor, fakat yirmi sayfa
unlar da sylemekten kendini alamyordu: Drst olalm; metnin younluu, sylemin kesinlii,
tohumun zarafeti sayesinde, ses, etimoloji ve Yunan ve Alman terimleriyle oynayan Heideggeri
seyretmekte ba dndrc bir ey var.[72] Ne var ki Nazi gemiine ramen, dnrn dnya apndaki
hretini ve bir felsefe klasii olarak ders programlarna giriini elbette ki sadece ba dndrc
analizlerle aklayamayz. Bu konuda daha net bir gre varmak iin biz yine Heideggerin kiiliine
dnelim ve analizimizi dnrn kimliindeki ikilie dayandralm.
Heidegger, Muhafazakr Devrim ve Siyaset
Heidegger, kkeni ve yaants itibariyle kk burjuva kyllnden geliyordu ve gerek ilahiyat
renimi, gerekse evresinden ald deerler, kendisini sk skya mevcut dzene balyordu. Bu
deerler sanayilemede geri kalm, fakat hzla kapitalistleen bir lkedeki eliik kk burjuva
deerleriydi: Dzene ballk ve bu dzeni altst eden hzl ehirlemeye, ileri teknolojiye kaygyla
bakma; ezilmi, fakat iddial bir ulusa zg milliyetilik; anti-komnizm; antisemitizm vb. lgin bir
rastlant olarak, Heideggerin temel eserinin yaynland 1927 yl, ayn zamanda Avusturyal bir yazarn
muhafazakr devrim terimini icat ettii yl olmutu.[73] Vatanda Heidegger siyasal davranlarnda hep
bu muhafazakr devrimci deerlere sadk kald. Buna karlk, filozof Heidegger, Alman akademik
mandarinliinin marur ve sekinci gelenei iinde, siyasal konularda ak bir tavr almyordu. Zaten
felsefesi de ontik dnyay ve bu dnyay aklayan bilimleri kmseyerek bir kenara itmiti. Bu
yzden, Heidegger, sade yaamnda felsefesiyle hi de elikiye dmeden kk burjuva kylln
tutucu ufuklar iinde dolamaktan hibir rahatszlk duymad. Bylece, mtevaz bir vatanda olarak,
daha 1916da karsna yazd bir mektupta kltrmzn ve niversitemizin Yahudilemesi
(Verjudung) korkun bir eydir, diyor ve Alman rknn (die Deutsche Rasse) zirveye kmas iin
yeterli isel kuvveti bulmas gerektiini dile getiriyor; iki yl sonra, baka bir mektubunda da bir Fhrer
ihtiyacn giderek daha fazla hissettiini yazyor ve henz Hitler iktidara gelmeden de Nasyonal
Sosyalist Partiye oy veriyordu.[74] Aslna baklrsa Heidegger sadece lkesi iin bir fhrer ihtiyac
duymuyor, proleterleen akademi dnyasnda kendisi de kk bir fhrer gibi hareket ediyordu. Gerekten
de rencileri, onun mandarin statsn nasl titizlikle korumaya altn; tm davranlarnn nasl
hesapl olduunu; en kk hareketinin, en kk sznn nasl merasime tabi olduunu anlatmlard.
1929da, nl Davos tartmasnda, bir ksm hayranlar, koruyucu profesrler duvar yznden
Ustaya yaklaamadklarndan ikyet etmemiler miydi?
Heideggerin mektuplarnda, zel ilikilerinde, seimlerdeki oylarnda aka ortaya koyduu aktif
siyasal tavr, esas olarak felsefi eserindeki gizli negatif tavrdan besleniyordu. Bu negatif tavr,
dnrn siyasal adan ntr olduunu syledii felsefesinin toplum ve insan bilimlerini aalarken,
bunlarn toplumsal eletiri gcn de ntralize etmesi eklinde somutlayordu.
Heidegger bilim dallarnn niversitenin teknik organizasyon sreci iinde ortaya ktn sk sk
tekrarlamtr. Ne var ki, kendisinin de ok iyi bildii gibi bu sre akademik kadrolarn kavgalarndan
(ya da, Bourdieunin diliyle, Homo Academicusn sembolik sermaye kavgasndan) bamsz cereyan
etmemiti. Modern niversitelerin ncs saylan Alman niversitesi, Alman idealizminin ve Kantn
felsefeyi ilahiyata stn klma kavgasnn rn olarak domutu. Heideggerin hocas Husserl de
filozoflar, insaniyet memurlar olarak gryor, felsefeyi tm bilimleri temellendiren ana bilim
statsne yerletirmeye alyordu. Aslnda Heidegger de, fenomenolojiyi ontoloji ile tamamlarken
Husserle ters dm olsa bile, felsefenin stnl hakknda hocasndan farkl dnmyordu. Ayn
tarihlerde Fransada da Bergson benzer bir spritalist felsefeyle ayn toplumsal tutuculuu temsil
ediyordu. Ksaca bu gelenee gre, felsefe, dnce dnyasnda ayr ve ayrcalkl bir yer igal ediyordu
ve felsefenin kendine zg alan ve gerekleri vard. Nitekim bu alanda mutlak zerklii kabul etmeyen ve
sosyolojiyi sentezci bir disiplin olarak dnen P. Bourdieu, Heideggerin tezlerinin aslnda ex nihilo
domadn, bunlarn Almanyada egemen siyasal sylemin felsefi sblimasyonu olduunu syledii
zaman Heideggercilerin itirazyla karlat.[75] Bunlardan Gadamer, Bourdieuye (ve Heideggere
benzer eletiriler ynelten Habermasa) verdii yantta, sosyolou felsefenin kendine zg bir alan,
konusu, dolaysyla da bir gerei olduunu kabul etmemekle eletiriyor ve Bourdieunn gznde,
diyordu, felsefe, kendi kendini tamamen onurlu bir toplumsal kurum haline getirmi bir eit sahtekrl
temsil ediyor.[76]
Heideggerin 1930larda nazizmle ilikilerini anlamak nispeten kolaydr ve bu konuda ok sayda
aratrma yaplmtr. Buna karlk, filozofun Nazi Almanyasnn knden sonraki ikinci hayatn,
stelik bu kez bir ksm Marksist dnrlerin idol olarak uluslararas ne kavumasn anlamak daha
g grnyor. Ne var ki burada yine Heideggerin kkeni yznden uzun sre hor grlm ve alay
konusu olmu taral kk burjuva[77] kiiliine dnmemiz ve savatan sonraki etkilerini de bu kiilikte
yatan ikilikte aramamz gerekiyor. Aslnda tara ve krsal yaam tutkusu Heideggerde ontolojik bir ilke
olarak konjonktrel durumlar ayor ve tm modernleme srecine dmanlk eklini alyordu. Bu
yzden de ister Habermas gibi felsefesinin belli bir tarihten sonra ideolojiletiini dnelim, ister
Bourdieu ile birlikte, bu felsefenin aslnda batan aa sblime olmu bir siyasi sylem olduunu ileri
srelim, u bir gerektir ki Heidegger toplumsal dzene, deimeye ve ilerlemeye kar bir dnrd
ve bu adan derinlemesine incelemi olduu Nietzsche ile ayn idealleri paylayordu. u farkla ki,
Nietzsche, mitletirdii aristokratik deerleri savunurken; Heidegger, toprak ve kan balarn ycelten
oven bir milliyetilie kaymt. Oysa temel eseri hi de bu ynde telkinler iermiyordu. Olmak ve
Zaman aslnda doum ile lm arasnda skm kalm insanlarn asl varolu macerasndan doan
kayglar ve bunaltlar anlatyordu. lgintir ki kinci Dnya Savandan sonra 1920lerin Almanyas
koullar (yenilgi, eziklik, iktisadi knt vb.) Fransada ortaya knca, Heidegger bu kez de Fransada
(dorusu Sartren hayli zgrce yorumlar erevesinde) yeniden itibar kazand ve uluslararas ne
kavutu.[78] Sartren varoluu felsefesi o yllarda Marksistlerin sk sk altn izdikleri gibi evrensel
insan koulu statsne ykseltilmi kk burjuva dnyasnn yapay (inauthentique) yaamna ve bu
yaam kt niyetle (mauvaise foi) benimseyen rezillere (salauds) isyan ediyor, yeni bir ahlak
kuram vaat ediyordu. stelik Sartreda Heideggeri de artan baka bir zellik daha vard. Fransz
filozof, Alman mandarinlerin asla dnemeyecei (ve dnmek de istemeyecei) ekilde, tiyatro
eserleri, romanlar yazyor, gazetecilik yapyor, ksaca her eye burnunu sokarak kamu hayatnda bir
yldz gibi parlyordu. Ne var ki Fransada ykselen g 1930larn Almanyasnda olduu gibi oven ve
intikamc bir milliyetilik deildi. Ykselen g, ilhamn nazizme direni hareketinden alan ve iktisadi
knt, Cezayir Sava ve isizlik gibi sorunlarla beslenen Marksist hareket idi. Ksa sre sonra Sartre
da hmanist ve cmert kiiliine ok daha uygun den bu hareket iinde yerini ald. Varoluu filozof
yeni eserinin sunuunda Marksizmi amzn almaz ufku olarak ilan ediyor, kendi felsefesini de
Marksizmin insan unutarak yaratm olduu boluu dolduracak antropolojik temel olarak neriyordu.
[79] Kukusuz, Heidegger, komnist partilerin dnda gelien ve dolayl bir ekilde de olsa Marksizmle

beraber kendi felsefesini de ycelten bu beklenmedik gelimeye kaytsz kalamazd ve filozof,


hmanizm hakkndaki uzun ve nl mektupunda, kendi felsefesini Sartre hmanizminden kesin
hatlarla ayrmakla beraber Marksistlere verimli bir diyalog arsn da ihmal etmedi.
Aslnda, daha nce anlattmz gibi, Heidegger Fransz felsefesine dolayl bir ekilde de olsa daha
1930larda, Kojve araclyla ve bu dnrn Marx Hegelci bir perspektiften yorumlayan
seminerleriyle girmiti.[80] Kojve, Hegeli de ancak Heidegger sayesinde anladn sylyordu. Oysa
sava sonras dnyasnda hzl kalknma ve sanayileme sorunlar Heidegger felsefesini farkl bir biimde
gndeme getirmiti. Kapitalizm hzla geliiyor, teknolojiyi kontrolne alan ok uluslu irketler, bilimi ve
niversiteyi de kontrol eder duruma geliyorlar ve kyasya rekabetlerinde evre sorunlarna aldr
etmiyorlard. Bylece dnrn, daha 1940larda, teknik ve teknoloji konusunda farkl bir
perspektifte gelitirdii yorumlar bu koullarda yeni bir anlam, yeni bir gncellik kazanyordu.
Heidegger, Modernizm ve Teknik: Tarihin Sonu mu?
Heidegger, modern teknii, gnlk dilde anlald gibi bir amaca ulamak iin kullanlan aralar ya da
bu aralar kullanan insanlarn etkinlii olarak deil, insann var olmak sorunu, varln insana
(Daseina) belli bir biimde grnmesi (das Entbergen) olarak dnyordu.[81] Bu grnme sadece
insanla snrl bir olgu deildi; insan-varlk (Dasein-Sein) ilikilerinin ilevi idi ve insan harekete
geiren enerji fonu olarak ortaya kyordu. Baka bir deyile varlk kendisini bir enerji deposu olarak
insana arz ediyordu. Heidegger burada da kendine zg semantik incelikler iinde mevcut bir kavram
(Gestell) daha geniletilmi bir anlamda kullanarak arz etme ve donatmadan sz etmi[82] ve analizini
Eski Yunana uzanan bir evrim temelinde sunmutur.
Eski Yunan dilinde ada teknik szcnn kkenini tekil eden techn terimi sadece insan
zanaatn ve el becerisini deil, ayn zamanda estetik yaratcl da (Poiesis) ieren bir anlam tayordu.
Ne var ki bu teknii sonralar kayg verici bir e haline getiren ve bizleri tekniin ne olduunu
sorgulamaya iten ey, modern teknik olmutu. Genellikle modern tekniin modern bilimin rn olduu
kabul ediliyordu; oysa bunun tersi de doruydu. Asl sorulmas gereken soru uydu: Modern tekniin,
kendisini doa bilimlerini kullanmay gze almaya sevk eden z neydi?.
Aslnda modern teknik de varln tezahr idi; fakat teknii yneten bu tezahr artk zanaatkr ya
da artistin retme veya yaratmas deil, tahrik etmesi, meydan okumas (heraus-fordern) idi. Byle
bir tahrik ve meydan okuma ile doa, elde edilecek ve biriktirilecek bir enerji salama durumunda
braklyordu.
Modern bilim, tarih olarak modern teknii ncelemi gibi grnyordu. Gerekten de, kkeni Platona
kadar uzansa da, modern bilim[83] 17. yzylda domu, modern teknik ise 18. yzyln ikinci yarsnda
uygulanmaya balanmt. Modern bilimde ilk iaretleri Kopernic vermi, fakat asl ontolojik devrim,
Descartesn algladmz her eyi kesinlik iinde dnen dalist felsefesi ile gereklemiti ve
Heidegger bunu dnerek atom bombas ilk kez Descartesn Cogitosunda patlad demiti.[84]
Modern teknik insan ve zgrlk asndan kayg verici bir durum yaratmt. ster kabul edelim,
ister etmeyelim, diyordu Heidegger, her yerde teknie zincirlerle balanm ve zgrlmz kaybetmi
durumdayz; ona en kt ekilde baml olduumuz an da, onu ntr bir ey olarak dndmz andr;
nk gnmzde ok kabul gren bu anlay bizi tekniin z hakknda kr klyor.[85] Tekniin z ise
Parmenideden sonra unutulmu olan varlk sorunu idi ve Heidegger varlk, modern bilim ve modern
teknoloji ilikileri hakkndaki analizlerini, zellikle Nietzsche ile ilgili almalarndan sonra yapmt.
Heideggerin el becerisine dayanan teknik ve sanattan kitlesel enerjiye dayanan modern teknolojiye
geile ilgili yorumu ilgintir ve bizlere sonular itibariyle Marksizmin yabanclama kuramn
anmsatyor. Ne var ki bu yorum dnrn her zamanki gibi kmsedii somut tarih verilerin ve
aratrmalarn tamamen dnda olup, onlar da temellendiren Dasein analizine ve asli tarih anlayna
dayanyor. Bu niteliiyle Heideggerci yabanclama kuram bireyleri tarihe aktif bir yapc olmaktan
ok pasif bir tank olarak katlan ve olup bitenleri bir kader olarak yaayan varlklar olarak gryor.
Dnrn nazizme teslimiyeti ya da son derece naif bir ekilde kendi yorumunu Nazilere kabul ettirme
umudu herhalde buradan kaynaklanmtr. Kutsal kitaplarn dnda bir kurtarc Allah aray da ayn
yorumdan kaynaklanyor.
Heidegger modern teknii bilim ve rasyonalizme bal ontolojik bir durum olarak grmeyen, sadece bu
tekniin kullanl koullarn eletiren yorumcularla alay etmitir. Gerekten de kendisi bu analizleri
yaparken Marksistler modern teknolojiyi snfsal ara olarak kullanan burjuvaziye kar savayorlar,
Bergson gibi spiritalistler ise lsz derecede bym bir vcuta kar denge salayacak bir ruh
ilavesi (supplment dme) aryorlard. Oysa Heidegger bu teknolojiye toptan ve radikal bir biimde
karyd. Dnr bu tutumunu Ren nehri ve teknolojik gelimelerle ilgili bir gzlemini anlatrken aka
ortaya koymutur. Ona gre Ren kylarnda kurulan elektrik santrali, nehri Hlderlinin iirine konu olan
eski nehir olmaktan karmt. Bu santral nehrin iki kysn birbirine balayan ve nehre ek bir para
oluturan eski kprye benzemiyordu. Bu teknolojik katk ile beraber santral nehrin bir paras olmaktan
km, nehir santralin (ve ona bal teknoloji dnyasnn) bir paras haline gelmiti. Bu rnein
gsterdii gibi sanayilemenin z buydu ve bu gelime toptan dlanmalyd.
Sanayi devrimi ve modern teknoloji yadsnmalyd; fakat olumlu planda ne yaplabilirdi?
Bu soruyu soranlara Heidegger, bir ey yapmamal; beklemeli eklinde yant vermitir. Filozofun
nasl beklediini ve beklerken neler yaptn daha nce grm bulunuyoruz. ada izleyicilerinden D.
Janicaud da, teknik olarak mmkn olan her eyin mutlaka gereklemek zorunda olduu bu sanayileme
modeli karsnda yaplacak en iyi eyin beklemek ve dnmek (Heidegger gibi dnmek T. T.)
olduu kansndadr; nk dnmek, her zamankinken fazla yapmak anlamna gelmektedir.[86]
Soyut bir felsefeyi meslek ve hayat tarz olarak seenler iin bu speklasyonlar inandrc, hatta
byleyici olabilir. Fakat bunlarn praksis felsefesi yandalarn ve bir ksm Marksisti nasl
bylediini anlamak zor olsa gerektir.[87] Gerekten de Frankfurt Okulundan itibaren Heidegger-
maniann bir ekim merkezi haline geldiini ve nasl ayn yllarda Weberci Marksizm ortaya kmsa
bir de Heideggerci Marksizm araynn ortaya ktn gryoruz. Buna neden, kukusuz, (aslnda tarih
materyalizmin dman olduu unutulan) dnrn sanayilemeyi yabanclama eklinde ele alan
yaklamdr. Heideggerin rencilerinden H. Marcuse bu konuda byc ustadan nasl etkilendiini ve
sonra nasl kendine geldiini arpc terimlerle anlatmtr. Towarnicki ile bir syleisinde, Acil
sorunlarn ortaya kt bir dnemde yayorduk; diyor Marcuse; Heideggerin koyduu ekilde Olmak
sorunu yava yava Sein und Zeitda varolula ilgili bizi heyecanlandran somut betimlemelerin yerini
ald ve varolu kategorileri gnlk hayat kategorileri soyutlamalar iinde kaybolup gittiler. Durum
tamamen tersine dnmt; praksise alan hibir kap yoktu.[88]
Praksise alan bir kap yoktu; fakat Heideggerin analizleri yine de byleyici etkilerini srdrmekte
devam ettiler. Bourdieunn alayl bir ekilde anlatt gibi, tutarl bir Marksist olan H. Lefebvre bile,
Heideggerin tam anlamyla materyalist olduunu sylyor, dnrn tarihi-kozmik vizyonu ile
Marxn pratik tarih maddecilii arasnda bir antagonizmann bulunmadn iddia ediyordu. F. Chtelet
ise bu uyumu aklarken Marx ile Heidegger arasndaki ortak fon ve onlar birbirine balayan ey,
diyordu, bizzat yaadmz devirdir; ileri sanayi uygarl ve tekniin kresellemi olmasdr.[89] yle
grnyor ki Chtelet, Marxdan sonra iki dnya sava yaandn, Almanyada Nazilerin iktidar gasp
ettiini ve Heideggerin de onlarla i birliinde bir saknca grmemi olduunu nemli bulmuyordu.
Sanrm temel yanlgs u gzleminden kaynaklanyordu: Her iki dnrn ortak noktas en azndan
inceledikleri nesnenin (objetnin) ayn olmasdr () Bu kendilerini, rnein, nesnenin u veya bu
ekildeki zel grntlerini inceleyen sosyologlardan ayryor (italikler metinde). Oysa Olmak ile Olan
(Sein und Seiende) arasnda ayrm yaparak olanlarla uramay, dolaysyla bilimi ve tarihilii
aalayan Heidegger idi; buna karlk Marx materyalist bir n-kabulden hareket ediyor, fakat bilimi ve
gerekleri kutsallatrlm bir Olmak ilkesinde deil, olanlar dnyasnda aryordu. Bu yzden
Heidegger burnunun ucunda cereyan eden olaylar anlayamazken, Marx sanayi toplumunun ve
kapitalizmin gnmzde ne ekil alacan dahi (rnein kapitalist gelimenin Atlantik kylarndan Byk
Okyanus kylarna kayacan) yz elli yl nce haber verdi.
Heidegger 20. yzyl dncesini derinden etkiledi; fakat herhalde istedii ynde etkileyemedi.
Nietzsche gibi, onun da sorunu ezilenlerin kurtuluu ve tarih servenine katlmalar deildi. Nietzsche
aristokratik deerleri, Heidegger ise Karaormandaki kyl kk burjuva yaamn kaybetme korkusu
iinde yaad ve her ikisi de pleblere dudak bkerek baktlar. Bu nedenle, eer grselerdi, rnein
kendilerinden esinlendiini syleyen pleb tarihisi[90] M. Foucaultya herhalde pek de sempati
duyamazlard. Zaten Foucaultnun da bir aya Marxdayd ve dnr komnist partilerin Marksist-
Leninist Vulgate olarak niteledii yorumuna nefret duymasayd herhalde ilham kaynaklarn ok daha
haksever bir ekilde ortaya koyard. Nitekim hocas ve yakn dostu L. Althusser de bir ara Heideggere
merak sarm, fakat ky papaz ynyle sonunda kendisini sinirlendiren bu dnrden uzaklamt.[91]
Heideggerin, amzda, genel olarak toplum bilimciler ve tarih-yazcl zerindeki etkileri ne oldu?
Bu alanlarda dnrn dorudan bir etkisi olduunu herhalde syleyemeyiz. Zaten byle bir amac da
yoktu. Heidegger z ve asli ile urayordu ve dnce alann bilim ve ontik tarihten titizlikle
ayrmt. Fakat yine de felsefecileri somut sorunlardan uzaklatran ve salt speklatif dnceye
hapseden etkileriyle bu alanlarda daha ok kstlayc bir rol oynad. Bu ise aalad teknolojik
devrimleri karlarnn balca arac yapan burjuvazinin tam da istedii bir eydi. Uluslararas
kapitalizme yn veren komuta merkezleri Heideggeri n plana karmadlar; zaten gizemli filozofu
okuyup anlayacak bir birikime sahip deildiler. Sadece akl, aklcl ve Aydnlanmay sorgulayan tm
dnce akmlarn Postmodern olarak damgalayarak ycelttiler ve kontrol ettikleri tm basn
trstlerini de geni lde Postmodernizm propagandas iin seferber ettiler.[92] Kkeni Fransada olan
bu dalga Amerikada French Theory olarak markalat ve dnyaya yayld.
Toplum bilimci ve tarihilere, zellikle de tarih maddeci aratrclara gelince, onlar genellikle
Olmakla ilgili zarif analizlere kulaklarn tkadlar ve sabrla doru bildikleri yntemi uygulamaya
devam ettiler. Eer nmzdeki dnemde, Heideggerin kefettii gizemli may (Lichtung) deil de,
18. yzyl dnrlerinin ve izleyicilerinin saladklar Aydnlanmay (Aufklrung) umut ediyorsak,
sanyorum ki baklarmz yine de onlara evirmeliyiz.
Bilano ve Perspektif[1]
ada insan toplumsal ve bireysel olaylar eitli disiplinler araclyla anlamaya alyor:
Sosyoloji, ekonomi, antropoloji, tarih vb. Ne var ki bu disiplinlerin de tarih bir evrimin rn olduunu
ou kez unutuyor. nsanlar kolektif yaam iinde dil ve dnceyi yaratrken bu evrimin balangcn da
sorguladlar.
Yuhannann ncili balangta sz vard diye balar. Daha sonra slam ilahiyat da ayn inanc
paylamtr. sadan bin sekiz yz yl kadar sonra ise, Goethe, balangta edim vard demiti.
Sz m, edim mi?
Bu tartma ilahiyat ve filozoflar Goetheden sonra daha iki yz yl megul etti. Fakat unutmayalm ki
yakn ceddimiz homo sapiensin hominide ailesinden kopmasna kadar milyonlarca yllk bir sre geti
ve bu sre iinde insanlar anlaml bir sz syleyemeden yaam kaygs iinde doayla boumak zorunda
kaldlar. Dil kolektif edim iinde dodu ve yaz da, C. Lvi-Straussun ifadesiyle, kast ve snf
toplumlarn yaratacak olan atlaklara ve krlmalara elik ederek insanlarn insanlar
kleletirmesinin, onlar kumanda etmesinin ve eyay mlkletirmesinin arac olarak ortaya kt.[2]
nsan hayvanlardan ayran farklar Eski Yunandan beri insanlar dndrmtr. Bugn biliyoruz ki
insann insan olabilmesi iin iki ayak zerinde durmas ya da beyninin zamanla bymesi gibi fizik
farkllamalar yeterli olmamt. Dnm, bunlar da belirleyici baka bir deiken salad. nsan
hayvanlardan bilinli olmasyla, dinle ve istenilen her eyle ayrmak mmkndr; diyordu Marx; fakat
onlar kendilerini hayvanlardan ancak var olma aralarn retmeye balamalarndan itibaren ayrt etmeye
baladlar ve bu da vcutlarnn uzuvlamas sayesinde mmkn oldu (italikler Marxn).[3]
nsan uzuvlarnn farkl biimlerde ilevsellemesi aslnda ok uzun bir tarih srecin rn idi ve bu
sre iinde insann yapc gc kollardan ellere geerek insan eli, kendi kendine alan aralarda
sreci balatan bir motor ilevi yklendi. Ve bylece, daha 4. yzylda Niksarl ilahiyat G. de
Nyssenin syledii gibi, Bu farkl ilevselleme sayesindedir ki insan zihni, bizlerde, bir mzisyen gibi,
dili retti ve konuma yeteneine sahip varlklar haline geldik. Eer vcudun ihtiyalar iin zor ve
zahmetli beslenme grevini azmz yklenseydi, bu ayrcala asla sahip olamazdk. Ne var ki bu grevi
ellerimiz stlendi ve azmz konuma ilevi iin zgr kld.[4] Bu saptamay aktaran Fransz
paleontolou iki ayak zerinde durma ve ellerin serbestlemesi srecine konuma ilevi iin hazr hale
gelmi bir beynin de elik ettiini sylyor ve insan somut aralar ve (soyut) semboller retiyor;
bunlarn her ikisi de ayn srece, daha dorusu ayn temel donanma dayanyor diye ekliyor.[5]

***

nsanlar doa iinde ve doann bir paras olarak yaam kavgalarna avc-toplayc tketiciler olarak
baladlar. Topraa yerleerek retmeye balamalar, farkl iklim ve corafya koullar iinde, M.. 8
000 ile 3 000 yl ncesine yaylan geni bir zaman diliminde gerekleti. nsanlk tarihinin en byk
devrimini tekil eden neolitik dnmle ilk ifti ve ilk oban temsil eden figrler (Kutsal Kitaplarn
Kabil ve Habili) bu evrim iinde ortaya kt.[6]
Doayla kavgada arac olan retim aralarnn retilmesi i blmn daha da hzlandrm, kadnla
erkek arasndaki ilk ve doal i blmne zaman ak iinde yenileri eklenmiti. Fakat i blmndeki
asl devrimi, toplumsal snflarn ve devletin ortaya kmasna da yol aacak ekilde, fizik emek ile
entelektel emein ayrmas salad. Bunun iin de dorudan reticilerin herkese yetecek miktar aan
bir fazla rn yaratmas ve bu sayede baz insanlarn a kalma kaygs olmadan kendilerini okuma,
yazma ve manevi nderlik ilevlerine verebilmeleri mmkn olmutu.[7] Bu ayrmada retim aralarn
ve fazla rn kontrol edenler ok sonralar Hegelin efendi-kle diyalektii olarak niteleyecei
ztlama iinde kendi hemcinslerinin ounu da maddi bir ara haline getirmeyi baardlar. Antik
uygarlklar bu kleci temel zerine kuruldu ve ilk bilgeler de (ktip, rahip, sanatkr) efendilerin
meruiyetini salamak ilevini stlendiler. zgr dnce ve evreni doa-st glerden bamsz olarak
anlama abas Eski Yunanda bu bilgeler arasnda dodu ve filozof szc de zaten bu uygarlkta
bilgelik dostu anlamna geliyordu.

***

Eski Yunanda bilimler Mantk, Fizik ve Etik eklinde e ayrlyordu ve bu bilim genel bir kuram
oluturan felsefenin ya da metafizikin dallarn tekil ediyordu. yonyal ve Atinal dnrler
bilimin kavram ve teori dediimiz iki temel aracn kefettiler. Teori, Atinada kamusal msabakalara
temsilci olarak gnderilen ve Kosmosun temaasnda kutsallk duygusu iinde coan Theorosun adndan
kaynaklanyordu ve Theoros szc felsefe diline Theoria (gzlemek, temaa etmek) olarak geti.[8] Bu
temaa fikri de, ierdii (deien) zaman ve (deimeyen) olmak ayrm ile bugn zne-nesne ikilemi
dediimiz ikileme ve ontolojik sorgulamaya yol ayordu. Bylece, (deien) zaman iinde konumlanan
insan, (deimeyen) Kosmosu gzleyerek onun ltlerine uymak istiyor ve taklit (mimesis) yoluyla ona
benzemeye akyordu. nsan zihni, Kosmosun dzenli hareketine (kanunlar) ve ritmine (dans ve
mzik) uyabildii lde de teori, pratik yaama gemi oluyordu. Bylece, teori, insan yaamna
damgasn vuruyor ve Kosmosun disiplinine uygun bir davran modeli (ethos) yaratyordu. Bu teori
anlay en iyi ifadesini Platonda buldu ve sonra da modern felsefe ve bilimin douunda belirleyici
oldu.
***

Ontolojik planda Yunan filozoflar tzc idiler ve evreni okullara gre deien tzlerle (Ousia)
aklyorlard. Kurucu baba Thalese gre her eyin z su idi ve her ey suya dnebilirdi. Buna
karlk evreni ate, hava, toprak gibi tzlerle aklayan filozoflar da vard. Fakat daha sonraki
gelimeleri belirleyen asl ontoloji tartmas Parmenides ve Heraclitus arasndaki gr ayrl ile
balad. Bu sorun, tekil veya oul; deien veya deimeyen; geici veya kalc varlk antagonizmalar
zerine kurulmutu.
Parmenides, iki bin be yz yl kadar sonra Heideggerin unutulmu olmasndan ikyet edecei
Varlk, akn bir Allah fikrini artracak ekilde felsefesine temel ta yapmt. Byle bir Varlk
anlay, diyor J. Hersch, yani her trl imgeyi, antropomorfizmi aan, z aknlk olan bir Allah anlay
tm tarihi boyunca Bat dncesinde bir ana damar gibi mevcuttur.[9] Buna karlk Heraclitus,
felsefesini tamamen aksi ynde bir ilkeye dayandrmt: Varlk devaml deiiyordu; deiim ayn
zamanda yok olma ve yenilenme demekti ve deimeyen tek ey de bizzat deiimin kendisi idi. Bu
yzden de, filozofun nl formlyle, ayn nehirde iki kere ykanmak mmkn deildi.
Parmenidesle Heraclitusun birbiriyle ztlaan sistemleri deta Bat dncesini biimlendiren ana
damar tekil ettiler. Bu yzden yine Herschle beraber diyebiliriz ki, bu iki filozof tm felsefe tarihi
boyunca, sayelerinde temel sorularn devaml sorulduu iki sembol olarak kaldlar.[10] Onlardan yz yl
kadar sonra da, bu kez Platon ile rencisi Aristo arasndaki atma, felsefe dnyasnda, gnmze kadar
gelecek sorgulamalar tahrik eden ikinci bir damar oluturmutu.
Platon sistemini Teki bir ontoloji zerine oturtmutu ve bu Tek ya da stn Varlk hiyerarik bir
dizi oluturan cins ve trlerin hepsinde ortak bir Tzd. Bilgi ve deerlerimizi ise deler
sayesinde ediniyorduk. Ve de de en az iki ampirik nesnede ortak olan bir nitelikti. Bylece her nitelik
(gzellik, iyilik, byklk, eitlik vb) bir de oluturuyordu. deler dnyas znelerin dnda, akn bir
dnya idi. Oysa bizler, bir maarada zincirlere vurulmu ve srt gnee dnk insanlar gibi, gereklerden
kopuk bir glgeler dnyasnda yayorduk. Gereklere ulamak iin zincirleri krmak, gzleri kamatran
gnee bakmak ve artk her eyin glgesini deil asln grmek gerekiyordu.
Platon bu nl metaforuyla unu anlatmak istemiti: Gereklere ancak evrensel nitelikte olan ve deer
tekil eden delerin ampirik gzlemlerimizle bulumas sayesinde ulaabiliyorduk. Ne var ki
Platondaki bu genel-zel, akn-ikin ikilemi rencisi Aristonun itirazna urad ve gnmze kadar
gelen bir tartmann temelini oluturdu. Nesneler dnyasna dnk olan Aristo cins ve trleri
birbirinden kopuk ve iletiimsiz kategoriler olarak kabul ediyordu; Ortaaa egemen olan bilimleri de
bu espri iinde yaratt.
Platonun felsefesi evrensel formlarla ampirik olgular arasndaki bulumaya dayanyor, insan da bu
sistemde iki eyi btnletirmeye alan dramatik bir konuma yerletiriyordu. Aristonun sisteminde ise
bilimler, kategoriler (kavramlar) araclyla ampirik dnyadaki nitelik ve nicelik sorunlaryla
urayor, felsefe ise Varlkn ilk nedenlerini bulmaya alyordu.

***

Antik Yunanda tarih bilim saylmyordu. Herodot ve Thucydides gibi tarihiliin babas saylan
isimlerin bu uygarln rn olmas da bu kany deitirmemiti. Aristo zellikle bu noktann altn
izmi ve zelle uraan tarihilerin karsna genel ile uraan airleri ve trajedi yazarlarn
koymutu.
Yunan dncesinin byk yaratcl site devletlerinde mitlerle dnmenin yerini rasyonel
dncenin almasnda kendisini gstermiti. Yzyllar sonra Plutharkosun dedii gibi, ayn sre iinde
tarih de, bir arabadan iner gibi iirden indi ve yryerek, dzyaz sayesinde gerei mitlerden ayrd.
Ne var ki Ortaa dnrleri bu konuda Plutharkos ya da Ciceronu deil, Byk Usta Aristoyu
izlediler ve hayli itibarsz bir statde olan kronik ve yllk yazarlarna bilim adam gzyle bakmadlar.

***

Ortaa dncesi ilahiyatn egemen olduu bir dnceydi; fakat kimilerinin sand gibi bin yllk
karanlk da deildi. Nitekim Rnesans hazrlayan ilk kvlcmlar bu ada atelendi. Rahip Abelard,
Saint-Anselmein izinde, Allahn varln aklc yolla kantlamaya alarak kukunun insan
aratrmaya, aratrmann da geree gtrdn sylyor; Endlsl bn Rd ise iman ile saf akl,
sradan insanlarn din gerei ile sekinlerin (filozoflarn) felsefi gereini ayran ifte hakikat
felsefesiyle sekler dnceye kaplar aralyordu. Bu gelimelere de 11. yzyln devrim niteliindeki
sosyoekonomik dnmleri elik tekil etmiti.
Gerekten de kkeni 11. yzylda tarm teknolojisindeki yeniliklere ve yeni bulunan gm madenlerine
uzanan bu devrim, ticareti gelitirerek tm Akdenize yayld. Hristiyanln rn olan, fakat giderek
Antik alara ait dngsel zaman anlaynn yerini alan ereksel (teleolojik) zaman anlay da yine
bu dnemde yaygnlamaya balad. Musevilii evrenselletiren Hristiyanln balatt ve herkesin
hesap verecei Byk Mahkeme telosuna ynelik bu zaman anlay, yine evrensel potansiyel tayan
kapitalist retim biiminin gelimesine paralel olarak dnyaya yayld.

***

Rnesans yeni bir felsefe getirmedi; fakat Cusal Nicholasnn dnceleri sekler dnceyi
glendirici tezler ieriyordu. talyan dnr elbette ki uhrevi dnyay yadsmyordu; fakat Anselme ve
Abelard gibi Allah akl yoluyla anlayabileceimize de inanmyordu. Ona gre Allaha, yani
bilinmeyenin bilinmesine ancak visio intellectualis yoluyla ulaabilirdik. Bu yzden kendisini mistisizme
kaymakla eletirenler de oldu; fakat aslnda N. de Cusa kukucu dnceyi ne karyor, Socratesin
balatt akln eletirisi yolunda bir adm daha atyordu.
Rnesans, Leonardi Bruni, Poggio Bracciolioni, Francesco Guicciardini gibi nemli tarihiler ve
Machiavelli gibi byk bir siyaset kuramcs yetitirdi. Bunlardan Guicciardini tarih olaylara
pozitivizmin habercisi diyebileceimiz bir yaklamla eiliyor, ilahi mucizeleri yok sayyor ve doa d
eylerle uraanlara deli gzyle bakyordu. Oysa 18. yzyl dnrlerinin sivil toplum adn
verecekleri toplumsal alan burada da belirleyici bir rol oynamt. Venedik, Floransa ve Lombardiada
filizlenen kapitalizm rasyonel dnceyi gelitiriyor ve akn dnya tutkusu giderek anyordu. 17.
yzyln byk rasyonalist dnrleri (Descartes, Spinoza, Leibniz) sistemlerini bu temeller zerine
kurdular.

***

Rnesans kavram o dnemde yaayan sanatkr ve dnrlerin kendi alarna verdikleri bir isim
deildi. Yeniden dou anlamna gelen bu kavram ok daha sonralar icat edildi ve 19. yzyln nl
tarihilerinden Jacob Burckhardtn bu konuda klasikleen eseri sayesinde yaygnlat. Buna karlk insan
akln n plana kararak modernizmi balatan 18. yzyl bizzat kendi dnrleri Aydnlanma yzyl
olarak tanmladlar. Fransada Voltaire, Almanyada Kant, iinde bulunduklar a byle adlandryordu.
Aydnlanma yzyl modern snflarn doduu, kapitalizmin ulusal temelde hzla gelitii ve akln geni
lde din ve ilahiyatn vesayetinden kurtulduu yzyl oldu. Aydnlanmann temel noktas, diyordu
Kant, insanlarn bizzat kendilerinin sorumlu olduklar vesayet durumundan, zellikle de din
konularndaki vesayetten kmalardr; nk din vesayet tm vesayetlerin hem en zararls hem de en
onur krcsdr.
Din ve teolojinin vesayetinden giderek kurtulan akl, yaratcln en ok toplum bilimleri ve felsefe
alannda ortaya koydu. Zaten bundan doal bir ey de olamazd; nk daha 17. yzylda Galile ve
Newton evrenin yasalarn kefetmi, gerek bilimin yolunu amlard. Artk insan ve toplum zerinde
dnenlere de onlar izlemek, onlar taklit etmek kalyordu. Bu aray srecinde insan ilikilerini yneten
kanunlarla ilgili anlay da deiti ve farkl bir kanun fikri dodu. Fransada Rousseau ilk insanlarn
doal yaamlarn kavramaya alyor; Montesquieu din ve ahlak kkenli kanunlar deil, maddi
koullarn yaratt kanunlar sorguluyor; Voltaire uluslarn rf ve detlerini kutsal miraslar olarak
deil, nesnel olgular olarak inceliyordu. Kapitalist gelimede ba eken ngilizler ise ampirizm tutkular
iinde doa bilimlerine en byk katky salarken, iktisatta da temel kuramlar gelitirdiler.
Ne var ki btn bunlar btnlkten yoksundu; sistemsizdi. Ve sistem de Almanlardan geldi. Alman
idealizmi ad altnda Kantla balayan sistematik felsefe, Hegel ile akln a priori kategorilerinden
temizleniyor ve felsefe tarihiyle tarih felsefesini zdeletiren bir diyalektik devinime dnyordu. Oysa
Hegelde de sonunda sistem fikri ar bast ve diyalektik ak Mutlak Espri ile donarak kalplat.
Ansiklopedi ile tm bilgiler Prusya Devletinde somutlayor, tarih de bylece sona eriyordu.
Tarih elbette ki bitmemiti. Aksine, Hegelin de bylenerek izledii Fransz Devrimi yepyeni bir an
habercisiydi ve bunu en iyi anlayanlar da baz Fransz tarihileri oldular. Felsefe ve toplum
bilimlerindeki gelimelere kaytsz kalan tarihiler toplum dzenini altst eden bir devrim karsnda ayn
kaytszl gsteremezlerdi. Kald ki tm 19. yzyl toplum kesimlerine gre deien duyarlklar iinde
devrim tartmalar iinde geti.[11]
Almanyada Tarih Okulunun nde gelen temsilcisi L. Ranke tarih olaylar gerekten cereyan ettikleri
gibi anlamaya alr ve bunlarn arkasnda da bir ilahi el ararken, Fransada Guizot, Thierry ve
Mignet gibi tarihiler devrimi eski halklar (Gauloislar-yeni burjuvalar) ve fetihi halklar (Franklar-
aristokratlar) arasndaki snf kavgas olarak gryorlard. Fakat pozitivizmin egemen olduu bir
dnemde kuramsal kayglardan uzaktlar ve etnik boyutunu n plana kardklar snf kavgasn burjuva
devrimi ile bitirdiler. Henz balamakta olan asl kavgay burjuvazi-proletarya kavgasn grmezden
gelmilerdi.[12] Nasl iktisatta Ricardo, Marxn dedii gibi snf elikilerini saf bir ekilde toplumlarn
doal, deimez kanunu olarak formle etmi ise, Fransada da toplumsal tarihiliin kurucular
burjuvazinin aristokrasiyi yenmesi ile snf kavgasnn ve tarihin bittii kansna varmlard.
Tarih maddecilik bu yanlgnn eletirisi zerine kuruldu.

***

19. yzylda 1830, 1848 ve 1871 devrimlerine yol aan snf kavgalar ve snf smrs hibir
dnrn grmezden gelebilecei eyler deildi. Bu hareketler zaten geni lde niversite dna
tanm olan toplum bilimleri iin yeni bir motivasyon kayna oldular. Vahi kapitalizm feodalizmde
benzeri olmayan yeni fakirler yaratmt ve pauperism, proleter (vb.) gibi yeni szckler de bu yllarda
icat edildi. Yine ayn yllarda filantropik dernekler kuruluyor, halkn ihtiyalarndan hareket eden yeni bir
iktisat ilmi tasarlanyor, vicdan sahibi i adamlar toplumcu topyalar gelitiriyordu. i snfnn hazin
durumu ve alma koullar bu balamda somut aratrmalarn konusu haline geldi. Tarih maddeciliin
kuruluunda da Engelsin ngiliz ii snfnn somut yaam koullar ile ilgili almas k noktas
tekil etti.

***

Tarih maddeci kuramda akn egolara ve a priori kategorilere yer yoktu; toplumsal ilikiler,
Darwinin izinde, nesnel olgular eklinde aklanyordu. nsanlar yaamlarn srdrmek iin doayla
savarken aralarnda kurduklar ilikilerle ikinci bir doa yaratmlar, fakat bu kez de bu ikinci
doann esiri olmulard. Kendilerini yabanclatran bu ilikilerden kurtulmak iin yeni bir sava
vermek ve bu insan rn ikinci doay yenmek zorunda idiler.
Aslnda bu zorunluluk daha 18. yzylda Aydnlanma dnrleri tarafndan anlalmt. Rousseau
insanlar zincirlere vuran bu ilikilerin ancak yeniden doaya dn ile krlacana inanyor; Kant
ebedi bar zgr uluslarn kuraca Milletler Cemiyetinde aryor; topyac sosyalistler de eitim ve
planlama yoluyla zgr ve eiti bir toplum dzeni kurmay dlyorlard. Ne var ki bunlarn hibirisi
gereki deildi. nsan zgrln ortadan kaldran ve insan ilikilerini mal fetiizmi esasna gre
dzenleyen ey, aslnda kapitalizmin temelinde yatan olgu, yani retimin kolektif yapsyla retim
aralarnn bireysel mlkiyeti arasndaki eliki idi. Tarihin motor gcn tekil eden snf kavgas da
bu elikiden kaynaklanyor ve yeni bir toplumsal zaman anlayna dayanyordu. Bu anlay ereksel tarih
anlay olmad gibi Fransz Devriminin kitlelere mal ettii tekdze, dorusal, ilerlemeci tarih
anlayndan da farkl idi.[13]
Tarih materyalizme gre tarih belli koullarda yaayan insanlarn eseriydi ve elikiler iinde, ileri-
geri dalgalanmalar halinde ilerliyordu. Bir vesileyle Marxn syledii gibi, ou kez de kt taraftan
ilerliyordu. Ksaca devrim mutlak deildi; insanlar ancak bilinli ve rgtl bir sava sonunda ikinci
doay yenebilir, mal ilikilerini insan ilikilerinin nne geiren esaret zincirlerini krabilirdi.
Aslnda Marx kapitalizmin uzun soluklu olacan ok iyi anlam, hatta byk ticaretin Akdenizden
Atlas Okyanusuna getikten sonra, yeni bir sramayla Byk Okyanusa geecei gnleri (yani
bugnleri) haber vermiti. Ne var ki her baarsz devrim giriiminden sonra dzeni deitirmeye
alanlar eer bu arada yok edilmedilerse byk bir karamsarla kapldlar ve dinde, ilahiyatta,
irrasyonalist felsefelerde snak aradlar. Paris Komnnn ezilmesi Fransa ve Almanyada neo-Kantist
idealizmin ve Bergsoncu spritalizmin yaylmasna yol amt. Rusyada ise 20. yzyl balarnda arlk
despotizminin zulm kimi Bolevikleri Leninin savaaca ampiriokritik felsefeye snmaya yneltti.
Byk Savatan sonra Almanyada devrim bastrlr ve Naziler iktidara yrrken de, Frankfurt Okulu
dnrleri gzlerini d krkl iinde Nietzscheye evirdiler. Bunlarn en genci, Walter Benjamin,
Nazi penesinden umutsuzca kamaya alt gnlerde kaleme ald denemede tarih maddecilii
satran ustas bir otomat-bebee benzetiyor ve eer bu bebek ilahiyat arkasna alrsa, diyordu, artk
korkaca hibir rakip kalmaz.[14]
W. Benjaminin tebihinden yirmi sekiz yl sonra, 1968de, devrim yeniden yaand; yeniden
baarszla urad ve izleyen yllarda da kimi devrimciler d krkl iinde yeniden dine, ilahiyata ve
irrasyonel felsefelere yneldiler. Btn bu reaktif akmlara, iradesi dnda, post-modernizm adn
veren Fransz dnr Franois Lyotard ise, mademki devrim yz elli yldr gereklemedi, diyordu,
artk bundan sonra da gereklemez!.

***

Weber, geen yzyln balarnda, artk hi kimse, tam bir uzmanlamaya dayanmadan bilim alannda
yetkin bir eyler yaptndan emin olamaz demiti. Fakat sz konusu uzmanlama, libido sciendi
drtsyle olgularn farkl ynlerini aratran bilim adamlarnn tasarlad deil, kapitalist gelimenin
kar ve gereksinimlerinin zorlad akademik bir i blmnn eseriydi. Sonu olarak da birbirinden
bamsz, kendilerine zg dil ve kavramlar olan ve birbirini anlamakta zorlanan bir sr disiplin ortaya
kt.
Uzmanlama tutkusu genel kuram eilimlerini aalyordu ve bu durumda almalar itibaryla genel
kuram aray iinde olanlar bile niyetlerinin aslnda bu olmadn sylemeye baladlar. Hi de
epistemolojik bir zorunluluun rn olmayan bu modann ba hedefi tarih maddecilik oldu ve bu genel
kuram felsefe, ekonomi, sosyoloji, tarih gibi dallara ayrlarak eletirildi. J. Schumpeter daha da ileri bir
adm atarak iktisat Marx ve sosyolog Marxn yan sra, peygamber Marx da inceliyor ve
hepsinin eksiklerini, yanllarn ortaya koyuyordu.[15] Uzmanlk ad verilen ou anlamsz bilgiler
yn iinde paralar eletirmek, btn eletirmekten ok daha kolay hale gelmiti.

***

Aslnda Marx ve tarih maddecilik eletiri konusu haline gelmeden nce, uzun sre akademik dnyada
grmezden gelinmiti. Kapitalin ngiltere gibi iktisat kuramnn beii bir lkede ngilizceye o da
Marxn yaknlarnn abasyla evrilebilmesi iin yirmi yl gemesi gerekmiti. Ne var ki Paris
Komn ve I. Enternasyonal Marxn adn n plana karnca artk dnr yok saymak da imknsz
hale gelmiti. Her trl yalan ve iftiray da ieren eletiri kampanyas bu koullarda balad.[16]
Anti-Marksist orkestrann ana temas deer kuram idi. Mademki Marx kapitalizmin temelinde yatan
deerlerin emekten kaynaklandn sylemiti, o halde her eyden nce bu tezi rtmek
gerekiyordu. Paris Komnnn yenilgisini hemen izleyen yllarda (1871-1874 arasnda), ayr lkeden
iktisat, birbirinden habersiz olarak bu ilevi yklendiler. ngilterede Jevons, Avusturyada Menger,
Fransada Walras hayr! diyorlard; deer emee deil, faydaya dayanyor! Pazar ekonomisini
canl tutan fiyat sistemi, onlara gre, iilerin mal haline gelen emek gcne deil, piyasaya srlen
mallarn (marjinal) faydalarna dayanyordu. Bu yaklamn ierdii metodolojik ilke uydu: Kapitalizmi
anlamak iin, Marxn iddia ettii gibi, retim ilikilerinden deil, deiim ilikilerinden hareket etmemiz
gerekiyordu. Marx idealist temelli bu yaklam vlger iktisatn balangc olarak niteledi.

***

I. Enternasyonal sadece iktisatlar deil, felsefecileri de harekete geirmiti. Paris Komn


gnlerinde depresyona giren Nietzsche kendine geldikten sonra mevcut tarih anlayn sorgulam ve
daha sonraki dncelerini de belirleyecek ekilde aykr gzlemlerini kaleme almt.
Aslnda Nietzsche de Marx gibi tarihin gemie deil, gelecee dnk olduuna inanyor ve analizine
mevcut deerler sitemini eletirerek balyordu. Ne var ki Nietschenin deerlerden anlad ey
Marxtan tamamen farklyd.
Marx, insan toplumsal ilikiler balamnda tanmlam ve deerleri de, Smith ve Ricardonun izinde,
bu maddi ilikilerin oluturduu alt-yap erevesinde kullanma deerinden deiim deerine dnm
sreci iinde zmlemiti. Marxn analizi, daha 1844 El-Yazmalarnda belirttii gibi psikolojiye
kapal idi ve dnr, birey konusunda, toplumsal ilikiyi teorinin temeli yaparak gerek bilimin ve
gerek materyalizmin temelini atm olan Feuerbach izlemiti.[17] Oysa Nietzsche toplumsal
ilikilerden deil, insann biyolojik ve psikolojik drtlerinden hareket ediyor ve tm deerleri g
istencinin rn olarak yorumluyordu. Mutlak gerekler yoktu; her gerek bir perspektif ve yorum
sorunuydu. Biyolojik drtler zayflarn ve yeteneksizlerin kin ve intikam duygularna yol am,
Hristiyanlk, demokrasi ve sosyalizm retileri de eitlik yaftas altnda bu duygular seferber eden
doktrinler haline gelmiti. Btn deerleri aalayarak deitirmeye alan ve bunun iin de modern
mitler yaratan Nietzschenin aslnda toplumsal analiz diye bir sorunu yoktu; zaten kitaplklardan uzak,
hastalkl ve gezgin yaants, tm dehasna ramen, byle almalara olanak da vermiyordu. Yine de
bir eit ahir zaman peygamberi Zerdtn azyla gelecei haber veren ve Marxtan bir satr dahi
okumadan, sosyalizmi yere batran satrlar kaleme almaktan geri durmad.

***

Marx ve Nietzsche dnce ynleri itibaryla birbirine tamamen zt iki dnrd; fakat k
noktalarnda ortak bir taraf vard. Her ikisi de kapitalist dzene karydlar ve kavgalarn ikisi de
niversite dndan yrttler. Ne var ki Marx kapitalizmin ilerisinde, snfsz bir toplumun kavgasn
verirken, Nietzsche gzlerini kapitalizmin yok ettii deerlere evirmiti ve aristokratik yaam
zlyordu.
Kapitalizme entegre olan Alman niversitesi uzun sre ikisini de yok sayd. Fakat temel deeri dzeni
korumak haline gelmi bir kurum, elbette ki, dzeni deitirmeye alan bir retiyi, mandarinler
sultasndaki niversitede hala canl olan aristokratik deerleri ven felsefeyle bir tutamazd. Fritz
Ringere gre Nietzsche 1890la 1920 arasnda niversite felsefesinde olduka fakir bir varlk
sergilemiti.[18] Bununla beraber kuku yok ki dnrn biyo-psikolojik temelli deer felsefesi alttan alta
Diltheyin yaam felsefesinde ve neo-Kantistlerin deerler felsefesinde kendisini hissettirmekten geri
kalmamt. Weber, aslnda daha ok Marxdan etkilendii halde Nietzscheyi de onunla ayn plana
koyuyor ve iinde bulunduumuz dnce dnyas geni lde Marx ve Nietzsche tarafndan
belirlenmitir diyordu.
Marx ve Nietzschenin dnceleri zt ynl olduu gibi etkileri de zt karl snflar zerinde oldu. 20.
yzyln ilk yarsn kana boyayan savalarda Marxn ad ezilen snflara sembol olurken, Nietzsche
aslnda gerek dncelerine pek de uygun olmayan bir ekilde Nazilere ilham kayna tekil etti.
Aslnda bu durumda bir gariplik yoktu; garip olan, bu uzlamaz kartla ramen iki dnr uzlatrma
abalar idi. Bir sentezden ok eklektizm zellikleri tayan Marx-Nietzsche bulumas yakn tarihlerde
Mays-68 Devrimine damgasn vuran akmlardan biri oldu. Bu bir bakma da felsefe ile toplum
bilimlerini ve tarihilii buluturma abas idi. Ne var ki akademik i blmnn yz yllk gemii byle
bir bulumay sorunlu hale getirmiti.

***

Felsefe 16 ve 17. yzyllarn byk bilimsel bulularna (Kopernik, Galile, Newton) kadar tm
bilimleri reten ve bnyesinde toplayan genel dnce sistemlerinin ad idi. Oysa Descartes ve
modernizmle beraber iliki tersine dnd ve bilimler felsefeyi kontrol etmeye, ynlendirmeye baladlar.
Aydnlanma yzylndan itibaren insan ve toplum bilimleri de doa bilimlerini rnek alarak felsefeden
koptular ve kendilerine zerk alanlar yarattlar. Byle bir i blm kapitalist i blmnn gereklerine
de uygundu. 19. yzyln balarnda, Hegel, btn bu sreci tarihsel diyalektik temelinde sistemletirdi ve
tarih mistik bir zarf iine yerletirerek bitirdi.
Aslnda Hegelle biten bir ey vard; fakat bu tarih deil, belli bir dnce sistemi, belli bir felsefeydi.
Felsefe artk tm bilgilerin iinde topland bir Mutlak Espri ya da Ansiklopedi olamazd. Engelsin
ifadesiyle, bilimdeki gelimeler sonucu tarihten ve doadan kovulmu olan felsefe, var olabildii
kadaryla ancak saf dnce alanna, yani mantk ve diyalektik olarak dnce srecinin kanunlarnn
kuramsal alanna snmak durumundayd. Gerekten de ilerleyen yllarda lojik pozitivizm, dil felsefesi,
epistemoloji gibi balklar altnda yaplmaya allan da buydu. Fakat geriye nemli bir sorun kalyordu:
nsan ve toplum bilimlerinin stats neydi? Bunlar doa bilimlerini de kapsayan bir btnlk iinde,
teorik bir temel zerine oturtulabilir miydiler?
Marx ve Engels bu kandaydlar ve tm yaamlarn bu temeli kurmaya adadlar. Gerekten de tarih
maddeci kuram iktisat, sosyoloji, tarih, felsefe, vb, ksaca tm disiplinlerin katksyla kuruldu ve
heuristik olarak doa diyalektii bal altnda doa bilimleri ile balantlar aramaya balad. nsanlar
da doann ve doa tarihinin bir parasydlar ve Marx bir genlik eserinde bizzat tarih, doa tarihinin
gerek bir ksm, doann insana dnmesidir; demiti; ilerde doa bilimi insan bilimini, insan bilimi de
doa bilimini ierecek; tek bir bilim olacak (italikler Marxn).[19] Ne var ki aradan geen bunca yllara
ramen bugn de bu balantlar kurulmu olmaktan uzak grnyor. Aksine, 19. yzyln son eyreinde,
Alman kuramclarn doa ve insan bilimleri (Naturwissenschaften und Geisteswissenschaften) arasnda
olduunu dndkleri mutlak epistemolojik kopukluk bugn yaygn bir kan haline gelmi bulunuyor.
Bu gelimede, kukusuz, tarih maddeciliin devrimci nitelii ve bunun yaratt korkular nemli lde
belirleyici oldular. Marx iinde yaad toplumsal dzene sadece anlalmas deil, ayn zamanda
deitirilmesi gereken bir dzen olarak bakyordu. Oysa dzene egemen olan ve niversiteyi de kontrol
eden glerin kabul edemedii ey de buydu: Bilimsel abann ilevi deitirme deil, sadece
anlamak ve Freudu anlamda rasyonelletirmek olmalyd. Bu nedenle, ou kez kendilerinin de
bilincinde olmadklar bir sre iinde genel kuramlar aforoz ettiler; bilimi paralara ayrdlar ve
sonunda da aalara bakmaktan orman gremez (ya da grmek istemez) hale geldiler. 20. yzyl
felsefesine damgasn vuran filozoflardan M. Heideggerin toplum bilimlerini aalayan ontolojik
perspektifi, kendisini Nazi niformas giymeye kadar gtrmt. Toplumsal analize kaytszlk felsefi
alanda mutlak bir uzmanlamann rnyd; dier alanlardaki uzmanlama tecrbeleri de eitli
derecelerde ayn ilgisizlii rettiler.

***

Giderek karmaklaan bir dnyada ve her gn biraz daha artan bilgi yn karsnda uzmanlama
kanlmaz bir eydi ve elbette ki nesnel bilgilerimizi tanzim ve tasnif ederek olumlu bir yn de
ieriyordu. Ne var ki bu uzmanlama giderek btnsel araylar kmseyen, yaratt mikrokozmlar
iinde anlamszlaan ve sonu olarak da disiplinleri kendi kendilerine yeten kapal kutulara dntren
bir eilim haline geliyordu.
Tarihiler de ayn gelimeler ve drtler balamnda belli dnemler, belli meknlar, belli konular
erevesinde uzmanlatlar; almalarn mikro alanlara hapsettiler ve ne kadar dar bir zaman dilimi
zerinde younlarlarsa o kadar bilimsel olacaklarn sandlar. Dnyada tarih retiminin insan ve
toplum bilimlerini dlayan programlar da bu eilimi glendiren bir olgu oldu. Bylece almalarnda
felsefi, antropolojik ya da toplumsal kuramlara ihtiya duyan tarihiler zel abalarla kendilerini
yetitirmek, otodidakt olmak zorunda brakldlar. ada tarihiliin nde gelen isimlerinden Fernand
Braudel, Sorbonnedaki rencilik yllarn anlatrken toplumsal tarih yapan profesr olarak sadece bir
isim anmsadn not ediyordu.[20] Ayn anlarda, nl tarihinin baka vesilelerle bol bol vd ve
gnmzde hibir tarihinin kaytsz kalamayacan syledii Marxn ad bile gemiyordu.[21]

***
Tarih disiplininin toplum bilimlerine ve teoriye mesafeli duruu aslnda 19. yzyln elikili mirasnn
kalntlarndan biridir. Gerekten de daha yzyln balarnda, Hegel, felsefeyi tarih, tarihi de felsefe
haline getirirken somut, kapsaml ve ayrntl analizler de yapmt. Zaten diyalektiysen filozof bu zellii
ile Almanlarn tarih tutkusuna Alman Tarih Okulundan daha fazla katkda bulundu. O kadar ki, mevcut
tarihi espriyi bir hastalk olarak gren Nietzsche bile sonunda biz Almanlar, hepimiz Hegelciyiz!
demek zorunda kald.
Fransada ise tarihilik pozitivizmin etkisi altnda geliti ve yzyln sonlarna damgasn vuran
metodik tarihiler, kendilerini pozitivist olarak grmeseler bile, L. Rankenin izinde benzer yntemler
kullandlar. 1876da yaynlanmaya balanan bir dergi (Revue Historique) etrafnda toplanm olan bu
tarihiler metodlarn kaynaklarn (belgelerin) eletirisine dayandryorlar; analizde siyasal konular ve
znellii n plana karyorlar; Sedan yenilgisinin yaratt yknt iinde milliyeti bir tutum
sergiliyorlard.[22] Jules Ferry Hkmetinin ilkretimi mecburi kld (1881) ve tm ilkokul
retmenlerinin Fransz Ulusunun inasna giritii yllarda, metodik tarihiler de Sorbonneda
yaptklar tarihiliin yararl olmasna ve en cra kyn, en mtevaz okulunda etkilerini
gstermesine alyorlard. lgintir ki daha sonra yeni bir akm yaratacak olan tarihilerin Metodik
okula itirazlar da bu noktalarda toplanacak; Lucien Febvre, tarihi yararl klmaya almann, onu
kleletirmek anlamna geleceini yazacaktr.[23]
Fransada Metodik okulu, 1929 ylnda yaynlanmaya balayan ve Annales adn tayan dergi
etrafnda toplanan tarihiler izlediler. Lucien Febvre ve Marc Blochun ba ektii bu giriim metodik
tarihilere baz konularda eletiriler yneltmi, fakat bunlarla teorik ve metodolojik hesaplamaya
girmemiti. Eer Annales tarihileri metodiklerle kesin bir kopu iinde oldularsa, diyor Garcia, bu
kopu teorik tartmadan ok tarih-yazclnda yeni antiyelerin almas, yeni temalara nem verilmesi,
baka meknlarn ve zamansallklarn hesaba katlmas gibi hususlarda ifadesini buldu.[24] Oysa sadece
genel kuramlara deil, tm kuramlara ilgisizlik Annales tarihilerinde de ortak bir nokta idi. kinci
neslin nde gelen isimlerinden Fernand Braudel, temel eserini sunarken, deta yntem dersi verir gibi,
bu eseri, teorinin, btn teorilerin dnda; yalnzca somut gzlem ve yalnzca tarih mukayese
balamnda tasavvur ettim diyecektir. [25]

***

Ampirizm dnda bilim olamayaca dncesinde olan Anglosakson tarihiler de John S. Mill
gelenei izinde pozitivist tarihe ynelmilerdi. Bu akm 1866-1884 arasnda Kraliyet Tarih Krss
Profesr olarak Oxfordda grev yapan William Stubbs sayesinde L. Ranke tarihiliini de ilham
kaynaklar arasna katt. Ne var ki 1917 Ekim Devrimi geni halk kitlelerinde byk umutlar dourmu, ek
olarak da snf politikalar ve iktisadi kriz knts toplumsal tarih ihtiyacn n plana karmt.
1930larda Cambridgede renci olan Hobsbawmn anlattna gre o tarihlerde tm tarihiler
Marksistti; nk diyordu Hobsbawm, Cambridgede veya baka bir yerde Marxla rekabet edebilecek
hibir tarihi tanmyorduk. Daha sonra kendisi de tarihi oldu ve 1952de C. Hill ve E. P. Thompson
ile birlikte nl Past and Present dergisini karmaya balad. Marksist tarihiler daha sonra da New
Left hareketine katlacaklar ve bu yeni hareket iinde de yeni Marksist tarihiler (Perry Anderson,
Raphael Samuel, vb) isimlerini duyuracaktr.

***

Ne var ki tarih ve toplum gibi tarih-yazcl da elikiler iinde geliiyor ve snfl toplumlar varln
srdrdke bu alandaki her okul ya da eilim de kendi zttn yaratmakta gecikmiyordu. Bu
diyalektik, toplumsal tarih okulu iin de geerli oldu ve tepkiler de bu balamda Thompsonun i
Snfnn Oluumu balkl eserine yneldi. Aslnda kendi tarihilii de znellii yadsyan yapsalc
akmlara bir eit tepki olan ngiliz tarihi, 1963ta yaynlanan bu nl eserinde[26] tm dikkatini egemen
snflarn en hassas olduklar bir konuda younlatrm, snf bilincinin oluumunu zmlemeye
almt.
Edward P. Thompson eserinde ii snfn bir yap olarak deil, bir iliki olarak ele alyor ve
genel nitelikli ii-patron elikisine elik eden zgl ilikileri mikro tarihi titizlii ile inceliyordu. Snf
bilincini yaratan eler, Thompsona gre, iinin retim ilikileri balamnda yaad tecrbeyi
(class experience) zgl klan gelenekler, deer sistemleri ve dnce akmlar gibi kltrel elerdi.
Bylece Marksist tarihi, tarih maddeciliin saptad genel ve nesnel ilikiyi ngilizlere zg ampirizm
tutkusuyla toplad zgl verilerle tamamlarken lkesinin bilim geleneine de sadk kalm oluyordu. Ne
var ki kendisine, daha genel olarak da toplumsal tarih anlayna itiraz edenler yine Marxtan etkilenmi
tarihiler arasndan kt. Bunlar dnce dnyasnda dil alanndaki dnm (Linguistic Turn) olarak
adlandrlan akmn etkisiyle toplum ve snf gereini dil ve anlam analizleri balamnda aydnlatmaya
alyorlard.

***

Aslnda dil dnm denilen akm ismini Amerikal filozof Richard Rortynin baz makalelerini
toplayan bir eserinden (1967) almt. Fakat bu konuda Anglosakson dnyasndaki asl gelime 1980de
ayn yl balayan kreselleme akmna elik edercesine Cornell niversitesinde dzenlenen bir
kolokyum ile balad.[27]
lgintir ki bu alanda da E. P. Thompson snf bilincini yaratan zgl kltrel koullar inceleyerek
dolayl bir ekilde nc olmutu. Dilci akmn nde gelen temsilcilerinden P. Joycea gre, Thompson
snflarn nceden belirlenmi, gerek kimlikleri olmadn doru bir ekilde saptamt; fakat asl
sorun bilincin ne olduunu, nerede balayp, nerede bittiini saptamakt.[28] Kendisi bunu yapyor ve bu
noktada Thompsondan ayrlarak snf bilincini snf kavgasndan ayryordu. Klasik Marksizmin, ana
hatlar iinde, nlenemez ve tarih-st bir iliki gibi koyduu snf kavgas, aslnda zel bir durumdu ve
Joyce, toplumsal dzenin semiyolojisini yaparak sermaye ile emek arasndaki karlkl bamll
ve iilerle patronlarn i birliinde somutlaan ortak karlarn en az atmalarndaki zt karlar kadar
byk olduunu ortaya koyuyordu.[29]
Dilci akmn yine nde gelen temsilcilerinden Gareth S. Jones da bu konuda farkl dnmyordu.
Eserine verdii adn da gsterdii gibi, Jonesa gre, snf kavram sabit, deimeyen bir kavram deildi
ve bu szck dilde yer alan ve bu yzden de dil balamnda analiz edilmesi gereken bir szck idi.[30]
Diller ve anlamlar eitli olduu iin snflar da eitli idi ve bunlara ortak referans tekil eden,
nceden belirlenmi bir gerek toplumsal snf mevcut deildi. Jones daha nce Althusserin etkisi
altnda kalm, fakat sonra yapsalc Marksizmden uzaklaarak dil balants dnda ve dile kar
ncelii olan bir toplumsal snf anlayn eletirmeye balamt.

***

Grld gibi ekonomide kreselleme kavramnn moda olmaya balad yllarda dilci ve
kltralist tarihiler de zgllkleri ve eitlilikleri n plana karmaya balamlard. Yine bu yllarda
(talyan tarihilerin 1970lerde balattklar) Microstoria (mikro-tarih) akm yaygnlayor ve ksa sre
sonra da talya snrlarn aarak Fransa, Almanya ve ngilterede (onlar araclyla da daha geni bir
corafyada) kabul gryordu.[31]
Mikro-tarihilerin programlarnda aratrma leini kltmek dnda ortak bir ilkeleri yoktu; fakat
ne yapmayacaklarn iyi biliyorlard: Toplumsal tarih anlay yanlt ve tarihiye ak bir biimde,
konularnn seiminde ve uyguladklar aratrma stratejisinde, toplumsal tarihin egemen modellerine bir
alternatif getirmesini neriyorlard.[32] Aslnda genellemelere ve kresel bir tarih anlayna kar
deillerdi. Hatta nde gelen temsilcilerinden Carlo Ginzburgun dedii gibi, mikro tarihin nihai hedefi,
sonunda daha iyi genellemelere ulamak iin isel kyaslama yapma yaklam idi.[33] Fakat dnya trde
deildi ve bu nedenle ona trdemi gibi yaklamak daha bata yenilgiyi kabullenen (self-defeating)
bir davran demekti. Aslnda dnya hetereojen idi ve bu gerek de hem genel tarih yazmn daha
zorlatryor, hem de zgl analitik aratrmalar (analytic case-studies) daha acil klyordu. Mikro
tarihiler bunun iin Marksist deillerdi ve 1968 solcular bilimin tarafszln kabul etmedii iin
onlardan kopmulard. Ksaca, Ginzburg, btn bunlarn dnya tarihi konusunda yeni tarih-yazcl
formlar ilham edeceini dlyordu.

***

Dilci tarihiler de mikro tarihiler de ykc tarihiler de aslnda kendi kafalarndaki Marksizmle
savayorlard; oysa durum uydu: Kresel dzen sonunda kurulmutu ve yeni dzenin sahipleri, devrimci
ayaklanmalardan da gerekli dersleri kararak, bilim alannda da her gn savunma mekanizmalarn biraz
daha glendiriyordu.
ki yz yllk devrim-kar devrim diyalektiinde egemen snflar kaba kuvvet de dahil eitli silahlar
kullandlar ve bunlarn en etkinlerinden biri de bilim ve niversiteler oldu. Feodal an rn olan
niversiteler kapitalizmle beraber yapsal bir dnme uramlar ve burjuvazinin devrimci dneminde
bilim ve zgrln gvenli bir sna haline gelmilerdi. Ne var ki bu dnem uzun srmemi, 19.
yzyln balarnda modern niversitelerin ncs olan Berlin (Humboldt) niversitesi bile 1848 devrimi
bastrldktan sonra bu niteliini kaybetmiti. Bu dnemde B. Bauer, Feuerbach, Dhring gibi uzlamac
profesrler bile niversiteden kovuldu, ya da taraya srld.
niversite devletin ideolojik bir aygt olarak elbette ki snf kavgasnda tarafsz kalamazd ve bu
konumu onun tarih maddecilie kar duruunu da belirledi. Bylece ister iktisat, ister sosyoloji ya da
siyaset bilimi olsun, tm toplum bilimleri tarih maddecilii yok sayma, yok sayamaynca da teorik planda
rtme ilkesi zerinde birletiler. Bu konuda daha da belirleyici olan sre, kapitalist sermaye
birikiminin giderek bilimi gerek arayyla beslenen bireysel bir aba olmaktan karp, kolektif yaplara
baml bir etkinlik haline getirmesi oldu. Dev korporasyonlar eklinde rgtlenen yaplar devleti olduu
gibi niversiteleri de kontrol altna aldlar ve eskiden teknoloji bilime bal iken artk bilim teknolojiye
baml hale gelmeye balad. Daha 1894te, Engels, bu yeni durumu kavrayamam bir okuyucusuna
Eer, diyordu, sylediiniz gibi, teknik byk lde bilime dayanyorsa, bilim ok daha byk lde
tekniin durumuna ve ihtiyalarna baml bulunuyor. Bir toplum teknik yeniliklere ihtiya duyunca
bilimi on niversitenin yapabileceinden daha fazla tahrik eder(italikler Engelsin).[34]
Bilimi teknolojiye, teknolojiyi korporasyonlara, korporasyonlar da kr drtsne baml klan sre
20. yzylda daha da hzland ve asl dnm kinci Dnya Savandan sonra yaand. Savatan sadece
on yl gemiti ki, Einstein, bu hzn verici gelimeye bakarak, eer gen olsaydm, diyordu, bilim
adam deil, bu koullarda mtevaz lde de olsa bamszlk umuduyla musluku ya da iportac
(plumber or peddler) olmak isterdim.[35] Bu ironi dolu szlerden yl sonra da C. Wright Mills,
byk yanklar uyandran The Power Elitei ile bu dnmn retici bir bilanosunu karyordu.
Millsin sergiledii somut veriler u gerei ortaya koymutu: Patronlar, kongre yeleri, generaller ve
profesrlerden oluan bir sekinler oligarisi, bilim ve teknolojiyi Pearl Harbor basknndan sonra
tamamen zerk bir g haline gelen Pentagonun hedefleri iin seferber etmeye balamt. Bilimsel ve
teknolojik gelime, diyordu Mills, giderek asker dzenin bir paras haline geldi ve bu dzen fiilen
bilimsel aratrmann en geni ve tek destekisini oluturuyor.[36] Durum ana hatlaryla buydu ve Mills
bu konuda rakamlara dayanan arpc bilgiler veriyordu. Daha sonraki gelimeler de Eisenhowerin
asker-militer kompleks adn verdii bu hegemonyay glendirdi. Mays-1968de niversite
rencileri aslnda ideoloji haline gelmi bilim ve teknolojiye kar ayaklanyordu.[37] Ne var ki yine
kar-devrim galebe ald ve giriimci profesr, mlti-versite, pazar modeli niversite gibi
kavramlar, niversiteyi yeniden yaplandrma amacna ynelik neo-liberal coku ortamnda retildi.

***

Btn bu gelimeler, e